Giriş
(44)

Çocuğunuza "Dünya" ismini koyar mısınız?

semanful
Herkese merhaba,Eşimle amansız bir isim tartışmasına girdik. Eşim cinsiyeti belli olmayan bebeğimize "Dünya" ismini koymak istiyor. Bense bu ismin içime sinmediğini ve farklı bir isim bulmamız gerektiğini düşünüyorum.Bu düşüncemin en temel sebebi soyisminin "Kısa" olacak olması :) Bir de size soralı
Herkese merhaba,

Eşimle amansız bir isim tartışmasına girdik. Eşim cinsiyeti belli olmayan bebeğimize "Dünya" ismini koymak istiyor. Bense bu ismin içime sinmediğini ve farklı bir isim bulmamız gerektiğini düşünüyorum.

Bu düşüncemin en temel sebebi soyisminin "Kısa" olacak olması :)

Bir de size soralım dedik, lütfen bir el atın, samimiyetle düşüncelerinizi paylaşın, şöyle bir anket bırakıyorum eğer seçenek dışında bir cevabınız varsa lütfen mesaj yada yorum yolu ile iletin.

docs.google.com

Şimdiden teşekkürler, iyi akşamlar.
0
semanful
(09.08.20)
Ben koymam. Feza nasil? Nedense ilk aklima o geldi
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.08.20)
Hayat koyardım ben olsam.

Hayat kısa.


Anlamlı ve güzel olurdu. Yoklamada adı okundugunda burda demesinde "kuşlar uçuyor" desin.

Minik insana şimdiden güzel bir ömür diliyorum.
0
ırene adler
(09.08.20)
isimle farklılaşma çabası çok anlamlı gelmiyor çocuğa sorma imkanı olamayacağı için.

Kız olursa Eda
Erkek olursa Cem

gibi Türkçe karakter içermesin, kısa ve net olsun diyenlerdenim.
0
msb
(09.08.20)
Ben de koymazdım. Hem kulağa güzel gelmiyor hem de çağrıştırdıkları güzel değil.

Ekleme: hayat kısa gibi soy isimle bağlantılı şeylerden de uzak dururdum. Bir insandan bahsediyoruz. Oyuncak değil ki.
0
ruhen hastayim ben
(09.08.20)
dünya isimli bir arkadaşım var. güzel bir isim bence.
0
tepedeki psychedelic adam
(09.08.20)
"Feza" kulağa hoş geliyor ancak şöyle bir aratınca anlamının "ümitsizlik" olduğunu öğrendim, pek içime sinmedi, tavsiye için teşekkürler :)
0
🌸semanful
(09.08.20)
Ben böyle bir isim koymazdım. İsminden nefret eden ve bu yaşında hala ailesine bu yüzden kızgın olan bir insan olarak ismin gerçekten çocuğun özgüveni üzerinde bile çok etkili olduğunu düşünüyorum. Özgün ya da çok marjinal olduğunu düşündüğünüz bir isimle bir insan çocukluğunu, öğrenciliğini, iş hayatını, bütün sosyal hayatını geçiriyor. Gerçekten yapmayın.
0
ms brownstone
(09.08.20)
Ben olsam koymazdim.
Simdiden guzel bir hayati olsun :)) <3
0
invictae
(09.08.20)
Ben koymazdım. Ama siz kız olursa koyabilirsiniz. Erkek olursa koymamak daha iyi.
0
dissendium
(09.08.20)
Anket böyle giderse eşim galip gelicek sanırım, iyi dilekleriniz için çok teşekkürler :))
0
🌸semanful
(09.08.20)
İki isim koyun, kavga bitsin.
0
prole
(09.08.20)
Doguracagim çocuğu severim diye düşünüyorum. O yüzden böyle bir kötülük yapmam.

Ayrıca isim konusunda tartışmak neden? Tek tarafin kararı ile olacak bir şey değil çünkü. Çok beğendiğim bir isim bile olsa eşim begenmezse üzerini siler geçerim. İllaki ortak beğenide buluşulur.
0
elorelia
(09.08.20)
Kız için de erkek için de çok kötü bir isim. Kusura bakmayın ama böyle abidik gubidik isimler koyanları hiç anlamıyorum, bir de soyadıyla esprili/sempatik bir kombinasyon yapmayı amaçlayanları. Kuşlar uçuyor densin diye çocuğun adını hayat koymak falan Twitter kültürünün içinde doğup büyümüş de çocuk sahibi olmuş ergen ruhlu bir çiftin yapacağı iş gibi geliyor kulağa. Deniz koyabilirsiniz cinsiyetsiz olarak, çok hoş bir isim.
0
aramızda kalsın
(09.08.20)
değişik sayılabilecek ama genel olarak beğenilen bir ismim var.
ona rağmen telefonda birine adımı verirken falan zorlanıyorum bazen.
bir de kolay unutuluyor, sürekli yanlış yazılıyor ya da söyleniyor.

kaldı ki, dünya değişik, nadir duyulan ve güzel sayılabilecek bir isim değil gibi.
illa değişik bir şey istiyorsanız biraz daha araştırın derim.
isim ve nereden esinlenilerek koyulduğu insanın kaderini bile etkileyen bir şey, iyi düşünün bence.


edit:
kobuzchu kiz +1 :)
bu ülkede ne başaklar, ne yapraklar harcandı.
dünya'ya kimse acımaz.
0
blatta hiberna
(09.08.20)
ben şahsen koymam
0
basond
(09.08.20)
ben koymam.
0
trajikomix
(09.08.20)
hayır
0
edaddy
(09.08.20)
Koymam. Çok dalga geçilir.
0
fezagezgini_4
(09.08.20)
soyisim ironik. ben olsam dümdüz bi isim koyardım. ismini dünya koymayın, yazık çocuğa.
0
scudman1
(10.08.20)
raskolnikov'un (suç ve ceza) ablasının ismi "Dunya" idi. Avdotya'nın kısa (şirin) formu. rusça ve diğer slav dillerinde ismi şirinleştirmek için kısaltmalar çok kullanılıyor, dmitri / dima, aleksandr / sasha gibi.

www.behindthename.com

artık ne isimler konulmuyor çocuklara, dalga geçilmeyecek isim az bulunur bu zamanda bence ona hiç takılmayın. tınısı güzel hiç kötü değil bence.

e: ayrıca bakınız;

www.behindthename.com

"Turkish form of Dunia"

far cry'ın oyun motorunun ismi de Dunia idi ki bayılırım seriye, buradan geliyormuş demek hm.

www.behindthename.com
0
engelbert humperdinck
(10.08.20)
Dünya ismi hiç kulağa hoş gelmiyor. Lila, venüs, kuzey, deniz, melis, gökçe gibi isimler ilk aklıma geldi.

Bence anne-babanın isimlerine uyumlu isim seçebilirsiniz ya da sizin isimlerinize kafiyeli isimler.
0
GoodMorningTeacher
(10.08.20)
Güneş koyucam ben.
0
pass
(10.08.20)
Hayırlı olsun, sağlıkla dünyaya kelsin.

Soyadıyla birlikte dalga geçilmesinden çok, bir sürü soru sorulur vs. Dünya Eda gibi birşey olabilir. Venüs ismi de güzel.
0
kaset
(10.08.20)
Bu aralar özellikle erkek çocuklarında cokca duyduğum bir isim ama ben bu ismi kendi çocuğuma koymam sanırım.
0
fraise
(10.08.20)
Bence de sifat tamlamasi veya cumle olusturacak isimler gulunc. Ayse Kisa veya Hasan Kisa bu kadar kotu durmazdi.
0
hot potato
(10.08.20)
Anketinize katıldım, hayır diyorum.

Alternatif olarak büyük resmi görüp Evren koyabilirsiniz ya da resmi küçültüp Ege koyabilirsiniz çocuğunuzun adını. "Evren Ege Kısa" da hoş oldu aslında.
0
basaran
(10.08.20)
Hayır. Bu evcil hayvan değil, oyuncak değil, bitki veya araba da değil ki ismini dünya koyasınız. İnsan evladı bu. İnsan olan evladına böyle kötülük yapmaz. Soyadıyla gerçekten çok talihsiz bir kombinasyon oluyor ama bu söylediklerim soyadından bağımsız.

Edit: venüs fln da koymayın ya :/ normal insan ismi koyun gitsin işte. "Farklı" olmak uğruna çocuğu soytarıya çevirmeyin. O isimle yaşayacak bütün ömrünü o çocuk. Yapmayın.
0
pati
(10.08.20)
dünya kız için fena bir isim değil bence ama kısa soyadıyla hiç iyi durmuyor maalesef
0
burya
(10.08.20)
@irene adler rullaz.
0
onemoremile
(10.08.20)
hayır hayır
0
nuisance
(10.08.20)
Soyadı "Kısa" olan biri çocuğunun ismini Dünya ya da Hayat koymasın lütfen. Çok depresif.Ad-Soyadı kombinasyonu çok önemli. Aklıma geldi, lisede bir hocamız vardı Aslan Kuş. Bir kız arkadaşım da çocukluğundan beri "Kızım olacak adını Banu koyacağım" diye diye beynimizi yemişti. Kızı oldu ama adını Banu koyamadı. Neden? Evlendiği adamın soyadı Alkan diye. Dikkat etmek lazım böyle şeylere.
0
SiyamkedisiZorro
(10.08.20)
dünya isimli tanıdığım var. gördüğüm kadarıyla hiç memnun değil.
0
tantunisultansuleyman
(10.08.20)
Ek olarak, lütfen Venüs de koymayın. Çok kötü, çok çok kötü.
0
aramızda kalsın
(10.08.20)
İnsana insan konulmalı. Dünya bir gezegen ismi :) bence hiç hoş değil. Şık bir insan ismi koyun lütfen
0
infernalcadre
(10.08.20)
Ne isimler var , neden koyulmasın ki?
0
ketcapli dondurma
(10.08.20)
bu çocuk elbet iş hayatına girecek, sonuna bey ve/veya hanım ifadelerini ekleyerek isim düşünmekte bence gerçekten fayda var.
0
Phoebe
(10.08.20)
isimin kendisinin çok kötü olmasından ziyade, soyadı ile birleşince komik de oluyor, kusura bakmasın eşiniz :)
0
kenarortay
(10.08.20)
Bir önerim çocuğa eşinizin değil kendi soyadınızı verebilirsiniz. Belki öyle uyumlu olur.
0
kaset
(10.08.20)
@semanful, abi feza nasıl ümitsizlik demek ya :) uzay demek değil mi feza?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.08.20)
@proletarier aller lander vereinigt euch, "Feza" isminin anlamı diye aratınca ilk çıkan sonuç şu oldu: "Arapça kökenli bir Kız-Erkek ismi olan Feza "Ümitsizlik. Ucu, bucağı olmayan boşluk." anlamına gelir." Buna istinaden hızlı yorum yaptım ama sanırım uzay ve gök gibi anlamları da varmış :))
0
🌸semanful
(10.08.20)
güzelmiş ama ben koymam'ı işaretledim. ancak şimdi fikrimi değiştirdim, koyabilirim sanırım.

toprak, rüzgar, ekin, eylül, ateş, su, asya, akasya, evren, deniz... tüm bu isimler koyuluyor, çoğunlukla seviliyor. bunlar kabulken dünya neden kabul değil?

öte yandan, "dünya kısa" pek güzel bir ikili değil.

edit: feza'nın ümitsizlik anlamı da olduğunu sizden duydum. gökyüzü, uzayla ilgili olarak bilirim bunun anlamını.
0
biseysorcaktim
(10.08.20)
3. sınıftayken bu isimli bir çocuk vardı bizde herkes dalga geçiyordu. 2. donem çocuğu almak zorunda kalmıştı ailesi. Yapmayın.
0
iwasbornonamountainside
(10.08.20)
Güzel isim, koyarım. Dünya diye bir arkadaşım var. Aklıma hep Michael Jackson'ın Earth Song'u geliyor.

Ahmet, Mehmet, Ayşe gibi memur isimleri, Berat, Kevser gibi malum kesim isimleri, -han, -can vb. ile biten baş ağrısı yapan isimler yerine Dünya, Güneş ve Evrim gibi isimleri tercih ederim.

Hayat Kısa kötü (daha kötüsünü gördüm: Emre İtaatsizlik) ama Dünya Kısa'yı benim kafam Türkçede anlamlı bir ifade olarak parse etmiyor.
0
bruce mclaren
(11.08.20)
Bu sorunun biraz dedikodusunu yaptık da, o çocuk biraz tombul olduğu an yarım dünya diye dalga geçilecek, farkında mısınız?

Eşiniz iyi düşünmeli bence de, değişik olacağız diye çocuğu ziyan etmeyin arada.
0
kobuzchu kiz
(11.08.20)
(8)

Chiago Amerikada nasıl bilinir? Kültürü nasıldır?

mikahakkinen
d.s marmeling'in reds kitabında Liverpool'a İngilterenin Chiagosu derler demiş. Liverpool İrlanda ve İskoç etkisinde bir şehir. Chiago hani etnik grupların etkisinde?
d.s marmeling'in reds kitabında Liverpool'a İngilterenin Chiagosu derler demiş. Liverpool İrlanda ve İskoç etkisinde bir şehir. Chiago hani etnik grupların etkisinde?
0
mikahakkinen
(09.08.20)
polonyalı çok.
0
antikadimag
(09.08.20)
Suc makinesi zencilerin
0
baldur2
(09.08.20)
etnik grupları bilemem ama çok fazla homeless'ın olduğunu ve suç oranının yüksek olduğunu biliyorum.
eskiden de gangsterlerin cirit attığı şehirmiş zaten.
caz, blues kültürü, genel kültür-sanat tarzı ve barları nedeniyle çok old school ve şahane bence.
malum, rüzgârı bol, soğuğu da sert.
yazları çok sıcak değil.
amerika'nın en benlik şehri gibi gelir bana hep.
bugün amerika'ya gitsem, chicago'ya giderdim.
0
blatta hiberna
(10.08.20)
Orada yetişmiş bir Türk Türkiye’de yaşarken hayvan gibi davranışlara sahipti. Süper saygısız, insan küçümseyen, kuyu kazan ve dedikoducu bir tipti. Pensilvanyalı bir başka Türk onun için gerçek bir Chicagolu derdi.
0
pass
(10.08.20)
usa in en kötü bölgesidir belki de. tam bir urbanhell. burası gerçekten filmlerdeki amerika mı dersiniz. çok kolay şekilde can veya mal kaybına uğrama riskiniz vardır chicago'da.
0
хочу перемен
(10.08.20)
Batmis Detroitten daha tehlikeli. ABD geneline bakarsan eger nufusun %13'u zenci, %70'den fazla da beyaz. Chicago'da ise %33 zenci, %45 beyaz. Beyazlarin ise sadece %30 hispanic/latino kokene sahip olmayan yani Avrupa kokenli beyaz. Avrupa kokenlilerde ise Polonyalilar cok. New York, LA'e oranla sehrin geneli hic tekin degil. Ozellikle South Side Chicago denilen bolge zenci mahallesi ve inanilmaz suc oranlarina sahip.
0
rm
(10.08.20)
suç oranı yüksektir. ancak abd'deki şehirlerin çoğu segregated'dır. yani şehirler bölüm bölümdür. bir cadde geçersin ve demografik yapı baştan ayağa değişir.

downtown chicago gayet güvenli bir yerdir mesela. adam kesmiyorlar orada. kuzey tarafları mesela çok nezih ve düzgün suburbler vardır.

detroit'ten falan daha tehlikeli değil kesinlikle south chicago bile. bunu diyenler neye dayandırıyorlar acaba söylemlerini? suç oranı istatistikleri açıktır isteyen bakabilir. detroit, baltimore, st louis abd'deki en kötü durumdaki şehirler bunlardır.
0
antikadimag
(10.08.20)
pass
(11.08.20)
(16)

Bugün çok büyük bir hata yaptım ve çok fazla insana rezil oldum

ms brownstone
Benimle birlikte bir kişiyi daha rezil ettim yine çok fazla insana. Şu an çok kötü hissediyorum kendimi. Allah aşkına bir şey söyleyin :( Böyle çok kötü bir şey olunca, içimize çok büyük bir şey oturunca ne yapıyorduk? Nasıl sakinleşiyorduk?
Benimle birlikte bir kişiyi daha rezil ettim yine çok fazla insana. Şu an çok kötü hissediyorum kendimi. Allah aşkına bir şey söyleyin :( Böyle çok kötü bir şey olunca, içimize çok büyük bir şey oturunca ne yapıyorduk? Nasıl sakinleşiyorduk?
0
ms brownstone
(09.08.20)
eksiup.com

olmuşla ölmüşe çare yok...
0
pati
(09.08.20)
gün gelecek ne zaman yaşandığını, ne yaşandığını, nasıl olduğunu bile unutacaksın.
0
tabudeviren
(09.08.20)
Detay versen olmaz mı?
0
IncredibleMau
(09.08.20)
saka misin? Hocaefendi dedikleri adam tank soktu, kac tane sehit verdik kozmik odanin anahtari casuslara verildi, Allah affetsin deyip geziyor adamlar
0
speedy
(09.08.20)
@IncredibleMau; valla olayı hatırlamak ve anlatmak bile çok büyük bir rezillik :( Hiç dillendirmek istemiyorum :(
0
🌸ms brownstone
(09.08.20)
Haha, geçmiş olsun hocam. Ben böyle durumlarda başkalarına anlatıyorum, rahatlatıyor o beni.
0
plutongezegendegilmi
(09.08.20)
Haftaya unutursun. Başka meşguliyet ara kendine yalnız kalma. Odak noktanı değiştir film vs aç. Ama 1-2 gün o oturan şeyin etkisi geçmez. Zamanla hafifler.
0
fezagezgini_4
(09.08.20)
Hersey unutuluyor o an yaşandı bitti geçmişte kaldı
Şu an siz varsınız o olay geçmişte kaldı sizinle değil
0
photo85
(09.08.20)
Kimler kimler milyonların önünde rezil oluyor da umursamıyor sonra unutulup gidiyor be hocam. Seninki devede kulak kalır. Raad ol.
0
heidi'nin dedesi
(09.08.20)
Düğünde mi oldu?
0
Unde bach canim
(09.08.20)
genelde kimse bizi kendimizi yargıladığımız kadar sert yargılamaz ve günümüzde neredeyse herkes kısa süre içerisinde başkalarını bırakıp kendileriyle ilgilenmeye devam eder. sizin yaptığınız başarı da rezillik de büyük ihtimalle unutuldu bile. geçiniz.
0
absel
(10.08.20)
birine anlatın, biraz rahatlarsınız.
ya da olayın komik yanına odaklanmaya çalışın.
rezil olunan anlar genelde sonradan düşünüldüğünde komik oluyor.
hatta olay değil, sırf rezil olma hâli bile komik olabiliyor.
hatırladığınızda ömür boyu suratınızı buruştursanız da, bir yandan gülersiniz muhtemelen.
öyle ya da böyle ileride anlatacak hikâyeniz olmuş işte, boş verin.
0
blatta hiberna
(10.08.20)
Üç amcamın çocuğu olmadı. Bu amcamlardan birinin evindeydim. İkimiz de duş alıcaz diye tüm gün dolandık, yok o üşendi yok ben üşendim. En sonunda ben giriyorum dedim duşa girdim.

Çıktıktan sonra amcam yengeme seslendi "bak ne güzel üşenmedi kız girdi duşuna" dedi.

Ben de "ÜŞENENİN ÇOCUĞU OLMAZ"dedim.

Havada harfleri filan yakalamak istedim ama olmadı. Nasıl çıktı ağzımdan, amcamın yüzünde saniyenin belki onda biri bir bozulma geçti ama asla çaktırmadı. Ben de odadan çıkıp saçımı filan kurutmaya kaçtım.


Bunun kadar kötü değilse takmayın derim. En fazla sonra oturup gülersiniz.
0
tessera
(10.08.20)
yineden bunun tekrarlanan bir durum oldupunu anlayacaksak hangi şartlarda gerçekleşiyor diye düşünüp bir daha olmaması için ne yapmalı diye bakmak gerekebilir.
onun dışında anlık durumlar, gaflar için yapılacak bir şey yok. internette tonla epic fail videosu var. açın seyredin gülün.
0
not dark yet
(10.08.20)
utanç en güçlü insani duygulardan biri. okurken sebepsizce mutlu oldum. siz de olun xd
0
snape i başından beri tanırım
(10.08.20)
yil kac hatirlamiyorum. 95 falan herhalde.
abimle osurma yarisi yapiyoruz. skor tutuyoruz sen ondesin ben one gectim berabereyiz...
eve eski ulastirma bakani yeni milletvekili misafirlige gelecek bekliyoruz camdan bekliyorum ne zaman gelecekler diye. hazirlik yapiyoruz. abim de o esnada babama sekerligi getirmis mutfaktan babamin seslenmesi ile.
benim de gazim gelmis tutar miyim. geri kacmadan depar ata ata salona kostum abi abi yedim salon kapisindan bi kuvvetli abandim sirtimi donup iki biiiiiiiirrr diye bagirdim ellerim havada yuzumu salona dondum kiiiii herkes iceride bana bakiyor sonra abime.donduler abim de ne diyor bu mal bakisi atiyor etrafa. o gun astenosferi gordum hocam.
0
turbo sadık
(10.08.20)
(7)

Mavi jean ceket mi, siyah jean ceket mi?

aramızda kalsın
Günlük kullanımda hangisini kombinlemek daha kolay oluyor sizce?
Günlük kullanımda hangisini kombinlemek daha kolay oluyor sizce?
0
aramızda kalsın
(09.08.20)
Sevdiginiz gomlek/tisort renkleri cok cesitliyse bence mavi jean.
0
invictae
(09.08.20)
soyle ki mavi kot ceket ile mavi kot pantolonu beraber giyince 90'li yillardan kalma kovboy gibi gorunuyorsunuz, ben de boyle giyiniyorum ve bence pek de absurd degil ama modayi, sik giyinmeyi takmayan biri olarak alt ve ust ayni renk olmasin derim ben takim elbise ve pijama takimi haric :D o yuzden mavi kot ceket, siyah kot pantolon ve beyaz tisort en muhtesem erkek kombinasyonlarindan biridir. siyah ceket giyince de mavi kot pantolon gene beyaz tisortle gene muhtesem bir kombinasyon yakalayabilirsin.
0
baldur2
(09.08.20)
Mavi bence
0
photo85
(09.08.20)
kot ceket olarak tek başına mavi.
ama kot üzerine kot ceket olmuyor +1
0
blatta hiberna
(09.08.20)
Soruyu jean+ceket olarak algilamisim ben :D

Mavi jean pantolon + mavi jean ceket gercekten olmuyor +111
0
invictae
(09.08.20)
Siyah Jean ceket daha spor bence. Mavi jean ceket 90lar +1
0
jackyr
(09.08.20)
Mavi tabii ki.
Her seyle gidiyor. Kot ceket mavi olur, modasi gecmez.
Siyah kot ceket hic sevmem.
0
Kittie
(09.08.20)
(3)

gündüz uyuyan gece uyutmayan yavru kedi

faati
bir yavru kedi sahiplendik, 3 aylık şu an.gündüzleri çok hareketli olmasına rağmen bolca da uyuyor. zaten kediyi veren çok uyuyacak olmasının normal olduğunu söylemişti ancak sorun şu ki bu kedi bütün gece ayakta, bizi uyutmuyor. tek bir odaya kapatmak da istemiyorum ama diğer türlü de bir bizim tep
bir yavru kedi sahiplendik, 3 aylık şu an.

gündüzleri çok hareketli olmasına rağmen bolca da uyuyor. zaten kediyi veren çok uyuyacak olmasının normal olduğunu söylemişti ancak sorun şu ki bu kedi bütün gece ayakta, bizi uyutmuyor. tek bir odaya kapatmak da istemiyorum ama diğer türlü de bir bizim tepemizde bir çocuğun tepesinde, kimseyi uyutmuyor gece olunca.

bu kedinin uykusunu düzene sokmak için yani gece uyumasını sağlamak için bir yol var mı? yoksa normali bu mudur? ne önerirsiniz?
0
faati
(09.08.20)
Kumunu bir odaya koyup kapatın
0
Unde bach canim
(09.08.20)
uyku düzenini bozacaksınız.
1-2 gününüzü buna ayırmaya çalışın, gündüz uyutmayın.
uykuya dalarsa kucağınıza falan alın, oyuncakla falan oynatın, bir şeyler yapın uyanık tutun.
ondan sonra sizin uyku düzeninize ayak uydurur.

ama elbet doğaları gereği geceleri yine de uyanık olabiliyorlar, büyüdükten sonra size bu kadar sarmaz.
0
blatta hiberna
(09.08.20)
İlk sene normal aşırı delirmeleri, daha sonra sakinleyip kendi düzenlerini oturtuyorlar. Benim ibiş gündüz de uyuyor gece de paşa paşa gelip yanımda uyuyor, kalkıp dolanıyor sakin sakin.

Gündüz oynatarak koşturarak yormayı deneyebilirsiniz.

Ben kıyamıyordum da kapıyı kapatmaya, ne zaman bitecek bu delirmeler diye veterinere sormuşluğum var :D
0
hedep
(09.08.20)
(7)

ürün iadesine eksik ürün gönderdim

estranged
amazon'dan aldığım kablosuz mouse+klavye iadesi için ürünleri kargoladım ancak wireless usb alıcıyı pc'de takılı unutmuşum. e adamlar da iadeyi kabul edip parayı geri yatırmış ama kendimi kötü hissettim. koskoca amazon'un 50 tl'sinin tasası bana düşmedi tabi ama ne olacak şimdi o ürün? gidip usb alı
amazon'dan aldığım kablosuz mouse+klavye iadesi için ürünleri kargoladım ancak wireless usb alıcıyı pc'de takılı unutmuşum. e adamlar da iadeyi kabul edip parayı geri yatırmış ama kendimi kötü hissettim. koskoca amazon'un 50 tl'sinin tasası bana düşmedi tabi ama ne olacak şimdi o ürün? gidip usb alıcıyı kargolasam gidip hangi ürüne eşli olduğunu vs. bulup uğraşırlar mı yani? ne yapsam?
0
estranged
(09.08.20)
salla gitsin. dert etmezler.
0
passion rules the game
(09.08.20)
@passion rules the game tek sorun Amazon'un dert edip etmemesi mi?
0
deer hunter
(09.08.20)
Mesaj atabilirsiniz. Başka bir kargo kodu gönderebilir ya da salla diyebilirler.
0
ozdek
(09.08.20)
Yaptığınız şey aslında rezalet, normal süreçte iadenin kabul edilmemesi gerekir kim nasıl kontrol edecek belirsiz bir durum.
Bunun sonucunda normalde sizin ürününüz başkasına satılması gerekiyor, satılırsa alıcıya eksik parça ile ulaşacak o da iade edecek.
İletişim kurun amazonla

Bu tip durumların uzun vadeli sonucu müşteri memnuniyeti için uygulanan prosedürlerin ülkenin yasalarının sunduğu seviyeye çekilmesi olacaktır.
0
atom karincanin torunu
(09.08.20)
arayıp söyleyin, elinizde kalan parçayı da gönderin.
satıcının nasıl bir satıcı olduğu ya da dert edip etmemeleri ayrı konu.
0
blatta hiberna
(09.08.20)
Ben olsam uğraşmazdım yani bu saatten sonra amazon'un derdi o. Ama illa buradaki gereksiz ahlak timsallerine uyacaksanız, mail yoluyla iletişime geçerseniz yardımcı olurlar.
0
nundu
(09.08.20)
ekleme: satıcı amazon'du. ürünün başka birisine aynen gönderilmesi ideal şartlarda mümkün değil çünkü arıza sebebiyle iade ettim. o arıza düzeltilmeden başkasına gönderilmez diye düşünüyorum. e arızayı düzeltmek için de alıcıya ihtiyaç var.
0
🌸estranged
(09.08.20)
(2)

kurşun acısı, yarası

black mamba
hiç kurşunlanan var mı aranızda? acısı vs. nasıl oluyor? asıl tehlike ölümcül olması sanırım. belki baruttan dolayı da bir acı olabilir.
hiç kurşunlanan var mı aranızda? acısı vs. nasıl oluyor? asıl tehlike ölümcül olması sanırım. belki baruttan dolayı da bir acı olabilir.
0
black mamba
(09.08.20)
Sıyırmışlığı var. Önce hissetmiyorsun bir kaç saniye sonra sürekli yanık hissi ile birlikte kaşınma hissi oluyor.

