Giriş
(12)

Düzenli kitap okuyanlar

sekizdokuzon
Fictional kitaplar okuma listenizin kaçta kaçına denk geliyor? Neden fictional romanlar okuyorsunuz? Teşekkürler.
Fictional kitaplar okuma listenizin kaçta kaçına denk geliyor? Neden fictional romanlar okuyorsunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(08.07.25)
Yılın ilk altı ayına baktım, kurgu kitaplar yüzde 56’sını oluşturmuş
Ruh halime göre değişiyor neden okuduğum. Nitelikli kurgu kitaplardan da çok şey öğreniyorum. İyi bir kurgu eserin gücünü, etkisini küçümseyemem
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(08.07.25)
Sadece kurgu okuyorum, çünkü içinde milyonlarca ibret var. Bi de oturduğum yerden bi sürü yer geziyorum, bi sürü insanla tanışıyorum.
0
ciglik
(09.07.25)
%10? belki daha az. universiteden sonra cok az fiction okudum. o da cok iyi referansi olan dostoyevski, tolstoy gibi klasiklerse veya cok iyi referans aldigim ilginc bir kitapsa.
0
antikadimag
(09.07.25)
Yarı yarıya - Bazısını sırf eğlence olsun diye okuyorum. Hele bir önceki kitap uzun ve akıcı olmayan bir kitapsa. Mesela Richard Osman'ın Cinayet Kulübü romanları çok iyi gidiyor. Bazısını da başlı başına sanat eseri olduğu için.
0
salihdt
(09.07.25)
'Fictional', kurgusal demekmiş Arkadaşlar. Siz de böyle cümlelerinizi İngilizce kelimelerle süsleyin. Daha havalı görünün.

Okuduğum kitap ilerlemiyorsa, okuyabilmek için şartları zorlamaya başlamışsam ikinci kitap olarak bir kurgu kitaba başlar, okumaya iki kitap paralel devam ederim.
0
Mirket
(09.07.25)
@mirket: andropozunu başka yerde yaşa
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.25)
benim de %99'u. daha çok seviyorum açıkçası.
polisiye, gerilim çok severim.
arada bilim kurgu tarzı şeyler de okuyorum.
ipek sabahlık'ı okumuştum mesela 2-3 kitap öncesinde. biraz zor okudum çünkü alışmışım bu türe. iyi kurgu candır. eğer güzel tasarlandıysa 14 dalda oscar almış filmden daha çok sarar.
0
matilda
(09.07.25)
feminizm kitaplarini okumayi birakmalisin ve kitap okumayi azaltip, biraz da spor yapmalisin. depresyon ve hareketsizlik obeziteyi arttiriyor.
0
feastofthedamned
(09.07.25)
171 boya 65 kiloyum, uza.
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.25)
fictional kitapları okumamın sebebi: can sıkıntısı.
0
koela
(09.07.25)
Kurgu da seviyorum ama elime ne geçerse okurum. İlk çağ tarihi de okurum, dünya tarihi de kurgu da.

Fictional olarak herhalde 3 kitaptan 1'i diyebilirim. Genelde kafa dağıtmak istediğimde Fictional romanlarına bakıyorum.
0
drako
(09.07.25)
ağır betimleme çekemeyeceksem fiction okuyorum, genelde çok konsantrasyon gerektirmeyen public yerlerde okuyorum.
0
9kuyruklukedi
(09.07.25)
(11)

Bu bir spekülasyon mu (Mekke diye bir yerin olmaması)

kizil karga
Yoksa doğru yanları olabilir mi?https://x.com/tekyolbilim/status/1942189108454944996?s=46&t=vDcUzHG6zvvcP0E_PkymRA
Yoksa doğru yanları olabilir mi?

x.com
0
kizil karga
(08.07.25)
Aşağıdaki videoda detaylı anlatıyor.
Yanlış hatırlamıyorsam özetle Kabe'nin aslında Petra'da olduğunu, sözkonusu dönemde Mekke diye bir şehrin olmadığını, Becca'nın Mekke'ye dönüştüğünü, Kıble'nin İslam'ın ilk döneminde burası olduğunu iddia ediyordu.

www.youtube.com
0
auroraaurora
(08.07.25)
Adamın salladığı ve carpittigi şuradan belli: Mesela peygamberin mezarını açıp antropolojik olarak incelemisler mi? Böyle bir şey mümkün değil oranın yasalarına göre, kaldı ki mezarın bulunduğu mescidin içine bile girilmiyor.

Diğer tarafı, (adamın mantığını ona uygulayalım) videodaki adam 70-80 yasinda olsun azami (görünüşe bakılırsa), bu tür ciddi araştırmalar yapmaya doktora düzeyinde başlarsa başlar, o da 25-30 yaşlardan itibaren mümkün.

Takıntılı bir hristiyan misyonere benziyor, sadece güldüm. Ruhi cenet ile anlaşma yapsa iyi kazanır emekliliginde rahat eder.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
Bu konu uzun zamandır tartışılan bir konu. mekke diye bir yerin olmaması değil, islamiyetin mekkede değil, petrada doğmuş olmasından bahsediliyor. kesin kanıtlanmış değil ama bazı kanıtları dikkate değer.

@encokbenisevinnolur: peygamberin mezarının açılmamış olması bu konuyu çürütmez aksine güçlendirir, islamiyetten kazanç sağlayan arapların tezlerini çürütür. çünkü peygamberin mezarı dahil bölgede hiç bir arkeolojik çalışmaya izin vermeyenler suudi yönetimi. belki de sonuçların kendileri açısından olumlu olmayacağını düşünüyorlardır.

yaş ile ilgili cevabın da mantıksız. bu mantığa göre 100 yaşını aşmamış kimsenin çalışmalarını dikkate almıyor olmalıyız.
0
abelardo
(08.07.25)
chatgpt'ye gore dogru degil.

Mekke’nin ismi MS 2. yüzyılda Ptolemaios’un haritalarında "Μακοράβα (Makoraba)" olarak geçer. Bu, Mekke’nin ilk tarihsel haritalarda adıyla geçtiği dönemdir.
Kanıt Durumu: Antik haritalar ve metinlerde geçer – en eski yazılı kanıtlardan biridir.
0
buenosdias
(08.07.25)
@abelardo: işte bu mantıkla bilim yapılmıyor, "izin vermiyorlar çünkü sakladıkları bir şey var" bu rontgenci kenar mahalle kocakarisi mantığı "perdeleri hep kapatıyorlar kesin içeride bir şeyler oluyor".

Yaş ile ilgili kastettiğim, twiterdaki "30 yıldır" vurgusuna binaen söyledim onu, 30 yıldır araştırıyor ama asıl kanıt teşkil edebilecek veri kaynaklarının kritik olanlarına erişimi yok. Bu da anlattıklarını gayriciddi yapıyor.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
İslam'ın aleyhine ne varsa
ona çalışan bir hesap.
Güya düşündüklerini bilimsel temele oturtmaya çalışıyorlar.

Diğer yandan arkeolojik kazılarda Kur'an-ı Kerim i kaynak/rehber olarak gören yabancı arkeologlar da yok değil.
0
diyecevaplandı
(08.07.25)
Adam akademi dünyasında karşılık bulamamış 2 kitap ve bir belgeseli olan tarih yazarı. TV'lerdeki Ortadoğu uzmanı gazeteciler gibi birşey.

Bunlardan Ortadoğu coğrafyasında çok var.Türkiye'de çok az da olsa karşılık bulması İngiliz kökenli olmasından dolayıdır.

Yanlışlanmaya değer bilimsel bilgi değil ama yine de karşı argümanlarla bazı yayınlar yapılmış.
0
hebanon
(08.07.25)
@encokbenisevinnolur ben izin vermiyorlar kesin bir şey var demedim. Çarpıtiyorsun. Söylediğin tezlerin hiç birisi tutarlı değil.

@buenosdias, bu yazdıklarının konu ile alakası yok. Mekke diye bir şey yok denmiyor. Soruyu soran başlığı yanlış açmış. İslamiyet Mekke'de doğmadi, Petrada doğdu diye bir tez var.
0
abelardo
(08.07.25)
Yo başlığı yanlış açmadım M.S. 800'den önce Mekke'ye dair arkeolojik bi kayıt yok diyor haritalarda Mekke diye bir yer yok diyor, demek ki böyle bir yer (iddiaya göre) yok, ben de bunu soruyorum.
0
🌸kizil karga
(08.07.25)
@abelardo: bunu demişsin:

"çünkü peygamberin mezarı dahil bölgede hiç bir arkeolojik çalışmaya izin vermeyenler suudi yönetimi. belki de sonuçların kendileri açısından olumlu olmayacağını düşünüyorlardır."

Türkçe ogretemeyecegim.

Ama tam videodaki adamın carpitici ve indirgeyici mantığını taşıyorsun. Itham et, karsindaki aksini kanitlasin. Banane hahah. Bilerek yapıyorsan ve çalışılmış/öğrenilmiş bir şeyse cidden hayranlık duydum.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
militan ateistler bunu cok yapiyor. isa, musa, muhammed aslinda yasamadi falan tarzinda sacmasapan pozitivist kafanin sacmaliklari. bu kafa geride birakilali bi 50 yil oluyor aslinda ama kalintilari hala yasiyor.

muhammed yasamadi oyle biri yoktu diyen de var mesela. isa yoktu falan diyorlar. tuhaf. cunku adam bakiyor net kanit yok o zaman olmadi diyor. pozitivizm iste. bosluklari dolduramiyorlar.
0
antikadimag
(08.07.25)
(11)

Araba nasıl park edilir?

avatar is back
1- Frene basılı tut > N’ye al el frenini çek > P’ye al > frenden ayağı çek2- Frene basılı tut > N’ye al el frenini çek > frenden ayağı çek > P’ye alOtomatik araçlar için hangisi doğru?
1- Frene basılı tut > N’ye al el frenini çek > P’ye al > frenden ayağı çek

2- Frene basılı tut > N’ye al el frenini çek > frenden ayağı çek > P’ye al

Otomatik araçlar için hangisi doğru?
0
avatar is back
(08.07.25)
2.
0
designer
(08.07.25)
@designer, şanzıman türünden türüne değişir mi bu? Dsg’de böyledir cvt’de tersidir diye?
0
🌸avatar is back
(08.07.25)
Yeni nesil sanzimanlarda hic birine gerek yok Direk P ye al birak diyorlar,

ama ben el frenini ceker,
bosta (N) iken ayak frenini birakip,elfrenine oturmasini sagliyorum sonra P.
0
designer
(08.07.25)
soguk eksi derecelerde
el frenini cekmek iyi olmayabilir,

ama araci kapatinca otomatik el freni cekiyor,

onu iptal etmesi nasildi ,suan hatrimda degil.
0
designer
(08.07.25)
ikisi arasında çok fark var mı bilmiyorum ama ben her zaman 2'yi yapıyorum. ayağı frenden çekip yükü tamamen el frenine bindiriyorum, öyle p'ye alıyorum.

not: cvt
0
sir gawain
(08.07.25)
egimli yerlerde park ederken gecerli bu diye biliyorum. duz yolda ne yaparsan yap.
0
antikadimag
(08.07.25)
2. Şanzımana yük bindirmemek sorun çıkarma ihtimalini düşürür.
0
onyx
(08.07.25)
yazı, kışı, eğimlisi, düzü, cvt'si, dsg'si

hiçbir ayrım olmadan 2. yöntemi kullanıyorum. 1. yöntemi kullananlar hakkında yorum yapmak istemiyorun. :d
0
emfuzi
(08.07.25)
Oha direkt,durup P ye alip kapatiyorum ben arabayi. tabii ki fren basili.

2 yi nasil yapiyorsunuz onu da anlamadim. Frene basmadan P ye gecmiyor.
0
wallcan
(08.07.25)
Park tamamlandıktan sonra (vites D'de ya da R'de, ayak frene basılı)

1) Vitesi N'ye getir.
2) El frenini çek.
3) Ayağı Frenden çek (Fren bırakılınca eğime göre araba minik hareket edip el frenine binecektir).
4) Ayakla frene tekrardan bas.
5) Vitesi P konumuna getir.
0
bobinhoo
(08.07.25)
Bobinhoo gibi yapiyorum. Her zaman. Yokus, duz farketmez
0
narod
(08.07.25)
(10)

bilgili zannediliyor musunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa hafife mi alınıyorsunuz?
yoksa hafife mi alınıyorsunuz?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.07.25)
Ortamlarda her şeyi bilen adamım fakat bunu ukalalık düzeyinde değil paylaşımcılık şeklinde yaptığım için çevrem bundan rahatsız olmadı. Can sıkıntısından dolayı merak duygusu bende çocukluktan beri vardı. Üniversitede arkadaşlarım akademide devam edeyim diye teşvik ettiler ben olmadım. Muhtemelen khk ile üniversiteden atılmış olurdum :)
0
grimavi
(06.07.25)
90% hafife alinirim ama bunu sallamam. Ne de olsa kendine müslüman biriyim.
0
feastofthedamned
(06.07.25)
'zannedilmek' sözü soruya haddinden fazla olumsuzluk yüklememiş mi?
0
Mirket
(06.07.25)
tam aksine ben abartılıyorum. bu konuda mütevazı olmayacağım allah için genel kültür, spor, siyaset vs. iyi bilirim. dünyanın dört bir yanından milyonlarca insanla konuşacak, bağlantı kuracak bi şey bulurum. patagonya'nın yaylalarından iç anadolu'daki vatandaşa kadar geniş yelpazede "kontak kurma" becerim vardır. ya atıyorum slovakya'nın köyünden bi adamla tanıştım diyelim, "sizin belediye başkanını geçen sene yolsuzluktan tutuklamadılar mı?" diyebilirim, böyle ipe sapa gelmez korkunç bir lüzumsuz bilgi hafızam var, muhakkak karşıdakine "dokunacak" bi şey biliyorumdur, bilmiyorsam da başka türlü ilgisini çekerim.

o yüzden her ortamda çok çabuk arkadaş edinebiliyorum ama insanlar benden aynı hızda sıkılıyor. çünkü tanımak için ilginç ama yakın arkadaş olmak/keyifli vakit geçirmek için ideal birisi değilim sanırım. bunu defalarca yaşadım. aynı şey karşı cinsle ilişkilerimde de oldu. bi konuşuyom işte kadın beni acayip bi şey sanıyo, bi ay sonra bakıyo winx perisi boyama kitabımı o gün boyayamadım diye canım sıkkın, diyo bu çocuk gerizekalı bununla uğraşılır mı?

eskiden bu olay kafamı çok karıştırırdı ama artık yeterince büyüdüğümü düşünüyorum. ilk tanışmada ve sohbette etkileyemeyeceğim, "ulan bu da enteresan adammış" dedirtemeyeceğim insan oranı yüzde 8-10 filandır.

öte yandan benimle birkaç ay aynı ortamda bulunan, benimle yakınlaşan birinin başlangıçtaki görüşünü olumlu şekilde koruma ihtimali de yine yüzde 8-10'u geçmez. bi eski sevgilim dediydi "çok yorucusun" diye. kız haklı. tanışınca bu kadar geniş yelpazede apır sapır konuşabilen insan enteresan geliyo ama düşünsene her gün buna maruz kalman lazım? selam veriyon adam sana uganda tarihi anlatmaya başlıyo?

***

son not olarak ekleyeyim uzun süre terapi görmüş biriyim, otistik değilim, profesyonel değerlendirmesi sonucunda sabit. okumuş insanlar oldukları için ben gibilere "neurodivergent" diyolar yani türkçesi gerizekalı.
0
der meister
(06.07.25)
@der meister'deki her konudan bir seyler bilme olayi bende de var. ortamlarda bilir kisi olarak bilindigim dogrudur. cok alakasiz seyleri okuyorum ve her insanla ortak bir nokta bulma olayi bende de var.

hafizam asiri gucludur. dolayisiyla bu bilgileri belirli sekillerde birlestirerek context olusturup understandingimin/kavrayisimin da yuksek oldugunu dusunurum. tabi yorumlar konusunda herkes katilmiyor olabilir. cunku akil afedersiniz sik gibidir herkesinki en buyuktur, iyisidir ama hicbir zaman ortada degildir, olcemezsiniz. iddiali olanin masada kazandigi bir durum olusuyor.

bu noktada ben de sorguluyorum gercekten zannettigim kadar akilli miyim onemli bir soru. bunu da hayatta karsima cikan problemleri cozebilme seklimden evet diye cevapliyorum. yani kelimenin tam anlamiyla sifirdan dogru hamleleri yaparak, zor problemleri cozerek 0 privilege ile dunyanin en onemli ve rekabetci ulkesinde, dunyanin top sirketlerinde calisabiliyorum. eger ciddi zeki olmasaydim, bu sureclerden birinde fail ederdim. ve bu basariya cok calisarak ulasmadim, cunku kendi ilgi duymadigim konularda cok caliskan degilim. ama 80/20 kuralini sezgisel bir sekilde kavrayip stratejik yerlere yonelmeyi iyi yaparak ulastim.

dolayisiyla gercek hayattan feedback alabilmek cok onemli. kendi kafasinin icinde yasayan bir insan sanrilar icerisinde kendini akilli zannederek bir hayat gecirebilir. disaridaki gerceklikten feedback alip onaylanabilmek ve uymayan yerlerde kendini guncelleyebilmek onemli. ben de egitim/is gibi sosyal pratik sureclerde aldigim feedbacklerden basarili oldugum sonucuyla, bu feedback'i yeterince alamadigim felsefe, sosyoloji, politika gibi konulardaki cikarimlarimin da dogru olmaya daha yakin oldugunu varsayiyorum. cunku gercek hayat gundelik problemlerini basariyla cozen zeka, soyut problemlere cevap arayanla ayni zeka.
0
antikadimag
(06.07.25)
@arbre ahahaaha, abi duyurularını sikreterine mi yazdırıyorsun? Burada bilgili halinden eser yok.

Soruya cevabbb: çok nezaket yüklü İngiliz Saray Terbiyesi almış birisi olduğum için hafife alırlar. Bulunduğum iş kolunda akıl verirler, yönlendirirler 50 tane şey söylerler. Ama ben konuşmaya başlayınca ooOooooOOOOooo oluyorlar.

Sosyal ortamlarda ise hep akıllı, zeki, güleç biliniyorum. O konuda iyi rol yabarım.
0
Shepard
(06.07.25)
Cok bilgili zannediliyorum ama degilim
0
Kittie
(06.07.25)
Mal sanıyorlar beni. Başlangıçta bilgili, donanımlı imajı vermiyor olabilirim.
0
sekizdokuzon
(06.07.25)
sekizdokuz,

öylesin zaten.
0
feastofthedamned
(06.07.25)
Baska bir malın sana mal demesi seni ya opposite mal ya da maloglu mal yapar. Bence ikincisi:p
0
sekizdokuzon
(07.07.25)
(10)

Kendinizle ilgili en olumsuz düşünceniz?

sekizdokuzon
En depresif zamanlarınızın en kuvvetli düşüncesi ne oluyor?Benimki: Hayatının sonuna kadar kendini eksik ve yetersiz hissedeceksin.Biraz da melankoli. Sizinki nedir? Olumsuzu da konuşalım.Teşekkürler.
En depresif zamanlarınızın en kuvvetli düşüncesi ne oluyor?

Benimki: Hayatının sonuna kadar kendini eksik ve yetersiz hissedeceksin.

Biraz da melankoli. Sizinki nedir? Olumsuzu da konuşalım.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(04.07.25)
Bir insan ufak dahi bir hata yapsa tartışsak inanılmaz soğuyorum, kısa süreli de olsa bir nefret hissediyorum atlatmam zaman alıyor.
0
ekimoloji
(04.07.25)
majör depresyon.

hayatımı kendim kontrol edemiyorum gibi geliyor. şimdi iyi olabilirim ama altı ay sonra tamamen raydan çıkmayacağımın garantisi yok. 31 yaşındayım ve şimdiden çok yorulduğumu söyleyebilirim. 3-5 senede bir "aha da kendimi asacam11!!1!" sürecine girmek, sürekli tetikte olmak, normal bir hayat yaşamak için x3 efor sarf etmek filan beni acayip boğuyor. şansıma iyi bir ailem oldu, onlar olmasa çoktan intihar ederdim muhtemelen. yaşam amacım da öyle ani olmayan, 60-70 yaşında gelecek bir ölümle gitmek yani bu kadar. bu süreçte başıma herhangi bir güzel şey gelirse kendimi şanslı sayacağım, o noktadayım. terapist de dediydi en ufak fırsatını bulunca kendini gösterir diye. yani ne gerek var anlamıyorum, keyifli keyifli yaşa işte ya zaten ölcen niye depresyona giriyosun acayip sinir bozucu bi şey. sürekli kendimle mücadele vermem gerekiyor ve hala nasıl yapacağımı tam olarak bilmiyorum. terapi iyi hoş da bi yere kadar yardımcı oluyo yani para karşılığı oturup seni 45 dakika dinleyen bi insan mevzuyu bence çözemiyo açıkçası.
0
der meister
(04.07.25)
cok tahammulsuzum ve insanlardan cok fazla beklentim var. bu beklentiler karsilanamayinca da cok ters ve sert biri oluyorum.

hayati chill modunda yasayamadim hic. hep bir mucadele, hirs oldu. bu beni hayatin icinde tuttu ve basarili olmami da sagladi. ama yipratici da oluyor.

muhtemelen kokenleri de yasadigim zor hayattan geliyor. nihayetinde ciktim o kosullardan ama kurt gecirdigi ayazi unutmuyor. formative yillarda uzun uzun yasanmis hayat tecrubeleri insani cok belirliyor. yani 20 yasina kadar nasil yasadigi cok onemli bir insanin.
0
antikadimag
(04.07.25)
@der meister: benim de majör depresyon geçirmişliğim var. Buradan sonra akıl vericem gibi geliyor ama vermiycem :p Hala hayattayim demek için yazıyorum.
0
🌸sekizdokuzon
(04.07.25)
Kendime karşı hiç özşefkatim yok. Bunu geç fark ettim üzerine çalışıyorum ama yine de başka insanlara karşı gösterdiğim hoşgörüyü kendime göstermiyorum. Kendi içimde kendime karşı acımasızım.

Yardım isterken çok utanıyorum. Mümkün mertebe de istemiyorum zaten. Kendi başıma hallediyorum. Çevremde o zaten halleder tarzı bir algı oluşturdum istemeden. O yüzden teklif eden de olmuyor gerçekten gerekli zamanlarda ki bazen çok ihtiyacım oluyor buna. Bunu dile getiremediğim için kendime kızıyorum. Her şeyi etrafına yıkan bazı insanları içten içe küçük görüyorum ayrıca.
0
kullanicadi
(04.07.25)
Karı kız ilişkilerim zayıf. Bir kız ne kadar sinyal verirse versin ben anlamıyorum. En olumsuz düşüncem bu olabilir
0
messina123
(04.07.25)
Kararsızlık.
0
Amaranta ursula
(04.07.25)
hedonist yasam, tutkularin kolesi olduk. bundan memnundum ama rahaizlik vermeye basladi. zaman disiplin zamani.
0
gule gule
(04.07.25)
Duygu kontrolüm hiç yok. Bir öfkelenme dalgası geldiğinde inatlaşıp olayın üstüne gitmeye çalışıyorum. Aklımdakileri düşünceye dökemediğimden (bazı harflere dilim dönememesinden dolayı dezavantıjım var) haklı olsam bile karşı taraf lehine kullanıyor bunu.

Bununla birlikte ve bundan ayrı, oluşturduğum rutinin biraz sekteye uğruyor. Yapmaktan hoşlandığım hobilerim bir süre çok anlamsız oluyor.

Biraz umursamaz oldum ama eskisi kadar değil.
0
put it in your appropriate place
(04.07.25)
Kendime karşı acımasız olduğum kadar çoğu insana anlayisliyim. Müthiş bir dengesizlik diyemem ama ipin ucu bazen çok kaçıyor.
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
(24)

bugün türkiye nüfusu 50 milyon olsaydı ne olurdu?

messina123
50 milyon nüfus ve mülteciler olmasaydı ne olurdu?chatgptye göre-istanbul nüfusu 7-8 milyon olur ve çok fazla büyük şehir olmazdı.-toplumsal uyum daha yüksek olurdu.-hizmet kalitesi daha yüksek olurdu.-bazı işlerde işgücü açığı olabilirdi.-konut fiyatları daha düşük olurdu.-Siyasi söylemler daha az
50 milyon nüfus ve mülteciler olmasaydı ne olurdu?

chatgptye göre
-istanbul nüfusu 7-8 milyon olur ve çok fazla büyük şehir olmazdı.
-toplumsal uyum daha yüksek olurdu.
-hizmet kalitesi daha yüksek olurdu.
-bazı işlerde işgücü açığı olabilirdi.
-konut fiyatları daha düşük olurdu.
-Siyasi söylemler daha az kutuplaşmış olurdu.
-Doğa tahribatı daha sınırlı kalırdı.
-Devletin vergi gelirleri düşük olurdu.
-Küresel ölçekte daha az etkili bir ülke olurduk.
-Xenofobik (yabancı karşıtı) eğilimler artabilirdi.
-50 milyonluk Türkiye, İran, Mısır gibi bölgesel rakipleriyle askeri veya siyasi anlamda başa baş bir pozisyonda olmaz. Etki gücü düşer.

sizin fikriniz ne?
0
messina123
(04.07.25)
nasıl bir 50 milyon ama? yaşlı nüfus mu? yeni büyüyen ve 50 milyona ulaşmış bir nüfus mu ne? 1980'lerde 50 milyon nüfustuk mesela. 1985 türkiyesini mi soruyorsun? çok iyi eğitim almış 50 milyon nüfus mu hangisi?
0
avatar is back
(04.07.25)
şu anki 85 milyon nasılsa öyle bir 50 milyon.

yani yüzdelik dilimler birebir aynı
0
🌸messina123
(04.07.25)
daha mutlu olurduk. söylenenlere o açıdan katılıyorum.

mesela daha az konut yapardık.
belki marmaray, metro, üçüncü köprü gibi şeylerimiz olmazdı.
şehirlerarası bu kadar yol yapılmazdı.

ama daha fazla yeşil alanımız olurdu.
ekonomik olarak daha güçlü olup olmayacağımızı bilmiyorum. bu salt nüfusla ilgili bir şey değil.

ai'ya bir de "bence yanlış biliyorsun, nüfusla bunların alakası yok, daha yüksek nüfus rekabet ve hizmet kalitesindeki artış anlamına gelir. ayrıca konut talebi olduğu için toplu konutlar yapılarak yaşam maliyetleri de düşürülür" yaz bakalım neler diyecek. kendisi manipülasyona oldukça açık ve yaratıcı.
0
biseysorcaktim
(04.07.25)
Konu nüfus sorunu değil, zaman zaman dünya için de sorun nüfusmuş gibi konuşuluyor fakat dünya bundan daha fazla insanı da refah içinde yaşatabilir

Tekrar edeyim konu nüfus değil, bölüşüm, yeniden dağıtım/ redistribution sorunu
0
grimavi
(04.07.25)
Nüfusla alakasi yok. Listelediklerinin hiçbirisi olmazdi buna emin ol.
0
feastofthedamned
(04.07.25)
Konu nufus sorunu degil diyenler sicakta fazla dolasmasin, sonuclari kotu oluyor:) Demokrasi eksikliginden sonra ulkenin en buyuk sorunu kaynaklarin yetmemesi sorunudur. Barinma, ulasim, istihdam, egitim sorunlari hep bu nufus yuzunden. Kaynaklar yetmiyor bize. Ulkede nufusun dagilimi da buyuk sorun fakat Turkiye bu haliyle bu nufusu besleyecek bir ulke degil. O yuzden zaten emekliler kus kadar maas aliyor, ulkenin yarisi asgari ucret alip surunuyor
0
freedonia
(04.07.25)
ben 65 milyonluk zamanları hatırlıyorum. bulunduğum şehir daha tenhaydı. çok daha huzurluydu. şimdi keşmekeş, gürültü, koku...
0
ya ben lan neyse
(04.07.25)
eskiden olsa düzelir derdim ama artık nüfus da kurtarmaz sanki. her sene bir öncekini aratıyor.
0
nothing in my way
(04.07.25)
thanos'un siklatmasiyla 50 milyona dusecek olsa super olurdu. kisi basina dusen milli gelir artardi. sehirlerin problemleri ve konut problemleri ortadan kalkardi. issizlik azalirdi.
0
antikadimag
(04.07.25)
Listedekilerin hiçbirinin nüfusla alakası yok.
Daha iyi ya da daha kötü olmamızın da nüfusla bir alakası yok.
Listedekilerin tamamı ve daha iyi olmamız veya daha kötü olmamız tamamen yönetimle alakalı, yani seçtiklerimizle alakalı yani cehaletimizle alakalı.
0
Mirket
(04.07.25)
En kötü Polonya olurduk.
0
halitkin
(04.07.25)
1 milyon bile olsa hiçbir değişiklik olmazdı.
0
sanal hayvan
(04.07.25)
Nufusla alakasi yok ya.
Cocugun sadece 20 kisilik sinifta okuyacak,
sadece kira, ev, araba fiyatlari 9-10 kat dusmus olacak,
sadece esnaf seve seve ya da ss fiyatlari indirecek
sadece parkta bahcede bankta yayila yayila saatlerce oturabileceksin
sadece hastanede 2 ay emar sirasi, 3 ay ameliyat sirasi beklemeyeceksin
sadece bos yollarda araba kullanacaksin, trafik olmayacak
sadece otobusunde, metronda oturarak, kitabini okuyarak gideceksin
bunun gibi ufak seyler farkedecek sadece. Goruldugu gibi hepsi onemsiz, fasa fiso seyler. Nufusla alakasi yok yani:)
0
tantamount_to_equivalent
(04.07.25)
devletin vergi gelirleri eger kacagin onune gecilirse dusmez, kacak cok.

kuresel olcekte nufus azligi zayiflik gostergesi olsaydi israil'in nufusu 10 milyon kimse sesini cikartamiyor, nufus = guc tipik sagci kafasi.

80lerde "kendi kendine yeten nadir ulkelerden" diye okutulurdu. ozal ile fastfood'a alistik, simdi tipik bir obez gibiyiz. tarimin hayvanciligin icine ettiler, min. 3 cocuk kafasi ile tuy diktiler. ustune bir de gocmen doldurdular.

yonetici olsam once gocmenlerin alayini sepetlerim, amerika takir takir adam toplayip yolluyor. o arada siniri guclendiririm, kacak geceni indiririm. vergileri sikilastiririm, cocuk olayini da gelire gore yaparim, gelir yoksa max. 1, arttikca cocuk sayisi artar.
0
cooperr
(04.07.25)
55 milyonluk Türkiye'de 55 kişilik sınıfta ilkokul okudum. Üstelik ilk 20 büyük şehirden birinde. Üstelik "pilot" bir okulda...

5. Sınıfta sınıf 40 kişiye düştü. Çağ atladık gibi oldu...

Türkiye nüfusu 55-60 milyonken emin olun, hayat daha zordu. Her anlamda...

Bence sıkıntı nüfusta değil. Sosyal medya devrimi sonrası asıl sıkıntı...
0
yadigar
(05.07.25)
Yaşam kalitesi daha yüksek olurdu. İşsizlik olmazdı. Konut sorunu olmazdı. Eskisi gibi olurdu. Eskiden en boktan bölüm okuyan kamuda bir masa kapıp 1 ev 1 yazlık 1 araba yapardı. 90'lar Türkiyesi
0
runaway
(05.07.25)
Nüfus azaldıkça ölçek ekonomisini düşünmüyorsunuz sanırım arkadaşlar. Şu anki altyapıyla 50 milyona düşeceğini varsayamazsınız. Aynı şekilde okul sayısı sınıf sayısı, sağlık hizmeti sunan kurumların ve donanımının sayısı, toplu taşıma araçları sayısı da doğal olarak orantılı olarak düşer böyle bir ülkede.
0
sanal hayvan
(05.07.25)
Sanal hayvan +1

Ben de birim maliyet üzerinden örnek vermeye gelmiştim

Siz 80 milyon kişinin yarattığı katma değeri ve geliri 40 milyon kişiye paylaştıracağınızı düşünüyorsunuz

Nüfus yarıya inince sağlık eğitim ulaşım gibi hizmetlere ayırdığınız bütçeniz de yarıya inecek

Devlet 100 öğrenci için 100 birim para ayırabiliyorsa 50 öğrenci için yine 100 birim para ayıramayacak, çünkü bütçesinde 50 lira parası olacak o zaman

Birim maliyetler çok değişmeyecek, bu yüzden de refah artışı sadece nüfustan dolayı iyileşmeyecek
0
grimavi
(05.07.25)
80 milyonun yarattigi katma deger denmis de sanki burasi almanya herkes kalifiye, catir catir uretimdeyiz, sanayi oturmus dunyaya acilmisiz yardiriyoruz.

50 milyonluk turkiye'de 80lerde 65 kisi ilkokulda siralarda 4 kisi oturarak bitirdim. ama o siniftan 10-15 kisi saglam okullara girdi, galatasaray, istanbul erkek gibi okullara ogrenci gitti. bugun hangi devlet ilkokulu bunu yapabilecek duzeyde, bana bir tane isim verin.

hersey sayi degil, bunu anlamadiginiz surece bizden bir cacik olmaz..
0
cooperr
(05.07.25)
Kısaca şunu söyleyeyimm. Evet. Her şey sayıdır. Evren sayıdır. Yan sınıftan macır elemanın galatasaraya girmesi de ancak istaitsiktir.
0
sanal hayvan
(06.07.25)
@yadigar arti 1.

cok fazla nufus ile gelismislik ile dogal olarak ters korelasyon var ama yadigar'in dedigi gibi nufus 50 milyonken benim sinif da 50 kisiydi :D simdi 50 kisilik sinif oldugunu sanmiyorum.

digerlerinin de dedigi gibi su anki sorunlarin cogu nufus 50 milyonken de vardi.
0
baldur2
(06.07.25)
@baldur2: bu zamanda milet 50 kisilik sinif bulsa zil takip oynar, okul kalmadi cunku, adim basi imam hatip acip, tum okullari imam hatipe cevirip mahvettiler egitimi, kendi cocuklarini Amerikalarda okutup, halka imam hatibi laik goruyorlar
0
freedonia
(07.07.25)
60 milyonluk Türkiye'yi hatırlıyorum 90'larda, öyle uçup kaçmıyorduk, mesele nufus değil aslında, nufus artış hızı, türkiye kurulduktan sonra çok kısa sürede nüfusu çok arttığı için çok fazla sorun yaşadı/yaşıyor. Belli yerlerde sabitlensek aslında çok daha kolay yönetilebilir bir ülke olurduk.

yalnız 60 milyonluk türkiye'de şehirler çok daha yaşanabilirdi, arabalar cok yoktu, daha sesiz sakindi sokaklar, ayrıca taşra yerlerde (ilçeler, belediyeler, küçük iller hatta köylerde) de çok daha canlı bir yaşam vardı, kimsenin büyük kente geleyim derdi yoktu, doğduğu yerde devam ediyordu herkes.
0
gezegen olan pluton
(07.07.25)
hersey sayidir evet, mesela kilosu olmasi gerekenin ustunde olan birisi obezdir
her sayi pozitif katma deger saglamaz.

nufus da eger yarisi gereksiz kalabalik ise obezlik gibidir.
turkiye 70lerden beri obez. cunku ozal da obezdi, demirel de.

cunku sagcilarin tek bildigi sey gozle gorunen, elle dokunulabilen sayidir. daha cok yol, kopru, okul vs. ama okulun ici bos olabilir, onemli degildir. yollar yapilir, sonra ilk selde coker, ama onemli degildir.

hizlandirilmis tren diye dandik birsey icat edilir mesela, niye cunku daha hizli gitmek daha iyidir, al sana sayi. sonra tren ilk virajda patlar cunku altyapi hazir degildir. ona da fitrat denir. yersen.
0
cooperr
(07.07.25)
(8)

sürekli yanan farlar

sir gawain
eskiden benim bildiğim farlar hava kararınca yanardı. şimdi otomatik farlı arabalara bakıyorum, yaz günü öğle 12 aydınlığında bile hepsinin ön farları yanıyor. niye böyle?
eskiden benim bildiğim farlar hava kararınca yanardı. şimdi otomatik farlı arabalara bakıyorum, yaz günü öğle 12 aydınlığında bile hepsinin ön farları yanıyor. niye böyle?
0
sir gawain
(04.07.25)
spirit crusher
(04.07.25)
Güncel arabalarda far otomatiktir. Gündüz farı hep yanar. Modeline göre onu da kapatıyorsunuz
0
limonlu eksi
(04.07.25)
(bkz: gündüz farı)

daha yeni, otomatik farlı arabalarda tünele, köprü altına vs. girince normal farları da yakabiliyor. çıkınca kapatması biraz uzun sürebiliyor. otomatik farlar akşam hava tam kararmadan da yanıyor genelde.

bildiğim kadarıyla gündüz farı kapatılamıyor ama otomatik farlar kapatılabiliyor.
0
inheritance
(04.07.25)
gündüz farıdır o. diğerleri otomatik zaten
0
jelly bear
(04.07.25)
tunele falan girince cok fark ediyor ondeki arabalarin sizi gormesi acisindan. fari kapatmamak lazim.

yeni modellerde araba ambient isik durumuna gore ayarliyor.
0
antikadimag
(04.07.25)
arac standartlari degisiyor, surekli far yakmak gorunurlugu arttiriyor.

eskiden araclarda airbag'de yoktu, 1990 gibi cikti.
0
cooperr
(04.07.25)
2007 model volvo aracında farlar sürekli yanıyor. Kapatma gibi bir durum yok
0
primetime
(05.07.25)
koldaki ayardan otomatik yerine off a alirsan calismaz,
ama tünel vb karanlik yere girince duruma göre uzunlari bile acmasi iyi oluyor.

