Giriş
(4)

uçağın en arka koltuğunda uçmak çok mu konforsuz?

datnet
selam, parasını verip koltuk seçmedim, otomatik seçim de beni en arka koltuğa attı. daha önce hçi en arka koltukta uçmadım. çok konforsuzsa biraz erken gidip fobim var gibi bir şeyler söyleyim. :)
selam, parasını verip koltuk seçmedim, otomatik seçim de beni en arka koltuğa attı. daha önce hçi en arka koltukta uçmadım. çok konforsuzsa biraz erken gidip fobim var gibi bir şeyler söyleyim. :)
0
datnet
(24.02.24)
Bir kere uçmuştum en arkada. Diğerlerinden pek farkı yok bence.
0
but that was just a dream
(24.02.24)
Hareketli oluyor arka kisim. Hostesler surekli gelir gider, yemek servisi hazirlanmasi, tuvalete gelip gidenler...

Milleti izlerken ucusu unutursunuz :)
0
brkylmz
(24.02.24)
güncelleme: baya güzelmiş. uçağın en güzel manzarası en arka koltuktaymış. bundan sonra parayla 32f alacağım. :)
0
🌸datnet
(28.02.24)
surekli arkaya yakin, koridor ucan biri olarak
avantajlar:

- cok tercih edilmediginden orta koltugun bos kalma olasiligi yuksek.
- arkanda kimse olmadigi icin yatirirsam rahatsiz olur mu ikilemi yok
- hosteslerin ozellikle elde kalan yemek/iceceklerden kurtulmak icin daha comert davranmasi.
- hizli sekilde tuvalete erisim

dezavantajlar
- ucaga son binilen grup oldugu icin kabin bagaji yerinin az kalmasi, hatta hic kalmamasi
- uzun ucuslarda (4 saat + ) tuvalet kokusu
- yemek servisinde sona kalindigi icin secenegin azalma olasiligi.
- arada olusan tuvalet sirasi yuzunden yaninda ayakta birinin beklemesi..
- bazi ucaklarda koltugun sirtinin cok az yatmasi.
0
cooperr
(28.02.24)
(5)

yurtdışından nasıl bıçak getirtilebilir?

burchak
merhaba romalılar, sunnecko marka bıçak arıyoruz fakat türkiye'de bulamadık. amazondan söyledik, türkiye mevzuatı gereği gümrükten döndü bıçak. ee türkiye'de de yok nasıl olacak bu iş? bir sürü ünlü şef bıçaklarını nasıl türkiyeye sokuyor kafalar karışık.
merhaba romalılar, sunnecko marka bıçak arıyoruz fakat türkiye'de bulamadık. amazondan söyledik, türkiye mevzuatı gereği gümrükten döndü bıçak. ee türkiye'de de yok nasıl olacak bu iş? bir sürü ünlü şef bıçaklarını nasıl türkiyeye sokuyor kafalar karışık.
0
burchak
(22.02.24)
bavulla yurtdisindan getiriyorlardir, yanina almadigin surece getirirsin..
0
cooperr
(23.02.24)
Ben bagaja koyup getiriyordum (Victorinox vs getirmisligim var). Küçük bıçaklar bagajda sorun olmuyor. Kabin bagajına koyamazsiniz tabii ki.
0
fraise
(23.02.24)
Japonya'dan hayvan gibi bıçağı valizime koyup getirdim, sıkıntı yok. Muhtemelen alanlar da öyle almıştır ithalatında sıkıntı çıkıyorsa.
0
mustafakesekci
(23.02.24)
Bavulla Almanya’dan bütün arkadaşlarıma 45 civarı bıçak getirdim. Solingen vs. Sorun olmadı.
0
jackyr
(23.02.24)
türkiyede nasıl yok amazon.com.tr'de var işte
0
sizofren06
(23.02.24)
(3)

40 yaşından sonra müzik aleti çalınabilir mi?

benarrivo
40 yaşındayım. müzik kulagım iyidir ama enstrüman çalmayı bilmiyorum.şu an çalısmıyorum vaktim çok. neden enstrüman kursuna gidip öğrenmiyim ki?haksız mıyım?sizce ne çalmayı öğreneyim?öğrenmesi kolay olmalı elbette.piyano veya gitar düşünüyorum.başka ne olabilir?
40 yaşındayım. müzik kulagım iyidir ama enstrüman çalmayı bilmiyorum.
şu an çalısmıyorum vaktim çok. neden enstrüman kursuna gidip öğrenmiyim ki?
haksız mıyım?
sizce ne çalmayı öğreneyim?
öğrenmesi kolay olmalı elbette.
piyano veya gitar düşünüyorum.
başka ne olabilir?
0
benarrivo
(22.02.24)
Haklısınız insanlar çok detay düşünüyor. Hoşunuza gidecek bir şeyler yapmış olursunuz, vakit geçer, farklı bir şeyler görürsünüz.

Yani zaten enstruman öğrenenlerin % kaçı profesyonel anlamda kullanmak için öğreniyor ki en uygun yaşa kafa yorasınız?

Piyano iyidir, her bütçeye ve yere uygun piyano da var. Tekrar diyorum, zaten resital vermeyeceksiniz kaliteye çok takılmanın anlamı yok.
0
akhenaten
(22.02.24)
bende 40i devirince ukulele ile basladim..
haftada bir yarim saat derse gidiyorum.

"bence" ensturman dedigin kucuk, kolay tasinabilir olmali, elektrikle baglantisi olmamali, o yuzden kucuk telli calgilar en temizi. Ya da uflemeli de olabilir, trompet falan gibi.
0
cooperr
(22.02.24)
hangisinin en kolay olduğu senin hangisini en çok seveceğinle alakalı. sevdikçe daha çok zaman geçirmek istersin. ama alacağın enstrümanı test et. internetten alıp eline geçince çıkaracağı sesten memnun kalmayabilirsin.

başlamak için bir saniye düşünme. 45 yaşına geldiğinde keşke başlasaymışım dersin sonra.
0
tabudeviren
(23.02.24)
(4)

orijinal (varta) aküyü inci akü ile değiştirmiştim, sıkıntı çıkar mı?

bcdhms
merhaba,2-3 sene önce orijinal akü ömrünü tamamlayınca inci akü taktırmıştım. bu sürede hiç bir sıkıntı yaşamadım yeni aküyle ilgili.(start-stop kullanmıyorum zaten, arabayı çalıştırırken, elektronik aksamda vs bir sorun yaşamadım hiç)Bugün yıllık bakım için arabayı götürdüğüm servisteki usta orijin
merhaba,

2-3 sene önce orijinal akü ömrünü tamamlayınca inci akü taktırmıştım. bu sürede hiç bir sıkıntı yaşamadım yeni aküyle ilgili.
(start-stop kullanmıyorum zaten, arabayı çalıştırırken, elektronik aksamda vs bir sorun yaşamadım hiç)

Bugün yıllık bakım için arabayı götürdüğüm servisteki usta orijinal akü kullanmazsan sorun çıkabilir, kart yanabilir, bi bakarsın 50 binlik masraf olur vs deyip gözümü korkuttu açıkçası, bi düşüneyim dedim ben de.

araç 2016 golf. inci'nin start-stop uyumlu Efb modelini taktırmıştım. Ciddi bir risk var mı gerçekten, bilgisi olan paylaşabilir mi?

Teşekkürler,
0
bcdhms
(22.02.24)
olacağını sanmıyorum ben de orjinal aküyü vartayla değiştirmiştim. usta hiç öyle bir şey söylemedi.

değiştireli 4 yıl oldu hiç sorun yaşamadım.

ilgisi var mı bilmiyorum ama arabamda start stop yok
0
respect
(22.02.24)
almanlar (vw grubu, bmw, mercedes vs) aku degisikliklerinde sapitabiliyor..
ben bir kere yasadim, kart yakmadi ama arac duzgun calismiyordu, orjinal markasina dondum duzeldi.

o yuzden usta salliyor diyemem, almana biniyorsan en temizi akuyu gidip servisinden orjinal taktirmak..
0
cooperr
(22.02.24)
araba özelinde veya varta vs inci özelinde bilemem. akünün değerleri doğruysa bir sorun olmadığı sürece de markanın farketmemesi gerekir ama türk markalar ne kadar güvenilir bilemiyorum.

mesela ups için aküler ömrünü doldurunca yiğit akü aldım 2 yıllık kullanım sonrası ups 1dk bile açık tutamıyordu bilgisayarı. akülerden biri bu hale gelmiş i.imgur.com şişmiş olduğundan çıkarmak da zor oldu ama neyseki akü asidi filan akmamış.

içinde gelen csb akülerle 5-6 yıl kullanmıştım ups'i (ups vertiv marka)

işin kötüsü önce kontrol etmek yerine gidip yeni akü aldım değiştirirken gördüm bunu. şuan yine yiğit akü var upslerde. umarım tekrar benzer bi problem çıkmaz.. 2 ups'im var, eaton upsdeki yiğit aküde bi problem yok hala, 3 yılı geçti sanırım.
0
konetsu
(22.02.24)
ben orjinalden vartaya geçtim. eski akümle değerleri aynı olan modelini seçtim. araca tanıtmadan direkt sök çıkar tak çalıştı. ben şahsen vartadan inci'ye geçmezdim ama.
0
false pretension
(22.02.24)
(16)

Ölüm sonrası

dulcinea
Ölüm sonrası ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Ana rahmindeki bilinçsizlik veya narkoz gibi mi yoksa ölüm sonrası ahiret hayatı mı? Sadece çoğunluğun ne düşündüğünü merak ettiğim için soruyorum başka bir nedeni yok. Teşekkürler
Ölüm sonrası ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Ana rahmindeki bilinçsizlik veya narkoz gibi mi yoksa ölüm sonrası ahiret hayatı mı? Sadece çoğunluğun ne düşündüğünü merak ettiğim için soruyorum başka bir nedeni yok. Teşekkürler
0
dulcinea
(21.02.24)
Ölüm sonrası için ana rahmi benzetmesi çok doğru olmaz sanırım. Ne dini anlamda, ne inançsızlar için tatmin edici bir benzetme değil gibi.

Ama ana rahmine düşmeden önce nasılsa ölüm sonrası da öyle denebilir gayet.
0
akhenaten
(21.02.24)
Sifir, bosluk. Ana rahmindeki durum bile bana gore biraz daha bilincli veya hissiyatli geliyor.
0
quaker
(21.02.24)
hayattaki yaptıklarımızın, ölüm sonrası hiç bir şekilde karşılık bulmayacağını düşünmek imkansız.
Her ölen bile aynı şekilde ölmüyor.
0
diyecevaplandı
(21.02.24)
reenkarne olacaz diye dusunuyorum, buglar temizlenecek V1.1 olarak geri donus.
0
cooperr
(21.02.24)
eger ingilizceniz varsa next level soul podcast'i youtubedan dinlemenizi tavsiye ederim. NDE yasamis insanlarin deneyimlerini dinletiyor, ozellikle onceki bolumleri. ahirete inanmiyorum.
0
kassiopeia
(21.02.24)
bilmiyoruz. elimizde somut bir bilgi veya deneyim yok. din adı altında söylenenler tamamen safsata ve hikayeden ibaret.
elimizdeki tek somut gerçek ölünce bedenimizin toprakta çürüyeceği.
0
my fault
(21.02.24)
NDE olayına pek güvenmiyorum. Bu kişiler muhtemelen ölüme en yaklaştıkları anda beyinlerin oynadığı oyunları görüyorlar ve ölü ilan edildikleri dönemde bunları yaşadıklarını zannediyor. Beyin bu, gerçekten çok karmaşık bir organ, panik atakta bile neler neler yaşatıyor adama ki ölüme yaklaştığını anlayınca neler neler gördürür adama öyle basit bir şey değil.

Ben de ölümden sonrasının bir hiçlik olduğunu düşünüyorum. Keşke olmasa ama :(
0
sec guard
(21.02.24)
ahiret hayatı. insan ya da hayvanların bedeni tam anlamıyla bir mucize. dünyada yaşam olması da mucize, ki çok çok daha basit canlılar yaşasaydı da bence mucize olurdu. misal buradan yüzyıllarca ışık yılı uzaklıkta canlı hücre bulsak sevinçten cıldırırız bu nasıl bir ihtimal diye! tanrı kanıtın ipuçlarını değil direkt kendisini ortaya koysa sınav da olmuyor, o zaman herkes inanırdı. mantığa ters gelebilir ancak kuantum teorisi de mantığa tamamen ters. bazı şeyler adaletsiz gelebilir ama dünyadaki ekosistem de adaletsiz. dünya iyi ile kötünün, güçlü ile güçsüzün savaştığı acımasız bir yer, bunu kabul etmek lazım.
0
monicapp
(21.02.24)
Ahirete inanıyorum.
0
black holes in the sky
(21.02.24)
Siz doğmadan önce ne olduysa o olacak.
Hiçbir şey yani.
0
logisticsmanager
(22.02.24)
ahiret hayatına inanıyorum.
0
mustafakesekci
(22.02.24)
oyy, çok güzel duyuruyu kaçırmışım..
ölüm sonrasına inanmayanlar için bir soru sormak istiyorum, nasıl başa çıkıyorsunuz? dinlediğiniz, okuduğunuz rahatlatıcı bir fikir var mı?

doğumdan önceki zaman için endişelenmesem de ölümden sonrası için endişeleniyorum. biliyorum ki ruh=bilinç. yani ben buna inanıyorum. öldüğümün farkında bile olmayacağım muhtemelen. ama sevdiklerimi bırakacak olmak üzüyor.
0
artci sarsinti
(22.02.24)
ana rahmindeki değil de öncesindeki bilinçsizlik diyelim. ne düşüncem çok korkuyorum. dijitale aktarım falan başlar da inş biz ölmeden sonsuza kadar yaşarız.
0
entropik
(22.02.24)
evrenin oluşumu, oradan akıllı varlıkların çıkması, bir tanrının "işiniz daha bitmedi hepinizi diriltip hesaba çekeceğim" demesinden daha saçma. normalde zaten buralarda olmamamız lazımdı, o yüzden ahiretin varlığına inanıyorum.
0
deranzo1
(22.02.24)
şartel inmesi ve sonsuza kadar yok olmak.
0
gabe h coud
(22.02.24)
ahiret.
0
gurur
(22.02.24)
(10)

Araba - bagaj problemi. Küçük araç almaya ikna edebilir misiniz?

dejame
Babam yıllardır sedan araç kullanıyor, şu an kendisinde Symbol var. Tek isteği model yenilemek fakat istiyorum ki biraz daha konforlu ve kaliteli bir modele geçiş yapsın. Fakat alabileceğimiz sedan ve crossover modeller ise bütçemizi aşıyor.Kendisi yeni emekli oldu, aracı %95 şehir içi, yazları da b
Babam yıllardır sedan araç kullanıyor, şu an kendisinde Symbol var. Tek isteği model yenilemek fakat istiyorum ki biraz daha konforlu ve kaliteli bir modele geçiş yapsın. Fakat alabileceğimiz sedan ve crossover modeller ise bütçemizi aşıyor.

Kendisi yeni emekli oldu, aracı %95 şehir içi, yazları da birkaç kez yazlığa gitmek için kullanacak. Problem burada başlıyor. Arabaya en az iki valiz, birkaç büyük poşet koyuyorlar her seferinde. Bu yüzden bagajı büyük bir araç istiyor (ama şehir içinde park edememekten de yakınıyor).

Çözüm önerisi olarak diyorum ki, Megane, Egea Cross gibi araçlar almak yerine birkaç yıllık bir Clio, i20, Corsa gibi bir araç alalım, hem bütçeye uygun yeni ve konforlu bir araç olur, hem %95 şehir içi kullanımda rahat edersin, yazın da arka koltukları katlayıp tüm eşyaları koyar, annemle yazlığa gidersiniz.

Bu öneri mantıklı mı? Yılda sadece bir veya iki kez bagaj tıklım tıklım dolacak, geri kalanını sadece şehir içi bir yerlere gitmek ve pazar alışverişi için kullanacak.

Küçük arabaya ikna olursak seçeneklerimiz çok daha fazla.
Kullanacak kişi babam, 65 yaşında.
Teşekkürler :)
0
dejame
(21.02.24)
Buyuk Bagaj artik patates sagan çuvali ve cocuk arabasi tasimak disinda kullanissiz
0
halk
(21.02.24)
Kucuk araba alip, portbagaj alın tepesine.
0
mirty
(21.02.24)
İkna edilmeye ihtiyacınız yok ki. Zaten mantıklı olan küçük hatchback bir araç.
0
glamdr1ng
(21.02.24)
valla hatchback alacaksanız arka koltukların katlanır olup olmadığına dikkat edin. türkiye'de kalabalık ve park sorunu yaşanan bir yer yaşıyorsanız hatchback araç candır. eğer uzun yola çok yükle ve kişiyle çıkıyorsanız, küçük araç o zaman uzun yolda dezavantajlı hissettiriyor
0
false pretension
(21.02.24)
önerdiğin arabalara bulaşma derim hele corsa sakın.
auris bagaj olarak da fazlasıyla işinizi görecektir.
0
jamswety
(21.02.24)
@jamswety, teşekkür ederim. Neden ki? Bagaj/iç hacimden mi yoksa başka problemler mi olabilir?
0
🌸dejame
(21.02.24)
kusura bakmayın ben babanızın yanındayım. benim babam da büyük araç isterdi. berlingosu vardı. bagajı anca yetiyordu. corollaya geçti. sığamıyorum ben buna diye isyan etti. suv aldık biz de onu sevdi.

aileler için bagaj önemli. clio i20 falan yaşlıya gelmez küçük arabalar. bence adama bi b-suv alın. park yeri olarak hatchbackten çok farklı yer kaplamıyor. yüksek sadece. 15 cm uzundur en fazla.
0
jelly bear
(22.02.24)
butce ne bilmiyorum ama ben olsam kucuk SUV'a gecerim.
hem hatchback hacimi kullanabiliyorsun, hem de yaslilar icin inip binmesi kolay.

SUVlardan nefret eden hayati boyunca sedandan baska arac kullanmamis olan peder zorla SUV almak zorunda kaldi seneler once ve simdi kesinlikle baska araca binmem diyor.
0
cooperr
(22.02.24)
küçük araç değilde c segmenti ideal. bagaj konusunda problem yol clio bagaj genişliği çoğu c segment kadar var. benim için en büyük sorun 190 boyundaki biri arkaya koltuğu ittirdiği zaman diz mesafesinin kalmaması. aileye kesinlikle uygun değil. kullanacak kişi 65 yaşındaysa kesinlikle küçük araç alınmalı. algı düştüğü için araç kontrolü o yaşta çok zor.
0
mikahakkinen
(22.02.24)
9 cevaptan tek farklı olan @cooperr aklımı karıştırdı :) Bizim aile çok minyon. Babam 165, annem 150. Bilemedim… Başka yorum gelirse çok sevinirim
0
🌸dejame
(22.02.24)
(2)

İngilizce sertifikası alırken dikkat edilecekler

oldz
Sıfırdan öğrenerek dil sertifikası almak istiyorum ama bu sertifikaların geçerliliği gibi bir durum var mı? Aöf’ün verdiği sertifikalarla diğer kurumların verdiği sertifikalar aynı geçerlilikte mi?
Sıfırdan öğrenerek dil sertifikası almak istiyorum ama bu sertifikaların geçerliliği gibi bir durum var mı? Aöf’ün verdiği sertifikalarla diğer kurumların verdiği sertifikalar aynı geçerlilikte mi?
0
oldz
(20.02.24)
toefl/ielts +1

Aof falan bir ise yaramaz.
0
cooperr
(20.02.24)
Ben yurtdisinda egitim alip sertifika almistim ama yine de ielts kadar ciddi olmaz diye dusunuyorum ona yakincik diyelim
0
Zetnikov
(21.02.24)
(9)

Asansör kontrol panelleri ne kadar radyasyon yayıyor? Zararlı mı? EMR boya?

ermanen
Panelin fotosu:https://ibb.co/NC8HBfnEv en üst katta. Bir duvarın arka kısmında asansör dairesi ve paneli var. Ev/oda için ne kadar zararlı bu durum? Not: Elektromanyetik radyasyon ölçer alet ile evin içinde bu duvara biraz yakın kısımlar yüksek gösteriyor. yani panelin veya başka bir şeyin bir kaç
Panelin fotosu:
ibb.co

Ev en üst katta. Bir duvarın arka kısmında asansör dairesi ve paneli var. Ev/oda için ne kadar zararlı bu durum?

Not: Elektromanyetik radyasyon ölçer alet ile evin içinde bu duvara biraz yakın kısımlar yüksek gösteriyor. yani panelin veya başka bir şeyin bir kaç metre radyasyon alanı var gibi.

Elektromanyetik radyasyona (EMR) karşı koruyan boyalar varmış. Bunu yapan biri asansör panelleri çok tehlikeli demiş ve bütün apartmana da radyasyon yayabilir demiş. Biraz abartmış sanırım satıcı olarak. Duvara bu boya gerekli mi sizce?

Ev aletlerinden ve telefonlardan da elektromanyetik radyasyon yayılıyor sonuçta. Başka şeylerden de maruz kalıyoruz. Asansör paneli daha mı tehlikeli? Radyasyon etki alanı daha mı fazla?

İngilizce kaynaklara da baktım ve pek bir şey bulamadım. Ama genel olarak düşük frekanslı elektromanyetik radyasyonun insan sağlığına zararlı olduğu kanıtlanmamış.
www.who.int
0
ermanen
(20.02.24)
size iş çıkartmak için sallamışlar. asansör kontrol panelinin veya herhangi bir kontrol panelinin insan sağlığına zarar verecek kadar radyasyon üretmesi mümkün değil. ayrıca boya ile herhangi bir izolasyon falan da mümkün değil, tamamı pazarlama hilesi.
0
malheiros
(20.02.24)
Oturup bilimsel makale aramadım bununla ilgili ama hiç sanmıyorum. Çok tehlikeli diyen kişinin referansı neymiş? Basit bir elektrik düzeneği var fotoda. Herhalde asansörler anlık olarak yüksek akım çektiği için böyle bir düşünce oluşmuş ama bunlar sınırlar içindedir. Aksi halde böyle kontrolsüz satılmasına müsaade edilmezdi. Dediğiniz gibi evlerimizde yüksek frekansta çalışan birçok elektromanyetik radyasyon yayan cihaz var. Hepsi belirli limitler dahilinde çalışıyor. Ha bir de iyonize edici olmadıktan sonra bu cihazlardan kaynaklı radyasyonun tek bilinen etkisi herhalde göz ardı edilebilir seviyede ‘ısınmamız’ olur.

Özel boya mutlaka bir ölçüde faydalıdır ama diğer taraftan mevcut cihazların (cep telefonu, modem gibi) çalışma performansını kötü yönde etkiler mi bakmak lazım.

Uzmanı değilim ama okuduğum kaynaklara göre böyle yani. Aksini öğrenirseniz yazın lütfen, ben de öğreneyim.

Edit: böyle özel boyalar var, baya sertifikalı, test edilmiş falan.
0
orient blue
(20.02.24)
@malheiros

karbon allotrop bazlı boyalar varmış ve EMF kalkanı oluşturabiliyormuş.
pubmed.ncbi.nlm.nih.gov

daha endüstriyel alanlar da kullanılıyor sanırım. firmalara da güvenilebilir mi, gerçekten işe yarayan boyayı mı kullanıyorlar mı tartışılır ama.
0
🌸ermanen
(20.02.24)
o panonun içinde buna sebep olabilecek bir ekipman mevcut değil. Motoru kontrol eden sürücü(inverter, frekans ile motor kontrolü sağlar) elektronik cihazlarda parazite neden olabilir deseler bu kadar küçük bir sürücünün çok da bir etkisi olmaz derdim.

Attığınız fotoğrafta güç kaynağı, trafo, inverter, sigorta&koruma grubu, asansör kontrol ve haberleşme kartları mevcut, standart bir kontrol panosu, muhtemelen sürücü ve frekans olayıyla alakalı kulaktan dolma bilgilerle birşeyler sallamışlar.

www.normsis.com
www.arkel.com.tr
0
sealth
(20.02.24)
bahsettiğiniz düşük frekanslı elektromanyetik radyasyonun zararı ancak buna düzenli ve sürekli olarak maruz kalırsanız olur. oradaki emr maruz kalmak için panoya 1 cm uzaklıkta yaşamanız gerekir.
0
durbidakka
(20.02.24)
yanınızdan hiç ayırmadıgınız cep telefonunuzun sar degerleri bu asansörün zararından yüzlerce kat fazla. bilginize
0
limonlu eksi
(20.02.24)
Avrupa'da 12 Gauss'dan fazla manyetik alan ölçülen yerlerde insan yaşaması yasaktı. Şimdi de aynıdır sanırım. Elektromanyetik değer ölçen cihazla ölçebilirsiniz (avometrenin benzeri uyduruk bir alet).

Örneğin cep telefonunuz varsa, veya 380 kiloVolt enerji nakil hattı (boynuzlu direkler) altında yürümek bu limiti aşar. Ülkemizde serbesttir.

limonlu eksi + 1
0
alfired
(20.02.24)
sıfır

iyonize olan radyasyon ile iyonize olmayan radyasyonu karıştırıyorsun.
0
orpheus
(20.02.24)
"Elektromanyetik radyasyona (EMR) karşı koruyan boya" - bunu kim salladi ise onunla iliskiyi kes yaw.

