Giriş
(8)

Amerika Vizesi Hakkında

sndnzr
MerhabalarAnnem Amerika'ya gitmek istiyor ve çok uzun zamandır hayali. Bugun beni ağlayarak aradı ve başvuru yaptım ödemeleri yaptım 5 ocak randevum var ama sisteme girmeye çalışırken böyle bir uyarı başvuru yok tarzı uyarı aldığını sistemde böyle bir başvuru yok dediğini belirtiyor. Sizce neden böy
Merhabalar

Annem Amerika'ya gitmek istiyor ve çok uzun zamandır hayali. Bugun beni ağlayarak aradı ve başvuru yaptım ödemeleri yaptım 5 ocak randevum var ama sisteme girmeye çalışırken böyle bir uyarı başvuru yok tarzı uyarı aldığını sistemde böyle bir başvuru yok dediğini belirtiyor. Sizce neden böyle bir durum yaşanır? Lütfen yardımcı olun şimdiden teşekkürler
0
sndnzr
(14.12.25)
Yok zaten 2026 olarak gözüküyor. Başka neden olabilir sizce
0
🌸sndnzr
(14.12.25)
Belki 1 Mayıs olabilir. 05/01/2026 yazıyorsa, ABD'de tarihler Ay/Gün/Yıl şeklinde yazılıyor. Vize başvurusunda öyle mi bilmiyorum.

Ama başvuru olsa her şekilde çıkardı herhalde? Bir ihtimal sahte bi siteden başvuru yapmış ve dolandırılmış olabilir.
0
nhk ni youkosu
(14.12.25)
Google'a amerika vize basvuru yazip gelen sitelerden biri uzerinden basvurduysa para kaptirmis olabilir dolandiricilara. Haliyle sitede basvurusunu goremiyordur.

Ayrica tavsiyem 150-200 dolar verip bir danismanla ilerlemesi. Yasi itibariyle kolay vize alabilecekken, taknik bir hata yapip bos yere red yemesin.
0
brkylmz
(14.12.25)
Birkaç adımda ancak başvuru yapılıyor acaba doğru yolda ilerledi mi ds160 doldurup konsoloslukdan üyelik açıp randevu alması gerekiyordu
Sistem biraz karışık dikkatli ilerlemek gerek ezbere birşey demek zor
0
basond
(14.12.25)
dogrudan siteden mi basvurdu yoksa araci mi kullandi?
size ne zaman soyledi basvuru tarihini? genelde vize randevulari aylarca hatta kimi zaman yillarca sonraya veriliyor.
son olarak abd social media vetting sistemi getiriyor ve bu nedenle bircok kisinin mulakati ertelendi en azindan calisma vizeleri icin.
0
antikadimag
(15.12.25)
Öncelikle dolandırılma ihtimaline karşı ABD büyük elçiliğinden gelen onay mailleri (randevu vb.) ve ödeme makbuzu maili var mı?

Bunlar varsa sistemsel geçici bir problem olabilir veya referans no bilgisini yanlış girmiş olabilir. Büyükelçiliğe mail atarak veya telefonla iletişime geçebilirsiniz.
0
merhum
(15.12.25)
annenizin amerika başvuru formunu kendi başına dondurma ihtimali var mi ?
turist vizesi randevuları cok ileri tarihe veriliyor, millet para verip botlarla one çekmeye calisiyor dolayısı ile 5 ocak bana inandirici gelmedi

buyuk ihtimal anneniz google ilk cihan yerde bir form fln doldurup dolandirildi
0
oscar
(15.12.25)
Son dönemde yakın tarihli randevu veriyor sistem dünya kupası ayağına işleri hızlandırdılar
0
basond
(15.12.25)
(12)

günümüzde teknoloji marketlerde satılan en popüler laptop markaları

kibritsuyu
ön not: macbook hariç.yıllardır aynı bilgisayarı kullanıyorum. değiştirme zamanı geldi de geçiyor. ama bugünlerde teknoloji marketlerde satılan güncel laptop markaları nelerdir, hangi marka iyidir?mesela ben bilgisayarı alırken dell vardı, iyiydi. asus iyiydi, sony vaio vardı iyiydi. hp vardı, kimi
ön not: macbook hariç.

yıllardır aynı bilgisayarı kullanıyorum. değiştirme zamanı geldi de geçiyor. ama bugünlerde teknoloji marketlerde satılan güncel laptop markaları nelerdir, hangi marka iyidir?

mesela ben bilgisayarı alırken dell vardı, iyiydi. asus iyiydi, sony vaio vardı iyiydi. hp vardı, kimi iyi derdi, kimi gömerdi. acer vardı kötüydü, casper vardı kötüydü.

şimdi ben hp, asus, sony, dell falan hiç görmüyorum. benim bilgisayarım toshiba mesela, o da yok.

ne var, hangi markalar revaçta? hangi markalar iyi?

hatırlatma: macbook hariç.
0
kibritsuyu
(14.12.25)
Sony Türkiye'den çekildi. Sony bilgisayar zaten nadirdi. Şirket bilgisayarım Dell. İyidir ama pahalıdır. Acer kullanıyorum yıllardır. İyidir. Yeni bilgisayarım Casper. Nirvana S100. Al geç. Marka odaklı değil de sistem odaklı düşünmen lazım. Ben mesela küçük ekrandan nefret ettiğim için 15,4 inç istedim. O da Casper'da vardı. 1 TB SSD, Windows 11, 32 GB Ram, i7 işlemci olsun dersen zaten az seçenek çıkıyor. Mağazalar daha pahalı satıyor. Mağazanın kirasını, elektrik faturasını, işçi giderini ödüyorsun. Mağazada incele ama internetten al. Ben Casper sitesinden aldım. Hızlı geldi.
0
arbre
(14.12.25)
Lenovo fena değil ama tuzlu
X1 100 bandından başlıyor
0
topkapiaksaray
(14.12.25)
Lenovo öneririm bende. Hem parçaları kaliteli, hem satış sonrası iyi hem de uzun yıllar dayanır.
0
etna
(14.12.25)
Valla tam ihtiyacım süper duyuru sadece iç donanım değil dış kasada sağlam olmalı ekran menteşeleri çatlamamalı klavye sallanmamalı vs vs soğutma çok problem olmamalı gibi bir sürü şey geliyor aklıma

Bi ara msi falan vardı ha birde monster vardı onlar nasıl bilemedim
+1
basond
(14.12.25)
monster.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.12.25)
İş için kullanacağım için mümkünse çin pavyonu gibi yanar döner ışıklı, w a s d tuşları farklı renk ve şekilde, dış kasası alafortanfonik olan bilgisayarlardan olmamalı. Müşterinin yanında çıkarıp açabileyim.
0
🌸kibritsuyu
(14.12.25)
windows tarafinda: thinkpad, belki dell xps sayilabilir
oyun tarafinda: msi, ben tercih etmem ama asus
diger her sey icin: macbook air, macbook pro

bu 15 yil once de boyleydi hala da boyle. hp, dell gibi markalar daha cok sunucu tarafinda ve kurumsal calisir. son kullanici urunleri ekseriyetle berbattir. icinde kullanilan her sey ayni olmasina ragmen teknik servis kismi onemli. tabi en onemlisi de pil. cunku urunler ciktiktan bir sure sonra artik orijinal pil bulunmuyor ve cihaz cop oluyor. muadil bataryalar da malesef berbat. bu yuzden uzun soluklu kullanim icin macera aramadan thinkpad veya macbook tercih etmek lazim. ben ikisini de aktif olarak kullaniyorum tas gibi cihazlar. ozellikle thinkpad benden cok cekti. :))
+1
arakaali
(14.12.25)
Sony yıllar önce notebook üretmeyi bıraktı. Toshiba laptop birimini 2020'de Sharp'a (dynabook) sattı. Ortalıkta görmüyorum ben de. Alışveriş sitelerinde hâlâ modelleri var ama Tr'de resmi distribütörü ve garantisi var mı, kalitesi şu an ne durumda, bilmiyorum. Dell şahıs şirketi ve yakın zamana kadar hisseleri bile borsada değildi. Sahibi Michael Dell direkt olarak İsrail ordusuna (evet ordusuna) her yıl milyonlarca dolar bağışta bulunduğu için, o marka dünyanın en iyi ve kaliteli bilgisayarını 1 tl'ye satsa, almam ömür boyu. Asus hâlâ iyi. Yakın zamanda Asus aldım ben. Lenovo beni önceki modellerde iki defa üzmüştü, kullanmıyorum artık ama thinkpad de düşünülebilir. Msi da düşünülebilir.

Ben olsaydım muhtemelen yine asus alırdım.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.12.25)
lenovo, asus, hp var. dell'i mağazalarda pek göremedim. lenovo bu işin bayrak taşıyanı, asus peşinden geliyor, hp de her zamanki gibi ortalama. acer hala var, nitro serisiyle bir revaç yakaladı.

sony ekonomik krizden sonra tası tarağını toplayıp gitti, playstation'ı da bilkom'a bıraktı. sony eurasia sitesine girince sadece fotoğraf makineleri çıkıyor.

toshiba dağıldı, en değerli birimlerini sattı.
0
kesmekes laleler
(14.12.25)
macbook haric olmasinin ozel bir sebebi var mi? bir kere kullandiktan sonra donup pc'nin yuzune bakmadim.

ama soruya cevap olsun diye dell, lenovo ve asus. lenovo ibm'i satin aldigi icin biraz ayakta durdu, ben de ogrencilik zamaninda kullandim cunku uygundu fiyatlari. microsoft da cikis yapmaya calisiyor surface ile. hp kesinlikle rezil. is yerinden verdiler ve dokuluyor bilgisayar.

sahsen pc alacak olsam dell'e bakardim. hala oyle mi bilmiyorum ama destek hizmetleri cok iyiydi.
0
antikadimag
(15.12.25)
macbook harici olmasının özel sebebi, benim mali müşavir olmam, muhasebe işi yapmam ve klavyenin sağ tarafındaki nümerik klavyenin benim için bir zorunluluk olması. bildiğim kadarıyla hiçbir macbook'un nümerik klavyesi yok. o yüzden yekten eledim. diğer markaların da nümerik klavyesi olmayanları işime yaramaz.

bir de devletin uygulamalarıyla javayla mavayla ne kadar problemsiz çalışacağını kestiremiyorum. windows'la en azından bir yol bulunuyor.
0
🌸kibritsuyu
(15.12.25)
Asus, lenovo, HP, Dell mevcut mağazalarda. Geçen sene Lenovo dan oyun bilgisayarı aldım, bir daha elimi sürmeyecek seviyede pişman etti. Geçen ay Asus aldım şimdilik memnunun.
0
onyx
(15.12.25)
(2)

londra'dan ne alınır?

art cat chocolate
hediyelik, yeme-içmelik vs. ne getirilir buraya?1300 pound birikimle 1 haftalık yemek ve yol masrafını düştükten sonra iyi bir alışveriş yapılabilir mi?
hediyelik, yeme-içmelik vs. ne getirilir buraya?