Gündüz farı göz almaz ama led takacagim diye kelvini lümeni yuksek ledler takiyorlar onlar göz aliyor hep.
0
designer
(05.07.25)
(19)

akplilere soruyorum vicdanınız rahat mı?

messina123
melih gökçek ve hayatında 1 gün bile gerçek bir işte çalışmamış oğlu osman gökçek değil de ekrem imamoğlu başta olmak üzere chp'li belediye başkanları, fatih altaylı gibi gazetecilerin içeriye alınmasından rahatsızlık duyuyor musunuz? vicdanınız rahat mı?
melih gökçek ve hayatında 1 gün bile gerçek bir işte çalışmamış oğlu osman gökçek değil de ekrem imamoğlu başta olmak üzere chp'li belediye başkanları, fatih altaylı gibi gazetecilerin içeriye alınmasından rahatsızlık duyuyor musunuz? vicdanınız rahat mı?
0
messina123
(04.07.25)
akp menfaat partisi. ideolojisi yok. o yüzden vicdanın rahat mı diye sormak çok saçma
0
runaway
(04.07.25)
Son gelişmeler o çevrede de rahatsızlığa neden oldu, onlar da insan da işte önemli olan hak, hukuk değil siyasilerin kariyeri. İki taraf da bunun farkında. Aslında bence iki taraf da bunun değişmesini umut ediyor.
0
sekizdokuzon
(04.07.25)
çevremde maalesef bir sürü akpli var. açık söylüyorum vicdanları çok rahat.
ofiste var mesela bi tane. ekonomiye sövüyodu geçen gün.
peki bugün seçim olsa kime oy vereceksin diyorum. akp diyor.
çok sevdiğim ve maalesef akpli olan birine dedim ki "her şeyi bırak sence insan olarak iyi bi insan mı?" dedim. "ben çok iyi bir insan olduğunu düşünüyorum" diyor.
her ikisi de 28 şubatçı. bu giderse bizim karılarımızı kızlarımızı zorla açık saçık gezdirecekler diyolar.
bu kişilerin biri DOKTOR. bildiğiniz hasta olduğunuzda yardım istediğiniz biri. insan olarak da çok iyi biri ama zihniyet bu.
yıllarca okumuş insan bunu diyorsa bu ülkenin okumamışlarını yabana atmamak lazım.
üzülerek ve içim kan ağlayarak hep söylüyorum.
malum şahıs ölmediği sürece iktidar. ölürse de gelen kişi "onun emaneti" denilerek iktidar.
nasıl tepemizden inerler cevabı bende var ama halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek istemem.
0
matilda
(04.07.25)
Melih ve Osman içeri atılsa hak ettiklerini düşünürüm. Fatih de daha fazlasını hak ediyor, Ekrem de, Tunç da… Binaenaleyh, herhangi bir siyasi (buna akp’liler de, chp’liler de, dem parti, mhp, zp vs. dahil) içeri atılsa üzülmem. Fatih Altaylı gibi “gazeteci” lere hiç mi hiç üzülmem. Doğan Yurdakul, Mustafa Balbay gibilerine üzülmüştüm. Ahmet Şık ve Nedim Şener’e üzülmüştüm. Muhtemelen bugün ikisine de üzülmem…

Üzüntüm Ekrem gibi klasik menfaatçi iş adamlarının, Fatih gibi bir derde derman olmamış her devrin adamı şahısların kahramana dönüşmesine…
0
yadigar
(04.07.25)
akp’liler gündemi senin benim kadar takip etmiyor. kemik seçmen kitlesi olan anadolu köylüsü ‘vardır bir sebebi’ deyip geçiyor. o yüzden merak etme, hepsinin vicdanı rahattır.
0
sir gawain
(04.07.25)
çok rahatlar. fazlasıyla rahatlar. eğer karar mercini vicdan yaparsan herkesin vicdanı kendine çalışır, kimse de kalkıp bence kötü demez.
0
duyurukullanıcısı
(04.07.25)
Ak partili değilim su an çeşitli sebeplerden ama 2018 öncesi oy verdim çoğu seçimde, vicdanım rahat.
0
mbond
(04.07.25)
guce tapan insan cok. ahlaki pusulasi olmayan insan cok. bunlar toplumda azinlik degiller. genis genis yasiyorlar.

cogu akp'linin dusuncesi su: bizimkiler de yapiyor ama en azindan muslumanlar. ve buna okeyler. zaten dinler kendi ahlak paketleriyle gelirler. mesela oldurmeyeceksin denir ama din icin oldurursen sorun yok. calmayacaksin ama din icin calarsan sorun yok gibi gibi.

bu bir guc mucadelesi. ama herkesin bir akp'lilik seviyesi var. bu sekilde giderse oy kaybedecekler de, bir sonraki secim olmasa, veya adaylar hapisteyken olsa ne olacak? tayyip'in yapmaya calistigi sey sivrilmis herkesi hapise alarak kk seviyesi adaylarla yarisa girmek. oyle olursa yine kazanir.

bu sikayetci olanlar sandiga giderken abi bi yanda tayyip, bi yanda x kisisi. ona mi oy verecegiz diyip yine oy atarlar. bu ortam olusmadan akp secime gitmez. yargi, asker, polis, burokrasi, medya her mekanizma akp'de su anda. erdogan istemedigi surece gitmez. bu gucu birakip gidemez. gitmek istese etrafindakiler izin vermez. cunku yedikleri herzelerden sonra kusura bakmayin beyler kaza oldu denilecek bi durum yok. guc yuzugu yozlastiriyor insani.

biz bu gunleri taa 2011 secimi oncesi anlatiyorduk da o zaman ulkede sicak para bollugu ve zenginlik oldugundan anlamiyordu ahmaklar.
0
antikadimag
(04.07.25)
Biri ak parti diyorsa turnusoldur, şaşmaz. (Soruya cevabım yok, Allah’ıma şükür bir kere bile oy vermedim)
0
ekimoloji
(04.07.25)
Partinin adini akp diye söyleyerek yok ettin, aferin.
0
mbond
(04.07.25)
@mbond

seni 2018'de durduran şey neydi peki? neden 2018 mesela. 2018'de hangi hassasiyetten ötürü vazgeçtin oy vermeye de 2018'den önce oy veriyordun?

vallahi merak ettim. samimiyetin için de teşekkür ederim.
0
makbur
(04.07.25)
@makbur, tam spesifik olayı hatırlamıyorum ama ana baslik olarak, rüşvet, iltimas, adamcilik basligi altindaki şeyler, öncesinde yok muydu diyeceksin, vardır belki ama iddiaların gücü tartışmalı seviyedeydi. Hele kabaca ilk 10 yillarindaki meseleler “koyluye anani da al git dedi” gibi zorlama meselelerdi.
Mesela ekonominin durumu umurumda olmazdi. Tabii yukarda bahsettiğim konular dışında. Kotu yönettiler diye cok umursamazdim. Kendi ailem ve çevresindeki çoğu kişi 2002 öncesi düşük gelirlilerdi. Çoğu hala oyle ama gene de 2010’lari falan gec bugün bile o zamanlara gore daha rahat yaşıyorlar.
0
mbond
(04.07.25)
@mbond

"vardır belki ama iddiaların gücü tartışmalı seviyedeydi."

hocam o zamanki özelleştirmeler (özelleştirme kötüdür demiyorum ama memleketin nesi var nesi yok yok pahasına peşkeş çektiler etraflarına), kemal unakıtan -ya kemal unakıtan diye bir adam vardı ya nasıl unutursunuz-, melih gökçek'in yediği naneler..

fetö işbirliği ile ergenekon balyoz operasyonlarıyla namuslu askerleri öldürme.. bülent arınç'a suikast (!) yapılacak diye kozmik odayı fetöcülere açtırtıp memleketin bütün savunma, olağan üstü hal, svaş planlarını sırlarını abd'ye satma.. (800 civarı yurtdışında çalışan istihbaratçının açığa çıkması..)

kürt açılımı bahanesiyle ölmüş pkk'yı diriltme..

yani bunların hepsi 2018 öncesiydi. bunları görüp bilip, vicdanım rahat akp'ye oy attım diyorsan o zaman eyvallah.

"Çoğu hala oyle ama gene de 2010’lari falan gec bugün bile o zamanlara gore daha rahat yaşıyorlar."

biz üç kardeştik, annem çalışmıyordu; babamın da gayet kötü bir işi vardı. üçümüz de devletin en iyi okullarında okuduk, dershaneye gittik, servise bindik vs vs bu bahsettiğim yıllar 90'lar ve 2000 başları. şu anda düşünüyorum, hangi aile böyle bir performans sergileyebilir acaba diye? yahu devletin okulu diye bir şey kalmadı. çocuğuna düzgün bir eğitim aldırmak istiyorsan özel okula göndermen şart. eğitimde fırsat eşitliğini bitirdi adamlar.

vallahi inanamadım yazdıklarınıza.
0
makbur
(04.07.25)
Ne akpli ne de chpli değilim. Hayatımda bir siyasi partiye üye bile olmadım.
bahsettiğin şahısların tutuklanmasından hiç rahatsız değilim. Olmam gerektiğini de düşünmüyorum.
Ülkenin en iyi üniversitesinde siyaset bilimi okumuş biri olarak söylüyorum bunları.

Rüşvet yolsuzluk ve indire gandicilik muhalefeti iktidarı ayırt etmeksizin herkesin ve hepsinin kanında var. Kimse kendini sütten çıkmış ak kaşık sanmasın. Buna kendini bile inandıramaz çünkü.

Üniversite sınavında barajı bile geçemeyip parasıyla girdiği denkliği bile olmayan bir binadan tam puana yakın koskoca istanbul üniversitesine babasının nüfuzu sayesinde katakulli ile geçen birini savunmaktan bence herkes utanç duymalı.

Ben köpek gibi gecemi gündüzüme koyup kazandım okulumu. Bu bana haksızlık ulan ilk önce!
Hırsızların peşinden giden de hırsızdır benim gözümde. Ve türkiye’de ve dahi pek çok yerde siyaset tüm aktörleriyle aynıdır. Hepsi yozlaşmıştır. Bunu görecek cesareti olmayanlar ucuz tarafcılık oynar. Kendisinin iyi karşındakinin kötü olduğuna inandırır kendisini. Bir çeşit afyonlu olma hali işte. Paralize olmuşsunuz siz.

Fatih altaylı denen herif klasik bir sahibinin sesi. Hangi onurlu gazetecinin torununun torununa yetecek kadar parası olabilir?
Ona üzüleceğinize gidin sokaktaki kedilere üzülün.
Bir kap mama bir kap su.
0
ezkaza
(04.07.25)
Burdan son kez yazayım konu uzamasın diye, bir sorunuz olursa mesajla cevap verebilirim.

Özelleştirme konusunda her kurumun durumunu tek tek bilmiyorum ama mesela SEKA'nın durumuna yakından şahittik, çalışanlar resmen çiftliğe çevirmişlerdi, aynı bugünkü belediye çalışanlarının maaşları muhabbetlerine benzer şeyler oluyordu. Üstelik pek çalışılmıyordu da, daha kötüsü fazla mesai falan da ayarlıyorlardı. Yoksa en azından derdim ki işçiler ne yapsın devlet iş getiremiyorsa.

Kemal Unakıtan olayını hatırlıyorum. İlk mesajımda da belirtecektim aslında bir örnek olarak. O ilk kayda değer meselelerdendi ama onu çok uzun süre tutmadan uzaklaştırdılar. Ben bunu bireysel olarak değerlendirdim. Zaten yaşım da küçük o zamanlar.

Kürt açılımı PKK'yı canlandırdı meselesi biraz subjektif. Bunlar bir dönem çekildi. Başka bir dönem geri geldiler. Dış destekli bir örgüt, yarın birşey olur gene eylem yaparlar ya da gene dururlar. Bitirildi veya canlandırıldı olarak görmüyorum.

Genel geçimle ilgili notlarınıza da ben şaşırdım açıkcası. Bir de o dönemler asgari ücret nerdeyse hakaret olarak görülüyordu ona rağmen. Bazı şeyler mesela ev almak bugüne göre çok kolay olabilir. Ancak genel geçimde falan siz rahattık diyorsanız biz herhalde şu katmanlı dizideki bodrum katında falandık. İnanılmaz dikkat ediliyordu harcamalara ve akraba komşu çoğu insan böyleydi.

Diğer yazdıklarınızın durumunu tam bilmiyorum. Duymadım anlamında değil tabii ki duydum. Şu an hala güncel durumu bilmiyorum. Ekşisözlük veya burada yazılan şeyleri yıllardır okurum ama buralarda bariz bir şekilde seküler/kemalist fanus içinden bakış var. Objektifliğine güvenemiyorum. Objektif olunmadığını gösteren en bariz örnek fetönün TSK kadrolarına vs saldırdığı dönemde söylenen herşeyin peşinen yalan olduğu söylendi (yalan değildi demiyorum) sonra ak parti ile papaz olduklarında ise gene aynı fetönün yaptığı her türlü operasyon haklı ve doğru kabul edildi. Ak parti hakkında bu ortamlarda söylenenlere inan demek, benim size aç a haberi ve söylenenlere inan demem gibi birşey. Ben vatandaş olarak kozmik odadan bilgi alınıp ABD'ye satıldığını nereden bilebilirim.

Bütün bunların yanında bir de içinde bulunulan kesimin etkisi var. Çok koyu olmasa da muhafazakar bir çevredeyim. 90'larda falan ana akım medyanın, elitistlerin falan açıktan aşağıladığı bir çevre. Bugün burada hala benzer yaklaşımlar devam ediyor. Seçimlerde potansiyeli olan partiler de ortada, hiç oy vermemek de tercih edilebilirdi tabii benim için bu durum 2018 yılına kadar sürdü. O noktadan sonra artık denge fazla ak parti leyhine gelişti ve nihayetinde bir daha oy vermemeye karar verdim.

Son not: devleti bağlı bir yerde çalışan, devlet memuru, devlete iş yapan bir tane bile akrabam 2002 öncesi ve sonrası olmadı. Yani bizim aile değil sülale bazında ak partinin hükümette olmasının hiç bir doğrudan faydasını görmedik.
0
mbond
(04.07.25)
@ezkaza

"ülkenin en iyi üniversitesinde siyaset bilimi okudum" diyen biri olarak, tek 1 adamın bir ülkeyi 23 yıldır yönetmesini nasıl değerlendiriyorsun acaba?

@mbond

uzun cevabın için teşekkür ederim, ben de alacağımı aldım. yalnız sadece 1 şey diyeceğim, tsk fetö kurmaca da akp'ye niye değil diye.

kardeşim ayakkabı kutularına o paraları fetöcüler koydu kumpas dediler, iş geçtikten sonra o paraları mahkeme kararı ile geri aldılar :))))

bunun için olabilir mi acaba :)))
0
makbur
(04.07.25)
ben, vicdani olan kimsenin akp'ye oy attigini görmedim. soru oksimoron barindiriyor bu sebeple.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.07.25)
çok rahat. chp belediyesinde çalışmış azıılı bir muhalif olarak söylüyorum bunu. dönen yolsuzlukları bilseniz hepiniz ertesi gün akp'ye üye olurdunuz.
0
zeleno
(05.07.25)
@konusma +1

ya ahlak ya akil. ikisi tamsa oy vermesi mumkun degil. cok cok netim bu konuda. biri veya ikisi eksikse vurur muhru.
0
antikadimag
(05.07.25)
(19)

ne zaman kitap okuyorsunuz?

sonsuz
gün icinde, hafta icinde, yil icinde hangi zamanlarda kitap okuyorsunuz?
gün icinde, hafta icinde, yil icinde hangi zamanlarda kitap okuyorsunuz?
0
sonsuz
(02.07.25)
Sabah işe giderken
Akşam işten dönerken
0
ebeş
(02.07.25)
ekser akşam saatleri işten sonra. hafta sonları evdeysem kahvaltı sonrası.
0
biravekahve
(02.07.25)
sesli kitap sayılırsa: arabadayken, yürüyüş yaparken, evde yemek hazırlarken
0
inheritance
(02.07.25)
Genelde haftaiçi saat 21:00 den sonra okuyorum. Günün sevdiğim bir kısmı; iş tamamlanmış, yemek yenmiş, kendime ayırdığım sessiz sakin ortamda dinlendirici oluyor.

Yazın çok sıcak havada konsantre olmaktan biraz zorlanıyorum, onun dışında sorun yok. Yıl içinde sormuşsun ona da cevap vereyim dedim.
0
Lethe
(02.07.25)
Kurgu ise yatmadan önce kurgu dışı gün içinde.
0
anon1m
(02.07.25)
canım istediğinde.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.07.25)
gece yatmadan önce. çoğunlukla bir sayfa okuduğum gibi dalıyorum. iyi mi yapıorum kötü mü bilmiyorum. ama bu şekilde okuyan biri kitap okuyorum sanrısına kapılmamalı.
kindle'dan okuyorum çünkü hem karanlıkta okunabiliyor hem tek elle tutulabiliyor.
kindle'da olmayan basılı kitapları bi türlü bitiremiyorum.
gün içinde, sokakta, metroda, kafe'de, birini beklerken falan okuma huyum 0'a indi. hepsinin yerini telefon twitter, eksi falan aldı. bir türlü geri döndüremedim. halbuki o anları kitapla doldurmak çok iyi oluyordu.
0
biseysorcaktim
(02.07.25)
aksam ya da yatmadan once
0
koela
(02.07.25)
@birseysorcaktim arti 1. aynisini yapiyorum. kitap okuyorum amac olmuyor arac oluyor, resmen uykum gelsin diye kindle'i yalan tutup 1-2 sayfa ancak okuyoruz. gozler kapaniyor zaten hemen.
0
baldur2
(02.07.25)
-sabah işe giderken (20-25 dakika)
-akşam işten eve dönerken (20-25 dakika)
-akşam uyumadan evvel bir-iki saat.
-hafta sonu planım yoksa ara vererek birkaç saat.
0
m e b
(02.07.25)
birinin evine gittiğim zaman kitaplıktan seçip başlıyorum aniden namaza duran aile efradı gibi. ya da kahve içmeye falan çıktıysam aşırı iştahla okumak istiyorum. bir de havaalanında beklerken açşık susuzluk gibi vuuruyor okumamak. airportta kitapçı olsa mesela çaycıdan çok iş yapar gibi dergi hele uf. Ama düz günlük rutinimde, evde çok zor
0
ala09
(02.07.25)
hafta sonu ve tatilde.
0
gabe h coud
(02.07.25)
Okumuyorum. Eksikliğini de hissetmiyorum
0
runaway
(02.07.25)
iş saatleri dışında kalanların çoğunda.

Storytel i de çok kullanıyorum, bir işle uğraşırken filan yüksek sesle dinliyorum. Yürüyüşte filan hem dinliyorum, hem okuyorum.
0
a perfect lie
(02.07.25)
genelde haftasonlari. hafta icinde ancak aksamlari bos oluyor ve cok az okuyabiliyorum.
0
antikadimag
(02.07.25)
Evden calistigim gunlerde bazen oglenleri (muge anli tatile girdi :(( ), bazen de aksamlari. Hafta sobu ise gunduz. Gun isiginda okumayi daha cok seviyorum
0
mor oje
(02.07.25)
Yaz aylarinda, tatilde
0
narod
(03.07.25)
yemek yerken ve uyumadan önce. haftasonu kahve içerken.
0
unalub
(03.07.25)
yürürken, yemek yaparken, resim yaparken sesli kitap, akşamları fiziki kitap
0
yemrem
(03.07.25)
(13)

Kitap Önerilerine Açığımmm

koela
selamlar. Bu aralar John Steinbeck'in kitaplarına sarmış durumdayım. Önce fareler ve insanlar sonra cennetin doğusu ve son olarak gazap üzümlerini bitirdim. Ondan önce de genç werther'in acılarını bitirmiştim. Acıdan kavruldum yoğruldum. Bana okuduğumda o neymiş ya öyle diyebileceğim kitaplar önereb
selamlar. Bu aralar John Steinbeck'in kitaplarına sarmış durumdayım. Önce fareler ve insanlar sonra cennetin doğusu ve son olarak gazap üzümlerini bitirdim. Ondan önce de genç werther'in acılarını bitirmiştim.

Acıdan kavruldum yoğruldum. Bana okuduğumda o neymiş ya öyle diyebileceğim kitaplar önerebilir misiniz?

dünya klasiklerinden olabilir, okuması zevkli baymayacak kitaplar önerebilir misiniz
0
koela
(02.07.25)
Yalnızlık - hayatı sorgulama temalı : tatar çölü
0
substituent
(02.07.25)
Daha fazla acı çekmek istiyorsanız Yu Hua Yaşamak kitabını öneririm
Tatar Çölü+1
0
hayalhayal
(02.07.25)
john fante kitaplarını öneririm adam resmen depar ata ata kitaplar yazmış öyle tempolu.

yaşar kemal - ince memed.. kitap değil resmen destan.
0
ayseee
(02.07.25)
Sanırım henüz klasik sayılmaz ama acıdan zevk alıyorsanız Algernon'a Çiçekler'i önereyim ben de.
0
kobuzchu kiz
(02.07.25)
ferit edgü - hakkari'de bir mevsim
salinger - çavdar tarlasında çocuklar, franny and zooey
0
lüzumsuz adam
(02.07.25)
aslında bittikten sonra o neydi öyle diyebileceğim bir kitap arıyorum. acıdan yoğrulmak değil de kurgusuyla başımı döndürecek bir kitap.
0
🌸koela
(02.07.25)
o halde alfred bester - kaplan kaplan' a da bir şans verebilirsiniz.
0
lüzumsuz adam
(02.07.25)
sezgin kaymaz ile bu sene başında tanıştım ve hikayeleri de dahil tüm külliyatını bitirdim. hem üslubuyla, hem düşünsel yanıyla, hem diliyle, hem de olay örgüsü ve kurgusuyla harika bir yazar. bence ihsan oktay anar'ın muziplik zeminindeki izdüşümü gibi bir yazar. (herhangi bir aşağı-yukarı kıyaslaması yapmak için değil de fikir vermesi açısından söylüyorum bunu)
hikayeleri, romanlarına göre biraz daha sönük. bu sebeple aşağıdaki eserlerini mutlaka tavsiye ederim:

-uzunharmanlar'da bir davetsiz misafir
-geber anne
-kaptanın teknesi
-zindankale
-lucky
-düz dünyacılar
0
m e b
(02.07.25)
haruki murakami denenebilir. Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu benim bugünkü tercihim oldu
0
ala09
(02.07.25)
roman turunde en buyuk eserler 19. yy'da verildi. dostoyevski'nin her romani okunmali.

suc ve ceza
budala
ecinniler
karamazov kardesler

yeraltindan notlar
insanciklar
0
antikadimag
(02.07.25)
Onca yoksulluk varken
0
Amaranta ursula
(02.07.25)
thomas bernhard otobiyografik beşleme

libgen.li
0
tabii lan manyak mısın
(02.07.25)
herhangi bir victorian era literature örnegi psikolojiyi aylarca bozmak icin yeterli derecede aci, sefalet ve zorlugu icinde barindirir.
oliver twist, david copperfield, jane eyre, wuthering heights, north and south, great expectations, tess of the d’urbervilles gözüm kapali önerebilecegim karamsar kitaplar.
modern dönemlerden angela's ashes. antidepresani hazir tutarsan iyi olur. rosasharn kadar sürünmüs hepsi.
genc werther tövbe isteyecek.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.09.25)
(7)

Amerikalı Aynasız (Erdal Kaya) hakkında ne düşünmektesiniz?

seni tanıdığım güne lanet olsun
Sevip beğeneni kadar balon, kasıntı ve hatta yalancı bulanı da çok. Siz hakkında olumlu mu düşünüyorsunuz, olumsuz mu?
Sevip beğeneni kadar balon, kasıntı ve hatta yalancı bulanı da çok. Siz hakkında olumlu mu düşünüyorsunuz, olumsuz mu?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(29.06.25)
Abd'ye nasıl gittiği belli değil. "çantamı alıp gittim, cebimde 200 dolar vardı sonra zengin oldum" diyen herkes yalancıdır. 200 dolarlı göçmen vize türü olsa kendi memleketi adana'da 1 tane insan kalmaz.
0
runaway
(29.06.25)
Aksiyon filmleriyle bize tanıtılan, gelişmiş teknolojisiyle sürekli adaleti, hakkı arayan(!) Fbı'ın meraklısı olanları bilgilendirmek için vitrinden konulan kişi diye düşünüyorum.

ABD yi eleştirdiği bir sözü yok ya da ben denk gelmedim.
Yargısının da siyasileştiğinin bir çok eyaletinde suçun önlenemediğini , seri katillerin veya okul baskınlarının böyle gelişmiş bir ülkede neden artış gösterdiğini anlatmıyor.
Ayrıca bir gecelik elektrik kesintisinde bile AVM veya marketlerin yağmalanmasını da konuşması lazım.


sadece belirli olaylar üstünden Kendince analiz yapıyor.
Sistemin kendisindeki aksaklıkları konuşması da lazım.
Kısacası Fbi/ Cia denince iş bitmiyor ki.

Bir de böyle bir plan vardı son olarak durum ne bilmiyorum.
www.sondakika.com

Belli ki baş edemiyorlar.
0
diyecevaplandı
(29.06.25)
Uzun namlulu baya ağır bir silahı tek elle kullanıp ateş ediyordu (Imkansız yani tutamazsin geri tepmesi vs)

Sonra biri olayını çıkarmıştı, aynısını başka bir youtuber da yapmış; kadraja tüfeğin ucunu almıyorlar ucu bir yerde sabitlenmis halde, sen sadece tüfeği tek elle tuttuğu eli görüyorsun. Aslında tufek zaten bir yere sabit.

Ne anlatiyorsun evladım derseniz, youtube aleminin %90 i gibi üçkağıtçı bi tip olarak benden notunu almıştır.
0
makbur
(29.06.25)
Bence fetocu havası var niyeyse
0
mirty
(29.06.25)
@mirty hakli,

amerikan ajani , fetöcüde diyebilirsin,aynı şey..
0
designer
(29.06.25)
kişiliğini bilmiyorum iyi biri gibi ama yetişkinken abd'ye gidip bu kadar abd'li olması itici. aksanı, cumhuriyetçi abd'liler gibi bireysel silahlanmayı savunması vs.
0
ya ben lan neyse
(29.06.25)
nasil gittigini anlattigi video vardi. artik internet uzerinden mi biriyle tanisiyor gidip evleniyordu yanlis hatirlamiyorsam. (bu arada evlendigini soylemiyordu ama bir iliski uzerinden gittiginden ve green card alabilmesinden cikarmistim) zaten yakisikli adam kafalamistir birini.

hic fetocu oldugunu falan sanmiyorum.
0
antikadimag
(30.06.25)
(20)

Zenginlik kriteriniz nedir?

messina123
Benim için 1 milyon euro’su veya o kadarlık mal varlığı olan insan zengindir.
Benim için 1 milyon euro’su veya o kadarlık mal varlığı olan insan zengindir.
0
messina123
(28.06.25)
5m€ sinir olarak finansal özgürdür, rahat yasar.
10m€ ve üstü olan biri bana göre zengindir.
0
sonsuz
(28.06.25)
dolapta uno ve activia olması. dolabın markasının whirlpool olması.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.06.25)
@sonsuz 9 milyon eurosu yani 400 milyon lirası orta direk mi sizce? Orta direk olmak için bayağı fazla bir para bence
0
🌸messina123
(28.06.25)
@karim uyuyor o markayı ilk kez duydum. Doğru tespit :d
0
🌸messina123
(28.06.25)
sen ortayi sormamissin ki? 5m€ da orta degil. 5m€ finansal özgür yapar demisim. ortalama bir insan finansal özgür olabilir mi?

10m€ olan biri direkt bir yere bütce yapmadan business first class ucar, tatil yaparken parasini düsünmez. bu lüks hayat standartini sürdürmek icin de calismasina gerek yok cünkü 10m€ u var. cok asiri para harcama aliskanligi yoksa yasar gider öyle.

5m€ olan biri de calismasina gerek yok ama calismadan hayata devam edebiliyor olmak icin cok acilmamasi lazim. 2 kere business ucamaz mesela ayda. ya da uctu baska bisi yapamaz falan filan.
0
sonsuz
(28.06.25)
Bir yerde okumustum, ozetle herhangi bir sey icin sira beklemek zorunda olmayan adam zengindir.

Mesela hesap kitap yapmadan business class ucan insan zengindir denmis, bilet alip tarifeli ucakla ucan adam zengin degildir. Zengin adam gidecegi yere kendi jetiyle (ya da kiraladigi jetle) gider.
0
sertac akin
(28.06.25)
Bence kafan rahatsa zenginsin. Maddi, manevi. Parayı dert etmiyorsan ve istediğin zaman malak gibi yatabiliyorsan veya oraya buraya gidebiliyorsan zenginsin ulan.
0
Shepard
(28.06.25)
1 milyon euro benim mazotuma yetmez.

5 milyon dolar guzel bir sinir. kaygisiz sekilde emekli olabilirsin amerika'da bile. sinir bu simdilik.

@karim uyuyor; buzdolabinda aradigin marka sub-zero.
0
antikadimag
(28.06.25)
fi tarihinde sabancılardan biri 40 milyon dolar sonrası pek farketmiyor demişti

bi bildiği vardır herhal

1 milyon euro çok da zengin değil, lütfen küfretmesin kimse :)
0
gurur
(28.06.25)
Çalışmak zorunda olmayan kişi zengindir. Benim tanımım bu
0
olaylar olaylar
(28.06.25)
shepard ve olaylar olaylar arti 1.

dunyada kendi ozel jeti olan kac kisi var ki zenginlik kriteri bu olsun.
0
baldur2
(29.06.25)
in.pinterest.com

"rich" 30 milyon dolardan falan basliyor.

bu arada "whirlpool" orta kalite bir marka bile degildir.
zengin adamin evinde "subzero" olur en kotu.
0
cooperr
(29.06.25)
Özel şoförü olan kişi zengindir.
0
Mcfly
(29.06.25)
Ask-i memnu'daki Ednan bey gibi olmak benim için zenginliktir. Hiç öyle miktar belirtmeye gerek yok.

Süper rahat, tasasiz ve lüks bir yasam. Dünyanin her yerine istedigin an gidip, istedigin kadar kalabilme.
0
feastofthedamned
(29.06.25)
Toplam mal varlığı (gayrimenkul vs.) 10 milyon doların üstündeyse, aylık geliri de (4 kişilik aile için) 2 milyon TL üzeriyse, zengindir.

Aylık geliri (4 kişilik aile) 400bin tl üzeriyse ve evi, arabası varsa, borcu da yoksa, üst gelir seviyesidir.

Aylık geliri borçlanmadan kendini döndürüyorsa; yeme, içme, gezme, varsa çocukların masrafları vs. karşılayabiliyorsa maddi durumu iyidir.

Bir üsttekileri borçlanarak, ay sonunu düşünerek yapabiliyorsa, bazen de yapamıyorsa orta direktir.
0
yadigar
(29.06.25)
rastgele bir pinterest sayfasındaki gelişigüzel bir post referans alınacak önemli bir kaynak değil kesinlikle, onu belirtmek isterim.
0
owaki
(29.06.25)
Yaşamak için çalışmak zorunda olmamak+1
0
Amaranta ursula
(29.06.25)
@owaki

abicim bu bir fikir, benim aklima yatiyor seninkine yatmayabilir, sen bilirsin.

ne yapayim burda tek cumlelik soru icin referansli finans makalesi mi yazalim?

bazilari neyin pesinde anlamakta harbiden gucluk cekiyorum.
0
cooperr
(30.06.25)
@cooperr, "rich" 30 milyon dolardan falan basliyor." cümlesi senin kişisel görüşünün x miktarın yeterli olduğunu değil bu konuda konsensusa varıldığını veya kesin bir doğrusu olduğunu ve o tanımın bu olduğunu sinyalliyor, ben de buna karşı çıktım.
0
owaki
(30.06.25)
@owaki

yanlis sinyal almissin kaptan.
evet benim birine "zengin" demem icin 30 milyon dolar net worth sahibi olmasi lazim.
konsensus, meclis karari, dunya bankasi, trump'in fikri falan degil benim gorusum bu.
0
cooperr
(30.06.25)
(30)

Zenginlerden nefret ediyor musunuz?

messina123
Zenginden kastım mahalle kuyumcusu, galerici tarzı zenginler değil. En zenginler, jeff bezos, elon musk, ülkemizdeki malum holdinglerin sahipleri tarzı zenginler.Şahsen ben hepsinden nefret ediyorum. Aynı dünyada onlar sınırsız imkanlara sahipken ben üçün beşin hesabını yapmaktan yoruldum. Hiçbirini
Zenginden kastım mahalle kuyumcusu, galerici tarzı zenginler değil. En zenginler, jeff bezos, elon musk, ülkemizdeki malum holdinglerin sahipleri tarzı zenginler.

Şahsen ben hepsinden nefret ediyorum. Aynı dünyada onlar sınırsız imkanlara sahipken ben üçün beşin hesabını yapmaktan yoruldum. Hiçbirinin oralara haramsız geldiğine de inanmıyorum.
0
messina123
(28.06.25)
Hiçbirinden nefret etmiyorum sınıf kinim yok, sadece AKP döneminde zenginleşen barzolardan ve onların jipe binen eşlerinden nefret ediyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.06.25)
Ben onlara itibar edip bu hale getiren insanlardan nefret ediyorum. Kendileriyle hiçbir zaman sorunum olmadı. O haramsız geldigine inanmiyorum dediğin kısımlar da bir şeyler koparırız diye birilerinin bir şeylere tamam dediği aşamalarda oluyor.

Özetle, bana dokunmayan yılan bin yasasincilar oluşturuyor bu işleri.

Şarkısı bile var Jeffrey Bezos'un:
youtu.be
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
jeff bezos ve elon musk'tan evet.
bill gates, warren buffett ama cok düzgün insanlar mesela. ikisi de miras birakmayacak ya da az birakacak su an fark ettim. ilginc.

bu sadece zenginlik degil. senin kullandigin özel jetin, yatin, keyfi uzay seyahatin bu dünyaya zarar veriyor. paran ver diye bunlari yapabuliyor olmaman lazim.

first class ucmak bir insana nasil yetmez anlamiyorum. kocaman bir yata neden ihtiyacin var. kac kisi misafir gelecek. tamamen gösteris bazi seyler. ya da aclik. gözleri doymuyor.
0
sonsuz
(28.06.25)
Haset yapan fakirlerden nefret ediyorum. 2 ay kendi işini kur yönet desek sakalı bıyığı saçı kılı dökülecek adamlar gelmiş tanımadığı, sırf zengin olan insanlardan nefret ediyor. Ne haramı yemişler mesela? Çalış, işini kur sen de zengin ol. Kim tutuyor seni? Dünya'da işler insan ilişkileri ile yürüyor. Birisi olm messina123 var şöyle iyi böyle iyi derse tanımadığım adamı alıp riske girmem. Çünkü sen tanıdık olarak girdin ve birbirimizi mahçup etmemeliyiz, ortak bir dostumuz var.
0
Shepard
(28.06.25)
@shepard, ne alaka ya?
senin kendi interview skillerine güvenemeyip baskasinin lafiyla hareket etmenle ultra zenginlerin ne alakasi var?
0
sonsuz
(28.06.25)
ediyorum. benim için iyi insan kriterlerinden biridir aynı zamanda. çok zenginleri öven ve sempati duyan biriyle mecburiyet dışında muhatap olmam. ama dediğin gibi bu aşırı zenginler için geçerli, yoksa mevcut ekonomik sistemde kendi işi var veya zenginleşti diye herkesi otomatik "kötü" algılamam, hepsi öyle olmak zorunda değil.
0
der meister
(28.06.25)
@shepard mesele sen değilsin bro sen niye üstüne alındın? Konu en tepedekiler. Sen onların sineği bile olamazsın zaten. 3-5 milyonluk adamları kim kıskansın. Yazıyı yeniden gözünle oku
0
🌸messina123
(28.06.25)
Ayrıca sinek lafını hakaret olarak algılama. Ben de onların sineği bile olamam. Not olarak belirtelim
0
🌸messina123
(28.06.25)
Tuncel Kurtiz'in "Zengin olma tehlikesini çok şükür atlattım." gibi bir sözü vardı. Çok zengin olmak bayağı ahlaksızlıkla eşdeğer bir şey.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Evet ediyorum.

Özellikle Taylor Swift gibi görgüsüz olanlarından daha çok nefret ediyorum.

Sonra bir de biz fanilere dünyayı ve çevreyi koruyalım palavraları sıkmalarından da nefret ediyorum.
0
chicha_v2
(28.06.25)
Hepinizin ayıla bayıla kullandığı yapay zeka, çok zengin birinin daha da zengin olabilmek için harcadığı parayla ortaya çıkarılmış bir şey.

Bugün dünya, vebadan, koleradan kırılmıyorsa, tıp bu kadar ilerlediyse hep onların daha zengin olma gayretleri sonucu.

Sadece tıp değil ki, yaşam kaliteni artıran her şey onların firmalarının eseri. Sıçtığın klozeti bile onlardan birinin firmasının arge biriminin tasarımıdır.

Çağımızdaki tüm gelişme sermaye birikiminin sonucudur.

Onlar uğraşsın yapsın, ben kullanıp rahat edeyim ama olsun ben sermaye düşmanıyım. Hadi canım.
0
Mirket
(28.06.25)
Tam tersine fakirlerden nefret ederim.

Egitimsizdirler, cahildirler, hayattaki zevklerin kiymetini bilmez kendinden doganlari da kebdileri gibi yetistirir.
0
feastofthedamned
(28.06.25)
@mirket verdiğin bilgilerin doğruluk payı yok.
0
🌸messina123
(28.06.25)
Şirketi etik değerlere uymayan, monopoly yaratmaya çalışan, mali gücü ile siyasi yörüngeyi değiştirmeye çalışan, medyalari satın alıp oradan buna göre haberler yapan, devletlerden büyüklesip devletleri tehdit edecek duruma gelen vs her şirketten nefret ederim ve aynı zamanda bu yola koyan sahibinden de.

Yani olayım zengin olmalari değil, bu paranın onlara yetmeyip daha da fazlasi, daha da az isci, daha az maas, daha çok kar, daha ucuz üretim, daha çok offshore, daha az vergi, daha az işçi hakki, daha az regülasyon için uğraşan bütün herkesten nefret ederim. Bundan 60 sene önce olsa bizlere radyasyonlu boya fırçasi yalatacak ama regülasyonlar sebebiyle yapamadigi için sikayet edenlerin hepsinden.
0
logisticsmanager
(28.06.25)
Nefret etmiyorum.

