Alan psikoloji. Ücretler ne kadar? Dil okeyse parayı veren net düdüğü çalıyor mu, yoksa zorlu yollardan geçip mi ulasilabilen bisi
Alan psikoloji. Ücretler ne kadar? Dil okeyse parayı veren net düdüğü çalıyor mu, yoksa zorlu yollardan geçip mi ulasilabilen bisi
0
abuzer (22.09.24)
Büyük oranda paraya bakıyor. Yüksek lisans öğrencisi = cash cow. Psikoloji gibi bir dal için para daha ön planda. Çünkü zaten bitiren ülkesine dönecek.
0
ferenc
(22.09.24)
ülkeye ve senin akademik geçmişine bağlı bir durum.
0
NowWeAreFree
(22.09.24)
Not ortalamanız, dil, akademik planınız okul için uygunsa; çok da zor değil. Tabii maddi olarak da güçlü olmak gerekiyor. En çok dikkat ettikleri noktalardan biri bu.
Benim sınıfımdan yüksek lisansını yurtdışında tamamlayan cok arkadaşım var. Özellikle Almanya'dan kabul alan kişi sayısı fazlaydi. Alan olarak da noropsikoloji ön plana cikiyordu. Sanıldığı gibi hemen donmenizi isteyecekler diye bir şey de yok. Hayatını yurtdışında devam ettiren psikologlar da gayet var.
Ben de yüksek lisansımi da Türkiye'de yapmama rağmen denklik aldim mesela.
0
fraise
(22.09.24)
Yurtdışından kasıt nedir? Her ülkenin sistemi farklı. Almanya’da çok kolay değil mesela ama okullar da ücretsiz çoğunlukla. UK’de inanılmaz kolay ama senelik 20k pound. Hollanda’da kolay denilebilir 10-15k euro bir ücreti var. Her ülke farklı kısaca.
0
but that was just a dream
(22.09.24)
parayi veren dudugu calar. dunyada egitim hep boyleydi ama sonradan anlasildi bazi sosyal siniflar icin.
0
antikadimag
(23.09.24)
kuzey amerika icin:
parasi olan tezsiz yapar, supervisor falan ile ugrasmaz. parasi olmayan bi tane prof bulup onun totosunu yalar iki sene boyunca. bu sekilde hem okulu buyuk olcude bedavaya getirir, hem de ekstra asistanlik falan sayesinde cep harcligi yapar.
kuzey amerika'ya gelenlerin %99u ikinci sikki kovalar, o yuzden baya saglam rekabet vardir, kolay degildir acik yer bulmak.
dogalgaz yok. en guvenli ve uygun yontem nedir? soba, elektrikli soba vs.
dogalgaz yok. en guvenli ve uygun yontem nedir? soba, elektrikli soba vs.
0
antikadimag (22.09.24)
bizimkiler soba ve klima kullanıyor.
0
ferenc
(22.09.24)
elektrikli kalorifer
0
NowWeAreFree
(22.09.24)
Uzun vadeli dusunuluyorsa isi pompasi olabilir.
0
sertac akin
(22.09.24)
Konvektör sobalar da fena değil taşıması kolay olur güzel de ısıtıyor.
Yazlık evler genelde açık mutfak merdiven vs kapalı pek yeri olmuyor orası can sıkabilir ama ne seçerseniz seçin.
0
hedep
(22.09.24)
Klima
0
etna
(22.09.24)
en ucuz yollu klima
0
jamswety
(23.09.24)
Elektrikli konvektöre geçtik geçen sene biz çok memnunuz. Ondan önce klima kullanıyorduk uyumak zulüm klimayla. Ha iyi klimalar okey, bir samsungunuz var salon mutfak birlikte ısıtıyor çok memnunuz ama bir iklimsa bizi helak etmişti. Ofiste bosch klima var aslında soğutmadı mükemmel ama oraya da konvektör alacağım bu kış yoksa kesinlikle her kış düzenli donuyorum.
0
kullanıcıadımbuolsun
(23.09.24)
Yazlık evlerin genelde 3-4 cephesi açıkta kalıyor ve özellike egedeyseniz yazın pufur pufur esip rahatlatan o rüzgar kışın Ayaz şeklinde oluyor.
Kışın kalinacaksa mantolama şart yoksa kışın özellikle aksamlari geceleri isitamazsiniz o evi. Bizim evin tadilat öncesi ocak-subatta bir kaç kere kalmıştım hatırlıyorum soba vs hiçbir şey fayda etmiyordu.
Ne zaman tadilat sonrası mantolama oldu, klimalarla baya kış geçirilecek bir ev haline geldi.
0
makbur
(23.09.24)
çok soğuklarda klima yetmez, klima + elektrik sobası
0
jülsezar
(23.09.24)
canakkalenin guneyinde yaz kis oturulan bir yerimiz var, dogalgaz yok. mantolama + soba + klima + isitmali battaniye.
0
cooperr
(23.09.24)
Sera tipi odun sobalarından 2-3 tane olursa iş görür.
tahta kurusu mu bilmiyorum ama önce birkaç tane küçük kahverengi böcek gördüm önemsemedim sonra bi baktım yatağın bir köşesi böyle olmuş böcek sayısı da artmış her yerdeydiler. midem bulandı resmen kaç gündür veya haftadır böyle yatmışım. bundan kurtulmanın bi yolu yok mudur ? yatağı hemen ev dışına
tahta kurusu mu bilmiyorum ama önce birkaç tane küçük kahverengi böcek gördüm önemsemedim sonra bi baktım yatağın bir köşesi böyle olmuş böcek sayısı da artmış her yerdeydiler. midem bulandı resmen kaç gündür veya haftadır böyle yatmışım. bundan kurtulmanın bi yolu yok mudur ? yatağı hemen ev dışına çıkardım baza içerde hala . bazaya da bulaşır mı bunlar başka nereler bulaşmıştır halı yastık vs? odayı kapattım şu an baza ve çarşaf kaldı içerde. halıyla yastıkları çıkardım ne yapmalıyım sizce midem bulandı resmen hizliresim.com hizliresim.com
Konu ne? Rutubetli bir yer mi orası? Fotoğraftakiler böcek mi? Hani tahtakuruları?
0
Mirket
(19.09.24)
hocam rutubetli değil aslında ama tahta kurularını çekmedim yatağın o köşe ve kıyı kısımlarında bir sürü vardı konu bunlardan nasıl kurutlurum. yatağı gözden çıkarttım o yatakta yatmam tekrar. yeni yatak vs alıcam bunların tekrar oluşmaması için ne yapayım? bazayı da atayım mı
0
🌸f02561
(19.09.24)
Bir ilaçlama firması çağıracaksın. İlaçlatacaksın. Sil çamaşır suyuyla, bitsin, gitsin. O kadar irite olacak bir durum yok ki. Cam fanusta yaşayın oldu olacak.
Bence gereksiz geriliyorsunuz.
0
Mirket
(19.09.24)
hocam o yatağın birçok yerinde vardı yuva yapmışlar resmen fotosunu çekemedim midem bulandı o yatakta yatmam ben o kesin. birkaç gece kanepede yatıcam yeni yatak baza alana kadar ama yenilerine bulaşmasın istiyorum çünkü halı vs değiştirmedim ordan yeni yatağa vs bulaşır mı
0
🌸f02561
(19.09.24)
Tahtakurusu olsa ısırılırdınız. Bitki böceği falan olabilir. Zemin katta mı oturuyorsunuz, ya da binayı saran sarmaşık falan var mı? Madem bu kadar hassassınız. Kaynağını bulmanız lazım ki iki gün sonra yine bir yatak atmayın. Düzgün fotoğraflar çekin, ne olduğunu anlamaya çalışalım.
0
Mirket
(19.09.24)
Tahta kurusuna benzemiyor ki hiç. Evde başka bitki var mı? Kaynağı bulmak lazım asıl.
0
potasyum bebek
(19.09.24)
yeni resimler eklendi bana tahta kurusu gibi geldi
0
🌸f02561
(19.09.24)
Son fotodaki gerçekten tahta kurusu. Odadaki her şeye bulaşmış olabilir, oradaki eşyaları dışarı çıkarıp taşınmasına sebep olmasaydın keşke. Ürünler nemli kalmış olabilir mi? Genelde ondan olur. Tüm yıkanabilecekleri en yüksek derecede yıka, geri kalanları çamaşır suyuyla sil. Bir de kaynağına limon yağı veya lavanta yağı dökmek kesilmelerine sebep olur derlerdi, onu da demiş olayım.
0
potasyum bebek
(19.09.24)
isirik var mi yok mu?
isirik yoksa tahta kurusu degildir, umarim isirik yoktur.
isirik varsa, yatagi atmakla cozemezsin. Ciddi ilaclama lazim, buyuk ihtimal mobilyalarin cogu cop olur, vs.
0
cooperr
(19.09.24)
Bu bamboo yataklar otellerden çıkan yatakların yeniden kaplanması ile sıfır gibi gösterilip satılıyor diye biliyorum. Yatağın evveliyatında bir böceklenme vs olmuş kendi içinde çoğalmış olabilir.
0
goodz
(19.09.24)
Tüm evi çok sağlam bir ilaçlatın. Sonra neyi isterseniz değiştirin.
kanada'da bir sirket bizi ise almak istediginde hangi vizeyi cikartiyor?intra-company transfer icin mevcut sirkette 1 sene calismak lazimmis. benim mevcut ulkedeki vizem bittiginde 1 seneden az calismis olacagim. bunun istisnalari yok mu? sirket icin yeterince senior olmak bir cozum degil mi?
kanada'da bir sirket bizi ise almak istediginde hangi vizeyi cikartiyor?
intra-company transfer icin mevcut sirkette 1 sene calismak lazimmis. benim mevcut ulkedeki vizem bittiginde 1 seneden az calismis olacagim. bunun istisnalari yok mu? sirket icin yeterince senior olmak bir cozum degil mi?
0
antikadimag (19.09.24)
Kanada da puana dayalı PR sistemi var. Avrupa'dan farklı olarak is teklifiyle değil oturumla giriyorsun sonra ne iş yaparsan yap.
PR olayının son yillarda zorlaştığı söylenmekte.
0
ferenc
(19.09.24)
intra company transfer için eğer orada (people) manager olacaksanız ayrı bir statüde uzun süreli (süresiz gibi birşey) visa alıyordunuz. visa ismini filan hatırlamıyorum. bunun içinse oradaki firmanın başvuru yapması gerekiyordu (eskiden). abd için de benzeri şekilde.
0
alfired
(19.09.24)
intra-company bile olsa buna kolay kolay hicbir firma yanasmaz, hele issizlik rekor duzeyde iken. asiri kalifiye, kanada'da bulunmasi imkansiza yakin birisi olmaniz lazim. bir de adam seni ulkende saati $10'a calistiriyorken neden buraya getirip saatine $50 vermek zorunda kalsin, o da ayri mesele.
0
cooperr
(19.09.24)
@cooperr; amerika'da bir faang sirketinde calisiyorum, adamlar ict yapiyor ama bana uymuyor. burada 2x kazanirken kanada'da x kazanacagim. adamlarin her turlu isine geliyor zaten ama boyle sirketler o tarz kucuk hesaplara girmiyor. vizem bitecegi icin son care kanada dusunuyorum. baya dusecek maasim yari yariya ama 1 sene sonra tekrar amerika'ya alacaklari icin cok problem degil.
@truenorth; amerika'dan gelecegim ama burada vatandas degilim. nafta vatandaslar icin. henuz law firm ile gorusmedik sabredemedigimden kendim bakiyorum. IRCC maillere donuyorsa supermis.
bir iş teklifi alma aşamasındayım teklifi yarın verecekler sanırım ancak maaş beklentisini güncel maaşımdan ne kadar yüksek istemeyelim piyasayı iyi bilenler varsa bir fikir danışmak istedim. teklif alacağım şirket direkt 2025 maaşından başlatacağını söyledi o yüzden ona göre bir beklenti söylememi
bir iş teklifi alma aşamasındayım teklifi yarın verecekler sanırım ancak maaş beklentisini güncel maaşımdan ne kadar yüksek istemeyelim piyasayı iyi bilenler varsa bir fikir danışmak istedim.
teklif alacağım şirket direkt 2025 maaşından başlatacağını söyledi o yüzden ona göre bir beklenti söylememi istediler. ben de şu an çalıştığım şirkette ara zam almadım. 2024 için tüik oranına göre enflasyon beklentisi %45 civarıymış. asgariye %40 zam gelse bizim şirket de o civarda zam yapar diye düşündüm. aslında şu anki şirketim zam oranları asgariye göre çok daha iyi olurdu normalde ama şirket bir sıkıntıya girdi bu dönem 2025'te satılacak galiba o yüzden asgari kadar zam olur diye bir söylenti var. beklenti olarak %50 fazlasını söyledim o yüzden. az mı söyledim acaba diye bir soru işareti oluştu kafamda.
bir de şu anki işimde çok rahatım. genel müdürden daha rahatım belki de. iş güvenliğim çok yüksek, arkadaşlık ortamım keyifli, iş yüküm az, iş konusunda 0 stres gerginlik, üstlerim çok tatlı insanlar en ufak bir laf etmezler bana kral gibi takılıyorum ofiste. bana kalsa buradan emekli olurum ama sıkıntım şu uzman olduğum alanda ayda yılda bir iş çıkıyor köreldim epey kendi alanımda. kariyer anlamında burada daha ileri gidebileceğim bir konum da yok bence. hep bu seviyede kalırım burada kalırsam gibi geliyor en fazla kıdemli uzman olurum. o yüzden üzülerek de olsa bir yerde buradan ayrılmam gerekiyor diye düşünüyorum. teklif veren firma da ülkenin en büyük şirketlerinden birine outsource olarak almak istiyor beni. ben direkt o büyük şirketin ekibiyle yürüttüm mülakat sürecini outsource şirket sadece arada bağlantıyı sağladı gibi zaten o büyük şirketin ofisinde çalışıcam direkt. mülakatı yaptığım o büyük şirkette yönetici olarak çalışan kişinin bana dediği proje bittiğinde şirketin beni kadrosuna alma ihtimalinin yüksek olduğu. çok iyi bir kariyer yolu olabilir orada benim için ama %100 de kesinliği yok tabi belki sorun yaşarım vs. bilemiyorum.
0
semaforo de medianoche (18.09.24)
ilk iki paragrafi okurken uzaklara daldim, kendimden geçtim, "adam bildigin paradisodaymis" dedim...
Soruna cevap: Tas yerinde agirdir ve konfor paradan önce gelir. Teklifi geri çevir.
0
Yourcousinmarvinberry
(18.09.24)
Fazla rahatlık belirli bir yaş ve tecrübeden sonra maalesef sizi sadece köreltir ve geride bıraktırır. Hayat önde gidenlerle ilerliyor, teklifi değerlendirin. İşler umduğunuz gibi gitmezse de başka bir sürü opsiyon var.
Arada görüyorum böyle yeni iş, maaş, işsizlik vs soruların altında kötümserlik basanları. Gerçekçilik başka kötümserlik başka. Ben ilkinden yanayım, bence siz de olun.
Hayat buradaki insanların ve kafanızdaki tilkilerin sandığı kadar küçük değil. Herkes için de aynı işlemiyor. Sizin hayatınız, sizin parametreleriniz.
0
@stubborn inferno
(18.09.24)
sorum aslında teklifi kabul etmek etmemekten ziyade bu şartlar altında maaş olarak % kaç fazlasını istememin mantıklı olduğu. dediğim gibi 2025 maaşından bahsediyoruz ama.
0
🌸semaforo de medianoche
(18.09.24)
tuik %45 diyorda hissedilen o degil tabiiki. sirket degistirecegin icin riske giriyorsun ve maas yukseltmenin en iyi yolu ziplamak zaten.
ben olsam %50-60 (enflasyon ayarlamasi) + %25 (ziplama) = %75-85 civari fazla maas icin tirmalarim.
0
cooperr
(18.09.24)
bu şartlarda ben iş değiştirmem, özellikle outsource çalışmam, proje bazlı proje bitince bağlı olduğunuz şirket sizi başka projeye verebilir, asıl çalıştığınız şirketin hiç bir yan hakkından yararlanamazsınız vs.. ben olsam ocakta mevcut şirketimin yapacağı zammı görüp onun üstüne %30 veren yeni bir yer bakmak.
Japonca seçemediğim için(kontenjanlar dolmuş) rotamı Yunancaya çevirdim. Geçen sene biraz alfabe alıştırması yapmıştım ama bu sene her şeye sıfırdan başlayacağım. Aranızda bilen birisi varsa fikir edinmek isterim.
Japonca seçemediğim için(kontenjanlar dolmuş) rotamı Yunancaya çevirdim. Geçen sene biraz alfabe alıştırması yapmıştım ama bu sene her şeye sıfırdan başlayacağım. Aranızda bilen birisi varsa fikir edinmek isterim.
0
Yourcousinmarvinberry (18.09.24)
Ben 2 yil bilfiil ders aldim, gunluk konusmalari yapabilir seviyedeydim, hocam yunandi. Yunanistana gittikce de sohbet ederdim insanlarla. Deneyimlerimi yazayim;
-coook zor bir dil. Cok. Zamanlar (tense), kelime ezberleri falan cok zor. Harflerini ogrenmek inanin en kolay kismi :) -pratik yapmak cok zor. Cok insan yok tr’de, pek de kullanilmiyor. Benim zamanimda cambly su bu yerlerde yunanca yoktu belki simdi vardir. Belkickonsoloslugun etkinlikleri takip edilebilir insanlarla tanisip sohbet etmek icin. -fonetik olarak cok tatli bir dil. Dinlemesi ve konusmasi cok zevkli. Hala kelime ve cumle olarak hatirlamaya ve yunanistana gittikce kullanmaya calisiyorum.
Bol bol okuma ve konusma istiyor. Bunlari yapabilirseniz ilerlersiniz. Ama ingilizce almanca gibi 1-2 senede hop c seviyesi diye bir sey ummayin. Uzun zaman lazim yani.
0
mor oje
(18.09.24)
dostum nerdeyse 20 senedır yabancı dıl ogrenıyorum ıstersen fare sempanze essek dılı ogren farketmez ne ogrenırsen ogren ıyı arastır o dılı konusan ınsan var mı etrafta dıye. bu cok onemlı. mesela cınceyı hıntceyı mılyar ınsan konusuyor ama ben senelerdır karsılasmadım hıntlı ve cınlıyle belkı 1 tane gormusumdur ıstanbulda. bu konuda ayık olmanı tavsıye ederım.
suanda ben mesela ıspanyolca ogrenıyorum basıma geldı yanı mevzular. zar zor yapay zeka falan ucuza konuscak bısey buldum pratık yapıyorum.
senı tanımıyorum ama yerınde olsam boyle nereye gıtsen karsına cıkacak ınsanların dıllerını ogrenmeye calısırdım. -bir dost tavsiyesi
0
Zetnikov
(18.09.24)
bir dil secmen gerekiyorsa ben olsam ruscadan yardiririm. yunancayi ogrenmenin bence pek bir esprisi yok.
0
cooperr
(18.09.24)
Ben Japonca seçecek ve onun üstüne ilerleyecektim(Rusça ve Japonca arasinda çok gidip geldim).
Ama bu dönem seçmelilerde tüm kontenjanlar dolmus 3 saat içinde o yüzden bu dönemlik bu dersi alip, geçicem. Umudum diger döneme kaldi.
0
🌸Yourcousinmarvinberry
(18.09.24)
Okul Boğaziçiyse, ve Yunanca alabildiyseniz oldukça şanslısınız. Benim arkadaşlarım bırakın Yunanca, kürtçeden dahi alamadılar :) dil derslerine aşırı talep var. Almanca-Japonca-Fransızca gibi dersleri genelde 2. sınıf ve sonralarına veriyorlar. Eğer daha ilk senedeyseniz, kaybedecek bir şeyiniz yok bence. Sonraki seneler istediğiniz dersleri alana kadar oyalamaca olur yunanca.
0
substituent
(18.09.24)
mor oje + 1
ben sevdiğim, merak ettiğim için filan 3-4 sene kadar kursa gidip öğrenmiştim. yine de yunanistan'a gittiğimde ingilizce konuşuyorum. ama güzel bence, pişman değilim :) zaten öğreneyim de sonra işime yarar gibi bir plan yapılacak bir dil değil takdir edersiniz ki.
cevremde o kadar cok var ki bunlardan acaba genel bir problem mi yoksa gercekten insanlarin cogu boyle mi? orn: asgari ucret alip sacma luks harcamalari olan.kredi, borc, kartla hayatini donduren. her aksam alkol alan. idda, kumar, oyun bilimum bagimliliklari olan.calismayip anne, babasina yuk olan.
cevremde o kadar cok var ki bunlardan acaba genel bir problem mi yoksa gercekten insanlarin cogu boyle mi?
orn: asgari ucret alip sacma luks harcamalari olan. kredi, borc, kartla hayatini donduren. her aksam alkol alan. idda, kumar, oyun bilimum bagimliliklari olan. calismayip anne, babasina yuk olan.
sizin de cevrenizde var mi boyle tipler?
0
buenosdias (18.09.24)
Şu an yok da, geçen burada kız arkadaşından bahsediyordu. Kendisine enayi denince postunu kaldırmış.
0
Kahvedesu
(18.09.24)
var ve ev, araba sahibi oldular. hayat felsefeleri borçlanarak mal sahibi olmak ve düşünmeden harcama yapmak. inanılmaz bir cesaret. ben çok özeniyorum.
0
violetsky
(18.09.24)
valla ben bazen doğrusu bu mu acaba diye düşünüyorum. biz borçlanmadık da ne oldu, bir şey sahibi olamadık:)
0
nothing in my way
(18.09.24)
yakin cevremdeki herkes basarili ve parali. babam haric öyle mal birini tanimadim. o salak da zaten anasina babasina degil anneme yük oluyordu baska para yediren birini buldu da düstü yakamizdan.
benim cevremde öyle biri olamaz o yüzden. bagisikligim var, tahammülüm yok. cay bile icemem öyle loser tiplerle.
bunun altinda yatan sebep sorumsuzluk sanirim.
0
robert bosch
(18.09.24)
Yok valla çevrem hep zengin :P ama artık kredi, borç ve kartla hayatını döndüren kalmamıştır. Artık nakit çekim 25.000 TL ile sınırlı, taksitli nakit avans en fazla 3 taksit yapılabiliyor, alışverişte taksit yapan neredeyse kalmadı, kredi faiz oranları %4-7 arası ve istesen de kredi çıkmıyor. Taşıt ve konut kredilerinde de sınır var. İstesen de milyonluk kredi çekemiyorsun.
0
gabe h coud
(18.09.24)
Öyle biri yok çevremde.
0
Amaranta ursula
(18.09.24)
onlarin sizin bilmediginiz evleri, tarlalari vardir.
0
antikadimag
(18.09.24)
var. benim kuzen tek maaş. oğlunun sünnet düğününde 250 bin tl harcamıştır bir günde. tarlaları falan yok.. saç yaptırmaya 6000 harcamış sadece. şaşırdık duyunca
0
ferenc
(18.09.24)
Çevremde hiç yok. Yillar önce babam kredi karti batagina girmişti (2000 civarı). Onun dışında etrafımda hiç böyle denk gelmedim.
0
logisticsmanager
(18.09.24)
çok var. burda arkadaslar hıc yok yazmıslar yanlıs anlasılmak ıstemem ama sanırım guzel yerlerde yasıyorlar.
ben mesela varosumsu taraflarda yasıyorum egıtım sevıyesı falanda dusuk ve burada 10 kısıden 8'yi senın yazdıgın gibi hocam. mesela ailesini alıp bı cay bahcesıne gıdıp 2 tane cay almaz. ama 24/7 kahvehanede okey doner faln oyle ıste.
dönerken bir şeyler getireyim, hiç olmazsa satıp en azından bilet parasını çıkarırım diyorum, kar marjı ve talebi yüksek olan neler getirsem?
dönerken bir şeyler getireyim, hiç olmazsa satıp en azından bilet parasını çıkarırım diyorum, kar marjı ve talebi yüksek olan neler getirsem?
0
carisch (18.09.24)
İphone ipad oyun konsolu
0
robin one persie
(18.09.24)
ps5 pro çıkacak kasımda o olabilir.
0
nuevo
(18.09.24)
Şu anki dolar kuruyla tr.de kar edebileceğiniz bir ürün yok gibi. Macbook'lar arasında bile 3-4 bin lira fark var.
Outdoor ayakkabı ve mont olabilir ama onları da satamazsınız.
0
bilge rusty james
(18.09.24)
Ikinci el ortamlarina hakimseniz, ikinci el eski Apple urunleri kagit ustunde iyi getirebilir gibi duruyor. Tabii Sahibinden'deki fiyatlar sisirme de olabilir.
Apple ürünleri kesinlikle değildir. Zaten imei kayıt ücretiyle yurt dışından almak artık hiç mantıklı değil artık. iPad MacBook Türkiye’de daha ucuz. İnanmıyorsanız pozitif teknoloji’ye bakın. (Abd saf fiyatıyla karşılaştırmayın tabi vergisini de katınca pozitif teknoloji daha uygun oluyor.)
Ben oyun konsolu derdim. Ps5 tr de 27k. Oradan 16-17’ye alınabiliyor.
0
substituent
(18.09.24)
satılırsa protein tozu. gıda olduğu için güvenilir bir şekilde satılır mı bilmiyorum ama weider, optimum whey fiyatlarını karşılaştır. baya fark var. taşıması da kolay olmaz tabii.
0
blackkmamba
(18.09.24)
telefon isini coktam patlattilar, mantigi yok artik.
ciddi dusunuyor, demek ki benden cok hoslaniyor diye sevinir miydiniz? bana sormadi, biz daha sevgili degiliz diye rahatsiz mi olurdunuz?
0
sanxis (17.09.24)
bana sormadi, biz daha sevgili degiliz diye rahatsiz olurdum. the talk önemli
0
robert bosch
(17.09.24)
Rahatsız olmam da, biraz clingy gelir. Ciddi düşünmek böyle bir şey değil, ki bikaç hafta flört sonrası ciddi düşünüyorsa o da ayrı sıkıntı.
0
Bruce
(17.09.24)
başkalarının gözünün önüne koyması güzel bir şey. gizli saklı işler çevirmiyor.
asıl sevgilisi olup hiçbir şekilde onun varlığına dair bir şey paylaşmayandan korkacaksın. (ima yoluyla bile, yan yana el bile paylaşmamak)
"ciddi dusunuyor, demek ki benden cok hoslaniyor" olabilir. ama böyle düşünmen için yapılmış bir oltalama da olabilir :)
0
tabudeviren
(17.09.24)
Ben yasadim bunun benzerini shshhs. Adam o kadarrr yuksekti ki daha flortun 2-3. haftasinda ilk paylasacagi storymizi planlamis, beni tek cektigi bi foto vardi o. Hadi artik ben foto paylascam falan diyor shshsj.
Arkadaslarina (ve ortak is gecmisimiz oldugu icin ortak arkadaslarimiz da var haliyle ve ben onay vermemistim) bahsetmeye baslamis birlikteyiz diye, anneye kardese soylenmis falan. Yurt ici yurt disi tatil hayalleri kuruyor bir yandan. E dedim biz daha birlikte degiliz flort ediyoruz? Biraz rahatsiz edici.
Bir tik ilerisi olarak sizinkinde “riza olmadan” paylasma var. Bence dogru degil cunku iliskiye baslamis olsaniz bile yine de bi sorulur. Ikinizin fotografi ya sonucta? Ozel hayat nihayetinde. Ben istemezdim mesela dur bi yigidim diye.
Cabuk yukselip cabuk mu dusuyor, bu durtusellik ne ola ki, her duyguyu fazla yogun mu yasiyor ya da burda ozne ben degilsem, adam kendi hayalini, bu hayali gerceklestirebilecegi gorece uygun birini bulunca yasamaya mi basladi diye diye sorgulamalara giriyor insan haliyle..
0
mor oje
(17.09.24)
buna erkek tarafi olsa buyuk ihtimal sevinir, hatun tarafi kizabilir. buyuk ihtimal kizar.
0
cooperr
(17.09.24)
Rahatsız olurum. Niye bu telaş, kime ne gösterme derdinde diye düşünürüm. Ciddi düşünmek böyle bir şey değil.
0
asteriks
(17.09.24)
Sevgili değil, daha flört ediyorken bana sormadı diye bir rahatsız olurdum.
0
nawar
(17.09.24)
Seviştik mi? Evet. Kız arkadaşım mısın? Evet. Erkek arkadaşım mısın? Evet.
You may proceed.
Bu yaşanmamışsa, rahatsız edici. Bitiririm yüksek ihtimalle.
0
gabe h coud
(17.09.24)
Insta hikayesine koyabilir, ondan rahatsız olmam da WhatsApp profil fotoğrafı ne oluyor? O Baya rahatsız ederdi
0
kullanicadi
(17.09.24)
Oha amk manyağa çattik derim
0
abuzer
(17.09.24)
Sevinirdim
0
NowWeAreFree
(17.09.24)
Başkasına nispet olsun diye yapıyordur.
0
Kahvedesu
(17.09.24)
flörte olan hisse bağlı. bazısına baya tutulabiliyor insan öyle tutulduğum heyecanlandığım bir flörtse sevinçten havalara uçardım. ama bi bakalım nasıl biriymiş hoşlanır mıyım sever miyim acaba diye düşündüğüm bir flörtse rahatsız olurdum dur ya daha ne olduk ki derdim. birilerine mesaj vermek için beni kullanıyor mu diye bir soru işareti de olurdu.
0
semaforo de medianoche
(17.09.24)
aşırı aşırı rahatsız olurum ve kaldırmasını isterim.
0
deartheodosia
(17.09.24)
Buraya başlık açıp sorduğuna göre sen rahatsız olmuşsun. İyi düşün, bu tarz olaylar her zaman denk gelmez. Çok güzel bir başlangıç olabilir ancak karşı tarafa fotoğraf olayını açarsan herşey başlamadan bitebilir.
kullanıyorsanız neden kullanıyorsunuz. gizlilik açısından rahat bir program mı
kullanıyorsanız neden kullanıyorsunuz. gizlilik açısından rahat bir program mı
0
benibulmanlazim (16.09.24)
kullanmıyorum, whatsapp yetiyor. mit ajanı mıyım sanki ne gizliliği :D
0
NowWeAreFree
(16.09.24)
İş nedeniyle yüklemek zorunda kaldım ama ihtiyacım kalmayınca sildim Telegram bana Android işletim sistemi gibi geliyor 1 gram bile güvenim yok ama içgüdüsel olarak yok bi şey bildiğimden değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.09.24)
Kullanmıyorum.
0
rock n roll
(16.09.24)
toplu sohbet için kullanıyordum yalnızca, sonra hata vermeye başladı ve sildim. bi daha da yüklemedim, kullanmıyorum. whatsapp yetiyor, ona bile yetişmekte zorlanıyorum gruplar falan.
0
deartheodosia
(16.09.24)
Güncel kitapların pdf lerinin paylaşıldığı 3-4 gruba katıldım, telegramı sadece tablete kurdum fakat girer girmez arkadaşlarımdan oo sen de mi telegrama geldin ;) mesajları geldi sanırım illegal işler için oldukça yaygın
0
grimavi
(16.09.24)
sohbet için değil ama kanalları için kullanıyorum. özellikle işim için yararlı birçok kanal var. e-kitap, oyun-uygulama apk, yazılımlar vb her şeyi bulabileceğin kanallar var. en güzel yanı telefon numaranı vermeden iletişim kurabilmek.
