Giriş
(5)

son sozu soyleyip engellemek

Kittie
bunu bazi istisnai durumlarda yapilabilir buluyorum ama su durumlar cok itici geliyor: mesela karsilikli konusulan bi durum var. karsi taraf hassas dusunup yapici bir uslupla yazarken obur taraf cirkinlesiyor ve karsi tarafa soz hakki birakmamak icin bir de engeli basiyor ustune.bunu yaptiginiz oldu
bunu bazi istisnai durumlarda yapilabilir buluyorum ama su durumlar cok itici geliyor: mesela karsilikli konusulan bi durum var. karsi taraf hassas dusunup yapici bir uslupla yazarken obur taraf cirkinlesiyor ve karsi tarafa soz hakki birakmamak icin bir de engeli basiyor ustune.
bunu yaptiginiz oldu mu hic. ne dusundunuz bunu yaparken.
benim icin prenses sendromlu birinin yapacagi bi sey bu.
sizce?
0
Kittie
(31.01.23)
Ben yapmadım hiç yapmam da, çocukca geliyor. En fazla "ya hadi siktir git" derim sonra karşıdan ne geldiğine bakmam.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(31.01.23)
Duyuruda kafayı cinselliğe ve güzelliğe/yakışıklılığa takmış biri var. Mesajları ile hakaret ediyor. Ben engelledikçe yan hesabından mesaj atıyor falan. En son ona cevap verip engelledim. Hayatımda bir kere yaptım sanırım. Belki 18’ken ergen sevgilime kızıp yapmışımdır en fazla. Başka normal bir zamanda düşünemiyorum. Tanıdığım kimseye bunu yapma ihtiyacı hissetmem. Çocukça. Ancak sosyal medya trollerine uygulanabilecek bir tarife.
0
ruhen hastayim ben
(31.01.23)
hayatimda yuz yuze gorustugum hic kimseyi engellemedim. cok buyuk terbiyesizlik ve toyluk gibi geliyor bana.

sozlukte salak salak mesaj atanlari engelliyorum bazen. burada da birini engelledim gecen ilk olarak.
0
antikadimag
(31.01.23)
her sene mutlaka biri sozlukten kufrediyor, direk ana avrat.
ben de mumkun oldugunca kreatif kufurler kullarak arkadasin cevabini verip, hemen ardindan engeli basiyorum.

super aktivite, tavsiye ederim. obur turliu vakit kaybi.
0
cooperr
(01.02.23)
Ergence bir hareket. Ben bunu yapmak yerine o şekilde mesaj geldiyse cevapsız bırakıp konuşma oraya evrikdiyse de daha fazla konuşmayacağımı belirtip geçiyorum. Ekşi Sözlük hesabım cevapsız bıraktığım küfür içerikli veya saldırgan mesajlar ile dolu. Cevap vermeye değmez.
0
nawar
(01.02.23)
(5)

Ingiltere vs Amerika yasamak ve calismak icin

bonjourrr
MerhabaIkisinde de yasamak calisma sansiniz olsa hangisini secerdinizVe nedenYazilimciyim alanim iki ulkede de populerAma sanirim ameriakda maaslae daha yuksek ama gider daha cokAmac bir yerden sonra bu isin dansimanligini kurmakYa da siz olsaniz hangisini secerdiniz.Tesekkurler
Merhaba

Ikisinde de yasamak calisma sansiniz olsa hangisini secerdiniz
Ve neden

Yazilimciyim alanim iki ulkede de populer
Ama sanirim ameriakda maaslae daha yuksek ama gider daha cok

Amac bir yerden sonra bu isin dansimanligini kurmak

Ya da siz olsaniz hangisini secerdiniz.

Tesekkurler
0
bonjourrr
(31.01.23)
amerikadan kastınız abd sanırım.
ben abd diyorum. çünkü ülkenin olayı zaten göçmen kabulune dayanıyor. ingiltere'de kendini bilmez ırkçılarla karşılaşma olasılığınız çok daha yüksek bana göre. ve ingiltere'de yaşam masrafları eğer şehir merkezinde ve görece makul yerlerde olsun derseniz kira-fatura vs sabit giderler abd'den daha pahalı genel olarak. tek olumlu yanı türkiye'ye abd'den daha yakın olması bence.

ben olsam kesinlikle abd'yi tercih ederdim. ama bu tamamen sizin bileceğiniz ve kendi şartlarınıza göre karar vermeniz gereken bir mesele. benim için abd daha iyi seçenek olurken sizin için tam tersi olabilir. mutlak ve keskin bir ayrımı yok.
0
pardus
(31.01.23)
ABD seçeneği öne çıkıyor bende.
Avrupa Birliği sosyal devlet işinin cılkını çıkardı. Çalışmamayı ödüllendiren, fazla çalışanı cezalandıran bir yer haline geldi.
Abd, Avrupa'ya oranla daha vahşi ama çok çalışırsanız çok kazanıp az çalışırsanız aç kazancağınız daha akla yatkın bir sistemi var gibi görünüyor bana.
Her ikisini de yakından incelemedim, yıllar içinde edindiğim izlenim bu şekilde.
0
michael_knight
(31.01.23)
michael_knight +1
cok guzel ifade etmis.
Avrupa'da ne uzuyor ne kisaliyorsunuz, herkes ortalama (biraz ustu biraz arti) yasiyor, ABD'de anladigim kadariyla caliskansaniz onunuz gercekten acik oluyor. Eger cok caliskan ve girisimci degilim derseniz muhtemelen Ingiltere daha iyi olur sizin icin.
0
kassiopeia
(31.01.23)
ingiltere'de şu anda cost of living krizi yüzünden ev kiraları çok yüksek ama iyi bir maaş verirse şirket, yaşama standardınız ortalama üstü olur. amerika'da şu ara yazılımcıların büyük şirketlerden yüzbinlerce kadarı işten çıkarıldığı için yazılım piyasasında boş pozisyon bulma sıkıntısı çekebilirsiniz. yazılımcılar için zor bir dönem bizi bekliyor :(
0
kurbanlik koyun
(31.01.23)
tartismasiz amerika.

1) 2 kat fazla maas alirsin. avrupa sosyal devletini gocmen olarak finanse etmenin hicbir mantigi yok.

2) bol bol gunes gorursun, daha guzel iklimde yasarsin.

3) amerika'yi gezersin, devasa memleket. ingiltere schengen'de degil, tikilip kalirsin. avrupayi gezmek icin yine vize gerekiyor.
0
antikadimag
(31.01.23)
(6)

sales ile revenue arasındaki fark nedir?

Trafalgar
örnek de verebilir misiniz?
örnek de verebilir misiniz?
0
Trafalgar
(30.01.23)
revenue kar degil. gelir demek. ne kadar para kazandigin.

sales de satis demek. dogrudan bir financial statement terimi degildir. revenue yapmanin yollarindan biridir. revenue tamamen sales'ten gelebilir ama baska revenue kaynaklari da olabilir. ama satisin tamami revenue'ye gider.
0
antikadimag
(30.01.23)
revenue her seyi kapsar. sales sadece esas operasyonundan elde ettigin gelir. mesela tesla'nin revenue'su bitcoin alip satmasindan elde edilen geliri de kapsayabilir, ama sales sadece araba satisi, software satisi, vs onlardan elde edilen gelirin toplami olur.
0
hot potato
(30.01.23)
sales = quantity
Revenue = quantity x selling price
0
onkiloversemtamamım
(30.01.23)
Buna ek olarak her satış revenue aynı anda olmaz, incoterm'e göre revenue olabilmesi başka aya aktarılabilir. Yani bu ay 100 satmak incoterm'e göre 20 bu ay revenu, 80 gelecek ay revenue olabilir.
0
logisticsmanager
(30.01.23)
Sales (satış):
Fatura kesip, fatura karşılığı elde ettiğiniz para.

Revenue (gelir):
Sales artı, fatura kesmeden elde ettiğiniz toplam para.

Örnek: Revenue = Sales + menkul gelirleri + bankadaki mevduattan elde edilen faiz vs.

Not: Eğer zararına işler yaparsanız (menkul zararları, zararına satışlar, iadeler, kayıplar vs), bu işleri düşmeniz gerekir. Bu durumda Revenue daha düşük olacaktır.
0
alfired
(30.01.23)
this year's sales number is exactly the same with last year but somehow we got more revenue from it.
0
duyurukullanıcısı
(30.01.23)
(4)

premium araba fiyatlarindaki mantiksizlik

monicapp
yakin bir zamana kadar benim arabanin ikinci eli 650-750 arasindayken (c5 aircross), mercedes gla ikinci elleri 1 milyon tl civarindaydi, simdi benim araba 1 milyon tl oldu, gla'lar 2 milyonlara gelmis, ayni sey mercedes audi ve bmwlerin cogu aracinda var, beklemek mi lazim almak icin? niye boyle ol
yakin bir zamana kadar benim arabanin ikinci eli 650-750 arasindayken (c5 aircross), mercedes gla ikinci elleri 1 milyon tl civarindaydi, simdi benim araba 1 milyon tl oldu, gla'lar 2 milyonlara gelmis, ayni sey mercedes audi ve bmwlerin cogu aracinda var, beklemek mi lazim almak icin? niye boyle oldu
0
monicapp
(30.01.23)
ben de epeydir gla ve q3 takip ediyorum. gla'larda çok ciddi bir tedarik sorunu var, çok çok az araba gelmiş 2022'de. o yüzden galeriler gördğüne yapıştırıyor. zaten sahibinden'de yeni kasa olarak 10-15 tane araba var. q3'te de aynı durum var birebir. buna ek olarak trde premium araçlar her zaman daha çok değer kazanıyor durduğu yerde. eğer para biriktirebiliyorsanız stok sorunu çözülene kadar beklemek ya da stok sorunu olmayan araçlara bakmak daha mantıklı. çünkğ şu anki fiyatlar dolar bazında da anlamsız derecede yüksek ve kredi imkanı da neredeyse yok. 1.2m üstü araçlar için yalnızca 12 ay ve taşıtın %20'si kadar kredi çekilebiliyor. bu ortamda o araçları almak saçmalık.
0
roket adam
(30.01.23)
üst segmentin suyu çıktı. 2 milyona gla mi olur yahu 120bin$ :D ötv olmasa bile 60k$.

yani çözüm basit, almayacaksın. araba olmayabilir, çip krizi olabilir ama bu senin ikinci eline sıfırından 600k fazla fazla vermeni mantıklı kılmaz. ekonomide dibin dibindeyiz, seçim arefesindeyiz. bu sürdürülebilir değil. pandemi başında ve sonrasında da araç fiyatları uçuyor almayın derlerken ben tuscon aldım kimseyi dinlemeden, ama şimdi iş çığrından çıkmış vaziyette. abd'de neredeyse ev alıp aylık 500$ kira getirecek fiyatlara ikinci el araç satışı nedir haha patlayacak birilerinin elinde ama görelim
0
avatar is back
(30.01.23)
yanitlar icin tesekkurler, en iyi beklemek sanirim. cunku bu fiyatlarin gercekten hicbir acidan mantikli tarafi yok. mercedes liste fiyati 1.400 olan aracin 2021 40.000 kmdeki araci nasil 2.1 milyon olur? sacma sapan isler
0
🌸monicapp
(30.01.23)
turkiye'de araba almak cok mantiksiz. ben olsam yolda birakmayacak eski dandik bir araba alirim net.

hele luks araba almak sokaga para atmak gibi bir sey. devlete onbinlerce dolar para verilir mi yahu? normal bir ulkede vergi vermekte problem yok da o parayi yiyorlar bildigin. su akp'li zenginleri finanse ediyorsun. onlarin gucci'lerini, range rover'larini finanse ediyorsun. dusman basina.

yani mesela bmw 3 aldin diyelim devlete ~$60k para veriyorsun. manyaklik.
0
antikadimag
(30.01.23)
(13)

Sosyal olmadığım için kariyer yap(a)mıyorum

canım sıkılıyor
Bildiğiniz gibi ülkemizde kariyer basamaklarını tırmanmak için işini düzgün yapmak değil network(torpil) gerekiyor. Ben de insan ilişkilerinde böyle esnek biri olamadığım için misal bölüm yemeğine bile gitmek istemediğim için ne kadar çabalaraam çabalayayım yükselemeyeceğimi düşünüyorum. Durum buyke
Bildiğiniz gibi ülkemizde kariyer basamaklarını tırmanmak için işini düzgün yapmak değil network(torpil) gerekiyor. Ben de insan ilişkilerinde böyle esnek biri olamadığım için misal bölüm yemeğine bile gitmek istemediğim için ne kadar çabalaraam çabalayayım yükselemeyeceğimi düşünüyorum. Durum buyken neden çalışayım ki diyorum pandemiden beri sessiz istifa dedikleri şekilde çalışıyorum. En son uyarı aldım performansın düşük diye ama ofisteki hatta işyerindeki herkesin tek derdi çay kahva içip laklak yapmak. Ne önerirsiniz yurt dışına mı gideyim bölüm mü değiştireyim? İs degistisem bu kadar kazanamam. Bölüm değiştirsem kaypak bir müdür olursa yine işten soğurum. Yurt dışı da riskli açıkçası hiçbir ülkede çalışmadım daha önce amerikada işini yapana hakkettiği verilir deniyor da sanmıyorum her ülkede vardır bence bu torpil işleri. Asosyal ama işini düzgün yapan birine ne önerirsiniz kariyeri konusunda?
0
canım sıkılıyor
(30.01.23)
Eksikliğinizin nerede olduğunu düşünüyorsanız o kısmınızı geliştirmenizi öneririm.

Çalışmanın en önemsiz, en kolay halledilen kısmı iş yapmaktır. Onu herkes iyi-kötü bir şekilde yapıyor.
Sosyal olmanın, etrafa iyi enerji yaymanın bu kadar kötü bir şey olduğu, düşmanınız olduğu fikrinden de uzaklaşmaya çalışın bence.

Buna torpil olarak da bakmayın. Siz bir yönetici olsanız her sabah gülümseyen ve %70 kapasitede olan insanla mı çalışmak isterseniz yoksa her gün kötü sözler söyleyen ve insanları kıran %90 kapasitede insanla mı? Ben her seferinde gülümseyen insanı tercih ederim.

İş değiştirmeyin, kendinizi değiştirin. İşi değiştirseniz de yaklaşık olarak aynı sorunla karşılaşacağınızı tahmin ediyorum.


Bazen şu soruya cevap arıyorum "İnsanla uğraşılmayan bir iş var mı?" Henüz böyle bir iş bulamadım.
CERN'de deney yapan bilim insanları geliyor aklıma ama o CERN'deki görevi kapana kadar kaç kişiye dalkavukluk yapmaları gerektiğini hayal edince onun da böyle bir iş olmadığını görüyorum.
İnsanlarla uğraşılmayan bir iş yok o yüzden insanlarla iletişim kalitenizi arttırmaya bakın.
0
michael_knight
(30.01.23)
Her ülkede böyle, en azından gördüğüm ve duyduğum.
Ben Fransa'da top 3 fmcg firmalarından birinde çalıştım, kariyer anlatılırken önemli olaylardan biri olarak exposure denildi eğitimde.

Ben hayatımda is yapmak yeter başka hiçbir şeye gerek yok denilen yer duymadım, farklı ülkeler dahil.

Asosyal birine subject matter expert olmasını öneririm. Çünkü müdürlük vs kişinin asosyal/hiç kimseyle muhabbeti olmayan birisi olmasını kaldiramaz
0
logisticsmanager
(30.01.23)
kariyer yapamayacaksin o zaman....bazi isler var, sosyal olup olmadigina bakmaz, tek basina halledebilirsin ancak isin boyle bi tanimi yoksa mecbursun sosyal olmaya...yani baska bir alternatif yok, yoksa hep asagi pozisyonlarda kalirsin. yurtdisi da boyle, farketmez....

bu arada isimi duzgun yapiyorum diyorsun obur taraftan da sessiz istifa uyguluyorum diyorsun. isini iyi uygulayan biri bunu yapmazdi, onu da soyleyeyim. is kosullari isine geliyorsa elinden geldigince calisirsin, gelmiyorsa istifa edersin
0
monicapp
(30.01.23)
Kariyer basamakları için hem işini düzgün yapacaksın hem de iş çevrendeki ağı sağlam tutacaksın. Bu bildik anlamda torpil değil. O işi eli yüzü düzgün yapan adam sayısı sandığınızdan daha çok. Özellikle bir yöneticinin sorun çözme becerisi onu yönetici yapıyor. Kimlerle konuşması gerektiğini, nasıl konuşması gerektiğini bilecek. Karşılıklı birbirlerini kollamakla ilgili alışverişi yapabilecek. Bunlar sandığınız gibi kötü şeyler değil. Bunu yapan kişiden daha iyi bir mühendis (örnek veriyorum) olabilirsiniz ama bu özellikleriniz sizi ancak çalışan düzeyinde destekler. Yönetici olmak istiyorsanız sosyal yeteneklerinizi muhakkak geliştirmelisiniz. Bir de iyi bir mühendisi bile bir süre sonra pahalı kalacağı için yönetici yapamıyorlarsa tutmuyor firmalar, aklınızda olsun.
0
SiyamkedisiZorro
(30.01.23)
alanınız önemli. mühendislikteyseniz, işinizde iyiyseniz, çok yükselemeseniz bile aranan eleman olursunuz.
0
vizivozo
(30.01.23)
kendini zorla. insan değişebilir. sosyal olmaya çalış, hemen ilk denemende olmayınca küsme. zorlayabildiğin kadar zorla. asosyallik tercih diye düşünüyorum. insan sosyal bir varlık ve sosyalleşmek, toplum içinde ne diyeceğini bilmek, bir insanı nasıl dinleyeceğin, nasıl konuşacağın, bunlar öğrenilebilir. bahane bulma.

son kararım asosyal olacağım diyorsan kariyerinde ilerleyemezsin. uzman olarak devam edeceğin bir işin olsun. şu anki işini çok iyi yap. beklentini de öldürürsen, mis gibi asosyal asosyal bir hayat sürersin.
0
gabe h coud
(30.01.23)
network ile torpil'in bir alakasi yok. tanimadiginiz insan ile nasil is yapacaksiniz, network bunu saglayan bir sey. torpil bambaska bir sey.
michael_knight cok guzel yazmis, kendinizi degistirmedikten sonra bir sonraki is yerinde de ayni sorunlarla karsilasirsiniz ve bunun nedeni kotu bir insan olmaniz falan degil, sadece yazdiklarinizdan bile, sosyal iliskileri kuvvetli ya da ofiste zaman zaman keyifli vakit geciren insanlara karsi ne kadar negatif inanc beslediginiz goruluyor. Sosyal olmak, daha iyi iletisim kurabilmek gelistirilen bir ozellik, dolayisiylsa caresiz degilsiniz. Herkes sosyal olmak zorunda degil ama ozellikle size bunu yazmamin nedeni, sanki siz sosyal olmayi sevmediginiz icin degil de iletisimi kuvvetli biri olmadiginiz icin ve bu negatif inanislar yuzunden zorluk yasiyorsunuz gibi geldi. sorunuzda o kadar cok kisitlayici ve negatif inanc var ki.
Kendinize sosyal olmak icin izin mi vermiyorsunuz? network yapan insanlarin, ofiste zaman zaman keyifli vakit geciren insanlarin hep torpilli oldugu/olacagi inanci nereden geliyor? bu inanci ilk nerede edindiniz? ailenizde yukselen kisilerin hep torpilli oldugu ya da sosyal yonu kuvvetli kisiler oldugunu siklikla duydunuz mu? sosyal olabilen kisileri kiskaniyor musunuz? eger kiskaniyorsaniz unutmayin ki kiskanclik aslinda icinizde, sizde de olan ama desteklemediginiz ve reddettiginiz bir ozelliginizi baskasinda gordugunuz icindir. Dolayisiyla siz de iletisimi kuvvetli, sosyal biri olabileceginizi mi reddediyorsunuz? ailenizde bu tur insanlarin kotu olduguna dair bir inanisla mi buyudunuz?
0
kassiopeia
(30.01.23)
ama sosyal olmak hayatın her alanında gerekli. iş hayatında yükselmeden kız tavlamaya, eğlenceli vakit geçirmeden, depresyondan korunmaya, mutlu olmaya kadar.

sosyal beceriler de diğer beceriler gibi zaman içinde kullanılmadıkça körelebiliyor. en azından bu becerilerin körelmeeyeceği ölçüde sosyal olabilirsiniz. small talk yapma becerisi örneğin çok kritik bir sosyal beceridir.
0
nickini degistiren yazar
(30.01.23)
"Asosyal ama işini düzgün yapan birine ne önerirsiniz kariyeri konusunda?"
çılgın bilim adamı olup dünyayı ele geçirebilirsin.

network'e torpil, müdüre kaypak vs. dedikten sonra pek bişi yapamazsın. işini iyi yapan ve hak ettiği halde tanıdığının tavsiyesi ile işe girmiş biri senin gözünde her zaman torpilli olacak, şirketin varlığını önemseyen müdür her zaman senin için kaypak olacak. bu fikirler senin davranışlarını etkileyecek ve dolayısı ile keyfin kaçacak işini yapmak istemeyeceksin.


fikir ve düşüncelerini değiştirmen lazım, düşüncelerin davranışlarını, davranışların ise düşüncelerini etkiler. bu ikisini parça parça değiştirmen lazım.

fikir ve düşüncelerini değiştiriyor olman karakterini de değiştiriyor olduğun anlamına gelmiyor. ikisi farklı şeyler.

eğer birileri için birileri ile beraver çalışıyorsan sosyal olman gerekiyor, bu bir grup içerisinde olmanın ana kuralı.

sosyal olman demek de sürekli olarak iletişimde kalacaksın, sürekli beraber vakit geçireceksin demek değil.

ya sosyal yönlerini geliştireceksin yada tek başına çalışacağın bir iş bulacaksın, e-ticaret mi yaparsın, tekel bayiisimi açarsın o sana kalmış.

muhabbet etmeyi çözdüğünde bu sorunlarının tamamı ortadan yok olacak.
0
selam
(30.01.23)
Kariyerde ilerlemek derken yöneticilikten mi bahsediyorsunuz bilmiyorum ama insan ilişkilerinde iyi olmazsanız iyi bir yönetici de olamazsınız ki zaten. Bütün işiniz insan olacak o durumda.
0
peki madem
(30.01.23)
Yapamadıklarınızı içselleştirmiş durumdasınız ve asla değişemeyeceğinizi düşünüyorsunuz. Bunun etkisi olarak da yapabilen kişileri küçümseme eğilimi geliştirip objektif bakışınızı kaybetmişsiniz.

Yukarıda yorum yapan kişiler ve ben sizin düşmanınız değiliz, sadece kendimizi çok zorlayarak da olsa değişebileceğimizi gördük ve bu yüzden size de değişebileceğinizi söylüyoruz. Kolay olacağını, basit bir denemeyle yapabileceğinizi söylemiyoruz ama bunu yapabilirsiniz. Terapiye gitmeyi hiç düşündünüz mü? Çok çok faydalı olabilir sizin için.
0
montreal
(30.01.23)
size tarkan'dan gelsin, yalnız taştan duvar olmaz

şaka bir yana, kassiopeia, selam ve edmond honda +1

sizin özellikle iş yeri dinamiklerine ilişkin bakış açınızı gözden geçirmenizde fayda var. insanlar robot değil, tabii ki sosyallik ihtiyaçlarını karşılayacaklar. işyerindeki "herkesin" tek derdi çay kahve içip laklak yapmak? herkesin? çok bilenmişsiniz siz çalıştığınız yere. herkes laklakçı bir siz mi çalışıyorsunuz? o zaman şirket nasıl yürüyor? inanın o sosyallik, o kahve arasındaki bazı muhabbetler falan olmasa bazı işler yürümez bile bazen. demiyoruz ki herkes işini bıraksın kahve içsin, fal baksın, dedikodu yapsın. ama bırakın insanlar hem iş yapsın hem sosyalleşsin.

hepimizin işyerinde işini iyi yapan/yapmayan sosyal insanlar, işini iyi yapan/yapmayan asosyal insanlar, işini iyi yapmadığı halde torpille (network ile değil, ikisi bambaşka şeyler) tepeden inme orada olan insanlar, networkle kendini kanıtlayarak gelmiş olanlar ve inanmazsınız bir çeşit torpil ile gelmiş ama işini çok iyi yapan insanlar da oluyor. işinize odaklanın ve geliştirin kendinizi her zaman tabii ama sosyallik ile ilgili algılarınızı da biraz değiştirebilirsiniz.

bir de şu torpil-network ayrımı yapın yahu. torpil hatırlı bir insan olduğunuz ya da biri orada olmanızı istediği için, çoğu zaman o işe uygun olmasanız da oraya yerleştirimenizdir (babanız patrondur, dayınız şirketin hissedarıdır, kuzeniniz müdürle kankadır, her neyse işte). network ise çalışırken kendi alanınızla ilgili iş yaparken tanıştığınız, belki beraber iş yaptığınız, alanınızla ilgili fikir alışverişinde olduğunuz, toplantılarda bir araya geldiğiniz ya da sadece ortak paydada buluştuğunuz için biriktirdiğiniz insanlardır. bu insanlar aracılığıyla yeni insanlarla tanışabilirsiniz. sizi tanıdıkları için size bazı iş imkanları bulabilirler ya da bir işe aday gösterip yerleştirebilirler çünkü o işi yapabileceğinizi yani yetkinliğinizi biliyorlardır. network torpil değildir, sizin emeğinizle oluşturduğunuz bir şeydir.

network'ü şuradan eleştirebilirsiniz, dersiniz ki insanlar kendilerini çok güzel anlatıp "pazarlayabiliyorlar", ortam yapabiliyorlar ama bende o beceri yok, ya da bunu yapmayı sevmiyorum, o başka bir konu. hala torpil değildir burada olan.

velhasıl "herkes kötü, bir ben iyi" kafasından çıkmanızda fayda var. kendi iyi olduğunuz yönlerinize odaklanın, önyargılarınızdan da biraz arının bence.
0
nimberjack
(30.01.23)
hocam bu insan dogasi ile ilgili bir sey. dunyanin her yerinde boyle.

yazilim, muhendislik gibi teknik islerde basarili olunur boyle karakterle.
0
antikadimag
(30.01.23)
(6)

Ülkeyi terk etmek

Unde bach canim
Böyle sorunca tabii ki havada kalmış bir durum fakat, öz eleştiri yapmak gerekirse her konuda ortalama kalmış biriyim. Elimde mülk satışlarından 2-2.5 milyon tlye yakın para geçecek. 100-120k euro para yapıyor. Tabii ki ahım şahım bir para değil fakat sizce avrupada, amerikada ya da avustralya gibi
Böyle sorunca tabii ki havada kalmış bir durum fakat, öz eleştiri yapmak gerekirse her konuda ortalama kalmış biriyim. Elimde mülk satışlarından 2-2.5 milyon tlye yakın para geçecek. 100-120k euro para yapıyor. Tabii ki ahım şahım bir para değil fakat sizce avrupada, amerikada ya da avustralya gibi ülkelerde bir hayat kurulur mu?

Yazılımla ilgili bölüm okuyup bir çok iş başvurusunda bulunmama rağmen hep yedek olarak kaldım. Almadılar özetle ve işsiz kaldım.

Soru şu: mesleğinizle alakalı bir iş yapmadan bu 100k euro elinizde olsa hangi ülkede ne iş yaparak hayat kurardınız? Ya da mesleğiniz orada olmayacaksa gitmeye bile yeltenmez miydiniz?
0
Unde bach canim
(30.01.23)
hangi vizeyle gideceksin? 100k ile yatirimci vizesi alamazsin. oraya gidip is kurabilmek icin legal olman lazim. veya ise girebilmek icin.

ayrica o paranin bir kismi ile ilk gittiginde yasam giderlerini karsilaman gerekecek. ayda $2k da ona ayir.

bana pek oluru var gibi gelmedi.
0
antikadimag
(30.01.23)
Pazartesi sabahına ne kadar güzel bir başlangıç. Miami'de Burger King paspaslamaya okeyim ben. Ama İsviçre'de müebbet hapsi bi düşünmem lazım.
0
baba553
(30.01.23)
Almanya'da egitim neredeyse ücretsiz. Hatta duales studium gibi lisans-master egitimi alirken ayni anda bir sirkette calisip aylik 800-1400 euro arasi gelir elde edebileceginiz bir program da var.

Ben size Türkiye'de b1 seviyesine dek Almanca ögrenmenizi, sonra yüksek ögrenime hazirlik amacli dil kursu vizesiyle ya da sartli kabul alarak Almanya'da dil egitiminize devam etmenizi ve ardindan bir lisans ya da master programindan kabul alarak burada kalmanizi öneririm. Mesleginizi degistirmenize de vesile olabilir.

Bloke hesapta 11 bin euro bulundurmaniz gerekiyor ilk yil icin. Oturum ilk yil icin 6+6, 12 ay olarak veriliyor. Ikinci yil okuldan kabul alip kayit yaptirinca tekrar bir bloke hesap 11 bin euro civari... Memur size 1 yil da oturum verebilir, benim örnegimde oldugu gibi 3 yil da. 2-3 yillik bir oturum izniyle her yil bloke hesabinizi güncelleme zorunlulugunuz da olmaz.

Tam zamanli bir is bulup oturumunuzu ona göre degistirmeniz de mümkün. Yapanlar var, detaylarini arastirmak gerek. Ayrica 5 yil Almanya'da oturumu olana süresiz oturum ve belli sartlari da yerine getiriyorsa vatandaslik verilme durumu vardi en son.
0
chihirovekohaku
(30.01.23)
Kurulur.
O paranın yarısına da kurulur. Meslek ne bilmiyorum ama misal bana bugün tedarik zincirinde biri 100 bin Eurom var dese almanya/fransa master derim, dil kursu bir de. Mezun olunca is garanti hatta is secmece.

Misal benim hintli is arkadaşınin çoğu Hintli arkadaşı Fransa'da böyle okudu şu an fransa/almanya calisiyorlar çok iyi firmalarda iyi paralara.

Ha ama sosyoloji okuduysaniz misal, o zaman farklı durum çünkü onlar burada da işsiz.
0
logisticsmanager
(30.01.23)
Kendim de buna cesaret edemem ama;
Paranın 100 bin liralık kısmını yakmayı göze alarak Güneydoğu Asya'da hayatın ucuz olduğu ülkelerden birinde turistlerin de uğradığı bir yerde kafe-büfe-tostçu veya oraya gidince aklıma gelecek bir işle hayatımı sürdürüp sürdüremeyeceğimi, mutlu olup olamayacağımı denemek isterdim.
0
michael_knight
(30.01.23)
elindeki paranın ve kuracağın işin nerede kurulacağının bir önemi yok, becerikli olan biri için dünyanın her yeri bir fırsatlar kapısı.

sen iş kurmayı becerebilecek misin? ellerinde o kadar büyük para olmadan dahi insanlar pek çok iş kurup para kazanabiliyorlar. seni bunları denemekten alıkoyan neydi şimdiye kadar?

kendi ana vatanında kendi kültüründeki, kendi dilindeki insanlarla çalışmamışsın, bambaşka bir ülke ve bambaşka bir dil, kültürde başarılı olacağını düşünüyorsun?

kendi vatanında yedekte kalan biri başka bir ülkede yedeğin yedeği olarak kalır. insanlar birbiri ile anlaşabileceği, ortak değer ve kültüre sahip biri ile çalışmak isterler, eğer ecnebi biri o şirkete geliyor ise orada bulunanlardan daha fazla bilgi ve tecrübeye sahiptirler yada çok ucuzdurlar.

çok ucuz kalırsan ırkçılığa maruz kalırsın, bunlar geliyor ve işlerimizi elimizden alıyor denir. adapte olamazsın.