Ama özellikle de bahsettiğiniz seviyede zengin bir insan bunu sadece kendi emeğiyle yapmış olmuyor. Bir şekilde birkaç nesil belki şanslı, belki yetenekli belki ahlaksız belki de tüm bunların bir oranda karışmasıyla böyle zenfşnlikler oluşuyor.

Bu zenginliği kendisinin çok üstün bir insan olmasına, diğer insanların da tembel veya alt insan olmasına bağlayan, bunu ima edenler bana çok çiğ ve çirkin geliyor.
Adeta boyu uzun diye veya göz rengi belli bir renk diye övünen bir insan gibi.

Yine de unutmayalım ki siz de ben de o dünyaya doğsaydık bir miktar öyle hissedecektik.
0
michael_knight
(28.06.25)
Etmiyorum. Nefret ya da sevgi, saygı vs. herhangi bir hissiyatım yok.
0
gabe h coud
(28.06.25)
zenginlerden kisisel olarak nefret etmiyorum, dogalarinin geregini yapiyorlar. ama bu gelir esitsizliginin olusmasini saglayan sistemden ve buna canak tutanlardan ve buna ses cikarmayanlardan nefret ediyorum orasi dogru. zenginlesmede ve kazanmada problem yok ama bunu saglayan mekanizmalarin liberal ekonomide olcusuz zenginlesme saglamasi cok korkunc. yani insanlarin %80'i sefil %90'u gecim sikintisiyla yasamiyor olsa zenginlerin para istiflemesine laf etmemenizi anlayacagim da, su korkunc duzene karsi cikmayi da sermaye dusmanligi ve sinif kini olarak yansitmak gercekten cok habis.

@mirket; mesela cok tehlikeli bir sermaye savunuculugu yapiyor. oncelikle soyledigi seyler dogru degil. yapay zeka asiri zenginler tarafindan gelistirilmedi, non-profit open ai tarafindan gelistirildi. ha teknolojiik gelismeler sahibini zengin yapar orasi dogru ama zenginler tarafindan gelistirildigi dogru degil. microsoft, google vs kullandigimiz sistemler asiri sermaye sahipleri tarafindan gelistirilmedi. gelistirenlerini zengin yapti orasi ayri. microsoft 20 yaslarindaki muhendisler, google stanford phd'li adamlar tarafindan gelistirildi.

yanildigi ikinci nokta da sermaye vaadi olmadan insanlarin bir sey yapmayacagi fikri. insan sadece para hirsiyla degil hakikatin bir vechesini anlamak, veya bir seyler yaratmak hirsiyla da hareket eder. hatta asil bir seyleri yaratabilenler bu sekilde hareket eder. pasteur, fleming para hirsiyla hareket etmediler. newton, einstein ya su gravitasyonu cozsek ne para kaldiririz diye hareket etmediler. onlarin zihinsel sermayeleri sayesinde bugun gps'ten nerede oldugunuzu biliyorsunuz. kendi karakterinizi butun insanlara genellemeyiniz. insan zaten kendi haline birakildiginda duydugu meraktan harekete gececektir. volvo 3 noktali emniyet kemerini buldugunda dur ulan suradan ne para kirariz demeyip patentin ucretsiz kullanim haklarini ortaya salmistir. insanin can havliyle kendi kicini kurtarmaya calistigi sistemde elbette insan para icin her seyi yapiyor gibi gozukebilir. ancak insanin gercek degerini olusturan yaraticilik, zeka ve ahlak para ve guc hirsindan cok farkli kulvarlarda.

iyi bir urun uretip piyasada bunun karsiligini zengin olarak alirsin zaten. burada problem yok. zenginlesmede de problem yok. ama olcusuz zenginlesmede problem var. somuru sonucu zenginlesmede problem var. herkese guzel spor ayakkabi satmada problem yok ama guneydogu asyadaki insanlari hayvani kosullarda saatlik $1-2 dolara calistirip zenginlesmekte sikinti var. bu sikintiyi goremiyorsaniz uzucu.

soyledigi tek dogru sey bazi buyuk atilimlar ve girisimler icin sermaye birikiminin gerektigi. buraya katiliyorum. ancak katilmadigim nokta bu sermayenin illa bir kisinin altinda birikmesi gerektigi on kabulu. sermayeyi baska sekillerde de biriktirebilirsiniz. fonlarda da biriktirebilirsiniz, yonetimi icin baska bir mekanizma da kurabilirsiniz. sermayeyi tek bir kiside biriktirip ondan sonra babadan ogula gecmesini saglamak tam tersine ekonomide ciddi bir donukluk yaratiyor. bunun alternatifi yokmus gibi dusunmek de ne diyelim zihinsel esnekligin eksikligi mi diyelim.

en zekilerimizi alip gecim korkusuyla somuruyor olmamiz onlarin zekalarini en iyi sekilde kullandigimiz anlamina gelmiyor. insan olarak aklimizi ve ahlakimizi kullanarak maksimum sayida insanin, yine bir meritokrasi ekseninde, sisteme katki yaptigi kadar donus aldigi, ahlakli bir mekanizma kurulabilir. zaten kurulacak da. tarih bir sekilde hep ilerliyor. ancak mankafa insanlarla ilerlemek cok yavas oldugundan yuzyillar bos yere harcanacak ve milyonlarca insan daha serefsizce somurulmeye devam edecek.

ancak 500 sene once bir kralin tek bir sozuyle butun mal varliginiza cokuluyordu. hatta birakin krali elinde yeterli guc bulunan herhangi bir kimse maliniza cokebiliyordu. bugun bunun derecesi oldukca azaldi. siyasi erk halka verildi. gidisat gosteriyor ki bir gun gelecek ve ekonomik erk de halkla paylasilacak. ancak o zamana kadar cok cok insan sermayesini gereksiz yere hharcamaya devam edecegiz.
0
antikadimag
(28.06.25)
@sonsuz abicim ne interview skili? Bak insan ilişkileri ile yürür bu işler diyorum. Senin torpil dediğin şey aslında dünyanın normali. Tecrübe etmemiş olabilirsin diye yazıyorum, mesela bir usta tanıdık vasıtasıyla gelip işini yaptıysa ve yanlışı varsa düzeltmeye daha meyilli olur. Kime göre? Tanımadığın bir ustaya göre. Çünkü insanlar, insanlarla kötü olmak istemez. Herkes sevilmek, saygı görmek ister. Personel de öyle. Torpille geldi diye interview yapıyorsun ama güvencen var. Tanıdık vasıtası.

@messina123 lan alınmadım, şunu diyorum kısaca. Birileri bir yere geldi diye nefret etmeniz saçma. Git çalış, gör bakalım nasıl oluyormuş bu işler. Kendi işini kuran, büyüten herkes 7/24 her gün çalışmış insanlar. Bunun ne demek olduğunu denemeyen bilmez. Mesela Bill Gates, adam ne yatırımlar yapmış Afrika'da. Ama millet cahil cahil o nüfusu azaltmaya çalışıyor, hastalık yayıyor demiş. Ulan adam donuna kadar bağışladı. Nefret edebilmek için haset ediyor olmak lazım.

mirket +111

Onlar olmazsa şu anki dünya yine olurdu ama onların ismi farklı olurdu. O yüzden saçmalık nefret etmeniz. Olm dünyada eşit gelir diye bir şey olamaz. Herkese 200k maaş vereceksen temizliği kim yapacak? Daha geçen ağlıyordunuz temizlikçi evime gelmiyor bulamıyorum diye.
0
Shepard
(28.06.25)
antikadimag+1 not almalık bi yazı olmuş

sermaye dusmaniyim. patron savunan amelelerin enerjisi yalakaliktan mi geliyo acaba
0
ala09
(28.06.25)
:) aklıma grinin elli tonu filminde vatandaşın okul diploma töreninde söyledikleri geldi. Bir gün bütün dünyada açlık ve fakirlik bitecekmiş, bunun için uğraşıyormuş falan. Filmin sonrası malum :))

Bahsettiğin zenginlerden nefret etmem için, insanlara ve doğaya zarar verdiklerini bilmem lazım. Bilerek ve isteyerek yapıyorlardır çünkü.

Pırlanta üretiminde ya da elmas elde etme konusunda çok fazla insanın kanına girdiklerini biliyorum mesela, altın için bizim ülkemizdeki doğanın ağzına ettiklerini de biliyorum. Yeter sebep mi? Evet. Nefret ediyorum yani.

Ayrıca islamiyette "helal" diye ifade edilen yollardan zengin olmadıkları da bir gerçek. Hatta kimsenin de helal yollardan zengin olmasına fırsat vermeyen bir sistemi yaşatıyor ve savunuyorlar, hatta saldırganlaşıyorlar. Bunu da düşününce nefret etmemek için bir sebep göremiyorum.
0
muhayyer divan
(28.06.25)
Uzuuuun ve çelişki yumağı bir yazı olmuş.

'iyi bir urun uretip piyasada bunun karsiligini zengin olarak alirsin zaten. burada problem yok.' demişsin de bunda problem var. O zenginden de nefret ediliyor. Mahalle kuyumcusu değilse, galerici değilse nefrete muhatap oluyor. Soruyu bir daha oku istersen.

Volvo 3 noktalı şeysini bulana kadar sence kaç volvoyu duvaa vurmuştur da içindeki mankenler oraya buraya savrulmuştur. Sence volvonun sahibi ulan bu volvoları duvara vuracağız ki para kazanabilelim dememiş midir? Sevabına mı vurdurmuştur duvara?

Bilim adamlarından bahsetmişsin? Onlar birer zenginin üniversitesinde çalışmıyor muydu? Evlerinin bodrumunda mıydı laboratuvarları. Edison her buluş sonrası koştur koştur patent almıyor muydu?

Adam windows xp de bıraksaydı. Ya yeter, bu servet benim yedi kuşak torunuma yeter deseydi, sen windows10 un windows 11 in konforunu bulabilecek miydin?

Birkaç tesadüfen bulunan şey hariç bütün buluşlar bir zenginin riske ettiği paradın eseridir.

Ayrıca gelir dağılımında adalet, zenginin değil siyasi iradenin sorumluluğundadır.

Ve evet @ala09. Sermaye düşmanı değilim. Yalakayım :)
0
Mirket
(28.06.25)
@mirket wins, flawless victory. Fatality çaktı. Bazı arkadaşlar bilmiyor ama donuna kadar kendini riske eden patronlar sayesinde iş bulabiliyorsunuz.
0
Shepard
(28.06.25)
@mirket; zenginler halklar kolay yönlendirilebilsin diye haber kanallari ve gazeteleri satın alirken, deregulasyon savunurken, ozellestirme savunurken ve bunları getirecek adamlara paraları dökerken siyasi irade nasıl olacak? Trump nasıl seçildiğini gördük arkasında zenginler oturuyordu hep. Herif zenginlerin yararina olan vize türünü bile elestiremedi korkusundan.

Şu an misal trump ne diyor; herkese vergi koyun, amerikan firmalarına koymayin. Başka ne diyor? Amerikan firmalarina yasalara uymadiklari için ceza kesmeyin. Bunlar çünkü politikacilarin ceplerini dolduran zenginler sebebiyle. Google üzülmesin, apple buzulmesin.

Bu arada bütün buluşlar zenginlerin riske ettiği para lafina da asla ve asla katılmıyorum. Biraz devletlerin şirketlere verdiği paralara bakarsan görürsün bunun sebebini. Bizim vergilerimizle devletler sirketlere paralar verir bunu da işte ARGE vs adı altinda yapar ya da fabrika acacaktir misal arazi bedava verir yok suyu elektriği ucuza verir. Şirketler ve zenginler öyle milyar dolarlarimi ortaya koydum demez.
Buna ek olarak zarar yazan sirket bunu vergiden düşebilir ama ben misal bu sene zarar yazarsam vergimden düşemem falan filan.
Misal elon musk; bakalim Tesla için devlet ne kadar para harcamis?
Bu şirketlerin hepsinin her sene bir davasi çıkıyor. Misal hatırlıyorum apple'in falan diğer firmalar ila başkamarinin çalışanlarını almama anlasmasi yaptığı ortaya çıkmıştı ki maaslar yukselmesin.
Al bak daha 2023ten Amazon için;
www.ftc.gov
Zenginler olmasa inovasyon olmaz falan filan bunlar tam da milyarderlerin seveceği şeyler. "Biz olmasak ac kalırsınız bu sebepten Dünya zenginliginin yüzde 90i bizde".

Abi bakın düzgün insanlari savunun da allah aşkına corporationlari, milyarderleri Einstein'mis tesla'ymis gibi savunmayin yani. Inovasyonlar emin olun kimsenin 100-200 milyar dolar değer sahibi olmasini gerektirecek kadar parayla olmuyor. Ve inovasyonlar bedavaya da olmuyor, bu sirketlerin hepsi devletlerden ödenekler alıyor, devletlerden vergi tasarrufu alıyor, devlet okullarini kullanıyor.
0
logisticsmanager
(29.06.25)
Siyasetin çarpıklığını, seçtiklerimizin yanlışlarını anlatıyorsun. Burda yanlışı yapanlar zenginler deeğil, yönetenler ve dolayısıyla yönetenleri seçenler.
Trump'dan bahsetmişsin. İkinci kez seçildiyse, seçenlerdedir sorun.

Seçenlerin cahilliğinden diyorsan, seçenlerden veya cahillikten nefret et. Apple o söylediğin şeyi yapmışsa onu yapabilmesine imkan tanıyan yöneticiyi seçenden nefret et.

Sistemde çarpıklık varsa o çarpıklıktan nefret et. Ben zenginden nefret ediyorum lafının yanlışlığını anlatıyorum ben.

Bugün Ekşide mi vardı. Adam 50 tane arabanın lastiğini patlatmış. Araba sahibi olanı zengin görüp zenginden nefret eden biri yapmış olmalı.
0
Mirket
(29.06.25)
hadi mirket kuyrugu dik tutmak icin bir seyler karalamis da, onun yancisi gibi gezen elemani tam anlamadim. eleman tanrinin bahsettigi dusunce mefhumunun o kadar fakiri ki, mevcut sistemin tek alternatifinin herkesin ayni maasi almasi oldugunu saniyor. adam baska bir alternatifi tahayyul bile edemiyor :) bilissel kapasitesi 0/1 seklinde calisiyor. simdi sen bu adamin oldugu yerde nasil daha adil bir duzeni kuracaksin? bu kafalari nasil yontacaksin daha iyi bir sistem icin. asil sorun bu.

@mirket hocam, sirf cevap vermis olmak icin cevap vermek tartisma adabina uymuyor. isin kotusu arguman olarak soyledigin seylerin zayifligi da bu mevzulardan ne kadar caktigini gosteriyor. boyle durumlarda sukut altindir diyerek er meydanindan cekilmek dahi imajina daha az zarar verecektir, ayiktirayim.

mesela o bilim adamlari nasil calismislar onu bile bilmiyorsun. devlet universitelerinde calisiyor bu adamlar. bugun kapitalist amerika'da bile universiteler ya publictir ya non-profittir ve ana geliri devletten aldiklari endowment'tir. yani deney ekipmanlari illa birinin mulkiyetinde olacak, devlet mulkunde olursa olmuyor. illa zengin birisi gel bunlarla oyna diyecek. komik. sermaye agresif serbest piyasa kosullarinda surekli survival modunda oldugundan deneysel calismalara giremez. devlet onemli gordugu alanlari ar-ge tesvikleri ve vergi indirimleriyle destekler.

edison zaten is adamidir. hemen gidip patent alir. edison hakkinda daha cok sey arastirdikca nasil bircok gelismeye kendi kazanci icin set koydugunu gorup sasiracaksin.

son olarak da gelir dagiliminda adalet siyasetin sorumlulugunda diyorsun. ancak sen ekonomik gucun konsolidasyonuna izin verince o ekonomik guc siyasete ambargo koyuyor, butun isleri o yonetiyor. para olmadan, guc odaklarinin destegi olmadan siyasi iktidara gelemedigin bir duzen yaratiliyor. sonra da bu duzenden gelir dagilimi bekliyorsun. bak bakalim dolar milyonerleri ne kadar vergi veriyormus. siyasi irade hicbir zaman gelir dagilimi yapmamistir, en fazla sermaye transferi yapar. bkz turkiye'de eski zenginlerden alinan paranin yeni zenginlerin cebine konulmasi.

neyse, mesele bu konulari bilmiyor olmaniz degil. mesele ortadaki ahlaksizligin ve kokusmuslugun farkina varamamaniz da degil. susup kosenizde otursaniz sorun olmayacak ancak uc kurus paranizla, zenginler iyi ki varlar yoksa ne poh yerdik sagolun agam diyerek pacalarindan tutmaniz ve onlari savunmaniz is degil.
0
antikadimag
(29.06.25)
@truenorth

vergilerden geliyor ve herkes vergi oduyor. hatta zenginler vergiden kaciyor. yahu donald trump, elon musk vergi odemiyor farkinda misiniz? sen evinin, arabanin vergisini kaciramazken zenginler o vergilerden "hukuki" yollarla kaciyor. para geri donmuyor. top %1 sermayenin yarisindan fazlasina sahip olmasina ragmen vergilerin %25 civarini oduyor. karsiliginda esitsizlik buyumeye devam ediyor.

tesla'nin federal income tax'i 0. adam 2 milyar dolarin uzerinde gelir elde edip karsiliginda vergi odemedi.
donald trump da ayni sekilde. ben bile %30 oderken cok sevdigimiz ve butun insanlik gelisimini borclu oldugumuz ultra zenginler %3-5'in ustunde odemiyor.

piketty'nin dedigi gibi r > g esitsizliginin oldugu her yerde tabii olarak sermaye birikir ve gelir esitsizligi artar.

ama zenginler haklilar. beni de boyle savunan culsuzlar olsa ben de semer vurmaya devam ederim. yuruyun zenginler, az bile!!!

valla artik yazmayacagim bu duyuruya.
0
antikadimag
(29.06.25)
hissettiginiz sey aslinda nefret degil, "kiskanclik".

dunya iki sey uzerine donuyor, para ve kuku.

kukuyu bulmasi o kadar zor degil icgudusel bir mevzu, dogustan hepimizin icinde bu hardware ve software var. ama para insanlarin yarattigi birsey, dogduktan sonra tanistigimiz bisey. isin boktan tarafi kitaplarda da ona nasil ulasacagimizin tarifi yok, ben cok aradim bulamadim. adamlar bu isi cozmusler. milyarlarca insan bunu cozemeden olup gidiyor toprak oluyor.

ama efendim adamlar vergi vermiyor. evet, hayvan gibi isdihdam sagliyorlar ama. Elonun sirketlerinde 125000 kisi calisiyor, x4 desek 500.000 kisi adam sayesinde tahminen ortalamanin cok uzerinde para kazaniyor.

bir de jeff bezoz ile bill gates arasinda ciddi ciddi fark oldugunu, birinin assagilik birisi oburunun kahraman oldugunu falan dusunmek trajikomik yaw.

falan filan..
0
cooperr
(29.06.25)
@antikadimag abicim vergi vermemeleri normal. Kafan almiyor olabilir, ama istihdam yapan cesur insanlar olmazsa maasli calismak isteyen arkadaslarimiz is bulamaz. Istihdam yapana da devlet çökmez. Sen istiyorsun ki bu adamlar vergi versin, ama bu adamlar şirkete yatirim yapiyor. Kar etmiyor haliyle. Arge yapiyor, yeni depo aliyor, esya araba aliyor. Sirketi buyutmezsen batma yoluna girersin. Olay bu kadar basit. Isveren olmayan arkadaşlar kendini belli ediyor. Gerçek dünya ile okuduğunuz şeyler arasında dünya kadar fark var. Vergi vermeyen illegal bir sey yapmiyor.

Gelir adaletini saglayacak fikrin varsa yaz, gorelim ne kadar sacma oldugunu.
0
Shepard
(29.06.25)
Etmiyorum.
0
Amaranta ursula
(29.06.25)
Zenginlerden nefret etmiyorum. Ne kadar zengin oldukları da fark etmez. Zenginliklerini yolsuzlukla (vergilerin hortumlanması ile, ihaleye karıştırılan fesat ile, 2 liralık ürünü devlete 2000 dolara satış ile vs.), kaçakçılık ile, hırsızlıkla, hukukun çiğnenmesi ile, kıyak krediler ve kredi borçlarının ertelenmesi ile vs. şeklinde elde edenler hariç.
0
nawar
(29.06.25)
(5)

1 haftadır oda sıcaklığındaki şarap içilir m

condom kurşunu
1 hafta önce açmıştık ama Tıpası kapalıydı. dün buzdolabına koydum. Şimdi içsek mideyi bozar mıyız?
1 hafta önce açmıştık ama Tıpası kapalıydı. dün buzdolabına koydum. Şimdi içsek mideyi bozar mıyız?
0
condom kurşunu
(28.06.25)
Sanmam ama zehirlenirsen falan beni ilgilendirmez açıkçası. Ben olsam içerdim.
0
messina123
(28.06.25)
Tadını biliyor/hatırlıyor musun? Evetse, varsa bir yamukluk anlaşılır.
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
Hayır ya bu sıcaklarda hele leş gibi olmuştur o.

Çok istersen soğuk sangria gibi bir karışıma dök iç ama orada bile sırıtabilir.
0
chicha_v2
(28.06.25)
alkollu ickiler bozulup insan zehirlemez. en fazla tadi bozulmustur zaten anlarsin tadina bakinca. icilmeyecek gibiyse birak. sarap bozulunca sirke oluyor o da yemeklerde kullaniliyor bildiginiz uzere.
0
antikadimag
(28.06.25)
Kötü değildi bu arada dün içtik
0
🌸condom kurşunu
(29.06.25)
(12)

yabancı filmlerde ayakkabıyla evde dolaşıyorlar

biseysorcaktim
ve ayakkabılarının altı hep temiz, sadece altı değil üstü yanı vesair de temiz.kanepe koltuğa hatta yatağa ayakkabı ile uzanıyorlar bazen.gerçekte nasıl? eve ayakkabı ile giriyorlar mı?ne zaman çıkarıyorlar?bizdeki kadar tabu olmayabilir bunu anlıyorum ama gerçekten filmlerdekiler kadar temiz mi?ben
ve ayakkabılarının altı hep temiz, sadece altı değil üstü yanı vesair de temiz.
kanepe koltuğa hatta yatağa ayakkabı ile uzanıyorlar bazen.

gerçekte nasıl?
eve ayakkabı ile giriyorlar mı?
ne zaman çıkarıyorlar?

bizdeki kadar tabu olmayabilir bunu anlıyorum ama gerçekten filmlerdekiler kadar temiz mi?

ben çeşitli avrupa ülkelerinde bulundum. aynı türkiye'de olduğu gibi evlere girerken hep ayakkabı çıkarılıyordu. asya'da ayakkabıların bizde olduğu gibi kapıda çıkarıldığını sanıyorum. abd'de nasıl bu durum?

sorum filmler hakkında değil, gerçekte nasıl durumlar?
ayakkabı ne kadar temiz de olsa, evde dolaşılmaz ya.
hadi pis değil, çok hijyenik olsun. yine de rahatsız eder ayakkabı ayağı. terliyor, sıcak, sıkıyor vs.
0
biseysorcaktim
(26.06.25)
e türkiyede de var bu. aşırı zenginler eve ayakkabıyla girebiliyor. sonuçta ev her gün siliniyor vs
0
jelly bear
(26.06.25)
Avrupa'da benim bildigim normali ayakkabiyla eve girmek seklinde. Ne zaman cikardiklarini bilmiyorum, ya yatarkendir ya da pijamalarini giyecekleri zamanda falan cikariyorlardir. Disarida mutlak bir temizlik oldugu soylenemez ama genel mana da Turkiye'de alisik oldugumuz tarzda tozlu bir pislik yok, kopek boku veya cop vs olabiliyor. Mesela araba saganak yagis yiyor, kapali otoparka girip kuruyor, tekerin tabaninda toz olmuyor. Hollanda'da tozdan ziyade daha cok kumlu bir ortam var, disarda ciplak ayak yuruyup gelsen eve kum taneleri gelir bol bol.
0
mbond
(26.06.25)
cok yagmur yagan yerlerde sokaklar o kadar da kirli olmuyor.
0
sonsuz
(26.06.25)
Fransa'da avrupalılar genellikle ayakkabıyla eve giriyor. Kapı onlerinde bir paspas olur, yalandan silip girerler. Ama arap kokenlilerde de ayakkabı cikartma adetleri var.

Gelelim ayakkabilarini ne zaman cikartiyorlar. Ihtiyac duyduklari zaman cikartip, sonra ayakkabı ile gezdikleri evlerinde CIPLAK ayakla rahatlikla yürüyorlar.

Bu arada kaldirimlar kopek b.kuyla dolu. Oyle avrupa, sokaklar tertemiz olayı tamamen hikaye..
0
funl
(26.06.25)
oyle turk annelerinin hayal ettigi gibi camurlu ayakkabilariyla aksama kadar evde gezme gibi bir durum yok. sadece kisa sureli kalislarda falan gezenleri gordum. onu da disarida paspasla siliyorlar.
0
buenosdias
(26.06.25)
amerikayı bilmiyorum ingilterede çıkarıyorlar. çıplak ayakla dolaşıyorlar. girişe bırakıyorlar.
0
avatar is back
(26.06.25)
amerika'da ayakkabiyla giriyorlar ve sacma. disarinin pisligiyle, tuvalete girdigin ayakkabiyla eve girilmez. temiz falan da degil sokaklar ayrica.
0
antikadimag
(26.06.25)
Ben de Fransa'dan konuşayım; bir eve misafir geliyorsa ayakkabi cikarma istenmiyor genelde.
Ama onun dışında kesinlikle bir genelleme yapılamaz. Eve bağlı yani kültür olarak çıkarılır çıkarılmaz denilemez.
Ha misal gene örnek benim hanım evde de dışarıdaki kiyafetleri ile takiliyordu ta ki Türkiye görene kadar. Ben misal dışarıdan eve gelen kişi nasıl aynı kiyafetle takılıyor onu da anlamam.

Misal benim eşimin ailesi hep çıkarır. Eve girenler de çıkarır. Bunlar düz Fransızlar yani.

Sokaklar da temiz denemez asla. Hele ayakkabı ile evde gezecek kadar temiz asla.
Terlik olayi yok yalnız, o yüzden terliği misal Türkiye'den getiriyoruz genelde.
0
logisticsmanager
(26.06.25)
Kafalarına göre bazen ayakkabıyla girip dolaşıyorlar. Terlik gibi ayakkabı ile gezmiyorlar ama bir kere çıkarınca bu sefer çıplak ayakla/çorapla/terlikle geziyorlar.
0
nawar
(26.06.25)
Bence hâlâ pis ama ABD'nin bir sürü şehrinde bir yerden bir yere yürüme alışkanlığı yok, toplu taşıma zaten zayıf. İnsanlar evlerinin garajındaki arabaya biniyor, gidecekleri yerin garajında arabadan iniyorlar. Parkta bahçede gezip çamura buladıkları ayakkabıyla yine girmezler ama standart beyaz yakalı ABD'linin ayakkabıları çok fazla dışarı pisliği görmeyebiliyor.
0
kobuzchu kiz
(26.06.25)
Yani sokaklar ne kadar temiz olabilir? Yunanistan'da yaşadığım zamanlarda, normalde çok titiz biri olmasam da, o parkeleri günde üç kez silesim geliyordu. Avrupa'nın bu olayı aşması lazım.
0
sekizdokuzon
(26.06.25)
Gerçekte durum iyi değil bence. Eve ayakkabıyı çıkarmadan girmek diye bir şey söz konusu olmamalı ama Avrupalılar ve Amerikalılar taharet musluğunun bile farkında değil büyük oranda. Kıçını yıkamaktan aciz insan eve de ayakkabıyla girmekte sakınca görmeyebiliyor.

Sokağın temiz olması diye bir şey söz konusu değil. Sokak hayvanı işer, sarhoş kusar, terbiyesiz tükürür. Mutlaka bir şey olur. Sokağın temiz olmasının kriteri, bence çöp atılmaması. Onun dışında bal dök yala durumunun olması imkansız.
0
10551037
(27.06.25)
(5)

Saat sorusu (otomatik vs quartz)

nundu
Merhabalar,Nişan hediyesi olarak geleneksel şekilde saat alacak müstakbel nişanlım bana. Normalde başta "Ben akıllı saat dışında saat takmam, düz altın/euro vs bi şey takıp geç" diye düşünüyodum ama şöyle yalandan bi iki bakınırken saat dünyası da bir ilgimi çekmedi değil. Ha hâlâ günlük hayatta akı
Merhabalar,

Nişan hediyesi olarak geleneksel şekilde saat alacak müstakbel nişanlım bana. Normalde başta "Ben akıllı saat dışında saat takmam, düz altın/euro vs bi şey takıp geç" diye düşünüyodum ama şöyle yalandan bi iki bakınırken saat dünyası da bir ilgimi çekmedi değil. Ha hâlâ günlük hayatta akıllı saatten başkasını takmam fonksiyonel olarak günümü çok kolaylaştırdığı için de böyle arada resmi giyinince falan takacak bi saatim olsun düşüncesi ağır bastı.

İlk gördüğüm model Citizen'in Tsuyosa modeliydi ve aşırı beğendim renklerini. Sarı/turuncusunda aklım kaldı ama muhtemelen mavilerinden birini alırım alırsam. Oradan başlayınca tissot prx powermatic 80, seiko presage, hamilton jazzmaster, tag heuer carrera gibi 20-40k lira aralığında benzer tasarımlardaki diğer saatlere baktım. Hatta bi ara fanteziye kaçıp rolex oyster perpetual'a bile bakıp hayal kurdum sdjsjds

Şimdi girizgahı geçersek asıl sorum. Otomatik saat bir şart mı? Günlük kullanmayacağım için kolumun hareketiyle kurulmayacak, manuel kurmak zor geliyor bana. Kırk yılda bir takacağım şeyi quartz alsam saat camiasına ayıp mı etmiş olurum? Fiyat olarak da aynı markaların quartzları yarı fiyatı. Ayrıca teknolojik olarak daha çok hoşuma gidiyor mekaniktense quartz saatler. Ama ne bileyim bi yandan da bu işe girmişken bi mekanikle mi girsem diye bir düşünce de var içimde.

Ek soru olarak, sade, kadranı renkli (ve mümkünse ilgi çekici renkleri olsun tsuyosa gibi), ıvır zıvır detayları olmayan ve içini göstermeyen saat modeli de önerebilirseniz sevinirim.
0
nundu
(26.06.25)
Tissot prx tarzı ( küçük kasa ) casio b145 saatlere bak hem quartz hem güzel renkleri var, ben pembesini seviyorum ama sarı ve tiffany mavisi renkler de var, günlük kullanıma uygun bir model bir şey olursa canın acımaz
www.casio.com
youtu.be

Yine günlük olarak citizen ın eco drive modellerine de bakardım 10.000 civarı

Saat dünyası konusundaki gerçek fikrim de şu, bizim gibi maaşlı lümpenler sayesinde saat piyasası köpürtülüyor, çeşitli komplikasyonlar, perpetualler, mekanik saatler, 100 saat güç rezervleri, büyük markalar, butik markalar vs tamamen balon

Hocam can sıkıntısından bu tuzağa düşme, muhtemelen 3-4 saate 100.000 civarı bir şey harcayıp bundan 10 yıl sonra bunun sonsuz ve anlamsız bir uğraş olduğunu göreceksin

Bu süredede mekanik saatçilerle benim saatim 15 sn geri kaldı benim saatim 1 dakika hızlı gidiyor bu normal mi nereye yaptırayım vs bakımına şu kadar para ödedim diye boş muhabbetler yapacaksın

www.instagram.com
Mesela şu sayfadaki tiplerin çoğu taktıkları çok pahalı saatler sayesinde daha saygın daha cool insanlar gibi görünmüyorlar, birbirlerinden görme zevksiz çoğu
0
grimavi
(26.06.25)
Orient Bambino open heart.
0
bu nick tam yirmi alti karakter
(26.06.25)
@grimavi

Hocam uyarılar için teşekkürler :D

Dediğim gibi akıllı saat kullanmayı seviyorum ben. Hatta şöyle diyeyim, analog saat okuyamıyorum bile neredeyse, yıllardır hep dijital kullandım. Bu saatten sonra (pun intended) saat delisi olmam diye düşünüyorum ya.

İşte nişanda hediye edilmiş olsun, nikahta da takarım. Arada da böyle resmi bir event olunca takabileceğim bir klasik saatim olsun diye dedim.

www.tissotwatches.com

Quartz olarak şu modeli beğendim demin denk geldim. Biraz 20-30k bareminde bir fiyatı olan bir quartz model arıyodum aslında (gerçi şimdi fark ettim, beğendiğim Hamilton jazzmaster gent modeli de quartz'mış). Quartz alırsam bu ikisinden biri, otomatik alırsam da tsuyosa olabilir öyle bir model alırım. Beni götürür zaten.

@bu nick

Ona da bakmıştım evet orient bambino serisi de güzel duruyor
0
🌸nundu
(26.06.25)
hocam otomatik saat sart degil. ozellikle senin durumunda, anladigim kadariyla pek alakan yok saatlerle. anlattiklarindan sonra bence quartz alinip gecilebilir. edit: fakat bir quartz'a da 5bin liradan fazla verilmez bence. adam utuyorlar cunku.

butceleri yuksekse kesinlikle omega, rolex, breitling, blancpain dusunulmeli. saate sadece saat olarak bakmamak lazim. uzun yillar sorunsuz calisacak bir otomatik saat, belki de cocuguna devredeceksin. mesela benim kolumdaki omega speedmaster rahmetli babamdan hatira. onun gibi sag koluma takiyorum. :)) evet baktigin zaman cok buyuk bir olay degil fakat bir hatirayi yasatiyorsun. meseleye bence bir de bu yonden bak.

daha once de ayni duyuruna yazmistim, seiko 5 tavsiye etmistim. hala gecerli fakat otomatik bu saat.

(link temsilidir)
www.seikowatches.com
0
arakaali
(26.06.25)
ben omega speedmaster kullaniyorum ve mekanik saat seviyorum. ancak senin durumunda surekli ayar yapmak gereksiz olur. bu nedenle bence quartz uygun. tissot prx quartz derim. seiko da olur ama daha resmidir.
0
antikadimag
(26.06.25)
(8)

Kas inşa etmek

kizil karga
Çok zor değil mi, zor yani çok zor gibi?
Çok zor değil mi, zor yani çok zor gibi?
0
kizil karga
(25.06.25)
Kas dediğin şey bildiğin et, löp et, yaptığın çalışmalarla ve sonrasında aldığın besinlerle sistemdeki proteine ve karbonhidrata ihtiyaç duyan tüm birimler ihtiyaçlarını giderdikten sonra kalan kalorilerden sıfırdan et üretmeye çalışıyorsun bu kolay olabilir mi? Üstelik sahip olunan kaslar tüm yaşamını konforlu ve sağlıklı geçirebilmen için son derece önemli bir ürünken sistem kas inşa etmene direnç gösteren kas üretmeni istemeyen ve bunu sürekli engellemeye çalışan bir yapı, sen de tüm dirence karşı koyabilecek en akılcı ve doğru sistemlerle çalışıp beslenmek zorundasın, tüm doğrularının en küçük kayıplarla bir araya gelmesi gerekiyor kas alman için, bunca zorluk içinde 1 kilo kas almak bile mucize gibi bir şey.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.06.25)
Özellikle karın kası yapmak bayağı insanüstü bir çaba gerektiriyor. Full fit, sağlıklı bir görüntü büyük bir disiplin ve adanmışlık gerekiyor, o yüzden kaslı, sağlıklı insanlara ayrı saygı duyup çekiniyorum. Çelik gibi insanlar neticede.
0
sekizdokuzon
(25.06.25)
cok zor, evet.
0
lemmiwinks
(25.06.25)
cok zor.
mantikli olan, kitlikta seni kurtaracak olan yag. vücut hakli olarak yag depolamak istiyor ama sen hayir!!!! diyorsun.
0
sonsuz
(25.06.25)
zor.
istikrarli olmak lazim.
besin ve uyku da onemli. hatta agirlik kaldirmaktan daha onemli gibi. kas insasinin buyuk kismi uykuda oluyor.
bir de kisayoldan yapan ste roidciler var. ama o riskli ve zararli.
0
ermanen
(25.06.25)
Bir iki yıl süreyle planlı programlı ve bilinçli, çalış, beslen ve yaşa.
Kasın olsun.
Bunun neresi zor?
0
Mirket
(25.06.25)
Modern insan gibi yaşayıp onların kötü alışkanlıklarını sürdürmezsen aslında zor değil.

Ataların gibi yaşa, üzerine bir de egzersiz yap, bukle bukle kasların olsun :)
0
msb
(26.06.25)
belirli bir seviyeye kadar zor degil. ben 1 ay sinav cekince kaslarim belirginlesmisti. ama belirli bir seviyeden sonrasi zor.

cunku vucut icin o kas maliyetli. kullanmadiginda hemen yikiyor kaslari. seviyeyi koruyabilmek icin bile surekli calistirmak zorundasin.

vucuduna karsi bir savas kas gelistirmek. boyle biraktiginda kaybedecegin seylere zaman ayirmaktansa olene kadar seninle gelecek yeni yetenekler gelistirmek, yeni seyler ogrenmek daha mantikli diye dusunuyorum ve zamanimi onlara harciyorum.
0
antikadimag
(26.06.25)
(14)

Fatih Altaylı’nın varlığı

michael_knight
Fatih Altaylı’nın varlıklı biri olduğu söylenir hep ama ne kadar varlıktan bahsediliyor?Sabancı gibi Koç gibi değil elbette ama ne bileyim ölene kadar kendisi de çocuğu da torunu da Monaco’da rahat bir hayat sürecek gibi mi acaba yoksa 7-8 evden kira almak, Türkiye’de rahat yaşamak gibi bir şey mi?K
Fatih Altaylı’nın varlıklı biri olduğu söylenir hep ama ne kadar varlıktan bahsediliyor?
Sabancı gibi Koç gibi değil elbette ama ne bileyim ölene kadar kendisi de çocuğu da torunu da Monaco’da rahat bir hayat sürecek gibi mi acaba yoksa 7-8 evden kira almak, Türkiye’de rahat yaşamak gibi bir şey mi?

