Giriş
(12)

evrim ve ejakülasyonla ilgili bi soru var kafamda

mark greg sputnik
dostlar iyi akşamlar,geçen arkadaşla konuşurken bi şey düştü aklıma. şimdi evrim kendi içinde "akıllı" bir mekanizma değil, daha ziyade "su akar yolunu bulur" olayı evet ama şunu düşündüm: diyelim ki biz genciz. sevişiyoruz yahut osbir delisiyiz diyelim, biyolojik olarak kabul görmüş/ortalama sayıla
dostlar iyi akşamlar,

geçen arkadaşla konuşurken bi şey düştü aklıma. şimdi evrim kendi içinde "akıllı" bir mekanizma değil, daha ziyade "su akar yolunu bulur" olayı evet ama şunu düşündüm: diyelim ki biz genciz. sevişiyoruz yahut osbir delisiyiz diyelim, biyolojik olarak kabul görmüş/ortalama sayılan değerden daha fazla boşalıyoruz.

bunun vücudu "bu zaten genleri aktardı" diyerek daha hızlı yaşlandırması gibi bir ihtimal söz konusu olabilir mi? sonuçta biyolojik olarak sistem biz çocuk mu yapıyoruz, dopamin bağımlısı bir eşşoleşşek miyiz bilemez. sistemden sürekli sperm çıkışı bi noktada bünyenin bi nevi "kendi misyonunu tamamladığı" sinyalini verebilir mi, hani bu artık olgunluğa erişti, fizyolojik görevini tamamladı, bu artık kanser de olur hasta da olur gebersin gitsin pezevenk tarzı bir dönüşüm yaşanır mı?

bi yandan en başta söylediğim gibi evrimin "akıllı" bir süreç olmadığını biliyorum, o açıdan bunun kendi başına bi fonksiyon olarak gelişmesi bana pek makul gelmiyor. öte yandan evrimsel biyolojik kodumuz aşağı yukarı belli... o yüzden aklıma gelmedi değil. örneğin bizim kodlarımızda "bin kez boşalma 30 yaş" şeklinde bir denge varsa, biz buna 20 yaşında ulaşmışsak vücudun hikayeyi daha ileri sarması, yaşlanmayı hızlandırması gibi bi durum söz konusu olabilir mi?

bunu kendimce araştırmayı denedim ama açıkçası ne yazacağımı bile bilemediğimden dolayı pek bi şey bulamadım. hala buralarda mıdır bilmiyorum ama özellikle evrim halkasi ve bu konuda bilgisi olan diğer duyurucular bildiklerini paylaşabilirse çok sevinirim.

söylediğim şey çok mu saçma sizce? yani bence yetişkin bir erkek için ejakülasyon önemli bi biyolojik gösterge açıkçası. belki bunu çok yaparsak sistemimiz "tamam biz başka bi yere aktarıldık zaten burada yapacak işimiz kalmadı" diyodur, olamaz mı?

ya da şöyle sorayım bunun için "olabilir, varsa bile biz bilmiyoruz" diyebilir miyiz yoksa bu tamamen mantıksız ve saçma bi düşünce mi?
0
mark greg sputnik
(07.04.25)
sacma. ama 31'i azalt yine de. psikoloji icin.
0
antikadimag
(07.04.25)
gerçekten saçmaysa azaltırım. haklılık payı varsa speedrun yapıcam ona göre.
0
🌸mark greg sputnik
(07.04.25)
O zaman çok ağlayan insanlar bir süre sonra gözyaşı da üretmemeli
0
grimavi
(07.04.25)
benim sorum sperm üretimiyle ilgili değil ki, vücudun "biz zaten salacağımızı saldık bu saatten sonra metabolizmayı fazla zorlamanın manası yok bu şafaktan sonra virüsle bakteriyle kanser hücresiyle biz mi uğraşcaz aq" demesiyle ilgili.
0
🌸mark greg sputnik
(07.04.25)
eger sadece ureme odakli bir organizma olsaydik dedigin olabilirdi. dedigin sey cok cok basit organizmalar icin gecerli olabilir. ama biz zaten bir yada birkac cocuk yaptigimiz zaman gen aktarimi konusunda doyuma ulasan bir turuz o yuzden bahsettigin turde bir omur etkisi sifira yakindir diyorum.

kamu spotu: elizabet candir, devamke.
0
cooperr
(07.04.25)
Dedigin ozelligin ortaya cikmasi icin asagi yukari soyle bi surec lazim:

Bazi insanlarda mutasyon sonucu bahsettigin ozellik minimal olarak ortaya cikar
Bu ozellik secilim baskisiyla cogunluk hale gelir ve sivrilir

Bu ozellik secilim acisindan nasil bir avantaj yaratiyor ki aktarilsin/sivrilsin?
0
ghilleinthemist
(07.04.25)
Evrimi bilmem de, Hint öğretilerinde böyle birşey var, ömrü uzatmak için az boşalmaya çalışmak gibi birşey.
0
parka
(07.04.25)
Sprem de terlemek gibi bir şey ya sıcaktan çok terledik o zaman kalori yakalım ne güzel
0
olaylar olaylar
(07.04.25)
Sorunun evrimle çok ilgisi yok aslında.

Evet, hayatlarında sadece bir kere üreyen ve üredikten sonra ölen canlılar var. Ahtapot türleri buna örnek verilebilir.

Evet sınırlı sayıda üremeyi kaldırabilecek canlılar da var, bazı örümcek türleri birkaç kez üredikten sonra ölebiliyor.

Bunun tersine çok defa ve çok sayıda üreyen canlılar da var.

Bu açıdan canlılarda görülen tek bir genel geçer üreme sayısından sözedilemediği doğru. Boşalma sayısı için böyle bir durum var mı çok bilmiyorum, ancak neticede olabilir. Doğada neredeyse her şeye bir örnek var.

Ancak insan ve (evrimsel açıdan sorduğunuz için örnek veriyorum) insanın yaşayan en yakın akrabası olan şempanze ve bonobo türlerinde seks zaten sadece bir üreme aracı değil, bunun yanında aynı zamanda bir sosyal ilişki kurma yolu. İnsan ki seks üzerine kurulu milyon tane kültürel olgu geliştiriyor. Haliyle bu tür bir popülasyonda boşalmanın hayat süresini olumsuz etkileme ihtimali daha düşük olmalı mantıken.

Sorunuzu görünce baktım şurada farklı farklı makalelere referans verilerek yazılmış bir yazı var. Makalelerden biri doğrudan boşalma sayısıyla biyolojik zarar arasında bir ilişki kurulamayacağını söylemiş.

www.medicalnewstoday.com
0
akhenaten
(07.04.25)
hepinize teşekkür ederim ama @akhenaten ayrıca teşekkür ederim, duyuru'da sorduğum bir soruya çok makul ve makaleli belgeli desteklemeli bir cevap almanın şokunu yaşıyorum, sağolun var olun.
0
🌸mark greg sputnik
(07.04.25)
Aynı mantıkla şu sistemi de kurabilirdin; "evrim sürecinin canlılara yüklediği görev 'türünün devamı'nı getirmek ve bu pezeveng (senin deyişinle :)) habire bosaldigi için demek ki çok başarılı, daha çok yaşasın"

Enteresan bir detay, urolog bir arkadaşım mastürbasyon bagimliliginin en azından prostat için olumlu olduğunu anlatiyordu 'pc kasları' hep çalışıyor (bkz: kegel egzersizleri) minvalinde.

(Ruhen ve manen yarattığı yıkım öyküsü tabii tartışılmaz)
0
makbur
(07.04.25)
Direkt sorunun cevabı değil ama incelemenizi öneririm. Boşalma sıklığı ve prostat kanseri ilişkisi:
www.health.harvard.edu
0
efx
(08.04.25)
(28)

Özendiğiniz meslekler

kizil karga
Keşke yapsaydım dediğiniz özendiğiniz meslekler neler?
Keşke yapsaydım dediğiniz özendiğiniz meslekler neler?
0
kizil karga
(06.04.25)
Uçak park ettirme mesleğinin (Marshalling) hayranıyım bir çift çubuk alıp sabah akşam uçak park ettirmek isterdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.04.25)
Çiftçilik ve hayvancılık.
0
Amaranta ursula
(06.04.25)
Tıp, mimarlık, bir de ziraat mühendisliğinin orman bitkileri bölümü.
0
Mirket
(06.04.25)
Savaş pilotluğu
0
gilbeys
(06.04.25)
Kütüphanecilik. Zamanında okulun karşısındaki kütüphanede çok takılırdım ders çalışırdım. Oradaki teyze idolümdü, kitap alanları sisteme kaydederdi iki dk da bilgisayara ve kitabına devam ederdi. Bütün gün kitap okurdu, elimde her gördüğü kitaba yorum yapardı ve onu bitirince şunu da oku derdi. Ayrıca kütüphanenin içi mis gibi kağıt kokuyordu o kokuya ayrıca hastayım.

Bir diğeri eczacılık. Esnaf gibi takılırdım, sürekli de başında durmazdım
0
kullanicadi
(06.04.25)
gitarist
baterist
savaş uçağı pilotu
özel jet satıcısı
0
jelly bear
(06.04.25)
Doktorluk tabi. Ucakta biri fenalasti gecen, doktorun biri aninda mudahale etti, basit bir tansiyon olayi ama biz fanilerin bu durumda eli ayagi dolasip, panik oluyoruz. Doktorsa bu durumlarda ne yapilacagini biliyor, guven veriyor, karsi tarafa bir faydasi dokunuyor. Hem maddi hem manevi olarak tatmin edici bir meslek. Bense gunun sonunda x sirketine nasil daha fazla para kazandiririm diye calisiyorum.
0
tantamount_to_equivalent
(06.04.25)
Yapsaydim diye degil ama ozendigim savas pilotlugu, benden once baskalarinin da aklina gelmis zaten. Cok havali bence.
Yapsaydim diyecegim sey de ressamlik...
0
sey mi dostum
(06.04.25)
Bir spor hocası, öğreticilik.
0
olaylar olaylar
(07.04.25)
avukati ben olaydim dedigim cok oluyor. coolluktan degil ihtiyactan hukukcu
0
ala09
(07.04.25)
Yani düşününce aslında mesleğimi seviyorum ama sonuçta kapitalizm uğruna takılıyorum. Bu noktada bir tık insan hayatına daha çok katkisi olan bir meslek yapmak isterdim;
Misal doktorluk mesleğini böyle buluyorum. Onun dışında askeriyeyi böyle buluyorum (dünyadaki en zor iş bence). Onun dışında kar amacı gütmeyen bir kurumda bilim/mühendislik olurdu (misal nasa, misal Fransa'da cea var onun gibi).
Bir de bir şey öğretmek isterdim. Açıkçası üniversitede öğrenci asistanlık yaparken quiz, sinav öncesi ders falan yaptım. Çok hoşuma gitmisti insanlara bir şey öğretmek. Bunu aslında birkaç seneye yapma planim var şirket içi (misal şirket içi denetleme grubuna girip emea bölgesindeki yerleri denetleyip doğru processleri öğretmek vs).

Ama dönüp dolaşıp hep asker ve doktora gidiyorum. Galiba temelde ölüm ile hayat kısmını en çok belli eden iki meslek bunlar.
0
logisticsmanager
(07.04.25)
AVM'de çocuk treni makinistliği
0
amortisman
(07.04.25)
4 büyük japon motosiklet üreticilerinden birinin fabrika test sürücüsü olmak isterdim.
0
mirty
(07.04.25)
yok. ama 1 gün denemek istediğim meslekler var. şu çok büyük makinelerle konteynırları gemilerden limana yükleyenler gibi.
0
ya ben lan neyse
(07.04.25)
öğretmenlik. aileden sağlam bir gelirim olsa yapmak isterdim. bir beyaz yakalı köle olarak yaz tatili, ara tatili, kar tatili fena özendiriyor ama parası az tabi.

3. kalecilik. baskı yok, stres yok. iyi bir takımdaysan maaşı da dolgun. antrenmana çık al maaşını keyifli.

yorumculuk. spor yorumculuğu olur, survivor panorama yorumculuğu olur. ekrana çıkıp bir konu hakkında görüşlerini anlatmak çok tatmin edici geliyor. ün de katıyor.
0
semaforo de medianoche
(07.04.25)
NASA’da çalışan önemli bir bilim insanı olmak isterdim. Pilot olmayı da çok isterdim. Başarılı ve ünlü bir ressam olmak da hayalimdi. Yine de, şu anki mesleğimi çok seviyorum. Grafik tasarımcıyım ve bu da hayalimdeki mesleklerden biri.
0
art cat chocolate
(07.04.25)
doktor olmak isterdim. ve bu sonradan olusan bir istek oss'ye girerken hic istemiyordum.

daha fantastik olabiliyorsa formula 1 pilotu olmayi isterdim.
0
antikadimag
(07.04.25)
beden eğitin öğretmenliği akşama kadar eşofmanla gez toz.
0
mikahakkinen
(07.04.25)
Üst seviye basketbolculara, kısa veya uzun mesafe atletlere imreniyorum.
0
kumandanim
(07.04.25)
sahada çalışan, yeni türleri keşfeden bir biyolog

kısa mesafe koşucusu
0
lüzumsuz adam
(07.04.25)
tahtakele dözvicisi, toptancılık, büyük hurdacılık, hayvan alıp satımcılığı, galericilik büyük icra bürosu, simsarlık gibi tomar tomar parayla iş yapan insanları kıskanıyorum. adamlar poşet poşet parayla iş yapıyorlar. öğlenleri bir tepsiye et sebze dizip fırına gönderip 5-10 pideyle çalışanlar ve komşu esnafla yemek yemek. haftada 1-2 kere pavyona gidip para ezmek. zırt pırt araba değiştirmek,
0
ground
(07.04.25)
özgür bir ülkede savcı olmak ya da adli bilimci olmak...
0
suyin
(07.04.25)
Uzay mikrobiyoloğu ya da astrofizikçi ya da oşinografiyle ilgili bir alan
0
beetlejuice
(07.04.25)
Bol miktarda şiddet ve erotizm içeren düşük bütçeli-B sınıfı film oyunculuğu
0
yurtsuz john
(07.04.25)
Kuyumcu olmak isterdim. Net.
0
drako
(07.04.25)
late viper
(07.04.25)
Beş yıldızlı her şey dahil denize sıfır üst düzey lüks bir otelde yöneticilik hadi yöneticilik olmasa da animatör şefi. Tüm gün çat pat Rusça Almanca Türkçe karışık konuşmak
0
Hallegadola
(07.04.25)
klasik; cerrah, pilot,
ama ben de su var mesela celal sengoru izliyorum, istahli istahli birseyler anlatiyor, jeofizikci olmak istiyorum.
Baklava ustasi cikiyor, baklava yapmak istiyorum.
0
Coma
(07.04.25)
(21)

200k İzmir, 6k Houston

camiroquayınız
iki maaşta yerel para birimi cinsinden ve net. Burda freelance ama orada maaşlı çalışma şekli. 2 yaşında çocuk için houston ağır basıyor. Sizce?
iki maaşta yerel para birimi cinsinden ve net. Burda freelance ama orada maaşlı çalışma şekli. 2 yaşında çocuk için houston ağır basıyor. Sizce?
0
camiroquayınız
(01.04.25)
Houston.
0
antihero
(01.04.25)
hangi vizeyle amerika'ya geliyorsun? kalici olmak gibi bir amacin var mi? izmir'de ev var mi? para kazanmak ne kadar onemli gibi ekstra bilgilere ihtiyacimiz var. ne yapmak istedigine bagli yani.
0
antikadimag
(01.04.25)
Nasıl gidileceğine göre değişir +1

Greenin vardır işten atılsan da kafan rahat olur. ABD'de kalıcı olma olmama stresi falan olmaz. O zaman 1dk bekleme git.

Diğer yol olan h1b vizesi çok sakat. Abd'nin köleliği kaldırdıktan sonra yerine getirdiği yasal kölelik sistemi. İşten atılırsan abd yi terk edersin. Ayrıca h1b yi almak çok da zordur. Sürdürmek de ayrı bir zorluktur.

Genel olarak akademik kariyer dışında abd'ye gitmek green yoksa pek anlamlı değil.
0
runaway
(01.04.25)
texas'a arada is icin gidip geliyorum.
coluk cocuk ile orada net 6k ile sikinti cekersin, yetmez.
0
cooperr
(01.04.25)
vize l1b direkt şirket içi transfer. seneye transfer edecekler buradan.

kalıcı olunabilir çocuğun eğitimi için.

burada tek maaş ama orada 2 maaşta olabilir.
0
🌸camiroquayınız
(01.04.25)
L1B vize ile gidip 2022-2024 arasi Amerika'nin ucuz bir eyaletinde yasadim ben net 6800 dolara. Tek kisi oldugum icin masrafim yoktu. Iyi bir rezidansta kalip son model araba taksidini oderken kenara 2000-3000 dolar arasi para atabildim. Houston daha pahalidir bu kadar kenara atilmaz.

Sonra sirket kuculmeye gitti ve isten cikarttilar. Tipis tipis geri donmek zorunda kaldim Turkiye'ye. Kimse sponsor olmuyor. O yuzden vize durumu onemli+1.

Su an bu secenegi sunsalar 200bin Izmir'i gozum kapali kabul ederim.

Kalici olunabilir derken altini doldurabileceginiz bir planiniz olsun. Geri donmek koymuyor ama tasinmak yorucu bir surec.
0
synesthesia
(01.04.25)
Kalıcı olma olasılığı yüksek değil çünkü non immigrant visa. Geri dönüşte mevcut koşulları bulabileceksen gidilir.

6k ile çocuğa iyi bir gelecek sunamazsın. Ciddi birikim yapamazsın. Sağlık giderleri abd de yüksek. Green olmadığı için ileride çocuk in state ücret ile okul okuyamayacak. Bunlara rağmen l1b olduğu için gidilir.

Bir de abd nin kalıcı olma olayı kaymaklı yönü evlilik yapmakta. Her kapıyı açıyor. Evli olsam durup düşünürdüm. Bunlardan mahrum olacaksın
0
runaway
(01.04.25)
Birkaç sene önce olsa Amerika derdim muhtemelen ama şu an izmir diyorum.

Edit: çocuk olmasa yine de gidin, şansınızı deneyin derdim ama çocukla ben o riski almazdım.
0
orient blue
(01.04.25)
ev eşyalarını burdaki evde bırakırız. O yüzden geri dönmek yorucu olmayabilir. Geri dönüldüğünde tecrübe daha da artmış olacağından şimdiki gelire göre daha rahat imkanlar bile olabilir.

Ordakilerle konuştuğumda Houston'da 2.5 3k civarı ev kredisi ve 1k kredi ile iyi 2 araba alabileceğimi söylediler. Çocuğun okulu da 1k civarıymış. bize geçinmek için aylık maks 2k ve yıllık 1 maaş prim kalıyor en kötü.
0
🌸camiroquayınız
(01.04.25)
Matematik zayıf mı abi? Dolar olarak birbirine yakın. Düzenimiz var kurulusundan diyip izmir'de takılman çok daha iyi olacaktır bence.
0
Shepard
(01.04.25)
Hocam donem ortasinda isten cikartildiniz diyelim. Cocuk bir anda okulu yarida birakip Turkiye'ye donecek ve tekrar baslamak icin bir dahaki donemi beklemek zorunda kalacak. Ev almayi planliyormussunuz. Isten cikartildiginizda o evin odemeleri ne olacak? Gelirken kiraya vermek isterseniz uzaktan o evle nasil ilgileneceksiniz? Onun yaninda sirketin iyi bir saglik sigortasi sagladigindan emin olun. Sigorta varsa saglik harcamalari dert degil. Relocation pakedi veriyorlar mi mesela, o da onemli. Ben giderken ucak bileti + 1 aylik kalacak yer + ekstradan 12 bin dolar odeme yapmislardi. Bekar oldugum icin (mobilitem yuksek) ve cebimden pek bir sey cikmayacagi icin gitmistim ben. Bu detaylar onemli.

Cocugunuz yok ve gidip cocuk yapacak olsaniz Amerikan vatandasligi almak icin gidin diyecegim ama o da yok. Esiniz ne is yapacak, is bulmasi kolay bir sektorde mi calisiyor? Cok fazla soru isareti var. Ben cocuklu bir aile olarak bu paraya Amerika'ya tasinmazdim.
0
synesthesia
(01.04.25)
Bence git tecrube olsun, dilini ilerlet, yeni seyler ogren vs vs. Ben olsam giderdim yani. En kotu ihtimalle geri donersin. Tabi biri Turkiye'de 5.25K/month digeri 6K ABD'de, maddi anlamda cok buyuk bir dusus olacak, tartismasiz. Kalici olamadiktan sonra da cocuk icin Houston'in (oyle iyi bir yer degil bu arada bu gelir skalasinda) neden iyi oldugunu pek anlamdim.
0
hot potato
(01.04.25)
30 yaşın altında olsam giderdim. şu an kolumu kıpırdatasım yok. houston olmasa yine bir düşünürdüm de houston? ı ıh. ama gitmek istiyorsun bence, yazdıkların açıkça gitmek istediğini gösteriyor: gidin. eşin de çalışır. çoçuk ingilizce öğrenir. olmazsa da geri dönersiniz, en kötü senaryoda ne olabilir ki?
0
deartheodosia
(01.04.25)
izmirdeki daha doğrusu trdeki döviz bazlı maaşlar fiktif. yani balon yani gecici.
ayrıca hesabı maddiyata göre değil gelecekte sen ve ailenin nerede olmasını istediğine göre yapmanı tavsiye ederim.

bence houston, diyelim geri dönmek zorunda kaldınız hiç bir şey olmasa ileride anlatacak bir deneyiminiz olur.
dede gençken ne yaptın? c: 30 yıl izmirde aynı sektörde çalıştım :)
0
nuisance2
(01.04.25)
para dışında, eşin ne diyor? Eşin yılda 1 veya 2 kez, 10 küsur saat uçarak TR'ye dönmeye okey mi? Her gün 8 saat fark sebebiyle ebeveyn ve arkadaşlarından uzak kalmak psikolojisine nasıl gelecek? Tam gitmeden anlaşılacak şeyler değil ama, benim eşim İngiltere'ye geldiğimizde iyi ki buraya geldik Kanada'ya gitseydik ilk ay geri dönerdim dedi :D (daha önce Kanada planımız vardı) Kadınlar daha duygusal bakıp daha sert etkileniyor gördüğüm kadarıyla. Hele çalışmayacaksa adapte olması daha da zor olabilir.

Ev-araba kredisi olarak her şey güllük gülistanlık olmayabilir. Kredi skorun oluşup iyi hale gelene kadar o kredileri alabilecek misin, çeşitli başka zorluklar var mı çok iyi araştırman lazım.
0
nhk ni youkosu
(02.04.25)
Buradaki evi olduğu gibi bırakabiliyorsanız, yani dönmeniz gerektiğinde burada hayata kaldığınız yerden devam edecekseniz, gidin abi.
0
biseysorcaktim
(02.04.25)
transferi l1a'den yapip yapamayacaklarini sor. sonra eb-1 ile hizli green card alabilirsin. gerci o maasa olmayabilir. muhtemelen brut 100 civari bir sey onermisler. isin guzel yani esin l2 ile calisabilir. gerci su anda is piyasasi kotu ama iyi kotu bir yerde calisip ekstra gelir saglayabilir.

6k net ile yasanir ama turkiye'deki kadar para biriktirilmez. en buyuk kalem ev kirasidir ama houston'da ucuza ev bulunur. araba zaten cocuk oyuncagi birikmis $10k ile idare eder bir araba alinir. houston zaten ucuz yer. havasi sicak ve nemlidir ama kozmopolittir. kulturel olarak cok yormaz yani abd'ye en kolay giris yapilabilecek sehirlerden.

abd'de ivir zivir gizli giderler cok oluyor. bir de cocuk pahali bir sey abd'de. sonuc olarak esinin calisacagini dusunursek maddi olarak bir sey degistirmez. calismazsa daha az kenara atabilirsin. l1 ile isten cikarilirsan alternatifin olmuyor o nedenle sirkete hemen green card basvurusu istedigini soyle. hatta bunu pazarlik konusu yap. green card almak 4 yil falan surecektir, disimi sikarim dersen. ama su anda abd is piyasasi cok stresli. herkes diken ustunde isten cikarmalar yuzunden.

bir de relocation konusu genelde pazarliga acik olur. evimi tasiyacagim diyip nakit bulk odeme alabilirsin. kolay gelsin.
0
antikadimag
(02.04.25)
izmir
0
basond
(02.04.25)
Numbeo'cu geldi. Bu siteye gore sizin Turkiye'deki 200k'nin Houston karsiligi 11k dolar civarinda, ufak tefek hatalar olabilir, hayatin nasil yasandigina gore de degisir tabii ama kabaca fikir verir.

www.numbeo.com

Ayrica nuisance2 +1 ama siz sanirim zaten Houston'daki sirkete freelance calisarak bu parayi aliyorsunuz. Turkiye'de bir sirketten maas aliyor olsaniz bir anda bu 6k dolar eden maas 3k-4k civarlarina dusmus olabilir.
0
mbond
(02.04.25)
valla texas republican state, 2 yasindaki cocugum olsa paradan ziyade egitim bakanliginin kaldirildigi ve okullarda silahli saldirilarin fazla yasandigi bir eyalete gitmek ister miyim diye dusunurdum herhalde. turkiye'de ozel dersle filan dogru duzgun bir egitim verilir yine de abd'de o zor. abd'de biriktiremeyeceginiz parayi turkiye'de biriktirip liseden sonra yurtdisina gondermek de bir secenek.
0
songforsomeone
(02.04.25)
detayları okumadım. bence git. tecrübe olur. dönmene engel bir durum yok ama kalırsan tekrar gitmek için düzenini bu kez daha zor değiştireceksin. dönersen üstüne abd kalifikasyonu eklemiş olacaksın. go
0
her giriste sifresini unutan adam
(02.04.25)
(11)

Yabancıların tuhaf soruları

Unde bach canim
Yani benim için saçma ama belki ben hatalıyımdır diye yumuşatarak tuhaf dedim. Yurtdışında yaşıyorum ve bir cafede çalışmaya başladım. Daha önce hiç görmediği bir içeceği (mesela ayran) içmek istiyorve açıklıyorum. Daha sonra “bu içecekle ne yenir” diye soruyor. Hani bizim ayranla tercih ettiğimiz b
Yani benim için saçma ama belki ben hatalıyımdır diye yumuşatarak tuhaf dedim. Yurtdışında yaşıyorum ve bir cafede çalışmaya başladım. Daha önce hiç görmediği bir içeceği (mesela ayran) içmek istiyorve açıklıyorum. Daha sonra “bu içecekle ne yenir” diye soruyor. Hani bizim ayranla tercih ettiğimiz bazı yiyecekler vardır da, şimdi bunun 2 saat açıklamasını mı yapayım onca müşteri varken. Yoğurt, su, tuz dediğin içeceğe anlam yükleyip tadını yoğurttan çok farklı bir lezzet bekleyip (ülkede satılan popüler greek yoğurttan yapılma) şaşırmak, beraberinde ne yenir diye sormak tuhaf değil mi?
0
Unde bach canim
(31.03.25)
yoo cok normal bir soru. isin bu degil mi?
0
antikadimag
(31.03.25)
garip degil sonucta dunya turk mutfagi etrafinda donmuyor ki? sen de bir kore restoranina etiyopya restoranina falan gitsen bu sekerli mi tuzlu mu soguk mu sicak mi falan diye onlara sacma gelebilecek sorabilirsin.

ha gidip donerciye simitciye falan girip iki saat muhabbet yapmak soru sormak vs konusunda sana katiliyorum. beyaz adamin restoraninda servis yavas ve kotu olur, kazik fiyatli urunler ve bir ton bos muhabbet. Ona alistiklari icin alacaksan al kardesim aksama kadar seninle mi ugrasicam konseptine asina degiller. Senin burada yapacagin sey, ayranla aha su simit gider al diyip 10 saniyede gecistimek. uzun uzun izaha muhabbete gerek yok. yeni oldugun icin boyle, sonra kendine bir skript olusturursun.
0
hot potato
(31.03.25)
bana gayet normal geldi
0
co2s2
(31.03.25)
Normal bir soru.
Abi kusura bakma da eğer şu soru ile bu hale geleceksen servis sektörü sana dert olur.

Ayran bir Avrupalı için baya garip içecek.
Açıkçası hayatım boyunca restoranlarda bu tarz muhabbetlerde çok bulundum ve bu tarz bir soruya cevap vermese oraya bir daha gitmem. Sonuçta milyon tane restoran/cafe var.
0
logisticsmanager
(31.03.25)
@antikadimag
Ben gurme değilim hocam, işim bu değil.

@hot potato
Hocam bilip bilmeme değil mevzu. Bilmeyebilir, açıklarım. Yogurt, water and salt dedikten sonra tadını ilginç bulmaları saçma. Ülkede en çok satışı yapılan yoğurt türünden yapıyoruz. İçine su ve tuz ekleniyor. Tadını yoğurla alakası yokmuş gibi ifadeler veriyorlar.

Bununla ne yenirin saçma oluşu bunun tamamen ağız tadına bağlı olmasından dolayı. Mesela ben balla peynir yerim. Çoğu türk bundan muhtemelen hoşlanmaz. Ya da baklavayı yoğurtla yerim. Ama kimisi sevmez, dondurma, türk kahvesi, kahve ile sever. Yani bu kadar kişisel bir şeyi sormak saçma, onu demek istiyorum. Döner falan klasikleşmiş ama o tip şeyler de satmıyoruz.

Mesela börek soruyor, senin tercihin ne diyor, tavuklu güzel diyorum. Ben tavuk sevmem diyor. Hangisi güzel peynirli mi kıymalı mı diyor.
0
🌸Unde bach canim
(31.03.25)
bir bilgisi yok, cahil, hazira konan tipler oldugu icin soruyor. bahsis almak istiyorsan anlatican :)

yiyecegi yemegin sorumlulugunu alamayan, cahil, riskten kacinan tipler iste.
bununla su cok siparis ediliyor diyebilirsin. adam sadece karari kendi vermek istemiyor. ne yedigi umrunda olsa kendi googlelar arastirirdi.
0
sonsuz
(31.03.25)
@sonsuz
Böyle soranlar genelde bahşiş vermiyor hocam. Bahşişi genelde müdavimler ve bilindik şeyleri alanlar lezzetini beğendiyse veriyor.
0
🌸Unde bach canim
(31.03.25)
Siz yoğurtlu deyince Hintlilerin lassi içeceği gibi bir şey beklemiş olabilirler. Bildiğim kadarıyla o daha tatlı.

Youtube'da Bistro Huddy izlemenizi önermek istedim bir de.
0
peki madem
(01.04.25)
Çok normal bir soru
İki saat cevap verilecek bir soru değil
0
abelardo
(01.04.25)
Müşterinin menüde gördüğü bir şeyi size sormasından doğal ne olabilir? Gurme olmanıza gerek yok ve evet işinizin bir parçası da bu. İki saat neyi açıklayacaksınız? "Genellikle kıymalı yemeklerle ya da hamur işleriyle tercih ediliyor, tuzlu bir içecek." Bitti, bu işte.

Bir de yoğurt birçok yerde tatlı bir şey, dondurma niyetine tüketiyorlar,
@peki madem'in bahsettiği lassi dümdüz şekerli ayran, milkshake gibi meyve aromalı çeşitleri var. O yüzden tuzlu olduğunu vurgulamak gerekir. Tuzlu derken, İngilizce konuşulan bir yerdeyseniz eğer salty dağil, "savory" daha doğru bir sıfat olur.
0
kobuzchu kiz
(01.04.25)
@kobuzchu kız
Sorabilir, içeriğini de söylüyorum. Ondan yana sıkıntı yok. Sorun kişisel beğeniye bağlı sorulardan yanıt beklenmesi oluyor. Mesela aynı milletten birine sorsa yine anlamlı olur. Kültürleri ve ağız tadı ona göre şekillenmiştir. Yani çinliye gidip köpek eti nasıl diye sordum, lezzetli dedi. Ben şimdi buna güvenip hareket etmem. Yani kendi kültürümden olmayan kişinin dediğine güvenerek hareket etmem, gider kendim denerim. 3-5 euroluk bir şey için bu kadar sorguluyorsan bence parayı riske atmak anlamsız. Türk biri gelse direkt söylerim, çok farklı hissedeceğini sanmıyorum ama iğrenç yağlarda kızartılmış şeylere amazing diyen insanlara öneri vermek riskli. It is not to my taste diyip çıkıp gidince, sana öneri verenin diyorsun sadece.

Savory nin içeceklerden ziyade yiyeceklerde kullanımı daha yaygın diye biliyorum.
0
🌸Unde bach canim
(01.04.25)
(12)

Makas cezası doğru mu?