0
my fault
(16.09.24)
Bir grubumuz var. Telegram daha kolay. Numaranı paylaşmıyorsun.
0
Kahvedesu
(16.09.24)
kullanmiyorum, iranlilarin ezici cogunlugu whatsapp yerine bunu kullaniyor.
0
cooperr
(16.09.24)
IRNA Türkçe, Sputnik gibi kanallardan haber takip ediyorum.
0
hebanon
(16.09.24)
kullaniyorum. beyimle gün ici iletisimimiz telegram üzerinden. bazi kanallara da üyeyim haber,görüntü vs takibi icin.
0
robert bosch
(16.09.24)
"özel" sohbetler için kullaniyorum su kilitli chat uygulamasini açip.
Bir de sticker'lari güzel. isteyenlere özelden verebilirim nickimi :D
0
Yourcousinmarvinberry
(16.09.24)
Hesabım var ama konuştuğum kimse yok. Haber, kitap vs. kanallarına üyeyim.
0
gabe h coud
(16.09.24)
10 yıldır kullanıyorum çünkü daha işlevsel. Genellikle kayipsiz dosya göndermek icin kullaniyorum. Bazen flörtle mesajlasirken kullandigim da olmustu stickerlari daha güzeldi.
0
ananiyimioguz
(16.09.24)
Bir arkadaşım ile konuşmak için kullanıyorum. Önce Discord kullanıyorduk sonra oradan kopunca buraya geçtik.
0
peki madem
(16.09.24)
incel memet bana mı laf çaktın sen bakimmm gigachadlar tarafından dominate edilmek isteyen omegalar eklesin
0
titanyum22
(16.09.24)
Kimse açıkça yazmamış samimiyetinize tükürük... Online tanışmanın ikinci basamağı olarak kullanıyorum, taraflar anonimlik kaygısı yaşamadan iletişimi rahat sürdürebiliyor.
Merhabalar,2018 model Citroen C3 aracım var ve lastiklerini yenilemek istiyorum. Ancak hangi markanın ya da ölçülerin uygun olacağı konusunda pek bir fikrim yok.Genel olarak Continental lastikleri hakkında olumlu yorumlar gördüm ama emin olamıyorum. Birilerinin ölüp bittiği bir model/marka için baş
Merhabalar,
2018 model Citroen C3 aracım var ve lastiklerini yenilemek istiyorum. Ancak hangi markanın ya da ölçülerin uygun olacağı konusunda pek bir fikrim yok.
Genel olarak Continental lastikleri hakkında olumlu yorumlar gördüm ama emin olamıyorum. Birilerinin ölüp bittiği bir model/marka için başkaları sen ne anlarsın arabadan deyip tam tersini söylüyor. Aradaki ufak farklılıkları anlayabilecek kadar iyi bir şoför değilim. Benim için önemli olan, yaz ve kış mevsiminde güvenle kullanabileceğim, bizi üzmeyecek bir lastik bulmak :)
Ayrıca seçtiğim markanın bana yakın bir bayisine direkt gitmeyi planlıyorum. Bir model ve ölçü belirtmeden onların tavsiyelerini istesem ve değiştirmelerini rica etsem dolandırılma ihtimalim nedir sizce?
Hepinize yardımınız için şimdiden teşekkür ederim,
0
miss fahrenheit (16.09.24)
Lastiğin okunaklı fotosunu çek daha net yorum yapabiliriz ölçüleri yazar 220x46r17 vs gibi
0
basond
(16.09.24)
büyük markalardan herhangi birini alabilirsiniz (Michelin, petlas, continental, Lassa, Pirelli). Kullanırken hiçbir fark hissetmezsiniz. pahalı lastik daha uzun da dayanmaz, hiçbir farkı olmaz.
lastik ölçüsü lastiğin üzerinde 165 55 r15 gibi yazar. aynı ölçü olduğu sürece, istediğiniz lastiği takabilirsiniz.
bayiye gidince sadece ölçünün aynı olmasına dikkat edin. bazen bayiler yakın ölçülerde elinde kalanı itelemeye çalışır. yemeyin. bir de söktükten sonra balansını mutlaka yapsınlar. böyle tekeri hızlıca çeviren bir makinaya sokup, çekiçle bir takım küçük şeyler çakacaklar.
isterseniz internetten de alabilirsiniz. benim aldıklarım %10 civarı daha uygun olmuştu ama belli de olmaz tabi.
kolay gelsin.
0
babilfish
(16.09.24)
babilfish'in verdiği büyük markalardan petlas'ı en sona alın. çok daha kalitesizler diğerlerine göre. takım olarak aldım ve pişman oldum.
michelin, continental, pirelli vs. iyidir.
0
la traviata
(16.09.24)
lastik markasi olayi arabaci adamlarin feti$lerinden biri. kimi michelincidir, oburu onu gomer pirelli der, oburunu ikisini de gomer vs.
4 mevsim/yaz lastigi ise ben continenciyim, pirelli ile sansim pek yaver gitmedi denedim birkac kere.
ki$ lastiginde ise nokian ve digerleri olarak ayiririm.
petlas/lassa gibi markalari pek lastikten saymiyorum, almam.
0
cooperr
(16.09.24)
bu lastik işi çok karmaşık, arada kaldığınız lastiklerin test sonuçlarını internetten aratıp karşılaştırın, bir de yaşadığınız bölgenin iklim ve coğrafyasına göre lastik ihtiyaçları değişebiliyor, erzurum ile antalya için mesela farklı özellikte 4 mevsim lastik seçmek gerekir
0
gezegen olan pluton
(16.09.24)
şöyle söyleyeyim : continental için fiyat araştırıyordum, 5-6 yerden fiyat aldım, en yakın bayideki uygundu, 4.200 tl fiyat verdi. 2-3 gün sonra taktırmaya gittiğimde, fiyatı veren eleman dışarıda sigara içiyordu, yeniden fiyat sordum 5.300 tl fiyat verdi, "2 gün önce şuradaki arkadaş 4.200 tl fiyat vermişti" dedim, çağırdı elemanı birşeyler baktı, kampanya filan deken 4.200'den taktırdım.
continental tavsiye ederim.
4 mevsim tavsiye etmem. sonuçta ne deve ne kuş. yaz lastiğinden daha sert ve daha oluşklu olduğu için yaz lastiğine göre yol tutuşu daha kötü, üstelik yaz lastiğine göre daha gürültülü. kış lastiğine göre de daha yumuşak kalıyor ve hava soğudukça yol tutuşu da azalıyor.
0
altinci nesil caylak
(17.09.24)
Hepinize destekleriniz için çok teşekkür ederim. Herkese tek tek cevap veremiyorum sanırım buradan yazmak istedim.
@basond: Ölçülerine bakacağım. Yapamazsam sizden yardım rica ederim yine. Çok teşekkür ederim.
@babilfish: Farklı ölçülerde lastikleri takabilecekleri aklımın ucundan bile geçmemişti. Dönüşünüz için çok teşekkür ederim. İnternetten aldığım lastiklerin takılması için lastikçiye gittiğimde aradaki farkı benden işçilik olarak almazlar mı peki? Gidip yerinde yaptırsam daha az başım ağrır gibi hissettim.
@la traviata: Sanırım Continental ile devam edeceğim. Artık model seçimini de bayinin yardımını isteyerek yaparız. Sanırım en önemli olan ölçüler
@cooperr: Tecrübelerinizi paylaştığımız için çok teşekkür ederim. Keşke yazarken bu da iş görür ama benim daha rafine zevklerim var falan diye yazsalar :) boşu boşuna çekindim galiba.
@gezegen olan pluton: Gerçekten gereksiz bir karmaşıklık var bence. Cevabınız için teşekkür ederim.
@altinci nesil caylak: Cevabınız için çok teşekkür ederim. Ben karda fazla araç kullanmıyorum. İstanbul'da da aşırı bir soğuk da olmuyor gibi. Ama halimden anlayacağınız üzere bu işten pek anlamıyorum. Ayrıca mevsim geçişlerinde lastikleri değiştirip onları bir de muhafaza etmek bana ekstra problem gibi geliyor. Yağmurda soğukta da bana sıkıntı çıkarmasın kafam rahat olsun istedim.
0
🌸miss fahrenheit
(17.09.24)
@miss Fahrenheit: çoğu online satış platformunda montaj seçenekleri var. ona göre bakarsınız. en son 2 ay önce 4 lastik sök-balans-tak işlemine 750 lira ödedim, kıyas yaparken aklınızda bulunsun.
bu arada, çoğu bayiden telefonla fiyat sormak normaldir, isterseniz öyle de yapabilirsiniz.
Videolara şöyle bir baksanız yeterli. Bana bu kişi misojinist geldi.
0
pembediken (13.09.24)
Linkler kurbağa olmuş
Edit: Adam dandik bi redpill ci
Ekstra yorumum kadınlar şöyledir kadınlar böyledir diye düşünce kalıplarına girdikçe erkekler şöyledir erkekler böyledir diye düşünce kalıbındaki kadınlara denk gelinir, düşünce tarzımız bulunduğumuz arkadaş grupları bizi bir sonraki romantik ilişkimize ulaştırır, bu ortamlar aslında önemli bir filtre görevi görüyor
Daha özgün bir düşünce tarzımız varsa yine böyle özgün düşünen insanlara ulaşırız. Bahsettiğim mistik bir şey değil tamamen çevre ve bağlantılarla ilgili
0
grimavi
(13.09.24)
Gevrek gevrek konuşarak ilişki tavsiyesi veren bu acayip erkeklerin kanallarını neden takip ediyorsunuz, ben de onu anlamıyorum. Başka modeller de bunun aynısından. İki kadın tarafından reddedilip bir kadınla ezkaza seks yapınca ilişki, daha doğrusu kadın gurusu oluyorlar aniden. :D Video başlıklarına bakmak yeterli izlememek için, bir de dinleyip çıkarım yapamayacağım.
0
moonie
(13.09.24)
@moonie takip etmiyorum tabi denk gelip baktım. adamı yorumlarda desteklemişler hatta.
0
🌸pembediken
(13.09.24)
Allah akıl fikir versin diyorum. Iyi ki benim gencligimde böyle mal mal konusmalar yoktu vallaha bunlara inanip bunlarin yolundan gitsem neler olurdu acaba...
0
logisticsmanager
(13.09.24)
baskalarindan iliski tavsiyesi alinmaz cunku herkesin yogurt yiyisi farklidir. oturup bunlari dinleyip kulak asanlara aciyorum, buyuk vakit kaybi.
0
cooperr
(13.09.24)
Redpill'in dandirik ön yargılarına ve sosyalleşme sorumluluğunu yerine getirmekten aciz olunduğu için açılan yaraların çığlıklarına bilim diyen ama bilimin önerdiği şizofreni ilaçlarını bir türlü kullanmayanları görüyorum. :d Bu kanallardan akıl alıp neden bir türlü kadın bulamadıklarını, yanlışlıkla buldukları kadınlarla da neden ilişki yürütemediklerini sorguluyor ve kadınlara tekrar düşman oluyorlar çünkü tek suçlu tabii ki kadın. Bence sorun yok, erkek erkeğe birbirlerini eğlemeye devam etsinler.
0
moonie
(13.09.24)
Mizojini ile alakasi yok.
Her isine gelmeyen yorum duyuldugunda etiketlemek de en kolay çözüm artik.
0
Yourcousinmarvinberry
(14.09.24)
@yourcousin motor, kaşar, patlak, paragöz, ilgi ***spusu gibi kadınlar hakkında çirkin ifadeleri var.
Sinan Ogan 90lı yılların başında devlet görevlisi olarak yurt dışındaki 1 maaşıyla yurt içinde 1 ev alabildiğini söylemiş. Bu nasıl bir maaş skalası?https://x.com/haberaktifcom/status/1834455328261283867
Sinan Ogan 90lı yılların başında devlet görevlisi olarak yurt dışındaki 1 maaşıyla yurt içinde 1 ev alabildiğini söylemiş. Bu nasıl bir maaş skalası?
Azerbaycan'ın bağımsızlığı sonrasında Elçibey'in cumhurbaşkanlığı ofisinde bir süre çalışmıştır. 1992-2000 yılları arasında TİKA Azerbaycan temsilcisi oldu. Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) Rusya Ukrayna Araştırmaları Masası başkanlığı yaptı.
0
cek
(13.09.24)
Asam vakfa ait olduguna göre Tika'dan bahsediyor olmalı. 92'de Istanbulda 100m2 ortalama bir ev 50bin$ civarı. Hadi başka yerde ortalama altı bir ev 25bin$ olsun ki düşük yazdım çünkü iki maaşın lüks eve denk geldiğini söylediği için kastettiği ortalama altı ev olamaz. Tika yurtdışı ülke temsilcisine ayda 25bin dolar net maaş mı veriyor?
0
🌸osssy
(13.09.24)
Azerbaycan'da 90'da devletin 10bin dolar maaş verdiğini düşünüp bunda bir anormallik yok mu diyorsun yani?
0
🌸osssy
(13.09.24)
2000 ocakta 5T ve 5bin kisi, ayda ort. 9bin dolar maaş yapıyor. Azerbaycan ortalama pahalılığın altında ve tika standart diplomasinin dışında. 92'de dahi bu maaşı alsa ortalama ev için en az 3 maaş lazım olmalı.
0
🌸osssy
(13.09.24)
Daha nasıl data orient isterdin? Istediği evi almak/almamaktan bahseden kim?
0
🌸osssy
(13.09.24)
Yazdım ama bakamadın sanırım
0
🌸osssy
(13.09.24)
Sinan'in yakin zamandaki manevralarindan sonra hicbir dedigine inanmamak lazim oncelikle.
dovizle kazanan bir memur, ekstaralari falan da ekleyince 1 aylik maasla degilde 3 aylik maasla anadolu'da gunumuzde de alir.
0
cooperr
(13.09.24)
kuyruklu yalan.
yurtdisinda devlet harcirah veriyor. gunluk $100. ayda $3000 yapar. hadi lojmani susu busu karsilaniyor hic harcamiyor desek ayda $3k para. bu ulkenin sartlarina gore belirlendigi icin turkiye'nin oynak ekonomisinden bagimsizdir. yani hep $3k karsiligidir bu tarih boyunca.
ha $3k'ya turkiye'de ev alinabildigi bir donem olmus mudur bilen varsa soylesin. ben sanmiyorum.
yalan soyluyor yani. ben top tech sirketlerinden birinde calisiyorum 2-3 yildir amerika'da. istanbul'da iyi bir muhitte yeni ev alamiyorum.
Markette parası çıkışmayan çocuğa yardım edilmeli mi edilmemeli mi?
ananiyimioguz
Bazen markette kasada beklerken veya tam kasadan ayrılacakken kucuk bir çocuğun parasinin yetmediği durumlar oluyor. O da üzülüyor, ya bırakıyor ya da değiştiriyor falan. Araya girip üstünü ödemek istiyorum. Ama bu cocugun gelisimi acisindan saglikli midir bilemedim. Yani pedagojik acindan saglikli
Bazen markette kasada beklerken veya tam kasadan ayrılacakken kucuk bir çocuğun parasinin yetmediği durumlar oluyor. O da üzülüyor, ya bırakıyor ya da değiştiriyor falan. Araya girip üstünü ödemek istiyorum. Ama bu cocugun gelisimi acisindan saglikli midir bilemedim. Yani pedagojik acindan saglikli midir? Bu bir öğrenme süreci aşamasıdır ve karışmamak mı lazım? Ama yardim etsem mutlu olacak ve iyiliği de görecek, ileride o da birisine yardim edecek belki. Nasil davranmak lazim?
0
ananiyimioguz (09.09.24)
Ben normalde vicdansız bir insanımdır sokak hayvanları dışında hiçbir şeyi düşünmem çocukları da sevmem ama markette öyle bir şey olunca otomatik olarak "kardeşim ben öderim" diyorum kasiyere niye öyle oluyor bilmiyorum ama sağlıklıdır sağlıksızdır çok da umurumda değil açıkçası.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.09.24)
İki kez yardım ettim. Duygu sömürüsüyle dilenme sektörü oluşturacağına inandığımdan vazgeçtim.
0
Mirket
(09.09.24)
Bu kadar realist olmaya gerek var mı ya çocuk 2 ekmek almış canı çikolata çekmiş onu da almış ama parası çıkışmamış, bu çocuğun çikolata parasını ödeyince "vay keriz" deyip bir aşama ileriye götürerek "o zaman ben dilenip daha çok para kazanayım" diyerek dilencilik yapmayacaktır bence, paranız o kadar tatlı gelmez kimseye.
0
Bir ben var benden şurada
(09.09.24)
Eğer izin verirsen... minvalinde konuşmak lazım çocuklarla. Yani şu da ihtimal dışı değil, ödersiniz, gidip evde anlatır, azar işitir... sormasanız da bu ihtimal var da, mesela direkt odeyivermek bence biraz yok saymak da oluyor. Belki vazgececek, belki harçlığını biriktirmisti, yarın alacak, belki yanina para alirken yanlis saydi parayı... vb. bence en iyisi sormak ve izin istemek.
0
encokbenisevinnolur
(09.09.24)
Denk gelme sıklığına bağlı. Bunu mesleğe çevirip enayi parası yiyen çok. Gerçi öyle bir durum olsa sonrasında kasiyer kesin bir şey der. Onun dışında kesinlikle yanlış bir durum olduğunu düşünüyorum. 13+ olsa neyse ama aksi durumda çocuklara, yabancı büyük insanların maddi yardımcı olabileceğini gösteriyorsunuz. Bugün siz iyi niyetli olarak üstünü tamamlarsınız yarın benzer beklentide karşılığını isteyen bir "büyük" çıkar. Dünya hayalinizdeki kadar masum değil.
0
nawar
(09.09.24)
gereksiz. parasinin yetecegi aburcuburu alsin. hepimiz bu yasimizda dikkat ediyoruz butce, harcama vs.
bir de bu kac yasinda cocuk. normalde markette alisveris yapacak yastaki cocugun kasaya gelmeden once neyin ne kadar tuttugunu hesaplayabilmesi lazim.
0
hot potato
(09.09.24)
edilmemeli. paran yoksa alamazsin. bunu cocuk yasta ögrenemezse sonra daha cok üzülür. bu benim fikrim tabii sadece.
ona verilen parayla yetinmesi lazim. o para ona az geliyorsa da calismasi gerek.
0
robert bosch
(09.09.24)
Pedagoji falan, mahelle baskısı dinlemiyorum. kanımızda var yardım etmek. ben anında ödüyorum. Bir kaç kez denk geldim böyle.
Çocuğın gelişimine yardımcı olacaksa bayramda da harçlık vermeyelim Kazanmayı hayata tutunmayı kendi öğrensin o halde(!)
Burada çocuğun manen gelişime yardımcı olacak şey beleşe konması değil, büyüdüğünde onunda zorda kalan birine yardım etme hissinin şiödiden uyanmasıdır.
0
diyecevaplandı
(09.09.24)
hiç denk gelmedim ben ama gelsem öderdim.
0
floydian
(09.09.24)
Tabii ki. Büyüyünce bile insanın aklında kalıyor böyle şeyler. Sevgi dolu anıları olsun.
0
visnebahcesi
(09.09.24)
Yardım edilmemeli bence. Burada ben yardımcı olurum, parasını öderim diyen arkadaşlar sizler bence iyi insanlarsınız ama o çocuğun karşısına her zaman sizin gibi insanlar çıkmayabilir. O çikolatanın parasını ödemek yoluyla o çocukla iletişim kurup kandırmaya çalışan bir sapık da çıkabilir karşısına. Çocuk tanımadığı birisinin ona çikolata ya da herhangi bir ihtiyacını alabileceği fikrini kafasında normalleştirmemeli.
Annelerin ve babaların da özellikle çocuklarına her fırsatta tanımadığı kişilerle konusmamasını, soru sorarsa cevap vermemesini ve ona herhangi bir şey almayı teklif ettiğinde kabul etmemesi gerektiğini öğretmesi lazım.
Bir de istediğimiz bir şeye her istediğimiz anda sahip olamıyoruz. Bazen bunun için yıllarca mücadele etmemiz gerekiyor ve bazen ne yaparsak yapalım sahip olamıyoruz. Bu vesileyle bunu da öğrenmiş olur. Çünkü hayat o çocuğa da prens / prenses muamelesi yapmayacak.
0
rock n roll
(09.09.24)
Valla keşke bana da küçükken markette, bakkalda param çıkışmadığında yardım eden birileri çıksaydı, o zaman eve geldiğimde işçi babamı görüp üzülmezdim belki o kadar. Eminim ki yıllar boyu gülümseyerek hatırlardım böyle yardım eden biri olsaydı. Bu tarz garibanlık hissettiren anlar bence daha travmatik bir çocuk için. Ben o yüzden şu an markette denk geldikçe güzel bir üslupla yardımcı oluyorum gördüğüm çocuklara.
Şimdi geriye dönüp bakınca görüyorum ki, garibanlık anları çocukluk hatıralarında büyük yer kaplıyor ve aksine inanın sizin dediğiniz şey pedagojik yönden olumsuz etkilemez çocukları.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(09.09.24)
Anasının babasının sorunu beni ilgilendirmez. ben yardım etmem.
0
my fault
(09.09.24)
banane yav. ayrıca benim çocuğuma da yardım edilmesini istemezdim. bu sefer alışkanlık haline getirebilir. sezercik filmlerini azaltın amcalar
0
titanyum22
(09.09.24)
@ diyecevaplandı, evet hatta artık bazı çocuklar özellikle de bayramlarda akrabaları para olarak görmeye başladılar. akrabaları göreyim ziyaret edeyim değil para alalım kafasında olan çok çocuk var.
bir keresinde bir misafirlikteyim, kimsenin yanında nakit yokmuş. ziyarete gelen akraba çocuklar geldiler el öptüler falan, sonra kimse para vermedi diye ağladılar.
bunda yetişkinlerin de sıkıntısı var. sen sevgi verme, bağ kurma, sadece ne istiyorsa onu al, ayda yılda bir gördüğünde de sadece para ver, başka bir sorununu çözme, derdini dinleme, yanında olma... e çocuklar da seni para olarak görür tabi.
meraklı konuşkan çocuk da pek kalmadı. sohbet etmiyorlar, soru sormuyorlar. tüketim toplumu çocuklarından ne bekliyoruz ki.
0
🌸ananiyimioguz
(09.09.24)
gelişimsel açıdan annesi babası abisi yapsa sıkıntı, ama siz yapsanız sizdekinin tesiri tatlı bir anı olarak kalabilir. geilşimse derdiniz yapabilirsiniz, ama yapmazsanız da hayata dair güzel bir tecrübe öğrenecek çocuk, o da kötü bi senaryo değil.
0
damba
(09.09.24)
ben yardım etmem.
0
abelardo
(09.09.24)
Hayir etmem.
Biz de çocuk olduk ki çocukken market vs bilmezdik bile hiç. Ne aliyorsak ya hesabini yapardik(sonraki yaslarda) ya da veresiye yazdirirdik.
O yüzden kasada çocuklara yardim etmeyi vs çok cahilce buluyorum.
0
Yourcousinmarvinberry
(10.09.24)
olm ben yardim ederim diyecektim de yorumlari okudum, baya moralim bozuldu.
bence turkiye harbiden bombok bir yere dogru gidiyor, eskiden boyle seylerin mevzusu bile olmazdi.
0
cooperr
(10.09.24)
ben pinti biriyimdir ama bu durumda ederim. dilenciye para vermem asla. bu durumda süreç doğal ilerliyor. çok şüphelenmedikten sonra yardım ederim
0
ferenc
(10.09.24)
çingene çocukları hariç yardım ediyorum ederim. neden çingeneler hariç? çünkü onlar o tarz işleri meslek olarak yapıyorlar.
0
nuisance2
(10.09.24)
Market alışverişlerini genelde uygulamalar üzerinden yaptığım için pek denk gelmiyorum ama denk gelirsem veririm ya o kadar da değil. Hayatımda bi tane bile dilenciye para vermedim de bi çocuğun alacağı çikolatadan duygu istismarı edileceksem de edileyim yani ki ben de çocukları pek sevmem
0
nundu
(10.09.24)
Ben yardım etmiyorum. farklı bir şey yapıyorum. bakıyorum eğer sıradaki çocuk abur cubur almış, yani evden sipariş edilmiş bir şey almıyorsa, çikolata, cips, gazoz vb. şeyler varsa elinde soruyorum, sen mi yiyeceksin onları diye, evet derse tamam geç koy poşete para verme, harçlığın sana kalsın çok da bunlardan yeme deyip gönderiyorum çocuğu, kendi alacaklarımla birlikte kasiyerden geçmesini rica ediyorum. çoğunlukla okul çıkışı çocuklar eve gitmeden giriyor marketlere kalan harçlıklarını abur cubura yatırıyorlar. o saatlerde denk geliyorum ben. dilenciye bir şey verirken bile başımın gözümün sadakası olsun tadında bir karşılık beklerken, bir çeşit beklentiye girerken, burada bir çocuğu mutlu etmek kadar anlık ve soyut bir beklentinin bu iş için yeterli olduğunu düşünüyorum. fazlası samimi değil, çıkar hesabı.
0
erty_ksk
(10.09.24)
Arkadaslar çok duygusal insanlarsınız ben de aşırı duygusal biriyim ama çocuklarımızı koruyabilmemiz için bazen duygusal değil de biraz daha katı olmamız gerekiyor. Çocuklar, kim iyi niyetli kim kötü niyetli bunu ayiramazlar. Senin iyi niyetli yaklaşımın o çocuğun kafasında herkes iyi niyetli algısı yaratabilir herkese guvenebilirler. İşte sıkıntı burada başlıyor. Hiç kimsenin çocuğunun çikolata, meyve suyu parasını ödemeyin. Annesi ve babası çikolata, meyve suyu alamiyorsa da bir zahmet dünyaya çocuk getirmesinler. Bunu aşağılama amaçlı söylemiyorum, bu hayatın gerçeği. Ben çocuğuma meyve suyu bile alamayacak durumdaysam dünyaya çocuk getirmemeliyim. Çünkü basit bir çikolata, meyve su vs. bunları bile alamiyorsam ben hiçbir şeyi alamam.
Çocuklarımızı koruyabilmemiz için bütün duygu ve davranış biçimlerimizi tekrar gözden geçirmeliyiz. Bazen katı olmak iyidir.
0
rock n roll
(10.09.24)
ben soyle yapiyorum. posetlerimi doldurmama yardim etmen karsiliginda ben de sana yardimci olurum diyorum. kasadan posetlere doldururken posetimi tutarsa cikarip ustumde ne kadar bozuk varsa 30/40 veriyorum calistigin emegin karsiligi diye. boylelikle bir seyler alabilmek icin para, o parayi da elde edebilmek icin karsiliginda emek/zaman vermesi gerektigini de ogrenmis oluyor.
bos dilenenlere asla bir sey vermem. ama su satan mendil satanlar olursa onlara da okeyim.
0
turbo sadık
(10.09.24)
rock n roll sen bizi neden ikna etmeye çalışıyorsun ki bizim için doğru olan bu senin doğrun oysa sen yardımcı olma insanlara, biz olmak istiyoruz bizim vicdanımız görmezden gelmeye izin vermiyor sanki ülkemizde her şey çok doğru çok süper de parası çıkışmayan çocuğa yardımcı olmak hatalı oldu hayret bişi.
0
Bir ben var benden şurada
(10.09.24)
@bir ben var benden şurada; bazı konularda ikna etmek zorundayız insanları. Çünkü bazı doğrular, pedofili denen sapıkların işine yarayabilir. O çocuk istediği şeyi alamayıp kasada bırakmak zorunda kaldığında emin ol ben de üzülüyorum ve senin zannettiğin gibi vicdansız değilim hatta tam tersi aşırı vicdanlı bir insanım. Hiçbir şeyi de görmezden gelmiyorum.
Sen iyi niyetli yaklasirsin çocuk bir yabancının ona gerektiğinde çikolata alabileceği algısını onda oluşturur yarın sapikla karşılaştığında onu da iyi zanneder.
0
rock n roll
(10.09.24)
İlkokuldayken bi kere dolmuşa param olduğunu sanarak binmiştim ve 50 kuruşum çıkışmamıştı. Yanimda oturan adam sağolsun tamamladı, neredeyse 30 sene geçmiş hala unutmam o anı. Çok utandım ama çok da minnettar kaldım. Bana denk gelse o anı hatırlayıp yardım ederim.
Optik gözlük çerçevesi ve camı nasıl seçiyorsunuz?
anaphylacticshock
Merhaba, Yaklaşık 30 yıldır gözlük kullanıyorum. Gözlerim orta derece miyop astigmat. Bu zamana kadar almam gereken ya da azıcık ilgimi çeken her şeyi didik didik araştırıp aldım. Ama gözlük çerçevelerimi ve camlarını şimdiye kadar hiç araştırmadığımı yeni farkettim. Optikçi hangi tür cam önerirse,
Merhaba,
Yaklaşık 30 yıldır gözlük kullanıyorum. Gözlerim orta derece miyop astigmat.
Bu zamana kadar almam gereken ya da azıcık ilgimi çeken her şeyi didik didik araştırıp aldım.
Ama gözlük çerçevelerimi ve camlarını şimdiye kadar hiç araştırmadığımı yeni farkettim.
Optikçi hangi tür cam önerirse, önüme ne çıkarırsa onu aldığımı anladım.
Şimdi yeni bir gözlük almam lazım. Bu sefer bu konuda biraz araştırma yapmak istiyorum.
Siz gözlüklerinizi nasıl seçiyorsunuz?
Cam türleri konusunda bir bilginiz var mı?
Ne tür gözlük camı tercih ediyorsunuz ve niye? (Organik, normal, inceltilmiş, colormatik vs)
Gözlük camı ve çerçevelerinde hangi markaları tercih ediyorsunuz?
NOT: Ben uzun zamandır göz gruptan aldığım rayban kemik çerçeveyi kullanıyordum ama maalesef çerçevem kırıldı.
Şimdi 3 tane yeni gözlük yaptıracağım. Biri kendime ve ikisi de anneme. Bu 3 gözlük için toplamda 15.000 bütçe ayırdım. Orta ve üzeri kalitede olsunlar istiyorum. Sizce bu bütçe az mı çok mu?
Bir de rica etsem Ankara'da kaliteli, güvenilir optikçi önerebilir misiniz?
0
anaphylacticshock (08.09.24)
zeiss in en iyi cami+yuzune yakisan en hafif gozluk. atasunun cerceveleri daha uyguna geliyo ayni markalar optikcilerde daha pahali olabiliyor ama atasunda zeiss yok
ben ince gozluk cok sevmedigim icin tom ford a takildim en son
0
ala09
(08.09.24)
Camlarda yerli markalarda var, ithaller de. Her gözlükçü anlaşmalı olduğu bir iki yerli, bir iki de ithal cam markası ile çalışıyor. İçeri girer girmez çalıştığı markaların ne kadar iyi olduğunu anlatmaya başlıyorlar.