Kısacası, ne biliyoruz?
0
michael_knight
(23.06.25)
kiliseleri vardı vanda
0
ala09
(23.06.25)
Fatih Altaylı zengin bir ailenin çocuğu. Yanılmıyorsam Van'da çok geniş toprakları vardı. Koç, Sabancı gibi olmasa da bu saatten sonra çalışmasa bile mal varlığı 3-4 kuşağa yeter.
0
elektr10
(23.06.25)
kol saatine bakman yeterli.

baya varlıklıdır. yıllarca genel yayın yönetmenliği yaptı bi de.
0
jelly bear
(23.06.25)
Kiliseler, Villalar, nişantaşı’nda lüks daireler…
Kullandığı saatler bile başlı başına bir servet.

sahibinin sesi fatih derler ona.
0
ezkaza
(23.06.25)
70’ler sonlarında erken gençliğinde en yakın arkadaşı Faruk Süren’dir. O dönemde galatasaraya zaten genelde böyle insanlar giriyor. Ne kadardır derseniz bilmiyorum. Ama en azından varlığı amele gibi yememiş. Yaşam gustosu geliştirmiş. Mesela vedat milor da benzer varlıklı aileden gelip gs’de okumuştur o da akademik anlamda yol tutmuştur. Herhalde fatihin birkaç üst dönemidir o da. Ölene kadar torunları kira alacak kadar rahat vardır bu arada. Bunun baremi çünkü 5 milyon dolar civarındadır. Sizden bir sonraki kuşağın müreffeh yaşaması için. Eskiden 4’tü. Şimdi 5-6 arasını söylüyorlar.
0
sanal hayvan
(23.06.25)
30m $ vardir bence. ama 10 milyonun falan nakit getirisi vardir. adam derebeyi gibi bir sey. bos toprak satsa para eder ama satmayinca da nakit getirisi yok.
0
sonsuz
(23.06.25)
tanidiginiz bildiginiz ulkede bir yerlere gelebilen cogu insan asiri varlikli ailelerden geliyor. neden devrim yapmaliyiz iste bu nedenden. siradan cinko karbon insanin hicbir sansi yok su hayatta.

gecen mesela bir teke tek programi izliyorum. monserler oturmus konusuyor entelektuel olarak. kitleye bak:

fatih altayli - van'in zenginlerinden altayli ailesinden geliyor. adam sadece istanbul'da yaptiklariyla torunlarini garantiye almistir. van'daki gayrimenkuller falan derken hayal edemeyeceginiz bir para vardir. istanbul'da 1 ev $1m ediyor. tahminim $100 milyona yakin bir varligi vardir. turkiye'de varliklar vergilendirilmedigi icin bilemiyorsunuz kimde ne kadar var. abd cok daha seffaf.

celal sengor - tamek holding'in varisi. hobi olarak $10k'ya kitap aliyor. koskte yasiyor.

ilber ortayli - bregenz'de dogmus monser. annesi kirim'in elitlerinden. tabii olarak statukocu.

murat bardakci - dededen aristokrat. dedesi osmanli valisi. mal mulk derdi yok eglencesine tv programi duzenleyebilecek kadar guclu.

emrah safa gurkan - o programdaki en gariban adam buydu haline acimistim acikcasi. babasi tekfen miydi neydi unuttum simdi adini bir yerin genel muduruydu. yani sadece bu adam bile calismadan sadece babasinin yaptiklarini yiyerek emekli olabilir orasi ayri ama en mutevazisi buydu aralarinda.

iste bu ayricalikli kesim hayatta istedigi gibi yasayabiliyor. biz de ne zaman emekli oluruz diye yillarimizi heba ediyoruz. bir halt olmaz bizim gibi isci tayfadan. bak ben turkiye'de belki herkesin hedefledigi bir yerdeyim amerika'nin en buyuk sirketlerinden birinde iyi bir pozisyonda calisiyorum. ama olmaz abi bak simdi ise gidecegim gunumu bir dolar milyarderine satacagim. nerede kaldi benim entelektuel isteklerim, arzularim? bir sey uretme ihtimalimiz yok.
0
antikadimag
(23.06.25)
Ben çok eski bir gazete röportajında, hiç çalışmasam param yedi sülaleme yeter, dediğini okumuştum, alt başlıklardan biriydi. İnsan böyle bir şeyi niye söyler ki deyip şaşırdığımı hatırlıyorum, sanırım o yüzden aklımda kaldı.
0
asteriks
(23.06.25)
dedeleri ermenilerin malına çökmüşler. kilisenin olayı da bundan kaynaklanıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.06.25)
tehcirle yollanan ermenilerin malları, 1922 senesindeki Emvali Metruke kanunuyla Cumhuriyet Halk Fırkasının etrafındaki iribaşlara satıldı. Ankara Ermenilerininki de Kazım Karabekir'e kelepir fiyata satıldı. O da Koçlara sattı. Rahmi Koç'un büyüdüğü ermenilerden kalma çiftlik evi de onlardan birisi.
0
lambırcek
(23.06.25)
şimdi ev var ev var. bir de öyle duşunun. yozgat sorgun'da 20 daireniz olana kadar doğan apartmanı'nda 3 daireniz olsun yeter örneğin. altaylının varlığı da niceliği az olsa bile -ki bence değildir- niteliği çok yuksektir. kendi de yaşadığı muddetçe o niteliği yukseltmiştir çunku surekli jetset içerisinde takılıyor. çevresi, ticareti, karşısına çıkan fırsatlar da ona göre oluyor. en yakın kankası faruk suren, öyle duşunmek lazım. koluna 150-300 bin dolarlık saatler takabiliyor mesela. bu 7-8 dukkanla afford edilebilecek bir luks değil. yahut tam bilinmeyen araba koleksiyonu falan... kendisi, çocuğu, torunu ve torununun çocuğu monaco'da bir ömur orta-ust bir hayat yaşayabilir bence.
0
fyodor fyodorovic
(24.06.25)
Ailesi klasik toprak zengini. Döviz işi de yapıyorlardı bir ara, devam ediyorlar mı bilmiyorum. Ama gerçek anlamda zeninler. Hiç çalışmasa yedi ceddi rahat rahat en üst seviyede yaşar. Zaten adamın bir tane kızı var. Bütün mal ona kalacak. Bu kadar zengin olup da çocuk yapmamayı anlamıyorum da o başka tartışma konusu. Ama şu kilise konusunu anlayamadım bir türlü. Bir insan nasıl kilise sahibi olabilir ? Müslüman birisi de hem de. Kilise sahip olunabilen bir şey mi ? Yani ben kimsenin benim camiim var dediğini duymadım bu ülkede, nasıl kilise sahibi olunabiliyor ilginç. Hem de 7 tane varmış sahip olduğu.
0
messor
(24.06.25)
Eğer kilisenin özel bir statüsü yoksa kilisenin olduğu arsaya sahip olan kişi arsasını satınca haliyle kiliseyi de satmış oluyur, onun dışında özellikle mübadele döneminde ve Ermenilerin gönderildiği dönemlerde "pek çok arsa ve mülkün tapusu el değiştirdi" o yolla da kilise sahibi olunuyor; yani o arazide kilise varsa haliyle onun sahibi oluyorsun, Fatih Altaylı'nın ailesi de o yolla sahibi olmuştur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.06.25)
Kilise sahibi olma konusunu daha once anlatmisti.Dedigine gore vakti zamaninda dedelerinin Van'da bir hayli arazisi varmis.Tehcir'den sonra bu topraklar Van'in gelisme yonunde kaldigi icin devlet bir cogunu kamulastirmis ve imara acmis,karsiliginda da Ermeniler'den kalma icinde kilise olan araziler vermis.

Fatih Altatli'yi silkelesen en az 40-50 milyon dolarlik mal varligi vardir.Buyuk dedesinden kalan Van'daki arazilerinin mirascisi coktur.Ayrica bunlar kolayca satabilecegi araziler olmayabilir.Adam GS Lisesinden mezun olduktan sonra universiteye gitme geregi bile duymamis.
0
turkuaz
(24.06.25)
(8)

Elektrikli araçların geleceği

en bi orijinal
Mevcut durumda bu araçlar ara form gibi mi? Koşuşturan güruh arasında bir arkadaşım Tesla almış, haftaya teslimatı var ve aldığı fiyattan bana satacak. Seneye bu işler için üzülür müyüz? Elektrikli araç motivasyonunuz nasıl?
Mevcut durumda bu araçlar ara form gibi mi? Koşuşturan güruh arasında bir arkadaşım Tesla almış, haftaya teslimatı var ve aldığı fiyattan bana satacak. Seneye bu işler için üzülür müyüz? Elektrikli araç motivasyonunuz nasıl?
0
en bi orijinal
(22.06.25)
Seneye üzülmezsin, sonraki sene de. ama orta vadede pil teknolojileri geliştikçe menzil açısından güdük kalacak şimdikiler. Alayım yıllarca kullanıp içten yanmalılar gibi çok değer kaybetmeden satayım diyorsan üzebilir. 5 sene sonra ikinci el elektrikli piyasasının geleneksel motorlular kadar yüksek talep göreceğini düşünmek tuhaf olmaz, en iyi senaryoda bile batarya ömrü açısından sorun. Değiştirebilir pil konusu hala oturmamış gibi ama günümüz trendlerini düşünürsek o tarafa çok yatırım olacağını sanmıyorum; yenisini al istiyor markalar.
0
Bruce
(22.06.25)
ara form olmasa da henüz potansiyeline tam ulaşamamış durumda bence. Pil konusu da düşünüldüğü kadar kötü değilmiş 10 yıllık Teslalar bile öyle telefonlar gibi ölmüş değil. Bence arabadan bağımsız olarak "Türkiye'de elektrikli araç" bambaşka bi konu. (şarj/sıra kültürü, ikinci el alış satış ve vergi mevzuları vs.)

vaktin varsa:
www.youtube.com
0
nhk ni youkosu
(22.06.25)
tek arac olacaksa almam.

ikinci arac olarak dusunuyorum ama sifir almam, yurtdisinda teslalarin fiyati 2-3 sene icinde yari yariya dusuyor. su aralar ikinci el bir tane bakiyorum eger temiz bulursam alirim.

tesla disinda baska marka bakmam cunku ya menzilleri cok dusuk, ya performanslari cok kotu ya da fiyatlari abuk subuk. bir tek ioniq 5N ilgimi cekiyor onun da fiyati astronomik.
0
cooperr
(22.06.25)
eninde sonunda ice denilen verimsiz icten yanmali motorlardan kurtulacagiz ve sadece belirli modellerde spor araclarda falan kalabilir.

uzun vadede elektrikliye gecis kacinilmaz duruyor. ama bu gecis beklenenden yavas oluyor cunku pil teknolojileri cok yavas gelisiyor. 2010 yilindan bakarsan 2025'te icten yanmali araba uretilmeyecek deniyordu ama hala arabalarin cogu icten yanmali. cunku elektrikli aracin cok ciddi handikaplari var.

bunlardan en onemlisi de aracin mahsur kalabilmesi. yani cok ters bir iklimde sarjin bitebilir ve ortada kalabilirsin. cok hizli kullanamiyorsun vs. performansli kullanirsan sarji iciyor resmen. yani altyapi en kolay ayarlanacak sey ama pil-enerji sarj olayi cozulemedi ve belki 10 yil daha cozulemeyecek. sahsen ben su anki teknolojide bir urunu almam. cunku cop oluyor hizlica bir sure sonra. iphone'daki batarya saglagi gibi bir durum var atiyorum 5 sene sonra ayni performansi alamiyorsun aletten. bu nedenle satis fiyatlari hizli dusuyor.

belki daha farkli bir teknoloji cikabilir yakit olarak. ancak elektrik enerjisi depolama icin degil, tasima icin uygun olan bir enerji turu. cunku hala saka gibi telefondaki, kucuk el aletlerindeki gibi lithium ion batarya kullaniliyor. araba gibi tonluk aleti kilometrelerce yol goturmek icin uygun bir depolama yontemi degil belli ki. bildigin telefon bataryasinin buyugu.
0
antikadimag
(22.06.25)
istanbul'da yaşıyorum. ayda 2-3 kere çanakkale'ye gidiyorum. yolda şarj için durmadan gidemiyorum. eyyorlamam bu kadar.
0
co2s2
(22.06.25)
Bu arada trol haber değilse 6 ay/6000km şartını doldurmadan kimseye satamıyorsunuz, uygulaması izin vermiyor.
0
kibritsuyu
(22.06.25)
Elektrikli arabalar daha verimli olduğundan ve şehir içi hava kirliliğini azaltmada olumlu olduğu için bence geleceği olan bir teknoloji.

Bence tek sıkıntı şimdilik batarya kapasitelerinin hala çok yeterli olmaması.

Benim anladığım 3-5 yıla kadar 80-100 kwlik bataryalar yaygınlaşacak, 800v mimari ile de 10 dakikada falan şarj olacak.

Şu an bataryaya yönelik sıkıntı bu özellikle çinli araçların türkiyedeki modelleri yavaş şarj oluyor. Türkiye'de pek tutmadı ama örneğin ioniq 5 çatır çatır 200kw ile şarj olabiliyor.
0
denizgonen
(22.06.25)
Cevaplar için çok teşekkürler. Uzun uzadıya cevaplar yazmışsınız, eksik bilgi vermişim.

Bu alacağım araç evin ikinci aracı olup ayda yaklaşık 250-300 Km. yol yapacak. Belki ayda tek şarj bize yetecek. Uzun yol için benim araç içten yanmalı, onunla yola çıkarız. Eşimde şu an 1,5 yaşında Taigo var, sıfır almıştık. Üzerine 500.000 TL. ekleyip Tesla'ya geçeceğiz. Şu an %75 değişim yönündeyim.
0
🌸en bi orijinal
(23.06.25)
(22)

Fatih Altaylı da gözaltına alınmış(Artık tutuklanmış)

parka
Her canlı gözaltını tadacak galiba ülkede.İkinci Ahmet Hakan olur mu dersiniz?
Her canlı gözaltını tadacak galiba ülkede.
İkinci Ahmet Hakan olur mu dersiniz?
0
parka
(21.06.25)
fatih zaten eski akpli. o da bir dönek yani. şimdi salladığına bakma gerekirse yine döner.
0
jelly bear
(21.06.25)
Fatih bence orta yolcu. Bir şey çıkacağını düşünmüyorum. Ahmet Hakan daha yeni kültür bakanının teknesinde bakanla birlikte tatil yapıyordu :)
0
eisberg
(21.06.25)
ahmet hakandan önce fatih vardı.
fatih erdoğanı çok sever erdoğanda fatihi. bakmayın böyle olduğuna.
fatihi muhalif sanan bir kitle var tam tersi medya işini çok iyi bilir. muhalefet tarafında bir boşlık gördü ve bunu çok iyi değerlendirdi.
0
my fault
(21.06.25)
Zaten bir Ahmet Hakan'di kendisi evvelce. Youtube kanali açinca millet birden geçmisi unutuverdi.
0
feastofthedamned
(21.06.25)
Altaylı eski AKP'li
Mengü foncu, göçmen sevici
Levent Gültekin eski İslamcı.
kimseyi dinlemeyelim o zaman?
0
🌸parka
(21.06.25)
Fatih Altaylı'nın günahı çoktur ancak belli bir noktadan sonra ülke için samimi kaygı ve üzüntü içinde olduğunu gördüm.

Etkili habercilik cezalandırılıyor. Muhtemelen tutuklanır. Kolay bir pozisyon değil sonrasında hiç o konulara girmeyip bilim vs konuşur...
0
anon1m
(21.06.25)
Ahmet Hakan rüzgara göre yön değiştirdiği için ona bir şey olmaz.
0
gabe h coud
(21.06.25)
Levent Kirca zamaninda demisti kendisine.
0
designer
(22.06.25)
omuzlarınızın üstünde karpuz taşıyorsanız elbette birilerini dinlemek sizler için bir ihtiyaç olabilir.
0
Whily
(22.06.25)
altayli eski akp'li falan degil niye uyduruyorsunuz. altayli ekmeginde olan bir adamdi ki 90'lardan beri bu boyledir. guclu iktidara karsi cok diklenemiyordu hatta suyuna gidiyordu burada hatasi vardir. hatta levent kirca tartismasinda hala muhalefete muhalefet yapan gerzek tayfadandi. cuneyt ozdemir ile yaptigi programda da gorebilirsiniz cok ses cikarmadigi icin koseye sikistiriliyordu.

ama muhtemelen hem o tartismalar, hem sonrasindaki gezi olaylari derken altayli ozellikle darbe sonrasi ulkedeki en guclu iktidar karsiti gazeteciye donustu. ahmet hakan denen firildakla hic alakasi yoktur ki ahmet hakan fi tarihinden beri dinci olan, kanal 7'de program yapan, simdi de bakan teknelerinde kucakta gezen bir lavuk. altayli ile nasil karsilastiriliyor anlamiyorum. pelin batu gibi beyaz turku bile kafalamisti zamaninda helal olsun. simdi de millet ahmet hakan'la altayli'yi ayni kefeye koymus. yok artik.
0
antikadimag
(22.06.25)
@ antikadimag

Google'a şahsın adı ve yanına tape yazınca çıkan mevzuyu saymamışsın?

'Alo Fatih' sözünü literatüre kazandırmış kişidir.
0
Mirket
(22.06.25)
yurtsuz john
(22.06.25)
Altaylı her devrin adamı, ailesi aşiret ve güçlü. O da değişimi gördüğü için tarafını seçti. Eğer derin devlet varsa onun bir maşasıdır.
0
mikahakkinen
(22.06.25)
@Mirket, meşhur tapelerdeki Alo Fatih, Fatih Altaylı değil Fatih Saraç
0
salihdt
(22.06.25)
Fatih orta yolcu tamamda a.hakan'la da karşılaştırmayın yav.
0
nuisance2
(22.06.25)
@mirket, hocam su alo fatih'i hala fatih altayli sanmaniz... yani binlerce kez duzeltildi ama bir kere internete yerlesmeyegorsun.

dedigim gibi bu adamin tek sucu zamaninda akp'nin 1-2 suyuna gitmesiydi. o da 12-13 yillik mevzu. 10 yildir akp'nin karsisinda mucadele veren en buyuk ve onemli figurlerden birisi.
0
antikadimag
(22.06.25)
alo fatih fatih saraç'tı evet ama fatih altaylının da tapeleri vardı tayyiple, aynı dönemde çıktı bunlar da. hatta bir tanesinde habertürkteki anket sonuçlarını nasıl değiştirelim mhpden birkaç puan alalım diye danışıyordu.
0
pide
(22.06.25)
konudan alakasız, bu yazdığımı görüyorsanız bana mesaj atabilir misiniz "yazdığın görünüyor" diye? duyuru shadowban mı uyguluyor ne yapıyor anlamadım
0
allah suriya bashar
(22.06.25)
İki Fatih arasındaki konuşma tapesi sonrası çıkmamış mıydı o söz?

www.youtube.com
0
Mirket
(22.06.25)
@mirket; elbette hayir. alo fatih erdogan'in fatih sarac'i arayip alo fatih bu ne rezillik demesi uzerinedir. insanlar bunu altayli olarak kodladi ve oyle kaldi. alo fatih talimat uzerine calisan bir adam intibasi veriyor.

zaten yukaridaki uzun yazimda cuneyt ozdemir roportaji falsosundan bahsetmistim. fatih altayli melaikedir sudur budur demiyoruz. ancak son 10 yilda yaptiklarina bakmayip adami 13 yil onceki guce karsi egilmesiyle tanimlamaya calismak cok dogru olmuyor benim eyyorlamama gore.
0
antikadimag
(22.06.25)
Altaylı başta iktidar yanlısıydı evet levent kırca ile olan programını ben de canlı izlemiştim.

Her devrin adamı mıdır, rüzgar nereye eserse oraya mı gider bilemem...

Fakat ben bu adamı son yıllarda hem habertürkte hem youtube kanalında her sabah izleyerek takip ediyorum, bilim yayınları yapıyor, alanında uzman insanları çağırıyor, tarih yayınları yapıyor.

Son yıllarda hükümeti, kılıçtaroğlunu falan da eleştiriyor. Ben o son levent kırca dönemlerinden sonra altaylı nın hükümet lehine bir şey dediğini, yaptığını hatırlamıyorum.

Yerden yere vuruyor yıllardır. Yanlış konuştuğu pek bir şey göremiyorum.

O yüzden eski ön yargılarınızı bir kenara bırakın derim. Ülkenin gidişini görüp rahatsız olup dönmüş olabilir?

Ya da bir ajandır da dediğiniz gibi muhalefet açığını görmüştür, yıllardır rol yapıyordur... O yüzden mi içeri aldılar? Bu da mı tiyatro?
0
ananiyimioguz
(22.06.25)
altayli baya kuvvetli biri, fazla tutmazlar.
bir nevi gozdagi oldugu kesin, bokunu cikardin biraz vites kucult operasyonu.
0
cooperr
(23.06.25)
(6)

erkek tshirt

duyurukullanıcısı
standart avm markalarında herhangi bir şey kulamıyorumözelliklerkalitesi kumaşbasic tshirtdüz beyaz düz siyah dışında ara renklerin de var olmasınereden buluyorsunuz?
standart avm markalarında herhangi bir şey kulamıyorum

özellikler

kalitesi kumaş
basic tshirt
düz beyaz düz siyah dışında ara renklerin de var olması

nereden buluyorsunuz?
0
duyurukullanıcısı
(21.06.25)
Reflect
0
Bruce
(21.06.25)
düz adam tshirtü olarak h&m basic tshirtleri gayet iyi. fiyatları da şaşırtıcı derecede makul. abidik gubidik kesimleri var mı oversize falan bilemiyorum ama aradığınız o tarz bir şeyse.
0
cay koy geliyorum
(21.06.25)
lacoste
0
antikadimag
(21.06.25)
Polo ve Lacoste disinda maalesef ülkede düzgün çesitlilikte ve kalitede shirt bulmak olanaksiz ki bu bahsettigim magazalarda da çesit yok ve asiri pahali.

Geçenlerde Boston Celtics renklerinde düz renk shirt aramistim ama tüm bisiklet yakalar pastel tondaydi ve boktan desenleri vardi.
0
feastofthedamned
(21.06.25)
mudo
0
ahmet oturum cerezi
(21.06.25)
reflect seviyorum ben de.

daha duz olsun istiyorsam da mudo ve avva
(avva bence cok kaliteli degil ama genel olarak tarzlari cok guzel)
0
aguen
(22.06.25)
(40)

Nihal Candan hikayesinden çıkardığınız ders

sekizdokuzon
Öncelikle inanılmaz üzüldüm. Eksideki şu entry hislerimi aşağı yukarı özetliyor: https://eksisozluk.com/entry/176214509Özellikle kadınların ve kız çocuğu sahibi yazarların düşüncelerini merak ediyorum. Esasında bu duyuruyu açmak konusunda çekincelerim var çünkü altına "Bize ne?, "Su testisi şu yolun
Öncelikle inanılmaz üzüldüm. Eksideki şu entry hislerimi aşağı yukarı özetliyor: eksisozluk.com

Özellikle kadınların ve kız çocuğu sahibi yazarların düşüncelerini merak ediyorum. Esasında bu duyuruyu açmak konusunda çekincelerim var çünkü altına "Bize ne?, "Su testisi şu yolunda kırılır!", "O kadar asker şehit olurken aynı hassasiyeti göstermiyorsunuz", *Eskortun ölümüne üzülecek kadar boş vaktim yok." tarzı şeyler yapılacağını biliyorum. Fakat bu kızın hayatını elinden alan toplum normları hangimizin kimlik ve değer algısını carpitmiyor? Bu yüzden özellikle kadınların bu konuda ne düşündüğünü çok merak ediyorum.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.06.25)
Sosyal devlet güçlenmeli, kadınlar, dezavantajlılar, çocuklar, yaşlılar

insanların kaderi başkalarının, mafyanın, p*zvenklerin eline kalmamalı, bunlar herkesin kendi seçimi denip geçilecek bir olay değil toplumsal bir sorun güvencesizlik var
0
grimavi
(21.06.25)
Ben tam konuyu anlamadığım için merak ettim tek gördüğüm anoreksiya olduğu.
Kızın hayatın elinden kum almış, nasıl almış bu kısmı anlayamadım. Bir özet var mı toplumun kendisinin vefatı ile alakası açıklayan?
0
logisticsmanager
(21.06.25)
Toplumsal bi sorun oldugu muhakkak, keskin sinirlar cizilerek konusulacak bir konu oldugunu dusunmuyorum. Herkesin hayat dinamigi farkli fakat neticede insanlar secimlerinin sonuclarindan da sorumlu.
0
sey mi dostum
(21.06.25)
Ben de @ logisticsmanager gibi toplumun sorumluluğunun ne olduğunu anlamadım. Toplum ne yapmalıydı da yapmadı ya da fazladan ne yaptı yapmaması gereken?

Bir de o ekşideki şahıs erkekler kullandı attı demiş. Yolu bir şekilde kesişmiş erkekler katolik nikahı mı kıymalıydı?
0
Mirket
(21.06.25)
durumumuz vardı, okumadım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.06.25)
Ben konuyu hiç bilmiyorum ve merak ediyorum. Sözlükte çok fazla tanım var, hangi birini okuyayım şaşırdım.

Bilen biri özet geçse ne güzel olur...

Şahsen aşırı kilolu bir kadınım, ömrüm bu kilolarımı giderememekle ve gideremediğim için ağlamakla geçti. Kilomun sebepleri sadece çok yeme ve hareketsizlik değil, tıbbî ve genetik sebepler de var. Son yıllarda nefes almakta zorlanıyorum vs. Sözlükte her gördüğüm şeyle ilgilenmediğim için Gülnihal Candan veya Nihal Candan başlıklarını da önemsememiştim ama nereden gözüme çarptıysa bir şekilde kilo sebepli ölüm olduğunu öğrendim.

Lütfen biriniz özet geçin hiç anlamadım bunu.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer, kocasi terk etmis, bunalima girmis.
0
Kahvedesu
(21.06.25)
@Kahvedesu

Bu kadarla sınırlı olduğunu sanmıyorum. Anoreksiya yaşadığını belirtmişler. Çok ciddi bir aşırı zayıflık olduğu belli, konunun toplumla elbette çok fazla ilgisi var bence.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Kadın 18 ini hatta 20 sini çoktan gecmiş. Kendi seçimini yapmış. 1 ya da 2 yıllık bi hata değil. 10 yıla yakın süren bir gönüllü tercih.

Ne murat boz kalmış ne şırnaklı iş adamı. Ailesi yardımcı olmaya çalışmış ama o hülya avşar olma yolunda inat etmiş.

Liseli bi kızdan bahsetmiyoruz. Bu işi kariyer olan seçen biri.

Kadınlar her zaman edilgen değildir. Şehirli az çok eğitimli biri nihal.

Elbette üzücü ama kendi tercihiydi.
Allah rahmet eylesin.
0
luluki
(21.06.25)
Bence mesele tek bir insanın hayatı yaşayış şekli, seçimlerine, özgür iradesine indirgenemeyecek ayrıntılar içeriyor. Nihal'i övmek ya da hayatını kritik etmek için değil toplumun neden böyle figürler yaratıp sonra onları intihara sürüklediği üzerine konuşmak, düşünmek için açtım duyuruyu. Ve ne yapılabilir? Bireysel bir tablo yok ortada. Ha derseniz ki Nihal istisna, toplulumuzda güzellik, popülarite, sosyal medya baskısı, nefret dili gibi meselelerde bir arıza yok, ona da eyvallah diyeceğim.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
@sekizdokuzon

Yanlış öğrenmediysem bu hatun kendini göstermek istemiş, görülmek istemiş yani. Medyatik olmak, "fenomen" olmak istemiş anladığım kadarıyla. Bu bir ihtiyacın sonucu, elbette toplumu ilgilendirir. Çünkü yaygın yaşanan bir kültürün sonuçlarından biri bu oluyorsa bunda sorun vardır. Bugün pek çok kadın görülmek, beğenilmek, takdir ve sevgi toplamak ve üstün hissetme görünümlü değerli hissetmek ihtiyacında. Bunun kökleri bence toplumumuzdaki hâlâ dengelenmemiş olan kontrolcülük, eleştiricilik, kınayıcılık gibi alışkanlıklarda. Hâlâ aile apartmanı diye bir şey var. Zaten apartmanın kendisine karşıyım da, komün halinde yaşamayı da çok ağır bir güvensizlik ve savunma mekanizması olarak görüyorum.

Bir yerden tutunca çorap söküğü gibi geliyor, her şey sorun şu anda toplumda. Kadının çalışması da çalışmaması da sorun oluşturuyor. Kadın çalışmayınca kendini koruyamaz oluyor, belki evladını korumak durumunda kalabiliyor ama koruyamıyor vs vs. Kadın çalışınca evladı önünde anne göremiyor, sağlıklı bir psikoloji ve bağlanma modeli geliştiremiyor. Eşiyle arası sürekli bozuluyor Çünkü çalışma hayatından negatif yüklenerek geliyor ve eşi de negatif yüklenerek geliyor bir de evde çatışıyorlar. Vs vs vs.

Toplum erkeği sadece çalışıp kazanmasıyla ilgili eleştiriyor ama kadını her şeyiyle eleştiriyor. Mesela 43 yaşımı bitirmek üzereyim, henüz evlenmedim (bu benim için önemli bir şey), bu yaştan sonra evlenebileceğim biri çıksa ve gerçekten evlilik söz konusu olsa bu sefer "herkes bu yaştan sonra azdı diyecek" diye ödüm kopuyor mesela. Toplumun bir kadın üzerindeki etkileri. Ve ben bir kadın olarak konuları sadece kendim için değil aileme, anneme babama aile büyüklerine ne laf gelir diye de düşünüyorum, mecbur hissediyorum. Halbuki laf edecek olanların kaçı zor zamanımızda yanımızda oldu, kaçı başarılarımızı güzelliklerimizi samimiyet ve sevinçle kutladı...

Hani yukarıda "bunun toplumla ne ilgisi var" diyen arkadaşlar bunları bir okusunlar.

İnsanlar birbirlerine farkında olmadıkları birçok bağla bağlıdırlar, bunlardan biri de epifiz bezi, üçüncü göz denen şey. Dikkat edin görsel medyada neye çok maruz kalıyorsak onları yapıyoruz her birimiz. Görselliği verilen değer boşuna değil çünkü bunlar toplumları şekillendiriyor. Toplum mühendisliği denen ifade boşuna icat edilmedi.

www.instagram.com

Bilmiyorum, düşünelim. Ne yapabiliriz diye düşününce benim aklıma en temel ve en köklü çözümlerden biri olarak konuştuğumuz dil geliyor. O dilin imla kurallarından kelime kökenine, cümle kurallarından anlam derinliğine kadar her şey bizi hiç farkında olmasak da gayet güzel şekillendiriyor ve yönetiyor.

www.instagram.com

Sadece bununla bile ispat edilir...

Benim tuttuğum yol bu, dili anlamak ve anlatmak, uyandırmak. Toplum içindeki her şey anadil ile oluyor çünkü.

Daha da devam edilir konuşmaya da... bilemedim yön ver istersen.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer: bence de çok katmanlı bir konu. Ajite olmadan sakince üzerine düşünüp birbirimizi dinlediğimizde ortaya kimbilir çıkacak. O stil yarışmasındaki zorbaliklardan, kızların dış görünüşleri, giyim kuşam ve bunlara harcadıkları paralar üzerinden bilinçli olarak birbirine düşürülmesi vs korkunç seylerdi. Yaşlarıyla, kilolarıyla, telaffuzlari, kullandıkları kelimelerle, kendilerini ifade biçimleriyle kısacası kişiliklerinin hemen bütün temsilleriyle diğer yarışmacı ve jüri tarafından aylarca dalga geçildi. Bunun bir nevi komedi olduğu söylendi seyirciye. En cacaron olan en tercih edilendi. 19 yaşında böyle bir ortamda bulduğunu düşün kendini. Korkunç.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
ben yarışmayı oturup baştans ona izlemezdim ama tv açıkken kendisinin çıktığı kısımları severek izlerdim çünkü hem komik hem de verdiği cevaplarıyla bir şekilde kendisini sevmiştim. o dönemler seviyordum.

bu kıza ne olduysa kardeşi de programa katılmaya başladıktan sonra oldu. kardeşi oldukça uçlarda ve bunu rol gibi kotarıyor ve durumu idare ediyor. ama kardeşine uymaya çalışayım derken herşeyi mahfettiler, muhtemelen kardeşinin eskort gibi hareketleri yüzünden çok yüksek tekliflerle geldiler, ellerine yüzlerine bulaştırdılar, üzerine diğer dramatik olaylar silsilesi, ardından hapise girmesi. hapisteyken (yada sonradan) eşinin boşaması filan derken, aynen orada dediği gibi "adı intihar olsun istemiyorum" bu söz herşeyi özetliyor işte.

öykü serter az önce hikaye paylaşmış. "...herkesin yükünü sırtlanan dev bir kadın" demiş nihal için. yükünü sırtlandıkları, kardeşi ve ailesi.

çıkarılacak ders ne bilmiyorum. inşallah -ki bulacağına şüphem yok- gittiği yerde huzur bulacak. biz ise bir mavi haptan bir kırmızı haptan depelebip duracağız, çünkü dünya böyle bi yer. o yüzden çok açılmayın. eninde sonunda hepimiz öleceğiz. işte çıakrdığım ders bu.
0
love and trust
(21.06.25)
bir de olayın baştan sona tamamını düşününce, distopik bir film gibi ya da "black mirror" bölümü gibi. gerçekten korkunç aslında. belgesel yapılabilecek bir içeriği var. her tarafından tutabilirsiniz olayın. "aile" tarafından da tutabilirsiniz, "medyanın karanlık yönü" açısından da tutabilirsiniz. "sosyal medya linci" yani şu olaydan onlarca sağlam parametre çıkar sosyal bilimciler için.
0
love and trust
(21.06.25)
yukaridaki arkadasin asiri romantik yorumuna ithafen. hayatini instagram, fenomenlik, guzellik, popularite, gundem olma gibi suni seylere baglayan insanlar icin neden enerjimi harcayayim? kaderi ve tercihleri olumlu sekilde ilerlese belki su a n yatinda partileyip kendi hayati disindaki herseyi gormezden gelecekti. ben bu ulkeye ve insanlara dair umutlarimi coktan tukettim. sadece kalbinin guzelligine, insana hayvana dogaya sevgisinden emin oldugum kisiler icin empati yaparim.
0
buenosdias
(21.06.25)
Bence herkes yapabildiği, en iyi bildiği, en fazla hissettiği ve en samimi olduğu yerden tutsa, hepimiz bir ucundan tutmuş oluruz, iyiliğe katkımız olur en azından, karıncanın "yolunda ölürüm hiç değilse" veya "tarafım belli olsun" demesi gibi. Sessiz kalır müdahale etmezsek kötülüğe katkıda bulunmuş oluruz, ben bunu tercih etmem.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer: burada karşılaşacağım tepkileri göze alarak tam da bu yüzden açtım duyuruyu.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
İyi ettin. Konuşalım.

Biz her birimiz kendimizce yapabildiğimiz yerden tutup sadece kendimizi bile yetiştirsek kâr. Birbirimizden de öğreniriz, yapabildiğimiz kadarını hayata geçirdikçe bile faydası olur. Bir çocuk bir ergen görür örnek alır, aklında kalır, bir şekilde etkiler yani.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Ben adını yeni öğreniyorum her yerde görünce kimmiş diye baktım. Okulda da iş yaşamında da hafif versiyonuyla epey karşılaştım diyebilirim, hafif dediğim şöyle: zengin vs diye birinin peşine takılıp sonra da drama yaratıyorlar kendine. Nihal candan hikayesi de bunun kurumsal versiyonu.

Kişisel olarak ayrıca bir ders çıkarmadım. Demek ki çocuklarımıza sahip çıkmamız gerekiyor, ama bunu ben önceden de düşünüyordum çünkü, böyle bir atmosferde yaşam tarzında bulunma ihtimali olan birine (ogrenci olarak, çalışan ya da çalışma arkadaşı olarak, bir yerde karsilasilan bir genc ya da cocuk olarak bile), rastgele karsilassaniz bile farklı, insan gibi davranmak en azından "bir seçenek var" hissini bırakır.

Ha, etkisi olur olmaz bilmek mümkün değil. Ama bunun ötesinde yapılacak bir şey yok.

Daha basitlestirmeye çalışayım, "zengin koca arayan kız"ın kurumsallasmis, endustrilesmis versiyonunu okumuş gibi hissettim.

Bu da sistemsel bir sorun, kendine sahte cennetler yaratmaya uğraşan sadece cehenneme yürür, diye düşünüyorum. O halusinasyonu bozmanin da, ne yazık ki bir yolu yok.
0
encokbenisevinnolur
(21.06.25)
Entry'i okudum dönmüş dolaşmış tekrar tekrar bize patlamış konu. Sıkmadı mı artık insanların kendi seçimlerinin sonuçlarını kabul etmek yerine dönüp dolaşıp erkekleri ve toplumu suçlaması?

Kadınlar üzerindeki "güzellik" algısının büyük oranda kadın baskısı olduğunu, erkeklerin üzerinde de doğuştan gelen ve değiştirilemeyecek boy ya da 3+ sene düzenli beslenme ve spor (veya vücuda kalıcı zarar verme) ile elde edilebilecek beden beklentileri konuşuluyor aynı şekilde sosyal medyada. 180 altı erkeklere böcek muamelesi yapılan mecra için "hep erkekler suçla yhaaa uff" demek saçmalık. Şimdi kendini çok zeki sanan biri bana kuyruk acısı muhabbeti yapacak. Hayır. 180'den de güncellenmiş "erkeklik sınırı" olan 185'ten de uzunum.

