Giriş
(13)

moraller down olunca

robert bosch
napiyorsunuz?
napiyorsunuz?
0
robert bosch
(30.07.24)
Bruce
(30.07.24)
acik hava, uzun yuruyus.
0
parcxerox
(30.07.24)
@bruce baya kötyümüs ama saol
0
🌸robert bosch
(30.07.24)
Uyuyorum. Saatlerce uyuyorum. Elimde olsa günlerce de uyurum.
0
moonie
(30.07.24)
Çok büyük bir mesele varsa uykuya kaçarım.
Standart dert tasa ise sahile gider kitap okur ya da müzik dinlerim.
Kulakta müzikle uzun yürüyüş +1
0
mutekebbir
(30.07.24)
bazen müzik, uyku, yürüyüş.

bazen de iş, yemek, dizi/film.
0
ananiyimioguz
(30.07.24)
Votka
0
numlock
(31.07.24)
youtube'dan robin williams videolari izliyorum.
0
antikadimag
(31.07.24)
gider deniz kenarında bir banka oturur denizi seyrederim veya yürüyüş yaparım. mümkünse ya deniz kenarında, ya ormanlık alanda.
0
tabudeviren
(31.07.24)
Ezbere bildiğim eski Türk filmlerini tekrar izliyorum. Tercihen komedi.
0
pispinti
(31.07.24)
koşarım
'one piece' izlerim
basket oynarım
bisiklet sürerim
0
lüzumsuz adam
(31.07.24)
1) ağlamak iyi geliyor
2) yürüyüş + koşu ya da evde müzik eşliğinde shadowboxing
3) yazmak..

içini dökmek istersen dm açık <3
0
mizore
(31.07.24)
Araba kullanmayi seviyorsaniz uzun yol.
0
mbond
(31.07.24)
(12)

Dostoyevski'yi nasıl tanımlarsınız?

sekizdokuzon
Az önce bir YouTube videosunda muazzam bir tanımına denk geldim. Şöyle diyor:"Rusya'nın sahip olduğu, arafta olmanın, bir yenilikle karşı karşıya kalındığında ne yapılacağını bilememenin ve sayısız olasılığı aynı anda değerlendirmeye tutup hiçbir olasılığın net yanıt olmadığını da bir yandan bilerek
Az önce bir YouTube videosunda muazzam bir tanımına denk geldim. Şöyle diyor:

"Rusya'nın sahip olduğu, arafta olmanın, bir yenilikle karşı karşıya kalındığında ne yapılacağını bilememenin ve sayısız olasılığı aynı anda değerlendirmeye tutup hiçbir olasılığın net yanıt olmadığını da bir yandan bilerek, hiçbir olasılığa sabit kalmayıp olası olasılıklarla, seçmeye çalıştığı olasılıklar arasında net karar vermeyen, açık uçlu yapıtlar ortaya çıkaran en güçlü 19. yüzyıl yazarı."

Sizce neden dünyanın gelmiş geçmiş en büyük roman yazarı? Sizin onda gördüğünüz nedir?

Bir de "Dostoyevski'yi doğru anlamak için kırk yaşından sonra okumak lazım." diyorlar. Bu görüşe katılıyor musunuz?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(30.07.24)
Ben çok depresif bulmuştum 1 kez okumaya kalkıştığım bir kitabından dolayı, hatta okuyamamıştım ve ben bunu hiç okuyamam diye karar vermiştim.

Kararsızlığın ve güvensizliğin zirvesi deniyor demek ki. Yani Rus edebiyatı için.
0
muhayyer divan
(30.07.24)
çok bunaltıcı yazıcaktım, yazmışlar. okumuyorum ben zaten dünya fazlasıyla gerçek ve bunaltıcı, ekstra doza ihtiyacım yok.
0
deartheodosia
(30.07.24)
Çehov haricinde söylediklerin gerçek batı kültürünü sindirmis yazarlar. Daha sistemli yazarlar, daha çok kitap yüzü görmüşlerdir. Dostoyevski arada, hiçbir şey anlatmazken çok şey anlatabiliyor. Yani bu dediğin yazarlar anadili olan bir dili çok iyi, düzenli konuşurken Dostoyevski dili sonradan öğrenmiş ama o sistem bilmezliginden dilin olanaklarını aşmış. O yüzden "en". Bu görüşüm beni dünyanın en sıkıntılı insanı yapabilir, napalim.
0
🌸sekizdokuzon
(30.07.24)
anlatamıyorum’un yazdıkları da bunaltıcı.
0
deartheodosia
(30.07.24)
Benim için liseli olmakla özdeş. Lisede okuduğumuz iyi betimlemeler ve tahliller yapan bir yazar. @anlatamiyorum+1 mesele toplum, insan ve varlığı anlatmaksa daha iyi yazarlar var.
0
Amaranta ursula
(30.07.24)
Stefan Zweig’la Dostoyevsky’nin karşılaştırıldığını da gördüm ya tamamdır.

Bu duyuru zirveye yaklaştı benim için Dostoyevski ile karşılaştırılan isimlere bak :)
0
Mcfly
(30.07.24)
En sığ yorum geldi açılın bakalım :)

-Nasıl tanımlarım?
-Yorucu.

Şükürler olsun ki gençken okumuşuz bunları, belli bir yaştan sonra gerçekten kafa kaldırmıyor :/
0
mutekebbir
(30.07.24)
valla her kitabini okudum.

toplumsal konularla ve bireysel psikoloji ile ugrasarak en net ve guclu eserleri verebilen yazar. ecinniler ve karamazov kardeslerde toplumsal sorunlara (rusyanin hristiyanliktan uzaklasarak ateizme, nihilizme, komunizme suruklenmesine karsi) prens ile suc ve cezada ise insan psikolojisinin derinliklerine dalan bir adam.

cok ters, huysuz biri aslinda. yazarligi da bence tolstoy kadar iyi degil. ama yazdigi konular tolstoy'un konularindan daha onemli. yani dostoyevski'de edebiyat insan zihninin en verimli meyvelerinin verildigi bir arac olarak kullanilmisken, tolstoy'da dil ve roman estetik kaygilarla donaniyor. (tolstoy'u daha az okudum) edebiyatci ustaligi olarak tolstoy one cikarken, buyuk romanci dendiginde buyuk konulari islemesiyle dostoyevski one cikar.

edit: @anlatamiyorum'un verdigi isimlerle dostoyevski bambaska kulvarda. hikaye yazarligi ile roman yazarligi arasindaki farki gorebilmek lazim. sartre, cehov, zweig, proust ne alaka allah askina. dostoyevski karsilastirilacaksa tolstoy, hugo, joyce gibi adamlarla kiyaslamak lazim.
0
antikadimag
(31.07.24)
Ben çok severim. Suç ve Ceza, Yeraltından Notlar ve Kumarbaz favorilerim. Bir kitabı okumaktan keyif almak için illa 'kolay' okunması gerekmiyor kanımca. Ben Proust ve Woolf'un hemen bütün eserlerini keyifle okudum. Ama çok zorlanmıştım bazı romanlarında. Ulysses, Bulantı ve Dorian Gray'in portresi kabir azabı gibiydi benim için. Mümkün olsa Niteliksiz Adam'ın yazarına "Niye Edebiyat? diye sormak isterdim. Zevk renk meselesi değil; bu kitapları okumaktan keyif alacak donanım yok bende.
0
auroraaurora
(31.07.24)
Dostoyevski'nin büyüklüğü gerçekçiliğinden gelir benim için. Nerede okuduğumu hatırlamadığım ama tamamen katıldığım şu minvalde bir yorum vardı;

Yarattığı karakterlerin içindeki "diğer" kişiyi ortaya çıkarmak için kendi bakış açısının dışına çıkarak onları tahlil edebilen biridir. Kendinden önceki dönemdeki yazarları okurken, karakterlerin sesi aslında yazarın sesini, fikrini görüşlerini konuşturur ya da tartıştırdığını görürüz. Ama Dostoyevski bundan farklı olarak karakterlinin derinliğine inerek onların içindeki farklı kişiyi bulmaya çalışır ve bunu yaparken de tamamen o karakteri konuşturur, karakterin kendi sesi ve düşüncesine izin verir.

Bence Dostoyevski'nin psikolog , insan ruhunun röntgenini çeken yazar olarak adlandırılmasında karakterlerindeki bu çok seslilik yatıyor.

Kendisi hakkında hayatın gri yanlarını görmek istemeyen gibi bir yorum yapılıp, yazarı sevenler hakkında da vizyonsuz ve edebiyat kültürü sıkıntılı denmesine bakarsak, Dostoyevski'yi anlamanın sadece yaşla ilintili olmadığını da anlamış oluyoruz.
0
thracia
(31.07.24)
dostoyevski, yerli ya da yabancı edebiyatta okuduğum yazarlar arasında BENCE en iyilerinden. en kısa eserinden en uzun eserlerine kadar okuyup da bana "yav bu ne anlatıyor?" veya "yav iyi de bunu niye anlatıyor şimdi?" diye bir kez bile sordurtmamıştır; hiçbir zaman da boş bir cümlesine dahi rastlamamışımdır, kendisiyle kıyaslanan tolstoy'da ise bunları sorduğum çok olmuştur.

değindiği her bir konuda, yarattığı her bir karakterde günümüz insanlarına dahi ayna tutabiliyor ki bu da insanlığın evrensel ve yalın yapısını çok da iyi çözümleyip çok başarılı şekilde anlattığını gösteriyor.

edebi yönden kendi toplumuna ayna tutuyor mu, bilemiyorum, rus halkına gerçek dünyada o kadar hakim değilim ya da "yazar burada şunun sancısını çekerek ikilemi, rus halkının arafta kalışını anlatıyor" diyecek kadar analiz/yorum gücüm yok. zaten dostoyevski bile mezarından kalksa bu tür abartılı atıflara "yoo, basit ama epey trajik bir olayı anlattım" der diye düşünüyorum.

dostoyevski'yi her bir kitabında beni resmen o döneme götürdüğü, bir kitabındaki o temel ve yoğun duyguyu yaşattığı için, realist ve iyi bir gözlemci olduğu için çok seviyorum.

keşke sabahattin ali, albert camus ve dostoyevski ile bir ortamda bulunup sohbetlerini dinleme imkanım olsaydı.
0
m e b
(31.07.24)
İnsan zihninin en karanlık noktalarına insanları rahatsız ederek dokunmasina rağmen dostoyevski ' nin bu kadar sevilmesi;

1- bu anlatımı muthis bir ustalıkla yapması -ki edebiyat/sanat tam da işte budur-

2- hepimizde az çok bu karanlık noktaların bulunması.

(Okuduğum kitapları; Karamazov kardeşler, ecinniler, suç ve ceza, yer altindan notlar)

Bu arada başlık altında bir eleştiri var, -dostoyevski hakkında düzgün bir eleştiri okumak çok isterdim- kusura bakmayın ama ziyadesiyle komik.

Hadi proust'u bir nebze anlarım da Sartre, Stefan Zweig, cehov ne alaka arkadas; edebiyat öyle ne okuduysan hepsini mukayese edebileceğin bir alan değil :))
0
makbur
(31.07.24)
(3)

bireysel silahlanma süreci

nemo problemo
nasıl oluyor? sürekli kavgalar. herkesin belinde silah. artık belde silah olmayınca 1-0 geride başlıyorsun. kendimi korumak için ruhsatlı silah almam zor mu? hangi durumlarda veriyorar?
nasıl oluyor? sürekli kavgalar. herkesin belinde silah. artık belde silah olmayınca 1-0 geride başlıyorsun. kendimi korumak için ruhsatlı silah almam zor mu? hangi durumlarda veriyorar?
0
nemo problemo
(29.07.24)
Bu soruyu burada soruyorsanız :) kesinlikle almayı düşünmeyin bile. Silah bambaşka bir dünya. Şimdiye kadar problemsiz gelmişsiniz, bundan sonra da nemo problemo devam.
0
alfired
(29.07.24)
yaninda silahla dolasirsan basina bela alirsin. duzgun bir insan yaninda silahla gezmez meslek icabi degilse.

o silah yuzunden alttan alacagin durumlarda daha da diklenip basina bela alma ihtimalin yuksek. birini vursan al basina belayi. adam oldursen yaralasan bu sefer karsi tarafla kan davali olacaksin sevdiklerin bile zarar gorebilir.

ama bulundurma ruhsati alip poligonda talim yapacagim dersen baska.

en iyi guvenlik yontemi hic sikintili durumlara girmemektir. eger giriyorsan alttan almak, eger fayda etmiyorsa topuklamaktir. kaybedecegi hicbir sey olmayan yikik tipler var. bu adamlar kadar tehlikeli olamazsin.
0
antikadimag
(29.07.24)
Cehovcu düşünmek bana makul geliyor. Orada silah varsa eninde sonunda patlar.
0
encokbenisevinnolur
(30.07.24)
(11)

miras sorusu

antheros
Bir siz olsanız ne yapardınız sorusu. Toplamda beş evlat var. Baba bir evladına yaşarken sözlü olarak şu arsa senin olsun diyor. Miras paylaşımındaki diğer mallarda da diğer kardeşlerle eşit paya sahip olacak. Diğer kardeşler babalarının sözüne riayet mi etmeli yoksa malların hepsinin yasadaki şekli
Bir siz olsanız ne yapardınız sorusu. Toplamda beş evlat var. Baba bir evladına yaşarken sözlü olarak şu arsa senin olsun diyor. Miras paylaşımındaki diğer mallarda da diğer kardeşlerle eşit paya sahip olacak. Diğer kardeşler babalarının sözüne riayet mi etmeli yoksa malların hepsinin yasadaki şekliyle bölünmesinde ısrar mı etmeliler?

edit: Bu arsayı bırakma mevzusunu babasından duyan kardeşler var. Daha ayrıntıya girersek bu arsanın üzerinde bir dükkan var ve bu dükkan senelerce bu arsa bırakılan kişi tarafından kardeşlerine herhangi bir bedel ödemeden kullanılıyor. Dükkan yıkılma aşamasında ve müteahhite verilmesi düşünülüyor. Kardeşlerden bu duruma razı olanlar da var olmayanlar da var.
0
antheros
(27.07.24)
Arsa bırakılan evlat olsam kabul etmez, kardeşlerimle paylaşırdım. Kardeşlerden biri olsam laf etmezdim muhtemelen. Öyle bir enayiyim. Bir kişi bile itiraz etse eşit dağıtılmalı. Çok vermek istiyorduysa sağken vermeliydi ki o bile geri döndürülebiliyor dava yolu ile.
0
Godless
(27.07.24)
babanın "şu arsa senin olsun" sözünün o kardeşten başka tanığı var mı yok mu o önemli. tanığı varsa ben isteğe uyulmalı derim.
0
beatbox yapan metalci
(27.07.24)
birincisi kanit var mi diye bakilir. yazili bir metin yoksa hukuken zaten esit dagitilacak.

eger baska sahitler de varsa, yani baba herkesin yaninda bunu demisse arsanin diger mallar icinde ne kadar %'lik degere sahip oldugu onemli.

yani toplam yekunun %5'i falansa cok dert degil. ama %30'unu kapliyorsa o zaman sorun. kimse yedirmez onu.
0
antikadimag
(27.07.24)
Aile içi iletişime, yaşananlara bağlı.
Kendi ailemde olsa bu söze uyardım ama benim ailemde böyle bir söz söylenmez. Söylense bile o zaman babamla bu durumu neden kabul edemediğimi anlatırım, o da bana neden böyle bir karar verdiğini anlatır ve sonuca bağlarız.

Böyle bir durumda bu söze uyan veya uymayan kardeşleri de ayıplamam. Her ailenin kendi içinde bambaşka olaylar yaşanmıştır, bambaşka dengeler vardır.
0
michael_knight
(27.07.24)
istediği kadar tanığı olsun yazılı, resmi bir belge yoksa sonuna kadar itiraz ederdim.
eğer bana bırakıldıysa zaten en başında yazılı bir belge almaya çalışırdım.
0
my fault
(27.07.24)
Yazılı resmî belgeye, eğer tanık varsa gerek yok. Adam ciddi ciddi vermiş işte hür iradesiyle. Bu o demek.

Herkes vicdanlı davranmalı tabii. Vicdanından şüphelenilen kardeş varsa hukuki yola başvurmak lazım.

Vicdan sorunu yoksa babanın vermesi önemli, onun dışında o kişiye mirastan başka pay kalıyorsa onu da vermek lazım âdil bir şekilde. Kalmıyorsa da kalanı diğer dört kardeş paylaşmalı, dükkanın kârından kardeşlere oay verilmeli, en azından şimdiye kadarki kullanım için.

Bence.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
kolaylıkla çözülsün.

bizim dayı da aynı şeyi iddia ediyor. annem de biliyormuş ama annem mevta.
vermiyoruz iki kardeş. biri verdi çoktan.
0
janderzel zartanyan
(27.07.24)
bu tarafların kendi hür iradeleri ile almaları gereken bir karar. yazılı bir bağış olmaması bu durumu çetrefilli bir duruma getirmiş. ayrıca belirtilen arsanın tüm malvarlığına oranı nedir? örn; toplam servetin 200 milyon edeceğini varsayarsak, sadece o arsanın 50 milyon ve üzeri gibi rakam etmesi durumunda arsanın bağışlandığı varsayılan kardeşin toplam malvarlığı bir anda 80 milyona varır ki bu çok adil bir paylaşım olarak görünmez.

resmi olarak tüm işlemler yapılıp vergisi ödenerek tapuda da bağışlansa da saklı pay hakkının aşılmasından dolayı muvazalı bir duruma gelecektir ki bu da miras muvazaası talebiyle mahkeme tarafından bozulabilecektir.
0
phonex
(27.07.24)
O kardeşi diğerlerinden ayıran nedir? Hiçbir şey. Haklarını arasınlar.

Arsa bırakılan evlat ben olsam önce ben itiraz ederdim haksızlık bu diye.
0
pispinti
(27.07.24)
@phonex açıkçası tüm malvarlığına oranını tam olarak bilmiyorum ama öyle cüzi bir miktarı da değil.
0
🌸antheros
(28.07.24)
@antheros, dediğim gibi tarafların oturup konuşarak bir karar alması önemli. rahmetli babam bana tüm gayrimenkullerini devretmeyi teklif ettiğinde (öyle ahım şahım bir şey değildi. ata toprağında 10 kadar dedesinden kalma 50de 1 pay tarla hisseleri vardı.) kabul etmedim. çünkü medeni kanun bu konularda gayet net. babamın vefatından sonra kardeşimle anlaşıp (ikimizde bekarız) ikimizde annemizin üzerine devrettik. hâlâ olduğu gibi hisseler annemin üzerinde duruyor. durduğu yerde kıymeti arttı. kardeşimle pek anlaşıp görüşmesek de mirasçıların anlaşamadığı durumlarda ortak mal yok pahasına satılıyor. vazgeçilecek pay meblağ yüksekse bu çok adilane olacak bir durum olmaz. annem ve kızkardeşleri, küçük erkek kardeşleri yetim olarak doğduğu için ona, gerek dedeleri gerekse kendileri oldukça kıyak geçmişti. kendisi de ciddi yatırımlarla malını arttırsa da genç denilecek yaşta yıllar evvel vefat etti. şuna inanan biriyim miras mala, beddua ya da başkaca birinin hakkı giriyorsa kalan kişiye pek hayır etmiyor.

özetle; tarafların hür iradesine bağlı bir durum.
0
phonex
(28.07.24)
(17)

Yeğenimin Okul ve Gelecek Hayatındaki Dönüm Noktası

parcaliham
Fransız lisesinde okuyan kadın yeğenim lise sınavına girdi, çıktı. Sonuçlar geldi ve kendisi iki tercih arasında kaldı.1) Türkiye'de özel bir üniversitede mimarlık. Yüzde 50 burs. Aile yanında yaşayacak.2) Nice'de kimya bölümü olan bir okul. Okul parasız (ya da tam burslu). Okula yakın bir kampüste/
Fransız lisesinde okuyan kadın yeğenim lise sınavına girdi, çıktı. Sonuçlar geldi ve kendisi iki tercih arasında kaldı.

1) Türkiye'de özel bir üniversitede mimarlık. Yüzde 50 burs. Aile yanında yaşayacak.

2) Nice'de kimya bölümü olan bir okul. Okul parasız (ya da tam burslu). Okula yakın bir kampüste/yurtta kalacak. Oradaki kalma ve tüm masraflarını ailesi karşılamaya hazır.

Türkiye'de kalmayı seçerse sadece okul masrafı, Fransa'daki tüm masraflarından daha fazla olacak.

--

Yurtdışında yaşayan birisi olarak (Fransa değil) kendisine Fransa'nın çok daha iyi bir tercih olduğunu, eğer istemediği bölüm ise de daha sonra gittiğinde ikinci senesinde geçiş yapabileceğini anlatmaya çalıştım. Bu şartlarda Türkiye'de kalmaması gerektiğini söyledim.

Sanırım biraz çekingen yapıda olduğu için (ben de o yaşta öyleydim, çok anlıyorum onu) Fransa'ya gitmek istemiyor. Ve Fransızcasının da yeterli gelmeyeceğini düşünüyor sanırım.

Bu sabah Türkiye'de kalmak istediğini ve böyle bir karar verdiğini söyledi.

Bunun bir hata olduğunu düşünüyorum. Ama kendisine bunu anlatmakta güçlük çekiyorum.

İzninizle size iki soru soracağım ve cevaplarınızı akşam kendisine filtresiz olarak göstereceğim.

1) Siz iki seçenekten hangisini seçerdiniz?
2) Kısaca neden bu seçeneğinin daha iyi olduğunu düşünüyorsunuz?

Lütfen yardımcı olun.

Bence hayatının çok önemli bir karar aşamasında kendisi ancak farkında değil.
0
parcaliham
(27.07.24)
Yeğeninin kararına hatalı olduğunu söyleyecek konumda değilsiniz diye düşünüyorum. Kendisini öyle mutlu hissedecekse öyle olsun. Kendi koşullarınız ile onun koşullarını karşılaştırmayın
0
Cezcez
(27.07.24)
Öncelikle üslubunuz çok güzel. Ayrıca doğru düzgün soru görmeyi de özlemişiz, yoksa burayı onedioya çevirecekler.

Yeğeniniz tabii ki Fransayı seçsin. Hem kendi için, hem gelişimi için hem de vizyonu için çok ama çok şey katar, özellikle söz konusu ülke Fransaysa.
Çekinceleri, korkuları olması normal, ama bu durumun sadece geçici olduğunu iyice idrak etsin. Zaten artık mesafe diye bir şey kalmadı teknoloji sayesinde. Çekinmesin gerek yok.
Bahtı güzel olsun, tebrik ederim.
0
numlock
(27.07.24)
Nice.

Çünkü birinci seçenek issizlik. Özel üniversiteden mezun mimarlarla konussun zaten anlar düşeceği hali. Harbiden sıkıntı bir durum .

Fransa'da tabiki daha iyi olacak çünkü; üniversite sonrası iki sene mi ne çalışırsa vatandaşlığa başvurur.
Onun dışında mezun olunca Fransa'da çalışmak zorunda da değil misal.

Illa nice ve kimya mi olacak?

Bence asıl sorun Türkiye'de yüzde 50 özelde mimarlik. Bunun geleceği genelde kötü.
0
logisticsmanager
(27.07.24)
Kaygınızı anlıyorum ama bence 18-19 yaşında bir bireyin bu seçimi internetteki anonim insanların şurası olsun, burası olsun yorumlarına gerek duymadan yapması daha önemli.

Bu anlamda "hangisini seçersiniz" sorusu bence çok anlamlı değil. Biz internette herhangi bir şekilde bir bedele katlanmadan "Nice güzel yer ya" diye yazıp Fransa'yı geçebiliriz. Halbuki mimarlık ile kimya gibi iki birbirinden oldukça uzak bölüm ve Türkiye ile Fransa gibi alakasız iki ülke arasında seçim yapmaya gelip bunlar neticesinde hayatı şekillendirmeye gelince o kadar kolay olmayacaktır.
0
salihdt
(27.07.24)
yurtdışına gidip (uk) orada üniversite hayatına adapte olamadan tr’ye dönen ve burada devam edip bitiren birkaç arkadaşım var. ben olsam nice’i seçer ve bölüm değiştirirdim ama depresyona girip batırma ve tamamen bırakma ihtimali de var.
0
deartheodosia
(27.07.24)
Öncelikle düşüncelerini paylaşanlara, cevap verenlere çok teşekkür ederim.

Eksiduyuru'yu amacına göre kullanmaya çalışıyorum. Zamanla unutulmuş olabilir ancak burası insanların fikirlerini aldığımız, tartıştığımız ve düşünceleri tarttığımız, önerileri değerlendirdiğimiz bir yer.