0zlem
https://x.com/m4zekiel/status/1906436944654966916?s=46Edit : videodakileri tanımıyorum. merak ettiğim için sordum
x.com

Edit : videodakileri tanımıyorum. merak ettiğim için sordum
0
0zlem
(31.03.25)
elbette doğru. üzerine tek kelime etmeye bile gerek yok.
0
scudman1
(31.03.25)
çok az ceza kesilmiş, kesinlikle doğru
0
but that was just a dream
(31.03.25)
Efsane bir ceza. Iyi bir ders olmuş.
0
logisticsmanager
(31.03.25)
Sadece makastan kestilerse yazık olmuş.
Takip mesafesine uymadığı ve araçları sağdan geçtiği için de ceza kesilmeliydi.
0
himmet dayi
(31.03.25)
Yazanın ellerine sağlık.
0
Mirket
(31.03.25)
Az kesilmiş. @himmet dayi'nin yazdıkları da makas atmada birleşmiş sanırım.
0
nawar
(31.03.25)
Az bile
0
mirty
(31.03.25)
Itiraz edin, makaslik bir durum goremiyorum ben. Tertemiz gecmissiniz.
0
narod
(31.03.25)
makas buysa hergun onbinlerce ceza yazmalari lazim istanbul'da.
burda ceza yazmalari gereken arac en sol seritte giden kamyonet mesela, orda ne isi var?
0
cooperr
(31.03.25)
cok normal bir makas. riskli degil, mesafe var ve hiz yuksek degil.
0
antikadimag
(31.03.25)
Burada kanun koyucunun beklediği önünüzde yavaş giden araçları bekleyip onlar sağa geçtikten sonra onları geçmeniz.

pratikte maalesef ülkemizde herkes sol şerit şoförü. Sağda gitmeyi kimse kendine yakıştırmıyor. Bu sebeple boşlukları değerlendirmek isteyenler çok, sizin gibi polise denk gelen ceza yiyor, gelmeyen geçtiğiyle kalıyor. Kanun tarafından bakılırsa bu sürüş süresinde sizin birden çok, diğer araçlarında birer hatası var.
0
en bi orijinal
(31.03.25)
"KTK 46/2-g hükmü; Karayolları Trafik Kanunu'nun “Karayollarında trafiğin akışı” başlıklı 46. maddesinin 2. fıkrasının g bendinde; “Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücülerin; trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirmeleri” olarak tanımlanmıştır."

Bana göre tehlikeli bir hareket yok, sinyal verdiyse ve hız sınırları içindeyse orta şeritte gidenler esas trafik suçluları, cezayı kesen sivil aracı dahil.

İkinci şerit değişimi hızlı olduğu için ne yazık ki makas cezası kesebilirler, bu konuda yapacak bir şey yok.
0
kimlanbu
(31.03.25)
(6)

Nintendo switch'i nasıl bilirsiniz

Improbable
amaç aile içinde tv ekranı karşısında joy/conlarla hareketli oyunlar oynamak, birlikte eğlenceli vakit geçirmek. var mı deneyimi olan? önerir misiniz yoksa vakit ve para kaybı mı?
amaç aile içinde tv ekranı karşısında joy/conlarla hareketli oyunlar oynamak, birlikte eğlenceli vakit geçirmek. var mı deneyimi olan? önerir misiniz yoksa vakit ve para kaybı mı?
0
Improbable
(21.03.25)
Denemeden bilemezsiniz, öyle bir alet. Bence eğlenceli. Kimisi çocukça buluyor, kimisi tapıyor.
0
orient blue
(21.03.25)
chipliyse dadından yenmez. diğer türlü oyunlar aşırı pahalı.
0
zeleno
(21.03.25)
Bizim evde once wii vardı,sonra switch geldi.bizim için fazlasıyla eğlenceli.şimdi switch2 çıkıyor,onu bekliyoruz.
0
duptıs
(21.03.25)
Tv ekranında kendi joyconuyla oynamak zor. Çok küçükler.
Switch’in benim için güzelliği koltukta fifa oynarken sızmak:)
Bence bireysel kullanım için uygun ve aşırı keyifli. Ailecek oynayacaksanız ps veya xbox.
0
artci sarsinti
(21.03.25)
playstation'ımı satıp nintendo switch aldım çok pişmanım. oyunları çok pahalı. seçenekler xbox ve ps'e göre çok daha az. fifa gibi çok bir grafik esprisi olmayan oyunlar bile çok ciddi downgrade yiyor, üstüne fps düşüşü yaşıyor. 6 ayda bir açıp yarım saat sports oynuyoruz.
0
brakgn
(21.03.25)
iyi biliriz. en iyi konsol bence. handikapi oyunlarin pahali olmasi. gamestop olsa turkiye'de cok guzel oynanir ucuza.
0
antikadimag
(22.03.25)
(10)

Otoparkta arabama çarpmışlar

buff
Kendi apartmanımın otoparkına allah bilir kime gelip kapıyı açtırıp giriş yapmış bir dallama arabama çarpmış. Ben çarptım diye telefon bırakmış.Şimdi bir iki soru var kafamda 1. Telefon bırakmış olsa bile bu vur kaç, daha doğrusu kaza yerini terk etme değil mi? 2. Bu durumda ne yapmam lazım? Bunu as
Kendi apartmanımın otoparkına allah bilir kime gelip kapıyı açtırıp giriş yapmış bir dallama arabama çarpmış. Ben çarptım diye telefon bırakmış.

Şimdi bir iki soru var kafamda

1. Telefon bırakmış olsa bile bu vur kaç, daha doğrusu kaza yerini terk etme değil mi?

2. Bu durumda ne yapmam lazım?

Bunu aslında özellikle şunun için soruyorum, her gün işe gidip gelirken aracımı kullanmak durumundayım. Sehirin dışında yaşıyorum, servis toplu taşıma şu bu şansım yok, uğraşamam da. Dolayisiyla yok ekspertize girdi yok servise verdik vs günlerce bunlarla uğraşma şansım yok. Karşı taraf park halindeki araca çarptığı için her türlü herşeyi halletmek zorunda ama bu araba servise girerse mesela ikame araç veriliyor mu her şekilde?

3. Bu işlere hiç girmeden karşı tarafa hasar onarım bedeline tekabül eden bir miktarı bana direkt yatırın, ben kendim uygun zamanda yaptırırım demek olur mu?
0
buff
(16.03.25)
Hocam geçmiş olsun. Oluyor böyle şeyler. Adı üstünde kaza. Numarasını da bırakmış. Büyük ihtimalle o da 3. ihtimali tercih ediyor. Arabadan ve ustadan anlıyorsanız böyle şeylerde zaten genelde 3. yol izlenir. Ama fiyatta anlaşır mısınız o kısım önemli.

Önce bol bol fotoğraf çekin. Kamera kaydı vs. bulmaya çalışın.

Sonra bi arayın. Sinirlenmeden, geçmiş olsun diye konuya girin. Karşı taraf ne yapmak istiyor onu sorun. Sonra sizin 3. sorudaki yolu tercih ettiğinizi söyleyin. Sen ustandan fiyat al, ben ustamdan fiyat alayım ona göre belirleyeli deyin.
Fiyatlar uymazsa, sigorta - kasko ile halletme yoluna girersiniz. Karşı taraf tutanak tutup göndersin size. Fotoğraf çektiyse onları ve sizinkileri koyarsınız.

Karşı taraf laftan sözden anlamayan birisi çıkarsa hiç uğraşmadan sigortanızı arayın. Onlar yönlendirir. Yaptırıp adamın numarasından bulurlar zaten.
0
nickini vermek istemeyen uye
(16.03.25)
kazadir olur. adam insanlik yaparak numarasini birakmis iste, yapmasi gerekeni yapmis.

mesaj atip durumu anlatirsiniz. para istemek gayet normal ama adam fazla bulursa benim tanidigim x var oraya gidelim diyebilir en kotu.
0
antikadimag
(16.03.25)
polis çağırın, tutanak tutturun ve kaskonuz varsa kaskonuzdan, kaskonuz yoksa kendiniz yaptırıp avukatla tahsil etmeye çalışın.

kendi tecrübelerimden söyleyeyim, bu tür numara bırakan veya kaza yerinde yaptırın ödeyelim diyenlerin hiçbirinden paranızı alamazsınız. en basitinden şu olacak, benim ustam var oraya götür diyecek, merdiven altının merdiven altı bir yere aracınızı bırakmak zorunda kalacaksınız, belki daha beter alacaksınız aracı.
0
malheiros
(17.03.25)
İletişim yolu açtıysa vur kaç sayılmıyor kasko vs bozdurmayım ustanız varsa fiyat alıp 3. yolu tercih edin eğer hasar ciddiyse (far kırığı, kapı göçmesi, saç aksamlarda hasar vs) kasko bozdurmadan ücret tahsil etmek cok daha mantıklı
0
apocalipy
(17.03.25)
ikame araç sizin kaskonun kapsamına bağlı genelde 7 günlük olur. o aracı alabilmek de gene kaskonun anlaşmalı olduğu araç kiralama şirketine bağlı bir durum.

teoride araç kiralayıp bunun faturasını kazaya sebep olan kişiden talep edebilirsiniz. tabi ödemez ise mahkeme yoluyla almanız gerekir.
0
orpheus
(17.03.25)
3. yaptım ama fiyatta anlaşamadık kendi tamircisinden fiyat almak istedi o yüzden 3. olayda pazarlık giriyor işin içine. kendi tamircisi sadece göçük dedi ama çizikte vardı derin şekilde, 1000 liralık iş için uğraşamadım 200 tl yolla demiştim.
0
eja
(17.03.25)
kasko-sigorta niye yaptırılıyor tutun tutanak verin sigortaya. gidip yetkili serviste yaptırın. gerisini bırakın sigorta şirketi uğraşsın.
0
my fault
(17.03.25)
@my fault ek bilgi vereyim. otoparkta yapılan kazayı (karayolu olmayan herhangi bir yerde aslında) sigorta karşılamaz.
0
brakgn
(17.03.25)
hocam kamp kuracak hali yok arabanın başında. vur kaç değil. olur böyle şeyler. adamla pasif agresif iletişim kurmanız da yanlış olur, herkesin başına gelebilir, yarın da siz çarpabilirsiniz. sigortalar bunun için var. geçmiş olsun.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(17.03.25)
geçmiş olsun. adamın kötü niyetli olmadığı ortada, numarasını bırakmış.

sigorta aracınızı arayın. durumu anlatın, ne yapmanız gerektiğini sorun. sigorta aracınız (acente ya da broker) bu durumlarda sizin en iyi hizmeti almanız için varlar. . herkes sigorta aracısının görevinin en ucuz poliçeyi sağlamak olduğunu düşünüyor ama başınıza gelen bir olayda poliçe değerinin onlarca katı maliyetle karşılaşıyorsunuz. poliçe yapılırken 500 lira fazla verin ama düzgün sigorta yapılsın.

sizin olayınızda, ikame araç alabilmeniz için sigorta aracınız size taktik versin. "karşı tarafın sigortasını şöyle sıkıştırın, ya da bizim sigortaya şöyle bir dilekçe yazalım hemen" gibi öneriler yapsın. sizin araç 7 gün yok diyelim. 7 gün araç kiralamanız gerekse 10-15 bin lira para vereceksiniz.
0
co2s2
(17.03.25)
(7)

10 gün miami vs 10 gün new york

adwokat
Ağustos ayında 10 gününüz var. ikisinden birini seçecek olsanız hangisini seçersiniz? Ve niçin?
Ağustos ayında 10 gününüz var. ikisinden birini seçecek olsanız hangisini seçersiniz? Ve niçin?
0
adwokat
(16.03.25)
new york.

daha cok merak ettigim bir sehir. dizilerden, filmlerden daha cok gördügüm bir yer.
sanat tatili, kafeler, sokaklarda kaybolmak vs bana daha cok hitap ediyor.

miami'de cok zengin vardir diye düsünüyorum. daha cok beach, tatil ortami vardir.
miami yerine LA ve San Francisco'ya giderim.

miami'de cok zengin olmasinin sebebi de florida'da state tax in olmayisi. bu yüzden hype olmus bir yer bana cekici gelmiyor.
0
sonsuz
(16.03.25)
Ikisine de daha once gidilmediyse New York derim.

Gunu birlik Boston-Washington DC-Philadelphia gezileri de yapilabilir hem.
0
brkylmz
(16.03.25)
New York.
Floridayi gezdim cok etkilenmedim orada daha cok disneyland vs gibi buyuk parklar var. Cocugun varsa falan iyi olur.
NY ise sehir ve baska bir dunya gibi.
cok merak ediyorsan floridaya'da gidersin oradan donersin.
Yalniz hava durumunu da degerlendir cunku nem cok fazlaydi ikisinde de, Temmuzda gittigim halde adanada yasamis biri olarak zor geldi, florida bir de yagmurluydu.
0
Ley
(16.03.25)
ikiside agustosta sikintili malesef.

new york asiri kalabalik ve nemli oluyor, heryerde sira vardi, sokaklar falan les gibiydi, nefes alinacak gibi degildi. new york'a gidilecekse ilkbaharda gitmek lazim, mayis gibi.

miami'de yaz aylarinda firtina olasiligi yuksek, eger bir tane tornadoya denk gelirsen papazi bulursun, riskli.

illa ikisinden birisi olmasi lazim diyorsan miami derim, NY berbat oluyor malesef.
0
cooperr
(16.03.25)
5 - 5 veya 6 - 4 bolerim. illa tek yere gidilecekse new york derim. dunyanin en onemli kenti. miami eger club, beach tatili seviyorsaniz olur. miami karayipler gibi. new york ise amerika iste. hic gidilmediyse new york olmali. @brkylmaz'in dedigi gibi boston philly falan da gorulebilir sikilinca.

yani istanbul'a mi gideyim bodrum'a mi gibi bir soru bu. ona gore karar verin istanbul'u mu gormek isterdiniz bodrum'u mu?
0
antikadimag
(16.03.25)
Zor soru. İkisi de görülesi yerler. Zihnimde iki şehri kiyasladigimda bence az farkla New York City diyorum.

Ağustos değil de Eylül Ekim gibi NYC süper olur.
0
runaway
(16.03.25)
5 ny 5 miami yaparim ama miami 5 gun cok arada orlandoya giderim universal studiolara
0
oscar
(16.03.25)
(5)

İstanbul,ankara,izmir vs yerlerin dışında kalanlar nasıl iş buluyor

trablon
iş ilanı çorum da yok bile doğru düzgün kariyer den girdiğimde.bu nufüs nasıl iş buluyor arkadaşlar ?
iş ilanı çorum da yok bile doğru düzgün kariyer den girdiğimde.bu nufüs nasıl iş buluyor arkadaşlar ?
0
trablon
(15.03.25)
Nasıl değil, doğru soru ne iş buluyor olmalı. Kasiyerlik, muhasebecilik, ara elemanlık var ama tasarımcı, yazılımcı yok tabi ki. Haliyle halen büyük şehirlere anadoludan büyük göçler oluyor.
0
prole
(15.03.25)
küçük illerdeki hemen herkes öğretmen - hemşire - asker - polis oluyor. kalanı da esnaf sanayi sağda solda takılıyor
0
avatar is back
(15.03.25)
Sirketlerin cagri merkezleri var cesitli sehirlerde (balikesir, diyarbakir, van, corum, trabzon vs) oralarda da ciddi istihdam oluyor.
0
mor oje
(15.03.25)
kucuk yerlerde tanidigin olmadan cok zor. ya memur ya esnaf insanlar. sirket yoktur ki corum'da dogru duzgun olana da sen giresin.
0
antikadimag
(15.03.25)
küçük yerlerde herkes tanıdık üzerinden iş bulur, çoğu işveren de küçük işverendir. hatta şöyle diyeyim, istanbul'da da çok işveren tanıdık üzerinden çalışan bulur. yıllardır çeşitli şirketlerde yöneticiyim. bir tane sekreter hariç, hiç ilan vermedik. hep tanıdık üzerinden devam ettik. hazır referanslı çalışan.
0
co2s2
(15.03.25)
(25)

Cinsiyetinizden memnun musunuz ?

feastofthedamned
Eger Türkiye'de dogacagimi söyleselerdi kesinlikle kadin dogmak istedigimi söylerdim. Ama baska bir ülkede gene erkek dogmayi yeglerdim.Sizde durum ne ?
Eger Türkiye'de dogacagimi söyleselerdi kesinlikle kadin dogmak istedigimi söylerdim. Ama baska bir ülkede gene erkek dogmayi yeglerdim.

Sizde durum ne ?
0
feastofthedamned
(12.03.25)
Cinsiyetimle bi sıkıntım yok tekrar dünyaya gelsem kadın olarak da gelsem olur erkek olarak gelsem de olur ama Türkiye'de kadın olarak doğmanın avantajlı bir durum olacağını düşünen bir keriz olarak doğmak istemezdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.25)
Kadın olmaktan çok memnunum.
0
sekizdokuzon
(12.03.25)
allahbilir instagramdaki hayatlari gercek zannediyosundur sen. aynen turkiyede kadin olmawk cok avantajli
0
ala09
(12.03.25)
sen kadin olsaydin da hicbir erkek senin pesinden kosmayacakti ve sen bu sefer erkeklerden nefret edecektin merak etme
0
sonsuz
(12.03.25)
Türkiye'de kadın olmak, bir miktar elit kitle dışında korkunç bir şey bence. Asla istemezdim.
0
Mirket
(12.03.25)
Erkek olmaktan memnunum. Fiziken kuvvetli olmak iyi.

Liberal demokrasiyle yönetilmeyen hiç bir ülkede kadın olarak doğmak istemezdim.
0
yurtsuz john
(12.03.25)
komşunun tavuğu komşuya kaz görünür diye bir atasözü vardır. Her zaman içinde bulunduğumuz koşulda bir sıkıntı yaşadığımızda, "keşke başka bir koşulda olsaydım" düşüncesi başımızda belirir.

Öğrenciyken, keşke hemen mezun olsam ne kadar rahat ederdim deriz, çalışma hayatına atılınca bakarız ki, öğrencilik hayatı daha kolaymış. Şehirde yaşarken of bi köy evinde şimdi kestane közlemek vardı deriz. Köyde odun sobasını her gün iki kere boşaltmaya giderken, lan şehirde hayat ne kolaymış deriz.

Bu durum, insanda her zaman olan bir durumdur. Başka ülkelerde de böyle. Her ülkede bu atasözüne benzer en az bir deyiş vardır.

Haliyle bazen hepimiz "keşke kadın olsaymışım" veya "keşke erkek olsaymışım" deriz. Askere gidince, sünnet olunca, ev geçindirmek zorunda kalınca, eşya taşımak zorunda kalınca falan "keşke kadın olsaymışım" der erkekler. Ama kadınlara sorduğunuzda "regl sancılarında, doğum anında, hamilelik süresince, kör sokakta etrafını 3-4 erkek çevirince, saldırgan köpekler havlayarak üzerine gelince" falan akıllarından "keşke erkek olsaydım" düşüncesi de geçirebilir.

Bunlar aslında, beynimizin, zorluklar karşısında bir kaçma refleksi gösterme biçimi gibi bir şeydir. Elimizi kızgın ateşe uzattığımızda ilk yaptığımız elimizi geri çekmek, zorluktan kaçmak oluyor. Sonra ikinci olarak koşulları değiştirmeyi (ateşi söndürmeyi, eldiven takmayı vs) düşünüyoruz.

Soruya yaklaşırsam eğer, evet erkek olmak çok zor. Öte yandan her erkeğin de birbirine göre hayatta yaşadığı zorluklar farklı. Ama günün sonunda erkek olmaktan memnunum. Mücadeleyi seviyorum ve değiştirmeyi de istemiyorum.
0
sinematematikci
(12.03.25)
Biz müslümanlar için kendi ırkını cinsiyetini vs hallerini beğenmemek demek Yaratanın verdiği hükme razı olmamaktır.
Böyle bir soru da aklımıza hiç gelmez.

Geçenlerde de biri "annemizi sevmek zorunda mıyız" gibisinden ekşi de saçmalamıştı. Annesi bunu görse evlatlıktan reddeder.
Varoluşun temelinde olan zaruri hususları değiştirmeye çalışmak akıl işi değildir ya da o aklın şeytana hizmet etmesidir.

Tavsiyem "cinsiyeti" sorun olarak gören bu anlayışın tarihini bir oku.
Ve tabiki bu akımın arkasından profesörler, düşünürler vs akademik bir kadro çıkmayacaktır.
Özgür düşünmek demek,varlığı zaruri şeylere karşı çıkmak demek değildir.
0
diyecevaplandı
(12.03.25)
memnunum. erkek halimle bile hormonların ruh halimi,karakterimi bu kadar etkilemesi sinirimi bozuyor. kadın olsam regl,regl öncesi,sonrası derken ömür geçmez.
-aile ve toplum özellikle bu coğrafyada kadınların üzerinde bir hakkı varmış gibi davranıyor. en nefret ettiğim şey ama erkek olunca en tutucu ailede bile bi nebze rahatlığın var.

yani b.ktan bi savaşa zorla gönderilip, kafamıza 3d printer'dan çıkmış bi drone yiyerek ölmezsek avantajlıyız bence.
0
potsdamer
(12.03.25)
erkek olarak sikinti yok..
0
cooperr
(12.03.25)
erkek olmaktan memnunum. kadın olmanın avantajları elbette var ama dezavantajları daha çok bence.
ayrıca niçin türkiyede kadın, başka ülkede erkek? başka ülke derken gelişmiş ve gelişmiş tüm dünya mı? bana biraz abartı geldi.
bu tarz şeyler düşünmek bence doğru değil. kendi koşullarımız ile barışık olmalı ve bunlarla yaşamayı öğrenmeliyiz.
0
abelardo
(12.03.25)
baldur2
(13.03.25)
imkan verilse 21. yy'da amerika'da beyaz bir kadin olarak dogmak isterdim. butun demografik gruplarin en tepesinde onlar var. ama turkiye'de kadin olmanin neden cazip oldugunu anlamadim. kesinlikle istemezdim.
0
antikadimag
(13.03.25)
Komik bir soru. Kadinlarin instagram'da gotlerini acip, kendilerine ayni zamanda geleneksel bir es aradigi, ve bunun erkekler tarafindan Kabul edilmeye, normal gorulmeye zorlandigi bir cagdayiz.

Kadinlarin her istediklerini elde ettigi bu cagda, bu sorunun cevabi belli olsa gerek.
0
baldur2
(13.03.25)
Ailenizdeki kadınlar instagram'da götlerini açıp aynı zamanda geleneksel bir eş arayıp bulunca da istediği her şeyi yaptırıyor olabilirler ama her kadın sizin anneniz ya da karınız gibi değil arkadaşlar sadece çevrenizde gördüklerinizle yargılamayın insanları.
0
Bir ben var benden şurada
(13.03.25)
Türkiye'de kadın +1
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.03.25)
Kaleci saçlı +1
Tik vermeseniz de doğru demiş.
Türkiye’de kadın olarak doğmanın avantajlı bir tarafı çoğunluk için yok.
Okutulmayan, istemediği kişi ile evlendirilen, istemediği koşullarda yaşatılan ne kadar kadın varken at gözlüğü ile dünyaya bakıyorsunuz diye düşünüyorum. Hiçbir şey olmasa bile eve dönüş saatiniz, konuştuğunuz kişiler kaygıdan denetlenir.

Tecavüzcüsüyle evlendirilen ne kadar kadın var bu ülkede biliyor musunuz? Hiç böyle bir sorun yaşayan erkek yok bu ülkede.
0
master of ceremonies
(13.03.25)
Yani Baldur, cevabin tam olarak nedir onu da belirtseydin keske.
0
🌸feastofthedamned
(13.03.25)
cinsiyetimden memnunum erkeğim.ancak türkiyede kadın olmak çok zor. kızım var üzülüyorum onun adına. bu kadar gerizekalının olduğu bir ülkede kadın olmak çok zor.
0
mikahakkinen
(13.03.25)
Türkiyede kadın olmak cehennemden bir tık daha iyi.

onun haricinde kadın olmaktan mutluyum. ama bir seçme şansım olsaydı kesinlikle erkek olmak isterdim.
0
Hallegadola
(13.03.25)
Keşke sihirli bir değneğim olsaydı da özellikle Türkiye'de kadın olmak kıyak olurdu diyenlerin dileğini hemen o anda gerçekleştirebilseydim.

Cinsiyetime karşı nötrüm.
0
peki madem
(13.03.25)
Eğer Türkiye'de doğacağımı söyleselerdi kesinlikle kadın olarak doğmak istemediğimi söylerdim.
0
pro9it9is9
(13.03.25)
Soru çok açık hepimiz cinsiyetimizden memnun olabiliriz ama cinsiyetin getirdiği toplumsal cinsiyet rollerinden rahatsızlık duyabiliriz sosyal olarak bi memnuniyetsizlik olabilir kadın dediğin şöyle olmalı erkek adam dediğin böyle yapar gibi bla bla.
0
aydogank
(13.03.25)
Tek hücreli canlı olmak isterdim. Cinsiyeti yok, ilişkisi, akarı-kokarı yok, bölünerek çoğalıyorsun bitiyor. Çöpsüz üzüm gibi hayat.
0
d max
(13.03.25)
karşı cinsi ne yapsak tam bilemediğimizden şu anki cinsim yine iyidir diyorum.
kesin olan şu ki, türkiyede yaşamak her iki cins için sıkıntılı.
0
parka
(13.03.25)
(4)

hollanda oryantasyon vizesiyle is aramak

antikadimag
top 200 universitelerden mezun olanlar 3 yil icinde oryantasyon vizesiyle oturum alabiliyor. is bulmadan hollanda'ya gidilir mi? is piyasasi nasildir ozellikle tech icin? ev bulmak zor diye duydum.
top 200 universitelerden mezun olanlar 3 yil icinde oryantasyon vizesiyle oturum alabiliyor. is bulmadan hollanda'ya gidilir mi? is piyasasi nasildir ozellikle tech icin? ev bulmak zor diye duydum.
0
antikadimag
(07.03.25)
is icin bir sey diyemem ama 1+1 eve 1300 euro kira oduyorum.rotterdam da.onuda tutmak için cv filan verdim,adaylar arasından seçtiler.rakamı geç ev yok.bulamıyorsun.
0
duptıs
(07.03.25)
is bulmadan ev kiralamak imkansiz diye duydum. o zaman vizeyi alip disaridan is bakmak daha mantikli. ama is piyasasi su an her yerde kotu gibi.
0
🌸antikadimag
(07.03.25)
İşiniz yoksa ev de tutamazsınız. Genelde kiranın 3-4 katı kadar gelirinizin olmasını istiyorlar. Fiziksel iş başvurusu diye bir şey yok zaten. LinkedIn’de başvurularınızı yapın, yüz yüze görüşmek isterlerse gelirsiniz. Ama iş bulmadan gelirseniz çok masraf etmeniz gerekir.

Bu arada işiniz olsa da ev bulmak baya zor.
0
but that was just a dream
(07.03.25)
3 yildir Hollanda'dayim. Piyasa eskiye gore hareketsiz gibi hissediyorum. Cok basvuru yapmadim ama genel hissiyatim bu yonde. Su da var, kulturel olarak calisan alma konusunda bizden cok farklilar. Genelde cogu yerde surec uzun, sacma bir yerde tereddut olsa hemen vazgeciyorlar. Benim adima cok zor oldu ise girmek, ama tabii bulan da buluyor, ne diyorlar gorusmelerde cidden bilmiyorum. Ne motivasyonla o isi istedigine asiri takiklar, gelirseniz aklinizda bulunsun.
0
mbond
(08.03.25)
(10)

sol gozde ani gecici gorme kaybi

bohr atom modeli
merhaba, son 2 yilda 4 kez basima geldi. bunlarin 3 tanesi spordayken agirlik kaldirdiktan hemen sonra, bir tanesi de az once egilip dolabin altinda bir vanayi sikarken.sadece sol gozde gorusum %5'e falan dusuyor. tamamen bulanik ama merkezde gozumu kapatip acinca simsek cakmasi gibi bir sey ortaya
merhaba,

son 2 yilda 4 kez basima geldi. bunlarin 3 tanesi spordayken agirlik kaldirdiktan hemen sonra, bir tanesi de az once egilip dolabin altinda bir vanayi sikarken.

sadece sol gozde gorusum %5'e falan dusuyor. tamamen bulanik ama merkezde gozumu kapatip acinca simsek cakmasi gibi bir sey ortaya cikiyor. 2-3 dakika sonra ise duzeliyor.

bunu yasamis olan ya da nedenini bilen var mi?
0
bohr atom modeli
(27.02.25)
Retina yırtılması gibi duruyor.
Kesinlikle acil retina uzmanı göz doktoruna görünün.Giden sinir geri gelmiyor maalesef.
0
arenas
(27.02.25)
Bu 2 yıl boyunca rutin göz muayenesine hiç gittiniz mi? Damlalı muayene yapıldı mı? Retina ya bakıldı mı?

Arenas+1 en yakın dünya göz e ya da göz hastanesine gidin
0
kullanicadi
(27.02.25)
yanitlar icin tesekkurler. hayir muayene olmadim hic. haftaya persembeye randevu aldim. su an gorusum normale dondu ama bu hafta spora falan gitmeyecegim. bakalim ne cikacak...

yurtdisinda yasiyorum o yuzden tam olarak ne nedir bilmiyorum ama doktor yonlendirir sanirim.
0
🌸bohr atom modeli
(27.02.25)
Pıhtı da olabilirdi ağa bu ne rahatlık (:
0
anon1m
(27.02.25)
retina yirtigi bir tanidigimin basina geldi, bildigim kadariyla ameliyatla bile tamamen duzelmiyor. sinirsel bir sikinti olabilir, tansiyon olabilir, seker olabilir.

kan tahlili, MR, goz doktoru..oyle baslayacaksin.. gecmis olsun
0
cooperr
(27.02.25)
İnşallah retina yırtığı değildir. Işık çıkmaları, ağırlık kaldırma veya zorlamayla oluşması vs akla retinayı getiriyor.
0
curukturpkokusu
(28.02.25)
ama iki yil once oldu ilk kez. retina yirtigi direkt kalici hasara neden oluyor benim bildigim.

goz tansiyonu olabilirmis galiba ama muayene olmadan bilmek zor. baska bir problemim yok aslinda o nedenle cok ciddi bir seyden suphelenmedim ama korkutucuydu biraz.
0
🌸bohr atom modeli
(28.02.25)
doktor degilim ve tibbi olarak soylediklerimin hicbir garantisi yok.

retina yirtilmasinda durduk yerde isik cakmasi falan oluyor diye biliyorum. senin durum agirlik kaldirma ve vana sikma gibi hareketlerle birlikte gorulmesinden tansiyonla alakali duruyor. mesela goze giden damarlarin birinde hasar olabilir. semptom ciddi ama bu bekletmeye gelmez. cunku su anda agirlik kaldirmayla olan durum, zamanla dokularin ve hucrelerin yipranmasiyla kalici hale bile gelebilir.
0
antikadimag
(28.02.25)
Vakit kaybetmeden acile gidin, hangi şehirde yaşıyorsunuz?
0
efx
(28.02.25)
@efx Köln
0
🌸bohr atom modeli
(03.03.25)
(7)

Krakov mu Varşova mı?

dedim ben sana
Kasım ayı ortasında 3-4 günlüğüne Polonya'ya gitmek istiyorum. Görenlerden tavsiye istiyorum. Soğuğu da hesaba katarsak hangisine gitmeye değer?
Kasım ayı ortasında 3-4 günlüğüne Polonya'ya gitmek istiyorum. Görenlerden tavsiye istiyorum. Soğuğu da hesaba katarsak hangisine gitmeye değer?
0
dedim ben sana
(22.02.25)
Varşovaya gitmedim ama aushwitzci merak ediyorsanız krakow kesin değer. Bir de tuz madeni var yakınlarda. 2,5-3 gün yeter.
0
jülsezar
(22.02.25)
@jülsezar, merak ediyorum aushwitzci ama kasımda oraları gezmek biraz eziyet olur gibime geliyor. hem soğuk hem de zaman kısıtlı.
0
🌸dedim ben sana
(22.02.25)
Bence Krakow şehir olarak daha güzeldi. Mevsim konusunda yorum yapamayacağım zira yazın gitmiştim.
0
peki madem
(22.02.25)
krakow kulturel baskent. etrafta yapacak daha cok sey var. doga isterseniz guneyinde daglari bile var. varsova ortada dumduz bir sehir.
0
antikadimag
(22.02.25)
Krakow tabii ki. Krakow'a ilk gittigimde cok sevmistim zaten. gecen sene bu kez Varsova'ya da gideyim dedim ama cok asiri soguk geldi Krakow'dan sonra.
0
supergirl
(22.02.25)
Krakow kazanır.


Bir arkadaşımın benzetmesini yapayım; Krakow Eskişehir, Varşova Ankara
0
put it in your appropriate place
(22.02.25)
Krakow. 4 gün oraya fazla gibi ama zevkler değişir. Normal şartlarda hava soğuk olur.
0
asteriks
(22.02.25)
(33)

Tek gecelik ilişkiyi kadınlar yaşayınca neden kötü?

Kahvedesu
EKşisözlükte bu başlık 250 sayfa olmuş, aynısının erkek versiyonu 8 sayfa. Adam ben basar geçerim ama öyle biriyle evlenmem demiş. Napıyor herkes polis gibi gbt tarama mı yapıyor birlikte yaşayacağı kadına?
EKşisözlükte bu başlık 250 sayfa olmuş, aynısının erkek versiyonu 8 sayfa. Adam ben basar geçerim ama öyle biriyle evlenmem demiş. Napıyor herkes polis gibi gbt tarama mı yapıyor birlikte yaşayacağı kadına?
0
Kahvedesu
(20.02.25)
ekşiyi niye kıstas alıyorsunuz
0
jülsezar
(20.02.25)
Bunun neden kötü olduğunu tecrübe çok güzel anlatır aslında. Öyle bilimsel açıklamalara gerek yok. Önüne gelenle yatmış erkekle önüne gelenle yatmış erkek arasında eşitlik yok tıpkı kadın erkek arasında eşitlik olmadığı gibi.
0
olaylar olaylar
(20.02.25)
Ortamın feminist tandanslı olmasını göze alarak yine de söyleyeyim, kadın bin yıllar boyunca "dna testi" vb yöntemler olmadığından da kaynaklı , çocuğun babasının belirli olabilmesi vb. bir çok sebeple muhafaza altında tutulan , korunan , kollanan bir cins olagelmiştir.

toplumların çoğunda kadının zor erişilen, tek eşli ve muhafaza altında tutulan bir cins olma pratiği mevcuttur.