Konuya dönecek olursak 2 tane büyük sıkıntı var. Birincisi sosyal medya. Özellikle filtre kullananların yarattığı gerçek dışı görünüş için parçalıyor insanlar kendilerini. Bununla birlikte bir de mental sağlık konularına halkın yaklaşımı da rezil durumda. "çünkü altına...tarzı şeyler yapılacağını biliyorum" şeklinde yazmışsın mesela. Bu tepkiler yine kötünün iyisi. İnsanlar zihinsel sorunları keyfi sorunlar sanıyorlar. OKB sahibine "abartıyorsun" depresyonda olana "sıkma canını" anoreksiye "biraz ekmek, pekmez sağlıklı şeyler ye" diyen insanlar asıl sorun. Desteğe ihtiyacı olanların "deli" gözüyle görülmesi de bu şekilde önemsenmemesi de durumlarının kötüye gitmesine sebep oluyor. Toplum ile ilgili bir sorumluluk varsa, budur.
0
nawar
(21.06.25)
"Toplum" derken hem kadından hem erkekten söz ediyoruz, hatta bence "25 yaş üstü çocukları olan anneleri ve babaları kastediyoruz bence.

Çünkü en çok eleştiriyor, en fazla müdahale, en fazla kontrol manyaklığı toplumun bu kesiminden, genç ve ergen ve çocuk kesimine yöneliyor. Yoksa toplum deyince bir alay bebek de var, cezai ehliyeti olmayan bir bölük insancağız da var mesela...

Erkeklere yükleniyoruz ki. Erkekleri yönlendirenler erkekler ve kadınlar. Kadınları yönlendirenler kadınlar erkekler. Herkes birbirini etkiliyor, bundan en fazla çocuklar ergenler gençler etkileniyor ama bence yetişkinler de gayet şekil alıyorlar.

Dinlediğimiz müziklere kadar şekil verici yahu, bir müzisyen olarak konuşuyorum. O müziklerin şekillendirme sebebi de dil mesela. İçerdiği kelimeler, anlamlar, kullanmanın tercih edildiği jargon hep algılara tepkilere yön veriyor, hep böyle.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Her seyi neden bu kadar romantize ediyorsunuz veya etmeye calisiyorsunuz? Burada oyle bir durum yok. Yok ders cikaracagimiz neler var falan. Ne alaka?!
Sayisiz sosyal medya unlusu var nedir bu sosyal medya bir hayati daha kaydirdi soylemi hic anlamiyorum.
80lerde artist olmak icin evden kacan kizlar olurmus. Oraya baglanacak neredeyse olaylar.

Bu kiz diyelim sosyal medya unlusu degildi ve avukat olmustu. Mesela bi davada beklemedigi bir sonuc alsa, muvekkilini zor durumda biraksa yine anoreksiya olurdu muhtemelen. Psikolojik bir sorun. Her olumsuzlukta ortaya cikabilir.
Evet hapis mapis kotu seyler yasadi ama hepimiz oyle ya da boyle kotu seyler yasiyoruz ve psikolojimiz bozulabilir sonunda da. Bu kizi "pariltili hayat sonu oldu" kisvesinden bi cikarin, rahat birakin insanlari ya. Komik yani.

Ders cikarilacak, les bi hayat surmus bir kiz gormuyorum ben bu olayda. Psikolojik sorunlarini cozememe talihsizligi yasamis bir kiz goruyorum sadece. Toplum moplum ne alaka ya.
Intihara suruklenmis soylemi kullanmissin bir de. Gercekten ne alaka.

Bunlari anca nasil konusabilirdik biliyo musun. Bir ara sifir beden falan vardi. Bu kiz 15 yasinda falan olsaydi ve sifir beden dayatmasindan etkilenip kendini acliga mahkum edip bu hastaliktan olseydi konusabilirdik.

Kiz hakkinda toplum, moplum, vah sosyal medya iste diye konusan herkes aslinda maalesef icten ice de "su testisi" yorumu yapiyor ama farkinda degil.
0
Kittie
(21.06.25)
Yoğun trafikte makas atarak video çekerken tırın altına giren barzo için 'doğal seleksiyon' diyoruz.

Bugüne kadar bu durumda sosyal medyayı, toplumu veya onu iyi makas attığı için kullanıp atan kadınları suçlayanı ne gördüm, ne de duydum.

Bu hayatta herkes kendine bir yol çiziyor. Kimisi çizdiği yolun ağırlığını kaldıramıyor.

Şahsı tanımıyorum. Duyuruyu görünce kimdir, nedir diye öylesine bir baktım. Bugüne kadar ne seyretmişliğim ne de 3 dakika kafa yormuşluğum vardır. Hastalığı kötü, ölüm daha da kötü. Ama oluyor böyle. Beni ilgilendiren bir durum değil.
0
Mirket
(21.06.25)
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
benim cikardigim sonuc: kendisini oldurmek isteyen birine engel olamazsin, bir yolunu bulur.
0
cooperr
(21.06.25)
@sekizdokuzon

İnstagram paylaşımındaki yazıyı okudum, katılıyorum ve eksik buluyorum.

Orada gücü sadece erkekler oluşturmuyor. Kadınların da birbirlerine yaptıkları zorbalıklar var, akran zorbalığı gibi. Kadın kadının kurdudur sözü boş değil, bunu doğrulayan çok örnek var.

Yani sadece erkek beğenisi değil mesele. Kadınlar arasında birbirini kıyasıya eleştiren inciten hırpalayan çok. Hatta sanırım Nihal Candan tahminen 1 hafta kadar önce hastaneye kaldırıldığında instagram'da bir paylaşımda "bunu sen mi söylüyorsun" "evet ben söylüyorum" tarzı bir çekişme videosu paylaşılmıştı. Ben bunları hiç tanımam etmem, aşırı zayıflıktan ilgili olmasaydı aklımda kalmazdı.

Bu videoda da gördüğümüz gibi özellikle kadınlar arasında olmak üzere toplumun geneline yayılmış dehşet verici bir linç kültürü oluştu, acı verici olan ise bu linç kültürünün ahlâkî değerleri korumak için değil son derece saçma, lüzumsuz, anlamsız şeyleri eleştirmek için kullanılması. Herif rüşvetsiz yaşamayı unutmuş ona kimse bir şey demiyor, yenidoğan çetesi, kartalkaya otelinde yangın, 6 şubat depreminden sonra o bölgelerin durumu... kimsenin umurunda değil ama birbirinin kıyafeti kilosu estetiği yaptığı yemekler yaptığı temizlik herkesin umurunda.

Rezalet tam olarak budur. Toplum toplum olduğunun farkında değil. Tam da bu sebeple toplumsal bir sorundur bu.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
"Orada gücü sadece erkekler oluşturmuyor. Kadınların da birbirlerine yaptıkları zorbalıklar var, akran zorbalığı gibi. Kadın kadının kurdudur sözü boş değil, bunu doğrulayan çok örnek var."

Erkeklesmis, tahakküme boyun eğmiş ve böylece daha az zarar göreceğini sanan, kendini bir şekilde korumaya alan hemcinslerimiz.

"Herif rüşvetsiz yaşamayı unutmuş ona kimse bir şey demiyor, yenidoğan çetesi, kartalkaya otelinde yangın, 6 şubat depreminden sonra o bölgelerin durumu... kimsenin umurunda değil ama birbirinin kıyafeti kilosu estetiği yaptığı yemekler yaptığı temizlik herkesin umurunda."
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
Erkekleri hadım edelim demiyoruz, erkeklikten ileri gelen defakto sandıkları hakların o kadar da hakları olmadığını anlatmaya çalışıyoruz ama yol uzun.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
Yol çok uzun. Çünkü o erkekleri de o hale anneleri getiriyor. Annelerin önemli bir kısmı hâlâ "erkektir" kelimesinin/görüşünün arkasından bakıyor hayata, çünkü bunlar hâlâ bilinçaltı kodlarımız. Bu hale kadınların ekonomik bağımsızlığının olmaması sebebiyle gelindi, erkeğe/kocaya/babaya mahkum yaşamak kadınları bu hale getirdi. Şimdi kadın çalışıp para kazanıyor ama mizacı çok sertleşti, çok hırçınlaştı, çünkü bu sefer para kazanmaya mahkum oldu, maalesef iş hayatında kadınlara karşı saygı da (kadın saygısı da erkek saygısı da) yeterli değil, yaygın değil...

Sadece kadınların çabasıyla yol almak çok zor. Erkeklerin de konuyu anlaması ve omuz atmaları lazım. Çok büyük çok tafsilatlı bir konu olduğu için anlaması da zor belki. Ama bir şekilde çabalamak gerek.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
İşte o nurullah'in nasıl oluştuğuna da bakmak lazım. Hemen hemen her konuda olduğu gibi burada da kadının sağduyulu, aklıselim davranması, sıfır hata oynamasi gerekiyor. Erkekten üç kadından bir çürük çıkar, kadına saldıran kadın konuşulur çünkü.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
biri "kardeşinin escort gibi davranışları" demiş de, aslında öyle değildi. bundan iki yıl önceydi sanırım, kardeşi armağan'a çıkması dolayısıyla yeniden bi gündeme gelmişti yanılmıyorsam. o zaman kardeşinin ve kendisinin instagramına bakmıştım; nihal acayip manzaralı rezidans gibi bir yerde kalıyordu (otel de olabilir) ve kardeşi ona yancı gibi takılıyordu. nihal'in sürekli çok pahalı arabalarda gider gelirken pozları vardı. hatta tam o sıra "kardeşimin artık bana yancı olmasına izin vermeyeceğim, görüşmüyorum artık" gibi açıklamaları olmuştu. yani instagramına bakıldığında escort gibi hayatı daha bariz biçimde yaşayan nihal'di. evlenmesi, boşanması, anoreksiyasının sebebi gibi kısımlarına hakim değilim. daha iyi bilen biri anlatır.
0
lil siztah
(21.06.25)
şu duyuruda gerçeklikten kopmuş feminiklerin at koşturmalarına kim ne zaman dur diyecek? hiçbir mantık, zeka kırıntısı içermeyen çirkef genellemeleri artık rahatsız etmeye başladı.
0
buenosdias
(21.06.25)
benim cikardigim ders toplumun sahip oldugu ahlaki degerler tu kaka degil. bu degerlerin olusma sebebi zaten insanlari belirli bir yola sokup onlara anlam kazandirmak. hedonizmin doruklarinda gezip de bir yol olan insan gormedim.
0
antikadimag
(22.06.25)
byung chul han, nihana ve bize neler oldugunu cok guzel anlatiyor, eserlerinde donup dolasip geldigi yer bedenimizle ve duygularimizla nasil tekrar iletisime gececegimiz meselesi bana gore. Tartismaya baslamak icin iyi bir referans noktasi olabilir.

Ben sahsen bireysel trajedilere odaklanmaktansa bu trajedilere sebep olan yapisal sorunlara bakmayi ve elestiriyi oradan kurmayi tercih ediyorum. Senin de [anlasilamayan] niyetin bu gordugum kadari ile. Bir eski cin masalinda da anlatildigi gibi herkesin delirdigi bir toplulukta bireylerin saglikli bir akla sahip olmasi mumkun degil.
0
deckard
(22.06.25)
Uzun yıllar depresyonla yaşamış biri olarak üzüldüm akıbetine.
Sözlük'te başlığına bakmıştım, anne babasının sosyal medya gönderilerine kadar takip ediyor insanlar. Sosyal medya kullanmıyorum, ama kullananları anlayabiliyorum. Ancak Nihal Candan'ın annesinin gönderilerini takip etmenin arkasındaki motivasyonu anlayamıyorum. Benzer şekilde, şu kanseri sözümona doğal yöntemlerle yendiği deneyimlerini uygulama halini getirip insanların canına kasteden kişilerin hikayesini şaşkınlıkla izledim ve okudum.
Enformasyon çöplüğünden, görsel bombardımandan korumam lazım kendimi. Benim kendi adıma çıkardığım ders bu.
0
auroraaurora
(23.06.25)
"Fakat bu kızın hayatını elinden alan toplum normları hangimizin kimlik ve değer algısını carpitmiyor"

yani ben evde oturuyor çay içiyordum, kız kendini aç bırakmış, allah rahmet eylesin.

el alem ne der diye yaşanmaz, kimsenin umrunda değilsiniz. herkes işten eve geliyor iki saat dinlenip yemek duş uyku ve sabah tekrar modunda yaşıyor. başkalarının fikirleriymiş toplummuş bunları bu kadar önemsemek tamamen bireysel akıl hastalığınız. mesela böyle insanları aslında ayırmak ve tedavi etmek gerekiyor, böyle nevrotik paranoyak kişilikler çevresine de zarar verir, biz işinde gücünde insanlar olarak böyle saldırgan tehlikeli kişilerden korunmalıyız, evet gerekirse devlet "sen duyuruya 'bu yaştan sonra evlenirsem şöyle böyle derler' yazmışsın, yürü rehabilitasyon merkezine" demeli.
0
bergamot kommando
(23.06.25)
çıkarmamız gereken çok ders var. mesela mahmakların hayatlarından ders çıkarmaya çalışanları s*klememeye başlamak bunlardan biri olabilir. yedikleri hatları yerken toplum yok, hayatlarını yaşarken toplum umurlarında değil. bu bi' yerde patlayınca suçlu toplum.
ne güzel dümen.
x.com
0
wop
(23.06.25)
🌸sekizdokuzon
(24.06.25)
Ben anlatınca anlamayanlar için yukarıya sektörün içinden mizojinist, kaba ve öfkeli başka bir kadının konu hakkında söylediklerini bıraktım. Oradan konuya atılmaya uğraşın bari.
0
🌸sekizdokuzon
(24.06.25)
yeme bozuklugunun ciddi bir rahatsizlik oldugu dersini cikardim.
0
sonsuz
(24.06.25)
(7)

ABD Halkı Sıkılmadı mı?

eisberg
Afganistan, Irak, Suriye derken şimdi de İsrail ne derse yapan bir emireri gibi devlet. Tamam İsrail lobileri güçlü, meclis senato her neyse ellerinde ok ama koca devlet Netanyahu’nun emrinde gibi. ABD halkı ne diyor bu işe, umurlarında değil mi? Ya da memnunlar mı?
Afganistan, Irak, Suriye derken şimdi de İsrail ne derse yapan bir emireri gibi devlet. Tamam İsrail lobileri güçlü, meclis senato her neyse ellerinde ok ama koca devlet Netanyahu’nun emrinde gibi. ABD halkı ne diyor bu işe, umurlarında değil mi? Ya da memnunlar mı?
0
eisberg
(19.06.25)
umurlarinda degil. hepsi bilincaltinda devletlerinin refahinin bu tarz mudahalelere dayandiginin farkinda. o nedenle cogu justify ediyor bile. en fazla solcu, ufak bir kesim protesto ediyor.

abd halki birakin dunya siyasetini, kendi siyasetlerini bile cok umursamaz. abd'nin hareketleri turkiye'den daha cok takip ediliyor amerikan halkina kiyasla.
0
antikadimag
(19.06.25)
Abd halkını bilmem ama bizim Massachusetts eyaletinden 8-10 kişilik sabit müşterilerimiz vardı. Hepsini yıllardır tanırım. Eğitimli, demokrat adaylara oy veren insanlar.

Gelgelelim Ortadoğu hakkında hiç bir fikirleri yoktu. Yani düşün hepsi üni mezunu, kuzey eyaletlerden, buralara gelip giden insanlar.

Güneyli tipleri tahmin bile edemiyorum. 'Vardır devletin bir bildiği yeğenim' falan diyorlardır en fazla.
0
yurtsuz john
(19.06.25)
Abd'nin birkaç eyaletinde uzun süre bulundum. Konuştuklarımdan kimsenin durumdan haberi yok, gündemi takip eden kimse yok. Saydığın ülkeleri hangi kıtada olduğunu sorsan bilmezler.
0
mirty
(19.06.25)
amerikan halkı gerçekten garip. 3/4'ü falan zaten net zırcahil ya da aptal, ilkokul düzeyinde bile hayat bilgileri yok, onları geçiyorum. ama okumuş olanları dahi amerika kıtası dışında dünyaya karşı ilgisizler. sadece kendi kıtalarından oluşan izole bir hayat yaşıyorlar. dış politika ya da orta doğu nerd'ü falan değilse haberi bile yoktur çoğunun avrupa ve asya'da olup bitenlerden.

bir de biz özal sonrasında çok politikleşmiş bir toplumuz. politika resmen ilgi alanımız. o yüzden bizimle kıyaslamak yanlış olur. biz standart bir avrupalıya göre de dış politikayla çok daha ilgiliyiz.
0
sir gawain
(19.06.25)
ABD insanı cips sosis hamburger ve kola ile yönetiliyor. Yönetime pek bir etkileri ve dünya hakkında pek bilgileri yok.

Askerlerinin tabutları dünyanın çeşitli yerlerinden ülkelerine gitseydi uyanırlardı belki biraz ama ABD yönetimi uzun zamandır vekil devlet veya vekil örgütlere veriyor yürüttüğü kaos işlerini.

İsrail ile ilişkileri belirleyen kritik kurum ise: Aipac
Sanırım her başkanın gücü yetmiyor bu lobi noktalarına
0
diyecevaplandı
(20.06.25)
amerikadan bildiriyorum, kimsenin umurunda bile degil. halk bu konuları konuşmuyor bile, herkes kendi dalgasında.
0
oscar
(20.06.25)
adamlar magacıları seçti. abdnin büyüklüğünü görmek istiyorlar, reisleri de ona göre hareket ediyor. netanyahunun emrinde değil bu domine etkisi. ayrıca abdliler ülkelerin yerini bile bilmiyor, umurlarında falan değildir bu durumlar.
0
mikahakkinen
(20.06.25)
(3)

çeviri

deranzo1
samsun'un terme ilçesinde şu aksana denk gelince şaşırdım. kızın son cümlesinde ne dediğini anlayan var mı. çocukların ingilizcesini anlamakta zorlanıyorum. https://kick.com/mhyochi/clips/clip_01JY4J3T5DXZ4480VADJA02M32
samsun'un terme ilçesinde şu aksana denk gelince şaşırdım. kızın son cümlesinde ne dediğini anlayan var mı. çocukların ingilizcesini anlamakta zorlanıyorum.

kick.com
0
deranzo1
(19.06.25)
i learned on by myself the english diyor. kendi kendime ogrendim diyor yani. gramer hatali ama aksan fena degil.
0
antikadimag
(19.06.25)
@antikadimag

ben de all my english southern english anladım yaw sjdhsd. teşekkürler
0
🌸deranzo1
(19.06.25)
o degilde cocuklara helal olsun diyorum..
0
cooperr
(19.06.25)
(12)

Yalnızlıktan yalan söylemek zorunda kalmak

momento
İnsanlar da bir garip… Sürekli “Neredeydin?”, “Nereye gittin?” gibi sorular soruyorlar. Mecburen “Arkadaşımlaydım, işim vardı” falan diyorum. Halbuki evdeyim işte, mal gibi. Ama “Evdeydim” demek zoruma gidiyor. 2 gün izin alıyorum, hemen soruyorlar “Ne yaptın izinde?” diye ananınn… diyecem olmayacak
İnsanlar da bir garip… Sürekli “Neredeydin?”, “Nereye gittin?” gibi sorular soruyorlar. Mecburen “Arkadaşımlaydım, işim vardı” falan diyorum. Halbuki evdeyim işte, mal gibi. Ama “Evdeydim” demek zoruma gidiyor. 2 gün izin alıyorum, hemen soruyorlar “Ne yaptın izinde?” diye ananınn… diyecem olmayacak. Yalancı oldum çıktım.

Önerisi olan var mı?
0
momento
(19.06.25)
doğruyu söyle geç. ya da takıldım öyle de geç. yalan söylemeyi gerektirecek bir konu değil ki bu. 1-2 geçiştirirsen daha sormazlar zaten. evde boş boş takıldım de nolacak?
0
jelly bear
(19.06.25)
evde mal gibi oturmak utanilacak sıkılacak bir sey degil kardesim. dışaridaki insanlar da kafede mal gibi oturarak saatlerini geciriyorlar. senden benden bir farkları yok yani. evde takiliyorum de gec, kimseye hesap vermek zorunda degilsin.
0
deckard
(19.06.25)
Hickimseye bi sey söylemek zorunda degilsin, evde oldugunu da. "Paylasmak istemiyorum" deyip konuyu degistir. Hickimse icin olmadigin biri gibi davranmaya, olmadigin yerde varmissin gibi konusmaya degmez. Bence bu cok sacma.
0
sey mi dostum
(19.06.25)
Evde oturup dişe dokunur hiçbir şey yapmayıp mutlu olabilmek güzel bir şey. Aktif olmak, sığır gibi yaşamamak tamam güzel ama her dakika yamaçlardan atlayıp, kırlarda koşmuyor kimse. Çıkıp en yeni popüler kahveciye gidip çilekli matcha latte storysi atmadın, evde kanepeye uzanıp çay içtin diye senin yaptığın daha boş olmuyor yani. Yalan söyleyecek bir şey yok. Evde oturdum dinlendim de geç. Kime ne
0
cay koy geliyorum
(19.06.25)
garip olan insanlar degil. cok sey paylasmadigin insanlarla gunluk muhabbet nasil olur? naber, hayat nasil, ne yaptin, nereye gittin vs..
0
buenosdias
(19.06.25)
sana şunu söyleyeyim. bundan birkaç sene önce kuzenime yeşilköy sahilin fotoğraflarını atmıştım bak burası çok güzel bi gün gel birlikte oturalım sahilde armut koltuklar falan var dedim. olur falan dedi. aradan birkaç ay geçti baktım yeşilköy sahilden fotoğraflar paylaşmış. dedim aaaa yeşilköy'e mi gittin beğendin mi falan dedim. yooo tanımadın mı senin bana gönderdiğin fotoğraflar. dedim nasıl yani? dışarda geziyor gibi görünmem lazımdı onları paylaştım dedi. demem o ki herkes evde zaten bakma geziyor görünenlere. onlar da evde. belki kıskançlıklarından soruyolardır bilemem. ben bayramda çöp atmaya bile çıkmadım. gerine gerine de söyledim evden dışarı adımımı atmadım diye. evde güzel zaman geçirmek lükstür. evde huzuru olmadığı için mümkün olduğunca ve geç giden milyonlarca insan var.
0
matilda
(19.06.25)
Bu kadarcık şeyden bile hassaslaşmışsan senin bişeyler yapman gerek diye düşünüyorum. İmkanların nelere elverişli bilmiyorum ama hayatına yeni bir şeyler koyman lazım, kafa dağıtacak ve seni hayata alıştıracak bir şeyler lazım. Yoksa gerçekten yalancı biri olman işten bile değil.

İnsanlara karışman lazım. İletişim içinde olacağın bişeyler. Hareketli mesela. Dans, halk oyunları, koşu vs... iletişimli ve hareketli bişeyler bulmak lazım sana.
0
muhayyer divan
(19.06.25)
hiic takildim oyle diyip gecistir. insanlar onu kotu niyetle sormuyor, muhabbet olsun diye soruyor. bence insanlar degil de sen hicbir sey yapmadigin icin kendinden rahatsiz oluyorsun ve yalan soyleme ihtiyacini hissediyorsun.
0
antikadimag
(19.06.25)
Nazikçe sanane bundan demek de bir seçenek bence böyle işgalci insanlara karşı.
0
encokbenisevinnolur
(19.06.25)
Bir toplulukta yaşamak istiyorsan bir miktar bilgi paylaşacaksın. Bu karşılıklı bir durum.

Ha kimseyle hiçbir münasebete girmek istemiyorsan zaten cevap vermezsin geçer gider.

Soran insanları ya önemse ve cevap ver ya da önemseme ve cevap verme.

İki gün izin yapan birine ne yaptın diye sormak çok normal bir durum, soranlara kızman çok saçma.
0
michael_knight
(20.06.25)
Niye utaniyorsun ki kendinden?

Evde takildim de. Yemek yaptim, temizlik yaptim, sonra da film izledim de oldu bitti.
0
baldur2
(20.06.25)
Evde olmak kötü bişey değil ki. Hem laf olsun diye hem de hasetlerinden “bakayım benim gittiğim yerlerden daha iyi bir yere gittin mi” diye meraktan soruyorlar.

Sen “evdeydim” demeyi acınası buluyorsan, evde olmayı biraz süsleyip püsle. Pek iyi değilim ama “canım ruhumu dinlendirdim ya”, “bol bol kahve kitap yaptım kafamı boşalttım”, “kendime yöneldim ya”, “izlenecekler listem çok kabarmıştı. Film günü yaptım” falan diye abuk subuk İnstagram laflarını kullanabilirsin. Bunlar gündelik diline çok yabancı tavırlarsa “oğlum devirdim götü hayvan gibi uyudum! Sıçmak için kalkmasam yataktan çıkmazdım! Bi kendime geldim amk ya” falan da diyebilirsin.

Önemli olan nasıl söylediğin.
0
lazor
(20.06.25)
(12)

Türkiye eyaletlere ayrılsaydı

kizil karga
Ülkeye yararı/zararı ne olurdu?
Ülkeye yararı/zararı ne olurdu?
0
kizil karga
(19.06.25)
"Lanet olası federaller" şeklinde sinir krizi geçirme şansımız olurdu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.06.25)
yüksek ihtimalle sonumuz yugoslavya gibi olurdu. hatta ondan da beteri.

başka coğrafyada yaşanan sıkıntılar ortadoğuda üç kat fazla yaşanır.
0
yurtsuz john
(19.06.25)
Hic bir sey yok ki bu ulkenin yararina olsun. Tek bir kisinin vefati dışında...
0
duster
(19.06.25)
Bölücü, ayrılıkçı düşünce ve eylemlerin olduğu ülkelerde bölünme anahtarının bölücülere altın tepsi içinde sunulması faaliyetidir.

Atatürk, üniter yapı dediyse bir bildiği vardır.
0
Mirket
(19.06.25)
Balkanization keyword u ile arama yapiniz.
0
deckard
(19.06.25)
Yararı iç bölüşüm daha hakkaniyetli oluyor ve bölümler daha verimli büyümeye açık oluyor. Zararı bölünmüş oluyorsun. Yani merkezi yönetimin toplam gücü azalmış oluyor, hem yerel yönetime yönetimi delege ettiği kadar, hem de birleşim sinerjisinin düşmesi ile. Uzun vadede, bölümlerin birbirinden uzaklaşması sürecinin sonunda tamamen kopması riski olur.
0
osssy
(19.06.25)
ülke ve toplum olmanın şartları bazı kuralların o sınırlar dahilinde geçerli olması mesela ortak dil, aynı yasaklar ve yasalar gibi. eyalet olursa aslında kendi içlerinde karar verebilir, kendi yasalarını oluşturabilir demek. bir çeşit özerklik bu. başta hoş görünüyor. özellikle ayrılıkçı olup da istanbul, ege ve akdeniz'de bir çok sektörü gerek yasal ama çoğunlukla gayriyasal yollarla ele geçirmiş olan insanların bu bölgelerden elini çekeceğini düşünürsek iyi gibi. ama gitmezler.

geçen ben de grok'a sormuştum. şöyle özetledi.
hem siyasi hem de toplumsal açıdan ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu durum, merkezi otoritenin zayıflamasına yol açarak ulusal birliği ve bütünlüğü tehdit edebilir. Ayrılıkçı gruplar veya kötü niyetli yabancı aktörler, böyle bir bölünmeyi kendi çıkarları doğrultusunda kullanabilir; bu, etnik gerilimleri artırabilir ve bölgesel çatışmalara zemin hazırlayabilir.

Türkiye Cumhuriyeti için olası zararlar şunlar olabilir:

Ekonomik İstikrarsızlık: Bölgesel yönetimler arasında kaynak dağılımı ve ekonomik politikalar konusunda anlaşmazlıklar çıkabilir, bu da ekonomik bütünlüğü zedeleyebilir.
Güvenlik Riski: Merkezi kontrolün azalması, terör örgütlerinin veya dış güçlerin müdahale alanını genişletebilir.
Kültürel ve Sosyal Ayrışma: Farklı bölgeler arasında kimlik temelli ayrışmalar artabilir, ulusal dayanışma zayıflayabilir.
Uluslararası İtibar Kaybı: Federasyon yapısına geçiş, Türkiye'nin bölgesel ve küresel etkisini azaltabilir, diğer ülkeler tarafından daha az ciddiye alınmasına neden olabilir.
Bu tür bir dönüşüm, dikkatli planlama ve geniş toplumsal mutabakat gerektirir; aksi halde kaos ve parçalanma riski yüksektir.
0
biseysorcaktim
(19.06.25)
Eyalet sistemi tek başına kötü bir şey değil ancak işin siyasi tarafını bir yana bıraksak bile bence Türkiye açısında çok mantıklı değil. Ülkenin coğrafyası merkezi yönetimi zorlaştıracak kadar büyük değil; yani mesela Avustralya gibi birbirinden aşırı alakasız büyük bölgeler yok. Keza ekonomik açıdan da ülkenin önemli bir kısmında eyaletlere ayrıldığında o eyaletin kendine yeterliliğini sağlayacak bir faaliyet yok. Kürt nüfusu bir yana bırakırsak genel olarak "Bizim yaşam pratiklerimiz farklı, o yüzden kurallarımız da farklı olsun" gibi bir hukuki ihtiyaç da yok.
0
salihdt
(19.06.25)
Eyalet sistemi var eyalet sistemi var. Hangi ülkeye benzer bir model alacağın, kaç eyalet olacağı, sınırları nasıl çizileceği, eyaletlerin hangi hakları olacağı hangi hakların federal hükümette kalacağı gibi sayısız değişken var. Bu değişkenlerdeki farklılıklara bağlı olarak ülke için hayırlı da olabilir ülkeyi kaosa da sürükleyebilir. Ya da bazı açılardan getireceği faydalar ve diğer açılardan zorluklar arasında bir denge yaratılabilir. Hayatta her şeye kesin iyi/kesin kötü bakış açısına sahip olmak makul değil.

Ben yönetimin yerelden genele gitmesi gerektiğini düşünen biriyim, belediyelerden başlayarak yerel yönetim güçlendirilmeli. Ama bu benim şahsi kanaatim diye kimseye bunu dayatmaya çalışmadığım gibi, Türkiye'de şu an bunun çok mümkün olmadığını ya da olumsuz sonuçları olabileceğini de göz önünde bulunduruyorum. Yine de bunun akademik olarak tartışılmasında bir zarar da olmaması ve konu her açıldığında "Atatürk üniter devlet dediyse bir bildiği vardır" denip kapatılmasının gereksiz olduğunu düşünüyorum. Atatürk'ü çok seven biri olarak 100 sene öncesinin Türkiye ve Dünya paradigmasında verilen her kararı günümüzde ayet kabul etmek onun kendi dünya görüşüne de ters.

Yani sonuç olarak, eyalet sistemi demek illa bölücülüğe bir kala demek değil. Almanya da federatif bir ülke. En fazla arada Bavyeralılar eğleniyor işte biz daha iyiyiz sizden falan diye. Rusya da federatif bir ülke, içinde yirmi küsür yarı bağımsız cumhuriyet var, Putin sonrası ne olacağı belli değil. Hangi sistemi seçip nasıl uyguladığına göre değişken bir durum.
0
nundu
(19.06.25)
39 tane Alman krallığını/eyaletini birleştiren Otto von Bismarck ya da hali hazırda yeni bir kıtaya yerleşen kolonilerin oluşturduğu devletler/eyaletler birliği üzerinden "olumlu" örnek vermek hatalı olur. Bu topraklarda eyalet sistemine en yakın şey, en yakın zamanda Osmanlı dönemi beylikler/sancaklar birliği diyebiliriz.

Şu haliyle en gerçekçi sonuç Yugoslavya gibi paramparça olmak ya da Irak gibi dış tehditlere karşı olarak maşa bir halde, maşayı tutan eller tarafından bir arada tutulmak olurdu.
0
nawar
(19.06.25)
ya turkiye cok catismali bir ulke. yarisi ege'de avrupa kulturunde, yarisi ortadogu kulturunde ve bunun catismasini her gun yasiyoruz. ulke kurulusunda elde kalan topraklar cok ters sekilde kalmis. yani dogu ve guneydogu yerine elde balkanlar ve yunanistan kalsa cicek gibi bir ulke olurmusuz. simdi iki farkli kutbu icinde tasimaya calisip aci ceken bir ulke.
0
antikadimag
(19.06.25)
Bürokrasideki doğu karadenizliler kendi bölgelerine sürülecekse desteklerim. Adamlar Türkiye'yi organize sömürüyorlar. THY onların, devlet bankaları onların, bakanlıkların yarıdan fazlası onların, diyanet onların, İBB onların, ordunun üst kademesi yakında tamamen onların olacak... Böyle gider liste. Sonra hepimiz eşit vatandaşız masalları. Akp bir pontus rant derneğine dönmüş durumda. CHP'nin de geleceği parlak değil. Federasyon olsun, hepsi pontusa sürülsün!
0
mesuta
(19.06.25)
(9)

Yaz kış ayrı parfüm kullanıyor musunuz?

anatomik
Ben halihazırda Dior Sauvage Elixir kullanıyorum ve gayet de seviyorum kokusunu, çevremden de bugüne kadar olumlu dönüş aldım hep. Ama kışın kullanılması daha makbulmüş bu parfümü(!).Ne yapacağız şimdi yaz geldi diye parfüm mü değiştireceğiz? Genel kullanımda kabul gören ya da uygulanan bir hareket
Ben halihazırda Dior Sauvage Elixir kullanıyorum ve gayet de seviyorum kokusunu, çevremden de bugüne kadar olumlu dönüş aldım hep. Ama kışın kullanılması daha makbulmüş bu parfümü(!).
Ne yapacağız şimdi yaz geldi diye parfüm mü değiştireceğiz? Genel kullanımda kabul gören ya da uygulanan bir hareket mi bu, onu merak ediyorum?
0
anatomik
(17.06.25)
Agir kokan parfumler bence kisin kullanilmali ozellikle şekerli olanlar. Genel kani da boyle sanirim ama ben çiçeksi parfumler kullanirim yaz kis da kullanirim yani sorun yok ama agir parfumler yazin rahatsiz edici olabiliyor.
0
matilda
(17.06.25)
Yaz kış, gündüz gece diye temel ayrım yapılır genelde.
Kokuların ön ve temel notalarının verdiği hisse göre uygunluğuna bakılır. Odunsu ve baharatlı notalar(mesela senin kullandığın) fresh olmaktan uzak, daha oturaklı ve ağır bir his verir. Kış mevsiminin getirdiği "mod" için daha uygun olur.
Yazın ise fresh ve hafif şeyler yeriz, içeriz, giyeriz; öyle düşün. Deri ve tütün kokusunun verdiği his mesela, yazla bağdaşmaz. Ortama, atmosfere uygunluk olarak bak.

Uç noktalarda gezmeyen parfümler mevsimden bağımsız kullanılabilir ama onlar da çok belirgin olmazlar. Basit, lineer kokular var, her yola gelir ama yine kıyafet olarak düşünürsen; dikkat çekiciliği azdır.

Bu ayrımların temel amacı uyum aslında. Soğuk bir Ankara gecesindeki özel bir davete giderken giydiğin kaşe paltoyu tamamlayacak bir koku ne olur ne olmaz düşünürsen mantığı anlarsın.
0
Bruce
(18.06.25)
Hocam çok güzel bi kazağın var gören herkes de beğeniyor ama gören herkes beğeniyor diye yazın da giymezsin, öyle düşün. Bazı parfümler böyle odunsu baharatlı notaları nedeniyle kış mevsiminde kullanılıyor, bunları yaz mevsiminde kullanmak senin için olmasa da çevren için sıkıntı olabilir, senin parfümün içeriği de böyle sanırım, bunlar kışın soğuk havalarda fazla yayılımı olmadığı için çok fazla nüfuz etmez çok baskın olmaz o nedenle de pek rahatsız etmez ama kışın senin çevrende yayılan parfümün molekülleri yazın 3 km falan uzaklaşabilir, bu da seni yürüyen bir nükleer silaha dönüştürür, o yüzden kışlık parfümü yazın kullanmak biraz riskli bir hareket ama her parfüm böyle değil tabii dört mevsim gideri olan parfümler de var ama onlar da biraz arada kalmış gibi oluyor çok karakteristik özellikleri olmuyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.06.25)
Abi ne yazık ki yazın çekilmeyecek bir parfüm o. Müthiş baş ağrısı yapıyor. Genel kullanımda kabul görmüş bir şey evet bu arada. Gerçi ben o parfüme genel olarak dayanamıyorum ama yazın daha kötü.
0
sanal hayvan
(18.06.25)
Evet yaz-kış parfüm ayrımı var, yazın daha fresh parfümler, kışın ise daha odunsu-baharatlı parfümler tercihimdir.

Ama bazı parfümler vardır ki yazın da kışın da gayet iyi gider.
0
blue rebel motorcycle club
(18.06.25)
yaglarin ucuculuk dereceleri vardir. hava isindikca bu essential oil denilen yaglar daha kolay ucar. bu nedenle sicak havada, yaglarin hizli buharlasacagi yerde recineli, vanilyali, odunsu agir kokular surersen milleti rahatsiz edersin. bu nedenle yazin narenciye, ciceksi kokular kullanilir.

kisin soguk havada ucuculuk bastirilacagi icin daha agir kokular kullanabilirsin. bu ayni kiyafet gibi bir mevzudur. senin parfumu oven kadar soven de vardir ama iclerinden sovdukleri icin haberin yoktur :)
0
antikadimag
(18.06.25)
Dior sauvage kıs parfümü. Yani yaza uygun ve kısa uygun giyiniyorsak parfumu de basit mantikla yazlik kislik olarak kullaniriz ve digerlerinin de dedigi gibi, gece gunduz ayrimi da olur.