1300 pound birikimle 1 haftalık yemek ve yol masrafını düştükten sonra iyi bir alışveriş yapılabilir mi?
0
art cat chocolate
(08.12.25)
1300 pound'a otel dahil değil diye varsayıyorum. yemek ve şehir ulaşımı 300 pound civarı tutsa 1000 pound'la kıyafet ve hediyelik şeyler alınabilir.

barbour, uniqlo, superdry gibi yerlerden kıyafet, fortnum & mason'dan hediyelik abur cubur, çay vs veya whittard gibi dükkanlardan çay olabilir.
+1
efreet sultan
(08.12.25)
almanya, italya, japonya gibi ulkelerde cok fazla nis urun oluyor alinabilecek. ancak ingiltere'de yun markalari disinda aklima dunya capinda bir sey gelmedi.

harris tweed, johnstons of elgin, pringle, donegal vs dunya capinda yun islemesiyle bilinen markalar var. buralardan ceket, kazak vs alinabilir outlet gibi yerlerde bulunuyorsa. ucuz satan yerleri bulmak lazim. bunlar aslinda daha cok iskocya, irlanda gibi yerlerde ama illa ki londra'da satan dukkanlar vardir. bir de bunlarin sezon disi urunlerini ucuza satan online magazalar vardir. oralardan da otele falan siparis verilebilir.

burberry cok pahali. barbour ve belfast'in wax surulen ceketleri var su gecirmemesi icin. bunlar da iyidir.
0
antikadimag
(09.12.25)
(11)

Bütün okul hayatı boyunca başarılı olmuş insanlar

pembediken
Sonrasında başarılı ,hayatında doğru kararlar alan, mantıklı düşünüp hareket eden vb. kişiler mı oluyor?
Sonrasında başarılı ,hayatında doğru kararlar alan, mantıklı düşünüp hareket eden vb. kişiler mı oluyor?
0
pembediken
(06.12.25)
Okul başarısı akademik zekanın iyi bi göstergesi ama duygusal zekanın değil. Okul başarısına ek olarak duygusal zekası da fena değilse iyi kararlar alır. Değilse ne olduğunu bile anlamadan kuyuda bulabilir kendini.
0
benim bir gizli bildiğim var
(06.12.25)
Tanı konmamış ADHD'li çocuklar var mesela, planlı programlı düzenli okul yıllarında çok başarılı oluyorlar. Zamanlarını daha serbest düzenleyebilecekleri üniversite ve sonrasında bütün sistem çöküyor, iş hayatında bocalıyorlar.
+2
kobuzchu kiz
(06.12.25)
Kobuzchu kiz +1
Okul hayatım başarılıydı ama iş hayatına girdiğimde en çok bu konuda zorlanmıştım. Özmotivasyon ve zaman yönetimi yeteneklerimi geliştirmek için hala uğraşıyorum.
0
Bruce
(06.12.25)
ortaokul/lise tayfasina bakiyorum da, bu cocuk iyi yerlere gelecek dediklerim cogu ya beyaz yaka kole oldu, ya da bir baltaya sap olamamis sekilde dolasiyorlar.
bundan bir bok olmaz dediklerimin de cogu zengin oldu, patronluk yapiyorlar.
ozetle, akademik basari=para denklemi patlayali cok oldu, bitti o is.
okullar robot yetistiriyor, yetistirdekleri robotlar da kalitesiz isin kotu tarafi.
0
cooperr
(06.12.25)
Okul başarısı kişiden bağımsız bir çok koşula bağlı. Aile ortamı, ekonomik durum, sağlık gibi kişinin elinde olmayan başarı üzerinde etkili birçok değişken var.

Günümüzde okul başarısının ilerideki hiçbir davranışla veya parayla pek ilişkisi kalmadı. Herkes kendine göre bir üniversite veya bölüm bulabiliyor. Türkiye'de bulamayan parasıyla avrupada okuyor.

Benim gördüğüm fazla okul takıntısı gerçek hayattan koparıyor. Adam bir bölüme girmiş iş bulamamış bulma şansı da yok ama halen zorluyor. Bir zanaat edineyim demiyor. Falanca teknisyen veya ticaret yapan okumamış bu aptal falan diyor.
0
michael harddd
(06.12.25)
Evet öyle oluyor. Aksini iddia edenler istisnaları sayıyor/görüyor.
-3
gabe h coud
(06.12.25)
Herkes başarılı olacak diye bir kural yok ama kendi çevreme baktığımda doğru bir önerme olarak görüyorum bunu.okul arkadaşlarımdan başarılı olanların hayatada aynı şekilde devam ettiklerini gördüm.beraber büyüdüğüm iki yakın arkadaşım farklı okullarda başarılı bir eğitim hayatları oldu.birisi ülkedeki en büyük holdinglerden birisinin yönetim kurulunda,diğeri en bilinen bankalardan birisinin gmy pozisyonundan yurtdışına gitti.geriye gm olarak gelmesi bekleniyor.

Ama buradaki başarı kıstasımız kurumsal hayatta bir başarı,iyi maaş gibi gözüküyor.ben buna çok sıcak bakmıyorum.corporate hayatlar çok benlik değil.kıskandığım iki arkadaşım var.birisi lisede dans ediyordu ,hala dans etmeye devam ediyor.diğeride bütün hayatını sporla uğraşarak geçirdi.çok güzel işlere imza atıyor.

Burdan yola çıkıp asıl önemli olan istikrar demeyi tercih ederim.
0
duptıs
(07.12.25)
turkiye'nin en iyi anadolu liselerinden birinde okudum. herkes kendi sosyal sinifindan devam etti. orta ust sinif cocuklari ya yurtdisinda okudu, ya da tr'de guzel kariyerleri oldu. mutevazi ailelerden (ogretmen, memur vs) doktor olanlar kuyrugu dik tuttu, digerleri sallantida. alt siniftan ufak istisnalar disinda bir yol olan gorulmedi.

okulda alinan puanlar ile hayat basarisi arasinda dogrudan bir iliski oldugunu sanmiyorum. sosyal beceriler en az zeka kadar onemli hayatta bir yerlere gelebilmek noktasinda.

zaten siniflara gore insanlarin basarili olma sebebi de bu. ust siniftan geliyorsan ailenin tanidigi ve sana is imkani vs verecek insanlarla dogrudan bir network'un icine doguyorsun. okuldan mezun olunca is bulamazsan babanin tanidigi ayarliyor en kotu bi mulakat. alt siniftan gelen kisi kendi networkunu olusturmak zorunda kaliyor yoksa isi zor.
0
antikadimag
(07.12.25)
Türkiye'de akademik başarının hayatta başarının garantisi olduğuna inanılıyor. Yok öyle bir şey.

Çok basit bir ölçeği var bunun. türkiye'nin en prestijli okullarının en prestijli bölümlerinden mezun olanlara bakın. Koç economics, Boğazisi işletme, hacettepe tıp...

Aynı dönemde aynı sınıftan, aynı not ortalamasıyla mezun olan insanların bile çok farklı yaşamları var.

Aynı bölümden aynı sene mezun 2 doktoru alın mesela.
Doktor a bölüm birincisi,
doktor b ortalama altı bir öğrenci.

Ama notları düşük olan doktor b gider nişantaşı'nda ve dubai'de estetik kliniği açar. Botox yapa yapa porsche alır kendine.

Notları yüksek olan doktor a kredi kartı ekstresine bakıyordur asgariyi mi ödeyeyim, tamamını mı diye.

Bir insanın hayattaki başarısını (maddi, manevi, artık nasıl belirliyorsunuz o başarıyı fark etmez o size kalmış. Ona siz bakarsınız) belirleyen bir sürü faktör var:

-Akademik başarı
-Aile
-Maddi durum
-Kişisel network
-Bilişsel yetenekler
-Duygusal yetenekler
-Öngörü
-Cesaret
-Genel kültür
-İletişim becerileri
-Psikolojik durum
-Kişisel finansman yönetimi

Akademik başarı bunlardan sadece biri. Önemli. Ama tek başına yeterli değil.
+1
anten
(07.12.25)
Hayır bu iş öyle olmuyor. Daha doğrusu böyle bir korelasyon kurmak mutlak bir veri vermez bize.

akademik hayatı çok iyi olup iş hayatında çakılan veya silik sıradan bir tip olan çok insan gördüm. Tam aksi olupta, okuldaki akademik becerileri vasat olup iş hayatında çok başarılı ve parmakla gösterilen kişileri de.

Akademik başarı mutlak iş/hayat başarısını getirmez. Getirmiyor. Biraz da Kendimden biliyorum.
0
ezkaza
(07.12.25)
31 yaşındayım, annemle yaşıyorum, hiçbir başarım yok.

herkes benim gibi değil tabii, istikrarlı bir şekilde hayatta başarılı olup iyi yerlere gelenler de oluyor hatta bunların çoğunluk olduğunu söyleyebiliriz ama okul başarısı dünyadaki en abartılmış şeylerden biri. çünkü en başta günümüzün ekonomik gerçekliğiyle ve iş hayatının dinamikleriyle uyuşmuyor.

adam çok zeki veya çalışkandır, gider manyak bir mühendis olur filan evet iş hayatında da başarılı olur ama özellikle sosyal bilimlerde öyle bir şey yok. zaten bu tür bölümlerde spesifik bir alandaki beceri/eğilim insanı çok fazla öne çıkarabiliyor. ben dilciyim mesela her zaman çok başarılı bir öğrenciydim, lisede arkadaşlarımın b1 ingilizce bildiği yerde ben 8-10 sayfalık hikâye çıkarıyordum, üniversitede başka bir dili öğrendim ve orada da bölümün en iyilerindendim vs. ama sonuçta diploma bile alamadım.

alıp çok iyi yerlere gelen arkadaşlarım da oldu ama ben alsam bile bir şey olmazdım muhtemelen. bilmiyorum yani belki ben yanlış düşünüyorumdur, belki "zaten hiçbi şey başaramadın konuşmak senin ne haddine öküz" dersiniz ama ben okul başarısının gerçekten çok abartılı bir kıstas olduğunu düşünüyorum ya.

tabii bir de başarı kriteriniz nedir, o önemli. kimi insan var bir alanda doktora yapıp kıt kanaat geçiniyor. hiçbir şeyi yoksa "ben bu alanda uzmanım" diyebiliyor. kimisi var ki okulu hocalara daha fazla zorluk çıkarmasın diye ZORLA mezun edilerek bitiriyor, işlek yerde tekel işletiyor. şimdi hangisi başarılı, kime göre ve neye göre?

ilkokulda çok yaramaz, cips vermediği için başka bir arkadaşımızın kafasında o cips paketini parçalayan bir arkadaşım yönetmen olmuş mesela. ben bunu televizyonda adamın klibini izleyince gördüm. ben parmakla gösterilen bir öğrenciydim, bi bok olamadım. çünkü istikrarsızım, çünkü disiplinsizim, çünkü sosyal becerilerim yeteri kadar kuvvetli değil.

benim çok iyi bildiğim birkaç şey vardı, öğrencilik hayatım bu sayede çok rahat geçti ama okuldan çıktığımda ya da okul gerçekten zorlaştığında bunun için bir çözümüm, alternatifim vs. yoktu.