Yeğenim buradan birisi Fransa'da oku ya da Türkiye'de kal dedi diye karar vermeyecek tabii ki de ancak belki de burada yazılanlar çemberinden çıkmamış birisi için artılar ve eksiler olarak düşünmesini sağlayacak şeyler verecek. Nasıl bilemediğimiz bir durumda kaldığımızda buradaki farklı düşüncelerden ve tecrübelerden yararlanıyorsak, aynısı olacak.

Cevap verenlere çok teşekkür ederim.

Başka cevapları ve varsa kişisel tecrübeleri merakla bekliyorum.
0
🌸parcaliham
(27.07.24)
Merhaba, tebrik ediyorum yeğeninizi. Yaptığı seçimi netleştirir misiniz; Türkiye-Fransa arasında Tr' mi, yoksa mimarlık-kimya arasında mimarlık mı?
0
from where i ride
(27.07.24)
Neden nice'te baska bolum olmuyor onu anlamadim. Kimya ve mimarlik cok ayri branslar. Hangisini istiyor? Mimarliksa neden fransada o secenek uzerinde durulmuyor?
Bir de sadece lise okuduysa Fransizcasi yeterli de gelmeyebilir bunu yabana atmayin. Bunu cevremde cok gordum. Fr lisesi diye sular seller gibi ogrenmiyorlar.

Bence bir sene fransada dil okuluna gitme secenegini de dusunun. Yabancilarin gap year dedikleri seyi yapsin iste. Kafasini toplar, ne istedigine en azindan su ankine gore daha iyi karar verir.

Turkiyede mimarlik da okuyabilir ayrica. Kalmadi artik vakif-devlet uni olayi. Para oldugundan iyi hocalar zaten ozellerde oluyor ve bunu artik herkes farkinda. Ha gidip de nisantasi uniyi yazmasin tabii. Vakif universitesi kavramini ilk baslatanlardan biri olsun.
0
Kittie
(27.07.24)
meslek secimi cok sikintili ya. mimarlik ve kimya apayri bolumler. ve isin kotusu 18 yasindaki bir insanin bu mesleklerin ne oldugunu degerlendirme sansi yok. bilemez yani.

turkiye ve fransa'da okumak noktasinda fransa daha cazip geliyor kulaga.

ama "Türkiye'de kalmayı seçerse sadece okul masrafı, Fransa'daki tüm masraflarından daha fazla olacak." bunun dogru oldugunu sanmiyorum. 4 sene fransa'da yasama, konaklama masraflari okul masrafindan ucuz olamaz. bahcesehir mimarlik'a baktim %50 ile 300 bine geliyor. 4 senede 35 bin euro yapar ki fransanin bunun altinda kalmasi mumkun degil. ustune oradaki okula da harc odeyecek muhtemelen cuzi de olsa.

bence " eğer istemediği bölüm ise de daha sonra gittiğinde ikinci senesinde geçiş yapabileceğini anlatmaya çalıştım" bu kisim cok daha onemli. eger gercekten bu imkan varsa cok degerli. burada mimarlik'ta kalacak ve gercekten mimarlik'in ne oldugunu biliyor mu? ailede mimar var mi bunlar onemli.
0
antikadimag
(27.07.24)
Fransizlar çok irkçi bir millettir bunuda goz onune alabilirsiniz
0
Zetnikov
(27.07.24)
Madem bu muhabbet başladı en azından Fransa'da yaşayan biri olarak yazayim; Fransa'da 7 yılım olacak. Yakın arkadaşlarım yabancı. Galiba sadece biri polis tarafından bir kere durdurulduğu için sorun yaşadı, onun dışında sorun yaşamadı, hepimiz mutluyuz (totalde iki Türk, 3 fasli, bir hintli var yani tam da ırkçılık yapmalik bir grup).
Fransa'da dağ köyünde yaşıyorum. Totalde de 4. Yaşadığı şehir oluyor galiba. Hala meşhur ırkçılığı merak ediyorum yani, bana da böyle denirdi bir kere spor salonunda birinin "dedemi Ermeni soykırımında oldurmusler" gibi boş muhabbeti dışında garip olay da yaşamadım. O yüzden bunlardan korkup gelmeme yapmasin kimse (ya da yapsin tabi bundan korkup gelmeyecek kişi zaten yurtdışında yapamaz).
0
logisticsmanager
(27.07.24)
Ben amacı net olmayan birini okudum yazdıklarınizda. İs kaygısı doğal elbette geleceği olmayan bölüm seçmesin, ancak okul bitene kadar ne Fransa'da kimya bölümü mezunlarına ne olacagi ne Turkiyede mimarlık bölümü mezunlarına ne olacağı belli değil.

Fransa'ya gitsin de, yaşayacağı olasi adaptasyon problemlerini kendi çözmek durumunda kalacak, onu da hesaba katın teşvik ederken.

Bir de, mimarlık ve kimya dışarıdan birbirine oldukça alakasız görünüyor, yegeninizin spesifik bir ilgi alanı yok mu? Ya da mesela konu mimarlık (tasarım?) İse mesela Fransa'da ilgili başka okullara giremiyor mu
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
@arbre, fransız liseleri öyle ahım şahım okullar değil, mezunlarının arasında burslu lisans kazanan neredeyse yok. geçişle fransa’ya ya da galatasaray’a girenler falan oluyor da yani kızın durumu çok normal, başarısız falan değil.
0
deartheodosia
(27.07.24)
adaptasyon icin ne kadar erken yasta giderse her sey o kadar kolaylasir. ama baska bolum:')
0
ala09
(27.07.24)
1000 tane tercihim olsa 1000 tanesini de TR disinda medeni bir ulkeden yana kullanirim. Adaletin olmadigi yerden gitmek Hz Muhammedin yaptigi gibi hicrete es degerdir. Ulke cayir cayir yaniyor. Ama ates dustugu yeri yakiyor iste.

Ama yegeninize verecegim tavsiye eger gitmekten emin degilse, supheleri varsa gitmesin. Verdigi kotu kararlar da onu bilgelestirecektir. Onun disinda Kittie +1
0
krmzbvl
(28.07.24)
babası müteahhit değilse mimarlık yazılmaz okunmaz artık.
0
titanyum22
(28.07.24)
1) bu secim o kadar buyuk ve onemli bir secim degil.
2) bu secim o kadar yanlis da degil. en basitinden logisticsmanager irkcilik olmadigini soylemis de, 7 yilda fransa'da arkadas grubunun 2 turk, 3 fasli, 1 hintli olmasi normal mi sizce? ve irkcilik gibi bir problemin disinda 18 yasinda oraya gitmek istememek cok garip degil. yegenlerim italya'da universiteye baslamislardi ve oradaki okullarini birakip geri donmeye karar verdiler mesela, yapamadilar cunku. bu tarz seyleri 18 yasinda yapmak kolay degil.
0
ghilleinthemist
(28.07.24)
(18)

Hangi Osmanlı padişahısınız?

sekizdokuzon
Ben sanırım 1. Mustafa'yım. Osmanlı hanedanının sonu gelmesin diye kardeşi tarafından öldürülmeyip sarayda bir kafese kapatılmış, gün yüzü görmemiş. Orada delirmiş, ilk kez tahta çıktığında 96 gün saltanat sürmüş. O esnada ne bir cariyeye bakmış ne bir reform ya da çıkartma yapmış. "Lan bu deli mi,
Ben sanırım 1. Mustafa'yım. Osmanlı hanedanının sonu gelmesin diye kardeşi tarafından öldürülmeyip sarayda bir kafese kapatılmış, gün yüzü görmemiş. Orada delirmiş, ilk kez tahta çıktığında 96 gün saltanat sürmüş. O esnada ne bir cariyeye bakmış ne bir reform ya da çıkartma yapmış. "Lan bu deli mi, ermiş mi?" diye milletin kafasını karıştırmış. Tahttan indirip Genç Osman'ı geçirmişler, bunu tekrar kafese yollamışlar. Genç Osman dört sene sonra çok afedersiniz hayaları sıkılmak suretiyle feci şekilde öldürülünce kimseyi bulamayıp yine bunu çıkarmışlar tahta, bir yıl sonra tekrar indirmisler. Çok yazık bir karakter.

Siz kim olurdunuz?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(27.07.24)
3. Selim'im, çok güzel bestelerim var ama bir o kadar da Fatih Sultan Mehmet'im, saçma sapan gevşekliğe gelemem.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Fatih gevşekliğe gelirdi aslında.
0
🌸sekizdokuzon
(27.07.24)
Gevşekliğe gelmeyen yönü çoktu, ki kendisi de gayet ciddi ve müthiş eğitimlerle yetiştirilmiştir.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Eğitim şart tabii. Ama akşama kadar hokkabazlarla takılan, zamanının ötesinde bir zihne sahip insandan ben el şakası beklerim. Gemileri karadan yürütmek başlı başına büyük bir trollük değilse nedir?
0
🌸sekizdokuzon
(27.07.24)
Hokkabazlarla takılan Fatih değil, yanlışın var
0
muhayyer divan
(27.07.24)
cem sultan yazacaktım :,)
0
deartheodosia
(27.07.24)
Sultan 3. Murat
Hem derviş hem padişah hem de müzisyen (bestesi var.

Gerçi padişahların hepsi seyri süluk görüyorlar ama 3. Murat’ı seviyorum
0
füt
(27.07.24)
@muhayyer divan,’ı okumamıştım:) şimdi gördüm selam ederim
0
füt
(27.07.24)
@füt

Selamlar sevgiler efendim :)
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Powerlifting yaptığı için 4. Murat olabilirim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.07.24)
Fatih oldugunu dusunmek istiyor insan tabi.

Biraz Koca Murad (dunya islerinden elini etegini cekip maneviyata yonelme istegi) ve 1. Mahmut (istanbul'u kutuphanelerle donatan kambur, aslinda cok is yapmasina ragmen degeri bilinmeyen padisah) var.
0
antikadimag
(27.07.24)
Pek padişahlık karakterim yok, ben padişah olsam yeniçeri beni devirirdi.
0
akhenaten
(27.07.24)
akhenaten +1
illa birini seçmem gerekiyorsa saraydan hiç çıkmayan bir padişah vardı kesin o olurum ben.

Üçüncü Osmanmış.
0
mutekebbir
(27.07.24)
II. Mahmut
Yavuz
0
gabe h coud
(27.07.24)
Şu zamanda ahtiyacımız olan temel şeylerden biri adalet.
O nedenle aklıma 4. Murat geliyor.

Kendisine bakıyorum da dönemine çok uygun düşmüş ve devlet için zorla da olsa gerekenleri yapmış.
Anadolu'dan İran'a sefere giderken bile halkın huzurunu kaçıranların anında cezasını vermiş.

Meselede haksız olduğu halde kasten birini öldürmek bu zamanda normal bir hal almış maalesef.
Böyle olmamalı.
0
diyecevaplandı
(28.07.24)
ii. mahmut.

arapların çok olduğu bir yerde yaşıyorum. anladınız siz onu.
ama mora katliamında hiçbir şey yapmadığı için çok kızgınım kendisine.
0
titanyum22
(28.07.24)
üçüncü osman
zaytung.com
0
abelardo
(28.07.24)
bi soruya daha böyle bir cevap vermiştim, padişah değilim bence ama ben tam bir pargalıyım. en tepede kelle koltukta geziyorum.
0
Hallegadola
(29.07.24)
(10)

Bu zamana kadar aldiginiz en iyi doğum günü hediyesi neydi?

Zetnikov
27 yasindaydim yurtdisindaydim 2,500 dolar dogum gunu hediyesi almistim.Aasirmistim neden para verdiniz doye sorunca, bana kendi hediyemi kendim secersem daha iyi olacagini soylemislerdi. Unutulmaz anilar kisminda yerini aldi.
27 yasindaydim yurtdisindaydim 2,500 dolar dogum gunu hediyesi almistim.

Aasirmistim neden para verdiniz doye sorunca, bana kendi hediyemi kendim secersem daha iyi olacagini soylemislerdi. Unutulmaz anilar kisminda yerini aldi.
0
Zetnikov
(27.07.24)
Soylemeyi unuttum ondan sonra kimse bana hicbiryerde dogum gunu hediyesi almadi kismetim kapandi
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
2000 yılı falandı galiba. Discman almışlardı, Ahmet kaya ve Eminem dinliyordum başka Cd yoktu çünkü :)
0
numlock
(27.07.24)
babam otuz yasindayken bana bir hediye vermisti. simdiye kadar aldigim en iyi hediye grubuydu

buyuk bi paket. aciyorum icinden kucuk paketler cikiyor. paket icinden baska baska paketler, kutular.

ben cocukken satilan oyuncaklar, sekerler, misketler. o donemler meshur olan her sey.

tam 1 senede toplamis :( canim babam
0
foster
(27.07.24)
22 yaşındayken bir arkadaşım uzaktan kumandalı araba almıştı.
O zamanlar sevgilimle birlikte yaşadığım öğrenci evim vardı, arabam vardı. Çocukken de pek çok uzaktan kumandalı arabam hatta uzaktan kumandalı hovercraft'ım bile olmuştu. Yani çocukluğumda sahip olamadığım bir şey de değildi uzaktan kumandalı araba.

Ama aşırı sevinmiştim. Bir sonraki gün şarj edip hemen onu kullanabileceğim bir yere gitmiştim.

Hediye konusunda ben hep "insanın kendi kendine almayacağı şeyler" seçmeye çalışıyorum. En sevmediğim hediyeler giyim ürünler, ayakkabı gibi bence "ihtiyaç" olan ve zaten almaya paramın yettiği şeyler. Kendi kendime almaktan utanacağım veya almayacağım hediyeler gelince seviniyorum.
0
michael_knight
(27.07.24)
yil 2000 olmasi lazim. gri spor araba. uzaktan kumandali.
0
antikadimag
(27.07.24)
40 yaşımda nikon fotoğraf makinesi ve laptop (manitten), dürbün (iş arkadaşları) vermişlerdi hediye olarak.
0
janderzel zartanyan
(27.07.24)
teknede parti vermişlerdi geçen sene. detayları anlatmayayım.
0
gabe h coud
(27.07.24)
@geveze yazar

Ekitap okuyucu bende kindle var hayatimda yaptigim en iyi alisveris
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
ben hayatım boyunca 2 doğum günümde hediye aldım. ikisinde de çocuktum. biri atlet, biri beslenme çantası. atleti veren fakirdi. o en değerliydi.
0
ya ben lan neyse
(27.07.24)
Sene 1991, yaş 12. Yazlıktayız. Sokakta bulduğum bir kediyi eve almışım besliyorum. Dönerken Ankara'ya götürmek istiyorum ama annem izin vermiyor, burada besle, giderken götüremeyiz diyor.

İşte o doğumgünümde annemin bana aldığı hediye, hayatımın en güzel hediyesiydi. Kedi tasması. Yani kedi bizimle Ankara'ya geliyordu.

13 yıl yaşadı bizimle, 2004'te kaybettik.
0
kibritsuyu
(28.07.24)
(7)

Strauss nasıl okunur?

Mirabel
Çok önemli bir mesele değil ama geçen gün okuduğum bir kitapla ilgili bişey anlatıyordum. Claude levi strauss un adı geçiyordu. Ve levi stros dedim. Kulağımda öyle kalmış geçmişte. Akademisyen arkadaş durdurup yalnız o stros değil şıtraus dedi. Ben de ok dedim.Doğrusu nedir?Ek: 5 kişilik ortamda 2 a
Çok önemli bir mesele değil ama geçen gün okuduğum bir kitapla ilgili bişey anlatıyordum.
Claude levi strauss un adı geçiyordu. Ve levi stros dedim. Kulağımda öyle kalmış geçmişte. Akademisyen arkadaş durdurup yalnız o stros değil şıtraus dedi. Ben de ok dedim.
Doğrusu nedir?
Ek: 5 kişilik ortamda 2 akademisyen vardı. Diğeri bişey demedi.
0
Mirabel
(27.07.24)
bu jung’a yang / yung deme meselesi gibi. ikisi de doğru :p

youglish.com burada videolarda görülebilir. isteyen istediği gibi söylesin, düzeltenlere ok diyorum ben de.
0
deartheodosia
(27.07.24)
kobuzchu kiz
(27.07.24)
Jung'un Yung, strauss'un da ştraus okunduğunu biliyorum, yani benim kulağım hem bu telaffuzlarla dolu.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
valla ben de eskiden şıtraus diyordum cunku almanca bir kelime aslinda ama adam fransiz ve orada stros diyorlar. o yuzden ben artik stros diyorum.

insanlarin ismini ana dillerinde soylememiz gerek diye dusunuyorum.
0
antikadimag
(27.07.24)
@antikadimag

Stros şeklinde hiç duymadım mesela, en yakınlarımızdan biri anadlili gibi Fransızca bilir üstelik.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Şthaus okunuyormuş Almanca çevirisinde. Fransızca filan da değilmiş. Trollük yapınca galiba ruhsal doyum yaşıyorsun @antikadimag
0
muhayyer divan
(27.07.24)
@muhayyer divan; adam fransiz dostum.
www.youtube.com

videodaki arkadas anadili gibi fransizca bilen yakininizla konusmak istedigini soyledi.
0
antikadimag
(27.07.24)
(7)

Acil Amerika Vizesi Hk.

Nature Works
Merhaba,Acil vize başvurusu yapacağım ancak öncesinde aklıma takılan bazı sorular oldu, bilen olursa danışmak istedim. Normal şartlarda randevuyu 2026 nisan-mayıs civarına veriyor. Etkinliğe davet edildiğim için tüm başvurumu kalacağım yer/süre/ziyaret amacı vs. onun üzerine kurgulayarak yaptım. Aci
Merhaba,

Acil vize başvurusu yapacağım ancak öncesinde aklıma takılan bazı sorular oldu, bilen olursa danışmak istedim. Normal şartlarda randevuyu 2026 nisan-mayıs civarına veriyor. Etkinliğe davet edildiğim için tüm başvurumu kalacağım yer/süre/ziyaret amacı vs. onun üzerine kurgulayarak yaptım. Acil randevu onaylanmazsa farklı bir tarihte yapacağım görüşmenin anlamı kalmıyor. Acil randevu onaylanmadığında 2026 yılına verdiği bu randevu hala geçerli olur mu ve gitmem gerekir mi?

Daha da önemlisi aciliyetin ikna ediciliği konusunda şüphelerim var. Forbes'ın dünya geneli iki binden az üyesi olan bir topluluğunun üyesiyim, bu topluluk yakın zamanda oluşturulmaya başlandı, haliyle bilinen bir oluşum değil. Üye olduğum için de summit'e davet ettiler. Olay henüz gelişti ve bugün giriş belgesi alabildim. Etkinlik normal şartlarda halka açık ve biletini alanlar gidebiliyor. O kısım pek elzem ve ikna edici değil, tek önem arz eden şey davet edilmiş olmam. Bu yeterli bir acil başvuru gerekçesi olur mu?

Teşekkürler
0
Nature Works
(25.07.24)
Aile ile ilgili cenaze, mezuniyet gibi şeyleri kapsıyor benim bildiğim. Yanlış hatırlamıyorsam geçen ekşi sözlükte bir yazar bununla ilgili rezalet başlığı açmıştı. Oğlu abd’deki bir kursa gidecekti ama acil vizeden red almıştı. Yine de başvurun tabii.
0
ruhen hastayim ben
(25.07.24)
Normalde olur ama şimdilerde olmayabilir. Özellikle ergenler ve cahil tayfa youtube videolarından etkilenerek abd'de turist vizesiyle çalışabiceklerini düşünüp geliyorlar. Bu da Türklerin imajını olumsuz etkiliyor.

Ayrıca iranlı, afgan, suriyeli ve bazı afrika ülkeleri Türkiye'yi vize alma konusunda aracı olarak kullanıyor.
0
ferenc
(25.07.24)
Etkinlik, konferans vb sebepler acil vize basvurusu icin gecerli görülmüyor.
0
feliss
(25.07.24)
maalesef buna acil vermezler. hayat memat meselesi olmasi gerekiyor cidden.

sacmaliga bak 2 yil sonraya vize mi alinir. cok cok sacma.
0
antikadimag
(25.07.24)
Sık sık randevuları kontrol edip öne çekmeye çalışmaktan başka çare yok. Biraz şans işi. 1 hafta sonrasına randevu bulan bile oluyor. Ankara'ya da bakın.
0
auroraaurora
(25.07.24)
elorelia
(25.07.24)
2 mayısta ben ve eşim için ds-160 formunu doldurup 1 hafta boyunca randevuyu öne çekmeye çalışıp yılınca bir danışmanla anlaşıp eşimin randevusu 14 mayısa benim de 31 mayısa almışlardı ikimiz de turist vizemizi aldık pasaportlar randevudan 4-5 gün sonra gelmişti öyle birşey deneyebilirsiniz isterseniz
0
sen supersin
(25.07.24)
(4)

Rusça vs almanca

ayağiniza gelen overlokçu
orta seviyenin bir tık altı Rusça öğrendim hem kendi çabalarıyla hem de kursa giderek. Tabi yıllar oldu öğreneli. Üstüne düştüğümde iyiydim... Kendi başıma Almanca öğrenmeye karar verdim boş zamanımda.. İngilizce var sayılır.Hikayeyi geçip soruya gelirsek Almanca Rusçadan daha mı zor..İkisine de me
orta seviyenin bir tık altı Rusça öğrendim hem kendi çabalarıyla hem de kursa giderek. Tabi yıllar oldu öğreneli. Üstüne düştüğümde iyiydim... Kendi başıma Almanca öğrenmeye karar verdim boş zamanımda.. İngilizce var sayılır.Hikayeyi geçip soruya gelirsek Almanca Rusçadan daha mı zor..İkisine de mesai harcamış arkadaşlardan cevap bekliyorum
0
ayağiniza gelen overlokçu
(24.07.24)
temel-orta duzey icin bir sey diyemem ama iyi bilmek/konusmak icin rusca bence cok daha zor.

artikel olayinin daha karmasik oldugunu zaten biliyorsundur, fiil cekimi desen 30 kusur farkli tipi var, vurgusu padeji derken bazen cok iyi bildigin kelimenin nasil yazildigini unutuyorsun filan.

ha ogrenilmez mi, degil. almancada c1'e gelecek azim ve istege sahip biri ruscada da benzer seviyeyi bulur ama biraz daha uzun surebilir ve ogrendigin kismi unutmak daha kolay.
0
mark greg sputnik
(25.07.24)
- rusça daha zor. rusça bilmiyorum ama almanca biliyorum. sonradan öğrendim. rusça öğrenen bir arkadaşım vardı, dışarıdan gördüğümü söyleyeyim. almanca bir dünyaysa rusça bir evrendir. bitmiyor, her gün daha da genişliyor.
- almancayla ingilizcenin alakası yok. mümkünse almanca öğrenirken ingilizce şalterini komple kapat çünkü engel oluyor.
- sormadın ama amme hizmeti yapmak istiyorum, Goethe kursuna gitmek gibi bir hata yapma, boşa para tuzağı.
0
titanyum22
(25.07.24)
valla neye gore karsilastiracagiz bilmiyorum. ingilizceyi yabanci dil saymazsak en cok vakit gecirdigim yabanci dil rusca. universitede ders olarak aldim, kendim calistim, birkac kez ukrayna, rusya'ya gittim. lisedeyken de almanca ogretmislerdi. ilgim bilgim bu kadar.

bence almanca yapisi ingilizceye benziyor. avantaji bu. dezavantaji almanca guzel dizi, film, muzik bulmanin zor olmasi. almanlarin kabizligi. adamlardan zaten cok konuskan degil gidip almanya'da yasasan hepsi ingilizce biliyor.

ruscaya maruz kalmasi daha kolay. gidip gormesi daha kolay, ucuz. gittigin zaman rusca konusmak zorunda kaliyorsun.

yani zorlugune bakarak cok fark oldugunu dusunmuyorum. ogrenip ne yapilacak o yonden dusunulse daha saglikli sanki.
0
antikadimag
(25.07.24)
İnşaat işine gönderdiğim okuma yazma bilmeyen elemanlar iki senede dili çözüyorlar

En güzeli bir sene git yaşa orada ne kaybedersin
0
topkapiaksaray
(25.07.24)
(18)

Futbol sizin için ne ifade ediyor?

sekizdokuzon
Benim çok uzak olduğum bir alan ama baktığımda en mahalle çocuğu da kendinden bir şey buluyor bu sporda, en entelektüel, kelli fellisi de. Belli ki futbol yalnızca futbol değil. Sizdeki karşılığı nedir?Teşekkür ederim.
Benim çok uzak olduğum bir alan ama baktığımda en mahalle çocuğu da kendinden bir şey buluyor bu sporda, en entelektüel, kelli fellisi de. Belli ki futbol yalnızca futbol değil.

Sizdeki karşılığı nedir?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(23.07.24)
Futbol > Hayattaki bazı diğer şeyler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.07.24)
Dünya Kupası ve ve EuroCup dışında hiç bir şey.
0
Yourcousinmarvinberry
(23.07.24)
Hayatımda gençliğime dair tüm güzel anıların 1.objesi

Herşeyde Galatasaray var. Yaşam biçimi gibi.

