Giriş
(22)

Çorba içiyor musunuz

arbre
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
-14
arbre
(09.02.26)
İçerim severek içerim hatta sadece 2 tabak çorba içip bitirdiğim öğünler olur.
Ama sevdiğim güzel çorbalara. Bazısı gerçekten kötü oluyor
0
basond
(09.02.26)
Kendim yapmayı pek sevmem. Uzun süredir mercimek hariç de yapmadım. Ama annemin yaptığı hemen her çorbayı içerim. Hastayken muhakkak çorba içerim. Yapamayacak durumdaysam dışarıdan söylerim.
0
black holes in the sky
(09.02.26)
En köylü özelliğim çorba sevmem olabilir.
+1
kizil karga
(09.02.26)
İçmiyorum, sevmem de.

Hasta olduğum zamanlarda sadece kelle paça çorbası içiyorum.
0
purplee
(09.02.26)
Domates çorbasına bayılırım kaşar ile.

Bu arada dinlenme tesisi soğuğunda somun ekmekle içilen mercimek çorbasına bayılırım o lezzet sadece o ayaz havada güzel.
+2
Hallegadola
(09.02.26)
Bizzat kendim yaptığım, yapmışken de en az 10 kavanoz da konserve olarak ayırdığım çorbalar;
Kelle
İşkembe
Ayak
Dil/beyin
Mercimek
Ezo
Et çorbası
+1
ground
(09.02.26)
Çorba sağlıklıdır sulu yemektir mideyi de bağırsakları da ağır yemekler kadar yormaz ama fakir yemeği olmakla ne alakası var merak ettim. Bir arkadaşım var çorbayı çok seviyor, bir akşam ani bir kararla onlara gitmiştim ve evde yemek yoktu, bi çorba yapıverdi bata çıka içtik. Muhteşemdi hatta. İyi bir şey.
+3
sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
Çorbasız kış mevsimi düşünülemez.
0
etna
(09.02.26)
mercimek çorbası, brokoli çorbası, tarhana çorbası, domatesli şehriye çorbası.

hayatımın anlamları, canım çorbalarım.

yayla çorbasını da severim. ayran aşı da güzel olur yazın.
+1
art cat chocolate
(09.02.26)
Çorbanın hemen her türlüsüne bayılırım.
+1
wilhelmwasmuss
(09.02.26)
çorba bir kültürdür ben çorba erkeğiyim :)
+1
anon1m
(09.02.26)
Evde pek sevmem, belki kremali mantar. Ama haftada 2 gece gec saatte giderim corbaciya. o kadar severim ki tezgahta 2 saat karar veremem. Kelle, paça vs hepsine bayilirim.
0
duster
(09.02.26)
Ramazanda iftar sofrasının olmazsa olmazıdır. Diğer günlerde de ana yemeğe göre olur ya da olmaz.
Etli çorbalar özellikle çok severim.
0
duhan
(10.02.26)
İyi yapılmış süzme mercimek çorbasını çok severim, domates, tarhana favori çorbalarım, hastayken tavuk suyu.
Ekmekle birlikte yemekten hoşlanmam varsa kruton.
0
mutekebbir
(10.02.26)
yemek dedigin corbadir, sindirimi kolay bunyeyi yormayan cok guzel bir yemek. turk mutfaginda mercimek ve yogurt corbalarina bayilirim. baska bircok seyin corbasi oluyor. sogan corbasi, vietnamlilarin pho'su bunlar hep harika seyler.
+3
antikadimag
(10.02.26)
Çorba severim çünkü güzel yaptığımı düşünüyorum. Brokoli, mercimek, kabak, köz domates… hele beyran off! Tam bir akşamdan kalma çorbası. Alkol sonrası ekşiyen mideye şifa.
0
ekimoloji
(10.02.26)
Corbaya bayilirim.

Türk usülü mercimek, ezogelin, misir, hep cok severim. Okul yemekhanesinde hep corba verirlerdi ben bayilirdim.

Vietnam pho da cok iyi.

Sevmedigim tek corba kremali ve etli bir arada onlar bir de minestrone.
-2
Purple life
(10.02.26)
İşkembe, kelle paça vs çorbaları özellikle lokantada gider içerim, diğer türlü mercimekmiş ezogelinmiş bunları aramam misafirlik haricinde içmiyorum. Bir de halen ekmek doğramadan çorbayı bitirememe özelliğim var.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(10.02.26)
hizli yemek kulturunun etkileri.
0
warrior princess
(10.02.26)
Çorba severim ama evde yapmıyorum çünkü tek başıma bitirmem zor. Ama varsa içerim mesela ofisteki yemekte çıkıyor içiyorum. En sevdiğim çorba bol limonlu, karabiberli ve pul biberli ezogelin.
0
peki madem
(10.02.26)
Çok aramam. Sevdiğim birkaç çorba var yemekhanede falan çıkınca yediğim ama evde canımın çorba çektiği çok az olur. Sakatatlı çorbaları sevmem pek normalde sakatat yiyen biriyim. Bi de çorba içmekten çok yemeyi severim yani çorba taneliyse tanesi bol severim. Zaten normalde de çorba içmek tabirini anlamsız bulurum çorba yemek denmeli bence :D

Yani saysam birkaç tane sayarım sevdiğim çorba ama hiçbirine olsa da yesem demem. Ha Eskişehir'in tatarlardan kalan sorpa çorbası var bak o baya iyi, sırf denemek için eskişehire gitmelik bir lezzet.
0
nundu
(10.02.26)
Arkadaş hemen evde Vietnam pho yapar :)
Ben de yazayım, conch chowder çok güzel. Tavsiye ederim. Eminim çok işine yarar.

En güzel çorba sabah içilendir. Sabah içmeyi dene @arbre.
+3
huladancer
(10.02.26)
(6)

6 şubat depremleri yıkımlarla ilgili

üğpoıuy
Hatay'a dair bi video gordum, yikilan binalarin cogunlugu nehirin sagli sollu yanindakiler gibi gorunuyordu. Bi arka sokaklara gecildiginde ayni oranda yikim yok gibiydi. Bu dogru mu? Şehirlerdeki yikimlarin bolgesel olarak yogunlugu gosteren bilgi/belge var mi? Ayni sekilde yikilan binalarin kat-yi
Hatay'a dair bi video gordum, yikilan binalarin cogunlugu nehirin sagli sollu yanindakiler gibi gorunuyordu. Bi arka sokaklara gecildiginde ayni oranda yikim yok gibiydi. Bu dogru mu?

Şehirlerdeki yikimlarin bolgesel olarak yogunlugu gosteren bilgi/belge var mi? Ayni sekilde yikilan binalarin kat-yil istatistigini de okumak istiyorum. Var mi okuyup begendiginiz kaynaklar?
0
üğpoıuy
(09.02.26)
Gölbaşı baya göktaşı düşmüş gibiydi. Daha satış ofisi yeni kurulmuş bina tuz buz olmuştu.

Ama tren yolunun arkasındaki eski lojmanlara hiçbir şey olmamıştı.

Kayalık tepelerdi bu bölgeler
+1
topkapiaksaray
(09.02.26)
Bahsettiğiniz alanlar alüvyal toprak alanlarıdır. Eski dere yatakları. Zamanla gelişen nüfusun etkisiyle şehirleşmeye başlamıştır.

Alüvyal Topraklar: Akarsular tarafından taşınan kil, kum, çakıl gibi maddelerin birikmesiyle oluşan topraklardır. Mineral ve organik madde yönünden zengin olan bu topraklar verimli oldukları için üzerinde tarım faaliyetleri yoğun olarak yapılır.

Bu alanlar düz veya düze yakın oldukları için bina yapımında az emek düşük maliyet demek oluyoır. Dolayısıyla zemin fazla oynak, sebep bu. Cevap, maalesef doğrudur.
+1
pccopath
(09.02.26)
tuğçe tezer yıllardır bu konu ve daha önce de zaten antakya üzerine çalışan bir şehir plancısı. sosyal medyada onu takip ediyorum, öneririm. konuya gereken ciddiyet ve ihtimamla yaklaşıyor; tutumu ve sahadaki çabası çok hoşuma gidiyor.

dergi.bilgi.edu.tr
+1
eileengray
(09.02.26)
nehrin doldurdugu sediment topraklar hic saglam degildir. depremde kum gibi olup butun titresimi ustteki yapiya iletiyorlar. antakya'da nehrin sagi ve solu oldugu gibi yerle bir oldu. ancak nehrin dogu tarafinda bir sure sonra kayaliklar baslar. o kayaliklar saglamdi. orada bir cadde var mesela onun dogusu sapasaglam, batisi yikilmis. hatirladiginiz budur muhtemelen.

yikimlarin bolgesel yogunlugunu bugun hala google maps'ten bakarak gorebilirsiniz.
+1
antikadimag
(09.02.26)
Alüvyon topraktan ötürü oldugunu biliyorum arkadaslar. Şunu tam anlamak istedim, gercekten 2 sokakta bile bu kadar derin fark olustu mu
0
🌸üğpoıuy
(10.02.26)
2 sokakla bile fark olusuyor.
su anda bir bina ustunde calisiyorum, 2 katli bir yapi kaziklar uzerine oturtulmus, cunku bir sokak ilerden nehir geciyor. belediye bir cizgi cekmis, bu cizgi ile nehir arasinda bina yapacaksan kazik sistemi kullanman lazim demis. 2-3 blok falan.
ve kaziklara ragmen bina oynuyor, onu tamir etmeye calisiyoruz su anda.

bizim ulkede binalar neden yikiliyor:
1 - bilime inanmiyoruz, "rule of thumb" kullanarak is yapiyoruz. yani 3 kat ise kolonlari su boyutlarda yap, 5 kat ise su buyuklukte gibi. kalfa isi tasarim. hesap kitap yok.
2- zemin etudu yok ya da var ama kimse sallamiyor
3- santiye calisani kalitesi dusuk, uygulama kotu
4- kurallar kanunlar rant icin var, insan sagligi icin degil. sagdan solda cikma yaptirmak hatali.
5- binalar hantal ve agir.
+1
cooperr
(10.02.26)
(10)

Ev mi Araba mı?

bepicolombo
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor) hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceği
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor)
hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceğim gibi :)
Diğer seçenekte meevcut evim merkeze biraz uzak ve bu yüzden kendimi daha çok zorlayıp merkeze yakın bir yerden 2. evi almak. ( Evi satmadan sadece araç satılacak Mevcut evi satarsam yüksek vergi çıkacak )Siz olsanız hangisini hedeflerdiniz?
Yaş: 34
0
bepicolombo
(08.02.26)
şu ortamda parayı kolay kazanmıyorsan ev.
+1
orpheus
(08.02.26)
Araba aldiktan sonra heyecan cok cabuk geciyor. Garajimda V8 ve inline 8 motorlu araclar var ama aldigim her arac bir ay sonra benim icin siradanlasiyor. Corvette de aldim, Audi A8 de… Hepsi ayni oluyor. Bu araclara sahip olmayanlar sadece disaridan imreniyor. Sen de su anda muhtemelen bu yuzden bir araba istiyorsun.

Ev daha mantikli ama ikisini de kullanmayacaksan ayni anda iki ev sahibi olmayi ya da kiraya verdigin baska bir evin olmasini da tavsiye etmiyorum.

Icinde yasayacagin daha yakin bir ev alinabilir diger evi satmak sartiyla.
-1
thetruenorthstrongandfree1
(08.02.26)
@thetruenorthstrongandfree1

abi inline 8 diye bir motor yok :D
+1
cooperr
(08.02.26)
inline 6. yanlis yazmisim. Ram 1500 Hurricane engine.

Bunun aynisi.
www.youtube.com
0
thetruenorthstrongandfree1
(08.02.26)
Yaş 34 ise ev kadar araba sahibi olmak da şart. Sürekli kullanmasan da kapının önünde her daim durmalı. O nedenle araba satıp 2. evi alma fikri biraz uzak kaldı ki ben konut almayı her daim herkese öneririm ve teşvik ederim.

Bu ekonomik şartlarda durumunuz çok iyi değilse sadece keyfi olarak 1,6M daha koyup araba yenilemeyi önermem. Araba değiştirince hayatında değişen birşey olmayacak, alışınca "o kadar da gerek yokmuş" diyeceksin.

Hangi fikirlere daha yakınım?
- Oturduğun evi daha üst seviye bir muhit ile güncelleme fikri uygulanabilir. Değer artışları daha fazla oluyor.
- Yatırımlık ev alınmak isteniyorsa uzak bir bölge, 1+0 1+1 demeden uygun fiyatlı yapılabilir.
- Lüks araba harcaması bunların sonrasına bırakılmalı. Araba işi bunlara kıyasla daha kolay.
+3
Lethe
(08.02.26)
turkiye'de satilan bmw'ler kirpilmis oluyor. sirali 6 silindiri gectim, normal 4 silindir bile degil. 3 silindirli komik motorlara o paralari ben hayatta vermem.
-1
antikadimag
(08.02.26)
araba 10 senede çöp olur,
evin amortisman süresi 30 ila 50 sene arasidir,
ve ev yikilsa bile arsa degeri vardir,

araba eğlence,
ev barinma için.
0
designer
(08.02.26)
bi yanda ev olunca benim aklım hep eve gidiyor ama yaşıt sayılırız, bende geçtiğimiz yaz yatırım yapmak yerine gittim kendime z4 aldım. hem pişmanım hem değilim, dibine kadar sürdüm. valla ne yalan söyleyeyim pişman da değilim hala güzel havalarda gazlıyorum. :)
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
Türkiye'de ayağını yerden kesen bir araban varsa fazlasına gerek yok. Ev oturmak için de ek gelir için de önemli. Şuan ortalama bir ev 25-30 bin tl kira getiriyor. iş kurmaktan bile mantıklı bence.
0
michael harddd
(09.02.26)
Şunu samimi bir kankam bana sorsa "saçma saçma konuşma lan" deyip ensesine vurup "2. evini al burası türkiye" derdim ama sana diyemiyoruz tabi.
0
duyuruuser
(09.02.26)
(17)

Özel bir yeteneğiniz var mı?

alice in potatoland
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen? Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirl
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen?
Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirletecek şekilde ayarlar yoksa? Yetenek işte.
+1
alice in potatoland
(08.02.26)
boğazıma su-yemek kaçtığında öksürme refleksini kontrol edebiliyorum.
0
orpheus
(08.02.26)
Sunu yapabiliyorum;
youtu.be

Ek olarak (bu ne kadar yaygın bilmiyorum) kendi kendimi gegirtebiliyorum;
youtu.be
Ki ağızdan bile nefes almama gerek yok, burundan da oluyor.
+1
logisticsmanager
(08.02.26)
gördüğüm herhangi bir şeyi birebir çizebiliyorum
0
yurtsuz john
(08.02.26)
bir hedefe ağızdan bir şey (mesela buz) fırlatma. küçükken tatil köyünde birinci olup aileme masaj kazandırmıştım. bu komik olan.

bir de spontan dikkat. ne nerede, kim neyi nereye koymuş anında bilirim. görsel her şeyi beynime geri access edebilecek şekilde kaydediyorum.
0
eileengray
(08.02.26)
Dışarda bana çok fazla yer yön adres sorulur sayılır mı
+1
grimavi
(08.02.26)
Burnum çok iyi kötü koku alır. Birşeyde bir yamuk varsa tespit etmem saniyelerimi alır.
0
tiredofwaiting
(08.02.26)
ögrenilmis gizli yetenegim: Geoguessr'im.
önüme konlan herhangi bir fotografin hangi ulkeden oldugunu saniyeler icinde, tam yerini ise birkac dk icinde bulabilirim. cok zorlayici fotolar cikiyor ama bulunuyor yani.
bu yetenegimden burada da faydalanan insanlar oldu 😁
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.02.26)
Kulağımı ve burnumu oynatabiliyorum. Acıya normal insandan daha fazla dayanıklıyım.
0
gabe h coud
(08.02.26)
hafizam asiri guclu. atiyorum bilmemne sifresini giriyoruz ya karisik sifreler, birkac dakika sonra tekrar girmem gerektiginde hafizamda kalmis oluyor. ozellikle ezberlemiyorum. okudugum seyleri unutmam.

nerede ne olayi kimle yasadigimi cok net hatirliyorum. genelde karsimdaki insanlarla konusurken sasiriyorlar. hatta cogu sosyal durumda tuhaf hissetmesinler diye bazi seyleri hatirlamamis gibi yapmak zorunda kaliyorum.
+2
antikadimag
(08.02.26)
Duyduğum melodiyi bire bir doğru notalarla çalabiliyorum (müzisyen değilim).
Belleğim çok iyidir, özellikle görsel bellek ve yüz tanıma.
Belleğim yüzünden evin Google'ı diyorlar bana. Sürekli herkesin arkasını topluyorum.
0
pro9it9is9
(08.02.26)
Ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum +1
Amuda kalkıp, Spagat açabiliyorum. Astavakrasana, tittibhasana, chin stand, super soldier, Atlas gibi yoga asanalarını yapabiliyorum.

Acıya dayanıklılık +1
Hem fiziksel hem psikolojik :p
0
kullanicadi
(08.02.26)
Gördüğümü duyduğumu kokladığımı okuduğumu asla unutmam hiçbir şey gözümden kaçmaz.
Bir ortamda kim kime aşık hemen anlarım.
Filmlerin dizilerin sonunu her zaman anlarım kim kalleş kim değil anında çözerim
0
Hallegadola
(08.02.26)
Soğuğa dayanıklılık. Herkesin montlu olduğu ortamlarda tişörtle gezerim. Çok zor hasta olurum. Bunu yetenek olarak görüyorum çünkü bu aşamaya kendimi kendim getirdim.
+2
dawsonscreek
(08.02.26)
damak tadım olabilir belki, yemeğin içinde hangi baharatlar var tek tek sayabilirim anlayıp, tabi bu bir yetenekse :D
0
darthvader
(09.02.26)
bazen rüyalarımı kontrol edebiliyorum.
0
antihero
(09.02.26)
İçimde biri var, hem saatin kaç olduğunu her zaman çok iyi biliyor hem de zamansız yaşıyor, zamandan kopuk. Bazen uykumun arasında bile saatin kaç olduğunu elifi elifine biliyorum.
-2
muhayyer divan
(09.02.26)
resim yapabiliyorum, her şeyi birebir çizerim ve portreleri çok iyi benzetirim :d bir rengin içinde hangi renkler var kolayca görüp aynı rengi oluşturabiliyorum resim yaparken. müzik kulağım da var ayrıca. mutlak kulak değilim ama notalarını bilmeden bir melodiyi piyanoda çıkarabiliyorum. saten gsl ve gsf mezunuyum.

çok hızlı şekile çok fazla tatlıyı yiyebiliyorum. :d

en yaramaz ve saldırgan kediyi bile uysallaştırabiliyorum. sadece bana uysal oluyorlar tabii :d
0
art cat chocolate
(09.02.26)
(11)

swatch x omega

eileengray
swatch’ın omega ya da blancpain işbirliği güzel hediye olur mu sizce? fikir hoşuma gitti ama strapteki yazılar biraz avam duruyor. blancpain daha mı iyi? omega’nın kadranı daha çok hoşuma gitti; blancpain’in da iç kısmı çok iyi.Omega:https://www.swatch.com/en-us/bioceramic-moonswatch-collection/bioc
swatch’ın omega ya da blancpain işbirliği güzel hediye olur mu sizce? fikir hoşuma gitti ama strapteki yazılar biraz avam duruyor. blancpain daha mı iyi? omega’nın kadranı daha çok hoşuma gitti; blancpain’in da iç kısmı çok iyi.

Omega:
www.swatch.com

Blancpain:
www.swatch.com
0
eileengray
(08.02.26)
asiri hosuma gitti ama linkte genel sayfa cikiyor hangi urun sectiginiz anlasilmiyo
0
ala09
(08.02.26)
@ala09
renk seçemedim ki.. bu yüzden koleksiyonun tümünü koymak istedim. mission to mercury olabilir. kısaca görevimiz hangi gezegene bilmiyorum :) blancpain’de de yeşil abyss olan belki.
0
🌸eileengray
(08.02.26)
Çık giziilll
0
üğpoıuy
(08.02.26)
Ben de omega serisi var oldukca guzel duruyor. Saat seven birisi iste murlaka isteyecektir. Saat meraklilari genelde koleksiyonuna bir tane ekliyor.
0
oscar
(08.02.26)
saatten anlayan biri icin iyi bir hediye olmayabilir. gercekten horolojiyle ilgilenen birisiyse tavsiye etmem hediye alinmasini.

cok girip cikiyorum saat subredditlerine. bu seri cok tartismali. seveni de var, ki ben de omega sevdamdan ciddi ciddi almayi dusundum bi ara, yalan yok. ancak sonucta bir para kaybi olduguna karar verdim. zaten omega speedmaster kullaniyorum.

kasa bioceramic dense de sonucta plastik bir saat. cami da ayni sekilde plastik. kullanicilar cok cizildigini soyluyor. yani icinde ucuz quartz mekanizma, disi marketing terimleriyle suslense de sonucta plastik. bu fiyat kesinlikle asiri ucuk. tamamen omega, blancpain isimlerini kullandiklari icin bu paralari istiyorlar. (omega, swatch, blancpain hepsi swatch grubuna ait markalar) daha ucuz olsa dusunulebilirdi ama bu haliyle onermem.
+1
antikadimag
(08.02.26)
hosuma gitmedi benim, bana hediye olarak gelse aa niyeti iyi tesekkurler ama sadece o kadar olarak bakardim begenmezdim.

antika+1
0
gule gule
(08.02.26)
Yakından orijinal bi tasarımın Çin malı çakması gibi duruyor bu seri ne yazık ki. Ben tercih etmezdim.
0
lil siztah
(08.02.26)
mekanik olan blancpain alınabilir, ama quartz moonwatch bence alınmaz. hoş moonwatch'in dizaynı daha güzel ama değmez.
0
malheiros
(08.02.26)
Olmaz ya.
0
gabe h coud
(08.02.26)
bence bir mağazada yakından incelemeden almayın. plastik malzeme ile çocuk saati kalitesinde bir saate sırf üzerinde omega yazıyor diye 10küsür bin lira vermeyin
+1
mutantking
(09.02.26)
saatle hiç alakasızsa moonswatch da olur ama biraz meraklıysa mekanik olmasından dolayı blackpain olanını alırdım. Koyu yeşil rengi çok güzelmiş.
+1
burfak
(09.02.26)
(2)

Saat takvimine manuel müdahale ediyor musunuz?

runaway
Kol saatlerini en pahalısı bile perpetual takvim koymaya üşeniyor. Neden böyle sizce?
Kol saatlerini en pahalısı bile perpetual takvim koymaya üşeniyor. Neden böyle sizce?
0
runaway
(07.02.26)
30 ceken aylarda sorun oluyor, onu da Manuel ayarliyorum iste.
0
baldur2
(07.02.26)
mecburen. benim speedmaster'da bunun icin ayri bir tus bulunuyor, bastigin zaman bir gun atiyor. crown ile saat ayarini bozmam gerekmiyor o cok pratik bir cozum.
0
antikadimag
(08.02.26)
(11)

Eril enerjinin adeta vücuda geldiği şarkılar

sekizdokuzon
Biri bu olabilir; https://open.spotify.com/track/2ZKPRXhx0DwAz4WwvArcI8?si=PhnB8p_6QtCsuEhrnOuItgBaşka ne olabilir?Teşekkürler.
Biri bu olabilir; open.spotify.com

Başka ne olabilir?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(07.02.26)
Haggard'ın Eppur Si Muove albümü komple olabilir.
+1
kizil karga
(07.02.26)
Başım belada.
0
antihero
(07.02.26)
godsmack - crying like a bitch

@baldur2 yazınca aklıma geldi

pantera - domination
disturbed - ten thousand fists
+1
cay koy geliyorum
(07.02.26)
pantera - walk
+2
baldur2
(07.02.26)
love and trust
(07.02.26)
bacısını s....
şu obez ablanın söylediği
+1
plastic_angel
(07.02.26)
Günahımız kadar sevmiyoruz ama kesinlikle big dick energy
-4
🌸sekizdokuzon
(07.02.26)
hayirdir vesilesi
0
ala09
(07.02.26)
open.spotify.com

Bi de bu var,, sözleri de enfes
0
love and trust
(07.02.26)
www.youtube.com

dunya kupasinda amerikali arkadaslara dinletmek icin sabirsizlaniyorum. muzik olarak da cok basarili.
+1
antikadimag
(07.02.26)
diabolus79
(07.02.26)
(7)

Saatte deri kayış mı metal kayış mı?

runaway
Günlük kullanım için bir saat alacağım. Aynı saatin metal ve deri kayış versiyonu var. Sizce hangisini alayım?
Günlük kullanım için bir saat alacağım. Aynı saatin metal ve deri kayış versiyonu var. Sizce hangisini alayım?
0
runaway
(07.02.26)
saate göre değişiyor benim için o ama cevap vermem gerekiyorsa deri.
+1
king lizard
(07.02.26)
deri dogrudan tene temas icin uygun bir malzeme degil. terletir. deri kordonun en iyi kullanimi resmi giyindiginizde bir dress watch ile iyi uyum saglar. zaten resmi kiyafetlerde cok konfor aranmiyor cunku cok uzun sureli giyilmiyor. o yuzden mesela resmi ayakkabilar da konforsuz olur. deri kordon genelde takim giyilmiyorsa gerek yok.

metal kayis tek kayis alinacaksa en iyisi. daha sportif bir goruntu araniyorsa canvas, suda da kullanilacaksa plastik iyidir.
+1
antikadimag
(07.02.26)
Günlük kullanımda deri kayış kokuyor ve bir kaç senede paramparça oluyor.
0
kimlanbu
(07.02.26)
İmkan varsa gümüş veya altın. Metal olacaksa bu ikisinden biri. Birkaç senede bir değiştirmek sorun olmayacaksa deri. Mümkün olduğunca sıradan metalleri kullanmamak lazım.
0
muhayyer divan
(07.02.26)
Ben eğer kullanabiliyorsam Nato kullanıyorum artık; neredeyse her saate uygun renk ve modelleri var. Kullanamıyorsam deri tercih ederdim.
0
salihdt
(07.02.26)
Günlük kullanımda metal. Dressy saatler bana daha hoş geldiği için deri kordon kullanmayı seviyorum ama günlük kullanıma uygun değil. İyi bir bracelet ile yıllarca kullanırsınız.
0
glamdr1ng
(07.02.26)
deri almam cunku:
terletiyor
koku yapiyor
omru sinirli
0
cooperr
(08.02.26)
(7)

Aküyü Boşuna mı Değiştik?

eisberg
Kardeşimin arabada bir sorun olmuş ve bir şekilde aküye bağlamışlar... o da akücüye gitmiş adam ölçüm yapmış. Kardeşimin ölçüm aletinde gördüğü değerler şöyle:Kapalıyken 13.5VMarşa basılan anda 11V.Adam akü çöp, marşa basılan anda da 13.5-14V göstermesi lazım demiş. öyle diyince bizimkiler hemen değ
Kardeşimin arabada bir sorun olmuş ve bir şekilde aküye bağlamışlar... o da akücüye gitmiş adam ölçüm yapmış. Kardeşimin ölçüm aletinde gördüğü değerler şöyle:
Kapalıyken 13.5V
Marşa basılan anda 11V.

