Giriş
(6)

arabalardaki ozon islemi - ikinci el bmw

antikadimag
istedigim bmw'yi almaya gittim bugun bayiye. ancak arabaya bindigimde cok sert metalik bir koku vardi. neden oldugunu sordugumda ozon islemi gormus dediler. simdi arabaya niyetlenmistim yasina gore km'si dusuk ama bu ozon islemi beni killandirdi. adamlarla fiyatta anlastim ama sonra icime sinmedi, y
istedigim bmw'yi almaya gittim bugun bayiye. ancak arabaya bindigimde cok sert metalik bir koku vardi. neden oldugunu sordugumda ozon islemi gormus dediler. simdi arabaya niyetlenmistim yasina gore km'si dusuk ama bu ozon islemi beni killandirdi. adamlarla fiyatta anlastim ama sonra icime sinmedi, yarin devam edelim diye ciktim geldim imzalari tamamlamadim.

bu agir ozon kokusu ya sigaradan, ya da baska bir islemden diye dusunuyorum. bir yandan da arabaya baktim cok hor kullanilmis gibiydi. (2022 model) 45 bin km'de olmasina ragmen her yeri cizik, arkasinda vuruk var vs. camlar film kaplanmis falan tam bir serseri kullanmis gibi.

pazarlika fiyati $34'ten 32 bine dusurdum ama bu araba alinir mi emin olamadim. yarin bir ustaya gosterecegim dedim ama acikcasi cok emin olamadim. bu ozon islemi hakkinda bilgisi olan var midir? alinir mi bu sekilde araba?
+1
antikadimag
(29.08.26)
O arabada sigara içmiş hayvan taşımış olabilirler. Ayrıca arabanın koltuklarını falan ıslak bıraktılarsa küf bile yapmış olabilir. O kadar para vereceksiniz sakın içinize sinmeyen aracı almayın.
-2
huladancer
(29.08.26)
Genelde bmw 3 kasaları genç nesil hor kullanıyor. Araç 45binde bile olsa çok yıpranmıştır. Ozon işlemini bakterileri öldürmek için yapıyorlar. Sigara içilmiş veya araç içine konu sinmiş olabilir. Başka araca bak. Alıp pişman olmana gerek yok.
0
mikahakkinen
(29.08.26)
Bir kez basima geldi. Isin ozon kismina istinaden ogrendiklerimi paylasayim.

Ozon islemi standart bir islem degil. Kotu kokulari gidermek icin aracin icine kucuk bir ozon jeneratoru denilen basit kutu gibi bir cihaz koyup, camlari kapilari kapatip 1 bilemedin 2 saat calistiriyorlar. Normalde islemden sonra arac havalandirildiginda o koku kisa sure dakikalar icinde gidiyor... Buyuk ihtimalle sen araci gormeye gitmeden kisa sure once ozon jeneratoru kullandilar. Kotu kokuyu maskelemeye calismis olabilirler. Bu yuzden hastahane, havuzdaki klor kokusuna benzer bir koku olusur.


Ozon kullanmalarinin sebebi sigara olabilir, koltuga, zemine sutlu bir icecek dokulmus olabilir. Bu sutlu icecek dokulmesi durumunda durumlarda hava isindiginda koku geri gelir hava sogukken koku gider. Ayni sekilde evcil hayvan kaynakli kokular bu sekilde sicak havalarda geri gelir. Umarim degildir.

Ben bu sekilde bir araba aldim. Arabayi cok soguk bir kis gunu aldigim icin olumsuz bir koku almadim. Hava isininca koku basladi. Rahatsiz oldugum icin pahali oto detail yerlerine en az $2000 odemisimdir saniyorum. Bir ise yaramadi. Kokunun kaynaginin sol on koltuga dokulen sut oldugunu tespit ettikten sonra koltugu degistirttim ve koku gitti.

Cizik, vuruk, film camlar falan hep red flag... Duzgun isinde gucunde adamin 45000 km'deki araci boyle olmaz. Ben olsam direkt vazgecerdim.
+1
KafayıYedimAbi
(29.08.26)
evet almayacagim. bir de en cok beni killandiran su oldu.

ben pazartesi bu arac icin bayiye gitmistim. ben gittigimde dun aksam satildi demislerdi. uzulup geri donmustum. bugun tekrar sitede gorunce arayip hemen gittim. neden geri geldi diyince bir onceki alicinin financingi reddedildi bankadan falan dediler. ama simdi dusununce belki de adam aldi ve kokudan rahatsiz olup geri verdi. sonra da tekrar satisa koymadan araca ozon bastilar.

ama bi maskeleme oldugu ortada. bir de izgaralar falan gunes yanigi, koltukta yirtik var yani aracin tum specleri istedigim gibi ama temiz degil. icime sinmedi vergi dahil 36 bin vereceksem icime sinmeli.
+1
🌸antikadimag
(29.08.26)
Financing in rededilmesi normal, hatta cok yaygin. Gencler ya cikarsa diye sanslarini deniyorlar. Lexusun ayni cizgide guzel araclari var. Onlara bir goz atabilirsin.
0
KafayıYedimAbi
(30.08.26)
ozon yapiliyorsa ya sigaradandir ya da hayvan kokusudur. sigara cok daha yaygin tabii.
bmw alacaksan bayisinden al, ve CPO (certified pre-owned) olsun. Iyi araclari kendilerine saklarlar, kotuleri acik arttirmaya yollarlar. Mutlaka 2 sene full uzatilmis garanti al, ama aftermarket garanti olmasin direk marka garantisi olsun. 4-5 yasini gecmis arac olmasin. Gecmisini iyi incele, servis kayitlarini incele, bayide servis gormus mu ona dikkat et. Kazasi mumkunse olmasin, ozellikle $5000 uzerinde hasar kesinlikle olmasin.

BMW patates cipsi gibidir, lezzetli ama kirilgan. alirken bunun bilincinden olman lazim.
her sene bir ariza garanti. ama bir de bir kere almana binersen, almandan kopman zorlasir, toyota honda falan yalan olur, o konuda da uyarayim :D
0
cooperr
(30.08.26)
(10)

arkadas bulusmasi gec kalma sorusu

Purple life
romantik olmayan ikili görüsmeler icin max gec kalma limiti kactir sizce?ne kadar süreden sonra ayip etmislik olarak kabul edilir?
romantik olmayan ikili görüsmeler icin max gec kalma limiti kactir sizce?
ne kadar süreden sonra ayip etmislik olarak kabul edilir?
-4
Purple life
(26.08.26)
Haber veriyor mu? Geç kalma gerekçesi mantıklı mı?
Bunların cevabı önemli.
Haber vermiyorsa, mantıklı bir gerekçesi yoksa ayıp edilmiş olarak kabul ederim.

Limitim yok 5 dakika bile mazeretsiz geç kalınmasına sinir olurum
+2
mutekebbir
(26.08.26)
20. dakikadan sonra sonra laf ederim
+1
eurhka
(26.08.26)
15 dakika. haber verse de vermese de 15 dakikadan cok beklersem sinir olurum.
0
antikadimag
(26.08.26)
Artık iletişim kurmanın bir masrafı ya da uğraşı yok. 1 dk bile geç kalacak ise haber vermesi gerektiğini düşünüyorum. 10 dakikadan fazla gecikecekse de karşı tarafın boşuna beklememesi için olabildiğince önceden haber verilmesi gerekiyor bence.
+3
denizgonen
(26.08.26)
1'dk bile geç kalınacak olsa arayıp haber verilmeli +1. Zor bir şey değil ki bu, yolda arayıp gelmek üzereyim şu kadar sürede oradayım demek nezaketen yapılması gereken bir şey. Bunu yapmamanın kendisi hafiften ayıplı bir durum bence.

Ben geç kalmayacak olsam bile 10dk falan kala hala orada değilsem belki diğer taraf erken geldi de bekliyor diye ararım şuradayım 10dk'ya gelmiş olurum diye. Saate bakınca rahatsız ediyor çünkü sözleşilen zamanın yaklaşmış olması, ne bileyim panik havasına sokuyor.

Aranmadı mı? O zaman tam saatinde ben ararım haber beklemem :D eğer 15dkdan fazla geç kalınacaksa insan bir haber verir ayıp diye trip atarım. Genelde çevremle ilgili geç kalma problemleri yaşamıyorum gerçi.
+4
akhenaten
(26.08.26)
biraz gecikeceksem sebebini söyleyip genelde canlı konum atıyorum. belki sadece kahve içilecek açtır ben gelene kadar bir şeyler yesin, tuvalete gitsin. birilerini araması gerekiyorsa arasın. ya da o da gelmemiştir acele etmesin diye. çok işe yarıyor ve bunun için teşekkür de ediyorlar.
+1
ground
(26.08.26)
yakın arkadaşsa 30 dk hadi ennnn fazla 1 saat. daha fazlası için beklemem, kalkarım. samimi olmadığım biriyse 15 dk. haber verilmesi gerekir tabii ki.
-1
deartheodosia
(26.08.26)
Ben 20 dakika sonra bozuluyor bir daha da düzelmiyorum. O kişiyle de görüşmeyi kesiyorum. Eskiden daha toleranslıydım.
0
enteg
(27.08.26)
5 dakikadan fazla geç kalınacaksa haber verilmeli.

1 dakika geç kalmayı haber vermek ? ben bunu anlamadım :)
0
kumandanim
(27.08.26)
haber vermediyse 15 dk. haber verdiyse ne kadar sevdigime gore degisir.
0
banach
(27.08.26)
(8)

Antik Dönemlerin Gündelik Yaşamını Öğrenebileceğim En İyi Kaynaklar (Oyun, Dizi, Belgesel vb.)

burka
SelamlarEski medeniyet ve uygarlıklara ilgi duyuyorum. Özellikle de Antik Yunan, Roma ve Ege İyon Devletleri gibi. Bunlarla ilgili kitapları okuyup fırsat buldukça da ziyaret ediyorum. Öte yandan, özellikle de ören yerlerini gezerken aklımdan hep "Acaba buradaki bir çiftçinin, balıkçının, terzinin g
Selamlar

Eski medeniyet ve uygarlıklara ilgi duyuyorum. Özellikle de Antik Yunan, Roma ve Ege İyon Devletleri gibi. Bunlarla ilgili kitapları okuyup fırsat buldukça da ziyaret ediyorum. Öte yandan, özellikle de ören yerlerini gezerken aklımdan hep "Acaba buradaki bir çiftçinin, balıkçının, terzinin gündelik hayatı, ömrü nasıl geçiyordu" diye geçiriyorum. Eserler genellikle bu tür şeylere odaklanmıyorlar. Varsa dahi ben pek bilmiyorum. Bu konulara eğilen yapımlar var mı? Araştırmamakla birlikte aklıma BBC belgeselleri geldi; bildiğiniz o minvalde içerikler var mı bu konuda?

Teşekkürler
+3
burka
(26.08.26)
akademisyen bir arkadaşımın basit bir youtube kanalı var; daha çok öğencilerine yönelik kısa içerikler çekiyor. her konuya dair okuma önerilerinde de bulunuyor; videolarını bi karıştırın derim.
www.youtube.com
+1
lil siztah
(26.08.26)
bbc'de michael wood'un belgesellerine bakabilirsiniz. asiri efsane olmus belgeselleri var. 84 yapimi in search of the trojan war baya epik bir belgesel.

rome dizisi istediginiz minvalde fena degildi 100% olmasa da.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.08.26)
belgeselx.com
bu sayfadan belgesel kanalları seçiminden history viasat içinde aradığınız türden çok konu var . ben de boş kaldıkça izlemeyi seviyorum.
0
devilone
(26.08.26)
0
auroraaurora
(26.08.26)
Var aslında, Robert Garland'ın Antik Yunan'da Günlük Hayat ve Deighton'ın Eaki Roma yaşantısında bir gün kitabı başlangıç için güzeller. Yazarların her ikisi de ilgili alanlarda akademik kariyeri olan insanlar.

Böyle "bir gün" temasında daha birçok kitap da var aslında. Bu çerçevede arayıp yazarlarını google'dan aratırsanız birçok iyi kitaba denk gelebilirsiniz.

Homer ile arkeoloji ve sanat yayınlarının kataloglarını taramak faydalı olabilir.

Ama dürüst olmak gerekirse demir çağından endüstri devrimine kadarki süreçte balıkçı, terzi gibi mesleklere sahip insanların hayatları zamandan ve coğrafyadan bağımsız çok az değişti. Kültürü yansıtan günlük hayatlar genelde aristokrat kesimin günlük hayatıyla ilgili. Politik olarak söylemiyorum bunu, cidden böyle. Materyal olarak elbette kullandıkları "aletler" farklı görünüme sahip, farklı görünen evler var, farklı görünen giysiler giyiyorlar ancak günlük yaşam rutini bakımından köylü veya zanaatkar nüfusun hayatları neredeyse aynı. Zaten bu yüzden çok odaklanılan bir şey değil.
+1
akhenaten
(26.08.26)
Philip Matyszak'ın Antik Yunan'ds 24 Saat ve Antik Roma'da 24 saat Kitaplarını öneririm.

İkisi de akademik yayın değil tabii ama okuması keyifli. Her bölüm bir saat ve bir kişinin hayatı şeklinde kurgulanmış. Koleden, doktora birçok isimle kısa vakit geçiriyor gibi oluyorsunuz.
+1
fraise
(26.08.26)
bilgi kismini geciyorum ama canlandirma ve o doneme gitme acisindan AI ile yaratilan su videolari cok begeniyorum. www.youtube.com
+1
antikadimag
(26.08.26)
Assassin's creed odyssey Yunanistan da geçiyordu.
0
substituent
(26.08.26)
(15)

Hakkı olmayan parayı isteyen galerici hakkım deyip tehdit ediyorsa ne yapalım?

psmstc
Sözleşme yapmadık. Arabayı ilana koydu. Bulduğu alıcılarla istediğimiz fiyatta anlaşamadık. Biz kendi kanalımızdan bir alıcı bulduk. Anlaştık. Diyor ki benim 160 bin Tl hakkım var verin. İlana koyduğu için ve telefonda görüşmeler vaktini aldığı içinmiş. Gelin görüşelim muhabbetleri yapıyor, İleri ge
Sözleşme yapmadık. Arabayı ilana koydu. Bulduğu alıcılarla istediğimiz fiyatta anlaşamadık.

Biz kendi kanalımızdan bir alıcı bulduk. Anlaştık.

Diyor ki benim 160 bin Tl hakkım var verin.

İlana koyduğu için ve telefonda görüşmeler vaktini aldığı içinmiş.

Gelin görüşelim muhabbetleri yapıyor, İleri geri konuşuyor.

Ne yapalım?
+2
psmstc
(25.08.26)
engel, blok.
+4
antikadimag
(25.08.26)
Üstüne yatabilirsiniz ama hak da yemiş olursunuz.
Yakın zamanda emlakçıya evinizi verdik. Bizim disimizda evi satarsaniz da emlakçı ücretini ödemeniz gerekiyor biliyorsunuz değil mi dedi? Biz sözleşme yaptık ama yapmasamda kabul ettik durumu. Böyle bir durum varmış bu arada.
-11
hacirotti
(25.08.26)
Sözleşme yapmadınız ama yine şifahen :
- 160bin lirası satılsa da satılmasa da senindir. dedin ise (tehdit hususu hariç) haklı olabilir.

Böylelerini aracı yapmak yerine, alıcıya 160bin TL'lik indirim yapmak çok daha iyi olur ama kimin ne olduğu çıkar çatışması olduğunda belli oluyor
+3
diyecevaplandı
(25.08.26)
yazili bisey yoksa babayi alir.
yazili bisey varsa, sozlesmeye ne diyorsa o.
+4
cooperr
(25.08.26)
İlan parasını ver başka 5 kuruş verme. Sakın gidip görüşme. Bu adamlara güven olmaz. Telefonda konuşma, WhatsApp üzerinden yazışma yap.
0
Topalordek
(25.08.26)
selamlar, ne konuştunuz ne ettiniz bilmem ama 160 binliralık masraf yapcak ne yapmış? araba satıcam diye pavyona mı gitmiş?

hani dese kardeşim bak bu kadar zamanımı aldın hadi onu sineye çekiyorum, ben 3 binlira ilan parası verdim bari bunu öde tamam. atarsın 5 10 lira konu kapanır. 160binlira nedir?

ben sizin yerinizde olsam bu elemana para vereceğime avukat tutarım ve kendisi ile görüştürürüm. derdi neymiş avukata anlatsın. sanki maybach sattınız 35 milyona da 160 binlik masraf yapacak.

ha şunu da diyebilir ben arabana detaylı temizlik yaptırdım 10 lira ona verdim. boya koruma yaptırdım ona da şu kdar verdim, şu kadar da ilan param var. bunları yaptırırken de size sorması lazım. sonuçta
+2
omer460
(25.08.26)
Gorusmeye kesinlikle gitme. Ne yapar eder ya para alır ya bela çıkarır. Bu saatten sonra yapılacak şey engellemek ve geri çekilmesini beklemek.

Ama anlamadığım şu, araba satarken ya kendin alıcı bulup satarsın ya da satmakla uğraşmaz galericiye daha düşük fiyattan verirsin. O da üzerine kar koyup satar başkasına.
Emlakci gibi ilana koyması için galericiyle anlaşmak bana saçma geldi. Galerici zaten komisyon alacak ve senin eline yine kesilmiş para geçecek.
0
abelardo
(25.08.26)
Jsjsj
Abi Türkiye gibi her gün adam öldürülen, dövülen ülkede galerici gibi mafya olduğu her yerde duyulmuş adamlarla görüşmeye gitme yani.
+1
logisticsmanager
(26.08.26)
Şu ülkede hala galericiler ile iş yapanları görmek üzücü.
-görüşmeye gitme
-galericinin kapısın çaldığın için suçlusun. sırf bu yüzden 5-10 bin tl eft yapabilirsin.

cimer'e yazı yazabilirsin. başın belaya girerse öneden kanıtın olur.
+1
HellKeePer
(26.08.26)
@hacirotti, "bizim disimizda evi satarsaniz gene parayi ödemelisiniz" dedi ve bunu kabul ettiniz öyle mi? cok afedersiniz ama siz enayi misiniz?
emlakci o halde her gelenle sözlesme yapsin, kilini kipirdatmasin, siz aylardir satilmayan evi ama paraya sikisarak ama is bitmedigi icin can sikintisindan kendiniz satinca da emlakciya parasini kendi elinizle gidip verin?
resmen "sen calisma, sen yat, isini ben yapip sana parani ödeyecegim" demis oluyorsunuz.
neden bunu herkesten bekleyip bir de hak yemek falan diye rasyonalize etmeye, insanlar üstünde ahlaki baski kurmaya calisiyorsunuz ki? böyle bir enayilik yapsam ortamlarda anlatmaya utanirdim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.08.26)
galerici tabi ki para kopartmak için atıp tutacaktır.

evi kiraya verirken önce ben ilana koymuştum, sonra emlakçıya vermiştim.
benim ilanımdan beni arayip evi kiraladılar. emlakçıya da teşekkür ettik para vermedik.

çok üstünüze giderse tehdit edildiğim için polise gideceğim diyebilirsin.
0
duyuruuser
(26.08.26)
160bin lira iyi para. galerici 5 dk ileri geri konuşup, "benim hakkım var bu parada" diyip 160bin lira kazanacak. uğraşsız tertemiz para.

3-5 bin lira ilan parası istese anlarım. avukat bir arkadaşınızdan rica edin, galerici bir daha sizi ararsa "avukatım XXX bey/hanım, kendisiyle irtibata geçebilirsiniz" diyin, kapatın telefonu.
0
co2s2
(26.08.26)
ilan parasını ver
hocam de kusura bakma de ben kendi tanıdıgıma verdim de
senin arkandan bir iş yapmadım de
daha da bir şey derse avukatla konustur bir daha da muhattap olma
0
kingcyrax
(26.08.26)
merhaba , olan biteni, ne karar verdiğinizi ve neler olduğunu merak ediyoruz. saygılar.

ediyoruz diyorum da ben ediyorum, muhtemelen diğer arkadaşlar da ediyordur.
+2
omer460
(27.08.26)
Sistem o şekilde mis. Sözleşme imzaladık biz. Standart sözleşme . (Matbu kağıt). Orada da öyle yazıyor ..
Biz kendimiz satmıyoruz zaten. Bize ulaşanları da emlakçıya yönlendirdik.
0
hacirotti
(28.08.26)
(7)

Trekking ayakkabısı için doğru marka hangisi?

stringer
Sık alışveriş etmeyi pek sevmem. Bir kere alayım, beş-altı yıl giyeyimciyim. Eylül ayında uzak diyarlarda çoook uzun rotalarda dağ bayır dolaşıp deneyim biriktirmeyi planlıyorum. Hangi markaya/modele yönelmemi tavsiye edersiniz?
Sık alışveriş etmeyi pek sevmem. Bir kere alayım, beş-altı yıl giyeyimciyim. Eylül ayında uzak diyarlarda çoook uzun rotalarda dağ bayır dolaşıp deneyim biriktirmeyi planlıyorum. Hangi markaya/modele yönelmemi tavsiye edersiniz?
0
stringer
(25.08.26)
öncelikle uzun alin. bilek kismini iyice kavrasin. ayaginiz darsa lowa, tarakliysa salomon tavsiye ederim.
salewa da düsünebilirsiniz eger model begenirseniz ama millet, mammut, meindl, la sportiva, merrel gibi markalari özellikle kis aylarinda cok günlü yürüyüslerde tavsiye etmem. hepsini test ettim onayladim, eved.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.08.26)
marka modeli bosver. her marka kocaman logolarini, sembollerini, sacma sapan renklerini yapistirip ozgurlugu kisitliyor. onemli olan, goretex olmasi, burnunun genis olmasi, camur bulasinca hizlica temizlenecek olmasi gibi 3 kriter yeter. git bi boyner yada spx magazasina bu kriterlere uyan en rahat ve guzel ayakkabiyi al.
+1
buenosdias
(25.08.26)
onerim asolo. la sportiva, scarpa da bakabilirsin. sulu, yagmurlu ortamlara girmeyeceksen goretex'e gerek yok. ayagini pisirir iceride. yine sirt cantasi falan agirlik tasimayacaksan yuksek bilek korumasina gerek yok, bosuna agirlik yapar.
0
antikadimag
(25.08.26)
Düz yolda yürümeyeceksen, dağa taşa vuracaksan boğazlı şart.
Ayak bileğini eline alırsan ömür boyu çekersin.
Burkulmak için can atan tuhaf bir anatomisi vardır ayak bileğinin. İhtimam ister.
0
Mirket
(25.08.26)
boğazlı salomon'um var. çok memnunum. hiking, festival, normal kaldırımda yağmur / kar / çamur / buzlu şartlarda çok kullandım.
0
rain when i die
(26.08.26)
ne zaman suyun icinden gececegini, hele dagdaysan ne zaman yagmur yagacagini bilemezsin. en basitinden cok günlük gezilerde sabah uyandiginda sebnem düsmüs olur, ayakkabin islanir. goretex sart. kaliteli bir goretex alirsan terleme kismini yari yariya halledersin. terleme kismini cözmenin ikinci yolu merinos corap giymektir. yaz aylari icin lightweight merinos coraplar var. koku yapmaz, terletmez, üsütmez, cabuk kurur. dogru ekipmanla cikinca dogadaki problemlerinizin cogu biter.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.08.26)
@konusma; aslinda en ideali farkli durumlar icin farkli ayakkabilar. cok gunluk triplerde hazirlikli olmak adina goretex mantikli olabilir. ancak birkac saatlik tripler icin ben goretex ve yuksek bilek olayini biraktim ve ciddi bir ferahlama geldi. genelde cascade daglarina gunubirlik gidiyorum (en fazla 6-8 saat) ve hava durumunu, trail durumunu biliyorum. dusuk bilekli ve hava geciren la sportiva bushido en cok kullandigim ayakkabim. cogu insan overequipped gidiyor ciddi multi day hiking yapilmayacaksa (ki insanlarin %90'i bu grupta) kendini gereksiz yormus olur.

goretex denilen sey ayakkabinin astarina teflon kaplama oluyor. bildigin teflon tavadaki ayni malzeme ve hava giris cikisini kesen plastik bir kaplama. marketing olarak hava aliyor deniyor ama maalesef dogru degil. hava gecirmedigi icin yun coraplarin wicking denilen teri emip buharlastirma olayi da gerceklesemiyor ve ter ayakkabi icinde kaliyor. ancak risk almak istemedigim ciddi hikelarda nadiren giyiyorum goreteximi artik.

zamaninda sozlukte soyle bir ayakkabi marka rehberi yazmistim duyuru sahibine de yardimci olabilir: eksisozluk.com
0
antikadimag
(26.08.26)
(5)

acun ılıcalı hull city'den kar ediyor mu nasıl oluyor?

avatar is back
2022'de 25 milyon sterline almıştı. şimdi premier lige çıkınca baya para aldılar, bir o kadar da transfer falan yaptılar. sallıyorum bu sezon +20 milyon sterlin karda oluyor diyelim, ne olacak oradan "bi 5'ini cepleyeyim" falan mı diyor yoksa kulübün değerini arttırmak için falan hiç karışmayacak gü
2022'de 25 milyon sterline almıştı. şimdi premier lige çıkınca baya para aldılar, bir o kadar da transfer falan yaptılar. sallıyorum bu sezon +20 milyon sterlin karda oluyor diyelim, ne olacak oradan "bi 5'ini cepleyeyim" falan mı diyor yoksa kulübün değerini arttırmak için falan hiç karışmayacak günün sonunda hiç cebine para almadan 3-5 sene sonra hep premier ligde tutmuş olarak, alıcı çıkarsa 100 milyon sterline falan satacak mı?
0
avatar is back
(25.08.26)
acun hull city hikayesi kardan çok prestij olayı. türkiyeden bir takımın pl de olması ülke içinde prestij. o sebepten arkasında her tür destek vardır.
-1
mikahakkinen
(25.08.26)
para aklamak için bile kullanıyor olabilir.
bi de seviyor o bu işleri zaten.
+1
jelly bear
(25.08.26)
maaşli çalişiyorken,
kulup satin alan adam..
0
designer
(25.08.26)
bu sene kesin eder. premier league ciddi para oduyor her takima. ortalama 150 milyon sterlin.

simdi baktim 23 milyon pound maas gideri var takimin futbolcular icin.

en buyuk gelir gider kalemi bunlar. operating costlari var da merchandising, advertisement, stadyum falan bir suru baska geliri de oluyor. cok ciddi kar ediyordur.
+1
antikadimag
(25.08.26)
Premier league'de bir çok kulüp muhtelif yatırım firmalarınca idare edilityor zaten. CEO'ları falan var. Yani bir şekilde kar ettiriyor olmalı. Mesela man utd finansal raporlarını aşağıdaki adresten görebilirsiniz. sizinkle birlikte ben de şimdi baktım. 2026 ikinci çeyrek sonuçlarıan göre son 9 aylık dönem için 37,7 milyon pund net karı var.

premier league takımları muhtemelen iyi yönetildiğinde kar ediyor. ama "iyi yönetilmek"ten ne anladığın bir yatırımcı ve taraftara göre farklılık gösterebilir. yatırımcı düşük ücretli yüksek kar getiren oyuncu mantığında bakarken taraftar iyi yönetilmeyi şampiyonluk yarışında olmak olarak okur. bu mindset farklılığını da dikkate almak lazım takım taraftarlarının bu konudan memnuniyetiyle ilgili olarak.

ir.manutd.com
0
teletabi
(25.08.26)
(4)

boardgame önerisi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
interaktif boardgame istiyorum ama söyle olsun, mesela karakterler olsun oyunda ve ben o karakterleri öldürebileyim ya da soyabileyim. citadels gibi.
interaktif boardgame istiyorum ama söyle olsun, mesela karakterler olsun oyunda ve ben o karakterleri öldürebileyim ya da soyabileyim. citadels gibi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.08.26)
Colt Express, vahşi batı temalı oyun. trende diğer oyuncuları soyma, ateş etme vs. var. Citadels bilmiyorum ama uyar belki.
+1
kendi helvasını kavuran zombi
(24.08.26)
Munchkin!
+1
taurina
(25.08.26)
werewolf oynarken deliler gibi eglenmistim.
0
antikadimag
(25.08.26)
@antikadimag, werewolf benim bildigim oyunsa boardgame degil?
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.08.26)
(6)

araba satmak

deepness
a. 2. el araba pıyasası bu aralar durgun denıyor, ne zaman satmak uygundur ?b. arabam trink.sat gıbı platforma araba satılır mı? yoksa sarı siteye mı koymak saglıklı guvenlı? Yoldaki bir galericiye sorup ona satmak secenegı de uygun mu?bazı fıkırlerım var ancak sızlerın deneyım ve onerılerını duymak
a. 2. el araba pıyasası bu aralar durgun denıyor, ne zaman satmak uygundur ?

b. arabam trink.sat gıbı platforma araba satılır mı? yoksa sarı siteye mı koymak saglıklı guvenlı? Yoldaki bir galericiye sorup ona satmak secenegı de uygun mu?

bazı fıkırlerım var ancak sızlerın deneyım ve onerılerını duymak ısterım. cok tesekkurler sımdıden.
0
deepness
(24.08.26)
Genelde yazın daha hareketli olur, bayram öncesi piyasa hareketlenir gibi kabuller var.

Prensip olarak hızlı ve kolay satın alanlar (platformlar, galeriler) daha düşük fiyat verir. Kendin satarsan daha uzun sürede ama daha yüksek fiyata satarsın. Diğer ilanlara göre düşük fiyat yazarsan hızlı satarsın.

