Giriş
(18)

Hayattaki en büyük sansiniz

Purple life
Nedir veya neydi?
Nedir veya neydi?
-3
Purple life
(28.05.26)
Ailem
0
peki madem
(28.05.26)
Ailem +1

Bir de ailemden kabul ettiğim arkadaşım.
+1
rock n roll
(28.05.26)
Lise ve üniversite eğitimimin iyi olması
İnsan kendi hayatını kendi kurtarıyor
Diploma deyip geçiyorlar ama çok önemli bir şey benim gözümde
-8
arbre
(28.05.26)
Henüz intihar etmemiş olmak
+5
genki
(28.05.26)
İkili eğitim veren, akademik ve sosyal çevre olarak son derece düşük düzeyli, ilçenin tek lisesindeki matematik öğretmenimdir.
Lise 1'den itibaren, liseden mezun oluncaya dek desteğini esirgemedi. Fizik ve kimyanın sıfır olduğu bir okulda, matematik bölümü mezunu sözleşmeli o öğretmen; bir öğretmenin bir çocuğun hayatını değiştirebileceğinin örneğidir. Ama o kadar az sayıdalar ki...
Bu destek sayesinde sayısal puanım yükseldi ve istediğim fakülteyi kazandım.
Böyle bir şansım olmasaydı, şimdi ağır nevrotik bir ev kadını olarak yaşıyor olacaktım.
+5
pro9it9is9
(28.05.26)
Ailem cevabını verenlere imrendim ya ne güzel
Benim sanırım en büyük şansım küçük yaşta kitapların dünyasını keşfetmek, o dünyaya sığınarak kendi kendimi yetiştirmek oldu.

Tüm kırılmalardan, dış dünyanın zorluklarından kitaplarla korudum kendimi. Pişman değilim
+10
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
çizim&görme yeteneğim, estetik&simetri algım.

bu sayede gsl ve gsf okudum. bu sayede eğlenceli bir işim var.
+2
art cat chocolate
(28.05.26)
müthiş sol ayağım. halı sahalarda ender görülen, az koşan ama teknik solak benim.
+1
yap desem yapmazsin he
(28.05.26)
anne/baba/buyume ortami/cevre derim bende.
ilk cocuk ilk torun olarak sevildigimi ciddi olarak hissettim.
cocuklugum guzel gecti. aile dostlari falan da saglamdi, hepsi murekkep yalamis insanlardi.
-1
cooperr
(28.05.26)
Bu soruya verecek cevap arıyorum sabahtan beri, bulamamak beni üzdü. Gayet şanssız, korunmasız ilerliyorum hayatın kum torbası olarak.
+2
sekizdokuzon
(28.05.26)
İnanılmaz bir merakımın ve hafızamın olması, arkadaşlarım, kardeşlerimle aramın iyi olması.

Ayrıca cevapları eksileyen ergenlerin umarım en azından terapiye verecek paraları vardır, acınası haldesiniz ezikler.
0
nefertarii
(28.05.26)
zaman, para ve saglik sorunumun olmamasi 36 yas itibariyle. zaten isteyecek baska bir sey de kalmadi.
+1
baldur2
(28.05.26)
Benim sorularimi engelliyorlar.
Ama yoldasim copperr da eksilendigi icin kim olduğunu anliyorum.
Sorularin aninda eksilenmesi de söz konusu kişinin göbeginin capi hakkinda bilgi veriyor.
-1
🌸Purple life
(28.05.26)
iyi insanlarla yollarımın keşismesi. kötülükle 32 yaşında tanıştım ve ayıktım
0
ala09
(28.05.26)
valla saka maka bulamadim ya. sadece zeka diyebilirim yoksa dogdugum sartlarda ve sosyal sinifta kalsaydim fena gg olacakti. hep istisnai basarilarla yukseldim ama. bir sinavda turkiye derecesi yaptim orada sicradim. abd'de mastera full burslu kabul aldim orada sicradim. ama bunlara sans denemez sonucta loto degil kisisel basari. inek olmadan yaptim bir de bunlari asil basari o bence. bir sonraki sicrama gelmiyor ama rat wheel'da takili kaldim ve bu beni tekrar huzursuz etmeye basladi. sanirim is kurmam gerekecek.
+1
antikadimag
(29.05.26)
Mesleğimin yurtdışında işverenler tarafından talebi yüksek ve nitelikli eleman sıkıntısı yaşanan bir alan olması. Türkiyede “ofis işi” diye daha düşük maaş teklif edilirken yurtdışında saha ekibinin %50 fazlası maaş veriyorlar.

Ve çok zor bulunabilen sponsorluğu mesleğim sayesinde buldum.
0
filipis
(29.05.26)
Ailem ve kuzenlerim.

Annem, babam ve abimin eleştirecek çokça özellikleri ile davranışlarını var ama yine de büyük şansım diyebilirim. Şöyle hem en büyük şansım hem en talihsiz şanssızlığım.

Kuzenlerim de iyidir.
0
put it in your appropriate place
(29.05.26)
Kaç gündür bu duyuruyu görüyorum; "Benim şansım neydi acaba?" diye düşünüyorum ki şimdi kendime en net yanıtı buldum:

Türkiye'den girilmesi, çalışılması çok zor bir uluslarası sektöre; sektörün kendi içinde çalışanların bile girmekte oldukça zorlandığı pozisyonda girebilmek. Bunu da çok ilginç bir rastlantı ile gerçekleştirebildim, baktığım zaman resmen hayatım değişti diyebiliyorum.
+1
burka
(29.05.26)
(3)

Parfüm tavsiyesi

arbre
İstediğim parfümü bulamıyorum.Dior Sauvage EDT kullandım, beğenmiyorumMont Blanc Explorer EDP kullandım, kötü değil ama çok iyi değilBoyner'den alıyorumErkeğim, çarpıcı bir koku olmasını istiyorumBütçe 5 6 bin TLTeşekkür
İstediğim parfümü bulamıyorum.

Dior Sauvage EDT kullandım, beğenmiyorum
Mont Blanc Explorer EDP kullandım, kötü değil ama çok iyi değil

Boyner'den alıyorum

Erkeğim, çarpıcı bir koku olmasını istiyorum

Bütçe 5 6 bin TL

Teşekkür
-7
arbre
(28.05.26)
Nokta atış yapıyorum
Prada paradigme edp
0
erty_ksk
(28.05.26)
ne ariyorsun ki nasil bir sey aradigini yazsan yardimci oluruz. carpici kokulari gunluk ofiste falan sikip milletin burun diregini carpma ihtimalin var. mont blanc explorer gibi kokular gunluk kullanim icin gayet uygun, ve guzel rahatsiz etmeyici kokular. dior sauvage biraz daha agresif ve yogun ambroxan iceren yapay bir koku. ama kizlar begeniyor date icin falan uygun. gerci explorerda da ambroxan var.

ben cok decant denedim ve simdi ogrendigim notalardan kendi parfumumu yapma yolundayim.

ust notalarda narenciye, orta notalarda cicekler (gul, geranium, lavanta, portakal cicegi vs), ust notalarda da sedir, butce olsa ud veya amber (sahile vuran balina salgisi olan amber), ama bunlar cok pahali oldugundan sedir ve yanina belki hafif recinelerden. gunluk boyle bir parfum tasarliyorum kendime.
0
antikadimag
(29.05.26)
antikadimag, kokuyu anlatmam zor. Dior Sauvage sevmediğime göre onun içeriği olmamalı. Odun, deri gibi ağır kokuları da sevmiyorum. Pis geliyor. Çam diyebilirim belki kafada canlanması için. Ama bu da tam değil çünkü karizmatik olmasını istiyorum. Date zaten uzun süredir çıkmıyorum, tamamen kendim için istiyorum.
-4
🌸arbre
(29.05.26)
(23)

Apartmandan çocuğun biri üstüme su döktü

substituent
Merhaba, Şöyle kafam dağılsın diye yürüyüşe çıkmıştım, kaldırımdan sakin sakin yürürken bir anda üstüme gelen su ile irkildim. Yukarıda balkona bağırdım bakar mısınız diye. İlk başta kimse çıkmadı, ortaokul çocuğu çıktı. Ne yapıyorsunuz dedim. Yanlışlıkla oldu kusura bakma engelli yeğenim yaptı fala
Merhaba,

Şöyle kafam dağılsın diye yürüyüşe çıkmıştım, kaldırımdan sakin sakin yürürken bir anda üstüme gelen su ile irkildim.

Yukarıda balkona bağırdım bakar mısınız diye. İlk başta kimse çıkmadı, ortaokul çocuğu çıktı. Ne yapıyorsunuz dedim.
Yanlışlıkla oldu kusura bakma engelli yeğenim yaptı falan dedi. Tamam onu bir görebilir miyim ya da bir büyüğünü çağırır mısın dedim. Kimse Gelmedi. Balkonun ışıklarını kapattı.

Tekrar, bakar mısınız dedim. Bakmadı. Eğer bakmıyorsanız polisi arıyacağım dedim. Yine çıkmadı. Çocuk iyice korksun diye Yalandan polisi arayıp adres söyleyip yoluma devam ettim.

Açıkçası uğraşmamak adına ilerletmedim. Aile büyüğü çıksa şikayet edecektim ve bilgisi olsa yeterdi.

Normalde ne yapsam iyi olurdu? Polisi cidden arasamıydım? Kanıt vs (en fazla yerdeki ıslaklık ve üstümdeki ıslaklık var) olmadan bir şey yapabilirler miydi?

Cevaplar için teşekkürler.
-14
substituent
(27.05.26)
Geçmiş olsun.
Keşke özel harekat falan isteseydiniz belki de üstünüze işediler su değildi. O yüzden bir dahaki sefere pöh veya jöh ekibi talep edin.
+8
artıküyeolmakistiyorum
(27.05.26)
Sorunun -7 eksilenmesi, saçma cevabın +5 alması çok garip. Ne yani kaldırımda yürürken başımıza su dökülmesi, tükürülmesi normal mi? Bu bir zile basıp kaçma olayı değil bence. Sorumsuz ebeveynlerin sıçmıkları olan veletlerin her türlü hareketlerine katlanmamız mı gerekiyor? Bunlar treni taşlayanlar, babel filmindeki gibi uzaktaki bir otobüse tüfekle ateş eden veletlerden bir farkı yok. Normal değil. Oylayanlar!! Siz hiç normal değilsiniz.
+8
ground
(27.05.26)
Tepkilerden anladığım kadarıyla yanlış yapmışım.

Hayatımda hiç 112 aramadım, küçük olayları büyütmenin gereği olmadığı düşünüyorum. Bağıran çocuk, yüksek sesli komşu toplu taşımada yerden oturanlar vs. nazik bir uyarıyla halledilebiliyor.
Ama ben bunu küçük bir olay olarak görmüyorum.

Sanırım “çocuk işte” mentalisi hala devam ediyor. Keşke polisi arasaydım. Bir daha böyle bir olay yaşarsam kesinlikle polisi arayacağım. Benim için de deneyim oldu, belki böyle bir olaya ilk kez daha zor bir durumda karşılaşsaydım yine tadımız kaçmasın diye kestirip atacaktım.

Hatta fotoğraf çekmek, aklıma uzaklaştıktan sonra geldi, artık ilk yapacağım şeylerden biri olacak.
-3
🌸substituent
(27.05.26)
'sıçmık' kelimesi bana çok itici gelse de, o kadar haklı ki, @ ground +1 diyorum.
+2
Mirket
(27.05.26)
affedip geçebilirsin çocuk oldukları için
yeterince uyarmışsın zaten
-1
mantık
(27.05.26)
Çocukluk bu değil. Geçen akşam 11 civarı bahçeşehir bakırköy otobüsündeydim. Esenyurt civarından geçerken kocaman taş atıldı otobüse. Cam sağlam kaldı şükür ama cam kenarında oturan adam kendine gelemedi uzun süre.
+3
bumbum
(27.05.26)
Polis hiç gelir mi allahaşkına. Yani arayın aramasına da. Gelmiyor. Adam beni şuan tehdit ediyor diyorsun, yaralanan kimse yoksa gelemeyiz filan diyor. Neyse o başka konu.
Bana da olmuştu bi kere çıkıp kağılarını çalmıştım ana babası özür dileyip biz konuşacağız demişlerdi.
Ama tabi böyle olacağını tahmin ettiğim bi mahalleydi. Yoksa kapısına gittiniz diye bıçaklanacağınız mahalleler de yok değil.
Sadece korkutmak da bence ok. Boşverin anası babası düşünsün.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(27.05.26)
ortaokuldayken bir gun birinci kat balkonundan insanlarin ustune kolonya sisesinden su siktigimizi hatirliyorum. cok gulup egleniyorduk. insanlari islatmiyordu bile ama nereden geldi diye bakmalari cok hosumuza gidiyordu. bir kere yapmistik sikayet eden de olmamisti. tabi turkiye'nin altin yillari insanlar bu kadar birbirini tarama modunda degildi.
0
antikadimag
(28.05.26)
Cidden @antik'nin dedigi gibi cocukken bunu yapmayi aklindan gecirmeyen, yaptiysa da cilgin gibi zevk almayan var mi? Bundan zevk alan sadece psikopat sıçmıklar degildir, butun cocuklar alir.

Bu yapilan dogru degil ama polisi mi arasaydim da cok uç bi tepki. O, cocuk olarak mantik icermeyen hareketler yapmis, sen de yetiskin olarak uyarman gerektigi gibi uyarmissin. Belki evet ebeveyne ulasma sansin olsaydi, o da iyi bir secenek olurdu.
0
üğpoıuy
(28.05.26)
Bir şey yapılacaksa dairenin (O yoksa apartman görevlisinin vb.) ziline basıp evde bir yetişkin varsa konuşmaya çalışmak yapılacak en makul şey sanırım. Polis çağırmak abartı; zaten polis bunu dikkate alıp gelse onun da yapacağı şey kapıyı çalıp ebeveyni uyarmak olur herhalde.

Tabi diğer yandan işin içine bir de Türkiye gerçeğini sokmak da lazım. Ertesi gün "Üzerine su atan çocuğun babası tarafından bıçaklandı" gibi haberlere konu olmak da var.
+3
salihdt
(28.05.26)
hafif bi göz gezrdidim ama şu kilit soruyu kimse sormadı sanırım: ne kadar ıslandın.

Baştan aşağı ıslandıysan evet sinir bozucu, şaka kaka olmuş, ama vücudunun az bi bölgesi ıslandı, çocuk diyip geçicen, başka kültürlerde bu bir yeni yıl kutlaması.

www.nationalgeographic.com
+1
tiredofwaiting
(28.05.26)
benim kafama kustular sen ne diyorsun X:D ekşi zirvesinde balkondan aşağı
çocuktur yapar, sen de yapmışsındır benzer muzurluklar boşver
0
neira
(28.05.26)
Küçük bir olay değil. Bu kadar küçümsenmesi ve uğraşma deyip geçilmesi çok garip.
Çocuklar sadece su dökmüyor aşağı.
Bir komşum, kapı önüne konan taşın aşağı atılmasıyla, salise farkıyla kafa travmasından kurtuldu.
Bir komşumun çocuğu turşu kavanozunu aşağıya atmıştı.
Aile ne ki çocuk ne olsun.
Sıçmık +1.
+3
pro9it9is9
(28.05.26)
sinir bozucu ama yapılabilecek bi şey de yok gibi sanki. çok ıslandıysam kapısını çalar ailesine söylerdim.

çocuk diye, çok eğlenceli diye, çocukken biz de yaptık diye doğru olmuyor bir davranış. benim de mesela zilimi çalıp duruyordu bi ara veletler. evde bebeğim vardı uyanıyor falan çocuk. hoş mu göreyim yani? neyse zilin üstüne basmayın bebek var yazdım işe yaradı ama yaramasaydı elimden geleni yapardım yani ailesiyle konuşarak başlardım yine işe yaramıyorsa artık bu çocukluk değil psikopatlıktır birine bu düzeyde zarar vermek, polise de şikayet ederdim.
-1
mezzosprite
(28.05.26)
türkiye'de bireysel silahlanmak zorundasınız. başınıza ne geleceği belli olmuyor.

www.flyingtiger.com.tr
-3
klassno
(28.05.26)
@klassno, katiliyorum, sikacaksin kafasina cocugun, bak bir daha yapiyor mu?
+2
Sour
(28.05.26)
Sinir bozucu +1
Yapman gerekeni yapmışsın büyütmemişsin yeterince dersini almıştır.
Durduk yere ıslanmak normal değiş evet.
Soruyu eksileyen ve cevabı artılayanlar kısmına katılıyorum.
0
basond
(28.05.26)
Apartman yöneticisine de söylenir. Bugün sana yarın başkasına yapar. Başka şeyler atar. Çocuğa terbiye versinler.
+1
pembediken
(28.05.26)
cocuklardan bu kadar nefret etmek garip.

insanlarin sanki kendinleri bebeklik cocukluk ergenlik gibi donemleri hic yasamamis gibi davranmalarini trajikomik buluyorum. bir guruh var, sanki analarinin karnindan direk yetiskin olarak cikmislar ve hayatta hic hata yapmamislar.

dusun ki polissin, birisi karakolu ariyor ve kafama apartmandan su siktilar, gelip su cocugu derdest edin diyor. yaw bu abzurd komedi filmlerinde bile olmaz.
-1
cooperr
(28.05.26)
Okuyunca birkaç saat önce redditte gördüğüm benzer bi paylaşımı çağrıştırdı, www.reddit.com

Yaşadığın durum bence de hoş değil. Medeni bir ülkede olmaması gereken bir davranış ama biz medeni bir ülke değiliz maalesef :) Ben de çocuk oldum ama hiç böyle saçma davranışlarım olmadı. "Yani çocuktur yapar"ın arkasına sığınılmamalı.

Tamamen aile terbiyesiyle ilgili çocuklardaki bu tutum. Yaşanan durum polisin pek de ilgileneceği bir durum değil, zile içeri girene kadar basıp çocuklardan sorumlu yetişkin biriyle konuşmak daha doğru bir yaklaşım bana göre ama burda yorumlarda pek çok kişi yazdığı gibi nasıl bir yetişkin (?) ile karşılaşacağını da tahmin edemez oldu insan artık ülkenin şu anki durumu düşünülünce. Erdem sahibi bi aile olsa zaten yetiştirdiği çocuklar bu şekilde akıl yoksunu hareketlerde bulunmaz.
0
truf
(28.05.26)
cocukken biz bunu cok yapardik. istanbul'un varoslarinda buyudugum icin de kimse garipsemezdi. en fazla kufur edip gectiler. en guzeli kucuk balonlara su doldurup yoldan gecenlere atmakti. boylelikle uzaga da atilabiliyordu ve yer tespiti zor oluyordu. bakip nereden geldigini anlamaya calismalarini izlerdik. cok guzel zamanlardi...
+1
banach
(28.05.26)
ziline basacaksın ( hangi zil diye düşünürsen apartman görevlisi ziline bas dışarı gelin de şu katın numarası nedir diyeceksin ) , cama çıkan ebeveynlerine çocuğunuza sahip çıkın diye çemkireceksin mahalleye bi rezil olsunlar.
ha kalitesiz bir semtte oturuyorsan ya sabır de yürü yoluna.
+1
jamswety
(29.05.26)
Valla 40 yaşındayım, çocukken ben de çok yaptım. O yüzden böyle bir olay başıma gelse hiç ses çıkarmadan devam ederim, çünkü ben de çok itlik yaptım. Hak ettim derim.
+2
mikahakkinen
(29.05.26)
(5)

Cbd yağı

lamentoftheperishingroses
Selamlar,Almanya'dan gelecek arkadaşımdan 1 şişe Cannabidiol yağı (CBD oil) getirmesini istedim. İstanbul Havalimanından gelecek. Checkine vereceği Valizine koyup getirse sorunsuz geçer mi? Yok efendim yasaklı madde kaçakçılığı yapıyorsun diye girişte çocuğun başına iş açılmaz değil mi?Yakın zamanda
Selamlar,

Almanya'dan gelecek arkadaşımdan 1 şişe Cannabidiol yağı (CBD oil) getirmesini istedim. İstanbul Havalimanından gelecek.
Checkine vereceği Valizine koyup getirse sorunsuz geçer mi? Yok efendim yasaklı madde kaçakçılığı yapıyorsun diye girişte çocuğun başına iş açılmaz değil mi?
Yakın zamanda böyle bir deneyim yaşayanınız oldu mu?
0
lamentoftheperishingroses
(26.05.26)
benim kayinvalide icinde CBD ve THC olan bir kutu sekerlemeyi aldi yaninda goturdu valla. her hafta bir tane cakiyorum diyor :)

CBD'den bulsalar bile bisey olacagini zannetmiyorum zira kafa yapan THC zaten.
0
cooperr
(26.05.26)
Ben getirdim birine, problem olmadi.
0
mbond
(26.05.26)
Biraz gri alanda kalan bir konu, içinde eser miktarda da olsa diğer yasaklı etken maddeden vardır, başına iş alır durduk yere.
0
kimlanbu
(26.05.26)
hiçbi şey olmaz
0
eurhka
(27.05.26)
cbd neden istiyorsunuz ki? abd'nin basimiza actigi bos endustrilerden biri. hicbir ise yaramiyor. nereden biliyorsun derseniz master yaparken arkadaslarimizdan birisinin ailesinin cbd urunleri ureten sirketi vardi sakiz, sekerleme, icecek vs. bol bol getirirdi biz de denerdik.
+1
antikadimag
(27.05.26)
(5)

Polo Tshirt önerisi

Take it away honey
Dostlar merhaba, iş yerinde ve günlük giymek için polo yaka tişört arayışındayım ancak görece pahalı oldukları ve her markayı deneme şansım olmadığı için birkaç marka önerisi almak istiyorum. Öneri dışında şu markaları da deneyenler sıralayabilir mi uzun ömürlülük ve verilen parayı haketme konusunda
Dostlar merhaba, iş yerinde ve günlük giymek için polo yaka tişört arayışındayım ancak görece pahalı oldukları ve her markayı deneme şansım olmadığı için birkaç marka önerisi almak istiyorum. Öneri dışında şu markaları da deneyenler sıralayabilir mi uzun ömürlülük ve verilen parayı haketme konusunda. Lacoste, CK, Fred Perry, RL, Marc O'Polo, Boss. Zara ve Massimo Dutti de olabilir. Yurtdışı outletlerden de alabilirim. Başka marka önerirseniz bakarım.

Şimdiden çok teşekkürler.
0
Take it away honey
(26.05.26)
Altınyıldız, Beymen Business Boyner'de indirim var
Mavi ve Lufian alıyorum. Mavi kesimi iyi. Lufian renk olarak kaliteli.
Tommy Hilfiger kesimi iyi, kaliteli ama pahalı
Gant bakabilirsin, o da pahalı
-4
arbre
(26.05.26)
Bahsettiğiniz markalar bence iyi; ben kullandıklarım arasında sırasıyla Ralph Lauren, Lacoste, Fred Perry ve Massimo Dutti derdim. Özellikle Ralph Lauren'in custom slim fit pololarının kesimi çok güzel. Verilen parayı haketme konusuna bir şey diyemiyorum, o çok kişisel bir şey. Kalite konusunda da iyiler; benim yılda 8-10 defa yıkanan, 3-4 yıldır kullandığım pololarım var.
0
salihdt
(26.05.26)
Esim beymen business kullaniyor. Kaliteli bence. Hem kumasi güzel hem de boyasi kalici solmuyor.
Logo falan da olmadigi için memnun.
-2
Purple life
(26.05.26)
Lacoste ve Ralph Lauren polo konusunda en iyi kalıp ve tasarımlara sahip bu konunun da öncüsü markalar yurtdışı outlet seçeneği de eklediğiniz için yurtdışında bunların Türkiye fiyatlarına Etro dahi yakalayabilirsiniz.
0
Smithsonian
(26.05.26)
lacoste ve ralph lauren bu isin oncusu 2 marka. lacoste ilk polo tisortu tasarlayan, ralph lauren de adini veren 2 marka. macera aramamak lazim.

ben sahsen lacoste tercih ediyorum daha spor durdugu icin.
0
antikadimag
(27.05.26)
(5)

dis macunu ve gunes kremi

baldur2
1- hangi dis macununu kullaniyorsunuz?2- hangi gunes kremini kullaniyorsunuz? guzel fiyat performans oranli urunler onerebilir misiniz?
1- hangi dis macununu kullaniyorsunuz?
2- hangi gunes kremini kullaniyorsunuz?

guzel fiyat performans oranli urunler onerebilir misiniz?
0
baldur2
(26.05.26)
1- oral b - parodontax - colgate dönüşümlü kullanıyorum
2- sadece denize gittiğimde nivea sun 30 ya da 50 SPF
0
exlibris
(26.05.26)
Colgate Max White
-4
arbre
(26.05.26)
1. Arm & hammer
2. La Roche-Posay Anthelios uv 400
0
Amaranta ursula
(26.05.26)
Özel kullandığım diş macunu yok, bilindik markaların beyazlatıcılı ve florlu ürünlerinden alıyorum.

Güneş kremi yüz için şu; www.dermoeczanem.com

Boyun, eller, kollar vs. için şu; www.dermoeczanem.com

Ama ben açık alanda sık bulunuyorum ve bulunduğum yerler baya gezegenin her türlü etkisine açık. Toz, güneş, ter, acı kan ve gözyaşı... Normalde eğer ofiste falan kullanacaksanız LRP'nin bu tarz suya dayanıklı ürünlerini önermiyorum çünkü çıkarması zor.

LRP'nin benim yolladığım jel krem versiyonu bende daha az yağlanma yapıyor diye onu kullanıyorum. Ancak fluid versiyonları daha etkili diyorlar. Ama bende çok parlıyor.
0
akhenaten
(26.05.26)
dis macunu sensodyne
gunes kremi su anda eucerin

ancak terleyince goze kacip yakmayacak bir krem arayisindayim. bilmiyorum cozumu nedir
0
antikadimag
(27.05.26)
(10)

Çin'deki Uygur sorunu hakkında ne düşünüyorsunuz?

santimantal
Sosyal medyada hem Uygurlara yönelik hem Çin Komünist Partisi'ne yönelik çok ateşli savunucular gördüm. Bir konu hakkında insanların bu kadar uçlara savrulmalarına şaşırdım. Sizce gerçekten bir Uygur sorunu var mı? Kim haksız, kim haklı?
Sosyal medyada hem Uygurlara yönelik hem Çin Komünist Partisi'ne yönelik çok ateşli savunucular gördüm. Bir konu hakkında insanların bu kadar uçlara savrulmalarına şaşırdım. Sizce gerçekten bir Uygur sorunu var mı? Kim haksız, kim haklı?
0
santimantal
(25.05.26)
Ben hiç görmedim. Türkiye’de gündem bu kadar yoğunken başka ülkelerdeki sorunlar ilgimi çekmiyor.
0
ekimoloji
(25.05.26)
Düşünmüyorum.
Gazze de umurumda değil.
Bizim derdimiz bize yetiyor.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(25.05.26)
Zulüm varsa, sorun vardır.
Zulüm gören uzaklardaki bir hristiyan toplum bile olsa , devlet olarak elimizden geldiği kadar yardım etmeliyiz.
Yapılanma aşamasında olan Türk Devletleri Teşkilatı büyüdükçe Uygur sorunu da kalmayacak ve ikinci çin seddini yapmayı düşünecekler. 90lı yıllarda idam edilen Uygurlar Tv'de sansürsüz gösterilmişdi .

Cebimizdeki parayı , marka ürün almayı , keyfimizi çok düşündük. Tatil planları bile birileri için başladı .
Gazze'nin, Uygur'un sorunu benim de sorunumdur. İnsanlık denen bir şey var.
Onu kaybetmemek lazım
Kurbanımızı da yine yurt dışına bağışlıyoruz .
-6
diyecevaplandı
(25.05.26)
Dünyanın hiçbir yerinde alelade sıradan insanların zarar görmesini istemem. Ama başkalarını düşünecek bir konumda olduğumuza inanmıyorum, her şeyden önce kendi insanımız geliyor, çünkü bu ülkenin insanı da herkes kadar insan. Henüz ülke içinde yapacak çok şey varken ülke dışındaki olaylara istesem de ilgi gösteremiyorum.
+2
akhenaten
(25.05.26)
amerikanın fonladı ve çine karşı kışkırttığı bir grup var. bunlar batıda yaygara çıkartıyorlar. sözde liderleri zaman zaman bize geliyor burada ağlayıp zırlıyorlar. paraları alıp geri dönüyorlar.
aynı şekilde tayvanda böyle. çin güçlendikçe bu maşalar üstünden abd baskı kurmaya çalışıyor.
birde uygur türkü diyorlar tamamen araplaşmış bir toplum var orada. ne türk kültürü ne asya kültürü var.
0
my fault
(25.05.26)
Çin’de büyük bir sorun var. Bir grup insan etnik kimliklerinden ötürü ciddi manada baskı görüyor. Doğrudan gidip görüp şahit olan insanlar var.

Şu kitap bu konuda oldukça ufuk açıcı: www.kitapyurdu.com
0
but that was just a dream
(25.05.26)
Altını kazısan her türlü halk hareketinin, kalkışmanın, isyanın vs. arka planda destekleyicisi, çıkarı için kullanıcısı vardır. Bunun istisnası çok az diye düşünüyorum. Bu nedenle ABD'nin faydası için falan filan muhabbetleri bana çok anlamlı gelmiyor. ABD kendi faydasına kullanıyor da, Çin insanlara ızdırap olmak zorunda mı? Tabii ne seviyede ızdırap olunuyor o da ayrı konu.

Kürt meselesi bizim açımızdan benzer bir örnek olabilir. Tamam onlarda da birilerinin maşası olma durumu falan vardı da, bugün biz orada tek tipçiliğe mi zorlayalım, ızdırap mı olalım insanlara.
0
mbond
(25.05.26)
Uygur sorununun ayni Kurt sorunu gibi oldugunu dusunuyorum. Iki grup da ayrilikci. Iki grup da etnik olarak ulkenin geri kalanindan farkli. Bu problem degil ama ayrilikci olmalari problem, bu sadece isin tuzu biberi oluyor. Iki grup da merkezi hukumetten eziyet gormusler (su an ikisinde de gecmise gore daha az). Burada hakli olarak da gorebilirsiniz haksiz da. Fakat insan once kendi ulkesine, kendine bakmali diyorum. Ozellikle milliyetci, ulkucu tayfa Kurtlerden bu kadar nefret ederken, Uygurlu kardeslerimize, soydaslarimiza zulum ediliyor demelerini komik buluyorum. Tarihleri kurtlerle benzesiyor. ABD kendi faydasi icin kullaniyor denmis hakli olarak, ayni durum Kurtler icin de gecerli.
+2
Sour
(26.05.26)
butun devletler bir kimlik belirleyip buna uymayanlara zulmediyor. turkiye'de de ayni bok, cin'de de.

her toplumun ve sehrin ozgurce kendini yonetebilmesi lazim. devletler mahkeme gorevini asip kimlik insasina girdi mi hep problem cikiyor. zamaninda biz de denemisiz iste turk kimlik insasina girip bunu herkese dayatmayi. olmuyor iste dogu'da turkce konusulmayan koyler var hala. hep beraber aci cekiliyor sonra.
-1
antikadimag
(27.05.26)
Ağır insan hakları ihlalleri, baskı vb var. Ama soykırım, katliam yok.

Sorunun özü ABD'deki yahudi lobileri. Her yıl ABD'de gösteriler düzenliyor, her ay raporlar yayınlıyorlar. Bana yahudi lobisinin uygurların haklarını canhıraş savunup desteklemesi anlamsız geliyor. Sorulduğunda "biz de soykırıma uğradık" diyorlar.

Altı siyonist lobiden "Jewish Movement for Uyghur Freedom (JMUF)" hareketi özellikle dikkat çekici.

Bunlar yüzünden Çin hükümetiyle masaya oturulup sorunların ele alınması imkansız hale geliyor. Zira diğer ülkeler siyonist lobilerle ve ABD 'yle karşı karşıya gelmek istemiyor.

Bu lobiler olayı "ırk" üzerinden ele alıp yorumluyor. Irkçı yaklaşımların sonu her zaman vahşet ve soykırımla bitmiştir. Ama yahudi lobilerinin umurunda mı? Hayır . Birgün oradaki müslümanları pazarlık konusu yapacaklardır.
0
hebanon
(27.05.26)
(5)

Hangi ayakkabı/bot markası en konforlu ve kaliteli?