Bir kerede aeaçla geçerken arabanın tavanına gelmişti. 5 cm aşağıda olsa beni buluyordu. Bu daha çok korkutmuştu mesela. Tesadüfen vurulmak bir ülke gerçeği maalesef.
0
member of illuminati
(09.08.20)
benim başıma gelmedi ama eski erkek arkadaşlarımdan biri askerdeyken çatışmada bacağından vurulmuş, izi vardı.
muhtemelen çatışmada olduğu için kan görünceye kadar anlamamış.
sonrasında çok fazla yanma hissi ve iyileşme sürecinde de çok ağrısı olmuş.
bacağında yara izi dışında yürümesini falan etkileyen başka bir hasar yoktu.
0
blatta hiberna
(09.08.20)
(24)

Çocuk yapmayacaksanız büyük ev almayın diyen kayınvalide, ve diğer sorunlar

fleur du mal
Merhaba. Nişanlım ve kayınvalidemle birlikte dün bir eve bakmaya gittik. Ev 5+1, epey geniş. Bazı odaları çalışma odası/atölye vs yapmak istediğimizden bize makul gelmişti. Büyüklüğüne göre epey uygun fiyatlı, aynı fiyata 3+1 evler de var. Bu yüzden değerlendirmek istedik. Kayınvalidem de evi beğend
Merhaba. Nişanlım ve kayınvalidemle birlikte dün bir eve bakmaya gittik. Ev 5+1, epey geniş. Bazı odaları çalışma odası/atölye vs yapmak istediğimizden bize makul gelmişti. Büyüklüğüne göre epey uygun fiyatlı, aynı fiyata 3+1 evler de var. Bu yüzden değerlendirmek istedik. Kayınvalidem de evi beğendi gibi, ama daha sonra ev hakkında konuşurken "çocuk olunca ben her gün gelirim" gibi bir şey söyledi, ben de "biz türkiye'de kaldığımız sürede çocuk yapmayız muhtemelen diye düşünmüştük ama" dedim.

Yurtdışına gitmeyi planladığımızdan birkaç senelik oturmak için ev almayı planlıyoruz. sonra kayınvalidem "ben o konu kapandı sanmıştım, yine mi kanada meselesi" dedi. kendisi biraz milliyetçi bir insan, ülkeyi terk etmek istememizi doğru bulmuyor. ordan tartışma çıktı, "ne zaman kanada'ya gideceğiniz belli değil, o zamana kadar çok geç olur çocuk için" dedi. yaş ilerledikçe riskli bir iş olduğundan, gençken yapmak gerektiğinden filan bahsetti. Şu anda 25 yaşındayım ve 30 yaşından önce çocuk yapmayı düşünmüyordum zaten. sonra "çocuk yapmayacaksanız o kadar büyük ev almanızın ne anlamı var?" dedi. paranın bir kısmını o vereceği için konuyu orda kapattık ama şimdi tekrar aklıma takıldı benim, emin olamıyorum. Türkiye'de çocuk yapmak, gereğinden fazla büyük ev almak vs, bütün bu konularda ne düşünüyorsunuz?
0
fleur du mal
(08.08.20)
Yurtdışına gidecekseniz ve ev borçla falan alınacaksa ev almayın. Tr şartlarında adana ya da antepte oturmuyorsanız 5 odalı ev almayın tabi. İstanbul için 3 oda bir salon gayet yeterlidir. Evlerin çok büyük çoğunluğu da 3 odadır.

Ha ben oturmak için alıyorum çok da süper olur diyorsanız sizin keyfiniz tabi.

Ev neden almayın diyorum: Kiracıyla uğraşmak zor. Bunu yurtdışından yapmak daha da zor.

25 yaş daha çok genç. Çocuk konusunu erkenden halletmek güzel ama kanada vs diyorsanız sizin düşünmeniz lazım.
0
ozdek
(08.08.20)
Kaynana haklı. 2+1 bile yeterli.
0
luluki
(08.08.20)
Bence çocuk konusunu eşin hariç hiç kimse ile konuşmamalısın. Ebeveyn kim olacak? Siz! Kim bakacak? Yine siz. O sebeple bu husus eşin dışında kimseyi ilgilendirmez. Ev için de imkanınız varsa alın, içinize sinen ve en uygun olan kullanışlı olanı tercih edin derim. Ama tekrarlıyorum; kaynananızın değil siz ve eşinizin içine sineni.
0
oligomer
(08.08.20)
Kayınvalide cocuk işine karismakta haksız ama ev için paranın bir kısmını o verecekse maddi konuda laf söyleme hakkı düşüyor kadına.
0
elorelia
(08.08.20)
Kimse kimsenin çocuk yapıp yapamayacağına ya da hangi ülkede yaşayıp yaşamayacağına karışamaz da 2 kişi için 5 oda ev de gereksiz geldi. Kayınvalide ödeyecekse söylenmekte haksız sayılmaz da, hayır bir de iki kişi için o evi ısıtması temizlemesi çok gereksiz şeyler.
0
denizgonen
(08.08.20)
Bir kaç sene kirada otur, kaynanandan o parayı alma. Daha çok karışma hakkı hisseder kendisinde. Kiracılık çok da kötü bişey değil. Kendi yağınızda kavrulun.
0
antihero
(08.08.20)
Kaynanaya hak vermediğim hiçbir konu yok. Kadın her açıdan haklı. "çocuk olunca her gün gelirim" i biraz özel hayata müdahale gibi almışsın ama 7/24 tek işin olacak konuda peşinen yardım edeceğini söylemesi büyük nimet. Henüz farkında değilsin. Ve hatta "biz çocuk yapmayacağız" biraz tokat gibi olmuş. Ayıp olmuş. Evde payı olacaksa eğer yorum yapmak için de hakkı var. Yarın bir gün gittiğiniz zaman kiracı bulmak da zor olur ona. 3+1 evin üçüncü odasını atölye yapmaktan alıkoyacak bişey yok mesela. Çocuk konusunda da haklı. Benim bildiğim biyolojik olarak 25-27 yaş çocuk için en ideal yaş.

Bence kaynanaya kulak verin.
0
IncredibleMau
(08.08.20)
antihero +1
para veriyorsa böyle karışma ve konuşma hakkı oluyor.
kimseden para almayın, kimseye açıklama da yapmayın.
0
pati
(08.08.20)
antihero+1

"yeterli" olma meselesi değil bu.
isterseniz tek başınıza tripleks, 10+1 evde oturursunuz.
odalardan birinde de at koşturursunuz.
bu "şu kadarı yeterli, buna gerek yok" kafasını da hiç anlamam.
sanki hayatta her şey gerektiği için yapılıyormuş ya da yapılmalıymış gibi.
imkânın varsa istediğini yaparsın.

buradaki sorun kayınvalide parasıyla ev almak.
almayın.
gerekirse kirada oturun.
isterseniz 40 yaşında doğurun, isterseniz alaska'ya yerleşin.

söyledikleri dünyanın en doğru şeyleri de olsa, bu doğru bir diyalog şekli değil.
bunlara evleneceğiniz insanla siz karar vereceksiniz.

önemli olan kayınvalidenin söylediklerinde haklılık payı olması değil.
önemli olan, üslubundan kontrolü elinde tutmayı sevdiği belli olan kayınvalidenin para vererek evliliğe bir noktada dahil olma çabası.

para almak, hükmetmesine izin vermek demektir.
ona göre hareket edin.
0
blatta hiberna
(08.08.20)
En kısa zamanda nişanlınızın annesi ile aranıza mesafe koymanız lazım. Henüz nişanlıyken böyleyse evlendiğinizde çocuk olsun olmasın hep size karışacak. Her şeyinize şimdiden karışmaya, hayatınıza müdahale etmeye başlamış. Bence eşiniz ile oturup konuşun, annesine artık büyüdüğünü, yetişkin olduğunu, yeni bir aile kuracağını fark ettirsin.

"çocuk olunca ben her gün gelirim"

Siz evlenince yeni bir aile, yeni bir ev düzeni kuracaksınız. Her gün, her gün sizin evinize bir akrabanın gelmesi doğru değil. Daha ortada çocuk yok. Hem belki kayınvalidenizle çocuk bakımıyla ilgili anlaşamayacaksınız, belki sizin anneniz gelirse daha rahat edeceksiniz. Daha evlenmeden bu şekilde kendini sağlama alması doğru değil.

Çocuk yapmakla ilgili yaş sıkıntısını düşünecek yaşta değilsiniz ki neden kafanıza takıyorsunuz. 25-30 yaş için erken diyebiliriz. Son 20 yılda anne-baba olma yaşı oldukça ileriki yaşlara kaldı. Hatta 40 yaşının üstü evlenip, anne baba olan çiftler var.

Ev konusunda da birkaç yıl oturmak için 5+1 gereksiz büyük, satın alması ise mantıksız. Kirada oturabilirsiniz 3+1 evde. Zaten iki kişisiniz.
0
GoodMorningTeacher
(08.08.20)
antihero +1
Bu konuya takılacaksanız para almayın.

Ayrıca kadın çocuk konusunda size yardım edebileceğini söylemiş, düşüncenizi daha uygun bir dille anlatmak yerine bam bam bam cevap vermişsiniz.
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(08.08.20)
Gitmeyi kafaya koyduysanız eşyalı evde kiraya çıkın. Şu aşamada ev almak çok gereksiz duruyor.
0
archmage mahmut
(08.08.20)
Iki ay sonra buraya kayinvalidem hayatimiza cok karisiyor, bunu neden yapiyor hic anlamiyorum diye duyuru acacaksiniz. Ama kadini hayatiniza kendiniz sokuyorsunuz. Artik Kanada'ya yaniniza gelir.
0
howfaristhesky
(08.08.20)
Ben de Türkiye’de ya da yurt dışında çocuk düşünmüyorum hiçbir şekilde. Erkek arkadaşımın 5+1 evi var aynı şekilde ama oraya taşınmayı istemiyorum. Çünkü temizliğinin zorluğunu ve o kadar odanın bize gereksiz olacağını düşünüyorum. Siz çalışma odası ve atölye yapacağını söylemişsiniz yani kullanacaksınız belli ki o odaları. Paranın tamamını kendiniz karşılayacak olsanız istediğiniz gibi alın derdim bu durumda ama ondan da para alacaksanız zaten birkaç senelik ev için laf söyletmeyin bence kendinize.
0
ms brownstone
(08.08.20)
Imkaniniz varsa tabi ki cocuk olayini yurtdisina tasindiktan sonraya birakin.
Hem zaten yasin cok genc cocuk icin.
Burda kayinvaliden yanlis dusunuyor ama o da yasindan dolayi farkli bi zihniyette oldugundandir. Yoksa bunun artik genci yaslisi yok. 40 yasinda gayet rahat hamile kalan oldugu gibi 25 yasinda tup bebek denemesi yapan da var.
Diger konularda hakli buldum kvalideyi.

Ev konusunda parayi kismen de olsa verdigi icin karisma hakki var.
Cocuk olunca yardim da edecekmis iste. Bunda da kotu bi sey gormedim ben. Mudahale gibi algilamadim.

5 odali eve gelince yuzde yuz kendi paraniz olsa gidin 25 odali tutun kimseye laf dusmez. Sizin tercihiniz. Ama su an 3 odaliyla fiyat ayni bile olsa fikir beyan edecektir kvalide parayi verdigi icin
0
Kittie
(08.08.20)
Konudan bağımsız olarak, paranın bir kısmını o verecekse evin her türlü olayına karışabilir ve karışacağını da belli etmiş zaten. Gelin kaynana tantanasına uğraşır durursunuz o evde yaşadığınız sürece. Para alan emir alır.
0
roket adam
(08.08.20)
Ben kendinde böyle özel hayata karışma cesareti bulan kayinvalideden maddi yardım kabul etmem açıkçası. Param neye yetiyorsa onu alır ağzını kapatırım.

Mesafe candır.
0
old possum
(08.08.20)
@blatta hiberna +1000
0
ruhen hastayim ben
(08.08.20)
para verdigi icin ev seciminde soz hakki var evet ve bunun gaziyla her seye karisma hakkini bulacak zamanla gibi gorunuyor. ben olsam (zaten en fazla birkac yil daha yasanacakmis) kiraya cikar hic kimseden de para istemem.
0
in vino veritas
(08.08.20)
Evi kesinlikle almalısın ister git ister kal her sekilde fiyatı uygunsa o evi al
Çocuğu da eğer yapacaksan burda birazcık büyütmen kolaylık olur bence
Ama şunu düşün derim 5 odalı ev olursa ve çocuk olursa kayınvalide sizde yaşar gibime geliyor
3 odalı al bence sizde kalamasın
0
photo85
(08.08.20)
Türkiye'de herkes neden yurt dışı deyince ille de Kanada der anlamam. Yakında ABD'den bile daha zor insan kabul edecekler. Orada iş bağlantımın olduğu insanlar bile bu göçmen akınından şikayetçi.
0
Avoiding The Puddle
(08.08.20)
kaynana sıkıntı +1
çocuk işi hakkında kimse ile konuşmayın +1
5+1 fazla geniş +1
0
basond
(09.08.20)
evin büyüklüğü tamamen keyfinize kalmış. belki at koşturacaksınız kayınvalidenize ne oluyor onu anlamadım. böyle dangalak insanlara yolun başında mesafenizi koymazsanız yarın iç çamaşırınızın rengine de fikir beyan eder.
0
brakgn
(10.08.20)
Çocuk konusu sizden baska kimseyi ilgilendirmez

Ev konusu da parayı siz veriyorsanız kimseyi ilgilendirmez. Buradaki x oda yeterli yorumlarina da şaşırdım. Pasa keyfiniz bilir yani
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.08.20)
(11)

Kedim 2 Haftadır Yemiyor İçmiyor... Fikir Rica Ediyorum...

teoridefeminist pratiktegeysa
Herkese Merhabalar; Kedim Paşa 6 yaşında ve daha önce hiç bu kadar uzun süre yemek yemediği olmamıştı. Bundan 2 hafta evvel tüm gün dilinin dışarda olmasını, ağzının sağ ve solundan salya akıntısını, halsiz olmasını görerek aynı gün veterinere götürdük. Kanda sorun çıkmadı yine de 5 günlük antibiyot
Herkese Merhabalar;

Kedim Paşa 6 yaşında ve daha önce hiç bu kadar uzun süre yemek yemediği olmamıştı. Bundan 2 hafta evvel tüm gün dilinin dışarda olmasını, ağzının sağ ve solundan salya akıntısını, halsiz olmasını görerek aynı gün veterinere götürdük. Kanda sorun çıkmadı yine de 5 günlük antibiyotik tedavisi, vitamin iğneleri, ağrı kesiciler yapıldı fakat ağzına o günden beri doğru dürüst bir şey koymuyor. 5 günlük tedavi de onu ayağa kaldırmayınca farklı bir veterinere götürdük o da bize bir şırıngayla antibiyotik verdi, yine 5 gün bu tedaviyi uyguladık. Gözleri eskiye göre açıldı fakat çok bitkin halde yatıyor, yemek asla yemiyor. Her gece defalarca kalkıp nefesini kontrol ediyorum, kucağıma alıp sevip öpüp kokluyorum. Halsiz olması beni çok çok üzüyor. Gizli bir köşeye saklandığında korkuyla arıyorum evin içinde.

Birkaç farklı marka kuru mama denedik, yemiyor. Ben kucağıma alıp başını dikip yaş mamayı zorla yedirip zorla da su içiriyorum. Niye zorluyorsun derseniz veteriner siz yedirin içirin dedi. Ki yedirdiğimde daha iyi görünüyor.

Son olarak dün yine götürdük, dişlerine bakılsın istedim özellikle. Diş etleri kırmızı falan değil ama benim tespit edemediğim çürük vs olabilir diye düşündüm. Ben söyleyince veteriner bize bir toz verdi, dişleri yüzünden yemiyorsa bu iyi gelir dedi çaresiz aldık ve denemeye başladık dün.

Asıl bahsetmem gereken şey ise; 3 ay evvel kaza sonucu veterinere zor yetiştirdiğim, 40 dikiş atılan bir küçük kediyi eve aldım ve kedide de ara ara nüks eden sümük, hapşırma durumları vardı. 3 aydır bazen küçüğümü odadan saldığımızda Paşa'nın mamasından suyundan içtiğini görüyordum, hemen kendi mamasına suyuna yöneltiyordum. Tüm bunlardan sebep olabilir diye düşünüyorum evet ama 2 haftadır yoğun tedavi altında Paşa. Buna rağmen yedirip içiremiyorum. Son çare küçüğümü geçici olarak arkadaşıma bıraktım. Belki Paşa kıskanıyor da yemiyordur diye. 3 gündür küçüğüm evde yok, bir çare olacak mı bu bilemiyorum.

Başına benzer bir durum gelmiş olan var mı acaba? Fikir rica ediyorum.

Teşekkür ederim...
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(07.08.20)
çok geçmiş olsun öncelikle. bir tavsiye veremeyeceğim ama kedilerin bir yerlere saklanmaya çalışması hayra alamet olmuyor. genellikle öleceklerini anladıklarında başka vahşi hayvanlar gelip bulmasın diye saklanırlarmış iç güdüsel olarak, kaçmaya güçleri olmadığı için.
ben olsam başka bir veterinere daha götürürüm. umarım bi an önce iyileşir.
0
matilda
(07.08.20)
2 hafta çok ciddi bir zaman.kuru mama denemenin pek anlamı yok böyle acil durumlarda bence. viyo gibi bir besin desteğiyle hills ad mama ağızdan verilebilir. ama uygulanan tedaviler pek işe yaramamış gibi görünüyor, başka bir veterinerde farklı tetkikler de yapılmalı vakit kaybetmeden. diş ya da davranış sorunundan daha farklı göründü bana. yemek yedirmeyecek kadar ciddi bir diş problemini geçirecek mucizevi bir toz var mı onu da bilmiyorum.
bütün yapılan tedavileri iyice öğrenip tahlillerle beraber başka bir veterinere gidin. ist anadolu yakasındaysanız böyle vakaların götürüldüğü bir veteriner var bildiğim. özelden yazarım isterseniz.
0
sibertenik
(07.08.20)
acilen hemen baska veterinere goturun. sizin goturdugunuz veterinerler teshis koymamis ki, antibiyotik verip gondermisler cunku sorunu anlamamislar. belki cok basit bir sorun ama su an tedavi edilmiyor.

istanbulda iseniz feridun kalyoncu r&v veteriner klinigini oneririm. ama kesinlikle zaman kaybetmeyin, 2 hafta cok cok uzun bir sure
0
oscar
(07.08.20)
eksiden feridun hocanin basligina bakin, neden ona goturun dedigimi anlayacaksiniz. eski test sonuclari da mumkun ise yaninizda olsun
0
oscar
(07.08.20)
ben de feridun kalyoncu diyecektim bu arada.
0
sibertenik
(07.08.20)
Acaba yeni kediden bir hastalık bulaşmış olabilir mi? Fip taşıyıcısı filan olmasin
0
elorelia
(07.08.20)
geçmiş olsun.

feridun bey iyidir, bence de bir götürün.
bir de bu kadar uzun süre beslenemediği için kimse (veteriner olarak yani) a/d önermedi mi bu hayvana?
bir veterinerden konserve olanını alın, onu verin veterinere götürünceye kadar.
bağışıklığı düşmüş, ameliyat sonrasında zayıflamış kedilere verilir.

bir de viyo var, onu da verebilirsiniz ama onun için hemogram sonucunu bekleyin.
böbrek değerleri yüksek olsa da verebilirsiniz, ama karaciğer değerleri önemli.

çiş kaka yapma sıklığı nedir?
iki hafta önce yapılmış olsa da hemogramına mutlaka yeniden baktırın, kan değerleri bir günde bile değişebilir.
0
blatta hiberna
(07.08.20)
Benim bulup baktığım sokak kedisine benziyor (git: 1433413) küçük kedinin durumu.
Diger kediye de bulaşmış olabilir belki dediğiniz gibi.

Bir ihtimal verilen antibiyotiklerin yetersiz, yanlıs tedavi olması. duyduğum kadarıyla burun akıntısından tetkik yapılarak hangi tür bakteri olduğu tespiti ve ona göre ilaç verilmesi de mümkün. Bu tetkiki de yaptırmadiysaniz yaptirin belki faydası olur.

Mama yememe konusu benim kedide de var, burun tıkalı olduğu için yerken yutkunurken tıkanma boğulma hissi yasadiklari icin ve bazen de burun tıkalı olduğu koku alamadıkları için yemiyorlar sanırım. Kuru mama hiç yememesi yaş mama zorla da olsa yiyebilmesi yaş mamayi yalayabildigi ve kokusunu az da olsa alabildiği için. Yaş mamada balıklı deneyin, balık kokusu daha yoğun olduğu için daha iyi.

Gecmis olsun. Umarim tez zamanda şifa bulur. Duyuruyu güncelleyin lütfen, benim kedicige benzediği için durumu, merak ettim.
0
nick dedigin
(07.08.20)
Böbreklerine ve böbreklerle ilgili değerlerine de bakmalarını rica edin veterinerden. Geçmiş olsun.
0
blokberg
(07.08.20)
(git: 1437299) 

ben çok benzer süreçlerden geçtim. Bitanecik evladım ölümlerden döndü ki hala devam ediyoruz tedavilere. Lütfen baska bir hekime mutlaka götürün, teşhis konusunda başka bir hekime danışın. Tam teşekküllü olan, her türlü tahlili tetkiki yapabilecek bir kliniğe götürmekte fayda var her zaman. Maddi olarak zorlayıcı olabiliyor fakat, bazı tetkikler yapılmadan bazı teşhisler konamıyor. Ve anladığım kadarıyla zaten siz elinizden gelen bütün sevgiyi ve ilgiyi gösteriyorsunuz - ki kediler psikolojik olarak her şeyi hisseden canlılar, bu da ona güç veriyordur. ama mutlaka baska bir hekim konsültasyonuna ihtiyacınız var diye düşünüyorum.

Ben kendi yavrumu Feridun Kalyoncu'ya hiç götürmedim, ama adını çok duydum ve mutlaka iyi bir hekimdir diye düşünüyorum. ben gecenin bir yarısı acil bir şekilde gittigim için seçeneğim yoktu, sonrasında da ilk müdahal eden kliniğe çok güvendim açıkçası. Lütfen bizi de haberdar edin bu arada, miniğin ihtiyacı olan bir şey olursa yardımcı olalım.
0
patlamis misir
(07.08.20)
Yanıtlar için çok teşekkür ediyorum öncelikle. Paşa korona pozitif. Dışarı çıkıp dolaşması, baska kedilerle/kedi çişi kakasıyla teması sebebiyle enfeksiyon nüks etmiş.

Evet, A/D ile besledik, çiş ve kaka yapmasında sorun yok şükür, mutlaka takip ediyorum gün içinde.

İstanbul'da olmaması sebebiyle görüşemediğim çok güvendiğim bir veterinerle de sonunda görüştük, hiçbir kediyle teması olmaması gerektiğini söyledi. Çevresinde asla stres öğesi olmaması gerektiğini anlattı. Öğünlerini tavuk, balık, et ile desteklememi söyledi. Paşa dışarı çıkmayacak, kedilere temas etmeyecek.

Bugün çok iyiydi Paşam, iki buçuk hafta sonra ilk kez cama çıkıp etrafı izledi, benimle oynadı ve saatlerce kendini temizledi.

Misal bugün somon pişirmiştim fırında, beğendi ve yedi. Koca bir yaş mamayı götürdü maşallah. Daha ufak taneli kaliteli bir mamayla iyi gidiyor şu anlık.