İthal camın en iyisi Zeis. Ön taraftan ışığa tutup bakınca Z amblemi görünüyor. Görüş kalitesi diğer markalarla kıyas kabul etmez. Tabi kendi içinde de birkaç farklı modeli var. Ve pahalı.
İnceltilmiş cam büyük numaralarda elzem. 7x24 suratında ekstra ağırlık taşımak istemiyorsan şart.
Kolormatik cam bana hep malum bir kitleyi çağrıştırmaktadır. O yüzden tercih etmem. Şurada değinilmiş.
bende hipermetrop ve astigmat var. yıllardır hep zor çerçeve seçtiğimden en dandik minik şeyi alıp geçiyordum. bu sene ilk defa büyük bir çerçeve beğendim ve görüşümün daha bi iyileştiğini fark ettim. meğerse hipermetropta camın büyüklüğü görüşünü etkiliyormuş. bir de ne kadar inceltirsen o kadar kalitesizleşiyor görüş.
0
neira
(08.09.24)
Zeiss da kullandım yerli de Hoya da. Bence Zeiss parasına değecek kalitede değil. Yerli de çok kalitesiz. Hoya kullanın.
0
Mcfly
(08.09.24)
Bende 25 yıldır gözlük kullanıyorum. Eskiden mahalledeki gözlükçüden yaptırırdım en son 3 yıl önce atasundan yaptırdım. O zaman %50mi %70mi indirim vardı. Seiko cam yaptırmıştım. Bu süre zarfında memnun kaldım. Daha önceleri hawk ve hoya camlar kullanmıştım. Onlarda zamanla hep kaplama soyulmaları olmuştu. Seikoda bu olmadı. Hoya markasıda tercih edilebilir nispeten kaliteli camlar üretir. Gözlükteyse cam numara yüksek olduğu için çerçeveli ve nispeten kalın çerçeveli gözlükler tercih etmem gerekiyor. Ray-Ban, Emporio Armani kullandım. Çoğunlukla mağazada hangi modeller varsa onlara göre tercih ediyordum.
Numaranın yüksekliğine göre camda inceltme yaptırmak önemli. Fakat inceltme katsayısı arttıkça fiyatta bir o kadar artıyor.
Benimde sanırım numaran ilerledi ama cam fiyatlarından korktuğum için değiştirmeye cesaret edemiyorum.
0
my fault
(08.09.24)
oncelikle asla asetat (plastik) gozluklere binlerce lira para vermem. titanyum modeller oluyor cok hafif metal gibi degil. hatta bulabildigim en iyi marka (bkz: rejkjavik eyes) ama avrupa'da bulunuyor turkiye'den almak zor. amerika'ya bile zor getiriliyor.
cam konusuna gelince cam teknolojisi cok basit bir teknoloji 17. yy'da insanlar evlerinde optik cam isliyorlardi. en fazla kaplama teknolojileri farklidir ama onda da cok onemli degil. zaten butun camlar ciziliyor.
hoya zeiss'ten ucuz bir farki da yok. camda hoya iyidir.
cerceveye gelince dedigim gibi biraz pahali nis modeller var. ama titanyum odakli calisan rejkjavik, masunaga, ic berlin gibi markalar bu isin citasini temsil ediyor. daha uyguna da titanyum bulabileceginizi dusunuyorum.
0
antikadimag
(08.09.24)
cam markaları umrumda değil. zengin değilim ben. ucuzuna bakıyorum. çünkü 12 yaşımdan beri kullanıyorum ve sürekli de numaram artıyor.
çerçeveyi yüzüme yakışan bir tane seçiyorum, onda biraz paraya kıyabiliyorum. ama öyle 10 20 bin değil tabii ki.
neyse işte. yine numaram artmış. 4.50 miyop.
geçen sadece cam almaya gittim çünkü çerçevem sağlam daha.
başladı 23 binden. çüşşş dedim içimden. neymiş yabancı kaliteli cam markasıymış. numaram da çok yüksekmiş inceltmesi pahalı olurmuş.
başka bir yere gittim. o da 23 binden başladı daha ucuz seçeneklere göre sıraladı.
hazır camlar varmış onlar en ucuzuymuş ama o kadar da düşmeyeyim dedim. 7500 tl'ye cam aldım. bombeli ve düz seçenekleri varmış. düz olan daha kaliteli ve iyi gösteriyormuş. ondan aldım. benim için özel üretildi, odak ayarlandı, çerçeveme göre kesim yapıldı falan. gayet de inceltmişler. mis gibi görüyorum işte.
mavi ışık korumalı almadım çünkü o renkleri sarartıyormuş.
bir de buğu önleyici vırt zırt özellikleri oluyor bu camların ama sormadım. cidden daha fazla para veremezdim. göreyim yeter.
0
art cat chocolate
(08.09.24)
Pazarlığın en pis döndüğü iş kolu sanırım bu.
İlk anda söyledikleri fiyatın tam yarısına ikna oluyorlar.
En azından İzmir'de benim tecrübem böyle.
0
Mirket
(08.09.24)
Hoya'nın birinci kalite olanını alın ama. Miyopta Hoya çok iyi.
0
istanbul gecesi
(09.09.24)
valla hocam herkes uçmuş burada hoya, zeiss, seiko falan diye evet iyidir onlar ama fiyatları yüksek. orta - orta üstü diyebileceğim bir cam markası var optovision. ben memnunum. tavsiye ederim bir araştırın.
çerçeve olayında tavsiye edebileceğim tek marka var o da persol. evladiyelik çerçeve üretir. el yapımıdır, gerçekten italyandır. şöyle diyeyim zeiss + titanyum çerçeveye 25 bin tl'den kapı açtılar. persol + optovision 'a 8 bin tl verdim.
Ben 3 optik gözlük için 15.000 bütçe ayırdım. Ama belli ki az gelecek.
Bu zamana kadar hep rayban çerçeve kullandım. Rayban çerçeveler hiç böyle uçuk rakamlar değildi ki aslında o da üst segment bir marka.
Cam markasına ise açıkçası hiç dikkat etmedim.
Bahsettiğiniz rakamlar inanılmaz yüksek.
Evet kaliteli olsun istiyorum ama bu rakamlar çok uçuk.
Yakın zamanda rayban çerçeve almış birileri var mı? Kemik çerçeve fiyatları nasıl?
Hoya marka camı yazdım bir kenara. Camlarını hoya yaptırmaya çalıṣ̌acağım.
0
🌸anaphylacticshock
(09.09.24)
@delidir; persol de artik bir luxottica markasi.
@mirket: hakli. kar marji en yuksek sektor olabilir. ne soylerlerse yarisina inebilirsiniz. ki o bile cok pahali sirf ray-ban diye plastik gozluge ve cama binlerce lira veriyorsunuz. aslinda maliyeti cok cok dusuk bir sey gozluk.
0
antikadimag
(09.09.24)
Yüksek derece miyopum 20 yıldır gözlük kullanıyorum. İyi ve teknolojiyi takip eden bir optik bulmak önemli. Bazı kaliteli cam markaları var, camları onlardan alıyorum. Çerçeve olarak da hoşuma giden ve konforlu olanı tercih ediyorum. Bütçeyi çerçeveden çok cama kanalize etmek önemli
0
yuvarlanantencereninkapagi
(10.09.24)
Mobil olduğum için editleyemedim. Optik gözlük atasun'dan falan alınmaz. Odaklama sistemleri çok kötü ve ilkel. En azından orta ve yüksek numaralar için böyle.
Cam olarak novax önerebilirim yıllardır kullanıyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(10.09.24)
20 senedir gozluk kullaniyorum. incltilmis, organik, ve mavi isik filtreli aliyorum.
zeiss ile orta kalite cam arasinda cok asiri bir fark yok bence ama mevzu goz ve hergun kullanman gereken bir protez oldugu icin mumkun oldugu kadar iyi kalite cam almak lazim bence.
2 sene once bir goz hastanesinin altindaki gozlukcuden persol cerceve + zeiss cam icin 18bin tl fiyat almistim, oeeh cekmistim.
3 sete 15 bin butce ayirdiysan camlarin kaliteli olma olasiligi bence yok. cerceveler zaten cok pahali degil, fiyat camda ucuyor.
0
cooperr
(11.09.24)
Öncelikle en iyi cam olarak zeiss önerenlerin yanıldığını söylemek için geldim. Gözlükte en iyi cam markası Rodenstock'dur.
Cam ve çerçeve seçimi noktasında bütçeniz belirleyicidir.Buna göre araştırma yapmanızı öneririm.
Yani rasyonel olarak sanırım elbette denilecek ama sormadan da edemedim.:)Şimdi bir restoranda bir gün çalıştım, ortamı beğenmedim, yani personele 2.5 fanta bile çok görüldü, şaka değil bak sarı kola bile alınmadı. Verdikleri yemek de soğuk sandviç, ilk defa bu kadar değer vermemek gördüm, yani 9 sa
Yani rasyonel olarak sanırım elbette denilecek ama sormadan da edemedim.:)
Şimdi bir restoranda bir gün çalıştım, ortamı beğenmedim, yani personele 2.5 fanta bile çok görüldü, şaka değil bak sarı kola bile alınmadı. Verdikleri yemek de soğuk sandviç, ilk defa bu kadar değer vermemek gördüm, yani 9 saat çalışmaya bu mu?
Tabi ertesi gün gitmedim, mesaj attım, gelemeyecegim falan diyerek.
Şimdi sonuçta 1 gün çalıştım. Onun parasını isteyeyim mı, hiç verelim falan demedi. En geç önümüzdeki ay, 5-10 arası yatacakti.
0
fakat (06.09.24)
Acayip ikilemde kaldim, ben istemezdim sanirim. Ancak sunu da soyleyeyim, isverenin bunu sorgusuz falan odemesi gerekir diye dusunuyorum. Bir riske girdi size ise aldi, 1 guncuk kaybi var, ki kayip bile sayilmaz calistiniz sonucta.
0
mbond
(07.09.24)
1 gün çalıştığım bir işyeri olmuştu. 1 günlük sgk primini yatırmışlardı. ücreti yatırmamışlardı. ben de istememiştim.
0
abelardo
(07.09.24)
bence rasyonel cevap burda evet degil ama sen bilirsin :)
0
cooperr
(07.09.24)
1 gunluk ucret icin agiz kokularini cekmeye degmez.
0
antikadimag
(07.09.24)
İşten mazeretsiz kaçmışsın. İstesen bile vereceklerinden emin değilim
0
etna
(07.09.24)
Mutlaka ara sor. Yıllar önce 3 gün bir firmada çalışup ani kararla ayrılmıştım.
İki ay sonra aradılar içerde paranız var niye almıyorsunuz diye.
0
hebanon
(07.09.24)
boyle sacma ikilemler sadece bizim cografyaya ozgu sanirim. ara sor. muhtemelen vermeyecekler ve arkandan suna bak 1 gunun parasini bile istiyor diyecekler ama bu tamamen ortadogulu comar kafasi. 1 saat calissan bile hakkini isteyeceksin. sonucta o kadar belge, emek vs.. harcamissin.
0
buenosdias
(07.09.24)
kesinkli iban atıp talep ediniz. Emeğinin karşılığını her türlü vermek zorunda deneme süresi diye bir şey var iş hayatında.
0
cancoskn
(07.09.24)
Sigorta yaptiysa zaten sigortadan cikmak icin kagit imzalamaya gidicen o sirada da verilir para. Benim de 1 gun calistigim yer olmustu.
Ama orada sigorta da yoktu herhalde ilk gunden. O yuzden arada yasal bi sey yok. Vermez oyle biri ama iste tabii ki. Istememen sacma olur. Hatta iste, vermem derse ustele. Gene vermiyorsa da hakkim haram olsun de cik.
0
Kittie
(07.09.24)
Oluru bence şu, mesajla: Y tarihindeki 9 saatlik çalışmamın ücretini henüz gondermediniz, 9 saat çalıştım ve anlaştığımız asgari ücrete göre net ücret olan 75,56 TL'yi hesabıma göndermenizi bekliyorum. Aksi takdirde yetkili mercilere bildirecegimi bilmenizi isterim.
http://www.thingsmygirlfriendandihavearguedabout.com/Margaret in tum erkek arkadaslari aynasiz tiras oluyomus ta ki bu adama kadar. Ben de merak ettim toplumun cogu aynasiz mi tras oluyor? Bi narsisist ben miyim?
Margaret in tum erkek arkadaslari aynasiz tiras oluyomus ta ki bu adama kadar. Ben de merak ettim toplumun cogu aynasiz mi tras oluyor? Bi narsisist ben miyim?
0
lapaz (06.09.24)
Hiç duymadım böyle bir şey ve çok saçma geldi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.09.24)
Saçı sakalı 0 yaptığım zamanlar duşta el yordamıyla kontrol ederek tıraş oluyordum ama şekilli saç sakal yapacağım zaman ayna kullanıyorum
0
apocalipy
(06.09.24)
ayna olmadan favorilerini nasil simetrik yapacaksin?
0
hot potato
(06.09.24)
hic aynasiz tras oldugum olmadi herhalde ki 25 senedir tras oluyorum.
0
cooperr
(07.09.24)
30 yıldır sakal tıraşına ayna karşısında oluyorum. Saçı nadiren kendim keserken de yanlar için ayna kullanıyorum.
Arkadaşlar bir süredir eşyalara anlamalar yüklüyorum ve atmaya kıyamıyorum hem de ziyan oluyor diye üzülüyorum. Bir bira şişesi, bir bezelye konservesi ya da cips poşeti viski şişesi ne bileyim dondurma çubuğu atamıyorum. Nedense hep ziyan oluyor diye düşünüyorum ama tabii geri dönüşüm olsa atarım
Arkadaşlar bir süredir eşyalara anlamalar yüklüyorum ve atmaya kıyamıyorum hem de ziyan oluyor diye üzülüyorum. Bir bira şişesi, bir bezelye konservesi ya da cips poşeti viski şişesi ne bileyim dondurma çubuğu atamıyorum. Nedense hep ziyan oluyor diye düşünüyorum ama tabii geri dönüşüm olsa atarım geri dönüşüm kültürü bizde yok maalesef.
0
the sound and the fury (05.09.24)
Adres alalım belediye ekiplerini 3-4 ay sonra yollarız.
0
kimlanbu
(05.09.24)
TLC'deki çöp ev programlarını izlersen hemen hemen hepsi seninle kaygıları taşıyordu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.09.24)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet+1 Bezelye kutusu, cips poşeti ve dondurma çubuğuna ne gibi anlamlar yüklüyorsun? Bunlar hiçbir işine yaramaz at çöpe, bak evin çöp ev olur. Dondurma çubuğunu bedava çıktıysa atma sakın :)
0
rock n roll
(05.09.24)
Ekonomik kriz??? tetiklemis olabilir. Evet istifcilik :(
0
yuvarlanantencereninkapagi
(05.09.24)
bu psikolojik bir sorun.
0
mikahakkinen
(05.09.24)
Emin olun atınca rahatlayacaksiniz. Cam vb farklı poşetlere atabilirsiniz farklı malzemelerden yapılanları ayırarak, onların çoğu geri dönüşüme gidiyor da resmi olarak değil, toplayıp merkezlere kiloyla satan insanlar var içiniz rahat olsun.
0
encokbenisevinnolur
(05.09.24)
simdilik degil; ama takintili ve zor insansan 20 yil sonra cop evlerin birinde itfaiye ile kurtarilan yalniz adam olma ihtimalin %60 falan.
0
buenosdias
(05.09.24)
evet
0
bay b
(05.09.24)
Geri dönüşüm kültürü edinip onları sınıflandırmak atabilirsin. Ben çok zevk alıyorum naylon ve plastikleri ayrı yere atmaktan. Kağıt karton başka yere, camlar başka yere, tenekeler metaller başka yere, piller zaten ortada, ıslak çöpleri de kompost yapma olayı var onun şartları var sanırım. Başka... Kumaş atıkları var zor birikirler ama bence çevreni buna teşvik edersen kumaşları bile ayrı atmaya başlayabilir.
Bunu dene. Çok iyi gelecek.
Deterjanlar kimyasallar ayrı mesele. Onlara gıcık oluyorum.
0
muhayyer divan
(05.09.24)
İstifçiliğe giden yola girmiş olabilirsiniz, dikkat edin.
En abartılmış (overrated) ülke/şehir hangisi sizce?
ermanen
ya da hangileri?bence new york / abd, ya da abd'nin çoğu yeri. "san diego" gibi bir yer hariç belki bana göre. new york kalabalık, bakımsız ve turistik denecek pek bir şey yok. sokaklar evsiz dolu ne yazık ki. tarihi pek bir şey de yok. binaların tepesinden çıkıp bakıyorsun, bi de özgürlük heykeli v
ya da hangileri?
bence new york / abd, ya da abd'nin çoğu yeri. "san diego" gibi bir yer hariç belki bana göre.
new york kalabalık, bakımsız ve turistik denecek pek bir şey yok. sokaklar evsiz dolu ne yazık ki. tarihi pek bir şey de yok. binaların tepesinden çıkıp bakıyorsun, bi de özgürlük heykeli var. central park'ta bisiklet sürmek fena değil. yaşamak farklı olur tabii, kültür ve sanat açısından çeşitlilik var. bir etkinlik için de ziyarete gidilebilir mesela. büyük şehirlerin iyi yanları da var tabii ki.
not: demin sorulan italya'nın abartıldığı sorusundan esinlendim. bana göre avrupa şehirleri daha görülesi yerler gibi duruyor, tarihi çeşitlilik ve farklı kültürlere yakın olmak. abd bu tarafa uzak da, ve insanlara da uzak yerler cazip gelebiliyor. abd'nin de bir cezbedici yanı var sanırım. şehirlere/ülkelere turist olarak gitmek farklı tabii, ve ülkenin daha küçük yerleşim yerleri ve kültürüne daha yakın olabileceğin yerler de var. deminki soruda da bahsedildi bu tür şeyler. abd de sonuçta kocaman ülke ve bir çok farklı deneyimler edinebilecek bir yer, ama küçük yerleşim yerleri avrupa gibi gezilesi yerler olmuyor genelde.
0
ermanen (04.09.24)
Oyumu Amsterdam'dan yana kullaniyorum.
0
mbond
(04.09.24)
new york, new jersey, boston. hepsi benim için hayalkırıklığıydı. hele amerikan yaşam tarzını sevmiyorsan daha da rahatsız edici oluyor.
avrupa’da helsinki. gerçi çok büyük beklentim yoktu ama sonuçta başkent diye gitmiştim. bomboş bir şehir, içinde hiçbir şey yok. barselona da aşırı turistik ve boğucu olmaya başladı. 15 sene önce gitsem belki severdim ama şu an b*ku çıkmış, posası kalmış bir şehir.
0
sir gawain
(04.09.24)
1-paris 2-amsterdam 3-barcelona
balon kere balon 3 tane sehir.
0
bay b
(04.09.24)
Viyana
0
Bruce
(04.09.24)
İskandinav ve balkan şehirleri.
Stockholm'ü 1 numaraya yazayım, Gamla Stan bölgesi evet güzel ama onun dışında özellikle yazın giderseniz şehir bomboş, insan yok. Birçok restorant, cafe ve sosyalleşebileceğiniz yerler tadilata giriyor/kapanıyor. Bu da şehrin canlılığını yok edip sıkıcı bir ortam haline getiriyor. Epey şaşırmıştım. Yaşamak için çok iyi olabilir onu hariç tutuyorum.
0
Lethe
(04.09.24)
bunun cevabını verebilmek için hakkını vererek ciddi şehir gezmiş olmak lazım.
turistik gezide bile ne aradığına bağlı çok öznel bir konu. mesela chicago veya new york bir mimar için gayet turistik tek tek binaları görmek vs. çokça tatmin edecektir, bir başkası için bina yığını. müzesinden sokaklarına, cafelerinden konser salonlarına, saraylarına her şehirde çok şey var gezip görecek. avrupa şehirlerinin overrated olduklarını kesinlikle düşünmüyorum. koca bir arşive sahip çıkıyorlar. turizimden dolayı popülasyon sıkıntılı ama stratejik tarihler seçerek gezilebilir. Amerika da bence eşsiz uçsuz bucaksız arazileri ile bayağı cezbedici.
en son gezdiklerim arasında gelmesek de olurmuş dediğim Torun var lakin şehrin her yanını bezemiş tuğla yapılarını görmüş olduğum için memnunum.
uzak doğu hiç yok lugatımda onun için karşılaştırma yapamıyorum.
0
nwnd
(04.09.24)
Amsterdam diyeni döverim. Bünyesinde dünya kadar turistik aktiviteyi barındıran başka muadili yok.
Başka hangi ülkede ağzında sigara kanal turu yapabilirsin, mantar sote yiyip müze gezebilirsin, vitrinden manken seçebilirsin, tarihi yapıları görebilirsin, büyük clublara gidebilirsin, plajlara gidebilirsin...
0
kimlanbu
(04.09.24)
en overrated şehir hangisidir diye anket yapmışlar, birinciliği istanbula vermişler!
0
exlibris
(04.09.24)
Abartılmış biraz iddialı, yerine beklentimin altında kalan hayal kırıklığı yaratan Viyana oldu.
0
put it in your appropriate place
(04.09.24)
En beğenmediğim Seul.
İtalya iyi güzelde ok, bence de abartılmış balon artık. italyanları iş hayatında tanıyorum ve nefret ederim onunda etkisi olmuş olabilir.
Newyork’u ben çok beğendim ama orada tabi ki zenginsen güzel, metrosunu falan hiç beğenmedim. Abd’de gökdelen, şehir dışlarında ki doğa ve müze dışında birşey yok, şehirler zaten evsiz dolu, bana çok tehlikeli geldi ama bilmiyorum belki yalnızdım ondandır.
Bence münih ve çevresi ve portekiz, ispanyanın bazı şehirleri ‘underrated’. TR ise birinci olabilecekken cahillikten harcanıyor.
0
durgunfoton
(04.09.24)
Sehir gezerken zamanlama cok onemli.
NY'ye agustosta gittim berbatti, sehir o kadar yogunlugu kaldiramiyor, her yer cop yiginiydi. 5 gunlugune diye gitmistim, 3 gun zor dayandim kactim.
Sonra bir arkadasin dugunu icin ilkbaharda gittim sakindi, cok guzeldi.
Bir de Istanbul overrated diyen tas olur yaw, eski yarimdada dunyanin en guzel yerlerinden biri, sadece bogaz yeter. Her ne kadar icine etmis olsakda guzel sehir.
0
cooperr
(04.09.24)
Gördüklerim arasında açık ara Prag. İnanılmaz abartılıyor. Türk tipi şark kurnazı esnafı da cabası.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(04.09.24)
kısmen haklısın ancak pis sokakları için değil kültürel mirası için gidilip gezilmesi gerek bazı yerlerin. yeme içme vs konusunda katılıyorum, abartılmayan kısmı geçmiş kültürlerini miraslarını orada yaşayabiliyorsunuz. gerisi boş abartı işler.
0
basond
(04.09.24)
@nwnd +1. arkadaşlar siz mükemmel tarihi ve mimarisi süper olan bir ülkede mi yaşadığınızı sanıyorsunuz? paris boş ne demek ya. adamlar 30 kere ihtilal, dünya savaşı vs. yaşamış her yeri tarih dolu bir şehir. türkiye de 1 şehir söyleyin ki dolu dolu tarihli ve korunmuş.
Amsterdamdaki olanakların müzelerin 10da 1i hangi Türk şehrinde var. veya dünaydaki kaç şehirde var. herkesin şehirlerden beklentileri farklıdır. dünyada 4 ülke görüp bu yorumu yapmak çok saçma. ben mesela le havre şehrini çok sevdim. fransada le havre en sıkıcı şehirlerden biri olarak görülür.
0
mikahakkinen
(05.09.24)
bana göre de avrupa çok sıkıcı. bakış açısı.
0
deartheodosia
(05.09.24)
New York City bence overrated. Bana Istanbul'u andırıyor. Sehir artık doymuş..insana, çalışana, turiste.. böyle yerler bana bir şey ifade etmiyor. Full kaos ve yorgunluk. İnsan ilişkileri yapay ve para hep ön planda.
0
ferenc
(20.09.24)
izlanda, isvec, finlandiya gibi iskandinav ulkeleri. asiri abartiliyorlar.
new york'a dil uzatanlar utansin. dunyanin baskentine laf etmek... abd sehirleri evet abartidir cogunlukla, tarih yok, mimari yok ne var lan it dedirtir adama. hele dallas falan gitmeden once kulaga cool geliyordu. gidince cok sasirmistim bombos bir sehir, bombos.
ama new york, italya buralar abarti degil. bunlara abarti diyen neye bakmasi gerektigini bilmiyordur zannimca.
0
antikadimag
(20.09.24)
kanada. guzel isli maasli birinin gidip 6 ay kuremesi akil alir gibi degil.
nasıl harcardınız? çatır çatır tüketir miydiniz yoksa mantıklı yatırımlar yapmaya mı çalışırdınız?
0
Stoneface (03.09.24)
En azindan 100 bin dolarini keyfi harcardim diye dusunuyorum. Sirf gezme tozma gibi degil de, guzel bir otomobil alinabilir mesela. Kalaniyla sanirim cesitli isler denemeye calisirdim diye tahmin ediyorum. Her ne kadar gorece mantikli olsa da hic icimden yatirimlik ev vs almak gelmiyor. Alsam da surpriz bir eve oynardim sanirim.
0
mbond
(03.09.24)
Ev alırım
Yatırımlık değil ama kiracılıktan kurtulmak için
0
king lizard
(03.09.24)
Ev alirdim. Cocuk yapardim otururdum icinde
0
robert bosch
(03.09.24)
Sorgusuz sualsiz önce guzel egitimli insanlarin oldugu bi sentten ev alirdim
En kotu denize bir minubus falan olsun max 20dk
Gerisi umrumda degil paranin
0
Zetnikov
(03.09.24)
para demek guc demek. kesinlikle carcur etmezdim. mesela etrafimdaki insanlarin egitimi sagligi icin falan harcayabilirim ama araba gezme tozma falan bunlara pek para harcamam. %90'ini yatirim icin kullanirdim kafadan diye dusunuyorum.
0
hot potato
(03.09.24)
Yarısı kadar nakite ve bir o kadar taşınmaza sahibim bir süredir. Yıllardır ticaretle uğraşıyorum. Çok yoruldum. Oğlumun yurtdisinda yaşama ve gezme isteğini de düşünerek Karayip adalarindski 4-5 ülkeden birinden ev alarak vatandaşlık alacağız kısmetse. 150 ülkeye vizesiz seyahat hakkı veriyor. Kompedani olduğumuz takı işini o turistik adalarda yılda 3-4 ay yapmaya devam edip kalan aylarda gezecegiz
0
deer hunter
(03.09.24)
En az % 70 gibi bi' kısmını sermaye yapar, işime ayırırdım, net.
0
kumandanim
(03.09.24)
emekli olurdum, ne ugrasacam is kuracam da bilmem ne...
0
bay b
(03.09.24)
Bir şeyin şükrü, yine onun cinsinden olur derler. O nedenle bazı fakir ailelerin durumunu iyileştirirdim en başta. Gençlerin evlenmesine de bizzat yardım ederdim.
Sonrasında kendim için bazı harcamaların başında, ilk olarak depremden ve apartman hayatından edindiğim tecrübe sebebiyle şehir kenarında yüksek bir yerden önü geniş alan ağaçlık ve bahçeli bir müstakil ev bakardım.
0
diyecevaplandı
(03.09.24)
35 milyon tl... Oturduğum evi para verip almam derim hep, bu para 3 tanesi bile etmiyor. Bu paraya kaliteli bir ev bir arabadan başka bişi alınmıyor esasında. Bunlara yatırım diyen olur ama bir ev bir araba parası çatır çatır yenecek paradır bence. Premium bir yeme şekli ama. Her kıtada en az 3 mişelin yıldızlı restoran, exclusive viski tadım turları, omakase ziyaretleri, hungry tourist'e senelik abonelik, vegas'ta 1 hafta all in geceleri, tulum'da beach party'ler... Kaliteli eziş. Ölsem gözümün açık gitmeyeceği bir sene.
0
Bruce
(03.09.24)
İyi bir ev, iyi bir araba alır, iyi bir hizmetçi tutar, iyi bir sağlık sigortası yaptırırdım.
Paranın kalanını yatırım hesaplarıma aktarır, hizmetçi (Asistan diyelin ki daha süslü olsun) yanımda, şehir, şehir, ülke ülke, otel otel gezedim.
Hayatımda kısa süreliğine kadınlar olurdu. (Bir gün onu görene kadar)
0
Mirket
(03.09.24)
Yarısını amerikaya gitmek için e2 yatırımcı vizesi programlarından birine yatırırım. Gerisinide Amerika'da yerim.
0
my fault
(03.09.24)
Gelişine bağlı. Havadan geldiyse bir kısmını çarçur eder bir kısmını sevdiklerime yediririm. Olumlu dünya sonuçta.
Yaptığım iş sonucu kazandığım paraysa da, altın artı fon alırım.
0
encokbenisevinnolur
(03.09.24)
@hot potato+1
0
Amaranta ursula
(03.09.24)
%50'si ile dukkan alirim kiralarim. %20-25 ile zeytinlik alirim. gerisi ile de sepet yaparim, altin, doviz, kripto vs.
0
cooperr
(03.09.24)
önce bir gezi planlardım: kore-japonya-avustralya-yeni zelanda kalan para ile de yerli oyun firmalarına ulaşıp yatırım yapmaya çalışırım. TaleWorlds olmaz elbet ancak Hero Concept, Rogue Duck, Phew Phew Games gibi firmalara yatırımcı olmak isterim.
0
late viper
(03.09.24)
Ev almam, daha çok para kazanacak bir iş kurardım. Bir kısmını borsaya atardım. Sürücü kursu kurulur o paraya 8-9 tane. Sallıyorum dominos, burger king gibi bayilik işleri de olabilir. Ev alan fakir kalmaya devam eder.
0
Shepard
(04.09.24)
Yurtdışına yerleşirdim, iş kurardım.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(04.09.24)
İlk önce Ortadoğu’dan taşınırdım.
0
dakota
(04.09.24)
araç + karavan, geri kalanı ile kendi işimi kurardım.
0
selam
(04.09.24)
Evi boyatırım. Bir tane corolla cross hybrid alırım. (Hatta bir hovardalık yapar, camry hibrit alırım belki. 100bin dolar olsun) Biraz altın alırım. Şöyle iki kilo falan. 165bin dolar diyelim. 60bin dolarına eşimle hacca giderim. 100bin dolarını ihtiyaç sahiplwrine bağışlarım. 400-500 bin dolara kira getirisi iyi bir semtten inşaat halindeki bir siteden dükkan alırım. Geriye 100bin gibi bir şey kalırsa, tereddütsüz seyahate (yurt içi/yurt dışı) harcarım.
Tez danışmanına karşı neden bazı öğrencilerin bir minnet, mahcubiyet hissi var? Bu hocalar işlerini yapmıyor mu, zaten öğrenci almak zorunda değiller mi? Çevremde "Teklif ettim ve danışmanım olmayı kabul etti sağ olsun, yoksa ne yapardım?" düşüncesinde olan çok insan var. Hadi bazıları için hocasını
Tez danışmanına karşı neden bazı öğrencilerin bir minnet, mahcubiyet hissi var? Bu hocalar işlerini yapmıyor mu, zaten öğrenci almak zorunda değiller mi?