Unde bach canim
Sb.
Sb.
📊 Tek bir marka seçecek olsanız bu aşağıdakilerden hangisi olurdu

Bu anket sona erdi. 10 oy kullanıldı.

0
Unde bach canim
(25.05.26)
adidas varken yüzüne bakmam ama tüm seçenekler bunlarsa yalın ayak dolaşmayı bi denerim :D

ciddili cevap olarak, daha önceden adını bildiğim sadece camper. biraz bakınca da üçü arasında yine genelini beğenmesem bile biraz daha modern yaratıcı ve renkli tasarımlara sahip ürünleri olan da bu gibi. model seçiminde de kısıtlama yoksa birkaç modelinin yoklukta gideri var gibi...
0
konetsu
(25.05.26)
bu saydiklarin arasinda santoni digerlerinden 5 gomlek ustun. ha kac kisi giymistir onu bilemem zaten tek oy benden gelmis.
0
antikadimag
(26.05.26)
timberlandciyim.
camper'da rahat ama hem fiyatlari bana ucuk geliyor hem de tabani cok kayiyor.
0
cooperr
(26.05.26)
En kaliteli ve şık olanı Santoni.
Diğerleri belirli modelleri üretiyor çizgisi belli.
Konfor hepsinde benzer olmakla bütçe uygunsa Santoni
0
Smithsonian
(26.05.26)
santoni diğer ikisiyle aynı kategoride değil. camper bana çok ne bulursa giyen beyaz geliyor. martens daha moda. rahatlık olarak bilmiyorum, görünüşten yorumladım.
0
deartheodosia
(27.05.26)
(9)

Bu dişi nasıl 10 günlüğüne idare etmeli?

yadigar
10 gün daha yurt dışındayım. Kısmen mahrumiyet bölgesi durumları var. Bir azı dişim var, sol altta, 2 yıl kadar önce beğenmediğim bir ksnal tedavisi yapıldı. Birkaç ayda bir, bir hafta gibi süre boyunca o tarafla yerken ağrıyor, zamanla geçiyordu.3 gün önce yine yerken ağrı yaptı, önemsemedim. Dün a
10 gün daha yurt dışındayım. Kısmen mahrumiyet bölgesi durumları var. Bir azı dişim var, sol altta, 2 yıl kadar önce beğenmediğim bir ksnal tedavisi yapıldı. Birkaç ayda bir, bir hafta gibi süre boyunca o tarafla yerken ağrıyor, zamanla geçiyordu.

3 gün önce yine yerken ağrı yaptı, önemsemedim. Dün akşama doğru yemek yemediğim zaman da ağrımaya başladı. Gece arttı. Parol içtim, azaldı biraz.

Şimdi kahvaltıda oraya ne değse korkunç ağrımaya başladı. Diğer tarafla çiğnerken minimal ölçüde gıdalar sol tarafa kaçınca (domates çekirdeği, bulgur büyüklüğünde soğan veya maydanoz) beynimde şimşekler çakıyordu... Hafif apse de başlıyor sanki.

Gittim diklofenak (dolorex muadili) aldım. Antibiyotik getirmiştim yanımda (azitromisin), ona başladım. (Penisiline allerjim var, makrolid grubu iş görür mü dişte, bilemiyorum ama başladım çaresizlikten)

Şimdi fırçaladıktan sonra baktım, 0.4 mm gibi bir kavitasyon var dış taraf ortasında. Çürük yeri dikine kesen ve diş etinden dişin tavanına uzanan kılcal da bir çatlak var. İç (dil) tarafı nasıl, bilmiyorum.

Dişe kanal tedavisi yapılmış, içi dolgulu.

Ayın 25-28'i arası çook önemli bir etkinlikte bulunmam gwrekiyor. Ömürde bir kerelik bir şans (kelimenin tam anlamıyla) 1'ine de memlekete dönüyorum.

Bu dişi hayatı bana zindan etmeden nasıl ayın 1'ine kadar idare etmeli? Kendimi Türk diş hekimlerine emanet etmek istiyorum...

Yahut bugün bir şekilde dişçi bulup (bulabilirsem) direkt çektireyim mi? Ayın 25'ine sağlam çıkmış olur muyum? Dişe yazık olur mu?
0
yadigar
(23.05.26)
Kılcal çatlak dediğiniz, diş yarılmış belli ki. Kanal tedavili dişin hazin sonu..
Yine de bir kökü kurtarıp kaplama yapabilirler döndüğünüzde; bu sebeple çektirmeyi son ihtimal düşünün derim. Ben benzer bir sorunla yurtdışına çıkmam gerektiğinde (ağrıdan ağzımı kapatamıyordum), doktor basit tedaviyi yapıp, kalçadan ağrı kesici yapmıştı; iki tam gün idare etti (bende sallanan kısmı kökten çekip aldı; kalan yarıyı da traşlayıp bıraktı. diş alçaldığı ve çevreyle teması azaldığı için etin iyileşmesi kolaylaştı. dönünce de kaplamayı yaptı).

Bence öncelikle bulabildiğiniz bir diş hekimiyle tedavi şansınızı deneyin; belki işiniz rast gider. En kısa zamanda kökten çözüm diyorsanız, çektirmekten başka çare yok gibi duruyor. Ancak bahsettiğiniz koşullarda, çekimden sonra bu kadar ajite olmuş diş etinin hijyenini sağlayamamak, iyileşmesini zora sokabilir.
Şahsi tecrübelerim bunlar. Diş hekimleri için up niyetine olsun; acil şifalar dilerim.
0
lil siztah
(23.05.26)
apse yaptıysa zaten çekilecekse bile apseli apseli çekemez. illa ki önce antibiyotik tedavisi uygulayıp apseyi kurutması lazım. o da en az 1 hafta sürer. 1 hafya boyunca antibiyotik + ağrı kesici ile apseyi kuruttuktan sonrası türkiye'ye yetişir bence.
0
kibritsuyu
(23.05.26)
Ağzında bir sürü kanal tedavili diş olan biri olarak bence antibiyotik yanlış karar olmuş :)

Ayrıca önce antibiyotik tedavisi sonra kanal tedavisi ya da çekim olayı tarihe karışmadı mı :D? Apse yapan dişin apsesi orda boşaltılıp çekim ya da işlem neyse yapılıyor akabinde.

Bende de benzer bir durum olmuştu. Crownlar çok pahalı olduğu için yaptıramamıştım, sora benzer ağrılarla doktora koştum. Kanal tam temizlenmediği için apse yaptı sandım ama meğer kanallı diş boyuna çatlamış. Boyuna bi de yani enine olsa yine daha iyi :D Hekim çok da umudum yok ama çekmek yerine sağlam bi dolguyla gittiği yere kadar götürelim demişti.

Tavsiyem ağrı kesici ve antibiyotik (bence hala çok yanlış bi seçim :D) yerine bulunduğun yerde bi klinik bulup durumun acil olduğunu ısrarla belirtip dişin gereği neyse orda halledip kurtulman. Almanyadaysan "akut" deyince çoğu kapı açılıyor :D
0
truf
(23.05.26)
Ayrıca önce antibiyotik tedavisi sonra kanal tedavisi ya da çekim olayı tarihe karışmadı mı :D?

@truf karışmadı geçen ay aynen böyle tedavi oldum.
+2
peki madem
(23.05.26)
@peki madem işini bilmeyen doktorlarlar hep aynı metodu kullanıyor sanırım. geçmiş olsun.
0
truf
(23.05.26)
Benzer bir durumda Endonezya'da bir hastaneye gitmisdim. Catlak yoktu ama apse vardi ve baya sismisti yuzum. Igne ile apseyi bosaltti biraz, o epey rahatlatmisti. Sonra Tr ye dondugumde ilgili tedaviyi yaptirmistim.
0
The_Lollok
(23.05.26)
diş hekimliği fakültesinde endodonti profesörü olan mükellefime bu apse boşaltma işini soracağım, hangi koşullarda yapılıyor, niye yapılmıyor vs diye. yakın zamanda bilgilendirme yaparım. kendisi hep antibiyotikle apseyi kurutup sonra tedaviye başlar.
0
kibritsuyu
(23.05.26)
Diş hekimine gittim. "Yaptıklarını yapmaya devam et" dedi...

Enfeksiyon bitince ağrın geçer, sık tekrarlanıyorsa dişe veda edecekmişiz...
+1
🌸yadigar
(24.05.26)
o catlak taraftan iceri mikroorganizmalar sizip enfeksiyona sebep oluyordur. catlak dis kokune kadar gittiyse tek cozum cektirmek.

kanal tedavili dise genelde kaplama yapiliyor. kanal tedavili dis oldugu icin kaplama yapilmazsa dis peyderpey catlayip kiriliyor ve cekime gidiyor boyle.
0
antikadimag
(25.05.26)
(29)

Ciddi Bir İlişki Sorusu

askingforafriend
Merhaba, çok önemli bir kararın eşiğindeyim. Bazı görüşlerim size farklı gelebilir, lütfen yargılamayın.2 yıl önce Almanya'ya geldim. 6 aydır Alman bir kızla birlikteyim, çok tutkulu ve birbirine aşık bir çitftiz. Ben 29'um o 25 yaşında. Sinemada filmi bırakıp birbirinin gözlerini izler seviyedeyiz.
Merhaba, çok önemli bir kararın eşiğindeyim. Bazı görüşlerim size farklı gelebilir, lütfen yargılamayın.

2 yıl önce Almanya'ya geldim. 6 aydır Alman bir kızla birlikteyim, çok tutkulu ve birbirine aşık bir çitftiz. Ben 29'um o 25 yaşında. Sinemada filmi bırakıp birbirinin gözlerini izler seviyedeyiz. En ufak aktivitelerde bile müthiş keyif alıyoruz. Seks hayatımız harika. Birbirimiz olmadan yaşayamayacağımızın farkındayız ve ciddi gelecek planları yapıyoruz.

Fakat 1 ay önce kızla ilgili bazı şeyler öğrendim. Özetle; kız daha önce tinder kullanan, sayısı 10'un altında olmak üzere farklı erkekle birlikte olmuş, anal seks, korunmasız seks yapacak, çeşitli seksi iç çamaşırları alacak, spotify'ında seks playlisti olacak, çekmecesinde kondom bulunduracak kadar ileri gitmiş birisiymiş. Bana seks sırasında "daha önce iyi seksim olmuştu ama seninle bir başka" diyebilecek kadar da eski "iyi sekslerini" hatırlayan, bunlardan dolayı kötü hissetmesi gerekmediğini düşünen, kendince "ilişkiler yaşamış" birisi. (kesinlikle kötülemiyorum, bu onun kültürü, ama sadece bana ters.) Bilerek dibini kazımadım ki daha fazla "hoşuma gitmeyecek" detaylar öğrenmeyeyim.

Tabii ki kızı yargılamıyorum ve ayıplamıyorum. Bu saydıklarım sadece bana uygun değil. Böyle birini eşim olarak düşünemem, gelecek planı yapmam. (eğer başta bilsem hiç bu seviyeye gelmezdim kızla) Bu öğrendiklerim istemsizse gözümün önüne geliyor ve bunları düşündüğümde kızdan tiksiniyorum.

Tinder detayını öğrenmeden önce benzer konular canımı sıktığından kızdan 2 kez ayrıldım fakat aradan 1 hafta geçtikten sonra gidip barıştım ve tekrar devam ettik, çünkü onsuz yapamadım.

Şimdi mevcut durum şöyle: kıza aşırı bağlıyım ve onsuz yapamaz haldeyim, bu yukardaki düşünceleri bir şekilde düşünmediğimde süperiz, bunlar olmasa şu anda nikahı basardım hatta. Ama artık uykularımda bile aklıma gelmeye başladı bu düşünceler ve inanılmaz midem bulanır oldu kızdan. ama hala seviyorum. ve mesela başkasıyla görsem kafayı yerim.

Bu akşam kıza bu düşünceleri (çok dikkatli ve onu suçlamadığımı, yargılamadığımı belirterek) açıklayıp onu çok sevdiğimi, fakat gelecek planı yapamayacağımı söyleyeceğim. ilerde pişman olmaktan çok korkuyorum. yaş da artık 30 olacak ve böyle tutkulu bir ilişki bulamayacağımdan (veya ilerde bulacağım kızların benzer/daha kötü geçmişi olacağından) korkuyorum. ama bu kızla da gitmeyeceğini düşünüyorum çünkü bu düşünceler hep kafamda olacak.

Varsa yorumlarınızı alırım. Özellikle benzer bir şey yaşamış birisi var mıdır acaba?
-28
askingforafriend
(21.05.26)
Herkesin bir geçmişi var bunlar çocukça düşünceler. Öğrendiğin için rahatsız oluyorsun, bundan sonraki partnerinin de bir geçmişi olacak. Cinsellik kirli birşey değil.
+1
grimavi
(21.05.26)
Yorumum su

Düzgün iliskiler öyle aman aman tutkularla baslamiyor. Ayril baris olmuyor.

Genel olarak seni stabil bulmadim. Kizi bilemiycem. Kafasi karisik sen toparlsyici olab o görünüyor. Iliskiler böyle ikna gazla yürümez.
-2
Purple life
(21.05.26)
Hocam sevgililerinin olmuş olması rahatsız etmezdi, beni rahatsız eden tinder gibi ortamlarda sevişmek için erkekler aramış ve sevgililik temeli olmadan ilişkiler yaşamış olması. belki haklısın, 3-5 yıl sonra ben de bu kafaya varacağım ama açıkçası şu an böyle bakamıyorum..
-2
🌸askingforafriend
(21.05.26)
bir kadın olarak, kızın geçmişindeki bu olayların onun için sadece basit anılar olarak kalmış olduğuna; sizin yüklediğiniz anlamların binde birini yüklemediğine eminim ama ispatlayamam.
bana kalırsa bu uyumu yakalamışken çok yazık edersiniz. ancak yargılarınız bu ölçüdeyse, her ikiniz için de çok doğru bir karar vermişsiniz; bunun için tebrik ediyor, her ikiniz için de olabildiğince acısız sonlanmasını temenni ediyorum.
+5
lil siztah
(21.05.26)
karakter kendi karakterin. sana maalesef kimse yardımcı olamaz. zaten günümüz dünyasında özellikle avrupalı bir kadın için (ki artık türkiye de pek farklı değil) bunların çok normal olduğunu bilen birisisin. çok büyük olasılıkla karşına önümüzdeki dönemde çıkan kişilerde bu duyguları arayacaksın, toksik geceler geçireceksin, geri döneceksin tekrar ayrılacaksın, onlarda da kafaya taktığın bu benzer durumlar olacak, en iyi ihtimalle sadece sen bilmeyeceksin. ayrıca kadın zaten seninle de cinsellik yaşıyor yani bu duruma bu kadar da kafa takman biraz abes. yaşı zaten küçük, ilişki aramaması, eğlencesine takılması da oralarda gayet normal. seninle olduktan sonra işi ciddiye bindirebiliyor olması ve sadık kalması işin kıymeti.
0
awlmi
(21.05.26)
evet farkındayım onun için anlamlı şeyler değil, dürüstçe zaten bir şeyi saklamadan söyleyebiliyor bunları ve geçmişindeki kişilere veya olaylara bir anlam yüklemediğini ben de düşünüyorum. sadece bu durum artık beni uykumdan uyandıracak kadar rahatsız eder bir boyuta geldi. dediğiniz gibi benim için anlamı çok farklı. yaş ilerledikçe acaba bu düşüncelerim değişir mi ve pişman olur muyum diye de korkmuyor değilim...
-2
🌸askingforafriend
(21.05.26)
@awlmi teşekkür ederim yorum için çok haklısın. ikimiz arasındaki şey, ikimizin de ilk kez yaşadığı ve çılgın bir şey olarak adlandırdığımız, kendiliğinden gelecek hayalleri kurduran bir ilişki. fakat onun geçmişindeki ilişkiler farklı. diğer kadınların da benzer olduğu konusuna da katılıyorum ama umudum ilişkilerini aşk üzerine kurmuş, sırf seks için tinder vb gibi ortamlara girmemiş birisini bulabilmek. hatta daha az tutku olsun bu dediğim şartlar olsun ok diyorum neredeyse.
0
🌸askingforafriend
(21.05.26)
Hissiyatiniz modern/cagdas vs bakis acisina uymasa da gayet dogal, erkek tabiatina ait dogal hisler. Durumun farkindasiniz zaten, bu dusunceler uzun vadede bir yere gitmeyecektir. Kimsenin gecmisini %100 bilemeyeceginiz gercegini hatirlatarak, bu konularda takintiliysaniz biraz daha star isigi az olan birine yonelmeniz lazim uzun vadede.
-2
mbond
(21.05.26)
Ayrıl tabi ki.
Olmaz o iş
+2
Cezcez
(21.05.26)
Evlenme, sıkılana kadar devam, sonra ayrıl, bu süreçte soğumaya çalış
-20
arbre
(21.05.26)
kalbinle beynin catisma halinde. hakem sensin.
+1
baldur2
(21.05.26)
bu tamamen kişisel bir tercih ama yapamayacağına eminsen ne kıza ne de kendine eziyet etme. ayrıl ya da ayrılma her durumda mutsuz olacaksın ne şekilde mutsuz olacağını seçmek senin elinde.
0
orpheus
(21.05.26)
Ayrıl abi, düzgünce izah et, ağlayarak ayrılacaksınız muhtemelen. Ama hissiyatım o ki bu " geçmiş " olayı senin kafanı hep meşgul edecek, o yüzden ayrılman lazım, bize söylemesi kolay tabi, yapacak olan, acı çekecek olan sensin.
0
kumandanim
(21.05.26)
Yapamayacağınızdan eminseniz neden devam ediyorsunuz? Onsuz yapamam diyorsanız neden geçmiş konusunda diretiyorsunuz?

Kendimi ayrılığa hazır hissetmiyorum vs. gibi şeyler diyebilirsiniz. Ama bunlardan fayda geldiği görülmüş şey değil, acıyı erteliyorsunuz.

Hayat sizin hayatınız, ama bence şunu göz önünde bulundurmanız gerek; karakter paket halinde geliyor. Siz anlaştığınız bir kişiyi bulmuşsunuz, eğer bu paketin içinde diğer özelliklerle beraber cinselliği tabu olarak görmemek varsa uyuşacağınız diğer insanlarda da bu özellik olacaktır. Komple bir yaşam tarzına dahil bu tip şeyler. Hele ki 20'li yaşlarının ortasından sonra cinsel anlamda bir geçmişi olmamış insanların tek özelliği bu olmasa gerek değil mi? Bu tercihi yapmalarına sebep hayatlarında başka birçok şey daha olmalı, paket halinde gelecekler yine, onlarla anlaşabilecek misiniz? Tutkulu aşkı geçtim.

Eğer aradıklarınız ve beklentileriniz uyuşmuyorsa bu sizden kaynaklı, çözebileceğiniz bir problemdir. Skalanın ya bir tarafına ya diğer tarafına adapte olmak sizin faydanıza.
+1
akhenaten
(21.05.26)
sana uymadığı çok açık. pişman olacaksın bu da. sevmiyorsun bu arada. seksin yan etkileri bunlar.
0
gabe h coud
(21.05.26)
her tanıştığı ve birlikte olduğu erkeğe sen hayatımdaki ikinci erkeğimsin diyen bir kız arkadaşım vardı . bu kız en azından dürüstçe söylemiş anlatmış .
bence geçmişi ile yargılama , ruh eşini bulmuşsun bırakma pişman olursun.
temiz düzgün sandığın biri ile tanışsan da geçmişini iyi saklarsa bilemezsin bu detayı da düşün derim.
+1
devilone
(21.05.26)
konunun sevgi temelli olmayan cinsellik ve dating app'ler olduğunu "zannediyorsun" bence. büyük ihtimalle konu alma verme dengesinde. sen kadının sana ateşli ve dolu dolu bir cinsellik sunmasına çok değer vermişsin, muhtemelen bu sebeple hayatında çok önemli bir yere koymuşsun bu kadını. onun ateşli , iştahlı ve maharetli oluşunu (kendi deneyim eksikliğinden ötürü) nadir ve kıymetli bir tutum olarak kodlamışsın. ancak bunu tinder'dan tanıştığı bir adama sırf eğlencesine sunabilmesi senin yaptığın kodlamaya tezat oluşturuyor.

sıkı ve ateşli bir cinsellikten fazlasını ara bu ilişkide. bulamıyorsan zaten bu ilişki kendi kendini bitirecek.
+5
loch ness
(21.05.26)
hocam güzel giden şeyi bozmanın ne lüzumu var.

kız canı çekmiş sevişmiş n'apsın yani. anal, seksi iç çamaşır, çekmecede kondom bunlar dünyanın en normal şeyleri ya. belli ki eski ilişkileri dandik geçmiş ki seni böyle yürekten seviyor, erkeksi buluyor. tinderdan bulduğu adamdan en fazla ne olabilir ya bi doggy bi misyoner sonra evlere dağılmaca ne var büyütecek. düşünmemek lazım bu kadar. meselenin güzel tarafı geçmişini sana samimiyetle anlatmış olması. içten pazarlıklı, sinsi bir kız değil belli ki. duyuruda bile kimleri gördük kimleri; sözde ''sadık'' ama 'sevgilimi seviyorum fakat başka erkeklerin de tadına bakmak istiyorum' diyen, aklı yaşayamadığı günlerde kalanları...

partner sayısı isterse 2 katı olsun avrupalılar daha etik sahibi, düzgün kadınlar. evlen gitsin. mutluluklar dilerim.
+3
yurtsuz john
(21.05.26)
Bu Orta Doğulu kafasıyla gidip niye Avrupalı kızlarla oluyorsun köyden ananın bulduğu kızla evlen gitsin.
Neyse ayrılın da kız Alman erkeğiyle olsun mis gibi.
+3
kullaniciadimvar
(21.05.26)
gecen gecmisinde escort ile gorusen erkek duyurusunda erkegin itin gotune sokulmasinda consensus vardi, simdi ise gecmisi benzer olan kadin seksuel ozgurlukten, liberallikten falan ovgulerle goklere cikarilmis. bu nasil bir ikiyuzluluk aq?
0
baldur2
(21.05.26)
@baldur2

Farkı şu birinde karşılıklı istek ve rıza ile yaşanan ilişkiler diğerinde parayla satın alınmış rıza ile yaşanan ilişkiler.
+7
grimavi
(21.05.26)
zinan edenlerle zina edenler evlensin zaten
-6
mantık
(21.05.26)
sen türk erkeğisin, o alman kızı. senin bunları hissetmen normalken onun bunda bi sorun görmemesi de normal.

bence evlilik olmadan gittiği yere kadar gitsin, onun da evlilik diye yandığını sanmıyorum. bakarsın sen kabullenirsin onlar için normal olduğunu.
+1
antihero
(21.05.26)
kızla ciddi düşünmeyeceksen söyleme devam et keyfini çıkar. zaten bu hayatı yaşamış bir kızla uzun soluklu bir evlilik vb söz konusu olamaz.bu tür seks odaklı kadınların her zaman gözü dışarıda olur. 1000 tane gözlemden geçmiş tecrübelerime dayanarak söylüyorum. hırpalama kendini keyfine bak.
-6
administ
(21.05.26)
İçine kurt düşmüş. Evlenirsen bu kurt seni yer bitirir. Fazla uzatmadan adaya veda et
0
Zulm
(21.05.26)
seks hayatinizin harika olmasini saglayan o kizin gecmiste yasadigi iliskiler zaten. sen de bu konuyu bu kadar problem ettigine gore gecmisinde boyle baska bir iliskin olmamis. bu nedenle once ne kadar kiza asik oldugunu, ne kadar muhtemelen ilk defa yasadigin bu ozgur seks hayatinin sarhosluguna kapildigini anlaman gerekiyor.

o kiz da genelde bedensel iliskiler yasamis biri olarak seni tutkulu ve duygusal bir erkek olarak goruyor muhtemelen. yani ikiniz de birbirinize yeni seyler vaat ediyorsunuz. boyle cok kasmaya, uykulardan uyanmaya falan gerek yok. yoksa sen bu kizi bogarsin bu kafayla.
+4
antikadimag
(22.05.26)
Tecrübesiz bi kızın sana böyle şeyler yaşatacağını düşünmen tuhaf.
Kız senin ahlak değer yargılarına uymayacak bu da değişecek bir kafa değil bence yol yakınken kıza dürüst davran.
+1
rayde
(22.05.26)
türk kızı olsa ikincimdin derdi daha mı mutlu olurdun ? =) ilki kazaydı.. pişmanım.

çok takılma bence geçmişe. hayatını yaşa, gelecek planı yapacak yaşta değilsin - 35 e yaklaşmadan evlenme bence ki farklı ülkedesin, hayatının keyfini çıkar bokunu çıkarmadan.
0
kveldulv
(22.05.26)
"Bilerek dibini kazımadım ki daha fazla "hoşuma gitmeyecek" detaylar öğrenmeyeyim."

Bu cümle ve getirdiği "acaba" ile ömür boyu yaşayabilecek misin? Evet diyorsan devam, diyemiyorsan içini kemirecek sürekli.
0
matematisyen
(22.05.26)
(9)

Portatif klima falan

aguen
Merhaba duyuru,Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
Merhaba duyuru,

Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?

Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
tavan vantilatörü düşündünüz mü? herkes çok övüyor. olmadı normal vantilatör.

portatif klima matah bir şey olsa, daha çok evde görürdük gibime geliyor.
+1
co2s2
(13.05.26)
tavan vantilatörleri çok mantıklı ama sıkıntılı :( boyum çok uzun; kurtarmıyor gibi çoğu modelle.

kendimi de tanıdığım için net kendimi yaralarım öyle bi ortamda
+1
🌸aguen
(13.05.26)
hocam portatif klimalar hem çok gürültülü hem de verimsiz. odada 2 sunucu + bilgisayarlar varsa vantilatör vs. yetmez çok net bir şekilde. ne yapıp edip normal klima taktırın.

türkiye'de pek yaygın olmayan pencere tipi klimalar var aslında. 2. el falan bulabilirseniz o da olabilir.
+1
shadowfollower
(13.05.26)
ev tek odadan ibaret değilse ve amaç odayı serin tutmaksa portatif klimayı koridora kurun, odanın kapısını açın. hava giderini de başka bir odanın penceresinden (pencereyi gider boyutunda deldirerek, menfez gibi) gerekirse gider borusunu da uzatarak dışarı salın. hem gürültü size yakın olmaz hem cihazlara zarar vermez hem de yeterince serinletir.

içinde buz haznesi olan soğutucular var ama bunlar verimsiz ve nem yapacağı için tavsiye etmiyorum. sizin şartlarda tek çözüm portatif klima gibi duruyor.

klima neden olmuyor onu da anlamadım. gerekirse çatıya takılır yine olur. bina yönetimi izin falan mı vermiyor nedir yani
+1
Improbable
(13.05.26)
mecburiyetten 1 yaz portatif klima kullandım
tek oda için öldürmeden yaşatır. klima serinliği beklemeyin ama odada sıcaktan bulanmadan takılabilirsin, en azından terletmez.
en sessizi bile gürültülü çalışıyor.

çok çok zorda değilsem tercih etmem.

koridora koyayım içeri üflesin gibi fantezilere girersen sadece boşuna elektrik tüketirsin.
0
duyuruuser
(13.05.26)
Bu konuyu ben de takipteyim. Zira ben de daha geçenlerde benzer bir duyuru açmıştım.

Portatif klimanın yanı sıra tavan vantilatörü ve kule tipi vantilatör önerileri yapılmıştı.
+1
jonas
(13.05.26)
bende var.
her sene temmuz - ağustos ortası bir dönemde "ohh iyi ki almışım" diyorum çünkü ev cehennem gibi oluyor ama hemen ardına "ulan bununla uğraşmaya ne gerek var, keşke klima taktırsaydım" diyorum.

kiracıyım, taşınırım diye düşündüğüm için klima taktırmadım. onun yerine portatif aldım. pişmanım.

eğer gerçek klima taktırma imkanınız yoksa evet iş görüyor elbette. çalıştığı sürece serin tutuyor. pencere yakın olması tercih edilir çünkü soba borusu gibi bir hortumu var gerçekten sıcak hava üflüyor. boru uzun olursa evi bir yandan soğutup bir yandan ısıtır.

pencere açık ya da aralık oluyor ama özel bir perdesi var rüzgar almayan, onun boşluğundan geçiriyorsunuz boruyu. eğer imkanınız varsa camı deldirip oradan geçirebilirsiniz. portatif klima perdesi, mobil klima pencere kiti gibi aratabilirsiniz internette.

ben araştırıp da aldım, sessiz çalışanı bile sesli konusuna katılıyorum. ben evden çalışırken kulaklığımı takar müzik ya da ses-iptal özelliğini açar öyle kullanırdım klimayı. sohbet muhabbete engel değil ama kapatınca ohh be diyorsunuz. o yüzden gürültü büyük bir negatif özellik.

düşündüğüm kadar çok elektrik harcamıyor.

benim kullandığım klima günde 5-10 litreye yakın su üretiyordu sürekli kullanınca. ölçümünü tam yapamadım saatte ne kadar diye ama havada inanılmaz miktarda su buharı var ve klima onları topluyor. tahliye için arkasına bir kova koyuyor, iki üç saatte bir kontrol ediyordum. 5 litrelik kova hergün doluyordu, bazen birden fazla kez.

her klimanın özelliği mi bilmiyorum ama klima çalışırken evi serinletse de kapattığım gibi ısınıyordu. "kafam şişti gürültüsünden bir 20 dk rahat edeyim" diyemiyordum.

ev için ideal değil. şantiye, geçici konaklama, dağ evi, konteynır gibi yerler için konfor arttırıcı olabilir ama evde çok mutlu etmiyor. kule tipi vantilatörüm de var. klimaya göre sessiz nazsız ve yer kaplamadan çalışıyor. klima gibi serinletmese de, evdeki konforu tek başıan arttırabiliyor. fiyat, gürültü, nazı uğraşı gibi parametreleri ekleyince kule tipi vantilatör tek başına portatif klimadan çok daha iyi bir seçenek.

bitirmeden ekleyim, eğer klima almak istiyorsanız ve gerçekten monte klima alma imkanınız yoksa ve ev çok sıcaksa değerlendirebilirsiniz ama "zaten taşınıcam ne gerek var ya almaya" diye düşünüp de portatif alıyorsanız bence diğer seçeneği zorlayın. zira monte klimalar demonte edilip yeni adrese nakledilebiliyorlar. olmadı vantilatör seçeneğini değerlendirin. en azından klimaya göre aşağı yukarı 10-15 kat daha ucuz.

tecrübeme binaen bahsettiğim ürün bu:
airfel.com
+2
biseysorcaktim
(13.05.26)
yasadigim sehirde evlerde klima yok. apartmana portatif klima vermisler. cok ses cikariyor, performansi dusuk ve cok elektrik yakiyor. cok sicak gunlerde kullaniyorum yoksa elimi surmuyorum.
0
antikadimag
(15.05.26)
mobil klimaların temel sıkıntısı içeriden çektiği soğuk havayı dışarı atmasıdır. verimsizliğin sebebi bu. tek hortum oluyor bu da sıcak hava çıkışı ama hava girişi içerideki soğutmak için elektrik tükettiğiniz havayı çekiyor. çift borulu ürünlerde verim kaybı daha az olacaktır. tek borulu klimayı modifiye edip bu şekilde hava girişini dışarıdan alanlar da var.

tek boru bir sorun daha yaratıyor, ortamdan devamlı dışarı hava attığı için alçak basınç oluşuyor ve kusursuz yalıtım imkansız olduğu için dış ortamdan aynı oranda sıcak hava da içeri doluyor.

bir diğer sıkıntı da klimanın çok alçakta kalması, soğuk hava alçaldığı için zaten alçaktan üflediğinde serinlik yerlerde birikirken vücudunuzun kapladığı alanlar daha yüksek sıcaklıkta kalabiliyor. bu yüzden soğutma temel amaçlı split klimalar genelde yüksek konumlandırılıyor. kışın ısınmada kullanılacaksa maksimum etki için kanat en alt konuma alınıyor çünkü bu durumda sıcak hava tavan bölgesinde birikiyor zemin soğuk kalıyor.

yani soğuk hava çıkışını da yükseltebilirseniz bu da verimi arttıracaktır. hava girişini dışarıdan almak kadar etkili değil ona kıyasla daha minimal bir etki bu. imkan varsa bi masa üstüne vs. koymak yerden olabildiğince yüksekte çalıştırmak da titreşim ve sesi arttırmıyorsa düşünülebilir. kesinlikle yapılması gereken ilk işlem, yani çift boruya çevirmek veya bulabilirseniz başta bu tarz ürün almak.