Bisey olmaz oynat devam +1
0
cooperr
(20.02.24)
(5)

Araba tavsiyeleri

mirafiori
Bir süredir keyif için kullanacağım bir araba arayışındayım, yaşadığım yerdeki durumlardan dolayı aracın 20 yaşından fazla olması işime geliyor. Bu doğrultuda önceliğin sürüş keyfi olacağı, kendince bir karakteri olan (fiat punto,panda, clio vs. direk eliyorum), bütçe dahilinde, mekanik, bakım-onarı
Bir süredir keyif için kullanacağım bir araba arayışındayım, yaşadığım yerdeki durumlardan dolayı aracın 20 yaşından fazla olması işime geliyor. Bu doğrultuda önceliğin sürüş keyfi olacağı, kendince bir karakteri olan (fiat punto,panda, clio vs. direk eliyorum), bütçe dahilinde, mekanik, bakım-onarım bakımından başımı ağrıtmayacak bir kaç model belirledim. Sizin düşünceleriniz nedir bu arabalarla ilgili?

Mini cooper mk1 (BMW'nin yaptığı ilk modeller)
Suzuki Jimny
Mazda Miata (1 veya 2. jenerasyon); her ne kadar aslında miata ilk tercihim olsa da 2 kişilik olması biraz kafamı kurcalıyor, öbürlerinin arka koltuğu rahat olmasa da en azından seçenek olması, arkadaşlarla haftasonu 1-2 saat mesafede bir yere gidebilme opsiyonunun olması daha cazip geliyor)

Yedek liste de VW beetle ve Jeep cherokee XJ var. Başka seçeneklere de açığım tabi.
0
mirafiori
(19.02.24)
türkiyede kullanacaksan mini vw beetle ve jeep cherokee sorun çıkaran araçlar.

eski kasa temiz e kasa mercedes al bin.
0
mikahakkinen
(19.02.24)
Turkiye'de degilim onu belirtebilirdim evet. Oyle E kasa mercedes tarzi bir sey istemiyorum acikcasi.
0
🌸mirafiori
(19.02.24)
jimny dağa taşa vurmayacaksan anlamsız.

mx5 al geç bence. sorunsuz olsun dersen.

sorunla da uğraşırım oyuncak gibi olsun dersen roadster.

jeep vs. asla.
0
gurur
(19.02.24)
Ben jeep kullanicisi olarak keyif için tavsiye etmeye geldim, özellikle wj kasa 3.1 harici diğerleri cok zevklidir.
0
mirty
(20.02.24)
- Mini: Alinacaksa S modeli alinir, surusu inanilmaz zevkli bende hastasiyim ama MK1'de zincir problemi var birkac arkadasin motoru dagildi ve yorulmamis olanini bulman zor. Bence 10 yas ustu Mini alinmaz.

- Miata: Dengeli bir arac ama akulu araba boyutlarinda birsey, bence tek araba olacaksa alinmaz asiri kucuk, 2 kisilik olmasini gectim, yolcu ile kucak kucaga gibi gidiyorsun. Boyum 1.80 icinde rahat oturamadim acikcasi. Eski modeline de yeni modeline de bindim.

- Beetle: Surus keyfi yok bunlarda, bir kere kiralamistim 1 haftaligina hastasi olmadim. Boktan bir golf havasi var.

- Jimny: Bence verdigin listede en az bu bas agritir ama surus keyfi bundan alamazsin. Surekli daga bayira gitmek gibi bir hayalin yoksa salla diyorum.

-Jeep XJ: Severim bunlari, bir tane vardi bende 2 sene bindim. Motorunu olduremezsin ama sehir icinde 20 litre falan yakiyordu, yakmak denemez hatta iciyordu. Frenleri berbattir. Bol elektrik arizasi verir (bir gun otomatik cami calismaz obur gun arka silecek calismaz, sonra kendi kendine calismaya baslar, gibi..) Bence hastasi degilsen ugrasilmaz.

Madem yurtdisindasin ben yerinde olsam parayi gider bir golf gti'ya basar gecerim. Hem hot hatch, hem 4 kisilik. Mis..
0
cooperr
(20.02.24)
(11)

Yüksek KM Lüks Araç vs Sıfır KM Standart Araç

french lover
Araçları örnek olsun diye söylüyorum.Diyelim ki 2 milyon tl'niz var.Bu paraya 100.000 km'de Porsche de alınabilir. Sıfır dolu paket bir Golf de alınabilir. Biri tasarım ve marka algısı itibari ile dikkat çekici bir araç iken diğeri görmeye alışık olduğumuz bir araç.Sizin tercihiniz hangisi olur?
Araçları örnek olsun diye söylüyorum.

Diyelim ki 2 milyon tl'niz var.
Bu paraya 100.000 km'de Porsche de alınabilir. Sıfır dolu paket bir Golf de alınabilir. Biri tasarım ve marka algısı itibari ile dikkat çekici bir araç iken diğeri görmeye alışık olduğumuz bir araç.

Sizin tercihiniz hangisi olur?
0
french lover
(17.02.24)
Aylık gelirim çok yüksek değilse golf olurdu tabii ki. Porsche’nin masrafları, bakımı, tamiri de yüksek olacak neticede.
0
but that was just a dream
(17.02.24)
golf
0
jelly bear
(17.02.24)
Tabiki de golf. Porsche'nin masrafları bitmez. Hele yüksek km ise ugraş dur. Mis gibi tertemiz 0 golf alır keyfime bakarım
0
limonlu eksi
(18.02.24)
Eğer elimde sadece iki milyon lira varsa, ikinci arabam olmayacaksa ve harbiden her hafta birkaç gün kullanacaksam ve de tamir için harcanacak yüz binleri risk olarak alamayacaksam tabiki golf.

Bu dünyanın en meşhur sorusudur ve yüzde 90 olarak cevap yeni arabadir. Cevap eski araba olsaydi zaten her yerde porsche, ferrari ne bileyim 7 kasa bmw falan görürdük ama bu arabalar yüzbinlerce kmyi yapsin, ikinci üçüncü eli satilsin, uzun süre kullanilsin diye yapilmiyor. Zaten ilk sahipleri de bu şekilde almiyor, paralari var ve canlari istiyor. Misal porsche almadan önce bir porsche tamircisine sorun bakalım kac para bakimi, tamiri vs. Sonra paraniz yeter mi bakarsiniz.

Ha sansiniza belki 1-2 sene cüzi masrafli olacak bir şey cikar ama bu çok düşük şans. Bu arabalari kullananlar öyle dikkatli kullanmaz.
0
logisticsmanager
(18.02.24)
her zaman düşük km de yeni araç alırım. biraz yol yapınca satarım. Sanayide harcayacak vaktim maalesef yok :)

Ayrıca her marka arabanın kesin kronik bir arızası vardır ve bu arızalar nedense hemen ortaya çıkmaz.
0
bu yolun yolcusu
(18.02.24)
ucuza luks arac olmaz, sen artik bitik halini butcene uygun sekilde alsan bile o aracin en ufak arizasinin altindan kalkmakta zorlanirsin cunku parcasi ile aracin sifir fiyati orantili olarak ilerliyor. Hatta arizayi birak o aracin normal asinan parcalarinin bile fiyatlari astronomik oluyor, porsche'nin bir set freni kac para bir bakmani oneririm.

o yuzden, paran sifir neye yetiyorsa onu alip gececeksin. golf ise golf.
0
cooperr
(18.02.24)
Sıfırını olmasa dahi yüksek modellisini yürütemeyeceğiniz aracın yüksek km'li ikinci elini de almayın. Bu genelleme büyük oranda sizi doğru tercihe götürür.
0
mada
(18.02.24)
bmw, audi, range gibi araçlarda altın kural sıfır alıp 90binde satmaktır. herhangi bir çekici şöförüyle konuşursanız eğer, size alman grubunda en çok audi, bmw çektiğini söyleyecektir. arıza çıkarmaya bir başlarsa ardı arkası gelmez. özellikle elektronik arızalardan kafayı sıyırırsınız.

bu tür araçları sanayide yaptırmaya kalksanız bile herkes ellemez, elektrikçileri dolaşırsınız hepsi size ben o gruba bakmıyorum der geçer. teee trakyanın bir ucundan tamir edilsin diye trabzona çekiciyle giden alman grubu araç biliyorum ben. elleyen de çok ciddi para ister. olası bir motor probleminde tamir masrafları çok çok yüksek olur kaldı ki porsche vb gibi iyice lüks markalardan bahsetmiyorum bile.

araç alacak olsam kesinlikle kore - japon grubundan alırdım.

bu arada tamir konusunda range alman değil ama kimsenin ellemediği parçaların çok pahalı olduğu, motor indirileceği zaman yerine göre kasanın şaseden ayrıldığı cins araçlardandır. çeşitli ağrızaları görmek için bağladıkları bilgisayar ve yazılım da farklıdır. dükkan dükkan gezersiniz bulamazsınız.

ha nerden biliyorsun derseniz sanayiciyim, en yakın arkadaşım kore japon grubu araç yapıyor, bu arkadaşın eski ortağı bu dediğimiz lüks araçlar üzerine dükkan sahibiydi, şehir değiştirdi ama hala aynı işi yapıyor. bunlar hep bizim sanayide gördüğümüz karşılaştığımız şeyler.

2002 model günümüzdeki kadar teknolojik olmayan bmw 3.16 motor kısmında ufak bir şaka yaparsa 200binlik olursunuz. buradan kendinize pay çıkarın.
0
Fodera
(18.02.24)
porsche abartili olmus ama golften iyi ikinci el bir seyler bulunabilir. arabayi kac yil sonra satmak istediginize de bagli tabii.
0
bohr atom modeli
(18.02.24)
Bu arada golf'un bir önceki versiyonunda insanlar dokunmatik direksiyon tuşları ve ekrandan illallah etmişti. Bu versiyonunda bunlar düzeldi mi bilmiyorum ama araştırın.
0
logisticsmanager
(18.02.24)
Valla bende grandcherokee var ne kadar lüks sayılır bilmiyorum, 2003 model. Ben cok memnunum atla deve bir masrafım olmadı. Km'si 370binde bunun 40 binini ben yaptım, bir 50 -60 bin daha yaparım. 2.7,4.7 veya 3.0 crd tavsiye ederim.
0
mirty
(18.02.24)
(7)

7-8 yaşındaki çocuklar neyi seviyor?

ofelia
selamlar, promosyon ürünü olarak bir boyama kitabı tasarlıyorum. hitap etmesi istenen yaş grubu 7-8 yaş. çizimlerin zorluk derecesini aşağı yukarı öngörüyorum onu ayarlayacağım ama o yaş grubu bu aralar neye düşüyor, en çok ne izliyor, ne seviyor bunu bilip ona göre tasarlamak istiyorum.Çocuklar gör
selamlar, promosyon ürünü olarak bir boyama kitabı tasarlıyorum.

hitap etmesi istenen yaş grubu 7-8 yaş. çizimlerin zorluk derecesini aşağı yukarı öngörüyorum onu ayarlayacağım ama o yaş grubu bu aralar neye düşüyor, en çok ne izliyor, ne seviyor bunu bilip ona göre tasarlamak istiyorum.

Çocuklar görünce en azından biraz yükselsin ya da tanıdık bi şeyler görsün istiyorum. mesela star wars falan yok de mi bu nesilde? yeğeni, çocuğu vs olup da fikir vermek isteyen olursa çok sevinirim.
0
ofelia
(15.02.24)
rafadan tayfa
frozen
0
elorelia
(15.02.24)
brawl stars, roblox, zooba, minecraft
0
kibritsuyu
(15.02.24)
Promosyon ürünü olarak telif hakkı korunan eserlerden faydalanabileceğinizden emin misiniz? İşverenin kullanım hakkını alması gerekmez mi öyle bir şey için?
0
kobuzchu kiz
(15.02.24)
kız çocuğu: barbie, frozen, poly pocket, unicorn
erkek çocuğu: minecraft, brawl stars, sonic, örümcek adam/demir adam vs
0
vampir akrep
(15.02.24)
kobuzchu kız, telif sıkıntısı olmayan çok fazla hazır içerik var. o konuda herhangi bir sıkıntı olmuyor.
0
🌸ofelia
(15.02.24)
Kızlar da erkekler de kral şakir seviyor sanırım
0
dre mithatoğlu
(15.02.24)
benim oglan roblox/minecraft/super mario delisi su anda.
0
cooperr
(15.02.24)
(6)

Araba Piyasasında Anlamadığım Bir Durum

french lover
1. Boya konusu neden bu kadar önemli? Hasarsızlığın ispatı olarak ille de aracı boyasız bir halde mi satmamız gerekiyor? Trafikte çok güzel araçlara denk geliyorum ancak sahipleri çizikli ve soluk bir şekilde kullanmaya devam ediyorlar. Aracı boyasa pırıl pırıl olacak, hak ettiği ihtişama ulaşacak a
1. Boya konusu neden bu kadar önemli? Hasarsızlığın ispatı olarak ille de aracı boyasız bir halde mi satmamız gerekiyor? Trafikte çok güzel araçlara denk geliyorum ancak sahipleri çizikli ve soluk bir şekilde kullanmaya devam ediyorlar. Aracı boyasa pırıl pırıl olacak, hak ettiği ihtişama ulaşacak ama muhtemelen bu bahsettiğim kaygıdan dolayı boyatmıyorlar.

2. Değişen parça neden aracın değerini düşürüyor? Parça orijinal ise, adı üzerinde, değişmiştir. Yani yenisi takılmıştır, bunun muadil bir araca kıyasla aracın değerini arttırması gerekmez mi?
0
french lover
(14.02.24)
Çoğu şey gerçekten takıntı yapılıyor, boya en öne çıkanı.

Ancak tamamen de haksız göremiyor insan, sıfır araç aldım sanıyorsunuz aracın önü arkası farklı iki aracın birleşimi çıkıyor. Her türlü sahtekarlık var. Haliyle insanlarda da tedirginlik hat safhada.

Bunun bir nedeni de Türkiye'de otomobillerin objektif şekilde çok pahalı olması. Sizin tek araca ihtiyacınız var ama 2 araçlık ödeme yapıyorsunuz vergileriyle vesaire.

Ortalama, otomobiller hakkında çok bir fikri olmayan insan da bu külfetin altına girerken kendini kandırılmaya çok müsait hissediyor ve bu sebeple araç alırken kafa yorması gereken hiçbir şey olmamasını istiyor. Bunun da en basit hali değişen parça olmaması ve orjinal boyanın korunuyor olması.
0
akhenaten
(14.02.24)
Haksız değiller +1

Bunun sebebi piyasanın aşağılık, karaktersiz, rezil insanlarla dolu olması. Tarcanlar Oto boşuna meşhur olmadı bu ülkede. Bir parça boyalı denen arabanın taklalı çıkması, 3 parçası değişen denen arabanın ön-arkası birleştirilmiş iki farklı araçtan oluşması, çiziksiz denen arabanın komple boyalı çıkması falan filan uzar gider.

Boyama konusuna şu şekilde hak veriyorum; gidip 1992 model bir W124 kasa 200E aldım diyelim. Bu araba zaten ekonomik ömrünü dolduralı yıl olmuş. Kasadaki çürüğü, çiziği şunu bunu yok etmenin en güzel ve temiz yolu komple boyatmak. Hobi için alıyorum zaten, boya takıntısı olanlar umrumda olmaz, tertemiz boyatırım arabayı, cillop gibi olur. Fakat Daha 15 yaşına gelmemiş arabanın her yeri boya olunca alarm çalıyor insanların kafasında direkt olarak. Yapacak hiçbir şey yok.
0
mada
(14.02.24)
en önemli sebeplerinden birisi de işçilik çok kötü. kaportacının kaportayı düzeltip zımpara yapıp macun atıp boya yapması gerekir. bizdeki çoğu usta ne yapıyor? vuruyor macunu vuruyor macunu. zamanla bu macunlar atma yapıyor kabarma yapıyor. tazyikli suyla bile atan boyalar mevcut.
0
trajikomix
(14.02.24)
1 - araclarin uzerinde %100+ vergi oldugu icin degerinin cok cok ustunde satiliyor, o yuzden de insanlar bu kadar yatirim yaptiklari bir makinanin hasarsiz, boyasiz, degisensiz olmasini istiyorlar. Fabrikadaki bir sok/tak bile buyuk mevzu olmus vaziyette ki bunlar yurtdisinda kimsenin umrunda olmayan mevzular.

2- iscilik bence kotu degil, tersine fazla iyi. 3 farkli model araci birlestirip tekrar trafige sokuyorlar. Yurtdisinda kazali araclar 10km ilerden ben kazaliyim diye bagiriyor. Benim bir arkadasin aracinin kapisina kamyon dorsesi vurdu gecerken, kapi resmen teneke kutu gibi yarildi kivrildi, ben kesin degisecek bu dedim ama tamir etmisler, ve kesinlikle anlasilmiyordu.
0
cooperr
(14.02.24)
boya konusu türkiyede çok büyük problem bu anlaşılması zor bir durum ancak türkiyede araç sektörü dolandırıcı dolu olduğu için boyada macun mu var daha fazla darbe mi var bu net söylenmediği için alıcı kafaya takıyor.

değişen parça olayında da gene düzgün işçilik olmaması orjinal parça olmaması tereddüt yaratıyor. genel olarak sıkıntılar türk toplumunun ticaret ahlakıyla alakalı.

insanlar ister istemez bu ahlaksızlıktan dolayı bu duruma takılıyor çünkü bir sürü para veriyorlar.
0
mikahakkinen
(15.02.24)
Mesele ülkemiz insan yapısının ahlaksızlığa, dolandırıcılığa, üçkağıtçılığa çok meyilli olmasından kaynaklanıyor.
Yoksa iyi hatırlıyorum 2000'ler öncesinde komple boyalı araba daha çok değerliydi diğerlerine göre.
Ama sonradan yukardaki arkadaşların dediği gibi gerek ekonomik gerekse de işin ahlaki boyutundan kaynaklanan sebeplerden durum değişti.
0
joooper
(15.02.24)
(9)

Gap iliski hakkinda ne düsünürsünüz ?

Yourcousinmarvinberry
Eksi'de çok konusulan bir sey su ara. Sizin yaklasiminiz nedir ?https://eksisozluk.com/entry/161391066
Eksi'de çok konusulan bir sey su ara. Sizin yaklasiminiz nedir ?

eksisozluk.com
0
Yourcousinmarvinberry
(09.02.24)
ilk kez duyuyorum, bir şey düşünemedim.
0
datnet
(09.02.24)
swingerin yeni adi gap mi..peki..
0
cooperr
(09.02.24)
Swinger'dan çok farkli bir sey aslinda. iliskinin kendisiyle ilgili.
0
🌸Yourcousinmarvinberry
(09.02.24)
herkes kendine uygun ilişki pratiğini uygulayabilir ya da kendine uygun olup olmadığını deneyebilir

tek eşli ilişki kutsanmak zorunda değil

tek eşli bir ilişkiyi tercih ediyorum fakat bunu hiyerarşik olarak üstte görmüyorum
0
grimavi
(10.02.24)
İlişkide karşılıklı rıza olduktan sonra her şey okey bence. Ben ise kendimi tek eşli görüyorum, geleneksel ilişki modeli dısında bir model denemedim çünkü cazip gelmiyor.
0
rebecca
(10.02.24)
Benim bu konudaki mottom "herkesin hayatına kimse karışamaz". İlişkinin iki tarafı da bunu sorun etmiyorsa, ortada hukuki suç sayılan bir durum yoksa, zarar gören kimse yoksa herkes dilediği ilişki tarzını yaşamakta özgür. Her ilişkinin dinamiği farklı.

Kendi kişisel hayatımda isteyeceğim ya da tercih edeceğim bir durum değil fakat biri bu ilişkiyi yaşıyorsa da tek yapacağım yorum "bu beni ne ilgilendirir?" Olur.
0
fraise
(10.02.24)
anladığım kadarıyla gap ilişki = belirli süreli açık ilişki

ben tek eşli ve evliyim. Evli değilken de ben ve çevrem hep uzun süreli tekil ilişkiler içindeydik.
0
nhk ni youkosu
(10.02.24)
Buna en yakın Friends dizisindeki Ross'un "we were on a break" repliğinin müsebbibi olan kaçamağı geliyor aklıma. 10 sezon boyunca Rachel herifin burnundan getirdi. Genelde tavır bu oluyor herhalde.

Gerçi ilk duyduğumda "Atatürk Barajı'nda buluşulan ilişkiye GAP ilişki denir" diyordum (yaş belli eden örnekler, evet)
0
d max
(14.02.24)
İğrençmiş! Zaten HIV dolu ortalık.
0
Kahvedesu
(14.02.24)
(16)

Nazar hakkında ne düşünüyorsunuz?

UriahHeep
Ben nazara inanmamaya çalışan ama kurtulamayan biriyim. Hayatımda benim kadar nazar değen bir insan görmedim iyi giden her işim ya da cisim başkasının öğrenmesiyle veya kendimce iyi gidiyor dememle bozuluyor. Çaresini bulamadım çok zor durumdayım.Bir de üstüne üstlük çok haz etmediğim ama görüşmek z
Ben nazara inanmamaya çalışan ama kurtulamayan biriyim. Hayatımda benim kadar nazar değen bir insan görmedim iyi giden her işim ya da cisim başkasının öğrenmesiyle veya kendimce iyi gidiyor dememle bozuluyor. Çaresini bulamadım çok zor durumdayım.

Bir de üstüne üstlük çok haz etmediğim ama görüşmek zorunda olduğum biri benim bu hassasiyetimi öğrenip benden bir şeyler gizlemeye çalışması beni iyice nefret ettirdi. Birisi neden böyle bir şey yapar ki?

Akraba sayılırız yaptığı şu:
/eee araba al artık böyle kiralamayla uğraşma. (Tamamen iyi niyet)
\yaa bakacağız kuzenle bir galerilere filan. (Deyip ertesi gün sıfır araba aldı)

Bir insan sıfır araba almaya bir günde karar verir mi çok zengin değilse? Böyle şeyler işte.

Aynı kişi bir işte çalışıyor ve memnun olduğunu iyi kazandığını biliyoruz. Ya ben adamı görünce insanım iletişim kurmalıyım değil mi? Ne soracağım?
Nasılsın işler nasıl gidiyor vs. //// Bu adam her zaman işini kötüler ve her sorduğunuzda iş arıyordur. Ancak asla öyle major bir durum yoktur ortada.

Ben ne yapayım ben bunlar gibi yapamam.

Nazara inanmayan ya da saçma bulan ayrıca korkan da yazsın lütfen.
0
UriahHeep
(09.02.24)
Ben de sıfır araba almaya bir günde karar verdim valla. Bir de şöylr bir surum var araba almaya gidicem yarın dersin istesiğin model olmaz istediğin fiyata ğnmez alamaz geri sönersin sonra çevrene şöyle oldu böyle oldu diye ağlar durursun, onu yaşamak istememiştir.

Öte yandan İşi gücü iyi gidip de haybeye yakınan s*kiklerden ben de hazzetmem ama bu iki kişiyi biye bu kadar ciddiye aldınız. Öyle çok önemli insanlar gibi de değil belli ki. Bu arada size nazar değiyor diye karşınızdaki kişi alım satım işlerini niye tamamen açıklamak zorunda olsun ki.
0
herp
(09.02.24)
İnanmiyorum tabii ki nazara falan.
0
ahm1
(09.02.24)
Verdiğiniz örneklerin nazarla ne alakası var hiç anlamadım. Anlattıklarınızdan karşıdaki kişinin ketum biri olduğu dışında bir sonuca ulaşamadım ben.
Araba alacakmış, söylememiş. 1 günde araba almaya karar vermeyeceğine göre size söylemek istememiş, belki de kimseye söylememiş. Sizle konuştuğu ertesi gün de belki beklediği, haber saldığı vs bir yerden haber gelmiştir, gitmiş almıştır.
İşini sorunca da iyi gidiyor memnunum dememiş, kötü gidiyor demiş. En fazla yalan söylemiş deriz burda da.
Nazar nerde cidden samimi olarak soruyorum? Bu hikayede nazar kime değmiş tam olarak?


Ayrıca nazarın tabi ki de inanılacak bir tarafı yok. Bana biraz kendini fazla önemsemek gibi geliyor.
0
pianeta
(09.02.24)
Nazar var.
Ayrıca verdiğin örnekler konuyla ilgisiz.
0
diyecevaplandı
(09.02.24)
Nazara inanmıyorum. Nazar iki alakasız şeyin alakalıYMIŞ gibi yorumlanmasından ibaret. Yani temelde iki alakasız zaman çizgisi var, sizinki ve diğer kişininki. Nazara inananlar sırf bu iki zaman çizgisi bir yerde kesişti diye yoktan anlam var ediyor.

Birine "yarın iş görüşmem var" demeniz ile o iş görüşmesinde çuvallamanız arasındaki hiçbir ilişki yok. İşi alamamanız sizin o pozisyon için yetersiz olmanız, İK'cının aradığı niteliklerin farklı olması, sizden bir önce mülakata giren kişinin daha iyi bir aday olması, başkasının araya torpil sokması vb. gibi nedenlerdendir. Ama size çuvallamanızın nedeninin bunlardan hangisi olduğu açıklanmadığı için, siz açıklayabildiğiniz (çünkü bizzat yaşadığınız) bir şeye atfetmeye çalışıyorsunuz, bu da bir gün önce rastgele bir insana bu mülakatten bahsetmiş olmanız.
0
fotrsapka
(09.02.24)
Nazar kesinlikle var. Yeri geliyor insanın kendine bile nazarı değiyor.

Nefesine güvendiğiniz, sevdiğiniz bir büyüğünüz arada bir okusun üflesin sizi.