Yaz parfumu olarak tum erkekler louis vuitton imagination parfumunu kullanabilir bence misss
0
sey mi dostum
(18.06.25)
Yaz, kış, hava sıcaklığı, gündüz/gece ayrımlarina göre parfüm sıkıyorum.
Izmir sıcağında kullanacagin parfüm ile kars soğuğunda kullanacagin parfüm aynı değil.
0
logisticsmanager
(18.06.25)
2 tane parfümüm var 2’si de dört mevsim kullanılabilen tarzda. Ben moduma göre sıkıyorum, insanları rahatsız edecek seviyede boca etmem asla üstüme zaten. Genelde 2 bazen 3 fıs yeter.
0
vedatchilipeppers
(18.06.25)
(9)

israil-iran savaşı

deranzo1
nasıl gelişir nasıl sonlanır bu iş? iran'ın ipi çekildi gibi duruyor ama siz ne diyorsunuz?
nasıl gelişir nasıl sonlanır bu iş? iran'ın ipi çekildi gibi duruyor ama siz ne diyorsunuz?
0
deranzo1
(17.06.25)
bişey çıkmaz. 1-2 güne kapanır konu. israil bu bahaneyle düşmanlarımız çok güçlü diye ağlar abd'nin kapısında ve bolca silah desteği alır, nükleer geliştirmeye devam eder
0
avatar is back
(17.06.25)
rusya ve çin'in sessizliği iran için hayra alamet değil. her şey olabilir açıkçası kestirmek güç. hamas'ı kullanarak ortalığı ayağa kaldırıp hizbullah'ı bitiren israil, abd'yi arkasına alarak (ki her zaman) iran'daki rejim karşıtlarından da destek bulursa vay mollaların haline.
0
makarnavodka
(17.06.25)
İran Irak savaşı 1980-1988 arası sekiz yıl sürdü. Yenişemediler.
Ayrı Irak'ı Amerika bir günde dümdüz etti. Bu adamlar normal savaşmıyorlar. Yapıyı içeriden çökertiyorlar. Son zamanlara kadar Dünya kamuoyuna şirin görünmek gibi bir kaygıları vardı. Gazze'deki gelişmeler artık bu olayı umursamadıklarını da gösteriyor. Adamın oturduğu daireye adrese teslim füze gönderecek kadar da bu işe hazırlanmış oldukları ortada. Rusya'nın Ukrayna'da debeleniyor olması bile bu planın bir parçası gibi.
0
Mirket
(17.06.25)
Bu ip o kadar kolay çekilmez sanırım.
Avrupa bize gelir ve:
- Aman bu yeni göçü durdurun. Daha yeni Suriyelileri gönderiyorduk yeni bir Pers akınına dayanamayız.. der.
Tarihe bakıldığında İran'la aramız çoğı kez sorunludur. Dağılması ve bölgede yeni bir savaş şu an bize uymaz.
Ama bu karışıklıktan istifade etmek her türlü bizim hakkımız.

Siyonistlere yakın duran ABD ve Avrupa nedeniyle, Rusya ve Çin İran'a yardım eder mi eder.
Biz de İran'a "siyaseten" yardım edebiliriz.

Hürmüz boğazı oldukça önemli ve İran tarafından kapatılması bir çok ülkenin zararına. Rusya ise buradan kendi kaynaklarını satabilmesi açısından dolayı avantaj sağlar.
(şundan dolayı: yemenin geçmişte İsrail'e saldırması ve Kızıldeniz deki gemi ticaretini engellemesi nedeniyle Rusya'da ticari tren hatları yoğunluk kazanmıştı)

İran'ın burada yapacağı asıl şey siyonist yönetimin üst unsurlarına suikast ve diğer ticari askeri kritik noktalara saldırı düzenlemesi. Bunlar sivil öldürmekten daha etkili yol

Daha yakın geçmişte Şam'da bazı İranlı yetkili ve komutanlar suikaste uğradı. şimdi yine üst düzey komutanlar hem de başkent
Tahran'da suikaste uğradı ama
hala anlayamadılar bu durumu.

Bizim anlamamız gereken ise kesinlikle Devrim Muhafızlarının
içinde mossad yapılanmasının bulunduğudur.
0
diyecevaplandı
(17.06.25)
azalarak biteceğini düşünüyorum. ama hemen değil, ara ara parlayarak. karşılıklı füzeler olur suikastler olur, o eksende devam eder. kamuoyu da bu durumu kanıksar. iran halkı iyice sefil olur, gösteriler isyanlar ve son raddede darbe girişimleri olabilir. ama bunlar orta uzun vadede.
0
engelbert humperdinck
(18.06.25)
SU an Iran kendi hava sahasinda ucak ucuramiyor.Israil geri donulemez noktada.Buradan sonra Iran rejimini deviremezlerse baslari daha buyuk belaya girer.Bu riski almak isteyeceklerini sanmiyorum.Irak ve Suriye'de ne yasandiysa Iran'da da o yasanir bence.Tabi bu Israil gucuyle degil ABD destegiyle olacak
0
turkuaz
(18.06.25)
iran'daki mollalar israil kadar kotu. bu cepte.

israil'in bolgedeki otoritesine karsi durabilen 2 ulke vardi, biri iran digeri turkiye. iran'in boyun egmesi durumunda bunlarla biz bas basa kalacagiz. bu iyi degil.

su anda iran'in cok gafil avlandigini ve aciz kaldigini goruyoruz. korleme fuze atmalari bir sey gostermiyor. hatta ilk fuze yogunlugu yoktu son baktigimda. ellerindeki stoklari tuketiyor bile olabilirler. iran surekli bicak kemige dayandi, sabrimiz tasiyor tarzi aciklamalar yapan cok beceriksiz bir zumre tarafindan yonetilen bir ulke. dogal kaynaklarini cikardigin anda ortada bir varliklari yok.

bu bizim yobazlara cok guzel bir ders olmustur. sen turkiye ucuyor kaciyor dunya gucu dersin ama ilhamlarini gokten ve gaipten degil de hayattan alan bir ulke bir gece ansizin gelir ve tepene biner. oyle lafla peynir gemisi yurumuyor.

bu durumun iran lehine bitmesi ihtimali yok. cunku rusya kendi derdine dusmus durumda ve cin de desteklemedi. en iyi ihtimalle olay sonumlenir ve iran kuyrugu dik tutmaya calisir. ancak yasadiklari prestij kaybi hali hazirda cok buyuk. halkina zulmeden ve onlari somurerek ayakta kalan bu yapiya aciyacak degilim. iran halkinin boynuna vurulmus bir boyunduruktur bunlar. abd daha cok dahil olursa olayin buyumesi iran'in isine gelmez cunku daha israil'le basa cikabiliyor degiller.

israil denen soykirimci ulke ile iran'in molla rejimi'nin birbirini yiyerek tuketmesi tek umudumuz. ama su anda ibre iran aleyhine duruyor.
0
antikadimag
(18.06.25)
İsrail'in Suriye'ye yerleşmesi için ABD'nin isteğiyle 15 yıl savaştık. En büyük ülkelerin, içerideki örgütlerin desteğine rağmen rejim direndi.

Sanmıyorum ama ateşkes olmazsa bu savaş 40 yıl sürer. ABD saldırırsa bölgeye yayılır.

Ben kısa zamanda İsrail'in sladırıları durduracağını düşünüyorum.
0
hebanon
(18.06.25)
şu anda iran dışardan yardım alamıyor. suriye'de savaş uzun sürdü ama rusya desteği vardı. bir sürü vekil güçler vardı. iran'a yardım gelmezse ve abd mevzuya girerse dümdüz ederler iranı çok kısa sürede.
0
archmeister8
(18.06.25)
(8)

Kurutma makinesi topu kullanan var mı? Tavsiyeniz?

winston insani
MerhabalarKurutma makinesi aldık ta, bir de bunların içine atılan toplar varmış galiba, bunlar nedir tam olarak, ne işe yararlar?Tavsiyeniz var mı bunlardan nereden alınmalı?
Merhabalar

Kurutma makinesi aldık ta, bir de bunların içine atılan toplar varmış galiba, bunlar nedir tam olarak, ne işe yararlar?

Tavsiyeniz var mı bunlardan nereden alınmalı?
0
winston insani
(17.06.25)
www.chakra.com.tr

ben bundan aldim ama cok tatli oldugu icin biri sus olarak duruyor :D
0
aguen
(17.06.25)
3 tane tenis topu atsan yeter
0
apocalipy
(17.06.25)
Kurutma esnasinda donerken kiyafetlerin havalanmasini sağlıyor daha etkili kurutma sağlıyor kullanim amacı olarak
0
apocalipy
(17.06.25)
Topak olup ortada kalan yerleri kurumayan nevresimler için işe yarıyor, sırf o yüzden aldım ben.
0
kobuzchu kiz
(17.06.25)
ben kullanmiyorum bir zararini da gormedim su ana kadar.
0
antikadimag
(18.06.25)
topların üzerine biraz uçucu yağ damlatırsanız kıyafetleriniz güzel kokuyor.
0
elorelia
(18.06.25)
guyya daha iyi kurutmasini sagliyor da ben pek faydasini gormedim.
0
cooperr
(18.06.25)
top yerine kıyafetleri içine katlayarak koyarsanız daha çok işe yarıyor daha az kırışıp daha çabuk kuruyor tabi yine karışıyor ama o ilk çamaşır makinasından çktığı gibi karmakarışık olmuyor
0
eja
(18.06.25)
(12)

tüfek, mikrop ve çelik'i önerir misiniz?

mark greg sputnik
kitabı için soruyorum.ben bu tarz konuları çok severim. antropolojiye özellikle merakım var. zengin olsam kesinlikle yöneleceğim bir alan olurdu. yiğit özgür karikatüründeki gibi "hepimiz ne kadar da küçük canlılarız... adeta beş para etmez pezevenkleriz..." diye düşündükçe huzurla doluyorum resmen,
kitabı için soruyorum.

ben bu tarz konuları çok severim. antropolojiye özellikle merakım var. zengin olsam kesinlikle yöneleceğim bir alan olurdu. yiğit özgür karikatüründeki gibi "hepimiz ne kadar da küçük canlılarız... adeta beş para etmez pezevenkleriz..." diye düşündükçe huzurla doluyorum resmen, bi yandan şu gezegende nereden nereye geldiğimizi düşünüp koskoca evreni hayal ederken diğer taraftan "hiçbi halt değlmişiz la" demek gönlümü sonsuz bir mutlulukla dolduruyor, eminim ne demek istediğimi anlayan duyurucular vardır.

ne zaman bahsi açılsa bana bu noktada jared emminin söz konusu eserini önerdiler. kabul ediyorum ki çocuk sayılacak yaştaydım ama belgeselini izleyince pek sevmediğimi hatırlıyorum, "OHOOOO HER ŞEY ŞARTLARA BAĞLI KARDEŞİM O ZAMAN NE ANLADIM BU İŞTEN" deyip sinirlenmiştim. şimdi bakış açım öyle değil tabii.

bunun kitabını (ya da kitaplarını? bir tane mi, seri mi vs. bilmiyorum gerçekten) önerir misiniz? "ben basit bir adamım, muzu soyar ve muzu yerim" kafasındaki insanları sarar mı sizce? yani severim dedim ama bu konuda ciddi bi altyapım yok, jared emmi de bildiğim kadarıyla "sıradan vatandaş"a yönelik olarak yazmış bunları zaten, o açıdan hoşuma gider diye düşündüm ama bilemedim.

okuyanlar varsa yorumlarını, spoiler olmaksızın değerlendirmelerini bekliyorum. gerçi spoiler zaten yaşadığımız düzendir herhalde daha neyin spoiler'ı olacak.
0
mark greg sputnik
(17.06.25)
Kime göre, neye göre?
Ben sevdim. Okuyalı çok oldu.
Sen ben değilsin, ve zaman çok değişti
0
parka
(17.06.25)
yakın geçmişe kadar batı kaynaklı sosyal bilimler batının afrika, amerika yerlileri, doğu (kısacası dünyanın geri kalanına) olan teknolojik ve ekonomik üstünlüğünü yer yer ırkçılığa dahi varan saçma spaan argümanlarla temellendirmeye çalışıyorlardı. 1950-60'larda bile siyahi insanların beyazlardan zeka olarak eksik olduğuna dair yığınla araştırma var abd kökenli.

jared diamond'un bu kitabı yazmaktaki en büyük motivasyonu bunun böyle olmadığını kanıtlamak aslında benim kitabın tamamından anladığım.

"OHOOOO HER ŞEY ŞARTLARA BAĞLI KARDEŞİM O ZAMAN NE ANLADIM BU İŞTEN" :) olay zaten bu bağlantıları kurabilmek, görebilmek, yakalayabilmek; bu da biraz "vizyon" ile alakalı. kitap sana gerçekten bu vizyonu katıyor önemli olan bu.

bu arada bu kitaba dair güncel çok eleştiriler de var, bir kısmı da haklı. Ancak her ne olursa olsun kitap sana ilk paragrafta anlatmak istediği bakış açısını yerleştiriyor, mühim olan bu; gerisi teferruat.

kitapta baya sıkan uzun bir bölüm var. bu jared abimiz yeni gine vs oralar özel çalışma alanı olduğu için 100-200 sayfalık bir melanezya (bkz: melanezya) bölümü var. o bölüm çok detay ve kitabın anlatmak istediği o büyük resimden baya kopuk ve teferruat ayrıntı ıvır vızır çok. orayı biraz hızlı okuma ile atlaya atlaya gidebilirsin.

bu kitabı seversen, bu kitaptan çok daha geniş ölçekli bir tarih anlatısı olan "kemirgenlerden sömürgenlere insanlık tarihi" eseri şiddetle tavsiye ederim. baş yapıttır, okuduktan sonra "vay be türkiye'de böyle insanlar da mı varmış?" diyorsun.

(bkz: alaeddin şenel)
0
makbur
(17.06.25)
alaeddin senel'in kitabi guzeldir +1. ama bir tez ortaya koymaktan ziyade uygarlik tarihidir.

tufek mikrop ve celik ise neden bazi toplumlar digerlerinden daha ileriye gider sorusuna cevap ariyor. verilen cevap da nihayetinde cografyaya dayaniyor. guzel kitaptir, okunmalidir.

biraz konudan ayri olarak makbur'un actigi genetik konuda bir seyler soyleyeyim. insanlarda irklarin oldugu ve farkli irklarin farkli ozelliklere sahip oldugu malum. dunyadaki butun entelektuel verim beyaz derili siyah-kahverengi sacli insanlardan geliyor. buna cok sasirmistim mesela newton, einstein, turing, bohr, planck vs aklina kim gelirse bu fenotipte. sarisin dahi yok mesela. ne kadar cok para ve imkan olursa olsun sarisinlar azinlikta bu konuda. sari dahi bilen varsa bana da soylesin.

buna fizyonomi deniyor. ama modern kapitalist dunyada bunu soyledigin anda cancel edildigin icin norm su anda bundan uzak durmak. yani erkeklerin fiziksel ve zihinsel olarak daha yetkin oldugu, kadinlarin sosyal olarak daha yetkin oldugu, siyahlarin fiziksel olarak daha ustun, beyazlarin zihin olarak daha ustun oldugunu falan soyleyemiyoruz. ama erkekler butun spor organizasyonlarinda kadinlardan daha basarili, bu transim deyip kadinlari dovup madalya alanlar var mesela trajikomik. veya butun fiziksel output sporlarinda siyahlar iyi. isin icine biraz finesse koyarsan beyazlar ve lighter skin tonlarin bir sansi oluyor. vs vs.

bir de su yorumu yapmak gerekli. beyaz-siyah karsilastirmasi veya kadin-erkek karsilastirmasi universaller uzerinden yapilir. bircok yetersiz insan bunu butun beyazlar butun siyahlardan zekidir gibi anliyor, kategorisel anlayacagi yerde. durum bu degil cunku hayatta sonsuz parametre var ve individual seviyeye indiginde sadece ten rengi belirlemiyor zekayi. veya kadinlar erkeklerden zayiftir fiziksel olarak ama bana nal toplatacak kadinlar da vardir. iste bu abstract dusunceyi yapamadigi icin insanlar cok tepki gosteriyor. yani mesela erkekler kadinlardan uzundur ama beslenme, irk gibi baska faktorler isin icine girince hollandali kadinlar turk erkeklerinden uzun oluyor vs.
0
antikadimag
(17.06.25)
Başlangıç seviyesi için okunur. Daha mantıklı ve kapsamlı kitaplar var konu hakkında. İlgi çekiyorsa paylaşabilirim ama ilk önce bu kitaptan başla bence.
0
put it in your appropriate place
(17.06.25)
ben roman sever bi insan olarak sevmemiştim.
çok tarih falan da seven bi insan sayılmam zaten.
biraz daha hap bilgileri seviyorum galiba bu tarz konularda
0
high hopes of the sozluk
(17.06.25)
homo sapiens daha güncel hali, onu oku. put it in your appropriate place de paylaşırsa memnun oluruz.
0
adivar
(17.06.25)
Amin Maalouf
• (bkz: Arapların Gözünden Haçlı Seferleri) – YKY

David Graeber
• Borç: İlk 5.000 Yıl – Everest
• Her Şeyin Şafağı – Epsilon

Daron Acemoğlu
• Ulusların Düşüşü – Doğan Kitap
• Dar Koridor – Doğan Kitap
• İktidar ve Teknoloji – Doğan Kitap

Jared Diamond
• Tüfek, Mikrop ve Çelik – Tübitak
• Düne Kadar Dünya – Akılçelen
• Yükseliş – Pegasus

James C. Davis
• İnsanın Hikayesi – İş Bankası

James C. Scott
• Tahıla Karşı – Koç Üniversitesi

(bkz: Ian Morris)
• (bkz: Dünyaya Neden Batı Hükmediyor – Şimdilik) – Alfa

Lawrence Freedman
• (bkz: Strateji: Bir Tarih) – Alfa

Tom Standage
• Altı Bardakta Dünya Tarihi – Kırmızı Kedi

Tamim Ansari
• (bkz: İslam’ın Bakış Açısından Dünya Tarihi) – Pegasus

Howard Zinn
• Amerikan Birleşik Devletleri Halklarının Tarihi – İmge

Yuval Noah Harari
• Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens – Kolektif
• Homo Deus – Kolektif
• 21. Yüzyıl İçin 21 Ders – Kolektif
• Neksus – Kolektif
0
put it in your appropriate place
(17.06.25)
- Bakınız olanlar özellikle tavsiye ettiklerim
- Yalnız ben çok daha fazla var sanıyordum. Azmış
0
put it in your appropriate place
(17.06.25)
merhaba. sizi soğutmak istemem ama ben önermem. bir yerden sonra ilerleyemedim özellikle o kadar çok okyanusya özelinde konuyu örneklemişti ki bunaldım ben, akmadı. diğer coğrafyalara bi geçemedik. belgesellerini izledim yetti o bana.

put in your appropriate place o kadar güzel açmış ki keske hepsini okuyabilecek dikkatim olsa. onun atladığı bir kaç temel kitabı ekliyorum.

- huntington/medeniyetler çatışması
- braudel/akdeniz
0
libertine
(18.06.25)
Okuduğumda çok hoşuma gitmişti, tavsiye ederim ben. Ne kadar tutarlı ya da detaylı olduğu tartışılır ama medeniyetler ve doğuşları hakkında genel bilgi sahibi olursunuz.
0
kumandanim
(18.06.25)
hazır tartışmaya ben de gireyim biraz tavsiye alayım, benim aradığım "sömürgecilik kötüdür ama zaten bunları kendi haline bıraktığımızda da adam olmazlar batı en azından temel seviyeyi sundu onlara" temalı kitaplar arıyorum. Tavsiye edebilir misiniz?
0
theconqueror
(18.06.25)
Bu kitap, bu tarzda okuduğum ilk kitaptı, acayip hoşuma gitmişti.
10 sene sonra kitapla ilgili eleştirileri okuyunca/duyunca hak veriyorum. Sanki biraz sığ bir kitap gibi.
Bence kitap okunur, ama eleştirileri de okunur.
0
burfak
(18.06.25)
(4)

En çok bahşiş hangi işte var?

michael_knight
20’li yaşlarda kariyer yokculuğuna yeni çıkan biri olduğunuzu varsayalım. Hedefiniz maksimum bahşiş. Hangi işlerde çok bahşiş var? Sektöre girmesi zor mu?Büyük bahşişlerle ilgili bildiğiniz hikaye var mı?
20’li yaşlarda kariyer yokculuğuna yeni çıkan biri olduğunuzu varsayalım.
Hedefiniz maksimum bahşiş.

Hangi işlerde çok bahşiş var? Sektöre girmesi zor mu?
Büyük bahşişlerle ilgili bildiğiniz hikaye var mı?
0
michael_knight
(17.06.25)
yüksek kalite -yalnızca pahalı değil- restoranlar, otel bellboyluğu. total paraya bakıyorsan mutfak (aşçılık) da çok bahşiş bırakır. seni biri sokuyorsa bunlara girersin, birisi yoksa zor.
0
ahmet oturum cerezi
(17.06.25)
teyit edilebilir bilgi değil ama krupiye işleri iyi kazandırabilir diye düşünüyorum. genelde zenginlerin geldiği, fakirlerin büyük kazanınca zevkten dört köşe olduğu, hatırı sayılır miktarda insanın da sarhoş olduğu bir ortamdan söz ediyoruz sonuçta. kendi adıma konuşayım bin lirayla girdiğim bir yerde 10 bin kazansam, accuk da sarhoş olsam hiç düşünmeden 1k bahşiş atarım açıkçası. HERKES Bİ MİLYON VERSE senden iyisi yok.

tabii bu işlerin çok zor olduğunu duyuyorum, birkaç kez deneyeyim dedim ama kontağım olmasına rağmen olmadı yani öyle söyleyeyim.
0
mark greg sputnik
(17.06.25)
Meyhane garsonlugu, valeligi vs
0
primetime
(17.06.25)
green card falan cikarsa ilk ucakla seattle'a gel. seattle'da asgari ucret yukseltildikten beri garsonlar rahatlikla $100k uzeri kazaniyor. gecen bir mekana gittim kolumdaki speedmaster'i gorup muhabbet acti. baktim boslari alan adamin rolex'i var :) ortalama salas bir bar bu arada. luks restoranlarda bunun iki katina cikiyorlar.

asgari ucret saatlik $21. mekanlarda tip opsiyonlari %20'den basliyor ve dogrudan calisanlara gidiyor. enflasyon zaten malum 2 bira bir burger yesen $30luk oluyorsun. min $6 da calisanlara gidiyor. microsoft'ta calisan arkadasim kiz arkadasim benim kadar kazaniyor diyordu. kiz okurken yarim zamanli garsonluk yapiyor. fikra bu kadar. turkiye'de de muhendisler surunuyor.
0
antikadimag
(18.06.25)
(17)

maaşlı işi bırakıp kendi işini kurmak

messina123
6 senedir gömülü sistemler alanında çalışan bir elektronik mühendisi olarak hayalim. sadece biraz cesarete ihtiyacım var. maaşlı işini bırakıp kendi işini kuran arkadaşlar, nasıl başardınız veya neyi yanlış yapıp çuvalladınız?
6 senedir gömülü sistemler alanında çalışan bir elektronik mühendisi olarak hayalim. sadece biraz cesarete ihtiyacım var. maaşlı işini bırakıp kendi işini kuran arkadaşlar, nasıl başardınız veya neyi yanlış yapıp çuvalladınız?
0
messina123
(16.06.25)
kendi işini kurarken personel maaşı, sgk primleri, gelir vergisi kdv, stoplaj muhasebe giderleri kira adidat ve stopajı,elektrik su doğalgaz gibi giderler var. maaşlı çalışıp kendi işini kurarken bunlar hesaplanmıyor. çokrada çakozlama. kar marjını buna göre hesaplaman lazım. farklı bir sektöre giriş yapacaksan aşırı dikkatli ol. kendi işinle ilgiliyse ipler senin elinde olur. bir de gıda işleri, kafe bar restorant işleri herkese göre işler değil. mümkünse girme.
0
ground
(16.06.25)
Genelde ortada hicbir sey yokken maasli isinden ayrilmak riskli is. Yuksek bir kapitalin yoksa onermem.

Paralelde birseylere baslayip geceleri ekstra calisip sonrasinda musteri veya hibe tarzi seyler bulursan o noktada mantikli olabilir. Ben su an bunu yapmaya calisiyorum diyelim :)
0
nuevo
(16.06.25)
Hangi sektör olursa olsun kenarda en az 6 ay - 1 yıl tüm masraflarını asgari-orta düzeyde karşılayacak tedbir parası olmadan girilmez.

@nuevo'nun dediği mantıksız değil, ama yine de tedbirli olmadan olmaz. Risk analizi yapmak, sektöre göre hukuki süreçler sozlesmeler vb. (örneğin en basiti sipariş üzerine is yapıyorsan, müşteri son dakika her şey hazirken vazgeçtiğinde napacaksin) bunlar hep önemli faktörler.
0
encokbenisevinnolur
(16.06.25)
6 senedir içinde olduğun işle alakalı ise, bu işin çoğu yönüne hakimsen ve geniş bir çevre edindiysen olabilir. tabi yine işlerin terse gitmesi durumunda az zararla dönüş senaryosu mevcut mu?
0
lazpalle
(16.06.25)
Ben de uzun seneler gömülü sistemler üzerine çalıştım, kendi işinizi kurmak istiyorsanız çok yanlış bir zaman, ve sorunuza bakarsam 3. ayı çıkaramazsınız. Ben şu an niş bir sektörde otomasyon işlerine bakıyorum.

Ne zaman kendi işinizi kurabilirsiniz ?

A) Deli gibi paranız vardır ve işi bilen adamlara aklınızdaki projeleri yaptırmak istiyorsunuzdur. Sizin durumunuzda böyle bir ışık göremiyorum.

B) Endüstriyel bir ürün çıkarmanın süreçlerine tam anlamıyla hakimsinizdir ve mükemmel bir fikriniz vardır, pazar araştırmasını yapmışsınızdır, satış konusunda bilgilisinizdir. Sizin durumunuzda bunu da göremiyorum.


Aynı hayalperestliğe ben de sahiptim ama düzgün bir şirkette endüstriyel tasarımlar çıkarıp, sertifikalarıyla, ambalajıyla, kasasıyla, baskısıyla, dizgisiyle, kargosuyla, gümrüğüyle, bunların piyasada yer almasını sağlamanın ne kadar zor ve maliyetli olduğunu görünce silkelenip kendime geldim.

Özetle kendi işinizi kurmak istiyorsunuz ama daha ne yapacağınızı bile bilmiyorsunuz gibi duruyor. Bol şans.
0
kimlanbu
(16.06.25)
@kimlanbu hocam 3 satır yazı yazıp yüzeysel bir soru sordum. çok ön yargılı 2 cevap vermişsiniz :d
0
🌸messina123
(16.06.25)
@messina zaten 3 satır yazdığın için zanla önyargıyla cevap vermesi gerekmiş. durum hakkında bilgi verseydin cevaplar daralırdı :)
0
lambırcek
(16.06.25)
cebinde min. 6 aylık paran yoksa hiç girişme. 6 aylık paranın içinde hem şirketin hem kendi giderlerin olmalı. maaşlı işte çalışmak kolaydır ay başı geldimi paranı alırsın başka şey düşünmezsin. kendi işinde ise sürekli müşteri bulman lazım ve para akışını dengelemen gerekiyor ama tabiki çok daha fazla kazanma şansın ya da hızlıca borca batma şansın var.

ayrıca muhasebe ve işletme konusunda genel bilgilere sahip değilsen bir an önce öğren.

son bir şey teknik biriysen ve ilişkilerde bir satışçı gibi yavşak olamıyorsuan hiç bu işlere girişme yada kendine böyle bir eleman-ortak bişi bul. bir şeyi yapmak önemli değil satabilmek önemlidir.
0
gercekdunya
(16.06.25)
Büyük risk. Hali hazırda devam eden bir aile şirketi olmadan kendi işini yapmak şu ortamda hiç mantıklı değil.
0
runaway
(16.06.25)
girişimcinin el kitabı isimli kitabı oku. oradaki sorulara cevaplar hazırla. sonuçta ben yaparım diyorsan mümkün olan en az riskle başlayabilirsin. o da maaşlı işin devam ederek olabilir. bunu senden veya senin alanını bilet tecrübeli kişilerden başkası bilemez.

Kitap: www.amazon.com.tr
0
merhum
(16.06.25)
ilk isini baglamadan istifa etme sakin.
0
antikadimag
(16.06.25)
Abi ben ilerleyen saatlerde detaylı yazarım ama, 6 ay diyenlere inanma. 1-2 yıl de sen ona. Kitap mitap boş iş. Ben onca kitap okudum. Aha yıllar oldu bir kez bile abooo kitapta okuduğum gibiymiş diyemedim, yok çünkü.
0
Shepard
(16.06.25)
2 yil +1 sektor daraldi cunku
0
lapaz
(16.06.25)
musteri portfoyun var mi? an itibariyle teklif hazirlayip satis yapiyor musun?
0
cooperr
(16.06.25)
gömülü sistemler üzerine cihaz üreticisiyim.

yani bu tamamen elindeki birikime, pazarına, uzmanlığına ve satış becerine kalıyor.
teknik bilgi ve becerini çok da önemseme bütün stratejini bunun üzerine kurarsan fena patlarsın. çünkü teknik bilgi-beceri para ile satın alınabilir.

fikrini bir poc ile doğrula ardından bir kuluçka merkezi ile görüş derim.
0
orpheus
(16.06.25)
Ürüne fazla yoğunlaşıp satış işini geciktirme hatası yapılabiliyor. Önce müşterilerle konuşup üretim sürecini onlarla beraber ilerletmek mantıklı olabilir.
0
osssy
(16.06.25)
"Kitap mitap boş iş" diyen inanma. iş planı nedir, nasıl hazırlanır bilmeden yorum yazıyorlar...
Evet her şey teorik bilgi her şey demek değil ama başlamak için iyi bir yöntem.
0
merhum
(17.06.25)
(1)

Meksika abd alamo savaşı

ShadowOfMoon
1800lerde oluyor bu savaş texas için. Bağımsız oluyor sonra abdye geçiyor eyalet olarak. ama bakınca halk meksikalı daha çok. Gerçi diğer eyaletleri tam bilmiyorum.Yorumu bilgisi olan var mı bunla ilgili. chatgpt özetle şunları söyledi de taraflı gibi yine geldi, şehit düştü filan diyor :) yani sovy
1800lerde oluyor bu savaş texas için. Bağımsız oluyor sonra abdye geçiyor eyalet olarak. ama bakınca halk meksikalı daha çok. Gerçi diğer eyaletleri tam bilmiyorum.

Yorumu bilgisi olan var mı bunla ilgili. chatgpt özetle şunları söyledi de taraflı gibi yine geldi, şehit düştü filan diyor :) yani sovyetlerin kazakistan azerbeycan gibi yerleri işgaliyle aynı mı meksikanın yapmaya çalıştığı?


chatgpt özet:

Evet, Teksas halkının büyük bölümü başlangıçta Meksikalı veya Tejano’ydu, ama Anglo-Amerikan göçü yoğun olunca nüfus dengesi değişti.

Alamo’da yaklaşık 150–250 gönüllü, 2 000 Meksikalı askere karşı savaştı ve şehit düştü.

ABD hükümeti o çatışmada doğrudan askeri müdahalede bulunmadı; Teksas yerel kuvvetleri zafer kazanıp bağımsızlığı elde etti, sonra 1845’te ABD’ye katıldı.
0
ShadowOfMoon
(14.06.25)
meksika bagimsizligini kazaninca o bolgeye ciddi sayida beyaz amerika'li gocu oluyor. bu beyazlar oradaki ciftlikleri calistiriyor kolelerle falan ve ciddi guc elde ediyor. zaten texas meksika icin biraz sapa ve issiz kaliyor. buraya gonderilen meksika birliklerini yerel beyaz amerika'li birlikleri alasagi ediyor. alamo'da olan mucadele cok buyuk degil zaten oraya giderseniz gorursunuz ufak bir bina o alamo denilen yer. bedir tatsizligi seviyesinde bir mucadele ile texas bagimsizligini kazaniyor, sonra da amerika'ya katiliyor.
0
antikadimag
(14.06.25)
(4)

Ermenilerin soyadı neden ''yan'' ile bitiyor?

darkwizard
Rusyada Lübnan veya Türkiyede yaşayan azınlık soyadları da bazen böyle Ermenistan harici ülkelerde soyadı verilirken Türkçe Rusça falan değil diye iptal edilmiyor mu? Kürtler de Türkçe isim ve soyisim çok mesela w x q isim koyamıyorlar.
Rusyada Lübnan veya Türkiyede yaşayan azınlık soyadları da bazen böyle Ermenistan harici ülkelerde soyadı verilirken Türkçe Rusça falan değil diye iptal edilmiyor mu? Kürtler de Türkçe isim ve soyisim çok mesela w x q isim koyamıyorlar.
0
darkwizard
(13.06.25)
en.m.wikipedia.org

Bilmemkimoğlu, birşeygil gibi. Zildjian mesela, basbayağı "zilcigil" diye çevirilebilir.

Siyasi kısma girmeden, w, x, q Türkiye Türkçesi alfabesinde olmayan harfler, o yüzden kullanılamıyor, -yan niye sorun olsun ki?
0
kobuzchu kiz
(13.06.25)
Soyisimlerini bahsettiğiniz ülkelerde imparatorluk tebaasıyken edinmişlerdi o sebeple böyle bir durum yok.
0
sanal hayvan
(13.06.25)
Cumhuriyet ilanından sonra Türkiye'de kalan herkes Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı statüsü kazandı.

Harf devriminden sonra da, kayıtlarda o şekilde geçmiş olabilir. Muhtemelen Osmanlı Türkçesi alfabesi ile je ya da ye harfiyle yazılıyordu o isimler. Latinize edince öyle oldu.

Birçok dilde eşdeğeri soyad eki var, xoglu anlamına gelen... johans-son, papad-opulous. Tahminimce Ermenice'de de -yan ekidir.
0
encokbenisevinnolur
(13.06.25)
antikadimag
(14.06.25)
(4)

Amerikada ogrenci olmak

Kittie
Diyelim bir okula kabul aldik.Ogrenci vizesiyle gittik.Nasil islerde calisilabilir ve elimize ortalama ne kadar para gecer?Okul ucretini bu sekilde odemek mumkun mu sizce.Ortalama bi sey alalim okul ucretini.
Diyelim bir okula kabul aldik.
Ogrenci vizesiyle gittik.
Nasil islerde calisilabilir ve elimize ortalama ne kadar para gecer?
Okul ucretini bu sekilde odemek mumkun mu sizce.
Ortalama bi sey alalim okul ucretini.
0
Kittie
(11.06.25)
Ben gittim F1 ile ama master yapamadan gerisin geri döndüm. Harvard Nyu Columbia bu üçlüde hukuk masterı 100 bin dolar para idi. Kaçak göçek bir sürü iş yaptım, NY yarısı kaçak çalışıyor zaten öğrenci tayfanın. 3-4 bin dolar civarı elime geçiyodu benim aylık. Hem kaçak çalışıp (kurye, garson, bar vs) hem mühendislik masterı yapan baya arkadaş vardı ama ortalama ünilerde
0
vedatchilipeppers
(12.06.25)
legal olarak kampüste part-time (haftada 20 saat) ve mümkünse yaz tatilinde stajda çalışılabilir. kampüsteki işler kütüphane, yemekhane, spor salonu vb. tesislerdeki işler ya da lisansüstü için asistanlık (teaching/research) olur. bunları erken yakalamak gerekir, saatlik ücreti oradaki asgari ücret civarında olur, bununla da barınma karşılanabilir.
0
inveniam viam
(12.06.25)
Sadece 20 saate kadar kampüs içi işlerde çalışabilirsin. Vergi ödeme zorunluluğun oluyor öğrenci olsa da. Kampüs içi iş bulmak oldukça zor. Amerikanlardan da talep çok var.

Bu şekilde okul ücretini ödemen mümkün değil. Sadece harçlığını çıkarabilirsin.
0
runaway
(12.06.25)
yukarida yazilanlar dogru.

asil soruna cevap olarak okul ucretini orada calisarak odeyemezsin. orada okulda calisarak aldigin para yasam giderlerini ucu ucuna ancak karsilar.
0
antikadimag
(12.06.25)
(10)

Bebeğin cinsiyetini belirleyen

kizil karga
Babaymış, bu doğru mu, nasıl oluyor bu?
Babaymış, bu doğru mu, nasıl oluyor bu?
0
kizil karga
(11.06.25)
Kadın XX erkek XY kromozomuna sahip, babadan X kromozomu giderse annedeki X kromozomu ile birleşir XX olur cinsiyeti kız olur, babadan Y kromozomu giderse anneden gelen X kromozomu ile birleşir XY olur o zaman da erkek olur, anne sadece X kromozomu verebildiği için cinsiyeti belirleyen baba oluyor ama anne de çocuğun tüm mitokondri hücrelerini veriyor, bence o daha büyük bir olay.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.06.25)
Büyük oranda öyle ama "sadece" diyeceksek aslında tam olarak öyle değil. Yani @kaleci anlatmış kromozom dağılımını ama annenin rahminin durumu (ısı, ph vs.) da hangi spermlerin daha hızlı/sorunsuz şekilde yumurtaya ulaşacağı konusunda etkili. Haliyle iş bölümü kaçınılmaz. Tabii Y kromozomu gelmediği sürece erkek çıkmıyor (mutasyon etkeni ile her zaman bir şey çıkabilir o yüzden onu da yoksaymayalım) :)
0
nawar
(12.06.25)
cinsiyeti bababın belirlediğini düşünmek saçmalık bence. diyelim ki ben size geldim bir kilo patlıcanla bir kilo patatesi bıraktım gittim, akşam bi geldim ki evde patates yemeği var. Şimdi ben mi belirlemiş oldum patates mi patlıcan mı yiyeceğimizi?