Adam akü çöp, marşa basılan anda da 13.5-14V göstermesi lazım demiş. öyle diyince bizimkiler hemen değişelim demiş. Şimdi bi arkadaşa anlattım o da şarj edilse kurtarırdı hiç gerek yok daha giderdi o akü falan dedi. Kardeşim boşuna mı değişti aküyü?
0
eisberg
(06.02.26)
Evet, marşa basarken 14v gösteren akü varsa gidip alırım hemen
0
mirty
(06.02.26)
aku kac yillikti? ustunde yaziyor yili. akulerin omru var her batarya gibi. sarj etsen de tutmayabilir.

volt degerini sordum chatgpt sorun yok dedi.
0
antikadimag
(06.02.26)
Ne namussuz adamlar var ya. Akü yeni değildi en iyi ihtimalle 5 yıllıktı. Bunu diyip değişse ok ama voltaj değeri falan anlamayan adamı kandırması da düpedüz sahtekarlık.
+1
🌸eisberg
(06.02.26)
Marş kısmında voltajın düşmesi gayet normal. Bunu ben dc motor ile uğraşırken görmüştüm. Motora %0 güç verirken (0 duty) motor uçlarında 5v görüyordum. Bir anda tam güç verince (%100 duty) voltaj 4’lere düşüyordu.

Sınır akım çekince kablolardaki, aktarma yerlerindeki kayıplarda arttığı için voltaj düşmesi gayet normal oluyormuş.
0
substituent
(06.02.26)
akünün marş anındaki voltajı birçok faktöre göre değişir. motor sıcakken mi test ediliyor soğukken mi, soğukken ise hava sıcaklığı ne vs. akü soğukken daha az akım verebilir motor soğukken marş motoru daha fazla akım çeker. soğuk araçta marş basarken 11'e düşüyorsa o akü bayağı iyi durumdadır. ama anladığım ölçümler sıcak araçta yapılmış?

düzgün bir akü testi sadece voltajla yapılmaz. cihazları var kaç amper verebildiğini tam olarak ölçen, ama çok net şekilde ömrünü tamamlamış aküyü sadece voltaj testiyle yine anlarsın.

kapalıyken 13.5v da yine ilk bakışta iyi bir değer ama tek başına yetersiz. birkaç saat yattıktan sonraki yüzey voltajı önemli, kontak kapandığı anda yapılan ölçüm çok bişey ifade etmiyor. veya birkaç amper yük bağlarsın yük altındaki voltajına bakarsın.

ama hiçbir akü marşa basarken 13.5-14v göstermez zaten full dolu voltajı 12.6-12.7 oluyor. dediğim gibi o 13.5 ölçüm araç yeni durduğu anda yapıldığından pek bi fikir veremez.

sorun neydi bilmediğimizden gerçekten aküden mi kaynaklıydı onu da bilemeyiz. sıcak motorda marş basarken 11e düşüyor ok ama soğuk çalıştırırken kaça düşüyor bilmiyoruz. hem akü hem motor soğukken eksi derecelerde 8v'a düşüyor belki?

buradan ne kesin sağlamdı boşa değişmiş denebilir ne kesin bozuktu doğru yapmışlar denebilir. ama gerçekten marş anında 13.5-14v olması lazım gibi yalanlarla satış yapmışlarsa dürüst esnaf değil diyebiliriz

bu dediklerim normal aküler için bu arada. agm ise voltajları biraz daha yüksek oluyordu. kullanmadığımdan tam değerleri detaylı incelemedim hatırlamıyorum internetten bakabilirsin.
0
konetsu
(06.02.26)
"en iyi ihtimalle 5 yillik" olan aku zaten son nefesini vermek uzeredir.
voltaj karsilastirmasina falan gerek yok. aku zaten 5-6 sene gider.

benim en son araci 5 senelik aku ile servise soktum, daha goturur dediler, 2 hafta sonra beni yolda birakti. aku kanli canli iken bir anda son nefesini verebiliyor.
0
cooperr
(06.02.26)
5 yıllık akü zaten sorun çıkarır. net anlamamış olunabilir adam.

ha ustalar da zerre güvenilmez orası da ayrı.
0
gurur
(06.02.26)
(8)

15000 Km Bakımı Hakkında

lapetitemort
Sıfır aldığım aracın 2. yılı doldu, 13000 km civarında kullandım. Yetkili servis için randevu aldım ama bu sefer biraz fazla maliyet çıkardı. En önemli maliyet kalemi de buji değişimi.Sorum şu: Ben bu bakımı yaptırmak zorunda mıyım? Yani gerekli mi? Bir de esas maliyeti arttıran şu bujiyi değiştirme
Sıfır aldığım aracın 2. yılı doldu, 13000 km civarında kullandım. Yetkili servis için randevu aldım ama bu sefer biraz fazla maliyet çıkardı. En önemli maliyet kalemi de buji değişimi.

Sorum şu: Ben bu bakımı yaptırmak zorunda mıyım? Yani gerekli mi? Bir de esas maliyeti arttıran şu bujiyi değiştirmek için erken mi? Buji değişimini yapmamak gibi bir şey saçma mı olur?
0
lapetitemort
(06.02.26)
araba ne? ilk defa mı bakıma götürdün? ilk defa götürdüysen garantisini bozmuş olabilirsin.
garantiye takmıyorsan yetkili serviste yaptırmak zorunda değilsin. buji değişimi için yönerge servis kitapçığında yazar ona bak ne kadar sürede bir değişmesi gerekiyormuş ya da internetten araştır.
0
jelly bear
(06.02.26)
Buji için çok erken
0
HellKeePer
(06.02.26)
Abi çoğu arabanın internet sitesinde hangi bakımda ne yapılacağı yazıyor.
Eğer sen arabanın bakım listesinde yazan şeyi serviste istemiyorum dersen o zaman garantiden çıkar.
Zaten yetkili servisin yapacağı bakım şekline güvenin yoksa yetkili servise de gitmeye gerek yok.
0
logisticsmanager
(06.02.26)
13binde buji degismez. performansli araclarda bile 40bin'de bir degistiriyorsun.
baska servise gotur.
0
cooperr
(06.02.26)
buji degisimi normal degil 13 binde. neden oldugunu sor, yaptirmak zorunda degilsin ama garanti sureclerini nasil etkiler bilemiyorum.

yani 10binde buji degismesi gerekiyorsa neden garantiden degismiyor anlamak cok guc. sacmalik dupeduz.
0
antikadimag
(06.02.26)
Abi araba marka modeli yaz, görelim. Ikinci yil demissin, bazi arabalarda 15 bin/1 yil muhabbeti var haliyle 2 yil 30 bin oluyor. Acaba diyorum planda mi yazıyor.
Yoksa antikadimag dediği gibi; bujide normal varsa garantiden degismeliydi. Buji değişmeli diye bakim planında yaziyorsa (ki beni de sasirtir) o zaman garanti sorunu olur.
0
logisticsmanager
(07.02.26)
13000 km'de buji degistirilmez. Baska bir yetkili servise gotur araci. Hatta yanina da az biraz aractan anlayan birini al.
0
thetruenorthstrongandfree1
(07.02.26)
1 yıl 10000 hangisi önce gelirse yada 1 yıl 15000 km hangisi önce gelirse şeklinde ilerler bakımlar 2. Yılda ilk kez götürüyorsan garantiden düşer yüksek ihtimal.

13.000 de buji anormal geldi bana.
Başka yere git buji sebebini sor.
Araba marka model de yaz merak ettim
0
basond
(07.02.26)
(16)

Bitkimi şımartmak için premium saksı sorusu

aguen
Merhaba duyuru. Güleceksiniz, biraz da komik olsun diye yazdım böyle ama ciddili soru.5 yaşında bir bitkim var. Zamanında migros'ta kasanın orada indirimde görünce 3tl'ye almıştım mini bonsai. Adı da köksal. Köksal çok büyüdü hatta birkaç sene önce bir gün randomly "köksal nerede?!" dedim bi baktım
Merhaba duyuru. Güleceksiniz, biraz da komik olsun diye yazdım böyle ama ciddili soru.

5 yaşında bir bitkim var. Zamanında migros'ta kasanın orada indirimde görünce 3tl'ye almıştım mini bonsai. Adı da köksal. Köksal çok büyüdü hatta birkaç sene önce bir gün randomly "köksal nerede?!" dedim bi baktım bayağı büyümüş. Hemen saksısını değiştirdim tabii.

köksal yaşama çok güzel tutunuyor. çabalarım ederim bitkilerimi öldürmemeye çalışırım tabii ama çok badireler atlattı. bu yaşama tutunması beni zamanında bir kere depresyondan bile çıkardı diyebiliriz.

geçenlerde 2 hafta bir tatilden dönünce gitmeden hazırladığım sulama düzeneğinin bozulduğunu, köksal'ın yapraklarının düştüğünü görünce çok üzülmüştüm. hemen acil bakıma aldım ve dün bir baktım bir sürü yaprak açmış tekrardan.

10-15cm çapta eğlenceli olabilir, güzel olabilir saksı önerilerinizi bekliyorum. beymen'den bile baktım köksal en premium saksıyı hak ediyor.

buraya kadar geldiyseniz okuduğunuz için teşekkürler.
+11
aguen
(06.02.26)
Böyle bağ kurduğum bir bitki olsa ona seramik kursuna gidip kendim saksı yapmak isterdim.
Evin dekorunu renk dağılımını vs. bilmediğim için öneride bulunamadım, ikea'da, koçtaş'ta vs. ara ara güzel saksılar denk gelebiliyor biraz gezilebilir.
+2
mutekebbir
(06.02.26)
Köksal böyle birşeyden hoşlanır mı acaba: www.fidanburada.com

ya da bundan: www.pasabahcemagazalari.com

www.pasabahcemagazalari.com

wohha.com
+1
tiredofwaiting
(06.02.26)
Köksal için şurada birtakım premium bonsai saksıları var. Sanırım bir kısmı japonyadan ithal.

www.bonsaiseika.com

Bir de burası var;

www.bonsaimarketi.com
+1
akhenaten
(06.02.26)
Köksal bonsai ise, saksı büyütmek formunu bozacaktır. Mevsiminde de kök ve dal budaması yapmak gerekir ki formu bozulmasın da ağaçlaşmaya başlamasın. Ama sen budama konusundan hiç bahsetmemişsin. Bunca yılda sanırım ağaçlaşmaya başladı.

zaten de sen onu formu için değil de her şeyiyle seviyor ve mutlu olsun istiyorsun.

dekor olsun, göze hoş görünsün derdinde değil de sırf o mutlu olsun düşüncesindeysen, plastikten, seramikten uzak durup sırlı olmayan toprak saksı almalısın ki kökleri de hava alsın ve Ohh, Dünya varmış. desin.
+1
Mirket
(06.02.26)
peki köksal'ın 15 cm çapta saksının kendisine iyi geleceğinden haberi var mı? bitkinin türünün ne olduğunu, köklerinin ne kadar derine inebileceğinin, ne kadar genişliğe yayılabileceğini biz nereden bilelim.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.02.26)
Bitkisine köksal ismin koyan insan, sen Feyyaz Yiğit misin :) şaka bi' yana çok kral hareket, aşırı takdir ettim.

ben extra gübre fln da alırdım.
+1
kumandanim
(06.02.26)
çok tatlısınız , çiçek ve hayvansever insanları ayrıca seviyorum . ben de evdeki çiçeklerimin çoğunu bim ve migros kasa kenarlarından aldım . salonumun bir köşesi amazon ormanlarına dönüyor şimdi , devasa büyüyorlar.
ben de büyük saksılara geçtim ve sarımsak bekletilmiş su , tarçın ve gübreli topraklar ile onları delirtiyorum.
Bonsai bakımı çok başka araştırmak gerek büyük saksıyı sever mi sevmez mi bilemedim .
+1
devilone
(06.02.26)
Madem konumuz Köksal şımartma. Gübre ve suyu verirken bilinçli olmak lazım. Azı kadar çoğu da zararlıdır çünkü.
O konuda da şu sensörü öneririm.

www.alibaba.com
+1
Mirket
(06.02.26)
bi fotoğrafını atsana.
+1
antihero
(06.02.26)
su hayatta koksal kadar degerimiz yok ona yanarim..
+2
cooperr
(06.02.26)
Koksalin fotosunu koy sana saksı atayim
+1
topkapiaksaray
(06.02.26)
sabah atayim foto
+2
🌸aguen
(07.02.26)
gelmedi fotoğraf.
+1
antihero
(08.02.26)
Bize güzel bir hikaye anlattın ve her güzel hikayede olduğu gibi bu hikayenin de galiba gerçek olmayan tarafları da vardı. Köksal vardır yoktur başka, ihtimali de hoştu.

Siz de fotik de fotik diye ne tutturdunuz, yalandı belki ama güzeldi hahaha

(bkz: öğlen rakısı)
+1
tiredofwaiting
(08.02.26)
köksalı çok abarttığımı düşünüyor olabilirsiniz, bunun için mi bu kadar anlattın diyebilirsiniz ama bende yeri ayrı <3

i.imgur.com

0 yaprak kalmıştı geçenlerde, oradan buraya gelmesi de köksalın iradesini gösterir.
+6
🌸aguen
(08.02.26)
koksal bize bir sey anlatmaya calisiyor gibi
-1
antikadimag
(08.02.26)
(5)

kot nereden alınır

koxy
şöyle belimize götümüze oturan, 3 haftada ağı pert olmayacak düz siyah erkek kotu.maviden son zamanlarda memnun kimse ile karşılaşmadım.başka da nereye bakabilirim pek fikrim yok.
şöyle belimize götümüze oturan, 3 haftada ağı pert olmayacak düz siyah erkek kotu.
maviden son zamanlarda memnun kimse ile karşılaşmadım.
başka da nereye bakabilirim pek fikrim yok.
0
koxy
(05.02.26)
levi's 501 aldım yakın zamanda. istediğiniz gibi bence.
0
inheritance
(05.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
marks and spencer'ın autograph japanese selvedge kotları çok çok iyi. türkiye'deki mağazalarda oluyor mu bilmiyorum ama kotun zirvesi bu selvedge'dir bence. selvedge başka markalarda da var tabi ama ben m&s olanları seviyorum.

www.marksandspencer.com
0
efreet sultan
(05.02.26)
kadıköy opera pasajına gidin efsane kotçular var eski tarz kumaşlar şimdi ki gibi penyeden bozma değil.
0
deepex
(05.02.26)
levi's bu isin standardi. cok aramaya gerek yok.

ama bence kot yerine neden kanvas tercih edilmiyor o da sorgulanmali. kot iyi bir kumas degil isci degilseniz.
0
antikadimag
(05.02.26)
(6)

downshift pratiği nerede nasıl yapılır?

konetsu
4 ay önce ilk aracımı aldım, sadece şehir içi kullandım şuana kadar... 1'de kalkıp 2'ye takıyorum şehir içi 3. vitese atacak yer bile çok olmuyor. 50km hız sınırı zaten... 4 ayda daha sadece 1 kez 4. vitese taktım, 5. vitesi görmedim :D haliyle araç hakimiyeti gelişti dur kalk olayı normale döndü sa
4 ay önce ilk aracımı aldım, sadece şehir içi kullandım şuana kadar... 1'de kalkıp 2'ye takıyorum şehir içi 3. vitese atacak yer bile çok olmuyor. 50km hız sınırı zaten...
4 ayda daha sadece 1 kez 4. vitese taktım, 5. vitesi görmedim :D haliyle araç hakimiyeti gelişti dur kalk olayı normale döndü sarsmadan silkelemeden kalkıyorum. normal şehir içi kullanımda sıkıntım yok. sıkışık trafikte dip dibe de gidiyorum yokuşta dur kalk da yapıyorum bunların hepsi zamanla gelişti normale döndü.

ama vites düşürme pratiği yapacak bi kullanımım olmadı. trafik ve insan olmayan 60-80-100 vs. basacak sürekli vites atacak hız değiştirilecek yeterince düzgün ve uzun yol yok gibi. otobana çıkıp böyle pratik yapmak uygun ve güvenli olmaz herhalde... yok mu bu işin bi pratik çözümü?
0
konetsu
(04.02.26)
Nerdeyse 10 sene önce İzmir'de ehliyet alırken bu olayın pratiğini Narlıdere-Güzelbahçe arası yolda yaptırmıştı sürücü kursundaki hoca. Şehrinizi bilmiyorum ama mahallenizdeki sürücü kurslarına bir sorabilirsiniz belki şehrinizde buna uygun neresi var öğrenmek için? En olmadı bir iki ders satın alırsınız pratik olması açısından, hocayla beraber yaparsınız
0
nundu
(05.02.26)
downshift pratigini yapmana neden gerek var anlamadim.
zaten kalktiktan sonra 1 ile pek isin olmamasi lazim.
2-3 arasinda gidip geleceksin iste eger basacak yol yoksa.
0
cooperr
(05.02.26)
@nundu uygun yer bulsam hoca filan gerekmez gibi geliyor ya. başta trafiğe çıkmadan önce de biraz ders alsam mı diye düşündüm ama evin buralarda turladım 1-2 hafta. alışınca çıktım normal trafiğe bi sıkıntı olmadı.

cooperr yani kullanımın 99%'u şehir içi de olsa şehirler arası yola da çıkılacak, otobana da çıkılacak illaki... zamanı geldiğinde bu yollarda sıkıntı çekmemek için öncesinde pratik yapmak istiyorum işte daha güvenli ve rahat şartlarda. birkaç ay sonra bi 100-150 km yola çıkacağım aracın bakımı bikaç ufak tamiri ve muayenesi için. çoğu zaman gerekmeyecek diye öğrenmemek saçma değil mi?
0
🌸konetsu
(05.02.26)
trafikte downshift yaptigimi pek hatirlamiyorum. duracagim zaman bosta yavasliyordum. eger yavaslayip devam edeceksem o zaman gerekli oluyordu, ornegin doneceksem 4'ten 2'ye inmek gerekiyor vs. onun disinda downshift trackte falan gerekli.

illa calismak istiyorsan birkac seritli bir otoyola trafik olmayan saatlerde gidip calisabilirsin.
0
antikadimag
(05.02.26)
antikadimag+1
saniyorum "dogru vitesi yakalamak"tan bahsediyorsun. o da zamanla oturur, ayrica arabaya gore de degiskenlik gosterir, her aracin vites oranlari farkli. bir de zaten istesen de araci dusuk vites olarak kafana gore bir vitese sokamazsin, mesela 4'den 2'ye girmeyebilir, hizina gore zorlasan da girmez, atar.
bence uzun yolda downshifte pek gerek yok, hele bizim otobanlarda neredeyse hic yok, en yuksek viteste gazlayip gideceksin.
sollama falan olsa hadi gerekli diyecem ama zaten butun anayollar duble oldu, sollama da yok. acemiysen zaten sollama islerine henuz pek bulasma.
kolay gelsin..
0
cooperr
(05.02.26)
yavaşlayıp dönme durumunda gerekebiliyor evet. belirttiğim gibi bir kez 4e taktım dönecekken vites küçültmeyince o vites için fazla yavaşlayınca araç titreme yaptı.

yani ileri seviye teknik öğrenmekten bahsetmiyorum burada sonuçta. rev match yapayım her vites geçişim kusursuz olsun çok hızlı olsun demiyorum da bi vites düşürmeyi düzgünce öğreneyim işte. çok sık gerekmiyor evet ama gerekiyor.

mesela bi taksiye bindiğinde benim dümdüz 2 ile gittiğim yolda 10 kere 2.-3. vites arasında geçiş yapıyor adam. bi kasis çıksa 2'ye iniyor kasisten geçip gazlayıp geri 3'e takıyor vs. hemen ve bu artık o adamlarda refleks haline gelmiş gibi. tabi taksiciler genelde 50kmyi geçiyor şehir içi o ayrı bi konu :D ama öğrenilebilecek bi olay...
0
🌸konetsu
(05.02.26)
(12)

iphone 17 mi 17 pro mu?

lemmiwinks
17 665 euro17 pro 1062 euroarada 400 euro fark var. bana gore17 pro'nun artilari* pilin biraz daha uzun gitmesi* ram'in 4gb fazla olmasi (simdilik 2'si de yeterli ama ilerisi icin uygulamalar arasi gecis yaparken uygulamalar yenilenmezse hos olur)* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
17 665 euro
17 pro 1062 euro

arada 400 euro fark var.

bana gore

17 pro'nun artilari
* pilin biraz daha uzun gitmesi
* ram'in 4gb fazla olmasi (simdilik 2'si de yeterli ama ilerisi icin uygulamalar arasi gecis yaparken uygulamalar yenilenmezse hos olur)
* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
* masanin ustune koydugunda kilif da kullaninca sallanma olmamasi

17'nin artilari
* ucuz ve buna ragmen pro'nun cok gerisinde degil
* daha hafif

simdi bunlari yazinca 400 euro fazladan vermeye gerek yok gibi duruyor. mantikli olursam 17'yi alirim, ama nedense 17 pro almak istiyorum.

sizce ne yapayim?

bunlardan birini kullaniyorsaniz piliniz ne kadar dayaniyor?
0
lemmiwinks
(04.02.26)
apple karşılaştırmalarına göre çok fazla bi fark yok pilde. 17 alır geçerdim ben olsam.

* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
* masanin ustune koydugunda kilif da kullaninca sallanma olmamasi

bu ikisi bana palavra geldi. aralarında böyle bi fark olduğunu sanmıyorum. 17 daha ince hem.
0
jelly bear
(04.02.26)
Pro bro
0
Purple life
(04.02.26)
17’de karar kıldım. Bu da burada dursun:
www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(04.02.26)
pro.
17 aldığında 3-4 gün sonra keşke pro alsaydım diyebilirsin.
0
duyuruuser
(04.02.26)
gün içinde sıklıkla hayatınızın neredeyse parçası haline gelecek ve uzun seneler kullanacağınız bu alet için sadece mantıkla hareket etmenin anlamı yok. 400 euronuzu verin ve 3-5 yıl istediğiniz telefonu kullanın.

pro.
0
awlmi
(04.02.26)
Normal al bence.
Uygulamalar arası geçiş bir süre sonra yavaşlar diyorsun ama 5 yıl önce çıkan 13 Pro ile bile böyle bir sorun yok şu anda.
O 400 euro'luk fark ile telefonun 1-2 yıl daha erken değiştirebilirsin zaten.

Daha büyük ekran istediğin için Pro Max alacak olsan o zaman fikir belirtmekten çekinirdim ama aynı boyutta alacaksan kesinlikle normalini al diyorum.
0
michael_knight
(04.02.26)
@michael_knight: 13 pro ile boyle bir sorun yok diyorsaniz bu pro'nun lehine bir sey. pro almaliyim gibi anliyorum. bende iphone 11 var, duz, onda bu sorun var. 13 pro cikali 4 yil oldu bu arada, 4 yil ve birkac ay :)
0
🌸lemmiwinks
(04.02.26)
@lemmiwinks ama dönüp paraya bakarsanız ve yılda 200 euro olarak düşünürsek kabaca 17 alırsanız 3 yıl sonra değiştirebileceksiniz, pro alırsanız 5 yıl sonra.
2 yıl çok ciddi bir fark.
İşlemci gücü olarak aralarında bir yıl fark var. Para olarak 2 yıl fark var.

Ama elbette gönlünüzden geçtiği gibi yapın, zaten euro kazanıp harcıyorsanız hayatınızı değiştirecek bir fark değil 400 euro.
+2
michael_knight
(04.02.26)
michael_knight: verdigim paradan bagimsiz bozulana kadar kullaniyorum, o yuzden iyi karar vermeye calisiyorum. 400 euro hayatimi degistirmese de bir sureligine aptal gibi hissetmeme sebep olabilir :) sonucta aslinda iphone 17'nin isimi gorecegini biliyorum buyuk olcude. iphone 11 simdiye kadar isimi gordu. ben cok da mantik aramiyorum sanirim su an.
+1
🌸lemmiwinks
(04.02.26)
bence bahsettiginiz farklar gundelik kullaniminizda gercekci bir fark yaratmiyor. evet pili biraz daha iyi gidebilir, ama her gun illa ki sarj ediyoruz hepsini. 17 gun sonunda %10a dusmusse 17 pro %15e dusmus olacak, yine sarj edeceksiniz. kenar yuvarlakligi tamamen kozmetik. RAM miktari ile su anda sahip olmadiginiz, gelecekte sahip olup olmayacaginizi bilmediginiz bir problemi cozuyorsunuz, bugunden bunu dert etmenize gerek yok, uygulamalar arasi gecisin 2ms daha uzun surmesi hayat kalitenizde anlamli bir dusus yaratmayacak. iphone 11den geliyormussunuz zaten, 17 ile pro arasindaki farki anlamazsiniz bile, ikisi de hayli hayli iyi olur.

tuketim cilginliginin kurbani olmayin, 17yi alin.
0
taurina
(04.02.26)
17 pro aldim bugun geliyor. bu arada ses karsilastirmasi da yaptim kendimce, 17'nin sesi daha yuksek cikiyordu ama 17 pro'nun sesi daha net ve guzeldi.