Kadınlar gider, Galatasaray kalır.
0
baldan kaymak
(23.07.24)
dunyanin en buyuk ve onemli sporu. dunyanin her yerinde herkesin oynadigi ve baglanabildigi bir oyun. tek bir top ile, top olmadiginda ezilmis kutu kola, hatta pet sise kapagi ile bile oynanabiliyor. diger sporlar gibi pota, file, sopa gibi ekipman derdi yok.

accessible ve populer. bayiliyorum. dunya kupasini olimpiyatlardan daha cok kisi izliyor. bu serefe nail tek spor.

turkiye ligini 15 yildir izlemiyorum. turkiye'de yuksek para donen her sektorde oldugu gibi asiri kokusmus bir ortam. o yuzden istanbul takimlarini da, turkiye ligini de cok umursamiyorum. gonul bagiyla bagli oldugum zamaninda formasini terlettigim sanli genclerbirligi'dir.

ama milli takimlari, sampiyonlar ligini, ve ingiltere premier ligini severim. futbol tarihini de iyi bilirim.

oynamasini da cok severim. futbol hayatimda cok onemli bir yer kapliyor.
0
antikadimag
(23.07.24)
Derbi ve dünya kupası maçları dışında bakmıyorum.

Küçüklüğümden beri galatasaraylıyım, her dönem sadece 3-4 oyuncuyu biliyorum.

Takımı say desen sayamam. Pes Fifa oynarım ama zevkine. Çok fazla bir alakam yok futbol ile.

Zaten tr de oynanan futbol da leş bence. Oyunu ayrı seyircisi ayrı fanatiği ayrı leş.
0
ananiyimioguz
(23.07.24)
Hayatımda baştan sona izlediğim iki maç var, 2002 dünya kupası türkiye - senegal ve türkiye - brezilya. Onlar da hangi maçtı diye az önce google'dan baktım :D 2002 kupasında ülke genelinde çok aşırı büyük bir ilgi vardı, bana kadar gelmiş işte düşünün.

İşte bu kadar :D

Edit: Bir de Liverpool Beşiktaş vardı, onu unutmuşum. İnsanların tepkileri maçtan daha çok ilgimi çekmişti. İlginç de bir maçtı cidden. Evde herkes toplandı diye izlemek durumunda kalmıştım, pişman olmadım ne yalan söyleyeyim :D
0
akhenaten
(23.07.24)
Data olsun diye yazayım.

Hiçbir şey ifade etmiyor. Hayatımın herhangi bi evresinde ilgi duymadım.

Ayıptır söylemesi çok sevdiğim biri futbol muhabbeti yapınca içimden piii de diyorum :D
0
hedep
(23.07.24)
İzlemesi çok güzel, eğlenceli. Sürprizlere açık yapısı heyecanı yüksek tutuyor.

Türkiye'deki ortam leş ama normalde arkadaşlarla dalga geçmek, karşılıklı sataşmak açısından müthiş bir eğlence kaynağı.

Sırf farklı takımı tutuyor diye düşmanlık beslemek ise aptalca. Bizde son zamanlarda yaratılmak istenen ortam bu maalesef.
0
pispinti
(23.07.24)
Hangi takımlısın dediklerinde Beşiktaş derim ama sorsan bir tane futbolcu bilmem.
Futboldan çok hoşlanmıyorum.

Siyasi sebeplerden sempati duyduğum iki takım var;
Adana demirspor
Amed spor

Futbolla ilgim bu kadar :)

Voleybol, basketbol, tenis vs izlemek daha keyifli geliyor bana. Bir de genel olarak holiganlıktan hiç hoşlanmıyorum futbolu sevmeme sebebim de biraz bu holigan kitle.
0
mutekebbir
(23.07.24)
Adana Demirspor'daki fonetikte ben de çok varım.
0
🌸sekizdokuzon
(23.07.24)
Futbolu takip etmeyi, hikayelerini okumayı, peri masallarına tanık olmayı seviyorum ama maç izlemeyi sevmiyorum. Beşiktaşlıyım, son 1-2 sene öncesine kadar da baya iyi beşiktaşlıydım ama hayatımın hiçbir evresinde düzenli maç izleyen biri olmadım. Beşiktaş kazanırsa özet izle, kaybederse bir hafta mutsuz gez tadında beşiktaşlıydım hep. Artık milli takım turnuvaları dışında neredeyse hiç maç izlemiyorum. CL finalini bile izlemedim ama Euro 2024'te maç kaçırmadım neredeyse.

Yani Eurolar ve Dünya kupası hariç maç izlemeyen, sahanın dışına çok hâkim, sahanın içinden her geçen sene kopan biriyim.

Yine de hayatımda en mutlu anlar listesi yapsam ilk 10'a iki üç tane futbol anısı girer. Bunun sorusunu da sordum birkaç ay önce. Mesela çocukluğumdan beri kariyerini takip ettiğim, öz abim dediğim Messi'nin dünya kupasını kazanmasına evdeki sevincimi Buenos Aires halkı görse biraz abarttın abi der yani öyle diyim :d bu ayıplanacak ya da hor görülecek bi şey de değil çünkü futbol sevinci apayrı bir tür. Hayatımda mutlu anlarım, kişisel başarılarım, sevdiklerimle geçirdiğim güzel günler çok oldu ama tuttuğun takımın şampiyonluk getiren son dakika golü apayrı bir olay. Rasyonel bir açıklaması yok ama onun yerine koyacak bi şey de bulamıyosun kolay kolay
0
nundu
(23.07.24)
@nundu: Sanırım bütünün parçası olma hissinin verdiği vecd hali. Ben insan olmayı böyle yerlerde arıyorum, muazzam bence.
0
🌸sekizdokuzon
(23.07.24)
Hobi olarak bakıyorum.

Tablo incelemek çok hoşuma gittiği için puan durumlarına baktığım oluyor.
0
put it in your appropriate place
(23.07.24)
hiçbir şey.
0
inheritance
(24.07.24)
Sadece dunya kupasina bakarim oda vaktim olursa yasa mesela ronaldinho gibi futbolcular olur mersk ederim bakarim internetten

Bunun disinda bi anlami yok

Turkiyede herseyde fanatik oldugumuz icin futboldada boyleyiz heralde
0
Zetnikov
(24.07.24)
babamla cocukluktan beri en yakin oldugumuz anlar hep futbol izlerken futbol konusurken oldu. orta yasa geldim babam da iki katim. hala bugun bile konusacaksak ilk futboldan baslariz.
ayni sekilde gozlerimi acar acmaz, evimizde hep bir kitaplik hep bir (doneme gore) plak/kaset/cd arsivi olurdu, babamin icini doldurdugu. ayni bakis acisiyla bugun hala muzigi de edebiyati da cok seviyorum.
babamla iliski kurabilmeme yardimci oldugu icin cok seviyorum sanirim futbolu. sadece futbolu degil, muzigi ve edebiyati da.
0
lanetolasibeyaz
(24.07.24)
Ailemde fanatik futbol izleyicileri var. Babam beni küçükken birçok maçı izlemeye kahveye/lokale falan götürürdü. Severdim o ortamı koca koca amcaların hop oturup hop kalkmasını, gol olunca delice sevinmesini :)

E biz de oynardık tabi evde, sokakta, okulda, okul çıkışı, köyde bulduğumuz her şeyle.

Oynayınca daha da takip edesin geliyor, "profesyoneller" nasıl pas veriyor, nasıl sahada konumlanıyor, frikik veya korneri nasıl kullanıyor. Taktikler, verkaçlar, ara paslar...

Bir de stada maç izlemeye gitmeye başlayınca iş bambaşka bir boyut alıyor. On binlerce kişiyle aynı tezahüratı yapmak, maç öncesi/sonrası etkinlikleri, o dumanlı köftenin lezzeti, yenilgi sonrası boynu bükük bir sürü adamla aynı otobüste/metroda gitmek vs. bir bağ kuruyorsun takımla, semtle ve o insanlarla.

Passolig geldiğinden beri hiçbir maça gitmedim. Galatasaray maçlarını takip ediyorum ama alışkanlıktan o da. Eskisi gibi zevk almıyorum şampiyonluklar gelse de.

Hafta sonu zevkli olabileceğini düşündüğüm İngiltere, İspanya ve bazı İtalya ligi maçlarını izliyorum. Bizim lige göre daha çok keyif veriyor o taraf da eskisi gibi olmamasına rağmen.
0
chicha_v2
(24.07.24)
İticilik, çirkinlik.
0
michael_knight
(24.07.24)
(6)

sahibinden’deki konut fiyatları ne kadar şişirilmiş?

deartheodosia
ne kadarlık kısmı pazarlık payıdır? 10x, 20x olarak düşünürsek.
ne kadarlık kısmı pazarlık payıdır? 10x, 20x olarak düşünürsek.
0
deartheodosia
(21.07.24)
%10'a kadar indirebilirsin. Daha fazlası zor.
0
hayirsiz
(22.07.24)
Ben max %5 inecek şekilde koydum ilana.
0
new day new life
(22.07.24)
satan kisinin ne kadar ihtiyaci olduguna bagli. 1 yildir duruyor evler. adam ucuza gider malim satarsam yerine yenisini koyamam diye satma niyeti olmadan tutuyor. o ilanlarin cogu satis niyeti olmayan ilanlar. adam kendi varligini sahip oldugu mal/mulk uzerinden olumluyor muhtemelen sahibinden'e ilan koyuyor.

paraya ihtiyaci olan acil ilanlarda %70-75'e kadar dustugunu gordum. benzerleri 5 milyon olan evi 4 altina goruyorum hemen de gidiyor. onun disinda inat eden bircok ev ayni fiyatta duruyor. adam 5.1'e ev satiyor mesela guya. sonra ilandan kaldirip 5.3'e tekrar koyuyor ve 5.1'e kadar iniyor. aylardir bu oyunu oynuyor sonra tekrar bastan. rinse and repeat. zenginin mali da bizim cenemizi yoruyor.
0
antikadimag
(22.07.24)
%20 altını teklif et bence. sonrasında ideal fiyatını buluyor.
0
tantunisultansuleyman
(22.07.24)
yüksek fiyatlı evlerde fazla, düşük fiyatlı evlerde azdır. genel bir oran olmaz.
0
gabe h coud
(22.07.24)
3 ev sordum son 1 ay içerisinde, satıcının acelesine göre ve fiyatı ne kadar şişirdiğine bağlı olarak %20 düşürebilirsin. sıfır ev yapan bir müteahhitin kapısından geçerken satış ofisine girdim, peşinde %15 diye kendisi başladı. ancak oldukça hırslanıyorlar bu duruma ve açık açık söylüyorlar "faizler düşsün o zaman acısını çıkaracağım" diye. sanki 3 yıldır enflasyonun misli ile fiyat artıran kendileri değilmiş gibi şimdi inşaat maliyet endeksinin gerisinde kalmaktan şikayetçiler.
0
screamshot
(22.07.24)
(2)

İkinci El Omega Saat?

eisberg
TR’de nereden alınabilir? Güvenilir alışveriş yapabileceğimiz bir yerler var mı?
TR’de nereden alınabilir? Güvenilir alışveriş yapabileceğimiz bir yerler var mı?
0
eisberg
(20.07.24)
horopool ve şadan saat'e bakabilirsiniz.
0
meraklikisi
(20.07.24)
yolu japonya'ya dusen bir tanidiginiz olursa oradan aldirin. en ucuz orada gordum ben ikinci elleri.
0
antikadimag
(20.07.24)
(3)

en hafif ama en iyi bluetooth hoparlör

helios
selamlar. soru başlıkta. Yurt dışından alınacak, valizde ağırlık olarak az yer kaplayacak ancak 20/25 m2 bir oda için en iyi sesi verecek bluetooth hoparlör önerilerine açığım.
selamlar. soru başlıkta.
Yurt dışından alınacak, valizde ağırlık olarak az yer kaplayacak ancak 20/25 m2 bir oda için en iyi sesi verecek bluetooth hoparlör önerilerine açığım.
0
helios
(19.07.24)
(git: uk.jbl.com
0
yakupyaman
(19.07.24)
(bkz: sonos)
0
antikadimag
(19.07.24)
Bütçe sınırı yoksa bose soundbar 600 çok iyi ses veriyor. Ayrıca sonos'a da katılıyorum.
0
salihdt
(19.07.24)
(13)

Askerde ilginç bir şeyle karşılaştınız mı?

michael_knight
Askerliğinizi yaparken ilginç bir insanla, olayla karşılaştınız mı?
Askerliğinizi yaparken ilginç bir insanla, olayla karşılaştınız mı?
0
michael_knight
(18.07.24)
İki tane hırsız vardı bizde. Meslek olarak yani, kendisi öyle diyordu. Birinin bi numarası yoktu, diğeri akşam haberlerini kaçırmazdı, sektördeki gelişmeleri takip ettiğini söylüyordu. Haberdeki hırsızları teknik açıdan değerlendiriyordu falan. Bizim bir şeyimizi çalmadı şükür. Zaten etik olarak doğru olmazmış. Sağolsun etik değerleri de vardı.
0
akhenaten
(18.07.24)
Askerde normal bir şey yok ki, bizim kısa dönemlerin arasında hakim savcı falan vardı ilkokuk mezunu uzun dönem "dede"ler bunları kantine gönderip meyve suyu aldırıyorlardı, biri "ulan 2 ay önce müebbet ceza veriyordum bugün gördüğümüz şu muameleye bak" deyip ağlıyordu.
0
Bir ben var benden şurada
(18.07.24)
bi elemanın içine cin kaçmıştı diye bi olay olmuştu. herkes inanınca da insan da etkileniyordu :))
0
high hopes of the sozluk
(18.07.24)
anadolulu geyler. yumusak diye tabir edilen ama bir sekilde de korunup kollanan insanlar vardi. anadoluda ancak o kadar gey olunabiliyor demek ki demistim.
0
antikadimag
(18.07.24)
Cinayet işlemiş, adam vurmuş tipler vardı. Hatta bana bir tanesi silah kullanmak için özel ders vermişti.

Savcı vardı bir tane bizim bölükte. Ona herkes işlediği suçlarla ilgili sorular soruyordu. Her tipte suç vardı. Adam bıçaklama, komşuyu dövme falan bir sürü olay.
0
ferenc
(18.07.24)
Ben 2009'da yaptım askerliği. Bizim bölükte ta o zamanlar türk vatandaşlığına geçmiş bir arap vardı, bizim bölükte daha önce bordo bereli olan bir başçavuş vardı. Başçavuş bu araptan kendisine arapça öğretmesini istiyordu ve hergün 1-2 saat arapça dersi veriyordu bu bordo bereli astsubaya. Şimdi düşünüyorumda devlet ta o zaman suriye'de olayların çıkacağını tahmin ediyor muydu? bu bordo bereli astsubay ondan mı arapça kursu alıyordu.
0
komando kani var bende
(18.07.24)
1 - hic yikanmayan insan

Bu kisi kokmaya baslamisti sikayet ettik ve yikanicani ogrenince kaciyordu bi gun banyoya bagladik anadan dogma soyduk baktik bas edemiyoruz itfaiye hortumuyla yikadik tazzikli. Yer fircasiyla fircaladik imana getirinceye kadar

2 - bana egitimin onemini ogretmis olay

Normal askerler resmen yardiriyorduk yapmadigimiz sey yoktu ama askere kisa donem savci vs birileri geldi asker. Komutan ugrwsamicani anladi galiba onlari askeriyeden uzak bir kulebeye verdi. Kulube yerde sadece sandalye telefon ve masa var. Bu telefon 3 ayda belki 1 defa calar calmaz. Bu sekilde hic bisey yaomadan tezkere cerdiler bu adamlara ve hic gorev vermediler. Egitimlilere pek bisi yaptirmiyorlardi digerleri ise asiri calisiyordu
0
Zetnikov
(18.07.24)
* ayağında mantar olduğu halde çamaşırlarını insanlarla aynı filede makineye atmak isteyen biri vardı. eleman mantarın bulaşıcı olduğunu bilmiyor muydu yoksa umursamıyor muydu bilmiyorum.

* aynı eleman ayak tırnaklarını zeminde kesip altına bir şey koymuyordu. tırnakları sağa sola fırlıyordu ve günün sonunda aynı koğuş arkadaşları temizliyordu orayı.

* mesleği imam olan 4 kişi vardı 60 kişilik koğuşta ve hiçbiri birbiriyle konuşmuyordu. bir tanesine nedenini sorduğumda, bu meslek grubunda böyle olur genelde demişti.

* mesleği makine mühendisi olan bir eleman vardı adam ayakta durmaya bile üşeniyordu ve olur olmadık yerde çömeldiği için sürekli ceza yiyordu. Boş vakitlerde de yemek hariç bir yere gittiğini görmedim sürekli yatıyordu ve koğuş içerisinde sesli bir biçimde gaz çıkarıyordu. Lakap takmışlardı "yorgun" diye.
0
biravekahve
(18.07.24)
Bir komutan var. Mhpli belli. Genç yeni astsubay. Bir gün cumartesi içtima alıyor. Bir anda neresinden çıktıysa din min konuşmaya başladı. Böyle dua falan soruyor. Bana sordu, dedim bilmiyorum. Başka dua sordu bilmiyorum. Dua biliyor musun dedi, bilmiyorum dedim. Artık doluyorum tabi, sen müslüman misin dedi, dedi degilim. Allah'a inanıyor musun, dedim inanmıyorum.
Sonra oradan konuşma basladi, icimizdeki isidci iki tip (harbi isidci bunlar destekliyordu fransa saldırısıni falan) ayıplıyor vs.
Sonra komutan odasına çağırdı. Bildiğin insan gibi konustuk, ben kendi düşüncelerimi anlattım adama, o da dinledi. Hiçbir sorun da olmadi, asıl sorun bu iki mal ile oldu onlarin da biri camide hoca diğeri din bilgisi öğretmeni iki boş adam.

Sonra Bir çocuk vardı. Doğu'da çoban. Pkk kaçırmış bunu, bize çalışacaksin diye. Reddetmis, hapse atmislar. Orada da demisler bak bunlara yardim et yoksa oldururler. Sonunda yardim etmeye baslamis. En sonunda da bir gün asker karakoluna kaçıp anlatmis olanlari.

Okuma yazmasi yok, okul okumamis. Askere yollamislar, PKK geçmişi olduğu bilgisi sonradan gelince verilen silahi da almislar. Silahsiz nöbet tutuyordu.

Neyse bu benim dinsiz olduğumu öğrenince bana kurulmuş. Ben de yaziciydim, nöbetleri bugün mrp planlama Nasıl yaparsam öyle yapardim hak gecmesin diye. Önceden çünkü devrecilik olurmus.

Son nobetlerimden biri, bu çocukla beraber nöbet denk geldi. Çocuk bana "sen dinsizsin diye ben sana çok kızdım. Ama sonra genel Halin, nobetlerde adaletli olman falan fikrimi degistirdi. Belki de allah'a inanmak iyi insan olmak için önemli degildir" dedi.

Şu iki hikayeyi hayatım boyunca beklemezdim. Yani bana çok şey katmış hikayedir, arada aklıma gelir. Bakış açımı etkiledi.

Komik/trajikomik olarak da;
Ana birlige varicam. Iste dagitim merkezinde kim nereye gidiyor konusuluyor. Bir eleman da aynı yere gidiyor. Abi naber nasılsın neyse, nerelisin x. Aa ben de x. Hangi üni? Y. Anaa ben de y. Sonra muhabbet derken aynı erasmuslu kizla takildigimizi anladık. Herifle 4.5 ay aynı ranzayi paylastik sonra. Iletisimi kaybettik ama çok komik yani.

Trajikomik olarak da; komutan üstünden alkol aldim, dedim komutanım icmeyecegim (yukaridaki hikayede geçen astsubay). Harbiden icmeyecektim...
Bir abimiz vardı, yasi 35-36. Bir kizla evlenecek, askerlik yapmadi diye istememis kiz. Bu da is yerini vs kapatip askerlige geliyor. Çok sevdigimiz bir abimizdi.
Neyse cephanelikte silah veren vsydi bu. Bir baktık agliyor herif. Kiz bunu terk etmis. Dedim sokarim, açtım tekilayi. Bir nöbetçi iki de normalde yatakta olması gereken adam limonsuz tuzsuz bir sise tekila içtik. Abi düzeldi biraz tabi.
Sonra yatağa döndük ama nasıl karnimiz açıktı. Bende topkek vardi, iki tane adam topkek paylaştık gülerek.

Aklima gelenler bunlar.
0
logisticsmanager
(18.07.24)
tuvalette durduk yere vucudunun üst kısmını jiletleyen bir eleman vardı. gayet soğukkanlı bir şekilde. aynı şekilde içtimada altına yapan bir eleman vardı. hayatımda görüp görebileceğim, görmeyi hayal edemeyeceğim değişik tiplerle karşılaştım
0
kondansator
(19.07.24)
jandarma eri olarak

adliye koridorlarında mübahşir gibi isim bağıra bağıra gezmek,

zaman zaman mahkum transferi yapmak,

tehlikeli kimyasal taşıyan konvoylara eskortluk yapmak,

köyde kavga ayırmaya çalışmak,

araç geçmeyeli aylar olmuş yollarda devriye atmak,

minare tepelerine çıkıp video çekmek (ortalama bir imamdan çok minareye çıkmışımdır)

gece nezaret nöbeti tutmak,

devlet hastanesinde hasta mahkumun odasında sabaha kadar nöbet tutmak,

düşen askeri uçağı aramak için bele kadar karda dağlarda dolaşmak,

osiloskop lazım olduğu için (evet çok alakasız yukarıdakilerle) vestel, arçelik teknik servisi, üniversite kampüsü gezmek,



altı ay bunlara rağmen çok yavaş geçti.
0
nop
(19.07.24)
bir de robokop kıyafeti giyip maçlarda kale arkasında dikilme misyonu vardı unutmuşum
0
nop
(19.07.24)
Biri nöbete gitmemek için sag el tetik parmağını vurup parçalamışti. 1 yıl askerlik yapacakken iki yıl hapse gitti. İlginç gelen kısmı, bu hesabı hangi sebeple yapamaz olduğu.
0
encokbenisevinnolur
(19.07.24)
(9)

Tetanoz

gnosis
Dünyanın en sakar insanlarından biriyim. Kapan kurarken elimi kestim. Kapan yeni, metal, paslı değil. Yara derin:( En son 2021 Aralık ayında tek doz tetanoz aşısı oldum. Şimdi gidip aşı olmam gerekiyor mu?
Dünyanın en sakar insanlarından biriyim. Kapan kurarken elimi kestim. Kapan yeni, metal, paslı değil. Yara derin:( En son 2021 Aralık ayında tek doz tetanoz aşısı oldum. Şimdi gidip aşı olmam gerekiyor mu?
0
gnosis
(17.07.24)
Daha öncesinde üç doz aşı olduysanız, sonrasında 2021'de olduysanız gerekmiyor. Ama yara derinse ve kirlendiyse pansuman yaptırın siz yine de. Tetanoz dışında bakteri bulaşı olabilir, antibiyotik vs gerekebilir
0
nundu
(17.07.24)
Aşınız olsa da problemli kesik durumlarında gidip aşı olmalısınız zaten. Önleyici olarak aşı yapılıyor bu ayrı, ancak riskli durumlarda tetanoz aşısı yenileniyor.

Tetanoz aşısı sürekli yenilenebilen bir aşı. Özellikle saha çalışması olan meslek gruplarında aşınız olsa da olmasa da bir işe girince aşı olursunuz. Arkeoloji gibi bin yıllık paslı metallerin kesik tehlikesi yarattığı meslekler buna örnek.
0
akhenaten
(17.07.24)
Hep tek doz yapıldığını hatırlıyorum. Çocukken yaptılarsa da enabizda göremedim.
Yarın gideyim yarayı göstereyim en iyisi.
0
🌸gnosis
(17.07.24)
Daha 3 yıl önce aşı olmuşsunuz.
Koruyuculuğu 5-10 yıl gibi bir şey galiba. Çocuklukta aşı olup olmadığınıza göre değişiyor olmalı ama olmuşsunuzdur.
Askere gittiyseniz askerde de aşı olmuşsunuzdur.

Bir doktora sormanız en doğrusu elbette ama 3 yıl önce aşı olduğunuz için gerek olmadığını söyleyecekler sanırım.
0
michael_knight
(17.07.24)
travmatik durumlarda koruyucu aşı setine bakmıyorlar ve son 1 ay içinde tetanoz aşısı olmadıysanız aşı yapıyorlar. yani aşı olmanız gerekiyor en geç 3 gün içinde.
0
surprise
(18.07.24)
aile sağlığı merkezlerinde tetanoz yapıldığı yazıyor ama okul çocuklarını aşıladıklarından aşılar çabuk tükeniyormuş. benim bağlı olduğum asm’de aşı kalmamıştı. acile gittim sonuç: tetanoz+ pansuman yapıldı.
0
🌸gnosis
(18.07.24)
@gnosis aşı olmanın gerekliliği, koruyuculuğun süresi hakkında bir şey söylediler mi? Söyledilerse biz de öğrenelim.
0
michael_knight
(18.07.24)
Pek işinize yaramayacak ama yazayım. Aile hekimim daha önce 3 doz aşı oldunuz mu diye sordu. Bilmediğimi söyledim. Yabani hayvan kapanı deyince risk almayın aşıyı yaptırın dedi.

