Giriş
(6)

50 beygir üstü araç kullanmak

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
için gerekli mazeret nedir? neden 40, 50, 60 yerinde 120 beygir kullanmalıyım?
için gerekli mazeret nedir? neden 40, 50, 60 yerinde 120 beygir kullanmalıyım?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.07.25)
1. Tork ve Çekiş Gücü (Özellikle Yokuşlu veya Yüklü Sürüşlerde)
Bir aracın beygir gücü sadece maksimum hız için değildir. Örneğin:

Aracın yokuş çıkarken zorlanmaması,

Bagaj doluyken ya da çekili yük (römork, karavan vb.) taşırken rahat hareket etmesi,

Sollama yaparken kısa sürede hızlanması gibi durumlar için yüksek beygir gücü önemlidir.

50 beygirlik bir araçla bayır yukarı sollama yapmaya çalışmak, hem risklidir hem streslidir. 120 beygirlik bir araç ise bu işi güvenli şekilde halleder.

2. Motor Sağlığı ve Dayanıklılığı
Düşük beygirli motorlar, yüksek hız ya da yüklü durumlarda limitlerine daha çabuk ulaşır.
Yüksek beygirli bir motor ise:

Daha düşük devirlerde çalışarak yıpranmayı azaltır,

Uzun vadede daha az yorulur,

Termal stres daha az olur.

Yani 120 beygirlik bir motoru 60 km/s ile kullanmak, 60 beygirlik motoru 100 km/s’de zorlamaktan daha sağlıklıdır.

3. Güvenlik ve Manevra Kabiliyeti
Acil bir durumda hızlanabilmek,

Sollamada kısa sürede şeride dönebilmek,

Ani durumlarda aracın tepkisinin yeterli olması gibi konular yüksek beygir gücü ile doğrudan ilgilidir.

Unutma: “Güç, her zaman kullanılmak zorunda değildir ama gerektiğinde orada olmalıdır.”

4. Araç Donanımı Genelde Motorla Birlikte Gelir
120 beygirlik araçlar genelde:

Daha iyi fren sistemleri,

Daha gelişmiş süspansiyon,

Daha fazla güvenlik ve konfor donanımı ile gelir.
Yani sadece hız değil, sürüş deneyimi ve güvenlik de artar.

5. İleriye Dönük Düşünmek: Gelecekteki İhtiyaçlar
Şu an tek başına işe gidip geliyor olabilirsin ama 2 yıl sonra evlenip tatile çıkarken bagaj dolu yokuşlarda 50 beygirle pişman olmak var…
Bugünün “gereksiz” görünen beygiri, yarının “iyi ki almışım”ı olur.

Karşı Tez – Gerçekten Gerekli mi?
Tabii ki:

Şehir içi sadece kısa mesafeler gidiyorsan,

Yük taşımıyorsan,

Hızlanma ihtiyacı neredeyse yoksa,
o zaman düşük beygirli, ekonomik bir araç daha mantıklı olabilir.

Ama:

"50 beygirlik araba seni götürür, 120 beygirlik araba hem seni hem gönlünü götürür."

diyor chatgpt hazretleri
0
mustafakesekci
(22.07.25)
Ekşide herkesin en az 10 bin dolar kazanıyor olması gibi olacak ama...

Ben 220 beygir araç kullanıyorum. Bundan öncesinde 120 beygir kullanıyordum. Onun da öncesinde 72 beygirdi aracım.

Yüksek beygir iyi hızlanma sağlıyor, bu da trafikte olası sıkıştırılmalardan koruyor insanı. Sollamaya çıkmışsın karşıdan araba geliyor, hop önündekini birkaç saniyede geçmişsin. Mis.

72 beygirlik aracımda uzun yol büyük eziyet oluyordu. Özellikle paylaşımlı orta şerit olan yerlerde tırların arkasında kalıp 5-10 km gidiyordum. O 5-10 km insanı da çok geriyordu. Keza sollamalar da. Şimdi pıt pıt geçiyorum gidiyorum.

O açıdan belli bir seviyeye kadar yüksek beygir güvenliği arttırıyor, tehlikeli senaryolardan kaçınabilmenize olanak sağlıyor.

Onun dışında keyifli. Ama tabii tanımadığın yollarda da limitin üstünde kalmak gibi tehlikeleri mevcut.
0
armagan abanuz
(22.07.25)
Ya abi chatgpt'den cevap alıp buraya yapıştıranlar kadar ilginç bir kesim daha yok. Süzgeç görevi görüyor.

Dışarıda gördüğün araçlara 60 beygir takarsan Kağıthane yokuşunu çıkarken zorlanırsın. Sollamak istediğinde diğer arabalardan yavaş kalırsın. Trafiği tehlikeye atmamak için trafik akışına yakın hızda seyir etmelisin. Citroen'in ufak ami'lerini kullananlar var mesela, o şerit en tehlikeli şerit oluyor.
0
Shepard
(22.07.25)
aynı araba ile aynı hızda gidersen, daha düşük beygirli aracın daha az benzin harcayacağının garantisi yoktur. motorların verimli oldukları devir aralıkları vardır. atıyorum bir fiat egea'ya 50 beygir motor koydunuz. otobanda 120 ile gitmek için araba sürekli 4000-5000 beygir çevirecek. ama 120 beygir koydunuz, 2000 devir çevirecek.
0
co2s2
(22.07.25)
@mustafakesekci sana, bana soruyor duyurucular. Sen gidip robota. Sonra utanmadan buraya yapıştırıyorsun. Abi ona sormak isteseydi sorardı. Bize sordu, ama aradaki fark ne kadar bariz ve basit anlaşılsa da senin için zorlayıcı olduğunun farkına vardım. Sen devam et.
0
Shepard
(22.07.25)
mazeret degil, daha guclu bir araba kullanmak iyidir. daha kolay hizlanirsin, yokuslari daha rahat cikarsin. daha cok sey "yapabilirsin" yani.
0
antikadimag
(22.07.25)
(15)

Obezite çukurundan çıkamamak

psmstc
Boy 178. Bugün tartıldım 114,5 kg çıktı. Halen akşamları iki çikolata karpuz yiyip yatıyorum sabah pankek filan yiyorum. Böyle saçma sapan bir beslenme düzeni içerisindeyim hareket desen zaten 0.12 sene içinde 90 kg’dan bu kilolara geldim. Bir de kilo yapan psikiyatrik iki ilaç da kullanıyorum. Onla
Boy 178. Bugün tartıldım 114,5 kg çıktı. Halen akşamları iki çikolata karpuz yiyip yatıyorum sabah pankek filan yiyorum. Böyle saçma sapan bir beslenme düzeni içerisindeyim hareket desen zaten 0.12 sene içinde 90 kg’dan bu kilolara geldim. Bir de kilo yapan psikiyatrik iki ilaç da kullanıyorum. Onların da bir miktar etkisi kesin olmuştur.

25 yaşlarına kadar hiç kilo sorunum yoktu. Göbeğim desen sehpa gibi oldu.

HgA1c değeri 5.9. Kolesterolüm hafif yüksek.

Günde tek öğün beslenmeye mi çalışayım acaba aralarda sadece çay kahve su bitki çayı içerek. Bunun bir zararı olur mu?

Kilomu vermek istiyorum bir an önce, Tavsiyeniz ne yönde olur?
0
psmstc
(22.07.25)
Bunun bir tanecik cevabı var.

Kalori say.
0
Mirket
(22.07.25)
işin matematiğini kavramak lazım. Harcadığın kalorinin, aldığın kaloriden fazla olması lazım. böyle olunca kilo verirsin.
çözüm diyet ve spor
0
limonlu eksi
(22.07.25)
Sorunun cevabını aslında kendin vermişsin. Geceleri iki çikolata artı karpuz yiyip yatmak, sabah pankek yemek vs. kim bilir daha yazmadığın neler vardır. Bu yeme düzenini değiştirmedikten sonra ne yaparsan yap boşa olur. Bu yeme düzenini değiştirmek de ancak senin iradenle mümkün olur.
0
messor
(22.07.25)
önceliğin aç kalmak olmasın. önce sağlıklı şeyler tüketmeye çalış. hayatından işlenmiş ürünleri çıkar. sonraki adımda 2 öğüne düş. kahvaltıyı atla mesela. tek öğün yapamazsın ki gerekte yok. 300-400 kalori açık vererek yavaş kilo düşmelisin yoksa vucut kendini off moduna sokuyor. halsiz bitkin hissedersin. yapabiliyorsan yürüyüşe başla 5-10 bin adım hedefle. spora yazılsan güzel olur ama yapamazsan bu dediklerimi uygula.
0
archmeister8
(22.07.25)
yeme kardeşim. bu kadar basit. yok yeşil çay iç yok kırmızı b*k iç falan böyle önerileri de siktir et bu temel mentaliteden çok uzaklaştırır adamı. vücudunun günde 2500 kalori ihtiyacı varsa günlük 1500 tüket. 1000 tüket hatta. başka hiç bir çözümü sihri büyüsü yok.

ben tavşan gibi 86'dan 75'e düştüm 1-2 haftada, sonra tekrar 80'e çıktım wowow be careful bro dedim 20 küsür günde de 72'ye döndüm.

şunu ye kilo verirsin bunu iç tamamdır ile programa başlayan herkes tamamen o şeye odaklanıp her şeyi kaçırıyor. uğraşma sakın.
0
avatar is back
(22.07.25)
Evde tek yaşıyorsan bunu uygulamak daha kolay ama değilsen de yap bir şekilde.

Temiz her türlü yiyeceği istediğin kadar ye.
Ekmek, un ve arkadaşları ve şekerli bir şey yok, paketli bir şey yok. Kızartmanın hiçbir türlüsü yok. Patates ve benzerlerinin hiçbir türlüsü yok.

Meyveler de direkt şeker. Mümkünse meyveyi de yeme bu dönemde.

Tıka basa yiyebilirsin. Çatlayana kadar ye. Sınır yok.
Zaten sağlıklı, hilesiz ve besleyici şeyler yediğinde vücut bu işi abartmana izin vermiyor.

Bu şekilde bir süre ilerleyip kilo verebildiğini görünce o zaman diyetlere bakmaya başla.

Kendine bir zaman belirle. Sen belirlemezsen ben belirliyorum 1 ay.
1 ay bu şekilde beslenip tartıl. İstediğin yöne gittiğini gör.

Rahat bir düzenden bir anda çok sıkı bir düzene geçmeye çalışınca olmuyor. Hepimiz defalarca yaşadık.

Diyet yapmanın bir başka zorluğu da insan az ve kısıtlı yiyecek olsa da aklında sürekli ne yiyeceği oluyor. Yemek konuları beyninde daha az yer kaplamaya başlasın.
0
michael_knight
(22.07.25)
senin problemin ne diyet, ne kalori sayimi, ne spor, ne gece yedigin cikolata ne pankek. o yuzden sekeri birak, spor yap, if diyeti yap, yuru gibi cozumler tamamen karsiliksiz kalacak seyler.

once psikolojik hazirlik yapmaniz gerekiyor. bunlarin icinde de.

motivasyonel hazırlık, farkındalık, kendine karşı şefkatli bir bakış geliştirmek bu işin temelidir. Çünkü burada bir düzen bozukluğu değil, bir içsel yön kaybı söz konusu. Neyi neden yaptığını fark etmeden, çözüm diye dayatılan öneriler senin için sadece daha fazla baskı yaratır.
0
buenosdias
(22.07.25)
Seker ve karbonhidrati birak.
0
feastofthedamned
(22.07.25)
1- şeker ve karbonhidratı bırakıp protein ve sebze ağırlık beslen
2- aralıklı oruc yap
3- yürüyüş yap
0
sizofren06
(22.07.25)
Şeker çok yükleniyorsun. Bir kere şekeri olması gereken seviyeye çekmek lazım. Onu çekince sana et ve yağ lazım olacak, sevdiğin gıdalardan yemeye çalışman lazım.

Hiçbir şey bilmiyorsak yumurta yemeliyiz, hem hayvansal proteinler hem süper gıdadır hem doyurucudur tok tutar.

Yeşillikten kaçmamalıyız çünkü yeşillik yemedikçe bağırsaklarımız bize sağlık üretmeyecekler. Yani sürekli şeker ve unlu nişastalı yersek demek istiyorum.

Uykudan 5 saat önce doymuş ol, uyandıktan itibaren 2 saat bişey yeme, yediğinde de bu tarz yemeye çalış. Bakalım ne olacak.

Duygusal açlıklar varsa onları da konuşmak lazım.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
Diyetisyene gidin. Tek başınıza olmamış zorlamanın alemi yok.

Dediklerine de harfiyen uyun.
0
drako
(22.07.25)
Yemeyeceksin hocam. bu kadar. bitti. yemeyince vucut kalori acigini kendisinden kapatiyor. bu bir disiplin meselesi. 10 gunde 2 kilo verdim. ogunlerimi soyleyeyim.

kahvalti yok, oglenleri 3 yumurta, birkac zeytin ve biraz peynir. ya da isyerine salata goturuyorum 300 kalorilik.
aksam tavuk pilav, balik pilav.

ivir zivir atistirmalik, karbonhidrat yok. makarna, hamur isi yok. karbonhidrat zaten ister istemez aliyorsun. pilav yapiyorum azicik en fazla.
atistirmalik yok. atistirmalik yeme saatin geldiginde sakiz at agzina. vucut milyonlarca yil evrim sonucunda o kadar verimli bir sey olmus ki, insanlar olarak su son yuzyillarda ihtiyacimizin cok otesinde yiyip kendimize zarar veriyoruz.
0
antikadimag
(22.07.25)
0
apocalipy
(23.07.25)
ben şahsen yemek yemeyi çook seviyorum. kendimi tutmazsam karnım şişip diğer organlara baskı yapana kadar yiyorum, üstüne de tatlı yiyorum. ama yaş arttıkça baktım ki bunları yapınca kilom artmaya başladı. muhtemelen metabolizma değişiyor. yavaşlıyor.

youtube'da dr ayşegül çoruhlu'nun videolarınız izlemiştim. kadın diyor ki akşam 5'ten sonra yemek yemeyin. çünkü sen saat 5'te yemek yediğinde vücut o besinlerden aldığı enerjiyi gece 12'ye kadar kullanıyor. sen gece uyuduktan sonra sabah kahvaltısına kadar olan dönemde de enerji üretimi için yağlarından yakmaya başlıyor. bu nedenle akşamları bi şey yememen lazım. bu kadını izleyebilirsin. ben kendi adıma fazladan 2 kilo aldığımı fark edince hemen dikkat etmeye başlıyorum, akşam yemek yesem bile porsiyonu çok az yiyorum. karpuz nerdeyse hiç yemiyorum. kola çok canım isterse yarım çay bardağı doldurup 2 yudum alıp bırakıyorum. eğer akşam yemeğinde az yemeyi başarabilmişsem karpuz az da olsa yiyorum. bu arada sezgisel beslenme diye bi şey varmış. o da şunu diyor, kendi vücudunu dinlemeyi öğren ve doyduğunu hissettiğin anda bırak. mesela canın karpuz mu istedi ince bi dilim yedin, bırak devam etme. çikolta mı yemek istiyosun kare çikolatan bi küçük parçasını ye ve bırak. bunu da bi araştır.

ha şunu da diyebilirsin, ben yemekten vazgeçmek istemiyorum o halde yemene aynen devam et ama spor yaparak kalori açığı oluştur.

ücretisz bi uygulama var fat secret diye. bence diyete başlamadan önce bu uygulmayı indir. tüm yediklerini uygulamaya kaydet ve günde kaç kalori aldığını önce bi tespit et. sonra da yavaş yavaş yediğin gereksiz şeyleri yememeye başla. mesela ben 1 paket tutkuyu açıp tek seferde yiyip bitiriyorum sonra da diyorum ki bunu neden yaptım, aslında hiç gerek yoktu yemesem de olurdu. ofiste çekmeceme leblebi koydum, şeker isteğimle baş edemediğimde bir avuç leblebi yiyip kendimi oyalıyorum.

ama bana sorarsan yemek yemeyi seven birinin kilosunu koruması ve saplıklı bir kiloda kalması çook zor :(( bazen yatarken şekerli şeyler yemek istiyorum diye ağlayacak gibi olup yatağı yumrukluyorum :D sonra kalkıp bi soda içip yatıyorum :) sana da bu yolda başarılar dilerim.
0
turuncu tonlarda
(23.07.25)
kalori hesabı, şeker un vs kesmek tabi ki işe yarar.
ama aralıklı oruç ya da tek öğün yeme içme arzusunu da törpülüyor tavsiye ederim.
ama tak diye tek öğüne de geçilmez, kahvaltıda şunu ye sonra bunu falan kendi adıma yapmadığım şeyler.
o yüzden kahvaltı atlayıp iki öğün ile başlayıp sonra öğün aralarını kısaltıp bir süre sonra tek öğüne geçmeyi deneyebilirsin eğer dayanabilirsen tabi. şeker vs varsa dikkat etmek lazım.

ama işlenmiş şeker ve hamurişinden mutlaka uzak dur. bir süre her türlü şekerden de uzak durmayı ve karbonhidratı tamamen kesip protein ve sağlıklı yağlarla ketojenik beslnemeyi düşünebilirsin. bu sırada her gün bir şekilde hareket etmeyi de unutma. yakın mesafelere yürü, normal yürüyüş yapma, merdiven çıkma vs sağlığı zorlamayacak şekilde tabi.
0
bay b
(23.07.25)
(6)

Yurtdışından Bialetti kahve makinesi, Türkiye'de kapsül bulunur mu?

hadi ya la
Arkadaşım yurtdışından Bialetti Gioia almak istiyor ama yanında gelen kapsüller bitince alternatif bulunabilir mi acaba? Sanırım Nespresso kapsülleri uymuyor, bu tür makineleri kullanmış olanlardan fikir alabilir miyim acaba?
Arkadaşım yurtdışından Bialetti Gioia almak istiyor ama yanında gelen kapsüller bitince alternatif bulunabilir mi acaba? Sanırım Nespresso kapsülleri uymuyor, bu tür makineleri kullanmış olanlardan fikir alabilir miyim acaba?
0
hadi ya la
(22.07.25)
orijinal kapsüle sadık kalırım hep ondan alırım diyorsa alsın. ben nespresso makinasını aldım 2.el, muadil kapsül bulmak çok daha kolay ve ekonomik. geçen gün bimde cafe crown markalı 10lü kapsülü 60liraya aldım. kapsülün türkiyede satışına baksın bence. satılmıyorsa makina yatar yazık olur.
0
dedim ben sana
(22.07.25)
Bende de sanırım bu model var. Ben İtalya'da yaşıyorum ona rağmen buna uygun kapsülleri bulmak zor. Kendi kapsülleri pahalı, alternatif çok az. Nespresso için 10 farklı kapsül varsa bunun için 1 tane var.
0
ted
(22.07.25)
Bende Türkiye'de pek yaygın olmayan bir marka var. Makinenin kendisi ucuzken kapsülleri çok pahalı. Yıllardır doldurulabilir kapsülle kullanıyorum. Hem hesaplı hem de çevre dostu bir çözüm. Bu markanın da vardır kesin.
0
auroraaurora
(22.07.25)
çelik kapsülü varsa onu satın alıp türkiye'de kendin doldurabilirsin belki. manuel espresso makinesi gibi kullanabiliyorsun kapsül doldurarak bu makineleri.
0
akatreil
(22.07.25)
www.temu.com
Şunun gibi kapsüller hem hesaplı hem çevre dostu +1 Hem de uygun boyda öğütülmüş her çeşit kahveyle kullanabilir. Bialetti uyumlu kapsül vardır mutlaka.
0
kobuzchu kiz
(22.07.25)
bialetti nedir bilmiyorum ama nespresso gibiyse hic guzel kahve yapamiyor. tek guzel ozelligi pratikligi ama kahve kotu.

espresso makineleri disinda kahve icmiyorum artik.
0
antikadimag
(22.07.25)
(16)

Alaturka tuvaletleri sorunsuz sıkıntısız kullanabiliyor musunuz?

yadigar
A. Öncelikli olarak tercih ederimB. Klozette sıra varsa beklememek için kullanabilirimB1. Benim için farketmezC. Sadece mecbur olduğum zaman kullanırım.C1. Mecbur kalınca kör topal perişan kullanırım.D. Asla kullanamam.Cinsiyetinizi de belirtebilirsiniz isterseniz.Edit: Benim cevap:A1 Onsuz yapamam
A. Öncelikli olarak tercih ederim
B. Klozette sıra varsa beklememek için kullanabilirim
B1. Benim için farketmez
C. Sadece mecbur olduğum zaman kullanırım.
C1. Mecbur kalınca kör topal perişan kullanırım.
D. Asla kullanamam.

Cinsiyetinizi de belirtebilirsiniz isterseniz.

Edit: Benim cevap:
A1 Onsuz yapamam
0
yadigar
(22.07.25)
B1, cinsiyet kadın
0
matilda
(22.07.25)
C, belirtmek istemiyorum
0
goodz
(22.07.25)
A, Erkek

Özellikle umumi tuvaletlerde. Alaturka hijyendir ve sağlıktır.
0
runaway
(22.07.25)
Kadın, c1

Çok kiloluyum, dizler çöküp kalkmaya çok müsait değil, kilitlenmekten korkuyorum.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
B1 diyorum.

Alaturka tuvalet teorik olarak iyi olsa da Turkiye'de umuma acik yerlerde tuvaletler genelde cok cok pis. Hele hele alaturka tuvalet barindiran tarzda bir yerse (havaalanindan, mola yerine, alisveris merkezine kadar) tamamen lagim gibi kokmadigina hic denk gelmedim.
0
hot potato
(22.07.25)
umumi tuvalette A.

hic temas yok, en ideali.
0
antikadimag
(22.07.25)
A
0
adivar
(22.07.25)
C, erkek.

turkiye'de nadiren mecbur kaldigim oluyor, malesef.
0
cooperr
(22.07.25)
erkek, c1. en son askerde kullanmıştım 15 sene olmuş neredeyse.
0
inheritance
(22.07.25)
A.
temassız, hijyenik.
0
duyuruuser
(22.07.25)
c1, k
0
pide
(22.07.25)
C1 ve D arası Erkek

işemek için sorun değil tabii de büyük tuvalet için hayatımda alaturka kullanmadım sanırım. Askere gitmeyle ilgili en büyük problemim de alaturka tuvalet kullanacak olmam sıfır şaka. Klozete göre daha temiz olduğu da tamamen yalan. Açık alanda mikrop çok daha fazla yayılıyor. Klozete temas etmekten korkuyorsanız tuvalet kağıdı vs bi şey koyarsınız en kötü ama alaturka tuvalet kesinlikle hijyenik bir şey değil
0
nundu
(22.07.25)
C, kadın. Fazla bilgi olacak ama mevzu 2 numara ise ve kabızlık varsa kabus gibi olabiliyor, onun dışında normal. Yine de alafranga varsa tercih etmem ama.
0
peki madem
(22.07.25)
squat pozisyonunda bile işeyebildiğim için C.

K.
0
Proserpina
(22.07.25)
C ama kendi evimde olsa buyuk tuvalet icin ozellikle kullanirdim.
0
bay b
(22.07.25)
a şıkkı

klozet kullanamıyorum

erkek
0
yurtsuz john
(22.07.25)
(19)

Son zamanlarda ne izliyorsunuz?

pembediken
6 feet under izliyorum ben konusu iyi tavsiye ederim.
6 feet under izliyorum ben konusu iyi tavsiye ederim.
0
pembediken
(21.07.25)
The Gilded Age izliyorum ama baydı, ikinci sezonu bitiremem gibi
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
yardımcı oyuncu.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.07.25)
Battle Star Galactica
0
Amaranta ursula
(21.07.25)
Seinfeld.

Günde tek bölüm izleyip devam ediyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.07.25)
Supernatural
0
nothing in my way
(21.07.25)
Masters of horror
0
kullanicadi
(21.07.25)
Silo. Lost tadı aldım bundan değişik:d
0
ruhen hastayim ben
(21.07.25)
30 saniye once chatgpt'yle konusuyordum ne izlesem diye.
legends of tomorrow
wonderfalls
the oa
not ordinary family

onerdi. ilkinden basliyorum bakalim
0
fakyoras
(21.07.25)
Taboo dizi
Adolescence
Child 44
The Pacific
0
mikahakkinen
(22.07.25)
tokyo vice
broadwalk empire
0
orpheus
(22.07.25)
Resident Alien
0
nhk ni youkosu
(22.07.25)
andor
0
sir gawain
(22.07.25)
Şenol hoca kpss
0
herzan
(22.07.25)
Curb your enthusiasm. Yedinci defa mı ney…
0
yadigar
(22.07.25)
The wire
0
onheil
(22.07.25)
bi arkadasimla severance izliyorum.

onun disinda 50 ve 60'lar klasik filmleri izliyorum. ne isler yapilmis zamaninda.
0
antikadimag
(22.07.25)
Borgen'ı yeni bitirdim. Arada sıkıyor, ama güzel dizi.
0
auroraaurora
(22.07.25)
the lincoln lawyer
felaketler dizisi
0
ground
(22.07.25)
Behzat. 15 yıl geçti, zamana yenilmedi. Taş gibi dizi.
0
luluki
(22.07.25)
(23)

Hiç beklenmedik bir para geldi ne yaparsınız?

messina123
Hiç hesapta yokken 2 senelik maaşınız kadar bir para elinize geçti. Ne yaparsınız?
Hiç hesapta yokken 2 senelik maaşınız kadar bir para elinize geçti. Ne yaparsınız?
0
messina123
(21.07.25)
Kredi kartı borcumu öderim, iki hafta tatil yaparım. Kıyafet alışverişi yaparım, yazılım kursuna ve spora yazılırım, gerisine dokunmam.
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
borsada opsiyonlu islem yaparim.
0
sir gawain
(21.07.25)
Bir de iyi bir laptop alırım
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
etf'e yatiririm.
30% s&p500
30% world
40% emerging markets
0
sonsuz
(21.07.25)
Ben de yazayım kredi çekip ev alırım
0
🌸messina123
(21.07.25)
Birkaç tane de ufak estetik operasyon. Dolgu, botoks tarzı. Düşünecek çok şey çıktı, paran var mı dersin var.
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
İşime sermaye yaparım.
0
gabe h coud
(21.07.25)
ev alirim. su an tam o kadar bir paraya ihtiyacim var.
0
antikadimag
(21.07.25)
Ev alırım+1
0
Amaranta ursula
(21.07.25)
hastaneye giderim.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.07.25)
Ev aö boş dursun. Almak için tam zamanı. Bakma millete. 5 sene sonra 10 a katlar fiyatı.
0
luluki
(21.07.25)
Hayalimi gerceklestirmeye yetmeyecegi icin, gider faize falan koyarim. Londrada ev alacak para etmiyor iki yillik maasim. Mortgage pesinatina bile yetmiyor.. Vay arkadas, rezillik.
0
quaker
(21.07.25)
gümüş alırım.
0
gurur
(21.07.25)
Böyle durumlarda bir kısmını yiyip bir kısmını yakınlık düzeyine göre ama hediye ama nakit formunda eşe dosta vererek hallediyorum o paranın işini.
0
encokbenisevinnolur
(22.07.25)
Geçenlerde neredeyse bire bir dediğiniz şey oldu. (2 yıl değil de 4 aylık gelirime tekabül eden ve 15 yıl evvelki bir şeye binaen) %70’ini altın yaptım, kalanın 3/4’ünü euro, 1/4’ünü de burada söylemek istemediğim bir dövize çevirdim. Yani hepsini attım kenara.

Şurada (git: 1590584) ilk iş “evi boyatırım” demiş olmama rağmen evi de boyatmadım. Bakalım nereye kadar…
0
yadigar
(22.07.25)
Duruma göre, acil ödenmesi gereken borç, tamirat, tedavi vs varsa onu karşılamaya çalışırım, öyle bir şey yoksa altın ve gümüş alırım.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
klas bi araba alırım. vuuaaaa
0
avatar is back
(22.07.25)
yarisini ile BTC/ETH
kalaniyla kiraya verebilecegim emlak
0
cooperr
(22.07.25)
pasif gelir yatırımı yaparım.
0
denizmaniaherif
(22.07.25)
Güzel bir otomobil alırım
0
onyx
(22.07.25)
Trakya'daki üniversitelere yakın, 1+1 ev alırdım, içine basit eşyalar koyup öğrencilere kiraya verirdim.
0
lamborcini
(22.07.25)
Ev için peşinat. üzerine kredi.
0
duyuruuser
(22.07.25)
Sermayeme ekler, aylık kazancımı arttırırım.
0
kumandanim
(22.07.25)
(14)

İnsan doğası hakkında söyleyeceğiniz en net sey

sekizdokuzon
Bence hayatı kendi istediğimiz gibi yaşamak, şartları buna uydurmak konusunda yüzsüzlük derecesinde bir direncimiz var. En bedbaht, hayattan umudunu kesmiş insan bile bir köşede şartların olgunlaşacagı, oyuna gireceği zamanı bekliyor. Kimse "Ben de bu kadarım" demiyor. Hayalindeki hayat için canını
Bence hayatı kendi istediğimiz gibi yaşamak, şartları buna uydurmak konusunda yüzsüzlük derecesinde bir direncimiz var. En bedbaht, hayattan umudunu kesmiş insan bile bir köşede şartların olgunlaşacagı, oyuna gireceği zamanı bekliyor. Kimse "Ben de bu kadarım" demiyor. Hayalindeki hayat için canını dişine takıyor. Bayağı şiddetli, zararlı varlıklarız bakınca. Acı çeke çeke, yırtınarak feryat figan hayattan istediğimizi koparıyoruz. Daha büyük bir kuvvet bizi hayattan koparana kadar.

Siz insan doğası hakkında tek bir şey söyleseniz ne olurdu?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
İnsanın bencil bir tür olduğunu düşünüyorum ama böyle olmayanlar da var. Dediğin gibi şiddetli ve zararlı varlıklarız. Hayvana, ağaca, çiçeğe tahammül yok. Yaşama hakkına sadece kendinin sahip olduğunu düşünüyor insanlar. Hatta öyle ki; kendi gibi düşünmeyen insana da tahammül yok, kadına tahammül yok.
0
rock n roll
(21.07.25)
Güvensen de yetki de versen, çok sevsen de denetle.

Bazen çok sakin görünse de, adeta virüs gibi uygun yeri buldukça bir salgına da dönüşebiliyor insan.
0
diyecevaplandı
(21.07.25)
tek soylemek zor.

- insan ozunde celiskilerle doludur. zihin birbirine rakip bircok fikrin catistigi bir oyun alanidir. yani insan zihni tutarli ve stabil bir yer degildir.

- insana dogustan verilen zeka ve ahlak (huy) gibi ozellikler vardir. bunlar ayni fiziksel ozelliklerimiz gibi genetiktir, ancak boy gibi kolay gorulemediklerinden sabit olmalari hemen anlasilamaz. yani zekayi veya ahlaki gelistirmek mumkun degil. sadece ufak rotuslar yapilabilir. ayni boyunu uzatamayacagin ama kilo alip verebilecegin gibi. alttaki yapi degismez. can cikar huy cikmaz.

- insan cok bencil bir varliktir. kendi kosullarini iyilestirmeye calisir ve toplumsal konulari onemsemez. kendi kicini kurtardiginda onun icin oyun bitmistir. partilerde kicini sallamayi, herkesin huzura erecegi bir toplum saglamaya tercih eder.

- insanin kotulugu, insanin iyiligini gecer. dunyada net olarak toplasak acik ara insan kaynakli kotuluk, insan kaynakli iyiligin otesindedir. bunlara ragmen dunyada ve varolusta gordugumuz cogu seyi insan yaratmistir. guzeli, dogruyu, aski insan bulabilir. bence evrimsel surecini henuz tamamlayamamis bir canli. ona biraz sans vermemiz gerekiyor ama cok da serbest birakmaya gelmez. hemen sehvete, acgozluluge, kisisel zevk ve refah icin etrafina zarar vermeye meyleder. o yuzden devletle kontrol etmek ve kulturle, sanatla yol gostermek gerek.
0
antikadimag
(21.07.25)
ben insanin default bencil ve kotu olarak dogdugunu dusunuyorum.
iyilik ve paylasim sonradan ogrenilen birsey.
0
cooperr
(21.07.25)
tabudeviren
(21.07.25)
Gelişime açık
0
pembediken
(21.07.25)
Hainler, habisler, tamahkarlar. Mesela yardım ister yaparsın veya yapmak istersin, düşman olur. Yapmaya devam edersin, mola verirsin selamı sabahı keser.

diyecevaplandı +1
0
Shepard
(21.07.25)
Yumuşak başlı, anlayışlı, terbiyeli, kibar insanlar sömürülmeye çalışılıyor. Herkes böyle değil ama büyük bir çoğunluk sessiz, sakin, kendi halinde insanları potansiyel enayi yerine koyuyor.
0
kullanicadi
(21.07.25)
gürültülüler. ne yapacakları kestirilemiyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.07.25)
İnsan her zaman aşırılaşır, aşırıya gider, aşırılık gösterir. Öğrenmesi gereken şey dengedir.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
iddia edildiği kadar gelişmiş canlılar değiliz. hala çok ama çoooookkk fazla primitif yönümüz var.
0
Phoebe
(22.07.25)
umut ediyoruz.
0
gobekliraki
(22.07.25)
@Shepard: Kardeş sen de çok yetkin bir abi sayılmazsin, millete giydirmeden önce dön bir kendine bak ben neyi ne kadar doğru konuşuyorum diye.
0
🌸sekizdokuzon
(22.07.25)
@sekizdokuzon yazdığım şey yüzde yüz doğru. Tersini kanıtlayabiliyorsanız yazın görelim. Yoksa ağlamak çözüm değil, sel basmasın oraları.
0
Shepard
(22.07.25)
(6)

calisthenics yapanlar var mi

antikadimag
gym'e gitmeyi sevmedigim icin evde calismaya basladim. sonuclar cok guzel omuz ve gogus kaslarim ortaya cikti 2-3 ayda. ama kilomun fazla olmamasindan dolayi hareketler artik yeterince zorlamiyor. setlerimi 2 dk arayla tukenene kadar yapiyorum. squat'i split squat'a cevirdim. bu tamam ama sinavda ne
gym'e gitmeyi sevmedigim icin evde calismaya basladim. sonuclar cok guzel omuz ve gogus kaslarim ortaya cikti 2-3 ayda. ama kilomun fazla olmamasindan dolayi hareketler artik yeterince zorlamiyor. setlerimi 2 dk arayla tukenene kadar yapiyorum.

squat'i split squat'a cevirdim. bu tamam ama sinavda ne yapmam gerekiyor bilmiyorum.

gunde 100 sinava ulasinca decline push up yani ayaklarin yukarida oldugu sinava cevirdim. bunda su anda 40 - 25 - 25 yapiyorum ve sanki yine hypertrophy'nin cok ustunde setlerim. yeterince zorlamiyor gibi yani. tek kol sinav yapamiyorum. dolayisiyla hareketleri nasil gelistirmeliyim onu arastiriyorum.

sonuc olarak
squat > bulgarian split > pistol
push up > decline push up > archer > one arm
pull up zaten yeterince zor ve kolay gelismiyor. gunde 30 zor yapiyorum hala dusuk replerdeyim.
plank. sonrasini bilmiyorum.

bu gidisat dogru mu? arada baska hareketler var mi yapmam gereken? karin kaslarimi ayri calistiriyorum. ne eksik bu programda.
0
antikadimag
(21.07.25)
Kas kazanımının bir tane yolu var; Progressive overload. Bu da sinir sistemi yüke adapte oldukça yoğunluğu/ağırlık miktarını artırarak gerçekleşir onda da tükeniş yaşaman lazım ama bu tekrar sayısını yükselterek olmaz tekrar sayısını belli bir noktayı geçtiğinde sadece kondisyonun gelişir uydu kaslarının uyarılıp aktive olmasını sağlamaz, o zaman da kas kütlen artmaz, yani beni yanlış anlama 1 her zaman 0'dan büyüktür ama ağırlık yükseltmenin olmadığı bir programın kas gelişimine uzun vadede çok etkisi olmaz, ha benim de calisthenics yapıp video paylaşan arkadaşlarım var vücutları da güzel bilmeyen biri salt calisthenicsle o vücudu inşa etti zanneder ama benimle aynı antrenmanı yapıyor adamlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.07.25)
@kaleci ben buna okeyim. yani vucut agirligimla nereye kadar gelisiyorsa oraya kadar gelissin. daha fazla kas gelistirmek icin haftada 3 gun gym'e gitmen gerekiyor dedigin anda benim kumarim biter. en en fazla agirlik kullanarak calisthenics yaparim.

bir yandan futbol oynuyorum. o kadar kasi zaten yapamam gibi geliyor agresif kardiyo ile. amacim atletik ve kasli bir vucuda sahip olmak, yag oranini dusurup ableri ortaya cikarmak. gogusler ve omuzlar da soyle sekillensin yeter.

sanirim vucudun tek tarafiyla butun agirligi calismak olabilecek en ust seviye calisthenics ile.
0
🌸antikadimag
(21.07.25)
Abi bak sana tavsiyem iki adet kettlebell al, seviyene göre ama iki tanr 20kg oldukça yeterli (bende iki 24 var).
Armor building complex ve armor building formula.
Calisthenics sıkılırsan bir bak.
Kalecinin dediği olacak. Yanlış anlama ama "amacim atletik ve kasli bir vucuda sahip olmak, yag oranini dusurup ableri ortaya cikarmak. gogusler ve omuzlar da soyle sekillensin yeter." Bu baya zor olay yani ve genel olarak calisthenics ile çok da kolay olmayan bir olay.

