Giriş
(10)

AI 21. yüzyılın en büyük icadı diyebilir miyiz?

thawne
her kullanışımda biraz daha hayran kalıyorum.
her kullanışımda biraz daha hayran kalıyorum.
-1
thawne
(12.03.26)
AI'da şöyle bir sıkıntı var. Şu an bayağı zararına çalışıyor hepsi. Amaçları rakiplerini yok edip sonra fiyat artırmak. Yani 3-5 yıla zaten büyük ihtimalle bizim ödeyeceğimiz tutarların üstünde kalacak çoğu AI. (lokal opsiyonlar hariç)

Ben crispr diyorum.
+2
aguen
(12.03.26)
ne için kullanıyorsunuz?
excel formul yazdırma harici benim işime yaramıyorda, sorduğum 3 teknik sorunun 2 tanesi net yanlış oluyor, kitap spoilersız özetlettiriyorum sesli kitapta kaçırdığım yerlerde spoiler verio, kitapta olmayan kişilerden bahsediyor. ben kullanacak bir şey bulamıyorum ya
+1
eja
(12.03.26)
Cep telefonu.
Açıkçası yapay zekanın hayatıma net etkisi kesinlikle cep telefonu kadar değil.
+2
logisticsmanager
(12.03.26)
Aslinda AI in yaptigi sey su an icin internet search. Senin icin random sitelerden bilgi getiriyor.

Ama evet bir esik asildi, bu ilk adimdi.

Ilk ampulun yanmasi gibi bisi bu
0
duyurukullanıcısı
(12.03.26)
Şimdilik diyemeyiz. Cep telefonu veya tablet bence daha etkili.
0
runaway
(12.03.26)
akıllı telefon +1
0
jelly bear
(12.03.26)
akilli telefon resmen uzuv gibi. her seyi yapabiliyorsun.
0
baldur2
(12.03.26)
İşimin %90ını Ai yapıyor. Yazılımcıyım.
Artık geri dönülmez noktadayız yazılımcılar olarak. Bugün Ai yasaklansa çoğu kişi kod mod yazamaz köreldi.
+1
kaptan maydanoz
(12.03.26)
kesinlikle ai 21. yüzyılın en büyük buluşu sayılır bence. bunun sonu yok ve bizim kullanabildiğimiz basitleştirilmiş versiyonları dahi harikalar yaratıyor. bunun ticari değeri olan veya spesifik alanlarda eğitilmiş versiyonları ile hayal gücümüz zorlanabilir ileride.
0
emfuzi
(12.03.26)
kesinlikle evet. su anda insanlarin cogu ai'a karsi muhafazakar bir savunmaya sahip. ancak ben bu kadar yuksek verimlilik arttiran bir alet gormedim. inanilmaz yani chatgpt ile basit bilgiye ulasimin o kadar hizli ve isabetli ki sasiriyorum hala boyle bir hizmet olmasina.

yani saniyeler icinde herhangi bir konuda butun insanlarin tartismalarini ve bilgilerini sana damitiyor. cok detay islere girersen fail ediyor elbette ama su hali bile muazzam. ve bu productivity artisinin sonuclari ve gidecegi yer hala net degil. saka maka 3 sene once cikti bu urun ortaya ve gecirdigi degisim inanilmaz. ileride bakildiginda insanligin donum noktalarindan biri olarak gorulecek.
0
antikadimag
(13.03.26)
(7)

Hangi oyun konsolu?

kljgslsdkjsd
Selam romalılar.Bir oyun konsolu alasım var. Hani çok oyun oynayan bir kisi değilim. Stardew valley oynuyorum eycof oynuyorum herhangi bir futbol oyunu oynuyorum falan. Hani tüm bilgim bu kadar. Baktım son zamanlarda nintendo diye bisi varmış cok populermis. Sonra dedim xbox da olabilir falan hani a
Selam romalılar.
Bir oyun konsolu alasım var. Hani çok oyun oynayan bir kisi değilim. Stardew valley oynuyorum eycof oynuyorum herhangi bir futbol oyunu oynuyorum falan. Hani tüm bilgim bu kadar. Baktım son zamanlarda nintendo diye bisi varmış cok populermis. Sonra dedim xbox da olabilir falan hani alsam mı almasam mı diye de düşünüyorum alsam hangisini alırım diye de düşünüyorum. Neyse aklim karışık yardırın siz.

Ps: iyi bir televizyonum olmamakla beraber (eski ledlerden) bir sure yenileme ihtimalim de yok.
-1
kljgslsdkjsd
(11.03.26)
aynı paraya pc'ni upgrade edip güzel bir ekran alsan başka işler içinde kullanırsın
+1
duyurukullanıcısı
(11.03.26)
özel oyunları ve bu sene çıkacak gta 6'yı hesaba katarsak ps5 diyorum ben.
+1
unalub
(11.03.26)
ben ps5 aldım ama sanki xbox game pass ile psnplus aboneliklerini karşılaştırınca xbox daha ağır basıyor
0
co2s2
(11.03.26)
Olm adamın sorusunu niye eksilemişsiniz lan, hasta mısınız :D

Usta TR'de yaşayan birine ben konsol almasını önermem çünkü konsolu bir şekilde edinsen bile oyunlar servet değerinde oluyor. Öyle GamePass, PSN+ gibi yan aplikasyonlardan da hayır gelmez, dandik oyunları iteleyip duruyorlar. Adam gibi bir oyun tecrübe etmek istersen de ya kesenin ağzını açıcan ya da birkaç yıl evvelki AA oyunlara bakıncan. Oyunları dijital alacağın için fazla bir maddi sorun yaşamazsın bana göre.
+1
RaiseThySword
(11.03.26)
en guzel konsol tartismasiz switch. ancak oynanacak oyunlar kisitli. yani cok oyun oynayan biri degilsen seni oyalar. nintedo oyunlari cok guzel, platform ve adventure oyunlari icin ideal. ama buyuk aaa oyunlari oynamak istiyorsan ps5 lazim.

yani ps5 daha cok alan cover eder. tek alinacaksa ps5.
+1
antikadimag
(11.03.26)
ps5 tabii ki bambaşka bir oyun deneyimi controller bile farkediyor.

xbox serie s de gamepass çer çöp oyunları için alınabilir. PSN kütüphanesi kaliteli oyunlar için yeterince geniş.

pc varsa serie s'e de gerek yok zaten.

switch bilmiyorum bütçe fazlam olursa onu da alırım yurtdışında bulunca.
0
croswell
(12.03.26)
nintendo switch: ister televizyona bağla oyna, ister elde oyna. stardew valley gibi oyunlar ile pil süresi de epey gider. ben bazen günübirlik gidiş - dönüş toplam 14 saat yol yapıyorum. %100 şarjla çıkıp %50 ile döndüğüm çok oluyor. yolda oyun sürem rahat 6 saati görüyordur. tabi oynadığım oyunların işlemciyi yorma miktarı da pil süresi için bir etken. yollarda hollow knight, blasphemous gibi oyunlar oynuyorum. dolayısıyla stardew valley ile de benzer bir pil ömrü alınır diye düşünüyorum. yetmezse de powerbank ile çok rahat takılınabilir. çipletince oyun masrafı sıfır. çipletilmezse her oyun 60 dolar. indirim dönemlerinde daha uyguna düşüyor ama yine de diğer konsollar kadar değil.

playstation 5: kendine özel oyunları, özellikle hikaye odaklı oyunları güzel. 15-20 saat arası çıtır çerez biter genelde. görsel şölen sunar. ama oyun fiyatları felaket. playstation plus deluxe abonesi olursanız (yılda 5000 TL'ye yaklaştı sanırım) iyi bir kütüphaneye sahip olabilirsiniz. ama oradan oyunlar eklenip siliniyor. yine de playstation'ın kendine özel oyunları kütüphanede duruyor genellikle. oyun fiyatları için psdeals.net 'i kullanabilirsiniz. bunun dışında, nintendo switch yılların cihazı. grafik performansı olarak ps5 oldukça iyi ve tatmin eder.

xbox series s/x: xbox tarafının en güzel tarafı geriye uyumluluk. red dead redemption next-gen güncellemesi almadan önce bile 30 liraya xbox 360 sürümünü alıp oynuyordum. öte taraftan xbox series s, next-gen güncellemesi almayan oyunlarda xbox one sürümünü indirirken; xbox series x, xbox one x sürümünü indiriyor. bu ne demek? örneğin red dead redemption 2'yi xbox series s cihaza indirirseniz, bu cihazın performansı rahat rahat oyunu kaldırabilecek olmasına rağmen gider xbox one sürümünü indirir ve düşük çözünürlükte oynatır. xbox series x olsa, daha yüksek çözünürlüklü sürümünü indirir. gamepass güzeldi, ama artık o da geçti. aylık 500 lira civarına alınıyor.

son düşünceler: stardew valley ve futbol oyunları için switch idare eder. age of konsolda playstation'a geldi mi emin değilim. xbox'ta var. ama bu tarz oyunları konsoldan oynamak epey sıkıntılı geliyor bana.

switch tam bir indie canavarı; playstation ve xbox ise grafik olarak düşünülebilir. sizin oynadığınız oyunları göz önüne alınca sanki swtich daha çok mutlu eder gibi geldi bana. ayrıca xbox series cihazların fiyatları kafayı yemiş. xbox series s fiyatına playstation 5 alınıyor neredeyse. dolayısıyla konu switch mi playstation 5 mi olmalı.
0
throw down the sword
(12.03.26)
(9)

American Dream

huladancer
hala var mı? Mümkün mü? Ne düşünüyorsunuz?Amerika'ya taşınılır mı?tşk
hala var mı? Mümkün mü? Ne düşünüyorsunuz?
Amerika'ya taşınılır mı?
tşk
0
huladancer
(10.03.26)
20 yıl öncesine kadar olduğu gibi, kültürlerini yalnızca yayınladıkları film, dizi, klipler üzerinden takip ediyor olsaydik ve siyasetçilerinin Twitter hesapları olmasaydi Amerika Birleşik Devletleri'ni bugün de bir şey sanmaya devam ederdik ama artık sosyal medya var ve orada gerçekten ne olduğunu net olarak görebiliyoruz. Hayat şartlarının elbette bizim gibi bir ülkenin çok çok üstünde olduğu bariz ama hani rüya der misin, artık demezsin.
+2
sekizdokuzon
(10.03.26)
amerikan rüyası deyince tam ne anlamak lazım bilmiyorum ama abd'nin güneyinde hatta cumhuriyetçi, dindar ve dışarıya kapalı bir kasabasında trumptan önce ve sonra yaşamış biri olarak bence orda hayat daha kolay, daha güzel; daha insanca yaşamak mümkün, insanlar birbirine saygı gösteriyor, herkes herkese selam veriyor gülümsüyor teşekkür ediyor, politik görüşü ne olursa olsun kimse bireyler üzerinden olumsuz bir eyleme geçmiyor. ordaki hayatı güzelleştiren küçük ve büyük şeyler listem o kadar uzun ki yazamam buraya, zaten üzülüyorum yazarken. dezavantajları da var tabi, hayattan beklentinizin ne olduğuna bağlı olarak değişir ne kadar büyük dezavantaj oldukları. taşınılır mı sorusunun cevabı bence evet ama yine beklentilerinize göre değişecektir
+5
mezzosprite
(10.03.26)
yok tabii ki :)

dream olarak bakıyorsanız olmaz. ama iyi para kazanayım, daha sakin bir hayatım olsunsa motivasyon. olabilir.
+2
gurur
(11.03.26)
Amerika coğrafi olarak çok büyük ve nerede yaşayıp ne kazanacağına göre tecrübeniz çok değişir. Mesleğinizi yapıp, iyi para kazanabilecekseniz gayet kaliteli ve tatmin edici bir hayat yaşarsınız.
+2
salihdt
(11.03.26)
yuruyecek kapasitesi olan adam, biraz da sansi varsa amerika'da da yurur, japonya'da da yurur turkiye'de de yurur. olmayacaksa da marsa da gitsen olmaz.

kuzey amerika'da sifirla baslayip koseyi donen gordum mu gordum.
turkiye'de de buna tanik oldum mu oldum.

amerikan ruyasi adamlarin sana sattigi birsey, adamlarin zaten yaptigi en iyi sey bu, ulke zaten bir ulus devlet degil, bir business olarak kurulmus ve yonetiliyor.
amerika ltd. $ti. gibi dusun olayi yani.
0
cooperr
(11.03.26)
maalesef bitti. amerika normal ulke seviyesine dustu artik dream degil. eskisi gibi tek kisi guzel bir ise girip bir ev alip onune 2 araba cekme donemleri bitti. ama olusu bile yine de dunya uzerinde yasayabilecegin en varlikli hayati sunuyor. yani amerika bitti ama diger ulkeler aldi yurudu degil. onlar dibe batti.

ben su anda calisma vizesiyle calisan biri olarak bu kalitede hayati baska hicbir yerde yasayamam. ama green card alinmiyor artik evlenmedikce. ne yapacagiz bilmiyorum zorla bas goz edecekler.
+1
antikadimag
(11.03.26)
Dream mi, nightmare mi yaklaşık iki ay sonra göreceğim kısmetse. Hem çok da genç sayılmayacağım bir yaşta yapacağım.

2000'lerin başından beri abdye sürekli gidip geliyorduk, hep dream kısmını yaşadık gidip geldikçe, ama yaşama fikri şimdi ürkütüyor..
Beklentim @thetruenorthstrongandfree1 bahsettiklerinden bazıları olsa yeter şeklinde. Bir de sanırım sıradan, sadece ailemle ve kendimle ilgilenebileceğim, apolitik kaossuz bir yaşam isteği. Umarım gerçekleşir.
Gelmeyi planlayanları da north carolina'ya beklerim..
+1
artci sarsinti
(11.03.26)
north carolina mi? :)
allah kurtarsin kardesim, hemen bir tane tufek ayarla kendine..
+1
cooperr
(11.03.26)
bir tek charlotte yaşanabilir bir şehir. o da belki :) en azından havalimanı uluslararası bir hub. kolay gelsin.
0
eileengray
(11.03.26)
(10)

Sizce dış görünüşe önem vermek özgüven göstergesi midir?

Kahvedesu
Ofiste bir var. O hariç herkes sportif geliyor patron dahil. Kız takım elbiseyle geliyor. En son o çıkıyor falan, bunun konuyla ilgisi yok ama ek bilgi olarak yazmış oldum.
Ofiste bir var. O hariç herkes sportif geliyor patron dahil. Kız takım elbiseyle geliyor. En son o çıkıyor falan, bunun konuyla ilgisi yok ama ek bilgi olarak yazmış oldum.
0
Kahvedesu
(08.03.26)
Yerine göre giyinmemek bu. Dış görünüşe önem vermek değil. Yaz tatiline de takım elbiseyle gitsin. EQ yetmezliği teşhisini koydum.
0
gabe h coud
(08.03.26)
Kendini öyle rahat hissediyordur belki. Eski çalıştığı kurum daha resmidir, oradan kalma bir alışkanlık da olabilir.
+4
meraklitursucu
(08.03.26)
Herhâlde. Işıltılı yaşamak üstün bir zevktir.
-7
arbre
(08.03.26)
Daha çok giyimi temizlik, bakımla birlikte düşünürüm. Sonuçta böyle bir kimsenin yanınızdan geçtiği an kullandığı kokuları hissetmemek imkansız sanırım.

Giyim, o kimsenin yaptığı işe önem vermesiyle ilgili de olabilir. İşten mesai sonu en son çıkan kişinin hayatıyla ilgili başka belirli prensipleri vardır muhakkak.
Malum ortalıkta işinde o kadar gevşek ve erken arazi olanlar çok yaygın.

İşine önem verenin işinde olabildiğince hata yapmaması, işi hakkında belli birikiminin olması ve gelişime açık olması , sorunların üstesinden gelebilmeli ve çevresinden de az çok taktir alması gerek. Bu arada alınan takdirler "kadın olma" veya hiyerarşide üstte bulunma sebebiyle olmamalı.

Öz güven daha çok yapılan bir işte kişinin mahir olma hissini taşımasıyla ilgili bir şey.
0
diyecevaplandı
(08.03.26)
Değildir.
Açıkçası bizim iş yerine biri takım elbise ile gelse bankaya şortla çalışmaya gitmiş gibi gözükür ortamda. Kimse de "voouw özgüvene bak" demez.
+1
logisticsmanager
(08.03.26)
duzgun giyinmek iyidir. pijamayla tisortle kotla ise gelen vs gomlek duzgun kanvas pantolonla ise gelen arasinda kesinlikle fark var.
0
antikadimag
(08.03.26)
sik olmayi seviyor. o sekilde daha iyi hissediyor olabilir.

ben de ojeliyken öyle hissediyorum. is görüsmelerine hep ojeli giderim.
0
Purple life
(08.03.26)
Değil ama özenli şık giyinince kişi daha iyi hissedip mutlu olabiliyor. Ben konteynerde yaşayıp konteynerde çalışırken yaşadığım yer ve ofis arasında 10 adım mesafe olmasına rağmen her gün özenerek giyinir işe giderdim. Arkdaşlar arasında benim gibi olanlar da vardı ama çoğunluk pijama ile gelirdi. Sahaya çıkmadığı sürece giyinmezdi.
+1
Amaranta ursula
(08.03.26)
öyle giyinmeye alışmıştır ve kolayına gidiyordur, dolabında o tarz kıyafetler çoğunluktadır. işi çok ciddiye alıyordur, evinde berbat bir ortam vardır çıkmak istemiyordur vs… çokşey olabilir
+1
deartheodosia
(08.03.26)
Instagram’da Corporate Girl akımı var. Ofis yaşamı bunaltıcı ama insanlar iyi giyinerek ve rutin oluşturarak kendilerini iyi hissediyorlar öyle anlıyorum.
0
kaset
(09.03.26)
(4)

Yapay zeka neden belli bir tarihte patladi

mbond
Sebebi neydi ki? Temelleri cok eskiye dayaniyor yanilmiyorsam. Alt yapi ve donanim anlamindaki yetersizlikler olabilir tabii ama donanimda bir anda buyuk bir sicrama mi oldu 2021 civarlarinda?Biraz buyuk resim modunu acarak sunu da sorayim. Tam yillarini hatirlamiyorum ama AI oncesi donemde yillarca
Sebebi neydi ki? Temelleri cok eskiye dayaniyor yanilmiyorsam. Alt yapi ve donanim anlamindaki yetersizlikler olabilir tabii ama donanimda bir anda buyuk bir sicrama mi oldu 2021 civarlarinda?

Biraz buyuk resim modunu acarak sunu da sorayim. Tam yillarini hatirlamiyorum ama AI oncesi donemde yillarca icerik uretimi parlatildi. Tabii sonucta sirketler parasini kazandi, sahislardan da kazananlar oldu. Icerik uretiminin parlatilmasi ve oyle veya boyle bu iceriklerin AI tarafindan kullanilmasi arasinda bir iliski olabilir mi? Yani planli yapilmis birseyler olabilir mi?
0
mbond
(06.03.26)
2020 yılında büyük sıçrama oldu diyebiliriz aslında. Bu sıçramanın adı nöral ölçekleme yasaları olarak geçiyor. Aslında bu da 2017'de yapılan araştırmalarda fark ediliyor ama ilk kez OpenAI 2020'de matematiksel olarak modelliyor. Kısacası modeli, veriyi, hesaplama kapasitesini ne kadar artırırsak yapay zekanın da performansı o kadar iyileşiyor şeklinde basitleştirebiliriz.

Evet, yapay zekanın tarihçesine bakarsak çok eskilere, 1950'lere kadar gittiğini söylemek mümkün. Ancak 2020 yılındaki bu buluşa kadar hep "daha iyi bir öğrenme algoritması geliştirmemiz lazım" mantığıyla hareket edildi. Ancak ölçekleme ile birlikte aynı algoritma ile daha büyük veri modeli kullanarak daha iyi öğrenmenin mümkün olduğu bulununca "daha iyi algoritma" algısı da yıkılmış oldu.

Tabii yegane sebebi sadece bu keşif değil. Sonuç olarak bu büyük veri modellerinin de kullanılabilmesi için büyük veriye ihtiyaç vardı. Bu da internetteki verinin büyümesiyle mümkün olabilecek bir şey. Yani atıyorum bu keşif 1950'de yapılmış olsaydı bile o dönem internet bile olmadığı için büyük veriden söz edemezdik.

Diğer bir parametre de GPU'nun AI işlemleri için kullanılabileceğinin keşfi. Bu da 2009-2012 arasına tekabül eder. Örneğin bir CPU (mesela 8 çekidekli bir işlemci olsun) aynı anda 8 işlem yapabiliyorken (işlemleri sırayla yapar ama çok güçlü yapar), GPU binlerce küçük çekirdeğe sahip olduğu için binlerce işlemi aynı anda yapabiliyor (bu çekirdekler CPU çekirdekleri kadar güçlü değil ama aynı anda çok fazla işlem yapılabiliyor). GPU'nın çalışma mantığının matris işlemlerine ve dolayısıyla sinir ağları işlerine uyumlu olması yapay zekada işlem kapasitesinin çok artmasına sebep oldu.
+7
himmet dayi
(06.03.26)
Bir de şöyle bir örnek vereyim CPU/GPU farkını anlatmak için.

Örneğin satranç öğrenen bir yapay zeka modeli düşünelim. Algoritma şu şekilde mesela:
1. Hamle yap
2. Pozisyonu değerlendir
3. Bu hamle yanlış ise (yani pozisyon daha kötüye gittiyse) kullandığın modeldeki ağırlıkları güncelle (bu ağırlık güncelleme de ön tanımlı, yani atıyorum her hatada birince değişkenin ağırlığını 0.1 artır gibi)

Bu algoritma ile satranç oynamayı öğrenmek için modelimiz mesela 8 milyon pozisyon incelesin (satrançta yaklaşık 10⁴³ pozisyon olduğu tahmin ediliyor da neyse :d).

8 milyon pozisyon incelemelik bir iş var. 8 çekirdekli CPU'muz her çekirdekte bir pozisyon inceleyebileceği için bu incelemeleri 1 milyon iterasyonda tamamlayacak. Bu da aylar sürebilir.

GPU'da ise (10 bin çekirdekli olsun mesela) bu işlem 800 iterasyonda bitece. Bu da birkaç saat sürer.

Özetlemek gerekirse yapay zekanın öğrenme modeli buna benzer. Yani işlem yap, yeni durumu değerlendir, daha iyi değilse modeli güncelle. Bu şekilde milyon hatta milyarlarca işlem yapıp durum değerlendiriyor. Tabii bu durum değerlendirmeleri de örneklere, ön tanımlara dayalı. Durumu değerlendirdiğinde ortaya çıkan sonuç öncekinden daha iyi değilse, yani hatalı ise modelini güncelleyip tekrar deniyor.

Resim çizen yapa zeka modelleri de bu mantıkla çalışıyor aslında. Örneğin sen bir resim çizdiriyorsun. Atıyorum bir saat çiz dedin. Yapay zeka rasgele piksellerle bir görsel oluşturup bunu gerçek saat görselleri ile kıyaslıyor. Gerçek görsel ile kendi yaptığı görselin her bir pikselini tek tek kıyaslıyor (RGB verilerini) ve aradaki farklı hata olarak varsayıp sonraki iterasyonda hatayı, yani RGB değerlerinin farkını azaltmak için modelini güncelleyip tekrar çiziyor. Bu çizme ve kıyaslama işi sayısız işlem tabii.

Bu yüzden mesela eskiden "ağzına kadar dolu şarap bardağı çiz" dediğinde çizemiyordu veya saat 5:43'ü gösteren analog bir saat çiz dediğinde doğru düzgün çizemiyordu. Hala da süper çizemiyor çoğu model ama eskiden saat çiz dediğinde şuna benzer çiziyordu hep: cdn.dsmcdn.com
Sebebi internetteki saat görsellerinin ezici çoğunluğu 10:18'i gösterir. Benzer şekilde şarap dolu kadeh çiz dediğinde de çoğunluk full dolu bardak olmadığı için görsel kıyaslamalarda çoğunluk bilgiyi doğru kabul ediyordu ve çizemiyordu. Tabii şimdi biraz değişti artık sadece görsel kıyaslamayla da yetinmiyor, söylenen promptu daha iyi anlamak üzerine modellendiği için 17:43 dediğinde akrep ve yelkovanın açılarını falan hesaplayıp ona göre bir şeyler çıkartıyor ortaya.
+6
himmet dayi
(06.03.26)
Detayları yazmışlar ben daha genel bir prensipten bahsedeceğim.

Bir ürünü icat etmek ile piyasaya kullanılabilir bir ürün olarak sunmak arasında fark var. Sistemler daha önce de vardı ama ürünleştirilememişti, openAI bunu başarılı bir ürün haline soktu ve olaylar gelişti.

Örnek: ilk dokunmatik telefon IBM tarafından 90’larda geliştirildi ama 2007’de iPhone bunu kullanılabilir bir ürün haline getirene kadar hep tuşlu kullanıyorduk hala.
+1
antikadimag
(06.03.26)
Güzel anlatılmış yukarıda ama sorunuza doğrudan cevap olması adına şimdi kullanılan teknolojinin ilk temelleri : Neural Networks 1950’lerde, Backpropagation 1980’lerde atılmış. Aslında asıl sıçrama bunlar ama Transformer Architecture (derin öğrenme veya self-attention) denilen sıçrama 2017'de olmuş. 2019–2023 arası da yaygınlaşıp daha işe yarar hale gelmesi bunda da dev GPU kümeleri (örn. NVIDIA A100) geliştirilmesi ve LLM (Large Language Model) yani çok büyük metin veri setleriyle eğitilmiş ve çok fazla parametreye sahip dil modelerinin türemesi. 2021 sonrası teknoloji halka ulaştı diyebiliriz.
0
creepy
(07.03.26)
(10)

Bu qnb'deki kiz nasil ifsa olmus?

tantamount_to_equivalent
Anonim hesabi var, Ifsa oldu falan diye yaziyor her yerde ama nasil ifsa olmus, anlayamadim: https://x.com/gundem_turkce/status/2029492473827889632
Anonim hesabi var, Ifsa oldu falan diye yaziyor her yerde ama nasil ifsa olmus, anlayamadim: x.com
0
tantamount_to_equivalent
(05.03.26)
İşte arkasına saklandıkları ağaçlar söylüyor yerlerini, fıtratları bu.
-11
Hallegadola
(05.03.26)
bulurlar, turkiye'de insanlarin hobisi yok deniyor ama cadi avi gibi ata sporlarimiz var. sozun ve yazinin kimseye zarar vermedigini; asil problemin sokakta milleti bicaklayanlar, insanlarin parasini hortumlayanlar, vergi kaciranlar, aldiklari aptal saptal kararlarla insanlarin gelecegini karartanlar oldugunu gormeyip de twitter postlarinda cadi avina cikacak kadar avel olmamak lazim.

ha ben cok katilmasam da kizin yazdiklari bir yere kadar dogru. her guc, her devlet az yada cok farkli kimliklere baski yapar. turkiye de baskiciligiyla bilinen bir ulkedir. israil kadar katliam seviyesinde degil ama yanlis bile olsa insanlarin soz haklarinin elinden alinmasi ve sahislarina, islerine yonelik baski yapilmasi kadar buyuk bir magara adamligi bizim ulkede yaygin.

ifade ozgurlugunun ne oldugunu biz anlatamayacagiz bizim ulkedeki kalin kafalilara. ortacagda yasamaya devam. simdi o kiz isten atilirsa turk lirasi deger kazanacakmis, toplum sefalet icinde toplu tasimalarda surunmeyecekmis. mutlu mesut yasayacakmisiz. saldirin aslanlar.
0
antikadimag
(05.03.26)
Cadı avıyla ne alakası var? Kız zaten israil ordusunda 2 sene görev yapmış. Katil bir terörist. Azılı bir siyonist.
Anomimim diye, içinde ne kin varsa kusmuş. Biz artık, böyle hainleri içimizde istemiyoruz. Siktirsinler, beğendikleri ülkelere gitsinler.