Muhtemelen platformların verdiği fiyat ile benzer ilanların fiyatlarının ortasında bir fiyat yazarsan ilana ve beklentini de buna göre kurarsan hem hızlı hem de galericilerin üzerinde bir fiyata satmış olursun.
0
burfak
(24.08.26)
acelem yoksa kullanıyorsam ben şahsen bu sıralar araba satmam, bayrama kadar beklerim zira kredi muslukları açılacak vesaire dedikoduları fazlasıyla başladı.
0
denizgonen
(24.08.26)
2. el piyasası şu an durgun. kredi kampanyaları olacağı söylendiğinden daha da durdu. 0 da hareket var ama 2. elde tutulmayan modeller hariç satış az. trinksatlarda fiyat piyasa altı.
0
mikahakkinen
(24.08.26)
araç piyasası sabit mevduat faizi yüksek araç satılmadığı her ay zarar ettiriyor aktif ihtiyaç yoksa 3-5 bakmamak lazım
0
alp9900
(24.08.26)
kardeşim sıkça araba yeniliyor; sarı sitedeki eli boş tayfayla uğraşmamak için hep arabam.com'a veriyor. aradaki fark az değil ama psikolojisin korumak için değermiş.
0
lil siztah
(24.08.26)
arabami degistirecegim. galericiler olu fiyati veriyor ama hizli da satmam lazim. facebook marketplace'e ucuz koydum. hemen ilk gun 4-5 kisi iletisime gecti. birine sattim 24 saat icinde.

piyasa ederinin altina koydum ve pazarlik yapmadim. bu sekilde fiyati alt sinirda oldugundan cok kisi ariyor, ve araban da iyiyse surdukten sonra fiyatinin iyi oldugunu bildikleri icin pazarliksiz kabul ediyorlar.
+1
antikadimag
(24.08.26)
(8)

tett 1 sene geçmiş bira içilir mi

baknedicem
buz dolabında sklanmış bizi bozarmı ?
buz dolabında sklanmış bizi bozarmı ?
0
baknedicem
(21.08.26)
Yapıştır.
+2
kizil karga
(21.08.26)
Bozulmuştur
0
kisa
(21.08.26)
bence içme
0
gadlemler
(21.08.26)
Ambalajında hasar falan yoksa, açınca kokusu, görünümü normalse bir şey olmaz muhtemelen ama westvleteren falan değilse değmez, içmeyin. Bir bira için alınacak risk değil.
-1
orient blue
(21.08.26)
bir şey olmaz max tadı olmaz
0
croswell
(21.08.26)
Ben içmem
0
put it in your appropriate place
(21.08.26)
tarihi gecmis bira insan zehirlemez. acilmamissa gomun afiyet olsun.
+1
antikadimag
(21.08.26)
Kokusu ve tadı bozulmadıysa sorun olmaz
-1
pembediken
(21.08.26)
(5)

Klasik deri ayakkabı giyebiliyor musunuz?

runaway
Bir ortamda giymek zorunda kaldığım için 1 gün giydim. Ayaklarım yara içinde kaldı. Bunu her gün giyenler nasıl dayanabiliyorlar?
Bir ortamda giymek zorunda kaldığım için 1 gün giydim. Ayaklarım yara içinde kaldı. Bunu her gün giyenler nasıl dayanabiliyorlar?
0
runaway
(18.08.26)
Bir sneaker kadar rahat olmayabilir ama kaliteli bir deri ayakkabı da gayet konforludur ve normal şartlarda herhangi bir soruna sebep olmaz. Ayakkabınızla ilgili bir sorun olmasın?
0
salihdt
(18.08.26)
Markasız ve kalitesiz deri ayakkabılar yara yapıyor maaelsef. Muhtemelen iç kısmı deri deri değil o yüzden. Dockers-gerli günlük deri ayakkabı giyiyorum normal spor ayakkabıdan daha rahatlar.
0
HellKeePer
(18.08.26)
Spor ayakkabıya alışınca klasik ayakkabı çok sert geliyor. Ama alışıyor ayak bir süre sonra, ayakkabı da yumuşuyor zamanla.

Benim ayakların altı düz ayakkabıyı sevmiyor, spor ayakkabılar topuk dikenine neden oluyordu.

Tabanının arkası yüksek ayakkabılar ayağıma geliyor, bu yüzden tamamen klasik şeylere geçtim. İlk başta yordu ama ayaklarım iyileşmeye başladı. Görünümü klasiğe yakın süet ayakkabı tercih ediyorum. Hem fazla sert değil hem de spora yakın görünüm olarak.
0
santimantal
(18.08.26)
markali deri ayakkabilar da yara yapiyor. pikolinos, clarks, carmina, blundstone gibi markalardan bircok deri ayakkabim var. clarks haric her biri istisnasiz olarak ilk giydigimde yara yapti. clarks da bence ayakkabinin modelinden ötürü yara yapmadi ama bazisi ilk giyimden sonra ayagin formunu aldi, bazisi 5-6 giyimden sonra. hatta entry'm bile var bu konuda: eksisozluk.com
ingilizcede bir tabir var, to break in a shoe diye. ayagin formunu almali ayakkabi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.08.26)
deri yapisi geregi ilk basta serttir ama zamanla ayaginiza alisir. yani deri ayakkabilar zamanla konforlu hale gelir. ilk basta hep serttir. bazi deriler ornegin ceylan derisi yumusaktir. veya bazi deriler tumbled denen bir islemden gecirilerek yumusatilir. ama genel olarak deri klasik ayakkabi ilk basta konforlu degildir. surekli giyerseniz ayaginiza gore kivrimlanir. ve en mukemmel malzemedir ayakkabi icin.
0
antikadimag
(18.08.26)
(30)

Ehliyetinizi kaç yaşında aldınız

yakalayamadığın.ışıklar
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
18
+2
üğpoıuy
(16.08.26)
Yerli 18, yabanci 35
0
sertac akin
(16.08.26)
Ben çok geç aldım, 29
-3
arbre
(16.08.26)
sorunun amacı ne bilmiyorum ama biraz detay bilgi vereyim.
30 yaşında aldım.
araba alana dek hiç sürücülük tecrübem olmadı. gerçek anlamda trafiğe çıkmam 45 yaşında oldu. 8 yıldır araba kullanıyorum.
0
lazpalle
(16.08.26)
19 da aldım ama 26 yaşında gerçek manada trafiğe çıktım
0
niyazi mısri
(16.08.26)
18
0
alaimisema
(16.08.26)
Sorunun amacı geç kalmış hissetmek
0
🌸yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
Araç 21, Motor 29
0
ananiyimioguz
(16.08.26)
Yirmili yaşların sonuna doğru.
Babam ağabeyime çok küçük yaşta araba kullanmayı öğretti. Ama kız kısmına yasaktı.
Ancak iş güç sahibi olunca kursa gittim.
+1
pro9it9is9
(16.08.26)
33, geçen yıl.
0
ekimoloji
(16.08.26)
18
11 yaşımda binek tip toros ile öğrendim.
11-15 arası ehliyetli biri nezaretinde uzun yolda ve müsait yollarda kullandım.
15-18 arası orta-küçük bir şehirde aktif olarak kimsenin nezareti olmadan düzenli kullandım. (Manuel vites nissan pick-up'tan otomatik e serisi mercedes'e kadar)
18 yaşımda ehliyet aldım.
Ehliyetsiz kullanırken hiç kaza yapmadım. Sadece nevruz günü çevirmeye yakalanıp mahkemede taksirli suçtan para cezası yedim.
Ehliyet alınca İstanbul'da kullanmaya başladım.
20 yaşımda sıfır bir bmw arabam oldu. Trafik canavarı oldum. Gece sağnak yağmurda e-5'te 200 üstü hızlarla gidip makaslar alıyordum. Yaşayacağım varmış, hiç yüksek hızla kaza yapmadım. Kendimi usta şoför sanıyor, trafikte terör estiriyordum.
30 yaş sonrası uslandım. Adam gibi kullanmaya başladım.
40'lı yaşlarda toyota'ya biniyor, hız limitlerini aşmıyor, efendi efendi tüm kurallara riayet ederek kullanıyorum. 600bin km üstü yol yapmışımdır totalde.

(Babam 35'inden sonra aldı. Yurt dışı dahil binlerce km süren uzun yollar dahil hep kıllandı. Yaş 80 olmak üzere hâlâ kullanır. 40'ından sonra alıp bir iki sene içinde orta karar şöför olup düzenli kullanan arkadaş da var. Geç değil)
0
yadigar
(16.08.26)
27 yaşında almıştım. İlk arabamı da 29 yaşında alıp trafiğe çıktım.
0
Mirket
(16.08.26)
20 ve hemen kullanmaya başladım.
0
gurur
(16.08.26)
18’de aldım ve kullanmaya başladım çünkü —ankaralılar iyi bilir— i. melih gökçek kinci bir adamdır ve bizim oradan ona oy çıkmadı diye evimizin civarına gelen otobüsleri iptal etmişti. metro da yoktu o zamanlar. sizin için şöyle diyebilirim; bu işin “geç kalmışlığı” yok bence. sizin şartlarınızda bu süreye kadar ihtiyacınız olmadıysa olmamıştır.
+1
eileengray
(16.08.26)
Alış 18, gerçek anlamda trafiğe çıkış 26-27
0
fikrim sabit degil
(16.08.26)
21'de aldım ama trafiğe 33 yaşında çıktım, aradaki 12 senede sürücü koltuğuna bir kez bile oturmadım-araba kullanmayı sevmiyordum.

size uygun zaman şimdiymiş, geçmiş değişmeyecek hiçbir şekilde, şimdiden sonrası önemli. Kıyas, hele geç kalmışlık konusundaki kıyas, sadece zarar verir.
+1
umutt
(16.08.26)
20 yasinda aldim ama araba kullanmaya 28 gibi basladim. oncesinde arabam yoktu.
0
antikadimag
(16.08.26)
23 yasinda aldim. Yas 30 hala araba kullanmayi bilmiyorum.
-2
Purple life
(16.08.26)
21 yaşında aldım. 9 sene önce tam bu sıralar. En son direksiyon sınavında araba kullandım. Ehliyetim 2 senedir kırık, bi ara yeniliycem üşeniyorum zaten kullanmıyorum diye. Araba kullanmaya başlamadan tekrar kurs alırım bir gün ihtiyacım olursa
0
nundu
(16.08.26)
ehliyeti 18 yasinda, ilk aracimi 20 yasinda aldim.
0
cooperr
(16.08.26)
35
0
clones
(16.08.26)
30'a 3 ay kala. Hâlâ aktif araba kullanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(16.08.26)
21 yaşımda ehliyeti aldım ama 26 yaşında araç alınca aktif kullanmaya başladım
0
chanandler bong
(17.08.26)
30'larimda köye tasininca aldim. viyana'da, dünyanin en iyi isleyen ve en ucuz toplu ulasim sistemiyle hayatimda hicbir zaman araba eksikligi cekmemistim. viyana'da araba sahibi olmak sadece hayvani bir masraf kapisi + stres. toplu ulasim bana uymadiginda taksi cagiriyordum, üc dk icinde beni kapimdan aliyordu. ne park derdim, ne servis derdim, ne kis lastigi yaz lastigi derdim vardi. üstelik toplu ulasim + keyfi olarak taksi kullanimi bile araba sahibi olmaktan daha ucuza geliyordu. muazzam lüks.
sonra köye tasindim. 7 km ötedeki köye toplu ulasimla 2 saat 20 dakikada varildigindan ötürü ilk is kosa kosa ehliyet aldim, sonra da araba.
gec kalinmislik diye bir sey yok. ihtiyac duyup duymamak diye bir sey var. yaris degil ki bu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.26)
18
0
co2s2
(17.08.26)
19 ama yıllar önce
0
cccbehzatccc
(17.08.26)
22 de ehliyet aldım, 29da ilk arabamı aldım.
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
18.

ama aktif araba kullanmaya 30'umdan sonra basladim.
0
sir gawain
(17.08.26)
35 yasimda aldim. araba kullanmayi sevmiyorum. anca bu kadar direnebildim. tercih siram soyle: yurumek > bisiklet > toplu tasima > araba
0
banach
(18.08.26)
18
0
iwasbornonamountainside
(18.08.26)
(12)

Kamu vs özel sektör

camlicagazoz
Merhabalae, ben 7 yildir dogup büyüdügüm yerde bir fabrikada bakım müh. olarak çalışıyorum. Şimdi bir bakanliga mühendis olarak atandım. Burada kira vermiyorum. Babamgilin evinde oturuyoruz. Eşim ögretmen ama cocuk oldugu icin ucretsiz izine ayrilacak. Maasim ise 55 bin falan. Ben baska bir sehire a
Merhabalae, ben 7 yildir dogup büyüdügüm yerde bir fabrikada bakım müh. olarak çalışıyorum. Şimdi bir bakanliga mühendis olarak atandım. Burada kira vermiyorum. Babamgilin evinde oturuyoruz. Eşim ögretmen ama cocuk oldugu icin ucretsiz izine ayrilacak. Maasim ise 55 bin falan. Ben baska bir sehire atandim. Esimin ailesi de burada olunca surekli biryerlerdeyiz. Sıkıldık acıkçası.

Ama bana gitme diyenler var. Napacaksin diyenler var. Yani fabrikada sıkintılar var sektörel bazli. Ben is garantisi istiyorum..

Napayim sizce
0
camlicagazoz
(15.08.26)
Ben olsam bir gün durmam, giderim. Şirketlerin patır patır battığı, fabrikaların ardı ardına kapandığı bir süreçteyiz. Devlet memurluğu gibisi var mı?
Ama sülale ile içiçe yaşamaya alışmış insanlar için uzak yaşamak hem çok zor hem de çok fazla dezavantajı vardır.
Kararı kendiniz verin bence.
+2
Mirket
(15.08.26)
Arkadaslar ozeldeyim ben. Maasim 55k. Ailemle de durmayi cok sevmiyorum sürekli bir yerlerde olmak hosuma gitmiyor.
0
🌸camlicagazoz
(15.08.26)
iki şehir arası mesafe ne kadar? Çok uzaksa ikiniz de pişman olacaksanız bunu düşünün. Maaşın 55’miş kamuda 40 fazlasını alacaksın, maaşta eksiye düşme olmayacak kiraya çıksan dahi. Ucuz bi şehirse 20-25’e ev tutsan karda bile olursun. Öğretmen eş atanır gelir o problem de değil.

Özelde işi bi kaybettin mi durum zorlaşır. Süreç zorlar taşınma alışma ama rahat ettirir bir yerden sonra
0
avatar is back
(15.08.26)
bir soruyu dahi yazamadığınızın farkında mısınız?
soruya cevap memurluğu seçin.
+4
sivri_sinek
(15.08.26)
Yaklaşık 3 buçuk saat mesafe var atandığım yerle, şu an yaşadığım yet arasında. Kiralar 25 bin civarı. Yani 0, 3+1 evler.

Soruyu düzgün yazamadın demişsiniz de arabadaydım o yüzden tam yazamadım.
0
🌸camlicagazoz
(15.08.26)
Reyiz ne dediğin anlaşılmıyor.

Kamuya geç tabi ki
0
Hallegadola
(15.08.26)
Ben söylediklerimi biraz daha açayım.
Bunca yıl sülaleyle birlikte yaşadıktan sonra ayrıldığınızda, çok büyük bir ihtimalle, kendinizi sudan çıkmış balık gibi hissedeceksiniz, siz bir yandan eşiniz diğer yandan biz sülale ile yaşamı çok seviyormuşuz, onlarsız yapamazmışız da farkında değilmişiz diyeceksiniz. Anladığım kadarıyla yeni bebek geldi ya da geliyor. Hele ki bu dönemde bunu iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Sıfır arkadaş, sıfır çevre, sıfır akraba ile yeni düzen kurup alışmak her babayiğidin harcı değil. İnsanı amerikalardan, isveçlerden geri döndürüyor.
Çok küçük bir ihtimalle özgürlüğün tadına varıp 'Dünya varmış' diyeceksiniz.

Bu konuyu iyi tartın, biçin.
-1
Mirket
(15.08.26)
Çocuk doğduğunda anne kayınvalideye yakın olmak lazım en az 4 sene. Çoook ihtiyacın olacak. Yakında piyasalar karışacak, çocuk da varsa kesin devlet memurluğu derim garantiye al kendini. Her zaman özele geçebilirsin ama devlette 1 kere şansın olacak.
0
titiz
(15.08.26)
turkiye memur ulkesidir, memurlar krallar gibi yasar. aman diyeyim ozel sektorle ugrasma. haftada 3-5 saat calisarak ozel sektorden daha fazla para kazanirsin. lojmani, tesisi cabasi. isten cikarilma derdin yok. bu bir soru bile degil. ekonomi battikca ozel sektor daralir ama memurlara bir sey olmaz.
+1
antikadimag
(15.08.26)
Memuriyet bence de daha garanti ve maaş daha yüksek olur diye tahmin ediyorum
0
pembediken
(15.08.26)
antikadimag +1

Hatta ben derim ki kamuya giriş imkanı olan daha vasıfsız bir iş bile düşünülebilir. Özel sektörde deli gibi çalışarak kazandığını kamuda güvenlikçilik gibi bir iş yaparak oturarak alabilirsin.
0
runaway
(15.08.26)
Hayat her zaman su an olduğu gibi devam etmeyecek.
Kamuya geçin.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(16.08.26)
(20)

İstemeden "frikik" veren kadını uyarma yolu

thunder thunder thunder thundercats
Toplum içi kalabalık yerlerde bazen vücudunun bir bölümü istemeden açılmış insan denk geliyor. Kılık kıyafet özgürlüğü ve yaşam tarzıyla alakalı değil. Mesela başörtülü bir kadının çatalı gözüküyor, normalde asla istemez böyle bir durumu. Yahut maksi etek giyen bir kadın yanlış oturduğu için çamaşır
Toplum içi kalabalık yerlerde bazen vücudunun bir bölümü istemeden açılmış insan denk geliyor. Kılık kıyafet özgürlüğü ve yaşam tarzıyla alakalı değil. Mesela başörtülü bir kadının çatalı gözüküyor, normalde asla istemez böyle bir durumu. Yahut maksi etek giyen bir kadın yanlış oturduğu için çamaşırı gözüküyor diyelim. Bu tarz bir olay denk geldiğinde, yanımda eşim, ablam filan varsa söylerim, çaktırmadan kulağına söyler. Karşı taraf da teşekkür eder, toparlanır...

Ancak geçen havaalanında böyle bir olay oldu. Kadın, giyimi mazbut, kendi halinde bir anne. (Türk, muhtemelen doğulu) Ayaktayken dizden iki karış alt hizada duran eteği yanlış oturunca toplanmış, karşıda oturanların göz hizasında hiç istemeyeceği kadar görüntü veriyor. Ben de karşıda oturuyorum. Yanımda iki hödük çaktırmadan birbirlerine söylediler ve dikizlemeye başladılar. Kadıncağaz da habersiz, çocuğuyla ilgileniyor. Zoruma gitti. Tek başımayım. Adamlara bir şey demedim. Tekerlekli kabin bavulumu da alıp gidip aralarında durup (sırtım kadına dönük) yolda giderken telefonda bir şeye bakmam gerekmiş gibi aralarında dikilip telefonumla uğraşmaya başladım ayakta. Perdeleme yaptım yani bildiğin...

Şimdi olay ahlak bekçiliği falan değil. Empati yaptım. Ben böyle bir durumda biri beni uyarsın isterim. Ama gidip erkek halimle kadına da "çamaşırınız gözüküyor" diyemem. Uygunsuz kaçar, rencide olur zannımca.

Bu tarz bir durumda doğru olan nasıl davranmaktır? Görmezden gelmeye, işime bakmaya içim el vermedi. Ben mi haddimi bilmiyorum? Yahut daha münasip bir yöntem var mı?

Önemli edit: Ben erkek olduğum için soruyu kadınlarla alakalı sordum. Benzer durumdaki erkekleri uyarmanın yolu kolay. Bir de erkek kıyafetleri açılmaya çok müsait değil. En fazla çatal/göbek gözükür. Ses etmiyorum ona. Ama fermuar açıksa yahut şort paçasından +18 görüntü oluyorsa uyarıyorum, haberleri olsun...
0
thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
bir erkek olarak, en yakındaki başka bir bayana durumu söyleyip, kadını uyarmasını sağlardım. erkek olarak bu işler çok tehlikeli.
+6
omer460
(14.08.26)
Hareket halindeyken uyarıyı yapıp hiç durmadan devam etmek, kadınla yüzleşmemek az hasarlı oluyor ama durağan haldeyken yakındaki bir kadına söylemek akıllıca.
0
beyfendi
(14.08.26)
@omer460
İşte ben ona bile cesaret edemedim.
0
🌸thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
Boşverin
+1
anon1m
(14.08.26)
İstemeden olduğu ne malum? Niyet okuyabilme becerimiz mi var? Mazbuttur da genelde, bir an için teşhirci damarı kabarmıştır.
Bu gündüz kuşağı yayınlarına konu olan kadınlar mazbut görünümlü değil mi?
Konu benim dışımda ve çoook uzağımda.
Hiç işim olmaz.
-14
Mirket
(14.08.26)
bunun istemeden oldugunu dusunmek cok naif. kadinlar her seyin farkinda. nerede ne kadar ne gozuktugunun, risk faktorlerinin falan farkindalar.

yoluna bakacaksin. ama atiyorum pantolonu, tayti yirtilmistir fark etmemistir. o zaman da omerin dedigi gibi baska bir kadina soylersin.
-16
antikadimag
(14.08.26)
Tabii canım, üstünde tişört, altında maksi etek, yol telaşı çocuğuyla ilgilenirken bir taraftan beyaz donunu gençler görsün istemiştir. Kesin teşhircidir, ben salağım.
+10
🌸thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
teshirci olmasina gerek yok. herkes senin deger yargilarina gore yasamak zorunda degil. donunun gozukmesi herkes icin ayni olcekte bir problem degil.

ekside bununla ilgili baslik var ikna olmadiysan oradan devam edebilirsin.
eksisozluk.com
-8
antikadimag
(14.08.26)
Kimse benim değer yargılarıma göre yaşamak zorunda değil. Bir insan 100 tl'sini düşürse ve uyarırsanız, "sanane, bilerek attım" diye terslese, ben yine parasını düşüreni uyarırım.

Bahsettiğim durumlardaki kadınların bile isteye o durumda olma ihtimali yüzde bir bile değil... Dediğim gibi, benzer durumda eşim, ablam vs. uyarınca hep teşekkür ettiler. Her insan uyarılmaz zaten. Çok alakasız durumlardan bahsediyorum.

Anlamak istemeyenler için belirteyim: Görüntü beni rahatsız etmiyor. Görüntüyü genel ahlaka aykırı bulmam da değil sözkonusu olan. O kişi farkında olmadan istemediği bir pozisyondaysa, en azından bunu bilmek hakkı diye düşünüyorum.
+4
🌸thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
İlkinde yine kadın aracılığı ile uyarmak olmazsa, uygun olmayan halinin düzelmesine sebep olacak bir bahane uydurmak . Mesela ayağa kalkmasına veya biraz yürümesine sebep olacak şekilde ondan yardım istemek.
+5
diyecevaplandı
(14.08.26)
geçen carfurda başıma geldi, şubenin müdürü gibi bi bayan kilosu falan var bayağı. kasanın orda eğilmiş sakızlara bişey yapıyordu, çatalından çok daha fazlası gözüküyordu. ya dedim söylesem terslemese bile rencide olur. etrafta da kimse yoktu. hadi dedim boşver kaldı öyle.
0
omer460
(14.08.26)
yıllar önce bir kere başıma geldi, oğlumu emzirdikten sonra düğmem kapanmamış. ve karşımdaki adamın bakışlarını fark edince bir yanlışlık olduğunu fark ettim. aklıma geldikçe hala utancımdan yerin dibine giriyorum. keşke biri uyarsaydı.
+4
deartheodosia
(14.08.26)
Istemeden verilen frikik die bir sey yok. Tuvaletten cikmistir, etegi kivrik kalmistir ok. Umarmt. Ama türbanli olup da frikik veriyorsa hele, o bil ki isteyerek oluyordur. Frikik vermeye müssait mutaassip kiyafet diye bir sey yok. Mutaassip kiyafette gögüs dekoltesi ne ariyor yoksa?
-20
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.08.26)
Biri yanımdan geçerken kibarca yaklaşıp bu durumla ilgili beni uyarsa kendisine sadece minnet duyarım. Ama uyarmaktan çekineni de anlayabiliyorum, herhalde önemli olan yaklaşım, nazikçe uyarıp geçip girmek en olması gereken gibi.
+4
mutekebbir
(14.08.26)
Bir erkek arkadaşımla Kadıköy Osmanağa’da direkt sokak üstünde karşılıklı masalarda oturuyoruz, bilen bilir kafelerin olduğu yer hanı gibi işlek insanların geçtiği bir yerde.
Neyse kadının biri usulca yaklaşıp arkadaşıma arkanız çok kötü görünüyor tarzında bir şey dedi, kadın gittikten sonra bir küfretmediği kaldı arkadaşımın. Uzun yıllardır tanıdığım biri olduğu ve ondan hiç beklemediğim bir tavır gösterdiği için bir şey diyemedim ancak hala hatırladıkça sinir olurum kendisine.

Sayesinde öyle bir şey görsem de banane diyip geçiyorum. Siz yine de empati yaparak doğru olanı yapmışsınız, kadının niyeti kendisini bağlar.
0
ekimoloji
(14.08.26)
Bir erkek olarak ne kadar kibarca, iyi niyetli bir sekilde uyarsam bile bence azarlanma, sapik muamelesi gorme ihtimalim daha fazla. Mudahale etmem ve zaten kadin da akli tamamen ucmamissa onu 5-10 dakikaya fark eder, 2 saattir oyle oturmuyordur, insan herkesin kendisine baktigini fark eder.
0
baldur2
(14.08.26)
Bence erkekleri uyarmanız da iyi olabilirdi, “önünüze bakın işinize bakın ayıptır bee yazıklar olsun bu kadar basit olmayın” demekten zarar gelmezdi.
Kadını uyaramazsınız bence zaten bilerek de yapmıyor muhtemelen anlık bişey… siz görene kadar başka bir kadın da görür zaten bikaç dakikaya hallolur. Uyarıp utandırmak daha kötü hissettirirdi.
+3
megalomaniac
(15.08.26)
bu sizi ilgilendirmiyor. cok fazla varsayimda bulunuyorsunuz. hic gerek yok uyarmaya; zira ortada uyarilacak bir durum oldugu da sizin varsayiminiz.
-4
banach
(15.08.26)
Bazı kadınlar mecbur kaldıklarında topluluk içinde çocuklarını emziriyorlar, yapacak bir şey yok modunda takılıyorlar. Hatta ekşi aleminde bir kadın yazar “bizim bebek üstüne bir şey örtünce çığılığı basıyor, mecburen örtüsüz emziriyorum diyordu. Mesela bunu çok dindar biri çocuğu ölse yapmaz. Özetle herkesin değer yargıları var ve bunu net olarak bilemeyiz. Bence karışmamak lazım.

Teşhircilik manasında söylemiyorum, bunu umursamıyor olabilir diye diyorum.
0
filipis
(15.08.26)
Bunun yolu yordamı bir hanımı başka bir hanımın uyarmasıdır.. sen gidip uayrinca iyi birşey yapmış olursun ama aynı zamanda utandırmış da olursun. .. fark etmiyorsa utanmaz. Fark edince de iyiki. Kimse görmedi diyecektir. İnsanları utandirmaktan zevk mi alıyorsunuz? Hiç sanmıyorum bu işlere girmeyin
-1
hacirotti
(28.08.26)
(16)

Emlak satis isi

lina
Boyle bir is icin tum masraflar size ait sekilde ulke degistirir miydiniz? Alacagin ucret sadece sattigin evin komisyonu seklinde. Ne maas, ne sigorta, ne konaklama, ne yemek hicbir sey yok. Yani satis yapana kadar kendi cebinden eksilecek.Oyle buyuk paralar konusuluyor ki guya bir satisci ilk evini
Boyle bir is icin tum masraflar size ait sekilde ulke degistirir miydiniz? Alacagin ucret sadece sattigin evin komisyonu seklinde. Ne maas, ne sigorta, ne konaklama, ne yemek hicbir sey yok. Yani satis yapana kadar kendi cebinden eksilecek.

Oyle buyuk paralar konusuluyor ki guya bir satisci ilk evini satar satmaz komisyonla o ulkede villaya tasinmis... tek bir evin satisindan kalacak para olarak 600, 700 binden (tl olarak) bahsediliyor.

Birikim yakip bu yola girer miydiniz?

Buradaki kosullariniz ise 60 binle maasli calisansiniz. Ev yok, araba yok, anca hayatta kaliyorsunuz.

Ama gidip 3. Ay hala satis yapamazsaniz geri gonderileceksiniz ve dondugunuzde bu 60 binlik isi de bulamayabilirsiniz bi daha. Nitelikten bagimsiz konusuyorum bu konuda, hemen aranan eleman degilsinler gelmesin lutfen, piyasa berbat, ne kalifiye tanidiklarima 40 bin teklif ediliyor 40 yilin basi cikan is firsatlarinda.