Bir tavsiyem de kendine ağırlık yeleği al Decathlon.
Yani hareket yapmak tamam, farklı hareketi yapmak da tamam ama duracaksin bir noktada. Bu nokta senin istediklerini verecek nokta olmayabilir.

Eğer ben hayatta spora gitmem diyorsan bodyweight ile kombine kettlebell ve ağırlık yeleği bence herkes için ideal. Bir tavsiyem pullup dikkat etmen, çok dirsek sakatlığı yasayan var. Çok pullup gerçekten riskli.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
@logistics; agirlik yelegi guzelmis. abi gym'e gitmeyecegim cok net. cunku o kadar zamanim yok. is guc, kendi projelerim, hobilerim, yemek temizlik falan derken bir de gym ekleyemem. gecmiste sporun sadece gym'de yapilacagini dusunup hicbir sey yapmiyordum. o cok kotuydu.

simdi 100 tane sinavi, 30 barfiksi 5 dakikada basip gunume devam ediyorum. ve hic zaman kaybi olmadan vucut calismayi gunumun icine yedirmis durumdayim. yani beni gym'e gitmeye ikna edemeyeceksiniz :D demek istedigim ben su andaki kas seviyemden de memnunum. elbette daha fazlasini yapmak istiyorum ama bu sekilde kalmak da tatmin edici benim icin. ben sadece calisthenics'in sinirlarini gormek istiyorum.
0
🌸antikadimag
(21.07.25)
Abi daha geçen hafta kaleci ile konustuk; çok yoğunum ve bu sebepten gittim daha ağır kbleri aldım.
Normalde haftada 4 gidiyordum, ortalama 50 dk.
Iki güne böldüm, daha yoğun, 1.5 saat falan sürüyor.
Buna ek iki gün kettlebell ile armor building complex ya da humane burpee yapıyorum.
Iki gün de yorgunluğa göre ya normal yürüme ya da yelek ile yürüme.

Ben de senin durumdayim, çareyi gyme cuma akşamı ve pazar giderek buldum. Başka zamanım yok. Ondan diyorum kettlebell, ağırlık yeleği, bir barfiks bari seni çözer bu dönemde.

Calisthenics yap tabi ama sinirinda yap çünkü bodyweight diye girip yüzlerce yapınca sıkıntı çıkabiliyor.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
İnstagram'da learn_calisthenics hesabını takip edebilirsin. Pek çok farklı hareketi farklı zorluk seviyelerinde gösteriyorlar. Push up'ları çeşitlendirebilirsin. Hindu, pike, explosive push up gibi varyasyonları ekleyebilirsin. Ayrıca basit bir direnç bandı ile push up'ların yoğunluğunu arttırabilirsin.

Ayrıca calisthenics sadece kendi vücut ağırlığınla çalışmaktan ibaret değil. mobilite, esneklik kısmına da ağırlık verebilirsin.
0
thracia
(22.07.25)
(16)

Sizce hangi araba? Mazda vs VW etc.

mry gc
Selamlar,Önümüzdeki aylarda ilk arabamı almayı planlıyorum. Seçeneklerim ile direkt bir tecrübem olmadığı için siz duyuru ahalisinin tecrübelerine kulak vereyim dedim.Tüm araçlar aşağı yukarı aynı yıllar arasında (2019-2022).Seçeneklere gelelim:1- Mazda 3 (Skyactiv-G 17-18k Euro, Skyactiv-X 19-20k E
Selamlar,

Önümüzdeki aylarda ilk arabamı almayı planlıyorum. Seçeneklerim ile direkt bir tecrübem olmadığı için siz duyuru ahalisinin tecrübelerine kulak vereyim dedim.

Tüm araçlar aşağı yukarı aynı yıllar arasında (2019-2022).

Seçeneklere gelelim:
1- Mazda 3 (Skyactiv-G 17-18k Euro, Skyactiv-X 19-20k Euro)
2- Mazda CX-30 (fiyatlar hemen hemen Mazda 3 modeli ile aynı)
3- VW Golf (2-3k daha uygun)
4- Skoda Scala (Düşünülebilir ama üzerinde fazla durmadım)
5- Kia, Hyundai tarzı daha uygun fiyatlı seçenekler
6- digerleri (Ford, opel, renault vs)

Aklımda açıkçası Mazda 3 var (şu anda gözüme takılan bir ilan var: 2019 model Skyactiv-X 180 bg versiyonu, 25.000 km’de ve 19k Euro). Tasarımı aşırı derecede hoşuma gidiyor. Ancak yukarıdaki seçeneklerden hiçbirini alıp da kullanmışlığım yok. Sizlerin fikri nedir?
0
mry gc
(21.07.25)
ben her daim vw golf seçerim. ama yeni pejo 308 kasa olarak şu an piyasanın en yakışıklısı. japon araçları sıkıntısızlığı ile meşhur ben almancıyım.
0
mikahakkinen
(21.07.25)
Konum neresi? Resale değerine bakın derim. Bir de araçları denemeden almayın. Hepsini deneyin hangisi iyi hissettirirse oradan ilerlersiniz. İlk 3 seçenek ideal görünüyor. VW golf yerine mazda daha sıcak geliyor bana eski bir golf kullanıcısı olarak. Mazda hem donanımsal açıdan hem de güvenilirlik açısından kafa rahat bir şekilde gidilebilecek bir seçenek.
0
but that was just a dream
(21.07.25)
en önemli kriteri yazmamışsın. otomatik mi manuel mi?

otomatiğe göre cevap vereyim.

sana tavsiyem vw grubu ve dsg’den uzak dur. skoda da aynı grubun arabası, onu da ele. dsg'nin kötü şöhretinden haberdar değilsen internette ya da sözlükte dsg'yi ve genel olarak dct'yi biraz araştır derim.

saydığın markalar arasında en iyisi açık ara mazda ama türkiye’de değilsin sanırım. çünkü mazda türkiye’den çekildi diye biliyorum. yurt dışındaysan ve yaşadığın ülkede mazda'nın ikinci el piyasası varsa cevap kesinlikle mazda. şanzımanı cvt olan herhangi bir modeli olabilir.

toyota ve honda'ya da bak.
0
sir gawain
(21.07.25)
Belirtmeyi unuttuklarim:
1- Yurtdisinda yasiyorum (Prag)
2- Tercihim Manuel vites
3- limitim 20k euro ve daha yukari cikmayi dusunmuyorum. O yuzden yeni kasa 308 biraz ihtimal disi. Ancak dusuk km 2022 modelleri 20k civarina mevcut. Yine de fransiz arabalarina karsi bir antipatim var, memleketlerinden oturu de olabilir, bilemedim.

VW golf her zaman gideri olan guvenilir bir arac. Bagaj hacmi ve arka koltuk alani da mazda'lardan daha iyi ancak benim icin belirleyici kriter degiller cunku tek yasiyorum ve arada 1-2 arkadasla beraber kisa yolculuklara cikiyorum.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
Toyota tasarim konusunda biraz kaybediyor gozumde. Honda arac pek gormuyorum burada, ikinci el sayfalarinda da fazla ilan yok. O yuzden degerlendirmeye hic almadim.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
manuelse vw de olur mazda da olur. ama vw hem servis ağı hem ikinci el pazarının büyüklüğü ile daha avantajlı.

hangisi daha çok hoşuna gidiyorsa onu al. ama manuelde benim birinci tercihim golf olurdu sanki.
0
sir gawain
(21.07.25)
Avrupada fiesta çok tutuyordu onun yerini opel corsa aldı herhalde
0
grimavi
(21.07.25)
Fiesta, focus araclarina biraz temkinli yaklasiyorum. Sehir icinde uygun olsalar da 1.0 ecoboost motorundan zevk alamadim. Tamam, oldukca ekonomikler sehir icerisinde ama uzun yollarda yada yokusta tam bir iskence.

Ayni aralikta opel mokka ve astra secenekleri var ancak Opel'den ziyade tercihimi VW'den yana kullanirim.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
Abi mazda'da yanında servis var mı bak, misal Fransa'da mazda servisleri bana uzak vs ford dedigimde şehirde 3 tane resmi ford servisi var misal.
Bu içlerinde en sorunsuzu mazdalar olacak her seyiyle. Yalnız mazda 3 için arka cam görüşü kötü diye çok duydum aklında olsun.

Mazda ben hastasiyim. Iç kalitesi, minimalist dizayn ve motor/vites sorunsuzlugu çok önemli. Ama servis olayına gerçekten bak, sonra 1 saat araba kullanmak zorunda kalma :( ama Prag demissin, vardir heralde büyük şehir.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
Servis konusu sorun degil prag icerisinde. O konuda hangi araci alirsam alayim sorun yasamam. Mazda servisi de yaklasik 10 dk mesafede evime.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
O zaman mazda'yi kendisi de isteyen biri olarak mazda al :( golf belediye dağıtılan bir araba ama mazda has irkek arabası.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
cx-30 test surusu yapmistik almak icin, arkasi cok dar, suv gibi bir havasi olsa da mazda 3 ten daha basik ve bogucu.
Bende su an 2015 mazda 3 var, tasarimi her ne kadar guzel gorunse de biraz iceriye ses aliyor ve ic malzemesi reno-fiat kalitesinde. Distan guzel, mekanik saglam, ama konfor vw e gore daha dusuk olacaktir. Surus zevki iyi ama sanirim golf un daha iyidir. Masraf yapmasin konfor cok onemli degil diyorsaniz mazda olabilir, zaten dusuk kilometre alacaksiniz sanirim, golf de iyi secenek, dusunulebilir. Ikisine de gidin bakin kullanin test surusunden sonra birisi on plana cikacaktir.
0
The_Lollok
(21.07.25)
avrupa'dasin belli ki. mazda yapistir gec. cok guzel arabadir.
0
antikadimag
(21.07.25)
prag'da isem mazda 3 veya cx 30 alırdım.
0
gurur
(22.07.25)
Golf ve mazdalar için bir test sürüşü ayarlayacağım. niyetim en başından bu şekildeydi, sayenizde yaklaşımımı doğrulamış oldum. Gönlüm mazda’dan yana ama deneyip göreyim bakalım. Teşekkürler
0
🌸mry gc
(22.07.25)
mazdayi severim, tek negatifi cabuk paslanmasi.
tuz kullanilan bir ulkede almamak lazim, orda yollara tuz atiyorlar mi bilmiyorum.
atmiyorlarsa mazda 3 bence golf'u gecer.
golf alinacaksa bence gti olmali, gti imkani varsa o zaman golf derim.
butce problemi yoksa hyundai/kia bunlara bulasilmaz.
0
cooperr
(22.07.25)
(15)

Kilo vermek amacıyla aralıklı oruç ne kadar önemli/etkili

gobekliraki
Herkesin dilinde gerek sosyal medya, gerek eğitmenler vs. Temiz, düzgün ve doğru kalori alımıyla atıyorum 5 öğün yemek faydadan çok zarar mı yani. Amaç sadece kilo vermek.
Herkesin dilinde gerek sosyal medya, gerek eğitmenler vs.
Temiz, düzgün ve doğru kalori alımıyla atıyorum 5 öğün yemek faydadan çok zarar mı yani.
Amaç sadece kilo vermek.
0
gobekliraki
(18.07.25)
Ben günde 3 ana, 3 ara öğünle, affedersin hayvan gibi yiyerek kilo verdim. Aralıklı oruçla da veriliyor. Biri iyi diğeri kötü diyebilecek kadar beslenme bilimine hakim değilim ama çok yiyerek kilo vermek gayet mümkün.

Akşam yemeğini karnım tokken yiyordum sırf diyet programına uymak için.
0
himmet dayi
(18.07.25)
Aralıklı oruç kilo vermek için çok faydalı. Eğer size uyuyorsa, çoğu insana daha uygun bence.

Çünkü atıyorum öğlene kadar hiçbir şey yemeyeceğinizi bildiğiniz için “sağlıklı öğün, iki dilim elma, yulaflı bir küçük bisküvi” gibi bile kaçamaklar yapılmamış oluyor.
Bir de belli bir saatten sonra zaten açlık hissi yok oluyor.
Elbette kişiden kişiye değişecektir.
Metabolizma, insülin direnci veya başka tıbbi kısımlarıyla ilgili bilgim yok.
Sadece kişisel tecrübe.
0
michael_knight
(18.07.25)
Azicik bisi yiyince geri kilo aliyorsun.
0
sonsuz
(18.07.25)
@sonsuz nasıl yani?
0
🌸gobekliraki
(18.07.25)
Aralıklı orucun tek etkisi otokontrol sağlaması zira sürekli bir şeyler yemeni engellediği için ister istemez kalori açığı oluşturuyorsun ve kilo veriyorsun ama uzun süre aç kalmanın (kalori açığı oluşmamışsa) kilo vermeye etkisi sıfır. Onun dışında 5 öğün beslenmenin de bir zararı yok, bir ara 5 öğün beslenirsen çok insülin salgılarsın insülin salgılamak ölüm gibi bir şey diyenler vardı hala var mı bilmiyorum ama insülin metabolizması sen bir şey yesen de yemesen de sürekli salgılanır, mesela sen 3 saat bir şey yemedin mesela karaciğere dalağa kalbine böbreğine şeker lazım bu şeker nasıl gidiyor dokulara? Evet insülinle. Sen aç kaldığında ve dokulara şeker lazım olduğunda glukagon salgılarsın glukagon karaciğerdeki şekeri yıkıp kana verir kanda şeker yükselince insülin salgılarsın insülin de dokulara şeker götürür, yani insülin bizden bağımsız olarak sürekli salgılanır zaten bize bağımlı bir şey olsaydı bu kerizlikle soyumuz tükenirdi. Ne olur ne olmaz diye insüline bağlı olmadan şekeri çekebilen tek organ beyin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.07.25)
kilo vermek icin temelde olayiniz kalori acigi yaratmak, yani yaktiginizdan daha azini tuketmek. aralikli oruc yapinca ve mesela son ogunu 6da yediginizde, aksam 8de ictiginiz cayin yanina findik fistik kek biskuvi tirtiklamamis oluyor, izlediginiz film sirasinda patlamis misir ve cips kemirmemis oluyorusnuz, bunlar da aldiginiz kaloriyi sinirlamis oluyor dogal olarak.

genel saglik acisindan ise yemek yeme isinin gece yatmadan 4-5 saat (ya da daha fazla) oncesine bitmis olmasi oneriliyor. bunun da mantigi uyku sirasinda kisitli enerji varken vucudu sindirimle ugrastirmamak, baska seylere odaklanmasini saglamak (virus temizlemek, bakteri oldurmek, olmus hucre yenilemek vs gibi)
0
taurina
(18.07.25)
İki tane içi yağ ile dolu şişe düşün.

A şişesi senin mevcut kilolalarindan kaynaklı içi yağ dolu şişe.

B şişesi de gün içinde yediğin abur çubuklardan kaynaklı yag dolu şişe.

İki ogun beslenmede örneğin akşam 6 dan sonra yemeyerek ertesi sabah saat 10’a kadar vücut b şişesindeki yağlı yakıyor. Daha sonra yağ kalmayınca a sisine geçiyor ve oradaki yağları yakmaya başlıyor. Bu noktada kilo vermeye başlıyorsun.

Fakat sen sürekli bir şeyler tırtıklarsan esas şişe olan A şişesinin bosalmasini sağlayamayıp b şişesi ile mücadele ediyorsun. Çünkü bir süre aç kalındıktan sonra vücut bir aşamadan sonra kendi ana yağlarını yakmaya başlıyor.
0
tahirkemalbozoglu
(19.07.25)
@tahir

Aksini iddia ettiğimden değil, zaten sadece merak ettiğimden sordum, aldı başını gitti son yıllarda bi "kahvaltıyı atla, iki öğün ye, 18:00den sonra leblebi bile yeme ama çay su falan serbest" furyası.

Senin dediğin gibi olsa diyetisyen eşliğinde günde 6-7 kere ara/ana öğün tüketip kilo verip deli gibi yağ kaybedenler de var?
0
🌸gobekliraki
(19.07.25)
İnsanlar ne yazık ki açlık sürecinde enerji yağdan karşılandığı için bu şekilde kilo verebileceklerini düşünüyorlar ama zaten insanlar normalde de dinlenik haldeyken düşük yoğunlukta egzersiz yaparken uyurken yürürken tv izlerken enerjiyi sürekli yağdan harcıyorlar ama yağ yakmakla yağ kaybetmek birbiriyle alakası olmayan şeyler, hadi bunları yaparken sürekli bir şeyler atıştırıyorsın ama mesela gece 10 saat uyuyan biri 10 saat boyunca yağ yakıyor ama bunun kiloya bir etkisi var mı? Sanmam. Ben hiç uykuda 10 saat boyunca yağ yaktığı için kilo verebilen birini görmedim. Kilo vermenin 1 tane yöntemi var kalori açığı, kalori açığı verdiğin sürece öğün sayının yemek yeme saatinin ya da yaptığın diyet türünün ya da beslenme rutininin bir önemi yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.07.25)
Tam olarak bilimsel tanimini yapamıyorum fakat okuduğum ve izlediğim videolar doğrultusunda vücudun belirli bir saat sonrasında hücrelerde yağ yakım işleminin başladığına veya daha farklı bir aşamaya geçtiğine dair bir şey biliyorum. Yani yağ yakim acisindan ben kesinlikle daha doğru bir yol olduğuna kendi açımdan kanaat getiriyorum iki ogun olayına. İki ogun de bence öğlen 12-1 ve engec akşam 7 de bitirilmeli ve düzgün besinlerle yapılmalı.

Yoksa kalori açığı elbette bu olayın ozu. Gunde sadece 4 dilim baklava yiyerek de kilo verilir elbette. Fakat azar aza çok ogun de veya herhangi bir plansız beslenme duzeninde işin boku çıkıyor maalesef. İki ogun otokontrol gibi bir şey benim için
0
tahirkemalbozoglu
(19.07.25)
yediğin kalori, verdiğin kaloriden düşük olduğu sürece kilo verirsin. istesen günde 12 öğün ye.

kilo vemrede etkisini sorduğun için söylüyorum yani.

1kg = 7000 kalori.
hareketsiz metabolizman 2000 kalori yakıyorsa, sen o gün 1000 kalorilik beslendiysen, 7 günde 1 kilo verirsin.
bu formül %99 hiçbir şekilde şaşmaz.

üstüne spor yaparsan daha çok verirsin kalori açığın artacağı için.
bunu ister günde 12 öğün yiyerek yap, ister tek öğün yiyerek yap.

başka hiçbir formülü yok bu işin.
0
whatdreamsnevercome
(19.07.25)
Benim gece bir büyük boy pizza gomup yatmamla öğlen gomup yatmam arasında fark yok yani… okey?

Yani vücut tüm gün aynı performansta gıdaları eritiyor ve işliyor okey…
0
tahirkemalbozoglu
(19.07.25)
Kalori açığında kaldığın sürece tam olarak öyle oluyor kabul etmek zor olsa da, bu zaten bilimsel olarak ispatlanmış bir konu, ha sağlıklı mıdır değil midir o ayrı bir konu ama kilo kaybı özelinde tam olarak olan bu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.07.25)
@tahirkemalbozoglu tabi ki öyle?

günde 2000 kalori harcıyorsun.
2000 kalori yiyorsun. kaçta yersen ye 0'da kalacaksın.
0
whatdreamsnevercome
(19.07.25)
5 ogunde ne yedigin onemli. az az yersen 2 ogunde ayni kaloriyi almakla farki yok.

ben yillardir aralikli oruc denen seyden yapiyorum cunku sabah yemek yemeyi sevmiyorum. uyandiktan sonra oglene kadar yemek yemiyorum. yedigime dikkat etmedigim donemde bu sekilde kilo veremedim dogal olarak. cunku 16 saat ac kalsan da vucudun glikojen depolari doluysa yag yakmadan glikojen doldurt bosalt yaparsin. glikojen 1 gune yakin gidiyor cunku.

ancak intermitten fasting ve no carb diyet ile kilo verebilirsin. cunku vucudun glikojen depolari dolu olmadigi icin gun icinde yag yakimina girer.

sunu yapip kilo veremeyecek adam bilmiyorum. sadece 12-8 arasi ye. karbonhidrat asilli yeme zaten meyveden vs alirsin. no pilav, no makarna, no ekmek ve tahil urunu. oglen ilk ogun yumurta, et gibi protein olsun ki vucudu tok tutsun, boylece gun icinde atistirmalik ihtiyacin da olmaz. aksam da yine no carb artik ne yersen.

bunu bir spor programiyla desteklemesen bile kilo verirsin. zaten ben kosuyla falan kilo verilemeyecegini treadmill'de hayvan gibi kosup 300 kalori yakabilince fark etmistim. yarim saat kosuyorsun. bir gofretten aldigin kaloriyi ancak yakabiliyorsun. yani yemek disiplini olusturamadigin surece kilo milo verilmiyor. yemegimi duzenledim bir ayda sak diye 5 kilo verdim.
0
antikadimag
(19.07.25)
(14)

Zamanında çok abartılmış ama şimdi dönüp bakınca 'bu muydu?' dediğiniz şey

dunyatuhaf
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
dunyatuhaf
(17.07.25)
2000 lerin başında sanal bebek diye bir şey vardı. Anahtarlık gibi bir alet, gün içinde suyunu, yemeğini veriyordun, uyutuyordun. Düzgün bakmadığında ölüyordu, aleti komple çöpe atıyordun. O zamanlar süper bir teknoloji gibi gelmisti bize.
0
sekizdokuzon
(17.07.25)
Tamogoci
Dün konuştuk onu ahshahs
0
kisa
(17.07.25)
Yaprak sarma makinesi. Analarımız zamanında airfryer gibi bişeydi:))
0
gobekliraki
(17.07.25)
@sekizdokuzon; aleti cope atmiyorduk, arkasinda hard reset tusuna igne sokup resetliyorduk. super bir olaydi bu yine olsa yine beslerim. cocuklugumun en super oyuncagiydi sari renkli dinozor besledigim tamagoci.

hatta simdi bakacagim satiliyorsa alayim bi tane :)
0
antikadimag
(17.07.25)
@antikadimag: doğrudur:) bana almamışlardi annemler, kesin arkadaşın biri "Ölünce atıyoruz" diye trollemistir beni. Aklımda öyle kaldı.
0
sekizdokuzon
(17.07.25)
airfryer. 2021 yılında kadınlar instagramda "airfryer almayan köylüdür, airfryer'ı olmayan vatandaşlıktan çıkarılsın, airfryersız evi s.nler" diyordu :D

o kadar abartılmıştı ki ben o 2022 mayısta 6400 liraya aldığım airfryer'ın aynısını geçen hepsiburadada 4700'e gördüm lan.
0
avatar is back
(17.07.25)
Eski sevgilim
0
beetlejuice
(17.07.25)
Ekmeleddin İhsanoğlu, Muharrem İnce, Kemal Kılıçdaroğlu.
0
yadigar
(17.07.25)
İlk aşk
mp3 player
Lcd tvler
Scooter
0
gadlemler
(17.07.25)
Evlilik.
0
ekimoloji
(17.07.25)
3d çekilmiş filmler ve 3d televizyonlar
0
phoarbix
(18.07.25)
eline alıp sağa sola çevirince görüntünün değiştiği holografik tasolar. çocuk aklımla uzay teknolojisi gibi gelmişti.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(18.07.25)
Sezen aksu. Koskoca bi balon ve yalan.
0
luluki
(18.07.25)
premium araclarin hepsi.

reno/citroen/lada seytan ucgeninde buyumus bir cocuk olarak hep hayalini kurdum.

sonra yurtdisi falan derken butun markalara binme firsatim oldu.

buyuk bela olduklari ortaya cikti, hele bakimsiz bir tanesine denk gelirseniz. 3-4 ay kullanip lanet olsun diyerek kavga dovus geri verdigim araclar oldu.
0
cooperr
(18.07.25)
(8)

Bireysel Emeklilik Geliri

whatdreamsnevercome
ben bir süredir ayda 500 dolar atmaya çalışıyorum Bireysel Emekliliğe, yine uzun bi sürdir de altın ağırlıklı bi fonda tutuyorum.20 yıl boyunca atmayı planlıyorum, 55 yaşımda da bu parayı maaşa dönüştürücem, direkt çekmek yerine.şimdi bana diyor ki; "emekliliğinde 52500tl alırsın", bunu sanırım norm
ben bir süredir ayda 500 dolar atmaya çalışıyorum Bireysel Emekliliğe, yine uzun bi sürdir de altın ağırlıklı bi fonda tutuyorum.

20 yıl boyunca atmayı planlıyorum, 55 yaşımda da bu parayı maaşa dönüştürücem, direkt çekmek yerine.

şimdi bana diyor ki; "emekliliğinde 52500tl alırsın", bunu sanırım normal bir değerlemeye göre hesaplıyor değil mi? yani altın, dolar, enflasyon her şey tek haneli giderse 10 yıl boyunca ayda 52500tl alırsın diyor. ama diyelim ki altın o zamana kadar 20 kat 30 kat arttı, haliyle enflasyon da uçtu, haliyle almış olacağım maaş da bu doğrultuda arıtyor olacak değil mi?

bir de, ben bunu maaş olarak alırken; diyelim fonda o zamana kadar 150bin dolar para birikti. ben ilk ay 2000 dolar aldım, 148bin bu fonlarda değerlendirilmeye devam ediyor değil mi?
0
whatdreamsnevercome
(17.07.25)
borsa oynayın demiyorum ama, bence bireysel emeklilik çoğunlukla bankaların tuzağı =)

500 dolar ayırabiliyorsanız her ay gidin o parayı altında falan tutun, arsa vb. gayrimenkül alın süreç içinde. bireysel emekliliğin x5 yaparsınız.

ytd.
0
kveldulv
(17.07.25)
hocam ben ekonomist değilim ama çevremdekiler ve benim de görüşüme göre BES'e para bağlamak çok doğru bir yatırım aracı değil. Onun yerine sen yatırımın için bir sepet yap daha fazla kazanırsın.

ytd.
0
elektr10
(17.07.25)
ne kadar alacağınız hesaplamasında gördüğünüz tahmini tutar belirli kabüllere göre yapılıyor. her kurumun kendi içinde hesaplaması farklı olabilir. orada küçük bir bilgi notu olması lazım.

aylık ödeme talep ederseniz istediğiniz tutar mevcut fonlarınızdan bozuluyor, kalan kısmı fonda yoluna devam ediyor.
0
zakk
(17.07.25)
allah, allah. altın, euro, döviz alın demişsiniz. zaten BES param şuan altın ağırlıklı fonda duruyor, yarın bir gün borsa ağırlıklı bir fona aktarırım. anlamadım sorunun ne olduğunu? enflasyon %300'se ve bundan altın alarak kurtuluyorsam benim BES'im zaten altın fonunda?
0
🌸whatdreamsnevercome
(17.07.25)
insanlar bir sey duyuyor ve onu ezberleyip papagan gibi tekrarliyor. BES guzeldir devam et. BES'teki para da zaten yatirim fonlarinda degerlendirilir.

yani nakit atip sonra nakit alacaksan elbette uzun vadede zararli cikarsin. ancak BES fonlarinin cogu zaten hisseler uzerinden calisiyor. ben de atiyorum her ay. ama benim sistemde emekliliginde su kadar alirsin diye bir hesaplama yok. onu tam anlamadim. bu sorulari arayip sormanda fayda var cunku her sistemin kosullari farkli olabilir ve girdiginde sana kabul ettirdikleri metinde bizim bilemeyecegimiz detaylar olabilir.

NSA'da iki sorunun cevabi da evet. ama ben olsam kontrol ederim.
0
antikadimag
(17.07.25)
Birikimi nasıl yaptığınız önemli değil. Birikim yapıyor olmak önemli.
X olursanız Y olur vs. genelde boş muhabbet. En güzeli merkezi yerde büfe abicilerin negatifine gelmemek gerekir.
Şu an bunu yapabiliyorsanız bunu yapabiliyorsunuz.Bitti. Anlaşılması gereken devlet katkısının çok da bir önemi yok. Aynı parayı dışarıda da değerlendirirseniz de benzer getiri elde edebilirsiniz sonunda ama dışarıda rutinden çıkabilirsiniz, gaza gelip harcayabilirisniz vs.

Hesaplayıcılardan bir şey hesaplayarak bakmanın pek anlamı yok, gerçeği yansıtmayacaklardır anadolu hayat %4 brüt reel getiriye göre hesaplıyor. Dolar olarak ödüyorsanız iyice sapıtması mümkün.

Şahsi tavsiye olarak bir üründe tutmak yerine dönemsel sepet yapmayı daha mantıklı buluyorum.
0
wallcan
(17.07.25)
Evet, size aynı oranda birikim yapmaya devam ederseniz bugünkü hesaba göre ne kadar alacağınızı söylüyor. Zaten aksi mümkün değil, fonların ne kadar değer kazanacağını veya kaybedeceğini öngörmek imkansız.

Hesaplama kıstaslarını öğrenmek isterseniz bes sözleşmeniz olan yeri arayıp öğrenebilirsiniz.
0
akhenaten
(17.07.25)
1. 56 yaşında emekli oldugunuz gün ne kadar para birikmişse, onu peşin alabilir veya taksitle maaş olarak alırsınız. Bugünden 50 bin olmuş 100 bin olmuş demek tamamen boş. Altın veya borsanın 20 yıl sonra kaç olacağını görebilen varsa beni acil görsün.

2. Emeklilik başvurusu sonrası, maaş alarak devam ederseniz... içeride kalan paranız "standart BES fonuna" aktarılıyor ve orada büyüyor. istediğiniz gibi altın alayım dövize geçeyim diyemiyorsunuz. Bu nedenle genelde emeklilikte toptan para çekilir. ve çekilen para ile kısmen yeni BES açılır.

3. Bir diğer yöntem de her 1-2 yılda bir ek BES açmak. ve yatıracağınız paraları yeni açılanlara yatırmak. böylece 56den sonra her yıl farklı BES'i sonlandırabilirsiniz ve devam eden BES lerinizde standart fon alımı durumu olmaz.
0
507
(18.07.25)
(12)

uyuşturucu kullandığınız soruluyor mu?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ya da "ilaç kullanıyor musun" şeklinde yumuşatıp soruyorlar mı? ne sıklıkla maruz kaldınız?
ya da "ilaç kullanıyor musun" şeklinde yumuşatıp soruyorlar mı? ne sıklıkla maruz kaldınız?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.07.25)
Bana genelde ilaç kullanıyor musun diye soruyorlar ama bunu steroid kullanıyor musun diye soramadıkları için böyle soruyorlar diye tahmin ediyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.07.25)
garip bir şekilde polis çevirmesinde sordular.
0
gobekliraki
(17.07.25)
Hiç sorulmadı. Hal, harekete bakarak mı soruyorlar acaba?
0
gnosis
(17.07.25)
Çok zayıf olduğum için bir kaç kişi sormuştu. Bu kadar zayıflık eroin, kokainle mümkün gibisinden.
0
amortisman
(17.07.25)
bi aralar sormayip direkt kanal soruyorlardi :D
0
gule gule
(17.07.25)
hiçkimse böyle bi soru sormadı bugüne dek
0
deartheodosia
(17.07.25)
hayir.

böyle bisi soran kullanmistir ama. kisi kendinden bilir isi.
0
sonsuz
(17.07.25)
sadece hastaneye, acile gittigimde sorulmustu.
0
antikadimag
(17.07.25)
Polis ya da doktor ilaç kullanıyor musun dese sanırım uyusturucudan bahsettiklerini anlamam.

Hayır sorulmadı, sorukduysa antihistamin kulllaniyorum alerjim için demisimdir, soran kişi de anlatmıştır sanırım.
0
biseysorcaktim
(17.07.25)
Bana çok soruluyor, ki hiç kullanmadım. Benim soranlardaki gozlemim, konuşmada bir doğdrudanligi ancak madde etkisindeyken, sarhoşken yakalanabilecek bir şey olarak görmeleri. Ezik ya da yalaka tipler soruyor bunu genelde.
Bazen şakaya vurup "evet... küçükken kazana düşmüşüm" diyorum.
0
encokbenisevinnolur
(17.07.25)
22-23 yıl kadar evvel arkadaşla gece istinye sahilde saz çalıp türkü söylüyorduk. Etrafımız kalabalıklaştı, 7-8 kişi olduk. Birisi kokain kullandığımı ima etmişti (çizgiler falan demişti) anlamamıştım bile.
0
yadigar
(18.07.25)
tamam da uyusturucu kullaniyor musun'un yumusatilmis hali ilac degil ki, hap falan derler. ilac kullaniyor musundan kasit, bir doktor randevusundasindir, bir asi vs olacaksindir, alerji veya tepkimeye girilmesin diye onceden bilinme amacli bu sekilde sorulur.

bana cok soruluyor, tipimden dolayi herhalde uasdhusa. isin ilginci hic kullanmadim.
0
baldur2
(18.07.25)
(14)

Bok yiyeceğim bok daha sağlıklı

tahirkemalbozoglu
Yeter artık yeter burama kadar geldi ya, Nedir be illallah ettik Tatlı yemeyim diyorum meyveyle geçiştiriyorum yok onda fruktoz var daha sagliksiz,Makarna yemeyim et yeyim diyorum yok onda bilmem ne var kolestrol yapar daha kötü Günde iki ogun yapayım diyorum sabah açlığı iyi değildir azar azar çok
Yeter artık yeter burama kadar geldi ya, Nedir be illallah ettik

Tatlı yemeyim diyorum meyveyle geçiştiriyorum yok onda fruktoz var daha sagliksiz,
Makarna yemeyim et yeyim diyorum yok onda bilmem ne var kolestrol yapar daha kötü
Günde iki ogun yapayım diyorum sabah açlığı iyi değildir azar azar çok ye diyorlar
Sonunda bok yemeye karar verdim kimsenin bir fikri de yok zaten en iyisi
0
tahirkemalbozoglu
(17.07.25)
afiyet olsun.

(bkz: 30 gunde 10 yil)
0
gule gule
(17.07.25)
İnsanlar ne yazık ki tatlı makarna ya da meyve yemeyip günde 1-2 öğün beslenerek sağlıklı yaşayacaklarını düşündüklerinden, kolesterolün ne işe yaradığını bilmediklerinden, korka korka yaşayıp kendilerini anlamsız kısıtlamalara soktuklarından önünde sonunda bok yemeye karar veriyorlar ne yazık ki, halbuki bunların hiçbirinden kendinizi kısıtlamadan (bok hariç) genel toplamın %80'inden daha sağlıklı beslenenilirsiniz ama bunu kabul etmek çok zor geliyor insanlara, "hayır makarna yemek sağlıksız" demek çok daha kolay çünkü.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.07.25)
bok ye
0
koela
(17.07.25)
Ayıp ayıp .
Açken sen, sen değilsin .
0
diyecevaplandı
(17.07.25)
akdeniz diyeti iyidir.

et balık sebze meyve karışık.

işlenmiş gıda çok az. un ekmek az. karbonhidratı da kıs.