.
0
kartallar yuksek ucar
(06.03.26)
“Cadı avı gibi ata sporları” bizim atalarımıza ait bir spor değil, onu bu topraklara yediremezsiniz baştan söyliyim. Atalarımıza iftira etmeyin lütfen.
-3
love and trust
(06.03.26)
yok anam yok kafalar tamamen gitmis. kizin profilinde filistin bayragi var ne siyonisti. israil'de 2 sene askerlik yaptigim dedigi sey de ironi. yok lan size vallahi laf anlatilmaz. x.com bunu gercekten askerlik yapmis diye anliyorsunuz ya vay halinize :D

azicik gaza gelen versiyonlariniz sivasta insan yakti diri diri. su yukaridakilerin birini linc etmesi veya yakmasi azicik bir galeyana gelmelerine bakar.

kiz basit bir woke vakasi. ama isinden attiracak kadar pesine dusmussunuz. yanlis anlamayin ama durumun ne oldugunu anlayacak kadar bile basmiyor kafaniz. tam olarak cadi avi bu iste. ne oldugunu anlamiyorsunuz ama elde mesalelerle sloganlarla cadi avina cikiyorsunuz.

benim tavsiyem biraz sakin olun ve boyle kendi halinde tweetler atan gucunuzun yettigi zayif insanlara degil de tepenizde sizi inletenlere ses cikarin. kimseyi de tweet atti diye, dusuncesi ne kadar sacma olursa olsun linclemeyin. siz de karsi tweet atin. isine, ekmegine, hayatina el dil uzatmayin.
+6
antikadimag
(06.03.26)
bu kız tipik bir akademik olarak başarılı, sosyal olarak başarısız, lisede ezik dışlanan bir tipken iyi bir üniversite kazanıp, solcu (pardon kürtçü) örgütlere girip hayatında ilk defa bir çevreye dahil olabilmiş bir fenotip.
2006-2020 arası üniversite okuyup bu tarz salak salak duyar kasan bir sürü insan var. geçenlerde de gay bir çift ilk iftarımızı yaptık diye paylaşım yapmıştı aynı kafalar işte.

bu kızın israilli olduğu falan yok, büyük bir ihtimalle anası babası da orta sınıf bir aile, iyi bir üniversite bitirip genç yaşta iyi maaşa iş bulunca eski ezik kızımız öz güven patlaması yaşadı ve dediklerinin nereye çıkacağını hesaplamadan salak salak paylaşımlar yapmaya başladı.

ha işten atılması gerektiğini de düşünüyorum anonimliğine güvenip pislik saçmış, kurumsal bir yerde çalışıyorsan dikkat edeceksin ki salak çalıştığı yeri de ifşalamış bir nevi zaten.
-1
denizgonen
(06.03.26)
çok eski bi kaç twitinde enpara kampanyası paylaşıp ben katılamıyorum falan diyince ordan ipin ucunu tutup gerisini getirmişler.

mevzuyu bilmiyorum ama sadece nasıl bulduklarına bakmıştım.
+6
brkylmz
(06.03.26)
eksiler bile haklılığımın ispatı.
neyse ki gerçeklerin ortaya çıkma gibi bir huyu var.
-8
Hallegadola
(06.03.26)
zaten kendi fotoğrafını da kullanıyormuş sonradan değiştirmiş. bu kişi tam bir ruh hastası. ahmet minguzzi ve annesi ile ilgili de saçma sapan şeyler yazmış. ensest ilişkiyi de savunmuş.

qnb gerekli aksiyonu alır yol verir bu kişiye.
+5
elektr10
(06.03.26)
kızın aptallığı ya da twit'lerindeki saçmalıklar ayrı konu ama daha 2-3 ay önce qnb'de çalışmaya başlamış. qnb'de yönetici derken her orta/büyük ölçekte onlarca hatta yüzlercesi olan takımlardan birinde lead pozisyonunda.

qnb'nin sahibiymiş, karar merciiymiş gibi lanse edip kişisel düşüncelerini ya da izansızlıklarını bir kuruma mal etmeye gerek yok.

şahsın düşüncelerini paylamamakla birlikte linç kampanyasını ya da işten atılsın naralarını doğru bulmuyorum. bu linç kampanyaları kişilerin ve kurumların apolitik tavır takınmalarına sebep oluyor.
0
biseysorcaktim
(06.03.26)
(12)

Parfüme en çok kaç TL verirsiniz?

arbre
5 bin TL verir misiniz? Bence çok değil ama gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?
5 bin TL verir misiniz? Bence çok değil ama gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?
-4
arbre
(05.03.26)
En son 8788 lira verdim bu ocakta
Parfüm koleksiyonu yapıyorum biraz (çok değil tabi binlerce olanlar var. Ben de 20-25 tane var heralde).
Kafamda max 200 olur herhalde 75-100ml için.
Geçen çok beğendiklerim hep çok pahali :/
Guerlain honey tobacco 335€ malesef.
Parfüm benim için hobi, o yüzden gereksiz görmem.
0
logisticsmanager
(05.03.26)
50 ml’si $350 bir parfüm almıştım. Pahalı olma sebebi artık regülasyonlar sonucu çoğu markette kullanılması yasak olan doğal malzemeleri içeriyor olması. Gerçek civet, misk, ambergris, oud gibi. Normal parfümlerde bu notalar gerçek değil, kimyasal taklitleri.

Ama günlük kullanmak için pahalı. Günlük parfümüm değil. Genelde decant alıp notaları tanımaya çalışıyorum. Onlar bile gidiyor uzun bir süre.
-1
antikadimag
(05.03.26)
Eskiden maaşımın hatırı sayılır bir kısmını parfüm için harcadığım olmuştu. Bugünün şartlarında 5 bine niche bir parfüm alınamıyor zaten. Alırsanız niche için beymen, designer parfümler için sephora’dan başka yerden önermem çünkü çoğu yer sahte satıyor.

Neyseki ben birkaç yıl önce arkadaşımın önerisi ile muadil parfüm satan creamia perfume markasını tanıdım ve orijinallik takıntımın gereksiz olduğunu fark ettim. Varsın şişe farklı olsun, içindeki parfümün orijinalinden farksız olduğunu bilerek istediğim kadar sıkabilmek gibisi yok. Keşke daha fazla çeşit çıkarsalar da onları da kullansam.
0
gradacion
(05.03.26)
250 usd
0
eileengray
(05.03.26)
ne kadar kazandığıma göre değişir, şu an kazandığımla vermem. bu arada o parfümlerin nasıl yapıldığını ve aşağı yukarı maliyetlerini biliyorum. kabaca söylemek gerekirse 250usd vediğiniz parfümün, parfüm olarak maliyeti 25usd'yi geçmez. verdiğiniz bedeller ambalaj ve reklama gidiyor.
-1
late viper
(06.03.26)
Tamamen bütçe meselesi, eskiden öyle bir para veremezdim, şimdi verebiliyorum. Güncel kullandığım parfümün freeshop fiyatı 140eur, Türkiye fiyatı 11k.

Benim psikolojik sınırım 250eur, daha üstünü parfüme vermem.
0
kimlanbu
(06.03.26)
5bin vermem, 4 bin de vermem, psikolojik sınırım 2 bin civarı heralde ama onu da vermem gibime geliyor.
+1
kumandanim
(06.03.26)
5 bin verilir ama üstü zor.
Benim kullandığım 3 bin bütçeme uygun olan sevdiğim koku bu.
Çok beğendiğim parfüm maalesef 50 ml 18 bin, asla vermem.
0
mutekebbir
(06.03.26)
eskiden orjinal parfüm alırdım ama saçma olduğuna kanaat getirdim, çakmacılar birebir aynı kokuyu tutturuyorlar. Orjinaline vereceğim paranın yüzde 25'siyle 3 tane çakma alıp eve, işe, arabaya koyuyorum birer tane, kalıcılığı az olması da umrumda olmuyor bu sayede.

Soruya cevap olarak maks 1000 diyorum.
-1
bobinhoo
(06.03.26)
kaç ml?
30 ml ise vermem.
90 ise verebilirim.
-1
elorelia
(06.03.26)
öncelikle "gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?" ne demek? "parfüme vermek gereksiz, o zaman bu 5 bin'le krem alayım, ona değer" gibi mi? 5 bin'im batıyor ve illa harcayacaksam, parfüme değer bence. çünkü sevdiğim kokuların bende uyandırdığı hisler çok hoş. sevdiğim ağır bir koku var; o sıralar kullanacak bi yerlere gitmiyorsam, bazen gece yatmadan önce sıkıp öyle uyuyorum, çok iyi geliyor.

benim psikolojik sınırım 5 bin lira civarı ama bu paraya iyi parfüm kaldı mı, emin değilim. free shop'ların fiyat olarak bir avantajı kalmadığından beri her geçişte parfüm almayı bıraktım açıkçası. zaten olanlar da min. 2 sene idare eder.
bir kimya mühendisi yakınımız parfüm işine girdi; bilinen parfümlerin kopyalarını yapıp satıyor. onun sayesinde hiç bilmediğim kokuları denemeye başladım. onda denediğim bir kokuyu çok beğendim; dedim bunun orijinalini alayım. Geçen yıl 60'lık orijinali 7 bin küsürdü; çok geldi ama değer dedim. sonra ilk yurtdışına çıkışta gider ve gelirken free shop'ta deneyeyim dedim; orijinal parfümün, mühendisin çakmasının yarısı kadar kalıcı olmadığını görünce almadım. mühendisten devam yani.
0
lil siztah
(06.03.26)
parfüm kadar balon bişey yok.
en iyisine 300 liradan fazla verilmez.

hepsinin yapılışı belli, kokuları ilk 15-20 dk ayrışıyor sonra bazı aromalar daha uçucu olduğu için sadece amber, baharatlı kokular dayanıyor.
zaten 5. dakikada burnun kokuya alıştığı için sen aynı koktuğunu düşünüyorsun.
-3
duyuruuser
(06.03.26)
(4)

chino pantolon

sanat guresi
nerden alıyorsunuz?
nerden alıyorsunuz?
0
sanat guresi
(05.03.26)
Dockers.
+1
kizil karga
(05.03.26)
Gap.
Dockers'ta fena değil ama polyester kullanıyor
-2
stefano
(05.03.26)
Bi bakın bakalım polyester mi.

www.dockers.com.tr
0
kizil karga
(05.03.26)
her markanin polyester pantolonu vardir kavga etmeyin.

dockers benim aldiklarim 98 pamuk ama eski dockers degil 1 senede pul oluyor pantolonlar. bir de simdi levis elden cikardi bunlari iyice duser kalite.

bu isin dunya capinda standardi incotex. meyer diye bir marka var daha ucuz diye onlardan aliyordum ama kesimleri cok iyi degil geri gonderecegim galiba. incotex'i indirimli bulsaniz bile 4-5 dockers fiyatidir ama ben sahsen dockers'a geri donmeyi dusunmuyorum dedigim gibi 1 yilda birakti kendini son aldiklarim.
0
antikadimag
(05.03.26)
(11)

Düşük tansiyonla yaşamanın ne zararı olabilir?

Cesario
Son zamanlarda tansiyonum 8/5 falan çıkıyor. Pek bir belirtim yok. Yani ölçmesem hiç farkında olmam. Hatta yanlış ölçüyorum galiba diye şüpheye düştüm ama yanlış olduğunu sanmıyorum. Hangi durumda muayene olmam gerekir?Bu durumun uzun vadede zararı nedir? Hani yüksek çıkınca deriz ya felç riski var,
Son zamanlarda tansiyonum 8/5 falan çıkıyor.

Pek bir belirtim yok. Yani ölçmesem hiç farkında olmam. Hatta yanlış ölçüyorum galiba diye şüpheye düştüm ama yanlış olduğunu sanmıyorum.

Hangi durumda muayene olmam gerekir?

Bu durumun uzun vadede zararı nedir? Hani yüksek çıkınca deriz ya felç riski var, kalp krizi vs. Düşük olunca neler oluyor vücutta?

Not: 33 yaşındayım. 3 ay önce doktora gidip muayene oldum. Kan, idrar tahlili vs tam kapsamlı. Hiçbir şey çıkmadı.
0
Cesario
(05.03.26)
Ereksiyon problemi
-6
arbre
(05.03.26)
doktor değilim. benim bildiğim uzun vadede bir sakıncası yok yüksek tansiyon gibi. doktorların ilaç vermek gibi bir yönlendirmesi de olmuyor bildiğim kadarıyla. geniş ailemde de bende de mevcut. özellikle yazları kötü oluyorum. hafif bir baş dönmesi eşlik ediyor, nabzım yükseliyor. bulantı kusma pek olmadı. düşüp bayılma ihtimalinize karşı uzanmak ya da güvenli bir yere gitmek lazım. ben mümkünse ayaklarımı uzatıp tuzlu ayran içiyorum. hemşire sade soda içebileceğimi söylemişti kötü hissettiğimde. ayağa kalktığımda gözüm kararıyor bazen. aile hekimi de genç yaşlardayken öğün atlamaktan olabileceğini söyledi bu durumun. kardiyolojiye vs. gitmedim açıkçası bu durum için.
0
black holes in the sky
(05.03.26)
aile hekimime sormuştum bu durumu; ''biz düşük tansiyonu severiz'' demişti.

ekstrem sporlarla uğraşıyorsan sorun yaratabilir. göz kararması, kısa süreli kendinden geçme gibi.
0
yurtsuz john
(05.03.26)
yatak yaraları, çoklu organ yetmezliği, kangren, nekroz.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.03.26)
Sabah yazıp silmiştim. Yine yazayım.
Basınç düşükse organlara yeterli kan gitmiyor demektir.
Her organı ayrı ayrı düşünün. Uzun vadede ve hep yetersiz oksijen alan, yetersiz beslenen organ ne olur.
-2
Mirket
(05.03.26)
@mirket, bu söylediğin yanlis.

Oksijeni verebilmek için tansiyon yükseliyor zaten. Eger bayilma fenalasma gibi durumlar yoksa düsük tansiyon kalbin daha rahwt calismasi demek.
+2
Purple life
(05.03.26)
yuksek tansiyon dolasim sistemini yorup erken olduruyor. ona dikkat etmek lazim. organik bir tesisat sonucta bu surekli basinca maruz kalirsa bir yerde yipranacak mantiken. dusuk tansiyon iyidir. benim de genelde 10 6'dir tansiyon. ama 8 5 bana bile dusuk geldi.

semptom var mi onlara bakmak gerekir. bas donmesi falan olmuyorsa, vucutta genel bir yorgunluk yoksa aktif sporunu normal yapan biriysen vucudun idare ediyor olabilir. yeteri kadar tuz/elektrolit almiyor olabilir misin?
0
antikadimag
(05.03.26)
@antikadimag

Sağlıksız şeyler yemiyorum ama öğün olarak da yeterli beslenemiyorum.

Bu sebepten olabilir. Düzenli aralıklarla ayran mi içeyim tuzla karıştırarak?

Himalaya tuzu aldım mesela iyi midir?
0
🌸Cesario
(05.03.26)
valla hocam tavsiyeyi doktor versin ya tam butun verileri gorenler onlar. yani doktor bunu problem olarak gorup ilac vermediyse bence cok endiselenecek bir sey yok. ama genel kural olarak tuz tansiyonu arttirir. eksik tuz aliyorsaniz ondan ekstra dusuk cikmis olabilir ama hali hazirda tuzlu besleniyorsaniz veya baska bir saglik komplikasyonu varsa tuzu arttirmak da mantikli olmayabilir.
+2
antikadimag
(05.03.26)
Babam 76 yaşında ve ömrü boyunca tansiyonu 8-9 / 5. Hayatı boyunca zayıf fit biriydi, hep çok uzun mesafeler yürürdü.

Geçen sene akciğer kanseri oldu, 9 hafta haftada 1 kemoterapi aldı. İnanılmaz yorucu ve zor bir süreçti ve bu dönemi atlattı. Hala immunoterapi alıyor -akıllı ilaç-

Bunu sunun için yazdım; pek çok kanser hastasi bu dönemlerde kalp yetmezliği, organ yetmezliği gibi sorunlar yaşıyor. Akciger kanseri 4. Evre Adam buralardan hasarsız çıktı ama burada 33 yasinda saglikli adama organ yetmezliği falan yazanlar olmuş :)

Kangren yazan var. Hayır ağzımı bozmayacagim :))
+1
makbur
(06.03.26)
doktorlar yüksek tansiyondan daha iyi oldugunu söylüyorlar. Tavsiyem yaninizda kucuk paket tuzlardan bulundurmanız. Ben oyle yapıyorum. Nerede ne zaman düşeceği pek belli olmuyor.
0
acelaacedebela
(06.03.26)
(16)

Gezecek bir yer yok ne demek?

kaptan maydanoz
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum. Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç) Ne olsun istiyor bu insanlar?
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum.
Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç)

Ne olsun istiyor bu insanlar?
0
kaptan maydanoz
(27.02.26)
Ankarada cidden gezicek bi yer yok

Izmirde efes, sirince bile tek basina ziyaret sebebi olabilir. Istanbulda tarihi yapilar cok fazla yine. Ama ankara? Avm + aoç...

Bi de denizi neden haric tutuyoruz. Ist nefret etsem de vapurla karsiya gecmrk bile insanin havasini degistirir

Ek: ankarayi cok seviyorum. O sogukluk, ruhsuzluk cok guzel
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Sanırım bu bir önyargı. Bende de mesela Ankara hatalı kodlanmış bir şehir. Denize kıyısı olmadığı için sıkışmış ve sıkıcı bir şehir algısı var bende. Oysa ki değil.

Bir de Ankara'da yapacak bir şey yok düşüncesi, insanların kendi deneyimlerinden ziyade Ankara'nın yıllardır memur şehri olarak anılmasından kaynaklı olabilir. Eskiden yapılacak şeyler sınırlıymış, hayat erken bitermiş. Artık öyle değil. Adı çıkmış Ankara'nın.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(27.02.26)
yani bence gezecek yer olup olmamasından ziyade ankara ile istanbul'da yaşayan insanın gezme anlayışı farklı. mesela istanbul'da arkadaşları ziyarete gitmiştik. elde kamp sandalyeleri ile moda sahile inene kadar canımız çıkmıştı. ankara'da bi insanın tüm yükünü sırtlayıp parka oturmaya gittiğini pek göremezsin. gidiyorsa da arabasıyla filan gider gerçi.

ya da ne bileyim ben batıkentte oturuyorum. yarım saati aşan mesafeler benim için 'uzak' sınıfına giriyor. istanbul'da arkadaşlarla buluşmaya 2 saat yol gidiyor millet üşenmeden. ankara'da o kadar sürede beypazarı'na kadar gidersin. az daha zorlasan eskişehir'e gidersin hatta :D

parksa park, müzeyse müze. hepsi var aslında ama. yani iki günden sonra hadi bi müzeye daha diyemezsin mesela misafirine.

ha denize karşı bir saat oturmak oradakiler için bi etkinlik. ankara'da bu yok. botanik parkında bir saat oturduktan sonra kurtlanmaya başlayabilirler.

neye bağlayacağımı ben de tam bilmiyorum. evet çok fazla gezilecek yer yok heralde.
0
elorelia
(27.02.26)
istanbul kültür sanat, etkinlik, tarihi yapı, doğal güzellik vs pek çok açıdan daha önde, buna bir itirazım yok. fakat ankara'nın gayet de sevilebilecek bir yer olduğunu düşünüyorum. yapmak istedikten sonra ankara ve çevresinde de çeşitli imkanlar bulunuyor. bunun yanısıra trafik istanbul'daki kadar keşmekeş değil, bulunduğu coğrafi konum izmir'deki gibi sıkış tepiş değil, havası Antalya gibi nemli değil. insanlarda sebebini anlamadığım şekilde sürekli bir Ankara'yı kötüleme ve beraberinde başka bir yer övme hali var. ben Ankaralı olmamama rağmen -çok eleştirildiği için bu örneği veriyorum- bu şehirde avm gezdiğimde de keyif alabiliyorum.
+3
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
ankara bence çok beton..doğma büyüme buralıyım ama uzun süre dışarıda kalıp gelince farkediliyor. yeni yapılan parklar bile komple beton yazın asfaltın yalımı vuuryor. ağaçlı parklar da anormal kalabalık. ormanlık alanlar da güvenli değil. kızılay ve tunalı dışında butarz bir yer yok. toplu taşıma zayıf. her yere araç zaruruiyeti var.
+1
iwillsee
(27.02.26)
deniz net bir cevap. su yoksa o şehirde etkinlik azalıyor.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Beyazıtta İstanbul üniversitesi
Kapalı çarşı
Çemberlitaş
Ayasofya
Yerebatan Sarnıcı
Süleymaniye Cami
Eminönü meydanı
Mısır Çarşısı
Tahtakale dükkanları
Galata Köprüsü
Karaköy Meydanı ve dükkanları
Tünel Taksim arası tarihi tramvay
Galata kulesi
Pera ve tarihi mimarisi
İstiklal Caddesi ve her çeşit mağazalar
Taksim meydanı Atatürk Heykeli
Atatürk Kültür Merkezi
Kurtuluş mahallesi farklı din ve mezheplerden yurttaşlar
Nişantaşı, Teşvikiye, Cihangir semtleri. Sokaklarda ünlülere denk gelmek
Rumeli Hisarı
Aşiyan Mezarlıgı. Orhan Veli'nin kabri.

Yoruldum yeter herhalde. Bunlar var İstanbulda (:
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
“Gezecek yer yok..” demek o kişilerin kendi sığlıklarını gösterir. Doğma büyüme istanbullu ve istanbul fanatiği olan biri olarak, angara’ya gittiğimde kendine ait bir düzen, nizam hissetmiştim ve orayı da çok sevmiştm. Güzel olan herşeye aşık olabilen biri olarak da ankaranın kendine has bu halini de çok sevmiştim. Daha fazla kalsam eminim ki gezicek bir sürü yer bulurdum.
0
love and trust
(27.02.26)
ankara çok güzel diyenlerin bir tane örnek yer verememesi de buna örnek işte mis gibi.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
istanbul gibi kaç tane şehir var zaten dünyada. o yüzden öyle bir kıyasa girince tabi ankara'da gezecek yer olmaz. hatta tüm türkiye'de yok bu mantıkla. bundan dolayı istanbul 20 milyon sıkış tepiş, yaşayanların yüzde 90'ı yukarıda yazılan imkanlardan faydalanamıyorlar. yani istanbul'un yüzde 90'ı ankara'da hatta ankara'dan daha kötü yerlerde yaşıyor. bu kafayla yaşanmaz. ankara'nın tabiki gezilecek yerleri var
+3
paintov
(27.02.26)
yok yok, cidden gezecek yer yok. 20+ yıldır (hayatımın yarısından fazla) ankara'da yaşıyorum, resmen bu şehir yüzünden asosyal oldum. hafta sonu evden dışarı çıkmadan bilgisayar başında takılıyorum. b.k gibi şehir, gelmeyin sakın!!!

angaralı olmayanlar bundan sonrasını okumaz zaten :) ankara'da gidilecek, gezilecek yerler illaki var ama ilgisi ve imkanı olana. örneğin deniz olmasa da millet katlanır sandalyesini alıp eymir'e oturmaya gidebiliyor. ama buradaki sorun eymir'in kolay ulaşılabilir olmaması. arabası olmayan kişilerin saat başı geçen bir otobüse binip 1 saat dolaştıktan sonra gidebildiği bir yer eymir. tabi bu gidemeyen için dezavantaj olurken gidebilen kişi için avantaj oluyor. zira kalabalık olmuyor böylelikle. bunun dışında örneğin çubuk barajı rekreasyon alanı var. buraya sanırım toplu taşıma ile gitmek de mümkün değil. burası eskiden çok daha popüler bir yermiş ama zamanla pek bir olayı kalmamış. yine de bilen ve imkanı olan gidip takılıyor. ankara'da herkesin ilgili alanına göre gezecek yerler var ama kimisi çok bilinmiyor ve ulaşım biraz zor oluyor.

ayrıca tarihi açıdan istanbul'la kıyaslamak haksızlık olsa da örneğin istanbul'da 94 müze varken ankara'da 70 tane varmış (www.aa.com.tr/tr/kultur/edirne-muze-sayisiyla-turkiyede-ilk-5te-yer-aliyor/3690081) ki ankara istanbul'dan sonra 2. sırada. sanatsal etkinlik derseniz özellikle tiyatro'da ankara yine istanbul'dan sonra 2. sırada ki bunun sebebi de sinema/dizi sektörü istanbul'da olduğu için oyuncuların çoğunlukla istanbul'da olması ve özel tiyatrolarını çoğunlukla orada açmaları.
+1
shadowfollower
(27.02.26)
Anıtkabir tek başına yeter. Bayram tatilinde gideceğim inş.
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Ankara’nın okumuş kitlesi İstanbul’dakilerden üstün bence. Bir kere İstanbul’da entelektüeller coğrafi genişlikten dolayı yayılmış durumda, Ankara’da bu kitle daha kompakt yaşıyor. Daha çok bir araya geliyor. Ankara benim için sosyalleştikçe güzelleşen bir şehir. Yoksa tek başına yapacak pek bir şey yok. Bir de İstanbul’da siyah beyaz gibi mekanlar yok.
0
eileengray
(27.02.26)
Gidene kadar ben de sevmeyeceğimi düşünüyordum ama Ankara'da farklı zamanlarda farklı sürelerde bulundum.
Deniz aşığı olmama rağmen (yüzmek anlamında değil izlemek anlamında) Ankara'yı sevdim. Bir de Ankara'da öğrenci olup da orayı sevmeyen bir kişiye bile rastlamadım, öğrenciler bile bu kadar aktif yaşayıp kendilerine eğlence bulabiliyorlarsa kimse şikayet edemez diye düşünüyorum.
Biraz deniz seven insanların önyargısı bence bu söylemler.
0
mutekebbir
(27.02.26)
Şehir merkezinden çok da uzakta olmayan Tulumtaş mağarasını, Kurtuluş Savaşı'nda düşmandan 7 kere geri alınan Duatepe'yi, Ankara Kalesi'ni, August Tapınağı'nı, Hamamönü ve içindeki müzeleri, Eğmir Gölü'nü, Beynam ormanlarını, Mogan Gölü'nü, Seğmenler Parkı'nı, Kuğulu Park'ı, İlk Meclis'i... bunları beğenmeyen gelmesin arkadaş. Gelmesin yani. Her yerin kendine göre az veya çok, şu veya bu miktarda özellikleri vardır, ne demek kendi memleketi hakkında kötü kötü konuşmak. Ara bul kardeşim, gidecek bir yer yokmuş. Başka yerde aklını her şeye kullanırken iyi, Ankara'ya gelince mi tutukluk basıyor? Hiçbir şey bilmiyorsan önce Anıtkabir'e sonra da cumhurbaşkanlığı külliyesine ve kütüphanesine git gez. Can sıkıcı geliyor herhalde.