çok tecrübeye sahip isen zaten yazdığın sorunlarla uğraşmazsın onlar seni davet ederler zaten.

yok eldeki parayı tutarak yaşayacak bir yer lazımsa, toplumun olabildiğince kapalı olduğu bir ülkeye gitmek en mantıklısı, zira o paraya oralarda uzunca bir süre yaşarsın.

açık toplumlarda o para o kadar da büyük bir para değil, iyi bir para tabii orası ayrı. 3-5 sene yeter sana.

kendini geliştirmek senin kendi elinde paraya da ihtiyacın yok bunun için. 6 ay kendine vakit ayırıp kendini geliştirsen zaten her yerde iş bulabilir duruma gelirsin elindeki paraya da dokunmazsın.
0
selam
(30.01.23)
(19)

Amerika'da zencilere karşı ırkçılık

vizivozo
Hala gizliden devam ediyor mu, yoksa çoğunlukla bitti mi?
Hala gizliden devam ediyor mu, yoksa çoğunlukla bitti mi?
0
vizivozo
(29.01.23)
Devam ediyor hicbir zaman bitecegini sanmiyorum. Amerika'nin dezavantaji yuzolcum olarak cok buyuk olmasi bunun sonucunda zenci zenci bolgesinde, beyaz kendi bolgesinde yasiyor. Bu yuzden Ingiltere'yi fransa'yi 100 yil geriden takip edecek irkciligi yenme konusunda. Avrupa'ya kiyasla sosyal devlet de olmayinca (!) yoksulluk sarmalindan cikamiyor zenciler, isi zor Amerika'nin.
0
freedonia
(30.01.23)
polisleri sürekli zenci öldürüyor gibi bir algı var bende.
0
ahm1
(30.01.23)
benim gozlemim kalmadi. ama bunu bir zenciye sormak lazim.

yeni nesilde hic kimsenin umrunda degil bu konular. hatta bircok noktada artik pozitif ayrimcilik da var. mesela sirf siyahi oldugun icin diversity recruitment ile guzel sirketlere bir beyaza gore daha kolay giriyorlar.

sehirlerin asiri segrege olmasi, zencilerin dusuk sosyoekonomik seviyede olmasi fakirlik ile ilgili mevzular. onlar cok derin mevzular. ama direkt bir irkcilik falan yok artik. oldugu an carmiha geriyorlar.
0
antikadimag
(30.01.23)
speedy
(30.01.23)
Bro ABD'de zenciler beyazlara ırkçılık yapıyor.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(30.01.23)
Bu kadar belirgin bir ayrım varken bitmesi zor gibime geliyor. Bir siyahi suç işlediğinde, bir beyazın aklına ilk gelen ifade, "pis zenci" oluyordur muhtemelen.
0
🌸vizivozo
(30.01.23)
sırf zenci olduğu için kamu ihalesi, ucuz kredi, en iyi okullarda kontenjan, büyük şirketlerde kontenjan, kamu personeli alımında kontenjan hakları var.

zencilere en ufak kötü söz söylerseniz ırkçı olduğunuz için işten atılıyorsunuz. kiracıysanız evinizden çıkarıyorlar. web siteniz varsa kapatıyorlar. dükkanınız kapatılıyor belediye mühürlüyor ya da zenciler gelip yakıyor ve polis ellemiyor ırkçı olduğunuz için.

zenciler akpliler gibi, sürekli mağdurlar ama ülkenin kaymağını sonuna kadar yiyorlar. nüfusun %13'ü olup cinayet suçlarının %56'sını işliyorlar. yani zenciler olmasa ülkenin cinayet oranı yarıdan aza düşecek. özellikle büyük şehirlerde yani zenci nüfusun yoğun olduğu yerlerde neredeyse hiç cinayet kalmayacak demek bu. yani zenciler sopayı almış sana vuruyor, ırkçılık var bana sopa vuruyorlar diye de bağırıyor bir yandan.
0
sert siyah krom
(30.01.23)
@ sert siyah krom: hocam yazdıklarınız akplilerden ziyade ülkemizde olan bir milleti (ırkı) hatırlattı. Kimler olduğunu söylemeye gerek yok.
0
Erestor
(30.01.23)
Sistematik ve kurumsal ırkçılık azaldı ancak tam anlamıyla bitmedi, bitmesi de oo kadar kolay değil zira ırkçılık kendini çeşitli şekillerde yenileyen bir ideoloji. Burada anlaşılması gereken şey şu sanırım; siz bir ırkı onyıllar boyunca baya eşya olarak kullandıktan, sömürdükten sonra geri dönüp çıkardığınız bir kaç yasa ve üç beş pozitif ayrımcılık uygulamasıyla sorunları çözemiyorsunuz. Kapitalist bir ekonomide bütün sermaye beyazların elinde birikiyor, uzun yıllar süren kölelik ve sonrasındaki ayrımcılık politikaları nedeniyle azınlıkların nitelikli eğitime, ev alacak, iş kuracak krediye, vb. kamu kaynaklarına erişimi engelleniyor, basit suçlar için bile azınlıklar hapisle cezalandırılıyor ve bu nedenle aile kurumu parçalanıyor. En nihayetinde bu sistem kendini yineliyor zira hemen her toplumda suçlular anne babası birlikte olmayan, sağlıklı bir çocukluk dönemi geçirmemiş, iyi eğitim almamış, düşük seviyeli insanlardan çıkar. Dolayısıyla "Çok suç işliyorlar" bir sebep değil sonuç. "Şirketlerde kotalar var" falan demek de "Ne istediler de vermedik" tarzı bir söylem haline geliyor. ve ne yazık ki bu kavramlar doğru dürüst anlaşılamadığı için yeni nesil içinde ırkçılığı körüklüyor.
0
salihdt
(30.01.23)
ABD’deki zencilerde çok fena ama..
benim denk geldiğim iş yerinde yüzüne gayet kibar ama arkasından dalga geçiyorlardı.
0
wishmaythşngs
(30.01.23)
Yani, amerikada ırkçılık bitti diyebilmek için herhangi bir bilgi kaynağına erişimi olmayan, ulaştığında da okuma bilmemek, dinlediğini de anlamamak falan gerekir.
Daha yakın zamanda African American tarihi müfredatı ile ilgili sorunlar çıktı, siyah amerikalıların polis tarafından öldürülme ihtimalinin yaklaşık dört kat daha yüksek olduğunu gösteren data mevcut, bazı istatistiklere göre amerikan hapishanelerindeki 17-18 yasindaki siyah genç sayısı üniversitedekilerin sayısından daha fazla. Charlottesville protestoları daha 4-5 sene önce oldu. Bunlar politik, sistemik, düzensel, sosyal kavramlar, geçtiğini bittiğini bizim ömrümüz görmez herhalde.

Edit: bu alanda master yapiyorum aka data yorumlamayi kimseden ogrenecek degiliz.
0
sopiro
(30.01.23)
@sopiro; data yorumlamak zor bir konu cogu insan eline yuzune bulastiriyor (bkz: correlation not causation)

o saydiginiz datalarin irkciliktan mi yoksa sosyal esitsizlikten, kulturel farkliliktan mi kaynaklandigini nasil biliyorsunuz? bunlar farkli kavramlar. mesela san francisco shoplifting diye aratin youtube'da bakalim shoplifter'lar hakkinda ne farkedeceksiniz?

2023 yilinda amerika'da yasayip da irkcilik var demek zor.
0
antikadimag
(30.01.23)
nüfusun %13'ü olup cinayetlerin %56'sını işlemek ne sosyoekonomik faktörlerle, ne geçmişte yaşananlarla, ne yıllar önce yasal olarak bitmiş ayrımcılıkla hatta pozitif ayrımcılığa dönmüş bir durumla açıklanabilir... bu ayrı bir şey. nüfusa oranla dört kat cinayet işliyorsun, yani silahlı suça dört kat fazla karışıyorsun, e polis de senle dört kat fazla muhattap olur bu matematik... cezaevine de girersin kardeşim. sosyoekonomik hiçbir faktör insanı katil etmez. çekme tetiği? bıçakla doğrama? bu kadar basit. insan kendisi bir sadist ve cani olduğu için, gücü yettiğine zulüm ve işkence edecek bir karakterde olduğu için katil olur...
0
sert siyah krom
(31.01.23)
gelismis ulkelerde bariz irkcilik kalmadi, ama gizli irkcilik suruyor.
Kuzey Amerika'da zenci irkciligi bitmis degil, bunu zaten adamlarla konusunda anliyorsun.

"sen suca bulasirsan tutuklanirsin" eywallah da adamlara uvey evlat muemelesi cekersen boyle oluyor, ortada bir suca tesvik var. Adamlarin yirtmasina izin vermiyorlar kolay kolay.

Bir arkadas bir gece kulubunde sabahlari temizlik yapiyordu bir yandan okurken, mekan sehir merkezinde. Sabah zenci bir eleman kapiya tikliyor, birsey soracam diye. Buda aciyor kapiyi, acar acmaz agzina silahi sokuyorlar. Bunu tuvalette borulardan birine ters kelepce bagliyorlar, agzina da ban cekiyorlar. Bir tanesi merak etme sana birsey olmayacak kasalari patlatip kacacaz, is bulamiyoruz aciz falan demis. Sonra mekanin sahibi geliyor, onu da aliyorlar. Kasayi patlatip, icerideki kumar makinalarini falan bosaltip uzuyorlar.
0
cooperr
(31.01.23)
cinayetlerin yüzde 50 bilmemnesi tekerlemesini 10 kere söyleyince ne kadar etkili oluyor di mi
tam bir cherry picking. tam bir art niyet. tam bir yönlendirme. kötücüllük. hem ölümleri aklamaya çalışıyor. hem de -onlar aşağı ırk ben ise yırttım kafası'nı temize çekmeye çalışıyor. yırtamamışsın ki sen, senin niyetin bozuk.

peki gerçek rakam ne?
nüfusun yüzde 13ü ve toplam suçların yüzde 26sı zenciler kaynaklı.

biri de çıkıp o beyazlar ırakta 30 senedir ciddi ciddi 2 milyon insanı katletti deyince cepteki argümanları suya düşecek

cinayette değil fakat başka suçlarda dezavantajlı olmak, internet trolleri nezdinde olmasa da mahkemelerde suçu hafifletici kararlar aldırıyor. bu türkiyede de böyle.

insanlığın yerleşik hukuk usulünün bu kafalardan azade olması, bu kafa dünyada yeşermeden evvel hukukun temellerinin yerleşmiş olması büyük talih.

bu işte okulda kayırmalar demokratların eğlencesi.

kimse -doğal olarak- gidip zencilerle aynı mahallede yaşamayacak, evlenmeyecek, örtük olarak onlar ve biz kafası devam edecek. bu da tümden yadırganacak bir şey değil. kaçınılmaz bir şey. insan için varsa yoksa gözüne değen şey önemli. hayvani bir dürtü bu.
0
comp
(31.01.23)
Gizli ırkçılık mı? George Floyd'un ölümünün üstünden 5 yıl bile geçmedi. Aynı şey bir beyaza yapılabilir miydi? Irkçılık bitmiş değil.
0
dissendium
(31.01.23)
ben cinayet diyorum, tüm suçlar diyor. cinayet önemsiz mi? tekerleme değil bilimsel somut gerçek. bu rakamların hepsi bilimsel veri toplayan kuruluşların elinde var ve kolayca ulaşılabiliyor. eğer bilime inanıyorsan sayısal veriye bakarsın. yok bilim karşıtı, aşı karşıtı, düz dünyacı, üfürükçüysen bilime değil hacı hocaya taparsın.

obama yemenden afganistana en büyük katildi, düğünlere drone'la roket atma olayını başlatan da oydu, ırak'ta en büyük askeri varlık da onun dönemindeydi, obama beyaz da hafif yanık tenli mi?

ayrıca iş bulamayıp aç kalan adam kasa patlatacak aleti, silahı falan nerden buluyor? yalan dolan.
0
sert siyah krom
(31.01.23)
obama amerikaya prangalarla getirilmiş zenci köle mi?
babası afrikalı vurkaç meraklısı bir değişim öğrencisi, anası beyaz amerikalı hristiyan bir kadın.
o halde afgan işgalini yarı beyaz yarı siyah biri yaptı.

hem amerikanın afganistan işgali 2000'de başladı obama ortada yokken.
amerikan hükümeti ve ordusu da harlemli zencilerden ibaret değil. hatta zenciler azınlıktalar.

verdiğim örnek ırak iken, obamanın -olmayan amerikan zenciliğine- vurgu için ırakı görmezden gelmek ve afganistanı konuşmaya başlamak çarpıklığı, esas niyeti açık ediyor.

2 ırak işgalini ve cinayetini de beyaz teksaslı hristiyan baba oğul başlattı. sebepsiz.
o halde beyazlar katildir? mi diyeceksin. dememek için başka örneklere mi atlayacaksın.

üfürükçülük ithamıyla ne taraftar toplayabilirsin ne de kendini haklı çıkarırsın. ancak kendini kandırırsın. redditten buraya her bulduğunuz zırvalığı taşımayın.

bilim kendi namınıza ve diskurunuza çalışan bir şey değil çocuklar. komik olmayın.
sana bilimi göstereyim. meseleye ne kadar bilimsel yaklaştığını ortaya koyayım.

rakamlara bakıp -hah işte zenciler katil tıynetli olur diyorsun,
ben aksi yönde, insanları kitlesel olarak imha eden beyaz güruhtan söz edince de,
chewbacca defansına geçiyorsun, obama afganistan bilmem ne gibi verdiğim örneği yanlışlayamayan şeyler sıralamaya başlıyorsun.

ırkla cinayet motivasyonunu ilintilendirmek için istatistiğe sarılamazsın.
yaparsan kitlesel cinayet işleyen beyazlar örneğinde duvara toslarsın. bu bilim değil psödö-bilimdir. bu dolandırıcılıktır. falcılıktan farkı yoktur. yani üfürükçünün ta kendisi olursun bu durumda.

rakamlar sadece rakamdır. sebepleri söylemez. genetik bile kromozom bozuklukları hariç şu kimseler katil mizaçlıdır demez.

ırkla üstünlük kurma muhabbeti 1850lerden 1920lere avrupada başlayıp bitmişti.
köhnemiş modaları balçıktan çıkarıp tezgaha koymayın. gerçi sen değilsin koyan, bunlar siyasi havaya göre avrupada türetiliyor, yerli fedailer türkçeye çeviriyor, sen de kendi fikrin olarak sahiplenip ilan ediyorsun sağda solda.

insanları tek bir değişkene(ırk) bağlı robotlar yazılımlar gibi görmek de büyük bir cehalet. insan böyle bir şey değil.
bu yüzden rakamları ideolojiniz ve duruşunuz için mesnet etmeyin. mide bulandırıyor.
0
comp
(31.01.23)
color of crime kitabının 2005 yılından verileri paylaşacağım. kitabın 2016'de üçüncü baskısı çıktı orada da benzerdi tablo. tüm veriler de resmi verilerden geliyor: twitter.com

görebilirsiniz ki şiddet içeren suç oranlarını en iyi tahmin eden istatistiksel değişken ne fakirlik, ne eğitim, ne işsizlik.

yani rakamlar ortada. bilimsel veri ortada. açık açık söylüyor gerçekleri. aşı karşıtı düz dünyacı üfürükçüler, bilim karşıtları, bilimden ve istatistikten anlamayan hacamatçılar bir yanda, biz bir yanda.

bu arada rica ederim, kimse bir şey çevirmiyor, bunları her dilde zaten ben yazıp yayınlıyorum - kişi kendinden bilir işi tabi.
0
sert siyah krom
(31.01.23)
(13)

Okuduğunu anlama yüzdesi

dissendium
Türkiye'de okuduğunu anlama yüzdesi gerçekten çok mu düşük?Ekşi Sözlük'te bir bilgi paylaşmıştım. Biri mesaj atıp yanlış bir bilgi diyor. Aslında yanlış olan bir bilgi değil.Şöyle düşünün.Ekşi Sözlük'te Adidas spor ayakkabı üreten bir şirkettir yazıyorsunuz. Biri size mesaj atıp bu yanlış bir bilgi
Türkiye'de okuduğunu anlama yüzdesi gerçekten çok mu düşük?

Ekşi Sözlük'te bir bilgi paylaşmıştım. Biri mesaj atıp yanlış bir bilgi diyor. Aslında yanlış olan bir bilgi değil.

Şöyle düşünün.

Ekşi Sözlük'te Adidas spor ayakkabı üreten bir şirkettir yazıyorsunuz. Biri size mesaj atıp bu yanlış bir bilgi diyor. Neden diyorsunuz. Adidas tişört de üretiyor diyor... Aslında spor ayakkabı üretmesi yanlış bir bilgi değil. Buna sadece yetersiz bilgi denebilir. Ama zaten her bilgiyi paylaşmak gibi bir amacımız yok.

Başka ülkelerde böyle bir durum var mı?
0
dissendium
(29.01.23)
Kötü beslenmeden ötürü toplumun bir bölümü anlama sorunu yaşıyor. Sözlüğün eski halini bilen bilir. Konular, espriler, başlıklar şimdiden çok farklıydı.
0
romario
(29.01.23)
Her ülkede var ama bizde hem okuma oranı çok düşük (sadece kitap okumaktan söz etmiyorum) hem de okuduğunu anlama oranı. Şimdi bunları birleştirince aslında toplamda okuduğunu anlamama yüzdesi genel nüfusa göre düşük kalıyor. Okuyan insanlar arasında ise tahmin ettiğinden de yüksek.

Sınavlarda sorularda önemli kısımlar kalın ya da altı çizili olduğu halde inatla yanlış yapanlar ya da cahil oldukları için yazılanı anlamayanlar (örneğin Hrant Dink suikastı ve sonrası) var bir de. Bunları da birleştirince seyreyle cümbüşü.
0
nawar
(29.01.23)
data.oecd.org

pisa reading performance sıralamasında türkiye oecd ülkeleri arasında ortalama altında ve gayet sonlarda.
0
AlsterWasser
(29.01.23)
O anki durum ve konunun içeriğine göre söz konusu cümle yeterli gelmeyebilir.
Karşı tarafta ister istemez şerh etme gereği duymuş olmalı ki
bahsettiğiniz cümle doğru kurulmasına rağmen gerçek hayattaki karşılığı noksan kalıyor.
Tabi haklı olduğunuz nokta ise belki diğer toplumlara nazaran bizde bu marka daha çok spor ayakkabıları ile hafızalarda olması.
0
diyecevaplandı
(29.01.23)
evet cok dusuk. burada bile goruyoruz bunu. soruyu anlamayip bir de satirlarca cevap(!) yaziyor bazilari. duyurudaki basit bir soruyu anlamayan disarida neler yapiyordur. bi de bunlarin mevki sahibi olanlari oluyor ki iste onlar kabus gibi. anlat derdini anlatabilirsen...

baska ulkeleri bilemicem ama turkiyede herkes iyi egitim alamiyor. okudugunu anlama ilkokul siralarinda gelisen bir sey. kotu okullarda gelisemiyor bu beceri haliyle.
0
Kittie
(29.01.23)
"okudugunu anlama"dan ziyade bu mantikla alakali bir sey. yani baslangici lisede matematikte gordugumuz "p ise q" olan konsept. ideal olan ulkedeki herkesin temel seviyede mantik, olasilik, istatistik falan anlamasi. geri kalmis ulkelerde elbette ki bunu yapabilenlerin orani daha dusuk.

neticede yukarida verilen ornekteki onermeleri anlamayan adam yarin is kuruyor, cocuk yapip onu yonlendiriyor vs. bunlari yapakenki tercihleri de o sekilde kotu oluyor. insanlarda basit duzeyde matematik zekanin olusmamisligiyla ulkenin geri kalmisligi cok baglantili bence.
0
hot potato
(29.01.23)
okuduğunu anlamanın yanı sıra çok büyük bir dikkat eksikliği de var insanlarda. toplumun yarısı antidepresan kullanıyor, kalan kısmın da ne kadarı teşhis konulmamış psikolojik hastalıklara maruz kalıyor bilemiyoruz. o yüzden genel olarak beklentini çok yüksek tutma derim.
0
roket adam
(29.01.23)
aziz nesin.
0
fatihkkk
(29.01.23)
reddit'te de cok. ortalama insanin gerizekali olmasi durumu. eskiden sesleri cikmiyordu simdi sosyal medyada ortaligi kasip kavuruyorlar. cagimizin vebasi resmen.
0
antikadimag
(30.01.23)
ülke komple daşşak kokan meslek lisesi sınıfı gibi.
0
OrangeYellow
(30.01.23)
Bu insanlar tüm dünyada hep vardı. İnternet artık ayağa düştüğü için herkes herkes ile iletişime geçebiliyor. Sen de farkına varıyorsun böylece.

Mesela belli bir konuyla ilgili niş forumlarda ya da reddit sub'larında böyle insanlar yok. Çünkü oraları arayıp bulmak için belli bir akıl seviyesi gerekiyor.
0
alperz
(30.01.23)
Bence iki farklı sebep var. Biri dediğiniz gibi okuduğunu anlamama, bu yetersiz beslenmeden ya da yetersiz eğitimden kaynaklanabilir. Ama bir de çatışmadan beslenen bir güruh var. Muhtemelen hayatının diğer alanlarında başarı şansı pek olmadığı için en azından bu laf kavgasında yenmek istiyor karşısındakini. Adidas örneğine devam edelim. İlla şerh düşmek istesem muhtemelen "tam doğru değil" ya da "doğru ama eksik" diye giriş yapar Adidas'ın diğer ürünlerinden de bahsederdim. Ama karşınızdaki size karşı "kazanmak" istiyor. "Ben haklıyım, sen yanlışsın" inadı bence bu yüzden.
0
SiyamkedisiZorro
(30.01.23)
İnternette yaşadığım konuşmalara göre her millete var bu. Bir de kimsede iyi niyet yok. Yani zaten anlamak için değil sinirlenme amaçlı okuyorlar bence insanlar bazen. Bir yandan neden iyi niyet olmadığını anlıyorum, bende de son derece azaldı son yıllarda. Ama diğer yandan boşu boşuna enerji harcanmış oluyor, saçma sapan sarmal tartışmalar yaşanıyor sürekli.
0
peki madem
(30.01.23)
(4)

Öğlen buzluktan çıkan hala çözülmemiş kanat

condom kurşunu
Buzluktan normal dolaba indirmiştim. Baktım hala çözülmemiş. Yarına kalır mı yoksa bugün yapmak mı lazım?
Buzluktan normal dolaba indirmiştim. Baktım hala çözülmemiş. Yarına kalır mı yoksa bugün yapmak mı lazım?
0
condom kurşunu
(29.01.23)
mikrodalga varsa buz çözme kısmında 4-5 dakika döndür. yoksa yarın.
0
etna
(29.01.23)
bu akşam yemek istemiyorsan kapaklı bir kaba koyup buzdolabında normal bi rafa koy yarın yaparsın
0
freebird5406_2
(29.01.23)
su gecirmez ziploc tarzi bir seyin icindeyse suyun altinda cozdurebilirsin. mikrodalgada cozdurebilirsin. veya dumduz firina atabilirsin ama normalden biraz daha uzun pisirmen gerekebilir.
0
antikadimag
(30.01.23)
Bir tencereye sıcak su koy, tavuğu da buzdolabı poşetine koyup sıcak suyun içine koy. benmari usulü yani. mikrodalgadan daha sağlıklı olur
0
mustafakesekci
(30.01.23)
(7)

tr'de özel sektörde maaşlar ne durumda şu an?

avatar is back
uzun zamandır tr'de maaşlar ne durumda bilmiyorum. kurumsal şirketler olur, ufak yerler olur ortalama nedir şu an? sektörden sektöre tabi değişiyor ama ölücü olan yerleri saymazsak insanlar ne alıyor aşağı yukarı?bir kaç yerin dolara endekslediğini duydum ama bunlar istisnai yerler sanırım
uzun zamandır tr'de maaşlar ne durumda bilmiyorum. kurumsal şirketler olur, ufak yerler olur ortalama nedir şu an? sektörden sektöre tabi değişiyor ama ölücü olan yerleri saymazsak insanlar ne alıyor aşağı yukarı?

bir kaç yerin dolara endekslediğini duydum ama bunlar istisnai yerler sanırım
0
avatar is back
(28.01.23)
özel sektör derken 100 farklı iş var.
0
romario
(28.01.23)
nitelikli isleri kast ediyorsan savunma sanayii gibi dolar/enflasyon bazinda ayni tutmaya calisiyorlar ancak su alan tekneden kovayla disari su atmak gibi. nafile caba.
0
antikadimag
(28.01.23)
Knk biraz daha spesifik olman lazım, mühendis mi, bankaci mi, grafiker mi nedir yani? özel sektor maaslari derken 12bin tlye calisan da var 45bin tl ye de.
Ne tur işlerden bahsediyirsun biraz daraltman lazim.
0
stavro
(28.01.23)
it dahil çoğu mühendislik, nitelikli beyaz yaka işleri vs vs
0
🌸avatar is back
(28.01.23)
Sigorta sektöründe, bilinen sigorta şirketlerinin çalışan maaşları
10k dan başlıyor tecrübesizlerden, 30k ya kadar yönetici olmayıp tecrübeli çalışan maaşı var benim bildiğim.
14-15 yıllık ortalama bir çalışan 20+ üzerinde rahat alıyordur.
orta düzey yöneticilerde bu maaş 30-45k arası olmalı.
0
erty_ksk
(28.01.23)
bu sene seçim ekonomisi var baz almamak lazım. tahminim hükümet özel sektöre de baskı yapıyor iyi zam yapın diye. öte taraftan doları sabit tutuyor.

şu an geçtiğimiz 4-5 yıla göre dolar bazlı en iyi dönem diyebilirim.
0
nuisance
(28.01.23)
It senior 3k usd.
0
ThomasJefferson
(29.01.23)
(1)

Due diligence satın alım kararından önce mi sonra mı

condom kurşunu
Yapılır? Yani bunun sonucuna göre çıkmıyor mu şirketin dpeeri ve dolayısıya satın alım fiyatı
Yapılır? Yani bunun sonucuna göre çıkmıyor mu şirketin dpeeri ve dolayısıya satın alım fiyatı
0
condom kurşunu
(28.01.23)
once yapilir dediginiz gibi. fiyat belirlemekten ziyade bahse konu seyi (sirket, ev vs) en ince detayina kadar inceleyip anlamaktir kabaca. sirketse butun kayitlarina bakilir ve neyin ne oldugu anlasilmaya calisilir. alim kararini desteklemek, riskleri anlamak vs icin yapilir yani fiyat belirlemekten ziyade. fiyat dolayli olarak dahil olur. tam olarak degerleme degil yani.

cok detayli istir, yonetim danismanlarinin uykularini kacirir.
0
antikadimag
(28.01.23)
(16)

Rahat iş normal maaş mı çok iş çok maaş mı

condom kurşunu
Hıı?
Hıı?
0
condom kurşunu
(28.01.23)
Eskiden çok iş çok maaş çalışıyodum, ekonomik olarak iyisin ama psikolojik olarak bitiyosun. Dayanamadım buna, kaldıramadım yani daha fazla, şu an rahat iş normal maaş çalışıyorum, şimdi de param yok :D ama kafam daha rahat kesinlikle. Huzur var yani, böylesi daha iyi.
0
turuncu tonlarda
(28.01.23)
çok iş çok maaş + mesleki tatminlik.

not: mebde kadrolu öğretmenken istifa etmiş biriyim.
0
Erestor
(28.01.23)
Rahat is, normal maas. Meb'de kadrolu ogretmenim.
0
balpolen
(28.01.23)
20-40 arası çok iş çok maaş
40’tan sonra az iş az maaş
0
roket adam
(28.01.23)
@roket adam +1

Ama bunun şöyle bir çelişkisi var. 40'tan sonra çok tecrübeli oluyorsun. Düz bir mesleğin yoksa müdür yardımcısı, müdür oluyorsun. Yine sorumluluk oluyor.

Bu bence biraz nasıl başlarsa öyle gider tarzında bir şey. Gençken sorumluluk alınca, maaşın artınca, saygınlık kazanınca, bu saygınlığı sevince bir anda düz işe geçmek tatmin etmez.

Kendi mesleğim için konuşayım. 10 15 yıl mühendislik yapan insanın bir gün müdür olmama ihtimali yok.

Ama ben her insanın mesleğinde kendi sınırlarını en az bir kere zorlamasını mantıklı buluyorum. Belki binlerce TL kazanacak potansiyelin var ama bundan haberin yok.
0
dissendium
(28.01.23)
Az ve zor iş çok maaş. Demektir ki o işte uzmansın ve katma değeri yüksek bir işte az çalışmayla da çok para kazanabilirsin.
0
kimlanbu
(28.01.23)
İleride kronik hastalıklarının çıkmasına okey diyen için zor ve çok iş.
0
scholar
(28.01.23)
Kişiye göre değişir.
Misal ben kariyer ve para istiyorum ona göre takılıyorum.

Benim yaslarimda iki iş arkadaşım "ben aksam 4.30 oldumu cikarim, kariyer falan istemiyorum" diyorlar ve öyle yapıp mutlular.

Kısacası bunun doğrusu yanlısı yok. Kişiye göre değişir.
Türkiye'de normal hayat yasayabilmek için yarışa katilmak gerektiginden herkes cok calis cok kazan kafasında ve böyle yapmayanlara kötü bakiliyor.
Misal benim iki sene sonra müdürüm yerine geçme olayim var ve sirkette benim yerime geçebilecek kişiler geçmek istemiyor çünkü daha fazla çalışmak istemiyorlar, aileleri/cocuklari ile vakit geçirmek istiyorlar.
0
logisticsmanager
(28.01.23)
Rahat iş normal maaş. Zaman geçiyor yav bir daha bu yıllar gelmeyecek.
0
ruhen hastayim ben
(28.01.23)
Aileden kalan bir ev falan varsa, Rahat iş normal maaş ile hayat tarzı karşılanabiliyorsa cevap kesinlikle rahat iş.
Şu hayattaki en sağlıklı zamanlarımızı kariyer yapmak için harcamayı doğru bulmuyorum. Normal maaşla geçim kaygısı yaşanmıyorsa akşam 5'te eve gelmenin, ertesi sabah 8:30'a kadar iş düşünmemenin konforu, huzuru bence hiç bir şey ile kıyaslanamaz.
0
denizgonen
(28.01.23)
isimi cok sevdigim icin cok is cok maas diyorum cunku dusuk maas olsa bile cok calisabilirim. egleniyorum, ogreniyorum, "calismak" gibi gelmiyor.
0
Sour
(28.01.23)
rahat is, normal maas.

cunku maasla zaten zengin olunmaz. orta sinifta kalacaksan niye azicik daha iyi araba, ev icin hayatindan feragat edesin?

cok is sadece universiteden mezun olundugunda birkac yil tecrube edinmek icin yapilabilir. belli bir yastan sonra cok is olmaz.
0
antikadimag
(28.01.23)
Maaşla zengin olunmaz +1

İşsizlik + aç bırakmayacak bir maaş > rahat iş + normal bir maaş > çok iş + çok maaş.

İşsizlik maaşı ilk denkleme uyuyor. Almanya ya da hollanda vatandaşı olsam bu imkanı büyük ihtimal kullanırdım.
0
IncredibleMau
(28.01.23)
Kafa rahat yaşam için emeklilik beklemektense emekli gibi çalışmaktan yanayım.
Akademisyenlik de bu kategoride sayılabilir bence.

Mesai kavramı yok, standart bir iş yapmıyorsun, yeni konular yeni maceralar oluyor hayatında.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(28.01.23)
cok is cok maas ile baslayip, deneyim kazandikca maasi yukseltirken isi azaltmak, isin ameleligini baskasina yaptirmak.

rahat is normal maasin bir gelecegi yok.
0
cooperr
(28.01.23)
ben de aynı ikilemdeyim
bilemiyorum. bir yanda geziler göçebe bi hayat tarzı çok çalışma 2x maaş.
bir yanda yerin yurdun belli rahat bir iş x maaş.