Tek gecelik ilişki kadının tüm bu pratiklerin ve bin yıllara dayanan içgüdünün tersine hareket etmesi anlamına geldiğinden, erkeklere nazaran çok daha ağır stigmalanmaktadır.
0
loch ness
(20.02.25)
Insanlar mal cünkü
0
sonsuz
(20.02.25)
ikisi de aynı oranda kötü
zaten birbirlerine layıklar
0
mantık
(20.02.25)
Tek gecelik ilişki yaşayan bir erkek, evleneceği kadının tek gecelik ilişki yaşamadığından nasıl emin olacak?

mantık+1 bence de.
0
🌸Kahvedesu
(20.02.25)
Polemik çıksın diye söylemiyorum ama bu ülkede gerçek manada bir erkek kalitesizliği mevcut. Bizim erkeklerde kalite sorunu var. Bir kere aşırı derecede şımarıklık sorunu var erkeklerin. Bu, " basar geçerim" cümlesinden bile anlaşılabilir bir kalitesizlik ve şımarıklık. Bir de böyle biriyle evlenmek istememe halleri de çok enteresan. Sanki o kadın da evlenmek için yanıp tutuşuyormuş gibi davranıyorlar. Kadının zaten evlenmek gibi bir derdi yok.

Kendilerine her şey hak ama kadın yaparsa ahlaksız. Bu arada bu kalitesizlik hali bütün erkekler için geçerli değil tabi ki istisnalar vardır.
0
rock n roll
(20.02.25)
ünlü filozof ne demiş.

"kadında geçmişe, erkekte geleceğe bakılır"

şaka bir yana bu evrimsel, toplumsal, sosyolojik bir miras aslında.
0
nuisance2
(20.02.25)
Tamam da, bunu sorun edecek erkek, böyle bir şeyin olup olmadığını nereden anlayacak?
0
🌸Kahvedesu
(20.02.25)
emin olamayacak. sorup soruşturur heralde enfazla fdgssa ya da kendilerince bir kriter belirleyip buralarda takılıyors bu şöyledir böyledir. ekşideki başlıktan dolayı yazıyorum vurduruyorum dövmesi vs. kendilerince mutassıp mı seçecekler artık nedir.

kızlık zarı dahi dikiliyorken. bırak tek çok geceliği bakire sandığı bile öyle olmayacak.
0
jülsezar
(20.02.25)
Erkek tek gecelik iliskiye dogasi geregi uygundur kadinlar uygun degildir seklinde bir gorus var.Eger bu goruse katiliyorsan biri dogasina uygun hareket ediyor digeri zit hareket ettiginden psikolojisi etkilenir deniyor.Ha buna inanmiyorsan salla bu aciklamayi.
0
turkuaz
(20.02.25)
Sorun eden erkek ne olup bitmis oldugunu tam olarak anlayamayacak. Iliski esnasinda olaylari kendince yorumlayip, ona gore ilerleyecek veya ayrilacak.
0
mbond
(20.02.25)
Erkekler bir erkeklik miti içinde yaşıyor, kafalarında kuruyorlar
0
grimavi
(20.02.25)
Ben @rock n roll + 1 diyorum ve gülmemeye çalışıyorum :)

misandry ne
0
Mirket
(20.02.25)
Tek gecelik ilişki yaşamayan biri evleneceği kişinin tek gecelik ilişki yaşamadığından nasıl emin olacak peki?
Talep anlamsız olabilir.

Squid Game 2. sezonda bir sahne vardı, Başrolün saklandığı otelin önüne kız erkek çifti geliyordu, kız -beni escort oteline mi getirdin diyor, adam da -escort oteli olduğu nerden biliyosun hani bakireydin?!
0
lambırcek
(20.02.25)
rock n roll'un tüm yazdıklarına katılıyorum. erkeklerin çoğunluğu kalitesiz ve mal.

hayatta kendinizle meşgul olun demek istiyorum onlara. sen hayatı şu şekil yaşarsın o şekil yaşarsın kimseyi bağlamaz. ben de geçmişi çok kabarık olduğunu anladım mı o adamla irtibatı kesiyorum, hastalık mı getirecek pislik mi getirecek nereden bileyim. o adamdan düzgün baba da olmaz, ne kısa ne uzun süreli değerlendiririm onu. ama gidip tek gecelik ilişki yaşayan erkek başlığına iğrenç ve olası tüm fantezi dünyalarının sınırlarını zorlayan şeyler yazmam. kalitesizlik de orada. kimseyi cinsel hayatı üzerinden utandırmak kimsenin haddine değil. herkes kendi hayatıyla, yaptıklarıyla ve yapamadıklarıyla meşgul olsun. ama o erko kitlesi sadece başkasının yaptıklarıyla ve kendilerinin yapamadıklarıyla meşgul. yazık :p
0
Mossy
(20.02.25)
İnsan ilişkilerinin temelinde güven yatar. Özellikle romantik ilişkilerde güven vermeyen birisi -cinsiyet ayrımı yapmadan söylüyorum- genelde istenmez. Bu olay tamamen karşı tarafa verdiğiniz güvenle (veya vibe) alakalı.
0
emirleblebikemir
(20.02.25)
ekşideki çoğunluğu incel olan tiplerin kadınlar hakkındaki yargılarını niye bu kadar önemsemeliyiz? kutsallığı falan kalmadı o mecranın. bu ülkede gerçek manada bir erkek kalitesizliği mevcut +1 ve bunun en sağlam portresini direkt sözlükte görebilirsin.
0
derbeder ve süklüm
(20.02.25)
ya kadının rahminin hafızası falan yok. bir deli kuyuya taş atmış, bilimden haberi olmayanlar da takip ediyor (kötü sıfat kullanmayacağım). erkeğin de spermi birlikte olduğu kadınların dna’sıyla değişiyor o zaman?

bunu savunan erkekler de iş rus ya da ukraynalı kadınla evlenmeye gelince “ama onların kültürü öyle, aynı şey değil” derler.

kadının da erkeğin de tek gecelik ilişki yaşamasına sıcak bakmayan biri olarak görüşüm.
0
deartheodosia
(20.02.25)
Hiç öyle bir yola girmem. Ne tek gecelik ilişkiye girerim, ne de tek gecelik ilişkiye giren kadınla olurum. Hijyenik bulmam. Hastalıktan korkarım. Saygı da duymam.

Ama bu sorunun cevapları çok güldürdü beni. Misandry konusu üzerine bir de hafızalı kuku konusu çıktı. Yıl olmuş 2025.
0
Mirket
(20.02.25)
Rahim hafızası gibi hiçbir bilimsel dayanağı olmayan saçma sapan iddiaların kadını baskılamak için her iki üç yılda bir piyasaya sürülmesi bıktırdı. Erkeğin doğası geyiği bile daha sağlam temelliydi. Öte yandan Ekşi'de kadınlar hakkında atıp tutan erkeklerin çoğunun asosyal, kadınsızlıktan kadının varlığına düşman olmuş acayip tipler olduğunu herkes biliyor. Bunları okuyup kendinizi buhranlara sürüklemeyin. Bu tiplerin neredeyse tamamıyla hayat boyunca muhatap dahi olmuyoruz.
0
moonie
(20.02.25)
Misandry nedir? Okudum anlamadım.
0
🌸Kahvedesu
(20.02.25)
rahmin hafızası mı varmış yarma allah aşkına ya ne kadar inanarak boş yapıyorsunuz. bir de paragraf paragraf yazmış bunu. gerçek bilimsel bilgi demiş bir de. ben ikna oldum bilimselse şkdmfdskl
0
Mossy
(21.02.25)
@loch ness +1; yani sebebi cok basit degil mi? bir kadin ve erkek evlendi cocuk yapti diyelim. cocugun annesinin kim oldugu belli, cunku kadin hamile kaldi ve dogurdu. ancak babanin kim oldugu belli degil, bu konuda kadina guvenmek gerekiyor.

dolayisiyla kolay sevisen kadin risk olarak goruluyor. hiyerarsik toplumlarda kadin baskilanip erkegin genetik miras aktirimi guvenceye aliniyor. gunumuzde de bunun yansimalarini goruyoruz bizim gibi modernlesmeye calisan toplumlarda. bunu problem yapmayan toplumlarda baskasinin cocugunu kendi cocugu diye buyuten erkeklerin oranina bakabilirsin. en.wikipedia.org

dna sirketlerinin 2000'lerin basinda acikladigi verilere gore testlerde %30 gibi korkunc bir oranda cocuk baskasindan cikiyor. ama bu suphelenip test yaptiranlar oldugu icin biased sample. daha yeni tukurukle dna testi yapan sirketlerde %7 olarak bulunmus bu paternity fraud orani. baska calismalarda da %1-10 arasinda farkli rakamlar mevcut.
0
antikadimag
(21.02.25)
dgjhksdlf adam gelmis rahmin hafizasi var o dna 20 sene kalir orada demis.
0
aguen
(21.02.25)
Rahmin hafizasina yeterince güldük mü?
0
abuzer
(21.02.25)
Bu duyuruda bazen öyle cahil cühela cevaplar oluyor ki insanın bu yaşa kadar nasıl geldiniz diye sorası geliyor yav, demek rahmin hafızası var, acaba dalağın ya da böbreğimizin de hafızası var mı, hastalanınca "amk az içseydin o alkolü süzene kadar canımız çıkıyordu" diye söyleniyor mudur.
0
Bir ben var benden şurada
(21.02.25)
Burada da bu soruya 28 cevap girilmis demek ki uçkur meselesi epey popüler.

Bir de yukarida birisi erkeklere çamur aticam diye "kadının zaten evlenmek gibi bir derdi yok.
" demis ki hunharca katildim...ama gülmekten.
0
feastofthedamned
(24.02.25)
Çünkü toplumdaki algı bu. İletişimin temel prensibi budur: sizin ne dediğiniz değil, karşı tarafın ne anladığı önemlidir.

Bana göre erkek ve kadın için hem cinsel hastalıklar, hem de sağlıklı ilişkiler kurma açısından, eşit derecede kötüdür.


.
0
kartallar yuksek ucar
(24.02.25)
Benim için sorun yok. Ben yaşıyorum, kadın da yaşayabilir. Fazla genelleniyor bu konu.
0
synesthesia
(26.02.25)
kabul ediyorum benim hatam.

bu bilgilere hazır değilsiniz ama dalga geçmezseniz sizin hayrınıza olur çünkü dalga geçtiğiniz ben değilim. bilgi.
sevgiler.
0
janderzel zartanyan
(26.02.25)
@janderzel, teyze ne diyorsun ya
0
sonsuz
(26.02.25)
Kanka rahim hafızası teorini silmeseydin de biraz daha taşak geçilseydi keşke bu kadarı yetmedi bence. Neyse, bundan sonra böyle salak fikirlerinizi normal bir şeymiş gibi toplumla paylaşırken "acaba ben bi dalyarak olduğumu topluma böyle fütürsuzca açıklamalı mıyım yoksa kendime mi saklayayım bunu" diye biraz daha düşünürsünüz belki.
0
Bir ben var benden şurada
(27.02.25)
(25)

basit bir hayat sizi tatmin eder mi?

antikadimag
basit hayat derken siradan bir iste calisip, evlenip, cocuk yapip torun sevmek ve 3 nesil sonra sanki hic olmamis gibi kimsenin hatirlamayacagi bir hayat sadece mutlu gecirebildiginiz icin sizi tatmin eder mi? ben bu sekilde bir hayati hic tatmin edici bulmuyorum. %99.9 bunu yasayacagiz ama korkunc
basit hayat derken siradan bir iste calisip, evlenip, cocuk yapip torun sevmek ve 3 nesil sonra sanki hic olmamis gibi kimsenin hatirlamayacagi bir hayat sadece mutlu gecirebildiginiz icin sizi tatmin eder mi?

ben bu sekilde bir hayati hic tatmin edici bulmuyorum. %99.9 bunu yasayacagiz ama korkunc bir senaryo degil mi bu?

sahsen ben bir sekilde sanat veya dusun ciktilarimi insanligin veya toplumun kanonuna birakabilmis ve ona katki yapabilmis olmak isterdim. diger turlu bir hayati basarisizlik sayiyorum. boyle bir dusunceniz hic mi yok yoksa imkansizligi sebebiyle biraktiniz mi coktan? hirs mi diyoruz buna?
0
antikadimag
(16.02.25)
hic tatmin etmiyorun otesinde korktugum bi hayat sekli. bir yerde geçis yapacakmisim gibi bi hisle devam ediyorum. ilk defa bu kadar dumduz siradan bir rutine girdigimi hissettim sevdigim cok sey var ama rutinde kalma fikri urkutucu bu yuzden heyecan verebilecek kucuk seylere yonelme istegi artiyor. insanliga bir sey birakmak olmayabilir buna cevabim. belki sadece yakin cevre. genel tatminsizlik duygusu, 30 senedir olan, bunu yapsam gecer sanip yapinca daha da cokuse surukleyen tatminsizlik ya da ne istedigini tam bilememenin sonucudur
0
ala09
(16.02.25)
Hatırlanmamak umurumda değil. Yapmaya çalıştığım kendi adıma güzel bir hayat yaşamak. Nedir bu güzel bir hayat? Sporu, kitabı, yurtdışı gezileri, farklı deneyimler, sineması/tiyatrousu/standup gösteri gibi şeyler. Tatmin edici südreyebilir bir hayat.

Çocuk çok severim ama istemiyorum +1
0
put it in your appropriate place
(16.02.25)
Ben herkesin bir yeteneği, yapması gereken bir işi olduğunu düşünüyorum. Yetişecek doğru toprağı bulmakla geçiyor bazen hayatın yarısı. Ama bulunca orada kalmak ve üreterek, bütün potansiyelini o işe vererek orada serpilip büyümek lazım. Huzuru da tatmini de bu şekilde bulabiliyor insan.
0
sekizdokuzon
(16.02.25)
Sanat ve düşün çıktıklarımı topluma sunarak basit bir hayat düşlüyorum fakat siyasi ve toplumsal konjonktür yüzünden ya linç edilir (gerçek anlamıyla linç) ya da tutuklanırım.

Bu yüzden tatminsiz yuvarlanıp gidiyorum.
0
yurtsuz john
(16.02.25)
kendini fazla önemsiyorsun bence. ayrıca küçümsediğin şey insanların yüzde 90'ı için erişilmesi zor bir hayal.

benim kendi adıma baş koyduğum bir yol var. o yolda ne yapabilirsem kâr sayıyorum. bireysel olarak bir iz bırakma/etki etme amacım yok. yapabilirsem ne ala ama öyle bir beklentim yok. kendimi verimli ve iyi yaşayabildiğime ikna edebildiğim sürece gerisi önemsiz. gtümüzü yırtsak da en özelimizi, dünyayı değiştirenimizi en fazla tarih derslerinde anlatacaklar. biz zaten olmayacağız.
0
mark greg sputnik
(16.02.25)
Korkunç bir senaryo olarak bulmuyorum. Dünyada 3 nesil sonra hatirlanmayan ama hem kendi dünyasını hem çevresinin dünyasını guzellestirmis çok insan var. Misal benim bir karşı komsum vardi cocukken, annem gibi baktı bana gün içinde. Şu an gozlerim duygulanir onun fotosunu görünce. Esini de öyle sevmistim, aklima gelir hala. Bunların yaninda einstein'e sokayim, banane.
Basini yukarı çevir, aya bak, yildizlara bak. Hadi 3 nesil hatırlandin, 10 nesil? 20 nesil? Hatirlanmayacaksin çünkü insan denen şey evrende ufacik bir kum tanesi. Bu kadar özel anlamlar yuklemeye gerek yok. Şu an belki de olağanüstü projelerde çalışan binlerce milyonlarca insan var, hepsinin adını bilmeyecegiz, hepsi wikipedia yer almayacak.

Hirs, daha iyi kariyer vs bunlar bende de var. Ama 32 yaşında bir insan olarak evli, çocuklu, mutlu mesut insanlara bakıp basarisizlik demem. O insanlar mutlu, sense o insanlar gibi olacagin için mutsuzsun, karamsarsin. Benim gözümde bu durumun kazanani onlar çünkü ortalama 80-90 yıllık hayatlarini mutlu gecirecekken sen böyle düşünemeye devam edin istediğin yere ulasamazsan mutsuz olacaksin.

Umarım cocuklarimi, torunlarimi mutlu mutlu seveceğim, emeklilikte bahcemde oturup viski ile bir sigara yakıp bahçeyi izleyecegim, bulutlara bakacağım, etrafımda torunlarına sesini duyacağım bir hayatım olur.

Geçen ay is arkadaşımın oğlu menenjitten öldü bir gecede. 20 yaşında. Eminim şu an hayatta olup sizin başarısızlık dediginiz hayatı yasamak için bir kolunu verirdi.

Bu hayatta birçok kişi hatirlanmak, önemli şeyler yapmak adına çocuklarıni, eslerini umursamadi. Sonuç ne oldu? Arkasından küfür eden yedi sülaleleri oldu. Benim babam çok güzel şeyler yapmadı, dümdüz adamdi. Cenazesine yüz küsur kişi katıldı, sürekli saçma sapan yerlerden "bana is bulmada yardimci oldu, bana şöyle yardım etti" falan diye insanlar arayip durdu. Umarım hepimiz bu şekilde hatırlanacak hayatlar yasariz.
0
logisticsmanager
(16.02.25)
Bundan yıllaaar önce Anadolunun bağrında bir köyde, iyi çalışıyor, iyi de kazanıyordum. Geceyarılarına kadar çalışıp, makam arabamla eve geldiğimde kaloriferciyi, karısıyla birlikte bir banka oturmuş, çekirdek çitleyerek yıldızları seyrederken bulurdum. Saatlerce gülüşerek sohbet ederlerdi. Ben de eve girerken, hayatımın en büyük yanlışı olan kadın inşallah susar da bu gece olsun kafamı dinlerim derdim.
Kalorifercinin mi hayatı basit idi benimki mi ve o mu mutluydu ben mi?


Göbeklitepenin tarihi 12 bin yıl. Bi o kadar da öncesi var desek 20 bin yıl yapar. Var olduğunu varsayıp Mu'yu, Atlantis'i de hesaba katarsak, yüzbin yılı bulur mu? O süre içinde feriştahı olsam birilerinin beni hatırlayacağı süre devede kulak olamaz. O durumda kasmaya da gerek olmaz. Çocuğum, torunum ben ölene kadar bana vijdan azabı hissettirecek kadar kötü olmasınlar. Bir de bu konuya niye takığım bilmiyorum ama, ölünce birileri mutlaka gömsün. Ötesi zerre kadar umurumda olmaz.
0
Mirket
(16.02.25)
En sevdiiiim en sevdiiim

Basitligin ve rutinin konforunu kesfettigimden beri çok hoşuma gidiyor sıradan olmak <3

Öldukten sonrası zaten hiç umrumda değil de, hayattayken de kendi mutevazi beklentilerim karsilansa yeterdi. Karsilandi ;)

Ama bı 28den sonra bu kafaya ulaştım. Öncesinde herkes gibi kendimi çok farkli buluyodum, zordu eheh xd siradanlik harika
0
abuzer
(16.02.25)
Hatirlanip ne olmayi bekliyorsun sacmalik.
Söyledigin sey muhtesem bir hayat.
0
sonsuz
(16.02.25)
Mustafa Kemal Atatürk gibi olmadıktan sonra kimsenin bu tür kaygıları olmamalı, 8 milyar nüfuslu bir dünyada kendimden bir iz bırakmak açıkçası çok umurumda değil, ben öldükten sonra da değil 3 nesil 3 sene sonra bile unutulsam hiç problem olmaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.02.25)
Etmez ve oyle bir hayat yasamadim zaten.

"kariyer" kismi gerekebiliyor ama o da dengelenebilir bi sekilde. Hayatin cogu is ve uyumak da olmak zorunda degil. Ama olabiliyor
0
ermanen
(16.02.25)
modern kapitalizm kurguladığı hamster wheel içinde daha çok debelenebilmen için sana "özel olmalısın" hissini pompalıyor. bu sayede belki bir gün ümidiyle sisteme daha da çok hizmet edebileceksin.
0
orpheus
(16.02.25)
@put it in your; iste buna ben de okey oldugumu saniyordum ama yurtdisi gezip, tiyatro izlemenin kime ne faydasi var? o anda mutlu olmak mi amac? yoksa bu gezileri ve tukettigin sanat eserlerini kullanarak bir seyler yaratabilmek mi?

yurtdisi gezip kitap okumak seni gelistiriyor ve donusturuyor. ama bu yeni degisen sen bir sekilde ortaya bir cikti koymuyorsan kime ne faydasi var, ne anlami var? yani super bir insan ol cok gezmis, okumus ol, ama sonuc ne? ne yaptin yani su hayatta? ne koydun ortaya? diye soruyorum kendime.

@mirket; yanimizda biriyle yildizlari izledik ve cekirdek citledik. sonra? ertesi gun yine aynisi. sonra? yani o ani mutlu gecirmek butun hayatimizin bosunaligini oteliyor mu? haftada yarim saat yakaladigimiz husu ve huzur anlari yetiyor mu? bana yetmiyor gibi geliyor.

@kaleci; ataturk olmaya gerek yok. mesela huseyin inan, deniz gezmis, mahir cayan, sinan cemgil 20-25 yasindaki cocuklar turk siyasi tarihinin birer parcasi oldular. inandiklari iste gerekirse olerek. ha battal mehetoglunu kimse bilmez gerci. o da oldu mesela. ama bu gencler bir sekilde 20 yillik omurleriyle 80 sene yasayacak bizlerin yapamayacagi seyleri yaptilar ve olumsuzlestiler. veya niyazi berkes'in kitabini okuyorum simdi. turkiye tarihi ile ilgili bir referans kitap yazmis ve orada duruyor eseri. cok imreniyorum bu durumlara. sanki boyle bir sey yapmadikca bosa yasamis olacagiz gibi hissediyorum.
0
🌸antikadimag
(16.02.25)
Ben o saydığın isimler hakkında çok olumsuz düşünüyorum mesela.
Bence;
12 Mart muhtırasıyla bürokraside Amerika'nın hoşlanacağı türden bir temizlik yapıldı ve 12 Mart'ın yapılabilmesi için de bir sebep gerekiyordu.
Sağolsun o abiler de 20 yılda 80 yıllık yaşayarak o sebebi hazırladılar.

Festival basan Hamas militanları kaç yıllık yaşamış oluyorlarsa öyle işte.

Berkes'in hangi kitabı o? Anlatıyor mu bunu? Okumaya değer mi yani?
0
Mirket
(16.02.25)
sahsen ben bir sekilde sanat veya dusun ciktilarimi insanligin veya toplumun kanonuna birakabilmis ve ona katki yapabilmis olmak isterdim. diger turlu bir hayati basarisizlik sayiyorum. boyle bir dusunceniz hic mi yok yoksa imkansizligi sebebiyle biraktiniz mi coktan? hirs mi diyoruz buna?

bu soruna ithafen

seni su an durduran ne? herkes iyi oldugu isi yapmali.
0
sonsuz
(16.02.25)
katki yapmis cok insan unutulmus gitmis simdiye kadar, simdiden sonra da oyle olacak. bence senin bahsettigin sey katkidan ziyade sohret. insanligin gercekten hatirladigi isimlerin cogu da 'iyi' degil acikcasi.

diger turluyse, yani unutuluacak olsam bile sessizce katikimi yapmis olmak istiyorum olmeden diyorsan, yasadigimiz sistemde kimse kimseye oyle asil bir katki yaptirtmaz yani. bu dunyaya birilerinin menfaatine ters dusmeden katki yapamazsin.
0
hot potato
(17.02.25)
Stalin gibi olmadıktan sonra kimsenin bu tür kaygıları olmamalı, halkı katletip bombalayıp onu yapamadığın köylüyü onyıllarca inim inim inletip halaskarlık hikayesiyle hatırlanmalı
0
lambırcek
(17.02.25)
nerdeyse her yüzyılda katliam yapıp birbirini katletmiş bu insanoğlunda iz bıraksan ne olur ki? ben normal bir hayat kendimce mutlu olduğum bir yaşam sürmek isterim. toplum normları sıkıcı çocuk yap, memur ol vb.

kendimizi bu kadar ciddiye almamıza gerek yok bence. başarılı olmak efsane olmak bunlar ego tatmini.
0
mikahakkinen
(17.02.25)
eder. bu zamana kadar yaşadığım hayat tatmin ediyor. bundan sonrası bedava ve ekstra bir gıda.
0
gabe h coud
(17.02.25)
Valla beni eder :D hatta özellikle istediğim şey bu.
0
akhenaten
(17.02.25)
Valla bende olurum, işim gereği sürekli yeni teknolojiyi takip etmem gerekiyor. Dümdüz memur olmayı isterdim, akşam dizi izle vur kafayı yat.
0
mirty
(17.02.25)
Bence sizinki insanlığa katkı vs değil onaylanma ihtiyacı.

Gezmek, okumak ortaya bir şey koymuyorsak ne işe yarar diye soruyorsunuz. E koyun? yazın, çizin, paylaşın? Ama siz aynı zamanda bunun herkes tarafından onaylanmasını, takdir edilmesini ve alkışlanmasını da istiyorsunuz gibi. Eğer yaptıklarınızdan eminseniz, niye başkaları tarafından takdir görmeye ihtiyacınız olsun ki? Eğer öyle olsaydı Van gogh resim yapmaya devam eder miydi?

Bugün insanlık tarihine majör katkıda bulunmuş olan insanların çoğunun, o zamanın mevcut otoriteleri ile büyük kavgalar verdiğini, bazılarının canından olduğunu, kiminin dışlandığını, değer görmediğini, hapis yatırıldığını vs görüyoruz. Siz hazır mısınız buna mesela?

Eğer söylediğiniz şey, "varoluşumu anlamlandıracak şeyin ne olduğunu bulamıyorum. Bir şeyler yapmak istiyor ama onun ne olduğunu bir türlü bulamıyorum" ise, yalnız değilsiniz. Ama bunu bulma ihtimalini arttıran şeyler de zaten okumak, öğrenmek, paylaşmak, görmek vs. Ne işime yarıyor diye sormuşsunuz, işte bu işe yarıyor.

Ama söylediğiniz şey, "Yaptığım şeyler beni tatmin etmiyor. Daha büyük, daha yüce şeylerin parçası olmak istiyorum ama olamıyorum" ise, o zaman bu sadece bir yanılsama. Bütün bu yüce, büyük, yararlı vs gibi kavramlar son derece görece. Siz bunlara şu an olduğunuz yerden bakıp karar veriyorsunuz. Hangi yüce, hangi ölümsüzlük, hangi değer? Bunların tamamı sadece birkaç yüz sene öncesi için bile birbirinden tamamen zıt anlamlar taşıyor olabilirdi.

Özetle başarı, başarısızlık vs bunlara takılmayın. İnandığınız şeyler varsa bunları yapın, ya da yapmayın. Sadece bu kadar.
0
thracia
(17.02.25)
karakter, burc, yasanilan hayat bir suru kriter var. ben bu dunyaya birseyler katmak icin geldigime inaniyorum. 3 gunum ayni gecse afakanlar basiyor. baskasi ama kimse bana dokunmasin hep ayni rutinlerim olsun ister.
0
buenosdias
(17.02.25)
arkadaşım bu yazdığını not al yıllar sonra şu yazdığın bile elden gitme oranının ne kadar yüksek olduğunda hem kafanı duvara vururken okursun.
neyi ne kadar yaşayacağını planlayamazsın sadece planlıyor gibi görünürsün.
daha 20 gün önce gelir durumu gayet yüksek olan insanlar ve çocukları dağ otelde yandı bitti kül oldu.
depremi anlatmıyorum bile. anladın sen.
0
jamswety
(17.02.25)
@antikadimag Bir şey koymak gibi bir zorunluğum yok ki. Birde bu yaptıklarımı kendi adıma ne için yaptığıma bakıyorum.

yurtdışı gezileri, tiyatro/standup, kitap okumasında kendi içimde bir meydan okuma var. Challenge. Bu karakter yapısı ve yaşanan (ve yaşanamayan) hayat ilgili. Benim lise ve üniversitem yıllarım çok vasat, çok sıradan geçirdim.

O vasat ve sıradan yılların acısını çıkıyorum. Her yurtdışı gezisinde yeni deneyimler kazandım. Bu deneyimler diğer deneyimlere zemin hazırladı. İlki ikinciye, ikinci üçüncüye. İlk deneyim ve üçüncü deneyim dördüncüye. Böyle böyle gidiyor.

Bugün arkadaşlarıma Schengen vize almalarına yardımcı oluyorum. Gidecekleri şehirde bilgim varsa tavsiye veriyorum. Gider gitmez, beğenir beğenmez saygı duyarım.

Pandemi öncesi tiyatroya giderdim. Şimdi canım sıkıyor Standup gösterilerine gidip laf attığım oluyor. Belki bir süre sonra sahneye çıkarım. Tiyatro olmasaydı Standup gösterine gitmezdim misal.

Kitap okuma. İngilizce kitap okuma çalışıyorum örneğin. Bu da farklı bakış açısı veriyor.

Belki dışarıdan basit ve anlamsız gelebilir. Bütün bunlar birbirini tamamlayıcı şeyler benim için
0
put it in your appropriate place
(17.02.25)
(8)

ayakkabilarin les kokmasi

fevzi123
ya arkadas, cok sik ayakkabi giyen biri degilim de yani ayakkabilari giyip 3-4 saat disarida kalsam eve donunce ayaklarim da les kokuyor ayakkabilar da les kokuyor.paso ayakkabi yikiyorum makinada.bu ayakkabi kokusunu azaltacak bir yontem bir taktik falan yok mu ya?
ya arkadas, cok sik ayakkabi giyen biri degilim de yani ayakkabilari giyip 3-4 saat disarida kalsam eve donunce ayaklarim da les kokuyor ayakkabilar da les kokuyor.
paso ayakkabi yikiyorum makinada.
bu ayakkabi kokusunu azaltacak bir yontem bir taktik falan yok mu ya?
0
fevzi123
(14.02.25)
Ayakkabının içine bakteri yerleşmiş, bu yıkamayla geçmez yıkadıkça daha çok yayılır giyince koku yapar

Watsons gratis gibi marketlerde antibakteriyel spreyler var, onlardan alıp sıkarsan koku oluşmasını engellersin

Edit: giydiğin çorapları da kullanma yenilerini al
0
grimavi
(14.02.25)
Eczaneden asit borik al. Akşamdan ayakkabının içine serp, sabahleyin mis gibi olsun.

Karbonat da olur gerçi.
0
Mirket
(14.02.25)
sikinti ayakkabilar degil coraplar.
icinde sentetik, naylon vs olan coraplardan uzak durman lazim.
100% pamuklu ya da bambu coraplardan al, kokuyu buyuk oranda onlersin.
0
cooperr
(14.02.25)
pamukla cozemezsin. tam tersine pamuk bakteri yuvasidir. bu yuzden terleyince kiyafetlerimiz coraplarimiz kokar.

yun veya modal coraplar giymelisin. pamuk giydigin zaman her gun degistirmen gerekir.

ayakkabiyi da temizle.
0
antikadimag
(14.02.25)
borik asit +1
borik asitle çorapsız giyip yıkayıp iyice kötü olan babeti kurtardım, borik asit baya iyi bişey ya bildiğin tuz gibi bişey
0
eja
(14.02.25)
Ayakkabıları havalandırmak biraz işe yarıyor. Bir de mümkünse aynı ayakkabıyı gün aşırıdan daha sık giymemek.
0
peki madem
(14.02.25)
ayakkabıyı havalandırmak +1 ve pudra koymayı deneyebilirsiniz
0
pigletvsdaisy
(14.02.25)
Bazi ayakkabilar normalden cok terletir.Nefes almayan bir ayakkabi olabilir mi sizdeki?

Normalde gunluk corap degisimi ve ayni ayakkabiyi pespese giymemek ve dinlendirmek ise yarar. Ayakkabiya kimyasal bir sey dokmeye gerek kalmamasi lazim eger ustte yazdiklarima uyulursa.Eger cozum olmuyorsa ya ayakkabi yanlistir, ya corap malzemesi yanlistir yada ayaklarinizin asiri terlemesiyle ilgili yapisal bir sorun vardir. Ayaklariniz asiri terliyorsa sik sik gun icinde corap degistireceksiniz mecbur.
0
turkuaz
(14.02.25)
(15)

Insanlarin yuzunden kisilik analizi yapiyor musunuz?

duyurukullanıcısı
Suratina bakinca su soyledir bu boyledir diyor musunuz? Dogruluk oraniniz kac?
Suratina bakinca su soyledir bu boyledir diyor musunuz? Dogruluk oraniniz kac?
0
duyurukullanıcısı
(10.02.25)
malesef yapiyorum. ve malesef hep tutuyor
0
sonsuz
(10.02.25)
ben giysilerden, aksesuarlardan filan yapıyorum. sonra da gidip sormayı ve analizimin doğru olup olmadığını sormayı çok istiyorum. :)
0
etna
(10.02.25)
Tipine göre yargılıyorum ve genelde tutuyor ahshahs
0
kisa
(10.02.25)
Valla pek yapmam haliyle tutup tutmadığını da pek bilmiyorum. Burdan bir arkadaş yapmıştı fotoğrafıma bakıp, onunki biraz tutmuştu ama ben biraz burda çizdiğim profilden de tahminleri olduğunu düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(10.02.25)
Tuttuğunu zannediyordum. Tutmuyor.
0
Mehmettheslim
(10.02.25)
Uzmanım diyemem ama yapıyorum. Doğrıluk oranım idare eder seviyede.
Ses tonuna bile anlam yüklüyorum ister istemez.
0
diyecevaplandı
(10.02.25)
yapıyorum. genelde haklı çıkıyorum. önyargı hayat kurtarır.
0
yurtsuz john
(10.02.25)
Irkçılığa giriş 1 :)
0
makbur
(10.02.25)
Benim insan tanımam 10 üzerinden bir falan.
0
Kahvedesu
(10.02.25)
yaparim ve genelde tutmaz.
yuz cok yaniltici bence..
0
cooperr
(10.02.25)
Insan sarrafiyim %90 ustu tutturum. Beden dilini okuyorum. Basit bir goz hareketi bile ele verir insani
0
Zetnikov
(11.02.25)
buna fizyonomi deniyor. insanlarin dis gorunusleriyle karakterleri arasinda bir benzerlik oldugu cok bariz. bu mimiklerinden baslar, yuz ve vucut yapisina kadar gider. politik olarak dogru olmadigi icin ikinci dunya savasi gibi terk edildi ama kafasi belli olcude calisan her insan bu tarz iliskileri fark edebilmistir zaten.

mesela sismanlarin genelde neseli olmasi, zekilerin minyon ve sivri suratli olmasi, gozleri ayrik olan insanlarin pek zeki olmamasi gibi buyuk oranda tutar bunlar.
0
antikadimag
(11.02.25)
istemesemde yapıyorum. yüzde 75 tutuyor.
0
mikahakkinen
(11.02.25)
istemesemde yapıyorum. yüzde 75 tutuyor.
0
mikahakkinen
(11.02.25)
en büyük eglencem bu. yapiyorum, beni cok sasirtan durumlar da oluyor, hakli ciktigim zamanlar da oluyor.
0
deckard
(11.02.25)
(4)

Yaşlılalar neden huzurevlerinde kalıyor

mobydick
Açıkçası sorumu biraz daha detaylandırmak istiyorum. Yaşlılar neden türkiyedeki fiziki şartları kötü huzurevlerine emekli maaşlarının kat ve kat fazlasını ödüyor? Bunu biraz düşündüm, anlamlandıramadım. Özellikle çift olarak huzurevinde kalanlar fiziki şartları güzel deniz kenarı yerlerde kalabilir.
Açıkçası sorumu biraz daha detaylandırmak istiyorum. Yaşlılar neden türkiyedeki fiziki şartları kötü huzurevlerine emekli maaşlarının kat ve kat fazlasını ödüyor?