Kaptancım Maydonozcum tepemin tası attı, bu laflar sana değildi. Aklına gelen her fırsatta her şeye burun kıvıranlaraydı. Ben bu ülkenin millî eğitim bakanı olsam bütün çocuklara ülkesive halkıyla ilgili olumlu konuşma, olumsuz tek kelime etmeme eğitimi veririm, memurlardan sorumlu kişi olsam herkese kendi ülkesiyle ve insanıyla ilgili olumsuz konuşma cezası yazar bol bol para kazandırırım bu hazineye. Hükûmet demedim, oraya dikkat. Elimizde şöyle muhteşem bir memleket var da alabildiğine burun kıvırıyoruz, çok büyük kıymet bilmezlik bence.
-5
muhayyer divan
(28.02.26)
7 gobek ankaraliyim. ankara'yi severim. ancak durust olmak lazim yapacak bir sey yok.

kaleye gittin, eski sokaklari gezdin, amm'yi ve belli basli birkac muzeyi gordun, anitkabir'i gezdin. bitti. gecmis olsun.

yani bir manzarasi bir guzelligi yok. belki cok zorlarsak golbasi, ahlatlibel taraflari mesire yeri gibi diyebiliriz. ama denizle istanbul, ege, akdenizle kiyaslanmaz.
0
antikadimag
(28.02.26)
(5)

Merak, okuma ve öğrenme isteği zeka ile mi ilgili?

perfectlysplendid
Sizce merak duygusu ne ile ilgili ?
Sizce merak duygusu ne ile ilgili ?
0
perfectlysplendid
(27.02.26)
Ek olarak merakı teşvik edilen insan potansiyel zekasını yakalama fırsatı bulur
0
mezzosprite
(27.02.26)
Bence merak yaşamsal libidonun (yaşama coşkusu anlamında) sağlıklı çalışması ile paralel. Normal çalışan fizyolojide her insanda biraz merak duygusu olmalı, bu dedikodu anlamında değil içinde bulunduğu doğa, şartlar, ortam vs. Bu duygu yoksa genel yaşam enerjisi de düşük oluyor.
0
titanic kemancısı
(27.02.26)
bilimsel bi kaynağım yok ama bence evet. belli bir zeka kapasiten yoksa zaten olmaz bunlar.
0
paintov
(27.02.26)
Zekâ öğrenme isteğiyle ilgili değil, kavrayış ve çözüm üretme hızıyla ilgili. Öğrenme isteğini gösterseydi Aziz Nesin o lafı etmezdi diye düşünüyorum.
-1
muhayyer divan
(28.02.26)
bence oyle. zihin bilgi tuketmeye ihtiyac duyuyor.
0
antikadimag
(28.02.26)
(5)

Memurlukta nasıl ilerleniyor?

michael_knight
Torpil, siyaset vs. tamam onlar vardır da onların olmadığı kişiler için veya ideal bir dünya için soruyorum. Memurlukta nasıl yükseliniliyor?Diyelim ki 22 yaşında üniversiteyi bitirdikten sonra tapuda memur olarak işe başladım. 30 yıl sonra emekli olurken halen veznedeki memur mu yoksa tapu müdürü m
Torpil, siyaset vs. tamam onlar vardır da onların olmadığı kişiler için veya ideal bir dünya için soruyorum.
Memurlukta nasıl yükseliniliyor?

Diyelim ki 22 yaşında üniversiteyi bitirdikten sonra tapuda memur olarak işe başladım. 30 yıl sonra emekli olurken halen veznedeki memur mu yoksa tapu müdürü mü olacağım neye göre belirleniyor?

30 yıl çalışmış olan hiç yükselmeyen memur 50 bin civarında tapu müdürü 80 bin tl civarında mı alıyor?
-2
michael_knight
(27.02.26)
uzmanlık sınavları falan oluyor
+2
art cat chocolate
(27.02.26)
bakanlığa göre değişir. ancak şu an devlette yükselmek için yüzde 90 torpile ihtiyacın var. anca kurum müdürü olursun. bölge müdürü veya ankarada üst düzey görev için siyaset lazım. 30 yıl çalışmış memur daha fazla alır, en düşük memur maaşı 58 bin tl. 30 senelik memur 1in 4ü derecededir. 1 derece memurlar 60 65 arası alıyor.
ayrıca düz memur b kadro uzmanlık alması içi a kadroya geçmesi gerekir. a kadroya geçerse de ortalam bir memurdan daha fazla alır. evet devlette sınırlar var ancak yükselinebiliyorlarda.
+2
mikahakkinen
(27.02.26)
ilk olarak burada kurum önemli. yani büyümeyen ve rutinini oturtmuş bir kamu kurumunda görevde yükselmek daha zordur örneğin istanbulda tapu dairesinde memur olan biri çok zor yükselir zira istanbul artık istanbul hizmete ihtiyaç var.

ama örneğin bu tapuda memur olarak başlamış kişi gebze il olduğu zaman ya da başka bir şehire taşınıp o şehir büyüdüğü zaman yeni tapu daireleri açılırsa oradaki deneyimli memurlara idari görev yüklemek isteyebilir görevde yükselme sınavları yapılabilir.

şu an için görevde yükselmek için en uygun kurumlar bence üniversiteler. ha müdür olunca maaş çok mu değişiyor hayır, hele ki eski bir memursan.
0
denizgonen
(27.02.26)
Tapu ve Kadastro memuru olarak söyleyeyim. Tapu kısmında yükselme/maaşın artması biraz daha sıkıntılı. Bir tapu memuru en az sekiz yıl çalıştıktan sonra müdür yardımcılığı sınavına girerek müdür yardımcısı olabilir. Bu sınav ortalama 2 yılda bir açılır. Müdür yardımcısı olduktan sonra 2 yıl çalışıp müdürlük sınavına girebilir ve eğer ‘onu önce çıkaracak herhangi bir durumu’ yoksa müdür olarak emekli olur.
Kadastro kısmında mühendislik, kontrol mühendisliği vs olarak çok daha avantajlı tapuya göre. İki yıl teknikerliğin üzerine mühendislik okuyup mühendis kadrosuna geçen çok arkadaşım oldu.
+1
hayalhayal
(27.02.26)
memurlukta ilerleme kademe ve derece sistemiyle oluyor. 3 senede bir derece aliyorsun. yaklasik 24-30 senede max seviyeye ulasiyorsun. sabit yerinde durman yeterli bir sey yapmana gerek yok.
0
antikadimag
(28.02.26)
(9)

Munih Havalimaninda ucakta mahsur kalan yolcular ne kadar tazminat alir?

tantamount_to_equivalent
Bilmeyenler icin haber bu: https://x.com/dw_turkce/status/2025938219208962115 Sosyal medyada dalga geciyorlardi, bu yolcular mal, boyle bir durumda tepkisiz kalinir mi falan diye. Bizim bir arkadas da diyor ki "adamlar isini biliyor, niye tepki gostersin ki? Islerine gelmis, 40 euroluk bilet aldilar
Bilmeyenler icin haber bu: x.com

Sosyal medyada dalga geciyorlardi, bu yolcular mal, boyle bir durumda tepkisiz kalinir mi falan diye.
Bizim bir arkadas da diyor ki "adamlar isini biliyor, niye tepki gostersin ki? Islerine gelmis, 40 euroluk bilet aldilar, simdi tazminatla 400 euro kazanirlar ucak firmasindan" diyor. Dogru mu, claim falan yapsalar her bir yolcu 400 euro falan alabilir mi hava yolu firmasindan?
+1
tantamount_to_equivalent
(25.02.26)
rötar olarak sayılıyorsa alırlar gayet evet. 3 saat üzeri rötarlarda mesafeye göre tazminat hakkı var. ama yine de sakince beklemeleri normal değil. 400 euroya çekilecek eziyet değil.
0
jelly bear
(25.02.26)
400-500 eurodan fazla bir şey geçmez ellerine, max Lufthansa PR olsun diye iki şov yapar yolculara sonra hadi simdi bakın dalganıza diye yolu gösterir. Dava açsalar da Almanya'daki hukuk sistemi manevi tazminata çok sıcak bakan bir sistem değil bir şey geçmez ellerine.
0
nahtoderfahrung
(25.02.26)
kafa basi 400-500 avro alirlar max.
havayolu sirketleri devletler tarafindan kollaniyor, daha fazla para koparmalari icin 500 kisi bir araya gelip class action falan islerine girmeleri lazim, o da cok zor.
-1
cooperr
(25.02.26)
asdhfjsdhf olaya gel. 1000 Euro'dan aşağısı kurtarmaz.
+1
gabe h coud
(25.02.26)
bunun kuralı kaidesi var. normal şartlarda bu tarz mücbir sebeplerde, yani mesela kötü hava koşulları nedeniyle uçak kalkmazsa, 600 euroya kadar tazminat alabilirler. (600 eurodan eminim) bunun yanında da havayolunun konaklama ve yiyecek sağlaması gerekiyor. ama uçakta bırakılmaları olayı bambaşka bir yere çekiyor. bu bambaşka bir tazminat konusu olabilir.
0
co2s2
(25.02.26)
burada büyük bir mağduriyet var. uçakta o soğukta mahsur ve aç bırakılmak 400-500 euro ile çözülmez. zaten avukatlar yolcularla çoktan iletişime geçmiştir ben bakayım davanıza diye... birkaç bin euro + 1 yıl sınırsız avrupa seyahati filan vermeleri lazım. anca öyle kurtarırlar.
+1
elektr10
(25.02.26)
bunu havalimaninda rotarla bir tutmak nedir. ucagin icinde bir gece gecirilir mi :)

havayolu kaynakli 3 saat delay ile 300 euro alabiliyorsunuz zaten. burada kisi basi 1000 euro'dan asagi bir sonuc rezalettir. muhtemelen class action sonucu lufthansa settlement'a gidip 1000 civari credit verir.

bir deli cikip emergency cikisini acmamis. hic normal degil ucagin icinde bir gece gecirmek. klimadan sicakligi halletmislerdir ama kesin yeterli yemek stogu yoktur. ac ac orada bir gece cok kotu bir senaryo.
0
antikadimag
(25.02.26)
Gerçekten sadece mental retard almanların yapacağı bir şey bu asdfsf
Bu cimrilerden 300 euro bile koparırlarsa kar saysınlar.
0
huladancer
(25.02.26)
Ucakta mahsur kalmak buyuk rezaletmis gercekten. antikadimag +1

Biz yanlis hatirlamiyorsam kisi basi 800er euro almistik Munih'te havalimaninda mahsur kalinca. Ucak 5 saat rotardan sonra gece 1de iptal edilmisti, havalimani da kapanmisti. Vize pasaport vs yuzunden cikamadik geri (kucuk cocuklu bir aile vardi onlar yaygara koparinca sadece onlara otel ayarladilar sonra). Ucak ertesi sabah 7de filan kalkti anca.

800 euro 2 ayri 400 euroluk tazminattan gelmisti:
1. 11 saat rotar
2. otele yerlestirirlmeme

her iki konu icin ayri ayri dilekcelerle sikayet etmistik; ilkini Istanbul'a varista havaalaninda odediler. ikincisi 1-2 ay sonra mail ile sonuclandi.

Bu arada bu sikayet sureci gayet bireysel biseydi, kimse gelip de "bakin haklariniz bunlar bunlar, simdi soyle yapacaksiniz" filan demedi.

bunu duyan arkadaslarim "oha bu paraya ben 1 hafta havaalaninda yatarim" demisti ahahah :D
+1
taurina
(26.02.26)
(7)

Barilla makarna sosu

Mirket
Pesto ve Napoletana sos aldım bir hevesle. Kavanoz açıldıktan sonra 5 gün içinde tüketiniz yazıyormuş üzerlerinde.Hiç 'Bu adam yalnız yaşıyor. Basalım koruyucuyu da uzun süre saklayabilsin.' dememişler.Daha uzun süre saklanması konusunu deneyimleyeniniz oldu mu? Yoksa beş gün sonra gerçekten çöp müd
Pesto ve Napoletana sos aldım bir hevesle. Kavanoz açıldıktan sonra 5 gün içinde tüketiniz yazıyormuş üzerlerinde.
Hiç 'Bu adam yalnız yaşıyor. Basalım koruyucuyu da uzun süre saklayabilsin.' dememişler.
Daha uzun süre saklanması konusunu deneyimleyeniniz oldu mu? Yoksa beş gün sonra gerçekten çöp müdür?
0
Mirket
(24.02.26)
Pestoyu küf tutana kadar yiyorum ben. Üzerine biraz zeytinyağı ekleyince geç küfleniyor.

Diğerini denemedim.
+2
jackyr
(24.02.26)
buzluğa at bakalım nasıl olacak tadı
0
neira
(25.02.26)
pesto bozulmuyor aylarca sakladım. güvenmiyorsan da buzluğa atabilirsin.
+1
jelly bear
(25.02.26)
boyle kararsiz kalinca icindekilere bakmak lazim. bunlarin icinde sebze ve yag oluyor. ikisi de bozulup adam zehirleyen seyler degiller. en fazla tadi bozulur.
0
antikadimag
(25.02.26)
Tadı bile bozulmuyo ilginç şekilde baya dayanıyo dolapta. Besin değerleri ne hale geliyo bilemicem.
0
benim bir gizli bildiğim var
(25.02.26)
Pesto dayanir.
Sos dayanmaz. Belki sosu buzluga atmayi deneyebilirsiniz

Pestoyu da sadece kahvaltida tüketmeyi seviyorum ben. Kavanozu bitirmek icin bir alternatif olabilir: 125 gr. misket mozzarella + ikiye bölünmüs 6-7 adet cherry domatesler + zeytinyagi + tuz + 1 cay kasigi pesto
Karistirip yiyin. Cok güzel oluyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
450. kez yoğurt hikayesini anlatmayayım (merak eden arama kısmından yoğurt kibritsuyu diye aratsın).

kapağını kapat dolaba koy, hiçbir şey olmaz.
+1
kibritsuyu
(25.02.26)
(15)

Sevgiliniz/partneriniz ne yapması kırmızı çizginiz?

darthvader
Veya asla yapmamalı/ bunu yaparsa kabul edemem, ayrılırım dediğiniz şeyler neler?
Veya asla yapmamalı/ bunu yaparsa kabul edemem, ayrılırım dediğiniz şeyler neler?
0
darthvader
(24.02.26)
Benimle küfürlü hakaretli konuşmayacak. Bile bile yaptığı zaman ayrılmışlığım var.
+2
yaren
(24.02.26)
böyle sorular sınavda falan gelince kesin bir şaşırtmaca var diyip ilk akla geleni işaretlemezdim ben :D haliyle aldatma değil de insanların içinde küçük düşürmesi diyorum.
+2
suicmeyenadam
(24.02.26)
Saygısızlık
-1
arbre
(24.02.26)
Yalan
+2
Mirket
(24.02.26)
Sevgisiz davranışlar. All or nothing benim için.
+1
gabe h coud
(24.02.26)
Kot etek giyerse her şey biter.
-6
Bruce
(24.02.26)
aptallığa tahammül edemiyorum. bahsettiğim hata yapmak değil. mesela uyardığım bir konu var. bunu böyle yapma bak çok riskli-tehlikeli. açıklıyorum anlatıyorum ama ısrarla o harekete devam ediyorsa aynı ortamda olamayız.
+4
orpheus
(25.02.26)
yalan evet ama sadece yalan degil. bir sey sorunca gizlemesi, veya bir sey anlatirken tam anlatmamasi, bazi kisimlarin uzerini hizli gecmesi gibi bir sey saklamasi. durust olmamasi kabaca. yani yalan soylemeyip dogruyu da saklayabilir ve bu benim icin red flag.

her sey halledilir, etik problemler halledilmez. ve maalesef karakter degismez kolay kolay. once a cheater always a cheaterdir her zaman.
+4
antikadimag
(25.02.26)
Yukarıda yazılanlara katılmakla beraber net kontrolsüz öfke problemi.
+3
rakicandir
(25.02.26)
valla eşcinsel ise veya sapkın bir cinsel arzusu varsa ayrılırım
-8
Hallegadola
(25.02.26)
yalan başladıysa benim için biter.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Tartışırken üslubunu korumaması, saygısızlık
+2
onyx
(25.02.26)
Tutarsızlık. Benim için her şeyin en temeli.
0
bradshaw
(25.02.26)
partnerimi ilk görüşte terminator t-800 gibi anında scan edip bana uygun olup olmadığına karar veririm.

youtu.be

ondan sonra yanlış yapmaz zaten. yaptıysa hatayı kendimde ararım.
-3
yurtsuz john
(25.02.26)
herşeyiyle harika biriydi bence son kız arkadaşım

aptala tahammül edemiyorum mesela
Ama o yapsa kabulüm swh
Halen kabulüm
0
baldan kaymak
(25.02.26)
(2)

Ankara'da sabah trenini nerede bekleyeyim?

sekizdokuzon
Gece 01.00 de Çankaya'da işim bitiyor, tren sabah 06.00 da hareket edecek. O arada nerede bekleyebilirim? ChatGPT gar civarındaki The Ankara Hotel in lobisinde bekleyebilirsin diyor. Gar o saatte kapalı olabilirmiş. Sizce o aralıkta ne yapabilirim?Teşekkürler.
Gece 01.00 de Çankaya'da işim bitiyor, tren sabah 06.00 da hareket edecek. O arada nerede bekleyebilirim? ChatGPT gar civarındaki The Ankara Hotel in lobisinde bekleyebilirsin diyor. Gar o saatte kapalı olabilirmiş. Sizce o aralıkta ne yapabilirim?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(24.02.26)
millet kütüphanesi olabilir. gara çok yakın değil ama taksiyle geçersin. daha konforlu olur.
gar 24 saat açıktır bu arada.
0
jelly bear
(24.02.26)
otel lobisi cok mantikliymis. kutuphaneye git taksiyle, orada bekle sonra tekrar taksiyle gar'a git bana mantikli gelmedi. kutuphane'den veya cankaya'dan taksiyle gitmenin farki olmaz o saatte trafik de olmaz. istersen cankaya'da acik mekan da bulabilirsin hem.
0
antikadimag
(25.02.26)
(11)

Özel okullar para mı basıyor?

michael_knight
Sınıflar herhalde 20 kişi civarında. Bir çalışanın maliyeti ortalama ayda 60 binden senede 720 bin diyelim. Öğrenci de yaklaşık 720 civarında bir para veriyor. E 20 kişilik sınıfta 3 öğrencinin parası öğretmenlere gitse, biri temizlik işçisine, biri idari kadroya, biri de sabun, tuvalet kağıdı, prin
Sınıflar herhalde 20 kişi civarında.
Bir çalışanın maliyeti ortalama ayda 60 binden senede 720 bin diyelim.
Öğrenci de yaklaşık 720 civarında bir para veriyor.

E 20 kişilik sınıfta 3 öğrencinin parası öğretmenlere gitse, biri temizlik işçisine, biri idari kadroya, biri de sabun, tuvalet kağıdı, printer desek, ikisi de bina kirası diyelim halen 13 öğrenci parası kaldı cepte.
Böyle 20 sınıfımız varsa 200 milyon tl gibi bir para kalıyor.


Unuttuğum veya yanlış bildiğim bir şeyler vardır mutlaka ama halen çok fazla para kaldı elimizde ama öyle değildir herhalde.
Daha servis, yemek, kitap, kıyafet, ek aktivite gibi gelir kalemlerini de hesaba katmadım.

Neyi yanlış biliyorum?
-1
michael_knight
(24.02.26)
"Kanayan yaramız 'gelir dağılımı adaletsizliği' nedir" konulu bir çalışma olmuş sorduğun soru.
0
Mirket
(24.02.26)
Eskiden eğitim sektörü diğer bazı sektörlere göre fazla kazandırmıyordu.
Son beş altı yılda enflansyon dalgaları gelince markette, pazarda, emlakta oluşan fiyat belirsizliği eğitimde de oluştu. hani markete her gittiğimizde ürünlerin fiyatı değişiyordu, hani fiyat algımız bozulmuştu: bir şeyin pahalı mı, ucuz mu olduğunu kestiremiyorduk. işte o ara eğitim sektöründe de öyle bir algı bozulması oldu ve okullar fahiş fiyatlarda denediler, baktılar ki milletin eli mahkum, öyle devam ettiler ve gerçekten para basıyorlar.
+2
santimantal
(24.02.26)
Evet öyle :
eksisozluk.com

Yaz tatilinde de aynı kazığı sahil yerlerindeki kimi esnaflar yapıyor.
Bu duruma sadece " arz talep" demek durumu çok hafifletmek mi olur? pek sanmıyorum.
0
diyecevaplandı
(24.02.26)
Hangi öğretmen, idari kadro hatta temizlikçi asgari ücret seviyelerinde maaş alıyor? Ya da aylık 100bin liraya 3+1 okul mu tutacaksın?
0
osssy
(24.02.26)
tahminen toplanan paranin 1/3u maaslara, 1/3 kira vs gibi masraflara, 1/3 de kar olarak kaliyordur. ozel okullar kar amaci guden birer kurulus, para yapmak icin varlar. bunda sasiracak birsey yok.
-1
cooperr
(24.02.26)
herhangi bir kurs bile 10 15 öğtenciyle deli gibi para kazanabiliyor.
0
klassno
(24.02.26)
iyice sapıttılar bu konuda anaokuluna neredeyse 800 bin isteyen var, üstelik o paralar öğretmenlere bile gitmiyor , kesinlikle denetlenmesi gerekiyor özel okullarında
+2
darthvader
(24.02.26)
Öğretmenler asgari ücretten hallice alıyor. Bu sebeple giderler az.

İyi bir devlet okulu dışında size sundukları hizmetler ise şunlar: İngilizce(bu işi harbiden çözdüler son 7-8 yıldır), temiz tuvaletler ve temiz okul, güvenlik, yemek. Gerisi aynı.

İnanılmaz paralar dönüyor.
+2
jackyr
(24.02.26)
egitim ve saglik bir sekilde devletin icinde olmasi ve ciddi kontrol etmesi gereken sektorler. ikisi de insanlarin temel ihtiyaclarini suistimal ediyor. gerci saglik daha kotu ozellikle can havliyle sana gelmis insani somurmek cok kolay. tr'de bana seni gozden ameliyat etmemiz lazim demislerdi, hatta hemen gun verme sevdasindaydi hiyar herif. sonra killandim tanidik bir yerde baktirdim hicbir sey yok dedi adam 15 sene oldu. abd'yi zaten hic anlatmaya gerek yok.

egitim de ailelerin cocuklarina en iyi imkani sunmak istemesi suistimal ediliyor gibi. cunku parayi kissan icin rahat etmiyor. cocugunu mahrum ve eksik birakmis gibi hissediyorsun. milyon milyon alip ne yapiyorlar o paraya akil alir gibi degil.
+1
antikadimag
(25.02.26)
20 Sınıflık okulda en az 30 öğretmen, 8-10 işçi, güvenlik vs, en az 4-5 kişi de yönetim kadrosu olacaktır. Yani maliyet biraz fazla olacak. Kızımın kreşinde sabah çocukları ellerinden tutup götürmek için bile 3-4 kişi kapıda bekliyor mesela.

Okul franchise ise azımsanmayacak bir kısmı oraya gidiyor.
Yemek ücreti genelde 720binin içinde oluyor.

Okulun amortismanı var. Başta yapılan yatırım masrafını yaklaşık 8-10 sene ayakta kalabilirse bir okul ancak çıkarıyor.

Daha bir çok ilave masraf var okullar için. Bu fiyatları kesinlikle savunmuyorum. Ancak yine, ana sınıfına giden kızımın okulunda öğretmen dayanmıyor, çünkü okul fiyatlarına rağmen maaşlar ödenemiyor, enflasyon çok yüksek. Ödemeler peşin alınıyor ama alınan para enflasyonda ezilip hiç oluyor, vs vs.

Bilfen, alman lisesi, robert koleji vs gibi 1,5-2 milyonluk okullarda da zaten öğretmenler 60bine çalışmıyor bu arada.
+3
artci sarsinti
(25.02.26)
parayı döndürüyorlar. daha ocak ayından gelecek senenin ödemelerini başlatanlar var. arada güncelleme yapanlar var. genelde özel okul sahiplerinin tek işi bu olmuyor. 2 3 firması oluyor ve aldığı parayı döndürüyor. bu adamlar işletmeci kalite malite en son baktığı şey, amaç parayı alıp döndürmek. sıcak para varsa işletme döner. öğretmenlere iyi maaş veren okullar anca izmir ankara istanbuldadır. anadoluda asgari ücret ve biraz üstü.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
(4)

nato clearance nasil alinir?

nibba
soyle bir cevap geldi yurtdisi isverenden:Thank you for your confirmation, unfortunately we are looking for candidate with CL's. All NATO contract roles require the candidate to have a currently active NATO SECRET Clearance at the time of application​. Additionally, the candidate must also have the
soyle bir cevap geldi yurtdisi isverenden:

Thank you for your confirmation, unfortunately we are looking for candidate with CL's.

All NATO contract roles require the candidate to have a currently active NATO SECRET Clearance at the time of application​. Additionally, the candidate must also have the nationality of one of the NATO member nations.

Without both the required clearance and NATO nationality, a candidate cannot be considered for this position.

Should you obtain the required clearance in the future, please let us know!

google'da arastirma yapiyorum fakat her zamanki gibi danismanlik sirketleri seo amacli dandik yazilarla doldurmus.

anladigim kadariyla clearance'i isverenin istemesi lazim ki prosedur baslasin.

anlamadigim bir sey mi var? yardimci olabilir misiniz?
0
nibba
(24.02.26)
ben savunma sanayiinde calisirken calistigim yer benim icin almisti. isveren araciligiyla olmasi gerekiyor sanirim.
+1
antikadimag
(24.02.26)
benimkini de işveren istemişti. çalıştığınız kurumla iletişime geçin
+1
Hallegadola
(24.02.26)
orada bir yer yanlış yorumlanıyor. firma demiş ki?

"must have a currently active NATO SECRET Clearance at the time of application"

yani 'clearance sahibi olan aday' aranıyor. Yoksa başvurma diyor.

bu belgeyi alabilmek için Nato' ya proje yapan bir savunma sanayi firmasında çalışmanız gerekiyor. Sizi işveren bildiriyor, daha sonra Adli kurumlardan güvenlik soruşturmanız yapılıyor, daha sonra uygunsanız kabul ediliyorsunuz.
+2
galahad reloaded
(24.02.26)
Bireysel başvuru yapabiliyor musunuz emin değilim.

İş ilanı diye tahmin ediyorum zaten açıkca yazılmış hali hazırda NATO SECRET clearence lı personel arıyorlar. Bunun sebebi clearence ın çıkması uzun sürüyor. Türkiye görece hızlı ama türkiye için 6-9 aylık bir süreç ( 1.derece de asker varsa daha çabuk oluyor) ama italyada 18 ay+ sürüyor misal vs. 5 yıl için verildiğinden hali hazırda sahip personel bulunuyor.

Yani şu andan alıp o işe muhtemelen başvuramazsınız.
+3
wallcan
(24.02.26)
(3)

Parfüm Sorunsalı

sezai karesort
Öncelikle herkeşe şelam.Cumartesi günü `rossman`'dan o meşhur `armaf club de nuit intense man` parfümünü aldım. Pure versiyonu.Eve geldim ilk sıktım herkesin hissettiği o kötü ilk açılış kokusuna maruz kaldım buraya kadar sorun yok ama sonra koku oturmadı, açılmadı yani hatta 2 saat sonra koku ortal
Öncelikle herkeşe şelam.

Cumartesi günü rossman'dan o meşhur armaf club de nuit intense man parfümünü aldım. Pure versiyonu.

Eve geldim ilk sıktım herkesin hissettiği o kötü ilk açılış kokusuna maruz kaldım buraya kadar sorun yok ama sonra koku oturmadı, açılmadı yani hatta 2 saat sonra koku ortalardan kayboldu gitti. Dedim burnum böyle bir kokuya maruz kaldığı için şalter kapadı.

1 gün sonra dışarı çıkacaktım, parfümün performansını denemek için de sıktım boynuma, enseme 2 fıs da kıyafetime sıktım çıktım. Yok parfüm yine ortadan kayboldu. 1 saat sonra arkadaşlarımla buluştum milletin dibine giriyorum diyorum "parfüm kokusu geliyor mu ?" herkes hayır diyor. kıllanmaya başladım.

Bugün işe gitmeden önce yine gözgöze geldik bu sefer daha fazla sıktım üstüme. Yok, daha işyerine varmadan koku gitti. İşyerine vardım arkadaşlara soruyorum, koku moku yok kardeşim darlama bizi deyip geri çeviriyorlar.

Şimdi baktım kutunun altında 09/2024 üretimi parfüm. diyorum acaba kötü koşullarda beklettiler parfüm bozuldu mu ne oldu ? batch kodunu sorgulatıyorum malum siteden hata veriyor. diyorum Rosmann bu toplara girmez.

Bu tarz bir sorun yaşayan oldu mu bu parfümden yana ?

Çözüm önerileriniz var mı ?