şimdilik x maaşı istiyor gibiyim. çünkü başka hobilerde kendimi geliştirip ordan para kazanabilirim gibi geliyor
0
gizemli dede
(28.01.23)
(7)

Volvo'lar gerçekten de daha dayanıklı mı oluyor?

harmanyeri
Bu yalnızca bir efsane mi yoksa gerçeği var mı?Teşekkürler :)
Bu yalnızca bir efsane mi yoksa gerçeği var mı?

Teşekkürler :)
0
harmanyeri
(27.01.23)
Dayanıklıdan kastını şasi mukavemetiyse evet
0
billythefridge
(27.01.23)
volvo her alanda guvenlik dusunerek tasarliyor arabalarini. her trim seviyesinde guvenlik donanimini sunmalari ve kullandiklari celigin diger markalardan farklilik gostermesi gibi detaylar var.

automotive.arcelormittal.com
0
antikadimag
(27.01.23)
50 sene oncesinin argumani bu, eskide kaldi.

her bir dolarlik contanin hesabinin yapildigi gunumuzde, herhangi bir markaninin R/D'ye ve sase dayanikliligina diger benzer markalara nazaran cok daha fazla gomdugune inanmiyorum, cunku karlilik herseyden onemli artik.
0
cooperr
(27.01.23)
Volvo'nun güvenli olarak pazarda isim yapmasından dolayı bu adı korumak için özellikle dikkat ettiklerine inanıyorum.
Araç üreticilerinin çoğu var olan standart testleri 5 yıldızla geçecek bir şekilde tasarlıyorlar araçları. Fakat bundan 5-6 yıl önce amerikan highway bilmemne enstitüsü yanlış hatırlamıyorsam small overlap adında bi testle piyasaya çıktı ve aslında ön far hizasından olabilecek kazaların canlandırıldığı bu testte lüks markalar bile dökülürken volvo gene gayet başarı sergilemişti. Tabi sonraki yıllarda araç üreticileri bu teste göre tasarımlarını güncellediği için puanlar gene fırladı.
0
denizgonen
(27.01.23)
Çinlilere satıldıktan sonra o know how'ın devam etmediğini düşünenlerdenim. Çıplak gözle gördüğüm şeyler de var.
0
baldan kaymak
(28.01.23)
çelik, malzeme vs olarak muhtemelen artık bir fark kalmamıştır ama standart donanımda emsallerine göre daha çok güvenlik donanımı sunuyor hala. mesela audi q3 sportback ile volvo xc40 benzer fiyatlarda ama volvoda bir ton güvenlik oyuncağı standartken audide özel sipariştir (tr için konuşuyorum)
0
roket adam
(28.01.23)
Bir önceki aracım Volvo v40'tı. O dönem çokça araştırmıştım. Bu konuda güvenlik standartlarını belirleyen marka Volvo'dur. Diğer tüm markalar Volvo'nun oluşturduğu üst çıtaya göre değerlendirilir. Markanın Çinlilere satılmış olması bir şeyi değiştirmedi, aksine ileri götürdü. Yeni nesil xc60 xc90 gibi araçların kaza testlerine bakınca anlarsınız zaten.

Bir de siz Çin menşeili büyük bir grupsunuz ve dünyada güvenlik anlamında standartları belirleyen bir markayı satın alıyorsunuz. Malzeme faktörüyle anlık karlılığınızı arttırmak için o markanın güvenlik standartlarını düşürecek hamleler yapar mıydınız?

Volvo denen markanın elindeki en büyük silah güvenliktir. Çinli olsun Koreli olsun hangi gruba geçerse geçsin bu iddia devam edecektir.

Range Rover'la kaza yaptıktan sonra güvenlik kaygısıyla 3 adet Volvo xc90 satın alan Alişan yanılıyor olamaz :)
0
msb
(28.01.23)
(4)

Vize cahilinden sorular

nundu
Üniversite hayatımı yeşil pasaportun nimetlerinden faydalanarak geçiren biri olarak bordo pasaport gerçeğiyle yüzleşmek üzereyim :(Şimdi kız arkadaşım İsveç'te Malmö yakınlarında yaşıyor. Kendisi gidip gelirken Kopenhag havalimanını kullanıyor ki zaten en mantıklısı da o Öresund köprüsüyle. Ben de m
Üniversite hayatımı yeşil pasaportun nimetlerinden faydalanarak geçiren biri olarak bordo pasaport gerçeğiyle yüzleşmek üzereyim :(

Şimdi kız arkadaşım İsveç'te Malmö yakınlarında yaşıyor. Kendisi gidip gelirken Kopenhag havalimanını kullanıyor ki zaten en mantıklısı da o Öresund köprüsüyle. Ben de mayıs ayı için bilet aldım Kopenhag'a ama ilk kez tur falan olmadan tek başıma yurtdışına uçuş yapıcam ve ilk defa vize almam gerekecek o yüzden biraz gerildim daha şimdiden :d

Şimdi ben Kopenhag havalimanına inip, trenle Malmö'ye geçicem hemen. Kız arkadaşımda kalıcam ama bi otel rezervasyonu göstermem gerekiyor onu tahmin ediyorum. Bu şartlarda İsveçten mi vize almam gerekiyor Danimarka'dan mı? Vize alma sürecine ne zaman başlamam gerekiyor, Mayısın ikinci haftası gibi gidiyorum.

Bi de pegasusta kampanya var diye girmiştim ama İzmir'den sunexpressle hemen hemen aynı ücrete direkt uçuş buldum skyscanner'da hem direkt bagaj hakkı da vardı ama bileti sunexpress sitesinden alamadım bi türlü (hata verdi site giriş yapılmadı), Ucuzabilet sitesinden aldım orada da koltuk seçimi kısmını göremedim. Kırk yılda bir uçağa bincem şöyle cam kenarı olsun istiyorum, check in falan yaparken gerekirse ücret de ödeyerek koltuk seçebiliyor muyum nasıl oluyor o iş?

Teşekkürler şimdiden
0
nundu
(27.01.23)
Evet senin durum biraz sanssizmis. Hep soyle duyuyoruz: Normalde isvec'te en uzun sure kalacagin icin isvec'ten almalisin. Ote yandan ilk giris danimarka'dansa kendilerinden olmayan bir vizeye sorun cikarabilirler.

Secenekler:
isvecten vizeyi alip isvecten giris yap. malmo'ya varman pahali ve uzun olur. (hos gerci bileti kopenhaga almissin zaten)
vizeyi danimarka'dan alip orada kalacakmis gibi otel randevusu (iptal edilebilir olanindan) yapip giris yaparken sorduklarinda o randevunun ciktisini goster. giris yaptiktan sonra trenle malmo'ya... ben ayni durumda bunu yapmistim. baska tecrubesi olanlar yazar.

ikinci soru: bana hitap etmiyor valla, koridor candir. check-in icin vardiginda parasini verirsen koltugunu degistirirler tabi yer varsa.
0
hot potato
(27.01.23)
İkinci soruya cevap, herhangi bir aracı kurumdan bilet alsanız da (skyscanner, vs) bileti aldıktan sonra size gelen PNR numarasıyla bileti aldığınız havayolunun kendi sitesinden yer seçebilirsiniz. Check-in'ler genelde 24 saat önce açılıyor, havayolunun sitesinden check in yaparken (ücret karşılığı) yer seçebilirsiniz.

Vize konularına çok hakim değilim ama genel kanı, ilk girişinizi vizeyi aldığınız ülkeye yapmanızın daha doğru olduğu. Çok düşük ihtimal de olsa da İsveç'ten vize alıp Danimarka'ya geçerseniz sıkıntı yaşayabilirsiniz. Danirmarka'dan vize alıp karayoluyla isveç'e geçerseniz sıkıntı yaşamazsınız.
0
gioberg
(27.01.23)
ilk soruna cevap isvec'ten almanda bir mahsur yok. sonucta malmo'ye gitmek icin kullanabilecegin en yakin havalimani kopenhag'da ve bunu vize gorevlileri, danimarka pasaport memurlari dahil herkes biliyor. malmo'nun kendi havalimani bile kopenhag havalimanindan daha uzakta. ama vize vermemek icin bahane olarak kullanirlar mi kullanirlar, son donemde cok ret geliyormus.

eger tam garantici olmak istiyorsan kopenhag'da bir iptal edilebilir otel rezervasyonu yapip sanki hep orada kalacakmis gibi danimarka vizesi almak. ama danimarka'ya ben malmo'da kalacagim dersen onlar da bahane bulmus gibi git isvec'ten al o zaman diyebilir. o yuzden hic karistirmam ben olsam isvec'i.

sunexpress hic kullanmadim ama check-in yaparken cogu budget havayolu otomatik koltuk verir. havalimaninda kiosklari varsa oraya fiziki binis kartini almak icin gittiginde cam kenari rica edip gecebilirsin. pegasus'ta boyle yapiyordum ben.
0
antikadimag
(27.01.23)
Orda oturum izni var vatandaş değil bi de o dönemde oturum izni yenilenme süreci olacak o yüzden davet mektubu olmaz diye düşündük. Zaten öncesinde ailesi gidecek bi- iki aya bugün başvurmuşlar herhalde vizeye İsveç'ten. Onların sürece göre ben de ne yapacağıma karar veririm :D

Bilet konusunda da pnr numarasıyla önceden yapma olayi baya iyiymiş ona bakayım, teşekkürler cevaplar için
0
🌸nundu
(28.01.23)
(4)

ilham nedir?

alexaalexa
isyerinde bir egitimde benim icin ilhamin ne oldugunu anlatmam gerekiyor. ancak geleneksel bir sekilde degil, 2 dklik bir performansla anlatmamizi istiyorlar. ornek olarak siir okuyabilir, sarki soyleyebilir, bir tiyatrodan bir bolum canlandirabilirsiniz vb. demisler. dil ingilizce, insanlar turk de
isyerinde bir egitimde benim icin ilhamin ne oldugunu anlatmam gerekiyor. ancak geleneksel bir sekilde degil, 2 dklik bir performansla anlatmamizi istiyorlar. ornek olarak siir okuyabilir, sarki soyleyebilir, bir tiyatrodan bir bolum canlandirabilirsiniz vb. demisler. dil ingilizce, insanlar turk degil. degisik, guzel bir sey yapmak istiyorum. akliniza gelen bir sey var mi? cok tesekkur ederim!
0
alexaalexa
(27.01.23)
cyrano de bergerac'in meshur tiradini (istemem eksik olsun) isleyebilirsiniz. uygun sartlar bir araya geldiginde duygu ve dusuncelerin onu alinamaz sekilde tasmasi olarak da tanimlarsiniz.

veya arsimet'in eurakasi. insanin bilincaltina supurup orada kisik ateste pismeye biraktigi turk kahvesinin(dusuncelerin) tasmasi gibi. hatta turk kahvesi analojisini kullanirsan bayraklari da asariz :)
0
antikadimag
(27.01.23)
Bizden ilhamı 2 dakikada anlatmamızı istediniz. Aslında bunu isterken ilhamın tanımını yaptınız. Çünkü ilham tam olarak bu; bir şeyin, çok kısa bir süre içinde, birçok dış etkenin o an tesadüfen lehimize çalışmasıyla, kendiliğinden ortaya çıkmasına ilham denir. Ve ben o yüzden bunu 2 dakikada yapamayacağım. Teşekkürler.
0
onemoremile
(27.01.23)
yukarıdaki iki fikir de bence harika.

biraz chatgpt kurcaladım zaman geçsin diye:

Inspiration is like a mystical creature, shrouded in mystery and wonder, that appears on the grand stage of our minds. It is the guiding force that propels us to create, to explore, and to push the boundaries of what is possible. It is the alchemist that transforms our thoughts into gold, taking the raw materials of our imagination and crafting them into something truly magical.

It is a force that can be elusive and difficult to capture, yet when it strikes, it is as if lightning has struck our hearts. It ignites a fire within us, burning with a fierce intensity that cannot be quenched. It is the wind that fills the sails of our creative endeavors, propelling us forward on a journey of self-discovery and artistic expression.

With inspiration, we are able to weave stories that touch the hearts of others, paint pictures that take people's breath away, compose music that moves souls and make audiences laugh and cry. Without it, the stage would be empty, the performance dull, but with it, we are able to cast a spell on the audience, taking them on a journey that they will never forget.
0
pispinti
(27.01.23)
Senden bunun istenmesinin amacı içine bakıp yaratıcılığını hatırlatmak mı acaba merak ediyorum? Bizden aldığın örnekleri kullanmak eğitimin amacına uygun mu sizce? Ben olsam ellerime birer tane eggshaker alıp Türkçe bir şarkı söyleyerek dans ederdim.
0
hasmetizm 2046
(27.01.23)
(12)

İyi bir klinik psikolog

muhayyer divan
1600 lira mı ister ya? 1600 nedir ya??
1600 lira mı ister ya? 1600 nedir ya??
0
muhayyer divan
(27.01.23)
cokmus gercekten. ama ekonomi meselesi bu hocam. talep var demek ki o seviyeye getirdiginde de is yapabiliyor.
0
antikadimag
(27.01.23)
Asiri fazla. İstanbul'da cok iyi klinik psikologlar var en fazla bin lirayi duydum. Su an yeni yil zammi ile 800 civarina çıktı digerleri de...
0
anna sun
(27.01.23)
Geçen senenin başında 1400’e gitmiştim İstanbul’da.

Edit: psikiyatri
0
ruhen hastayim ben
(27.01.23)
benim psikolog fiyatını 1250tl yaptı. istanbul'da iyi bir konumda, işinde iyi olduğunu düşündüğüm bir psikolog. maalesef çok arttı fiyatlar, rakamlar böyle değildi, bir buçuk senede falan fırladı, kısa aralıklarla zam yapıldı hep.
0
nimberjack
(27.01.23)
tıp okumuş pskiyatri uzmanı değilse asla o kadar para verilmemeli.
0
Erestor
(27.01.23)
Evet yüksek bir fiyat ama işi yapan fiyatını belirlemekte özgür olmalı.

Kuaför var 100 lira alıyor, kuaför var 1000 lira alıyor. Eminim 1600 lira veya daha fazlasını alan kuaför de vardır.

Hiçbir maaşlı çalışanın işverenine "50 bin lira maaş çok fazla, 30 bin lirayla da geçinirim ben" demesini beklemiyorsak psikologdan da bunu beklemeyelim.
0
michael_knight
(27.01.23)
tamam ben cahilim, kötüyüm, eski kafalıyım falan falan.
linç bittiyse eğer abi bu ne ölüm kalım olmayacak bir durum için ben nenden bu kadar parayı dökeyim. o para ile ye iç gez anlık rahatla. kimsenin elinde mutluluğun ve huzurun anahtarı yok ki. hele psikolog falan ise ne bilim yaa amaaaan şimdi gelip başlayacaklar lince.
0
seyduna6687
(27.01.23)
Ben psikoloğun bir seansına 1600TL versem o kadar içime oturur ki diğer tüm dertlerimi unuturum.

Böyle bir etkisi olabilir.
0
pispinti
(27.01.23)
daha gecen hafta annem gitti, seasi 2000 tl idi, konum suadiye
0
monicapp
(27.01.23)
@monicapp

Annen o parayla hayır yapsa sanırım daha çabuk iyileşir.
0
🌸muhayyer divan
(28.01.23)
@michael_knight

Sevgili dostum problem onların "emeklerinin karşılığı"nı biz, kendi emeklerimizin karşılığıyla ödeyemiyoruz, bizim emeklerimiz nedense onların emeklerinin çeyreği kadar bile etmiyor.

Açıkçası çok büyük adaletsizlik haksız yanlışlık var. Bu zulümdür. 1 kişinin her hafta düzenli devam etmesi, bazı durumlarda haftada 2-3 gitmesi gereken, üstelik dilinden anlayıp anlamayacağı da büyük risk olan (bugüne kadar araştırıp iyi olduğuna kanaat getirip bir hevesle başlayıp birkaç seans sonra anlaşılmadığım için bıraktığım çok psikolog oldu) bu meslek erbapları biraz sürümden kazanmalılar. Evet çok alengirli bir iş ama ülke onlar için açık pazar resmen, biraz alçak gönüllü olsalar, biraz da işlerini sallapati değil de en iyi şekilde yapmaya çalışmanın karşılığını paranın yanında tecrübe olarak da almayı sevseler çok iyi olacak.

Bu ülkede açlık sınırı 9 bin küsur tl, asgari ücret 8500 tl ve işsizlik oranı %30. Yapmasınlar artık insaf...
0
🌸muhayyer divan
(28.01.23)
@muhayyer.

Öncelikle cevabıma katılmadığın için cevabıma tik koymaman üzdü. Ben senin soruna ciddi bir şekilde düşünüp cevap vermiştim.

İkinci olarak da hepimiz hizmet alamadığı bazı kişiler var ve her zaman olacak. Bazen para sebebiyle bazen de hizmeti veren bizimle çalışmak istemediği için. Mesela bizim mahallenin futbol takımını Fatih Terim veya Mourinho çalıştırsa çok iyi olur, o zaman mahallelerarası şampiyonluk kupasını alabilirler. Ama çalıştırmıyorlar. Bizim mahallenin çocukları da bu konuda çok mağdur durumda ama kimse bunu umursamıyor.

Bir kişi hizmeti karşılığında 1600 TL talep ediyorsa ona kızamayız. Herkes istediğini istemekte özgür. Belki 600 TL istese daha fazla kişiye hizmet verip daha fazla kazanacak ama bunu tercih etmiyor.

Eğer siz bu psikoloğa 300 TL'den terapiye başlamış olsanız ve bir anda ücretini 1600 TL'ye çıkarmış olsa belki mağdur olurdunuz ama böyle bir durum da yok.
0
michael_knight
(29.01.23)
(11)

seçim dönemi tehlikesi hissediyor musunuz?

estranged
yurt dışından bir arkadaşım ilk defa istanbul'a ziyarete gelecekti. bileti aldıktan sonra seçim tarihi açıklandı ve her ikisi de aynı haftaya denk geldi.ben arkadaşıma uçuşunu ertelemesini söyledim. bilet bedelinin %20'sinin yanacak olmasına rağmen. çünkü seçim atmosferinde olabilecek şeyler aklıma
yurt dışından bir arkadaşım ilk defa istanbul'a ziyarete gelecekti. bileti aldıktan sonra seçim tarihi açıklandı ve her ikisi de aynı haftaya denk geldi.

ben arkadaşıma uçuşunu ertelemesini söyledim. bilet bedelinin %20'sinin yanacak olmasına rağmen. çünkü seçim atmosferinde olabilecek şeyler aklıma geldikçe açıkçası korkuyorum. 7 haziran 1 kasım 2015 arası karanlık dönem halen aklımdan çıkmıyor.

siz ne düşünüyorsunuz? korkumu yersiz buluyor musunuz? siz olsanız ne yapardınız?
0
estranged
(26.01.23)
kimse bilemez bir şey yok deriz sabah köprüyü askerler basar da bence tamamen yersiz.
7 haziranla bugünün alakası yok.
bugün sokakta değil yapacaklarını mahkeme salonlarında falan yapıyorlar.
0
patronaj1
(26.01.23)
Valla ben yersiz bulmuyorum. Uzun süreden beridir bu ülkede pek güvende hissetmiyorum kendimi.
0
Amaranta ursula
(26.01.23)
hiç bir tehlike hissetmiyorum açıkçası. korka korka yaşanmaz. bugün almanya’da trende bir bıçaklama saldırısında iki kişi öldü. trde bir senedir teröre kurban giden insan sayısından fazlası abd’nin bir eyaletindeki okul saldırılarında ölüyor. olumsuz olaylara çok odaklanıyorsanız sosyal medyayı azaltıp psikoloğa gitmenizi öneririm.
0
roket adam
(26.01.23)
Secim haftasi degil de onumuzdeki aylardan endiseleniyorum ben biraz.

Unutmadik zamaninda secim oncesi neler dondu ankara'da
0
aguen
(26.01.23)
Artık seçimden bağımsız bir güvensizlik var. Ciddi bir fakirlik var. Bu suçu da tetikliyor. Sınır kavramı yok. Mülteci, iklim ve ekonomik kriz birarada.
0
scholar
(26.01.23)
İstanbul seçimden bağımsız olarak da güvenli bi yer değil, zorda kalmadıkça gitmem.
0
plutongezegendegilmi
(26.01.23)
Korkunuzu yersiz bulmuyorum. Muhtemelen ben de aynini yapardim. Bu sistemsizlik ve belirsizlik hali yüzünden güven duyamiyoruz.
0
chihirovekohaku
(26.01.23)
Korkmayın. Korkunun hiçbir şeye faydası yok. Olması gereken neyse onu yapın. Keyfî ise ertelemek daha uygun tabii ama yine de korkmayın. Korku korkulacak şeyleri çeker. Korkmayı bırakın lütfen.
0
muhayyer divan
(27.01.23)
Artık sokağı geçtim türk internet ortamı bile zeka seviyesi düşük ve agresif bireylerle dolu.

Soruya cevap olarak, şu ortamda İstanbul'a gelmek tam bir zaman ve para israfıdır diyorum.
0
OrangeYellow
(27.01.23)
cok mantikli. ben de ayni tavsiyeyi verirdim.

benim de turkiye'ye donmem lazim bu sene. ama secimlerden sonrasini bekleyecegim. hele secim haftasi hayatta gitmem. manyak miyim?
0
antikadimag
(27.01.23)
Seçim haftasında sizin hatırlattığınız şekilde bir vaka beklemiyorum çünkü bundan çıkarı olan yok (o tarih için).

Ama ilk defa TR'ye gelecek birisinin tam da o hafta gelmesini ben de istemezdim. Seçim sonucu ne olursa olsun insanlar gergin olacaklar, sokakta olacaklar. Bazı çatışmalar illa ki yaşanacak. Ben olsam ben de erteletirdim.
0
pispinti
(27.01.23)
(4)

maas zammi nasil isteyeyim

monicapp
uzaktan calisiyorum, sirketin cogu guney amerikadan, sirkette 1 sene dolmak uzere, onlarin kulturunde zam istemek ayip kacar mi yoksa adimi onlarin atmasini mi bekleyeyim?adim atacaksam mail ile mi yapayim slack uzerinden mi yoksa birebir gorusme mi talep etmek lazim
uzaktan calisiyorum, sirketin cogu guney amerikadan, sirkette 1 sene dolmak uzere, onlarin kulturunde zam istemek ayip kacar mi yoksa adimi onlarin atmasini mi bekleyeyim?

adim atacaksam mail ile mi yapayim slack uzerinden mi yoksa birebir gorusme mi talep etmek lazim
0
monicapp
(26.01.23)
ik var mı? varsa "benim 1 yılım doluyor, şirketin ücret güncelleme dönemi ne zamandır" vs. diye sorabilirsin. ik yoksa yöneticine. slackden yaz, resmileştirmeye gerek yok onlar sana yol göstereceklerdir
0
benaslinda
(26.01.23)
Güney Amerika çok geniş, misal Brezilya'da pek enflasyon olmuyor, Arjantin bambaşka vs.

Genelde enflasyonun çok olmadığı yerlerde bu "yıllık zam" konsepti olmuyor. Avrupalılara anlatamamıştım ben derdimi :D

Yine de bi arayıp sormanın zararı olmaz. Orada olmasa bile burada oldu, yapın bi miktar zam demenin bi ayıbı yok.
0
plutongezegendegilmi
(26.01.23)
@plutongezegen maas dolar uzerinden ancak artik dolarin da ciddi bir enflsyonu var, yani para her turlu deger kaybediyor
0
🌸monicapp
(26.01.23)
yillik zam sadece enflasyon yuzunden verilmez, kidem icin de verilir. o yuzden sifir enflasyon olsa bile duzgun yerlerde ufaktan bile olsa yillik bir duzenleme olur.
0
antikadimag
(26.01.23)
(7)

ithalatçı garantili playstation 5 alınır mı?

oldtimer
Sony eurasia garantili ile arasında 3-4 bin liraya varan fark var kimi satıcılarda. ithalatçı garantisinin garanti olmadığını biliyorum tamamen satıcı insafı ama 2 yıl garanti için bu fark verilir mi sizce? Ps5'lerde kronik, sık karşılaşılan bir problem falan var mı ki?Bir de faturası varsa ve haliy
Sony eurasia garantili ile arasında 3-4 bin liraya varan fark var kimi satıcılarda. ithalatçı garantisinin garanti olmadığını biliyorum tamamen satıcı insafı ama 2 yıl garanti için bu fark verilir mi sizce? Ps5'lerde kronik, sık karşılaşılan bir problem falan var mı ki?
Bir de faturası varsa ve haliyle nereden alındığı belliyse schengen ülkelerinden (ve makedonya, sırbistan gibi birkaç ülke daha) alınmış Ps5'lerde de Türkiye'de 1 yıl garanti veriliyormuş. Satın aldığım yer bu faturayı da sağlarsa zaten 1 yıl garanti olmuş olacak.
Fikirleriniz neler?
0
oldtimer
(26.01.23)
su ana kadar hicbir elektronik urunu garantiye vermek durumunda kalmadim.

risk budur.
0
antikadimag
(26.01.23)
@antikadimag
ben de öyle. zaten garantili bakıyordum ama aynı şeyi dün bir arkadaşım söyledi, o yüzden duyuru açayım bir de buradakilere sorayım dedim.
0
🌸oldtimer
(26.01.23)
geçen hafta xbox.x sattım. isterse ithalatçı garantili olsun ister sony/microsoft; satarken gideceği rakam belli. yani 3 fazla vereyim sony garantili alayım dersen satarken aradaki fiyat farkını alamazsın. kafa daha rahat olur sadece. bir sorun çıktığında ithalatçı giriyor araya olay bu. süreç uzuyor.

* dik kullanınca işlemci sıvısının aşağı akması ve dolayısıyla ekstra ısınma

gibi bug'lara baştan dikkat edip ona göre kullanılırsa bozması çok zor aletler. bütün oyunlar optimize, ekstra bir yük bindirmek çok ama çok zor. niye bozulsun.
0
onemoremile
(26.01.23)
ben risk almazdım herhalde. o kadar para vereceğim 3 bin koymaz diye düşünüyorum.
0
drako
(26.01.23)
alinmaz tabi. janjanli tabirlere takilmayin. esasinda

ithalatci garantisi = garantisi benim kral. abine guvenmiyor musun? tarzi cakal esnaf.
0
buenosdias
(26.01.23)
Ben gözü karartıp aldırdım Almanya'dan 10 bine geldi. Bir de böyle projeksiyon ve süpürge almıştım, şimdilik problem çıkmadı.
0
mirty
(26.01.23)
şans işi. benim dualsense kol bozuldu(drift problemi diyelim). sıfırını gönderdi eurasia.
0
unalub
(26.01.23)
(4)

A şirketi b şirketini alıp yönetime 1 sene daha çalışacaksın derse

condom kurşunu
Bunun altında yatan sebep ne oluyor? Bazı şirketler el değştirdiğinde mevcut yönetim kadrosuyla birkaç sene daha sözleşme yapıyorlar gidemezsin dye sonra yolluyorlar. Buradaki amaç ne? Knowhowlarını kulanmak mı yoksa başka neden mi var arkasında? Mesela yemeksepetinde öyle olmuştu galiba. Satın alın
Bunun altında yatan sebep ne oluyor? Bazı şirketler el değştirdiğinde mevcut yönetim kadrosuyla birkaç sene daha sözleşme yapıyorlar gidemezsin dye sonra yolluyorlar. Buradaki amaç ne? Knowhowlarını kulanmak mı yoksa başka neden mi var arkasında? Mesela yemeksepetinde öyle olmuştu galiba. Satın alındı nevzat br sene daha çalıltı sonra mert ceo oldu.
0
condom kurşunu
(25.01.23)
muhtemelen sirketi yonetebilecek kadroyu olusturana kadar eski kadroya dokunmamak icindir. ozellikle satin alan sirket baska sektordeyse yatirimini guvenceye almak isteyebilir.
0
antikadimag
(25.01.23)
Geçişi çok sert yapmamak.
Bu süreçte bilgi ve deneyim geçişini sağlamak vs.

Yani çok ciddi bir olay yoksa zaten devrim yapar gibi bir geçiş saçma olurdu.
0
logisticsmanager
(25.01.23)
Her şirketin kendine özel dinamikleri var. Yıllardır o şirketi yönetenler o şirkete yeni gelecek kişilerden çok daha iyi biliyor bunları.

Bahsettiğiniz satın alımlarda genelde kabaca şöyle bir teklif oluyor;
"Senin şirketini 100 liraya alıyorum. 1 yıl daha şirketin yönetiminde kalıp şirketin "X Lira" kar etmesini sağlarsan 25 lira daha vereceğim."

Mesela yemeksepetinin olduğu alanda çalışan çok az şirket olduğu için o şirketi yönetmenin inceliklerini çok az insan bilecektir. Restoranlarla, kuryelerle, motosikletlerle, kasklarla, pos cihazlarıyla, printer'larla, çağrı merkeziyle, kebap ustalarıyla, lüks restoranlarla ve daha aklıma gelmeyen binlerce konuyla ilgili nasıl davranacağını kabaca bilmek gerekiyor.
Ofiste düşünüp bir proje geliştirdiğinde "Kuryelerin motosikletlerinin çoğu şu motor hacminin altında olduğu için o büyüklükte bir kutuyla bazı yokuşları çıkamayıp yemeği geç ve sarsılmış şekilde teslim ederler. Bu projeyi uygulayamayız." diyebilecek birileri gerekiyor.
0
michael_knight
(25.01.23)
şirkete bağlı. bazı şirketlerde çalışanı çıkartırsan geriye 100 tane sandalye biraz da it ekipmanı kalır. işlerin nasıl yürüyeceğini dışarıdan bilemeyebilirler. geçiş sürecinde yeni kadro eski kadroyla birlikte çalışır. eski kadro yolun sonunda ayrılır ama güzel bir prim de alırlar.
0
gabe h coud
(25.01.23)
(3)

buzdolabından çıkan, basmayan marş benzeri ses nedir?

oldtimer
samsung buzdolabından bir süredir periyodik olarak bu ses gelmeye başladı. nasıl anlatılır onu da bilmiyorum, sanki kontağı çevirince marş basmıyor gibi ama marş sesi gibi öksürük benzeri değil de daha çok "vıy vıy vıy vıy" diye daha tiz bir ses. ama sesin temposu aynı marş gibi. hemen sonra "gurulk
samsung buzdolabından bir süredir periyodik olarak bu ses gelmeye başladı. nasıl anlatılır onu da bilmiyorum, sanki kontağı çevirince marş basmıyor gibi ama marş sesi gibi öksürük benzeri değil de daha çok "vıy vıy vıy vıy" diye daha tiz bir ses. ama sesin temposu aynı marş gibi. hemen sonra "gurulktt" diye bir sesle de bitiyor. birkaç mekanik parça yerine oturuyor gibi. yaklaşık 2-3 saniye sürüyor ama günde belki 40-50 kere yapıyor bunu. akşamları ise daha artıyor sıklığı.
dolapta başka hiçbir sorun yok görünürde. soğutması falan değişmedi. sizce sesin nedeni ne olabilir? daha önce karşılaşan varsa servis öncesi bilgileneyim dedim, zira garantisi bitti dolabın.
0
oldtimer
(24.01.23)
Fan sesi büyük ihtimal ile, fan ilk çalışırken ses yapıyor ve ısınınca susuyordur. Aynı bozuk pc fanları gibi.

Dolabı öne doğru çekin ve arkasında altta mekanizmayı görüp dinleyin, fandan geliyosa (ki gelmiyosa da) dolabı fişten çekip koruma ızagarasını açın.