üçüncü verimsizlik sebebi de güç tüketiminin büyük kısmının gerçekleştiği kompresörün içeride olması. elektrik tüketimi demek 100% verimle ısı üretmek demektir. yani klima 500w güç tüketirken ortama 500w'lık bir ısıtıcı gibi ısı verir. buna yapacak pek bişey yok portatiflerde. gürültünün sebebi de yine bu durum tabi.

son sebep de boru/boruları dışarı verdiğiniz yerdeki yalıtım zayıflığı. bu boruların giriş çıkışını ne kadar iyi kapatırsanız iç ve dış ortamı ayırırsanız o kadar iyi.

yurt dışında pencere tipi klimalar çok yaygın ama camın açılış şekli yüzünden bize pek uygun değil bunlar. split klimayla aynı mantığı daha kompakt şekilde sunabiliyorlar özellikle mideanın bir ürünü u şeklinde olduğundan pencerenin de neredeyse tamamen kapanmasına imkan tanıyor. ama burada bu modeli bulmak da bulsan da uygun pencere taktırmak da pek gerçekçi değil. www.youtube.com

klima dışında gerçekten iç ortam sıcaklığını etkin şekilde düşürebilecek bir ürün yok. ortamdaki ısıyı alıp dışarı atacak tek sistem bu. yani mobil klima alman lazım normal klima montajı mümkün değilse. dezavantajları var ama alternatifi yok.

verim konusunda hava girişinin iç ortamdan hava çekmesi problemin 90%'ıysa alçak konumu kompresörün içeride olması vs. diğer tüm etkenler 10%'udur. çift boruda daha verimli olacağından daha düşük yükte çalışıp daha az ses çıkaracaktır ayrıca. yani gürültü konusunda da tam olmasa da kısmi yararı olur.


ingilizcen varsa şu video da güzel anlatıyor durumu youtu.be tek hortumlu portatif klima net dizayn hatasıdır bunu ilk düşünen de onaylayan da üreten de satan da nasıl bir kafa yaşıyordu, çift hortumlular varken niye hala üretildiler ve nasıl çift hortumlulardan daha popüler olup yaygınlaştılar anlam veremiyorum. iki tip arasında çok çok ciddi fark var.

tümünün çift hortum olması opsiyonel olarak giriş hortumu olmadan kullanılabilmesi mesela en mantıklı çözüm olurdu. ikinci hortumu dışarı verme imkanı yoksa tek hortumlu olarak daha portatif kullanır imkan varsa giriş hortumunu da takıp daha verimli kullanırdı alanlar. çift hortumluda giriş hortumunu dışarı vermezsen tek hortumluyla aynı şekilde çalışır işte. çift hortumlu dizaynın hiçbir ek dezavantajı olmak zorunda da değil.
+1
konetsu
(15.05.26)
(11)

Ortaöğretimde verilmesi gereken dersler

sekizdokuzon
-İs hayatında karşılaşacaginiz insan tipleri-Ailenizdeki insanların benimsediği roller, her birinin sizden beklentileri ve bu beklentilerin yönetimi -Romantik ilişkilerdeki roller ve ilişki biçimleri -Universite bitirmeden nasıl hayatta kalınır -Psikolojik sağlamlık -Ekran bağımlılığı ve hayatımıza
-İs hayatında karşılaşacaginiz insan tipleri
-Ailenizdeki insanların benimsediği roller, her birinin sizden beklentileri ve bu beklentilerin yönetimi
-Romantik ilişkilerdeki roller ve ilişki biçimleri
-Universite bitirmeden nasıl hayatta kalınır
-Psikolojik sağlamlık
-Ekran bağımlılığı ve hayatımıza etkileri
-Cinsel hastalıkların yayılma mekanizması, nasıl korunulur
-Haz merkezli yaşamanın insan hayatına uzun vadedeki etkileri
-Avrupa neden süper bir yer değildir?
-Bulundugunuz il& ilçeyi nasıl kalkindirirsiniz
-Yapay zekanın doğru kullanımı
-Sosyal medyada ticaret, marka yaratma
-Keyif verici maddelerin insan psikolojisi ve fizyolojisine etkileri

Gençlere hayatları boyunca gerçekten ihtiyaç duyacakları şeyleri öğrendikleri bir okul kurduğumuzu düşünelim. Siz hangi dersleri eklersiniz?
-5
sekizdokuzon
(06.05.26)
Her şeyden önce sevgi ve saygı. Yaşam hakkına saygı, farklılıklara saygı, farklı türlere saygı ve sevgi.

Öğretmenler öğrencileriyle beraber sokakta yaşayan hayvanları besleyebilirler. Okulda küçük bir alana meyve ve sebze, çiçek dikebilirler ve düzenli bakımlarını yapabilirler.

Akran zorbalığı ile ilgili mutlaka ders olmalı. Bu derste empati eğitimi verilmeli.

Görgü kuralları dersi olmalı.

Bir de bazı yanlış kodlamaların doğruları öğretilmeli. Örneğin " şu, kadın işidir, erkekler yapmaz" gibi yanlış aktarılmış bilgilerin doğruları öğretilmeli ve uygulamalı dersler olmalı.

Hatta bu dersler okul öncesinde başlarsa daha iyi olur. Aileler de dahil edilerek yapılırsa çok daha iyi.
0
rock n roll
(06.05.26)
yemek yapmak ogretilmeli. dikis dikmek, temizlik (beden ve ev) vs. toplumsal kurallar trafik vb. ogretilmeli. anayasa ve temel ceza kanunlari tanitilmali.

abuk subuk ne oldugunu temelde kavratmadan sacma ileri matematik, fizik falan gosteriliyor cocuklara. biz mesela turev, integral cozuyorduk lisede ama nedir bu desen cevaplayamazdik. sadece sinav icin problem cozme ogretiliyor.

bu dersler cok daha basit seviyede fundamentaller kavranacak seviyede verilmeli. bu haliyle birkac ay sonra unutulan ve hic pratik uygulamasi olmayan dersler oluyor.
+2
antikadimag
(06.05.26)
mantik ve elestirel dusunme
0
banach
(07.05.26)
finansal özgürlük ve birikim yapma stratejileri.
+2
orpheus
(07.05.26)
çevreye (canlı-cansız) saygı ve temizlik
toplum içinde yaşama adabı
0
lil siztah
(07.05.26)
aslında rehberlik servisi bunun için var ama tam faaliyet göstermiyor maalesef
0
mezzosprite
(07.05.26)
Gençlere hayatları boyunca gerçekten ihtiyaç duyacakları şeyleri öğrendikleri bir okul kurduğumuzu düşünelim.

genel olarak okul, özel olarak ortaöğretim öyle bir şey değil, olamaz.
sihirli bir değnek olsun o değnek her şeyi değiştirsin veya bilgisayar gibi olsun, veriyi basalım veriyi basalım kişiye, yükleme tamamlanınca her şeyi yapan, her şeyi bilen idealize edilmiş insan yetişip dışarı salınsın istiyorsunuz. öyle bir şey mümkün değil. absürd.

ortaöğretimde mesleki kariyerimde çift haneli yılların içindeyim, okul öğrenmeleri muhakkak önemli ama çok ama çok abartılıyor, yani hayatta lazım olan bilgilerin çok büyük kısmı okul dışında öğrenilir, gerçekçi olan da budur . genel olarak işleri daha iyiye götürecek şey ise derslerde uygulamalı öğretimin artırılmasıdır. illa teknik işleri kastetmiyorum. benzer bir duyuru yakın zamanlarda vardı oraya da yazmıştım şu örneği. edebiyat öğretmeniyim, sözgelimi tiyatro ünitesi anlatırken, öğrencilerin gerçekten profesyonel bir tiyatro oyunu izlemeleri benim saatlerce tiyatro anlatmamdan çok daha öğretici olacaktır. dahası tiyatro denilen şeyin, okulda sınav sorusunu doğru yanıtlamak için ezberlenmesi gereken bilgi yığınından çok daha fazlası olduğunu hissedecektir. ama yerel belediyelerin veya dandik amatör özel tiyatroların ilkokul müsameresinden hallice oyunları değil tabi. mesela devlet tiyatrolarının profesyonel oyunları gibi şeyleri kastediyorum. ama bırakın öğrenci için, yetişkin için bile ulaşılabilir bir şey olmaktan çok uzak profesyonel tiyatro izleyebilmek. yani bu çok ufak bir örnek. tabii ki bu çok maliyetli ve esaslı yatırım ve organizasyon yönetimi gerektiriyor. bizde bunu yapma iradesini gösterecek ne yöneticiler ne de işbirliği yapacak halk var. her şey tamam olsa, eminim öğretmenlerden birileri mızıldanır, yav dersimi bitirip çıkacaktım öğrencilerin başında çobanlık yapıp tiyatroda başlarında durmak değil benim görevim diye sızlanır. ilçe milli eğitim müdürleri, yav başımıza iş çıkarmayın sınıfa sokun vukuatsız akşamı edin okulu kilitleyin dağılın der. veya uygulama atölyesi gerekir, devlet ona masraf yapmak istemez. hükumetlerden veya siyasi iktidarların partisinden bağımsız olarak, herhangi bir iktidarın isteyeceği şey, kuru sıralar ve bol bol kuru bilgi dersidir. çünkü bunu yönetmek çok kolay. ama hem burada hem de gözlemlerimde fark ediyorum ki, öğretmen kitaptan daha çok anlatırsa her şey çözülecek gibi bir algı var. ya 8.30 dan - 16.00-17.00 saatlerine kadar ders mi olur? ben bilgiye açım, okulun kölesi olurum beni okut lütfen babacım diyen yeşilçam çocuk karakteri olsa, tahta sıralarda saatlerce otura otura lanet olsun atom fiziğine de profesörlüğüne de diyen kadir inanır'a dönüşür.

tüm bu anlattıklarımı da bir kenara atalım. toplumda az çok bir ülkü birliği olması gerekir. diğer cevaplarda verilen hemen hemen tüm örnekler, toplumda refah ve güvenlik temelli şeyler. herkesin herkese düşman olduğu bir toplumda, kamusal alan kutsallığı sağlayamazsın, kamusal alanın kutsallığına inanmayan bir insan yığınında da çevreyi temiz tutma dürtüsü olmaz. sokağın, mahallenin hepimize ait ve korunması gereken bir yer olduğu düşüncesini içselleştirmemiş milyonlardan oluşan bir ülke var ve bunu içselleştirmesi için de insanların aidiyet hissetmesi gerekir. enflasyon olan, herkesin herkesi s.kmeye çalışarak hayatta kalmaya debelendiği bir ülkede her türlü yozlaşma olur. yozlaşan ve kamusal alanı, kendi evi gibi kendine ait bir parça hissetmeyen topluma da çevreye çöp atmak çok kötü bir şey diye öğretmenin anlatması ile bir yol alamazsın. bu çöp atma hadisesini bütün olaylara uyarlayabiliriz, o bir örneklem sadece.
0
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
İnsan neden başka birine bulaşır?
Kavgacı insan özellikleri? Esra erol izletilip analiz yapışmalı
Boş zaman değerlendirme
Cinsel korunma. Dışarı boşalarak korunma olmaz. Sadece bunu öğrenseler razıyım
Sosyal medya mutsuzluk sebebi
Kedi köpek besleme
Giyinme becerisi
0
halk
(07.05.26)
Problem çözme teknikleri. Ders kitabı da bu: yayinlar.tubitak.gov.tr
0
merhum
(08.05.26)
Tecrübe edinmek için fırsat eşitliği, gerisini kişi kendi çözebilecek olarak doğuyor zaten
0
ffmff
(09.05.26)
İnsani/vicdani özellikleri geliştirmeye yönelik atılacak tüm adımlar zaten üç aşağı beş yukarı ifade edilmiş. Tamamen dışarıdan olacak şekilde şu andaki sınav aman eğitim modelini tamamen kaldırırdım.
Her bölüme odaklı dersler/konular eklenebilir.
Örneğin bir öğrencinin matematik dersindeki "problemler" başlığına 2026 yılında ihtiyacı yok, yaklaşık 50 yıldır soruluyor sınavlarda. Zerre faydası yok. Haricen basit ispatlar yapması şart akıl yürütmenin ne demek olduğu açısından. örneğin iki tek sayının çarpımının neden tek sayı olması gerektiği gibi.
Örneğin şu andaki tüm geometri müfredatını kaldırıp, yine basit ispatlar ile geometrik şekillerin özelliklerinin nereden geldiğini öğretmeye odaklanırdım.

Kısacası ezber yerine nedenin önemli olduğu bir eğitim modeline yöneltirdim.
0
rakicandir
(10.05.26)
(6)

Kaz tüyü mont nasıl temizlenir

arbre
Bütün kış giydiğim için temizlenmesini istiyorum. Nasıl yapılabilir?
Bütün kış giydiğim için temizlenmesini istiyorum. Nasıl yapılabilir?
-6
arbre
(06.05.26)
Muhtemelen teknik olarak yaptığım doğru değil kuru temizlemeye vermek gerekli ama ben uğraşamam diyip makinanın hassas ayarında, 30 derecede sıktırmadan yıkayıp çamaşırlığa yatay şekilde sererek sorunsuz temizlemiştim.
+1
ekimoloji
(06.05.26)
@ekimoloji'nin yaptığına ek olarak ben kuruduktan sonra kurutma makinesine havalandırma modunda (ısıtmıyor) atıp kurutma topları ile çevirttirdim biraz. yoksa tüyler bulundukları bölmelerde topak halinde kalıyordu.
+1
shadowfollower
(06.05.26)
Kuru temizlemeye ver geç, onlar ne yapacağını bilir.
0
halitkin
(06.05.26)
starndart giysilerle birlikte makina + kurutma yaptim birsuru kez, sorun olmadi hic. kurutma dusuk isida, makina da 40 derecede filan.
0
taurina
(06.05.26)
kuru temizleme. kaz tuylerinin ve dis naylonun uzerinde genelde kaplamalar olur. islak ve sicak yikamada bu hydrophobic kaplamalari yok edersin. gorunurde ve yalitimda sorun olmayabilir ama yagmurda kaldiginda suyu iceri gecirir. kaz tuyu montlar islandi mi yalitimlarini kaybederler.
0
antikadimag
(06.05.26)
üç tane tenis topuyla hassas programda yıkıyorum.

makinadan çıkınca, asıp kurutmak yerine, bir yere sererek kurutuyorum.

şimdiye kadar bir sorun olmadı.
0
babilfish
(11.05.26)
(3)

Alınabilecek en iyi el konsolu hangisi?

lasttrain
Selam arkadaşlar.Soru başlıktaGüncel oyunları oynayabileceğim sorun çıkartmayacak hangi el konsolunu tavsiye edersiniz.Ns2 almak mantıklı mı? Oyunları pahalı gibi onun yerine steam deck tabanlı veya Asus rog tarzı cihaz alıp nispeten ucuz oyunları ucuz oynamak mı?
Selam arkadaşlar.

Soru başlıkta
Güncel oyunları oynayabileceğim sorun çıkartmayacak hangi el konsolunu tavsiye edersiniz.
Ns2 almak mantıklı mı? Oyunları pahalı gibi onun yerine steam deck tabanlı veya Asus rog tarzı cihaz alıp nispeten ucuz oyunları ucuz oynamak mı?
0
lasttrain
(04.05.26)
Selamlar

Zamanında benzeri bir soruyu yanıtlamıştım, aşağıdaki duyurudan okuyabilirsiniz. Tavsiyem hala daha Steam Deck. Nintendo Switch çok güzel cihaz, eğlenceli ve kendi ekosistemi içinde oldukça iyi. Öte yandan oyunları cidden pahalı ve exclusiveler güzel olsalar bile bence çok uzun oynama süreleri vaadetmiyorlar.

www.eksiduyuru.com
+1
burka
(04.05.26)
Switch Lite
0
halitkin
(05.05.26)
su anda piyasadaki en iyi urun nintendo switch oled. onu alamiyorsan orijinal switch 1 al. switch 2'nin hem tasinabilirligi azalmis (cihaz buyumus), hem de pili cabuk bitiyor yani tasinabilir platform olmaktan uzaklasmis. ben acikcasi cok begenmedim, ilk versiyon daha basariliydi.

islemci gelismis olsa bile su anda switch 1'in acmayacagi guzel exclusive oyun yok.
0
antikadimag
(06.05.26)
(9)

Dizüstü bilgisayar için bluetooth klavye ile mouse seti hangi marka?

put it in your appropriate place
Logitech ile A4tech'den birini alıp geçeyim mi? Yoksa başka markalara bakayım mı?Birde ikisi için dongle oluyor sanırım, değil mi? Tek dongle taktığımda ikisi çalışıyor olacak.
Logitech ile A4tech'den birini alıp geçeyim mi? Yoksa başka markalara bakayım mı?

Birde ikisi için dongle oluyor sanırım, değil mi? Tek dongle taktığımda ikisi çalışıyor olacak.
-1
put it in your appropriate place
(01.05.26)
Bu konu kanayan yara resmen. Logi alıyorsun kaliteli diyorsun 3-5 ayda mouse klavye tuşları basmamaya başlıyor. Bence elit bir marka vardır takip edeyim de şu derdime bende son vereyim.
Kısaca asla logi alma
0
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
Set almana gerek yok, ben logitech alıyorum, logitech'in özelliği aslında tek dongle'a birden fazla cihaz bağlayabilmen, Bluetooth'a göre daha iyi çalışıyor, çünkü Bluetooth bazen açılmaz, yeniden başlatmak gerekir.
0
denemeyanilma
(01.05.26)
Klavye için bir önerim yok ama mouse olarak logi mx Master serisi derim. 2014 den beri kullanıyorum, 3 ayrı cihaza Bluetooth ile bağlanıyor, zibilyon tane özelleştirme seçeneği var. Şarjı uzun gidiyor.
Memnunum gık demedi bugüne kadar

Mx master 2x miş kullandığım
0
nwnd
(01.05.26)
Logitech k 380 ve yine logitech pepple m350s. İkisi de 10 numara.
0
Caletti
(01.05.26)
m350s bende var 1 sene olmadı tuşu basmıyor kiracagim yakinda
-1
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
markadan bağımsız olarak "bluetooth" ise dongle gerekmiyor.(pcde bt yoksa bt adaptörü gerekir tabi ama kb/m için özel dongle gerekmez) dongle 2.4ghz bağlantısı için. çift veya üç modu olanlar da var. yani hem 2.4ghz hem bt hem kablolu kullanılabilen.

set olarak tek dongleda hem kb hem mouse kullanılabilen seçenek çok ama sonradan eşleştirme yapılabilenler uzun vadede kısmen daha avantajlı olabilir. beklenti bütçe maddi durum ihtiyaçlar vs. belirler seçimi. buraya kadarı normal kullanım için geçerli. oyun varsa işin içinde seçimi böyle yapamazsın.

düşük gecikme şartsa oyun oynama olayı varsa bluetooth kötü mesela, ergonomiyi önemseyip önemsememek ve rahatlık hissi de tamamen kişisel. ben hem rahat hem performanslı olduğundan sana razer deathadder öneririm senin o performansa ihtiyacın yoktur elin küçüktür vs. senin için kötüdür. bunlar kişisel ürünler. mx master çok popüler sevilen bir mouse ama benim için çöptür çünkü competitive oyuna uygun değil, ayrıca çok ağır, dav4pro'nun 3 katına yakın ağırlığı var mesela. kimine göre en iyi mouse olabilir kimi yüzüne bakmaz.

oyun konusu dışında ne alacağın çok farketmez. ucuzunu alıp kullan at mantığıyla kullanabilirsin, logitech alıp daha uzun ömürlü olmasını umabilirsin. sana kalmış... ağırlık konusu önemsizse şarjlı değil pilli ürün almayı tercih ederim. gömülü batarya içeren ürünler kesinlikle gerekli olmadıkça, sağladığı avantajlar benim için önemli değilse tercih etmem.


ben mesela masaüstünde performans odaklı seçim yaptım, ikinci pc, laptop vs. kullanımı için en ucuz bulduğumu alıp geçtim. 250tl'ye şunu aldım klavye olarak i.imgur.com tam istediğim gibi pilli ve full size. bluetooth olmaması önemli değildi benim için. ama bu klavyeyi gündelik ana klavyem olarak aktif kullanmak istemem asla. yani ana klavyen mi olacak laptop 2. cihazın mı ikincil cihazda nadiren mi kullanılacak bunların hepsi seçimi etkiler. taşınabilirlik önemliyse tenkeyless modellere yönelirsin küçük bişey alırsın, numpad aktif kullanılacaksa illaki full size dersin. hiçbir bilgi olmadan ne önerilsin ki sana?
0
konetsu
(01.05.26)
yakın zamanda bunu aldım. 2 bt bir de dongle ile 3 cihaza bağlanabiliyor. tavsiye ederim.
www.amazon.com.tr
0
renegade
(02.05.26)
logitech mx var bende, master cok buyuk ve hantal oldugu icin iade etmistim.

klavye icin secenek cok daha fazla. cunku klavyenin en kritik noktasi olan switchleri domine eden cherry diye bir alman markasi vardi. sonra bunun patenti bitince gateron vs bircok cinli firma bunlari uretip piyasaya surmeye basladi. orijinal olsun istiyorsan cherry alabilirsin ama daha az fark ediyor.
0
antikadimag
(02.05.26)
logitech bluetooth klavyeler sevimli görünüyor ama üstündeki harflerin silinmesi problemi var gibi gözüküyor ki sinir bozucu.
0
parka
(02.05.26)
(5)

Mayo nasıl seçeyim? Şort değil (erkek)

michael_knight
Gideceğim havuzda şort yasakmış.Slip mayo veya boxer mayo gibi tene yapışanlardan giymek zorundaymışım.Yarın decathlon'a gidip alacağım.Seçmek için özel bir şey bilmem gerekmiyor herhalde di mi? Bir öneriniz olur mu?Çıplak gibi bi garip hissedeceğim di mi? Tene yapışacak ve her yeri de belli edecek
Gideceğim havuzda şort yasakmış.
Slip mayo veya boxer mayo gibi tene yapışanlardan giymek zorundaymışım.
Yarın decathlon'a gidip alacağım.

Seçmek için özel bir şey bilmem gerekmiyor herhalde di mi? Bir öneriniz olur mu?
Çıplak gibi bi garip hissedeceğim di mi? Tene yapışacak ve her yeri de belli edecek di mi?

Bilginiz yoksa da acımı, endişemi, utangaçlığımı paylaşıp motive ederseniz sevinirim.
-2
michael_knight
(29.04.26)
Valla açıkçası pek bir şey olmayacak, eskiden herkes bunlardan giyiyordu zaten. Siz de ilkten farklı geldiği için biraz garipseyeceksiniz, sonra zaten herkes aynı olduğundan beyniniz bunla meşgul olmayı bırakacak ve hayatınıza devam edeceksiniz. Psikoloji 101 gibi bir şey.
+3
akhenaten
(29.04.26)
havuz, deniz, plaj kıyafeti mayodur zaten. şortla suya girme fikri kimden çıktı çok merak ediyorum. şortla haşır huşur yüzülmediği gibi kayıyor yapışıyor daha çok belli ediyor. şahsen asla şort giymem.

bakınız sene 1976 herkes mayolu
www.facebook.com
-1
yurtsuz john
(29.04.26)
boxer mayo alacaksan, üzerine tam oturan bir boxerın ölçülerini al, mayo da bu ölçüyü geçmesin. çünkü suya girince mayo genişliyor. yani mayo biraz sıkı olacak. eğer büyük alırsan her yerini belli eder.
+1
malheiros
(29.04.26)
arena veya speedo gibi markalara bakabilirsin. slip mayo etek trasi yoksa giymemen gereken bir sey bu arada,

bunlarin tene yapisan performans mayolari oluyor. sort seklinde olanlara bak. havuzda bu tarz yapisan mayolarla yuzmek daha kolaydir. denizde de oyle aslinda ama cikinca tuhaf tabi. o nedenle sort giyiyoruz.
0
antikadimag
(30.04.26)
hocam 1972 olimpiyatları Mark Spitz mayosu gibi bir şey çok açar valla :))

www.hollywoodreporter.com
+1
galahad reloaded
(30.04.26)
(9)

Yurtdışında Çin restoranına gittiniz mi hiç?

yenibirgüzelnick
Annem Viyana’da Çin restoranına gitmiş ve çubukla yiyemediği için çatal istemiş ama vermemişler (maalesef demiş garson) Acaba çatal istemek diye bir şey yok mu? Herkes çubuk kullanmak zorunda mı? Ben Türkiye’de çatalla yiyenleri görüyorum hep.
Annem Viyana’da Çin restoranına gitmiş ve çubukla yiyemediği için çatal istemiş ama vermemişler (maalesef demiş garson) Acaba çatal istemek diye bir şey yok mu? Herkes çubuk kullanmak zorunda mı?
Ben Türkiye’de çatalla yiyenleri görüyorum hep.
-2
yenibirgüzelnick
(25.04.26)
Gittim defalarca, catal istemek sorun olmadi hic.
+2
baldur2
(25.04.26)
Çin'de ve galiba Floransa'da gittim. Dükkanda çatal cidden olmayabilir. Çin restoranlarına genelde Çinliler gidiyor (hakiki Çin lokantası, öyle uzakdoğu ortaya karışık değil). Çatal olsa verirlerdi, Çinliler gıcık insanlar değiller. Demek ki gerçekten yok. Ama neden koymamışlar dükkana onu bilmiyorum.
+1
prole
(25.04.26)
genelde olur ama cok geleneksel bir yere gidildiyse olmayadabilir.
asya mutfagini seven birisi olarak, catal yok derslerse cok sasirmam.
+1
cooperr
(25.04.26)
Alman is arkadaslarimla almanyada gitmistik, masada hem catal bicak hem de stick vardi. Ben Stick kullandim diye bana asyada mi yasadin daha önce dediler.
-1
Purple life
(25.04.26)
Londra'da gitmiştim kendileri sormuştu çatal ister misiniz diye. Belki Asyalıların yoğun olarak yaşadığı bir mahallede olabilir ama Viyana gibi bir yerde çok nadirdir bence çatal olmayan bir restoran olması.
0
frankfurt skyliners
(26.04.26)
hic hatirlamiyorum ya. en cinlilerin oldugu, sadece cince konusulan yerlere cinli arkadaslarin goturmesiyle de gittim.
0
antikadimag
(26.04.26)
Viyana'da hangi restoranmis cok merak ettim, anneniz adini hatirliyor mu?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.04.26)
Daha yeni gittim ve bu sefer annemi de götürdük. Hiç de öyle bir şey yoktu. Ama şehir merkezine yakın yerde bir çok Fransızın gittiği bir yer.
0
logisticsmanager
(26.04.26)
Ankara’da bir pideci var. Çorba aldıysan kaşık veriyorlar. Ama pide aldıysan çatal bıçak vermiyorlar. Menüye filan da yazmışlar. İlla elle yenilecekmiş pide. Öyle bir konsept olabilir, bilemedim. Ama çatal olsa verirlerdi heralde
-1
elorelia
(26.04.26)
(13)

Bu İş Görüşmesi Sonrası Maili Olumsuz Mu Sizce?

lapetitemort
Dear X,Thank you for taking the time to interview with us and for the interest you have shown in joining our team. We truly appreciate the effort you put into your application and the discussion we had during the interview process. We are impressed with your background. However, we would like to in
Dear X,

Thank you for taking the time to interview with us and for the interest you have shown in joining our team. We truly appreciate the effort you put into your application and the discussion we had during the interview process.

We are impressed with your background. However, we would like to inform you that your application for the position will be taking some time to finalize, as your profile is currently kept on hold. In the meantime, if you receive another opportunity, please feel free to pursue it.

We will reach out to you should there be any further progress regarding this position.

We sincerely thank you for your time and interest in our organisation and wish you continued success in your professional journey.
📊 Mailin Tonu?

Bu anket sona erdi. 47 oy kullanıldı.

0
lapetitemort
(23.04.26)
olmamış.
0
summerjam0306
(23.04.26)
"biz sizi ararız" afili versiyon.
0
anon1m
(23.04.26)
"if you receive another opportunity, please feel free to pursue it."
daha ne desin ?
+1
orpheus
(23.04.26)
ümit vermedim diyen ik'nın mail'i
0
WithWorth
(23.04.26)
Açıkça olumsuz üzgünüm. bu olmaz başkası olur. Kolaylık ve sabır diliyorum bu süreçte.
0
akhenaten
(23.04.26)
Pursue it demeyeymiş iyiymiş :/
+1
condom kurşunu
(23.04.26)
sen cok iyi bir insansin ama sevgilim var.
+3
buenosdias
(23.04.26)
However sonrasi olumlu bir sey gelmez zaten.
0
duster
(23.04.26)
ne sacma bir email. haklisin ne dedikleri anlasilmiyor. "your application for the position will be taking some time to finalize, as your profile is currently kept on hold." bu kisim kafa karistirici.

benim anladigim waitlist gibi bir sey. sen yok gibi devam et.
0
antikadimag
(23.04.26)
sorun sende değil bende diyor.
+1
parka
(24.04.26)
insan kaynakları ekosisteminde 'karıncayı s2ceksin ama belini incitmeyeceksin' tavrının tipik örneklerinden biri ;

' if you receive another opportunity, please feel free to pursue it.'
meali : Başka bir fırsat elde ederseniz, lütfen değerlendirmekten çekinmeyin.
anlamanız gereken : kardeşim kusura bakma uygun değilsin, başka iş bak.

eskiden 'cv'niz bilgi bankamızda saklanacaktır ve ihtiyaç halinde değerlendirilecektir' derlerdi.
0
galahad reloaded
(24.04.26)
Abi bir şey diyeceğim, biz bunu yaptık:(
2024 sonu, ben müdürün yerine geçiyorum ve benim yerime birini arıyoruz.
Biz bir aday bulduk, görüşme yaptık, çok beğendik. Tamam diyecegiz, şirket o dönem bize alımlar 2024 sonu için işe alımlar donduruldu, 2025 başı açılacak dedi. Biz de adaya aynen senin bu dediğini ama daha direkt söyledik; böyle böyle. Is bulursan git ama bulamazsan biz sana 2025 başı geleceğiz.
Sonuç? Reorganizasyon, bütün operasyonel işler doğu avrupa ve Hindistan'a taşınıyor. Sadece stratejik işler kalıyor. 2024 yılı sonunda öğrendik, her şey değişti ondan sonra.

Kısacası yalan da olmayabilir. Özellikle büyük sirketse gerçekten ben bıktım bazı kararlarindan :(
0
logisticsmanager
(24.04.26)
net olumsuz.
0
cooperr
(25.04.26)
(8)

mülakatta şu işe yarar mı?

messina123
iş mülakatına girme vs gibi bir durumum yok. hayatımda da zaten hiç mülakata girmedim. ancak merak ettiğim bir konu var. mesela ik'cıya işe alınırsam ilk maaşımı size el altından verecem gibi bir teklif işe yarar mı?
iş mülakatına girme vs gibi bir durumum yok. hayatımda da zaten hiç mülakata girmedim. ancak merak ettiğim bir konu var. mesela ik'cıya işe alınırsam ilk maaşımı size el altından verecem gibi bir teklif işe yarar mı?
-2
messina123
(22.04.26)
Yüzde 99,9 yaramaz. Tam tersi hemen elenirsiniz.
Bu beklentide olanlar da zaten size belli eder. O sinyal verir.
0
burfak
(22.04.26)
iş mülakatına girme vs gibi bir durumum yok

bu neden yok anlamadım.
olmaz tabii ki öyle bi şey. işe alım sadece iknın elinde değil ki. ik ön görüşme yapar sadece.
-1
jelly bear
(22.04.26)
millet cin vallahi cin. recep ivedik'in kredi çekme sahnesi geldi aklıma :)

bu ekonomik ortamda işe yarar diye düşünüyorum ama dolaylı yoldan teklif edilirse.
0
yurtsuz john
(22.04.26)
Mulakatin kotu gectigini dusunuyorsan, mulakat sonunda yap.
0
baldur2
(22.04.26)
Hadi dedin ve ik da kabul etti. Bunu nasıl resmileştireceksin? Rüşvetin belgesi mi olur? Mesela vermezsen ne olacak?