Ateşi yok, salyası akmıyor, sümük sorunumuz da yok şükür. Koynumdan ayırmıyorum şu aralar, evden işe işten eve olduk. :)

Mobilde biraz karmaşık yazmış olabilirim, affola. Aklıma gelenler bunlar şu an.
0
🌸teoridefeminist pratiktegeysa
(08.08.20)
(10)

nereye bagis yapmaliyiz

tannen
tahmin ettiginiz o rezalet kurumlardan olmayan hangi egitim vakfina bagis yapilabilir?bence darussafaka gibi yerler oldukca fazla bagis aliyordur. zaten gecmiste darussafaka ve koruncuk vakfina duzenli bagista bulunmustuk. sanki bir tik daha kucuk ve guven veren yerler, bu paraya daha cok ihtiyaci o
tahmin ettiginiz o rezalet kurumlardan olmayan hangi egitim vakfina bagis yapilabilir?
bence darussafaka gibi yerler oldukca fazla bagis aliyordur. zaten gecmiste darussafaka ve koruncuk vakfina duzenli bagista bulunmustuk. sanki bir tik daha kucuk ve guven veren yerler, bu paraya daha cok ihtiyaci olan yerler daha mantikli olur diye dusunuyorum. yanlis mi dusunuyorum?
bu bilgi gerekli mi bilmiyorum ama bagisi abim yapacak ve yuklu bir miktar olacak. ben sadece araciyim ve hic o kadar param olmadi, fikrim de yok haliyle :)
0
tannen
(06.08.20)
Nesin vakfını düşünmez misiniz?
0
kobuzchu kiz
(06.08.20)
CYDD?
0
compumaster
(07.08.20)
Nesin Vakfı +1
0
fotrsapka
(07.08.20)
kesinlikle lösev.
0
scudman1
(07.08.20)
çydd +1
0
blatta hiberna
(07.08.20)
Ziçev diye bir vakıf var, zihinsel engelli çocuklar eğitim vakfı gibi bir şeydi. Twitter üzerinden takip ediyordum ve paylaşımları çok güzeldi. Bir kontrol edin isterseniz.
0
havadakarada
(07.08.20)
Darüşşafaka da iyi bir seçenek.
0
put it in your appropriate place
(07.08.20)
türk eğitim vakfı olabilir
0
ot var icersen bok var yersen
(07.08.20)
nesin vakfı, darrüşafaka, lösev, down sendromlular derneği, tohum otizm vakfı.
0
mikahakkinen
(07.08.20)
çekül vakfı
0
since1907
(07.08.20)
(16)

Fiziksel olarak normalde beğenmeyeceğiniz biriyle

aramızda kalsın
sırf onu sevdiğiniz için ilişki yaşadığınız oldu mu hiç? Başta sevmeme ama tanıdıkça hoşlanmaya başlama gibi. Erkekler için fiziği çok da iyi olmayan bir kadınla ya da kadınlar için çok kilolu bir erkekle gibi gibi.
sırf onu sevdiğiniz için ilişki yaşadığınız oldu mu hiç? Başta sevmeme ama tanıdıkça hoşlanmaya başlama gibi. Erkekler için fiziği çok da iyi olmayan bir kadınla ya da kadınlar için çok kilolu bir erkekle gibi gibi.
0
aramızda kalsın
(06.08.20)
Ee? Soruya cevabın ne yani? @üğpoıuy
0
🌸aramızda kalsın
(06.08.20)
Kadınım.
Oldu.
Ama erkeklerin malesef hepsi bu durumu kaldıramıyor. “Ooo bununla olduysam daha iyisini de bulurum, bu kız benden iyisini bulamıyor demek ki en iyisi tepesine bineyim” vb. düşüncelerle ilişkinin içine edebiliyorlar 2 kere tecrübe edildi.
0
megalomaniac
(06.08.20)
Oldu. Kadınım.
0
ruhen hastayim ben
(06.08.20)
Benim de oldu, kadınım. Başta sohbeti bile çekici gelmemişti ama sonra noldu ben de anlamadım.
0
epistemic_regress
(06.08.20)
Erkeğim. Oldu. Öyle yüzüne bakılmayacak biri değildi tabii.
Çok beğenmiyordum sadece illk gördüğümde. ama tanııdıkça sevmiştim. İnsanlığını huyunu karakterini vs.
0
mahone
(06.08.20)
fiziksel olarak beğenmediysem zaten devamı gelmez. hoşlanma noktasına gelemiyorum.
0
scudman1
(07.08.20)
Olmadı kadınım.
0
jazzabel
(07.08.20)
Olmadi. İlk görüş değil ama ilk datete aşka çok inanıyorum.
0
sonsuz
(07.08.20)
olmadı erkeğim.
0
a darkness coming
(07.08.20)
Erkegim. Oldu.
0
cleric
(07.08.20)
oldu. kadınım.
0
blatta hiberna
(07.08.20)
fiziksel olarak iyi fakat cekilmeyen birisindense vasat ve vasatalti olup kendisi iyi olan insan her zamam daha iyidir.
ne demisler mutluluk 3 kriterde yatar
1 gozu disarida olmayacak
2 yalan konusmayacak
3 seni sevecek
gerisi senin yeteneklerine kalmis. goz gordukce gonul alisiyor zaten.
0
turbo sadık
(07.08.20)
irkegim. tipsizim.

nöö...fizik onemli yaa. kadinlarin ise 30'u gectikten sonra fizige pek baktiklarin dusunmuyorum.
0
cooperr
(07.08.20)
megalomaniac doğru söylemiş. çekici olmayan erkek güzel, "yeterli" bir kadınla birlikte olduktan sonra o kadını aşağılamaya başlıyor.

oldu.
0
deartheodosia
(07.08.20)
Olmadı. Kadınım.
0
turkce konusan uzayli
(07.08.20)
hayır, tipini beğenmediğim biriyle flörtleşemem bile. o yüzden çok kısıtlı ilişkilerim oldu. yaş 30 hala öyle gidiyorum.
0
kestane gürgen palamut
(07.08.20)
(7)

Ayak kırılması / ambülans

messor
Bugün yolda yürürken karşıdan gelen iki kişiden biri düştü ve bağırmaya başladı. Başına toplandık ne oldu falan derken yürüdüğü kaldırımın kenarında boşluk varmış fark etmemiş boşluğa basınca terste kalmış ayağını bilekten kırmış adam. Resmen yolda yürürken ayağı kırıldı adamın gözümüzün önünde. Ada
Bugün yolda yürürken karşıdan gelen iki kişiden biri düştü ve bağırmaya başladı. Başına toplandık ne oldu falan derken yürüdüğü kaldırımın kenarında boşluk varmış fark etmemiş boşluğa basınca terste kalmış ayağını bilekten kırmış adam. Resmen yolda yürürken ayağı kırıldı adamın gözümüzün önünde. Adam kalkamıyor acı içinde ayak kırılmış sallanıyor resmen, kırıldığını hemen anladık. Biri dedi ki ben ambülansı arayayım gelsin, başka biri de ayak kırılmasına ambülans mı gelir dedi şuradan bir taksi çevirelim en yakın hastaneye gitsinler dedi. Taksi çevirdiler ama böyle karga tulumba adamı bindirdiler. Belki taksiye bindirilirken adama daha çok zarar verdiler. Neyse bunlar gitti artık ne yaptılar bilmiyorum ama sonra düşündüm adamın akşam vakti tek başına da bu başına gelebilirdi. Ambülans çağırılsa gelmez miydi gerçekten ? Böyle bir durumla karşılanılsa ne yapmak lazım en doğrusu olarak ?
0
messor
(05.08.20)
gelir tabii ki, neden gelmesin?
112'yi arayacaksınız hemen böyle durumlarda.
0
blatta hiberna
(05.08.20)
ambulans herşeye gelmiyor, ben kimyasal birşeylerden dolayı zehirlendiğimde babama kanaması yoksa gelemeyiz taksiye koyun götürün demiş 112deki zatı muhterem, tabi ben bu arada can çekişiyorum nefes bile alamıyorum, yerlerde kıvranıyorum.. bu ülkeye dair asla unutmayacağım şeylerden bir tanesidir.
0
nahtoderfahrung
(05.08.20)
ambülans çok daha ufak basit saçma sapan şeyler için bile gelebilir. kırık gibi durumlarda dikkatli taşımak gerekiyor hastayı. benim de 2 ay önce köprücük kemiğim kırıldı, ambülans geldi. saçma sapan birinin cahilliği yüzünden adam zarar görmüş.
0
mg3929
(05.08.20)
Geçen hafta sahilde bileğini kırmış bir abiyi ambulansla götürdüler.

kesin bilgi: geliyor, gördüm.
0
lcha
(05.08.20)
Gelirdi, ambulans çağırılmasının bir amacı da hastaya doğru ilk müdahaleyi yapabilmek. Dediğiniz gibi o kırılan ayağa ters bir hareket yapmadan kişiyi hareket ettirmek gerekiyor. Hayatımda iki kere ambulans çağırdım, ikisinde de geldi:

- Üst geçit merdivenlerinde önümdeki yaşlıca bir adam düştü, aşağı kadar yuvarlandı. Kafasını çarpmıştı, adamı kaldırıp yoluna git demek olmaz. Ya o darbe bir şey yaptıysa?
- Bir teyze trafik ışıkların bir köpeği severken köpek elini ısırdı. Baktık ki basit pansumanlık iş değil, dikiş falan gerekecek, ambulans çağırdık. Hatta teyzeyi biz hastaneye götürelim dedik ama hem akşam trafiği vardı, hem de eli çok kanıyordu; ambulans gelsin ilk müdahaleyi yapsın diye düşündük.

Kırık ayağa da gelirdi.
0
wish i could find a way to disappear
(05.08.20)
gelir tabii, taksiyle götürecek olunsa bile ayağın tahta tarzı bir şey ile sabitlenmesi gerekir ki ambulans çağrılması varken gereksiz yani dağ başında değiliz sonuçta.
0
rose parks
(05.08.20)
Böbrek taşı ağrısı çekiyordum ama bayağı fazlaydı, belki gelmezler ama bir arayayım dedim geldiler araca yürüyerek iki yanımda kollarımdan tutarak götürdüler yatırdılar sedyeye işte damar açıldı, temel kontroller yapıldı ve hastane acilden girişim yapıldı o gün. Yani kıçı kıytırık böbrek taşı için bile geliyorlar kırılma gibi bir durum için hayli hayli gelirler.

Şu ülkedeki belkide en güzel ve doğru iş sağlık sistemimiz öyle ya da böyle, ambülansın ücretsiz olması gerçekten çok iyi bir olay, dünya lideri denen abd ile kıyaslandığında bu konuda gerçekten üstünüz ve doğru yoldayız!
0
zekicalik
(05.08.20)
(4)

Evde kanalizasyon kokusu

mirafiori
Arada sırada fena kanalizasyon kokusu geliyor, bugün kokuyu alınca burnumla araştırma yaptım, banyodan değil de mutfaktan geliyor, ama bulaşık/çamaşır makinesinden, musluktan ya da tezgahın altından da gelmiyor gibi. Yani heralde bikaç saniye bi yerden giriyor sonra gidiyor o yüzden belki ben bulana
Arada sırada fena kanalizasyon kokusu geliyor, bugün kokuyu alınca burnumla araştırma yaptım, banyodan değil de mutfaktan geliyor, ama bulaşık/çamaşır makinesinden, musluktan ya da tezgahın altından da gelmiyor gibi. Yani heralde bikaç saniye bi yerden giriyor sonra gidiyor o yüzden belki ben bulana kadar mesela musluktaki koku gitmiş oluyor. Günde 1 bazen 2 geliyor. Yarın ev sahibini arayıp soracağım binada falan da başka var mı, bişey yapılabilir mi diye de nereden geliyor olabilir bu koku? Böyle kanalizasyon/çürük yumurta kokusu.
0
mirafiori
(05.08.20)
aynı şey benim evimde de oluyor maalesef.
apartmanın boşluk kısmında böyle bir koku birikiyor bazen ve benim eve de giriyor.
bazen de banyoda alıyorum benzer bir koku.
genelde hava çok sıcak ve esintisiz olduğunda ya da lodoslarda böyle olduğunu fark ettim.
apartman sahilde ve eski bina.
sizinki de öyleyse bundandır muhtemelen.
0
blatta hiberna
(05.08.20)
Ters rüzgarlar veya basınç farkları bacadaki havayı geri itiyordur. Bacanın tepesine (eğer yoksa) rüzgar gülü takarsanız çözülür. Baca rüzgar gülü diye aratırsanız Google’da...
0
pass
(05.08.20)
Giderin kurumasından da koku oluyor bazen. Bir litre su dökün gidere ayda bir, koku kalmaz.
0
SiyamkedisiZorro
(05.08.20)
Her gün her tüm musluklar, tuvalet, gün aşırı bulaşık/çamaşır çalışıyor zaten. Bir şüphem musluk giderinde bişeyler olmasıydı açıcı döktüm. Bir daha olursa ev sahibine söylerim. Başka dairelerde var mı sorsun, bacaya bakarlar
0
🌸mirafiori
(05.08.20)
(1)

Krediyi kredi ile kapatmak?

dik duran pisa kulesi
25bin tl 1 senelik kredi borcum var. Sıkıntısız, gecikmesiz olarak ödüyorum. 1-2 aya miras davamız için 75bin tl lazım olabilir. 100bin tl ihtiyaç kredisi çekerek hem eski krediyi kapatıp hem de ihtiyacım olan parayı alabilir miyim? Bunu nerden öğrenebilirim?
25bin tl 1 senelik kredi borcum var. Sıkıntısız, gecikmesiz olarak ödüyorum.
1-2 aya miras davamız için 75bin tl lazım olabilir.
100bin tl ihtiyaç kredisi çekerek hem eski krediyi kapatıp hem de ihtiyacım olan parayı alabilir miyim? Bunu nerden öğrenebilirim?
0
dik duran pisa kulesi
(04.08.20)
bankayı arayıp kredi birimiyle görüşün.
hangi banka olduğuna göre değişir tabii ama yapı kredi'de falan o kredinin çıkıp çıkmayacağına bakabiliyorlar genelde.

yalnız, aylık ödemesi daha düşük olacağı için benim 2 kredimi birleştirip tek kredi yaptılar mesela ama kredi notum düştü bu işlemden sonra.
öyle detayları da sorun.
0
blatta hiberna
(04.08.20)
(2)

Göze Lens satın almak

trablon
nereden lens alabilirim gözüm renkli olsun istedi canım.bir de gözümde aslında bozukluk var,göz doktoruna gitsem kaç para tutar numaralı renkli göz lensleri ?en ucuz ve güvenilir numaralı-numarasız lens ve kullanmak için gereken extra aparatlar nelerdir ?
nereden lens alabilirim gözüm renkli olsun istedi canım.

bir de gözümde aslında bozukluk var,göz doktoruna gitsem kaç para tutar numaralı renkli göz lensleri ?

en ucuz ve güvenilir numaralı-numarasız lens ve kullanmak için gereken extra aparatlar nelerdir ?
0
trablon
(04.08.20)
renkli lensi bir daha düşünün derim.

kızılay'dan herhangi bir hastanenin göz bölümüne, göz nurunu koruma vakfı'ndan dünya göz'e kadar seçenek var.
bütçenize göre birini seçebilirsiniz, arayıp randevu ücretlerini sorun.

lenslerin farklı tipleri var.
30 gün kullanılanları, günlük kullanılıp atılanları, gece çıkartmadan uyuyabildikleriniz vb.

ben eskiden 30 günlüklerden kullanıyordum, günlükler çıkınca onlara geçtim çünkü evde bilgisayar başında gözlükle çalışıyorum zaten göz sağlığı için.
günlük olanlar biraz daha pahalı, 30 günlük olanlar daha ekonomik.

mesela 30 gün kullanılan lenslerin bir kutusu 100-200 lira arasında değişiyor.
bu da markaya göre üç ila altı aylık bir kullanım demek.

lensin temizliği için de solüsyon kullanmanız gerekiyor.
onların da fiyatları değişken, 50-100 arası.
kullanım sıklığınıza göre bir ila 2-3 ay idare edebilir.

ben lensal.com'u kullanıyorum, memnunum.
şimdiye kadar sorun yaşamadım.
0
blatta hiberna
(04.08.20)
canım istedi renkli lens alacağım diye bir şey yok maalesef.
gözünüz bozuk olmasa bile doktordan muayene olmanız gerekiyor.
devlet hastanesine giderseniz muayeneye ücret ödemezsiniz ama lens alacağım diye uyarın ona göre değişiyor çünkü numarası.
ben 30 günlük kullanıyorum. iki gözümün numarası da aynı (-1.25) aslında sol gözüm -1'di ama 1 ve 1.25 çok fark etmez 21 ayrı ayrı 2 kutu alma diye ikisini de -1.25 yazdı doktor.
eğer numaraları birbirinden farklıysa mecbur 2 ayrı paket alacaksınız. içinde 6 aylık lens oluyor toplam.
iki göz de aynı numaraysa 1 tane alıp 3 ay kullanabilirsiniz.
lens fiyatları değişiyor 100-200 tl arasında (30 günlük olanlar) ben renkli lens kullanmıyorum, biofinity kullanıyorum çok memnunum. ama lens, gözün çapına vs göre değişiyor. o yüzden gözünüze uygun boyuttaki lensi kullanmanız lazım.
solüsyon almanız gerekiyor. bir de, her gün değiştirmeniz lazım solüsyonu. boyutuna göre fiyatları değişiyor. ben stoklamıştım bir miktar, zam geldi mi bilmiyorum.
lensmarket'ten alıyorum ben lensimi.
renkli lens hiç kullanmadım.
0
matilda
(05.08.20)
(4)

ayak bileğini ve kolları etkileyen bi bit türü var mı?

durme
yıllardır işe gidince ayak bileklerim hafif kaşınırdı ama önemsemezdim. bu sefer niye bilmiyorum, evde de kaşınmaya başladım. öyle aman aman bi kaşıntı değil ama hani ufak böcek dolanıyomuş hissi veriyor. bi tek kollarım ve ayak bileklerim kaşınıyor. böyle bi bit var mı? ya da işyerinin çok temizlen
yıllardır işe gidince ayak bileklerim hafif kaşınırdı ama önemsemezdim. bu sefer niye bilmiyorum, evde de kaşınmaya başladım. öyle aman aman bi kaşıntı değil ama hani ufak böcek dolanıyomuş hissi veriyor.

bi tek kollarım ve ayak bileklerim kaşınıyor. böyle bi bit var mı? ya da işyerinin çok temizlenmediğini düşünerek söylüyorum mayt falan mı alerji yapıyor acaba?

çaresi ne olabilir acep?

teşekkürler
0
durme
(04.08.20)
pire olabilir.
küçük sinek ısırığı gibi şeyler görüyor musunuz kaşınan bölgelerde?
0
blatta hiberna
(04.08.20)
hayır, daha çok kaşıdığım için kızarıyor.
0
🌸durme
(04.08.20)
Ya stresten kaynaklı psikolojik ya da alerji.

Ne kadar tavsiye vermem doğru bilmiyorum ama benim alerji dönemimde gittiğim cilt doktoru aşağıda linkte yer alan kremi önermişti. İlaç değil, reçetesiz satılıyor. Cildimi nemlendirip, kızarmasını, kaşınmasını kesmişti.

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
GoodMorningTeacher
(04.08.20)
Karaciğer enzimlerim (alt-ast) yükseldiğinde özellikle ayaklarımdaki kaşıntı fazlasıyla artmıştı. Öyle bir şey olabilir belki?
0
mor.inek
(05.08.20)
(3)

saksı bitkisi nereden alınır ve hangi bitkileri önerirsiniz?

niluli
ben cam önünde durmak zorunda olmayan, güzelce büyüyecek yeni dalları çıkacak bir bitki almak istiyorum. aloe vera öyle midir? nereden alabilirim saksı bitkilerini? sizin alıp memnun kaldığınız online siteler oldu mu? yardımcı olursanız çok mutlu olurum, şimdiden teşekkür ederim
ben cam önünde durmak zorunda olmayan, güzelce büyüyecek yeni dalları çıkacak bir bitki almak istiyorum. aloe vera öyle midir? nereden alabilirim saksı bitkilerini? sizin alıp memnun kaldığınız online siteler oldu mu? yardımcı olursanız çok mutlu olurum, şimdiden teşekkür ederim
0
niluli
(04.08.20)
Succulentler ve kaktusler bakimi en rahat bitkilerden. Ayrica cennet cicegi (aksam sefasi) cabuk buyuyor ve cicek veriyor. Onun da bakimi rahat. Su vermen yeter.
0
howfaristhesky
(04.08.20)
barış çiçeği diye bilinen spathiphyllum, antoryum, menekşe, gardenya, kalanşo, lilyum, aşk merdiveni, paşa kılıcı, kurdele çiçeği...
hepsi olur.
aloe vera da öyledir ama görsel olarak daha güzel bir şey olabilir sanki.
daha büyük bir şey isterseniz benjamin ya da palmiye türleri de olur.

online aldığım 1-2 yer oldu, bazısından memnun kaldım, bazısından kalmadım.
n11'de, hepsiburada'da falan yorumlardan anlarsınız zaten.

almadan önce nereye koyacağınıza göre alacağınız kişiye sorun ya da internetten olup olmayacağını araştırmaya çalışın.
tam güneş değil ama aydınlık seven var, sabah güneş alan, sonra almayan yerde olmayı seven var, gölgede idare edebilen var.
yani mesela "sabahları güneş alan yarı gölgeye koyacağım, yaşar mı?" diye sorabilirsiniz almadan önce.
ya da orası için uygun olacak başka tavsiye de alabilirsiniz.

bauhaus'ta, ikea'da, eskiden bir milyoncu diye bilinen avm'lerde, seralarda, çiçekçilerde de bulabilirsiniz ayrıca.
0
blatta hiberna
(04.08.20)
Kauçuk ve kılıç bitkisi zor ölen, az nazlı, gölgede takılan güzel ev bitkileridir, tavsiye ederim.
0
whoosie
(05.08.20)
(4)

Vakumlu hurç

verbanadüşlerimi
Önerir misiniz? Kullandığınız, memnun kaldığınız, hava almayan, bu çok sağlam dediğiniz..
Önerir misiniz? Kullandığınız, memnun kaldığınız, hava almayan, bu çok sağlam dediğiniz..
0
verbanadüşlerimi
(02.08.20)
bu vakumlu hurçlar yeni çıktığında alıp denemiştik, hemen hava alıp şişmişti.
o zamandan beri şüpheyle bakıyordum ama tchibo'da askılı vakumlu hurç görüp aldım, aşırı memnun kaldım.

ondan sonra da heveslendim, internette satılan normal, bildiğimiz vakumlu hurçlardan da aldım.
zaten ortalıkta 1-2 marka var bildiğim kadarıyla.
şimdilik memnunum.
yorumlardan gördüğüm kadarıyla bazıları delik çıkabiliyormuş, öyle olmadıkça şimdilik iyi diyebilirim.
ama nazik davranmak lazım, yırtık gelmemiş olanı yırtmak da çok kolay.
0
blatta hiberna
(02.08.20)
öneririm.bizim evde çokça kullanılır.ciddi hacim azaltıp,depolama imkanı sunuyor.markasını bilmiyorum ama senelerdir kullanıyoruz.
0
duptıs
(02.08.20)
Kalitelisinden alırsanız çok güzel bişey.

Biz ucuzundan almışız hava alıp şişti hepsi kısa süre sonra.
0
hedep
(02.08.20)
önce bime gelenden almıştık, sonra şundan aldık;
www.trendyol.com

kalitesizi hayattan soğutur, zamanla delikler oluşuyor, yırtılıyor.

biraz pahalılanmış yoksa bi dünya alırım. inanılmaz faydalı özellikle yastık yorganlar için.
0
trajikomix
(03.08.20)
(10)

Akşam için yormayacak film önerisi

punkie
Çok uzun olmayan, komedi içermeyen, tatlı yabancı film önerilerinizi bekliyorum.
Çok uzun olmayan, komedi içermeyen, tatlı yabancı film önerilerinizi bekliyorum.
0
punkie
(02.08.20)
A good year
0
freebird5406_2
(02.08.20)
Broken flowers
0
mermize
(02.08.20)
Kate & leopold
0
Kittie
(02.08.20)
Komedi olmasın demişim ama herkes romantik komedi önermiş :d
0
🌸punkie
(02.08.20)
biraz fazla genelleme olmuş :) ama broken flowers için romantik komedi yazıyordu bir yerde.
0
🌸punkie
(02.08.20)
bir yerlerde hep bir şeyler yazar (: olur öyle.
0
mermize
(02.08.20)
one fine day.
0
condom kurşunu
(02.08.20)
Kate & leopold, romantik komedi ama vicik vicik ask ya da abuk sabuk komedi icermeyen bi film.
"Tatli" kontenjanindan onerdim, hala arkasindayim :)
0
Kittie
(02.08.20)
Troop Zero kalbimle oynadıklarını bilmeme rağmen yine de duygulanarak izlediğim tatlı bir filmdi
0
peki madem
(02.08.20)
julie & julia
0
blatta hiberna
(03.08.20)
(12)

Geçmişinde bir sure adult filmlerde oynamış bir kadinla birlikte olur muydu

epistemic_regress
Başlığın içinde "adult film" tabiri geçtiği için umarım silinmez bu duyurum. Az önce bir podcast dinledim, Amerika'da yaşayan bir komedyene insanlar başlarından gecen ve çözüm getiremedikleri mevzuları danisiyorlar. Adamın biri de şey yazmış: Üç aylık gayet güzel ilerleyen bir ilişkisi varmış, kız ç
Başlığın içinde "adult film" tabiri geçtiği için umarım silinmez bu duyurum. Az önce bir podcast dinledim, Amerika'da yaşayan bir komedyene insanlar başlarından gecen ve çözüm getiremedikleri mevzuları danisiyorlar. Adamın biri de şey yazmış: Üç aylık gayet güzel ilerleyen bir ilişkisi varmış, kız çok tatlı, aklı başında gorunuyormus. Çok da güzel ve nazikmis. Her şey mukemmelmis yani. Sonra bir gün adam kızın daha önce bir süre adult filmlerde oynadığını öğreniyor. Kiza soruyor ve kız utanarak "Evet oynadım" diyor. Adam sebebini soruyor ve kız "Bir şeyler hissetmek istedim" diyor. Adam düşünüyor taşınıyor, bu durumu kaldiramadigi icin kızdan ayrılıyor. Sonrasında kendini çok kötü gissettigi için bahsettiğim komedyene "Doğru mu yaptım?" diye soruyor.

Burada dikkatimi çeken geçmişte yapılan ve toplumun büyük çoğunluğu tarafından telafisi olmayan bir hata olarak görülen birtakım eylemlerin kişileri toplum dışına itmekte bu kadar organize ve kolektif bir şekilde kullanılması. Podcasti yayınlayan komedyen ortalamanın üzerinde bir entelektüel birikime sahip olduğunu düşündüğüm biri, takipçileri yine aynı şekilde. Ama hem komedyenin yorumunda hem de video altına yazılanlarda tavizsiz bir aforoz halı gördüm ben. Hafif şoke etti beni.

Siz ne yapardınız? "Şu yapılmalı" gibi bir kodu var mı bu durumun?
0
epistemic_regress
(01.08.20)
Çok bıçak sırtı bir soru. Genel bir cevap vermek çok zor.
0
pass
(01.08.20)
Bill burr degil mi ya bahsettigin, hatta kiza threesome vs diye sorarken adult film oynadin mi diyor o da oynadim diyor falan filan. Eger bill burr'se adam kendi fikrini söylüyor ve genelde iki taraf icin de düşünmeye calisiyor. Insanlara bilgi vermeye calismadigi icin dinliyoruz zaten.

Bir insan normal bir çocukluk vs geçirip pornocu olmaz genelde. Alt tarafta yatan bir sürü sebep var, bunun riskini almam.
Ek olarak ben pornocu olsaydim olurdu. Ama açıkçası onu kaldiracak genişlikte insan degilim.
0
logisticsmanager
(01.08.20)
Bill Burr evet, tepkisi yine de tek yönlü geldi bana.
0
🌸epistemic_regress
(01.08.20)
Size gelmiş olabilir, kendi düşündüklerini kim neder diye umursamadan konuşan biri. Ne kadar zamandir dinliyorsunuz bilmiyorum ama bi 7-8 yil falan önceye gitseniz entelektüel birikim lafini geri alirsiniz ki kendisi asla entelektüel birikim sahibiyim bana soru sorun diye ortalarda dolaşmiyor.