Şimdiden teşekkürler.
0
sezai karesort
(23.02.26)
bu aventus klonu olan parfum degil mi? bende aventus'un kendisi var o da hic kalici degil ve ben de sordugumda ayni tepkiyi aliyordum. belki kullanilan notalarla alakalidir.

onun disinda parfumler oyle bekleyerek bozulmaz. ozellikle sicaktan ve isiktan korursaniz yillarca giderler, yani 2024 uretimi olmasinin hicbir onemi yok. hatta bircok insan ozellikle bekletiyor parfumleri kokusu otursun diye. maceration diye aratabilirsiniz.
0
antikadimag
(23.02.26)
Kokuyu bilmiyorum ama edp mı EDT mı? Edp daha kalıcı. Teninize sıkıyorsaniz önce vazelin sürün sonra sıkın.
0
pembediken
(23.02.26)
Aslında iyi bir klon ama genelde ilk sıkımdan sonra 1 ay dinlendirin diyorlar.
0
olaylar olaylar
(24.02.26)
(6)

hangi ayakkabı

edgenabby
düşünceler?https://www.sportive.com.tr/asics-gel-pulse-15-gore-tex-erkek-gri-kosu-ayakkabisi-1011b781-003-3/?integration_renk=N04&filterable_beden=42vshttps://www.sportive.com.tr/new-balance-fresh-foam-x-hierro-v9-erkek-bej-kosu-ayakkabisi-mthierv9-2/?integration_renk=N29&filterable_beden=44%2C5
0
edgenabby
(23.02.26)
asics pulse rahat değil, tabanı sert. asics bakıyorsanız cumulus, nimbus veya kayano tavsiye ederim. yastıklamaları çok iyi ve rahattır.
new balance modelide arazi/patika koşu ayakkabısı. tabanı şehir içi çok uygun olmaz. onda da 1080 modelini öneririm.
0
my fault
(23.02.26)
asics kayano +1
krem rengini hiç beğenmedim. yeşil gayet uygun duruyor.
0
neira
(23.02.26)
asics aldim bir kere, rahat degil, bir daha almam.
o yuzden 2 diorum.
-3
cooperr
(23.02.26)
kosu ayakkabisi olarak asics gel nimbus kullaniyorum. kullandigim en iyi kosu ayakkabisi diyebilirim.

bu tarz ayakkabilar kosu icin, veya cok uzun sure ayakta kalacak, yuruyecekseniz iyidir. gunluk kullanim icin daha sert tabanli sneakerlari oneririm. bunlar hem asinir, hem stabil degildir (hareket odaklidir), hem de kopukleri beyazsa kirlenir.
0
antikadimag
(23.02.26)
Biri asfalt yol koşusu ayakkabısı diğeri arazi koşusu. Buradan anladığım siz bu ayakkabıları koşmak için değil günlük hayatta giymek için almak istiyorsunuz. Sırf tabanı kalın ve yastıklaması çok diye bu ayakkabıları günlük hayatta giymek çok yanlış bir tercih olur onu baştan söyleyeyim.

Bu ayakkabılar koşu için dizayn edilmiş modeller; tabanlarının kalın olmasının sebebi, koşu esnasında gelen ani baskıyı absorbe etmek ve sıkışan tabanın üzerindeki baskı kalkınca hızla genleşerek ileriye doğru bir atım vermek. Ancak siz yürüyüş esnasında bu baskıyı oluşturamayacağınız için dengesiz ve bileklerinizi zorlayıcı bir hal alacak. Kaldı ki bu tür performans ayakkabılarının ömrü günlük hayatta giyilen sneaker'lara oranla çok daha düşüktür. Çünkü hedeflerindeki şey dayanıklık değil performanstır. Günlük ayakkabıda konfor arıyorsanız bunu taban kalınlığında değil, iç tabanlığın daha iyi yastıklamasında ve konforunda aramanız gerek. Memory foam tabanlıkları olan vs gibi modellerde çok daha rahat edersiniz.
0
thracia
(24.02.26)
günlük hayat içinse, ikisi de birbirinden kötü.
0
Başka
(24.02.26)
(12)

Dolma kalem gurmeleri

webbrowser
Selamlar, ilk dolma kalemimi alacağım ama çok fazla fikrim ve bilgim yok. Ekonomik olarak üzmeyecek kalem ve mürekkep önerisinde bulunabilir misiniz? Bir de ufak açıklayıcı şekilde olursa sevinirim
Selamlar, ilk dolma kalemimi alacağım ama çok fazla fikrim ve bilgim yok. Ekonomik olarak üzmeyecek kalem ve mürekkep önerisinde bulunabilir misiniz? Bir de ufak açıklayıcı şekilde olursa sevinirim
0
webbrowser
(23.02.26)
Lamy
Başlangıç için üzmez. Hem popüler bir marka. hem de çizgi olarak daha sportif bir duruşu var. Zaten bu mecrada derinleşecekseniz, karşınıza zibilyon tane marka çıkacak, kullandıkça farkı farkedersiniz.
0
love and trust
(23.02.26)
Ekonomik olarak kasmayan ve iyi bir dolma kalem için Alman kalitesiyle Lamy'yi öneririm. Ben M serisini kullanuyorum çok memnunum. Yalnız kullanmadıkça kurur haberiniz olsun. Arada yazın çizin çok kullanmayacaksanız. Ben genelde imzalar için kullanıyorum.
0
elektr10
(23.02.26)
Facebook’ta “bana sıkça yaz” isimli oluşumu takip edebilirsiniz. Markalar, uçlar ve diğer detaylarla ilgili oldukça aktif bir grup.
0
love and trust
(23.02.26)
en ucuz kalem ve en ucuz mürekkep.

nerden baksan 100 küsur kalemim var. birini seçtim senin için.

imgyukle.com
0
yurtsuz john
(23.02.26)
Pelican ineo ya da parker vector xl diyorum. Ama bu markaların başka modellerine de bakabilirsiniz.
Kendi marka tüpünü kullanıyorum ben o yüzden mürekkep önerim yok.
0
a perfect lie
(23.02.26)
lamy
0
lanc
(23.02.26)
Scrikss 419
Parker Jotter
Mürekkep için de benim en çok memnun kaldığım Waterman. Sonra Diamine.
+1
black holes in the sky
(23.02.26)
Platinum Preppy.
+2
malheiros
(23.02.26)
Lamy kullanıyorum ama Safari serisi plastik oluşuyla biraz kalitesiz hissi vermişti bana. Al-Star serisi alüminyum gövdeli, bende mat siyah modeli var, o seri daha bir dolma kalem hissi verebilir.
0
phoarbix
(23.02.26)
medium uclu Lamy.
0
cooperr
(23.02.26)
murekkep icin bulabilirsen rohrer & klingner.

kalem icin ya alman ya japon. benim gunluk kullandigim en favori kalemim sailor. ustune nib tanimam. ama pahali. (ilgilenen varsa 21 karat nibleri kaldiracaklar maliyetten oturu, hala bulunuyorken alin) daha giris seviyesinde platinum preppy'ler iyidir.

almanlardan amiral marka pelikan. ama yine bu da pahali olabilir. daha giris seviyesi icin lamy safari oneririm. faber castell denemedim onu da siparis edecegim yakinda. cunku ahsap govdeli yapiyorlar bir denemek istiyorum.
+1
antikadimag
(23.02.26)
lamy çok önerilmiş ama benim yıldızım barışmadı kendisiyle. safari için konuşuyorum, m uç bile olsa kağıdı çok çiziyor ve sert bir hissiyatı var. başlangıç için scrikss primeo ya da 419 önerebilirim. parker IM da güzel ama biraz nazlı bir kalem. bütçe varsa kaweco sport harika bir seçim olur. mürekkep olarak da başlangıçta konfor açısından kartuş tercih edilebilir ama marka konuşacaksak diamine tek geçerim.
+1
another satisfied lover
(24.02.26)
(2)

İnstegram hesabı açmak için

Mirket
Selfie çekip yüklememi istedi. Doğru mudur?Savcılıktan iyi hal kağıdı falan da isteyecek mi?
Selfie çekip yüklememi istedi. Doğru mudur?
Savcılıktan iyi hal kağıdı falan da isteyecek mi?
-2
Mirket
(23.02.26)
Küreselleşme dedikleri şey bunu da gerektiriyor. Seni /beni dijital olarak tanımlayacaklar, üstüne parmak izi de gerekebilir. Üstüne bir de IBAN veya ISBN gibisinden İnternational Standart Human Number ile ID miz olur bununla yapay zekaya da tanımlanırız ve dahası bizleri nesnelerin interneti projesinin ufak bir parçası haline getirecekler. Şunu iyi anlamak lazım devlet - vatandaş ilişkisi gittikçe zayıfladı ve bir devlet gibi sınırları olmayan teknoloji şirketleri ile insan ilişkisi gittikçe ağırlık gösterir hale geldi .
Sağlık verilerimize ve hatta onlar üstünden alış veriş yapmamıza, ekonomik faaliyet göstermemize bile ihtiyaçları var .
Salgın gibi bir şey olduğunda 12 doz vurdurmak (aşağısı kurtarmaz) için de ısrar edebilirler.
Dozlardan biri eksik olursa hesaba erişim sağlayamayabilirsin veya onlara bağlı yürütülen bazı hizmetlere ulaşamayabilirsin.
(Bunlar gibi bazı açılardan Facebook'un yaptıklarını hala hatırlıyoruz. Trump yönetimi geldikten sonra da, Biden yönetimin kendilerini bu konuda tehdit ettiklerini zuckerberg söylemişti)

Çok yıllar önce uygulamasını yükledim.
O da ne ?
Telefon rehberinde instagramı olan kim varsa tavsiye etmeye başladı .
Yok gizlilik, yok kişisel verilerin korunması falan dinledikleri yok.
İki gün sürmedi uygulamayı kaldırdım .
İhtyacım da yok .
+2
diyecevaplandı
(23.02.26)
@diye cevaplandil; gizlilik, kisisel veri falan amerika'da tamamen hikayedir.

global (her gun urunlerini kullandiginiz) bir amerikan sirketinde milletin kredi karti bilgilerini bile gorebiliyordum ben. guya enkripte olmasi lazimdi. abd menseli hicbir seye guvenilmez.
0
antikadimag
(23.02.26)
(18)

Kaç kişiyi engellediniz anketi

Bruce
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?
Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
📊 Kaç kişiyi engellediniz?

Bu anket sona erdi. 91 oy kullanıldı.

+2
Bruce
(22.02.26)
en son su kizlarin hep hasta oldugu dansci casanovayi engelledim.
4 kisi tarafindan da engellendigimi biliyorum. engelleyen sayisi 9 falan aslinda ama bazisi 3.-4. hesaplariyla gelip engelliyor.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.02.26)
0 .

Beni engelleyenler evden çıktıkları anda benim gibi düşünen yüzlerce kişi ile iş yerinde, bir dükkanda , ziyaretlerde , bindikleri toplu taşımada veya internetin diğer mecralarında karşılaşacaklar zaten. Engelleme bir çözüm değil , gerçeklerden kaçmak için kafayı kuma gömmek gibi bir şey sadece.
Birini sevmesek bile en az bir cümlesini/sözünü bile önemseyeceğimiz kimseler her an olacaktır.
0
diyecevaplandı
(22.02.26)
Genel olarak hayatımda istemediğim tipleri engelleyebildigim için burada da engelliyorum. Mecburiyet dışındaki alanlarda huzurumu koruma lüksümü kullanıyorum
+6
kisa
(22.02.26)
Bi 10 kişi vardır, normalde hümanist gibi takılıp kimseyi engellemiyordum ama baktım benim hümanizmim insanların aptallığıyla başedemiyor en ufak salaklıkta basmaya başladım engeli dünya bana güzel.
+2
kizil karga
(22.02.26)
5-10 kişinin girdiği yerde 3-4 kişi engellemek anlamsız. Ben gün içinde kimin yazdigina bakmadan duyuruları da cevapları da okuyorum o yüzden 0.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.02.26)
İki kişiyi engellemişim, üzerinden epey de zaman geçmiş, kim olduklarını ya da niye engellediğimi hatırlamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(22.02.26)
10 kişiyi engellemiş, 19 kişi tarafından engellenmişim.
0
sekizdokuzon
(22.02.26)
9
bir çok kişi tarafından engellenen insanlar onlar da.
eksiduyuru standart istenmeyenler listesi gibi bir şey.

4 kişi de beni engellemiş.
bir kaç ay önce 1'di. neden engellemişler anlamadım. "togg hala akp'li arabası sayılıyor mu" diye bir soru sormuştum. o yüzden diye tahmin ediyorum.
+1
biseysorcaktim
(22.02.26)
sıfır 0 kişi. kimseyi engellemedim. ama beni 13 kişi engellemiş. 13'ünü de tanımam. kimseye de özel mesaj atmam. neden engellemişler bilmiyorum. burada kafası kırık çok hem mesaj atarlar hem söverler hem engellerler. bura sana göre değilse girme. engellenice kurtulunmuyor.
+1
koela
(22.02.26)
20 kişiyi engelledim.
0
rock n roll
(22.02.26)
engellemiyorum ben. burada aslinda engellenebilecek 2-3 tane ciddi ruh hastasi var, ama yine de nerede neler oluyor, insanlik nereye kadar dusebilir vs sorulara cevap olarak tutuyorum. hic oyle kendi konforumu arttirmak icin birini engellemedim.
0
antikadimag
(23.02.26)
9 kisiyi engellemisim.
Aslinda engellememeye calisiyorum ama mal mal şeyler yazanlari da engellememek cok zor.

4 kisi de beni engellemis :( ben olsam beni engellemezdim fkfkfk
-2
Purple life
(23.02.26)
0

yukarda bir arkadaşın da dediğin gibi gerçek hayatta aynı kişiler karşına çıkacak zaten. birde bence engellemek egositlik ve bencillikten başka bir şey değil. sonuç itibariyle gerçeklerden kaçamazsınız.
0
gercekdunya
(23.02.26)
birsıcak dm’den hakaret ettiğinde onu ve tüm nicklerini engellemiştim. yine birsıcak sandığım birkaç farklı kişiyi de yanlışlıkla engelledim bu süreçte, onlardan özür diliyorum :D

Ek olarak, egosuyla sorun yaşayan ve insanlara sırf yargı dağıtmak için soru açan —ama aslında bayağı loser— bir iki kişiyi de yeni engelledim.
+3
eileengray
(23.02.26)
temizlikçiye ne kadar veriyorsunuz diye duyuru açmış birisi. 3+1 için 3500 dedim.
- neden evin 3+1 ? Sen zengin değil miydin? Ben bekarken bile 3+1 oturuyordum ve zengin değilim.

direkt engel. ne gibi bir cevap bekliyor ki? insan gibi konuşmayanla, böyle içinden çekememezlik ya da kötülük akan insanla ne işimiz olabilir?

37 kişi engelli.
+2
gabe h coud
(23.02.26)
hiç huyum değildir ama 2 kişi engelledim.

ilki, duyurudaki bir soruya verdiği cevabı referans alarak ben de aynı soruya farklı bir cevap verdiğim ve başka hiçbir şekilde irtibat kurmadığım halde özelden "salça olma bana" , "bana salça olmana gerek yok" , "salça olman beni rahatsız ediyor bıdı bıdı" gibi kendi kendine belli aralıklarla mesajlar atan, akıl hastası olduğunu tahmin ettiğim bir kadındı. cevap vermedim ve engelledim.

ikincisi ise her soruya radikal politik doğrucu, "hööhffff artık" dedirten cevaplar veren biriydi. bu kaynaktan işime yarar bir cevap göremeyeceğimi düşünüp onu da engelledim.
0
loch ness
(23.02.26)
Beş. Üçü aynı kişi.
Beni kimse engellemediği için kendimi saksı gibi hissediyorum. :(
0
auroraaurora
(23.02.26)
Ne burada ne de başka herhangi bir platformda hiç kimseyi engellemedim.
Bana çok komik geliyor hep oldum olası bu durum. Bunu takıntı haline getirenlerde Muhakkak narsizm ile bir bağlantısı vardır, İsmi özgür olan bir rolex tutkunu herifte olduğu gibi.
0
ezkaza
(24.02.26)
(3)

Puro içen var mı? Icen yeşillendirebilir mi?

sonhakan
....
....
-2
sonhakan
(22.02.26)
Ben içiyorum. Uzmanı değilim fakat bugüne kadar birçok farklı marka denedim. En sonunda bir puro hoşuma gitti. Maalesef Türkiye’de satılmıyor fakat kıbrısa giden olursa muhakkak aldırıyorum.

Puro, sigara gibi bir tütün mamülü değil. Akciğere dumanı çekilmez. Ağır içilen bir tütün mamülüdür. İçmeye devam etmediğinizde bir süre sonra söner ama sonra tekrar yakabilirsiniz. Ben viskiyle beraber içmeyi seviyorum. Özellikle de black label…
0
yankee jumping
(23.02.26)
ben koskoca puro icen adamim, gidip birini yesillendirecegim oyle mi, peh. beni yesillendirsinler.

florida'dan aldigim purolarin bir kismi duruyor hala. sahsen cok sevmiyorum icmesini ama bu isten de 3-5 anlayacak kadar icmisligim var. sorun varsa sorabilirsin.
0
antikadimag
(23.02.26)
15 yıldir puro içiyorum. Humidoumda 150 den fazla puro var şuanda. Sanırım bu konuda senden daha fazla bilgim var
-1
🌸sonhakan
(23.02.26)
(7)

Bu Japonlar neyle besleniyorlarsa bizde aynısıyla beslensek…

tahirkemalbozoglu
Beyin bedavaNe yiyorlarsa bizde aynısını yesek uzun yaşar mıyız?
Beyin bedava
Ne yiyorlarsa bizde aynısını yesek uzun yaşar mıyız?
0
tahirkemalbozoglu
(22.02.26)
porsiyonları da aynı şekilde küçültüp onlar gibi hareketli yaşarsak neden olmasın.
+1
aloha snackbar 3
(22.02.26)
Porsiyon kücültme +1500
Tabak canaklari evleri her seyleri minimal. Ben cok ama cok cool.

Bir de islenmis gidayla beslenmemek sanirim olay. Hamburger pizza donmus gidalar hep cikarmak lazim.
0
Purple life
(22.02.26)
Beslenmeden ziyade genlerle ilgili bir olay.

Şimdi baktım da, Türkiye'de ortalama ömür 78, Japonya'da 81 imiş. 3 yıl için mi bu başlık? :)
0
Mirket
(22.02.26)
hem ortalama ömürlerinin yüksek olmasında hem de bu yaşlara sağlıklı gelmelerinde yemek de etkili olsa da hayat tarzları da son derece önemli.

hayat tarzları konfordan ziyade minimalist. hala yer yatağında yatıyorlar, evde oturmadıkları odaları ısıtmıyorlar, her sabah yer yataklarını toplayayıp kaldırıyorlar, her yere yürümek hayatlarının normal bir parçası.
0
denizgonen
(22.02.26)
biz yemek icin yasiyoruz onlar yasamak icin yiyor. kafaya esince brunch yapmayi, ziyafet cekmeyi, atlayip edirne'de ciger yemeyi normallestirmisiz.
0
buenosdias
(22.02.26)
kişi başi deniz ürünleri tüketimi

en.wikipedia.org
0
designer
(23.02.26)
gecen en uzun yasayan insanlari arastirdim, hepsi adalarda yasiyor. japonyadakiler okinawa'da, italya'dakiler sardinya'da yasiyor. adalara gidin.

bence yedigine dikkat edip, spor yapmak onemli. az ama cesitli yiyip hareket edince insan saglikli oluyor.
0
antikadimag
(23.02.26)
(12)

En iyi bulasik makinesi deterjani

ırene adler
Finish kullanıyorduk, bitti sonra. Cok içime sanmıyordu. İyi yıkamıyor gibi geliyordu. Asperox sparx diye bir sey aldim. O daha da kötü sanki.Yarın makineyi yikama suyuyla yıkıcam. Filtrelerini bi temizlicem. Hangi deterjanı alayım? Fairy yeni bir şey çıkarmış onu mu denesem. Öyle organik vs bir şey
Finish kullanıyorduk, bitti sonra. Cok içime sanmıyordu. İyi yıkamıyor gibi geliyordu. Asperox sparx diye bir sey aldim. O daha da kötü sanki.

Yarın makineyi yikama suyuyla yıkıcam. Filtrelerini bi temizlicem.

Hangi deterjanı alayım? Fairy yeni bir şey çıkarmış onu mu denesem. Öyle organik vs bir şey istemiorm. Önermeyinz.
0
ırene adler
(21.02.26)
Market kasa kuyruğunda altı, yedi tane teyze aralarında bu konuda hararetli bir tartışma yaptıktan sonra Asperox Sparx'da mutabık oldular.
0
Mirket
(21.02.26)
Asperox kullanıyorum, memnunum.
0
umutt
(21.02.26)
ben finish kullaniyorum memnunum ama market kasasindaki teyzelere daha cok guvenebilirim bu konuda. maalesef tabi onlar sadece performansa degil fiyat performansa da bakiyor olabilirler malum ulke sartlarindan.
0
antikadimag
(21.02.26)
Ağır bulaşığım olmuyor.
Makinenin su puskurtme delikleri temiz. Tuzu parlatıcısı yerinde, migros un sıvı deterjanini deneyeyim demiştim gayet memnunum.
0
kisa
(21.02.26)
O zaman ben bi makineyi temizliyim yarın ya. Bir kutu daha asperox var.

Belki sorun deterjan değil.
+1
🌸ırene adler
(21.02.26)
Altta ve üstteki dönen parçaları söküp musluğun altına tut, her delikten su çıkıyor olmalı
0
kisa
(21.02.26)
Biz eya clean diye bir markanın deterjanını kullanıyoruz, nispeten çok daha az zararlı kimyasal var. Bulaşıkları pek kirli koymuyoruz, koymak daha zararlı zaten. Çok güzel temizliyor.
0
yaren
(21.02.26)
Türlü denemeler sonunda vardığım nokta en iyisinin fairy olduğunu gösteriyor. Migros'un kendi deterjanı ise asla temizlemedi.
0
rakicandir
(21.02.26)
moms green içerik iyi.
0
mikahakkinen
(21.02.26)
finish ama hangi finish. en iyisini alacaksın. finish ultimate plus.
baya memnunum. bulaşıkları sudan geçirmeden direkt koyuyorum tertemiz yapıyor. 70 derecede en uzun programda.
+1
jelly bear
(22.02.26)
Bu yeni nesil deterjanların daha iyi çalışması için bulaşıkları sudan geçirmeden koymanız gerekiyor çünkü deterjandaki enzimlerin aktive olması için o kirler lazım. Yemek kalıntılarını bir peçeteyle sıyırıp çöpe atın, fazla yağları silikon spatula çok güzel temizliyor, spatulayla kavanoza falan alın.
Finish'ten memnunuz +1
0
kobuzchu kiz
(22.02.26)
Bingo pro max olan.

Sadece pro değil. Pro max olacak. Dua edersin bana
0
jackyr
(22.02.26)
(22)

Müzisyen anne baba çocuğuna Müzik ismini koyacak

ermanen
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.Sizce Müzik isminin oluru var mı?veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.

Sizce Müzik isminin oluru var mı?
veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
+1
ermanen
(21.02.26)
Müzeyyen, Melodi falan olsun bari.
+2
chicha_v2
(21.02.26)
Melodi, Ezgi, Beste. Mis gibi müzikli insan isimleri var aslında.

Oluru yok gibi ya. Anlamından bağımsız olarak da kulağa melodik gelen (see what I did there...) bir kelime değil.
+7
kobuzchu kiz
(21.02.26)
çok kötü isim.

bi arkadaşım da sanat koydu. olmuyor bazı isimler.
+2
gurur
(21.02.26)
Sonat
+1
mirty
(21.02.26)
Var, bence güzel isim müzik. Okan Bayülgen kızının adını İstanbul koydu biliyorsunuz. Gonca Vuslateri kızının adını saçma sapan bir kelime koydu, babasının kızını anne karnındayken sevme seslerindenmiş. Müzik çok güzel isim.
+1
yaren
(21.02.26)
müzik çok iddialı, porte, solfej ya da sol anahtarı falan daha güzel gibi bence...
+6
exlibris
(21.02.26)
Bana çok kötü gelmedi, mesela 'Alkış' adında bir balet vardı, çok yakışıyordu ismi ona, Müzik de zamanla kulağa hoş gelebilecek bir isim olabilir gibi, çocuklarına 'ürün' adını veren insanlar var, onunla kıyaslayınca süper bir isim hatta.
+1
(21.02.26)
Bence kafayı yemişler ama çocuklara koyulan kedi köpek isimleri kadar kötü değil.
-2
arbre
(21.02.26)
Böyle keyfekeder, avangart isim verme alışkanlığı Romanlarda oluyor. Çocuğuna Süpermen, Mersedes ismi verenler duymuştum.

Müzik ismi fena değilmiş.
+2
yurtsuz john
(21.02.26)
Ebeveynler basit ve herkesin aşina olduğu isimlerin hikmetini nedense anlamak istemiyorlar.

"Özel" isim, çocuğun hayatının her aşamasında fazladan efor sarfetmesi, önyargılarla uğraşması, kendisiyle dalga geçenlere karşı göğüs germesi, aynı soruyu yüzlerce defa tekrar tekrar cevaplaması demek. Tüm bunlar belki kişiliğine karakterine hiç etki etmez... Ama belki de onu anlamsız tartışmalara sokar. Çocuk olması gerekenden daha agresif ya da olabileceğinden daha utangaç olur, tanışmak istediği insanlarla tanışaya cesaret edemez...
Laf yeri geldiğinde "Ben çocuğum için gerekirse..." diye başlayan (ki eminim yaparlar da, şüphem yok) fedakarlık cümleleri kuran insanların sırf kendi egoları tatmin olsun diye bu kadar bencilce davranıp çocuklarına zorluk yaratmalarına anlam veremiyorum.
+4
salihdt
(21.02.26)
Purple life
(21.02.26)
Müzikle ilgili çok daha hoş isimler bulunabilir aslında ama aynı zamanda da yaygın olmasın istemişler sanırım.
Kötü bir isim olduğunu düşünmüyorum bir kız çocuğuna da yakıştırdım aslında ama bilemedim, arkadaşım olsa ya emin misin diye birkaç kez sorup darlardım.
0
mutekebbir
(21.02.26)
Ksilofon da koyabilirlerdi.
+3
rakicandir
(21.02.26)
lisede bir matematikçimiz vardı oğluna "öklid" ismini koymuş. ilk bahsettiğinde şaka yapıyor sanmıştık. çocuğu görüp ismiyle seslendiğinde gerçek olduğunu anladık. olabiliyor böyle şeyler. bir de müzik öğretmenim vardı kızına "sesim" ismini verdi. kızı da kemancı oldu. gördüğüm kadarıyla uluslararası iyi bir kemancı oldu kendisi.
+2
dedim ben sana
(21.02.26)
Doremi olur.
0
mikahakkinen
(21.02.26)
kiz: melodi, erkek: sonat
+1
cooperr
(21.02.26)
laps diye muzik koymaktansa, muzikle ilgili terimler cok daha guzel duruyor yazildigi gibi. beste, melodi, ezgi vs.
+1
antikadimag
(21.02.26)
bizim müzik hocasının oğlu sonat, kızı serenat. (karı koca ikisi de müzik öğretmeni) bu isimleri düşünebilirler. müzik ne ya? o zaman resim hocası da resim koysun :d
+1
art cat chocolate
(21.02.26)
sonat'ın müzik terimi olduğunu şimdi öğrendim lan (aslan duyurucular!) benim gibi mallara hitap etmek için doğrudan müzik koyuyorlar demek ki! *
+1
anon1m
(21.02.26)
Yani eğer;

Resim, heykel, fotoğraf, sinema, edebiyat, felsefe, tarih, arkeoloji, psikoloji, fizik, kimya...

diye isim yoksa müzik de olmamalı bence.

hem akran zorbalığı had safhada.
Bi müzik aç da dinleyelim ehuhaheheeue,
şşşttt pop müzik,
öööfff kısın şunun sesini....
sen hala çalıyor musun......

yani düşünmek bile istemiyorum uğrayacağı eziyeti.

ayrıca bizimkiler de müzik öğretmeni, bizimkiler de dünyada tek bir isim koymuşlar ama kendi isimlerini birleştirmişler en azından, tuhaf bişey çıkmamış ona rağmen daha kolay olan 2. ismimi kullanıyorum. encrypted-tbn0.gstatic.com

çocuklarınıza travma yaşatmayın.

ayrıca çocuğunuz koyduğunuz alanı / branşı hiç sevmeyecek diyelim ki. niye ölene kadar üstünde taşısın mazoşist misiniz nesiniz ya.
+5
ananiyimioguz
(21.02.26)
Çoğu isim ilk koyuldugu donemde yadirganmistir. Mavi mesela.. nalaka aq diyodu insan başta simdi normallesti. Muzik de oyle bence, ben okeyim :)))

Ayrica şuraya hangi ismi yazsam zorbalamak icin bisi bulunur.
+2
üğpoıuy
(22.02.26)
Oluru yok. Tam bir saçmalık. Aptalca bir gülünçlükte hatta. Yukarıda insan gibi “müzikle ilgili terimler” örneklendirilmiş. Tutup doğrudan laps diye “müzik” koymak gerçekten amele işi.