Sonra da elektrik süpürgesi ile biriken tozu pisliği emin, faydası olmaz ise fan göbeğine yağ damlatmak gerekebilir. Tabi önce fandan geldiğine emin olun.
0
John Bloor
(24.01.23)
yok ses alttan gelen bir ses değil, sanki dolabın ortalarında bi yerden, içerden geliyor. alttaki kapağı söküp temizlemiştim zaten geçenlerde, değişen bir şey olmadı.
0
🌸oldtimer
(24.01.23)
benim buzluk buz yaparken oyle sesler cikariyor. kup buz ureten bir modelse o olabilir.
0
antikadimag
(24.01.23)
(3)

Son tüketimi geçmiş çikolata yenir mi?

trejemu
(git:https://imgyukle.com/i/J6ciPh ) Buzdolabında buldum. Son tüketimi temmuz 2022 tadı cillop gibi görüntüsü de..3 -4 paket var. Kıyamıyorum. Yesem bişey olur mu?
(git:imgyukle.com ) Buzdolabında buldum. Son tüketimi temmuz 2022 tadı cillop gibi görüntüsü de..3 -4 paket var. Kıyamıyorum. Yesem bişey olur mu?
0
trejemu
(23.01.23)
bisey olmaz
0
antikadimag
(23.01.23)
1-2 ay ben yemiştim bi şey olmuyo. 6 ay denemedim.
0
jelly bear
(23.01.23)
Yenir, dolaptaymış zaten. Afiyet olsun.
0
pispinti
(23.01.23)
(1)

Karaca kim?

hot potato
https://www.youtube.com/watch?v=l8q8aAltiQUsu videonun yorumlarinda karaca asagi karaca yukari bahsedilen sey ne? asiri varos ergen muhabbeti oldugundan supheleniyorum ya da benim pop kultur bilgim yeterli gelmedi. merak ettim buraya soruyorum.
www.youtube.com

su videonun yorumlarinda karaca asagi karaca yukari bahsedilen sey ne? asiri varos ergen muhabbeti oldugundan supheleniyorum ya da benim pop kultur bilgim yeterli gelmedi. merak ettim buraya soruyorum.
0
hot potato
(22.01.23)
yazmislar zaten asagiya karaca koralin diye. onu da aratinca beyza aksoy diye birinin yazdigi siyam kis gunesi kitabi cikiyor. kitap karakteri anladigim kadariyla. onun sevdigi sarki falan olabilir.
0
antikadimag
(22.01.23)
(24)

fırsatınız olsa avrupa'ya gider miydiniz?

anti-kahraman
Öğrencilerden çok çalışanlar için soruyorum. İşinizi vs. bırakıp, avrupa'da iyi bir ülkeye gitme fırsatınız olsa gider miydiniz? Her şeyi hesapladığınızda hangisi daha ağır basıyor? Neden?
Öğrencilerden çok çalışanlar için soruyorum. İşinizi vs. bırakıp, avrupa'da iyi bir ülkeye gitme fırsatınız olsa gider miydiniz? Her şeyi hesapladığınızda hangisi daha ağır basıyor?

Neden?
0
anti-kahraman
(22.01.23)
aylik minimum 4bin euro net, tercihen 6bin euro net kazanmayacaksam gitmem.
0
kimlanbu
(22.01.23)
Giderdim ama dönmek üzere. kendimi geliştirmeyi, maddi olarak belli standarta ulaşmayı hedeflerdim. Hiçbir şey Sevdiklerimden ve ailemden bir ömür uzak kalmaktan önemli değil benim için.
0
goodyes
(22.01.23)
Giderdim. TR'nin düzelmesi uzun yıllar alır. yaş 34.
0
ditu
(22.01.23)
şuan imkanım olsa 1 dk bile durmam giderim. avrupa için konuşursak ortalama bir ülke bile olabilir.
0
astronom bey
(22.01.23)
çifte vatandaşsın da gitmeyi mi düşünüyorsun önce detay vermen lazım.

Çünkü kimse öyle işini bırakıp gidemez (bi Almanya'da iş arama vizesi var diğer ülkelerde var mı bilmiyorum)

Eğitimle gitmeye çalışanlar var, bence olabilir. O ülkeye adapte olmanı da sağlar. İş bulan zaten gidiyor (yıllık 60 bin euro brüt alabilen bluecard alıp gidiyor)

Bence gitmek her halükarda mantıklı. Önümüzdeki yıllarda her ülke kötüye gidecek (bu yüzden Avrupa da kötü diyorlar çünkü 10 yıl önceye göre kötü evet) ama buna akılcı çözümler üretebilecek halklara/yöneticilere sahip ülkeleri düşün. Türkiye böyle mi sence?

Türkiye'de hukuk siyaset rahatlık bilmemneyi geç, çok basit bi matematik sorunu var. Ülkenin 20 milyonu bir şehirde yaşıyor ve çoğu iş orada. Oradaki para da yetmiyor. Para yetse, ülkeye kaçak giren milyon insan o şehirde ve güvenlik sıkıntıları var.

Ben küçük ama imkanları da olan şehirlerde yaşamayı seviyorum bu sebeple İngiltere'deki yerleşim yerlerini seviyorum mesela.(Fransa'da Almanya'da da öyledir sanırım) Fakat Türkiye'nin kaosuna alışmış insanlara çok sıkıcı gelebiliyor oralar.

edit: dönmek üzere gitmek olumsuz bir bakış açısı. Öyle yapanlar oraya adapte olamazlar belki de bu sebeple sevemiyorlar işte. Ha gidip sonuna kadar uğraşıp ben sevemedim diyen dönsün no problem ama para biriktirip dönmeye giden yanlış yapar çünkü para da biriktiremez büyük ihtimalle. Onun için ABD veya Arap ülkelerine falan gitmek lazım. Bir maaşla ucu ucuna da olsa güzel yaşanabilecek alt-orta sınıf olmayı özleyenler Avrupa'ya gitmeli bence ki ben öyle olmayı seviyordum, Türkiye'de daha aşağıya düştük.
0
nhk ni youkosu
(22.01.23)
fırsatım vardı gitmedim. gitseydim de dönmek üzere giderdim. euro biriktirip burda harcamak için.

ama ekstra iyi bir iş olmadığı sürece buradan farksız. giden eş dosttan geri dönen çok.

bir arkadaşım çifte vatandaş her yıl 2 ay gidip çalışıp geliyor.
0
pardus
(22.01.23)
gitmezdim. buradaki işimi orada yapamayacağım için asgari ücrete tr'deki standardımı yakalayamayacağım için gitmezdim. bir de her ülkeye de gitmek istemem doğrusu.
0
paintov
(22.01.23)
Gitmezdim.
0
ruhen hastayim ben
(22.01.23)
Fırsatım var. Uzun seneler ABD'de ve biraz da Avrupa'da daha önce yaşadım, geçmiş deneyimlerim var. Psikoloji çökünce TR'ye döndüm. Şimdilik kalmayı seçiyorum (hoş, hala fikrimi değiştirebilirim) çünkü orada önerilen maaşla orada yaşamak zor. Komik bir şekilde TR'de kazanıp biriktirebileceğim para orada kalıp biriktireceğimden fazla. Ama orada çok daha fazla maaş önerselerdi, burada birikenden fazla birikse ve ev alma vs gibi şeyler için fazla para kalıyor olsaydı maaştan, fikrim değişirdi. Tabi subjektif bir durum bu. Artılar eksileri yazıp çizin, oralarda yaşayanlara (özellikle o ülkenin yerlilerine) sorun sosyal medyadan falan, ona göre karar verin.

Psikolojimin çökmesinin sebeplerinden biri yurt dışında fakir yaşamak zorunda kalmamdı o dönem, bir de haksız hukuksuz köle olarak çalıştırdılar. Çok süründüm, ondan maaş miktarı önemli. Zengin insan rahat insandır nerede olursa olsun.
0
kurbanlik koyun
(22.01.23)
Ben gittim zaten. O dönem calisiyordum, ülkede döviz yeni yeni artıyordu yoksa iyiydi gene. Hatta hanimla ilk burada kaliriz demistik sonra ben baktim ülke sacmalayacak, dedim gel gidelim.

Gittiğimden beri ülkede bir tane bile iyi gelişme olmadı. Ekonomi, sağlık, siyaset, spor, eğitim, hukuk her şey daha daha kötüye gitti. Bunun olacağını zaten biliyordum. Zamanında neden gidiyorsun diyenler sonra iyi ki gitmissin lan diyor.

Ama ben herkese Avrupa öneren biri değilim. Daha yeni bir arkadaşıma fabrikada manager of managers olmak ya da İsviçre ofisine manager olmadan gecici gitmek onerildi, belki zorlasa kalırdı vs.
Türkiye'de kal dedim. Çünkü türkiye ile prensip sorunlari olan biri değildi ve ekonomik olarak da kariyer olarak da Türkiye opsiyonu daha iyiydi. Benim türkiye ile ekonomik vs dışında olan dertlerim var. Genel Insanini, genel yasantiyi, trafigini sevmiyorum haliyle mutluyum. Bugün insanlar Avrupa'ya daha fazla maaş için gelirim derken (ki yanlış bir şey yok ama asla olmayacak bir şey) ben Türkiye'ye ancak daha fazla maaş için gelirim. Misal istanbul'a gelmem bile belki de İzmir'e anca 7-8 bin euro ile ayak basarim o da geçici olarak. Yoksa Türkiye'de hayatta kalmam uzun süre. Bunlar iste hep kişiye bağlı:)
0
logisticsmanager
(22.01.23)
Şu an olmaz. Planlar, düzen var. Ama bunlar olmasaydı olabilirdi. Onda da önceliğim ABD olurdu.
0
dissendium
(22.01.23)
eğitim ve gezi haricinde gitmem. gidersem de bir süre sonra dönerim.
0
lesmiserables
(22.01.23)
buna yanıt verebilmek için yurtdışında bir süre bulunmuş olmak gerekir bence. türkiye'deki insanların çoğunluğu gelişmiş bir ülkedeki yaşamın kolaylığını deneyimlemiş olsa proletarya napıyoruz lan biz burada deyip çoktan devrim yapmıştı. ahaha.
0
bohr atom modeli
(22.01.23)
Tr şartlarında iyi kazanıyorsam hicbir yere gitmem.

Ama tr'de anca karnimi doyuruyorum ve Avrupa'da iyi bir ulkede o ulkenin sartlarina gore iyi standartlara yaşayıp iyi gelir elde edeceksem giderim.

Benim olayım tamamen ekonomi ve buna bağlı yasam standartları. Duzgun evde otutabiliyor muyum, tatile eğlenceye bilmemneye para ve zaman bulabiliyor muyum vs. Siyasi durumlar, ozgurluk vs umrumda değil param varsa burada da gayet ozgur hissediyorum ben.
0
stavro
(22.01.23)
Giderim tabi. Türkiye'de düzgün iş bulamıyorum çünkü. Gitmeyip nabıcam.
0
nothing in my way
(22.01.23)
gitmezdim.

gittiğinde sadece ülke değiştirmiyorsun. arkadaşlarını, alışkanlıkları, hayatını değiştiriyorsun. farklı bir kültüre gidiyorsun. düşünsene yaptığın espriye kimse gülmüyor, onların kahkaha attığı şeylere de sen gülmüyorsun. akrabalarından uzaktasın vs.

ayrıca türkiye'de ortalama üzeri maaş alırken, orada oranın standartlarında maaş alacaksın.

hayatta herşey para mı?

yurtdışında üniv. okumuş biri olarak yazıyorum.
0
durbidakka
(22.01.23)
fırsatım var, daha önceden de bir süre yaşadım, orada kazanacağım parayı burada kazandığım için gitmiyorum. ama bol bol gidip geziyoruz tabii o ayrı.
0
roket adam
(22.01.23)
Hangi Avrupa ülkesi olduğuna göre değişir. ingiltere dışında dilini bilmediğin yerse, vasıfsız iş yapacaksan gidilmez. Büyük denizde küçük balık olunmaz.

Yarın yokmuş gibi motokuryelik yapanların dönüp dolaşıp geleceği yer Türkiye'dir.
0
OrangeYellow
(22.01.23)
4 bin euro net 6 bin euro net diyenler çok uçuyorlar.

öyle bir dünya genelde yok, hollanda'da bile.

ha türkiyede a bin euro'nun değeri, yurt dışında a bin euro'nun değerinden daha düşük.

hatta neredeyse yarı yarıya daha düşük.

doğu avrupa'nın çoğu şehrinde 1000 euro'ya istanbul'daki 2000 euro'dan daha kaliteli yaşarsınız..

ben teklif geldiğimde hiç düşünmeden kabul ettim ve 3 sene oldu neredeyse.

bakalım kalabilecek miyim, onu hiç bilmiyorum.
0
rain when i die
(22.01.23)
Fırsatım oldu gittim. Dönüp bakınca 2 sene öncesine, sevmediğim işi bile sırf rahatım bozulmasın diye senelerce yapmak ne kadar zavallıcaymış. Yaşam standartları, iş maaş, yabancı ülke vs hepsi bir kenara, alışkanlıklarını bırakıp rahatını bozacak kadar cesur olmalı insan.
0
IncredibleMau
(22.01.23)
Bazı hedeflerimiz tutarsa digital nomad olarak İspanya ya da Portekiz'e göçme ümidimiz var, bakalım. Aynı gelirle İstanbul'a göre çok daha rahat yaşayacağımıza epey eminim ben.
0
kobuzchu kiz
(22.01.23)
avrupa degil ama bunu yaptim zaten. sebep ekonomik degil. asiri memnunum.
0
hot potato
(22.01.23)
gitmek istemem cunku amerikadayim. avrupa'da para kazanilmiyor. ben maddi sebeplerle gittim.

ileride finansal ozgurlugumu kazandiktan sonra turkiye'ye gelip kamu, universite, vakif vb bir sekilde bu ulke icin calismak istiyorum.

edit: dusununce kisa bir sure gidip avrupayi gezip gormek icin giderdim yine de ama uzun sureli kalmak istemezdim. hele hele gunes gormeyen kuzey ve bati avrupada.
0
antikadimag
(22.01.23)
Uygun maaş ile düzgün bir şehre gideceksem saniye düşünmem. Düşük maaş ile köyden bozma bir yere gideceksem burada devam.
0
nawar
(22.01.23)
(6)

1 hafta roma mı, yoksa …

Tisatiaşer
Merhaba. 1 hafta romaya gidelim diyorduk ama bi arkadaş lyon a gidin araç kiralayın parise gidin, giderken köyleri gezin, paristen brüksel amsterdam yapın. Arabayı orda bırakıp romaya uçun gibi şeyler söyledi kafamız karıştı. Zaten altı üstü bi hafta, 4-5 büyük şehir, bilmediğimiz yerde araç kiralıy
Merhaba. 1 hafta romaya gidelim diyorduk ama bi arkadaş lyon a gidin araç kiralayın parise gidin, giderken köyleri gezin, paristen brüksel amsterdam yapın. Arabayı orda bırakıp romaya uçun gibi şeyler söyledi kafamız karıştı. Zaten altı üstü bi hafta, 4-5 büyük şehir, bilmediğimiz yerde araç kiralıycaz, bu şehirlerde otopark sorunu da vardır kesin, bilmediğimiz kurallar vardır, kasko yaptırsak fiyat uçuyordur belki, vs vs. her yerde bi gün konaklasak koşturmacalı ve yetersiz gelen bir tatil olmaz mı? Biraz heveslendik ama detaylara girince akla yatkın gelmiyor. Bir de aracı lyonda kiralayıp amsterdamda bırakıcam diyince one way fee diye bişey kesiyor 1000 euro civarı. Yani plan bu olsa bile araç kiralama fikrinden iyice soğudum. Trenle birbirine geçiliyor galiba bu şehirlerde ama bi de grev mrev varmış. Bu lyon - amsterdam hattını kafada bitirdim gibi hal böyle olunca ama yine de sırf roma yerine, paris + uçakla roma mı yapsak? Fikirleriniz ve görüşleriniz için çok teşekkürler.
0
Tisatiaşer
(22.01.23)
Roma - floransa - siena (veya pisa) yapsaniz bir hafta sonunda „yaa ama daha sunlari göremedim, dönüyoruz:((„ dersiniz.

Hepsine trenle gidiliyor.
Ya da güneye, roma, napoli, sorrento.

1 haftada hem lyon, hem paris hem aradaki köyleri gezip bir de üstüne brüksel-amsterdam nasil yapilacakmis? Yani mesela paristen beklentiniz eyfel kulesinin önünde foto cekinmekten fazla degilse olabilitesi var. Ama mesajinizdan öyle degil gibi düsünüyorum.
Bu arada arsba konusunda dogru düsünüyorsunuz. Avrupa‘da özellikle büyük sehirlerde araba kullanilmaz, park sorunu var, degisik kurallari var vs. Zaten tek yön birakma ücreti asiri olur ki size de öyle olmus.
Arkadasinizi dinlemeyin, italyanin keyfini cikarin. Grev genelde 1-2 gün, ayrica sehirlerarasi otobüsler de mevcut. Italyads hizli tren kullanacaksaniz biletleri önceden almaniz fiyati uygun tutar ayrica sürekli degisik degisik indirimler yapiyolar, trenitalia ya da italo sirketlerinin sitesine bakin.
0
kuehles blondes
(22.01.23)
Bu şehirlerin hepsini defalarca görmüş birisi olarak bir hafta da Lyon - Paris - Brüksel ve Amsterdam sıkışık olur diyebilirim. Ama yapılabilir de. 8 gün olsa ideal olurum zannımca. 1 gün Lyon, 3 gün Paris, 1 gün Brüksel ve 2 gün Amsterdam. 1 gün de yolda geçer. Ya da Lyon atılabilir. Toplu taşımanın bu kadar gelişmiş olduğu yerlerde araç başa bela. Sürekli park yeri aramakla uğraşırsınız hem de bir ton ek ücret.

Lyon için 1 gün ideal. Oradan trenle 2 saate Paris’e geçebilirsiniz. İlk defa gidiyorsanız köyleri falan görmek yerine şehirlere, müzelere odaklanmak bence daha mantıklı olur. Tren 0creti 40-50 euro civarı olur zannımca.

Paris’ten Brüksel’e 10 euro’ya otobüsler var. Blablacar ya da Flixbus kullanabilirsiniz. Paris için 10 gün kalsanız yine az gelir, İstanbul gibi görülecek çok yer yapılacak çok şey var. Bir yerde kesmek lazım tabii. 3 gün ideal bence o yüzden.

Brüksel 1 gün bile fazla, çok bir numarası yok, küçük bir yer.

Brüksel Amsterdam arası da otobüsel 10 euroya gidebilirsiniz. Amsterdam şehir merkezi, müzeler, civarındaki Zaanse Schaans gibi bölgeleri de dahil ederseniz 2 günde rahatlıkla gezilebilir.

Şimdiden iyi gezmeler
0
but that was just a dream
(22.01.23)
arkadasinizin dedigi olmaz bence. cok sikisik olur. yapmayin.

roma'da 1 hafta kalip cevre illere day tripler cok daha guzel olur. iste bi napoliye gidersiniz bi toskanada gezersiniz cok guzel olur.
0
antikadimag
(22.01.23)
Çok sıkışık olacağı konusunda hemfikirim, bence Roma'ya gidin, araba ile falan da uğraşmayın, uzun uzun şehrin tadını çıkarın, trenle çevredeki güzel şehirlere gidebilirsiniz Floransa gibi.
0
(22.01.23)
Lyon-paris arası hangi güzel şehir var acaba onu dedi mi? Misal lyon-toulouse olsa güzel fikir derim çünkü mükemmel ufak yerler var ama lyon paris aklima gelmedi. Bu arada paris ve lyon'da araba kullanmis biri olarak çok önermem bir de Fransa'da trafik cezalari da ünlü alismamisken bolca yiyor insan.

Ve evet arabayi alip birakirsaniz size o ekstra ücreti cakarlar.
0
logisticsmanager
(22.01.23)
@logisticsmanager yok söylemedi. Fikir iptal edildi.
0
🌸Tisatiaşer
(23.01.23)
(8)

bozuldugunuz ve gorusmeyi keseceginiz arkadasiniza uzun mesaj yazar misiniz

antikadimag
hani butun dusuncelerinizi ozetleyen bir mesaj. iliski bitiminde yazilan uzun mesaj gibi. yoksa bu mesaj sadece iliski bitiminde mi yaziliyor. cok bozuldum birine ve bunu da bilsin istiyorum. acik acik yazsam mi dusuncelerimi yoksa birak bosver mi dersiniz?5 ay once tanistik, ayda 1-2 gorustugum bir
hani butun dusuncelerinizi ozetleyen bir mesaj. iliski bitiminde yazilan uzun mesaj gibi. yoksa bu mesaj sadece iliski bitiminde mi yaziliyor.

cok bozuldum birine ve bunu da bilsin istiyorum. acik acik yazsam mi dusuncelerimi yoksa birak bosver mi dersiniz?

5 ay once tanistik, ayda 1-2 gorustugum biri. ben yazmak istiyordum normalde ama o tamamen sessiz sedasiz silmeye ok gibi. buna da biraz daha bozuldum. ne alingan insanim be.

edit: ek bilgi, yurtdisinda 2 turk'uz. tikler gelecek.
0
antikadimag
(21.01.23)
Hiç gerek yok.
0
OrangeYellow
(21.01.23)
Yazmak rahatlatir, yaz gitsin.
0
Avoiding The Puddle
(21.01.23)
Gerek var mı o dramaya? Görüşmeyin gitsin işte.
0
salihdt
(21.01.23)
Yakın zamanda yaşadım;

karakterinden kaynaklı bir sorun yaşadığımız ve dolasiyiyla çözümü mümkün olmadigi için dramasiz sessizce çekildim. O bir tık açıklama çabasına girdi ama gerek olmadığını belirttim. İletisimi kesme kararim kesinse uzatmaya gerek yok i think

Mis gibi kafam rahatladi
0
abuzer
(21.01.23)
sırf rahatlamak için bile yazmaya değer. en azından sizin için closure olur. öteki türlü karşı taraf durduk yere bana küstü diyip mağduru oynuyor çevreye etrafa.
0
kurbanlik koyun
(21.01.23)
hic ugrasmam, hatta tam tersi mesajlarina kestirme veya kisa cevaplar veririm. azalarak biterim yani. umursamadigim ve artik hayatimda olmayacak biri icin parmagimi oynatmaya bile ugrasmam.
0
in vino veritas
(21.01.23)
"Yok artik, bir de bayil istersen feriha sdghc"

+ :)

karşı cins ise yazma
hem cins ise bir aktivitiye davet et ses çıkmaz ise kırıldığını ifade et yeter
0
bir soru sorcam
(21.01.23)
feriha yorumundan sonra kesin kararimi verdim. hahaha.
0
🌸antikadimag
(21.01.23)
(8)

en iyi kot markasi?

heartwork
cinsiyet, erkek. levis 512 cok hosuma gidiyor ama cesit cok az. buna benzer hangi markalara bakmami tavsiye edersiniz?
cinsiyet, erkek.

levis 512 cok hosuma gidiyor ama cesit cok az. buna benzer hangi markalara bakmami tavsiye edersiniz?
0
heartwork
(20.01.23)
levis bu icin dunya capinda standardidir. wrangler'a da bakabilirsin.
0
antikadimag
(20.01.23)
512 serisini ben de çok seviyorum. alternatif bulabildiklerim;
network'ün kotları
mavinin jake ve james kalıpları.

slim tapered denen, diz - paça arası daralan modellere bakman gerekiyor
0
PoscheN
(20.01.23)
wrangler kotlar ciddden çok iyi. ilk aldığım günkü gibi duruyor
0
anti-kahraman
(20.01.23)
levis 501 aldım en klasiğinden ağustos ayında, iki yerinden ufak yırtıldı ama üzerimde güzel duruyor, en iyi derken o yüzden ne kastettiğine gçre değişir. yeniden bakıyorum kot radarımda üç tane var

www.levis.com.tr

gap.com.tr

www.amazon.com.tr
0
fakat
(20.01.23)
Lee
0
baldur2
(21.01.23)
diesel
0
sweetoffice
(21.01.23)
jack & jones. tabi levis standartı farklı ama parası da farklı. daha uyguna ve gene hem kaliteli hem şık olan bir alternatif bence jack & jones. tim modeli var bende kalıbını beğeniyorum gayet.
0
semaforo de medianoche
(21.01.23)
eğer eski kalitesi halen devam ediyorsa Lee ve Wrangler iyidir. ama marka hakları satın alındı 4-5 yıldır tamamen yerli üretim oldu. en son gömlek ve hoodie aldım eski kalitesi yoktu.

zaten şuan hiç bir marka eski kalitesinde değil. levis bile aynı levis değil. o yüzden çok yüksek fiyatlar vermenin bir anlamı yok.
0
astronom bey
(21.01.23)
(4)

Ankara belpa buz pateni yanındaki cafe

glamdr1ng
5 6 senedir Ankaradayım. Buradaki Cafenin ismi değişiyor arada bir ama daha hiç müşteri görmedim içinde. Konumu sapa kaldığı için falan mı benim bilmediğim bir şey mi var? 7. Caddeye 100 metre mekan. Zincir bir kahveci açılsa tıklım tıkış olur. Akşam akşam kafama takıldı :D
5 6 senedir Ankaradayım. Buradaki Cafenin ismi değişiyor arada bir ama daha hiç müşteri görmedim içinde. Konumu sapa kaldığı için falan mı benim bilmediğim bir şey mi var? 7. Caddeye 100 metre mekan. Zincir bir kahveci açılsa tıklım tıkış olur. Akşam akşam kafama takıldı :D
0
glamdr1ng
(20.01.23)
guzel tespit. ben de gorurdum burayi. karanlik isler yapan bir mafyanin yerim belli olsun mekani gibi geliyordu bana.
0
antikadimag
(20.01.23)
Cok izole bi yerde bence is yapmamasi normal ya.

Iki adim otede butun alternatifler dip dibe toplanmisken oraya gitmez kimse
0
another satisfied lover
(20.01.23)
@anti bana da öyle geliyor. Belki de paten sahasının açılmasını bekliyorlar. Ucuza kapmışlardır belki dükkanı :D
0
🌸glamdr1ng
(20.01.23)
yine isim değiştirdi yine müşteri yok bu arada :D
0
🌸glamdr1ng
(06.03.23)
(11)

Penisimdeki sorun

kiriko
Arkadaşlar penisimde ergenken çok mastürbasyon yapmaktan dolayı deformeler oldu.His kaybı ve buna bağlı olarak cinsel istek ve sertleşmede sorunlarım oldu.Evlendim ve hala bu sorunlar devam ediyor.Eşim de bu durumdan rahatsız.Sizce ben eşimin hakkına girdim mi evlenmemeli miydim? Hiç sertleşmiyo değ
Arkadaşlar penisimde ergenken çok mastürbasyon yapmaktan dolayı deformeler oldu.His kaybı ve buna bağlı olarak cinsel istek ve sertleşmede sorunlarım oldu.Evlendim ve hala bu sorunlar devam ediyor.Eşim de bu durumdan rahatsız.Sizce ben eşimin hakkına girdim mi evlenmemeli miydim? Hiç sertleşmiyo değilim veya cinsel istek tamamen geçmiş değil.Sizce ne yappmalıydım evlenmemeli miydim.Çok kafaya takıyorum.
0
kiriko
(20.01.23)
Eşin rahatsızsa demek ki sorun var.
0
romario
(20.01.23)
Abi mengeneyle falan mı masturbasyon yaptın,deformasyondan kastın ne?bence başa sıkıntılar var ve sen kendi kendine teşhis koymuşsun gibi.önce bir ürologla konuş peşine bir psikiyatrla görüş.
0
duptıs
(20.01.23)
(bkz: cialis)
0
antikadimag
(20.01.23)
His kaybı, cinsel istek ve sertleşme sorununun ergenken yaptığın masturbasyonlar olduğuna emin misin? Doktor mu söyledi bunu yoksa kendin mi koydun bu teşhisi?
0
vedatchilipeppers
(20.01.23)
Mastürbasyondan değil de psikolojiktir o. Muhtemelen testleriniz sorunsuz çıkacak ve sizi cinsel terapiste yönlendirecekler.

Cinselliğin güzel gittiği bir evlilikte cinsellik hiçbir şeydir ama eğer cinsellik kötüyse cinsellik çok şey ifade eder. Bence evet haksızlık etmişsiniz. Çünkü dönem dönem değil sürekli bir rahatsızlığınız var. Bu da her şeyi etkiler.
0
ruhen hastayim ben
(20.01.23)
mastürbasyondan deforme mi olurmuş, kendi kendine 20 yıl önce böyle yaptım da böyle oldu diyerek teşhis koymadan önce bir doktora git adam akıllı.
sigara, alkol, kilo, stres yüzlerce faktör var, eşini sevmiyor, artık aranızda cinsel istek olmayabilir veya eşin sana karşı cinsel istek duymuyordur, bunların hepsi olabilecek, çok doğal şeyler, her şeyin de bir tedavisi en azından bir yolu var.
0
croswell
(20.01.23)
Muhtemelen Travmatik Mastürbasyon Sendromu gibi bir sıkıntın var. Yani ergenlikte çok sayıda yapılan kayganlaştırıcı kullanmadan aşırı zorlayarak gerçekleşen mastürbasyonlar ileriki dönemlerde böyle problemlere neden olabilir. Peniste deformasyon dediğin şey nedir bilmiyorum aşırı sürtünmeden dolayı deride travma oluşmuş olabilir belki.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.01.23)
mastürbasyon ve pornoyu bir süre bırakınca geçmediyse bir doktora görünmek daha mantıklı olabilir. hemen dramatik senaryolar kurma eşimin hakkına girdim falan gibi. bu tarz problemler çok normal, evlilikte de olur sağlık bu sonuçta. dediğim gibi uzman yardımı alırsan kafan rahatlayacaktır zaten.ç
0
roket adam
(20.01.23)
toplumun çoğunluğunda bu tip sorunlar var ama dile getirilmez. en azından sorunun farkındasınız bu gayet olumlu çözüme ulaşmak için.

öncelikle deformasyon derken bir penis eğriliği falan mı söz konusu? penis eğriliği yapılan masturbasyonlardan çok etkilenmez genelde. genetik sebepler veya ek hastalıklar vs varsa ondan kaynaklanıyor da olabilir. hatta eğrilik cinsel birleşmenizi olumsuz etkilemediği müddetçe bir sorun olarak dahi nitelendirilmiyor. önemli olan eğriliğin yönü ve şiddetidir. youtube'da berk karataş var ürolog. videolarına bakabilirsiniz. hatta bizzat kendisine muayene olabilirsiniz size yakınsa. bu alanda gayet bilgili bir uzmandır kendisi.

anlattığınız diğer konulara göre travmatik mastürbasyon sendromu olması ihtimal dahilinde evet ancak gerçek bir teşhis ve çözüm için bir uzman hekime danışmak gerekiyor.

son olarak; bu sorunlar evlendikten sonra da olabilirdi. olayı dramatize etmenin bir faydası yok. kendinizi daha da olumsuz bir hale sokar sadece bu bakış açısı.
0
debian
(20.01.23)
Deformeden kastınız penis yüzeyindeki deri deformeleri filan mı? Onlar yüzünden mi hissizlik var kanısındasınız?

Yoksa deformeden kastınız işlev bozukluğumu sadece?

Öncelikle bir üroloğa gidin ve hormon testlerinize baktırın, bazı hormonların azlığı bazılarının çokluğu vs de olabilir.

Onlar tamamsa psikolojik destek almak için bir yardım alın, bu arada doktor tavsiyesi ile cialis ya da viagra denersiniz belki, hangisinin size yarayacağını dr daha iyi bilir.

Geçmiş olsun, eşinizle ilgili ten uyumsuzluğu filan olmadığına emin misiniz? Eşiniz değil de farklı bir kadın olsa da aynı mı olur sonuçlar sizce?
0
John Bloor
(20.01.23)
Masturbasyondan yara oldu, kabuk bağladı ve bu durum gençlikte uzun süreler, defalarca kez oldu diye anladım. Sebebin bu olduğunu düşünmüyorum. Eşin Alexandra Daddario, Mia Melano, ya da gençlikte en çok izlediğin x kişi olsaydı hissizlik olacak mıydı.