Bill burr candir, kendi fikrini dusuncesini kimseyi umursamada söylüyor. Npr podcasti degil, söylediklerinin doğrusu ya da yanlisi yok. Konusmadan googleda arama yapmiyor, yapacak olsa podcasti birakirdi zaten.
0
logisticsmanager
(01.08.20)
Ne kadar entelektüel olduğuyla da çok ilgilenmiyorum, tavrı doğru ya da yanlıştır üzerine de çok düşünmedim. Bu durum dikkatimi çekti, başka hiçbir kusurunu görmediğin birinin porno yıldızı olduğunu öğrenirsen ne yaparsın? Son zamanlarda hayat kadını yerine seks işçisi falan demeye başladık ama bu insanların toplumdan ne derece soyutlandigini, gündelik hayatta fazladan hangi bariyerlere çarptığını merak ettim.
0
🌸epistemic_regress
(01.08.20)
Bill Burr a öfkeli olsam bloguma yazar, yan sekmede Bill Burr la kavga ederdim jfkdkdkdkd "Crazy Turkish Fuck" diye anlatırdı bir sonraki gösterisinde.
0
🌸epistemic_regress
(01.08.20)
bence "sadece adult filmde oynamış olma" kısmı çok sorun olmayabilirdi.
yani pornoda oynamayıp çok daha fazla sayıda insanla beraber olan ya da çok daha çılgın bir seks hayatı olan bir sürü insan var.
bunu bilebilmek imkânsız.
ki kaç kişiyle beraber olunduğu zaten önemli değil ama sadece psikolojik sorunlara dayalı bir cinsel yaşam olması ihtimali nedeniyle böyle diyorum.

kaldı ki, evli barklı çiftler bile kendi videolarını porno sitelerine falan yüklüyorlar.
çok uzun süre yapmadığı bir şeyse, bu kısım "bir macera" olarak geçiştirilebilir bence.

ama asıl soru, bu filmlerde neden oynadığı ve oynadıktan sonra psikolojik olarak ne kadar hasar aldığı.
bir kere oynadıysa ve "merak ettim" derse o başka.
mesela 1-2 kere merakından bunu yapıp, normal hayatında ortalama sayıda erkekle beraber olması; hiç adult filmde oynamayıp her önüne gelenle beraber olan ve bundan psikolojik olarak etkilenen ya da psikolojik nedenlerle bunu yapan birinden daha kabul edilebilir olabilir.

buradaki, "bir şeyler hissetmek istedim" çok sakıncalı bir cümle bence.
altından büyük duygusal sorunlar ve travmalar çıkacakmış gibi görünen bir cümle yani.
diğer yandan, "bir şeyler hissetmek istedim" diye kendini önüne gelenin kucağına atan da var.
yani psikolojik sorunların tek belirtisi adult filmlerde oynamak değil neticede.
ama altında saf bir cinsel merak, fazla bir libido ya da o tarz yüzeysel bir şey olsa daha kabul edilebilir olabilirdi sanki.

ben bunu kadın olarak düşünüyorum tabii.
0
blatta hiberna
(01.08.20)
blatta +1
pornocu olmayip pornoculardan daha fazla kisi ve kisilerle beraber olup daha uc fanteziler yasayanlar var. bunu neye gore olcersin?

bir de kadin ya da erkek kimseyle birlikte olmamistir ama olamamistir, aklinda yer etmistir. daha mi ahlakli yapiyor bu onlari yapamadiklari icin yapmamis olmalari?

turk erkegine gelince... cikarlari varsa evlenir, en ahlakci takilani bile yapar. sonra gidip internette yok bikini giymis (gerci kendi sevgilisi anasi kardesi degilse ciplak gezilmesini ister bunlar) yok turbanli kiz sacini gostermis diye baska kadinlara dadanir. herkes cikarlarina gore...

erkegin yattigi kadin sayisi elinin kiri, kadinlarinki afedersin bir seylik olur :d
0
anais
(01.08.20)
Bu aforoz hali bana ikiyüzlüce geliyor. Yukarıdaki vakadan bağımsız adult filmlerinde oynayan tüm kadınlar için konuşuyorum. Bu filmleri izleyenlerin de bu kültüre ortak olduklarını, oynayan değil sadece izleyen kısmında yer aldıklarını düşünüyorum. Izleyicisi olup sosyal hayatta bu kadınları aforoz edenler, normal bir şey izlemediklerini düşünüyor olmalılar. Aslında bilinçaltlarinda çok ahlaksız bir olayın parçası oldukları inanışları mevcut. Madem hiç normal görmedikleri ya da ahlaksızca bulduklari bir aktivite bu filmlerin yapılması, uzak dursunlar bu kültürden.
0
Olive
(01.08.20)
dün bunun hırsız versiyonunu düşündüm

hırsızlıktan hüküm giymiş ya da öyle mimlenmiş birisi, tövbe etse ne devlette memur olabilir ne de evraklı kürekli bir işten kabul alabilir. hayat toplum onu tekrar suça iter.

öyle bir leke ki çocuğu bile güvenlik soruşturmasından geçemez.

bu hak mı, onu nasıl tekrar topluma entegre edeceksin
0
esref
(01.08.20)
adult filmde oynayarak nasıl birşeyler hissetme isteğini tatmin ediyor ben onu çözemedim.
0
orpheus
(01.08.20)
deneyimlerime dayanarak birisi " birşeyler hissetmek istedim" gibi bir cümle kuruyorsa oldu hayırlı işleeer diyip kaçacaksın. paran çoksa arkadaşa 1 yıllık terapi de hediye et,sonuçta ekmek tuz hakkı var. şaka bir yana, kesin bir sorunu vardır. adult film mevzusuna gelince , eylemlerinin bir sonucu var. hiç bir kadın 3 leşim var diyen bir adamlar evlenmez,evlenmesinde.
0
x571
(01.08.20)
(15)

Bu ev bu fiyata değer mi?

mg3929
yeri çok güzel ve yeni bina ama küçücük. Eder mi 590?https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-batmazdan-feneryolu,nda-genc-binada-1-plus1-mukemmel-daire-839479666/detay
yeri çok güzel ve yeni bina ama küçücük. Eder mi 590?

www.sahibinden.com
0
mg3929
(01.08.20)
net etmez.
0
mysql34
(01.08.20)
1.kat olmasa eder diyecektim ama hem yüksek giriş hem de 1+1 600 biraz fazla. Bence tam ederi 550 falan. Biraz aşağısı olur ama yukarısına değmez.
0
jimjim
(01.08.20)
iyimser rakamla kirası 1900 diyor. kesinlikle etmez. 500 bin ideal.
0
Pertev nail
(01.08.20)
jimjim+1

ne kadar küçük olursa olsun, yerinden dolayı 500'den aşağıya inmez.
500 de en iyi ihtimal yani.

edit:
evin en güzel ve en çok para eden özelliği yeri zaten.
balkonun sokağa yakınlığından, evin alçak kat olmasından bir şey olmaz.
0
blatta hiberna
(01.08.20)
Ev çok güzel ama balkonu sokağa çok yakın, gündüz vakti gidip biraz bina önünde durun, trafik, tüpçü vs ses oluyor mu. Hafta içi çalışsanız bile hafta sonu evde olacaksınız, ses rahatsız edebilir. Yine yatak odası da binanın yanına bakıyorsa aynı şekilde.

Diğer yanda ise otoparkın girişi var. Araba egzozuna çok yakınsınız. 1+1 bu fiyata daha sakin bir yer bulabilirsiniz bence.
0
kaset
(01.08.20)
Sokağa yakın ama bura önünden tek tük araba geçen bi yer. Otopark konusunda da kaç araba girip çıkabilir ki günde, bir de oradaki araba 5km hızla giderken bana ne kadar duman gelebilir ki. Son olarak konum benim istanbulda gördüğüm en sessiz konumlardan biri sanırım.

Muhalefet etmek için söylemiyorum fikir belirttim sadece :)
0
🌸mg3929
(01.08.20)
Satilik ev fiyatlarindan az cok haberdar ve feneryolunu bilen biri olarak kesinlikle eder diyorum.
Ev yeni ve modern bi tasarim. E bir de feneryolu gibi bir semtte. Cok iyi fiyat "maalesef".
Inan o daire ara katlarda olsa 790 olur direkt.
0
Kittie
(01.08.20)
yatirimlik alinmaz oturmalik alinabilir ama muhtemelen 500 civariydi faiz indiriminden once. 590'a cikarmistir faizler inince satici.
0
baldur2
(01.08.20)
Kesinlikle etmez
450.000 belki
0
otopsicocugu
(01.08.20)
valla ben bir evin ederini kirası çarpı 20 yıl olarak hesaplıyorum.bu ev için 456.000 tl gibi bir rakam ediyor. Arkadaşların dediği rakamlara yakın. çok çok iyi bir yer ve beğendiysem %10 üstü olabilir. Doğru veya yanlış, bunun üstündeki rakam benim için şişirilmiş rakam oluyor. Pandemi döneminnde tüm ev sahipleri mevcut kredileri göz önüne alarak ortalama %25 ev fiyatını arttırdı.

3 ay önce 370.000 e baktığım ev şuan 460.000 yazılmış.
0
janavarorion
(01.08.20)
Emlak endeksine bakmak lazım. Yıllık %40 prim yapan bir bölgede. Mertrekare fiyatı 10 000 e yakın olan bir bölgede. 550 rahat verilir.

Kiracılı olmasa ve bir de her daireye özel bir park yeri varsa ilgilenebilirdim.
0
Mirket
(01.08.20)
kirada oturun kirada. bu fiyatlara bu evler inanın alınmaz.
0
turbo sadık
(01.08.20)
o bölgenin piyasasına göre 50 bin kadar pahalı. fakat kentlerdeki insanların barınma ihtiyacına verdiği öneme göre tartılırsa, 350 bin tl seviyeleri günümüz için kafi.
0
silver apple
(01.08.20)
etmez. otopark gorevlisi dairesi gibi.
0
ehti
(01.08.20)
Eder ama değmez -bence

Bir kere semt pahalı. Feneryolu yani. Zaten istanbulun m2 olarak en pahalı semtlerinden. E bina da sıfır. Kapalı otoparkı da var. Piyasasından biraz daha pahalı sadece.

Ben şahsen ev alıyor olsaydım global bir şekilde home office'e geçiş yaptığımız, internet sayesinde daha çok vakit geçirdiğimiz evi bu kadar küçük almazdım.

Ben olsam maltepe sahil civarından yeni 2+1'lere bakardım o fiyata. Marmaraya binince feneryolu gene 10 dk.
0
kindarfil
(01.08.20)
(17)

gerçekten insanlar 90'lar - 2000'lerin ortalarına kadar daha mı mutluydu?

borat
ne zaman 90'lardan eski bir video,reklam,fotoğraf görsem insanlar hep gözüme daha farklı daha mutlu gözüküyor.deniz bile daha farklı geliyor renkleriyle.acaba gerçekten böyle bir düşünce sadece ben de mi var merak ediyorum.belki o dönemler çocukluk zamanım olduğu için böyle bir düşünceye kapılıyor
ne zaman 90'lardan eski bir video,reklam,fotoğraf görsem insanlar hep gözüme daha farklı daha mutlu gözüküyor.deniz bile daha farklı geliyor renkleriyle.acaba gerçekten böyle bir düşünce sadece ben de mi var merak ediyorum.belki o dönemler çocukluk zamanım olduğu için böyle bir düşünceye kapılıyor olabilirim belki bazılarının en zor zamanları bu dönemler olabilir ama gerçekten o zaman 30 yaşında olsam daha mutlu hissederdim gibi geliyor.
0
borat
(31.07.20)
mutluluk değilde insanların dertleri başkaydı

90lar 2000lerde eu'ya girdik girecez kafasındaydık

bugün vize ofisleri bile kapalı.
0
duyurukullanıcısı
(31.07.20)
Evet, ne yazıkki kesinlikle doğru.
Dertler tabiiki vardı ama şimdikilerle kıyaslanınca ne kadar küçük/basitmiş.
İnsanlar daha huzurluydu, major ülke problemleri yoktu, kutuplaşma azdı ya da yoktu. Alım gücü yüksekti. Birbirini sevmeyen insanlar, kitleler bile şu ana nazaran kim biriktirmiyordu. He he diyip geçiliyordu.

Sizin nesil için de avantaj daha erken yurt dışına gitmek olur belki.
0
rewlack
(31.07.20)
Bizim mahallede musluklardan şu akmiyordu, iki günde bir tanker gelirdi. Yollarda asfalt yoktu, çamura bata çıka eve şu taşırdik. Annem geceleri elinde baltayla fare kovalardi. Dertlerimiz daha farklıydı ama daha az değildi. Kesinlikle özlemiyorum o zamanları. Hülya Avşar, İbrahim Tatlıses gibi tipler TV de program yapardı düzenli ya. Ozlenecek bir tarafı yok gerçekten.
0
epistemic_regress
(31.07.20)
Boyle seylerin analizi fotograftan yapilmaz. Ayrica Turk insani mi kastettigin, dunyadan mi bahsediyorsun yoksa?Neyse insandan insana degisir bu, misal cocuklugum kotu gectigi icin o zamanlardan guzel bahsedemem ben. En mutlu oldugum donem 2005 - 2015 arasiydi.
0
bahele
(31.07.20)
Kutuplaşma az değildi bu arada. Madımak katliamından sonra Alevi olduğumuz için komşular bizle selamı sabahı kesmişti. Her gün şehit haberi duyardık TV de.
0
epistemic_regress
(31.07.20)
Çok farklı değildi. Sadece sosyal medya yoktu.
0
pass
(31.07.20)
Sovyetler dağıldıktan sonra ABD tarafından kültürel kanallarla yaratılan umutlu bir dünya havası vardı. Temeli budur, soğuk savaşın son bulması. Tabi ikinci Körfez savaşı ile bu dönem son buldu.
0
eksisozlukokuryazari
(31.07.20)
nerede yaşadığınıza göre değişebilir belki ama genel olarak rewlack+1.

bugünler asla sonradan güzel olarak hatırlanacak zamanlar değil.
her şeyden önce, bugün herhangi bir şeyin ruhu yok.
o zamanlarla şimdinin arasındaki en büyük fark bu.
bu kadar kalitesiz ve avam bir ortam da yoktu, insanlar da öyle değildi.
toplumun seviye olarak nispeten daha düşük olan kesimi de düzgündü.
en azından çoğunluğu böyleydi.
0
blatta hiberna
(31.07.20)
Ben açıkçası bir teraziye koyarsak ilerleme kaydetmediğimizi düşünüyorum.

Sadece yönetici kısmı artık doğrudan seviye düşük kitleye hitap ettikleri için bu kitle daha öne çıkmaya başladı.

Yoksa eskiden de hiç de toplumu yansıtmayan bir kitle öne çıkıyordu. (Mesela bugün eski bir reklam gördüm, bayramda ikram için verilecek likör reklamı) yani gerçek türkiye o da değil bu da değil.

Yoksa kalitesiz ortam o zamanlar da vardı. Kaliteli ortam da o zamanlar vardı.

Eskiden de her gün şehit haberleri gelir, hep aynı mevzular tartışıp dururdu (sadece tartışmayı yöneten kesim görüşü daha farklıydı) şimdi de aynı şey.

Değişen tek şey teknolojinin kolaylaştırdıklarının kattığı ilerlemeler (özellikle altyapı ve ev elektroniği)
0
kindarfil
(31.07.20)
insanlar daha özgürdü, bence güzel zamanlardı, geri gelmesini isterim. ayrıca asfalt, fare, balta falan yoktu, olan yerde yine vardır emin olun. mıcırlı yol suların kesilmesi vs fakirlikle ilgili 90-2000lerle değil.
0
semitika
(31.07.20)
Rewlack +1

Dertler yine vardı ama böyle değildi.
Kalitesiz ortam yine vardı ama kaliteli ortam daha kaliteliydi.
Aynı şey insanlar için de geçerli. Vasatlar, kötüler vs yine vardı tabiiki ama iyi eğitimli, görgülü, nazik, entelektüel açıdan hem nitelik hem nicelik açısından büyük fark var.
Bir de hem sosyal hem ekonomik anlamda birşeyin karşılığını alabiliyordun. Çok çalışınca iyi eğitime ulaşabiliyordun, iş yerinde nispeten daha iyi alıyordun emeğinin karşılığını.

İyileşen şeyler de var ama totale vurunca ve dünyayla kıyaslayınca tam bir fiyasko türkiye için.
0
jimjim
(01.08.20)
Ben buna asla katılmıyorum. Her zaman için bir üçüncü dünya ülkesiydi Türkiye. Bu yaşanan ilüzyon, sadece şu anki boktan vaziyetten dolayı geçmişi yüceltmekten ibaret. Yani Tv'de dansöz oynatılabiliyor diye o dönemleri modern falan sanıyoruz. Halbuki beyaz Torosları, faili meçhulleri, madımak'ı unutuyoruz.

Yoksa sadece 32. Gün arşivini izlemek bile 90'ların matah bir zaman dilimi olmadığını anlamak için yeterli.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(01.08.20)
ayniydi. ekonimi de gene rezildi.
ben her halti hatirliyorum.
bir is yerine 20 tane amele lazimdi mesela. 4 otobus isci gelmisti bizi ise alin diye 4 otobus. adamlar otobus tutmus sirketin onune gelmisti.
rusvet desen girtlaga kadar batmis durumda. hicbir is yapamiyorsun.

devletin hicbir yapisi 1-2 senede bitmiyor. seneden senede hakedis veriliyor devam ettiriliyor 5-10 sene surerdi yapilar.

komsuluklar daha fazla idi. o baska da. bir cacik yok.
0
turbo sadık
(01.08.20)
Teknolojik olarak günümüzle mukayese edilmez ama yaşam biçimi olarak bence daha güzeldi..

Sokaklarda sabahtan akşama kadar misket, gazoz kapağı (biz öyle diyorduk), basketbol, futbol oynar, tüftüfle kağıttan yaptığımız külahları üfleyerek fırlatma gibi envaye çeşit oyun oynar bir de üstüne gece karanlığında saklambaç oynardık. komşuların bahçelere dalardık. Günümüzde bir çocuğun sokakta cep telefonsuz akşama kadar oyun oynaması kafayı yeme sebebidir herhalde ailesi için..

Devlet okullarında gayet kaliteli eğitim verilirdi, özel okul diye bir kavram yoktu (ya da ben çevremden hiç duymadım) anadolu lisesinde, fen lisesinde daha da nitelikli eğitim verilirdi. 19 mayısları, 23 nisanları stadlarda kutlardık.. özellikle 19 mayısa hazırlık süreci çok keyifli olurdu..

Tv'de rahmetli kemal sunalın bol eşşşoleşşek laflı filmleri dönerdi ama ahlakımız bozulmazdı.. vs vs vs..

İnsanın yaşadığı koşullara göre değişir ama ben çok şükür mutlu bir ailede büyüdüm ve çevremde de mutlu insanlar vardı

ben özlüyorum geçmişi
0
Oscar
(01.08.20)
yeni nesil son yirmi seneyi türkiyenin normali zannediyor ama o iş öyle değil. bence en büyük fark insanımızın eskiden cahilliğinin farkında olmasaydı. bilgisizliğini bilir ona göre konuşurdu ya da konuşmazdı. şimdi cahillik prim yapıyor. cahil özgüveni diye birşey oluştu. hadsiz, bilgisiz, cahil yığınlar oluşturdular.
0
hepbiarayisicinde
(01.08.20)
geçmişin daha mutlu gözükmesinin sebebi tamamen psikolojik bence. Her konuda böyledir, sözlük eskiden daha güzeldi, eski müzikler daha iyiydi falan filan, örnekler çoğaltılır. Ülkenin de eskiden daha güzel gözükmesinin birinci sebebi o bence.

Onun dışında bakarsak da bu ülke hiçbir zaman öyle çok güzel bir ülke olmadı. Her zaman ekonomik ve sosyal problemleri olan bir ülkeydi, bundan sonra da öyle olur. hükümet de değişse öyle çok efsane değişimler olacağını sanmıyorum, aynı hukuk problemleri falan devam eder.
0
icerden cikan adam
(01.08.20)
İnsan psikolojisi geçmişi genelde daha pozitif olarak hatırlama egilimindedir. 90li yıllarda da faili meçhul cinayetlerı, madımak olaylarını, uğur mumcuya yapılan suikastlar gibi suikastlari konuşuyordu bu ülke. Ekonomi de öyle ahım şahım değildi. Babam hep 'türkiye hep böyleydi kızım. İnsanlar hep gecim sıkıntısı çekerdi, siyasi gerginlik hep vardı. 70lerin sonlatonda güpegündüz çocuklar yollarda oldurulurdu' der. Bence de öyle. Bu ülkenin hiçbir zaman 'iyi bir dönemi' olmadı.

Egitim vs konusunda da Anadoludaki o kötü şartların 90li yıllarda nasıl olduğunu bilmeden konuşmamak gerek. Kadın cinayetleri, çocuk tecavüzleri yeni artmış gibi konusuluyor mesela hep. Halbuki o zamanlar da aynıydı, insanlar kendi cevrelerinde yoksa haberdar olmuyordu. Şu anin çok daha kötü olduğunu düşünüyoruz zira şu anı yaşıyoruz. Ayrıca şu anda bilgiye çok çabuk erisiyoruz. 90larda bir nebze daha kapalıydı her şey.
0
fraise
(01.08.20)
(3)

Kediyi koltuktan uzak tutmak için sprey vb. ürünler

faati
Bir yavru kedimiz var ve sürekli koltukları tırmalama eğiliminde. Onu koltuklardan uzak tutacak bir sprey ya da benzeri bir ürün kullanıp memnun kalan var mı?Tırmalama tahtası var, yine tırmalayabileceği oyun kutusu da var ve her ikisiyle de oynuyor ama geceleri koltuğu tırmalıyor. Ne yapabilirim?
Bir yavru kedimiz var ve sürekli koltukları tırmalama eğiliminde. Onu koltuklardan uzak tutacak bir sprey ya da benzeri bir ürün kullanıp memnun kalan var mı?

Tırmalama tahtası var, yine tırmalayabileceği oyun kutusu da var ve her ikisiyle de oynuyor ama geceleri koltuğu tırmalıyor. Ne yapabilirim?
0
faati
(31.07.20)
Karabiber işe yarayabilir.
0
GoodMorningTeacher
(31.07.20)
mNDlin LİMON portakala kokusunu sevmezler
0
gameofannen
(31.07.20)
kedilerin tırmalama alışkanlıkları sadece tırnak törpülemek için değil.
bunu koku bırakmak ve alan belirlemek için de yapıyorlar.
o yüzden tırmalama tahtası olsa da, koltuğa da yönelmek istemesi içgüdüsel bir şey.
abd'de falan bunun için üretilmiş çift taraflı bantlar var.
yani koltuğu tırmalamaya çalıştığında, bant gibi yapışıyor patisi ve rahatsız olduğu için tırmalamıyor.
alabilirseniz, imkanınız varsa onlardan alabilirsiniz.
mesela:
www.amazon.com

ya da mesela kedi uzaklaştırıcı spreyler oluyor bu tip durumlar için.
o da bir çözüm olabilir.
0
blatta hiberna
(31.07.20)
(12)

ilkeleriniz var mi?

durgunfoton
varsa ne?uygulamadiginizda, kötü bir sey oluyor mu?cok mesleki seylerden bahsetmiyorum. gundelik hayat seyleri.mesela arkadaslarimla, para konularina girmemek gibi bir ilkem vardi, bi arkadasim rica ettigi icin havale yaptim, kendi kartimla yabanci banka hesabimdan. parayi benim turk banka hesabima
varsa ne?
uygulamadiginizda, kötü bir sey oluyor mu?
cok mesleki seylerden bahsetmiyorum. gundelik hayat seyleri.

mesela arkadaslarimla, para konularina girmemek gibi bir ilkem vardi, bi arkadasim rica ettigi icin havale yaptim, kendi kartimla yabanci banka hesabimdan.
parayi benim turk banka hesabima gondermisti, fakat banka biraz kesmis, ben de haber verdim, sonra ogrendim ki bankayi arayip kesintinin sebebini sormus. kestigi cok az bir miktar ama ben havale yapamayacagim icin kusurati tamamla demistim. Tr de olmadigim icin benim tamamlama sansim yok.

simdi cok sinir oldum, rica ederken -yok kesinti olursa ben oderim, hic onemli degil vs. vs. . Inanmayip bankayi aramis 3 kurus icin. mide bulantisi sebebi.
0
durgunfoton
(30.07.20)
1- Paragöz, Cimri insan ile arkadaşlık etmem.
2- Gözünü makam mevki bürümüş kadın ile ilişkiye başlamam
3- Zor zamanlar geçirdiğimi bildiği halde arayıp sormayan insanların listesini tutar ölselerde dahi su vermem, silerim.
0
paramolacak
(30.07.20)
akrabalarımla ortak olmam.
hatta normalde de biriyle ortak olma ihtimalim çok çok düşük ama akrabayla asla olmam.

parasını ödemeden hatır gönülle kimseye herhangi bir iş yaptırmam.
0
blatta hiberna
(30.07.20)
Ailemle uzun yola çıkmamak gibi bir ilkem vardı ama bu bayramda taviz vericem bu ilkeden.
0
epistemic_regress
(30.07.20)
Benim hayatimi iyilestiren birkac ilke var, bir kere bozsam krizlere girerim seklinde degil, ancak hep olumlu yanlarini gordum:

Kopegimi bir iki kisi disinda kimseye emanet etmem.

Her zaman nakit odeme yaparim, gittikce zorlassa da. (Iskandinavya´da, sadece kredi kartinin ya da app. ile odemenin gectigi yerlerden cikip, baska yer aramisligim var. Türkiye´de de son yillarda biraz komik oluyor nakit paranin ameleliligini yapmak, ama olsun.)

Taksitle asla alisveris yapmam, param varsa alirim, yoksa almam. ilk maasimi aldigimdan beri taksitlerin o dipsiz kuyusuna hic girmedim.

Kibarlik olsun diye bana sunulan bir seyi yiyip icmem. Herhalde en cok yarari olan ilkem bu. Zor olsa da ogrendim "hayir!" demeyi. Bu sayede kac sabahimi bas agrisiz gecirdim kim bilir...
0
buf-e kür
(30.07.20)
Arkdaşınız nasıl bir yöntem kullanarak para gönderdi bilmiyorum ama uygulama üzerinden ise zaten ne kadar kesinti olacağı gösterilir bankanın programında. Bunu göre göre bile bile özür dileme ve telafi etme gibi ayaklara girdiyse,
- önemli değil,
- lafı mı olur,
- aramızda sorun olmaz.. gibi şeyler söylemeyin noksanı tamamlamasını isyeyin .

benim ilkelerimden biri ise borç verdiysem, arkadaş geri ödediğinde yok kalsın, sonra verirsin gibi saçmalıklara girmem kolay kolay.
sonuçta para herkese lazım.
ikram, hibe , borç , bağış ... gibi şeylerin anlamı bellidir karıştırmamak lazım .
Diğer ilke ise borcu olabildiğince en kısa zamanda
ödemektir. Her şeyi maaş gününe sarkıtmak gevşekliğin bir gösyergesi .
0
Erva
(30.07.20)
Kesinlikle yalan söylemem. Bana yalan söylenildiğini fark ettiğim anda da yalan söyleyen kişiyi affetsem bile asla eskisi kadar güvenemiyorum.
0
icomefromanatolia
(30.07.20)
- Konuşma esnasında karşımdakinin sözünü kesmem, "ııı, şey, aynen" kelimelerini/sözlerini kullanmam. Sözümün kesilmesine müsade etmem. Günlük konuşmada araya garip İngilizce deyimler katmam. Bu kadar kötü seviyede Türkçe konuşuluyor olması (başta en üst seviye eğitimliler arasında olmak üzere) beni hem ciddi anlamda rahatsız ediyor, hem de üzüyor.

- Yemek yerken telefonum çalarsa açmam, bittikten sonra dönüş yaparım. Biriyle buluştuğumda gereksiz yere telefonda zaman harcamam.

- Her ay az ya da çok mutlaka finansal varlık satın alırım.
0
Lethe
(30.07.20)
şöyle bi düşününce çok şey çıktı yav. kendimi leş gibi, kendini beğenmiş biri gibi hissettim.

-bekletilmekten nefret ederim önceden planlanmış bir buluşma durumu varsa.

-abi yanımda nakit yok kartımda evde kalmış ya diyerek ufak ufak para kitleyen insanlardan nefret ederim, bu olabilir tabii de 2 gün içinde falan öndersin en geç. mobil bankacılıkla 3 saniye falan sürer.

-nasıl bir yalan olursa olsun ufacık bir yalan veya sallama bir şey söyleyen kişiye bir daha en ufak şeyde güvenmem. karpuzun dışı yeşil içi kırmızı olur dese bile.

-karşılıklı konuştuğum kişi ben bir şeyler anlatırken sağa sola bakıp insanları kesiyorsa sürekli veya telefonuna bakıyorsa ayar olurum. ki bu genel olarak hiç sevmediğim bir insan huyu zaten ben konuşmuyor dahi olsam veya bir iletişim olmasa da ortada o an.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(30.07.20)
Evli bir kadınla ya da biriyle en ufak medeni ilişkisi olan bir kadınla ilgili 3. kişiyi rahatsız edecek en ufak bir davranışta bile bulunmam.