Acil kalabalık olduğundan pek sohbet muhabbet ortamı yoktu. Orada en son ne zaman aşı oldunuz diye sorup yaptılar. 3 doz aşı oldunuz mu diye sormadılar.
0
🌸gnosis
(18.07.24)
tek doz tetanoz 1 yil korur sadece.

full doz yaptirip uzun 10 senelik koruma almak lazim. simdi sizin tekrar olmaniz gerekiyor.
0
antikadimag
(18.07.24)
(25)

"bayağı"yı bilinçli olarak mı "baya" şeklinde yazıyorsunuz?

m e b
selamlar.bugünkü eften püften ama dikkatimi çeken ve aynı zamanda canımı sıkan bir derdimi sizlerle paylaşmak istiyorum.mesela burada, bilumum sosyal medya platformlarında yazıyı yazan kişinin yazdıklarına bakıyorum; yazısını kusursuz bir imlayla yazmış, noktalama işaretlerini tam da olması gerektiğ
selamlar.
bugünkü eften püften ama dikkatimi çeken ve aynı zamanda canımı sıkan bir derdimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

mesela burada, bilumum sosyal medya platformlarında yazıyı yazan kişinin yazdıklarına bakıyorum; yazısını kusursuz bir imlayla yazmış, noktalama işaretlerini tam da olması gerektiği yerde kullanmış. ama nedense "baya", "bişi", "diil" gibi bozuk kelimeler kullanmış. hani, olay konuşma dili gibi üslup takınmaksa diğer kelimeleri çok düzgün, ama sadece bun(lar)a istisna tanımış. yine de bilhassa bayağıya takığım çünkü en çok da gözüme çarpan o.

neden 10/10'luk yazınızda "baya" diye yazıyorsunuz? bilinçli bir hareket midir bu?
0
m e b
(15.07.24)
imla ve noktalamaya genellikle dikkat etsem de bisi ve diil'i ben de kullanirim resmi olmayan yazismalarda. ama baya konusunda takintiliyim sanirim :) baya yazinca hosuma gitmiyor, bayagi yazinca da cumle baglamindan sasiyor bana gore. ben o yuzden ikisini de kullanmiyorum, epey kelimesini kullaniyorum onun yerine :)

bu kadar yazdim soruya cevap vermemisim :) kullanmayarak cozuyorum o sorunu ama bu kadar takik olmasam ona, baya seklinde de kullanirdim nolacak :)
0
in vino veritas
(15.07.24)
De, da, ki'ler haric dikkat etmiyorum bu tarz yerlerde yazima.
Baya, bayagiya gelince baya yazarim boyle yerlerde.
Gercek dunyada ise bu kelimeyi kullanmayi tercih etmiyorum. Bayagi daha cok adi anlaminda oldugundan oldukca falan derim onun yerine.
0
Kittie
(15.07.24)
yazması daha kolay olduğu içindir. mesela sen de cümleye "ama" ile başlamışsın. mesela ben de/da birleşik yazılınca uyuz oluyorum ama bir yerine bi yazarım. çünkü öyle alışmışım 2000lerde mırç vardı böyle konuşuyorduk :P
0
neira
(15.07.24)
özellikle olsun ya da olmasın böyle yazanları engelliyorum.

tm, ok vs. bende kullanıyorum da baya ne demek? kelime anlamı anlamı da yok benim dil lügatımda. türkçe dersinde çok sorun yaşadığımdan o -ğı eki gelecek :)
0
baldan kaymak
(15.07.24)
İmla noktalamaya diqqat, gerisini yardir +7
0
abuzer
(15.07.24)
Evet ve çok kullanırım resmi olmayan yazışmalarda benim için bayadır :)
0
grimavi
(15.07.24)
çoğu imla kurallarına ve sözcükleri düzgün kullanmaya dikkat etsem de, neredeyse tek istisnam "baya" kelimesinde. bunu bazen bayağı şeklinde kullansam da, çoğu zaman biliçli olarak baya diyorum. en büyük sebebi bayağı'nın basit, sıradan, aşağılık gibi olumsuz anlamları var. bazen buna çağrışım yapabiliyor.

bazen baya yazmak rahatsız ediyor beni de, epey diyorum o vakitlerde.
0
biseysorcaktim
(15.07.24)
eskiden bilinçli olarak yazıyordum ama şöyle bilinçli,

bayağı: adi, basit
baya: alenen, açıkça

böyle bir ayrım var sanıyordum ahaha. hiç kontrol etmemiştim. "böyle bayağılıklara gerek yok" ve "sen baya baya delirmişsin" şeklinde kullanırdım mesela.

sonradan öğrendim baya diye bir kelime yokmuş ama hala her iki bağlamda da "bayağı" demek garip geliyor, hiç alışamadım.
0
mark greg sputnik
(15.07.24)
bişeysoracaktım +1
Bilerek bayağı yazmıyorum, kendimce baya ayrı bir kelime. Galatı meşhur olarak yoluna devam edip ileride bu hale evrilecektir.
0
Bruce
(15.07.24)
@mark greg sputnik +1

Tam olarak böyleydi bende de. Sonra kendimi alıştırdım. Bayağı kelimesi, "çok, pek çok" anlamını karşıladığını da düşününce, "pespaye" anlamını çağrıştırdığı için diğer anlamlarda kullanmakta zorlanıyorum. Ama kendimi zorluyorum.
0
muhayyer divan
(15.07.24)
Birseysoracaktim +1

Bayağı=adi
Baya=epey, alanen vs

Benim için ağabey/abi konusu gibi biraz. Doğru yazımı ağabey ama asla öyle yazmam cümle içinde. Şimdi örnek olarak yazarken bile rahatsız hissettim.

Diil, bişi vs pek yazmam. Bir yerine bi yazıyorum tabii ki ya da burada yerine burda falan bazen ama genelde konuşma etkisi vermek için. Baya ise bilinçli tercih çünkü sondaki -ğı kısmının kelimeyi bozduğunu düşünüyorum.

İmla takıntılı değilim ama kurallara uyarım hani grammar nazilikten değil de öteki türlüsü hoşuma gitmiyor.

Bu arada konuşma dilinde de değil'in doğrusu diil diye geçiyor ama ben bastıra bastıra değil demeyi seviyorum. TRT spikerlerinin uydurduğu "doğru Türkçe telaffuzu" mevzusuna çok kılım. Açık e, kapalı e ayrımı gibi şeylere dikkat ederim ama yapacağım yerine yapıcam demezsen seni afaroz eden ekibe ayrı kılım :D
0
nundu
(15.07.24)
Çok dikkat edersem Osmanlıcaya kayıyorum. Onun için biraz sallapati oluyor.
'de','da' ve 'ki' konusunda takıntılıyım ama.
0
Mirket
(15.07.24)
Gündelik konuşurken bilinçli şekilde baya yazan takımdanım ben de.

Bayağı sözcüğünü daha ziyade olumsuz anlamıyla ilişkilendiren cevapları verenlerle sebeplerim aynı.

Abi yazmak gibi bir şey benim için de.
0
akhenaten
(15.07.24)
Ekmeğimi Türkçe bilgimle kazanıyorum, alışkanlıkla noktalamaya, eklerin yazımına, düzeltme işaretine uyarım, bunları düşünmeden yapıyorum. Ama gündelik yazışmalarda konuşma dilini yazıya aktarmayı kusur görmüyorum, ben de yapıyorum. Baya bilinçli olarak baya yazıyorum yani :)
0
kobuzchu kiz
(15.07.24)
Maksimum 20 seneye TDK tarafından onaylanır bu şekildeki kullanım.
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
burada Sözlük’ten gelen alışkanlık ve kültürle cümlenin ilk harfini küçük yazıyorum. arada telefonun düzeltmesiyle büyük yazdığım da oluyor, o zaman hepsini büyük yapıyorum. genel olarak imla kurallarına çok dikkat ederim. “baya” hiç kullanmadım, kullananlara gıcık oluyorum. de, da eklerini ayrı yazmayı bilmeyenler kültürsüz, dikkatsiz, özensiz, cahil geliyorlar, kusura bakmasınlar. benim bir yanlışımı gören olur da düzeltirlerse, çok olumlu tepki veririm.

Bazı “entitled” kadınlar bahsedildiği gibi yazıyor, onlar da gözümden düşüyor.
0
gabe h coud
(15.07.24)
evet cünkü notere dilekce degil internete bos bos seyler yaziyoruz.

bayaa diye yazilir hatta. :D
0
robert bosch
(15.07.24)
evet doğrusunu bilerek genelde "baya" yazıyorum. Dil yaşayan bir şey, belki de ileride sözlüğe bu şekilde geçer.

Mesela ilkokuldan sonra hiç ağabey yazmadım.

Ben yazdığın diğer kelimeleri kullanmıyorum ama "di mi/dimi" yazıyorum.
0
nhk ni youkosu
(15.07.24)
imla kurallarina takintili bir grammer nazi olarak ben de "cok, epey" anlaminda kullanirken baya yaziyorum. bayagi'yi adi anlaminda kullanirken uzun uzun yaziyorum. bayadir baya yaziyorum yani.
0
antikadimag
(15.07.24)
Evet "bayağı" yazınca "adi" kelimesi aklıma geldiğinden bile isteye "baya" şeklinde yazıyorum, illa yazmam gerekiyorsa. Eklerin yazımına, gereksiz kelime kısaltmalarına ben de takıntılıyım. Ama bu bana normal ve böyle olmalı gibi geliyor yazışırken :)
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(15.07.24)
Tüm kurallara uyarak yazmaya çalışsam da bayağı konusunda yukarıdaki arkadaşlara katılmaktan alıkoyamıyorum kendimi. Bayağı kelimesi, baya baya adi anlamına geliyor çünkü aslfahsfj. Ayıp olur karşı tarafa.
0
brkylmz
(15.07.24)
eğer "epey, oldukça" anlamında kullanacaksam bilinçli olarak baya yazıyorum.
bayağı ve baya arasında fark olması gerektiğini düşünüyorum. bu yüzden baya yazımı benim için bilinçli bir galat-ı meşhur.

bayağı: adi, basit
baya: epey, oldukça
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.07.24)
Tdk göreve!
0
prole
(15.07.24)
Bayağı yazmayı sevmiyorum. Ağabey yazmak gibi tuhaf geliyor.
"De, da" bağlaç ya da eklere takıntılıyım. Yanlış yazmışsam silerim ya da düzeltirim. Dikkat etmeyenler gözüme batar ama unuturum sonra :)
0
sevilen progressive türkücü
(16.07.24)
çoğu kişi doğrusunu "baya" zannederek yazıyor. "iddia" kelimesinin doğrusunu da "iddaa" zanneder aynı güruh.
0
adivar
(16.07.24)
(15)

İstanbul Boğazının Büyüleyici Etkisi

isiaha
Merhaba İstanbullular, İstanbul boğazının büyüleyici etkisinin sebebi nedir sizce? 3 hafta önce Venedikte bulunmuş biri olarak soruyorum soruyu. Evet Venedik çok güzel ama çok farklı bir kategoride ama bizim boğazın sahip olduğu etkileyecilik yok bence. Zevkler tartışılmaz ama Boğazın bu guzelliğin
Merhaba İstanbullular,
İstanbul boğazının büyüleyici etkisinin sebebi nedir sizce? 3 hafta önce Venedikte bulunmuş biri olarak soruyorum soruyu. Evet Venedik çok güzel ama çok farklı bir kategoride ama bizim boğazın sahip olduğu etkileyecilik yok bence. Zevkler tartışılmaz ama Boğazın bu guzelliğin kaynağı nedir?
0
isiaha
(14.07.24)
Kıvrıla kıvrıla gidiyor yılan gibi, bence ondan.
0
sekizdokuzon
(14.07.24)
Boğaz bence abartılacak bişey değil. Ben her baktığımda sadece bir "köprü" görüyorum. İstanbuldan nefret etmem belki bunda etken.
Venedikte cüzdanımı çaldırmama rağmen orası bence daha güzel.
0
numlock
(14.07.24)
Mecazi yüklenen anlamını saymazsak (iki kıtanın sınırı) çok da bir numarası yok diye düşünüyorum. Yani salt manzara olarak öyle aman ama bir özelliği yok ama bi taraf Asya, bi taraf Avrupa diyince wow oluyosun.
0
nundu
(14.07.24)
Ben bazen seviyorum, bazen sevmiyorum. İstanbul boğazını istanbul boğazı yapan benim o anki keyfim sanırsam. Bir de hava durumu. Çok rüzgar olmadığında, hava çok sıcak veya soğuk olmadığında güzel oluyor.

Yaprak kıpırdamayan ama havanın serin olduğu, hafif sisli bir bahar sabahı güzel.

Ortalık çok hareketliyse, hava çok sıcak veya soğuksa, görüntü HD kalitedeyse kötü.
0
akhenaten
(14.07.24)
Tam tersi. Boğazı her gördüğümde onu hiç ettiğimiz geliyor aklıma. Çarpık kentleşme, biriyle alakasız eciş bücüş binalar ve yeşilden çok grinin hakim olması… Bence güzel bir görüntü yok ortada. Hele o çamlıca kulesi falan berbat.
0
ruhen hastayim ben
(14.07.24)
Şimdi bence burada kişinin o şehre olan ilgisinin, bağının önemi var.

Ben misal istanbul bogazindan buyulenirim ama çok acayip güzel gözüktüğü vs için değil (gözükebilirdi ama yapilasma...) ama çok büyük yani böyle hani her yerde göremeyeceğin bir şey.

Misal insanlar eiffel kulesine "bu ne" diyor ya, aynı şekilde ilk gördüğümde altindan "oha lan" diyip çok buyulenmistim. Aynısını new York'a gidince yasayanlar olduğunu da duydum gidenlerden.

Kısacası bence bu yapilarin (dogal ya da yapay) büyüklüğü falan bizi cok etkiliyor.
Misal beni büyük makine, rüzgar gülleri falan da etkiler :) su an yaşadığım yerdeki daglara da bakip "bu ne abi ya hayvan gibi dağ" diyorum her baktigimda.
0
logisticsmanager
(15.07.24)
Boğazı çevreleyen tepelerdeki selatin camileri, kız kulesi, beyazıt kulesi, galata kulesi bunlar ayrı bir hava katıyor.
0
hebanon
(15.07.24)
Hocam yurtdisinda yasadim bence senin kastettigin sey "enerji" mevzusu. Ben mesela bogaza gidince bir huzur bi cosku geliyor icime nedendir bilmiyorum. Falat bu yurtdisinda falan gittim bogaz tarzi yerlerde hic enerji alamiyorum.
Belki ayni kafayi yasiyoruzdur.
0
Zetnikov
(15.07.24)
Boğazın güzelliği ve çirkinliği baktığın yere göre değişir.
Yeşilliğin bol olduğu ve aradan eski yalıların ve köşklerin göründüğü otantik hali güzel.
Yüksek binaların çok olduğu, yeşilliğin neredeyse olmadığı ve sahili araba trafiğiyle dolu hali çirkin.
Ayrıca modern köprüler (tarihi, heykelli işlemeli vs. olmadıkça) insanlara neden güzel gelir hiç anlamam.
0
merhum
(15.07.24)
Boğaz güzeldir ama dünyada ne güzellikler var öyle aman aman büyütülecek dünyanın incisi bebeği vs konumlanacak bir durumu yok
0
basond
(15.07.24)
güzel esiyor
0
bir soru sorcam
(15.07.24)
Köprüden metrobüsle geçenken bile o güzellik karşısında büyüleniyorum. Çok seviyorum ben de görsel olarak çok güzel ama tam o kıyı kısımları ve deniz :) Biraz daha açını genişlettiğinde berbat bir kent o kadar karışık ki bakarken bile yoruluyorum.
Boğaz manzaralı bir evde oturmak ister miydim mesela sanırım orman manzarasını tercih ederim ama deniz kıyısına yakın olmak yürümek oturup izlemek bana hep iyi gelmiştir severim.
Bence boğaz gayet güzel ama bu noktada @ruhen hastayım ben'e katılmamak elde değil asla kıymetini bilemediğimiz güzellikte bir şehir burası, başka ellerde olsa çok daha güzel olabileceğini düşünürüm hep.
0
mutekebbir
(15.07.24)
insanlar istanbuldaki kalabalıktan ve stresten o kadar bıkmış ki gerçekçi yaklaşamıyorlar bu güzelliğe.
mesela istanbul beton deyip duruyorlar, elbette öyle de zaten. ama boğaz hiç de öyle değil. belli kısımları hariç genel olarak gayet yeşil ve özellikle bazı günler çok güzel görünüyor. köşkler, saraylar, yalılar boğaz'ı boğaz yapan özellikler. birçok farklı tarzda çok estetik yalılarla dolu.
coğrafi olarak bu su yolunun özelliği zaten ortada. biz ezelden beri kafamızda çok normalleştirdiğimiz için iki kıtayı birbirine bağlayan bu yolun ne kadar özel olduğunu unutuyoruz.
0
nathanieltroy
(15.07.24)
dunyada cografi olarak istanbul'dan guzel sehir bulamadim ben. cok essiz bir sehir. belki san francisco ki o da bir bogaza sahip ufak da olsa.

istanbul cok guzel. hem deniz var, hem tepeler var bogaza bakan, hem de kiyidan bakinca gordugun karsi kiyi manzarasi var ki o da tepelik.

genelde deniz kenarindaki sehirler denizden bakinca guzel gozukur. istanbul'da kiyidan bakinca karsi tarafi gorebildigin icin iceriden de guzel.
0
antikadimag
(15.07.24)
bogaz dunyanin nadir guzelliklerinden biri, insan elindekinin kiymetini bilmiyor.

yurtdisinin lansmani herzaman iyidir, oraya gidersin bu ne lan dersin. cocuklugum boyunca gidip gorme hayali kurdugum, gidince bu ne lan mevzu bu muymus dedigim cok yer oldu.

eger istanmbul/bogaz bir ucuncu dunya ulkesinin degilde gelismis bir ulkenin elinde olsaydi, isvicre falan gibi, dunyanin 1 numarali turizm merkezlerinden biri olurdu. ama biz icine ettik.
0
cooperr
(15.07.24)
(6)

Yatak tavsiyesi

sacrilegious
Merhaba sözlük, çok rahat bir yatak arıyoruz ama her gittiğimiz mağaza başka bir şey öneriyor. Ben normal kilodayım ama fazlaca sırt ağrılarım var eşim de kilolu ve yine aynı şekilde sırt-bel sıkıntılı. Ayakkabı da memory foam giymezsek mahvoluyoruz mesela. Bu durumda bize direkt olarak önerebileceğ
Merhaba sözlük, çok rahat bir yatak arıyoruz ama her gittiğimiz mağaza başka bir şey öneriyor. Ben normal kilodayım ama fazlaca sırt ağrılarım var eşim de kilolu ve yine aynı şekilde sırt-bel sıkıntılı. Ayakkabı da memory foam giymezsek mahvoluyoruz mesela. Bu durumda bize direkt olarak önerebileceğiniz bir yatak var mı? Yahut yatak tipi önerisi de olur.

Teşekkürler.
0
sacrilegious
(13.07.24)
King Koil Amethyste
0
faithless
(14.07.24)
bilindik duyulduk bir marka degil ama onere onere dilimde tuy bitti, valla cok guzel. Ewos bedding marka Promilky model. Saticisini bulmak lazim ama
0
The_Lollok
(14.07.24)
yaysız yatak tavsiye ederim.
0
ferenc
(14.07.24)
memory foam almayin da. yayli yatak iyidir, alternatif ariyorsaniz latexler var.
0
antikadimag
(14.07.24)
Magazaya gidipte denemek lazim ne desek bos. Ama bole uzanacan a takilacan utanacak bisey yok. Birde ordakiler uzmani oluyir onlara sormalisin
0
Zetnikov
(14.07.24)
Sert olmalı ve sertliğine ne kadar süre garanti verildiği önemli. Rahatlıkla sağlık orantılı burada ne kadar rahatsa ağrılar o kadar artacak.
0
hebanon
(14.07.24)
(4)

Arabaya geri görüş kamerası takılabilir mi?

dejame
Biraz eski, teknoloji fakiri arabamız var. Babam park ederken arka tarafı görmede problem yaşıyor. Sonradan geri görüş kamerası takılsa, konsol kısmına basit bir ekran koysalar olur mu? Özellikle direksiyonu çevirince çıkan referans çizgileri olan bir sistem var mı acaba? Araç Symbol.
Biraz eski, teknoloji fakiri arabamız var. Babam park ederken arka tarafı görmede problem yaşıyor. Sonradan geri görüş kamerası takılsa, konsol kısmına basit bir ekran koysalar olur mu? Özellikle direksiyonu çevirince çıkan referans çizgileri olan bir sistem var mı acaba? Araç Symbol.
0
dejame
(13.07.24)
takılır evet aksesuarcılar yapıyor.
0
jelly bear
(13.07.24)
10 dakikalık işlem. Siz bile takarsınız ama gerek yok.
0
numlock
(13.07.24)
sensor taktirin daha basit.
0
antikadimag
(13.07.24)
Geri görüş kamerası takılıyor fakat multimedya denilen android cihazlarla birlikte yapılıyor genellikle. Ya da çok dandik dikiz aynasına takılan composite ekranlar var onlar pek hoş değil açıkçası.

Multimedya mevzusu da dipsiz kuyu şehrinizdeki zaten güvenilir bir elin parmağı kadar yer vardır yapan (istanbulda değilseniz) öyle çok uçan işlemcili, kaçan ram'li depolamalı değil mütevazi bir modelini alsanız ekseriyetle geri görüş kamerası kullanılacaksa keser her türlü.

symbol zaten felaket popüler bir araç sipariş vermenize bile gerek yok adam raftan alıp takıyor. symbol 3'e taktırdım martta.
0
hedep
(13.07.24)
(5)

5.5 saat boyunca mülakatta ne yapılır?

irene
Salut!Haftaya bir mülakatım var. Hali hazırda “people manager” rolündeyim, ilk kez “manager of managers” için bir mülakata gireceğim. Mülakatı pozisyonun açık olduğu şirket değil, bir IK firması yapacakmış. IK firması ile hiç konuşmadım, bana ulaşan firma telefonda dedi ki yaklaşık 5 saat sürecek. B
Salut!

Haftaya bir mülakatım var. Hali hazırda “people manager” rolündeyim, ilk kez “manager of managers” için bir mülakata gireceğim.
Mülakatı pozisyonun açık olduğu şirket değil, bir IK firması yapacakmış. IK firması ile hiç konuşmadım, bana ulaşan firma telefonda dedi ki yaklaşık 5 saat sürecek. Ben tamam dedim ama o an inanmamıştım. Yarım saat sonra IK firmasından 5.5 saatlik bir zoom call daveti geldi.

Şimdi… ya biz 5.5 saat ne yapacağız online? Benim bildiğim role play, “çeşitli assessmentlar” olacakmış, artık ne oluyorsa o. Bir de bir sunum hazırlamamı isteyeceklermiş.