2 öğün akşam yeme patlaması yaşamicaksan güzel ama yaşıcaksan bi boka yaramıyor.
0
kveldulv
(17.07.25)
Hocam ona bakarsan aldığımız her nefes yanma nedeniyle bizi bir adım daha ölüme yaklaştırıyor

Aşırı kızartma aşırı hamurişi abur cubur, fazla tuzlu şeylerden uzak duruyorum

Onun dışında yediğim domates biber limonda meyvelerde pestisit olduğunu bilerek tüketiyorum, çünkü elimden bir şey gelmez daha fazla, bu kadar kafayı takmak da delirtir insanı
0
grimavi
(17.07.25)
kalori acigi olusturdugun sürece bok yemek cok yemekten daha faydali olabilir.
0
sonsuz
(17.07.25)
problem acligin veya saglik degil. problem psikoloji ve aliskanliklar. kimseyi dinlemeden arada hafif kacamaklar yaparak beslenmeni hafif yiyecekler uzerine kurup cebinde kuruyemislerle dolastin mi bitti gitti ya.
0
buenosdias
(17.07.25)
Seker hastasi degilsen,

hareketsiz yasamiyorsan

ve de bilumum abur cubur, sekerli unlu mamüle abanmiyorsan nasil beslendiginin bir önemi yok ;)

Ben normal insanlarin tükettigi sekerin(her türlüsü) 85%'ini tüketmedigim hâlde metabolizmam y**k gibi ve isin içinden beslenmeyle çikamiyorum.
0
feastofthedamned
(17.07.25)
Amaaan bu kadar kasmaya gerek yok, Türkiye’de yaşıyoruz zaten yeme içmeden önce stres bizi mahvediyor. O yüzden canım ne isterse aşırıya kaçmamak kaydıyla yiyorum, şeker fazla kullanmıyorum yapı gereği hep minyon ve zayıftım zaten, sağlıksız şeyler yediğimde vicdan azabı hissediyordum artık saldım.
0
ekimoloji
(17.07.25)
spor yap canın ne çekiyorsa onu ye. paketli gıdalar hariç. onları da haftada 1 gün gömebilirsin.
0
archmeister8
(17.07.25)
kim diyor, herkesi dinleme sen de.
0
king lizard
(17.07.25)
valla bana da geliyolar bazen haklısın delirmekte :D
0
turuncu tonlarda
(17.07.25)
simdi yedigin her sey aslinda vucudunda bir iz birakiyor. sen yasam enerjini ve yapitaslarini almak icin yiyorsun ama karsiliginda her seyin bir handikapi var. cok detaylara bakarsan dogru her seyin ayri bir problemi ve faydasi vardir.

benim diyet noktasinda kendime belirledigim kistaslar sunlar;
- islenmis urunleri tuketmemek veya az tuketmek. cunku o islemde ne yapildigina dair cok bilgin ve kontrolun yok. yani jambon yemiyorum ama duz tavuk ok.
- karbonhidrat agirlikli besinlerin tamami toplumlari beslemek icin yayginlastirilmis (ki staple food denir cunku ucuz oldugundan cok yaygindir), hizli enerji veren kalitesiz gidalardir. yani makarna, pilav, her turlu tahil isinden mumkun oldugunca uzak duruyorum. pilavi yemeklerin yanina katik olsun, enerji versin diye yapiyorum ama cok yemiyorum.
- virt, zirt markalarinin ne idugu belirsiz atistirmaliklari yerine duz meyve veya kuruyemis yiyorum.
- sabah 6 gibi kalkmama ragmen ogleden once hicbir sey yemiyorum. sadece cay iciyorum. bunu da saglikli olsun diye yapmiyorum, sabah yemek en sevmedigim sey. oglen yemegini karbonhidratsiz ve protein agirlikli yiyorum ki gun icinde aciktirmasin. bir ara pilav agirlikli besleniyordum ve yemekten sonra 1-2 saat kan sekerini ziplatip dusurdugunden bayiliyorsun. sonra da tekrar acikiyorsun. o nedenle yavas sindirilen protein agirlikli gidalar onemli. yumurta, peynir, zeytin, salatalik veya et agirlikli yiyorum yani oglen.
- pisirirken kizartma gibi lezzet veren ama asiri sicakla besinin yuzeyini yakan yontemlerden uzak duruyorum. haslama gibi saglikli ama yemegin lezzetini kaciran yontemleri de sevmiyorum. airfryer burada cok pratik basit bir yontem hem sicak havayla hizlica pisiriyor, hem de mangalin komur temasi yok. hem de firinin isinmasini bekleme derdi yok.

benim prensiplerim bunlar.
0
antikadimag
(17.07.25)
(3)

buzdolabındaki tavuk bozulmuş mudur

baldan kaymak
Cumartesi günü aldım.Buzdolabındaki et kısmına koydum ama dondurucu değilBugün Çarşamba akşam buzluğa atmak geldi aklımaBozulmuş mudur?
Cumartesi günü aldım.

Buzdolabındaki et kısmına koydum ama dondurucu değil
Bugün Çarşamba akşam buzluğa atmak geldi aklıma

Bozulmuş mudur?
0
baldan kaymak
(16.07.25)
riskli. muhtemelen bozulmamistir ama bilemezsin. cunku markete gelene kadar ne sekilde tasindigi da onemli. su tarihe kadar satilmasi/dondurulmasi gerek yazmiyor mu paketin bir yerinde? ben 2 gunden fazla tutmuyorum.
0
antikadimag
(16.07.25)
pişti mi? pişmediyse risk alma.
0
sanal hayvan
(16.07.25)
tavuk büyük risk. bir parça kopar bir hayvana ver yemiyorsa direk çöpe at.
0
gercekdunya
(17.07.25)
(8)

8-10 saat yol için öneri

sweetoffice
bu gece uzun bir yola çıkacağım, spotify'de önereceğiniz podcast var mı ? her tür olabilir, hiç sorun değil. not: tıklar sonra eklenecek :)
bu gece uzun bir yola çıkacağım, spotify'de önereceğiniz podcast var mı ? her tür olabilir, hiç sorun değil. not: tıklar sonra eklenecek :)
0
sweetoffice
(16.07.25)
Yeni Haller - open.spotify.com
0
sekizdokuzon
(16.07.25)
Nereden başlasam podcast
Geri dönüyoruz podcast

Bildiğim kadarıyla podcast
Fazla merak podcast
Varyete podcast

Son üçü goygoy, ilk 2si genel kültür
0
grimavi
(16.07.25)
ben meksika acmazi dinliyordum full goygoy. bir de lex friedman'in podcastlerini dinliyorum daha verimli bir sey yapmak istersem.
0
antikadimag
(16.07.25)
Her tür demişsin,

Radyo tiyatrosu öneririm, Ahmet Ümit'in romanlarını oynamışlar, uzuuuunnn uzun ama çok akıcı. Her türlü oyun tavsiye ederim aslında.

Din konusunda konferans vs dinlemek hoşuna giderse Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün bulabilirsen dinle, çok tavsiye ederim. Bir de bulabilirsen (youtube'da var) Prof. Dr. Hasan Onat'ı da dinleyebilirsin.

Çok iyi bir sosyolog Nurdoğan Arkış'ı tavsiye ederim.

Rahmetli Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu'nu tavsiye ederim, adam kendini samimiyetiyle tanıttı resmen, adının başındaki titri sırf saygımdan yazdım, o derece. Çok tavsiye ederim.

Konser kayıtları olabilir.
0
muhayyer divan
(17.07.25)
nilay ornek
0
Ley
(17.07.25)
Fularsız Entellik
Trend Topic
Haddini Aşan Yaşam Rehberi - M. Serdar Kuzuloğlu
Sizin gününüz nasıl geçti - Deniz Alnıtemiz
Biraz konuşabilir miyiz
Deniz göktaş'a ayıracak vaktim yok
o tarz mı
Podcastia maceraları - rol yapma oyunu

radyo tiyatrosu:
Derinden Sesler
Zamanaltı
Büyük Tufan
0
unalub
(17.07.25)
mesut süre rabarba
0
merhum
(17.07.25)
Cahil köpekler
0
fildirfildir
(18.07.25)
(5)

covid sonrası IT ve offshore işler

xportant
sizin çalıştığınız yerlerde durum nedir? covid sonrası artan ve bitmeyen bir şekilde hindistan vb. ülkelere işleriniz taşındı mı? veyahut bu geçiş azaldı, hatta hiç olmamıştı mı dersiniz? aranızda avrupa’da ve kuzey amerika’da çalışanlar ne söyleyebilir? belki türkiye’ye de yurt dışından taşınmış iş
sizin çalıştığınız yerlerde durum nedir? covid sonrası artan ve bitmeyen bir şekilde hindistan vb. ülkelere işleriniz taşındı mı? veyahut bu geçiş azaldı, hatta hiç olmamıştı mı dersiniz? aranızda avrupa’da ve kuzey amerika’da çalışanlar ne söyleyebilir? belki türkiye’ye de yurt dışından taşınmış işler olabilir. Türkiye’de çalışanlar bu konuda bir fırsat görüyor mu?

Hindistan’da tamamlanan işlerın kalitesi ile ilgli ne söyleyebilirsiniz? avrupa’nın ve abd’nin IT alanında yeni Çin’i oldu mu bu ülke? yani Çin artık her şeyin kalitesini yapabiliyor. Hindistan, IT alanında kendi düşük maliyetine göre yeterli bir performans verebiliyor mu?

kabataslak olarak IT’nin covid, yapa zeka ve bu alana yönelmiş bir dolu insan kaynağıyla beraber yeni dünyada bu alanda çalışan insanlar açısından gitmekte olduğu yol hakkında ne söyleyebilirsiniz?
0
xportant
(16.07.25)
Sap IT komple outsource oldu.
Tedarik zinciri (Bu arada bu böyle tam covid değil belli süredir olan bir şeydi, hatta rakipler falan da aynisini bizden önce yapmıştı) operasyonel işler, IT isleri, dijitalizasyon hindistan oldu. Benim misal sorumlulugum bir ürün grubunun bütün emea'da operasyonu (komponent stoğunda aylık faturalanan siparişe kadar) ve ekibimde bir sürü Hintli var operasyonel (satin almaci, stok uzmani vs).

Neyse yani, hindistan dediğin gibi çoğu işi aliyor ve yalan yok; adamlar Baya iyi. Kültürleri de iş açısından oldukça iyi. Ben kendileri ile çalışmaktan memnunum ve insan gibi davranirsan oldukça iyi bir ilişki ortaya çıkıyor.
Açıkçası ana fabrikam cin'de, operasyonel calisanlar hindistan'da ve ben ikisinden de acayip mutluyum. Cin'deki fabrikayi her ortamda savunurum böyle efsane çalışan fabrika yok.
0
logisticsmanager
(16.07.25)
abd'deyim. sirkete ve isin niteligine gore degisiyor. ama gittikce daha fazla isin outsource edildigi bir gercek. ezilenler ve pozisyonu iptal edilenler surpriz olmayacak sekilde giris seviyesi elemanlar yani en az guce sahip olanlar. ai ve outsource yeni mezun marketini tabiri caizse bicti.

direktor ve ustu rahat. adamlar personel cikarinca veya outsource edince annually $x milyon kurtardik diye bunu basari olarak anlatiyorlar. ozellikle amerika'da ortalama yillik bir yazilimcinin sirkete maliyeti 0.5 milyondan fazla oluyor. dolayisiyla 100 kisi cikardiginda 50 milyon tasarruf oluyor yillik ve hicbir yoneticinin gormezden gelemeyecegi bir durum bu. cunku direktor ve vp'ler de ustlerine karsi sorumlu. hic gozlerinin yasina bakmadan komple takimlari ucuruyorlar.

aslinda kapitalizmin dogal sonucu olarak herkesin gucu gucune yetene sapladigi bir durum var. yazilimcilar da az degil. gunluk 2 saatlik is alip, bunu ben ancak 8 saatte kodlarim diyorlar. haftada 2 gunde isi bitirdikten sonra yatis yapiyorlar. bu sekilde yilda yarim milyon indirenler var. e sirket de bakti ayni hizmetin fazlasini hindistan'dan daha ucuza alabiliyor, oraya pasliyorlar.

hintliler ise tam kole zihniyetli bir millet. baslarina biraz sert bir yonetici koydun mu cok iyi is aliyorsun. ama savsaklamaya cok musaitler. isin kalitesi olarak da cikardiklari isin abd'de calisan birinden hic farki yok. zaten amerika'da da ayni hintlilerin okul okuyup gelmis versiyonlari calisiyor. bizim takimin cogu hintli/paki. 2-3 tane beyaz aldilar hicbiri tutunamadi kacti.
0
antikadimag
(16.07.25)
bir projemiz vardı. hindistan'a devredildi bütçe yüzünden. adamlar bizden bile az maaş oluyor. bizim projede yaptıkları işler çok kaliteli değildi. diğerlerini bilmiyorum.
0
jelly bear
(16.07.25)
Hindistan IBM'e ucuza yaptırmayı denediler ortalık bombok oldu davalık oldular, şimdi yine içerde takım kuruyorlar. 2 haftalığına hindistana gittim başlarında durayım iş yapsınlar diye
0
nahtoderfahrung
(16.07.25)
Benim alanımda (elektronik haberleşme, altyapı) Türkiye içindeki işler için outsource durumu olmadı ancak Hollanda, Almanya ve Cekya da çalışan arkadaşlarımın söylediği departmanlarin Hindistan veya Çinlilere devredildiği. İş ilanları bile kalmadı denilecek kadar az artık
0
mirty
(16.07.25)
(11)

Tenis neden zengin sporu?

i wanna go back
Neden böyle bir algı var ve zenginler neden bu sporu izliyor ? sponsorlar neden pahalı saat markaları oluyor?
Neden böyle bir algı var ve zenginler neden bu sporu izliyor ? sponsorlar neden pahalı saat markaları oluyor?
0
i wanna go back
(15.07.25)
zengin sporu golftür. tenis bence zengin sporu değil. takipçi kitlesi niş sadece. herkes izlemiyor.
0
jelly bear
(15.07.25)
Malzemeleri de biraz pahalı galiba diger bircok spora göre (güncel bilgi değil).
0
encokbenisevinnolur
(15.07.25)
golfü oynayanlar, tenisi izleyenler zengin :)
0
sonsuz
(15.07.25)
Golfle tenis neredeyse aynı bu arada masraf olarak. Kurs olarak aynı, kiralama olarak 30% falan fark var.

Futbol için iki taş kale, bir top yeter.

Basketbol için her yer pota zaten.

Tenis için kort lazım, ve Türkiyede kort yok. Ücretsiz olan 3 5 taneyi zaten boş bulmak imkansız.

Saati 800 liradan kort kiralıyoruz biz. Fakir biri nasıl oynasın
0
aguen
(15.07.25)
kort kirası kurs parası malzeme parası bir dünya para. her yerden ulaşım da yok köy kasabayı geçtim ilçelerde bile oynanacak kort bulmak zor.

işin pro olma kısmındaysa aşırı yetenekli değilsen boku yedin. sponsor bulmak zorundasın otel yol masraflarını karşılamak için. daha bireysel antrenör fizyo tutmak için para lazım olduğunu söylemiyorum bile. o yüzden top 150'den sonra açlık savaşları başlar. şikenin en çok döndüğü spordur. ne yapsın adamlar taş mı yesin?
0
deranzo1
(15.07.25)
Bazı spor dalları bazı ülkelere hitap etmiyor.
Tenis de böyle bir spor dalı.
Yığınlardan ayrışmak isteyenlerce tercih edilen bir spor dalı olmuş ülkemizde.
Kitlelere hitap edememiş.
Spordan ziyade cümle kurarken kelimenin Türkçesini denk getiremeyip İngilizcesini sıkıştırmak gibi farklı bir haz veriyor olmalı.
Gerçi tüm genellemeler yanlıştır ama bana verdiği algı bu.
Kort parasından bahsedilmiş de, bizim az ileride belediye parkında tenis kortu da basket sahası da var. Biri hep dolu, biri hep boş. Hangisi belediyeye daha pahalıya malolmuştur? Kort bulamayana adres vereyim. Parkımız şenlensin.
0
Mirket
(15.07.25)
Golf ve tenniste yükselmek para kazanmak uzun zaman alıyor. Çok iyi olmadığınız sürece para kazanma ihtimaliniz bile yok. Bu süreçte giderleri kendiniz karşılamalısınız. Ayrıca golf ve tennis yurt dışında daha yaygın olduğu için kendi cebinizden harcayıp gitmeniz gerekir. Parası olmayanda pek yönelmez bu sebepten.
0
mikahakkinen
(15.07.25)
sanirim olay oynayabilmek icin zaman ayirmanizin gerekmesinde. barrier to entry futbolda, basketbolda dusuk. topa vurmak, firlatmak basit ama raketi o kadar hizli gelen topta kullanmak kolay degil. yani teniste karsilikli 5 vurus yapabilmek baya zor.

dolayisiyla surekli zaman ayirabilecek vaktinizin olmasi lazim. raket almaniz lazim. herkes yapamiyor.
0
antikadimag
(15.07.25)
Golf/tenis yalnızların spordur
Zenginler de yalnızdır.

Zenginler için o deliğin sabit yerinde durması olması lazım.
Yoksa delik hareket ettiğinde spor olmaktan da çıkar sanırım.
0
diyecevaplandı
(15.07.25)
çünkü saha, ekipman ve eğitmen açısından kişi başına düşen maliyet takım sporlarına göre fazla. halı saha tutsan ücreti 12-14 kişiye bölersin mesela.
0
merhum
(16.07.25)
Bu söz, tenisi profesyonel seviyede oynayanlar, bunu kariyer edinenler için söylenmiş bir söz. Yoksa malzeme parasıymış kortmuş şu bu alakası yok. Gayet amatör düzeyde herkesin oynayabileceği, hem de her yaşta oynayabileceği çok da güzel bir spor.

Ama iş bunu kariyere çevirmekse işte orada çarşı karışıyor. Öncelikle bu işten para kazanabilmeniz için atp ilk 100'e girmeniz lazım. Çünkü ancak o seviyeye geldiğinizde turnuvalardan para kazanmaya başlayabiliyorsunuz. O seviyeye gelebilmek için de sürekli turnuvalara katılmanız gerek. Turnuvalar dünyanın her yerinde oynanıyor ve tüm masraflarını cebinizden karşılamak zorunda kalıyorsunuz. Bunun ekibi var, fizyoterapisti var şusu var busu var. Dünya kazan siz kepçe ekip halinde turnuvadan turnavaya gideceksiniz, oteli uçağı zartı zurtu inanılmaz paralar ve elit seviyeye çıkana kadar hepsi sizin cebinize bakıyor.

Özetle çok zengin değilseniz ya da zengin sponsorlarınız yoksa ilerlemek pek mümkün değil. Ama amatör seviyede, hobi olarak hiç de pahalı bir spor değil.
0
thracia
(16.07.25)
(12)

Herkesin çocuğu Koç Kolejinden mezun oluyor?

hunharca ben
Televizyon ve müzik camiasından Feridun Düzağaç, Emek Ege ve bir çok ünlü ismin oğulları, kızları çok öenmli liselerden mezun olmuşlar.Bu sanatçıların ya da sunucuların evlatları Koç Koleji ve St. Georg Avusturya Lisesi ve Ticaret Okulu gibi yerleri kazanmak için hakettiğini düşünüyor musunuz?Bunlar
Televizyon ve müzik camiasından Feridun Düzağaç, Emek Ege ve bir çok ünlü ismin oğulları, kızları çok öenmli liselerden mezun olmuşlar.

Bu sanatçıların ya da sunucuların evlatları Koç Koleji ve St. Georg Avusturya Lisesi ve Ticaret Okulu gibi yerleri kazanmak için hakettiğini düşünüyor musunuz?


Bunlar benim şuan denk geldiklerim, eminim fazlası da vardır.
0
hunharca ben
(15.07.25)
paran varsa gitmene de gerek.
0
designer
(15.07.25)
giris taban puani var ama o taban puana sahip olmak zor birsey degil
0
designer
(15.07.25)
Anaokulundan itibaren iyi eğitim alıyorlar. Gittikleri okullarda eğitim ciddiye alınıyor, gerekirse özel dersle destekleniyorlar. Ekonomik yönden kaygı da olmayınca çocuk için gün içinde güzel bir program yapılıp buna kolayca uyum sağlanabiliyor aileler tarafından. Yani bizim gibi işe gidince akşam ne yemek pişirecekleri, pazara gitmek için zaman ayır aşarı, ev temizliği, ütü vb dertleri olmuyor. Tatile çıkabiliyor çocuğun okul motivasyonunu yüksek tutabiliyorlar.
Benim oğlum geçen gün televizyonda gördüğü bir belgeselden sonra bana dönüp anne biz de turist olalım mı Bir gün diye sordu. Çünkü 9 yaşında ve hayatında iki kere Ankara'ya teyzesinin yanına, 2 kere de Ortaca'ya kuzenimin yanına gitti tatile. Otel bilmiyor, yabancı ülke, başka bir şehir bilmiyor. Bu çocuğu da sadece okul ve eğitim motivasyonunda tutmak zor çünkü hayatında başka bir şey yok. Kaldı ki ben yine çok şanslıyım yaşadığım yerde deniz, kamp, çiftçilik gibi pek çok şeyi deneyimleme şansı oldu.

O çocuklar da iyi eğitimin iyi bir gelecek olduğunu bizzat yaşayarak görüyorlar. Haliyle akademik motivasyonla da başarıları da yüksek. Zekalarını kullanmayı da becerip sınavları kazanıyorlarsa neden haketmesinler?
0
strawberry first
(15.07.25)
Çünkü parası olan o okullarda okuyabiliyor. Sınavla girilen Galatasay, İstanbul Erkek gibi okullarda pek ünlü çocuğu çıkmaz. Gerçi son lise geçiş sınavında 800e yakın birinci çıkmış, artık duyabiliriz.
0
asteriks
(15.07.25)
Bu okullar eskiden istedikleri gibi, kendi kriterleriyle öğrenci alıyorlardı. Son yıllarda bugünkü adı LGS olan sınav puanlarına göre alıyorlar. Ancak mutlaka zenginlere de kontenjan ayrılıyor diye düşünüyorum. Çok yüksek puanla giren " nispeten fakir" öğrenciler olduğu gibi, üniversiteye gitmeme gerek yok ya, babamın holdinginde çalışırım diyenler
de var. Yelpaze geniş. Ünlüleri mağdur etmiyorlar bir şekilde.
0
pro9it9is9
(15.07.25)
@pro9it9is9 'e katılıyorum. kendi sitesinde taban puan belirlemiş. (470) www.sg.k12.tr

baba turnede,anne nişantaşında üstüne anne-baba boşanmış. Buradan vaha çıkması zor bencede. Hepsinin de babası annesi yurdum insanı, gel gör torunlar oxford. Bu işte bir kast sistemi olmalı.

Örneğin Koç holding bünyesinde beyaz yaka olursan, koç ailem den yararlanıyorsun diye biliyorum. Bununda kendi içinde seviyeleri vardır. Olay en başta değinmediğim gibi para değil. 1-2 milyon bir şekilde verilir. 80kişi diyor kontenjan. LGS puanı değilde değilde, mal varlılığı sıralaması mı oluşturuluyor?

Fakirler param olsa diye, zenginler referans diye geziyorlar bu dünyada.
0
🌸hunharca ben
(15.07.25)
sabancıların büyüğü (hacı mıydı adı) saint benoit mezunu. o oraya girip mezun olduysa seviyeyi az çok düşünebilirsin. ama kapasitesiz ve gerçek umarsız zenginler enka’ya, hisar’a falan gidiyor. yabancı liselerin de ismi eskiden vardı.
0
deartheodosia
(15.07.25)
sinavlarda yapilan puanlar ile ailenin varligi arasinda ciddi korelasyon var zaten. yani o cocuklar ozel okullar, en iyi dersanelerde yetiserek gidiyorlar oralara. benim amerika'daki lisans okumus arkadaslarimin tamami hali vakti yerinde ailelerden geliyor. oncesinde de bahsettigin ozel okullarda okumus oluyorlar zaten. yani cocuk bu, toplumun kaynaklarini uzerine boca edince cocuk zaten donanimli, yetismis biri oluyor. mesela harvard'a giren turkler taniyorum. harvard gibi okullar ulke bazinda kota belirler. mesela atiyorum turkiye'den 10-15 kisi alacagiz bu sene gibi. bu cocuklar butun turkler arasinda yarisarak gelmiyor, kendi sosyal siniflarindakilerle yarisip harvard'a giriyor.

firsat esitligi oldugunun dusunulmesi cok komik. fakirlerin ses cikarmayip sigir gibi gudulmesi daha da komik. cok iyi yiyorlar kapitalizmin istersen yaparsin, birey her seydir masalini. dataya baktiginda gorulen trendler cok acik. hayattaki basariyi belirleyen parametrelere bakildiginda buyudugun zip code'un zenginliginin zekanin, egitiminin, vs vs diger her seyden daha onemli oldugu cikiyor. ama fakirler istisnalara bakip umutlanabiliyorlar. kendi etraflarindaki fakirlerin bir tik ustune cikabildiklerinde mutluluktan oluyorlar. fakirin fakire yaptigi nispet gibisi yoktur.

hak etmek diye bir mefhum cok yok dunyada. gucu olanin istedigini aldigi bir durum var. insanlik olarak bunun onune gececek sistemler yaratmaya calisiyoruz devlet gibi, sosyal sorumluluk gibi. ama cok zaman aliyor.
0
antikadimag
(15.07.25)
Şu anda sınavla aldıklarını bilmiyordum. Belirledikleri taban puanlar ne derece yüksek, yüzdelik dilim ne bilmiyorum. Muhtemelen bir kısmını sınav taban puanıyla alıyordur. Geri kalan zaten kendi öğrencileridir. 8. Sınıfta mezun ettiği öğrenciyi puanı tutmadı diye yollayacağını sanmıyorum. O da yine aynı şeye geliyor, paran varsa erkenden okula sokuyorsun, ordan üniversite mezuniyetine kadar yolu var. Bir de transfer kontenjanları varsa ki vardır ordan da sınav olmadan öğrenci alabilirler.

Robert bahsi geçen iki okuldan farklı olmakla beraber oraya da zamanında puanı yetmeyen çocuğu ikizi orda, ailesi de şöyle böyle harikadır diyerek kayıt etmişlerdi, medyaya yansımıştı.
0
asteriks
(15.07.25)
Avusturya lisesini gommussunuz de oraya oyle 100 soruda 70 dogru giremiyordun 90larda, simdi degistiyse bilmem. Bir arkadasim 90-91 cozerek girebilmisti.

Fransizlar benim zamanimda 70-75 asagisi ile almiyordu, simdi durum ne bilmiyorum, beli dusmustur.

Terakki'de o zamanlar 70 ile aliyordu ama ustune bir sinav daha yapiyordu, IQ testleri tarzi biseydi.

Firsat esitligi diye birsey yok, hayat adil degil. Zengin ailelerin cocuklarin "basarili olmaliyim" hirsi yok, cunku zaten herseyleri var neden kassinlar.
0
cooperr
(15.07.25)
Ortalık bayağı karışmış,

Önce düz koşulları konuşalım.bu sene yanılmıyorsam yuzde bir 478 puana denk geliyor.koç 470 den başladı,keza italyan,avusturya ticaret te bu puandalar,diğerleri yukarıya gidiyor.kısaca sadece paran olması düz giriş için yetersiz.önce sınavda başarılı olman lazım,sonra parasını ödemen lazım.burayı tercih edenlerin çoğunun direk tercihleri bu,puan yetmeyip anadolu lisesi tercih etme tercihleri yok.kısaca önemli bir kısım bunu hakederek ve ücretini ödeyerek gerçekleştiriyor.

Burada ayrıcalık olan kısım yabancı öğrenciler ve bazı okulların anlaşmalı oldukları ilk ve orta öğrenim okullarına ayrılan kontenjan.ama bu sayı yuzde 5 i geçmez.
0
duptıs
(15.07.25)
@antikadimag + 1

üniversite sınavında ilk 10 bine giren insanlara bakın, hepsi çok iyi liselerde okumuş, en pahalı dershanelere gitmiş, zilyon tane özel ders almış öğrenciler.

Boğaziçi devlet ünisi, ama büyük çoğunluğunun ailesi sosyo ekonomik düzeyi yüksek öğrenciler oluşturuyor. boğaziçi bilgisayar-elektrik elektronik ilk 1000 le kapatıyor neredeyse. Kimsenin yardımı olmadan, öyle ortalama bir aile ile bu sıralamaları yapmak imkansız. Çok ciddi bir çalışma gerekiyor, bu çalışmalar çocukluktan beri sağlanıyor. hiç bir çocuk durup dururken oyun oynamayak yerine gidip ders çalışmaz kimsenin yönlendirmesi olamdan. Boğaziçinde de anadolu çocukları var ama eğitim fakültesindeki öğrenciler genelde. o bölümlerin sıralaması da 50-60k falan.
0
substituent
(16.07.25)
(16)

yurt disinda yasayanlar, turkiye'den ne goturuyorsunuz?

lemmiwinks
1) turkiye ziyaretlerinizden donerken neler goturuyorsunuz bagajinizda (ucakta canta, arabada bagaj)?2) hic goturmemeniz gereken bir seyden ceza yediniz mi? (kara sinir kapisi ya da havaalani?)3) turkiye'den siparisle aldiginiz bir sey var mi? nasil?4) ozel degilse hangi ulke?
1) turkiye ziyaretlerinizden donerken neler goturuyorsunuz bagajinizda (ucakta canta, arabada bagaj)?
2) hic goturmemeniz gereken bir seyden ceza yediniz mi? (kara sinir kapisi ya da havaalani?)
3) turkiye'den siparisle aldiginiz bir sey var mi? nasil?
4) ozel degilse hangi ulke?
0
lemmiwinks
(14.07.25)
Türkiye'de olup da Avrupa'da olmayan bir sey olabilir mi ?

Ve yine Türkiye'de ve Avrupa'da olan bkr sey Türkiye'de daha kaliteli olabilir mi ?

Son olarak Türkiye'de daha ucuza gelmesi söz konusu olabilir mi ?
0
feastofthedamned
(14.07.25)
Salep, özel bir pul biber, bozic antep fıstığı.
Şu üçlü dışında hiçbir şey çünkü yüzde 99 her şey bulunuyor burada.
Bir de ofise ya baklava ya da su lokumlu kuruyemisli paketlerden.
Fransa.
0
logisticsmanager
(14.07.25)
peynir'den ceza yiyen arkadasim var. buna dikkat edin. et vb ürünler zaten cok riskli.
ben genelde o risklere girmiyorum, ama mesela gecen gelisimde damla sakizli türk kahvesi aldim, baharat vb getirdim. ama genelde cogu sey buralarda da bulunuyor.
bir de vakumlatip enginar getirdim son gelisimde.
0
kaputt
(14.07.25)
Tuzlu fıstık (kırmızı kabuğunun üzerine tuz yapışmış, birahanelerde verilen gibi)
Devekuşu yumurtası
İlaç
0
michael_knight
(14.07.25)
Ben Türk kahvesi, nar ekşisi ve bazen iyi biber salçası (bunu teyzem Antep'te kendi yapıyor) götürüyorum sadece. Diger ülkeleri bilmiyorum ama benim yaşadığım ülkede Türk kahvesi tek çeşit satılıyor ve taze değil.

Peynir vs zaten yasak.

Hediyelik lokum, tatlı aldığım da oluyor dağıtmak için.

Çoğu şey zaten Avrupa'da da var. Baharatlarin da bence Türkiye'de çok daha kaliteli ve güzel olanları bulunuyor (tabii ben evde yapılanlara da erişim saglayabiliyorum) ama taşımıyorum.


Édit: aşağıda cevabı görünce "tabii ki" dedim, kitap ben de taşıyorum. Aklım yiyeceğe gittiği için sadece mutfak odaklı cevaplar verdim. Yoksa en son gelişimde çok güzel bir havlu seti de almıştım, onu da getirdim.
0
fraise
(14.07.25)
1-sarap, baharat (duzgun sumak, dolmalik üzüm, isot...), nadiren tekstil ürünü, taki.

2-hayir.

3-hayir.

4. almanya, italya, hollanda giris-cikis yaptigim ülkeler.
0
buf-e kür
(14.07.25)
@feast, sen nasil patolojik bir eziksin. Cok biliyorsun.

2- Peynirden ceza yiyen var. Türk peyniri ab‘de yok. Peynir et getirmek yasakmis. En son sebze meyveleri de yasaklamislar.

1-3: Mevsim sebzeleri getiriyorum. Mesela en son araka ve yesil erik getirdim. Bunlar türk marketinde oluyor sadece ve de pahali oluyor. Her zaman da olmuyor. Erik gördüm ama taze arala görmedim.
Cerez aliyorum. Daha ucuz tr‘de. Baklava getirdim bi de en son. Cok seviyorum. Serbetli türk tatlilar berlin‘de iyi sadece.

Ben telve makinesi getirdim. Telve satisi yok. Baska markalarin satisi vardi ama ben telve kullanmak istedim. Selamlique türk kahvesi aliyorum poset poset büyük ihtimalle siniri asiyorumdur. Bunu internetten annemin eve siparis ediyorum.

4- almanya
0
sonsuz
(14.07.25)
ütü bezi (burada var mi bilmiyorum acikcasi), perde diktirmistim o zaman buradan kat kat ucuzdu, bazi baharatlar (sumak, kimyon, guzel kirmizi biber, teyzemin yaptigi nane kurusu, zeytinyaginda kekik, zahter vs.), antep fistigi, yesil erik, corek otu, gercek nar eksisi, salca, dogal kozmetik - artik orada daha pahali gerci. vs. vs.
Oklava siparisi almistim, gul suyu , gul receli isteyen oldu, ay coregi, tahinli corek, turk cayi aldigim siparisler arasinda. Bu siparisleri verenler hep yabanci.
0
kassiopeia
(14.07.25)
hemen her sey bulunuyor artik. sadece lojistik zincirinde bozulacak, bayatlayacak seyler getirilebilir. ben antep fistigi getiriyorum. amerika'nin california antep fistiklari kocaman tatsiz tuzsuz. turkce kitaplari da bulamiyorum. o yuzden kitap da getiriyorum.
0
antikadimag
(14.07.25)
Hatay biber salçası, kavurulmuş karışık kuruyemiş ve kabak çekirdeği, bilimum baharat, yeşil sivri biber çarliston gibi, eti cininden damak çikolatasına alaturka cipsine ne kadar ürün varsa hepsi olabilir. Mr. muscle mavi WC şeysi, sifonu basınca mavi mavi olan bu benim ülkemde net yok. Sarpişir içi pişirme kağıdı dışı folyo olan dava. Kuru pasta vs. Geçmişte peynir sucuk zeytin vs. getirmişliğim çok. Hiç yakalanmadım.

Daha migros alışverişi temelli söyledim tabii de oklavam, arçelik türk kahvesi makinam falan var trden getirdim.

Bir sonraki hedefim üstten grilli elektrikli mangal getirmek. Burada hiç benzeri ürün görmedim. amzn.eu şu gibi. Muhtemelen bu yasaktır güvenlik sebebiyle.

Litvanya.
0
wallcan
(14.07.25)
1) genelde ilaç vs azaldıysa onları yeniliyorum, tatlı lokum falan belki millete ikram etmeye. burda bazı ilaçları tane tane veriyorlar, lazım olunca da doktor randevusu bulunmuyor, mecbur getiriyorum.
2) şimdiye kadar yemedim, her türlü ilaç geçirdim sormadılar. yasak olan şeyler hakkında az çok fikrim var, peynirden yiyen çok oluyor da ordan buraya getircek kadar peynir sevdam yok.
3) yok
4) almanya
0
nahtoderfahrung
(14.07.25)
türkçe kitap
kuru domates
taze baharat
boza
kandil simidi
takviye ilaçlar/vitaminler
bir de çorap ve iç çamaşırı (avrupa'da pahalı)

her gittiğimde değişiyor. en son bunları getirdim.
0
sir gawain
(14.07.25)
usttekilere ek; havlu, zeytin
almanya
0
Ley
(14.07.25)
1 - tr'den kiyafet goturuyorum cogunlukla. yiyecek olarak taze cekilmis turk kahvesi, adacayi, ihlamur, tarhana gibi yurtdisinda bulmanin zor oldugu seyler olabilir.

2 - yemek icin ceza yemedim, ama yiyen arkadaslar oldu et/sut urunu getirdikleri icin.

3 - yok

4- kanada
0
cooperr
(15.07.25)
ben de cevap vereyim:

1) bazen turk kahvesi, peynir (1-2 kere risk aldim), konserve enginar getirmistik, ayiklanmis buzluga atmalik bezelye, annemden tarhana. bal. hanimin turkiye'den aldigi bazi dogal urunler (krem, sabun vs). baharat. turkce kitap. bunlarin hepsini burada bulabiliyorum bu arada, yalniz hepsi en iyi kalite olmayabiliyor. turkce kitap da sinirli tabi. ama tek bulamadigim trakya eski kasar ve bu cok uzucu.
2) yemedim, eski kasar getirecegim ama korkuyorum.
3) zeytinyagi ve zeytin aldim, daha once turkiye'de alisveris yaptigim bir yerdi. gelmesi, teslimati biraz sancili oldu. arabayla (minibus kamyon neyse) turkiye'den getiriyorlardi.
4) hollanda.
0
🌸lemmiwinks
(15.07.25)
Artik sadece kuruyemis goturuyorum. Bence Almanyadaki kuruyemisler pek lezzetli degil.
0
turkuaz
(15.07.25)
(15)

şu şarkıcıları dinleyen var mı?

messina123
tarkan, yıldız tilbe, bülent ersoy, gülben ergen, seda sayan.abartılı gelecek ama ben yıllardır bu kişileri dinleyen bir kişi görmedim. kim dinliyor bu kişileri ve neden bu kadar ünlüler?
tarkan, yıldız tilbe, bülent ersoy, gülben ergen, seda sayan.

abartılı gelecek ama ben yıllardır bu kişileri dinleyen bir kişi görmedim. kim dinliyor bu kişileri ve neden bu kadar ünlüler?
0
messina123
(14.07.25)
Ne kadar kalabalık bir ülke olduğumuzu unutuyoruz bazen.
0
amortisman
(14.07.25)
evde arkadaş ortamında rakı vs olduğunda bu sanatçıların bazılarını açtıran arkadaşlar oluyor ama tarkan her daim dinlenir be.
0
elektr10
(14.07.25)
tarkan ve yildiz tilbe evet, bulent ersoy rastlarsam, digerleri hayir.

yasiniz kucuk oldugundan sevmiyor olabilirsiniz, bu kadar unlu olmalari sacma gelebilir ama zamaninin en unlu kisileri bunlar, hala unlu olmalari da normal. biz yaslilar hala dinliyoruz, bir kismini seviyoruz, digerlerini sevmesek de biliyoruz.
0
lemmiwinks
(14.07.25)
Tarkan dinliyorum ben, seviyorum şarkılarını. Diğerleri özellikler gülben ergen ve seda sayan şarkıcı mı ondan bile emin değilim, hatırladığım şarkıları yok
0
hayalhayal
(14.07.25)
Şunu nerde duysam, işi gücü bırakır sonuna kadar dinlerim mesela.

www.youtube.com
0
Mirket
(14.07.25)
tarkan ve bülent ersoy'u dinliyorum. ilaveten sibel can, gülşen, ebru gündeş de dinliyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.07.25)
ben de bunları dinleyen kimse görmedim. tarkan dahil.