Rahmetli ninemin nefesi çok iyi gelirdi bana.
0
anaphylacticshock
(09.02.24)
Algıda seçiciliği bir kenara bırakıyorum. İnsanların gözünden çıkan sihirli ışınların diğer insanlara kötü şans getirme ihtimali, insan psikolojisinin zannettiğimizden daha karmaşık olması ve bilinçli olarak fark etmediğimiz onca detaydan etkilenerek eylemlerimizi buna göre belirlememiz ihtimalinden çok daha düşük.
0
aloha snackbar 3
(09.02.24)
@jjj 3 +1

Nazar yok.
0
nawar
(09.02.24)
Verdiğim iki örnek nazarla şu şekilde alakalı. İşine nazar değmesinden korktuğu için her zaman kötülüyor. Sıfır araba almaya gidecek ama bunu söylemiyor çünkü nazar değecek ve aşamayacağını düşünüyor. Araba konusunda kendini öyle bir gösteriyor ki örneğin 94 lada Samara alacak sanıyorsun. Ama 2024 orta segment bir araba alıyor.
0
🌸UriahHeep
(09.02.24)
Hocam insanlar yaşayıp anlam veremedikleri durumları anlamlandırmaya çalışırlar. Eğer konu hakkında yetkin bilginiz varsa, ya da dünyadaki ortalama eğitim seviyesi olan şeyleri anlamdırmaya yetiyorsa olan şeylerin ne olduğunu bilirsiniz.

Bundan birkaç yüzyıl önce insanlar nelere inanıyordu, şimdi gülüp geçiyoruz.

Nazar da böyle bir şey. Eğer siz insanlar tarafından kolayca manipüle edilebilen, ya da özgüvenini kolayca kaybedebilen bir yapıdaysanız ve insanlarla etkileşiminiz sizde bunlara sebep oluyorsa ya özgüveninizi geliştirmeye yönelik bir uğraş içine girersiniz ya da bu sorunla yüzleşip üstesinden gelmek yerine nazara sığınıp bu olayları bastırıp insanlarla daha az paylaşıma girme yolunu seçersiniz.

Ortada doğaüstü bir güç yok, siz ve etrafınızdaki insanlarla olan etkileşiminiz varsınız.

Tabi bu tip şeylere inaancınız varsa bir de işin içine self-sabotaj olayı giriyor. Eğer siz bir şey gerçekleştiğinde sonuçta kötü bir olay geleceğine yeterince inanırsanız o kötğ olayın gerçekten olmasını sağlarsınız.

Bence nazarı bir kenera bırakıp kendinize odaklanın.
0
akhenaten
(09.02.24)
ben nazara inaniyorum ama, mesela unluler, sporcular vs gayet iyi, degse onlara deger. kotu enerji seklinde falan algilyorum ben ya da birsey diyip moralimi falan bozuyorlar anlaminda.
nazar disinda genelde insanlar kazancini gizliyor, bunu bana maasini soylesin diye demiyorum. cevremde ozellikle de durumu iyi olup, bir is karistaranlar hep ac, yoksul ve muhtac. borc istemesinler diye yapiyor da olabilirler ama hem oyle bir durum soz konusu degil hem de konuyu kendileri aciyor.
o yuzden ben de bana anlatmayana anlatmiyorum. sen de alisirsin.
0
durgunfoton
(09.02.24)
Nazara inaniyorum. Ayrica verdigin ornekleri anladim ilk okudugumda. Sakliyorlar iste. Demek onlar da inaniyor. Burada sinir olacak bir sey yok. O da inaniyor ve araba alacagini soylemiyor."hassasiyetimi ogrendi ve boyle davraniyor" ne alaka onu anlamadim sadece.

Sen de onlar gibi yap. Niye yapamiyorsun. Sir kupu olma ama dikkat et. Ben evlilige giden iliskim nazar yuzunden bitti. Kime soylesem inanmiyor ama ortada bir sey yokken ne oldugunu anlamadan ayrildik. Herkesin gozu bizdeydi. Hangi isten memnun olsam ve bunu birine belirtsem ki bu kisi hep ayni kisi oluyor, hep bir anda isten soguyup ayrildim. O kisiye hicbir sey soylemiyorum. Gecen bulustuk ilk kez bi seyden bahsetti. O da bozuldu birkac hafta sonra. Dehsete dusuyorum. Gozu goz degil derler ya oyle.
0
Kittie
(09.02.24)
Bazı insanlar kendi maddi durumları hakkında konuşulmasını sevmezken bazı insanlar bu konularda çok soru soruyorlar. Bazı insanlar da hem kendi maddi durumları hakkında konuşulmasını sevmiyor hem de bu konularda çok soru soruyorlar. Bunu böyle kabul edip bu üçüncü tip kişi olmamaya devam etmelisiniz. başka konular konuşun, insanların maddi durumlarıyla alıp sattıklarıyla ilgilenmeyin. o kadar ilgilenmeyin ki anlatmak istediklerinde konuyu değiştirin, en güzeli bu bence.

Nazara gelince, bir süre inandım, bu sebeple şu anda inananları tenzih ediyorum ama ben şahsen artık nazara götümle gülüyorum. başıma gelen iyi şeyleri bazen anlatır bazen anlatmam, aynı koşullarda anlatıp anlatmamamla o işlerin bozulma olasılıkları arasında hiç bir ilişki bulunamaz. entropi gereği mutluluğumuzu paylaşırken de paylaşmazken de bir takım işler bozuluyor, başımıza kötü şeyler geliyor, artık yaşımız bilmem kaç oldu bunlara alışmamız lazım.
0
engelbert humperdinck
(09.02.24)
nazar kesinlikle var yaw, o yuzden eve mutlaka nazar boncugu asarim. Yeni aldigim seyleri (ornek: arac) insanlarla, 1. derece akraba haric, mumkun oldugu kadar biraz eskitene kadar paylasmam cunku kesinlikle bir bokluk oluyor.
0
cooperr
(09.02.24)
nazara inanıyorum , nazar boncuğu gibi şeylere inanmıyorum.
0
ercu cozer
(10.02.24)
Nazar dediğimiz şey çoğunlukla seçici algı. Bir olayın olmasına neden olan bir sürü şey vardır; genelde söz konusu şeyin gerçekleşmesine sebep olan olaylar zinciri bahsi geçen "Nazarın" yaşanmasından çok önce başlar. Eğer bu tür şeylere inanmaya teşne biriyseniz hoşunuza gitmeyen şeyler yaşandığında "Aaa nazar" dersiniz; zira neredeyse her olay birilerinin bilgisi dahilinde gerçekleşir. Herhangi bir sorun yaşanmayan olaylar için ise, bu olaylar da birilerinin bilgisi dahilinde, gözleri önünde gerçekleşse de "Aa neden nazar değmedi acaba" diye düşünmezsiniz.

Gerçi şimdi düşündüm de belki de Nazar gerçektir ve çift yarık deneylerindeki gözlemci etkisi nazardır. Bilemedim
0
salihdt
(10.02.24)
(5)

kedinin patilemesi Vs bizim patilememiz

duyurukullanıcısı
kedi canı sıkıldığında patiyi yapıştırıyor ve normal ilişkiye devam etmemizi bekliyorsa bizimde canımız sıkıldığında bir tane yapıştırıp normal ilişkiye devam etmeyi beklemek hakkımız değil mi?sürekli neden ben alttan alıyorum ?
kedi canı sıkıldığında patiyi yapıştırıyor ve normal ilişkiye devam etmemizi bekliyorsa bizimde canımız sıkıldığında bir tane yapıştırıp normal ilişkiye devam etmeyi beklemek hakkımız değil mi?

sürekli neden ben alttan alıyorum ?
0
duyurukullanıcısı
(09.02.24)
Pati var pati var. Bok çıkarmalı severseniz tırnağı da basar tıslar da.

Ha ama sahibine o koltuk benim nasıl oturursun patisi ise götü çıkana kadar evde koşturmak yakalanınca bağuş ak gerekir çok doğru.
0
herp
(09.02.24)
kedimizi yavruyken sahiplendiğimizde ısırıyordu. veteriner hekime söylemiştik. o da bunlar kardeşleriyle beraber büyürken birbirlerini karşılıklı olarak ısırınca vs kendi canları da yandığı için o davranışı yapmamayı öğreniyorlar, sizinki erken ayrıldığı için öğrenememiş, o ısırınca siz de onu ısırın demişti.
0
elorelia
(09.02.24)
İnsanlar olarak rasyonel, otonom ve ahlaki varlıklar olduğumuz için karşımızdakinin vücut bütünlüğüne saygı duyuyoruz. Bu nedenle bunları yapamayan insanlara da tepki olarak "hayvan" diyoruz.
0
prole
(09.02.24)
Teoride haklısın ama strese girip koltuğa halıya pislemeye başlarsa üzülürsün :)
0
parka
(09.02.24)
cunku kedi degilsin..
0
cooperr
(09.02.24)
(5)

Arabanın bagajındaki pandizot mu neyse artık

chicha_v2
Bunu ben uzun yola çıkacağım zaman çıkarıyorum, sonra geri takmaya üşeniyorum, eksikliğini de pek hissetmiyorum. Varken üstüne bir şey koysam düşüyor zaten gaz/fren esnasında. Bir sonraki uzun yolda da takılıysa yine çıkarıyorum.E bu zımbırtı ne işe yarıyor, siz kullanıyor musunuz? Kenarda mı tutuyo
Bunu ben uzun yola çıkacağım zaman çıkarıyorum, sonra geri takmaya üşeniyorum, eksikliğini de pek hissetmiyorum. Varken üstüne bir şey koysam düşüyor zaten gaz/fren esnasında. Bir sonraki uzun yolda da takılıysa yine çıkarıyorum.

E bu zımbırtı ne işe yarıyor, siz kullanıyor musunuz? Kenarda mı tutuyorsunuz?
0
chicha_v2
(09.02.24)
kullanıyorum. görüntüyü güzelleştiriyor. üstüne bi şey de koyabiliyorum. bagajı çok dolduracaksam çıkarırım anca.
0
jelly bear
(09.02.24)
bagaja birşey koyunca dışarıdan görünmesini önlüyor en azından.
0
inheritance
(09.02.24)
bagajdakilerin güneşten korunmasını sağlıyor. değerli bir eşya varsa da hırsızlardan. arka taraftan gelen yol ve egzoz sesini de azaltır. onun dışında arka tarafta yolculuk yapanlar eşyalarını koyabilir. uzun yolda falan çantalar sığmadığı zaman ben de çıkarıyorum.
0
jepa
(09.02.24)
Memlekete giderken fazla eşya koymaya engel olduğundan 3 arabadır çıkarıyorum.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(09.02.24)
o takili degilse donsuz disari cikmis gibi hissediyorum o yuzden benimki surekli takili, sadece hacimli birsey tasimam gerekirse cikartirim.
0
cooperr
(09.02.24)
(4)

Iphone 15 kullananlar memnun musunuz?

baldan kaymak
Düz modeli 128 yada 256 sını alacağımMemnun musunuz?Samsung S serisinden geçen var mı? Deneyimlerinizi paylaşır mısınız?
Düz modeli 128 yada 256 sını alacağım

Memnun musunuz?

Samsung S serisinden geçen var mı? Deneyimlerinizi paylaşır mısınız?
0
baldan kaymak
(08.02.24)
4 aydır 256 olanı kullanıyorum gayet memnunum zaten küçük boyutta olması işime gelmesi ve taksit olmasından dolayı aldım.
0
spacevan
(08.02.24)
Ben kendim kullanmıyorum da hanıma aldım, ondan gördüm biraz. Bende 12 var. 15'in kamerası çok daha iyi, ama onun haricinde pek bi fark yok gibi ya.

Yani çok kamerayla işin yoksa 12 alıp geçebilirsin de.
0
plutongezegendegilmi
(09.02.24)
Duz 128 al gec, pro falan gereksiz bence.
Android'e bulasmadim, bulasmam.. Apple ekosistemi cok konforlu.
0
cooperr
(09.02.24)
Iphone ve google pixel arasında kaldım. Pixel aldım memnunum. Kamerası iphone'dan bazı yönlerden iyi. Daha iyi batarya. 7 sene güncelleme sunuyor. Daha ne olsun.
0
ferenc
(10.02.24)
(2)

arabada tıkırdama sorunu

lrdrylgh
merhabalar. aracımda eskiden var mıydı emin değilim ama bu aralar sol kapı tarafında titremeden kaynaklı tıkırdama sesi var. bir kere fark ettiğim için sürüş esnasında artık rahatsız olmaya başladım. dediğim gibi belki eskiden de vardı ama ben fark etmemiş olabilirim. şimdi bu sorun motorun fazla ti
merhabalar. aracımda eskiden var mıydı emin değilim ama bu aralar sol kapı tarafında titremeden kaynaklı tıkırdama sesi var. bir kere fark ettiğim için sürüş esnasında artık rahatsız olmaya başladım. dediğim gibi belki eskiden de vardı ama ben fark etmemiş olabilirim. şimdi bu sorun motorun fazla titremesinden de kaynaklı olabilir. eğer motor gereğinden fazla titriyor ise bu neden kaynaklı olabilir ve nasıl düzeltilebilir? hatırladığım kadarıyla bujilerden kaynaklı bir problem fazla titreme yapıyordu. eğer sorun kapıdan kaynaklı ise nasıl bir yol izleyebilirim? şimdiden cevaplar için teşekkürler.
0
lrdrylgh
(08.02.24)
böyle çözemezsiniz. eğer bu tıkırtılar yolda oluyorsa bi rot balansçıya gidin ön takımlara baksın. rölantide oluyorsa bujiye gelene kadar çok parça var motor kulağı gibi basit birşey çıkması büyük ihtimal. onu da sizin aracın markası neyse ona uygun bir servis bakmalı.

kısaca sizin markaya bakan bir motor-mekanik ustasına gideceksiniz.
0
orpheus
(08.02.24)
motor geriginden fazla sarsinti yapiyorsa sorun buyuk ihtimal motor kulaklarindadir.
0
cooperr
(08.02.24)
(15)

Mavi yaka maaşlarının beyaz yaka maaşlarını geçmesi

gnosis
Yakın zamanda çevremde iş değiştiren çok oldu. Özellikle sanayide (beyaz eşya, otomotiv) garip bir ücret dağılımı var sanki. Bir fabrikadaki mühendis 20 bin alırken aynı işi yapan diğer fabrikadaki mavi yaka 40 bine yakın para alıyor. Bu kişilerin işyerinde çalıştıkları süreler birbirine yakın, dene
Yakın zamanda çevremde iş değiştiren çok oldu. Özellikle sanayide (beyaz eşya, otomotiv) garip bir ücret dağılımı var sanki. Bir fabrikadaki mühendis 20 bin alırken aynı işi yapan diğer fabrikadaki mavi yaka 40 bine yakın para alıyor. Bu kişilerin işyerinde çalıştıkları süreler birbirine yakın, deneyimleri de öyle. Mavi yakanın çalıştığı yerde sendika varmış. Sendika farkı mı bu sadece?
0
gnosis
(08.02.24)
Bir sebep de ben soyleyeyim: ozellikle metal iş kolunda sendika var, toplu iş sozlesmesi var, grev var. Beyaz yakalilar ise sinif bilincinden bihaber bir sekilde beyaz yaka olmanin boş ego tatmini ile yetiniyor, örgütsüz oldukları icin de patrona "aman ağam, tamam paşam" diyor. Düşük maaslara kimse ses cikarmayinca da patron "ne ala" diyor haliyle. Ama tabi honda haklı. Metal işçisi en kalifiye işçi grubu. Yine de örgütlü birçok is yerinde ucretler is kolundan bagimsiz olarak yuksektir.
0
prole
(08.02.24)
@prole Yine de ben, sendika olsun olmasın, mavi yakalıların beyaz yakayı neredeyse ikiye katlamasını garip buluyorum. Ne kadar sebep yazılırsa yazılsın kabul etmek istemiyorum sanırım. Bir mühendis kolay yetişiyor demek ki.
Takıldığım bir konu da şu: işyerine yeni giren mavi yakalılar işyerinde daha uzun süredir çalışan diğer mavi yakalardan fazla ücret alıyorlarmış. Yazılımdaki ne kadar iş değiştirirsen maaşı o kadar arttırırsın taktiği bunlarda da varmış. Kimse kıdem falan beklemiyormuş. Bunu da 2 yılda 3 işyeri değiştiren kalıpçıdan duydum. Eskiden çok iş değiştireni almak istemezdiler.
0
🌸gnosis
(08.02.24)
yeri geliyor mavi yaka öyle işle yapıyor ki. teknik olarak ve zorluk olarak beyaz yakanın çok üstünde faydası oluyor. mühendis derseniz bir sürü var. fakat işi bilen usta mavi yaka bulmak çok daha zor. o sebeple de kaçmasınlar diye daha çok para veriyorlar. mesela bir ürünün tasarımını beyaz yaka yapıyor fakat onu fiziksel olarak işleyecek o makinenin a'sından z'sine kadar her şeyini bile cnc Operatörü bulmak çok zor. veya argon kaynağı ustası bulmak çok zor. bir de bu insanlar bu işi yaparken hayatlarını tehlikeye atıyorlar. beyaz yakada bu durumlar yok. o sebeple kalifiye mavi yaka beyaz yakadan çok daha fazla kazanması çok normal
0
limonlu eksi
(08.02.24)
Arz - talep dengesi. Herkesin yaptığı iş çok değerli ve kendine göre zorlukları var. Piyasada işveren bakıyor, x işi için 1000 kişi bulabilirken y işini halletmek için 10 kişi buluyor. Bu durumda maaş dağılımı da arz - talep dengesine göre belirleniyor.
0
dejame
(08.02.24)
Ben soyleyeyim; Türkiye'de beyaz yaka denilen meslekler aslında değil.
Fransa'da satin almaci, planlamaci ne bileyim bankada çalışanlar falan bunlar beyaz yaka değil. Normal çalışan.

Beyaz yaka müdürler ya da iş olarak sendikanin kurallarinda yüksek tekniğe sahip olan mühendis vs gibi işler için kullaniliyor.

Türkiye'de kandirilmisiz hepimiz. Satin almacinin beyaz yaka olması diye bir şey yok, işçi yani. Ama işte satilmis bu insanlara.

Kısacası fabrikadaki düz mühendis adamlarin aslında mühendis olmaması lazımdı ama ülkede elini sallasan mühendis, avukat, öğretmen. E böyle olunca hele bir de metal sendikasi altında olunca insanlar daha kazanir daha değerli oldu.
0
logisticsmanager
(08.02.24)
Mavi yakanin yaptigi isi herkes yapamiyor, beyaz yakanin yaptigi herhangi bir isi 6 ay icinde herkese ogretirsin. Bence zaten hep mavi yaka daha cok maas almaliydi. Dengeler yerine oturuyor diye dusunuyorum. Beyaz yaka hakkini soramayan masa basinda curumeyi kendine zulum gormeyen hicbir seye gikini cikarmayan bi topluluk aldiklari maas cok bile.
0
nic cage
(08.02.24)
mavi yaka her yerde değerli. herkes soruyor başka ülkeye nasıl giderim diye. mavi yaka ol git. senin sütçü beybi üniversitesi diplomanı millet ne yapsın
0
ferenc
(08.02.24)
turkiye'de ve almanya'da muhendislik yapmis biri olarak konusayim. turkiye'de muhendislik falan pek yapilmiyor. muhendisin yaptigi isleri cogunlukla teknikerler falan da yapabiliyor cunku muhendisi kullanmayi bilmiyorlar. muhendisler biraz daha akli basinda ve sorumluluk bilinci olan insanlar oldugu icin tercih ediliyor olabilirler. kismen de yasal olarak sirkette olmalari gerektigi icin olabilir. onlardan faydalanamadiklari icin degerlerini de pek bilemiyorlar. vasifsiz biri gibi davraniyorlar.

muhendisin de yapacagi pek bir sey yok. yap denileni yapiyor iste.

mavi yaka da kucumsenecek bir sinif tabii ki degil ama dunyanin hicbir yerinde bunlarin maaslari esit falan degildir. turkiye'de olay cok sacma boyutlara geldi.
0
bohr atom modeli
(08.02.24)
yaw yurtdisinda da boyle bununla turkiye yeni yeni tanismaya basladi, cunku dunyada bir beyaz yaka enflasyonu var, sayisi artan seyin de degeri duser.

Mevzu su, normalde mavi yaka olarak kalmasi gereken bir guruh, boomer ailelerin gaziyla, oglum/kizim bak biz okumadik surunduk, sen oku kendini kurtar mottosu ile sikimsonik tabela universitelerinden diplomalar aldiklar. Parali ailelerin cocuklari da zaten ozel universiteye parayi bastirdi diplomalari topladi. Dunyada usta sayisinda ciddi dusus var, o yuzden el emeginin degeri ciddi artmis durumda.

Yurtdisindayim, muhendislik yapiyorum. Burda dil bilmeyi birak turkce yazamayan adamlar insaatta fayans doseyerek, siva yaparak benden iyi kazaniyor. Iyi kazanma derken, bende 3-5 lira fazla degil, benim senelik maasimin 3-5 katini 3-4 ayda kazaniyorlar. Bu arkadaslar 6 ay calisiyor, sonra 6 ay tatil yapiyor.
0
cooperr
(08.02.24)
bohr atom modeli + 1.

Ülkemizde mühendis teknisyenlik, teknisyen işçilik, işçiler amelelik yapar (ameli, yani beden işi anlamındadır).

Ekonomi sıkışınca ... mühendisler teknisyenlik bile yapmadığı için bir anda değersizleşti. Teknisyenler ise, teknisyenlik yapmaya başladıkları için mühendis yerine kullanılmaya başlandı. Tabii ki işveren de mühendis yerine teknisyen kullanmaya başladı. Teknisyenlik de saha tecrübesi ister, tecrübeli teknisyeni kolay bulamazsınız. vs.

Mühendisim. Meslek kötülemek değildir, malesef durum değerlendirmesi böyle.
0
alfired
(08.02.24)
tekrar gibi olacak ama ben de beyaz yaka tabirinin yanlış kullanıldığını düşünüyorum. bazı meslekler beyaz yaka olmadıkları fikrini kabul etmiyorlar. sanayide durum aslında her zaman böyleydi. matbaacılık sektöründen örnek vereyim. işletmeler iyi bir grafikeri rahat buluyorlar ama ofset ustasını, baskı operatörünü zor elinde tutarlar. maaşı az verdin mi başka yere geçiyorlar.
0
jepa
(09.02.24)
1. İhtiyaç olandan çok daha fazla üniversite mezunu, mühendis var, bu kadar insanı istihdam edebilecek kadar yeni yatırım yok. Türkiyede sanayi&üretim hala emek yoğun olarak devam etmektedir.

2. Herkes üniversite okuyunca çıraklık-kalfalık-ustalık şeklinde ilerleyen zanaat işlerinde artık yeni personel yetişmiyor. Meslek liseleri işlevini yitireli çok oldu.

3. 1950'lerden sonra kırsaldan gelip şehre yerleşen ilk nesiller eğitim & meslek olmadığından çok zor şartlarda, az paralara çalıştı, çok ezildiler.
Çocuklarının bu şekilde yaşamasını istemediklerinden üniversite eğitimini olmazsa olmaz gördüler.
2000'lere kadar bence bu düşünce yanlış da değildi, sonrasında şehirlerde ki nüfus artışları ve yeni göçlerle durum tersine dönmeye başladı.

4. Sanayi ortamınında mavi yaka için iş ortamı vardiya, fazla mesai, gün içerisinde birkaç kısa çay molası, haftada 1 tatil, resmi tatillerde çalışma, dini bayram ve tatillerde en kısasından tatil demek.

Şuan ki genel talep masa başı iş, cumartesi pazar tatil, 8-5 mesai saati, bedensel çalışma gerektirmeyen, merkezi yerlerde olan işlerde,

5. Bir de özellikle personel açığı bulunan işlerin çalışma şartları ağır oluyor, kalıp-demir ustasının günlüğü 2000-2500 ancak it bağlasan durmayacak inşaatlarda kışın soğukta, yazın sıcakta iş kazası riskinin yüksek olduğu yerlerde çalışıyorlar.
Fabrika ortamında operatörsen, üretim bandında çalışıyorsan sürekli ayaktasın,

Sanayi siteleri, merdiven altı üretim yapan yerlerde ki insanlık dışı çalışma şartları saymıyoum bile.

6. Bu işler yurtdışında da çok değerli özellikle bu ekonomik sorunların iyice artmasıyla birlikte fırsatını bulan yurtdışına çıktı.
Turizm sektörü de buna dahil yetişmiş birçok personel maaşların azlığından ve çalışma şartlarının ağır olmasından kaynaklı körfez ve asya ülkelerine kaçtı.

7. Birde mavi yaka personeller çok daha kolay iş değiştiriyor, molarlarda, serviste(ortak servis olan yerlerde patronlar bundan çok dert yanar) sürekli iş para konuşulur, kim daha iyi para veriyorsa oraya geçiyorlar.


8 yıl mavi yaka işlerde saha da çalışmış, şu an kocaeli bölgesinde bir organize sanayi bölgesinin yönetiminde 11 yıldır çalışan biri olarak yazdım bunları.
0
sealth
(09.02.24)
Yaşadığım şehirde 22 yaşında birisiyle tanıştım. Ben 29 yaşındayım ama kendisi yaşından olgun ve ağır başlı duruyordu.
Ailevi sıkıntılardan ötürü üniversiteye gidememiş aşçılık falan yapmış.
Sonra sanayi için 3d modelleme öğrenip cnc işine girmiş 3-4 sene önce.
Şuan çocuğa 2500 dolar maaş veriyorlar. Hem cihazı kullanabiliyor hem de modeli pc den ayarlayabiliyor diye.