Hiç daha önce manager mülakatına girmedim. 5 saat mülakat ise hayatımda duymadım…

Hiç başına böyle bir mülakat gelmiş olan var mı? Nasıl geçti? Neler yaptınız?
0
irene
(12.07.24)
mülakat değil de değerlendirme merkezi olmasın?

değerlendirme merkezlerinde 3 uygulama olur ve yaklaşık o kadar sürer. youtube'da assessment systems'ın kanalına bir göz atabilirsiniz.
0
la lykia
(12.07.24)
Assessment center dediğimiz bir süreç.
Role play, case study, grup çalışması, sunum ve sözlü&yazılı mülakat olacaktır diye tahmin ediyorum. Mola olacak tabii ki aralarında.
Kendini keskin tutmak, odağını toplamak önemli.
0
Bruce
(12.07.24)
Sunuma önceden çalışabilirsin. En çok bocalayacağın konu bu olabilir. Liderlik eğitimlerinden aklında kalanları not al ve uygulamaya çalış. Conflict management, feedback, crises management. İşin riskine ve impactine göre hemen mi yapılması gerekiyor, delege etmen mi gerekiyor, erteleyebiliyor musun, direkt yapılmaması da mümkün.
0
gabe h coud
(13.07.24)
My first 90 days in this company başlıklı bir sunum olabilir mi?
0
gabe h coud
(13.07.24)
5 saat mulakat normal. o arka arkaya birkac mulakattir, tek blok mulakat degildir. ben de mulakat bekliyorum bir yerden mesela 5 kisiyle 1'er saatlik mulakatlar oluyor. arada 5 dakika dinlenme falan derken 5.5 oluyor o da.
0
antikadimag
(13.07.24)
(9)

Sizce bunlar dolandırıcı olabilir mi?

fakat
Eb3vize. com diye bir adres buldum. Her şey çok profesyonel duruyor. Siteye girip bakabilirsiniz. Vasıfsız eleman buluyorlarmis ABD için, formu doldurdum. Bugün WhatsApp tan geri dönüş oldu sorularinizi sorabilirsiniz diye? Toplamda 22000 dolara mal oluyormus, sizce dolandiriliyor muyum? Sizce nasıl
Eb3vize. com diye bir adres buldum. Her şey çok profesyonel duruyor. Siteye girip bakabilirsiniz. Vasıfsız eleman buluyorlarmis ABD için, formu doldurdum. Bugün WhatsApp tan geri dönüş oldu sorularinizi sorabilirsiniz diye? Toplamda 22000 dolara mal oluyormus, sizce dolandiriliyor muyum? Sizce nasıl sorular sormaliyim?
0
fakat
(12.07.24)
Site ne işe yarar bilmem. Adreslerine baktım sanal ofis. 500 tane işyeri var bir adreste. Bana profesyonel gelmedi. Bana 22 dolar ver seni kurtardım.
0
Shepard
(12.07.24)
Sanal ofis çok popüler, o tam bir eleme olur mu bilemedim :(

Zaten çok para isteniyor. Ama haklarında hiç yorum da göremedim. Avukat Muhammed Üzüm var, Instagram'da beğenmiş bunları. Biraz ümit ettim . Bu tarz işlerin olabilirligini bilemedigim için soruyorum burada, köyden indim şehre gibiyim biraz :)
0
🌸fakat
(12.07.24)
ismi eb3vize olan bir şeye tıklamam bile.
0
biergarten
(12.07.24)
FAKİRLER FAKİR! Sanal ofis o yüzden var. "Param yok ofisim de yok. Ben varım. Evet bir sorun yaşarsan starbaksa gel yerim belli". Muhammed Üzüm'e gidersin yooo layk attım parmak kaydı der. Fakir şirketi gördüm mü bilirim. İnanmak istiyorsun o yüzden bu ufacık şeylerde umut arıyorsun gibi.
0
Shepard
(12.07.24)
Peki, sakin. Yardımın için teşekkürler:)
0
🌸fakat
(12.07.24)
Dolandırıcılık falan yok. Legit gözüküyor. 22 bin doları verirdim ben olsam.
0
gabe h coud
(12.07.24)
eb3 bekleme süresi belli olmayan aynı zamanda alması garanti olmayan bir vize türü. olayın dolandırıcılıktan bağımsız olarak bu yönü de var.

4 sene bekleyip çok kötü bir lokasyonda bir hastanede temizlik görevlisi veya hasta bakıcı olabilirsin. asgari ücretten fazla vermezler. 2000 USD falan kalır vergi sonrası.

eb3 un olayı çalışacak kimse bulunamayan işlere eleman buluyorlar. abd avrupa gibi şehir hayatı olan bir yer değil. kırsalında hayatın olmadığı yerler var. zaman durmuş gibi adeta. çok soğuk-çok sıcak da olabilir
0
ferenc
(12.07.24)
2 sene civarı bekleme süresi ön görüyorlar. Ben buna kabul, ama hayatımda bir defa verebileceğim bir para, sanırım sürece devam etmeyeceğim
0
🌸fakat
(12.07.24)
var bunu yapan yerler. siteye tiklamadim bile bilmiyorum legit mi degil mi ama bu sekilde eb3 vize alanlar oluyor.

ama surec hakkinda sunu diyeyim. hadi basvurayim dedikten sonra 2,5-3 yil surer bu olay en az. o da olursa. ona gore hesap yap.
0
antikadimag
(13.07.24)
(7)

Bir kadeh rakıyla ortalığı dağıtmak normal mi?

dejame
63 yaşındaki annem için soruyorum. Kendisi çok sakin, mantıklı, stabil hayatı olan, genel olarak mutlu biri. Herkes kadar kendi dertleri var fakat kendilerini ziyaret ettiğimde denk gelmek istemediğim bir alışkanlıkları var.Rakı balık.Telefondan son ses meyhane müzikleri açıp sadece bir (1) kadeh ra
63 yaşındaki annem için soruyorum. Kendisi çok sakin, mantıklı, stabil hayatı olan, genel olarak mutlu biri. Herkes kadar kendi dertleri var fakat kendilerini ziyaret ettiğimde denk gelmek istemediğim bir alışkanlıkları var.

Rakı balık.
Telefondan son ses meyhane müzikleri açıp sadece bir (1) kadeh rakı içiyor ve inanılmaz yüksek sesle ağlıyor, beş dakika sonra kahkaha atıyor, birkaç saat boyunca ortalığı yıkıyor. Yazlık yerde bütün site ayağa kalkıyor.

Ortalığı hep birlikte toplayıp bulaşıkları yerleştirdikten sonra sakinleşiyor ve kendine geliyor.
Bu durum bende şok etkisi yaratıyor. Hiç tanımadığım bir insan çıkıyor karşıma. Ne diyorsunuz bu duruma?
0
dejame
(08.07.24)
Her insanın alkol eşigi farklıdır. Belliki annenizin ki oldukça düşük. Bu durumdaki yaşlı bir insana rakıyı asla önermem. Daha soft içkiler içsin. Ufak bir kadeh şarap, max 50cc bira veya bir bardak kokteyl gibi
0
limonlu eksi
(08.07.24)
Aynı benim annem. Derdi var, söyleyecekleri var, rakı bahanesi.
0
prole
(08.07.24)
sarhoş olmak istediği için sarhoş oluyor. istemese değil bir kadeh, üç kadehle de sarhoş olmaz.
0
abelardo
(08.07.24)
1. Alkol eşiği düşüktür
2. Alkolü zaten ağlayabilmek için alıyordur
3. İlgi çekmek istiyor olabilir, farkında olmayabilir.

Ayıkken çok fazla şeyi çaktırmıyordur, rakıyla rahatladığını fark etmiştir bunu sürdürüyordur.

Ayık olduğu zaman izletmek üzere onu videoya alın bütün hallerini. Ayıkken izletin, rakı değil de bira ya da şaraba dönsün. Yahut aslında psikolojik destek alsın. 1 kadeh rakıda bişey yok, birayla bile cozutur aslında. Destek alması daha önemli
0
muhayyer divan
(09.07.24)
1 kadeh rakiyla kimse o kadar degismez. normalde yapamayacagi davranislari sarhos bahanesine siginarak yapiyor.

bence annenizle oturup konusun derdi neymis diye.
0
antikadimag
(09.07.24)
Patolojik sarhoşluk diye bir durum olabilir. Çok az miktarda alkolle ortaya çıkabiliyor. Eskiden beri öyleyse bu olabilir.
Son zamanlarda böyle olduysa, psikolojik sorunlara bağlı olabilir.
0
pro9it9is9
(09.07.24)
Normal.
0
doharkoman
(09.07.24)
(3)

küçük dil uzaması/şişmesi? uvulitus

adivar
yazlık ufak bir yerdeyim. gece yarısı bir anda boğazımda bir şey varmış hissiyle uyandım, hiçbir şekilde çıkmıyor. sonra farkettim ki boğazımda bir şey yok, küçük dilim uzamış sarkmış resmen. normalde de biraz büyüktü. alerjiden, enfeksiyondan olabiliyormuş sanırım. herhangi bir ağrı ya da yanma yok
yazlık ufak bir yerdeyim. gece yarısı bir anda boğazımda bir şey varmış hissiyle uyandım, hiçbir şekilde çıkmıyor.

sonra farkettim ki boğazımda bir şey yok, küçük dilim uzamış sarkmış resmen. normalde de biraz büyüktü.

alerjiden, enfeksiyondan olabiliyormuş sanırım.

herhangi bir ağrı ya da yanma yok.

bulunduğum evde kedi var farklı olarak, ancak aynı kediyle iki sene önce de bir hafta geçirmiştim bir şey olmamıştı.

şimdilik tuz, karbonatlı gargara yapıyorum.

daha önce benzer bir şey yaşayan var mı? geçer mi kendiliğinden?
0
adivar
(08.07.24)
Geçmez.
KBB uzmanına görün.
Normalde alerji hapıyla geçirilebilir ama sanki birkaç iğne yiyecek gibisin.
0
Mirket
(08.07.24)
gecer.

daha once basima geldi 1-2 kez ozellikle alkol aldiktan sonra olabiliyor. cok sinir bozucu ama geciyor.
0
antikadimag
(08.07.24)
@antikadimag gece 3 duble rakı içmiştim. bünye alışık aslında, ilk kez böyle bir şey oldu dediğim gibi. karbonat/tuz dışında sizin yaptığınız bir şey var mıydı?
0
🌸adivar
(08.07.24)
(9)

Samsonite valiz kullanan oldu mu?

ferenc
Bir samsonite valiz almayı düşünüyorum. Verilen paraya değer mi sizce?
Bir samsonite valiz almayı düşünüyorum. Verilen paraya değer mi sizce?
0
ferenc
(05.07.24)
valiz isinde standart oldugu icin samsonite kullaniyorum ben. ama hard shell olan butun valizler ayni plastikle yapiliyor sonucta. polycarbonate denilen malzeme.

oncelikle turkiye'den almayin derim. amerika'da cok ucuza dusuyor bunlar. o fiyata alinabilecek standart valiz.

turkiye'deyken samsonite magazasina girip benim valizi bulup fiyatina baktim. cok fark vardi. sonra gorevli kadina ben amerika'dan su kadara aldim dedigimde inanmamisti mumkun degil bize bile calisan olarak o paraya vermiyorlar diye.
0
antikadimag
(05.07.24)
TR’deki fiyatına değmez Samsonite arkadaşın dediği gibi çok ucuz ABD’de ama oraya gidecek misiniz?
0
Mcfly
(05.07.24)
yedek parçasını sadece istanbul'daki yetkili servisinden temin edebiliyorsunuz. normal valiz tamiri yapanlar da dokunmuyorlar, örneğin menteşeleri falan değişik onlarda muadil parça falan olmuyor.
0
malheiros
(05.07.24)
sahtesi de çok var piyasada bunu da göz ardı etmeyin. ayrıca değmez +1
0
Improbable
(05.07.24)
Bence degmez. Arti olmasi gereken fiyatin da ustundeymis Turkiye'den alinirsa. Havatas mi ne sabihadan taksime giden otobuslerde birine denk geldim, sert malzemeli. Otobusun bagajinin demiri var icte, adini bilmiyorum, ona denk gelmis kirilmisdi. ucuz birsey olsa sallamazsin belki ama Samsonite olursa icin yanar.
0
mbond
(05.07.24)
TR den alacaksan değmez çünkü marka diye çok uçuk fiyatlara satıyorlar.

Eğer valizde hafiflik aramıyorsan beğendiğin ve uygun fiyatlı herhangi bir kumaş valizi al geç.

Eğer hafif olsun diyorsan da mecburen plastik alacaksın, plastik olanlar 2 çeşit plastikten yapılıyor, abs ve pp plastik. PP olan daha hafif ve esnek oluyor, tavsiyem PP olandan al. Plastik valiz ne marka alırsan al bir müddet sonra kırılacak o yüzden bulabildiğin en ucuz PP valiz al geç.
0
zikardo
(05.07.24)
kullaniyorum memnunum da migrostan aldigim kumas valiz de ayni islevi goruyor su an 8-10k falan galiba almazdim
0
ala09
(05.07.24)
Samsonite spinner fermuarsız büyük boy valiz kullanıyorum. 30kg olduğunda bile yağ gibi akıyor, tek elle akrobasi hareketleri yapabilirsiniz.

Bence Türkiye fiyatı pahalı, yurtdışından alırsanız son kuruşuna kadar hak ediyor. Benzer sürede 3 tane dandik valiz parçalarsınız, baya dayanıklı.
0
kimlanbu
(05.07.24)
Kabin boyunu kullanıyorum, çok hafif, fonksiyonel, çekerken tekerler takılmıyor ve dolu valizi kulpundan çekice kulp yampiri yampiri gitmiyor.
Tüm bunlara rağmen değer mi? Hayır. Daha önce gratisten ucuz birşey kullandım, laptop öngözü hariç aynı konfor ve hafiflikteydi.
ala09+1, Migros valizlerimi 6 senedir kullanıyorum, hiçbirşey olmadı ve bayağı hafifler.
0
ya volna
(05.07.24)
(6)

Şirkette buzlu soğuk kahve yapmak

regina phalange
Kahve yapıp içine buz atınca bişeye benzemiyor. Nasıl bir şey yapmak lazım şöyle soğuk soğuk içsek
Kahve yapıp içine buz atınca bişeye benzemiyor. Nasıl bir şey yapmak lazım şöyle soğuk soğuk içsek
0
regina phalange
(03.07.24)
1 - Kahveyi sıcak olarak demleyip dolaba atmak ve soğutup içmek.
2 - Kahveyi demlerken koyduğunuz suyu 1/2 ya da 1/3 oranında düşürmek (yani daha konsantre bir kahve demlemek) ve buzu öyle atmak.
0
pianeta
(03.07.24)
cold drip ama uzun suruyor.
0
antikadimag
(04.07.24)
Kahve gurusu değilim ama şu tarifi evde yapıyorum:

French press’te kahveyi sıcakken demliyorum. Soğuyunca buzdolabına atıyorum. Ardından istediğim miktarda süt ve buz ekleyip içiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(04.07.24)
garanti yol:

Termosa buz dolduruyorsun. İçine 2 tane sıcak espressso ve aldığı kadar süt köpüğü ekliyorsun. Mis mis.

Termosum Starbucks’ın 710 ml’lik pipetli termosu. 10 saat boyunca soğuk kalıyor.
0
gabe h coud
(04.07.24)
ofiste direk granül kahve, soğuk su ve biraz buz atıp shakerda çalkalıyorum. mük oluyor. kahveciden aldıgım ice americano ile aynı.
0
xrated
(04.07.24)
Sıcak kahvenin soğutulmasıyla yapılan soğuk kahvenin pek çok çeşidini denedim ve hiçbirinden verim alamadım. Kahveyi evde demleyip yanınızda bir termosla taşımanızı öneririm, en uygun çözüm bu. Her gün dışarıdan almaya kalkarsanız ciddi para ödemek zorunda kalırsınız.

youtu.be

Bu yöntemle 1 haftalık kahvenizi tek seferde demleyebilirsiniz.
0
10551037
(04.07.24)
(9)

Ankara

mysql34
Ankara'nın en lüks sitesi hangisi, Ankaralı olanlar veya Ankara'da yaşayanların cevaplarını bekliyorum :)
Ankara'nın en lüks sitesi hangisi, Ankaralı olanlar veya Ankara'da yaşayanların cevaplarını bekliyorum :)
0
mysql34
(28.06.24)
valla her gün yeni siteler yapılıyor. çok değişken bir konu.

ama bence angora evleri.
0
kibritsuyu
(28.06.24)
Eskişehir Yolu üzerindeki reklamlar bence en lüks sitelerin reklamları. Epeyce de varlar. Sazak diye bişey var ne olduğunu anlamadığım bir reklam ama bir inşaat firması olduğundan şüpheleniyorum. Bence en pahalısı hangisiyse en lüksü de odur :/ :p
0
muhayyer divan
(28.06.24)
angora evleri geldi benim aklima da. bozkirin ortasindaki koca binalari luks diye itelemeleri luks oldugunu gostermiyor.
0
antikadimag
(28.06.24)
incek'te ışıklar villaları ve alacaatlı'da yeşil barış çok zenginlerin oturduğu sitelerden. oran'da örmes sitesi de öyleydi fakat eski cazibesi kalmadı sanırım.
0
malheiros
(28.06.24)
yeşil barış sitesi
0
nuevo
(28.06.24)
sinpaş incek bence
0
sizofren06
(28.06.24)
Bence Angora evleri. Lüks neye göre lüks? Cok değişken.
0
mirty
(28.06.24)
en pahalılar Park Oran ve One Tower. Angora evlerinin içinde çok çeşitli villalar var lüks olan da var olmayan da. Angora evlerinde sessizlikten kafayı yemek de mümkün bir de çevrede hiçbir şey yok.
0
ashleybon
(28.06.24)
angora evleri pahali ancak cok geride kaldi. cok yasli binalar
0
foster
(28.06.24)
(6)

Japonya-G.Kore olaylar olaylar

euteamo
Her şeyin doğrusunu bilen sevgili ekşi duyuru sakinleri,Ağustos sonu Eylül gibi nihayet Japonya ve Güney Kore'ye gidiyorum.Apple watch alma gibi bi planım var Japonya'dan mantıklı mı sizce? TC'den daha uygun olur mu yoksa bi manası yok mu?Bir de oralardan burada bulamayacağımız ne alınır? satmak içi
Her şeyin doğrusunu bilen sevgili ekşi duyuru sakinleri,
Ağustos sonu Eylül gibi nihayet Japonya ve Güney Kore'ye gidiyorum.

Apple watch alma gibi bi planım var Japonya'dan mantıklı mı sizce? TC'den daha uygun olur mu yoksa bi manası yok mu?

Bir de oralardan burada bulamayacağımız ne alınır? satmak için değil de kendim için..

Her türlü tavisyeye de açığım kalacak yer vs. Özellikle de Fuji'ye çıkanlardan nasıl yaptıklarına dair bilgi alabilirsem şahane olur.

Şimdiden teşekkürler
0
euteamo
(27.06.24)
apple watch cok fark eder mi bilmem ama ikinci el mekanik saatler japonya'da cok ucuz.
0
antikadimag
(28.06.24)
Kabaca bir baktım da örneğin 9. nesil modeli Türkiye’de 15 küsür, Japonya’da 12 küsür bin lira. Fakat burada 6 ay peşin fiyatına taksit olduğunu ve enflasyonu hesaba katarsak cebinizden aslında 13 bin lira civarında bir rakam çıkmış oluyor. Japonya’da apple store’larda vergi iadesi de yokmuş galiba.

Değmez kısacası ama siz bilirsiniz.
0
orient blue
(28.06.24)
Konudan bağımsız Ağustosta Japonya’dan nefret edersin. Yazın pis bi havası var
0
Mcfly
(28.06.24)
uniqlo'dan kıyafet alabilirsin, burada çok pahalı
tokyo banana cake'i deneyebilirsin
0
noxie
(28.06.24)
apple watch japonyada mantıklı değil
İphone mantıklı
0
rentts
(28.06.24)
daha önce de bir soruya verdiğim cevap;
viski olarak:
chichibu
yamazaki
hakushu
nikka

bu markalara odaklanmanızı tavsiye ederim.

ayrıca, 1:18 model araç alabilirsiniz. ignition model markası çok güzel işler yapıyor.
0
MtKrt
(28.06.24)
(4)

Tetanoz Aşısı

Mistyimage
Tetanoz aşısı 3 doz olarak yapılır. İlk doz yapıldıktan sonra 1-2 ay sonra ikinci doz ve sonraki 6-12 ay içerisinde üçüncü doz yapılacak şekilde uygulanır. Şeklinde bir bilgi var. Ben 2 sene önce tek doz aşı oldum. Şimdi elimi şüpheli şekilde kestim. Sizce tekrar aşı olmalı mıyım?
Tetanoz aşısı 3 doz olarak yapılır. İlk doz yapıldıktan sonra 1-2 ay sonra ikinci doz ve sonraki 6-12 ay içerisinde üçüncü doz yapılacak şekilde uygulanır. Şeklinde bir bilgi var. Ben 2 sene önce tek doz aşı oldum. Şimdi elimi şüpheli şekilde kestim. Sizce tekrar aşı olmalı mıyım?
0
Mistyimage
(26.06.24)
o aşı cocukluk aşısı için. seninki 10 yıl geçerli ama gene de olmak istiyorsan ol.
0
sizofren06
(26.06.24)
bence olun. aile hekimine gidin saglik ocagi takip ediyor. tekrarlanması gereken bir aşı. ilk aşıyı olduktan sonra sizi yönlendirirler. hastanede olursanız ilk dozdan sonra takip etmiyorlar. en azından bende öyle olmuştu. kuduz şüphesiyle gittim. ilk doz kuduz ve tetanoz aşısını yaptılar sonra sadece kuduzdan devam ettiler iki üç doz. aile hekimine sorunca tekrarlarını yaptırmam gerektiğini söyleyip baştan başladılar.
0
exlibris
(26.06.24)
Aşılarınız tam olsa da kesik durumunda gidip aşı olmalısınız zaten. Tetanoz aşısı sürekli yenilenebilir bir aşı ve aşınız olsa dahi sağlık görevlileri kesik durumunda aşı yapıyor.
0
akhenaten
(26.06.24)
tek doz asi 1 sene korur.
2 doz x sene miktarini unuttum.
3 doz tam set yaptirirsan 10 sene.

yani sizinkinin zamani gecmistir.
0
antikadimag
(27.06.24)
(15)

çikolata (toblerone) bozulmuş mudur?

kibritsuyu
gelecek cevaplardan %99 eminim, riske girmeye değer mi, at çöpe diyeceksiniz ama insan kıyamıyor da.2-3 yıldır kütüphanede (oda sıcaklığında) duran 5-6 paket toblerone var. bir bakayım dedim, son tüketim tarihi mayıs 2023, üstünden 1 yıldan fazla geçmiş.birini açtım baktım rengi yerinde, kokusu yeri
gelecek cevaplardan %99 eminim, riske girmeye değer mi, at çöpe diyeceksiniz ama insan kıyamıyor da.

2-3 yıldır kütüphanede (oda sıcaklığında) duran 5-6 paket toblerone var. bir bakayım dedim, son tüketim tarihi mayıs 2023, üstünden 1 yıldan fazla geçmiş.

birini açtım baktım rengi yerinde, kokusu yerinde, kurt murt yok. ucundan tadına baktım tadı da iyi.

bokboğazlı biri olduğum için kolay zehirlenmem de ishal kusma falan yapar mı, yiyim mi ben bunları? aylardır çikolata yemedim, çok canım çekti.
0
kibritsuyu
(25.06.24)
Ye gitsin bişey olmaz.
0
duptıs
(25.06.24)
Dün benzer bir şey yedim ve pişman oldum.
0
gabe h coud
(25.06.24)
Yeme bence.
0
rock n roll
(25.06.24)
Ben olsam yerim. Ama sen bilirsin.
0
Mirket
(25.06.24)
Riske girme durumunu çoktan geçmiş bence olay :D O konu son kullanma tarihi taş çatlasın 1-2 ay geçmiş ürünler için oluyor. Tabi ki atın. Neticede toblerone her markette var. Çok canınız istediyse marketten alın kibritsuyu, skt'si 1 seneyi geçmiş çikolatayı yemeyin.
0
akhenaten
(25.06.24)
cikolatanin insan zehirledigi nerede gorulmus? afiyet olsun.

edit: internette saglam yiyecekleri cope attiran teror orgutu yine is basinda. 1 seneyi birakin daha fazla da yenir. zaten o expiration degil best before'dur. cunku cikolata expire olmaz. ambalaji saglamsa sorun yok.
0
antikadimag
(25.06.24)
Bir anlık nefsine yenilme. Devamlı baş dönmesi ve kusmaya dayanabilecek misin?
0
rock n roll
(25.06.24)
abov duyuru ikiye bölündü. ye bişey olmaz diyen de çıktı.

dayanamadım iki tık yedim. bakalım midem dönmezse açtığım paketin kalanını da gömerim.

marketten almak dert değil, gider alırım da insan kıyamıyor 5 paket toblerona.

bu arada tam 8.5 (sekiz buçuk) yıldır ofisteki çekmecemde duran bir paket 150 gramlık yoğurt var. son tüketim tarihi ocak 2016. mekdanılts hamburgerleri yıllarca çürümüyor mitinden gaza gelip 1 yıl oda sıcaklığında saklayıp açacaktım, unuttum. 8.5 yıldır duruyor. bir ara da onu açıp bakacağım, bozulmamışsa yerken video atar fenomen olurum belki. ya da o markanın ajanları gelip beni vurur itibar zedeliyor diye. ya da kendi kendime halledebilirim yoğurdu yiyince o işi.
0
🌸kibritsuyu
(25.06.24)
yiyebilirsiniz.
Zehirlenmezsiniz, olsa olsa lezzeti azalmıştır.
0
michael_knight
(25.06.24)
@antikadimag, hocam saklama koşullarını dahi bilmeden bu denli net bir öneri yapmak cesaret ister. Ne diyeyim :D

@Kibritsuyu Ahahah youtube'da öyle biri vardı 1950'lerden falan konserveleri açıp iyi görünüyorsa yiyordu. Baya bir izleyeni vardı. Eğer sekiz buçuk yıllık hamburger yiyecekseniz bu olayı harcamayın bence de :D

Size sağlık ve mutluluk dileyerekten ben çekileyim.