Bunu biraz düşündüm, anlamlandıramadım. Özellikle çift olarak huzurevinde kalanlar fiziki şartları güzel deniz kenarı yerlerde kalabilir. Eve gelecek yemek temizlik yapacak birini de bulabilirler. Aylık kişi başı 80 100 lerden bahsediliyor.

Alzheimer ve yatalak bakım gerektiren yaşlıları kapsamadım. Sizce de büyük saçma değil mi. Kocaman asla gitmek istemeyeceğim soğuk taş bir bina. 2-4 kişilik odalar.
0
mobydick
(08.02.25)
İnsanlar aylık 25 bine bimde çalışıyor. Bu işlerin hepsini yapacak enerjik biri bulunur. Çift olarak huzurevinde kalan biri enn az ayda 100k veriyor. Deli saçması.
0
🌸mobydick
(08.02.25)
dolandırılmaktan korkuyorlar. yaşlı çiftleri dolandıran, soyan bakıcılar çok fazla.
0
orpheus
(08.02.25)
hasta ve yasli bakimi dunyanin en zor islerinden biridir.

kimse asgari ucrete hasta bakmaz. iyi bakici bulmak ve elde tutmak oldukca zordur. su anda bizim ailemizde de bir tane yasli var, 6 ayda bir kadin degisiyor cunku durmuyorlar, biraz para yapinca kaciyorlar, cunku zor is.

bildigim kadariyla su anda 1500-2000 dolar arasi ucretler. belki daha cok alan da vardir. zaten cok ucuza kacarsan eminim evi soyar kacar.

sikintili isler..
0
cooperr
(08.02.25)
sosyal cevreleri kalmiyor muhtemelen. yalnizliktan gidiyor olabilirler.
0
antikadimag
(08.02.25)
(7)

6 Şubat depremlerinde

abuzer
Gerçekten yamaçlardaki evler yıkılmadı mi? Ya da nispeten yeni yapılan 3-4 katlı evler?Arastirdim bina yaşı ve katiyla ilgili detayli istatistik yok. Bölgeyi bilenler daha fazla gözleme sahip olabilir belki dedim
Gerçekten yamaçlardaki evler yıkılmadı mi? Ya da nispeten yeni yapılan 3-4 katlı evler?

Arastirdim bina yaşı ve katiyla ilgili detayli istatistik yok. Bölgeyi bilenler daha fazla gözleme sahip olabilir belki dedim
0
abuzer
(07.02.25)
ne 2020'deki elazığ depreminde ne de 6 şubat depremlerinde elazığda 2010'dan sonra yapılan 3-4 katlı hiçbir bina yıkılmadı. hatta orta hasar alanını bile duymadım.
0
yemrem
(07.02.25)
nurdağında da antakya ve defnede da baya hem yamaçlardaki hem de yeni evler yıkıldı. dayımın evi nurdağında zemini sağlam denilebilecek bir yerde daha 5-6 yıllık bir binaydı ve yıkıldı 4 kat.

fay hattı haritası direkt evin altından geçiyor tabi o yüzden de olabilir.

daha depremden birkaç ay önce teslim edilen süper lüks "akıllı ev" sistemli falan binalar ilk depremde çöktü.

benim gözlemlediğim fay hattı üzerine ya da deprem anı fay kırıklarının güçlü olabileceği yerde ne yaparsan yap çare yok. ki bu dediğim mahallede 1 katlı evler bile yıkıldı.
0
patronaj1
(07.02.25)
Yamaç depremden korumaz. Dağ, depremden korumaz. Zaten dağ olan yerde deprem de vardır. Kat sayısı da doğru düzgün mimarlık ve mühendislik olan yerde çok önemli değil. Uygun zemine yapılan ve gerekli önlemler alınmış bina %99,99 depreme dayanır. Kesin bilgi. Yayalım.
0
nawar
(07.02.25)
Arama kurtarma için Gölbaşı'ndaydik

Tren yolunun yamaç tarafında kalan apartmanlarda hiçbir şey yoktu.

Neticede kayalik sarpti


Ancak yamaç gevşek malzeme ise daha sıkıntı
0
topkapiaksaray
(08.02.25)
genelde ova tarzi yerde zeminin sulak ve duz oldugu yerlerde aluvyonlarin doldurdugu toprakta binalar kolay yikilir. golcuk depreminde sakaryanin doldurdugu adapazarinin yikilmasi, maras depreminde asi'nin doldurdugu hatay'in yikilmasi gibi.

illa irmak olmasina gerek yok. sulak yerlerdeki kumlu arazi cok tehlikeli. o yuzden istanbul depreminde en kotu yerler bakirkoy, yesilkoy, avcilar, kucukcekmece gibi yerler.
0
antikadimag
(08.02.25)
"dağ olan yerde deprem de vardır", "fay kırıklarının güçlü olabileceği yerde ne yaparsan yap çare yok" vs bunlar gecerliligi olan laflar degil.

misal ben daglik bir yerde yasiyorum ve deprem olasiligi yok denecek kadar az.

matematiksel olarak cozulmus bir mevzu deprem ve yapi statigi. Sikinti liyakat, toplumsal ahlak cokuntusu ve ekonomik guc(suzluk).
0
cooperr
(08.02.25)
Tabii ki yumusak toprak olan yamaçlarda riskin aynen devam edeceğini tahmin edebiliyorum.
0
🌸abuzer
(08.02.25)
(19)

Kac yıldır çalışıyorsunuz? Maaşınız ne kadar? Hangi sektör?

sonhakan
Kendimden başlayayım16 yıldır IT deyim 65.000 net maaşım var
Kendimden başlayayım

16 yıldır IT deyim 65.000 net maaşım var
0
sonhakan
(06.02.25)
yazalım da sonra burdan yapay zekayla data çekip ilerde bize koz olarak kullanıp dolandırsınlar :)

Ziraat Yüksek Mühendisi 16 yıldır çalışıyorum, 100k kazancım var.
0
pccopath
(06.02.25)
GMY’yim. Aylık 630 net + yıllık %20-25 prim alıyorum. Sektör holding. 18 yıl tecrübe.
Üç yazlığım var, onlardan airbnb gelirim var.
Menkul kıymet gelirim var.
Outsource işi yapan şirketimden iyi bir kazancım var.
B2C’de de bir şirketim var ama o henüz yatırım aşamasında.
0
gabe h coud
(07.02.25)
2018'den beri çalışıyorum.

temelde hala aynı operasyonda, aynı işi yapıyorum.

fazla mesai yapmasam yaşadığım şehirde herkesin maaşının ortalamasından biraz fazla kazanıyorum.

ve fazla mesai yapmasam o maaştan bir kuruş para kalmaz geriye.

mutlaka sektör değiştirmeliyim veya iş.

hedefim bu.
0
rain when i die
(07.02.25)
10 yil oldu. net $11k. sektor tech. ustune hisseler var. proje yoneticisiyim.
0
antikadimag
(07.02.25)
2013 yılında çalışmaya başladım,

12 Yıldır Kamu’dayım.

Kamu’dan : 45.000 TL
Amazon’dan aylık : 75.000 TL
Sosyal Medya Danışmanlığından: 30.000 TL
Diğer ek işlerimdrn 120.000 TL

Bunlar 3 aşağı 5 yukarı ortalama rskamlar. Ayda 200-250 K yı öldürmüyorum.
0
maksimumrisk
(07.02.25)
ahahaha adamlar aylardır biri sorsun diye bekliyormuş resmen :)) aylık 6 haneli gelirimi yazayım da kızlar mesaj kutumu patlatsın derken, kuyruğumu kıstırdım gidiyorum.
0
bobinhoo
(07.02.25)
adam maas sormus hisseler, yatirimlar, sirketler vs.. havada ucusmus.

arkadaslarin parasi var ama takdir edeni yok heralde uzucu bir durum.

ben: 10 yillik tecrube 50 bin maas.
0
buenosdias
(07.02.25)
12 yıl
Eğitim
42 bin
0
sekizdokuzon
(07.02.25)
Vay arkadaş. Analar neler doğuruyor. 40bin maaş 9bin civarı da ticket. Ama daha ocak zammı almadık. 10 yıllık kurgucu
0
allah yazdiysa bozsun
(07.02.25)
maaşımı eşim hariç kimse bilmez. (tabi bir de yöneticim ve ik :) )

yalnız 16 aydır IT deneyimine o maaş çok az kamu değilse.

hadi gmy maaşını anladık ama diğer ek işlerimden 120bin nedir aga? o kadar önemsiz ki diğer ek işler ıvır zıvır ama 120bin tl :))
0
nuisance2
(07.02.25)
Lan bordro atın inanalım.

Yazacaktım milleti görünce vazgeçtim, ne alıyormuş öyle bizim duyurucular.
0
Shepard
(07.02.25)
Yarışmaya ekşi duyurudan katılıyorum, 7/2 devlet memuruyum, teşekkürler. Herkese bol şans.
0
Pass this on
(07.02.25)
13 yıl devlet memuru 57k
Ev kayınvalidenin araba hanımın hiç bir şeyi kendim almadım. Mal gibi yaşıyorum. Borsa coin cart curt yok 300 bine yakın borç var. 200 250 bin alsam yönetemem çünkü hiç yönetmedim.
0
mikahakkinen
(07.02.25)
sonlara kaldığıma göre utanmadan cevap verebilirim,
10 yıl tecrübe; sektör ilaç (satış filan değil ama doğrudan arge ruhsat süreçleri; maaş 65k net
0
a perfect lie
(07.02.25)
20 yıl
Şairim
0 TL
0
bahçedekisandal
(07.02.25)
İt sektörü 12 yıl oldu, mayis 120. Dışardan da is alıyorum bir mayista oradan geliyor.
0
mirty
(07.02.25)
Geççiğimiz yaz Türkiye'den ayrılıp balkanlarda iş kurdum, şuan için şirket yatırımlarını çıkardıktan sonra aylık 2500€ gibi bir şey kalıyor elime.

Türkiye'de geçtiğimiz yıl bu dönemler toptancılık yapıyordum 3000-5000$ arası kazanıyordum. (12 yıl tecrübe)

eşim İK, işine uzaktan devam ediyor 7 8 yıl kadar bi tecrübesi var son zamla 46.000₺.
0
dirildimde geldim
(07.02.25)
Makina parça satışı, farklı şirketlerde ve ürünlerde toplam 8 yıl tecrübe, 70bin tl net + şirket aracı. Millet ne güzel ek iş yatırım falan yapmış ihya oluyor.
0
yercekimini kendine ceken adam
(07.02.25)
11 yıldan beri çalışıyorum
55bin + 3ayda bir çift
Havacılık
0
put it in your appropriate place
(07.02.25)
(15)

Hayattaki tutkularınız neler? Peşinden gider misiniz?

sekizdokuzon
Benim sinema ve matematik. Sinemanın peşinden gidemedim ama matematiğin peşinden gitmeye karar verdim. Sizinkiler neler? Her şeyi arkanızda bırakıp peşinden gider misiniz?
Benim sinema ve matematik. Sinemanın peşinden gidemedim ama matematiğin peşinden gitmeye karar verdim.

Sizinkiler neler? Her şeyi arkanızda bırakıp peşinden gider misiniz?
0
sekizdokuzon
(05.02.25)
yok.
0
lemmiwinks
(05.02.25)
bu bence sinifsal bir simariklik. hayattaki tutkularinin pesinden gitmek icin bir guvence olmasi gerekiyor. ben tutkularin pesinden gitsem kirayi nasil odeyecegim diye dusunecegim. o yuzden gidemem. gidemedim de.

uzucu bir hayat tabi. ama en azindan kira derdin olmuyor.
0
antikadimag
(05.02.25)
Her şeyi sınıfsal görmek sınıfsal bence :p Hayatta bir damak tadımız, bir gustomuz da mi olmasın?
0
🌸sekizdokuzon
(05.02.25)
Koşu ve spor. Yaz kış demeden, deli divane gibi koşarım.
0
gabe h coud
(05.02.25)
Doğa sanırım.
0
Amaranta ursula
(05.02.25)
gusto baskaa, sinemanin pesinden gitmek baska. boyle diyince isi gucu birakip kisa film falan cekecegiz, o piyasanin icine girecegiz diye anliyorum.

sinemanin pesinden gitmek derken film izlemekten bahsediyorsak ayri. hobi oluyor o.
0
antikadimag
(05.02.25)
Hayattaki en büyük tutkum elmalı turta, en güzel en lezzetli elmalı turta için her yere giderim gibi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.02.25)
Sanırım yeterince tutkulu biri değilim. Hemen her şeyden vazgeçmem çok kolay.

Çok uzun zamandır çok sevdiğim ve devam ettirdiğim şeyler var ama tutku baya güçlü bir kelime.

Belki okumak, yazmak olabilir.

bir de ben aslında bırakıp giderim de antikadimag +1 hemen geri dönmem gerekir sorumluluklar ne olacak?
0
a perfect lie
(05.02.25)
Eskiden gezmekti. Eski güzel günlerde gezebiliyordum, param yetiyordu. Şimdi peşinden gidemiyorum çünkü param yok.
Şimdi çay herhalde. Sabah çayı. Bir o kaldı. Sabah çay içmek için kurşun atar kurşun yerim.
0
cilacı ökkeş usta
(05.02.25)
Sorumluluklar nereden geliyor? Başkalarının tutkularının uzantıları olmasınlar. Yani bu hayatta sorumluluk addettigin şeyler ne kadar sana dair, ona bir bakmak lazım. Tutku denen şey bu sorgulamalardan doğuyor. Umarım aranızda beni anlayanlar vardır.
0
🌸sekizdokuzon
(05.02.25)
Sonuçta bir hayat standardım var. İzlemeyi istediğim oyunlar var, görmek istediğim başka ülkeler var, denemek istediğim yemekler vs. uzar gider. Bunları yapmaya devam etmek için de çalışmam gerekiyor. Bu da bir sorumluluk değil mi? Şirketin sahibinin tutkusunun uzantısı mı oluyorum?
0
a perfect lie
(05.02.25)
param olsa giderdim ama gidemiyorum. gitmek ve gidilen yönde huzursuz olunca geri dönebilme şansına sahip olabilmek, döndüğünde bıraktığını aynı bulabilmek veya eski haline zahmet göstermeden getirebilmek bile bir lüks.

tutkunun peşinden git, başkasının hayat tercihlerini yaşama gibi öğütler tam başrol olan beyaz yakalı serenay sarıkaya'nın işe gitmeden önce boğaz'da sandal sefası yaptığı bir sülalesi rahatlar dizisinden replikler gibi. metrobüse binerken denk geldiklerini çarpa çarpa yere savuran abilerin önünden koşup yer kapmaya çalışırken tutku mutku düşünecek hal kalmıyor.
0
derbeder ve süklüm
(05.02.25)
tutkum para kazanmak, kitap okumak, kelime haznemi gelistirmek, geziye cikmak.
arada denk gelirse güzel diziler.

tutkularim bunlar. standart olmaktan memnunum. tutkularim da hep mantikli, akilli tutkulardir. bana faydasi olmayacak ya da yetenegimin olmadigi bir seyi seviyorum diye pesinden gitmem.
0
sonsuz
(05.02.25)
tutkum yelken. hem ben, hem de eşim son yıllarda eğitim ve tatillerle epey geliştirdik, sertifikalarımızı aldık. balayımızda da gayet güzel bir tekne kiraladık, sadece ikimiz ve 10 gün boyunca ege'de gezdik. şu an için ancak yazları zaman ayırabiliyoruz ama peşini de bırakmıyoruz. bir 6 ay herseye ara verip akdeniz turu yapmanın hayalini kuruyoruz. tekne filan diyince çok sınıfsal bakılmasın, ikimiz de memur aile çocuğuyuz.
0
awlmi
(05.02.25)
gitmem. artık o kadar gerizekalı değilim.
0
mathilda.may
(06.02.25)
(11)

dusuk kalp atis hizi

lemmiwinks
apple watch aldim haftasonu ve kalp atis hizima bakiyorum arada, bir hastalik hastasi olarak.resting heart rate, yani uzanirken kalp atis hizim 46-50 arasi cogunlukla. 41'e kadar dustugu olmus. oturuken 60'in altinda, su an da 55 civari mesela. uyurken de 42-59 arasiymis dun gece.sporcu degilim, oyl
apple watch aldim haftasonu ve kalp atis hizima bakiyorum arada, bir hastalik hastasi olarak.

resting heart rate, yani uzanirken kalp atis hizim 46-50 arasi cogunlukla. 41'e kadar dustugu olmus. oturuken 60'in altinda, su an da 55 civari mesela. uyurken de 42-59 arasiymis dun gece.

sporcu degilim, oyle bir gecmisim de yok. son 2 senedir haftada 2 pilatese gidiyorum, o da birkac ayda bir 1 ay ara vererek.

bu kalp atis hizi dusuk degil mi? doktora gorunmeli miyim?

40e 188cm 75kg
0
lemmiwinks
(04.02.25)
Bu değerler tek başına çok anlamlı değil. Başka semptom yoksa normal olarak kabul edilebilir.

Baş dönmesi, bayılma, halsizlik, nefes darlığı gibi şikayetler de varsa o zaman doktora görünmelisin.
0
himmet dayi
(04.02.25)
soruya cevabim yok ama hastalik hastasi birinin apple watch alip surekli kontrol yapmasi gunde 2 paket sigara icmesi kadar zararli bir durum.
0
buenosdias
(04.02.25)
benzer bir durum bende de var. yillardir nabzım düsük. doktorlara da gittim zamanında, uzun boylularda nabiz düsüklügü normal, spor yapanlarda nabiz düsüklügü normal dediler. öylelikle üstüne düsmedim ama düzenli spor yapmayali yillar oldu hala nabiz düsük. benim dinlenme kalp atımı ortalamam 50 civari oluyor, ara sira 40'in altina da düsüyor. yakin zamanda bir kardiyologa gidecegim, sana da aynisini tavsiye eederim. seker, kolesterol, tansiyon sikayetin varsa, ailede kalp rahatsizligi hikayesi varsa risk daha da büyüyor.
0
deckard
(04.02.25)
dusuk nabizli ve dusuk tansiyonluyum, duzenli spor yapmam. her yil genel check-up yaptiririm. bu seneki ekg'mi inceleyen doktor sakin kalplisiniz severiz dedi. ama siz gene de bir kontrol ettirin.
0
65 derece
(04.02.25)
aritmi olabilir. kalp büyümesi olabilir.

ben sağlam sporcuyum. gece değil, gün içinde bile 37 oluyor :) eskiden 27 görmüştüm holter ile hem de :P kötü bir şey olarak yorumlamamak lazım.

baş dönmesi oluyor mu?
0
gabe h coud
(04.02.25)
baş dönmesi, bayılma, halsizlik, nefes darlığı vs. yok.

babamda abdominal aort anevrizmasina greft uygulandigi ve baska bir lokasyonda stent oldugu, dedem de aort diseksiyonundan vefat ettigi (anevrizmadan ameliyat olmus, sonrasinda 10 yil yasamis) icin 40 yasina gelince bu konularda biraz pimpirikli olmaya basladim.
0
🌸lemmiwinks
(04.02.25)
kalp ritminde bahsettiğin gibi bir sorun olsa sadece dinlenirken değil masabaşında oturuken de aniden nabzın düşer bayılacak gibi olursun.
0
orpheus
(04.02.25)
60'ın altı bradikardi demektir ve ciddi bir sorunun belirtisi olabilir.
Bilinç kaybını beklemeden bir kardiyologa başvurun.
0
pro9it9is9
(04.02.25)
bahsettiğin rhr, uyurken ölçtüğüdür, masa otururken, ayakta dururken falan mümkün değil. alkol kullanmadığını veya kullanmadığın günler o rakamları gördüğünü farz ediyorum, gayet normal ve sağlıklı. ben de spor yaptığım günler, özellikle de yaz aylarında uyurken 38'e kadar düştüğü oluyor. içtiğim günler 50'ye dayanır.
0
malheiros
(04.02.25)
daha ne istiyorsun. dusuk kalp atisi iyidir. yaslandikca da azalir zaten.

butun memelilerin kalp atis sayisi 1 milyar civarinda. kalp dedigin mekanizmanin kaldirabilecegi kasilma sayisi belli. bu sikayet edilecek bir sey degil, aksine iyi bir sey.
0
antikadimag
(05.02.25)
Benim de nabzım düşüktür, 44 gördüğüm bile oldu, genelde 54-55 civarında, bunun için özellikle doktora gitmedim ama benim mantığım şu, majör bir problemim olsa muhakkak kendini başka türlü de belli ederdi. Ben de sporcu değilim bu arada.
0
(05.02.25)
(5)

insecurity kelimesinin Türkçe karşılığı nedir?

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(03.02.25)
Korku diye cevirirdim ben.
0
baldur2
(04.02.25)
eziklik
0
antikadimag
(04.02.25)
ozguvensiz.

insecurity kelimesinin "guvenlik eksikligi, guvensiz" anlaminda kullanimina hic denk gelmedim.
0
cooperr
(04.02.25)
ne insanlar var ya, chatgpt kopyala yapistir cevap vermis.

hic "body insecurity" diye bir sey duydunuz mu? inanmazsiniz ama bu tamlama insanin kendi vücuduna karsi hissettigi özgüvensizlik demek.
kendi vücudundan korkma durumu demek degil ajskd. Yani insecurity kelimesi gayet özgüvensizlik anlaminda kullanilabilir.

"job insecurity" dersen, is güvensizligi (isi kaybetme korkusu) anlamindadir. begenilmeyen ilk cevap son derece dogru.
cok büyük özgüvenle özgüvensizlik anlamina gelmez denmis ama yanlis:)
0
alice in potatoland
(04.02.25)
güven icinde hissetmemek, yerine göre özgüven eksikligi. kesinlikle korku degil, eziklik hic degil, güvensiz, emniyetsiz pek degil. zülal balpınarın selamı var.
0
deckard
(04.02.25)
(5)

Istakoz yiyen var mı?

fakat
Gece gece merak ettim, internette satan yerler var ama guvenemedim, canlı olarak 5-6bin TL'ye satılıyor gözüküyor. Sizce değer mi? Balıkçıda böyle ise mekana gidip hiç yiyemem galiba
Gece gece merak ettim, internette satan yerler var ama guvenemedim, canlı olarak 5-6bin TL'ye satılıyor gözüküyor. Sizce değer mi? Balıkçıda böyle ise mekana gidip hiç yiyemem galiba
0
fakat
(03.02.25)
yurtdisina cikarsan lobster roll olarak satiyorlar norman sandvic gibi o sekilde yiyebilirsin.

karides daha guzel.
0
antikadimag
(03.02.25)
Yemedim.
Değmez.
0
diyecevaplandı
(03.02.25)
biraz overrated ama yine de deniz ürünü seviyorsanız denenebilir tabii, kötü değil. fakat yurt dışında çok çok daha ucuz.
0
awlmi
(03.02.25)
4-5 kez farkli boy ve cesitlerini yedim. dogum gunu, yilbasi davetleri falandi. bazilarinin tadi ve soslari cok guzeldi; ama oyle turkiye'de astronomik rakam odenip merak giderilecek birsey degil. insan aklindaki herseyi denemeli, merakini gidermeli bence; ama dogru zaman ve yerde yapmali. portekiz, ispanya gibi deniz urunleri bol olan yerlere gidince daha ucuza yiyin.
0
buenosdias
(03.02.25)
tereyağında karides güveç 100 kat daha güzeldir.
0
jamswety
(03.02.25)
(7)

Abd'den ne ısmarlanır?

havadakarada
Annemle babam akraba ziyaretine abdye gitti ay sonu dönecekler. Neler ısmarlamak mantıklı olur
Annemle babam akraba ziyaretine abdye gitti ay sonu dönecekler. Neler ısmarlamak mantıklı olur
0
havadakarada
(01.02.25)
Neye ihtiyacin var? Yoksa satmaya calisacagin bir sey mi istiyorsun?
0
hot potato
(01.02.25)
Apple ekosisteminde ürünler varsa ben olsam homepod mini ve airtag isterdim.
0
kullanıcıadımbuolsun
(01.02.25)
spor ayakakbı skechers amerika ile buradakilerin alakası yok mesela.
0
jamswety
(01.02.25)
elektronik (bilgisayar, telefon, konsol, kulaklik, vr gozluk etc)
0
antikadimag
(01.02.25)
Meta quest 3
0
hububrad
(01.02.25)
drone
0
cooperr
(02.02.25)
Supplement kullaniyorsaniz supplement, mutlaka spor ayakkabi, kot cok giyiyorsaniz kot pantalon, ralph lauren +1 , eger gittikleri yerde tjmaxx e gidebilirlerse orada indirimli seyler, eger sirt cantasi filan ihtiyaciniz varsa mesela, 2000 yilinda aldigim cantada hala tek bisi yok artik cok sikildim ama atmaya kiyamiyorum.
0
kassiopeia
(02.02.25)
(6)

Futbolda libero devri

Bir ben var benden şurada
Neden bitti ne oldu?
Neden bitti ne oldu?
0
Bir ben var benden şurada
(29.01.25)
Öncelikle söyleyeyim bence libero izlemesi ve sanırım oynaması en zevkli mevkidir ama zannediyorum savunma için ofsayt tatktiğinin nimetlerinden faydalanmak olsun dörtlü formasyon ile savunmayı biraz daha güçlendirmek olsun bu tür kaygılar nedeniyle bitti ama bence seyir zevki olarak en güzel zamanlar liberolu zamanlardı, umarım bir gün geri döner liberolarımız.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.01.25)
90larda ofsayt kuralı değişince bitti diye bir açıklama okumuştum/izlemiştim bi yerde ama kaynağı hatırlamıyorum şimdi. Bi de normal stoperlerin ve hatta kalecilerin top yapabilen oyuncular olması da bu mevkiye ihtiyacı azalttı tabii.

Edit: şimdi youtubeda baktım. Türkçe olarak hastalık bu futbol kanalının, ingilizce olarak da tifo kanalının açıklayıcı videoları var. Onlara bakabilirsiniz
0
nundu
(30.01.25)
guzel soru. net bir cevabi yok. sanirim zamanla sistemlerin oturmasi ve takim oyununun bireysel performansin onune gecmesiyle libero gibi serbest gezen elemanlarin yeri kalmadi.

libero beklentinin cok oldugu bir pozisyon hem defansi toparlayip hem geriden oyun kuran, ataga katilan bir eleman.
0
antikadimag
(30.01.25)
libero mevkisini açıklayabilen biri de yok.

DOSlar liberonun işini görüyor diyorlar da alakası da yok.
0
Hallegadola
(30.01.25)
basketbolu nasıl curry değiştirdiyse, futboluda guardiola değiştirdi. italyanların futbolda en önem verdiği libero artık 6 numaraya dönüştü. pas ve top saklama yeteneği olmayan oyuncular artık o mevkilere gelemiyor. şimdiki 6 numaralar neredeyse oyun kuruyor ki bu mevki geriden oyun kurmak isteyen takımlarda çok önemli.
örneğin galatasaraydan torreirayı çıkar gs sezonu mahvolur. daha çarpıcısı ise m.cityde rodrinin sezonu kapatmasının etkileri çok açık.

sonuç olarak top artık değerli kalecilerde bile kurtarıştan çok top hakimiyeti ve ayağı önem kazandı artık. liberolar sert orta yetenek adamlarken dos olarak değiştiler.

tardini.co
0
mikahakkinen
(30.01.25)
libero 90ların ortasında kalktı. guardiola 90larda devrimsel bir futbolcu değildi.

libero çok riskliydi. çok önceden libero son adamdı ve bu çok riskli görüldü. daha az gol yemek için rakibi orta sahada durdurmak ve ön liberoyu son adam gibi yapıp süpürücü görevi ona vermek istediler. yani liberonun yeri defanstan çıktı ve orta sahaya geldi.

kalkmasının diğer sebebi 3-5-2 sisteminden 4-4-2 ye geçişle alakalı bence.
libero 3lü defansın ortasındaydı. bu sistemde sağ açık sol açık vardı.
94te parreira brezilyası başta olmak üzere pek çok takım tandem yani çift stoper ve 4lü defans oyanamaya başladı. parreira bunu 95te fenere getirdi. 96dan itibaren terim bu sistemde ısrar etti ve türkiyede oturdu.
4-4-2 daha modifiye edilebilir bir sistemdi. sağ beklerin hücuma çıkması, kanat oyuncularının defansa gelmeme serbestliği, ön libero pozisyonunun icadı, orta sahayı ister kanatlı ister diamond şeklinde yapabilme olayı çok cazip geldi teknik adamlara

artık günümüzde teknik adamlar 3lü defansı da çok modifiye edebiliyorlar. ama libero oynamak riskli ve gereksiz geliyor. zaten kaleciler oyuna çok katılıyorlar ve ön libero bu ihtiyacı gideriyor.
0
abelardo
(30.01.25)
(5)

Zinde çevik olmak ve 3 km yürüdüğümde yorulmamak içi hangi spor, fitness?

put it in your appropriate place
Benim fitness gitme ana sebebim obez olmamak içindi. Gene göbek var ama neyse ki obez olmaya çok uzağım. Özellikle dikkat ettiğimde cidden faydası oluyor.Neyse tamam obez olmamak görece bir hedef amaç ama daha elle tutulur bir hedef belirsem daha iyi.İşte zinde olsam, çeviklik olsa, 3 km yürüdüğümde
Benim fitness gitme ana sebebim obez olmamak içindi. Gene göbek var ama neyse ki obez olmaya çok uzağım. Özellikle dikkat ettiğimde cidden faydası oluyor.

Neyse tamam obez olmamak görece bir hedef amaç ama daha elle tutulur bir hedef belirsem daha iyi.

İşte zinde olsam, çeviklik olsa, 3 km yürüdüğümde ne var be 13 km daha yürürüm aslında abartsam güzel olurdu.

Şimdi bunun için hangi spor hangi fitness'i yapmam gerekir? Ne tavsiye ederseniz?

Fitnesstan kastım, Kalistenik mi, Direnç antremanı mı, Güç antremanı mı? o tür şeyler.
0
put it in your appropriate place
(29.01.25)
Amacın 3 km yürüdüğünde yorulmamaksa yapacağın şey normal olarak yürümek olmalı, yürüyüp oksijen kapasiten arttıkça yorulma aralığın açılmaya başlayacak sonra 3 olur 13 olur 23 olur hepsi olur.