1998 yılında okulda tarkan ın meşhur bir şarkısını söylerdi arkadaşlar. daha sonra hiç görmedim.

ben hayatımda ajda pekkan dinleyen de 1 kişi bile görmedim. yaşım neredeyse 40
0
ya ben lan neyse
(14.07.25)
Bunların ortak noktası Her kesime hitap eden müzikler yapıyorlar dinlenmeme şansları yok
0
olaylar olaylar
(14.07.25)
tarkan, yıldız tilbe, sezen aksu, hande yener, gülşen vs bunlar daima kendi listemdedir.
her yeni işleri olduklarında "acaba ne çıkarmışlar?" diye bakarım. gülben ergen'i de nedense sanki berbat bir şarkıcıymış gibi lanse ediyorlar ama bence kendisinin de çok güzel şarkıları var ki oğuzhan koç gibi tipleri saymazsak genelde hep kalburüstü sanatçılardan şarkılar alır.
0
m e b
(14.07.25)
tarkan, musti, tilbe ve bilumum 90'lar şarkıcılarını sıklıkla dinliyorum, ersoy falan özellikle açıp dinlemiyorum ama bazen denk gelirse dinlerim.
0
exlibris
(14.07.25)
Hiçbirini özellikle açıp dinlemiyorum. Belki kırk yılda bir Tarkan. Tarkan'ı dinleyenler var çevremde. Yıldız Tilbe'yi de 1 kere duydum. Onun dışındakilere denk gelmedim hiç.

Tarkan'ın grup ile alaka seviyesi: www.instagram.com
0
nawar
(14.07.25)
Tarkan’ı gayet severek ve sürekli dinliyorum.
0
ekimoloji
(14.07.25)
tarkan dinleyen gormedin mi? yok artik. tarkan dinlerim, yildiz tilbe de. bulent ersoy hemen hemen hic yok raki masalari disinda. gulben ve seda hic yok.
0
antikadimag
(14.07.25)
ben tarkan'in harbiye konser videolarini acip izliyorum. Yeni sarkilari berbat. Ama eski sarkilari ile turkiye'deki pop muzik citasini en tepeye cikarmis bi isimdir kendisi.
Digerlerini sevmiyorum ama yildiz tilbe'ye saygi duyarim.
0
sey mi dostum
(14.07.25)
arabada takanin birkac cdsi var, arada takar dinlerim.
yildiz bence fazla bagiriyor, onu kafam kaldirmiyor.
digerleriyle isim olmaz..
0
cooperr
(15.07.25)
(3)

key olmak diye bir tabir var mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
"...ruhu ve amacı ile uygun olması, yani key olmaması..." diye bir cümle ne anlatmak istemektedir?
"...ruhu ve amacı ile uygun olması, yani key olmaması..." diye bir cümle ne anlatmak istemektedir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.07.25)
Yok öyle bir anlam.
Dil esnek bir sey. Istesen kullanirsin elbette. Ama standart ingilizcede direkt öyle bir anlam yok.
Sacma sapan bir cümle.
0
sonsuz
(14.07.25)
Key olmak diye bir şey yok. Anahtar-kilit ilişkisi diye bir deyim var. O da bu bağlama uygun mu bilmiyorum.
0
Lim5
(14.07.25)
cok key oldum bu soruya...
0
antikadimag
(14.07.25)
(18)

Yanınızda ne kadar nakit taşıyorsunuz?

put it in your appropriate place
Şahsen 300 ile 500 lira arası nakitle dolanıyorum. Normal harcamalarım hep kredi kartıyla.
Şahsen 300 ile 500 lira arası nakitle dolanıyorum. Normal harcamalarım hep kredi kartıyla.
0
put it in your appropriate place
(12.07.25)
2-3k.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.07.25)
hiç
0
koela
(12.07.25)
5k. Ulan elektrik gitti, poslar da gidiyor. Nakit çalışıyor adam, amele gibi ateme arayacaksın. Ama 99'u karttan yapıyorum. Kayıt kuyut kolay oluyor.
0
Shepard
(12.07.25)
Pazaryeri alışverişi ve bahşişler hariç asla nakit kullanmam. Yine de daima yanımda 500 ila 1000 lira arası nakit vardır. 500 ün altına düşersem hemen gider 500 çekerim.
0
Mirket
(12.07.25)
0-200 TL. Minibüse binmek için gerekiyor en fazla.
0
sekizdokuzon
(12.07.25)
bazen 0tl ama genelde maksimum 500tl. Nakit taşınacak gibi değil, alışverişe çıkınca yanımda 2 deste parayla gezmem gerekir.
0
kimlanbu
(12.07.25)
200-300 genelde
0
mor oje
(12.07.25)
500-1000, genelde bahşiş için kullanıyorum.
0
kojonotsuki
(12.07.25)
Birkaç bin. Nakit alışveriş yapıyorum hep.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
300 lei

hemen hemen 3 haftada bitiyor

bazı mekanlar nakit kabul ediyor

5 bira içsen bir gecede 50 lei gitti zaten

konsere gitsen 30 lei minimum
0
rain when i die
(12.07.25)
500-600 civarı, bittikçe cüzdana 1000-1500 eklerim. bir de ne olur ne olmaz diye bir 100-150 dolar bozuk para olarak durur.

normal market - gündelik harcamalar için nakit tutsak 5-6k ile gezmek lazım, çok yer tutar.
0
orpheus
(12.07.25)
300- 500 TL.
0
diyecevaplandı
(12.07.25)
0
0
antikadimag
(12.07.25)
500-1000 civarında.
Nadir de olsa peşin para ile çalışan dükkanlar ve taksiler için.
0
pro9it9is9
(12.07.25)
kredi kartı ile ödeme kabul ediyor gittiğim geldiğim neredeyse her yer.
etmezlerse zaten taşıdığım nakitle ödeyemem de hesabı.
sokak satıcısından simit alırım, kağıt mendil satan teyzeye veririm. hesabı ödedikten sonra bahşiş bırakmak istersem onu yaparım diye nakit taşıyorum.

20 - 200 arası banknotlar yanımda olunca rahat hissediyorum.
500 civarı yetiyor.

haftalarca nakitsiz dolaştığım da oluyor ama.
0
biseysorcaktim
(12.07.25)
Sıfır.
Bugün bakkala nakit ödiyim dedim, para üstü derdi yüzünden uğraştım durdum.
Dansöz ya da gırnatacıya takacak bir durum yoksa bulundurmuyorum.
0
Bruce
(13.07.25)
pazar alışverişi yapacağım gün hariç 500 den fazla nakit taşımam , pazar alışverişi içinde aynı gün parayı çeker varsa kalanıda hesaba tekrar atarım.

Kısaca , yüksek enflasyonu olan bir para birimini mümkün olduğunda az miktarda yanımda taşımaya çalışıyorum
0
Rao
(13.07.25)
Şu an cüzdanımda 10 lira para var. Normalde 750 tl civarı bulunduruyorum. Su simit vs dışında Nakit alışveriş yapmıyorum.

36 E İstanbul
0
lazor
(13.07.25)
(9)

Mülteci sayısı azaldı mı sizce de?

messina123
6 sene önce antepte yaşarken Türk’ten fazlalarmış gibi geliyordu. Sonra üsküdara taşındım. Sanki ilk zamanlar istanbulda da suriyeliler çok gibiydi ama son dönemde pek suriyeli görmez oldum. Bu belki iş hayatına atılmış olup daha kısıtlı sosyal çevrem olmasından, yaşadığım semtten ve artık toplu taş
6 sene önce antepte yaşarken Türk’ten fazlalarmış gibi geliyordu. Sonra üsküdara taşındım. Sanki ilk zamanlar istanbulda da suriyeliler çok gibiydi ama son dönemde pek suriyeli görmez oldum. Bu belki iş hayatına atılmış olup daha kısıtlı sosyal çevrem olmasından, yaşadığım semtten ve artık toplu taşımayı eskisi gibi kullanmıyor olmamdan da kaynaklanıyor olabilir tabi.
0
messina123
(11.07.25)
Gaziantep'te benim gördüğüm tek tük Suriye'ye dönüyorlar.Burda doğan veya büyüyen nesil gitmek istemiyor. Türkmen olanlar gitmek istemiyor. Burda düzen tutturanlar gitmek istemiyor. Korkanlar gitmek istemiyor. Antep'te hala sayıları çok fazla.
0
rodeocu
(11.07.25)
Genetik mutasyona uğradılar. Fenotipleri değişti.
0
runaway
(11.07.25)
antep'i bilmiyorum ama istanbul şişli için yaklaşık 5 sene önce buralarda çok fazlalardı. avm'lerde onlardan başkasını görmüyordum. cevahir avm'de onlardan başkası yoktu. etrafta da onların dükkanları, burgerci, kafe, berber vs açılıyordu. sadece gelip geçici değil, yaşıyorlardı da. pencereyi açınca bağırarak telefonda konuşan bir ortadoğulunun sesi geliyordu (arap ya da acem)

şimdilerde bu oran epey azaldı. yaklaşık 1 yıldır dikkatimi çekiyor bu.
avm'de hala çoklar ama eskisi kadar değiller.

kirada oturanlar yavaş yavaş taşındı. bazı dükkanları duruyor ama kimisi kapandı.

bir de ilk zamanlardaki kadar rahatsız edici ya da aşırı tavırları yok ve adapte oldular gibi geliyor (ya da biz kanıksadık)
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
Gidenler oluyor ve azalıyorlar. Bizzat tanıdıklarım da ailece gitti. Esed rejimi en fazla zararı Türkiye'ye yakın bölgelerdeki Türkmen köylerine verdiğinden ve evler yerle bir olduğundan gidemeyenler de var.
Gitseler de evi yeniden yapmaları, tarla bahçeye yapılacak harcamalar derken zaten elde olmayan paranjn da çok daha fazlası gidecek.
0
diyecevaplandı
(11.07.25)
Yani gittikleri falan yok aslında.

Sadece eskiden daha homojen dagilmislardi, şimdi esenyurt vs gibi yerleri kendilerine merkez belirlediler.

Ekonomik şartlar, yaşam koşulları, çevreleri vs zamanla belirli merkezlerde toplanmalarina sebep oldu.

Yoksa azaldiklari falan yok.
0
makbur
(11.07.25)
ankara'dayım, benim yaşadığım mahallede arttı. bu krizin zirve zamanlarında bile sokaklarda tektük suriyeli görürdüm. şimdi her gece onların sesine uyanıyorum. öyle zengin muhitte filan da yaşamıyorum bu arada, merkezdeiym ama üç kuruşa duvarları dökülen bir evdeyim.
0
der meister
(11.07.25)
Azalmadilar. En son yilbasinda Taksim bunlarla doluydu.

Bu arada paki ve afganlar surileri yakaladi sayi olarak.
0
feastofthedamned
(11.07.25)
beylikdüzü için konuşuyorum pek giden yok en azından 9 bloklu 15 katlı sitede.
0
eja
(11.07.25)
kisisel tecrubelerden bunu anlamak zor olsa gerek. ama bircogunun dondugunu dusunuyorum. neden derseniz turkiye yasamasi cok zor bir ulke. su anda suriye stabiliteye kavustu ve sifirdan insa ediliyor. cok fazla firsat oldugunu dusunuyorum.
0
antikadimag
(12.07.25)
(10)

yurtdışında yaşamak için eğitim almak

biseysorcaktim
fen-edebiyat fakültesinden kıytırık bir lisans mezunuyum. bölümün adı sanı pek az biliniyor. zaten mezun olduğumdan beri yazılım geliştirici olarak çalışıyorum. backend, db, web falan derken bir kaç yıldır front-end çalışıyorum genelde mobile (react-native) üzerine.daha önce çalıştığım yerlerde anal
fen-edebiyat fakültesinden kıytırık bir lisans mezunuyum. bölümün adı sanı pek az biliniyor. zaten mezun olduğumdan beri yazılım geliştirici olarak çalışıyorum. backend, db, web falan derken bir kaç yıldır front-end çalışıyorum genelde mobile (react-native) üzerine.

daha önce çalıştığım yerlerde analytics gibi araç gereçlere ufak tefek bakmıştım az çok fikir sahibiyim.

yurtdışına 8-10bin euro para vererek yüksek lisans'a başlayan ve orada yaşayan arkadaşlarım var. çoğu almanya'da. ben de orayı düşünüyorum.

yurtdışından iş bulup gitmek benim için zorlayıcı ama yüksek lisans (ya da benzeri bir eğitim programı) ile gidip orada iş bulup yaşamak daha pratik geliyor. remote çalışıyorum şuanki işimde. oraya gidersem de şuanki işime devam edebilirim ve kazancım minimal olmak kaydıyla orası için yeterli.

açıkçası eğitim almak da istiyorum. lisans eğitimimin kabul edildiği, mesleki bilgimin üstüne biraz da eğitim katarak daha profesyonel olmak ve böylece yurtdışına taşınmak istiyorum. digital studies, digital management, data analytics, business analytics, digital transformation, technology management gibi isimlerle programlar varmış. lisans eğitimi olmasa da alaylı olarak cs alanınca çalışanları kabul ediyorlarmış.


iş ticarete dönmüş durumda. dönemine 10bin euro vereni kabul ediyor çoğu okul. var mı öyle "herhangi bir lisans mezununu kabul eden" programlar? yukarıdaki saydıklarımı chatgpt diyor ancak emin olamadım.

o programlarda "üniversitelerin matematik bölümünden mezun" ya da "cs alanında lisans yapmış" falan gibi şartları varsa beni kabul etmiyorlar. ama mesleki becerimi ve tecrübemi dikkate alıyorlarsa o bir kazanç artı olabilir benim için.

elimde ne var;
ingilizcem var. iş ya da eğitim alabilme yetkinliğinde. fransızca biliyorum b1 ama fransa'ya gitmek istemiyorum.
almanca'm çok temel. a1 değil ama öyle diyelim. eğitim ya da iş için kullanamam.
işim remote. oraya gitsem de şuanki işime devam edebilirim, şirket batmazsa tabi. şuanki gelirim avrupadaki net asgari ücretten daha yüksek.
daha önce hem uzun yaşadım yurtdışında hem turist olarak gittim. zorluklarını az çok biliyorum. can atmıyorum gitmeye ama yaşam standartı istanbul'dan hala yüksek.

yapıcı fikir ve önerilerinizi bekliyorum.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
Master = para. Parasını verirsen çok yüksek rankingli üniversiteler dışında her yerde mastera girersin.
0
runaway
(11.07.25)
master bittikten sonra nasıl yaşayacağım?
öğrenci iken çalışma izni veriliyor. tam mı yarım mı bilmiyorum.

giden herkes "buradaki 1.5 - 2 yılımda muhakkak bir yerden iş bulurum" diyerek mi gidiyor.
0
🌸biseysorcaktim
(11.07.25)
mış mişle bu yola girme, bu dediğin 3-4 yıl öncesi için olabilitesi olan bir konuydu şu an çok zor, özellikle IT piyasası yurtdışında da çok durgun ve türk kimliği ile iş bulmak zor çünkü firmaların sana sponsor olması gerekiyor. ben yerinde olsam iş bulamama durumuna göre de a b c planı ile giderdim.
Yurtdışındayımve It sektöründeyim bu fikrim buradan geliyor.
0
tuborg yesili
(11.07.25)
hocam sen almanya'da yüksek lisans'ını bitirdikten sonra yanlış hatırlamıyorsam 2 yıl daha oturum veriyorlar sana. bu 2 yılın içinde çalışma iznin de var tabii. iş bulunca oturumun öğrencilikten çıkıyor artık.

yüksek lisans ile kapağı atmak çok mantıklı hareket. okurken de ufaktan iş başvuruları yaparsın zaten öğrenci oturumunda da haftalık belirli bir çalışma saatin yer alıyor.

almanya'da daha kolay iş bulabilmen için almanca öğrenmeni tavsiye ederim.
0
elektr10
(11.07.25)
batinin gocmenlik yollari belli:

1 - iltica
2 - egitim
3 - evlilik

+ yuksek icin cikip kalan cok.
+ master=para tezsiz yaparsan dogru, ama ben bes parasiz gelip, tezli master ustune doktora yapip oturum alan cok insan gordum.
+para problemi varsa tezli master iyi bir opsiyon, kendine bir tane duzgun prof bulmana bakar. arastirma yapman lazim. insanlarin pek gitmek istemedikleri sehirlerde sansin daha yuksek olur.
+ tavsiyem anadilini bilmedigin ulkelerden uzak durman bu durumda almanya/fransa zaten eleniyor.
+ okuldan sonra olay sponsor bulmaya bakar, yani bir sirkete seni ise almaya ikna edeceksin.
+ diyelim ki is bulamadin, hersey boka sardi vizen bitti donmen lazim, care evlilik. kadinsan zaten bu zor degil. erkek isen o zaman sansin daha dusuk.
+ hicbiri olmuyorsa son care iltica ki tavsiye etmem.
0
cooperr
(11.07.25)
Beş parasız hiçbir yerde master yapamazsın. ABD'de fully funded denilen doktora programlarında bile öğrenciler aylık bir miktar cepten yiyorlar. Bu tip bedavacı hayaller sadece zaman kaybettirir. Avrupa'da bedava master yok. Sadece ucuzu pahalısı var.
0
runaway
(11.07.25)
@runaway, sorumun hiç bir yerinde beş parasız nasıl master yaparım demedim ki? benim zaten orada da geçinebileceğim ve uzaktan çalışabildiğim bir işim var. giderken cebimde biraz param da olacak. iki döneme 20 küsür veririm de, 50bin euro civarında para vermem gerekecekse evet o üzer.

benim kaygım lisansımın edebiyat mesleğimin ise yazılım olması üzerine.
yl için de bu konuda eğitim almak istiyorum, ki orada kaldığım süreçte gerekirse başka iş bulayım.
0
🌸biseysorcaktim
(11.07.25)
@biseysorcaktim

sana demedim onu. yukarıda cooper parasız gelip master yapmak falan demiş ona dedim.
0
runaway
(11.07.25)
Yani yazılım hakkında konuşulanlar çok iç açıcı değil de şunu yazmaya geldim;
Çoğu yerde (benim bildiğim) masteri kazansaniz da hesabinizda bloke para falan lazım.
Ve siz bu ülkelere "ben remote calisacagim" diyemzasiniz çünkü o ülkede yaşarken çalışıyor olacaksiniz. Direkt vize reddi olur.

Bir de benim bildiğim fransa yazılım konusunda gelecek için almanya'ya oranla bir tık daha iyi olabilir şu tarz şeyler sebebiyle;
www.euronews.com

Tabi bilgim yok. Zaten sevmediginiz yere de gitmeyin. Ben de almanya sevmem akdeniz kiyisi yok :(
0
logisticsmanager
(11.07.25)
dunya o eski dunya degil. 2015 ve sonrasi cayir cayir herkes goc etmeye basladi. dolayisiyla surecler de tikanmaya basladi. abd'ye gelenler su anda donmek zorunda kaliyor is yok cunku piyasada.
0
antikadimag
(12.07.25)
(7)

dsg hakkında

sir gawain
arabayı yenileme sürecindeyim ama dsg hakkında eleştiriler kafamı karıştırıyor. çevremde ve internette çok fazla dsg sevmeyen var ve eninde sonunda bu şanzımanın bozulacağından emin gibi konuşuyorlar. ama piyasadaki çoğu otomatik vites aracın şanzımanı ya dsg ya da onun aynısı olan ismi farklı çift
arabayı yenileme sürecindeyim ama dsg hakkında eleştiriler kafamı karıştırıyor. çevremde ve internette çok fazla dsg sevmeyen var ve eninde sonunda bu şanzımanın bozulacağından emin gibi konuşuyorlar. ama piyasadaki çoğu otomatik vites aracın şanzımanı ya dsg ya da onun aynısı olan ismi farklı çift kavramalı şanzımanlar. bu insanları ciddiye alırsam piyasada toyota ve honda’dan başka binilecek araç kalmıyor.

neyse uzun lafın kısası, dsg kullanan ve memnun olan birilerinden ikna edici cümleler duymaya ihtiyacım var. sizce de çok abartılmıyor mu bu dsg eleştirileri?

not: iki üç yaşında, maks. 30-40 bin km’de bir araç alacağım. bir vw alıp bu konuyu geçeyim istiyorum.
0
sir gawain
(09.07.25)
Benzer sürecten geçmiş biriyim. Golf alacakken vazgeçtim. Toyota aldım. Aradan yıllar gecti iyi ki diyorum golf almamışım.

Türkiye gibi ülkede birinci kural: kafan rahat olacak. Başlarım konforuna, süratına...

Maalesef dsg baş belası.
0
luluki
(09.07.25)
Skoda octavia'ya çok baktım ama dsg aleyhinde yorumlar sebebiyle geri durdum. Opel manuel vites ile devam.

Otomatik vites araçların manuele göre daha çok yaktığı da belirtiliyorken kullanımda kolaylık sağlasa dahi otomatiklerin arıza yapma olasılığını görmezden gelmek olmaz. Masrafı da büyük.
0
diyecevaplandı
(09.07.25)
Dsg vites geçişleri çok güzel.
Tek söyleyebileceğim olumlu şey bu:)

A3’ümü sırf dsg arızası yüzünden sattım, bu da söyleyebileceğim ikinci şey..

Araçlar mükemmel. Alabilirsiniz ama kenara 150-160bin tl dsg için ayırın ve hep orda kalsın.
0
artci sarsinti
(09.07.25)
Ablamlarda 2010 passat var. Geçen sene dsg arıza verdi 140binde arabaları 50 bine yaptırdılar halen kullanıyorlar. Benim araçta dsg ama yeni 5bin kmde daha. Herhalde 5. senede değiştiririm garantisinin bitmesine yakın.
0
mirty
(09.07.25)
Abi alacağın adamin nasıl kullandığını bilmiyorsun belki de dsg'nin tam da kullanilmamasi gerektiği gibi kullandı. Yani sıfır alsan neyse de ikinci el bence daha riskli.
Toyota gibi araçlarda bu risk daha az işte.
0
logisticsmanager
(09.07.25)
1) piyasada cogu aracta dsg veya cift kavramali sanziman yok. vw grubu araclarda var. bir de renault'da yaygin. onun disinda genelde spor araclarda falan oluyor. ama normal otomatiklerin cogu tork konvertorlu veya cvt.

2) benim aracta dsg var. 3 yildir bende ve 8 yasinda. bir problem yasamadim.

3) dsg cift kavrama kullanir ve diger otomatiklere gore daha komplekstir. bu nedenle sorun cikarma ihtimali prensip olarak daha yuksektir. bu nedenle daha sik bakim ister, ayrica daha hassastir. yani karmasik sistemler her zaman daha cok bakim ister veya sorun cikarir. ozellikle ikinci el alirsan belki bakim zamani gelmis bir arac alacaksin. hic degilse kavramalar asinacak. tork konvertoru sivi kullandigi icin cok daha az isiniyor. cift kavramada metal parcalari surekli temas ediyor ve daha fazla asinma var.

4) sonuc olarak bence dsg spor araclarda ve performansli suruste iyi. porsche alsam manuel yerine pdk almaya okey olurum mesela. ama gunluk suruste, dusuk hizlarda, trafikte iyi degil. daha fazla bozuldugu ve hassas oldugu dogrudur. mesela normalde vites gecisleri iyidir ama dusuk hizlardayken cok sarsabiliyor arabayi.

5) bunun ustune bir de turkiye gibi satis sonrasi hizmetlerin ve destegin dusuk oldugu bir ulkede garanti kapsaminda sayilmadigina dair bir suru hikaye okudum. yani atiyorum bakimlari yetkili serviste yapilmamis bir arac alirsan sanziman patladiginda problem.
0
antikadimag
(09.07.25)
@mirty yazmış, 50bine dsg yapılmış, her usta bu kadar iyi niyetli değil. aynı tamir için 150 bin de isteyebilirdi.(belki de başkasının 10 bine yapacağı işe 50 bin de demiş olabilirler bilemeyiz.)

ayrıca sanayide ustalarla röportaj yapılan bir video vardı en çok sanayiye tamire gelen araçlar alman grubu diyor hepsi.
0
duyuruuser
(10.07.25)
(9)

sigarayı bıraktım - bir hafta oldu

biseysorcaktim
neredeyse 10 yıldır sosyal içiciyim. genelde ayda 1-2 tane içerdim. sonra ortalamam senede 3-4 pakete çıktı.geçen yıl itibariyle ortalama haftada 1 pakete çıktı. ama son aylarda 3-4 günde bir pakete kadar düştü. sık sık canım istiyordu. ciddi bir bağımlılığım yoktu ama buna rağmen nefesim bozulmaya
neredeyse 10 yıldır sosyal içiciyim.
genelde ayda 1-2 tane içerdim.
sonra ortalamam senede 3-4 pakete çıktı.
geçen yıl itibariyle ortalama haftada 1 pakete çıktı. ama son aylarda 3-4 günde bir pakete kadar düştü. sık sık canım istiyordu.

ciddi bir bağımlılığım yoktu ama buna rağmen nefesim bozulmaya başlamıştı.
30 yıldır günde bir paket içen insanlar gibi hırıltı olmaya başladı ve spor yaparken, hızlı yürürken nefes nefese kalmaya başladım.

1- ben çok yoğun sigara içmediğim halde neden bu sorunları yaşadım. benden çok daha fazla içenler böyle şeyler yaşamıyor.
2- ne kadar süre sonra bıraktım diyebileceğim? şimdi ufaktan canım istese de, hiç dayanılmayacak gibi değil. ne zaman nefesim vs düzelecek, ne kadar süre sonra ömrümde hiç sigara içmemiş gibi olacağım.
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
2.

ben bu konuyu arastirmistim. bir seye bagimli oldugun zaman iyilesme sansin yok. sen artik bir bagimlisin. sigara icin özellikle cok fazla sigarayla bagdastirilan.

mesela amsterdam'da bir cafede cappucinoyla sigara ictin diyelim. 30 yil sonra tekrar amsterdam'a gidip cappucino ictiginde tekrardan sigara icme isteme potansiyelin var.
0
sonsuz
(09.07.25)
Önemli olan sigara içmenin verdiği zararı fark edip eyleme geçmiş olman. Öncelikle bu iradeyi gösterdiğin için tebrik ederim. Üç hafta içinde sigaranın sebep olduğu olumsuzlukların ortadan kalktığını fark edeceksin. Tekrar başlar mıyım diye korkma, başlasan da tekrar bitirme gücün içinde bir yerde hep var olacak.
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
benim birinin sigarayı bıraktım demesini ciddiye alma eşiğim 6 ay içmemiş olması en az. sigarayı içmemek kolay, beraberinde sürekli sigara içtiğin alışkanlıkları değiştirmesi zor.
0
nahtoderfahrung
(09.07.25)
2-sigara içmek anlamsız geldiğinde. bir şeye bağımlı olduğunda iyileşme şansın kesinlikle var. fizyolojik bağımlılık illa ki bitiyor. önemli olan sigaraya yüklediğin anlamları birer birer çürütmen. hiç sigara içmemiş insanlara bile sigaranın keyifli/kederli zamanlarda bir dayanak olduğu fikri aşılanmış.
0
lazpalle
(09.07.25)
@ sonsuz'un söylediğinde doğruluk payı var. Yaşamış biri olarak anlatayım.

Okulda her tenefüs sigara içerdik. Okul bitti. Sigarayı hayatımdan defettim. Aradan 15 sene geçti. Benim için tamamen tarih oldu derken bir kursa gitmem gerekti. Yine dersler var ve yine teneffüs var. O an işte bir boşluk bir eksiklik hissediyorsun. Ama bu eksiklik hiç kimseyi tekrar sigaraya başlatmamıştır. Nefret ettiğin bir eski sevgilinin zamanında hoşuna gitmiş bir mimiğinin hatırlanması gibi bir his.

İlk bir haftayı devirdiysen işin zor kısmını halletmişsin. Bundan sonra her sabah biraz daha unutmuş olarak uyanacaksın ve sağlığın her geçen gün daha iyi olacak.
0
Mirket
(09.07.25)
2 sene civari senin dedigin gibi dusuk yogunluklu ictim. en az ictigim donemde 2 ayda bir paket, en cok ictigim donemde haftada 1 paket bitirmisimdir.

sigara benim icin stres seviyeme bagli bir olay. stres kaynagim cozuldukten beri 4 aydir agzima surmuyorum. zerre canim cekmiyor, aklima bile gelmiyor. asiri stres olacagim bir konu olmazsa icme ihtimalim yok.
0
antikadimag
(09.07.25)
1. Çünkü daha az sigara içmekle günde bir paket içmek arasında sağlık açısından çok büyük bir fark yok.

2. Ben yaklaşık bir seneden sonra "kullanmıyorum" demeye başlamıştım, on sene oldu. İlk aylarda ara sıra sigara isteği artıyor, öyle ataklar oldukça kendinize "yarım saat beklersem geçecek" diye hatırlatın :)
0
kobuzchu kiz
(09.07.25)
Vuducun kendini koruma refleksi var,
aralikli ictiginde ,vucud bagimli degil ve tepki gösteriyor,öksüruyorsun.
nikotine bagimlilik gelistikce özellikle 30 lu yaslardan sonra elin ayagin titremeye basliyor,

sigara uzun sureli bir intihar bicimi,
ölmüyorsun, ama hayattan zevkte alamaz hale geliyorsun.

nefes,koku,tad alma duyun kayboluyor,
sinirsel bozukluklara zemin hazirliyor..
0
designer
(09.07.25)
Bir süre bir kereden bir şey olmaz veya başkaları içiyor, ben içemiyorumlarla sınanabilirsiniz. Bu sürenin ne kadar olacağı ve nelerin tetikleyeceği kişiden kişiye değişiyor. Sigarayı bırakmasının birinci ayını sigara içerek kutlayan var. :)
Sağlığınız hızla iyileşecek. O hırıltılı solunum, eforla veya eforsuz nefes darlıkları birkaç haftada azalıp 1 ayda tamamen bitiyor. Birkaç hafta özellikle geceleri ciğerlerinizde temizlik olacağı için öksürük olabilir. Giderek tüm fiziksel, kimyasal ve psikolojik yoksunluk semptomları azalacak ve bitecek.
0
auroraaurora
(10.07.25)
(16)

Zeki Demirkubuz mu? Nuri Bilge Ceylan mı?

koela
Evet menemen soğanlı mı olur soğansız mı olur sorusunun klasikleşmesi gibi bu soru da günümüzün en popüler sorusu ve kıyaslaması. Sizce Zeki Demirkubuz'un filmleri mi daha iyi yoksa NBC'nin mi? ya da size hangisi daha çok hitap ediyor?Hangisi yönetmenlik ve senaristlikte daha başarılı, hangisinin oy
Evet menemen soğanlı mı olur soğansız mı olur sorusunun klasikleşmesi gibi bu soru da günümüzün en popüler sorusu ve kıyaslaması.

Sizce Zeki Demirkubuz'un filmleri mi daha iyi yoksa NBC'nin mi? ya da size hangisi daha çok hitap ediyor?

Hangisi yönetmenlik ve senaristlikte daha başarılı, hangisinin oyunculuk seçimleri daha iyi?

Bana göre Zeki Demirkubuz Nejat İşler'in söylediği gibi çünkü Zeki insan. Ve onun filmlerini daha çok izledim. Bana daha çok işleyen filmler onunkilerdi.
0
koela
(09.07.25)
yıldız tilbe-sezen aksu sorusu gibi.

zeki demirkubuz halka daha yakın duruyor ama nbc bence görsel olarak da, derinlik olarak da, anlatım olarak da çok daha başarılı.
0
m e b
(09.07.25)
nbc
0
jamswety
(09.07.25)
ikisi de birbirinden beter, yönetmen geçinen tipler.
0
feastofthedamned
(09.07.25)
zeki demirkubuzun yaldızı kazınınca altından cinsiyetçi, eril, küfürbaz, seviyesiz biri çıkıyor. filmleri de belli bir yaştan sonra insanda hiç karşılık bulmuyor, klişe bukowski sözleri gibi geliyor. ergenlikte pausede kalmış bir hali var.

nbc kendisini yaldızlamaya dahi ihtiyaç duymuyor, kendi dünyasında.

ayrıca meb+1
0
Phoebe
(09.07.25)
Reha Erdem.
0
auroraaurora
(09.07.25)
Nbc Orhan Pamuksa Demirkubuz Emrah Serbes.
0
thracia
(09.07.25)
Cook gençken Zeki Demirkubuz filmlerinin DVD lerini bulur izlerdim. Daha önce izlediğim hiçbir filme benzemediği için ilgimi çekmişti. NBC filmlerinden çok uzun süre keyif almadım ama zamanla bu denklem tersine döndü. NBC inanılmaz yetenekli, kendine has bir yönetmen, Zeki Demirkubuz ise sanki yıllardır aynı şeyi söylüyor. Zeki Demirkubuz'un yeni bir filmi çıksa merak edip izleyesim gelmez ama NBC ninkine bakarım.
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
nuri bilge ceylanın diyalogları inanılmaz yapay, ben zeki demirkubuzu daha cok seviyorum o yüzden
0
tchuck
(09.07.25)
ikisi de degil. ama nbc > demirkubuz.

nbc mesela kitap yazar gibi senaryo yaziyor. karakterler uzun, kitabi ve @tchuck'in dedigi gibi yapay konusmalar yapiyor. bunu yapmadan anlatamiyor sanirim meramini.

yine nbc elestirisi olarak hep ayni temayi anlatiyor. "egitimli insanin tasradaki bunalimi" ve tasrali insanla yasadigi kontrast. abicim 1 film cekersin 2 cekersin ayni konuda. adam bir zamanlar anadolu'dan beri 15 yildir ayni temayi farkli hikayelerle anlatiyor.

demirkubuz'a hic girmiyorum.

ben turk yonetmenlerden en cok tolga karacelik'i begeniyorum galiba.
0
antikadimag
(09.07.25)
Meb analojide nokta atisi yapmis. Insansa insan, bana ne ki? Yakin arkadasim mi olacak, hayatimin neresine koyayim bu bilgiyi simdi?

NBC seviyorum. Zeki, bir iki film cekti, sonrasindaki isleri vasat veya vasatin altinda. Kendini bir adim ileriye goturmedi, keske goturseydi de birkac sene onceki kahvehane atismalari yerine, filmlerini, islerini konusuyor olsaydik.
0
buf-e kür
(09.07.25)
NBC cok bariz sekilde.Insanlarin filmlerinde kusur bulmaya calismasina bakmayin.COk derinlikli, muhtesem filmleri var
0
turkuaz
(09.07.25)
sinematografi ve görüntü olarak nbc. iyi bir fotoğrafçı olmasının ekmeğini yiyor. zd ise diyalog ve senaryo bakımından daha tatminkar geliyor.
0
onheil
(09.07.25)
ikisi de değil ama illa birini seçeceksem nbc. zeki demirkubuz’un halı sahacı toksik erkekliği çekilmiyor. nbc’nin hikayeleri (karısının da etkisiyle) daha cinsiyetsiz en azından.
0
sir gawain
(09.07.25)
Zeki iyice boş konuşan, unutulunca kariyerini nuri nin üzerine kurmaya çalışan küfürbaz, hava yapan ergen irisi oldu. Zamanında iyidi. Masumiyet hele yeraltı çok iyidir. Sonra hep kendini tekrar etti. Yeni bi anlatış getiremedi.

Nuri yse hep yenilendi. Ortalıkta gezip racon kesmedi. Çıtayı hep yükseltti. Ve haddini biliyor. Mesela Son filmi cortladı. Bi daha film çekmeyeceğim diyor.
0
luluki
(09.07.25)
NBC
0
deartheodosia
(09.07.25)
nbc aynı filmin değişik veriyonlarını çekiyor gibi. kubuz ise daha renkli daha değişik ortam ve hikayelerle dolu. nbc nin filmini 2. kez izlemek istemeyebilirsiniz ama kubuzun aynı filmini defalarca izleyebiliyorsunuz. en azından ben de öyle.
0
ground
(10.07.25)
(18)

size her şeyin doğalını isteme hakkınızın olduğunu düşündüren nedir?

m e b
selamlar.soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp
selamlar.

soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.

mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp mevsimsel koşulları gözeterek profesyonel/konvansiyonel üretime geçmek istemem. sanıyorum ki çoğu kişi de mevcut işindeki rahatlığından feragat edip de bu tür işlere girmez. girmek istese zaten bu konuyu konuşmazdık.

kısacası, üretmeye gönüllü olmayıp aynı zamanda mevsimi dışında ürünler tüketmek ve bu ürünlerin hem sürekli hem de doğal olmasını istemek, bu üretimi de başkaları yapsın istemek hakkımız mıdır size göre?
0
m e b
(09.07.25)
Yani yasamak icin birseyler yememiz lazim. :) "mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti" neye gore bitti, daha az mi uretiyoruz?