@taurina: ben de tuketim cilginligina kapilmamak icin 17 mi diye dusunuyordum ama olmadi, yenik dustum. ama 2ms olayi degildi benim takildigim kisim, bir uygulamadan cikip geri dondugunde son kaldigin yerden devam etmeyip tamamen yenilenmesiydi. 2ms degil 500ms de olsa dert etmezdim yoksa. bunlar sizin de dediginiz gibi anlamli farklar degil.
-1
🌸lemmiwinks
(06.02.26)
iphone'da pro, macbook'ta air aliyorum.
0
antikadimag
(06.02.26)
(7)

Bir film sitesi arıyorum

runaway
Sitenin ismini hatırlayamıyorum ama çok geniş bir arşiv vardı. Ücretli bir site değil bu arada. Alt yazı seçenekleri falan da oluyordu. Aklınıza gelen böyle bir site var mı?
Sitenin ismini hatırlayamıyorum ama çok geniş bir arşiv vardı. Ücretli bir site değil bu arada. Alt yazı seçenekleri falan da oluyordu.

Aklınıza gelen böyle bir site var mı?
0
runaway
(04.02.26)
Unutulmaz filmler.com diye bir site kullanıyordum birkaç yıl önce şimdi baktım ama bulamadım adı değişmiş olabilir. Ama iyi bir siteydi diye aklımda kalmis.
0
egerbiryolcu
(04.02.26)
yabancı bir site. türk sitesi değil. arşiv çok genişti bu arada. her filmi bulmak mümkündü
0
🌸runaway
(04.02.26)
fmovies?
0
lazpalle
(04.02.26)
aradığım fmovies tarzı bir siteydi. teşekkürler.
+1
🌸runaway
(04.02.26)
hdtoday ama bu sadece ingilizce altyazi olabilir
0
antikadimag
(04.02.26)
vk.com?
0
spirit crusher
(04.02.26)
Favorim flixmomo.
0
logisticsmanager
(04.02.26)
(16)

Anlasmali evlilik yoluyla vatandaslik almak

banach
Bu tam olarak nasil yapiliyor? Nasil bulunuyor evlenecek kisi ve anlasma neleri iceriyor? Para karsiligi oluyordur diye tahmin ediyorum. Spesifik olarak Amerika icin soruyorum. Var mi yapan ya da yapan birilerini taniyan?Tesekkurler!
Bu tam olarak nasil yapiliyor? Nasil bulunuyor evlenecek kisi ve anlasma neleri iceriyor? Para karsiligi oluyordur diye tahmin ediyorum. Spesifik olarak Amerika icin soruyorum. Var mi yapan ya da yapan birilerini taniyan?

Tesekkurler!
-1
banach
(04.02.26)
Para için bu işe giren pek olmaz. Aynı evde yaşaman gerekiyor. Ortak banka hesapları, seyahat belgeleri, komşularla görüşmeler gibi iyice inceliyorlar. Abd'de en batık insan bile 30-40 bin USD kredi alabiliyor.

Karşı tarafın seni beğenmesi, duygusallık ve cinsellik gerekiyor. Yani karşı taraf ne istediğini biliyor ama seni beğendiği için sana onu veriyor. Bazıları da tanıdık aracılığıyla yapıyor. Bir akrabası var örneğin o ayarlıyor. Ama iş yine gerçek, yani birlikte yaşama, seks meks oluyor. Süreç uzun ayrıca. 3 yıl olması lazım green için.

savaş cebeci'den tut laptoplu gezgin e kadar hatta amerikalı aynasıza kadar hepsi evlilikle kapağı atmış kişiler. bu adamların ortak özelliği bunlarda para yok, tahsil falan da yok.
+2
michael harddd
(04.02.26)
evet, sadece para icin bence de yapilmaz. ama sizin verdiginiz ornekler biraz gonul iliskisi gibi duruyor. yani tamamen anlasmali sayilmaz. bir taraf ilgi duyuyor sonucta.
+1
🌸banach
(04.02.26)
Zaten anlaşma diye bir şey yok. Bıkana kadar devam ediyorlar işte. Görücü usulü gibi bir akrabaları ayarlıyor çoğunlukla.

Amerikanların hepsinin bu konuda farkındalığı da var bu arada. Yani o seni seçiyor talipler arasından.

10 yıl boyunca eşinin borcundan sorumlu oluyorlar. Kefil olmak gibi düşün. Ek olarak minimum maaş kriteri de var eş sponsorluğu için. Gönül işi olmadan bunlar yapılmaz
+1
michael harddd
(04.02.26)
borcundan sorumlu sayilmayi ve minimum maas kriterini bilmiyordum. bence de gonul isi olmadan yapilirmis gibi durmuyor.
+1
🌸banach
(04.02.26)
6 yildir amerika'dayim. parali parasiz yapan bir suru insan biliyorum. cok acik yazacagim.

kabaca bildigim evliliklerin cogu green card evliligi. cogu kisi normal iliskisi devam ederken green card icin evleniyor. normalde evlenmeyecekken.

geri kalanlarda gordugum kizlar hemen bir erkegi kafaliyor seks karsiligi green card aliyor, sonra ayriliyor. tanidiklarimi gectim green card subredditleri boyle amerikalilarla dolu, karim beni kullandi galiba simdi petition'i ceksem cok mu gec diye. yazik.

erkekler dating pool'da cok asagilara inip normalde cikmayacaklari (kendilerinden yasli, kilolu vs) kadinlarla evleniyor ya da para karsiligi yapiyorlar. para verip evlenen kiz gormedim ama erkek gordum.

duruma gore birkac ayda ya da 1 yilda 2 yillik conditional green card geliyor. bazi caseler cok uzayabiliyor ama. sonra da 10 yillik olana geciyorsun.

para karsiligi tanimadigin biriyle asla yapilmaz. hem mevcut administration cok kastiriyor, hem de seni kaz gibi yolarlar. santajla para falan alip gecinen amerikalilar var. yani evleniyor seninle, sonra her ay bana bi miktar ateslemezsen gider iptal ederim basvuruyu diyor.

gonul isi olmadan yardim icin evlenen de gordum. arkadasi statusunu kaybetmesin diye evleniyorlar.
+2
antikadimag
(04.02.26)
"seks karsiligi green card aliyor, sonra ayriliyor" teknik olarak imkansız. 3 yıl evli kalmak gerekiyor ve USCIS evliliği dikkatlice inceliyor. Mülakatta çapraz sorguyla yalan söylüyorlar mı diye anlamaya çalışıyorlar ve bu mülakatı yürütenler bu konuda son derece eğitimli insanlar.

kadınların işi çok daha zor bu arada. 1-2 sene aynı evde yaşayıp sonra kapı önüne konulan çok var. genç erkek yaşlı kadın ilişkisi en yaygın olanı. savaş cebeci mesela yaşlı bir kadınla evlenmiş.

gelgelelim abd'de yabancıların yaptığı evliliklerin tamamı green evliliğidir. karşı taraf bunu bilir ve aşık olduğu için kabul eder.
0
michael harddd
(04.02.26)
yardim icin evlenen nasil iyi bir insanmis yav, kaldi mi boyle insanlar. cok ciddi birsey sonucta.
+1
🌸banach
(04.02.26)
imkansiz degil bizatihi bildigim caseler. oluyor bunlar tanidigim insanlar.

3 yillik evli kalmak da sart degil. conditional aldiktan sonra avukat tutup ayrilip devam edebiliyorsun.

sonra interview olmadan da veriliyordu trump administrationa kadar. kagit ustunde suphelenirlerse insanlari cagiriyorlardi. simdi standard oldu trump ile. senin amerika'da oldugunu bile sanmiyorum benim burada yasayarak gordugum caseleri bana anlatmaya calisman tuhaf.

ayni evde yasamayi da kagit ustunde hallediyorlar.

sen bu datalari nereden aliyorsun bilmiyorum ama benim yillar icinde gordugum kadin evliligi erkek evliliginden orantisiz sekilde daha fazla. internetteki data da bunu dogruluyor. boyle bilmeden emin konusman cok enteresan.
+3
antikadimag
(04.02.26)
@banach;
ayni milletten insanlar arasinda abd'yi terk etmek zorunda kalmasin diye evlenenleri biliyordum.

ama yardim icin eski calistigim sirketteki amerikali kiz is arkadasiyla evlendi. ben de cok sasirmistim duyunca is arkadasiyla evlenmek icin cok iyi niyetli olmak lazim. cok saf iyi niyetli bir kizdi ama yine de sasirdim. ben hayatta yapmam.
+1
antikadimag
(04.02.26)
@antikadimag, o zaman size bir soru daha: sonradan vatandaslik almis bir turk ile evlensek, surec yine ayni mi isliyor? daha zor ya da daha kolay ikna olma durumu olur mu?
-1
🌸banach
(04.02.26)
kagit ustunde fark etmiyor. ama amerikaliyla evlenmis arkadaslarima green card daha hizli geldi. turk vatandasla evlenenler hep daha cok bekledi, bu benim orneklem grubundan gordugum sonuc ama tesaduf de olabilir tabi.

sonuc olarak onlar da aliyor ama green cardlarini.
+1
antikadimag
(04.02.26)
herkes elden ele bir kisiyi kurtarsa ne guzel olurdu :) hayat zor, bu donemde amerika'da gocmen olmak daha zor.
-4
🌸banach
(04.02.26)
2 yıl yaşadım abd'de. öncelikle abd'yi keşfeden ilk türk değilsin.

Türk restoranlarında açıkça şurada şu kadın bilmemkaç bin usd istiyormuş gibi muhabbetler dönüyordu. Burada tek tek yazamayacağım çok absürd olaylar var. biz o caselere doğrudan tanık olduk.

kadın-erkek fazlalığı sadece istatistiki bir olay. sonuç olarak ben para veya sekse dayalı yapan yok falan demiyorum. Var ama bu işin çok daha derin boyutu var. 10 sene finansal sorumluluk alınıyor. Gittin imzayı atıp olayı bitirdin değil. Ev alıp borcu ödemese sen ödüyorsun.

6 senedir abd'de olan biri 250K USD okul parası döküp de abd'den ayrılmak zorunda olanları görmüştür. Bunlarda bok gibi para var. Sekse gelirsek bu mevzu bile değil. Niye yapamıyorlar sence? Giresun'un köyünden başörtülü rümeysa veya tek kelime ingilizce bilmeyen allah'ın kürdü tak diye greeni alıyor.

abd diye din, aile yok gibi otomatik varsayımlar olsa da örneğin katoliklik mezhebinden biri için bu çok ters bir olay. boşanmaları sıkıntılı oluyor.
-1
michael harddd
(04.02.26)
ben bir de sunu merak ediyorum: yapanlar bunu etrafindan sakliyor mu? yani mantikli olan saklamasi, gercek evlilikmis gibi davranmasi. bunu bilen ve cekemeyen biri ihbar edebilir. ice sokaktan adam topluyor. bu firsati da degerlendirirler.
-1
🌸banach
(04.02.26)
antikadimag + 1111

8 yildir amerikadayim onlarca kisi bu sekilde evleniyor. YouTube da amerika videoları çeken work and travel ya da f1 ile gelenlerin neredeyse hepsi bu sekilde evliliklerle kaldi.
+1
oscar
(04.02.26)
iki tanidik boyle oturumu aldi. yapan erkek gormedim ama kesin vardir.
iki tip kadin var bunu yapan:

1 - bitik tayfa, borclari falan var onlari karsilamak icin gelir kapisi olarak goruyor. gonul iliskisi yok, sen vatandasligi aliyor o da parasini. 2-3 sene ayni adreste kaliyorsun. sonra yollar ayriliyor. bu ablalar genelde 10 senede bir bunu tekrarlar. ekmek parasi. arkadas 25-30 bin dolar civari harcadi diye biliyorum. bu arada ev kirasi falan da vermiyor tabii hatun.

2- adam arayan hatunlar, hafif gorucu usulu gibi. tanistiriyorlar, eleman bu arada vatandasligi aliyor, eger tutarsa devam. bu sekilde arkadas evlendi 2 cocuk yapti, sonra hatunu aldi turkiye'ye dondu, keyifleri yerinde. hatun da oyle sisman yasli falan degildi gayet eli yuzu duzgun isi gucu olan duzgun birisiydi.

etraftan saklama isi var, zira millet ketum oldugu icin birbirini ispiyonlayanlar var pisligine.

turk ile evlenmekte sikinti yok, sonradan vatandasligi almis olmasi onemli degil.
+2
cooperr
(04.02.26)
(32)

Dindar hristiyan biriyle sevgili olur musunuz?

pembediken
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
0
pembediken
(03.02.26)
Olurum neden olmayayım.
-4
arbre
(03.02.26)
esim katolik. kayinpederim hristiyan demokrat partiden bakan :p
nema problema.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.02.26)
olmam
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.02.26)
Benim hayatıma müdahale edene kadar evet, sonra hayır.
+4
kisa
(03.02.26)
din denen afyona bazilarinin ihtiyaci var.
eger esimin boyle birseye ihtiyaci var ise, beni baglamaz. kendisine iyi gelen ne varsa onunla ugrassin, burda kitabin cinsinin bir onemi yok. zaten asagi yukari hepsi ayni seylerden bahsediyor.
hayat boyle seylere takilmak icin cok kisa, "laissez faire"
0
cooperr
(03.02.26)
Asla.
+2
gabe h coud
(03.02.26)
Hayir. Herhangi bir seye aşırısı olanla yapamam. Din, spor, siyaset, hayvanlar, saglikli beslenme, alkol, komplo teorileri vs vs...
0
duster
(03.02.26)
Dindar ve kendi ülkesinin Akp'sine gönül vermişse sokağından geçmem; dindarsa merhaba-merhaba; inançlı ama inanç seviyesi 1-10 arası 4 ya da altındaysa o zaman olabilir ama tabii Hristiyan var Hristiyan var misal Protestan ya da Anglikan biriyle dindar da olsa sıkıntı yaşamam gibi ama Katolik dindar biri benim için sıkıntı yaratır, bunun Amish'i var var kılı var yünü var oralara girmiyorum bile. Ha Ortodoks kökenli Hristiyan bireyse o da nispeten sıkıntı bi tip olabilir. Kısacası sadece Hristiyan dindar olması tek başına anlamlı bir kriter değil.
0
kizil karga
(03.02.26)
direkt olurdum. +1000 puan.
-3
Purple life
(03.02.26)
Farklı adet, farklı kültür, farklı ritüel.
Hayat zaten yeterince zorken niye, bile isteye yeni yeni sorunlar edineyim ki?
Nikah kilisede mi kıyılacak? Annen gelecek mi nikaha ya da çocuğun vaftiz törenine?
gibi gibi
0
Mirket
(03.02.26)
Soran kişi olarak ben de cevap vereyim. Geçinmeye gönlü varsa anlayış varsa olurum.
0
🌸pembediken
(03.02.26)
hristiyan olanlardan zarar gelmedi ancak müslüman geçinen birisi evli çıkmıştı. tanıdığım en yalancı insandı. bu işler dinle belli olmuyor tabii ancak kendi deneyimime göre müslüman olan dindarlar sorunlu çıkıyor. şahsen uzak duruyorum.
+3
eileengray
(03.02.26)
Olmam. Arkadaşlık başka sevgililik başka, bana müdahale edip etmeyeceği bilinmez.
+1
muhayyer divan
(03.02.26)
Dindar biriyle yolum kesişmez ki. İş zaten oraya varmaz. Hadi zorladık oldu diyelim.
Sonuç yüksek ihtimalle bu olur:

www.reddit.com
0
yurtsuz john
(03.02.26)
ahlak,
tarikat,
atatürk,

kendisi ve ailesi bu kümelerin ne kadar içinde yada dışında kaldigina göre degişir.
0
designer
(03.02.26)
Hangi dine mensup olursa olsun dindar herhangi biriyle birlikte olmazdım. Seküler hayatı seviyorum.
+5
ekimoloji
(03.02.26)
Herhangi bir dine inanan biriyle işleri o noktaya getirmem zaten. Arkadaşlık başka ama sevgili olmam. Karışıp karışmaması da mesele değil, dünya görüşünde din kavramının olması yeterli sevgili olmamam için.
+1
Phoebe
(03.02.26)
mormon olmaz belki ama latin katolik veya istanbul ortodoxları olur.
0
klassno
(03.02.26)
Eşim Katolik. Babam Katolik. Büyürken de kendi evliliğimde de bir sorunumuz olmadı+1.
0
alice in potatoland
(03.02.26)
din tüccarları yüzünden bütün dinler istismar edilmişken. Herkesin dini kendisine deyip kafaya takmam.
0
Rao
(03.02.26)
birkaç sene önce görsem asla derdim. şimdi daha iyi bile olur diyorum.
-1
beatbox yapan metalci
(03.02.26)
Ben okuduğum kurgularda bile daralıyorum bu din işlerinden. Yani cevabim hayır.
+2
a perfect lie
(03.02.26)
Sevgililik dediğin nedir ki zaten, olurdum. Benim inancımla bir derdi yoksa evlilik bile düşünülebilir. Tabii genelde o kadar muhafazakarsa pek yanaşmaz böyle şeylere.
0
mbond
(03.02.26)
hayır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
valla bu yasa gelip din islerinin hikaye oldugunu cozememis biriyle gercekten zor. daha baska neleri cozemedi acaba derim. yani ciddi ciddi inaniyorsa, dindarsa olmaz.

ama evrende bir kutsallik, bir ruhaniyet hissedip bunu oyle alisageldigi icin veya kulturel olarak dine kanalize edenler ok. ona takilmiyorum. ozetle koyu dindar hayatta olmaz, ama sirf inancli diye de sorun yapmiyorum.
0
antikadimag
(04.02.26)
dindar hristiyan, hele ortodoks hristiyan ile olurum ama o benimle sevgili olmak istemeyebilir çünkü türküz işte.
0
rain when i die
(04.02.26)
teoloji baglantili her soruda oldugu gibi yine insanimiz dincilik ile dindarligi karistiriyor.
ayrimini bir turlu yapamadik gitti.
+2
cooperr
(04.02.26)
bir de ermeniyse nikahi basardim. biz de dinliyiz kendimizce hizliresim.com
+2
ala09
(04.02.26)
@ala09 onlar kim :)
0
🌸pembediken
(05.02.26)
cooperr Karıştırmıyoruz hocam dinci dediğimiz tipin zaten denklemde yeri yok onun ben amk ama dindara karşı da çok hoş değiliz dünyaya bakışımız farklı.
0
kizil karga
(05.02.26)
@pembediken seyhim ve ben
0
ala09
(06.02.26)
Herhangi bir finin dindarı ile bir şey yaşayabileceğimi zannetmiyorum.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
(3)

Göbek Fıtığımsı Yırtık ve Spor

fatihdr
Geçen başka bir rahatsızlıktan dolayı ultrason çektirirken doktor göbeğe de bakalım dedi ve 2-3mm civarında bir yırtık olduğunu fıtık başlangıcı olabileceğini söyledi. O an böbrek derdinde olduğum için soramadım ama bu yırtık ağır kaldırma, şınav barfiks gibi aktiviteler yüzünden büyür mü? Hiç mi iy
Geçen başka bir rahatsızlıktan dolayı ultrason çektirirken doktor göbeğe de bakalım dedi ve 2-3mm civarında bir yırtık olduğunu fıtık başlangıcı olabileceğini söyledi. O an böbrek derdinde olduğum için soramadım ama bu yırtık ağır kaldırma, şınav barfiks gibi aktiviteler yüzünden büyür mü? Hiç mi iyileşmez, bu hareketleri ömrümün sonuna kadar yapamayacak mıyım? Ai öyle diyor ama inanmak istemedim
0
fatihdr
(03.02.26)
bende agirlik kaldirmaktan dolayi diskte kayma oldu. agirligi kaldirirken bir sey oldugunu fark ettim belimde aci falan degil sadece bir his. muhtemelen diskin kaydigini hissettim ve hemen biraktim.

sansima sinirlere dogru degil de disariya dogru kaymis. elimle dokununca hissediyorum 2 senedir ayni duruyor. aci agri falan yapmiyor sukur. ama arada hissettiriyor kendini.
0
antikadimag
(03.02.26)
Ağırlık kaldırırken, şınav ya da barfiks çekerken istemsizce yapılan ve adına valsalva manevrası denen bir hareket vardır. Karın içi basınç anormal artar.
Yani yapma.

Ayrıca kabız falan olmamaya da gayret et. Ikınmak yaramaz sana.
0
Mirket
(03.02.26)
fıtık denilen şey o yırtık zaten. yırtık varsa zamanla kaçınılmaz olarak büyüyor ve karında veya kasıktaysa iç organların o büyüyen yırtıklardan çıkıp sıkışmasına kadar gidebiliyor bu da müdahele edilmezse ölümcül zaten. boyun ve bel fıtıklarında ameliyat son çare oluyor oradaki durum farklı bağırsak vs. gibi çıkıp sıkışacak bir şey yok ama karın ve kasıkta muhakkak ameliyat gerekiyor (bana söylenen böyleydi). yani aşırı dikkat ederek yaşarsan tüm hayatını (5 kg üstünde ağırlık kaldırmadan) belki sorun olmaz bilmiyorum ama bu da pek mümkün değil. o yüzden başta dediğim gibi kaçınılmaz olarak ameliyat gerekecek sende özel bir durum yoksa. bir doktordan randevu alıp görüş durumu kesinlikle. muhtemelen bunları diyecek sana. ameliyat olduktan 1-2 ay sonra normal sporuna vs. devam edebilirsin. karında varsa kasıkta da olabilir bu arada ikisi bağlantılı olabiliyor bende ikisinde de vardı.
0
semaforo de medianoche
(03.02.26)
(13)

Kaç yaşındasınız ve ne kadar daha yaşarsınız? Niçün?

gabe h coud
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkt
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.

Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)

Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9
Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkta günlük yürüyüş yapıyor.
Babaannem 90 küsür yaşında vefat etti.
Dedem de 95 yaşında vefat etmiş. Genel olarak uzun yaşıyoruz.
Hiç istisnasız her gün yürüyüş ve haftada 4-5 kere sağlam spor yapıyorum.
-9
gabe h coud
(03.02.26)
41 yas erkegim. 80'i gorurum diye umuyorum bir terslik olmazsa. bizim sulalede 90 ustu pek yok zaten. benim canli tanik oldugum en yasli babaannemdi, 86 yasinda oldu. ama saglikli ve varlikli olarak 100 yasina kadar en az yasayabilmek isterdim. haftada 2 spor yapmak, fazla yurumemek yeterince yardimci olmaz buna, biraz arttirmam lazim.
-1
lemmiwinks
(03.02.26)
34 yaşındayım. hem anneannem hem babaannem yaşıyor. hatta anneannemin babası 99 yaşında vefat etti.
uzun yaşarım gibi geliyor ama umarım sağlıklı yaşarım yoksa evladımın kendi ayakları üzerinde durduğunu (maddi manevi yalnız olmadığını) görebilecek kadar yaşasam yeter.
0
rayde
(03.02.26)
35 Yaşındayım, spor, yürüyüş vs yok. Yediklerime de pek dikkat etmem. Bi bu kadar daha yaşasam yeter, sonrası gerçekten zulüm oluyor. Başkasına muhtaç kalmak sıkıntı.
+1
ebeş
(03.02.26)
53 yaşındayım maksimum 65 görürüm gibime geliyor. o bile şüpheli.
0
lazpalle
(03.02.26)
sporu azalt çok yaşamak istiyorsan.
-2
kveldulv
(03.02.26)
38,5 erkek. bizimkiler çok yaşamıyor, anne tarafı da baba tarafı da öyle 55-60 sonrasını düşünemiyorum.
0
bartholomew87
(03.02.26)
34 yaşındayım fitim fazla kilom yok, alkol nadiren, sigara hiç kullanmadım. Spor maalesef yapmıyorum. Baba tarafı çok yaşamamış ama anne tarafımdan anneannem 86 yaşında hala yaşıyor dedem kendi isteğiyle vefat etti. 70-75 yaşına kadar yaşarım gibi geliyor.
0
ekimoloji
(03.02.26)
ben de 34 yasindayim.

kan basincim ve nabzim dusuk. 90 gorurum gibime geliyor. tabi kanser vs olursa onu bilemem ama genelde sulaledekiler 90 civarinda oluyor.

genelde yasla beraber dolasim sistemi cokuyor, kaldirmiyor. yuksek basinc tesisati yipratiyor. nabiz da kalbin cok calismasi demek. az cok atim miktari sabit kalbin o nedenle az atmasi daha iyi. sporcular genelde erken olur.
0
antikadimag
(03.02.26)
43e
genler curuk, 75 civari yaslilar mezara giriyor.
teknolojik gelismeler falan derken belki 80i zorlarim, ustune cikabilecegimi sanmam.
0
cooperr
(03.02.26)
28. sağlıklı olarak kaça gidersek yeterli. gönülden geçen 70-75 kafi.
0
biravekahve
(03.02.26)
28. 60 da kapatcam gozlerimi. Parayi 0 layip cikcam
-1
lapaz
(03.02.26)
40 yaşındayım. Ailemizde 60 yaşı gören yok . Umarım ben görürüm çünkü oğlum çok küçük.
0
suicides underground
(03.02.26)
34k. bizde 80i goren olmamis, 65-75 civari gitmis tum dede/nineler. su an 80i gecen bi tek halam var, o da demans baslangici. diger hala/dayilar filan gelemediler o yaslara.

ben nedense 80i gorurum gibime geliyor ama bi dayanagi yok. oyle aman aman saglikli da degilim, sporla fln da minimal iliskim. emeklilik, coluk cocuk vs planlarini 65te olecekmisim gibi yapiyorum, ustune ne gelirse kardir.
0
taurina
(04.02.26)
(16)

Yaşadığınız yer bir şarkı olsaydı :)

alice in potatoland
Az önce bir Youtube videosu yorumunda okudum, "eğer Türkiye bir şarkı olsaydı bu şarkı olurdu" demiş. Çok hoşuma gitti. Çok sıcacık bir yorum olmuş.Peki daha küçük parçalara bölüp konuşalım. Yaşadığınız yer(metropol, şehir, kasaba, köy) bir şarkı olsaydı ne olurdu? Songs and photos of all kinds are
Az önce bir Youtube videosu yorumunda okudum, "eğer Türkiye bir şarkı olsaydı bu şarkı olurdu" demiş. Çok hoşuma gitti. Çok sıcacık bir yorum olmuş.
Peki daha küçük parçalara bölüp konuşalım. Yaşadığınız yer(metropol, şehir, kasaba, köy) bir şarkı olsaydı ne olurdu?
Songs and photos of all kinds are welcome :) Hadi bakalım.
0
alice in potatoland
(02.02.26)
çok güzel bir soru :


youtu.be
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(02.02.26)
rakicandir
(02.02.26)
kanada kirsali olsa olsa aksaray aksamlari olur, baska bir cacik olmaz burdan:

youtu.be
+2
cooperr
(02.02.26)
Keane - Somewhere Only We Know
youtu.be
0
Amaranta ursula
(02.02.26)
Böyle bir yerler
youtu.be
0
akhenaten
(02.02.26)
bu tabii ki :) youtu.be
gecen seneden: ibb.co
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.02.26)
kaotik temposu ve çokdillilikten ötürü bugün bunu hissettim:
youtu.be
+1
eileengray
(02.02.26)
Ankaralı Turgut - Virüs Girmiş Sana

youtu.be
0
yurtsuz john
(02.02.26)
Acarkent

Cigarettes after sex
open.spotify.com

eksisozluk.com
+1
gabe h coud
(02.02.26)
Buraya taşındığımdan beri sınırları dışına neredeyse hiç çıkmadığım için

creed - my own prison
www.youtube.com
0
cay koy geliyorum
(02.02.26)
kastamonu'nun cide ilçesinde yaşamıştım, 'bir yer bulalım dünyadan uzak' şarkısı cuk oturuyordu.

ayrıca kastamonun kıymeti bilinmiyor, ülkemizde öyle bi coğrafya var ve kimsenin haberi yok resmen. cennetten bi köşeydi. ömür boyu kalabilirdim cide'de. eşimin işi dolaysıyla ayrılmak zorunda kaldık.
+1
antihero
(03.02.26)
Jake bugg - broken
-2
Purple life
(03.02.26)
hali hazırda yapılmışı var;

www.youtube.com

"LA CLUJ,
Viața-i de lux,
Traiul de vis
Ca în paradis."

grup üyelerini birebir tanıyorum.

canlı performansları on numara.

bizdeki lalalar gibi ama bir iki tık daha eski bir grup.
0
rain when i die
(03.02.26)
seattle cocugu chris cornell'den gelsin: fell on black days
www.youtube.com
0
antikadimag
(03.02.26)
Heralde şu olurdu;

youtu.be
-1
love and trust
(03.02.26)
Türkiye (istanbul ankara gibi büyükşehirler) eskiden bir barış manço şarkısıyken, şimdi yeni rapçi salgınında ortaya çıkmış, karışık kuruşuk düşük kalite bir rap şarkısına dönüştü.
0
mor oje
(03.02.26)
(4)

Şehir tecrübe iş maaş 2026

optimistbakunin
Anonim oldugumuza gore anket yapayim dedim. Katilim keyfi cevaplar gercek olmasi umidiyle. Sehir ve sektor problemse bolge endustri olarak genisletilmis de soyleyebilirsiniz. Sevgiler
Anonim oldugumuza gore anket yapayim dedim. Katilim keyfi cevaplar gercek olmasi umidiyle. Sehir ve sektor problemse bolge endustri olarak genisletilmis de soyleyebilirsiniz. Sevgiler
0
optimistbakunin
(01.02.26)
istanbul, 19 sene, cfo. 810k tl net. Yılda 3 maaş prim.
0
gabe h coud
(01.02.26)
oo klasik flex duyurusu gelmis. lokasyon abd, sector tech, maas cok bin dolar.
+2
antikadimag
(01.02.26)
Ankara 8 yıl kamu maaş değişken 60 oldu en son
0
pembediken
(01.02.26)
yurtdisi - 16 sene insaat muh, 3-4 sene emlak
kadina yasi erkege maasi sorulmaz..
0
cooperr
(01.02.26)
(7)

En iyi Bira markası ve neden

rakicandir
Uzun zamandır sadece iki - üç bira arasında içmekten yoruldum. Alternatif önerileri duymak isterim.
Uzun zamandır sadece iki - üç bira arasında içmekten yoruldum. Alternatif önerileri duymak isterim.
0
rakicandir
(01.02.26)
Blank mavimsi tasarimi tadi falan harika. Baskasina bakmana gerek yok al sana bir alternatif daha
+1
optimistbakunin
(01.02.26)
bu konuda bir yetkinliğim yok ancak asahi ve sapporo’yu çok seviyorum. bir de blue moon.
0
eileengray
(01.02.26)
stout olarak guinness
pilsner olarak urquell
bugday birasi olarak weihenstephaner
0
antikadimag
(01.02.26)
en iyi bira markasi nedir diye soru olmaz.
sen stout seversin ben IPAciyimdir. kimisi dark sever kimisi bulanik kimisi hobby ister.

once ne tarz bira sevdigini soylemen lazim, ona gore tavsiyeler gelir..

IPA olarak en son turkiye'de gara guzu denedim, guzeldi.
+2
cooperr
(01.02.26)
Grolsch güzeldir. Ama Hollanda yapımı olucak, Efes lisans alıp bir ara üretiyordu bu güzel değil.
0
onyx
(01.02.26)
en iyi bira markası nedir diye bir soru olmaz +1. öyle bir konsept değil ki bu?

macrocenter'dan her gün, hafta farklı bir bira alın deneyin. bakın hangisi damak tadınıza uyuyor. macroyu çeşitlilik olduğu için söyledim. migrosta falan da belli bir seviyeye kadar çeşitlilik var.
0
kojonotsuki
(01.02.26)
biranın kendi içinde farklı türleri bunların içinde de farklı farklı çeşitleri var. biraz deneme yanılma, farklı türleri keşfetme ve onların farklı markalarını deneme ile kendi ağız tadına uygun birayı bulman lazım.
ben yüzlerce farklı birayı denemişimdir. bir zamanlar yurt dışından farklı ülkelerden şişe şişe bira getirtiyordum.
eskiden daha çok bira çeşidi gelirdi şimdi sayı vergiler ve yüksek fiyatlar sebebiyle azaldı. metro marketlerde çeşit fazladır, yine macrocenter da takip edilebilir. ayrıca butik tekellerde çok sayıda farklı bira markasını getirtiyor. kadıköy beşiktaş gibi semtlerde vardır.
ayrıca yerli üretim butik biralara da şans verilmeli.
Rick Kempen in BİRA kitabını öneririm.
0
my fault
(01.02.26)
(8)

Arabanizi neyle yikiyosunuz?

narod
Şampuan olarak kullandiginiz bir urun var mi? Ben evde kendim yikiyorum sungerle.Mecbur kalinca da benzinlikte su kopuk yapiyorum idareten. Onlara da kostikli diyorlar. Cok icime sinmiyor orada yikamak, siz ne dusunuyorsunuz?
Şampuan olarak kullandiginiz bir urun var mi? Ben evde kendim yikiyorum sungerle.

Mecbur kalinca da benzinlikte su kopuk yapiyorum idareten. Onlara da kostikli diyorlar. Cok icime sinmiyor orada yikamak, siz ne dusunuyorsunuz?
0
narod
(29.01.26)
yıkama yerim olmadığı için 2-3 ayda bir iç dış yıkamaya veriyorum.
+1
jelly bear
(29.01.26)
hiç temizleyici kullanmadan benzinliklerdeki bozuk para atılıp su fışkırtan aletler var onlarla yıkıyoruz.

temizleyici zarar veriyor deniliyor. hiç kullanmadım.

en fazla kuş pisliği oluyor onlar da suyu fışkırtınca gidiyor.
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.01.26)
www.kaercher.com

buradan araç için olanlara bakabilirsin.
0
gabe h coud
(29.01.26)
Kova-fırça-pril. Aracım 18 yaşında, yeni nesil araç olsaydı boya falan kalmazdı arabada herhalde. Taş gibi maşallah. (Japonya menşeili bir marka.)
+1
dawsonscreek
(29.01.26)
Aracıma düşkün değilim pek, kolaylık olsun diye köpük işine gireyim dedim, Autoglym'in basınçlı makineyle köpük battaniyesi yapan ürününü kullanıyorum, bi ton para verdim ama çok memnun değilim, kovayla yıkama için bir başka ürünü var, onu baya methediyorlar.
0
diabolus79
(29.01.26)
bir kez aldıktan birkaç gün sonra şu ürün ve mikrofiber bezle sildim www.migros.com.tr

3 aydır başka bir temizlik yapmadım yağmur yağdıkça yıkanıyor işte :D özellikle kuş pisliği görürsem onu siliyorum o kadar

yıkayacak olanlara yine de karşıma çıkmıştı bu video, paylaşayım... bulaşık deterjanının temel problemi üstünde köpüğün kalmaması şurada kıyası var www.youtube.com bir de boyaya zarar ihtimali tabi
0
konetsu
(29.01.26)
hic yikamiyorum valla. herkes yikiyor mu arabasini? yagan yagmurla kiri pasi gidiyor.
0
antikadimag
(29.01.26)
Yıkamıyoruz.
Varoş bir mahalle ile komşu bir yerdeyiz. Gıcır gıcır arabalardan rahatsızlık duyuyorlar kendileri. Pis olması daha iyi.
+1
pro9it9is9
(29.01.26)
(8)

Sizce eski arkadaşlarım neden görüşmek istemiyordur?

marowak
15 yılı aşkın süredir görüşmediğim 2 çocukluk arkadaşım var. Birisi mahalleden, birisi ilkokuldan (birbirlerini tanımıyorlar, tamamen ayrı kişiler). Sosyal medya da kullanmadığım için ikisi ile de liseye geçmem ile beraber irtibatım komple koptu. Geçen sene instagram hesabı açtım ve zaman içerisinde
15 yılı aşkın süredir görüşmediğim 2 çocukluk arkadaşım var. Birisi mahalleden, birisi ilkokuldan (birbirlerini tanımıyorlar, tamamen ayrı kişiler). Sosyal medya da kullanmadığım için ikisi ile de liseye geçmem ile beraber irtibatım komple koptu. Geçen sene instagram hesabı açtım ve zaman içerisinde bu arkadaşlar ile takipleştim. Geçtiğimiz günlerde ikisine de müsait zamanında görüşelim mi diye yazdım. İlk başta olumlu yaklaştı her ikisi de ama tarihi netleştiremedik. Sömestr tatili iken birisine mesaj attım, görüldü bile atmadı 2 gündür. Diğerini aradım açmadı. Ne bir geri dönme, ne de meşgulüm diye nezaketen atılan bir mesaj yok. Sizce ben mi biraz alıngan davranıyorum yoksa her ikisi de görüşmek istemiyor mu? Evet çok uzun zamandır konuşmuyoruz ama halen genciz (yaşlar 29), paylaşacak çok şeyimiz vardır illa ki. Yani eski bir arkadaşım bana mesaj atıp görüşmek istese şahsen benim çok hoşuma giderdi ki bunlar zamanında en iyi arkadaşlarımdı. Aynı ilçede oturuyoruz. Buluşmak evden çıkınca yarım saat bile sürmez. Sizce neden böyle yaptılar? Kimseye bir kötülüğüm dokunmadı valla. Yıllar sonra beni bulduysa bir şey isteyecek falan diye mi düşündüler acaba? Yoksa mesaja cevap vermemek, aramaya en ufak dönüş yapmamak anlayışla karşılanması gereken şeyler mi? Şahsen ben böyle şeyleri saygısızlık olarak görüp kimseye yapmam ama yine de ne düşünmem gerekir bilemedim. Zaten farklı şehirlere atanma sebebiyle hiç arkadaşım kalmadı, biraz bunalımlı zamanlar geçiniyorum bu olay da sinirimi bozdu açıkcası
Edit: Bu arada ben de arkadaşlarım da erkek. Ben bekar, onlar evli. Evlilerin hayatı o kadar mı yoğun oluyor onu bile düşündüm
-2
marowak
(28.01.26)
en son 12-13 yasinda gorustugun adami tanimiyorsundur ya. yabancidir o adam yani.

arada yilda bir bile olsa hayatindan update almadiysan artik kopulmus oluyor. herkesin hayatlari bambaska yere evriliyor.
+2
antikadimag
(28.01.26)
Antikadamag +1

Aradan geçmiş 15 yıl, belki cidden görüşmek istemiyor, kendi hayatını yaşıyorlardır. İlla bir kötülük gerekmez yani. Lise arkadaşı falan olsanız yine bir nebze. En azından kayda değer bir yaşanmışlık olurdu, anlatacak gülecek. Veya sandığın kadar samimi değildiniz.

15 sene sonra ilkokul arkadaşım görüşmek istese ben de "ne alaka" olurum.

Müsait değilim dese veya görüşmek istemiyorum deseler ayıp olabileceğini de düşünmüş olabilirler. Kısaca ignore edildin kibarca.
+1
gobekliraki
(28.01.26)
Mesaj ve aramaya dönmemek benim yapacağım bir şey değil (çünkü ayıp)ama geçmişteki insanlarla çok görüşesim olmuyor, tamamen benimle ilgili bir durum, kimsenin kötülüğü dokunmuş olduğu için değil, sevmediğim için değil, sanırım geçmişte kaldığı için sadece. Bir de bana çok ters ama arada çok sağlam bağlar yoksa evli çiftler diğer evli çiftlerle görüşmeyi tercih ediyorlar. Hayat deyip geçmek lazım…
0
(28.01.26)
Sen incelik yapıyorsun ama kafalar arada çok uzun zaman geçtiğinden değişiyor.
Kötü bir şey yapmamanın yanı sıra onlar açısından bakarsak geçmiş yaşananlar, hatıralar ve toplamda zihinlerinde ne anlam ifade ettiğin de önemli.
Yine bu zamana kadar farkettiğim şeylerden biri yaptığımız iş, statü veya gelir de kimi arkadaş sandıklarının için iletişim kurmada belirleyici olabiliyor.
Statü makam yükseldikçe telefonlar gece bile olsa yemek davet gezi toplantı iftar için susmaz.
Bahane olarak , zamanım yok, aile çocuk, iş güç vs diyene inanmam.
kimisi eşinden ayrı olarak gizliden yedekte sakladığına , erkek arkadaşlarından daha çok zaman ayırır.

29 yaşında biri olarak daha çok gençsin . Yine de onların bu noktada özel durumlarını çok bilmiyoruz ama böyle umursamazlar için çok vakit harcama. Kendim asla sosyal biri değilim.
Bazen ilk defa alış veriş için gittiğim giysi dükkanında bile laf lafı açıyor derken dükkan sahibiyle de arkadaş olabiliyoruz mesela.
Ortak fikirler, ortak ilgi alanları burada belirleyici oluyor .
Ayrıca sadece arkadaşlık için görüşelim, konuşalım, çay içelim vs.. dediğim birileri ileriki zaman içinde 3-5 farketmez borç istediklerinde geri çeviriyorum (maalesef).
Çünkü mecbur bırakıyorlar.
Vefa, maddi bir çıkar gözetmeden yakınlık kurmak, söze sadık kalmak önemlidir.
0
diyecevaplandı
(28.01.26)
aynısını ben de yaşadım. ikiz kız kardeş olan 2 tane arkadaşım vardı.
çocukluğumuz 5 yaşından 10 yaşına kadar birlikte geçti. kardeş gibi olmuştuk aileler de birbirine gelip gidiyordu. biz o semtten taşındıktan sonra 1 kere görüştük sonra bi daha görüşemedik hiç. sürekli ben görüşelim desem de olmadı bir şekilde.
yıllaaar geçti aradan ablaları evlendi onla da iyiydi aramız çocukken, tanırdım yani. bu ablaları evlendi ama ben o zaman hafta sonu çalışmak zorunda olduğum ve izin alamadığım bir işte çalışıyodum 12 saat. düğünü yakın yerde olsa giderdim ama toplu taşımayla 2,5 saatten kısa sürede gidemeyeceğim bir yerdeydi. ben de kendisine söyledim abla gelemiyorum şu şu sebepten diye. gayet anlayışla karşıladı. sonra ben de evlenirken çağırdım onlar da bir şekilde "gelemedi." ablalarıyla irtibatımız vardı. ben arardım, o arardı vs. ben defalarca kez görüşelim dedim ama hep yaa tabii görüşelim mutlaka'dan öteye geçmedi.

geçenlerde anneleri de annemin eski arkadaşı "kızlar matildayla ablalarının düğününe gelmediği için onunla görüşmek istemiyorlar" demiş. sanki önceden benimle çok görüşüyorlardı da ablalarının düğününe gidememem her şeyi bozdu. ben de bu laf üzerine 2 kardeşi ve annelerini (ablalarının hesabı yok) instagramdan hem takipten çıktım hem de kendi takibimden çıkarttım. kimsenin fanı değilim. beni görmek isteyen için buradayım.

sonra oturdum düşündüm ben aslında o iki kız kardeşi değil 5-10 yaşları aralığındaki matilda'nın yaşadığı o saf, neşe dolu arkadaşlık ilişkisini arıyorum. şu an ne iş yaptıklarını bile doğru düzgün bilmiyorum. karşıma alsam ne konuşacağımızı bile bilmiyorum. şu an 36 yaşındayım. 26 yılı mı anlatacağım. öyle işte çocukluğumuzu 1 saat konuşup dağılacak mıyız? saldım ben de. geçen kardeşlerden biri bana takip isteği atmış onu da reddettim. görmek istemediğiniz bir kıza neden istek yolluyorsunuz? amaan içimi döker gibi oldu iyi geldi.
+4
matilda
(28.01.26)
ortaokuldan liseye geçiş insan hayatında biraz sıfırlama noktası gibi bence. Hayatımdaki aktif arkadaşlarımın %75'i liseden arkadaşlarım, mezun olalı 12 sene oldu ama en çok onlarla konuşurum eşim hariç. Üniden arkadaşım bile kalmadı nerdeyse. Ama Ortaokul ve hatta ilkokuldan kimseyle iletişimim yok, şu an ortaokuldaki en iyi arkadaşım gelse buluşalım dese "mutlaka buluşalımm" diyip geçiştiririm. Çocukluk arkadaşı ile ergenlik arkadaşı o açıdan farklı yani biri daha yetişkin gibi hissettiriyor ve sürdürülebilirliği artıyor. Diğeri geçmişte kalan hoş bir anı olarak kalmalı
+1
nundu
(28.01.26)
liseden beri görüşmüyoruz diyorsun? ve tuhaf mı geliyor? bence senin düşüncen garip; ortak hiçbir noktanız yok ki. bana ortaokul arkadaşım buluşalım dese buluşma konusunda istekli olmam.
0
deartheodosia
(28.01.26)
Lokasyon olarak uzun süre aynı bölgede yaşayan kişilerin sosyal çevresi yeterlidir muhtemelen. Özellikle büyük şehirde değil de, ulaşımın kolay olduğu küçük yerlerde, aileye yakın yaşıyorlarsa.

Hele bir de evliyseler; yoğun bir hayat yaşıyorlardır muhtemelen.

Bu yüzden en basit ifadeyle görüşmeye gerek görmüyorlardır. Eşime, 20 sene aradan sonra, eskiden pek de samimi olmadığı bir arkadaşı görüşmek için yazınca "Herhalde buraya tekrar, yeni taşındı ve arkadaşı yok" diye yorumlamıştım.

Eskiden çok sevdiğim ve profilinden falan gördüğüm kadarıyla kafa dengi olabilecekse, bir de o sıralar boş bir dönemimdeysem OK, görüşürüm böyle bir durumda. Veya eskiden sevdiğim biridir de benim memlekete 3 günlüğüne gelmiştir, bir kez görüşeceğizdir; uyarsa neden olmasın? Ama çok da can attığım biri değilse, sıfırdan yeni bir sosyal ilişki oluşturmak için zaman ve enerjiyi zor buluyorum kendimde açıkçası.
0
long live rock n roll
(28.01.26)
(5)

Playstation 5 cdli mi cdsiz mi

condom kurşunu
Almak daha mantıklı bir de oyun fiyatları nasıl? yıllardır uzağım oyun işlerine ama dönesim geldi bu ara.
Almak daha mantıklı bir de oyun fiyatları nasıl? yıllardır uzağım oyun işlerine ama dönesim geldi bu ara.
0
condom kurşunu
(28.01.26)
öncelikle şunu söyleyeyim, cd'li alırsan da store'dan oyunları indirip yükleyebilirsin. cd'li aldın, sadece cd'den oynamak zorundasın gibi bir şey yok.

elinde ps4'ten kalan cd varsa cd'li al. ya da dükkana gider cd alırım, oynayınca takas ederim, instagram'daki sakallı oyun satıcısının dükkanına müdavim olurum dersen cd'li al.

elimde eski cd yok, dükkanla falan uğraşamam, takas da etmem dersen cd'liye gerek yok, dijital al. store'dan oyun satın alıp yüklersin. ben dijital aldım, 3 yıldır da keşke cd'li alsaydım demedim.

oyun fiyatları çok değişiyor, ücretsizi de var, 5000 lira civarı olanı da var. oyununa göre değişiyor. ama özel günlerde ya da tamamen şans eseri zamanlarda store'da ciddi indirimler oluyor. takip edersen güzel indirime denk gelebilirsin.
0
kibritsuyu
(28.01.26)
cdsiz daha mantıklı. cd ile uğraşmaya değmez. bende dijital vers var hiç cs ye ihtiyacım olmadı. oyunlar pahalı ama üyelikle bedava ya da indirimli oyunlar da oluyo.
0
chanandler bong
(28.01.26)
ben alirken cd'li versiyonu mevcuttu o yuzden onu aldim. hic kullanmadim cd'sini. taa ki criterion blu-ray filmleri alana kadar. o zaman ise yaradi.

bunun disinda tek avantaji fiziksel kopyalarla takas sistemine girip aaa oyunlari ucuza oynama imkani veriyor.
0
antikadimag
(28.01.26)
soruya bir soru ile katkı yapmak isterim.
Şu an evimde internet çok kötü, hatta yok gibi bir şey. Her şey dahil bir evde kalmaktayım internet bağlantısı çok sağlıklı değil. Bu yüzden CD'li almayı düşündüm ancak bazı arkadaşlarım dijitali daha ucuz, dijital al interneti nispeten iyi olan bir yere gider indirir eve geri getirirsin dedi. Sizlerin fikri nedir?
0
Nerdian
(28.01.26)
cd'li versiyondaki cd, cd key yerine geçiyor. siz cd'yi ps'e ilk kez taktığınızda girip oyunu indirmelisiniz. ve bildiğim kadarıyla her o oyunu açmak istediğinizde oynamak istediğiniz oyunun cd'sini takmanız lazım(bundan emin değilim). cd'li versiyon daha pahalı ve @antikadimag dediği gibi blu-ray film izlemeyecekseniz hiçbir avantajı yok. takas ile uğraşırım derseniz evet o zaman mantıklı işte. ama kutulu oyunlar da dijitallere göre daha pahalı ve dijitallerde çok sık indirim oluyor. bence o fiyat farkına ne değer ne de ekstra bir avantajı var. dijital'den devam.

@nerdian'a da cevap vereyim. cd'li versiyonu alsanız da oyunu 1 kez indirmeniz gerekecek. o nedenle dijital ile cd'li arasında sizin için bir fark olmayacak.
+1
cisimcik golgi
(28.01.26)
(4)

Bu Saati En Uygun Nerden/Nasıl Alabilirim?

vaveylababa
Selam,İki ayrı kişiye olacak şekilde bu saati hediye almak istiyorum. Buradan daha uyguna alma imkanı var mıdır? Birkaç seçeneğe baktım ancak bir bilen varsa bilene de sormak isterim.https://www.konyalisaat.com.tr/swatch-so28z700-kol-saati
Selam,

İki ayrı kişiye olacak şekilde bu saati hediye almak istiyorum. Buradan daha uyguna alma imkanı var mıdır? Birkaç seçeneğe baktım ancak bir bilen varsa bilene de sormak isterim.

www.konyalisaat.com.tr
-1
vaveylababa
(27.01.26)
Hollanda'da kontrol ettim 100 euro gorunuyor, yani dunya genelinden farkli bir durum ile karsi karsiya degiliz. Istanbul'daysaniz bu konyali saatin Sirkeci'de dukkani var(cevrede baska cok saat dukkani var). Ellerinde var mi diye sorarsiniz, gider pazarlik yaparsiniz. Nakit goturursunuz vs, bilmiyorum farkediyor mu ama eskiden ediyordu.
0
mbond
(27.01.26)
istanbuldaysanız sirkeci +1

orada swatch satan bayiler var. iki tane alacağınızı söylerseniz bence daha ucuza alabilirsiniz.
0
exlibris
(27.01.26)
genelde yurtdisindan alin derim ama bu ayni fiyata geliyor. daha ucuza bulmak zor.
0
antikadimag
(27.01.26)
Swatch grubundaki saatler dünyanın her yerinde hemen hemen aynı fiyattır, bir yerde kayda değer bir şekilde ucuza bulursan o saatte sıkıntı vardır.
+1
kizil karga
(27.01.26)
(1)

Su twitin dogru olma ihtimali var mi? Almanya'ya borc takan adam

speedy
https://x.com/Pianist41Evren/status/2015901734581711163
0
speedy
(27.01.26)
olabilir. genelde boyle tahsil edilemeyen alacaklar ucuncu sirketlere devredilir ve onlar tahsil etmeye calisir. edemeyince de cogu zaman silinir.

cunku hukuki yollara gitmeye degmeyecek bir meblag ise dava acmazlar. ulkeden ulkeye ve sirkete gore degisebilir tabi bu uygulamalar.
0
antikadimag
(27.01.26)
(4)

Sinners

kizil karga
Nasıl bir film ben izlemedim henüz, 137 Oscar adaylığını hak eden bir film mi acaba?
Nasıl bir film ben izlemedim henüz, 137 Oscar adaylığını hak eden bir film mi acaba?
0
kizil karga
(23.01.26)
Bir filmin ne kadar oscar adaylığı aldığı rakipleri ile ilgili biraz. O yüzden bu film muhteşem bir film demek olmuyor illa. Güçlü rakibi yoksa sosyopolitik konularda da öne çıkarılabiliyor. (bu durumda filmin konusu önemli)

Bu tartışmalar haricinde, bence çok iyi bir film, ben çok beğendim. Lotr'den daha fazla adaylık aldı diye daha iyi film olmuyor tabii ki.