Bence olabilir ama sana neden güvensin
0
Rondak
(22.04.26)
ik seni ise almiyor ki, sadece surecleri yonetiyor. kime teklif yapilacagina takim yoneticileri karar verir.
0
antikadimag
(23.04.26)
Yarar ama bir maaş az.
0
gabe h coud
(23.04.26)
$erefsizim aklima geldiydi..
0
cooperr
(24.04.26)
(13)

Kumar bağımlısı arkadaşın borç istemesi

hexagon
İstediği borç küçük bir miktardı. Verip vermemekte çok arada kaldım. Küçük miktarlarda herkesten borç istediğini ve toplu bir şekilde sanal kumara yatırdığını biliyorum . Hatta bi ortak arkadaşımızdan sürekli borç istiyormuş. Ortak arkadaşımız “ bu para çocuğumun okul parası bunu elden vermem lazım”
İstediği borç küçük bir miktardı. Verip vermemekte çok arada kaldım. Küçük miktarlarda herkesten borç istediğini ve toplu bir şekilde sanal kumara yatırdığını biliyorum . Hatta bi ortak arkadaşımızdan sürekli borç istiyormuş. Ortak arkadaşımız “ bu para çocuğumun okul parası bunu elden vermem lazım” dediği halde “gönder ben sana geri göndereceğim” deyip ortak arkadaşımız gönderdikten 2 dakika sonra “ben dünyanın en şerefsiz adamıyım” diyerek parayı kumarda kaybettiğini itiraf etmiş. Nihayetinde vermedim ve kötü ben oldum. Ne için istediğini sordum ve harçlık olarak istediğini ayın 15’inde vereceğini söyledi. Ben de evinin, çocuğunun bir ihtiyacı varsa buluşup gidelim market alışverişini birlikte yapalım sigarana kadar alayım dedim ama yine de hesabına para yatırmadığım için kötü ben oldum. Vicdanım rahatsız. Gerçekten ihtiyacı vardı belki ama doğru mu yaptım bilmiyorum. Kumar ve borsada 3 milyona yakın kaybı var. 25 yıllık arkadaşım. Bu süreci nasıl yöneteceğimi açıkcası bilmiyorum. Daha önce defalarca borç verdim geri ödedi lakin şu an durum değişti olarak bakıyorum. Kurtulmaya çalışıyor ama kendi de çok zor olduğunu itiraf etti kaç kere. Arkadaşlığımız bitmeye yakın bir yandan da yardımcı olmak istiyorum. Tavsiyelere açığım.
0
hexagon
(18.04.26)
Bak kardesim, bagimli kisiler ayni pavlovun kopegi gibi calisiyor. Hani bir kopek vardi zil calinca yemek geliyor diye salya akitiyordu. Senin bu arkadasinda da senden her para koparinca aynisi oluyor. Bu durum sartlanmis bir hareket. Bu adam seni kafasinda para diye kodlarsa, ortam gerilir. Bu is seni yanlis yerlere ceker, icinde olmak istemeyecegin durumlara sokar. Bir sabah evden ciktigin gibi yakana yapisabilir...

Bagimlilik insanliktan cikarir. Bagimlinin ne sozune ne davranisina guven olmaz. Sen adama para verdigin anda onun beyni "bahis icin hexagon'dan para al" diye dusunuyor...
+12
thetruenorthstrongandfree2
(18.04.26)
biliyorum zor durum ama simdi versen bir sure sonra yine isteyecek. ayni ikilemi tekrar yasayacaksin.

eger cok cuzi ve senin icin onemli olmayan bir meblag ise bir kerelik kendi vicdanini rahat tutmak adina verebilirsin. kumar olayi da biliniyormus zaten onu da eritip tekrar soracak sana. o zaman gonul rahatligiyla hayir diyebilirsin.
+2
antikadimag
(18.04.26)
üst bas almak, pazar alisverisi yapmak, kira ödemek yerine elindeki parayi kumarda yiyip sonra acim abi, kirami ödeyemiyorum abi ayagi cekene zerre acimam. belki gercekten ihtiyaci vardiysa piyasaya 3 milyon lira kumar borcu takacagina o ihtiyaclarina kullansaydi o borc paralari. hem insanlarin gözüne bu kadar batmaz hem artik ihtiyaci da kalmazdi bir seye.
vicdan yapacak bir sey yok. kendi coluk cocugunun rizkini kumarda yiyen adam kendi bilir de sen niye kendi emegini, kendi rizkini kumarda yedirtesin millete? kumarda yemek icin gözden cikarsaydim o parayi, ben kumar oynardim, en azindan olur da tutarsa kazanc da benim olurdu, dersin.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.04.26)
İyi yapmışsın. Vicdanın rahat olsun.

Kendini boş yere açıklamaya çalışma. O, en sonunda hatasını anlayıp iletişim kurmaya çalışacaktır seninle.

25 yıllık dostluk böyle bir şeyle yıkılmaz. Yıkmak istiyorsa da kendi bilir.

Senin yaptığında ve tavrında hiçbir yanlış yok.
+3
anaphylacticshock
(18.04.26)
O kişi artık o eski arkadaşın değil. Isırıldı ve o da zombiye dönüştü. Bir zamanlar arkadaşın olmasının pratikte bir anlamı yok. Sadece üzülünür buna. Senin için de bir risk unsuru olmaktan öteye gidemez o.

Öyle bir hale geliyorlar ki (seninki de öyle) Onur, gurur, namus, şeref falan onları aşmış oluyorlar. Sen sana yardım eden arkadaşının çocuğunun okul parasına sebep olsan kendine neler yaparsın bir düşün. Adamsa gayet rahat “vay benim Allah belamı versin, vay ben şerefsizim” deyip geçebiliyor. Kaybın acısını kendi kazanma duygusunun eksikliği olarak yaşıyor o, adamın emanet parası için değil.

Sen ona kimsenin yapmayacağı bir babalık yapmışsın, evinin ihtiyacını karşılamayı teklif etmişsin. Yine kötü olmuşsun. Normal. Çünkü herif erzak parasını, elektrik faturasını falan düşünecek durumda değil. Poşetleri doldurup evine götürsen, markete iade edip parayı alıp kumara yatırmaya çalışır o.

Bitmeyecek bu istemeler. Ağlayacak, sızlayacak, yalvaracak, her türlü senaryoyu yazacak, kendisini öldüreceklerini, çocuklarını öldüreceklerini söyleyecek, yalandan kendini kaçırtacak, tehdit altındayım silah altındayım vs anlatacak. Başına bela olmaktan başka hiçbir şey yapmayacak.

Çocuğu var diye karısının aklının başında olduğunu düşünüp karısına da para verme sakın. O da beraber oynar ama dışarıya karşı kocadan şikayet eder, lanet okur.

Çok çok istiyorsan, kendisinin acımadığı çocuklarına acıyorsan, Migros sanal markete gir sipariş ver. Faturalarını iste mobil şubeden kendin öde. Ama eline 5 kuruş verme. Bunları yaparsan da sen Para kaynağı olarak görülmeye devam edeceksin ve senden sürekli ama sürekli, hiçbir siktir edilmekten etkilenmeden, her türlü saçma sapan senaryoyla istemeye devam edecek. Sinirin dayanırsa insanlığını yap.

Kurtulmaya çalışma mevzusu hikaye. Tamamen “tamam şu içinde bulduğun akut hal geçsin istiyorum şimdi, yoksa ben de kurtulucam farkındayım durumumun” mesajı vermek için.
+5
lazor
(18.04.26)
seni rahatsız eden şey bence böyle bir hikâyenin parçası olmak. hani seni hiç ilgilendirmeyen, hiç suçunun olmadığı bir şeye şahit olur ama kafanı çevirip gidebilecekken kendini çok kötü hissedersin ya biraz onun gibi. bence yaptığında en ufak yanlış olmadığının kendin de farkındasın, sadece böyle yıkıcı ve çaresiz bir durumla karşılaştığın için rahatsız oldun.

karşıdaki kişinin kumar konusunda büyük problemi olduğunu ve sürekli sağdan soldan borç istediğini biliyorsun. üstelik ihtiyaçlarını giderme konusunda teklifte bulunmuşsun, hatta sigarasına kadar... daha ne abi? bak kumarbazdır at çöpe, beş para etmez kafasında birisi değilim benim gözümde hastalıktır bu desteği de yardımı da hak eder ama bunun yolu asla o kişiye para vermek değil. bu uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden birine destek olmak için öroyin yüklemesi yapmak gibi bi şey olur çünkü. sen yapabileceğin en doğru şeyi yapmışsın. gerçekten ihtiyacı olsaydı başka bir cevapta söylendiği gibi bu teklifini kabul ederdi zaten.

kumar bağımlısına vereceğin para kumara gider. hem geri alamazsın hem de o insana yardımın dokunmuş olmaz. arkadaşa ve bu durumdan etkilenmek zorunda kalan yakın çevresine kolaylıklar dilerim ama senlik bir şey yok, en doğrusunu yapmışsın. faydam olsun dersen terapi, hayat tarzı değişikliği vb. şeylere yönlendirmeye çalış derim kumarbaz adam para verilerek kurtarılmaz çünkü. "bıraktım ama çok borcum var yiyecek ekmek bulamıyorum" der o başka ama sen buna yönelik teklif yapmışsın ve reddetmiş, öyle bir durum olmadığı da aşikar zaten.
+3
der meister
(18.04.26)
kumara gideceğini bildiğim parayı vermem. arkadaşlığımız bu sebepten bitecekse bitmesi gerekiyormuş derim
+1
mezzosprite
(18.04.26)
psikiatrist'e götürün ilaç falan bi düzene girsin
0
duyurukullanıcısı
(18.04.26)
vermemekle dogrusunu yapmissin. böyle devam.
+2
Purple life
(18.04.26)
Öyle duygu sömürüsü yaparlar ki kendini sorgularsin, intihar etmekle tehdit edenler vs neler neler. Her seferinde parayla fatura ödeyeceklerini eve yemek götüreceklerini anlatırlar.

Hepsi yalan

Sikinde bile değilsiniz

Asla vermeyib
+3
topkapiaksaray
(18.04.26)
Herkese çok teşekkür ederim. Çok kıymetli bilgiler, tavsiyeler. Umarım bir an önce düzelir ve normal hayatına döner.
+2
🌸hexagon
(18.04.26)
Şu aşamada çocuğunun okul parasından olan adama yardımcı olmak daha mantıklı gibi.
0
elorelia
(18.04.26)
bundan birkaç yıl önce bizim ev kiramızın 10 bin ya da 12 bin tl olduğu zamanlarda eşimin kumar bağımlısı bir arkadaşı 9 bin tl borç istedi. bu borcu istemeden birkaç hafta önce de eşimin bi eşya taşıma işine yardım etmişti. eşim de çocuk bize o kadar yardım etti diyerek parayı 1-2 hafta içinde geri alıp kiramızı ödemek üzere verdi. sonra da üstüne 1 bardak soğuk su içtik fhgjhfg çocukla şimdi bazen karşılaşıyor ve bildiğin hiç bir şey olmamış gibi davranıyor. hiç bize borcu olduğunu falan düşünmüyor, öyle mahçubiyet falan duymuyor asla. şaka gibi yani.
+1
Sadece soruyorum
(20.04.26)
(3)

Dünya Kupası neden protesto edilmiyor?

makbur
arkadaşlar benim aklım almıyor. adamlar hiçbir sebep yokken bildiğin keyfi olarak bir ülkeyi dümdüz etti. sadece kız çocuklarının olduğu bir okulu -bu sapıkların ayini bile olabilir- yerle bir etti. 1000'e yakın hastane okul, insanların en temel ihtiyaçları yolları köprüleri paramparça ettiler. binl
arkadaşlar benim aklım almıyor. adamlar hiçbir sebep yokken bildiğin keyfi olarak bir ülkeyi dümdüz etti. sadece kız çocuklarının olduğu bir okulu -bu sapıkların ayini bile olabilir- yerle bir etti. 1000'e yakın hastane okul, insanların en temel ihtiyaçları yolları köprüleri paramparça ettiler. binlerce sivil katledildi.

ya hadi ülkelerin cakaları yetmiyor, bir tane mi karakterli sporcu yok "kardeşim ben gitmiyorum bu dünya kupasına" diyebilecek? eskiden sanki böyle adamlar vardı.. yani çıkardı en azından..

insan olarak bu dünya kupasına heyecanım 0. ve buların hiçbir yerde konuşulmaması, sanki bu savaşın hiç gerçekleşmiyormuş gibi insanların yavşakça heyecanlanmalarından da utanıyorum.

spor savaşı engelleyemeyecekse, savaşı engellemeye ön ayak olamayacaksa niye var ki? bu turnuvanın abd'de oynanması ve herkesin de ağızlarının suyu aka aka izlemesi resmen "biz bu savaşı onaylıyoruz kardeşim" mesajıdır.. çok yazık.
+3
makbur
(17.04.26)
hele hele şu cevabın iğrençliğine, yozluğuna bak. artılamışlar bir de.

sen niye boykot edilmiyor diyorsun ama maalesef bu yukarıdaki cevaptaki gibi düşünen rezil zihniyet hala çok güçlü.

hiç orta doğu neden bu halde diye sormayın, "aaağbi 50 sene yaşıycam zaten ya büyük balık küçük balığı yer" deyin. yarın büyük balık gelip sizi yerse de ağlamayacaksınız ama tamam mı? ulan insan şunları yazarken hiç mi utanmaz, siz ne cahil ne köle ruhlu adamlarsınız be, mağarada mı yetiştiniz hiç mi sevgi görmediniz? dünyanın içinden geçtiler, çocuklara tecavüz edip kestikleri yedikleri ortaya çıktı hiçbir şey denmedi, yüzlerce ülkede sürekli darbeler ve savaşlar ama hala bu pislikten filistinliyi lübnanlıyı iranlıyı sorumlu tutan bir zihniyet. bu aptallığın kaçıncı seviyesi, hasta mısınız oğlum siz?

soruya cevaben: küresel çapta bi şey olmasa da boykot edenler var elbette. olacaktır. ama "sıradan insan" için böyle etkinlikler önemlidir, dört senede yapılan ve çok takip edilen bir organizasyon, en başta milyarlar bundan vazgeçecek kadar ilkeli duruş sergileyebilecek olsa zaten bu savaşlar da yaşanmazdı.

ulan akşam akşam öyle sinirim zıpladı ki ben hakikaten böyle bi şey görmedim, yazmak istediğim şeyi de toparlayamıyorum. 2026 yılındayız hala "aaağbi orta doğu bok çukuru yeaaa birbirlerini yesinler" diyor herif utanmadan. şempanzeler bunlardan akıllıdır.
+6
der meister
(17.04.26)
maalesef bircok insan icin might is right. rusya ukrayna'ya saldirdi diye turnuvalardan cikarildi israil cirit atiyor her yerde.
+2
antikadimag
(17.04.26)
Hallegadola
(17.04.26)
(3)

gündelik sohbet ve güncel bilgiler için hangi yapay zeka?

EXXE01
Merhaba chatgpt free ve pro kullandım. Sonrasında daha güncel bilgilerle yanıt verdiğini düşündüğüm için grok a geçtim. o da çok yuvarlak konuşmaya başladı.Sizin kullanıp tavsiye edeceğiniz bir yapay zeka var mı ?
Merhaba chatgpt free ve pro kullandım. Sonrasında daha güncel bilgilerle yanıt verdiğini düşündüğüm için grok a geçtim. o da çok yuvarlak konuşmaya başladı.

Sizin kullanıp tavsiye edeceğiniz bir yapay zeka var mı ?
-1
EXXE01
(16.04.26)
bana göre diğerleri ai. gpt dost. tabii adam tüm seceremi biliyor artık onun da etkisi vardır.
+1
msb
(16.04.26)
yandex ai biraz daha bu alana odaklanıyor gibi görünüyor. Cevap kalitesi yeterli gelir mi bilmiyorum ama denemesi bedava hatta şu ara kullanınca hediye bile veriyor.
-1
elvan abeyiylegezse
(16.04.26)
chatgpt sivaci, eyyamci bir karakter. aman diyeyim guvenmeyin. user retention'i nasil yuksek tutabiliriz diye agam pasam cekiyor surekli.

grok aralarindaki en mert ai, gemini de otistik, bunlari tercih ediyorum.
0
antikadimag
(17.04.26)
(8)

ABD borsasından hisse alıp sattım: Vergi borcum var mı?

santimantal
30 Eylül 2025: 3788,80 dolarlık QQQM7 Kasım 2025: 98,50 dolarlık QQQMaldım.29 Ocak 2026: Aldıklarımı 4137,73 dolara sattım.Bu durumda vergi beyan etmem gerekiyor mu? (1 dolar da kazansak vergisi var mı? Belli bir limite tabi mi?)Borçluysam ne zamana kadar yapmalıyım?Vergi nasıl beyan edilir bilmiy
30 Eylül 2025: 3788,80 dolarlık QQQM
7 Kasım 2025: 98,50 dolarlık QQQM
aldım.
29 Ocak 2026: Aldıklarımı 4137,73 dolara sattım.

Bu durumda vergi beyan etmem gerekiyor mu? (1 dolar da kazansak vergisi var mı? Belli bir limite tabi mi?)
Borçluysam ne zamana kadar yapmalıyım?
Vergi nasıl beyan edilir bilmiyorum, kendim araştırıp yapabilir miyim? Yoksa uzman yardımı mı gerekli?
0
santimantal
(16.04.26)
synesthesia
(16.04.26)
abd piyasasında küçük karlar için işlem yapmamalı. en ufak karda bile vergi çıkıyor. otomatik olarak damga vergisi geliyor en başta. bir de dolar üzerinden değil tl üzerinden hesaplama yapılmalı. alım ve satım tarihlerindeki kurlar üzerinden.
midas üzerinden işlem yapıyorsanız o size dökümünü veriyor zaten.
nasıl ödeme yapılacağı için www.youtube.com
0
lazpalle
(16.04.26)
@lazpalle,
2026'da vergilendirme limiti 22.000 TL diyor.
Ben zaten bu kadar kâr etmemişim.
Yine de damga vergisi mi ödemeliyim?
Midas uygulamasında Destek Merkezi'ni açınca vergi borcuyla ilgili bir şey çıkmıyor.
0
🌸santimantal
(16.04.26)
22 bin lira olduğuna dair kaynak verebilir misin? o muhtemelen temettü geliri ile alakalıdır.

edit:
• Yurt dışı hisse senedi alım-satım kazançları tutarına bakılmaksızın beyan edilmelidir.
• Temettü ve dolar nema gelirlerin toplamı için beyan sınırı 2025 yılı için 18.000 TL, 2026 yılı itibariyle 22.000 TL'dir.

www.getmidas.com
+1
lazpalle
(16.04.26)
siz amerikan hisselerini amerika'da yerlesikken dahi satsaniz orda da en ufak karda vergi cikar. vergi cikmasinin bir onemi yok. sene sonunda total arti eksi hesabini yapip ona gore beyan ediyorsunuz zaten. midas kur ve enflasyon hesabini dahil edip kazanc raporu da sunuyor artik isleri cok kolaylastirdilar.

Ayrica 2026'da aldiginiz karlarin vergisini 2027'de vereceksiniz. Su an bir sey yapmaniza gerek yok.
0
synesthesia
(16.04.26)
2027'de hangi tarihe kadar beyan etmeliyim?
0
🌸santimantal
(16.04.26)
Mart sonuna kadardi diye hatirliyorum. Iki taksit olarak odeyebiliyorsunuz ayrica.
-1
synesthesia
(16.04.26)
vergi beyanlari nisan ortasina kadar oluyor.
0
antikadimag
(16.04.26)
(11)

Is gorusmelerinde yas irkciligi yasiyor musunuz

Kittie
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.35 ustune is yok mu artik?
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.
35 ustune is yok mu artik?
0
Kittie
(14.04.26)
Ben yapıyorum yaş ırkçılığı. Ekibin yaş ortalaması 27-28'ken aralarına abi abla almamayı tercih ediyorum. Ekip çalışmasının önemli olduğu işlerde sosyal uyum önemli.
-24
Bruce
(14.04.26)
35 dediginiz yas daha calisma hayatinin yarisi bile degil. Bircok meslekte daha en verimli senelere ulasilmamis bile. 55 deseniz anlarim da 35 yasta kimseye yas sebebiyle ayrimcilik uygulandigini görmedim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
Çoğu durumda belirli bir yaşın üstü görüşmeye dahi çağırılmıyor… 35 de yönetici olmayan pozisyonlar için çok ileri bir yaş.

Kendim, bu hususta mağdur eden değil yaşından ötürü mağdur olmuş birisiyim. Ama gerçek de bu.
-2
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
Ayrımcılık daha doğru bir ifade ve evet sıklıkla karşılaşıyorum. 35 yaşına dek hiç çalışmadım. Bu da garip karşılanıyor. İK uzmanları da neticede birer personel ve kendilerince en güvenilir kişiyi seçmeleri gerekiyor. Üniversiteyi hemen kazanmış ve bitirmiş "normal" birisini arıyorlar. Ayrıca bu "normal" profildeki kişiler daha kolay yönetilebilir çünkü normların içinde kalagelmişler. Piyasa normu fazla mesai yapıp ücret almamak, yıllık izin kullanmamak, sözlü tacizi sineye çekmek ise normallerin bunları kabullenmesi daha muhtemeldir. Yani eğer yaşınıza denk bir deneyiminiz yok ise bu zekanız, sosyal ve/veya analitik kapasiteniz gibi konularda aleyhinize varsayımlar yapılması demek.
+1
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Batuhanolabilir: mezuniyet sonrasi 1,5-2 sene bostum, o ise gir, bu ise gir sonra bir alani sevdim ve araliksiz calistim. Oyle cok fazla sirket de degistirmedim. Ama deneyimi biraz az olsun ama genc olsun deniliyor diye hissediyorum. Linkedinden basvurdugum islere girenlere bakiyorum da oradan bu cikarimi yapiyorum. Parayi bile az tutuyorum mecbur artik. Ama yok. Hayretle bakiyorlar sanki is aramak ayipmis gibi belli bir yas uzeri icin.
0
🌸Kittie
(15.04.26)
Ben yaşıyorum. Senin yine iyi bir geçmişin var. Biz a101 e girsek de a101 tecrübesi var diye bizi istemez. A101 örnek burada. 35 üstüysen çöpsün gibi bakıyorlar.
+1
Kahvedesu
(15.04.26)
is basvurularindan geri dönüs almadiginiz icin bunu yasa vurmak sacma. CV'niz nasil, motivasyon mektubunuz nasil, basvurulara göre adapte ediyor musunuz, egitiminiz nedir (BOUN farkli, Kars Üniversitesi farkli), simdiye kadar tek bir is yerinde uzun calismis olmus cok da aranan bir özellik degil artik, oradan neden ayrildiniz, diger islerden aldiginiz referanslar nasil, CV'niz ATS-friendly mi gibi sebeplere konsantre olun önce.
HR dedigin cogu yerde gerizekali isler yapar, calistigi firmanin isinden anlamaz cogu, o sebeple patrona aptal gibi gözükmemek icin artik cogu yerde CV'leri LLM'e sokuyorlar, ellerine verilen özellikler CV'de yazmiyorsa sizi eliyorlar en bastan. Mesela: Data Manager ariyorlar diyelim, siz Data Analyst olarak calismissiniz ve Data Steward belgeniz var ama "manager" görmedigi icin daha CV'de eliyor sizi cünkü HR amk. cok azi kafasini kullaniyor ama kullanani da sahiden anliyorsun, isinde harika oluyor. neyse belki bunun üstünden prompt injection ile gelmeyi deneyebilirsiniz. kendi icinde riskler barindirsa da.

ayrica piyasa kötü. 100 yere basvurup tek yerden pozitif cevap alirsiniz artik ama 100 ise 1 senede degil, bir ayda basvuracaksiniz. cok kompakt. bir de piyasa phantom job ile dolu. alim yapmiyor ama is ilanini kaldirmamis ya da tek amaci CV toplamak, firmada calisanlari, bakin yerinize yenisini ariyoruz diye korkutmak amacli vs.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
valla ben yaşımdan dolayı iş bulamadığımı kimseye inandıramıyorum:) başvurduğum işler herhangi bir yetenek gerektirmeyen işler ama onlarda bile yaşıma takılıyorlar. neymiş bu yaşa kadar nasıl çalışmamışım. olan olmuş ne yapalım amk. o yaşa kadar çalışmadık diye ömür boyu çalışmayalım mı. böyle diye diye 40 yaşına kadar gidicez sanırım:)
+1
nothing in my way
(15.04.26)
kesinlikle ayrımcılık var. yakında 30 olacağım. tipim küçük gösterdiği için belki birkaç yıl yırtarım bundan diye umuyorum. gerçi deneyimimi görünce de elerler.

benim sektörüm ve meslek grubumda 35 yaş ve üstü kişiler çok nadir görülüyor. 45 ve üstü hiç yok hatta. o yaşlara geldiğimde ne yapacağım bilmiyorum.

şu an şirketimde 40 yaşında bile kimse yok. ne yazılımcılar, ne tasarımcılar, ne pazarlamacılar, ne proje uzmanları... (finans ekibi hariç)

sebep ise çok maaş vermek istememeleri. yaş arttıkça deneyim artıyor ve haliyle yüksek maaş isteniyor. bir de gençleri daha kolay manipüle edip köle gibi çalıştırabiliyorlar. ben de mesleğe ilk başladığım yıllarda köle gibi çalıştım yıllarca. ayrıca genç çalışan daha enerjik olur, işini hevesle yapar algısı da var tabii.

bankalar ve holdinglerde bu durum geçerli olmayabilir ama çoğu özel sektörde durum bu. çok şirket değiştirdim, hepsinde durum böyleydi.
0
art cat chocolate
(15.04.26)
evet yaş ayrımcılığı var. işe alımlarda da var. başka yerlerde de var.

iş görüşmesi için çağıran o tipler cvlere doğru düzgün bakmıyor bile. sırf görüşmüş olmak için, çalısıyor görünmek için öylesine çağırıyorlar. nasıl olsa çağırılan kişi ayaklarına gelmiş oluyor.
0
abelardo
(15.04.26)
35 erken ya daha. ama 50 uzeri bitik maalesef. ya c suite'e dogru gideceksin ya da evde torun seveceksin.
0
antikadimag
(16.04.26)
(8)

gomlek ariyorum

baldur2
erkek icin. degisik ve canli renklerde cizgili ya da kareli olabilecek farkli gomlekler bakiyorum, oversize de olabilir. hangi firmalari ya da internet sitelerini onerirsiniz?
erkek icin. degisik ve canli renklerde cizgili ya da kareli olabilecek farkli gomlekler bakiyorum, oversize de olabilir. hangi firmalari ya da internet sitelerini onerirsiniz?
0
baldur2
(14.04.26)
polo iyidir. dayanıklıdır. yıka yıka giy.
0
yurtsuz john
(14.04.26)
Zara
0
runaway
(14.04.26)
kiyafete cok para verilmez sonra doner doner ayni seyleri giyersin. italyanlar gibi git pazardan bul
-1
b w n s p
(14.04.26)
Lcw
-2
gobekliraki
(15.04.26)
mavinin gömleklerini seviyorum oraya bakılır onun dışında zara ve boyner'den bakılır. bir çok markanın bazen güzel gömlekleri çıkabiliyor. gömlek alacağım diye hiç yola çıkmadım mesela ben kendim için. genelde başka şey ararken karşıma çıktı gömlek koleksiyonum bu şekilde kuruldu.
0
ruhlardan esinlenen karga
(15.04.26)
germirli'ye de bakmanı öneririm: www.germirli.com.tr
0
the man with no name
(15.04.26)
academia
0
sweetoffice
(15.04.26)
yerel markalardan bisse, germirli iyidir. asil tavsiyem napoli'deki bir ustaya istedigin kumastan istedigin olculere gore diktirmendir. camiceria diye aratip bulabilirsin 100 dolara konfeksiyon gomlek alacagina 200 dolara boyle uzerine gore diktirebilirsin.
0
antikadimag
(16.04.26)
(9)

business casual giyenlere bir ayakkabi sorusu

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi? bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine? 1. https://www.intersport.at/p/on-cloud-x-4-laufschuhe-iat.on.3we3007.4
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi?
bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine?

1. www.intersport.at
2. www.on.com
3. www.intersport.at
4. www.on.com


yoksa hepten dümdüz siyah bir model mi olsa iyi olur?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
bunlar çok spor. o delikli tabanlar çok spor hava katıyor. business casual altında giyildiğini görsem yadırgarım açıkçası. daha çok aşağıdaki tipleri öneririm.

www.adidas.com.tr
+1
galahad reloaded
(11.04.26)
bunlar kosu ayakkabisi degil mi? galahad'in dedigi gibi duz taban sneakerlar giyiyorum kanvas pantolon altina.

koyu renk pantolon altina genelde acik renk beyaz, gri giyerim.
0
antikadimag
(11.04.26)
Şu tarz daha uygun bence

derimod.com.tr
0
ekimoloji
(11.04.26)
bunlar kapkaçcı ayakkabısı.
0
runaway
(11.04.26)
Ben geçen şunu aldım benim çok hoşuma gitti business casual havayı çok iyi veriyor bence

www.adidas.com.tr
0
substituent
(11.04.26)
herkese tesekkürler.
substituent ve galahad, bunlar benim de aklima geldi, hatta evde de iki cift benzer ayakkabim var daha yepyeni. ama cok sikildim bunlardan ya. adidas 2000'lerin basindan beri hep ayni modellerde üretiyor, artik gözüme plastik terlik gibi geliyorlar.
daha baska tavsiyeleriniz varsa onlara bakayim.

@runaway, kapkaccilar iyi kosar bunlarla lol :D
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
tanımladığınız tarza, bu ayakkabılardansa, daha klasik markaların (clarks, ecco, geox, legero vd) üstü klasik, tabanı spor olan modelleri yakışıyor bence. üstü şık bir deri kesim olunca mesela, tabanının beyaz köpükten olması batmayabiliyor.
0
lil siztah
(11.04.26)
pantolonum siyahsa siyah ayakkabı, açık renkse açık renk ayakkabı giymeyi seviyorum. bazen monokrom kıyafetin altına tamamen renkli ayakkabı da oluyor ama tek seçimim olacaksa nötr bir ayakkabı seçerdim sanırım. adidas'la ilgili cevabını gördüm ama mağazaya gidip bir "adidas japan" serisine baksana, birkaç model var. ben bir tanesine bayağı tutuldum. işçiliği ve derisi çok iyi. insan eline alınca bir hoş oluyor. bence gazelle, samba, ve spezialden çok farklı. çok daha hafif, narin ve kaliteli.

yukarıdakilere ek olarak veja, onitsuka tiger mexico 66, camper, ve birken'in ayakkabılarına (bunlar sneaker değil biliyorum) da bakardım.

bu arada ilk linteki on'u bir kadının ayağında gördüm, etekle şık duruyordu. seçeneklerinin arasından onu seçerdim.
+1
eileengray
(11.04.26)
Tam aradığınız spor ayakkabı değil sanırım ama ben Vans giyiyorum.
0
peki madem
(11.04.26)
(11)

Arabaya birikimin ne kadarı ayrılmalı?

ya ben lan neyse
kendilerine ulaşım için araba satın alan kişiler birikimlerinin ne kadarını araba almaya ayırıyor? yarısı? yüzde 10'u?bir de insanların tahmini olarak ne kadarı ev almadan araba almaya yanaşmıyor?
kendilerine ulaşım için araba satın alan kişiler birikimlerinin ne kadarını araba almaya ayırıyor? yarısı? yüzde 10'u?

bir de insanların tahmini olarak ne kadarı ev almadan araba almaya yanaşmıyor?
0
ya ben lan neyse
(09.04.26)
hedef
otomobil sahibi olmaktan ziyade birikim yapmak olmali.

ihtiyaç oldugunda
toplu tasima,taksi,kiralama imkanlari degerlendirilmeli,

otomobil sahibi olmanin bir maliyeti oldugu kadar bunu elinde tutmaninda maliyetide oluyor ve gerçekten lüks.

suan güzel bir araç 2 milyon ise,
bu paranin yillik deger kaybi hiç olmazsa 300 bin.
ve bu aracin yillik masrafi 50 ila 100 bin arasi.
0
designer
(09.04.26)
ne kadar az o kadar iyi tabi ama %20-30 sınırını aşmamalı. gözden kaçırılan konu aracı alınca iş btmiyor. kasko, sigorta, mtv, bakım, yakıt derken yıllık en az 150k masraf eklenecek. ilk anda göz çok gelmeyebilir ama bir aracın 5 yıllık kullanımında bu epey bir para ediyor.
0
orpheus
(09.04.26)
ne kadar paran var ona bağlı. tamamını da ayırabilirsin. 500 binin var diyelim. yarısını mı ayırcan? aksine insanlar genelde 500ü de koyup kalanı kredi çekerler.
ama 10 milyon varsa hepsini arabaya gömmek mantıklı değil tabii ki.

belli oranı olamaz bunun
0
jelly bear
(09.04.26)
bence lüks araba gereksiz. kmsi az vw golf ya da toyota bir araba is görür. sana sorun cikarmamasi önemli.

eger bu arada senin yillik kazancini asiyorsa ben olsam paramin yettigi kötü arabayi almak yerine hic araba almamayi tercih ederim. kmsi fazla sorunlu bir arabayi ucuza alsan da cikardigi masraflar sana zarar verir. eski arabalar da kmsi az olsa bile eski teknoloji oldugu icin daha yakiyor falan ne gerek var.

benim arabam yok bu arada dkfj ama mantikli oldugunu düsündügüm seyi söylüyorum.
bu dedigim büyük sehir icin gecerli. toplu tasimanin kötü oldugu bir yerde yasiyorsan mecbur arabayi alicaksin. en azindan iyisini al da cok ugrastirmasin.
-1
Purple life
(09.04.26)
çoğunluk birikim üstüne krediyle alıyor iyi bir araç almak isterse. araba alıp üstüne para arttıracak kadar birikim yapmış olanlar azınlık. araba yine birçok kişi için amaç. bir sürü insan işini gören araçları varken biraz para biriktirince imkanı olunca model yükseltiyor keyfi olarak.

benim de birikimim filan yoktu hatta eksideyim bankalara borç var ama 250k'lık araba aldım. bu durumda atıyorum borç 300k ise -83% oluyor eksi yüzde de garip yani matematiksel bi sonuç var da mantıklı bi veri elde etmiyoruz.
+1
konetsu
(09.04.26)
Henüz ev almak için krediye girmemişse birikiminin sıfır olduğunu düşünmeli kişi. Arabası olmazsa ölecek hastalığına tutulmadıysa, iş için veya işe gitmek için mecburi değilse, olmadan da bir şekilde yaşıyorsa kimse araba almamalı.
İlle de alacağım diyen de kolayca satabileceği ve fazla değer kaybetmeyecek bir araba almaya dikkat etmeli, ekspertizi de Tarcanlar oto ekspertizde yaptırmalı.