çocuklara disiplinli olmak ve çaba göstermek öğretilmeli bence en başta. zihinsel, fiziksel engeli olmayan her insan yeteri kadar disiplinliyse bir yere varır çünkü. benim gibi kendini rockstar zanneden tek yönlü sığırlar da bir yerde duvara toslar, hayatı boyunca başka hiçbir şey görmediği için ne yapacağını bilemez.

velhasıl okulda başarılı olmuş insanların bir kısmı gerçekten çok donanımlı, zeki, yetenekli kişilerdir ve hayatlarının geri kalanında da başarılı olurlar. bir kısmı ise oyunu kolay modda oynuyormuş gibi takılır, 8-16 yaş arası için "çok güçlü"dür ama ondan sonrası için hiçbir fikri ve donanımı yoktur, onlar çakılır.
0
der meister
(07.12.25)
(4)

Boston’da ne yapılır?

pilot monitoring
Soru başlıkta. 2 gün vaktim olacak sadece. Teşekkür ederim.
Soru başlıkta. 2 gün vaktim olacak sadece. Teşekkür ederim.
0
pilot monitoring
(04.12.25)
aklıma bir tek faneuil hallda (quincy market) clam chowder yemek geldi. ekmek içinde getiriyorlar. mekanın adı boston chowderdı galiba. bir de harvard, mit kampüsleri gezilebilir. Şehir içinde newbury street de alışveriş için keyifli. isabella stewart gardner museum da güzel.
0
eileengray
(05.12.25)
cok fazla tarihi sey var. north end'e gidilip o tarihi sokaklarda gezilmeli. copps hill burying ground'daki mezarlik beni cok etkilemisti o kadar eski bir mezarlik amerika'da gormedim baska. oradan baslayarak freedom trail uzerindeki diger seylere bakilabilir. bir mezarlik bir de paul revere'nin 17.yy'dan kalma ahsap evi aklimda kalmis. boston massacre'in yapildigi mekan var bir de. massacre diyorlar ama 5-6 kisi olmus sadece. oyle ufak bir meydan gibi bir yerdi.

bunker hill savasinin yapildigi bunker hill monument'e bakilabilir, hazir gidilmisken charlestown'da meshur bi clam chowder'ci vardi. ben cok sevmiyorum ama oranin lokal yemegi sonucta. cok tarihi merak yoksa atlanabilir bunker hill.

harvard kampusu ve cambridge gezilmeli. yine sehir icinde beacon hill cok guzel bir mahalle. orada bir seyler yenebilir. sonra public garden uzerinden back bay'e gidilebilir. back bay alisveris icin tavsiye edilen bir yer.
0
antikadimag
(05.12.25)
Good Will Hunting’de Robin Williams’ın Matt Damon’a nutuk çektiği sahnedeki parka, hatta direkt o banka giderdim ben olsam. Tabi hala yerinde duruyorsa…
0
don’t panic
(05.12.25)
Celtics maçına gidilir.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
(13)

sıradan bir burgere 16 dolar vermek normal mi?

istististist
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi? şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün? bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi?

şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün?

bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı oluyor? gerçi bahsettiğim yer, o şehirde yıllardır var olan, çok şubeli bir yer.
0
istististist
(04.12.25)
Tr standardı için fazla, Avrupa için eh işte.
0
adivar
(04.12.25)
Normal değil. Abd için bile çoğu bölgede pahalı denilebilecek bir fiyat.
0
michael harddd
(04.12.25)
five guys bu fiyatlarda sanırım. bence normal değil ama hem avrupada hem trde böyle çok fiyat var.
bence bi hamburger 10 euroyu geçmemeli.
0
jelly bear
(05.12.25)
Covid sonrası fiyat algımız iyice bozulmuş anlaşılan.
Yeme içmenin fiyatı üzerine benzeri başka duyurular da vardı burada.
Örneğin bir kahveye 200-250 TL vermekte anormal bir durum.
Bazı harcamalarınızı, marka veya aylık gelirimizin çokluğu üstünden düşünüyoruz. O da yanlış.
Ayda 100bin de alsak o 16 doları vermek doğru değil.

İşletmeye sorsak kira, işçilerin sigortası , serbest piyasa.. falan diye konuşurlar ama o kazancına göre vergisini gereketiği gibi vermiyorsa ayrıca yasa dışı yoldan kazandıklarını düşünebiliriz .
+1
diyecevaplandı
(05.12.25)
Avrupa’da neresi olduğuna göre değişir.

Bizim burda 15urodan fazla vermem.
İtalya’da 50 euroya kadar çıkabilir.
-4
suicides underground
(05.12.25)
New York’ta dün orta halli bir burgercide burgere $24+tax verdim. çok iyi bir restoranda ise $28+tax ve $38+tax (wagyu bu) arasında değişiyor.

düşüncemi yazayım: eti daha doğru dürüst medium rare pişiremeyen İstanbul mekanları için $16 bence çok.
+1
eileengray
(05.12.25)
gittiğim hemen her yerde hamburger yemeye çalışırım. kopenhag’da gasoline grill’de içeceksiz sadece cheeseburger ve patatese 21 dolar vermiştim geçen yıl. budapeşte’de aynı dönem lucky 7’de içecekle birlikte 14.5 dolar ödemiştim. fakat bunlar sıradan değil şehrin en iyi burgercileri denebilir. bu sene helsinki’de friends & brgrs’ta yedim ama pek butik gibi değil zincir burgerci bi nevi, refill içecekle verdiğim para 15.5 euro. Benim için gasoline gibi deneyim adına gidebileceğim bir yerse 25 usd/eur, ortalama bir burgerciyse 15 usd/eur seviyesi üst sınır oluyor.
0
phoarbix
(05.12.25)
amerika icin uygun bir fiyat. turkiye'de genelde patates de servis ediliyordu degisti mi bilmiyorum. ama seattle'da mahalle burgercisinde burger + patates + tax + mekanda yenilecekse de tip ile en az $25'e gelir zaten.

duz hamburger de tax dahil en ucuzu $15'tir.
0
antikadimag
(05.12.25)
ya bu tarz karsilastirmalar hatali.

turkiye'de isim yapmis bir yerde yedim diyorsun, tadi super olmayabilir zaten orda sen markaya para veriyorsun. turkiye'de kac tane isim yapmis balikciya gittim tadi yavandi.
karakoy'de bir balikci var, iceriye girmeye korkarsin ama o lezzeti baska yerde bulmasi zor. turkiye 2. sinif esnaf lokantasi ulkesi.

obur taraftan yurtdisinda isim yapmis yerler de pahali, ama lezzet her zaman fiyatla ayni orantida olmayabiliyor. ny'de "cooook iyi" denilen bir yere gitmistim, sinitzel soyledim aydinger kagidi gibi bisey geldi, havaya kaldirinca karsi duvar gozukuyordu o kadar inceydi. $50 vermistim o tabaga unutamiyorum o kazigi.

medium rare olayina gelince, o biraz kultur meselesi. bizde pirzola dovulur, et pisirilir aga. amerikalilari biraksan hayvani canliyken servis edecekler, hala sinirleri oynuyorken isiriyorlar, et seven adamim ama heriflerin yedigi eti gorunce istahim kapaniyor.
+1
cooperr
(05.12.25)
Almanyada bulunduğum şehirde googleda 4.9 almış bir homemade burgercide mesela 160 g sığır etli klasik bir burger (beraberinde hiçbir yan ürün yok) 12 eur.

Gramaj arttıkça (220 g + patates kızartması) fiyat da 20 euroya kadar çıkabiliyor.
0
truf
(05.12.25)
Çok butik iyiyse olabilir ama mcdonaldse 2 3 dolar en fazla.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
şaşırdınız mı ya berlinde amsterdamda mcdonalds 15-20€ iyi menüler. çok normal fiyat bunlar artık. 30€ ya burger satan sıradan yerler var amsterdamda yanında azıcık patatesle. berlinde sıradan burgermeister burgerler sadece 7-8€ patates içecekle oluyor 15-20€. nerede yaşıyosunuz 2-3 dolar yazmış mcdonaldsa şaka gibi
0
zozjotejmnk
(05.12.25)
kendi alım gücümüze göre mi değerlendiriyoruz yoksa genel bir standart mı olacak?

şu an benim için tokluğu maksimum 8 saat sürecek herhangi bir yemeğe 16 dolar vermek kesinlikle normal değil ama çok parası olan ve lüks yerlerde yemeye alışmış birisi için sıradan bir öğünde 16 dolar gayet harcanabilir bir para.

mesela ben bazı şeylere çok zengin olsam da para vermek istemem. sırf hak etmediğini düşündüğüm için. bu örnekte hamburger öyle değil ama. şu an vermem. zengin olsam sıradan hamburgere 16 veririm, düşünmeye değer bir meblağ olmaz. ama milyoner de olsam oturup sıradan hamburgere o an mecbur veya alternatifsiz filan değilsem 200 dolar vermem örneğin.
0
der meister
(05.12.25)
(7)

banyoda hacı şakir sabunu sonrası ciltte kuruma

iddaaci
merhaba, duş jelleri kaşındırıyor. hacı şakir saf sabunla yıkanıyorum. ama o da kuruma yapıyor. çare ne olabilir?
merhaba, duş jelleri kaşındırıyor. hacı şakir saf sabunla yıkanıyorum. ama o da kuruma yapıyor. çare ne olabilir?
0
iddaaci
(30.11.25)
ben çözümü Bioderma Atoderm Intensive Foaming Gel ile buldum. tabi ki biraz pahalı ama.
+1
melodi
(30.11.25)
İki doktordan biri Beisya Zeytinyaşlı sabun, biri de bebe sabunu önerdi. En son şunu kullandım, rahat ettim.

agartakozmetik.com.tr
0
Mirket
(30.11.25)
Denemediyseniz Hacı Şakir'in zeytinyağı ve bal sabununu denemenizi öneririm.
0
gnosis
(30.11.25)
ben hacı şakir ile banyo sonrası ellerime krem sürüyorum. rutinim budur. adam olana çok bile
0
abelardo
(30.11.25)
sabun calisma prensibi geregi yagi soker, yani cildi kurutur. sert ve guclu bir temizleyicidir. vucudun her yerini sabunlamak overkill oluyor. kirli yerleri sabunlamak kafi.

dove gibi sentetik sabunlari deneyebilirsiniz. sentetik detergent olarak gecen body washlar da ayni isi gorur, daha hafiftir. vucudu surekli kendi urettigi yag tabakasindan arindirmak iyi bir fikir degil. cilt bakimi diye aslinda hic gerek olmayan urunler satiliyor insanlara maalesef. exfoliating de boyle gereksiz bir mevzu. amerika'nin saglik sektorune marketing sokmasinin sonuclari.
+4
antikadimag
(30.11.25)
yikandiktan sonra medikal nemlendirici surmek ve daha az dus almaktan baska care yok.
+1
The_Lollok
(01.12.25)
www.dermoeczanem.com

kuru cilde birebir
0
eja
(01.12.25)
(6)

Dr Martens kullananlara bir soru

Amaranta ursula
Arkadaşlar cümleten iyi geceler,Amaranta ile ayakkabı sorularına hoş geldiniz. Hazır black friday indirimi varken 1461 modelinden almayı düşünüyorum yarın. Ancak hevesle alıp pişman olma korkum var az para da değil hani. 3-4 haftalık mutfak masrafım neredeyse. Yorumlarda sancılı 1 ayın sonunda dünya
Arkadaşlar cümleten iyi geceler,

Amaranta ile ayakkabı sorularına hoş geldiniz.

Hazır black friday indirimi varken 1461 modelinden almayı düşünüyorum yarın. Ancak hevesle alıp pişman olma korkum var az para da değil hani. 3-4 haftalık mutfak masrafım neredeyse. Yorumlarda sancılı 1 ayın sonunda dünyanın en rahat ayakkabısı olma iddiasını vaadediyor. Sahiden de öyle mi? Evladiyelik mi cidden? Kullanan arkadaşlar ne düşünüyor acaba?