Ekleme yapayım: Yaşlandığında bezlenmek istemeyen tuvaletini tek başına kendisi yapan ve konforlu bir yaşlılık geçirmek isteyen herkes yaşından cinsiyetinden boyundan kilosundan bağımsız olarak direnç antrenmanı yapmalı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.01.25)
Yürüyüşle başla. Zone 2 de kal. İyileştikçe koşuya çevir. Antrenman içine yokuşlar koy. Hatta merdivenler. Günde 45 dakika.
0
Mirket
(29.01.25)
Bu tarz kondüsyon artırıcı bir beklentiye en uygun antrenmanlardan biri de hiit egzersizleri. Önemli olan kademe kademe artırmak. Vücut ağırlığı ile de yapabilirsiniz. Eğer istanbuldaysanız ataşehir’seki stüdiocamp’e bakabilirsiniz. Güzel müzikli atmosfer, iyi hocalar, nezih bir kitle var ve hem kondisyon hem de çeviklik üzerine bir antreman programı var. Fakat spor geçmişiniz yoksa başladığınız ilk aylarda mutlaka ağırdan alın.
0
awlmi
(29.01.25)
Yaklaşık 4 senedir günde minimum 5-6 km yürüyorum. Kardiyo veya işte ağır sporlar yapmam yasak. Yürüdükçe daha da dinçleştim, şu an günde 30 bin adımı çok rahat atabilecek noktadayım. Bazen evden Kadıköy'e yürüyorum (bazen kısa bir kahve molası vererek, 16 km). Yürüdükçe yürüdükçe insan daha çok açılıyor ve kendi temponu, kendi konforlu hızını daha iyi keşfediyorsun bence.
0
silverleaf
(30.01.25)
futbol oyna. futbolda surekli sprint atmak gerekiyor. duzenli oynadigim donemler dag bayir tirmanabiliyorum.
0
antikadimag
(30.01.25)
(3)

Yatsan Switzerland Premium yatak

prole
Yatak arıyorduk, bugün Yatsan'a gittik, aslında çok fazla şikayet var diye diğer markalara da pek bakmadık. Neyse, denedik falan bu Switzerland Premium'u beğendik, aldık. Kilomuz da 60-70 falan. Sonra dedim "acaba hata yapmış olabilir miyiz?" Baktım, yatağın çok sert olduğu konusunda çok fazla yorum
Yatak arıyorduk, bugün Yatsan'a gittik, aslında çok fazla şikayet var diye diğer markalara da pek bakmadık. Neyse, denedik falan bu Switzerland Premium'u beğendik, aldık. Kilomuz da 60-70 falan. Sonra dedim "acaba hata yapmış olabilir miyiz?" Baktım, yatağın çok sert olduğu konusunda çok fazla yorum var (hangi yatak hakkında sakat bıraktığına yönelik yorumlar yok ki?). Bu yatağı kullanan benzer kiloda insanlar varsa görüşlerini belirtebilirler mi? Ona göre en azından siparişi iptal edeyim ya da yatağı değiştireyim. Gidip öyle mağazada yatmakla yatak anlaşılmıyor ama başka ne yapılabilir ki...
0
prole
(28.01.25)
buenosdias
(28.01.25)
Biz yatak alacağımız dönem bütün mağazaları gezip tek tek deneyip en son Yatsan’da Serta nın perfect sleeper ında çok rahat etmiştik. 5 yıl geçti hala aşırı rahat geliyor, otel vs başka yerlerde daha da anlıyoruz kıymetini.. İyice eskiyince de yine aynı modelle değiştirelim diyoruz hatta..

Yatsan’da daha uzun zaman geçirerek deneyin bence, illa çıkar rahat edeceğiniz bi tane, therapist ve bu perfect sleeper meşhur modellediydi zaten biz alırken de, hala isimler değişmemişse onları da öncelikli deneyebilirsiniz
0
su olsam ates olsam
(03.02.25)
yatak oyle magazada 10 dakika uzanarak anlasilabilecek bir sey degil maalesef. bunun uzerine bir de aldiginiz yataga 2 hafta alisma sureniz olacak. bu surecte kaslariniz agriyarak uyanabilirsiniz, bunlar hep normal.

sert yatak iyidir. switzerland da en serti diye biliyorum. ama icinize sinmiyorsa ve evhamli bir tipseniz degistirin kafaniz rahat etsin.

denemek isterseniz yatsan'in degisim programindan degistirebilir, kem kum ederlerse de mattress topper denilen katmandan alip yatagi biraz yumusatabilirsiniz.
0
antikadimag
(03.02.25)
(8)

Turkiye cinle savasa girer mi

lapaz
https://eksisozluk.com/entry/172257135?debe=trueDebeye girdigi icin soruyorum
eksisozluk.com

Debeye girdigi icin soruyorum
0
lapaz
(28.01.25)
abd’ye güvenip kafayı uzatırsak ukrayna’dan beter oluruz. bırakalım pasifikte birbirlerini yesinler. bir savaş kopacaksa zaten o taraflarda kopacağı kesin gibi. abd’nin ukrayna ve ab’yi ne duruma düşürdüğü ortada. trump çin’i yalnızlaştırmak için ruslar ve ab’nin anlaşmasını istiyor. siz avrupa’da kardeş kardeş takılın ben tüm odağımı pasifiğe kaydıracağım diyor. artan çin baskısını farkeden abd müttefikleri zaten yıllardır savunma harcamalarını artırıyorlar pasifikte. tayvan meselesi, güney çin denizi problemi falan bir yerde film kopacak ama bizim karışmamızı gerektirecek bir durum yok.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.01.25)
Çin gelip de öyle abd gibi Rusya gibi saga sola hırlayıp saldıracak bir ülke degil. Adamlar teknoloji üretiyor.Muazzam bir ekonomik gücü var. Hiç askeri güç kullanmadan bilr ekonomik olarak ülkeni pasivize edebilir.
0
limonlu eksi
(28.01.25)
stratejik derinlik - ahmet davutoglu seviyesinde. entry cok komikmis.

turkiye bati (abd + avrupa) gudumunden cikti bile coktan. bati'yi cin'e karsi mi savunacakmis :)

dunyanin ekseni pasifik'e kayiyor. onumuzdeki on yillarda mucadele edecek gucler abd, cin, hindistan. bize gelene kadar cin'in karsisinda hindistan var. amerika'nin uluslararasi dokumanlari artik hep indo-pacific uzerine. yapilan anlasmalarin gittikce artan bir bolumu indo-pacific icin yapiliyor. turkiye burada var olabilecek gucte degil maalesef.

avrupa ikinci dunya savasindan beri dususte. rusya sovyetler dagildigindaki nufusunun bile altinda bugun. turkiye de kendi coplugunun horozu olacak iste. bizimkilerin yapmak istedigi uluslararasi anlasmalarla musluman ulkeleri de yanina cekerek akdeniz'deki hakimiyeti arttirmak. erdogan'in vizir vizir sacmasapan ulkelerde gezmesinin sebebi bu. tika'nin afrika, orta asya ulkelerindeki faaliyetlerinin sebebi de bu. turkiye musluman nufusun hamiligine soyunuyor. ki saka maka bu da davutoglu'nun cizdigi politikanin devamidir.

ancak global olcekte varlik gosterebilecek bir ulke degiliz. daha lokal bir guc olarak varligimizi devam ettirecegiz.
0
antikadimag
(28.01.25)
'bugün ülke olarak tek bir vasfımız var: askeri kabiliyetimiz.' demiş.
Nasıl bir kabiliyet atfediyorsa kendisine. Bedelli mi yapsam tecil mi ettirsem, anksiyetem var, rapor verirler mi düşünceleri arasında, bir iki tane dron haberi izleyip kabiliyetten ve bölgesel güç olmaktan da bahsedilebiliyor demek ki. 'Başkasının sopasını görmeyen...' diye bir söz vardı.

Nepolyon yüzyıl önce 'Ordular mideleri üzerinde yürür.' demiş. Savaşmak için ordudan önce teknoloji ama onun öncesinde de çok sağlam bir ekonomi gerekir. Dünyanın en yüksek faiziyle borç bulabildiğimiz için vaziyeti idare eden ve henüz çökmeyen bir ekonomiyle savaşılamaz. Buğdayda bile dışa bağlıyken bölgesel güç de olunamaz.

Müslüman ülke liderliği falan denmiş. Mesela? Hangi ülke? Suriye falan denecekse geç onu. Daha yeni gümrük koydular adamlar. Görüşmeler yapıyorlar, masada yoksun. Azerbeycanla Ermenistan arasındaki masada da yoktun. Havuz medyası öyle demiyor gerçi de, çok maruz kalmamak lazım.

Ortada bir savaş var zaten. Ekonomi ve teknoloji alanında Dünya savaşta şu anda. Bize düşen , var gücümüzle ekonomiyi toparlamak olmalı. Dünyasal, bölgesel hayaller bize göre değil. Dimyat hayallerini bırakıp bulgura sahip çıkalım, yeter.
0
Mirket
(28.01.25)
"Debe'ye girdiği için soruyorum"

Debe'yi gözünüzde bu kadar büyütmeyin. Çoğunlukla Ekşi'nin müdahalesi ile oluşan bir liste.

Türkiye Çin savaşı gibi bir şey asla olmaz. Eğer Çin bu gelişme hızını sürdürür ve hitler gibi kafayı kirarsa, o zaman da olsa olsa "Çin'in Türkiye'yi işgali" olur. Ki bu bile baya ileri bir süreç, tr'ye gelene kadar işgal edecekleri bir sürü yer var.
0
makbur
(28.01.25)
Turkiye NATO uyesi.Cin-NATO savasinda karsi cephede Cin+Rusya varken nasil karismamayi becerecegiz biri anlatsa da anlasak.NATO belli bolgede uyelerinden aldigi askerlerle bir ordu olusturdu diyelim.Ben yollamiyorum mu diyeceksiniz.
0
turkuaz
(28.01.25)
ABD ve Çin rekabeti başka bir seviyede.

ABD ve Çin İngiltere, Fransa, Almanya gibi avrupa lokomotiflerini çoktan geride bıraktı birçok alanda. Bu ikisinin yanında ingiltere değil belki ama fransa ve almanya neredeyse regional power seviyesinde kalıyor.

Son zamanlarda Yanis Varoufakis'in tekno feodalizm tanımı çok konuşuluyor.

Bu perspektifle yaşadığımız dönem Çin ve ABD'nin hegemonya savaşı olarak devam edecek.

Alvin Toffler tarihi 3 döneme bölüyor. Tarım çağı, endüstri çağı, enformasyon çağı. Enformasyon dediğimiz şey yapılandırılmış veri.

Bunu da sermayenin odağına bakarak yapıyor. 1700'lere kadar iktisadi hayat tarımla şekilleniyor. 1700'lerden itibaren endüstri etrafında. 2000'lerden itibaren enformasyon etrafında dönüyor ekonomi.

Şu anda enformasyon odaklı bir ekonomi var. Ve ABD-Çin bu enformasyonun tüm musluğunu elinde tutuyor. Kredi kartı harcamalarından, internet kullanımına kadar. Tik Tok muhabbeti de bundan çıkıyor. Bu verilerin çok büyük ekonomik değeri var. Sosyal etki değerinden bahsetmiyorum bile. BREXIT veri güvenliğinin ve veri manipülasyonuna karşı korunmanın ne kadar önemli olduğunun göstergesi.

Şimdi Avrupa ve Rusya bu bu yarışın çok gerisinde kaldı. Bunu nereden anlıyoruz? ABD ve Çin'deki en büyük şirketler listelerine bakın. Birçok veri şirketi var.

AB'nin büyük şirketlerine bakın. Birçoğu ağır sanayi şirketleri ve finans kurumları. Bu yüzden ekonomik olarak rekabetin gerisinde kalıyorlar.

Regülasyonlarla vs abd ve çin'i yavaşlatacaklarını umuyorlar ama tam tersi oluyor.

Bu uzun intro şunu anlayalım diye. Avrupa'nın bir bölümü özellikle gelişmiş tarafı ABD'ye daha da bağımlı hale gelecek. Bir bölümü de çin yörüngesinde dolaşacak özellikle doğu avrupa. Varıufakis'in tezi de bunun üstüne. Özetle AB, ABD ya da Çin'in sömürgesi haline gelebilir diyor 10-20 yıl içinde.

Bu tabii robotik ve uzay teknolojilerine de yansıyan bir yarış. Haliyle askeri anlamda da iki taraf dünyanın kalanıyla farkı açıyor.

O yüzden bırakın bu savaşta Türkiye'yi, AB'nin bile çok bir ağırlığı olmayabilir. TAbii ki Fransa'nın, İngiltere'nin, İtalya'nın bir gücü var.

Gelelim Türkiye'ye. Türkiye 100% batı ekseninde hareket eden bir ülke değil. Türkiye 100% doğu ekseninde hareket eden bir ülke de değil.
Türkiye kendi ajandasına göre hareket ediyor ama çoğu zaman duruma göre anlık hareket ediyor.

Dünyada tarafların daha belirgin hale geldiği bir ortamda Türkiye ne batıdan, ne doğudan yüz bulamayabilir ve ortada kalabilir.
0
anten
(28.01.25)
Çin'in başta ABD ile çözmesi gereken hususlar var .
Her ne kadar yakın görünseler de Rusya da Çin ile başka bir rakip.

Trump'ın gelmesiyle Rus Ukrayna savaşı bittiği anda Çinle gerilimler daha da artacak gibi.
Belki ABD, Rusya'ya bazı bazı tavizler vererek Çin konusunda yanında olmasını isteyebilir.


Türkiye ile Çin savaşı şimdilik çok uzak bir ihtimal.
0
diyecevaplandı
(28.01.25)
(9)

Hayat bir simülasyonsa, bu kadar saçma bir tasarımı kim yaptı?

ermanen
İnsan doğasının çelişkileri, evrenin soğuk kayıtsızlığı ve zamanın tek yönlü akışı... Bunlar estetik bir tercih mi, yoksa başka bir amaç mı güdüldü? Belki de bu tasarım, kaosu düzenle birleştirerek sorgulamaya zorlamak için yapıldı. Peki, bu tasarımın arkasındaki niyet neydi? Bir mesaj mı, yoksa sad
İnsan doğasının çelişkileri, evrenin soğuk kayıtsızlığı ve zamanın tek yönlü akışı... Bunlar estetik bir tercih mi, yoksa başka bir amaç mı güdüldü? Belki de bu tasarım, kaosu düzenle birleştirerek sorgulamaya zorlamak için yapıldı. Peki, bu tasarımın arkasındaki niyet neydi? Bir mesaj mı, yoksa sadece bir test ortamı mı?

Belki de her şey rastgele...
0
ermanen
(23.01.25)
Bu dünya imtihan dünyası. Ben bunu bilir bunu söylerim.
0
sekizdokuzon
(23.01.25)
Hayat bir simülasyon değilse?
0
etna
(23.01.25)
tüm tasarımı bilmeden çok sınırlı bir bakış açısıyla saçma diye yorum yapamayız. insanı boşver fizik yasalarına, atomaltı parçacıklara, evrenin büyüklüğüne baktığında aslında akılalmaz bir tasarım. niyetini bu perspektiften asla bilemezsin.
0
orpheus
(23.01.25)
Kafa güzel veya bozuk galiba :) daha iyisini yapabileceksen bir de senin simülasyonu deneriz
0
kimlanbu
(23.01.25)
Simülasyonu hazırlayana sormak lazım... Gerçi onlar da evren simülasyonunun arka planındaki kozmik radyasyonun milyar yıl içindeki dalgalanmasını falan inceliyor olabilirler, konunun ne estetikle, ne de bizimle alakası yoktur belki.
0
salihdt
(24.01.25)
tek ana kural var butun varolus icin. varolan her sey kendi etkinligini, gucunu arttirmak icin hareket ediyor. spinoza conatus, schopenhauer wille diyerek tanimlamis bu gucu. nietzsche will to power demis. ayni muhabbet, ciddi paralellikler var.

bu minvalde insanoglu parasini, fiziki gucunu, statusunu, cazibesini arttirmaya calisiyor. ulkeler yine ayni sekilde kendi etki alanlarini, zenginliklerini, guclerini arttirmaya calisiyor. bu gucle daha gucsuz olanlari somuruyorlar. madde de bu kurala tabi. gaz icinde bulundugu odaya yayiliyor. kursun duvara carptiginda ikisi de kendi fiziki butunluklerini korumaya calisiyor. kursun gucluyse duvari deliyor, duvar gucluyse kursunu durduruyor.

yazilimdaki tek kural bu ayrismalarin - principium individuationis - geregi varolusta kendilerine yer kapmaya calismasi. bu mucadele sonucunda entropi olusuyor ve butun objeler zamanla digerleri tarafindan yipratilarak yok oluyor. yerlerine yenileri geliyor. dogada surekli bir olusum ve bu olusan seylerin guc mucadelesi var. hayvanlarda cok belirgin bu. butun hayvanat bir birini yiyor. hayatta kalanlarla yola devam ediliyor.

bir bu, bir de fraktallar cok temel iki oge varolusta.
0
antikadimag
(24.01.25)
anlamsiz bir kaos tasarlamak, herseyin düzen icinde oldugu bir sistemi tasarlamaktan daha zor. eger tanrı varsa, kaosun tanrısı oldugu icin tanrı olabilir, düzenli yaratan tanrı o kadar da tanrı degildir.
0
deckard
(24.01.25)
Tasarımda saçmalık yok. Rahat ol. Evet tesadüf ve rastgelelik de yok. Nasıl olabilir ki?
Her şey tesadüfen mi oluştu?
0
luluki
(24.01.25)
Her şey rastgele.
0
peki madem
(24.01.25)
(11)

el kremi sacmaligi

fevzi123
selams,bu el kremi sacmaligi asiri sacma degil mi? elime krem surdum bugun elim yapis yapis gibi nemli gibi boyle vicik vicik oldu af edersin.igrenc bir his.elimize neden krem suruyoruz ki?el daha nemli oldu. eeee bu iyi bisey mi?bi de ekstra caba sarf etmeden normal elimi falan yikayinca bunun etki
selams,

bu el kremi sacmaligi asiri sacma degil mi?

elime krem surdum bugun elim yapis yapis gibi nemli gibi boyle vicik vicik oldu af edersin.
igrenc bir his.
elimize neden krem suruyoruz ki?
el daha nemli oldu. eeee bu iyi bisey mi?
bi de ekstra caba sarf etmeden normal elimi falan yikayinca bunun etkisi gitmiyor mu? neden suruyoruz arkadas bu kremi?
birisi mesela boyle nemli nemli benim elimi siksa, tiksinirim.
evet. bu kadar.
0
fevzi123
(23.01.25)
Vıcık vıcık olduysa çok fazla sürmüş olmalısın.
Hukukta da el kremi sürmemeyle ilgili bir zorlama veya ceza yok.
Daha uzun süreli nemli etkisi için önce eli yıkamak, ardından kurulamak sonrasında kullanmak iyi olur.
Cilt yapısı, esnekliği, hassasiyeti ve dışarıdan maruz kaldığı etkiler sonucunda derimizin gösterdiği tepki herkeste aynı olmuyor. Kimileri için zaruret.

Biraz değişiklik olması ve ellere renk gelmesi için kına sürülebilir.
0
diyecevaplandı
(23.01.25)
nemsiz kuru cilt daha hassatir, catlar, yaslanir vs.

nemlendirici kremin ozelligi cildin kurulugunu giderip bir koruma tabakasi olusturmasi.

ellerin kuru degilse surmene cok gerek yok. misal ben mersinde yasasam surmezdim. ama kisi cok kuru bir yerde yasiyorum, o yuzden yatmadan once banyodan cikinca butun vucudumu nemlendirici kremle kapliyorum obur turlu kuruluktan kasinti oluyor.

cok vicik viciksa soylendigi gibi cok surmus olabilirsin veya alisik degilsin.
0
hot potato
(23.01.25)
Nemli iklime alışkın biri olarak şu an karasal iklim bir yerde yaşıyorum ve kışları krem sürmezsem ellerin çatlıyor. O yüzden aşırı düzenli olmasa da arada bir az bi şey sürüyorum iyi geliyor.

Tavsiyem elinin üstüne biraz sık kremden. Sonra diğer elinin üstüyle yay, en son avuç içlerine uygula. Hem elin üstü kurumaya ve çatlamaya daha yatkın hem de avuç için daha az vıcık vıcık olur
0
nundu
(23.01.25)
Ben de kremi sürdükten sonra ellerimin yapış yapış olmasını, kremli elle klavyeye, kumandaya, eşyalara dokunmayı hiç sevmiyorum ama kışın ellerimin dış kısmı soğuktan çatlıyor, sadece bu yüzden sürüyorum. Genelde dışarı çıkacağım zaman krem sürüyorum, içeri girince ellerimi sabunla yıkayınca krem falan kalmıyor.
0
lamborcini
(23.01.25)
özellikle kışın soğuk suda ellerim çatlayıp kanadığı için mecburum sürmeye. rahatsızlık hissi verdiği doğru. o yüzden gece yatarken sürerek bu dertten kurtuluyorum.
0
lazpalle
(23.01.25)
kore'de kozmetik malzemeleri meshur. ben de oradan ese dosta almistim bir seyler. magazada da denetmislerdi bi el kremini elime surmustum dalgasina. butun gun elimi oksadim sonra sapik gibi. ipek gibi yumusacik yapmisti elimi.

yapis yapis yapan nedir bilemedim. iyileri ozellikle kisin hava kuruyken ise yarar diye dusunuyorum. benim su an yasadigim yer cok soguk olmadigi icin kullanmiyorum.
0
antikadimag
(23.01.25)
Sürmeyince elim acıyor, prenses bir deriye sahibim sanırım. Suratım da öyle sanki çekiliyor gibi hissediyorum. Bu hissi geçirmek için sürüyorum.
0
peki madem
(23.01.25)
Kremler su bazlı ve yağ bazlı olarak ikiye ayrılır, kış mevsimi geldiğinde elleri çatlayan yara olan nemsiz ve kurumuş insanlar yağ bazlı ürünler kullanır ama bunlar da gün içinde pek kullanılmaz genelde gece kullanılır sonra da yatılır, bu ürünlerin yapısı yoğun emilimi uzun sürdüğü için bu şekilde kullanılır, sen muhtemelen böyle bir ürün kullanmışsın ama su bazlı ve hafif yapıda el kremi kullanırsan günün her saati kullanabilirsin, yapısı ince olduğu için kısa sürede cilt tarafından emilir ve rahatsız edici bir kalıntı bırakmaz elini nemlendirip geçmiş olursun.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.01.25)
Eliniz nem sorunu yaşamıyorsa gerek yok. Ancak özellikle kuru iklimde yaşıyorsanız veya toz toprağın çok olduğu bir yerde yaşıyor veya çalışıyorsanız ellerinizin dizilerde akıl veren balıkçı dayıların elleri gibi olmaması için krem kullanmalısınız, bunun için kullanılıyor.

Ha siz diyorsanız ki benim için sorun değil, o zaman kullanmanıza gerek yok.

Bir de düzgün krem ve düzgün miktar kullanmalısınız ki yapış yapış olmasın. Normalde kremi kullandığınızda yapış yapış olmasını geçtim kuru ve yumuşak bir his vermesi gerekiyor.

Bir yerlerde yanlış yapan siz olmalısınız yani, yıllardır kesintisiz kullanan biri olarak baya özgüvenle söylüyorum bunu.
0
akhenaten
(23.01.25)
@akhenaten'e ek olarak, eller hem yıkayıp kuruladıkça nem kaybeder hem de (güneş kremi kullanılsa bile) en çok güneş hasarı alan bölgelerden biri. Bol estetikli, yüzünü gerdirmiş, dolgu yapmış, göz kapaklarını kaldırtmış 60 yaş üstü kadınlara bakın, gerçek yaşlarını ellerinden görebilirsiniz. Aklıma ilk gelen isimden bir örnek buldum :)
images.app.goo.gl
images.app.goo.gl

O yüzden el derisine iyi bakmak, nemini eksik etmemek lazım.
0
kobuzchu kiz
(23.01.25)
saçma değil.
nemlensin diye sürüyoruz. nemli ise sürmüyoruz ki öyle terli el gibi olmasın.

yani sen sürme tabi de.

ben de bir soru sorayım. neden size uygun olmayan bir şeyi başkası yapınca böyle bir tiksinmeler, zorbalamalar falan?

dünya sizin etrafınızda dönüyor da haberimiz mi yok?
0
mathilda.may
(23.01.25)
(19)

Neden protesto yapamıyoruz? Neden sokağa düşmüyoruz?

damba
Bu bir kazan kaldırma duyurusu değil moderatörler, öncelikle onu söyleyeyim. Şunu merak ediyorum, gerçekten pankart, yürüyüş vs yaptığımızda, mesela hesabı sorulsun şu Bolu faciasının diye, tutuklanacağımız için mi dışarı çıkamıyoruz? Ben 30 arkadaşımla çıksam yürüsem ve slogan atsam, tutuklanıyor m
Bu bir kazan kaldırma duyurusu değil moderatörler, öncelikle onu söyleyeyim.

Şunu merak ediyorum, gerçekten pankart, yürüyüş vs yaptığımızda, mesela hesabı sorulsun şu Bolu faciasının diye, tutuklanacağımız için mi dışarı çıkamıyoruz?

Ben 30 arkadaşımla çıksam yürüsem ve slogan atsam, tutuklanıyor muyum? Ne lazım, valilik izni mi?
0
damba
(22.01.25)
cünkü gezi parkinda ülkecek sokaga ciktik ve hicbir sey olmadi.
0
sonsuz
(22.01.25)
@sonsuz ama çıktık, biz elimizden geleni yaptık, hiçbir şey olmasa bile kendimiz için çıktık. insanın varoluşsal anlamda manalı geleni yaşaması lazım, bana anlamlı geleni neden yapamıyorum? Cevap sonuçsuz kalacak diye olmamalı bence :(
0
🌸damba
(22.01.25)
Barışçıl gösteri anayasal hak, önceden izin alınmasına gerek yok.

"Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir."

İnsanlar neden sokağa dökülmüyorların ardında bir sürü şey var; bir yandan fazlasıyla sindirildi, sokağa çıkmak demek 100% polisle yüzleşmek demek.
Diğer yandan da modern zamanların ve sosyal medyanın bence birkaç etkisi var

1 - Gündem çok hızlı bulanıp değişiyor; Neyin peşinden koşulacağı ve kimin sorumlu olduğu belli değil, herkesin tepkisinin odağı bir diğerinden biraz daha farklı, gündem sürekli farklı şeylerin bombardımanı altında. Haliyle sokağa çıkacak kritik kitleya ulaşılamıyor.

2 - İnsanlar sosyal medyadan tepki gösterip bir şey yapmış gibi hissediyor ve bunun üstüne ayrıca sokağa çıkmaya gerek duymuyorlar.

3 - Çok fazla kamp var; aynı şeyi protesto etmek için bile olsa farklı görüşlerden insanlar yan yana gelmek istemiyor.
0
salihdt
(22.01.25)
Sonuçsuzluk değil konu sadece, gezi parkı eylemleri bir patlama noktasıydı ama halkın da bir kısmının döverek insan öldürebileceğini de gösterdi, yani protesto karşıtı birilerinin direkt protestoculara kinlenip aksiyon aldığı bir yer burası, o günlerde benimle yaşıt olan ali ismail o yaşında kaldı bense 30 yaşındayım.
Muhalif takılıp o protestoları dahi eleştiren insanlar gördükten sonra eylem falan yapılacak şey değil olarak kodladım ben artık.

Ek olarak 2015 yılı seçimlerinde de siyasetin iğrençliğini devlet bahçeli ile gördük ve halk dahi bir şeyler değiştirmek istese anladımki siyasetçilerin karakter sorunu buna müsaade etmiyor bu yüzden benim toplum için yapabileceğim şeyler siyasi açıdan bitti.
0
atom karincanin torunu
(22.01.25)
2 sebebi var;

1- gezi parkında feto ile birlikte insanlara yapmadıklari pislik kalmadı. Cinayet, ucu bucağı gelmeyen bir şiddet, iftira; aklına gelebilecek her türlü kötülük.

2- bu insanlar için değmez kafası. 2023 depreminden sonraki seçim sonuçları artık bu duyguyu arşa çıkardı sanirim.

Bu 2 düşünce-duygu birleşimi insanların eylemsizligine hatta tepkisizligine sebep oluyor.
0
makbur
(22.01.25)
milletçe yapamadıgımız 3 onemli sey

sıraya girmek
kaldırımda yurumek
protesto yapmak
0
Zetnikov
(22.01.25)
Bu genetğikle alakalı bir durum, biz Türkler tarihimiz boyunca sürekli bir demir yumruk tarafından yönetilmeye alışmışız ve çok az isyan etmişiz, yani tarihimize baksan en büyük ayaklanmamızın ilki Patrona Halil İsyanı ikincisi de Gezi'dir, arasında 1 milyon sene falan bi zaman aralığı var fakat Avrupa'ya bakıyorsun Fransızlar 50 defa imparatorluk yıkıp 70 defa cumhuriyet kurmuşlar İngilizler "ya ben senin yapacağın işi" deyip krala başkaldırmış 1000 sene önce falan kralın yetkilerini sınırlandıran Magna Carta'yı imzalatmışlar ve hepsinin tarihi böyle isyanlarla dolu, ha onlar da yeri gelmiş idam edilmiş yeri gelmiş yakılmış cezanın kralını yemişler ama vazgeçmemizler, biz zaten yönetim yanlısı bir ülke olmakla birlikte isyan potansiyeli az bir topluluk olduğumuz için bu görüşteki insanlar da haliyle sinmiş. Normal yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.01.25)
Bunun birçok sebebi var.

Birincisi önceden haber alınmaksızın barışcıl gösteri 12 Eylül darbesini yapan darbeciler tarafından Anayasal Hak olarak görülmüş. Ancak mevzuat gereği bunu yapabilmek için Valilikten ve önceden izin alman gerekir. Aksi taktirde gözaltına alınırsın.

İkinci sebep, bu toplum biat kültürüyle yetişmiştir. Şu an muktedirin kontrolünde olan kanaat önderleri öncülük etmediği sürece kitle hiçbir şeye karşı çıkmaz ve başkaldırmaz.

Üçüncüsü. toplumlar 3 bölümden oluşur. Birincisi zengin kesimdir. Onların, barışta ve savaşta ve de afette her durumda gözetecekleri ve durumdan istifade edebilecekleri yeşil renkli değerleri vardır. Ötesi onları ilgilendirmez.
İkinci olara fakir kesimi alalım. Onlar ekmeğinin peşindedir. Başka bir değer onlar için bir şey ifade etmez. Tek tük anlamlı gelmeler olsa da çoğunluk olmaktan doğan güçlerini ortaya koyma örgütlenebilme becerileri yoktur. Küçük şeylerle mutlu olurlar büyük olayları görme becerileri yoktur.
Orta kesim, orta gelir grubuna dahildir ve aydın kesimdir. Olayları görme ve değerlendirme becerileri vardır. Nispeten alt grubu örgütleme yetileri de vardır.Ancak bu kitlenin bu yetenekleri, gerek eğitimleri kalitesizleştirilerek gerek suni bir krizle fakirleştirilerek ellerinden alınmıştır, alınmaya devam edilmektedir.

Uzar gider bu liste.
0
Mirket
(22.01.25)
tkp çıktı ve çıkıyor. destek verilebilir
0
bahçedekisandal
(22.01.25)
Çünkü biz yetkililere kızmıyoruz akp ye kızıyoruz. Öyle olunca da kitlesel eylem olmuyor. Beşiktaş ta yangında ölenlerin sayısı da 29 du.
0
Cezcez
(22.01.25)
bugun istiklalde 10 kisilik bir tkp grubu yürüdü, göz altına alındılar.
0
deckard
(22.01.25)
@deckard

tkplilere herhangi bir gözaltı yok. ayrıca 10 kişilik bir grup söz konusu değil. kalabalık bir grup tkpli turizm bakanlığı önünde ve taksimde eylem yaptılar

x.com

ankara'da olanlar varsa bana yazabilir bilgi için
0
bahçedekisandal
(22.01.25)
0
Amaranta ursula
(22.01.25)
@cezcez bu çok anlamlı geldi, kitle hareketi gerekiyor ama birleşmemiz için bile belirtili bir kucaklama kapasitemiz yok gibi geliyor bana, herkes nasıl birbirine bu denli dışlayıcı olabilir. @bahsedelisandal gördüm, kaçırdığıma çok üzüldüm, takibe aldım teşekkür ederim @amaranta müthiş bir sahne
0
🌸damba
(22.01.25)
kendi adıma konuşacak olursam evde zor duruyorum toplumsal ölçekte olabileceğine inandığım ilk kıpırdanmada kendimi meydanda bulacağım. korkum da yok.

insanlardaki "bu millet için değmez" algısı bana acayip derecede empoze edilmiş bir algı gibi geliyor. unutmayalım ki seçimler 20-30 puan farklarla kazanılmıyor bu ülkede. yüzde 1-2 fark bu ülkenin yarısı demek. kimse azınlık psikolojisine düşmemeli şu durumda. ben benim gibi düşünüp hisseden bir sürü insanla karşılaşıyorum. başta yolsuzlukları, haksızlıkları araştırıp peşine düşen kamuyla paylaşan gazeteciler olmak üzere emek veren peşini bırakmayan, üniversitelerde hala burada bir şeyler yapmak için uğraşan insanlar, hayatında hiç bunlarla aynı safta durmamış onca insanı görmezden gelmek bence büyük haksızlık. ama bu malum kişinin hissetmemizi istediği şey: çaresizlik ve yalnızlık. gerçekten insanların duygularını nasıl kontrol edeceklerini iyi biliyorlar ve çok güzel yılgınlık yaratıyorlar.

insanların dışarı çıkma konusundaki çekimserliğini anlamak zor değil. yine yalnız kalma korkusu var bence, dışarı çıkıyorsun fişleniyorsun ve şiddet görüyorsun. belki tutuklanıyorsun. o yüzden buna partilerin önderlik etmesi gerekiyor çok çok miting yapmalılar halk da onların önderliğinde toplanmalı bence.
0
Mossy
(23.01.25)
@mossy söylediğinizde haklısınız, ben de kendimi zor tutuyorum. Ama burada bir arkadaşın söylediği, bunun bir kitle hareketi olmasının önünü açmak olurdu. Herhangi bir parti ya da partiler tabii ki miting yapabilirler ama asıl partisiz, millet nedir fark etmeden, din, dil, ırk, siyasi görüş fark etmeden bir araya gelmek daha elzem değil mi? O zaman bir araya gelirsek bizi yıkamazlar. Ama bir parti altında olduğumuzda, evet, fişleniyoruz. Bilemiyorum. Bu çözüm üretmek şart ama.
0
🌸damba
(23.01.25)
bunu kendine sorabilirsin. neden sokaga cikmiyorsun? kendi adima turkiye'de olsam cikmazdim. sebepleri;

1) devlet cok sert. dayak yer, joplanir, goz altina alinirsin. bir organizasyon lazim.
2) organizasyon yok. bu organizasyonu en iyi saglayacak olan siyasi partiler. onlar bile halki kin ve dusmanliga tahrik etmekten yargilaniyor. demirtas'in yargilanmasina alkis tutanlar ama o da terorist diyenler devletin istedigi herkesi terorist olarak damgalayabilecegini fark ettiler. demirtas yine ayni bu sekilde halki sokaga cagirdigi icin iceride su anda.
3) kaybedeceklerim var. kariyerim var, gorece rahatim yerinde.

devlet o kadar sert ki 82 anayasasi ile beraber, en ufak bir elestiri kaldiramiyor yonetim. erdogan olene kadar gun yuzu gormeyi unutsun turkiye. olene kadar iktidarda. anayasayi da degistirirse ulkenin toparlandigini biz goremeyiz.
0
antikadimag
(23.01.25)
Anayasayı, evrensel hukuk ilkelerinin hiçbirini zerre sallamayan bir tek parti iktidarını öyle yürüyüş yaparak falan protesto edemezsiniz. Zaten bunu yapamayın diye her köşe başını tutup kafasını göstereni daha orada ezen bir teşkilat var karşınızda.