Ben de 4 yıllık bilgisayar mühendisiyim, 2000 dolar bile almıyoruz. Ama düşününce meslek fazlalığının, eğitimin kalitesizliğinden falan.. bir kaç mühendis dışında kimse öyle şirkete veya teknolojiye yön verecek işler yapmıyor, işlerde çalışmıyor.

Memur gibiyim bir ekran isteği geliyor, mobilde kodluyorum. Ekran geliyor, webde kodluyorum. 3-4 yıldır istekler de çok değişmiyor, yani yeni bir şey öğrenmemi gerektirecek bir durum da yok şirket içinde, aynı ekranların farklı işlevde olanlarını kodlayıp duruyorum.

Böyle düşününce evimde yattığım yerden, çalışma zamanımı kendim ayarladığım bir sistemde ben 3-4 yıllık tecrübeyle 50 alayım, sanayide ter dökenler 70 alsın okeyim yani. Onların boş vakti bile olmuyor. Ben kendime zaman ayırabiliyorum, hobilerimle uğraşabiliyorum, gezebiliyorum.

Ben de rahatlıktan vazgeçip dilimi ilerletip hard skillerimi geliştirsem bana da 3-5 bin dolar verirler ama işte memur gibi takılınca böyle oluyor, mavi yaka geçer tabi biz koltukta toto büyütüyoruz.

Ha öte yandan ekibimizin başındaki yazılımcı çok daha zeki olmasına, çok daha kafa patlatmasına rağmen 70bin alıyordur diyelim, yine bizim sanayideki arkadaş ondan çok kazanmış oluyor. Belki bu kısımda bir adaletsizlik olabilir evet.

Burada da belki o mühendisin şirkete kattığı kar ile, sanayideki arkadaşın şirkete kazandırdığı kar ya aynıdır ya da sanayi daha fazla para getirtiyordur, onunla ilgili de olabilir.
0
ananiyimioguz
(09.02.24)
Olay donup dolasiyor su soruya geliyor: patron islerinin devamliligi/kalitesi acisindan kimin gitmesini istemez ve bu gitmesini istemedigi adamlari tutmak icin minimum ne kadar maas verebilir?

Beyaz yaka denen cogu kisi kendini kaf daginda gorse de varliklari yokluklari bir.Istifa etseler baska birini koy yerine kisa surede adapte olur ayni sekilde isler devam eder. Buna karsi tecrubeli bir elektrik teknisyenini dusun.Yeri gelir bu teknisyen ince bir dokunusla yurt disindan servis gelmesini engeller on binlerce euroluk zarari engeller.Patronlar aptal degil.Zaten bu sekilde sonuclara pozitif etki eden beyaz yaka oldugunda onlari da kaybetmemek icin kesenin agzini aciyorlar
0
turkuaz
(09.02.24)
Bu başlığı gördüm ve eklemek istedim: eksisozluk.com
0
🌸gnosis
(23.02.24)
(9)

avrupa'da calisanlar nasil para biriktiriyor?

antikadimag
ortalama maaslara bakinca genelde 3-5k euro arasinda oldugunu goruyorum. ki bunlar oyle giris seviyesi pozisyonlar da degil. vergileri, kirayi ve yasam masraflarini dusunce kenara ayda 1k euro ancak atilabiliyor gibi. bu hesapta gozden kacirdigim bir sey var mi?turkiye ile karsilastirmiyorum bu arad
ortalama maaslara bakinca genelde 3-5k euro arasinda oldugunu goruyorum. ki bunlar oyle giris seviyesi pozisyonlar da degil. vergileri, kirayi ve yasam masraflarini dusunce kenara ayda 1k euro ancak atilabiliyor gibi. bu hesapta gozden kacirdigim bir sey var mi?

turkiye ile karsilastirmiyorum bu arada. amerika'da veya korfez ulkelerinde insanlar bunun 3-5 katini ayda kenara rahatlikla atabiliyor.

bekar, kiraya cikan biri avrupa'da yasayip kenara 1000 euro'dan fazla atabilir mi? (isvicre, luxemburg istisna diye biliyorum. almanya, ingiltere, fransa, hollanda, italya, ispanya dusunelim.)
0
antikadimag
(08.02.24)
benim bildiğim öyle çok da biriktirmiyorlar. çünkü evi bile taksitli alabiliyorlar bu yüzden birikmiş paraya pek ihtiyaçları yok. düğün dernek desen zaten öyle bizdeki gibi para harcamıyorlar.
uzun lafın kısası birikmiş bir paraya ihtiyaçları olacak hacimde büyük harcamaları olmuyor.
0
wild honey suckle
(08.02.24)
Abi şimdi amerika gibi olmamasının sebeplerini yazayim;
isten atilma riski az ve isten atilmak zor. Yani benim bir saniye bile işten atılma korkum yok. Bu acayip bir rahatlik. Şu an biraz bakarsanız Amerika'da işten çıkarılan bir sürü yazilimci vs var. Bunlar Avrupa'da o kadar kolay olamıyor haliyle arada fark var.

Buna ek olarak sağlık sistemi de öyle. Evet Amerika'da çok süper bir firmada calisirsan iyi sağlık sigortan olur. Ben Fransa'da eşim dahil olarak ayda 45€ ödüyorum, içinde diş ve göz vs hepsi var. Geçmiş hastalık falan diye bir goygoy yok.

Ev almak için 25 yıl kredi cekebilirsin.

Eğitim ücreti amerika ile kiyaslanamayacak kadar ucuz.

Bu arada bahsettigin ülkelerdeki gelir farki Avrupa'da daha az. Yani gelir esitliginin olaylarından biri de bu.

Avrupa'nın kötü yönleri var. Avrupa vs amerika sadece para diye bakarsak amerika daha iyi tabi. Ama covid dönemi sirketin amerika ofisinde isten cikarma olurken burada hiçbiri olmadi. Misal su anda da isten cikarma olmasin diye uğraşıyorlar avrupa bölgesinde çünkü çok zorlu süreç işten cikarmak.
0
logisticsmanager
(08.02.24)
Bu arada Amerika'da gidip yıllık 150 bin kazanan adama bakarsak evet de Amerika'da insanlar rahatca 5 bin dolar mi kenara atiyor?
Median us salary 59 bin
Median france 39bin

Amerika'da çok yüksek gelir grubuna sahip olanlar rahatca atar evet ama genel Amerika kişi başına zenginligi bir Fransız'dan düşük misal.


Bu arada kişinin aylık kenara atabildigi para oranina bakarsan istatistik olarak Amerika düşüşte bayadir ve ortalaması Avrupa'dan düşük.
Fransa 2022 17.1%
Amerika 3.33%
0
logisticsmanager
(08.02.24)
avrupada insanların para biriktirmeye çok ihtiyacları yok. mesela bizde yamyam kültürü oldugu için erkek bir dügün yapacak diyelim. tüm akraba sülük gibi yapışıyor adama. bir evlenme muhabbeti için 300 , 500 k paralar gidiyor. avrupada böyle bir saçmalık yok. bu sadece bir örnek. ev deseniz taksitle uzun vadede alabiliyorlar. araba desen 3 , 4 maaşları kadar. tatil v.s deseniz zaten ülkelerinin parası degerli. yurtdışına gittiklerinde az parayla çok tatil yapıyorlar. ultra zengin olma tutkusu yoksa bu insanlar niye para biriktirsin ki?
0
limonlu eksi
(08.02.24)
Eger birinci onceliginiz para biriktirme ise Avrupa kesinlikle dogru adres degil.Gene de eger para biriktirmek temel motivasyon ise Avrupa'da 5K€'dan yuksek maas+yillik bonus+hisse sendi vb. sartlar olmali.
0
turkuaz
(08.02.24)
Ben insanların abd ve avrupa'da ne kadar birikim yapabildiklerini detaylı olarak bilmiyorum açıkçası. Onun için sizin söylediğiniz oranları doğru varsayarak gideceğim.

Öncelikle 5k maaş alıp 1k kenara koyabiliyorsanız bu maaşınızın %20'sini biriktirebildiğiniz anlamına geliyor.

Şimdi dönüp bir de dünyadaki yaşam standartlarına bakalım. İdealize bir pencereden değil de, dünyanın diğer bölgelerine kıyasla düşünelim. Böyle bakınca ortalama bir avrupalı sağlıklı gıdaya erişimde, sığınma ve ulaşım ihtiyaçlarının karşılanmasında, eğlence ve sanatsal faaliyetlere ulaşımda, eğitim kalitesinde ve çalışan hakları konusunda dünya ortalamasının üzerinde ve euro bölgesi de kalkınmış bir alan durumunda.

O halde buradan alınan maaştan yapılan harcamaların hayat kalitesini sağlamada etkinliğinin büyük olduğu ve kenara atılan paranın da bir "güvence" sağlamaktan daha çok bireysel zenginliği artırmaya yönelik olduğu sonucuna ulaşabiliriz sanırım. Yani ihtiyaç için değil lüks için birikim yapılıyor olmalı daha çok. Bu da birikiminize dokunma olasılığınızı azaltıp onun yerinde kalmasına yol açarak uzun vadede abd'deki birinden daha fazla zenginlik üretmenize yol açabilir. Yaşadığınız bölge ekonomik olarak da stabil bir yer olduğu için yatırımlarınız gerektiği şekilde yönetilip, sağlam yerlerde değerleniyorsa çok da birikim yapılamıyor diyemeyiz sanırım.

ABD ölçeğinde düşününce ABD'de vergilerin Avrupaya göre düşük olduğu, ve sağlık hizmetleri gibi pek çok kalemin sigorta kapsamında olmayabileceği ihtimalinin yüksek olduğunu da biliyoruz. Örneğin ABD'de kapsamlı bir sigortanız da olsa hatta gittiğiniz hastane sigortanız kapsamında olsa dahi sizi tedavi eden doktorun sizin sigortanız kapsamında olmayabileceği durumlar ortaya çıkıyor. Kısacası daha fazla para tutuyorsunuz, ancak tuttuğunuz parayı daha fazla harcamanız gerekiyor. Çünkü amerikalıların da dediği gibi, hiçbir şey bedava değil. Avrupa bu bedava olmayan ihtiyaçların giderleri için haliyle daha fazla vergi topluyor ancak bunlar düzgün bir şekilde idare de edebiliyor. abd'de ise kişisel ihtiyaçlarınıza göre harcamalarınızı siz yönlendiriyorsunuz. Haliyle birikim yapmak kritik öneme sahip ve elzem. İnsanlar zenginliği artırmanın ötesinde bir güvence sağlamak için de birikim yapmak konusunda motivasyon hissediyor. Ancak birimlerinizi aktif şekilde kullanmaları da gerekiyor. Sizin denkleminizdeki eksik kısım bu noktada yoğunlaşıyor.

Bu söylediklerim sizin verileriniz ve genel geçer bilgilerin eşleştirilmesinden ibaret tabi ki, nokta atış olarak gerçeği yansıtmasa da gerçekten çok da kopuk değil.
0
akhenaten
(08.02.24)
@logistics; ortalama bireyde cok fark olusmayabilir ama amerika'da beyaz yaka olarak calisan biri kolaylikla 6 figures kazanir. kolaylikla diyorum. ve bu herhangi bir meslekte.

bilgisayar muhendislerine bakarsak onlarin zaten giris maaslari 100 bin dolar. buradaki refah her zaman sok ediyor beni. simdi h-1b calisma vizesi kurada cikmadigi icin sirketin diger ofislerine transferi dusunmeye basladim ama maasim yaridan da aza iniyor.

is guvenliginin olmamasi ciddi olarak tek eksisi olabilir. aslinda o da cok onemli degil ama son 1 senedir layoff layoff ustune. bizim sirkette 6 ayda bir performans degerlendirmesi yapilip alttaki %5 kesiliyor. gecen selam verdigin elemanin ertesi gun kovuldugunu ogreniyorsun. hicbir zaman kendini rahat hissedemiyorsun.
0
🌸antikadimag
(09.02.24)
@edmond; para konusu cok dogru. buradaki herkesin ana gundemi para. hicbir sekilde kultur olmadigi icin hayat tamamen ne kadar para kazanabildigin ve o parayla ne alabildigin uzerinden donuyor. para etmeyen seylerin hicbir ama hicbir onemi yok. korkunc bir yer aslinda.

ama bir yandan da hepimizin para icin calistigi gercegi var. madem gurbetteyiz mumkun oldugunca cok para kazanalim diyerek goz yumuyoruz. cogu insan da boyle dusunuyordur. yoksa buradaki hayatin ozenilecek bir yani yok.
0
🌸antikadimag
(09.02.24)
kardesim berlinde mimar, ayda 1000 avro kenara atiyor bildigim kadariyla ama pek "yasadigini" soyleyemem, fotosentez yaparak basariyor bunu. kirasi 1000 avro, bisikletle ise gidip geliyor, araba falan yok, berbere bile gitmiyor, sosyal hayat sifira yakin.
0
cooperr
(09.02.24)
(12)

sıfır arabada tamponun değişmiş olduğunu öğrenme

panamera
Selamlar, 5 yıl önce yetkili bayiiden sıfır aldığım arabanın ön tamponunun değiştiğini şanseseri öğrendim. bayi durumu kabul etti (kaza İstanbuldaki ana merkezlerinde gerçekleşmiş - bugüne kadar ben de bununla ilgili olumsuz bir durum yaşamadım), buna karşılık yıllık bakım paketini ücretsiz vermeyi
Selamlar, 5 yıl önce yetkili bayiiden sıfır aldığım arabanın ön tamponunun değiştiğini şanseseri öğrendim. bayi durumu kabul etti (kaza İstanbuldaki ana merkezlerinde gerçekleşmiş - bugüne kadar ben de bununla ilgili olumsuz bir durum yaşamadım), buna karşılık yıllık bakım paketini ücretsiz vermeyi teklif etti. Can sıkıcı bir durum, en büyük dert bu olsun, işin maddi tarafında çok değilim ancak bu teklifin de hakkaniyetli olmadığını düşünüyorum. Konu uzlaşmaya intikal etti, ancak uzlaşma sağlanamadı, aynı tekliflerini yenilediler.
Şöyle bir durum var, satın alma sırasında böyle bir durum olduğunu söyleselerdi, ne kadar indirim yaparlarsa yapsınlar kesin almazdım, zira sıfır olsun diye daha yüksek para ödedim, yoksa sıfır hassasiyetim olmasaydı zaten çok daha uyguna ikinci el alırdım. Bugüne kadar garanti bittikten sonra bile tüm bakımları burada yaptırdım, çok da iyiler bu konuda sağolsunlar, ama bu konu da basit bir şey değil (Gerçi belki, bana göre değil demem lazım, zaten çok yaygın bir şey olduğundan pek de umursanmıyor). İstemeye istemeye dava açmak zorunda kalacağım. Belki ben fazla önemsiyorum, belki bir bakım gerçekten de makul bir karşılıktır.

Objektif fikir almak için ve varsa tecrübelerinizden faydalanmak için yazıyorum. araba markasını hukuksal bir şey çıkmasın diye bilerek yazmıyorum ama porsche değil :)

İyi günler dilerim.
0
panamera
(07.02.24)
Yani sadece tampon değiştiyse şasiye bir şey olmadıysa bu kadar umursamazdım galiba.

Tırdan indirirken hatta fabrikada vs. bile araçlar zarar görüp boyanabiliyor Tarcanlar Sami abi izleye izleye bana normal gelmeye başladı bunlar.

He söylemeleri gerekir miydi evet gerekirdi, o zaman gerçekten "sıfır" bir araç talep ederdiniz bu aracı başka birine kitlerdiler. Bence 5 yıl önceki şey için servis paketini kabul edin canınızı sıkmayın. Gerçekler eninde sonunda ortaya çıkıyor umarım bundan sonra böyle mini çakallıklara başvurmaz o bayi.
0
chicha_v2
(07.02.24)
aracın değer kaybı + 3-4 bakım falan alsanız anca.

1 bakımla çözülecek iş değil.
0
jelly bear
(07.02.24)
Değer kaybını almanız lazım satarken tampon değişti diye muadilinden ucuza satılması gerekiyor
0
herp
(07.02.24)
hocam diyelim ki uzlaşamadınız. Bu durumda ne olacak? yani yıllar sürecek çileli bir işe dönüşecekse lanet olsun diyip kabul ederdim ben. Yok makul bir sürede şu ankinden daha iyi bir sonuç alma ihtimalim varsa şansımı denerdim.

Normalde kaza vb. durumlarda tampondan dolayı değer kaybı verilmez. tampon dediğiniz plastik bir aksam ne olacak yani değişse boyansa... ama size söylememeleri tabii ki yanlış. belki ekstra garanti falan veririler ama bir yıllık bakım da şu an 7-8k olmuştur serviste, fena da sayılmaz :)
0
eisberg
(07.02.24)
Evet satıcının yaptığı hoş değil ama tampon değişikliği aracın değerini düşüren bir faktör de değil.

Yıllık bakım bence fena teklif değil, becerebilirseniz biraz daha fazla şey almaya çalışın ama ötesi için uğraşmaya değmez.

Bir avukat olarak, başıma böyle bir olay gelse verilen teklif kafamdaki rakama tam oturmasa da anlaşırım. Bür müvekkilim bana böyle bir dava getirse almam. Mutlaka almam gerekiyorsa, gerçekten yüksek bir fiyat çekerim zira uğraşmaya değmez. Dava açmaya kalkarsanız davayı kaybetme riskiniz var. Kazansanız bile avukatına ödeyeceğiniz ücreti dikkate alınca zarar etme riskiniz mevcut. Adliyeyi bilmeyen, arabadan anlamayan insanların gazına gelip de ileride ekonomik olarak zarar edeceğiniz bir işe girişmeyin derim. Son karar sizin elbette.
0
10551037
(07.02.24)
Bunu söylemeleri gerekirdi. Yıllık bakımın yanında ekstra bir şeyler de alabilirsen tamam ama sadece yıllık bakım az gelir bu olaya.
Mahkeme süreci ile ilgili diyeceklerim şunlar:
Avukatsız halledebilirim. İlk önce hakem heyetine başvuracaksın. 104 bin liraya kadar olan anlaşmazlıklarda hakem heyetine başvurmak mecburidir. Ne kadar tutacağını nerden bileyim diyorsan zaten bunu hakem heyeti belirler ama 104 bini geçmediği kesin. Şimdi hakem heyetinden kabul alırsan ne ala. Başvurun reddedilirse tüketici mahkemesine başvuruyorsun. Tüketiciler harçtan muaf olduğu için sadece 500 lira gibi bir ücret yatırarak dava açabilirsin.
Bundan sonraki iş mahkemede. Ortalama 6-7 ay sürer. Bilirkişi incelemesi gerekirse inceleme yapılır. Bunun ücretini ödersin 1 bin lira civarı. Rapor doğrultusunda karar verilir. Bayi yazılı olarak zaten değiştiğine dair bir evrak filan verdiyse veya yazışmaların varsa zaten direk aç davanı.
Davayı kaybedersen bu yapmış olduğun masraflarını ödersin. Tuketici olduğun için de karşı tarafın avukatlık ücretini normal avukatlara ödenen ücretin %15 i kadarını ödersin o da cüzi bir miktar. Mesela senin tamponun bedeli 10.000 liraysa davayı kaybedersen 1.500 lira ödersin gibi daha da az olabilir.
Ben olsam açarım eğer ekstra şeyler de kabul etmiyorlarsa.
0
dedeminhirkasi
(07.02.24)
Temponun değişmesi tabii ki arabada değer kaybı yaratır ve bu bir bakım parasından çok daha fazlasıdır. Bir defa kendinden pay biç, ikinci el de olsa tamponu değişmiş araç alır mısın ben almam şahsen. Dolayısıyla adamlar olayı kapatmaya çalışıyor. Piyasada boyalı arabaya bile kötü gözle bakılırken değişimi olan araba iyice arka plandadır. Eğer kanıtınız varsa peşinden koşun. Ayrıca diyelim ki bu olaydan habersiz arabanızı satacaktınız ve o anda öğrenecektiniz ve bu da size ekspertiz parasını ödemek gibi ek masraflar getirecekti ve aracınızı satmak daha zor olacaktı. Ve tabi ki bundan sonra da zor olacak. Yukarıda cevap veren avukat arkadaşın parası çok galiba olayı önemsememiş. En basitinden siz "kandırılmış" oluyorsunuz. Bu nasıl önemsenmez.?
0
rodeocu
(07.02.24)
bir şeyler daha koparmaya çalış bence. dava açıp bedel talep edeceksin. o bedel aracı aldığın bedel üzerinden hesaplanacak. 5 yıl önce para para olmadığı için uğraşmaya değmez.
0
paintov
(08.02.24)
Objektif fikir soruyorsan söyleyeyim, yalnızca tampon değiştiyse çok fazla takılıyorsun bu konuya.
Bence de söylemeleri gerekirdi, baştan indirim yapsalarda daha iyi olurdu vs. ama arabanın değerini düşüren bir şey değil pek bence.
Bir de işi uzatmamış, bir şeyler teklif etmişler. İstersen bir bakımdan fazlasını talep et ama çok da uzatmadan verdiklerini al derim ben.
Park halindeyken benim ön tampona çarpmışlar gitmişler. Bundan dolayı hayatımda bir şey değiştirmedim, kafaya da takmadım.
0
burfak
(08.02.24)
Çok teşekkür ederim yorumlar için. İsabetli tespitler yapıldı. Sağolun.
Tampon gibi parçaların hukuksal olarak değer kaybı olarak değerlendirilmediğini hem avukatım hem de sigortacım söylediler. Bu konuda yapacak bir şey yok ama ben de şu basit gerçek üzerinden düşünüyorum, bu arabayı birine satarken, başta değişensiz, hasarsız, kazasız olduğunu beyan ederek 100 lirada anlaşsak; sonra, ya expertizde ortaya çıksa ya da içime sinmese ve böyle bir durum oldu desem, bu duruma yol açan kazanın seviyesinden bağımsız olarak aynı fiyata alma konusunda kaç kişi tamam der?
Neyse bakalım süreç nasıl gelişecek.
Umarım sizlerin başına gelmez böyle bir durum.
Sağlıcakla.
0
🌸panamera
(08.02.24)
Kaç kişinin tamam diyeceğinin ne önemi var? Olan olmuş zaten. Bir kaza yaşanmış, tampon değişmiş. Bunu geri almak mümkün değil. Geri almak mümkün olmadığı için, daha şimdiden satış aşamasında yaşanacak olası sorunları düşünüp kendinize dert edinmenizin neye faydası var? Bir çözüm üretebiliyor musunuz?

Bence insanlar an itibarıyla 5 yıllık olan bir arabayı bugün alacakları zaman (ki sanırım şu anda satmak gibi bir düşünceniz yok, en azından öyle anlıyorum) tampon değişti diye fiyat kırmaya çalışan alıcılarla karşılaşırsam, şahsen tavrım yaşından ve cinsiyetinden bağımsız olarak hafif şekilde "siktir lan!" ile başlar, gerekirse tırmanarak devam eder.

Endişelenmeyin, tampon değişti diye arabanız değer kaybetmez. Araba temiz ve bakımlı olduğu sürece değerini verecek biri mutlaka çıkar. Tampon değişti diye fiyat kırmaya çalışanları gönül rahatlığı ile kovabilirsiniz, onlar gitsin ya başkalarını koparsın ya da en az 5 yaşında olup tamponu değişmemiş arabalar ararken sel hasarlı ama boyasız arabaları alıp kazıklansınlar.

Avukatınız da benim söylediğimi söylemiş, meslektaşın itidalli olduğunu görmek sevindirici. Bir de buradaki alaylı hukuk makinelerinin sözlerine gaza gelip dava açmaya kalksanız faturanız çok daha artardı, o zaman hukuken gerçekten bir zarar görmüş olurdunuz.