Cevaplar için çok teşekkürler şimdiden, tatlı rüyalar.
0
Amaranta ursula
(29.11.25)
iyi ayakkabi almak istiyorsan iyi degil onu soyleyeyim. ama tasarimi hosuna gitmisse alabilirsin.

bot bekleme ama. sneaker gibi uretilen bir ayakkabi. sadece goruntusu bot, performansi degil.
+1
antikadimag
(29.11.25)
Sorduğunuz ayakkabı özelinde fikrim yok ama bence bu tür bir üründe iki güzelliğin bir arada olması zor. Hush puppies bir botum vardı, en ufak şekil değişimine uğramaksızın aralıklarla 20 yıl kadar giydim. Ama bu dayanım ve form bütünlüğünü sağladığı için sanırım, külçe gibi ağır ve rahatsızdı.
0
lil siztah
(29.11.25)
Youtube'da takip ettiğim birisi var, ikinci el deri ürünler alıp temizliyor. Tam almayı düşündüğünüz ayakkabıyı nasıl rahat hale getirdiğine dair bir video paylaştı. İngilizce olması sorun olmayacaksa:

www.youtube.com

Belki ilginizi çeker/fikir verir?
0
peki madem
(29.11.25)
Fazla yürüyenlere uygun ayakkabı değil. Evden işe arabayla gidip geliyorsan alınabilir. Sert ve ağır bir ayakkabı
0
michael harddd
(29.11.25)
Yapısı ve tasarımı gereği rahat olması mümkün değil. Rahatlık aranıyorsa Camper ve Ecco ile benzerlerine bakmak lazım.

Ben de 1460 modelini beğeniyorum ancak hem rahatsız hem de gerçek anlamda kışlık modeli yok gibi bir şey.
0
10551037
(29.11.25)
yazın Amerika da 100 dolar civarındaydı.
0
jamswety
(30.11.25)
(6)

ABD-Jüri sistemi

kizil karga
Bu jüri sisteminin amacı ne? Yani şu nedenle soruyorum jüri dediğimiz insanlar sıradan insanlar değil mi yasa nedir hukuk nedir bilen insanlar değil muhtemelen, belki biri televizyon satıcısı diğeri ceo öbürü bilmem ne, bu insanlar mesela meşru müdafaa nedir kapsama alanı ne kadardır bir eylem nere
Bu jüri sisteminin amacı ne? Yani şu nedenle soruyorum jüri dediğimiz insanlar sıradan insanlar değil mi yasa nedir hukuk nedir bilen insanlar değil muhtemelen, belki biri televizyon satıcısı diğeri ceo öbürü bilmem ne, bu insanlar mesela meşru müdafaa nedir kapsama alanı ne kadardır bir eylem nereye kadar meşru müdafaadır nereden sonra bu kapsamı yitirir bilirler mi, bilmiyorlarsa verdikleri kararlar sağlıklı oluyor mu, nasıl oluyor bu olay? Mesela bir olay meşru müdafaa kabul edilip sanık suçsuz bulunsa yargıç "lan olm bunun neresi meşru müdafaa aq kafanız mı güzel" deyip karara müdahale edebiliyor mu, edebiliyorsa jüriye ne gerek var direkt yargıç karar versin işte; edemiyorsa yasanın tüm inceliklerine hakim olmadan verilen kararlar sağlıklı olabiliyor mu?

Ya bu jüri sistemi anglo-sakson bir gelenek sanırım, İngilizler acaba magna carta ile gelen bir alışkanlıkla halkın da bu mahkeme işlerine dahil edilmesini mi sağladı ne oldu acaba buradan mı çıktı bu jüri olayı ne diyorsunuz?
0
kizil karga
(23.11.25)
öncelikle, küçük ve teknik detaylı mahkemelerde jüri yok. yani ne bileyim şirket birleşmesidir, tapu kadastrodur, evrakta sahteciliktir vs. zaten bilirkişi ve o alanda uzman bir hakim gerektirebilir, jüri olmaz.

jüri daha ziyade ağır suçlarda, birisinin yıllarca hapiste olacağı veya idam edileceği mahkemelerde görülür. cezanın ne olacağına karar vermezler, ordaki teknik karar yine mahkemede olur ama birisi masum mu suçlu mu diye karar verirler.

avrupa-türkiye coğrafyasındaki zihniyette aslında hukuk, sağı solu çok net, hemen bütün detaylarıyla yazılmış ve haliyle hukuktan anlamayan birisinin üstüne fikri olmasına gerek olmayacak gibi dizayn edilmiş.

abd'deki mutlak halk egemenliği konseptini anlamak için, ilk dönemlerine kadar inmek lazım ama kabaca burda 2 konu var:

1) devlet tam olarak güvenilir bir kurum değildir. yönetim tiranlaşabilir. halk egemenliğinin hiçbir zaman riske edilmemesi gerekir. (bireysel silahlanma da bu yüzden) haliyle sen adalet bakanlığının ya da kimse sorumlusu, spesifik bir mahkemeye, spesifik bir hakim atayıp atamayacağını bilemezsin. farklı görüşteki bir hakimin görev yerini değiştirmeyeceğini garanti edemezsin. bu yüzden orda karar mercii halk olmalı.

2) her şeyin karşılığı yazılı olamaz. kamu vicdanı da önemlidir ve neticede devleti, halk kurar. devlet, birisinin hayatını alacaksa halk için alır. ve bu da bizi -> birisinin hayatıyla ilgili kararı da halk verir'e getirir.
+11
gitdaddy
(23.11.25)
(bkz: kamu vicdani)
+1
antikadimag
(24.11.25)
antikadimag +1. anglo saxon hukuk sistemlerine özgü bir düzen bu. sadece ceza davalarında ve suçlunun suçu inkar ettiği gibi durumlarda kullanılıyor. bu sistemde verilen ceza veya beraat kararları toplumda adalet sistemini tartışmaya açmıyor. halk karar vermiş gibi bir durum oluşuyor. en üçuk örneği o. j. simpson davasıdır. adam kesin denecek delillerle cezalandırılması gerekirken beraat etti.
+1
ground
(24.11.25)
Abi peki bu saçma bi salaklık değil mi ya, yani halk mutlu olsun diye halkın (jürinin) suçsuz kabul ettiği O. j. simpson gibi kesin suçlu birini serbest bırakınca "abi kararı halk verdi suçluysa da günahı onların boynuna" şeklinde bi yasal düzenleme olması gerçekten mantıklı mı yav kimse karşı çıkmıyor mu bu sisteme acaba bilmediğimden soruyorum.
0
🌸kizil karga
(24.11.25)
mutlak doğru çalışan bir hukuk mekanizması maalesef yok. abd'de juri ile ilgili tartışmalar dönüyordur kesin. bahsettiğiniz o.j simpson davasında juri havuzu siyahi amerikalıların ağırlıkta olduğu bir dava. bir de o dönem amerikan polisinin siyahilere yaptığı ırkçılık maksimum düzeyde. o karar dönemin ruhundan bağımsız okunamaz.

juriden bazen saçma kararlar çıksa bile devletin gücünün sınırlanması amerika gibi ülkelerde daha önemli.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(24.11.25)
amerika'da yasadigim surecte gordugum kadariyla ekstra birkac bilgi vermek gerekirse:

vatandaslar random olarak mail aliyor ve davet ediliyorlar. tabi davet dense de bu zorunlu bir hizmet aslinda. buna jury summon deniyor. ancak her cagilan juriye giremiyor. sana birkac soru sorup davaya yonelik taraf olup olmadigini, juri olup olamayacagini anlamaya calisiyorlar. bircok amerikan hayatinin bir doneminde summon edilir ama gercekten jury olan cok azdir.

o gunler icin isinden izin aliyorsun. sana gundelik ihtiyaclarin icin bir para veriliyor. cok uzun surecek davalara gitmek istemiyor amerikalilar para kaybedecekleri icin.

sonuc olarak juri suclu veya sucsuz durumuna karar veriyor. hakimin buradaki etki alani cok kisitli, sadece cezayi belirleme noktasinda. kamunun yargi sureclerine katilmasi, sureclerin nasil isledigini bilmesi ve soz sahibi olmasi bence cok guzel bir sey.
+1
antikadimag
(24.11.25)
(7)

Apple Airpods 4

Take it away honey
Black Friday kampanyasında Anc'li olanı 139€ olmayanı 111€ amazonda. Anc'li kulaklık hiç kullanmadım. Sizce bu aradaki farkı verip almaya değer mi? Ne dersiniz? Airpods 2'den geçeceğim. Şimdiden teşekkürler!
Black Friday kampanyasında Anc'li olanı 139€ olmayanı 111€ amazonda. Anc'li kulaklık hiç kullanmadım. Sizce bu aradaki farkı verip almaya değer mi? Ne dersiniz? Airpods 2'den geçeceğim. Şimdiden teşekkürler!
0
Take it away honey
(23.11.25)
Değer.
+1
orient blue
(23.11.25)
Bende AirPods Pro var. Anc özelliğini hiç ama hiç kullanmıyorum. İlk aldığımda meraktan denemek için kullandım sadece.
Sesi kesiyor ama çok ilginç, kötü bir his veriyor kulağıma. Çok gürültülü bir ortamda uzun süre kaldığımda yorulduğum gibi yoruyor.

Anc dışında başka bir fark yoksa ben almazdım pahalısını.

Almışken indirimdeyse pro alsan da anında çeviri özelliği geldiyse gelecekse onu kullanırdın belki, o ciddi bir fark yaratabilir. Bilmiyorum düzgün çalışıyor mu, çalışır mı.
+1
michael_knight
(23.11.25)
@michael_knight, hocam pro kulakta durmuyor benim o nedenle bu tasarım daha iyi ama dediğin gibi basınçlı bir his mi oluşuyor kulakta? Ben de hassasım da o konuda eğer basınç/baş ağrısı yapıcı bir şeyse düzünü alıp geçeyim.
+1
🌸Take it away honey
(23.11.25)
düz airpods 4'ler anc'yi tamamıyla yazılım seviyesinde, mikrofonun topladığı sese karşı anti frekansta scrambling yaparak dışarıdaki sesi kesiyormuş gibi yapıyor. anc beklentisi varsa alınmamalı, beklentisi yoksa da düz modeli alıp geçmek daha mantıklı bence. 1 yıldır kullanıyorum, nanay bir mevzu.
+2
kiyiya vuran dildolar
(23.11.25)
anc kullanmiyorum. benim icin en ise yarar ozelligi case'ini caldirabilmek kaybettigimde.
+1
antikadimag
(24.11.25)
kiyiya vuran dildolar ANC'nin çalışma prensibini anlatmış. Zaten bütün ANC'ler gürültüyü bu prensiple engeller. Diğerlerinde olup AirPods 4 ANC'de olmayan özellik pasif gürültü engelleme özelliği, yani kulağın içine giren kauçuklar ya da kulağın etrafını kapatan süngerler vb. gibi.

Soruya cevap vereyim, umarım geç olmamıştır. AirPods 4 ANC kullanıyorum. ANC kesinlikle çok fark yaratıyor. Bir metroya, tramvaya bindiğinize, ya da yoğun trafiğin olduğu bir yoldan geçtiğinizde ANC'yi kapatıp açın, arada dağlar kadar fark var. Müzik dinlerken o gürültüyü pek duymayabilirsiniz belki ama podcast ya da storytel'den kitap dinlerken çok fark eder. Aradaki farka kesinlikle değiyor.
+1
himmet dayi
(24.11.25)
Airpods 2’den airpods 4 anc modeline geçilir.
Airpods pro 2’den geçilmez.
+2
ezkaza
(24.11.25)
(9)

Aşağıdaki ingilizce nasıl denir?