Temel sorun örgütsüzlük. Sahip olunan gücü, tıpkı güneş ışığını tek bir noktaya toplayarak yakıcı bir güce dönüştüren merceğe yani örgütlü hareket etmeye ihtiyaç var. Bu yapılamasın diye 12 eylülden bu yana ülkede ne bir sendikanın ne de sivil toplum örgütünün etkin olmasına izin verildi.

Bu sistemin, bu çarkların bizim sayemizde döndüğünü fark ettiğimiz zaman, eğer istersek bu çarkları komple durdurabileceğimizi de fark edeceğiz. Örneğin pazartesi günü 500 bin kişi bankasına gidip hesabındaki tüm parayı nakit olarak çekmek istediğini söylese seyreyle gümbürtüyü. Örgütlü bir şekilde mercek buraya doğrultulduğunda sistemin ne kadar hızlı kitlendiğini ve para kaybetmeye başlayan tosuncukların nasıl totolarının tutuştuğunu keyifle izleyebiliriz aslında. ama mesele, bunu yapabilecek örgütlenme düzeyine erişebilmek. Çünkü bize karşı uygulanan bu zulmün yakıtı aslında bizim paramızdan geliyor. Gezi döneminde hükümete destek veren bir bankayı protesto etmek için insanların hesaplarını kapatmaya başlaması ile birlikte bankanın nasıl anında tornistan ederek yanlış anladıklarını anlatmak için neredeyse taksim meydanına protestocuların yanına inecek duruma gelmelerini hatırlayın.
0
thracia
(23.01.25)
Bu işi organize edebilecek, elinde insan gücü ve maddi gücü olan 3-4 tane yapı var, hepsi hükümet ile işbirlikçi. chp, mhp vs.

Türkiye'de şu an birileri yeni dizayn yapıyor. Bu çok önceden anlaşılmış bir yapı bence. Bunda da akp, mhp, dem, chp ve akp artıkları (deva vs.) anlaşmış durumda. Bunun içinde her şeyi yapıyorlar.

- Satın alabildiklerini alıyorlar.
- Etkisi olan sosyal medya kullanıcılarını göz altına alıp, korkutuyorlar.
- Sesi çıkan Ümit Özdağ, Tancu Özcan gibi siyasetçileri pasifize etmeye çalışıyorlar.
- Bölücü parti mhp'nin gençlik kolları : alenen herkesi tehdit ediyor vs. vs.

Kısaca tüm tuşlara basıyorlar. Normal vatandaşın bu ortamda çıkıp, protesto yapması çok zor. Adamlar alenen hukuğu rafa kaldırdılar.

Burada chp'nin yeri göğü inletmesi, ortalığı ayağa kaldırması lazım. Ama adamların derdi de gelecek yeni anayasa ve federatif yapı. Arada sırf gaz almak için, ilkokul müsameresi tadında işler yapıyorlar.

Türkiye'nin önümüzdeki yılları karanlık.


.
0
kartallar yuksek ucar
(23.01.25)
(13)

Tonik tek başına içilir mi?

kibritsuyu
Hayatım boyunca bu tonik denen içeceği tek başına meşrubat gibi, gazoz gibi bardağa doldurup içen görmedim. Ne restoran menüsünde gördüm, ne yemeğe gittiğim bir yerde ikram edildi. Sadece cin tonik yaparken kullandım ve sadece bu amaçla kullanıldığını gördüm.Şundan soruyorum. Gerçekten sprite gibi a
Hayatım boyunca bu tonik denen içeceği tek başına meşrubat gibi, gazoz gibi bardağa doldurup içen görmedim. Ne restoran menüsünde gördüm, ne yemeğe gittiğim bir yerde ikram edildi. Sadece cin tonik yaparken kullandım ve sadece bu amaçla kullanıldığını gördüm.

Şundan soruyorum. Gerçekten sprite gibi alıp içen varsa lafım yok. Ama sadece cin tonik yapılacaksa niye 1 litrelik koca şişeyle satıyosunuz oğlum, kim içecek o kadar cin toniği? Sonraki sefere bıraksan da gazı kaçıyor. Niye yok bunun küçüğü?

edit: küçükleri de var ama o da açacakla açılan metal gazoz kapaklı. yani onu da açtın mı bitirmek zorundasın, o da 1 kadeh için fazla geliyor.

yahu keyfim geldi bi tane cin tonik içeyim diyip tek kadeh içemiyorum. büyüğünü açsam 20 kadeh tonik ediyor, bitirene kadar gazı kaçıyor. küçüğünü açsam, bugün bir tane içeyim, yarın da bir tane içerim biter diyemiyorum, çünkü kapağını geri kapatamadığım için onun da ertesi güne gazı kaçıyor.

çok saçma değil mi, küçüğünü açıyorsan tek seferde en az 2-3 tane içeceksin, büyüğünü açıyorsan 20 tane içeceksin. ya da kalanı her sefer ziyan edeceksin.
0
kibritsuyu
(21.01.25)
Küçükleri de var. 200-250ml civarı, Schweppes'in. Tek başına tadı çok kekri olacağından pek rağbet görmez ama içilemez de değil. Biz litrelik alıp evde cool lime hazırlarken katıyoruz. Lime'a hem su hem de soda kattığımdan bunun gazının kaçıp kaçmaması pek önemli olmuyon. Şeker tadını kırsın diye katıyoruz.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(21.01.25)
Tek başına içilecek bir şey değil berbat bi tadı var ama kardeşim tek başına içiyor, özellikle para verip alıp tek başına içtiğine birkaç defa şahit oldum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.01.25)
Tek başına içerim.
Limonla içerim.
Zencefil ve limonlu içerim.
Misafire Müslüman kokteyli yaptım diye komiklik yapar onlara da iciririm.
0
allah yazdiysa bozsun
(21.01.25)
Bir dönem içiyordum. İlk içtiğimde beğenmemiş bu ne lan demiştim ama birkaç sene sonra içtiğimde beğenmiştim.
0
put it in your appropriate place
(21.01.25)
cam sisede 200-250 ml olarak da satiliyor burda (almanya), tonic olsun bitter lemon olsun ben sade icmeyi seviyorum ve arada aliyorum.
0
mamu
(21.01.25)
içerim , güzel oluyor. birara baya sarmıştım da aramiyorum artik.
0
evimin paspasi
(21.01.25)
İçeni var, küçük şişede de satılıyor, içerdiği kinin kramplara engel oluyor diye denedim ama hiç hoşuma gitmedi tadı, gereksiz şekerli geldi. İçenler de gazoz niyetine severek içiyorlar.
0
(21.01.25)
Zorlarsan icersin de ozenilecek bir sey degil.
0
hot potato
(21.01.25)
Hocam şöyle diyim, cin tonikte tonik cine eklenen bir şey değil. Cin, toniğe ekleniyor aslında. İngilizler Hindistanı kontrol ederken sıtma hastalığına karşı tonik içindeki kinin maddesinin etkili olduğunu buluyorlar. Oradaki askerlerine de toniği içirmek istiyorlar ama askerler tadını beğenmediği için cin katıp içmeye başlıyor. Bu sayede cin tonik ortaya çıkıyor. Yani tadını sevip içen vardır tabii ama toniğin tadı kötü diye cin tonik ortaya çıktı zaten
0
nundu
(21.01.25)
bol buz ve bir dilim limonla ferahlatıcı olabilir.

hatırlayın pandemi zamanında kinin bu hastalığa iyi geliyor deyu bolbol tonik için şeklinde gazlamışlardı milleti. hatta tv reklamları bile olmuştu o dönem.

içkilere karıştırılarak kullanılması tercih ediliyor ama gazoz gibi de içilir.
0
exlibris
(21.01.25)
tek basina guzel bir sey degil, tropik yerlerde sitmaya karsi ilac olarak iciliyormus ama simdi kokteyl disinda kullanan gormedim.
0
antikadimag
(22.01.25)
arada canim ceker alir icerim.
icilmez diye bisey yok, aci seyleri seven birisi olarak benim hosuma gidiyor.
0
cooperr
(22.01.25)
İçerim
0
efx
(23.01.25)
(21)

kitaplarınızı yarım bıraktığınız oluyor mu?

m e b
selam.okuma alışkanlığı olmayan, "dikkatim dağılıyor, o yüzden yarım bırakıyorum", "başladım, sonra bitirme fırsatım olmadı" gibi gerekçeleri olanlardan ziyade "bir kitaba başlıyorum, hoşuma gitmiyorsa doğrudan bırakıyorum" gibi tamamen bilinçli bir yarım bırakıştan bahsediyorum. kitabın dili, yazım
selam.

okuma alışkanlığı olmayan, "dikkatim dağılıyor, o yüzden yarım bırakıyorum", "başladım, sonra bitirme fırsatım olmadı" gibi gerekçeleri olanlardan ziyade "bir kitaba başlıyorum, hoşuma gitmiyorsa doğrudan bırakıyorum" gibi tamamen bilinçli bir yarım bırakıştan bahsediyorum.

kitabın dili, yazım tekniği, konusunun tırtlığı, yazarın taraflı bakışı vs beni zorlasa da o kitabı bitirmeye çalışıyorum. zaten şu yaşıma kadar da üç kitabı yarım bırakmış veya "şu an vakti değil, ileride okurum belki" demişimdir (o kitapların bir daha suratına bakmadım gerçi).

hoşuma gitmeyen bir kitabı bitirdiğimde de aşırı sinirleniyorum bu arada. halbuki ya yarım bırak ya da hayıflanma, değil mi?

neyse, sizin de bu gerekçelerle bıraktığınız kitaplar oluyor mu? en son yarım bıraktığınız kitap neydi?
0
m e b
(21.01.25)
kendimi çok zorlamama rağmen kitap ilerleyemiyorsa, bırakıyorum. pek hoşuma giden bir durum değil tabii
0
kondansator
(21.01.25)
Ben önceden illaki bitiriyordum sonra birgün mina urgan'ın kitaplarından birini okuyordum hangisi hatırlamıyorum

Orada Urgan'ın kendisi de başladığı kitabı beğenmese de illaki bitirdiğini anlatıyordu

Sonra bunun üstüne Fethi Naci'nin kendisine "Karpuzu kestin baktın ki kabak, gene de zorla yiyecek misin o karpuzu?" dediğini söylüyordu.

Mantıklı geldi, artık sarmazsa devam etmiyorum.

En son Görmek'i yarım bırakmıştım.
0
akhenaten
(21.01.25)
Eğer %10, %15 civarına kadar olmuyorsa bırakıyorum.
0
salihdt
(21.01.25)
Oluyor olmaz mı, bazen mevsim sebebiyle bile okuyamadığım kitap oluyor. bakıyorum tam yazlık ya da tam kışlık bir kitap o mevsime erteliyorum ya da bakıyorum hiç sarmadı, beklediğim gibi gelmediyse erteliyor ya da tamamen bırakıyorum.
Sonsuz hazine gibi kitap var yeryüzünde hangisini okuduğunun ne önemi var sen okuduktan sonra, yediğimiz içtiğimiz gibi beğendiğimizi sevdiğimizi okumakta özgürüz. istersen aynı kitapları bile dön dön oku, kim karışır. ben çok okudum eskiden okuduğum kitapları, hala da özledikçe, okuduklarım vardır.
0
erty_ksk
(21.01.25)
Evet bırakıyorum en son bir polisiye hayranı olarak Ahmet Ümit'in Kayıp Tanrılar Ülkesi'ni yarısında bıraktım. Normalde bir kitabın ilk çeyreğine gelmeden içine çekip çeymeyeceği anlaşılıyor, eğer beni çekmemişse bırakıyorum. Hayat zevk alınmayan bir kitabı zorla, sırf bitirmiş olmak için okumaya devam edecek kadar uzun değil okunacak birçok kitap var onların zamanını böyle bir durum için harcamak bence gereksiz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.01.25)
Hiç sevmediğim takıntılarımdan biridir.
Başladığım kitabı ya da filmi bitirmek zorundayım.
@ cosmicstring'in dediği gibi hayat kısa, kitap çok ama bunu kendime anlatamıyorum.
0
Mirket
(21.01.25)
Eskiden zorla ve inatla bitiriyordum. Artık sarmazsa bırakıyorum. En son China Mieville'in romanlarından birini bırakmıştım galiba.
Hayat kısa, kitap çok. +1
0
kobuzchu kiz
(21.01.25)
non-fictionlarda pek olmuyor. cünkü konusunu bilerek seciyorum. yazarin dilini begenip begenemdigimi 10 sayfada anlarim zaten ona göre alirim ya da almam.

fictionlarda cok oluyor. karakterlere cok uyuz olursam, konu sacma ya da fazla karmasik gelirse birakiyorum. sürükleyici degilse birakirim.
0
sonsuz
(21.01.25)
hic zorlamam, sikildigim kitabi ilerlemeyecegini hissedince birakirim.

yaratma cesareti'ni biraktim daha baslarinda. cevirmen ceviriden cok kendi anladigini anlatmis kitaptan uzun dipnot ve hayvani bir onsoz yazarak. cok sikti biraktim. hatta unutup ikinciye basladim, onda da biraktim. ingilizcesinden okurum belki daha sonra.

guzel oldugu halde kosmasaydim yazamazdim da yarim kaldi ama devam ederim diye umuyorum. bu bilincli bir yarim birakma degildi :)
0
lemmiwinks
(21.01.25)
"dikkatim dağılıyor, fırsat bulamıyorum" bahaneleri dışında nadir de olsa bıraktığım oluyor.

muazzez ilmiye çığ'ın bir kitabını okuyordum yıllar önce. kendi alanıyla ilgili yazdıklarına bir şey demeyeceğim, ama benim iyi bildiğim konularda hatalı argümanlarına denk gelmiştim hem de yoğun şekilde. devam etmek istemedim.

bundan sonra yüz tane kitap daha yarım bıraktım ama sebepleri en başta belirttiğiniz okuma alışkanlığı eksikliği.
0
biseysorcaktim
(21.01.25)
mumkun oldugunca zorluyorum ancak evet biraktigim oluyor. bazen bazi kitaplarin zamani degil diye dusunuyorum. mesela Ursula Le Guin'in 2-3 kitabini arka arkaya bayilarak okudum, sonra Mulksuzler'e basladim, mumkun degil gitmedi kitap, ne okudugumu anladim, ne geri donunce hatirladim, kitabin icine giremedim filan olmadi bi sekilde, biraktim. Tekrar donerim bir sure sonra.
0
kassiopeia
(21.01.25)
düzenli olarak kitap okuduğum zamanlarda en net hatırladığım yarım bırakma olayı mülksüzlere ait.
0
elorelia
(21.01.25)
Evet zamanının gelmediğini düşünüp bıraktığım kitaplar oldu, bir şekilde geri dönüp bitirdiklerim de oldu, az da olsa bir daha dönmediklerim de olmuştur.
0
amelie poulain
(21.01.25)
ben beğenmezsem direkt bırakırım hatta yazarına söylenirim küfür bile edebilirim bu ne biçim kitap diye :D

en son kinyas ve kayrayı bıraktım, birkaç sayfa okudum baktım feci kötü. aşırı depresif bir şeydi. hayatta okumam öyle bi kitap.
0
turuncu tonlarda
(21.01.25)
Her kitabın zamanı var. Şu an okuduğum kitap beni aşırı düşürüyor mesela, içimi sıkıyor. Baksan Türk klasiği, okumayanı dövüyorlar ama şu an bana iyi gelmiyor. Böyle olunca biraz zorlayıp olmazsa bırakıyorum. Allah kelamı değil neticede.
0
sekizdokuzon
(21.01.25)
bol kitap okuyan biriyim 1 ocaktan bu yana 5 kitap bitirip toplamda 1276 sayfa okumuşum. bu istatistiği de vereyim ki anlaşılsın. Bu kitaplardan yarım bıraktığım olmadı. Çok zorluyorsa, aynı cümleleri tekrar tekrar okuyorsam bırakıyorum.

son yarım (yarım bile değil 10-15.sayfada) bıraktığım kitaplar: Virginia Wolf- Deniz Feneri, Adam Fawer-Oz, Oğuz Atay-Tutunamayanlar
0
matilda
(21.01.25)
Çocukluktan yetişme iyi okuyucular artık ne tarz seveceklerini bildikleri için bir kitabin isminden, cisminden etkilenmezler ve okudukları bütün kitapları çok severler sevmeyecekleri kitaplari da hiç sevmezler.

Ama diğer arkadaşlar için bir yazar dostumun bir kitabinda da verdiği tavsiyeyi vereyim. Bir kitabın herhangi bir sayfasını açtığınızda ve okuduğunuzda bir sonraki sayfayı açma isteği güçlüyse o kitabın tamamını seversiniz.

Onun dışında sevmeyeceğim bir kitabı okumaya devam ederken kendimi hayal bile edemiyorum.
0
alimcgraw
(21.01.25)
kendimi çok zorlamama rağmen kitap ilerleyemiyorsa, bırakıyorum. pek hoşuma giden bir durum değil tabii +1

Bazı kitaplar cidden kötü. Lanet olsun der bırakıyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.01.25)
en son sefiller'i yarım bıraktım. kitabın %22'sindeyken bıraktım. (1600 sayfa galiba)

kitabın gidişatı vs çok belirgin olduğu için daha fazla okumak istemedim.
0
makbur
(21.01.25)
yarim birakma olmuyor ama giremedigim kitaplar oluyor. bazi kitaplardan sekiyorum birkac kere denememe ragmen.
0
antikadimag
(22.01.25)
Eskiden zorlardım kendimi, artık akmıyorsa veya beğenmemişsem bırakıyorum. Bir de tabii bildiğim bir yazarın kitabıysa daha fazla şans veriyorum. Orhan Pamuk mesela; illa ki o ilk 50 sayfasında sıkılacağımı biliyorum, yazarın dünyasının içine girene kadar o sabrı göstermem gerekiyor. Sonrasında akıyor benim için kitap.
0
SiyamkedisiZorro
(22.01.25)
(15)

Duyurucuların unutulmaz cevapları

sekizdokuzon
Benim sık sık hatırlayıp güldüğüm bir tane var. Yine kadın-erkek ilişkileri konuşuluyor. Bir kadın yazar başka birine libidosu çok yükselirse falanca marmelatı yemesini önermişti. O cevabı aşamıyorum :p Sizin böyle okuyup da aklınıza kazınan cevaplar hangileri? Nick vermenize gerek yok.İyi akşamlar.
Benim sık sık hatırlayıp güldüğüm bir tane var. Yine kadın-erkek ilişkileri konuşuluyor. Bir kadın yazar başka birine libidosu çok yükselirse falanca marmelatı yemesini önermişti. O cevabı aşamıyorum :p

Sizin böyle okuyup da aklınıza kazınan cevaplar hangileri? Nick vermenize gerek yok.

İyi akşamlar.
0
sekizdokuzon
(17.01.25)
Yıllar önceki bir duyuruydu o yüzden eksik ya da tam doğru hatirlayamayabilirim. Soruyu soran kişi depresyona girdiğini yazmış öneri istiyor. Birisi de psikiyatriste gitmesini önerdi. Soru sahibi arkadaş da " her soruya psikiyatrist öneriyorsunuz" gibi bir şey dedi. Cevabı yazan kişi de " ne önerelim, nane limon iç sabaha bir şeyin kalmaz" yazmıştı :))

Dediğim gibi çok eski bir duyuru umarım doğru hatirlamışımdır.
0
rock n roll
(17.01.25)
Borc batagindayken, evde telefonu kurcalarken kredi cekip daha da borca batan biri vardi. Hatirladikca guluyorum :)

Tv basinda uzanmisken kendini dertlere gark edisi gozumun onune geliyor.
0
brkylmz
(17.01.25)
Unutulmaz cevap değil ama unutulmaz bir soruya şahit olmuştum.

Bi kullanıcı kıç deliğinin fotoğrafını çekip basurla alakalı bir soru sormuştu. Bu sitenin zirvesi oydu bence. Bilen bilir baya oldu :)
0
yurtsuz john
(17.01.25)
www.eksiduyuru.com

Ya unutulmaz cevap aklıma gelmedi gelirse editlerim ama şu duyuruyu aşamıyorum ben de
0
kullanicadi
(17.01.25)
“Spor yap”
0
thesomberlain
(17.01.25)
kicini cekip atan eleman bu isin doruk noktasidir sanirim. altina da hocam killarini neyle yikiyorsun cok canli ve parlak gozukuyor yazan eleman. ss'i varsa bi buldurun be.
0
antikadimag
(18.01.25)
Ayrıl coco
0
strawberry first
(18.01.25)
ayrıl coco +1
0
biravekahve
(18.01.25)
sırf cevap vereyim diye giriş yaptım siteye.
gerçi benimkiler yazılmış ama gönlümden geçenler listesi yapayım madem;

1- kedi kumuna "başlayış o başlayışşş" diye işediğini yazan duyurucu,
2- kıçını çekip atan eleman +1 bu arada çok fenaydı ya, kıllı falan
3- bok kokulu yatak olayı hahashaah aşamıyorum ben onu ya, yatağa sıçılması nedir abi .d
0
thedepressed
(18.01.25)
ayrıl coco +1

slogan oldu resmen.
0
blatta hiberna
(18.01.25)
@yurtsuz john'un bahsettiği basurunu göstermek için makatının fotoğrafını atan adamın duyurusuna gelen cevap unutulmazdı:

- hocam kıllarını neyle yıkıyorsun çok canlı ve parlak görünüyor.

edit: sonradan fark ettim @antikadimag aynı cevabı vermiş.
0
himmet dayi
(18.01.25)
totosunu çeken arkadaşın duyurusu şurada:

imgur.com

bahsedilen cevap da orada duruyor.
0
tabudeviren
(18.01.25)
Girit'e gidiyorum, tavsiyelerinizi alayim diye duyuru acmistim, bir arkadas Nikos Kazancakis'in mezarıni ziyaret etmemi tavsiye etmisti, onu hala asamadim :) Istanbul'a gelen Ingiliz'e Cahit Sitki'nin mezarini ziyaret et demek gibi bir sey bu.
0
tantamount_to_equivalent
(19.01.25)
Aşk konusunda gelen bir yanıt çok sitemliydi: 'yeni bir kadın bulursun unutursun dert etme kaymak bey' minvalinde bişidi.

:d
0
baldan kaymak
(19.01.25)
Yıllar önce erkek bir duyuru kullanıcısı kafasını ustura ile kazıtmak istediğini söylüyordu. Altına birisi şöyle bir cevap yazmıştı önce kafanı 2 numara ile kazıt kafan bronzlaşsın direk ustura ile kazırsan kafan bekçi götü gibi bembeyaz olur." diye bir cevabı vardı. Baya gülmüştüm bu cevaba
0
komando kani var bende
(21.01.25)
(10)

Sizce de cok guzel degil mi?

krmzbvl
Gene icimizin yaglari eridihttps://www.instagram.com/reel/DENI3yUMrNU/?igsh=a3YxbmEzY3pkcjhj
Gene icimizin yaglari eridi

www.instagram.com
0
krmzbvl
(15.01.25)
videoya çekilmeseydi, evet.
0
the guy from batman
(15.01.25)
Dünya'yı güzelleştirmek ne kadar kolay. Değil mi?
Minicik bir dokunuş yetiyor.
0
Mirket
(15.01.25)
Batmandaki dayı+1
Yani video işin içine girince ben biraz soğuyorum:/ çünkü amacı sosyal medya olan bir sürü kurum ve insan var.
0
logisticsmanager
(15.01.25)
Bu aralar bunlar popüler oldu, yurt dışında da yurt içinde de hep benzer temada videolar görmeye başladık. Tabii ki münferit olarak tatlı ama özünde samimi bulamıyorum.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(15.01.25)
Videonun ilk saniyesinde yine öğrencilerini kullanarak prim kasan bi öğretmen diye düşünmüştüm, baya alanen emekçi insanı da kullanmış prim için. Çok ayıp ve yanlış. Güzel değil çünkü asıl nedeni iyilik değil
0
nundu
(15.01.25)
from batman+1 primciler
0
ala09
(15.01.25)
değil.

çünkü o yaşta çocuklar kimi sevip kimi sevmeyeceklerini bilmedikleri için sürüdeki kuzular gibi davranır.

öğretmen dedi diye yapılmış sarılmalar ama tabi adamın sevinci tatlı da, biz bilmesek de olurdu.
0
mathilda.may
(15.01.25)
güzel bi video, benim hoşuma gitti. mutlu oldum.

ama söylenen eleştirilere de hak veriyorum.
her şey prim için, her şey reklam için. bilemiyorum sosyal medyada paylaşmak olmasa idi, yine yapılır mıydı böyle jestler.
yine de iyi yanından bakıyorum olaya, ufak dokunuşlar mutlu ediyor.
0
biseysorcaktim
(15.01.25)
Hizmetli, mutlu oldu mu? Oldu. Bundan sonra işine gücüne, öğretmene, öğrenciye daha bir sıkı sarılır mı? Sarılır.

Öğrencilere bir faydası oldu mu? Oldu. Bundan sonra, insanları böyle küçük sürprizlerle mutlu edebileceklerini öğrendiler.

Okul için bir kazanım oldu mu? Oldu. Düşük bütçeli, öğretici bir etkinlik oldu ve personeli birbirine bağladı.

İnsanlık kazandı mı? Kazandı. Seyreden iki kişi 'Yaa şu şahsa ben de böyle bir sürpriz yapayım.' dediyse, Ne mutlu onlara.

Beğenmeyenler daha ne istiyor, Ben anlamadım.
0
Mirket
(15.01.25)
mirket +1

ogretmenler bir sey organize etmis ve 1000 takipcisi olan - ki takipciler okulla ilgisi olan ogrencilerdir, velilerdir - okulun instagram hesabindan paylasmislar. hemen prim su bu hesaplarina gerek yok. batman'daki devlet okulu prim yapip influencer olup istanbul besiktas'ta yasayan ogrencileri mi cekecek kendine. ogretmen prim yapip st. joseph'e mi gidecek? insanlar kendilerince bir guzellik yaratip bunu kayda almislar. sen nasil arkadasina dogum gunu pastasi surprizi yapip instagrama cekip koyuyorsun o iste.

o kadar genis dusuneceksek uzerimize aldigimiz marka kiyafet de, ortamda yaptigimiz espri de prim icin. adim atamayiz prim olmayacaksa. konsere gidince video cekip atmayacagiz o zaman, o da prim cunku. ya da kendince gordugun bir guzelligi insanlarla paylasmak olarak da bakabiliriz. ben ikincisini tercih ediyorum.

guzel hareket. oyna devam.
0
antikadimag
(16.01.25)
(12)

iş hk

baldan kaymak
1) günün kaç saati dolu geçiyor?2) haftada kaç gün mesai saatinde çıkabiliyorsunuz?3) stres seviyesi nedir? Ayda 1-2 gün ya da yılda 1 hafta gibi.ben başlayayım:1) neredeyse tamamı böyle geçiyor.2) belki 1-2 gün, yaklaşık 6-8 aydır mesaili.3) ne olacak diye kriz geçiyor. Koşuşturmaca bitmiyor. Bi iş
1) günün kaç saati dolu geçiyor?
2) haftada kaç gün mesai saatinde çıkabiliyorsunuz?
3) stres seviyesi nedir? Ayda 1-2 gün ya da yılda 1 hafta gibi.

ben başlayayım:
1) neredeyse tamamı böyle geçiyor.
2) belki 1-2 gün, yaklaşık 6-8 aydır mesaili.
3) ne olacak diye kriz geçiyor. Koşuşturmaca bitmiyor. Bi işin ortasındayken "onu bırak bunu önceliklendirelim" diye daha büyük bir iş geliyor. Haliyle takvimler atlıyor.

Açıkçası zamanla yığıldı birşeyler gibi geliyor. Konuştum da ama birşey değişmedi. Şu saat oldu mesaiye kalınca iş mi değiştirsem diye düşünmeye başladım. Yaşıtım bir arkadaşım da "ben youtube yayınına giriyorum, gelirsin sende" diyince "ne yapıyorum lan ben" dedim kendime. Dolayısıyla ortalamayı merak ettim. Biraz iç döker gibi oldu. Cevaplar için teşekkürler.
0
baldan kaymak
(14.01.25)
Yeni işimde 12. günüm, normali bu değildir umarım.
1- 7-8 saat
2- 12 günde bir kere akşam kaldım.
3- Stres sıfır.
0
gabe h coud
(14.01.25)
son saate enerji kalmıyor geri kalanı dolu (toplam net çalışma süresi 7,5 saat)
ya seve seve ya da işsizlik
0
bir soru sorcam
(14.01.25)
Sektöre çok bağlı sanırım ben daha temel bilimler alanındayım, yakın bir arkadaşım finans alanında ikimizin programı komple zıt. Onun programı sizinki gibi. Benim doluluğum projelerin gidişatına göre değişiyor. Bazen tam gün dolu bazen neredeyse hiçbir şey yok, bu döngü her ay yaşanıyor. Mesaim yok, stres seviyesi de ne az ne fazla.
0
akhenaten
(14.01.25)
Öğle arası, tuvalet, iki dk kalkıp çay kahve alma dışında tamamen dolu geçiyor.
Mesai saatinde çıksam bile haftada en az 1-2 gün PC ile eve gelip aksam çalışıyorum yoksa yetişmiyor. Fazla mesai ücreti yok üstelik:(
Stres düzeyi 7/10.
0
Amaranta ursula
(14.01.25)
şu anda çalışmıyorum ama çalıştığım son dönemlerdeki ortalamamı ve yorumlarımı aktarayım.

1- 4 saat kadar. yönetici olduğum için geri kalanı da ofis içi toplantı ve konuşmalarla geçiyordu.
2- neredeyse her gün istediğim saatte çıkabiliyordum ama eve gittiğimde de iş bir yandan devam ediyordu. ayda 1-2 kere de kalmalı iş seyahati oluyordu. yılda 2-3 kere de gece gece evden fırlayıp ofise gitmeli krizler oluyordu.
3- sektör gereği, stresi sıfırlamak mümkün değildi. hatta biraz stres olmazsa, rehavet sizi geriye götürüyordu. yine sektör gereği, iş kazaları ve iş yerindeki işle alakasız kazalar sıfırlanabilir değildi. 4 yılda 2 kişi beyin kanaması geçirdi (kesinlikle iş yeri kaynaklı değil) bunlardan birisi vefat etti. bu ve benzeri durumlar inanılmaz stres yaratıyor.
0
co2s2
(14.01.25)
1) 3-4
2) Her gün (sahada çalışıyorum)
3) Üç ayda iki hafta.
0
soft
(15.01.25)
Bazen 3-4 bazen 8. Bazen saatlerce toplanti oluyor normal is yapamıyorum bile.

Bilmem. Mesai saatim yok pek. Gün içinde işim varsa 1 saat gidip yapabilirim falan, önemsiz yani.

Sürekli ama yani böyle hani beni etkileyen bir stres değil. Yani calismaktan çok mutluyum, tedarik zincirini çok seviyorum ama kesinlikle herkese göre değil. Misal bundan önceki işimde gece zor uyurdum stresten. Ondan mutluyum yani.
0
logisticsmanager
(15.01.25)
abd'de big five denilen tech sirketlerinden birindeyim.

1) 10 gibi gidip 3 gibi cikiyorum. arada 1 saatlik ogle arasi oluyor. ben proje yoneticisi olarak calisiyorum ama bircok yazilimci gunde 2-3 saat calisiyor.
2) her gun.
3) ben burada yeni basladigim icin su an cok yuksek degil ama gecen vp'lerin de oldugu toplantida 100'den fazla kisiye sunum yaptim. o stresliydi.
0
antikadimag
(15.01.25)
bazı haftalar ekstrem zorlu geçse de genelde şöyle;

1-günde 3 4 saat doluluk.
2-mesaiye 2 senedir en fazla 15 gün kalmışımdır hepsinde de kendi isteğimle kaldım.
3-stres yok sayılır.
0
yenibirgüzelnick
(15.01.25)
1- günde 1 saat
2- istediğim saatte çıkabilirim
3- stres sıfır gibi
benden önceki yönetici ablamız iyi çalıştığı için işler tıkırında
0
rahmi pinkfloydoglu
(15.01.25)
1) Ortalama 2-3 saat (maalesef)
2) Neredeyse her zaman, hatta normalden bir tik erken cikiyorum bazen.
3) Gorece yuksek ama isin coklugundan degil, azligindan, vicdan muhasebesi, faydali olamama hissi vs stres yaratiyor.
0
mbond
(15.01.25)
patrona son 2 saat çalışmayorum, gözüm başım ağrıyor maaşımdan kes erken çıkayım desem kovulur muyum
0
bir soru sorcam
(25.01.25)
(4)

Loş Angeles ta yanan Türklere ait evler...

primetime
Gerçekten bu kadar çok mu? medyada falan gördüklerimiz doğru mu? Turabisinden soylusuna Ahmet Hakanina herkesin evi çıktı burada. Aslı var mı acaba?
Gerçekten bu kadar çok mu? medyada falan gördüklerimiz doğru mu? Turabisinden soylusuna Ahmet Hakanina herkesin evi çıktı burada. Aslı var mı acaba?
0
primetime
(12.01.25)
Şimdi İngiltere'ye yerleşiyor ünlüler, çok dikkatimi çekiyor. İngiltere'den önce Amerika'ya akın ediyorlardı. Bence mümkündür.
0
muhayyer divan
(12.01.25)
o video makara. gerçek değil. illa oralarda evi yanan türk olmuştur tabi ama kimin kesin bilmiyorum
0
avatar is back
(12.01.25)
yerlesik tanimadigin turkler olabilir ama cok cok azdir bu. oyle medyatik unluler amerika'da ev aliyorsa genelde florida'dan ev aliyor. california'ya gidip gelmek zor.
0
antikadimag
(13.01.25)
kenan doğulu'nun evi yanmış.
başka insanları bilmiyorum. doğulunun orada evi olması beni şaşırtmaz. yanması da şaşırtmaz.

başka kimler var? diğerlerini duymadım ben.