Çevremde "Teklif ettim ve danışmanım olmayı kabul etti sağ olsun, yoksa ne yapardım?" düşüncesinde olan çok insan var. Hadi bazıları için hocasını çok seviyor diyelim ama hocasıyla arasında ciddi bir duygusal bağ veya ortak zihniyet olmayanlarda da durum böyle. Açıkta kalacak değildin ki o hoca kabul etmese de.
Demiyorum ki saygısızlık edelim, alelade davranalım ama yapmaları gerekeni yapmıyorlar mı en nihayetinde? Niye Yeşilçam usulü bir vefa borcu hissine girmeliyiz? Arka arkaya benzer insanlara denk geldim.
0
duygusalatasi (02.09.24)
dereyi gecene kadar ayiya dayi deme olayi. mezun olduktan sonra %95 yolda gorse selam vermez.
0
cooperr
(02.09.24)
Şahsen Almanya, Hollanda, ABD’de akademi çevrelerinde bulunma şansım oldu. Türk akademisindeki hiyerarşi hastalık seviyesinde bana kalırsa. Teknik bir konuda dahi hocaya itiraz etmekte zorlananlar var. Üzücü bence.
0
but that was just a dream
(02.09.24)
Danışman birçok açıdan çok önemli. Öğrenci memur değil, kağıt işlerini bir noktaya kadar bilebiliyor. Bu tür işler de öğrenim sürecinin dolaylı bir parçası. Kimi hocalar bu konuda ya bilgi sahibi değil ya da kendisi de bilmiyor. Bir arkadaşım ders değişikliği yaptığı halde sildiği dersten sorumlu kalmış bir şekilde, atıldı bu yüzden. Son anda ortaya çıktı. Danışmanı "alla alla nasıl olur hayret" modundaydı.
Ayrıca her konu her danışmanla çalışılmıyor. Dönem ödevi gibi tez yazılmak istenmiyorsa çalışmak istediğiniz konuda yetkin bir danışmanınız olmalı.
Demek istediğinizi anladım ve haklısınız da. Sadece verdiğiniz örnekler çok doğru noktalara temas etmemiş bence. Danışman gerçekten önemli, ancak bu bahsettiğiniz gibi bir mahcubiyet taşımak için sebep olmamalı gerçekten de. Neticede öğretim üyeleri bu konuda zorunda kalmadan sorumluluk alabiliyor olmalı, ancak bizde bazı şeyler lütuf olarak yansıtılıyor. @but that was just a dream'e katılıyorum. "Hocam" gibi hitaplar da buna tuz biber ekiyor, şahsen bana çok aşırı garip gelir ve alışmam da zor olur ancak hocalara isimleriyle hitap etmek belki de doğru olanıdır.
Eşek ve at eti, insan sağlığına zararlı olmadığı hâlde
Yourcousinmarvinberry
Neden illegal ve sağlıksızmış gibi muamele görür ?
Neden illegal ve sağlıksızmış gibi muamele görür ?
0
Yourcousinmarvinberry (02.09.24)
dini açıdan yenmesi uygun olmadığı için.
0
tabudeviren
(02.09.24)
İslama göre de helalmiş.
0
🌸Yourcousinmarvinberry
(02.09.24)
Kesimleri tesislerde yapılmadığı, diğer kesim hayvanlarına uygulanan hastalık vs gibi kontroller uygulanmadığı için.
0
thracia
(02.09.24)
çoğunlukla kültürel ve coğrafi şeyler bunlar. kültüre dini de ekleyebiliriz.
bi de tarihsel olarak eşek, at vs. zaten insanlığa çok faydası olmuş hayvanlar. yemen pek akıllıca olmazdı. öyle bir kültür gelişmedi dünyanın büyük bölümünde. ya şöyle düşün mesela bugün otobüsle yarım saatte gittiğin yolu at üstünde dıgıdık dıgıdık belki 2-3 saatte alabilirdin. at olmasa yağmurda çamurda karda kışta 20 saat yürüyecektin belki. yahut öküz diyelim. koş sabana tarla sürsün. sülalene yetecek kadar buğday-arpa verecek sana. o hayvanı niye kesip yiyesin ki. yakınlarda su varsa balık tut, tavuk-horoz ye, küçükbaş yetiştir vs...
kültür böyle yerleştikten sonra zaten istesen bile yiyemiyorsun çünkü üretimi/satışı olmuyor. çünkü talep yok. e kendim yapayım desen kim uğraşır eşek-at alıp onu kesip biçmekle, yularını tutup kasaba "ustam şu atı kesiver" diyemezsin ki.
domuz da öyle mesela. çok sağlıklı bi et olmadığını biliyorum ama önemli bi protein kaynağı. bakıp büyütmesi kolay, çok yavruluyor. türkiye'de domuz etine talep olsa mesela bence fiyatı uygun olurdu, belki tavuk gibi. e niye yenmiyor? islam haram demiş, müslümanlar yemiyor. üretiliyorsa bile talep çok az olduğundan fiyatı, lojistiği, yerine göre siyasi baskısı vs. sebebiyle istesen de erişimin kısıtlı.
0
mark greg sputnik
(02.09.24)
aşırı kaslı olduğu için sadece sinir gelir dişe. yenebilecek lezzette değildir muhtemelen.
0
neira
(02.09.24)
At "diğer kasaplık hayvanlar" maddesinde serbest ama eşek tebliğde geçmiyor. Bir de sorun olan dana eti diye satarken içinde at eti çıkması zaten. Algı da buradan çıkıyor bence.
Gerisi arz talep meselesi. O da kültürel konu. At ve eşek besi hayvanı olarak üretilen canlılar değil normalde.
0
nawar
(02.09.24)
Tek tırnaklı hayvanların yenmesinin dinen yasak olduğuna inanılıyor.
0
Mirket
(02.09.24)
dini yönünün bilmiyorum ancak 2 hayvanda aşırı kaslı. etleri sert olur.
0
mikahakkinen
(02.09.24)
Ayrımcılık yapıyoruz.
0
prole
(02.09.24)
dini ya da lezzet değil. sen inek eti diye satıyorsan ve içinde at eti çıkıyorsa bunu ucuz diye koymuşsundur. Türkiye düzenli at eti yenen bir ülke değil, bir et ucuzsa ya arzı çoktur ya da kalitesiz/yaşlı/hasta hayvandan yapılan sağlıksız kesimle elde edilmiştir. Denetimden geçmemiştir, hastalık var mı yok mu bilmiyoruzdur vs. O sebeple yani yoksa dini ya da "bizi kandırıyorlar" bakış açısı değil. At eti hangi şartlar altında elde edildi onu bilmediğimizden. Yoksa Orta Asya ülkelerinde at eti baya sevilen ve değer gösterilen bir et diye biliyorum.
0
nundu
(02.09.24)
İslama göre helal değil. Bizim memleketin ekserisi Hanefi mezhebiyle amel ediyor ve Hanefi mezhebine göre helal değil, diğer kezhepleri bilmiyorum. Ayrıca net olarak tek tırnaklı oldukları için helal olmayanlar grubunda sınıflandırılıyorlar diye biliyorum
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(02.09.24)
bence bu hayvanlar normalde seyahat, yük taşıma ve tarla surme gibi işlerde çalıştırıldıkları için biraz kutsallaştırılma yapılmıs olabılır. diger hayvanlara oranla bana daha değerli gibi geliyor. bugun mesela nasıl araba cok lazımsa o zaman da at ve essek cok lazım bısey.
0
Zetnikov
(02.09.24)
At ve eşek eti yemek İslam dinine göre haram değildir, ayrıca at ve eşek etinin sert ya da lezzetsiz olduğunu da zannetmiyorum zira bu etler Avrupa'da ve Orta Asya'da oldukça tüketilen bir et türü ama adamlar tabii ki tutup ömrü boyunca çalışmış ordan oraya koşturmuş yağ oranı düşük kas oranı yüksek atların etini yemiyorlar yemelik at yetiştirip onları yiyorlar, sanırım birkaç İslam ülkesi ve ABD dışında at eti yemeyen yoktur, ABD'liler her şeyi yedikleri halde at etine karşı çok yüksek bir önyargıları var kesinlikle karşılar ama Fransızlar da ABD'de kurdukları at çiftliklerinden at getirip kendi ülkelerinde yiyorlar ironik bir şekilde. Onun dışında bizde genelde hastalıklı ya da ölüme yakın at ve eşek kesilip piyasaya verildiği için böyle bir algı var, onun dışında bu hayvanlar muhtemelen sağlıklı bile olsa gayrıhijyenik şartlarla kesileceği için yine legal bir anlayış olmayacaktır, ayrıca bu hayvanların kesimi de özel bir kasaplık yeteneği istiyor, bizde bu işler olabilecek en illegal şartlarda yapıldığı için böyle bir algı var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.09.24)
Bildiğim kadarıyla at eti helal, eşek eti haram. Ancak bunların yenmemesinin asıl nedeni bence dini değil, sosyolojik.
Lezzet kısmını bir yana bırakıyorum (gerçekten iki hayvan da son derece kaslı olduğundan etlerinin lezzetli olduklarını düşünüyorum), ikisi de koşum hayvanı olarak son derece değerliler. Hele at, Türk tarihinde mitolojik açıdan da önemi çok büyük bir hayvan. Bildiğim kadarıyla atı ehlileştirip tarım ve orduda kullanan ilk milletlerden biri Türkler. Çok eski, muhtemelen göçebe zamanlarda sanırım at eti yeniyor ancak yerleşik hayata geçilip tarım ve hayvancılık yapılmasıyla birlikte at eti tüketme kültürü azalıyor.
0
10551037
(02.09.24)
geleneksel anlayışta yenmesi helal değil diye bilindiği için.
Kuranda yenmesi haram olan yalnızca 4 şey ifade edilmiştir. Onların haricinde dilediğiniz şeyi yiyebilirsiniz(mideniz kaldırırsa). Bu biraz da kültürel. Nasıl ki asya'da börtü böcek ne bulurlarsa yiyorlar ama biz alışık olmadığımız için bize tuhaf geliyor.
Bu arada kurana göre yenmesi haram olan dört şey şu şekilde. 1-Domuz Eti 2-Allah'tan başkası adına kesilmiş hayvan, 3-Leş, 4-Kan
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(02.09.24)
Ya ikea köftesinde at eti çıktı orda da olay oldu. O da mı haram diye? Dinle ilgili değil olay. Hmm dana köfte lezzetsiz oldu biraz da şu attan koyayım demiyor ki adam. Muhtemelen yıllarca çalışmış hayvanın kesime gönderilmesi sonucu çıkan ve hijyeni tartışmalı eti koyuyor daha ucuz olduğu için
0
nundu
(02.09.24)
Birinci Dünya Savaşı esnasında Bulgarların iş görmez hale gelmiş binek atları kesip yedikleri, Türklerin kayıttan düşebilmek için (sanırım sağ ön idi) bacağı kesip yanlarına alıp ölen hayvanı terkettiklerine dair kayıtlar var. Ve bu olaylar yiyecek bulamayıp hayvan yemi arpaya niyetlendikleri döneme rastgeliyor.
Yine Birinci Dünya Savaşı esnasında Kut ül Amare'de kuşatılan ingiliz ordusu'na General Townhand at yedirmek istediğinde Hintli müslüman askerler karşı çıkıyorlar. Açlıktan ilk telef olan askerler de bu sebeple Hintli Müslümanlar oluyor.
Yani Dinen bir sakıncası olmalı diye araştırıp şunu buldum. Anladığım kadarıyla kafalar karışık olunca yemiyelim olsun bitsin demişler.
at eti yedim, pisirirken kokusu bayagi agir, ve kasli yagsiz oldugu icin pek hosuma gitmedi. ama bir aralar yasadigim sehirdeki en pahali restaurantlardan biri sadece at eti satardi, oraya gitmek kismet olmadi fiyatlar sacma sapan oldugu icin.
at yeniyorsa esek de yenir bence, yenmez diye bisey yok.
domuz da duzenli yemesem ve heryerini sevmesem de bazi yerleri oldukca lezzetli olan bir hayvan.
0
cooperr
(03.09.24)
at eti yedim ben bilmeden. gayet yumuşak ama tatsızdı.
olaylar şöyle gelişti, ukrayna'da bi restorana oturdum, açtım menüyü fotoğraflarına bakarak yemek falan seçtim menülerinde ingilizce yoktu ve sadece yerli turistin olduğu azak denizi etrafında küçük bi yerdi., işte patates kızartmasıdır, biradır ettir falan. söyledim menüdeki fotoğraflardan göstererek. et bi acayip geldi, sonra aynı mekana arkadaş geldi 'aa at eti mi söyledin?' muhabbeti oldu.
0
Fodera
(03.09.24)
@Mirket,
Halbuki islama göre, açliktan ölmemek için domuz eti yemek bile caizdir.
otomatik olanlarindan sorunlu oldugunu bildiginiz araba modelleri var mi?su markanin su modelinin 20xx yilinda cikanlari sorunlu gibi mesela.
otomatik olanlarindan sorunlu oldugunu bildiginiz araba modelleri var mi?
su markanin su modelinin 20xx yilinda cikanlari sorunlu gibi mesela.
0
robert bosch (02.09.24)
genelde arabadan çok şanzıman önemli. japonlar bu işte iyi ancak bmwnin kullandığı zf şanzımana en iyi şanzıman diyorlar.
örnek olarak mercedes 9 ileri şanzımanlarda verim alamadı. opele asytronicler tam otomatik olmasa da sıkıntılı ama en sıkıntılı şanzıman vw grubunun kullandığı dsg galiba.
0
mikahakkinen
(02.09.24)
ilk olarak dsg pişmanlıktır. ne kadar geliştirdik, sorunsuz falan deseler de inanma. o şanzıman bir gün illa ki sorun çıkartacak
opel easytronic ve toyota mmt şanzımanlar da sorunlu.
opel, citron ve peugeot yeni nesil eat 6/8 şanzımanlar çok övülüyor.
tork konvertörlü yani eski tip otomatik şanzımanlar genelde sorun çıkarmıyor.
0
delidir yakalayin
(02.09.24)
DSG trafik sevmiyor bildigim kadariyla, kesin patliyor.
sanzuman eskisi 80lerde 90lardaki gibi kolay dagilan bir parca degil artik, cogunun yagini bile degistirmiyorsun.
Arkadaşlar ben 38 yaşında Almanya’da yaşayan birisiyim. Görenler beni 28 falan sanıyor yani genç gösteriyorum. Türkiye’de katıldığım bir düğünde bir kız ile bayağı bir göz temasımız oldu ve karşı tarafın bayağı tanışma isteğinin olduğunu fark ettim. Bir tanıdık kızın 24 yaşında olduğunu söyledi halb
Arkadaşlar ben 38 yaşında Almanya’da yaşayan birisiyim. Görenler beni 28 falan sanıyor yani genç gösteriyorum. Türkiye’de katıldığım bir düğünde bir kız ile bayağı bir göz temasımız oldu ve karşı tarafın bayağı tanışma isteğinin olduğunu fark ettim. Bir tanıdık kızın 24 yaşında olduğunu söyledi halbuki kendisi de 28 gibi gösteriyordu. Tanıdık bir arkadaşı üzerinden tanışma imkanım oldu ama adım atmadım. Kafam karıştı ya bayağı elektrik aldık. Ailesi izin vermez travmaya dönme durumu olabilir. Kızla başka kontağım da olmadı.
0
bonaparte (31.08.24)
genc kizlarla birlikte olmak isteyen amcalarin ortak özelligi de bu :) genc göstermek.. soru nedir?
0
robert bosch
(31.08.24)
Hocam almanyadasın neden türkiyede düğünde göz kontağı kurduğun insan? Yaş farkı çok. Mesafe çok. Gereksiz vakit kaybı gibi geldi bana.
0
ruhen hastayim ben
(31.08.24)
@robert yok be hocam hakikaten kimse yaşıma inanmıyor, genetik biraz.
0
🌸bonaparte
(31.08.24)
24 yaşındaki bir kızcağız ile kurduğun göz temasına anlam yükleme derim, beklentisiz bir şekilde sosyal medyadan ekle, duruma bak.
0
Bruce
(31.08.24)
Yaş bağlamında sıkıntı yapılacak bir durum yok. Bakarsın duruma.
0
mbond
(31.08.24)
Hocam fiziki olarak olduğundan genç gösterince sorun kalmıyor mu yav, arada jenerasyon farkının olduğu hayattan beklentilerin hayallerin farklı olduğu ilişkiler genelde çok sağlıklı olmuyor hiç o toplara girme, 38 yaşındayım deyince otuzlu yaşlar gibi oluyor ama 2 sene sonra 40 yaşında olacaksın bir de öyle düşün genç değilsin yani karşındakinin aksine.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.08.24)
simdiki aklim olsa 38-39 yaslarinda evlenmek icin hatun bakardim. ve baktigim hatun havuzu 25-29 bandinda olurdu. yardir..
Maksimum iki çocuk yaparsınız. İkinizin de yaşlılıktan öleceği varsa kız dul kalacak. Almanya-turkiye, kızın işi gücü ne almanyaya mi gelecek, dil oryantasyonu vs. Türkiye ortalamasi 24 yas kafasındaysa ne hakkında konusabilirsiniz bilmiyorum. Kızı büyütüp terkedilmeyi göze alıyor musun? Aklıma gelen ihtimal ve sorular bunlar.
0
encokbenisevinnolur
(01.09.24)
(Bkz. 28 göstermek) 29 değil ama :D 38 yaşında birine bunu söyleyeceğim aklıma gelmezdi ama sonuçta 28 gösteriyorsun: seviyorsan git konuş:D
0
prole
(01.09.24)
Kız seni golden visa olarak görmüş ondan bakmıştır. Sen istediğin kadar genç gösteriyorum de, geç o işleri. 24 yaşında olduğunu bildiğin halde bunu kafana takıp buraya danışman da bana göre sapıklık.
0
numlock
(01.09.24)
yaşın görünmek/göstermekle alakası ne? aranızda 14 yaş var ve kontak yok. unut coco
0
ala09
(01.09.24)
bişey dicem ben de 39 yaşındayım. bu yaşıma kadar daha 30luk kimseye "yaşını gösteriyorsun" diyenini duymadım. bana da "ay en fazla 25 gösteriyosun inanmiyoruum" diyen gençler oluyor ama yemiyorum çünkü gençler 30 ve 40lı yaşları 80 falan gibi görüyorlar, çok uzak geliyor onlara. yoksa biz genç gösterdiğimizden değil. hele erkeksen imkansız yani.
0
titanyum22
(01.09.24)
Gayet normal bence. Rakamlara takılma. Anormal olan kendi yaşındaki kadınla bir ilişki yaşamak olurdu. Evlilik falan düşünüyorsan zaten minimum 5 yaş fark gerekli.
0
ferenc
(01.09.24)
Güzellik ve yaştan daha önemli olan kızın ne işle meşgul olduğu. Almanya'ya senin yanına yerleşmek istiyor olabilir. Mesleği orada çalışmaya müsait mi? Çalışmayı seven biri mi? ve çalışmak istemezse ona bakabilecek misin?
0
HellKeePer
(01.09.24)
@cooperr +1
0
Mirket
(01.09.24)
bu yaş farkına sapıklık diyenler de moda oldu son zamanda. özellikle sosyal medyada. kız 24 yaşına gelmiş sanki 18'ine yeni basmış. 50'lik acun yapınca bir şey yok 38 yaşındaki filinta kardeşimiz yapınca ouuv.
ayrıca erkekler kendine iyi bakıyorsa 45 e kadar çökmüyor. kadınlar tam aksine 30-35 ten sonra hızlı şekilde patates oluyorlar. tabiki prime dönemindeki kadınlara bakacağız.
nesil farkı da boş muhabbet günceli takip eden biriyse ne alaka. yardır birader bakma şunlara.
0
xrated
(02.09.24)
gayet iyi, kızın niyeti varsa her türlü olur.
0
nuisance2
(02.09.24)
Buradaki arkadaşları tenzih ederim fakat erkek şu yaşa kadar çökmüyor efsanesi tam bir keriz avuntusu ne yazık ki.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.09.24)
Kaleci +1
Türk erkeklerinin bir türlü çökmediğini sanması... Hangi yaşta olursa olsun hepsi gencecik gösteriyor, hepsi fit, hepsi kadınlar tarafından kapış kapış gidiyor ve bu kadın yağmurunda tek kalemde patatesleri siliyor, hepsi üstün cinsel performansıyla nam salmış ve hepsinin hayatından yüzlerce kadın geçmiş. :d Ben de hepsine bol aynalı evler, mantık soslu düşünceler diliyorum.
Yaşıtları tarafından çekilmeyen, tercih edilmeyen erkeklerin çocukluktan yeni çıkmış kızlara yönelmesi ve bir de bunu aklamak için çırpınması gerçekten komik. Bunu yirmileri boyunca kendinden yaşça büyük erkeklerle birlikte olmuş bir kadın olarak söylüyorum.
Bir de bir eylemi Acun ya da benzer boktan herhangi bir ünlünün yapması bunu doğru yapmıyor, zaten onları da onaylayan veya haklı gören de yok. Daha geçerli avuntular bulmak lazım.
0
moonie
(02.09.24)
çok dogmatik düşünüyorsunuz arkadaşlar. süperiz uçup kaçıyoruz diye bir şey söylemedim. kendi yaşıtlarımla da birlikte olurum. 25 sonrası ile biriyle de birlikte olunabilir. çok absürt bir şey değil. yetişkin insanların ilişkilerine bile sapıklık denmeye başladı. herkes manastırına çekilsin o zaman. mutlu mesut yaşayalım.
0
xrated
(02.09.24)
Biraz abartmışsınız bence belki konuşunca soğuyacaksınız ya da kız sizden soğuyacak. Yani sanki tanıştığınız an deli divane aşık olacaksınız da evlenmeniz gerekecek de ailesi karşı duracak da travma olacak da iki dakikada Romeo ve Juliet'i yeniden yazmışsınız gibi geldi bana.
Bu arada genç göstermeniz genç olduğunuz anlamına gelmiyor yani 28 gösteriyor olabilirsiniz ama bu 38 yıldır yeryüzünde olduğunuz gerçeğini değiştirmiyor. Nasıl gösterdiğinizin bu konu ile ilgisi yok bence.
0
peki madem
(02.09.24)
Lise çağında çocuk yapsaydınız neredeyse kızınız yaşınızda olacaktı.
Bilmiyorum bana tuhaf geliyor. Hiç kendimden yaşça küçük kızlarla bir şey düşünemedim. Muhabbetlerini, hal ve tavırlarını bile çekemiyorum.
Kimi çok olgun oluyor evet bir dikkat çekmiyor değil fakat biraz uzun gözlem yaparsanız o da patlak veriyor.
Cinsellik olarak, yanımda gezdireyim olarak bakılınca genç kadın mantıklı olabilir.
Ama hayatı yaşamak, tartışmak, birbirine kol kanat gelme kısımlarında 10 yaştan altı zor olur gibi ya.
Ben 40 olsam 35-45 aralığında bakardım şahsen. Hadi zorladık 30 olsun.
Ama altı sıkıntı ya. Çok afedersiniz damızlık olarak veya ev işlerini yapsın evde bıcır bıcır dolansın diye görülüyorsa.. ki çok çirkin ama hadi belki. Yoksa çok mantıklı değil.
Kendimi daha güçlü hissederim kararları ben veririm diye iyi hissettirebilir ama neden yani neden kendinizle benzer olgunlukta biri seçmiyorsunuz, ilginç.
Küçük olan da sizi para ve güç olarak görecek. Sizi siz olduğunuz için seveceğini sanmıyorum.
0
ananiyimioguz
(02.09.24)
Dünya kadar aile tanıyorum. 20 li yaşlarda evlenmiş, Anında bir çocuk yapıp iki sokak ötede oturan Anneanneyi bakıcı edinmiş, anında karşılıklı götgöbek salmış, tek eplenceleri komşu gezmesi akşamları tv karşısında çekirdek çitlemek.
Yine dünya kadar aile tanıyorum. Ağrı dağından trekingden gelmiş, bilmemne koyuna dalmaya giden 50 li yaşlarda insanlar.
Soru soran kimdir, kızın yaşam tarzı, hayattan beklentisi nedir bilmeden anında Auuuvvv lar, yakıştıramamalar, hangi cinsiyetin hangi yaşta pörsüyeceğini hesaplamalar falan.
Akıldaki tek ve biricik şey düzüşme kısmı değilse 14 yaş farkı olan iki insanın kafalarının sarmayacağını nasıl iddia edebiliyorsunuz Anlamakta güçlük çekiyorum.
0
Mirket
(02.09.24)
öncelikli birbirinizi tanımaya çalışın kafalar uyuşuyorsa ne ala olmazsa ucunda ölüm yok.
öyle basit bir yiyecek söyleyinki sabah az yedikten sonra ilaç içebileyim
Zetnikov
yoksa midem yanıyor ilaç yan etki yapıyor. ilaç tuzlu bişi zati.sabah ilaç içmem gerekiyor diyetteyim karbonhidrat, süt ürünü, kafein, şekerli birşey istemiyorumne yersem fazla ugrastırmayan böyle seri gömmelik birlikte ilaç içeyimyumurta yapıyorum genelde ama daha basit bişey lazımsüt ürünü ve sıkı
yoksa midem yanıyor ilaç yan etki yapıyor. ilaç tuzlu bişi zati.
sabah ilaç içmem gerekiyor diyetteyim karbonhidrat, süt ürünü, kafein, şekerli birşey istemiyorum
ne yersem fazla ugrastırmayan böyle seri gömmelik birlikte ilaç içeyim
yumurta yapıyorum genelde ama daha basit bişey lazım
süt ürünü ve sıkıntı yapmasaydı ayranla içiyordum ilacı bazı sıkıntılar cıktı
aklınıza bısey gelıyor mu yumurtadan başka
0
Zetnikov (31.08.24)
haşlanmış patates.
0
tabudeviren
(31.08.24)
Carb yok süt ürünü yok şekerli olmasın diye düşündüm düşündüm, domates salatalık biber söğüş tabağı yap bari. Evde avokado varsa yarım yerdin o da iyi tutardı
0
kullanicadi
(31.08.24)
@tabudeviren @hier kommt die sonne @kullanicadi
haslanmıs patatesden baslıyorum gazamız mubarek ola xD
0
🌸Zetnikov
(31.08.24)
Haşlanmış patates karbonhidrat yalnız:)
0
kullanicadi
(31.08.24)
@kullanicadi
Hocam arastirdim haslanmisi diyette akari var yaziyor ama bilemedim
0
🌸Zetnikov
(31.08.24)
Tamam canım ye gitsin arada olur Bi iki gün bişi olmaz ama ilaç bitene kadar her gün yeme istersen. İlaç da ne bilmiyorum gerçi uzun süre mi içeceksin
Sadece karbonhidrat olmasın dedin diye aklım ketojenik diyete uygun bişiler önermeye gitmişti
0
kullanicadi
(31.08.24)
Yarım avuç sarı leblebi 15-20 adet
Her karbonhidrat kötü değil, protein ve lif oranı da iyidir sarı leblebinin
Cocuklu iseniz hangisini secerdiniz ve neden?Eve temizlik, bahce bakimi vs icin yardimci cagrilmayacak.Evcil hayvan yok.
Cocuklu iseniz hangisini secerdiniz ve neden? Eve temizlik, bahce bakimi vs icin yardimci cagrilmayacak. Evcil hayvan yok.
0
robert bosch (30.08.24)
müstakil ev imkanı varsa kim neden apartmanı seçsin?
0
jelly bear
(30.08.24)
Temizligi kolay, sehir merkezine daha yakin, isinma elektrik her türlü masrafi daha az. Bahce bakimi vs müstakil evi olanlar haftasonu ev, bahceyle ugrasmaktan disari cikamiyorlar. :)
0
🌸robert bosch
(30.08.24)
Ayrica yaslilikta merdiven inip cikmak zorlasiyor. Müstakil evin bircok eksisi var.
0
🌸robert bosch
(30.08.24)
yok valla az insan fazla huzur demektir. her türlü müstakili seçerdim. merdiven zorsa alt katta yaşarsın. ayrıca 70 yaşına kadar merdiven iner çıkılır rahatça. spor da olur. bahçeyle sürekli uğraş gerekmez.
0
jelly bear
(30.08.24)
Bu iki seçenek arasında müstakil evi seçmek için çooook iyi bir nedenim olmalı. Yani 100 durumdan 99'unda apartman seçerim ben. Müstakil evlere hayatım boyunca hiç özenmedim. Şehir dışında bir hayat ilgimi çekmiyor, bahçe işi hiç sevmem, böcek vs olur. Hiç çekemem.
Çocuk hiç düşünmüyorum ama öyle bi durumda da apartman seçerim. Bahçeli site olabilir mesela.
0
nundu
(30.08.24)
@nundu, tesekkürler.
Ev yurt disinda, site olayi burada yok. Ortak kullanilan bahce olabilir.
0
🌸robert bosch
(30.08.24)
Müstakil ev tercih ederdim, çocuk için de güvenli oyun alanı oluşturulabiliyor. Diğer parametreler aynıysa, çocuğum olmasaydı bile müstakil ev alırdı her türlü. Sonuçta yetişkin olarak da kendine ait açık hava alan olması iyi geliyor.
0
mbond
(30.08.24)
Kesinlikle müstakil ev. Özgür bir hayat sürersiniz
0
limonlu eksi
(30.08.24)
@limon, neyden özgür? Müstakil ev de sizi kendine cok bagliyor sonucta
0
🌸robert bosch
(30.08.24)
1.5 senedir dagda evde yaşıyorum. Bundan sonra apartmana zor dönerim.
Bahçedeki otları kesiyorum, kar olunca kuruyorum, odunlari yerlestiriyorum, kışın şömine yak/temizle vs.
Harbiden tek sorunum böcek yapıyor yani örümcek vs çünkü doğanın icindeyiz yapacak bir şey yok, alıştım.
Apartman hayatı sadece sehir merkezinde, lüks bir yerde olursa birkaç sene dönüp takılıp sonra tekrar müstakil için olur.
Apartmanin bana göre mustakile oranla tek iyi yanı güvenlik. Ev sonuçta birçok girişi çıkışı var ama apartmanin bir tane.
Bu arada Avrupa'dasin sen de, çoğu evde merdiven olmuyor yenilerdi. Misal benim kayinpederlerde yok. Dediğin mobilite olayindan.
Su an ofiste çocuğu olup apartmanda yaşayan insan ya harbiden şehir merkezinde yaşıyor ya da yok. Herkes sehir dışında mustakilde.
0
logisticsmanager
(30.08.24)
Müstakil ev imkanım olursa apartmanın yanından bile geçmem.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(31.08.24)
Son 20 senenin 10 senesini cesitli binalarda, 10 senesini de mustakilde yasamis birisi olarak kesinlikle mustakil..ayagin topraga basmasi, ustunde yabanci birinin tepinmemesi bunlar benim icin degerli.