Bilirkişi 1.000 TL civarındaymış. Gidip bir tüketici mahkemesine sorsun bakalım 3 kişilik bir bilirkişi heyeti kaça kuruluyor? Keşif harcı ne kadar? 10.000'lik davayı kaybedince 1.500 TL ödüyormuşsun. Vay anasını ya, umarım bu cahillere inanıp da harekete geçen insan yoktur.
0
10551037
(08.02.24)
arada ekpertiz videosu izliyorum, tampon degismesini hepsi pas geciyor, plastik parca onemli degil diyorlar.

bence hukuki isleme gerek yok, 1 senelik beles servis veriyorlarsa al yuru.
0
cooperr
(09.02.24)
(2)

Bu insanların nasıl Portekiz pasaportu alabilmiş?

wild honey suckle
Özel derse gittiğim bir aile var. Aile yakın zamanda atalarının İspanya'dan kovulduğunu bu yüzden vatandaşlık davası açtıklarını ve İspanyolca bilmek zorunlu olduğu için aynı şekilde Portekiz'den pasaport aldıklarını söyledi. "Nasıl ya, nerelisiniz ki" dediğimde, valla Türküz, müslümanız biz de anla
Özel derse gittiğim bir aile var. Aile yakın zamanda atalarının İspanya'dan kovulduğunu bu yüzden vatandaşlık davası açtıklarını ve İspanyolca bilmek zorunlu olduğu için aynı şekilde Portekiz'den pasaport aldıklarını söyledi. "Nasıl ya, nerelisiniz ki" dediğimde, valla Türküz, müslümanız biz de anlamadık dedi. Nasıl alabildiklerini sormak istemedim meraklı gibi. Bu nasıl olabiliyor? Bu insanlar aile seçerelerine nereden baktı da 500 yıl öncesini görebildi?
0
wild honey suckle
(07.02.24)
Acilin ben konunun uzmaniyim :)
Bahsedilen durum, Engizisyon zamaninda Ispanya ve Portekizden kovulan Yahudilere tekrar vatandaslik hakki verilmesine dayaniyor.
Ben ve ailemde bircok kisi ayni sekilde vatandaslik aldi. Ornegin esim Ispanyol aldi ben daha hizli diye Portekiz aldim. Temel olarak, aile gecmisinizde sefarad yahudiligini gosterebiliyorsaniz(Bizde daha da kolay oldu, zaten soy sop yahudiyiz eksiksiz), gerisi cok kolay cogu vatandaslik surecine gore.
Bu bahsettiginiz ailenin, "Biz de anlamadik" demesinin muhtemelen en buyuk sebebi, yahudilikten donme musluman olduklarini anlayinca, bunu gizlemek istemeleri.
Tahmin ediyorum ki e devletten 100-150 yillik aile gecmisine baktilar, yabanci isimde birilerini gorduler, cevrelerindeki yahudi tanidiklari da , "kacirmayin firsati gidin hahambasiliga basvurun" dedi ve bu sekilde aldilar.
Portekiz son aylarda basvurulari kapatti, Ispanya'da yavaslatti ama hala dil sinavi, kultur sinavi vs. yaparak aliyor.
0
Byzas
(07.02.24)
bu sekilde portekizden vatandaslik alan bir tanidigim var, 70li yaslarda, emekli.
yahudi kokenli oldugunu kendisi bile bilmiyormus, sonra nasil ortaya cikti bilmiyorum.
ispanyolcasi falan yok, tek amaci vizesiz dunyayi gezmek idi, pasaportu aldi simdi 6 ayda bir yurtdisina cikip geziyor.
0
cooperr
(07.02.24)
(4)

maksimum kaç km’lik araç?

sir gawain
ikinci el arabada maksimum kaç km’lik araçlar düşünülebilir? benim kafamda maksimum eşik hep 100.000 ama bu eşiği herhangi bir bilgiye dayalı olarak koymadım. sizce kaç olmalı?not: benzinli ve otomatik araçlar için.bir soru daha sorayım bu vesileyle. 3 yıllık 100.000 km'lik bir araç mı daha fazla ya
ikinci el arabada maksimum kaç km’lik araçlar düşünülebilir? benim kafamda maksimum eşik hep 100.000 ama bu eşiği herhangi bir bilgiye dayalı olarak koymadım. sizce kaç olmalı?

not: benzinli ve otomatik araçlar için.

bir soru daha sorayım bu vesileyle. 3 yıllık 100.000 km'lik bir araç mı daha fazla yaşlanmıştır, 6 yıllık 50.000 km'lik bir araç mı? (rakamlar farazi). hangisi daha az sorun yaşatır?
0
sir gawain
(05.02.24)
tamamen kişisel ben 70 bin üzeri benzinli için dizel içinde 60 bin üzerini koyarım. tamamen subjektif
0
mikahakkinen
(05.02.24)
Benim de eşiğim 100bin aslında ama burda sadece km dışında baika bir sürü parametre karar vermede önemli oluyor.

Aracın kimin kullandığı
Aracın nerde ne amaçla kullanıldığı
Aracın markası

vs

Bütçeye göre değişken hususlar.

Ama yukardaki soruya göre 3 yıllık 100bin kesin daha fazla yaşlanmıştır.
0
AlsterWasser
(05.02.24)
20 senedir arac kullaniyorum hic sifir arac almadim.
40-60bin km arasinda almaya calisiyorum araclari, 3-4 yasinda oluyorlar genelde.
senede 30bin km civari yol yapiyorum.
3-4 sene sonra 150-160bin km arasinda satiyorum.

10 yasinda alip kmsi cok dusuk arac almak bence mantikli degil, zira cogunlukla oturmus araclar da ciddi bas agrilari acabiliyor.
0
cooperr
(05.02.24)
Valla benim aracın biri 380binde(dizel) digeri 320binde(benzinli) tamamen bakımla alakalı bir durum. İkisinden de memnunum bu arada zorunluluktan tutmuyorum.
0
mirty
(06.02.24)
(7)

Sözlükten bi üyeye ulaşmaca

photo85
Yardımcı olur musunuz
Yardımcı olur musunuz
0
photo85
(02.02.24)
Oluruz
0
avatar is back
(02.02.24)
Ben olmam
0
pispinti
(02.02.24)
duruma gore olunabilir
0
cooperr
(02.02.24)
Bu şartlar altında olamayız. Kaç bin tane yazar var, nasıl bulalım onca adam içinde?
0
kibritsuyu
(02.02.24)
Bu ahval ve serait içinde olamam
0
etna
(02.02.24)
Yani diyoz ki keşke nickini de söylesen de mesaj atıp ulaşabilsek. Hangi üyeden bahsettiğini söylemezsen ulaşamayız.
0
kibritsuyu
(02.02.24)
olmayız derler ama olurlar. ben de olurum.
0
datnet
(03.02.24)
(5)

DELL Laptop Alınır mı? Garanti kapsamı Hk.

Defanstaki son adam
Selamlar arkadaşlar,Dell marka gaming laptop almayı düşünüyorum. G16 serisi. Kullanan var mı, önerir misiniz? Teknik servisleriyle kim ilgileniyor acaba? Evde servis hizmeti var mıdır?Teşekkürler.
Selamlar arkadaşlar,

Dell marka gaming laptop almayı düşünüyorum. G16 serisi. Kullanan var mı, önerir misiniz? Teknik servisleriyle kim ilgileniyor acaba? Evde servis hizmeti var mıdır?

Teşekkürler.
0
Defanstaki son adam
(31.01.24)
hem de nasil alinir. 8 yil once aldigim dell laptop'tan yaziyorum bu yaniti. tas gibi.
0
bohr atom modeli
(01.02.24)
Giriş seviye modeller (vostro) vb sorun çıkarabiliyor. G16 alınır ama veya XPS serisi veya latitude.
0
ferenc
(01.02.24)
dell 'in teknik servis sorunlarını teknik serviste bilmiyor genelde youtube'dan çözmekte fayda var bende senelerce kullandım. Dell cihazların orijinal olmayan her parcaya alerjisi var. Adaptor orijinal olmazsa cpu güç dahi kesiyor. Enteresan olayları var ama yan sanayi kullanmayacaksanız alın güzel güzel kullanın ben 3 adet makine kullandım 3'ü de calısır durumda fakat suan hp omenden yazıyorum :)
0
Aşk Adamı
(01.02.24)
kuzey amerika'da buyuk firmalar cogunlukla dell kullanir, orta karar laptoplarini senelerce kullandim, bozamadim. 5-6 sene rahat problemsiz gidiyor.

gecen sene sifir bir tane hp verdiler, dell kadar memnun degilim. kulaklikla problem yasiyorum, bluetooth stabil degil, surekli fan aciyor, vs..
0
cooperr
(01.02.24)
Kurumsal firmalar genelde Dell ile çalışır. Kurumsal müşteriye verdikleri teknik servis çok güçlüdür ve windows kullananlar için en stabil çalışan marka olarak biliniyor sanırım.

Yani apple al 10 yıl kullan derler ya, Dell de bunun windows tabanlı muadili gibi düşünüyorum. Ben laptoplarını kullanmadım ancak diğer her türlü ürününü deneyimledim ve çok memnunum. Bir çok arkadaşıma da XPS aldırmışlığım var, hepsi çok memnunlar. Alt segment ürünleri muhtemelen her marka kadar sorunludur.
0
kent sakini
(01.02.24)
(3)

Fatih Altaylı'nın saati?

ananiyimioguz
Şuradaki saati nedir kesin ben bir yerde inceleyip bakmıştım ama pahalıydı diye hatırlıyorum marka model hatırlayamadım.https://youtu.be/0oubfdivs8Q?si=QncvuFyYAYutWnDe
Şuradaki saati nedir kesin ben bir yerde inceleyip bakmıştım ama pahalıydı diye hatırlıyorum marka model hatırlayamadım.

youtu.be
0
ananiyimioguz
(30.01.24)
patek philippe nautilus 3710 büyük ihtimalle.
0
gule gule
(31.01.24)
tahminim fatih'te min. 1 milyon dolarlik saat koleksiyonu var, ne takarsa 50-100bin dolar oluyor.
0
cooperr
(31.01.24)
Nautilus +1

Ek olarak bu hesaba bakabilirsiniz ilginizi cekerse: www.instagram.com
0
sertac akin
(31.01.24)
(4)

Ted Koleji & İstek

liberal
Merhaba,Lise eğitimi için istanbul'da Ted mi İstek okulları mı daha iyidir?İstek Ted'den yaklaşık 50.000 TL gibi daha ucuz ama parayı göz önünde bulundurmadan yorum yaparsanız sevinirim.
Merhaba,

Lise eğitimi için istanbul'da Ted mi İstek okulları mı daha iyidir?

İstek Ted'den yaklaşık 50.000 TL gibi daha ucuz ama parayı göz önünde bulundurmadan yorum yaparsanız sevinirim.
0
liberal
(29.01.24)
bakalorya var mi bunlarda? yoksa bence para ve vakit kaybi.
0
cooperr
(29.01.24)
Neden insanlar 400 bin tl para verip çocugunu bu franchise okullara gönderiyor?

Asıl soru Ted mi İStek mi kimse cevap vermemiş.
0
🌸liberal
(29.01.24)
Istek her zaman istektir ya. Tabii ki istek bu karsilastirmada. Cunku asil ted ankara teddir. Istanbuldakiler yeni birer sube +1
IB programi da onemli evet ve isteklerde olabilir. Yoksa da istek iyi bi marka.
0
Kittie
(29.01.24)
robertli arkadaşımın ilk okulu istekti, ailesine direk isteği önermişlerdi anaokulundan itibaren istekte başlamıştı.
0
eja
(26.04.24)
(5)

diş laboratuvarıyız yurtdışına nasıl iş göndeririz?

herseysoyledigimgibioldu
almanya'dan bir klinik bize yazdı, işler çok güzel beraber çalışalım. ok dedik, fiyatları yolladık beğendiler ama "ups veya dhl ile anlaşmanız var mı" dediler. yok dedik aradık: ups - dhl 99€ diyor küçücük kargo için.diş protez laboratuvarı olarak yurtdışına iş yollayıp almamız için daha basit bir y
almanya'dan bir klinik bize yazdı, işler çok güzel beraber çalışalım.
ok dedik, fiyatları yolladık beğendiler ama "ups veya dhl ile anlaşmanız var mı" dediler. yok dedik aradık:

ups - dhl 99€ diyor küçücük kargo için.

diş protez laboratuvarı olarak yurtdışına iş yollayıp almamız için daha basit bir yolu yok mu? ülkeye döviz getireceğiz sonuçta.

not: dişler yapay. gümrükte kalmayacaktır.
0
herseysoyledigimgibioldu
(29.01.24)
anlaşmayı onlar yapsınlar, siz karışmayın. gümrük çıkarsa da onlar öderler vb. siz ups veya dhl'e gidip aynen hepsiburada falan gibi kod ile gönderi yapacaksınız, istedikleri formlar olur onları doldurursunuz sadece.

teklifi o şekilde revize edin.
0
malheiros
(29.01.24)
diğer laboratuvarlarla da anlaşma ihtimalleri olduğu için, şunun ile anlaşmamız var diye bizim onlara gitmemiz gerek. dolayısıyla onlardan bunu isteyemeyiz.

bir de şöyle ekstra bir durum var, işte revize isterlerse onca yolu gelecek, tekrar gidecek. bunun masrafı çılgın olacaktır.. bu işin altından nasıl kalkarız yahu =( kazanç iki katına çıkacak ama kargo büyük sıkıntı.
0
🌸herseysoyledigimgibioldu
(29.01.24)
dhl ile belirli bir hacim ustune cikarsaniz anlasma yaparsiniz, fiyatlari dusururler.
surekli gondermeniz lazim ama..

ben olsam ups yerine DHL ile calisirim, almanya icin daha mantikli ve benim tecrubem fiyatlari daha uygun.
0
cooperr
(29.01.24)
fedex ile görüşün.
0
orpheus
(29.01.24)
Bu bilindik firmalar yerine ismi bilinmeyen ama daha ucuz yurtdışı gönderisi yapabileceğiniz şirketler var. Maalesef isimlerini hatırlamıyorum ama Facebook'ta Türk Etsy satıcılarının grupları vardı. Onlar çok yurtdışı gönderisi yaptığı için bilirler dediğim şirketleri.
0
inawen
(29.01.24)
(9)

Bir araç en fazla kaç km gidebilir?

the sound and the fury
Bir araç kaç km yol gider motoru pert olana kadar ve acaba motor yenilenirse arabanın değeri düşer mi km0 olunca.
Bir araç kaç km yol gider motoru pert olana kadar ve acaba motor yenilenirse arabanın değeri düşer mi km0 olunca.
0
the sound and the fury
(28.01.24)
Soru motor ömrü mü? Bakımsız bir seferde kaç km gider mi?
0
mikahakkinen
(28.01.24)
rutin bakımları yapıldığında ve cok ekstrem zorlu kullanılmadığında (günük kullanımda diyelim) 700-800k km giden motorlar var. mesela fiat taksiler genelde 700-800 devirebilirler. ama performans araçları o kadar km yapmayabilirler. zaten normal kullanıcı bu kadar km yapamaz.
0
exlibris
(28.01.24)
1 milyon gider.
0
adivar
(28.01.24)
Örnek:

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(28.01.24)
1.3 multijet rahat 1 milyon görüyor(daha fazlasını yapan gördüm).
0
late viper
(28.01.24)
motor yenilenince km 0 olmuyor herhalde, çünkü ben 999.999 km'de taksi görmüştüm sorunca motoru yenilendi demişti :D Fiat'tı sanırım.
0
nhk ni youkosu
(28.01.24)
Atmosferik, lpg görmemiş bir motor eğer kendi kronik sorunları yoksa çok uzun süre gider.
0
armagan abanuz
(29.01.24)
arac markasina, modeline, kullanim sartlarina, bakima vs gore degisir, 10-15 bilinmeyenli denklem.

butun verileri ortalama yaparsak, modern bir "benzinli" motor, turbo falan degilse 250-300bin gider.
0
cooperr
(29.01.24)
youtubeda 1.000.000 km yi geçerken çekilen videolar var

youtu.be
youtu.be
youtu.be
0
grimavi
(29.01.24)
(9)

Kuryeyle yasanan kaza

cosmicgadin
Araci tek serit bir yolda sag tarafa parkettim, inmeden once her zamanki gibi aynadan kontrol ettim ama hava yagmurlu oldugu icin garanti olsun diye arkaya bakarak inmek icin kapiyi araliyim derken daha kafami cevirmeden kuryenin biri tak kapiya takildi ve yere yuvarlandi. Ben korktum, uzuldum cocug
Araci tek serit bir yolda sag tarafa parkettim, inmeden once her zamanki gibi aynadan kontrol ettim ama hava yagmurlu oldugu icin garanti olsun diye arkaya bakarak inmek icin kapiyi araliyim derken daha kafami cevirmeden kuryenin biri tak kapiya takildi ve yere yuvarlandi. Ben korktum, uzuldum cocuga tabi, ilgilendim numarami verdim vs. Motorda da birsey olmadigi icin tutanak vs tutmadan ayrildik. Olayin şokuyla o an bi suclu hissettim kendimi ama sonra dusununce kendimde bir kusur bulamadim. Sadece bakma amacli kapiyi aralamistim (!). Zaten motorculara esktra dikkatliyim. Sonrasinda beni aradi, masraf ciktigini soyledi (alt diski yamulmus falan) Ben ona kaza aninda hassas davrandigim icin sanirim kendini hakli falan sandi ve benden yari yariya masrafi talep etti. Ben ona hatali olmadigimi ama bi sekilde sebep oldugum icin bir miktar gonlumden vermek istedigimi soyledim. O da yari rakamda israr edip ufaktan tehdit etti akli sira,gereksiz bi sekilde. Yok kamera goruntusu cikaririm, polise kadar gider bu... Keske goruntu olsun zaten benim icin daha iyi. Aslinda ugrasmam veririm ben, neticede uzucu bir kaza ve ucundan dahil olmusum ama artik herseyde kendime fatura kesme huyumdan inanilmaz sıkıldım. Siz nasil eyyorlarsiniz merak ettim.
0
cosmicgadin
(27.01.24)
Öncelikle haksızsınız. Kuryeler çok kötü ve hızlı kullanıyor, ama bu durumda ne yazık ki hata sizde.

Bence fotoğraf vs isteyip karşı tarafla anlaşın.
0
kimlanbu
(27.01.24)
Aciklar misin hatami, merakimdan soruyorum
0
🌸cosmicgadin
(27.01.24)
Karayolları Trafik Yönetmeliği, Beşinci Bölüm, Madde 110

ndirme, Bindirme ve Kapıların Açılması Kuralları

Madde 110- Aksine bir işaret bulunmadıkça;

a) Araç sürücüleri araçlarını, gidiş yönlerine göre yolun en sağ kenarında durdurarak, yolcularını sağ taraftan indirmek ve bindirmek, yolcular da araçların sağ tarafından inmek ve binmek zorundadırlar.

b) Karayolunu kullananlar için bir tehlike ve engel teşkil etmeyeceğinden emin olunmadıkça;

1) Araç durmadan kapı açmak,

2) Kapıların kapanmasını beklemeden hareket etmek,

3) Durakladıktan sonra aracın sağını kontrol etmeden kapı açmak ve kontrolsüz inip binmek,

4) Taşıt yolu üzerinde araçların sol kapılarından yolcu indirip bindirmek,

Yasaktır.
0
kimlanbu
(27.01.24)
Geçmiş olsun, hata tek taraflı değil. Tarfik yönetmeliğinde bu konuyla ilgili detaylı tarifler bulunmuyor sadece @kimlanbu'nun gösterdiği gibi yolcu indirip bindirme kuralları içerisinde genel bir şekilde bahsediliyor, onda da zaten sadece sağ taraftan inmesi gereken yolcular üzerinden giderek sağın kontrol edilmesinden bahsediyor. Yine de bu şekilde kazalar yaşandığı için emsal davalar var.

Biliyorsunuz, kapıyı açıp dışarıyı kontrol etmek kendi içinde mantık hatası içeriyor. Bunun yerine başla kontrol ederek inmeniz gerekirdi. Sadece aynadan bakmak yeterli değil, özellikle de olası motor karşılaşmalarında hiç yeterli değil çünkü kör alan mevcut.

Ancak motorcunun da park halindeki araçların çok yakınından geçmemesi gerekirdi. Bu da oldukça bilinen bir önlem. Park halindeki araçlara yakın gitmemelisiniz. Kapısı açılabilir, sinyal vermeden kalkış yapabilir, aracın önünden arkasından karşıdan karşıya geçmeye çalışan bir yaya olabilir. Bu çok sorumsuzca ve riskli bir davranış.

Konuyla ilgili bir davada da benzer bir yorumda bulunulmuş. Bu şekilde haberleri tarayabilirsiniz. Olası bir yasal işlemde oluşabilecek senaryolar hakkında size fikir verir.

www.otoajanda.com
0
akhenaten
(27.01.24)
Tek şerit yolun sağında ve dışında araçların Park sırası banket diye tabir edilen 2.yol vardır. Oraya park ettiyseniz karşı taraf tek şerit yolun sağ dışından geliyorsa %100 haksızdır. Tek şerit yolda sağlama yapmak ve banketleri kullanmak yasaktır. Aynı durumda bir kurye araç kapımıza çarptı. Karşı taraf %100 kusurlu çıktı.
0
psmstc
(27.01.24)
Hiç para göndermeyin, sonra bir avukata verir, para gönderdiğiniz için suç varmış gibi iddia ederler. Tamam kamerayı çıkar mahkemeye ver deyin. Boş yolda araca o kadar yakın geçilmez. Park ettim diyorsunuz, yanınızda 1 araç geçecek kadar mesafe yok muydu da bu geldi sizin araca sıfır gibi geçti?
0
malheiros
(27.01.24)
Para yollama+1
0
basond
(27.01.24)
para yollama +1

adam ertesi gun tekrar dusse, motoru cizse onu da size yazacak.
0
cooperr
(27.01.24)
para yollamak çok hatalı olur. kafasında kamerayla gezen bir tipse zaten çok büyük ihtimal kural tanımaz bir şekilde sürdüğü videoda bellidir. inceleme sonunda %50 hatalı çıksanız bile göndereceğiniz paradan daha düşük bir meblağ tutabilir.
0
jepa
(28.01.24)
(7)

ne olacak tr'deki bu emeklilik sistemi?

avatar is back
yıllar önce 2. bir emekli maaşım olsun diye BES'e girmiştim, hem şans hem doğru fonlar hem de düzenli artan miktarda ödemeler vs derken 7 senede iyi yerlere geldi, 7-8 ay öncede aylık yatırdığım parayı da ciddi arttırdım. son zamanlarda çok kafama takılıyordu derken bu hafta içi bankada 2. bes hesab
yıllar önce 2. bir emekli maaşım olsun diye BES'e girmiştim, hem şans hem doğru fonlar hem de düzenli artan miktarda ödemeler vs derken 7 senede iyi yerlere geldi, 7-8 ay öncede aylık yatırdığım parayı da ciddi arttırdım. son zamanlarda çok kafama takılıyordu derken bu hafta içi bankada 2. bes hesabını da açtım. buna 10k başlangıç parası attım, aylık ise ana bes'e attığımın 3'te biri kadar bişey atıcam. ikisini de 60 yaşına kadar sürdürmek istiyorum açıkçası.

yani bilmiyorum ben mi çok kafaya takıyorum ama tr'de ki emeklilik sistemini hiç mi hiç mantıklı göremiyorum. tüm avrupa, o kadar yüksek katma değerli üretim yaparken, tüm nüfusu iş gücüne dahil etmişken emeklilik yaşını 65'ten 67'ye çekme peşinde ama biz 43'lere kadar çektik, bakıyorum oecd ve ab'nin önerisi 1 emekliye 4 çalışanın bakması oran orantısı ama biz tr'de neredeyse 1,5'lara kadar çekmişiz, nüfus 90 milyonlara gidiyor sigortalı adam 24 milyon gibi komik rakamlar, emekli sayısı 16 milyonlara dayanmış durumda.

yani şükür biz kardeşler olarak ailemize bakıyoruz zaten geçim derdi yok ama çevreme bakıyorum evi arabası olamamış emeklilerin durumunu çok kötü görüyorum ve endişeleniyorum. şimdi hesaplıyorum emekli olduğumda 1 maaş alacaksam, o maaşdan fazlası kadar ilk bes'den gelecek, yarısı kadar da yeni bes'den gelecek gibi duruyor. yine de pek güvenemiyorum, ekstra zaten birikim vs var herkes gibi ama bilmiyorum ben mi çok endişeleniyorum, özellikle tr'de son yıllardaki olanlardan sonra hiç güvende hissedemiyorum.

3.bir bes mi açmalı ne yapmalı acaba?
0
avatar is back
(26.01.24)
AB'nin onerisi o olabilir ama avrupa'da hicbir ulkede 1 emekliye 4 calisan dusmuyor. Kontrol etmedim ama yuzde 95 boyle.

Gecen bir haber okumustum, almanya'da 70-80 yasindaki emekliler calismak zorunda kaliyormus, bu bir trajedi diyordu bir vekil.

Tum dunya bundan muzdarip. Kimse fakirlerin iyiligini dusunmez ama belki bir huzursuzluk cikmasin diye ufak bir cozum bulunabilir buna ilerleyen yillarda.
0
ahm1
(26.01.24)
@ahm1, ufak çözüm ile düzeleceğini hiç saanmıyorum. 2018 için baktım bu arada 1,7 civarı tr, almanya 3,4. ama 1 milyar € bütçe fazlası veren ülkenin 4 yerine 3,4 vermesi ile delice bütçe açığı vermesine rağmen 1,4-1,5 aktif pasif rasyosu olan (eyt sonrası) ülkeyi karşılaştırmak pek doğru gelmedi
0
🌸avatar is back
(26.01.24)
Dünya ne yaparken biz ne yapmışız diye hayıflanmak yersiz bence.
Sonuçta çoğunluğun seçiminin kararlarına saygı duymalıyız. Demokrasinin gereği de bu değil mi?
Mevcut durum ve şartlar içinde nasıl konumlanmamız gerektiğine odaklanmalıyız.
Türkiye ürettiğinden fazlasını tüketen bir ülke. Bu durumda her geçen gün daha kötüye gideceği ve emeklisine gerektiği gibi bakamayacağı aşikar.
Kazanılan her kuruşun belirli bir yüzdesinin o günler için ayrılması gerektiğini düşünüyorum.
BES iyi bir seçim. Ancak BES'in yanında Eurobond, 30 endeks kağıtları, sağlam kripto paralar ve hatta bir miktar da fiziki altının dahil edilerek sepet yapılması bence daha uygun olacaktır.
0
Mirket
(27.01.24)
Turkiye'de emeklilik yasi dusuk olabilir ama simulasyon "nightmare" seviyesinde oynaniyor, stres tavan, herkes fosur fosur sigara iciyor, un/seker/tuzu bol yemekleri gomuyoruz, obezite var vs. Benim 4 buyukten 1 tanesi 75'i gorebildi.Yani bizim omrumuz pek uzun degil. Dolayisiyla insanlari 70e kadar calistirmak bence imkansiz.

Ha emeklilik yasini 70'e ceksen de bisey degismeyecek cunku bu yurtdisinda boyle, ama yine de sadece emeklilik maasina kaldiysan bitik durumdasin, aclik sinirinda yasarsin.

Ornek: Kanada'da emeklilik maasi net $1800 su anda. Asgari ucret net $2000 yani asgari ucretin altinda. BES hesabinda 1 milyon dolar olmadan emekli olmaya calismak pek tavsiye edilmiyor ama tabii emeklilik hesaplari 90 yasina kadar yapiliyor burda.