Konuya donersek ulke bir avrupa ulkesi degil. Ve bu paralar kazaniliyor mu gercekten bu iste? Illa satilir gibi de geliyor aslinda bir ev. Ayrica Is teklifi sadece bana gelmedi, koca bir grup goturulecek, tutunabilen tutunacak seklinde.
0
lina
(14.08.26)
Kazanılıyor maalesef
0
Cezcez
(14.08.26)
kazanılır şöyle düşün 500 bin dolara ev satsan yüzde 3 komisyon alsan 15 bin dolar eder. az para değil.
denenebilir bence.
0
jelly bear
(14.08.26)
Bir körfez ülkesinden bahsediyorsak, zamanlama olarak çok da hevesli olmazdım.
0
Mirket
(14.08.26)
Burada kilit kelime villaya taşınmış.

Herhangi bir şemada size lüks arabalı aynı işi yapan,villaya taşındı denilen ,köpürtülüp iştah kabartan sunum yapılıyorsa bunun sonunda ya ponzi çıkar ya dolandırıcılık.

Kısaca seni dubai ,gürcistan vb.ne götürecekler,ordaki projeyi birilerine pazarlamanı bekleyecekler.olursa olur suyu olmazsa pilav suyu olacak.eskiden bu işlerin ahlağı vardı giderkende iyi paralar ödüyorlardı,artık onuda kaldırmışlar.

Gitttiğin yerde yaşayacakların çok ahlaklı olmayacak.
+3
duptıs
(14.08.26)
ilk komisyonla villaya taşınmış olmak yanıltıcı bir ifade bence. villada oturmaya devam edebilmek önemli.

bu tarz "şu işte acayip para varmış" şeklindeki tevatürlere, hele hele emlak satışı gibi eğitim gerektirmeyen (tıp okumak, mühendislik okumak gibi) işler için, "o halde neden herkes bu işi yapmıyor?" diye bakmak lazım.
0
co2s2
(14.08.26)
Aman, dolandırıcılık olmasın... Çin mafyasının Kamboçya gibi uzak doğu ülkelerindeki modern köle ticaretinden haberdar mısınız? "Viila" ve "Komisyon" anahtar kelimeler. Bir araştırın internetten, tuzağa düşmeyin, maazallah hayatınız kaymasın.

Linkteki olayı mutlaka okuyun:
eksisozluk.com

Yine konuyla ilgili:
home.treasury.gov
freetheslaves.net
link.springer.com

Laos, myanmar, filipinler, kamboçya gibi uzak doğu ülkelerinde çinli mafyatik oluşumların böyle tuzakları var.
0
yadigar
(14.08.26)
Calisanina deger veren firmalar yurt disi yer degisimi istedigi calisanina bu sartlardan iyi imkanlar teklif ediyorlar. Sizin teklifte bu deger olmadigi gibi muhtemelen calisan bile sayilmayacaksiniz. Calisan degilseniz araci size ne katacak bunu iyi degerlendirmek lazim. Daha da onemlisi calisan olmayip "geri gonderilecek" biri iseniz pasaportunuza el koyuyor olabilirler, bu da her turlu suistimale acik bir durum olurdu. Belirsiz bir "cok para" bir havuc olarak sunulduysa daha da dikkatli olmak lazim.
0
osssy
(14.08.26)
Abi acayip dolandırıcı işine benziyor.
Yani yanlış anlama da dolandırıcıların tam aradığı insan modelisin; az maaştan bıkmış, ancak hayatta kalıp kaçış yolu arayan.
En basiti ilanları senin adın soyadınla açıp parayı senin üstünden döndürüp sonra polisle senin basının derde girmesi.
Misal sallıyorum proje ev olur, evin emlakçısı sensin, evi satan sensin. Para senin hesabından döner ve hop o ev verilmediği zaman sana patlar.

Sen 60 bin lira alan biri olarak yurtdışında emlakçı olacaksın ve vaadlerden biri "o kadar para var ki villaya geçti" olacak.
0
logisticsmanager
(14.08.26)
Hepinizi katilmakla birlikte, o ulkede cok iyi bilinen bir sirketmis bu. Orada bir sure yasamis kisilerden bizzat duydum. Adi sani var. Logistics o tarz bir sey degil. Ama hala red flag benim icin de. Ama bir yandan yoksa ciddi bir firsat mi kaciyor diye dusundum. Ama en onemlisi neden ben mesela? :) su ilan senin adina acilir hic aklima gelmemisti, olabilir her sey haklisiniz
0
🌸lina
(14.08.26)
Abi peki anlamadığım şey;
Bu şirketin olduğu ülkede adam yok muymus?
Misal dubai'de adam olmadığı için fabrikada çalışmalık insani hindistan, filipinlerde falan arıyorlar. Onu anlarım.
Sen sana deli paralar kazandıracak emlakçılık işi için Türkiye'den adam mı getiriyorsun?
Buna ek olarak şirket çalışanı olmadan (sigorta yok) nasıl o ülkede çalışacaksın onu da anlamadım. Böyle rastgele kapısı açık olup adam alan hangi ülke var?
+2
logisticsmanager
(14.08.26)
60binlik işi emlak satış işinin yürümeyeceğini biliyor olsam dahi sadece deneyim edinmek bir şeyler öğrenmek için bile düşünmeden yakarım. Emlak kendi alanınsa eğer ve yeteri kadar idare edecek birikimin varsa yapmalısın bunu. Hangi ülke bu? Tek başına da değilsin ekipce gidiliyor. Daha ne kadar iyi olabilir ki.
0
beyfendi
(14.08.26)
ortada tuhaf bir seyler var. yazildigi gibi boyle bir is imkani varsa neden baskasi yapmiyor onu anlamak lazim. boyle firsatlar icin hayrina adam toplayip goturmezler. sana gelene kadar ese dosta paslanir gercek bir firsat olsa.

bir de ulke de onemli burada. her ulkenin hukuku farkli. ulkeye nasil gireceksin? turist olarak girip mi calisacaksin? parayi yatiracaklari ne malum hicbir kaydin kuydun yoksa. sigortasiz orada calistigin icin nezarete atilip deport edilme ihtimalin bile var.
+1
antikadimag
(14.08.26)
bahsettiğiniz büyük para orası için çok büyük olmayabilir. mesela 3 ayda ev satması gerekiyor demişsiniz; o zaman 3 ayı bir ev satmak için frekans olarak baz alırsak mesela 600bin tl nyc’de 3 ay geçinebilmek için iyi bir para değil. ülke önemli diyorum ve bu iş oranın yerelleri tarafından neden yapılmıyor +1.
0
eileengray
(14.08.26)
ek is olarak emlakcilik yapiyorum. zaten insaat sektorundeydim, emlaga ordan bulastim. 3 senedir kovaliyorum ama isler kesat.

yasadigim sehirde 10bin emlakci var, ve bunlarin sadece %5i bu isten fulltime gecimini saglayabiliyor. %95'inin ya ek isi, ya da acliktan agzi kokuyor.

cunku ev satmak da, ev alacak musteri bulmak da o kadar kolay degil. parasi olan asiri nazli, gercekten ev almak isteyende de para yok.

tek evin satisindan 600-700bin tl alabilirsin ama onun icin milyon dolarlik ev satman lazim, onu da satacak adam neden daha ulkeye yeni gelmis birine guvensin, sen daha evin oldugu muhitin ismini bilmiyorsun, adam iki soru sorsa kitlenip kalacaksin??

belese peynir fare kapaninda olur, bobrek.avi.
bulasma
0
cooperr
(15.08.26)
Öncelikle işin hangi ülkede olduğuna göre işler değişir. Mesela dubai ise bombalar yüzünden işler kesattır. Afrika ülkeleri ise dolandırıcılık çetesi kaçırabilir size illegal işler yaptırmak için. Özetle sıkıntılı ülkelerden biri ise uzak durun.
0
filipis
(15.08.26)
ülkeyi niye gizli tutuyorsun ki?
0
parka
(15.08.26)
(8)

MacBook Air m5 şarjdayken elektrik hissi

italiano
Merhabalar. Bugün yeni MacBook m5 Air aldım. Kurulum yaparken ve sonrasında şarja takılı haldeyken, bilgisayarın kasa kısmında(touchpadin sağ ve solunda belirgin), Apple logosunda belirgin. Parmağı dokundurarak gezdirirken elektrik hissi mevcut. Parmağı sabit tutarken yok. Cihazı şarjdan çıkarınca d
Merhabalar. Bugün yeni MacBook m5 Air aldım. Kurulum yaparken ve sonrasında şarja takılı haldeyken, bilgisayarın kasa kısmında(touchpadin sağ ve solunda belirgin), Apple logosunda belirgin. Parmağı dokundurarak gezdirirken elektrik hissi mevcut. Parmağı sabit tutarken yok. Cihazı şarjdan çıkarınca da yok. Farklı prizlerle denedim evde ama sonuç alamadım.
0
italiano
(04.08.26)
macbook pro 2015 kullandım çok uzun süre halen ara ara kullanıyorum.

aynen dediğiniz gibi şarjdayken ki sürekli şarjdaydı. elinizi dokundurursanız bişey yok ama bilek hizzasının üst ve iç kısmı değerse çarptığını net olarak hissediyorsunuz. prizinizde toprak var mı onu öğrenmek lazım. bir de ups gibi bir güç kaynağı ile denemek lazım.

elektronik bilgisi iyi olan birisi multimetreyle ölçse en net teşhisi böyle koyardık.
0
omer460
(04.08.26)
Evde topraklama eksik.
0
substituent
(04.08.26)
şarj aletinin ucuna toprak uçlu kablo takılabiliyorsa (eskiden macbook'ların kutusundan çıkıyordu), onu takıp şarj ederseniz o gıdıklama hissi olmaz. şu an hissettiğiniz şey normal.
0
malheiros
(04.08.26)
hem is hem kisisel mac'im var. bircok yerde sarja taktim, ikisinde de ayni sey var. sarjdayken kasada parmagimi gezdirirsem elektrigi hissediyorum.

topraklamayla ilgili olmadigini dusunuyorum zira istisnasiz butun prizlerde yasadim bunu. bence normali bu.
+1
gitdaddy
(05.08.26)
Bende de 2020 M1 var, aynı sorunu yaşıyorum. Hatta iPhone 14te de şarjdayken elimi telefonun üst tepe kısmında gezdirdiğimde de aynı hissi yaşıyorum.
0
truf
(05.08.26)
bkz topraklama. boyle bir problem yasamadim hic. m1, m4, m5 kullandim.
0
antikadimag
(05.08.26)
bana da oluyor, parmaklarimda hafif uyusma gibi bir his. usb-c ile sarj edersem olmuyor. nedenini bilmiyorum, humanitiesspor.
0
eileengray
(05.08.26)
Belki de budur: youtube.com
0
salihdt
(05.08.26)
(29)

herkes çok mu zengin?

art cat chocolate
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alı
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.

mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alıyorlar? şirketteki insanların yarısının arabası var. arabası olmayan kişilerden de bir kısmının motoru var. bu insanlar bu araçları nasıl alıyorlar? 1.5 milyondan aşağı iyi araba bulamazsın diyorlar bana mesela. 1.5 milyonu nereden bulacağım?

ailemden ayrı şehirde yaşıyorum. maaşımın yarısı ve bazen yarısından çoğu kirama gitti 6 yıllık iş hayatımda. şu anki işimde maaşım bir nebze daha yüksek. ancak başka eve çıkmam gerekiyor ve yine maaşımın yarısı olacak yani. memlekete gidemiyorum orada benim iş imkanım yok. ayrıca rezidansta falan da oturmuyorum yani.

ailemin de arabası yok zaten mesela. mirasımız falan da yok dedelerden. ailem de memur yani. müdür falan da değiller, düz memur.

bazen arkadaşlarla buluşuyoruz. o ülke senin bu ülke benim geziyorlar. avrupa ülkelerinden, vizeli olanlardan bahsediyorum. konsere bile gitseler en pahalısına gidiyorlar falan. kırk yılın başı tatile gideceğim, bana bir otel önerdiler, benim bulduğumun 2-3 katı fiyatına. ya bazıları benle aynı mesleğe benzer gelire sahip. bu hayatları nasıl karşılıyorlar?

ben mesela hayatta ev falan alamam. birikim bile yapamıyorum. bilgisayarım bozuktu 4 yıl boyunca. yeni pc alabilmek için kredi çektim ve 1 yıldır onun taksidini ödüyorum.

herkes 200 bin ve üzeri mi kazanıyor gerçekten? yoksa herkesin ailesi mi zengin?

benim için 500 bin tllik bir araba almak bile çok zor mesela. o fiyata araba varsa... insanlar nasıl araba alıyorlar?
+4
art cat chocolate
(04.08.26)
gördüğün kesim %1 bile değil. %1 zengin olunca herkes zengin olmuyor. sen olanı görüyosun. olmayanı görmüyosun.
0
jelly bear
(04.08.26)
Hastaneler full hasta dolu, buna bakarak ülkenin tamamı hasta mı diyoruz? 2.5 milyonluk araba alacak şahıs belki 45 yaşına kadar hiç evlenmemiş, birikim yapmış olabilir. miras gelmiş olabilir. vs vs. Bakış açın yanlış.
0
HellKeePer
(04.08.26)
Buna ben de çok kırgınım :') cidden herkes zengin aq
+1
üğpoıuy
(04.08.26)
algı algı algı
aramızda yeşil pasaportlu, arabalı, evi olan insanlar var temelde her şeyi tamam, ama insanlar çok zengin diyebiliyor, başkası da kiraya maaşının yarısından çoğunu veriyor.

bir kere, bordrolu çalışanların %80i maksimum 2 asgari ücret alıyor. yani aylık 50 bini geçtiğinde bordroluların yüzde 20sine giriyorsun.

ev araba almak gerçekten tek maaşlı biri için hayal oldu, 2 kişi olup birinin maaşı yaşama diğerininki krediye gidecek ki ev alınabilsin.

2.5M a araba alan belki tüm parasını arabaya veriyor, bu onu zengin etmez (belki de zengindir bilemem)

tatile çıkan yıl boyu kredi ödüyor belki de vs.
ancak şu bir gerçek, herkes çok zengin değil ama herkesin alım gücü çok düştü ve gelirin %60 ı kiraya gitmesi çok zor, kötü bir durum.
aynı gün 3-5 kıyafet değiştirip 3 günlük geziyi 1 aylık gibi paylaşanlar var.

kısaca, algıya takılma. aile yardımı vardır (aileden yardım almayan insan çok azaldı bu devirde) sponsoru vardır, bazı şeyleri şirket ödüyordur vs vs vs.
canını sıkma diyemeyeceğim ama yanlış algı yüzünden canını sıkma.
+1
kisa
(04.08.26)
Yani o parayı nakit çıkarıp verebilecek küçük bir kesim vardır ama çoğu insan borç içinde yüzerek yapıyor bunları. Ayrıca insanların anlattıklarını, sosyal medyada koyduklarını vs. ham gerçeklik diye düşünmeyin. Yalan söylüyor da olabilirler.
+2
peki madem
(04.08.26)
Herkes maaşlı çalışmıyor. 1.5 milyonu maaşından kese kese biriktirmiyor. farklı kazanç türleri var. Maaşlı çalışan Herkes de çok düşük maaşlı çalışmıyor. Herkes arabasını evini tamamen çalıştığı biriktirdiği parayla da almıyor. birçoğunda çok ciddi aile faktörü var. Ama güzel geliri olup evini arabasını kendi başına alabilen bir kesim de elbette var. Bir sürü değişken var yani. Bir de her şey hemen bir anda olmak zorunda değil. Tek seferde 1.5 milyonluk araba alamazsın belki ama baştan bi 300-500 birikim sağlayıp üstüne ekleye ekleye gidilebilir.
0
dfn4
(04.08.26)
Sokaga ciktiginda gordugun tum evlerin, dukkanlarin, araclarin sahipleri var. O bakimdan evet "zengin" cok. Bircogu da miras yoluyla bunu nispeten kolay elde edebiliyor. Ama aylik gelirin 100bin ise sen de birkac yil icerisinde kucuk de olsa bir seyin bir ucundan sahip olabilirdin/olabilirsin. Bu maasinin yarisini eve vererek degil, ancak harcamalari kisip biriktirerek olabilir. Cogu kadin bunu tercih etmiyor, erkeklerin bir kismi aile sorumlulugu icin mecburen yapiyor.
-1
osssy
(04.08.26)
çalışan biriyle evlenmek mantıklı bi seçenek gibi duruyor.
-4
elorelia
(04.08.26)
bence ben zengin değilim ama saydığınız şeylerin bi kısmına sahibim. ama şöyle oldu, evim var babam aldı, arabam var, ilk arabamı da babam verdi. sonraki arabamı babamın şirketi aldı, ondan sonrakini de evlenince var olan arabanın üzerine borçla falan koyup eşimle aldık değeri 1,5 milyon.

yılda 2-3 kere yurtdışına çıkıyorum, iki kere tatile gidiyorum. babamın sağladığı imkanlar bir yana bu gezme tozma işi tamamen seçimlerle alakalı. benzer paraları kazandığımız ve yine ailesinin verdiği evde oturup kira ödemeyen arkadaşlarım bizim kadar tatile çıkamıyorlar çünkü ben yılda 1 kere kuaföre gidiyorum onlar 2 ayda 1 10-15 k kuaföre para veriyorlar. ya da ben dyson almıyorum 20-30k paraya. bana baktıklarında onlardan daha zengin görünüyorum. ya da çocuk sahibi olmayı hiç istemedik bu da şimdilik çok karlı.

siz de 6 sene maaşınızın yarısını kiraya vermeyi seçmişsiniz, paylaşımlı bi evde yaşayabilir, ev arkadaşı ile kalabilir maaşınızın çeyreğini verebilirdiniz. benim ilk asistanım; mezun olur olmaz kız bizde işe başladı, 2k maaşı vardı, 20bin liralık araba aldı, maaşının yarısını arabaya ödemeye başladı çünkü çok istiyordu. 22 yaşında ilk arabasını almış oldu, sonra zaten asgari ücret öyle hızla arttı ki ödediği para da bi şeye benzemedi.

bence ailenizin de hem anne hem baba memur olarak çalıştıysa hiç araba almamış olmaları ilginç bi tercih. alabilirlerdi gibi geliyor. ya da ben anlamam bilmiyorum.

eklemeyi unutmuşum, tam zamanlı çalıştığım işin yanında her zaman müşterisini bulmadığım ya da kabul etmediğim çok niş bi alanda saatlik ücretimin çok yüksek olduğu bi uzmanlığım daha var, bu uzmanlığı 30 yaşımda edinmeye karar verdim şu an 36 yaşındayım. yani şöyle söyliyim tam zamanlı işi bırakıp bu uzmanlık için ayda 3 müşteri bulsam maaşımın 2 katını kazanabilirim haftada 6 saat çalışarak.

başka ek gelirlerim de var ufak tefek, bazen ayda 10-15 onlardan geliyor, hoş oluyor.
-3
ofelia
(04.08.26)
ben ilk arabamı yaklaşık beş yıl şehrin en ucundaki 35 m2 bir stüdyo dairede yaşayarak, günde 2 saat toplu taşımayla git gel çekerek alabildim. çalışma arkadaşlarımın arabası olanlarının çoğunu aileleri aldı.
+3
aloha snackbar 3
(04.08.26)
Benimle eşimin maaşları toplamı yine çok az ama bütçemize göre bir araba aldık taksitimiz var. Plan şu taksit bitince bu arabayı satıp yükseltmek. 2 yılda bir arabayı güncellemek. Bir noktadan sonra ev peşinatına yetecek bir noktaya gelebiliriz belki. O zaman da arabayı düşürüp ev işine girilebilir. Planlarım olsa da olmasa da arabanın sağladığı özgürlük ve bunu yapabilmiş olmanın gururu (evet ne yazık ki gurur milletin bakkala gider gibi gidip aldığı şey) bizi mutlu ediyor. Eşim, köy yollarında babasının kontrollerinde kullanıyordu zaten, bu sayede 3 haftada aldı ehliyeti. Patır patır manuel araba kullanıyor şimdi. Bizde planlar böyle, ikimizin toplam maaşı bizim yaşlarımızdaki bir bireyin bir aylık maaşı normalde bu arada.
0
guitarissimo
(04.08.26)
sebebi şu, ben 3 senedir tatile falan gidemiyorum mesela hem maddi hem manevi sebeplerden. ama gidip de instagramda bunu paylaşmıyorum ya da burada da bir şey paylaşmıyorum. ama gitseydim muhtemelen buradan bir şey sorardım ve instagrama da atardım. bizim gibi bir yere gitmeyen insanlar bir şey paylaşmıyor ki ya da araba almazsan nasıl arabada story atacaksın ki alsam da atmam ama anlatabildim umarım. yani biz sadece bir şey alabilenleri görüyoruz, alamayanlar bunu paylaşmadığı için etraftaki herkes zengin de bi biz alamıyoruz gibi geliyor oysa arkadaş listemizin %10'u bile etmez mesela.
+1
matilda
(04.08.26)
zenginlik kriteriniz sahiden arabaysa baya bir yaniliyorsunuz. en zengin dediginiz insanlarin arabasi yok, her yere taksi tutuyorlar. en olmadi helikopter kaldiriyorlar lol. yoksa onun soförüyle ugrasacak, soför hasta olacak gelmeyecek parkiyla ugrasacak, bakimiyla ugrasacak. zengin adam icin bunlar enayi isi.

öte yanda herkes memur degil. benim cevremde bir tane bile memur olan kisi yok mesela. ne ilkokul, ne lise, ne üniversite arkadaslarim icinden memur var. kendi cevreme baksam gercekten herkes zengin derim ama ülkenin yarisi asgari ücretle calisiyor. cok büyük bir kitle kacak calisiyor.

instagram da dogru bir tahlil araci degil kesinlikle. millet gidip g kasa merso kiraliyor, kendi arabasi gibi instagram'a koyuyor. biliyorum yani. evim de, arabam da her seyim var cok sükür, bir güne bir gün instagram'a koymus kisi degilim. bu kritere bakarsak o zengin ama ben degilim. he zengin degilim zaten ama kriteriniz araba oldugunicin böyle diyorum. birebir görmediklerinize inanmayin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.26)
Pandemi de faizler düşünce bi tane ev aldım 1+1 anadolunun bir şehrinde. Maaşımın yüzde 80'İni krediye veriyor bir yandan kalan yüzde 20 ile de istanbul'da kira ödüyordum. 1,5 yıl süründüm yalan yok :) ama memleketin ekonomisini iyi okuyabildiğimi düşünüyordum ki öyle de oldu. 1,5 sene sonra kiracı kredinin tamamını öder, 2 sene sonrada üstüne cebim e para bırakır hale geldi. O dönem arkadaşlarım araba alıyordu mesela kiralık evde otururken, onlar için hayattan şu an konfor almak önemliydi, benim için sürdürülebilir konfor önemliydi.

Sonra 5 senedir gram gram biriktirdiğim parayı peşinat yaptım üstüne gelen kira ile istanbul'da kutu gibi bir dükkan aldım, bildiğin beyaz yakalıyım bu arada öyle esnaf olma gibi bir derdim yok. Amacım yarın öbürsün kovulduğumda ya da teknik olarak emekli olduğumda aç kalmamak.

Aileden destek almadım dersem yalan olur, haklarını yiyemem ama destekten kasıt öyle milyon tl falan değil, 10 gram, 2 bilezik, annemin mutfak parasından artırdıkları vs.

Eğer aileden destek yoksa çok zor, bakma sen kendim aldım diyenlere hepsinin ailesi destek oluyor, pazar alışverişlerini yapıyor, memleketten tarhana salça yolluyor.

Evli arkadaşlarım var mesela istanbul'da kiradalar, 2 senede bir araba değiştirip süper yerlerde tatil yapıyorlar, kartların hepsi patlak, cüzdanlarında 5 lira bile yok :)
+3
ebeş
(04.08.26)
zengin gözüken ya da zengin olanlar şöyle aslında:

1- ailesinden miras kalanlar ya da ailesinin desteklediği kişiler
2- fena maaş almayan ve maaşın tamamını yarınlar yokmuş gibi yiyenler
3- maaş yanında ek gelir üretenler, herkes tatil yaparken çalışanlar
4-yurtdışında projelere gidip para biriktirenler. 2-3 senede 2 ev alabilirsin hatta belki daha fazlasını.

bunun dışında gerçekten zengin olanlarda vardır, kendi işini kurup ya da aileden ama sayıları çok daha az.
0
monicapp
(04.08.26)
gördüğüm orta sınıfta çoğu etrafımda aile desteği ile alıyor veya anadan babadan kalan daire vs varsa onu satarak peşinat yapıyor.
birde borçlanmadan krediye girmeden birşey sahip olunmuyor peşinatı biriktirip krediye giriceksin araba için tekrar biriktirip yukselteceksin böyle böyle bir şeye sahip olunuyor.
ama şuna katılıyorum insanların çoğu birşeye sahip ama bu son 5 senedeki kazanımları değil, geçmişten gelenler.. şuan gerçekten birşey almak zor.
varlıklada birşey olmuyorki, geçen gün 2 dairesini geri dönüşümde 3 m veren tanıdık var çok eski idi ev, en az 4m istemiş geri dönüşüm, yok paraya evleri verdi mesela, sorsan 2 dairesi var gözde buyutursun ama para etmiyor.şimdi o parayı faizde eritiyor mesela
+1
eja
(04.08.26)
Hem aileden destek almadan hem de 100 binden az olan maaşın yarısından fazlasını kiraya vererek (fatura, aidat falan dedin mi %60'ı bulur) para biriktirip ev, araba almak zor zaten.

Eğer evim, arabam olsun diyorsan ya kendini zora sokup, daha kötü bir evde ev arkadaşı ile yaşayıp kenara para atacaksın. Biraz biriktirdikten sonra peşinat olarak kullanıp, kredi çekip bir ev alacaksın. Sonra biriktirmeye devam edip daha güzelini alacaksın vs. vs.

Ya da erkek düşmanlığını (duyurudaki cevaplarından gördüğüm kadarıyla) bir kenara bırakıp, geliri senden daha yüksek (tercihen yıllar içinde çalışıp didinip ev, araba almış ya da ailesi tarafından alınmış) bir koca bulup, hazıra konacak ve rahat rahat yaşayacaksın.
+2
bobinhoo
(04.08.26)
Hayat pahalılığı çok yüksek bu kuşkusuz, sorun cidden gelir adaletsizliği ile alakalı olabilir ama yazınızda bir şey dikkatimi çekti onun için sebep olabilecek başka bir şeyden bahsedeceğim. Çok şey yazılıp çizilmiş hepsine tek tek bakamadım. Ben kendi hayatımdan örnek vereceğim.

Yazdığınız yazıda kendinizle aynı meslek grubu ve maaş skalasındaki insanlardan da bahsetmişsiniz. Eğer onlar birikim yapabiliyor ama siz yapamıyorsanız sorun sizin harcama alışkanlığınızda da olabilir.

İşyerinde benimle birebir aynı pozisyonda çalışan bir arkadaşım var. İkimizin de hayatı paralel. Ama ben birikim yapabilirken kendisi yapamıyor ve hiçbir büyük harcaması da yok. Anlam veremiyor buna. Ancak sorun da bu. Kuruş kuruş benden çok daha fazla harcadığının farkında değil. Neticede aldığı ve yaptığı hiçbir şeyden tatmin olmuyor ama daha fazla para harcıyor. Birçok örnek verilebilir ama ben uzatmamak adına tek örnek vereceğim, bu arkadaşım güzel bir yerde güzel bir yemek yemeyi para tuzağı olarak görüyor ama ucuz yerlerden sürekli dışarda yiyor. Benim nadiren iyi bir yere gideceğimi öğrenince de nasıl yetiştiriyorsun sen diyor. Ciddi anlamda beni gereksiz yerlere para harcayan biri olarak, kendiniyse tutumlu biri olarak görüyor ama benden çok daha fazla harcaması var. O kadar takip etmiyor ki bunun bile farkında değil. Ona sorsanız size tutumlu olmakla ilgili tavsiyeler verir, benim yapıp ettiğim şeyleri de yapmamanızı söyler örneğin. Farkında değil çünkü. Mesele ucuz veya pahalı bir yere gitmek değil bakın, tatmin olacağı bir şey yapmak yerine mecbur olduğunu düşündüğü 10 şey yapıyor.

Şunu demeye çalışıyorum, eğer sizle yakın kazanan insanlar sizin yapamadığınız şeyleri yapabiliyorlarsa hiç farkında olmadan gereksiz çok harcamanız olabilir. Bunu bu kadar anlatma sebebim yazınızdaki o satır arası cümle. Cidden insanın kendisi tarafından fark edilmesi zor bir şey çünkü. Ailenizden bahsetmişsiniz, bu alışkanlıkları ailenizden dahi kazanmış olabilirsiniz ki farkına varmak daha zor bu durumda.
0
akhenaten
(04.08.26)
survivorship bias.

100 adamdan 90'ı meteliğe kurşun atıyor olsun. ya işsiz ya da ay sonunu zor getiriyor, akşam yemek yiyip belki televizyon izleyip uyuyor. en büyük lüksü avm'de yemek katında bir şeyler yemek o da ayda bir.

10 tanesi de çok daha fazla kazanıyor ve bir sürü şey yapıyor.

sosyal medyada kimi görme ihtimalin daha fazla? veya hangisinin aklında kalma, yer etme ihtimali daha yüksek?