0
cooperr
(31.08.24)
-bahceli ev is demek -isten sonra gelip bahcede bisey yapmak demek - sürekli yeni fikirler bulup onlari yapmak, yaptikca daha cok yapmak demek - sürekli o bahceyi düzen altinda tutmak demek(bi kere kacinca toplamasi cok zor oluyor) - cok cok cok daha fazla masraf demek daire yasamina göre - belediyeden daha fazla ödeme gelmesi demek(zart parasi zurt parasi)
+bahcen var, +grill yapabilirsin:) + serbest alanin var
Bahceli bi daire her zaman daha cok öneririm, özellikle kiraliksa.
0
c1b2k3
(31.08.24)
Şu soruya hiç düşünmeden "müstakil ev" cevap vermeyen bir insanla irtibatı kesmek lazım. Muhtemelen dünyanın en sıkıcı, en pis insanıdır. Müstakil ev, hayattır.
0
arkady svidrigaylov
(31.08.24)
Bu soru daha önce de sorulmuştu, @nundu +1 demiştim. Yine @nundu +1 diyorum.
Dev site değil ama şehir merkezinde düzgün bir apartman her türlü tercihim. Bahçeyle, otla, böcekle, tadilatıyla, güvenliğiyle, çatısıyla, bodrumuyla uğraşmak istemiyorum ben.
Selam, Bir yerde "petrolatum" kullanıldığını gördüm, çooookkk faydalı olduğu konuşulan bir şey. Petrolatum'a baktım sözlükte, "saf vazelin" de denmiş "petrolün distilasyonu sonucu oluşan hidrokarbon artığı" da denmiş. Anlayamadım, vazelin bir petrol türevi demek ki. Peki o zaman doğal mı ve faydalı
Selam,
Bir yerde "petrolatum" kullanıldığını gördüm, çooookkk faydalı olduğu konuşulan bir şey. Petrolatum'a baktım sözlükte, "saf vazelin" de denmiş "petrolün distilasyonu sonucu oluşan hidrokarbon artığı" da denmiş.
Anlayamadım, vazelin bir petrol türevi demek ki. Peki o zaman doğal mı ve faydalı bir şey mi o zaman?
0
muhayyer divan (30.08.24)
Alcanivorax Borkumensis'lar sever onu. Faydalı da bulurlar. Tatlı niyetine. :)
0
Mirket
(30.08.24)
Petrol doğal bir şey ki zaten ama her doğal olan şey faydalı diye de bir şey yok.
Zehirli mantarlar da doğal ama zehirli işte :)
0
jülsezar
(30.08.24)
vazelin bir hidrocarbon turevi ve dogal olarak dunyada bulunan bir seyin artigi. cild uzerinde kullaniliyor, su kaybini onledigi icin faydalari var. ama gidip yersen zararini da gorursun tahminen, denemek lazim :)
0
cooperr
(30.08.24)
zamanında (ilk çıktığında) yendiği de düşünülürse yiyenlere ne oldu diye araştırıp bakmak lazım.
valla ayak topuk bakımı, dirseklerin bakımı için iyi. hatta son zamanlarda içine parfümünü damlatıyor sürünüyorsun. daha kalıcı kokun oluyor.
doğal ve benim için faydalı. arada saç uçlarıma da sürüyorum. bazen yüzüme de sürüyorum. ama her gün değil.
petrolden üretiliyor. yenmediği sürece zararlı bir şey değil.
0
kibritsuyu
(30.08.24)
vazelini bulan adam hergün bir kaşık yermiş ve 96 yaşında vefat etmiş. bu da böyle gereksiz bir bilgi. srilanka.factcrescendo.com
0
late viper
(30.08.24)
Tam viperin dicegibi dicektim. Gom gitsin
0
lapaz
(30.08.24)
Konu yemek değil cilt, ama doktor milleti der ki cildinizin emmesi de yemekten farksızdır, sadece miktar açısından değişkenlik gösterir. Dolayısıyla cilde sürülen şeylerin doğal olması gerektiği kanaatindeyim.
Petrol ürünü olan bir şey nasıl sağlıklı olabilir aklım alamıyor da. Onu sorguluyorum aslında.
0
🌸muhayyer divan
(31.08.24)
Bro cildin emmesiyle direkt yemek aynı şey olabilir mi sence derinin üst üste geçen 7 katmanı var, 7 ayrı filtresi var yani, cildine sürdüğün bir ürünün lenf sistemine ulaşabilmesi için bu 7 ayrı katmanı geçmesi lazım, sürdüğün ürünün %1'i bile belki buraya ulaşamıyor, hele vazelin gibi kalın/mumsu yapılı bir ürünün burayı aşmas imkansız ama biri çıkıp cildimize sürüyorsak yememiz de lazım derse olmaz o çünkü yersen direkt sindirime katılıp kana karışabilir bu da zarar verir sürekli kullanımda zira doğada böyle bir ürün bulunması ve bunun cilde sürülüyor olması onun yenilebileceği anlamına gelmez.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.08.24)
@Kaleci
Tamam dediğin gibidir de nihayet cildine oturup zehir de sürmezsin dimi? Hem benim sorduğum yemek için değil cilde sürülen bir ilacın taşıyıcı maddesi olarak kullanmışlar onu soruyorum.
0
🌸muhayyer divan
(31.08.24)
O zaman şöyle söyleyeyim: Vazelin bir ilaç değil ya da sağlık açısından faydalı bir ürün değil, insanlar vazelinin kendi doğal yapısını manipüle edip bazı ar-ge çalışmalarıyla olabilecek zararlarını asgariye indirip kullanıyorlar sadece. Yani mesela ne yapıyor vazelin? Suyu geçirmediği için yaranın üstüne sürersen suyla temasını kesip yaranın daha hızlı iyileşmesini sağlıyor ya da yağlı yapısı sayesinde kurumuş topuğun falan varsa oraya sürüp yağın o kuruluğunu gidermesini bekliyorsun ama bunlar vazelinin sağlıklı olduğu anlamına gelmez, vazelin de en nihayetinde bir petrol ürünü bunu sağlıklı bulamayız, vazelini yersen sistem onu içkideki alkolde olduğu gibi vücuttan atmak için uğraşır ama cilt yüzeyinde vs deri altına işlemeyeceği için sağlık açısından çok zarar vermez. Anladığım kadarıyla anlattım ama yanlış anlamış da olabilirim bilemedim :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.08.24)
@Kaleci
Anladım anladım ellerine sağlık, çok teşekkürler :)
Evet mantığım beni yanıltmamış demek ki, insanlar bunu kullanarak aslında biraz kendilerini kandırıyorlar diye düşünüyorum.
Annem sağdan soldan yeni ve "doğal" içerikli ilaç(?!?)ları edinip denemeye bayılıyor ve çoğunlukla da fayda görüyor. Şimdi de dizlerindeki sıkıntıları biraz olsun hafifletsin de yürümesini kolaylaştırsın diye bir krem bulmuş ama bakıyorum eserin fonunda vazelin var, hani diğer kullanılan sağlıklı malzemeleri bilemem ama petrolatum yazıyor içeriğinde. Petrol lafını görünce bir irkildim onun için soruyorum.
Sağ olun herkese çok teşekkürler.
0
🌸muhayyer divan
(31.08.24)
İşe yaradığı yerler var mesela ben saçımı boyamadan önce yüzüme, enseme kulaklarıma falan sürüyorum ki akan boya cildimi boyamasın. Bir de bir çift deri sandaletim var kışın giyilmeyince sertleşiyor yaz başında temizleyip vazelin sürerek bir gün bekleyip siliyorum yumuşacık oluyor.
Uzun zamandır ne zaman açsam sinirim bozuluyor, sanki üzerime negatif enerji yağıyor. Rahatsız olduğu belli yazarları engelliyorsun, yenileri türüyor. Gündem başlıkları rezalet, debe desen kimin beğendiği belli olmayan entry'lerle dolu. Buna rağmen orada gece gündüz harıl harıl bir şeyler yazan bir
Uzun zamandır ne zaman açsam sinirim bozuluyor, sanki üzerime negatif enerji yağıyor. Rahatsız olduğu belli yazarları engelliyorsun, yenileri türüyor. Gündem başlıkları rezalet, debe desen kimin beğendiği belli olmayan entry'lerle dolu. Buna rağmen orada gece gündüz harıl harıl bir şeyler yazan bir dünya insan var hala. Bazen yeni düzen böyle de bir biz uyum sağlayamıyoruz gibi hissediyorum.
0
duygusalatasi (29.08.24)
Nein davut. Güzel insanlar var, son zamanlarda muhabbet ettim birkaç tanesiyle. Ama çölde vaha gibi. Genel olarak trollugu kenara birakirsak cahillik baya var.
0
logisticsmanager
(29.08.24)
Yazar değilim ama isterdim daha çok sözlüğün ilk kurulduğu zamanki halinde yazar olmak isterdim.
Çok ciddi anlamda seviye düşmeye başladı anlattığın gibi. Kendi doğrularımı yazmak isterdim.
Kadın, hayvan, doğa düşmanı çok fazla kişi var. Meydanı da onlara bırakmamak lazım. Aklı başında insanların yazmaya devam etmesi gerekir bence.
0
rock n roll
(29.08.24)
Debe değiştiğinden beri eski sıklıkla girmiyorum. Burada da eskisi kadar girmiyorum. Önceden ifşa geceleri olurdu burada. Kimler hatırlar bilmem.
0
adwokat
(29.08.24)
Epey bi eskiden gündemi doğrudan ekşi sözlükten takip ederdim. Google'a bir şey sorduğumda Ekşi'ye link görürsem konuyu Ekşi'den okurdum.
Artık bu işleri X ile Reddit üzerinden yapıyorum. Ekşi Sözlüğe eskinin alışkanlığıyla günde bir iki giriyorum.
Kalite düştü, bozuldu düşüncelerine katılmıyorum. Şöyle ki, eskiden internette yazmak elit bir kesimin yapacağı iş idi. Akıllı telefonun kullanımının yaygınlaşması, internet kullanımının artması sebepleriyle daha geniş bir kitlenin görünürlüğü arttı.
Böylece de içi insan sevgisi dolu, sevgi pıtırcığı elitler, yaşadıkları ülkenin halkıyla tanışmaya başladılar ve bu tanışıklık hiç de hoşlarına gitmedi. Çünkü durum onların pembe ponçik dünyalarıyla hiç de örtüşmüyordu. Ortamın Avam gelmeden önceki halini özlüyorlar.
Fransız devrimi öncesi asilzadelerin balolar düzenlediği salonlara birden halkın doluşması sonrası asillerde oluşan rahatsızlık türü bir sorun çıktı ortaya. Kat kat janjanlı kıyafetlerine yapağı kokulu köylü kıyafetlerinin kokusu siner oldu.
Ekşi'de yazarım. Arada karalıyorum bir şeyler.
0
Mirket
(29.08.24)
2002 - 2010 her gun 3-4 saat mutlaka okur yazardim. 2010'dan sonra pek bakmamaya basladim cunku rezalete donustu, kural mural kalmadi.
0
cooperr
(29.08.24)
Aktifim ama genelde okuyorum çok az yazıyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(29.08.24)
En son entry 2007 de girmişim,senin bu düşündüklerini düşünüp artık eğlenmediğimin farkına varınca öyle kaldı.
0
duptıs
(29.08.24)
Aşırı toksik bir platform. Sadece nefret ve negatiflik var. Kaliteli entry sayısı %1 bile değil. Uzak durmak, başlıklara bile bakmamak en iyisi.
0
but that was just a dream
(29.08.24)
Bugünün Beyoğlu'na ne kadar gidiyorsam, ekşisözlüğe de o kadar giriyorum.
Ekşisözlük bozulmadı, sadece diğer her şey gibi ülke ortalamasına yaklaştı. Yani bu ülkede ekşinin ilk zamanlarının hayatta kalabilme şansı olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Ülkedekinin genel ortalaması tüm kurum ve kuruluşları da aynı ortalamaya çeker. Hukuk sistemi neyse, sağlık sistemi odur. Eğitim sistemi neyse, futbolu odur. Yani ülkenin polisi bekçisi, öğretmeni öğrencisi bu durumdayken futbolunun premier lig seviyesinde olması mümkün mü?
Ekşisözlük de bu ortalamadan nasibini aldı. 2000'lerin sözlüğü neyse, 2000'lerin taksimi kadıköyü de oydu. Şu anda da farklı değil ki?
0
thracia
(29.08.24)
zamanında çok yazdık, şimdi de gençler yazacak bizim gibi. her nesil “ekşi sözlük çok bozdu” geyiği yapar klasik. ona rağmen ekşi hala bir çok konu da referans noktasıdır. Hiç bir yerde bulamayacağın bilgileri yazarların deneyimlerinden elde edebilirsin. sözlük okur yazarı olmayı bilmek lazım, yani kim troll, kim aktroll kim algı operasyonu peşinde, kim reklam yapmaya kasıyor bunları ayırt edebiliyorsan kaliteli içeriğe ulaşabilirsin.
0
rentts
(29.08.24)
en son 2009'da entry girmişim. troll başlıklarını görmezden geliyorum, spor entrylerini her okuyuşumda sinirim bozulup bir dolu insanı engelliyorum. bitmiyorlar. bu tarzda site sadece reddit kullanıyorum, o da gündemi takip için yeterli olmuyor bazen. alışkanlık da var, azaltmak için bookmarklardan kaldırsam da başlık listesine bakarken buluyorum kendimi. başlıktaki ilk ve son entryleri okuyorum gerisi aynı zaten.
sözlükle direkt bağlantılı olmasa da türkiyedeki nefret kültürü yoruyor insanı.
0
anonim yazar
(29.08.24)
sabah akşam, bi de gün içinde aklıma geldikçe iki-üç dk giriyorum.
yazar hesabımı kullanmıyorum. bir şey favorilemiyor, artı-eksilemiyor sadece okuyorum. arada bi fikir soran entryler olursa ve çaylaklardan mesaj alabiliyorlarsa mesajlaştığım oluyor.
çok rezil bi halde sözlük.
ama eskiden de öyleydi. bu kadar nefret ya da yozlaşma yoktu gerçi. yaşınızı bilmiyorum ama belki eskiden bu kadar farketmemiştik. bilmiyorum.
eskiden daha entelektüel insan vardı, güzel güzel yazan eden emek verenlerin sayısı artık çok az. otu boku eleştiren ergenler ya da ergen kalanlar var.
bir de toplumun aynası az-çok. toplum bağnaz, yeni nesil bağnaz.bağnazlığı dindarlık olarak yorumlamayın sadece. eksisözlükteki genç nesiller bağnaz.
ama twitter'dan daha iyi hala. sürekli her şeyi alıntılayıp eleştiren, bunu yaparken yüksek perdeden konuşan, saçma sapan insanları ve aptal ergen eğlencelerini gösteriyor artık twitter. takip etsen de etmesen de.
0
biseysorcaktim
(29.08.24)
Kliseler ve negatiflikle dolu rezil bir ortam var. Gene de bazen bakiniyorum konuya gore.
0
mbond
(29.08.24)
Geçen bir soru vardı ya mutsuz olduğunda hüzünlü şarkılar dinlemenin psikolojide bir adı var mı diye, ben de umutsuzken daha da umutsuz hissetmek için okuyorum gibi geliyor bazen.
0
peki madem
(29.08.24)
Engelleyerek biraz rahata erdim.
0
gabe h coud
(29.08.24)
Debe sistemi değişmeden önce her sabah otobüste okurdum artık aklıma bile gelmiyor çok nadiren bakıyorum. Yeni öğrendiğim şeyler hakkında okumak için başlıkların şükela modunu okuyorum. Yazar olduğumdan beri sık yazan biri değildim artık çok daha seyrek yazıyorum.
0
black holes in the sky
(29.08.24)
Sözlükte yazilanlardan sikayet edenlerin de orayi ne amaçla kullandiklari malum.
0
Yourcousinmarvinberry
(29.08.24)
Rahatsızdan çok ortama yerleştirilmiş troll var. Rahatsızlar tekil olarak tolere edilebilir belki. Troller birlikte hareket ediyor. Çok rahat hesap değiştirebiliyorlar. Rende binası ile ilgili durumlar. Sadece yönetimle ilgili değil.
15 kat üstü bina gökdelen tower tarzı evlere eşya nasıl taşınıyor?
Zetnikov
20-30 kat yukarıda evi var diyelim.ona göre büyük asansör mü oluyor? bazı eşyalar asansöre dahi sığmaz diye düşünüyorumadamlar sırtında 30. kata falanda taşıyamazanlamadıgım nokta neresi?
20-30 kat yukarıda evi var diyelim.
ona göre büyük asansör mü oluyor?
bazı eşyalar asansöre dahi sığmaz diye düşünüyorum
adamlar sırtında 30. kata falanda taşıyamaz
anlamadıgım nokta neresi?
0
Zetnikov (27.08.24)
servis asansörleri var baya büyük, eşyalar da bölünebiliyor genelde
0
azeroth
(27.08.24)
çok düz adam bir cevap vereceğim. 50 katlı gökdelen diken adam herhalde onu oraya dikene kadar "lan bunun en tepesine eşya nasıl çıkarılır" diye bir yolunu da düşünüyordur.
düşünsene bina bitmiş, daireler satılıyor, müteahhit elini şap diye alnına vurup diyor ki "anaaa yukarı kata eşyayı nasıl çıkarıcaz lan bunu hiç düşünmedik".
bu kadar salaklık olası değil. nedir bilmiyorum ama illa ki binayı diken adamın bir yöntemi vardır.
0
kibritsuyu
(27.08.24)
buyuk tasima asansorleri var.
0
cooperr
(27.08.24)
vinç asansörler var eşya taşıma için. o tarz binalara eşya taşıma için ayrı asansör de yapılıyor.
0
jelly bear
(27.08.24)
Benim evde eşyaları evde kurmuşlardı yük asansöründe parça parça taşıyıp. Taşınmak istersem gelip demonte yapıp tekrar başka yerde kuracaklar. Vinç ile taşınanlar oluyor. Binanın tepesinde de vinç var camların silinmesi vb. için ama eşya taşınmada kullanıyorlar mı bilmiyorum.
0
marla is in my head
(28.08.24)
Servis ve yük taşıma asansörleri var, gerektiğinde kamyon bile giriyor onların içine.
Olduğunu gördüğünüzde ne hissediyorsunuz ve bu sizin motivasyonunuzu nasıl etkiliyor?Evet hayat adil değil vs.kimisi başkasının elde etmek için deli gibi çaba sarf ettiğine zaten sahip olarak doğuyor.Bu gerçeğe dair tutumunuzu merak ediyorum aslında.
Olduğunu gördüğünüzde ne hissediyorsunuz ve bu sizin motivasyonunuzu nasıl etkiliyor?
Evet hayat adil değil vs.
kimisi başkasının elde etmek için deli gibi çaba sarf ettiğine zaten sahip olarak doğuyor.
Bu gerçeğe dair tutumunuzu merak ediyorum aslında.
0
tuborg yesili (21.08.24)
Dediğin gibi hayat adil bir yer değil. Ben hayat standartlarımı elimden geldiği kadar yükseltmeye çalışıyorum. Belki bir başkasının hiç zahmet etmeden elde ettiği bir şey için ben mücadele ediyorum. Asla kurban rolüne girmiyorum. Hayat bana örnek veriyorum 1 birim bir şey verdiyse ben onu 2 birim yapmaya çalışıyorum.
Bir de diğer taraftan benim de bazı kişilerden daha şanslı olduğum gerçeği var. Bana imrenen, ne kadar şanslı diyenler olabilir.
0
rock n roll
(21.08.24)
Hayatta sadece kendi isteklerimin pesindeyim. Benim olmam gereken yerde bir baskasi sirf aile sayesinde olmussa bu benim hevesimi baltalar evet.
Ama annesinden apartman kalmis birini de asla sallamam.
0
Yourcousinmarvinberry
(21.08.24)
Sahip olduklarımla ve olabilme potansiyelim olanlarla mutlu olmasını öğrendiğim, hiçbir zaman sahip olmayacağım bir konuma doğuştan sahip olanları düşünerek delirmenin bana bir faydası yok, onlar yokmuş gibi hayatıma devam ediyorum gördüğüm zaman da kafamı başka yere çeviriyorum telefonuma bakıyormuş gibi falan yapıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.08.24)
Bilmiyorum beni etkilemiyor. Sadece morbid obez olduğum için incecik çıtı pıtı insanların bu hallerinden ne kadar habersiz oldukları beni şaşırtıyor. Ayaklarının acımaması, bellerinin sırtlarının iki yürüyünce yamulmaması, güzel ve çeşitli giyinebilmeleri, ucuz ucuz kıyafet ayakkabı bulabilmeleri ve bunun farkında olmamaları çok hayret ettiriyor o kadar.
0
muhayyer divan
(21.08.24)
Olumluya odaklanmak gerekir. Hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi toz pembe değil. Kimseyi kıskanmamaya çalışıyorum. Özenmiyorum. Halime şükrediyorum.
0
Cezcez
(21.08.24)
Sınıf kinim yoktur.
0
Amaranta ursula
(21.08.24)
hirslandiriyor beni, motive ediyor.
0
cooperr
(21.08.24)
Hayatta farklılıklar olacak. ben olaya daha çok inanç yönünden bakıyorum. fakirin sabrı, zenginin cömertliğine denk geliyor sanırım.
Ve tabi şuna dikkat etmek gerekir ki; en bedbaht kişi kibirli olan fakirdir.. denir eskilerde.
0
diyecevaplandı
(21.08.24)
Evet, hayat adil değil ama bu dMek değil ki kendi yolunda ilerleyemezsin. Herkesin farklı bir hikayesi var. Belki ben daha çok çaba sarf etmek zorundayım, ama bu da beni güçlü kılıyor. Kendi başarımı görmek zorlukları aşmak beni daha da motive ediyor.
Başkalarının avantajlarına fazla odaklanmamaya çalışıyorum. Sonuçta neyi değiştirebilirim? Kendi hayatımı. Kendi şartlarımı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyorum. Evet, bazen sinir bozucu olabilir ama bu da beni daha da azimli yapıyor.
Yani, hayatın adil olmadığını kabul etmek bir başlangıç noktası. Orada takılıp kalmaktansa kendi hikayemi yazmaya devam ediyorum.
0
goodz
(21.08.24)
eğer böyle bir değerlendirme yapmaya kalkarsam çocukluğumdan sonra tanıdığım herkes benim önümde olmuş oluyor, her tanıdığım insana ne güzel hayat be, demem lazım, ben gölcükte doğdum büyüdüm ve tam on yaşına geliyorken depremde her şeyimizi kaybettik, aylarca evimiz yoktu, ev bulunca da aylarca ve hatta yıllarca, bir çok basit şeyimiz bile olamadı, en baştan başladık, uğraştık, 25 yıl geçmiş şimdi her şeyimiz var, yani hayatta her şey olur, geçer, gelir gider,
sporcu ya da sanatçı insanlar gördüğümde sadece belki ben de olabilirdim diyorum geçiyorum ama o kadar yani,
Kimseyi kıskanmıyorum, hırslanmıyorum da hiç beni iyi anlamda motive eden bir şeye de dönüşmedi, insanlara da o şekilde bakmak aklıma gelmiyor, volvosu olanlara bazen diyor olabilirim hdsfvhjd,
yukarıda yazılanlar gibi sadece kendime bakıyorum,
0
a perfect lie
(21.08.24)
hayata onden baslayanlar umrumda degil. ancak ben hayata geriden basladim. malesef ne yaparsam yapayim bunun telafisi olmayacak ve olene kadar eksik kalacagim.
0
arakaali
(21.08.24)
saglikla ilgili degilse cok sacma bir dusunce oldugunu dusunuyorum. boyle bir kiyas yapan kisi de birine gore onde sayilir. ali koc bile birine gore geridedir.
mal mulk onemli degil. gerekirse arkadaslarinla kaldirimda oturur skol bira icersin gene mutlu olursun. ali koc olursun her seye sahip olursun ama mutsuzluktan geberirsin. bir seyin sahibi olduktan sonra o sey onemini yitiriyor. degerli olan seyler hep sahip olmadiklarimiz.
0
bohr atom modeli
(21.08.24)
Benim motivasyonumu hiç etkilemiyor. Şanslılık sıralamasında genelde ortalara yakın olduğumu düşünüyorum.
Bir de mesela birinin ailesi zengin olduğu için şanslılık listesinde en yükseklerde olduğunu düşünüyoruz ama babasıyla iletişimi çok kötü mesela o yüzden şanslılıkta ortalara doğru geriliyor. Yani gördüğüm şeyin sadece gördüğüm şeyden ibaret olmadığını öğrendim.
0
michael_knight
(21.08.24)
Kötü etkiliyordu ama bunu düzeltmeye çalışıyorum. Herkesin hayat yolculuğu kendine, onlar belli konularda önde başlamıştır, siz ise başka konularda. Hayat herkesi farklı yollardan yürütüyor ve herkesin bambaşka hikayesi var, herkesin hayatta öğrenmesi gerekenler bambaşka. Belki benim, sizin ve x kişisinin bu hayatta çabalamayı ve vazgeçmemeyi öğrenmesi gerekiyor, avantajlı gördünüz kişilerin ise bambaşka şeyleri.
0
playing star again
(21.08.24)
Ben kendi kulvarımdayım
0
gabe h coud
(22.08.24)
beni hirslandiriyor ve 0'dan gelip su anda ulastigim yerdeysem biraz da bunun sayesindedir. kendim icin degil cunku ben kendimi kurtardim sayilir ama yasama firsati olmayan %80'lik bir grup varken %3-5'in asiri refah ve bolluk icinde yasamasina ayar oluyorum. millette sinif bilinci de yok maalesef ses cikarmiyorlar. yani 10 kisilik bir grupta 1 kisinin her seye sahip oldugunu 7 kisinin sefalet icinde yasadigini dusun. o en zengin 1 kisi 2 kisiyi secip onlara da iyi yasam hakki taniyor ve boylece diger 7 kisinin ustune basarak yasiyorlar.
maalesef cogunlugun bir sansi bile yok. amerika'da dunyanin onde gelen teknoloji sirketlerinden birinde calisiyorum ve buralara gelebilmis turklerin %90'i cankaya, besiktas, kadikoy'de dogmus ve ozel okullarda okumuslar. adam ozel lisede okumus, sonra peder bey amerika'da ozel okula yollamis. bu adamin basarisiz olma sansi var mi simdi.
aynisi amerika'nin zengin sinifinda da var. basariyi satin alabiliyorsun maalesef. yani adam iyi bir liseye gidiyor, prep denilen. sonra oradan sirf buna hazirlandigi icin iyi bir universiteye gidiyor, sonra iyi universite diye iyi sirket bunu ise aliyor. iyi sirkete girdikten sonra tutunamasa bile cv'de oldugu icin alip yuruyor bir sekilde su ustunde kaliyor. cok mal olmadigi surece ailesi iyi bir hayati satin aliyor.
toplumsal devrimi bir sekilde yapmamiz lazim cunku kaynaklari verimli dagitamayinca butun toplumun verimi dusuyor. bastaki zengin cocuklari koko cekerken geri kalan herkes stres ve sefillik icerisinde yasamaya calisiyor. ve isin ilginci kimse de buna sesini cikarmiyor mesela bu duyuruda bile stoaci takiliyorlar masallah.
0
antikadimag
(22.08.24)
hayati kazanılması gereken bir yarış olarak algılarsan evet bazıları onde başlıyor. ama hayati bir yarış degil de keyif alınması gereken kisisel bir yolculuk olarak algılarsan, kimin nerden basladiginin bir onemi yok.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(22.08.24)
Önde başladıklarım, önde başlayanlardan binlerce kat fazla. Olaya böyle bakınca hayatın hiç adil olmadığını, bana karşı çok bonkör davrandığını düşünüyorum.
Çocukluğumdan bu yana eşitlerimi düşününce, hepsinden fersah fersah ilerde olduğumu görüyorum.
Gerek "Bir kimse en fazla iki defa Başkan seçilebilir." kuralının dönemlerdir çalışması,gerek Demokrat ve Cumhuriyetçi partiler arasında yine dönemlerdir gitgellerin yaşanması:https://tr.wikipedia.org/wiki/Amerika_Birle%C5%9Fik_Devletleri_ba%C5%9Fkanlar%C4%B1_listesikomplo teorilerine girilmezse, ka
Gerek "Bir kimse en fazla iki defa Başkan seçilebilir." kuralının dönemlerdir çalışması, gerek Demokrat ve Cumhuriyetçi partiler arasında yine dönemlerdir gitgellerin yaşanması:
komplo teorilerine girilmezse, kağıt üzerinde bu demokrasi işini hakikaten oturttuklarını söyleyebilir miyiz ? nasıl söyleyemeyiz ki ?
0
WithWorth (21.08.24)
ABD sisteminde başkanın bizde olduğu gibi bir etkisi yok, etki alanı çok kısıtlı, 2 defadan fazla seçilememesinin nedeni ortama biraz heyecan katmak başkanlığığı 2 parti arasında dönem dönem paylaştırmak gibi bir şey, yoksa 10 defa da seçilse bir şey değişmez pek, bu demokrasinin bir sonucu değil bence, ayrıca sistemin 2 parti arasında turnikeye alınması bile başlı başına demokrasiye aykırı bir olay.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.08.24)
"komplo teorilerine girilmezse" kismi tartismayi cocuklastiriyor oncelikle. direkt "benim inanmadigim her sey komplo teorisi o yuzden kenara birakalim onlari" seklinde basliyoruz.
"demokraisinin kalesi" ilan etmek icin sectigin o iki olcut cok keyfi bence. ozellikle iki parti arasinda gidip gelmesi ovgusu sacma. zira kurtaj, escinsel evliligi gibi genele vurunca aslinda kucuk meseleleri kenara birakirsak, iki partinin ideolojileri, politikalari cok cok benzer. cesitlilige izin yok. haliyle halkin buyuk cogunlugu ya oy kullanmiyor ya da o piti piti yapip rasgele birini seciyor.
bir de bu iki partinin, ucuncu, dorduncu partilarin olusmamasi icin verdigi savas var, butun zenginliklerini ve guclerini kullanarak. bu nasil demokrasi? mesela demokratlar habire yesil partiyi mahkemeye veriyor eyaletlerde, secim pusulalarinda yer almasini engellemek icin. legal sistem de buna izin veriyor. yersen demokrasi.
iki defadan fazla secilememe olayi da abd'ye ozel bir sey degil.
0
hot potato
(21.08.24)
@hot potato, "yani komplo teorilerine girilmezse" ile söylemek istediğim somut deliller ile tartışmak. mesela verdiğiniz yeni parti açılmasına müsade edilmemesi gibi somut, internet araştırması ile doğrulanabilir deliller.
iki defa seçilememe olayı'nın kendinden ziyade uygulanması. bir ülke biliyorum mesela 20 küsür yıldır aynı parti iktidarda.
0
🌸WithWorth
(21.08.24)
Amerikalıların bazılarına sorunca da ABD faşizmin beşiği diyorlar valla orada da kafalar karışık.
Çok detaylı fikrim yok ama seçim bölgelerini belirleme yöntemleri sorunlu diye biliyorum. (bkz: gerrymandering)
0
peki madem
(21.08.24)
Evet.
0
Yourcousinmarvinberry
(21.08.24)
amerika tamamen kar amacli kurulmus cok buyuk olcekli ozel bir sirket. ozel sirketlerde de demokrasi falan olmaz. karliligin geregi ne ise o yapilarak ilerleyen bir olusum..