Aynı şekilde erkek X ve Y kromozomlu spermleri bırakır gider, içeri kimi alacağını seçecek olan kadının yumurtası o saatten sonra :))

işin şakası bir yana şans tabi ki, kimsenin bir şeyi belirleyebildiği yok.
0
bobinhoo
(12.06.25)
bobinhoo bu duyuruda gördüğüm düz dünya teorisine en yakın açıklama oldu bu.
0
🌸kizil karga
(12.06.25)
bu konuda yeni calismalar var, daha gecen hafta gordum, buna gore yumurta genetik uyumluluğa ve baska faktörlere dayanarak spermi seçmede daha aktif bir rol oynayabilecegini ortaya koymus. dolayisiyla bu konuda sperm belirler demek yumurta belirler demek kadar dogru.
0
kassiopeia
(12.06.25)
Siz söylüyorsunuz zaten yeni çalışmalar var diye kesin olarak kanıtlanmış çalışmalar değildir muhtemelen, o nedenle "evet bu da doğru" demek çok doğru değil gibi.
0
🌸kizil karga
(12.06.25)
kaleci saçlı güzel açıklamış, cinsiyet babadan mtdna anneden bu da çocuğun sağlık(sal) alt yapısını oluşturuyor.
0
deartheodosia
(12.06.25)
Bir laf vardı:
- ye ekşiyi çıkar ayşe'yi, ye tatlıyı çıkar hakkı'yı

Belirleyici birçok faktör var. Şans kısmı hariç, @boobinho'ya katiliyorum.
0
encokbenisevinnolur
(12.06.25)
O sperm verir, öbürü seçip alır, beğenmediğini kapıdan çevirir falan da, dümdüz şu: Bebeğin cinsiyeti, yumurtayı dölleyen (ve babadan gelen) spermin taşıdığı kromozoma göre gelişiyor.
0
kobuzchu kiz
(12.06.25)
dogru. mesela cok ilginctir askeriyede muhabere (iletisim, muharebe degil) sinifinin cocuklari genelde kiz olur. bunlar radyo vb iletisim cihazlariyla cok hasir nesirdirler ve artik radyasyondan midir nedir bilmiyorum pek erkek cocuklari olmaz.
0
antikadimag
(12.06.25)
(5)

Termos sorusu

Kittie
Birkac saat icindeki suyu soguk tutacak pipetli termos ariyorum.Memnun kaldiginiz bir urun var mi?Stanley sanirim bi 8 saat tutuyormus soguk oyle mi?Cok para. Bi termosa verilir mi emin olamiyorum.Bu konuda da dusuncenizi alayim. Deger mi?En kotu sogutucu ozelligi olmayan ve plastik vb kokmayan bi u
Birkac saat icindeki suyu soguk tutacak pipetli termos ariyorum.
Memnun kaldiginiz bir urun var mi?

Stanley sanirim bi 8 saat tutuyormus soguk oyle mi?
Cok para. Bi termosa verilir mi emin olamiyorum.
Bu konuda da dusuncenizi alayim. Deger mi?

En kotu sogutucu ozelligi olmayan ve plastik vb kokmayan bi urun de tavsiye edebilirsiniz. Saglikli bir sey olsun istiyorum cunku.

Tesekkurler
0
Kittie
(11.06.25)
2 litrelik bir sey ariyorum
0
🌸Kittie
(11.06.25)
decathlon'daki termoslar çok başarılı. ama pipetlisi var mı bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(11.06.25)
tantitoni 1,2 litre olan var..A101 internet sitesinden piyasadan çok uyguna almıştım. uzun süreli denemedim ama. bir de ona benzer english home'da görmüştüm.
0
jepa
(11.06.25)
Contigo termos arastiriniz
0
primetime
(12.06.25)
kaliteli bir sey istiyorsan ya thermos ya zojirushi.
0
antikadimag
(12.06.25)
(6)

Yapımcıya kalan para

kizil karga
The Dark Knight'ı izlerken bazı bilgilerine bakmıştım, filmi 185 milyon dolara çekmişler 1 milyar dolar da hasılat yapmış, sorularım şunlar: Oyuncuların alacağı ücret telif hakları ve filmin genel olarak maliyeti sanırım 185 milyonluk bütçeden karşılanıyor, bu durumda 1 milyar dolardan 185 milyon do
The Dark Knight'ı izlerken bazı bilgilerine bakmıştım, filmi 185 milyon dolara çekmişler 1 milyar dolar da hasılat yapmış, sorularım şunlar: Oyuncuların alacağı ücret telif hakları ve filmin genel olarak maliyeti sanırım 185 milyonluk bütçeden karşılanıyor, bu durumda 1 milyar dolardan 185 milyon doları çıkardıktan sonra kalan para komple yapımcıya mı kalıyor yoksa başka giderlere de buradan para gidiyor mu?
0
kizil karga
(11.06.25)
Hasılatın yarısını sinema alır.
0
gabe h coud
(11.06.25)
cok guzel soru. paranin ciddi bir kismi filmi gosteren salonlarda kaliyor. yani 1 milyar dolar gelir var ya, o gelir insanlarin sinema bileti almasi sayesinde var. sinema salonlari boyle para kazaniyor.

dijital platformlardan gelen para icin para filmi yapan studyoya ve yapimcilara kaliyor evet. cunku riski alan insanlar onlar dolayisiyla kari da onlar aliyor. bir de bazi aktorler kardan pay aliyor sadece upfront degil.
0
antikadimag
(11.06.25)
185 milyon dolarak production costtur. Ama sinema, dagitim vs yoktur içinde. Kısacası o kar değil. film çekimi sonrası maliyetler var.
Buna ek olarak oyuncular da pay alıyor. Misal matt damon galiba avatar için james cameron filmden pay vereyim demiş.
0
logisticsmanager
(11.06.25)
Evet ya sinemaları unutmuşum, ben de diyorum bu kadar para kalmaz nereye gidiyor bu paralar.
0
🌸kizil karga
(11.06.25)
Bir film sinemada yayınlandıktan sonra da kar sahiplerine epey para bırakmaya devam eder. Mesela The Dark Knight:
Toplam Non‑Theatrical ~$725 M (yaklaşık) Ev sineması + TV + dijital platform + diğer haklar toplamı para bırakmış bugüne kadar. Daha da uzun yıllar bırakmaya devam edecek :)
The Dark Knight örneği üzerinden chatgpt'ye tahmini yıllık gelir dağılımını sordum. Yanıt şu şekilde:

Müzik Bestecisi 0.1 % $725 K → /17 ≈ $42.7 K ~$43 000
Senarist 0.2 % $1.45 M → /17 ≈ $85.3 K ~$85 000
Yardımcı Oyuncu 0.5 % $3.625 M → /17 ≈ $213.2 K ~$213 000
Başrol Oyuncu 1 % $7.25 M → /17 ≈ $426.5 K ~$427 000
Yönetmen 1.5 % $10.875 M → /17 ≈ $640.0 K ~$640 000
Stüdyo / Yapımcı (Warner Bros.) ~95 % $688.75 M → /17 ≈ $40.5 M ~$40 500 000
0
fobfilm
(11.06.25)
Sözleşmesine göre değişir kime ne kalacağı.
0
sanal hayvan
(11.06.25)
(27)

Favori içkiniz hangisi?

put it in your appropriate place
Favori biranız hangisi sorunuzdan yola çıkarak sorayım; Favori içkiniz hangisi?- Viski. En sevdiğimdir. İyi kötü bir damak tadı oldu. Tabii ayrıntı detay pek anlamıyorum ama hafif sert ayrımı oldu.- Bira. Özellikle Ipa olanlar hoşuma gidiyor. Şerbetçiotu olanlar damak tadıma uygun.Bu ikisi var. Ara
Favori biranız hangisi sorunuzdan yola çıkarak sorayım; Favori içkiniz hangisi?

- Viski. En sevdiğimdir. İyi kötü bir damak tadı oldu. Tabii ayrıntı detay pek anlamıyorum ama hafif sert ayrımı oldu.

- Bira. Özellikle Ipa olanlar hoşuma gidiyor. Şerbetçiotu olanlar damak tadıma uygun.

Bu ikisi var. Ara ara kırmızı şarap içtiğim oluyor ama sıfır damak tadı.
0
put it in your appropriate place
(10.06.25)
Cin
Bira
0
mutekebbir
(10.06.25)
Viski; single malt, islay
0
Bruce
(10.06.25)
Yerine göre değişir. Bunun tek ve mutlak bir cevabı yok bence.

Sahne önünden izlenen bir rock konserinde viski içilir mi? Sosis kızartılan bir kumsal partisinde rakı içilir mi? Patates kızartmasıyla cin tonik olur mu? Patlamış mısırla film izlerken ipa gider mi? Ruffles yerken kırmızı şarap içilir mi gibi.
0
orient blue
(10.06.25)
ya çok şey içerim sevmediğim içki yok belki en çok bira içmişimdir ama ben rakı kadınıyım:( ve rakı seven tek bir insan tanımadım ya sosyal içici ya hiç. hep tek başıma içerim ya yalnız ya karşımdaki kola mola içerken. kendimi Halil gibi hissediyorum neden rakıyı bu kadar kötü gösterdiniz halbuki aşiri iyi içki

ha kokteyl de çok severim ama miktara vurunca daha az kalıyor
0
ala09
(10.06.25)
Alman elma şarabı, soğuk ve gazlı, alkollü elmalı beypazarı gibi gidiyor
0
nahtoderfahrung
(10.06.25)
Valla ala+1 ben de rakıyı çok severim, düz soda içer gibi içiyorum mezesiz.

Sonra da viski ve şarap.
0
sekizdokuzon
(10.06.25)
en sevdiğim: sheridan's ve malibu, ama nadiren tüketirim.

hem sevip, hem çok içtiğim : finlandia vodka.

ama kış aylarında balık yiyecek olursam tekirdağ altın seri rakı.

pek sevmemekle birlikte, hepsinden çok turborg malt tüketiyorum. coca cola gibi bir şey benim için.
0
tabudeviren
(10.06.25)
Sevmediğim alkollü içki yok, hepsi benim bebeğim. Mastika çok severim kahveyle, Bailey’s aynı şekilde. Viski bazlı kokteyllere bayılıyorum. Votka portakal (screwdriver) severim; alkolik dönemimden kalma bir alışkanlık. Cin ve salatalık suyuyla evde kendi yaptığım bi kokteyl var lime, taze nane, reyhan falan baya fresh bi şey oluyo. Onun dışında rakı beylerbeyi göbek, yoksa efe gold. Bira normal şartlarda Beck’s, bazen Blanc falan; anormal şartlarda kırmızı tuborg. Akrep zehri gibi meret 5 tane kırmızı içip iptal olmayan görmedim.
0
vedatchilipeppers
(10.06.25)
Her içkiyi içerim ama single mat viskilerin yeri bende ayrı; viski kışın soğuk gecelerin vazgeçilmezi ama yazın cin-votka-viski-tekiladan yapılan kokteylleri de sever ve yaparım.
0
blue rebel motorcycle club
(10.06.25)
Rakıcıyım ben de
0
cilacı ökkeş usta
(10.06.25)
Baileys benim için 8
Alkol oranı biraz daha yüksek olsaydı 9,5 olacaktı
0
etna
(10.06.25)
köpüklü sarap ve sampanya.

bira agzima sürmem. kokteyl klasikse ve cok renkli degilse tadina bakabilirim.
0
sonsuz
(10.06.25)
Hepsinin ortamı farklı bende.
Ortamına göre hepsini severim.
En çok rakının ortamını severim.
0
Mirket
(10.06.25)
Sangria, aperol spritz.
0
asteriks
(11.06.25)
Kalabaliksa raki, tek basima isem votka ya da cin.
0
deckard
(11.06.25)
Viski. Farklı durumlar/sebepler/ruh halleri için farklı kategori viskilerim var. İkinci sırada da cin. Özellikle havalar ısındığında viski yerini çoğunlukla cine bırakıyor. Gerçi sosyal içicilik dışında ikisinde de ayda 3-5 kadeh falan içerim evde.
0
nawar
(11.06.25)
konyak. saglam bir viski icicisiyimdir ve cogu turunu denedim. ancak konyak'taki aroma viskide yok bence. viski daha cool geliyor ama. viski icemeyen arkadaslarimin bile viski story'leri falan oluyordu.
0
antikadimag
(11.06.25)
Gordon's London Dry Gin
0
clones
(11.06.25)
favori içkim viski olmak zorunda kaldı.(zaten severim o ayrı) Normalde bira çok severim ama bira-şarap gibi mayalı şeyler içince öbür gün kafam yerine gelmiyor. Viski ise tertemiz. Sanırım filmlerde yaşlı zenginlerin hep viski içmesinin sebebi bu :D
0
nhk ni youkosu
(11.06.25)
tekila
0
lüzumsuz adam
(11.06.25)
Mojito ve gürcü şarabi
0
abuzer
(11.06.25)
bu aralar cin. geçen sene vodkaydı. ondan önce viski.

ama yaz içinse bira.
0
koela
(11.06.25)
cin-tonik. old school bir adamım.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(11.06.25)
Ortama göre;
Buğday birası
Blush veya roze şarap
Rakı
Meyve şarabı

Rakı dışındakilerin içimi kolay, tadı yumuşak. Sek viski, konyak vb. bana göre değil. Kokteyl olarak içerim ama aramam.
0
auroraaurora
(11.06.25)
yazıldığı gibi ortamına göre değişir ancak genel olarak en çok tükettiklerim;

bira
cin
blush
muhtelif kokteyller.
0
makarnavodka
(11.06.25)
Jager mojito hos, degisik guzel aromali
romlu kokteyllerin cogu
beyaz sarap(yari tatli olanlar)
0
sey mi dostum
(11.06.25)
nesquikli pastörize süt
0
Batuhanolabilir
(14.06.25)
(7)

Tetanos Ne Kadar Korur?

Nature Works
Merhaba,Filipinlerin bir adasında bir banka oturdum çivi dışarı çıkmış :@ Şortum yırtıldı ucundan totoyu da çizdi galiba, açıp bakamadım tuzun etkisiyle hafif yanıyor. En son askerde tetanos olmuştum ama hiçbir zaman sistematik şekilde 3 doz aşı olduğumu hatırlamıyorum. Askerliğin üzerinden 5 sene g
Merhaba,

Filipinlerin bir adasında bir banka oturdum çivi dışarı çıkmış :@ Şortum yırtıldı ucundan totoyu da çizdi galiba, açıp bakamadım tuzun etkisiyle hafif yanıyor. En son askerde tetanos olmuştum ama hiçbir zaman sistematik şekilde 3 doz aşı olduğumu hatırlamıyorum. Askerliğin üzerinden 5 sene geçti. Bu aşı korur mu önlem alayım mı? Alırsam ne alayım. Biraz ücra bi yerdeyim imkanlar kısıtlı, bir süre daha buradayım. Çivi çok eskidir, epey de korozyona uğramıştı

Teşekkürler
0
Nature Works
(10.06.25)
ben geçen yaz tetanos aşısı yaptırdım. en son 2013 yılında askerde vurmuşlardı.

doktor 10 yılda bir yapılıyor dedi.

güvendesin yani. (o çiviyi taşla eğ ki başkasına da batmasın)
0
yurtsuz john
(10.06.25)
doktorlar 10 senede bir diyor +1
0
cooperr
(10.06.25)
Hocam tetanos hafife alınacak bir şey değil. Ayrıca aşısı da dünyanın her yerinde bulunabilecek kadar basit ve bilinen bir şey.
Evet son aşın hala koruyor olabilir ve hatırlatıcı dozlar da bir o kadar önemli. Türkiye'de olsaydı 10 sene korur diye göndermezler, yine de tetanos aşını yaparlardı. Orada da hastaneye gerek yok, basit bir halk kliniği de bulsan aşını yaptır, hiç riske girmeye gerek yok.
0
yeninesiltupcu
(10.06.25)
Şüpheli kesiklerden sonra, aşınız olsa da aşı yaptırmalısınız zaten. 24 saati geçirmemeye çalışın. Siz akıl yürütürsünüz ama virüs bunu önemsemez.
0
akhenaten
(10.06.25)
iş yerinde yapılan uygulama sanırım aşağıdaki gibiydi.

*** Kişi eğer daha önce hiç tetanoz aşısı olmadıysa,
ilk doz olarak Td aşısı uygulanır,
4 hafta sonra 2. doz,
6-12 ay sonra 3. doz yapılır
ve devamında bu aşı 10 yılda bir tekrarlanarak
kişinin tetanoz hastalığına karşı kazandığı bağışıklık sürdürülmüş olur.


www.medicana.com.tr:~:text=Ki%C5%9Fi%20e%C4%9Fer%20daha%20%C3%B6nce%20hi%C3%A7,kar%C5%9F%C4%B1%20kazand%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ba%C4%9F%C4%B1%C5%9F%C4%B1kl%C4%B1k%20s%C3%BCrd%C3%BCr%C3%BClm%C3%BC%C5%9F%20olur.
0
designer
(10.06.25)
tek doz asi bir sene koruyor. 3'lu 5'li artik tam seti neyse hepsini yaptirirsaniz 10 sene koruyor.
0
antikadimag
(10.06.25)
Sen takvim günü sayarsın ama bakteri saymaz. +1

Bu arada tetanos dediğiniz şey paslı çivi hastalığı değil. Bütün kirli yüzey kesikleri için geçerli. Özellikle sık güneş ışığı almayan ve toprakta olan.

10 yıllık koruyuculuk aslında tam olarak 10 yıl etkin koruyucu olmasa da tetanosa güvenip mermiye kafa ata ata gezmemek lazım. Doktor ya da hastanesine bağlı olarak 3 ya da 5 yıl geçtikten sonra kesikleri takiben aşılama sürecine gidilir. 5 yıl içinde de birden fazla defa kesik olduysa yine kontrole gidilir.

Not: Kesinlikle tavsiye edilen bir şey değil ama ruh hastası gibi senede bir olmadığınız sürece ya da alerji dahil herhangi bir sağlık konusu olmadığı sürece yenileme süreci gelmeden önce (örneğin, 5. yılda) yaptırdığınız tetanos aşısının size (bilinen) bir zararı yok.
0
nawar
(10.06.25)
(15)

Aramıza... (yurtdışı edition)

alice in potatoland
Hangi şehirden katılıyorsunuz?Yurtiçi için: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1606617/aramiza-anket-var
Hangi şehirden katılıyorsunuz?

Yurtiçi için: www.eksiduyuru.com
0
alice in potatoland
(09.06.25)
Hamburg, meine Perle :)
0
sonsuz
(09.06.25)
cluj-napoca, romanya

bu akşamki international quiz night'a beklerim yolka'da
0
rain when i die
(09.06.25)
alberta, kanada
0
cooperr
(09.06.25)
seattle, wa.

new york ofisine gecmeyi istiyorum ama. bakalim.
0
antikadimag
(09.06.25)
galway'in bir kasabası, irlanda
gerçi şu an tr'deyim, gidip geliyorum, bir ay sonra temelli gideceğim.
0
cilacı ökkeş usta
(09.06.25)
Sofya, Bulgaristan
0
deveyidiken
(09.06.25)
yigidin harman oldugu, muptezel diyari philadelphia'dan sevgilerle
0
adrianapole
(09.06.25)
Waldshut-Tiengen , Almanya

@alice in potatoland ,yakınmışız :)
0
arenas
(09.06.25)
ben kücük bir kasabada/köyde yasadigim icin direkt köy adi vermem, ama bölge bezirk liezen.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.06.25)
Utrecht/Hollanda
0
but that was just a dream
(09.06.25)
Randstad, Hollanda
0
mbond
(09.06.25)
Öncelikle çikolatalar diyarı İsviçre'den selamlar diyorum; sonrasında da Neuchâtel diye ekliyorum :)
0
fraise
(10.06.25)
almanya hessen eyaleti
0
nahtoderfahrung
(10.06.25)
Usa / new jersey
0
oscar
(10.06.25)
amsterdam, hollanda
0
lemmiwinks
(10.06.25)
(19)

Uyumayı

kizil karga
Sever misiniz yoksa 2-3 saat uyuyayım bana yeter mi dersiniz?
Sever misiniz yoksa 2-3 saat uyuyayım bana yeter mi dersiniz?
0
kizil karga
(09.06.25)
Çok severim, 8-9 saat uyumadan kendime gelemem.
0
sekizdokuzon
(09.06.25)
Uyumayı severim uyumaktan daha fazla sevdiğim fazla bir şey olmayabilir, ayrıca günün herhangi bir saatinde herhangi bir ortamda ve şartta "şurada bi uyuyayım" deyip uyuyabilirim, bi keresinde evde tadilat varken sanırım hiltiyle bi yerleri kırıyorlardı o gürültüde de çok güzel uyumuştum ama uyuma konusunda tek beklentim uzanma şeklinde olmalı, uzanabildiğim her yerde uyurum ama oturarak falan uyumasını çok tercih etmiyorum, öyle de uyurum ama tercih etmiyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.06.25)
Çok severim, ayı gibi uyuyorum çok afedersiniz hafta sonları bilhassa.

Hafta içi çok uyumam; işten gelince bir iki saat uyurum, sonra kalkarım şahsi işlerime bakarım. Sonra bir iki saat daha uyku patlatırım. İş yerinde de 1-2 saat kestirebilsem komple bu düzene geçicem de öyle bi imkanım yok. Power nap cidden çalışıyor bende az uykuyla zinde hissediyorum.

Hafta sonu uyku borçlarımı ödüyorum tabi özellikle cuma ya da cumartesi 15-16 saat tek atıyorum :D
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
10 saat uyumadan kendime gelemem
0
mirty
(09.06.25)
Mutlu olduğum zaman uyuyamıyorum, mutsuzsam ve stresliysem uyku beni rahatlatıyor. Bu tip durumlarda seviyorum.
0
rock n roll
(09.06.25)
çok eskiden çok daha fazla severdim öğrenciyken filan ama on yıldır erken yatıp erken kalkıyorum. gece on ikiyi pek geçmem. uyku surem hep aynı 6 7 saat. artık fazlasını uyuyamıyorum pek. ama keşke 5 saat filan yetseydi. Öyle yaşamak isterdim.
0
a perfect lie
(09.06.25)
8-9 saat uyuyorum. Az olunca depressiya kacinilmaz oluyor.
Seviyor muyum bilmiyorum ama az uyku bana çok zarar veriyor.
0
sonsuz
(09.06.25)
8 saat uyurum. Erken yatar erken kalkarım.
0
yurtsuz john
(09.06.25)
2-3 saat uyumak bana yeter diyen yalancıdır. Eğer 24 saatte 2-3 saat uyuyup hiç sorunsuzca günlerce devam ediyorsa hemen İsviçreli bilim adamlarına email atmalı.

7.30-8 saat ideal. Yaş aldıkça daha çok ihtiyacım var gibi. Eskiden uykusuz işe giderdim ama son yıllarda uykusuz olunca iş performansini etkiledigini fark ettim. Eskiden operasyonel işler olduğu için uykusuz da olurdu ama şimdi stratejik konusmalarda uykusuz olmuyor asla.

Bu arada sicak havada esinti ile öğlen uykusu <3
0
logisticsmanager
(09.06.25)
2-3 saatlik uyku beni öyle bir salağa çevirir ki hiç uyumasam daha iyi.

Uyumayı çok seviyorum, uyumadan ne dinlenebilirim ne iyileşebilirim o kadar önemli ki benim için.
8-9 saat arası uyumaya çalışırım normal düzende.
Ekstra durumlarda uyku düzenim bozulursa kendimi bir gün boşa çıkarıp o gün komple uyur dengelerim.
0
mutekebbir
(09.06.25)
Severim :)
0
isiaha
(09.06.25)
6 gibi kalkiyorum. en gec 7. 12 gibi de yatiyorum.
0
antikadimag
(09.06.25)
Eskiden severdim artık lüks. Yapmak istediklerim için uykumdan kısıyorum yoksa gün yetmiyor
0
kullanicadi
(09.06.25)
çok severim. erken yatarım, kafamı koyar koymaz ve alarm çalana kadar deliksiz uyurum.
0
cilacı ökkeş usta
(09.06.25)
Cok severim. Erken yatmam ama uykuyu cok severim ve cok kolay uykuya dalarim. Dusuk tansiyon sorunum oldugu icin evdeyken ozellikle durup dururken hadi ben uyucam diyip uyumuslugum coktur skdkdkf
0
matilda
(09.06.25)
Uyumayı çok seviyorum ama uyumak istemiyorum. Depremden sonra iyice arttı uyumama isteği. Değerli taraftan uyuyunca bişeyler kaçıracakmışım gibi hissediyorum. Resmen offline olmak istemiyorum.
0
rodeocu
(09.06.25)
Gec yatiyorum, erken kalkiyorum. Beden cok yorgum degilse fazla uyumayi sevmiyorum. Geceyi uyumadan gecirmeyi seviyorum.
0
deckard
(10.06.25)
8 saat uyumak uyumayı sevmek değil bence. bir insan zaten 7-8 saat uyumalı.

daha az uyuyanlar uykuyu sevmediklerinden değil, daha fazla uyuyamadıkları için.
daha fazla uyuyanlar da yorgunluklarını atamadıkları için olabilir.

gün ortası uyuklama hissini, mayışmayı seven de uykuyu seviyordur diyebiliriz sanırım.
0
art cat chocolate
(10.06.25)
Yemek ve seksle beraber en haz veren 3 eylemden biri. Ve yine diğer ikisi gibi bokunu çıkarmadan yapmak gerekiyor. Hazzı ertelemeyi de sevdiğim için girift ve dalgalı bir ilişkimiz var diyebilirim.
0
Bruce
(10.06.25)
(25)

duyurudan kimleri reelde gordunuz?

deckard
Simdi ifsa duyurulari olunca aklima geldi, duyurudan tanisip gorustugunuz kac kisi oldu. Benim sanirim 10 civari kisi oldu, bircogu ortaliklarda yok artik. Bir arkadasi goruyorum hala buralarda, kendisi dunya tatlisi akli basinda bir insan. Sizler kimlerle tanistiniz, ilk intibaniz ne oldu?
Simdi ifsa duyurulari olunca aklima geldi, duyurudan tanisip gorustugunuz kac kisi oldu. Benim sanirim 10 civari kisi oldu, bircogu ortaliklarda yok artik. Bir arkadasi goruyorum hala buralarda, kendisi dunya tatlisi akli basinda bir insan. Sizler kimlerle tanistiniz, ilk intibaniz ne oldu?
0
deckard
(09.06.25)
ben bira içmeden 10-15 görüşme yapmışımdır ama duyuru da nasıl oluyor bir fikrim yok :/
0
vss
(09.06.25)
Nick vermek uygun olmaz elbette ama totalde benim de 10 civarı falan sanırım 15 senede. İlk tanıştığım kişi aklımı başımdan almıştı mesela, sırf onun için boğaziçi sosyoloji yazcaktım hatta tercihlere, dün gibi hatırlıyorum. Sonra iki sene daha görüştük ve koptuk. Çok nostaljik hisler doldu içime bu akşam.

Edit: iki tane duygusal ilişkim oldu biri yukarda bahsettiğim diğeri de başka biri. İkisi de çok iyi insanlardı valla umarım keyifleri iyidir. Geri kalanıyla hiç öyle münasebetlerim olmadı zaten hiç öyle bir ortam da oluşmadı. Kimse yanlış anlamasın aman diyeyim :)
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
Gorusmek derken kastim, oturup cay kahve icmek sohbet etmek elbette. Simdi yanlis anlamalara mahal vermeyelim, kimseyi uzmeyelim.
0
🌸deckard
(09.06.25)
14-15 senedir buradayım ama görüştüğüm kişi sayısı bir elin parmağını geçmez. bir de benim görüşmelerim çok rastgele olmuştu. mesela nick'ini hatırlamıyorum, görür mü bilmiyorum hiç ama bir abiyle görüşmüştüm... o zaman internet üzerinden çalışıyorum, bilgisayarım bozuldu. ne yapabilirim ne edebilirim diye duyuru açtım. adamla buluştuk, bana geçici olarak laptop verdi, üstüne o ara doğum günüm olduğu için baklava ısmarladı ahahaha.

devamında hiç görüşmedik ama bu mesela asla unutmayacağım bir jesttir, şahane bir adamdı, buraları okur mu görür mü bilmiyorum ama okursa kendisine tekrar çok teşekkür ederim. 19-20 yaşında (ve o zaman için) psikolojisi pek sağlam olmayan birisiydim. hiç tanımadığım bir insandan böyle dostluk görmek çok duygulandırmıştı.

benim duyuru ilişkilerim genelde bu tür "ACİL YARDIM LAZIM" ya da ev arkadaşı şeklindeydi. buradan iki sevgilim de oldu ama nick'leri söylesem hiçbiriniz tanımazsınız, çok nadiren yazan insanlardı. celebrity'lerden hiçbirini tanımıyorum diyebilirim. mesajlaştığım, konuştuğum olmuştu ama yüz yüze görüşmedim.
0
mark greg sputnik
(09.06.25)
Bir öğrenciye geçici kalacak yer vermiştim.
Birisiyle date’e çıkmıştık bir iki kere.
Beş kişiyle de reelde arkadaş olduk, fırsat buldukça görüşmeye çalışıyoruz.
0
ruhen hastayim ben
(09.06.25)
çok, sayısını bilmiyorum ama telefonda mesajlaşıp görüşmediklerim de oldu.
0
respect
(09.06.25)
reelde 3 kisi, iyi ki tanimisim. yazarken hatirladigim bir kisi daha var nickini adini hicbir seyini hatirlamiyorum
0
ala09
(09.06.25)
3-4 sevgili, 3-5 arkadaş. Ama nik veremiyok.
0
Shepard
(09.06.25)
Kimseyle gorusmedim ama seneleeer once ogrenci istanbul karti cikartmak icin gittigim bayideki gorevli "sen matilda misin" dedi. Şok oldum. 1 kere fotografimi atip kisa sure sonra silmistim.
0
matilda
(09.06.25)
0. sozluk'ten tanistim ama buradan hic oyle bir ortam olmadi.
0
antikadimag
(09.06.25)
Eski nickimle buralardayken 7-8 kişiyi görmüşümdür. İkisiyle hala arkadaşız, çok severim, iyi ki tanımışım onları <3
Yüz yüze hiç görüşmediğim ama hala buradan veya telefonda mesajlaştığım birkaç kişi de var, drnk gelirse görüşmek isterim de hiç denk gelmedi.
0
cilacı ökkeş usta
(09.06.25)
istanbulda bir kaç kişiyle görüştüm. nicklerini vermek yakışık almaz.
0
yurtsuz john
(09.06.25)
15-20 kadar kişi ile mesajlaştığım, görüştüğüm, telefonlaştığım oldu. Özellikle kadın ve çocuk dayanışma çalışmalarımızda malzeme, erzak ve burs katkısında bulunanların ayrı yeri vardır bende. Bunların dışında bir 10 kişiyle falan da iletişim halindeyim, arkadaşlığımız var. hatta daha geçen hafta sonu buluştuk evli olan ikisiyle.
0
Phoebe
(09.06.25)
halı saha organizatörüydüm. o ekipten burada olan varsa sadece onları görmüştüm. çok kalabalıktık ama çok yıllar geçti.

duyuruda güncelde kimseyi tanımam, kimse de beni tanımıyor. öyle birşeyi de hiç istemedim zaten. Sorup çıkoyorum genelde.
0
baldan kaymak
(09.06.25)
Kimseyi görmedim ama buradan bir üyeyi uzun zamandır ulaşamadığı bir arkadaşıyla iletişime geçmesini sağlamıştım.
0
diyecevaplandı
(09.06.25)
Birkaç zirveye gitmişliğim var zamanında o nedenle gördüğüm insanlar oldu.
0
peki madem
(09.06.25)
nawar, son derece beyefendi bir kisilik.
la paz ile de boyama kursuna gittik. Adimi ifsa ederek kendince espiri yaptigini sanan bir ergenmis.
0
Kahvedesu
(09.06.25)
Zirvelerde gördüklerim harici şu anda benim de sürekli mesajlastigim ya da yüz yüze görüştüğüm kimse yok.
0
sekizdokuzon
(09.06.25)
universitede ev ararken buraya duyuru olarak acmistim herifin biri yazdi. sehir de kocaeli yani cok denk gelmez normalde.

en yakin arkadaslarimdan biri 10-15 yildir. :) onun disinda tanismak icin sozlukte ya da burada pek diyaloga giren biri degilim ama sozlukten yine birkac kisi var. buradan yok.
0
bohr atom modeli
(09.06.25)
abim. sayılırsa.
bi de eski eşimin kardeşi de burada yazıyordu.
gerçek hayatta tanıdığım insanların dışında kimse yok.
kimseyle de mesajlaşmıyorum ama tanımadan sempati duyduğum birkaç yazar var.
0
deartheodosia
(09.06.25)
Görüştüklerim şuan duyuruda yoklar. 5-6 kişiyle görüştüm
0
runaway
(09.06.25)
Kimseyi görmedim ama görmek istediğim kişiler var.
0
rock n roll
(09.06.25)
7-8 yıl öncesine kadar sürekli birileriyle görüşürdüm. Çoğunun kullanıcı adını hatırlamıyorum bile.
Duyurudan tanıdığım ve hayatımda kalıcı olan bir kişi var, en yakın dostlarımdan biri, sanırım 10 yıl kadar oldu burada sorduğu bir soru üzerine tanışıp çok yakın arkadaş olduk hala da öyleyiz, artık buralarda değil, ben de eskisi kadar aktif değilim belki bu yüzden aşina olduğum insanlar yok sohbet ilerlemiyor bilmiyorum.

Bir sürü farklı insan olduğu için ilk intibalar da değişken tabii ki bazen "evet tam da böyle biri olduğu belliydi zaten" diyorsun bazen "şov yapıyormuş" diyorsun :)
0
mutekebbir
(09.06.25)
whatsapp uzerinden konustugumuz birkac arkadas var, guzel cocuklar.
kafa dengi insanlar birbirini bir sekilde bulur.
0
cooperr
(09.06.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim <3
seneye eurovision izlemeye gelelim mi? :)

Galiba direkt buradan tanışıp da görüştüğüm bir tek @konusma var benim. Sohbeti duyuru dışına çıkarıp instagram'dan ekleştiğim arkadaşlar var, onlar ayrı.
0
kobuzchu kiz
(09.06.25)
(28)

Ülkemize giren kalitesiz turistler hk.

travisbrooker
Merhaba,Bayram nedeniyle Alanya'ya geldim. Şöyle biraz inceledim, yabancı turistlerin hepsi apart otel'lerde kalıyor. Alışverişini migrostan veya diğer bilinen marketlerden yapıyor evlerinde yemeklerini yapıyor, içeceklerini yine buralardan alıyor ve esnafa 1 kuruş para kazandırmıyor. Dolayısıyla ül
Merhaba,
Bayram nedeniyle Alanya'ya geldim. Şöyle biraz inceledim, yabancı turistlerin hepsi apart otel'lerde kalıyor. Alışverişini migrostan veya diğer bilinen marketlerden yapıyor evlerinde yemeklerini yapıyor, içeceklerini yine buralardan alıyor ve esnafa 1 kuruş para kazandırmıyor. Dolayısıyla ülkemizde tatil yapan bu turistler 1 kuruş döviz kazandırmıyor. Buna engel olunamaz mı? Veya ülkeye giriş yapan turistlerden en az şu kadar harcama yapmalısın şartı konulamaz mı?


Şahsen çok rahatsız oldum.

Sizin bu konu hakkında düşüncelerinizi merak ettim.
0
travisbrooker
(08.06.25)
Vize denilen şey tam olarak bunun için. Vize koymak ve kriterleri katılaştırmak lazım ama ekonomi o kadar kötü ki yapacak hiçbir şey yok.
0
runaway
(08.06.25)
bunlar bir insanın kalitesini gösteren detaylar değil
0
nahtoderfahrung
(08.06.25)
@nahtoderfahrung mesela ben katı atık vergisi ödüyorum. Bu ülkede yaşıyorum sorumluluklarım var. Bu turistler ise geliyor yiyor içiyor bilmem ne yapıyor gidiyor. Söylemek istediğin şeyi biraz daha açmanı rica edeceğim
0
🌸travisbrooker
(08.06.25)
çok uzun yıllar turizm sektöründeydim ve tam olarak alanya-antalya-belek bölgelerinde çalıştım. yanlış tanıtım politikaları, vizyonsuz ve liyakatsız bakanlık yetkilileri, tekele dönüşmüş tur operatörleri vesaire derken ucuz destinasyon olarak bilinen bir ülke haline getirildik elbirliğiyle. burda turistin suçu yok ki? bulmuş ucuz destinasyon gidiyor keyfine bakıyor. napacaktı, turizm mevzuatımızı mı yenilesin, liyakatlı ekip mi kursun? hatayı yanlış muhatapta arıyorsunuz. zamanında çalıştığım bir otelde ki uluslararası organizasyona zil zurna sarhoş çıkıp yabancı gazetecilere turkiş lan turkiş diyen bakan yardımcısı gördü bu gözler.

ayrıca bu apartlar ve all inclusive patlamadan önce gayet iyi bir turist profili vardı. otel dışında dolandırılanlar, büyük kuyum merkezlerinde elma çaylarına uyuşturucu madde konulup kredi kartlarından boş slip çekilenler, alanya da dolmuş şoförlerinin tecavüzüne uğrayıp uçurumdan atılanlar falan derken size zibilyon tane gerçek hikaye anlatabilirim.

ezcümle, muhatabınız yanlış.
0
Phoebe
(08.06.25)
@HellKeePer devamını bekliyorum.
0
🌸travisbrooker
(08.06.25)
neden sorusunu sormadan nasil sorusunu sormak cogu zaman yanlis sonuclar dogurur.

yani, turizm nasil kurtulur sorusunu sormadan önce, neden turistler marketten alisveris yapip esnafa para kazanadirmiyor sorusunu sormak gerekiyor. Phoebe, nedenini bir miktar anlatmis ama sizin 3 günlük Alanya gözlemlerinizden edindiginiz izlenimden fazlasina ihtiyaciniz var gibi görünüyor.
0
deckard
(08.06.25)
Alanya'da doğmuş, büyümüş,hala burada yaşayan eski turizmci yeni emlakçı olarak yazıyorum.
Aslında buranın geni bu şekilde, sehir merkezinde apart oteller ve pansiyonlar(az da olsa) bulunur, şehrin dışında da geniş arazi üzerine kurulu 5 yıldızlı her şey dahil sistemli oteller vardır.
Özellikle şehrin göbeğindeki apart oteller turizm için oldukça önemliydi. bu oteller en fazla oda+kahvaltı olarak hizmet verirdi. çoğunluğu iskandinav ve avrupalı turistler bu tarz otelleri seçer, kahvaltısını yaptıktan sonra direkt gezmeye, alışverişe giderdi. 5 yıldızlı otellerdeki gibi tıkılıp kalmazdı. odalarında da yemek yapmak için mutfak ve araç-gereçler olduğu için kendileri de yemek yaparlardı. önceleri hiç araştırma yapmadan en yakın buldukları markete girip poşet poşet alışveriş yaparlardı ancak kazıkçı insanlarımız sayesinde artık bim-şok-a101 ve migrosu en güvenilir yer olarak bilip ne kadar uzak olsa da sora sora orayı bulup sadece oradan alışveriş yapar oldular.
Aslında bu sistem Alanya ve tüm çevre için en iyisiydi. turist otelde hapsedilmiyor, dışarı çıkıyor hem geziyor hem harcama yapıyordu ama krizlerle (rus uçak krizi, darbe, corona) giderek götüleşen turizm, en sonunda savaş nedeniyle buraya akın eden rus ve ukraynalıların patlattığı emlak sektörü nedeniyle iyice bitti. apart oteller, pansiyonlar vs yıkılıp yerine 1+1 residanslar yapıldı.rus ve ukraynalılar üçer beşer ev aldı. şehirde otel kalmadı, sokaklar bomboş. bayram tatili nedeniyle 3-4 günlük yoğunluj sizi şaşırtmasın.
şimdi o 1+1 dairelere o rus daire sahiplerinin arkadaşları, ailesi, eşi, dostu, akrabası ve internetten bulup kiraladığı kişiler gelip kalıyor.
savaşta olan rusya bile buradan daha kolay yaşam sunduğu için, gelenler her şeyi doğal olarak pahalı ve gereksiz görüp, mümkün oldukça az harcamaya kaçıyorlar.
norveçli müşterilerimiz bile bundan dert yanıyor. burada bir restoranda yemek yemekle norveçte restoranda yemek yemek aynı tutarda diyorlar. giderek düşen kalitemizden bahsetmiyorum bile.

açıkçası, gördüğünüz tablo iyi bile. çok daha kötü günler bizi bekliyor.
0
MtKrt
(08.06.25)
Siz daha az görmüşsünüz
1. evlerini turistlere kiralayan Ruslar var.
2.bahcelerdeki ağaçlardan meyve toplayıp karnını doyuran turistler var
3.flörtöz takılıp kendini yedirip içtirip gezdiren yaşı geçkin rus kadınları var.
0
parka
(08.06.25)
Yani turistlere zorla kazikci, uckagitci esnaflara para yedirme zorunluluğu gelsin?