Ben buyuk ihtimal geberene kadar calisacagim icin emeklilik pek umrumda degil, 65'e kadar surundukten sonra milyon dolarlarim olsa ne olur, zaten 70i gorecegimin garantisi yok. BES hesabim var ama ufak tefek yatirim yapiyorum, buyuk girmem. Bir de 65'i icin gun sayan birkac tanidigim "ohhh" dedikten sonra kafalarindaki planlari gerceklestirmeden olup gittiler.

Gunu yasama taraftariyim, bence gerisi bos..
0
cooperr
(27.01.24)
Benim Türkiye'deki sistemle alakalı asıl sorunum son yillarda hak yenmesi. Bu olmasaydi her ülkede olan oluyor derdim ama şu an resmen üç kuruş emeklilik ödemesi yapanlar 15 kuruş odeyenlerle aynı maaşı aliyor. Bundan sonra hiçbir güç türk emeklilik sistemine guvendiremez beni.

Avrupa'da da süper değil o yüzden kimse emekliliğe güvenmiyor zaten. Ama Türkiye'de malesef yatırım sınırlı o yüzden insanlar emekliliğe çok guveniyor ama artık insanlar da öğrendi.
0
logisticsmanager
(27.01.24)
almanya'nın oranını nereden buldunuz? paylaşır mısınız? ben bir türlü bulamadım.

ben çözüm beklediğimi söylemedim zaten. bence eldeki her şeyi emekliliğe yatırmak yanlış. ben mesela stresli, sıkıntılı bir insanım. 80'i kesin göremem ve muhtemelen 70 sene civarı yaşarım diye düşünüyorum. bu yüzden de emeklilik fonlarına girmeyi pek düşünmüyorum açıkçası. ama tabii ki karar vermesi kolay bir konu değil. başka nasıl değerlendirilmeli, ona bakmak lazım.

almanya'da bile 1 milyon 65 bin emekli çalışmak zorunda kalıyormuş: www.hurriyet.com.tr

eğer tüm dünyada emeklilik sistemi krize girerse belki bir düzeltme yapılabilir.
0
ahm1
(27.01.24)
Böyle bir enflasyon varken emeklik gerçekten çok saçma bir duruma geliyor. Şu an diyelim ki tavan fiyat 150k'dan sigortalısınız, işverene maliyetini birisi hesaplasın ama tahminim minimum 30k. Buna karşılık alınacak tavan maaş 42k. (tutarlar google'dan alındı, hatalıysa uyarın düzelteyim)

1 senede devlete vereceğiniz parayı alıp kendiniz kenara koysanız, en basit yatırım araçlarını kullansanız bile kardasınız.

Bir de geçen seneki 150k ile bu seneki 150k arasında yarı yarıya alım farkı var, bu aradaki farkı bugün harcamak veya düzgün bir şekilde yatırım yapmak çok daha karlı.

EYT yükünü de mevcut çalışanlara yıkınca sistem ponziye baya yaklaşıyor. İlerleyen zamanlarda emeklilik yaşını tekrar yükseltip bir sonraki neslin de içinden geçecekler.

Bireysel emeklilik de farklı değil, "bireysel emeklilik tuzağı" diye aratın, size anlatılmayan yönlerine bakın.

Özetle voleyi vurmazsak ölene kadar çalışacağız.
0
kimlanbu
(27.01.24)
(9)

Hangi tahin markası?

mungojerry
denediğiniz en iyi tahin markası hangisi?
denediğiniz en iyi tahin markası hangisi?
0
mungojerry
(25.01.24)
Ulaşılabilen en tazesi bence. Benim oturduğum şehirde her gittiğimde taze çekilmiş sıcak tahin bulabildiğim iki yer var. Tek işleri tahin ve helva. Oralardan alıyorum.
0
en bi orijinal
(25.01.24)
paketli olarak koska al geç
abdurrahman tatlıcı da olur
0
lambırcek
(25.01.24)
Servet Fethiye deneyip beğenmiştik baya. Hem tahinleri hem helvaları çok iyiydi.
0
nundu
(25.01.24)
okyay
0
kesmekes laleler
(25.01.24)
şimdiye kadar koska dan hep memnun kaldım
0
digits
(26.01.24)
Bir tahin fetişi olarak ben en çok germencik organik tahini beğendim.
0
thesomberlain
(26.01.24)
Servet fethiye.
0
mikahakkinen
(26.01.24)
seri uretim - koska

lokal - çanakkale helvacısı kadir usta (bambaska bir seviye)
0
cooperr
(26.01.24)
Tahin Tarsus'tur. O nedenle en ulaşılabiliri Okyay'dır.
0
prole
(26.01.24)
(12)

Şirketin savunma istemesi ve uyarması

ShadowOfMoon
Merhaba. 2.5 yil calistgim sirketim performans dusuklugu icin savunma istedi. Iddialar asilsizdir reddediyorum dedim savunmamda. İddialar saymışlardı çünkü. tek tek cevap vermedim.Yazılımcı olarak işleri geç bitirme veya eksik yapma gibi şeyler ama bunları kanıtlamaları zor tabi. Ve herkes en iyi şe
Merhaba. 2.5 yil calistgim sirketim performans dusuklugu icin savunma istedi. Iddialar asilsizdir reddediyorum dedim savunmamda. İddialar saymışlardı çünkü. tek tek cevap vermedim.

Yazılımcı olarak işleri geç bitirme veya eksik yapma gibi şeyler ama bunları kanıtlamaları zor tabi. Ve herkes en iyi şekilde bitirecek diye de bir şey yok. belki yavaş yapıyorum.

SOnrasında Uyari vermisler, bir daha olursa kovacaklarmis. Bu uyariya cevap vermeli miyim, cevap vermezsem kabul etmis sayilit miyim cunku uyari verirken "iddialara tek tek cevap vermemissin, redetmissin" yazmislar. İmzalayıp yollamamı istiyorlar.

%10 zam yaptılar bir de. buna dayanarak haklı fesih vs yapabilir miyim?
0
ShadowOfMoon
(25.01.24)
İddiaları bilmeden kimse cevap veremez ki

Evden çalışırken çamaşır yıkadın da bunu mu farkettiler?
İş yerinde iş bilgisayarından porno mu seyrettin?
İşe gelmiş gibi kart basıp dışarıda kişisel işlerini mi yaptın?

İddiaları da yazarsan insanlar fikir belirtebilir
0
tavish11
(25.01.24)
Evet üstteki arkadaşa katılıyorum çok yüzeysel bir soru olmuş hiçbirşey anlaşılmıyor.
Ama iddialara tek tek cevap verseydiniz keşke. Sonuçta birşeylerden rahatsız olmuşlar performansınızla alakalı direk dümdüz reddetmektense detaylı cevap vermek daha etkili olabilirdi.
Olayın içinde birebir siz olduğunuzdan siz daha iyi bilirsiniz ama süreci uzatmak aleyhinize sonuçlanabilir. Bence bundan sonrasında nasıl toparlayabileceğinizi düşünün ya da iş aramaya başlayın eğer çok içerlediyseniz durumu.
0
nuevo
(25.01.24)
İstenmediğin yerde durulmaz, %10 maaş zammı zaten küfretmekle eşdeğer olmuş. Haklı olup olmadığın tam anlaşılmıyor ama önemi yok, yeni iş bakıp verin tazminatımı çıkarın demek en mantıklısı.

Bir kere insanın canını sıktıklarında çalışacağın varsa da içinden gelerek çalışamazsın.
0
kimlanbu
(25.01.24)
Kovarsak tazminat ödemeyelim/işe iade davasında kaybetmeyelim diye şimdiden kanıt topluyorlar muhtemelen. İşin hukuki yönünü bilmiyorum, iddialara cevap vermeden reddetmek direkt kabul etmek anlamına gelmese de onların elini güçlendirebilir.
0
perferil
(25.01.24)
%10 zam - seni istemiyoruz, git demektir.

İş bulun ve konuşarak tazminatınızı alıp, çıkın. Bu saatten sonra uğraşırsanız, canınız sıkılır. Bir de işten çıkış olarak sisteme negatif bir kod girerlerse ileride sorun olabilir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(25.01.24)
işleri geç bitirme için yazıyorum. işi aldığınızda eğer adam/gün üzerinden bir proje bitiş tarihiniz varsa ve buna uymadıysanız ellerinde done vardır iddia dışında. eksik de projeden sonra açılan ek geliştirme maddeleri /ticket vs buradan takip edilebilir.
haklı fesih olmaz da istifa sonrası işe iade davası olabilir ama çok umut vermediniz bana. bu konuda rahat olsanız iddiaları tek tek kolaylıkla savabilirdiniz.
0
delidiyorum
(25.01.24)
@thetrue +1
0
digits
(26.01.24)
Evet tecrübem yok. İddiaları redederek mahkme süreci olursa orda reddettiğimi gösteririm diye belirtmek istedim. Tek tek cevap verip istediklerini yapmak istemedim. kanıtlamayacakları çok şey yazıyordu da. Bazılarını blki kanıtlayabilirler . savunma istemeden öcne bildirim yapıldı vs ve beklediler de. %10 zamma dayanıp haklı fesih yapılır mı. yasaya ayrkırı bir durum var mı.
0
🌸ShadowOfMoon
(26.01.24)
ben bunu karsi taraf savasa hazirlaniyor seklinde yorumlarim, muhimmat stogu yapmaya baslarim. hemen git bir avukatla konus, gardini al. Sepet havasi calarlarsa mevzilerin hazir olsun, ki calacaklar gibi duruyor. Bir yandan da kendine bir is bak bence.
0
cooperr
(26.01.24)
aylar geçti ve çok umursamadım ve çıkardılar haklarımı vermeyi teklif edip. ben daha fazlasını istedim haklarımdan. göreceğiz ne olacak mahkemede :)
0
🌸ShadowOfMoon
(31.03.24)
Arabulucuya gidin. Neden savunma vermediniz ki? Ben bir avukat arkadaşın dediğini yazmıştım ama şu an hatırlamıyorum.
0
Kahvedesu
(31.03.24)
savunma verdim iddiaları reddederek ama mutlu değildim. düzgün iş yoktu bana göre. savunma verdiğim. uyarı verdiler. sonra aynı şeyler devam edince, 2. kez savunma istediler ve sonra çıkardılar işte.
arabulucu için 30 gün vakit var. daha pazarlık yapacağız haftaya :) 8 maaş istedim.
0
🌸ShadowOfMoon
(31.03.24)
(5)

dyson'lar(süpürge) hiç indirime giriyor mu?

floydian
yoksa gidip bosch alacağım galiba.
yoksa gidip bosch alacağım galiba.
0
floydian
(23.01.24)
al. farkı yok hepsi aynı prensip
0
lambırcek
(24.01.24)
dysonlarin eski modelleri indirime giriyor, v8 ile v15i ayni anda satiyor adamlar..
0
cooperr
(24.01.24)
daha ucuza xiaomi var, bosch gibi o da aynı işi yapıyor, yedek parçaları ve sarf malzemeleri çok daha ucuz. dyson’a para harcamak çok gereksiz.
0
orient blue
(24.01.24)
giriyor, yada yanına ekstra bir başlık vs oluyor. ilk aldığında aynı ama diğerlerinin bataryası dyson kadar uzun ömürlü değil. az daha para ver dyson al derim.
0
hobarey
(24.01.24)
Samsung jet75e vardi 7600 liraya. Actim inceleme videolari izledim. Dyson v10 bundan belki cok ufak farkla daha iyi ama 20bin. Yorumlarimi yazacagim kullaninca.
0
🌸floydian
(24.01.24)
(4)

Mavi Tur önerisi

twelfth
Arkadaşlar biliyorum Barbaros Yatçılık mavi tur işinin en büyük firması ama sizin kabin kiralama konusunda x kaptanı arayıp anlaş, onun yatı çok konforlu ekibi de temizdir diye önereceğiniz birileri var mıdır? Akdeniz değil, Ege (marmaris fethiye bodrum civarı) düşünüyoruz.Teşekkürler
Arkadaşlar biliyorum Barbaros Yatçılık mavi tur işinin en büyük firması ama sizin kabin kiralama konusunda x kaptanı arayıp anlaş, onun yatı çok konforlu ekibi de temizdir diye önereceğiniz birileri var mıdır? Akdeniz değil, Ege (marmaris fethiye bodrum civarı) düşünüyoruz.
Teşekkürler
0
twelfth
(23.01.24)
Kim dedi onu ya. Barbaros yatçılık ile ilgili son derece olumsuz yorumlar vardı birkaç yıl öncesinde. Biz 4-5 yıl önce onlardan Blue Pearl idi sanırım kendi tekneleri olduğunu söylemişlerdi, kiralamanın eşiğinden dönmüştük. Nitekim yeni yenilendi dedikleri tekne bakımsız eski bir tekneymiş vazgeçmiştik.

Doğrudan kaptanı arayarak işlem yapmanızı önermiyorum, çünkü belki acenteye komisyon veriyorsunuz ama alacağınız hizmetin garantisi olarak görüyorum bunu. Kaptanlar çamur yapabiliyor diğer türlü, rota, klima kullanımı vs konularında.

Ben size gözüm kapalı Golden Yachting'i öneririm. Sahibi Hakan Bey çok düzgün birisi, ticari ahlakı da çok yüksek. Zarar etme pahasına sözünün arkasında durur. Kendi teknelerini 1-2 yıl önce yenilediler Golden Glory, kamaraları bize küçük gelmişti ama üst ortamı çok keyifli. Bunun dışında tekne ağları da geniş farklı tekneleri de önerebilirler.
0
FAtE
(23.01.24)
biz geçen sene arcadiayachting.com üzerinden kiralama yaptık grup olarak. en ufak bir sorun yaşamadık. her büyüklükte tekne var portföylerinde.
0
scudman1
(23.01.24)
Captainfargo ile 3-4 kere mavi tur yaptım. İlk turun teknesi kötüydü. Kamaraya sürekli mazot kokusu giriyordu, banyosunda su birikiyordu. Daha sonraki turlarda tekneler daha iyiydi. Alkolsüz içecekler ve su tur ücretlerine dahildi. Sadece kendi alkolümüze her seferinde götürdük ve sıkıntı çekmedik. Fethiye-Göcek turları epey güzel geçmişti.
0
plastik turambar
(23.01.24)
www.instagram.com

bu hatun gocek koyunda takiliyor, ben olsam buyuk bir yatcilik firmasindansa boyle butik birisiyle tur yaparim...
0
cooperr
(23.01.24)
(6)

ekşi'de sol frame sizde de göçtü mü?

mark greg sputnik
yasak kaldırıldıktan sonra eksisozluk111.com adresinden girdiğimde hesaptan çıkmış gösteriyordu. öyle olunca eksisozluk.com aracılığıyla girdim. hesapta sorun yok ama sol frame görünmüyor. gündem, debe vs. de çıkmıyor haliyle. sol taraf boş.sizde de aynı mı?
yasak kaldırıldıktan sonra eksisozluk111.com adresinden girdiğimde hesaptan çıkmış gösteriyordu. öyle olunca eksisozluk.com aracılığıyla girdim. hesapta sorun yok ama sol frame görünmüyor. gündem, debe vs. de çıkmıyor haliyle. sol taraf boş.

sizde de aynı mı?
0
mark greg sputnik
(22.01.24)
111 de çalışıyor, sol frame de sağlam
0
akhenaten
(22.01.24)
eksisozluk111, eksisozluk'e yönlenip hiç açılmıyor bende. gizli sekmede de aynı şekilde.
0
tepedeki psychedelic adam
(22.01.24)
ben siteye bile giremiyorum :/ (uygulamada sorun yok)
0
dilhun
(23.01.24)
yurtdisina acik sikinti yok
0
cooperr
(23.01.24)
Ben de siteye giremiyordum. Bilgisayarda VPN açıp girdim bir kere ve şimdi VPN'i kapatmama rağmen girebiliyorum. Ama telefonda giremiyorum hala. Neden anlayamadım.
0
peki madem
(23.01.24)
eskisozluk111.com'uorijinal domain'e geri yönlendirdiklerinden beri firefox'tan vpn'siz siteye girilemiyor. opera ile bir kez vpn açıp girince normale döndü fakat firefox'ta vpn'i kapatınca giriş yok. cache'leri ve cookie'leri temizledim, dns flush yaptım, modem konsolundan dns'i değiştirdim, bana mısın demiyor. çözebilen varsa beri gelsin.
0
massayidonatello
(26.01.24)
(13)

ucaklarda telefonu ucak moduna almak

in vino veritas
hic dikkat etmemistim kimse kapatmiyormus (ucak moduna da almiyormus tabii ki) ya ucaklarda telefonlarini. aklima takildi sonra, bi zamanlar otobuslerde de yasakti artik degil, acaba ucaklarda kapatmak/ucak moduna almak da aslinda gereksiz de yine de ucak moduna alin veya kapatin mi deniyor? kapanma
hic dikkat etmemistim kimse kapatmiyormus (ucak moduna da almiyormus tabii ki) ya ucaklarda telefonlarini. aklima takildi sonra, bi zamanlar otobuslerde de yasakti artik degil, acaba ucaklarda kapatmak/ucak moduna almak da aslinda gereksiz de yine de ucak moduna alin veya kapatin mi deniyor? kapanmazsa/ucak moduna alinmazsa ne olur, bu sebepten kaza yasanmis bir ucus var mi gecmiste? zaten ucak havadayken telefon herhangi bir sinyal alamayacak otomatik kapanmis gibi olmuyor mu? gercekten riskli bir durumsa da kanla yazilmis havacilik kurallari bu kadar kritik bir konuyu insanlarin keyfine nasil birakabilmis? kafamda deli sorular.

bonus soru 1: siz kapatiyor/ucak moduna aliyor musunuz telefonlarinizi?
bonus soru 2: kapatmayanlari/ucak moduna almayanlari uyariyor musunuz?
0
in vino veritas
(22.01.24)
ben uçak moduna alıyorum hatta biraz yanımdakine göstere göstere alıyorum haha.

Çok ölümcül olsa tek tek kontrol eder veya girişte toplarlardı, fakat geçmişte uçağın bazı sistemlerini karıştırmış gibi bişey izlemiştim. Sanırım dijital sistemlerde çok gariplik varsa pilot "telefonu açık olan var mı bi kontrol edin" diyor.

Yanımda almayan mesajlaşan vs. görürsem uyarırım. Fakat uzun mesafe uçan uçaklarda direkt wifi falan var artık, o sayede havadayken whatsapp kullandığım da oldu mesela. (ama mobil veri kapalıydı)
0
nhk ni youkosu
(22.01.24)
Direkt kapatırım. Göstere göstere :d
0
ruhen hastayim ben
(22.01.24)
1) Uçak moduna alıyorum.
2) Kimseyi uyarmam.

Telsiz iletişimine etkisi olabilir diyorlar. Çok önemli bir şey olsaydı doğru düzgün kontrol ederlerdi.
0
pispinti
(22.01.24)
Öyle aman aman bi sorun olacağını sanmıyorum ki olsaydı yanımıza almamıza izin vermezlerdi
0
olaylar olaylar
(22.01.24)
1. ucak moduna aliyorum.
2. uyarmam, ozellikle turkiyede hic girmem oyle seylere. genel olarak hicbir seyi uyarmam, cok maganda var.
0
hot potato
(22.01.24)
90larda boyle bir sikinti vardi, hatta birkac kaza telefonla iliskilendirildi de artik herkesde telefon var, mutlaka her ucakta birkac tane tel acik unutuluyordur. Buyuk ihtimal bir cozum bulundu ki pek kimse iplemiyor, yoksa her gun 5-10 ucak duserdi.

ucak moduna aliyorum devam ediyorum, artik ucaklarda wifi da oldugu icin yanimdaki telefonla bile konussa iplemem, buyuk ihtimal wifi ustunden konusuyordur derim gecerim.
0
cooperr
(22.01.24)
Bildiğim kadarıyla telsiz iletişiminde ve kulaklık ekipmanlarında parazite yol açıp anlaşılabilirliği etkilediği için sorun oluyor. Zamanında bu alanda çalışan birinin entrysini görmüştüm, detaylı yazmıştı ancak hatırlayamadım hiç kimdi diye.
0
akhenaten
(23.01.24)
1. ucak moduna aliyorum. en azindan pil harcamaz bosu bosuna.
2. uyarmam sanirim.
0
sanal uyku
(23.01.24)
Hocam pil harcamasın diye alabilirsiniz ama tam olarak öyle bir etkisi yok. Vakti zamanında belki olabilirdi. O da belki ama o konuda da önlemler zaten var. Yaşlılar bilirler :D eskiden evlerimizde bile cep telefonu çalsa televizyonun radyonun vs. hoparlörü parazite başlar bir sürü ses duyardınız. Günümüzde ise bu durumla karşılaşan birisi kaldığını pek sanmıyorum. Ki kural olarak da sadece iniş ve kalkışlarda telefon ile ilgili uyarılar yapılıyor. O da sadece uçak modu ile ilgili değil, telefon vs. hiç bir şeyin iniş ve kalkışlarda kullanılmaması ile ilgili oluyor.

Ayrıca artık uçaklarda wi-fi bile var. Geçtiğimiz yıldan beri THY ile uçarken bir yandan mesajlaşabiliyor veya paket alırsanız internette işlerinizi yapabiliyorsunuz. 10'dan fazla uçuşumda wi-fi'a sahip bir uçağa denk geldim.
0
yeninesiltupcu
(23.01.24)
eskiden cep telefonu şebekeden sinyal alırken hoparlörü monitörü falan zıttırı zıttırı zıttırı diye etkilerdi, parazit yapardı hatırlarsanız. liseliler bilmez, tüplü monitör kafayı yerdi.

bir uçak dolusu telefonun havada şebeke aramak/değiştirmek için pilotların kulaklığına, ekranına zıttırı zıttırı zıttırı yaptırdığını bir düşünsenize.

artık cep telefonları sinyal alırken pek parazit yapmıyor.
0
kibritsuyu
(23.01.24)
1-uçuş moduna alıyorum
2-kimseyi uyarmıyorum
0
paintov
(23.01.24)
Uçuş moduna almıyorum. Genel olarak thy ile uçtuğum için uçakta da wifi hizmeti vs var zaten kullanıyorum. Eğer bu bi problem olsaydı wifi hizmeti bile olmazdı uçuşlarda diye düşünüyorum…
0
Boris
(23.01.24)
1-uçuş moduna alıyorum
2-kimseyi uyarmıyorum

günümüz telefonlarının düşük sar değerleri ve standartlaşmış veri iletim teknolojileri sayesinde bunların uçuş güvenliğine herhangi bir zararı yok.
tahminimce yolcular telefonla oynarken birbirini rahatsız etmesin diye devam eden bir kuraldır.
0
durbidakka
(23.01.24)
(7)

yurtdışı yaşam almanya,isviçre,amerika

alp9900
genç bir mühendis olsanız yeterli mesleki birikim ve kısmı maddi bir gücünüz olsa hangi ülkeye yerleşmek isterdiniz?
genç bir mühendis olsanız yeterli mesleki birikim ve kısmı maddi bir gücünüz olsa hangi ülkeye yerleşmek isterdiniz?
0
alp9900
(22.01.24)
İsviçre'de neresi olduğuna bağlı.
Şöyle ki ben şu an Fransa'da yaşıyorum ve gerek İsviçre'de yaşayan İsviçreli ve expat kişilerden duyduğum tabiki para daha iyi olsa da iş hayatının daha yorucu olduğu, iş kültürünün Fransa'ya göre daha sert olduğu. Bir de genel olarak insanlar çok fazla halka karışamama, insanlardan şikayet ediyor. Ben misal şu ana kadar Fransa'da tam tersini yaşadım hep, ondan İsviçre'den fırsat oldu mu cekiniyorum.

Amerika zaten çok alakam olan ülke değil, yaşamak istediğim hayat biçimine ve ortamina ters bir yer.

Almanya İsviçre'nin bu arkadaş bulamama, insanlarla iletişim zor olaninin daha az para vereni.

Ondan İsviçre giderdim bu üçünde ama genç diyince iş karıştı.

Eğer sürekli Amerika'dan Türkiye'ye uçmak gerekmeyecekse Amerika'ya giderdim genç olarak çünkü İsviçre ve genç kavramı biraz ters. İsviçre daha yükselmeye baslayip aile falan kurdukca,ki su anki durumum, iyi. Onun dışında 25-26 yaşında insan için zor olur.
0
logisticsmanager
(22.01.24)
cok para pesinde degilsen, memur zihniyetliysen, sanat sepet isleri ve turkiye'ye yakinlik onemli ise avrupa.
kapitalizmin kopegi olmak istiyorum, para pesindeyim ne kadar cok para o kadar iyi diyorsan USA.
ortaya karisik ne idugu belirsiz bisey olsun diyorsan commonwealth
0
cooperr
(22.01.24)
ABD. Irkçılık çok az, okyanuslarla çevrili olduğu için ekonomisi dış etkenlerden çok az etkileniyor. Savaş bile çıksa, okyanus çok önemli bir unsur.

İlla Avrupa olacaksa, İrlanda. Yaşam kalitesi çok yüksek, AB üyesi, bilişim ve telekom altyapısı çok iyi, vergiler mantıklı, yabancı sayısı oldukça fazla ve kolay adapte olursunuz.
0
alfired
(22.01.24)
asla Almanya'ya gitmezdim. hayat standartlarının giderek düştüğü, yaşam doyumunun Avrupa Birliği'nde Bulgaristan ile beraber en düşük olduğu ülke. Enflasyon var ve maaşlar yeterince yükselmedi. Irkçılık ciddi boyutlarda. Altyapısı sorunlu. Trenler düzgün çalışmıyor vs.