Siz yine de evdekilere haber verin, ara ara dürtsünler sizi. Bizi de haberdar etmeyi unutmayın cidden merak ettim sonucu.
0
akhenaten
(25.06.24)
bence de yenir. bu tip urunlerin ici koruyucu madde dolu. acilmamis, golgede duran toblerone rahat yenir.
0
hot potato
(25.06.24)
Ben olsam paketi açarım, rengine, dokusuna ve kokusuna bakarım. Göz doldurursa ufak bir parça ile tadına bakarım. Sorun yoksa yerim gider. Yanına da ayran veya yoğurt gömerim, tadı dengelenir ve zehirlenmeyi önler. Gömmezsem de bişey olacağını sanmıyorum.
0
muhayyer divan
(25.06.24)
eriyip donmadiysa muhtemelen sorun yoktur. acip baktiniz, goruntude, kokuda sorun yok, tadina baktiniz, sorun yok. bence biseycik olmaz. ilaclar disinda tum tarihi gecmis urunler icin prosedurum budur benim, henuz basima bisi gelmedi (sukur moment :))
0
in vino veritas
(25.06.24)
çikolata bozulmaz. yani genel anlamda bar şeklinde olanlar (iç dolgusuz vs.). toblerone bozulmaz yani. seneler geçse bile. ambalajsız açık dursa dahi bozulmaz normalde, yani ortam temizse tabii. açık olanın üstünde küf vs. oluşabilir.

yenisine göre biraz tatsız gelebilir süreye bağlı olarak. bazı çikolata uzmanları çikolatanın şarap gibi zamanla tadının güzelleştiğini de söylüyor ama. belki kakao oranı fazla olanlarda.

bazen çikolatanın üstünde beyazlık da oluşabiliyor. bu da bozulduğu anlamına gelmiyor. "chocolate bloom" denen bu durum, kakao yağının yüzeye sızmasıyla oluyor.

ek bilgi: çikolatadan zehirlenme ihtimali var. ama neden? süreye bağlı bozulduğu için değil. eğer yapım aşamasında bakteri girmişse olur. genelde salmonella oluyor. bu çok nadir bir durum. bilindik markalarda olmaz genelde. çikolatanın içinde normal şartlar altında sonradan bakteri üreyemiyor.

Salmonella yüzünden toplatılan Kinder çikolata haberi:
www.ntv.com.tr
0
ermanen
(26.06.24)
arkadaşlar çikoyu akşam yedim, sabaha da beton gibi kalktım. hiçbir sıkıntı olmadı.

sevgiler.
0
🌸kibritsuyu
(26.06.24)
(5)

3 günlük gezilecek görülecek yerler

dedeminhirkasi
Ankara'dan 3 günlüğüne nereye gidilir. Ege Akdeniz o şeridi gezip gördüm. Aklıma bir yer de gelmiyor. Deniz olur kültür turu olur kafa dinlemelik olur... Tavsiyelere açığım
Ankara'dan 3 günlüğüne nereye gidilir. Ege Akdeniz o şeridi gezip gördüm. Aklıma bir yer de gelmiyor. Deniz olur kültür turu olur kafa dinlemelik olur... Tavsiyelere açığım
0
dedeminhirkasi
(25.06.24)
safranbolu uzerinden bati karadeniz. karadeniz ereglisi veya amasra. akcakoca'da cok bir sey yok diye duydum.
0
antikadimag
(25.06.24)
Bir kaç gün süren tekne gezisi
Yayla
0
gabe h coud
(25.06.24)
Salda Gölü
0
1980
(25.06.24)
Sinop
Amasra
Kapadokya
0
Amaranta ursula
(25.06.24)
benzer bi soru için bize bolu gazelle otel önerisini gelmişti. gittik, çok beğendik.
yakınında gölcük milli parkı var. sanıyorum 70 km yakınında da yedigöller var.
0
elorelia
(26.06.24)
(5)

Otomatik vites araba kullananlara soru

ferenc
Dönüşlerde ayağınızı gazdan çekiyor musunuz veya frene basıyor musunuz? Direksiyon sınavında dönüşte ayağımı gazdan çektim. Sonra tekrar gaza basında araba tekler gibi oldu
Dönüşlerde ayağınızı gazdan çekiyor musunuz veya frene basıyor musunuz?

Direksiyon sınavında dönüşte ayağımı gazdan çektim. Sonra tekrar gaza basında araba tekler gibi oldu
0
ferenc
(25.06.24)
bunun tek bir yanıtı olmaz ama. virajın açısına, hıza, tecrübeye, arabaya (lastik, süspansiyon vesaire) göre değişir.

ama güvenlik açısından genel kural olarak viraja girmeden önce hız kesilir, virajın çıkışına doğru biraz gaz vererek araç çizgisine oturtulur. mecbur kalmadıkça virajda fren yapılmaz. fakat dediğim gibi duruma göre bunlar da değişir.
0
orient blue
(25.06.24)
otomatik vites araba teklemez, tekliyorsa ya motorda ya da sanzumanda problem vardir.

gaz konusu viraja, arabaya, viraja yaklastigin hiza, hava sartlarina, vs gore degisir. pozisyonu izlememiz lazim kisaca.
0
cooperr
(25.06.24)
virajda frene basilmaz. virajdan once yavaslanir. ara sokaga donus gibi dusuk hizlarda donerken frene basmak sorun yaratmaz. ama uzun yolda hizli girdigin virajda frene basmak sikinti yaratabilir. o nedenle yolu okuyup, mumkunse kivrimlara navigasyondan bakip once yavaslamak lazim.

virajdan cikarken gaza basmakta problem yok.

teklemeye tahminim, arac sonsuz disli transmisyon degildi. ayagini gazdan cekince vites kuculttu, sonra tekrar gaza basinca devir cok yukselmeden vites degistirdi ve teklemis gibi hissettin.
0
antikadimag
(25.06.24)
kaçla gittiğin ve virajın keskinliğine göre değişir. sokak arasında yolun durumuna göre gaza da bastığım oluyor, frene de. ama otobanda giderken virajın ortasında frene basmıyorum genelde. ayağımı da gazdan çekiyorum. araba yavaşlar gibi olursa hafif gaz verip aynı hızı korumaya çalışıyorum. yani senin yaptığının neredeyse aynısı ama şimdiye dek arabanın teklemesi gibi bir durum yaşamadım. araçta bir sorun vardır muhtemelen.
0
sir gawain
(26.06.24)
Viraja girmeden önce gazdan çekip (çok hızlıysa hafif fren yapıp) viraja girip direksiyon çevrildikten sonra dönmeye başlayınca virajın uzunluğuna ve keskinşiğine bağlı olarak bir süre sonra gaza tekrar basılmaya başlanır.

Gaza bastığınızda araba yüksek devirdeyse çektiğiniz anda ya da dönerken düşük devirde ve düşük hızda gaza basılınca bir anda yükseğe çıktığınızda hafif bir sarsıntı oluyor bazı arabalarda. Onu kastediyorsun sebebi bu olabilir ama gerçekten tekliyorsa sorun vardır.
0
nawar
(26.06.24)
(6)

İngilterede iş başvurularında özel hayat sorularını çekinmeden sormaları

Unde bach canim
Bize öğretilen şu ki, avrupada birinin özel hayatını dinini mezhebini yönelimini sorgulamak ayıptır, belki suçtur. Ama bu ingiliz firmalarında etnik kökeninden cinsel yönelimine, trans olup olmadığından dini inanışına hatta mezhebine kadar soruyorlar. Ha cevap vermek istemiyorum seçeneği de var da,
Bize öğretilen şu ki, avrupada birinin özel hayatını dinini mezhebini yönelimini sorgulamak ayıptır, belki suçtur. Ama bu ingiliz firmalarında etnik kökeninden cinsel yönelimine, trans olup olmadığından dini inanışına hatta mezhebine kadar soruyorlar. Ha cevap vermek istemiyorum seçeneği de var da, bu soruyu ilk sırada koyuyorsa ırkçılık için mi koyuyor yoksa ayrımcılığa maruz kalırsan diye önceden tedbir alsın diye mi yapıyor anlamadım. Nedir bunun sebebi?

Örneğin Tesco market.
0
Unde bach canim
(22.06.24)
Reddite baktim, ayrımcılık olmaması için soruyorlarmis ve bir dedikleri de ilk basvurularda gözükmüyor diyor. Cv'de etkisi olması zaten yasak. Belki pozitif ayrimcilik vardir onu bilemem.

İngiltere anglosakson yapida, onlar çok seviyor böyle din, dil, ırk sormayı. Yoksa Fransa'da hayatımda görmedim duymadım.
0
logisticsmanager
(22.06.24)
Yok Orduda kadin sayisini arttiriyoruz, yok muhendisligi kizlar secsin sacma sapan kampanyalari donuyor televizyonda. Black, asian, degisik istihdam edin diye hukumetin firmalara koydugu hedefler, tesvikler var diye biliyorum. Ama doldurmak zorunda degilsin, istege bagli.
0
freedonia
(22.06.24)
@logistic
Şimdi başka bir firmada karşılaştım, bu sefer açıklama yazmışlar. Söylediklerine göre pozitif ayrımcılık evet. Çeşitliliği artırmak ve bunlar iş değerlendirmede olumsuz olmayacak falan yazmışlar.
0
🌸Unde bach canim
(23.06.24)
Heh işte inclusion diversity ayağı gibi. Yani ben yanlış buluyorum ama tabi her kültür farklı:)
0
logisticsmanager
(23.06.24)
"dinini mezhebini yönelimini sorgulamak ayıptır" amerika'ya ait bir konsept, avrupa degil.
0
hot potato
(23.06.24)
pozitif ayrimcilik icin soruluyor onlar. sirketlerin lgbt, minority hire etmek gibi hedefleri var. yani son round'da ise kalifiye 2 adam varsa gey veya azinlik olani alirlar. aliyorlardi. artik yavas yavas durumun sakatliginin farkina vardilar ve diversity hire'lar cok ciddi sorgulaniyor.

bir de genelde yeni mezun pozisyonlarinda cok etkili oluyor bunlar. cunku university hiring yapildigi zaman ogrenciler tarafsiz bir takim tarafindan mulakata alinir, ve kabul edilenler bir havuza konur. sonra bu havuzdan eleman ihtiyaci olanlar eleman secerler. bu gibi yerlerde havuz hep lgbt, minority doluyordu.

normal bir hiring manager buna cok takilmaz. takimina kimi alip almayacagina o karar verir.
0
antikadimag
(23.06.24)
(14)

merağınız olan şeyler

bir soru sorcam
bu aralar self-terapi
bu aralar self-terapi
0
bir soru sorcam
(20.06.24)
Ay takvimi
0
pavlis
(20.06.24)
Puzzle
0
mavibalık
(20.06.24)
Bonded warehouse
0
gabe h coud
(20.06.24)
Nakış.
0
Amaranta ursula
(20.06.24)
Örgü. Bu yıl için son hediyemi ördükten sonra artık bir süre kendi istediklerime odaklanabileceğim için oldukça heyecanlıyım.
0
peki madem
(20.06.24)
Mantarlar, ağaçlar, ev bitkileri, taksonomi, kayaçlar, herhangi bir şeyin kronolojisi, sanat tarihi.

Bir şeyleri kategorize etmeyi seviyorum.

Bir de bir şeyleri ölçmeyi de seviyorum.
0
akhenaten
(20.06.24)
Coğrafya. Canım sıkıldıkça coğrafya quizleri falan çözerim. Bayraklar, başkentler, ülkelerin yerleri vs şeylerde çok iddialıyım.

Onun dışında puzzle yapmak
0
nundu
(20.06.24)
psikoloji,nörobilim ve tarih.
0
robert bosch
(20.06.24)
Dart.
Paraya kıyıp kaliteli bir board aldım. Oklarım dandik ama yine de iş görüyor.
0
pispinti
(20.06.24)
toplumlar nasil calisir? ayni toplum neden belirli donemlerde yukselir refah icinde ciddi uretim yaparken neden bazi donemlerde daralir, muhafazakarlasir?
cografya kulturu nasil etkiler?
0
antikadimag
(20.06.24)
-Çam ağırlıklı Orman ağaçları. Tohumdan yetiştirip ellerimle diktiğim, gölgesinde çay içebileceğim ağaçlarım var benim.
-Tarih. Yakın tarih. Bayılırım okumaya.
-Sinema. İMDB Top 500 ün ilk 350 sinde seyretmediğim film yok.
-Okumak. Deli gibi okurum. Dünya klasiklerinde okumadığım pek kalmamıştır.
-Sağlık. Bilmediğim bir hastalık falan duyarsam eksikli hissediyorum kendimi.
-Spor. 14 yaşımdan beri aktif. Son 2 yıl rotator cuff yırtığı sebepli göbek saldım. Fizik tedaviyle düzelir gibi oluyor. Sonra hooop. Başa dönüyoruz.
-Ekonomi (finans kısmı az) ve siyaset. Yapıcı tartışma yapacak adam sıkıntım var bu iki konuda.
0
Mirket
(20.06.24)
daha dun dart almaya karar verdim simdiki eve, asiri canim cekiyor yukarida okuyunca bile cok hosuma gitti
lego kucuk birkac tane denedim, sevdim devami gelebilir
eve sardim birkac dizayn degisikligi(hali, perde, badana, tablo vs) calismalarim devam ediyir
tarihi icerik, genel kultur, sosyoloji alaninda begendigim bir yazari dinliyorum duzenli yayinlarinda
kisin haftalik duzenli sinema, tiyatro. eskiden sadece film odakliydim pcden ac telefondan ac yeter ki izleyebileyim seklinde simdi spesifik bir iki yerde izliyorum abiyans daha ilgimi cekiyor. tiyatroda mekan o kadar onemli degil ama en son yalida tiyatroydu
yazin ekseriyetle konser. bu sene istanbulda ilgimi çeken cok konser oldu, neredeyse doydum ama birkac planim daha var
evde yemek yapmaya calisiyorum(salata fln) o yuzden kimden ne yemek duysam TARIFI VEeğR diye atliyorum. kuzu ciger falan yaptım evde, disariyla ayni maliyet daha cok zahmet oldu ama hayirlisi
fitnessa ilk defa hayatımda bu kadar yer veriyorum oncesinde pilates, yuzmeye giderdim ama fitness cok baskaymis
maclar da yillar sonra eski cekiciligine kavustu futbol ve voleybolu takip ediyorum

birkac ay once cevaplasam bambaska bi dunyadaydim ha
0
ala09
(21.06.24)
Bu ara dinler tarihine sardım. Bir haftadır Hz. Ayşe kaç yaşında evlenmiştir videoları izliyorum.
0
sekizdokuzon
(21.06.24)
antika seyler koleksiyonculugu
araba
0
cooperr
(21.06.24)
(27)

Neden ekşi duyuru'da takılıyorsunuz?

sekizdokuzon
Sizi bu siteye ne çekiyor? Ben günlük kaos dozumu almak ve işsizlik nedeniyle kısıtlanan enformasyon ve iletişim akışını normal seviyelere çekmek için buradayım. Teşekkürler.
Sizi bu siteye ne çekiyor? Ben günlük kaos dozumu almak ve işsizlik nedeniyle kısıtlanan enformasyon ve iletişim akışını normal seviyelere çekmek için buradayım.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(20.06.24)
Bütün işsizler ve gizli işsizler burada. Benimkisi hobi.
0
pavlis
(20.06.24)
Herrrr yerden ve herrr alandan insan var. Normalde ulaşması saatler sürecek bilgilere buradan saniyeler içinde ulaşılıyor. Güzel site <3
0
abuzer
(20.06.24)
Bilgi gereken sorular sorduğumda cevap alamıyorum. Eskiden böyle değildi. Yine de giriyorum, üç beş tanıdık sima görüyorum. Onlar da nick değiştirir ya da gelmezse hiç girmem.
0
gabe h coud
(20.06.24)
@pavlis: Buraya sayıp sövüp her duyurunun altında bitmenin altında nasıl bir motivasyon var?
0
🌸sekizdokuzon
(20.06.24)
Kaos, goygoy, bazen soru isaretlerim oluyor, farkli farkli insan tepkilerini gorme, aliskanlik..
0
mor oje
(20.06.24)
@sekizdokuzon, gizli işsizlik?
0
pavlis
(20.06.24)
Halka yarar sağlama, bildiklerimi insanların faydasına sunma gibi hayır hasenat temelli bir ülkü.
0
Bruce
(20.06.24)
konu cesitliligi. hayatin her alaniyla ilgili konular atiliyor buraya. bircok farkli konuda bir seyler okuyup ogrenebiliyorsun. benim gibi herbokologlar icin bicilmis kaftan.
0
antikadimag
(20.06.24)
Merak ettiğim sorulara cevap alabilmek biraz da sosyalleşme amacıyla buradaydım. Buradaydım diyorum çünkü artık çok girmiyorum.
0
rock n roll
(20.06.24)
Yazmayı unutmuşum bende buradaydım eskiden. Evet artık çok girmiyorum inanın ki.
0
pavlis
(20.06.24)
Ben bi burada takilirken bi de zuhal topalla yemekteyiz'i izlerken beynimi bi koseye firlatmis gibi hissediyorum. Hosuma gidiyor, dinlendiriyor.

Mesela bu sorunun altinda bile ne guzel turlu turlu cevaplar terslemeler var cok iyi degil mi ya sgahdsj
0
Feriyaanim
(20.06.24)
Vakit öldürmek için
0
jülsezar
(20.06.24)
Sırf alışkanlık.
0
peki madem
(20.06.24)
eskilerdenim. aliskanlik biraz. uzun sure takilmadim. sonra turkiye hakkinda sorularim olunca geri gelmistim. hala da ara ara takiliyorum niyeyse.

compu selam. ses ver.
0
ermanen
(20.06.24)
anonimlik cok hosuma gidiyor ve bazi yazarlarin bagimlisi olmusuz......
0
ala09
(20.06.24)
10 sene kadar once sozluk iyice boka batinca buraya kaydim..
0
cooperr
(20.06.24)
aşırı asosyal olduğum yıllarda forumlarda takılıyordum
burası da nostalji oluyor
yazı dilimi güncel tutuyor
0
bir soru sorcam
(20.06.24)
10 yıldan uzun süredir bir alışkanlık benim için. Özellikle 2013 civarı burada gönül işleri duyurularını okumak benim için bağımlılık gibiydi çünkü saçma bir ilişkim vardı ve insanların ilişkilerinde yaşadıkları şeyleri çok merak ediyordum.

Şimdi o eski tadı almasam da her gün en azından bir kez bakıyorum hala.
0
ms brownstone
(20.06.24)
Okumak için giriyorum. Farklı görüşleri okumak tatmin ediyor. Bu ara işsizim. Şu an dolunayda orman manzarasına bakıp arada cevapları okuyorum
0
piranase
(20.06.24)
Özellikle ilişkilerle ilgili duyuruları okumak ve onlara cevap vermek benim hoşuma gidiyor. Genelde "ben olsam ne yapardım" diye düşünüp öyle cevap veriyorum, iyi geliyor.
0
pispinti
(20.06.24)
gencligimi hatirlatiyor :)
0
in vino veritas
(20.06.24)
Harbiden bilmiyorum. Arada ben de kendime soruyorum. Misal eskiden gssozluk her gun girerdim. Resmen simdi bazen günler boyunca girmiyorum. Ama buraya her gün bir göz atıyorum.

Çok rastgele sorular var. Ondan galiba. Alt tarafta biri seks sorusu sorarken üstte sanat soruluyor falan. Kaos var.
0
logisticsmanager
(21.06.24)
Çok öğretici sorular ve cevaplar oluyor. Çok faydalanıyorum ben. Yormayan küçük küçük bilgiler. Hep değişik konu olduğu için de sıkmıyor. Dün uzun süre kullanılmayan bisikletlerle ilgili bilgi vardı mesela. Hafta sonu bisikletime el atmaya karar verdim. Hiç aklımda yoktu.
0
Mirket
(21.06.24)
Ben gercek hayatin nabzini burada ve reddit'te tuttuguma inandigim icin takiliyorum.Eksisozluk trol kaynadigi icin o ozelligini kaybetti maglesef. Twitter,instagram vs. cok kasinti tipler var.Sevmiyorum
0
turkuaz
(21.06.24)
Çok zeki yazarlar var olaylara gayet güzel yaklaşıyorlar ama türk insanından kopuk, toplumu anlamayan plaza insanlarıda var. Bana çok şey öğretti burası her konuda. Özellikle insanlarla ilişkiler falan herkes hayat tecrübesini anlatıyor bazen parayla bile satın alamazsın bunu.
0
komando kani var bende
(21.06.24)
Şu sıralar alınık/satılık şeysine koyduğum ilana cevap/mesaj var mı diye girip çıkıyorum. Girmişken de neler yazılmış, cevap verebileceğikm bir şeyler var mı diye bakıyorum öyle.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(21.06.24)
Benim için üç nedeni var.

1. Merak: Diğer insanların gündeminde ne var.
2. Bilginin testi: Acaba benim bildiğim bilgiler veya yaptığım yorumlar diğerleri için ne kadar doğru ne kadar yanlış.
3. Soru sormak: Bazen benim de kafama takılan oluyor, yardım almak için.
0
orangesandsea
(21.06.24)
(4)

Londra'ya Gideceğim. Tavsiyeniz Var Mı?

french lover
Aslında iş için gidiyorum ama 08:00-17:00 saatleri dışında vaktim olacak. Tavsiye konusunda ise genel anlamda soruyorum. Gezilecek yerler olur. Ulaşım, yeme içme gibi konularda tavsiye olur. İşimi kolaylaştıracak öneriler falan...
Aslında iş için gidiyorum ama 08:00-17:00 saatleri dışında vaktim olacak. Tavsiye konusunda ise genel anlamda soruyorum. Gezilecek yerler olur. Ulaşım, yeme içme gibi konularda tavsiye olur. İşimi kolaylaştıracak öneriler falan...
0
french lover
(20.06.24)
Tiyatroya gidin. Hangisi olursa artık...
0
alfired
(20.06.24)
tiyatro demeye geldim soylenmis ama vurgulamakta fayda var. west end'de muzikal, tiyatro izleyin. ucuza biletler bulunuyor, hatta son gun bilet satan kiosklar da vardi.
0
antikadimag
(20.06.24)
Ulaşım için metro ve otobüs kullanabilirsin. Her ikisi için de cep boyutunda ağ haritaları var, internette de bulabilirsin. Bunlar hep yanında olsun. İlk fırsatta kalacağın süreyi kapsayan bir oyster kart (akbil) çıkart. Gideceğin yere bir otobüs gidiyorsa bence onu kullan. Daha yavaş olabilir ama otobüsler 2 katlı olduğu için ve şehir içinde aşırı bir trafik yoğunluğu olmadığı için üst katta en öne oturup yolculuk yapmak çok keyifli oluyor.

Yemek konusunda ne desek boş. Dünyanın belki de en çeşitli yeme-içme alternatifi bu şehirdedir. Sokak lezzetleri sunan yerler de çoktur.