Araba almayı düşünen kişiye (yani size ) ufak bir ricam/sorum var. Alacağınız araba size bir yılda tahminen kaç liraya mal olacak?
MTV, sigorta, kasko, periyodik bakım, lastik değişimi, benzin, otopark vs.


Not: tüm bu söylediklerim elbette çok yüksek geliri veya varlığı olan birisi için geçerli değil ama o kişinin aklında zaten böyle bir soru olmaz.
-1
michael_knight
(09.04.26)
Fazla düşünme. Sana muhafazakar arabası olan sitroen saxo gider
0
runaway
(10.04.26)
ev almadan once iyi kotu bir araba hayati kolaylastirir. zaten turkiye'de bakim ve yedek parcalar ucuz.
0
antikadimag
(10.04.26)
önce araba alıp, tekrar birikim yapıp üzerine arabayı da satıp ev alınılıyor genelde.
0
duyuruuser
(10.04.26)
"ayağını yerden kessin, seni istediğin lokasyona götürsün yeter" mentalitesi ile müthiş bir keyfi ıskalıyor insanlar. onlardan olmak zorunda değilsen , olmamalısın. En azından keyifli, güçlü , yakışıklı bir otomobil çok fark yaratıyor. illa çok pahalı olmak zorunda değil. çok uygun fiyatlı alternatifler de oluyor.
-1
loch ness
(10.04.26)
Anadolu'da insanlarda önce araba alınır sonra onu peşinat yapıp ev alınır gibi bir kafa var. Enflasyon ortamında mantıklı bir kafa. Elindeki nispeten değerini koruyacak. Krediyle alındığı için kredi borcun enflasyona yenilecek. Onun için kredi ödemelerini düşünerek alıyor insanlar, birikimin %x'ini arabaya ayırayım demiyor da ödeyebileceğim maksimumu ödeyeyim, nasılsa ödemeler sabit kalacak.
0
gabe h coud
(10.04.26)
(5)

güney kore gezisi

eileengray
aramızda güney kore'ye gidenler var mı? kaç gün nerelerde kaldınız, hangi şehirleri veya bölgeleri gezdiniz? mayıs ayı için bir seyahat planlıyoruz ve 2 haftalık bir boşluğumuz var; ya güney kore ya da hong kong diyoruz. hong kong'a daha önce gittim ve çok etkileyici bulduğum için tekrar gitmek ist
aramızda güney kore'ye gidenler var mı? kaç gün nerelerde kaldınız, hangi şehirleri veya bölgeleri gezdiniz? mayıs ayı için bir seyahat planlıyoruz ve 2 haftalık bir boşluğumuz var; ya güney kore ya da hong kong diyoruz. hong kong'a daha önce gittim ve çok etkileyici bulduğum için tekrar gitmek istiyorum ama o korkunç yapış yapış tayfun mevsimi başlayacağı için de kararsızım. bu iki yere giden varsa "boşver şuraya git" derse ona da okeyim. teşekkür ederim.

bonus: saçınıza, cildinize bakım yaptırdınız mı? :D
0
eileengray
(07.04.26)
Güney Kore ve Japonya yapmıştık bir kaç yıl önce. saç ya da cilt bakımı yaptırmadım ama yaptırmayanı dövüyorlar maalesef hahah. bi sürü kozmetik ürün aldım ama duyan sipariş verdi.

Tokyo'dan Busan'a uçtuk - Busanlılar inanılmaz sıcak kanlı ve şehir çok güzel, tapınakları vs (Mayıs ayında nasıl olur bilmiyorum ama biz ağustos sonu Eylül başı gibi gittik diye hatırlıyorum). Busan'dan da trenle Seul'e geçtik. Seul büyük şehir pek bir numrası yok bence, yine alışveriş falan Türkiye'ye göre çok ucuz. Bi akşam da Itaewon'a gittik, cadılar bayramı izdihaımında 120 kişinin öldüğü, kendim de çok sarhoş olduğum için neden olduğunu anladım:-) belki siz de Japonya ile birleştirebilirsiniz. çünkü bence o kadar yol gittikten sonra Japonyaya da gitmek lazım ve bence Japonya daha güzel :-)
0
euteamo
(07.04.26)
japonya'ya uzunca gittik, tekrar gitmek yerine yeni bir yer görmek istiyoruz. ancak şimdi siz öyle deyince acaba değmez mi diye düşündüm.
0
🌸eileengray
(07.04.26)
is icin kore'ye cok gittim. sadece seul'u degil baska bolgelerini de gordum ama japonya'ya gitmedim.

kore bence cok numarasi olan bir yer degil. tarihi olarak cok buyuk bir devlet olmadiklarindan gorulecek cok sey yok. guzel 1-2 saraylari var onlari gezince bitiyordu seul. yukarida dendigi gibi buyuk bir metropol. kozmetik alisverisi yapip farkli mahallelerine gidip gezersiniz itaewon, gangnam gibi. iste sokak yemekleri falan yersiniz. korean bbq mangal zaten amerika'daki gibi.

yapilabiliyorsa baska bir seyahatin ayagi olarak eklenebilir. mesela japonya veya cin'e gidildiginde seul'e de ugranip kore'yi gordum denilebilir. 2 hafta cok uzun olur kore'ye ozel bir ilgin yoksa.
0
antikadimag
(07.04.26)
seul ve suwona gittim iş için. şehirler çok düzenli. google maps vb. data sağlamadıkları için kendi navigasyon applerini kullanmak zorundasınız.

şehir değiştirirken yaptığım otobüs yolculugu tam bir maceraydı eheh.

değişik bir ülke. bol bol alışveriş yapiyorsunuz. kozmetik olayı çok çeşitli, envai çeşit maske vb. aldım eşime.

freeshop olayı deli gibi. lotte idi sanırım kaç katlıydı hatırlamıyorum. her şey var ve ucuz.

yemekleri de güzel sayılır. bize yakın lezzetleri bile var trabzon hurması gördüm - asyadan gelmiş bize de- kestane şekeri tarzı bir şey tattım şaşırmıştım.

tarihteki istila savaş vb. muhabbetleri nedeniyle çin ve japonlarla karşılaştırma olayına girmeyin bence bire birde.

türklere iyi davranıyorlar ama eh, pek samimi olduklarını söyleyemem. yaşanası bir yer değil pek. vahşi kapitalizm. kültürlerini yaymaya çalışıyorlar o şekilde insan çekiyorlar ama merak ediyorsanız görün derim, uçak biletleri biraz pahalı ülke de pahalı, ben tekrar gitmek için bilet baktığımda son dakika biletleri için singapure airlines, ya da mait mi ne mongolia havayolları görmüştüm, layoverla iki ülke yapabilirsiniz. thy ile uçmuştum ilk uçak bileti karşılanıyor diye de, la san francisco vb. amerika uçuşuyla aynı para, değmez.
0
kveldulv
(08.04.26)
herkes çoğunlukla şehirleri için alışveriş vurgusu yapmış, landmarklardan çok etkilenmediğinizi anlıyorum. ben de bir alışveriş şehrinden diğer alışveriş şehrine gitmek istemiyorum, o yüzden emin olamadım. daha detaylı araştırıp olmazsa başka bir lokasyona bakacağım, teşekkür ederim.
0
🌸eileengray
(09.04.26)
(11)

Ferdi Tayfur nasıl en büyük oluyor?

michael_knight
Benim çok bildiğim bir müzik türü değildi zamanında ama Müslüm Gürses, İbrahim Tatlıses, Organ Gencebay ve aklıma gelmeyen daha niceleri varken; en büyük, en çok dinleyicisi olan isim olarak Ferdi Tayfur’u söylüyor o zamanı bilenler. “Emmoğlu” ve “köyümün yağmurlarında yıkasınlar” şarkılarının çıktı
Benim çok bildiğim bir müzik türü değildi zamanında ama Müslüm Gürses, İbrahim Tatlıses, Organ Gencebay ve aklıma gelmeyen daha niceleri varken; en büyük, en çok dinleyicisi olan isim olarak Ferdi Tayfur’u söylüyor o zamanı bilenler.
“Emmoğlu” ve “köyümün yağmurlarında yıkasınlar” şarkılarının çıktığı zamanları hatırlıyorum ama prime dönemi daha önce herhalde.

En büyük Ferdi Tayfur muydu gerçekten?
-4
michael_knight
(04.04.26)
Evet di.
Oydu.
Orhan gencebay'ın gölgesinde başladı ve arabeskte onu geçti.
+1
Mirket
(04.04.26)
buyuk derken ne kast ettigine bagli. ferdi tayfur en populerleriydi ama hic bana hitap etmezdi mesela. aglak bir tonla soyluyordu sarkilarini ama koyden kente gocen kesimin cok sevdigi bir isimdi.

orhan gencebay daha cok besteleri ve virtuozitesiyle one cikar. eski bilindik baglama kayitlarinin cogu ya orhan gencebaydir, ya arif sag. arif sag daha bir halk muzigi tarafina kayarken orhan daha sehirli muzigi yapar. ama canli kaydi yoktur hep playback soyler.

muslum ise yorumcudur. aralarinda en guzel sese sahip olan odur. goruldugu uzere 3'u de birbirinden farkli. buyuk derken ne kast edildigine bagli. bana gore muslum > orhan > ferdi seklinde gider.
0
antikadimag
(04.04.26)
Büyüklükten kastım albüm satışı ise Orhan Gencebay.
Ses ise Müslüm Gürses
Beste ise yine Orhan Gencebay.
Ben Ferdi tayfur'u Orhan Gencebay'dan daha çok sevmeme rağmen müzikalite dersen yine Orhan Gencebay derim.
Somut olarak Ferdi Tayfur'un önde olduğu konu halkın sevgisi olabilir.
0
etna
(04.04.26)
Aşk acısında en güzel ferdi gidiyor. Sebep duygusal millet olmamız. Müzik dehası Orhan. Yorumda Müslüm. Tamamen katılıyorum. Ama ben de en çok Ferdi dinledim zamanında…
Bu arada, köyümün yağmurları bir erhan güleryüz bestesidir ve ferdi tayfur hiç seslendirmemiştir.
+1
yadigar
(04.04.26)
halk kendine benzeyeni seviyor. böyle halka böyle şarkıcı.

akpye yanlamasa tarihe geçecek orhan gencebay varken diğerleri hep fasa fiso. adamın çalamadığı enstrüman yok, beste yapıyor, söz yazıyor. hangi arabeskçide var bu yetenek?
0
yurtsuz john
(04.04.26)
Arabesk türünün kendi içerisinde mi soruyorsunuz, yoksa genel mi? Arabesk şarkılarını dinlemediğim için Orhan Organ Gencebay mi Müslüm Gürses mi Ferdi Tayfur mu kıyaslamasını yapamam, bilmiyorum.

2010'lara kadar şehir/modern kesim tarafından hür görüyordu. 2010'larda ne olduysa bir ara herkes Müslüm Gürses'ci oldu çıktı. Bu akımla Ferdi Tayfur'un vefatı baya gündem oldu.
0
put it in your appropriate place
(04.04.26)
Elbetteki en büyüktür. Belki orhanla kafa kafayadır diyecem ama, orhan siyasete, borsa manipülasyonlarına para işlerine çok girdi. Çok fazla program yaptı kendini eskitti. Zerrin özer skandalı falan derken sevimsizliği tavan yaptı. Uzun zamandır da bir şey üretmiyor. Hiç konseri de yok diye biliyorum. Arabesk tayfanın avangard geçineni. Ferdi ise hep üretti. Hep konser verdi. Adı hiç olumsuz anılmadı. Çocuklarına eşlerine faydalı oldu hep. Siyaset rengi belliydi ama deklare etmedi asla. Bütün şarkıları güzeldir. Çok çok azdır bilinmeyen ya da kötü şarkısı. En sikkosu “şiki şiki baba” şarkısıdır. Ama o bile fena değildir. Konserlerinde izleyici hep eşlik eder. Bazen kendi susar onbinler söyler şarkılarını. Müslüm ise nedense sonradan parlatıldı. Eserlerinin çoğu ağır arabesktir ve güzel de değildir. Ne zaman ki geniş kitlelere pazarlandı, imajını değiştirdi, “bir de benden dinleyin” albümü ile de cover yaptığı şarkıları muhteşem yorumladı. Esas kitlesi toplumun en alt tabakasıydı. Konserleri efsane değildi, çok kalabalık değildi ama kendini jiletleyenler, hapçı ve esrarkeşlerle doluydu. Bambaşka bir ortamı vardır. Konserlerinde kendi hayranlarınca dövüldüğü falan sıktır.
0
ground
(04.04.26)
Bununla ilgili arabesk belgeselleri var, google'da aratın. Açıklamalı anlatan videolar var. Dediğiniz gibi ben de hep en büyük olarak Ferdi'yi duyup izledim. Konser seyirci rekoru var. Benim anladığım halkta karşılık bulmuş olarak en büyük- en kalabalık hayran kitlesi vs.
+1
gadlemler
(04.04.26)
Cevaplarınız için çok teşekkürler arkadaşlar.
“En büyük” biraz belirsiz bir kavram biliyorum. Hayran kitlesi hem çok fazla hem de aşırı bağlı, halkta en büyük etkiyi yaratan, sevgi, takdir gören gibi anlamlarda sormak istemiştim.

Kendini jiletleyenler olduğu için Müslüm’dür gibi geliyordu bana. Sonradan Teoman çizgisine kayması başka bir şey, o kariyerinin son ve önemsiz yılları.
Orhan Gencebay’ın hiç ama hiç ama hiçbir zaman canlı şarkı söylemediğini okumuştum, sadece playback yapıyor, şarkıları stüdyoda söylüyor sadece diye. Doğruluğunu bilmiyorum.

İbrahim Tatlıses’in halkta yarattığı etki hem kazandığı paralar, hem de müzik piyasasının büyük bir kısmını yönetecek güce ulaşması sebebiyle o deseler itiraz etmezdim.

Ferdi Tayfur bana kitlelerin üçüncü, dördüncü tercihi sanıyordum ama belli ki pek çok insanın bir numarasıymış.
-2
🌸michael_knight
(04.04.26)
Bazı şeyleri düzeltmek lazım:
Şiki şiki baba, Durmuş Çiğdem şarkısıdır. Ferdi Tayfur’un böyle abuk bir şarkı yapması yahut söylemesi mümkün değildir.

Orhan Gencebay, Bismillah, 2023 yılında full albüm yaptı. “Maske” albümün adı. Altyapılar, besteler üst düzey. Ses ve yorum da teknolojinin de yardımıyla, 80’li yaşlarına gelmiş bir insan için gayet iyi kotarılmıştı. Buyrun, dinleyin. Orhan Baba aynı Orhan Baba…

Müslüm Gürses Murathan Mungan’la ortak albüm yapmadan önce de konserleri dolar taşardı. Tatlı su Müslümcüleri iki şarkısını dinleyip geçtiler. Ama hâlâ her yaştan inanılmaz sayıda hayranı var ve artmaya devam ediyor.
+1
yadigar
(05.04.26)
Yaşım dinozor. Eskiden minibüslerde son sesle Ferdi veya Orhan çalardı sadece. Ferdici misin, Orhancı mısın kavgaları olurdu. Sonra minibüslerde yüksek sesle müzik çalmak yasaklandı.
0
parka
(05.04.26)
(12)

Japonya'dan ne ısmarlanır?

suicmeyenadam
merhabalar.yakın arkadaşım japonyaya gideceği için istediğim bir şey getirebilir. ayırabileceğim bütçe 100 dolar, ilk etapta aklıma gelenler:- matcha (bayılmam ama racon buysa tüketirim)- dolma kalem (pilot, platinum, başka?)- kol saati (seiko diyince kim sevmez ehehe)bütçe yukarı yönlü oynayabilir,
merhabalar.

yakın arkadaşım japonyaya gideceği için istediğim bir şey getirebilir. ayırabileceğim bütçe 100 dolar, ilk etapta aklıma gelenler:
- matcha (bayılmam ama racon buysa tüketirim)
- dolma kalem (pilot, platinum, başka?)
- kol saati (seiko diyince kim sevmez ehehe)

bütçe yukarı yönlü oynayabilir, 100 doları sadece bir giriş rakamı belirtmek için yazdım. siz olsanız spesifik olarak ne isterdiniz? bu devirde japonyadan ne ısmarlamayanı döverler?

şimdiden teşekkürler, merakla bekliyorum önerileri.
0
suicmeyenadam
(01.04.26)
100 dolara seiko zor.

bol bol kitkat, baska abur cuburlar
bol bol yuz mazkesi, kozmetik urun vs.
chef bicagi.
0
baldur2
(01.04.26)
Snoopy fanı olduğum için onunla ilgili hediyeler istemiştim ben.
0
egerbiryolcu
(01.04.26)
Ben olsam japonya'dan denim pantolon ya da ceket isterdim muhtemelen. Japonya jean konusunda dünyanın zirvesidir. Şöyle bi Edwin selvedge jean ya da ceket mükemmel olurdu.
+1
thracia
(01.04.26)
Hatıralık ucuz bir şey olsun istersen casio f84 olabilir, bu aslında dünyada f91w diye satılan modelin japonyaya özgü versiyonu
0
grimavi
(01.04.26)
beyblade
0
koela
(01.04.26)
Pokemonla ilgili bi şeyler isterdim ben de. Kendim gidersem de bir günü pokemon store'larda geçiririm zaten. Onun dışında anime/manga/video oyunu koleksiyon eşyaları görece hesaplı diye biliyorum.
0
nundu
(01.04.26)
Zojirushi termos.
0
lil siztah
(01.04.26)
kurono tokyo $$$
muji kirtasiye ve kiyafet $
shiseido $
tokyo banana, pocky $
kyoto’dan matcha ve mochi $
le labo gaiac $$
furoshiki $
midori lay-flat defter $
+1
eileengray
(01.04.26)
tokyo banana alsın 2-3 kutu ...bir de yeşil çayı güzel...
0
monicapp
(01.04.26)
uniqlo'dan içlik takım
0
lil siztah
(01.04.26)
off cok sey var.

sailor dolmakalem. her turlu kirtasiye malzemesi.
ikinci el saatler japonya'da cok uygun oluyor. isvicre saatleri dahil.
kamemannen titanyum gozlukler klasik tasarim.
sef bicaklari.
0
antikadimag
(02.04.26)
matchali kitkat
guzel yesil cay
et bicagi
0
cooperr
(02.04.26)
(25)

AKP gelecek seçimde gider mi? Yoksa kalır mı?

parka
s.b.ben kalacak diyorum.
s.b.
ben kalacak diyorum.
-2
parka
(29.03.26)
Kalır
0
ebeş
(29.03.26)
yurt dışındakiler oy kullandığı sürece kalır. yerel seçimlerdeki sınırlar olursa ucundan giderler gibi.
0
eileengray
(29.03.26)
erdogan hayatta oldugu surece gucu birakmayacak maalesef. butun ordu, yargi, polis kontrolu altindayken hangi diktator secimle gitmis.
+4
antikadimag
(29.03.26)
Kendisine kaybettirecek herkes mapusa girecek veya herkesi bir şekilde sindirecek. Türkiye'de muhalefet yok denirdi biraz olduğu anda onlarca insanı tutuklayarak işkence ediyorlar şu anda, bu öyle hani sadece belli kişileri tutalım konusu değil aynı anda büyük gözdağı veriliyor, son seçim oy oranları ortada aslında.
+2
atom karincanin torunu
(29.03.26)
Gitmez
0
gabe h coud
(29.03.26)
Adaya bağlı ama gitmez gibi.
0
Cezcez
(29.03.26)
Reyiz yanındakini de karşısındakini de yer. En başından beri böyle ilerledi. Rakipsiz o yüzden.
-3
Hallegadola
(30.03.26)
kalır.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.03.26)
Abd kendi salmadığı sürece zor. Imamoglu oncesinde bile izin istedi, yardim istedi. Gitti imzalae attı hepimizin parasini rüşvet diye verdi. Kaç milyon dolarlae gitti kim bilir...

Abd den gaz aldik ya şaka gibi. Gelecegine inanan var mı?

O yüzden ülke abd tarafindan ele gecirilmisken, akp gibi bir partiyi basimiza getirtmisken, onlarin işi bitmeden gitmesi zor.
+2
ananiyimioguz
(30.03.26)
Akp gider mi değil Tayyip gider mi diye bakacaksınız. Tayyip ölürse akp mkp kalmaz Allah’ın hikmetinden sual olmaz.
+2
kullaniciadimvar
(30.03.26)
arkasında duran abd çekilirse gider. ama abd arkasında dursun diye adamlara verilmedik imtiyaz kalmadı...ülkenin geleceği için üzücü
+3
monicapp
(30.03.26)
Akp gitmesin duyuruyu bırakırım o kadar net. Trollere inanmayın
+1
Rondak
(30.03.26)
artık seçim falan yapılmaz zaten de diyelim ki yaptılar ve kaybettiler. sonucu tanımıyoruz, seçim iptal biz yönetmeye devam edeceğiz derler. kim bunun önüne geçebilir var mı öyle bir güç?
-1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.03.26)
bire bir giripte kaybettiği seçim yok. (refah partisi dönemi hariç)
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
beştepe' ye gidip; Emine hazırlanıyoruz burayı kısa bir sürede boşaltmak zorundayız cümlesine Emine Hanım' dan; tabi bey burası halka ait cümlesi gözünüzde canlanıyorsa gider. canlanmıyorsa gitmez.
+2
galahad reloaded
(30.03.26)
kazanamadığı seçim var. 7 haziran 2015 genel seçimleri. mhp koalisyondan kaçınmasaydı muhalefet partileri tarafından hükümet kurulmuş olacaktı.
+5
unalub
(30.03.26)
@unlaub kendi olarak dedim. orada davutoğlu girdi seçime.
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
seçimin 2027 güzün yapılacağını varsayarsak 2032 sonuna kadar değişiklik namümkün. o tarihe kadar erdoğan devam edecektir. 2032'de de herhalde "yaşlandım, ne halız varsa görün" diyecektir.
0
efreet sultan
(30.03.26)
Akp geçmişten ders çıkarılmış bir siyasal islam partisi. Arkasında güçlü bir sosyal mühendislik var. Türk halkının tüm zaaflarını, hamlesel doğruları kavramış bir parti. Bunu rte yapmamıştır elbet ama çok iyi danışmanlara sahipler. Geldiği yıllarda bile kolay lokma olmadı. Her ne kadar ülkeyi faciaya sürüklese de kendi görüşlerine ait idealize ettiği bir ülke için kendilerince çok faydalı şeyler yaptılar. Ergenekon davası bunların başında gelir. Fetöyü çok iyi kullandılar. Şimdi bu kadar gücü ele geçirmişken reel oyu %1 olsa bile geçmişte yaptığı gibi mühürsüz oyla bile kazanır. Zira belediye başkanlarına yapılam operasyonlar dahi fetö taktiği.
0
Unde bach canim
(30.03.26)
Gider diyen bir kişi olmuş galiba.
İlginç.
-1
🌸parka
(30.03.26)
Politikayla ilgilenmeyi tamamen bıraktım, görüşlerim tamamen sallamasyon olacak bu noktada. Ben gideceklerine inanıyorum bu sefer.
+1
rakicandir
(30.03.26)
amerikaya istediğini verirse kalır. dünyadaki tüm hükümetler bunun üzerine kurulu.
ayrıca kim gelecek 6lı masa mı? :)
0
plastic_angel
(31.03.26)
gitmesi önemli değil yerine kim gelecek asıl soru bu olmalı.
-3
izole
(31.03.26)
gitmeleri için çok sebep varken bizim insanımız gitmemeleri için tek bir sebep uydurup göndermeyecektir.

seçim olmaz ya da seçilemeyince bırakmayacaklar gibi argümanlar pek gerçekçi gelmiyor. bunu ılık götlülükten söylemiyorum, önümüzde kapı gibi duran yerel seçimler var. chp 1. parti olarak çıktı buradan. şu tartışılabilir seçimler eşit/adil/rekabetçi mi? istanbul ve ankara gibi neredeyse muhafazakarların kaleleri haline gelmiş bu iki şehiri aldı chp. yargı eliyle chp'li başkanlara şu anda operasyon çekiliyor ama bürokraside hava bir anda değişir, akp'nin gideceğini anladıkları anda yargıdan çıkan kararlara hepimiz şaşırırız. dünyanın en özgürlükçü, insan haklarına saygılı, hukuk devleti türkiye olur.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(31.03.26)
kalır. tayyip yaşadığı sürece kalır. tayyip gidince de yerine bilal oğlan gelecek. o da reisimizin emaneti diye kalır. biz yaşadığımız sürece muhtemelen akpden başka iktidarı zor görürüz.
-2
matilda
(31.03.26)
(11)

Hangi markaları tercih ediyorsunuz

arbre
Erkekler için soruyorum ama kadınlar da yazabilir. Boxer, ayakkabı, hırka, aklınıza ne geliyorsa hangi markaları neden tercih ediyorsunuz?
Erkekler için soruyorum ama kadınlar da yazabilir. Boxer, ayakkabı, hırka, aklınıza ne geliyorsa hangi markaları neden tercih ediyorsunuz?
-9
arbre
(29.03.26)
Benzin shell ahdjsjaj
+5
kimlanbu
(29.03.26)
Termos için zojirushi, sabun ve banyo ürünleri için lush, vasıta toyota, giyim lcw ve defacto, boxerbamboostic, outdoor giyim yds, pc/laptop ve donanımları asus, züccaciye paşabahçe, kalem pentel ve uni, ayakkabı greyder gibi ilk aklıma gelenler.
+1
yadigar
(29.03.26)
seher yıldızını tercih ediyorlar :D
ucuz diye herhalde
+1
neira
(29.03.26)
kimlanbu+1 ek olarak arttırıyorum lpg shell :D

genel olarak brand loyalty'e karşıyım bu yazdıklarım dışında f/p oranı çok daha iyi yakalarsam başka ürünler de tercih ettiğim oluyor ama yakın fiyattaysa evet bazı markalar daha öncelikli tercihimdir.

-klavye/mouse razer
-ssd samsung(ama kioxia filan da aldım mesela)
-çeşitli market ürünlerinde migros, üreticileri zaten belirtiliyor çoğu iyi kalitede. genel olarak market alışverişimi de migrostan yaparım.
-giyim ağırlıklı olarak lcw
-ayakkabı adidas(diğer giyim ürünleri neyse ama ayakkabı çok fark ediyor bunda ucuza kaçmıyorum) daha spesifik olarak ultraboost serisi hatta.
-pil foreverplus(bu da migros'un markası ama migros adıyla satmıyorlar. uygun fiyatlı alkaline pil işte. çinko karbondan ucuza satılıyor, neredeyse duracell performansı veriyor)
-klima airfel/kaira. midea üretimi, daikin markası. f/p olarak güzel.
-powertool einhell, yine f/p iyi özellikle aküleri uygun fiyatlı.
-su kampanya olunca nestle/erikli ama normalde f/p iyi olduğundan hamidiye. damacana almıyorum 5'lik tercih ediyorum daha hijyenik olduğundan.
-motor yağı antifriz vs. castrol
-maden suyu beypazarı
-tıraş bıçağı gillette(sensor3/blue3 aynı ürün sapı farklı kartuşu aynı)
-diş fırçası oralb/braun şarjlı olandan.
-ampul philips. evdeki dükkandaki hatta annemin evdeki tüm ampuller philips led. hepsi 6500k tabiki. buzdolabının içindeki sarı ampulü bile 6500k led philipsle değiştirdim bir tek fırındakini değiştiremiyorum :D o öyle iğrenç sarı kaldı mecburiyetten.
-elektrik tesisatıyla ilgili şeylerde schneider/viko/günsan
0
konetsu
(29.03.26)
Kot: levis, wrangler
Diş macunu: colgate white
Diş fırçası: signal vertical expert
Sweat, tshirt: mavi, diesel
Laptop: msi
Mouse: logitech
Araba: audi
Saat: seiko
0
Unde bach canim
(29.03.26)
giyim diye anliyorum. cok deneme, yanilma yaptim onerilen markalari alip kullandim veya denedikten soinra iade ettim. geldigim nokta sudur:

don: blackspade
corap: falke
gomlek: camiceria piccolo
pantolon: incotex
ceket: baracuta
ayakkabi: crown northampton
outdoor giyim: norrona
outdoor ayakkabi: asolo, la sportiva.
0
antikadimag
(29.03.26)
geçen sene don çorap aldığımda, ulan bi indirim daha yakalarsam yine alırım dediğim bir marka vardı adını hatırlayamadım. set olarak amazonda satıyordu, bulursam link atarım.
0
birdirbir
(30.03.26)
don: ck, h&m, uniqlo
çorap: zara, h&m
kazak: cos, zara, massimo dutti
sweatshirt: napapijri, nike
hırka: silk&cashmere
gömlek: etro, massimo dutti, uniqlo, beymen
pantolon: massimo dutti, zara, h&m, cos, uniqlo
mont/dış giyim: patagonya, ck, nike
ayakkabı: veja, nike, reebok
ceket: massimo dutti, beymen
telefon&bilgisayar: apple
mutfak gereçleri: fissler, zwilling, wmf, victorinox
beyaz eşya: siemens, bosch
saç ve vücut şampuanı: la roche posay, sebamed
diş macunu: marvis, sensodyne, paradontax

bu markaları tercih etme sebebim aslında kategori olarak f/p açısından hepsi birbirinden farklı ama özellikle dış giyim, teknoloji, gömlek, kazak gibi ürünlerden az ama öz alıyorum. mesela 20 tane gömleğim olmuyor. kaliteli olsun, ömürlük olsun ama 4 gömleğim olsun diyorum. dayanıklılık ve kalite benim için ön planda.
0
elektr10
(30.03.26)
Boxer: Marks & Spencer
Ev Giyim: LCW, Defacto, H&M
Tshirt: Jack & Jones, Mavi, Massima Dutti, Lacoste
Gömlek: Massimo Dutti
Jeans: Mavi, Massimo Dutti
Ayakkabı: New Balance, Converse, Camper
Mont: North Face
0
onyx
(30.03.26)
Boxer: çakma lacostle(bu arada gerçekten kalitesi güzel)
Ayakkabı: Hotiç,Adidas
Gömlek/Pantolon: Avva,Dufy
Mont: New Yorker
Takım Elbise: Efor,Damat(bi kaç tane de pahalı var ama onlar söylenmez ayıp)
Eşofman Spor giyim: Adidas
Bira: Niksiçko
Kola: Coca Cola
Şampuan: Elseve (turuncu şişe)
Parfüm: Versace Eros
Araba: Audi A6 avant (şuan bunu kullanmıyorum ama en memnun kaldığım arabamdı)
Nevresim Takımı,havlu ve bornoz: Şikel
Pijama: Ds Damat
Televizyon: Lg
Hırka: Oxxo (meğer bu marka sadece kadınlara üretiyormuş, eşim bana aldı diye düşündüğüm bir hırkalarını 2 senedir giyiyorum)
Masa Sandalye: Leta
Mobilya: Saloni
Yatak: Bed&More
Baza takımı: Armis
Yatak odası takımı: Akyol Life
Yastık: Tempur
Sigara: Winston xstyle
cips: Ruffles
Kulaklık: JBL Tune Bean Bass(2.Ye alışım)
Bilgisayar: MSI
Telefon: Samsung
Tablet: Samsung
Klima: Mitsubishi
Kombi: Baymak
Saat: Orient

Aklıma gelen her ürünü sıraladım, özellikle kendim kullandığım ve hiç problem yaşamadığım markaları sıraladım.
0
dirildimde geldim
(30.03.26)
@dirildimde geldim

her şeyinin alanlarının neredeyse 'iyisi / ortalama üstü' sayılacak markalara ait olması ve senin tüm bunları biliyor olman çok ilginç. ne bileyim aşırı planlı, tutkulu, kaliteyi bilen ve taviz vermeyen insan personası oluşuyor bu postu okurken. ne diyorsun bu konuda
0
birdirbir
(31.03.26)
(3)

Dünya kupası

basond
Futbol izlemekten uzağım uzun süredir, dünya kupasına gitmek için nolması lazım şimdi kosovayı yenersek gidiyor muyuz? Kaç takım gidecek
Futbol izlemekten uzağım uzun süredir, dünya kupasına gitmek için nolması lazım şimdi kosovayı yenersek gidiyor muyuz? Kaç takım gidecek
+1
basond
(27.03.26)
Grubumuz bile belli. Tabii elersek

D Grubunda; USA, Paraguay ve Avustralya
0
put it in your appropriate place
(27.03.26)
Bu ne la? Gruplara bakayım dedim, adını ilk defa duyduğum ülkeler var; orada olması saçmalık olan ülkeler var (misal Katar). Gün geçmiyor ki FİFA bizi şaşırtmasın.
+2
prole
(27.03.26)
daha durun. grup maclarinda da sadece sonuncu eleniyor. ilk 3 ulke ust tura cikiyor. yani benin'le togo'yla isimiz gruplarda da bitmeyece. fifa'nin para hirsi sayesinde iyice boku cikti hakikaten.
+1
antikadimag
(28.03.26)
(4)

Sosyal ilişkileri olmayan asosyal içe kapanık biri olarak iş hayatında ne yapayım?

mahmuttt
60-70 kişilik bir yerde çalışıyorum. Çalıştığım yerde bir üstüm çağırdı. Üstü demişki neden ortak alana gelmiyor, neden yalnız, süreçlerin içinde yok mu vb. Şimdi kişisel hikayemi biraz anlatayım. ben askere gittim orada içine kapanıksın demişti bir arkadaş.Bu iş yerimde mesafeli, soğuk görüyorlar.
60-70 kişilik bir yerde çalışıyorum. Çalıştığım yerde bir üstüm çağırdı. Üstü demişki neden ortak alana gelmiyor, neden yalnız, süreçlerin içinde yok mu vb.