İnsanların gelirlerini ve varlıklarını, ilişki ve çocuk planlarını sormam.

Başkasına ait olan bir mal veya para (eğer korumam gerekmiyorsa) benim nezdimde bir A4 kağıdından farksızdır.
0
pass
(30.07.20)
Uzun saçli(poposuna kadar) ve turbanli kizlarla arkadas olamamiyorum, ilke gibi oldu zamanla.

En dindar. En Ataturkcu, en en oldugundan bahseden insanlardan kaciyorum.

Isyerinde baskasinin dedikodusunu yapan insana karsi cok dikkatli davranir, firsatini bulursam aciga çıkarırım

Onun sevgilisi bana bakiyo diyen insanla arkadasligimi bitiririm universitede cok duydugum biseydi.
0
Coma
(31.07.20)
1. kimseyle ortak is yapmam. ya tek basima ya da hic.
2. arkadaslarimla is yapmam, para konularina asla girmem.
3. tanimadigim insanlarla din ya da siyaset konusmam.
4. kimseye borc vermem, sevdigim biriyse bagis yaparim, hibe ederim.
5. kimseden borc almam.
6. aramama donmeyen birini asla 2. kez aramam.
7. kimsenin arkasindan kosmam.
8. asagilik kompleksi olan birini yakin cevreme sokmam.
9. bitti diye uzulmem, oldu diye sevinirim.

simdi yazinca farkettim baya gicik biriymisim ben :)
0
ehti
(31.07.20)
1- Paragöz, Cimri insan ile arkadaşlık etmem.
2- Gözünü para bürümüş, romantik ilişkiye başlama şartı olarak kadının çalışmasını şart koşan paragöz erkekle ilişkiye başlamam.
3- Zor zamanlar geçirdiğimi bildiği halde arayıp sormayan insanların listesini tutar ölselerde dahi su vermem, silerim.
4- Borç vermem
0
semitika
(31.07.20)
(9)

ayrılık işleri

passion rules the game
3 ay önce falan tanışmıştık. 1 ay işte gezdik tozduk vs ilişkiye başladık.ben biraz kapana kısılmış ve baskı altında hissediyordum, geçer sandım ama geçmedi.işte memleketine gitti sonra 1 aylığına, başlarda konuşuyorduk ama bir süre sonra ben yazmadım, o da yazmadı. 2 haftadır falan konuşmuyoruz.böy
3 ay önce falan tanışmıştık. 1 ay işte gezdik tozduk vs ilişkiye başladık.
ben biraz kapana kısılmış ve baskı altında hissediyordum, geçer sandım ama geçmedi.
işte memleketine gitti sonra 1 aylığına, başlarda konuşuyorduk ama bir süre sonra ben yazmadım, o da yazmadı. 2 haftadır falan konuşmuyoruz.

böyle bitmesi de üzüyor, normal bir şekilde noktalamak istiyorum ama iş uzarsa diye de korkuyorum. böyle olması da üzüyor tabii bir anda.

ne yapsam, ne etsem? en azından bir özür mesajı yazmak istiyorum ama hiç de uzatasım yok.

danke.
0
passion rules the game
(30.07.20)
Bitmiş işte. Tertemiz bir sonuç. Keşke biten her ilişki böyle sulh içinde bitse de insanlar üzülmese.

Gerçi rahat batınca insana bir şekilde kendini üzüyor. Acaba ne yapsam ne etsem de bitmiş, olmayacak, mutsuz edecek bir ilişkiyi küllerinden yeniden doğursam da hayatları berbat etsem diyor.
0
pass
(30.07.20)
yani bitti diye konuşmadık işte. fiilen bitti de...
işleri daha kötü mü yapar emin olamadım mesaj atmak
0
🌸passion rules the game
(30.07.20)
Şöyle düşün. Sinemaya gitmişsin. Film izlemişsin. Mısır yemişsin. Filmden çıkmışsın. Eve gitmişsin. Diyorsun ki “‘film bitti’ yazısını görmedim ben bi daha AVM’ye gidip film bitti yazısını görmeden rahat edemem”
0
pass
(30.07.20)
Bu söylediklerini ona da söyleyip bitirmek daha şık olur. Belirsizlik, ilişkide iyi birşey değildir. Empati yapın biraz.
0
Arthur Dayne
(30.07.20)
Karşı tarafın size nedenini sormaması da ilginç. En son konuşmanızda bir tartışma veya kavga mı oldu, yoksa normal bir konuşmanın üstüne mi gerçekleşti?

Gerçi çok fark etmez, bence neresinden bakarsanız bakın çok saygısızca bir davranış. Bence insan, hiçbir insan ilişkisinde görünmez oluyormuş gibi davranmamalı. Sonuçta yetişkin insanlarız, yaşadıklarımız nasıl görünürse bundan sonra yaşamak istemediklerimiz de görünür olmalı. Kararlarımızın arkasında durmalıyız. Karşımızda bizim gibi bir insan var.

İşlerin karışacağına dair korkunuz nedir ve neyi gözetiyorsunuz bilemem ama bence insan her şeyden önce kendisine saygısı için doğruyu yapmalı. Burada söylendiği gibi, bir ilişkiyi tertemiz ya da sulh içinde bitirmek böyle bir şey değil. Birini üzmemek böyle bir şey hiç değil.

Asıl pürüzlü olan, asıl insanların kafasında kurmasına sebep olan bu tip belirsiz, sessiz tutumlar. Net ve açıklayıcı olmak her şeyin doğal döngüsünde tamamlanmasını sağlar. Şurada cümle kurarken bile noktasını koyuyoruz ki cümlenin bittiği anlaşılsın.
0
yalnizligin muthis saltanati
(30.07.20)
Karşı tarafta sizi merak etse arardı bence. 2 hafta uzun bir süre. Devam etsin de istiyorsanız aramayın derim.
0
meraklitursucu
(30.07.20)
yalnizligin muthis saltanati +1
ama karşı tarafın size bir şey sormaması ilginç değil.
ben olsam ben de peşinde koşup "ne oldu? ne oldu?" diye sormam.
insan ne olduğunu elbette hisseder ama bu kararı verenin bildirmesi, konuşması gerekir.

ilişkilerde "closure" yani bir şekilde nokta koymak önemli.
ucu açık kaldığında herkes ne olduğunu anlasa da aslında ortada bir şeyler yarım kalmış oluyor.
0
blatta hiberna
(30.07.20)
Friends'te Joey'nin bu durum için bir önerisi vardı: Man up and never call her back.
0
epistemic_regress
(30.07.20)
erkek tarafı sen misin?
cinsellik yaşandı mı?

ikisi de evetse klasik aşık olmadığı için topuklayan erkek vakası.
ama eğer ikisi de evet değilse bile üzücü, hiçbir ilişki türü böyle bitmemeli.
0
semitika
(30.07.20)
(8)

İsmini bilen kedi

stejerners
Kedinin ismini 3-4 kere çağırdığımda kedi uyuduğu odadan kalkıp geliyor. Bir de konuşarak geliyor;) Sizin kedi de öyle mi?
Kedinin ismini 3-4 kere çağırdığımda kedi uyuduğu odadan kalkıp geliyor. Bir de konuşarak geliyor;) Sizin kedi de öyle mi?
0
stejerners
(29.07.20)
benimkilerin hepsi hem kendi isimlerini, hem de anladığım kadarıyla birbirlerinin isimlerini biliyorlar.
0
blatta hiberna
(29.07.20)
Evet tabi, ismini bilmeyen kedi de mi var :)
0
crown
(29.07.20)
evet ayrıca mama su falan da biliyorlar
0
yuvarlanantencereninkapagi
(29.07.20)
Adını söylerken bir de bir yerlerden yemek kokusu alıyorsa koşarak ve konuşarak geliyor.
Yanımızda uyuklarken adını söyleyince kuyruğunu hafif hafif oynatarak tepki veriyor.
Hayırı anlıyor, daha bugün eşim bana "hayır" dedi bir şey için, kedi yanımızdaydı ve söylene söylene arkasını döndü gitti :(
Birkaç kere de bana MAMAAA diye bağırarak koşmuşluğu var.
0
kobuzchu kiz
(29.07.20)
Bilebilir ama aynı vurgu ve ses yüksekliğiyle başka bir kelime söylediğinizde de geliyor mu?
0
slow like honey
(29.07.20)
@slow like honey hayır gelmiyor. Üstelik adını söylediğimde direkt yüzüme bakıyor. Başka şey ile seslendiğimde bakmıyor bile. Deneme yaptım. Psikolijideki Pavlov gibi tepkisel koşullamayla kediye öğrettim. Mama verdim pekiştireç olarak ;)
0
🌸stejerners
(29.07.20)
Bizimki de 3 aylıktan beri bilir ismini. O yanımızda uyurken seslenmeden cümle içinde 'tesla' geçse bile kulakları kıpırdar, sonra da gözünü açıp bakar. Bunun dışında 'gel, sisttt, mama ve hayir' kelimelerini de biliyor. Arkadaşlarımız kedi değil bu köpek galiba diye dalga geçiyor da bebekliginden beri ben surekli konuşuyorum onunla uzun uzun. Ödül maması vs de ise yariyor.
0
fraise
(30.07.20)
Benim ikisi de biliyor ismini. Bir tanesi seslenince dönüp bakıyor, tepki veriyor ama çok nadiren kalkıp geliyor. Diğeri arka odadan falan bile olsa koşarak ve konuşarak geliyor. Bu ikinci bahsettiğim inanılmaz konuşkan bir kedi zaten, hiç susmuyor gibi bir şey! Hatta şey düşünüyorum, aslında baya bizim dilimizi çözmüş vaziyette ve anlamlı şeyler de söylüyor ama dili dönmediği için mauvv, miyavv falan diye çıkıyor onlar :)
0
Thredith
(30.07.20)
(5)

Kuş kişisiyle bayram gezmesi

banane yaaaa
Selamlar kuş sever ekşici kardaşlarım.Alexander papağanımla kuşadasına yazlığa gitsek ordan sahillere aksak sonra da bayramda el öpmeyr gitsek...Papağan bu duruma adaptasyon sorunu yaşar mı?
Selamlar kuş sever ekşici kardaşlarım.
Alexander papağanımla kuşadasına yazlığa gitsek ordan sahillere aksak sonra da bayramda el öpmeyr gitsek...
Papağan bu duruma adaptasyon sorunu yaşar mı?
0
banane yaaaa
(29.07.20)
daha önce sahillere akıp, el öpmeye giden bir papağan olmadığı için bu sorunun cevabini yaşadıktan sonra sen tecrübe edebilirsin anca.
0
rockman002
(29.07.20)
Papağanlar garip,strese giren hayvanlar.sistemlerinin değişmesini çok sevmiyorlar.daha iyi bilen,uzmanlarına mutlaka sormak lazım ama ben ilk papağan aldığımda siyah örtüyle bana teslim edilmişti bende gideceğim yere kadar onu açmamıştım.yol boyunca miyavlamıştı.örtüyü açana kadar bana papağan diye kedi mi gömdüler acaba diye düşünmüştüm.meğerse durduğu yerdeki yavru kedilerin sesini ezberlemiş.öyle miyavlayan bir papağandı.

Daha sonra babaannemin papağanını da bu şekilde seyahat ettirdik.bunların strese girmesi fena kendilerini yoluyorlar biliyorsun.toparlamaları uzun sürüyor.
0
duptıs
(29.07.20)
ben kargamı alıp gidecektim ama öldü. bana olur gibi geliyor. yani ben kuş olsam çok sevinirdim. hem gezip görme hem aile ziyareti. mis.

edit: duptısın yorumunu okuduktan sonra bilemedim.
0
cosmicgadin
(29.07.20)
büyük ihtimalle strese girer.
en azından sadece yazlığa götürüp getirin.
o da uzun süre kalacaksanız.
yani oraya götürdükten sonra devamlı dolaştırmayın hayvanı, hırpalanır.
0
blatta hiberna
(29.07.20)
Mecbursaniz arabada direkt klima ve ruzgara maruz birakmayin, uzerini ortmek ise yariyor ama cok karanlik olup tunekten dusme ihtimalinde geri cikamiyoar, sersemliyorlar tabi yolda 1-2 gune toparliyorlar.. Kafese su koymayi onermiyor kuscular dokulup akacagi icin molalarda su verip octiginden emin olun..
0
eja
(29.07.20)
(6)

Brut parfüm kokusu nasıl?

insomniac
Kalıcılık açısından iyi midir?
Kalıcılık açısından iyi midir?
0
insomniac
(29.07.20)
Nerden aldığına bağlı
0
pass
(29.07.20)
nasıl yani? online alacağım
0
🌸insomniac
(29.07.20)
koku güzel...
kalıcılığını bilmem.
0
blatta hiberna
(29.07.20)
Koku ağır tam bir kış kokusu ve çok erkeksi. Kalıcı değil ama maalesef bence
0
biseysorucam
(29.07.20)
Eski brütler daha kalıcı idi. Şimdikiler brütümsü
0
infernalcadre
(29.07.20)
berber parfumu. nostalji seviyorsan veya yasliysan kullanabilirsin. ben bir donem kullanmistim simdi hicbir guc bana kullandiramaz. cok agir geliyor.
0
buenosdias
(29.07.20)
(6)

Hangi sabun, duş için?

Cesario
1)Klasik Dovehttps://www.migros.com.tr/dove-cream-bar-original-100-g-p-1c6df462)La petithttps://www.migros.com.tr/le-petit-marseillais-kalip-sabun-sut-200-g-p-1be6ed5BONUS: Eşek sütlü sabunhttps://www.migros.com.tr/olivos-esek-sutu-sabunu-180-g-p-1c7c711Arkadaşlar parfümsüz, kokusuz bir şey lazım. G
1)Klasik Dove
www.migros.com.tr

2)La petit
www.migros.com.tr

BONUS: Eşek sütlü sabun
www.migros.com.tr

Arkadaşlar parfümsüz, kokusuz bir şey lazım. Genital bölge için kullanılacak duşta.

Bunlar cildi kurutma, tahriş ya da egzema yapar mı?
0
Cesario
(28.07.20)
iclerinden olivos'u tercih ederdim
0
sweetoffice
(28.07.20)
la petit'den memnunum, sabunları ve duş jelleri güzel oluyor.
sorduğunuz durum için eşek sütlü daha uygun gibi ama genital bölge için yine de hiçbiri uygun olmaz bence ph açısından.
kokusuz genital bölge jelleri ya da sabunları falan var, öyle bir şey baksanız?
0
blatta hiberna
(28.07.20)
Dove tüm vücut icin iyidir aslinda.
0
chitosan
(28.07.20)
Dalan dalan dalan.

Zeytinyağlı, torba içinde satılan Dalan sabunlardan alın.
0
derleme
(28.07.20)
Sebamed feminine intimate wash
0
pass
(28.07.20)
El yapımı Dalan sabun kullanıyorum.

Ama Dove da iyi bir sabun, hiç sorun yaşamadım
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(28.07.20)
(8)

kurutma makinesi kırıştırması, küçültmesi

yazar yazmaz yazan yazar
sizin makineler de böyle mi? aynı pantolonun 1 bacağı ütülü gibi diğer bacağı 10 saat ütülense düzelmez gibi çıkıyor mesela. bazı tişörtlerim 1 beden küçüldü ilk kurutmada. sürekli böyle küçülerek devam mı edecek?gömlek atmaya korkuyorum. ne yapmam lazım böyle sorunlarınız olmuyo mu kurutmada?
sizin makineler de böyle mi? aynı pantolonun 1 bacağı ütülü gibi diğer bacağı 10 saat ütülense düzelmez gibi çıkıyor mesela. bazı tişörtlerim 1 beden küçüldü ilk kurutmada. sürekli böyle küçülerek devam mı edecek?
gömlek atmaya korkuyorum.

ne yapmam lazım böyle sorunlarınız olmuyo mu kurutmada?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(27.07.20)
Kırışıklığa yorumum yok
ama keten kesin çeker.

30-40 dereceden yukarı yıkanıyorsa risk oldukça artıyor. Makinenin suçu yok, kaçta yıka dersen onda yıkıyor.
0
lcha
(27.07.20)
Kırışma için tam kuruluğu seçmezseniz Samsung mesela benim makinem 1 saatlik program nemli çıkartıyor hafif kırışma problemi yaşamıyorum ama asmaya zamanınız yoksa kırışmaya çare yok bildiğim..
Küçülme için de 40 derecede yıkanan her eşyayı kurutuyorum sıkıntı çıkmadı ama yünlü vs atmayın onlar iki beden çekiyor.
0
cilekli pasta
(27.07.20)
Biz yorgan yikama modunda yikiyoruz. Uzun suruyor ama cekme, islak cikma vs karsilasmadik (arcelik)
0
brkylmz
(27.07.20)
benim makine hoover, ütü ayarında da, dolap ayarında da kırışma olmuyor.
çekme de olmuyor ama doğru programı seçmeniz lazım çekme olmaması için.
0
blatta hiberna
(27.07.20)
bende çekme yapmadı. normal çamaşırları dolap kuruluğu + modunda, havlu nevresim gibilerini ekstra kuruluk modunda kurutuyorum. makineden çıkınca katlamazsam kırışıklık olmuyor ama beklerse kırışabiliyor. makine arçelik.
0
inheritance
(27.07.20)
Yikama + kurutma makinasi var. Asmaya zamanimiz yok tam kuruluk istiyoruz dersek kirisma kacinilmaz. Aski kurulugu secerseniz hafif islak cikar ama cok kolay utulenir.

Tek basina kurutma yapan makinalarda %25 civari dolulukta kirisma yapmadigini gormustum.
0
cleric
(27.07.20)
gömlekleri atayım mı atmayayım mı çok korkuyorum ya? :/
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(27.07.20)
Ben atıyorum. Gömlekleri ütü kuruluğu programında atıyorum. Hafif nemli çıkıyor. Çıktıktan sonra ütüleyip asıyorum. Küçülme olmadı şimdiye dek.
0
inheritance
(28.07.20)
(13)

Dyson kullananlar

super kahraman olsaydim baba olurdum
Aslında dyson diye sınırlamak istemiyorum ama araştırmaların sonucu hep dyson’a çıkıyor.Evde uzun tüylü kedi var. Ev her gün silinip süpürülüyor ama koltuklar, tv sehpası, masa, sandalyeler vs aklınıza gelebilecek her yer tüy. Koltuğa yapışan uzun tüyleri pratikçe alabileceğim bir süpürge arıyorum.
Aslında dyson diye sınırlamak istemiyorum ama araştırmaların sonucu hep dyson’a çıkıyor.
Evde uzun tüylü kedi var. Ev her gün silinip süpürülüyor ama koltuklar, tv sehpası, masa, sandalyeler vs aklınıza gelebilecek her yer tüy. Koltuğa yapışan uzun tüyleri pratikçe alabileceğim bir süpürge arıyorum. Dyson bu işin duayeni. Diğer markaların görece daha uygun el süpürgelerinin yorumlarını okuduğumda çekiş gücünün az olduğundan, özellikle hayvan sahiplerinin tüyleri almadığından yana şikayet ettiklerini okudum.

Özellikle evde hayvan besleyenlerden el süpürgesi tavsiyelerini rica edeceğim.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(26.07.20)
Hayvan tüylerini hali ve koltuktan toplamak için süpürge değil de başka bir şey tavsiye edeceğim.

Nalburlarda satılan siyah lastikli cekcek ler var ya. Hani fayans gibi yerlerden suyu çekmek için kullanılan. Onu alın, koltuğa halıya bir iki sürün öyle bir topluyor ki tüyleri, arkadaşımda gördüğümde inanamamıştım.
0
kisa
(26.07.20)
5 kedim var.
kedilerimle ıssız adaya düşecek olsam, alacağım üç şeyden biri dyson v8 olur, öyle söyleyeyim.
0
blatta hiberna
(26.07.20)
@blatta
Ben de bi süredir v8 e bakıyorum. Ağırlığı nasıl? Bütün ev için kullanınca kol ağrıtır mı? Dayanıklı bi malzeme mi? Açıkçası o kadar para verdikten sonra parçalarının çat diye kırılmasını istemem.
0
🌸super kahraman olsaydim baba olurdum
(26.07.20)
yani, dyson bu, malzeme kalitesi çok iyi tabii ki, zaten öyle olmasa herkes isyan eder o kadar para verdikten sonra.
sadece borusu kolay çiziliyor, ona dikkat etmeniz lazım.
yani o turuncu olan kısım.
onun da işleve bir etkisi yok zaten.

ilk 2-3 kullanımda tuşuna sürekli basarak kullanmak biraz tuhaf geldi, parmağım ağrır gibi oldu.
ama şu anda hiç sorun yaşamıyorum, çok alıştım.
içi dolduğunda bazen motor kısmı ağırlaşabiliyor ama yani öyle mühim bir ağırlık yok bence.

haftada bir gündelikçi geliyor, su hazneli makineyle iş yapıyor.
ben de haftanın her günü neredeyse bütün evi ve çalışma odamdaki kanepeyi, bilgisayar koltuğunu falan dyson'la süpürüyorum, öyle yorgunluk yapmıyor yani ağırlık nedeniyle.

kaç ay oldu bilmiyorum ama makine çok sık kullanılıyor evde.
performansında herhangi bir düşüş, azalma olmadı.
yalnız şarjı 1 saate yakın gidiyor.
yani bunu gündelikçinin yaptığı temizlik tarzı temizlikte kullanamazsınız.
her gün kendi kendinize süpürürken, koltuk, yastık, kanepe süpürürken, misafir gelmeden ortalık temizlensin diye falan gibi amaçlarla süpürebilirsiniz.
saatlerce çalıştıramıyorsunuz yani.
ama bütün evi süpürüp, sonra vileda falan gibi bir şey yapıyorsanız, onun için de uygun.

ben büyükçe bir 3+1 evin 1+1'lik alanını (kanepesi koltuğu dahil), antreyi, koridoru falan rahatça süpürüyorum o şarj süresi boyunca.
zaten çekişi falan o kadar iyi ki, koltuk üzerinde ileri geri süpürmenize bile gerek yok, tek yöne çekince bütün tüyler gidiyor.
o yüzden normalde debelendiğiniz kadar debelenmiyorsunuz kanepe koltuk süpürürken.
0
blatta hiberna
(26.07.20)
@Blatta,

Süper, tam aradığım şey.
Aslında benim zaten normal elektrikli süpürgem Türkiyede şu an satışı olmayan çok iyi bi marka. Çook memnunum kendisinden. Nazar değmesin :)
Ama işte kablolu, ağır bi makine. Her gün onu çıkarıp koltuk vs süpüremem. Zaten koltuk vs için yedek başlıkları da yok. Haliyle banyonun yerini süpürdüğüm başlığı koltuklara süremiyorum.

Bu sebeplerden ve tüylerden dolayı pratik ve iş görür bir şey arayışındayım. V8 konusunda çok açıklayıcı oldu yazdıkların çok teşekkürler.
0
🌸super kahraman olsaydim baba olurdum
(26.07.20)
rica ederim.
o zaman tam aradığınız makine gerçekten.
benim de aynı sorunum vardı.
su filtreli koca makineyle her gün iş yapmak çok zor.
bir de bunun beş tane falan farklı başlığı var.
toz alma ve koltuk süpürme başlığından çok memnunum.
toz alma, koltuk süpürme, fayans/parke gibi zeminler, halı, yastıkların arası falan için ince bir başlık var mesela.
başlıkları da hem direkt elinizde tuttuğunuz motorlu üniteye, hem de boru ucuna takabiliyorsunuz.
o açıdan da çok kullanışlı oluyor.
0
blatta hiberna
(26.07.20)
Süper, tekrar teşekkürler yanıtlar için. V8 konusunda iyice netleştim artık. :)
0
🌸super kahraman olsaydim baba olurdum
(26.07.20)
bu cihazların alamet-i farikası ucundaki o silindir sünger ve emiş gücü. dyson bunu ilk yapanlardan. ben de beko'nun aleti var sadece dediğiniz gibi halı koltuk vs gibi yerler için kullanıyorum. gayet memnunum bayağı da ucuza almıştım. yerler için de xiaomi robot kullanıyorum.

dyson'ın silindir sünger olarak küçük aparatı da var o büyük avantaj fakat beko'da bu yok koca aleti komple kaldırıp koltuk üzerinde gezdiriyorum.

beko ve arçelik için fikriniz olsun diye yazdım.
0
bisorumvargaliba
(27.07.20)
Biz de iki kediyle Electrolux ESPC74SWT ile çok mutluyuz.

Evi istisnasız her gün süpürüyoruz ve turbo başlıklı veya başlıksız mis gibi oluyor yerler (parke) ve koltuklar.

Dyson çok pahalı gelmişti özellikle animal pro modelleri daha da pahalı. Miele baktım epey bi süre (C3 cat&dog) o da zam yiye yiye Dyson fiyatına çıktı. Memnun kalmazsam başka makine alırım diyerek üçte biri fiyatına Electrolux aldım ve mutluyum, tavsiye ederim.
0
chicha_v2
(27.07.20)
6 yıldır dyson v6 kullanıyorum, gücü yetersiz falan değil bence büyük süpürgeyi hiç kullanmıyoruz. Yeter ki uygun başlığı kullanın.
0
ananiyimioguz
(27.07.20)
@Chicha

Sizin önerdiğiniz kablolu yer süpürgesi. Benim zaten öyle bi süpürgem var ve çekim gücü çok iyi. Yalnız kablolu ve ağır bir makine olduğu için koltuk vs süpürmek için pratik değil.
0
🌸super kahraman olsaydim baba olurdum
(27.07.20)
2013 yilindan beri dyson sarjli kullaniyorum, modelini bilemiyorum ama baya eski yani. 2 kedi var, hala tas gibi. Bu sene bir pil problemi yasadik (max modunda calisamiyordu sadece normal modu calisiyordu), yeni pil taktik gene canavar gibi. Borunun ya da basligin cizilmesi disinda kirilma falan olmadi.
Dyson candir.
0
65 derece
(27.07.20)
Animal basliginin olmasi gerekiyor sadece (fotograflarda kanepe ve araba koltugunun supuruldugu)
0
65 derece
(27.07.20)
(8)

dubleks teras katlı evde ne tarz sorunlar olabilir

la mort heureuse
merhabalar, kira arayışındayken dubleks bir ev buldum. çatı katında yatak odası var sadece, bir de terası var. bina 8 yıllık. gayet temiz gözüküyor ama bu tarz evlerde ne tarz sorunlar olabilir. bir de ev bakmaya gittiğimizde nelere dikkat etmeliyiz?
merhabalar, kira arayışındayken dubleks bir ev buldum. çatı katında yatak odası var sadece, bir de terası var. bina 8 yıllık. gayet temiz gözüküyor ama bu tarz evlerde ne tarz sorunlar olabilir. bir de ev bakmaya gittiğimizde nelere dikkat etmeliyiz?
0
la mort heureuse
(25.07.20)
benim de aklımın bir köşesinde var teraslı çatı katı evler ama kime sorsam yazın çok sıcak kışın çok soğuk olur diyor. ısı geçirgenliğinin ara katlara göre daha fazla olması mantıklı ama hiç mi oturulmaz, o teras keyfi için hiç mi değmez bilemiyorum. muhtemelen o dairede daha önce oturan harici kimsenin bilmesi de mümkün değil çünkü binanın yalıtımına göre de değişiyordur.
0
Bruce
(25.07.20)
Çatı yalıtımı yoksa tavandaki kuşların sesi olabilir. Rüzgar vurabilir. Önceki kiracı ile konuşmayı isteyebilirsiniz. Kediniz varsa da çok dikkatli olun.
0
kaset
(25.07.20)
benim eski ev öyleydi.
çatı kışın soğuk olmuyordu ama yazın aşırı sıcak oluyordu.
ayrıca izolasyon ne kadar iyi olursa olsun çok yağmurlu, fırtınalı havalarda bir yerden bir şeyler sızabiliyor.

bir de terasın şekline ve yönüne göre, yine çok fırtınalı, rüzgarlı, yağışlı havalarda içeriye su girebiliyor.
evin inşaatının çok iyi olması lazım, sizin de iyi bakmanız ve hiçbir şeyini ihmal etmemeniz lazım.
mesela bir kere, terasın giderine uçuşan yapraklar ve dallar girmiş.
biz de evde yoktuk.
eve geldiğimizde teras bileğimize kadar suyla dolmuştu.
dolayısıyla ufak çaplı bir su baskını oldu kapıyı açınca tabii.

ne zaman yağmur yağdığında evde olmasam "eyvah, ev ne durumda acaba?" falan diye düşünüyordum bir ara.
bunlar olabiliyor yani.
0
blatta hiberna
(25.07.20)
kışı da yazı da daha çok hissedersin.
çatı yalıtımı yoksa rutubet hatta su sızıntısı olabilir.
yağmur yağdığında gürültü olur.
terası devamlı yıkaman gerekir, kiri tozu bitmez.
0
sir gawain
(25.07.20)
Aynı tip evde oturuyorum. Tamamen binanın kalitesine bağlı. Hiç sorun çıkmayadabilir. Çıkan sorun genelde su akıtması oluyor. Yönetici sen olursan apartmanın da parası varsa hemen müdahale edersin yoksa çekilecek dert değil. Para toplanmaz kiracı olduğun için cebinden vermezsin ev sahibi iplemez. Sen rezil olursun. Aynı zamanda yönetici de olacaksan tut evi. Ben yöneticiyim mesela sorun olunca anında müdahale ediyorum.
sıcak soğuk konusuna gelince eve bakmaya gittiğinde üst kat cehennem gibiyse kışın da soğuk olur. Kombi dandikse üst kata düzgün sıcak su basmaz ısıtamazsın da.
0
x571
(25.07.20)
terasi eve alinan kosu bandi, meyve suyu sikacagi gibi dusun. oyle her gun zevkle, tutkuyla kullanmayacaksin yani.
0
baldur2
(25.07.20)
Oturduğum ev dubleks. Kışın soğuk yazın feci sıcak üst kat,üstelik hergun teras yıkamak zor geldiği için pek kullandığımızı söyleyemem çünkü çatının bütün pisliği hergun terasa iniyor. Alt katta ki balkonu kullanıyoruz.