"mekanlar dolu herkesin arabası var" diyenlerin yanılgısı da bu. 85 milyon vatandaşı tüm kafe ve restoranlara doldursan sanırım taş çatlasa 15 milyonu sığardı. burayı gören birisi her yer dolu diyor ama evde oturan 70 milyonu görmüyor. herkesin arabası var diyor ama arabaların olduğu yerde bulunup araba sahiplerini görüyor, arabası olmayanlardan haberi yok.

aynı hesap işte. bir kısmı bu tip beynin kolaya kaçması, algı ve psikoloji meselesi... bazı kitleler ise direkt kafaları çalışmadığı veya işlerine öyle geldiği için böyle çıkarımlar yapıyorlar.

çok parası olduğunu sandığın bazı insanların o kadar parası olmayabilir bu arada o da var. bana da bazen çok geziyorsun derler. üç kuruş para kazanıyorum ve sosyal hayatım sıfır. senede 4-5 kez tanıdıklarımın peşine takılıp sağdan soldan story atıyorum. millet de diyor ki oç senede beş kez tatil yapıyor hep bir yere gidiyor. gerçekte ben ayda 30k kazanıyorum pantolonum delinse götüm açıkta gezeceğim, gittiğim yerler de dağ tepe yani paralık bi şey yok.
+1
der meister
(04.08.26)
ben sizden daha büyüğüm benim neslimde çoğu kadın zaten evli olduğu için karı-koca olarak almıştır evini arabasını

ancak 5 senelik civarı çalışanken ben maaşın yarsını kiraya vermiyordum
maaşlı iş harici ekstra çalışıyordum -evin büyük çocuğuyum o zamanlar kardeşlerimin hepsi okuyordu eve gönderiyordum

evde yemek yapıyordum, uygun yollu geziyordum (iyi de geziyordum), business giyinmiyordum (öyle bir işim yoktu çünkü) ve tabi Türkiye'de yaşamıyordum..pek bir masrafım yoktu. gördüğüm kadarıyla şimdi 30 yaş altı kadınların hayat standartları bizim o zamanlarımıza göre epey bir yüksek. "bunu hak ediyorum" algıları var (hak ediyorlardır tabi eleştiri değil, tespitlerim bunlar).

21 yaşında mezun olup evimi 32 yaşında filan aldım ben, aile desteğim yoktu, kimseden desteğim yoktu belki kendime güvensem 2-3 sene önce alabilirdim ama hayatımı alt üst eden bir hastalık geçirdim o biraz durumları karıştırdı. o durum olmasa, ailem sen çek krediyi biz de destek oluruz demiş olsa ya da ben daha gözüm kara olsam farklı olabilirdi mesela..gördüğüm kadarıyla aileler madden destek olmasa bile en azından krediyi çek sıkışırsan da yardım ederiz filan diyebiliyor. ben hiç bişey görmedim. bizimkiler borçtan benden çok korkuyor. şimdi bişey alacak olsam mesela daha gözü kara olurum. ödenir illa ki.

önce evi alıp sonra arabayı almak da yine bence başka bir fark. araba demek masraf demek. ben yürüme mesafesi yere arabayla pek gitmediğim halde (home office çalışıyorum, yürüyüş olsun diye yürüyorum çoğu kez) yine de masraf, önce arabayı alsam eve daha geç sıra gelirdi sanırım.

instagramım vs. yok, yediğimi içtiğimi gezdiğimi vs. paylaşmak huyum değil, hoş zaten zengin de değilim de çekip çekip koysam zevahirde zengin sanılabilirdim.
Türkiye'nin turizm cenneti yerlerinden birinde yaşıyorum burada bildiğim etraftan anlatılan öyle tipler var ki cebinde 5 lirası yok belki 1 motoru vara o da icralık ama bunu sosyal medyadaki kimse bilmiyor paylaşımlar bambaşka bi hikaye anlatıyor...

etrafımda çalışmadan zengin olanlar aileden ve/ya topraktan zengin.
-1
subcomponent
(04.08.26)
evim var arabam var. ama bankaların vur listesindeyim. her ay sonunu ince ince hesap yaparak geçiriyorum. önceki cevaplarda belirtilen %1'e girer miyim bilmiyorum ama miras veya zengin aileden gelmeyenler için tr şartları ızdırap dolu. ben extra gerizekalı olduğum için maaşlı çalışmıyorum ve kendi işimi yapıyorum daha doğrusu yapmaya çalışıyorum.
0
scudman1
(04.08.26)
Burada yazan adamlar parası olan adamlar değil. O sebepten buradaki cevapları ciddiye alma.parası olan adamın burada ne işi var. Burası orta kesim. para yok kimsede.
0
mikahakkinen
(04.08.26)
kim ne yapiyor bosver. ben asgari ucret ile orana bakiyorum.
2.5 milyon 2 yillik maasindan fazla ise, aylik 100bin altindasin, 90bin diyelim.
asgari ucret 28bin ama ocakta belirlendi uzerinden 7 ay gecti, enflasyon ortada, asgari ucrete 6 ayda bir zam yapilsa su anda herhalde 35-36bin falan olurdu.
yani sen 3 asgari ucretin altindasin.
zenginligi gectik, o bambaska bir seviye. maasla zenginlik olmaz.
tek basina "konforlu yasamak" icin 5-6 asgari ucrete ihtiyacin var.
yani 2 kati para yapman lazim.
fakirsin coco.
-1
cooperr
(04.08.26)
Çalışarak ve yatırım yaparak zengin oldum. Ama çalıştığım şirkette patron dışında zengin yok. Yaşadığım yerde herkes zengin. Onlar arasında da maaşla çalışan yok. Sorun maaşla çalışmakta.

Tekel, büfe, klima ustası hepimizi tokatlar.
-2
gabe h coud
(04.08.26)
Kimse kimseyi kandırmasın bazı istisnai yüksek maaş alan kişiler haricinde %99'umuz bekarsa şu anki ülke ekonomisinde istanbulda ailelerin desteği olmadığı sürece hiç de öyle birikim falan yapamaz, belki araba alabilir o arabayı da tadını çıkararak kullanamaz. Düz memur olanlar karı koca büyükşehir haricinde yaşıyorsa avantajlı yoksa istanbul gibi bir şehirde eve 200.000 girse, eve benzeyen bir evde kirada oturuluyorsa öyle yurt dışı gezeyim, para biriktireyim 2.5 milyona araba alayım işi hala mümkün değil.

Ben aileden kalan evde oturmama rağmen 3 milyon gibi bir parayı 10 senede zor biriktirdim, o para ile evin yarısını anca ödeyebildim, geri kalan 3.5 milyonu da kredi çektim, evli olmasam eşim çalışıyor olmasa onu da karşılayamazdım. En son döner sermaye parasını ödeyebilmek için saatimi sattım. Emlakçı komisyonunu ödeyebilmek için ps5'imi sattım, bilgisayarımı sattım.

Ki ben yazın tatil yapmayan, kışın tatile gittiğimde de öğretmen evlerinde falan kalan, balayında gereksiz pahalı olmadığından da st petersburga giden biriyim. Bu yaz tatil yapabildim o tatilde de doğruya doğru babamın desteği oldu.
+1
denizgonen
(04.08.26)
değil. ülkenin %1-2 si iyi yaşıyor.

gerisi iyi olduğunu göstermeye çalışıyor.

ancak iyi birikim yapar, birikiminizi de aktif takip ederseniz 10 seneye falan maaşınıza ek bir maaş da oradan gelir.

20 sene sonra muhtemelen maaşınız çerez parası olarak kalır.

babil'in en zengin adamı kitabını oku mesela. ufkun açılır gerçekten.

insanlar illa aileden mi zengin? hayır. ama zengin ailenin paraya bakışı çok farklı gerçekten...

2.5 milyon çok büyük para mı ? evet...

ancak şöyle bir şey var. eğer sıfırdan 2.5 milyon biriktirip araç alacaksanız, çok zor.

ancak birikim yaptınız, ilk sene 200, sonra 400, sonra 800, sonra 1.5 falan gitti diyelim. 10 sene sonra elinizde diyelim ki 10 milyon oldu. bundan %50 getiri aldığınızda 5 m oluyor elinizde...

ama sıfırdan 5 m inanılmaz zor.

bu iş süreklilik gerektiriyor.

ailem memur demişsiniz. şayet gelen gitti, tasarruf olmadıysa araç vs. gerçekten zor. ama az da olsa sürekli şekilde birikim olduysa 20 senede falan ev araç alınır gayet.

dediğim gibi zor ama disiplin işi bunlar.

benzer kazançla tatile vs. gidenler varsa o şov zaten. öyle olmamanız lazım ki, sonrasında rahat edesiniz.

ayrıca tatil var tatil var. doğru zamanda uçak bileti alıp, uyguna getirseniz aynı tatili yarı fiyatına yaparsınız...

ama birikim için bunları bile ilk başlarda sınırlı yapmak lazım.

ilk araç da 2005 getz falan olur. öyle 2.5 milyona falan olmaz.

dip not: ailem zengin değil. kirada hiç oturmadık. ancak baba parası hiç yemedim, 13 yaşında kaybettim kendisini zira. başkasından bi şey beklemek çok anlamsız. hele şu sıra inanılmaz getiriler söz konusu...
+1
gurur
(05.08.26)
Şov yapan çok var. Maaşlar az çok belli.

Instagram'da fotoğraf paylaşmak için büyük paralar harcayan bir kitle var. Bir gezginlik modası aldı başını gidiyor. Ortalama bir Türk'ün para birimi kendi para biriminden dramatik yüksek bir ülkeye gezmeye gitmesinin bir mantığı yok. Türkiye'de fiyatlar pahalı denilse de ucuza getirmenin yolları var. Yazlık kirala, yemeğini kendin yap.
0
michael harddd
(05.08.26)
türkiye'de çok fazla insan var öncelikle. maddi durumu çok kötü olanlar da çok, iyi olan da çok. sıfır araba, ev alan ülke ülke gezen insandan çok bunları yapamayan insan sayısı daha fazla kesinlikle buna şüpheniz olmasın ama bunları yapabilen de fazla. ikinci olarak da bekarsınız anladığım kadarıyla. aslında sizin kadar geliri olan biriyle evlenirseniz siz de bu saydıklarınızı yapacak en azından bunun somut planlamasını yapabilecek bir konuma ulaşabilirsiniz. basit hesapla 100k maaş alan biri evin kira + fatura + mutfak harcamalarına 50k harcıyor ve o ayın sosyalleşmesi + diğer alışverişleri + yatırım için harcanacak parası için 50ksı kalıyor diyelim bununla bir şey yapmak gerçekten zor. bu kişi 100k maaş alan biriyle evlenirse evin toplam geliri 200k olacak. kira sabit, faturalar + mutfak gideri +10k artsın desek gider 60k'ya çıkıyor ve geriye 140k para kalıyor. yani bekar biri için daha zor bazı şeyler evet. bir de anneden babadan gelen önemli. hiç satacak evi arabası bir pasif kira geliri olmadan sıfırdan 2 milyon biriktirmek ya da kredi ödemesi planı yapmak zor ama atıyorum babanız üniversitede bir araba alsaydı. onu satıp sıfır araba bakıyor olabilirdiniz siz de. maalesef ben de sizin gibi aileden pek bir katkı olmadan dişimle tırnağımla yapmaya çalışıyorum by işleri ve ben de bekarım. bu yatırımları yapmak kolay değil bu durumda ama elimden gelen gelirimi arttırabilmek onu da yapmaya çalışıyorum elimden geldiğince.
0
semaforo de medianoche
(05.08.26)
kolelige devam. esek olana semer vuran cok olurmus. ai konusunda bile ulan bu cilgin productivity artisindan benim payima ne dusecek diye hak arama yerine ai bizim islerimizi elimizden aliyor devlet buna bir sey yapsin ki kole olarak calismaya devam edebilelim diyor insanoglu. hayreti mucip.

ailesinden 2 ev kalan adam senin kopek muamelesi gordugun, hayatini slave away ettigin duzende asalak gibi yasiyor. ve sen agzinla kus tutsan ona ulasma ihtimalin yok bile. kaldi ki yagli paycheckler de yine ust sinifa gidiyor. eline silah alip bazi kelleler devrilecektir demedigin surece de somurmeye devam edecekler.

care yeni jenerasyondan gelecek bu arada. bizim jenerasyon hala eski sisteme donebilecegi hayaliyle yasiyor cunku. su anda teenager olan gencler kazan kaldiracak. ha tabi turkiye gibi devletin mafyatik ve guclu oldugu yerlerde bu direnc zor. belki yine avrupa baslatir kivilcimi kim bilir. fransa'dan umutluyum.
0
antikadimag
(05.08.26)
(6)

Sokak dövüşünde avantaj için en iyi dövüş sporu

etna
Hangisidir? Kick box mı Boks mu Taekwondo mu?Yoksa başka bir şey mi?
Hangisidir?
Kick box mı
Boks mu
Taekwondo mu?
Yoksa başka bir şey mi?
0
etna
(01.08.26)
Tekvando hiç değil. Eğer kastettiğiniz sözlü dalaş sonrası ani çıkan (bıçak ve silahsız) bir kavga gibi bişeyse boks olması muhtemel. Güreş de olabilir.
0
bumbum
(01.08.26)
TaeKwonDo hiç olmaz diyen arkadaşın , hayatında hiç suratının ortasına apçagi yemiş adam görmediğine yemin edebilirim.
Hepsi olur. Kick boks sanki sokak dövüşüne en uygunuymuş gibi gelir hep bana. Ama spor da olsun. Bana çok şey katsın dersen tabii ki TaeKwonDo derim.
-1
Mirket
(01.08.26)
@mirket
Ben tekvando bilmiyorum evet, oğlum gidiyor ve arada seyrediyorum. Çok estetik bir "spor". hocasıyla sohbetim var, kursta dereceli öğrenciler falan da var. Gördüğüm bu, o kadar.

Sokak dövüşünden anladığım bildiğin kavga. Genelde arada pek mesafe olmaz. Kafa kafaya veya el kol mesafesinde horozlanma olur. Sonrası anlık tabii. Ömrü hayatımda sokak dövüşünde tekvando hareketlerini sergileyen görmedim. Ha yok mudur, belki vardır evet, belki. Boks ve güreş bilmek bence büyük avantaj yine de.
0
bumbum
(01.08.26)
birebirde gures, bjj gibi grappling sporlari. ama kavga teke tek degilse boks, kick box, muay thai gibi vurmali sporlar.

ama soru cok enerji patlamasi yasayan genc erkek sorusu. en guzeli diplomasi, kriz yonetimi ve olmuyorsa 100 metre sprint. sen kavga edeyim derken adam kelebegi kondurur geberir gidersin. tanimadigin adamla kavga edilmez. tanidigin adamla da edilmez. binaenaleyh genel olarak kavga edilmez.

bu konu zamaninda raiders of the lost ark'ta islendi: www.youtube.com
+1
antikadimag
(01.08.26)
gundelik hayat icin boks. biraz daha hobi olsun, spor olsun, felsefesi olsun ama gercek hayatta da kullanabileyim diyorsaniz muay thai. eger silahli (bicak, tabanca, sopa vs.) saldirilara karsi olsun diyorsaniz krav maga. bu siralama teknik ve ogrenme kolayligi acisindan da degerlendirilebilir. yani boks < muay thai < krav maga (en teknik ve ogrenilmesi zor). fakat denildigi gibi hemen hemen her durumda en iyisi kosarak kacmak, gerekliyse bagirmak. bunlar ancak kistirildiginiz, sevdiklerinizin tehklikede oldugu ekstrem durumlarda gecerli, kullanilmali. ben 10 yildir boks yapiyorum dersiniz, ama 10 yasinda cocuk bicagi bir anda bir saplar, her sey biter.
+1
Sour
(01.08.26)
gerçekçi olalım: sokakta karşınıza çıkacak 100 adamdan 70'i tık nefes, 90'ı ise herhangi bir dövüş sporuyla ilgilenmemiş olacak. yalnız kaç tanesinde "emanet" var veya kaç tanesi 10 dakika içinde köylülerini "summon" edecek, o konuda iasbetli tahmin yapmak mümkün değil...

fiziksel olarak olabildiğiniz en iyi kondisyonda olun. herhangi bir dövüş sporuyla ilgilenin. hiç fark etmez. sağlığa yararlıdır, daha özgüvenli olursunuz. ama sokakta tanımadığınız etmediğiniz insanlarla dalaşmaktan kaçının. çok mecbur kalırsanız inanın şu saydıklarınızdan HERHANGİ BİRİ dahi rastgele bir insanı 10 saniyede yere sermeye yeter.

ama işte dediğim gibi karşıdaki ne biliyor, etrafta kaç kişi var, neredesiniz vs. bunlar hep detay. "başıma iş gelirse kendimi nasıl korurum?" kafasıyla spor yapılmaz, yapılsa da devamlılığı olmaz.

merakınız varsa neyi seviyorsanız, neye ilgi duyuyorsanız onda devam edin. bir şeyi iyi öğrenin. mecbur olmadıkça kullanmaya da teşebbüs etmeyin.

konu sokak dövüşü olunca uzun analizlerin bence gerçekten hiç faydası yok çünkü dediğim gibi karşınıza balici mi çıkacak, kafası atmış bir denyo mu çıkacak, boksör mü çıkacak vs. bilmenin imkanı yok. spontane gelişen dövüş tekvando veya boks kursundaki sparring'e benzemez. silaha, bıçağa, kaldırım taşına girmiyorum bile.
+2
der meister
(01.08.26)
(6)

sizce yakın gelecekte emeklilikte yeni bir yaş düzenlemesi olur mu

iwillsee
olursa nasıl bir düzenleme olur..tahmin öngörü veya duyumlarınız var mı..seçimlerden önce gibi olu rmu mesela.
olursa nasıl bir düzenleme olur..tahmin öngörü veya duyumlarınız var mı..seçimlerden önce gibi olu rmu mesela.
0
iwillsee
(31.07.26)
Seçim zamanı geldiğinde anketler kafa kafaya olursa ve muhalefet böyle bir vaadde bulunursa seçim öncesi olabilir belki, EYT'nin çıktığı gibi.

99-08 arası girişlilere kademeli emeklilik tarzı bir şey olur olacaksa da.
+2
bobinhoo
(31.07.26)
olmaz. emeklilik yasi yukari cikabilir alta inmez.

demografi izin vermez. sadece tr'de degil bircok ülkede bu sorun var. emeklilik icin devleti beklemeyecek sekilde bir plan olusturmak gerekiyor.
0
Purple life
(31.07.26)
Imkansiz...Oecd-AB-DB baski yapiyor zaten en genc emekli Tr de diye
+1
Altana
(31.07.26)
seçim için yapılacak diye söylenti çıkarılır yapılmaz.
0
duyuruuser
(31.07.26)
@purple; asagi inmez demissin de tr'de emeklilik yasi hic 45-50'nin ustune cikmadi ki. kagit ustunde 65 ama ortalik 50 yasinda emekli kayniyor.

bu zaten ab reformlari kapsaminda gelen bir prosedur degil mi. sadece kagit ustunde. realitede 65 yasinda emekli olan gormedim.
0
antikadimag
(01.08.26)
65 yaşında çalışan kadın erkeklere sorun bi, çoğu 72ye uzamasını istiyor. Çalışmak ve paranın gelmesi çok tatlı geliyor insana
-1
Hallegadola
(01.08.26)
(8)

Uçak mı otobüs mü

arbre
Uçağa ilk bindiğimde gerilmiştim çok. Ama keyif de almıştım. Fotoğraf çekmiştim. Kocaeli'den Sabiha Gökçen'e gitmem 1 saat. Giriş ve uçağı bekleme 1 saat. Yolculuk ve çıkış 1 saat. Antalya Havalimanı'ndan otogar 1 saat. En az 4 saatim gidiyor. Geçen yıl otobüsle dönmüştüm uçak bileti bulamadığım içi
Uçağa ilk bindiğimde gerilmiştim çok. Ama keyif de almıştım. Fotoğraf çekmiştim. Kocaeli'den Sabiha Gökçen'e gitmem 1 saat. Giriş ve uçağı bekleme 1 saat. Yolculuk ve çıkış 1 saat. Antalya Havalimanı'ndan otogar 1 saat. En az 4 saatim gidiyor. Geçen yıl otobüsle dönmüştüm uçak bileti bulamadığım için ve hiç gerilmemiştim. Otogardan otogara çok iyi olmuştu. Sadece son saat sıkılmıştım ama geçiyor bir şekilde. Sizce hangisi mantıklı?
-9
arbre
(30.07.26)
Uçak tabiiki
0
primetime
(30.07.26)
Uçak tabiiki +1 Özellikle uzun mesafede.

Biraz geçmişe gidiyorum sene 2011 veya 2012. İstanbul - Rize arası 16-18 saat sürmüştü. İnerken nah dedim bir daha binersem. 2022 senesinde Edirne'ye gittiğimde binmiştim otobüse.
0
put it in your appropriate place
(30.07.26)
Uçak yolculuğundan pek hoşlanmıyorum ama yakın zamanda otobüsle hiç uzun yolculuk yapmadım. Yakında 14 saatlik bir yolculuğum olacak. Biraz korktuğumdan, biraz nostalji olsun diye, biraz da yolda çalışırım diye böyle yaptım.
0
mbond
(30.07.26)
Konudan bağımsız olarak senin açtığın her duyurunun topluca eksilenmesi çok saçma gelmeye başladı

Konuyla bağımlı olarak ise uçak yolculuğunun konforu için öncesi ve sonrasındaki karmaşa bir şekilde çekilebiliyor ama uçaktan sonraki araç değiştirmeler gerçekten yorucu evet. Ha ben ona rağmen uçak yolculuğunu tercih edip mümkün olduğunca valiz ağırlığını düşürüyorum ki aktarma yapacaksam veya indiğimde otobüse bineceksem vs sırt çantamla hemen geçiyorum veya el valizim hafif oluyor beni yormuyor. 3 senedir istisna yakın mesafeler harici otobüsü tercih etmedim.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(30.07.26)
mbond, 14 saat otobüs sıkıyor, tavsiye etmem

yakalayamadığın.ışıklar, eksileyenlerin problemi :)
-5
🌸arbre
(30.07.26)
ucak mi araba mi diye sorsaydin araba 6 saatten az suruyorsa arabayla giderim. ucaga hazirlan, havalimanina git, guvenlikten gec, ucagi bekle, ucaga bin, ucakta bekle, uc, in bekle, in sehir disinda bir yere, gidecegin yere var zaten en asagi 4-5 saat suruyor. stresine degmez. araba surmeyi seviyorum zaten 6 saatlik yolu 5 saatte aliyorum. hem de kafam rahat oluyor.
0
antikadimag
(31.07.26)
Hızlı tren>uçak>araba>otobüs>yavaş tren

Ayda yaklaşık 2 kere 8 saatlik otobüs yolculuğu yapan biri olarak, gitmek istediğim güzergâhlarda hızlı tren ya da uçak olsa saniye düşünmezdim. Kara yolu çok verimsiz ve sıkıcı bir kere. Ayrıca ben otobüse bindiğimde daha çok geriliyorum, uçağa göre kaza riski çok daha yüksek otobüste.
0
nundu
(31.07.26)
Tren > uçak > araba > otobüs
0
logisticsmanager
(01.08.26)
(12)

Araba kullanmayi nasil ogrendiniz

Kittie
Illa arabamizin olmasi lazim galiba ? Ehliyetim yillardir var ama surus deneyimim olmadi hic. En son 90 dk 5 ders aldim. Bu ilk deneyimimdi. Simdi bir 5 ders daha alsam bile faydasi olmaz gibime geliyor kendi arabam olmadikca. Nasil bir yol izlemeliyim?*istiyorum ki acil bir durumda alip gidebileyim
Illa arabamizin olmasi lazim galiba ?
Ehliyetim yillardir var ama surus deneyimim olmadi hic. En son 90 dk 5 ders aldim. Bu ilk deneyimimdi. Simdi bir 5 ders daha alsam bile faydasi olmaz gibime geliyor kendi arabam olmadikca. Nasil bir yol izlemeliyim?
*istiyorum ki acil bir durumda alip gidebileyim. Ornegin bizim apartmanda yasli bir teyze var, rahatsizlandi, oglunu aradim, biz hastaneye gidiyoruz taksi cagiirdim dedim, anahtar evde al arabayi dedi. :)) aslinda cok onemli yani araba surmeyi bilmek. Ne yapsam, nasil ogrensem? Bir de iyi bir ikinci el kac paradan baslar onu da sorayim. Su bir bana bir devlete olayi olmasa sifir da alirim cogu insan gibi ama mumkun degil ulkede araba almak :(
0
Kittie
(28.07.26)
öğrenirsiniz ama motor bir beceriye dönüşmesi için erişebildiğiniz bir araba olması lazım yoksa bildiğiniz uçar gider. bisiklete binmek gibi değil. :(
+1
anon1m
(28.07.26)
Araba kullanmayı öğrenmek için araba sahibi olmanız şart değil, elbette kolaylaştırırdı ama olmasa da olur. Hem sizin beklentiniz acil bir şey olduğunda el altındaki herhangi bir arabayı sürebilmekmiş. Günlük kullanım için tercih etmiyorsanız (en azından şu an) sürüşünüzü iyileştirmek için araba sahibi olmayı beklemeyin bence.

Ben bir aile büyüğümden öğrendim, onun arabasında her gün düzenli pratik yaptık. Önce tenha yollar, sonra sokaklar, sonra caddeler, sonra uzun yollar derken ehliyet kursuna yazıldığımda biliyordum zaten kullanmayı. Otomatik viteste öğrendim, kursta da manueli öğrenmiş oldum ehliyeti de öyle aldım.