Zaten maks 2 tane alır, hiç alamazsa da şaşırmam.
+1
Bruce
(23.01.26)
elbette degil. cerezlik guzel bir film.

1) oscar odulleri film adina hicbir sey soylemiyor bana. cahil amerikalilarin populist yaklasimlari. f1 gibi bir film en iyi film adaylari arasinda :) cannes'da odul alan filmlere bayiliyorum mesela. oscar, golden globes falan bunlar paparazzilik isler. yahu daha 2-3 sene once sunucuyu tokatladilar sahnede boyle bir pespayelik.

2) film politically and racially charged. yine amerikalilar cok sever boyle sisirmeleri. yani bu sene izledigim bugonia, eddington, sentimental value gibi filmler peak sinema. sinners, weapons falan bunlar cerezlik sinifta.
0
antikadimag
(23.01.26)
Filmin konusuna ve hangi genre olduğuna bakmadan izledim ve film birden çok ilginç bir yöne evrildi :D bence izlenebilir. o bölgenin tarihi ve kültürü ilgimi çektiği için sürükleyiciydi. first nationlar daha fazla olmalıydı diye düşünüyordum ki konu bayağı farklıymış :) ben de mubiciyim, festival filmcisiyim o ayrı.
+1
eileengray
(23.01.26)
izlediğim en kötü filmlerden biri. nasıl o kadar adaylık aldı aklım almıyor.
+1
hold the door
(24.01.26)
(7)

Hakaret

sucvecezve
- Ben Türkiye'de değilim. - Bana hakaret eden kişi de Türkiye'de değil.- İkimiz aynı ülkede de değiliz ama ikimiz de AB içindeyiz. Hakaret sözlük ve duyuru üstünden gerçekleşti. Bu durumda süreç nasıl işliyor? İlk olarak ne yapıyoruz? Yaşadığımız ülkeden dava açmamız mümkün mü
- Ben Türkiye'de değilim.
- Bana hakaret eden kişi de Türkiye'de değil.
- İkimiz aynı ülkede de değiliz ama ikimiz de AB içindeyiz. Hakaret sözlük ve duyuru üstünden gerçekleşti.

Bu durumda süreç nasıl işliyor? İlk olarak ne yapıyoruz?
Yaşadığımız ülkeden dava açmamız mümkün mü
+1
sucvecezve
(22.01.26)
ozel mesaj yoluyla hakaret varsa sikayet ediyorsun caylak yapiyorlar.

onun disinda bir sey cikmaz. zaten cok onemsemeye gerek yok bence bu tarz seyleri. ekranda birkac piksel, tanimadigin bir adam. he de gec.
+4
antikadimag
(22.01.26)
hukuken hiçbir şey olmaz. bildiğim kadarıyla yazayım:

1) öncelikle örneğin hollanda'da yaşayan bir türk ile almanya'da yaşayan bir türk'ün böyle bir olay yaşaması türkiye'yi bağlamaz. suç işlendiği yere aittir. kişilerin vatandaşlıklarının bir önemi yoktur.

2) diyelim hollanda'daki bir kişi, almanya'daki bir kişiye hakaret etti. şikayet eden kişi almanya'ya şikayet eder. ab içerisinde adli yardımlaşma vardır. süreç almanya-hollanda makamlarıyla ortak ilerler.

ama hakaret avrupa'da tırto bir şey biraz. direkt takipsizlik. yani türkiye'de çok takığız niyeyse buna da bi kere hollanda'da hakaret tam olarak suç değil. birisine "sen ne o* ç*gerizekalısın" diyebilirsin. kağıt üstünde maddi bi para cezası var da pratikte uygulanmıyor. almanya'da sözde bi tık daha suç ama yine kamu yararı zart zurt diyip takipsizlik veriliyor.
+3
gitdaddy
(22.01.26)
@antikadimag

ozel mesaj ile duyuruda kufur serbest. sozlugu bilmiyorum.
istedigine ana avrat sovebilirsin, modlar bize ne git savciliga ver diyor.
+5
cooperr
(22.01.26)
sozlugu kast ettim. caylak yapiyorlar (ya da yapiyorlardi 2-3 sene once degismediyse) zaten duyuruda caylaklik gibi bir konsept var mi ondan bile emin degilim.
0
antikadimag
(23.01.26)
en fazla 10 bin lira kadar ceza verirler, ön ödemeyle dava düşer. o parayı da sana vermezler, devlet hazinesine gider. sen de dava dosya masraflarını ödemiş olursun.
0
antihero
(23.01.26)
@antikadimag, var aslında. Ben bu hesabı ilk açtığımda bir gün kadar hesabım inaktifti. Cevap yazıp soru sorabiliyordum ama duyuru kullanıcıları göremiyordu anladığım kadarıyla ve sonra hesabım birden aktif oldu. Belki hakaretin bildirilmesiyle böyle çaylaklığa düşürülme sistemi getirilebilir duyuruya. İyi olur bence.
+1
🌸sucvecezve
(23.01.26)
Mevzubahis sadece hakaretse ceza almayabilir dendiği gibi bilemiyorum. Ben size şahit olduğum bir olayı anlatayım.
Adını biliyorum, yaşadığın yeri biliyorum, yaptığın işi biliyorum gibi bilgileri kullanarak birine gözdağı vermeye çalışmak suç kapsamına giriyor.
İsim vermeyeyim ama Sözlük'ten bir arkadaşım kendisine bu şekilde mesajlar atan biri hakkında ısrarlı takip diye işlem başlattı. Davalı ceza aldıktan sonra davacı orada durmadı ve avukatları sosyayı SİS'e soktu. Tehdit eden kişiye schengen yasağı da geldi. Yurtdışında eğer iyi bir hukuk bürosuyla çalışıyorsanız neler yapabildiklerine şaşırırsınız.
Şimdi hakkında uzaklaştırma yasağı çıkarılmış birinin bahsettiğiniz gibi o AB ülkesinde tutunabilmesinin olurunu ve bu durumun bürokratik işlemlerde önüne gelmemesi gibi bir ihtimali düşünün (:
Ben diyiyim. YOK.
0
alice in potatoland
(24.01.26)
(14)

Dayınızı seviyor musunuz

darkwizard
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
0
darkwizard
(22.01.26)
eksisozluk.com

benim 3 tane. dunya gorusu olarak cok uzakta olduklari icin pek muhabbetim yok.
0
buenosdias
(22.01.26)
iki dayım var. bir tanesi kız kardeşlerinin hakkını yiyen bir dolandırıcı ailede kimseyle konuşmaz. diğerini severim masum,kendi halinde bir adam.
+1
biravekahve
(22.01.26)
Benimki dayı profilinden en uzak dayı. Sessiz sakin, işinde gücünde aile babası. Bayağı da derdo bir insan, başına gelmeyen kalmadı mazlumun. İyi insandır, samimi değiliz ama uzaktan severim.
0
sekizdokuzon
(22.01.26)
Birisi dolandırıcı oe diğeri de kendi kendine efelik taslayan kibirli bir tipitip.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(22.01.26)
Yeşilçam’dan aşina olduğumuz o “dolandırıcı dayı” profili yok ailede.
Dayılarımı çok tanımadım ama tanısam çok seveceğimi düşünmüyorum anne tarafıyla mesafeliyim.
0
mutekebbir
(22.01.26)
dayilar miras yer. is tanimlari geregi.
+4
antikadimag
(22.01.26)
Çok onurlu, gururlu, aydin ve iyi biridir, severim
0
üğpoıuy
(22.01.26)
babam tek cocuk oldugu icin amcam ve halam yok.
dayim ve teyzem benim icin baya onemli.
dayim delikanli adamdir, hak hukuk konusunda da inanilmaz dikkatlidir.
0
cooperr
(22.01.26)
üç dayım var. çocukluğumda en küçüklerini çok severdim. benim için "dayı" profili oydu. beraber vakit geçirdiğim, çocuk aklıyla bana inanılmaz gelen türlü türlü şeyi deneyimlediğim vs... büyüyünce aynı ölçüde yakın kalamadık tabii ama iki dayımı özellikle severim. en büyükleri de iyi ama aksi bir adamdır, pek rahat edemezsin yanında.
+1
der meister
(22.01.26)
3 dayım var. hepsini çok severim.
-1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
Son 20 senede 2 defa gördüm herhalde, en son iki ay önce nikahıma geldi. Kişilik olarak kötü biri değil ama siyasi ve dini görüş olarak tersiz. Bi de benim çekirdek ailem dışında hiçbir akrabamla bağım yok. Amcamı, halamı, teyzemi de aynı şekilde pek aramam sormam konuşmayız. Akrabalarını çok seven insanlar da tuhaf geliyor o yüzden :D
-2
nundu
(23.01.26)
Severdim. Bir dayım vardı, 50’li yaşlarda öldü. Anne babada miras yoktu olsa da yemezdi.
Çok çalıştı, ticaret kafasıyla doğmuş çalışkan bir insandı. 5 yaşında tartıyla insan tartıp para kazanmaya başlamış memur çocuğu bir insan.
Çok iyi paralar kazandı, servet yarattı.
Bence kendi çocuklarına haksızlık olacak miktarda annesine ve kardeşlerine paralar dağıttı. Akrabalara büyük borçlar verdi geri alamayacağını bilerek ve geri alamadı da istemedi de.
İkili ilişkimizde biraz sert, disiplinli ve “beğenmiyorsan git” tarzı vardı küçücük bir çocuk olsam bile. O bakımdan biraz zorlanırdım ilişkimizde.
İyi bir adamdı, erken gitti.
0
michael_knight
(23.01.26)
6 tane dayım var. kısmen severim ama oyle yakınenen baglılıgım yok
0
Başka
(23.01.26)
hic sevmem. hiyarin tekidir.
0
Sour
(23.01.26)
(14)

Türkçeyi Doğru Kullanmayanları Uyarıyor musunuz?

elektr10
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir şey demiyor musunuz?

seneler önce bir kız vardı mesela hoşlandığım. bu tip yanlışlar yaptığı için acayip soğumuştum. bir de açık "e" ile konuşanlar var mesela...

Bu arada ben hiçbir uyarıda bulunmuyorum itici görünmemek için. sizde durum nedir merak ettim.
0
elektr10
(21.01.26)
ben bööööreğe tahammül edemeyip düzeltiyorum ya.
0
antihero
(21.01.26)
sevdiğim biri ise düzeltirim sadece. değilse banane.
+2
denef
(21.01.26)
Sıradan vatandaşı değil ama kamuoyu önüne çıkmış ve ısrarla yanlış kullananları uyarırım.

-Özellikle 'umarsız' sözcüğü. Koca koca herifler ısrarla 'umursamaz' anlamında kullanıyor. Çaresiz anlamındadır halbuki.

-Hali hazırda çoğul olan sözcüklere -ler, -lar eki ekleyenler. Eşkiyalar gibi. Eşkiya, şaki sözcüğünün çoğul halidir zaten. Yaşar Kemal bile yaptı bu hatayı.

-Sol, seküler kesimden politikacıların laaaik diye uzatarak telaffuz etmesi uyuz ediyor.

Yöresel şive ve ağızlara bir şey demem. O düzeltilecek bir durum değil.
+3
yurtsuz john
(21.01.26)
Ben eşkıya, evlat gibi Arapça aslı çoğul olan fakat Türkçede artık tekil anlamıyla kullanıma sahip olan sözcüklerin bu tarz kullanımının hata olduğunu düşünmüyorum. Sözcüğün zaman içinde anlam genişlemesine ya da daralmasına, değişik anlamlara uğraması çok normal. Ayrıca Arapçada hiç kullanılmayan ama bizim ürettiğimiz yüzlerce sözcük var. O halde onları da kullanmamak gerekir. Ki bu sözcükler sözlüğe tekil anlamlarıyla da girecek kadar yaygınlaşmış sözcükler.
Börek gibi kullanımlar da ağız özelliğidir. Kendi memleketinizden çıkana kadar farkına bile varmazsınız bazen. Kulağımı tırmalar ama uyarmam.
Ben mümkün mertebe uyarmıyorum. Yakın sınıf arkadaşlarımı uyarırdım, bazı hocalar takıktı telaffuza. Ama hoca, siyasetçi, uzman, bilim insanı gibi kişilerin bu konuda dil ve telaffuz hassasiyetinin olması gerektiğini düşünüyorum.
+1
black holes in the sky
(21.01.26)
Şarja şarz derse soğurum ve hicbi fikrini ciddiye alamam. Eşkiyalar derse soğumam
0
üğpoıuy
(21.01.26)
kafaya takılacak o kadar sorun varken bence bu tarz küçük şeylere takılmak pasif agresif hareketler. özellikle o yanlışı yapıp rahatsız edici kullanmıyorsa uyarmaya gerek yok.
-2
mikahakkinen
(21.01.26)
Ana dilin doğru kullanımı sadece yanlış telaffuzları düzeltmekten geçmiyor. Birkaç alan var, biri anlamlar, biri yabancı kelimelere yer verilmesi, biri yabancı bir dilin yapısını kendi diline uygulamak, biri evet yanlış telaffuzlar, biri imlâlar, biri bağlam ile ifade uyumu... çok alan var.

Bugün iş yerimde bir temizlikçi, diğer 2 temizlikçiye şöyle seslendi:

"Ben her zaman buradayım, olveys!"

Hiç kimsenin umurunda olmadığını düşündüren bir tepkisizlik vardı. Sesimi çıkarmadım. Söyleseydim nefret edecekti hassasiyet göstermesi gerektiğinden. Ailede de ilk okulda da diğer eğitim birimlerinde de bu hassasiyet ve saygı olmadığı için bu çaba kişilere ayrı bir bilinç ve irade "yükü" oluyor. İnsana kendi ana dilini kendisine yük etti birilerinin uygulamaları...
0
muhayyer divan
(21.01.26)
Uyarmıyorum. Ben daha çok son zamanlarda ortaya çıkan abuk sabuk kullanımlardan rahatsız oluyorum. yapıyor olacağım, geliyor olacağım gibi mesela. Böyle bir şey yok, nerden çıktı bilmiyorum. Bir de "bir yerden" kalıbı var. "şöyle bir yerden söylüyorum, duygusal bir yerden anlatmıyorum" gibi.
+2
dfn4
(21.01.26)
Sohbete dahil değilsem uyarmıyorum. Dahilsem de doğrudan doğruya bu söylediğin yanlış demiyorum ama doğrusunu tekrarlı bir şekilde kendim kullanıyorum.

Tabii bu durum uyarının üslubuna da bağlı. Şahsen ben uyarılmaktan hoşlanan biriyim. Her insan hata yapabilir ancak hata yapmak, o kişinin konuyu yanlış bildiği anlamına da gelmiyor. Örneğin, yazım kurallarına normalde dikkat eden birisi o anlık bir hata yaptığında, bir başkasının uyarı adı altında aşağılayıcı yaklaşımı, takdir edersiniz ki diğerinin gözünde oldukça itici görünüyor. Sosyal medyada insanlar birinin hayatından gördükleri anlık bir kesiti o kişinin hayatının geneliymiş gibi yorumlama hatasına sıkça düşüyor.
+1
akhenaten
(21.01.26)
uyarmıyorum ama "yapıyor olacağız" "geliyor olacağız" tarzı kullanımlara sinir oluyorum. tek kelimeyle ifade edilecek bir durumu plaza diline uyarlamak sinir bozucu. yapacağız edeceğiz de geç öyle değil mi?

bir de tolerans yerine tolerasyon diyenlerin ağzına biber sürsek düzelir mi?
+2
exlibris
(21.01.26)
akhenaten gibi konusmada dogrusunu soylerim ama direkt duzeltmem.

yazida yanlis yazilan da ve ki ekleri zaten umutsuz vaka. ama yaygin yanlis bilinen seyleri duzeltebilirim. ornegin murdara mundar diyebiliyor cogu kisi.
0
antikadimag
(21.01.26)
çok yakınımsa evet. yalnız patronun tekabül yerine her seferinde tekamül demesi beni aşırı zorluyor.
0
lazpalle
(21.01.26)
çevremdeki herkes ama gramer nazi diyor. onun dışında yeni tanıştığım veya çok samimi olmadığım insanlara karışmıyorum. ha şöyle mesela yanlışını duyuyorum ve karışmıyorum dedim ya, konuşma sırası bana gelince doğrusunu söylüyorum belki anlar diye ama ı ıh olmuyor. bir kere diline yerleşti mi düzeltemiyorlar kolay kolay. 1 aydır falan sürekli emlakçıyla görüşme halindeyim mesela, o kapora dedikçe ben kaparo diye düzeltiyorum ama ı ıh alışmış bir kere.
0
neira
(21.01.26)
Kullana kullana dile yerleşip yazımı/anlamı evrimleşen/değişen kelimelerle kavga etmeyi yersiz buluyorum. Umarsız umursamaz değil evet ama toplumun %90'ı bu anlamda kullanıyorsa artık bu anlama geliyordur. Dil, konuşanlar arasında yapılmış bir sözleşmeden ibaret bir şey ve buna kutsallık yüklemek mantıksız. Türkçe konuşanların tamama yakını umarsız=umursamaz olarak kabul ediyorsa bu artık böyledir, kavga edemezsiniz.

Evrak, eşya, evlat, eşkiya gibi sözcükler Türkçede tekildir. Sözcüğün hangi dilden hangi gramer kuralıyla geldiği Türkçe konuşan bireyi ırgalamaz. Evraklar, eşyalar gayet doğru bir kullanımdır.

Şarj/şarz olayına takardım eskiden ama onu da saldım yani kim ne istiyorsa desin. Dil sadece iletişim kurmak için bir araç, bu amacı karşılıyorsa tamam diyip geçiyorum. Ama internette bazen ne yazdığı belli olmayan, dilbilgisi tamamen uçup gitmiş yorumlar oluyor, onlara kafayı takıyorum anlam belirsizliği olduğu için.

Bi de şu iki saat diksiyon dersi alıp, kendini Sezen Cumhur Önal sanıp "Türkçe yazıldığı gibi okunmaz, yapacağız yazılır yapıcaz okunur" diyen tiplere uyuz oluyorum. Türkçe yazıldığı gibi okunur, bir şeyin okunması ve telaffuzu farklı kavramlar. Telaffuz ederken de yapacağız demek de yapıcaaz demek de doğrudur, TRT'nin zamanında uydurduğu yapay bir Türkçe telaffuz kurallarını kutsal kitap gibi tek doğru konuşma şekli sananlar sinirlerimi hoplatıyor.

Samsun-Adana hattında büyüyüp açık e ile konuşan kişiler eskiden rahatsız ederdi ama ona da alıştım. Eskiden en çok onları düzeltirdim ve asla anlamıyorlardı açık ve kapalı e arasındaki farkı :D
0
nundu
(22.01.26)
(13)

Y.dısında yasayan arkadaslar emeklilik konusu kafanızı kurcalıyor mu?

bluewhale
Özellikle sonradan gidenler, ve avrupada çalışanlar ve 30 yasını gecmis olanlar..bildiginiz gibi avrupada ortalama emeklilik yası 65-67 ve giderek artıyor. trden borclanma ile biraz daha önce emekli olayım derseniz dünya kadar para verip bağkurdan çok dusuk bir maas ile emekli olabiliyorsunuz yok av
Özellikle sonradan gidenler, ve avrupada çalışanlar ve 30 yasını gecmis olanlar..bildiginiz gibi avrupada ortalama emeklilik yası 65-67 ve giderek artıyor. trden borclanma ile biraz daha önce emekli olayım derseniz dünya kadar para verip bağkurdan çok dusuk bir maas ile emekli olabiliyorsunuz yok avrupada yası beklerim derseniz oradada sisteme conradan dahil oldugunuz için yine cok dusuk bir maas soz konusu. Bu konuda bir planınız var mı ? ABD yi özllikle eledim çünkü oradaki emeklilik imkanları dünyanın geri kalanına göre oldukça iyi diye duydum.
+1
bluewhale
(19.01.26)
Sorunuza cevap değil ama şunu yazacağım; face’te epic retirement club diye çok kalabalık bir sayfa var, onu takip ediyorum. Orada ağırlıkla amerikalılar var, ve aksine, pek çoğu vergiler yüzünden, ya downsize olayını, ya da Avrupa’da emekli olacak ülke danışıp duruyorlar birbirlerine. Bakış açısı kazanmak üzere o sayfaya da bir bakmanızı öneririm. Anlık, dünyanın pek çok yerinde emekli olmaya dair bilgi paylaşımı mevcut.
+1
lil siztah
(19.01.26)
türkiyede de 60 ki emeklilik yaşı. çok farkı yok
0
jelly bear
(19.01.26)
Türkiye İngiltere'de çalıştığım yılları sayabiliyormuş "parasını verirsem", bi baktım eşimle kişi başı 20şer bin euro gibi bi şeye TR'de de emeklilik hakkı elde edebiliyoruz galiba. Buna şöyle bakarsak, geçmişte çalıştıklarımız + 20 bin euro ile 65'den sonra maaş elde ediyoruz, mantıklı bile olabilir.

UK'de emekli olmama 30 küsur yıl var galiba ve şu anki parayla ayda 950 pound gibi bişey veriyorlarmış.

Her türlü dünyada genç nüfusun azalmasıyla "emeklilik ponzisi" çökecek bence. Yani her şeyi düzgün yapsak bile aç kalabiliriz. Ayrıca özel emeklilik gibi para biriktirmemiz ve borsa vb. yerlerde bunu katlamamız lazım. Ama ona da baktım mesela Amerikadan ETF alsak(ilk 50 şirket veya QQQ vs. vardı) 1980-2000 arası her ay düzenli para yatırmış olsan dolar bazlı yerinde sayıyorsun, 2000-2020 arasında 20 yıl yatırsan birkaç katına çıkıyor. Bu da tamamen içinde bulunduğun dönemle ilgili şans.
+1
nhk ni youkosu
(19.01.26)
ABD'de emeklilik imkanlari iyi degil. Sirketin katki (company match...) sagliyorsa sagliyor ama bu herkese otomatik saglanan bir olanak degil. Emeklilikte olene kadar yiyecegin parayi calistigin sure icinde kendin biriktirip buyutmen lazim. Onun disinda social security var ama bu tek basina yasamak icin yetecek bir para degil.

Senin de her ay kazandigindan kenara koyup biriktiriyor ve yatirim yapiyor olman lazim.

Ben Kanada'dayim. Calistigim sirketin dahil oladugu bir emeklilik sistemi var. Her ay prim oduyorum. Kendim de kenarda biriktiriyorum.

Aslinda Turkiye'ye gore cok farkli degil durum. Benim babam ogretmendi mesela ve su an "emekli". Gorece rahat yasiyor olmalarinin sebebi emekli maasi degil, emekli olana kadarki surecte habire tasarruf yapip ev falan almis olmalari. Yoksa tek emekli maasiyla kirada oturmak cok rezillik olurdu. Ozetle birisinin seni "emekli" ilan etmesine ek olarak kendin de bir seyler yapman lazim.
+2
hot potato
(19.01.26)
4 yildir amerika'da calisiyorum ancak sadece 1 senedir social security oduyorum. maasin %8'i buna gidiyor. abd'de emekli olabilmeniz icin 10 sene calismaniz yeterli. 10 sene calistiktan sonra 67 yasinda odemeleri alabiliyorsunuz. 62 yasinda da alabilirsiniz ama o zaman ciddi kesintiler var.