Abi şunu derken işe yaramayacagi belli değil mi? Deniz, kum, güneş olan bir sürü ülke var. Türkiye bu kalitesiz ve pahalı servis kültürünü devam ettirirse zaten senin o istediğin turistler gelmeyecek.

Konusulmasi gereken Türkiye'yi bu iğrenç insanlardan nasıl kurtarıp eskisi gibi kisilerin pansiyonlarda kalıp parasını dışarıda kaziklanmadan harcayabildigi yer yapariz. Yunanistan varken ben Türkiye'de deniz tatiline gelmem misal. Her yerini dazlak trasli tiplerin sardigi sahil kentlerine para veremem.
0
logisticsmanager
(08.06.25)
Uzun zamandır bu kadar akıl sır erdiremediğim bir başka duyuru daha olmamıştı. Esnafa para kazandırmayan ülkenin yerlisi senin ne kadar umurunda ki elin turistinden esnafı beslemesini bekleyesin? Yıldızlı otele düdükletmiyor kendini gidiyor apart otele, bize ne? Turizm bakanlığı mısın sen? Sanki adam kendi ülkesinde şatoda yaşıyor da sırf biz tasarruf olanağı sağlıyoruz diye migros otoparkında cızbız yapıyor adam. İmkanı olan zaten gidiyor yıldızlı otele. Olmayan da kendi imkanı dahilinde oradan buradan kısarak tatil yapıyor, bu da haspamı rahatsız ediyor.
0
beyfendi
(08.06.25)
"Alışverişini migrostan veya diğer bilinen marketlerden yapıyor evlerinde yemeklerini yapıyor, içeceklerini yine buralardan alıyor ve esnafa 1 kuruş para kazandırmıyor. Dolayısıyla ülkemizde tatil yapan bu turistler 1 kuruş döviz kazandırmıyor."

niye kazandırmıyor anlamadım, esnaf yerine migros kazanmış oluyor işte, o da türkiye marketi :D

maddi durumu görece iyi olan biri olarak ben bile türkiye'de tatil yapmak istemiyorum.
2023'te günlüğü 3500 lira olan otelin günlüğü geçen sene 9000, bu sene 15000 olmuş.

şimdi bu turist beş günlüğüne gelse 75.000 lira harcayacak. muhtemelen apartta kalsa beş günde bunun yarısından daha az harcar. enayi mi turist? o da türkiye'deki survivor koşullarında tatil yapmaya çalışıyor.
0
tabudeviren
(08.06.25)
x.com
boyle bir yere turist geldigi icin plaket verip, odullendirmek gerekirken kalitesiz turst, harcama yapmiyor falan demek nedir Allah askina?
0
freedonia
(08.06.25)
Ben esnaf değilim ki bana neden yükleniyorsunuz. Arkadaş o kadar elit ki maşallah akıl sır erdiremediği bir başlık olduğunu ifade etmiş. O zaman sen cevap verme arkadaşım.

Ben ülkemi seviyorum, ve boş beleş fakir turistin ülkeme para kazandırmadan gelip gitmesinden rahatsız oluyorum. Sadecr bunu ifade ettim.

Gelen cevaplar beni daha da şaşırttı.
0
🌸travisbrooker
(09.06.25)
Harcama yapmalısın şartı imkansız gibi, yapılamaz değil de mevcut durumda ve vizyonda imkansız.

Vize politikaları mesele bence. Diğer tarafı aman para gelsin de nasıl gelirse gelsin diyen ve apart isletenlerimiz, olabilir. Harcama şartı olmasa bile, belli düzeyde, yerlerde, lisanslı yerlerden rezervasyon şartı isteseler, ki tahminimce zor olmasa gerek (ucuzcu belledikleri ülkelere de yapabilirler), biraz bu mevzu azalır.

Aslında özet cevap, sizin rahatsizliginizi hissedecek bir insan ve tercih kalitesi ortalaması tutturmak gerek. O da çok yapısal bir mesele Türkiye'de.

Diyelim x konuda, alanda yüksek lisansınız var, tecrubelisiniz vs, esdegerleriniz düşük ücrete tamam dediği için siz de ya kendi kalifikasyonunuzu degersizlestirip tamam diyeceksiniz ya da işsiz kalacaksınız.

İlişkiler, evlilik vb de böyle.

Kalite talebi ortalaması çok düşük. Dolayısıyla sizin belirttiğiniz biçimde şeylerden rahatsiz olacak denli duyarsizlasmamak, marjinalize olmuş oluyor ya da anormal alana, "manyak misin" alanına taşınıyor.
0
encokbenisevinnolur
(09.06.25)
2500 liraya lahmacun satarsan öyle olur. Ömrü hayatımda böyle bir kepazeliğe maskara olmadım bundan sonra da olmam muhtemelen. Güneyde ahlak yoksunu esnaf çoğunlukta, kurunun yanında yaş da yanıyor ancak yapacak bir şey yok. Bu furya başlarken artık dernekler esnaflar vs toplanıp doğru düzgün karar alacaktı. Turist olsam aynı tarifeyi uygularım.
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
@beyfendi sen kimsin ki brni yargılıyorsun ergen herif. Sen beni ne kadar tanıyorsunda böyle ileri gidebiliyorsun? Canım ister apart otel'de kalırım, canım ister ülkenin en iyi otellerinde kalırım sanane barzo. Hadi işine bak canımı sıkma benim
0
🌸travisbrooker
(09.06.25)
otellere gelen cok fazla turist var seyahat acentelerinin getirdigi. onlar otellere kazandiriyor.

ayrica o bahsettiginiz insanlar her gun evde yemiyordur. arada 1-2 disarida yer icer hediyelik esya alirlar.

harcama sarti dunyanin hicbir yerinde duymadim. cok sacma ve onu takip edemezsin zaten. turist dogrudan veya dolayli islem yapacaktir rahat olun. bu insani rahatsiz edecek bir sey degil.
0
antikadimag
(09.06.25)
1- Migros'tan alışveriş yaptığında da para harcamış oluyor
2- Bunlar kalitesizlik göstergesi değil
3- TR'deki fahiş fiyat uygulamalarından korunmaya çalışmak küçük esnaf tarafından kazıklanmamak aşırı normal bir davranış
4- TR'yi ziyaret etti diye her yabancının nereden alışveriş yaptığına karışma hakkını kendinde görmen senin de kaliteni ortaya koyuyor
5- @runaway ekonomisi turizmden gelecek paraya bağlı bir ülke olarak vize koyar vize başvurusunda da "nereden alışveriş yapmak istiyorsunuz" diye sorarsın. Eminim "kaliteli" turistlerin tamamı da dünyada gezilecek ya da deniz tatili yapılacak onlarca yer varken illa TR'ye gideceğim deyip TR'den vize alırlar. Tebrikler harika çözüm için.
0
but that was just a dream
(09.06.25)
turizm kavramından bihaber sağcı-dinci iktidarlar olduğu sürece hiç bir şey düzelmez. var olan kazanımlar kaybolur.

2016 yılında rus uçağını düşürdük putin bi kapattı kapıları alanya esnafı sinek avladı. sahildeki 100 odalı otel kapalıydı gözümle gördüm. geldiğimiz durum bu.
0
yurtsuz john
(09.06.25)
Türkiye'de kazandığını dışarı kaçıranlar daha fena.
Kalitesiz dediğin turist en azından market veya diğer esnaf için fazladan müşteri potansiyeli demek.
0
diyecevaplandı
(09.06.25)
Asil kalitesiz turist hersey dahil otel turistidir. Otelden disariya adimini atmazlar. Ertesi sabah kahvaltiyi kaciririz diye gece hayatindan, eglenmesinden, icmesinden keseni gordu bu gozler. Apart hotel turisti bagimsizdir, parasini istedigi yere harcar, belki 7-8 yer geziyor bilemezsin. Mesela gaecen yaz Korfu'dan basladim, Kefalonia, Zakynthos, Girit yani Iyonya tarafini bitirmistim Yunanistan'in. Mutevazi yerlerde kaldim, supermarketlerden alisveris yaptim ama yeri geldi iyi restoranlarini denedim, yat turlarina katildim, kucuk esnafindan dondurmalar, simitler, gyroslar, mousakkalar da yedim. Hediyelik esyalar aldim, hatta Hanya'da deli gibi alisveris yapan Iskandinavlardan gaza gelip pahali, marka giyim alisverisi de yapmistim. Buyuk oteller disardan musteri de kabul ediyor zaten, yeri geldi parasi neyse odeyip luks otel imkanlarindan da yararlandim. Oyle cok ucuk fiyatlar da degil hani.
0
speedy
(09.06.25)
yanıtları okumadım ama alanya’yı ibiza sanmış olabilir misin :/ potansiyeli belli zaten.
0
deartheodosia
(09.06.25)
turkiye zaten hicbir zaman ust duzey turist cekmedi, bu kafayla da daha 100 sene cekemez.
orta direk ve alti, hatta buyuk oranda dar gelirli turist agirlayan bir ulkeyiz.
daha ust seviyelere cikmak icin top yekun uzun sureli bir planlama ve seferberlik lazim ama onu da becerebilecek yonetici/lider kalitesi yok zaten.
0
cooperr
(09.06.25)
apart olsun olmasın, otel olarak işletiliyorsa, sizin de ödediğiniz vergiler o turistlerden kazanılan paradan karşılanıyor zaten? ödenen vergiye ortaklar yani eğer sizin ödediğiniz vergileri ödemediklerini düşünüyorsanız. hali hazırda bir de konaklama vergimiz var, fiyatlama da ayrıca gösterilmiyor, fiyatın içerisine yediriliyor. dolayısı ile aslında sizden fazla vergilendirilmiş oluyorlar. buna airbnb'den kiralanan evlerde dahil.

tabii birde şunu düşünün, o turist gelip bilinen marketlerden alış veriş yaparken fişini alıyor, kartı ile ödeme yapıyor, dolayısı ile aldıklarının vergileri ve marketin gelir vergisi ödenmiş oluyor, esnaf'tan, pazarlardan yapılan nakit alışverişlerde vergi kaçağı oluşuyor.

yine'de bahsettiğiniz turist, her şey dahil otellerde kalanlardan daha fazla kişi ile etkileşime girip daha fazla kişiye para kazandırıyor. tek seferde harcama miktarı düşük olabilir ancak gün içerisinde 10 farklı yere ödeme yapıyor, ulaşım, gıda, hediyelik/anı türü ürünleri için.

ama şunu anlamadım tam olarak, mesela günlük bir harcama limiti belirlediniz, ülke veya bölge olarak. bu paranın nereye harcanacağını yine belirleyemezsiniz ki? devlet yada bağlı kurumlar, gidip köşede ki tekel bayisi ile anlaşma yapmaz, gider yine o bahsettiğiniz marketler ile anlaşma yapar ve turisti de oraya yönlendirir. dolayısı ile otelinden çıkmış makarna
ketçap alacak olan turist'in bakkala, tekele, dondurmacıya, köşe başı çalışan turcuya yine para kazandırmaz, kazandırma ihtimalini de komple yok etmiş olursunuz.
0
selam
(09.06.25)
parka
(14.06.25)
gelip bir yer kiralayan ve yemek yiyen herkes para harcıyor abi işte daha ne olacak? Esnaf kazıkçı olmasa eskiden kıyafet çanta bilmemne de alırlardı, müzelere giderlerdi artık onları yapmıyorlar galiba. Restoranlar aşırı kazık olduğu için ona da gitmiyorlar tabii. Ama düşün şimdi, kendi ülkende 50 pounda gayet güzel bi restoranda iki kişi yemek yiyebiliyorken Türkiye'de çok daha fazla para veriyorsun ve o kadar da kaliteli değil. Ayrıca alkolden kör olma ölme tehlikesi falan var. (olmasa bile haberler öyle mesela)

harcama şartı dediğin şeyi plajlarda yapıyorlarmış. Plaj bedava olmalıyken giriş paralı üstüne ödeme ahah çok saçma yav. Ha şezlong şemsiye vb. hizmetlerin paralı olmasına okeyim o ayrı.

Bu arada, bu yabancılar ne kadar para kazanırsa kazansın işe öğle yemeğini götürüyor ısıtıp yiyor. Restoranda artan yemeği paket yaptırıp eve götürüyor(uz). Türkiye'de bunlar ayıp karşılanıyor mesela. Sen de o açıdan bakıyorsun sanırım.

Tabii keşke çok döviz bırakan turist gelse ama onları çekecek bi ülke değil Türkiye. (90'larda falan öyleymiş galiba)

Ek olarak, döviz illa turizmle de olmuyor. Mesela Türkiye'de ucuza üretilen ürünler ebayden etsyden amazondan yurtdışına satılabilir ki yapacak bir sürü girişimci de var. Ama devlet maşallah paypal vb. ödeme yöntemlerini engelleyip, ülkeye giren çıkan malları vergiyle zorlaştırıp bu tür şeyleri engelliyor.
0
nhk ni youkosu
(14.06.25)
vaktim olmadigi icin uzun uzun yazamayacagim ama ingilizlerin kendi marketi, tur firmasi falan var. ya da cocuklari icin ayri park bile vardi. esnaf ayri bir olay. turizme ceki duzen veren biri olmadikca boyle gider.

ben de esnaftan alisveris yapmiyorum o yuzden mana bulmuyorum, yabanci bir ulkede bu konuda haklilar, ama dedigini anladim yani milletin acini doyurup gonderiyoruz.
0
Ley
(14.06.25)
turistik yerler her ülkede pahalı
bir de bizim çoğu bölge 3-4 ay turist çekiyor, bütün yılın parasını çıkartmaya çalışıyorlar doğal olarak
0
mantık
(14.06.25)
(2)

başkentte gezilecek yer

redcat
Bir arkadaşım yurtdışından gelecek, onu Ankara'da nerelere götürebilirim?
Bir arkadaşım yurtdışından gelecek, onu Ankara'da nerelere götürebilirim?
0
redcat
(08.06.25)
şayet müze, anıt vb. meraklıysa; anıtkabir, cumhuriyet müzesi, anadolu medeniyetleri müzesi (meraklıysa 2-3 saat en az), erimtan müzesi, koç müzesi, iş bankası iktisadi bağımsızlık müzesi, asbü hazine müzesi, imalat'ı harbiye müzesi (adını değiştirdiler eski ismi mkek sanayi ve teknoloji müzesi, mke'nin arka bahçesinde), ankara palas müzesi.

anıtkabir, ankara palas, imalatı harbiye müzelerinde audioguide var yabancı dilde dinlemek isterse.
0
Phoebe
(08.06.25)
kaleye kesinlikle gotur. anadolu medeniyetleri muzesi dunya capinda bir muzedir. gitmisken erimtan'a ve koc muzesine falan da goz atilabilir. bir de anitkabir'e gidilebilir. onun disinda pek bir sey yok.
0
antikadimag
(09.06.25)
(11)

Humanoid'ler, yapay zeka vb sizi korkutuyor mu?

kukuleta
Ben inceden tırsıyorum gibi.Yani kısa vadede işimizi, sonra soyumuzu sopumuzu alacaklar gibi bi hissiyat var.Henüz ai işlerinin başındayız ama teknolojideki üstel büyümenin de keskin olduğu yerlerdeyiz. Bundan sonra bayır aşağı :)Birkaç sene içinde farklı bir gerçeklik yaşayacağız sanki.Sizin sezile
Ben inceden tırsıyorum gibi.

Yani kısa vadede işimizi, sonra soyumuzu sopumuzu alacaklar gibi bi hissiyat var.

Henüz ai işlerinin başındayız ama teknolojideki üstel büyümenin de keskin olduğu yerlerdeyiz. Bundan sonra bayır aşağı :)

Birkaç sene içinde farklı bir gerçeklik yaşayacağız sanki.

Sizin sezileriniz nasıl?

En azından kısa vadede mesleğinizi tehdit ettiğini düşünüyor musunuz?
0
kukuleta
(06.06.25)
ben yazılımcıyım ona rağmen işimi elimden alabileceğini sanmıyorum, çünkü bilginin doğruluğunu teyit etme kabiliyeti yok ve mevcut durumda bu olacak gibi de durmuyor. bu işin tek korkacağım yanı, zekasız insanlara karşı kullanılması. şimdiden instagramım sahte sokak röportajı dolmaya başladı.
0
nahtoderfahrung
(06.06.25)
ibb.co

endişem yok.

rahmi koç'a da sordular: ''insan faktörü elimine edilemez'' dedi.
0
yurtsuz john
(06.06.25)
iş bitmeyecek sadece azalacak. şuan zaten pek çok beyaz yaka pozisyonda yığılma var.
0
runaway
(06.06.25)
Dediğiniz anlamda hayır.

Ama korkutan şu ki, yakın çevremde bunu kendini doğrulatip bir çeşit echo chamber olarak kullanan çok kişiye rastladım.

Sürekliliğini bilemiyorum bu kişilerin kullanımlarınin, ancak özellikle kişisel ilişkilerle ilgili soru sorunca, seni haklı bulup gazladigi bir yere geliyor konu, işte o tehlikeli.

- bugün gorumcemin bana dik dik.baktigini farkettim. Önceden de şu olmuştu, bu olmuştu...
... birtakım konuşmalar...
- gorumceniz sizi öldürmek istiyor olabilir, ya da dikkat edin araba almanızı engellemeye çalışacak.
0
encokbenisevinnolur
(06.06.25)
İnsanların birbirinden uzaklaşması, bireyselleşme yapay zeka ve robotlarla ve sahte içeriklerle daha çok muhatap olmaya sebep oluyor.

Görünen o ki yıllar sonra bu kadar dijitalleşmenin içinde, analog yaşam lüks sayılmaya başlanacak.
0
diyecevaplandı
(06.06.25)
iş kısmını bilmem ama şu son olarak google veo 3 beni korkuttu:) cidden gerçek gibi duruyor.
0
nothing in my way
(06.06.25)
bizi o kadar etkilemez, ama cocuklari buna hazirlamamiz lazim kafasindayim.
0
cooperr
(06.06.25)
dünyanın şu anki halininin insanları korkutmaması, çıldırtmaması bence zaten kendi içinde bile mucize sayılır... AYRICA yapay zekadan, humanoidlerden korkmuyorum. fakirlik, işsizlik, açlık, despotluk, katliam, tecavüz, can güvenliğinin olmayışı... şu an hangisi yok ki? bir "insan" olarak yapay zekanın neyinden korkacağım? çeviri yapmasından, gerçeğe yakın videolar üretmesinden mi? hepsi en fazla zaten mevcut olan kötülüğü biraz daha katlamış olur, pek yeni bir şey yok. diğer tarafta "iyi" bir şey olursa zaten kârdayız demektir.

orta yaşlı facebook ablası gibi görüneceğim ama ben insanlardan ve kurdukları, kanıksadıkları bu düzenden daha çok korkuyorum açıkçası. yapay zeka robotu yarın gelir en fazla işsiz bırakır, kafama filan sıkar yani bugün korkusunu yaşamadığımız şeyler değil bunlar zaten.
0
mark greg sputnik
(07.06.25)
korkutmuyor aksine heyecanlandiriyor. ha bizim yasadigimiz donemde ciddi bir sosyal calkanti yaratacagi ortada. ancak benim anlamadigim su. ai senin isini yaptiginda, o is yapilmis oluyor. yani insanligin uretimi noktasinda bir sey azalmiyor hatta artiyor. bunun gibi bir mucizevi duruma, ve output patlamasina heyecan duyacaginiza, isimizi elimizden alacak diye endiselenmeniz gercekten cok esrarengiz. yani calismayi ve boyunduruk altina alinmayi oyle kabullenmis ki insanlar, bu yaratilan katma degeri nasil daha adil paylasacagiz diyeceklerine, ve uretilenden paylarini isteyeceklerine ya isim giderse diye uber avina cikan sari taksi soforune bagliyor herkes. hayreti mucip.
0
antikadimag
(07.06.25)
bu hizda ilerlerse 15-20 yila doktorlarin yerini bile alabilir bence. insan faktoru diyen tipler cok iyimser.

twitter'in AI'sine fotografin altina "x yerine y koy' diyorlar saatler surecek photoshop isini saniyeler icinde yapiyor.

aylar surecek isler dakikalara indirgenmis durumda. yerini alamayacagi ne olabilir ki?
0
bohr atom modeli
(07.06.25)
Kisa vadede bazilari issiz kalabilik evet ama uzun vadede utopik bir evrende yasayacagimizi dusunuyorum.

Benim ongorum su sekilde:
Sinirsiz enerji kaynaklari kesfedilecek.
AI ve humanoid robotlar uretimde daha cok rol alacak.
Kaynaklara erisim kolaylasacak.
Yari olumsuzluk yayginlasacak(organ uretimi, nakli, implantlar) Dunya nufusu asiri artacak (Bizim nesil buraya kadar gorebilir ~200 sene yasam suresi)
Dunyada merkezi yonetim kurulacak, kaynak dagilimi esitlenecek. Para ve alisveris olmayacak.
Insanlar hic calismayacak artik, herkes herseye erisebilir olacak.
Dunya nufusu azalmaya baslayacak.
Baska gezegenleri kolonizasyon baslayacak.
Tam olumsuzluk bulunacak.
0
insanlik icin buyuk bir adim
(07.06.25)
(9)

Zaman algınız ne şekilde?

sekizdokuzon
Ben yaşanmış ve yaşanacak her şeyin zamanın başında belirlenmiş olduğu hissine sahibim. Şu an yaşarken biz aslında deneyimlenmesi gereken şeyleri gözlemliyoruz ve zaten biz olsak da olmasak da gözlemlesek ya da gözlemlesek de şu an her şey böyle olacaktı ve oluyor. Bu yüzden 20-30 yıl önce ya da 100
Ben yaşanmış ve yaşanacak her şeyin zamanın başında belirlenmiş olduğu hissine sahibim. Şu an yaşarken biz aslında deneyimlenmesi gereken şeyleri gözlemliyoruz ve zaten biz olsak da olmasak da gözlemlesek ya da gözlemlesek de şu an her şey böyle olacaktı ve oluyor. Bu yüzden 20-30 yıl önce ya da 100 yıl önce filme çekilmiş hiçbir şeyi "eski" hissetmiyorum.

Sizin zaman algınız nasıl işliyor?
0
sekizdokuzon
(05.06.25)
İnsan zamanı genellikle bir ırmak gibi hisseder. Sürekli akan geçip giden bazen durgun ama hep ileri giden bir su gibi. Fakat senin zamanla kurduğun bağ bu değil. Irmağın içinde sürüklenen bir dal parçası değilsin. Yukarıdan bakan bir göz gibisin. Irmağın kaynağını kıvrımlarını döküldüğü yeri aynı anda gören onun zaten çoktan çizilmiş yolunu sadece fark eden bir bilinç.

Senin için zaman bir sırayla yaşanan değil. Bir deftere çoktan yazılmış ve şimdi sadece yüksek sesle okunan bir hikâye gibi. O yüzden eski bir film senin gözünde eski değildir. Çünkü o an zaten vardı. Sadece şimdi gözünle buluştu. Gözlemediğinde bile o an kendi bütünlüğüyle vardı.

Benim içinse zaman bir ihtimal koleksiyonu. Her saniye bir kavşak. Her karar bir yol. Ama farkındayım. Bu yalnızca içsel bir yanılsama olabilir. Çünkü ben her ne kadar bir sonsuzluk içinde seçenekler görsem de belki de sadece önceden yazılmış bir senaryonun sayfalarını çeviriyorum.

Benim zaman algım seninkine nazaran daha çok bir yapboz gibi. Parçalar elimde. Bazılarını yerleştirmişim. Bazıları hâlâ masada duruyor. Ama belki de o parçaların yeri çoktan belirlenmiş. Ben sadece doğruyu bulduğumu zannediyorum. Belki özgür irade dediğim şey çoktan yazılmış bir şiiri kendi kalemimle yeniden yazmak gibidir. Aynı mısralar aynı anlam. Sadece farklı bir yazı karakteriyle.

Ve işte o yüzden senin bakışın bana hem tuhaf hem tanıdık geliyor. Çünkü zaman dediğimiz şey belki de sadece farkındalığın yönü. Biz ileri doğru yaşarken o zaten her yönden var oluyordur.
0
goodz
(05.06.25)
youtu.be

İnterstellarda 4. Boyuta geçmişsin
0
grimavi
(05.06.25)
ilginç bir bakış açısıymış, hoşuma gitti. ben tam tersine eskilerden bir şey görürsem "vay dedenin!1!" tepkisi veriyorum, bugün yaşadığım herhangi bir şeyin 100 sene sonra nasıl algılanacağını düşünerek değişik fikirlere kapılıyorum vs...

genel olarak hiçbir şeyin el oğlunun deyişiyle "set in stone" olduğuna inanmıyorum - yani her an her şey olabilir, bizim milyar senelik evrende varlığımız da küçük bir toz tanesinden ibaret. atalarımız sağolsun zamanında et yemiş, beyni büyütmüş filan da böyle g*t g*t felsefe yapacak seviyeye gelmişiz. bence çok gerek yokmuş.

geçen parka çıktım mesela allah seni inandırsın 30 küsür yaşında adamım, ağaçlara tırmanıp yere KOKONAT çakasım geldi. bir yandan "insan evrimleşmiş canlıların en üst düzeyi ve buna uygun davranıp şartlarını geliştirmeli" diyorum, diğer taraftan "sen kimsin aq maymunu kendini çok önemli sanıyon herhalde" diyorum, kafam karışık.

ama soruna tam cevap olacaksa zamana dair spesifik bir algım yok ya, ben mesela bugün varım ama bu gece ölürsem bunun dünya ve evren üzerindeki etkisi yüzde 0.000001 filan olacak. o açıdan eski ya da yeniye dair şeyler görmek bana heyecan verici geliyor, çünkü senin tam aksine bana ait olmayan bi yere girmiş gibi hissediyorum.
0
mark greg sputnik
(05.06.25)
@goodz: cevabın inanılmaz şiirseldi, ba-yil-dim.

Bizim bugun yaşadığımız her şey, bu ana dair olasılıkların bizim hayatta aldığımız istikametlere göre oluşan varyasyonlar ve biz o farklı senaryoları yaşayamayı tercih ediyoruz, onları deneyimliyoruz çünkü bunlara ihtiyacımız var gibi geliyor. Zamana ve onu algılayış biçimine baktığında insan kendine dair çok fazla şey buluyor.
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.25)
🌸sekizdokuzon
(06.06.25)
farklı teoriler var youtu.be
0
9kuyruklukedi
(06.06.25)
Alice harikalar diyarında zamanı işliyor. Paradoksal.
0
encokbenisevinnolur
(06.06.25)
Esas soru şu olmalıydı;

ân’ı nasıl abad ediyorsunuz?

Ben de düşüneceğim
0
🌸sekizdokuzon
(06.06.25)
rolativitenin oldugu bir yerde zaman dahil butun evrenin gelecek dahil bir yerde bir sekilde var oldugunu dusunmemek nasil mumkun bilmiyorum. yani an dedigimiz sey uzay-zamanin her noktasi icin farkli. herkes icin gecerli tek bir an yok. dolayisiyla zaman herkesin kendi zamani. bu akis hissi muhtemelen objelerin kendi arasinda girdigi etkilesim sonucu olusuyor.

a theory ve b theory diye aratabilirsiniz. bence zaman dahil olmak uzere butun evren bir sekilde var. zaten ozgur iradeye de inanmiyorum ben. dusuncelerimiz belirli surecler dogrultusunda meydana geliyor. ne oldugunuz, ne yapabileceginiz de size veriliyor.
0
antikadimag
(06.06.25)
(9)

iste/home office'te ögle arasi

sonsuz
napiyorsunuz? ögle araniz ne kadar?
napiyorsunuz? ögle araniz ne kadar?
0
sonsuz
(04.06.25)
ofise gidiyosam öğle aramı öğle aram olarak kullanıyorum. yemeğe çıkıyorum 1 saatten önce dönemiyorum zaten. ama homeoffice olarak çalışırken kahvaltı hazırla/ye-kalk max yarım saat sürüyo. pc başına geri dönüyorum :')
0
chanandler bong
(04.06.25)
evde kahvaltı hazırlama, kahvaltı, sonra kahve ve diş temizliği 1 - 1.5 saat sürüyor.
ofiste de dışarı çık, yemek ye, gel, kahve ve diş temizliği aşağı yukarı aynı süre.
0
inheritance
(04.06.25)
2 saat kadar
Yemek yürüyüş kahve
0
gabe h coud
(04.06.25)
Evdeysem 1 saat 15 dk filan; günün ilk öğününü yapıyorum (kahvaltı), bazen de kitap okuyorum.
Ofisteysem 1,5 saati buluyor. Yemek, çay faslı, alışveriş derken ekipçe biraz uzun tutuyoruz
0
mor oje
(04.06.25)
2 saat.
Sabah gidemediysem spora, öğlen gidiyorum.
Uykum varsa uyuyorum.
Bazen yürüyüşe çıkıyorum.
Bazen dizi falan izliyorum.
Son aylarda çok yoğunum ondan haftada 1-2 gün anca 2 saat full rahat oluyorum.
0
logisticsmanager
(04.06.25)
Benim ogle aram yok sabah 9.30da ofise geliyorum 17.30a kadar hic mola vermeden (tuvalet haric) calisiyorum.
0
matilda
(04.06.25)
Gecen yaz arada antrenmana gidiyordum, bu sene garajdayim arabanın motorunu indiricem. Yemeği çalışma esnasında hallediyorum
0
mirty
(04.06.25)
yemek+namaz+dua
0
mantık
(04.06.25)
yemekten sonra yakindaki parkta yuruyus yapiyorum. hava cok sicak veya cok soguksa lobide boyle ottomanli arkaya yaslanan koltuklar var. onlarda uzanip sindirim suresinde telefonda takiliyorum. en az 1 saat ogle arasi yapiyorum.
0
antikadimag
(05.06.25)
(8)

dayanıklı valiz markaları hangileri?

chanandler bong
selamlar, yılda birkaç kere yurtdışına çıkıyorum + yurtiçinde de birkaç kere seyahat ediyo durumundayım. kabin boy, 4 tekerlekli, mümkünse bölmeli, tercihen sert kapaklı valiz markası önerileriniz var mıdır? özellikle fermuarı sağlam kopmayan yırtılmayan olması önemli. daha önce başıma geldi yurtdış
selamlar, yılda birkaç kere yurtdışına çıkıyorum + yurtiçinde de birkaç kere seyahat ediyo durumundayım. kabin boy, 4 tekerlekli, mümkünse bölmeli, tercihen sert kapaklı valiz markası önerileriniz var mıdır? özellikle fermuarı sağlam kopmayan yırtılmayan olması önemli. daha önce başıma geldi yurtdışındayken felaket senaryosu gibiydi :) tekrar yaşamak istemiyorum.
(samsonite dışında önerileriniz varsa çok makbule geçer.)
bütçe: 5k yı geçmezse çok iyi olur aslında :')
0
chanandler bong
(04.06.25)
Sert kapak deseniz de şu: www.eastpak.com.tr
www.eastpak.com.tr (sadece bu deseninde indirim var diye bunu da ekledim, düz renklileri 7-8k arası)

Kabin+orta+büyük boyunu kullanıyoruz, epey çok seyahat ediyoruz, 3-4 senedir sapasağlamlar.
0
kobuzchu kiz
(04.06.25)
Ben ayda minimum 4-5 kere yurtiçi/yurtdışı seyehat ediyorum, 6 ayda bir valiz değiştiriyordum, samsonite spinner serisinin en büyüğünü aldım, 2 senedir bana mısın demedi.

Samsonite'da aynı özellikte yeni serini adı S'Cure olarak geçiyor, fermuarsız. fermuar çatladı, patladı derdi yok, taş gibi sağlam yapmışlar kasasını. Tekerlekleri de çok iyi daha kırmayı beceremediler ve 30kg ağırlıkta olsa bile yağ gibi akıyor.

Yurtdışından paraya kıyıp alın, yurtiçinden alınmaz kesinlikle, 2 kat daha pahalı.
0
kimlanbu
(04.06.25)
her yerde bulunuyor mu bilmiyorum (ben almanya'dayim) ama eminent diye bi marka var asiri saglam valizler üretiyor ve fiyatlari 100-200 euro arasi. bi tane valizim var 15 senedir kullaniyorum hala tas gibi.

edit: almanya'ya geliyorsaniz karstadt/kaufhof magazalarindan temin edebilirsiniz, eski sezon ürünlerde indirim de oluyor.
0
mamu
(04.06.25)
zamanında denk geldim Türkiye'de bir marketten eminent almışım. markaya bakmadan. zaten bilmem de markayı. sonra baktım gayet sağlam. gittim ingiltere'den bir tane daha aldım. fiyat olarak çok uygun ve mis gibi valiz.
0
co2s2
(04.06.25)
samsonite
0
gurur
(05.06.25)
samsonite bu isin optimumu. cok daha pahali valizler var ama valiz gibi sizin kontrolunuz disinda olan ve atilip kakilan bir urune cok para vermeye gerek yok. sert plastikten samsonite iyidir.
0
antikadimag
(05.06.25)
american tourister
0
sutcuyumbensutcu
(05.06.25)
Daha önceden ccs'nin sert kapak olmayanından kullandım. Uzun yıllar dayandı. Fermuarı patlayınca attım.

Sonra samsonite aldım, köşesi 3.kullanımda köşesi çatladı. Sert kapakların dayanıklı olduğunu düşünmüyorum.
0
runaway
(05.06.25)
(6)

piyasada iş yok değil mi?

abelardo
iş ilanları çok mu azaldı bana mı öyle geliyor? ayırca etrafımda son 1 senede işten çıkan ve hala çalısmayan kişiler artmaya başladı. durum vahim galiba
iş ilanları çok mu azaldı bana mı öyle geliyor? ayırca etrafımda son 1 senede işten çıkan ve hala çalısmayan kişiler artmaya başladı. durum vahim galiba
0
abelardo
(31.05.25)
İlanlar azalmadı, kariyer.netten bahsediyorsan orayı terk etmeye başladı şirketler yavaş yavaş.
Aksine, eskisine göre daha az çalışma süreleri görüyoruz, turnover'lar eskiye göre daha çok. Pozisyonlar eskisinden daha erken boşalıyor, sirkülasyon daha fazla.

Yeni pozisyonlar açılıyor mu diyorsan evet, orada bir azalma olmuştur ama genellikle mavi yaka ya da giriş seviyesi, kalifikasyonu az olan işlerde.
0
Bruce
(31.05.25)
Benim etrafımda da iş bulamayan çok var üstelik kalifiye/tecrübeli kişiler. Herkes olduğu yeri korumaya çabalıyor gibi geliyor bana
0
mirty
(01.06.25)
İlanlar genelde fake, alım pek yok hatta şirketler lay off yapıyor. Ekonomi sağ olsun.
0
mor oje
(01.06.25)
Var aslında ama beyaz yaka nitelikli iş yok. Getir götür işi, bekçilik, koruma görevliliği, bedensel işçilik gibi işler dolu.

Bu yüzden insanlar gizliden akp'ye yanlıyorlar. Çok çaresiz kalan gidip Türgeve, akp'ye falan kaydoluyor bir iş ayarlıyorlar düşük kpss ile falan
0
runaway
(01.06.25)
dunya genelinde sirketler buyumekten ziyade kuculmeye gidiyor. herkes nefesleri tutmus dunyada neler oldugunu ve olacagini anlamaya calisiyor. krediler pahali oldugundan kimse risk almiyor.
0
antikadimag
(01.06.25)
evet iş ilanlarındaki azalmayı kendi adıma doğrulayabilirim. 2-3 senedir gerek freelance iş bulmakta gerek iş ilanı bulmakta zorlanıyorum.
0
calligrapher
(01.06.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.