İsviçre'de non-EU vatandaşlıkla iş bulmak aşırı zor, çünkü kota uyguluyorlar. Orada yüksek lisans yapmış bir arkadaşım çok sayıda iş başvurusu yaptı ancak hepsinden de aynı gerekçeyle (non-EU olması) reddedildi. Reddit'te falan da okuyorum Harvard mezunları vs iş bulamıyorlar. Yaşama gelecek olursak, hayat kalitesi en yüksek 2-3 ülkeden birisidir herhalde dünyada. Her yer tertemiz ve doğası muhteşem. Sistem tıkır tıkır işliyor, herkes çok dakik. Mükemmele en yakın yer olabilir İsviçre ülke olarak. Lakin, halkı çok muhafazakar ve yabancı düşmanlığı yaygın. Göçmenlere bakış genel olarak olumsuz. Sosyalleşmek çok zor, yalnızlık büyük problem. Saat 18'den sonra hayat bitiyor genel anlamda. Bir süre sonra çok sıkıcı olabilir. Genç ve bekar bir mühendisseniz mutlu olamayabilirsiniz. Ancak evliyseniz ya da burada zaten bir sosyal çevreniz varsa güzel bir hayatınız olabilir.

ABD ise neresi olduğuna göre değişir. Ben 4-5 ay kadar midwest'te kaldım. Avrupa'dan birçok açıdan farklı. Avrupa'ya göre artıları:
-ırkçılık daha az Türklere ön yargı neredeyse hiç yok
-farklı milletlerin bir arada yaşadığı bir yer (Avrupa da öyle ama göçmenlik farklı algılanıyor ve Eurocentrism diye bir gerçek var)
-daha az vergi var dolayısıyla daha çok kazanıyorsunuz
-Dil
eksileri:
-genel olarak sosyal haklarınız çok daha az. paralı izin diye bir kavram neredeyse yok. herhangi bir gün kovulabilirsiniz.
-sağlık sistemi berbat, hastaneye gitmemeniz gerekiyor ne olursa olsun.
-yemekler çok kötü
-çok uzak
-yürünebilir şehir sayısı çok az. arabasız yaşam mümkün değil.
0
but that was just a dream
(22.01.24)
Erkrn emekli olmak icin amerika
0
lapaz
(22.01.24)
oo amerika'ya yine çantayı alıp göçüyoruz. hani şu arnold schwarzenegger varya aktör, sporcu, kalifornia valisi.. bu adamın abd vatandaşı olması 20 yıl sürdü. 7 defa dünya şampiyonu oldu, film çekti vb bu süreçte. ona rağman abd'ye tam resmi göçü 20 yıl sürdü

abd göçmen almayan bir ülkedir. göç politikası yoktur. ancak sadece sorun bu değil. iç kesimleri komple kırsal. köy gibi ortamlar var. Sağlık sistemi sadece paraya dayalı.

Irkçılık yok denilmiş de neye göre yok? Boston'da yok, California'da yok, New york city'de yok. İç kesimlerde var. Olmayan yerleri kaotik ve pahalıdır.

ve en berbat yönü de homeless sorunu. abd'de birdenbire sokakta kalabiliyorsun. işine bağlı değilsen, borç yaptıysan sokakta kalabilirsin. İklimi iyi bölgelerin homeless'ı boldur.
Diğer bir sorun uyuşturucu serbest bölgeleri var. Buralar genelde sorunlu
0
ferenc
(22.01.24)
almanya'yi da amma gommusler. almanya hakkindaki abartili ifadelerin olumlusu da olumsuzu da yalandir onunla baslayayim. isvicre guzel ama genc bir muhendislik bir sehri yok gibi isvicrenin ya. sanki emekli memleketi gibi bence. profesyonel hayati bilmiyorum bir sey diyemem.
amerika ise bence aralarinda en iyisi. zaten alman muhendislerin bir kismi da oraya kapagi atmaya calisiyor. hem entegrasyon kolay hem dil ingilizce. bu nedenle turkler icin almanya'dan daha kolay olur. ben abd'de birkac ay bulundum, insanlar bana karsi almanya'ya gore cok daha sicakkanliydi cunku onlara gore farkliydim. meksikali olsaydim o kadar ilgi gormeyebilirdim. iste almanya'nin meksikalisi da turkler oluyor.

bence avrupa icin hollanda da guzel bir alternatif.
0
bohr atom modeli
(23.01.24)
(7)

Üniversitede mühendislik - Hangi işi seçmeliyim

kararsızataletfilozofu
An itibariyle bir hayırlı olsun alırım, bu hafta karar vermem lazım :)6 yıl hayal edip gerçekleşince bile insan kararsız kalıyormuş.1.İşbir bakanlığın taşrasında büro personelliği - 33k maaşeve 5 dkka uzaklıkta kira yok.iş çok rahat yılda 2 ay yoğun, şef işleri veriyor.çoğunluk işi şef hallediyor, e
An itibariyle bir hayırlı olsun alırım, bu hafta karar vermem lazım :)
6 yıl hayal edip gerçekleşince bile insan kararsız kalıyormuş.

1.İş
bir bakanlığın taşrasında büro personelliği - 33k maaş
eve 5 dkka uzaklıkta kira yok.
iş çok rahat yılda 2 ay yoğun, şef işleri veriyor.
çoğunluk işi şef hallediyor, emekli olursa ve iş tek bana kalırsa yanarım :)
4 sene sonra unvan değişiklik sınavıyla mühendisliğe geçilebilir fakat açılacak il belirsiz.

2.İş
İzmirde Üniversitede Mühendislik - 45k maaş
ev belli değil kira en az 15k
işin durumunu tam bilmiyorum.
müteahhit, işçiler, projeler, tamir-bakım filan olacak herhalde.
Bir daha başka yere tayin hakkı yok gibi bir şey.
İyi yönlerini yazmak gerekirse memleketten daha çok imkan var şehirde.

yaş 29E diyelim.
aile 75+ sağlıkları yerinde memlekette kalacaklar.
en çok kararsız kaldığım şey onlara yardımcı olamayacak olmam.
üniversitede başladıktan 5-6 sene sonra memlekete geri dönmek ister miyim ? daha rahat bir iş ortamı arar mıyım bilemiyorum altan ?

Hangi işi seçersiniz ?
0
kararsızataletfilozofu
(18.01.24)
1 derdim ben. para biriktirme şansı ve yükselme imkanı ile. ilerde eş durumundan da başka ilden yine geri dönebilme olayı olur.
0
tolgan
(18.01.24)
2 özel sektör mü devlet üniversitesi mi? özelse seçme bence.

1 temiz yol. gerekirse ek iş yaparsın. yükselme imkanı da varsa 1'i kaçırma derim. özel sektörün kahrı çekilmiyor. Kamuda oldun mu ipler senin elinde olur. iş yapmak zorunda değilsin. sadece ortamla iyi geçin yeter
0
ferenc
(18.01.24)
Üniversite ortamı rahattır, diğer devlet kurumlarina göre giyimine laf etmezler, giriş çıkışlar daha esnektir. Ayrıca unvanınız mühendis olacağı için ona göre muamele görürsünüz. Yine üni imkanlarindan (spor salonu, kulturel etkinlikler) faydalanabilirsiniz.

Unvan değişikliği sınavı garanti acılır diye bir şey yok. Kurumun başkanı müdürü değişir belki hiç açılmaz, belki yıllar sonra açılır.

Kamu mühendislerinin koşulları şu an gündemde, bir iyileştirme gelebilir.
0
sanguine
(19.01.24)
1.işte zaten çalışıyorum :)
2side 657'nin 4/B sözleşmeli personel.

1.si çok rahat ama meslekle ilgisi yok
2.si bilinmiyor ne iş yapılacağı
0
🌸kararsızataletfilozofu
(19.01.24)
kira ve yol olmadığı için 1.işe aslında 50-55k maaş falan diyebilirsin. aile ile de aran iyise, yardımcı olmayı da seviyorsan 1 derim ben. 2.işe gittikten sonra özlemiydi, uğraşıydı, onlara bir şey olur mu endişesiydi bence üzer ve gerer. bir de bu konuda kimsenin kafasını karıştırmak istemem ve kendim de rahatsız olurum ama 30'lu yaşlar ve sonrasında yeni hayata düzene, hele ki diğer tarafta daha rahatı varken geçmek çok yorar ve yıpratır. izmir ile alakan varsa, eş dost ortam biliyorsan iyi gelebilir. he bunlar hiç yoksa o yaşta ortam kurmak da çevre yapmak da çok zorlaşabilir. bir çok açıdan 1 bence daha mantıklı gibi duruyor. bu yazdıklarımı mesela bazı arkadaşlarımın gözüyle düşündüm tam tersini yazacaklarını fark ettim, yeni hayat kurmak, herkesten uzaklaşmak, büyük şehirde yeni macera vs vs. hayata bakış açısıyla alakalı aslında
0
avatar is back
(19.01.24)
kaldirim muhendisiyim.

1.isi kesinlikle secmem, "iş çok rahat yılda 2 ay yoğun" deneyimsiz birisi icin bu cumle olumcul. Bu sekilde baslardan senden bir baltaya sap olmaz. Muhendislikte bir yerlere gelebilmen icin kariyerinin ilk yarisinda asilman lazim. Ikinci yarisinda nispeten "rahat" is bakacaksin. Surekli ogrenme modunda olman gerekiyor.

O yuzden direk 2. Ilerde Ogrenme durunca da baska is bakarsin. Ilk 20 sene 3-4 senede bir ziplamak lazim.
0
cooperr
(19.01.24)
İkincisi tabii ki. Mesleğiniz sorulduğunda büro personeliyim demek var, mühendisim demek var. Prestij + potansiyelinize uygun iş. Büro personelliği size hafif gelir. Taşrada da hayat geçmez, kendinizi geliştiremezsiniz, gerilersiniz günden güne. Maceraya atılmayı, riske girmeyi tercih ederdim şahsen. Sonuçları belirsiz işlerde insan çok tereddüt ediyor evet, ama diğer durumda da yerinde sayıyor, atıl kalıyor, tekdüze bir hayat sürüyor. Bilmiyorum belki de bu sizin istediğiniz şeydir, herkesin beklentisi farklı.
0
kesmekes laleler
(19.01.24)
(18)

Kendinize sevginiz, sayginiz var mi?

Kittie
Benim yok. Terapistim kendine cok sert davraniyorsun diyor. Hakli olabilir. Kendimi sevmiyorum ve ben saygi da duymuyorum bence kendime. Kendini seven sayan insanlar neler yapiyor mesela?Kiloma, dis gorunusume dikkat ediyorum.Mental olarak sevgi, saygiya ornekler verir misiniz daha cok?Ben genel ola
Benim yok. Terapistim kendine cok sert davraniyorsun diyor. Hakli olabilir. Kendimi sevmiyorum ve ben saygi da duymuyorum bence kendime. Kendini seven sayan insanlar neler yapiyor mesela?

Kiloma, dis gorunusume dikkat ediyorum.
Mental olarak sevgi, saygiya ornekler verir misiniz daha cok?
Ben genel olarak kendimi cok degersiz de goruyorum .
0
Kittie
(17.01.24)
Bence sen değersiz değilsin öyle düşünme. Ben de mesela kendime karşı çok hoşgörülü değilimdir hatta kendimi en çok ben eleştiriyorum ama başkalarına daha hoşgörülü davranıyorum. Belki de mükemmelliyetçiyimdir. Bu arada ekleme yapayım, bence sen kendini değersiz görmüyorsun sadece potansiyelinin üzerine çıkmaya çalışıyorsun o yüzden sert davranıyorsun. Kendini kusursuz görseydin o düşüncenin arkasında değersizlik duygusu yatıyor olabilir. Çünkü kendini aşırı değerli görmek aslında hissedilen değersizlik duygusunu maskelemekmiş.
0
rock n roll
(17.01.24)
var var, çok. narsist olabilirim.

gerektiği zaman sesini çıkarabilmek, hakkını savunabilmek mental olarak sevgi ve saygıya en güzel örnektir. dexter gibi belli prensiplerle yaşayan insanın kendine saygısı vardır, denilebilir.

bunlar olumlu pekiştirmelerle mümkün. bir ortama girdiğinde zekanla, konuşmalarınla sivriliyor musun? bir sınava girdiğinde kolaylıkla ilklerde yer alıyor musun? bazılarına göre çok zor olan konular senin için çok kolay mı? disiplinli bir şekilde amacına ulaşana kadar çalışabiliyor musun? hepsi olmasa da buna benzer kendin ile gurur duyabileceğin tecrübelerin varsa, başka bir konu önüne geldiğinde, herkes yapıyorsa ben daha iyisini yaparım de. buna bir çok örnek verebilirim. araba kullanmam gerektiğinde, bunu herkes yapıyorsa ben daha iyi yaparım dedim. şimdi çok iyi araç kullanıyorum. yabancı dilde de böyle, işte de böyle. örneğin yüzmek. koşmak. hayatın her alanına yetişip bir de haftada 70-100 km koşuyorum, mesela. yapman gereken adım atmak, çalışmak. çoğu insan hiç bir konuda istikrarlı bir şekilde çalışmaz. yaparsan, emek verirsen, olur. bu mottoyla, kendine güvenerek giriş hayat önüne ne çıkarırsa.
0
gabe h coud
(17.01.24)
kendime hayranım
0
abelardo
(17.01.24)
Kendini sevmemek nasıl oluyormuş yav böyle psikologlara da ayar oluyorum. Bence bir insana kendisinin verdiği değerin hiçbir anlamı yok çevre size değer verse siz de kendinizi değerli hissedersiniz, yani insan kendi kendini nasıl üzebilir ki
0
olaylar olaylar
(17.01.24)
Gabe h coud anlamadim ne dedigini.
Basariyla alakali bir konu degil ki bu. Oyle olsa kendimi sevmem gerekirdi.
0
🌸Kittie
(18.01.24)
Konusma ben konusuyorum: evet oyle bi durumum var. Bence de kaynagi o.
0
🌸Kittie
(18.01.24)
Kendimi seviyorum, kendimi tanıyorum. Ne iyi geliyor, ne iyi gelmiyor biliyorum. Bazen rahatımın yerinde olması yüzünden daha fazlasına kavuşabilecekken gereksiz bir gevşemeyle yerimde sayıyorum ama olsun.

Önce kendini tanıman lazım. Dışardan bakan birisi seni senden iyi görebilir ama en az onlar kadar kendini görebilmen lazım.
0
kimlanbu
(18.01.24)
seviyorum kendimi. hatamla doğrumla, sevabımla yanlışımla :)
saygım büyük ölçüde var gibi ama yer yer kendime yeterince dikkat etmediğim zamanlarda başta kendime saygımı sorgulayıp toparlanmaya gayret ediyorum. ikili ilişkilerde taviz verdiğim, alttan aldığım durumlardan sonra düşündüğüm oluyor. ama ilerleyen süreçte başımın ağrımaması için yaptığımı söyleyerek kendimi telkin ediyorum...
0
black holes in the sky
(18.01.24)
Kendisine sevgisi ve saygisi olan insan sinir koyabilen, ona neyin iyi gelip gelmedigini bilen ve buna gore tercih yapan, kendine verdigi sozu tutan, kendini koruyan ve kollayan insandir. Bunlar baskasinin size verdigi degerden bagimsizdir, zaten siz bunlari yaptikca ve tercihleriniz bilincli oldukca yani sizi kendinize iyi davranip, oz sevgi ve sayginiz arttikca size boyle davranmayan insanlardan da dogal olarak uzaklasirsiniz. Kendi ozgun/otantik benligini bilir ve sahip cikar, toplumun dayattigi inanclari degil kendi degerlerini ve inanclarini belirler ve ona gore yasar.
Kendi degerini, baskasinin ona verdigi deger uzerinden tanimlayan insan gucunu baskasina teslim etmis olur, herkesi memnun etmeye calisan bir bukalemun haline gelir, boyle insanlara da kimse pek saygi duymaz ztn. Insanlar otantik insanlara saygi duyarlar. Bunun patalojik narsisizmle bir alakasi yoktur, saglikli ego dedigimiz seydir.
0
kassiopeia
(18.01.24)
Ultra elestirel birisiyim, kendimi de cok elestiririm.
Kendimi pek sevdigim soylenemez, cikis noktama bakilirsa kendimi baya basarisiz birisi olarak goruyorum zaten.
Su anda cok farkli bir noktada olmam gerekirdi.
Bununla nasil basa cikiyorum? Kismet degilmis diyip kendimi rahatlatiyorum arada. Bir de cymbalta 60mg bu aralar iyi geliyor.
0
cooperr
(18.01.24)
Kendime karşı sevgim ve saygım var.
Elimden geleninin en iyisini yapmaya çalışıyorum olmuyorsa da nerede eksik kaldığımı tespit etmeye çalışıyorum.
En sevmediğim huyum insanları kırmak pahasına da olsa daha fazla hayır diyememem. Onun haricinde kendimle aram oldukça iyi :)
0
bartholomew87
(18.01.24)
kendine güven yoksa kendine sevgi ve saygı da yoktur, diye düşünüyorum.
0
gabe h coud
(18.01.24)
Sevgim de saygım da var. Bunlar benimle ilgili olan pek çok şeyi şekillendiriyor.
0
Amaranta ursula
(18.01.24)
Karar almam gerektiğinde kendime danışırım :)
Şaka gibi gelse de böyle bir durum var. Kararım anlık rahatlığımı mı destekliyor veya uzun vadeli mi olacak? Neler olmasını bekliyorum ve neden gibi kendine karşı içten ve sorumlulukla hareket etmek. Kendimi dinlerken yargılamamak ve sınırlarımı bilerek oluşabilecek olumsuz dönemlere hazır olacağımı ve gerçek sorunları anlık huzursuzluklarla maskelemeyeceğim konusunda öngörü ve kabul oluşturmak için kendime vakit ayırırım.
0
sadegazoz
(18.01.24)
Evet canım kendim.

Ben de kendimi çok eleştiriyorum ama üstüme de çok fazla gelmiyorum. Düzeltmeye çalışıyorum, daha iyi olmaya çalışıyorum, hedefim neyse ona ilerlemeye çalışıyorum.
0
jazzabel
(18.01.24)
Bir zamanlar pek yoktu. Bu aralar normal.

Geçen sene acayip kendime karşı bir sevgim ve saygım vardı. 10 üzerinden 9'du kendime olan sevgim ve saygım.

Dediğim gibi normal bu aralar. Standart diyebilirim.
0
put it in your appropriate place
(18.01.24)
hacırotti +1
douchebag -1

oysa sorun kendi içinde +1
suç başkalarındadır demiyorum, bazı süreçler-sebepler neticesinde insan bi tuzağa düşüyor, takılı kalıyor orada. kendi başına çıkan çok az

kendine güven yoksa kendine sevgi ve saygı da yoktur -1
kendime güvenim çok. kendime saygım yok. çalışmadı formül.

mizaç bence. üstteği 2 örneğin 2şer versiyonunda da mizaçları, ırsi mirasları ve onların akıp yolunu bulmasını kounşuyoruz. bence.
0
lambırcek
(18.01.24)
Bence yok ya şimdi de başka birinin peşinden gidiyorum.
0
Kahvedesu
(18.01.24)
(3)

Çalışan yan hakkı olarak allowance tam olarak ne oluyor

condom kurşunu
Geçende bir yerle görüştüm bana yan hak olaral allowance düşündüklerini de söyledi. Ne demek bu yani?
Geçende bir yerle görüştüm bana yan hak olaral allowance düşündüklerini de söyledi. Ne demek bu yani?
0
condom kurşunu
(16.01.24)
meal allowance - ticket
öyle bir şey değilse, direkt allowance, harcırah demek. satışçılara verilir genelde.
0
gabe h coud
(16.01.24)
Yol, ev, yemek vs bir sürü şey olabilir(seyahat olmasa bile). Sorun yani allowancetan kasıt nedir diye. Çünkü sirkete göre değişir. Yoksa evet genelde seyahat yapan kişinin günlük harcayacagi paralar allowance diye geçiyor.
0
logisticsmanager
(16.01.24)
(bkz: harcirah)
0
cooperr
(16.01.24)
(6)

Hiç hasım veya tehdit korkusu ile bir dönem geçirdiniz mi? Nasıl başettiniz

psmstc
Evimin sokağındaki dükkan sahibiyle sokak üstünde park yeri konusunda biraz restleştik. Ne onun tam dükkanının önü ne benim evimin önü. Yer yanındaki dükkanının önü. Eski ev sahibimle de geçmişte benzer bir restleşme sonrası huzursuz aşırı tedirgin bir dönem geçirmiştim. Hiç birleşe odaklanamıyordum
Evimin sokağındaki dükkan sahibiyle sokak üstünde park yeri konusunda biraz restleştik. Ne onun tam dükkanının önü ne benim evimin önü. Yer yanındaki dükkanının önü.

Eski ev sahibimle de geçmişte benzer bir restleşme sonrası huzursuz aşırı tedirgin bir dönem geçirmiştim. Hiç birleşe odaklanamıyordum.

Benzer bir duygu içindeyim. Bu hislerim normal mi aşırı mı? Siz hiç böyle durumlar yaşadınız mı?
0
psmstc
(16.01.24)
2 seçeneğiniz var
ya kafanızda kurarak konuyu büyütmek, tekrarlamak, diyaloglar yazmak, ölüm-kalım meselesi haline getirmek

ya da geçici bir taviz (alttan almak, ilk adımı atmak, nezaket gibi) ile karşı tarafla diyalog kurarak uzlaşmaya varmak

esnaf para kazanma derdinde, iyi iş yaptığı bir gün denerseniz daha kolay sonuç elde edilir (lehinize)

yine de çalıyı dolaşmak daha mantıklı
0
bir soru sorcam
(16.01.24)
Çok takmazdım, günlük rutinime devam ederdim. Çok çekiniyorsam uzak durmaya çalışırdım, 50 metre öteye park ederdim. Karşıdaki adamın profili buna müsaitse ve ben de çözmek istiyorsam yanına gider "ya abi o gün öyle bir şey oldu ama bla bla bla" diye konuşarak tatlıya bağlamaya çalışırdım.
0
pianeta
(16.01.24)
Bir şey olmaz hacı
0
glamdr1ng
(16.01.24)
arada restlesmek iyidir kani sulandirir, herseye eyvallah cekmek de iyi degil.
bisey olmaz +1
0
cooperr
(16.01.24)
gündelik şeyler kafaya takmaya gerek yok. haberlerde gördüğünüz bindebir gerçekleşen olayları baz almayın.
0
orpheus
(17.01.24)
sorunuz anlaşılmamış sanırım. herkes park yeri konusunda tavsiye vermiş.

bu tarz durumlarda ben de aynı hisleri yaşarım. sorun çözülene kadar günlük rutinimde sürekli kafamın bir köşesinde durur, huzursuz eder. ben bunun belirsizliğin getirdiği tedirginlik olduğunu düşünüyorum. o yüzden bu tarz duygular yaşatan durumları olumlu ya da olumsuz bir an önce bir sonuca bağlamaya çalışırım. park yeri örneği üstünden şöyle anlatayım: dükkan sahibiyle yaka paça kavga etmek de bir sonuç, tatlı dille diyalog da bir sonuç. iki sonuç da belirsizlikten daha az huzursuz ederdi beni.
0
robin crusoe
(17.01.24)
(5)

vizesiz gidilebilecek balayı mekanı (yurtdışı)

mr.goodcat
var mıdır? önerebileceğiniz bir yer 3-4 gece. kıbrıs hariç. yurtdışı. gidip de maldivler yazmayın lütfen :)
var mıdır? önerebileceğiniz bir yer 3-4 gece. kıbrıs hariç. yurtdışı. gidip de maldivler yazmayın lütfen :)
0
mr.goodcat
(10.01.24)
Kotor çok güzel ama şuan mevsimi değil bence.. bahar ayları daha iyi.

Bu mevsimde güzel olabilecek Tiflis geliyo aklıma. Hem çok ucuz
0
abuzer
(10.01.24)
Kış için Fas’ı önerebilirim. Bahar gibiyse Karadağ.
0
but that was just a dream
(10.01.24)
belgrad ve 1-2 gunde ordan tren ile novi sad
0
tuborg yesili
(11.01.24)
yunan adalarina bir aralar vizesiz giris olayi vardi eger hala suruyorsa kesin adalardan biri, sakiz olabilir, meis olabilir vs
0
cooperr
(11.01.24)
Misir tabii. 1 ay once rahat denize giriliyordu sharmda
0
ala09
(11.01.24)
(5)

Yabancı dil Okulu

pantahou
Merhabalar, İngiltere'de 3 aylık bir dil okuluna gitmeyi planliyorum. Aracı kurum önerebilir misiniz? (Ankara'da ikamet ediyorum.)
Merhabalar, İngiltere'de 3 aylık bir dil okuluna gitmeyi planliyorum. Aracı kurum önerebilir misiniz? (Ankara'da ikamet ediyorum.)
0
pantahou
(08.01.24)
Öncelikle, neden özellikle dil okuluna gitmek istiyorsunuz. Bunu belirtirseniz daha fazla yardımcı olunabilinir.