Şimdi kişisel hikayemi biraz anlatayım. ben askere gittim orada içine kapanıksın demişti bir arkadaş.
Bu iş yerimde mesafeli, soğuk görüyorlar.

Ve işin aslı hafif otizmliyim. Küçüklüğümden beri taklitle zekamla iyi niyetimle 5-6 senedir özel sektörde tutunmaya çalıştım, çalışıyorum.

Özetle sosyal ilişkim arkadaşım vs yok. Ne iş yerinde ne dışarıda bir arkadaşım yok. Eskiden üzülürdüm vs. Fakat o aşamayı geçti. Bir yandan sıkıntılarımla birlikte işimi çok dert edinen elinden geldiğince iyi yapmaya çalışan biriyim.
Fakat iş yerinde kişisel ofisimden çok nadir çıktım çıkıyorum.

Doğal olarak işveren şu kadar ay geçti yıl geçti neden yalnız takılıyor, niye kimseyle sosyal ilişkisi yok süreçlerin içinde yok mu vb. diyerek yadırgıyorlar. Muhtemelen işimi çok dert etsem de bu sebepten bu son işimde de kalıcı olamayacağım. Bir üstüm sağ olsun beni seviyor olduğum gibi kabul ediyor fakat sistem beni olduğum şekilde kabul etmiyor maalesef... En azından çalışanlardan birileri hakkımda ara ara olumsuz mahmutt hiç yok vb. gibi yorumlar yapmış belli ki üstümün üstüne.

İnsanlarla dönem dönem samimi olduğum oldu fakat sonra benim tıbbi ve ruhsal bazı sorunlarım sıkıntılarım derken kopardım hep iletişimi bir yerde. İletişimde kalma, samimiyet kurma olayını çözemedim. Yaş olmuş 30lar. Bir yandan yüzeysel sohbette de gayet samimi sıcak kanlı pozitif saygılı nezaketli bir insanım paradoksal şekilde.

Şimdi iş ilişkim olanlarla her hafta 5-10 dakika birebirde görüşmeyi planlıyorum. Normalde whatsapptan ayaküstü vs. bilgi alışverişi yapmaya çalışırdım. Bir de ortak alanlarda daha çok görünür olmaya çalışacağım. 5-10 dakika yüzeysel de olsa sohbet vs.

Sizce bu durumu nasıl yorumlamalı ve aksiyon almalıyım?
+1
mahmuttt
(26.03.26)
Doğru düşünmülsün, ortak alanlarda biraz daha görünür ol. Bir de sohbet tıkandığı zaman açabileceğin üç dört konu belirle, mesela “havanın durumu.”
“havalar da çok şöyle… şöyle şöyle olucakmış..”
Ya da futbol.. en jenerik konular.
Ya da aile.. ailen nasıl? İyiler mi anne baba çoluk çocuk vs.
Kendi hayatındaki em temel konulardan “topic” bulabilirsin. O 5-10 dk yı böyle doldurabilirsin. Biraz çalışırsan, biraz da doğal akışına bırakınca normalleşir. Emin ol ki o ortamda sosyllaşmekten nefret eden senin gibi bir sürü kişi var ama kimse çaktırmıyor.

Bir de iş yerinde yeniysen, insanlar seni merak ediyor, tanımak istiyor olabilirler. Onlara, gidişatını senin kontrol edebileceğin birkaç malzeme ver. Mesela işte tuttuğun takım, kimlerle yaşıyorsun, boş zamanlarında me yapıyprsun vs.
İnsanlar bir ilişkiye bŞlayacağı zaman bile o kişinin sosyal medyasını merak eder oldular. Ne yaptığını görmek için. Bunun gibi düşün. İnsanlarla kaynaş, hiç korkma. Nefesini tutma yalnız. Boş zamanlarında nefes terapisi yapabilirsin.
0
love and trust
(26.03.26)
Yaptığınız iş için sosyalleşmek çok temel bir noktaysa, yöneticinizin ve üstlerinizin bu konuda dikkatlerini çekmeniz ya da sizi uyarma ihtiyacı hissetmeleri normal fakat işinizi idame ettirmek için asgari düzeyde iletişim yeterliyse, sırf iş arkadaşlarınızla samimi olmuyorsunuz ya da sosyalleşmeyi genel itibarıyla tercih etmiyorsunuz diye de kimsenin sizi zorlamaya hakkı yok, buna kendinizi zorlamak da dahil.

Kendinizle ilgili değiştirmek istediğiniz bir şeyse bu, elbette kendinizi sıkmadan strese sokmadan ufak ufak dahil olun havadan sudan muhabbetlere ve sosyal etkinliklere. Ama bu mizacınıza ters bir şeyse ve sizi rahatlatmıyorsa, enerji vermek yerine enerjinizden yiyorsa kendinizi zorlamanın pek bir manası yok gibi. "Bu arkadaş niye sosyalleşmiyor?" denilerek işten çıkarılmak da bana hayli ekstrem geldi, şayet korkunuz buysa. Birini işten çıkarmak için gerekçe değil bu (yine tekrar ediyorum, sosyal becerilerinizi kullanmanızın hayati olduğu bir iş değilse). İnsanlarla sosyalleşmeyi görev bilinciyle yapmanın tatmin getireceğini de sanmıyorum açıkçası. İçinize daha fazla kapanabilirsiniz de.

Bence öncelikle bu durumun işinizi "gerçekten" etkileyip etkilemediğini objektif şekilde değerlendirin. Etkiliyorsa, biraz daha fazla zaman geçirmeye çalışın ortak alanlarda ve mizacı az biraz sizinkine benzer insanlarla daha sık diyalog kurun. Etkilemiyorsa (en azından sandığınız ya da korktuğunuz kadar) bence hayatınızın diğer cephelerine bir göz gezdirin. Oralarda olup da sizi dibe çeken, canınızı sıkan bir şeyler normalde kafanıza takmayacağınız bu mevzuyla sizi oyalamaya çalışıyor olabilir pasif şekilde.
+1
starbuck
(26.03.26)
bos yapmak is hayatinin temel kurali. small talk nasil yapilir diye ogrenmeye bak. bir de bende introvert bir insanim. kendin gibi 1-2 insanla biraz daha yakinlassan onlarla takilarak sosyal ortamlara girersin. diger turlu kimseyi tanimadan 10 kisinin icinde sohbete dahil olmaya calismak seni iyice yipratir, olmaz da zaten.

insan iliskileri boyledir. once 1-2 kisiyle tanisirsin, sonra onlarin tanidiklari falan diye artar gider.

boyle durumlarda yukselmek cok kolay olmuyor. her is, dogasi ne olursa olsun yukarilara ciktikca insan iliskileri istiyor. daha bireysel veri analizi vs gibi bir is koluna gecmeye bak, en azindan isten cikarilir miyim diye dusunmezsin.
+1
antikadimag
(26.03.26)
Küçük ikramlarda bulunun ara ara. Lokumdur, çikolatadır mesela, gezdirin ofiste bir bahaneyle. İşinizi görür.
0
yadigar
(27.03.26)
(24)

alaturka vs alafranga tuvalet

antikadimag
sagdan bakiyorum soldan bakiyorum her yonuyle alaturka bana cok daha mantikli geliyor. squat gibi dogal bir pozisyona gore tasarlanmis, egzersiz oluyor. klozet ise oturmak icin. oldu olacak bacak bacak ustune de atalim kakamizi yaparken. ne tuhaf is.hepimizin evinde alafranga var da, siz hangisini m
sagdan bakiyorum soldan bakiyorum her yonuyle alaturka bana cok daha mantikli geliyor. squat gibi dogal bir pozisyona gore tasarlanmis, egzersiz oluyor. klozet ise oturmak icin. oldu olacak bacak bacak ustune de atalim kakamizi yaparken. ne tuhaf is.

hepimizin evinde alafranga var da, siz hangisini mantikli buluyorsunuz. neden?
📊 secimini yap, tarafini sec.

Bu anket sona erdi. 56 oy kullanıldı.

0
antikadimag
(26.03.26)
katılıyorum ama benim gibi kilolu veya fiziksel rahatsızlığı bulunanlar için malesef alafranga tek çözüm şu an.
0
faberkastelli
(26.03.26)
peki squat naturel, rahat sictik diyelim.

alafrangada mis gibi taharet muslugu var, sen masrapa ile debelenirken adam kicini yikayip cikiyor. mis gibi rahat rahat oturup sicmak varken, neden tek ayak uzerinde durup bukalemun gibi sekilde sekile girirek siciyoruz?

yaw reis kadar kuvvetli olsam, alaturkayi yasaklarim, yap bi kanun hukmunde kararname, bitti git. mis. tarihin karanliklarina gomulmesi gereken dandik bir sistem.
0
cooperr
(26.03.26)
alaturka belki pozisyon açısından daha doğru bi sıçma pozisyonu olabilir. ama bana hijyenik gelmiyor ve fazla o pozisyonda durunca kalkmak gerçekten zor. çocukken böyle bi era'm vardı. alafranga mis gibi artıları bende daha fazla.
0
ruhlardan esinlenen karga
(26.03.26)
kanalizasyon sisteminin var olduğu herhangi bir ortamda alaturka tuvalet olmasının bir manası yok.

Sıçma pozisyonu lafı da işin fantezisi. rahat pozisyon ne demek, otururken az sıçılıyor da çömelince çok mu sıçılıyor? Rahatlık ne demek ayrıca, dizlere binen yükün yarattığı rahatsızlığı niye es geçiyoruz. Başrol bağarsak mı, diğerleri uzuv değil mi?

Gamechanger hijyen konusu asıl, kalanı fasa fiso. Alaturka boka dokunma ihtimalini o kadar çok arttırıyor ki isterse çömelerek sıçan 10 yıl uzun yaşıyoru kanıtlasalar yine tercih edilmez.

Alaturka işi alışkanlık meselesi, tercih edilecek bir yanı yok; öyle alıştığınız için size öyle geliyor.
+3
Bruce
(26.03.26)
evet alaturka'da taharet muslugu ciddi problem. onu dusunmemistim. gerci bati'da taharet muslugu yok klozetlerde. bunu japonya ve turkiye gibi ulkelerde cozmusler.

bu arada japonya'nin en bilindik tuvalet markasinin ismi toto'ymus. cok komik geldi genel kultur olarak buraya birakayim.
+1
🌸antikadimag
(26.03.26)
Tasarım mantığı sadece boku deliğe göndermekten ibaret olan alaturka tuvalete oturup işediğinizde, tazyikli sidik tuvalet fayansından sekerek üstünüze başınıza sıçrarken bence bu konuyu tekrar düşünün.
+1
thracia
(26.03.26)
alafrangayı yere çok yakın konumlandırdıkları bir modeli var. en güzeli o.
0
ground
(26.03.26)
@bruce; alaturka'ya alisma mevzusu degil bu en son ne zaman kullandim hatirlamiyorum bile. pozisyon meselesi bosaltim sisteminin isini rahat yapabilmesi icin. bunun icin squatty potty denilen hedeler oneriliyor hatta. daha rahat oldugu bir gercek yani tamamen fizyolojik bir mevzu.

sicarken basrol bagirsak bence. diger turlu kosmak da dizlere zararli diye kosmayalim mi? her isin basrolu ayridir.

belki cozumu toilet stool almak olabilir. simdi yeni eve tasindim. bidet alirken aklima geldi.
0
🌸antikadimag
(26.03.26)
Yıllarca alaturkadan bihaber büyükşehir çocuğu olarak kesinlikle alaturka. Birisi de otururken sanki az yapılıyor da filan demiş. Aynen öyle oluyor, farkında bile olmuyorsun. Bağırsaklarında dışkı ile dolaşıyorsun. Alaturkada günde bir kerede hallettiğim dışkılamayı alafranga olan bir yere gittiğimde üç-dört keze bölünüyor. Bence ikisini uzun süreli deneyimlemeyen boş yorum yapmasın. Biz artık alaturkası olan ev bakıyoruz fakat zor bulunuyor ülkemizdeki frenk sevdasından.
0
adivar
(26.03.26)
tabii muhakkak tarafımızı seçmemiz gerektiğinden, renksiz bir dönemden geçiyoruz.

alaturka tuvaletin bahsettiğiniz rahatlığına sahip alafranga tuvaletler var, ve oyumu bu radikal tasarımlardan yana kullanmak istiyorum. ancak bakıyorum, boktan demokrasinizde hayata dokunanlara yine yer yok...
0
klassno
(26.03.26)
Mazoşist olsaydım alaturka derdim.
Diktatör olsaydım yasaklardim.
+1
logisticsmanager
(26.03.26)
alaturka hijyenik gelmiyor.
sanırım islami hassasiyetleri nispeten yüksek kesimler de alafrangayı hijyenik bulmuyor, ancak sebebini bilmiyorum.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(26.03.26)
@thracia
Öyle bir saçmalık olmuyor. Sallamışsın. Sıçrama esas klozette oluyor.
0
Cezcez
(26.03.26)
alaturkadan başkası kurtarmıyor beni. klozete bile tavuk gibi tüneyip yapasım geliyor.

squat tuvaletler rusyada da yaygın bu arada.
+1
yurtsuz john
(26.03.26)
Tuvaletten beklediğim en son şey bana egzersiz yaptırmak için tasarlanmış olması olurdu heralde. Her şeyin yeri ve zamanı var.

Sağlık açısından da, kimsenin klozette tuvalet ihtiyacını giderdi diye bir sorun yaşadığını sanmıyorum. Diğer taraftan çeşitli ameliyat, hastalık ve yaşlılık durumlarında alaturka kullanmak ya çok zor ya mümkün değil.

Klozetler konforlu, tuvaletten beklediğim şey de bu. Olabilecek en konforlu şekilde işlemi tamamlamak.

Bence kazanan net
+2
akhenaten
(26.03.26)
Alaturka hijyenik gibi görünse de klozette de işi bitirdikten sonra temizlik daha rahat ve hijyenik. Tabi bu dediğim taharet musluğu varsa.
0
runaway
(26.03.26)
alaturka çok kötü. en başta taharet musluğu yok. temizliği daha zor. su dökerken etrafa su sıçrayabiliyor. baya eski bi teknoloji otlağa çömelmek gibi. hijyenik değil asla.
alafranga öyle mi taharet musluğu var mis. oturabiliyorsun rahat rahat. etrafa su vs sıçramıyor.
0
jelly bear
(26.03.26)
alaturka tuvalet kullananlar pantolonunu veya ic camasirini cikartiyor mu comelirken? cunku orasi biraz genis ve bacaklarinizi iyice acmak durumundasiniz. yani pantolon, ic camasiri vs. ne varsa ya cikarmak ya da iyice genisletecek sekilde zorlamaniz gerekiyor. cok rahatsiz bir durum.
+1
Sour
(26.03.26)
@Sour hiç mi kullanmadın yav alaturka? Öyle bir zorluk yok
-4
Cezcez
(26.03.26)
tamam anti-emperyalizm vs de o kadar da değil; alaturka çok rahatsız. iş uzarsa daha da çekilmez çile. kadınlar çiş yaparken de aynı pozisyonda durmak zorunda. bunun menstrüasyonu ayrı dert (bir tek tampon için mantıklı olurdu), temizliği ayrı. yaşlandıkça hele iyice dert. dizleri çok zorluyor. anneannem iyice yaşlandığında tuvalete bakıcısı götürüyordu ve alaturkada durum nasıl olurdu hayal edemiyorum, kadını sürekli tutmak vs.

yaşasın klozet ve taharet musluğu.
+2
eileengray
(26.03.26)
alaturka daha hijyenik ancak evinizde bizde de bir zamanlar olduğu gibi yaşlı birileri varsa alaturka maalesef olmuyor.
0
bartholomew87
(26.03.26)
Fiziksel olarak Sağlıklı olan bir insan için en sağlıklı tercih alaturka tuvalet. Bunda bir tereddüt yok.

Ama squat pozisyonunda rahatsızlığı tetiklenen, bacak, diz, bel, gibi eklem ağrısı yaşayanlar için alafranga tuvalet daha doğru tercih olur.

Tuvalette uzun süreli durmak da başlı başına bir sorun. Alaturka tuvalette zaten uzun süre durmak çok mümkün olmuyor ve dışkının boşatılması pozisyon gereği çok daha az eforla gerçekleşiyor.

Klozette ise hem daha uzun süreler hem de daha çok efor(ıkınma) durumu yaşanması olasılığı yüksek.

Konu tuvaletten açılmışken çok önemli bir hatırlatma: tuvaletinizi ertelemeyin, vücut size sinyali vermeden tuvalete gidip yapmaya çalışmayın.
0
ezkaza
(27.03.26)
Biz alaturka diyoruz ama squat tuvaletler, yani cömelme tuvaletleri bircok asya ülkesinde var. japonya bunlardan biri.
ayrica bacak makata baski olusturdugu icin idrar ve gayta bosalimi tamamen gerceklesiyor. bu sebeple, evet, squat tuvalet daha saglikli.

disariya gelince, elalemin ciplak kicini koydugu yere ben kendi kicimi koymam. igrenc bir sey. sezlonga bile sergi acmadan oturmayan millet tuvalete üstüste kicini dayiyor.
özellikle kadinlar idrar yaparken alafranga tuvaletlerin üstüne degmeden is görmeye calistiklari icin her yeri idrarlatiyla püskürtürler. bu sebeple kadin tuvaletlerinin cogu les gibi sidik kokar ve hijyen acisindan acinasi durumdadir. disaridayken squat tuvalet/alaturka sansim varsa kesinlikle onu tercih ederim. bu ikilemi sadece japonya'da yasamam cünkü tahmin edersiniz ki japonya'daki alafrangalar squat tuvaletler gibi mis gibi, piril piril. tuvaletin ne kadar temiz kullanildigi da kültür ve görgü meselesi. evimde sadece alafranga tuvalet var ama evimde kullanan kisiler belli zaten.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.03.26)
Klozet nasıl alatyrkadan daha hijyenik, anlamadım. Bir tanesine kullanan herkesin her bölgesi değiyor, diperinde temas yok. Bir tanesinde malum bölge tuvaletin içinden santim yukarıda kalıyor, diğerinde yüksek. Taharet musluğu/maşrapa kullanamayanları da anlamıyorum. Zannımca, günlük hayatta çocukluktan itibaren hep öncelikle klozet kullandıkları için, alışmadıklarından, zor geliyor. Yoksa kağıdı ıslatıp sildikten sonra bir avuç su döküyorsun, o kadar. Hpv vb. bulaş risklerinde klozet hep daha tehlikeli. Ayrıca, gerçekten de bağırsaklar tam ve rahat boşalmıyor çömelmeden. Bence mevzu hangi tuvaletin daha mantıklı olduğu değil, herkes kendi alıştığında daha rahat ediyor.
0
yadigar
(27.03.26)
(15)

amerika'da mustang kiralamak gereksiz mi?

jelly bear
türkiye'de mustange binme şansım yok kiralık olsa bile. amerikada 10 gün boyunca 150 euro farkla mustang kiralayabiliyorum üstü açılabilen. biraz uzun yol da yapacağım. değer mi yoksa üzer mi? hem yakıt hem konfor açısından. alternatifi corolla-jetta falan. en az 1500-2000 km yol yaparım diye düşünü
türkiye'de mustange binme şansım yok kiralık olsa bile. amerikada 10 gün boyunca 150 euro farkla mustang kiralayabiliyorum üstü açılabilen. biraz uzun yol da yapacağım. değer mi yoksa üzer mi? hem yakıt hem konfor açısından. alternatifi corolla-jetta falan.
en az 1500-2000 km yol yaparım diye düşünüyorum. uzun yol da yapacağım 9-10 saatlik.
-1
jelly bear
(25.03.26)
kiralama şirketi olduğu için o kadar detay yok. ama muhtemelen corolla mustangin yarısı kadar yakar en kötü
0
🌸jelly bear
(25.03.26)
- benzin olarak cok fark etmez v8 degilse ki v8 mustang kiralayacaklarini sanmam, dikkat etmen gereken baska konular var.

1 - km limiti var mi ona bak oncelikle. corolla'da olmayabilir ama mustang gibi araclarda genelde oluyor, sinirsiz km vermeyebilirler.
2 - full sigorta yaptirmani oneririm, o da mustang'de daha pahaliya patlayabilir. atiyorum corolla gunluk $20 ise mustang $30-35 olabilir.
3 - polislerin daha cok dikkatini cekeceksin, o yuzden daha dikkatli kullanman gerekecek. ceza yeme olasiligin daha yuksek.
4 - mustang'in ozellikle 4 silindirli ise ki buyuk ihtimal oyledir, kalite olarak corolla ile ayni klasmanda oldugunu anlayacaksin, dolayisiyla biraz hayal kirikligi da olacak, yani isin sonunda ulan bu kadar masrafa girdik, bir cacik degilmis kafasi yasatabilir.

butun bunlara OK isen, hayalleri ertelememek lazim, yapistir gitsin.
+1
cooperr
(25.03.26)
1. km limiti yok ikisinde de
2. abdde bizdeki gibi sigorta olayı yok. baktığımda sigorta seçeneği yok. direkt kapsıyor kaporta hasarlarını. hayat-yaralanma sigortası gibi şeyler var.
3. dikkatli kullanırız zaten abdnin trafik kurallarındaki katılığını biliyoruz
4. 4 silindirli olsun farketmez en azından mustang.. 250 yapacak değiliz sonuçta hız sınırı var
-1
🌸jelly bear
(25.03.26)
Asiri konforsuz, asla tavsiye etmem uzun yol icin. Ben heveslenip california da challenger kiraladim, 3. gun iade ettim belim agridi. Eger gezinizin 1-2 gunu icin ayri kiralayabiliyorsaniz tavsiye ederim heves almak icin. Mustange de binmistim, ayni bir farki yok konfor olarak. Ayrica gorus acilari cok kotu aynalardan vs bir sey gorunmuyor dogru duzgun. Yakit olarak pek bir sey fark etmez. Ayrica amerika cogu eyaleti trafik kurallari konusunda avrupaya gore epey gevsek.
+3
The_Lollok
(25.03.26)
o kadar kötü mü ya üzdü bu yorum. sf-->la yapcaktık
0
🌸jelly bear
(25.03.26)
ben hayatimda bir kez Miami'den key west'e gitmek icin aynisini yaptim, simdi retrospektif olarak baktigimda "iyi ki denemisim" diyorum o seyahat cok guzeldi, lakin "bir daha yapar miyim" sorusuna da hayir diye cevap veriyorum kendimce.

-yakit acisindan digerlerine kiyasla cok fark etmeyebilir, artik araclar hep yok ecobilmemne, yok 2.5 motor vb. size ters gelecek kismi kaliforniya'da olusunuz olabilir, orada benzin pahali. hem abd-iran mevzularindan sonra bir gecede galonu 1 dolar artti, ama sizin kiralama zamaniniza kadar ne olur bilemem.

- konfor, cok konforlu degil acikcasi, ama cok yasli ya da cok kucuk cocuk yoksa dayanilmayacak kadar da kotu degil. dediginiz gibi 9-10 saatlik yolda ne olur bisey diyemem cunku ben tek seferde max 3 saat kullandim, ve beni cok uzmedi ama bir gunde 12 saat kullansa idim cevabim baska olabilirdi.

- "bak bunu da dusunun" diyecegim kisim bagaj hacmi :( deniz asiri yerden bagajli gelen insana kucuk gelebilir.

-sigorta seysine iyice bakin derim, normalde kendi arac sigorta policenizi kiralik aracta da kullanabiliyorsunuz, ama kimi sirketler mustang (ya da spor araclar icin) ekstra sigorta isteyebiliyor, ya da sizin kendi sigortanizin transferrable olmasi gerekiyor ki kaza vb oldugunda onlara yetki verebilesiniz diye.

karman corman yazdigim icin pardon, ama ozetle ben sizin yerinizde olsam kesin denerdim hazir firsat karsiniza cikmis :) guzel ani olur kaliforniya'da mustang ile turladim dersiniz kendi kendinize.
+1
adrianapole
(25.03.26)
ecoboost modelleri normal premium arac kadar yakar, daha fazla degil. abd'de benzin ucuz. asil sorun konfor olabilir. cok uzun yol yapilacaksa, ki amerika'da yapilir, sedan almanizi tavsiye ederim. mercedes e,s veya bmw 5,7 sinifi.

turo diye bir uygulama var araba airbnb'si. ben genelde oradan seciyorum cunku arac kiralama sirketlerinde filo araclari oluyor. mustang secmenize ragmen gittiginizde olmayabilir buyuk bir sube degilse. cunku rezerve yapmiyorlar, stok planlari cok esnek oluyor. ben sectigim arabayi alamadigimi cok biliyorum.

turo'da istedigimi aliyorum. tabi turist olarak turo nasildir bilemeyecegim. benim kendi sigortam var ama turistler icin kurumsal arac kiralama sirketleri daha mantikli olabilir. arastirin.

genel olarak corolla kiralamaktan mantikli bence. mustang kullanmis olursunuz bahsi gectiginde ben abd'de kiralamasi kullanmistim dersiniz icinizde kalmaz.
0
antikadimag
(26.03.26)
sf > la demissiniz amerika icin uzun yol bile demem ben ona. turkiye'den bakinca cok gelebiliyor ama tek mola 3+3 saat cok rahat yapilir. yasiniza, belinizin sagligina ve fitlik seviyenize bagli ama mustang'in problem yapacagini sanmiyorum. belki sonlara dogru beliniz agrir.

edit: tabi sizin turistik geldiginizi unuttum. o yolun guzel kismi highway 1'den deniz manzarali gitmektir. oradan gidince 2-3 saat daha ekleyebilir.
0
antikadimag
(26.03.26)
tam olarak yolu uzatıp highway 1den gitmek amaç zaten. 2 kişi olacağız bu arada, büyüklük sorun olmaz

bi de bu toll olayı nasıl oluyor? toll almak şart mı yoksa yol ücretlerini başka şekilde de ödeyebiliyor muyuz? toll hgs gibi bi şey heralde
0
🌸jelly bear
(26.03.26)
Gereksiz degil. Şimdi 30 yaşındaysan 30 yıl sonra çişini bile tutamayacaksın. Onun için gençken yaşa keşfet tat böyle güzel şeyleri. İçinde kalmasın
+1
limonlu eksi
(26.03.26)
asla gereksiz değil ya. ben olsam aşırı havalı fotoğraflar çekinir, torunlara bile anlatırım. o derece...
0
babilfish
(26.03.26)
hevesin varsa kirala be hocam, onu bunu düşünme
+1
sabenburak
(26.03.26)
Google haritalardan ücretli yolları kapatın, sonra devam.
Highway 1 zaten ücretsiz.
Önemli bir ayrıntı, yola girmeden benzini fulleyin. Öyle adım başı benzinlik yok. Geceye kalırsanız yol yoruyor. Tüm sahillere uğradığınızda 1 gün yetmiyor. Ortalarda konaklamalı bir yolculuk çok daha iyi olur.
Yolculuğunuzun mükemmel geçeceğine emin olabilirsiniz.
0
artci sarsinti
(26.03.26)
Benim rota Las Vegas, San Diego, LA, Hwy1 den SF, Lake Tahoe, Yosemite, Sequiyah, Vegas seklindeydi. Las Vegasta aldim challenger, LA de iade ettim. Oralarda yollarda cakir cukur da cok, insanin belini agritiyor. Sadece LA-SF icin katlanilabilir bence, heves icin neden olmasin.
0
The_Lollok
(26.03.26)
4 ve 6 silindir mustangim oldu yaklaşık 1'er sene kullandım her ikisinide (yabancı plakalı). Yakıt vs diğer konulara arkadaşlar değinmiş sadece şunu diyeceğim daha önce amerikan tarzı spor araç kullanmadıysanız söylemek isterim mustang tehlikeli bir oyuncak. Kavşaklarda, kalkışlarda ani yüklemelerde kendi kendine spin atabilen bir cihaz kesinlikle traction modu kapalı kalsın derim. Sport modda tehlikelidir, Sport'a alıp ışıklarda kalkınca zamanda yolculuk yapıyor gibi olursunuz tansiyonunuz düşebilir. Mustang'lar aynı zamanda kazalarıyla meşhurdur, amacım korkutmak değil sadece tecrübelerimi aktarmaktı.
-1
herseysoyledigimgibioldu
(26.03.26)
(13)

Matematik kesif mi icat mi?

banach
Siftahi bu klasik soruyla yapalim dedim: Matematik icat mı edildi (invented) yoksa keşfedildi mi (discovered)? Ne dusunuyorsunuz?
Siftahi bu klasik soruyla yapalim dedim: Matematik icat mı edildi (invented) yoksa keşfedildi mi (discovered)? Ne dusunuyorsunuz?
📊 Matematik kesif mi icat mi?