Gunumuz sartlarinda hem az para verip, hem cok dogal olsun demeye hakkimiz var desek de piyasa gercekleri cok farkli. Sonucta belirttiginiz gibi kimse bu isleri yapmak istemiyor, tarim-hayvancilikla ugrasana kiz bile vermek istemiyorlar. Ulkemizde bu isler rezillik olarak goruluyor, biraz da oyle zaten. Neyse gunun sonunda parasi olan en iyisini aliyor, fakirler de ne bulursa onu aliyor. Onlarin dogal arayisi falan yok zaten uygun fiyatli bulup aliyorlar.
0
mbond
(09.07.25)
ayni mantikla demokratik bir ulkede yasama hakkimizda yok.
bir cogumuz bir stk, sendika, parti uyesi degiliz, aktif bir mucadele vermiyoruz o zaman boyle bir hakkimiz da olmamali.

tarim konusunda ne kadar yazsak eksik kalir, sadece konuya yaklasim konusunda bir ornek vermek istedim.
0
bay b
(09.07.25)
ailem çiftçi ben de üzüm bağlarının arasında büyüdüm, ünide iken bile yazları yardıma giderdim. çok da severim. ancak üretici - çok büyük ölçekliler dışında- gerçekten zor durumda. insanca yaşamaya yeteceğini bilsem zaten çok ciddi bir meslek alternatifi olurdu benim için.

hak meselesi değil bence bu arada, serbest piyasa ekonomisinde arz/talep dengesine bakar. talep varsa birileri her zaman üretir. ancak doğal/organik tarafına gelirsek kocca bir aldatmaca. belli başlı değerler var gıda kodeksinin belirlediği organik/doğal etiketiyle satışa sunulabilmesi için; arkası çok aranmıyor.

zaten ata tohum da artık neredeyse yok olduğu için monsantonun (vb. büyük tohum firmaları) ıslah ettiği tohumlar kullanılıyor çoğunlukla. bu tohumları da yetiştirme standartları var. belirlenmiş ölçüde ilaç kullanmadan, bu tohumları kullanmadan günümüzde insanın gıda ihtiyacını gidermek gerçek dışı. biraz distopik ama ne yazık ki bilgim dahilinde durum aşağı yukarı bu şekilde.

organik/doğal ürün yetiştirilmesi gerçekten çok zor süreç ve üründen alınan verim de çok düşük. bu yüzden de haliyle fiyatlar fazlasıyla fahiş.
0
lüzumsuz adam
(09.07.25)
İnsanların çiftçi olmamasının nedeni getirisiyle götürüsünün birbirini tutmaması. Onca riske ve fiziksel emeğe istinaden asgari ücrete yakın bir para kazanacak adam bunu gidip başka bir işle çok daha kolay bir şekilde yapabiliyorsa tabi ki çiftçilikle uğraşmaz. Kaldı ki çözümün çiftçi nüfusunu arttırmakla ne kadar alakası olduğu da tartışılır, zira endüstriyel tarım artık yüksek teknolojinin, bir sürü bilimsel ekim tekniğinin, gübrenin, katkı maddesinin vb. kullanıldığı sermaye yoğun bir alan. Örneğin Hollanda bunu yaparken siz gidip klasik yöntemlerle bunlarla zaten rekabet edemezsiniz.

Doğallık konusu da biraz bununla alakalı: "Doğal" diye bir şey yok; milyonlarca insana yetecek gıdayı üretmek için ona göre geliştirilmiş tohum, gübre, katkı maddesi, ilaç vb. lazım. İnsanlar çiftçiler can sıkıntısından ya da parayı bol bulduklarından bunlara tınla para gömüyor sanıyor herhalde... Sorun bunların kullanılmasından öte çoğunlukla yanlış kullanılması, ortada doğru dürüst devlet denetimi olmayınca da zehir tüketiliyor.

Diğer yandan "Gidip X olmak istemiyorsan daha iyisini talep etme hakkın yok" anlamsız bir mantık. Daha iyi futbol izlemek istiyorsak futbol kulübü başkanı, restoranda daha iyi yemek yemek istiyorsak ahçı, daha kaliteli tişört giymek istiyorsak konfeksiyoncu mu olacağı bu mantıkla? Koca bir sektör, onun nasıl denetlenip nasıl yönetileceği devletin işi, daha iyi/doğal vb. gıda tüketmek isteyen bireylerin değil.
0
salihdt
(09.07.25)
tarımı gönüllülük işine düşürenler utanmalı ya. senin istanbuldan(neresinden çok merak ettim) feragat etmene gerek yok ki tarıma dönüş olsa bir anda sudan cıkmıs balık gibi olmaz adım adım ilerlemeli, teşviki çok olmalı, yapanlar övmeli(beyaz yakaya geçiş dönemi gibi) vs. insanlara yeterli maddi imkan sağlanırsa terk etmeyecekleri şehir de yok. bireysel bakarak zaten hataya düşüyorsunuz. sosyal hayatın anlamı bu.
0
ala09
(09.07.25)
Yukarıdakilere katılıyorum, bir toplumda yaşıyoruz ve iş bölümü yapıyoruz. Bu mantıkla hastalanınca doktora da gitmeye de hakkınız olmuyor mesela.
0
peki madem
(09.07.25)
Meyve sebze uretmesek de biz de sonucta birsey uretiyoruz.
Birseyi istemek icin illa o seyi uretiyor olmak mi gerekiyor?
0
nuevo
(09.07.25)
Sizin mantığıniza göre mesela belli bir süre işsiz kalan birinin o süre zarfında hiçbir toplumsal haktan faydalanamamasi gerekir çünkü üretmiyor hakkı yok. Ya da emekli vs olanların, ya da geçmişte 40 yaşında falan emekli olanların da.

Ha demek istediğiniz "hem herkes şikayet ediyor hem kimse elini taşın altına koymuyor" ise katiliyorum buna.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
galiba tam izah edemedim, onu görüyorum.

benim vurgulamak istediğim şey ideal ve sosyal yaşamın gerekliliği üzerinden meslek ayrımına gitmek değildi ki... daha çok kişisel anlamda kişinin kendine sorabileceği "ulan bu işi ben de yapmam. yapmayanlar da olabilir ve yapanların azlığı sebebiyle talep ettiğim şeylerde kalitesizlik/yetersizlik/memnuniyetsizlik olabilir. ben bu işlerle ilgilenmeyeceksem neden başkalarından bu işle ilgilenmesini istiyorum?" gibi bir eleştirel soruydu.
0
🌸m e b
(09.07.25)
Olaya çok yanlış bakıyorsunuz. Herkes, dilediğini ister. Bunda bir sorun yok.

Bunları yemek için bir takım kişilerin, bu işlerde çalışması ve bu kişilerin gönlünü yapmak lazım diyorsanız, bunda haklısınız. Ancak bunu sade vatandaş yapamaz. Devlet denen organizmanın bunu yapması lazım. Ne kadar, hangi cins domates, nerede yetişecek, ne kadarı salça olacak? Ne kadarı ihracata gidecek? Hangi cins ilaçlar ve ne kadar kullanılacak? vs. vs. Hepsinin planlanması ve regülasyonların koyulması lazım.

Biz de artık devlet = tek kişi olduğu için, her şeye yetişemiyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.07.25)
kendin yapmayı istemediğin için sanki kimse yapmak istemiyormuş gibi düşünebilecek kadar özgüveni nereden buluyorsunuz merak ediyorum.

seralar bulunalı çok oldu ve belki inanmazsınız ama buradan üretilen ürünler satılarak karşılığında para kazanılabiliyor ve bence bu üretim için yeterince teşvik edici.

ayrıca şahsen her şeyin doğalını istemeyi bırakalı çok oldu, hileli olmasın derdine düştük bilginize.
0
duyuruuser
(09.07.25)
Hakkımızdır.
Burada yanlış yönetim politikalarının sonucu biz bu sağlıksız gıdalara maruz kalıyoruz.
Mesela Cargill istedi diye cumhurbaşkanı paketli gıdalardaki glukoz oranını değiştirdi.
Ya da mesela aynı mantıkla rusyanın kabul etmediği domatesi biz yiyorsak rusya da ithal etmesine ve üretmemesine rağmen vatandaşını gözetip bunu almıyorsa bizdeki bakan da "pestisit oranını vatandaşın bilmesine gerek yok" diyorsa sülalelerine sövsem yine hakkımdır diyorum.
0
Kediyi üzdün
(09.07.25)
@duyuruuser: çünkü tarım ülkesi olmamamızdan? çünkü tarımın gsyih'deki payının düşüklüğünden? çünkü tarımda dışa bağlı oluşumuzdan? çünkü köy-kırsal yaşamdan şehirlere göç edişinden? çünkü tarım kültürünün ülkemizde hala oturmamasından?
0
🌸m e b
(09.07.25)
normal olan doğal olması değil mi? yani anormal bir durumu istemiyoruz ki? zaten olması gerekeni istiyoruz? ne bileyim, kafam kadar domates olsun demiyoruz mesela, domates temiz bir toprakta yetişsin istiyoruz, çöplerin atıldığı, plastik parçalarının gömüldüğü bir toprakta değil, sunni gübre yerine kompost ile yetişsin diyoruz, tarım zehiri kullanılmasın, kullanılması elzem ise, kullanan kişiler eğitilsin, 15 gün ömrü olan zehiri attıktan sonra 7 nci günde toplanıp insanlara satılmasın, abi az daha koy etkili olsun kafası ile kullanılmasın, dönüm/kök başı şu kadar su için bu kadar ml ise o kadar kullanılsın istiyoruz.

gdo'lu gıdalar da bir sorun, sadece daha yuvarlak ve daha parlak görünüyor, tüketici bunu tercih ediyor diye genetiği ile oynanmış ve uzun süreli etkilerini bilmediğimiz ürünleri istemiyoruz. bu bir tercih olabilir, iki ürünü yan yana koyarsın kim neyi tercih edecekse eder. öyle bir tercih hakkı sunulmuyor.

sen belki çalıştığın konum/kurum açısından rahatsındır, tarım/hayvancılık ile uğraşmak istemezsin, başkasına zul gelir, senin hayatını yaşamak istemez. zul gelenler de ayrılıp çiftlik falan uğraşıyor bir şeyler zaten.

üreticinin yozlaşmasını istemiyoruz, üreticinin çakallık yapmasını istemiyoruz, elbette yapanlar çıkacaktır, milyonlarca insan var sonuçta, onlarında denetlemeye takılmasını istiyoruz.

doğalı derken, olması gerekeni istemek normal. sahte bal, sahte margarin, sahte yağ, sahte ürün/hizmet istemek garip.
0
selam
(09.07.25)
valla bana kalırsa sadece var oluşum her şeyin en iyisini hak etmem için yeterli, çok megalomanca gelecek ama değil. ben isterim, istemeye devam edeceğim ister hükümetlerden, ister yerel yönetimlerden, ister evrenden, ister tanrıdan önüme kim gelirse. her şeyin en güzelini en doğalını istiyorum.

hee dersen ki kardeş peki isterken yaptığın bi şeyler var mı? var. mesela etiket okurum, üreticilerden daha az katkı maddesi kullananınkini satın alırım. hem kendi sağlığım için hem de çöp içerikli ürün üreten insanlara param gitmesin diye, bütçem yettiğince bazı ürünleri organik alırım mesela sirkeyi.

ya da daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için civarımda gördüğüm olumsuzlukları dile getirir, yerel yönetimlere dilekçe ile şikayet ederim. üretim yapmayı da çok isterdim, çeşitli araştırmalarım ve denemelerim oldu aronya berry yetiştirmek istedim mesela ama vakitsizlikten kaldı ama 2 tane aronya berry ağacım var, 3 yıl önce dikildi bu sezon meyve alırım diye umuyorum.

sorunuza cevap, ben kendime hak görüyorum her şeyin iyisini doğalını istemeyi
0
ofelia
(09.07.25)
Devlet bunun için var, vergiyi bunun için veriyoruz.

Dünyanın tarımsal ihracatı en yüksek olan ülkelerinde organik tarım alanındali iş gücü katılım oranını diğer alanlarla karşılaştırarak söylediğin denklemin yanlış olduğunu görebilirsin.
0
Bruce
(09.07.25)
e tabi hakkimiz her kompleks ekonomide oldugu gibi. uretmek dedigin seyi calisan herkes yapiyor ipsiz sapsiz gezmiyorsa. biri excel'de spreadsheet uretir biri tarlada domates.

ben istedigim urunu almak icin onu uretmek zorunda degilim. insan talep eder, arz varsa alir. arz yoksa talebi goren arz edip para kazanir. bundan daha dogal olan nedir anlamadim? bunu organik tarima degil her seye uyarlayabiliriz.
0
antikadimag
(09.07.25)
@m e b

Ben müzisyenim, anamın karnından itibaren üniversite bitene kadar Klasik Türk Müziği eğitimi aldım, şu anda da devlette Klasik Türk Müziği yapmakla görevliyim.

Sana soruyorum, bu milletin bir geçmişi, bir tarihi, çeşitli alanlarda oluşturduğu mirasları var. Biri de müzik mirası. Halkın çoğu dinlemiyor diye Klasik Türk Müziği yok olmalı mı sence? Peki sen yapabilir misin Klasik Türk Müziği? Yapmalı mısın? Her Klasik Türk Müziği dinlemek isteyen bunu yapmalı mı?

Hayır.

Ama yapamasa da dinlemeyi seviyorsa yahut sevmese bile kendi halkının tarihine ve mirasına saygısı varsa, bunların devamlılığı için, yeni nesillere aktarımı için uygun bir şeyler yapabilir değil mi? Daha doğrusu yapmalıdır.

Ne yapmalı mesela, Klasik Türk Müziği ne demek onu bi kafasında netleştirmeli mesela. Çocuğu veya yeğeni veya öğrencisi veya biri sorsa verecek doğru bir cevabı olmalı. Ayrıca belli başlı eserlere âşinâ olmalı, tavsiye edebilmeli. Müziği sanat halinde dinlerken eğlenceye meze etmemesi gerektiğini, bir âdâbının olduğunu bilmeli ve çevresine öğretebilmeli. Konser dinleme âdâbını bilmeli, müzisyenlere duyduğu saygıyı ve sevgiyi onlara kıyafetiyle, dakikliğiyle, dinlerkenki sessizliğiyle, rica edildiğinde alkışlamayışıyla... gösterebilmeli.

Bak, Klasik Türk Müziği yapmadığı halde destek oldu, varlığını sürdürmesine yardım etti, saygıyı devam ettirdi.

Yani sorunun cevabı, bir şeyin olmasını istemenin yeter sebebi her zaman onu yapmak değildir. Onun varlığına saygı göstermek de yeter sebeptir. Ben bir müzisyen olarak mali müşavirlik yapamam mesela, ama onun "şunu yapın şunu yapmayın" demesine kulak verir, sorum varsa sorup öğrenir, hatta mantığını anlamaya çalışır ve gerekeni yaparsam bir mali müşavirlik destekçisi olurum. Bu da hem o mesleği ve işi devam ettirir hem beni destekler.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
(8)

Cilt bakımında olmazsa olmazınız ürünler var mı?

ekimoloji
Varsa hangileri? Ben ordinary’nin aha/bha, miseca’nın niacinamide serumunu seviyorum onun dışında bir içeriği sürekli kullanmıyorum sanki sürekli kullanınca etkisini göremiyor gibi hissediyorum.
Varsa hangileri? Ben ordinary’nin aha/bha, miseca’nın niacinamide serumunu seviyorum onun dışında bir içeriği sürekli kullanmıyorum sanki sürekli kullanınca etkisini göremiyor gibi hissediyorum.
0
ekimoloji
(09.07.25)
Güneş kremi Retinol (Retinoik Asit) C vitamini serumu Aha-Bha serum Niacinamide sürekli kullandıklarım, ara ara da Arbutin ekliyorum duruma göre.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.07.25)
q10 icerikli kremler. bana cok iyi geliyor.
0
sonsuz
(09.07.25)
Güneş kremi yazma gereği duymamışım nemlendirici gibi sıradan geldiği için.
0
🌸ekimoloji
(09.07.25)
kiehl's brew rejuvenating facial essence ve night repair serumu, dr ceuracle yıkama jeli, alphascience regen kremi
0
ala09
(09.07.25)
Gunes kremi, nemlendirici, goz kremi. Baska bi sey yok. Anlamsiz ve uzun vadede zararli olacagini da dusunuyorum daha fazlasinin.
Gunes kremi shseido, nemlendirici clinique (kiehls aldim gecen bu da guzel, galiba artik onu alirim), goz kremi (estee lauder advanced night repair).
Bir de aklima gelirse advanced night repair serumunu sadece alnima suruyorum geceleri. Yanakta botoks etkisi gosteriyo krem bence duzenli kullanimda. Cogu kisi icin iyi olabilir ama ben sevmedim.
0
Kittie
(09.07.25)
Bir de la roche yuz yikama jeliyle biodermayi donusumlu kullaniyorum. Bence cok bile sey suruyorum yuzume :(
0
Kittie
(09.07.25)
Nemlendirici ve güneş kremi sadece. Marka takıntım yok herhangi birini kullanırım. Ama şu an Nemlendirici icin cerave, güneş kremi icin de la roche kullanıyorum. A bir de cerave'nin yuz temizleyici köpüklü jeli var.
0
Amaranta ursula
(09.07.25)
sadece gunes kremi.
0
antikadimag
(09.07.25)
(10)

eskinin forumları neye döndü

biseysorcaktim
2010-15'lere dek forumlar hala popülerdi.sanırım facebook grupları ile forumlar birer birer azaldı.ama artık facebook da eskisi kadar yaygın değil bir çok insan için. eskiden forumlarda gördüğümüz ihtiyacımızı şimdi nerede karşılıyoruz?şunu nasıl yaparım, bu nasıl olur gibi sorulardan bahsediyorum.b
2010-15'lere dek forumlar hala popülerdi.
sanırım facebook grupları ile forumlar birer birer azaldı.

ama artık facebook da eskisi kadar yaygın değil bir çok insan için.
eskiden forumlarda gördüğümüz ihtiyacımızı şimdi nerede karşılıyoruz?

şunu nasıl yaparım, bu nasıl olur gibi sorulardan bahsediyorum.
ben genelde bu amaçla burayı kullanıyorum.
arama motorlarında arıyorum -muhtemelen yerli/yabancı bi yerde bahsi geçmiştir.
bir de AI chatbotlara danışıyorum.

başkaları nerelere danışıyor?

koskoca internet büyük çoğunluk için instagram/twitter oldu gibime geliyor.

çoğunlukla iyi-kötü aradığımı buluyorum
ama kitlesi düzgün bir forum olsa güzel olurdu.


---
gerçi itiraf etmek gerek, forumların popüler olduğu zamanlarda kitle de içerik de çoğunlukla boş beleş şeylerdi. onun güzellemesini yapmak istemiyorum, ama yine de faydalı oluyordu.
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
bir çok konuda hatta niş konularda facebook grupları hala en iyi kaynak.
teknoloji forumlarının bazıları yaşıyor, donanımhaber de yaşıyor buralarda da cevaplar geliyor.
0
duyuruuser
(09.07.25)
muhasebe ile ilgili konular için biz hala facebook grubu kullanıyoruz.

ya da şu sıralar epey karşıma çıkıyor, tesisat, tamirat, elektrik, elektronik, arduino, plak, otomobil vs. hepsi facebook grupları üzerinden yürüyor. her marka otomobilin ayrı grubu var mesela, hatta modellere göre birden fazla.
0
kibritsuyu
(09.07.25)
facebook grupları. inanılmaz aktifler. her sorduğunuza anında cevap geliyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(09.07.25)
Facebook +1
Facebook sahibi olmamın tek sebebi.
0
logisticsmanager
(09.07.25)
Reddit.

Facebook'un hâlâ yasadigina inananiyorum.
0
feastofthedamned
(09.07.25)
Güzel konu +rep. Eskiden wardom r10 iyinet forumtr gibi yerlerde gezinirdik. Şimdi gezdigim bir yer yok. Demek olay Facebook'ta dönüyormuş
0
onheil
(09.07.25)
forum işi 2005'te falan bitti hiç de öyle 2015 lere kadar sürmedi. frmtr gibi forumsiteleri kaldı sadece. r1o da zaten webmaster sitesi. facebook sonrası forum sitesi diye bir şey kalmadı.
0
koela
(09.07.25)
reddit. baska bir foruma ihtiyac yok. her sey derli toplu istedigin kitleyi bulup iletisime geciyorsun. bulamiyorsan sen yaratiyorsun.

quora.
0
antikadimag
(09.07.25)
Yerli icerik olarak facebook gruplari ve telegram gruplari. (Donanimhaber bitti, en azindan teknik konularda)

Yabanci icerik reddit. Muthis bilgili adamlar/kadinlar muthis yardimseverler hala.
0
brkylmz
(09.07.25)
Forum isi 2010 civari bitti
Inci + fb bitirdi. Fbnin sicramaya basladigi yillardi.
2005 forumlarin en iyi zamanlari. 2005te muadil yoktu yanilsam da mantiken bitemez gibi geliyor.
0
help im alive
(11.07.25)
(8)

plak kayıtlarının neden daha güzel olması

deranzo1
o gelen cızırtılı ses, ruhuna doğru üflenmesi, canlılık çok daha kaliteli değil mi? teknik detaylarını bilmiyorum ancak 60 senede daha ileriye gitmesi gerekmiyor muydu bu kayıt işinin? ne zaman plak kaydı dinlesem müzik dinlediğimi hissediyorum. bu nedendir yoksa ben mi hülya görmekteyim?çok net far
o gelen cızırtılı ses, ruhuna doğru üflenmesi, canlılık çok daha kaliteli değil mi? teknik detaylarını bilmiyorum ancak 60 senede daha ileriye gitmesi gerekmiyor muydu bu kayıt işinin? ne zaman plak kaydı dinlesem müzik dinlediğimi hissediyorum. bu nedendir yoksa ben mi hülya görmekteyim?


çok net fark yok mu ya?

open.spotify.com
www.youtube.com
0
deranzo1
(09.07.25)
Çünkü daha kaliteli. Bana da dijital hiçbir şey analog şeyler kadar kaliteli değilmiş gibi geliyor. Muhakkak ki bi fark var
0
olaylar olaylar
(09.07.25)
buna cogu kisi bir fark yok diyor ama bence de plaklar cok daha guzel geliyor kulaga.
0
antikadimag
(09.07.25)
Bence biraz nostaljik bakıyorsunuz. Ancak kalite sübjektif olmasa da güzellik öyle; haliyle analog kayıttaki kusurlar (Mesela bahsettiğiniz cızırtı) ve kendine ait tınısı onu sizin için daha otantik ve ilgi çekici yapıyor olabilir.
0
salihdt
(09.07.25)
romantizmden başka bir şey değil bence. adamlar bilmem kaç kanaldan kayıt alıp 3 boyutlu tertemiz milyon dolarlık ses sistemleri yapıyor. hâlâ çıkıp plak en güzeli ya demek biraz düz vites araba övmek gibi geliyor bana.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(09.07.25)
Teknik açıdan cd ve dijital kayıpsız kayıtlar elbette plaktan daha kaliteli. Aksi plağın doğasına aykırı. Fakat sizin hissettiğiniz biraz plasebo ile plak çaların ürettiği harmonik bozulmaların insan kulağına hoş gelmesinden ibaret. Tercih meselesi yani biraz. Kimisi hiç bozulmamış ses istiyor (cd gibi), kimisi bu teknik ‘kusurları’ daha çekici buluyor. standart bir dslr fotoğraf makinesi aslında son model iPhone’dan daha iyi resim verir fakat çoğunluk iPhone’nun kasıtlı olarak ‘bozduğu’ fotonun göze daha hoş geldiğini söyler. Tam doğru örnek olmadı ama anlaşıldı herhalde.
0
orient blue
(09.07.25)
Spotify ve YouTube gibi mecralardaki düşük kaliteli des kayıtlarını ana kartlara entegre ses kartlarına bağlı ortalama hoparlörler ya da asıl işlevi iletişim kurmaktan ibaret olan kablosuz olduğu için de bir miktar kayıp yaşayan kulaklıklarda müzik dinlemeye alışık olduğumuz için hissedilebilir fark olduğu doğru. Plak kaydı ve dinlediğimiz cihazlar elbette günümüz mp3'lerinden daha doyurucu. Kalanı için @orient blue +1

Bu arada cızırtı sesinden etkilenmek direkt romantizm. Cızırtısız temiz, güzel ses duyman lazım normalde ama o plaklar çok yapay gelir muhtemelen. Çünkü nostaljik ya da popüler havaya sahip değiller.
0
nawar
(09.07.25)
plak kayıdından dinlemek dijital kayıttan dinlemekten açık ara daha kaliteli.
çünkü dijital kayıt en temelde 0 ve 1 ile oluşuyor.
teknik detaylarını yanlış verebilirim o yüzden fazla detaya girmeyim ama ama mesela spotify premium en fazla 320kbit/s ses kalitesi veriyor. free'si 120-160 civarı.
bu ne demek?
1kbps -> 1000 bit demek. 1 bit ise 0 ve 1'lerin her biri
320 kbps -> 320000 bitrate anlamına geliyor 1 saniye içinde.

bir de sample rate diye bir şey var, o da videolardaki frame'e denk geliyor gibi düşünebiliriz.

nasıl ki videolar aslında farklı karelerin peşisıra slayt gösterisi gibi değişmesiyse, ses dosyaları da öyle.

bu kbit sayısı ne kadar yüksekse ses kalitesi o kadar iyi oluyor.
hatta tidal gibi lossless müzik veren yerler de var.

sen stream yerine flac, lossless, wav dinlersen ses kaybı minimum oluyor. ama yine de oluyor (analog -> dijital çevrimi olduğu için)

plaklarda ise böyle bir çevrim yok.
bitrate olarak tanımsız diyebiliriz. 0 ve 1 gibi fragmanlardan oluşmuyor, ses bir dalga formatı şeklinde.

o yüzden daha doğal geliyor.

bir de plakları bluetooth olmayan bir kulaklık ile dinlersek yine dijitalleştirmiş olmuyoruz ve sesi doğal duymaya devam ediyoruz. ancak bluetooth ile dinlersen o zaman bozulma olabilir. çünkü bluetooth'un çalışma mantığı da datayı nano-saniye cinsinden bölüm veri paketi olarak göndermek.

---
bu şeye benziyor.
çabuk bozulan, raf ömrü kısa olan doğal ve ev yapımı bir yiyecek ile, pazarlaması raflaması satması saklaması uzun olan ama lezzetinde kayıp olan başka bir ürünü kıyaslayamaya benziyor.

----
ama sizin verdiğiniz bu iki kayıttaki fark neden?
biri youtube biri spotify.
üstelik spotify'dakinin müzik kalitesi daha yüksek.

farklı mastering sürümleri olabilir, aynı kayıt değildir belki ya da işlenme biçimleri farklıdır.
spotify’daki sürüm fazla işlenmiş, “temizlenmiş” görünüyor. aşırı filtreli fotoğraf ya da yapay zeka ile restore edilip fps'si arttırılmış film gibi.
ama muhtemelen en büyük sebep nostalji algısı, hafif cızırtının verdiği “gerçeklik hissi” etkiliyor olabilir (plasebo etkisi).

benim plakçalarım var. basit bir ürün ama buna rağmen mutlu ediyor oradan dinlemek.
radyo ya da kasetten çıkan müziği de seviyorum çoğu zaman.
bunlar kesinlikle bitrate'i yüksek bir dijital kayıttan daha az kaliteli ama çok daha doyurucu ve keyif verici.
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
teroride dijital analog farkı vs. ama eğer plağı direkt dinlemiyorsan yani arada youtube-spotify vs. bir platform varsa zaten dijital halini dinliyorsun. sana hoş gelen kısmı ses kalitesi değil nostalji hissi olmalı.
0
orpheus
(09.07.25)
(12)

Düzenli kitap okuyanlar

sekizdokuzon
Fictional kitaplar okuma listenizin kaçta kaçına denk geliyor? Neden fictional romanlar okuyorsunuz? Teşekkürler.
Fictional kitaplar okuma listenizin kaçta kaçına denk geliyor? Neden fictional romanlar okuyorsunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(08.07.25)
Yılın ilk altı ayına baktım, kurgu kitaplar yüzde 56’sını oluşturmuş
Ruh halime göre değişiyor neden okuduğum. Nitelikli kurgu kitaplardan da çok şey öğreniyorum. İyi bir kurgu eserin gücünü, etkisini küçümseyemem
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(08.07.25)
Sadece kurgu okuyorum, çünkü içinde milyonlarca ibret var. Bi de oturduğum yerden bi sürü yer geziyorum, bi sürü insanla tanışıyorum.
0
ciglik
(09.07.25)
%10? belki daha az. universiteden sonra cok az fiction okudum. o da cok iyi referansi olan dostoyevski, tolstoy gibi klasiklerse veya cok iyi referans aldigim ilginc bir kitapsa.
0
antikadimag
(09.07.25)
Yarı yarıya - Bazısını sırf eğlence olsun diye okuyorum. Hele bir önceki kitap uzun ve akıcı olmayan bir kitapsa. Mesela Richard Osman'ın Cinayet Kulübü romanları çok iyi gidiyor. Bazısını da başlı başına sanat eseri olduğu için.
0
salihdt
(09.07.25)
'Fictional', kurgusal demekmiş Arkadaşlar. Siz de böyle cümlelerinizi İngilizce kelimelerle süsleyin. Daha havalı görünün.

Okuduğum kitap ilerlemiyorsa, okuyabilmek için şartları zorlamaya başlamışsam ikinci kitap olarak bir kurgu kitaba başlar, okumaya iki kitap paralel devam ederim.
0
Mirket
(09.07.25)
@mirket: andropozunu başka yerde yaşa
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.25)
benim de %99'u. daha çok seviyorum açıkçası.
polisiye, gerilim çok severim.
arada bilim kurgu tarzı şeyler de okuyorum.
ipek sabahlık'ı okumuştum mesela 2-3 kitap öncesinde. biraz zor okudum çünkü alışmışım bu türe. iyi kurgu candır. eğer güzel tasarlandıysa 14 dalda oscar almış filmden daha çok sarar.
0
matilda
(09.07.25)
feminizm kitaplarini okumayi birakmalisin ve kitap okumayi azaltip, biraz da spor yapmalisin. depresyon ve hareketsizlik obeziteyi arttiriyor.
0
feastofthedamned
(09.07.25)
171 boya 65 kiloyum, uza.
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.25)
fictional kitapları okumamın sebebi: can sıkıntısı.
0
koela
(09.07.25)
Kurgu da seviyorum ama elime ne geçerse okurum. İlk çağ tarihi de okurum, dünya tarihi de kurgu da.

Fictional olarak herhalde 3 kitaptan 1'i diyebilirim. Genelde kafa dağıtmak istediğimde Fictional romanlarına bakıyorum.
0
drako
(09.07.25)
ağır betimleme çekemeyeceksem fiction okuyorum, genelde çok konsantrasyon gerektirmeyen public yerlerde okuyorum.
0
9kuyruklukedi
(09.07.25)
(11)

Bu bir spekülasyon mu (Mekke diye bir yerin olmaması)

kizil karga
Yoksa doğru yanları olabilir mi?https://x.com/tekyolbilim/status/1942189108454944996?s=46&t=vDcUzHG6zvvcP0E_PkymRA
Yoksa doğru yanları olabilir mi?

x.com
0
kizil karga
(08.07.25)
Aşağıdaki videoda detaylı anlatıyor.
Yanlış hatırlamıyorsam özetle Kabe'nin aslında Petra'da olduğunu, sözkonusu dönemde Mekke diye bir şehrin olmadığını, Becca'nın Mekke'ye dönüştüğünü, Kıble'nin İslam'ın ilk döneminde burası olduğunu iddia ediyordu.

www.youtube.com
0
auroraaurora
(08.07.25)
Adamın salladığı ve carpittigi şuradan belli: Mesela peygamberin mezarını açıp antropolojik olarak incelemisler mi? Böyle bir şey mümkün değil oranın yasalarına göre, kaldı ki mezarın bulunduğu mescidin içine bile girilmiyor.

Diğer tarafı, (adamın mantığını ona uygulayalım) videodaki adam 70-80 yasinda olsun azami (görünüşe bakılırsa), bu tür ciddi araştırmalar yapmaya doktora düzeyinde başlarsa başlar, o da 25-30 yaşlardan itibaren mümkün.

Takıntılı bir hristiyan misyonere benziyor, sadece güldüm. Ruhi cenet ile anlaşma yapsa iyi kazanır emekliliginde rahat eder.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
Bu konu uzun zamandır tartışılan bir konu. mekke diye bir yerin olmaması değil, islamiyetin mekkede değil, petrada doğmuş olmasından bahsediliyor. kesin kanıtlanmış değil ama bazı kanıtları dikkate değer.

@encokbenisevinnolur: peygamberin mezarının açılmamış olması bu konuyu çürütmez aksine güçlendirir, islamiyetten kazanç sağlayan arapların tezlerini çürütür. çünkü peygamberin mezarı dahil bölgede hiç bir arkeolojik çalışmaya izin vermeyenler suudi yönetimi. belki de sonuçların kendileri açısından olumlu olmayacağını düşünüyorlardır.

yaş ile ilgili cevabın da mantıksız. bu mantığa göre 100 yaşını aşmamış kimsenin çalışmalarını dikkate almıyor olmalıyız.
0
abelardo
(08.07.25)
chatgpt'ye gore dogru degil.

Mekke’nin ismi MS 2. yüzyılda Ptolemaios’un haritalarında "Μακοράβα (Makoraba)" olarak geçer. Bu, Mekke’nin ilk tarihsel haritalarda adıyla geçtiği dönemdir.
Kanıt Durumu: Antik haritalar ve metinlerde geçer – en eski yazılı kanıtlardan biridir.
0
buenosdias
(08.07.25)
@abelardo: işte bu mantıkla bilim yapılmıyor, "izin vermiyorlar çünkü sakladıkları bir şey var" bu rontgenci kenar mahalle kocakarisi mantığı "perdeleri hep kapatıyorlar kesin içeride bir şeyler oluyor".

Yaş ile ilgili kastettiğim, twiterdaki "30 yıldır" vurgusuna binaen söyledim onu, 30 yıldır araştırıyor ama asıl kanıt teşkil edebilecek veri kaynaklarının kritik olanlarına erişimi yok. Bu da anlattıklarını gayriciddi yapıyor.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
İslam'ın aleyhine ne varsa
ona çalışan bir hesap.
Güya düşündüklerini bilimsel temele oturtmaya çalışıyorlar.

Diğer yandan arkeolojik kazılarda Kur'an-ı Kerim i kaynak/rehber olarak gören yabancı arkeologlar da yok değil.
0
diyecevaplandı
(08.07.25)
Adam akademi dünyasında karşılık bulamamış 2 kitap ve bir belgeseli olan tarih yazarı. TV'lerdeki Ortadoğu uzmanı gazeteciler gibi birşey.

Bunlardan Ortadoğu coğrafyasında çok var.Türkiye'de çok az da olsa karşılık bulması İngiliz kökenli olmasından dolayıdır.

Yanlışlanmaya değer bilimsel bilgi değil ama yine de karşı argümanlarla bazı yayınlar yapılmış.
0
hebanon
(08.07.25)
@encokbenisevinnolur ben izin vermiyorlar kesin bir şey var demedim. Çarpıtiyorsun. Söylediğin tezlerin hiç birisi tutarlı değil.

@buenosdias, bu yazdıklarının konu ile alakası yok. Mekke diye bir şey yok denmiyor. Soruyu soran başlığı yanlış açmış. İslamiyet Mekke'de doğmadi, Petrada doğdu diye bir tez var.
0
abelardo
(08.07.25)
Yo başlığı yanlış açmadım M.S. 800'den önce Mekke'ye dair arkeolojik bi kayıt yok diyor haritalarda Mekke diye bir yer yok diyor, demek ki böyle bir yer (iddiaya göre) yok, ben de bunu soruyorum.
0
🌸kizil karga
(08.07.25)
@abelardo: bunu demişsin:

"çünkü peygamberin mezarı dahil bölgede hiç bir arkeolojik çalışmaya izin vermeyenler suudi yönetimi. belki de sonuçların kendileri açısından olumlu olmayacağını düşünüyorlardır."

Türkçe ogretemeyecegim.

Ama tam videodaki adamın carpitici ve indirgeyici mantığını taşıyorsun. Itham et, karsindaki aksini kanitlasin. Banane hahah. Bilerek yapıyorsan ve çalışılmış/öğrenilmiş bir şeyse cidden hayranlık duydum.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
militan ateistler bunu cok yapiyor. isa, musa, muhammed aslinda yasamadi falan tarzinda sacmasapan pozitivist kafanin sacmaliklari. bu kafa geride birakilali bi 50 yil oluyor aslinda ama kalintilari hala yasiyor.

muhammed yasamadi oyle biri yoktu diyen de var mesela. isa yoktu falan diyorlar. tuhaf. cunku adam bakiyor net kanit yok o zaman olmadi diyor. pozitivizm iste. bosluklari dolduramiyorlar.
0
antikadimag
(08.07.25)
(11)

Araba nasıl park edilir?

avatar is back
1- Frene basılı tut > N’ye al el frenini çek > P’ye al > frenden ayağı çek2- Frene basılı tut > N’ye al el frenini çek > frenden ayağı çek > P’ye alOtomatik araçlar için hangisi doğru?
1- Frene basılı tut > N’ye al el frenini çek > P’ye al > frenden ayağı çek

2- Frene basılı tut > N’ye al el frenini çek > frenden ayağı çek > P’ye al

Otomatik araçlar için hangisi doğru?
0
avatar is back
(08.07.25)
2.
0
designer
(08.07.25)
@designer, şanzıman türünden türüne değişir mi bu? Dsg’de böyledir cvt’de tersidir diye?
0
🌸avatar is back
(08.07.25)
Yeni nesil sanzimanlarda hic birine gerek yok Direk P ye al birak diyorlar,

ama ben el frenini ceker,
bosta (N) iken ayak frenini birakip,elfrenine oturmasini sagliyorum sonra P.
0
designer
(08.07.25)
soguk eksi derecelerde
el frenini cekmek iyi olmayabilir,

ama araci kapatinca otomatik el freni cekiyor,

onu iptal etmesi nasildi ,suan hatrimda degil.
0
designer
(08.07.25)
ikisi arasında çok fark var mı bilmiyorum ama ben her zaman 2'yi yapıyorum. ayağı frenden çekip yükü tamamen el frenine bindiriyorum, öyle p'ye alıyorum.

not: cvt
0
sir gawain
(08.07.25)
egimli yerlerde park ederken gecerli bu diye biliyorum. duz yolda ne yaparsan yap.
0
antikadimag
(08.07.25)
2. Şanzımana yük bindirmemek sorun çıkarma ihtimalini düşürür.
0
onyx
(08.07.25)
yazı, kışı, eğimlisi, düzü, cvt'si, dsg'si

hiçbir ayrım olmadan 2. yöntemi kullanıyorum. 1. yöntemi kullananlar hakkında yorum yapmak istemiyorun. :d
0
emfuzi
(08.07.25)
Oha direkt,durup P ye alip kapatiyorum ben arabayi. tabii ki fren basili.