Doktora git, soruna ciddi bir çözüm arayışına gir. Bulamazsan, ayrılığı düşün.

Geçmiş olsun. Dramatize etme, kendine de haksızlık etme.
0
gabe h coud
(20.01.23)
(13)

Yurtdışında ilaç mevzusu

sacrilegious
1-2 sene yurt dışında yaşayacak biri yanına hangi ilaçları almalı?Teşekkürler
1-2 sene yurt dışında yaşayacak biri yanına hangi ilaçları almalı?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(17.01.23)
hicbir sey almasina gerek yok bence. sadece 1-2 kutu antibiyotik goturulebilir doktor tanidik tavsiyesi ile kullanmak uzere.
0
antikadimag
(17.01.23)
taze geldim :) yazdıklarımı ciddiye alın lütfen. almadığıma pişman olduğum ve burada alması zor çok ilaç oldu.

- voltaren ya da kas gevşetici bir krem ve hap
- antibiyotik bulundurun. ölsen ancak veriyorlar
- ağrı kesici bir sürü
- silverdin
- aferin sinüs
- midede problem varsa rennie benzeri bir ilaç.

bunlardan birkaç kutu alın. türkiye'ye gidip geldikçe tazelersiniz.

edit: hiçbir şey almayın diyen kimseyi ciddiye almayın.
0
mstiteltr90
(17.01.23)
@mstiteltr90; antibiyotik disinda bu ilaclardan hangisini bulamaz bu kisi eczaneden? mesela agri kesici, kas gevsetici alirken ne tur zorluklar yasadiniz?
0
antikadimag
(17.01.23)
Yurtdışı hangi yurtdışı onu düşünmek lazım.
Doktor raporu ile alınacak şeyleri almak mantıklı onun dışında ben çok net bir mantık görmüyorum.

Antibiyotik mantıklı çünkü almak için doktora gitmek gerekiyor. Onun dışında agri kesici, kas gevsetici, geip, rennie vs hepsini sıkıntısız alabiliyorsun. En azından Fransa'da.

2 sene yasayacak birinin yanında stokla gitmesine gerek yok. Misal bize gelen bir kız göz enfeksiyonu kaptı, onun da ilacini alacak değilsin yani. Ben olsam bir agri kesici, bir grip, bir ağır grip vs icin antibiyotik, bir kas gevşetici alir geçerim. Geri kalanini gittiğim yerden alırım.

Ha Afrika'ya gidiyorsanız bilemem.
0
logisticsmanager
(17.01.23)
Gürcistan'a ise ilaç götürmeyin.
0
Mirket
(17.01.23)
antibiyotik +1 cunku kolay kolay yazmiyorlar, yazdirsan da 3 tane yaziyor yetmiyor, sonra ugrasiyorsun.

silverdin +1
aft ilaci
bazi astim ilaclarini bulmasi zor olabiliyor.
gibi..
0
cooperr
(17.01.23)
Hangi yurt dışı?

Amerikaysa over the counter olarak hemen hemen her şeyi bulabilirsin. Bazı agır agrı kesicilerini anca doktor yazıyor ve sayıyla veriliyor kişiye özel.

Almanya falansa yine herşeyi apoteklerde bulabilirsin ama doktor yazmıyosa ve mesela agrı kesici alcaksan hafif olan veriliyor daha kuvvetli olanları doktor yazıyor.

Ben her halukarda doktor tavsiye etmeden antibiyotik kullanımına karşı oldugum için o konuda cevap olarak yazılanları desteklemiyorum.

Şahsi tavsiyem burda reçetesiz alabileceginiz kuvvetli agrı kesiciler ve hemen el altında olması açısından soguk algınlıgı ilaçları, sargu bezi ve çarpmalara yanmalara karşı merhemler.
0
e mice
(17.01.23)
Bol bol antibiyotik alin, grip/nezle oldugunuzda kafaniza gore avuc avuc icin hemen. Yaygin hastaliklarin cogunu olusturan viral enfeksiyonlara cok iyi geldikleri bilinen bir sey zaten. Kultur almaya falan hic gerek yok. Bir guzel "terletir" sizi antibiyotik, iyilesirsiniz.
0
aloha snackbar
(17.01.23)
gelmeden önce kan testi vs için doktora gitmiştim, sağolsun size bir paket yapalım deyip hepsini yazmıştı. ağrı kesici, kas gevşetici vs evet ama mesela yanık merhemi hiç aklıma gelmemişti, ya da alerji kremi. o yüzden doktora giderseniz direkt sorabilirsiniz.
benim top 3; arveles, acid pass ve nurofen.
0
felfela
(17.01.23)
sadece ama kesinlikle ve kesinlikle antibiyotik. yurtdisina nurofen ya da voltaren goturmenin hicbir geregi yok.
0
baldur2
(18.01.23)
ben turkiye'ye geldigimde flixotide (turuncu fisfis) aliyorum ucuza, yazdirmakla ugrasmadan. astimim yok ama kronik kuru oksurugumu kesen tek sey. senin ihtiyacin yoksa alman sacma olur ama. antibiyotik almiyorum.

agri kesici, voltaren moltaren zaten yasadigim yerde bol miktarda var.
0
hot potato
(18.01.23)
antibiyotik sart. turkiye'deki doktor tanidiklara filan sorup kullanabilirsin.
d vitaminini aliskanliktan turkiye'den aliyorum
kenakort (kesin burda da vardir benzeri ama bulmaya ugrasamiyorum)
reflor (yine kesin vardir ayni ise yarayani)
hametan (yine vardir kesin benzeri ama aliskanlik...)

alisik oldugun ilaclari almak yeterli olur bana kalirsa. antibiyotik disinda illa gerekli olan bir sey yok, her ilac (hatta turkiye'den cok daha fazlasi) bulunuyor cogu ulkede ama ismi cismi filan farkli oluyor. burda mesela etken madde ismiyle (agri kesici yerine ibuprofen, parasetemol falan) satiliyorlar
0
fakyoras
(18.01.23)
psödoefedrin icerikli ilac alabilirsiniz belki. (nurofen cold) turkiyedekilerin iceriginde psödoefedrin var, burdakilerin icinde yok, parasetamol olarak geciyor sadece. benim geniz akintimi baskasi kesmiyor mesela. bir de kloroben fis fis aliyorum ben faranjit oldugum zamanlar icin.
0
65 derece
(18.01.23)
(14)

hafiza sorunu mu yoksa yalan mi soyledi

Kittie
gecen bi devlet dairesinde isim vardi.birkac kisinin oldugu bir lobi alani gibi bi sey.biz de bekliyoruz iceride vatandaslar olarak :)simdi olay su; beklerken masalardan birindeki isimlik dikkatimi cekti. ismi hemen hatirladim. o sirada masada kimse yoktu.sonra bi kiz geldi masaya dogru. daha masaya
gecen bi devlet dairesinde isim vardi.
birkac kisinin oldugu bir lobi alani gibi bi sey.
biz de bekliyoruz iceride vatandaslar olarak :)

simdi olay su; beklerken masalardan birindeki isimlik dikkatimi cekti. ismi hemen hatirladim. o sirada masada kimse yoktu.
sonra bi kiz geldi masaya dogru. daha masaya yonelmeden tanidim ben kendisini. liseden arkadasim. ortaokulu da birlikte okumustuk. ayni sinifta.
siniflar da maksimum 15 kisiydi hep. yani herkes herkesi tanir.
kizlar olarak 4 -5 kizdik okul hayatim boyunca.

neyse kiza merhaba diyeyim diye dusundum. isimi bitireyim de firsat olursa dedim.

baktim benim islemi bu yapacakmis. neyse gectim. kimligimi verince beni tanidin mi dedim. hayir dedi. su okuldan tanisiyoruz dedim. evet o okula gittim ama taniyamadim dedi. ben de guldum, 7 yil ayni siniftaydik ama peki dedim.

neyse "memur kiz", hafizam kotu benim, her seyi, herkesi unutuyorum ben dedi. bi sey demedim.
isleme devam ettik...

yahu ben sokakta en pespaye halimle, hic gorusmek istemedigim anlarda, en gorusmek istemedigim eski arkadaslarimla hep denk geliyorum (yakin zamanda) ve istisnasiz herkesi taniyorum. beni de taniyorlar yani kacamiyorum bazen kacmak istesem de.
bu kadar kolay mi? hic bakmayip, biri de gorunce aa hafizam kotu uzgunum iyi gunler falan diyebiliyor muyuz?!

cok sasirdim. belki populerlik, siliklik uzerinden gidecekler olabilir. ben o kiza gore birkac kat daha populerdim. zaten hepi topu kac kisiydik ki. sizce yalan mi soyledi, gercekten bazi kisilerin hafizasi bu kadar kotu mu oluyor?

ben diyemem mesela boyle bi sey. hani bi yerde calisirsin birkac ay, kisi seni unutmaz ama sen unutabilirsin ama 7 yil ayni sinif bana komik geldi. sizce neydi bu?
0
Kittie
(16.01.23)
Tanımamazlıktan gelmiş. Türlü türlü insan ve sebep var.
0
ruhen hastayim ben
(16.01.23)
gercekten tanimamis olabilir, hafiza sorunu olabilir sonucta liseden yeni mezun olmamissinizdir diye dusunuyorum. tanimazliktan gelmis de olabilir tabii bir ihtimal ama her halukarda sizin icin ne degisecek ki? zaten aktif gorustugunuz biri degilmis.
0
in vino veritas
(16.01.23)
bır ıhtımal, bu tur tanıdık dolayısıyla ıs yaptırmak, evrakını öne aldırmak ısteyenlerden yorulmus veya tamamen set cekmıs bırı olabılır,
0
deepness
(16.01.23)
youtu.be

Tezgah acilmasin başına diyedir :)
Deepness+1
0
logisticsmanager
(16.01.23)
ya 7 yıl birlikte okuduğu kişiyi unutuyorsa annesinin kim olduğunu da unutur. yalan söylüyor tabii. çok aptalca bi yalan. bi şey isteyecek olsan “kusura bakma, yapamam” demek çok zor kendisi için herhalde ki böyle basit yalan olaylarına girmiş.
0
deartheodosia
(16.01.23)
Ortaokul ve liseden çoğu kişiyi yolda görsem tanımam hatta hatırlamam, hatta üniversitekilerin de bir kısmını hatırlamam. Hatırlamaması mümkün yani. Tanımamazlıktan gelmesine ne gerek var zaten. Denk geldiniz diye görüşmeye devam etmek zorunda değil neticede
0
yazdonumu
(16.01.23)
tanimamazliktan gelmis evet. bircok sebebi var. sizin isinizi yapan memur olma psikolojisinden bile bu yola gitmis olabilir. ama tanimama ihtimali yok.
0
antikadimag
(16.01.23)
yazdonumu: kalabaliksa evet bana da olagan geliyor. ama 10 kisi oldugumuz, sadece 3 kiz oldugumuz yillar bile gecirdik. universite daha kalabalik bir ortam mesela..
yani o yuzden cok sasirdim ama olabiliyor demek ki hafiza garip bi sey belki de
0
🌸Kittie
(16.01.23)
ay benim de hafızam kötüdür ama 7 yıl okuduğun adamları da hatırlıyorsun o kadar da değil.
0
sirkelimon
(17.01.23)
Ben de hatırlatmam hiç, aktif görüşmüyor isem Max 2 sene sonra gider hafızamdan.
Kendinize hangi yetkiyi verdiniz de o insanın yalancı olduğuna hükmettiniz merak ediyorum gençler?
0
hasmetizm 2046
(17.01.23)
Beş yıl beraber okuduğum ilkokul arkadaşımla bambaşka bir ortamda bir araya gelince hatırlamamıştım, hatırlamadım diye çok utanmıştım çünkü o benimle ilgili bir sürü detayı hatırlıyordu. Ama o kadar tanımadım ki eve dönüp, ilkokulda her yıl çekilen sınıf fotoğraflarını bulup kızı orada görene kadar tamamen ikna olmamıştım.
Ama hem ortaokulu hem liseyi beraber okuduğum (ki lisede sınıfımız 10 kişiydi) birkaç kişi var, onlar beynime kazınmış durumda.

Ama hatırlamaması mümkün ya, çok şaşırmam ben olsam. Ya da @deepness +1
0
kobuzchu kiz
(17.01.23)
biz de baya küçük bir sınıftık lisede (15 kişi kadar). en yakın olduğum 3-4 kişi hariç ve bir kaç tane sivri problemli tip hariç kimsenin adını hatırlamıyorum. hatırlamadığım 10 kişi varsa bunların 2-3 tanesinin de sadece yüzünü hatırlıyorum hayal meyal... ben liseden mezun olalı 10 sene oldu o yüzden olabilir bence çok normal. sen kaç yıl önce mezun oldun?
0
theseachange
(17.01.23)
Valla başıma geldi. Lisede 4 sene aynı sınıfta olduğum kişiyle AVM'de karşılaştık. Adam bana asılıyor sandım bir de - rezillik. Adını söyleyince hatırladım da, o zaman da sevmezdim ;)
Bir de popüler olan sizseniz (ikinizin de kadın olduğunu düşünerek) size gıcık olmuş olabilir o dönemlerde. Bir de kaç sene geçti üzerinden acaba? Dış görünüşünü çok değiştiren insanlar var.
0
SiyamkedisiZorro
(19.01.23)
Benim aklıma şu geldi, o kadın kim bilir günde kaç tane surat görüyor. İşi gereği sürekli farklı insanlarla iletişim içinde. Bütün suratlar birbirine geçmiş olabilir yani.

Kendi açımdan konuşursam hayatımda leyla leyla takıldığım için kimseyi hatırlamıyorum. Ben hatırlanmayınca da gücenmiyorum çünkü hatırlamıyorsa hatırlamıyordur çok zorlamaya gerek yok. Bir kere bir toplantıya yetişmeye çalışırken yolda ilkokuldan tanıdığını söyleyen biri ile karşılaşmıştım. Kardeşim 15 yıl olmuş üstünden koca bir ergenlik geçmiş sal gidelim demiştim içimden.
0
peki madem
(19.01.23)
(16)

Numbeo saçmalık değil mi ?

garavel
Londra ile izmir kıyaslaması yaptım, şu an £2550 net kazanıyorum londra’da ve aynı standartları izmir için kıyasladığımda 15.500 tl gibi absürt bir rakam çıkıyor. Burad 2+1, özel otoparklı biraz şehir dışında bir evi bir arkadaşımla kullanıyorum ( içi baya yeni ) £700 kiram var her şey içinde, kirad
Londra ile izmir kıyaslaması yaptım, şu an £2550 net kazanıyorum londra’da ve aynı standartları izmir için kıyasladığımda 15.500 tl gibi absürt bir rakam çıkıyor. Burad 2+1, özel otoparklı biraz şehir dışında bir evi bir arkadaşımla kullanıyorum ( içi baya yeni ) £700 kiram var her şey içinde, kiradan sonra elime £1850 net kalıyor ve ben çok rahat birikim bile yapabiliyorum istediğim şeyi yeme, içme, gezme, giyim cabası.

İzmirde kira vermesem bile 15.500 tl nin alım gücü ne kadar olabilir ki ? izmir için kira ödediğim hususta bile 15.500 tl diyor, ben izmirde ödemesem bile burada kiradan sonraki alım gücümden dahi çok uzakta olmam mı izmirde ? Kira ödesem min 5 kiraya gider zaten

İstanbul için kira ödediğim hususta da 21.000 tl diyor bu arada. Ya bu numbeo deli saçması ya ben bir şeyleri atlıyorum. Rakamlar doğruysa boşuna yurt dışına geldik :)
0
garavel
(16.01.23)
Türkiye'de ise yaramadigini düşünüyorum. Günde yüzde 1 enflasyon olan ülkede numbeo yetisemez.

Yani bak ben 2021 Eylül'de gittim. İzmir'de emlakçı arkadaş "su evin kirası 10" dedi. 1 sene sonra geldim, 15 dedi. Buna numbeo yetisemez.
0
logisticsmanager
(16.01.23)
Büyük ihtimalle TÜİK verileri veya benzer başka devlet kurumlarından alınan bilgiler numbeo'nun saçmalamasına sebep olmuştur.

Dünyada hangi ülkede acaba şu durum vardır?
Oturduğum evin kirası 4000 TL, ben çıkarsam yeni girecek kiracının vereceği kira en azından 15.000 TL

Numbeo n'aapsın, ona da yazık.
0
michael_knight
(16.01.23)
numbeo verilerini kullanıcılar sağlıyor
tüik gömücem diye rezil olmayın

@garavel
Apartment (1 bedroom) Outside of Centre 1,429.65 £
Apartment (3 bedrooms) Outside of Centre 2,405.12 £

sen ise burada yazanların yarısından daha az ödüyorsun 2 kişi eve çıktığını da atlamışsın

izmirde kira ödesem min 5 bin demişsin
numbeo'da ortalama
şehir dışı 1+1 3500,
şehir dışı 3+1 5800 lira
yani örtüşüyor senin beklentin ile izmir verisi
ancak
sitedeki şehirdışı 3+1 kira aralığı 3500'den ile 10000'e uzanıyor
demek ki herkes ucuz kiradan çıkıp pahalıya geçmemiş
sen yeni eve çıkacaksın veriyi ise senelerdir ucuz kirada oturanlar giriyor
üstelik son 12 ayın ağırlıklı verisi

gıda başlığında da tek fiyat yok aralık var
1 kilo but eti 125 ile 250 lira denmiş hangisi doğruysa onu al
www.numbeo.com

rakamlara bakıp kıyasını yap işte
0
comp
(16.01.23)
Bir de ek olarak numbeo'ya bakmaya gerek yok;
Ben su an Fransa'da haftalık market harcamami simülasyon olarak yaptim, ürünlerimi benzer kalitede seçtim.
Sonra araba icin vereceğim parayı yazdım.
Sonra kira için verecegim parayı yazdım.

Hem istanbul hem İzmir'de hayvan gibi para kazanmam lazım çıktı.

Yani numbeo belki bir fikir verir ama sizin hayatinizin karşılığını veremez. Yani fransa'daki peynir ile Türkiye'deki peynir aynı kalitede değil. Bu noktalari numbeo belirleyemez. Onu siz kendiniz hesaplayarak yapabilirsiniz.

Ama dediğim gibi; numbeo vs yetisemez Türkiye'deki enflasyona. Ya 2017'de bizim yazlık 350 bin liraydi. 2022 Eylül'de 3.5 milyon lira diyor. Al hadi numbeo kullan buna :)
0
logisticsmanager
(16.01.23)
evet numbeo çok kaba bir şey
izmir aylık akbil 200 ile 500 arası
belli ki bir tanesi öğrenci diğeri tam abonman
sitede bunun ayrımı yok hesap şaşıyor haliyle

ancak 2017 verisi yok, son 12 ayın ağırlıklı verisi var benim görebildiğim kadarıyla(yine %80 90 enflasyon)

bir de siteyi kuran çocuk belgradda matematik okumuş(yani istatistik biliyor) googleda çalışmış birisi mümkün mertebe titizdir hesap kitap konusunda diye düşünüyorum
www.numbeo.com
0
comp
(16.01.23)
@comp kirayı dahi sayma, kirayı unutalım. londra’da kira vermediğimi farzedip £1850 net kazandığımı varsayalım. bunun karşılığı izmirde 15 bin tl mi ? mümkün olamaz, daha bunun teknolojidi falan var.

birisinde 3 maaş iphone 14 pm, diğerinde maaşın %60 ı, giyimden yemeğe kadar her söylediğimi baz alabilirsin. ağır sınıfta kalıyor bence.
0
🌸garavel
(16.01.23)
numbeo, ekonomisi stabil ulkeler icin bir "fikir" veriyor, ama mevzu isin sonunda kiside biter.

ayda 2500 pound/dolar/avro icin yurtdisina cikmak bence de bosuna, o konuda haklisiniz :)
0
cooperr
(16.01.23)
iki taraf da biraz hakli:

1. numbeo gibi guncel dataya dayanan modellerin hata olasiligi cok yuksek. varsayimlari falan yanlis olabilir, istatistiklerin eski olmasina ek olarak.
2. Normalde izmir'in iyi semtlerinde tek basina oturacak kesim yurtdisina gidince sehrin epey disinda bir yerlerde oda arkadasiyla yasamaya tav oluyor. kiyaslama birebir degil.
0
hot potato
(16.01.23)
@garavel
ben sadece numbeo hesabında nereler gevşek
sizin hesapta neler gözden kaçmış onu konuşuyordum
sizi maddi kıyas işi de kurtarmayabilir, bambaşka ülkeler havalar neticede

bu adam mesela 2 gündür dert anlatıyor, yok öyle değil diye ikna etmeye çalışıyorlar
twitter.com
(abisi isviçrede yerini yurdunu yapmış şirket sahibi birisi, ailenin tek giden çocuğu değil)

ikna > ceo bisiklete biniyor
twitter.com
bizdeki acıbademli ceo maslak a nasıl bisikletle gidecek soran yok
0
comp
(16.01.23)
numbeo'yu yedirmeyiz. tr'nin mevcut durumunda yetersiz kalmis olabilir ama normalde duzgun calisan bir sey. yani atiyorum londra ile boston'i kiyaslarsan guzel bir fikir verir.
0
antikadimag
(16.01.23)
"birisinde 3 maaş iphone 14 pm, diğerinde maaşın %60" yav...

-insanın tek ihtiyacı ayfon değil
-numbeoda ayfon indikatörü yok
-numbeo izmirdeki eşdeğer maaş için 15bini sallamış olabilir

ben et, süt, yumurta bazında bu yaptığın ayfon hesabını yaptım, londra daha hesaplı çıktı, o halde izmir londradan daha pahalı mı diyeceğiz, hayır, izmirde maaşlar az maliyetler de az. numbeo maaş kısmını sallamış diyeceğiz.

fiyat verisini ise zaten ziyaretçiler elle giriyor


sen naap biliyon mu
izmirdeysen bi aylık market harcamanı not al sonra şuradan kıyasla
www.trolley.co.uk

londradaysan da tam tersini yap
0
comp
(16.01.23)
hot potato +1 şehrin göbeğinden kenar mahalleye taşınma örneğinin bir benzeri dün bonfile & makarna üzerinden de işlendi
(git: 1547135)
0
comp
(16.01.23)
@hot potato ben izmir’den yeni mezun işletme öğrencisi olarak geldim buraya. izmir piyasasında arkadaşlarımdan max kazanan 15 falan alıyordur ( çoğu 11-12 alıyor ), 25 yaşındayım tecrübem 2 sene sadece. mevcut şartlarda izmirin en iyi semtlerinde oturtacak bir iş bulsam 1 dk durmam dönerim :) 12 bin kazanan arkadaşım aile evinde oturtup ucu ucuna geçiniyor.

25-30 k en az almam lazım ki değsin, alma şansım yok .

ha genel konuştuysanız haklısınız, ben vasıfsızım şahsen. 35-40 üstü alan yazılımcı varsa gelirken en az 3.5 desin mesela net. ben genel olarak numbeo’nun türkiye kıyasında sıçtığını söyledim aslında. karşı argüman da çok gelemedi. haklıymışım gibi..
0
🌸garavel
(16.01.23)
@cooperr %100 haklısınız bu arada ama şartlar vs işte. kimse başlangıçta tecrübesiz 23 yaşında birisine iyi para vermedi :/

30-35 üstü bu maaşlara gelmesin kesinlikle tabi. tr o kadar kötü diil..
0
🌸garavel
(16.01.23)
@garavel; eğer Türkiye ile tek problemin maaş vs ise (yanlış hatırlamıyorsam ailenin sana verecek evi vardı, hatırlıyorum birkaç duyurunun İngiltere gitme/gelme odakli) evet Türkiye'ye biraz yurtdışında çalışıp dönmen ideal olur çünkü Avrupa'da aradığın yok ve olmayacak da.
Türkiye'de şu an yeni mezun Survivor'i var. Cocuklar asgari ücrete is bulsa koşacak kapacak ki sen de arkadaşlarından görüyorsun. Bu noktada heralde yurtdışına gitme fırsatı olan yüzde 1 icindesin, keyfini çıkar.

Türkiye ile temel sorunlari olmayan kişilerin tek bakış açısı maaş vs oluyor. Ben buraya gelirken konuştuğum kişilerle maaş değil genel sokakta denk geldigimiz, trafikte denk geldigimiz tiplerden ne kadar sıkıldığımizi konusurduk. Maaş resmen konusmazdik bile. Sende bu yoksa ne güzel yani ama o noktada sorun su oluyor; maddi olaylar dışında başka bir şey görmüyorsun (en azından para için gelenlerde gördüğüm bu). Misal kopeksiz sokaklar, kornasiz/emniyet seridi kullananlarin olmadığı trafik, işleyen bir sistem, az çalışma saatleri, çok tatiller vs. Bir sürü sebep çıkar.

Misal 30-35 demissin ya, ben şu an net 3300€ alacagim, Türkiye'ye (izmir ya da istanbul) 6-7 bin eurodan azına adım atmam. Hatta İstanbul için o paraya bile gelmem de izmir aile vs diye. O iki katı anca Türkiye'de yasama kısmını kabul etmemi saglar, o da birkaç sene. Misal köpek var bende, onun düzgün yaşayabileceği yer izmir'de anca Güzelbahçe, orada da bahçeli ev kiralarini biliyoruz :)

Kısacası amacın paraysa iki üç sene yurtdışı deneyimi yapıp izmir'e dönmen ideal. Ama tabi Türkiye'nin gidişatını nasıl ongorebilirsin o da var.

Numbeo'ya sokalim senin canın sagolsun :)
Ps: 3 bin euroya Amsterdam'a cv bile atmam. Türkiye'de 40 kazanan kişinin Amsterdam'da 3 bin kazanması acayip komik bir olay. Nitelikli dolandirilma.
0
logisticsmanager
(16.01.23)
@logisticsmanager açıkçası ilk olay para şuan, ailemin durumu görece ortalama üstü sayılabilir evet ama ben onlardan destek almadan yediğim içtiğimi zerre düşünmediğim, kendi maaşımla istediğimi alabildiğim, arabayla istediğim yere gidip benzini falan düşünmediğim hayattan da aşırı memnunum şuan ve tamamen kendi kazancımla. maddi açıdan sıkıntım yok, maslow’un hiyerarşisi gibi aslında, yurtdışında benim için iş maneviyat anlamında sınıfta kalıyor. o yüzden dediğin doğru, bir süre daha takılıp türkiye’de düzelme ışıkları başlarsa dönerim. ama buradaki rahatlığıma da nankörlük yapacak değilim + sı çok, - si de çok.

duyuruyu bu arada zerre bunları düşünmeden açtım, numbeo tam doğru bilgiyi vermiyor sanırım diye. ama iş döndü dolaştı yine buralara geldi :) olsun..
0
🌸garavel
(17.01.23)
(6)

Instagramdaki takipçi sayımız neden bir türlü artmıyor?

psmstc
Psikolojiyle ilgili kişisel isimle mesleki bir sayfa açtık. 30 günde htaglarle 1500 civarı yabancı hesap gönderilerimizi görmüş. Takip eden sayı ise 2 kişi filan. Bu neyle ilgilidir. Eğlence sayfaları daha mı trend acabaBiz neyi eksik yapıyoruz?Dipnot: Daha çok bir arkaplanın üzerine 4-5 satır yazı
Psikolojiyle ilgili kişisel isimle mesleki bir sayfa açtık. 30 günde htaglarle 1500 civarı yabancı hesap gönderilerimizi görmüş. Takip eden sayı ise 2 kişi filan. Bu neyle ilgilidir. Eğlence sayfaları daha mı trend acaba

Biz neyi eksik yapıyoruz?

Dipnot: Daha çok bir arkaplanın üzerine 4-5 satır yazı şeklinde; iki günde bir 20-30 htagli bir adet post atıyoruz. Reels fazla kullanmadık.
0
psmstc
(16.01.23)
Böyle bircok hesap var ve hepsi birbirinin kopyası gibi. Ben açıkçası bilhassa özgün buldugum bir şey olmadığında, ilgilendiğim bir konu olmasına rağmen, bakmıyorum bile. Özgün derken mesela bir psikolog var takip ettiğim, popüler dizi filmlerin (genelde Netflix vb. içeriği) ilişki dinamiklerini kısa kısa yorumluyor görsellerle. Başka bir psikolojik danışman var gestalt terapi çalışıyormuş, o eksende paylaşımlar yapıyor ve genellikle gündelik/sık karşılaşılan problemlere ilişkin farklı bakış açıları veriyor bana onu da takip ediyorum.

Belki sizinkinin de özgünlüğü vardır ve o kopyalardan biri değildir bilemiyorum, öyleyse de değilse de zaman istiyor biraz takipçi sayısı artışı hele ki çok zaman olmadıysa.
0
encokbenisevinnolur
(16.01.23)
Abi mevcut yüksek takipçili hesaplar genelde bot gibi dış destekler sayesinde takipçi sayısını artırıp sonra "ulan bunun çok takipçisi var o zama ben de takip edeyim" diyen kitle nedeniyle takipçi sayısını daha da artırıyor. Eğer normalde de popüler bir insan değilsen abı hayatın sırrını versen yine yükselemezsin. İkinci olarak da her konuda birbirine beneyen yüzlerce hesap var abi aralarından sıyrılmak zor sıfırdan başlayıp.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(16.01.23)
hastag lerden fayda yok. İçerik önemli. Güzel olursa herkes birbirine atıyor. O 2 takipçi paylaşınlarını çalmak için takipledi' arkaplanı ve fontu daha güzel seçip fkfkgk Bi de instagram = reels sanki.
0
baba553
(16.01.23)
bol bol reel atın. bu reel'leri de tiktok ve youtube shorts'a atın. instagram hesabınızı da videolara iliştirin.
0
false pretension
(16.01.23)
kaleci +1. kimse bir hesabin 3. takipcisi olmak istemez.

onun haricinde soylendigi gibi instagram algoritmasi son 1 senedir falan tamamen reels kismi uzerine kurulu. yapman gereken sey duzenli reel atmak. belki bahsettigin seyi arka plana muzikle reel yapip atabilirsin. false pretension +1
0
hot potato
(16.01.23)
@kaleci +1

hz isa gelse bot satin almak zorunda kalir gunumuz dunyasinin boyle bir cigligi var maalesef.
0
antikadimag
(16.01.23)
(9)

Müdürünüz kızınca nasıl tepki veriyorsunuz?

dissendium
Müdürünüz bir konuda (bir hatanız için) kızınca nasıl tepki veriyorsunuz?
Müdürünüz bir konuda (bir hatanız için) kızınca nasıl tepki veriyorsunuz?
0
dissendium
(16.01.23)
Üslup önemli. Nasıl kızıyor? Bağırıp çağırıyor mu? Azarlar gibi mi?

Mekan önemli. Fırça esnasında yalnız mıyız? Başka insanlar da var mı?

Hatanın tipi önemli. Daha önce uyardığı bir konu mu? Tekrar eden bir hata mı?

Bunları bilmek lazım.
0
pispinti
(16.01.23)
@pispinti, başkaları duyuyor. Biraz sesini yükseltiyor. İlk defa olan bir hata ama hatanın asıl sebebi siz değilsiniz. Kızmasının sebebi aslında susmamanız, cevap vermeniz.
0
🌸dissendium
(16.01.23)
Türkiye'de çalışırken böyle bir firmada çalıştım; üst yönetim ses yükselten, bağıran çağıran bir yerdi. Vallaha oradan mi öğrendim bilmiyorum ama ciddiye almamayi öğrendim bunlari. Hatalardan yaptığım; root-cause analizi yapıp hatayı bir daha nasıl yapmayiz diye bakmak ve çözüm ile gelmek. Diğer kısımları kişinin kendi dandikligi. Hata yapan kisi etik dışı, yasa dışı, ona söylenenler dışında kendi kafasina göre bir şey yapmadığı sürece kimsenin bağırıp kızma hakki yok. Ben hatalara "demekki proses error-proof değil" diye bakıyorum.