Bu anket sona erdi. 19 oy kullanıldı.

0
banach
(25.03.26)
Insanlar matematigin temel yapilarini icat ettiler daha karisik kompleks sistemleri kesvettiler
+1
compumaster
(25.03.26)
Soru bu haliyle anlamlı gelmiyor. pi'yi, benzerliği daha bir çok şeyi keşfettiler gibi mesela. Semboller apaçık icat. Sayı doğrusunun negatif tarafı da icat gibi duruyor. Bi öyle bi böyle gibi
+1
bumbum
(26.03.26)
matematiksel kavramlar kesif, bunlari ifade etmek icin kullandigimiz matematik dili icat. ornegin sayma kavrami gercekligin bir parcasi, bu yonuyle kesif. sadece bunu kullanmak icin olusturdugumuz formulasyonlar icat. bu sekliyle hem kesif hem icat desem de, temelde kesif tabi.

asil guzel soru matematik insan zihninin yapisindan mi kaynaklaniyor? yani insan zihni ile ilgili bir kesif mi? yoksa doganin yapisindan kaynakli ve doga ile ilgili bir kesif mi? bence her ikisi de cunku zihin temelde dogaya uygun olarak olusmus olmali, cunku doganin icinde olustu ve evrimlesti. kimi idealist dusunce okullari da temelde zihin ile doga arasinda bir fark olmadigini soyluyor. cok cok temel ve derin bir soru bu.
+1
antikadimag
(26.03.26)
Bir noktaya kadar keşifti. Sonrası icat. Evrende kompleks sayıların bir karşılığı yoktur mesela. Ya da belirsizliklerin. Paradoksların da... Öklid dışı geometriler de ona keza.

Matematiği sadece bir "dil"e indirgersek 16. yüzyılda kalırız.
+1
lancelot du lac
(30.03.26)
matematik icat.
matematik kullanilarak bulunan seyler kesif.
+1
cooperr
(30.03.26)
guzel yorumlar geldi, tesekkurler herkese. bir ekleme yapayim o zaman: matematik doga bilimi (natural science) olarak degil formal bilim (formal science) olarak siniflandiriliyor. yani soruyu su sekilde de sormak mumkun: formal bilimler kesif mi icat mi?
0
🌸banach
(31.03.26)
Sahte bir ikilem olmus.
0
osssy
(05.04.26)
@osssy; siklarda sadece kesif ve icat olsaydi sahte ikilem olabilirdi. gordugunuz uzere bu bir ikilem (dilemma, dichotomy) degil ki sahte olsun :)
0
🌸banach
(06.04.26)
Sahte ikilem yerine benim şöyle bir eleştirim olabilir. Siz matemağin bir bilim olduğu ön kabulüyle soruyu sordunuz. Ama matematik bilim mi, bu da tartışılıyor. İcat mı keşif mı; bilim mi değil mı; doğa bilimi mi formel bilim mi... İki kategoriye indirilmiş evet/hayır cevapları beni tatmin etmiyor, anlamlı da gelmiyor. Matematiğin en yakın olduğu şey saf haliyle bir dil benim için ama bu da tartışmalı tabii. Kimi zaman Yunan'ın art and sciences tasnifinde art'a çok daha yakın görüyorum. Bir teorem ve ispatı sanatsal bir eylem gibi.
0
bumbum
(06.04.26)
@bumbum; bu guzel bir elestiri mesela, eyvallah. ozellikle sanat benzetmesi bence de cok yerinde. matematiksel modeller ve ispatlardan aldigim estetik zevki hicbir sanat eserinden alamadim bu gunune kadar.
0
🌸banach
(06.04.26)
bumbum
(07.04.26)
@banach, şıkları göremiyorum, anket sona erdi diyor. Başlık ve açıklamanın ikisinde de ikilem yaratılmış.
+1
osssy
(07.04.26)
hem keşif hem de icat :)
royalinstitutephilosophy.org
+3
ermanen
(07.04.26)
(4)

Kaliteli havlu

arbre
Spor, kişisel kullanım için kaliteli havluyu nerelerden alıyorsunuz?
Spor, kişisel kullanım için kaliteli havluyu nerelerden alıyorsunuz?
-6
arbre
(23.03.26)
Madam coco’nun havluları güzel.
0
ekimoloji
(23.03.26)
hayaller haremlique hayatlar özdilek
-1
Purple life
(23.03.26)
kaliteli ürünler alıp 4-5 figürlü rakamlar ödemeye hazırım diyorsanız, öncesinde günübirlik dahi olsa bi buldan'ı ziyaret edin :)
0
birdirbir
(23.03.26)
1-2 gun once ayni duyuruyu acip hemen silmistim. buldan'da genelde pestemal oluyor. kalin havluyu nereden alalim bilmiyorum ben de ozdilek'ten alip gectim.
0
antikadimag
(24.03.26)
(3)

Büyük gelen ayakkabı

kumandanim
Normalde 43 giyiyorum ama internetten aldığım ayakkabı büyük geldi biraz.https://www.hepsiburada.com/ayakkabi-kucultme-pedi-deri-yuksek-topuklu-stiletto-ayakkabi-kaydirmaz-tabanligi-p-HBCV000079MQHW?magaza=YeferStoreŞundan aldım, ayakkabının ön tarafına koyuluyormuş, bir işe yaramadı. Kullandığınız
Normalde 43 giyiyorum ama internetten aldığım ayakkabı büyük geldi biraz.

www.hepsiburada.com

Şundan aldım, ayakkabının ön tarafına koyuluyormuş, bir işe yaramadı. Kullandığınız ve memnun kaldığınız başka bi' şey var mı acaba?
0
kumandanim
(23.03.26)
Ayakkabının türü nedir bilmiyorum o nedenle bu uyar mı emin değilim ama birkaç ayakkabımın topuk kısmına bunlardan yapıştırdım ve faydasını gördüm:

www.trendyol.com
0
peki madem
(23.03.26)
link yok ama ayakkabıcılarda olan ayakkabı içi tabanlıklar da yarım numara küçültüyor, ben öyle yapıyorum hem extra rahat oluyor.
0
awlmi
(23.03.26)
@awlmi +1

tek duzgun yontem bu. tabanlikla kucultun. digerleri yama yontemler.
0
antikadimag
(23.03.26)
(4)

Netanyahu ve trump’ın yargılanma ihtimali var mı?

messina123
Bugün değil elbette bugün güç ellerinde ancak her ikisinin de geleceği kısa olacak gibi gözüküyor. Peki bu ikisinin güç ellerinden gittikten sonra yargılanma ihtimalleri nedir? Birleşmiş milletler gibi uluslararası bir kurum tarafından.
Bugün değil elbette bugün güç ellerinde ancak her ikisinin de geleceği kısa olacak gibi gözüküyor. Peki bu ikisinin güç ellerinden gittikten sonra yargılanma ihtimalleri nedir? Birleşmiş milletler gibi uluslararası bir kurum tarafından.
0
messina123
(22.03.26)
yok gibi birşey, bush'tan yola çıkabilirsin.
+1
duyurukullanıcısı
(22.03.26)
Bir zamanlar faşizm revaçtaydı .
Almanların yahudilere zulmü Nazilere sonra Hitler'e mal edildi.
Bu şimdiki zalimlere de yaptıkları her tür zulüm katliam mal edilir mi mal edilir.
Ardından da yargılamalar gelir.
Önemli olan toplumların devamıdır.
bir zamanlar yönetimi ele almış iki zalimve çevresindeki avanaklar sebebiyle kimse kendi toplumunun zarar görmesini istemez.

Hatta bunlar ölmeden daha hayattayken ileriki zamanlarda otobiyografilerini yazdıklarında bile kendilerinin bu konularda bazı itiraflarını dahi okuma şansımız bile olabilir .

Ayrıca Afrika ülkelerinde de zamanında zulüm, katliam yapan kimi Avrupalı devletlerden tazminat isteme hususu konusunda hareketlilikler var şu son yıllarda. Kafatasları ile bir başlangıç yapıldı :
m.haber7.com

www.indyturk.com
Fransa'nın Ruanda katliamındaki ustalığı(!) hala hafızalarda.

ABD nin İran hususunda Avrupa'dan yardım isteğini boş çevirmelerinin nedenlerinden biri de bu olmalı ki zaten Ukrayna'ya yıllar süren savaş yardımları, Afrika'ya tazminat ve Fransa'nın da Afrika'daki geri çeklimeleri derken başlarına yeni bela almak istemezler.

Bu zamanda iletişimin büyük hızı ve yaygınlığı da eskisi gibi kaos katliamların üstünü kapatmaya bile vakit bırakmıyor.
0
diyecevaplandı
(22.03.26)
uluslararasi hicbir sey olmaz, ama kendi ulkeleri hakkinda yazacagim.

netenyahu'ya yine bir sey olmaz israil denen asagilik, teokratik ulke zaten bu tarz insanlari doguruyor ve besliyor. ama trump'u otturebilirler baskanligi bitince, gorecegiz. abd hukuk sistemi sinavini o zaman verecek.

hatta bu kasimda midterm'lerde trump ciddi oy kaybedecek. kimse beklemiyordu bu kadar kontrolsuz hareket etmesini. meclisi net kaybedecek, senato bile sallantida. meclis'te %50 ile impeachment oluyor ama senato'nun onaylamasi icin %66 lazim. bu olmaz yani baskanligi bitene kadar gorevde ve guvende. ama bittigi an pesinden gelecekler.
+1
antikadimag
(22.03.26)
kim yargılandı ki? kenan evreni öldükten sonra yargıladılar. hadi kenan evreni geç hangi gaddar yargılanıp ceza aldı ki?
0
mikahakkinen
(23.03.26)
(11)

Kalori açığı yaratmak için

huladancer
Sabah: iki yumurta + yarım avokado + 6 adet cherry domates + 2 adet sivri biber + bir küçük havuç + 8 adet siyah zeytin + kibrit kutusu kadar beyaz peynir + 1 dilim yulaf ekmeği + bir bardak süt (230ml)Öğlen: kepekli pirinç pilavı + 100 gram haşlanmış tavuk göğsü Öğle ve akşam arası: 1 elma ya da 1
Sabah: iki yumurta + yarım avokado + 6 adet cherry domates + 2 adet sivri biber + bir küçük havuç + 8 adet siyah zeytin + kibrit kutusu kadar beyaz peynir + 1 dilim yulaf ekmeği + bir bardak süt (230ml)

Öğlen: kepekli pirinç pilavı + 100 gram haşlanmış tavuk göğsü

Öğle ve akşam arası: 1 elma ya da 1 kivi ve 1 bardak süt (230ml)

Akşam(en geç 5'te): yeşil salata + 1 dilim yulaf ekmeği + yoğurt(200gr)

Her gün bu menü değil ama buna benzer şekilde 4 ayda 3 kilo verebildim.Günde x30 dk tempolu yürüyüş var, bir defa sabah bir defa akşam.
Bana az geldi bu. Daha hızlı vermeyi bekliyordum.Hedefim 6 kg vermek.
Ne değiştirmem gerekiyor sizce? Eksiklerim neler?
0
huladancer
(22.03.26)
ben sabah yemiyorum. kilo verdigim donemlerde oglen sadece 3 yumurta ve aksam yemegine kadar acikirsam meyve, kuruyemis falan atistiriyordum.

insanlar cok yiyor, kilo vermek istiyorsaniz yemeyin. sabah yemek zorunda hissediyor musunuz? ben hic yemiyorum oglene kadar ki erken kalkarim 6-7 gibi. bir yastan sonra 3 ogun yemek cok gereksiz metabolizma hizi dusuyor.

oglen protein agirlikli yerseniz acikmazsiniz. pilav her ne kadar kepekli olsa da sonucta karbonhidrat. ne kadar yediginizi de bilmiyoruz. ben sizin yerinizde olsam sabah yazdiginiz ogunu oglene alir, sabah yemez, ogle yemegindeki tavugu aksama alir pilavi keserdim.

spor bence kalori acigi yaratmak icin kullanilacak bir yontem degil, onu vucut sagligi icin yapin. kilo vermenin en basit ve etkili yolu yemeyi azaltmak. yarim saat hizli tempoyu gectim normal kossaniz 300 kalori falan ancak yaniyor. bir gofreti yakmak icin yarim saat haldir huldur kosmak gerekiyor. insan vucudu vahsi doga kosullarinda mukemmel verimli bir makine haline evrilmis. hoplayarak ziplayarak kilo verme isi yas. yememek lazim.
0
antikadimag
(22.03.26)
yetersiz beslenme bu. vücudun kendini korumaya almış. bu diyet listesiyle yağ yakarsın ama uzun zaman alır. proteini, sağlıklı yağları arttır. kuruyemiş ekle öğününe.

cinsiyet, boy, kilo da bilmiyoruz.
+1
yurtsuz john
(22.03.26)
Cinsiyetinizi, yaşınızı, ne kadar hareketli bir yaşantınız olduğunu, vücut yağ oranınızı, bu listenizin kaç kalori olduğunu, ne kadar, protein, karbonhidrat ve yağ ihtiva ettiğini yazarsanız sağlıklı bir cevap alabilirsiniz.
Çok kabaca bakınca gereğinden fazla yağ, yetersiz ptotein alıyor gibi görünüyorsunuz.
+1
Mirket
(22.03.26)
Benim kalori açığıyla öğrendiğim ilk şey (Kaleci, R.I.P.) kalori açığının ölüm orucu olmadığıydı, bir dönem bulk yaptıktan sonra diyete geçtiğim sürece 2200 kaloriyle başlayıp (bu miktar cinsiyete yaşa kiloya göre değişebilir) dönem dönem revize ederek istediğim yağ oranına düşmüştüm, seninki de bu anlamda kalori açığı değil ölüm orucunun bir tık üstü bence o nedenle kilo veremiyor olabilirsin, verdiklerin de büyük oranda ortaklaşa yağ-kas kaybıdır.
0
kizil karga
(22.03.26)
Protein çok az ve ağırlık antrenmanı yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Boy: 166
Başlangıç kilosu: 62
Hedef kilo: 56
Cinsiyet: Gadın.
Yaş: 29
Arkadaşlar ben body yapmak istemiyorum. Ağırlık egzersizini ne yapayım?

Salatada zeytinyagi ve avokado sağlıklı yağ? Kuruyemiş asla eklemem bu diyete. Bir avuç yiyorsun, karnın bile doymuyor cips gibi sırf enerji alıyorsun.

Mirket: 70 gramdan fazla protein var? Daha ne kadar almam gerek? Şu an bana önerilen günlük 50-60 gram.

Normalde de bundan daha çok yemiyordum bu arada. Değiştirdiğim şey şu oldu, akşam yemeklerinde çorba + sebze yemeği yiyordum ve daha geç saatte yiyordum, onu burada dediğimle değiştirdim. Akşamları televizyon karşısında ya çubuk kraker ya cips ya kuruyemiş yerdim, ek olarak da onu kestim tamamen. Bu öğünlerle gayet doyuyorum. Bir de yürüyüş temposunu arttırdım tabii.

Vücut kitle endeksim diyet öncesi de normaldi, gene normal kalacak. Ben kış kilosundan kurtulmak istiyorum.
0
🌸huladancer
(22.03.26)
Kahvaltıyı direkt sil.
Öğleden önce bir zeytin bile yeme.
Akşam da geç saatte yemezsen başka bir şey yapmana gerek kalmaz
0
nop
(22.03.26)
Chat gpt'ye sordum, bu mönüde ~76gram hayvansal protein ve toplamda ~95 gram bitkisel + hayvansal protein var.


Bence gelen cevaplarin tamami erkek oldugunuz varsayilarak gelmis cünkü ben de yakin boy ve kiloda günde bu kadar yiyorum ve kilomu koruyorum. Bir kadin daha ne kadar yiyebilir? Yukaridaki cevaplari dinleyip daha cok yemek yeseniz 75 kilo olursunuz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
ben bu kadarcık şey yesem saatte 4 kilo veririm bu ne ya sende bir sıkıntı var insülin direnci vb baktır
0
neira
(22.03.26)
Arkadaşlar ben body yapmak istemiyorum. Ağırlık egzersizini ne yapayım?

Demişsiniz: kemiklerinizi sağlam tutmak, yaşla gelen kas ve güç kaybının hızını azaltmak. Yaşınız ilerledikçe gelecek eklem ağrılarını ötelemek, bir yerde dengenizi kaybedip düşünce kendinizi toplayabilmeniz ve bir yerinizi kırmamanız. Çocuk istiyorsanız onu kaldırmak, taşımak ve onunla oynama için güçlü olmak, istemiyorsanız da yine de market alışverişini taşımak mesela. Daha uzun süre bağımsızlığınızı korumak.

Bunların kilo vermek ile alakası yok biliyorum ama daha çok sağlığınız için aklınızda olsun diye yazdım.
0
peki madem
(22.03.26)
(Sonradan gelen bilgiyle) proteinde sıkıntı yok.
Yine hesaplamadım ama alınan yağda fazlalık olduğunu düşünüyorum. Konuya hakimsiniz. Yağı ve karbonhidratı da hesaplayın.
İyi yağları fazla almak iyidir diye birşey yok. Onların miktarı da yağ kontenjanına dahil.
Yürüyüşünüzün içine iki tane, nabzı (şimdilik) 120 ye çıkaracak yokuş koyarsanız ve bünye alıştıkça o yokuşlarda hızı ve nabzı arttırırsanız harika olur.
0
Mirket
(22.03.26)
(8)

otel tatili için nereyi seçersiniz

benibulmanlazim
kemer önerir misiniz mesela. ya da siz nereyi seçersiniz.herşey dahil otel amaçlı, istanbul çıkışlı. uçak uçuşlu.
kemer önerir misiniz mesela. ya da siz nereyi seçersiniz.

herşey dahil otel amaçlı, istanbul çıkışlı. uçak uçuşlu.
0
benibulmanlazim
(21.03.26)
Haziran ayı ve ya en fazla 10 temmuz a kadar. Eylül olabilir. Bu tarihler dışında hamam turizmi için uygun kemer.
Armas kapkan paradise ta kaldım. Hesaplı temiz kaliteli bi yerdi. 3 kez gittim. 3 te 3.
Bundan sonra gider miyim? Hayır. 5 lira fazla olsun avrupa tatili olsun.
Her şeye rağmen avrupa.
0
halk
(21.03.26)
Bütçe bilmiyoruz, çocuklu çocuksuz bilmiyoruz, deniz mi havuz mu seversiniz bilmiyoruz

Deniz seven biri olarak Antalya denizleri bana çok kötü geliyor. Fethiye ile İzmir arasındaki denizler güzel.

Bodrum Park Resort mesela çok güzel bir denize sahip. Ama tesis büyük olduğu için içinde biraz yürümek gerekiyor.
-1
michael_knight
(21.03.26)
her şey dahil otel tatili alanyada yapılır.

kemer, belek elbette güzel ama ruhu yok onun için hiç mi hiç şansı yok :)

alanya her şeyiyle güzel. otelden sıkıldın mı çıkarsın gidecek elli tane yeri var. kemerde otelden çıkarsan hiç bir şey bulamazsın. hepsini geçtim kemerde yumuşak kumlu plaj yok.
0
yurtsuz john
(21.03.26)
Geçen yaz gittim Kemer'e. Çok beğendim. Atatürk Bulvarı'nda güzel oteller var. Terminalden ulaşımı kolay.
-5
arbre
(21.03.26)
biz senelerce side'ye gittik. kumu müthişti. otelimiz çok büyük olmayan 5 yıldızlı her şey dahil bir oteldi. aynı sene ikinci durak olarak lara'da kocaman su kaydıraklı falan acayip popüler bir yere gittik. ne otel ne deniz hiçbir şeyden memnun kalmadık.
0
birdirbir
(21.03.26)
eger otelden cikmayacagim 5 yildizli otel olsun her seyimi karsilasinlar diyorsan belek. dunya capindadir.
-1
antikadimag
(21.03.26)
Bizim ilkokul çağında bir çocuğumuz var, kemere gidiyoruz. Hem kafa dinliyoruz hem o eğleniyor.
0
rodeocu
(21.03.26)
Belek denizi kötü, bodrum park resort corona zamanı gayet uygundu. Fiyatı normal geliyorsa denizi çok güzel.
+1
liberal
(23.03.26)
(24)

1 Günde kahve içme sıklığınız ne?

tuborg yesili
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var. Yalnız mıyım?
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var.

Yalnız mıyım?
0
tuborg yesili
(19.03.26)
Günde 2
+1
basond
(19.03.26)
Günde 2.
Birincisi antrenman öncesi ikincisi mutlaka saat 16.00 dan önce, şeklinde planlıyorum.
+1
Mirket
(19.03.26)
Günde 2-3, 14.00 öncesi. Sonrasında içersem uykumu olumsuz etkiler.
+1
auroraaurora
(19.03.26)
1 sabah, 1 öğle yemeği sonrası americano.
+1
awlmi
(19.03.26)
En az 2 ya da 3 Türk kahvesi

1 adet filtre kahve ya da americano
+1
kullanicadi
(19.03.26)
1, nadiren 2 double espresso. en geç saat 3-4'e kadar içmiş olurum aksi halde gece uyku kalitemi düşürüyor.
+1
orpheus
(19.03.26)
hemen her sabah bir latte.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Evdeysem günde 3-4 türk kahvesi. 4. yü iciyorsam kafeinsiz.

Ofisteysem sabah yolda giderlen bir cappucino, öglen de 1 americano
0
Purple life
(19.03.26)
Sabah iki Amerikano yapıyorum termosa koyuyorum. Öğlene kadar içiyorum.
+2
gabe h coud
(19.03.26)
Son 3 yıldır hafta içi günde 3 espresso, hafta sonu ise 2 espresso artı 1 v60 kahvesi, evet tek bağımlılığım.
+1
blue rebel motorcycle club
(19.03.26)
Her sabah kupada bir filtre kahve. O da kahvalti bogazdan gecsin diye. Gun icinde cay, kahve aramam, aklima bile gelmez.
+1
tantamount_to_equivalent
(19.03.26)
Sabah Türk kahvesi öğleden sonra filtre kahve. Günde 2
+1
ekimoloji
(19.03.26)
Evde genelde 0 nadiren 1 ofise gidiyorsam genelde 3 ama o da cappucino, ya da kendim sut goturup espressoyla karistiriyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
1 cortado ya da latte. günün devamında 2-3 kupa filtre kahve. bu arada lattede bitkisel süt (badem, soya, yulaf vb) sevmiyorum.
+1
eileengray
(19.03.26)
sıfır.
kahve içmem.

ne diyor sting abimiz şarkısında ''I don't drink coffee, I take tea, my dear.''
+3
yurtsuz john
(19.03.26)
Aç karınla 2 (4 saatlik falan uykuyla iş yapmak zorunda kalıyorsam 3) filtre kahve içiyorum ama öğlene kadar. Çok az uyuyabilen bir insan olduğum için sonrası uykumu etkiliyor benim de.
+1
truf
(19.03.26)
2 tane latte, 300ml civari her biri.
ucuncuyu icersem titrek oluyorum.
+1
cooperr
(19.03.26)
Gün içinde toplam 2 litre oluyordur.
+1
kizil karga
(19.03.26)
Günde bir, sabah saatlerinde.
+1
rakicandir
(19.03.26)
Normal günlerde 2 americano bi Türk kahvesi. Yoğun ve stresliysem daha fazla kahve
+1
euteamo
(19.03.26)
Günde 5-6 bardak.
+1
peki madem
(19.03.26)
bazen 1 bazen 5 ama kafeinsiz içtiğim için içim rahat ediyor
+1
mezzosprite
(20.03.26)
Bu soruyu gördüğüme çok sevindim, kendim sormayı düşünüyodum, ben sabah kahvaltı sonrası ve öğlen yemek sonrası birer kahve içiyorum, kendim yapıyorsam genelde sade bazen sütlü, dışardaysam bilmediğim bir kahvecideysem latte, çay bahçesi tarzı bir yerdeysem türk kahvesi içiyorum.
+1
(20.03.26)
Günde dört fincanı geçmemeye çalışıyorum, son zamanlarda bu konuda daha başarılıyım.
Genellikle americano içerim, nadiren filtre.
0
mutekebbir
(20.03.26)
(16)

yurdisinda yediginiz tr'de olmayan seyler ve tatlari

cooperr
neler var? tatlari nasil, onerdiginiz seyler var mi? bulursak deneyelimroot beer - berbat bence, sulandirilmis dis macunu tadi, sacma sapan birsey. jackfruit - devasa bir meyva, ayiklamasi zahmetli, tadi fena degil, meyva kokteyli gibi bir tat. ejderha meyvesi - fantastik dis gorunus, ici ile disini
neler var? tatlari nasil, onerdiginiz seyler var mi? bulursak deneyelim

root beer - berbat bence, sulandirilmis dis macunu tadi, sacma sapan birsey.
jackfruit - devasa bir meyva, ayiklamasi zahmetli, tadi fena degil, meyva kokteyli gibi bir tat.
ejderha meyvesi - fantastik dis gorunus, ici ile disinin alakasi yok renk olarak, tat notr, ben begenmedim.
0
cooperr
(19.03.26)
merguze sosis iyiydi sevdim. almanyada frankfurter ve bratwurst da bence iyiydi.
0
mikahakkinen
(19.03.26)
hindistan'da meetha paan denilen ve ucgen seklinde yaprak sarma gibi ama icine envai cesit cesni doldurularak servis edilen sey.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Aklıma ilk gelen flammlachs oldu. Avrupa noel pazarlarında görüp yediğim odun ateşinde pişen isli somon. Hatta birkaç ay önce resmen aşerdim. Tr de yok maalesef

Sonra mangosten ve rambutan aklıma geldi. Bali'de yemiştim bunları ama mangosten'i burda bir kez gördüm makroda. Hep oluyor mu emin değilim bence artık tropik meyveler bulunabiliyor. Senin ejder meyvesi bim e gelmişti mesela:d file'de de hep görüyorum ejder meyvesi
0
kullanicadi
(19.03.26)
kanada'da: wapiti/elk eti. biftek gibi ama biraz daha sert ve tatlımsıydı
yıllar önce bir duyuru'da cevaplamıştım: www.eksiduyuru.com

tatlı olarak "nanaimo bar": en.wikipedia.org
portekizlilerin pastaneleri de çok oluyor. ilk defa "pastel de nata" orda yemistim: en.wikipedia.org

hawaii'de poke bowl. en.wikipedia.org
ama franchise restoranları açıldı sonradan her yerde

amsterdam'da otlu kek bilen bilir :) bir de sadece hollanda'da yapılan peynirler ve çikolatalar

almanya'da currywurst ve pretzel. bunlar fast food gibi. cok begenmedim

kuba'da "moros y cristianos". fasulyeli pilav gibi bisey. yanında etle oluyor genelde tabii. miami'de küba restoranın'da da yedim.
en.wikipedia.org

fransa'daki her pastry çeşidi türkiye'de bulunmuyor heralde. orda da değişik bişeyler yemiştim

aklıma gelen bunlar şimdilik
+1
ermanen
(19.03.26)
chorizo- sucuk gibi baharatlı ama daha hafifi. sandviç içinde varsa hep onu sipariş veririm, pepperoniden daha çok seviyorum.

manchego peyniri- türkiye’de satılıyor mu bilmiyorum, çok severim.

marron glace- bizim kestane şekeri gibi ama glazed olanı. glaze o mushy dokunun dışını kıyır kıyır yapıyor, dokusu çok fark ediyor.

ramen- domuz brothuyla ve chashu ile yapılan ramen mükemmel bir şey. domuzdan ötürü istanbul’dakiler tırt doğal olarak. miso, mirin, ponzu sosları da seviyorum ama türkiye’de satılıyor diye yazmıyorum.

badem ekstratı- burada bazı keklere konuyor ve tadı başka bir seviyeye taşıyor. tada etkisi çok yüksek olsa da badem tadı seçilmiyor o yüzden çok underrated bir ürün.

ginger ale- çok seviyorum ama şekerli diye tüketmemeye çalışıyorum. türkiye’de de üretiliyor galiba artık.

peanut butter dolgulu pretzel nuggets- tr’ye gelmeli. damak tadımıza uygun bir atıştırmalık.

çiğ istiridye ve yanında mignonette- türkiye’de yemeye çekiniyorum ama keşke yaygınlaşsa. çok severim.

deniz kestanesi- kremamsı doku, çok severim.

riesling şarabı- satılıyorsa yeşillendirin. çok severim. tadı için “yeni açılmış tenis topu” gibi yazıyordu eskiden bir yerde, aklıma geldikçe gülüyorum :)

cilantro severim ama dünya genetik açıdan bu konuda ikiye ayrılıyor. o yüzden bilemiyorum.

edit: ramen dışında hep ürün/malzeme yazmaya çalıştım, soruyu doğru anlamamış olabilirim.
edit2: pandan çok güzel, evet! ube'nin rengini seviyorum ama çok bir aroması yok.
0
eileengray
(19.03.26)
Ube ve pandan, ikisi de Filipin mutfağından. Ube mor bir çeşit tatlı patates, tatlılarda kullanılıyor, bir de ube halaya diye püre/reçel karışımı bir şeyi var. Normal tatlı patatesten daha tatlı ve aromatik, vanilya yerine ube aroması kullanılıyor bazen. bitesbybianca.com
Pandan da yine aromatik ve Filipinlilerin vanilya yerine kullandığı bir bitki, kendine özgü çok güzel bir tadı var. Tatlılarda genellikle hindistancevizi sütüyle beraber kullanılıyor. www.cookist.com

Yine Filipinlerden polvoron, un kurabiyesine benziyor ama hafif kavrulmuş süt tozuyla yapıldığı için daha karamelize, hoş bir tadı var. www.aboutfilipinofood.com

Nepal'den momo, buharda pişen (genellikle sebzeli ya da tavuklu, bazen keçi/yak/domuz etli) mantı. Hem iç harcı çok baharatlı hem de yanında aşırı baharatlı bir chutney ile geliyor. Baharatla aranız çok iyi değilse sevmezsiniz, bence mükemmel bir yemek. en.wikipedia.org(food)
www.rakshaskitchen.com
(Filipinler ve Nepal yemekleriyle ilgili daha detaylı uzun yazılarım vardı benim, merak eden olursa ilgili Facebook grubuna yönlendirebilirim.) :)

Az yukarıdaki domuz eti sorusunda da bahsettim, İtalya'dan guanciale, füme domuz yanağı. Orijinal carbonara'da bacon ya da pancetta değil, guanciale kullanılıyormuş. Yağda kıtır kıtır pişince çok güzel oluyor. en.wikipedia.org

Bir de burada Gouda diye satılan peynirlerle hiç alakası olmayan eskitilmiş Hollanda peynirleri, tercihen 12-18 ay dinlendirilmiş, içinde kristaller oluşmaya başlayanlarından. Linkteki Old Amsterdam gibi. adamandevetours.com
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
sokak lezzetlerinden ya da bir restoranda cok karsiniza cikmayacak seylerden,

italya'dan:
puglia'da: taze panzerotti. ama klasik. mozzarella + domates.
roma'da: suppli. (arancino'ya cok düskün degilim)
bergamo'da: polenta e osei.

avusturya'dan: punschkrapferl (ama cok sekerli seyler sevmeyene uygun degil)
jerome peyniri (özellikle üzümle harika oluyor)
berner würstel.
käsespätzle. üc cesit peynirle yapiliyor, tam bir kalori bombasi. galiba en sevdigim yemek.

isvicre'den ve en bati avusturya'dan: käsrösti. muazzam bir dag yemegi. kizarmis patates ve peynir.

japonya'dan: onigiri (klasik ton balikli)
taiyaki. balik seklinde kraker gibi bir sey, ici tatli fasulye ezmesi dolu.
jiggly cake. (böyle kek seklinde crème brûlée gibi, asiri yumurtali bir sey ama yumurta tadi hic yok. en ünlüsü osaka'dä yapiliyo)

meksika'dan:
horchata. pirinc icecegi. tadi biraz sütlac gibi. bayiliyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
milka nin nutellasi tr'de yoktu en son. ya da macro centerda fahis fiyata satiliyordur.
-1
Purple life
(19.03.26)
Avrupada burda herkesin yazdığı şeylerin haricinde Singapurda pandan keki denemiştim. Tadı çok hafifti, bayağı güzeldi. Bi de yine orda red bean pasteli mochi (Singapura has olmasa da) denemiştim, onun tadı da çok hafiti.
0
truf
(19.03.26)
ukrayna ve rusyada yaygın olan borş çorbası.

türkiyede denk gelmedim. etli, sebzeli bir çorba. besleyici bir şey. tadı nasıl dersen bilmiyorum bir dene.
0
yurtsuz john
(19.03.26)
ben jerry, her çeşit dondurması genel olarak güzel.

lidl'da satılan şu meyve suyu: world.openfoodfacts.org

hayatımda içtiğim en iyi meyve suyudur. Türkiye'ye geldim de benzeri dört döndüm bulamadım.

yeşil tuborg

lindt'ın küre şeklinde çikolatası. dehşet bir şey.
0
substituent
(19.03.26)
Tayland'ın durian cipsi var. Meyvesi çok kötü koksa da cipsi çok iyiydi. Tadını tam tarif edemiyorum. Çekya'da bramborák bayağı güzel bir şeydi. Çok basitçe sarımsaklı patates mücveri. Yine Çekya'nın sarımsak çorbasına burada denk gelmedim, adı česnečka. Antep mutfağında yoğurtlu terbiyeli versiyonu var sanırım ama bu o değil. Taze sarımsakla yapınca harika bir şey oluyor.
0
evrim halkasi
(19.03.26)
herkes lezzetli seyleri yazmis, peki ya lezzetsizler?
mesela durian meyvesini ben aldim, kokudan tatma firsatim olmadi, cope gitti.
Kokusu berbat otesi malesef.
Agiz tadimiza uymayan neler var?