Bebim Londra’da en sevdiğim bölgeler; Soho (geç saatte kalmayın), Covent garden, trafalgar, oxford street, southbank ve çevreleri..
0
kaptan memo
(20.06.24)
Hiç gitmedim ancak duyduğum kadarıyla telefonunuza sahip çıkmanız gerekiyor.
0
stronzo
(20.06.24)
(19)

babadan dededen hiç miras kalmaması

nothing in my way
geçen gün sözlükte de başlığını görmüştüm. ben de onlardan biriyim. cidden çok kötü bir şey değil mi ya? bence bir insanın başına gelebilecek en kötü şeylerden biri. tamam sağlık da önemli ama para olmayınca şükredemiyor insan. insan hayata 10-0 geriden başlıyor sanki. çevreme bakıyorum herkese bir
geçen gün sözlükte de başlığını görmüştüm. ben de onlardan biriyim. cidden çok kötü bir şey değil mi ya? bence bir insanın başına gelebilecek en kötü şeylerden biri. tamam sağlık da önemli ama para olmayınca şükredemiyor insan. insan hayata 10-0 geriden başlıyor sanki. çevreme bakıyorum herkese bir şeyler kalmış, bize en ufak bir şey kalmamış. insanın ömrü başkalarına gıpta etmekle geçiyor. sizce de çok üzücü değil mi:(
0
nothing in my way
(19.06.24)
Sen bir de borç kalmasını gör:) ha çok şükür borç kalmadı ama yine de beterin beteri var
0
hlt1985
(19.06.24)
Olmamış demek ki. Sen ebeveyn olduğunda sen bırakabilecek misin, çocuklarına ve torunlarına?
0
rock n roll
(19.06.24)
@rock n roll sırf bu yüzden evlenmemeyi düşünüyorum:)
0
🌸nothing in my way
(19.06.24)
Eskiden biraz daha kolaydı galiba, şimdi daha zor mal mülk bırakmak :)
0
rock n roll
(19.06.24)
Anne babanı seçemezsin ama kayınpederi seçebilirsin :)
0
gabe h coud
(19.06.24)
zengin e$ bakacaksin +1
0
cooperr
(19.06.24)
Yani evet üzücü de, değiştirilemeyen bir durum için üzül üzül nereye kadar. Gereksiz hamallık sanki
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Değil
Para, mal, mülk, makam, şöhret...
Bunlar mutlu olmak için, hayatın tadını çıkarmak için hatta hayatın anlamını öğrenmek için ve ebedi mutluluk için olmasa da olur şeyler.
0
etna
(19.06.24)
reddi miras hepsinden güzel
0
ala09
(19.06.24)
eskiden bu kadar problem degildi cunku sifirdan da bir seyler yapilabiliyordu ama su anda sifirdan gelerek bir seyler elde edebilecegin amerika disinda ulke kalmadi sanirim. burada bile sikinti olmaya basladi.

gittikce gerilim artiyor, muhtemelen bir yerde kirilip daha farkli bir sosyal duzenin icine girilecek. bu 10 yila mi olur, 50 yila mi, 100 yila mi bilmiyorum ama olacak net bir sekilde. siniflar cok netlesmeye basladi, sosyal mobilite azaldi. bizim neslin hala umudu var cunku guzel gunleri gorduk ama yeni nesiller harekete gecmezse problem yasayacaklar. kitlesel gocler aldi yurudu. gocmen adam katildigi topluma sifirdan giriyor. bunlar da denkleme fukara olarak katilacaklar.

sen daha bekle sosyal sigorta sistemleri patladigi zaman kiyamet kopacak. insanlar yaslaniyor, yeni nufus sansli bir azinlik disinda fakirlesiyor. millet emekli olamayip sokaga dustugunde o zaman ciddi ciddi kan cikacagini dusunuyorum. 50 yasinin uzerinde ozel sektorde para kazanilmaz. simdi 50 yasindaki adam is bulamasa bile evi barki var. su an 20 yasinda olan genc karin tokluguna calisip 50 yasina geldiginde ev yapamayip ortada kalinca o adam cekecek emaneti, saglayacak adaleti.

benim tezim ayni demokrasinin sosyal erki ailelerden alip vatandaslara esit dagitmasi gibi, ekonomik erkin de ailelerden alinip insanlara esit dagitilmasi lazim. ve hicbir hakkin seve seve verildigi gorulmemistir insanlik tarihinde. cok ciddi sosyal buhranlardan sonra olursa olur. bizim nesil dunyanin cok rahat bir doneminde buyudu. 70 ve sonrasi dogumlu insanlar cidden insanlik tarihinin en guzel donemini yasadilar ve hep boyle olacak saniyorlar. millet 90'lari 2000'leri ovunce romantizm yapiyorsunuz diye bos bir refleks cevap veriliyor ama sonuna kadar dogru bir tespit o. ikinci dunya savasi sonrasi yasanan ozgurlesme ve zenginlesme donemi bitti ve yerini insanlik tarihinde cokca orneklerini gordugumuz buhranlardan birine birakacak.
0
antikadimag
(20.06.24)
hadi olumlu olarak da sunu ekleyeyim.

10 tane evinin olmasinin sana katma degeri yok. bir kislik, bir yazlik ev aldiktan sonraki evlerin katma degeri yok. burada gusto onem kazaniyor.

mesela turgut altinok 600 evi var ama memur gibi yasiyor. sen kendine bir ev yapsan istedigin muhitte, aksam sarabini peynirini alip eve gelebilsen bu hayat seni mutlu eder. ama bu soylediklerime ulasabilmek de kolay degil iste. hele turkiye'de hic degil.

o yuzden bence ne yapip edip bir ev yapmak lazim. sonrasinda da hayattan zevk alacagin bir gusto gelistirmek lazim. o 10 tane ev kalan dizolar bir beach club'a 5000 lira gomerken sen ufak bir pansiyon kiralayip tarihi oren yerlerini gezdigin, gun dogduktan sonra halk plajlari dolmadan denizine girdigin, aksama da tuttugun baligi mangalda pisirdigin bir hayatla yuzlerce dolar harcayanlardan daha kaliteli ve keyifli bir hayat yasayabilirsin.

ama yine de kafa rahatligi icin bir ev sart. bir ev, bir araba, bir de hayat arkadasiyla gayet guzel yasanir bu hayat.
0
antikadimag
(20.06.24)
Bu hayatta bir yerlere gelip bir seyler yapabilmek icin birilerinin yardimina ihtiyacin yok. Once bu inanci beynine sokmalisin.
0
tezek
(20.06.24)
Şükretmek lazım. Kendinizden yukarı olana değil aşağı olana bakın. Para kazanılır sizde kazanabilirsiniz.
0
doharkoman
(20.06.24)
iki dededen bırak miras nasihat bile kalmadı,

sağlık desen o da yoktu ikisinde de. ikiside zengin idi kendi çevresince.
0
duyurukullanıcısı
(20.06.24)
sağlık ve sevdiğin bir işin varsa
kirada da değilsen geçmişi çok takmazdım

zengin olmak güzel bi şey de sınırlı sayıda insan bu luxe sahip
yapacak bir şey yok vakti zamanında ataları ya da kendileri doru hamleyi yapmış
kimse emek vermeden bu noktalara ulaştı diyemeyiz
ortada bir haksızlık yok
0
bir soru sorcam
(20.06.24)
Mirası geçtim,borç kaldı. Beterin beteri var:)
0
asteriks
(20.06.24)
antikadimag +1 durumu gayet iyi açıklamış.
0
komando kani var bende
(20.06.24)
ben bu mantigi anlamiyorum. senin olmayan bir sey icin neden sikayet edesin ki? ben neden rahmi koc'un oglu degilim demek gibi bir sey.

saglik problemin varsa anlarim, yoksa calisacaksin. para cok onemliyse ve turkiye'de bu cok zorsa yurtdisinda calisip para biriktirirsin. dunyanin hicbir yeri 50 yil onceki alim gucune sahip degil. bu abd icin de almanya icin de gecerli bir sey. yapacak bir sey yok.
0
bohr atom modeli
(20.06.24)
dedene - babana kalmış mı da sana kalacak
0
jamswety
(20.06.24)
(6)

Hayat motivasyonu

sırtçantalı
İşbu sorunun cevabına negatif hiçbir şey kabul etmiyorum arkadaşlar.Hayata devam ettirecek şeyler yazın bana, gerçekten ihtiyacım var^^
İşbu sorunun cevabına negatif hiçbir şey kabul etmiyorum arkadaşlar.
Hayata devam ettirecek şeyler yazın bana, gerçekten ihtiyacım var^^
0
sırtçantalı
(10.06.24)
omer hayyam'a atfedilen "ayaga kalk, uyumak icin onumuzde sonsuzluk var" sozu cok hosuma gidiyor. yani her seyin nihayetinde bitecegini ve amacsizligi gercegini kabul edip ne yapilacaksa simdi yapilacak diyerek bundan guc alan bir tavir takinmak cok hos bence.
0
antikadimag
(10.06.24)
çocuk yap
0
nuisance2
(10.06.24)
merak, bir şeyleri merak etmek, bir nevi kendini kandıracaksın yani
0
noxie
(10.06.24)
bu tarz duyurulara spor yap, cocuk yap, cikolata ye gibi antin kuntin tavsiye verenleri dinleme. once psikoljiyi hazirlaman lazim. umut, mutluluk, enerji verecek dizi, film, kitap, video, muzik, ortam, insanlardan yardim alabilirsin. birazcik motivasyon gelince de amac belirlemen lazim. onun icin de kurs, plan, program, ekipman alisverisi vs...
0
buenosdias
(10.06.24)
Hedefleriniz olsun. Mesela şu konuda şu seviyeye gelmeliyim
0
pembediken
(10.06.24)
çocuk yapmayın.
0
nuisance2
(12.06.24)
(8)

Tespih nereden alınır? (İnternet-ankara-istanbul)

kel aynak kusu
Hiç hesapta yokken babamın tespihlerinden birini denedim ve üç dört gündür elimden bırskmıyorum. Kitsp okurken ya da bomboş durup hayal kurarken eşlik etmesi çok iyi geliyor. Şimdiye kadar ilgim de yoktu, dolayısıyla nereen edinirim bilemiyorum.Başlangıç seviye fiyatlarında ama parasının hakkını ver
Hiç hesapta yokken babamın tespihlerinden birini denedim ve üç dört gündür elimden bırskmıyorum. Kitsp okurken ya da bomboş durup hayal kurarken eşlik etmesi çok iyi geliyor. Şimdiye kadar ilgim de yoktu, dolayısıyla nereen edinirim bilemiyorum.

Başlangıç seviye fiyatlarında ama parasının hakkını veren, taarım olarak gözüme güzel görünen modelleri nasıl bulabilirim? Öncelik internet ama bu iş için belli noktalar varsa ankara-istanbulda fiziki yerler de olur.
0
kel aynak kusu
(30.05.24)
Hacı Bayram
0
heritage
(30.05.24)
Valla bence yol yakınken dönün bu sevdadan ama ille de konum derseniz Altındağ'da Denizciler caddesinde duymuştum.
0
Amaranta ursula
(30.05.24)
@amanta ursula neden kötü bir bağımlılıktan bahseder gibi bahsettiniz?
0
🌸kel aynak kusu
(30.05.24)
istanbul yolunda açık cezaevi satış mağazası var. orda baya var. oltu taşlı, işlemeli gibi.
0
tolgan
(30.05.24)
on yargilar kel aynak on yargilar. tespihle yeni bir sosyal ortama girme derim. ben amerika'da tespihi cikarip tutabiliyorum elimde ama turkiye'de yapamam. yakin arkadaslarim disinda kimseye gostermem cunku hemen damgalarlar.

ben de seviyorum elimde olmasinin verdigi enerjiyi. kitap okurken falan tutarim.

ankara'da tespihci muharrem var meshur. daha ucuzunu da ulus'ta dolassan bulursun.
0
antikadimag
(30.05.24)
El yapımı tesbihçiler var. Biri benim arkadaşım, aynı zamanda çok iyi bir neyzendir. İstersen irtibat kurayım.
0
muhayyer divan
(31.05.24)
Mercan yokuşu, İstoç, Kapalıçarşı. Önyargıları dikkate almayın.
0
doharkoman
(31.05.24)
bir süredir ben de tesbihe merak sardım. internetten olmaz diye düşünüyorum, çünkü ele oturuşunu hissetmek, deneyerek almak gerekir bence.

bu arada, tanelerin kesim tiplerine göre de kullanımdan aldığınız keyfi değiştirir. ben arpa kesim denilen, uzun ve oval kesim türünü daha seviyorum.

ucuz plastik 50-100 tl'den başlayıp bir kaç 10 bin seviyesine kadar tesbih bulmak mümkün.

en sevdiğim : ibb.co (sıkma kehribar, arpa kesim)
0
altinci nesil caylak
(31.05.24)
(2)

Parmağım Kırıldı ve Ameliyat Konusunda Kararsız Kaldım

halitkin
özet geçiyorum, motosiklet kazası geçirdim ancak ciddi bir kaza değildi. düşük süratte önümdeki araca çarptım ve sağ işaret parmağım ucundan kırıldı. hemen en yakındaki özel hastaneye gittim ve röntgen sonucu kırık olduğu, hemen ameliyata alabileceklerini söylediler. ameliyat ücreti 30 bin lira dedi
özet geçiyorum, motosiklet kazası geçirdim ancak ciddi bir kaza değildi. düşük süratte önümdeki araca çarptım ve sağ işaret parmağım ucundan kırıldı. hemen en yakındaki özel hastaneye gittim ve röntgen sonucu kırık olduğu, hemen ameliyata alabileceklerini söylediler. ameliyat ücreti 30 bin lira dediler.

sonra kanunui s.s. devlet hastanesine gittim ve orada da röntgen çekildi ancak ameliyat konusunda acele etmememi önerdiler. atel taktılar ve salı günü kontrole gideceğim, ameliyata o gün karar verilecek.

hala içim rahat etmediğinden yarın koç üni. hastanesine gidip son kararımı vericem. benzer bir durumu yaşayan varsa tavsiye verebilir mi? şu an hafif bir ağrı var ve parmağın ucu yamuk duruyor. hastanedeki uzman "ameliyat olmazsan parmak bu şekilde yamuk kalır" dedi. ameliyat olursam tedavi süreci 1 ayı bulurmuş.

en çok merak ettiğim, parmağım tamamen eski haline gelecek mi? en büyük korkum tamamen iyileşemeyecek olması ve kalıcı bir ağrı oluşması. aramızda ortapedist varsa röntgen sonuçlarımı gönderebilirim. istanbul içinde doktor/hastane önerebilirsiniz bu arada.
0
halitkin
(30.05.24)
kiriktan kiriga degisir hocam en dogru bilgiyi rontgeni goren doktorlar verir.

benim parmagim ilk eklemden kirilmisti ve yamuk duruyordu. atelle duzeldi ameliyat olmadan. hareket kaybi olmadi ama hafif bir sislik kaldi.
0
antikadimag
(30.05.24)
sektörden olarak mahalle arası hastanelerin ateşin olsa ameliyat yaparlar, aklında sorun kaldıysa koç üni hastanesi daha iyidir ama esas önemli olan doktor, a plus hastanede bile hastası az olduğundan önüne gelene ameliyat diyen doktor olabiliyor malesef ki.
0
eja
(31.05.24)
(3)

ev alirken odenmesi gereken diger ucretler

antikadimag
daha once hic ev almadim. hayat sigortası, dask, konut sigortası ve tapu masrafı gibi kalemler ne kadar tutuyor? varsayalim 5 milyonluk bir ev.
daha once hic ev almadim. hayat sigortası, dask, konut sigortası ve tapu masrafı gibi kalemler ne kadar tutuyor? varsayalim 5 milyonluk bir ev.
0
antikadimag
(25.05.24)
bir de bu kiracilar ne kadar komisyon aliyor? sanirim sahibinden'deki fiyatlarin sismesinin bir diger nedeni de bu arkadaslar.
0
🌸antikadimag
(25.05.24)
Alıcıdan ve satıcıdan %2 +KDV alırlar da kiracılar almaz onu, emlak komisyoncuları alır.
0
Mirket
(25.05.24)
Konutu nakit aldığında ve banka kredisi kullanmadığında: tapu harcı ve DASK zorunludur.

İşin içine banka kredisi katarsan banka sana hayat sigortasını, konut için DASK ile birlikte yangın sigortası vb. zorunlu tutabilir.

DASK, hayat sigortası ve diğer sigortalar yıllık 6-7K kadar tutabilir. Tapu masrafı evin rayiç bedeline göre belirlenir ve %4'tür.
0
Lethe
(25.05.24)
(4)

Tarihten, mitlerden, roman, film vs.den hain örneği?

ya ben lan neyse
isim verir misiniz?
isim verir misiniz?
0
ya ben lan neyse
(11.05.24)
brutus
judas
damat ferit
0
antikadimag
(11.05.24)
300 spartada perslere gizli yolu gösteren kambur (Ephialtes)
0
nundu
(11.05.24)
İsa'ya ihanet eden havari
Selanik'i veren Paşa
Osmanlı'ya ihanet eden Hicaz Emiri (bunun adını biliyorum: Şerif Hüseyin)

İsmet İnönü’nün; “Hiçbir ülke yoktur ki, kendi içinden bizim kadar hain yetiştirebilsin”. Ve Kâzım Karabekir Paşa’nın; “Öyle puslu ki hava şeytan bile Müslüman mintanı giyiyor,” sözleri var. Yani bizim tarihimizde çok varlar. Say say bitmez.
Bir Kuv-yı İnzibatiye var mesela. Nedense adı hiç anılmaz.
0
Mirket
(11.05.24)
Yüzüklerin efendisi saruman
0
lennonade
(12.05.24)
(5)

ABD'ye para transferi için en uygun yol nedir?

havadakarada
ABD'de yaşayan birine 50 bin usd para göndermem lazım. Parayı direkt kendisi alıp öyle ABD'ye gidebilirdi ama o zaman çok vergi kesiliyormuş. Vergi kesilmeyecek şekilde yasal yolu varsa nasıl transfer edilebilir? Vergiden kastım devletin aldığı gelir vergisi. Gönderim ücreti değil. Yalnız gönderim ü
ABD'de yaşayan birine 50 bin usd para göndermem lazım. Parayı direkt kendisi alıp öyle ABD'ye gidebilirdi ama o zaman çok vergi kesiliyormuş. Vergi kesilmeyecek şekilde yasal yolu varsa nasıl transfer edilebilir? Vergiden kastım devletin aldığı gelir vergisi. Gönderim ücreti değil. Yalnız gönderim ücreti için de en uygun alternatifin olması iyi olur tabii. Bilgisi olan varsa şimdiden teşekkürler.
0
havadakarada
(05.05.24)
bitcoin
0
retiredcolonel
(05.05.24)
@retiredcolonel bildiğim kadarıyla ona da vergi var.
0
🌸havadakarada
(05.05.24)
"Vergi kesilmeyecek şekilde yasal yolu varsa nasıl transfer edilebilir?"

Bildiğim kadarıyla böyle bir yol yok.
0
hayirsiz
(05.05.24)
@hayirsiz mantıken olabilir gibi duruyor küçük parçalar halinde vs belki
0
🌸havadakarada
(05.05.24)
abd'ye getirdiginiz paradan vergi kesildigini kim soyledi? sadece $10k ustunu beyan ediyorsunuz gumrukte ama vergi falan kesilmiyor diye biliyorum. yine de buyuk para oldugu icin teyit etmekte fayda var baska hususlar olabilir.

para transferinden gelir vergisi kesildigini duymadim. cunku o bir gelir degil, transfer.
0
antikadimag
(05.05.24)
(4)

Green card cikarsa nereye gidip nasil bir hayat

lapaz
Kuracaksiniz?
Kuracaksiniz?
0
lapaz
(04.05.24)
Green card çıkıp nasılsa is bulurum diyen tanıdıklarımın tamamı kuyruğu kıstırıp geri geldi son dönem. Bu esnada birikimleri de yediler. ABD öyle gösterilen gibi cennet değil.

Ama green card çıkıp buradan işi ayarlayıp gidenler (doktor,mühendis vs) gayet memnunlar. Eşleri de 2-3 ay kalmadan iş bulunca rahata erdiler.

Ben 2. Gruptayım. Çıkarsa iş ararım çünkü ABD’de hemen hemen hiç bi şirket çok özel değilseniz sizin için çalışma vizesine sponsor olmuyor. Hele bi de 10.000km uzaktaysanız.
0
Mcfly
(04.05.24)
Bazı meslekler dışında olay Mcfly'ın dediği gibi oluyor. Amerika'da vasıfsız çalışmak zor. Bir masabaşı işi bulmak zor. Bir zanaati olmayan, hali hazırda sürdürdüğü uzman olduğu bir ticareti olmayan, doktor veya mühendis olmayan geri döner.

En çok doktorun işine yarar. Abd'de doktor ulaşılmazdır.

Artık IT sektöründe bile durgunluk var. 90 lar Amerikan rüyası yavaş yavaş sönüyor. İltica eden Türkler veya kaçak olarak takılanlar kötü durumda.
0
ferenc
(04.05.24)
Tampada tanıdıklar var. Restoran işi. Sonra elbet kendi yolumuzu buluruz.
0
adwokat
(04.05.24)
valla amerika'da nasil tutunamayip geri doner bir insan anlamiyorum. belki bu iklimde guzel bir is bulunamadigi icin olabilir. ancak hic olmadi duzgun bir is bulana kadar uber vs, dil iyiyse garsonluk vs yapilarak cok cok rahatlikla hayat idame ettirilir.

bu tavsiyeyi daha once de vermistim. asgari ucretin yuksek oldugu seattle gibi sehirlerde insanlar ayak isi yaparak saatte $25 dolar kazaniyor. bildiginiz duz starbucks, mcdonalds, uber isleri bile bunu oduyor. bu para krallar gibi yasatir insani.
0
antikadimag
(04.05.24)
(24)

Yurtdisinda hayal kirikligina ugradiginiz sehir/ulkeler?

durgunfoton
Sahsen Seul'u hic begenmedim. yemekleri guzeldi o haric. Kan uyusmazligi mi oldu bilmiyorum. Cok rahatsiz oldum ama neden rahatsiz oldugumu bile tam ifade edemiyorum. Is icin gitmistim. bitse de gitsem diye gunleri saydim.Selanik, bu kadar kotu apartmanlasma Turkiye'de bile yok. Ataturk'un memleketi
Sahsen Seul'u hic begenmedim. yemekleri guzeldi o haric. Kan uyusmazligi mi oldu bilmiyorum. Cok rahatsiz oldum ama neden rahatsiz oldugumu bile tam ifade edemiyorum. Is icin gitmistim. bitse de gitsem diye gunleri saydim.

Selanik, bu kadar kotu apartmanlasma Turkiye'de bile yok. Ataturk'un memleketine yazik etmisler.

Insanlari olarak italya. Bunlar kendini hep sempatik italyan olarak dunyaya pazarliyorlar ama benim tecrubelerime gore hic oyle degiller.
0
durgunfoton
(02.05.24)
"hadi be ne kadar kötü bir ülke/şehir" dediğim, beklentilerimi karşılayamayan bir ülke/şehir olmadı. ama yeterince gezemediğim için hayal kırıklığına uğradığım ülkeler oldu. (sektör nedeniyle doğrudan operasyon merkezine gidip, sağa sola bulaşmadan gittiğim geldiğim çok gezi oldu)

örneğin danimarka, İsveç, norveç, fas, yemen, Arabistan.
0
co2s2
(02.05.24)
amerika'ya ilk gidisimden bu yana 20 sene gecmis. gittigim butun amerikan sehirleri cok buyuk hayal kirikligiydi ilk 5-6 sene. artik degil cunku beklentilerim dusuk. yine de bir iki istisna haricinde hicbiri turist olarak gidilecek yerler degil.

onun disinda oslo/norvec bana isvec ve finlandiya'nin tadini vermedi.
0
hot potato
(02.05.24)
Selanik için ben de aynısını düşündüm, çok güzel bir şehir mahvetmişler.
Seattle; doğasi çok güzel ama şehir pislik içinde.
0
wishmaythşngs
(02.05.24)
NewYork'a ilk gidisim buyuk hayal kirikligiydi, Agustos'da gittik inanilmaz kalabalikti, heryer cop yiginiydi, her yerde sira vardi. Ustune bir de neredeyse kafamiza biri dustu, bir sokak ilerde birisi 10. kattan atladi, ona da sahit olduk. 5 gece kalacaktik, 3 gece sonunda kacarak ayrildik. Sonra ilkbaharda gittim bir arkadasin dugunu icin inanilmaz guzeldi..

Bir yere ne zaman gidecegini bilmek lazim, cok farkediyor.
0
cooperr
(02.05.24)
Singapur. Aslında çok da beklentim yoktu zaten ama inanılmaz yapay ve bomboş bir şehir gibi geldi bana. Biraz da mental olarak çok kötü bir dönemde gitmiş olmam etkilemiş olabilir ama başka bir şehirle/ülkeyle birleştirip gezmedikçe buradan kalkıp Singapur’a gitmek çok anlamlı değil bence.

Kuzey Avrupa’da ilk kez Stockholm’e gitmiştim ve ne arıyordum bilmiyorum ama şehri beğenmeme rağmen biraz beklediğimi bulamamıştım. Nordik ülkeleri Avrupa’nın genelinden çok farklı hayal ediyordum ama çok da bir farkı yoktu. Sonra Kopenhag’a daha beklentisiz gidip orayı daha çok beğendim mesela.

Marsilya ise şok etkisi yaratmıştı bende. Avrupa’da onlarca yere gitmişimdir ama insanları bu kadar tuhaf ve sokakta yürürken bu kadar güvensiz hissettiren başka bir yer görmedim.
0
ms brownstone
(02.05.24)
Aksine selaniğin ruhuna bayıldım ben. Geceleri hareketli, insanları gülen yüzlü. Yapı stoğu eski ama balkonlar harikulade.

Benim beğenemediğim yer sanırım malmö oldu. Bu ne ya diyip geri döndüm.
0
wild honey suckle
(02.05.24)
berlin, oslo, brüksel
0
duyurukullanıcısı
(02.05.24)
Milona çok sıradan bir Avrupa şehriydi.
0
HellKeePer
(02.05.24)
Üsküp.