Kahvedesu
Bugünlerde beni ihmal ediyorsun nasıl denir?
Bugünlerde beni ihmal ediyorsun nasıl denir?
-1
Kahvedesu
(22.11.25)
You ignore me nowadays...
(Yanımda ingilizce hocası yazdı )
-3
diyecevaplandı
(22.11.25)
you are neglecting me nowadays. ingilizce hocasına söyleyelim, zahmet edip 2 kelime öğrensin.
+3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
@üstte birilerini düşünen ..
Sordum kendisine kendisinden oldukça emin . Sorun yok .
-3
diyecevaplandı
(22.11.25)
ingilizce hocasının kullandığı tense bu bağlamda kulağa garip geliyor.

Lately you have been ignoring me bence daha doğru.
ya da i feel neglected
+7
eileengray
(22.11.25)
Ignore bence. İngilizce hocana selamlarımı ilet kardeşim. Neglect hiç duymadım. Google'de translate de aynı anlamı veriyor.
-6
🌸Kahvedesu
(22.11.25)
ignore kesinlikle degil. ignore etmekte aktif bir eylemi karsiliksiz birakmak gibi bir anlam var. sen bir sey anlatiyorsun umrunda degil mesela.

ama neglect de degil. gramer acisindan dogru gozukse de neglect cok daha formal ve hatta ciddi kacan bir sey. ornegin bir ebeveynin cocuguna gereken bakimi gostermemesi neglectingtir ve bu yuzden gunluk hayatta pek kullanilmaz. (ama kullanilsa da dunyanin sonu degil)

daha dogal bir sey olarak "you've been distant lately" gibi bir sey soylenebilir biraz da yumusatarak.
+5
ghilleinthemist
(22.11.25)
ignore da olur, neglect de olur. ifadelerin tek bir dogru cevirisi yok ve bu baglamda ignore gayet de ayni anlami veriyor.
+1
antikadimag
(23.11.25)
Yani bir konuda sabit fikirliyseniz niye duyuru açıp insanlara soruyorsunuz ki? Hiç duymadığınız "neglect" tam olarak "ihmal etmek" anlamına geliyor ve gayet de kullanılıyor. Ignore ise "görmezden gelmek, yok saymak" anlamına geliyor.

Yani neglect'te bir şeyi/kişiyi çeşitli nedenlerle ihmal etmek, yapılması gereken bir şeyi muhtelif sebeplerle (ya da sebepsiz) yap(a)mamak kast edilir. Ignore ise bilinçli bir şekilde görmezden gelmedir.

Başka bir deyişle:

Annenizi iki pazar aramadınız: Neglect.
Annenizin iki aramasına dönmediniz: Ignore.

Ben olsam, böyle bir durumda "turn away" kullanırdım mesela.
+1
yadigar
(23.11.25)
soruyu görünce ben de kendim şu şekilde çevirdim. yanlış olabilir, doğru olduğunu iddia etmiyorum.
seç beğen al istediğini :)
nowadays you don't care of me.
-1
sevilen progressive türkücü
(23.11.25)
(5)

Borsalar neden dusuyor

optimistbakunin
Nasdaq dahil amerika borsalari da dusuyor. Bizdeki bist zaten allah kerim. Kriptoyu da eledim hadi. Neden boyle
Nasdaq dahil amerika borsalari da dusuyor. Bizdeki bist zaten allah kerim. Kriptoyu da eledim hadi. Neden boyle
0
optimistbakunin
(18.11.25)
AI investment cycle diye aratin. amerikan borsalari inanilmaz siskin deniliyor. mesela palantir suanki hisse fiyat degerlemesine ulasmasi icin aslinda suanki bilanco degerinden karliligini 20 kat artmasi gerek diye okumustum.
onun haricinde bundan 50 yil once oldugu gibi arz talep dengesinden cok buyuk firmalarin sistemle oynamasi gercegi var. senelerce JP morgan altin fiyatini belirledi, arz talep degil. bunun icin ceza bile aldilar ama devam ettiler.
ayrica finans piyalari servet transferi icin cok guzel yerler, sizin benim gibi minnak yatirimcinin kazanmasini istemezlerki.
+1
cairo
(18.11.25)
önümüzdeki günlerde açıklanacak büyük veriler var. bence belirsizlik etkili. Bir de neredeyse nisandan beri artıyor normal bence düzeltme veya satışa geçilmesi.
+1
biravekahve
(18.11.25)
Birden çok sebebin birleşimi gibi duruyor;
- Doğru dürüst düzeltme yapmadan uzun zamandır yükselmesi
- Fonların yeterince hisse alamadığı için açığa satıp düşük fiyattan hisse toplama çabası
- Hükümetin uzun süre kapalı kalmasına bağlı verilerin açıklanamaması. Veri yoksunluğunda FED aralık ayındaki faiz indiriminin tehlikeye girmesi
- Trump'ın Epstein olayındaki ilintisindeki belirsizlik, kanıtlanırsa başkanlığının tehlikeye girebilme şüphesi.
+1
onyx
(18.11.25)
nasdaq'da agustos eylül gibi genelde düzeltme haftalari olurdu. bu sene düzeltme anca kasim'da gelebildi. ortada öyle büyük bir düsüs ya da kriz oldugunu sanmiyorum. %10-15'lik düzeltmeler normal. sene sonu gelmeden toparlar.
+1
sir gawain
(18.11.25)
amerikan borsasinin dustugunu kim soyledi? covid'den beri ucuyor borsa. gecen sene bu zamanlara gore 10% daha degerli sp500. covid'den bu yana 100%'den fazla deger kazandi.

paranin hicbir yerde degeri yok artik. hisseler deger kazanmasa da paranin degeri dustugu icin artmis gibi gozukuyor. devletlere duyulan guven 0'landi. kimse bir devletin senetine deger vermiyor artik.

insanlar borsa sisik diyor ama katilmiyorum. borsa sisik degil, para pul oldugu icin yerinde sayan hisse deger kazaniyormus gibi gozukuyor. halbuki degerini kaybeden paraya gore yeniden degerlendiriliyor. son 5 yilda yasanan devaluasyonun hesabi yok. bombok zamanlarda yasiyoruz ve bir toplumsal degisimin gelmesi gerekiyor. yoksa 3 kurus para ile sistemde paycheck to paycheck yasadigin ve mulk sahiplerinin kolesi oldugun bir duzen bu. cikis imkansiz.
+1
antikadimag
(19.11.25)
(10)

Para faize konulur mu

adwokat
Eldeki 1 milyonu 10-12 aylığına bekletmeniz gerekiyor. Faize mi koyarsınzı altına mı? Yoksa alternatifler mi?
Eldeki 1 milyonu 10-12 aylığına bekletmeniz gerekiyor. Faize mi koyarsınzı altına mı? Yoksa alternatifler mi?
0
adwokat
(11.11.25)
Faiz.
+1
HellKeePer
(11.11.25)
faiz bir düşüş eğrisine giriyor ve her geçen ay getirisi düşecek. Risk algınıza bağlı sorunun cevabı.

Yatırımlık bir paraysa sepet yapmak mantıklı. Emanet ve telafisi mümkün değilse faiz mantıklı.
-1
biravekahve
(11.11.25)
bugün gelen bir parayı ben olsam döviz alır öyle vadeliye koyarım. tl vadeli bitti bu yıl sonu itibari ile.
altın almak da mantıklı.
-5
erty_ksk
(11.11.25)
10-12 ay kisa donem, o yuzden yatirim yapilmaz. Ya doviz ya faiz ya da yarim/yarim
0
hot potato
(11.11.25)
Sepet yap. Sepet içindeki enstrümanları ve oranlarını da risk algına göre belirle.
0
Mirket
(11.11.25)
faiz garanti. onun disindaki her yatirimda kayip riski var altin ve doviz de dahil.

1 sene sonra bozduracagini biliyorsan faiz mantikli.
+2
antikadimag
(11.11.25)
Faiz demek enflasyon demektir. Ve her zaman enflasyon faizden yuksektir bu ulkede.
-5
die fetten jahre sind vorbei
(11.11.25)
en yüksek getiri veren para piyasası fonuna
+1
gurur
(12.11.25)
chat gpt ye sor ocak 2024 te 500 binle dolar alıp fona koysan ve 500 bini faize koysan doların faizi %3-4-5 aralığında atıyorum tl faizi %40+ bandında diyecek, 24te dolar çok artmadığı için tl bazda anca %10-20 arası artmış gibi oluyor

faizide sürekli kovala, her banka hoşgeldin faizi diye yuksek faiz veriyor, 1 banaka 1 ay yuksek verip 2.ay hemen çok düşük faiz veriyor sürekli paranı taşı ki yuksek faiz alasın.
0
eja
(12.11.25)
gidecek yeri olan para ile yatırım yapmak riskli.
10-12 ay diyorsunuz yani seneye bu zamanlar.
belki ev alacak, belki arabayı değiştireceksiniz, belki birine olan borcunuzu ödeyeceksiniz ama sonuçta bir planızın var.

döviz al, altın al, hisse al muhtemelen bunların hepsi faizden iyidir ama zaman koşulu gelince durum değişiyor. seneye bu zamanlarda belki de elinizdeki hisseler düşecek, altın ya da dövizin yükselmesi ise belirsiz bir zaman alacak. bilemezsiniz ki.

bu yüzden bankadan bankaya taşımalı faiz diyorum.

10-12 ay dediğiniz zaman dilimi biraz daha esneyebilme ihtimali varsa, planınız tam kesin değilse, belki o zaman gelince bu para lazım olmaz diyorsanız; dövize çevirip yabancı hisse alırdım ben olsam.
0
biseysorcaktim
(12.11.25)
(4)

Maraş hatay civari yasayan/bilenler (deprem hk)

abuzer
O bolgede sık sık depremler oluyor muydu buyuk deprem oncesi yillarda?
O bolgede sık sık depremler oluyor muydu buyuk deprem oncesi yillarda?
0
abuzer
(11.11.25)
Hayır 2-3 yılda bir sallar geçerdi. Maks 5 hatırlıyorum

2000-2023 arası olarak cevap verdiğimi belirtmek isterim. Yoksa tabii ki tarih boyunca çok deprem olmuştur.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
en.wikipedia.org

burada gorsel var. cok deprem oluyormus ama 7 uzeri kayitli yok. gecmis gazete haberleri, ani kitaplari falan okursaniz hep kuzey anadolu fay hattindaki depremlerden bahsedilir. ciddi yikim olan ilk depremler oldu bunlar o bolgede 1900'den beri.
0
antikadimag
(11.11.25)
Hayay'ın adı depremle anılır hep. Defalarca yıkılmıştır tarih boyunca.
-3
Mirket
(11.11.25)
Hatay'lıyım ve evet sık deprem olurdu. 3 şiddetinde kalırdı hep çok nadir 3.5 görürdük. En son adana Ceyhan depreminde (1998) gümbür gümbür sallanıp evlere girememiştik bir hafta kadar hepsi o ama. 6 Şubat'a kadar hep böyle oldu. Hatay'ın ilk yıkılışı değil doğru bildiğim kadarıyla kayıtlı olarak 6 kere yerle bir oldu.
+2
herseysoyledigimgibioldu
(11.11.25)
(3)

Kaliteli A4 kağıdı

a perfect lie
Dolma kalemle yazılacak. Bol miktarda alınacak. Fotokobi için kullanılmayacak. Hangi markaya bakayım. Ne önerirsiniz. Nerede arasam bulurum?İyy akşamlar.
Dolma kalemle yazılacak. Bol miktarda alınacak.
Fotokobi için kullanılmayacak. Hangi markaya bakayım. Ne önerirsiniz.
Nerede arasam bulurum?