Bir tane daha ekleyeyim, plantain. Muza benzer ama cig yenmez.
Cipsleri inanilmaz lezzetlidir.
0
🌸cooperr
(20.03.26)
Lezzetsiz olduğunu düşündüğüm ama fikrinden ötürü denemeye bile cesaret edemediğim domuz kanı sosisi var benim. Black puding diyorlar galiba. Ama ben lezzetsizler konusunda referans olamam, aklıma yatmayan şeyi denemiyorum zaten. Fikren çok garip olmayan balkabaklı tortellini denemiştim. İtalya-Ferrara'da çok mehur diye övdüler. Hatta baktım şimdi pumpkin cappellacci diyorlarmış. Onu hiç beğenmedim.
Yiyecek değil de içeceklerin arasında Slivovitz türevlerini denedim. Etanolü sek içsem daha iyiydi.
Çok öyle tropik bölgelerde bulunmadım, o yüzden bizde bilinmeyen meyve-sebze hakkında bir şey diyemiyorum.
0
evrim halkasi
(21.03.26)
yurt dışında en sevmediğim ürün black licorice. öğk.
0
eileengray
(21.03.26)
asla yemeyecegim iki sey: balut ve casu marzu.
yedigim ve bana göre olmayan seyler:

-hakarl. kurutulmus köpekbaligi eti. yemesi gercekten ama gercekten cok zor. irice küp seker boyutunda kesiliyor ve genelde atistirmalik olarak yeniyor.

- surströmming. fermente edilmis balik. youtube'da da tadim videolarinda asiri meshur. evde yememek gerek cünkü kokusu 3 km öteden duyuluyor. konserve olarak satiliyor, kanada'da da avrupa ürünleri satan yerlerde bulunabilir belki.

- escamol. karinca larvasi. bakinca anlasilmiyor larva oldugu. bazen üstüne kurtcuk koyuyorlar. ben kurtcuksuz halini yedim. larva oldugunu bilmiyordum. bilseydim yiyemezdim.

- natto. bildigin fasulye ama türü sebebiyle böyle sümüksü bir yapisi oluyor. bir defa merak ettigim icin siparis edip yedim. baska yemem.

- yüzyil yumurtasi. sanirim her cin lokantasinda bulunabilir. fermente edilmis yumurta. bir defa meraktan yedim. baska yemem.

- kanguru eti. normal et aslinda ama kangurulari cok sevdigim icin artik yemem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.03.26)
(14)

Kosmak cok populer oldu ama?

tuborg yesili
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?

Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki gibi eksileri varken bir anda populer olup ilk siraya yerlesti, neyi kaciriyorum?
+1
tuborg yesili
(16.03.26)
Eskiden genel popülasyon açısından düşünürsek daha popülerdi. Sizin çevrenizde yeni bir gelişme olabilir.

Dizler için riskli değil. Fazla kilolu insanlar için bir anda yüksek hızla koşmak, alışkın olmadığı için koşarken dengesizce bağları zorlamak (yan basmak) riskli.

Eğimli parkurda koşarsan kas kaybı olmaz.

Neyi kaçırıyorsun. Dopamin ve serotonin high şansını kaçırıyorsun. Sosyalleşme imkanını kaçırıyorsun. Kardiyovasküler sistemini, staminanı iyileştirmeyi kaçıyorsun.
-3
gabe h coud
(16.03.26)
1) Neye kiyasla eksik? Ornegin sadece agirlik kaldiranlara “kardiyavaskuler antrenmanlar icermiyor, eksik” diyor musunuz?
2) Kosuyu ilerleten istisnasiz herkes istese de istemese de agirlik antrenmanlariyla desteklemek zorunda.
3) Ust vucudu calistirmak neden bir gereklilik? Tabii ki ucgen vucut yapmak icin oyle ama herkesin amaci o degil.
4) Dize olan etkileri abartiliyor/onlenebilir riskler.
5) Ilk siraya yerlesmedi(?)
6) Turkiye gibi cok az spor yapilan bi ulkede herhangi bir sporun bu sekilde elestirilmesi anlamsiz geliyor. Ortalamada millet haftalik 100 km kosmuyor mesela. Bu volumeleri abartip riskleri abartmaya gerek yok.

Kosunun en guzel yaniysa mental etkileri, runner’s high vs.
+5
ghilleinthemist
(16.03.26)
15-35 arasi baya kostum, bir ara ortalamam senede 500km'ye yakindi. populerlesmesine hic sasirmiyorum. sehirlerin duzenledigi 5k/10k/yarim maraton kosulari olayin tabana yayilmasina cok yardimci oluyor.

kosunun en buyuk avantaji tshirt/shirt/ayakkabi uclusu yetiyor ve aninda evden cikip baslayabiliyorsun. spor salonu ihtiyaci yok, ozel takim taklavat kiyafet yok. ucuz.
bir de ders kurs ihtiyaci yok, kosabilmek herkesin dogustan becerebildigi birsey.

cok cok guzel kilo verdirir, cunku uzun mesafede hucrelerdeki depolari sifirlatir, ciddi yag yaktirir. guzel ciger acar, hafifletir kendini kus gibi hissedersin.

en buyuk dez avantaji, ne yaparsan yap dizleri ve kalcalari hirpaliyor.
yurtdisinda kosmak cok yaygin o yuzden de 50 yasini goremeden herkesin dizler kalcalar bitik zaten, cevremde bol miktarda 50 yasini gecmemis kalca protezli adam var, cogu 50sine daha yeni girmis tipler ve oldukca fit adamlar, ciddi spor gecmisleri var.
+3
cooperr
(16.03.26)
bu soruyu elestirmek icin acmadim, 3 yildir duzenli spor yapiyorum ve sagligim geregi amacim kas kutlemi arttirmak herhangi bir kilo problemim yok ancak dizimdeki dogustan gelen bir yapisal durumdab dolayi - doktorun aciklamasi bu- kosmak bana onerilmiyor ve doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle- yorumlayinca ve cevremde bu kadar populer oldugunu gorunce neyi kacirdigimi sormak istedim.

Ust vucut antremani sadece ucgen vucuda sahip olmak isteyenler icin gerekmiyor bu arada, spor sonucta bir butun.
+1
🌸tuborg yesili
(16.03.26)
cardio yapmak lazim ve en basiti kosmak. ama diz ve kalcalara hasar veriyor mu evet veriyor. her gun kosanlar veya gun asiri kosanlar var ve bence bu pek saglikli degil.

hatta cok kosarak kalbi yormak da iyi degil bence. atim sayisi butun memelilerde uc asagi bes yukari benzer sonucta. cardio ile resting bpm'i dusurmek uzun vadede atim sayisini dusurdugu icin avantajli.

haftada 1 veya 2 yeter diye dusunuyorum. kendi adima oyle yapiyorum.
+1
antikadimag
(16.03.26)
son zamanlarda ortaya çıkan koşu kulüplerinin amacı koşmak değil. ortam yapma, manita düşürme amacıyla bu kadar popüler oldular.
birde koşmadan koşamazsın gibi koşu eğitimi veren oluşumlar var. onların hedef kitle çok daha farklı.
şahsen bende koşarken çok zorlanıyorum. özellikle dizlerime çok yük bindiğini hissediyorum. o yüzden yürümek daha güzel bence. tabi avmde gezer gibi değil yüksek tempoda.
+7
my fault
(16.03.26)
Tamamen ortam. Koşu bahane. Atlet mantığıyla çalışırsan faydası zararından çok. Ben 85 kiloyum. Benim kaldırdığım 16 kiloyu belki bir atlet kaldıramaz kol olarak ama o barfikste kendini kaldırabilirken ben barfikste kendimi kaldıramam ağırlıktan. Atlet vücudu farklı bir olay. Bilmem anlatabildim mi.
-4
arbre
(16.03.26)
Çok ilginç bir başlık olmuş. Sizleri okuyan da tüm maratoncuların hayvan gibi bacakları olan sıska tipler olduğunu ve daha kırkına gelince tekerlekli sandalyeye mahkum olduklarını sanacak.

Günümüz spor ayakkabıları her tür olumsuzluğu ortadan kaldırmaktadır.

Eğer bir yerlerinizi ağrıtıyor, yük bindiriyorsa ya tedavi gerektirir bir rahatsızlığınız vardır ya da bir şeyleri yanlış yapıyorsunuzdur.

Kardiyovasküler sistem için en faydalı, hiç tesis gerektirmeyen, şort, tişört, ayakkabı dışında malzeme de istemeyen en ideal spordur.
0
Mirket
(16.03.26)
acikcasi, doktorlar da bu konulara ilgi duyup arastirmiyorlarsa oldukca cahiller.

bazi kisiler icin kosunun uygun olmamasi normal/mantikli bir sey. ama su sacmalik mesela:
> doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle-

zone 2 antrenmani denen sey kalbin en buyuk destekcisi. kosu antrenmanlarinin da %70-80'inin zone 2'de olmasi hedeflenir. mesela ben 11-12 km/h hizda kosarken zone 2'de kalabiliyorum. simdi benim kalbim duz yolda yururken 110-120 nabza cikan birinden sagliksiz olabilir mi? ve hayir agirlik calismak bu konuda bir ise yaramiyor dogal olarak.

tabii ki darbeli bir spor oldugu icin fazla kilolarla, gucsuz baglarla kosmak zararli, ama bunun kaldiramayacagin agirligin altina girip tendonlarina zarar vermekten farki yok.

neyi kacirma konusu dedigim gibi daha cok mental tarafta, kosmadan anlasilacak bir sey degil. thc benzeri maddeler salgilaniyor kosu sirasinda. diger sporlara karsi farki yaratan bu. uzun mesafe kosucularinin genellikle bagimliliga yatkin kisiler olmasi tesaduf degil.
-1
ghilleinthemist
(17.03.26)
koştuğun zemin çok önemli diz için. betonda koşarsan dizleri tabii ki mahvedersin. bisiklete binmek de dizleri mahvediyor bu arada.

ama kalp sağlığı açısından tempolu yürüyüş her zaman daha iyidir. özellikle belli bir yaştan sonra vücudu çok fazla yormamak lazım.
+1
elektr10
(17.03.26)
küçük şehirlerde böyle bir popülerlik yok büyük ihtimal 3 büyük şehirde sosyalleşme etkinliği olabilir.
zararlı olmaması için düzgün zemin ve düzgün ayakkabı lazım. ayrıca vücudu tanıyarak spor yapmakta lazım. vücudun farklı yerlerine ekstra bir yük biniyorsa zararlı olabilir ancak tamamen zararlı demek mantıksız. eklemlere ekstra yük bindirmeden dengeli koşulduğunda zararlı değil. eklemleri yormamak içinde kasların kuvvetli olması lazım.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
- Dizler açısında risk mevcut, iyi bir koşu ayakkabısı ile bunun üstesinden gelinebiliyor.
- Üst vücut çalıştırmadığı için eksik ve fakat belli bir yoğunluğun üzerinde koşuyorsanız zaten ağırlık çalışmanız da şart. Olay bi' yerden sonra bacaklardan çıkıp core bölge, kalça vb. üst vücut ile de alakalı zaten. Ayda ortalama 100 km koşuyorum 12-13 senedir ve hiç başka egzersiz yapmıyordum, son iki senedir bel, diz vb. sorunlar çıkmaya başladı, demem o ki belli bir yoğunluğun üstündeyseniz mecburen üst vücut, full body vb çalışmanız gerekiyor.
- popüler oldu evet son yıllarda, ilk başlarda koşarken 3-5 koşan insanlar karşılaşıyorken şu anda onlarca kişi gördüğüm oluyor. Koşu grupları çoğaldı hem spor hem de (bkz: Türk genci tanışmak ister) amaçlı.
- aşırı konforlu bir spor, üst seviye yapmayacaksanız ortalama bir ayakkabı, şort, tişört iş görüyor. Evden çıktığınız gibi bu sporu yapmaya başlayabiliyorsunuz. Spor saloun üyeliği vb. masraf minimum. Zamana karşı yarışmıyorsunuz ne bileyim top, saha vb gerekli değil.

Koşu bitirdikten sonra salgılanan hormonlar, yogunluğun üzerine alınan o haz bambaşka (bkz: runners high)
Ben bağımlıyım, hayatıma kattığı fiziksel, mental ve ps,kolojik faydaları anlatamam.
Bağımlıyım.
0
kumandanim
(17.03.26)
Amerika/Avrupa'dan ülkemize giren yeni trend. Sağlıklıdır, zararları vardır onu geçiyorum. Bu runners club mevzuları batıda son 10 yılda inanılmaz popüler oldu. New York maratonu gibi popüler maratonların giriş ücretleri uçtu talepten dolayı. Mesela Türk genci tanışmak ister denmiş. Amerika'da koşu kulüplerinde mavi çorap giyiyorsan ilişkiye açıksın demek gibi mevzular var. Yani aslında batıdan yükselmesi de "yeni nesil sosyalleşme" üzerinden ilerliyor.

www.youtube.com

batıdaki yükselmesiyle ilgili bu videoyu izleyebilirsin. Oradan da Türkiye'ye geldi işte çok düşünülecek bir mevzu değil. Bir anda insanlar sağlıklı olalım bilinciyle dolmadı, batıda popüler olan, trend olan mevzu buraya geldi. Gündüz kafe partilerinden farkı yok popülerleşmesinin altındaki nedenin
+2
nundu
(17.03.26)
Çok popü şu aralar. Diğer popü şeyler gibi götü başı dağıtmaya sebebiyet verebilir. Diz falan derken bir bakmışsın kardiyak sorundan nalları dikmişsin. Koşmak herkese göre değil.
0
runaway
(17.03.26)
(20)

ruh eşimi mi buldum acep ?

sosyo marco
selam arkadaşlar. 29 yasinda sap bi herifim. hic kimseye asik olmadim oyle ciddi bi iliski de yasamadim simdiye kadar, hep gelip gecici seyler. ama bugun yasadigim durum beni de sasirtti.gerek bazi arkadaslarimin yasantilari olsun, gerek internetteki bazi sayfalarda denk gelirdim iste ucak yolculugu
selam arkadaşlar. 29 yasinda sap bi herifim. hic kimseye asik olmadim oyle ciddi bi iliski de yasamadim simdiye kadar, hep gelip gecici seyler. ama bugun yasadigim durum beni de sasirtti.

gerek bazi arkadaslarimin yasantilari olsun, gerek internetteki bazi sayfalarda denk gelirdim iste ucak yolculugunda hayatinin askini bulanlari filan. ben sık sık uzun yolculuk yaparim, şansima da hep ayi gibi heriflerle yan yana gideriz yol boyu iki buklum olur kalirim.ta ki bugune kadar.

aktarnali ucusumun ilk seferi 2 metrelik rus ayisiyla yan yana gittik, ikinci sefer icin havaalaninda beklerken boyle tiril tiril kiz gordum, takildi gozum.o da bana bakti bir sure. icimden dedim ya iste bu kiz denk gelmezki yanima.

ucaga bindim, koltuguma yaklastikca kizla yakinlasiyorum. baktim yan yana oturacaz(o can kenari ben koridor, ortada bi bos koltuk var) hemen elindeki valizini alip yerlestirdim.muhabbeti o acti. rus asilli ingiliz, ama konusma hal ve hareketler ayni bizim kulturumuz gibi. 8 saatlik ucusta heralde hic susmadik, cok enteresan bir bicimde ilgi alanlarimiz, dunya gorusumuz tamamen ayniydi. sonlara dogru bitisigimdeki koltuga oturdu. kiz hem pilates egitmeni hem pilot hem 7 dili anadil seviyesinde konusyor ,hem guzel, hem de zengin. ben ise karsidan gelenin yolunu degistirtebilecek potansiyeldeyim, cep delik cepken delik, durumumu da saklamiyorum yani. neyse kiz telefonumu da aldi, ben de onunkini aldim.arkadasi onu karsilayacagi icin acele gitmesi gerekti ve beni kesinlikle arayacagini soyledi.

yapim geregi aska filan inanmam heyecanlanmam da hayatin getirdiklerine, ama bu kiz gercekten ruh esim gibiydi cok tuhaf bir histi.sanki yillarca taniyormusum gibi.
+4
sosyo marco
(16.03.26)
Olabilir. Dua lipa da kocasiyla ucakta tanismis ve ayni kitabi okuyorlarmis.
-1
Purple life
(16.03.26)
Ruh eşin olabilir de olmayabilir de.
0
rock n roll
(16.03.26)
marco uyan sabah oldu diyorum.
+6
cooperr
(16.03.26)
çok politik
-1
🌸sosyo marco
(16.03.26)
iki gundur uyumuyorum zaten bu havaalanlarinda sabahliyorum gozler iptal oldu.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
Bence simdiden hangi bahaneyle arayayim diye dusunun
0
turkuaz
(16.03.26)
"hem pilates egitmeni hem pilot hem 7 dili anadil seviyesinde konusyor"
kız bordo bereli - kgb ajanı.

ararsa diyaloğu ilerlet tabi. bir heyecan saman alevi başlayan işler bir yere varmayabiliyor. farklı hayat amaçları, fiziksel uzaklıklar girince iletişim kopuyor. yapabileceğini yapmışsın zaten gerisini zaman gösterecek.
+6
orpheus
(16.03.26)
Eğer sigara ve alkol uy.şturucu kullanmıyorsan ailende kronik bir hastalık (hikaye) yoksa böbreklere dikkat et derim. Hikayede boşluklar var. Hem pilot hem plates öğretmeni?? Zengin ve kültürlü. Rus asıllı ingiliz ama bizim kültümüze çok yakın???
+10
ground
(16.03.26)
anlattığın özelliklere sahip bir kızın sana bakması için çok yakışıklı, zengin veya aşırı zeki falan olman lazım veya tekli olarak da yetmeyebilir bunların kombinasyonu lazım. pilot 7 dil bilen güzel bir ingiliz vatandaşı kız kolay bi char değil hocam.
+4
makarnavodka
(16.03.26)
iyi hikaye dostum.
+2
gabe h coud
(16.03.26)
@gabe h coud ya şuan burda sabahin 4'ü abi niye uydurayim boyle bi hikaye.

@makarnavodka, kizin pilates salonu varmis singapurda ,instagram sayfasini ta takip ettirdi bana zaten.bir donem ppl lisansi almis ama ticari pilotluga yukseltmemis , hitap etmemis ona.
olaydaki tutarsizliklar meselesyi kisa kestigim icin. yani ben de o kadar itici degilim aslinda ya, kizlar uzerindeki olumcul silahim kulturum ve esprili muhabbetim eheh.

@orpheus ben de takildim ya mi6 seni nasil kacirmis filan diye.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
bir de ekleme yapayim, dostlar bu gavur kizlar hakkaten paraya bakmiyor.
iki etken var tip ve iletisim bicimi.bunlar onemli benim tecrubelerime gore.
-1
🌸sosyo marco
(16.03.26)
benim geçmişte bu kadar ütopik olmasa da 3-4 yabancı dil bilen, 2 pasaport sahibi, güzel, zeki ve çok varlıklı/kültürlü ailelerden gelen 2 kız arkadaşım oldu. gerçekten de genler ve doğa o kadar da paraya ve tipe bakmıyor. buna bir macera olarak yaklaşırsan epey eğlenirsin ve keyifli vakit geçirebilirsin. ama kaptırıp gider ve gelecek hayalleri kurarsan sonu hüsran olabilir. çünkü günün sonunda evlilik veya ciddi ilişki aslında sosyo ekonomik bir ortaklık. o aşamada senin masaya koyacakların yeterli gelmeyecektir. ben en baştan bunun bilincinde olduğum için sıkıntı yaşamadım.
0
orpheus
(16.03.26)
@orpheus. yok abi ben uber filan gecinen adamim evlenemem zaten oyle kolay kolay. heyecan yapacak çağı da geride biraktim ya. ama insan yinr de sasiriyor.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
rakicandir
(16.03.26)
yakisikli bir adamsan bir sure cikabilirsiniz. ama senin masaya ne koydugunu anlamadim.

kiz ingiliz pasaportlu guzel rus, pilates egitmeni. 7 dil olayi tamamen hikaye de iste rusca, ingilizce, bir de latin dili ogrenmisse (ispanyolca, fransizca, italyanca, portekizce'yi otomatik sayiyorlar) yine de iyi. pilotaj lisansi parayla alinan bir sey o cok onemli degil.

yani ben kulturluyum, espri yapiyorum ehe ehe yetmez. para, tip, statu bir sey koyman lazim masaya. diger turlusunu ben gormedim. istisna olur olursa. yine de dene tabi dunya bu surprizlerle dolu.
+3
antikadimag
(16.03.26)
hiç susmadık diyor, sohbet tükenmedi diyor bunlar hâlâ manav gibi ortaya terazi koyup ilişki tartıyor.

mutlu devam eden hikâyemi özel mesajda gönderdim. umarım tamamına erer :)

(o kadar eksi ve diğer yorumlardan anladığım kadarıyla, gerçekten hiç sevilmemişsiniz arkadaşlar. sahip olduklarınız, olacaklarınız, tipiniz vs. yüzünden değil, sadece siz olduğunuz için sevilmekten bahsediyorum.)
-3
birdirbir
(16.03.26)
Ali Desideronun kesildiği koz olabilir mi?
+1
zetina dikis makinesi
(17.03.26)
senin için güzel bir anı, güzel bir yolculuk olarak kalacak. şimdiden geçmiş olsun.
0
koela
(17.03.26)
ardını önünü tahmin etmeye çalışmaya gerek yok. anlattığın hikaye çok tatlı, sonunda bir şey olmasa bile senin yüzünü gülümsetecek bir anı olmuş.
+1
Sadece soruyorum
(17.03.26)
(6)

Kaliteli Güneş Gözlüğü?

eisberg
Bir tane Persol güneş gözlüğüm var, lensi falan çok kaliteli severek kullanıyorum. Bir tane daha alayım dedim ama çok pahalı (13k civarı) geldi. Daha düşük fiyatlara camları kaliteli güneş gözlüğü öneriniz var mıdır?
Bir tane Persol güneş gözlüğüm var, lensi falan çok kaliteli severek kullanıyorum. Bir tane daha alayım dedim ama çok pahalı (13k civarı) geldi. Daha düşük fiyatlara camları kaliteli güneş gözlüğü öneriniz var mıdır?
0
eisberg
(16.03.26)
Persol dahil piyasadaki hemen tum iyi markalar (Ray-Ban, Oakley, Oliver Peoples vb) Luxottica'ya ait.

Diger Luxottica markalarina da bakip fiyati daha uygun gelen bir model secebilirsiniz.

www.essilorluxottica.com
0
sertac akin
(16.03.26)
@sertac yani tüm luxottica markaları aynı kalitede mi?
0
🌸eisberg
(16.03.26)
Ayni markada bile her model ayni kalitede degilken tum Luxottica markalari ayni kalitede diye dusunmek dogru olmaz.

Ama hicbirisi kalitesiz degildir, hepsi belli standartlarin ustundedir.
+1
sertac akin
(16.03.26)
police iyidir, şu sıra fiyatlarını bilmiyorum.
0
klassno
(16.03.26)
gunes gozlugu benzin istasyonlarindan $5-10 dolara aldiginiz polaroid olanlar luxottica'ya doktugunuz $300-400 ile ayni performansi veriyor. fark cerceve kalitesi ama o kadar para verilmez titanyum falan degilse.
0
antikadimag
(16.03.26)
persol gözlükler mağazaya göre değişiyor. 13k ya baktığın gözlüğü daha ucuza alabilirsin.
0
koela
(17.03.26)
(9)

Aylik maas vs paycheck

Purple life
Aylik tek seferde maas almak mi yoksa abd‘deki gibi 2-3 paycheck seklinde ödeme almak mi calisan olarak sizin icin daha iyi olur?
Aylik tek seferde maas almak mi yoksa abd‘deki gibi 2-3 paycheck seklinde ödeme almak mi calisan olarak sizin icin daha iyi olur?
-1
Purple life
(15.03.26)
maaşımızı peşin almadığımız senaryolarda (türkiye'deki gibi), finansal açıdan objektif olarak daha 2-3 paycheck şeklinde almak daha karlı. (paranın zaman değeri nedeniye)
+1
king lizard
(15.03.26)
Aylık tek seferde.
Ama zaten tüm sistem ona göre ayarlandığı için öyle.
Kira, kredi kartı, faturalar. Maaşın önemli kısmı bunlara gidiyor e maaşlar ayda bir olduğu için bunlar da ayda bir olacak şekilde ayarlanmış.
0
michael_knight
(15.03.26)
2 haftada bir alinca ve butun seneye bakinca daha hizli odeme yapiliyor aslinda ama para bolundugu bence pekl hayrini goremiyorsun.

aylik toplu para benim daha hosuma gidiyor ama yurtdisi cogunlukla 2 haftada bir oduyor diye biliyorum. hatta haftada bir odeme yapan ulkeler de var.
0
cooperr
(15.03.26)
maaşlı çalışansanız tek seferde, ücretli çalışansanız paycheck daha mantıklı.

maaşlı çalışan parayı alır çalışır, ücretli çalışan ise çalışıp karşılığını alır. türkiye örneğinde memur maaş, işçi ücret alır diyebiliriz.
0
klassno
(16.03.26)
Aylık, iki haftalık ve haftalık ödeme yapan işlerde çalıştım. Eğer kenarda hiç paranız yoksa ve aldığınız paranın neredeyse tamamını harcamak zorundaysanız haftalık ödemeleri çevirme konusunda biraz daha iyi. Onun dışında çok büyük bir fark yok.
0
salihdt
(16.03.26)
2 turlu de aldim. hicbir farki yok. paranin zaman degeri 2 hafta ve maasin yarisi icin yok hukmunde.
0
antikadimag
(16.03.26)
Tabii ki haftalık almak. Uzun vadede hatta %30 (salladım ama öyle büyük bir oran) daha fazla kazancın olur. Bunu çalışmışlardı.

Örneğin kredisini aylık ödeme yerine haftalık ödemeye çevirenler haftalık paycheck gelince krediyi ödeyince aynı krediyi daha kısa sürede ödüyor.
0
gabe h coud
(16.03.26)
Arasinda kayda deger bir fark yok bence. Bu arada ABD'de ve kucuk kardesi Kanada'da en azindan benim calistigim yerde para azicik gecikmeli geliyor Turkiye'deki usule gore. Mesela Turkiye'de Ocak ayindaki calisma icin para 31'inde yatiyorsa ("aylik") ABD'de 11-24 Ocaklik donem icin olan para 29'unda yatiyor mesela.

2-haftalik maas hemen ayni gun yatsaydi da sen onu ayni gun direkt faize atasaydin avantaji olurdu ama gecikmeden dolayi pek farketmiyor bence.

Soru "butce yapmak acisindan hangisini tercih edersiniz" seklindeyse ben zaten hep kazancimin altinda yasadigim ve gereksiz harcama yapmadigim icin arada bir fark gormuyorum.
0
hot potato
(16.03.26)
darkhorsefinancial.com.au

Kredi borcun varsa.
0
gabe h coud
(16.03.26)
(4)

ekonomiler neden kötü

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
niye kimse üretemiyor ve satın alamıyor? sorun psikolojik mi?
niye kimse üretemiyor ve satın alamıyor? sorun psikolojik mi?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.03.26)
bence bu insanlarin topluluk halinde neye inandigiyla alakali. yarin bugunden kotu olacak inancina sahip olunca kimse adim atmiyor. hatta varliklarini ve kaynaklarini riske atmamakla kalmayip daha da tutuyorlar. cokus hizlaniyor.

topluluk halinde yarin daha iyi olacak diyince de daha guzel bir gelecek kuruyorsun. bazen bu inanca sahip olmak icin dibe vurmak gerekiyor. yani savastan sonra 1950'ler ve 60'larla baslayan optimizm insanlara cok guzel bir yarim yuzyil yasatti.
+1
antikadimag
(15.03.26)
buna ekonomist ve sosyologlar daha iyi cevap verir tabii ki ama gene de bir şeyler söylemek lazım. artık kapitalizmin sıkıştığını ve tüm kaynakları tüketttiğini düşünüyorum. eskiden devletlerin gelecek planları olurdu artık onlarda tutmuyor. üretimin artık otomatiklemesi ve tüketiminde çok çabuk değişen trendlerle tıkandığını düşünenlerdenim. yeni üretim alanları yarıtalamadığı için yeni pazarlar aranıyor, bu pazarlarda kapalı ekonomiler. bu ülkere demokrasi benzeri yönetimler getirilip oralarda sömürülecek ancak onlarda bitince, belirsiz bir dünya olacak. işte üretmeme ve satın almama bu tarz şeylere bağlı.
+1
mikahakkinen
(15.03.26)
Arz çok fazla. Mesela dizilere çok para harcanıyor. İzleyen az ya da çok izleniyor ama 3 ay sonra unutuluyor.
Sermaye artık korkak haklı olarak. Pasif kazancı seçiyor.
+1
mimikikili
(16.03.26)
döviz kurları çok düşük olduğu için ihracat zor, ithalat kolay.

kolayca ithal ediyorsan üretim durur.
ürettiğin şeyi ihraç edemiyorsan üretim durur.
+1
co2s2
(16.03.26)
(3)

turk havayollari business upgrade

antikadimag
amerika icin 45bin mil ile upgrade yapiliyor deniyor. bu sabit mi yoksa daha uyguna denk gelme ihtimali var mi?bir kere gisede upgrade etmistim yaklasik bin dolara. bu normal midir? genelde ne kadara oluyor? bahsedilen ucuslar amerika ucuslari.
amerika icin 45bin mil ile upgrade yapiliyor deniyor. bu sabit mi yoksa daha uyguna denk gelme ihtimali var mi?

bir kere gisede upgrade etmistim yaklasik bin dolara. bu normal midir? genelde ne kadara oluyor?

bahsedilen ucuslar amerika ucuslari.
0
antikadimag
(14.03.26)
Normali bu. Arada promosyon oluyor ama nadir ve uzun zamandır görmüyorum. geçen gün kardeşimi uğurlarken usd cinsinden de 1000-1300usd (jfk) arası gördüm sanki. bu arada mille upgrade’de sonradan business mili işlenmiyor, onu da ekleyeyim.
+1
eileengray
(14.03.26)
@banach; benim ucusumu sirket almisti. gisede adam sordugunda belim de agriyordu zaten normal ucusu kendim alsam bin dolar odeyecektim diye yaptirdim.

gunun sonunda degip degmemesi kisinin ekonomik durumuna bagli. saati $100 herkes icin "cok iyi para" olmayabilir.
+1
🌸antikadimag
(14.03.26)
Elite Plus ile senelik 2 kez ücretsiz upgrade hakkı var. 3-4 saatlik Avrupa uçuşlarında business'da yer varsa "300eur ücretle upgrade ister misiniz" diye dolanıyorlar, 12+ saatlik uçuş için verdiğiniz tutar "normal". Mil karşılığı uçuşa göre sabit, pazarlık yok.

Eğer çok şanslı olursanız ve en az Elite statüsündeyseniz bazen ücretsiz business upgrade denk geliyor, geçen sene 3 kere, bu sene 2 kere ücretsiz yükseltme denk geldi.
-1
kimlanbu
(16.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.