ünlüler (ününe göre) kamyon yüküyle para kazanıyor. kimileri farklı alanlara yatırım yapıyor ya da bizim yaşantımız için cennet denilebilecek yerlere taşınıyor. 3-5 milyon dolarmış oradaki evler. o ünlülerin türkiye'deki lüks konutları da aynı değilse bile benzer tutardadır.

edit: kenan imirzalioğlu, sinem kobal, turabi, beren saat, serenay sarıkaya.
turabi dahil hiçbirinin bi kaç milyon dolar verip ev alamayacak kadar az parası yok. alırlar.

aynı haberda serenay sarıkaya'nın 1milyondan aza aldığı yazıyor mesela.
0
biseysorcaktim
(13.01.25)
(8)

Ankara'yi bilenler(25-30 yıllık daire alınır mı?)

dedeminhirkasi
Çankaya birlik mahallesi ya da Çayyolu taraflarında 25-30 yıllık evler 5-6 milyon arası. Şuan oturduğum ev 7 senelik. Eski binalarda beton kalıp sistem olmadığı vs gibi bir şey okumuştum. Var mı böyle bir şey ve siz olsanız oturmak için bu binalardan ev alır mısınız?
Çankaya birlik mahallesi ya da Çayyolu taraflarında 25-30 yıllık evler 5-6 milyon arası. Şuan oturduğum ev 7 senelik. Eski binalarda beton kalıp sistem olmadığı vs gibi bir şey okumuştum. Var mı böyle bir şey ve siz olsanız oturmak için bu binalardan ev alır mısınız?
0
dedeminhirkasi
(12.01.25)
Ankaraliyim, alirdim cankaya’da. 40-50 yillik binalar bile cok saglam hala. Bi apartmana, daireye bakar, bi sikinti gormediysem alirdim.
Bu arada projelerde (oran vs) 7-8 milyona guzel evler var daha yeni olarak. Arkadasim aldi ordan biliyorum. Belki 5-6’ya daha yeni bir ev de bulunabilir eger boyle bir arayisiniz varsa
0
mor oje
(12.01.25)
Elbette alırım
0
primetime
(12.01.25)
Ayrancı da 50 yıllık dairede oturuyorum, alırım.
0
mirty
(12.01.25)
eski ev almam. o paraya ayranci'da yeni ev alirsin.
0
antikadimag
(13.01.25)
ankara'da özellikle de merkezi konumda 25-30 yıllık bina "yeni" sayılır.
0
mark greg sputnik
(13.01.25)
Garantici bir insanim ywni bina alirdim bi sıkıntı ciksa hayatından olursun. Farzetki bina yeniden yapilacak tasin geri gel yapilmasini bekle bi kac milyon ona ver olme essem olme

Gecerim taze evlere max 15 yillik misssss
0
Zetnikov
(13.01.25)
bahçeli emek en az 50 seneliktir. gayette alınıp satılıyor.
0
mikahakkinen
(13.01.25)
alırım, büyük ihtimalle ekonomi biraz toparlandığında o evler kentsel dönüşüme girecektir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(13.01.25)
(5)

Klavye tuşunun içini tek satın almak (klavye anahtarı)

foreignsilhouette
Selam dostlar, acaba bilginiz var mıdır, klavye tuşunun içindeki anahtarı tek nasıl satın alabilirim? topluca almak istesem ne diye aratmam lazım ya da nereye gidip almam lazım?Teşekkürler.
Selam dostlar, acaba bilginiz var mıdır, klavye tuşunun içindeki anahtarı tek nasıl satın alabilirim? topluca almak istesem ne diye aratmam lazım ya da nereye gidip almam lazım?
Teşekkürler.
0
foreignsilhouette
(12.01.25)
keyboard switch'i mi soruyorsun?
0
antikadimag
(12.01.25)
keyboard switchi tekli bulursun da bir sürü çeşidi var onun renk renk marka marka değişiyor.

amazon.com.trde mekanik klavye switch yaz çıkar
0
nahtoderfahrung
(12.01.25)
Keyboard switch ama bulduklarım ya yurtdışı ürün ya da çok pahalı. Toptan almak istiyorum aslında, tanesi 2-3 liraya gelecek şekilde bi formül düşünüyorum. Fiziksel olarak gidip topluca alabileceğim bi pasaj bi iş hanı bişey hayal ediyorum aslında ama var mıdır yok mudur bilemiyorum.
0
🌸foreignsilhouette
(12.01.25)
türkiye'de üretimi olan bir şey olduğunu sanmıyorum bulursan da 2-3 liralık ürün değil bu, satmak için alacaksan da tek çeşit alsan olmaz çünkü bi sürü farklılıkları var kimisi gür ses çıkarıyor kimisi sessiz, kimisinin basma hissi kuvvetli kimisi hafif vs

Şurası mağaza olarak var sanırım
rationalkeys.com.tr
0
nahtoderfahrung
(12.01.25)
ozel bir switch aramiyorsan eski mekanik klavye alip onlarin switchlerini toplayabilirsin. bilgisayar malzemesi satan is hanlarinda hurda klavyeler olabilir.

onun disinda switchler su anda hobi malzemesi oldugundan ucuza bulmak zor. nis bir urun haline geldi.
0
antikadimag
(13.01.25)
(6)

Los Angeles yangınının sebebi nedir? Neden çıktı?

mikahakkinen
Sb.
Sb.
0
mikahakkinen
(11.01.25)
ABD'de artık iki parti arası mücadele değil, derin ideolojik ayrım var.
Trump'ın seçilmesinden önce başladı ve devam ediyor.
Bu yangın gibi başka ifşaların da olacağını düşünüyorum.
Kötü olaylar diğer tarafa mesaj niteliğinde.
0
diyecevaplandı
(11.01.25)
"Investigations into what initially sparked the fires are continuing." Henüz bilinmiyor ama kurak bir dönemde oldu. Kaynak BBC.
0
prole
(11.01.25)
Uzaylilar.
0
logisticsmanager
(11.01.25)
guney california amerika'nin en kurak yerlerinden. kisin havadaki nem de dusuyor. kuru havada, uzun suredir su alamamis bitki ortusu cira gibi yaniyor. bir mercek etkisinden, sondurulmeden atilmis bir sigaradan normalde tutusmayacak otlar tutusuyor.

ancak bircok yerde yangin var ve haberlerde cesitli mahallelerde yangin cikartmaya calisan insanlar goruldu deniyor.
0
antikadimag
(11.01.25)
Bu olaylar oncesi california'da çok ciddi bir uzaylı, pizzagate, big pharma kanitlari olduğu söyleniyordu, konuşuluyordu. Bu yangın onları yok etmek için diye konuşuluyor. Yakında kokusu çıkar. Bir tık da reptilian olan joe biden yaptirmis olabilir, onunda kanıtları california'da yanan bir evdeymis deniliyordu.
Bakalım, oyun büyük. Ben gene konuşuluyor, bahsedildi, anlatildi haberciliği ile gelir bilgi veririm. Fransa'da da olay olursa o zaman beni de buldular.
0
logisticsmanager
(11.01.25)
Yavaş yavaş ifşa tadında bir şeyler geliyor :

WhatsApp’ın sahibi Mark Zuckerberg:
"CIA, WhatsApp mesajlarınızı okuyabilir."
Yine covid döneminde beyaz sarayın kendilerine, aşıların yan etkisi hakkındaki paylaşımların faceden silşnmesine6yönelik baskı geldiğini de yeni bir videosunda belirtiyor.

Bu CEO, patron ya da sermaye sahipleri güç kimdeyse (yanlış kimseler de olsa) görünürde ondan yana olmak zorundalar. Bir kaç sene de bidena yanaştıkları gibi Trumpçı olurlar.
Zamanında fetöye de kazanç kapısı olarak bakıp bu nedenle yanaşan çok kimse olmuştu.

Sıradaki ifşalar arasında bazı siyasetçilerin yolsuzlukları veya satın alınmaları ve yine epstein olayına benzer söylerin ortaya dökülmesi gibi haberler çıkabilir.
0
diyecevaplandı
(12.01.25)
(31)

+30 yaşında birinin araba kullanmayı bilmemesi garip mi?

morca
Ben bir kadın olarak araba kullanmayı bilmediğimi söyleyince şahsen garipseniyorum. Arabam yok, ailemde de uzun zamandır arabası olan kimse yok. Maddi olarak yakın zamanda araba alabilecek gibi değilim, zaten çok uzun yıllardır her yere toplu taşıma ile gidiyorum ve buna alıştım. Biriyle birlikteyke
Ben bir kadın olarak araba kullanmayı bilmediğimi söyleyince şahsen garipseniyorum.

Arabam yok, ailemde de uzun zamandır arabası olan kimse yok. Maddi olarak yakın zamanda araba alabilecek gibi değilim, zaten çok uzun yıllardır her yere toplu taşıma ile gidiyorum ve buna alıştım. Biriyle birlikteyken de adamlar kendi arabalarını kendileri kullanıyor, benim kullanmama gerek kalmıyor veya bu yönde bir talepleri olmuyor. Ehliyet almak için açıkçası bir sebep göremiyorum.

Buna rağmen ne zaman konusu geçse bir şaşkınlık oluyor, sanki araba kullanmak kişisel gelişimin büyük bir parçası gibi karşılanıyor. İlginç buluyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
morca
(10.01.25)
kişisel gelişimin büyük bir parçası, evet.
0
gabe h coud
(10.01.25)
Aydınlanma yolunda aşılması gereken bir köşe taşıdır.

Benim de ehliyetim yok, 38 yaşındayım.
0
sekizdokuzon
(10.01.25)
31 yaşındayım, daha yeni kursa yazıldım. Benim de ailede araba yok, durum da yok. Araba olmayınca insanın aklına gelmiyor ki. O şaşıranların arabası vardır.
0
nothing in my way
(10.01.25)
bence ögren. hep istanbul'da yasamayabilirsin.
ehliyet dursun. sana sonra sürmek istedigin direkt sürersin, bürokrasi ile ugrasmazsin.

yaslandikca ögrenmek zorlasir.
0
sonsuz
(10.01.25)
değil bu bir tercih meselesi
0
duyurukullanıcısı
(10.01.25)
Ailesinde araba sahipleri mevcut, maddi açıdan da iyi durumda olanlar şaşırıyordur buna. İnsan belli bir ücretle geçinmeye çalışırken, bazılarının normali onun için lüksken "Arabam yok, almayı da düşünmüyorum, zaten istesem de alamam ama ben yine de öğreneyim." diye düşünmüyor çünkü öncelikleri farklı.

Kişisel gelişimle alakası olduğunu da düşünmüyorum. Müge Anlı'da kayıp olarak aranan yengesine beş kişiyle tecavüz edip bu sırada görüntüleri çekmiş, o görüntüleri de kızın aile bireylerine izletmiş olduğu ortaya çıkan köy adamı da araba sürebiliyor çünkü ihtiyacı varmış ve öğrenmiş.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.01.25)
Ben 18 yaşındayken aldım ehliyet ama korkudan kullanmıyorum. Metro da yetiyor bana. Ama gün gelecek belki çocuk olacak, partnerinin, arkadaşının hastaneye gitmesi gerekecek ambulans olmayacak vs ihtiyaç olabiliyor. Eşinin, sevgilinin arabası olsa bile senin sürmen gerekebilir.

Mesela bu gerekçelerle erkek arkadaşım sürekli pratik yaptırıyor ve araba kullanmamı haklı olarak bekliyor.
0
jazzabel
(10.01.25)
türkiyede arabası olmak bir statü göstergesi sayılıyor. bir hava atma aracı üstünlük kurma aracı. genç erkeklerde ortam yapma aracı, genç kadınlarda bak özgürüm kimseye muhtaç değilim göstergesi. bundan araban yoksa hele ki ehliyetin dahi yoksa kendilerince seni hor görüyorlar.
amerikada, kanadada olsak anlarım buralarda arabasız hiç birşey yapamazsın. ama türkiye gibi toplu taşımanın gelişmiş olduğu ülkelerde araba gereksiz bir israf.
bende ehliyet var kullanabileceğim arabada var ama kullanmıyorum. çünkü tüm işlerimi toplu taşıma ile çok rahat hallediyorum. zaten araba kullanmaktanda hiç haz etmiyorum.
0
my fault
(10.01.25)
türkiyede arabası olmak bir statü göstergesi sayılıyor. bir hava atma aracı üstünlük kurma aracı.+5

36 yaşında erkek kişiyim. Bir türlü öncelik verip araba kullanmayı öğrenmedim. Biraz da inatlık yüzünden öğrenmedim. Arana kullanmayı öğrense dediklerinde zorunda mıyım diyorum her seferinde.
0
put it in your appropriate place
(10.01.25)
Çevrendekilerinin aklı, fikirleri beklentileri,yaşam tarzları havada.
Onların renkli renkli yaşayan, alış veriş sitelerinden bir türlü çıkamayan konformist kişiler olma ihtimali çok yüksek.

Kişisel gelişimin büyük bir parçası yetenekli olmak, 27 diploma ve kurs bir de ehliyet sahibi sahibi olmak demek değil,
(sadece onlar için değil genelde herkes için) haddini bilmek olduğunu onlara uygun şekilde anlatınız.
0
diyecevaplandı
(10.01.25)
ne arabam vardı ne de araba alacak bir imkanım ama yine de üniversite 3. sınıfta ehliyet aldım, araba kullanmayı da öğrendim. üstelik baya baya yıllar önce yaptım bunu yani. sonra ilk fırsatta da araba aldım döküntü de olsa, zamanla yeniledim. artık ona da ihtiyacım yok çünkü güzel bir şirket arabası var benim kullanımımda. o kadar genç yaşta ehliyet almış ve araba kullanabiliyor olmam iş görüşmelerinde bile beni daha girişken, daha çalışkan olarak görmelerine neden oldu.

okul bittikten sonra iş hayatı yoğunluğu içinde ehliyet almaya bir türlü fırsat bulamayan arkadaşlarımdan çok iyi iş fırsatlarını sırf ehliyet nedeniyle kaçıranlar da oldu, sevgilisi arabayla alıp bırakan kadın arkadaşımı ezikleyen erkeklerde oldu. bu tür örnekleri çoğaltabilirim.

herkes için ama özellikle de bir kadın için ehliyetinin olması ve araba kullanabilmek evet çok önemli bir kişisel gelişim meselesi. garip demem ama anlam da veremem. hem inanılmaz bir güvenlik ve özgürlük sağlıyor, hem de kimseye muhtaç olmuyorsun. o sizi alıp bırakan sevgilileriniz emin olun kendi içinde bunun hesabını yapıyorlar (sosyal medyada, ekşide vesaire de bunu hem yapıp hem de bir aşağılama olarak kullanan çok erkek var). illa arabanız olması da gerekmiyor, bir hafta sonu araç kiralayıp birkaç kişi bir yerlere gidebileceğini bilme hissi bile insana çok iyi geliyor bence özgüven açısından.
0
Phoebe
(10.01.25)
37 yaşında ne ehliyetim var ne de kullanmayı biliyorum.
trafikten hoşlanmıyorum. dikkatimi de yola veremem diye düşünüyorum :D
0
neira
(10.01.25)
Bizim ülkeye has deli saçması bir durum.
25 yaşında motosiklet ehliyetimi aldım otomobillerle zerre alakam yoktu uğraşmadım.
daha sonra 35 sonrası otomobil ehliyet almam gerekti. AMAN TANRIM gittiği her kurs araba kullanma bilmememe şoklara giriyor, garip tepkiler :D Arkadaş siz öğretmeyecek misiniz bunu bana :D

Dünyanın en normal şeyidir, isteğe bağlı bir durumdur ama türkiyede hele son 10 15 senedir kıraathane kültürünün her yere sızmasından dolayı, "delikanlılık, adamlık, vs " komik kavramlardan dolayı çok garip yerlere kadar gidebiliyor bu muhabbet.

hanımları da garipserler ona da şaşırmam.
0
hedep
(10.01.25)
Ankara gibi mansurun beceriksiz ulasim altyapisinda bu ni must
0
lapaz
(10.01.25)
arabası olmayan ve almayı da planlamayan birinin bilmemesi bana normal geliyor.
0
orpheus
(10.01.25)
Yanındaki kişi hastalandı. Araba var ama gidemiyorsunuz. Bu yüzyılda. Garip tabii.
0
Mirket
(10.01.25)
araba kisinin ulasim ozgurlugunu eline almasidir. kendi kendini a noktasindan b noktasina goturebilmek de onemli bir mevzu.

ama para yoksa, araba yoksa nereden denk gelip ogreneceksin. ben de ehliyeti gec aldim, 21 gibiydim ve duzenli araba kullanmaya 28 gibi basladim. ama bunlar hep fakirliktendi. araba olunca harita aciliyor. kesinlikle yucelestirilmemesi lazim arabasizligin ve ehliyetsizligin.
0
antikadimag
(10.01.25)
araba kullanmayı 35 yaşında öğrendim, o da iş gereği zorunluluktan çıktı ortaya. Muhtemel işle alakalı bir şey olmasaydı hala arabayı kullanmayı bilmeyen biri olucaktım.
0
clones
(10.01.25)
biraz garip biraz garip değil.
zaten ehliyeti olan kadınların da %90 araba sürmeyi bilmiyor sadece hareket ettiriyor.

bisiklet sürmek gibi bir şey araba sürmek.

eğer sürme imkanın olmadıysa garip değil
ama paran pulun ve imkanın varken öğrenmediysen kötü.
ama öğrenmesi inan 1-2 günlük iş yani öyle atla deve değil.
mesela ben yüzme bilmiyordum yeni öğrendim yaşım da 37
yüzememek çok garip geliyordu
0
OgutucuRecep
(10.01.25)
kadin erkek farketmez, bence gunumuzde garip artik. yuzme bilmemek gibi bisey.
ogrenin kardesim, o kadar zor bir mevzu da degil zaten.
annemin ehliyeti vardi ama asiri endiseli bir tip oldugu icin bir turlu tek basina kullanamadi, eziyetini hep kendi hemde biz cektik.
0
cooperr
(10.01.25)
Garip değil. Otistik olmam etkiliyor durumu araba kullanamıyorum. Bu toplumun zihniyeti sıkıntılı maalesef kendi gibi olmayanı tuhaf karşılayor yada dışlıyorlar.
0
pembediken
(11.01.25)
araç sürebilmek bir gereklilik.

bir sağlık sorunu olmadığı halde keyfi olarak bunu reddetmek, zaten gereksiz deyip liseyi terketmeye benziyor bence.

çok iyi sürmek gerekmiyor, lazım olduğunda a noktasında b noktası ağır aksak da olsa götürecek kadar bilmek gerek.
0
biseysorcaktim
(11.01.25)
Bisiklet suruyorum de geç
0
Zetnikov
(11.01.25)
bana aksine ehliyeti olmayanlar “zengin” geliyo. bu ne rahatlıktır, umursamazlıktır ya, kesin zenginsin sen
0
deartheodosia
(11.01.25)
@ogutucurecep, çok iyi kullanıyoruz kadınlar olarak. s.ktir git bak yine kadınlara, zekalarına laf çarpan biri çıkmış
0
deartheodosia
(11.01.25)
Ehliyetimi 36 yaşımda aldım, çünkü o zaman ihtiyaç hissettim. Kişisel gelişimle de bir alakası yok; hele de modern arabalar kullanımı basit elektronik aletler. Eveki kahve makinesini kullanıp lattenin kıvamını tutturmak daha zor geliyor bazen.
0
salihdt
(11.01.25)
Garip diil ama yine de bı an önce öğren bnc. Çok güzel bir özgürlük
0
abuzer
(11.01.25)
Aynı koşullardayız, bu verilerden dolayı ben de araba kullanmayı bilmiyorum.
Ehliyet aldım ama. Şimdi ehliyet alma şartlarına bakınca (hem sınav detayları hem kurs ücretleri, masrafları vs.) iyi ki almışım diyorum.

Tamam araba alma ihtimalim ülkenin şu koşullarında imkansıza yakın ama en azından ihtiyaç anında bir araç kiralayıp işimi görebilirim bu sayede, ehliyeti bu yüzden önemli buluyorum.
Araba kullanmayı da çok beceriksizsen 10-12 ders alırsın özel bir hocadan halledersin zaten.

Ehliyet almamış olsaydım eğer mevcut şartlarda eğer araç alma imkanım yoksa bu paraları verip alır mıydım bilmiyorum. Sanırım almazdım, kurs ücretleri de sınav ücretleri de vergileri de uçmuş çünkü, delilik gerçekten.
Ben 500 liraya almıştım ehliyeti her şey dahil :D
0
mutekebbir
(11.01.25)
hayır
0
edaddy
(11.01.25)
30+ yasinda olup, buyuksehirde yasayan biri olarak bugune kadar gerekli gelmedi. Genelde "esin/cocugun hasta olursa ne yapacaksin?" gibi bir argumanla geliniyor; ama evlenmeyecegim icin boyle bir derdim yok. Calistigim yerde de bugune kadar servis imkanindan yararlandim. Ogrenmek icin hicbir sebebim olmadi kisacasi. Is disinda bir yere gitmem gerekirse de toplu tasima veya en kotu taksiye binip giderim. Bu arada ehliyetimi 15 yil once aldim; ama direksiyon sinavindan sonra sadece 1 defa kullanip bir daha elimi surmedim; yani araba kullanmayi bilmiyorum.
0
chickentown
(11.01.25)
Acil durumlar için öğrenilmesi gereken bir durum gibi geliyor bana
0
yuvarlanantencereninkapagi
(11.01.25)
(21)

Cumhurbaşkanımızdan daha iyi siyasetçi var mı?

michael_knight
Turgut Özal’dan bu zamana kadar olan zamanda tanıdığımız tüm siyasetçileri göz önüne alsanız bu kişilerden hangilerinin seçimde Recep Tayyip Erdoğan’dan daha fazla oy alma ihtimali olabilirdi sizce?Bu süreçte parti başkanlığı yapmış liderleri göz önüne alalım, Tarkan veya Kemal Sunal gibi cevaplar v
Turgut Özal’dan bu zamana kadar olan zamanda tanıdığımız tüm siyasetçileri göz önüne alsanız bu kişilerden hangilerinin seçimde Recep Tayyip Erdoğan’dan daha fazla oy alma ihtimali olabilirdi sizce?
Bu süreçte parti başkanlığı yapmış liderleri göz önüne alalım, Tarkan veya Kemal Sunal gibi cevaplar vermeyelim lütfen.
0
michael_knight
(05.01.25)
Ahmet Necdet Sezer hariç hepsi birbirinin laciverti.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.01.25)
Yıllardır karşısında Kılıçdaroğlu vardı. Şimdi de özel var.
RTE hayatında gerçek muhalefet görmedi diyebilirim.
0
parka
(06.01.25)
Süleyman Demirel.

Türkiye Cumhuriyetinin yetistirdigi en bilge ve önemli devlet adamidir. Özalci olmama ragmen Özal'dan bile iyi oldugunu söylemem gerekir.
0
feastofthedamned
(06.01.25)
Önceki dönemlerde çatır çatır soran, sorgulayan, ağızdan çıkan her cümleyi, atılan her adımı, alınan her kararı günler boyu ana akım medyada irdeleyen bir medya vardı.

Şartlar eşit değildi yani. Onun için kıyas yapılamaz.
0
Mirket
(06.01.25)
bırak turgut özal'ı daha geriye gitsen de yok. net.
beğenirsin beğenmezsin ama objektif bir şekilde değerlendireceksen eğer gerçeği teslim etmek zorundasın.
türkiye'de kazanan=iyi siyasetçi algısı var. ama iyi siyasetçi aslında kaybetse de kazanan kişidir. bunu unutmamak gerekir. erdoğan her zaman bireysel girdiği seçimi kazandı ama partisi 2015'te de hatırlarsınız en yakın rakibinden neredeyse 2 kat fazla oy almasına rağmen tek başına iktidar olamıyordu.
ayrıca bireysel olarak bu kadar fazla sayıda girdiği seçimi kazanan bir örnek yok siyasi tarihimizde. (beyoğlu belediye başkanlığından itibaren düşünün) dolayısıyla rte'yi bir bütün olarak siyasi tarihimizdeki hiçbir isimle kıyaslamak doğru olmaz bu konuda eşsiz çünkü.
ancak dönem dönem ayırarak kıyaslama yapılması mümkün olabilir.
0
ezkaza
(06.01.25)
ala09
(06.01.25)
Bence en kötü RTE. Diğerleri de kusursuz diyemem ama en kötüsü RTE. Eleştrilemiyor ayrıca. En ufak bir eleştiride ülkeyi terk etmek zorunda kalıyor insanlar.

Şuanki oyların gerçekliği bile sorgulanacak halde. Eskiden böyle bir durum yoktu.

Eğer oy yüzdeliğini başarı olarak göreceksek RTE nin oyları önce türban sorunundan geldi, sonra kürt açılımı yaptı, sonra CHP lileri kürtçü yapıp sayın Apo falan oldu... Böyle bir siyasetle yüksek oy oranı normal
0
wd40
(06.01.25)
erdogan'in sirri kendi kitlesini yonetebilmekte. bu ulkede her siyasetci partisi tarafindan sallanmistir. erdogan'in kurdugu otoritenin gucu akp'de kurdugu otoriteye dayaniyor.

demirel'in hukumetini kendi partisi dusurmustu, ozal'a mesut yilmaz ters gidiyordu. erdogan'i boyle challenge edebilecek bir kisi veya grup yok akp icinde. en cok sallandigi 2015 haziran secimlerinden bile sapasaglam cikabilmesinin sebebi bu.

oy alma ile siyaset basarisi olcemeyiz bence. cunku siyasetcinin tabani ne kadar oy alabilecegini belirliyor. turkiye'de 2/3 sagci, 1/3 solcu. hangi solcu lider ulkenin cogunu ikna edebilir ki? ecevit'in 77'de aldigi %40 bu acidan cok basarili mesela. ama ecevit'in son hasta donemlerini hatirlayanlar dsp'nin iktidar'dan %1'e dusmesini de hatirliyor.
0
antikadimag
(06.01.25)
Siyasetçi ayrı devlet adamı ayrı. Erdoğan Türk tarihinin gördüğü en berbat devlet adamı.
Siyasetçi diyeceksek de, yazılmış pasif hatta yalakalaşmış bir medya sayesinde hiç sorgulanmayan, sayıştaydan anayasa mahkemesine kurumları felç ettiği için kimsenin hesap soramadığı, hem dijital devrim hem de ilk zamanlarında ciddi para bolluğuna denk geldiği için dönemin getirdiği bütün rahatlık ve refahın kaynağı sanılan bir siyasetçi bulup onunla kıyaslamak lazım. Türkiye’deki tek adamlaşma çıkarlarına hizmet ettiği için her daim işbirliği içinde olduğu dış güçleri de eklemeli. Tarihi biraz beklemek gerek. Türkiye’nin nasıl büyük borçlara gömüldüğü az buçuk anlaşılmaya başlandı. Biraz daha bekleyelim Erdoğan’ın büyüklüğünü konuşmak için.
0
sibertenik
(06.01.25)
RTE, Türk siyaset tarihindeki bütün liderleri yenecek tek lider.

Yani Süleyman Demirel, Turgut Özal, Erbakan vs. Hepsini sandığa gömer.

Ahmet Necdet Sezer kadar da kötüsü gelmemiştir.
0
camlicagazoz
(06.01.25)
baykal krizinde kaseti yaydıranda kendi. karşısındaki muhalefeti dahi kendi şekillendirebilen adam. zaten güçlü figürlerin tam bittiği dönemde siyasette parlak birileri yokken çıktı. ama hakkını vermek lazım hitabeti çoğu lidere göre çok öndedir.
0
mikahakkinen
(06.01.25)
Bence tabi şartlar,olasılıklar değişkendir de şevki yılmazın eski refah partisi dönemlerinde ,rte ile aynı şekilde yükselme durumu vardı. Eski dönem hitabeti baya iyidir.
0
essoist
(06.01.25)
ahmet necdet sezer siyasetçi değil. ona uyan en iyi tanım devlet adamı ya da bürokrattır. soldan rte alternatifi çıkamıyor zaten, bugün bile chp’nin karşısına koyabileceği iki aday sağ kökenli siyasetçiler. belki genç ecevit yarışabilirdi rte ile.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(06.01.25)
rte çağlar üstü bir siyasetçi Türk siyasi tarihinde bence. onu eğiteni bulmak gerek. tamam herkes diyor hitabeti kuvvetli diye ama burada bitmiyor. son derece pragmatist ve işine geldiği kadar reformcu. içki içen akpliyse sorun yok diyebilen biri.

rte'ye yaklaşabilen tek siyasetçi demirel olabilir.

belki imamson olabilirdi kendi kendini bitirdi. cesur davranmalıydı. özalın eşi gibi bunu da eşi zarar veriyor.
0
Hallegadola
(06.01.25)
Daha fazla oy alma konusu, döneme anlayışa, seçilecek kişinin bilinirliği ve yaptıklarıyla ilgili.

90'larda belediye başkanlığında özellikle su sorunu olmak üzere bir çok sorunları halleden Recep Tayyip Erdoğan ismi, Rahmetli Erbakan'a da yakınlığı ile öne çıktı.

Ak parti kurulduktan sonraki ilk seçimlerde de iktidar olması, özellikle dindar kesimin baskı altına alınmasıyla bilinen 28 subat sonrasına denk geliyor ve dini tarafı ağır basan halk bir arayış sonucu oylarını akp ye verdi. Kısa ömürlü olan koalisyonlar yıllar yılı ise asla Türkiye'ye yaramamıştı.

Dönemi bize uzak kalıyor ama sanırım Menderes oy alma bakımından diğer liderlere göre daha öne çıkardı. Çünkü zamanında halk değil, adeta devlet partisi konumunda olan ve 1950 ye kadar "açık oy, gizli sayım ile" seçimleri alan chp'nin, bu seçimle ilgili bu kanunun değişmesinin hemen ardından iktidarı demokrat parti ye kaptırması yine dini yönü ağır basan halkın arayışının bir sonucuydu.

Partileri lider isimleri es geçersek şu bir gerçek ki Türkiye'de halk vaadlerden çok, kendi değerlerine yakın olan tarafa oy veriyor yakınlık gösteriyor.
Bu, Türkiye'nin bir gerçeği.
0
diyecevaplandı
(06.01.25)
Rte'nin stratejisi ile diğerlerinin strtejileri çok farklı. Ecevit sevilmiyor çünkü türbana açıkça karşıydı. Ne düşünüyorsa onu söylüyordu. Dürüstlük yani.

Rte ye ilk zamanlar eşcinsel hakları sorulduğunda destekleyeceğiz falan dedi. Kendi ağzıyla genelevlerden bile oy topladığını söyledi.

Başarılı siyasetçi mi? evet
İyi siyasetçi mi? hayır
0
wd40
(06.01.25)
En kotusu RTE falan diyenler olmus.
Siyasi cizgide sevmiyor olabiliriz ancak adamin basarisi gozler onunde.

Karsisinda muhalefet yoktu deniliyor. Muhalafeti yipratan kendisi. Adam yillardir onune kim gelirse sildi supurdu.

O yuzden zannimca Turkiyenin gordugu en basarili siyasetci RTE dir.

RTE Kamuoyunda tabu gozuyle bakilan Milli Gorus hareketinden cikip limitli oyunu tum merkez saga cevirmistir ve halka ulasmistir.

Ondan sonra da en basarili siyaseti Ecevittir. Adam %40 i gecti CHP ile. Bu cografyada sol partiyle bu oyu almak gercekten basaridir. Ayrica CHP den ayrilip kendi partisini kurup yine iktidar oldu.