Iki katta kullanıldığı için in çık yoruyor bir süre sonra. Yatili misafir gelince sadece rahatlığını anlıyorum. Onun dışında bir artısı yok bana göre.

Ilk yıl çatıdan sızma oldu ama hemen müdahele etti ev sahibi, kıyamadı ilk yıl sıfır ev olduğu için.

Çatıda gezen kuşları dinlemek rahat etmezse sıkıntı yok. Oluklardan akan suları uykunda dinleyebirsin.

Eşim home ofis çalıştığı için yine taşınacak olsam yine dubleks tercih ederdim.
0
brnbrs
(26.07.20)
Ailem 8 senedir bu tarz 1 evde yaşıyor. Ev yazlık Ege ilçelerinden birinde. Biri 60 biri 30 m2 2 terası var ve Mayıs ayından Ekim sonuna kadar teras haricinde 1 yer kullanılmıyor evde. Terasa 1 mini buzdolabı, 1 mutfak lavabosu, tabak çatal benzeri mutfak malzemelerini koyacağınız 1 dolap, bulaşık makinesi ve 1 salıncak koyup keyfini çıkarın. Gündüzleri kullanabilmek için 1 noktaya kadar üstünü kapatmanız gerekiyor tabi.
0
materyalist imam
(26.07.20)
(6)

Banka Tavsiye, Kredi Kartı Öneri?

relaxol
Garanti BBVA ve QNB Finans Bank kullanıyorum aktif olarak.Bütün Altın ve Döviz hesaplarım Garanti BBVA'da.Kredi kartı olarak Amex Platinum ve Miles&Smiles kullanıyorum yıllardır. 5 aydır da Shop&Fly.Pek bir memnun olmamaya başladım. Ne kampanya, ne düzgün mil veriyorlar. Her şeye de ücret kesmeye ba
Garanti BBVA ve QNB Finans Bank kullanıyorum aktif olarak.

Bütün Altın ve Döviz hesaplarım Garanti BBVA'da.

Kredi kartı olarak Amex Platinum ve Miles&Smiles kullanıyorum yıllardır. 5 aydır da Shop&Fly.

Pek bir memnun olmamaya başladım. Ne kampanya, ne düzgün mil veriyorlar. Her şeye de ücret kesmeye başladılar... QNB'nin de her yerde ATM'si yok. Enpara'da kullanmak istemiyorum, dijital bankacılığa henüz alışamadım. Pek sıcak bakmıyorum. Bir bankanın bana vereceği çok şey olsun istiyorum. Puan, mil vb...

Tavsiyeniz ne olur? Hem vadesiz hesaplarımı, kişisel hesaplarımı taşıyacağım bir banka arıyorum. Hemde kredi kartlarımı aktaracağım.

ATM ağı çok önemli, kredi kartı her yerde avantaj sağlaması vb.

Yapı Kredi diyor herkes ama siz ne dersiniz?

Bu vadesiz hesaplardan alınan, hesap işletim ücretini Yapı Kredi almıyor değil mi?

İş Bank Maximiles ve Yapı Kredi Adios arasında kaldım
0
relaxol
(25.07.20)
Valla ben yapı kredi kullandığım için değil ama bu aralar burada sorulduğunda genel cevap yapı kredi oluyor.
0
duptıs
(25.07.20)
Enpara'ya bi bakın derim, biçok şeyi çok mantıklı
0
neynep
(25.07.20)
ben banka olarak enpara ve yapı kredi kullanıyorum.
kredi kartı olarak bonus ve hsbc advantage da var.
bonus'tan ve genel olarak garanti'den ben de memnun değilim ama business kart olduğu için cesaret edip kapatamıyorum.

yapı kredi hesap işletim ücreti alıyor, almaması için yıllık paketlerinden satın almak gerekiyor.
o yüzden günlük işlemlerim, ödemelerim falan için enpara'yı bulunduruyorum.
ama yatırım, döviz/altın alma-satma, kredi vb. işlemlerimin hepsi yapı kredi'de.

yapı kredi "düzgün" bir banka.
ciddiyetsizlik ve mantıksızlık olmaması, bir öyle, bir böyle denmemesi benim için önemli.
sürpriz yaşatmıyorlar yani.
0
blatta hiberna
(25.07.20)
bankacılık sektörünün "lale devri" bitti. özellikle son 2 yıldır çoğu banka merkez desteğiyle ayakta duruyor. erdoğan açık açık bankaları kredileri geri çağırırsanız canınıza okurum diye bir laf etmişti geçen sene. ciddi tehdit altındalar. bu yüzden öyle hiçbir banka için çok avantajlı bir kart olacağını şahsen düşünmüyorum. kullandığınız kartlar yeterli ayrıca sanki. mil istiyorsanız miles&smiles, puan istiyorsanız garanti bonus zaten var. daha ne yapsınlar? garantinin atm sıklığı da iyidir.

not: enpara genel olarak iyi vadesiz ve vadeli hesaplar için ama kredi kartını çok önermem.
0
ala09
(25.07.20)
Parafly
0
Mistyimage
(26.07.20)
bişey diyim mi bütün altın ve döviz hesaplarının garantide olması çok iyi bence. benim de aynı şekilde garantide ama arada sıra kredi kartı (git: teklifimgelsin.com)araştırması yapıyorum ben yıllık ücretlerine kampanyalarına falan da dikkat ediyorum. şimdi de işbanka taktım
0
Kurtulus
(10.08.26)
(13)

yalnız yaşamayı başarabiliyor musunuz

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
duygusal ve sosyal anlamda kimseye ihtiyac duymadan kalabilmeyi basarmak istemez miydiniz? bunu basaraniniz var mi?sosyal hayvan oldugumuzdan yola cikarak birilerine ihtiyac duyuyor olmamiz (insanlar arasindaki is bolumunu bunun disinda tutuyorum, duygusal bakimdan konusuyorum) bizim acziyetimiz deg
duygusal ve sosyal anlamda kimseye ihtiyac duymadan kalabilmeyi basarmak istemez miydiniz? bunu basaraniniz var mi?

sosyal hayvan oldugumuzdan yola cikarak birilerine ihtiyac duyuyor olmamiz (insanlar arasindaki is bolumunu bunun disinda tutuyorum, duygusal bakimdan konusuyorum) bizim acziyetimiz degil mi?
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(24.07.20)
" Başka birisine kendime yetemediğim için bağlanıyorsam, karşımdaki kadın ya da erkek benim için bir cankurtaran olabilir belki ama aramızdaki bağ sevgi bağı olamaz. Çelişkili gibi görünse de yalnız kalabilme yeteneği sevebilme yeteneğinin tek koşuludur." - Erich Fromm
0
neynep
(24.07.20)
Abartıyorum bile, inziva asosyallik değil bu, dışarı çıkıyorsun arkadaşlarını eve davet ediyorsun fakat günün sonunda evinde kafanı dinliyorsun

Arkadaşın bugün sana uğrayabilir miyim diye mesaj atıyor bazen ona bugün evde tek kalmak vakit geçirmek istiyorum diye cevap verebilme lüksüm oluyor, başka bir gün buluşuluyor vs
0
freebird5406_2
(24.07.20)
biriyle ilişki ihtiyaçtan doğmamalı zaten.
insan kendine yetebildikten sonra başka birine ihtiyacı olmadığı halde onunla oluyorsa asıl o zaman orada gerçek duygular var demektir.
sağlıklı ilişki ancak öyle yaşanabilir zaten.

kendinizle iyi bir ilişkiniz varsa, ihtiyaç duymamayı başarabiliyorsunuz.
başarılacak bir şey de değil bu gerçi.
öyle bir hâliniz oluyor diyelim.
0
blatta hiberna
(24.07.20)
Asla
0
pass
(24.07.20)
İsterdim fakat bu mümkün olmayan bir şey. Nereden bakarsanız bakın insanın insana ihtiyacı var, elbette ki rastgele birine değil.Yalnız yaşamak, övünülecek, başarı sayılacak bir durum değil maalesef.
0
alfred
(25.07.20)
param olmadığı için başaramıyorum param olsaydı başarırdım.
0
nahtoderfahrung
(25.07.20)
Kendisiyle arkadas olamayan insanlar bunu basaramaz genelde. Daha once 2 3 sene yalniz yasadim. Gayet guzeldi. Asosyal de degilim.
0
karlmarx
(25.07.20)
yıllardır başarıyorum, çok güzel :)
0
pati
(25.07.20)
yillarca basardim dunyanin en huzurlu seylerinden biri bence. asosyal miyim bilmiyorum ama zaten sadece birkac insana hayatimda yer vermeyi seviyor ve tercih ediyorum. kendiyle anlasamayan birinin baska kimseyle saglikli sekilde anlasabilecegini dusunmuyorum.
0
in vino veritas
(25.07.20)
yasam kalitesini arttirdigi kesin.
0
baldur2
(25.07.20)
bulaşıklar olmasa eyi
0
Techsavvy
(25.07.20)
başkasına ihtiyaç duymanın dereceleri var. toplumdan izole yaşamak insan psikolojisi için iyi değil. birinin sizi düşünüyor olması güzel bir his. böylece psikolojik olarak da daha güvende hissedersiniz ve yaşamınızda daha başarılı biri olursunuz. "kimseye ihtiyacım yok" yanlış bir bakış açısı.
0
bohr atom modeli
(25.07.20)
yıldız tilbe demişti galiba:
"hepinizden nefret ediyorum ama tek başınayken canım sıkılıyor."
nedense bu sözü hatırladım :)
0
insirahsuresinesesi
(25.07.20)
(5)

Eve yardimci çağırmaya başladınız mı?

fraise
Ben marttan beri çağırmiyorum ama iki hafta sonra tekrar eve döneceğim. Muhtemelen detaylıca bir temizlik gerekecek. Hem yoruluyorum hem de zamanım pek olmayacak açıkçası, detay temizlik ile vakit harcamak istemiyorum.İki haftada bir tekrar çağırmaya başlasam mi diye düşünüyorum, bir yandan da çekin
Ben marttan beri çağırmiyorum ama iki hafta sonra tekrar eve döneceğim. Muhtemelen detaylıca bir temizlik gerekecek. Hem yoruluyorum hem de zamanım pek olmayacak açıkçası, detay temizlik ile vakit harcamak istemiyorum.

İki haftada bir tekrar çağırmaya başlasam mi diye düşünüyorum, bir yandan da çekiniyorum. Siz çağırmaya başladınız mı? Basladiysaniz nasıl onlemler aliyorsunuz? Teşekkür ederim şimdiden herkese.
0
fraise
(23.07.20)
Biz ayda bir alırdık martın ilk haftası almıştık en son. Kendi aradı zordayım diye 10 gün önce gel dedik. Temiz yıkanmış kıyafet çıkarttı çantasından maskesini taktı gün boyu o şekilde çalıştı.
Babanneme daha sık geliyordu yaşlı diye. Ona da kadını tamamen kestik yengem gidiyor maskesiyle silip süpürüyor evi.
0
cilekli pasta
(23.07.20)
üç yıldır haftada bir geliyordu benimki.
mart ayından beri ilk defa geçen ay iki kere çağırdım.
başka bir eve gitmediğini, evde karantinada oturduğunu ve çok titiz olduğunu bildiğim için çağırdım.
önümüzdeki haftadan itibaren haftada bir gelmeye devam edecek çünkü artık bu sıcakta iş falan yapamıyorum, evimin düzeni bozuldu.
öyle olunca da strese giriyorum.

zaten eve geldiğinde de çok burun buruna olmuyoruz.
başka evlere gitmeye başladığını bilsem belki çağırmazdım ama gitmediğini bildiğim için çok sorun olacağını sanmıyorum.
0
blatta hiberna
(23.07.20)
Hayır hatta iş yerindeki stajyerlere dahi gelmeyin dedik
0
photo85
(23.07.20)
Ben çağıırdım geöen hafta, önceden de çok düzenli almıyordum ama ev benim halledebileceğimin ötesine geçmişti artık.
0
physcos physcos
(23.07.20)
haftada bir çağırdığımız yardımcımızı artık çağırmıyoruz. çünkü dükyanı kapattım ve artık evdeyim ve işsizim. eşim işe gidiyor ben evdeyim. haftada 2 kez süpürge açıyarım + siliyorum + aydı 1 kez ince temizlik yapıyorum. ev erkeği oldum sanırım :-)
0
ankarakecisi
(24.07.20)
(6)

Saksıda yetiştirdiğiniz domatesler için...

msb
Özel bi sırrınız var mı "dibine döküyorum accayip canlanıyor" gibi...
Özel bi sırrınız var mı "dibine döküyorum accayip canlanıyor" gibi...
0
msb
(23.07.20)
yumurta haşladığın suyu dök, işe yarıyor.
0
sir gawain
(23.07.20)
yumurta kabuğu iyi geliyor diyorlar
0
reanarchy
(23.07.20)
toprağına balık kılçığı gömerler fosfor içeriğinden ötürü, genel olarak işe yarar
0
engelbert humperdinck
(23.07.20)
bir gece boyunca içinde 4-5 diş sarımsak beklemiş, aspirinli su.
yumurta kabuğu, muz kabuğu, sigara izmariti/külü, doğum kontrol hapı, haşlanmış yumurtanın suyu, soğan kabuğu, elma kabuğu.
hepsinin farklı etkileri var, hepsi bir şekilde fayda gösteriyor.
0
blatta hiberna
(23.07.20)
organik tüm atıklarını robottan geçir ve dibine dök.
0
ankarakecisi
(24.07.20)
Tavsiyelerdeki ivir zivirlar kurt yapabilir.
0
Coma
(24.07.20)
(2)

kadıköy'de gümüşçü

lamentoftheperishingroses
selamlar,gümüş yüzüklerimi altın kaplama yaptırmak istiyorum. istanbul kadıköy'de bu işi iyi ve uygun fiyata yapan, güvenilir bir yer biliyor musunuz?
selamlar,

gümüş yüzüklerimi altın kaplama yaptırmak istiyorum. istanbul kadıköy'de bu işi iyi ve uygun fiyata yapan, güvenilir bir yer biliyor musunuz?
0
lamentoftheperishingroses
(23.07.20)
bagdat caddesi'nde kazim kulan pasaji vardir.
saskinbakkal'da m&s'in yani, boyner'in karsisi hemen.
o pasajda gümüscüler, gümüs taki tamiri yapan dükkanlar falan var.
ya da bir sonraki isiklarda, ziraat bankasi'nin caprazinda yan yana mine ve melek gümüs vardir.
ama onlar biraz kazik olabilir, once pasaja bakin.
0
blatta hiberna
(23.07.20)
Oflular pasaji. Altiyolda.
0
i-pek
(23.07.20)
(34)

Hayatınız boyunca kaç kere aşık oldunuz?

osssy
Ve yaşınız kaç?
Ve yaşınız kaç?
0
osssy
(22.07.20)
4, 28.
0
kedili bisiler
(22.07.20)
2, 29
0
ruby elixir
(22.07.20)
0, 22
0
cauldronwizard
(22.07.20)
1, 23
0
ruhen hastayim ben
(22.07.20)
3, 31
0
buff
(22.07.20)
1, 35
0
levpontryagin
(22.07.20)
0
0
Bruce
(22.07.20)
4, 29
0
prole
(22.07.20)
1, 29
0
hayirsiz
(22.07.20)
0, 33
0
epistemic_regress
(22.07.20)
34, farkı göremiyorum. ya hepsine aşık oldum ya hiçbirine aşık olmadım.

"abi onu hissediyorsun anlarsın ya" diyenlerden nasıl anlaşıldığını açıklamalarını rica edebilirim.
0
celeron 300a
(22.07.20)
2, 24

Aşık olduğumu sanmama ise hiç girmeyelim. 4-5 vardır çok rahat.
0
aguen
(22.07.20)
3, 29.
0
ma ya
(22.07.20)
2, 27
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(22.07.20)
“Ve yaşınız kaç” kısmını görmediğim için herkes küsüratlı cevap vermiş sandım ahahah

4 - 29
0
megalomaniac
(22.07.20)
1, 27
0
sabenburak
(23.07.20)
4 28
0
zimbirik
(23.07.20)
2, 35

bir kere de olur gibi oldum ama olamadım gibi de oldu.
0
blatta hiberna
(23.07.20)
askin, asik olunacak kisiyi istemek, hep onu dusunmek ve arzulamak olmadigini biliyorum. ask, hissetmek de degildir. bu seyler hep ask olarak kabul gormus seylerdir. filmler, kitaplar bunun uzerine yazildi. ancak ask, bu degil.
bu sebeple, yerlesik ask tanimina gore ben hic asik olmadim. "asik olmak" terimine de suphe ile yaklasiyorum.

yasim 24
0
Leonardo~Da~Vinci
(23.07.20)
3, 38
0
euteamo
(23.07.20)
0, 24

Bir kere aşık oldum sandım, değilmiş meğer sonradan anladım. Ama insan sürecin içindeyken anlamıyor:)
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(23.07.20)
1, 23
0
tabirimekruh
(23.07.20)
2/31

30'dan sonra da artmaz diye düşünüyorum.
0
the coon
(23.07.20)
4 kere (hepsi 14 22 yas arasi). 31 yasindayim.
0
hot potato
(23.07.20)
0-30
0
baldur2
(23.07.20)
1, 30
0
elektr10
(23.07.20)
2, 45
0
synax
(23.07.20)
çocukluk aşkları da sayılacak mı?

liseden itibaren sayıyorum.

lisede 1, üniversitede 1 ve üniversite sonrasında 1 olmak üzere

3 ile noktaladım aşk hayatımı. 32 yaşındayım ayrıca.
0
reanarchy
(23.07.20)
2,30
0
takunyali kokos
(23.07.20)
Sıfırcıların anneleri katı ya da soğuk mu hep? Bir ilişkisi vardır belki.
0
🌸osssy
(23.07.20)
1.02
0
zencipanda
(24.07.20)
3 kere. 24 yaşındayım.

2 kere de aşık olduğumu sandım ama 2-3 hafta sonra unutunca anladım ki değilmişim :d
0
batlegolas
(24.07.20)
1, 27
0
landho
(24.07.20)
3, 32.
0
nickini degistiren yazar
(24.07.20)
(2)

kanaviçe

Pertev nail
merhaba, hediye olarak kanaviçe seti almak istiyorum. daha önce hiç kullanmadım, alacağım kişinin hoşuna gideceğini düşünüyorum. yeni başlayan biri için nereden, hangi set alınmalı? teşekkürler.
merhaba, hediye olarak kanaviçe seti almak istiyorum. daha önce hiç kullanmadım, alacağım kişinin hoşuna gideceğini düşünüyorum. yeni başlayan biri için nereden, hangi set alınmalı? teşekkürler.
0
Pertev nail
(22.07.20)
ben bunu almistim www.hobimelya.com hem fiyat olarak en uygunu, hem de icerik olarak gerekenlerin hepsi var.
0
pide
(22.07.20)
www.goblen.com

ne ararsanız burada bulursunuz.
0
blatta hiberna
(22.07.20)
(15)

acilmayan telefonu caldirma adabi

in vino veritas
ailem ve samimi arkadaslarim disindaki insanlari aradigimda 3 kere caldiktan sonra acilmiyorsa kapatiyorum, o kisinin beni geri aramasini bekliyorum. gormuyorsa duymuyorsa 100 kere de calsa fark etmeyecek gibi geliyor. siz nasil yapiyorsunuz? var mi bunun bi gorgu kurali?
ailem ve samimi arkadaslarim disindaki insanlari aradigimda 3 kere caldiktan sonra acilmiyorsa kapatiyorum, o kisinin beni geri aramasini bekliyorum. gormuyorsa duymuyorsa 100 kere de calsa fark etmeyecek gibi geliyor. siz nasil yapiyorsunuz? var mi bunun bi gorgu kurali?
0
in vino veritas
(22.07.20)
sesli mesaj komutunu duyana kadar caldiriyorum. niye ayip olsun ki. hayir orada degilse zaten acamaz, kac kere caldirdigini nerden bilecek de senin gosterdigin adabi anlamis olacak?
0
baldur2
(22.07.20)
Ben de 3 kere falan çaldırıyorum. Açıkçası uzun çaldırmak anlamsız geliyor. Ofiste bazen arkadaşlar telefonlarını masalarında bırakıp bir yerlere gittiklerinde o telefonun uzun uzun çalması, sonra çağrı düştükten sonra diğer tarafın tekrar arayıp çaldırması... Deli ediyor.
0
salihdt
(22.07.20)
ailem ve arkadaşlarım dahil 3 defadan fazla çaldırmıyorum ben de. Bazen gördüğümüz halde açamadığımız oluyor çünkü, sessiz bile olsa açamazken telefonun çalmaya devam etmesi insanı geriyor.
0
aquarium
(22.07.20)
benim eski telefonu aradıklarında arayan çalma sesini duyarken benim telde tık yoktu. 2-3 defa çalma sesi geldikten sonra benim telefon çalmaya başlıyordu. araştırdım çoğu eski android telefonların kronik sorunuymuş.

haberin olsun sen telefon çalıyor açsınlar diye beklerken karşı tarafın telefonu daha çalmaya başlamadan sen kapatabilisin. uzun çaldırmanın bir sakıncası yok. açmayacak adam açmıyor zaten.
0
paudi
(22.07.20)
Ben 4 veya 5 sefer çaldırıyorum çünkü duymayabilir, çantasından çıkarana kadar kazı çalışması yapması gerekebilir, başka odadaysa yetişmek için koşabilir vs.
0
megalomaniac
(22.07.20)
3 kere çaldırıyorum. zaten ulaşabilecek seviyede müsait ise açar. değilse çaldırmanın manası yok uzun uzun.
0
fezagezgini_4
(22.07.20)
Üçü geçince zaten sıkılmaya başlıyorum en fazla üç.
0
angelus
(22.07.20)
müsait değilsem ve arandığımı gördüğüm halde açamıyorsam telefonumun uzun uzun ve sürekli çalmasından rahatsız olduğum için ben de genelde 3-4 kere çaldırır kapatırım.
ancak çok yakın arkadaşlarımı falan aradığımda açılana kadar çaldırırım.
onu da her zaman yapmam.

bir işim olduğu için "birazdan ararım" diye düşünüp o an cevap vermiyorum mesela.
ama telefon sürekli çalınca "acil bir şey mi var?" duygusuna kapılıyorum.
o an işimi yarım bırakıp telefonu açtığımda öylesine bir şeyse, "birazdan arayacağım" diye kapatmak bazen çok sinir ediyor beni.
boşuna dikkatim dağılıyor çalışırken falan.
"nasılsa bir çağrı düşüyor" demek doğru değil bence yani.
0
blatta hiberna
(22.07.20)
Aynı senin gibiyim ve şık olanın bu olduğunu düşünüyorum.açmazsa ısrar etmeyip acil bir şeyse mesaj atıyorum,.

Telefonumu keyfi açan birisiyim.birileriyle konuşurken,bir şey okurken,oyun oynarken kısacası başka bir işim varsa telefon ekranına veya tablete bakıp kim olduğunu görüyorum.titreşimde olduğu için kendi haline bırakıyorum.eğer telefonunu uzun uzun çaldıran biriyse ona dönüş yaptığımda direk çok çaldırmamasını söylüyorum.acil bir durumsa mesaj at diyorum.aynı durumu tekrarlarsa blokluyorum.
0
duptıs
(22.07.20)
Ben de dörtten fazla çaldırmam; bir tek annemi bayağı uzun uzun arıyorum çünkü telefonu bulup açması o kadar sürüyor zaten.

Beni aradiklarinda bunun ile ilgili bir sorunum yoktur ama; arandiktan sonra kaç kre çaldığının önemi yok benim için.
0
fraise
(22.07.20)
3 bana çok kısa geliyor, genelde bana gelen aramaları düşününce 3 seferde kesin açamazdım.