Ama zaten bu gibi şuursuz tiplerin istediği şey de tam olarak bu saçmalamışlık hali. Daha özgün ve cesur buluyorlar muhtemelen. Vazgeçirmenin bir yolu yok.

Anca nüfus memuru insafa gelip “yok bu isim uygun değil, yazamayız” diyecek de bunlar da kavga etmek yerine kabul edecek de falan, o iş yaş.

Ama nasılsa zaman içinde böyle saçmalıklar artacak. Küçük “müzik” büyüdüğünde yalnız kalmayacak. Daha nice ebeveyni aptal akranları olacak.
0
lazor
(22.02.26)
(8)

Pantolonları nereden alıyorsunuz?

substituent
Ben hm den alırdım ama son aldığım pantolon iki ayda çöp oldu. Hem çekti hem siyah rengi dağıldı gitti. Kaliteli düşündüğünüz neler var? Tabii aynı klasmanda. Jack jones polo hm Mavi tarzı firmalardan
Ben hm den alırdım ama son aldığım pantolon iki ayda çöp oldu. Hem çekti hem siyah rengi dağıldı gitti.

Kaliteli düşündüğünüz neler var? Tabii aynı klasmanda. Jack jones polo hm Mavi tarzı firmalardan
0
substituent
(20.02.26)
hm de bazıları kötü çıkıyor yeniden dönüşümlü kumaşları kötü gerçekten ama etiket okuyup coton olanları bulursan bazı seriler iyi çıkıyor genel olarak elimle kalınlığına bakıp alıyorum , siyah renk için artık hiç bi firma bu klasmandaki iyi değil makina boyası alıyorum siyah rossmanlarda onlarla boyuyorum bi kere giydiğim şeyi hemen yıkattığım için renkler çabuk gidiyor boya baya işime yaradı
0
eja
(20.02.26)
Wrangler'ın pantolonlarını beğeniyorum ben, son birkaç yıldır hep ordan aldım. Kesimleri tam bana uyacak şekilde, renkleri ve kumaş kalitesi de iyi. Yani daha iyisi vardır tabii de benim en rahat ettiğim pantolonlar oldu
0
nundu
(20.02.26)
levi's 501. eski kalitesini bilmiyorum ama son 1-2 yılda en rahat ettiğim pantolon oldu. değişik renklerini aldım, siyahı da var.
0
inheritance
(20.02.26)
levi's üzmüyor.
0
cay koy geliyorum
(20.02.26)
lee ve levi's uzmez.
0
baldur2
(20.02.26)
Network ve Levi's
0
gabe h coud
(20.02.26)
Mavi son zamanlarda çok kötü, diz yapıyor. Zara’nın jeanleri güzel çıkıyor, memnunum.
0
ekimoloji
(20.02.26)
dockers aliyordum ama cop olmus. simdi bir de levis satti dockers'i iyice duser kalitesi.

meyer diye bir marka buldum oradan kanvas aliyorum simdilik. kot icin levis iyidir ama maalesef kotun kumasi iyi degil. o yuzden meyer'den devam.
0
antikadimag
(20.02.26)
(7)

Dili agir olmayan ingilizce kurgu dışı/ kuram kitap önerisi

japon balığı
Seviyesi b2 civarında olan birine ne okumasını önerirsiniz. Biraz ilgi çekici olursa tadından yenmez.
Seviyesi b2 civarında olan birine ne okumasını önerirsiniz. Biraz ilgi çekici olursa tadından yenmez.
0
japon balığı
(20.02.26)
kaset
(20.02.26)
Mary Roach olabilir belki?
0
peki madem
(20.02.26)
Tarihe ilginiz varsa:
Destiny Disrupted: A History of the World Through Islamic Eyes
0
auroraaurora
(20.02.26)
Factfulness
0
Purple life
(20.02.26)
hocam kurgu disi icin ilgilendiginiz konu onemli. ne tur seviyorsunuz tarih, felsefe, bilim, sosyoloji, ekonomi ona gore yazar insanlar.
0
antikadimag
(20.02.26)
@antikadimag
Sosyoloji, siyaset bilimi, politika
0
🌸japon balığı
(20.02.26)
guy debord- the society of the spectacle. neredeyse manifesto gibi cümle cümle ayrılmış bir kitap.
0
eileengray
(21.02.26)
(17)

Sizi ne etkiledi?

ermanen
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir- gittiğiniz
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)
Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey

- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir
- gittiğiniz bir şehir, bir yer olabilir
- bir yerle, kişiyle ilgili anı olabilir
+1
ermanen
(19.02.26)
Bu ara güzel konuşan, kendini olduğu gibi ifade edebilen, kendine has insanlardan etkileniyorum.
+1
sekizdokuzon
(19.02.26)
martin eden romanı çok etkilemişti.
ergenken into the wild'dan çok etkilenmiştim ama çok şükür büyüdük.
hemen her öğretim seviyesinde etkileyen hocalarım oldu.
+1
black holes in the sky
(19.02.26)
Dire straits sultans of swing
Gitar ve bateri uyumu kusursuz
Nuri bilge nin iklimler filmindeki şahane ritim
Zeki demirkubuz yeraltı filmi engin günaydın rolü yaşıyor adeta.
Leblebi kuru üzüm uyumu. Her damağın tadı başa tabii ama uyum oranı epey yüksek
Behzat ç son sezon hariç çok iyi polisiye. Bi daha böyle bişey 20 sene sonra gelir.
Isırgan otu ve kantoron inanılmaz şifalı.
Cem yılmaz ın kartondan ev yapıyoruz skeci çok başarılı.[1 tat 1 doku] o yaşta bu olgunluk şaşırtıcı.
Wind of change hikayesi olan bi şarkı. Belgesel gibi.
Bülent ortaçgil şık latife yi güzel söyler.
Emre aydın sürpriz i teoman dan daha güzel söylüyor
+1
luluki
(19.02.26)
Tiyatroların atmosferini çok seviyorum. Sahne, oyuncular, dekor, kostüm, seyirciler, alkışlar...

Yükseklere bayılırım. Vialandda asansör oyuncagina binmiştim üç defa üst üste. Kalpten gidecek gibi olmama ragmen. Hem fobim var hem de büyüleniyorum. Sanal gerçeklik ile ilgili bir yüksek bir yerde yürüme deneyimi vardı hatta ilk ciktiginda çok popüler olmuştu. Onu da denemek istiyordum.Turistik cam teraslar olur onları çok severim. Hayalim de oludenizde yamaç paraşütü yapmaktı ama can güvenliği endişesiyle şimdilik rafa kaldırdım.

Tren yolculuklarini çok severim. Doğu ekspresinin bokunu çıkardıkları bir dönem vardı ben de gidip Eskişehir e gitmiştim canım tren çekmişti diye:d

Yiyecek olarak kurabiye cookie pasta tatlı türlerine bayılıyorum. Yolda yürürken kafelerin camekanlardaki eserleri hayranlıkla izlerim:d
+1
egerbiryolcu
(19.02.26)
Ben çok genç bir yaştan, kafam az buçuk çalışmaya başladığından beri ateistim. Hayatım hiçbir inanca sahip olmadan geçti.
Bikaç sene önce romayı gezdim. Didik didik dolaştım kiliseler şapeller sinagoglar falan her yere girdim çıktım ve gerçekten etkilendim.
İnsanların inanmışlığı etkileyici. Adamlar o kadar inanmış ve bu inancın üzerinden o kadar muhteşem eserler çıkartmışlar ki ortaya. Çok acayipti.
+3
cay koy geliyorum
(19.02.26)
Motosikletle uzun turlara çıkmak, pek tercih edilmeyen köy yollarından kıvrıla kıvrıla giderken coğrafyanın, şehirlerin, ülkelerin, insanların değişimini izlemek, akşam üzeri iki ağacın arasına hamak kurup hiçliğin ortasında uykuya dalmak, sabah gün doğarken uyanıp tekrar yola koyulmak... Bu yolculuklar bana içinde yaşadığımız çağın saçmalıklarını unutturup, kendimi bir nebze de olsa geçmiş yüzyıllarda benzer yolculuklar yapan gezginler gibi hissetmemi, dünyayı birazcık da olsa onların gözünden görebiliyormuş gibi düşünmemi sağlıyor. Yolda olmak, her türlü zorlu doğa şartlarına açık şekilde yolculuk etmek bana yaşadığımı hissettiriyor.
+1
thracia
(19.02.26)
Çocukluğumda yaşadığım dramalardan sonra kozasından çıkmış gibi bir his. Sonra üniversite ve çalışma hayatıyla ikinci bir şans hayatta. Derken para, kariyer, network ve imkanlarla gelen bir başka başkalaşım dönemi.
+1
gabe h coud
(19.02.26)
Kaliteli malzemeden üretilmiş herhangi bir şey. Mesela masa. Ama yüzeyi örneğin baklava dilimi şeklinde kesilmiş ve her dilimi renk renk dünyanın çeşitli yerlerindeki ünlü taş ocaklarından getirilmiş mermer ve porfir gibi kaliteli taşlarla döşenmiş bir masa. Böyle malzemesi kaliteli olan neredeyse her şeyden etkilenirim.

Tam tersi en sevmediğim şey kalitesiz plastik veya içi boş alüminyum vb. şeylerden üretilen bir milyoncu eşyaları. Hayattan soğutur.
+1
akhenaten
(19.02.26)
- seyahatler, özellikle alışılmışın dışındaki rotalar
- mimari atmosfer (çok çeşitli ama zumthor mesela)
- bilim tarihi ve felsefesi (lorraine daston, donna haraway...)
- the order of things'teki las meninas ve introduction chapterı
- tarihsel epistemoloji üzerine neredeyse her şey
- james turrell eserlerini deneyimlemek
- bir su damlasının solucan gibi takip edildiği teshima müzesi
- çöller ve ormanlar
- yol boyunca her kahverengi tabelaya sapmak ve keşfetmek
- bir parlak zekanın (babamın) parkinson's karşısında erimesi (olumsuz etki)
+6
eileengray
(19.02.26)
-Aniden ortaya çıkan memeler
-Herhangi bir zamanda ortaya çıkan memeler
+3
hakmut
(19.02.26)
Motosikletimi söküp takmak ve çadırı atıp uzun yola çıkmak özellikle hedefim belli değilse daha çok hoşuma gidiyor
+1
mirty
(19.02.26)
schopenhauer'in istenc ve tasarim olarak dunya kitabi. bir wise ass olarak cogu kitaba yukaridan ve elestirel bakarim. ama bunu okurken cok net sekilde benden daha zeki bir insanin beni yukari cektigini dusundum. adam yapmis. zeki biri tarafindan yazilmis bir kitap okurken aldigim hazzi cok az seyden aliyorum. spinoza ethica, derek parfit why anything why this makalesi cok random aklima gelen ornekler.

saglam filmler. mesela son donemde izledigim train dreams filmi baya yukseltti ruh durumumu. veya uncut gems'i soluksuz izledigimi hatirliyorum. 2001'i imax'te izledik gecen arkadaslarla. religious bir tecrubeydi.

st. petersburg'a beyaz gecelerde gidip cok etkilendigimi hatirliyorum. gece yarisi hava boyle gun dogumu gibiydi allak bullak etmisti beni ruyada gibiydim.
+2
antikadimag
(19.02.26)
Ben yetenekten çok etkilenirim.
Çok güzel bir oyun, çok güzel bir performans… konusundan bağımsız sadece mükemmel olduğu için ağlayabilirim.
+1
mutekebbir
(19.02.26)
Babamı gömdüğümüz an,
Arkamdaki, sırtıma yasladığım koca dağ yıkıldı da dımdızlak ortada kaldım gibi bir hisse kapılmıştım.
Hala çaresiz hissettiğimde bi yaslanmak isterim, yokluğunu farkedip ürperirim.
Onlarca yıl geçtiği halde bu hep böyle.
Alışılamıyor mu, benim mi eksikliğim, hiç bilemiyorum.
+1
Mirket
(20.02.26)
Vietnam ice coconut coffee.
0
Purple life
(20.02.26)
90'lar pop ve klipleri

gün içinde mutlaka bir şarkıyı mırıldanırım. kuşkusuz büyük etkilemiş beni.
+1
yurtsuz john
(20.02.26)
Arkadaşlarımla mangalda kokoreç yapıp içmek beni çok etkiler. Şöyle akşam 5 gibi başlarsın gün batımında içerken mangalda kokoyu gömdün mü, etkilenme süper olur.
+1
mikahakkinen
(20.02.26)
(6)

türkçe yazım sorusu

kibritsuyu
bu iş böyle olabilir.olmaya da bilir. bu bir türlü olmuyor. "olmayabilir de" dediğim zaman da aynı etkiyi hissedemiyorum.bu iş böyle olabilir mi? olmaya da bilirse boşa uğraşmayayım. olmayabilirse de boşa uğraşmayayım. olmayacaksa boşa uğraşmayayım. bu hiç olmadı, kip değişti. olmama ihtimali varsa
bu iş böyle olabilir.
olmaya da bilir.

bu bir türlü olmuyor. "olmayabilir de" dediğim zaman da aynı etkiyi hissedemiyorum.

bu iş böyle olabilir mi?
olmaya da bilirse boşa uğraşmayayım.
olmayabilirse de boşa uğraşmayayım.
olmayacaksa boşa uğraşmayayım. bu hiç olmadı, kip değişti.
olmama ihtimali varsa hiç uğraşmayayım. bu oldu ama tek kelimeyle anlatamayıp upuzun hikaye yazdık, üstelik aynı etkiyi hala alamıyoruz.

nasıl yazalım?
0
kibritsuyu
(19.02.26)
olamayacaksa / olamayacak gibiyse karşılamaz mı
+2
pide
(19.02.26)
Aynı hissi vermiyor katılıyorum ama yine de doğrusunu kullanıyorum "olmayabilir de", sorduğunuz cümlede "olmama ihtimali varsa hiç uğraşmayayım" derdim
+3
mezzosprite
(19.02.26)
bu turkce yazim kurallarinin bir bugu. "olmaya da bilir" de "olmayadabilir" de dogru degil zira. olabilmekteki yardimci fiili ayri yazamayiz, ama da'yi da birlesik yazamayiz.

bazilari olmayadabilir'in kendisine saldiriyor yazim dilinde olmadigi icin. ancak bal gibi var olan bir ifadedir bu. sonradan belirledigimiz yazim kurallari bu istisnayi kapsamiyor diye kelimeyi yok sayamayiz. sayadabiliriz gerci :) saya da biliriz? en iyisini biz biliriz.

eksisozluk.com
+1
antikadimag
(19.02.26)
"Olmayadabilir" yeşilçam komedi lafıdır, cahil ve kurnaz şakası yapmıyorsanız kullanmamak daha iyi olur.
+3
klassno
(19.02.26)
"Olmaya da bilir" diye bir ifade yok, "olmayadabilir" de yok, bu ikisi tamamen kuralsız ve yanlış. "Olmayabilir de" var.

"Olmayabilir ise boşuna uğraşmayayım" da yanlış, çünkü yazı dilinde kullanılacaksa olmayabilir kelimesini tırnak içinde kullanmak gerekir, bir kanaat ifadesi olduğu ve muhatabın kanaati olduğu için alıntılamış olursun. Olması gereken "olmayabilir diyorsan / olmama ihtimali varsa / olması çok mümkün değilse" şeklinde. Yoksa konuşma dilinde zaten her şey söyleniyor...
-1
yaren
(19.02.26)
olmayabilirse de boşa uğraşmayayım.
0
kumandanim
(20.02.26)
(10)

Bu iki hırkadan hangisi daha sıcak tutar?

norules
Ürün bilgileri;1- %61 Pamuk %39 Poliester 2- %85 Pamuk %15 Poliester Gemini 1, Chatgpt 2 diyor. Sizce peki?
Ürün bilgileri;

1- %61 Pamuk %39 Poliester
2- %85 Pamuk %15 Poliester

Gemini 1, Chatgpt 2 diyor. Sizce peki?
0
norules
(18.02.26)
Polyester daha sıcak tutar ama daha sağlıksızdır. Pamuk yüksek ısırıyorum vermez ama vücudun ısısını muhafaza eder etmesine, polyester kadar uzun sürmez, fakat sağlıklıdır.
0
muhayyer divan
(18.02.26)
1. Daha sıcak tutar.
Sagliksizdir demek için kriter lazım. Polyester hava almaz sıcak tutar ama terkeyeceksen terli olmuş olursun. Pamuk, terleyince terini emer ama habalanmazsa üzerinde kalmış olur yine. Sağlık kısmına çok takılma. Mont olduğu için hava alması zaten sinirli olacaktır.
Yani sağlıksız kısmı sadece terli kalmakla ilgili.
iç çamaşırı alırken tabi polyester alma ama mont gibi bir şeyde çok takılma.
+1
kisa
(18.02.26)
@kisa Kapüşonlu ve çok da kalın durmayan hırka tipleri bu arada, onu da eklemiş olayım.
0
🌸norules
(18.02.26)
pamuğa nazaran polyester; ama sağlıksız bir sıcaklık verir. sıcaklık önemliyse yün karışım bakınız.
+1
lil siztah
(18.02.26)
Mantık aynı, polyester olan daha sıcak tutar ama nefes aldırma oranı düşüktür.
kriterin hangisi daha sıcaksa polyester planı çok olan
Ama ihtiyacın nedir ona göre karar ver. Baharlık bir şeyse pamuk oranı yüksek olan daha rahat olabilir vs. Bir de oranlar öyledir ama iki farklı üründe kumaşın kalınlığı farklı olabilir.
deneyip bak.
0
kisa
(18.02.26)
1
0
koela
(18.02.26)
pamuk sıcak tutmaz, kat kat lahana gibi giyinsen de tutmuyor.
canını sevdiğim sentetikleri sıcak tutar.
chatgpt niye öyle demiş anlamadım.
0
parka
(18.02.26)
sentetikler sicak tutabilir ama kasinti yapip rahatsizlik verir, gereksiz terletir.
0
turkuaz
(18.02.26)
yun hırka alin pamuk degil
0
oscar
(19.02.26)
polyester. polar dedigimiz sey polyesterden yapiliyor zaten. pamuk nefes alir, havayi tutmaz o nedenle yalitim icin cok iyi degildir.
0
antikadimag
(19.02.26)
(7)

Didim nasıl bir yer?

fraise
Ailem için yazlık arayışındayız. Didim'de güzel yazlıklar var gibi görünüyor; özellikle Mavişehir bölgesinde tam onların ihtiyaçlarını karşılayacak evler mevcut.Fakat belde olarak nasıl bir yer? Denizi nasıldır? Çocukları olarak bizler gittiğimizde sıkılır mıyız? Populasyon nasıldır?Bunlarla ilgili
Ailem için yazlık arayışındayız. Didim'de güzel yazlıklar var gibi görünüyor; özellikle Mavişehir bölgesinde tam onların ihtiyaçlarını karşılayacak evler mevcut.

Fakat belde olarak nasıl bir yer? Denizi nasıldır? Çocukları olarak bizler gittiğimizde sıkılır mıyız? Populasyon nasıldır?

Bunlarla ilgili bilgisi olan duyurucular varsa, deneyimlerini dinlemek isterim.

Herkese şimdiden teşekkür ederim.
0
fraise
(18.02.26)
ingiliz ve iskoç ailelerin bir zamanlar yoğun olarak ev aldıkları bir bölgeydi. 4-5 katlı domuz kasabı bile mevcut. ancak bazı dolandırıcı müeteahhitler yüzünden şu an pek rağbet görmüyor. genelde yaşlı emekli kesim rağbet ediyor. mavi bayraklı plajları ile meşhur. akbük tarafına da bakılabilir.
+1
ground
(18.02.26)
2 defa gittim , başka detaylı yorumlar da gelir illaki ama mavişehir bölgesinde kaldığım için yazmak istedim .
o bölgenin yeşilliği bol ağaçlı falan hoşuma gitmişti , denizi güzel ama çok küçük küçük insanları ısıran balıklar vardı . arkadaşlarımın bacaklarını ısırdılar , bazıları umursamadı ama ben korktum girmedim mesela .
insanları sakin tatlı uyumlular , emekli ağırlıklı .
biz 7 kişi arkadaşlarla gitmiştik 3 günden sonra çok sıkıldık Didim genel olarak sıkıcı bir yer .

kuşadası ya da ayvalık daha şirin geliyor bana bilemiyorum .
+1
devilone
(18.02.26)
bölgeye göre değişir tabi ama ben akbüke bayılıyorum sakin kendi halinde emeklli hayatı arıyorsa sizinkiler bir baksınlar mutlaka
0
alibilir
(18.02.26)
Ben çocukluğumdan beri her yaz oradayım, Mavişehir,Öğretmenler tarafında aile yazlığımız var. Biz seviyoruz çünkü eş dost orada. Ama aktivite vs isterseniz kısır bir yer. Genel popülasyon Denizli ve Ankara 'dan gelme özellikle emekliler ve Ağustos ayında Almancılar. Altınkum en hareketli bölgesi ama Türkiye'deki çoğu yere göre mekanlar açısından en kalitesizi diyebilirim. Son zamanlarda nüfusu da çok arttı. Denizi vs. iyidir ama.
0
creepy
(18.02.26)
Bi 5-6 sene yazlığımız vardı orada. Bizim yazlık denize yakın değildi, apollo tapınağının oralarda bi sitedeydi. Araba varsa her yerine ulaşım rahat, çok sayıda irili ufaklı koy ve plaj var. Birinden sıkılsanız diğerine gidersiniz o açıdan seçenek bol. Altınkum en meşhur sahili ama 10 sene önce bile ortamı kötüydü, şimdi daha da bozmuştur muhtemelen. Mavişehir çok tatlı bir yerdi ama denizi çok iyi değildi bence. Mavişehir'e yakın Büyük Anadolu Oteli vardı galiba onun oradaki plajlar daha iyiydi. Ama dediğim gibi araba varsa Akbük'e de gidilir, etraftaki diğer ufak koylara da gidilir o açıdan güzel. Manastır koyu vardı mesela en son gittiğimde çok kalabalık değildi ve güzeldi denizi.

Sıkıcı bir yer demem yani bir kuşadası değildir ama kuşadasını ben hiç sevemedim ortamı çok bayık geliyordu. 10-15 sene önce İngilizler varken Didim daha eğlenceliydi ama şu an pek İngiliz kalmadı sanırım. Bizimkiler de yine Didim'den bir yazlık almak istiyorlar alabilirlerse
0
nundu
(18.02.26)
İki tane yazlığım var Didim'de. Fiyat/performans tamamen.
-12
gabe h coud
(18.02.26)
bizimkilerin mavisehir'e yakin bir yerde yazligi var. arabayla miletos'a 5 dakikada gidiliyor. felsefenin basladigi yere; thales'in, anaksimandros'un yasadigi yerlere bu kadar yakin olmanin manevi hazzi var. iyonya oldugu icin cevrede bircok tarihi yer var.

didim'in kendisi eh. bir tatil beldesi olarak bir cesme, kusadasi degil. denizi guzel ama halk plajlari malum cok kalabalik. mavisehir'den ziyade altinkum, akbuk gibi kumluk yerlerin kumsali daha iyi.

sahsen bence turkiye'de artik insanlardan ne kadar uzak olursaniz o kadar iyi. o nedenle bence didim gibi daha buyuk bir tatil beldesinin cekim alaninda ama mavisehir gibi daha sakin bir yerde yasamak iyidir. yakininda tavsanburnu tabiat parki var orasi da guzel deniz kenarinda agaclikli bir yer.
+1
antikadimag
(19.02.26)
(7)

Orijinal ürün alıp çakmasıyla iade oluşturmak?

ananiyimioguz
Böyle bir şey yapan / duyan var mı?Bana çok mümkünmüş gibi geldi. Firmalar bunun önlemini nasıl alıyor acaba? Bazı şeylerde bandrol veya seri no olmayabilirmiş gibi geldi.Mesela dyson ürünlerinin birebir çakmaları var.Amazon, trendyol, hepsiburada... bir yerden sipariş ettik diyelim. Kutusundan ciha
Böyle bir şey yapan / duyan var mı?

Bana çok mümkünmüş gibi geldi. Firmalar bunun önlemini nasıl alıyor acaba? Bazı şeylerde bandrol veya seri no olmayabilirmiş gibi geldi.

Mesela dyson ürünlerinin birebir çakmaları var.

Amazon, trendyol, hepsiburada... bir yerden sipariş ettik diyelim. Kutusundan cihazı çıkardık. Ağırlığını beğenmedik dedik geri gönderdik.

Gönderirken bire bir çakma cihazı kutuya koyduk. Ben hiç zannetmiyorum ki yetkilinin aşırı inceleyeceğini...

O ürün allah bilir tekrar başka birine satılır :D veya firmaya gönderilirse ancak orada çıkabilir.

Bu arada yapalım diye demedim de az önce bir soruda görünce aklıma geldi. Aşırı yapılabilir gibi geldi nasıl önlenebileceğini merak ettim.

Mesela apple ear pods aldık diyelim. içindeki kulaklıkları alıp yerine birebir çakma kulaklık koyduk. iade sebebine de kulaklıklar eşleşmiyor dedik.

Böyle durumlarda genelde müşteri beyanı haklı bulunup iade kabul edilmez mi?

Diyelim ki sonradan fark edildi ve müşteriye ulaşıldı. E müşteri der ki ne münasebet kardeşim hem çakma ürün göndermişsiniz hem de bana suç atıyorsunuz :D

Al başına belayı (firma açısından).
-2
ananiyimioguz
(17.02.26)
Abi bire bir aynısı gibi görünen cihazda kullanılan parçalar varsa işlemciler kartlar cartlar curtlar da orijinal üründekiyle aynı mıdır, değilse bu fark edilmez mi acaba? Misal Trendyol'da adam 300 bin liralık saati 50 bin liraya satıyor ama 300 bin liralık saatte in-house mekanizma var ama Trendyol saatinde sikindirik Çin mekanizması var, sen bu saati alıp gönderdiğinde "olm sen salak mısın?" demezler mi saat incelendiğinde? Yani saatin incelenmesine de gerek yok bilen adam dışardan baktığında da saniyenin akrebin yelkovanın hareketinden net bir şekilde anlayabilir saatin çakma olduğunu ama yine de bakarlar tabii, saat örneğinden yola çıkarak diğer ürünler için de benzer çıkarımlar yapılabilir bence.
0
kizil karga
(17.02.26)
Haberlerde çıkmıştı bu durum. Bazı satıcılar anlayabilir değişmiş olduğunu Satıcının bu yapılan sahtecilikten yasal yollara başvurması mümkün.
0
pembediken
(17.02.26)
valla anlasilacagini sanmiyorum. ben bir kere aldigim kulakligin aynisini cok daha ucuza bulunca onu alip gelince oldugu gibi ilk pahali yere iade etmistim ve refund almistim tr'deyken.

aslinda bir avantajim yok acip kullanilmis kulakligi vermek istememistim sadece kullandigimdan devam etmek istedim. ayni renk model vs idi ama seri no farkliydi dogal olarak.

ama bunu sahte urunle degistirerek yapmak cok buyuk bir ahlaksizlik. bastim eksiyi. esegin aklina karpuz kabugu dusurmemek lazim.
-2
antikadimag
(17.02.26)
reddit'te görüyorum; parfümlerde ve kozmetikte böyle hileler yapıyor amerikalılar. sonra o iade olmuş sahte ürünleri alan diğer masum insanların parfüm şişelerinin içinden kokusuz su çıkıyor. sephora bu yüzden iade alırken açılmamış kutu bile olsa içini açıp bakıyor. yine de engelleyemezler, sonuçta kabı aynıysa nasıl anlayacak?
0
eileengray
(17.02.26)
Bahsi geçen şey e-ticarette en sık görülen fraud yöntemlerinden biri, "Return Fraud" diye geçiyor. İadelerin e-ticaretin en can sıkıcı süreci olmasının kaynağı da bu. Büyük perakendeciler belli bir tutara kadarki ürünleri çok sallamıyor zira sahteciliği tespit etmenin maliyeti oradaki riskten daha büyük. Ürün fiyatı yükseldikçe de inceleme süresi artıyor.