Su an çalıştığım müdürlerim ise böyle insanlar değil, hic hatam da olmuyor nazar değmesin. Kendi çalışanlarımın hataları oluyor. Bu konuda action plan bekliyorum ya da root cause niye oldu diye. Ama kimseye sesimi yukseltmem. Çocuğa bile ses yukseltilmiyor bu devirde.

Bu arada sunu da söylemem lazim; her doğru her zaman soylenmez. Misal size kizdi, ortam gergin. Susun. Sonra ileri süreçte kendisine gidip onun yanlış yönetildiğini ve rahatsiz olduğunuzu söyleyin. Bunu takmiyorsa zaten dandik bir yönetici ile çalışıyorsunuz demek ve kişilik haklarıniza saldırı olmadığı sürece çok da dinlemeyin, is bakın kendinize.
0
logisticsmanager
(16.01.23)
samimi bir şekilde özür dilerim. utanıp sıkılmam. hata olur, düzeltilir. hayatın akışı böyledir.
0
gabe h coud
(16.01.23)
hiç unutmam askerde yazıcı iken daha ilk hafta sonum, nöbet sırası, çarşı vs nasıl karıştırmışsam, nöbeti olana çarşı yazmışım aynı gün, çarşısı olana nöbet. Ben de çarşıdayım. Akşam bölüğe döndüm. Bölük komutanı yanına çağırdı dakikasında, başladı azarlamaya. Bir ara boşluk buldum, dedim benim hatam özür dilerim bir daha olmaz, dikkat ederim dedim. Komutan bri daha "oğlum hata bu herkes yapar, bir daha dikkat edersin" demişti.

Cevap olarak ise ülkede gerçekten insanlar hatalarını kabullenmekte inanılmaz kötü. Hatası olsa bile bundan dolayı başkasını suçluyor. 38 yaşındayım bu zamana kadar ne zaman hatam olsa ve bunu belirtsem konu toparlıyor.

İş için her durumda hatada bir durumda sizin de payınız olabilir. Mesela bir iş yapıcaksınız ama iş arkadaşınız size dosya göndermiyorsa ve bundan dolayı iş neden yapılmadı diye kızıyorsa, sizin payınıza düşen hata kısmı bu durumu müdürünüz size sorana kadar beklemek olur. Daha öncesinde haber vermeliydim kusura bakmayın vs gibi.
0
hlt1985
(16.01.23)
Müdürünüzle ilişkiniz bir günde oluşan bir ilişki olmadığı için bir günde de düzelmeyebilir.

Çalıştığım kurumlar açısından genelde şanslıydım. Neredeyse hiçbir yöneticim bana bağırarak kızmadı. Hatta genelde pek kızmadı.
Çünkü her sorunda ya sebepleri açıkladım ya da hatalarımı o bana söylemeden önce söyleyerek hem özür diledim hem de tekrarlanmaması için nasıl bir yöntem uygulayacağımı açıkladım.

İş iştir. Kimsenin sizinle yüksek sesle konuşmasına izin vermeyin.
Ofis hiyerarşisinde sizden yukarıda veya aşağıda olan birisi gerçek hayatta eşitinizdir. Bunu ne siz unutun ne de onların unutmasına izin vermeyin.

Sakin bir zamanda müdürünüzle görüşüp sorunun sebeplerini açıklayın ve başkalarının yanında bu şekilde konuşmasının sizi üzdüğünü ve bu davranışı değiştirmesini istediğinizi söyleyin.

Aynı şeyi iki defa söylemiş olacağım ama sadece kuru bir özür değil bu soruna yol açan şartları tarif edip, yeniden bu sorunun ortaya çıkmaması için sizin alacağınız önlemleri ve müdürünüzden almasını isteyeceğiniz önlemleri belirtmeyi unutmayın.
0
michael_knight
(16.01.23)
içime atarım ben tartışamamak gibi kötü bir huyum var.
0
dr doofenshmirtz
(16.01.23)
hakliysa ozur dilerim.

haksizsa ustune giderim, geri adim atmam. herseye eyvallah ama haksizliga dayanamiyorum, aninda tepkimi koyarim.
0
cooperr
(16.01.23)
tr'de bir ust amirse tepkimi verirdim ama birkac kademe ustse icine atmaktan baska bir caren olmuyor.

amerika'da boyle bir olay olmaz. olursa da hr'a bildirirsin. pasif agresif sekilde tepki veriyorlar burada. acikca kimse kimseye kizamaz.
0
antikadimag
(16.01.23)
(7)

macbook m1 mi huawei matebook 13 ryzen 5 4600h mi?

alt4y
diğerini satıp üstüne 5 bin tl koyup alabilirim.ya da daha fazla koyup m2 alabilirim.ya da hiç gerek yok windows iyidir mi? (gerçi hiç sanmıyorum windowsun iyi olduğuna)windows lazım olursa macbook'a windows kurarım diye düşünüyorum
diğerini satıp üstüne 5 bin tl koyup alabilirim.

ya da daha fazla koyup m2 alabilirim.

ya da hiç gerek yok windows iyidir mi? (gerçi hiç sanmıyorum windowsun iyi olduğuna)

windows lazım olursa macbook'a windows kurarım diye düşünüyorum
0
alt4y
(16.01.23)
Mac'e windows kuramazsın.
0
denizgonen
(16.01.23)
hangi sistemi kullanıyorsan ondan devam et derim ben.
telefonda sistem geçişleri bir şekilde alışılıyor ama bilgisayarda alışmak daha uzun sürebiliyor.

ayrıca mac'e windows kuruluyor.
yani en son kuruluyordu boot camp ile.
0
teritori
(16.01.23)
M1 ve M2 chipler de boot camp çalışmıyor. Bu şekilde windows kuramazsınız. En stabil yolu parallels ile o da biraz tuzlu ve yine bütün Windows programlarını çalıştıramıyor.

Windows kurulumu Intel chipli maclerde olduğu kadar basit değil.
0
yeninesiltupcu
(16.01.23)
mac bence karsilastirilmaz windows ile siradan kullanici icin. cok fark var mac lehine.

cok teknik bir is yapmadigin surece windows gerekirse cloud uzerinden halledersin islerini.
0
antikadimag
(16.01.23)
direkt işinle alakalı bir şey yoksa m2 al. ben 6-7 ay önce m1 aldım, çok memnunum ama yeni nesil her zaman iyidir (bütçe sorunu yoksa tabii)
0
stationary traveller
(16.01.23)
gecen hafta m2 macbook air aldim
dunyanin en inanilmaz aleti
fan yok bi kere. sarji inanilmaz uzun gidiyor ve 1 kilo

herhangi bi windows bilgisayarla kiyaslamak hakaret bence
0
foster
(16.01.23)
MacBook Air M1 ve M2 gerçekten çok beğendiğim güzel aletler.
Ama Huawei Matebook da onlara yakın bir güzellikte düzgünlükteki nadir cihazlardan.

Her şekilde M1 bir MacBook, Matebook'tan daha üstün ama işletim sistemi değiştirmek sizin için sıkıntı olacaksa değiştirmenize gerek yok.

5 bin TL para koyup alabilirseniz Macbook'u Matebook'a göre birkaç yıl daha uzun kullanabileceğinizi düşündüğüm için değiştirmenizi tavsiye ederdim.
Ama Windows'un lazım olacağını düşünüyorsanız Macbook ile Windows açmanın yolları olsa da bilmeyen biri için uğraşılmayacak kadar zahmetli ve masraflı. Öyle bir imkan yok gibi düşünün.
0
michael_knight
(16.01.23)
(13)

Havalimanında bot çıkarma

photo85
Bot çizme ayakkabı illa çıkarıyorlar mı yoksa metali olup ötersemi çıkuyo sadece xrayde
Bot çizme ayakkabı illa çıkarıyorlar mı yoksa metali olup ötersemi çıkuyo sadece xrayde
0
photo85
(15.01.23)
ist havaalanında kimsenin ayakkabısını çıkartmıyorlar, görmedim.
0
deartheodosia
(15.01.23)
aslında genelde öyle zaten öteceği belli olan bir şey değilse geçtikten sonra öterse çıkarttırabilirler. yoksa sorun olmayabilir.

ama onun dışında benim metalsiz normal spor ayakkabıya yakın botumu bile daha xrayden geçmeden çıkarttırdıkları da olmuştu. cinnet sebebi.

zorunlu olmadıkça uçağa botla gitmemeye gayret ediyorum ne olacağı belli olmuyor.
0
AlsterWasser
(15.01.23)
Son zamanlarda gittiğim havalimanlarinda ayagini bir cihaza sokuyorsun, oradan bakiyorlar.
Birinde dz komple bir cihaza giriyorsun, gene cikarma yok.
0
logisticsmanager
(15.01.23)
hayatımda toplam 20-30 uçuş yaptım. sadece kiev havalimanında bir kez botlarımı çıkarmam istendi, sene 2015 ya da 2016. onun dışında hiçbir yerde çıkarmadım.
0
mark greg sputnik
(15.01.23)
metali olunca çıkartabiliyorlar, uygulama yurt dışında daha fazla.
0
ditu
(15.01.23)
11 eylul doneminde manyagin biri ayakkabisinda patlayici ile ucaga bindigi icin amerika'da her havalimaninda var bu uygulama.
0
antikadimag
(15.01.23)
Cikartiyorlar ama her zaman degil. Simdiye kadar her sene en az 2-3 kere cikarttirdilar Avrupa´da da Türkiye´de de bir yerlerde.
0
buf-e kür
(15.01.23)
Sayısız kez uçağa binmisimdir, özellikle yurtdışı uçuşlarında hem Türkiye'de hem de başka ülkelerde bot giydiysem illa ki cikarttirdilar; en son İstanbul havalimanında yine cikarttirdilar.
0
fraise
(15.01.23)
İstanbul (atatürk) ve Eindhoven'da (geçen ay) çıkardım, italya'da hiç çıkarttırmadılar.
0
mirafiori
(16.01.23)
bazen denk geliyor ozellikle bot varsa.
0
sanal uyku
(16.01.23)
Bana da neredeyse hep cıkarttırıyorlar. O yüzden uçağa binerken spor ayakkabı giyiyorum.
0
reactionic
(16.01.23)
5-6 sene kadar önce esenboğa'da çıkarttırmışlardı. ayakkabıları çıkarıp galoş giyerek tekrar geçmek iğrençti :) . benim botun bağlama yerleri metaldi ama. daha sonrasında o tip bir ayakkabıyla girme deneyimim olmadı. belki hâlâ devam ediyordur.
0
tabudeviren
(16.01.23)
Son 1 ayda istanbul havalimanından 3 uçuş yaptım. Bot olduğunda direk çıkarttılar. Botumda öyle metal parçalar da yok.

Bot ve çizme varsa pek es geçmiyorlar. Ama spor ayakkabılar sorunsuz geçebiliyor.
0
yeninesiltupcu
(16.01.23)
(3)

İstatistik // hangi test istatistiğini kullanmalı?

bapyemir
Merhaba,Elimde bir veri seti var yalnız yemek yiyen kadınların aldıkları kalori ortalaması (FA) aynı cinsiyet grubuyla yemek yiyen kadınların aldıkları kalori ortalamasından daha fazladır. %95 güvenilirlikle iddiayı test ediniz.veri seti için link : https://docs.google.com/spreadsheets/d/1kTtM0EmnH_
Merhaba,

Elimde bir veri seti var yalnız yemek yiyen kadınların aldıkları kalori ortalaması (FA) aynı cinsiyet grubuyla yemek yiyen kadınların aldıkları kalori ortalamasından daha fazladır. %95 güvenilirlikle iddiayı test ediniz.

veri seti için link : docs.google.com

n= 40

H0 : Mu (FA) = Mu (FS)

Ha : Mu(FA) != Mu(FS)

FA'nın ortalaması : 802,67

FA + FS'nin ortalaması ise 841,78

FA'nın standart sapması(veri setinden hesapladım) = 217,93

significance level = alfa = 0.05

test istatistiği için

ztest = (802,67 - 841,78) / 217,93 / kök 40 = 1,133

critical value = 1,96

Ho: can not reject doğru mudur?
0
bapyemir
(15.01.23)
yoksa T mi kullanmalıyım?
0
🌸bapyemir
(15.01.23)
detayli bakmadim dogru gibi duruyor. veri seti kucukse t kullanabilirsin. buradaki ornek de 40 ile tam cutoff civarinda. ama sanki t kullanmak daha dogru cunku tum populasyonun standart sapmasini bilmiyorsun. pratikte t yapardim ben olsam.

genelde z testler veri seti buyudukce dogruya yakinsar.
0
antikadimag
(15.01.23)
Popülasyon standart sapmasını bilmiyorsanız z testi yapmamanız daha doğru olur. Veri seti popülasyondan alınmış bir örneklem olduğu için popülasyon standart sapmasını bilmiyoruz.

Welch's t-test yapılacak çünkü karşılaştırılan grupların varyansları eşit değil. Varyansları eşit olsaydı Student's t-test yapılabilirdi. Q-Q plotla bakılınca normalden ciddi bir sapma yok o yüzden Mann–Whitney U testine gerek yok ama normalden sapma olsaydı bile n > 30 olduğu için t-testi yapılabilirdi çünkü merkezi limit teoremi sample ortalamasının popülasyon ortalamasına yakın olma olasılığını artırıyor.

FA ve FS karşılaştırıldığında:
t = 1.9643
df = 76.702
p-value = 0.05312
alternative hypothesis: true difference in means is not equal to 0
95 percent confidence interval:
-1.416973 206.666973
sample estimates:
mean of x (FA) mean of y (FS)
802.675 700.050

p > 0.05 olduğundan sıfır hipotezini reddedemiyoruz.
0
aloha snackbar
(16.01.23)
(11)

Insan hayatta ne istedigine nasil karar veriyor?

ermanen
Evet agir filozofi sorusu gibi ama gercekliginde ta kendisi. hayatta ne istedigimiz aslinda daha cok okumak ve isle alakali ama daha farkli durumlar da olabilir. cogunlukla paraya da variyor bir nevi, durum nasil para kazanilira geliyor. evlenmek de var secenekler icinde.evet bircok kriter ve etkile
Evet agir filozofi sorusu gibi ama gercekliginde ta kendisi. hayatta ne istedigimiz aslinda daha cok okumak ve isle alakali ama daha farkli durumlar da olabilir. cogunlukla paraya da variyor bir nevi, durum nasil para kazanilira geliyor. evlenmek de var secenekler icinde.

evet bircok kriter ve etkileyen faktor var. toplum/cevre, aile, okul hayati, unv/bolum secimi, unv sinavi (ulkesine gore), hobiler, biriyle beraber olmak vs. zaman da buyuk bir faktor.

mesela neden o kadar bolum varken bu bolumu okuyorum, neden bu ise giriyorum, neden bu kisiyle evleniyorum. insanlar sanki kendini belli bir seye mecbur kiliyor gibi ve genelde lineer bir hayata. bi de sosyal medyacilar var tabii, orda da bisey olmaya calisanlar. internet ve sosyal medya aslinda cok fazla firsat ve secenek de getirdi.

cogu kisi icin kolay degil farkli seyler denemek, dusunmek, istedigini yapabilmek. turkiye ve enflasyon durumlari bu tip sorulari biraz hafife itiyor gibi ama daha genel dusunebiliriz. kendinizden ornek de verebilirsiniz. felsefi veya norofizyolojik de dusunebilirsiniz.
0
ermanen
(15.01.23)
27 yaşındayım bu zamana kadar hiç tam olarak ne istediğimi bilemedim, bilebileceğimi de zannetmiyorum. Her zaman “neyi istemediğim” ile hareket ettim. Sonsuz seçenek içinde istemediğimiz şeyleri yapmayı eleyerek mutluluğa yaklaşabiliriz gibi geliyor bana.
0
ruhen hastayim ben
(15.01.23)
Bu soruya ben de çok kafa yoruyorum. Ne istediğimi bilmek yerine genelde neyi istemediğimi bilme üzerinden ilerliyor ve bu da seçenekleri bir nebze azaltsa da bilinmezlik baki kalıyor. Allah'ını seven biliyorsa bana da söylesin.
0
Amaranta ursula
(15.01.23)
Yaşayıp görerek, hayal kurarak karar veriyorum ben. Olacak olan var, olmayacak olan var. Meksika ilgimi çekiyor ama gidip yaşamam, yaşayamam. Bu bir çeşit alışveriş. İstediklerini yapmak için bir şeyler veriyorsun. Karşılığında aldığın şeyler verdiklerine değmeli. Hayatımızı bu kadar kolay değiştiremeyeceğimiz için çoğu hayalimiz gerçekleşmiyor. Ben ABD'de yaşamak istiyordum. Ama şu an hem ekonomik hem de hayat düzeni olarak kalkıp gidemem. Gitsem de hayalimdeki ABD'den farklı olabilir. Sonuçta oranın da gerçekleri, sorunları var. Karışık bir konu.
0
dissendium
(15.01.23)
Valla ben hep gelişine vura vura 28’e geldim; bundan sonra daha planlı ve stratejik hareket ederim ama yaptıklarımdan da pişman değilim…
0
vedatchilipeppers
(15.01.23)
Karar veremeyen, verdiği her kararda pişman olan biri olarak takipteyim.
0
Kahvedesu
(15.01.23)
schopenhauer'in dedigi gibi insanin iradesi uzerinde hicbir kontrolu yoktur. tam tersine irade bizi kontrol eden kor bir guctur. yani insan evladi istedigini yapabilir de, istedigini isteyemez.

hayatimizdaki her sey cevresel sartlarla belirleniyor. burada kati bir determinizm var bence. mesela ben muhendis oldum. istiyor muydum hayir. niye oldum? cunku ajlik cok kotu bir sey. amerika'da millet neuroscience'ini felsefesini rahat rahat okuyor halbuse.

insanlar degil de cevreler bizi belirliyor. meshur 1927 solvey konferansi fotosu mesela. hepsi mi beyaz avrupali erkek olur arkadas (curie haric) nedensellikle aciklanamaz gibi gozuken seylerin baglantisini kavrayamadigimiz icin oyle gozukuyor. ve yine spinoza'nin dedigi gibi serbest dusus halinde taslar olarak, dustugumuz yere isteyerek dustugumuzu dusunuyoruz. ancak bunlar hep ilizyon.
0
antikadimag
(15.01.23)
antikadimag +1

Öğrencilik hayatımın başından sonuna kadar ne istediğimi bulamadım. Üniversiteyi çoktan bitirmeme rağmen hala kariyer testlerine bakıyorum.

İstediğinizi sandığınız şeyler gerçekleştiğinde de mutsuz olmanız olası. Bazı insanlar küçük yaşlarda karar veriyor ve arkasında durup mutlu bir hayat yaşıyor. Ama onlar azınlık bir grup. Aslında çok istediğiniz bir şey olmadığından karar veremeyebiliriz. Bu bir problem değil zaten.

Ben deniyorum. Denemeden, saatlerce kafa patlatarak keşfedilecek bir şey değil.
0
perfectlysplendid
(15.01.23)
Bir yerden başlayarak. Ciddi kararsızlık yaşayan kişilerde mükemmelliyetçilik eğilimi olabiliyor. Verdiğim her karar en doğrusu olmalı gibi. Zaten düşüncelerimiz, duygu ve deneyimlerimiz kararlarımız için ipuçları oluşturuyor. Kendimizce en mantıklı yola bu şekilde yöneliyoruz. Eğer ki yanlış kararsa, o süreçte yaşananları tecrübe olarak nitelendiriyoruz. Zaten büyüme ve kendini tanıma süreci dediğimiz şey de bu. Adım atmayıp en doğru hamleyi yapmayı beklediğimizde, konfor alanımızdan çıkamamış oluyoruz bence. Mesela evlilik kararı. Kendi kişiliğimize uygun, birlikte güzel vakit geçirebildiğimiz sağlıklı bir ilişkimiz var. Bu noktada sezgilere ve deneyimlere, düşüncelere güvenerek bi adım atılıyor. Bu adımı evleneceğim kişi benim için en ideal en doğru kişi olmalı biçiminde bi algıyla atmak var, bir de bu insan bana uygun birisi evleniriz anlaşamazsak boşanırız çözümsüz bir şey değil diye düşünmek var. Rahat bir bakış açısına ihtiyaç var hayatı deneyimlemek ve gelişebilmek için bence.
0
personaa
(15.01.23)
bizler biyolojik olarak hayvan sınıfındayız. beynimiz ve zayıflığımız bizi beraber yaşamaya ve doğaya hükmetmeye kadar götürdü. doktor, mühendis, öğretmen, yazılımcı, imam, tarihçi veya bilim insanı.. tüm bunlar insani icatlar. toplumsal yaşantımızın çıktıları. doğal değil. yerden bitmiyor yani.
dolayısıyla ben bunu yapmak için doğdum demek kendini kandırmak olur. insanlar hangisinde çok şöhret ve para varsa oraya yönelir veya çocuğunu yöneltir. parada, güvenlik ve dolayısıyla daha kolay bir şekilde hayatta kalma güdüsü var. şöhrette ise ego ve dolayısıyla zevk vardır.

hepimiz aynı makineden çıkıyoruz. düşüncelerimiz ve hayatımız temelde aynı. bir başka insandan farklı veya özel değiliz.
peki ben kimim derseniz, size şunu söylemek isterim; kendinizi ilişkilerde görebilirsiniz. kitaplarda veya aynada değil. bir başka kişinini ağzından da kendinizi göremezsiniz.
insanlarla olan ilişkinizide, doğa ve hayvanlarla olan ilişkinizde kendinizi görebilirsiniz. ilişkiniz sizi farklı kılar.

hayattan ne istiyorum diye soru soruyorum. sonra hayatın bana bir şey verme gibi bir görevi olmadığını hatırlıyorum. gelen giden hayattan bir şey istiyor. hayat oldukça yoğun, hayattan bir şey istemiyorum. hayatın yanına oturmuş, akıp gidiyorum. bir gün oturduğum yerden düşüp yok olacağım ve hayat varolmaya devam edecek. yüzyıllardır devam ettiği gibi.
0
Leonardo~Da~Vinci
(15.01.23)
biraz deli edici bir düşünce fakat kırıklarla dolu bir betona dökülmüş su gibi -çok şanslı değilsek- bir yüzeye rastgele kırıklardan akıyoruz, biraz da isteğimizle mümkün olan yolu takip ederek ömrümüzü geçiriyoruz. içine doğduğumuz aile, din, ülke; yaşayabilme olasılığımız olan akabileceğimiz daha "iyi" kırıkları daha "iyi" hayatları baştan kesip atıyor, biz de önümüzde kalan kırıklardan akarak bir şekilde yüzeye düşmeye devam ediyoruz. adil mi? değil ama en azından hepimiz sonunda yüzeye düşüyoruz yani ölüyoruz, böyle bir adilane tarafı var, yersen.
0
marlonbranda
(16.01.23)
fularsız entellik podcastinin özgür irade serisini dinleyin bence.
open.spotify.com
0
unalub
(16.01.23)
(4)

Arapça İsimler - Hz Ali

WithWorth
Hz Ali için "Ali bin Ebu Talib" deniyor ya,Halbuki "Zeyd bin Harise" de deniyor.Neden "Ebu" Talib denilmiş ?Yani Hz Ali'nin Talib isminde bir de kardeşi mi var ?"Ali bin ebu Ali" de denebilirdi o halde ?"Zeyd bin Ebu x" neden denilmemiş ?
Hz Ali için "Ali bin Ebu Talib" deniyor ya,
Halbuki "Zeyd bin Harise" de deniyor.

Neden "Ebu" Talib denilmiş ?
Yani Hz Ali'nin Talib isminde bir de kardeşi mi var ?
"Ali bin ebu Ali" de denebilirdi o halde ?

"Zeyd bin Ebu x" neden denilmemiş ?
0
WithWorth
(15.01.23)
bin oglu demek, ebu babasi demek.

ali bin ebu talip = talip'in babasinin oglu ali. yani ali'nin talip isminde bir kardesi varmis.

edit: emin degilim ama en buyuk abisinin ismi talip olmali hatta. o donemde cocuklar erken yasta olduklerinden bu kardesin bilinmemesi normal. muhammed'in kunyesi de en buyuk oglundan dolayi ebu kasimdir.

edit2: @levent bilgen; alttaki ceviri yanlis. (edit3: beyefendi hatasini kabul etmedi once ama simdi de cakallik yapip editi degistirmis dogru yola gelmis.) talib'in oglu ali anlamina gelmiyor. ayrica diger verdiginiz ornek de yine mecazen babasi anlamina geliyor. atiyorum muslum gurses'e arabesk'in babasi anlaminda ebu arabesk diyebiliriz.
0
antikadimag
(15.01.23)
Ali bin Ebu Talib "Ebu Talib'in oğlu Ali" anlamına geliyor. İsim kullanımında soyadı işlevi gören ve "soyun künyesini belirten bir takı" olarak geçiyor genelde.

Ebu'nun tek bir anlamı yok. Yani sadece "babası" demek değil. Kedileri çok sevdiği ve çok fazla kedi beslediği için "kedilerin babası" anlamına gelen Ebu Hureyre'deki Ebu kullanımıyla, Ebu Hanife'deki Ebu farklı anlamlara geliyor.

Daha ayrıntılı bilgi: islamansiklopedisi.org.tr

Edit: Yazılanlarda hiçbir yanlış yok. Ebu Talib, Hz. Ali'nin babası. Abisi Talib de "Talib bin Ebu Talib" olarak geçer.

Google'a Hz. Ali yazınca bile öğrenebileceğiniz bir bilgi. Diğer örneklerin tutarlılığıyla ilgili de:

dinimizislam.com
0
levent bilgen
(15.01.23)
"Talib'in babasının oğlu olmak Hz. Ali'yle Ebu Talib'i amca-yeğen yapmak olur."
Olmaz. Cunku Talip ile Ebu Talip farkli kisiler. Ebu Talip, talip isimli cocugun babasi. Talip de Ali'nin abisi. Ebu Talip de Ali'nin babasi.

Aslinda yazmayacaktim da okuyan diger insanlarin kafasi karismasin diye yazdim. Ilkokul seviyesi turkce yeterli mevzuyu anlamaya.
0
antikadimag
(15.01.23)
Evet doğru anlamışsınız. Baba oğluyla meşhur olursa artık o ismin yerine geçiyor

Erkam bin ebil erkam diye biri var mesela. Erkamın babasının oğlu erkam
0
efruz
(15.01.23)
(9)

Salona giymeden evde spor

bonjourrr
Yaparak gobek eritilir mi ve azcik guc kazanilir miIki yili askin bilgisayari basinda hareketsizlikle birlikte Boyle cokmus hantal vucut
Yaparak gobek eritilir mi ve azcik guc kazanilir mi

Iki yili askin bilgisayari basinda hareketsizlikle birlikte Boyle cokmus hantal vucut
0
bonjourrr
(15.01.23)
doğru diyet ve sporla olur tabii. disiplin lazım.
0
orient blue
(15.01.23)
Göbek erimez. Göbek için mutfağınıza bakmanız lazım.

Sporla zayıflanmaz. Spor zayıflatmaz. Spor göbek eritmez.
0
Mirket
(15.01.23)
Youtube 20 min hiit training enter. Her gün yap, ekmeği de kes, bir ayda sonuçları görmeye başlarsın.
0
vedatchilipeppers
(15.01.23)
@mirket, spor gobek eritmez ne demek?
kardiyo yaptiginiz her spor yag yaktirir. beslenmeye dikkat edip spor yapildi mi erir ama evin icinde kardiyo nasil yapacaksiniz o soru isareti.

edit: ulan hakikaten yillar once kardiyo yag yaktirir olan konsensus simdi yaktirmaza donusmus. ben bu konulari arastirdigimda vardi boyle bir olay ama degismis.

yine de dolayli da olsa kalori harcamasina faydasi olacagindan yapilmasinin faydasi var diye dusunuyorum.
0
antikadimag
(15.01.23)
Kardiyo yaparken harcasan harcasan 200-250 kalori harcarsın bu kalorinin de kaynağı %80 karbonhidratlar olur çünkü vücut hareket halindeyken enerjinin büyük bir kısmını karbonhidratlardan karşılar. Yağ kaybının tek yolu kalori açığı vererek vücudun o açığı kapatmak için depo yağları harcamasıdır çünkü vücut dinlenik haldeyken enerjinin büyük bir kısmını yağdan karşılar çünkü yağ oksidasyonunu için oksijene ihtiyaç vardır, kardiyo gibi yüksek yoğunluklu egzersizlerde ise oksijene ihtiyaç yoktur çünkü karbonhidratlar oksijen olmadan da atp'ye/enerjiye dönüştürülebilir. Kardiyo ile neden yağ yakılamayacağının cevabı bu. O nedenle sen diyet yapacaksın, kalori açığına etkisi olsun diye de haftada bikaç kardiyo güzel olur ama ben kas korunumu için çok fazla kardiyoyu önermiyorum bikaç direnç lastiğiyle kas uyarımı yapmak daha etkili olur.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(15.01.23)
Ben her daim evde sporcuyum. Disiplin ve biraz imkanla başlangıç için güzel sonuçlar elde edilebiliyor. Evdeki imkanlar yetmemeye başladığında salona gidersiniz zaten.

Bir de ennnn basitinden hiit ve doğru beslenme ile bile göbekte değişim görürsünüz.
0
ruhen hastayim ben
(15.01.23)
Kaleci +1 demekten sıkıldım. Bro science okumamak ne güzel duyuruda.

Yataga uzanip hiçbir şey yapmadan aldığın kaloriyi taktiğin kaloriden az tutarsan 24 saat uyuyarak da kilo/yag kaybı yaparsın.

Kardiyo yapmani gerektiren bir olay yok yani. Buna ek olarak bodyweight egzersizleri ile guclenebilirsin.
Bodyweight konusunda su abiyi severim;
www.google.com

Bende pdf olarak da var, malum ortamlarda bulunuyor.
0
logisticsmanager
(15.01.23)
Kardiyo metabolizmayi hizlandirir, enflamasyonu azaltir. Kardiyolojik fitness arttikca insulin direnci gibi kilo alinmasini cok kolaylastiran etmenler azalir.
0
ThomasJefferson
(15.01.23)
Kardiyo metabolizmayı da hızlandırmaz. Metabolizma hızı ya da bazal metabolizma denilen şey, vücutta herhangi bir kas uyarımı yapmadan sistemin dinlenik haldeyken tükettiği enerji miktarıdır, bazal metabolizma ile fiziksel aktivite zaten birbiriyle zıt iki tanımdır bu anlamda. Bunu herhangi bir fiziksel egzersizle manipüle edemezsiniz. Bunla birlikte artan kas kütlesi ve mitokondri sayısı kas egzersizleri sırasında sistemin enerji tüketme miktarını artırır ama bu öyle çok büyük bir fark yaratmaz fazladan 1 kilo kas siz deyin 30 ben diyeyim fazladan 50 kalori harcatır. Bunun dışında kardiyolar karbonhidrattan enerji ürettiği için kasların insüline duyarlılığını artırabilir, bu anlamda faydalıdır ama diyetine dikkat eden insanda zaten insülin direnci olmaz.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(15.01.23)
(5)

Aktarmali ucuslarda bir ucusa binmemek

henry gale
Selamlar,Arkarmali olan ucuslarda (thy yurdisi) ilk ya da ikinci ucusa binmemek sorun olur mu?Ilginc bir sekilde direkt istanbul yerine istanbul aktarmali baska bir sehire bilet almak cok daha ucuza geliyor. Gelirken istanbul'da inip ikinciye binmemek tamam ama donuste ilk ucusu atlayip ikinci ucus
Selamlar,

Arkarmali olan ucuslarda (thy yurdisi) ilk ya da ikinci ucusa binmemek sorun olur mu?
Ilginc bir sekilde direkt istanbul yerine istanbul aktarmali baska bir sehire bilet almak cok daha ucuza geliyor. Gelirken istanbul'da inip ikinciye binmemek tamam ama donuste ilk ucusu atlayip ikinci ucus olan istanbul'dan binmek olmuyor bildigim kadariyla ancak birisi "thy'ye sordum, bileti bizden aldiysaniz ucuslardan birini iptal ederiz, binebilirsiniz." demis.