İyy akşamlar.
0
a perfect lie
(09.11.25)
Min. 90 g/m2 birimli kagitlar dolmakalemle yazmaya uygunmus. Marka söyleyemem, bilmiyorum ama bu özellige göre bakabilirsiniz. Benim kullandigim bir defter markasi 100g/m2 kagit kullaniyor mesela.
0
kuehles blondes
(09.11.25)
Ayrılabilir yapraklı defter de bu özelliklerde arayabilirim o zaman. Teşekkür ederim fikir için. @kuehles blondes
0
🌸a perfect lie
(09.11.25)
eksisozluk.com

biz bunlari entrylerimizde yazdik. gramaj kagitta kullanilan pulp'un agirligini gosterir. dolmakalemdeki problem arkaya murekkep gecirmesidir. dolayisiyla daha agir yani daha kalin kagitlar dogal olarak daha iyi koruma yapar. ancak onlar da kagittan ziyade kartona benzerler, yani aslinda daha cok malzeme kullanirlar, daha iyi kagit degildirler.

bu isin teknigine baktigimizda en uc noktasi tomoe river denilen 52 gr'lik kagittir. ince bir kagit olmasina ragmen arkaya murekkep gecirmez, ve dolmakalem murekkebini cok iyi tutar. cok daha az pulp ile daha iyi basari gosterir, yani teknik olarak daha iyi bir kagittir. velhasil bulabilirseniz bu isin standardi tomoe river'dir.

defter ariyorsaniz ve daha ucuz istiyorsaniz clairefontaine markasina bakabilirsiniz. rhodia'yi da satin aldilar, ve basit gozukse de daha pahali japon markalarina gore hem tr'de daha ulasilabilir, hem de daha ucuzlar.
+5
antikadimag
(09.11.25)
(7)

İsmail ismi ingilizcede neden kullanılmıyor

plastic_angel
Yani niye popüler değil . Bugune kadar hiçbir Amerikan filminde görmedik bu ismi
Yani niye popüler değil . Bugune kadar hiçbir Amerikan filminde görmedik bu ismi
0
plastic_angel
(09.11.25)
Samuel ya da kisaca Sam olarak görüyoruz
0
herzan
(09.11.25)
İsmail'i İngilizce'de Ishmael olarak görüyor olmamız lazım. İbrahim'in ilk oğlu ..
+1
co2s2
(09.11.25)
Samuel'in Ishmael'den türediğini bilmiyordum mantıklı görünüyor. İsimlerin geçişi döneme ve diller arası dolaşıma göre birkaç çeşit olabiliyor.

Ancak doğrudan Tevratta geçen haliyle Yishmael (ing. Ishmael) olarak görmememizin sebebi Judeo-Hristiyan kültürün İbrahim'in diğer oğlu Yitzhak (ing. Isaac) üzerinden devam etmesi.

Bildiğiniz gibi Yishmael ve Yitzhak, Abraham'ın iki oğlu. Yishmael, Hagar (Hacer)'dan doğma. Yitzhak ise Sara (Sare)'dan doğma. Yishmael büyük oğul olsa da Eski Antlaşmadaki anlatıda Yitzhak Yahudilere giden soya devam ediyor. Yishmael ise daha çok Araplara giden soyla ilişkili. Tevratta Yitzhak'ın ağırlığı ve bu konumunu elde etme süreci aynı zamanda Sara'nın Hagar'a göre konumu öyle baskın ele alınıyor ki Yishmael'in çocuğa koyulabilecek bir isim olarak görülmesi çok zor, çünkü çocuğunuza talihsiz bir isim koymak istemezsiniz.

Yahudi - Hristiyan kültüründe durum bu olduğundan bu dinlere sahip milletlerin dillerinde de bu isim yok, en azından İbrahim oğlu İsmail'i tasvir eden şekilde yok. Başka bir şekilde Samuel formuyla geçtiyse bunu bilmiyordum.
+4
akhenaten
(09.11.25)
Samuel ve İsmail isminin hiçbir bağlantısı yok.
0
kizil karga
(09.11.25)
akhenaten'in dedigi dogru. olmamasinin nedeni judeo-christian anlatida soyun ishak'tan devam etmesi.

samuel ve ismail ayni kisiler degil. sml koken benzerligi cok cazip duruyor, biraz bakindim ama kabul gormus bir durum yok koken konusunda bile.
0
antikadimag
(09.11.25)
İsim kökenleri için hep danıştığım kaynaktan gelsin:

www.behindthename.com
From the Hebrew name יִשְׁמָעֵאל (Yishmaʿel) meaning "God will hear", from the roots שָׁמַע (shamaʿ) meaning "to hear" and אֵל (ʾel) meaning "God". In the Old Testament this is the name of a son of Abraham. He is the traditional ancestor of the Arab people.

www.behindthename.com
From the Hebrew name שְׁמוּאֵל (Shemuʾel) meaning "name of God", from the roots שֵׁם (shem) meaning "name" and אֵל (ʾel) meaning "God". Other interpretations have the first root being שָׁמַע (shamaʿ) meaning "to hear" leading to a meaning of "God has heard". As told in the Books of Samuel in the Old Testament, Samuel was the last of the ruling judges. He led the Israelites during a period of domination by the Philistines, who were ultimately defeated in battle at Mizpah. Later he anointed Saul to be the first king of Israel, and even later anointed his successor David.
0
peki madem
(10.11.25)
Samuel, Hz. İsmail değil. İslam kaynaklarında İşmevil (Şemuil, Şemvil) Peygamber olarak geçer. Hz. İsmail’in ingilizcesi Ishmael’dir.
İbranice okunuşları da, Samuel’in “Şmo’el”, Ishmael’in de “(Y)İşmael” şeklinde.

Tamamen iki ayrı kişi.

Evet, batıda pek tercih edilmez isim olarak çünkü Hz. İsmail Arapların babasıdır. İsrailoğulları ise Hz. İshak’ın (Isaac/Yitzhak) soyundan gelir. Ama yine de rastlanır Ishmael ismine.
0
yadigar
(10.11.25)
(13)

Hangi yaşta ölürsek genç sayılırız?

darkwizard
60a kadar erken ölüm gibi düşünüyorum 30 ve 40 orta yaş ama erken bir ölüm yasi cagimiz için bence.
60a kadar erken ölüm gibi düşünüyorum 30 ve 40 orta yaş ama erken bir ölüm yasi cagimiz için bence.
0
darkwizard
(07.11.25)
'Her ölüm erkendir.' diye atasözü var.
Şu an kafanda bir yaş var ise, 10 senede bir on yaş ilaveyle güncellersin sen onu.
0
Mirket
(07.11.25)
sanki birazda ölüm nedenine göre de değişebilir.
hiç bir sıkıntısı yokken 80ninde ölene de erken gitti denilebilir.
30unda bir çok hastalığı olan kanser-engellilik vb durumlardan çok çekmiş birine genç gitti ama kurtuldu da denebilir.
0
my fault
(07.11.25)
50'li yaşlar çok genç bence
+1
koela
(07.11.25)
Ölüm şekliyle de ilgili olabilir biraz. Engin çağlar mesela. Adam 85 yaşında asprin bile kullanmıyorum demiş, motor çarptı öldü. Çarpmasa 90'ı rahat geçerdi.
+1
nothing in my way
(07.11.25)
60 oncesi vefat durumunda genc, 60-70 arasi erken derim.
+2
cooperr
(07.11.25)
60 alti
0
ala09
(07.11.25)
35 yaş 44 yaşa çekilmiş artık. 60'a kadar ölen artık bu dünyada erken ölmüştür.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
70'ten sonrasi normal. ama 60'larda olen birini duyarsam sasiririm, sorarim neden olmus diye. 70'lerde normal karsiliyorum. mesela gecen birine baktim 75'te olmus, sasirmadim.
0
antikadimag
(07.11.25)
Şöyle düşünün;

40 altı birisi öldüğünde en öne çıkan ayrıntı gençlik oluyor.

40-50 arası için de genç öldüğü vurgulanır ama en öne çıkan konu genelde geride kalan çoluk çocuk, eş dost oluyor. Gençlik vurgusu azalıyor.

50-60 arasında gençlik vurgusu nadir, ama erken gitti vurgusu var.

60 - 70 arasında kişinin sağlık durumuna ve ölümün doğallığına veya kazaya bağlı olmasına göre erken gitti de denebiliyor, konu gündeme gelmeye de biliyor.

70+ için genelde her ölüm erkendir deniyor.
+1
akhenaten
(07.11.25)
Genç ölmek ile erken ölmek kavramlarını karıştırıyorsunuz. 65 yaşına kadar ölümler erken ölümdür. Ama genç ölmek olarak değerlendiriilmez.
+1
ground
(07.11.25)
genc bence hayatta daha yapacagi buyuk olcekli seyleri olanlara soyleniyor, iste coluk cocuk buyutmek, islerini buyutmek, torun sevmek vs, o yuzden 40-50leri kapsiyor. 60-70ler artik o kadar da genc degil, yapacagini buyuk olcude zaten yapmis oluyorsun o yasa kadar. ondan sonraki yapilacar daha kucuk capli, kisa vadeli seyler, iste su dolabi duzenleyecekti, o yemegi yapacakti, bu sehre geziye gidecekti vs gibi.

ama ozellikle ciddi bir saglik problemi sonucu gelismeyen olmayan her olum, her yasta erken oluyor.
0
taurina
(07.11.25)
25 sonrası genç değil.
-3
hold the door
(07.11.25)
Türkiye için ölüm ortalaması erkeklerde 75,5 ve kadınlarfa 80,7 imiş. Bunun altı teknik olarak "erken ölüm" oluyor.

Genç ölmek de 27'ye kadar. Sonrası pek gençlik değil.
-4
yadigar
(08.11.25)
(4)

ebay satış

reanarchy
elimde abd pazarında iş yapacak birkaç ürün var. abd'de mağazada satış fiyatı vergiler hariç 170 usd. ben 150 usd'den satıp tr'den abd'ye kargo alıcı ödemeli olmak şartıyla göndermeyi düşündüm.ama ebay buna olanak sağlıyor mu? 20 usd altında anlaşmalı kargosu var mı?ödeme olayı nasıl oluyor? ille pa
elimde abd pazarında iş yapacak birkaç ürün var. abd'de mağazada satış fiyatı vergiler hariç 170 usd. ben 150 usd'den satıp tr'den abd'ye kargo alıcı ödemeli olmak şartıyla göndermeyi düşündüm.

ama ebay buna olanak sağlıyor mu? 20 usd altında anlaşmalı kargosu var mı?
ödeme olayı nasıl oluyor? ille paypal mı gerekli?
0
reanarchy
(31.10.25)
artık paypal yok, bağları koptu.

Kargo sana ait, ama ilanda istersen 100 dolar kargo parası iste, veren olursa karşılar.