öte yandan telefonunu iş için çok sık kullanan insanlar mesela ofis ortamında telefon önünde, çaldığı gibi ekrana bakıp ilk çalışta açabiliyorlar,

sanırım insanların işlerine göre de değişebilir bu 3 5 olayı.
0
hem şişko hem deli
(22.07.20)
Sonuna kadar çaldırırım. 8-9’dan sonra falan kapanıyor sanırım.
0
sta
(22.07.20)
65 yaşına kadar olanları ararken 3-4; 65 yaş üstü ararken mümkün olan en uzun.
65 yaş altı tekrar aramam aramasını beklerim. 65 yaş üstü 1-2 saat geçti ise tekrar ararım.
0
helenart
(22.07.20)
Herkese 3. Aile merak edildiği için sonuna kadar.
0
gayda
(22.07.20)
3 kere çaldırım, elim artık kapat tuşuna gider, basmadan önce bir iki saniye daha beklerim, 4üncü çalmış olur zaten, kapatırım.

ailem de öyle yapar, bir kaçı dışında arkadaşlarım da.

bu işin kuralı olarak 4 defa biliyorum ben. biri oturup kural koymuş mu etmiş mi bilmem ama ben çevremde 4 kere çaldırıp kapatmaktır evla olanı.

açmadıysa mesaj atarım ardından, şu sebeple aramıştım diye.
0
biseysorcaktim
(22.07.20)
(11)

Yaptığı yanlışın farkında olmayan insanı yanlıştan döndürmek ama nasıl?

skzr
Akran bir (kadın) kuzenim nişanlandı. Bu kuzenimin babası yani amcam biz bebekken vefat etmiş. Hâliyle önce kendisine sonra bize emanet birisi bu kuzen. Söz konusu çocukla (nişanlısı) istenme öncesinde bir iki saatliğine dışarıda görüştük. Ölçtüm, biçtim, kendi çapımda çocuğu araştırdım. Hem kendi g
Akran bir (kadın) kuzenim nişanlandı. Bu kuzenimin babası yani amcam biz bebekken vefat etmiş. Hâliyle önce kendisine sonra bize emanet birisi bu kuzen.
Söz konusu çocukla (nişanlısı) istenme öncesinde bir iki saatliğine dışarıda görüştük. Ölçtüm, biçtim, kendi çapımda çocuğu araştırdım. Hem kendi gözlemim (çocuk bildiğiniz en piç erkekten daha piç birisi) hem de hakkında edindiğim bilgiler çocuğun hiç mi hiç güven vermeyen bir tip olduğu aşikâr. Kuzenimle de bir akşam oturup enine boyuna konuştum. İleride yüksek ihtimalle olabilecek şeylerden bahsettim ama pek umursamadı ve onunla evleneceğini dile getirdi. Bu yanlışı ne olurda ileride büyük acılar yaşamadan bunun önüne geçebilirim? Unutmadan dile getireyim. Kuzen dediğime bakmayın benim için canımdan öte birisi, o sebeple "aman boşver, kendisi bilir" tarzı cevaplar vermeyin.

Kısaca ne yapmalı da bu kızı vazgeçirmeli?
0
skzr
(21.07.20)
hocam bi iki uyarı sonrası bu iş sizi aşar. daha fazlası doğru olmaz. bırakın hataları da kendisi yapsın. yoksa ileride sizi suçlar ilişkim vardı yaşatmadınız vs. ilerde sizin yanınıza üzülerek gelmez diye ummaktan başka çare yok.

edit:yoksa iş çok ciddi yerlere (küslük gibi) gidebliyor ve her iki taraf için de daha yıpratıcı süre. oluyor. iş inada da binebilir. o yüzden de bırakacağı varsa da bırakmayabilir. :( zor ama yapacak gerçekten bi şey yok. (benzer olaylara şahit olmuş birisiyim)
0
lata
(21.07.20)
@lata hocam doğru söylüyorsunuz ama göz göre göre uçuruma doğru gidiyor. Ve çocuk hakkında öğrendiğim en hafif şey daha evvel ki sevgililerinden aldatma sebepleri yüzünden ayrılmış. Çocuk benimle dışarıda otururken bile gözü gelen geçen kadınların üzerindeydi. Kalkıp ağzına sağlam bir yumruk indirecektim ki kuzenimin üzülme ihtimali sebebiyle kendimi kontrol ettim.
0
🌸skzr
(21.07.20)
Tam da bugün yoğun olarak entry girilen bir başlık, aklıma geldi:

eksisozluk.com
0
Avoiding The Puddle
(21.07.20)
Sakın adama gidip "üzersen bozuşuruz" vs deme. Haddini aşmış olursun. Çok ayıp bir hareket bence. Haklıysan da haksız olursun.

Sen yapman gerekeni bence fazladan yapmışsın. Bundan sorması seni ilgilendirmiyor. Vicdanın rahat olmalı bence.
0
saturn
(21.07.20)
@avoiding the puddle hocam zaten son yaşanılan kadın cinayetlerinden ötürü iyice korkup, kuzenim için endişeleniyorum. Saç teline zarar gelsin istemiyorum, işte bu sebeple buraya soruyorum.

@jrr Tolkien hayranı hocam geceler boyu düşünüyorum ne yapsam ne etsem diye. Bir çıkış yolu bulamadım. Gidip o çocuğu dövsem bu sefer kuzenim üzülecek, konuşsam eminim ki gidip bizim kuzene beni tehdit etti diyecek.
0
🌸skzr
(21.07.20)
@saturn benim sorumu bir başkası sorsaydı eminim ki bende sizin gibi bir cevap verirdim. Ama işte o iş insanın kendisinde olduğu zaman öyle olmuyormuş hocam. Babasız büyümesini geçtim biz beraber büyüdük onunla. O sebeple ekstra üzerine titriyor insan.
0
🌸skzr
(21.07.20)
yapmanız gerekeni yapmışsınız.
gerisi sizi aşar maalesef.
duygunuzu anlıyorum ama bu konuya müdahale etmek haddinizi aşmak olur.
kendi seçmiş, kendi beğenmiş.
insanlar kendi tercihleriyle yaşıyor.
saygı duymak mecburiyetindesiniz.
bu kadar göz göre göre olduğunda bunu yapmak zor ama gerekirse o acıyı yaşayacak kuzeniniz.

bu arada tabii bilemeyiz.
belki de kocası tarafından devamlı aldatılan ama adamla evli kalıp keyfine bakan onca kadından biri olacak.
belki aldatıldığından haberdar bile olmayıp boy boy çocuk yapacak.
belki çok kötü şekilde boşanacak.
belki mutsuz bir evliliği sürdürecek yıllarca.
yani bunların hepsi bir seçenek, çok daha farklı şeyler de olabilir.

kaldı ki, bu kadar "leş" bir insansa kuzeninizin yanında da yapıyordur bir sürü şey.
ama bunları fark etmiyorsa ya da fark edip düzeltebileceğini düşünüyorsa, bunlar kuzeninizin öğrenmesi gereken konular demek ki.
yaşayacak, kendi görecek.
ya da dediğim gibi, belki görmeyecek.

vazgeçiremezsiniz.
hatta böyle davranmaya devam ederseniz daha çok direnç oluşturursunuz.

sevginizi anlıyorum ama kuzeninizin üstüne titreyecek bir konumda değilsiniz.
kedi yavrusu değil ki bu.
zaten bu tip şeyler deneyimsizlikten geliyor başa.
üstüne titremeyeceksiniz ki kendi öğrenecek bazı şeyleri.
bazı deneyimler büyük olur, bazıları küçük.
yapılacak bir şey yok.
siz yanında olun, yarın öbür gün adam bir halt yediğinde "ben demiştim" demeyin, arkasında olduğunuzu hissettirin yeter.
yapabileceğiniz en önemli şey bu zaten.
0
blatta hiberna
(21.07.20)
dövseniz de bir şey değişmeyecek ki. ayrıca ne yapsanız vazgeçmeyecek. kafaya koymuş bi kere.

bence kuzeninizi daha fazla vazgeçirmeye çalışmayın. bu sefer ileride ufak tefek bir şey olursa sizden saklayabilir.
0
fezagezgini_4
(21.07.20)
Söz konusu çocukla (nişanlısı) istenme öncesinde bir iki saatliğine dışarıda görüştük. 

Bunca zamandır görüştüğü adamla isteme öncesinde mi tanıştınız? Sonra mı aklınıza geldi bu kim diye tanımak, araştırmak. Eğer bu şekildeyse olan biten, sizin öyle hiç samimi bir ilişkiniz yok demektir. Emanet olarak gördüğünüz akrabanız, biriyle bir ilişki yaşıyor, aylarca görüşüyor, sizin aklınıza iş anca yüzük takmaya gelince kim bu diye bakmak geliyor.

Tek yapacağınız şey bu adamla oturup konuşmak olur. Bu kızı sahipsiz sanma arkasında biz varız diyebilirsiniz.
0
GoodMorningTeacher
(21.07.20)
@goodmorningteacher hocam öyle değil. Kuzen ve nişanlısı benim yaşadığım şehirden farklı bir şehirde yaşıyor. Üniversite son sınıftan arkadaşlar. Ve iki ay içinde sevgili olup, evlenme teklifi vs muhabbeti oluyor. Yani çocukla tanışma fırsatımız ancak isteme gününden üç gün önce olabildi. Zaten kendi annesiyle bile o zaman tanıştırdı nişanlısını.
0
🌸skzr
(21.07.20)
@Acream hocam sanırım yukarıda yazdığımı gözden kaçırdınız.


Hocam öyle değil. Kuzen ve nişanlısı benim yaşadığım şehirden farklı bir şehirde yaşıyor. Üniversite son sınıftan arkadaşlar. Ve iki ay içinde sevgili olup, evlenme teklifi vs muhabbeti oluyor. Yani çocukla tanışma fırsatımız ancak isteme gününden üç gün önce olabildi. Zaten kendi annesiyle bile o zaman tanıştırdı nişanlısını.
0
🌸skzr
(21.07.20)
(9)

diyeti bozmuş olur muyum?

everythingok
94 kilodayım. yaklaşık 20 gündür düzenli yiyorum ve günde en az 13000 adım atıyorum. 15-20 dk koşu bandı vs. kafaya taktım 77-78 falan olucam yani orjinal kilom. az önce arkadaş starbucks'dan aldığı bomba mıdır ne boktur onu verdi, yedim hem de daha kahvaltı yapmadım. :((( full çikolata. böyle zaman
94 kilodayım. yaklaşık 20 gündür düzenli yiyorum ve günde en az 13000 adım atıyorum. 15-20 dk koşu bandı vs. kafaya taktım 77-78 falan olucam yani orjinal kilom. az önce arkadaş starbucks'dan aldığı bomba mıdır ne boktur onu verdi, yedim hem de daha kahvaltı yapmadım. :((( full çikolata. böyle zamanlarda hayır demeyi öğrenmem lazım. bozmuş olur muyum?
0
everythingok
(21.07.20)
bozup bozmaman neyi değiştirir ki? kaldığın yerden devam edebilirsin diyetine.
0
elorelia
(21.07.20)
arada bir olur öyle, takılmayın.
kaldığınız yerden bir şey olmamış gibi devam edin.
0
blatta hiberna
(21.07.20)
taş çatlasın 500 kaloridir, öğünlerinde meyve varsa bugün yeme, karbonhidrat kaynağını biraz daha kısıtla ve 13 bin değil 15 bin adım at, psikolojik rahatlama ile yoluna devam et. Bu tür şeyleri canın çekiyor ve diyet sebebiyle yiyemiyorsan haftada bir öğün kendini ödüllendir bu tür boş kalorilerle, pek bişey kaybetmezsin.
0
candanag
(21.07.20)
arada kendinizi ödüllendirmezseniz bi süre sonra pes edersiniz. o yüzden üzülmeyin. diğer yediklerinizi azaltırsınız ya da biraz fazla yürürsünüz.
afiyet olsun :)
0
matilda
(21.07.20)
Kalori sayarsan gün içinde kendine böyle şeylere yer açabilirsin. Yediğin şeylerin kalorilerini hesapla. Ne kadar kalori alman gerektiğini hesapla. Bu şekilde istersen her gün bomba falan ye. Elbette sağlıklı olacağı iddiasında değilim ama kilo verir misin? Verirsin.
0
hitokiri kenshin
(21.07.20)
elorelia +1

hayatım boyunca diyetin katı, delinemez kurallara sahip bir şey olduğunu düşündüm. zaten içimde aşırı disiplinli ve öz kontrolü yüksek bir nazi sorgu subayı yaşadığından o katı beslenme düzenine alışmam da zor olmamıştı.

müthiş sağlıklı beslenecem, aşırı sağlıklı, en sağlıklı, kusursuz, hatasız diye diye aylarca ağzıma "sağlıksız" tek lokma bir şey girmedi. bak tek lokma diyorum. aylarca.

sonra o baklavalı, fit, kasların kabak gibi göründüğü vücuda kavuştum. zannediyordum ki o vücuda kavuşunca, "ulan aylarca işkence çektim ama bak şimdi buna kavuşunca aşırı mutlu oldum heyoo çok mutluyum" diyecektim.

hiç öyle bir şey olmadı. zaten o aylarca kendimi kısıtlamamın vermiş olduğu psikolojik stres bence çok sağlıksız bir şey. sağlıklı beslenmeyi sadece ve sadece belirli şeyleri yemek, canının yemek istediği ama sağlıksız olduğu söylenen şeylerin tadına bile bakmamak şeklinde algılamak çok yanlış bir şeymiş. yaşayarak öğrendim.

şimdi o baklavalı, hatları aşırı net belli olan kaslı vücudum yok. kaslar var yani hala, spora devam ettiğim için ama minik bir yağ tabakası var üstünde.

fakar psikolojim? psikolojimdeki gelişmeyi iyileşmeyi tarif edebilecek herhangi bir kelime yok.

ben sağlıklı beslenirken de kalori sayan biri değildim ama işte makroları hesap ederdim. bugün 11.3 grm eksik protein aldım, ay aman 2.1 gr fazla şeker yemiş olacam en iyisi bunu yemeyeyim diye diye hayatıma ekstradan çok büyük stres yüklemiştim. zayıflamak, o bize ideal diye dayatılan yunan tanrısı vücuduna sahip olmak hiç de beni mutlu etmedi. çünkü itiraf etmek gerekirse kendim öyle olmak istediğim için değil de millet öyle olmamızı bekliyor diye olmuştum. sanki öyle vücudu olmayan erkek eksik erkekmiş gibi ahahah.

şimdi aşırı mutlu, huzurlu bir hayatım var. yanlış anlaşılma olmasın her gün tatlı havuzunda yüzen birine dönüşmedim. lokma lokma, öğün öğün saymıyorum ama yediğim her 100 öğünden 80'inde zararlı bir şey yemiyorumdur. tamamen hayatımın geri kalanı boyunca kendimi kasmadan, zorlamadan, strese sokmadan devam edebileceğim bir şey bu. yıllardır da aynı kilodayım. 1.72 boy 70 kiloda sabitledim. çok sağlıklı bir kilo benim için. her şeyin ötesinde psikolojik olarak çok sağlıklı kilo.

canım özellikle o sağlıksız dediğim şeylerden çekmiyorsa oturup yemiyorum. ama ne bileyim arkadaşlarla dışarıya çıktık, gurme hamburgerciye gidip, hamburger siparişi verip ekmeklerini bırakıp sadece etini yemek gibi mallıklar yapmıyorum. o hamburgeri tadını çıkararark yiyorum. zaten taş çatlasın ayda 2 defa falan yiyorum yani bunun için de pişmanlık, suçluluk hissetmiyorum.


siz de kilo verirken bence sadece sağlıklı şeyler yemek zorunda değilsiniz. canınız istedi pizza falan mı yediniz. o öğünden sonra eski beslenmenize aynen devam edin. o pizzayı da keyfini çıkara çıkara yiyin.

sadece biyolojik değil psikolojik sağlığınızı da düşünün derim ben.

ben yandım eller yanmasın tadında bir abi tavsiyesi sadece benimki :)
0
levpontryagin
(21.07.20)
@levpontryagin mükemmel yazmışşsın, klavyene sağlık. tam olrak istediğim şey bu, kesinlikle. ben de hep şöyle düşünüyorum; zaten normal zamanlarda neredeyse 3 öğünde de ekmek, şeker vs yiyordum. buna rağmen 5-6 yılda patlayacak kadar kilo almadım. çok şükür kötü bi hastalığa da yakalanmadım. şimdi düz mantık yarı yarıya iyileştirsem zaten yine mesafe katetmiş olurum?
0
🌸everythingok
(21.07.20)
eğer hamurlu/unlu şeyleri, abur cuburu, şekerli içecekleri, tatlıları çok tükettiğiniz bir beslenme şekliniz varsa bunları azaltmak sağlık için çok önemli. evet keşke bu tadı çok güzel olan abur cuburları yiyip hiç zarar görmesek ama bunları yiyip kilo almayan insanlar bile aslında zarar görüyorlar bu yiyeceklerden fakat günümüz toplumunda zayıf=sağlıklı denklemine sarıldığımız için onları sağlıklı sanıyoruz.

fakat bu saydığım şeyleri zaten arada bir tüketiyorsanız -bence- çok büyük değişiklikler yapmanıza gerek yok. sağlıklı vücut sadece %10-12 yağ oranındaki vücut değil. %17 yağ oranıyla da çok sağlıklı bir vücudunuz olabilir.

ha bu arada şunu da belirteyim yazdığım şeyler kişisel şeyler tabii. ben %10 yağ oranına inince o aynada gördüğüm vücut bana ekstradan bir mutluluk getirmedi çünkü benim aradığım şey değilmiş. başkası için gerçekten çok büyük mutluluk kaynağı olabilir o vücut, o zaman onlar o yağ oranı için mücadele versin bunda bence yanlış bir şey yok.


ben bu işin profesyoneli değilim. size tavsiye vermek, ahkam kesmek haddime değil, o çapta, kalibrede bir insan değilim.

ben sadece kendi maceramı anlatabilirim. ibret ya da örnek alabilirsiniz. ben arada, ayda 1 ya da iki defa arkadaşlarımla çıkıp patates kızartması, bira yapmaktan müthiş keyif alıyorum. üstüne de belki bir abidik gubidik tatlı. bu dediğim şeyi ayda 2 defa yapmak bana o %10 yağ oranlı baklavalı vücuda sahip olmaktan belki 1000 kat fazla mutluluk veriyor. sizi hangisi daha çok mutlu ediyorsa bence onu yapın.

ama dediğim gibi beni sağlıksız şeyler yemek mutlu ediyor deyip sürekli sağlıksız şeyleri de yemeyin. onların sağlıksız olduğunu, sadece arada bir yenecek şeyler olduğunu aklınızdan çıkarmayın, gerisi kendisi geliyor bence.
0
levpontryagin
(21.07.20)
hayır demeyi öğrenmeden diyete başlama bence
0
lcha
(21.07.20)
(12)

2 günlük 20000 kredi çeksem zararım ne kadar olur

bedrozan
Merhabalar arkadaşlar.3 gün sonra bir yerden yüksek miktar param gelecek. Ancak bana yarın için 20000 TL lazım. Enparadan 20000 TL anında kredi çeksem hesabıma alsam, 2 gün sonra Lara hesabıma geldiğinde o krediyi kapatmak istediğimde zararım ne kadar olur tahmini ? Hani hesaba muhtemelen tam 20bin
Merhabalar arkadaşlar.
3 gün sonra bir yerden yüksek miktar param gelecek. Ancak bana yarın için 20000 TL lazım. Enparadan 20000 TL anında kredi çeksem hesabıma alsam, 2 gün sonra Lara hesabıma geldiğinde o krediyi kapatmak istediğimde zararım ne kadar olur tahmini ? Hani hesaba muhtemelen tam 20bin geçmez, orası sorun değil sadece merak ettiğim 2 günlük bankanın parayı işletme meblağı ne kadar olur?

Ona göre kredi kullanip kullanmayacağım. Bankacı arkadaşlar yaşarsa çok sevinirim.

İlginize çok teşekkür ederim. İyi gubler.
0
bedrozan
(20.07.20)
259 tl zarar edersiniz
0
janavarorion
(20.07.20)
2 gün için 259 TL doğru mudur?
0
🌸bedrozan
(20.07.20)
14 gün içerisinde vazgeçme hakkın var. zararın olmaz.
0
helenart
(20.07.20)
Enparanın mevduat sayfasından hesaplama yapıldığında çıkan rakam bu :) 21 tl sigorta ücreti , 238 tl 1 aylık kredi için faiz tutarı. :) maksimum ödeyeceğin rakam bu olacaktır.
0
janavarorion
(20.07.20)
14 gün içinde cayma hakkınız var, zararınız olmaz. +1
0
blatta hiberna
(20.07.20)
Bu parayı kullansam da zararım olmaz doğru mudur? Hani 2 gün hesaptan çıkacak neticede ? 2 gün sonra yerine koyacağım ?
0
🌸bedrozan
(20.07.20)
14 gün içerisindeki cayma hakkı para hesaptan hiç hareket etmediyse geçerli değil mi? ben mi yanlış biliyorum? eğer öyleyse parayı kullandığın an cayma hakkın yanabilir. onun haricinde tek taksit seçersen enparada 19.978,87 eline geçer 20.237,60 ödersin. yani total maliyeti 258,73 tl olur.
0
canercuxy
(20.07.20)
bankayı arayıp cayma hakkıyla ilgili bilgi almanız daha doğru ama bildiğim kadarıyla önemli olan yerine koymak.

edit:
canercuxy doğru biliyor olabilir, yani paranın hareket edip etmediğine bakma ihtimalleri var, o yüzden siz en iyisi müşterisi olduğunuz bankadan bilgi alın.
0
blatta hiberna
(20.07.20)
paranın hareketi ile cayma hakkı arasında bir ilişki yok. cayma hakkı 14 gün. cayma hakkı kullanırken parayı tam olarak iade etmelisiniz. hatta işlem bitince yapılmış olan hayat sigortası varsa onun da parası iade ediliyor.

daha önce bu işlemi bir kaç kere denedim. aynen iade oldu. hatta bir seferinde sırf faiz indiği için iade edip geri çekmiştim. :)
0
helenart
(20.07.20)
Bende garantiden kredi kullanmıştım bir süre (buradan anladığım kadarıyla 14 gün) boyunca kredi sayfasında "vazgeç" butonu vardı.
0
etna
(20.07.20)
Kredi çekip 14 gün vazgeçerseniz findeks puanı önemli ölçüde düşüyor biliyorum.
0
Fritz-X
(20.07.20)
Böyle olsa enparadan çek 20.ooo tl at günlük faize 13 gün günlük faiz al sonra vazgeç. Ayrıca bu şekilde aile bireylerinin er birine hesap aç oran orantının güzelliklerinden faydalanan :)
Dipnot: günlük faiz pek bir şey vermez ama bizim insanınız uçan sineğin yağını süzer meselesi :)
0
creedwar
(21.07.20)
(8)

Ben şimdi bunu ne yapayım

minikbrowni
-Gönül İşi değildir.Benim bir sınıf arkadaşım var. Kendisi ne zaman sevgili yapsa beni instgramdan takipten çıkarıyor. Fakat Bu sevgililik uzun sürmüyor ve ayrılıyorlar. Ayrılınca tekrar ekliyor. Sonra sevgili yapınca tekrar siliyor. Bu böyle sonsuz döngüde devam ediyor. Bende saf gibi hep kabul edi
-Gönül İşi değildir.

Benim bir sınıf arkadaşım var. Kendisi ne zaman sevgili yapsa beni instgramdan takipten çıkarıyor. Fakat Bu sevgililik uzun sürmüyor ve ayrılıyorlar. Ayrılınca tekrar ekliyor. Sonra sevgili yapınca tekrar siliyor. Bu böyle sonsuz döngüde devam ediyor. Bende saf gibi hep kabul ediyorum.

Bizim okul bitti arada, yani bir daha görüşeceğimi sanmıyorum. Zaten eklediğinde de öyle pek görüşmüyoruz ancak foto paylaşırsak beğeniyoruz karşılıklı o kadar.

Seçenekler:
1- İstek gönderdiyse madem kabul et sende takip et dursun köşede
2- İsteğini kabul et ama sen takip etme
3- İsteğini kabul etme
4- Engelle

Hangisini yapayım ?
0
minikbrowni
(20.07.20)
Literatürdeki kezbanın tam olarak karşılığı bu kız sanırım. Engelle tabiki, niye uğraşıyorsun.
0
synthetic a priori
(20.07.20)
tabi ki 4.
0
lazpalle
(20.07.20)
"Senin oyuncağın mıyım ekleyip çıkartıyorsun bu yaptığın salakça bir şey bu zeka düşüklüğü yüzünden seni engelliyorum canın cehenneme" yaz yolla.
0
bahoho
(20.07.20)
Engel
0
all girls dream
(20.07.20)
engelllll
0
lcha
(20.07.20)
olum bu hayat mı lan... bildiğin seni kendine instagram beğenme/yorum yapma amelesi olarak kullanıyor. sevgilisi olunca kazara bir şey yazarsın beğenirsin diye çıkarıyor.

ben olsam engellemem. isteğini de kabul etmem. beklesin öyle kenarda.
0
tabudeviren
(20.07.20)
ben olsam ben de kenarda bekletirim, engellemem.
tepkisizlik her zaman en iyi tepkidir böyle durumlarda.
0
blatta hiberna
(20.07.20)
Kenarda bekletmek +1

Onun için efor bile harcama derim.
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(20.07.20)
(8)

Uçakta ikram vermemek fırsatçılık değil mi?

işimdeyim gücümdeyim
Her şey serbest, ikram verince korona bulaşacakmış.Bak sen.Bu korona millete iyi bahane oldu ha.İşlerine yarayan ne varsa "ama koronaaa :("Kardeşim tatile gitti geçen Antalya'ya.Servis otobüslerini kaldırmışlar, bir kişi özel shuttle 180 TL.Ama koronaaaa :(
Her şey serbest, ikram verince korona bulaşacakmış.
Bak sen.
Bu korona millete iyi bahane oldu ha.
İşlerine yarayan ne varsa "ama koronaaa :("

Kardeşim tatile gitti geçen Antalya'ya.
Servis otobüslerini kaldırmışlar, bir kişi özel shuttle 180 TL.

Ama koronaaaa :(
0
işimdeyim gücümdeyim
(20.07.20)
Valla haklısın.

Pegasus parayla satmaya devam ederken corona yok THY dağıtırken var. Ben de bu sistemi anlamadım hocam.

Ha bu arada bence ne su ne yiyecek dağıtılmasın, maske takmayan bi dolu tip var uçakta. O maskeyi çenesine indiren, hostes gelirken ağzını kapatıp sonra burnunu açıkta bırakarak uçuşu tamamlayan konuşurken maskesini açan vs vs. O nedenle bi de yemek iyice riski artırıyor. Ama parayla satarken oluyorsa ya da normalde de o ağzı burnu kapatmayı beceremiyorlarsa, tamamen fırsatçılık yapıyorlar o ayrı.
0
lcha
(20.07.20)
Katılıyorum. Fırsatçılık.
0
himmet dayi
(20.07.20)
fırsatçılık etkisi var muhakkak ama şu şekilde de düşünülebilir. herkese sandviç içecek dağıttığınız zaman, yemeyecek kişi sayısı azdır. herkes aynı anda bir şey yiyip içmeye başladığında, toplu halde maskeler inecek tükrük parçacık vb saçılımı artacaktır.
0
fezagezgini_4
(20.07.20)
fezagezgini_4 +1

bence esas sorun pegasus'un hala ücretli yiyecek içecek satışı yapıyor olması, thy'nin ya da başka hava yollarının ikramlarını durdurması değil.
0
knight of cydonia
(20.07.20)
fezagezgini_4 +1
0
blatta hiberna
(20.07.20)
Yani size bu koronada hala ucma imkani sunuyorlar dusuk ucretle, (thy yurtici ucuslari zararina yapiyor su an kar etmiyor) ikram mi ariyorsunuz ustune?
0
ala09
(20.07.20)
@ala09 özelden de aynı cevabı göndermiş olman büyük incelik görmeyebilirdim bunu.

Soruya cevap: Uçak firmaları kar etmiyor olsalar o uçakları kaldırmazlardı, halka hizmet amaçlı çalışmıyorlar. Tek yön 350 TL bilet karşılığı uçuruyor, kabin memuru ve pilotların maaşından kesiyorlar.
100 sandviçle karlarına kar kattıklarını düşünmüyorum. Ayrıca "hak aramak" burda başlar.