2 yi nasil yapiyorsunuz onu da anlamadim. Frene basmadan P ye gecmiyor.
0
wallcan
(08.07.25)
Park tamamlandıktan sonra (vites D'de ya da R'de, ayak frene basılı)

1) Vitesi N'ye getir.
2) El frenini çek.
3) Ayağı Frenden çek (Fren bırakılınca eğime göre araba minik hareket edip el frenine binecektir).
4) Ayakla frene tekrardan bas.
5) Vitesi P konumuna getir.
0
bobinhoo
(08.07.25)
Bobinhoo gibi yapiyorum. Her zaman. Yokus, duz farketmez
0
narod
(08.07.25)
(10)

bilgili zannediliyor musunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa hafife mi alınıyorsunuz?
yoksa hafife mi alınıyorsunuz?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.07.25)
Ortamlarda her şeyi bilen adamım fakat bunu ukalalık düzeyinde değil paylaşımcılık şeklinde yaptığım için çevrem bundan rahatsız olmadı. Can sıkıntısından dolayı merak duygusu bende çocukluktan beri vardı. Üniversitede arkadaşlarım akademide devam edeyim diye teşvik ettiler ben olmadım. Muhtemelen khk ile üniversiteden atılmış olurdum :)
0
grimavi
(06.07.25)
90% hafife alinirim ama bunu sallamam. Ne de olsa kendine müslüman biriyim.
0
feastofthedamned
(06.07.25)
'zannedilmek' sözü soruya haddinden fazla olumsuzluk yüklememiş mi?
0
Mirket
(06.07.25)
tam aksine ben abartılıyorum. bu konuda mütevazı olmayacağım allah için genel kültür, spor, siyaset vs. iyi bilirim. dünyanın dört bir yanından milyonlarca insanla konuşacak, bağlantı kuracak bi şey bulurum. patagonya'nın yaylalarından iç anadolu'daki vatandaşa kadar geniş yelpazede "kontak kurma" becerim vardır. ya atıyorum slovakya'nın köyünden bi adamla tanıştım diyelim, "sizin belediye başkanını geçen sene yolsuzluktan tutuklamadılar mı?" diyebilirim, böyle ipe sapa gelmez korkunç bir lüzumsuz bilgi hafızam var, muhakkak karşıdakine "dokunacak" bi şey biliyorumdur, bilmiyorsam da başka türlü ilgisini çekerim.

o yüzden her ortamda çok çabuk arkadaş edinebiliyorum ama insanlar benden aynı hızda sıkılıyor. çünkü tanımak için ilginç ama yakın arkadaş olmak/keyifli vakit geçirmek için ideal birisi değilim sanırım. bunu defalarca yaşadım. aynı şey karşı cinsle ilişkilerimde de oldu. bi konuşuyom işte kadın beni acayip bi şey sanıyo, bi ay sonra bakıyo winx perisi boyama kitabımı o gün boyayamadım diye canım sıkkın, diyo bu çocuk gerizekalı bununla uğraşılır mı?

eskiden bu olay kafamı çok karıştırırdı ama artık yeterince büyüdüğümü düşünüyorum. ilk tanışmada ve sohbette etkileyemeyeceğim, "ulan bu da enteresan adammış" dedirtemeyeceğim insan oranı yüzde 8-10 filandır.

öte yandan benimle birkaç ay aynı ortamda bulunan, benimle yakınlaşan birinin başlangıçtaki görüşünü olumlu şekilde koruma ihtimali de yine yüzde 8-10'u geçmez. bi eski sevgilim dediydi "çok yorucusun" diye. kız haklı. tanışınca bu kadar geniş yelpazede apır sapır konuşabilen insan enteresan geliyo ama düşünsene her gün buna maruz kalman lazım? selam veriyon adam sana uganda tarihi anlatmaya başlıyo?

***

son not olarak ekleyeyim uzun süre terapi görmüş biriyim, otistik değilim, profesyonel değerlendirmesi sonucunda sabit. okumuş insanlar oldukları için ben gibilere "neurodivergent" diyolar yani türkçesi gerizekalı.
0
der meister
(06.07.25)
@der meister'deki her konudan bir seyler bilme olayi bende de var. ortamlarda bilir kisi olarak bilindigim dogrudur. cok alakasiz seyleri okuyorum ve her insanla ortak bir nokta bulma olayi bende de var.

hafizam asiri gucludur. dolayisiyla bu bilgileri belirli sekillerde birlestirerek context olusturup understandingimin/kavrayisimin da yuksek oldugunu dusunurum. tabi yorumlar konusunda herkes katilmiyor olabilir. cunku akil afedersiniz sik gibidir herkesinki en buyuktur, iyisidir ama hicbir zaman ortada degildir, olcemezsiniz. iddiali olanin masada kazandigi bir durum olusuyor.

bu noktada ben de sorguluyorum gercekten zannettigim kadar akilli miyim onemli bir soru. bunu da hayatta karsima cikan problemleri cozebilme seklimden evet diye cevapliyorum. yani kelimenin tam anlamiyla sifirdan dogru hamleleri yaparak, zor problemleri cozerek 0 privilege ile dunyanin en onemli ve rekabetci ulkesinde, dunyanin top sirketlerinde calisabiliyorum. eger ciddi zeki olmasaydim, bu sureclerden birinde fail ederdim. ve bu basariya cok calisarak ulasmadim, cunku kendi ilgi duymadigim konularda cok caliskan degilim. ama 80/20 kuralini sezgisel bir sekilde kavrayip stratejik yerlere yonelmeyi iyi yaparak ulastim.

dolayisiyla gercek hayattan feedback alabilmek cok onemli. kendi kafasinin icinde yasayan bir insan sanrilar icerisinde kendini akilli zannederek bir hayat gecirebilir. disaridaki gerceklikten feedback alip onaylanabilmek ve uymayan yerlerde kendini guncelleyebilmek onemli. ben de egitim/is gibi sosyal pratik sureclerde aldigim feedbacklerden basarili oldugum sonucuyla, bu feedback'i yeterince alamadigim felsefe, sosyoloji, politika gibi konulardaki cikarimlarimin da dogru olmaya daha yakin oldugunu varsayiyorum. cunku gercek hayat gundelik problemlerini basariyla cozen zeka, soyut problemlere cevap arayanla ayni zeka.
0
antikadimag
(06.07.25)
@arbre ahahaaha, abi duyurularını sikreterine mi yazdırıyorsun? Burada bilgili halinden eser yok.

Soruya cevabbb: çok nezaket yüklü İngiliz Saray Terbiyesi almış birisi olduğum için hafife alırlar. Bulunduğum iş kolunda akıl verirler, yönlendirirler 50 tane şey söylerler. Ama ben konuşmaya başlayınca ooOooooOOOOooo oluyorlar.

Sosyal ortamlarda ise hep akıllı, zeki, güleç biliniyorum. O konuda iyi rol yabarım.
0
Shepard
(06.07.25)
Cok bilgili zannediliyorum ama degilim
0
Kittie
(06.07.25)
Mal sanıyorlar beni. Başlangıçta bilgili, donanımlı imajı vermiyor olabilirim.
0
sekizdokuzon
(06.07.25)
sekizdokuz,

öylesin zaten.
0
feastofthedamned
(06.07.25)
Baska bir malın sana mal demesi seni ya opposite mal ya da maloglu mal yapar. Bence ikincisi:p
0
sekizdokuzon
(07.07.25)
(10)

Kendinizle ilgili en olumsuz düşünceniz?

sekizdokuzon
En depresif zamanlarınızın en kuvvetli düşüncesi ne oluyor?Benimki: Hayatının sonuna kadar kendini eksik ve yetersiz hissedeceksin.Biraz da melankoli. Sizinki nedir? Olumsuzu da konuşalım.Teşekkürler.
En depresif zamanlarınızın en kuvvetli düşüncesi ne oluyor?

Benimki: Hayatının sonuna kadar kendini eksik ve yetersiz hissedeceksin.

Biraz da melankoli. Sizinki nedir? Olumsuzu da konuşalım.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(04.07.25)
Bir insan ufak dahi bir hata yapsa tartışsak inanılmaz soğuyorum, kısa süreli de olsa bir nefret hissediyorum atlatmam zaman alıyor.
0
ekimoloji
(04.07.25)
majör depresyon.

hayatımı kendim kontrol edemiyorum gibi geliyor. şimdi iyi olabilirim ama altı ay sonra tamamen raydan çıkmayacağımın garantisi yok. 31 yaşındayım ve şimdiden çok yorulduğumu söyleyebilirim. 3-5 senede bir "aha da kendimi asacam11!!1!" sürecine girmek, sürekli tetikte olmak, normal bir hayat yaşamak için x3 efor sarf etmek filan beni acayip boğuyor. şansıma iyi bir ailem oldu, onlar olmasa çoktan intihar ederdim muhtemelen. yaşam amacım da öyle ani olmayan, 60-70 yaşında gelecek bir ölümle gitmek yani bu kadar. bu süreçte başıma herhangi bir güzel şey gelirse kendimi şanslı sayacağım, o noktadayım. terapist de dediydi en ufak fırsatını bulunca kendini gösterir diye. yani ne gerek var anlamıyorum, keyifli keyifli yaşa işte ya zaten ölcen niye depresyona giriyosun acayip sinir bozucu bi şey. sürekli kendimle mücadele vermem gerekiyor ve hala nasıl yapacağımı tam olarak bilmiyorum. terapi iyi hoş da bi yere kadar yardımcı oluyo yani para karşılığı oturup seni 45 dakika dinleyen bi insan mevzuyu bence çözemiyo açıkçası.
0
der meister
(04.07.25)
cok tahammulsuzum ve insanlardan cok fazla beklentim var. bu beklentiler karsilanamayinca da cok ters ve sert biri oluyorum.

hayati chill modunda yasayamadim hic. hep bir mucadele, hirs oldu. bu beni hayatin icinde tuttu ve basarili olmami da sagladi. ama yipratici da oluyor.

muhtemelen kokenleri de yasadigim zor hayattan geliyor. nihayetinde ciktim o kosullardan ama kurt gecirdigi ayazi unutmuyor. formative yillarda uzun uzun yasanmis hayat tecrubeleri insani cok belirliyor. yani 20 yasina kadar nasil yasadigi cok onemli bir insanin.
0
antikadimag
(04.07.25)
@der meister: benim de majör depresyon geçirmişliğim var. Buradan sonra akıl vericem gibi geliyor ama vermiycem :p Hala hayattayim demek için yazıyorum.
0
🌸sekizdokuzon
(04.07.25)
Kendime karşı hiç özşefkatim yok. Bunu geç fark ettim üzerine çalışıyorum ama yine de başka insanlara karşı gösterdiğim hoşgörüyü kendime göstermiyorum. Kendi içimde kendime karşı acımasızım.

Yardım isterken çok utanıyorum. Mümkün mertebe de istemiyorum zaten. Kendi başıma hallediyorum. Çevremde o zaten halleder tarzı bir algı oluşturdum istemeden. O yüzden teklif eden de olmuyor gerçekten gerekli zamanlarda ki bazen çok ihtiyacım oluyor buna. Bunu dile getiremediğim için kendime kızıyorum. Her şeyi etrafına yıkan bazı insanları içten içe küçük görüyorum ayrıca.
0
kullanicadi
(04.07.25)
Karı kız ilişkilerim zayıf. Bir kız ne kadar sinyal verirse versin ben anlamıyorum. En olumsuz düşüncem bu olabilir
0
messina123
(04.07.25)
Kararsızlık.
0
Amaranta ursula
(04.07.25)
hedonist yasam, tutkularin kolesi olduk. bundan memnundum ama rahaizlik vermeye basladi. zaman disiplin zamani.
0
gule gule
(04.07.25)
Duygu kontrolüm hiç yok. Bir öfkelenme dalgası geldiğinde inatlaşıp olayın üstüne gitmeye çalışıyorum. Aklımdakileri düşünceye dökemediğimden (bazı harflere dilim dönememesinden dolayı dezavantıjım var) haklı olsam bile karşı taraf lehine kullanıyor bunu.

Bununla birlikte ve bundan ayrı, oluşturduğum rutinin biraz sekteye uğruyor. Yapmaktan hoşlandığım hobilerim bir süre çok anlamsız oluyor.

Biraz umursamaz oldum ama eskisi kadar değil.
0
put it in your appropriate place
(04.07.25)
Kendime karşı acımasız olduğum kadar çoğu insana anlayisliyim. Müthiş bir dengesizlik diyemem ama ipin ucu bazen çok kaçıyor.
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
(24)

bugün türkiye nüfusu 50 milyon olsaydı ne olurdu?

messina123
50 milyon nüfus ve mülteciler olmasaydı ne olurdu?chatgptye göre-istanbul nüfusu 7-8 milyon olur ve çok fazla büyük şehir olmazdı.-toplumsal uyum daha yüksek olurdu.-hizmet kalitesi daha yüksek olurdu.-bazı işlerde işgücü açığı olabilirdi.-konut fiyatları daha düşük olurdu.-Siyasi söylemler daha az
50 milyon nüfus ve mülteciler olmasaydı ne olurdu?

chatgptye göre
-istanbul nüfusu 7-8 milyon olur ve çok fazla büyük şehir olmazdı.
-toplumsal uyum daha yüksek olurdu.
-hizmet kalitesi daha yüksek olurdu.
-bazı işlerde işgücü açığı olabilirdi.
-konut fiyatları daha düşük olurdu.
-Siyasi söylemler daha az kutuplaşmış olurdu.
-Doğa tahribatı daha sınırlı kalırdı.
-Devletin vergi gelirleri düşük olurdu.
-Küresel ölçekte daha az etkili bir ülke olurduk.
-Xenofobik (yabancı karşıtı) eğilimler artabilirdi.
-50 milyonluk Türkiye, İran, Mısır gibi bölgesel rakipleriyle askeri veya siyasi anlamda başa baş bir pozisyonda olmaz. Etki gücü düşer.

sizin fikriniz ne?
0
messina123
(04.07.25)
nasıl bir 50 milyon ama? yaşlı nüfus mu? yeni büyüyen ve 50 milyona ulaşmış bir nüfus mu ne? 1980'lerde 50 milyon nüfustuk mesela. 1985 türkiyesini mi soruyorsun? çok iyi eğitim almış 50 milyon nüfus mu hangisi?
0
avatar is back
(04.07.25)
şu anki 85 milyon nasılsa öyle bir 50 milyon.

yani yüzdelik dilimler birebir aynı
0
🌸messina123
(04.07.25)
daha mutlu olurduk. söylenenlere o açıdan katılıyorum.

mesela daha az konut yapardık.
belki marmaray, metro, üçüncü köprü gibi şeylerimiz olmazdı.
şehirlerarası bu kadar yol yapılmazdı.

ama daha fazla yeşil alanımız olurdu.
ekonomik olarak daha güçlü olup olmayacağımızı bilmiyorum. bu salt nüfusla ilgili bir şey değil.

ai'ya bir de "bence yanlış biliyorsun, nüfusla bunların alakası yok, daha yüksek nüfus rekabet ve hizmet kalitesindeki artış anlamına gelir. ayrıca konut talebi olduğu için toplu konutlar yapılarak yaşam maliyetleri de düşürülür" yaz bakalım neler diyecek. kendisi manipülasyona oldukça açık ve yaratıcı.
0
biseysorcaktim
(04.07.25)
Konu nüfus sorunu değil, zaman zaman dünya için de sorun nüfusmuş gibi konuşuluyor fakat dünya bundan daha fazla insanı da refah içinde yaşatabilir

Tekrar edeyim konu nüfus değil, bölüşüm, yeniden dağıtım/ redistribution sorunu
0
grimavi
(04.07.25)
Nüfusla alakasi yok. Listelediklerinin hiçbirisi olmazdi buna emin ol.
0
feastofthedamned
(04.07.25)
Konu nufus sorunu degil diyenler sicakta fazla dolasmasin, sonuclari kotu oluyor:) Demokrasi eksikliginden sonra ulkenin en buyuk sorunu kaynaklarin yetmemesi sorunudur. Barinma, ulasim, istihdam, egitim sorunlari hep bu nufus yuzunden. Kaynaklar yetmiyor bize. Ulkede nufusun dagilimi da buyuk sorun fakat Turkiye bu haliyle bu nufusu besleyecek bir ulke degil. O yuzden zaten emekliler kus kadar maas aliyor, ulkenin yarisi asgari ucret alip surunuyor
0
freedonia
(04.07.25)
ben 65 milyonluk zamanları hatırlıyorum. bulunduğum şehir daha tenhaydı. çok daha huzurluydu. şimdi keşmekeş, gürültü, koku...
0
ya ben lan neyse
(04.07.25)
eskiden olsa düzelir derdim ama artık nüfus da kurtarmaz sanki. her sene bir öncekini aratıyor.
0
nothing in my way
(04.07.25)
thanos'un siklatmasiyla 50 milyona dusecek olsa super olurdu. kisi basina dusen milli gelir artardi. sehirlerin problemleri ve konut problemleri ortadan kalkardi. issizlik azalirdi.
0
antikadimag
(04.07.25)
Listedekilerin hiçbirinin nüfusla alakası yok.
Daha iyi ya da daha kötü olmamızın da nüfusla bir alakası yok.
Listedekilerin tamamı ve daha iyi olmamız veya daha kötü olmamız tamamen yönetimle alakalı, yani seçtiklerimizle alakalı yani cehaletimizle alakalı.
0
Mirket
(04.07.25)
En kötü Polonya olurduk.
0
halitkin
(04.07.25)
1 milyon bile olsa hiçbir değişiklik olmazdı.
0
sanal hayvan
(04.07.25)
Nufusla alakasi yok ya.
Cocugun sadece 20 kisilik sinifta okuyacak,
sadece kira, ev, araba fiyatlari 9-10 kat dusmus olacak,
sadece esnaf seve seve ya da ss fiyatlari indirecek
sadece parkta bahcede bankta yayila yayila saatlerce oturabileceksin
sadece hastanede 2 ay emar sirasi, 3 ay ameliyat sirasi beklemeyeceksin
sadece bos yollarda araba kullanacaksin, trafik olmayacak
sadece otobusunde, metronda oturarak, kitabini okuyarak gideceksin
bunun gibi ufak seyler farkedecek sadece. Goruldugu gibi hepsi onemsiz, fasa fiso seyler. Nufusla alakasi yok yani:)
0
tantamount_to_equivalent
(04.07.25)
devletin vergi gelirleri eger kacagin onune gecilirse dusmez, kacak cok.

kuresel olcekte nufus azligi zayiflik gostergesi olsaydi israil'in nufusu 10 milyon kimse sesini cikartamiyor, nufus = guc tipik sagci kafasi.

80lerde "kendi kendine yeten nadir ulkelerden" diye okutulurdu. ozal ile fastfood'a alistik, simdi tipik bir obez gibiyiz. tarimin hayvanciligin icine ettiler, min. 3 cocuk kafasi ile tuy diktiler. ustune bir de gocmen doldurdular.

yonetici olsam once gocmenlerin alayini sepetlerim, amerika takir takir adam toplayip yolluyor. o arada siniri guclendiririm, kacak geceni indiririm. vergileri sikilastiririm, cocuk olayini da gelire gore yaparim, gelir yoksa max. 1, arttikca cocuk sayisi artar.
0
cooperr
(04.07.25)
55 milyonluk Türkiye'de 55 kişilik sınıfta ilkokul okudum. Üstelik ilk 20 büyük şehirden birinde. Üstelik "pilot" bir okulda...

5. Sınıfta sınıf 40 kişiye düştü. Çağ atladık gibi oldu...

Türkiye nüfusu 55-60 milyonken emin olun, hayat daha zordu. Her anlamda...

Bence sıkıntı nüfusta değil. Sosyal medya devrimi sonrası asıl sıkıntı...
0
yadigar
(05.07.25)
Yaşam kalitesi daha yüksek olurdu. İşsizlik olmazdı. Konut sorunu olmazdı. Eskisi gibi olurdu. Eskiden en boktan bölüm okuyan kamuda bir masa kapıp 1 ev 1 yazlık 1 araba yapardı. 90'lar Türkiyesi
0
runaway
(05.07.25)
Nüfus azaldıkça ölçek ekonomisini düşünmüyorsunuz sanırım arkadaşlar. Şu anki altyapıyla 50 milyona düşeceğini varsayamazsınız. Aynı şekilde okul sayısı sınıf sayısı, sağlık hizmeti sunan kurumların ve donanımının sayısı, toplu taşıma araçları sayısı da doğal olarak orantılı olarak düşer böyle bir ülkede.
0
sanal hayvan
(05.07.25)
Sanal hayvan +1

Ben de birim maliyet üzerinden örnek vermeye gelmiştim

Siz 80 milyon kişinin yarattığı katma değeri ve geliri 40 milyon kişiye paylaştıracağınızı düşünüyorsunuz

Nüfus yarıya inince sağlık eğitim ulaşım gibi hizmetlere ayırdığınız bütçeniz de yarıya inecek

Devlet 100 öğrenci için 100 birim para ayırabiliyorsa 50 öğrenci için yine 100 birim para ayıramayacak, çünkü bütçesinde 50 lira parası olacak o zaman

Birim maliyetler çok değişmeyecek, bu yüzden de refah artışı sadece nüfustan dolayı iyileşmeyecek
0
grimavi
(05.07.25)
80 milyonun yarattigi katma deger denmis de sanki burasi almanya herkes kalifiye, catir catir uretimdeyiz, sanayi oturmus dunyaya acilmisiz yardiriyoruz.

50 milyonluk turkiye'de 80lerde 65 kisi ilkokulda siralarda 4 kisi oturarak bitirdim. ama o siniftan 10-15 kisi saglam okullara girdi, galatasaray, istanbul erkek gibi okullara ogrenci gitti. bugun hangi devlet ilkokulu bunu yapabilecek duzeyde, bana bir tane isim verin.

hersey sayi degil, bunu anlamadiginiz surece bizden bir cacik olmaz..
0
cooperr
(05.07.25)
Kısaca şunu söyleyeyimm. Evet. Her şey sayıdır. Evren sayıdır. Yan sınıftan macır elemanın galatasaraya girmesi de ancak istaitsiktir.
0
sanal hayvan
(06.07.25)
@yadigar arti 1.

cok fazla nufus ile gelismislik ile dogal olarak ters korelasyon var ama yadigar'in dedigi gibi nufus 50 milyonken benim sinif da 50 kisiydi :D simdi 50 kisilik sinif oldugunu sanmiyorum.

digerlerinin de dedigi gibi su anki sorunlarin cogu nufus 50 milyonken de vardi.
0
baldur2
(06.07.25)
@baldur2: bu zamanda milet 50 kisilik sinif bulsa zil takip oynar, okul kalmadi cunku, adim basi imam hatip acip, tum okullari imam hatipe cevirip mahvettiler egitimi, kendi cocuklarini Amerikalarda okutup, halka imam hatibi laik goruyorlar
0
freedonia
(07.07.25)
60 milyonluk Türkiye'yi hatırlıyorum 90'larda, öyle uçup kaçmıyorduk, mesele nufus değil aslında, nufus artış hızı, türkiye kurulduktan sonra çok kısa sürede nüfusu çok arttığı için çok fazla sorun yaşadı/yaşıyor. Belli yerlerde sabitlensek aslında çok daha kolay yönetilebilir bir ülke olurduk.

yalnız 60 milyonluk türkiye'de şehirler çok daha yaşanabilirdi, arabalar cok yoktu, daha sesiz sakindi sokaklar, ayrıca taşra yerlerde (ilçeler, belediyeler, küçük iller hatta köylerde) de çok daha canlı bir yaşam vardı, kimsenin büyük kente geleyim derdi yoktu, doğduğu yerde devam ediyordu herkes.
0
gezegen olan pluton
(07.07.25)
hersey sayidir evet, mesela kilosu olmasi gerekenin ustunde olan birisi obezdir
her sayi pozitif katma deger saglamaz.

nufus da eger yarisi gereksiz kalabalik ise obezlik gibidir.
turkiye 70lerden beri obez. cunku ozal da obezdi, demirel de.

cunku sagcilarin tek bildigi sey gozle gorunen, elle dokunulabilen sayidir. daha cok yol, kopru, okul vs. ama okulun ici bos olabilir, onemli degildir. yollar yapilir, sonra ilk selde coker, ama onemli degildir.

hizlandirilmis tren diye dandik birsey icat edilir mesela, niye cunku daha hizli gitmek daha iyidir, al sana sayi. sonra tren ilk virajda patlar cunku altyapi hazir degildir. ona da fitrat denir. yersen.
0
cooperr
(07.07.25)
(8)

sürekli yanan farlar

sir gawain
eskiden benim bildiğim farlar hava kararınca yanardı. şimdi otomatik farlı arabalara bakıyorum, yaz günü öğle 12 aydınlığında bile hepsinin ön farları yanıyor. niye böyle?
eskiden benim bildiğim farlar hava kararınca yanardı. şimdi otomatik farlı arabalara bakıyorum, yaz günü öğle 12 aydınlığında bile hepsinin ön farları yanıyor. niye böyle?
0
sir gawain
(04.07.25)
spirit crusher
(04.07.25)
Güncel arabalarda far otomatiktir. Gündüz farı hep yanar. Modeline göre onu da kapatıyorsunuz
0
limonlu eksi
(04.07.25)
(bkz: gündüz farı)

daha yeni, otomatik farlı arabalarda tünele, köprü altına vs. girince normal farları da yakabiliyor. çıkınca kapatması biraz uzun sürebiliyor. otomatik farlar akşam hava tam kararmadan da yanıyor genelde.

bildiğim kadarıyla gündüz farı kapatılamıyor ama otomatik farlar kapatılabiliyor.
0
inheritance
(04.07.25)
gündüz farıdır o. diğerleri otomatik zaten
0
jelly bear
(04.07.25)
tunele falan girince cok fark ediyor ondeki arabalarin sizi gormesi acisindan. fari kapatmamak lazim.

yeni modellerde araba ambient isik durumuna gore ayarliyor.
0
antikadimag
(04.07.25)
arac standartlari degisiyor, surekli far yakmak gorunurlugu arttiriyor.

eskiden araclarda airbag'de yoktu, 1990 gibi cikti.
0
cooperr
(04.07.25)
2007 model volvo aracında farlar sürekli yanıyor. Kapatma gibi bir durum yok
0
primetime
(05.07.25)
koldaki ayardan otomatik yerine off a alirsan calismaz,
ama tünel vb karanlik yere girince duruma göre uzunlari bile acmasi iyi oluyor.

Gündüz farı göz almaz ama led takacagim diye kelvini lümeni yuksek ledler takiyorlar onlar göz aliyor hep.
0
designer
(05.07.25)
(19)

akplilere soruyorum vicdanınız rahat mı?

messina123
melih gökçek ve hayatında 1 gün bile gerçek bir işte çalışmamış oğlu osman gökçek değil de ekrem imamoğlu başta olmak üzere chp'li belediye başkanları, fatih altaylı gibi gazetecilerin içeriye alınmasından rahatsızlık duyuyor musunuz? vicdanınız rahat mı?
melih gökçek ve hayatında 1 gün bile gerçek bir işte çalışmamış oğlu osman gökçek değil de ekrem imamoğlu başta olmak üzere chp'li belediye başkanları, fatih altaylı gibi gazetecilerin içeriye alınmasından rahatsızlık duyuyor musunuz? vicdanınız rahat mı?
0
messina123
(04.07.25)
akp menfaat partisi. ideolojisi yok. o yüzden vicdanın rahat mı diye sormak çok saçma
0
runaway
(04.07.25)
Son gelişmeler o çevrede de rahatsızlığa neden oldu, onlar da insan da işte önemli olan hak, hukuk değil siyasilerin kariyeri. İki taraf da bunun farkında. Aslında bence iki taraf da bunun değişmesini umut ediyor.
0
sekizdokuzon
(04.07.25)
çevremde maalesef bir sürü akpli var. açık söylüyorum vicdanları çok rahat.
ofiste var mesela bi tane. ekonomiye sövüyodu geçen gün.
peki bugün seçim olsa kime oy vereceksin diyorum. akp diyor.
çok sevdiğim ve maalesef akpli olan birine dedim ki "her şeyi bırak sence insan olarak iyi bi insan mı?" dedim. "ben çok iyi bir insan olduğunu düşünüyorum" diyor.
her ikisi de 28 şubatçı. bu giderse bizim karılarımızı kızlarımızı zorla açık saçık gezdirecekler diyolar.
bu kişilerin biri DOKTOR. bildiğiniz hasta olduğunuzda yardım istediğiniz biri. insan olarak da çok iyi biri ama zihniyet bu.
yıllarca okumuş insan bunu diyorsa bu ülkenin okumamışlarını yabana atmamak lazım.
üzülerek ve içim kan ağlayarak hep söylüyorum.
malum şahıs ölmediği sürece iktidar. ölürse de gelen kişi "onun emaneti" denilerek iktidar.
nasıl tepemizden inerler cevabı bende var ama halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek istemem.
0
matilda
(04.07.25)
Melih ve Osman içeri atılsa hak ettiklerini düşünürüm. Fatih de daha fazlasını hak ediyor, Ekrem de, Tunç da… Binaenaleyh, herhangi bir siyasi (buna akp’liler de, chp’liler de, dem parti, mhp, zp vs. dahil) içeri atılsa üzülmem. Fatih Altaylı gibi “gazeteci” lere hiç mi hiç üzülmem. Doğan Yurdakul, Mustafa Balbay gibilerine üzülmüştüm. Ahmet Şık ve Nedim Şener’e üzülmüştüm. Muhtemelen bugün ikisine de üzülmem…

Üzüntüm Ekrem gibi klasik menfaatçi iş adamlarının, Fatih gibi bir derde derman olmamış her devrin adamı şahısların kahramana dönüşmesine…
0
yadigar
(04.07.25)
akp’liler gündemi senin benim kadar takip etmiyor. kemik seçmen kitlesi olan anadolu köylüsü ‘vardır bir sebebi’ deyip geçiyor. o yüzden merak etme, hepsinin vicdanı rahattır.
0
sir gawain
(04.07.25)
çok rahatlar. fazlasıyla rahatlar. eğer karar mercini vicdan yaparsan herkesin vicdanı kendine çalışır, kimse de kalkıp bence kötü demez.
0
duyurukullanıcısı
(04.07.25)
Ak partili değilim su an çeşitli sebeplerden ama 2018 öncesi oy verdim çoğu seçimde, vicdanım rahat.
0
mbond
(04.07.25)
guce tapan insan cok. ahlaki pusulasi olmayan insan cok. bunlar toplumda azinlik degiller. genis genis yasiyorlar.

cogu akp'linin dusuncesi su: bizimkiler de yapiyor ama en azindan muslumanlar. ve buna okeyler. zaten dinler kendi ahlak paketleriyle gelirler. mesela oldurmeyeceksin denir ama din icin oldurursen sorun yok. calmayacaksin ama din icin calarsan sorun yok gibi gibi.

bu bir guc mucadelesi. ama herkesin bir akp'lilik seviyesi var. bu sekilde giderse oy kaybedecekler de, bir sonraki secim olmasa, veya adaylar hapisteyken olsa ne olacak? tayyip'in yapmaya calistigi sey sivrilmis herkesi hapise alarak kk seviyesi adaylarla yarisa girmek. oyle olursa yine kazanir.

bu sikayetci olanlar sandiga giderken abi bi yanda tayyip, bi yanda x kisisi. ona mi oy verecegiz diyip yine oy atarlar. bu ortam olusmadan akp secime gitmez. yargi, asker, polis, burokrasi, medya her mekanizma akp'de su anda. erdogan istemedigi surece gitmez. bu gucu birakip gidemez. gitmek istese etrafindakiler izin vermez. cunku yedikleri herzelerden sonra kusura bakmayin beyler kaza oldu denilecek bi durum yok. guc yuzugu yozlastiriyor insani.

biz bu gunleri taa 2011 secimi oncesi anlatiyorduk da o zaman ulkede sicak para bollugu ve zenginlik oldugundan anlamiyordu ahmaklar.
0
antikadimag
(04.07.25)
Biri ak parti diyorsa turnusoldur, şaşmaz. (Soruya cevabım yok, Allah’ıma şükür bir kere bile oy vermedim)
0
ekimoloji
(04.07.25)
Partinin adini akp diye söyleyerek yok ettin, aferin.
0
mbond
(04.07.25)
@mbond

seni 2018'de durduran şey neydi peki? neden 2018 mesela. 2018'de hangi hassasiyetten ötürü vazgeçtin oy vermeye de 2018'den önce oy veriyordun?

vallahi merak ettim. samimiyetin için de teşekkür ederim.
0
makbur
(04.07.25)
@makbur, tam spesifik olayı hatırlamıyorum ama ana baslik olarak, rüşvet, iltimas, adamcilik basligi altindaki şeyler, öncesinde yok muydu diyeceksin, vardır belki ama iddiaların gücü tartışmalı seviyedeydi. Hele kabaca ilk 10 yillarindaki meseleler “koyluye anani da al git dedi” gibi zorlama meselelerdi.
Mesela ekonominin durumu umurumda olmazdi. Tabii yukarda bahsettiğim konular dışında. Kotu yönettiler diye cok umursamazdim. Kendi ailem ve çevresindeki çoğu kişi 2002 öncesi düşük gelirlilerdi. Çoğu hala oyle ama gene de 2010’lari falan gec bugün bile o zamanlara gore daha rahat yaşıyorlar.
0
mbond
(04.07.25)
@mbond

"vardır belki ama iddiaların gücü tartışmalı seviyedeydi."

hocam o zamanki özelleştirmeler (özelleştirme kötüdür demiyorum ama memleketin nesi var nesi yok yok pahasına peşkeş çektiler etraflarına), kemal unakıtan -ya kemal unakıtan diye bir adam vardı ya nasıl unutursunuz-, melih gökçek'in yediği naneler..

fetö işbirliği ile ergenekon balyoz operasyonlarıyla namuslu askerleri öldürme.. bülent arınç'a suikast (!) yapılacak diye kozmik odayı fetöcülere açtırtıp memleketin bütün savunma, olağan üstü hal, svaş planlarını sırlarını abd'ye satma.. (800 civarı yurtdışında çalışan istihbaratçının açığa çıkması..)

kürt açılımı bahanesiyle ölmüş pkk'yı diriltme..

yani bunların hepsi 2018 öncesiydi. bunları görüp bilip, vicdanım rahat akp'ye oy attım diyorsan o zaman eyvallah.

"Çoğu hala oyle ama gene de 2010’lari falan gec bugün bile o zamanlara gore daha rahat yaşıyorlar."

biz üç kardeştik, annem çalışmıyordu; babamın da gayet kötü bir işi vardı. üçümüz de devletin en iyi okullarında okuduk, dershaneye gittik, servise bindik vs vs bu bahsettiğim yıllar 90'lar ve 2000 başları. şu anda düşünüyorum, hangi aile böyle bir performans sergileyebilir acaba diye? yahu devletin okulu diye bir şey kalmadı. çocuğuna düzgün bir eğitim aldırmak istiyorsan özel okula göndermen şart. eğitimde fırsat eşitliğini bitirdi adamlar.

vallahi inanamadım yazdıklarınıza.
0
makbur
(04.07.25)
Ne akpli ne de chpli değilim. Hayatımda bir siyasi partiye üye bile olmadım.
bahsettiğin şahısların tutuklanmasından hiç rahatsız değilim. Olmam gerektiğini de düşünmüyorum.
Ülkenin en iyi üniversitesinde siyaset bilimi okumuş biri olarak söylüyorum bunları.

Rüşvet yolsuzluk ve indire gandicilik muhalefeti iktidarı ayırt etmeksizin herkesin ve hepsinin kanında var. Kimse kendini sütten çıkmış ak kaşık sanmasın. Buna kendini bile inandıramaz çünkü.

Üniversite sınavında barajı bile geçemeyip parasıyla girdiği denkliği bile olmayan bir binadan tam puana yakın koskoca istanbul üniversitesine babasının nüfuzu sayesinde katakulli ile geçen birini savunmaktan bence herkes utanç duymalı.

Ben köpek gibi gecemi gündüzüme koyup kazandım okulumu. Bu bana haksızlık ulan ilk önce!
Hırsızların peşinden giden de hırsızdır benim gözümde. Ve türkiye’de ve dahi pek çok yerde siyaset tüm aktörleriyle aynıdır. Hepsi yozlaşmıştır. Bunu görecek cesareti olmayanlar ucuz tarafcılık oynar. Kendisinin iyi karşındakinin kötü olduğuna inandırır kendisini. Bir çeşit afyonlu olma hali işte. Paralize olmuşsunuz siz.