İlk defa yanımda biriyle gittim. Tek gitmiş olsaydım bayardı cidden.
0
put it in your appropriate place
(02.05.24)
Belgrad
0
Amaranta ursula
(02.05.24)
Bahamalar ve Küba tam bir sefalet içindeler videolardaki gibi asla değil. Rabat ve Marakeş hatta genel olarak Fas tam bir turist trap ülke. İzlanda da bence çok abartılıyor araba kiralayıp 3 günde koca ülkeyi gezmiştik ama doğası hariç hiçbir özelliği yok o kadar yola ve masrafa değmez.
0
iwasbornonamountainside
(02.05.24)
Amerika'nın iç bölgelerinde downtownlar evsiz doludur ve ortam çok salaştır. O an Türkiye zenginmiş falan diye düşünüyor insan
0
ferenc
(02.05.24)
beklentinle alakalı biraz. yani üsküp'ü pek beğenmedim. tam tersi olarak batum'u berbat bekliyordum ama iyiydi. mesela milano'dan beklentin yüksekse hayal kırıklığı yaşarsın
0
paintov
(02.05.24)
Viyana.
Millet nesini övüyor anlamış değilim, herhangi bir Avrupa başkentinde olmayıp burada olan hiçbişi yok. Şehrin bi özelliği yok yani.
Avrupa'nın Ankarası.
0
Bruce
(02.05.24)
Ben her yeri olduğu gibi kabul ederim fakat beni rahatsız eden bazıları için

Paris: Kötü kokular fareler evsizler yerlerin pis olması

Bakü: Yeme içme imkanları sınırlı normal yemek yenebilecek yerler fahiş fiyatlı ucuz yerler ise çok pis hiçbir standardı yok bazı bölgeler hariç otellerde dolandırıcılık var.

ABD'nin çeşitli şehirleri: Uyuşturucu bağımlıları, evsizler, güvenlik sorunu, pislik

Napoli: Seyyar satıcılar, sigara isteyenler, tacizciler, hırsızlık, güvenlik sorunu
0
doharkoman
(02.05.24)
çok büyük beklentiyle gitmedim zaten ama brüksel aşırı tırt gelmişti ilk gittiğimde. sonraları iş için vs defalarca gittim ama hala benim için berbat bir şehir.
0
scudman1
(02.05.24)
dallas. dumduz banliyo sehir.
paris, bruksel. paris'i ben anlamamis da olabilirim icine giremedigim yonleri olabilir. yine de londra ve berlin'e kiyasla hayal kirikligiydi.
0
antikadimag
(02.05.24)
Londra tabii ki, 3. dunyadan ne kadar gereksiz varsa gelmis.

Ek olarak baslik sahibine katiliyorum, en hazetmedigim millet Avrupa'nin kekolari Italyanlar. Bagira bagira konusmalar, edep adap bilmemeleri, erkeklerinin macolugu uzar gider. Adamlarin profesoru ders anlatirken cumlesini yarida birakip mendiline var gucuyle sesli sumkuruyordu, hicbir sey olmamis gibi devam ediyordu
0
freedonia
(02.05.24)
Yunanistan, severim aslında sadece hayal kırıklığımın sebebi, 90larda it dalaşı falan olurdu ben de Türkiye gibi bir ülke imajı vardı. Çirkin, kötü değil ama fakir, düzensiz.

Paris’te havaalanından merkeze giden otobüs bir mahalleden geçti, bildigin açık kasap vardı, keçiyi de asmışlar sarkmış falan. Dolap dışında. Şok geçirmiştim.
0
spherical
(02.05.24)
Avrupada gezdiğim şehirlerde hiç beklentimi karşılamayan olmadı sanırım. Çünkü şehre gitmeden önce hepsiyle ilgili iyi kötü bilgim vardı ve ne bulacağımı biliyordum. Görece az beğendiklerim veya bayıldığım şehirler tabii ki var ama beklentim altında kalan şehir yok. Beklentimin üstüne çıkan Budapeşte vardı mesela, güzel şehir bekliyodum ama büyülenmiştim ilk görünce.

Burda yazılanların da çoğu bana tuhaf geldi. Bir İzmirli olarak, Selanik İzmir'in daha iyi yapılanmış, ufak ve sevimli hâli gibiydi mesela. İtalya halkından tanıştığım herkes çok tatlıydı, Brüksel genel olarak çok sövülen bir şehir ama abartıldığı kadar kötü değil diye düşünüyorum, Paris klasik lümpen Paris halkını saymazsak olağanüstü bir şehir. Yani biraz beğenmemek için beğenilmemiş gibi geldi bazı yerler burada yazılan :)

Beklentimi karşılasa da pek beğenmediklerim;

Oslo, yani yaşamak için müthiş de turist olarak mehh

Minsk, beklentim yoktu ama insanları biraz sinir bozucuydu, bi de bomboştu şehir kocaman caddelerde insan yoktu

Göteborg, bak bu gerçekten en beğenmediğim şehir olabilir ama buraya dair de beklentim yoktu. Yol üstünde geçerken 2-3 saatliğine uğramıştık. Sadece hayatımda gördüğüm en çirkin Poseidon heykelini hatırlıyorum :D bi de sokak başı nargile kafe vardı

Sofya, buraya da kısa süreliğine uğramıştık ve çok beklentim yoktu ama pek keyif vermemişti

Avrupa dışındaki kıtalara gitmedim o yüzden bilmiyorum ama Avrupa'daki klasik şehir yapılanmasını seven biri için hayal kırıklığına uğramak zor yani. Tüm şehirler üç aşağı beş yukarı benziyo işte birini seven hepsini sever :d
0
nundu
(03.05.24)
new york ve singapur. para verip gitmeye degmez.
0
The_Lollok
(03.05.24)
Bu konuda yabancilarin agiz birligi edip de yazdigi sehir Paris'dir. Adamlar nasil pazarliyorsa herkesde oyle bir beklenti oluyor ki karsilamalari mumkun olmuyor.
0
turkuaz
(03.05.24)
Sofya. Terkedilmis gibiydi zaten, karanlik cokunce hepten bosaldi, sehir multeci ve cingenelere kalmis.

Cenova da cok garipti, ara sokaklarda bolca Afrikali multeci, g.amerikali fahiseler, u.saticilari falan. Polis icin cantada keklik iste. Sokaktan topla gorut hepsini temizle, meden musaade ediyorsun? 10 sene once de boyleydi. hala ayni old town'daki ara sokaklar.

Italyanlar+1. Istisnasiz her tren yolculugumda bagira bagira tum vagonu inleten biri cikiyor.
0
speedy
(03.05.24)
cok yer gördügümü düsünmüyorum ama gördüklerim arasindan: danimarka

yemekleri, baliklar haric, cok kötü. ekmegin üzerine bir seyler koyup yiyorlar. öyle yemek mi olur kgjhf
herkes sahane görüyor. ince, uzun, sarisin, iskandinav tarzi giyim vücutlarina cok yakisiyor. gel gelelim ki cok da cimriler ama. icki disinda bir seye para harcamak istemiyorlar. bir tane adam yanimda firinciyla 3-5 kron icin kavga etmisti ve saygisiz da davranmisti.
0
robert bosch
(03.05.24)
(7)

hangi parfümleri kullanıyorsunuz?

fakat
parfümüm bitti, çok pahalı geldiği için tavsiye istiyorum :) sonbahara kadar ne kullanmalı? şunu gördüm, bakın sadece gördüm, koklamadım, bu minvalde var mı? ya da ne kullanıyorsunuz acaba? :) https://www.beymen.com/tr/p_yves-saint-laurent-y-edt-100-ml-erkek-parfum_1031424
parfümüm bitti, çok pahalı geldiği için tavsiye istiyorum :) sonbahara kadar ne kullanmalı? şunu gördüm, bakın sadece gördüm, koklamadım, bu minvalde var mı? ya da ne kullanıyorsunuz acaba? :) www.beymen.com
0
fakat
(01.05.24)
4 mevsim kullanılabilecek bir parfüm olduğu için hem orjinal hem açık olmak üzere yıllarca armani code kullandım.
0
zeox
(01.05.24)
narenciye temali parfumler yazin iyi gidiyor. fragrantica'da populer parfumlerden portakal, greyfurt, limon olanlardan birini secin alin.

cok bilinenler acqua di gio, chanel allure sport, montblanc explorer vs.
0
antikadimag
(01.05.24)
Fahrenheit By Christian Dior seviyorum
0
ferenc
(01.05.24)
yazın Jil Sander Sun.
0
sir gawain
(01.05.24)
Son aldığım parfüm değil de nergis ve bisküvi kokusu karışımı bir esanstı.
İki koku aynı anda hissediliyor.
0
diyecevaplandı
(01.05.24)
Orjinal ve açik parfum farkediyor.
Birde biraz işin şansa kalmiş tene uymasi durumuda var.

Tavsiyem git en dusuk ml olandan denemek icin al hemen buyuk parfum alma izle ve gör paran çöp olmasin
0
Zetnikov
(01.05.24)
terre d'hermes
0
tabudeviren
(01.05.24)
(13)

türkiye'de hiç bir şeyin yetmemesi

avatar is back
yani gerçekten illallah ettirdi. yürüyüşe parka çıkıyorum her yer insan, pikniğe gidiyorum yer yok, arkadaşlarla akşamları sakin cafe aramak için çokça cafe geziyoruz, bi yemeğe gidelim desek güzel mekanın önünde 10 dk sigara içip bekliyoruz, bayrama memlekete uçak bileti bakıyorum şimdiden haftanın
yani gerçekten illallah ettirdi. yürüyüşe parka çıkıyorum her yer insan, pikniğe gidiyorum yer yok, arkadaşlarla akşamları sakin cafe aramak için çokça cafe geziyoruz, bi yemeğe gidelim desek güzel mekanın önünde 10 dk sigara içip bekliyoruz, bayrama memlekete uçak bileti bakıyorum şimdiden haftanın 2-3 günü dolmuş kalanlarda da az yer var fiyatlar uçmuş, otellere baktım ailemi götürsem mi dedim, oteller tıklım tıklım. bunları geçtim, konut yetersiz araç yetersiz neye baksam ya yetersiz ya da çok talep görüyor.

abi bu nedir ya? gerçekten ülke nüfusu 2010'da 30 milyondu da biz mi bilmiyorduk yoksa şimdi 150 milyon mu? bir arkadaşla tartıştık bu konuyu, ben biz türklerin çok ciddi tüketim düşkünü olduğumuzu ve aşırı sosyalliğe bağladım o ise, yüksek istihdam ve yüksek maaşlara bağladı, köyden kalkıp gelen hastanelerde sağlıkçı okullarda öğretmen kamuda memur, öyle ya da böyle 1500$ maaş alıyor herkes neredeyse.

cidden nedir bu ya?
0
avatar is back
(30.04.24)
Boş şeylere vaktimiz çok.
Bu bir gerçek.
Kütüphanelerin boş olduğu bir toplumda sorun da çoktur.
0
diyecevaplandı
(30.04.24)
istanbulda?
0
abuzer
(30.04.24)
bence türkiyenin en büyük problemi ve her şeyin sebebi kalabalık olması. bu yazdıklarının sebebi de kalabalık olması. hindistan, bangladeş olma yolunda ilerliyoruz
0
abelardo
(30.04.24)
İstanbul için nüfus yoğunluğu problem
0
jülsezar
(30.04.24)
Doğru cevap, tüketimin artması.

Mesela bakın, 2020’de kişi başı harcama 8.5k dolar iken 22 de 10.5k dolar olmuş.
data.worldbank.org

Bunun sebebi para basılması, bunun sonucu enflasyonun artması, enflasyon artmasına rağmen faizlerin düşük tutulması.

Türkiye’yi yokuşa süren 3 olay bu. Para basmak deyince fiziki parayı düşünmeyin sadece. Seçimden önce, toplamda 1000 dolar tutarında kredi çektiğinizi düşünün, enflasyondan dolayı geri ödediğiniz miktar 600 dolar olsun mesela. Aradaki 400 dolar para basılarak karşılandı.

Son yıllarda para basılmasının sebebi, millete para dağıtmak. Bayağı bayağı para dağıltıdı kredi ile. Sebebi ise, seçimi kazanmak. Belliki başarılı oldular.

Bu grafikte dağıtılan paranın büyüklüğünü gösteriyor mesela, kredi genişlemesini: eksisozluk.com
0
substituent
(30.04.24)
Türkiye'de yüksek istihdam ve yüksek maaş mı varmış?

İstanbul nüfusu 16 milyon, anlık insan sayısı minimum 20 milyondur öğrencisiyle göçmeniyle turistiyle, bunun %1'i dışarda olsa 200 bin insan ediyor. 200 bin insan da İstanbul'da her türlü mekanı doldurur zaten. Bu kadar basit matematiği yok sayıp "Madem ekonomik kriz var, niye her yer dolu" diye konuşmak çok tuhaf geliyor bana
0
nundu
(30.04.24)
Sen de bu kalabalıkta +1 sin. Farkında olman seni o kalabalıktan ayırt etmiyor. Gel taşraya bu kalabalık yok
0
olaylar olaylar
(30.04.24)
Bu işin çözümü cem uzan'ın dediği gibi doğu illerine kumarhane açıp hem istihdam yaratıp hem de para getirisi sağlamaktır.
0
ferenc
(30.04.24)
Arz asil problem.
0
aloha snackbar 3
(30.04.24)
birinci sebep kalabalık ve nüfusun şehirlere dengesiz dağılımı. ikincisi ise insanların boş vakit geçirmekten tek anladığı şeyin kafeye restorana gitmek olması. biz türkler para harcamadan eğlendiğimizi anlamıyoruz. illa bir şeylere para ödenmeli, hizmet alınmalı, şımartılmalı, o tatmin duygusu yaşanmalı. insanlara da hak veriyorum, büyük şehirlerde yapacak bir şey yok. doğru düzgün doğa yok, doğa olsa ulaşım yok, ulaşım olsa her yer tesisleşmiş, vs. vs.
0
sir gawain
(30.04.24)
Vallaha paris'e gittiğimde ben de kalabalık diyorum, bunun gibi bir de lyon dedim onun dışında demedim. Oralarda da her yer dolu. Bunun sebebi nüfus yani. İstanbul'a bakan birinin herhangi bir şekilde araştırma yapmasına gerek yok, gereksiz kalabalık yer. Yaşanacak bir tarafı yok.

Bu sebepten buraya yigilmamaliydi ama hükümetler bu yolu seçti. Her şey oraya yigdi malum inşaat. Yoksa İstanbul'daki hayat biraz başka şehirlere yayilsa bu sorun olmayacakti.

Ha bu arada Türkiye gibi enflasyon tavan ülkelerde harcamanin artmasi da normal. Bugün 100 liraya yediğini 2 ay sonra 150 liraya yiyeceksin. E zaten ne araba ne ev alinabiliyor, hobi desen para, yurtdışı gezmek para. Yani insanlar ya eve tikilacak ya elinde olup bir şeye yetmeyen parayi harcayacak.

Türkiye'de çok para var diyen kendi çevresine bakıp bunu söyler. Yüksek istidham ve yüksek maaş. Maşallah sanırsın almanya. Şu an devlet para alıyor o kadar.
0
logisticsmanager
(30.04.24)
turkiye kaldirabileceginden cok nufusa sahip. sehirler korkunc. allah askina ankara kalesine cikip etrafa bir bakmanizi tavsiye ederim. manzara hindistan'in aynisi.

cayyolu'na guya varliklilar gitti tasindi. gidin google maps'ten bir uydu goruntusune bakin. parsel parsel arsa ceviren site dikmis, hicbir mantigi olmayan butunluksuz cirkin yapilasmalar olusmus. bunun fakirlikle alakasi yok. 1930'da turkiye alman sehir planlamacilarina sehir tasarlatiyordu. simdi ise kolay ve hizli rant kapisi aralandi. mafyalasma her yerde. ulke en son bir plana gore yonetildiginde 2002 sonrasi kemal dervis planlari takip ediliyordu.

biz 10-15 sene once universitede bunlari tartisirdik ve kalbim sikisirdi uzuntuden. korkarak anlattigimiz her sey oldu.

ileride ne olur? turkiye ayni iran, pakistan gibi devletin guclu oldugu ama halkin fakirlikten agzinin koktugu bir yer haline gelecek. kendini devlete hizalayan guclenecek, alip yuruyecek. memurluk ve mafyalik ulke gencligine sunulan opsiyonlar olacak.
0
antikadimag
(01.05.24)
Genelde büyükşehirlerde bu şekilde sebeplerini yorumlamak haddim değil fakat gözlemlerim ve tecrübelerime göre Türkiye'de insanların ekonomik durumu iyi yemeyi içmeyi ehli keyfi lüksü ve gösterişi seviyorlar insanlarda gereksiz bir araba sevdası var kadınlar estetik ve para düşkünü ve sokaklarda çıplak gezerek bedenlerini teşhir ediyorlar yazdıklarım gözüme batanlar genel gözlemler istisnalar kaideyi bozmaz. Benim tahminime göre Türk halkı sosyal medyadan, dizilerden , sosyal platformlardan kontrolsüz bir şekilde etkileniyor bunların hepsi pr'ın etkileri. Bu durum aynı zamanda istatistiki bir veri olmasa da Türk ekonomisinin ne kadar canlı olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilebilir. İstanbul yaşanacak bir yer değil Bu arada köyden kente göç 90'lı yıllarda bitti.
0
doharkoman
(01.05.24)
(12)

en sevdiğiniz meze hangisidir?

abelardo
rakı sofrası mezelerinden bahsediyorum
rakı sofrası mezelerinden bahsediyorum
0
abelardo
(20.04.24)
hanımın yaptığı deniz börülcesi
acılı ezme salata
pastırmalı humus
0
etna
(20.04.24)
lakerda.
0
antikadimag
(20.04.24)
köpoğlu

haydari
0
jülsezar
(20.04.24)
çerkez tavuğu
humus
acılı ezme
0
sir gawain
(20.04.24)
deniz börülcesi ve yogurtlu olan her sey.
0
robert bosch
(20.04.24)
Hocam keşke bilgi verseydin nasıl bir şey arıyorsun, en pratik evde kolayca yapılacak olanlardan mı yoksa biraz daha alengirli bir şey mi

Düşününce sevdiklerim basit olanlardan çıktı

Bir yoğurtlu meze olsun

Kuru cacık / haydari / yoğurtlu semizotundan birini seçsem semizotu olur (semizotu mevsimi değilse yoğurtlu kereviz olsun kışın)

Patlicanlı bir meze de olsun, köz patlican salatası

Barbunya pilaki
Havuç tarator
Kavun

Bana yeter
0
grimavi
(20.04.24)
pastırmalı humus ve fava
0
hakmut
(20.04.24)
Rus salatası
0
mirty
(20.04.24)
lakerda
cevizli tarator
$ak$uka
pacanga boregi
0
cooperr
(20.04.24)
Fava
Atom (Yoğurt + acı biber + zeytinyağı)
Şakşuka veya közlenmiş patlıcan
Haydari veya havuç tarator

Bonus :

Karides güveç + kalamar.
0
kimlanbu
(21.04.24)
acili girit ezmesi mi ne yemistim gecen sene superdi tadi. icinde peynir vardi.
0
bohr atom modeli
(21.04.24)
kuru cacik
0
supergirl
(21.04.24)
(22)

Kaç yaşında saçınız beyazladı?

meraklitursucu
İlk kaç yaşında beyazladı?
İlk kaç yaşında beyazladı?
0
meraklitursucu
(20.04.24)
42:(
0
nerthus_
(20.04.24)
17-18ken başladı benim. Ailede başka kimsede yok erken saç beyazlaması. Stresten olduğunu düşünüyorum, üniversitede iyice artmaya başladı, iş hayatına geçince de devam etti artış. Şu an 26 yaşındayım, saçlarım siyah ve gür olduğu için tel tel beyazlar güzel görünüyor gözüme o yüzden boyamıyorum. At kuyruğu ya da topuz yaptığımda içlerde kalıyor zaten, açık bıraktığımda da hoşuma gidiyor siyah beyaz görüntü. Belki ilerleyen senelerde boyarım.
0
@stubborn inferno
(20.04.24)
evlenince başladı...
0
bravoteam
(20.04.24)
26
0
ruhen hastayim ben
(20.04.24)
30'da sakal, sonra saç. Fakat genel bi tarama yaptırdığımda folik asit eksikliği çıktı o da beyazlama yaparmış.
0
nhk ni youkosu
(20.04.24)
26-27 yaşlarımda bir tel beyazım vardı.
0
rock n roll
(20.04.24)
24-25 yaşlarında ufak ufak başlamıştı
0
exlibris
(20.04.24)
18
0
sevilen progressive türkücü
(20.04.24)
Sanırım 23-24 yaslarindaydim ilk telleri gördüğümde. Sonrasında uzunca bir süre çok artmadı ama geçen seneden beri önünü alamadık desem yeridir.
0
fraise
(20.04.24)
24 falan. 31 oldum, favoriler bembeyaz:) üstlerde de baya var.
0
nothing in my way
(20.04.24)
boşanırken birkaç adet beyaz sahibi oldum, artmasından endişe ediyorum ahahaha. annemde falan hiç beyaz yoktur, kaç yaşında kadın. boşanma başlangıç yaşı: 29, güncel yaş: 33. sırf bunun için tazminat alınır!
0
deartheodosia
(20.04.24)
28
0
ala09
(20.04.24)
32. son iki senedir beyazlamaya başladı. özellik son 6 aydır baya arttı. önce şakaklardan beyazlamaya başladı, ardından sakal. şimdi ise saçlarda baya çoğaldı.
özellikle saçlar uzayınca çok belli oluyor. o yüzden kısa kestirmeye başladım.
0
my fault
(20.04.24)
30 yasinda beyaz teller gormeye basladim. 2-3 sene oldu cok artmadi ama tek tuk var arada. bu arada vucut 30 yasindan sonra dusmeye basliyor genel olarak.
0
antikadimag
(20.04.24)
15-16'da 2-3 tel beyaz vardi.
0
robert bosch
(20.04.24)
24-25 yaşında başladı sanırım. Ailede genetik olduğu için 29umda baya beyazım var. Ama boyamıyorum duruyolar öyle.
0
turuncu tonlarda
(21.04.24)
27-28
0
cooperr
(21.04.24)
Sakallarda beyazlar 30'larımda çıktı. Saçta henüz beyaz görmedim, denk gelmedim. Çıkmış olabilir, bilemiyorum.

Ek bilgi; Yaş 35.
0
put it in your appropriate place
(21.04.24)
21-22 falan sanirim. simdi yanlarda epey artti. sakalimdaki ilk beyazi da 31 yasinda gordum.
0
bohr atom modeli
(21.04.24)
21-22 gibi düşmeye başladı. şimdi 27 sayılırım %5-10 civarı beyaz var diyebilirim saçta. aralarda kayboluyor boy da uzun olduğundan pek farkedilmiyor ama biri tepeden baksa net görür. sakala da geçen sene düştü şu an 2 tane var.
0
garavel
(21.04.24)
15-16
0
supergirl
(21.04.24)
27.
0
gnosis
(21.04.24)
(5)

Belçika da yaşayan varmı?

hhhh99
aracım alman plaka Brüksele yakın otobanda ki benzinlige Park ettim aracı herhangi bir süre veya yasak Park yeri değildi aracım oradan polis tarafından çekilir mi eğer evet ise cevap nereye çekilir ve çekildiğini park yerine gitmeden öğrenebilir miyim?
aracım alman plaka Brüksele yakın otobanda ki benzinlige Park ettim aracı herhangi bir süre veya yasak Park yeri değildi
aracım oradan polis tarafından çekilir mi eğer evet ise cevap nereye çekilir ve çekildiğini park yerine gitmeden öğrenebilir miyim?
0
hhhh99
(11.04.24)
hocam diger duyuruyla birlestirince arabayi benzinlige birakip 25 gun gitmissiniz gibi duruyor. iyi cesaret.

benzinlik sahibi bir yerden sonra bu araba ne ariyor burada diye cektirmistir gibi geliyor bana. umarim calinmamistir.
0
antikadimag
(11.04.24)
Sık sık belçika’dan bir yerlere uçarız. Charleroi’da havalimanına yakın bir bölgeye park ettim birkaç sefer 2-3 günlüğüne. İkisinde de bir şey olmadı ama ikincisinde geldiğimde silecekleri kaldırmışlardı. Ama daha uzun süreler için havalimanının park yerine koyuyorum arabayı. Arabayı 25 gün benzinliğe koyup gitmek aşırı riskli geldi bana, asla yapmazdım sanırım. Bir gece Belçika’da otobanda arabayı benzinliğe çekip uyumuştuk. Birkaç saat sonra saçma sapan birileri gelip cama vurdular, bağırdım, kapıyı açmadım çekip gittiler.

Umarım bir şey olmamıştır ama en doğru bilgiyi reddit’de r/belgium subına sorabilirsiniz.
0
but that was just a dream
(11.04.24)
#antikadimag
evet 25 gün oldu maalesef mecburiyetten bu kadar orada kaldı normalde yasa olarak çektiremez diye biliyorum yanlışım da olabilir ama çalınma olayı çok başka olur araba Afrikadan çıkar
0
🌸hhhh99
(11.04.24)
#but that was just a dream
bende normalde bırakmazdım ama mecburiyet oldu biraz, reddit Bir bakayım.
0
🌸hhhh99
(11.04.24)
Bu sitede yazana göre sorun olmaması lazım;
gocar.be

Yasak yazmiyorsa limit yokmuş airelerde.
0
logisticsmanager
(11.04.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.