9 sene kadar daha calismam gerek burada devam edersem. 10 seneyi tamamlayinca odedigim primlere gore hesapladim $2k yatiyor aylik ve bunu dunyanin her yerinde alabiliyorsun. ben cok gec social security odemeye basladigim icin bu miktar boyle. 20 sene odeyenler $3k, 30 sene odeyenler $4k civari aliyor. tabi bu orta-ust bir maasa gore hesaplandiginda boyle.

turkiye'de donup saydirip bagkur'dan emekli olmak benim icin mantikli degil cunku cok eksigim var. ama amerika'da yillari tamamladiktan sonra turkiye'de ssk'li bir ise girip calismam gerekir. bu da emekliligi cok ileri atiyor benim icin.

ancak avrupa'da da cogu ulkeye odediginiz social security'leri geri alabiliyorsunuz diye biliyorum. abd'de boyle bir sistem yok ve 9 sene calisip vergi odesen bile 10 yila tamamlamadigin noktada odedigin butun para ile baskalarinin emekliligini finanse etmis oluyorsun.

ama 30 seneye dunya'nin cok daha farkli ve tuhaf bir noktaya evrilecegini dusunuyorum. cunku cok acik sekilde yaslanan nufus, uzayan omur, ve azalan nufus artma hizina hep beraber baktigimizda sistemin birkac seneye tikanacagini gormek zor degil. zaten dunyada isciye ihtiyacin azaldigi bir donemden de geciyoruz. cok daha radikal bir sistem degisikligi olacagini ongoruyorum 30 seneye. o nedenle cok dusunmuyorum simdilik. ayni sosyal guvence ve devlet sisteminin devam etmesi mumkun degil. milyonlarca insan aclikla bogusur ve devlet yardimiyla yasamak zorunda kalir bu gittikce daralan sistemde.
+2
antikadimag
(19.01.26)
antikadimag abd derken kastettiğim buydu 10 seneyi doldurup iyi bir para almak mumkun (abd de kalmamak lazım tabi) avrupada bu yok, tr bağkur maaşı 400 usd falan sanırım.
0
🌸bluewhale
(19.01.26)
6 yıldır romanya'da çalışıyorum.
türkiye'de de 2 yıl çalışmıştım.
klasik anlamda emekli olamayacağıma eminim.
yaşadığım ülkede bireysel emeklilik sigortası ödemiştim bir süre. hala para var.
o yüzden, düşünmeden "oyna devam" diyorum kendime.
+1
rain when i die
(19.01.26)
turkiye'de sigorta girdi/cikti yaptirmistim. buyuk ihtimal toplu oderim zamani gelince.
yurtdisinda yasamak cok zor emekli olarak, amacim sepet yapmak.
cift emekli maasi + birkac kira ile turkiye'de konforlu yasanir.

emekli olarak yurtdisinda yasanmaz, yerlisi bile ucuz sicak ulkelere kacma pesinde zaten.
+1
cooperr
(19.01.26)
Açıkcası soruya denk gelene kadar aklıma dahi gelmiyordu. :) Zaten Avrupa'da çok uzun kalacağımı sanmıyorum. Mekan farketmeksizin 60-70 arası bir dönemde emeklilik olacak gibi görünüyor. Ben daha çok mevcutta verimli olabileceğim yaşlarda nasıl iyi para kazanırım sorusuna cevap arıyorum, birşeyler deniyorum. Hüsranla sonuçlanırsa pişman olabilirim. Türkiye'de 10 yıl aktif çalışmışlığım var ona da güveniyorum biraz. Geri dönsem çalışmaya devam etsem gerekli gün sayısını rahat doldururum.
+1
mbond
(19.01.26)
antikadimag + 1

ben kendi isimi yaptigimdan bu emeklilik primi fln odemiyorum ve acikcasi beni de bu düşündürüyor. olabildiğince yatirim yapıp onlarla gecinme planım var ilerisi icin.

benim gördüğüm Amerika da emeklilik maaşları cok cok dusuk, $1200 - $1400 Maas alanları gordum. hatta amerika da kari koca bu rakamlarla emekli olup evlerini de kiraya verip Tayland fln taşınanlar var. amerika da geçinemiyorlar ya da standartları cok dusuyor.

beyaz yaka gibi calisanlar gördüğüm kadarı ile emeklilik harici de özel yatirim fonlarına da para yatırıp ileri de oralardan da para alıyorlar.
0
oscar
(20.01.26)
balkanlarda yaşıyorum burada kazandığım parayla 2 daire satın aldım. kira geliri 800€ daha 33 yaşındayım, yaşlanmadan 2 tane daha alsam 1600€ eder. bir çok ülkede yaşarım.
edit: bahsetmek istediğim amerika'dan kanada'dan örnekler verilmiş. gurbetçiysen amacın para kazanmak ve rahat bir hayat yaşamaktır. adam demiş ki şuan ki konumumda 1000$ verecekler bana yaşlanınca. bende diyorum ki kafamı kullandım ufak bir yatırımı büyütüp 2 daire satın aldım 2 tane daha kesin alırım bu gidişle.
günün sonunda nasıl açlıktan ağzı kokan balkanlarda ben keyif içinde yaşıyorken siz bu kadar sefil olacaksınız? ben mi yoksa siz mi yalan söylüyorsunuz?
-1
dirildimde geldim
(20.01.26)
endişelenmenize gerek yok çünkü türkiye'de de reel anlamda bir emeklilik yok. sgk şuan bile emeklilik maaşlarını bütçeden destekle ödüyor. bu gidişle 20-30 sene sonra kuvvetle muhtemel ya emekli maaşı olmayacak ya da şu ankinden beter olmasa da olurdu denilecek düzeyde olacak.
0
biravekahve
(20.01.26)
avrupa, amerika, ya da turkiye farketmeksizin tum dunyada emeklilik sistemi cokuse gidiyor. su andaki sartlarda dahi emekliligin getirisi odenen prime gore mantiksiz gozukuyor ki gelecekte de bunun daha kotuye gidecegi cok acik.

o nedenle emeklilik denilen sey bize gosterilen bir havuc, ve bu havucun pesinde kostukca bu sistemin kendini idare edip, problemler gelecege birikerek erteleniyor.

iste tum bunlar nedeniyle avrupada yillardir odedigim primleri geri alma imkanim olsa, isverenin adima odediklerini kaybetme pahasina alirim. emeklik primi odeme zorunlulugum olmasaydi ve onun yerine kendim yatirim yapsaydim en azindan cocuklarima birakabilir, veya birikim uzerinde tum kontrol bende olurdu.

ozetle bir yalanin pesine kosmaya niyetim yok ama maalesef kanunlar sistemden cikma ozgurlugu de tanimiyor.
+2
emrahday
(20.01.26)
(6)

Siemens buzdolabi çizildi

üğpoıuy
Bir çözümü olur mu? Yeni alindi. Kapilardan girmedigi icin kartonlari cikartildi (onay alinarak). Bi sekilde cizilmis ön kisim. Avuç ici buyuklukte, cok derin de degil. Kapiyi degistirmek mi gerekir acaba? Pasta cila tarzi xd bi cozumu var midir bu durumlarin
Bir çözümü olur mu? Yeni alindi. Kapilardan girmedigi icin kartonlari cikartildi (onay alinarak). Bi sekilde cizilmis ön kisim. Avuç ici buyuklukte, cok derin de degil.

Kapiyi degistirmek mi gerekir acaba? Pasta cila tarzi xd bi cozumu var midir bu durumlarin
0
üğpoıuy
(19.01.26)
Dolap çalışıyosa devam et. Uğraştığına değmez. Üstüne bişeyler asar gizlersin.
0
luluki
(19.01.26)
ustune magnet yapistirirsiniz.
+1
antikadimag
(19.01.26)
garantiye girmez. bizimkide çizik. kafaya takarsan büyük sorun. kapak değişimi en az 10 bine patlar.
0
mikahakkinen
(19.01.26)
Ev/mutfak çok sade döşenmeyecekse üzerine bir magnet, takvim, sticker vs asarak sorun aşılamaz mı?

Dolabın ve çiziğin görselini eklemenizi tavsiye ederim. Malzemeye göre bir çözüm bilen olabilir.
0
lazor
(19.01.26)
Fotoğraf eklersen belki fikir verilebilir pasta cila vs. kurtarır mı diye.
Ama kişisel fikrim, boşver kalsın, takılma. Daha çok çizilir.
0
burfak
(20.01.26)
Benzer durumu yasayanlara yardimci olur belki editi: servis kurulum geldiginde, ilk 7 gun icinde musteri memnuniyeti kapsaminda kapiyi degistiklerini soylemis :)
+2
🌸üğpoıuy
(20.01.26)
(10)

Suça sürüklenen çocuklar nasıl ortaya çıktı?

runaway
Bizim mahallede de var SSÇ'lerden. Çete halinde yürüyorlar. Bunlar ne ayak sizce?
Bizim mahallede de var SSÇ'lerden. Çete halinde yürüyorlar. Bunlar ne ayak sizce?
-1
runaway
(18.01.26)
Hep vardi. Cocuklugumuzda sosyal medya yoktu. Bu kadar sov yapamiyorlardi. Simdi hepsi silahlar ile veya yapay luks ile story atiyorlar tum gun. Cete liderleri bu zaafi cok iyi kullaniyor.

Dun avcilarda bi ev basildi. Cete liderleri bu genclere ev aciyorlar. Surekli mekan kursunluyorlar. Yaslari kucuk oldugu icin 2 3 gun nezarette kalip tekrar cikiyorlar. Ciddi bi para donuyor. Telegramdan mekan kursunlatma hizmeti alabildiginiz yerler var. Ornegin 500 bin tl ye mekan kursunlatma hizmeti mevcut. Bunu hep ssc ler yapiyor, tetikci onlar.
+3
die fetten jahre sind vorbei
(18.01.26)
Türkiye bir mafya ve mafyacıklar cenneti, hep böyleydi +1
+4
olaylar olaylar
(18.01.26)
#botangüliçinadalet ve #kadınaşiddetehayır taglerinde çete üyeliğinin sexe ulaşmanın en kolay yol olduğunun farkına varan gundiler profesörlüğü de, atom fiziğini de bir kenara bırakarak kötü jojuk oldu. bunun neticesinde sokağa sıçılmış çocuk sayısındaki artışı hep beraber tecrübe ettik. sadece türkiye'de değil dünyada da çete üyeleri daha fazla cinsel partnere ulaşıyor, daha fazla sex yapıyorlar.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.01.26)
Hep vardı da bu kadar yoktu. Toplumun refah seviyesi düştükçe bu tür şeyler yükseliyor.
+2
salihdt
(19.01.26)
Okula giderken ilk ağlayan 1. Sınıf öğrencisi 2. Sınıfta arkadaşının anasına küfrediyor. Kimse okumak istemiyor, çünkü öğretmenler öğretmen değil

Öğretmenleri eğiten akademisyenler akademisyen değil bildiğin akraba kontenjanı

Akp sebep sonuç bu
+1
topkapiaksaray
(19.01.26)
iş yok, yönlendiren yok. adam okuyup a101 de kasiyer olup ezilsin mi? uyuşturucu satan, adama kullanan bir sürü saçma sapan gruplar var. bunlardan birine al oğlum bu parayı al bu arabayı dediğinde cazip geliyor. eskiden de vardı ancak ekonomik problemlerin artması, kolay para kazanmanın cazip gelmesi ve sosyal medya sayesinde görünür oldular. bu sadece türk toplumunun değil dünyadaki bir çok toplumun sorunu.
0
mikahakkinen
(19.01.26)
sosyal medya, yalan yaşantılar ve tabiki kolay para. eskiden çalışarak ev, araba alabiliyordun artık öyle bir şey de mümkün değil. eskiden üniversite mezunun bir statüsü vardı. şimdi her köşe başı üniversite olmuş mezun olanların çoğu boş teneke. bitirince iş bulmak ayrı bir sorun. bulsanda üç otuz paralara modern köle oluyorsun.

sonuç itibariyle çocuk paraya ulaşmak, lüks arabalara binmek, yiyip içmek için bu yolu seçiyor. e bakıyorki cezası da yok. zaten 1-2 sene yatarsa bile, hapse girmiş birey olarak çetesinde mevkide kazanmış oluyor.

tüm bunları önlemenin yolu basit alırsın bir kaçını tarihi cezalar verirsin. sonrasında yapan bir kaç kere daha düşünür. amerikada 15 yaşındaki bir çocuk iki kardeşini öldürdü diye 100yıl indirimsiz ve tamamı yatmalı hapis cezasına çarptırılıyor. sence bunu gören başka bir çocuk öyle bir suç işlemeyi göze alabilir mi?
0
gercekdunya
(19.01.26)
Daha once de yazmistim, en buyuk sorun cahil ve fakirlerin fazla cocuk yapmasi sonra da bakip, ilgilenmemesi. Ailesinde sevgi, saygi, terbiye ahlak ogrenmemis, yokluktan sofrada kardesinin onunden ekmegi calan, eve alinan bir cikolata icin kardesiyle kavga ederek buyuyen cocuk disardaki adama sana bana neler yapmaz.

Garip gelecek ama bir neden de arabesk muzigin olmesi. Arabesk insani uyusturan, depresyona, bunalima sokan, insani degersiz, gucsuz zavalli hissettirenbir muziktir. Eskiden varoslar acardi Muslum'unu, Ferdi'yi, Orhan'i batsin bu dunya, kadere yaziklar olsun, vurulmusum ben, olmusum ben, bitmisim ben diye kendi halinde zibarirlardi, kimseye bulasmadan. Tamirathanedeki, managozdaki, fabrikadaki gencligi isyanini arabesk onluyordu. Simdi bu genclik reels kaydiriyor sadece ve keko rap dinliyor. Keko rap'te ise surekli kizlar, arabalar, luks hayat, bilmem kime laf atma, kavga, dovus var. Yeni nesil kolay para istiyor. Emegi, alin terini, helali, ahlaki kucumseme var. Sozlukte, twitter'daki ahali bile bim, a101 kasiyerini, mavi yakayi nasil kucumsuyor biliyoruz.
0
freedonia
(19.01.26)
dunyadaki degisimlere goz kapayip hep ayniydi diyen bir kesim var. cok ilginc. ulkede ve dunyada yasanan cokuntuye karsi psikolojik bir savunma mekanizmasi galiba.

ankara'nin kenar mahallesinde buyudum ve her zaman vardi boyle sikintili tipler. elinde kelebekle gezen tipler. ancak hicbiri gidip de adam bicaklamayi dusunmezdi.

sorun cok net devletin otoritesini kaybetmesi ve bir zumre ahlaksiz mafya liderinin eline dusmesi. dolayisiyla hukuksuzlugun farkinda olan insanlar imam-cemaat iliskisinden azitiyor maalesef.

bir de genel bir fakirlesme durumu mevcut. devletteki problemler ekonomik problemleri, ekonomik problemler de sucu dogurur. dunyanin her yerinde boyledir bu. ayni ulkede bile fakirler daha cok suc isler cunku sisteme olan inanclari kalmamistir. parasi varken herkes ahlakli davranabilir.
0
antikadimag
(19.01.26)
Siyasiler ve yargı yol veriyor, nemalanıyor. Başka bir izahı yok bu işin.

Bunların bir çoğu pkk bağlantılı mafyalar. Suçları cezası az olduğu için, 18'den küçük olanlara işletiyorlar. Ara ara dem ve pkk'nın tetikçiliğini de yapıyorlar. Toplumda korku ve iç savaş tetiklemeye çalışıyorlar.

Ancak Türklerin bir huyu var. Son raddeye kadar dayanırlar ama iş bir noktayı geçerse, bunları kimse kurtaramaz. Bakalım daha ne kadar gidecek bu iş.

.
+1
kartallar yuksek ucar
(19.01.26)
(3)

Saatte en fazla 5 eksi oy kullanabilirsiniz

hold the door
duyuruda eksi vermenin sınırı varmışbu az değil mi?
duyuruda eksi vermenin sınırı varmış

bu az değil mi?
-42
hold the door
(14.01.26)
Değil
-2
mikro patlama
(15.01.26)
sanırım tam bunu farkedebilecek kişiler için konulmuş bir limit.

x kişisinin y kişisine verdiği oy için bir limit olsa daha doğru olur sanırım ama gerçekte uygulama nasıl bilmiyorum.
0
robokot
(15.01.26)
adam olana cok bile
+2
antikadimag
(15.01.26)
(8)

erkek giyim

duyurukullanıcısı
30+ smart casual şeyler bulamıyorum. herşey siyah, gri falan. hepsi birbirinin aynısı. farklı şeyler bulabilmek için gittiğiniz bir yer var mı?
30+ smart casual şeyler bulamıyorum. herşey siyah, gri falan. hepsi birbirinin aynısı. farklı şeyler bulabilmek için gittiğiniz bir yer var mı?
0
duyurukullanıcısı
(14.01.26)
gant, lacoste renkli
0
croswell
(14.01.26)
bu markalar ve standart avm firmaları hep benim bahsettiğim kategoride. sıradan, basit aynı şeyler satılıyor.
0
🌸duyurukullanıcısı
(14.01.26)
nasil bir sey ariyorsunuz, ornek gorsel verebilir misiniz?
0
synesthesia
(14.01.26)
avm firmalarında satılan her şey standart mı? gittiğiniz avmleri değiştirme zamanınız gelmiş.

en basitinden beymen club. rengarenk yeni sezonları olur genelde. farklı tarzda kıyafetler de olur her sezon.

ya da wwf market tarzı internet mağazalarına bakabilirsiniz. kanyonda da fiziki mağazaları var.
0
kojonotsuki
(14.01.26)
beymenclub, vakko vs de bu grubun içerisinde.

beymenclub bildiğin anaokulu üniforması satmaya çalışıyor. herşeye leylek falan koyuyorlar.

hergün zorlu, kanyon'dayım diyebilirim. ofis yan binada çünkü.
0
🌸duyurukullanıcısı
(14.01.26)
@synesthesia
eskilerin massimo dutti'si aslında aradığım şey.
0
🌸duyurukullanıcısı
(14.01.26)
dufy ve avva bu işte bir numaradır.
0
dirildimde geldim
(14.01.26)
giyimde tamamen italyan'a gecis yaptim. napoli'de bir gomlekciye istedigin kumastan, istedigin tarzda olculerine gore gomlek diktirmek beymen'den daha ucuz.

yine pantolon ve ayakkabi da italyadan.
-3
antikadimag
(15.01.26)
(10)

Dubai'nin olayi ne? Laik kesim Dubai'de ne yapiyor?

tantamount_to_equivalent
Muhafazakar olsam hadi modern bir musluman ulke goreyim diye giderdim belki ama. Ne bileyim ya Dubai'ye gitmek 40 yil dusunsem aklima gelmez. Firsat varsa Londra, Paris, barcelona, Roma'ya vs defalarca gitmeyi tercih ederim gene. Ya da ufak tier b Avrupa sehirlerine giderim, ata topraklari balkanlar
Muhafazakar olsam hadi modern bir musluman ulke goreyim diye giderdim belki ama. Ne bileyim ya Dubai'ye gitmek 40 yil dusunsem aklima gelmez. Firsat varsa Londra, Paris, barcelona, Roma'ya vs defalarca gitmeyi tercih ederim gene. Ya da ufak tier b Avrupa sehirlerine giderim, ata topraklari balkanlari gezerim gene. Asya da olur bak, farkli kultur vs. Zenginleri falan anlarim da sen, ben gibi normal bayagi kisi de gidiyor sanirim bu ulkeye. Gecen bir arkadas topliulugunda fransiz kaldim gene, adamlar Dubai'nin tum bolgelerini biliyordu surdan otel tutacaksin, surda yeni binalar yapiliyor, para olsa ordan ev alicaksin falan diye. Ucuz ucak biletleri falan mi var, oteller mi ucuz ne yapiyor burada bu insanlar, gokdelen, avm gormeye mi gidiyorlar yani? Hayir bir de Suudi Arabistan, BAE en hazetmedigim ulkeler, ne biz onlari severiz ne onlar bizi sever.
+4
tantamount_to_equivalent
(14.01.26)
Kış aylarında deniz turizmine elverişli, kaliteli restoran, bar ve eğlence mekanları olan bir yer. Bir de olayı gösterişli olmak; haliyle Burj Khalifa, Dubai Mall, Ayn Dubai, Burj El Arab vb. derken bir sürü şekilli, paylaşılmalık şey var, vize almak kolay...
+1
salihdt
(14.01.26)
ben de senin gibi düşünüyorum , doğal dokusu ve tarihi yok bence beton görmeye gidilmez . tanıdıklarım büyük alışveriş merkezleri için gidiyorlar . Apple ürünleri , drone gibi şeyler alıyorlar . Makyaj malzemeleri ve giyim için aşırı para harcayıp dönen tanıdığım kızlar var.
+1
devilone
(14.01.26)
Yıllardır dubai'ye gider gelirim
bir abimiz demişti ki dünyanın en büyük kerhanesi ile en büyük kumarhanesi dubai'dir.

Dubai güzel, farklı. Paranız varsa daha da müthiş. Yeme-içme sınırsız muhteşem restaurantlar var. Denizi pek keyifli olmasa da plajları da mevcut, partileri de.

herkesin tatil anlayışı farklı. ABD'ye sık seyahat eden adam da Avrupa'dan haz etmiyor. Bana da sorsanız ilk 5- 6 avrupa şehri müthiş ufuk açıyor ama sonrası aynı...

Avrupa ülkeleri pislikten sokakları gezilmiyor, çantan çalınacak korkusu ile yürünmüyor. Göçmen sorunu inanılmaz boyutta tüm landmark'larda kalabalıkta fotoğraf çekmek bile mümkün değil. Dubai'de gayet kaliteli, tertemiz, sokağa açık şekilde cüzdan bıraksanız bile güvenlik kaygısı olmadan tatil yaparsınız.

Şu soruları sormaktan niye sıkılmıyorsunuz onu da anlamıyorum. Kimisi gider bina bakar kimisi gider avrupa'da parkta oturur. Amsterdam'da high olmak isteyen de vardır, bali'de yoga yapmak isteyen de.
-2
croswell
(14.01.26)
arapların monacosu dubai. oraya zenginleri çekmek için her şeyi yapıyolar. anelka falan oralarda yaşıyor. galiba vergi yok, ultra zenginlerin rahat takılacağı bir yer. tatil gez anlayışı kişiden kişiye değişir. ben size katılıyorum. hiç bir zaman monacoda ilgimi çekmedi. ama çok zengin olsam ben de rahat edeceğim bir lokasyonda takılmak isterim.
laiklikle dubainin pek bir alakası yok. monacoda krallık ona bakarsan.
+2
mikahakkinen
(14.01.26)
10-15 yıl önce ayşe arman anlatmıştı oradaki havayı. bir kere beton falan değil inanılmaz bir sosyal ortam var. aradığın her ortamı bulabilirsin. partiler eğlenceler gece hayatı aşmış durumda. bir benzerini şimdi suudiler yapmaya çalışıyor. özel alan belirleyip alkol bile serbest olacak. düşünün içmeseniz bile üzerinizde alkol yakalatsanız idama kadar yolu var o ülkede. her neyse bir gün ayşe arman bir kafede otururken yabancı biri gelip "benimle sevişir misin" diye sormuş. bizimki de hayır demiş. bu sorunun dubaide gayet normal olduğunu söylüyordu. gerisini siz düşünün işte.
+1
ground
(14.01.26)
Vergileri acik ara cok hafif. Dolayisiyla calisanlara yuksek maas veriyorlar ve hayat standarti orta sinif icin cok iyi. Bu durum beyaz yakanin tuzlukla kosacagi bir cekim yaratiyor. Konunun laiklik ile ya da muhafazakarlikla ilgisi yok.
+1
osssy
(14.01.26)
Hem iş hem tatil hem alışveriş hem de yatırım için yıllardır gidiyorum. 1 kere de formula 1 için gitmiştim. Tatil ve eğlence kısmı yazılmış ama Türkiye'den sonra emlak fiyatlarının dolar bazında en fazla arttığı bölge yatırım yapanlar çok kazandı. Yaklaşık 1 sene sonra dev bir kumarhane de açılacak Kıbrıs'ı tahtından edecekler. Basketbol takımları Dubai parayı bastırıp Euroleauge'e katıldı ve geçen sene final four'u düzenledi. Futbol'a da yatırım yapacaklar. Formula 1'de zaten yıllardır sezonun en son ve en şaşalı yarışlarını düzenliyorlar.
+2
iwasbornonamountainside
(14.01.26)
dubai'de vergi yok. doğal olarak gelirler yüksek. en büyük olayı o. bu sebeple genel olarak maaşlar da yüksek. lakin yapacak fazla birşey de olmadığı için ele geçen para da alışveriş olarak değerlendiriliyor.

dubai bu döngüde ilerliyor.
+1
duyurukullanıcısı
(14.01.26)
Almanya'ya gitmekten çok daha mantıklı. Millet almanya'ya özgürlük ve para için bunların hiçbirini bulamıyor. Simsiyah kılları ile alman toplumunda sırıtıyor.

Dubai'de hem ortam hem para var. İşini bilen Türk kızları yılda 2-3 dubai seferi yapıp bir valiz dolarla geri döner.
+2
runaway
(14.01.26)
turistik gidilmez. calismak icin 10 numara yer. hatta dunyada su an calisilabilecek en iyi yer korfez ulkeleri.
+1
antikadimag
(15.01.26)
(5)

aselsan'in baska sektorlere ve pazarlara girme ihtimalini nasil buluyorsunuz?

Sour
yurt disinda yasiyorum ve calistigim biyotek firmasi bosch ile humanoid robotlar icin anlasma imzaladi. bizde var mi diye dusunurken aklima hep butik sirketler ve startup'lar geliyor. bunlarin sayisi da cok az zaten. turk muhendislerine ve projelerine turk halki bile guvenmiyor acikcasi. muhendislik
yurt disinda yasiyorum ve calistigim biyotek firmasi bosch ile humanoid robotlar icin anlasma imzaladi. bizde var mi diye dusunurken aklima hep butik sirketler ve startup'lar geliyor. bunlarin sayisi da cok az zaten. turk muhendislerine ve projelerine turk halki bile guvenmiyor acikcasi. muhendislik acisindan farkli pazarlara girebilecek sadece aselsan var gibime geliyor. hem guveniliyor da. bir gun quantum bilgisayarlar, humanoid robotlar, yapay zeka modelleme, biyotek gibi alanlara girecegini dusunuyor musunuz? cunku turkiye'den dunyaya acilabilecek (hatta kendimiz icin bile yetebilecek duzeyde) baska bir firma cikmayacak gibi duruyor. en azindan gelecek 10 yilda.
0
Sour
(14.01.26)
Bence sorun üretilecek ürünlerin kalitesine güven değil o alanların özellikle Türkiye'de çok riskli ve maliyetli olması. O tür alanlar çok uzun süre yatırımın karşılığının geri dönmediği alanlar oluyor genelde. Bu da sağlam bir risk sermayesi ekosistemi, stabil ekonomi, güvenilir hukuki ve bürokratik yapılar vb. demek. Bunların da hiçbiri bizde yok.

Aselsan askeri açılımı olan diğer alanlara yoğunlaşabilir ama. Eminim içinde bir yerlerde yapay zeka ve robotiğin askeri uygulamalarına yönelik girişimler vardır hatta. Ancak son tüketiciye yönelik bir şey beklentisi varsa bence o işlere girmezler.
0
salihdt
(14.01.26)
Türk halkının mühendislere güvenmediği düşüncesi tamamen yanlış. Türkiye'de mühendislere aklı başında her insan saygı gösteriyor. Baykar, Roketsan, Togg ürünlerinde Youtube yorumları övgü dolu.