Çok uzun süre değil ama kısa aralıklarla sürekli pratik yani çözüm. Güvendiğiniz ve size güvenecek biri varsa eş dost, arabası olan, onunla birlikte sürüşlere çıkabilirsiniz.
0
starbuck
(28.07.26)
valla tam adamına denk geldiniz. ben özel dersler hariç başka kimseden öğrenmedim. ehliyet sınavından önce farklı eğitmenlerden özel dersler aldım ve sorun benim için eğitmenlerin kalitesizliği, aşırı panik yaptırmalarıydı. illa araba olmasına gerek yok. merak ettiğim şeyleri de youtubedan da baktım. benim de araba kullanmak için motivasyonum vardı, sürekli toplu taşıma çok sıkmıştı vs gibi özel sebepler. ayrıca özgürlük hissi de hoşuma gidiyordu. fiyatlar olarak çok öneri veremeyeceğim ama, ehliyeti aldıktan sonra baktım kimse öğretmeyecek, kendim direksiyonun başına geçip güzel müzik açıp şehir içi kullanmaya başladım. hatalarınızla da öğrenebiliyorsunuz ama başlangıçta iyi bir hoca, sonrasında ise kendinizi motive edip 2. el arabayla dışarı çıkmak en iyisi. şu anlık park konusunda sorun yaşıyorum ama genel olarak iyi ki yapmışım diyorum
+2
momomsu
(28.07.26)
anahtar orada al şu arabayı git seviyesine gelmek en az 10 bin km alır. pratik yapmadan öğrenmek mümkün değil. başkasının arabası-kiralık araç veya eğitimde o tedirginlikte öğrenme süreci tamamlanamıyor malesef.
0
orpheus
(28.07.26)
bir tane eski honda/toyota al, 20-25 yasinda. kara duzen bir arac olsun.
sakin bir yerde yazlik falan varsa araci oraya birak, her gittiginde orda pratik yap.
sonra yavas yavas cemberi genislet, sehre git gel, alismadan uzun yola cikma.
direksiyonu gelistirdikten sonra araci yenile, eskisini sat gitsin.
0
cooperr
(29.07.26)
Özel ders aldım ve almaya devam ediyorum sürücü kursundan. Sevdiğim bir hocam var kadın. Arkadaş gibi olduk. Ders arasında kafeye gidiyoruz. O samimiyet olunca daha doğal oluyor her şey. Sağ olsun iyileştirdim. Biraz para harcamak gerekiyor.
-4
arbre
(29.07.26)
şimdi arabayı kullanmayı öğrenmek derken teorik olarak biliyordum oyunlardan izlediklerimden vs. ama ilk kez sürücü kursunda araç sürdüm.
orada öğrendim denebilir mi bilemiyorum bu yüzden, adam sadece sözlü olarak anlattı ilk turlamada tüm sınav güzergahını sorunsuz tamamladım, sınav olsaydı geçerdim :D adam da şaşırdı daha önce hiç araç kullanmamış olduğuma. sonraki süreçte kurs bitene kadar eğitim güzergahı dışında da sürdürdü ana caddede de sürdüm eşini işten filan da aldık benim için de daha iyi oldu normal eğitimde verilenden fazlasını pratik etmiş oldum.

aradan bayağı zaman geçti hiç araç kullanmadım bu süreçte, benim araba almam gündeme gelince gidip almak için kendime güvenemedim haliyle :D kursta yanımda deneyimli biri vardı işi o ve acil durum olsa müdahale edebilir onda da pedallar var vs. ben sürerken hiç müdahalesi olmamıştı ama güven veriyor o durum. şehirler arası uzun yol da daha önce yapmadım. eski sahibi 100 küsür km yoldan gelip aracı bıraktı bana.

eve yakın bölgede turladım bi süre, biraz pratik yaptım aktif trafiğe çıkmadan. yine trafiğe kapalı özel alan değil tabi ama yoğun trafik de yok burada. sonra yeter bu kadar pratik diyince normal kullanmaya başladım. mecbur bi yerde çıkılacak trafiğe sonuçta :D

iyi araba biraz göreceli bi kavram :D benim araba 235k, bence iyi. bi yandan tabi keşke otomatik olsa daha rahat ederdim diyorum ama 16 yaşında araçta da bu fiyatlardaki araçta da fazla riskli gibi geliyor. onun dışında eksikliğini hissettiğim şusu kötü busu kötü dediğim pek bi durum yok. daha küçük hatchback bişey olsa park sıkıntısı daha az olurdu belki ama sedanın da avantajları var tam negatif veya pozitif bi tutumum yok o konuda.

bi tanıdığım 90k'ya aldı arabasını mesela memnun o da. hayır yıllar önce değil, 2026 yılında :D şaşırdım duyunca ama denk gelmiş bi şekilde şansına.
-1
konetsu
(29.07.26)
kadın bir hocadan kurs alın. erkek hocalar ne kadar iyi sürücü olurlarsa olsunlar, kadın hocalar benim gördüğüm kadarı ile işi daha öğretiyorlar. zamanında hem erkek hem kadın hocalardan ders almış biri olarak kadın hocanın çok daha iyi öğrettiğini gördüm ben.

bunun dışında gerekli kursları aldıktan sonra kendi aracınız olsa dahi kurumsal firmalardan araç kiralayıp şehir içinde trafikte kullanın bir süre (kiralarken de her türlü sigortayı alın). ufak çarpmalar, sürtmeler vs. olursa başınız ağrımaz ve nerede ne yapmanız gerektiğini daha doğru öğrenirsiniz.
0
shadowfollower
(29.07.26)
ehliyet kursunda öğrendim.
0
duyuruuser
(29.07.26)
anahtar orada al şu arabayı git seviyesine gelmek en az 10 bin km alır.


bu asla doğru değil. max 500 km. hadi 1000 olsun. ben ilk tek başıma çıktığımda toplamda 50 km araba sürmemişimdir muhtemelen.
0
jelly bear
(29.07.26)
trafikte. ise gitmem gerekiyordu ve manuel eski bir arabamiz vardi. gide gele ogrendim.
0
antikadimag
(29.07.26)
Benim arabalara hiç merakım yoktu ama etrafımdakiler beni çok ciddi anlamda zorladı -ki iyi ki yapmışlar-
Bayağı zorbalanarak kursa gönderildim; kursta öğrendim başta sonra hemen 2. El araba alıp ilk trafiğe 1 ay iş arkadaşımla çıktım. Ben çok rahattım ama onlar stresli tutunmaktan her yerleri tutulmuş XD
Şaka bir yana sizin yakınınızda böyle nazınızı çekecek birileri varsa şanslısınız sonra çok rahat geçti süreç uzun süredir de kullanıyorum, ufak tefek sürtmeler de yaşandı elbette. Yani denize dalar gibi suya dalmanız lazım yoksa beklemeyle olmuyor.
0
titanic kemancısı
(29.07.26)
(10)

günde kaç saat gerçekten çalışıyorsunuz

xportant
katılmanız gereken toplantıları da çalışma saatinin içinde sayabiliriz ama katılmasaydım veya olmasaydı da olurdu dediğiniz toplantıları çıkardığınızda günde kaç saatinizi gerçekten tam konsantre iş yaparak geçiriyorsunuz?
katılmanız gereken toplantıları da çalışma saatinin içinde sayabiliriz ama katılmasaydım veya olmasaydı da olurdu dediğiniz toplantıları çıkardığınızda günde kaç saatinizi gerçekten tam konsantre iş yaparak geçiriyorsunuz?
0
xportant
(28.07.26)
Gerçekten kepazelik seviyesinde 1-2 saat ortalama. Yeterli iş olmaması ana sebebi ama varken de zar zor yapıyorum, geniş alana yayıyorum işi, hiç hoşlanmasam da bu durumdan motivasyon yerle bir olmuş durumda.
0
mbond
(28.07.26)
değişiyor. müşterilerin işleri için ortalama 2 saati geçmiyor. kalanı ve çoğu hep kendi projelerime. uzaktan full time bir işte çalışsam da max 4 saat olurdu bakacağım. fazlası fazlasına
0
kortizon
(28.07.26)
verimli çalıştığım anlar günde iki saati geçmezdi ama benim işim daha çok sipariş, yükleme ve gümrük vs. ile ilgili olduğundan iş takibi ve sorun çözme üzerineydi. sorun çıktığı gün rahat nefes aldığım anlar iki saati geçmezdi. şimdi emekliyim.
0
lazpalle
(28.07.26)
değişiyor. dün 7 saatti. üç ayda bir 4-5 gün boyunca 15 saat olduğu da oluyor. en az çalıştığım 4 saatten az değildir.
0
gabe h coud
(28.07.26)
haftada 2 toplantı var onlarda max 30dk
onun dışında 2 tane de leadership toplantıları var onda da 10dk konuşuyorum

1 saat 20dk'yı geçmiyor galiba mailler ve raporlar ekipte zaten

beyaz yakalıların %70'inin böyle olduğunu düşünüyorum
0
croswell
(28.07.26)
valla ben çok saldım işi. günde 2 saat anca. iş yoğun olursa mecbur çok çalışıyorum. 5-6 saati bulabiliyor kesintisiz.
haziranın maaşı bana 26.07'de ödendi. onlar beni sallamadıkça ben de onları sallamıyorum. diğer firmalarından tazminat alacağım var 400k. onu alınca çıkacağım işten ama şu an o parayı almadan gidemem yoksa alamam.
0
matilda
(28.07.26)
Milletteki bitmek bilmeyen toplantı sevdasını çıkarırsak, yoğun bir günse 7-10 saat arası. Hafifse ~ 5 saat full konsantre çalışabiliyorum tuvalet hariç hiç ara vermeden. Kahvemi evde hazırlayıp bi tek sabah içiyorum, öğlen evden getirdiğim bi küçük sandviç yetiyor, çalışırken yiyiyorum. Yoğun günlerde 7-10 saat sandviç için de zaman kalmıyor, iş bitince yiyebiliyorum anca.
0
truf
(28.07.26)
ortalamam 3-4 saat falandir.
0
cooperr
(28.07.26)
eskiden 2-3 saatti ki cok guzeldi. ama layofflar oldu, takim degisikligi oldu. simdi gunde full 8 saat, bazen 10 saat calisiyorum. bu yuzden takim degistirmeye ugrasiyorum.
+1
antikadimag
(29.07.26)
Şahsen verimli olarak çalışma sürem 5 saati buluyor. Yıllardır bir çok firmada yöneticilik yaptım, gözlem ve yaptığımız ölçümlerde özellikle beyaz yaka için ortalama 4 saati geçmediğini gördüm. Bir üretim hattına veya sürekli akan işe bağlı çalışanlarda bu süre artıyor ama onlar da çok kısa molalarla mesai süresini kısaltıyor ister istemez. Kendi sektörümde mesai süresi içinde bir çalışan aktif ve verimli olarak 4 saatin üzerinde çalışıyorsa ben iyi bir çalışan olduğunu düşünüyorum o nedenle de hep mesai saatlerinin kısaltılması gerektiğini düşünürüm.
Bu arada hemen eklemek lazım 10 dakikada yapılacak işi 1 saatte yapanlar sorulduğunda 1 saat çalıştım diyor o yüzden ölçüm yapmak oldukça zor.
0
creepy
(29.07.26)
(4)

Adidas,Nike,Puma hangisi daha önde?

mikahakkinen
Tshirt, ayakkabı, spor malzemesi bakımından sizce en kalitelisi hangisi? Diğer markalar hariç. Skechers, Mizuno, New Balance vb.
Tshirt, ayakkabı, spor malzemesi bakımından sizce en kalitelisi hangisi? Diğer markalar hariç. Skechers, Mizuno, New Balance vb.
📊 Hangisi daha kaliteli?

Bu anket sona erdi. 31 oy kullanıldı.

-1
mikahakkinen
(26.07.26)
Şu markanın şu ürününün şu modeli şu bakımdan çok iyi diyebiliriz de, şu marka her bakımdan diğerlerini döver demek bence mümkün değil.
+2
Mirket
(26.07.26)
Adidas bence.
0
baldur2
(26.07.26)
Adidas ve Nike arasında tercih yapamıyorum. Biraz modele ve kullanıma bağlı aslında. Ama Puma en kötüsü bence. Çok çabuk yıpranıyor.
0
elorelia
(26.07.26)
baslangicta adidas'ti. sonra piyasaya nike girip uzakdogunda fason uretim yaptirip dunyaya itelemeye baslayinca onlarla rekabet edebilmek adina onlar da kaliteyi dusurdu. su anda maalesef ucu de cok kaliteli degil.
0
antikadimag
(27.07.26)
(6)

Neden bazı dizi filmleri insan izledikçe izleyesi geliyor?

psmstc
Bazısı ise sarmıyor 2-3 dk sonra bırakası geliyor insanın. Dizi filmin Hikayesi mi, kurgusu mu nedir bizi izledikçe izleten şey?
Bazısı ise sarmıyor 2-3 dk sonra bırakası geliyor insanın.

Dizi filmin Hikayesi mi, kurgusu mu nedir bizi izledikçe izleten şey?
0
psmstc
(25.07.26)
Hikayesi kurgusu
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.07.26)
Konuları bence hızlı bir şekilde işleyip her bölümde bir sürü dopamin basacak konu işlemesi.
0
denizgonen
(25.07.26)
sinemayla daha cok ilgilendikce bu soruyu daha cok soruyorum. bazi filmler insani icine alirken bazilari akmiyor. sanirim editingle alakali.

bir de bazi genrelarin akmasi daha kolay. ornegin thriller drama'ya gore akici yapmasi daha kolay.
0
antikadimag
(25.07.26)
sanırım maharet kurguda.
kastettiğin dizilere örnek mi bilmiyorum ama akasya durağı sanırım ülkede herkesin bir şekilde denk gelip izlediği bir film.

onlarca kez izlediğimiz kemal sunal filmleri ile ortak temalar/saçmalıklar var. hafif, yormuyor, düşündürmüyor, temposu belli bir ayarda.

kendini tekrar tekrar izleten hikayelerin ortak noktası gevşetiyor olması belki de.
0
biseysorcaktim
(25.07.26)
Valla bence olay sadece kurgu, çekim tekniği ya da hikayenin ne kadar iyi olduğu değil. Kişinin izlediği film ya da diziyle nasıl bir bağ kurduğu önemli.

Film ya da dizi en başta senaristin, yönetmenin, oyuncuların düşüncelerine göre çekilip yayınlanıyor. Yani anlatmak istediği, nasıl anlattığı, mesajı vs en baştan belli gibi duruyor. Ama tüketiciye ya da izleyiciye ulaştığında iş değişiyor. Çünkü herkes kendi hayat tecrübesine, bilgisine, düşüncesine, anılarına vs göre izleyip değerlendiriyor. Yani, değişime uğrayıp izleyici sayısına göre yeni anlamlar kazanabiliyor.

Bu yüzden verilmek isteneni direkt almıyoruz hep. Kendimize göre yorumlayıp buna göre değerlendiriyoruz. Bazen sıradan bir sahne bize çok daha derin gelebiliyor, bazen bir diyalog başka bişeyleri bize hatırlattığı için daha anlamlı gelebiliyor, bir karakterde kendimizi buluyoruz ya da kendi kendimize olmadık şeylerden anlam çıkarıyoruz. Ya da tam tersi.

Her neyse, bence bu yüzden bazı filmleri tekrar tekrar izliyoruz. Çünkü kendimizden biseyler buluyoruz onlarda.
0
j r r tolkien hayrani
(26.07.26)
izlediğimiz şeye inanmak. bunu gerçekçilikle alakalı olarak söylemiyorum. kendini kaptırmak, izlediğin şeyi benimsemek anlamında söylüyorum. örneğin "star Wars'ta lazer tüfekleri tabancaları varken ışın kılıcıyla düello yapmak nedir?" ya da "5 tane robot birleşip voltron'u oluşturuyor ama koca megarobot elinde kılıçla savaşıyor, saçmalık" gibi bir gerçekçilik ya da gerçekdışılık değil. film sana onu satıyor, inanıyorsun, anlatıyor sana derdini. kurgusundaki hız mı dersin, anlatımındaki dil mi dersin, oyuncuların iyiliği mi dersin, kameranın açısı mı dersin, efektlerin güzelliği ya da müziğin uyumluluğu... bunların hepsi birleşiyor, seni "inandırıyor"
0
co2s2
(27.07.26)
(6)

Sizce Tarsus Kazısında ne bulundu?

gadlemler
Ben Ahit Sandığı diyorum :) Konuyla ilgilenenlerin fikrini çok merak ediyorum, gece gece aklıma geldi yine...Sizce ne buldular?
Ben Ahit Sandığı diyorum :)
Konuyla ilgilenenlerin fikrini çok merak ediyorum, gece gece aklıma geldi yine...
Sizce ne buldular?
-1
gadlemler
(25.07.26)
Diğer ucu Bilecik'e açılan portal kapısı bulundu ama Bilecik diye bir yer gerçekte olmadığı için portakal kapısı çalışmıyor bozuk, o nedenle halktan gizleniyor.
-3
kizil karga
(25.07.26)
Kemik ve büyülü mücevherler
0
kendimefotograflarim
(25.07.26)
oralar tarihi olarak cok fazla kralliga ve zenginlige ev sahipligi yapmis yerler. belli ki ciddi bir hazine bulundu, once yerel polis teskilati arasinda paylasildi. olayin basit bir gomu olmadigi anlasilinca buyuk abiler de isin icine girdi. soylu'ya kadar gitmistir ucu.

incilmis, antik kentmis kimse bunlar icin polis memuru oldurmez. turkiye'de antik kentten bol bir sey yok zaten.
+4
antikadimag
(25.07.26)
muhtemelen ticari değeri yüksek bir şeyler bulundu. altından çeşitli eşyalar veya para falan gibi.
+2
emfuzi
(26.07.26)
ahit sandığı sanmam. çok büyük olay olurdu o.

altın falandır muhtemelen.
+1
gurur
(26.07.26)
Aziz Pavlus'un Tarsus doğumlu olmasından sebeple hristiyanlık inancını sarsacak bir şey bulunduğu yönünde oyumu kullanıyorum ben.
+1
Cesario
(27.07.26)
(3)

Skechers bot kaç numara almalı?

Unde bach canim
Adidas, nike 43 numara giyiyorum. Skechersda kaç numara olur?
Adidas, nike 43 numara giyiyorum. Skechersda kaç numara olur?
0
Unde bach canim
(24.07.26)
doğru ayakkabı numarası cm ölçüsüyle belirlenir. ayağınızın boyunu ölçün 0,5 cm büyüğünü alın.
+1
my fault
(24.07.26)
www.adidas.com.tr

www.skechers.com.tr

ben markaların ölçü cetvellerini karşılaştırıp nokta atışı almıştım birkaç kere. Mesela adidasta 43 1/3 olan = 26,7 cm diyor. Sketchersa bakıyoruz, 42 numara 26,5 cm. Ben rasgele model açtım sen bot vs. alacağın türde başka birkaç şeye de bak aynı mı diye.
0
nhk ni youkosu
(25.07.26)
skechers bot almamali...
0
antikadimag
(25.07.26)
(7)

Çalıştığım yerden para alamıyorum

metal69
4 buçuk seneden beri çalıştığım firmada son 2 aydır tam maaş alamıyorum, bu ay 2 hafta geçmesine hiç maaş alamadım. Yol yakınken mi tüyeyim, yoksa işler yoluna girdiğinde mi, zor zamanda da bırakamıyor insan açıkcası.
4 buçuk seneden beri çalıştığım firmada son 2 aydır tam maaş alamıyorum, bu ay 2 hafta geçmesine hiç maaş alamadım.

Yol yakınken mi tüyeyim, yoksa işler yoluna girdiğinde mi, zor zamanda da bırakamıyor insan açıkcası.
0
metal69
(24.07.26)
Yol yakınken farklı bir iş bulup ayrıl, 2 ay geciktiren firmadan maalesef uzun vadede iyilik gelmez.
+2
bloodymoon
(24.07.26)
Fevri davranmayın iş araştırın ve tabi maaşınızın eksik yattığını belgeleyin.
+1
anon1m
(24.07.26)
kesinlikle haklı fesih sebebidir. firmanın durumunu sorun bir açıklama isteyin gerekirse dilekçe yazın. eğer pek iç açıcı görünmüyorsa durum daha fazla içeride maaşınız birikmeden tazminatınızı alıp ayrılın. ama mutlaka tazminatınızı almadan kendi isteğimle ayrılıyorum diye istifa dilekçesi felan imzalamayın. Gerekirse bir işçi avukatıyla görüşün. bırakın 2 ayı 3 gün sebep belirtmeden işe gelmesiniz tazminatsız götünüze tekmeyi basacak firmalara acımayın. durumu kişiselleştirmeyin.
+4
Jazz
(24.07.26)
Acımayın, gerekeni yapın .
Çalışanını düşünmeyen bir yerden hiç bir şekilde hayır gelmez. Samimiyetlerine inanıyorsan veya mali anlamda hiç beklenmedik şeyler olduysa bu ayrı konu.

İş yerini ayakta tutan patron vs. değil çalışandır. Göçmenler bile ülkelerine geri döndüğünde anlaşıldı bu durum artık .
+3
diyecevaplandı
(24.07.26)
Valla hocam işi direkt bırak ama öyle belirttiğin gibi tüyme şeklinde değil açık açık bırak. Sonuçta yaşamak, gelir için çalışıyorsun babanın hayrına yapmıyorsun bu işi. 2 aydır maaşını alamadığın işte çalışmak da saçma bu yönden, şirket nasıl ki kâr elde ettiğinde sana ettiği kâr ölçüsünde pay vermiyorsa zarar ettiğinde de seni alakadar etmemeli.

O yüzden, tüymek yerine açık açık 'ben bu işte yokum' deyip ayrıl derim.
0
j r r tolkien hayrani
(24.07.26)
tamam da niye ödeyemiyorlar? her şey açık net ve 3 ay ödeme yapamayacağız şu sebeplerden dolayı ve sonrasında ufak bir ikramla ödemeleri şu tarihte yapacağız diyorlarsa bekle. salla patiyse tüy ortamdan yeni iş bul
0
avatar is back
(24.07.26)
sanki kar ettiginde kar payi veriyormus gibi isler yolunda gitmediginde fedakarlik bekleyip biz bir aileyiz moduna gecer bunlar. calisanin maasini yatirmayan is yerine herhangi bir baglilik duyma. is ara.
+2
antikadimag
(25.07.26)
(7)

Kupanın en iyi maçları hangileriydi?

Lh12
Hazır Tazeyken hangisini otur özetini tekrar izle?
Hazır Tazeyken hangisini otur özetini tekrar izle?
-1
Lh12
(21.07.26)
Hepsini izlemedim ama Arjantin - Yeşil Burıun Adaları ve Fransa - İngiltere maçları güzeldi
+1
kaptan memo
(21.07.26)
Fransa - İngiltere yarı final değil, üçüncülük maçıydı.

Ben en çok Belçika - ABD maçını sevdim. ABD gol yedikçe zevkten dört köşe oldum.

Güzel maç olarak değerlendirilebilecek pek maç yoktu maalesef. Arjantin - Yeşil Burun iyiydi evet.
-1
himmet dayi
(21.07.26)
3-2'lik 3 maç da çok güzeldi Belçika-Senegal, Arjantin-Mısır ve İngiltere-Meksika
+1
iwasbornonamountainside
(21.07.26)
yari finaller cok iyiydi. ispanya siir gibi top oynadi fransa'ya karsi ve o hucum hattini (mbappé, dembélé ve olise) vasat gosterdi. arjantin - ingiltere ikinci yarisiyla klasiklere girdi bile. kupayi ispanya hak etti ve aldi; siyonistler kaybetti :p saka saka :)
0
banach
(21.07.26)
En iyi maç ingiltere arjantin. İspanya maçları eziyet gibi fransayı bile ambele ettiler. En kötü izlediğim turnuvadır. Çok izlenecek maç yok. İngiltere meksika maçıda güzeldi.
0
mikahakkinen
(21.07.26)
fransa ingiltere maci cok eglenceliydi, unutulmaz.

hikayesi en iyi olan mac da 500 bin nufuslu yesil burun'un eski dunya sampiyonu arjantin'e kafa tutmasi oldu.
0
antikadimag
(22.07.26)
çoğunu izledim ve izlerken bile ben n'apıyorum dedim; izlediklerim arasında en iyisi elbette "Fransa - İngiltere" maçıydı. ayrıca yeşik burun - arjantin maçı da çok keyifliydi, yeşil burun'un uzatmada attığı gol muhteşemdi
+1
sweetoffice
(22.07.26)
(2)

Yaylı yatak mı yaysız yatak mı?

stefano
Sizce hangisi? (Mesela seks açısından falan da)
Sizce hangisi? (Mesela seks açısından falan da)
-1
stefano
(21.07.26)
seks icin yayli yatak tabi. yaysiz kopuk yataklar pek iyi degil kopuk vucut isisini hapsedip sicak tutuyor. latex olanlari denemedim ama o da benzerdir muhtemelen.
-1
antikadimag
(21.07.26)
Paket yaylı yatak
0
etna
(21.07.26)
(13)

10 saat oda sıcaklığında kalan pilav yenir mi

havadakarada
Sabah yapılan pilavı sıcak diye buzdolabına koymadım 10 saat olmuş 30 derece oda sıcaklığında bakteri üretmiş mıdır yenir mi
Sabah yapılan pilavı sıcak diye buzdolabına koymadım 10 saat olmuş 30 derece oda sıcaklığında bakteri üretmiş mıdır yenir mi
0
havadakarada
(20.07.26)
Yenmez tabi ki
+4
elorelia
(20.07.26)
Sokak sıcaklığında bekleyenini satıyorlar da, oda sıcaklığını bilemedim.

www.tiktok.com
0
Mirket
(20.07.26)
Kesinlikle yenmez. Hatta 3 gun buzdolabinda kalan pilav da yenmez.
+3
compumaster
(20.07.26)
Kesinlikle tavsiye değildir ama 30-32C de 7-8 saat arası beklemiş olanı birkaç defa yemiştim, neyseki bir sıkıntı olmadı :)
-4
truf
(20.07.26)
@mirket ben de şüphelendim şimdi, restoranlarda bile sabah yapılanı bütün gün satan yerler vardır herhalde. İdeal koşullarda bekletmiyorlarsa risk oluşturuyor düz mantıkla.

@truf ben ünideyken günlerce bekleyeni de yiyordum ama şans işi biraz anladığım kadarıyla, bugün olmazsa yarın olabilir bakteri durumuna göre. Risk almayıp atacağım
0
🌸havadakarada
(20.07.26)
Yenir. Varsa üstten kuruyan kısmını alın
Her tarafı yağlı olacağından azda olsa koruyucu etki yapar.
-5
diyecevaplandı
(20.07.26)
AI ya zamanında yaptirdigim arastirmanin özeti:

Risk: Bacillus cereus, Toksinler ve Soğuk Zinciri
Konu: Pişmiş pirinçte Bacillus cereus bakterisinin çoğalma mekanizması, emetik toksin (cereulide) oluşumu ve buzdolabı sıcaklığının bakteriyel süreçlere etkisi.
Görsel bozulmaları ve küf oluşumunu tamamen göz ardı edip yalnızca bakteriyolojik açıdan incelediğimizde, konu tamamen Bacillus cereus bakterisinin termal toleransına ve soğuk ortamdaki davranışına dayanmaktadır.
1. Bacillus cereus ve Toksin Üretim Mekanizması
Pirinçte temel bakteriyel risk, toprak kaynaklı Bacillus cereus sporlarıdır. Bu bakterinin davranışı iki aşamalıdır:
* Çimlenme ve Çoğalma: Pirinç pişirildiğinde canlı bakteri hücreleri ölür, ancak ısıya dayanıklı sporlar hayatta kalır. Pirinç soğumaya başladığında bu sporlar çimlenir ve canlı bakterilere dönüşerek çoğalmaya başlar.
* Toksin Oluşumu (Cereulide): Bakterinin kendisinden ziyade asıl tehlike, çoğalırken salgıladığı emetik toksindir (cereulide). Bu toksin 121C sıcaklığa kadar dayanıklıdır; yani bir kez oluştuktan sonra pilavı tavada veya mikrodalgada ne kadar ısıtırsanız ısıtın toksin yok edilemez.
2. Klinik ve Mikrobiyolojik Gerçeklik: Sıcaklık Eşiği
Mikrobiyolojik açıdan bakterinin çoğalması doğrudan sıcaklığa bağlıdır:
* Minimal Çoğalma Sıcaklığı: Standart (mesofilik) Bacillus cereus suşlarının çimlenip toksin üretebilmesi için ortam sıcaklığının en az 11.8C olması gerekir.
* Sıcaklık Altındaki Durum: Pirinç pişirildikten hemen sonra hızla soğutulup, sıcaklığı stabil olarak -4C tutulan bir buzdolabına konulursa, bu bakterinin metabolik faaliyeti tamamen durur. Sıcaklık bu eşiğin altında kaldığı sürece bakteri çoğalamaz ve cereulide toksini üretemez.
Klinik/patolojik bakış açısının dayandığı temel nokta budur: Termal ortam sağlanmazsa bakteriyel toksin oluşamaz.
3. Kamu Sağlığı Kurumlarının Tedbir Gerekçeleri
Eğer 4C altında bakteri çoğalamıyorsa, gıda güvenliği kurumları (USDA, FDA, BfR vb.) neden 1-4 gün gibi sınırlar koymaktadır?
* Yavaş Soğuma ve Çekirdek Sıcaklığı: Büyük veya yoğun bir kap pilav buzdolabına konduğunda, kabın iç/orta kısmının 11.8C eşiğinin altına düşmesi saatler alabilir. Bu süre boyunca bakteri tam da ihtiyaç duyduğu ideal üreme ortamında kalır.
* Ev Bitişik Şartları ve Evaporasyon: Ev tipi buzdolapları kapak açıldıkça veya yoğun kullanımlarda sık sık 6C - 8C seviyelerine çıkar.
* Psikrotrophic (Soğuğa Dayanıklı) Suşlar: Literatürde nadir de olsa 4C - 6C gibi düşük sıcaklıklarda da çok yavaş bir şekilde çoğalabilen soğuğa adapte olmuş B. cereus suşları tanımlanmıştır.
Özet
Bakteriyel açıdan bakıldığında:
* Eğer soğuk zincir mükemmelse (hızlı soğutma yapılmış ve dolap ısısı kesin olarak -4C tutuluyorsa), bakterinin toksin üretme şansı yoktur.
* Ancak ev ortamında yavaş soğuma ve dolap içi sıcaklık dalgalanmaları nedeniyle bakterinin 11.8C üstünde zaman geçirme riski oluştuğundan, gıda güvenliği otoriteleri riski sıfırlamak adına tüketim süresini birkaç günle sınırlar.
+1
compumaster
(20.07.26)
1921 Japon Pirinç Yasası; Japonya, 1921 yılında kalp hastalığı (beriberi) salgınıyla mücadele etmek için pişirilmiş pirincin taze tüketilmesini zorunlu kılan bir düzenlemeyi yürürlüğe koydu.
www.hawaiiansouthshore.com
0
ground
(21.07.26)
catir cutur yenir. ama internette fda'nin basini cektigi teror orgutu 2 saat disarida kalmis seyleri cope attiriyor. engelleyemiyoruz.
-3
antikadimag
(21.07.26)
at gitsin. yenmez.
+2
mikahakkinen
(21.07.26)
pilav yeni yapıldıysa ve 10 saat beklediyse mis gibi yenir.
daha önce buzdolabındaysa ve ayrıca 10 saat dışarıda kaldıysa kesinlikle yenmez.
-2
duyuruuser
(21.07.26)
tek bir hayatın var bunu riske atmak istiyorsan ye istemiyorsan yeme
+2
alester
(21.07.26)
yenir tabii ki neden yenmesin? ne çok pembe popolu varmış ya.
-6
televole0
(21.07.26)
(16)

40 yaşına gelip neleri yapmamış olmak büyük eksiklik?

mikahakkinen
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi. Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine kat
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi.

Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim.

Ekonomik anlamda memurum, ekonomik risk almadım standart bir maaşla çalışıyorum. Babamla ticaret yapıp çok para kazanabilirdim.

Çok başarılı ve iş konusunda hırslı biri değilim. Üniversiteye ek yerleştirmeyle girdim. Lisede içine kapanık 3 5 arkadaşı olan biriydim.

Üniversite sürecimde ve ilerleyen süreçte eğlence anlamında eksik kaldığımı düşünüyorum. Partilemek gibi, büyük arkadaş grubuyla tatile gitmek gibi eğlenceli şeyler yapamadım. Bu büyük bir eksiklik mi?
0
mikahakkinen
(18.07.26)
Herkesin hayat akışı farklı. Her şeyi yapmamız gerekmiyor bana göre. Şunu yapmadıysan eksiksin, şunu yaptıysan tamam gibi bir şey değil hayat bence.