0
cooperr
(21.08.24)
ABD'yi sadece demokrasi ile tanımlamak çok eksik olur. Paranın gücü diğer ülkelerdekinden de çok daha fazla sanırım.
1973'ten bu yana her zaman başkan/başkan yardımcısı olarak soyadı Biden, Clinton veya Bush olan biri olmuş mesela. İlginç değil mi?
0
michael_knight
(21.08.24)
Sanıldığının aksine yolsuzluk çok fazla.
Cooper'ın yorumu tam olarak abd'nin tanımıdır:"amerika tamamen kar amacli kurulmus cok buyuk olcekli ozel bir sirket"
Sistem siyasetten eğitime sağlığa kadar her anlamda para ile dönüyor.
0
ferenc
(22.08.24)
Güncel bilgi mi emin değilim, bir yerde Amerika'da seçimlere sponsor olunabildigini okumuştum. Onlardaki ismi ne bilmiyorum, mesela bizdeki bir milletvekili belediye başkanı adayı falan seçimlerden önce x holdingin seçim kampanyasına sponsor olduğunu düşünün. Filmlerde de var bir unsur olarak bu, the adjustment bureau filminde matt damon'in karakteri mesela.
Bakınca "paran kadar konuş" ülkesi gibi görünüyor.
0
encokbenisevinnolur
(23.08.24)
alakasi yok. abd'nin su anda iyi durumda olmasinin tek sebebi cok yuksek bir refah ve zenginlige sahip olmasi. bunu cikardigin anda amerika bir hic. zamanla bu zenginlik de azaliyor zaten.
MerhabaEskişehir-Antalya gidiş geliş için elektrikli araba kiralamak güvenli midir, yolda yeterli şarj istasyonu var mıdır, şarj etme ile ilgili bir sorun olur mu acaba konu ile ilgili bilgisi olanlardan fikir alabilir miyim?
Merhaba Eskişehir-Antalya gidiş geliş için elektrikli araba kiralamak güvenli midir, yolda yeterli şarj istasyonu var mıdır, şarj etme ile ilgili bir sorun olur mu acaba konu ile ilgili bilgisi olanlardan fikir alabilir miyim?
0
vus (19.08.24)
Elektrikli araçların bataryası arızalanırsa masraf oldukça büyük oluyor diye biliyorum. Yakıtlı olanından kiralayın ve fazla düşünmeyin.
0
diyecevaplandı
(19.08.24)
Uzun yol yapacaksiniz. Neden elektrikli arac kiralamak istiyorsunuz? Yolda ortalama 1 saatlik ekstra, zorunlu mola vermek hosunuza mi gidiyor? Benim icin kesinlikle bir secenek olmazdi bu sebeple.
Sorunuza gelirsek, guven konusunda sorun yasamaz; yolda da, Eskisehir'de de jarj istasyonu rahatlikla bulursunuz. Kiralama yaptiginiz firmaya uzun yol yapacaginizi soylerseniz, ona uygun bir elektrikli arac verir ve gerekli bilgilendirmeleri yaparlar.
0
narod
(20.08.24)
Voltla uygulamasını indirin. Uygulama Türkiye'de hizmet veren şarj istasyonlarını haritada sürekli olarak güncelleyerek paylaşıyor.
Bunun dışında bir elektrikli araç sahibi olarak önerim planlamanızı Trugo şarj istasyonları üzerinden yapmanızdır.
Sanıyorum elektrikli araç almak aklınızda var ve deneyimlemek istiyorsunuz...
Şarj istasyonu bol hiç sorun yaşamazsınız. İlk cevap veren arkadaşın dediği şey batarya ömrü ile alakalı, sizlik bir şey değil.
Edit: Bir de kullanacağınız istasyonların uygulamalarını önceden indirip kredi kartınızı tanımlarsanız zaman kaybetmezsiniz.
0
armagan abanuz
(20.08.24)
baktim iki sehir arasi 400km civari. en son 300km tek yon yolu kiralik tesla ile gidip gelmis biri olarak salla diyorum, benzinli kirala gec.
0
cooperr
(20.08.24)
Cevaplarınız için teşekkür ederim. Sorularınıza cevap olarak: almak niyetinde değilim, kiralık araç olarak da elektrikli benim tercihim değil ama çoğunluğun kararı ile mecbur kalıyorum diyelim. Sadece bu konuda tecrübem olmadığı için ve şarj istasyonlarının altyapısını ve güvenilirliğini bilmediğim için bir sorun çıkar mı diye tedirgin oluyorum. Daha önce elektrikli araç kiralamış ya da elektrikli araçla uzun yol gitmiş kişilerin fikirlerini merak ettim.
Evlenirken masrafları aileniz mi üstlendi kendiniz mi yaptınız? Takı, düğün, yemek, ev eşyası vs.Aileniz ne kadar destek çıktı? Ne tür sorunlar, kavgalar yaşandı?
Evlenirken masrafları aileniz mi üstlendi kendiniz mi yaptınız? Takı, düğün, yemek, ev eşyası vs.
Aileniz ne kadar destek çıktı? Ne tür sorunlar, kavgalar yaşandı?
0
jackyr (18.08.24)
Ben evlendiğimde ailem karşı çıkmıştı. Her şeyi kendim aldım, borca harca girdim. Ama en çok koyan ailemin yaptığı psikolojik şiddeti. Bir bayram günü bile içim rahat rahat ailemi ziyarete gidemedim.
0
numlock
(19.08.24)
Eşyalar konusunda her şeyi kendimiz yaptık, herhangi bir sorun yaşamadık, kimseden bir talebimiz olmadığı için kafamız rahattı. aileler ufak tefek hediye aldılar sadece (mutfak eşyası gibi)
Takı da talep etmedim ama iki üç bilezik filan takılmıştı diye hatırlıyorum. Ben yemekli istememiştim eşimin babası yemekli istediği için kendi ödedi. Benim ailem de nişan kına özeniyoruz dediler, kendileri yapıp ödedi. Biz eşimle genelde figüran gibi olduk yani yapın demedik, yapana da katıldık.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.08.24)
biz de her şeyi kendimiz yaptık. çeyizlerimi de kendim aldım. onların verdiği şeylere ek fayda olarak baktık. kına nişandır vs evde oldu. kokteyl nikah yaptık düğün yapmadık. eşimin babası yemek organizasyonu düzenledi nikah sonrası akrabalara ona da biz karışmadık ve hatta gitmedik ahahahahah.
ben de takı istemedim bana nişanda set, nikahta dört bilezik taktılar. eşim apple watch istediği için annem ona onu aldı, babam da bana bir burma bilezik taktı o kadar.
0
Hallegadola
(19.08.24)
Masrafların neredeyse tamamını kendim karşıladım. Annem eşime set tarzı birşey hediye etti. Ev eşyaları tarafında ufak mutfak gereçleri ve nispeten dekoratif sayılabilecek ürünler haricindeki tüm ana kalemleri kendim satın aldım. Kimseden birşey talep etmedim istemiyorum dedim, olmaz diyip altın taktılar.
Ciddi bir sorun yaşamadık kavga tarzı bişey hiç olmadı. Hemen herşeyi kendimiz planlayıp uygulamaya geçtik. Makul bir süreç oldu.
0
Lethe
(19.08.24)
2 sene önce 220k tl bandındaydı.
geçen gün kabalama hesap ile 750-1.000k tl çıktı.
0
baldan kaymak
(19.08.24)
ailem çıgın destek çıktı. peder memleketteki düğünü direk kendisi yaptı zaten cebimden hiç para çıkmadı. annem beyaz eşyaları hediye aldı. çerçöp denen bir çok şeyi de hediye verdi.(yemek takımı zart zurt) kız tarafından saçma sapan bişi yaptık peder ona karışmam dedi onu biz ödedik pahalı değildi zaten. takılar bizimkilerden hediye oldu. Allah başımdan eksik etmesin. imkanı olmayanlar bişi diyemem elbette ama imkanı olup da yardım etmeleri çok büyük nimet.
0
andlee
(20.08.24)
herseyi kendimiz yaptik, 0 sorun cikti.
dugun 35k tutmustu (~200 kisi yemekli dugun + bazi konaklamalar, 2017), ev esyalari sanirim 7-8k civariydi (2016, 1+1, ikea. en pahali sey buzdolabiydi - 1500). gelen takilar bize kaldi, dolara cevirip bankaya koymustuk kisa bir sure sonra. yanlis hatirlamiyorsam dugun masraflariyla kafa kafaya, belki 3-4k uzeri bisey gelmisti.
tam dugun donemi bir suru masraf ciktigi icin ufak bir kredi cekmistik enparadan, 5-6k sanirim, 1-2 ay icinde geri odedik. hayat aynen devam etti sonra.
S.B.Alkol alma periyodunuz ne? Sorunun cevabına ek olarak kendinizi alkolik olarak tanımlıyor musunuz?
S.B.
Alkol alma periyodunuz ne? Sorunun cevabına ek olarak kendinizi alkolik olarak tanımlıyor musunuz?
0
goodz (17.08.24)
ayın 20 günü rahat alkol alıyorumdur. bazen 1 2 bira. bazen rakı üstüne bira.
sanırım alkoliğim.
0
tekkisilikbirordu
(17.08.24)
Alkol kullanmıyorum. Sadece özel günlerde çok az alırım.
0
rock n roll
(17.08.24)
4-5 sene oncesine kadar her gun aliyordum. Simdi ayda 3-4 defa anca. O zaman da alkolik degildim, simdi de degilim.
Insanlar alkolikligi her gun alkol almak zannediyorlar. Alkolik tanidiklarim oldu, alkolik olmaniz icin alkol almadan duramiyor olmaniz lazim. Tanidigim kisiler sabah kalkinca gune votkayla basliyorlardi, gun boyu durmadan alkol aliyorlardi. Mesela derste su sisesinden votkaya devam ediyorlardi. Bir kac saatten daha uzun sure alkole ara verirlerse ya cok agresif ya da cok depresif oluyorlardi.
Yani her aksam alkol aliyorsaniz alkolik degilsiniz, ama kendinizi kontrol etmezseniz alkolik olma riskiniz yuksek. Test etmek icin ara ara 3 gun alkol almama hedefi koyun kendinize.
0
sertac akin
(17.08.24)
Kardeşim yanıma geldiğinde sadece, o da birkaç ayda bir, bazen biraz daha uzun. Bazen sene içinde sadece bir iki kere içtiğim oluyor bazen de 2-3 sene hiç içki içmediğim oluyor sosyal içinin de bir tık altıyım sanırım. Ben daha çok limonata bağımlısıyım evde yedekte limonata olmayınca elim ayağım titriyor, strese giriyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.08.24)
Tatilde her gün alırım neredeyse. Normalde ayda 1-2
0
gabe h coud
(17.08.24)
26-27 yaşına kadar daha çok aliyordum, sosyal icicilik sigara ile beraber. Şimdi yaş 32 olacak, vallaha haftada bir belki iki gün o da biraz viski ya da şarap. Sigara da ayda 5-10 tane arkadaşlar ile dışarı cikarsak.
Alkolik değilim tabi:) ama zamanında peaky blinders izlerken 1 sise bourbonu 1 haftada bitirip "oha lan" demiştim kendime.
0
logisticsmanager
(17.08.24)
Ayda 2-3. Ozel bir gun varsa + olarak o eklenir. Eskiden haftada 2 raki masasi + bazen birkac bira olurdu ama kalmadi onlar artik. Simdi maks haftada 1. O da bazen sarap gecesi, kokteyl gecesi, raki masasi veya hadi bira icelim plani seklinde oluyor. Ha tatildeysem ogle birasi, ogleden sonra drink’i ve aksam icmecesi kesin olur, asla bos gecmem.
0
mor oje
(17.08.24)
ayda 1 2 bilemedin 3 defa arkadaş ortamında cin tonik içerim 4 5 bardak öyle durduk yerde gün içinde veya akşam can sıkıntısına içme huyum yoktur
0
neira
(17.08.24)
Ayda 1-2 defa. Alkolik değilim, sosyal içiyim. Sosyal ortamda da 1-2 kadeh/şişe
0
nawar
(17.08.24)
yılda 2
yılbaşı kutlaması doğum günüm
0
baldan kaymak
(17.08.24)
eskiden neredeyse her gün içiyordum, karaciğer yağlanması çıktı alkolü bıraktım. dengeli beslenmeye başladım. son 3-4 yıldır ancak bir düğün dernek veya özel bir şey olursa anca içiyorum. bu süre zarfında hiç aramadım, yoksunluk hissetmedim. demek ki her gün içmeme rağmen alkolik değilmişim.
0
my fault
(17.08.24)
Haftada 1. Bazen süre kısaldığı oluyor bazen uzadığı.
0
put it in your appropriate place
(17.08.24)
Cocuktan önce evden calisirken neredeyse her gun aksam ustu 1-2 kadeh sarap ya da 1-2 bira iciyordum zaman gecsin diye. Hamilelikti emzirmekti derken 1 yildir hic alkol almadim
0
passive aggressive
(17.08.24)
haftada 1-2 bira olabilir. 1 ay icmesem aklima gelmez.
alkolik tanidigim oldu, her sabah kalkar kalkmaz bir bira aciyordu.
0
cooperr
(17.08.24)
Haftada iki üç içiyorum ama bu düzeni Vehbi Koç’un her akşam bi kadeh viski sistemine döndürmeyi düşünüyorum. Alkolik kesinlikle değilim.
0
vedatchilipeppers
(17.08.24)
Sadece cok ozel bir gun olursa tas catlasin 2 bira icerim nerdeyse hic seviyesindeyim.
Arkadasim var 7 gun 24 saat iciyor sabah kahvaltisi alkoldur o derece. Sorsak alkolik olmusun diye kabul etmez. Bence kabul etmemekte binsebep alkolik olduguna kanittir insanlarin.
Selamlar. Yaşım 33, erkeğim. Bir kuzenim var, 40’larının başında. Onun da eşi 20’li yaşların ortasında. Bu kadın önüne gelen küçük büyük demeden ismiyle hitap ediyor. Kuzenim kime ismiyle hitap etse kendisi de çoğunlukla ismiyle hitap ediyor abi-abla demeden. Hadi, bunu es geçelim. Bir arkadaşım dah
Selamlar. Yaşım 33, erkeğim.
Bir kuzenim var, 40’larının başında. Onun da eşi 20’li yaşların ortasında. Bu kadın önüne gelen küçük büyük demeden ismiyle hitap ediyor. Kuzenim kime ismiyle hitap etse kendisi de çoğunlukla ismiyle hitap ediyor abi-abla demeden.
Hadi, bunu es geçelim. Bir arkadaşım daha var. Kendisiyle aramda 4 yaş var. Eşiyle aramda 8 yaş var. Bu kadın da bana adımla hitap ediyor.
Tabii ki “m e b abi” denilip durmasını istemem ama bana “Sana nasıl hitap edeyim?” sorusu gelmeden böyle cart diye sadece ismimle hitap edilmesine de gıcık oluyorum.
Kısacası arkadaşlarımızla aramızdaki abilik-ablalık yaş farkına rağmen sırf samimiyet var diye abi-abla hitabının ortadan kalkması, muhatabımızın eşlerine de aynı hakkı veriyor da ben mi bilmiyorum?
0
m e b (16.08.24)
Sen onlara abi/abla diye hitap et. Kıvrak zekâlı olanlar anlar.
Öyle bir hak vermiyor tabii ama o kişiler muhtemelen o "rahatlık"ta insanlar. Çok yüksek ihtimalle de saygı anlayışları, saygı kaliteleri yerlerdedir.
Bu biraz da kendi iç dünyamızla alakalı. İstersek bir anda karar verir ve bu tarz hitaplardan artık etkilenmeyiz. Şalteri ters yöne çevirmek gibi düşün.
0
muhayyer divan
(16.08.24)
Yani benim eşimle aramda 9 yaş fark var. arkadaş grubu da onunla benzer yaşlarda. Hatta bir kısmı daha büyük. Ben 12 yıldır bir kere bile "acaba abi/ abla desem mi?" Diye düşünmedim, hepsine isimleriyle hitap ediyorum. Onlar da sanıyorum ki bunu hiç dert etmedi.
Eşimin arkadaşlarına abla/ abi demek bana çok tuhaf gelir işin açıkçası.
0
fraise
(16.08.24)
Yani bu ''abi abla'' demek sadece bizim kültürümüzde, dilimizde var galiba. 33 yaşındayım 50 yaşında arkadaşım da var benim abi demem mesela ya da benden küçük 20-21 yaşında tanıdıklarım, arkadaşlarımdan da abi demesini beklemem. Demek isteyen desin tabi dert etmem.
ha bu hakkı veriyor mu vermiyor bu sorununun cevabı bende yok maalesef ancak ben saygısızlık olarak görmediğim için bir şey diyemiyorum. Bunun sen-siz olayından farklı bir durum olduğunu düşünüyorum. Ha herkesin beklentisi, bakış açısı farklı olduğu için de sizi rahatsız eden bir durum olabilir elbette.
bunu samimiyetinize göre açıklayabilir ya da bir şekilde hissettirebilirsiniz belki ancak ikinci seçenek için bir fikrim yok maalesef :)
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(16.08.24)
Bahsedilen eşler %99,99 kadın. Kadınlar, yaş farkı olmadan herkese (yürüdüklerini düşündükleri kişiyle araya mesafe koymak istedikleri zaman hariç) ismi ile hitap etmeye yatkın. Bonus olarak ünlülere de isimle hitap etme var. Yani "Burak Kut" yerine "Burak" demek gibi. Bu arada Burak Kut bunun yapılmadığı tek ünlü olabilir sanırım ahahah.
Ekleme yapayım. Bunu tespit olarak yaptım. Bana ağabey/abi de ya da amca/dayı de diye bir beklentim ya da derdim yok.
0
nawar
(16.08.24)
Genelde yaş farklı ilişkiler yaşayan biri olarak merak ettiğim, neden kendime her anlamda denk gördüğüm ve ilişki yaşadığım adamın aynı yaş grubundaki arkadaşlarına abla veya abi demem gerekiyor? Adamla birlikteyim ama aynı adamın yaşıtına abla ve abi diyorum. Garip gelmiyor mu kulağa?
Türkiye ve "gelenekselük, değişmeyeceğük" diye kendini parçalayan Asya toplumları dışında birtakım sıfatlara, sözcüklere bu denli anlamlar yükleyip saygı devşiren kaç tane millet var acaba? Gereksiz şeylere takıyor, anlamsız konuları varlığınıza saygısızlık addedip boş yere alınganlık yapıyorsunuz.
0
moonie
(17.08.24)
hocam oglumla aramizda 30 yas var o da bana adimla hitap ediyor. bu hitap isleri artik biraz bayatlamadi mi yaw? sal gitsin..
0
cooperr
(17.08.24)
Bu biraz "herkes benim etik/ahlak anlayışıma uymalı" muhafazakarlığı.
Eşin yanında kendini denk olmayan, dışlanmış hissetmeyi engellemek açısından denmemesi daha mantıklı.
0
Bruce
(17.08.24)
30 umdan sonra insanlara abi/abla demeyi bıraktım. avrupada küçücük çocuklar bile isimle hitap ediyor. Ben neden edeyim?
Zaten kime abi abla dersen kendini üstün görmeye başlıyor. o yüzden bıraktım demeyi, rahatsız olan varsa da umrumda değil
0
respect
(17.08.24)
İsmiyle hitap etmek daha guzel
0
abuzer
(17.08.24)
İsimle hitap ve sen-siz meselesi çok abartılıyor bence. Büyük bir tartışma yaşanıyor sosyal medyada mesela. Biri aniden argüman üretmeyi bırakıp ben size siz diyorum, siz bana sen diyorsunuz diyor. Abi sen dese ne olur siz dese ne olur.
Abi abla da bunun gibi gereksiz kaldı artık. Saygısızlık olmadığı sürece isimle seslenmenin bir mahsuru yok bence. Ayrınca yukarıda @fraise yazmış, katılıyorum. Kadının eşiyle yaşıtsanız size abi demesi de biraz garip kaçar sanki.
0
dre mithatoğlu
(17.08.24)
Yaş kimseye saygınlık kazandırmıyor, sadece isimle hitap edilerek de saygı ve resmiyet korunabilir
Sen eşleri sanki biraz diğer eşe tabii düşük rütbeli insanlar gibi görüyorsun
0
grimavi
(17.08.24)
Hiyerarşiye gönül vermiş bir insan olduğunu görüyorum. Askerliği sevmişsindir. Ben isterim ki herkes bana adımla hitap etsin. Abi hiyerarşinin ilk basamağıdır. Bekarlık ve çapkınlık günlerim geçmiş olmasına rağmen genç kızların abi çekmesini normal karşılıyor ve sebebini de alınıyorum. Abi amca modunu aşmış insanlar cool'dur, medenidir, hayatının anlamını osuruk içinde aramazlar.
0
hasmetizm 2046
(17.08.24)
Üniversitede benden 22 yaş küçük olan da bana adımla hitap ediyor. İsimle hitap bence en güzel hitap şekli. Aşalım bunları.
0
Yourcousinmarvinberry
(17.08.24)
bence gıcık olma benim eşimde herkese ismiyle hitap eder ben alıştım.
0
sizofren06
(19.08.24)
kimse kocasının arkadaşına abi demez. benim lisede sınıf arkadaşımla evlenen benim üst dönemim abi dediğim adam dönem arkadaşıyla evlenince direk ismi ile hitap etmeye başladım. benim arkadaş da kocasının arkadaşlarına abi abladan isim hitabına geçti.
En yakın arkadaşı olan kadınla tatile giden sevgili (vol. 978)
moonie
Malum kişiyle ilgili durumu burada sormuştum, cümbür cemaat uzun uzun konuşulmuştu. Kendisinden sorudan sonra birkaç gün içinde ayrıldım, orada sorun yok da... Dün beni bir akrabası aradı. Ailenin reisi gibi olan, aklı başında olduğunu iyi bildiğim, herkesi çekip çeviren, tatlı sert yapısı olan ve b
Malum kişiyle ilgili durumu burada sormuştum, cümbür cemaat uzun uzun konuşulmuştu. Kendisinden sorudan sonra birkaç gün içinde ayrıldım, orada sorun yok da...
Dün beni bir akrabası aradı. Ailenin reisi gibi olan, aklı başında olduğunu iyi bildiğim, herkesi çekip çeviren, tatlı sert yapısı olan ve benimkinin de az buçuk çekindiği dayısı. Daha önce birkaç kez görmüştüm, biraz mesafeli ve sert biriydi. Bana "aralarında böyle bir durum olsaydı bunu ilk ben öğrenirdim ve zaten ona ailecek tavır alırdık" dedi. Altını kalın kalın çizdi aralarında asla asla böyle bir durum olmadığının, kadını yıllardır tanıdıklarının, benimkinin ona kardeşim dediğinin, kızın baba sevgisi görmediği için annesinin bütün arkadaşlarına fazla samimiyet gösterdiğinin...
Aklımı bir şey dürtüyor. 86-87 yaşındaki adamı benimki nasıl ikna etsin de bana böyle bir şey dedirtsin? Zaten çekindiği, sert biri dediğim gibi. Ona birinin şöyle de dediğinde bunu yaptırabileceğini sanmıyorum. Adamın bir de benden ne çıkarı olacak da ben ayrılmayayım diye uğraşacak? Dümdüz bir kadınım. Aslında diğer kadın profil olarak benden ballı. Kendi işinin patronu, zengin, eli kolu uzun. Çoğu erkek için daha prestijli bir profildir muhtemelen.
Bu tatil durumu tabii ki bana anormal ve uygunsuz geliyor, kabul edemem. Öte yandan yakın arkadaşlarım bile romantik bir tatil olsaydı kızla sevgilisi olan çocuğun orada olmayacağını söylüyor. Uzaktan durumu duyan pek tanış olmadıklarım bile "ya biz de gittik karşı cinsten arkadaşımla tatile, ne var ki bunda?" diyor.
Malum kişi dediği tarihten önce döndü hiçbir şey demememe rağmen, orada 1,5 gün kalmış oldu. Genelde bir iki erkekle tüm gün iç mekanda takılmış. Onu etiketleyen ve muhtemelen orada tanıştığı bir adamın paylaşımlarında gördüm. Aynı gün 36 farklı şey paylaştığı için onları orada Ruhsar gibi gözetlemiş kadar oldum. Kadınsa sürekli plajda kızı ve çocukla güneşlenirken paylaşımlar yapmış. Bunu duyan arkadaşlarım da adamın günahını aldığımı, her şeyin normal olduğunu söylemeye başladı. Bir de benimkine aslan abim diye diye dilinde tüy bitmiş çocuk o kadının tatil fotoğraflarının altına da kraliçem, aslansın ablam, helal olsun, ömrümüze güneş gibi doğdun, bebek gibisin ablam benzeri şeyler yazmış. :d Çocukta bir sıkıntı var herhalde. Bu ne abi abla aşkıdır yahu?
Ayrılmak en doğru karardı benim için, değil mi? O kadar çok kişi tepki gösterdi ki... Bu yolda "en doğrusunu yaptın, aslansın" diyerek arkamdan ittirecek üç beş destek bekliyorum sanırım. Bu birkaç yeni bilgi (?) ışığında siz önceki düşüncelerinizde devam mı etmektesiniz? Herhangi bir değişiklik oldu mu ya da "yav adamın da bir suçu yokmuş ki" noktasına geldiniz mi? Bana daha fazla vurmayın, kale düştü zaten. :P
0
moonie (16.08.24)
Eski sevgilimle sırf arkadaşları ile buluşması yüzünden çok sıkılmıştım zaten uzak mesafe zor görüşüyorduk üniversiteden üniversiteye benim üniversite bitti ondan önce hep onu görmeye giderdim kendisi öyle benim gibi çıkıp fazla fazla gelmedi bile en son ilgisizsin diye kavga çıkardı bende ayrıldım daha sonra arkadaşlarını bana savundu sen yokken onlar vardı dedi sonra baktığımda ilerleyen zamanlarda arkadaşları ile gayet mutluydu benle buluştuğunda hep sorun çıkarırdı o yüzden yaptığını doğru buluyorum ayrılmak doğru karar insanı paranoya yapıyorlar
0
Efespilsen
(16.08.24)
bu aileden kimseye inanma ve hepsinden uzaklaş. bu hikaye bana müge anlı'daki aşçı yusufu hatırlatıyor bence kaç bunlardan
0
Hallegadola
(16.08.24)
Bu hikayeyi hatırlıyorum. Fikrim değişmedi. 40 yaşından sonra 1-2 yıldır tanıdığın hiç kimseyle bu kadar büyük kuzu sarması olamazsın.
Adam ve çevresi size sakinlik, güven ve dinginlik getirmemiş. Sürekli tuhaf tuhaf durumlar, karakterler, olaylar serisi. Bugün bu yarın bir diğeri. Hayat zaten yeteri kadar yorucu; bir ilişki bunu daha da zorlaştırdığı ve karmaşıklaştırdığı yerde durumu tekrar gözden geçirmek gerekiyor.
Akrabanın sizi araması konusuna gelince; durum hakkında sadece kısıtlı bilgi ile çıkarım yapmaya çalışıyorsunuz. Sizi araması için ikna edilmesi düşündüğünüz kadar zor değil. Ne zaman bir aile kuracaksın, çocuk yapacaksın sorusuna cevap olarak sizi gösterip böyle biri vardı ama bu sebeple benden ayrıldı diyerek adamın sorusundan kurtulmak için sizi kullanmış olabilir, adam da buna içerleyip sizi aramış olabilir. Bunların hepsi birer kurgu tabii ki. Tıpkı bu sevgilinizi aklamak için söylenen romantik bir durum olsa çocuk gelmezdi söylemi gibi. bu da bir kurgu, temenni. Bunun doğruluğunu bilmemiz mümkün değil.
Özetle hayatınızda size iyi gelecek, sorunlarla birlikte başa çıkabileceğiniz, bir ekip olabileceğiniz birine ihtiyacınız var. Yeni sorunlar getirip sizi onlara ortak edecek birine değil.
0
thracia
(16.08.24)
thracia +1 önceki hikayeyi de hatırlıyorum, hepsini okumuştum. en doğru kararı verdiniz. siz bu adamla evlenip aile kurmak isterseniz hiçbir zaman çekirdek aileniz olmayacak, hep bu kadın ve çocuğunun gölgesinde bir aile kuracaksınız. başkalarının ne düşündüğü, başkalarının erkek arkadaşlarının kadın arkadaşları ile tatile gitmesi sizi ilgilendirmez/ilgilendirmemeli. benim tüm yazışmalarınızdan anladığım bu adamla birlikte iken huzurlu değilsiniz. Huzurlu olmadığınız yerde bir dakika bile durmayın.
0
wendyangelamoiradarling
(16.08.24)
cocuk gelmezdi ne alaka gayet de gelebilir. onlari neyin tatmin ettigi belli degil ki abla abi diye gezinen yolda yuruse cekirdek aile sanilabilecek bir ekip. 87 yasindaki birini ciddiye almam diyenler neredesinizz
0
ala09
(16.08.24)
86-87 yaşında bir adam, beni arasa güzel amcacım biz iki "yetişkiniz", size saygıda kusur etmek istemem, kastımı da aşmak istemem ancak siz bu konunun tamamen dışındasınız deyip, yoluma bakardım. ayrıldığınız adamın ailesiyle neden bağınızı devam ettiriyorsunuz. ben boşanırken boynuma sarılıp hıçkıra hıçkıra ağlayan ve her ikisini de ayrı ayrı sevdiğim eski kayınpeder ve kayınvalideyi bile bu tarz kaotik ve dejenere iletişim ağları olmasın diye aramadım sormadım çok üzülsem de.
adamı ve ailesini boşverin, kendinize dönün. burda kaç duyuruya bu yanıtı verdim bilmiyorum. bu kadar toksik, dengesiz, tutarsız, kaotik ilişki ağları / aile bağları size ne ifade ediyor, neden bu tür durumlara alan açıyorsunuz, kendi iç dünyanızda bu nereye temas ediyor bunu bulmaya çalışın. yoksa 10 yıl sonra bu adamdan sonraki toksik tipi soruyor olursunuz forumlarda.
adam ve çevresi komple red flag ama en büyük red flag sizin bu tiplere alan açmanız. ayrıca arkadaş çevrenizi de gözden geçirin. karşı cinsle tatile de gidilebilir, dost kanka da olunabilir ama sizin durumunuzda her şey bu kadar ortadayken adamın günahını almışsın diyen kişiden ne arkadaş ne dost olmaz.
0
Phoebe
(16.08.24)
ay moonie, bu adamda bir şeyler var ben diyeyim sana. kaç yaşındaki dayısı bile satmaya çalışıyor herifi baksana. ya bir fetişi var ya da geçmişinde başka büyük bir sırrı. çocuk bundan olmasın?? amaaan
biliyorum hiçbir şey kesin olmadığı için bu ilişki içinde bir ukte kaldı, ya tamamen masumsa falan diye. ama bu ilişki 2'li olmayacak, belli. aranızda 3. kişi olacak hep, hatta adamın ailesi bile katılabilir. sen kaç, kurtul. sana yakışan, seni arafta bırakmayacak biri çıksın karşına ♡
0
rallied
(16.08.24)
Düşünün ki bu adamla berabersiniz ve hayatınız sürekli böyle saçma sapan kişilerle anlamsız olaylar içerisinde geçecek. Siz de Pepe Silvia arar gibi mantık aramaya çalışacaksınız. İçiniz kararmıyor mu? Boş verin, önünüzdeki maçlara bakın derim.