Gidip 100 bin liralık bir ürün iade geldiğinde onu iade alan kişi şöyle bir bakıp iadeyi onaylamıyor; çünkü e-ticaret işini belli bir süre yapan herkes bu işe tecrübesiz bile girmiş olsa kısa sürede dersini alıyor. Zaten o kadar kolay kandırılabilselerdi emin olun o e-ticaret sayıcılarının hiçbiri piyasada kalamazdı.

Tabi ki her fraud türünde olduğu gibi mükemmel bir sistem mümkün değil; arada kaçaklar da oluyor. Onlar da şirkete zarar yazıyor ya da sözlükte geçen gün çıkan başlıkta olduğu gibi başka bir müşterinin mağdur olmasına sebep oluyor.
0
salihdt
(18.02.26)
dermokozmetik-vitamin kategorisinde aynı sorunu yaşıyoruz. neyseki mamüller gerçekten orijinaline göre inceleyince anlaşılıyor. Bizdeki orijinal ürün ile gelen ürünü kıyaslayıp platforma ileterek iadeyi red ediyoruz.
0
kondansator
(18.02.26)
Ahlaksız herif
0
kullaniciadimvar
(23.02.26)
(8)

kişisel başarı kıstası

kondansator
günaydın herkese, size göre hayatta başarı kriteri nedir? iyi bir okul, iyi bir iş, iyi bir maaş, başarılı bir evlilik, geniş bir arkadaş çevresi, spor-enstruman vb bir hobi? nasıl değerlendiriyorsunuz? ya da kendinizi başarılı olarak değerlendiremediğiniz bir durumda mısınız?
günaydın herkese, size göre hayatta başarı kriteri nedir? iyi bir okul, iyi bir iş, iyi bir maaş, başarılı bir evlilik, geniş bir arkadaş çevresi, spor-enstruman vb bir hobi? nasıl değerlendiriyorsunuz? ya da kendinizi başarılı olarak değerlendiremediğiniz bir durumda mısınız?
-1
kondansator
(17.02.26)
Net bir kriterim yok, insan yaşadığı hayattan mutlu olabiliyorsa başarılıdır bence.
+3
basond
(17.02.26)
self actualization, kendini gerçekleştirme. kişisel gelişim. huzur. kendi değerlerinle çelişmeden yaşayabilmek. yaşadığın hayatın bir anlamının olması. ait hissettiğin bir aile, bir toplum. saygınlık.

aslında iç başarı, dış başarı diye ayırıp bunları sınıflandırabilirsin de. para, kariyer vs dış başarı, diğerleri iç başarı gibi.
+3
gabe h coud
(17.02.26)
bence sevdigin seyi bulup o konuda yeni seyler yaratmak ve bu yarattiklarinin konuyla ilgili diger insanlar tarafindan begenilmesi. kelimeleri seviyorsan kitap yazmak, yemek yapmayi seviyorsan basarili bir restoran acmak, dikis dikmeyi seviyorsan elbise dikmek vs.

toplumun basari olarak kabul ettigi cogu sey (iyi okullarda okumak, iyi kariyer yapmak) tamamen cevresel, sosyoekonomik ve rastlantisal sartlara bagli. ornegin iyi okullara gidenler ailesinin imkanlari sayesinde gidiyor. sonra da iyi sirket iyi okuldan recruit ediyor. benim amerika'daki arkadaslarimin cogu zaten tr'nin %1-2'lik kesiminden. veya okul sonrasi kariyer yapan arkadaslarimin cogu ailelerinin networku sayesinde yapti. mezun olan arkadaslarimdan babasinin tanidigi olanlar iyi sirketlere girdi savunma sanayi, thy vs. olmayanlar sefilleri oynuyor saka maka. ayni kalibrede adamlar bunlar taniyorum hepsini. birinin sosyal baglari var digerinin yok. bu sartlar lehine degilse bak o zaman basarili derim. anadolu'nun ilcesinden cikip savunma sanayine torpilsiz giren arkadaslarim da var. ama bunlar okulda veya baska bi yerde derece yapan exceptional caseler.

bircok basari zannedilen sey iyi bir dalgaya denk gelerek yukselmek. veya cevresel sartlar. atiyorum 10 sene once amerika'ya gelip para kazanmak ve kalici olmak cok kolaydi. burada okul okuyup azicik gozu acik olmak yeterliydi. simdi ekonomi coktu layofflar oldu zehir gibi insanlar terk etmek zorunda kaldi. simdi biri basarili biri basarisiz mi? kagit ustunde oyle ama aslinda hikaye ebb'de mi flow'da mi yakalandigin. veya bana son denememde lottery'den h1b cikmasa veya layoff'a yakalansam abd'yi terk etmek zorunda kalacaktim ama cikti ve simdi faang sirketinde calisiyorum.

toplumdan kabul gormek insani iyi hissettiriyor saka maka. cok zehirli bir sey bu. toplum da guce tapiyor. ornegin cok para kazanan kisi, statusu yuksek guclu kisi olmak toplumsal basari oluyor. insanlardan kabul goruyorsun. ve bircok soyut kavram insanlarin ortak kabulleri uzerinden anlam kazaniyor. o nedenle bu tarz basari da topluma gore basari. ne kadar para yaptin, ne kadar guc sahibisin, nasil dekorasyonlarin var toplum bunlara bakiyor. bunlara nasil ulastigina bakmiyor. kimsenin o kadar zamani yok. yaptin mi yapmadin mi. cogu basarili isadami hikayesinin arkasinda korkunc ahlaki kokusmusluk var. vs vs yine yazdim bilinc akisi gibi.
0
antikadimag
(17.02.26)
başarı demek para demektir. sonuçta para için yaşıyoruz. para varsa hayatta kalabiliyoruz.

finansal özgürlüğüne ulaşamamış, her gün çalışmak zorunda olan hiç kimse başarılı değildir. henüz başarılı olamamıştır.
-12
yazar yazmaz yazan yazar
(17.02.26)
mutlu ve ozgur bir hayat.
0
Sour
(17.02.26)
telefonumda 1368 kişinin numarası var. herhangi birinin numarasını körlemesine çekip 'galahad nasıl biridir, kendisine güvenilir mi?' diye sorabilirsiniz.

başarı budur.

narsistlikte budur :)
-2
galahad reloaded
(17.02.26)
ekonomik özgürlüğe kavuşmuş, duygusal olgunluğa erişmiş ve mutlu bir insan bence başarılıdır.
0
orpheus
(17.02.26)
Huzurlu bir hayat ; kişisel başarı.

Huzurlu hayat kişi için ne ifade ediyorsa.
+1
kumandanim
(18.02.26)
(6)

Birleşik Arap Emirlikleri'nde Mühendislik Yapmak/Yaşamak ile İlgili

lapetitemort
Son zamanlarda özellikle savunma sanayiden buraya bir geçiş var. Abu Dhabi'de birkaç şirketi gözüme kestirdim. Telafuz edilen maaşlar çok yüksek. Normal mühendis pozisyonları için 10k USD, yönetici pozisyonları için 20k USD konuşuluyor.Sorum, BAE'de yaşanır mı? Mantıklı bir kariyer hamlesi olur mu?
Son zamanlarda özellikle savunma sanayiden buraya bir geçiş var. Abu Dhabi'de birkaç şirketi gözüme kestirdim. Telafuz edilen maaşlar çok yüksek. Normal mühendis pozisyonları için 10k USD, yönetici pozisyonları için 20k USD konuşuluyor.

Sorum, BAE'de yaşanır mı? Mantıklı bir kariyer hamlesi olur mu?
0
lapetitemort
(17.02.26)
yasanir tabi birkac sene calisip birikim yapmak icin cok uygun bir yer. hatta daha uygunu bir tek amerika galiba. amerika'da hem yasam kalitesi hem para var cunku. orada sadece para var. ama almanya'da bogaz tokluguna depresif takilmaktan iyidir her turlu.
+1
antikadimag
(17.02.26)
Dubai için konuşuyorum Hem çalışılır hem yaşanır bae genel diğer şehirleri bilmiyorum
+1
basond
(17.02.26)
orada yaşamadım ama iş için 4-5 kez gittim. Dubai ve Abu Dabi çok güzel. Şarika'yı beğenmedim. Bence tek dezavantaj sıcak. Yazın dışarı kafayı çıkaramazsınız ama katlanılmayacak bir husus değil bence. Kuzenim 7-8 senedir orada çalışıyor, halinden de çok memnun.
+1
faberkastelli
(17.02.26)
Belli bir dönem için tabii ki yapılabilir, dikkat edilecek nokta ( Bu Dubai için daha geçerli gerçi ama ) yaşam maliyeti çok düşük olan bir yer değil BAE, harcamalara dikkat etmek lazım.
+1
kumandanim
(17.02.26)
Hayattaki önceliklerine bağlı ilk baktığın şey maaşsa ve bekar/çocuksuzsan iyi bir seçim olur tabi.
+1
iwasbornonamountainside
(17.02.26)
Dubai'de yaşıyorum bu maaşlarla rahat yaşanır ancak full paket mi bakmak lazım.
yönetici pozisyonu olarak bahsettiğin 20K Usd genelde regional director veya C-class yöneticiler alıyor.

Birde son dikkat etmen gereken bu maaşlar AED mi USD mi :) 20K AED yaklaşık 5500 dolara gelir.
+1
Northern Mariner
(17.02.26)
(30)

Şu an hangi kitabı okuyorsunuz? Şubat sayısı.

alice in potatoland
Bu ay ne okuyorsunuz? Almanca ve ingilizce de olur.
Bu ay ne okuyorsunuz? Almanca ve ingilizce de olur.
0
alice in potatoland
(17.02.26)
Sherlock Holmes setine başladım. Çok keyifli gidiyor.
+1
strawberry first
(17.02.26)
rachel cusk, parade.
0
eileengray
(17.02.26)
asimov - the foundation
+3
antikadimag
(17.02.26)
Georgi Gospodinov - Zaman Sığınağı
0
a perfect lie
(17.02.26)
Asimov vakıf serisi, yine yeniden.
+1
kisa
(17.02.26)
orwell burma günleri
0
summerjam0306
(17.02.26)
Mina Urgan-Bir Dinazorun Anıları
0
tiredofwaiting
(17.02.26)
Bütün-Beyinli Cocuk Uygulamalı Rehberi
0
kondansator
(17.02.26)
There Is No Place for Us: Working and Homeless in America
0
salihdt
(17.02.26)
tüfek mikrop ve çelik
0
pide
(17.02.26)
umberto eco - gülün adı
+1
efreet sultan
(17.02.26)
Androidler elektrikli koyun düşler mi?
Philip k. Dick
+2
antihero
(17.02.26)
david d. burns - 10 günde özgüven
+1
sabenburak
(17.02.26)
Yerdeniz Öyküleri. Ardından Öteki Rüzgar ile kapanışı yapacağım.
+1
auroraaurora
(17.02.26)
Calikusu - recep nuri gültekin

Bunu neden eksiler bir insan. Saka gibisiniz ha.
0
Purple life
(17.02.26)
Frank Herbert - Dune
+2
yemrem
(17.02.26)
insan vücuduna seyahat - gavin francis
0
lemmiwinks
(17.02.26)
James Clavell - Shogun
0
thracia
(17.02.26)
Graeme Simsion - Rosie Projesi
0
matilda
(17.02.26)
Büyük İskender - Jona Lendering
0
drako
(17.02.26)
İnsanın Anlam Arayışı - Viktor Frankl
Zeytindağı - Fatih Rıfkı Atay
0
hayalhayal
(17.02.26)
sınırsız rüyalar diyarı - j. g. ballard
0
lüzumsuz adam
(17.02.26)
@purple reşat nuri'yi recep nuri diye yazman çağrışımı sebebiyle hoş bulunmamış olabilir
+1
beyfendi
(17.02.26)
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde
0
rock n roll
(17.02.26)
Bugün olağanüstü bir gece bitti, fareler ve insanlara başladım
0
pislick0
(17.02.26)
Asako yuzuki - tereyağı
0
kullanicadi
(17.02.26)
topeka okulu ama sarmadı nedense...
0
suyin
(19.02.26)
Aynı yazarın Atocha’dan Ayrılış kitabını okudunuz mu? tavsiye ederim.
+1
eileengray
(19.02.26)
İhsan Oktay Anar
Yedinci Gün
0
kumandanim
(19.02.26)
okumadım, alayım listeme çok teşekkürler <3
+1
suyin
(19.02.26)
(14)

Kişisel gelişim kitapları okur musunuz?

pembediken
Spesifik bir konu ya da yazar değil de kitap türü olarak. Bazı insanlar saçma buluyor. Mesela kendiniz dahil herkesi affetmek gerektiğinden bahsediliyor kitapta.
Spesifik bir konu ya da yazar değil de kitap türü olarak. Bazı insanlar saçma buluyor. Mesela kendiniz dahil herkesi affetmek gerektiğinden bahsediliyor kitapta.
0
pembediken
(16.02.26)
Okuyorum (özellikle kendimi eksik hissettiğim konularda), mantıklı bulursam da yapmaya çalışıyorum. Ama tabii herşeyi alp okumuyorum, sadece Şeyma gibi haha İyi psikolog ve psikiyatristler tarafından yazılmış çok iyi kitaplar var, neden bunlardan faydalanmayalım ki.
Saçma bulan insan kendini geliştirmeye kapalı bulan insandır.
0
tiredofwaiting
(16.02.26)
Okurum severim ama herkesi affedin veya iletişimde karşı taraf damariniza bassa dahi sürekli olumlu bir dil tutumunun dayatilmasi ile ilgili önerileri uygulamam.
0
egerbiryolcu
(16.02.26)
Deli gibi kitap okuyan, 'ne bulursam okurum.' diyen biri olarak asla okumadığım ve okumayacağım tek tür budur.
Haddinden fazla anlamsız geliyor bana.
Bu tarz kitap okurken gördüğüm kişiyi de ciddiye alamamak gibi de bir zaafım var.
0
Mirket
(16.02.26)
Engin geçtan kişisel gelişim sayılıyorsa okuyorum.
Okunulan bir kitap özfarkındalığı geliştiriyorsa istediği türde olabilir, okurum.
+5
Bruce
(16.02.26)
Ben de aynı soruyu soracaktım, psikolojiye dair kitaplar kişisel gelişimden sayiliyorsa ben de çok severim.

Yayınevlerinin bu serilerini de iyi takip ederim. Daha okuduğumuzu anladık mi seviyesindeki kendi karakterinden haberi olmayan kişilerin fikrini de umursamam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
yok bi kaç kere denedim çok zorlama geldi hoşuma gitmedi
0
nahtoderfahrung
(17.02.26)
okumam.
0
eileengray
(17.02.26)
her kitap zaten kisisel gelisim kitabidir. bu nedenle kisisel gelisim kitaplari en gereksiz tur bence. hic okuyamadim.
0
antikadimag
(17.02.26)
ben o hatayi bi kere yaptim(okuyamadim tabii) insta reelslarinda daha cok bilgi bulabilirsiniz
0
ala09
(17.02.26)
kişiliğim oturana kadar bu türde sadece dale carnegie okudum. kişisel gelişim kitaplarının mucididir. 1888 de doğmuş adam düşünün. çok bunalıma girdiğimde sadece okumak bile beni sakinleştirir motive ederdi. şimdiki kitaplar bu adamın kitaplarının derlemesidir. kişisel gelişim kitapları sadece okumakla olmaz uyugulamaya da geçmek lazım. 100 sayfa okurdum bazen 1 cümlesi yeterdi.
0
ground
(17.02.26)
bir süre psikolojiye, özellikle evrimsel psikolojiye merak salmıştım. insanların neyi neden yaptığını bir şablona oturtmaya başladıktan sonra evcil (yada vahşi) bir hayvan gibi görmeye başlamıştım.

- müdüre yalaklanıyor: hmm, demek ki terfi alacağını düşünerek bu eylemin sonundaki ödül ondaki dopamin salınımını artırıyor.
- kıza yürüyor: soyunu sürdürme isteği baskın geliyor gibi.

biraz daha derine inince, içinde yetiştiği ortamın davranış kalıplarına yansımasını falan düşünmeye başladım. eskiden öfkelendiğim hareketleri bir laboratuvardaymış gibi gözlemlemeye başladım, kızmıyorum artık. eski kızdıklarımı da bu şablonlara oturtunca "affetmek" olarak bahsettiğin şey kendiliğinden gelmeye başlıyor.
0
birdirbir
(17.02.26)
"Kişisel gelişim" adı verilen kavramın içten gelen çaba ve dışarıdan gelen uyaranların doğal bir süreç hâlinde toplamı olduğuna inanıyorum. Bu amaçla zorlama yapılan aktivitelerin kişisel gelişim denen şeye katkısı olduğunu düşünmüyorum. Ergenken boş vaktimde okuduğum bir iki örneği saymazsak okumadım ve okumam da. Seni kişisel olarak geliştireceğim amacıyla yazılan bir kitabı ciddiye alamam.
0
nundu
(17.02.26)
tur olarak kisisel gelisim kitabi okurum. seyma subasi da kisisel gelisim yaziyor, dogan cuceloglu da, engin genctan da... dolayisiyla burada kalite onemli. bir kitap sirf kisisel gelisim kitabi turunde diye kotu olacak degil. ben size tonla kotu olan felsefe, edebiyat veya (bilimsel) arastirma kitabi sunarim.
+1
Sour
(17.02.26)
Üniversite hocalarının yazdığı damıtılmış piyasa kitaplarını okurum.
0
black holes in the sky
(17.02.26)
(33)

Evlilikte kadının kendisi için birikim yapması?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?Cevaplar için çok teşekkürler.
Merhaba arkadaşlar,

Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?

Cevaplar için çok teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(16.02.26)
Her kadının muhakkak yapması gereken şey bence, hatta büyükannem bana kimsenin bilmediği, kocanın çocuğunun annenin dahi bilmediği bir paran olmalı demişti. Bayanım.
+4
sessizce aglayan sanat
(16.02.26)
Hangi kötü günler?
ailenin kötü günleri mi? Ayrılırsak kendimi garantiye alayım kötü günü mü?
+5
kisa
(16.02.26)
@kisa,
Kendisi için garanti olsun diye ama ailenin kötü günü için de kullanılabilir.
-1
🌸Amaranta ursula
(16.02.26)
Kadınım. Eşimin de benim de sadece kendimize ayırdığımız kişisel birikimlerimiz var. İmkanı olan her kadının yapması gerektiğini düşünüyorum.
+2
fotrsapka
(16.02.26)
Erkekte atsın o zaman. Ailede ortada para kalmasın.
0
michael harddd
(16.02.26)
Sorun değil.
0
Bruce
(16.02.26)
Bu işin kadını, erkeği yok bana göre. Her insan maaşının bir kısmını kendi özel şeyleri için ayırmalı evli olsa da. Erkeğim.
+6
arbre
(16.02.26)
Yine çok bilinmeyenli denklem.

Saklanan paranın bedeli nedir?
Yani tekne tatili mi yoksa eve alınacak 1kg kıyma mi? Neye karşılık o para ayrılıyor?

Yazarken sildim,
eşler arası gelir ve iş yükü dağılımı adil ise herkes ortak ve genel masraflar dışında kalan şahsi para ile istediğini yapabilmeli.
iki taraf için de kimse birbirini sömürmeli.
+1
kisa
(16.02.26)
Ben, evliliğimde de birlikteliklerimde de kadın kişisinin geliri ve harcamaları ile kesinlikle ilgilenmedim. Ama bu konuda hepsinden Allah razı olsun ki, maddi güçlerini müşterek hayatımıza ellerinden geldiğince vakfettiler.
Ancak, aksini iddia ederseniz şu an en az üç tane tiktok veya insta videosu koyabilirim ki, kadınların anladığım kadarıyla çoğusunda bir 'benim param benimdir, senin paran ikimizindir.' mantığı hakim. O kafada bir kadınla zaten bir birlikteliğim olmaz. Onları değerlendirmem dışı tutuyorum ve soruya cevap olarak oyumu 'onun parası, ne isterse yapar.' şeklinde kullanıyorum.
0
Mirket
(16.02.26)
Evlilikte “gizli” yapılan her şey yanlıştır bence.
Bu gizliyi yapan insan zaten karşısındakine güvenmiyordur ve belki karşısındaki belki de evren bunu hisseder ve kötü bir şey olur ve “iyi ki güvenmemişim, bak ne oldu sonunda” diye kişi kendini çok haklı ve iyi yapmış hisseder.

Ha bazen çiftlerden biri gizlice değil de çaktırmadan para biriktirir ve günü gelince “bunu peşinat yapalım ev/araba” alalım der. O başka.
Gizlilik değil de güvensizlik kısmı belirleyici.
+1
michael_knight
(16.02.26)
iki tarafın da hem kendi adına hem çift olarak ortak birikim yapması gerektiğini düşünüyorum. kişisel birikimler ortak amaç için de kullanılabilir elbette. yani bu birikim gizli ya da habersiz olmalı demiyorum.

bu devirde birikim yapmayan ve birikim yapamayan insanla birlikte olmak çok tehlikeli.

kuş kadar maaş alıyoruz, neyine birikim yapacağız kısmı tartışılır elbette ama birikim yapabilme imkanı olduğu halde bunu farketmiyor çoğu insan. hayat pahalı, maaşım az bahanesine sarılıyorlar. kimisi için gerçekse de kimisi için bahane bu durum.
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
Bir insan kendi kazandığı parayı canı isterse götürüp çöpe bile atabilmeli. tek kriterim, serbest hareket ettirilecek para miktarını yükseltmek için diğer eşin mali yükünü artırmamak. bu konudaki kurnazlıktan aşırı derece midem bulanıyor.
-1
loch ness
(16.02.26)
Gizlilik garip bir konu. Hem gizli olmasına hak verebiliyorum (çok garip insanlar var çünkü hayatta) hem vermiyorum. Gizli ise üzücü bulurum. Eşlerin en başta bu maddi konularda nasıl karar aldığı ve eşlerin karakterleri önemli.

Bizde mesela serseri serbest stil.
Kimse kimsenin harcamasına karışmıyor, hesap sormuyor. Kazanç olarak aramızda baya büyük bi fark da var. Ama bakış açımızı degistirmiyor.

Ben kadınım. Yarına çıkacağım ne malum deyip harcamayı ve yaşamayi tercih ediyorum kötü bir örneğim aslında ama maaşımdan kalan anlamsiz miktarları biriktirdiğim oldu. Hiç saklamadim. Ya da gizleme ihtiyacı duymadim. Mesela bilinirse ne olur ki? Niye gizli olsun. Kardeşimin ya da eşimin kimin ihtiyacı olsa veririm. Benim için de onlar öyle yapar. Hem eşe hem aileme baya guvendigim için kenarda bir şey olsun ya kaygım da yok herhalde.

Başıma gelen kötü seyin çözümü yeterki para olsun. O bulunur fikrindeyim hep. (Saçma ama benim fikrim, yaşayışım bu)

Yani erkek olsaydım ve eşimin benden gizli para biriktiriyor olsaydı guven vermiyorum herhalde diye kirilirdim.

Kısaca bu konu bana güvenle çok ilintili geldi. Yapani yadirgamam, mantıklı bulurum ama bı taraftan da üzülürum. Kendim yapmam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
her evlilik ayniymis gibi "gizli" olmasina takilmak abes. bu ülkede teyzesinin kiziyla evlenip, karisi kanser olunca kadini "ugrasamam" diyip ana evine götürüp birakan insanlar var (true story).
kadinin birikim yapmasi, ev ekonomisini idare ettirmesi ezelden beridir olan bir sey. isgücüne katilmayan, gidecek bir kapisi olmayan, adamin eline bakan kadinin, hele isin icinde dayak, alkol, kumar, metres ya da baska bir tür hirtlik varsa birikim yapmasi ve bunu gizli tutmasi kadar normal bir sey yok. adamda bunlar olmadigi durumlarda dahi bosanmalari durumunda adam ay sonu gene maasini alir. kadin ne alacak? özellikle is gücüne katilmayan kadinin birikim yapmasi sart. istediginde kapiyi cekip cikabilmesinin yolu o.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.02.26)
arbre'nin tek eksilenmeyen hatta arti rekoru olan entrysi bu galiba :D

calismayan kadin yapabilir, garipsemem. calisan kadinin veya erkegin gizli birikim yapmasini tuhaf bulurum. zaten birikim yapiyor olmasi lazim ama bunu gizli yapiyorsa (mesela atiyorum mortgage'a girmisiz para ucu ucuna yetiyor, arabanin da tamir edilmesi lazim, parasi yokmus gibi davranmamali) veya ne kadar parasi olduguna dair kabaca bir fikrim yoksa veya sorunca gizliyorsa olmaz.
+2
antikadimag
(17.02.26)
erkeğim. eşimle ortak hesabımız da var, kendi hesaplarımız da. ikimiz de hem kişisel olarak hem ortak olarak birikim yapıyoruz. yapılır yani bir sorun görmüyorum bunda ben.
+1
elektr10
(17.02.26)
Eşimle herşeyimiz ortak eve giren çıkan para hakkında ikşmizde çok net ve şeffafız.

Birimiz derse ki ben şu kadar parayı kendime harcayacam yada kenara koyacam diğerine kimse karışmaz.

Biz bir aileyiz böyle ayrı gayrı gizli saklı işler bana göre değil. Ben yapmam bana yapılırsada bozulurum.
+1
basond
(17.02.26)
saçmalık.
+1
summerjam0306
(17.02.26)
ben maaşımın tamamını eve vereceğim, karı kenara gizlice para atacak öyle mi?
amaç ne? bu adam beni ilerde boşarsa güvencem olsun diye mi?

evlenirken karıların hepsi golluma dönüşüp zaten altın ziynetleri, bir sürü gereksiz ev aleti almıyor mu? sürekli arkadaşlar yurtdışına gidiyor biz de gidelim diye erkeği darlamıyor mu? harcaması bitmiyor ki kadının...

böyle salak ve bencilce birşey yaptığını öğrendiğim an dava açar boşarım.
-3
plastic_angel
(17.02.26)
kadının türk toplumu içinde gördüğü muameleyi bilip "yapmaması gerekir" diyen erkek bikini giysin.
+1
birdirbir
(17.02.26)
kadınım. her kadının birikmiş parası olması gerektiğine inanıyorum. bu eşe güvenip güvenmeme meselesi değil dünyanın bin türlü hali var.

bizim evde ailenin ortak birikimi de bende durduğu için ayrıca birikim yapmadım. zaten hepsi bende.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(17.02.26)
Bence birikim olmali ve gizli olmasina teoride gerek yok. Hatta bence aldatma gibi bir sey bu. Ama su kosullarda gizli olabilir. Karsidaki sifira sifir yasamayi seviyordur, ondan ekstra para istiyordur, kumar bagimlisidir vs bu durumda saklamak lazim.
Saklayanlar genelde para biriktiremeyenler oluyor olabilir baska türlü.
+3
Purple life
(17.02.26)
iki tarafta kendi kişisel zevkleri, ihtiyaçları için kenara bir miktar para ayırıyorsa sorun yok.
ama tek taraf ve gizli bir şekilde oluyorsa sıkıntı. hele ki bu ilerde ayrılırız önüme bakarım kafasıysa.
0
my fault
(17.02.26)
Meriçler ve kedici kadınlar toplanmış birbirlerini nasıl da haklı çıkartıyorlar.