Yapamadıkların için üzülme, yapabilseydin yapardın zaten.
+7
rock n roll
(18.07.26)
Sağlığın yerinde ve işinden memnunsan bence gerisini takma. 15 sene önce şuan ki gibi gezeyim dünya turu yapayım gibi bir yaşam tarzı yoktu. Ondan yapmamışsındır. Şuan ki durum da çok sağlıklı değil bence.
+4
runaway
(18.07.26)
abi böyle şeyler bence çok büyük oranda kişisel algıya bağlı ya. çok daha ÇILGIN bir hayat yaşamış olabilir ama onu da yetersiz görebilirdin bence. bunların sonu yok. insanın aklında her zaman onu da yapabilirdim, şunu da yapabilirdim, şunu da yaşayabilirdim vs. sorusu olur. bu normal. hayat biraz bunları seçme, belli yolları tercih etme üzerine kurulu. sen diyorsun ki eşimle üniversiteden beri birlikteyim, evliyim, bir çocuğumuz var. 50 yaşında yatla katla gezen bir adam da senin yaşantına özenebilir mesela, "ulan her şeyi yaptık ama yanımızda bir tane güvenilir insan, başını okşayacağımız bir çocuk yok" diyebilir.

istisnai durumlar haricinde ben bu tür karşılaştırmaları sağlıksız ve gereksiz buluyorum. ömrümüz kısıtlı, hepimizin gideceği yer aynı. ben şimdi sana "az yaşamışsın bro böyle hayat mı olur amk" desem ne yapacaksın ki mesela eşini çocuğunu mu bırakacaksın? yaptın diyelim bu sana daha mı iyi gelir?

hayatı sıkıcı, monoton, yetersiz vs. buluyorsan bence bu noktadan SONRASI için fikirler ve planlar geliştirmek en sağlıklısı. yoksa geçmişte kim ne yapmış, ne yaşamış, ne olmuş vs... oraya girersen çıkmanın yolu yok. ne yaşadıysan bir fazlasını yaşamış birileri olur. işin içine bunların algılanışı, kişiye yansımaları filan da girince çıkamayız yani oradan.

ayrıca "fena takıldım brocum" hayatının da biraz yalan olduğunu düşünüyorum. şu açıdan: bir nevi survivorship bias. nedir? 100 adamdan 7 tanesi bunu yaşar. sever, hoşuna gider. anlatır. sen bunları görürsün. 93 kişinin hayatını değil. o yüzden sana herkes muhteşem hayatlar yaşıyormuş, fatura düşünmüyormuş, akşam çorba içmiyormuş gibi gelir. dersin ki ulan bir enayi benim herhalde böyle sığır gibi yaşıyorum. gerçekte ise durum böyle değildir.

hepsini geçtim yaşın hala genç abi. bundan sonra niye bi şey yapamayasın ki? eşinle, çocuğunla, arkadaşlarınla, başka insanlarla... yine önünde yaşanacak bir ömür yok mu? bence bunu düşünmek daha sağlıklı. geçmiş neyse ne. üzülsen, düşünsen geri gelmeyecek neticede.

onun da ötesinde şöyle sorayım biz burada duyurucak sana "evet abi bu eksiklik, sen sığır gibi yaşamışsın, senin yaşadığın hayatı zkiyim" diyelim... biz böyle desek sen bize "ulan siz kimsiniz hıyar ağaları?" der misin demez misin? biz kimiz, senin yaşantına dair fikirlerimizin niye bir önemi olsun?

o yüzden hiç canını sıkma derim. o olsaydı, bu olsaydı diyerek hayat yaşanmaz çünkü. bunu maradona'ya, rock yıldızına sorsan o bile çok fazla şeyi farklı yapmak isterdi muhtemelen. onun sonu yok. geçmiş bazen güzel bir nostalji, bazen ders çıkarmak ve geleceği güzelleştirmek içindir benim gözümde. onun ötesinde çok fazla üzerinde durmanın kimseye faydası olmaz.
+6
der meister
(18.07.26)
Çoğu şey aslında insanın kişisel yorumu olacaktır ama yalnız yaşamayı beceremeyen yemek yapamayan markete alışverişi ya da evdeki bir onarım işi için usta ayarlayamayan biri, 40 yaşına geldiyse orada eksik çok şey var demektir. Kadın erkek fark etmez bir makarna bile yapamayan bir sorunu bile çözemeyen insanlar hayatta pek çok şeyi de yapamıyor sonrasında. Bunun yetenekle ya da merakla da alakası yok tamamen hayatta kalma bir şeyleri becerebilme hali bu, çok temel bir şey aslında.
Onun dışında senin bahsettikleri çok kişisel şeyler. Kimseyle kıyaslamamak lazım kendini. Herkesin hayata karşı farklı, hayata bakışı farklı. Dolayısıyla insan aslında kendisiyle yarışır ve kıyaslanır başkasıyla değil.
Onun dışında ben mesela bu yaşa gelmiş hâlâ ailesiyle yaşıyorsa orada bir işareti koyarım. Bu da benim kişisel yorumum
+1
mor oje
(18.07.26)
Herkesin geçtiği yol aynı değil ama insan ne yaşamak istiyorsa geciktirmeden yaşamalı bana göre çünkü yaşanmadığında olduğundan daha önemliymiş gibi hsissettiriyor böyle şeyler.

Bir liste yapıp, mevcut şartlarınızla gerçekleştirebileceklerinizi deneyimleyin bence.
+2
kendimefotograflarim
(18.07.26)
Kimisi evde oturup sessiz ortamda kitap okumaktan zevk alır, kimisi barda sabahlayıp, o gece tanışıp ismini bile hatırlamadığı kadının koynunda uyanmaktan.

Arkana baktığında keşke'lerin yoksa, mutluydum diyorsan o sana yetmeli.
+2
Mirket
(18.07.26)
70+ yasinda, baya parasi olan, akici almanca konusabilen bir tanidigim var.
50 senedir ayni kadinla evli, coluk cocuk vs.
adamin pasaportu yok, hic olmamis, hic yurtdisina cikmamis.
ucak fobisi var, ucaga binemiyor.
ankara'da yasiyor, ankaran'da pek ayrilmiyor. adamin yazligi falan da yok, herif deniz kum gunes de sevmiyor.
ve inanilmaz mutlu, keyfi yerinde.

ozetle, sen nasil mutluysan oyle yasayacaksin. sen mutluysan eksiklik falan yok.
baskalarini mutlu eden seylerin seni mutlu edecek diye birsey yok.
+1
cooperr
(18.07.26)
büyük partiledim, 15-20 kişi tatile gittim, çok kereler kendimi hatırlamayacak kadar içtim. hiç birini özlemiyorum. 20-25 yıl geriye gitsem yine yapar mıyım? yaparım büyük ihtimalle ama yapmasam da eksikliğini hissetmem.
+1
co2s2
(18.07.26)
Kendimden yola çıkarak cevap yazayım; gözün arkada değilse başarmışındır.

37 yaşımdayım. Hayatımın son 8 senesi dolu dolu geçti. Lise yıllarımın yüzde 99ü asosyal geçti. Üniversite senelerim ise yüzde 93ü asosyal geçti.

Yine de hayatımın son 8 senesi, komple bütün hayatımı kapsıyor.
+1
put it in your appropriate place
(19.07.26)
hayat herkesin ayni yerden baslayip ayni yere kostugu bir yaris degil ki. buna cevap vermek imkansiz. hepimiz farkli yerlerde baslayip farkli yonlere kosuyoruz. tam bir kaos. bu sorunun cevabini sen verebilirsin.
+1
antikadimag
(19.07.26)
36 yasindayim kafada hep bir what if sorusu cinliyor. Bunu, yani gecmisi takmamaya calismak hayatta buyuk bir luks.
+2
baldur2
(19.07.26)
“ Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim”

Tertemiz mis gibi hayat yasamissin iste bunlar dizi filmlerde gosterildigi gibi degil yorucu les gibi hayatlar.
+1
ceann deas
(19.07.26)
"ekonomik anlamda memurum" şahame bir tabirmiş.
"Zamanında" yaşanmamış hiçbir duygu telafi edilemez çünkü onları "zamana" baglayan sizsiniz. On koşulla başlamişsiniz. İlk olarak kadin, ortam ve dizilerden bahsetmeniz herkesin zaman zaman yaptığı bir şeyler mi kaçırdım, boşa mi yaşadim hissi. İyi kötü ortami olan biri olsaydiniz bu kez de evlenmedim çocuğum yok bomboş bir insanım diyecektiniz. Analizi bırakıp soruya cevap verecek olursam; hayatınızın aynı şekilde devam etmediği ve görece pozitife gittigi bir durum düşünün. Örneğin ömrünüzün sonuna kadar memurluk yapmaniz gerekmiyor ve X yaşınızda parasal bir sikintisi olmayan ve memurluğu birakabileceksiniz. bugünden o güne taşımanız gereken, temelini atmaniz gereken bir şey olur muydu? Mesela bir enstrüman iyi kötü calsaydim simdi onun en iyisini alir birkaç yetenekli elemani da tutar sirf param var diye kendime müzik grubu kurardim (gibi)
Aynısını büyük ihtimalle şu anda her işini halletmeniz ve takip etmeniz gereken çocuğunuzun yükünün azaldığı bir zaman için ya da başka ihtimalleri icin dusunebilirsiniz.
İyi bir düşünce yöntemi olabilir.
+1
sparkle kiddle
(19.07.26)
Grup
0
üğpoıuy
(19.07.26)
Söylediklerinizin hepsini yaptım gençliğimde, aah ah iyiki yapmışım demiyorum. (keşke yapmasaydım da demiyorum). Bahsettiğiniz şeyleri yapardınız zaten çok ihtiyaç duysaydınız.
+1
redlinetheturk
(20.07.26)
Anahtar soru; mutlu musunuz?
+1
kumandanim
(20.07.26)
(6)

The odyssey filmine bilet bulamıyorum, o kadar mı iyi?

Cesario
Bugün yarın izinliydim. Giderim diye umuyordum ama salonlar full çekiyor, ön satıştan almış herkes.O kadar mı beklenti yüksek, oscarlık mı olmuş?Michael filmi mesela günü gününe bomboş salona hem de imax izleyebilmiştim.Ay sonu spider Man da full çeker ilk hafta muhtemelen.
Bugün yarın izinliydim. Giderim diye umuyordum ama salonlar full çekiyor, ön satıştan almış herkes.

O kadar mı beklenti yüksek, oscarlık mı olmuş?

Michael filmi mesela günü gününe bomboş salona hem de imax izleyebilmiştim.

Ay sonu spider Man da full çeker ilk hafta muhtemelen.
0
Cesario
(18.07.26)
az önce izledim salonun %80 i boştu, çok da başarılı değildi bence
0
pislick0
(18.07.26)
Muhtemelen boktan bi film ama Nolan'ın filmi olduğu için böyle oluyor.
+2
kizil karga
(18.07.26)
nolan'in interstaller'dan bu yana en iyi filmi. ama bence eski filmleri kadar iyi degil. dark adventure olmus. izlenir mi izlenir, hatta bu sene daha iyi film gormedim.
-1
antikadimag
(18.07.26)
ben de iyi duydum hakkında.
daha doğrusu güzel bir "deneyim" olduğunu duydum imax'te.

sinemalar zaten ölüyor, insanlar dijitale geçti. sinemadan soğuyan insanları çekmek için özen göstermişler, sinemada izlensin diye yapmışlar yani.
0
biseysorcaktim
(18.07.26)
Benim muhitte iMax salonlar full dolu. 2d salonlarda yer var. İstediğim koltuktan izlemek için haftaya haftasonu iMax salona gideceğim:)
0
kendimefotograflarim
(18.07.26)
Atlas Sinemasında izledim. Yarı yarıya doluydu. 7 puan veririm 10 üzerinden.


- Ses efektleri iyiydi. Akademi adaylığı gelir.
- Müzikler de güzeldi.
- Tom Holland çok kötüydü. Rezalet bir oyunculuk.
- Bazı sahneler iyiydi.
- Anne Hathaway iyiydi. Akademi Adaylıüı yüzde 95 gelir.
- Matt Damon oyunculuğu normaldi bence. Ekstra bir performans göremedim.
0
put it in your appropriate place
(19.07.26)
(15)

İyi bi insan olduğuna inanıyor musun?

Lh12
Onca yıllık hayat tecrübende ailende, çevrede aa ne kadar iyi bi insan dediğin, bu konuda referans gördüğün biri mutlaka olmuştur.İşte o insana ne kadar yakınsın?
Onca yıllık hayat tecrübende ailende, çevrede aa ne kadar iyi bi insan dediğin, bu konuda referans gördüğün biri mutlaka olmuştur.

İşte o insana ne kadar yakınsın?
-1
Lh12
(16.07.26)
Gayet iyi biriyim ve kimseyle kıyas etmiyorum. Benden iyisi şu anda cennette hurilerle ceviz kiriyor tabi cennet varsa.
-7
artıküyeolmakistiyorum
(16.07.26)
İyi de değilim kötü de değilim ortalama bir insanım.
Kimseye kötülük yapamam, kendime yapılmasını istemediğim şeyi başkasına da yapmam ancak biri canımı yakarsa ondan daha kötü olurum yoksa içim soğumaz.
0
ekimoloji
(16.07.26)
Ben iyi bir insan olduğuma inanıyorum.
Hatta bence gereğinden fazla iyi biriyim; bu da beni salt "iyi insan" olmaktan alıkoyuyor.
0
mutekebbir
(16.07.26)
iyi insan çok muğlak bir tanım.
asıl önemli olan kendi içinde tutarlı ve ilkeli olabilmek. kendi doğruların bazılarına yanlış gelebilir.
0
my fault
(16.07.26)
Deniz Göktaş'ın tanımını yaptığı "Kötü bir insan olmadığı için iyi olduğunu varsayan" insanlara daha yakınım gibi. Kimseye pek kötülüğüm olmaz ama süper kahraman tadında başkalarının iyiliği için kendimden ödün veren biri de pek olmadım dürüst olmak gerekirse.
0
nundu
(16.07.26)
Saf salak olmak iyi bir insan olmakla eşdeğer mi, kafam ali cengiz oyunlarına bassa o yeteneklerimi kullanır mıydım? Kimse kendine kötü demez kolay kolay, herkesin bir bahanesi var. Bayağı çetrefilli soru, bilemiyorum.
-2
sekizdokuzon
(16.07.26)
son 1 haftada 3 kisiden cok iyi bir insansin iltifati aldim.

otobuste biri basini yaslasa ses etmem, biri uzerime kussa insanlik hali derim. bu demek degildir dogustan pasif veya sunepeyim. gereken yerde aslan gibi kukrerim. sadece empati, nezaket, karsiliksiz sevgi konularinda iyiyim.
-2
buenosdias
(16.07.26)
Eh işte...
+1
burka
(16.07.26)
böyle değer yargıları olmayan ve bunu savunan bir insanım ama ben iyi biriyim diyenlerden daha iyi insan olduğuma yüzde yüz eminim.

bence iyi veya kötü insan diye kalıplamalar yanlış.
0
Hallegadola
(16.07.26)
Bu insan benim esim.

Heart of gold. Cok merhametli, affedici, iyi yürekli biri.
-1
Purple life
(16.07.26)
insanlar default kotu bence. iyilik ogrenilen birsey.

iyi olmaya calisiyorum, ne kadar iyi oldugumu ben degil cevrem bilir, ama benden net daha iyilerini gordum. babam mesela bende daha iyi biridir, ben onun kadar merhametli degilimdir.
0
cooperr
(16.07.26)
O kişi benim :) ve kimseye yakın değilim. Öyleleri yaş aldıkça herkeslerden uzaklaşıyor
0
gadlemler
(16.07.26)
gayet iyi bir insanımdır.

kendime de yakınım.

etrafımda da iyi insan çok.
0
gurur
(16.07.26)
kesinlikle o pozitif, iyi kalpli insanlardan degilim. hep en kotu ihtimali dusunup ona gore hesap yaparim. iyi insanlar mahallelerinde iyi, oyle de kaliyorlar. dunya iyilerin kazandigi bir yer degil maalesef. iyi olup koyumde kalacagima, chaotic neutral olup dunyaya bas kaldiririm.
0
antikadimag
(18.07.26)
Evet, inanıyorum.
0
umutt
(18.07.26)
(5)

Samsonite

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Attrix, Lite-Shock ya da Nuon modellerinin 81cm XXL boyunu kullanan var mi? Memnun musunuz? En büyük boyu ama Hardshell oldugu icin ic hacim konusunda da bilgi verebilirseniz sevinirim.
Attrix, Lite-Shock ya da Nuon modellerinin 81cm XXL boyunu kullanan var mi? Memnun musunuz? En büyük boyu ama Hardshell oldugu icin ic hacim konusunda da bilgi verebilirseniz sevinirim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.07.26)
baska model kullaniyorum bunlari kullanmadim. ama baktim ilk ikisi polypropylene, sonuncusu polycarbonatemis. polyprop hafif oluyor ama pc kadar dayanikli degil. polycarbonate kullaniyorum ben ve tavsiye ederim. ama cok agir tasiyorsaniz polyprop da mantikli olabilir.
0
antikadimag
(16.07.26)
sizin kullandiginiz model hangisi acaba?
XXL modellerin bazi havayollarinda büyük fiye ekstra ücretlendirildigini de okudum.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.07.26)
Samsonite S'cure Spinner 82cm kullanıyorum. Eski serisi çok dayanıklı, yeni serisinde geniş yüzeyler yeterince kalın değil ama gene de 3 sene bana mısın demeden yüzlerce uçuşa dayandı.

Ben artık fermuarlı modellere bakmıyorum.
0
kimlanbu
(16.07.26)
samsonite c-lite modeli var; antikadimag yazınca baktım curv adında polypropylene olanlardanmış. ben memnunum başına bir şey gelmedi ancak büyük bir darbede kırılmasa da minik bir içe bükülme olabilir gibi hissediyorum. yine de hafiflik benim için daha önemli. özellikle büyük boy bavullarda en hafif şeyler konsa bile hemen 23kg oluyor.

XXL boy ise artık kullanmıyorum çünkü thy mayıstan itibaren en+boy+derinliği 158cmi geçen bavullardan ücret talep etmeye başladı. riske atıp denemedim.
0
eileengray
(18.07.26)
havayollari firmalarinda tekerler de ölcü icinde sayiliyor ama samsonite tekerleri saymiyormus. yani 81cm samsonite aslinda 86cm. hadi tekerleklere ragmen toplam ölcü 158 cm altinda kalsa bile bavulu doldurup zipper'i acip hidden gusset'i kullandigim an 158cm'i kesin gecerim. o sebeple XL almaya karar verdim. bir de pc alicam. iki kullanimda egilip bükülmesin.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.07.26)
(13)

Yarın ölecek olsan neyi yaşayamadım, neyin olduğunu göremedim

Lh12
Diye üzülürsün?
Diye üzülürsün?
-2
Lh12
(15.07.26)
Aşkı yaşamamış olmak. Güzel bir kadınla birlikte olamam.
+4
put it in your appropriate place
(15.07.26)
Vicdan azabı gibi her gün çıkıyorsun karşımıza :p Hepimizin ortak derdi: potansiyelini kullanmamış olmak beni üzmez kahreder.
-2
sekizdokuzon
(15.07.26)
Yani yarın öleceksem boka püsüre üzülmemeyi tercih ederdim vakit gelene kadar pek çok keyifli saçmalık yapmayı seçerdim
0
apocalipy
(15.07.26)
Spesifik olarak bir şey diyemiyorum şu an ama genel olarak "yaşamamış olmak".
0
mutekebbir
(15.07.26)
Evlenip mutlu bir yuva kurup çoluk çocuğa karışamamış olduğuma üzülürdüm.
+1
lesmiserables
(15.07.26)
Aile duygusu
-4
gobekliraki
(15.07.26)
Kariyer yapamamak. İçimde ukte kalır, anne olmadan önce de annelik diye düşünürdüm daha çok.
0
ekimoloji
(15.07.26)
Bir aile kurmamış olmam üzerdi en çok
+1
umutt
(15.07.26)
Kişisel hayatla ilgili değil de ben öldükten sonra çıkacak filmler, oyunlar, dünya tarihine geçecek gelişmeler, yeni kurulacak ülkeler vs bunları göremeyeceğim için üzülürüm. Kişisel hayatta istediğim her şeyi tamamladım değil tabii öyle nirvanaya erdim gibi bir durum yok da, dünyadaki gelişmeleri merak ederdim daha çok.
+1
nundu
(15.07.26)
Tanışmak isteyip tanışamadığım bir insan var bu içimde kalır ve kendimi salak insanlar için yorduğum genöliğime çok üzülürüm...
0
gadlemler
(15.07.26)
Bir de yaşarken de bir şeylerin öldüğüne şahit olup kendi ölümümüze hazırlanıyoruz aslında. Bu açıdan bakacak olursam; kolesterol hastası olduğumu öğrendiğimde gençliğimin bittiğini anladım ve giden gençliğim için bir süre yas tuttum. Beni elimden giden gençlikte en çok üzen şey anlaşılmamış olmak, destek görmemek olmuştu.
-1
sekizdokuzon
(15.07.26)
gecim ve gelecek derdiyle asil ilgi duyduklarimi yapamamis olmak uzer. egitimim, kariyerim hepsi maddi kaygilarla ilerledi. termodinamik finaline calisirken felsefe makaleleri okumak, mba yaparken yandan felsefe dersi alip metafizik makalesi yazmak gibi yarim yamalak bir sacmalik.
0
antikadimag
(15.07.26)
Gitmek istediğim çok yer var oralara gidemedim diye üzülürüm
Okuyacağım çok kitap vardı, izleyecek çok film/dizi vardı, sevecek çok kedi vardı diye üzülürüm.
En çok anneme, babama ve eşime üzülürüm. Eşim çok üzülür ama kalbine inmez herhalde. Annem babam benim acıma dayanamaz kesin kalplerine iner peşimden gelirler (tek çocuğum)
0
matilda
(16.07.26)
(7)

US Vize memurları kafalarına göre red mi veriyor? (b1/b2)

makarnavodka
selam dostlar,30 eylül'de randevum var istanbul'da. bakayım neymiş bunun isterleri diye youtube ve sözlüğe bi baktım, çoğu kişi ultra zengin ve traveler olmasına rağmen red yemiş. bir de buraya sorayım dedim yakın dönemde tecrübesi olan ve bununla ilgili yorumu olan bi dost varsa memnun olurum.teşek
selam dostlar,

30 eylül'de randevum var istanbul'da. bakayım neymiş bunun isterleri diye youtube ve sözlüğe bi baktım, çoğu kişi ultra zengin ve traveler olmasına rağmen red yemiş. bir de buraya sorayım dedim yakın dönemde tecrübesi olan ve bununla ilgili yorumu olan bi dost varsa memnun olurum.

teşekkürler,

benim profil: 32/e/bekar/çok bilindik bi amerikan şirketinde yazılım müh. daha önce 2 tane UK, Avustralya ve 3 ü son 2 yılda olmak üzere toplam 6 schengen vizem var, toplamda 22 ülkeye gittim.
0
makarnavodka
(14.07.26)
ne için gideceksin? bunun için devamında detay bir soru doğrulama açısından.
ne zaman gideceksin?
son 3 senede gittiğin ülkeleri say.

bunları sorup vermişlerdi bana.
0
kveldulv
(14.07.26)
evet tamamen şans işi. hiç yurt dışına çıkmamış insan vize alabiliyor. 50 ülkeye gitmiş traveller ret alabiliyor.
0
jelly bear
(14.07.26)
Tam olarak kafasina gore veriyor denilemez. Ama schengen ile kiyasladiginda evet sana kisa bir mulakat yapiyor, tutarsiz birsey varsa ve suphelenirse red veriyor.

Profile gore red almaniz cok zor bence. Ama sorulara tutarli cevaplar verin. Bir cevabinizla digeriniz birbirinden tutarsiz olmasin. Zaten eger profiliniz dediginiz gibiyse is hayati/var olan vizeler. Direk formalite birkac soru sorup onayliyor.
0
nuevo
(14.07.26)
kesinlikle kafalarina gore unsuru var. bir de, "% kac red verildi bu ay % kac kabul verildi" falan onun takibi yapilir hep. Hicbir memur da onune gelen her basvuru mukemmel olsa bile %100 kabul vermis olmak istemez.
0
hot potato
(14.07.26)
kafasina gore oldugunu sanmiyorum. muhtemelen profil onune dusunce mulakat oncesinde karar verilmis oluyor. cunku cok fazla insanin 2 soru ile red/kabul aldigini biliyorum.
-1
antikadimag
(15.07.26)
Bu adam geri döner mi diye bakıyorlar. Türkiye'den ABD ye gitmek yorucu ve masraflı. O yolu gidenin geri dönmek istememe ihtimali yüksek. İyi ve stabil bir iş (memurluk gibi), seyahat geçmişi ve medeni durum önemli.

Mülakat öncesinde karar verilmiş olmuyor.
0
michael harddd
(15.07.26)
Istisnalar olsa da cogu kisi kendi durumunu dogru degerlendiremiyor ve "bana gicik officer denk geldi", "kadin herkese red verdi o gun", "red kotasi varmis" gibi dogru olmayan mitler ortaya cikiyor. Background check'te adamin onune hangi bilginin dustugunu goremezsiniz. Tavsiyem; asla yalan yanlis bilgi vermeden ve lafi cok uzatmadan meraminizi anlatin. Zaten pasaport disinda bi evraka bakmazlar gerekmedikce.

Cevremde yaklasik 20 kisi aldi son 1 yilda.
+1
brkylmz
(15.07.26)
(15)

Türkiye’de neden banka soygunu yapılmıyor?

Rondak
1 lira için adam öldüren mi dersin, yan baktın diye adam öldüren mi dersin hepsi fazlasıyla var. Banka soymak daha karlı değil mi? Yoksa Bankalar çok mu güvenli?
1 lira için adam öldüren mi dersin, yan baktın diye adam öldüren mi dersin hepsi fazlasıyla var. Banka soymak daha karlı değil mi? Yoksa Bankalar çok mu güvenli?
0
Rondak
(10.07.26)
Yapılıyor tabi ki de ama iyi organize olmuş silahlı bir örgüt (mafya) tarafından konulu olarak yapılanlardan değil.

kısa bir aramayla en yakın konulu bulabildiğim şu;
www.ntv.com.tr

link düzeldi.
0
Jazz
(10.07.26)
nakit az, yakalanma ihtimali ve cezası çok.

onun yerine başka suçtan para kazanma ihtimali ve yakalanmama ihtimali daha yüksek
+4
gabe h coud
(10.07.26)
Banka soygunu biraz adım duyulsun, olay olsun, namım yürüsün tarzı bir iş heralde, sinematik bir şey. Bizde hırsızın da orta sınıfı yok sanırım. Düşük bütçe hırsızın bunu planlayacak yetkinliği yok, yakalanması kesin gibi. Yüksek bütçe hırsızlar için de gereksiz bir risk ve görünürlük faktörü olmalı. Demografiye uymuyor pek bence swh.
+1
akhenaten
(10.07.26)
Suç, görünür fiillerden dijital ortama kaydı. Soygun yaşansa da medyaya yansıması kısıtlı ve çoğunlukla mağdur banka istemez . Bir de hırsız için daha riskli, maliyetli olmalı .

Tabi banka soymak derken nasıl bir formatta gerçekleştirildiği de önemli. Türkiye'deki batık banklar konusunu araştırırsan bir çok bankanın aynı dönemde, hemen hemen aynı şekilde usulsüz işlemlerle batırılması da halkı mağdur eden hırsızlığın bir başka yönü . O ana kadar bankalar TV reklamlarında da önemli yer kaplıyorlardı.
Bize öğretilmiş çaresizliğimiz içinde gösterilen hırsız modeli hep şu oldu :
www.vectorstock.com

Oysa malı büyük oranda götürenler kravatlı, takım elbiseli o sektörde tanınmış sermaye sahibi yatırımcı kimselerdi.
Bazısının adının başında hayırsever kelimesi bulunabilir.
-1
diyecevaplandı
(10.07.26)
genel olarak silahlı soygun yok bizde. bireysel ve düşük ölçekte gasp daha yaygındır. doğu toplumları daha sinsidir ve hırsızlık daha yaygındır. etrafta kahraman çok. her an işler ters gidebilir. oysa yabancılarda bu durumda kimse müdahele etmez. memuru müdürü parayı tıpış tıpış verir. yıllarca banka soygunu ile geçinen tipler var.
0
ground
(10.07.26)
Bir de şöyle bir şey var ama klasik banka soygunu gibi değil de daha çok illuminati işi tadında.