Ek olarak, ABD artık "DDP- delivered duty paid" denen önceden gümrük vergisi ödenmiş paketleri kabul ediyor. Ürün Çin'de yapıldıysa %30-50 neyse vergisini de sen yatırıyorsun önce (ama PTT veya DHL vs. bunu yapıyor mu şu an bilmiyorum)

Biz İngiltere'de Royal Mail ile hallediyoruz, mesela Avrupada üretilen ürünlerden peşin %15 kesiyor artık ABD. Sattığın ülke değil "ürünün orijin ülkesi" önemli.
0
nhk ni youkosu
(31.10.25)
ona gumruk vergisi odenmesi gerekir sanirim artik. $800 de minimis istisnasi kaldirildi.
0
antikadimag
(31.10.25)
170usd'ye alacagin seyi kimse 150usd verip 3-4 hafta gelmesini bekleyip ebayden almaz bence.

ben ebay'i bulunmasi cok zor olan seyler icin kullaniyorum, cogunlukla cikma parcalar, araba parcasi vs. ya da garip objeler, ya da artik bulunmasi zor bir CD gibi.. kullanilmis urunler. bir de pazarlik yapma sansi var, teklif veriyorsun falan..

bulunmasi kolay urunleri indirimli almak icin amazon kullaniyoruz, 24 saat icinde kapiya teslim ve kargo ucreti yok.
0
cooperr
(31.10.25)
8 yildir amerika da online satis yapıyorum. kimse magazada $170 olan urunu ebaydan $150 almaz, bir de tr den gelecek ise asla almaz. magazada $170 olan urunu amerikadan kargolamak şartı ile free shipping ile ancak $90 fln satarsın.
0
oscar
(31.10.25)
(3)

Erkek gömlek markası

hassou
Bir gömlek gördüm. Markasını anlamaya çalıştım ama üzerindeki tek belirleyici unsur, sırt tarafında yakanın altında bulunan gömlekle aynı renk yapılmış ters bir üçgen. 🔽
Bir gömlek gördüm. Markasını anlamaya çalıştım ama üzerindeki tek belirleyici unsur, sırt tarafında yakanın altında bulunan gömlekle aynı renk yapılmış ters bir üçgen. 🔽
0
hassou
(30.10.25)
guess olabilir bir ihtimal.
0
lazpalle
(30.10.25)
Değil büyük ihtimalle. İçi boş bir üçgen benimki
0
🌸hassou
(30.10.25)
o ici bos ucgen gomlegi asmak icin kullanilan bir hede. bircok markada vardir, tek bir markaya ozgu oldugunu sanmiyorum.
+1
antikadimag
(01.11.25)
(5)

Abd'den iphone almak

garavel
Arkadaşım abd'den iphone 17 pro max alacak, sorum şu ; sitede gösterilen 1199$ fiyat eyalet vergisi vs vs içinde olan fiyat mı ? Ya miami ya new york'dan alacak. Hangisi daha avantajlı olur ? Bu sitede gösterilen fiyatın üzerine bir fiyat çıkar mı ?Teşekkürler
Arkadaşım abd'den iphone 17 pro max alacak, sorum şu ; sitede gösterilen 1199$ fiyat eyalet vergisi vs vs içinde olan fiyat mı ? Ya miami ya new york'dan alacak. Hangisi daha avantajlı olur ? Bu sitede gösterilen fiyatın üzerine bir fiyat çıkar mı ?

Teşekkürler
0
garavel
(26.10.25)
Hariç olması lazım. Alır gibi yapıp posta kodu girerek deneyim, gösterir o zaman.
0
orient blue
(26.10.25)
Satın alınan eyaletin vergisi o fiyatın üstüne gelecek.
0
kuehles blondes
(26.10.25)
Hariçtir eyaletten eyalete vergi değişir
0
basond
(26.10.25)
vergi eklenecek. ancak arkadasin roadtrip yapacaksa, veya baska alisveris de yapacaksa satis vergisi olmayan bir eyalete gidebilir.

ornegin new york'a 2 saat uzaklikta, philadelphia'nin dibinde delaware eyaletinde satis vergisi yok. zamani varsa hem philadelphia'yi gezer, ki gorulmesi gereken onemli bir sehirdir, hem de delaware'de bir outlet bulup ucuza alisverisini yapar.
+1
antikadimag
(26.10.25)
Belki 4 ay fiziksel 4 ay esim ile kullanacaksınızdır, o yüzden haber vereyim amerika'dan alınan bazı modellerde fiziksel simkart olmuyormuş.


"iPhone 16e, iPhone 16, iPhone 17, iPhone Air, and iPhone 17 Pro models purchased in the U.S. or Puerto Rico don’t have a physical SIM tray and activate only using eSIM. You can activate your iPhone outside the country if your carrier supports eSIM. Learn more about using eSIM while traveling (Opens in a new window)."
+2
liberal
(27.10.25)
(6)

YouTube videoları neden saklıyor?

michael_knight
YouTube’a yıllardır yüklenmiş ve hiç izlenmeyen milyonlarca video vardır. Bunları ne sebeple saklamaya devam ediyor?Nasıl bu kadar büyük veri depolayabiliyor?Uzaktan bakınca çok aptalca görünüyor gereksiz videoları saklaması. Son 5 yılda hiç izlenme almamış tüm videoları sileceğiz dese depolama alan
YouTube’a yıllardır yüklenmiş ve hiç izlenmeyen milyonlarca video vardır.
Bunları ne sebeple saklamaya devam ediyor?
Nasıl bu kadar büyük veri depolayabiliyor?

Uzaktan bakınca çok aptalca görünüyor gereksiz videoları saklaması. Son 5 yılda hiç izlenme almamış tüm videoları sileceğiz dese depolama alanının %90’ını boşaltır gibi geliyor bana.
0
michael_knight
(25.10.25)
insanlar orayı oluşturduğu videoları kategorize edip saklama amaçlı da kullanıyor olabilir. bir nevi video albümü gibi yani.

mesela ben facebook hesabını 2000'lerin sonunda ilk çıktığında açtım. o dönemde çok da modaydı, her yaptığımızın fotoğrafını albüm oluşturur yüklerdik.

şimdi 2010 yılındaki bir etkinliğin fotoğrafını bilgisayarda arasam kimbilir hangi harici diskin neresine yedeklemişimdir. ama orada tarihiyle günüyle albüm albüm duruyor, açıp oradan bakıyorum. eminim 15 yıldır benden başka onu açıp bakan yoktur, facebook kullanan bile kalmadı. ama silerse benim zamanında emek emek oluşturduğum albümlerim de gitmiş olur.

yazık değil mi?
+2
kibritsuyu
(25.10.25)
Bana da çok saçma geliyordu hatta arkadaşlarla da tartıştık, bu kadar veriyi depolamak için acayip sunucular acayip depolama hangarları vardır ve yıllar geçtikçe nasıl olacağını kestiremiyorum, hadi diyelim depolama birimlerini küçülttün bunun ucu bucağı yok. bi yerde kademeli sileceklerini düşünüyorum
0
olaylar olaylar
(25.10.25)
veri artık para.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.10.25)
valla guzel soru. youtube google'a ait. google cloud isinde. o yuzden veri depolama, saklama maliyeti oldugunu sanmiyorum. opportunity cost vardir sadece. cloud'da oyle aman aman buyuyor da degiller, msft ve aws'in arkasindalar.

tuccar gibi dusunseler eksi yazan videolardan kurtulmak isteyebilirler. ama bence internetin video merkezi olmayi tercih ediyorlar olabilir. stratejik bir karar gibi yani. google information first bir sirket. bu yuzden seviyorum diger tuccar zihniyetli msft, meta gibi yerlere kiyasla.
0
antikadimag
(25.10.25)
Eski videolar kendi yükleme limitlerinden ötürü daha kısaydı, görüntü kaliteleri daha düşüktü ve haliyle sunucu üzerinde çok daha az yer kaplıyorlardı. Hatta Vimeo pazara girip HD videoları yayınlamaya başlayana dek YouTube HD videoların yüklenmesini bile redderdi. Sonrasında yüklemem videolardan ciddi reklam geliri elde etmeye başlayınca haliyle hizmetini hep aktif ve yüklenen videoları da herhangi bir kural ihlali yoksa hep ulaşılabilir kılmaya karar verdi.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(25.10.25)
Bazı şeylerin tekrarı yok. Benzeri yapılsa da arada zaman farkı oluyor. O nedenle her eski video kendi alanında tek. Olaya son kullanıcı olarak değil de dijital tabanlı gidişata yön verme açısından bakmak lazım.
Zamanla arşivleme daha da önemli bir alan haline gelebilir .

Bu arada yeni veri merkezleri arasında körfez ülkeleri gösteriliyor. Para da orada zaten
0
diyecevaplandı
(25.10.25)
(11)

Kibirli ünlü var mı?

michael_knight
Kibir denince aklınıza gelen bir ünlü var mı?
Kibir denince aklınıza gelen bir ünlü var mı?
0
michael_knight
(24.10.25)
Cem Yılmaz bence
-1
arbre
(24.10.25)
Hakan peker. Görme engelli bireyi kıskanmıştı canlı yayında. İlber Ortaylı, Murat Bardak ve Celal Şengör gereksizleri de var.
+1
prole
(24.10.25)
Bulent Ersoy
Ilber Ortayli
Okan Bayulgen
Cem Yilmaz +1
0
freedonia
(24.10.25)
kibirsiz unluleri listelemek cok daha kolay olur herhalde.
une ulasip kibirsiz kalabilmek cok zor bir olay cunku.
+3
cooperr
(24.10.25)
cem yılmaz kibirli değil bence. yaklaşık 30 yıldır zirvede. hadsizlere laf sokmak kibir değil.

ibrahim tatlıses kibirli mesala.. ayrıca kıskanç da. konuklarına olan tavrından anlıyorsun bunu. rahmetli kemala sunal'ın da figüranlara yaptıklarını okuyunca öyle olduğunu düşünmüştüm.

fatih terim sayılmazsa olmaz.. ali koç.. spor camiasından ilk aklıma gelenler.

ilber ortalı+1
+1
jepa
(25.10.25)
kibir denilince aklıma ilk olarak ali koç geliyor. koç dışında:
ibo
cem yılmaz
ilber ortaylı
şahan gökbakar
okan bayülgen
engin altan düzyatan
hande ataizi
fatih altaylı(yaşlanınca azaldı)
murat bardakçı
armağan çağlayan(yaşlandıkça azaldı)
berrak tüzünataç
ahmet mümtaz taylan
+2
cisimcik golgi
(25.10.25)
cem yilmaz'in kibirli oldugunu dusunmuyorum. o populariteye sahip olan en canayakin, samimi insan olabilir.

aklima en cok bana soracaksiniz diye bagiran erol buyukburc geliyor.

diger yazilanlara goz attim. ilber ortayli, okan bayulgen, murat bardakci'ya katiliyorum.
+2
antikadimag
(25.10.25)
Mazhar Alanson
Okan Bayülgen
Fahriye Evcen
0
anaphylacticshock
(25.10.25)
zamanında çalıştığım mağazaya gelenlerden iki kişi hatırlıyorum.
kibir abidesi bergüzar korel
cana yakınlık abidesi asuman krause.
+1
lazpalle
(25.10.25)
Müge Anlı
İnanılmaz bir kibri var.
+2
hayalhayal
(25.10.25)
Fatih Terim, İbrahim Tatlıses, Sezen Aksu
+1
yadigar
(26.10.25)
(10)

Hayatınızı iyi yaşadığınızı düşünüyor musunuz

arbre
Kaç yaşındasınız ve bu yaşınıza kadar sizce iyi yaşadınız mı? Hayattan alacağınız şeyler olduğunu düşünüyor musunuz? Sağ olun.
Kaç yaşındasınız ve bu yaşınıza kadar sizce iyi yaşadınız mı? Hayattan alacağınız şeyler olduğunu düşünüyor musunuz? Sağ olun.
-1
arbre
(24.10.25)
38. nispeten iyi. evim, arabam var. bu zamana kadar tabiri caizse ot gibi yaşadım, bundan sonra hayatın tadının çıkarayım dedim ama sağlık sorunları (doğuştan) yaşla beraber etkisini göstermeye başladı.
+1
inheritance
(24.10.25)
Yaşım 35 hayatım okumakla, mücadeleyle deyim yerindeyse bir baltaya sap olmaya çalışmakla geçti. Hala da çabam bitmiş değil. Kötü bi hayat yaşamadım ama maddi ve manevi tatmin de olmadım tam olarak.