0
peki madem
(16.08.24)
onceki duyuruyu da hatirliyorum orada da yazilmisti buraya da herkes yazmis ama ben de tekrar etmek isterim. iliskinin daha baslarinda ne olacagi belli bir seye kendinizi dahil etmeye calismayin. sizi uzecek, garip durumlara sokacak, kafanizda bir surlu soru isareti yaratacak insanlari hayatiniza almayin, iliskiden huzur ve mutluluk beklentiniz varsa bu adamla olmaz bosuna kafanizi yormayin. ha "eglence olur azcik kaos ve paranoya hepimize iyi gelir, ben de dedektiflik seviyorum." derseniz dönün tabii ama aksi durumda cevap belli gibi sanki.
0
in vino veritas
(16.08.24)
bu adamin sana borcu olsaydi o dayi oder miydi? sanmam. iliskiye gelince salca da olmasin,
ben konuyu pek bilmiyorum. kendi arkadaslarima, erkek arkadasim benim istemedigim insanla gorusurse silerim dedigimde beni linc ettiler, ama ben o kisinin hayatinda 1 numara olmayacaksam niye birlikte oluyoruz? ayni mantikla o abla her zaman aranizda olacak. karsi cinsle tatil lafini birak, baska bir kadini bana savunacak bir erkekle isim yok. niye kendini bu kadar dusuruyorsun? muuhtesem yuzyilda bir laf duymustum, sulu hurreme soyluyordu galiba, 'sadakat, mutlak sadakat', benim iliskilerdeki mottom bu. sanki bosanmis esi gibi, cocuk ilgi gosteriyormus falan, kimin eli kimin cebinde belli degil.
paylasim yapmak 7-24 canli yayin degil ki, niye ciddiye aliyorsun.
bence konuyu kapat, fakir falan sevindir. Allah kurtarmis.
0
Coma
(16.08.24)
Phoebe +1000
Anayı babayı hatırlı akrabayı boşver kes bağlantıyı onlara ne, hocam şu an senin ilişkilere gerçekliğe dair bilincin bulanık durumda, bir sene sonra ya benim düşüncelerim çarpıtılmış ilişki uğruna ne tavizler vermişim ne aptallıklar yapmışım diye görecek ayakların yere basacak
Yaşadığım "şey" benim istediğim bana uygun bir ilişki değilmiş diyeceksin
0
grimavi
(16.08.24)
durum normal değil. doğru karar %100. zero günah points given.
0
screamshot
(16.08.24)
85 yasindaki adama seni aratmalari da bir garipmis. kurtulmussun hocam, arkaya bakmaya gerek yok.
Amerikan vatandasligi olan insanlar neden TR'de ikamet ediyor
Yourcousinmarvinberry
Bunca akliselim insan gelismis bati ülkelerine kapagi atabilmek için ugrasiyorken, US vatandasligi olan kimseler neden bu ülkenin kosullarina teslim oluyor ? Mantik bunun neresinde ?
Bunca akliselim insan gelismis bati ülkelerine kapagi atabilmek için ugrasiyorken, US vatandasligi olan kimseler neden bu ülkenin kosullarina teslim oluyor ? Mantik bunun neresinde ?
0
Yourcousinmarvinberry (15.08.24)
yani bu sorunun tam olarak mantığı nedir çözemedim? bu mantıkla 80 ildeki tüm insanlar istanbul'a da göç etmeli çünkü en güzel ve sosyal şehir, imkanları olan şehir orası. veya 200 ülkedeki tüm insanlar abd-eu tarafına göçmeli.
hayat böyle bir şey değil. manhattan'da hayale gelmeyecek bir penthouse'un vardır ama annen baban çocuğun biri çok hasta ve yaşlıdır, anadolu x ilindedir ne bilelim yani çok şey vardır. ben londrada 6-7 restoranı olan adam tanıdım "işlek ve dar bir sokakta, dükkan önüne arkadaşlarla sandalye çekip çay içerek boş oturarak geçse keşke ömrüm diyordu.
hayat tamamen mantık üzerinde ilerlemiyor. mantığı da var tabi. tüm fakir ve savaş gören araplar tr'ye geliyor bu mantıkla mesela, tüm eğitimli türklerde abd'ye eu'ya gidiyor. alman doktorlar deli gibi kanada'ya kaçıyor.
0
avatar is back
(15.08.24)
insan kendinde olmayanı sever. Daha geçen gün bir İngiliz arkadaş İstanbul'daki sürekli aktif yaşamı, kuralsızlığı ve yemekleri övdü, eşi Türk zaten, bir noktada belki de Türkiye'ye gidip yaşayacaklar.
Mesela kurallardan bıkmış olanlar, soğukluktan (hem hava hem insan) bıkmış olanlar Akdeniz insanı ve iklimini çok beğeniyor. Tabii neden İspanya-İtalya-Yunanistan değil de Türkiye dersen, orada da gördükleri bişey vardır belki ekonomik durumlar belki Türk halkının onlara özenerek bakıp hayatlarını çok kolaylaştırması vs.
0
nhk ni youkosu
(15.08.24)
sen onlarin gordugu gibi bakmiyorsun anadolu'ya. bikmissin. insanini sevmiyorsun havasini suyunu sevmiyorsun.
onlar oraya bakinca bambaska bir sey goruyor. simdi tek tek yazsam uzun surer ama bu sey gibi mesela, atiyorum fadime genc bir kadin icin kotu bir isimdir ya, ama sen fransizsindir ve bu adin telaffuzu sana hos gelir. bu ismin sende uyandirdigi tek sey fonetigidir. oyle bir sey.
0
bohr atom modeli
(15.08.24)
Yaşanacak ülke seçimi düşündüğünüz gibi basit bir karar değil.
Birçok faktör olabilir. Abd’de ekonomik şartlar iyi olabilir ama 0 iş güvencesiyle çalıştığınız bir yer. Her an kapı önüne konabilirsiniz. Eğitim ve sağlık aşırı pahalı. Sosyal çevreniz olmayacak. Aileden uzakta yaşamak zorundaysanız mesela bu bir problem olabilir. Vs vs vs
0
but that was just a dream
(15.08.24)
Çünkü cevap herkes için gelişmiş ulke değil. Ben de böyle düşünüyordum ama dinamikler cok farklı. Sosyal hayatını bitirecek yer gelişmiş olsa da cok bir ise yaramıyor.
0
mbond
(16.08.24)
Amerika herkes için iyi değil o yüzden doğma büyüme abd vatandaşı olup başka ülkeye göç etmek isteyen çok kişi var.
-kişi fakir aileden geliyorsa genelde fakir kalıyor. eğitimden sağlığa herşey ücretli. -gelir vergisi ve sağlık sigortası ciddi bir yük. abd'de gelir vergisi yüzdeliği zengin fakir herkes için aynı. elon musk ile market tezgahtarının ödediği yüzdelik aynı. -çalışma hayatı zor. işten atılma çok fazla.
Greencardla gelip tutunamayan çok Türk var. Aldığı eğitimlerin denkliği olmayabiliyor, uygun bir mesleği olmayan dolu insan var falan filan..
0
ferenc
(16.08.24)
kanada vatandasi olup an itibariyle bodrum'da yasayan bir tanidigim var.
- bodrum gibi turistik bir yerde 365 gun yasama luksune sahip, surekli deniz/kum/gunes
- gunluk hayatinda kanunlar insanin bogazini sikmiyor, yok bahcenin cimi uzun ceza, yok arabani buraya part ettin ceza, yok 10km hizli gittin ceza, vs..
- anavataninda anadilini konusma luksu
- gerekirse hizmetci tutup evini butun gun temizletebilme, yemek yaptirabilme vs.
daha da sayarim..
"bati ulkelerine kapagi atabilme" plansiz programsiz parasiz yapildiginda pek de akliselim insan isi degil malesef, direk salaklik. para problemi olmayan bir beyaz yaka isen ucuncu dunya ulkelerinde yasayacagin hayati sana bati sunamaz, adamlarin sistemi buna uygun degil zira ortalama bir mavi yaka ortalama bir beyaz yakadan fazla kazaniyor.
0
cooperr
(16.08.24)
Adam abd vatandasi olunca kafasina gore takilma sansi oluyor hocam
Adam isterse vietnama gider isterse cine gider imkan genis
Bide genelde uzaktan calisiyorlar dolar kazaniyorlar
Adama koymuyor nerede yasadigi
Birde cogu kisinin bilmedigi bir durum var Eger b.k gibi paran olursa tr gibi ulkelerde sinirsiz zevk yapabilirsin
Suanda guvenlik iyi durumda, adamin dolar maasi var, internet hizli, kira bu adama gore uygun, ayrica 1 ucakla bi kac saate avrupadasin.
Dilimiz karmasik harflerden olusmuyor.
Birde egede yasasigini dusun insanlar daha duzgun anlayisli.
Yaş 40 oldu ama "neden benim leş gibi bir ailem var" sorununu atlatamadım bir türlü. 40 senedir ailece mutlu olduğumuz anlar bir elin parmağını geçmez. Kalanı kavga/gürültü/mutsuzluk/rezillik...Aile üyelerinin hepsinde mal mülk gırla ama hiçbiri mutlu değil. Kimse de birbiriyle görüşmüyor konuşmuyor
Yaş 40 oldu ama "neden benim leş gibi bir ailem var" sorununu atlatamadım bir türlü. 40 senedir ailece mutlu olduğumuz anlar bir elin parmağını geçmez. Kalanı kavga/gürültü/mutsuzluk/rezillik...
Aile üyelerinin hepsinde mal mülk gırla ama hiçbiri mutlu değil. Kimse de birbiriyle görüşmüyor konuşmuyor.
Ben ailenin en küçüğüyüm, baba yıllar önce rahmetli oldu. Paraya pula onlar kadar değer vermiyorum. Ama bende de hep bi mutsuzluk hakim. Bu lanet beni bırakmadı. İlaç da kullanıyorum halbuki. Bir aile de kuramadım zaten. Terapiste de gittim ama b.mbok bi tecrübe oldu.
Epeydir buralara girmiyorum, anlık dürtüldüm ve içimden gelenleri yazdım.
Sizde durumlar nasıl?
EK olarak: İyi bir okulda kendi imkanlarımla iyi bir eğitim aldım. Çevresinde talep gören biriydim ama kendi içime kapanıp herkesle irtibatı kestim, alkolik oldum. Bu satırları içerken yazıyorum zaten. Çok uzun yıllardır içmediğim tek bir gün olmadı. Covid geçirdiğimde bile içtim öyle söyleyim. 5-6 aydır Lustral 100 mg kullanıyorum. Biraz iyi geldi evet, yoksa bi yerden atlardım sanırım ama sihirli değnek olmuyor haliyle. Yeni terapist arayacak mecal de kalmadı. Ruh gibi yaşayıp gidiyorum.
En yitik versiyonumdayım.
Bunları da niye yazdım bilmiyorum.
Sevgiler.
0
kukuleta (13.08.24)
ailen neden kötü neden hep kavga hakim sebepler neler?
0
basond
(13.08.24)
baya kötü bende de. bir de tek cocuk olarak büyüme yalnizligi. hic standart, toplum normlarina uygun bir iliski yasayamadim. match olabildigim insanlarin bakgroundlari da kötü oldu.
icimdeki husursuzluk, güvensizlik hic gecmedi. ancak kendi cocugum olursa gececegini düsünüyorum.
0
robert bosch
(13.08.24)
Güzel kardeşim, aileni bir kenara bırak. Sen değiştiremezsin onları. Öncelikle alkolü bırakacaksın, ardından kendi alanına geeçeceksin. Sonrasında işine gücüne bakacaksın. Ama en nihayetinde geriye dönüp arkana bakmayacaksın. Alkolü bırakman çok çok önemli, hayat devam ediyor. Yaşamana bak
0
deepest
(13.08.24)
hayatın benim hayatıma cok yakın ben de ilaç kullanıyorum. sana verecegim en buyuk tavsiye gecmişe takılı kalma, gecmıs bır tuzaktır. o tuzaga gırersen cıkamazsın. daima bugune odaklan ve elin ayagın tutuyor dıye sanslı oldugunu unutma. tekerlekli sandalyede insanlar var yada gozlerı gormeyen sen sanslı oldugunu unutma ayrıca gecmısı degıstıremezsın ama gelecegı degıstırebılırsın. gelecek daha gelmedi dostum sen insaa edebilirsin. alkolu bırak sana tavsıyem kendıne bı spor sec ve yogun olarak spor yap. bunlar bana cok iyi geldi. bir de etrafında toxic insanlara tekmeyi bas varsa..
diger tavsiyem tek basına uzak bir yere tasınabılırsın gerekirse il degiştir yeni bi cevre yap sıfırdan basla. ama tekrar soyluyorum gecmıs bır tuzaktır onu dusunup bu tuzaga yakalanma. bugune ve ilerisine odaklan. sevgiler.
0
Zetnikov
(13.08.24)
Dünyaya 20 kez gelsem yirmisinde de yine aileme gelmek isterdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.08.24)
Ben de benzer bir hikayeye sahibim, robert bosch gibi seçtiklerim de genelde ''garip'' insanlar oldu ve düzgün bir ilişki tutturamadım. Son dönemde kabullendiğim bazı gerçekler var, sana da yazmak istiyorum.
1. Ailemizi değiştiremeyiz. Yanlışlarını yüzlerine göstersek, düzelmeleri için bizzat uğraşsak da hiçbir sonuç elde edemeyiz. Kendilerinin zaten bu yönde bir isteği de yok. Bunu ummak, beklemek, hüzünle talep etmek sadece bizi yorar. Bu hayali terk edeceğiz.
2. Ailemiz bizim gerçeğimiz olmak zorunda değil. Onların çözmeyi beceremeyip bize yük ettiği hiçbir hali bir damga, bir etiket gibi taşımak zorunda değiliz. Onlara benzeyeceğiz diye bir kaide de yok. Biz farklı insanlarız ve kendi kendimize yeteriz. Kendi hayatımızın sorumluluğunu alamadığımızda bunu aile sorunlarımıza bağlayıp kendimizi derbeder edemeyiz, böyle bir lüksümüz yok.
3. Bizim diğerlerinden daha zor bir hayatımız var. Maddi ve manevi aile desteği almanın kıymetini en iyi biz biliriz, yokluğunu da en derinden biz hissederiz.
Bizi sarıp sarmalayacak, düştüğümüzde düşüşümüzü göğsünde yumuşatacak en yakınlarımız olmadığı için kendi kendimizin ailesi olmak zorundayız. Okuyacağız, çalışacağız, kendimize iyi bakacağız ve sağlıklı olacağız. Kendimize bunu borçluyuz. Sen de derinlerinde köksüzlüğünü hissettiğin o çocuğa bunu borçlusun. O yüzden alkolü bırakıp kendi kendinin yuvası olmalısın.
Ailelerimizin hastalıklı zincirini devam ettirmek zorunda değiliz. Zor gibi geliyor ama her şey gibi bu da bir alışkanlık. Uzun zamandır boğucu düşüncelere, kendini parçası olarak gördüğün sorun yumağına alışkınsın ve kendini ancak orada debelenirken tam ve huzurlu hissediyorsun. Bu döngüyü kırabilirsin, bu döngüyü kırabiliriz. Başta bizzat kendinde, sonra da kuracağın kendi ailende nesillerdir süregelen sorunları devam ettirmeyeceksin.
Ama dediğim gibi, önce kendine iyi gelmelisin. Senin senden başka kimsen yok ve ona bunu borçlusun. Onu daha fazla yorma, olur mu?
Sana bu konuda üç beş kitap da önermek isterim, kalbini çoktan hazır olduğun o değişime yumuşatacağına eminim. İlgilenirsen lütfen bana mesaj at.
0
moonie
(13.08.24)
Babam hariç ailemi çok seviyorum. Kendimi de çok seviyorum. Başka sevgiye ihtiyacım yok. Bana yetiyor. Çok da şey yapmamak lazım.
0
gabe h coud
(13.08.24)
Yanıtlayan herkese ayrı ayrı teşekkür etmekle birlikte;
@moonie,
Şu bulanık gecede uzun süredir yaşamadığım, en altlara ittiğim duyguları yaşarken verdiğiniz yanıt kalın bir kitap kadar ağır ve bi o kadar sade geldi.
Sizin gibi insanları görebilme ihtimaliyle yazdım belki bu duyuruyu. Belki de; bilemiyorum.
Özellikle:
"Bizi sarıp sarmalayacak, düştüğümüzde düşüşümüzü göğsünde yumuşatacak en yakınlarımız olmadığı için kendi kendimizin ailesi olmak zorundayız. Okuyacağız, çalışacağız, kendimize iyi bakacağız ve sağlıklı olacağız. Kendimize bunu borçluyuz. Sen de derinlerinde köksüzlüğünü hissettiğin o çocuğa bunu borçlusun. O yüzden alkolü bırakıp kendi kendinin yuvası olmalısın."
Paragrafından çok etkilendim. Eğer ihtisas alanınız değilse gerçekten bir yaşanmışlık var burada.
@robert, @deepest, @zetnikov ...
ve cevap veren herkes.
Hepinizi çok seviyorum.
Bunu içip içip "öpüjem" yapışkanlığında ve sevecenliğinde hissedin.
Kaçıp sıvışana sözüm yok :)
0
🌸kukuleta
(13.08.24)
Alanım değil fakat hayat bir şeyleri yağdırınca önce çevremizi, sonra kendimizi çözümlüyoruz. Ne yapacağımız kadar ne yapmayacağımızı da öğreniyoruz. Umarım hepimiz mutlu, aklı ve kalbi sağlıklı insanlar oluruz. :)
0
moonie
(13.08.24)
Evleneceğim zaman köstek olana kadar ben de kendi ailemi melek sanırdım.
0
ananiyimioguz
(13.08.24)
Noktasına, virgülüne kadar beni anlattım. Seni o kadar iyi anlıyorum ki, moralim bozuldu. Yazık oluyor bizim gibilere bence.
0
numlock
(13.08.24)
Terapi terapistten terapiste göre değişen bir şey. Evet maalesef diplomayı alır almaz cahilce salak saçma işler yapan terapistler de var(mışlar) Ama size uygun tecrübeli düzgün bir terapist bulduğunuzda mevzu gerçekten değişiyor. Ümidi kesmeyin psikoterapiden bence.
Bi de döngüye girince insan kendi kendini yineliyor durumlar, bi şekilde minik bir motivasyon bulup aniden silkinmek gerekebiliyor mümkün olduğu kadarıyla (çok minik bi silkinme de olabilir)
0
hedep
(13.08.24)
aile-arkadaşlık-ilişki hiç fark etmez insanlar arasında bazı sorunlar aşılamıyorsa orada kapanmamış defterler vardır. ha bunun sorumluluğu kimdedir kimlerdedir bu bilinmez. defterleri kapatamıyorsanız da belki de siz kendinize yeni bir sayfa açmalısınız.
0
hatasızcoololmaz
(14.08.24)
sanirim hala ailenizle yasiyorsunuz.
eger böyleyse tüm bahsettiginiz sorunlarin ana temeli bu.
bir durumu suclamak genelde buna karsi bir cözüm gelistirmekten daha kolaydir, cogumuz bunu tercih ediyoruz zaten. ama bu yanlis. bundan dolayi aslinda cözüme odaklanmak gerekiyor.
ben bu tarz durumlari ise benzetiyorum. nasil is dünyasinda kimse bahaneler ile ilgilenmiyorsa, sadece ama sadece sonuclarla ilgileniyorsa hayatimiza böyle bakmaliyiz bence.
bu yazdiklarim sadece kendi kisisel görüslerim, kesinlikle profesyonel bir yardim alin.
0
bora benim lan aslında
(14.08.24)
senaryo: dün iki akraban birbiri ile tartışmış olsun.
bu gün senin yataktan kalkıp yatağını toplamana engel olan nedir? çişini yapıp elini yüzünü yıkamaktan geri koyan nedir? kahvaltı etmene nasıl engel oluyor bu durum?
aileni boşver, tam olarak şu anda biri, bir başkasına işkence ediyor dünyanın bir yerinde, bu olay senin gündelik hayatını nasıl etkiliyor?
iki yetişkin insanın kendi aralarındaki problemleri seni ilgilendirmemeli, onunla görüşürsen benimle görüşme gibi şeyler varsa da iyi o zaman dersin, bu lafı söyleyen seni kaybeder. seni kaybetmeyi göze alıyorsa zaten o kişinin duygusu, sana olan saygı/sevgisi, karşı tarafa duyduğu öfkeden daha az demektir. öfke > saygı.
kendi duygu ve düşüncelerinin başkalarının eylemleri ile etkilenmesine izin verme, etkilendiğin durumlarda ise (bazen bu imkansız oluyor) bu duygular ile tepki verme, sessiz kal, duygunun yatışmasını bekle.
hani öldürmeyen şey güçlendirir diyorlar ya hani, işte bu o aslında. yoksa mermi yedin diye daha iyi kaslara sahip olunmuyor.
ayrı evde yaşıyorsan, ailen aralarında tartışıp arayıp şöyle şöyle oldu diye anlatmaya başladıklarında direk o lafı kes ve "bunları dinlemek istemiyorum" de, bunu söylerken net ol, (sesin titremesin, tek nefeste söyle ve kararlı olduğunu sözlerinle değil, davranışlarınla anlat.
insan ilişkilerinde çoğunlukla ne söylediğin ve nasıl söylediğin ile birlikte fiziksel davranışlar ile kuruluyor. bakışı, duruşu, ses tonu, sonra seçtiği kelimeler vs. bunlar ise sözlerinden daha güçlü etki bırakıyor.
Sessizce günaydın demek ile günaydın!!! demek arasında karşı tarafta yarattığı etki farklı, ne söylediğin değil, nasıl söylediğinin etkisi ne söylediğinden daha fazla.
ayrı evde yaşamıyorsan en kısa zamanda bu durumu nasıl çözebilirsin ona odaklan, ev arkadaşı mı olursun, kendi evini mi tutarsın orası nasıl yaparsın o tamamen sana ait bir problem ve çözümü de bir tek sen bulabilirsin.
bir senaryo iki tane farklı son; sen hangisi olmak istersin.
durum: anne baba ve bir çocuk, anne baba kavga ediyor. senaryo 1: çocuk yere çömelmiş, ağlıyor. senaryo 2: çocuk anne, babasına dik dik bakarak benim yanımda kavga etmeyin diyor.
sen hangi çocuk olmak isterdin, şu anda hangisisin?
0
selam
(14.08.24)
Asgari ücretle bir işe gir a101e veya lcw ye düzelir.
0
Hallegadola
(14.08.24)
aileyi kimse kendi tercih etmiyor.
iyi olması da kötü olması da şans.
misal şu an gazze'de olanlar da var.
seni mutsuz eden ne varsa bırakıp rahatlayabilirsin.
içine kapanmak bir çözüm sayılmaz. terapi zaten bok gibi bir tecrübe ama uzun sürede işe yarıyor. doktorunu değiştirebilirsin pek tbii.
0
gurur
(14.08.24)
para problemi olmayan akrabalar hayatta kalma mucadelesi vermedikleri icin bosa kalan zamanlarini birbirlerini yiyerek harcalar genelde.
gavurlarin bir lafi vardir, "it is a good problem to have" derler.
Bunların küçükleri bile çok pahalı, çok yer kapladığı için marina kirası da pahalı
Fotoğraftakinden daha küçük bir katamarana ikinci el 12 milyon euro demişler www.twwyachts.com
0
grimavi
(07.08.24)
bunun 250-300bin avroluk olanlari var, tek yelken. Beneteau olarak aratabilirsin..
0
cooperr
(07.08.24)
Bunun fiyatı bir parmak kadar acıtırsa, aldıktan sonraki masrafları kol kadar acıtır ayrıca
0
etna
(08.08.24)
bu bir tekne değildir.
0
tepedeki psychedelic adam
(08.08.24)
bu cok cok buyuk 42 metre katamaran. bunun senelik bakim, eskiyen paracalarinin degisimi ve liman masrafi en az 100 bin euro olur diye tamnin ediyorum. tekne cok buyuk oldugu icin de tek basina amator denizci lisansi ile kullanilamaz, buyuk ihtimalle bir ekip tarafindan hareket ettiriliyordur. yani senelik masrafina ek olarak ekip masrafi da vardir diye tahmin ediyorum.
1. dubaiden iş teklifi aldım. maaş iyi. ama gelecek anlamında pek esprisi yok2. almanyada iş aramam lazım. ilerde vatandaş olabilirim (oturumum var, kalacağım yer var)
1. dubaiden iş teklifi aldım. maaş iyi. ama gelecek anlamında pek esprisi yok 2. almanyada iş aramam lazım. ilerde vatandaş olabilirim (oturumum var, kalacağım yer var)
0
my pink (07.08.24)
ben olsam Almanya derdim gelecek açısından hem kendim hem ailem için. Ama size bağlı BAE de kazançlar genel olarak EU nun üstünde.
0
nuevo
(07.08.24)
1. maas ne kadar iyi? neden yok ki gelecek? bi süre takilirsin.
2. neden almanya olsun istiyorsun ki?
sorularim biraz basit gibi görünebilir ama gercekten anlamak icin öyle yazdim. (7 senedir master + is sebebiyle almanyada yasayan bir mühendis olarak sordum)
0
vhs kaseti
(07.08.24)
avrupada yükselmekte olan mülteci sorunları yüzünden asya ülkelerine yönelmeyi düşünüyorum ben. ben olsam dubai seçer bir süre takılıp para biriktirir, iyi bir asya ülkesine geçmenin yollarını arardım.
he almanyada yaşayacağın yerde mülteci problemleri yoksa almanya da olabilir belki ama bu problem her yere yayılacak gibi geliyor bana.
0
nolmus yani
(07.08.24)
Dubai'ye gitmek Almanya'da oturum ve vatandaşlık sürecini tamamen durdurmayacaksa (geciktirmesi ya da duraklatması kabul edilebilir bence ama bunu çocuğunuz olmadığını varsayarak söylüyorum) Dubai'de bir süre çalışıp iyi maaşın keyfini çıkarmak ya da para biriktirmek de mümkün.
0
kobuzchu kiz
(07.08.24)
Dubai kesinlikle. Bekarsan eglence anlaminda da Dubai, evliysen cocuk yetistirme icin de Dubai.
0
mabl
(07.08.24)
Dubaide yasayabilen biri zaten trde de yasardi. Almanyada yasamak isteyen birinin paradan baska motivasyonlarinin olmasi lazim. Para icin insan ailesini, arkadaslarini, dogup büyüdügü yeri birakmaz. Paranin yaninda baska motivasyonlarinin olmasi lazim.
0
sonsuz
(07.08.24)
Biraz daha detayli yazmak istedim.
Yazcıysan Dubai, kışçıysan almanya. Bir kışçının Dubai'de hayatta kalma ihtimali yok.
BAE sosyal devlet değil, paran kadar insansın. Gelirin iyiyse yaşam eğlenceli, hem sosyal olarak hem aktivite olarak Almanya'dan fazlasını vaadediyor bence. Dünyanın her yerinden expatlarla sosyalleşeceksin. Keza çocuğun varsa kozmopolit bir okulda iyi bir eğitim alacak ve woke saçmalıklarına maruz kalmayacak.
0
mabl
(07.08.24)
dubai tabii ki. almanya kaciyor mu, dubai'de 1 sene denedikten sonra baktiniz olmadi yine almanya'ya gidersiniz. almanya'ya bos gideceksiniz is guc yok kira su bu bir suru sorun.
0
antikadimag
(07.08.24)
Dubai'de maasin ALmanya maasinin 3-4 kati degilse orayi dusunme derim.
0
turkuaz
(08.08.24)
Dubai’de yaşıyorum, yaklaşık 2 sene olacak. Norveç’e karşı tercih edip yerleştim. Gayet memnunum.
Dubai’de geliri iyi olan beyaz yakalılar için cennet gibi, gelir vergisi yok, Türkiye uçuşları ve diğer uçuşlar ucuz. Haftasonu bi Maldivler’e uçayım 2-3 gün kafa dinleyeyim gibi ütopik gelebilen planları yapabiliyorsun. Misal durup dururken geçen hafta epey indirim var diye Singapur bileti araştırıyordum :)
Alım gücü gayet yüksek, istediğin birşeyi almak için aylarca beklemiyorsun.
Yazları epey sıcak ama sokakta çalışmadığım için bana etkisi minimum diyebilirim.
0
Northern Mariner
(08.08.24)
dubai'den ev satın alıp yaşamak ömrü uzatır, almanyadan alıp oturmak kısaltır o derece yani.
Almanya'da vatandaşlık hakkı için kaç senenin kaldığına bağlı. 1 - 2 sene kaldıysa eğer mesela, vatandaşlığı alana kadar teklif ne olursa olsun kabul etmem o süreyi doldururum. Diğer türlü Almanya'da aylık ne kadar birikim yapabileceğin önemli faktör. İyi bir pozisyonda iyi bir maaşın olmayacaksa ve büyük şehirde yaşayacaksan eğer birikim şansın pek olmayacak. Dubai'de birkaç senede ev kredisi için peşinat biriktirirsin herhalde ama bu kez Almanya oturumu tehlikeye girecek. Biraz detay lazım durumunla ilgili
2024 model hibrit, KIRMIZI renk, elegance modelini bulabiliyorum sadece. 1.290 fiyatı. Çevremde herkesi darladım, biraz da duyurudakileri darlayayım dedim. Tipsiz diyenler var, pahalı diyenler var. O paraya SUV al diyenler var (ki gerek yok).Sizce alınır mı? En az 5-6 yıl kullanılacak.
2024 model hibrit, KIRMIZI renk, elegance modelini bulabiliyorum sadece. 1.290 fiyatı. Çevremde herkesi darladım, biraz da duyurudakileri darlayayım dedim. Tipsiz diyenler var, pahalı diyenler var. O paraya SUV al diyenler var (ki gerek yok).Sizce alınır mı? En az 5-6 yıl kullanılacak.
0
shezo (06.08.24)
Türkiye'de ikinci eli vs düşünürsen nasıl bilmiyorum ama bana 2012 cvtli modelini öneriyorlar öyle söyleyeyim:) sorunsuzluğuyla ve içinin ferahlığıyla bilinen bi araba.
0
nhk ni youkosu
(06.08.24)
Jazz dunyadaki en problemsiz arabalardan biridir. Fiyati iyidir kotudur diyemem, kirmizi satarken sikinti yaratabilir ona dikkat etmek lazim.
0
cooperr
(06.08.24)
2010 modeli anlamda vardı suyunu çıkarana kadar kullandı aracın gıkı çıkmadı, başka birşey olsa elli kere yolda kalmıştı bu anlamda güzel bir araç.
0
mirty
(06.08.24)
Eşimde 2013 modeli vardı. 1.4 i-shift vitesli olanından.