Bu konuda bilgisi ya da tecrubesi olan var mi?
0
henry gale
(14.01.23)
ilk ucusu yapman gerekiyor diyorlar sorunca.

teknik olarak ikinci ucusa binmemene kimse bir sey diyemez de ilk ucusa binmedigini gorup aktarmasina almayabilirler. o yuzden riske girmemistim ben.
0
antikadimag
(14.01.23)
hangi uçuşa binmezsen o ve ondan sonraki tüm uçuşlar yanar. ona göre hesapla işte.
0
mr.goodcat
(14.01.23)
gidisteki aktarmalardan birine binilmezse donus ucusu iptal oluyor diye biliyorum.
0
in vino veritas
(14.01.23)
(bkz: No show)

Normalde rezervasyon tek bir no (Sanırım PNR deniyor buna) ile yapıldıysa, yukarıda da söylendiği gibi binmediğiniz uçuş sonrası tüm uçuşlar iptal olur (Bağlantı uçuşu ya da dönüş uçuşları vb.) tabi ki binmediğiniz uçuş en son uçuşsa sizi etkileyen bir durum olmaz. Teoride bileti düzenleyen havayolu şirketi tabi ki gidiş - dönüş biletlerini ve bunların aktarmalarını bölebilir, dolayısıyla da herhangi birini kullanmamayı diğerlerini etkilemeyecek hale getirebilir ama bunu durup dururken sırf siz maddi açıdan kara geçeceksiniz diye yapmazlar sanırım.
0
salihdt
(14.01.23)
sadece ilkine binip ikincisine binmeme şeklinde yaparsın. denildiği gibi devam uçuşları iptal olur. dönüş dahil
0
paintov
(14.01.23)
(18)

Goc isleri (sonunda is buldum)

soppy cunt
Simdi gecen sene nisan ayinda soyle bir soru sormustum (git: 1520419)Bu ay itibariyle Turkiye'de alaninda birinci olan bir sirkette nihayet bir ise girebildim, 2 seneden uzun suredir freelance isleri saymazsak issiz idim. Agustos ayinda Helsinki'de ayni sektordeki bir sirketten kabul aldim, o gunden
Simdi gecen sene nisan ayinda soyle bir soru sormustum (git: 1520419)

Bu ay itibariyle Turkiye'de alaninda birinci olan bir sirkette nihayet bir ise girebildim, 2 seneden uzun suredir freelance isleri saymazsak issiz idim. Agustos ayinda Helsinki'de ayni sektordeki bir sirketten kabul aldim, o gunden bu gune RP sonucumu bekliyordum, bugun nihayet oturum kartim elime ulasti. Maaslar asagi yukari denk, vergilerden sonra 3000 eur kadar. TR'de de bugunun kuruyla buna uc asagi bes yukari Helsinki'ye yaklasiyor iste.

Sorum su, Finlandiya'daki sirket icin olan kontratim 1 yillik, bu 1 yilin sonunda kontratimin yenilenip yenilenmeyecegi (Putin Finlandiya'ya girmeye karar vermezse) performansima bagli olacak.

Istanbul'daki pozisyon icin ise kontratim suresiz, malum. Kafamda da tek bir soru var, ya 1 yil sonra kontratim yenilenmez de gerisin geriye Turkiye'ye ve o issiz gucsuz hayatima geri donmek zorunda kalirsam. Bir yandan da onumuzde secim belirsizligi var. Bu iki yillik surecte gelirim olmaksizin hayatta kalmak adina yaklasik 15,000 USD borc yaptim (birikimimden yedim), borclarim, elimde kalan birikimin erimesi ve yasim sebebiyle (31) hayatimda eskisi kadar cesur kararlar alamiyorum.

Kalbim bas git Finlandiya'ya olmadi oradan baska bir yere uzarsin diyor, beynim ise "lan garanti isi buldun, tam elin para gorecek, iste popoyu toplama firsati" diyor. Nasil ilerlemek akillica olacaktir dostlar? Oldu da bir sene sonra issiz gucsuz Turkiye'ye donmek zorunda kalirsam hem finansal (hazirda donebilecegim bir isim olmadigindan) hem de psikolojik olarak boku yerim gibi geliyor.

Sorum oraya alisabilir miyim, yapabilir miyim degil kesinlikle. Finansal hayatimi ve kariyerimi onume koydugumda garantici mi yoksa cesur mu olmaliyim buna karar veremiyorum.

not1: Istanbul'da ev yok, araba yok. Iki sirketin de oyle ahim sahim perkleri yok. Sektor yazilim degil, rekabetin cok oldugu, milletin poposunu koltuklarina buldugu her turlu yapistiriciyla sabitledigi bir sektor iste, digerleri gibi.

not2: ha bu arada istanbul'daki sirkette gunde 8 saat calisacagim, yemekle beraber 9 saat sirkette bulunuyor olacagim. finlandiya'daki sirkette ise 6.5 saat.
0
soppy cunt
(13.01.23)
Zor bir karar, sana katiliyorum. Ama su sartlar altinda Turkiye'deki is diyorum. Maas ayniysa Turkiye Finlandiya'ya gore cok cok cok daha ucuz. Illa ki Finlandiya'da yasamak gibi bir derdin yoksa cevap Turkiye'deki is olur. Ayda 3000 avro net gelirle Turkiye'de birikim yaparsin, Finlandiya'da buyuk ihtimalle yapamazsin. Bence sosyal ve kulturel olarak da Helsinki cok aman aman tatmin etmez. Hani Berlin falan olsa neyse de.
Bir de bu tek yurtdisi sansinmis gibi dusunme. Ileride daha iyisi de cikabilir onune. Bol sans.
0
hot potato
(14.01.23)
Git Finlandiya'ya. Cesur ol.

Guzel bir tecrube olur en azindan.

Hatta ziyaretine gelim. Soguk diyarlardan anlarim :)
0
ermanen
(14.01.23)
degerli cevabiniz icin cok tesekkurler @hot potato. finlandiya hic aklimdan dahi gecmeyen bir ulkeydi ama issizlik oyle lanet bir sey ki inanin hayatimda hic yasamak istemeyecegim arap peninsulasinda bulunan ulkelerdeki pozisyonlara dahi basvurdum.

velhasil o mulakat bu mulakat derken kendimi enterfinland'a evrak yukluyorken buldum. turkiye'de birikim yapabilir miyim bilmiyorum, zira felaket bir gida enflasyonu var turkiye'de. kiyida kosede kalan mahalle kasabinda bile antrikotun kilosu 300 lira olmus, temel ihtiyac maddeleri, kilik kiyafet, istanbul'da ev kirasi, faturalar, maastan kesilecek vergilere vs girmiyorum dahi.

bu sebeple finlandiya'da para biriktirmek/mal sahibi olmak (3000 euro ile ne kadar olunursa iste) daha kolay olacak gibi geliyor. zaten maasin 1/3'u kiraya gidecek o asikar ama bir sekilde ayda en kotu kenara 750 eur atarim gibi geliyor. tabii 2023'te dunya'da ekonomik kosullar ne olur bilmiyorum.

bunca yil issiz kalmak bende felaket bir ozguvensizlik yaratmis olmasa en kotu ihtimalle dondugumde bir is bulurum derdim ancak maalesef su buldugumdan baska bir is bulabilecegime inancim neredeyse 0.

ha bu arada istanbul'daki sirkette gunde 8 saat calisacagim, yemekle beraber 9 saat sirkette bulunuyor olacagim. finlandiya'daki sirkette ise 6.5 saat. boyle de bir faktor var.
0
🌸soppy cunt
(14.01.23)
3000 avro finlandiya/tr versusunda tr alir.
yurtdisina o paralara cikmak icin tr'de topu dikmis olmak lazim.
0
cooperr
(14.01.23)
ornek olarak helsinki'ye baktim, yasam bedeli benim yasadigim sehir ile kafa kafaya.
3000 avro ile oralarda uzulursun gibi, kenara o kadar para atabilecegini sanmiyorum.

bir de bu versuslarda anlamadigim birsey var. turkiye'de migrosun kiymasini begenmeyip kasapta bonfileden kiyma cektiren arkadaslar, yurtdisina cikinca birden "karbonhidrati dayarim, ayda kenara bin avro atarim" kafasina giriyor. E abi, hakkaniyetli versus yapacaksak, o zaman orada da bonfileden kiyma cektirmeye devam etmen lazim. ama onu yaptigin anda elindeki paranin cok hizli eridigini goreceksin zaten...
0
cooperr
(14.01.23)
@cooperr gida ile alakali yazdiginizi anliyorum ancak ben zaten yasamindaki tek karbonhidrat pirinc olan bir bireyim, onun disinda agirlikli olarak protein tuketiyorum. kaliteden bagimsiz olarak antrikot ornegini bu yuzden verdim. yoksa oraya gidip makarnaya abanip ayda 1000 eur biriktirmenin bir anlami yok benim icin.

helsinki'de de her gun kilosu 77 eur olan siyah angus'dan kesilen antrikotu yemeyecegim. burada da yemiyorum cunku bunu finanse edemiyorum :) degisen pek bir sey yok yani
0
🌸soppy cunt
(14.01.23)
Hocam yapmanız gereken eksiduyuru gibi yerlerde zaman harcamayip reddit/finland'a sormak.
Misal ben sizin için baktım, millet sizden az maaşla helsinki'de rahatça yasadigini söylemiş.

Avrupa'da yaşamayan insanlar Avrupa'daki durumu çok anlayamıyor. Benim yaşadığım yerde yaşadığım hayata inanmayan insanlar oluyor. O yüzden kendinize burada direkt finlandiya ya da helsinki'de yaşayan birinden olmayan bilgileri ingiliccede denildiği gibi pinch of salt ile alın.

Ben Fransa'da 2800 euro ile sıfır araba kredisi, sigorta, benzin, iki kisinin carrefour'dan kaliteli (organik ya da label rouge dediğimiz yüksek kalite ürün olan ürünler) masrafı, spor salonu, ayda iki kere dışarı cikma, 35 kg köpeğin mama vs masraflari, ise 10 dk mesafede ev, vs vs vs bir sürü şey ödüyorum ve kenara para kalıyor.

Helsinki yaşadığım yere göre yüzde 17 pahalı diyor numbeo. O para ile düzgün hayat yasamamaniz imkansiz bence.

Ama gene de gidin düzgünce reddit finland sorun, burada sadece kendi iç sıkıntınız ile ilgili sorulara cevap arayin.
Diyeceklerim bu kadar, kalin saglicakla :)
0
logisticsmanager
(14.01.23)
hmm logisticsmanager'in yazmadigi sey (sanirim) kirada oturdugu. yurtdisina cikip kirada oturmakla ilgili hicbir sikintim tabii ki ama aradaki farki gormen acisindan soyluyorum: net 3000 eura maasla istanbul'da net bir sekilde belli bir sure icinde ev sahibi olursun ama helsinki'deki senaryoda "kenara kalan para" muhtemelen eli yuzu duzgun bir ev pesinati icin asla yeterli olmayacak. burada kimse helsinki'de o paraya yasamayazsin demiyor ama belli bir seviyeden sonra insanin finansal hedefleri maasin yetmesinin otesinde yukseliyor.
0
hot potato
(14.01.23)
sevgili hot potato, teklif edilen maasin bugunku karsiligi 3000 eur, yarin yasayacagimiz kur soku ile o maas 2500 de olur, 2000 de, 1000'de. burada muazzam bir belirsizlik var dolayisi ile bunu baz almanin yanlis oldugunu dusunuyorum. zira turkiye'de odeme eur ile degil tl cinsinden olacak.
0
🌸soppy cunt
(14.01.23)
@ soppy

abi turkiye'de gunluk kurdan senede 3000 avro maas alabilen birisinin maasi ki bu yaklasik 55bin tl ediyor tahminen ortalama ustu bir zekaya sahiptir ve herkesin yapamadigi birseyi beceriyordur. Simdi bu arkadasin maasi neden gunden gune eriyor? Neden zam isteyip maasi 3000 avro ortalamasinda tutamiyor 1000 avroya dusuruyor?
0
cooperr
(14.01.23)
turkiye'de maasli personeline verdigi parayi 5 ay icinde doviz bazinda %87,4 artiran bir sirket varsa bilmek isterim. olan varsa da ne mutlu, umarim daha cok kazanirlar. maalesef ben o sansli kesimden olamadim.
0
🌸soppy cunt
(14.01.23)
Helsinki’den bildiriyorum; 3000€ ya şehrin göbeğinde stüdyo evde yaşayıp, gönlünüzce mutfak alışverişi yapıp, ara ara restoranda yiyip, ufak tefek de alışveriş yaparsınız. Cebinizde 700€ kalır. Şehrin merkezine yürüyerek 20 dk uzaklıkta 1+1 evde kalabilirsiniz. Özetle 3000€ ile kendinizi kasmasan kenara 700 atarsınız. Eğer Finlandiya’ya karar verirseniz, kontratın uzatma şartlarını detaylıca konuşun. Mesela süresiz mi olacak, yine 1 yıllık mı uzayacak. Sizin performansınızı kim, nasıl ölçecek, en önemlisi iyi performans göstermek için size kaliteli proje verecekler mi..
Bol şanslar!
0
ya volna
(14.01.23)
logisticsmanager +1 demeye geldim.

Çok yakın zamanda İsviçre'ye taşınıyoruz eşimle birlikte. İsviçre ve Finlandiya'yi gelir açısından kiyaslayamam zira maaş skalalari ve alım gücü farklı ve biz çalışan iki kişi olacağız. He 3000 Euro tahminimce çok kötü bir maaş değildir ama detaylar için bence de bunu reddit gibi bir yerde, Finlandiya'da yaşayan birilerine sorun; duyuruya değil. iş yeri ile konuşun, kontrat detaylarını öğrenin. Ben başka bir şey anlatmaya geldim.

Baktığınız zaman Türkiye'de işi gücü yerinde (ben psikoloğum, eşim elektrik -elektronik mühendisi), mesleklerinde belirli seviyeye gelmiş, düzenini kurmuş insanlarız. İkimiz de işimizden istifa ettik ki eşim istifa etmese emekli olabileceği kadar garanti bir yerde, iyi bir pozisyonda çalışıyordu. Bundaki tek sebep maddi değildi çünkü. Biz ülkedeki saygisizliktan, eğitimsizlikten, göçmen sorununundan, adaletsizlikten çok yorulduk. Kendi ülkemizde, kendimizi yabancı gibi hissetmeye başlamıştık. Huzursuzluk, mutsuzluk had safhada ve ben bunun seçimle düzeleceğine dair inancımı da kaybettim artık. Maalesef tek bir hayatımız var.

Yaşlar da henüz geçmeden, Türkiye'deki bu karmaşa içinde kendimizi harcamaktansa en en kötü ihtimalle 4-5 yıl sonra cvlerde yurtdışı deneyimi ve eşimin üçüncü bir dil öğrenmiş olmasıyla birlikte geri döneriz diye düşündük ki bu da Türkiye'nin iyiye gittigine dair bir işaret olursa yapılacak bir plan.


Velhasıl maddi boyutu bir yana işin yaşam kalitesi boyutunu da ele alın derim. Yaşınız genç, 3-4 yıl sonra donseniz bir şey kaybetmiş olmayacaksınız. Başka bir zaman olsa Türkiye'de kalmayı düşünün derdim de 3000 Euro maaşla, kendinizi tam bir diktatörlüğe geçmiş ülke içinde yaşarken bulma ihtimaliniz de var yaz başında.

Ayrıca İstanbul'u çok sevmeme rağmen git gide artan kalabalığı, trafiği, kirli havası, her an olabilecek deprem gibi faktörleri de hiç saymadım daha.

Her şeyi tartıp öyle karar verin derim.
0
fraise
(14.01.23)
yurt disinda calismak cok cok buyuk tecrube olur. Kariyer acisinda da + olur. Hic dusunmeden direk gidin derim ben.
0
oscar
(14.01.23)
gıdadan lafı açınca akla löp et yerine antrikot örneği gelmemeli
yanıltıcı bir kıyas

neyse numbeo'dan gelsin
You would need around 87,085.0TL (4,278.4€) in Helsinki to maintain the same standard of life that you can have with 45,000.0TL in Istanbul (assuming you rent in both cities).

www.numbeo.com

içler dışlar yapıncaaa türkiyede alacağın 60 binin konforu için helsinkide 5700 euro alman lazım

evli değilsen, ana baba kardeşine bakmıyorsan gelecekte ne olur diye düşünmeye gerek yok basıp gitmekte rahat ol

edit. düzeltme
0
comp
(14.01.23)
bence burada dusunmen gereken sey, tr'de bu maasi alabilen, finlandiya'da is bulabilen adam baska bir yerde is bulamaz mi? bana bulurmus gibi geliyor.

issizlik durumunu, ev araba olmamasini anliyorum. bunlar biraz orselemis gibi seni. ben de bircok insanin dusunmeden gidecegi sartlarda arkama baka baka, sikmeseler bari diyerek gitmistim.

finlandiya'ya gidince o para seni orada cok mutlu yasatmaz. tr'ye gore para biriktirme sansin daha da duser. bir de soguk iklimde finlerin arasinda yasamak var. belli bir yastan sonra bunlar zor isler.

eger baska bir is bulabilecegini dusunuyorsan tr'de kalip is basvurulari yapmaya devam edebilirsin. belki biraz daha banka hesabinda para gorunce bu karari daha kolay verebilirsin. ama yas da geciyor. uff vallahi bunaldim senin derdine be. zor karar.
0
antikadimag
(14.01.23)
Ben biraz duygusal yazayim, Finlandiya'ya gelirsen, 1 yil sonra donsen bile, ömur boyu ya acaba oturumda gelmisken gitsem hayatim degisir miydi ya da ne olurdu diye merak etmezsin Denemis, tecrube etmis olursun :)
Finlandiya'da uzun yillardir yasiyorum, hakkinda spesifik bilgi almak istersen burada ya da mesaj atabilirsin.
0
erwachsene
(14.01.23)
benzer işler
twitter.com
0
comp
(15.01.23)
(3)

qnb first miles smiles

monicapp
gecmeye deger mi yoksa qnb miles smiles da mi kalayim?
gecmeye deger mi yoksa qnb miles smiles da mi kalayim?
0
monicapp
(12.01.23)
qnb first için en az 3.5milyon tl değerinde mevduat veya yatırım olması gerekiyor. isteyerek first olamıyorsunuz.
0
malheiros
(12.01.23)
3.5 milyon mu? Zamanında 150 bin ile geçmiştim ben yıl 2020. Geçebiliyprsan geç tabi mil avantajları var. Eskisi kadar iyi değil ama.
0
antikadimag
(12.01.23)
Evet, first için 400.000₺ gerekiyormuş, pardon.
0
malheiros
(12.01.23)
(11)

Şehir seçimi

kararsızataletfilozofu
Tahminlerime göre sanıyorum ki atanma sırası bana geldiDsi‘nin mühendis alım ilanı açıldı.Aşağıdaki yerlerden siz olsanız nasıl bir sıralama yapardınız ?Edirne-balıkesir-çanakkale-ankaramerkez-eskişehir-ankarataşra-samsun
Tahminlerime göre sanıyorum ki atanma sırası bana geldi
Dsi‘nin mühendis alım ilanı açıldı.
Aşağıdaki yerlerden siz olsanız nasıl bir sıralama yapardınız ?

Edirne-balıkesir-çanakkale-ankaramerkez-eskişehir-ankarataşra-samsun
0
kararsızataletfilozofu
(11.01.23)
Balikesir-canakkale-edirne ilk üç.
Geri kalanı hakkında çok fikrim yok.
0
logisticsmanager
(11.01.23)
Ankara merkez, Samsun yazardım 1. ve 2. olarak.
0
dissendium
(11.01.23)
1. ankara merkez
2. edirne
3. eskişehir
4. balıkesir
5. samsun
6. çanakkale
7. ankara taşra

****

ankara'da yaşayan bir trakyalıyım. ankara'yı çok seviyorum ama buranın taşrası öyle böyle değil. edirne, çanakkale, balıkesir filan buralara on basar :)
0
mark greg sputnik
(11.01.23)
ankara merkez
eskişehir
çanakkale
edirne
balıkesir
ankara taşra
samsun
0
sailor
(11.01.23)
Ilk tercih:
ankaramerkez

ikinci grup, zevkine gore siralanabilir. benim siralamam:
canakkale
edirne
balikesir
eskisehir

benim ilgimi cekmiyor pek:
samsun

kesinlikle hayir:
ankaratasra
0
hot potato
(11.01.23)
1-çanakkale
2-balıkesir
3-ankara merkez
4-eskişehir

Deniz olan yer her daim değerlidir. Memurun büyükşehir fantazisi olmamalı.
0
OrangeYellow
(11.01.23)
Ben geçen seneden beri tüm arkadaş çevremi Çanakkale'ye taşınmaya ikna etmeye çalışıyorum, ütopik bir hayal olarak tabii:) dolayısıyla ilk siraya Çanakkale'yi yazardım. Hem merkezini çok sevdim, hem etrafında birbirinden güzel gezilecek onlarca yer var, hem İstanbul'a da yakın. Daha ne olsun.

Sonrasında Eskişehir, Ankara merkez, Edirne diye giderdi sanırım sıralamam.
0
fraise
(12.01.23)
Samsun Çanakkale Eskişehir ilk 3 yapardım, devamını bilmiyorum. Balıkesir i listeye yazmazdim mümkünse. Onun yerine Ankara yazarım.
0
Topalordek
(12.01.23)
Bence şimdiye kadar hangi şehirlerde yaşadığınıza göre değişir.
Uzun süre Ankara'da yaşamış biri olarak;
1. Ankara Merkez
2. Eskişehir
3-4 . Çanakkale-Balıkesir
Samsun ve Edirne'ye eşit mesafede uzağım.
Ankara taşra en son.
0
cekcekli
(12.01.23)
ilk tercih: ankara merkez

gumus grup: canakkale, edirne, eskisehir

plase: samsun, balikesir

son care: ankara tasra

emekliligimde yasamak istedigim yerlerden biri canakkale. ben olsam en basa yazardim.
0
antikadimag
(12.01.23)
marmara'da beklenen deprem yuzunden, marmara bolgesinden olabildigince uzak durmaya calisirim ben olsam. mumkunse bu illerdeki calisanlardan da bilgi alabiliyorsan al. bazi yerlerde sehir rahat olsa bile amir-mudur cok problemli oluyor.

ankara merkez-eskisehir-samsun 1.grup
canakkale-balikesir-edirne-ankara tasra 2.grup
0
duyulmasi gerektigi kadar
(12.01.23)
(22)

Almanlar ve ırkçılık

Kaleci Saçlı Forvet
Şimdi bi toplmu topyekün zan altında bırakmak istemiyorum fakat Almanların büyük bir kısmı bana hala ırkçı gibi geliyor, kendi ırklarının hala en üstün ırk olduğunu düşündüklerini düşünüyorum ama bunu geçmişte yaşananlardan ötürü zamanla baskılayıp kendilerinin bile unuttuğu gibi bir görüşüm var. Bö
Şimdi bi toplmu topyekün zan altında bırakmak istemiyorum fakat Almanların büyük bir kısmı bana hala ırkçı gibi geliyor, kendi ırklarının hala en üstün ırk olduğunu düşündüklerini düşünüyorum ama bunu geçmişte yaşananlardan ötürü zamanla baskılayıp kendilerinin bile unuttuğu gibi bir görüşüm var. Böyle bir şey olabilir mi sizce de bu Almanlara hiç güvenemedim ben oldum olası. Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
(bkz. önyargı)
(bkz. kalıpyargı)
0
but that was just a dream
(11.01.23)
ırkçılık düşük eğitim ve zeka düzeyi belirtisidir genellikle. en azından toplumsal olanı. çok zeki biri de ırkçı olabilir ama genel olarak ırkçılık eğilimi genelde boş adam olma kaynaklıdır. kendisiyle ve hayatıyla sorunu olmayan, kendini geliştirebilmiş, kendini eğitebilmiş, toplumun sağlıklı bir parçası olabilmiş kişi sırf ten rengi veya doğum yeri farklı diye birinin "aşağı" olduğunu ya da ana babasından doğdu diye "üstün" olmadığını bilir.

ben kitle halinde gelişmiş hiçbir avrupa ülkesinin ırkçı olduğunu düşünmüyorum. dediğim gibi ırkçı her yerde var, ırkçı muameleye maruz kalabilirsin ama toplumsal olarak öyle bir durum olduğunu düşünmüyorum. çünkü bu herifler zaten naziler yüzünden kendi bayrağını dalgalandırmaktan utanacak hale gelmiş durumdalar. üstüne üstlük dünyanın en güzel ülkelerinden birinde yaşıyorlar. mutlu, huzurlu, müreffeh, eğitimli insandan kolay kolay ırkçı çıkmaz.

ırkçılık tarihiyle yüzleşemeyen, gazla çalışan, geçmişte yaşayan, bulgur pilavı yiyip diriliş izleyen, "masa biziz" diyen adamdan çıkar.

kısacası bu gelişmişlik ve eğitim meselesi. kimse alman veya türk diye ırkçı olmaz.
0
mark greg sputnik
(11.01.23)
Bildiğim kadarıyla kendi ırkını/kültürünü üstün görme neredeyse her toplulukta var.
Mesela Türkler de öyle düşünmüyor mu sizce?
Direkt deneyimlememiş olsam da Pakistanlıların da Norveçlilerin de Malezyalıların da bu konuda benzer şekilde düşündüğünü tahmin ediyorum.

Almanların ekonomisinin ve sanayisinin gelişmişliği onların bu düşüncesine destek/kanıt oluyor olabilir ama bu kanıtlara sahip olmayan bir topluluğun üyesi de bu düşüncesinden vazgeçmiyordur bence
0
michael_knight
(11.01.23)
çok komleks ve girift konular.
ırkçılık zeka ve eğitim düşüklüğü göstergesi +

bunun dışında almanların alman olmayanlara karşı mesafesi varsa direkt ırçılıkla değil kültürel normlarla da açıklamak lazım. ülkenin dağlık kapalı bölge oluşu, tarihsel geçmişi (saldırılara açık veya hep teyakkuz halinde olması), iklim, coğrafya vs insanları kapalı ve dar alanlarda yaşamaya -ve belki de dolaylı olarak öyle düşünmeye- itmiş olabilir.

düz adam sami gibi açıklayacağım ama
hava güzel olsa sokaklarda kahve bira içseler, hep deniz kenarında büyük şehirler; limanları olsa da sürekli başka kültürlerle etkileşime girseler vs vs . turizm, tarım mutfak vs yerine mecburen sanayiye yüklenmişler. fordist sistemde çalışmak iş ve yaşam rutinine nüfuz ediyor. belki benim çilekeş hansım günterim de italyadaki roberto efendim marsilyadaki gibi gabriel gibi keyfinde, siestasında olsa; onunla bununla şakalaşıp sohbet etse belki daha farklı olurdu ama şartlar işte :/

bir de ikinci dünya savaşı şunun şurasında 2 nesil önce, o günleri yaşatanların yetiştirdiği çocuklar hayatın her yerinde vs.

yine de ırkçılığı topyekün bir topluma bir millete atfetmek hatalı bir düşünme biçimi. bir milleti diğerinden daha fazla veya daha az ırkçıdır diyemeyiz. bir toplum etkileşime daha kapalı veya açık demek daha mantıklı geliyor bana.
0
jimjim
(11.01.23)
Önyargı.
Bilmem kaç milyonluk ülkeyi elde bir veri olmadan hissiyat ile ırkçı demek başka bir şey ile aciklanamaz.

Böyle bir şey yok, bunu nasıl kanitlariz bilmiyorum sonuçta söylediğin şeye göre bunlar komple ırkçı ama soylemiyorlar. Ütopik bir olay.
0
logisticsmanager
(11.01.23)
Türklerin en eğitimsizleri ile birlikte yaşayabildiklerine göre bence ırkçı değiller. Şahsen onların katlandığı tiplere ben katlanamazdım.
0
OrangeYellow
(11.01.23)
Nürnberg mitinglerinde meydanları dolduranların hepsi savaş sırasında telef olmadı yada savaş sonrası idam edilmedi bu yüzden görüşlerinize katılıyorum ama yüksek sesle ifade edemem.
0
Sir Anthony Hopkins
(11.01.23)
Almanların "büyük bir kısmının" ırkçı olduğunu düşünüyorum, Almanlara "hiç" güvenemedim yaklaşımı da ırkçı bir yaklaşımdır. Burdan yola çıkıp durum değerlendirmesi yapabilirsiniz.
0
Phoebe
(11.01.23)
Irkçılık var. Sokakta falan gelip pis Türk diyen yok, birkaç şay duydum ama çok ekstrem, normal olmayan insanların yaptıklarıydı.
Irkçılık bir de bizim düşündüğümüz gibi Arapları hiç sevmem gibi birşey değil. Ben de Arap, hindi, Çin ya da kimseyi sevmiyorum ama biriyle tanıştığımda önyargım kendi içimde kalıyor, o kişinin karakterine göre davranıyorum.
Irkçılığa uğradım, kesinlikle bunu kanıtlayamayacağın şekilde yapıyorlar. Kanıtım da var ama %100 değil, kesinlikle reddediyorlar. Gruptan dışlanan da sen oluyorsun.
Kesinlikle kendilerini çok üstün görüyorlar. Biz de kendimizi üstün görüyoruz ama fark biz diğerlerini aşağılamıyoruz ya da eksiklerimizi biliyoruz bunlar her zaman doğru eğer hata varsa yanlışlıkla olmuştur. Anlatamadım gerçi ama neyse. Yaşadığım örneklerle anlatırdım ama hiç enerjim yok.
Bunun dışında bana çok pasif agresif insanlar gibi geliyorlar.
Burada her milletten insan var ama en çok Türklere ve doğu Avrupalılara karşı ben bazı tavırları gördüm ki en çok entegre olanlar, çalışanlar bunlar.
0
spherical
(11.01.23)
Hocam benim ırkçı olup olmamam farklı bir konu, bundan yola çıkarak durum değerlendirmesi yapmak benim soruma cevap vermiyor bu söylem kendi diyen kendi olur gibi bir şey daha çok.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
almanlar bana kalırsa tüm avrupa toplumları içinde en az ırkçı toplumlardan birisi. ahlaki açıdan da türklerden üstün oldukları tarafları var. geçmişleri nedeniyle ırkçılıktan ölesiye korkuyorlar zaten ve yabancılara karşı bazen gereğinden de fazla pozitif ayrımcı davranıyorlar. göçmenlere mesafeli olmakla ırkçılık aynı şeyler değil. türkiye'de sen nasıl yabancılara gözün kapalı kucak açamıyorsan onların da sana bu kadar kolay kucak açmasını bekleyemezsin. her insana default gelen zenofobi ile ırkçılığı aynı kefeye koymamak lazım.

niyeyse türklerin almanlardan daha çok sevdiği italyanlar, ispanyollar vs. deneyimlerime dayanarak ırkçılık ve yabancılara gösterilen muamele konusunda daha sorunlu toplumlar, ki bu ülkelerde yaşayan türklere sorarsan onlar da sana uzun uzun anlatırlar.
0
sir gawain
(11.01.23)
Almanlar genel olarak ırkçı olup gizleyen ve sonuçlarından çekinenler ile saçma bir şekilde aşırı özür dileyenlerden oluşuyor. Aga senin deden Heinrich Himmler olsa bile sen onun yolundan gitmiyorsan neden senin suçun olsun? Sürekli bir üzgün ve özür dileyen modda korkak bir şekilde "aman ırkçı demesinler" diye geriliyorlar. Diğer kısım ise ırkçı ve de kendilerini daha üstün görüyorlar ama bunu gizliyorlar. Çünkü Mark Greg Sputnik'in dediği gibi kendi bayraklarını assalar ırkçı derler diye çekiniyorlar.