Siyasetcinin basarisi halka ulasmasi net olarak. O yuzden benim gordugum bu ikisi var sadecee.
0
nuevo
(06.01.25)
rte'nin küresel güçler ve sermaye tarafından önünün çok açıldığını düşünüyorum. bu açıdan başarılıdır.

aldığı oy oranına bakılacaksa belediye başkanlığında alınan oylar ve kabul anlamında imamoğlu daha başarılı.
0
calmdown
(06.01.25)
yok.
0
zeleno
(06.01.25)
rte'nin en büyük sermayesi ve silahı din idi. yakın tr tarihine hakim değilim, bu kadar din vurgusu oldu mu daha önce? cahil halkları da en kolay dinle zapturapt altına alırsınız. kim bu planı programı yaptıysa ve rte'yi türkiye sahnesine sürdüyse odur iyi siyasetçi. mesela hitler için de diyor musunuz iyi siyasetçiydi diye? rte son derece otoriter bir lider ve hareketinin çevresini dinle ördüğünden kendisine neredeyse kutsallık atfetti. siyasetçi olmasaydı kesinlikle sert kuralları olan bir tarikatın lideri olurdu.
0
dilhun
(06.01.25)
Ahmet Necdet Sezer: "ben ne alaka?" :)

üstte bir arkadaş muhalefeti sildi süpürdü yazmış;

baykal'ı kaset komplosuyla silip süpürdü mesela fetö ile -ki baykal sayesinde siyaset hayatı olmuştur rte'nin :)

sağ cenahtan rte'den oy alabilecek tek bir adam vardı: muhsin yazıcıoğlu. başına neler geldi hepinizin malumu..

ergenekon, balyoz, kozmik oda, medyanın ele geçirilişi, yok pahasına satılan -artık ne karşılığında?- devlet kurumları, geldiğinden beri ortadoğunun değişen şekli -israil'in güvenliği için 1 tek kürt devleti kaldı bop'ta :)-

soruya cevap; 90'lı yıllardaki siyasetçilerin hiçbiri bunları yapmazdı, rte'nin bunları yapmasına müsade de edilmezdi. rte için resmen ortam boşaltıldı ve özel bir alan açıldı. alamet-i farikası budur yoksa..
0
makbur
(06.01.25)
(7)

Araba kaldırılırken debriyajdan çekmeden önce gaza basıyor musunuz?

ya ben lan neyse
ayağı debriyajdan hiç kaldırmadan gaza biraz basıyor musunuz?
ayağı debriyajdan hiç kaldırmadan gaza biraz basıyor musunuz?
0
ya ben lan neyse
(03.01.25)
Hocam debriyaj tam basılıyken gaza bastığında araç boş vitesteyken gaza basmış oluyorsun bir anlamı yok ve saçma bir hareket olur bu, normalde kavrama noktasında gaza basmaya başlarsın araba hareket eder hatta dizelde gaza basmadan da kavramada hareket etmeye başlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.01.25)
O kadar hafif dokunurum ki pedala, debriyajdam ayağımı çeksem stop edecek kadar hafif. Dokunmak sayılırsa bu da.
0
Cesario
(03.01.25)
yeni arabalarda nasil bilmiyorum ama benim kullandigim manuellerde debriyajdan ayagini cekmeden once gaza basmazsan araba istop eder.

kavrama noktasina kadar gaza basilmaz. kavrama basladiktan sonra ufaktan gaz verilir. bu da zamanla oturur.
0
antikadimag
(04.01.25)
Cesario+1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(04.01.25)
Dizel araba ise gaz vermene gerek yok ayağını debriyajdan çektikçe araba hareket eder zaten. Benzinli araba ise evet hafif gaz vermen gerekir.
0
etna
(04.01.25)
Minik minik dokunuşlarla basmaya başlıyorum.
Benzinli.
0
norek
(04.01.25)
ilk adım kavrama noktasını tanımak, bunu da düz ve boş bir yolda hiç gaz vermeden sol ayağımızı debriyajdan çekip, araç çok hafif devirden düşecek şekilde pratik yaparak kazanıyoruz. epey bir denemeden sonra kas hafızası oluşacak ve hiç zorlanmadan bu noktayı yakalıyor olacağız.

sonra aracı kaldırırken ister düz yol, isterse de hafif yokuş olsun. ilk adım bu kavrama noktasını yakalamak, son sağ ayak freni bırakıp hafifçe gaz verirken debriyajı kontrollü şekilde bırakmak.
0
orpheus
(04.01.25)
(15)

Kiracıların ev sahiplerine olan düşmanlığı hakkında

tahirkemalbozoglu
Adam yemiş içmiş gezmiş tozmus o sahil senin bu bar benim kıçı yere değmemiş sonra 0.60 dan kredi çekip ev alan ve borcunu ödeyip ev sahibi olan adamin evine çöküp "bu kadar kira veriririm canın isterse çıkart" diyerek leşlik yapıyor. Suçlu olan ev sahipleri yok mu? Var elbet ama bu tarafta kiracıla
Adam yemiş içmiş gezmiş tozmus o sahil senin bu bar benim kıçı yere değmemiş sonra 0.60 dan kredi çekip ev alan ve borcunu ödeyip ev sahibi olan adamin evine çöküp "bu kadar kira veriririm canın isterse çıkart" diyerek leşlik yapıyor. Suçlu olan ev sahipleri yok mu? Var elbet ama bu tarafta kiracılar daha acımasız geliyor bana. Bi düşmanlık var ev sahiplerine karşı. Hani öğretmenlere olan kkn gibi bir kin var.
0
tahirkemalbozoglu
(03.01.25)
Biraz daha somut olsanız daha kolay olurdu, birçok ev sahibi kiracının baya doğrudan dümdüz yasal haklarını kullanmasını ev sahibinin evine çökmek olarak tanımlıyor.
0
akhenaten
(03.01.25)
kardeşim adamın yemesi içmesi adamı ilgilendirir, seni değil. sen kiracıyla bir anlaşma yapıyorsun, kontrat imzalıyorsun ve diyorsun ki bu ev karşılığında her ay bana x lira vereceksin. seneye bu zaman da x+enflasyon vereceksin. yani sen bir yatırım kararı aldın ve bunu uyguladın. bu kararın sonrasındaki ekonomik faktörlerin kimin lehine çalıştığının bir önemi yok. devletin %25 sınır koyması da bu faktörlerden biri. eğer bu anlaşmayı etkileyen ve kiracı lehine olan bir gelişme yaşandıysa kiracı sana acıyıp kendi aleyhine bir adım atmak durumunda değil. atmaması da onu kötü birisi yapmıyor.

borsada hisse alınca yemedim içmedim hisse aldım ama hisse düştü ya da az temettü verdi diyip birilerini suçlayıp zararını tazmin etmesini bekliyor musun? hayır. ev yatırımında da bunu bekleyemezsin.

ülkede ev yatırımı o kadar farklı bir noktada görülüyor ki. herkes ev alacağım ve bana ömür boyu mükemmel bir getiri sağlamak zorunda modunda takılıyor.

herhangi bir yatırım sana mükemmel getiri garanti etmiyor. ev yatırımı da buna dahil. enflasyon ya da devletin belirlediği oranda zam yapan kiracının da haksız bir durumu yok.
0
asap raki
(03.01.25)
TBK'ya bağlı olarak sözleşmede 12 aylık tefe-üfe ortalaması maddesini gördüğü halde her sene pazarlık yapmaya çalışan ama %25 saçmalığı geldiği anda 25'in üstüne ağzını açtırmayan köylü kurnazlarına karşı ev sahiplerinin rahatsız olması normal bir şey. Bu durumda %25'in uygulanmasını isteyen kiracı eve çökmüş sayılmıyor. Neticede devlet kendini kurtarmak için ev sahiplerini ateşe attı, kiracı değil. Bu noktada ağlanacak duvar sandıktı, anayasa mahkemesi yoluydu ama ülke hukuk devleti olmadığı için bu hukuksuz uygulama devam etti ve bir yere varılmadı. Aynı şekilde yasal şekilde kiracı evden çıkarıldığında ya da 5 sene dolduğunda emsal dava açtığında da kiracı ağlamayacak demek bu. Adamlar kiracı ile ev sahibini birbirine kırdırıp bütün kötü ekonomi yönetimini halkın omzuna yıktılar.

Bu arada enflasyon, deprem, binada oluşacak hasar gibi şeyler ev sahibinin göze aldığı/alması gereken risklerdir elbette ama %25 sınırı değil. O, olağanüstü bir durum. Bunu yatırım riski diye itelemeye çalışmamak lazım.

Bunun dışında evet, çökmeye çalışanlar var. Kirasını ödemeyen, eve hasar veren vs. insanlar var. Konunun genelinde Türk halkının fakir fetişi ve servet düşmanlığı var. Çok zengine tapar, parası olana düşman olurlar. Garip memleketiz.
0
nawar
(03.01.25)
Kendine şu soruyu sor evvela;

"Neden 2022 öncesine kadar her insan kendi bütçesine uygun evlere kiracı olarak yerleşip, sorunsuz bir şekilde de oradan ayrılabiliyorken şimdi her 3 ev sahibinden birisi kiracısıyla davalık oluyor hatta öldürülebiliyor ?"

Cevabı okurken bile verdin değil mi ? Bingo !
0
feastofthedamned
(03.01.25)
Hocam ölene kadar ev almakla mı övüneceksiniz siz ev sahipleri. Başka hedefiniz yok mu sizin bu hayatta? Ekşi sözlükte de canları sıkıldıkça bununla övünüyorlar. Çalıştın da bana mı çalıştın derler adama. Benim ev almak gibi bir derdim yok. Siz ev almak için feda ettiğiniz gençliğinize yanın.
0
nothing in my way
(03.01.25)
@nothing, işte bende onu diyorum çalıştım da sana mı çalıştım. Gelip benim evime tünüyorsun. Kendi malinmis gibi oturup öldü fiyatına yaşıyorsun, diyorum. Ha benim kiracim yok o ayrı, ben var olan bir durumu anlatıyorum. Kendi özelimde değil konu.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(03.01.25)
böyle bir şey yok hocam. yasa dahilinde artış yapıyorsa yapcağın bir şey yok, razı edebilirsen artıracaksın. ama bu ticaret işte, evi ucuza alırken kar etmişsin, kiralayınca zarar edince de ağlamayacaksın. yazar arkadaşım var, kiralık evleri var, her hafta sohbet ediyoruz, bir kiracısı şu an çok komik bir rakama oturuyor ve adamın ağzından kiracısı hakkında bir tane kötü söz duymadım, avukata ver diyorum, ona bile yanaşmıyor, hukuken zamanın gelmesini bekliyor. eğer bunlara katlanmaya gücünüz yoksa kiraya vermeyeceksiniz, bu kadar basit.
0
malheiros
(03.01.25)
Ev sahibi ile kiracının yasal ilişkisi mantık dışı kanunlara dayandığı için iki taraf birbirinden nefret ediyor.
Kiracı dediğin şak diye çıkartılabilmeli.
0
nickini vermek istemeyen uye
(03.01.25)
@asap raki noktasına virgülüne kadar doğru açıklama.

yaptığınız yatırım size ömür boyu aynı oranda getiri sağlamak zorunda değil. imzalanan kontrat belli. bunun aksine bir durum geliştiyse çıkıp hükümete laf edebilirsiniz.

Herkesi yemiş içmiş sıçmış götünü gezdirmiş diye yaftalamanız da ayrı bir boyut. Siz kimin hangi koşullarda ne kazanıp ne harcadığını, insanların hayat koşullarını nerden biliyorsunuz? Parası olan adam 0.69 ile kredi çekip ev almayı bilmiyor muydu? Ben de istiyordum o dönem, ama peşinatım yoktu ve kredi çeksem ödemesi maaşımdan fazla oluyordu. Herkesin dilinde bir kredi çek, üç beş seneye ödemeler eriyor zaten lafı. O borç eriyip makul seviyeye gelene kadar ne yiyecek millet? 3 sene boyunca kazandığından fazlasını nasıl ödeyecek insanlar? Boş boş laflar. Geçmişi unutup şu anki vaziyet üstünden yorum yapıyorsunuz.
0
synesthesia
(03.01.25)
Bu yüzden kiracını iyi seçeceksin. Öyle emlakçıya ev verip de kiracı bul dersen başın çok ağrır. Olması gereken yıllık kontrattır. 12 ay ev kiralanır. Malesef ki türkiye'de saçma sapan bir kiracıyı koruma sistemi var. Bu yüzden kendi önleminizi alın.

Evli, memur kiracı genelde sorunsuz olur. Yurtdışı gezecem diye perişan olan beyaz yakaya çattın mı yandın. 100 yere borcu oluyor onların.

Dediğim gibi yakınmak yerine önlemini alacaksın. Yoksa bedava yaşamak isteyen şark kurnazı çok. Türk insanının kalite belli. 30 sene de 100 yıl geriye gitmiş cahil bir toplum var. Full dolandırıcılık, full yolsuzluk
0
wd40
(03.01.25)
var böyle bir şey. benim gözümde iyi kiracı diye bir şey yoktur. beter olsunlar diyorum :)
0
zeleno
(03.01.25)
Yüzde 25 dışında herhangi bir şekilde "civardaki evler x oldu" muhabbetini umursamam, haksiz çünkü. Dünyanın hiçbir yerinde civardaki ev muhabbeti olmaz (özellikle sosyal devlet olan yerlerde).

Kısacası yüzde 25 kenara atarsak kontratta yazanları yapan kiraci iyi kiracıdır. Bunun üstünde sürekli civardaki evleri konuşan kendini derebeyi zanneden ev sahibidir.
Misal tahliye taahhüdü ile her sene civardaki ev kiraları kadar istemeye kalkanlara çok güzel küfürüm de var ya neyse. Bunların içinde tabi emlakcilar da var. bu salaklara gaz veriyorlar çevredeki evler x oldu diye, hop yeni birini sokuyorlar alıyorlar emlakçı parası.

Neyse banane tabi de dünyanın her yerinde kendini Warren Buffett gibi tanıtan ev sahibinden nefret edilir. Her yerinde yasalara uymayandan nefret edilir. Yasalara uyan adam (gene diyorum bana göre yüzde 25 yasal olmamaliydi, kontrat imzalandıgi zaman olmayan bir şeydi) hakkında şikayet eden de umarım en lanet, ev yakan tipte kiraciya denk gelir.
0
logisticsmanager
(03.01.25)
ev sahibi olmak landlord, toprak agasi olmak gibi bir sey.

topraga dayali zenginligi bitirmedikce bu insanliktan bir yol olmaz. adamin 5 tane evi var mesela. neden, ne gerek var? ev aliyor, parayi stock markete de sokmuyor. oyle kati, kohnemis bir ekonomi olusuyor. sonra is de bulamiyorsun, ev sahibine muhtac kaliyorsun. tam somuru duzeni.

ilk evden sonra varlik vergisi odenmeli. ikinci evde makul, ucuncu evde vs exponential artan bir vergi sistemi olmali. milyon dolarlar degerinde varligi cimentoya ve tugluya donusturup bina dikmisler, ankara'da oylece duruyor. o parayla ekonomiye hareket verilmesi lazim.
0
antikadimag
(04.01.25)
Kiralama yasaları çok sıkıntılı. %100 haklı bile olsanız, kiracıyı çıkartmanız 4-5 seneden aşağı sürmüyor.

Adamın kiracısı 1 kira ödemiş, sonra tek kuruş ödememiş. Çıkartması 2 küsur sene sürmüş. Mahkeme kararı yanlış yazdığı için, yine çıkartamıyor. istinafa gidince min. 3-4 sene atıyor.

Bunun sonucu yine kiracılara patlar. Bu piyasadan, "3 kuruş ek kira gelirim olsun" diyen düzgün insanlar çekilir. Çıkmıyorum deyince, boğazını sıkan, bacağına sıkan hırtların eline geçer piyasa.

Bu işi çözmesi gereken ne ev sahibi, ne de kiracı. Hükümetin adam gibi kiralama yaslarını düzeltmesi lazım.


.
0
kartallar yuksek ucar
(04.01.25)
kurunun yanında yaş da yanıyor. hukuk sistemimiz çok yavaş olduğu için kötü niyetli kiracılara gün doğuyor. ev sahiplerinin de kötü niyetli kiracılara karşı korunması lazım.

mesela şöyle bir şey olabilir : 2 kira ödemeyen kiracıyı şikayet edersen, otomatik olarak süreç başlar. kiracı eğer 10 gün içerisinde yatırdığı kiraların dekontlarını gerekli mercilere sunmazsa, derhal tahliye edilir. bu ödemelerin açık bir şekilde o daireye ait olması, ve "kira ödemesi" seçeneği ile yapılmış olması gerekir. böylelikle vergi kaybı önlenir.

bunun yanında 2030'dan itibaren kira gelirinden alınan vergiler can acıtacak şekilde arttırılmalı. "kira geliri" ile yaşamak gibi ülkeye hiç bir faydası olmayan bir şeyin olmaması gerekiyor.
0
co2s2
(04.01.25)
(2)

Satın alınan bir giyim ürünü kac kez değiştirilebilir ?

libertine
merhaba. yılbaşı öncesi bir deri ceket firmasının websitesi üzerinden trendyol ve hepsiburadadan daha uyguna deri ceket aldım. ilkinde gelen ürün websitesindeki renkle cok alakasızdı, hakiki deri olduğu için renklerin her zaman tutmadığını ama değiştirebileceklerini belirttiler. ürünün kolları da kı
merhaba. yılbaşı öncesi bir deri ceket firmasının websitesi üzerinden trendyol ve hepsiburadadan daha uyguna deri ceket aldım. ilkinde gelen ürün websitesindeki renkle cok alakasızdı, hakiki deri olduğu için renklerin her zaman tutmadığını ama değiştirebileceklerini belirttiler. ürünün kolları da kısa olduğu için yeni gelen kahverengi olsun o zaman bedeni de bir beden buyük olsun dedim.

ürünü şimdi teslim aldım, bu sefer rengi güzel ama ceket babamın gibi emanet duruyor, kolu kısa gelsin razıyım bedenini değistirmek istiyorum. tekrar değişim talep etmem uygun mu? en kötü kargoyu ödemeyi teklif edeyim mi? yoksa hic içime sinmeyecek, değişim talebinin bir üst sınırı var mı? tesekkürler.
0
libertine
(03.01.25)
sorun olacağını sanmıyorum, mağazada olsa kesinlikle sorun olmaz derdm.
0
emfuzi
(03.01.25)
bazi sirketlerde 1-2 degisim siniri oluyor ozellikle kargo onlardaysa. mesela adidas'tan ayakkabi aldim, ikinci kez degistirmeme izin vermediler. iade edip tekrar baska satin aldim. cunku kargo adamlara biniyor ve bu loophole'u kullananlar yuzunden zarara ugramak istemiyorlar.
0
antikadimag
(04.01.25)
(7)

Asya'ya ve Abd Gezisi (Ayrıca Abd Vizesi)

put it in your appropriate place
Asya ülkelerini ve ABD'yi gezi planlayacağım.ABD'de ilk olarak hangi şehirleri görmeliyim? Florida ve New York iyi seçenekler mi? Ehliyetim yok, bu yüzden araba kullanamıyorum. ABD'de seyahat etmek için bir arabaya ihtiyacım olacak mı?Asya ülkeleri için önceliği Japonya, Güney Kore ve belki Singapur
Asya ülkelerini ve ABD'yi gezi planlayacağım.

ABD'de ilk olarak hangi şehirleri görmeliyim? Florida ve New York iyi seçenekler mi? Ehliyetim yok, bu yüzden araba kullanamıyorum. ABD'de seyahat etmek için bir arabaya ihtiyacım olacak mı?

Asya ülkeleri için önceliği Japonya, Güney Kore ve belki Singapur'a vermek istiyorum. Tokyo veya Seul arasında düşünüyorum. Ne önerirsiniz?

Birde Abd için vize daha 2 sene sonraya verildiğini çok duydum. Öyle mi cidden?
0
put it in your appropriate place
(01.01.25)
USA çok devasa bir ülke, en fazla bir eyalet gezebilirsin turist olarak. Ben sahsen West Coast tercih ederdim.

USA vizesi almak epeyce zor.
0
feastofthedamned
(01.01.25)
ABD'de toplu taşıma oldukça kötü. Gezeceğin bölgelere bağlı olsa da arabaya ihtiyacın olacak. Az sayıda şehir dışında şehirler yürünebilir değil. Örneğin konakladığın yerde yakın çevrede bir restoran veya market olmama ihtimali çok yüksek.

Araba yoksa seyahat planını buna göre yapmalısın. Suburban bölgeleri gezi planına dahil etme. Kuzey eyaletleri önermem. Şuan soğuk ve yağışlı. Yaz aylarında gelmeyeceksen Kuzey eyaletleri düşünme.

NYC --> Boston --> Miami güzel bir rota olabilir. Batı bölgesinde de california'da birkaç şehir. ABD'de bu bölgeler dışında kısa süreli gezip görmeye değer yer pek yok. Araba yoksa Uber veya Lyft ile gezersin ama pahalıya gelir. Toplu taşımalarda insanlar çok salaş ve geç saatlerde güvenli olmayabilir.

Vizeye gelirsek de vize almak çok zor olabilir.
0
wd40
(01.01.25)
ABD'e gezi biraz yas bu durumda. Gerçi "Aslında Abd'i görmesem de olur" seviyesinde. Asya daha çok önde. İndirimli bilet hakkım varken görsem iyiydi tabii.

Abd'de turistlik noktaların yanısıra Casino'ya girer, +18 olan yetişen kulüpler bakarım diye aklımdan geçiyordu. Gerçi bunlar Avrupa'da da mevcut.
0
🌸put it in your appropriate place
(01.01.25)
Casino ve dediğin tarzda klupler için Nevada'ya gitmen gerekiyor. Orada da başka hiçbir şey yok. Bildiğin çorak ve sub urban.
0
wd40
(01.01.25)
tokyo, seul'da cok birsey yok. tokyo'dan donuste aktarmali ucup 1-2 gun bakip gecersin. Singapur'a gitmeyi cok istiyordum ama eksi'de bazi yorumlardan sonra iyi gitmemisim diyorum. sonradan gorme degil de gercek gezi videolari izle, kararini verirsin.
New York cok guzel. Florida bilmiyorum gormesen de olur. ABD'e ya dogal guzellik gormeye git ya da buyuk sehir. onun disindakiler hep harry potter studyosu, disney, vs.
Toplu tasima var ama pek bisey bekleme, vasat.
0
Ley
(01.01.25)
abd'de araban yoksa sadece boston ve nyc gezebilirsin. belki bir de philadelphia. bence araba kullanmayi ogrenene kadar amerika'ya gitme. hele florida'yi falan hic gezemezsin.
0
antikadimag
(02.01.25)
Arabasız gezerken çok sıkıntı yaşamayacağın New York olabilir bi', bi' de Vegas belki. Onun dışında araba hep lazım gibi ABD için.
0
kumandanim
(02.01.25)
(12)

İkinci eli değer kaybetmeyen saatler

kakaolu kremali biskuvi
Şöyle 3500-4000 dolara kadar ikinci el bir saat alsam, sıkılırsam 3-5 sene sonra minimal değer kaybıyla satarım diyorum. Bu fiyat aralığında fazla değer kaybetmeyen markalar var mı? Tarz olarak metal kordondan pek hoşlanmam. Şu mesela görüntü olarak beğendiğim bir model https://www.engsaat.com/meist
Şöyle 3500-4000 dolara kadar ikinci el bir saat alsam, sıkılırsam 3-5 sene sonra minimal değer kaybıyla satarım diyorum. Bu fiyat aralığında fazla değer kaybetmeyen markalar var mı? Tarz olarak metal kordondan pek hoşlanmam. Şu mesela görüntü olarak beğendiğim bir model www.engsaat.com Sadelik severim. Saat burdayım diye bağırmamalı. Manasız şekiller, fontlar, işlemeler vs olmamalı üzerinde. Ona göre öneri yapabilirsiniz
0
kakaolu kremali biskuvi
(30.12.24)
saat çok kötü aşırı kötü
eğer 65 yaşında değilsen.
0
alt4y
(30.12.24)
saat şahane :)
0
🌸kakaolu kremali biskuvi
(30.12.24)
panerai'nin radiomir modelleri bir ihtimal bulunur sanırım o fiyatlara. veya 5-6k'lara çıkılmalı. araştırmak lazım. ben çok beğeniyorum radiomir modellerini.
0
efreet sultan
(30.12.24)
saate bayıldım
0
antihistaminik
(30.12.24)
Saat guzel. Sorunuza cevap olarak Longines'lere bakabilirsiniz deger koruma acisindan.

www.chrono24.com

www.chrono24.com

www.chrono24.com
0
sertac akin
(30.12.24)
deger kaybetmeyen 2 saat var. rolex ve pp.

turkiye gibi 2. el lux saat piyasasinin olmadigi ulkelerde deger kaybetmeden saat satmak zor. ikinci el olsa bile alicisi olmasi lazim ki degeri olsun. bence begendigini al, bir de mumkunse yurtdisina gittiginde al koluna tak getir.

japonya ve hong kong'da ikinci el saatler cok ucuz oluyor.
0
antikadimag
(30.12.24)
bunun dolar bazinda deger kaybetmeme ihtimali yok. butun hayatin boyunca takacagini dusundugun bir sey al, satamayacakmis gibi.
0
hot potato
(30.12.24)
Saatin modeli çok önemli. Klasikleşmiş bir model tam tersi değer kazanır. 150 USD ye aldığım seiko skx007 1500 USD oldu değeri :D
0
wd40
(30.12.24)
Antikadimag haklı. Cevaba imza atıyorum.
0
prole
(30.12.24)
@truenorth; costco'ya satarsan tabii ki olu fiyati verecekler. rolex'i dogrudan alicisina satarsan msrp'nin uzerine bile satabiliyorsun cunku bazi modellerini almak icin yillarca bekliyor insanlar. oyle parayi verdim gidip aldim olmuyor. o yuzden bircok insan rolex'ini ve pp'sini birkac bin dolar ustune satti. bu artificial scarcity devam ettigi surece deger kaybi olmaz. tabi bu her modeli icin gecerli degil. tutulmayan modeller ad'den hemen alinabildigi icin deger kaybi olabilir.

ikinci konu da bakim isi abartiliyor. 10 sene bakimsiz rahat rahat gider bir saat. saatcilere sorarsan para kazanmak icin 3-5 yila getirin bize size $1000 fatura cikaralim diye bekliyorlar. son olarak o yaglar rolex'e ozgu degil her otomatik saat icin gecerli.
0
antikadimag
(30.12.24)
eger boyle bir dusunce varsa omega, breitling, rolex, blancpain gibi top markalari tercih etmek lazim. elindeki butceye gore vacheron constantin ve blancpain modellerini inceleyebilirsin. istedigin tipte modeller var. yine istedigin tipte gecen sene rolex 1908 modelini cikartti, bayagi guzel. ancak butceni bayagi asiyor. :)) bana sorarsan kendim de kullandigim omega speedmaster tavsiye ederim. akari kokari yok, saglamligi dillere destan, ikinci eli de uzmez.
0
arakaali
(30.12.24)
Güzel cevaplar.

İki husus var sadece. Yukarıda gösterdiğim modeli aradığım tarzı anlatmak amacıyla verdim sadece. Spesifik olarak o saati sormadım.
Bir de saati alayım hiç değer kaybetmeden satayım da demedim. Dediğim gibi ikinci el almayı planlıyorum. İkinci el alınca zaten değer kaybının önemli kısmını ilk sahibini üstleniyor. Ben de ondan alıp ufak bir kayıpla birkaç sene sonra satabilirim. Değer kazansın, ya da aldığım fiyata satayım gibi bir beklentim yok.
0
🌸kakaolu kremali biskuvi
(30.12.24)
(12)

Baby shower olayı

kondansator
eşim 7 aylık hamile, etrafında baby shower organize edecek arkadaşı yok. Şimdi bu olay bir mecburiyet mi? Yani canımı sıkar mı? Benim ofisten tanıdığı kızları, kendisini bir iki arkadaşı ve annesini çağırıp ben bir cafede bir şey ayarlasam mı diyorum ? Ne dersiniz
eşim 7 aylık hamile, etrafında baby shower organize edecek arkadaşı yok. Şimdi bu olay bir mecburiyet mi? Yani canımı sıkar mı? Benim ofisten tanıdığı kızları, kendisini bir iki arkadaşı ve annesini çağırıp ben bir cafede bir şey ayarlasam mı diyorum ? Ne dersiniz
0
kondansator
(30.12.24)
maddi bir ihtiyacın yoksa hiç girme. yakın bir bağ yoksa kimse bir bebeğin partisine gitmeye ve hediye almaya hevesli olmaz.
0
buenosdias
(30.12.24)
ben baby shower gibi seyleri asiri gereksiz, özenti ve cringe buluyorum ama bunun derdine esiniz icin düsmeniz asiri tatli bir davranis.
bence esinize bir sorun.
belki kendisi de istemiyordur. belki de bir yerde görmüs özenmistir. insan hamileyken karar degistirebiliyor, hem de cok hizli.
bir sorun, o ne derse ona göre yaparsiniz. heves edebilir yani kadin, ilk bebegiyse hele.
0
alice in potatoland
(30.12.24)
tr'de babyshower hediye icin mi yapiliyor, yok artik!
babyshowerda oyun oynaniyor, komik kiyafetler giyiliyor falan. hediye alinmaz. hediye partinin organizasyonu oluyor.
bir erkek olarak yapma derim, cok kadinlara hitap eden bir olay. ya da birlikte organize ederek yapin kadin erkek herkesin olacagi sekilde yapin.
0
sonsuz
(30.12.24)
mecburiyet değil. yeni yeni ithal adetlerden yalnızca biri.
0
m e b
(30.12.24)
@sonsuz, Yıllar önce ilk duyduğumda "bebek doğacak ya önceden lazım olan şeyler hediye ediliyor aileye yardımcı olunuyor" diye mantıklılaştırıyorlardı. Hatta ABD'de falan anne Amazon.com listesi yapıyormuş isteyen oradan sipariş verip alıyormuş.

eksisozluk.com
0
nhk ni youkosu
(30.12.24)
eşinizin böyle bir beklentisi mi var? yoksa gereksiz. yani babyshover, gelin ertesi, kına gecesi, gelin alma bunlar artık çok gereksiz şeyler. tabii ki subjektif bir yorum. zaten eşinizin çevresinde yapacak birileri yoksa bir kaç insan bulup yapmak samimi olmaz.
0
mikahakkinen
(30.12.24)
baby shower denilen sey zaten hediye etrafinda kuruludur. cocugun veya annenin ihtiyaci olacak seyleri alip getirir diger kadinlar. sonra anne de bu hediyeleri tek tek acar eglenirler.

bizde komsularin patik hediye etmesinin bati versiyonu.
0
antikadimag
(30.12.24)
3-4 sene önce hayatımızda olmayan bir şey bu:) Must mı sorusunun cevabı.

Bizde zaten baby shower gibi adetler var fazlasıyla.

Gereksiz.

Ama tabii eşiniz hamile, hassasiyeti olur alınganlığı olur.

Ona göre siz karar verin.
0
anten
(30.12.24)
genellikle kadın tarafının kız arkadaşları ve ailesi etrafında şekillenir, eşinizin böyle bir isteği planı v.s. varsa yapar siz karışmayın sadece destek olun.
0
nuisance2
(30.12.24)
hayır ya. böyle bir şeyi organize edecek arkadaşı yoksa hediye açgözlüsü gibi algılanırsınız siz yaparsanız. isteyen zaten hediyesini alır.
0
elorelia
(30.12.24)
Hayır tabi ki bunun olayı annenin samimi arkadaşlarının süprizi yapması. Sizin iş arkadaşlarınız ne alaka yahu ne gerek var. Bizim de yaşadığımız yerde arkadaşım yoktu böyle bir şey yapmadık eksik de olmadı. İlla ki bebekten önce bir şey yapmak istiyorsanız “babymoon” yapın yani bebek doğmadan önce anne babanın 2 gece bir yerlere gidip güzel bir kaçamak yapması.
0
iwillsee
(30.12.24)
hediyesiymiş, arkadaşlarının dahil olmasıymış, zaten bilgim olmadığı için sizlerin fikirlerine ihtiyaç duydum. zahmet edip düşüncesini paylaşan herkese çok teşekkürler
0
🌸kondansator
(30.12.24)
(7)

Özel sektörde güvenlik soruşturması

vedatchilipeppers
Selam,Bir şirketle görüşüyorum 3 aydır. 2 hafta önce referans check tamamlandı ve 2 haftadır ses çıkmıyordu, bugün aradım İK insanını ve güvenlik soruşturması aşaması olduğunu ve dün tamamlandığını söyledi. İlk defa özel şirkette güvenlik soruşturması duyuyorum. Ne bu hiç karşılaşan var mı?
Selam,

Bir şirketle görüşüyorum 3 aydır. 2 hafta önce referans check tamamlandı ve 2 haftadır ses çıkmıyordu, bugün aradım İK insanını ve güvenlik soruşturması aşaması olduğunu ve dün tamamlandığını söyledi. İlk defa özel şirkette güvenlik soruşturması duyuyorum. Ne bu hiç karşılaşan var mı?
0
vedatchilipeppers
(27.12.24)
Screening yapıyorlar işte sana ve ailene. benimkisi 1.5 ay sürmüştü. Neredeyse her yer yapıyor artık.
0
irene
(27.12.24)
Amerikan büyük bir şirket için bir kere yaşadım. Çalıştığınız şirketlerin santral hatlarından iklarına ulaşıp sizi soruşturuyorlar. Üniversite dahil, CV'nizde verdiğiniz tüm bilgileri teyit ediyorlar.
0
gabe h coud
(27.12.24)
Kimse de dememiş ki başka bir plan düşünülüyor olabilir.

Tr deki özel sektörün ne bok olduğu bilen bilir. Neyin güvenlik soruşturması Allah aşkına?

2 hafta tr için normal bir süre aslında.
0
sorularimicinfeykhesap
(27.12.24)
sirketine gore degisir. hicbir seyi sorusturmayan dev sirketler de var (faang seviyesinde), asagida dendigi gibi bu is icin ozel kurulmus sirketlerle anlasarak, o sirketlere hakkinizda rapor hazirlatanlar da var. benim turkiye'deki is yerimi aramislardi ve 1 hafta kadar onlari beklemistim. sonra turkiye'dekilerle anlasamamislar ona not verified yazip gecmislerdi ama ise alinmistim.
0
antikadimag
(27.12.24)
Özel şirketler güvenlik soruşturması yapmaz genelde. Sabıka kaydı falan isterler o kadar.
0
wd40
(27.12.24)
Şirketin büyüklüğü ve özellikle yapılacak işin hassasiyetine göre yapılıyor. İş tanımınız kritikse ve işveren dev bir şirketse normal.
0
10551037
(27.12.24)
özel şirket hangileri mesela.
savunma sanayi, telco, ülke alt yapısını ilgilendiren veya devletle iş yapan şirketler yapıyor bu süreci ve baya ciddi
0
nuisance2
(27.12.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.