Corona döneminde Pegasus'un sandviçi paralı satmasına engel yoksa, THY'nin de ücretsiz yiyecek dağıtma hizmetine devam etmesinde engel yok diyoruz burda.
0
lcha
(20.07.20)
- üstlerinden sorumluluk atmaya çalışıyorlar. bence doğrusunu yapıyorlar. hastalığının yayılmaması için ellerinden geleni yapsınlar bence. pegasus'un hala bir şeyler satıyor olması saçma. Uçağa binenlerin koronalı olup olmadığını kimse bilmiyor.
- adamlar ciddi zarar etti, zararlarını kapatmaya çalışıyorlar.
0
co2s2
(20.07.20)
(16)

kıyafete çok para veren kişiler

lawyerk34
100 -150 kişilik bir şirketin sahibinin giydiği tshirt 1000 TL veüzerindeki saat 50 bin euro kemeri 6-7 bin TL ve üzerindeki tüm kıyafetleri en az 7 -8 bin bandında.Bunu da konusurken bana giydiğini ve bu giyim sebebinin de bulunduğum ortamda param var izlenimi vermek istediğini söyledi.Mantıklı mı
100 -150 kişilik bir şirketin sahibinin giydiği tshirt 1000 TL ve
üzerindeki saat 50 bin euro kemeri 6-7 bin TL ve üzerindeki tüm kıyafetleri en az 7 -8 bin bandında.
Bunu da konusurken bana giydiğini ve bu giyim sebebinin de bulunduğum ortamda param var izlenimi vermek istediğini söyledi.

Mantıklı mı ? Siz ne düsünüyorsunuz ? Bir t-shirte 1000 TL verir misiniz ?
0
lawyerk34
(19.07.20)
Param olsa anasını bile ağlatırım
0
giovanne
(19.07.20)
param olsa veririm +1
0
fezagezgini_4
(19.07.20)
Param olsa veririm. Şimdi bile o kadar param olmadığı halde her şeyin iyisini ve doğal olarak pahalısını almaya çalışıyorum.

tişört için değil ama belli başlı markaların sweatleri olsun, pantları olsun, hatta eşofmanları bile olsun, özellikle ayakkabıları daha estetik, tasarımları daha iyi oluyor.
0
eazy
(19.07.20)
bazı ürünlerde verdiğin her liradan sonra aldığın kalite hiç artmazken kazıklanma oranın artıyor sadece.

tshirt bunlardan biri.

saat zaten fetiş unsuru hiçbir şekilde mantıklı açıklamaya gerek yok, bi tür aksesuar sonuçta ona para yönüyle bakmak anlamsız. 50k euro nedir bazısına göre çerez parasıdır, trekking'e giderken taktığı saatin parasıdır.

kemer de kaliteli bir şeyse 6-7 bin olabilir. tabii ki 300 liralık kemerden 20 kat daha kaliteli demek değil bu da algı meselesi ama verilir.

sonuna kadar haklı, adam patron. param var izlenimi vermezse şirketine de güven kalmaz kendisine de. piyasa böyle.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.07.20)
proletarier son paragrafta sebebini özetlemiş
“sonuna kadar haklı, adam patron. param var izlenimi vermezse şirketine de güven kalmaz kendisine de. piyasa böyle.”

Eşim aynen böyle idi. Evlendiğimizde ütü yaparken ödüm kopardı.. Bir tane defacto montu vardı acil almış arkadaşları dalga geçiyordu hatta bilmem kaç binlik iş yap bunu giy hahaha diyerek.
Kendim için çanta ve mücevhere para vermeye acımam ama tshirt pantolon vs için para paçamdan aksa dört haneli rakamlara çıkmam. Çanta senelerce kullanılır mücevher toruna da saklanır ama bir tahirt kaç sene gidecek de bütçe ayırayım mantığındayım.
0
cilekli pasta
(19.07.20)
bir tişörte vermem belki ama bir çantaya, ayakkabıya veya başka bir şeye veririm.
daha fazlasını da veririm.

yahu bin lira dediğiniz ne ki artık?
eskiden leblebi çekirdek gibi spor ayakkabı alırdık, şimdi bir adidas ya da nike ayakkabı 600-700 lira zaten.
bir de şirket sahibi, parası pulu olan adamdan söz ediyoruz.
mantıklı tabii ki.
konu "bir x'e şu kadar para vermek" değil, konu zevkli ve kaliteli giyinmek.
0
blatta hiberna
(19.07.20)
100 kişilik sirket sahibiyse bi tshirt için 1000 tl gayet normaldir ama zengin izlenimi vermek vs sacma geldi
0
all girls dream
(19.07.20)
Saçmalığın daniskası.
0
lüzumsuz adam
(19.07.20)
eğer ortama üstünde iş yapıyorsan bakın iş yapıyorsan diyorum. buna mecbursunuz hayatta kalmak için.

ben inşaatçıyım beton alırken mecburen çek ile çalışıyoruz. o kadar nakti zınk diye çıkartmak pek akıl işi ve olanaklı değil.

insanlarda parası var bizi zorlamaz izlenimi yaratmak zorundasınız.

sene 2015 bolu izzet baysalın kütüphanesini yapıyoruz. o zamanlar altımda renault fluence var.

beton firmasına gittim. beton üzerinden pazarlık yapıp çekin vadesini bağlayacağım. 90 günlük çekler ile.

santralden içeri girdim. saçma sapan bi adam karşıladı. biz nakit çalışıyoruz dedi kesti attı. biraderde de o zamanlar 730 long var. onu aldım gittim. kapıda karşıladılar betonu 120 günlük vadeli çek ile aldım iş bitene kadar.

arabaya dünya kadar para vermek cidden insana kötü hissettiriyor ama bu tür şeyler senin vitrinin.

dandik arabaya bininde anaa batıyor mu ne ayak bu bindiği arabaya bak diyorlar. ya da taşeronun audi'ye binerken sen superb'e bindiğinden sana taşeron audiye biniyor sen skodaya diyorlar. bilmiyor hangi araba daha iyi daha kötü superb a3'ten her anlamda daha iyi sadece dış görünüme bakıyorlar adam birisi audi birisi skoda diyor.

velhasıl zengin göründükçe yolun açılır. ya allah aşkına d100'de bile böyle. citroen ile sol şeritten gitmeye çalışında 5 milyon defa öndekine selektör yapıyorum da kenara çekiliyorlar. şimdi jaguar var yeni. sol şeritten giderken daha bir kere olsun selektör yaptığımı bilmiyorum aynasından beni gören kendiliğinden sağa geçiyor. sokak başlarından diğer tüm arabalar bana öncelik veriyor.

insanlar şekilci olduğu müddetçe zengin görünmek size artı sağlar hem de çok iyi bir avantaj. paranın satın alabileceği artılardan.
0
turbo sadık
(19.07.20)
1k civarı şeyler mantıklı. şirketini temsil eden birisinin ortalama giyinmesi absürt durabilir. ancak 50k saat veya bir kemere 6-7k vermek saçmalık bence.
0
axl
(19.07.20)
param olsa içinden geçerim +1
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(19.07.20)
8-9 bin lira maaş alan biri bir t-shirt'e 100 lira rahat verir. 9000'den hesaplasak, günlük 300 lira yapar. Günlüğün üçte biri.

Aynı mantıkla gidersek, cebine aylık 90bin lira giren biri t-shirt'e 1000 lira rahat verir. 90bin dediğin 13-14bin dolar para yapıyor. Normal.
0
synesthesia
(20.07.20)
Hadi arabadan filan etkileniyorsunuz da tisortten etkilenmek neyin nesi? '1000 liralik tisorte bak wow' diyecek birini gercek hayatta tanidigimi sanmiyorum.
0
dunal
(20.07.20)
tisortun 1000 liralik oldugunu nasil anliyorsunuz ki?
0
baldur2
(20.07.20)
100-150 kisilik sirket kucuk bir sirket degil, boyle bir sirketi ayakta tutabilen adam tr gibi sekilin ciddi onemli oldugu bir ulkede 50bin dolara saat de takar, 500bin dolarlik arac ile de gezer. is almaya devam etmek icin ne gerekiyorsa onu yapiyordur. ben olsam bende aynisini yapardim, mutevaziligin de asirisi kotu.
0
cooperr
(20.07.20)
Memurluk veya düşük ücrete beyaz yakalılık yapanlar vermem demiş.

100 kişiye sadece maaş vermek en düşük ortalamadan 500.000 aylık para dağıtmak oluyor. Çoğu arkadaş hayatı boyunca o parayı 1-2 defa görebiliyor. O yüzden normal anlaşılabilir.

Paran varsa ve üstünde göstermiyorsan ne iş alabilirsin ne saygı görürsün.

Nasrettin hoca 600 yıl önce ye kürküm ye demiş, hala muhabbetini döndürmeye gerek yok
0
KaraSakall
(20.07.20)
(5)

Pms i çok şiddetli yaşamak başka türlü bir rahatsızlığın belirtisi mi?

epistemic_regress
Yalnızca düzenli spor yaparsam sıkıntısız geçiriyorum bu dönemi. Bazen bir hafta önce başlıyor, her anlamda darmadağın oluyorum. Bu kadar şiddetli yaşıyor olmam başka bir rahatsızlığa işaret eder mi?
Yalnızca düzenli spor yaparsam sıkıntısız geçiriyorum bu dönemi. Bazen bir hafta önce başlıyor, her anlamda darmadağın oluyorum. Bu kadar şiddetli yaşıyor olmam başka bir rahatsızlığa işaret eder mi?
0
epistemic_regress
(18.07.20)
Jinekolojik muayene olmanızda fayda var bence. Bazen kistler veya hormonal bozukluklar neden olabiliyor buna. Ama hepsi normal olsa da böyle devam edebilir.
Bence yeterince çalışmıyorlar jinekoloji alanında. Bunların çoktan çözülmüş olması gerekirdi, şu zamanda yüz nakli yapılıyor yahu...
0
megalomaniac
(18.07.20)
pms zaten pre-mens syndrome demek, yani regl öncesi yaşanan "dönem" böyle tanımlanıyor.
ama bunun daha ilerisi pdb var (Premenstrüel Disforik Bozukluk).

illa bir tanıya da ihtiyaç olmak zorunda değil.
çünkü pms'e de pdb'ye de bir çözüm sunamıyor hiçbir doktor.
evening primrose oil kullandım, o biraz iyi geliyor diye.
fakat bu sefer ayın genelindeki rahatlığı regl öncesi süreçte yaşamam gerekirken, bütün ay pms döneminde gibi yaşadım.

ben de aynı anlattığınız gibiyim, çok sorun yaşıyorum.
aşırı uykulu oluyorum, uykum derinleşiyor, kendimi kaldıramıyorum.
iştahım anlamsızca artıyor.
hem fiziksel, hem duygusal olarak çok hassaslaşıyorum.
normalde bir şeyin başından saatlerce kalkmayabilecek kadar iyi odaklanabilen biriyken, kafamı toplayıp bir saat bile doğru düzgün düşünemiyorum, bütün deadlineları kaçırıyorum.
düşüncelerim çok değişiyor.
ve daha bir sürü şey.

regl döneminizde bir aksama, gecikme vb. olmadıkça başka bir şeye fiziksel olarak işaret edeceğini sanmıyorum ama bir baktırın tabii.
0
blatta hiberna
(18.07.20)
@megalomiac +1

Sizinki bambaska bisi olabilir ama yakin bi arkadasima endometriosis teshisi kondu. Aslinda Cok yaygin bir hastalikmis ancak Ben daha once duymamistim. Arkadasim su anda tedavi icin dogum kontrol hapi kullaniyor.
0
euteamo
(18.07.20)
Ben de aynı durumdayım, pcos'um var ama onunla direkt alakalı değil. 30'uma yaklaştıkça şiddeti arttı bende.

Tamamen kurtulmak zor ama bana yardımcı olan şeyler:
1. Döngümü takip edip bu tarihlere önemli deadline'ları, seyahatleri, vs. denk getirmemeye çalışmak. Eşimi tarih yaklaşınca uyarmak. Bu tarihlerde kendime karşı daha affedici olmak, mümkünse daha az çalışmak.
2. Yoga ve meditasyon. Bu ikisiyle birlikte farkındalık, kötü düşüncelere sürğklendiğimde (çoğunlukla) fark edip, düşüncemi seyrini değiştirebiliyorum artık.
3. Bu dönemde uyku düzenim çok etkilenebiliyor, gece uyuyamıyorum, uyuyup gecenin bir yarısı uyanıyorum ve tekrar dalamıyorum, vs. Bu da tabii ertesi günü çekilmez hale getiriyor. Buna çözüm olarak magnezyum takviyesi kullanıyorum, sadece pms döneminde ve regl'in ilk 1-2 gününde.
4. Kafeini azaltmak (normalde günde 2, pms döneminde günde 1) ve düzgün beslenmek. Canım özellikle bu dönemde saçma sapan şeyler yemek istiyor ama direnip, kuruyemişle, fıstık ezmesiyle filan geçiştirince sonunda daha iyi hissediyorum. Cipslere, paketli gıdalara dalarsam sonu daha kötü oluyor. Aynısı alkol için de geçerli, PMS döneminde alkol almıyorum.

Megalomaniac kesinlikle haklı, bu alandaki çalışmalar doğum kontrol hapı bulununca bırakılmış gibi,çünkü ciddi bir gelir elde edebilecekleri bir alan değil. Kadınlar olarak bu konuda baskı oluşturmamız gerekiyor aslında, biz çektik, sonraki nesiller çekmesin en azından. Her ay bir haftamı yarı fonksiyonel bir insan olarak geçirmek zorunda kalıyorum.
0
gmzo
(18.07.20)
PMS'te magnezyum hapına başlayın ve adetinizi başlayınca kesin. Magnezyum doğal kas gevşetici olduğu için işe yarıyor. www.medikalakademi.com.tr
0
kaset
(18.07.20)
(2)

Hsbc kredi karti puan harcama

invictae
HSBC’nin Advantage kredi kartinda epey puan birikmis ama harcayacak yer bulamiyorum :d Guncel olarak hangi web sitelerinde bu puanlari kullanabiliriz, bilen var mi?
HSBC’nin Advantage kredi kartinda epey puan birikmis ama harcayacak yer bulamiyorum :d

Guncel olarak hangi web sitelerinde bu puanlari kullanabiliriz, bilen var mi?
0
invictae
(17.07.20)
hsbc'nin vadesiz taksit yaptığı, geçerli olduğu her yerde kullanabilirsiniz.
boyner ve tchibo geldi aklıma ilk olarak.
0
blatta hiberna
(17.07.20)
Evet Boyner’de gomdum hepsini, tesekkurler :)))
0
🌸invictae
(22.07.20)
(22)

Nazara inanır mısınız?

solo
Merhaba sevgili cinci ve hurafeci dostlar.Normal şartlarda nazara inanan birisi değilim, her şeyin bilimsel bir dayanağı olduğuna inanırım ancak başıma gelenler artık öylesine bir noktaya vardı ki neredeyse nazarı gözlerimle görmeye başlayacağım.Yaptığım işle ilgili en ufak olumlu bir şeyler söylese
Merhaba sevgili cinci ve hurafeci dostlar.

Normal şartlarda nazara inanan birisi değilim, her şeyin bilimsel bir dayanağı olduğuna inanırım ancak başıma gelenler artık öylesine bir noktaya vardı ki neredeyse nazarı gözlerimle görmeye başlayacağım.

Yaptığım işle ilgili en ufak olumlu bir şeyler söylesem o iş ters gidiyor, bir şey alıyorum çok öven oluyor hoop aldığım şeyin başına bir şey geliyor, beklediğim bir haber oluyor haber geliyor sevinip bir iki kişiye söylüyorum hoop telefon geliyor olmadı o iş vazgeçti kişi deniyor.

Neredeyse her gün benzer şeyleri yaşıyorum öyle haftada / ayda olan bir şey değil neredeyse her gün oluyor bu.

Sizin nazara bakış açınız nedir?
0
solo
(16.07.20)
Tam olarak yazdığınız gibi hatta bazen daha kötüsü. Ailede kimse bir iş iyi yata kötü sonuçlanmadan konuşmaz.
0
pudra
(16.07.20)
İnanmıyorum bence çok aceleci davranıyorsunuz(ben de öyleyimdir :D) bu tür hurafelere inanmayın, nazar konusu sanırım şamanizm'e dayanıyor.
Dediğim yaşadağınız olaylar ise rastlantıdan ibaret çok anlam yüklememek lazım.
0
mcgrain
(16.07.20)
Sevdiğim şeyleri paylaşmayı hiç sevmem sırf bu nedenle.insanlar kıskanıp negatif bir düşünce ile bloklayabiliyorlar.sonuç olaraka evet inanıyorum.
0
çılgındünya
(16.07.20)
inanıyorum tabii ki.

ayrıca o kadar da bilimsel olmayan bir şey değil bu.
insanın enerjisi ve manyetik alanı etkileniyor bir şekilde.
diğerleriyle etkileşim içindeyiz yani.
şamanizme dayanıyor diye anlamı olmamak zorunda değil ki.
0
blatta hiberna
(16.07.20)
inanıyorum.
aynen dediğiniz gibi sonuçlanmadan anlattığım neredeyse her şey sıkıntıya giriyor. bir de ben anlatmayı çok severim. kendimi tutmaya çalışıyorum artık.
0
ruby elixir
(16.07.20)
net inanıyorum enerjisinden çok emin olmadığım insanlara, netleşmeyen işlerimi anlatmam mesela :)
0
takunyali kokos
(16.07.20)
Anında nazar değdirmişliğim var, o yüzden inanıyorum.
Kuzenimin eski retro çok güzel bi televizyonnu vardı, çok begendiğimi söyledikten 2 dakika sonra çocuğu koştururken çarpıp kırılmıştı. Korkuyorum beğendiğim şeyi söylemeye
0
coca cola
(16.07.20)
nazar deveyi kazana, insanı mezara sokar derler büyükler. Başıma gelenlerden sonra kesinlikle inanıyorum. Dikkat etmekte fayda var.
0
kraldan cok kralci
(16.07.20)
@mcgrain, acelecilik elbette sorun bunda hem fikiriz ama acelecilikle ilgili olmayan şeyler de var mesela yakın zamanda çok değerli bir alet gelip gören kişilere anlattıktan bir kaç gün sonra yandı.

Evimize gelen misafirlerle sohbet esnasında misafirler evi övdü şöyle yeri güzel böyle açısı güzel şöyle esiyor.

Şimdi evin içinde pişiyoruz, 5. kattayız her yerinden karınca çıktı, hemen evin önünde inşaat başladı evi her gün silmemize rağmen tozdan illallah ettik, her gün tesisatının bir yerleri patlıyor, daha sayamadığım bir sürü sorun oluştu.

Yani demek istediğim henüz olmamış olaylarla ilgili değil mevcut elimizdekileri de birileri överse hemen arkasından o şeyde bir sıkıntı yaşıyoruz.
0
🌸solo
(16.07.20)
inanırım
0
aquarium
(16.07.20)
inanıyorum evet, birçok kez yaşadım. birilerinin nazarı beni duman etti.

ama bir şey fark ettim, ben nazar değdirebiliyorum hatta kendime bile :D
0
tabudeviren
(16.07.20)
inanıyorum. çokça da örneklerini yaşadım. ve buna riayet edersem de başıma işi gelmiyor çok şükür. daha 1 ay önce başıma geleni anlatayım.
stanley fatmax 5 mt'lik metrem vardı. ömür boyu garantili 3 mt'reye kadar kırılmadan açabiliyorsun inanılmaz bi mıknatısı hassasiyeti falan var.
gören herkes çıldırıyor. kontrolünden ustasına.
ben de elimden hiçbir şey düşürmem kolay kolay. örneğin telefonlarımı kılıfsız ekran koruyucusuz kullanırım daha da düşürüp çizmişliğim kırmışlığım yok. ben o metreyi elime aldım. 18 mt'den düşürdüm. kırılmadı, 27 tonluk demir tırının altında kaldı bir şey olmadı. bunların hepsi 1 haftada oluyor he.
en son kontrolün teki ya bu ne güzel bunu ben alayım dedi. ceks dedim. demez olaydım. adam vrf'den yerin ölçüsüne bakarken o esnada. metreyi çeliğinden koparttı. ulan metre çeliğinden kopar mı?
metre 5 mt ölçüğü yer 3.40 ve başardı.
bebeğe ineğe ve arıya çok çabuk nazar değer derler ona artık siz stanley metreyi de ekleyin ehueheh. daha iyi bir şey kullanmam dekor metre ile devamkee.
gerçi milletin ağzı da durmuyor. nazar olmasın diye dandik arabaya binersin kesin batıyor işleri kötü sattı nakte çevirdi derler. iyi araba alırsın. ooo yandaş voleyi vurdu derler.
göz mühim. maşallahı ağızdan eksik etmemek lazım.
0
turbo sadık
(16.07.20)
İnanıyorum açıkçası. Bir gün bir yerde yaptığım işle alakalı güzel sözler söylenmişti vs, akşamına felaket hasta oldum. Yoktan yere mide bulantısı, titreme vs yaşadım.
0
black holes in the sky
(16.07.20)
inanmıyorum.

@solo verdiğiniz örnek üzerinden gidecek olursak, karıncalar birden peydah olmadı heralde orda. ya da inşaat zaten yapılacaktı. tesisat da malzeme ve işçilik ile ilgili. sizin sıkıntılar nazar için fazla somut. genelde daha soyut şeyler ve tesadüfler için insanlar söylüyor.

yeni aldığı kıyafeti arkadaşı fazla süzdü kıskandı, iki dk sonra kuş pisledi gibi.
çok yakışıklısın dedi bir akraba bayramda, ertesi gün hasta kalktı vs.

ben de şöyle bir şey anlatayım salona yeni eşya aldığımız zamanlar, ses duyduk annem teyzem evde, baktık masanın üzerinde göçük var, bulamadık nedeni başta, baktık avizeden elmas şekilli parça düşmüş durup dururken. annem nazar demeye başladı. teyzem daha fena. bence tamamen malzeme ve üretim ile ilgili. sonuçta her üretim kusursuz olmuyor. fabrikalarda 100% hatasız kalite standardı yok zaten. 10binde bir oluyordu belki o da bize denk geldi.

bir de insan bazı şeyleri, kendi istediği/inandığı şekilde yorumluyor, algıda seçicilik doğru tabir mi bilmiyorum.
0
fezagezgini_4
(16.07.20)
istesem nazara inanabilirdim. mesela gitar çaldığım videolarım vardı, bi gün canlı yayın yaptım, ertesi gün parmağım kırıldı. 3-4 aydır gitar çalamıyorum doğru düzgün. bir arkadaşım sana nazar değdi dedi. bense buna inanmamayı seçtim. ben bu parmağı bi öfke nöbetinde kırdım ve bu benim sorumluluğumda. bunu ben yaptım yani. suçu başkalarına atmak yerine kendimize dönüp bakmak en mantıklı ve faydalı yol. hayatta neye inanırsak o tezahür ediyor. o yüzden ben de tüm kontrolün benim elimde olduğuna inanmayı ve dışarıya daha fazla güç atfetmemeyi seçiyorum.

ama şu var, başka insanlardan etkileniyoruz. misal bi projemiz var ve bunu baltalayacak kötü niyetli arkadaşlar ya da kişiler var. onların bakış açısından ve enerjisinden etkilenmemek için onlardan bitakım şeyleri saklı tutmayı seçebilirim. çünkü enerjilerden şimdiye kadar çok çabuk etkilenen biri oldum.

demem o ki tüm güç içimizde. siz izin vermezseniz, auranızı çelik zırh gibi takınırsanız bişicik olmaz. ama korkarsanız nazar değecek diye, o zaman halden hale girmek zorunda kalırsınız. mesele kendimizi güçlü tutmakta diyor susuyorum. sevgiler.
0
durme
(16.07.20)
@durme, çok güzel anlatmışsın ama işte buna nazar denmiyor mu? hadi nazar demeyelim ismine zurna diyelim sonuçta aynı yola çıkıyor gibi anlattıkların?
0
🌸solo
(17.07.20)
@solo

parmak kırılması değil de, ikinci kısımda evet nazarı anlatmış.
0
fezagezgini_4
(17.07.20)
ben de hep tesadüf olduğuna inanmak istiyorum ama ne zaman mutlu olsam, başıma çok iyi bir şey gelse bu mutluluk kısa sürüyor. bu yüzden sevincimi hatta gerçekleşmesini istediğim planlarımı bile gizliyorum artık. bunla ilgili bir ted vidosu vardı, belki ilgilenirsiniz:)

www.ted.com
0
walser
(17.07.20)
@solo tamam adına nazar diyin isterseniz ama benim bahsettiğim tamamen metafizik bir şey değil. bir başkasının hayata bakışı bizi etkileyebilir, moralimizi bozabilir vs. yani siz izin vermedikçe hiçbir şey olmaz.

lakin güçlü hissetmiyorsanız, o zaman saklarsınız, belki batıl inançlar geliştirirsiniz bunu bertaraf etmek adına. misal nazar boncuğu. işe yarayabilir de zira siz inanıyorsunuz iyi geleceğine.
0
durme
(17.07.20)
ben inanmaktan ziyade kötüye gideceğini hissediyorum. Gaybı Allah bilir.
0
the last
(17.07.20)
inanıyorum. zaten olmasını istediğiniz şeyleri olana kadar başkaları ile paylaşmak pek önerilmez.
0
ruh i tibbiye
(17.07.20)
inanmak için sağlam argümanlı bir neden bulamıyorum. deneyselliği de yapılamıyor. başa kötü bir şey geldiğinde "nazar ettiler" yorumu yapılabilir. ama o yorum olmadığında da "başa bir şey gelmiş olması" değerinden bir şey kaybetmiyor. başınıza gelen şeylerin tek sebebi determinizm'dir. o kadar. yani öncül domino taşları devrilmiştir.

kendi deneyselliğini yap. yaptığın işle ilgili olumlu tüm şeyleri hiçbir zaman söyleme. bakalım kaç defa işe yarayacak bu.

belki de sen "çok fazla paylaşım yapmayı seviyor" da olabilirsin. yani "sana öyle geliyordur" belki.
0
matrix
(19.07.20)
(3)

Kadıköy'de Cafe Bar Önerisi (Happy Moon's Tarzı)

put it in your appropriate place
Kadıköy'de gidip rahat rahat oturmalık ve muhabbet etmeli hangi yerler var, Happy Moon's gibi? İlla yemek düşünmeye gerek yok. Hem içki içenleri hem içki içmeyip, kola ve benzerlerini tüketen, kızlı erkekli gidebilecek mekan pek bilmiyorum sanırım. Moda'da Black House var. Başka?
Kadıköy'de gidip rahat rahat oturmalık ve muhabbet etmeli hangi yerler var, Happy Moon's gibi? İlla yemek düşünmeye gerek yok. Hem içki içenleri hem içki içmeyip, kola ve benzerlerini tüketen, kızlı erkekli gidebilecek mekan pek bilmiyorum sanırım. Moda'da Black House var. Başka?
0
put it in your appropriate place
(16.07.20)
(bkz: dopamine coffee shop ) var işletmecilerinn de sözlük yazarı olduğu
0
orpheus
(16.07.20)
kadıköy happy moon's?
0
oz suser
(16.07.20)
big chefs olabilir, yeri güzel.
0
blatta hiberna
(16.07.20)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.