Adam veya kadın; kumarbaz, alkolik veya para biriktirmeyi bilmiyor şeklinde nedenleriniz olsa dahi kabul edilebilecek bir durum değil. Boşa o halde. İt gibi çalış, her türlü harcamalarda elini taşın altına koy.. ama evin hanımı “bir süre sonra bu beni boşarsa güvencem olsun” diye senden gizlice para biriktirsin, yok öyle yağma. Kadın erkek eşit ve eşit olacak diye çingenelik yapan bunlar değil miydi yahu? Ne oldu şimdi? Herkes eşit ve harcamalar da, birikimler de aynı şekilde eşit olmalı. İyi günde kötü günde diye neden söz veriyorsun o halde iki yüzlü !!

Evlilikte veya ilişkide bir taraf diğer taraftan iyi niyetli de olsa bir şey saklıyorsa, ki burada iyi niyetli bir durum yok tamamen bencillik var… ondan bir halt olmaz.
-1
dedeminhirkasi
(17.02.26)
21. yüzyılda evlenmemek için yeterli şeyler bunlar. evlenmek 21. yüzyılda erkek için çok saçma.

herkes b planıyla yaşıyor.
evlilik denen şey karşılıklı alışverişe dayalı bir şeydi. şuan iki taraf da birbirine bişey verip, bir şey alma derdinde değil. ev arkadaşı gibi. o yüzden manasız.

ben ne düşünürdüm?
şunu düşünürdüm; dünyanın kalna %99'u gibi, bu kadın da evliliği "ev arkadaşlığı" olarak görüyor ve yarın bir gün zor günler geldiğinde basıp gidip "başka evde yaşamak" için kendine yolluk hazırlıyor.

o zor günler hiç gelmeyebilir, gelebilir.
-1
tchuck
(17.02.26)
Erkek.
yapabilir. hatta kokusunu alırsam borç isterim :)

bende eşimde çalışıyoruz. maaşımın cüzi bir kısmını kendime alıp kalan tüm parayı eşime gönderiyorum, çocuğun okul taksidi, ev, mutfak, fatura şu bu kalanına karışmıyorum. herkese tavsiye ederim.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Eşten gizli para biriktirmeyi neden bu kadar kötülediniz anlamadım, kimi buna ihtiyaç duyar kimi duymaz. Siz ihtiyaç duymadınız diye bunun yapılmasını ya da yapanları neden kötü ilan ediyorsunuz ki. Dünyanın milyarlarca hali var, kadın erkek fark etmeksizin herkesin yapması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum şahsen. Nedir yani, başkasına yedirirse tepki gösterin bence, mesele gizli biriktirmek olmamalı.
-2
muhayyer divan
(17.02.26)
cinsiyetten bagimsiz olarak yapilmasi gereken bir durum olarak goruyorum. hem erkek hem de kadin maaslarindan bagimsiz olarak kendilerine para ayirmali, birikim yapmali.

ikincisi gizli olmasi durumu kotu bence. ne bicim iliskileriniz var anlamis degilim. insanin kendini dusunerek para ayirmasi ve bunu partnerine soyleyememesi, soylediginde ise partnerin buna kizmasi veya engellemeye calismasi ne igrenc bir durum.

cinsiyet: erkek
+1
Sour
(17.02.26)
Erkek. Esim de ben de calisiyoruz.Esime kendi adina yatirim yapabilmesi icin bir yatirim hesabi actirdim.Maasi gelir gelmez %90'ini oraya atiyor.Bu su acidan faydali oluyor.Butceler zaten ortak.Eger sadece benim aile icin actigim (kendi adima) yatirim hesabini kullanacak olsak esim birikim yapma hissiyatinda olmayacakti.Bu sekilde her ay canli canli biriktirilen miktari-yatirilan miktari gorerek motivasyon oluyor ona. Her sey acik oldugu surece sorun yok
0
turkuaz
(17.02.26)
@Gradient_tabanlı_mor Her kadin yapmali, fakat sende yok cunku aileninki sende zaten?
Feminist diliniz zarar verici. Birikim iyidir. Ailenin birikim yapmasi cok iyidir. Fakat kendi yapmayip her kadin yapmali demek?
+2
osssy
(17.02.26)
Soruyu, 'Evlilikte taraflardan birinin ...' diye sorsaydın, daha adil cevaplar alırdın diye düşünüyorum.

Çünkü bu sitede 'Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız olarak kadını haklı görsem.' diye bekleşenler var.
0
Mirket
(18.02.26)
Her kadının gizli bir zulası olduğunu düşünürüz, o kadar ki herkesin yapması gerektiğini bile düşünürüz ama şu “kendisi için” kısmı şüphe uyandırıyor.

“Ben yarın öbür gün bundan boşanırsam elimde hazır param olsun” diye düşünmek art niyetli bir yaklaşım. Gözden çıkaracağı insana masraflarını yıkıp, kendini maddi olarak tatmin olmuş noktaya getirdiğinde eyleme geçmeyi planlıyormuş gibi.

“İyi gün var kötü gün var. Kimsenin aklı kalıp da çarçur etmeyeceği şöyle bir parayı bulundurayım da ailenin başına kötü bir şey gelirse bir derde derman olur” ne kadar iyi bir düşünce ise diğeri de bir o kadar kötü, ahlaksızca.

Dışarıdan bakınca değişen bir şey yokmuş gibi görünüyor; herkesten gizli para biriktiriyor kişi. Durumu belirleyen ise niyeti oluyor bu durumda.

Tahmin edilir ki; erkeğim.
+1
lazor
(18.02.26)
kadınım. böyle bir birikim yapılıyorsa, bir ayrılık yaşanması durumunda ya karşı tarafın o gün göstereceği tavra güvenilmediğindendir, ya da o gün gelince kadının kendisi adil bir yaklaşım sergilemeyeceğindendir. konu ilkiyse, belki kabul edilebilir. ya da erkek eş o biriken paranın değerlendirilmesi noktasında zayıfsa, çarçur etme gibi alışkanlıkları varsa vs, olabilir. bunların söz konusu olmadığı bir ilişkide, gizli şekilde para ayrılması çok doğru gelmiyor.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.02.26)
(4)

Parfüm seçmek için tester seti

egerbiryolcu
Böyle bir ürün var mı? Mesela parfumcuye gidip tüm parfümleri koklayamam. Bir de kokular karışıp rahatsızlık da veriyor bünyeye. Parfüm seçmek için ne yapılabilir?
Böyle bir ürün var mı? Mesela parfumcuye gidip tüm parfümleri koklayamam. Bir de kokular karışıp rahatsızlık da veriyor bünyeye. Parfüm seçmek için ne yapılabilir?
0
egerbiryolcu
(16.02.26)
parfümcüye git tester kağıtlara sık sonra evine götür, istediğin arayla kokla.
0
nahtoderfahrung
(16.02.26)
O şekilde satılmıyor ama dekant satan güvenilir bir parfümcüden seçtiğiniz 3-5 ml parfümler sipariş edebiliyorsunuz.
-1
ekimoloji
(16.02.26)
Gayet de seçebilirsin ama tüm aradıkların olmayabilir. Oriflameda dupelara bakabilirsin, sonra online olarak testerları sipariş edersin.

Kağıda sıkıp da parfüm seçmek çok mantıksız, herkesin cildi farklı emip yansıtıyor kokuyu.
0
truf
(16.02.26)
ben merak ettigim parfumlerin dekantlarini internetten aliyorum. amerika'da boyle hizmet veren cok sirket var. butun parfumleri alip 2, 5, 10 ml'lik siselere koyup gonderiyorlar. turkiye'ye de gonderirler ama vergisi ve kargosu cok pahaliya gelir.
0
antikadimag
(17.02.26)
(15)

x te ne kadar vakit harcıyorsunuz.

iwillsee
x te fazla takılmanın özellikle bizim ülkenin gündemini takip etmenin ciddi bir depresyon hissi yüklediğini farkettim. evet bazen faydalı içerikler de oluyor ve olayları takip edebiliyorsunuz ama gün geçtikçe timeline ın birbirini her konuda tahrik edecek bir yer olduğunu gözlemliyorum. x bağımlısı
x te fazla takılmanın özellikle bizim ülkenin gündemini takip etmenin ciddi bir depresyon hissi yüklediğini farkettim. evet bazen faydalı içerikler de oluyor ve olayları takip edebiliyorsunuz ama gün geçtikçe timeline ın birbirini her konuda tahrik edecek bir yer olduğunu gözlemliyorum. x bağımlısı oldum dediğiniz bir dönem yaşadınız mı?
+2
iwillsee
(15.02.26)
şu an öyleyim. her gün minimum 6 saat
0
summerjam0306
(15.02.26)
Ben de öyleyim maalesef. Elimde günün sonunda yalnızca sinirimin bozulduğuyla kalıyorum, başka bir şey elde edebildiğim de yok.
+1
pembe nohut
(15.02.26)
0.
Bundan bir 6 önce çok harciyordum ve fark ettim ki beni gereksiz depresif yapıyor. X'i komple saldım. Günlük haber veren, bilgi akışı olan her şeyi saldım. Günde bir iki Fransız gazete ve Bloomberght bakıp geçiyorum, hayatım daha iyi.
Bu sadece Türkiye değil her ülke için geçerli. Sosyal medya çok güzel bir yer ama aynı zamanda da çok kötü.
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
7 senedir girmiyorum, hayatımda verdiğim en doğru karar oldu.
+1
sekizdokuzon
(15.02.26)
Sıfır dk.
0
gabe h coud
(15.02.26)
çok ya. ekşi ile birlikte çok fazla. azaltmam lazım. instagram sıfır ama.
0
jelly bear
(15.02.26)
Ben instagramı kapatali x ve YouTube'a sardım ama x te nedense benim içim ana haber bültenleri kadar kararmiyor abartısız dört bes haber üst üste ölüm haberi verildi geçen gün mesela. Ama benim timeline da bir garip çerezlik içerikler de çok çikiyor karşıma.
0
egerbiryolcu
(15.02.26)
Sıfır, hesabım yok, bu sebeple linkleri bile açamıyorum. Söylediğiniz sebeple ve yozlaşma da eklenince, sözlüğe de bakmıyorum artık.
0
lil siztah
(15.02.26)
Sıfır.
Sadece instagram ama muhtemelen onu da kapatacağım, az kaldı. Tamamen asosyal/antisosyal bir hayata doğru gidiyoruz, hadi hayırlısı.
0
rakicandir
(16.02.26)
kullandıgım ve sevdiğim yegane yer. kullanmasını bilene.
0
koela
(16.02.26)
Uygulamayi sildim. Paralı ahlaksız trolleri gözümüze sokan, 7/24 bu vatanın evlatlarıni birbirine düşürmek için kudurmuş köpek gibi saldıran bu trolleri viski içerek izleyen yabancılara hizmet etmek salaklık.
+1
topkapiaksaray
(16.02.26)
alengirli konuları arattırdığım için mail adreslerimden çıkış yaptım. şimdi link falan olmadan giremiyorum. büyük rahatlıkmış. sosyoloji derslerinde sosyal medya ile ilgili edindiğim ilginç bilgilerden biri de şuydu; ya zamanla seninle aynı görüşte insanlar çevreliyor etrafını bu da seni köreltip bağnaz hale getiriyor. ya da çatışma yaratacak korelosyanlarla psikolojini yerle bir ediyor. medya okuryazarlığı çok zor kontrol edilebilen bir şey.
0
ground
(16.02.26)
bir sürü akademisyen konferans, paper, syllabus paylaşıyor, onları takip ediyorum.
0
eileengray
(17.02.26)
0. hic olmadim twitter'da.
0
antikadimag
(17.02.26)
Günlük 16 dakika limitim var, bazen azcık geçtiğim oluyor. Limit koymasam daha fazla takılırım muhtemelen.
0
kumandanim
(17.02.26)
(18)

hatırladığınız en eski anı kaç yaşınıza ait?

korkut
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
0
korkut
(15.02.26)
4,5 - 5
0
yurtsuz john
(15.02.26)
Hikaye şeklinde değil ama "an" anısı olarak 3 aylık. Çok eskiden sürekli bi çekyat üstüne asılmış sarkaçlı saat görüntüsü geliyodu gözümün önüne. Sonra anneme sormuştum böyle bi saatimiz var mıydı yoksa uyduruyor muyum tamamen diye. Meğer varmış. Annemin doğum izni bittikten sonra anneannemlerden bizim eve geçmişiz. Orda da bizimkiler evin içinde koşturup iş yaparken beni hep koltuğun üstüne küçük bi yatak yapıp saatin karşısına yatırırlarmış, 2 ayın bitmişti o zamanlar diyor annem :)
+1
truf
(15.02.26)
5 galiba. gece sene bunu konustuk arkadaslarla herkes 2-3 yas diyor bende hic yok o donemden hatira.
0
antikadimag
(15.02.26)
bu soru bana her zaman ilginç gelmiştir çünkü insanların hatırladıklarını görünce şok oluyorum. bende en erken düzce depremi var, 5 yaşındaydım. hatta o akşam balık yemiştik, amcam bizdeydi. ben erken bitirip koltuğa çıkmış, koltuktan atlamıştım. avize sallanınca "ulan ne güçlüyüm be evi titrettim" diye düşündüğümü hatırlıyorum, tam o anda deprem oluyormuş meğer.

o dönemi uzun uzun konuşsak belki daha eski bir şey çıkar bilmiyorum ama benim aklıma ilk bu geliyor yani bende 5 yaştan öncesi hiç yok.
+4
der meister
(15.02.26)
2-2.5 yaşından travmatik bir olayı hatırlıyorum.
0
eileengray
(15.02.26)
3 falan herhalde..
dedemin beni parka goturdugunu hatirliyorum bebek arabasiyla ama baya bulanik.
-1
cooperr
(15.02.26)
2.5 yaşımdaki sünnetim. Full resolution :) bütün gün.
-1
gabe h coud
(15.02.26)
Birkaç küçüklük anımı hatırlıyorum ama bu bana sanki en eskisi gibi hissettiriyor. Yattigim yerden uyanıyorum ve güneş yüzüme vurmuş. Yanımda kimseyi goremeyince baya ağladigimi hatirliyorum. Ailem ya başka odadaydi ya da bahçede çalışıyorlardi.
-1
egerbiryolcu
(15.02.26)
4 yaşımı net hatırlıyorum
0
basond
(15.02.26)
3 yaş civarındaydım hatta anlatayım, kendime dair hatırladığım ilk anım bir köy evinde hapsedilmem :) iskenderundan adıyamana düğüne gitmişiz, ben de çok yaramazdım cidden rahat durmazdım en sonunda beni köy evinin birine kilitlediler. sonra baktım yatakta bi tane bebek uyuyor, çok net hatırladığım şey ise oradan kurtulmak için kapıya vururken bebeği uyandırmamaya çalışacak kadar nazik vuruyordum. bugün insanları rahatsız etmemek ya da her yerde hayvan gibi ses çıkarmamak konusundaki özenimin oradan geldiğini düşünüyorum.
-1
tabii lan manyak mısın
(15.02.26)
bende 7 öncesi yok. hiç yok. çok anormal şekilde.
0
summerjam0306
(15.02.26)
5-6 yaş
0
jelly bear
(15.02.26)
Bebekken havale geçirdiğimi hatırlıyorum. Beyin hücrelerindeki elektriksel aktivitelerden dolayı rüya gibi 3 boyutlu ışıklı küp nesneler görmüştüm. Küpleri birleştirmeye çalışıyordum o sırada havale geçiriyormuşum.
0
dawsonscreek
(15.02.26)
1 1.5 yaş arası. ateşle oynamayı severdim, kardeşimin beşiğinin altına girip çakmakla oynarken az kalsın çocuğu yakıyordum.
-1
klassno
(15.02.26)
2-2.5; ölüm, cenaze vd.
0
lil siztah
(15.02.26)
Çocukluğumuzdan beri bize büyüklerimiz tarafından çocukluğumuzla ilgili bir şeyler anlatılıyor.
Bu anlatı bombardımanına o kadar çok maruz kalıyoruz ki, hangisini gerçekten hatırlıyoruz, hangisini anlatılanların etkisiyle hatırlıyor sanıyoruz, bunu tespit etmek güç.
0
Mirket
(15.02.26)
5 yaşındayken tasinmisiz. Önceki eve dair pek çok şeyi hatiriiyorum. Demek ki 3-4 yaşımi hatırlıyorum.
0
abelardo
(16.02.26)
1.5 kardeşimin doğumu ve bizim bir süre farklı evde kalmamız ve oradaki birkaç sahne. ama zaman içinde bu tip eski anıların kendileri kaybolup onların tekrar hatırlanması ile oluşan kısımları kaldı. yani bir şekilde o anıları hatırlayıp tekrar etmeseydim bence silinirlerdi.
0
orpheus
(16.02.26)
(7)

Dünya kupası için maç bileti olması abd vizesi için şansı artırır mı?

ezkaza
Kasım ayında fifa tarafından yapılan world cup random ticket selection şeysine katılmıştım. Baya zaman geçti unutmuşum bile. Kartımdan bilet fiyatları çekilince hatırladım. Kurada bana bilet çıkmış yani. Ödedim bile.Bu durumda gidebilmem için abd vizesine başvurmam lazım. Sizce biletimin olması olum
Kasım ayında fifa tarafından yapılan world cup random ticket selection şeysine katılmıştım. Baya zaman geçti unutmuşum bile. Kartımdan bilet fiyatları çekilince hatırladım. Kurada bana bilet çıkmış yani. Ödedim bile.

Bu durumda gidebilmem için abd vizesine başvurmam lazım. Sizce biletimin olması olumlu bir etki yapar mı? Hiç abd başvurum olmadı daha önce.
0
ezkaza
(15.02.26)
yapmaz. nötr yani.
0
orient blue
(15.02.26)
Takip ettiğim bazı vize durumu paylaşan kanallarda işe yaradığını okuyorum. Bence kolayca alırsınız.
0
a perfect lie
(15.02.26)
Bir etkinliğe katılacak olmanız, sıradan gezip gelicem demenizden muhakkak ki olumlu fark yaratır ama sizin koşullarınız dahilinde. Yani sizin diğer kriterleriniz vizeye hiç uygun değilken, benimkiler uygun ve biletim yoksa, tabii ki benim vize alma ihtimalim sizden yüksek olur. Tek başına çok olumlu etkisi olur denilemez yani.
0
lil siztah
(15.02.26)
çok faul başka bir durumunuz yoksa olumlu yönde arttırır, bu konu haber oldu hatta, marco rubio kolaylaştıracağına dair bir açıklama yapmıştı.
+1
eileengray
(15.02.26)
Kesinlikle arttırır. Hatta buna özel vize çıkaracaklardı
0
michael harddd
(15.02.26)
elbette arttırır. normal şartlarda vize alamayacaksanız biletinizin olması da yeterli gelmeyebilir tabii ki ama yine normal şartlarda adamları iki kez düşündürecek bir durum dünya kupası'na gidiyor olduğunuz için göz ardı edilebilir. bu tür net, belgeli planlar genelde işi kolaylaştırıyor vize konusunda, bi nevi "yemedik ulan ülkenizi iki maç izleyip dönücez" mesajını vermiş oluyorsunuz.
0
der meister
(15.02.26)
2018'de rusya'ya vizesiz gitmistim ben. bileti alinca sana fan id diye bir sey gonderiyorlardi rusyadan postayla, onunla giriyordun. bu sistem aylar oncesinden kurulmustu ve belliydi. simdi amerikalilarin sacma kaprisleriyle ugrasacak millet. benim bildigim tek duzenleme interview almani saglayacaklar. ama sosyal medya falan istiyorlar israil karsiti paylasim yapmissan vize vermiyorlar boyle pis igrenc bir memleket oldu burasi. 40 kadar ulke zaten vizeye bile basvuramiyor.

ulke kita buyuklugunde oldugundan dunya kupasi ruhu da yasanamayacak. maclar sabah sicaginda oynaniyor, takimlar binlerce kilometre yol yapacak. tr katilmazsa hic umutlu degilim ben bu turnuvadan.

sonuc sansini azicik arttirabilir ama resmi olarak bir aciklama yok, sadece interview tarihi vermeyi taahhut ediyorlaar: www.state.gov
0
antikadimag
(15.02.26)
(17)

Geç mi kalındı sevgili işlerine

holaha
Evet malum 14 şubat sebebiyle başlık açıldı. 27ye gireceğim neredeyse ve hiç ilişkim olmadı. Bazı kişiler buna şaşırıyor ve artık söylemek de istemiyorum. Kadınlar tarafından bir red flag midir? Dindar kindar radikal para veya sağlık sorunları olan vs değilim.
Evet malum 14 şubat sebebiyle başlık açıldı. 27ye gireceğim neredeyse ve hiç ilişkim olmadı. Bazı kişiler buna şaşırıyor ve artık söylemek de istemiyorum.
Kadınlar tarafından bir red flag midir?
Dindar kindar radikal para veya sağlık sorunları olan vs değilim.
0
holaha
(14.02.26)
Bir sıkıntı var ağa bu işler 12-13te başlıyor. Bu bir başarı
-1
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
oncelikle kimseye soylemek zorunda degilsin.

kadin erkek iliskileri isci isveren iliskisi gibi. kadinlar sirket gibidir. daha once calismadiysan risk almak istemezler. issizken is aramak da zordur. iliskin varsa daha cazip hale geliyorsun kadinlar arasinda. daha once begenilmis, interview sureclerini gecmis birini tercih etmeye daha yatkin oluyorlar. onlarin kendi aralarinda tuhaf bir sosyal dinamik var erkek olarak bizim anlamadigimiz. sonucta bostaki, tercih edilmemis adami arzulamiyorlar. sosyal statu onemli.

abd'de yuksek lisans yaparken sinifin en guzel kiziyla cikiyordum. (ortadogulu fantezisi varmis) onunla ciktiktan sonra yuzume bakmayan diger hatunlar arasinda cok populer olmustum kismetim acilmisti.
+4
antikadimag
(14.02.26)
Çok çirkin ya da iletişim problemleri olan birisi de olduğumu düşünmüyorum. Sanırım sosyal medyada aktif değilim ve çevremin olmaması. Ama yaş nedeniyle artık üniversite kulüpleri de olamaz. Ne bileyim nasip belki de
0
🌸holaha
(15.02.26)
sosyal bir cevren olsun oradan kizlarla tanisirsin, yoksa cidden olmaz. kimse gelip de uzerine dusmeyecek. hobiler ama cool ve piyasani arttiracak hobiler onemli. mesela ben futbol ve bilardo oynuyorum ve kadinlara pek bir sey ifade etmiyor, ama ayni zamanda yelken yapiyorum ve piyasami cok arttiriyor bu.

sosyal cevren olursa kiz arkadasin olmasa bile baska kizlarin referansi da yardimci olur. sana birini bulalim tanistiralim vs diyorlar. en azindan o sekilde bir referans olursa o da olur. cunku tahmin ettigim kadariyla pic olmayan naif bir adamsin, bu skiller gelismediyse birini tavlamak zor olabilir. iliski piyasasinda neler neler var ben de mazbut kaliyorum.
+4
antikadimag
(15.02.26)
antika çok güzel açıklamış :D
referans sistemi iki cinsiyet için de geçerli ama. belki erkekler daha çok "nefes alsın yeter" durumlarında kalıyorlardır yalnızlıktan :P bilemeyeceğim o kadarını.
yine de bu yaşa kadar hiçbir ilişkisi olmayan biri insanı tedirgin eder. mesela akrabam var 45 yaşında ve bir erkekle el ele bile tutuşmadı. ben onun ruh hastası olduğunu biliyorum o yüzden anlıyorum neden kimsenin onunla ilişkiye girmediğini
0
neira
(15.02.26)
Sorunun ne oldugunu bilmiyorum. Ben kimseye yakınlaşamadım kimse de bana gelmedi. Peki sırf skor olması için sevgili yapmalı mıyım
0
🌸holaha
(15.02.26)
Kadınların yanında ne çirkin erkekler gördüm ki benim de zamanında çirkin diyebileceğim ama ağzı iyi laf yapan kültürlü biri olduğu için epey hoşlandığım biri vardı. Yani kadınlar çoğu zaman tipe bakmaz. Bunu direkt eleyebilirsin.
0
ekimoloji
(15.02.26)
27 geç ama nasip. Bulursun bir gün.
-4
arbre
(15.02.26)
@antikadimag peki sosyal cevre icin ne yapmak gerekiyor? Yaş itibariyle de bir yerlere bir gruba dahil olmak zor.
@ekimoloji tip para vs genel bilinen şeyler demiyorum bu sosyal medyada genel konuşulan seylerde problemim oldugunu sanmıyorum. Iletisim sorunum da yoktur. Sanırım kesişemedik doğru kişiyle. Kimse adım atmadı ben de bir şeyler kimseye hissedemediğimden adım atmadım. Öylece geçti
0
🌸holaha
(15.02.26)
27 yaşında bir insan böyle sorular sormamalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.02.26)
Ağa sen önce bir sorun olduğunu kabul et yani bu durumu kabul etmekle basla. Bence.
Çünkü bu normal bir durum değil. İletişimim süper, çirkin değilim, param var, her şeyim çok iyi ama sevgilim yok ve hiç olmadı?????
Şöyle söyleyeyim hayatımın en berbat döneminde, herkesi salmış ve sallamıyorken bu salmisligin verdiği çekicilikle 2 kadından teklif almıştım. Öğrencilik zamanlariydi tabi. Kurumsal da cekinceler artıyor ama sonuçta ateşle barut olarak yaşıyor normal insanlar. Normal insanlar diyorum dikkatini çekerim.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(15.02.26)
bu dünyada herşey network. sadece iş hayatında değil. aile, çevre, sevgili, arkadaş, bakkal, terzi, manav, berber, oto tamirci, avukat vs.. heryerde tanıdığın olacak.

ekşici gibi evimin odasında yaşayayım, dota oynayayım ama istediğim herşey zahmetsiz gerçekleşsin yok.

genç nesiller bunu okuyorsanız bugün hemen başlayın network yapmaya. ekşici gibi yaşarsanız hayata 1-0 geride başlarsınız.
+2
plastic_angel
(15.02.26)
Dedikleri gibi önce bi self reflection.

Benim 23 yaşına kadar sevgilim olmamıştı. Öğrencilik döneminde 0. Sorguladım. Aslında bana çok göstere göstere şansını deneyen kadınlar olduğunu benim hiç fark etmediğimi gördüm. Arkadaşlarıma sorunca evet amk anlamamış mıydın mal diyip doğruladılar.

Neyse önce sosyal anksiyetemi zorlaya zorlaya bastırdım (yendim demiyorum), sonra tinder bumble gerçek hayat o yaştan beri boşta kalmadım, üstelik çok filtreleyen biri olmama rağmen.

6 aydır da evliyim.
+1
aguen
(15.02.26)
Bu işin bir zamanı yok bence. Hayatını rayına oturtman lazım öncelikle. Sevgili işi zaman ve para demek. Paradan kasıt onun masrafı değil, kadın ilişkiye katkıda bulunsa da gezme tozma derken ilişki masrafı her daim oluyor.
+1
michael harddd
(15.02.26)
Geç falan kalmadın, sevmediğin biriyle olmaktansa yalnız kal.
0
Kahvedesu
(15.02.26)
bu işlerin en güzel yanı herhangi bir mantığa veya rasyonaliteye dayanmaması. sevgililik, sağlıklı ilişki vb. konseptleri kariyer gibi düşünmemek lazım. tabii ki kişilik özelliklerin, kendine yaptığın yatırım uzun vadede herkesle ilişkini etkiler ama sevmek müessesesinin yaşı, vakti, doğrusu olmaz. 35'ine kadar böyle gezdikten sonra kafa dengi, çok sevip çok iyi anlaşacağın birini bulmayacağının garantisi var mı mesela?