(bkz: ziraat bankası balgat şubesi soygunu)
0
Jazz
(10.07.26)
Rastgele numara çevirip adınız teröre karışmış evdeki altınları getirin deyince getirildiği için bankayla güvenlikle silahla kim uğraşacak.
Önce kolayından başlıyorlar her zaman.
+1
erty_ksk
(10.07.26)
Avrupa ve Amerika'da banka soygunu = Türkiye'de kuyumcu soygunu
+1
etna
(10.07.26)
yine mağdur olan benim emekçi bireysel hırsız kardeşlerim oldu. nerde o eski kapkaççılar, dükkan soygunları.

artık örgütlenip kuyumcuları ayartıp büyük miktarda parayı yurtdışına kaçırma olayı var. kuyumcuyu bi kuyuya atıp sonra o parayı yurtiçine sokup vergi barışı ile aklama var.
+1
plastic_angel
(10.07.26)
tr'de ne suç işlediğinden çok kime karşı işlediğin önemli.
+1
lazpalle
(10.07.26)
çok meşakatli. gözlem yapıcan da kaçışı planlayacaksın da... kısa yoldan para kazanmak isteyen için zor işler. bir de güvenlik önlemleri fazla. bizde banka soysalar önce dedeler bastonu teyzeler eczane reklamlı çantaları ile vurur, yani öyle yere yatayım da susayım olmaz.
0
janderzel zartanyan
(10.07.26)
soygun yapmanın suçu çok fazla. dolandırmak daha mantıklı. işin içine silah girdi mi; cezası çok. artık evlere bile hırsız girmiyor, çünkü haneye tecavüzüz cezası çok fazla. mahkumlarda akıllı adamlar, hakimler ve savcılardan daha iyi ceza kanunu biliyorlar. cezaevi çalışanıyım, bence mahkumlar savcı hakimden daha iyi kanunlara hakim ve iyi yorumluyorlar.
+1
mikahakkinen
(10.07.26)
Yapilsa nereden bilecektiniz? Her haber yayinlanmaz.
0
osssy
(10.07.26)
Yıllar önce Kalamış'ta küçük bir bankanın soygununa tanıklık etmiştim. Yanlış hatırlamıyorsam kaçmışlardı ve o günün parasıyla 50.000 tl falan almışlardı/alabileceklerdi. 2011-2012 gibi, heralde bugün için 1 milyon civarıdır. Bir sürü polis falan da vardı. O zaman küçüktüm ama yine de risk/ödül oranı zayıf gelmişti.

edit buldum :
www.hurriyet.com.tr
0
mirafiori
(11.07.26)
ulke mafyadan gecilmiyor. ne gerek var banka soygunuyla ugrasmaya. gir bir organize suc orgutune. kapat bir plaj, veya otopark alani. birilerine biraz para yedir, keyfine bak.
0
antikadimag
(11.07.26)
(10)

Goretex ayakkabıyı yazın giymek

issiz karga
Adidas marka koşu ayakkabısından bahsediyorum. Bazı yorumlarda yazın teri dışarı atma konusunda goretex ayakkabıların sıkıntılı olduğunu okudum. Kullanan deneyimleyen var mı?
Adidas marka koşu ayakkabısından bahsediyorum. Bazı yorumlarda yazın teri dışarı atma konusunda goretex ayakkabıların sıkıntılı olduğunu okudum. Kullanan deneyimleyen var mı?
0
issiz karga
(08.07.26)
Abi nasıl ki suyu yağmuru içeri almıyor tersine de aynı şekilde çalışır diye tahmin ediyorum, yazın giyilmez yani.
0
kizil karga
(08.07.26)
Sporda değil de günlük ayakkabı olarak İzmir sıcağında bir gün giymek zorunda kaldım. Ayaklarımın içinde eridiğini, birkaç numara birden küçüldüğünü hissedip tövbe etmiştim.
0
Mirket
(08.07.26)
goretexin çalışma mekaniği içerideki nemi dışarı atma şeklinde. dış katmandan da suyu içeri almayacak şekilde.
ben olsam adidasın goretex modellerini tercih etmem. koşu içinse koşu markalarının goretex modelleri var.
0
my fault
(08.07.26)
işin uzmanları daha doğru anlatır ama goretex membranlı ayakkabılar bir kere al, sorunsuz kullan değil. bunların belli aralıklarla özel temizleme mazlemeleri ile temizlenmesi gerekiyor, aksi durumda goretex membran hava alma özelliğini yitiriyor. hava alma özelliği gidince de ayak teri buharla dışarı atılmadığı için pişme olayı oluyor. ayakkabınız yeni ise rahatsız edeceğini zannetmiyorum ama 1 yıldan (hatta 6'dan) eski ise hava alma özelliğini yitirmiş olabilir.
0
shadowfollower
(08.07.26)
Tam doğrusu şu:
Gore-Tex membranındaki gözenekler, su damlasından yaklaşık 20.000 kat daha küçük, su buharı molekülünden ise yaklaşık 700 kat daha büyüktür. Bu hassas yapı, yağmurun içeri girmesini imkansız hale getirirken ter buharının dışarı çıkmasını mümkün kılar. Sonuç, gün boyu kuru kalan ve nefes alabilen bir ayak ortamıdır.

Yani buhar haline gelmiş nemi geçirdiği doğru ama içerden dışarı diye bir mantık yok. Her iki yönde de su molekülü geçemez ama buhar geçer. Olayı bu.
0
himmet dayi
(08.07.26)
ben giyiyorum 5 yıldır salomon un, bir sıkıntı yaşamadım. ayağım terlemiyor. Çok hafif, dayanaklı, rahat... hoşuma gidiyor.
0
ananiyimioguz
(08.07.26)
Su geçirmezlik = ısı

O bahsedilen goratex'in nefes alması vs olayları kendi benchmarkları arasındaki kıyasa istinaden söylenen rakamlar. O yüzden ayaklarım ısınır mı? evet abi cayır cayır ısınır ayakların.

Bu arada koşu ayakkabılarında sadece trail yani arazi koşu ayakkabılarında goratex seçeneği olur. Onu kullanan koşucu sayısı da çok çok az oluyor. Sadece belli koşullarda kullanmak mantıklı. Hava çok soğuktur ya da yerler çok nemlidir, çiğ yemiştir, çamurlu patikalar vardır vs. Onun dışında koşucular da pek tercih etmez çünkü bu istisna durumlar yoksa ayaklar cayır cayır ısınır.
+1
thracia
(08.07.26)
yıllardır su geçirmezlik üzerine kafa patlatıyorum. "su geçirmesin ama hava geçirsin" ya da "su almasın ama terletmesin" gibi bir şey mümkün değil. su geçirmeyen malzeme terletir. deliklerin boyu ne kadar iyi ayarlanmış olursa olsun malzemenin tabiatı gereği terleme yapıyor. tecrübeyle sabit.
+1
co2s2
(08.07.26)
Selamlar

runrepeat.com adlı bir site var, burada bir ayakkabının aklınıza gelen gelmeyen her koşulda denemesi yapılıyor, tüm özellikleri test ediliyor. Hatta ayakkabıları ortadan ikiye keserek dahi inceliyorlar. Bence bir bakın, aradığınız modelin incelemesini okuyun. Sorduğunuz sorulara ilişkin kafanızda çok daha net oturacaktır, teknolojileri (goratex vb.) açıklayarak anlatıyorlar.
+2
burka
(08.07.26)
goretex nefes aliyor muhabbeti hikaye. terletir. suda, camurda kosmayacaksaniz goretex gereksiz. marketing palavralarina dusmeyin.
0
antikadimag
(08.07.26)
(12)

ingiltere-ne alıyorsunuz ki?

kojonotsuki
londraya gideceğim. İlk seferim değil. Bugüne kadar clark’a uğrayayım, biraz markete dadanayım tarzı alışveriş yaptım. Millet barbour’a gidiyor onu biliyorum. Apple watch alayım dedim trden daha pahalı.Ne alıyorsunuz? Havalimanından bi viski alıp döneyim mi
londraya gideceğim. İlk seferim değil. Bugüne kadar clark’a uğrayayım, biraz markete dadanayım tarzı alışveriş yaptım.

Millet barbour’a gidiyor onu biliyorum. Apple watch alayım dedim trden daha pahalı.

Ne alıyorsunuz? Havalimanından bi viski alıp döneyim mi
0
kojonotsuki
(01.07.26)
ms fooddaki paketli tereyağlı kurabiyeler çok iyi. bi onlardan almıştım.
-1
jelly bear
(02.07.26)
ben olsam irlandaya gider şu vapelerden alırdım canapufflikit.com

türkiyede 2-3 kat para vermek yerine oraya git gel daha ucuza gelir
-5
birdirbir
(02.07.26)
premier league maci izlerim, west end'te tiyatro izlerim. baska yerde bulamayacagim bir yemek yerim. pub'a gidip bira icerim. ingiltere'de gidip alinip getirilecek bir urun oldugunu sanmiyorum. yani almanya, japonya, italya gibi urunler gelmiyor aklima.
+1
antikadimag
(02.07.26)
arkadaşım dyson süpürge getirmişti aşırı uyguna geldi demişti bir bakın..
-1
denizmaniaherif
(02.07.26)
güneş kremi, kokteyller için bitter, blackcurrent reçeli
0
benaslinda
(02.07.26)
türkiyede bulunmayan kıyafet markaları.

vitaminler.
0
kveldulv
(02.07.26)
boots
tk maxx
primark

ben londra'ya gidince aklımda spesifik bir şey yoksa bile illa bu mağazalara giriyorum.
-1
co2s2
(02.07.26)
dyson türkiye'de 6-9 taksitle satılıyor. orada tek çekim olacak. fiyat farkını öyle düşünün.
+1
gabe h coud
(02.07.26)
ordinary urunleri getiriliyor genelde.
teknolojik urunlerde pek bi ucuzluk yok.
0
fakyoras
(02.07.26)
ingiltere’de tabak çanak çok uygun oluyor özellikle christmas döneminde çok indirimler oluyor ekstra. bavul ticareti yapan çok kişi var, tr’de beymen’de satılıyor markalar (spode, pip studio gibi, royal porcelain). ayrıca tr’de satılmayan markalar da var yine aynı kategoride, dekorasyonla ilgilenenler için. aklıma ilk bu geldi. smeg gibi markalar da benzer.
0
deartheodosia
(02.07.26)
The ordinary TR'de Sephora'da var. Aynı fiyatlar.
-1
gabe h coud
(02.07.26)
Abi aklina alacak bir sey gelmeyecek kadar bir ihtiyacin bulumuyorsa herhangi bir sey alma. Paran cebinde kalsin.

Misal sirf iki kurus ucuz olacak diye Ingiltere'den paldir kuldur dyson supurge getirmek, sonra omur boyu onun adaptoruyle falan ugrasmak asiri amelelik.

Yukarida gordugum Ingilterede bulunan Turkiye'de erisim gorece kisitli tek gecerli ornek kavanozlarda vitamin tabletleri ama o da yani ozel bir eksikligin yoksa elzem degil.
0
hot potato
(02.07.26)
(14)

Teknik Olarak Başarılı Adamdan/Kadından Yönetici Olmaz

lapetitemort
Ne diyorsunuz bu görüşe?
Ne diyorsunuz bu görüşe?
0
lapetitemort
(16.06.26)
virgülü nereye koyuyoruz
+3
anon1m
(16.06.26)
Yanlis diyoruz, oyle sacmalik olmaz. Teknik alanlarda teknik basari iyi yoneticilik icin yeter sart degildir ama gerek sarttir.
0
ghilleinthemist
(16.06.26)
Acayip yanlış.
0
logisticsmanager
(16.06.26)
ben şunu kullanırım hep. bunu kastettiysen katılıyorum:

iyi bir askere cephede ihtiyaç vardır. karargahta değil.
+2
buenosdias
(17.06.26)
teknik olarak başarılı adamı yönetici yapmazlar kolay kolay zaten inek gibi sağarlar olduğu konumda, yöneticiler bi üstteki yöneticiye iyi dil darbeleriyle yönetici olurlar
+6
nahtoderfahrung
(17.06.26)
teknik olarak başarılı olmak iyi bir yönetici olmanın tek şartı değildir.
-1
co2s2
(17.06.26)
Peter Principle denilen bir kavram var, kabaca çalışanların şu anki performanslarına göre değerlendirilip terfi ettirilmeleri neticesinde bir noktada terfi aldıkları pozisyonun gerektirdiği niteliklere sahip olmadıkları için başarısız olacakları ile alakalı.

Bu tür "Sen X teknik işi iyi yapıyorsun, hadi seni X teknik işini yapan insanların yöneticisi yapalım" düreçlerinde Peter Principle daha çabuk yaşanıyor çünkü bir teknik işi iyi yapmakla o işe dair iyi bir yönetici olmak için gereken nitelikler birbirinden çok farklı olabiliyor.

Özetle "Teknik olarak başarılı kişiden yönetici olmaz" geçerli bir önerme olmasa da "Sırf teknik olarak başarılı diye birini yönetici yapmak" çok mantıklı değil.
Genelde bu durum şirket organizasyonun başarılı çalışanı hem maddi, hem de ünvan olarak tatmin edemediği şirketlerde sık yaşanır. Yönetici olma arzusu olmayan, işinde başarılı teknik çalışan bir noktada yönetici olmaktan başka bir yol bulamaz; sevdiği işten uzak kalır, iş delege etme konusunda sorunlar yaşar, hatta altında çalışan kişilerle teknik konularda rekabete girer vb.
Sonuçta herkes mutsuz olur.
+2
salihdt
(17.06.26)
var tabi boyle bir sey. teknik mevzulara yatkin insanlar genelde insan iliskilerini yonetemezler. yoneticilik biraz yavsaklik gerektiren bir istir. politikada da, is hayatinda da basarili olmanin yolu budur maalesef.
+1
antikadimag
(17.06.26)
Benim bu. Muhtemelen son iş görüşmemden de bu nedenle elendim. Yaklaşık 8 yıl yöneticilik yaptım. Fakat mutlaka her gün insan yönetimi ile ilgili bir nasihat veya serzeniş duydum. Biraz zor oluyor bu süreçte baskı günden güne artıyor. Lanet olsun keşke düz mühendis olsam o zaman dediğinde de doğal bir lidersin ama diyip üstünü örtüyorlar. Teknik yeterlilik yöneticiliğe yetmez maalesef. Yetse de çok zorlanılır ve küçük firmalarda yönetici olmaya devam edilir. Şans faktörünü göz ardı edersek tabii.
0
kablelvuku
(17.06.26)
yönetici olmanın koşulu ağzının iş yapması, teknik bilip bilmemekle alakalı değil. bilirse artı puan tabi.
+2
duyuruuser
(17.06.26)
Sektöre göre değişir.
Bazı sektörlerde, teknik olarak başarısız insanlardan iyi yönetici olamıyor.
0
burfak
(17.06.26)
Bu da dahil tüm genellemeler yanlıştır diyorum.

Öte yandan bazı insanlar teknik olarak çok iyi olsalar da yönetici olmaya uygun değiller ve teknik bilgileri bu yetersizliğin üstünü örtemiyor. Yöneticilik bence çok zor bir iş ve ayrı bir beceri istiyor ama gözlemlediğim kadarıyla bazı teknik kişilerde bir ego oluyor yöneticilik de ne ki yapılır o gibi. Ama yapılamıyor işte. Kendi patronumdan biliyorum. Benim asla yönetici olmamam gerektiğinden emin olmamın en büyük nedeni onun beceriksizliğidir.
0
peki madem
(17.06.26)
Teknik anlamda iyi olmak ve yönetebilmek birbirine ters korele özellikler değil. Teknik anlamda çok iyi biri aynı zamanda çok iyi bir yönetici de olabilir. Tam tersi de mümkün elbette. Yani böyle bir genelleme çok yanlış. Benim yöneticilerimi düşünüyorum; teknik anlamda çok iyi olan ve aynı zamanda çok iyi yönetici olan insanlar vardı aralarında. Halihazırdaki yöneticim de öyle. Teknik pozisyondan geliyor, hala o alanda çok iyi ve yönetici olarak da çalıştığım en iyi yöneticilerden biri. Hatta en iyisi diyebilirim.
0
himmet dayi
(17.06.26)
Teknik elemanlarin insan ilislilerinde zayif oldugunu Kabul eden bir yaklasim bu.

Ama kariyeri boyunca yatay veya dikey olarak teknik ve yonetici rolleri arasinda gecis yapan bir suru ornek biliyorum.
0
parcxerox
(17.06.26)
(28)

Max kac yil araliksiz calistiniz?

Purple life
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?

Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
0
Purple life
(09.06.26)
12.5 yil. bunalmadim ama calismaya bayilmiyorum.
0
lemmiwinks
(09.06.26)
13 yil olmus. Bu sefer is degistirirsem yada farkli birsey yaparsam arada daha buyuk bir bosluk birakmak istiyorum ama maalesef piyasa sartlari pek iyi degil.
0
mbond
(09.06.26)
2018 ocak - 2025 aralık arası aralıksız çalıştım. bu esnada 4 farklı şirket değiştirdim ama aynı işi yaptım aslında. operasyon nereye ben oraya. 6 aydır işsizim. ne zaman çözerim bu derdi bilmiyorum.
0
rain when i die
(09.06.26)
Boşluksuz 9 yıl. iki iş arası 1 ay boşluklu 11 yıl. Erken değil ben ilk yıl bunalmistim hala çalışmak (ülkedeki şartlardan dolayı ve sektöründen dolayı) çok iğrenç geliyor.
0
a perfect lie
(09.06.26)
15 senedir çalışıyorum. sadece 3 ay ameliyata yattım tek aram bu. askerde bile çalıştım.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ilk işim 5 yılı geçti. ben de bunaldım da işsiz olma düşüncesi daha kötü başka gelirim yok.
0
jelly bear
(09.06.26)
16 yıldır aralıksız çalışıyorum. son 2 yılı biraz daha kendi işim gibi ama geçişlerde hiç ara vermedim.
0
awlmi
(09.06.26)
Garden leave ne la
+7
baldur2
(09.06.26)
Yaklaşık 26 senelik tam amanlı kariyerinde hiç boş kalmamışım, şimdi farkettim.
0
kumandanim
(09.06.26)
@baldur2, ücretli izin. Ama genelde kovulanlarin aldigi bir sey.
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
2019-2026 arası 6 küsur yıl,tek parça.
6 aydır işsiz.
0
denizciman
(09.06.26)
10 yıl
0
peki madem
(09.06.26)
10 yil ve artiyor, zaten ilk isim, henuz degistirmedim.
0
king lizard
(09.06.26)
8,5 yıldan sonra pandemi patlayınca eve geçmiştik. sonra kurum binasız kalınca bir dönem uzaktan çalıştık ama işimiz uygulama olunca, uzaktan kısmı biraz yalandı..
son 5 yılda, 8-5 arka arkaya çalıştığım bir kaç ayı geçmez. ama iş olunca aylarca sabahlamışlığım da az değil.
son bir yıldır ücretsiz izindeyim; valla cennet gibi^^
0
lil siztah
(09.06.26)
tam 10,5 yıl aralıksız. araya giren doğum izni sonrası 2. 10 yılıma doğru ilerliyorum. emekliliğe hala 17 sene var, nasıl biteceğini bilmiyorum, çalışmayı seviyorum ama sorumluluk sevmiyorum.
0
in vino veritas
(09.06.26)
15 yıldır aralıksız çalışıyorum. pandemi zamanını inanılmaz özlüyorum. herkes off poff eve tıkılı kaldık derken, durmak bana aşırı iyi gelmişti o dönem.
0
dedim ben sana
(09.06.26)
7,5 yıldır aralıksız :’)
0
theseachange
(09.06.26)
7,5 yıl(hiç yıllık izin kullanmadan).
iş bilgisayarını az önce kapattım da geldim, tam bir hayatsızım.
0
late viper
(09.06.26)
@late, neden izin kullanmadin 7.5 yilda?
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
20 yildir toplam boslugum 3 ay onda da is aramadim.
0
duster
(09.06.26)
14 yıldır aralıksız çalışıyorum
0
mirty
(09.06.26)
ilkokula basladigimdan beri ya okuyorum, ya calisiyorum. gecen bunu dusundum hic kendime ait zamanim olmamis.
0
antikadimag
(10.06.26)
11. yilimdayim ve hala ilk olarak calismaya basladigim sirketteyim. hic is degistirmedim. comfort zone mu dersiniz artik ben bilemem
0
pasaklıpepee
(10.06.26)
toplam 23 yıldır iş hayatındayım bir firmada kesintisiz 7 yıl diğer firmada kesintisiz 14 yıl çalıştım. 6 aylık işsizlikten sonra şimdi başka bir yerde çalışıyorum.
0
bluemoon22
(10.06.26)
7+5+2 = 14
3 firma 14 sene, gecisler arasi 1-2 hafta vardi.
en son isten kovulana kadar ara vermedim. kovulduguma hem uzuldum hem sevindim, 4 ay dinlendim. iyi geldi, baska islere bulasmama firsat verdi.
bazen kovulmak iyi geliyor :D
0
cooperr
(10.06.26)
18.

ölene kadar bam bam bam.
0
gurur
(10.06.26)
Oglum nasil dayaniyorsunuz, bazi ornekler insanliktan cikmalik delirmelik. Hepinizin hedefi finansal bagimsizlik ve erken emeklilik mi yoksa?
0
baldur2
(10.06.26)
2017 Ekim - 2026 Ocak
Yaklaşık 8 yıl.
Ama bu sürenin içinde 20 günlük askerlik de var.
0
biseysorcaktim
(11.06.26)
(12)

Kişisel duruşunuza ters düşen fikirleriniz

sekizdokuzon
Eşcinsellerin hepimiz gibi rahat, güvende yaşayabilmesi için canımı veririm ama hiçbir gay e güvenmem. Güçlünün yanında, mağdurun hemen karşısında duran insanlar, bireysel ilişkilerde çıkarcı olduklarını düşünüyorum. Erkek gaylerden bahsediyorum bu arada, kadın gay çok tanımadım. Sizin böyle feminis
Eşcinsellerin hepimiz gibi rahat, güvende yaşayabilmesi için canımı veririm ama hiçbir gay e güvenmem. Güçlünün yanında, mağdurun hemen karşısında duran insanlar, bireysel ilişkilerde çıkarcı olduklarını düşünüyorum. Erkek gaylerden bahsediyorum bu arada, kadın gay çok tanımadım.

Sizin böyle feministim ama Kadir İnanır la çıkıyorum gibi çelişkilerinizi merak ediyorum.

Teşekkürler.
-7
sekizdokuzon
(08.06.26)
Niye,feministin canı can değil mi,kadir inanır ın canı can değil mi?
0
denizciman
(08.06.26)
Özgürlükçü biriyim ancak neticede Orta Doğulu olduğum için çook açık, ölçüsüz dekolte giyinen veya çok kapalı giyinen birini yadırgıyorum. Uç noktalar beni rahatsız ediyor.

Elbette rahatsız edici şekilde gözümü dikip bakmam veya dedikodusunu yapmam ancak içimden eleştiririm.
+4
ekimoloji
(08.06.26)
sol görüşlü bir insanım. malum partiye bir tek kere oy vermedim, vermem teklif dahi edilemez.

son seçimde bizi kk belasından kurtaran sağ seçmenin ellerini öpesim var.
-7
babilfish
(08.06.26)
Din ve tanrı inancım yok ama şu yerel kilise, yerel kiliseden insan tanımak/çevre yapmak, birbirine yardım etmek, bir community olması hoşuma gidiyor keşke benim de kilise dışı böyle bir yer olsa diyorum.

Ekimoloji +1. Çok açık ya da çok kapalı görünce yargılıyorum.
+1
logisticsmanager
(08.06.26)
Secimlerde asiri sol a oy veriyorum ama hisse senedim falan var.
Kapitalist sosyalizm fjfkfk
+3
Purple life
(08.06.26)
tesettürlü hiçbir sorunum yok, annem de kapalıdır işte teyze kapalısı klasik.

sunroofa asla dayanamıyorum ama görünce sinirim bozuluyor ya tam aç ya da tam kapat
+1
Hallegadola
(08.06.26)
Teorik olarak düşüncelerime göre yaşıyor olsam vegan olmam gerekirdi ama maalesef ki yapamıyorum, buna bazen üzülüyorum bazen de çok sinirleniyorum.

Bunun dışında;
ekimoloji +1
Bu konuda aynı şekilde tavır alıyorum bunun derinlerine inince de vardığım sonuç: yerine göre giyinememek.
Kimsenin dekoltesiyle, kapalılığıyla bireysel olarak bir derdim yok ama bulunduğu yere göre içimden geçirdiğim "yargılama" değişebiliyor.
0
mutekebbir
(08.06.26)
ırkçılık ve ayrımcılığın çok ilkel ve modern toplumda asla yeri olmayan bir görüş olduğu fikrindeyim ama senelerce sultanahmet'te çalışmış biri olarak, bazı insan topluluklardan hiç haz etmiyorum.
+1
lil siztah
(08.06.26)
Irkçılığın ahlaksızlık olduğunu düşünüyorum ama Türkiye’deki bir kaç etnik gruba karşı çok ırkçı düşüncelerim var. Bazen sesli dile getiriyorum bazen içimden sövüp geçiyorum.
0
yenibirgüzelnick
(08.06.26)
İnanç özgürlüğüne inanıyorum ama çok dindar insanlara karşı yıkılamaz önyargılarım var.

Cevap verdim ama bana güven olmaz güçlünün yanında duran çıkarcı biriyimdir ben ne de olsa.
+3
peki madem
(08.06.26)
Hocam insan güvenmediği kişi grup vs için niye canını versin. Çok mantıklı değil bence. Tüm ibnelikler de bu gaylerde gibi bi genellemeye varmışsın, değil sanki.
0
bumbum
(08.06.26)
memelileri kesip yeme olayi maalesef dogru degil. etik olarak sikintili bir mevzu. ama yiyorum. eve almiyorum ama disarida yapildigi zaman veya turkiyeye dondugum zaman kebap yiyorum.

balik ve tavugu bir yere kadar anlayabilirim ama bir kuzuyla vakit geciren birinin sonra onu yeme fikrine sicak bakmasi mumkun degil. baliklarin zaten dunyadan haberi yok o problem degil. tavuklar da sanki cok duyguya sahip degilmis gibi. ama kuzular, danalar bildigin kompleks duygulara sahip canlilar.
0
antikadimag
(09.06.26)
(15)

Paris'i abartılmış bulmak ve önyargılar. (ve Louvre Müzesi)

put it in your appropriate place
İmkanlarım sayesinde iyi gezdiğimi düşünüyorum ve böyle giderse baya da gezmiş olacağım.Neyse o kadar geziye rağmen henüz Paris'e gitmedim. Anlamsızca Paris'e ön yargım var. Öyle merak da etmiyorum açıkçası. Yine de hazır imkanım varken belki Eylül ayında gidebilirim. Gideyim de aradan çıksın diye.B
İmkanlarım sayesinde iyi gezdiğimi düşünüyorum ve böyle giderse baya da gezmiş olacağım.

Neyse o kadar geziye rağmen henüz Paris'e gitmedim. Anlamsızca Paris'e ön yargım var. Öyle merak da etmiyorum açıkçası. Yine de hazır imkanım varken belki Eylül ayında gidebilirim. Gideyim de aradan çıksın diye.

Birde millet Louvre Müzesine ölüyor bitiyor. Benim hiç ilgimi çekmiyor. Bir arkadaşım diyor Paris'e git ve illa Louvre müzesine de ziyaret et. Dedim ilgimi çekmiyor ya, gitmem. Adam öfkelendi lan. Ne demek gitmem. Hayır ilgimi çekmiyor, meraklısı değilim kral. asdhjksahdk

Yani Mona Lisa, iyi güzel hoş. Tamam başyapıt ama gideceğim şimdi Mona Lisa ve diğer resimlere bakacağım, diyeceğim oo güzel yapmış. Öyle devam edeceğim. Hiçbir şey anlamadan bakmış olacağım.

Kendimi geliştirmiş biriyim ama resim konusunda düz adamım. Karikatür karakteri (bkz: Düz Adam Sami)'den farkım yok resimde. Dolasıyla Louvre Müzesi ve diğer sanat müzelerine gitmek pek anlamlı olmuyor benim için.

Bir arkadaşım gitmişti birkaç sene önce. Çok pis diyordu. Hafif hayal kırıklığına uğramıştı.

Çevrenizde var mı Paris'e gitmeyip ön yargılı olan veya gidip ne biçim şehir lan burası diyen?
0
put it in your appropriate place
(07.06.26)
paris sanat sepet sevmiyorsan seveceğin bi şehir değil.
binaları sokakları güzel. bazı metroları ve sokakları pis cidden.
ama avrupada çoğu yer böyle ki zaten. müze, bina, saray, güzel sokaklar falan.
e bunları sevmiyosan parisi de sevmezsin.
disneyland güzel ilgin varsa.
ben gittim ama müzeler ilgimi çekmiyor. aklımda müzelerle ilgili ne kaldı dersen sıfır. resim-heykel-tarihe pek ilgim yok.
müzik-tiyatro severim daha çok.
ama ortam, güzel binalar, sokaklar parklar vs görmek istiyosan gidebilirsin. ha bi de eyfel.
0
jelly bear
(07.06.26)
ben. paris ve fransa asla ilgimi cekmiyor.

cok fazla zengin turist ülkesi ve sehri. fransiz mutfagi da bok gibi bence. sacma sapan seyler. baget dümdüz ekmek nedir allasen...

fransizca duymayi da görmeyi de sevmiyorum. fransiz sinemasi da cogu zaman cok sapikca geliyor. fransiz ressamlar da benim tarzim degil.

fransa'da strasburg'da gittim hic begenmedim. cannes bildigin konyaalti sahili gibi bir sey var. nedir bu tatava yani..
louvre ve bir tane daha büyük müze var orada. koleksiyon olarak iyidirler diye düsünüyorum.

baya biased büyük ihtimalle ama fransa sevmiyorum. atatürk'e de kemal diyip duruyorlar. bi düstur cekin siz önce dlfkjg
-2
Purple life
(07.06.26)
Görev gibi seyahat etmek benim aklımın almadığı bir şey. Aradan çıksın nedir, marketten yoğurt alır gibi. Hitap etmiyorsa gitme, yapma.
+5
sekizdokuzon
(07.06.26)
@sekizdokuzon, doğru diyorsunuz. Merak ettiğim başka şehirler var. Bir tanesine direkt uçuş yok.
-1
🌸put it in your appropriate place
(07.06.26)
Paris eyidir hojtur ama benena.

Paris turist olarak güzel eyvallah ama sana katılıyorum aman aman bir albenisi bende de yok.

Kendini kasmadan gideyim notre dame göreyim louvre göreyim şanzelizede bi turlayıp geleyim dersen tamam.