Bahsettiğin alanlar değil ama başka alanlara girmenin çok pozitif olacağı ürünler var. Mesela MR cihazı üretmek Aselsan için mükemmel bir yatırım olur. Canon'un MR cihazı ürettiğini kaç kişi biliyor mesela?
-3
arbre
(14.01.26)
aselsan o işlere giremez. devlet kurumu gibi hantal ve bürokratik.
ayrıca tüm odağını savunma sanayine-tsk hizmet etmeye kaydırmış durumda.
0
orpheus
(14.01.26)
Aselsan, m11 metro hattı (ist havalimanı hattı)’nın sinyal sistemini yaptı. Şu ana kadar gayet iyi çalışıyor gibi görünüyor.

Tcdd, yeni hatlarda aselsanın sinyal sistemini kullanacaktır herhalde.

Metro İstanbul yeni hatlarda kullanmıyor diye biliyorum. Onlar alstom kullanıyor. Sanırım sinyal sisteminin ihalesi daha önce alstoma verildiğinden, aselsan kullanmıyorlar.

Tabii burada aselsanın da ihaleye katılması gerekiyor.

İşin ucunda maliyet var. Aselsan, alstomdan daha düşük fiyat vermediği sürece en fazla tcdd alır yani.
0
substituent
(14.01.26)
orada calismasam da sektorden dolayi aselsan'a sayisiz kere girip ciktim.

aselsan devlete satarak buyuyor. ki zaten kendisi devlet kurumu. bist'te olmasini bir kenara birakirsak vakif sirketleri dupeduz devlete baglidir, ve devlet kurumu gibi calisir. calisanlarin is garantisi, is alma sekilleri falan ayni devlet gibidir.

boyle bir noktada aselsan'dan baska bir is yapmasini beklemek dogru olmaz. iyi yapamazlar zaten. buyurler mi buyurler ama kaliteli mal cikmaz.
0
antikadimag
(15.01.26)
(7)

Hangi ülke edebiyatı?

a perfect lie
En çok ilginizi çekiyor ve asla pişman etmiyor. Ayırt edilebilir, sizi yakalayan ne oluyor mesela?Kıta da belirtebilirsiniz ama ne kadar spesifik olursa cevaplar o kadar mutlu eder. Son zamanlarda şu ülkeden bir iki yazar okudum bi ilgimi çekti gibi cevaplar da kabul. İyi geceler dilerim,
En çok ilginizi çekiyor ve asla pişman etmiyor.
Ayırt edilebilir, sizi yakalayan ne oluyor mesela?

Kıta da belirtebilirsiniz ama ne kadar spesifik olursa cevaplar o kadar mutlu eder.

Son zamanlarda şu ülkeden bir iki yazar okudum bi ilgimi çekti gibi cevaplar da kabul.

İyi geceler dilerim,
0
a perfect lie
(13.01.26)
fransız ve rus klasik gerçekçi romanları ve ünlü tiyatroları,
ingiliz modern romanları üzmez.
+1
black holes in the sky
(13.01.26)
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı. Hem şiiri hem romanı.
+1
yurtsuz john
(13.01.26)
Rus edebiyatı. Evren olarak seviyorum. Bir odada yaşayan birinin hayatı bana daha samimi geliyor. Kendimi buluyorum bazen.
-2
arbre
(13.01.26)
Sırasıyla Fransız, Rus, Alman, Latin Amerika, Amerikan.
+1
anatomik
(13.01.26)
ben avusturya edebiyatini seviyorum. lisedeyken mario simmel okumaya baslamistim. günesten de sicak ve nina b. olayi kitaplarini okumustum. özellikle günesten de sicak inanilmaz hosuma gitmisti.
sonra avusturya'ya tasininca baska kitaplar da okudum. hermann broch, robert musil, robert seethaler okudum. hepsini de cok begendim. daha yeni rus-avusturyali bir yazarin otobiyografisini okudum, milchfrau in ottakring diye, herhalde son senelerde okuyup en iyi kitapti.

1940-1970 amerika edebiyatini (amerikan rüyasi elestirisi, ikinci dünya savasi etkileri, sivil haklar hareketleri, southern gothic, postmodernizm, vs) regency ve victoria dönemi ingiliz edebiyatini da cok seviyorum. özellikle 18.-19. yy ingiliz edebiyati benim icin baya yeri doldurulamaz bir sey.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
guzel soru. bunun uzerinde dusunuyordum gecen. rus ve fransiz 19. yy romanlari inanilmaz. belki fransa kil payi ikinci gelir. 19. yy'da acik ara bu 2 ulke.

modern edebiyati bilmiyorum ama. yani ikinci dunya savasi sonrasi kim ne kurgu yazdi cok fikrim yok. japonlari cok goruyorum piyasada ama 1-2 kitap disinda okumadim onlardan da. genelde non-fiction okuyorum.
+1
antikadimag
(14.01.26)
Klasikler dışında Macar yazarları sevmeye başladım.
+1
amelie poulain
(14.01.26)
(11)

Macbook Air pişman eder mi?

lafıolmaz
Windows kullanıcısıyım.Office işleri ve bir şeyler izlemek için yeni bir laptopa ihtiyacım var. Ekran kalitesi iyi ve batarya ömrü uzun bir cihaz arıyorum.Windows'ta aradığım cihazı bulamıyorum.Apple'da da işletim sistemine alışmak vs. korkutucu geliyor. Macbook air alsam pişman olur muyum? Uzun sür
Windows kullanıcısıyım.

Office işleri ve bir şeyler izlemek için yeni bir laptopa ihtiyacım var. Ekran kalitesi iyi ve batarya ömrü uzun bir cihaz arıyorum.
Windows'ta aradığım cihazı bulamıyorum.
Apple'da da işletim sistemine alışmak vs. korkutucu geliyor. Macbook air alsam pişman olur muyum? Uzun sürer mi alışmam?
0
lafıolmaz
(11.01.26)
Denemeden bilemezsiniz herhalde, o yüzden ikinci el alıp uymazsa zarar etmeden satabilirsiniz. Kişisel uygunluk dışında harika bir cihaz. Dertsiz, tasasız.
+1
orient blue
(11.01.26)
Selamlar, yaklaşık bir yıldır Macbook Air kullanıyorum. Daha önce iPhone bile kullanmadım ve kullandığım laptop beş senelik, buna rağmen alışması ve günlük işlere entegre etmesi sandığım kadar zor olmadı.
0
sekizdokuzon
(11.01.26)
Pişman etmez. En kötü bir aya alışırsınız. Dediğiniz açılardan rahatlık sağlıyor.
0
black holes in the sky
(11.01.26)
Ben alışamadım, alet yatıyor. Onun yüzünden 5 kg laptopu taşıyorum oraya buraya.
0
lil siztah
(11.01.26)
Alışana kadar saçınızı başınızı yolup alışınca iyi ki almışım diyeceksiniz.
0
Mirket
(11.01.26)
bir geçtim ve bir daha da windows’a dönmedim. alışma periyodu gerekiyor.
0
eileengray
(11.01.26)
Uzun yıllar direndikten sonra 4-5 sene önce macbook aldım ben. Hayatımda harcadığım en iyi para olabilir.
Bataryası bozuldu, orası aktı burası koktu diye bir dert yok. Hala birebir ilk aldığım günkü gibi çalışıyor. Oldu da yenilemek istedin, satmak istesen hemen satarsın. Windows bir laptopta bu çok daha problemli. Antin kuntin her gün o driver güncellemesi, bu bilmemnesi falan yok. Asla üzeceğini düşünmüyorum. Al gitsin
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
işletim sistemine 1 haftada alıştım ben ama ileri seviye windows kullanıcısı ve bilgisayar müh öğrencisi olarak macos'u pek sevmedim. windows bilgisayarım olmasa her işimi bunla halledemezdim ama siz temel seviye şeyler için kullanacağınız için pek sorun olmaz muhtemelen işinizi görür.
0
hold the door
(11.01.26)
Yaklaşık 8 ay önce ben de burda sormuştum:
www.eksiduyuru.com

5,5 ay önce yani Ağustos ayında m4 air aldım. Windows'ta yapıp burada yapamadığım hiçbir şey yok, iyi ki aldım diyorum. Bir tek dosya kutusunda herhangi bir öğeyii ctrl+x yani kes olayını bulamadım. Belki burda bilen vardır beni de aydınlatır.

@cay koy geliyorum, sağ olsun aydınlattı. Klasörde bir öğeyi kes yapıştır için şöyle yapıyormuşuz: Dosyayı kopyaladıktan sonra, hangi dosyaya yapıştıracaksak oraya sağ tıkladığımızda "öğeyi yapıştır" diye bir seçenek çıkıyor malum. O da haliyle kopyalayıp yapıştırmak. Ama sağ tıkladıktan sonra option tuşuna basarsak "öğeyi buraya taşı" çıkıyor. Kesip yapıştırmış oluyoruz yani.
0
Amaranta ursula
(11.01.26)
macbook'a 10 sene evvel korkarak gectim.
alistiktan sonra ulan bundan once at diye essege biniyormusuz dedim.
ilk macbook 8 sene sikintisiz dayandi, ustune bir de sattim. orjinal pil 2500 devir yapmisti hala 3 saat sarj tutuyordu.
air candir, yapistir gitsin. dusunecek bisey yok.
0
cooperr
(11.01.26)
evet neden daha once almadim diye bir pismanlik yaratir.
0
antikadimag
(11.01.26)
(9)

Uno ile Polo'nun ne farkı var da arada 5-6 kat fiyat farkı var?

ya ben lan neyse
başlık biraz anlaşılmaz oldu. şimdi sorumu şöyle sorayım:ben konfor, sensörler, hız sabitleyici, hava yastığı vs. hiçbir şey aramayan, sadece şehir içinde a noktasından b noktasına gitmek isteyen biriysem. 2000 model hidrolik direksiyon bir uno 200 bin lirayken 2020 model polo'ya 1 milyon vermem anl
başlık biraz anlaşılmaz oldu. şimdi sorumu şöyle sorayım:

ben konfor, sensörler, hız sabitleyici, hava yastığı vs. hiçbir şey aramayan, sadece şehir içinde a noktasından b noktasına gitmek isteyen biriysem. 2000 model hidrolik direksiyon bir uno 200 bin lirayken 2020 model polo'ya 1 milyon vermem anlamsız mıdır?

sürüş kolaylığı açısından bu ikisinin farkı var mı? (ikisinin de şanzımanı, rot-balansı, direksiyonu... sürüşle alakalı parçaları sorunsuz farz edelim.)

ben acemi şoförüm. kursta hep polo sürdürdüler. fazla fazla sürdüm. uno'yu sürerken çok mu zorlanırım? uno'yu polo gibi rahat kullanır mıyım?

çünkü arabalar çok pahalı. 1 milyon veremem ben bir arabaya.
0
ya ben lan neyse
(10.01.26)
20 yaş fark var aralarında metal yorgunluğu diye birşey var. ikisinin aynı yıl yapılan üretimlerini kıyaslasan daha mantıklı olur ki on da bile aynı kondisyondaki iki aracın karaktristiğinden dolayı farkı olur.
2020 model polo'daki hidrolik direksiyon ile 2000 model uno'nun hidrolik direksiyonu arasında milyon fersah fark var. Teknoloji gelisiyor aradaki fiyat farkı ile de o konforu satın alıyorsun.
0
kuzey li
(10.01.26)
eski ,yeni farkı

m.youtube.com
0
designer
(10.01.26)
2000 uno ile 2020 polo kıyaslayan bir soruyla geldiğinize göre bu durumda bence sizin 2000 uno almanız lazım. müstehak.

şaka bir yana fark var aralarında tabii ki. ama ikisi de a noktasından b noktasında götürür. ama biri götürebilmesi için artık daha fazla bakım ilgi ister ve bir yerden sonra belki de götürmez. o da eski olan.
+2
AlsterWasser
(10.01.26)
2000 uno'nun sizi a noktasindan b noktasina goturebilmesi bir soru isareti. goturemeyebilir yani :) elinizde can verebilir o araba.
0
antikadimag
(10.01.26)
sizin dermanınız 1.3 multijet palio;
www.sahibinden.com

ilan ile ilgim yok örnek koydum.

bir tık üste çıkabilirim derseniz de 1.3 multijet punto.
0
late viper
(10.01.26)
2000 model polo da 200bin lira:
www.sahibinden.com
0
yadigar
(11.01.26)
eski araba, hele ki acemi şoförseniz, her sürüşte bambaşka problemlere gebe. arabadan soğursunuz, sadec o arabadan değil. sürmekten imtina edersiniz. imkan varsa bulaşmamak gerek
0
kel aynak kusu
(11.01.26)
2000 model uno ile sanayiden çıkamayabilirsiniz.
0
co2s2
(11.01.26)
Konforu önemsemiyor olsanız bile
Güvenilirlik
Tekrar satış değeri
Düzenli masraflar vb.

Gibi sizin de önemseyeceğiniz kriterlerin tamamında Polo önde.
0
but that was just a dream
(11.01.26)
(2)

simülasyon oyunu önerisi

semaforo de medianoche
tropcio 7'yi bekliyorum ama daha var galiba. serilerin eski oyunlarına değil de son oyunlarına bakma niyetindeyim bazılarının eskilerini oynadım zaten. civilization 7, eu 5, victoria 3, anno 117: pax romano, planet zoo (çocukken tycoon oyunlarını da çok severdim school tycoon ve rollercoaster tycoon
tropcio 7'yi bekliyorum ama daha var galiba. serilerin eski oyunlarına değil de son oyunlarına bakma niyetindeyim bazılarının eskilerini oynadım zaten. civilization 7, eu 5, victoria 3, anno 117: pax romano, planet zoo (çocukken tycoon oyunlarını da çok severdim school tycoon ve rollercoaster tycoon), cities skylines 2. bunlardan tavsiye ettiğiniz var mı veya burada yazmadığım başka bir oyun da olabilir.

bir de bu tarz oyunlar biraz öğrenme sabrı biraz emek ister bi yere kadar ok ama bunu abartmaması önemli bir kriter benim için. civ 5, tropico 4 epey oynamıştım misal güzeldi, ck3 de oynadım biraz.
0
semaforo de medianoche
(10.01.26)
tropico ortalik mali oldu her oyunu farkli studyo cikariyor.

paradox'un oyunlari en guzeli bence. hangi donem ilgini cekiyorsa o donemin oyununu oynayabilirsin. strateji olarak en guzel isleri onlar yapiyorlar.
0
antikadimag
(10.01.26)
Eşim anno 117 oynuyor deli gibi o güzel herhalde
0
Hallegadola
(11.01.26)
(5)

Overstayler bir ülkeye girişte kontrol ediliyor mu?

michael harddd
Geçmişte bir overstay durumum var. Bu seyahatimde sorun yaratır mı?
Geçmişte bir overstay durumum var. Bu seyahatimde sorun yaratır mı?
-1
michael harddd
(10.01.26)
hangi ulke? abd ise o vizeyle tekrar giremezsin. hatta kisa vadede yeni vize de alamazsin.
0
antikadimag
(10.01.26)
yani yaratmamasi garip olmaz miydi sence. caydirici bir yani olmasi lazim.
+2
hot potato
(10.01.26)
çıkışta ne demişlerdi?
0
co2s2
(11.01.26)
hiçbir şey demediler
0
🌸michael harddd
(11.01.26)
ulkeden ulkeye de degisiyor. hangi ulke?
0
robokot
(11.01.26)
(7)

Abd'de öldürülen kadın.

kizil karga
Yanlış anlaşılma olmasın ben de Abd düşmanı bir insanım yaptıklarını ve bu olayı savunmuyorum, sadece bilmediğim için soruyorum: Bu defa neden bu kadar olay oldu? Çünkü Abd polisi şerifi ajanı vs genelde kendisine karşı koyan insanları böyle vurmuyorlar mıydı bu defa neden bu kadar tepki çekti? Beni
Yanlış anlaşılma olmasın ben de Abd düşmanı bir insanım yaptıklarını ve bu olayı savunmuyorum, sadece bilmediğim için soruyorum: Bu defa neden bu kadar olay oldu? Çünkü Abd polisi şerifi ajanı vs genelde kendisine karşı koyan insanları böyle vurmuyorlar mıydı bu defa neden bu kadar tepki çekti? Benim gördüğüm, bazı görevliler (sanırım göçmen bürosu ajanları bunların da polisler gibi direnene ateş etme yetkisi var mı bilmiyorum) bir kadını aracından indirmeye çalışıyor ve kadın da bu olaya direnip aracıyla kaçmak istiyor, sanırım aracı üstüne sürdüğü düşünen bi görevli de ateş edip öldürüyor, normalde de bunlar yapılmıyor muydu zaten? Başta da dediğim gibi sadece anlamak/öğrenmek için soruyorum yoksa kahrolsun Amerika!!1!
0
kizil karga
(08.01.26)
bunlar polis değil aslında başka bir birim. göçmenlik polisi mi denir, gümrük polisi mi öyle bir şey.
geçen yıllarda sayıları ve yetkileri azken trump'la beraber yetki ve sayı artışı yapılıyor ve çok agresif şekilde özellikle göçmenlerin olduğu mahallelere gidip insanlara yaka paça gözaltına alıp sınır dışı ediyorlar.

bu yüzden onlara karşı özellikle sol görüşlü insanlarda ayrı bir nefret oluşuyor.

bu kişi de polisler mahalleye girmesin diye yolu kapatmak istemiş.
polisler de bunu arabadan indirmeye mi çalışıyor zorla kapıyı mı açıyorlar her neyse, kadın da basıp gaza uzaklaşıyor.
olay zaten bir iki saniye içinde oluyor.
kadının polisi ezmek gibi bir niyeti yok. polislerin de bir uyarısı falan yok.
anında infaz ediliyor.

diğer olaylarda en azından bu süreç daha yavaş oluyordu.

bir de; normalde de tepkiler oluyor zaten.
bu olayda da göçmen polisi nefreti + trump'ın delilikleri + bu polislerin göçmenleri yaka paça toplaması + hali hazırda zaten bu olaylara karşı eylem yapmak için halkın toplanması + george floyd'un öldürüldüğü yer olması gibi bir sürü etken birleşince daha çok etkisi oldu.

üstelik, eğer ki biri araba ile üzerime geliyorsa arabanın önünde durup onu öldürmektense kenara kaçmayı tercih eder normal bir insan. sen onu öldürsen ne? ayağı pedala takılı kalsa yine ezecek seni.

bu polisin hemen öldürme davranışı kendini korumaktan ziyade, en ufak kavgada "iyi o zaman ayrılalım" diyen çiftin davranışına benziyor. o kadar kolay mı bir cana kıymak.
+4
biseysorcaktim
(08.01.26)
bir şey daha;
kadın beyaz ve göçmen değil. eğer göçmen olsaydı, bu denli tepki olmazdı belki de.
0
biseysorcaktim
(08.01.26)
Amerika'da polisin direneni ya da kaçanı vurma yetkisi yok. Başkasının ya da polisin hayatına kast etme ihtimali olanı vurma yetkisi var. Önünde polisler varken aracı ileri sürersen, polis bana doğru sürecek sandım deyip seni vurabilir. Buradaki sıkıntı, kamera açılarına göre, kadının kaçıyorken vurulması.
0
parka
(08.01.26)
@konuşma, videoda arabaya yönelen adam açıkça “get out of the f*cking car” diyor bir kaç kez; hatta kapıyı da açmaya çalışıyor. Kadın buna rağmen gazlıyor. Kesinlikle vurmasına gerekçe değil ama olan bu.
0
lil siztah
(08.01.26)
polis değil, trump’ın adamları “ice” öldürenler.
+1
deartheodosia
(08.01.26)
abd'de polisler eyalete bagli calisir. ancak federal yapiya bagli law enforcement da mevcut fbi, coast guard, secret service gibi. bu noktada ice da aslinda bir polis ve trump'in olusturdugu bir yapi degil. 11 eylul sonrasi cbp'ye (gumruk ve sinir guvenligi) bagli olusturulmus.

yani bunlar da aslinda polis ve silah kullanma yetkisi var. sonucta adamlara devlet tarafindan silah veriliyor ekipman olarak. ama kacmaya calisan bir insani vurma yetkisi yok kimsede. bunun gupegunduz bir amerikan vatandasini oldurme noktasina varmasi ciddi bir olay.

fox news'e girip baktim herkes kadini suclu bulmus. cok ilginc zamanlardan geciyoruz gercekten.
+1
antikadimag
(08.01.26)
bu arada soruna cevap olarak ice yeni bir kurum. 20 yillik tarihi var ve hep kenarda kosedeydi. simdi trump bunlari alip tarihin en cok fund edilen guvenlik kurumu yapti. dolayisiyla halk tanimiyor ve mesruiyetlerini sorguluyor.

ama kanunen bir fbi gorevlisinin yetkisi neyse bunun da odur. kadini vuran adama hicbir sey olmaz. arabayi uzerime surdu hayatimdan endise ettim der kurtulur. baskan da arkasinda zaten.
0
antikadimag
(08.01.26)
(2)

yurtdışı çalışma süresi emeklilik için nasıl saydırılıyor?

michael harddd
Hizmet borçlanması diye birşey var bu konuda ama tam anlamadım. Yurtdışında çalışılan süreyi emeklilik için nasıl saydırabiliyoruz?
Hizmet borçlanması diye birşey var bu konuda ama tam anlamadım. Yurtdışında çalışılan süreyi emeklilik için nasıl saydırabiliyoruz?
0
michael harddd
(06.01.26)
calistiginiz isverenden yazi alip onu konsolosluga onaylatip sgk ya beyan ediyorsunuz. kac gunluk calisma ise karsiligindan cebinizden prim oduyorsunuz, eger 1200 gunden fazla borclanacaksaniz otomatik bagkur'a donusuyor ve minimum 9000 gun/prim odemeniz gerekiyor. bu sistem turkiyede bir isverene bagli olmadan cebinizden odeyerek emekli olmanizi sagliyor. turkiyede sgk gecmisiniz var ama az bi gun eksiginiz varsa mantikli ama 0'dan prim odeyecekseniz oldukca yuklu bir tutar cikar.
0
cairo
(06.01.26)
gunluk minimum prim neredeyse $10'a geliyor. hic tr'de calisilmamissa 9k gun bagkur'dan yaklasik $90k yapiyor. karsiliginda aylik $400 falan maas alabilirsin belki. bu sekliyle hic mantikli degil. 20 yilda ancak odedigini geri alirsin.

ama yurtdisi - tr karisiksa kalan gunleri kapatmak icin yine gunluk $10'dan eksigini kapatip ssk'dan emekli olmak icin mantikli. yurtdisinda da calistigini belgelemen gerek.

bir de calistigin ulkenin emeklilik sisteminden faydalanabiliyor musun ona bak. primlerini geri alabilirsin veya o ulkeden ayrilmis olsan bile 65'e gelince aylik odeme yaparlar. ornegin abd'de 10 yil social security odersen istersen abd'den ayrilmis ol, 67'e geldiginde maas alabiliyorsun. ben baktim $2k emeklilik cikiyor ama 10 yili doldurmam lazim.
0
antikadimag
(06.01.26)
(20)

Doksanlı yıllar aslında

kizil karga
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı yıllar sevgisi var, bunun nedeni ne olabilir? Çünkü doksanlı yıllarda güzel olan tek şey Türk pop müziğindeki devrimsel atılımdı, onun dışında yaşı yetenler illa ki hatırlayacaklardır doksanlı yıllar; gazetecilerin suikaste uğradığı, mafyanın devletin polis teşkilatının ortak hareket ettiği, faali meçhul cinayetlerin zirvede olduğu, gözaltına alınan özellikle sol görüşlü vatandaşların bir gecede yok olduğu, bankaların sürekli hortumlandığı ve bir gün ansızın tüm varlığınız yok olduğu, ölüm listelerinin alenen ortalıkta dolaştığı ve bu listedeki insanların infaz edildiği bir dönemdi diye hatırlıyorum ben ama insanımızda enteresan bir doksanlı yıllar nostaljisi var, bunun nedeni ne olabilir beyin sadece iyi olanı mı hatırlıyor ve bunlar unutuluyor mu sizce?
+1
kizil karga
(05.01.26)
90lı yıllar güzellemesi yapanlar sadece 90larda çocuk olanlar yani benim akranlarım :)
biz bilmiyoruz öyle suikast filan, sokakta oynamayı 90lar popunu filan özlüyoruz.
+4
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
bu arada 90'lardaki müziklerde pek güzel değil. İyi bir altyapısı yok. 100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor.

insanların özlediği şey bence teknolojinin azlığı ve daha fazla samimiyet.
0
koela
(05.01.26)
eger ortalama bir hayat suruluyorsa gecmis hemen hemen her zaman romantiktir, ozlem duyulur cunku gencligi temsil eder. insanlarin cogu da ortalama bir hayat surer. yani saydiginiz olaylarin birincil muhatabi degillerdir. gunumuzun internet kullanicilarinin buyuk cogunlugu 90'larda cocuk olan kisilerden olusuyor. bu olaylar yasanirken zaten cocuklar. internet falan da olmadigindan sistematik bir maruz kalma olmuyor. zamanin her seyin ilaci olmasi durumu da var. insan su anki problemlerine odaklanir, gecmiste yasadigi zorlugu unutur. dedigim gibi bunlari ortalama bir birey icin soyluyorum. yani eger iskencelerle dolu cok kotu bir hayatiniz yoksa... yani genclik, zaman, internetin olmamasi, daha cok insan iliskilerine dayali bir yasam, farkli bir guven ortami olmasi vs. gibi cevresel etmenler, hepsinin katkisi var.
+1
Sour
(05.01.26)
Ben o yılları baştan sona gördüm.