Genel olarak mevcut teknolojik şartlar düşünüldüğünde fiyat fayda açısından, native öğretmenlerden birebir online veya yüzyüze ders almanız daha mantıklı olacaktır.
0
Rao
(08.01.24)
3 aylık gitmek demek parayı çöpe atmak demektir. eğer ben gezicem vizemde olsun diyorsan ona bişey demem ama 3 aylık bir eğitim vakit kaybı. ben şahsen 3 yıllık eğitim almıştım çok memnun kalmıştım geri dödüğümde çok iyi konuşuyordum. sana tavsiyem en az 1 yıllık bi program bul en azından özgüven kazanırsın. çünkü 1 yıldan sonra insana tam bi özgüven akıcılık geliyor ayrıca ingiltereyi de tavsiye etmiyorum. amerikan ingilizcesi anlaşılırlığı ve yaygın olma yüzdesi olarak çok ileride. Amerikayı araştırmanı tavsiye ederim.
istanbulda olsaydın aracı firma tavsiye ederdim ankarayı bilmiyorum.
0
Zetnikov
(08.01.24)
min. 6 ay gitmeden fark hissetmek zor, benim de tavsiyem 6-9ay olur.
bir de mumkunse universite bunyesinde bir okul olsun yoksa siniflarda zipirlarla ugrasirsin.
0
cooperr
(08.01.24)
Üç aylık eğitim için vize alma şansın çok çok düşük, ancak ailen zengin olmalı, onda bile altı aylık kalmayla dilini geliştirebilirsin.
0
kaset
(08.01.24)
15 günlüğüne bile vize alabilirsin, amerika için dil okulunun ismi çok önemli, ef ve kaplan gayet iyi kurslar.
0
liberal
(09.01.24)
(20)

Sizce bu kişi finansal açıdan kötü kararlar mı vermiş?

dejame
Düşünün ki üniversite yıllarından beri aralıksız çalışıyorsunuz. Birkaç iş değiştirdikten sonra devlette kariyer memuru olarak başladınız ve 40 yıllık iş temposunun ardından küçük bir şehirde emekli oldunuz.Bugüne kadar birikimleriniz şu şekilde:- 4/5 milyon TL değerinde ev,- 6 milyon TL değerinde y
Düşünün ki üniversite yıllarından beri aralıksız çalışıyorsunuz. Birkaç iş değiştirdikten sonra devlette kariyer memuru olarak başladınız ve 40 yıllık iş temposunun ardından küçük bir şehirde emekli oldunuz.

Bugüne kadar birikimleriniz şu şekilde:

- 4/5 milyon TL değerinde ev,
- 6 milyon TL değerinde yazlık
- 400 bin TL değerinde araba
- Kenarda çok az nakit

Bu kişi hiçbir zaman dışarıdan yemek yemiyor, dışarı para harcamaya çıkmıyor, sadece pazar alışverişi yapıyor ve yazları yazlıkta oturuyor. Hayatında hiç kredi kartı kullanmamış, sadece nakit alışveriş yapıyor. Sadece yazlığın bir kısmını emlakçı yönlendirmesiyle krediyle almış, diğerlerini zamanında uygun fiyattan maaşıyla biriktirdiği nakitle almış.

Bu soruyu sorma nedenim 10 yıllık arabasını yenilemek istiyor fakat yenileyemiyor. Çünkü satsa bir üst modelini alacak parası yok.

Sizce finansal açıdan bu kişinin durumu nasıl?
0
dejame
(07.01.24)
duran varlık var ama nakit atışı kötü.
bu kişinin kağıt üzerinde de olsa 10-11 milyon tl varlığı sadece barınma amacıyla kullanması hata.
birini ya kiraya verecek ya da satıp temettü alacağı şirketlere yatıracak, sadece birinde oturması lazım.

geçmişte başarılı/başarısız v.s. demenin bir anlamı yok, geçmiş geri gelmeyecek.
0
nuisance
(07.01.24)
ailesinden miras kalan evler olmadığı için kira geliri yok gibi gözüküyor
elinden geleni yapmış
emekli olunca arabayı yeniler
yazlığa geçip evini kiraya verir ya da tam tersi
0
bir soru sorcam
(07.01.24)
Borçlanmaktan korkan birisi sanırım.
Bu ülkede de borçlanmadan bir şey alınamıyor. Para biriktirsen durduğu yerde eriyor.
Tek eksisi mantıklı borçlanma yapmamış olması.
0
Euxinos
(07.01.24)
herkes borsa simsarı olacak diye bir şey yok. garanti hayat da gayet yaşanabilir, finansal açıdan da oldukça mantıklı bir hayattır. bu kişinin de finansal durumu nereden baktığına göre değişmekle birlikte ortalama bir vatandaş için gayet iyidir yeterlidir. varlığı kendisine yetiyor, duran varlık olsa da değerli, yaz kış farklı yerlerde yaşayabiliyor, ne ala. sakın ha alakasız kişileri dinleyip birinden birini satıp borsaya oraya buraya yatırmamalıdır, ki bu kararları yönetecek bir profili de yok. arabasını satar, nakti üstüne ekler, kredi çeker yeni araba alır. o kadar imkansız görünmüyor.
0
nic cage
(07.01.24)
Şu ana kadarki edindiklerine bakarsak bence gayet iyi şeyler başarmış. Ancak bu şekilde devam ederse kötü bir karar vermiş olacak. Yazlıkta eğer yılın 3-4 ay veya daha fazlasını kalmıyorsa yazlığı boş tutmanın hiçbir manası yok. Ya kiraya verilsin ya da satılıp 6 milyon'a kiraya vereceği 1 veya 2 ev alınsın. Böylelikle emekli maaşı dışında da nakit akışı sağlasın. Tek sıkıntısı maaş dışında nakit akışının olmaması.
0
ilgeru
(07.01.24)
Tüm yaşıtları gibi, Türkiye'nin 'emekli maaşıyla bir araba yenilemesi yapılamayacak bir ülke haline getirilecek kadar kötü yönetileceğini ve bu hallere düşeceğini idrak edememiş.

Ufkunun elverdiğinin fazlasını yapmış. Ufku da epey geniş bir abimizmiş.

O dönemi bu dönemin kafasıyla ve bakış açısıyla yargılarsak bu bizi yanlışa götürür.
0
Mirket
(07.01.24)
Mirket +1
Ulkenin bu kadar dandik yonetilecegini bilse farklı yapardı büyük ihtimal. Ama gene de eleştirilecek bir yanı yok.
Bence tek sorun yazlik; türk kültüründe sıkıntı olan şeylerden biri bence bu. Insanlar hiç gezmemis, yurtdışına çıkmamış. Ev- yazlık arası geçmiş hayatlar. Eğer harbiden yazlikta 4-5 ay geçirmiyorsa bir tek ona bakmak lazim.

Onun dışında benim ailem de böyle tabi onlar kredi falan çekti, daha az gelirli özel sektörden gelme. Memur olsalar daha da fazla olurdu herhalde.

Bundan sonra yeni nesil o evi bile alamiyor. Birakin yazlik falan.
0
logisticsmanager
(07.01.24)
Mirket+1 log+1

elinden geleni yapmış, başarılı. emekli biri finansal açıdan kötüdür. başka geliri de yok. araba alması için yardım etmeye değer mi gibi bi düşüncedeyseniz evet yardıma ihtiyacı var
0
ala09
(07.01.24)
küçük şehirde 4-5 milyon'luk ev saray kıvamındadır. 6 milyonluk yazlıkta küçük şehre yakın ve köy tarzı bir yerdeyse o da harikadır. bunları bugün istanbulda alabilmen için 25-30 milyon civarı para gerekiyor.

her ne kadar şu an iyi gözükse de 1970-80'den beri çalışan birisi için çok da ahım şahım şeyler değil. sadece doğru zamanda girmiş diyebiliriz.

araba için ya biraz daha bekler piyasanın düzelmesiyle alabilir ya da çocuk yardımıyla alabilir. kalan her şeyini dünyalığını yapmış emekliliğinin tadına bakması gerekiyor. para harcamayı bugün 60 yaş üstünün çoğu yapmıyor pek zaten hayatları yokluk içinde geçtiği için.

evet bir nakit akışı olsa iyi olabilirdi ama isterse yazlığı satıp şehirde 4 milyona ev alıp oradan gelen kira ile ek gelir elde edip kalan 2 milyon lira ile de yatırım + araba yenileme + döviz çok şey yapabilir.

evi var, yazlığı var. kışın evde yazın yazlıkta, arabası iyi kötü var ve emekli. daha ne yapacak :) arkadaşlarıyla takılsın, balığa gitsin pikniğe vs gitsin keyfine baksın. belirli bir yaştan sonrası artık rutin ve standart oluyor. elinden gelenin fazlasını yapmış bence de
0
avatar is back
(07.01.24)
40 yıllık iş hayatı varsa muhtemelen en az 60 yaşındadır. Yani şu saatte sonra para olsa bile yapılabilecek bir çok şeye geç kalmış. Sadece yazın kullanıdıgı bir yazlık var ve buna 6 milyon baglamış. ama altındaki arabayı degiştirecek parası yok. Ömrü para biriktirmekle geçmiş gitmiş. Şu saatten sonra yorum yapmaya gerek yok. Mirascıları onun yerine yaşar mis gibi
0
limonlu eksi
(07.01.24)
Evi var, arabası var, maaşı var. Muhtaç durumda değil. Borcu yok.

Bence gayet başarılı. Hem burada önemli olan benim için veya buradaki kullanıcılar için başarılı olup olmaması da değil ki, kendisini mutlu hissediyor mu, sorulacak soru budur.
0
hayirsiz
(07.01.24)
her şeyden olan olmuştur, kişinin sağlıklı ise , en büyük finansal başarılaradan bir tanesi budur
yani sağlıklı kalabilmek, diğerleri teferruattır.

Ama yinede değerlendirmek gerekirse, kişinin mevcut yatırımlarını çoğunlukla borçlanmadan yaptığı için doğal olarak mevcut varlıklar bu seviyede kalmış, ama her şeye rağmen kişi bu haliyle bile mutlu olmalı, çünkü genelde iyi senaryolar düşünülür ancak kötü senaryolar hiç dikkate alınmaz.
0
Rao
(07.01.24)
40 sene çalış bu kadar mal olsun. 20 yaşında çalışmaya başlasa 60 yaşında emekli olsa bu saatten sonra o mal onun konforudur. Evini satıp yazlıkta arabayla takılsın. Tek yanlışı dışardan yemeden mala kendini bağlamak.
0
mikahakkinen
(07.01.24)
borcu yok, başarılı derim direk.
0
allezz
(07.01.24)
Borçtan/krediden uzak kalması güzel.
Araba 10 yıllık olsa da böyle birinin aracı herhalde kullanım açısından 6-7 yıllıktır ve yıpranmamıştır.
0
diyecevaplandı
(07.01.24)
Bir onceki jenerasyonda devlette calisan hemen herkesin standart olarak yaptigi seyi yapabilmistir.Kotu denemez ama ucma kacma da yok.Aci olan su ki torunlari standart performans ile bunlari beceremeyecek.Ayni standardi yakalamalari icin cok iyi kararlar vermek zorundalar artik
0
turkuaz
(07.01.24)
40 yıllık iş hayatında sürekli pasif gelir ve iyi bir emeklilik planı oluşturamadıysa evet kötü finansal yönetim diyebiliriz.

türkiye şartlarında bu kişi kötü durumda mıdır, değildir.
0
orpheus
(07.01.24)
gayet iyi. küçük bi azınlık şu bikaç şeye sahip.

kredi kartına takla attırıp maaşını bi günde ezen aşırı sosyaller ev kirasına çalışıyorlar ve çalışacaklar bundan sonraki hayatlarında
0
yanlishayvan
(07.01.24)
tipik memur/maasli beyaz yaka iste.
ev + yazlik + araba. gelismis ulkelerde de ezici cogunluk buna calisiyor hayati boyunca.

bence gayet basarili..
0
cooperr
(08.01.24)
bekarsa belki borçlanmayarak yanlış yapmış olabilir (ki kredi alıp bir şeyler alma eski nesil için çok kabul edilebilir değildi) evet ama tek maaşla bir aile geçindirdiyse çocuklarını sosyal imkanlara sahip, iyi eğitim aldırarak okuttuysa, belki evlenirken desteklediyse gayet iyi. en yüksek dereceden emekli olan kariyer memurunun da emekli maaşı fena değildir, yaşar gider işte. araba alamama konusu herkes için geçerli bir saçmalık olarak halini koruyor.
0
red g
(08.01.24)
(5)

iphone 15 mi yoksa daha eski pro modeller mi?

birmilyonunvarmi
bütçem 50k. telefon kesin iphone olacak. sade 15 mi alayım yoksa daha eski pro, pro max, plus, mini bunlardan öneriniz var mı?
bütçem 50k. telefon kesin iphone olacak. sade 15 mi alayım yoksa daha eski pro, pro max, plus, mini bunlardan öneriniz var mı?
0
birmilyonunvarmi
(04.01.24)
sırf 120hz ekran için bile pro alınır fakat 50k ile alamayacağınız için düz 15 almak mantıklı şu durumda.
0
orient blue
(04.01.24)
ben olsam yurtdışı 14 pro alırım, kayıt ücreti ile birlikte 50-55 k arasına gelir tahminen. tabi yurtdışına çıkma imkanınız varsa veya son 1 yıl içinde çıkmışsanız.
0
mustafakesekci
(04.01.24)
14 serisi 15'den malzeme olarak daha sağlam.
0
carisch
(04.01.24)
ben olsam 13 mini alir gecerim.
0
cooperr
(04.01.24)
@mustafakesekci nisan'da almanyaya gidecem ama zaten sadece pasaport kayıt ücreti bile 32 bin lira oldu. 14 pro artık vergi iadesiyle bile 70 bin liraya geliyor yurtdışı için
0
🌸birmilyonunvarmi
(05.01.24)
(15)

Baş Ağrısı ne sıklılıkta yaşarsınız?

magni
Geçenlerde bir arkadaşım "Benim hiç başım ağrımaz, en son ne zaman başımın ağrıdığını hatırlamıyorum bile" deyince aşırı imrendim, meğer böyle şanslı insanlar da varmış dedim. Zira benim sık sık can sıkıcı baş ağrılarım oluyor. Hayatımda stres unsuru eksik olmadığı için öyle de şahane bir tetkileyic
Geçenlerde bir arkadaşım "Benim hiç başım ağrımaz, en son ne zaman başımın ağrıdığını hatırlamıyorum bile" deyince aşırı imrendim, meğer böyle şanslı insanlar da varmış dedim. Zira benim sık sık can sıkıcı baş ağrılarım oluyor. Hayatımda stres unsuru eksik olmadığı için öyle de şahane bir tetkileyicim de mevcut tabii.

Peki sizde durumlar nasıl? Ne sıklıkta baş ağrısı yaşarsınız? (Örneğin ayda 1-2 kez gibi)
0
magni
(04.01.24)
aynı arkadaşınız gibiyim, 3 ayda max 1-2.
0
kojonotsuki
(04.01.24)
arkadaşın gibiyim, vurunca çok kötü vuruyor ama kırk yılda bir.
0
penceredengorunenmorbina
(04.01.24)
Benim de başım ağrımaz. Yılda bir belki.
0
ruhen hastayim ben
(04.01.24)
sadece sigarayı fazla kaçırdığım zaman ağrır. onun dışında pek ağrıdığını hatırlamıyorum.
0
mustafakesekci
(04.01.24)
işim gereği ben de sürekli bi stres içerisindeyim ama benim de öyle sık sık başım ağrımaz. en net çok içtikten sonraki gün gün boyu süren baş ağrısı oluyo o kadar.
0
chanandler bong
(04.01.24)
Başım dışında her yerim ağrır. :)
0
auroraaurora
(04.01.24)
Ayda 2-3 migren atağıyla merhaba. Utanmadan bir de 2-3 gün sürüyor her biri.
0
kobuzchu kiz
(04.01.24)
çok çok nadir, 2-3 ayda 1 belki
0
delidiyorum
(04.01.24)
en son migren atağının tamamen geçmesi nerdeyse 7 gün sürdü :(, kocaman kadın gece yatakta oturdum ağladım ağrıdan. çok uzun yıllardır özellikle kış aylarında hava durumu/basınç değişiklikleri nedeniyle sık atak gelebiliyor. vitamin, beslenme vb. dikkat edip hafifletmeye çalışıyorum.

migren ilacı relpax'ın da fiyatı aldı başını gitti, başı ağrımayanlar bu açıdan da şanslı.
0
Phoebe
(04.01.24)
7/24. Başım ağrımıyor dediğim zamanda bile aslında 2/10'luk bir baş ağrısı arkaplanda sürüyor.
0
akhenaten
(04.01.24)
migren var bende. ayda 1 kez gelir. bazen cok kotu olup uyuyup uyaninca da devam ediyor.
0
antikadimag
(04.01.24)
Migren var bende de ayda en az 1 kez gelir+1 özellikle pms döneminde. Onun dışında uzun süreli açlık, ekran süresi ve ağır kokuya maruz kalınca da tetikleniyor.
0
Amaranta ursula
(04.01.24)
Her hafta. Migren. mesela şu anda da var. Sevgiler.
0
invictae
(04.01.24)
3-4 ayda bir.
0
cooperr
(04.01.24)
grip olunca (senede iki uc) veya uyku duzenimi bozarsam
0
sttc
(05.01.24)
(4)

Testisin birinde agrisiz sislik

tantamount_to_equivalent
Selamlar, testislerimden biri gun icinde cok sisiyor 4-5 aydir, agri yok. Doktora gittim, direk ultrasona yonlendirdi. Cok da hanimevladi bir tipim zaten moraller sifir, depresyona girecegim. Sikintili bolge zaten, tedaviyi gectim muayenesi bile rahatsiz edici, benzer rahatsizligi olan, sureci, teda
Selamlar, testislerimden biri gun icinde cok sisiyor 4-5 aydir, agri yok. Doktora gittim, direk ultrasona yonlendirdi. Cok da hanimevladi bir tipim zaten moraller sifir, depresyona girecegim. Sikintili bolge zaten, tedaviyi gectim muayenesi bile rahatsiz edici, benzer rahatsizligi olan, sureci, tedaviyi bilen var mi? google'dan aratinca her sey kanser cikiyor ondan fazla derine inmek istemiyorum internette:)
0
tantamount_to_equivalent
(03.01.24)
Hocam ultrasona gir. Basit bir varikosel de olabilir. Korkmana hiç gerek yok.
0
mozart
(03.01.24)
hidrosel olabilir, urolog gormen lazim.
0
cooperr
(03.01.24)
hemen kötüyü düşünmeyin. bunun bir çok sebebi olabilir. büyük ihtimalle zararsız bir kist veya geçirilmiş epididimit olabilir.
kan testi istedi mi? genelde beta hcg ve afp testleride istenir.
bunları istemediyse doktor kanserden şüphelenmemiştir.
0
my fault
(03.01.24)
@my fault: elle inceledi biraz, oksur falan dedi sonra ultrason istedi, o kadar
0
🌸tantamount_to_equivalent
(03.01.24)
(8)

Uzun kırmızı ışıklarda otomatik araçta el freni çekmek mantıklı değil mi?

winston insani
MerhabalarOtomatik passat bir aracım var babamla aldığımız. Bazen 90 saniye gibi uzun kırmızı ışıklara takılıyoruz, bu gibi durumlarda frende ve vitesi D'de (ileri) tutmak bana hep mantıksız gelmiştir, sonuçta balatalara zarar vermez mi bu kadar uzun süre frene basılı tutmak?Bunun yerine el frenini
Merhabalar

Otomatik passat bir aracım var babamla aldığımız. Bazen 90 saniye gibi uzun kırmızı ışıklara takılıyoruz, bu gibi durumlarda frende ve vitesi D'de (ileri) tutmak bana hep mantıksız gelmiştir, sonuçta balatalara zarar vermez mi bu kadar uzun süre frene basılı tutmak?

Bunun yerine el frenini çekip aracı N'ye veya P'ye almak daha mantıklı değil mi?

Geçenlerde, kırmızı ışıkta el frenini çekince arkadaşım şaşırmıştı, garip bir hareket mi bu sizce? Veya araç için hangisi daha iyi?
0
winston insani
(02.01.24)
Duran araçta balataların nasıl bi zarar göreceğini düşünüyorsun abi, balatalar hareket eden tekeri durdurmaya çalıştığında aşınmaya başlar, duran aracı tuttuğunda böyle bir durum yok, gereksiz bir hareket yani. Ha senin dediğin gibi olsa o zaman da el freninin balataları aşınır, değişen bir şey yok yani kar/zarar oranında. Bir de ben otomatik viteslerde şanzımanla bu kadar çok oynanmasına kişisel olarak karşıyım zaten hassas mekanizmalar, ne kadar az temas edilirse o kadar iyi.
0
Bir ben var benden şurada
(02.01.24)
Duran araçta balataya zarar gelmesi mi önemli? Her vites geçişinde ömrü azalan dsg şanzıman mı önemli? O dediğiniz park ederken yapılması gereken şey. Bu tarz araçlarda yoğun trafikli ışıklı durumlar için d den farklı sürüş vitesi var. Mesela benim renoda L var. Şanzıman dur kalka göre ivmesini ayarlıyor.
0
mikahakkinen
(02.01.24)
Otomatikleştirilmiş çift kavramalı bilgisayar kontrolünde vites geçişlerini gerçekleştiren bir şanzımandan bahsediyoruz, bunu tasarlayan mühendisler sence frene basıldığında vitesin boşa alınmasını düşünememiş midir?

Evet bence garip bir hareket. Çift kavramaları eski otomatikler gibi kullanmamak gerekse de böyle düşünülecekse otomatik kullanmanın ne anlamı var.
0
denizgonen
(03.01.24)
uzun sureli bekleyeceksem N ye cekip ayagim frende duruyorum, cift kavramali degil bendeki, 8 ileri tiptonik.

bazi araclarda auto hold var artik zaten, arac otomatik olarak fren yapiyor. frenler surtunme ile yipranacagi icin fren yeme olasiligin yok zira arac hareket halinde degil.
0
cooperr
(03.01.24)
uzun yıllardır auto hold açık, start-stop kapalı kullanıyorum. kırmızı ışıklarda auto-hold tutuyor.
0
gabe h coud
(03.01.24)
manuel vites olsa evet mantıklı. otomatikte gerek yok.
0
inheritance
(03.01.24)
enteresan bir konu, enteresan bir soru

bende de kaynagini hatirlamadigim soyle bir bilgi var;

arac D de iken sanziman yagi isiniyor. o yuzden uzun beklemelerde N/P ye almak mantikli

yazilanlari okuyunca bu bilgiyi sorgulamaya basladim
0
foster
(03.01.24)
@foster'in yazdığı tam otomatik konvertörlü eski şanzımanlar için geçerli. Sistem sürekli dönmeye ve ileri gitmeye çalışır çünkü yağ basıncı ile.

Uzun yıllardır piyasada tam otomatik şanzıman ile üretilen araba yok gibi bir şey.

Kullandığımız otomatik arabalar, aslında otomatikleştirilmiş manuel şanzımanlar. Bizim yerimize debriyaja basan bir mekanizma var, bizim yerimize vites değiştiren mekanizmalar var. Ve bunları yöneten yazılımlar.

Yani araç çalışırken trafikte durduğumuzda, biz frene basarken şanzıman bizim yerimize debriyaja basıyor. Motor ve şanzıman birbirinden ayrılıyor debriyaj baskı balata sayesinde.

Boşa, parka vs almalar gereksiz iş yükü ve gereksiz mekanizma hareketleri demek şanzıman için.

Fren balatasına durduğu yerde asla zarar gelmez +1

Otomatik arabaları çok kurcalamayın, gaza basın gitsin frane basın dursun. Klavuzunda yazanlar haricinde bir tavsiyeye ihtiyacınız yok.

Yalnız yokuşta park ederken;

1 - El freni çek
2 - vitesi boşa al
3 - ayak frenini bırak (aracın yükü el frenine binsin)
4 - P'ye al vitesi (doğal olarak ayak frenine tekrar basmanız lazım)

sıralamasını unutmayın.

EDİT: Bir duyurucu sıralama ile ilgini özelden bir mesaj attı, "el freni ve boşa alma sırasını farklı anlatanlar da var" diye.

Evet, 1 ile 2 numaranın sırası değişebilir, bir şey fark etmez sonuçta.


1 - vitesi boşa al
2 - El freni çek
3 - ayak frenini bırak (aracın yükü el frenine binsin)
4 - P'ye al vitesi (doğal olarak ayak frenine tekrar basmanız lazım)
0
John Bloor
(03.01.24)
(6)

araç cam sileceği güvenilir nereden alınır?

fistikthecat
trendyol, hepsiburada güvenilir gelmiyor.
trendyol, hepsiburada güvenilir gelmiyor.
0
fistikthecat
(02.01.24)
onlineyedekparça.com a bakın bazı alış verişlerimi oradan yaparım.

sonnaldığım İnwells markası
oldukça esnek ve tam cama oturuyor.
Yol kenarındaki bir oto eletrikçiden almıştım.
0
diyecevaplandı
(02.01.24)
Aracın markası neyse yetkili servisten.
Ben de dışarıdan aldım ama servisteki gibi olmadı. Üstelik anormal bir fiyat farkı da yok
0
etna
(02.01.24)
silecekspeti
0
nuisance
(02.01.24)
Sanayide herhangi bir parçacıya gir ordan al. Hem incelersin.
0
mikahakkinen
(02.01.24)
kalite istiyorsan bosch aerotwin al gec.
nerden aldiginin onemi yok.
0
cooperr
(03.01.24)
Araçla geçerken bir parçacının önünde dur, yanlış ve hatalı parça gelme ihtimalinin de önüne geçersiniz, yerel parçacıda internetten ucuz olur hem.

Sanayi bölgesi olmasına gerek yok, işe/okula gidiş geliş güzergahınıza uygun bir parçacı vardır mutlaka, haritalardan bakmak lazım.
0
John Bloor
(03.01.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.