İçi çok ferah, her donanım çok kullanışlı ama motor ve vites performansı azıcık dertliydi o sebeple sattık. Sonrasında Clio, i20 ve son olarak 2023 Taigo ile devam ediyoruz. Eşim en çok Taigo’yu sevdi ama ara ara Jazz’ı da anıyor.
Sizin alacağınız muhtemelen Cvt şanzımanlı bir araç olarak. O sınıfın iç hacmi en geniş aracıdır kendisi. Zırt pırt arıza da çıkarmaz. Tek eksi yanı belki Antalya’da böyledir ama servis bir tık sıkıntılı.
0
en bi orijinal
(06.08.24)
duyuruyu takipteyim.
hazirandan beri ben de yaris ve jazz üzerinde yoğunlaştım. bursa honda bayisine bayram haftası gittiğimde haziran liste fiyatının 1.490 olduğunu ve üstelik ellerinde araç olmadığını temmuzda geleceğini söyledi. temmuzda da liste fiyatının tekrar güncelleneceğini söylediler. fiyat temmuzda da 1.490dı. aynı dönemde yaris 1.255 liste fiyatıyla bayilerde 1.250den satışa sunuldu.
şu an yaris 1.290 oldu. 2 gün önce hondanın sitesine girip jazzın fiyatınında 1.290 olduğunu gördüm. ben şok :o kısacası elinizde para varsa yapıştırın geçin hocam. hem hibrit, yakıt performansı güzel, ben tipini de oldukça beğeniyorum, kadın sürücüler arasında popüler bi model satışa çıkardığınızda çok kısa sürede elinizden çıkarırsınız emin olun, 2. el alıcılarında renk pek aranmıyor araba temiz olsun kafasında oluyoruz bende dahil. ayrıca kırmızı olsun 3 kuruş fazla olsun kadın olarak severiz kırmızıyı :) b segmentinde en genis en ferah otomobil. honda zaten otomatik şanzumanın sorunsuzluğuyla bilinir yağını benzinini koy bakımlarını zamanında yaptır sana asla sorun çıkarmaz. japonların sağlam araba üretmesi zaten herkesçe bilinen bir gercek. sedandır suvdur hatchbacktir araba alırken herkesin bi fikri olur takılmayın. ona o parayı vereceğine üstüne 10 koy şunu al 30 koy şunu alcılar asla bitmez. önemli olan sizin kullanım amacınıza uygunluğu. bizim millete kalsa herkes ekmek almaya xc90la gidecek. böyle şeylere kulak asmayın. kendimi emre özpeynirci gibi hissettim asjsjsjjs
gönlünüze göre olsun. güzel günlerde kullanın. inşallah bana da nasip olur.
0
dedim ben sana
(06.08.24)
@dedim ben sana çok teşekkür ederim yorumunuz için. Sizin gibi arkadaşım olsa çoktan araba sahibi olmuştum demek ki :) Benim de diğer seçeneğim Yaris ama orada şöyle bir fark var. 1295'e satılan alt paketteki aracın beygir gücü düşük. Onu da almışken 1470 olanı almak daha mantıklı ama çok fiyat çok artıyor bu kez.
0
🌸shezo
(06.08.24)
est ne demek :) toyota da güzel sağlam sorun çıkarmaz ama ikisi arasında benim tercihim jazz olur. imkanınız varsa bayilere gidin ikisininde içine oturun aradaki farkı bence hissedeceksiniz. fiyat güzel cidden, bayilerde sıfır araba da bulmak zorlaştı artık. bütçeniz varsa, içinize de sindiyse alın. bu devirde alınmış alınmıştır çünkü. tuvalet kağıdı bile alsak karda olduğumuz bi dönemdeyiz diğer aya illaki zamlanıyor asjkhjk bi de eksisözlüktedeki yorumları en yakınlı tarihli yazılmış olanlardan başlayarak bi okuyun. gayet güzel yorumlar var yazarlar tarafından.
0
dedim ben sana
(06.08.24)
iki araç da güzel. yaris daha yakışıklı, sportif bir görünümü var. jazz iç hacim olarak daha büyük diye tahmin ediyorum. iki aracı da yakından görüp karar verin. yaris 125 hp benzinli var eşimde. 116hp ve 130 hp güç arasında o kadar fark hissetmezsiniz bence.
Uzun süre kullanılmayan yazıcı - mürekkep kurumuş mudur?
dejame
Daha önce hiç yazıcı kullanmadığım içi soruyorum, yıllardır kullanılmamış mürekkepli Canon yazıcı şu an hiç yazdırmıyor, sanırım mürekkep kurumuş. Peki kartuşları değiştirsek hemen kullanmaya devam edebilir miyiz yoksa yazıcıya da bir bakım gerekiyor mu? Şimdi biz ne yapalım?
Daha önce hiç yazıcı kullanmadığım içi soruyorum, yıllardır kullanılmamış mürekkepli Canon yazıcı şu an hiç yazdırmıyor, sanırım mürekkep kurumuş. Peki kartuşları değiştirsek hemen kullanmaya devam edebilir miyiz yoksa yazıcıya da bir bakım gerekiyor mu? Şimdi biz ne yapalım?
0
dejame (06.08.24)
Direkt yazıcıyı alıp götürün her şeyine baksınlar. Elektronik aletler uzun süre açılmayınca bozulabiliyor. Mürekkepler kurumuştur kesin ama o kartuş değişimiyle hallolur. Yazıcıdan emin olmak için en iyisi tamirciye göstermek.
0
mutekebbir
(06.08.24)
kurumuştur. bazısına kartuş değiştirmek de işe yaramıyor. benim yazıcı öyle mesela çöp oldu.
0
jelly bear
(06.08.24)
kesin kurumustur, murekkep degistirip devam.. bazen kartuslar yeni printer almaktan daha pahaliya gelebiliyor, ona dikkat etmek lazim.
0
cooperr
(06.08.24)
kartuş kafalarını alkolle temizleyip bir şansınızı deneyin önce, muhtemelen işe yaramayacak ama...
ink jetlerde püskürten mekanizma kartuşta olduğu için değiştirince düzelir.
ayrıca @cooper çok haklı, hele canon'sa siyah beyaz + renkli kartuş bazen yeni yazıcı fiyatını geçiyor. o kadar eskiyee muadil kartuş da bakabilirsiniz.
Sıcak tonbalığı yemedim hiç canlandıramadım da kafamda bilemedim.
0
mutekebbir
(06.08.24)
Ton balıklı makarna yiyeceksem sıcak, "protein krizim geldi biraz protein alayım en iyisi" demişsem soğuk.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.08.24)
sımsıcak yeni haşlanmış makarnanın üzerine ekleyip yemiştim bir kere. çok iğrenç balık koktu her taraf. ısıtmak daha berbat olur herhalde.
0
xrated
(06.08.24)
Konservesi için her zaman yaptığım, soğuk olarak yağının biraz fazlasını almak üsütne pul biber eklemek ve limon sıkmak. yanında da sadece ve her zaman ekmek, bazen ek olarak salata olabilir.
0
diyecevaplandı
(06.08.24)
Sadece pizzada sıcak, geri kalan her yerde yemeği de soğuk olmak üzere soğuk yiyorum.
0
akhenaten
(06.08.24)
soğuk yerim
pizza makarna vs gibi şeyler ile de sevmem
0
jülsezar
(06.08.24)
Pizzanın da makarnanın da üstüne, ürün piştikten sonra konur, konması gerekir. Ton balığının sıcak yendiği bir senaryo yok, olmamalı da.
0
Bruce
(06.08.24)
Ton balığının kendisinin bile "beni illa soğuk yiyeceksiniz" şeklinde bi şartı yoktur muhtemelen.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.08.24)
haşlanmış sıcak makarna üstüne soğuk tonbalığı konması fikri beni rahatsız etti. Makarnaya konmadan az bi ısıtmak lazım ya
0
nundu
(06.08.24)
Ilık
0
basond
(06.08.24)
konservesi ise soğuk. en fazla pişmiş yemeğin üzerine koyup yemeğin ısısı ile ısınabilir belki.
konserve değil de çiğ ton balığı (seneler önce real varken bulmuştum bir kere (git: 856351)) ise sıcak yenebilir.
0
inheritance
(06.08.24)
Google'da ton balıklı makarna tarifi diye aratıp rastgele üç tane tarif açtım. Hepsi ton balığını pişirip öyle makarnayla karıştırıyordu. Benim hayatımda gördüklerim de hep böyle. Makarnayı haşlayıp, soğuk ton balığını üstüne koymak pratik ama lezzetsiz bir yöntem.
site uzun zamandır güncellenmendiğinden, bir kaç yıl önce yapılmış eklentiler hala çalışıyor.
0
biseysorcaktim
(01.08.24)
Uzantı Microsoft Edge'de de işe yaradı. Görmezden gelmeye çalıştığım kişileri engelledim ve soruları gitti bir anda. Cevaplar görünecek herhalde ama olsun ne yapalım, şimdilik bu da iyidir.
@biseysorcaktim; Teşekkürler
0
mutekebbir
(01.08.24)
Bayhan nedir, ben niye bilmiyorum :)
0
gabe h coud
(01.08.24)
moderasyon biz bok yazinca siliyor, hesabimizi askiya aliyor.
obur taraftan siteyi spamliyorlar kimsenin umrunda degil.
öncelikle internette araştırdığımı söyleyeyim ama içi boş doldurma blog yazılarından ve reklamlardan öteye gidemedim.benim bildiğim bi scrikss var ve modellerini de beğenirim ama ben ufaktan beri biliyorsam daha iyisi mutlaka vardır dedim. aynı roleks gibi, meğersem onun üstünde neler neler vardır.
öncelikle internette araştırdığımı söyleyeyim ama içi boş doldurma blog yazılarından ve reklamlardan öteye gidemedim.
benim bildiğim bi scrikss var ve modellerini de beğenirim ama ben ufaktan beri biliyorsam daha iyisi mutlaka vardır dedim. aynı roleks gibi, meğersem onun üstünde neler neler vardır. (eskiden swatch en iyi saat sanardım ya :D)
neyse sonuç olarak nedir bu işin patek'i roleksi, hadi bilemedin tissot'u omega'sı?
0
air (01.08.24)
kalemlerin rolex'i montblanc. Yani rolex'ten daha pahalı ya da daha kaliteli saat var ama pahalı/kaliteli/lüks saat diyince rolex anlıyoruz ve zengin saati diyince akla rolex geliyor ya ilk. Kalemlerde de daha pahalı ya da daha kalitelisi vardır belki ama zengin kalemi denince akla ilk montblanc geliyor
0
nundu
(01.08.24)
Lüx dendiğinde tabii ki italyanları da unutmamak lazım. Lüks dolma kalem camiasının iki büyük devinin biri montblanc ise diğeri de Montegrappa dır. 8-9 bin euro'luk kalemlerine ancak uzaktan bakılabiliyor. Listeye benim çok beğendiğim bir diğer italyan Visconte'yi de ekleyeyim.
0
thracia
(01.08.24)
aklima gelen markalar:
montblanc parker cross
bunlar da "rolex" ayarinda diyebiliriz. bu seviyenin ustu beni astigi icin kalemde "patek" seviyesini bilmiyorum.
0
cooperr
(01.08.24)
El yapımı ve taş gövdeli kalemleri araştırın. Markaları meşhur değildir, birim fiyatı 2bin eur civarından başlar. Fiyata göre arayıp, Google veya ChatGPT ile bulabilirsiniz.
0
alfired
(01.08.24)
Montnlanc. Gerisi hikaye
0
numlock
(02.08.24)
Benim için 1 Pilot 2 Montblanc 3 Montegrappa
0
pianeta
(02.08.24)
Omas kalemin Patek Philippe seviyesindedir denebilir bence.
ikinci el ürünü kaça alırsanız karlı bir alışveriş olur?
respect
Ürünün kaltesi istediğiniz gibi o yüzden buraları geçelim.tam istediğiniz gibi ürünü buldunuz. bu ürün, sıfırından % kaç ucuz olduğunda karlı bir alışveriş yapmış olursunuz?
Ürünün kaltesi istediğiniz gibi o yüzden buraları geçelim.
tam istediğiniz gibi ürünü buldunuz. bu ürün, sıfırından % kaç ucuz olduğunda karlı bir alışveriş yapmış olursunuz?
0
respect (01.08.24)
Dumduz cevap istemissiniz ama suruyle faktor var. O yuzden en fazla yari fiyat diyip geceyim.
0
mbond
(01.08.24)
Ürün nedir? Araç mı? Elektronik mi? Diğer bir çeşit dayanıklı mal mı?
Şimdi tam istediğiniz gibi demişsiniz ama 40 bin kilometredeki araçla 150 bin kilometrelerdeki araçların her ikisi de istediğiniz gibi olabilir ama kilometre farkı fiyatın uygunluğundan bahsederken yine de önemli.
Ya da atıyorum elektronikte garanti süresinin dolup dolmaması dolmadıysa ne kadar süresinin kaldığı gibi konular fiyatın iyi mi kötü mü olduğunu değiştirir. Ürün garanti süresi dolmuş olsa da tam istediğiniz gibi olabilir.
Birçok şey var gerçekten.
0
akhenaten
(01.08.24)
66
0
enteg
(01.08.24)
%10 a bulursam çok karlı. %20 ye bulursam az ama yine de çok karlı..
0
bir ileti paylastim
(01.08.24)
elektronik için en fazla yarısını öderim. çünkü kutusu, jelatini açılmamış dahi olsa ürünün yasal sahibi fatura sahibi. üretici veya servis isterse bakmıyor. O yüzden artık 2. el elektronik bir ürün almıyorum. garantisi bitmiş bir ürün ise düşük fiyat veririm ama satıcılar genelde sıfır ürünün biraz aşağısını istediği için genelde satış olmuyor :D
0
cassey
(01.08.24)
ürün sıfır gibiyse ve garantisi devam ediyorsa %25-30 ucuza almak isterim.
ürün iyice kullanılmış, garantisi bitmiş ise %40-50 ucuza almaya çalışırım.
ama ülkemizde ahlak öyle bozuldu ki adam 2. el az kullanılmış ürünü neredeyse sıfır fiyatı ile birebir satıyor,
garantisi bitmiş bir ürünü de sıfır fiyatının çok az altına koyuyor.
Ben 10-15 sene önce de 2. el ufak tefek al-sat yapıyordum, bir şey 2.el oldu mu direkt yarı fiyatına inerdi neredeyse. artık öyle olmuyor.
0
ananiyimioguz
(01.08.24)
Amortismanı, kullanım ömrü önemli. Örneğin bir tablo ikinci el olarak düşündüğünde zamanla değeri artar yani burada işlemez. Zamanla değeri aşınan aktiflerin kullanım ömrüne (yerine koyma süresi) ve kalan kullanım ömrüne göre bir ilişki kurulabilir.
Selamlar,Anonim bir ortamda daha rahat konuşulur diye düşündüm, tanıdığım insanlar bana ne kadar dürüst oluyorlar bilmiyorum. Soru bir süre sonra kendini imha edebilir belki. Çok istemesine rağmen çocuk sahibi olup pişman olan (ya da pişman demeyelim de "olmasa da ok'muş" diyen) ya da çocuk istememi
Selamlar,
Anonim bir ortamda daha rahat konuşulur diye düşündüm, tanıdığım insanlar bana ne kadar dürüst oluyorlar bilmiyorum. Soru bir süre sonra kendini imha edebilir belki.
Çok istemesine rağmen çocuk sahibi olup pişman olan (ya da pişman demeyelim de "olmasa da ok'muş" diyen) ya da çocuk istememiş ama sonrasında keşke olsaydı diyenleriniz var mı? Varsa nedenleriniz neler?
0
aykaranlık (31.07.24)
Ben hayatım boyunca çocuklara hiç bayılmadım. Ay hamile olsam da bebeğim olsa şöyle yapsak böyle yapsak hiç demedim, hiç içimden gelmedi. Ailem ve çevrenim %70'i öğretmen olduğu için sürekli bir çocuk eğitimi ve sorumluluk vurgusu vardı, kendim de çok benimsediğini hissedememiş bir çocuğum, sürekli ikaz edilmek düzeltilmek eleştirilmek yüzünden.
Yaşım 42, evlilik bile olamadı (çok istediğim halde), bu saatten sonra evlilik dahi olacağını sanmıyorum ama olsa bile çocuk istemiyorum...
Ama bugünlerde tatlı güzel aileler, çocuklarıyla ilgilenen anneler babalar gördükçe gözlerim doluyor, içim acıyor. Elimde değil, yönetemiyorum da.
Bu biraz bünye meselesi, içgüdüsel bir şey sanırım.
0
muhayyer divan
(31.07.24)
Hic cocuk istemedim. Artik cocugum olmasi icin son demlerdeyim. Baba adayi da yok hayatimda. Biri olacak da, cocuk yapacagim da zor artik. Tik tak tik tak...
Muhayyer divan gibi bebekli, kucuk cocuklu yasitlarimi gorunce bi ic geciriyorum ama sonra dusunuyorum bi aile kurmus olmalarini begeniyorum. Evlenmek istiyorum cunku ama cocuk sorumlulugunu almak istemiyorum. Disaridan o ciftler tatli geliyor bana ama cocuk fikri o kadar tatli gelmiyor. Bazen hele sokakta olur olmadik bi seye aglayan, mizmizlanan cocuklar goruyorum ve ohh iyi ki cocugum yok diyorum. Benim gozumde buyur gibime geliyor. Bazilari cok sevdigin biri olunca cocuk istersin diyorlar acaba diyorum ve yasimin gectigini fark ediyorum yavastan bu sefer de uzuluyorum.
Sonra kuzenimi goruyorum. Ard arda iki cocuk dogurdu. Neymis birlikte buyurlermis. Cildiriyor su an. Psikologa gitmeye basladi cok bunaldigi icin.
Bi de sakat dogan cocuklar var. Hem onlara hem ailelerine uzuluyorum. Bende anaclik degil de, cocuga karsi gosterebilecegim bi tolerans yok. Arada kaliyorum yani ama o kadar da arada degilim galiba.
0
Kittie
(31.07.24)
Valla ben varım. Eski hayatımı özlüyorum. Ne para kalıyor ne vakit. Bi yandan da iki saat görmezsem özlüyorum. Heralde imkânım olsa zamanı geri alırdım.
0
mirty
(31.07.24)
Reddit kullanıyorsanız r/regretfulparents var, pişman ebeveyn hikayeleri ilginizi çekebilir. www.reddit.com
Çocuk istemeyen (ve 40 yaşında) biri olarak kendi tercihiyle çocuk yapmamış, benden büyük insanlarla konuştuğumda hiç pişman olan görmedim, biri bile "ben ettim sen etme, geç olmadan çocuk yap" demedi. On sene sonra keşke der miyim bilmiyorum ama evli ve çocuksuz hayattan çok memnunum.
Edit: r/childfree cidden toksik bir yer, aklı başında tartışmalar bulana kadar çabalamak gerekiyor. r/truechildfree daha az kalabalık ama daha makul insanlar bulunan bir subreddit.
cocuk ile baglantili olarak ciddi problemler yasamis ve yasamaya devam eden birisi olarak olmasada OK'mis diyemem, bir gulumsemesi bana yetiyor. Butun bu cikacak problemleri bastan bilseydim de yinede cocuk yapmaktan kacinmazdim.
cocuk sahibi olmak benim aklimdaki ideal cocuk sayisini degistirdi. Ben hep aralari max. 2ser sene olan 3 cocuk sahibi olmak isterdim. Ama maddi manevi kulfetini gorunce, tek cocukta jubilemi yaptim. 3+ cocugu olup maddi manevi hakkini vererek buyutene helal derim.
0
cooperr
(01.08.24)
Sonunu düşünen kahraman olamaz. hayat tercihlerden ibarettir. yaşadığımız her şey yaptığımız tercihlerin bir sonucudur. bu sebeple keşkelerin, pişmanlıkların hiç bir anlamı olmadığını düşünüyorum. çocuk sahibi biri olarak pişmanım demeyi bırakın bunu demeyi aklımın ucundan geçirmeyi bile hak görmüyorum kendimde. zira bu benim ve tabii eşimin tercihiydi.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(01.08.24)
çocuk aslında çoğu insanın bilmediği ve sorumluluğunu alamadığı bir konu. geç yaşta çocuk sahibi olan ebeveynler olarak biz halen zorlanıyoruz. benim yaşım 38 eşim 36 yaşında. çocuğu isteyerek yaptık. avantajları tatlı olması, zorunlu sosyalleştirme yönlendirmesi vb. dezavantajları zamanını ve kararlarını çocuk belirliyor. tamamen kendi adıma olan düşüncelerim şöyle ben çocuk doğana kadar özgür bir bireymişim hayatın ne olduğunu çocuk olunca anladım. ekstra sorumluluk,tedirginlik,zamansızlık vb.ayrıca yeni nesil ebeveynlik çok zor. çocuğun doğduğu anda itibaren onu yemesin, şunu izlemesin, aman şu kursa gitsin vs. ana baba yıpranıyor. şöylede bir durum var, çocuğu görünce sana sarılınca o kızgınlıklarını ve pişmanlıklarını bir süre unutuyorsun. çocuk olmasın demedim ama çocuk olduktan sonra kendi ebevynlerimiz keşke daha yardımcı olabilselerdi diyorum halen.
0
mikahakkinen
(01.08.24)
Çocuk sahibi olup bundan pişman olanlar, pişmanlığını çocuk üzerinden belirtmezler. Bu, genelde evlilik üzerinden aynalanarak ifade edilir. Pişman olunan olunan şey çocuk sahibi olmak değil, kötü giden evliliktir onlara göre. Çünkü çocuk sahibi olmak son derece kutsal bir yere konulduğu, bazen evliliğin amacı olarak tanımlandığı için pişman olunsa bile bununla yüzleşilmez. Mevcut pişmanlığın getirdiği sorunlar hızla büyüyerek evliliğin birçok yerine metastas yapar ve finalde siz bunu kötü giden evlilik olarak duyarsınız.
Şu sözü pek çok kez duymuşsunuzdur; " ben yirmilerimin başındayken sabaha kadar festivallerde içip eğleniyor ertesi gün de hiçbir şey olmamış gibi okula/işe gidiyordum. Şimdi ne içebiliyorum ne de kafam o müzikleri kaldırıyor."
Çünkü evrimsel olarak o enerji sende çocuk büyütebil diye vardı güzel kardeşim ama sen onu festivalde, seyahatlerde, partilerde harcadın. Bunu eleştirmek için söylemiyorum asla. Sadece evrimsel süreçteki durumu açıklıyorum. Kadının en doğurgan ve sağlıklı olduğu, erkeğin sperm kalitesinin en yüksek olduğu dönem yirmilerinin başı. İnsanlık tarihi boyunca döngü bu şekilde gerçekleşmiş. Dolayısıyla o yaşlarda sahip olunan yüksek enerjinin bir sebebi de çocuk büyütebilmek.
35'lerden sonra çocuk sahibi olmak elbette biyolojik olarak mümkün ancak maalesef çocuk büyütmek için gerekli olan enerji, tolerans seviyesi de o yaşlarda düşmüş oluyor. Bu da bir başka biyolojik gerçek. Sanayi devriminden sonra insan hayatı ve gündelik yaşayışın önceki yüzyıllara göre farklı şekillenmeye başlaması ve insan ömrünün de uzamasıyla birlikte geç yaşta çocuk sahibi olmak da yaygınlaştı. Ancak 300 bin yılda şekillenen biyolojik saatimiz öyle 150-200 sene ile değişmez maalesef. Tüm bunlar da günümüzde var olan ama aslında pek de dillendirilemeyen çocuk sahibi olmaktan pişman olmayı ya da hiç çocuk sahibi olmak istememeyi tetikleyen şeyler.
0
thracia
(01.08.24)
Evlenmedim evlensemde cocuk dusunmem yuzde 99
Cevremde goruyorum muthis bir fedakarlik yapman gerek
Full masraf
Belki inanilmaz bir tatile gideceksin senelik stressin kalmayacak ama cocugun okulu bakimi yemegi kurslari bilgisayari vs para kalmayacak derken memlekete gidip dagda cay icicen sadece bi sure
Cok basit ornek verdim dedigim gibi full fedakarlik yaoman lazim grce uykusuzluk var yok cocugun basina bisi geldi faoan cekilmez cile bence
0
Zetnikov
(01.08.24)
Herkes pişman
0
numlock
(01.08.24)
kesinlikle dünyanın hem en güzel şeyi hem de en zor şeyi çocuk sahibi olmak :)
0
sweetoffice
(01.08.24)
bu çok öznel bir konu. ayrıca cinsiyete göre de değişir. çocuk sahibi olup da pişman olan kadın nadirdir. malum hormonlar vb.
0
parka
(01.08.24)
bunun uzerine cok sey yazilir da gecen olani yaziyim sadece. aksam yuruyuse cikmistim elinde scooter parka giden ebeveynler gordum, sonra dedim ki lan cocugum olsa her aksam alip parka falan goturmem lazim hava guzelse, degilse baska bir sey icin yine cikacagim edecegim. su an kendi kafama gore ciktim yuruyorum istemesem yurumezdim evde otururdum ne guzel diye dusundum icimden.
genel olarak da cocuklari sevmiyorum, hele ki erkek cocuklarini.
0
bay b
(01.08.24)
planlı yapılan bi çocuktan insan neden pişman olur anlamıyorum. sonuçta dünyadaki ilk bebek o olmayacak. bebek bakmanın ne denli zor olduğu, insanın hayatını çok değiştirdiği, eski hayatın neredeyse ortadan kalktığı, yeni sorumluluklar yükleyeceği, yeni masraflar çıkaracağı belli.
off ben bu çocuğu yaptım ama çok masraflıymış, bilememişim demez kimse. dememeli de zaten çünkü böyle olacağı belli bir şey. sorumluluk, zorluk, zamansızlık, uykusuzluk vs için de aynı şey geçerli.
ayrıca yeterli imkanlara sahip olur yeterli desteği alanlar da pişman olmaz. içten içe pişman olanlar b.ktan kocalarının b.ktan baba olacağını düşünmeden çocuk yapanlardır. ya da yeterli maddi gücü yoktur, sürekli kendisinden kısıp çocuğa veriyordur. o yüzden pişman olur.
mutlu bi evlilik varsa, baba gerçekten babalık yapıyorsa, eşlerin anne babası yardımcı oluyorsa insan çocuktan neden pişman olsun ki?
kendi adıma konuşuyorum. başlarda çoook zorlandığım zamanlar oldu. keşke yapmasaydık diye düşündüğüm zamanlar da oldu. ama kadınların hormonları şusu busu anca kendine geliyor. tabi ki gerçekte pişman değildim ama yenidoğan döneminde ne kadar destek olursa olsun insan biraz kafayı yiyor bebek anneye tam bağımlı olduğu için. ama o dönem harici asla pişman olmadım.
çoook geç evlenmiş bi kuzenim var. eşi de yaşlıydı. o söylemişti mesela pişmanlığını.
ha anne olup da keşke yapmasaydım diyen kadını toplumda taşlarlar. tabi ki fikrini samimiyetle dile getiremez. ama pişmanım diyebilmek için de insanın önce kendisine bakması lazım. yeterince şartlar uygun muymuş da bu işe kalkışmış.
bu çocuk mevzusu da bu ara duyurunun popüler konusu.
zor bir dönemden geçiyorumda fikirlere ihtiyaç duyuyorum :d
zor bir dönemden geçiyorumda fikirlere ihtiyaç duyuyorum :d
0
baldan kaymak (30.07.24)
İki kere sağlığımı tehdit edecek bir stres ve yoğunluk nedeniyle üç kere de daha iyi bir teklif ve kariyer planım nedeniyle istifa ettim. Sağlık söz konusu olanlarda 5-6 sene çalışmışım.
Bu yazdığım senin ne işine yarayacak, istersen zor dönem geçirmene sebep olan şartları yaz, rahatlarsın.
0
gabe h coud
(31.07.24)
1 - onum kesilirse 2 - haksizliga maruz kalirsam
bu ikisine tahammul edemiyorum. is bulmadan cikmayi hic tavsiye etmem ama yeri geliyor aninda istifa etmen gerekiyor. En son sabah ise geldim baktim ortalik karismis, sacma sapan degisiklikler atamalar yapilmis, oglen 12'de bastim istifayi ciktim.
0
cooperr
(31.07.24)
Bir kere gençlik gerizekalılığı yüzünden güzel bir işten istifa etmiştim sebep yoktu.
Bir kere patronumla sorunlarımız vardı gittim sonra özür diledi geri döndüm ama olmadı sonra yine gittim, bu birkaç kez yaşandı çalkantılı bir ilişkimiz vardı :):)
Bir kere patronu hiç sevmiyordum rakibinden güzel bir teklif aldım öyle gittim, onlar da patronuma ders vermek için beni almak istemişlerdi ben de artık adamın iş bilmemezliğinden darlandığım için kabul edip gittim.
Bir kere stresten geçmeyen baş ağrılarım yüzünden gittim doktor ağrıların sebebini bulamayıp strestendir işini değiştir demişti gerçekten işe yaradı.
Bir kere sektörden bunaldım ve tamamen sektörü bırakacağımı söyleyip gittim, gerçekten de bıraktım.
0
mutekebbir
(31.07.24)
Adaletsizliğe gelemiyorum ben genelde o yüzden istifa ederim
0
regina phalange
(31.07.24)
Görev tanımım sündürülür, şirket en başta söz verdiği şeylerin dışına taşmaya başlar Şirket kültürü değişir, giderek daha toksik bir yer alır Belli bir süre çalıştıktan sonra aynı şeyleri yapmak sıkmaya başlar; sektörün gerisinde kaldığımı hissederim
0
salihdt
(31.07.24)
Sırasıyla
1- Başta anlaşılan çalışma planına sadık kalınmaması. Ek mesailerin normalleşmesi. Benim için en önemlisi bu. Hele ki sürpriz mesailer ciddi kredi tüketiyor.
2- Karga tulumba, plansız iş yapılması. Özellikle de benim etkim olmadan boş geçen günlerin acısı iş bana gelince "hadi hadi" temposuna dönüştürülerek çıkarılmaya çalışılıyorsa.
3- Sanki "Bir yönetici nasıl olmalıdır" tarzı kitapları okuyup orda gördüklerini taklit eden basiretsiz yöneticiyle çalışmak. Böyle birinin basiretsizliğinin sonuçlarını her zaman siz çekersiniz ve sinirler laçkalaşır. Aslında yukardaki ilk iki madde de genelde yönetici kaynaklı olur, ancak bazen sizin çalıştığınız yöneticiden daha üst noktada ve bazen de şirketin çalışma sistemiyle ilgili zorunlu olarak ortaya çıktığı için 3. sıraya yazdım.
4- Maddi tatminsizlik, eğer yukarıdaki üç madde sorun değilse bunu bir noktaya kadar görmezden gelebilirim. Huzur daha önemli.
Yukarda çok kereler haksızlıktan ve adaletsizlikten bahsedilmiş. Benim için ilk üç madde bunların somut yansımaları. Bu tarz ortamlarda haksızlık, adaletsizlik, gruplaşmalar, adam kayırma, değersizleştirme pakete dahil geliyor. Yani sürekli "bugün kalıyoruz değil mi?" denen bir ortamda plansız programsız kötü bir yöneticiyle çalışıyorsanız orada başınıza her iş gelir.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.