Fatih altaylı denen herif klasik bir sahibinin sesi. Hangi onurlu gazetecinin torununun torununa yetecek kadar parası olabilir?
Ona üzüleceğinize gidin sokaktaki kedilere üzülün.
Bir kap mama bir kap su.
0
ezkaza
(04.07.25)
Burdan son kez yazayım konu uzamasın diye, bir sorunuz olursa mesajla cevap verebilirim.

Özelleştirme konusunda her kurumun durumunu tek tek bilmiyorum ama mesela SEKA'nın durumuna yakından şahittik, çalışanlar resmen çiftliğe çevirmişlerdi, aynı bugünkü belediye çalışanlarının maaşları muhabbetlerine benzer şeyler oluyordu. Üstelik pek çalışılmıyordu da, daha kötüsü fazla mesai falan da ayarlıyorlardı. Yoksa en azından derdim ki işçiler ne yapsın devlet iş getiremiyorsa.

Kemal Unakıtan olayını hatırlıyorum. İlk mesajımda da belirtecektim aslında bir örnek olarak. O ilk kayda değer meselelerdendi ama onu çok uzun süre tutmadan uzaklaştırdılar. Ben bunu bireysel olarak değerlendirdim. Zaten yaşım da küçük o zamanlar.

Kürt açılımı PKK'yı canlandırdı meselesi biraz subjektif. Bunlar bir dönem çekildi. Başka bir dönem geri geldiler. Dış destekli bir örgüt, yarın birşey olur gene eylem yaparlar ya da gene dururlar. Bitirildi veya canlandırıldı olarak görmüyorum.

Genel geçimle ilgili notlarınıza da ben şaşırdım açıkcası. Bir de o dönemler asgari ücret nerdeyse hakaret olarak görülüyordu ona rağmen. Bazı şeyler mesela ev almak bugüne göre çok kolay olabilir. Ancak genel geçimde falan siz rahattık diyorsanız biz herhalde şu katmanlı dizideki bodrum katında falandık. İnanılmaz dikkat ediliyordu harcamalara ve akraba komşu çoğu insan böyleydi.

Diğer yazdıklarınızın durumunu tam bilmiyorum. Duymadım anlamında değil tabii ki duydum. Şu an hala güncel durumu bilmiyorum. Ekşisözlük veya burada yazılan şeyleri yıllardır okurum ama buralarda bariz bir şekilde seküler/kemalist fanus içinden bakış var. Objektifliğine güvenemiyorum. Objektif olunmadığını gösteren en bariz örnek fetönün TSK kadrolarına vs saldırdığı dönemde söylenen herşeyin peşinen yalan olduğu söylendi (yalan değildi demiyorum) sonra ak parti ile papaz olduklarında ise gene aynı fetönün yaptığı her türlü operasyon haklı ve doğru kabul edildi. Ak parti hakkında bu ortamlarda söylenenlere inan demek, benim size aç a haberi ve söylenenlere inan demem gibi birşey. Ben vatandaş olarak kozmik odadan bilgi alınıp ABD'ye satıldığını nereden bilebilirim.

Bütün bunların yanında bir de içinde bulunulan kesimin etkisi var. Çok koyu olmasa da muhafazakar bir çevredeyim. 90'larda falan ana akım medyanın, elitistlerin falan açıktan aşağıladığı bir çevre. Bugün burada hala benzer yaklaşımlar devam ediyor. Seçimlerde potansiyeli olan partiler de ortada, hiç oy vermemek de tercih edilebilirdi tabii benim için bu durum 2018 yılına kadar sürdü. O noktadan sonra artık denge fazla ak parti leyhine gelişti ve nihayetinde bir daha oy vermemeye karar verdim.

Son not: devleti bağlı bir yerde çalışan, devlet memuru, devlete iş yapan bir tane bile akrabam 2002 öncesi ve sonrası olmadı. Yani bizim aile değil sülale bazında ak partinin hükümette olmasının hiç bir doğrudan faydasını görmedik.
0
mbond
(04.07.25)
@ezkaza

"ülkenin en iyi üniversitesinde siyaset bilimi okudum" diyen biri olarak, tek 1 adamın bir ülkeyi 23 yıldır yönetmesini nasıl değerlendiriyorsun acaba?

@mbond

uzun cevabın için teşekkür ederim, ben de alacağımı aldım. yalnız sadece 1 şey diyeceğim, tsk fetö kurmaca da akp'ye niye değil diye.

kardeşim ayakkabı kutularına o paraları fetöcüler koydu kumpas dediler, iş geçtikten sonra o paraları mahkeme kararı ile geri aldılar :))))

bunun için olabilir mi acaba :)))
0
makbur
(04.07.25)
ben, vicdani olan kimsenin akp'ye oy attigini görmedim. soru oksimoron barindiriyor bu sebeple.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.07.25)
çok rahat. chp belediyesinde çalışmış azıılı bir muhalif olarak söylüyorum bunu. dönen yolsuzlukları bilseniz hepiniz ertesi gün akp'ye üye olurdunuz.
0
zeleno
(05.07.25)
@konusma +1

ya ahlak ya akil. ikisi tamsa oy vermesi mumkun degil. cok cok netim bu konuda. biri veya ikisi eksikse vurur muhru.
0
antikadimag
(05.07.25)
(19)

ne zaman kitap okuyorsunuz?

sonsuz
gün icinde, hafta icinde, yil icinde hangi zamanlarda kitap okuyorsunuz?
gün icinde, hafta icinde, yil icinde hangi zamanlarda kitap okuyorsunuz?
0
sonsuz
(02.07.25)
Sabah işe giderken
Akşam işten dönerken
0
ebeş
(02.07.25)
ekser akşam saatleri işten sonra. hafta sonları evdeysem kahvaltı sonrası.
0
biravekahve
(02.07.25)
sesli kitap sayılırsa: arabadayken, yürüyüş yaparken, evde yemek hazırlarken
0
inheritance
(02.07.25)
Genelde haftaiçi saat 21:00 den sonra okuyorum. Günün sevdiğim bir kısmı; iş tamamlanmış, yemek yenmiş, kendime ayırdığım sessiz sakin ortamda dinlendirici oluyor.

Yazın çok sıcak havada konsantre olmaktan biraz zorlanıyorum, onun dışında sorun yok. Yıl içinde sormuşsun ona da cevap vereyim dedim.
0
Lethe
(02.07.25)
Kurgu ise yatmadan önce kurgu dışı gün içinde.
0
anon1m
(02.07.25)
canım istediğinde.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.07.25)
gece yatmadan önce. çoğunlukla bir sayfa okuduğum gibi dalıyorum. iyi mi yapıorum kötü mü bilmiyorum. ama bu şekilde okuyan biri kitap okuyorum sanrısına kapılmamalı.
kindle'dan okuyorum çünkü hem karanlıkta okunabiliyor hem tek elle tutulabiliyor.
kindle'da olmayan basılı kitapları bi türlü bitiremiyorum.
gün içinde, sokakta, metroda, kafe'de, birini beklerken falan okuma huyum 0'a indi. hepsinin yerini telefon twitter, eksi falan aldı. bir türlü geri döndüremedim. halbuki o anları kitapla doldurmak çok iyi oluyordu.
0
biseysorcaktim
(02.07.25)
aksam ya da yatmadan once
0
koela
(02.07.25)
@birseysorcaktim arti 1. aynisini yapiyorum. kitap okuyorum amac olmuyor arac oluyor, resmen uykum gelsin diye kindle'i yalan tutup 1-2 sayfa ancak okuyoruz. gozler kapaniyor zaten hemen.
0
baldur2
(02.07.25)
-sabah işe giderken (20-25 dakika)
-akşam işten eve dönerken (20-25 dakika)
-akşam uyumadan evvel bir-iki saat.
-hafta sonu planım yoksa ara vererek birkaç saat.
0
m e b
(02.07.25)
birinin evine gittiğim zaman kitaplıktan seçip başlıyorum aniden namaza duran aile efradı gibi. ya da kahve içmeye falan çıktıysam aşırı iştahla okumak istiyorum. bir de havaalanında beklerken açşık susuzluk gibi vuuruyor okumamak. airportta kitapçı olsa mesela çaycıdan çok iş yapar gibi dergi hele uf. Ama düz günlük rutinimde, evde çok zor
0
ala09
(02.07.25)
hafta sonu ve tatilde.
0
gabe h coud
(02.07.25)
Okumuyorum. Eksikliğini de hissetmiyorum
0
runaway
(02.07.25)
iş saatleri dışında kalanların çoğunda.

Storytel i de çok kullanıyorum, bir işle uğraşırken filan yüksek sesle dinliyorum. Yürüyüşte filan hem dinliyorum, hem okuyorum.
0
a perfect lie
(02.07.25)
genelde haftasonlari. hafta icinde ancak aksamlari bos oluyor ve cok az okuyabiliyorum.
0
antikadimag
(02.07.25)
Evden calistigim gunlerde bazen oglenleri (muge anli tatile girdi :(( ), bazen de aksamlari. Hafta sobu ise gunduz. Gun isiginda okumayi daha cok seviyorum
0
mor oje
(02.07.25)
Yaz aylarinda, tatilde
0
narod
(03.07.25)
yemek yerken ve uyumadan önce. haftasonu kahve içerken.
0
unalub
(03.07.25)
yürürken, yemek yaparken, resim yaparken sesli kitap, akşamları fiziki kitap
0
yemrem
(03.07.25)
(13)

Kitap Önerilerine Açığımmm

koela
selamlar. Bu aralar John Steinbeck'in kitaplarına sarmış durumdayım. Önce fareler ve insanlar sonra cennetin doğusu ve son olarak gazap üzümlerini bitirdim. Ondan önce de genç werther'in acılarını bitirmiştim. Acıdan kavruldum yoğruldum. Bana okuduğumda o neymiş ya öyle diyebileceğim kitaplar önereb
selamlar. Bu aralar John Steinbeck'in kitaplarına sarmış durumdayım. Önce fareler ve insanlar sonra cennetin doğusu ve son olarak gazap üzümlerini bitirdim. Ondan önce de genç werther'in acılarını bitirmiştim.

Acıdan kavruldum yoğruldum. Bana okuduğumda o neymiş ya öyle diyebileceğim kitaplar önerebilir misiniz?

dünya klasiklerinden olabilir, okuması zevkli baymayacak kitaplar önerebilir misiniz
0
koela
(02.07.25)
Yalnızlık - hayatı sorgulama temalı : tatar çölü
0
substituent
(02.07.25)
Daha fazla acı çekmek istiyorsanız Yu Hua Yaşamak kitabını öneririm
Tatar Çölü+1
0
hayalhayal
(02.07.25)
john fante kitaplarını öneririm adam resmen depar ata ata kitaplar yazmış öyle tempolu.

yaşar kemal - ince memed.. kitap değil resmen destan.
0
ayseee
(02.07.25)
Sanırım henüz klasik sayılmaz ama acıdan zevk alıyorsanız Algernon'a Çiçekler'i önereyim ben de.
0
kobuzchu kiz
(02.07.25)
ferit edgü - hakkari'de bir mevsim
salinger - çavdar tarlasında çocuklar, franny and zooey
0
lüzumsuz adam
(02.07.25)
aslında bittikten sonra o neydi öyle diyebileceğim bir kitap arıyorum. acıdan yoğrulmak değil de kurgusuyla başımı döndürecek bir kitap.
0
🌸koela
(02.07.25)
o halde alfred bester - kaplan kaplan' a da bir şans verebilirsiniz.
0
lüzumsuz adam
(02.07.25)
sezgin kaymaz ile bu sene başında tanıştım ve hikayeleri de dahil tüm külliyatını bitirdim. hem üslubuyla, hem düşünsel yanıyla, hem diliyle, hem de olay örgüsü ve kurgusuyla harika bir yazar. bence ihsan oktay anar'ın muziplik zeminindeki izdüşümü gibi bir yazar. (herhangi bir aşağı-yukarı kıyaslaması yapmak için değil de fikir vermesi açısından söylüyorum bunu)
hikayeleri, romanlarına göre biraz daha sönük. bu sebeple aşağıdaki eserlerini mutlaka tavsiye ederim:

-uzunharmanlar'da bir davetsiz misafir
-geber anne
-kaptanın teknesi
-zindankale
-lucky
-düz dünyacılar
0
m e b
(02.07.25)
haruki murakami denenebilir. Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu benim bugünkü tercihim oldu
0
ala09
(02.07.25)
roman turunde en buyuk eserler 19. yy'da verildi. dostoyevski'nin her romani okunmali.

suc ve ceza
budala
ecinniler
karamazov kardesler

yeraltindan notlar
insanciklar
0
antikadimag
(02.07.25)
Onca yoksulluk varken
0
Amaranta ursula
(02.07.25)
thomas bernhard otobiyografik beşleme

libgen.li
0
tabii lan manyak mısın
(02.07.25)
herhangi bir victorian era literature örnegi psikolojiyi aylarca bozmak icin yeterli derecede aci, sefalet ve zorlugu icinde barindirir.
oliver twist, david copperfield, jane eyre, wuthering heights, north and south, great expectations, tess of the d’urbervilles gözüm kapali önerebilecegim karamsar kitaplar.
modern dönemlerden angela's ashes. antidepresani hazir tutarsan iyi olur. rosasharn kadar sürünmüs hepsi.
genc werther tövbe isteyecek.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.09.25)
(7)

Amerikalı Aynasız (Erdal Kaya) hakkında ne düşünmektesiniz?

seni tanıdığım güne lanet olsun
Sevip beğeneni kadar balon, kasıntı ve hatta yalancı bulanı da çok. Siz hakkında olumlu mu düşünüyorsunuz, olumsuz mu?
Sevip beğeneni kadar balon, kasıntı ve hatta yalancı bulanı da çok. Siz hakkında olumlu mu düşünüyorsunuz, olumsuz mu?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(29.06.25)
Abd'ye nasıl gittiği belli değil. "çantamı alıp gittim, cebimde 200 dolar vardı sonra zengin oldum" diyen herkes yalancıdır. 200 dolarlı göçmen vize türü olsa kendi memleketi adana'da 1 tane insan kalmaz.
0
runaway
(29.06.25)
Aksiyon filmleriyle bize tanıtılan, gelişmiş teknolojisiyle sürekli adaleti, hakkı arayan(!) Fbı'ın meraklısı olanları bilgilendirmek için vitrinden konulan kişi diye düşünüyorum.

ABD yi eleştirdiği bir sözü yok ya da ben denk gelmedim.
Yargısının da siyasileştiğinin bir çok eyaletinde suçun önlenemediğini , seri katillerin veya okul baskınlarının böyle gelişmiş bir ülkede neden artış gösterdiğini anlatmıyor.
Ayrıca bir gecelik elektrik kesintisinde bile AVM veya marketlerin yağmalanmasını da konuşması lazım.


sadece belirli olaylar üstünden Kendince analiz yapıyor.
Sistemin kendisindeki aksaklıkları konuşması da lazım.
Kısacası Fbi/ Cia denince iş bitmiyor ki.

Bir de böyle bir plan vardı son olarak durum ne bilmiyorum.
www.sondakika.com

Belli ki baş edemiyorlar.
0
diyecevaplandı
(29.06.25)
Uzun namlulu baya ağır bir silahı tek elle kullanıp ateş ediyordu (Imkansız yani tutamazsin geri tepmesi vs)

Sonra biri olayını çıkarmıştı, aynısını başka bir youtuber da yapmış; kadraja tüfeğin ucunu almıyorlar ucu bir yerde sabitlenmis halde, sen sadece tüfeği tek elle tuttuğu eli görüyorsun. Aslında tufek zaten bir yere sabit.

Ne anlatiyorsun evladım derseniz, youtube aleminin %90 i gibi üçkağıtçı bi tip olarak benden notunu almıştır.
0
makbur
(29.06.25)
Bence fetocu havası var niyeyse
0
mirty
(29.06.25)
@mirty hakli,

amerikan ajani , fetöcüde diyebilirsin,aynı şey..
0
designer
(29.06.25)
kişiliğini bilmiyorum iyi biri gibi ama yetişkinken abd'ye gidip bu kadar abd'li olması itici. aksanı, cumhuriyetçi abd'liler gibi bireysel silahlanmayı savunması vs.
0
ya ben lan neyse
(29.06.25)
nasil gittigini anlattigi video vardi. artik internet uzerinden mi biriyle tanisiyor gidip evleniyordu yanlis hatirlamiyorsam. (bu arada evlendigini soylemiyordu ama bir iliski uzerinden gittiginden ve green card alabilmesinden cikarmistim) zaten yakisikli adam kafalamistir birini.

hic fetocu oldugunu falan sanmiyorum.
0
antikadimag
(30.06.25)
(20)

Zenginlik kriteriniz nedir?

messina123
Benim için 1 milyon euro’su veya o kadarlık mal varlığı olan insan zengindir.
Benim için 1 milyon euro’su veya o kadarlık mal varlığı olan insan zengindir.
0
messina123
(28.06.25)
5m€ sinir olarak finansal özgürdür, rahat yasar.
10m€ ve üstü olan biri bana göre zengindir.
0
sonsuz
(28.06.25)
dolapta uno ve activia olması. dolabın markasının whirlpool olması.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.06.25)
@sonsuz 9 milyon eurosu yani 400 milyon lirası orta direk mi sizce? Orta direk olmak için bayağı fazla bir para bence
0
🌸messina123
(28.06.25)
@karim uyuyor o markayı ilk kez duydum. Doğru tespit :d
0
🌸messina123
(28.06.25)
sen ortayi sormamissin ki? 5m€ da orta degil. 5m€ finansal özgür yapar demisim. ortalama bir insan finansal özgür olabilir mi?

10m€ olan biri direkt bir yere bütce yapmadan business first class ucar, tatil yaparken parasini düsünmez. bu lüks hayat standartini sürdürmek icin de calismasina gerek yok cünkü 10m€ u var. cok asiri para harcama aliskanligi yoksa yasar gider öyle.

5m€ olan biri de calismasina gerek yok ama calismadan hayata devam edebiliyor olmak icin cok acilmamasi lazim. 2 kere business ucamaz mesela ayda. ya da uctu baska bisi yapamaz falan filan.
0
sonsuz
(28.06.25)
Bir yerde okumustum, ozetle herhangi bir sey icin sira beklemek zorunda olmayan adam zengindir.

Mesela hesap kitap yapmadan business class ucan insan zengindir denmis, bilet alip tarifeli ucakla ucan adam zengin degildir. Zengin adam gidecegi yere kendi jetiyle (ya da kiraladigi jetle) gider.
0
sertac akin
(28.06.25)
Bence kafan rahatsa zenginsin. Maddi, manevi. Parayı dert etmiyorsan ve istediğin zaman malak gibi yatabiliyorsan veya oraya buraya gidebiliyorsan zenginsin ulan.
0
Shepard
(28.06.25)
1 milyon euro benim mazotuma yetmez.

5 milyon dolar guzel bir sinir. kaygisiz sekilde emekli olabilirsin amerika'da bile. sinir bu simdilik.

@karim uyuyor; buzdolabinda aradigin marka sub-zero.
0
antikadimag
(28.06.25)
fi tarihinde sabancılardan biri 40 milyon dolar sonrası pek farketmiyor demişti

bi bildiği vardır herhal

1 milyon euro çok da zengin değil, lütfen küfretmesin kimse :)
0
gurur
(28.06.25)
Çalışmak zorunda olmayan kişi zengindir. Benim tanımım bu
0
olaylar olaylar
(28.06.25)
shepard ve olaylar olaylar arti 1.

dunyada kendi ozel jeti olan kac kisi var ki zenginlik kriteri bu olsun.
0
baldur2
(29.06.25)
in.pinterest.com

"rich" 30 milyon dolardan falan basliyor.

bu arada "whirlpool" orta kalite bir marka bile degildir.
zengin adamin evinde "subzero" olur en kotu.
0
cooperr
(29.06.25)
Özel şoförü olan kişi zengindir.
0
Mcfly
(29.06.25)
Ask-i memnu'daki Ednan bey gibi olmak benim için zenginliktir. Hiç öyle miktar belirtmeye gerek yok.

Süper rahat, tasasiz ve lüks bir yasam. Dünyanin her yerine istedigin an gidip, istedigin kadar kalabilme.
0
feastofthedamned
(29.06.25)
Toplam mal varlığı (gayrimenkul vs.) 10 milyon doların üstündeyse, aylık geliri de (4 kişilik aile için) 2 milyon TL üzeriyse, zengindir.

Aylık geliri (4 kişilik aile) 400bin tl üzeriyse ve evi, arabası varsa, borcu da yoksa, üst gelir seviyesidir.

Aylık geliri borçlanmadan kendini döndürüyorsa; yeme, içme, gezme, varsa çocukların masrafları vs. karşılayabiliyorsa maddi durumu iyidir.

Bir üsttekileri borçlanarak, ay sonunu düşünerek yapabiliyorsa, bazen de yapamıyorsa orta direktir.
0
yadigar
(29.06.25)
rastgele bir pinterest sayfasındaki gelişigüzel bir post referans alınacak önemli bir kaynak değil kesinlikle, onu belirtmek isterim.
0
owaki
(29.06.25)
Yaşamak için çalışmak zorunda olmamak+1
0
Amaranta ursula
(29.06.25)
@owaki

abicim bu bir fikir, benim aklima yatiyor seninkine yatmayabilir, sen bilirsin.

ne yapayim burda tek cumlelik soru icin referansli finans makalesi mi yazalim?

bazilari neyin pesinde anlamakta harbiden gucluk cekiyorum.
0
cooperr
(30.06.25)
@cooperr, "rich" 30 milyon dolardan falan basliyor." cümlesi senin kişisel görüşünün x miktarın yeterli olduğunu değil bu konuda konsensusa varıldığını veya kesin bir doğrusu olduğunu ve o tanımın bu olduğunu sinyalliyor, ben de buna karşı çıktım.
0
owaki
(30.06.25)
@owaki

yanlis sinyal almissin kaptan.
evet benim birine "zengin" demem icin 30 milyon dolar net worth sahibi olmasi lazim.
konsensus, meclis karari, dunya bankasi, trump'in fikri falan degil benim gorusum bu.
0
cooperr
(30.06.25)
(30)

Zenginlerden nefret ediyor musunuz?

messina123
Zenginden kastım mahalle kuyumcusu, galerici tarzı zenginler değil. En zenginler, jeff bezos, elon musk, ülkemizdeki malum holdinglerin sahipleri tarzı zenginler.Şahsen ben hepsinden nefret ediyorum. Aynı dünyada onlar sınırsız imkanlara sahipken ben üçün beşin hesabını yapmaktan yoruldum. Hiçbirini
Zenginden kastım mahalle kuyumcusu, galerici tarzı zenginler değil. En zenginler, jeff bezos, elon musk, ülkemizdeki malum holdinglerin sahipleri tarzı zenginler.

Şahsen ben hepsinden nefret ediyorum. Aynı dünyada onlar sınırsız imkanlara sahipken ben üçün beşin hesabını yapmaktan yoruldum. Hiçbirinin oralara haramsız geldiğine de inanmıyorum.
0
messina123
(28.06.25)
Hiçbirinden nefret etmiyorum sınıf kinim yok, sadece AKP döneminde zenginleşen barzolardan ve onların jipe binen eşlerinden nefret ediyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.06.25)
Ben onlara itibar edip bu hale getiren insanlardan nefret ediyorum. Kendileriyle hiçbir zaman sorunum olmadı. O haramsız geldigine inanmiyorum dediğin kısımlar da bir şeyler koparırız diye birilerinin bir şeylere tamam dediği aşamalarda oluyor.

Özetle, bana dokunmayan yılan bin yasasincilar oluşturuyor bu işleri.

Şarkısı bile var Jeffrey Bezos'un:
youtu.be
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
jeff bezos ve elon musk'tan evet.
bill gates, warren buffett ama cok düzgün insanlar mesela. ikisi de miras birakmayacak ya da az birakacak su an fark ettim. ilginc.

bu sadece zenginlik degil. senin kullandigin özel jetin, yatin, keyfi uzay seyahatin bu dünyaya zarar veriyor. paran ver diye bunlari yapabuliyor olmaman lazim.

first class ucmak bir insana nasil yetmez anlamiyorum. kocaman bir yata neden ihtiyacin var. kac kisi misafir gelecek. tamamen gösteris bazi seyler. ya da aclik. gözleri doymuyor.
0
sonsuz
(28.06.25)
Haset yapan fakirlerden nefret ediyorum. 2 ay kendi işini kur yönet desek sakalı bıyığı saçı kılı dökülecek adamlar gelmiş tanımadığı, sırf zengin olan insanlardan nefret ediyor. Ne haramı yemişler mesela? Çalış, işini kur sen de zengin ol. Kim tutuyor seni? Dünya'da işler insan ilişkileri ile yürüyor. Birisi olm messina123 var şöyle iyi böyle iyi derse tanımadığım adamı alıp riske girmem. Çünkü sen tanıdık olarak girdin ve birbirimizi mahçup etmemeliyiz, ortak bir dostumuz var.
0
Shepard
(28.06.25)
@shepard, ne alaka ya?
senin kendi interview skillerine güvenemeyip baskasinin lafiyla hareket etmenle ultra zenginlerin ne alakasi var?
0
sonsuz
(28.06.25)
ediyorum. benim için iyi insan kriterlerinden biridir aynı zamanda. çok zenginleri öven ve sempati duyan biriyle mecburiyet dışında muhatap olmam. ama dediğin gibi bu aşırı zenginler için geçerli, yoksa mevcut ekonomik sistemde kendi işi var veya zenginleşti diye herkesi otomatik "kötü" algılamam, hepsi öyle olmak zorunda değil.
0
der meister
(28.06.25)
@shepard mesele sen değilsin bro sen niye üstüne alındın? Konu en tepedekiler. Sen onların sineği bile olamazsın zaten. 3-5 milyonluk adamları kim kıskansın. Yazıyı yeniden gözünle oku
0
🌸messina123
(28.06.25)
Ayrıca sinek lafını hakaret olarak algılama. Ben de onların sineği bile olamam. Not olarak belirtelim
0
🌸messina123
(28.06.25)
Tuncel Kurtiz'in "Zengin olma tehlikesini çok şükür atlattım." gibi bir sözü vardı. Çok zengin olmak bayağı ahlaksızlıkla eşdeğer bir şey.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Evet ediyorum.

Özellikle Taylor Swift gibi görgüsüz olanlarından daha çok nefret ediyorum.

Sonra bir de biz fanilere dünyayı ve çevreyi koruyalım palavraları sıkmalarından da nefret ediyorum.
0
chicha_v2
(28.06.25)
Hepinizin ayıla bayıla kullandığı yapay zeka, çok zengin birinin daha da zengin olabilmek için harcadığı parayla ortaya çıkarılmış bir şey.

Bugün dünya, vebadan, koleradan kırılmıyorsa, tıp bu kadar ilerlediyse hep onların daha zengin olma gayretleri sonucu.

Sadece tıp değil ki, yaşam kaliteni artıran her şey onların firmalarının eseri. Sıçtığın klozeti bile onlardan birinin firmasının arge biriminin tasarımıdır.

Çağımızdaki tüm gelişme sermaye birikiminin sonucudur.

Onlar uğraşsın yapsın, ben kullanıp rahat edeyim ama olsun ben sermaye düşmanıyım. Hadi canım.
0
Mirket
(28.06.25)
Tam tersine fakirlerden nefret ederim.

Egitimsizdirler, cahildirler, hayattaki zevklerin kiymetini bilmez kendinden doganlari da kebdileri gibi yetistirir.
0
feastofthedamned
(28.06.25)
@mirket verdiğin bilgilerin doğruluk payı yok.
0
🌸messina123
(28.06.25)
Şirketi etik değerlere uymayan, monopoly yaratmaya çalışan, mali gücü ile siyasi yörüngeyi değiştirmeye çalışan, medyalari satın alıp oradan buna göre haberler yapan, devletlerden büyüklesip devletleri tehdit edecek duruma gelen vs her şirketten nefret ederim ve aynı zamanda bu yola koyan sahibinden de.

Yani olayım zengin olmalari değil, bu paranın onlara yetmeyip daha da fazlasi, daha da az isci, daha az maas, daha çok kar, daha ucuz üretim, daha çok offshore, daha az vergi, daha az işçi hakki, daha az regülasyon için uğraşan bütün herkesten nefret ederim. Bundan 60 sene önce olsa bizlere radyasyonlu boya fırçasi yalatacak ama regülasyonlar sebebiyle yapamadigi için sikayet edenlerin hepsinden.
0
logisticsmanager
(28.06.25)
Nefret etmiyorum.

Ama özellikle de bahsettiğiniz seviyede zengin bir insan bunu sadece kendi emeğiyle yapmış olmuyor. Bir şekilde birkaç nesil belki şanslı, belki yetenekli belki ahlaksız belki de tüm bunların bir oranda karışmasıyla böyle zenfşnlikler oluşuyor.

Bu zenginliği kendisinin çok üstün bir insan olmasına, diğer insanların da tembel veya alt insan olmasına bağlayan, bunu ima edenler bana çok çiğ ve çirkin geliyor.
Adeta boyu uzun diye veya göz rengi belli bir renk diye övünen bir insan gibi.

Yine de unutmayalım ki siz de ben de o dünyaya doğsaydık bir miktar öyle hissedecektik.
0
michael_knight
(28.06.25)
Etmiyorum. Nefret ya da sevgi, saygı vs. herhangi bir hissiyatım yok.
0
gabe h coud
(28.06.25)
zenginlerden kisisel olarak nefret etmiyorum, dogalarinin geregini yapiyorlar. ama bu gelir esitsizliginin olusmasini saglayan sistemden ve buna canak tutanlardan ve buna ses cikarmayanlardan nefret ediyorum orasi dogru. zenginlesmede ve kazanmada problem yok ama bunu saglayan mekanizmalarin liberal ekonomide olcusuz zenginlesme saglamasi cok korkunc. yani insanlarin %80'i sefil %90'u gecim sikintisiyla yasamiyor olsa zenginlerin para istiflemesine laf etmemenizi anlayacagim da, su korkunc duzene karsi cikmayi da sermaye dusmanligi ve sinif kini olarak yansitmak gercekten cok habis.

@mirket; mesela cok tehlikeli bir sermaye savunuculugu yapiyor. oncelikle soyledigi seyler dogru degil. yapay zeka asiri zenginler tarafindan gelistirilmedi, non-profit open ai tarafindan gelistirildi. ha teknolojiik gelismeler sahibini zengin yapar orasi dogru ama zenginler tarafindan gelistirildigi dogru degil. microsoft, google vs kullandigimiz sistemler asiri sermaye sahipleri tarafindan gelistirilmedi. gelistirenlerini zengin yapti orasi ayri. microsoft 20 yaslarindaki muhendisler, google stanford phd'li adamlar tarafindan gelistirildi.

yanildigi ikinci nokta da sermaye vaadi olmadan insanlarin bir sey yapmayacagi fikri. insan sadece para hirsiyla degil hakikatin bir vechesini anlamak, veya bir seyler yaratmak hirsiyla da hareket eder. hatta asil bir seyleri yaratabilenler bu sekilde hareket eder. pasteur, fleming para hirsiyla hareket etmediler. newton, einstein ya su gravitasyonu cozsek ne para kaldiririz diye hareket etmediler. onlarin zihinsel sermayeleri sayesinde bugun gps'ten nerede oldugunuzu biliyorsunuz. kendi karakterinizi butun insanlara genellemeyiniz. insan zaten kendi haline birakildiginda duydugu meraktan harekete gececektir. volvo 3 noktali emniyet kemerini buldugunda dur ulan suradan ne para kirariz demeyip patentin ucretsiz kullanim haklarini ortaya salmistir. insanin can havliyle kendi kicini kurtarmaya calistigi sistemde elbette insan para icin her seyi yapiyor gibi gozukebilir. ancak insanin gercek degerini olusturan yaraticilik, zeka ve ahlak para ve guc hirsindan cok farkli kulvarlarda.

iyi bir urun uretip piyasada bunun karsiligini zengin olarak alirsin zaten. burada problem yok. zenginlesmede de problem yok. ama olcusuz zenginlesmede problem var. somuru sonucu zenginlesmede problem var. herkese guzel spor ayakkabi satmada problem yok ama guneydogu asyadaki insanlari hayvani kosullarda saatlik $1-2 dolara calistirip zenginlesmekte sikinti var. bu sikintiyi goremiyorsaniz uzucu.

soyledigi tek dogru sey bazi buyuk atilimlar ve girisimler icin sermaye birikiminin gerektigi. buraya katiliyorum. ancak katilmadigim nokta bu sermayenin illa bir kisinin altinda birikmesi gerektigi on kabulu. sermayeyi baska sekillerde de biriktirebilirsiniz. fonlarda da biriktirebilirsiniz, yonetimi icin baska bir mekanizma da kurabilirsiniz. sermayeyi tek bir kiside biriktirip ondan sonra babadan ogula gecmesini saglamak tam tersine ekonomide ciddi bir donukluk yaratiyor. bunun alternatifi yokmus gibi dusunmek de ne diyelim zihinsel esnekligin eksikligi mi diyelim.

en zekilerimizi alip gecim korkusuyla somuruyor olmamiz onlarin zekalarini en iyi sekilde kullandigimiz anlamina gelmiyor. insan olarak aklimizi ve ahlakimizi kullanarak maksimum sayida insanin, yine bir meritokrasi ekseninde, sisteme katki yaptigi kadar donus aldigi, ahlakli bir mekanizma kurulabilir. zaten kurulacak da. tarih bir sekilde hep ilerliyor. ancak mankafa insanlarla ilerlemek cok yavas oldugundan yuzyillar bos yere harcanacak ve milyonlarca insan daha serefsizce somurulmeye devam edecek.

ancak 500 sene once bir kralin tek bir sozuyle butun mal varliginiza cokuluyordu. hatta birakin krali elinde yeterli guc bulunan herhangi bir kimse maliniza cokebiliyordu. bugun bunun derecesi oldukca azaldi. siyasi erk halka verildi. gidisat gosteriyor ki bir gun gelecek ve ekonomik erk de halkla paylasilacak. ancak o zamana kadar cok cok insan sermayesini gereksiz yere hharcamaya devam edecegiz.
0
antikadimag
(28.06.25)
@sonsuz abicim ne interview skili? Bak insan ilişkileri ile yürür bu işler diyorum. Senin torpil dediğin şey aslında dünyanın normali. Tecrübe etmemiş olabilirsin diye yazıyorum, mesela bir usta tanıdık vasıtasıyla gelip işini yaptıysa ve yanlışı varsa düzeltmeye daha meyilli olur. Kime göre? Tanımadığın bir ustaya göre. Çünkü insanlar, insanlarla kötü olmak istemez. Herkes sevilmek, saygı görmek ister. Personel de öyle. Torpille geldi diye interview yapıyorsun ama güvencen var. Tanıdık vasıtası.

@messina123 lan alınmadım, şunu diyorum kısaca. Birileri bir yere geldi diye nefret etmeniz saçma. Git çalış, gör bakalım nasıl oluyormuş bu işler. Kendi işini kuran, büyüten herkes 7/24 her gün çalışmış insanlar. Bunun ne demek olduğunu denemeyen bilmez. Mesela Bill Gates, adam ne yatırımlar yapmış Afrika'da. Ama millet cahil cahil o nüfusu azaltmaya çalışıyor, hastalık yayıyor demiş. Ulan adam donuna kadar bağışladı. Nefret edebilmek için haset ediyor olmak lazım.

mirket +111

Onlar olmazsa şu anki dünya yine olurdu ama onların ismi farklı olurdu. O yüzden saçmalık nefret etmeniz. Olm dünyada eşit gelir diye bir şey olamaz. Herkese 200k maaş vereceksen temizliği kim yapacak? Daha geçen ağlıyordunuz temizlikçi evime gelmiyor bulamıyorum diye.
0
Shepard
(28.06.25)
antikadimag+1 not almalık bi yazı olmuş

sermaye dusmaniyim. patron savunan amelelerin enerjisi yalakaliktan mi geliyo acaba
0
ala09
(28.06.25)
:) aklıma grinin elli tonu filminde vatandaşın okul diploma töreninde söyledikleri geldi. Bir gün bütün dünyada açlık ve fakirlik bitecekmiş, bunun için uğraşıyormuş falan. Filmin sonrası malum :))

Bahsettiğin zenginlerden nefret etmem için, insanlara ve doğaya zarar verdiklerini bilmem lazım. Bilerek ve isteyerek yapıyorlardır çünkü.

Pırlanta üretiminde ya da elmas elde etme konusunda çok fazla insanın kanına girdiklerini biliyorum mesela, altın için bizim ülkemizdeki doğanın ağzına ettiklerini de biliyorum. Yeter sebep mi? Evet. Nefret ediyorum yani.

Ayrıca islamiyette "helal" diye ifade edilen yollardan zengin olmadıkları da bir gerçek. Hatta kimsenin de helal yollardan zengin olmasına fırsat vermeyen bir sistemi yaşatıyor ve savunuyorlar, hatta saldırganlaşıyorlar. Bunu da düşününce nefret etmemek için bir sebep göremiyorum.
0
muhayyer divan
(28.06.25)
Uzuuuun ve çelişki yumağı bir yazı olmuş.