Bu arada Avrupa ülkelerinin hepsi ciddi oranda ırkçı vatandaş barındırır. Bunların sadece belirli seviyeleri var. Orta Doğu'dan uzakta, terörsüz, ekonomik buhransız yaşadıkları için gelen bir rahatlık havasında hepsi hümanist geziyorlar. Türkiye'nin bir yılda yaşadığının %1'ine denk gelecek bir terör olayından sonra ya da bir göç dalgasından sonra tepkilerine bakın. Hatta ona bile gerek yok. Ukrayna'daki savaşa yaklaşımları ile yıllardır devam eden beyaz insansız savaşlara yaklaşımlarına bakın. Bir anda bizden daha tepkili hale geliyorlar. ABD zaten "racial profiling" denilen olayın cenneti.

Irkçılık daha doğrusu zenofobi Avrupa'nın yapıtaşlarından biri. Avrupalı olmayıp Avrupa'ya giden herkes belirli bir kesim dışındaki insanlar tarafından ön yargı ile karşılanır. Gençler arasında bu oran daha düşük. ""Eğitim ve zeka seviyesi" iddiası sahip olmak için değil sahip olduğunda törpülemek ya da baskılamak için işlevseldir. Gerisi kültürel bir algı. Aksinin iddiası komik kalıyor.

Peki bu kadar göçmeni nasıl alıyorlar? Bak, almıyorlar bile. Türkiye milyonlarca sığınmacıyı ülkesine almak gibi bir hata yaptığında, o gelişmiş, zeki, eğitimli, ırkçı olmayan Avrupa ülkeleri ne yaptılar? Zor durumda olanları değil, sadece kalifiye olanları ülkelerine aldılar onu bile küçük sayılar ile. Birçoğu bir şekilde ülkesine gelip yerleşen ve üreyen azınlıklardan rahatsız. Onları gentrification ile taşraya itip kendilerinin yapmak istemedikleri işleri yaptırmaya yönlendiriyorlar.

Genç nüfuslar ve mevcut politik doğrucu algı yönetimi ile daha küresel bir Dünya'ya yönlenirken tabii onlar arasında ırkçılık oranı daha az. AB bir beyaz örgütü olmaktan çıkacaktır bu süreçle tabii. Şimdi bile 30 yaş altı için bu ırk ve sınır ayrımı büyük oranda bir şey ifade etmiyor.
0
nawar
(11.01.23)
Hocam şunu göstermek istedim aslında; bir Alman'ın Türklerin "büyük bir kısmının" barbar olduğunuz düşünüyorum, onlara "hiç" güvenemedim şeklinde düşünmesi aynı çıkış noktasına sahip. Yani mesele ırklardan çok bireyin bakış açısı. Ben dazlakların türk işçi evlerini kundakladığı, türk çocuklarını kaçırdıkları dönemde Almanya da büyüdüm. O dazlaklar kadar, Almanca öğrenelim diye hafta sonu gönüllü ücretsiz almanca dersi veren öğretmenlerimde vardı, annem almanca bilmediği için kendi çocuğuyla beni iki yıl okula götürüp getirende vardı. Babam anneme şiddet uyguladığında ıykkkk türk işçiler böğkk ilkel bunlar diyen komşularımızda vardı, annemi ve biz çocukları bir kenara çekip başvurabileceğimiz yardımları anlatan da vardı.
0
Phoebe
(11.01.23)
Ya bence yukarıdaki cevaplar senin sorunu çoğunlukla anlamamış. Çünkü Hans ırkçı mı Jürgen yabancı düşmanı mı vs. nereden bilelim tek tek. Mevzu o değil. Mevzu bu olmadığı için konunun eğitim veya zeka ile de ilgisi yok.

Asıl sorular şunlar bence: Alman kültürü dışlayıcı ve kapalı bir kültür mü? Yeniliklere açık mı, yoksa muhafazakar mı? Üstünlük kompleksi var mı yok mu? (diğer kültürlere relative olarak tabi ki, yoksa bunun net bi ölçütü yok).

Bu soruların cevabı da Almanlarla biraz vakit geçirmiş herkes için oldukça açıktır muhtemelen :) Olmayanlar için de @nawar +1 diyelim.

"O kadar göç alıyorlar" vs. diyenler için de, Almanların 60 yılda aldığından fazlasını biz 3 yılda aldık. Hani gösterge buysa eğer TR'deki ırkçılığı düşünüp, Almanya'yı tahayyül edebilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(11.01.23)
Nawar çok güzel bir cevap yazmış. Ben de sorunu "almanlar hala içten içe üstün olduklarını düşünüyor ama bunu dile getiremeyecek kadar bu konuyu baskılamışlar" şeklinde algıladım ve 1 sene de olsa o topraklarda yaşamış biri olarak bu görüşe katılıyorum. Ben mevcut bilincimle, alman olsam bununla gurur duyardım, her anlamda başarılı bir ülke, müthiş bir tarih, avrupa'nın belkemiği, vesaire veesaire. Bundan 50-100 yıl önce yaşananların sorumlusu ben olmadığım için bunları kafaya takmazdım. Ama işte malum nazi dalgasından ve genel "göçmen dostu ülke" baskısından ötürü, ben almanım derken özür dilerim ama ben almanım yani modunda takıldıklarını düşünüyorum. Almanyada ırkçıdan çok, göçmen dostu vardır ve bu onların maalesef sonunu getiriyor, bir çok şehri alman şehri olmaktan çıkmış durumda. Apolojist yani adamlar, 3 adımda bir özür dileme düşüncesindeler.

Peki almanlar ırkçı olsaydı, olmakta haklı olurlar mıydı? Bence sorunun cevabı evet. Bu müthiş ülke şu anda her anlamda yağmalanan rezil bir pozisyona düşmüş durumda. Redditte bile göçmenlerin zorbalık yaptığı alman çocuklarının konularını okuyabilirsiniz. Almanyanın bir çok şehrinde almana rastlamak için çaba sarf etmeniz gerekir. Bize çok daha yakın olan suriyeli, afgan göçmen gibi şeyler bile, zaten düzen olmayan türk şehirlerinde bizleri çileden çıkarırken, düzen bağımlısı, kuralcı, müthiş bir sistem oturtmuş, ortadoğuya ve islama olabildiğince uzak bir alman çocuğunun kendi evinde suriler tarafından zorbalığa uğruyor olması travmasını bu adamlar atlatamazlar, ve sonucunda göreceksiniz bu gidişle yine 2. dünya savaşında olduğu gibi sağ partilerin iyicene yükselişe geçeceği bir süreç yaşanacak (ya da almanya'da iş işten geçmiş olacak ancak diğer avrupa ülkeleri ibret aldığı için o süreci yaşayacak ve daha çok göçmen karşıtı olacaklar)

Bunun dışında ırkçılığın düşük zekalı olma durumuna katılmıyorum. Ben herkesle arkadaş olmak, iyi geçinmek zorunda değilim. Keza bir almanın, türk olduğum için benimle arkadaş olmaya ve o önyargıyı yenmek için vakit ve enerji ayırmak istememesini de anlayabiliyorum. Herkes yeni kültürler keşfetmek ve her şeyi mazur görmek zorunda değil. Adam istemiyorsa istemiyordur, ben de önünde erkek çocuğu dansettiren kültürlerle bir şey paylaşmak istemediğim gibi, mesela milyonlarca afgan içerisindeki 3 tane pırlanta gibi adamı bulmak için çaba harcamak zorunda da değilim. Almanlar bu minvalden bakınca, ırkçılık bir yana, göçmenlere inanılmaz bir tolerans gösteriyorlar ve sonuçların da en büyük şehirlerinde kızları rahat yürüyemediği için olumsuz şekilde yaşıyorlar. Sonuç olarak almanların hakkını yememek lazım, ve duygusal netflix dramalarından çıkıp gerçek hayata vardığınızda görüyorsunuz ki ırkçılık da bilinmeyen bir karanlıktan korkmak gibi oldukça doğal ve normal bir reflekstir. O karanlıktan korkmamak insanın kendi elinde, ama korkmamaya çalışmak için çaba sarfetmeyen ve karanlığa hiç girmemeye çalışan insana da saygı duyuyorum.
0
roket adam
(11.01.23)
Abi hemen ofans yapıyorsunuz ama ofans yapacak bir şey yok, ben Almanlar ırkçıdır demiyorum Almanların ırkçı olabileceklerini düşünüyorum ama bu tam da Roket'in söylediği gibi "Almanlar hala içten içe üstün olduklarını düşünüyor ama bunu dile getiremeyecek kadar bu konuyu baskılamışlar" şeklinde bir düşünce, yani "sen kaç tane Alman tanıdın olm" argümanı doğru değil bu anlamda, misal ben de Almanları seviyorum benim de Alman arkadaşlarım var ve hiçbirinden de ırkçılık görmedim hatta Nawar'ın dediği gibi birçoğu fazla "hümanist" ama kendilerini bu şekilde baskılamalarından asıl düşüncelerini unutmuş bile olabilirler gibi geliyor bana. Hani gece başını yastığına koyduğunda uykuyla uuanıklık arasında bir süreç olur ya, ancak orada "Lan Almanlıktan aldığım tadı da hiçbir şeyden alamadım he" kıvamına geliyor gibime geliyor birçoğu, yoksa "ALMANLAR IRKÇIDIR" demiyorum ben, öyle olabileceklerini düşünüyorum.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
abi yanlış anlama da birine "ırkçı ama ırkçı olduğunu unutmuş" demek nasıl bir yaftalama çeşididir? berlin nüfusunun neredeyse yarısı göçmen olmuş, ki önemli bir bölümü de sivilize olmamış, abuk sabuk saçmasapan insanlar. hepsi ekmek elden su gölden yaşıyor, devletin kaynağını sömürüyor, ne fiziksel/sözel ırkçı bir saldırıya maruz kalıyor, ne hayat kalitesini etkileyecek somut bir ayrımcılığa uğruyor. argümanlar "burgeramt'taki alman memur bana sanki biraz ters baktı gibime geldi"nin ötesine geçmiyor. iddia ediyorum, şu göçmen nüfusu türkiye ya da başka bir ülkede olsa ve devlet kendi halkından aldığı vergiyi bunlara akıtsa insanlar çoktan sopalarla yabancı kovalıyordu.

yukarıda biri "zenofobi yani ırkçılık" diyerek ikisinin eşanlamlı olduğunu iddia etmiş ama mahallenize taşınan ve hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir yabancıdan çekinmekle ırkçılık apayrı kavramlar. zenofobi hepimizin maymun beyninde olan bir savunma mekanizması, bilmediğimiz şeylere karşı temkinli olmasak evrimleşip bugüne gelemezdik zaten. ikisini aynı görüp bunun üzerinden paragraflar döşenmek tuhaf olmuş biraz.

ben alman muhibi vs değilim. ama kendi ülkemle karşılaştırıldığında çok daha etik ve naif kalan bir toplum için "ben bu insanlara oldum olası güvenemedim" demene tetiklendim biraz. peki sana kim güvensin diyesim geldi.

almanya'da ikinci el eşya alıp satarken ya da birileriyle işbirliği yaparken önümdeki iki seçenekten biri türk, diğeri almansa (ve diğer her koşul eşitse) daima almanı tercih ettim ve şimdiye dek zararını görmedim. bende güven meselesi tam tersi işliyor.
0
sir gawain
(12.01.23)
Abi inanın benimle alakalı ne düşündüğünüz hiç problem değil yani düşüncem mantıksız ve aptalca da gelebilir doğrudur ama muhtemelen ne demek istediğimi de anlatamıyorum ama yineleyeyim: Ben Almanlar ırkçıdır demiyorum. Almanlardan kastım bu arada Türkiye'den oradan buradan gelip vatandaşlık almış Almanlar değil onların hiç gelmediğini düşünelim; ben Bastian Schweinsteiger gibi Almanlardan bahsediyorum.

Diyorum ki bu Almanlar özünde, temelinde, en gizli saklı ID benliğinde hala üstün bir toplum olduklarını düşünüyorlardır ama bunun Nazi dönemiyle falan bir ilgisi yok zira Cermenler zaten mitolojik olarak da kendini herkesten üstün gören bir toplumdu, yani biz Türklerin Ergenekon destanı gibi bu adamların "Bro biz Avrupalı halkların en büyüğüyüz en ulusuyuz tanrının yeryüzündeki gölgesiyiz" tadında mitolojileri var, Nazizim biraz da bu mitolojiye dayanıyor ama ben diyorum ki Almanlar bu Nazi belası yüzünden kendi mitolojilerindeki bu özelliklerini artık dile getiremeseler de, hatta günümüz şartlarında bunu baskılamaktan yok saymaktan gerçekten de "olmadığını" düşünseler de özlerinde hala bu düşüncelerie sahip olabileceklerini düşünüyorum, çünkü bu düşünce bu adamların kültüründe var böyle mitleri var, yani 2000 yıl bu düşünceye sahip olmuş bir toplum son 50 senede mi bundan vazgeçti yani bu bana mantıklı gelmiyor sadece.

Abi hadi her şeyi geçtim misal Till Lindemann'ın ırkçı olmama ihtimali var mı ya, benim bile Till Lindemann'ı görünce Alman ırkçısı olasım geliyor o niye olmasın ki.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(12.01.23)
Danimarka ve İngiltere ofislerinde kısa süreli çalıştım. 8 aydır Avustralya’ dayım. Avrupa- özellikle orta Avrupa ve batı insanı ırkçı olmasa da muhafazakardır. Kibardırlar ama sosyal çemberlerinin içine girmen çok zordur. Ki bunu bana Danimarka’ da bir Fransız, Newcastle’ da bir İskoç da söyledi. Burda bir şekilde yabancı olduğunu hissettirirler demişlerdi.
0
trixi
(12.01.23)
kahraman, savaşçı, güçlü ya da kutlu olmadığını iddia eden bir ırk mitolojisi var mı? yani dünya tarihinde hangi milletin mitolojisinde "biz çok da süper bir ırk değiliz ya idare ediyoruz işte hehe" türü söylemler görebilirsin? zaten destan kavramı bu mantık üzerine kurulu, milletler en kolay güçlü oldukları algısı üzerinden birleşir. dediğin şey ingilizlerde de var, türklerde de, meksikalılarda da, korelilerde de. zaten alman mitolojisi dediğin şey de tartışılır. nordik, anglo-sakson ve keltlerden çok ayrışmış bir mitoloji deği. yani bunlar avrupa'nın ortak mitolojileri aslında.

almanya son yüzyıldaki göçmen politikasıyla avrupa'nın amerikası olma yolunda ilerliyor (ki bence oldu zaten). gelgelelim amerika'nın pohpohladığı bu tek ulus olma hali, hepimizin orijini farklı olabilir ama biz tek bir ülke, tek bir milletiz, hadi marş söyleyip bayrak sallayalım ve amerika'nın kurtuluşunu kutlayalım durumununun yüzde birini bile göçmenlerine dayatmıyorlar. almanya yarın bir gün çıksa hadi bugün almanya'nın bayramı, herkesin eline almanya bayrağı verip birlikte sallayalım ve marş okuyalım dese yer yerinden oynar. ne ırkçılıkları kalır ne nazilikleri. almanya bu açıdan düşünürsen ırkçılık bir kenara, avrupa'nın belki de en anti-ırkçı ülkesi olabilir. bunu da devletin zorlamasıyla ya da kanunlarla değil, toplumsal normlarla beceriyorlar.

bir milletin karakteri 100 yılda değişir, 50 yılda da değişir. tanıdığım bir ülke halkı gözümün önünde sadece 20 yılda eskisinden iki kat daha muhafazakar oldu mesela. oluyor böyle şeyler.
0
sir gawain
(12.01.23)
gunumuzun politik dogrucu dunyasinda bu tarz bir soylemi "mesela yani" gibi bile soylemeye kalksan adami carmiha gererler. belki de medeni ve mesafeli toplumun gereklerinden birisi budur, bilemeyecegim.

ancak almanlar disiplinli diyince evet abi diyen ayni insanlar almanlara yonelik olumsuz algilanabilecek bir tanimlama yapildiginda ama aa butun almanlara oyle diyemezsiniz diye ayaga kalkabiliyorlar. halbuki iyi kotu yargilari zihnimizde. tembel alman oldugu gibi seker gibi pamuk gibi alman da vardir. ancak genellemeler genel bir resim cizebildikleri olcude degerlidir. yoksa elbette istisnalar olacak. dolar artis trendiyken tek tuk dusus yasadigi gunler de olacak vesaire.

benim almanlar ile iliskilerimde gozlemim cermen kulturlerinden gelme (iskandinavlarda oldugu gibi) bir zenofobiye sahip olduklaridir. bu zenofobi 21. yy'da gunluk hayatta pek kolay karsilasilan bir sey degil belki. ancak bir almanin sosyal cevresine girebilmek kolay degildir. almanya'daki gocmenler benim alman arkadaslarim da var dese de bircok ozel partiye davet edilmezler. buradaki eleme unsuru akici almanca bilgisi midir baska bir sey midir bilemem. ama asilmaz gibi gozuken duvarlar vardir. yeri gelir cilginlar gibi eglenirsin beraber ama onlardan biri olamayacagini inceden hissettirirler. bu italya'da ispanya'da yasanmaz mesela. adam gider seni babannesiyle tanistirir.

bunun yaninda bir alman sasilacak seviyede meymenetsizdir. almanlarla bir is toplantisi yaptiginda sadece is toplantisi yaparsin. espriden anlama gibi bir ozellikleri yoktur. dunyayi olanca sikiciligiyla kucaklamaya bayilirlar. muhtemelen bu ozellikleri sayesinde her dunya savasinda kafalarina vurulmasina ragmen eskisinden daha guclu gelebilmislerdir.

ee bu ideal yaklasimlar zamaninda diger irktan insanlarin yasam hakkina bile sahip olmadigi yonunde korkunc dusunceleri yesertebilmis egitim seviyesi yuksek almanlarin arasinda bile. bu adamlar rilke okuyup wagner dinlerken yan binadan yahudi komsularinin toplatilmasina ses cikarmiyorlardi. heidegger gibi devasa bir metafizik figuru gidip cilginlar gibi nsdap'e basiyordu muhru.

sozun ozu, irkcilik mi demek gerek bilmiyorum ama sikintili bir seylerin oldugu asikar. o yuzden almanlarin iyi yanlarini alacaksin. felsefelerini okuyup arabalarina bineceksin. ama konu almanya'da yasam olacaksa eger gotun gotun uzaklasacaksin.

eyyorlamam bu kadar.
0
antikadimag
(12.01.23)
antikadimag tam olarak senin anlattığını anlatmak istedim ben de.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(12.01.23)
(13)

Akşamları bol proteinli atıştırmalık...

kukuleta
Akşam yemeğinden birkaç saat sonraki kazınmada ufak ufak tüketebileceğimiz lezzetli, bol proteinli hangi gıdaları yiyebiliriz?Bir ara kaşar dilimleyip yiyordum yüksek proteini için ama aynı şekilde yüksek yağ da içeriyor meret.Yoğurt da miktarına oranla çok randımanlı gelmiyor protein anlamında.Soru
Akşam yemeğinden birkaç saat sonraki kazınmada ufak ufak tüketebileceğimiz lezzetli, bol proteinli hangi gıdaları yiyebiliriz?

Bir ara kaşar dilimleyip yiyordum yüksek proteini için ama aynı şekilde yüksek yağ da içeriyor meret.

Yoğurt da miktarına oranla çok randımanlı gelmiyor protein anlamında.

Soru özellikle spor yapan bireyler için.
0
kukuleta
(10.01.23)
lor peyniri + sarisi alinmis yumurtayla omlet.
0
gule gule
(10.01.23)
antep fistigi?
0
antikadimag
(10.01.23)
Kurutulmuş et iyi baya. Bi dilim kızarmış ekmek, et ve peynir mükemmel bi ara öğün.
0
plutongezegendegilmi
(10.01.23)
yeşil mercimek salatası
0
freebird5406_2
(10.01.23)
"Akşam yemeğinden birkaç saat sonraki kazınma" derken? Millet de ne bogaz var, ben yemegi yedikten sonra mayisiyorum.
0
freedonia
(10.01.23)
Uzunlamasına ikiye bölünmüş salatalığın içine füme et veya peynir. Ekmeksiz bir sandviç haline getirip yemek.
Enfes
0
michael_knight
(10.01.23)
Buz dolabının kapısını açıp 1-2 dilim ekmek arasına koyulan peynir gibisi yok. Kapanışı da yoğurda banılan ekmekle yapmak çok iyi oluyor.
Edit: şimdi baktım da yoğurt da peynir de yiyormuşsunuz. Cevizli sucuk ve kuru yemiş demek istiyorum.
0
Amaranta ursula
(10.01.23)
Leblebi veya zeytinyağlı börülce salatası
0
kararsızataletfilozofu
(10.01.23)
Lorlu omlet +1
Eskiden günlük protein açığını kapamak için Lor'a abanırdık ama artık piyasada satılan Lorlar Lor değil. Hakikisini bulman lazım.

Leblebi +1
Ancak bu meretin de gaz yapmak gibi bir huyu var ki çekilir dert değildir.
0
Mirket
(10.01.23)
@mirket,

Akşam olmasa da lor günlük tükettiğim bi besin ama öyle diyince içime kurt düştü.

Neden öyle dedin?
0
🌸kukuleta
(10.01.23)
Lor, sütten peynir yapıldıktan sonra kalan suyun ikinci bir işleme tabi tutulmasıyla elde edilen bir üründür. Peynir altı suyunun tortusudur diyebiliriz. Yağ ilk işlemde peynirde kaldığı için yağ oranı sıfıra yakındır ve protein açısından çok zengindir. VG sporcularının gözdesidir.
Tadı tuzu yoktur, pek bir şeye benzemez, çok çabuk küflenir. Köy yerlerinde gözleme, börek içinde idare edilen bir besindir.
Şu an piyasada deri tulum peynirinden tat ve görünüm olarak pek bir farkı olmayan peynir kadar yağlı bir ürün satılıyor ki lorla bir alakası yok diye düşünüyorum. En azından VG sporcularının tüketmesi önerilen lor o lor değil.

Geçen yıl, evde peynir yapımıyla ilgili bir grupta bir fotoğraf paylaşılmıştı. Bir toptancı dükkanında yığılı bidonlar ve önlerinde bir etiket vardı. Etikette 'Peynir yapımında kullanılan iç yağı şu kadar lira' yazıyordu. İki şeye çok şaşırmıştık. İç yağının fiyatının o kadar ucuz olması mümkün değil ve peynir yapımında yağ kullanılmaz.
0
Mirket
(11.01.23)
bence sabret ve hiçbir şey yeme. bir süre sonra normalin bu olacak ve ihtiyaç hissetmeyeceksin. bunların hepsi alışkanlıkla alakalı.
0
bohr atom modeli
(11.01.23)
Ya şimdi bu söyleyeceğim şey genelde kabul görmeyen bir öneri ama tabii bunun da bilimsel bir açıklaması var. Şöyle ki;

Proteini bol bi şey istemenin nedeni sanırım "karbonhidrat almayayım protein alayım bu şekilde daha sağlıklı olur, hem de protein almış olurum" düşüncesi ama bence akşam bahsettiğin saatlerde mısır patlağı gibi kompleks karbonhidrat kaynakları tüketmek de oldukça faydalı bir yöntem zira bu tip kompleks karbonhidratların sindirilip glikojen olarak depolanması en hızlı haliyle bile en az 10 saat sürüyor, eğer antrenman yapan bir kişiysen, yani glikojen depoları her zaman dolu olan biri değilsen bu şekilde atıştırmalar kas-karaciğer glikojenlerini doldurcağı için antrenman performansını da yükseltecektir. İnsanlar geç saatte alınan karbonhidratların genelde yağ olacağını düşünürler ama öyle bir şey yok tabii. Ayrıca vücudun düşünüldüğü kadar çok protein ihtiyacı yok yani illa protein alayım kaygısı yaşamak anlamsız, günlük alman gereken proteini aldıysan o zaten yeterli, fazlası gereksiz maliyet hem vücudun hem de cebin için. Ben mesela akşam işime yaramayacak protein almaktansa kaslarımda glikojen olarak depo edip antrenmanda kullanabileceğim kompleks karb. almayı daha mantıklı buluyorum. Bu da alternatif bir çözüm olabilir senin için.

Not: Bu arada ekleme yapayım bu bahsettiğim yöntem düzenli antrenman yapan bireyler için geçerli, sedanter ya da hali hazırda zaten kilolu insanlar için çalışmayan bir yöntem olacaktır sizin için değil yani bu siz hemen gaza gelmeyin.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
(5)

İkcıların teklif kabul oranı gibi bir kpi’yı var mı

regina phalange
Mesela maaşta anlaşamadınız aslında ama şirket belki kabul eder diye size teklif yapar mı yoksa red alacağını bile bile bu kpi oranını düşürmemek için teklif yapmaz mı?
Mesela maaşta anlaşamadınız aslında ama şirket belki kabul eder diye size teklif yapar mı yoksa red alacağını bile bile bu kpi oranını düşürmemek için teklif yapmaz mı?
0
regina phalange
(10.01.23)
amerikada var boyle bir sey. o yuzden resmi tekliften once ik sizi arayip is teklifi yapacagiz detaylari da bunlar diye arar. buna verbal offer denir ve sizin teklifi kabul edip etmeyeceginizi anlamak icindir biraz da.
0
antikadimag
(10.01.23)
ik cıyım, ne tr de ne ingilterede ne de körfez ülkelerinde böyle bir kpi a denk gelmedim, zaten teklifin kabul edilip edilmemesinin nedeni hr değildir, bu sebeple bu kpi üzerinden hr ın yetkinliğini ölçemeyiz.
0
benaslinda
(10.01.23)
ayrıca ücrette anlaşamadıysak "bizim bütçemiz bu, gelirsen teklif bu şekilde" diye iş teklifi yapmayı ben doğru bulmuyorum. yapıyor muyum yapıyorum ama genelde ücret bandı belli olan, mavi yaka, satış temsilcisi gibi pozisyonlarda oluyor. onun dışında kalifiyeli beyaz yakada aday kendisi için o ücreti hak ettiğini düşünüyorsa, o ücreti veren başka bir yer aramaya devam edecektir, bir yer bulana kadar benim teklifimi kabul etmesini istemem, bu sefer turnover yaratırım ve turnover büyük bir kpi.
0
benaslinda
(10.01.23)
İK departmanında çalıştım bu şekilde bir KPI ne gördüm ne duydum.
0
catamenia
(10.01.23)
Tam aksine, pozisyonunu maaşı piyasaya göre düşükse bunu kanıtlamak için reddedileceğini bile bile teklif yapmak bile gerekebiliyor.
0
Bruce
(10.01.23)
(2)

Film dizilerin hangi platformda olduğunu gösteren websitesi

Mcfly
Çok fazla platform çıktı tek tek bakmak aşırı yorucu. Böyle bi uygulama var mı ?
Çok fazla platform çıktı tek tek bakmak aşırı yorucu. Böyle bi uygulama var mı ?
0
Mcfly
(08.01.23)
google'a filmin adini yaziyorum ben gosteriyor?
0
antikadimag
(08.01.23)
Google bazen güncel olmuyor ya justwatch isimi görür
0
🌸Mcfly
(08.01.23)
(9)

Izlenen filmleri takip etmek icin uygulama

14
veya websitesi, ne onerirsiniz? Pandemi basindan beri cok ve duzenli film izler oldum, cogu da eski. Ama 2-3 sene once izledigim filmleri hatirlamiyorum. Gecenlerde bir tanesini ikinci defa izledim yanlislikla, ancak sonunda tanidim fili ehehe. Bazen de bir sahne geliyor aklima, ama filmin adini cik
veya websitesi, ne onerirsiniz?

Pandemi basindan beri cok ve duzenli film izler oldum, cogu da eski. Ama 2-3 sene once izledigim filmleri hatirlamiyorum. Gecenlerde bir tanesini ikinci defa izledim yanlislikla, ancak sonunda tanidim fili ehehe. Bazen de bir sahne geliyor aklima, ama filmin adini cikartamiyorum vs. Duzenli bir sisteme gecmek gerek yani.

Tesekkurler.
0
14
(08.01.23)
IMDB bu konuda da iş yapıyor bence. İzleyeceklerim-izlediklerim diye listesi mevcut.
0
m e b
(08.01.23)
letterboxd
0
lesmiserables
(08.01.23)
ben tv time diye bir uygulama kullaniyorum, memnunum.
0
in vino veritas
(08.01.23)
Deftere yazıyorum ben, yazmak her zaman dijitale kaydetmekten daha akılda kalıcı.
0
esther
(08.01.23)
IMDB kullanıyorum, kolay ve düzenli tutmaya olanak sağlıyor.
0
chicha_v2
(08.01.23)
imdb. puanlarsin liste olusturursun yeni film kesfedersin. super bir site.
0
antikadimag
(08.01.23)
Ben de imdb'de puanliyorum. Ama geçenlerde bir sorun oluştu ve hesap uçtu. Tekrar başladım, böyle bir sıkıntı da oluyor yani
0
fakat
(08.01.23)
Hiçbiri letterboxd'tan daha iyi değil. Ayrıca tüm kaydedilenin gitmesi bir daha kullanmamak için yeterli bir sebep bence :D
0
ted
(09.01.23)
criticker kullanıyorum. önceki verdiğiniz puanlara göre izlemediğiniz filmlere muhtemel puan veriyor. film bana göre mi anlıyorum.
letterboxda da kaydetmeye basladım. hangi yıl kaç film izledim görmek daha kolay.
0
unalub
(09.01.23)
(6)

Yurtdışından ne almalı?

mstiteltr90
türkiye'de pahalı ya alamam dediğim bir sürü şey vardı. şimdi yurtdışındayım ve amazon vs her türlü erişimim var. en azından 1-2 sene daha burada olacağımı düşünerek, "ben olsam şunu alırdım gelirken de getirirsin hem türkiye'den daha uygun olur" dediğiniz, aklınıza gelen ürünler var mı? mesela kahv
türkiye'de pahalı ya alamam dediğim bir sürü şey vardı. şimdi yurtdışındayım ve amazon vs her türlü erişimim var. en azından 1-2 sene daha burada olacağımı düşünerek, "ben olsam şunu alırdım gelirken de getirirsin hem türkiye'den daha uygun olur" dediğiniz, aklınıza gelen ürünler var mı? mesela kahve makinesi aklıma geldi benim.
0
mstiteltr90
(08.01.23)
robot süpürge
oyun konsolu

düdüklü tencere de olur ama alacaksan fissler al. özellikle de almanya'daysan. düdüklünün apple'ıdır kendisi. tr ile avrupa fiyatı kıyaslanamaz bile.
0
sir gawain
(08.01.23)
Vallaha çoğu şey Avrupa'da daha ucuz.
Eskiden parfüm vs türkiye aynı fiyat olurdu ama onlarda da avrupa daha ucuz.
Bu sebepten yani akliniza gelecek ürünlerin %90 Avrupa'da daha ucuz diyebilirsiniz.

Yani milyon tane ürün yazılabilir kısacası. Ama son zamanlarda en komiği şu airfryer. Deli gibi fark var ve aklım almıyor nasıl bu kadar fark var.
0
logisticsmanager
(08.01.23)
the ordinary ürünleri
0
montakristokondu
(08.01.23)
Steam deck
0
gibicibicis
(08.01.23)
kol saati.
her turlu elektronik (telefon, kulaklik, konsol vs)
0
antikadimag
(08.01.23)
kol saati +1. hatta birkaç tane popüler model alıp satabilirsin. Kolay satılıyor.
0
romario
(08.01.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.