"hiç ilişkisi olmamış olmak" belli bir yaştan sonra evet karşı tarafta soru işaretleri uyandırabiliyor ama bu temelde çok da önemli bir şey değil. neticede siz iki insansınız. ilişki olacaksa insanların birbirini tanıması lazım. birini hiç sevgilisi olmamış diye doğrudan silmek zaten çok sağlıklı bir kafa yapısı değil, öyle birini kaybedeceksen üzülme. işin ilerlediği noktada da bu veri karşı taraf için "red flag" olmaktan çıkabilir. yani kişinin "niye sevgilin olmadığını anlıyorum, sen manyağın tekisin" demesi de bir ihtimal, "aaa ne iyi adammış bu ya hayret nasıl hiç ilişkisi olmamış" demesi de.

uzun süreli ya da hiç ilişkisizliğin en bariz dezavantajı kendini baskı altında hissetmek oluyor. sadece ona dikkat et derim. "acaba bende bi sıkıntı mı var?" düşüncesiyle kendi ayağına sıkmaya başlıyosun bi yerde. onun önüne geçebilmek önemli. sen "acaba bende bi problem mi var?" der ve bunu yansıtırsan doğal olarak karşındaki kişi de bunu sorgulamaya başlar. öz eleştiri yapmak, herhangi bir eksiklik/zayıflık varsa bunun üzerine gitmek elbette artı yazar ama salt sevgilinin olmayışı kendi içinde sorun değil. olmamalı.

bence zaten özellikle günümüzde bu durum daha da yaygın, yani çok fazla insan sağlıklı romantik ilişkiler yaşayamadan büyüyor. okulda sınav stresi, sonra iş stresi, yediğin yemek değil soluduğun hava değil vatandaş ne yapsın. açık konuşayım ben şu an ilişkim olsa herhalde yürütemezdim mesela anksiyeteden sinirden stresten junkie'ye döndük biriyle öpüşüp oynaşsak beyin hemen "hop sen hayırdır niye gevşiyon it" mesajı verir, şovunu yapar.

çok canını sıkma yani o yüzden kendini sev, kendinle barışık ol, varsa bi falson onu düzeltmeye odaklan. bazen dünyanın en iyi adamı da olsan seven olmaz zaten bu işler böyledir.
0
der meister
(15.02.26)
Hayır. Düşüncelerin de endişelerin de saçma. Kafaya takacağın bir şey değil bu. Yaşında da bir şey yok. Uzun uzun yazmaya bile değer bulmadım konuyu.

Bir tek “söylemek istemiyorum” demen dikkatimi çekti. Bunu kime niye söylediğini anlamadım. Flört aşamasında olduğun kişilere söylüyorsan söyleme. Eski sevgililerin olsaydı da bahsetme derdim.
0
lazor
(15.02.26)
(20)

Starbucks isminiz

eileengray
Yurt dışında kahve alırken veya önemsiz etkileşimlerde kolaylık açısından farklı bir isim kullanıyor musunuz? Evet ise, isminiz nedir? Yoksa harf harf yazdırıyor musunuz?
Yurt dışında kahve alırken veya önemsiz etkileşimlerde kolaylık açısından farklı bir isim kullanıyor musunuz? Evet ise, isminiz nedir? Yoksa harf harf yazdırıyor musunuz?
0
eileengray
(14.02.26)
Kolay anlamıyorlar; harf harf de yazdırmıyorum. Bir kaç kez, normalde benim benzetmeyeceğim bi İngiliz ismine benzettiler(belirtmek istemiyorum); böylece kahramanlık yapmama gerek kalmadan starbaks ismim konulmuş oldu:) şimdi onu kullanıyorum, sorun olmuyor.
+1
lil siztah
(14.02.26)
John
+1
grimavi
(14.02.26)
Bill
+2
gabe h coud
(14.02.26)
Adam.

Turkcedeki anlami yuzunden bu ismi kullaniyorum. Adam iste herhangi bir adam. Just a guy gibi.
+2
antikadimag
(14.02.26)
hayir, isim kisa harf harf yazdiriyorum
+1
cooperr
(14.02.26)
yıllar önce amerikan bir kadın adımı söyleyemeyince hangi ismi istersen onu kullan demiştim. tony diyeyim demişti.

o gün bu gündür yabancılara kendimi tony diye tanıtıyorum.
+2
yurtsuz john
(14.02.26)
Bason diyorum (beysın)
Genelde mason(meysın) yazıyorlar
+1
basond
(14.02.26)
Jackson
-2
arbre
(14.02.26)
Ben- beny diyorum
+1
darthvader
(14.02.26)
adım ingizlice gibi telaffuz edilebiliyor sadece telaffuzu ingilizce olarak orijinal ismimi kullanıyorum. Deniz-- Dönis gibi
+1
kuzey li
(14.02.26)
Bu soru ile fark ediyorum ki yurtdışında hiç starbucksa gitmemisim. Düşündüm hatırlayamadım. Yaşasın yerel biralar!
Ama adımın İngilizcesi var onu söylerdim herhalde.
+1
a perfect lie
(14.02.26)
ben de dedemin ismini kullanıyorum: sami yerine sam/sammy olarak. adımı da hafif andırıyor.
+1
🌸eileengray
(15.02.26)
John (yalan da değil, ismimde var).
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
Alex diye yazdırıyorum, eskiden gerçek ismimi yazdırmaya çalışırdım ama hep sıkıntı çıkardı, artık Alex diyorum, çok rahat. Alex De Souza'nın Alex'i bu arada.
+1
blue rebel motorcycle club
(15.02.26)
marco :)
+1
summerjam0306
(15.02.26)
Adımın son harfi sert süreksiz bir harfle bittiği için genelde söylerken onu anlamıyorlar ve sadece ilk 4 harfli halini yazıyorlar.
0
Amaranta ursula
(15.02.26)
ilk hecesini söylüyorum. bi anlamı yok ama yabancılar anlıyor ve söylediklerinde ben de anlıyorum.
0
iwillsee
(15.02.26)
Dick
0
plastic_angel
(15.02.26)
Kevin diyip geciyorum ben.
+1
oscar
(16.02.26)
Alex.
Yanlış yazıldığını görmedim :)
Sadece bomboş bir Starbucks'ta sırada bekleyen diğer tek müşterinin de adı Alex'miş. "Adın Alex mi?" diye sorunca bir anlık kafa karışıklığı olmuştu.
+1
burfak
(16.02.26)
(8)

Kahve makjnası önerisi

sonhakan
Önce kapsüllü mü yoksa klasik mi sonra marka model önerisi. Şimdiden teşekkürler
Önce kapsüllü mü yoksa klasik mi sonra marka model önerisi. Şimdiden teşekkürler
0
sonhakan
(14.02.26)
Ofiste Philips in 5400 serisi mi ne onu kullanıyoruz. Çok memnunuz
0
kisa
(14.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.02.26)
bütçe 20k civarındaysa f/p güzel makineler var, kapsüllü önermem, öğütücülü olmasını öneririm.
0
yap desem yapmazsin he
(14.02.26)
Bu şekilde alacağınız öneri işinize yaramaz.
O piti piti yapmak gibi olur.

Günde haftada kaç kahve?
Sütlü mü sütsüz mü?
Makineyi arada bir temizlemekle uğraşabilir misiniz?
Uygun fiyat mı lezzet mi?
Ve daha aklıma gelmeyen bir sürü bilgi gerekiyor yerinde bir tavsiye vermek için.

İkinci el kapsüllü bir makine alın.
+3
michael_knight
(14.02.26)
kapsullu makine almayin. cok pratik bende de var (nespresso) ama hic guzel yapamiyor. gidip disaridan espresso makinesinden aliyorum.

butce yetiyorsa espresso makinesi, yetmiyorsa normal kahve makinesi derim. ogutuculu olmasi buyuk avantaj cunku kahve ogutuldugu zaman birkac saat icinde bayatlar, beklemez. hemen cekilmesi gerekir.
-1
antikadimag
(14.02.26)
klasik makinalar çok zahmetli. posa boşalt, su filtresi değiştir, tankını temizle, makinayı yağla bilmem ne. ben günde 1 bardak lungo içiyorum. kapsül makinacıyım. gayet de güzel kahve veriyor. benim için yeterli seviyede.
+1
dedim ben sana
(15.02.26)
Illa makine mi olması lazım. bialeti ile gayet güzel kahve içebilirsiniz damak tadınıza uygun bir kahve seçeneğiyle.
0
artemisisis
(15.02.26)
Haftada 5-10 kahve için kapsül daha iyi seçenek. Yoksa çekirdekler bayatlıyor, ya da aroması kaçıyor.
Kapsül sürekli taze ve aynı lezzet.
+1
burfak
(16.02.26)
(3)

Acqua Di Gio hiç kalıcı değil bence. Sizce?

twelfth
sb
sb
0
twelfth
(13.02.26)
Değil zaten. Normal bir kalıcılığı var yani. Bir de kışın kullanırsanız zaten iyice olmaz.
www.fragrantica.com
yaz parfümü zaten genelde olmaz. Adg'nin başka versiyonları var bu sebepten daha kalıcı vs misal parfüm hali.
0
logisticsmanager
(13.02.26)
yazlik parfumler kalici olmaz agir sentetik karistirilmadigi surece. narenciye odakli kokular hizli ucuyor.
0
antikadimag
(14.02.26)
Yaz parfümüne göre kalıcılığı çok iyi bence. Uzun süre kullandığım bir parfümdü
0
runaway
(14.02.26)
(11)

Yazılım sektörü bitti mi?

hold the door
İyi bir üniversitede okuyorum, başarılı bir öğrenciyim ama sektörle ile ilgili haberler duydukça elimi klavyeye atasım gelmiyor. Öğrencilik hayatım, kendimi derslere adamakla geçti aklınıza gelebilecek her sınavda 2-3 haneli derece yaptım. Ama iş hayatında da bunu sürdürmek istemiyorum. Çünkü bunun
İyi bir üniversitede okuyorum, başarılı bir öğrenciyim ama sektörle ile ilgili haberler duydukça elimi klavyeye atasım gelmiyor. Öğrencilik hayatım, kendimi derslere adamakla geçti aklınıza gelebilecek her sınavda 2-3 haneli derece yaptım. Ama iş hayatında da bunu sürdürmek istemiyorum. Çünkü bunun bir sürdürülebilirliği yok aziz sancar gibi biri değilseniz.

devir teknoloji devri para yazılımda diyip üniye başladım, koç tıbba puanım yetiyordu hay kafamı...

Sektöre 1-2 sene sonra girecek biri için durum nasıl? Ne yapmak lazım?

AI altyapıları, distributed systems tarzı bir alana yönelmiştim de Türkiye'de de bu tarz ileri teknolojiler yok. Yurt dışına da gitmek istemiyorum.
-2
hold the door
(12.02.26)
Sektörün icinden degilim.

Ama benim anladigim bu isin bir mimarlik tarafi var. Bu kisiler istenilen seyi belirliyor, karar aliyorlar.

Ikinci asamada is tek tek yazmaya geciyor. O taraf azalmis olabilir cünkü ai bana söyle bir sey yaz dediğinde yazabiliyor.

Insan faktörü elimine edilemez. Karar alan birinin olmasi lazim. Kulaklik takip amele amele bisiler yazanlarin is yükü azaldi. Ama karar veren insana mutlaka ihtiyac var.

Günlük dozda insanlar belirli sayida iyi karar alabiliyor. Zengin basarili insanlarin günlük yasamlarina bakiyordum bi ara. Kahvalti icin 2 tane secenekleri var, rutinleri takip ediyorlar. Bu sayede karar verme kapasitelerini is icin daha çok kullanabilir hale getiriyorlar.

Bence korkulacak bir durum yok. Ai yi kullanarak daha verimli calismanin yollarini bul derim. İsi azalacak olanlar hali hazirda ai gibi calisanlar. Mesela gelen bir faturanin tarihini bilgisayara girmek gibi karar verme rolü önemsiz is yapanlar.
0
Purple life
(12.02.26)
Yazılım işi pandemi ve öncesindeki birkaç yıl peak yaptı, o kadar. Şuan yurtdışında da çok iş yok yazılımda.

Yazılım işi doğrudan endüstriye üretime bağlı bir iş değil veya yaşamda bir somut karşılığı yok. Sağlık sektörü böyle değil mesela. Asla bitmez. Eğitim süreçleri de zor, bir elenme durumu da var.
0
michael harddd
(12.02.26)
news.ycombinator.com 2034 te dukkani kapiyoruz
0
lapaz
(12.02.26)
Biraz abartiliyor. Yillar suren bir ERP projesinin icindeyim. Benim elimde cok is yok ama external olarak calistirilan tonla yazilimci var. Bunlara afedersin esek yukuyle para veriliyor. Tek masraf yazilimci degil tabii ama toplamda 2-3 milyon euro harcaniyor yillik ve yazilim isleri ciddi bir kalem. Patronlar da gerizekali degil sonucta bu kadar parayi harcayacak.

Malum bazi degisimler oluyor ama karamsarliga kapilmaya gerek yok. Bak mesela buradaki videoda neler demisler. Toplu isten cikarmalara falan bakiyorsaniz o sirf AI ile aciklanamaz, zaten pandemi doneminde piyasa sisti. Hala da toparlanmis degil.

www.youtube.com

Nacizane tavsiyem siz ogrenmenize bunlara takilmayarak devam edin. Illa beklediginiz sekilde gitmez de farkli sekilde gider. Kafa yoran, calisan her zaman olmasa da karsiligini aliyor. Bu muhabbetlere takilmak moral bozar, bir de su da var internette neye bakarsaniz benzer seyler cikiyor. Bu da on yargili bir yaklasima sebebiyet verebilir.

Siz mesela su an bu yasanan donusumu dogru okumaya calisabilirsiniz. Bu belki baska kapilar acar. Su an eskiden bedava olmayan bazi seyler bedava, bilgiye ulasmak cok kolay, organize bilgi olusturmak cok kolay. Eskiden content anlaminda yuklu bir uygulama yapacak olsaniz ciddi bir yatirima ihtiyac vardi. Simdi urettirip kullanabiliyorsunuz ama gene mukemmel olmuyor tabii.

Biraz geyik ama su notu duserek kapatmak istiyorum. 10 sene onceki Google aramalarini hatirlayin, ne arasak cat diye buluyordu. Simdi spesifik birsey ariyorum, bazen ilk 1-2 sonucta buluyor ama sonra konuya dair genel seyler cikiyor. Yani bildigin bulamiyorum, ise yaramiyor. Kim derdi ki Google aramalar bir gun bir halta yaramayacak hale gelecek.
0
mbond
(12.02.26)
kimi işler için ai yeterli olabilir, hatta bu ai uygulamaları kendilerine dünyada yerde bulabilir, ancak her proje ai'in yapabileceği işler değil.

dağıtık sistemlere ihtiyaç var ve artacak mevcut olan pek çok sistem bir şekilde normal sunucularda çalışırken cloud'a geçilirken yazılımlar elden geçirilmezse, maliyetler çok ciddi artıyor. bu noktada şirketler dönüşüme gidiyor, yazılımlar elden geçiyor, iyileştiriliyor bu nokta da dağıtık sistemler üzerinde deneyimli kişilere ihtiyaç oluyor. büyük bir çok şirket var. dönüşen ve ya dönüşecek olan. kısaca sen türkiyeyi hafife alma yiğenim. büyük çok şirket var.

ilgi alanlarındaki sistemleri incelemek, kullanmak, kopyalamak ile teorik bilgilerini pratik uygulamalar ile pekiştir. bunlarla ilgili düzgün blog yazıları yaz. zamanı gelince çok işine yarayacaktır.

dağıtık sistemler + yazılım hoşuna gidiyor ise pek çok açık kaynaklı dağıtık veri tabanları var, onları inceleyip kopyalayabilirsin, veri yapıları nasıl kullanılıyor, index nedir, bunlar nasıl dağıtılıyor, makineler nerede olduklarını, sistem durum bilgilerini nasıl bir biri ile paylaşıyorlar, yükü dağıtıyorlar vs. hepsini öğrenmiş olursun. ai burada sana yardımcı olacaktır. ancak senin talimatların olmadan hiç bir şey yapamaz.

ilerleyen yıllarda ai daha güçlü olacaktır, ancak yönetecek kişiler senin gibi kişiler olacak.
0
selam
(12.02.26)
Daha 1 2. sınıf falansınız herhalde. Açılan staj programlarının büyük kısmında yazılım alanı var. Eğer bu yazılımın bitmiş haliyse; makine mühendisliği bitmiş haberimiz yok, ölmüş tuzlayanımız yok.
0
substituent
(12.02.26)
Simdiki haliyle yapay zeka denen şey tamamiyle iş bilen bir yazılımcının yerini alabilecek pozisyonda değil, özellikle büyük şirketlerde çok temkinli bir şekilde araç olarak kullanılıyor. Sen kendini geliştirmeye bak piyasa adapte olur ona göre yerini alırsın.
-1
nahtoderfahrung
(12.02.26)
sektorun icindeyim abd tech. gorunen koy kilavuz istemiyor. olay ayan beyan ortada. yazilimcilar 21. yy'da yasadiklari altin gunleri bir daha yasayamayacaklar. artik yazilimci olup voliyi vurup emekli olma mevzusu bitti.

otomasyon fabrika isciligini bitirdi mi? hayir hala varlar ama isin dogasi ve miktari degisti. yazilim da ayni sekilde sadece kucuk bir zumre tarafindan yapilan prompt engineering haline gelecek. su anda yeni mezun yazilim muhendisi gibi kullaniliyor ai sr'lar tarafindan. eskiden intern gibi derdik onu da gecti.
+1
antikadimag
(12.02.26)
bitmeyecek ama çok küçülecek.

iş bulmak zor olacak.
ai junior-mid seviyelerine ulaştı artık. şimdilerde senior aranıyor hep.

ama junior'lar işe başlamazsa senior da olmayacak ileride, insanlar kod yazmazsa ve üretim yapmazsa ai gelişmeye devam etmeyecek. o yüzden yine de her kademeden insan gücüne ihtiyaç olacak.

ama ciddi bir daralma var sektörde. hem de tüm dünyada.
yani yazılım sektörü bitmedi, ama artık parlayan yıldız değil.

"yazılım okusaydın amk" esprileri geride kalıyor artık.

daha gençseniz ve hala okul okuyorsanız o kadar kafaya takmayın bu durumu. sizin için hala pozisyonlar var.
0
biseysorcaktim
(13.02.26)
yaşadığım ülkede işten çıkarılan çok yazılımcı var.
ama yazılımcı arayan da çok şirket var.
durumu anlamadım ben.
iş ilanlarının geneli hakikaten yazılım sektör fark etmeksiniz.
0
rain when i die
(13.02.26)
yazilimda her zaman degisim ve donusum vardi. hatta bu donusum diger bircok muhendislik alanina gore cok hizliydi. yapay zeka ile birlikte gelen donusum de digerlerinden farkli degil. 90 li yillarin sonunda internet geldi desktop yazilimin yerini web aldi. bu konuda calisanlarin bir kismi ihtiyaca gore yeni alana adapte oldu. cok gecmedi web bitti mobil alani acildi, bircok kisi bu alana adapte oldu. daha sonra projeler o kadar olceklendi, sistemler ayni anda milyonlarca istege cevap vermesi gerekti bulut teknolojilerine adapte olmak gerekti. bu surecte yazilim dilleri degisti, mimariler degisti, isletim sistemleri degisti, islemci mimarileri degisti.

yani ozetle degisim ve adaptasyon bu isin dogasinda var. su anda ogrendiginiz seylerin bir cogu 2-3 yil icinde eski kalacak, ama ilerde ogreneceklerinize de altyapi olusturacak. o nedenle ogrendiginiz her seye gecici olabilir gozuyle yaklasip ezberlemek yerine temelini ve amacini ogrenmeye calisin. cunku temel seyler hep kalici.

yapay zeka da temelde bir yazilim, kullandigi algoritmalar da bu iste iyi olanlarin tanidigi algoritmalar, calistigi sistemler de yine bulut teknolojileri uzerinde calisiyor, yine diger sistemler gibi api kullanarak entegre oluyor. o nedenle yazilimci olacaksaniz yapay zeka rakip degil kullanmak zorunda oldugunuz bir teknoloji.

kullanmak derken de chatgpt kullanmak degil kastettigim. o teknolojiyi sistem icinde kullanmak kastettigim. siz o araclarin gelistiricisi olacaksiniz veya gelistirdigniz geleneksel sistemlerin icinde bir parcasinda yapay zekayi gelistirecek, ya da bir api ile entegre edecksiniz. yani yapay zeka bir yazilim muhendisine rakip degil, bircok problemi cozen etkili bir arac.

yazilim sektoru kuculdu ama bunun en buyuk nedeni yapay zeka degil, daha cok para arzi ve yatirim miktari dustu tum sektorlerde. cunku para savunma ve enerji sektorune kaydi. bu nedenle sirketler son 5 senedir daha az para , daha az calisan ile is yapmak durumunda. o nedenle iki buyuk degisim oldu, junior pozisyonlarin isleri bir sekilde yapay zeka ile halledilmeye calisiliyor, senior pozisyonlarda da ayni kisiden daha fazla alanda uzmanlik bekleniyor. ozetle her zaman gibi ekstra caba her calisan icin zorunlu, bu eskiden de boyleydi.

hem cok eleman aranip hem de cikarmalarin sebebi de aslinda bu, junior artik gerekmiyor, uzun sure calisip junior gibi is cikaranlar cikariliyor, ya da senior olup yeni mimarilere adapte olmayanlar cikariliyor. yerlerine yeni ihtiyaclara uyan, daha ucuza calisacak elemanlar araniyor. ama elbette haksiz yere cikarilan nitelikli kisilerde cok fazla, para ve sermaye kaymasi nedeniyle.
+1
emrahday
(13.02.26)
(5)

Akıldan çıkarmak

arbre
1 yıldır hoşlandığım kızı aklımdan çıkarmak istiyorum. Çok sinir olduğum davranışları var. Bunu fırsata çevirip aklımdan çıkarmak istiyorum. Aynı ofisteyiz. Çözüm istiyorum. Nasıl aklımdan çıkarabilirim?
1 yıldır hoşlandığım kızı aklımdan çıkarmak istiyorum. Çok sinir olduğum davranışları var. Bunu fırsata çevirip aklımdan çıkarmak istiyorum. Aynı ofisteyiz. Çözüm istiyorum. Nasıl aklımdan çıkarabilirim?
-28
arbre
(11.02.26)
Yüz yüze bakarken zor. Akıldan çıkarmak için önce hayatından çıkarmak lazım. Sinir olduğun davranışlarıyla hatırla aklına her geldiğinde, belki faydası olur. Bu bu davranışları varken sevip naapcam bunu de.
-1
yakalayamadığın.ışıklar
(12.02.26)
bir gonul iliskisini akildan cikarmanin tek yolu baskasini bulmaktir. bulmadigin surece orada last saved klasorunde o kiz kalacak. yenisini buldugunda burada baska bir kadin bulunuyor uzerine yazilsin mi diye soracak. replace, skip seceneklerinden replace'e tiklayacaksin. kolay gelsin.
+1
antikadimag
(12.02.26)
antikadimag, sevgili aramakla bulunabilen bir şey değil maalesef.
-7
🌸arbre
(12.02.26)
çivi çiviyi söker. annenin bulduğu kızla tanışmadın mı?
0
Hallegadola
(13.02.26)
Hallegadola, yok tanışmayı düşünmüyorum, hoşlandığım bir kız olması gerekiyor
-4
🌸arbre
(13.02.26)
(10)

Kucuk milletler 5 yil sonrasini

lapaz
Buyuk milletler bir asir sonrasini mi dusunur ve yasar? Turkler cok gunubirlik yasiyo sanki bana mi oyle geldi
Buyuk milletler bir asir sonrasini mi dusunur ve yasar? Turkler cok gunubirlik yasiyo sanki bana mi oyle geldi
+1
lapaz
(11.02.26)
size oyle gelmiyor. turkler kurumu ve kurali sevmez. bir asir sonrasini dusunebilmek ve tasarlayabilmek icin bugunden sabitlenmis, degismeyen referans noktalariniz olmali. bizde boyle baglayici unsurlar yok.
+5
Sour
(11.02.26)
türk milleti diye bir şey mi kaldı ortada ki yarını düşünsün. eflatun'un siyaset yapmazsan siyaset yapanlar seni yönetir sözünü yaşıyor bu ülke 85 senedir.

milleti tarihine sövdüre sövdüre bitirdiler. yüz yıllardır sömürge niyetine kullanılan bir yere dönüştü, bir atatürk denedi kırmayı onun da ömrü yetmedi.
-2
gule gule
(11.02.26)
Türkiye bence israfta apayrı bir ülke. İnsanlar tüketim ile mutsuzluktan kurtulabilecegini sanıyorlar.
-1
michael harddd
(11.02.26)
1800lerin ikinci yarısından beri tek politikamız var: denge politikası
0
Hallegadola
(11.02.26)
Değil bir asır sonrasını, bir dakika sonrasını tahmin edemeyiz özetle.

İki örnek vermek istiyorum;
1- Benzer kategorideki en sevdiğim filmlerden biri, Alman yapımı (bkz: Lola Rennt )

2- Kuran-ı Kerim - Rahman Suresi
كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فٖي شَأْنٍۚ
- O, her an, Bir yaratma halindedir.
-4
love and trust
(11.02.26)
Bu Türkiye'ye özgü bir şey değil. Öncelikle "Yüz yıl sonrasını görmek" diye bir şey zaten mümkün değil. Ancak gelişmiş ülkelerin orta vadeli politikaları, bu politikaları iktidardaki partiden bağımsız yürütecek bir siyasi - bürokratik kültürleri, nihayetinde de askeri ve finansal güçleri var. (Ya da en azından vardı. Trump falan derken bunun orada da ne kadar kaldığı tartışılır)

Türkiye gibi ülkeler ise her şeyden önce etki eden değil, etkilere tepki üreten tarafta; ekonomisi ve siyaseti reaksiyoner. Bu da politikanın da popülizmin en dip noktasında olmasını kendince zorunlu kılıyor, zira millet açken gidip öyle uzun vadeli siyaset falan yapamazsınız; ufkunuz bir sonraki yerel ya da genel seçimlerle sınırlı, o da iki, üç yıl demek.
0
salihdt
(11.02.26)
Kücük millez büyük millet ne güzel kafalar bunlar
-2
Purple life
(11.02.26)
Millet değil Devlet. Onu baştan düzeltelim.

Küçüklük, büyüklükten değil, Zenginlik, fakirlikten bahsediyoruz. Bunun da Devletler seviyesindeki adı Gelişmiş ve Gelişmemiş devletlerdir. Gelişmemiş devletlerin de gururu zedelenmesin diye Az gelişmiş, hatta onunla da yetinmeyip, Gelişmekte olan devletler diyoruz.
Türkiye bir Gelişmekte olan Devlettir.

Bugünün Dünyasında Devletlerin, varolabilmek için kendi kendine yeterli olması, aldığıyla sattığının birbirini karşılaması gerekmektedir. Enerji ithal etmek zorunda olan bir Devlet olduğumuz için ve bunu karşılayabilmemiz için dışarıya teknoloji satmamız gerekmekte çünkü doğal kaynak olarak da tarım olarak da Dünya ile rekabet edebilecek güçte değiliz.
Turizm biraz damlıyorsa da maşrapayı dolduramamaktadır.
Bu durumda borç ile geleceği ipotek etmek dışında çare kalmamakta.

Günü kurtarmak için boğazdaki köprüyü, pardon, mutfaktaki tencereyi diyecektim satmayı düşünen bir aileye 3-5 yıl sonrasının hesabını sormak çok akılcı durmuyor bu durumda.
0
Mirket
(11.02.26)
tam facebook profil arkasi sozu
0
antikadimag
(11.02.26)
turkish people en "zen", "ruhani", "tasavvuf ehli" adına ne dersen insanlar olduğundan (‐muzdan) anı yaşıyor ki bu da halkımızı en büyük yapıyor.

"ben, pollyanna" uluslararası en iyi film oscarı ile 2026'da adayım.
-2
klassno
(12.02.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.