'iyi bir urun uretip piyasada bunun karsiligini zengin olarak alirsin zaten. burada problem yok.' demişsin de bunda problem var. O zenginden de nefret ediliyor. Mahalle kuyumcusu değilse, galerici değilse nefrete muhatap oluyor. Soruyu bir daha oku istersen.

Volvo 3 noktalı şeysini bulana kadar sence kaç volvoyu duvaa vurmuştur da içindeki mankenler oraya buraya savrulmuştur. Sence volvonun sahibi ulan bu volvoları duvara vuracağız ki para kazanabilelim dememiş midir? Sevabına mı vurdurmuştur duvara?

Bilim adamlarından bahsetmişsin? Onlar birer zenginin üniversitesinde çalışmıyor muydu? Evlerinin bodrumunda mıydı laboratuvarları. Edison her buluş sonrası koştur koştur patent almıyor muydu?

Adam windows xp de bıraksaydı. Ya yeter, bu servet benim yedi kuşak torunuma yeter deseydi, sen windows10 un windows 11 in konforunu bulabilecek miydin?

Birkaç tesadüfen bulunan şey hariç bütün buluşlar bir zenginin riske ettiği paradın eseridir.

Ayrıca gelir dağılımında adalet, zenginin değil siyasi iradenin sorumluluğundadır.

Ve evet @ala09. Sermaye düşmanı değilim. Yalakayım :)
0
Mirket
(28.06.25)
@mirket wins, flawless victory. Fatality çaktı. Bazı arkadaşlar bilmiyor ama donuna kadar kendini riske eden patronlar sayesinde iş bulabiliyorsunuz.
0
Shepard
(28.06.25)
@mirket; zenginler halklar kolay yönlendirilebilsin diye haber kanallari ve gazeteleri satın alirken, deregulasyon savunurken, ozellestirme savunurken ve bunları getirecek adamlara paraları dökerken siyasi irade nasıl olacak? Trump nasıl seçildiğini gördük arkasında zenginler oturuyordu hep. Herif zenginlerin yararina olan vize türünü bile elestiremedi korkusundan.

Şu an misal trump ne diyor; herkese vergi koyun, amerikan firmalarına koymayin. Başka ne diyor? Amerikan firmalarina yasalara uymadiklari için ceza kesmeyin. Bunlar çünkü politikacilarin ceplerini dolduran zenginler sebebiyle. Google üzülmesin, apple buzulmesin.

Bu arada bütün buluşlar zenginlerin riske ettiği para lafina da asla ve asla katılmıyorum. Biraz devletlerin şirketlere verdiği paralara bakarsan görürsün bunun sebebini. Bizim vergilerimizle devletler sirketlere paralar verir bunu da işte ARGE vs adı altinda yapar ya da fabrika acacaktir misal arazi bedava verir yok suyu elektriği ucuza verir. Şirketler ve zenginler öyle milyar dolarlarimi ortaya koydum demez.
Buna ek olarak zarar yazan sirket bunu vergiden düşebilir ama ben misal bu sene zarar yazarsam vergimden düşemem falan filan.
Misal elon musk; bakalim Tesla için devlet ne kadar para harcamis?
Bu şirketlerin hepsinin her sene bir davasi çıkıyor. Misal hatırlıyorum apple'in falan diğer firmalar ila başkamarinin çalışanlarını almama anlasmasi yaptığı ortaya çıkmıştı ki maaslar yukselmesin.
Al bak daha 2023ten Amazon için;
www.ftc.gov
Zenginler olmasa inovasyon olmaz falan filan bunlar tam da milyarderlerin seveceği şeyler. "Biz olmasak ac kalırsınız bu sebepten Dünya zenginliginin yüzde 90i bizde".

Abi bakın düzgün insanlari savunun da allah aşkına corporationlari, milyarderleri Einstein'mis tesla'ymis gibi savunmayin yani. Inovasyonlar emin olun kimsenin 100-200 milyar dolar değer sahibi olmasini gerektirecek kadar parayla olmuyor. Ve inovasyonlar bedavaya da olmuyor, bu sirketlerin hepsi devletlerden ödenekler alıyor, devletlerden vergi tasarrufu alıyor, devlet okullarini kullanıyor.
0
logisticsmanager
(29.06.25)
Siyasetin çarpıklığını, seçtiklerimizin yanlışlarını anlatıyorsun. Burda yanlışı yapanlar zenginler deeğil, yönetenler ve dolayısıyla yönetenleri seçenler.
Trump'dan bahsetmişsin. İkinci kez seçildiyse, seçenlerdedir sorun.

Seçenlerin cahilliğinden diyorsan, seçenlerden veya cahillikten nefret et. Apple o söylediğin şeyi yapmışsa onu yapabilmesine imkan tanıyan yöneticiyi seçenden nefret et.

Sistemde çarpıklık varsa o çarpıklıktan nefret et. Ben zenginden nefret ediyorum lafının yanlışlığını anlatıyorum ben.

Bugün Ekşide mi vardı. Adam 50 tane arabanın lastiğini patlatmış. Araba sahibi olanı zengin görüp zenginden nefret eden biri yapmış olmalı.
0
Mirket
(29.06.25)
hadi mirket kuyrugu dik tutmak icin bir seyler karalamis da, onun yancisi gibi gezen elemani tam anlamadim. eleman tanrinin bahsettigi dusunce mefhumunun o kadar fakiri ki, mevcut sistemin tek alternatifinin herkesin ayni maasi almasi oldugunu saniyor. adam baska bir alternatifi tahayyul bile edemiyor :) bilissel kapasitesi 0/1 seklinde calisiyor. simdi sen bu adamin oldugu yerde nasil daha adil bir duzeni kuracaksin? bu kafalari nasil yontacaksin daha iyi bir sistem icin. asil sorun bu.

@mirket hocam, sirf cevap vermis olmak icin cevap vermek tartisma adabina uymuyor. isin kotusu arguman olarak soyledigin seylerin zayifligi da bu mevzulardan ne kadar caktigini gosteriyor. boyle durumlarda sukut altindir diyerek er meydanindan cekilmek dahi imajina daha az zarar verecektir, ayiktirayim.

mesela o bilim adamlari nasil calismislar onu bile bilmiyorsun. devlet universitelerinde calisiyor bu adamlar. bugun kapitalist amerika'da bile universiteler ya publictir ya non-profittir ve ana geliri devletten aldiklari endowment'tir. yani deney ekipmanlari illa birinin mulkiyetinde olacak, devlet mulkunde olursa olmuyor. illa zengin birisi gel bunlarla oyna diyecek. komik. sermaye agresif serbest piyasa kosullarinda surekli survival modunda oldugundan deneysel calismalara giremez. devlet onemli gordugu alanlari ar-ge tesvikleri ve vergi indirimleriyle destekler.

edison zaten is adamidir. hemen gidip patent alir. edison hakkinda daha cok sey arastirdikca nasil bircok gelismeye kendi kazanci icin set koydugunu gorup sasiracaksin.

son olarak da gelir dagiliminda adalet siyasetin sorumlulugunda diyorsun. ancak sen ekonomik gucun konsolidasyonuna izin verince o ekonomik guc siyasete ambargo koyuyor, butun isleri o yonetiyor. para olmadan, guc odaklarinin destegi olmadan siyasi iktidara gelemedigin bir duzen yaratiliyor. sonra da bu duzenden gelir dagilimi bekliyorsun. bak bakalim dolar milyonerleri ne kadar vergi veriyormus. siyasi irade hicbir zaman gelir dagilimi yapmamistir, en fazla sermaye transferi yapar. bkz turkiye'de eski zenginlerden alinan paranin yeni zenginlerin cebine konulmasi.

neyse, mesele bu konulari bilmiyor olmaniz degil. mesele ortadaki ahlaksizligin ve kokusmuslugun farkina varamamaniz da degil. susup kosenizde otursaniz sorun olmayacak ancak uc kurus paranizla, zenginler iyi ki varlar yoksa ne poh yerdik sagolun agam diyerek pacalarindan tutmaniz ve onlari savunmaniz is degil.
0
antikadimag
(29.06.25)
@truenorth

vergilerden geliyor ve herkes vergi oduyor. hatta zenginler vergiden kaciyor. yahu donald trump, elon musk vergi odemiyor farkinda misiniz? sen evinin, arabanin vergisini kaciramazken zenginler o vergilerden "hukuki" yollarla kaciyor. para geri donmuyor. top %1 sermayenin yarisindan fazlasina sahip olmasina ragmen vergilerin %25 civarini oduyor. karsiliginda esitsizlik buyumeye devam ediyor.

tesla'nin federal income tax'i 0. adam 2 milyar dolarin uzerinde gelir elde edip karsiliginda vergi odemedi.
donald trump da ayni sekilde. ben bile %30 oderken cok sevdigimiz ve butun insanlik gelisimini borclu oldugumuz ultra zenginler %3-5'in ustunde odemiyor.

piketty'nin dedigi gibi r > g esitsizliginin oldugu her yerde tabii olarak sermaye birikir ve gelir esitsizligi artar.

ama zenginler haklilar. beni de boyle savunan culsuzlar olsa ben de semer vurmaya devam ederim. yuruyun zenginler, az bile!!!

valla artik yazmayacagim bu duyuruya.
0
antikadimag
(29.06.25)
hissettiginiz sey aslinda nefret degil, "kiskanclik".

dunya iki sey uzerine donuyor, para ve kuku.

kukuyu bulmasi o kadar zor degil icgudusel bir mevzu, dogustan hepimizin icinde bu hardware ve software var. ama para insanlarin yarattigi birsey, dogduktan sonra tanistigimiz bisey. isin boktan tarafi kitaplarda da ona nasil ulasacagimizin tarifi yok, ben cok aradim bulamadim. adamlar bu isi cozmusler. milyarlarca insan bunu cozemeden olup gidiyor toprak oluyor.

ama efendim adamlar vergi vermiyor. evet, hayvan gibi isdihdam sagliyorlar ama. Elonun sirketlerinde 125000 kisi calisiyor, x4 desek 500.000 kisi adam sayesinde tahminen ortalamanin cok uzerinde para kazaniyor.

bir de jeff bezoz ile bill gates arasinda ciddi ciddi fark oldugunu, birinin assagilik birisi oburunun kahraman oldugunu falan dusunmek trajikomik yaw.

falan filan..
0
cooperr
(29.06.25)
@antikadimag abicim vergi vermemeleri normal. Kafan almiyor olabilir, ama istihdam yapan cesur insanlar olmazsa maasli calismak isteyen arkadaslarimiz is bulamaz. Istihdam yapana da devlet çökmez. Sen istiyorsun ki bu adamlar vergi versin, ama bu adamlar şirkete yatirim yapiyor. Kar etmiyor haliyle. Arge yapiyor, yeni depo aliyor, esya araba aliyor. Sirketi buyutmezsen batma yoluna girersin. Olay bu kadar basit. Isveren olmayan arkadaşlar kendini belli ediyor. Gerçek dünya ile okuduğunuz şeyler arasında dünya kadar fark var. Vergi vermeyen illegal bir sey yapmiyor.

Gelir adaletini saglayacak fikrin varsa yaz, gorelim ne kadar sacma oldugunu.
0
Shepard
(29.06.25)
Etmiyorum.
0
Amaranta ursula
(29.06.25)
Zenginlerden nefret etmiyorum. Ne kadar zengin oldukları da fark etmez. Zenginliklerini yolsuzlukla (vergilerin hortumlanması ile, ihaleye karıştırılan fesat ile, 2 liralık ürünü devlete 2000 dolara satış ile vs.), kaçakçılık ile, hırsızlıkla, hukukun çiğnenmesi ile, kıyak krediler ve kredi borçlarının ertelenmesi ile vs. şeklinde elde edenler hariç.
0
nawar
(29.06.25)
(5)

1 haftadır oda sıcaklığındaki şarap içilir m

condom kurşunu
1 hafta önce açmıştık ama Tıpası kapalıydı. dün buzdolabına koydum. Şimdi içsek mideyi bozar mıyız?
1 hafta önce açmıştık ama Tıpası kapalıydı. dün buzdolabına koydum. Şimdi içsek mideyi bozar mıyız?
0
condom kurşunu
(28.06.25)
Sanmam ama zehirlenirsen falan beni ilgilendirmez açıkçası. Ben olsam içerdim.
0
messina123
(28.06.25)
Tadını biliyor/hatırlıyor musun? Evetse, varsa bir yamukluk anlaşılır.
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
Hayır ya bu sıcaklarda hele leş gibi olmuştur o.

Çok istersen soğuk sangria gibi bir karışıma dök iç ama orada bile sırıtabilir.
0
chicha_v2
(28.06.25)
alkollu ickiler bozulup insan zehirlemez. en fazla tadi bozulmustur zaten anlarsin tadina bakinca. icilmeyecek gibiyse birak. sarap bozulunca sirke oluyor o da yemeklerde kullaniliyor bildiginiz uzere.
0
antikadimag
(28.06.25)
Kötü değildi bu arada dün içtik
0
🌸condom kurşunu
(29.06.25)
(12)

yabancı filmlerde ayakkabıyla evde dolaşıyorlar

biseysorcaktim
ve ayakkabılarının altı hep temiz, sadece altı değil üstü yanı vesair de temiz.kanepe koltuğa hatta yatağa ayakkabı ile uzanıyorlar bazen.gerçekte nasıl? eve ayakkabı ile giriyorlar mı?ne zaman çıkarıyorlar?bizdeki kadar tabu olmayabilir bunu anlıyorum ama gerçekten filmlerdekiler kadar temiz mi?ben
ve ayakkabılarının altı hep temiz, sadece altı değil üstü yanı vesair de temiz.
kanepe koltuğa hatta yatağa ayakkabı ile uzanıyorlar bazen.

gerçekte nasıl?
eve ayakkabı ile giriyorlar mı?
ne zaman çıkarıyorlar?

bizdeki kadar tabu olmayabilir bunu anlıyorum ama gerçekten filmlerdekiler kadar temiz mi?

ben çeşitli avrupa ülkelerinde bulundum. aynı türkiye'de olduğu gibi evlere girerken hep ayakkabı çıkarılıyordu. asya'da ayakkabıların bizde olduğu gibi kapıda çıkarıldığını sanıyorum. abd'de nasıl bu durum?

sorum filmler hakkında değil, gerçekte nasıl durumlar?
ayakkabı ne kadar temiz de olsa, evde dolaşılmaz ya.
hadi pis değil, çok hijyenik olsun. yine de rahatsız eder ayakkabı ayağı. terliyor, sıcak, sıkıyor vs.
0
biseysorcaktim
(26.06.25)
e türkiyede de var bu. aşırı zenginler eve ayakkabıyla girebiliyor. sonuçta ev her gün siliniyor vs
0
jelly bear
(26.06.25)
Avrupa'da benim bildigim normali ayakkabiyla eve girmek seklinde. Ne zaman cikardiklarini bilmiyorum, ya yatarkendir ya da pijamalarini giyecekleri zamanda falan cikariyorlardir. Disarida mutlak bir temizlik oldugu soylenemez ama genel mana da Turkiye'de alisik oldugumuz tarzda tozlu bir pislik yok, kopek boku veya cop vs olabiliyor. Mesela araba saganak yagis yiyor, kapali otoparka girip kuruyor, tekerin tabaninda toz olmuyor. Hollanda'da tozdan ziyade daha cok kumlu bir ortam var, disarda ciplak ayak yuruyup gelsen eve kum taneleri gelir bol bol.
0
mbond
(26.06.25)
cok yagmur yagan yerlerde sokaklar o kadar da kirli olmuyor.
0
sonsuz
(26.06.25)
Fransa'da avrupalılar genellikle ayakkabıyla eve giriyor. Kapı onlerinde bir paspas olur, yalandan silip girerler. Ama arap kokenlilerde de ayakkabı cikartma adetleri var.

Gelelim ayakkabilarini ne zaman cikartiyorlar. Ihtiyac duyduklari zaman cikartip, sonra ayakkabı ile gezdikleri evlerinde CIPLAK ayakla rahatlikla yürüyorlar.

Bu arada kaldirimlar kopek b.kuyla dolu. Oyle avrupa, sokaklar tertemiz olayı tamamen hikaye..
0
funl
(26.06.25)
oyle turk annelerinin hayal ettigi gibi camurlu ayakkabilariyla aksama kadar evde gezme gibi bir durum yok. sadece kisa sureli kalislarda falan gezenleri gordum. onu da disarida paspasla siliyorlar.
0
buenosdias
(26.06.25)
amerikayı bilmiyorum ingilterede çıkarıyorlar. çıplak ayakla dolaşıyorlar. girişe bırakıyorlar.
0
avatar is back
(26.06.25)
amerika'da ayakkabiyla giriyorlar ve sacma. disarinin pisligiyle, tuvalete girdigin ayakkabiyla eve girilmez. temiz falan da degil sokaklar ayrica.
0
antikadimag
(26.06.25)
Ben de Fransa'dan konuşayım; bir eve misafir geliyorsa ayakkabi cikarma istenmiyor genelde.
Ama onun dışında kesinlikle bir genelleme yapılamaz. Eve bağlı yani kültür olarak çıkarılır çıkarılmaz denilemez.
Ha misal gene örnek benim hanım evde de dışarıdaki kiyafetleri ile takiliyordu ta ki Türkiye görene kadar. Ben misal dışarıdan eve gelen kişi nasıl aynı kiyafetle takılıyor onu da anlamam.

Misal benim eşimin ailesi hep çıkarır. Eve girenler de çıkarır. Bunlar düz Fransızlar yani.

Sokaklar da temiz denemez asla. Hele ayakkabı ile evde gezecek kadar temiz asla.
Terlik olayi yok yalnız, o yüzden terliği misal Türkiye'den getiriyoruz genelde.
0
logisticsmanager
(26.06.25)
Kafalarına göre bazen ayakkabıyla girip dolaşıyorlar. Terlik gibi ayakkabı ile gezmiyorlar ama bir kere çıkarınca bu sefer çıplak ayakla/çorapla/terlikle geziyorlar.
0
nawar
(26.06.25)
Bence hâlâ pis ama ABD'nin bir sürü şehrinde bir yerden bir yere yürüme alışkanlığı yok, toplu taşıma zaten zayıf. İnsanlar evlerinin garajındaki arabaya biniyor, gidecekleri yerin garajında arabadan iniyorlar. Parkta bahçede gezip çamura buladıkları ayakkabıyla yine girmezler ama standart beyaz yakalı ABD'linin ayakkabıları çok fazla dışarı pisliği görmeyebiliyor.
0
kobuzchu kiz
(26.06.25)
Yani sokaklar ne kadar temiz olabilir? Yunanistan'da yaşadığım zamanlarda, normalde çok titiz biri olmasam da, o parkeleri günde üç kez silesim geliyordu. Avrupa'nın bu olayı aşması lazım.
0
sekizdokuzon
(26.06.25)
Gerçekte durum iyi değil bence. Eve ayakkabıyı çıkarmadan girmek diye bir şey söz konusu olmamalı ama Avrupalılar ve Amerikalılar taharet musluğunun bile farkında değil büyük oranda. Kıçını yıkamaktan aciz insan eve de ayakkabıyla girmekte sakınca görmeyebiliyor.

Sokağın temiz olması diye bir şey söz konusu değil. Sokak hayvanı işer, sarhoş kusar, terbiyesiz tükürür. Mutlaka bir şey olur. Sokağın temiz olmasının kriteri, bence çöp atılmaması. Onun dışında bal dök yala durumunun olması imkansız.
0
10551037
(27.06.25)
(5)

Saat sorusu (otomatik vs quartz)

nundu
Merhabalar,Nişan hediyesi olarak geleneksel şekilde saat alacak müstakbel nişanlım bana. Normalde başta "Ben akıllı saat dışında saat takmam, düz altın/euro vs bi şey takıp geç" diye düşünüyodum ama şöyle yalandan bi iki bakınırken saat dünyası da bir ilgimi çekmedi değil. Ha hâlâ günlük hayatta akı
Merhabalar,

Nişan hediyesi olarak geleneksel şekilde saat alacak müstakbel nişanlım bana. Normalde başta "Ben akıllı saat dışında saat takmam, düz altın/euro vs bi şey takıp geç" diye düşünüyodum ama şöyle yalandan bi iki bakınırken saat dünyası da bir ilgimi çekmedi değil. Ha hâlâ günlük hayatta akıllı saatten başkasını takmam fonksiyonel olarak günümü çok kolaylaştırdığı için de böyle arada resmi giyinince falan takacak bi saatim olsun düşüncesi ağır bastı.

İlk gördüğüm model Citizen'in Tsuyosa modeliydi ve aşırı beğendim renklerini. Sarı/turuncusunda aklım kaldı ama muhtemelen mavilerinden birini alırım alırsam. Oradan başlayınca tissot prx powermatic 80, seiko presage, hamilton jazzmaster, tag heuer carrera gibi 20-40k lira aralığında benzer tasarımlardaki diğer saatlere baktım. Hatta bi ara fanteziye kaçıp rolex oyster perpetual'a bile bakıp hayal kurdum sdjsjds

Şimdi girizgahı geçersek asıl sorum. Otomatik saat bir şart mı? Günlük kullanmayacağım için kolumun hareketiyle kurulmayacak, manuel kurmak zor geliyor bana. Kırk yılda bir takacağım şeyi quartz alsam saat camiasına ayıp mı etmiş olurum? Fiyat olarak da aynı markaların quartzları yarı fiyatı. Ayrıca teknolojik olarak daha çok hoşuma gidiyor mekaniktense quartz saatler. Ama ne bileyim bi yandan da bu işe girmişken bi mekanikle mi girsem diye bir düşünce de var içimde.

Ek soru olarak, sade, kadranı renkli (ve mümkünse ilgi çekici renkleri olsun tsuyosa gibi), ıvır zıvır detayları olmayan ve içini göstermeyen saat modeli de önerebilirseniz sevinirim.
0
nundu
(26.06.25)
Tissot prx tarzı ( küçük kasa ) casio b145 saatlere bak hem quartz hem güzel renkleri var, ben pembesini seviyorum ama sarı ve tiffany mavisi renkler de var, günlük kullanıma uygun bir model bir şey olursa canın acımaz
www.casio.com
youtu.be

Yine günlük olarak citizen ın eco drive modellerine de bakardım 10.000 civarı

Saat dünyası konusundaki gerçek fikrim de şu, bizim gibi maaşlı lümpenler sayesinde saat piyasası köpürtülüyor, çeşitli komplikasyonlar, perpetualler, mekanik saatler, 100 saat güç rezervleri, büyük markalar, butik markalar vs tamamen balon

Hocam can sıkıntısından bu tuzağa düşme, muhtemelen 3-4 saate 100.000 civarı bir şey harcayıp bundan 10 yıl sonra bunun sonsuz ve anlamsız bir uğraş olduğunu göreceksin

Bu süredede mekanik saatçilerle benim saatim 15 sn geri kaldı benim saatim 1 dakika hızlı gidiyor bu normal mi nereye yaptırayım vs bakımına şu kadar para ödedim diye boş muhabbetler yapacaksın

www.instagram.com
Mesela şu sayfadaki tiplerin çoğu taktıkları çok pahalı saatler sayesinde daha saygın daha cool insanlar gibi görünmüyorlar, birbirlerinden görme zevksiz çoğu
0
grimavi
(26.06.25)
Orient Bambino open heart.
0
bu nick tam yirmi alti karakter
(26.06.25)
@grimavi

Hocam uyarılar için teşekkürler :D

Dediğim gibi akıllı saat kullanmayı seviyorum ben. Hatta şöyle diyeyim, analog saat okuyamıyorum bile neredeyse, yıllardır hep dijital kullandım. Bu saatten sonra (pun intended) saat delisi olmam diye düşünüyorum ya.

İşte nişanda hediye edilmiş olsun, nikahta da takarım. Arada da böyle resmi bir event olunca takabileceğim bir klasik saatim olsun diye dedim.

www.tissotwatches.com

Quartz olarak şu modeli beğendim demin denk geldim. Biraz 20-30k bareminde bir fiyatı olan bir quartz model arıyodum aslında (gerçi şimdi fark ettim, beğendiğim Hamilton jazzmaster gent modeli de quartz'mış). Quartz alırsam bu ikisinden biri, otomatik alırsam da tsuyosa olabilir öyle bir model alırım. Beni götürür zaten.

@bu nick

Ona da bakmıştım evet orient bambino serisi de güzel duruyor
0
🌸nundu
(26.06.25)
hocam otomatik saat sart degil. ozellikle senin durumunda, anladigim kadariyla pek alakan yok saatlerle. anlattiklarindan sonra bence quartz alinip gecilebilir. edit: fakat bir quartz'a da 5bin liradan fazla verilmez bence. adam utuyorlar cunku.

butceleri yuksekse kesinlikle omega, rolex, breitling, blancpain dusunulmeli. saate sadece saat olarak bakmamak lazim. uzun yillar sorunsuz calisacak bir otomatik saat, belki de cocuguna devredeceksin. mesela benim kolumdaki omega speedmaster rahmetli babamdan hatira. onun gibi sag koluma takiyorum. :)) evet baktigin zaman cok buyuk bir olay degil fakat bir hatirayi yasatiyorsun. meseleye bence bir de bu yonden bak.

daha once de ayni duyuruna yazmistim, seiko 5 tavsiye etmistim. hala gecerli fakat otomatik bu saat.

(link temsilidir)
www.seikowatches.com
0
arakaali
(26.06.25)
ben omega speedmaster kullaniyorum ve mekanik saat seviyorum. ancak senin durumunda surekli ayar yapmak gereksiz olur. bu nedenle bence quartz uygun. tissot prx quartz derim. seiko da olur ama daha resmidir.
0
antikadimag
(26.06.25)
(8)

Kas inşa etmek

kizil karga
Çok zor değil mi, zor yani çok zor gibi?
Çok zor değil mi, zor yani çok zor gibi?
0
kizil karga
(25.06.25)
Kas dediğin şey bildiğin et, löp et, yaptığın çalışmalarla ve sonrasında aldığın besinlerle sistemdeki proteine ve karbonhidrata ihtiyaç duyan tüm birimler ihtiyaçlarını giderdikten sonra kalan kalorilerden sıfırdan et üretmeye çalışıyorsun bu kolay olabilir mi? Üstelik sahip olunan kaslar tüm yaşamını konforlu ve sağlıklı geçirebilmen için son derece önemli bir ürünken sistem kas inşa etmene direnç gösteren kas üretmeni istemeyen ve bunu sürekli engellemeye çalışan bir yapı, sen de tüm dirence karşı koyabilecek en akılcı ve doğru sistemlerle çalışıp beslenmek zorundasın, tüm doğrularının en küçük kayıplarla bir araya gelmesi gerekiyor kas alman için, bunca zorluk içinde 1 kilo kas almak bile mucize gibi bir şey.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.06.25)
Özellikle karın kası yapmak bayağı insanüstü bir çaba gerektiriyor. Full fit, sağlıklı bir görüntü büyük bir disiplin ve adanmışlık gerekiyor, o yüzden kaslı, sağlıklı insanlara ayrı saygı duyup çekiniyorum. Çelik gibi insanlar neticede.
0
sekizdokuzon
(25.06.25)
cok zor, evet.
0
lemmiwinks
(25.06.25)
cok zor.
mantikli olan, kitlikta seni kurtaracak olan yag. vücut hakli olarak yag depolamak istiyor ama sen hayir!!!! diyorsun.
0
sonsuz
(25.06.25)
zor.
istikrarli olmak lazim.
besin ve uyku da onemli. hatta agirlik kaldirmaktan daha onemli gibi. kas insasinin buyuk kismi uykuda oluyor.
bir de kisayoldan yapan ste roidciler var. ama o riskli ve zararli.
0
ermanen
(25.06.25)
Bir iki yıl süreyle planlı programlı ve bilinçli, çalış, beslen ve yaşa.
Kasın olsun.
Bunun neresi zor?
0
Mirket
(25.06.25)
Modern insan gibi yaşayıp onların kötü alışkanlıklarını sürdürmezsen aslında zor değil.

Ataların gibi yaşa, üzerine bir de egzersiz yap, bukle bukle kasların olsun :)
0
msb
(26.06.25)
belirli bir seviyeye kadar zor degil. ben 1 ay sinav cekince kaslarim belirginlesmisti. ama belirli bir seviyeden sonrasi zor.

cunku vucut icin o kas maliyetli. kullanmadiginda hemen yikiyor kaslari. seviyeyi koruyabilmek icin bile surekli calistirmak zorundasin.

vucuduna karsi bir savas kas gelistirmek. boyle biraktiginda kaybedecegin seylere zaman ayirmaktansa olene kadar seninle gelecek yeni yetenekler gelistirmek, yeni seyler ogrenmek daha mantikli diye dusunuyorum ve zamanimi onlara harciyorum.
0
antikadimag
(26.06.25)
(14)

Fatih Altaylı’nın varlığı

michael_knight
Fatih Altaylı’nın varlıklı biri olduğu söylenir hep ama ne kadar varlıktan bahsediliyor?Sabancı gibi Koç gibi değil elbette ama ne bileyim ölene kadar kendisi de çocuğu da torunu da Monaco’da rahat bir hayat sürecek gibi mi acaba yoksa 7-8 evden kira almak, Türkiye’de rahat yaşamak gibi bir şey mi?K
Fatih Altaylı’nın varlıklı biri olduğu söylenir hep ama ne kadar varlıktan bahsediliyor?
Sabancı gibi Koç gibi değil elbette ama ne bileyim ölene kadar kendisi de çocuğu da torunu da Monaco’da rahat bir hayat sürecek gibi mi acaba yoksa 7-8 evden kira almak, Türkiye’de rahat yaşamak gibi bir şey mi?

Kısacası, ne biliyoruz?
0
michael_knight
(23.06.25)
kiliseleri vardı vanda
0
ala09
(23.06.25)
Fatih Altaylı zengin bir ailenin çocuğu. Yanılmıyorsam Van'da çok geniş toprakları vardı. Koç, Sabancı gibi olmasa da bu saatten sonra çalışmasa bile mal varlığı 3-4 kuşağa yeter.
0
elektr10
(23.06.25)
kol saatine bakman yeterli.

baya varlıklıdır. yıllarca genel yayın yönetmenliği yaptı bi de.
0
jelly bear
(23.06.25)
Kiliseler, Villalar, nişantaşı’nda lüks daireler…
Kullandığı saatler bile başlı başına bir servet.

sahibinin sesi fatih derler ona.
0
ezkaza
(23.06.25)
70’ler sonlarında erken gençliğinde en yakın arkadaşı Faruk Süren’dir. O dönemde galatasaraya zaten genelde böyle insanlar giriyor. Ne kadardır derseniz bilmiyorum. Ama en azından varlığı amele gibi yememiş. Yaşam gustosu geliştirmiş. Mesela vedat milor da benzer varlıklı aileden gelip gs’de okumuştur o da akademik anlamda yol tutmuştur. Herhalde fatihin birkaç üst dönemidir o da. Ölene kadar torunları kira alacak kadar rahat vardır bu arada. Bunun baremi çünkü 5 milyon dolar civarındadır. Sizden bir sonraki kuşağın müreffeh yaşaması için. Eskiden 4’tü. Şimdi 5-6 arasını söylüyorlar.
0
sanal hayvan
(23.06.25)
30m $ vardir bence. ama 10 milyonun falan nakit getirisi vardir. adam derebeyi gibi bir sey. bos toprak satsa para eder ama satmayinca da nakit getirisi yok.
0
sonsuz
(23.06.25)
tanidiginiz bildiginiz ulkede bir yerlere gelebilen cogu insan asiri varlikli ailelerden geliyor. neden devrim yapmaliyiz iste bu nedenden. siradan cinko karbon insanin hicbir sansi yok su hayatta.

gecen mesela bir teke tek programi izliyorum. monserler oturmus konusuyor entelektuel olarak. kitleye bak:

fatih altayli - van'in zenginlerinden altayli ailesinden geliyor. adam sadece istanbul'da yaptiklariyla torunlarini garantiye almistir. van'daki gayrimenkuller falan derken hayal edemeyeceginiz bir para vardir. istanbul'da 1 ev $1m ediyor. tahminim $100 milyona yakin bir varligi vardir. turkiye'de varliklar vergilendirilmedigi icin bilemiyorsunuz kimde ne kadar var. abd cok daha seffaf.

celal sengor - tamek holding'in varisi. hobi olarak $10k'ya kitap aliyor. koskte yasiyor.

ilber ortayli - bregenz'de dogmus monser. annesi kirim'in elitlerinden. tabii olarak statukocu.

murat bardakci - dededen aristokrat. dedesi osmanli valisi. mal mulk derdi yok eglencesine tv programi duzenleyebilecek kadar guclu.

emrah safa gurkan - o programdaki en gariban adam buydu haline acimistim acikcasi. babasi tekfen miydi neydi unuttum simdi adini bir yerin genel muduruydu. yani sadece bu adam bile calismadan sadece babasinin yaptiklarini yiyerek emekli olabilir orasi ayri ama en mutevazisi buydu aralarinda.

iste bu ayricalikli kesim hayatta istedigi gibi yasayabiliyor. biz de ne zaman emekli oluruz diye yillarimizi heba ediyoruz. bir halt olmaz bizim gibi isci tayfadan. bak ben turkiye'de belki herkesin hedefledigi bir yerdeyim amerika'nin en buyuk sirketlerinden birinde iyi bir pozisyonda calisiyorum. ama olmaz abi bak simdi ise gidecegim gunumu bir dolar milyarderine satacagim. nerede kaldi benim entelektuel isteklerim, arzularim? bir sey uretme ihtimalimiz yok.
0
antikadimag
(23.06.25)
Ben çok eski bir gazete röportajında, hiç çalışmasam param yedi sülaleme yeter, dediğini okumuştum, alt başlıklardan biriydi. İnsan böyle bir şeyi niye söyler ki deyip şaşırdığımı hatırlıyorum, sanırım o yüzden aklımda kaldı.
0
asteriks
(23.06.25)
dedeleri ermenilerin malına çökmüşler. kilisenin olayı da bundan kaynaklanıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.06.25)
tehcirle yollanan ermenilerin malları, 1922 senesindeki Emvali Metruke kanunuyla Cumhuriyet Halk Fırkasının etrafındaki iribaşlara satıldı. Ankara Ermenilerininki de Kazım Karabekir'e kelepir fiyata satıldı. O da Koçlara sattı. Rahmi Koç'un büyüdüğü ermenilerden kalma çiftlik evi de onlardan birisi.
0
lambırcek
(23.06.25)
şimdi ev var ev var. bir de öyle duşunun. yozgat sorgun'da 20 daireniz olana kadar doğan apartmanı'nda 3 daireniz olsun yeter örneğin. altaylının varlığı da niceliği az olsa bile -ki bence değildir- niteliği çok yuksektir. kendi de yaşadığı muddetçe o niteliği yukseltmiştir çunku surekli jetset içerisinde takılıyor. çevresi, ticareti, karşısına çıkan fırsatlar da ona göre oluyor. en yakın kankası faruk suren, öyle duşunmek lazım. koluna 150-300 bin dolarlık saatler takabiliyor mesela. bu 7-8 dukkanla afford edilebilecek bir luks değil. yahut tam bilinmeyen araba koleksiyonu falan... kendisi, çocuğu, torunu ve torununun çocuğu monaco'da bir ömur orta-ust bir hayat yaşayabilir bence.
0
fyodor fyodorovic
(24.06.25)
Ailesi klasik toprak zengini. Döviz işi de yapıyorlardı bir ara, devam ediyorlar mı bilmiyorum. Ama gerçek anlamda zeninler. Hiç çalışmasa yedi ceddi rahat rahat en üst seviyede yaşar. Zaten adamın bir tane kızı var. Bütün mal ona kalacak. Bu kadar zengin olup da çocuk yapmamayı anlamıyorum da o başka tartışma konusu. Ama şu kilise konusunu anlayamadım bir türlü. Bir insan nasıl kilise sahibi olabilir ? Müslüman birisi de hem de. Kilise sahip olunabilen bir şey mi ? Yani ben kimsenin benim camiim var dediğini duymadım bu ülkede, nasıl kilise sahibi olunabiliyor ilginç. Hem de 7 tane varmış sahip olduğu.
0
messor
(24.06.25)
Eğer kilisenin özel bir statüsü yoksa kilisenin olduğu arsaya sahip olan kişi arsasını satınca haliyle kiliseyi de satmış oluyur, onun dışında özellikle mübadele döneminde ve Ermenilerin gönderildiği dönemlerde "pek çok arsa ve mülkün tapusu el değiştirdi" o yolla da kilise sahibi olunuyor; yani o arazide kilise varsa haliyle onun sahibi oluyorsun, Fatih Altaylı'nın ailesi de o yolla sahibi olmuştur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.06.25)
Kilise sahibi olma konusunu daha once anlatmisti.Dedigine gore vakti zamaninda dedelerinin Van'da bir hayli arazisi varmis.Tehcir'den sonra bu topraklar Van'in gelisme yonunde kaldigi icin devlet bir cogunu kamulastirmis ve imara acmis,karsiliginda da Ermeniler'den kalma icinde kilise olan araziler vermis.

Fatih Altatli'yi silkelesen en az 40-50 milyon dolarlik mal varligi vardir.Buyuk dedesinden kalan Van'daki arazilerinin mirascisi coktur.Ayrica bunlar kolayca satabilecegi araziler olmayabilir.Adam GS Lisesinden mezun olduktan sonra universiteye gitme geregi bile duymamis.
0
turkuaz
(24.06.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.