90'larda Türkiye; Siyasal islamcıların iktidarda ve bürokraside olmadığı, ordusu Atatürk ilkelerine bağlı, basın ve ifade hürriyetinin büyük ölçüde geniş olduğu, AB hedefi olan, yüzünü hür dünya değerlerine çevirmiş şirin bir Balkan ülkesiydi.

Sorunlar yok muydu vardı ama şimdikinin yüzde beşi kadar bile değildi. Yaşayarak gördük.
+4
yurtsuz john
(05.01.26)
Ben babamın girgir ciltlerinden 80-90 falan okuduğum için daha çok bilgiliydim. Ve insanların çoğu geçmişi unutuyor ama bu sadece bizde değil, her yerde.
Millet x zamanı iyiydi diyor, bir bakıyorsun soğuk savaş var, nükleer riski var, iş güvenliği yok, hastaliklara aşı yok, kansere tedavi yok, ortalama yaşam 60-70 falan, kadınlar eşlerinin malı gibi, eşcinsellere ciddi sıkıntılar var, siyahlara ırkçılık var falan filan.

Ben şahsen geçmişe oranla sadece şu sıkıntıları görüyorum;
- tech brolarin istediğini yaptığı bir dönem.
- shareholder value diye diye bokunun çıkması. Şirketin hisse değerinin her şeyden önemli hale gelmesi
- sosyal medyanın ve etrafımızdaki çoğu şeyin bizim zamanımızi calmaya ve bizi bağımlı yapmaya çalışması

Belki bir iki şey daha vardır ama genel olarak birçok konuda her zaman şu anki dönem 80-90lardan iyi neredeyse her ülkede.
Ya daha şundan 10 sene önce falan isid, el kaide sürekli bomba patlatiyordu. Bu bile unutuluyor.
Ha bu arada Türkiye misal bence 2000-2010lara kadar falan oldukça güzeldi, ama küçük küçük her şeyin değiştiğini görüyorduk. Şu an misal Türkiye kesinlikle o dönemden çok çok daha kötü halde, tartışmaya açık bile değil. Ama 90lardan çok mu daha kötü buna net bir şey diyemem, cocuktum da o dönemleri de okuduk yolsuzluklar falan doluydu her yerde.
+1
logisticsmanager
(05.01.26)
Evet bence bunun önemli kısmı o yıllarda çocuk olduğu için neler yaşandığını hatırlamamak ve çocukluk-gençlik yıllarındaki keyfe özlem duymak.

Ama daha önemli ve gözden kaçan bir şey var o da Türkiye'de yönetici sınıfın değişmesi. Hem paraya sahip olan hem de devletin karar verici mekanizmalarında söz sahibi olan sınıf değişiyor ve önemli kısmı değişti. Hangi sınıftan olduğun da o yüzden eskinin daha iyi olduğunu düşünüp düşünmemek konusunda etkili.

Objektif bir şekilde baktığımı zannettiğimde 90'lar bana da çok kötü geliyor. Şu anda da kötü şeyler yaşanır o zamanlar da kötü şeyler yaşanıyordu. Ama 90'larda pek çok insanın ölümüyle sonuçlanan, neyin ne olduğu belli olmayan daha kaotik, daha az bilgi sahibi olduğumuz kötülükler vardı, o yüzden daha kötü olduğunu düşünüyorum.


Ek: Karşılaştırma yaparken teknolojinin getirdiklerini hesaba katmamaya çalıştım. İnternetin, robot süpürgenin, tıptaki gelişmelerin dikkate alındığı bir karşılaştırmada eskinin hiç şansı yok.
-1
michael_knight
(05.01.26)
90lı yılları hatırlıyorum ve şimdiye oranla kesinlikle daha iyiydi. faili meçhul cinayetler vardı evet ama şimdi daha fenası var.
o yıllar daha iyiydi çünkü; eğitime önem veriliyordu, tahsilli insanlar hak ettiği değeri görüyorlardı, imam hatip liseleri şimdiki gibi çoğunlukta değildi, siyasette denge vardı, diktatörlük yoktu, siyasileri dengeleyen yozlaşmamış devlet kurumları vardı, medya tamamen yandaş değildi, üniversiteler bağımsızdı ve kaliteliydid, siyasi karikatürler ve taklitler yapılırdı (şu an yapılsa yer yerinden oynar o derece şeyler), büyükiehirler tamamen köy kültürüne teslim edilmemişti, tübitak değerliydi, tekrar yazıyorum devlet kurumlarına güven vardı. daha tonla şey yazarım.
0
abelardo
(05.01.26)
@koela'in "100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor." ifadesini açmak istiyorum.

Erişim kısıtlı olduğu için o dönemde seçiçi davranmak zorunda kalıyorduk. Sadece şarkı olarak değil, gene olarak çoğu şeye erişimimiz kısıtlıydı. Dolasıyla az olan seçeneklerden kaliteli olanını bulmak için kılı kırk yarıyorduk, ince eleyip sık dokuyorduk.

Şimdi ise seçeneklerimiz ve erişimiz devasa boyutta. Kaliteli olanı nereden nasıl bulacaksın?!

@abelardo yozlaşmış devlet kurumları da vardı. Bir devlet kurumu düzgün işlerken, diğer devlet kurumu, pisliğin içine batmış, gırla rüşvetle ve yozluşlukla iş görüyordu.
0
put it in your appropriate place
(05.01.26)
Aklıma gelen ilk artılar: Sosyal medya yoktu. Çoğu insanın yaşam tarzı ve fikirleri umurumuzda değildi. Toplum olarak kafamız bu kadar karışık değildi. Halkın çoğunluğu, hayatını içinde bulunan coğrafyanın gerçeklerine daha uyumlu geçiriyordu. Mahalle kültürü vardı. Avm çılgınlığı ve tekelleşme yoktu. Her yerin yerel esnafından alınırdı her şey. Esnafta çakal olsa da azdı. İnsanlar daha az açgözlüydü. Anadolu liseleri gibi kaliteli ücretsiz orta okullar ve liseler vardı. (Fen liseleri hâlâ iyiler) Eğitim sisemi kendi içinde daha tutarlıydı. Toplum içi saygı ve görgü daha yüksekti. Gıda ve hayvancılıkta şimdiden daha kendine yeter bir haldeydik. Gayrimenkul daha ucuz ve ulaşılabilirdi. Görsel ve yazılı medyanın çoğu tıpkı günümüz gibi tekelleşmiş olsa da, gazetecilik ve mizah şimdiden bin kat daha özgürce yapılabiliyordu.

Aklıma gelen ilk eksiler: Ulaşım ve sağlıkta korkunç kötü seviyelerdeydik. Poliste işkence standart uygulamaydı. Bürokrasi çok uğraştırıcıydı. Devlette muhatap bulamıyorduk. Sade vatandaşa devlet dairesinde insan muamelesi yapılmazdı, en basit işi günlerce, haftalarca sürebilirdi. Ülkenin doğusunda çok ciddi asayiş ve terör problemleri vardı. Memur ve Öğretmen maaşları ile geçinmek mümkün değildi. Okullarda dayak standart uygulamaydı. Alelade bir çavuş valiye posta koyabiliyordu, o derece askeri vesayet vardı.

O zaman da, bu zaman da rüşvet, yolsuzluk, kadrolaşma vardı, var. Kadın cinayetleri, mafya, çeteler, şiddet vs. de o zaman da aynen vardı. Devletin nimetleri kendilerine peşkeş çekilen, iktidar destekçisi zenginler o zaman da vardı. İnsanımızın kalitesizliği potansiyel olarak o zaman da vardı belki ama insan yine utanır, gizlenirdi. Ahmaklık, arsızlık günümüzdeki gibi yüceltilmezdi.
0
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
Alım gücü süper olmasa da şuan ki durumdan iyiydi. Ev, araba almak daha kolaydı. Açıkçası şuan rahat olan çoğu kişi 90'larda yaptıkları sayesinde yaşıyor.

Türkiye bu kadar kalabalık değildi. Büyük şehirler daha yaşanabilirdi. 90'lardan 2000'lerin ortalalarına kadar durmadan yeni binalar yapıldı. Bu konutlar nedeniyle büyükşehirler çok fazla göç aldı. Artık ve trafik kaldırıyor ve su yetiyor.

Siyasi açıdan da hesap verebilirlik vardı. 2003'ten beri din ve rant karışımı bir siyaset yaşıyoruz.
0
michael harddd
(05.01.26)
y kuşağı 90ları iyi hatırlıyor çünkü çocuktuk. madımak katliamında babam oturdu ağladı, ben yetişkin olsaydım çocuklarım için çok endişelenirdim. boomer ve x kuşağı için zor bir süreç olur. bizim için dünya kupası 94 98 falan.
akşama kadar elimizde telefon var, mal gibi yaşıyoruz. tamam 90lar leş gibiydi, süikastler vardı. ama hiç bir dönem 2003 2026 kadar baskıcı da değildi be. evet alt yapı şehirleşme kötüydü. ama geçmişe özlem hep vardı. 2003 sonrası akp değilde daha ortada bir parti olsaydı belki daha iyi olurduk.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. Babam orta okulda mudur yardimcisi/ogretmendi ve tum aile inanilmaz tutumlu olmamiza rahmen cok fakirlik cektik. Turk lirasi kronik cokusteydi. Simdiden iyi miydi kotu muydu orasina girmiyorum. Ama bu eskiye pembe gozluklerle bakma bagimliligi butun dunyada var.
0
hot potato
(05.01.26)
katlıyorum. aşırı karanlık yıllar. siyasi, ekonomik, toplumsal, her açıdan bitik yıllardı. insanın geçmişi güzel hatırlamak gibi bir sanrısı var maalesef. her şeye rağmen türkiye’de ne seksenleri ne doksanları bugüne yeğlerim.
0
sir gawain
(05.01.26)
hayatı daha katlanılabilir kılmak için insan beyni geçmişi hatırlarken olumlu yönleri daha öne çıkarma eğiliminde doğal olarak. ayrıca çoğu zaman özlenen iyi olduğu düşünülen şey o zamanki dünya veya ortam değil kendinsin aslında. gençliğini, daha heyecanlı, enerjik vesağlıklı olduğu yıllları özlüyor insanlar. bu psikoloji dışında daha iyi olan şeyler var mıydı derseniz şahsen benim Türkiye için umudum vardı; büyüyen bir ülkeydi, Avrupa ülkesi olma yolundaydı, güçleniyordu. Evet o zaman da fakirdik ama 2000'li yıllardan büyük beklentiler vardı. Özgürlükler açısından bakıldığında daha da özgür gibiydik. Siyasi baskılar yine vardı ama halk açısından ifade özgürlüğü daha üst bir seviyede idi.
0
creepy
(05.01.26)
90larda çocuktum. öyle aman aman bir sıkıntı yaşamadığımız sürece de mutluydum.

tek kanallı devirde çok sıkılırdım ben mesela. istiklal marşıya açılış. voltran diye bi çizgifilm çıkardı. çizgi film de sayılmaz haraketsiz tatsız bişey. gece kalkar televizyonu açarsın trt yazar başka bişey yok. ne bileyim ekonomik şartlar bugüne göre daha iyiydi enflasyon bugünki kadar değildi. onun dışına çıkıp dışarda oynamaktan başka yaptığım bişey olmadı. cep telefonu , internet olmadığı için insanlar daha sosyaldi. ne bileyim kadınlar gün yapardı, akşamları ailece misafirliğe gidilirdi. çocuklar dışarda topla veya misketle oynardı. saklambaç oynardık. yakar top oynardık. binbir türlü oyun oynardık. eğlenirdik ama başka yapabileceğimiz bişey yoktu. çok kanallı döneme geçince resmen ağzım açık kalmıştı.

evet karanlık bir dönem ama ben şahsen şu günleri çok daha karanlık buluyorum. o kadar fantastik şeyler görüyoruz ki belki bunlar eskiden de oluyordu ama görmüyorduk. haberimiz olmuyordu. mesela kadına karşı şiddet. terör olayları , cinnet geçiren insanlar vb.

bu söyleyeceğimi miden kaldıramayabilir ama sıcağı sıcağına diye bir program vardı. youtube da yayınları var. o dönemi anlamak adına izleyebileceğin bir program olduğunu düşünüyorum. hani o zamanların müge anlısı.
-2
omer460
(05.01.26)
İnsanlığın boktan olmayan dönemi mi var?

İnsanlar eski günlerdeki güzel anılarını özlüyorlar. O zamanki kendi dertlerini bile siliyor insan hafızası.

Nicki yeni ve güzel olan arkadaşın dediği gibi, bugünün nostaljisi olan 90’ları ananlar çocukluklarını kastediyor; tasolarını, spice girls’ü falan. Kimse “ulan yok şimdi öyle faili meçhuller be” diye dertlenmiyor yoksa.
0
lazor
(05.01.26)
madem gecmis romantik ve nostaljik, neden diger yillari degil de 90'lari duyuyoruz? ben kendimi bildim bileli 90'lar nostaljisi yapilir tum dunyada. insanlik tarihinde dipler de var, pikler de var. kimse ah o 1930'lar 40'lar ne guzeldi demiyordu.

90'lar insanlik icin bir patlama cagiydi, cok guzel filmler, kitaplar yazildi 90'larda. internet, bilgisayarlar evlere girdi, telefonlar ceplere girdi. sadece 90'lar degil 00'lar da ayni derecede iyidir. bugun kullandiginiz google, amazon, youtube, smartphone vs ne varsa 1993-2008 arasi hepi topu 15 yillik donemin meyvesidir. buna benzer bir donem bir de 60'larin sonu 70'lerin basinda yasanmis.

90'larda turkiye cok iyi durumda degildi ama globalden payina duseni aliyordu. yani atiyorum sinemaya gidip jurassic park, titanic, fight club falan izleyebiliyordun. tum dunyada yarin neler yapilacak dusuncesi vardi. kollektif bir optimizm vardi. simdi yarina bakinca sikmeseler bari diyip 90'larda cekilmis eski filmlerin dandik remake'lerini izliyorsun. yahu muzik yapilmiyor artik muzik. elektronik, autotune, sacmasapan sozlere sahip rap dinliyor millet butun dunyada.

bu arada tr altin cagini 90'larda degil 2000'lerde yasamistir. ulkede guzel olan ne varsa 2002-2010 arasi yillarda yapilmis. butun guzel muzikler, efsane rock gruplari, guzel sinema eserleri bu yillarda ortaya cikmis. cem yilmaz'in bir o zamanki filmlerine, stand uplarina bakin, bir simdikilere. zamanin ruhu diye bir sey var.

90'larda dedigim gibi tr teror, deprem, krizlerle calkalaniyordu. global yukselmeden payini alsa da asil sicramasini 2001 krizi sonrasi yapabilecekti. bu 90'lar geyigi ozellikle bati ulkeleri ve japonya icin yapilir.
+3
antikadimag
(06.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. +1
Nostaljik seyler guzel geliyor. +1

Ekonomik durumdan tam emin degilim ama bizim evde o gunun sartlarinda bile baya idareli yasaniyordu. Etli yemek yapmak gibi bir adet bile yoktu. Kurban bayraminda birsey kesilirse o zaman biraz kavurma falan yeniyordu. Bol ekmekli kofte yapildigini hatirliyorum ara sira, demek ki bazen kiyma aliniyormus. Konsantre olmayan meyve suyuna bile biraz su ekleniyordu. Ekonomi soyle boyle iyiydi diyenler muhtemelen ebeveynleri okumus yazmis iyi islerde calisan insanlardi. Nereye bakildigina bagli, ev alma konusuna bakilirsa mesela bugune gore cok daha kolaydi. Bizimkiler bir donem 3 kisi calisti, harcamalar zaten dusuk, gurbetci akrabalardan 3-5 bin mark gibi borclar alindi vs 1997 yilinda sifir bir ev alabildik. Yanilmiyorsam 32 bin mark falandi o zamanin parasiyla, tabii bugunun enflasyonuna uyarlanirsa ne rakam cikar bilmiyorum. Cok da az para degildir.

Medyanin ozgurlugu de biraz yaniltici. Medyanin belli bir cizgisi vardi. Bu cizgi senin sevdigin bir cizgiyse ozgurdu dersin. AKP'li dayiya sorsan o da A haber cok iyi der. NTV'nin yeni ciktigi zamanlari hatirliyorum. Haber yapma sekillerine cok sasirmistik. O zamanlar kanal 7 tarzi butik kanallar haric butun kanallar laiklik elden gidiyeah modunda takiliyordu. NTV'nin daha notr bir dil kullanmasi cok dikkat cekmisti.
-1
mbond
(06.01.26)
Beynimize bu kadar veri girmiyordu.
İş hayatı çok basitti. Hedefler, toplantılar yoktu.
Yatağa yatıp tavana bakıp hayal kuruyorduk.
Hayattan beklenti çok azdı. Kıyafetlerimizi bile pazardan alıyorduk.
İnsanlar bu sadeliği özlüyor.
+1
plastic_angel
(06.01.26)
Toplumsal açıdan değerlendirecek olursak o zamanlar cehalet bugünkü gibi prim yapmıyordu, cahil insanlar vardı elbette ama eğitimli insanlara saygı duyulurdu, ekonomik zorluklar, terör vs zor tarafları vardı elbette ama bambaşka bir hayattı yaşanan, pek çok kişinin söylediği gibi çocukluk/gençlik dönemimize gelmesinin romantikleştirilmesinde etkisi büyük ama o zamanlar gençlerin umudu vardı, iyi okuyup çalışkan olarak hayatta yer edilinebilirdiniz, şimdi gençler de ülkenin umutsuzluğundan nasibini almış durumda.

Bir de hayatı küçük çevrelerimizden ibaret sanıyorduk, internet çağı olmadığı için bazı zihniyetlere hiç maruz kalmadık, bugün fiziksel olarak karşılaşmasak da hep bir tehdit söz konusu, o zamanlar duyduğumuz kötü olayların bizim başımıza gelme ihtimali yoktu pek. Susurluk olayı şok etkisi yaratabilmişti, bugün artık hiç bir şey skandal olmuyor.
0
(06.01.26)
(7)

yurt dışına giderken

deranzo1
ne kadar cash dolar götürebiliriz yanımızda? 8k var yanıma almak istiyorum çıkışta veya diğer ülkeye girişte sorun yaratacak miktar mı?
ne kadar cash dolar götürebiliriz yanımızda? 8k var yanıma almak istiyorum çıkışta veya diğer ülkeye girişte sorun yaratacak miktar mı?
0
deranzo1
(02.01.26)
Avrupa için 9999€ götürebilirsin beyan etmeden. Üzerini beyan etmen lazım (ev araç satışı vs gibi)
0
Take it away honey
(02.01.26)
japonya'ya gideceğim. ama benzerdir sanırım o zaman miktarlar. 10k altına uğraştırmadan beyan istemiyorlarsa güzel
0
🌸deranzo1
(02.01.26)
10k alti problem olmamasi lazim son zamanlarda bir sey degismediyse. Ben hep o rakami baz aliyorum yillardir. Biraz fazla olsa da, hepsini ayni yerde tasimamaya ozen gosteriyorum bir de, cihazlarda gereksiz dikkat cekmesin diye.
0
bosver nicki
(02.01.26)
10.000 euro'dan az euro veya muadili para için beyan gerekmiyor.
0
Mirket
(02.01.26)
Burda yazılan öneriler AB bölgesi için. Japonya yazmışsınız, gümrük bilgilerine göre ~ www.customs.go.jp ~1 million yen nakit götürebiliyorsunuz. Yani 8k USD bu sınırı aşmış oluyor. Yanılıyor muyum? Beyansız geçiş için yani.
0
truf
(02.01.26)
tahminim her ulkenin limiti asagi yukari $10k nakittir.
bunun 2-3bin dolar ustune de kolay kolay laf etmezler, aa limit ben daha yuksekti saniyordum der gecersiniz, basima geldi ordan biliyorum.
ama 50bin cash ile yakalanirsaniz ne olur bilmem :D
-1
cooperr
(02.01.26)
sinir yok bildigim kadariyla ama belli bir miktarin uzerini beyan etmeniz gerekiyor. gittiginiz ulkenin gumruk kanunlarina bakmaniz lazim.
0
antikadimag
(02.01.26)
(3)

Bu seneki hedefler-planlar

darthvader
bu sene için gerçekleştirmek istediğiniz, kendinize koyduğunuz hedefler neler veya sene bittiğinde şunların olmasını istiyorum dedikleriniz neler? Ben başlayayım; daha büyük bir eve taşınmak istiyoruz.
bu sene için gerçekleştirmek istediğiniz, kendinize koyduğunuz hedefler neler veya sene bittiğinde şunların olmasını istiyorum dedikleriniz neler? Ben başlayayım; daha büyük bir eve taşınmak istiyoruz.
0
darthvader
(01.01.26)
saniyeler once arkadasima yazdim.

perm basvurusu yapabilmek
is/takim degistirmek
20 kitap 150 film
dunya kupasi maci izlemek (mumkunse final)
0
antikadimag
(01.01.26)
Borçlarımın tamamını ödemek istiyorum bu sene.
0
sekizdokuzon
(01.01.26)
2 ülke var gitmeyi çok istediğim, bu ikisine gidebilirsem benden kralı yok.
0
Sadece soruyorum
(02.01.26)
(3)

Gore tex ve islak zeminde kaymayan baba ayakkabisi onerisi

üğpoıuy
Spor klasik arasi bir yerlerde gezinirse iyi olur tarz olarak. Outdoor diil sehirde kullanilacak.Marka model oneriniz var mi?
Spor klasik arasi bir yerlerde gezinirse iyi olur tarz olarak. Outdoor diil sehirde kullanilacak.

Marka model oneriniz var mi?
0
üğpoıuy
(01.01.26)
Asics gel venture 6 kullanıyorum aşırı memnunum. Bu renk direkt: foreversourcing.co.uk
0
Amaranta ursula
(01.01.26)
antikadimag
(01.01.26)
Nike Air Winflo 9 Shield Weatherised su geçirmez kaymaz. tek sıkıntısı hava almıyor. winflo serisinin weatherised özellikli su geçirmezleri gayet iyi.
0
mikahakkinen
(01.01.26)
(11)

170 tane plağı ne yaparsınız?

parcaliham
Vefat eden bir aile dostundan 170-180 adet yakın plak kaldı. Ben istemedim ama sonuçta kucağımda buldum. Çoğu klasik müzik. Deli gibi beethoven toplamış rahmetli. GDR, Çekoslovakya basımları vs. Mozart, Handel, Wagner falan da var. Almanya'da yaşamış bir dönem. Büyük bir kısmı ETERNA plakları. Ben p
Vefat eden bir aile dostundan 170-180 adet yakın plak kaldı. Ben istemedim ama sonuçta kucağımda buldum. Çoğu klasik müzik. Deli gibi beethoven toplamış rahmetli. GDR, Çekoslovakya basımları vs. Mozart, Handel, Wagner falan da var. Almanya'da yaşamış bir dönem. Büyük bir kısmı ETERNA plakları. Ben plaktan anlamam maalesef. Tüm bunları ne yapayım bilemedim.

Siz olsanız ne yapardınız? Satar mıydınız yoksa bir pikap edinip bunu bir hobiye dönüştürüp dinler miydiniz? (Klasik müzikle aram meh. Ama Jazz severim)
+1
parcaliham
(31.12.25)
vakit, ilgi ve imkan varsa saklayin. yoksa antikaci, pasaj tarzi yerlere goturup satin.
0
buenosdias
(31.12.25)
ilgi alanima girme olasiligi varsa tutarim.
baktim olmuyor meraklisina satarim.
zorla guzellik olmaz, zorlayarak boyle islere bulasilmaz, buyuk ihale.
+1
cooperr
(31.12.25)
Sahaf ve antikacılardan fiyat alabilirsiniz, bildik bir sahaf var sorabilirim listesi varsa. İzmir'de sahaf.
0
klassno
(31.12.25)
ilgilenmiyorsaniz tutmanin hicbir anlami yok. satin da ilgilisi bulup alabilsin.
0
antikadimag
(31.12.25)
satacaksanız önce facebook grupları falan var. onlara katılıp bir piyasa araştırması yapın. belki de bir hazineye sahipsiniz bilemezsiniz.
+1
ground
(31.12.25)
bir envanter oluşturun ve excele hepsini tek tek kaydedin. sonra da piyasa araştırması yapın sarı siteden ve facebook gruplarından. aralarında gerçekten değerli olanlar olabilir.
+1
elektr10
(31.12.25)
plaklara hiç ilgim yok ama ben olsam satmam, kıymetliler. güzel bir koleksiyon, güzel bir hobi.

ama satacak olursanız, envanter listesi oluşturursanız buraya yazın lütfen. plak delisi bir arkadaşım var ona iletirim, belki almak ister.
0
art cat chocolate
(31.12.25)
Üşenmeyip listesini çıkarın ve fotoğraf çekin. Türkçe plaklar yabancı plaklara göre daha değerli. Sahaf, antikacılardan uzak durun. Çoğunluğu kan emer. Fiyat araştırması yapıp doğrudan siz satın. Hiç uğraşmam diyorsanız ben talibim plaklara :)
0
yankee jumping
(31.12.25)
yılbaşı sonrası boş bir vaktimde bir excel listesi yapacağım ve burada da paylaşacağım.
0
🌸parcaliham
(31.12.25)
Discogs üzerinden bir hesap açıp plağın kartonunun sırtında, içinde göbeğinde seri numarası, katalog No yazar, mesela Arion plak firmasının AR 1235 gibibunu girince o plak çıkar, çıkmazsa da anahtar kelimelerler aratıp bulun ve fiyatını öğrenin. Toplamına da bu şekilde değer biçin.
0
mahsus mahal
(01.01.26)
eviniz müsaitse bir pikap edinin ve plakları saklayın. uygun fiyata tatminkar ürünler var.
arada bir rastgele dinlersiniz. belki cidden güzel şeyler çıkar.

ben bir müddet saklardım.
aradan zaman geçince yavaş yavaş ayıklar meraklıların olduğu yerlerde ilan açardım. fb'de gruplar vardır eminim.
0
biseysorcaktim
(01.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.