Ama anlam yüklenecek vizyon katacak rüya yaşatacak vs saçmalıkları barındıran bir yer değil.
Heryer çöp pislik+1
-1
basond
(07.06.26)
ben de özellikle avrupayı epey bir gezdim. Fransa'nın güneyine filan da gittim ama hiç Paris merakım yok. bir de hep nasılsa bir gün iş güç vs bi sebepten yolum düşer diye hiç öncelik vermedim, yaş 40 oldu yolum da düşmedi yani:) Eyfel falan hiç ilgimi çekmiyor. Louvre yine de görmek isterim tabi ama maksat müzeyse adres Londra olmalı.
0
awlmi
(07.06.26)
Bunun sendromu var: tr.wikipedia.org

Ben 10 küsur yıl önce gitmiştim.(10 yıl önceye göre şimdi sokaklar daha pis ve tehlikelidir tahminen.) Görülmesi gereken bir yer derim ama ilk 5 şehrime girmeyebilir. Mesela ben Edinburgh'tan çok daha fazla etkilendim. Londra'yı da daha üste yazarım.

Louvre güzel ama ben Orsay müzesini daha çok sevmiştim, daha bildiğim sevdiğim resimlerin orijinallerini görmüştüm mesela.

gitmek istemiyorsan gitme yav. İlla tik atıcam diyorsan da birkaç gün git oradan ya yukarı Belçika Hollandaya geç, ya da Cannes Nice vs. güneyde takılıp İtalyaya geç fıstık gibi İtalyayı dolaşırsın.
+1
nhk ni youkosu
(07.06.26)
Ben paris'e iki kere gittim. Fransa'da yaşayan biri olarak hiçbir güç beni orada yasatamaz amma lakin turist olarak (Fransızca konuşan biri olarak) ben severim. Tabi yemeğini yemeği, kültürel şeyleri falan. Kişi bunlardan hoşlanmıyorsa olmayabilir (bu arada louvre gitmedim.)
Biraz ne istendiğine bağlı. Bence görülmesi gereken bir yer ama Fransa'da görülmesi gereken çok yer var.
Açıkçasi kutsal kitapta yazıyor gibi tatil yeri yapmamak lazım:) nereyi istiyorsaniz oraya gidin. misal millet barcelona çok seviyor ama beni de hiç etkilememis yerlerden biriydi. Kişiye bağlı yani. Zorla tatil yapmaya gerek yok.
Bu arada Türkiye'de tabiki Fransa/Paris önyargısı var.
Biraz gidip eksi'de new york, londra, los angeles vs her yeri okuyun. Bir sürü sevmeyen çıkacak. Yani her yeri sevmeyen kişi var. Fransa'ya karşı ekstra olabilir bilmiyorum (misal Fransa Irak savaşına katılmadığı ve onaylamadığı için Amerikalılar ekstra sevmezlerdi bir dönem). Dediğim gibi redditte okursanız çok seven de var, o yüzden fikrinizi bence kendiniz verin, kimin ne dediğine çok bakmayın.
+2
logisticsmanager
(08.06.26)
dunyanin en onemli sehirlerinden, hatta xiv louis zamanindan napoleon'a kadar dunyanin en onemli sehri olmus bir yerden bahsediyoruz. dolayisiyla ben herkesin bir kere gitmesi gerektigini dusunuyorum. tayland degil ki bu istemiyorsan gitme diyelim.

istanbul, roma, paris, londra, amsterdam, new york, tokyo, petersburg, pekin. bu sehirlere herkes gitmeli.

louvre'da sadece tablo yok. 10 bin yillik heykel falan da var orada. cok zengin bir koleksiyon. paris'i ben de cok sevmemistim. cografi olarak bir esprisi yok. tekrar gitmek icin bir istek yok icimde. ama onemli bir yer ve gitmeden rahat edemezdim.
+1
antikadimag
(08.06.26)
Zevkler,renkler...
Hoşuna gitmiyorsa,aramıyorsan boşver.
+1
denizciman
(08.06.26)
pariste 1 sene kadar yaşadım. yaşamak için zor bir şehir. müze ve şehir yapısı olarak güzel. evet abartılıyor olabilir ama dünyada paris gibi bozulmamış kaç şehir var? 2. dünya savaşında bile zarar verilmemiş bir şehir. başkent anlamında bakarsan dünyanın en tarihi ve en sanatsal şehri olabilir. ayrıca 1 haftada falan gezemezsin tamamanı bitirmek çok zor. turistik yerleri 1 hafta olabilir ancak detaylı gezmek zaman alır.
ayrıca arkadaşlar parisi boklayana kadar ne gördünüz allahını severseniz ya.
0
mikahakkinen
(08.06.26)
Ben de geçen yıl ön yargılı gittim. Fakat gayet güzel bir şehir. Mutlu ayrıldım.
0
adivar
(08.06.26)
Istanbulda yasamiyorum ama istanbul paristen güzeldir. Bogaz var bi kere.
-1
Purple life
(08.06.26)
Pesin not: Fransa'da yasiyorum. Bu yasadiginiz sadece Paris icin degil hemen hemen pek cok Avrupa sehiri icin gecerli. Yani bir sehri turist gozusyle geziyorsaniz o sehrin size sunduklarini tam olarak anlayamiyorsunuz. Yani asil Paris Louvre, Luksemburg Parki, Notre Dame, Eiffel falan degil. Bu Istanbul'a gelip Ayasofya, Sultanahmet, Topkapi Sarayi'ni gezmek gibi bir sey. Istanbul biraz Yeni Raki reklamlarindaki gibi aslinda. Gezdiginiz sehirlerden zevk almak istiyorsaniz o ruhu yakalamaniz lazim, bu da aslinda zor, anlatilabilir bir sey degil ama oradan birilerini taniyor olmak kolaylastiriyor (belki de bunsuz mumkun degil). Bundan 3, 4 sene once bir karikatur gormustum, bir ulkeye/sehre tasinmis olmak demek x muzesi, y katedrali neyse yaninizda olmasina ragmen nasil olsa bir ara giderim diye hic ugramamis olmak demektir diyordu (bu minvalde bir seydi). Cunku o turist kafasindan cikinca gercek hayata karisiyorsunuz ve bir sehrin size gercekten (iyi, kotu) sunabileceklerini deneyimlemeye basliyorsunuz. Eger turist olarak bunu kirmak istiyorsaniz size tavsiyem farkli bir yere gitmeniz. Avrupa'da belki Reykjavik olabilir, hem de kisin. Bosverin, kardan hicbir yeri gezemeyin. Iste o zaman gercek Izlanda ruhunu yasamis olursunuz. Bati'da belki New York City olabilir. Kuba olabilir. Asya'nin cok buyuk bir kismidir zaten. Imkan varsa Cin'e veya Japonya'ya gidin. Bu arada sunun da etkisi var: Biz zaten yari Avrupaliyiz. Istanbul mesela diger Avrupa sehirlerinden cok da farkli degil. Dolayisiyla bildigimiz, gordugumuz seyler. Ben Avrupa'da yasadigim icin is harici Avrupa'da seyahat etmiyorum. Zaten her sehir birbirine benziyor. Hatta bunun da bir karikaturu var: Every European City diye: keenbeanstudio.myshopify.com

Objektif degerlendirmelere bakarsak yazan herkese katiliyorum. Mimari acidan korunmus, bakimli, fakat bazi yerler pis ve tekinsiz. Acikcasi tehlikeli bir sehir olarak goruyorum. Bazi bolgeler komple bizim eski Esenler Otogar'i gibi, tipler falan. Istanbul gibi kaotik buluyorum. Guzel restoranlar var fakat bu da eger cok zengin degilseniz ciddi bir ayirt edici ozellik degil.
+4
Sour
(08.06.26)
Paris benim de hiç ilgimi çekmiyor. İş seyahatinde aktarma yapmıştım birkaç saat geçirdim. Bir daha gidesim gelmedi. Tüm Fransa'ya karşı bir önyargım var aslında. Dünyada görülecek o kadar çok yer var ki bir tanesi eksik kalabilir bence.
0
peki madem
(08.06.26)
(10)

turkiye'de dogru sanilan ama aslinda hatali olan seyler?

cooperr
birebir deneyimlediginiz seyleri soruyorum, kulaktan dolma degil. bizim ulkeye ozgu sanrilar pesindeyiz, surekli duymussunuz ama bir bakiyorsunuz gercekle aslinda alakasi yok. ornek: hatali bilgi: "iranlilarin ezici cogunlugu molladir" gercek: yurtdisinda denk gelinen iranlilarin ezici cogunlugu din
birebir deneyimlediginiz seyleri soruyorum, kulaktan dolma degil.
bizim ulkeye ozgu sanrilar pesindeyiz, surekli duymussunuz ama bir bakiyorsunuz gercekle aslinda alakasi yok.

ornek:
hatali bilgi: "iranlilarin ezici cogunlugu molladir"
gercek: yurtdisinda denk gelinen iranlilarin ezici cogunlugu dindar bile degil, hatta ateist.
gibi..
0
cooperr
(04.06.26)
-Türkiye cok kötü.

Dogrusu: tr parasi olmayana veya calisana kötü.
+1
Purple life
(04.06.26)
Yanlış bilinen: Dönel kavsagin (biz bursalilar baba deriz) icindeki arac yol verir.
+7
duster
(04.06.26)
Cereyanda kalmak. Balıkla süt/yoğurt yemenin zehirlemesi.
0
dilemma of subscribtionability
(04.06.26)
Cereyanda kalmak gerçekten hasta eder.
Bayat balıkla yoğurt yemek gerçekten uygun değildir. Yoğurt, balıktan kaynaklanan histamin zehirlenmesine katkı sağlar.
-3
Mirket
(04.06.26)
İstanbul eşi benzeri olmayan harika bir şehir olduğu. Sokakların daracık, kaldırımların yarısında onlarca araba dizilmiş, bisiklet yolu diye yalandan kaldırımın ortası maviye boyanmış, bir kaç bölgeyi çıkarınca tamamiyle estetikten yoksun bir şehirden daha iyi onlarca şehir var. Tamam boğaz ve çevresi güzel, ama o kadar. Bebek sahilde doğru düzgün yürüyüş bile yapamıyorsun her 200 metrede bir denize kıyı olan bir yapı çıkıyor. Anadolu yakası sahili güzel bu konuda bi.

Avrupa’da Türklerden nefret edildiği. Buna çok yorum yapmak istemem ama taşkınlık gösteren bir davranış sergilemediğiniz sürece böyle bir şey yok. Sosyal medyadaki anonim hesaplara çok bakmayın çünkü Türklerde diğer milletlere bunu yapıyor ama yüz yüze de böyle bir şey olmuyor.
0
substituent
(04.06.26)
trabzonlular laz deniyor ama aslinda lazlar rize ve artvinde.
+4
antikadimag
(05.06.26)
sol şerit geçici kullanılır. sadece sollamak için. solladıktan sonra orta ya da sağ şeride geçilmesi gerekir.
+4
ground
(05.06.26)
Bu coğrafyada insanların çoğu sürekli olarak yalan/palavra/abartı konuşuyor. Akıllara ziyan bir sahtekarlık ve fesatlık var. Dürüst, çalışkan olanı da topluca hor görme ve alaşağı etme huyu var.

"Bu, hiç hesapta olmayan bir savaştı.
Atlarınızın ayaklarına bez bağlayın ki, bu fesat toprağı burada kalsın ve Türkistan'a ulaşmasın." (Ankara Savaşı sonrası) -Emir Timur
+1
tadartatmaztadantatar
(05.06.26)
Avrupalılar'ın bencil, Türkler'in ise birbirine destek veren bir millet olması.
Gözlemlerim tam tersi olduğu yönünde.
+4
burfak
(05.06.26)
Büyükelçilik ve konsolosluk yerleşkelerinin, içinde bulunduğu değil temsil ettiği ülkenin toprağı olduğu sanrısı. Sözde koca koca hukukçular dahi bıkmadı bu zırvayı canlı yayında kusmaktan.
0
10551037
(05.06.26)
(7)

almanya veya amerika'ya goc etmek

baldur2
pek de samimi olmadigim icin soramadigim arkadaslar var 36-37 yaslarinda, evlenerek, okuyarak gitmediklerine eminim, calistiklarini da pek sanmiyorum. nasil goc etmis olabilirler? turist vizesi arti iltica haric aklima bir secenek gelmiyor.
pek de samimi olmadigim icin soramadigim arkadaslar var 36-37 yaslarinda, evlenerek, okuyarak gitmediklerine eminim, calistiklarini da pek sanmiyorum. nasil goc etmis olabilirler? turist vizesi arti iltica haric aklima bir secenek gelmiyor.
0
baldur2
(04.06.26)
bir tanidigim bildigin iltica etti. insanlarin azmini kusumsememek lazim.
0
warrior princess
(04.06.26)
Calisma ihtimali sifir degilse benim bir kuzen Almanya'ya kargo dagitimcisi olarak gitti biraz masraf yapip. Daha durumu net degil, bir sure bir nevi kole olarak calisti ama su an esi de ise basladi sanirim biraz daha duzeltti durumlari.
0
mbond
(04.06.26)
Vizenin ismi nedir bilmiyorum, hesapta biraz sermaye, göstermelik niyet mektubu ve bir iş planı sununca oturum izni alınabiliyor. Bir arkadaşım geçici oturum izni olan bi ab ülkesinden Almanya'ya gidip direkt oturum başvurusu yaparak alabildi. İş arama vizesi, gönüllü hizmet gibi vize türleri de var. Bunlardan herhangi biriyle gitmiş olabilirler, ilticadan daha kolaydır bence.
-1
beyfendi
(04.06.26)
Yatırımcı veya iş kurma vizesiyle dünyanın her yerine gidebilirsin. Diğer yol da evlilik.
Okul işlerine girenler parayı bitirip Türkiye'ye dönüyorlar.

Kendi işini kurmuyorsan şuan abd dahil her yerde iş bulmak çok zor.
0
michael harddd
(04.06.26)
Paralari olabilir mi? Paran varsa her is cozulur. Mesela sirket kurulumu yoluyla gitmis olabilirler. Serbest calisan olarak gitmis olabilirler.
0
Sour
(04.06.26)
amerika'ya geliyorlar. iltica basvurusu yapiyorlar. bu surec yillarca suruyor, ama sonuclanana kadar calisma karti alip normal vatandas gibi, hatta benden falan cok daha iyi bir statude yasiyorlar.

biz de yuksek lisans yapip sonra buyuk sirketlerde calisiyoruz ama su kacak gelenler kadar iyi bir statumuz yok. mesela beni calisma vizesiyle ise almayan sirketler bu multecileri calisma kartiyla ise aliyor.
0
antikadimag
(05.06.26)
green card çıkmış da olabilir
0
in vino veritas
(06.06.26)
(2)

Yaz için planlarınız neler ?

darthvader
Şimdiden planladığınız yada yapmak istedikleriniz neler, yazı nasıl geçirmek istiyorsunuz?
Şimdiden planladığınız yada yapmak istedikleriniz neler, yazı nasıl geçirmek istiyorsunuz?
0
darthvader
(03.06.26)
fedon gibi yanacağım. çok seviyorum güneşlenmeyi. ağustos gibi de alanyama giderim bir haftalığına.
-1
yurtsuz john
(03.06.26)
onumuzdeki haftasonu uzun yol yelken gidecegiz 8 arkadasla. yerlesim olmayan bir adada kus gozlemi yapacagiz.

yine bu ay turkiye'nin dunya kupasi maclarina gidiyorum california'ya 1 hafta road trip yapacagiz sf la arasi. gerisi tech patronlarina kolelikle gececek, baska planim yok.
0
antikadimag
(04.06.26)
(17)

Hayattaki en büyük sansiniz

Purple life
Nedir veya neydi?
Nedir veya neydi?
-3
Purple life
(28.05.26)
Ailem
0
peki madem
(28.05.26)
Ailem +1

Bir de ailemden kabul ettiğim arkadaşım.
+1
rock n roll
(28.05.26)
Lise ve üniversite eğitimimin iyi olması
İnsan kendi hayatını kendi kurtarıyor
Diploma deyip geçiyorlar ama çok önemli bir şey benim gözümde
-8
arbre
(28.05.26)
Henüz intihar etmemiş olmak
+5
genki
(28.05.26)
İkili eğitim veren, akademik ve sosyal çevre olarak son derece düşük düzeyli, ilçenin tek lisesindeki matematik öğretmenimdir.
Lise 1'den itibaren, liseden mezun oluncaya dek desteğini esirgemedi. Fizik ve kimyanın sıfır olduğu bir okulda, matematik bölümü mezunu sözleşmeli o öğretmen; bir öğretmenin bir çocuğun hayatını değiştirebileceğinin örneğidir. Ama o kadar az sayıdalar ki...
Bu destek sayesinde sayısal puanım yükseldi ve istediğim fakülteyi kazandım.
Böyle bir şansım olmasaydı, şimdi ağır nevrotik bir ev kadını olarak yaşıyor olacaktım.
+5
pro9it9is9
(28.05.26)
Ailem cevabını verenlere imrendim ya ne güzel
Benim sanırım en büyük şansım küçük yaşta kitapların dünyasını keşfetmek, o dünyaya sığınarak kendi kendimi yetiştirmek oldu.

Tüm kırılmalardan, dış dünyanın zorluklarından kitaplarla korudum kendimi. Pişman değilim
+10
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
çizim&görme yeteneğim, estetik&simetri algım.

bu sayede gsl ve gsf okudum. bu sayede eğlenceli bir işim var.
+2
art cat chocolate
(28.05.26)
anne/baba/buyume ortami/cevre derim bende.
ilk cocuk ilk torun olarak sevildigimi ciddi olarak hissettim.
cocuklugum guzel gecti. aile dostlari falan da saglamdi, hepsi murekkep yalamis insanlardi.
-1
cooperr
(28.05.26)
Bu soruya verecek cevap arıyorum sabahtan beri, bulamamak beni üzdü. Gayet şanssız, korunmasız ilerliyorum hayatın kum torbası olarak.
+2
sekizdokuzon
(28.05.26)
İnanılmaz bir merakımın ve hafızamın olması, arkadaşlarım, kardeşlerimle aramın iyi olması.

Ayrıca cevapları eksileyen ergenlerin umarım en azından terapiye verecek paraları vardır, acınası haldesiniz ezikler.
0
nefertarii
(28.05.26)
zaman, para ve saglik sorunumun olmamasi 36 yas itibariyle. zaten isteyecek baska bir sey de kalmadi.
+1
baldur2
(28.05.26)
Benim sorularimi engelliyorlar.
Ama yoldasim copperr da eksilendigi icin kim olduğunu anliyorum.
Sorularin aninda eksilenmesi de söz konusu kişinin göbeginin capi hakkinda bilgi veriyor.
-1
🌸Purple life
(28.05.26)
iyi insanlarla yollarımın keşismesi. kötülükle 32 yaşında tanıştım ve ayıktım
0
ala09
(28.05.26)
valla saka maka bulamadim ya. sadece zeka diyebilirim yoksa dogdugum sartlarda ve sosyal sinifta kalsaydim fena gg olacakti. hep istisnai basarilarla yukseldim ama. bir sinavda turkiye derecesi yaptim orada sicradim. abd'de mastera full burslu kabul aldim orada sicradim. ama bunlara sans denemez sonucta loto degil kisisel basari. inek olmadan yaptim bir de bunlari asil basari o bence. bir sonraki sicrama gelmiyor ama rat wheel'da takili kaldim ve bu beni tekrar huzursuz etmeye basladi. sanirim is kurmam gerekecek.
+1
antikadimag
(29.05.26)
Mesleğimin yurtdışında işverenler tarafından talebi yüksek ve nitelikli eleman sıkıntısı yaşanan bir alan olması. Türkiyede “ofis işi” diye daha düşük maaş teklif edilirken yurtdışında saha ekibinin %50 fazlası maaş veriyorlar.

Ve çok zor bulunabilen sponsorluğu mesleğim sayesinde buldum.
0
filipis
(29.05.26)
Ailem ve kuzenlerim.

Annem, babam ve abimin eleştirecek çokça özellikleri ile davranışlarını var ama yine de büyük şansım diyebilirim. Şöyle hem en büyük şansım hem en talihsiz şanssızlığım.

Kuzenlerim de iyidir.
0
put it in your appropriate place
(29.05.26)
Kaç gündür bu duyuruyu görüyorum; "Benim şansım neydi acaba?" diye düşünüyorum ki şimdi kendime en net yanıtı buldum:

Türkiye'den girilmesi, çalışılması çok zor bir uluslarası sektöre; sektörün kendi içinde çalışanların bile girmekte oldukça zorlandığı pozisyonda girebilmek. Bunu da çok ilginç bir rastlantı ile gerçekleştirebildim, baktığım zaman resmen hayatım değişti diyebiliyorum.
+1
burka
(29.05.26)
(3)

Parfüm tavsiyesi

arbre
İstediğim parfümü bulamıyorum.Dior Sauvage EDT kullandım, beğenmiyorumMont Blanc Explorer EDP kullandım, kötü değil ama çok iyi değilBoyner'den alıyorumErkeğim, çarpıcı bir koku olmasını istiyorumBütçe 5 6 bin TLTeşekkür
İstediğim parfümü bulamıyorum.

Dior Sauvage EDT kullandım, beğenmiyorum
Mont Blanc Explorer EDP kullandım, kötü değil ama çok iyi değil

Boyner'den alıyorum

Erkeğim, çarpıcı bir koku olmasını istiyorum

Bütçe 5 6 bin TL

Teşekkür
-7
arbre
(28.05.26)
Nokta atış yapıyorum
Prada paradigme edp
0
erty_ksk
(28.05.26)
ne ariyorsun ki nasil bir sey aradigini yazsan yardimci oluruz. carpici kokulari gunluk ofiste falan sikip milletin burun diregini carpma ihtimalin var. mont blanc explorer gibi kokular gunluk kullanim icin gayet uygun, ve guzel rahatsiz etmeyici kokular. dior sauvage biraz daha agresif ve yogun ambroxan iceren yapay bir koku. ama kizlar begeniyor date icin falan uygun. gerci explorerda da ambroxan var.

ben cok decant denedim ve simdi ogrendigim notalardan kendi parfumumu yapma yolundayim.

ust notalarda narenciye, orta notalarda cicekler (gul, geranium, lavanta, portakal cicegi vs), ust notalarda da sedir, butce olsa ud veya amber (sahile vuran balina salgisi olan amber), ama bunlar cok pahali oldugundan sedir ve yanina belki hafif recinelerden. gunluk boyle bir parfum tasarliyorum kendime.
0
antikadimag
(29.05.26)
antikadimag, kokuyu anlatmam zor. Dior Sauvage sevmediğime göre onun içeriği olmamalı. Odun, deri gibi ağır kokuları da sevmiyorum. Pis geliyor. Çam diyebilirim belki kafada canlanması için. Ama bu da tam değil çünkü karizmatik olmasını istiyorum. Date zaten uzun süredir çıkmıyorum, tamamen kendim için istiyorum.
-4
🌸arbre
(29.05.26)
(5)

Cbd yağı

lamentoftheperishingroses
Selamlar,Almanya'dan gelecek arkadaşımdan 1 şişe Cannabidiol yağı (CBD oil) getirmesini istedim. İstanbul Havalimanından gelecek. Checkine vereceği Valizine koyup getirse sorunsuz geçer mi? Yok efendim yasaklı madde kaçakçılığı yapıyorsun diye girişte çocuğun başına iş açılmaz değil mi?Yakın zamanda
Selamlar,

Almanya'dan gelecek arkadaşımdan 1 şişe Cannabidiol yağı (CBD oil) getirmesini istedim. İstanbul Havalimanından gelecek.
Checkine vereceği Valizine koyup getirse sorunsuz geçer mi? Yok efendim yasaklı madde kaçakçılığı yapıyorsun diye girişte çocuğun başına iş açılmaz değil mi?
Yakın zamanda böyle bir deneyim yaşayanınız oldu mu?
0
lamentoftheperishingroses
(26.05.26)
benim kayinvalide icinde CBD ve THC olan bir kutu sekerlemeyi aldi yaninda goturdu valla. her hafta bir tane cakiyorum diyor :)

CBD'den bulsalar bile bisey olacagini zannetmiyorum zira kafa yapan THC zaten.
0
cooperr
(26.05.26)
Ben getirdim birine, problem olmadi.
0
mbond
(26.05.26)
Biraz gri alanda kalan bir konu, içinde eser miktarda da olsa diğer yasaklı etken maddeden vardır, başına iş alır durduk yere.
0
kimlanbu
(26.05.26)
hiçbi şey olmaz
0
eurhka
(27.05.26)
cbd neden istiyorsunuz ki? abd'nin basimiza actigi bos endustrilerden biri. hicbir ise yaramiyor. nereden biliyorsun derseniz master yaparken arkadaslarimizdan birisinin ailesinin cbd urunleri ureten sirketi vardi sakiz, sekerleme, icecek vs. bol bol getirirdi biz de denerdik.
+1
antikadimag
(27.05.26)
(5)

Polo Tshirt önerisi

Take it away honey
Dostlar merhaba, iş yerinde ve günlük giymek için polo yaka tişört arayışındayım ancak görece pahalı oldukları ve her markayı deneme şansım olmadığı için birkaç marka önerisi almak istiyorum. Öneri dışında şu markaları da deneyenler sıralayabilir mi uzun ömürlülük ve verilen parayı haketme konusunda
Dostlar merhaba, iş yerinde ve günlük giymek için polo yaka tişört arayışındayım ancak görece pahalı oldukları ve her markayı deneme şansım olmadığı için birkaç marka önerisi almak istiyorum. Öneri dışında şu markaları da deneyenler sıralayabilir mi uzun ömürlülük ve verilen parayı haketme konusunda. Lacoste, CK, Fred Perry, RL, Marc O'Polo, Boss. Zara ve Massimo Dutti de olabilir. Yurtdışı outletlerden de alabilirim. Başka marka önerirseniz bakarım.

Şimdiden çok teşekkürler.
0
Take it away honey
(26.05.26)
Altınyıldız, Beymen Business Boyner'de indirim var
Mavi ve Lufian alıyorum. Mavi kesimi iyi. Lufian renk olarak kaliteli.
Tommy Hilfiger kesimi iyi, kaliteli ama pahalı
Gant bakabilirsin, o da pahalı
-4
arbre
(26.05.26)
Bahsettiğiniz markalar bence iyi; ben kullandıklarım arasında sırasıyla Ralph Lauren, Lacoste, Fred Perry ve Massimo Dutti derdim. Özellikle Ralph Lauren'in custom slim fit pololarının kesimi çok güzel. Verilen parayı haketme konusuna bir şey diyemiyorum, o çok kişisel bir şey. Kalite konusunda da iyiler; benim yılda 8-10 defa yıkanan, 3-4 yıldır kullandığım pololarım var.
0
salihdt
(26.05.26)
Esim beymen business kullaniyor. Kaliteli bence. Hem kumasi güzel hem de boyasi kalici solmuyor.
Logo falan da olmadigi için memnun.
-2
Purple life
(26.05.26)
Lacoste ve Ralph Lauren polo konusunda en iyi kalıp ve tasarımlara sahip bu konunun da öncüsü markalar yurtdışı outlet seçeneği de eklediğiniz için yurtdışında bunların Türkiye fiyatlarına Etro dahi yakalayabilirsiniz.
0
Smithsonian
(26.05.26)
lacoste ve ralph lauren bu isin oncusu 2 marka. lacoste ilk polo tisortu tasarlayan, ralph lauren de adini veren 2 marka. macera aramamak lazim.

ben sahsen lacoste tercih ediyorum daha spor durdugu icin.
0
antikadimag
(27.05.26)
(5)

dis macunu ve gunes kremi

baldur2
1- hangi dis macununu kullaniyorsunuz?2- hangi gunes kremini kullaniyorsunuz? guzel fiyat performans oranli urunler onerebilir misiniz?
1- hangi dis macununu kullaniyorsunuz?
2- hangi gunes kremini kullaniyorsunuz?

guzel fiyat performans oranli urunler onerebilir misiniz?
0
baldur2
(26.05.26)
1- oral b - parodontax - colgate dönüşümlü kullanıyorum
2- sadece denize gittiğimde nivea sun 30 ya da 50 SPF
0
exlibris
(26.05.26)
Colgate Max White
-4
arbre
(26.05.26)
1. Arm & hammer
2. La Roche-Posay Anthelios uv 400
0
Amaranta ursula
(26.05.26)
Özel kullandığım diş macunu yok, bilindik markaların beyazlatıcılı ve florlu ürünlerinden alıyorum.

Güneş kremi yüz için şu; www.dermoeczanem.com

Boyun, eller, kollar vs. için şu; www.dermoeczanem.com

Ama ben açık alanda sık bulunuyorum ve bulunduğum yerler baya gezegenin her türlü etkisine açık. Toz, güneş, ter, acı kan ve gözyaşı... Normalde eğer ofiste falan kullanacaksanız LRP'nin bu tarz suya dayanıklı ürünlerini önermiyorum çünkü çıkarması zor.

LRP'nin benim yolladığım jel krem versiyonu bende daha az yağlanma yapıyor diye onu kullanıyorum. Ancak fluid versiyonları daha etkili diyorlar. Ama bende çok parlıyor.
0
akhenaten
(26.05.26)
dis macunu sensodyne
gunes kremi su anda eucerin

ancak terleyince goze kacip yakmayacak bir krem arayisindayim. bilmiyorum cozumu nedir
0
antikadimag
(27.05.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.