Evli ve çocuklu değilim.
Maddi birikimim yok
İşim yok.
Mal varlığım yok.
Ama hayallerim çok fazla. O yüzden daha yeni basliyorum hayattan bir şeyler almaya.
+1
egerbiryolcu
(24.10.25)
32. egerbiryolcu'ya +1 mücadele etmekle geçti şu ana kadar hayatım. hayat yeni başlıyor.
0
nolmus yani
(24.10.25)
46
Mücadeleyi, hayatla uğraşmayı seviyorum, aşırı belaltı vurmadığı sürece ki vurduğu zamanlar vaki tabi :)

Tamahkar bi' insanım, son 10-15 sene iyi yaşadım çok şükür, alacağım şeyler var hala, bazı konularda yeni balşıyorum bile diyebilirim.
0
kumandanim
(24.10.25)
34 yaşındayım.
2023'ten beri çalıştığım şirketten nefret ediyorum.
Onun dışında hayatımdan memnunum.
Rabbim yaşadığım şehirde bana şu an yeni bir iş versin diye dua ediyorum.
Eylül 2026'ya kadar yaşadığım şehirde kalırım.
Sonra çok başka planlarım var.
0
rain when i die
(24.10.25)
tamamen boşa gitmiş gibi hissediyorum. özellikle 25-35 yaş aramı tamamen çöpe attığımı biliyorum, görüyorum. uzun bir süredir de bunun pişmanlığından kurtulmaya çalışıyorum.
0
tchuck
(24.10.25)
bu hayatın bana halen daha borcu var ve çoğunu ödemedi..
0
Hallegadola
(24.10.25)
Edit: Yaşı unuttum: 36 erkek kişisi.

Son 6 senedir evet güzel yaşıyorum. Tabii 6 senenin öncesininde bir altyapısı var. He diye bir günde olmadı. Geldiğim bu noktada bazı eksiklikler kaldı. Henüz tamamlanmayan sorunlar kaldı. Onları da üstesinden gelsem daha da güzel olacak inşallah.

Edit: 1 Ocak 2019 gününden bugüne kadar istediğim deneyimleri yaşadım çok şükür.
0
put it in your appropriate place
(24.10.25)
referans noktasina gore degisir. hayata basladigim noktadaki insanlara gore cok iyi durumdayim. oradan bakinca cok iyi yasiyorum gibi duruyor. gecmise bakinca inanilmaz verimli bir hayat oldugunu goruyorum. sifirdan derecelerle cok prestijli yerlerde okudum, calistim, amerika'da burslu okudum, simdi de tum dunyanin adini bildigi, urunlerini kullandigi bir sirkette calisiyorum. iyi kazaniyorum, hobilerim var, arkadas cevrem var. istemedigim kadar hem de, cogu zaman davetlerini reddetmek zorunda kaliyorum.

ancak buradaki insanlara kiyasla durumum pek iyi degil. hala gocmenlik konusunu halledemedim. bu sebeple kariyerimde cok daha yukarilarda olabilecekken ortalama yerlerdeyim. stresli bir hayat.

kisisel olarak ise ilgi duydugum isi yapip tatmin oldugum bir hayatim yok. idare ettigim bir hayatim var. kolelikten kurtulmaya calismak icin guc toplamaya calistigim bir hayat. biraz beyhude cabalar. 40 yasinda hala calisiyor olursam fail etmis sayacagim kendimi.

mumkun oldugunca cok sey tecrube edip, ogrenmeye bakiyorum. hayattan gecerken en azindan ne varmis, ne yokmus ogrenmek istiyorum. bir de yaratabilecegim seviyeye gelirsem degmeyin keyfime.
0
antikadimag
(25.10.25)
Ben de antikadimag gibi gocmenlik konusunu hallemedim, hatta kariyer vs de yapamadim ama hobi var, arkadas cevresi var, neredeyse emekli oldum 36 yasinda. Bundan sonrasi gezip eglenip sonra evlenmek olmali. Bakalim.
+1
baldur2
(25.10.25)
(8)

Kariyer ikilemi

kiminromeosu
Merhaba,Bir süredir devlet üniversitelerinden birinde araştırma görevlisiyim. 33a kadrosuna tabiyim ve mesleğimi çok seviyorum. Networkü geniş biri değilim ve bu kadroyu kazanmam yıllarımı aldı. Türkiye içinde başka okula geçme ihtimalim zayıf.Çalıştığım kurumdaki insanlarla aram çok kötü. Hiç anlaş
Merhaba,
Bir süredir devlet üniversitelerinden birinde araştırma görevlisiyim. 33a kadrosuna tabiyim ve mesleğimi çok seviyorum.
Networkü geniş biri değilim ve bu kadroyu kazanmam yıllarımı aldı. Türkiye içinde başka okula geçme ihtimalim zayıf.
Çalıştığım kurumdaki insanlarla aram çok kötü. Hiç anlaşamıyoruz ve bu durum düzelmeyecek gibi. Ciddi mobbing yiyorum, yolum uzatıldıkça uzatılıyor.

Kaçış yolları ararken Ivy Lig'deki bir okula, proje taslağı gönderdim ve çok ayrıntılı, heyecan verici bir geri dönüş aldım. Proje beğenildi ve aslında doktora sürecinin tamamına yayılabilecek kadar kapsamlı olabileceği söylendi. Maddi destek alınabilecek bir projeymiş ve gel doktoranın tamamını burada yap diyorlar.

Benim kadrom şu anda çakılı. ABD'de de beşeri bilimler alanında kadro bulmak da çok zor. Okulum beni 1 yıllığına bile bırakmıyor, gitmek istiyorsam istifa etmem gerek.

Bir tarafım, kendine güven, güncel ve rekabetin çok yüksek olmadığı bir alanda uzmanlaşacaksın, bunu avantaja çevirebilirsin derken diğer tarafım bunun hayalperestlik olduğunu söylüyor.

Burada çok mutsuzum. Hangi yolu tercih etmek lazım dersiniz?
0
kiminromeosu
(24.10.25)
Mutsuzluk gayet normal. Yüzyıllara yayılan anadolu nun ruh hali. Orda bi tuhaflık yok.
Anladığım kadarıyla yurtdışına gidecek kadar cesur biri de değilsin.
Mutsuzluk meselesini hallet burda kuzu kuzu devam et.
Ya da cesur ol.
0
luluki
(24.10.25)
böyle durumlarda insan garantici olmak istiyor ama belki de gelen fırsatları kaçırıyoruz.
eğer orada yapamazsan tr ye döndüğünde zaten işsiz kalmazsın.
0
duyuruuser
(24.10.25)
Yıllar önce benzer bir durumdayken istifa edip gitmeyi tercih ettim. Gittiğim yer de öyle Ivy falan değildi, Almanya olmayan bir Orta-Doğu Avrupa ülkesiydi. Doktorayı bitirince Türkiye'de köklü üniversitelerden birinde kadro buldum. Ha dönünce bambaşka mobing zırvalarıyla uğraştım ama kalsaydım her şey çok daha kötü olurdu. O yüzden bu koşullarda cesaret göstermek önemli. Ama karşı tarafı garanti altına almadan istifa etmeyin. Parayı buluruz ederiz deyip sonradan patlayan da çok oluyor, hele de şu an Amerikan akademisinin durumu malum.
0
evrim halkasi
(24.10.25)
istifa etmeden önce diğer alternatifleri iyice araştırın. tübitak ın doktora araştırma bursları var, onlara bakın, almaya hak kazanırsanız üniversite izin vermek zorunda zaten.

veya doğrudan rektörden randevu alıp fakültenizdekileri kötülemeden, eğitim için ücretli veya ücretsiz izin almak istediğinizi söyleyin. kabul ederse 1-2 yıl arasında izin alabilirisiniz. yurtdışında işler kötü giderse geri dönebilirsiniz böylelikle.

bütün alternatifleri inceleyin, araştırın, hatta anakaraya gidip yökteki ve tübitaktaki ilgili birimlerle konuşun. kimsenin haberi olmayan çok sayıda destek, uyugulama vs. var.
+1
yemrem
(24.10.25)
iş arkadaşlarınızla aranız kötü, mobbing var, önünüzü tıkıyorlar ve bu hikaye bitmeyecek. başka okula da gidemiyorsunuz. yurtdışını bilmem ama mevcut yerde durmamanız gerekiyor.
+2
co2s2
(24.10.25)
Seni biliyorum. Sakın istifa etme. Atıyorsa onlar atsın.
+1
Kahvedesu
(24.10.25)
ben de üniversite çalışanı olarak söyleyeyim, gidin. aile ile ilgili sorunlar vs dışında, gidin. yolunuz bahtınız açık olsun.
0
klassno
(24.10.25)
eileengray +1 once sureci olusturun, sonra karar asamasinda dusunursunuz.

abd'de sosyal bilimlerde hic para yok, stipend bile vermiyorlar. ben business school'da aldigim stipend'i soyleyince humanities'teki arkadaslarin gozu aciliyordu nasil ya hangi departman o diye. ucu ucuna yetecek bir para veriliyor. elbette phd'nin amaci para kazanmak degil ama yine de belirteyim dedim.

mezuniyet sonrasi da pek ic acici degil. cok ragbet goren biri olmadigin surece cok uzucu dusuk maaslara calisiyor profesorler bile. yani 50-60 yasindaki hocanin 22 yasindaki ogrencisi ozel sektorde hocasinin 2-3 kati ile baslayabiliyor. cok uzucu. ve bu is bulabildigin zaman gecerli. akademide is bulmasi da cok ciddi dert. fundinglere cok ciddi darbeler geliyor.
0
antikadimag
(25.10.25)
(9)

Sizce hangisi?

love and trust
Trekking bot almayı düşünüyorumKararsız kaldım, Sizce hangisi daha güzelhttps://ty.gl/xz9o0dbd4j9j3https://ty.gl/hy49ok9hycsu5https://ty.gl/d29osmsvysx4b
Trekking bot almayı düşünüyorum
Kararsız kaldım, Sizce hangisi daha güzel

ty.gl
ty.gl
ty.gl
0
love and trust
(22.10.25)
hepsi aynı gibi ama 3
+1
elorelia
(22.10.25)
Şehirde kullanacaksan alma kayıp düşersin
0
grimavi
(22.10.25)
Gerçi üçünde de var gibi duruyor ama bir tanesinin materyalinde süet yazıyor. Süetin suyla temasından sonra alacağı renk ve şeklin nasıl bir iğrençlikte olacağını merak ettim ben.
Su geçirmez bir üründe süetin işi ne konusuna akıl erdiremedim.
Bilmediğim bir teknoloji geliştirdilerse bilemem de, kafamda oturmadı olay.
Google'a süet ve su yazın. Olmayacağına dair mutlaka yazılar vardır.
0
Mirket
(22.10.25)
Şehirde giyeceksen vibram tabanın şehirde giymeye uygun taban çeşitleri var, onları araştır derim.

Trekking botta estetik aramak çok mantıklı değil, hangi koşullarda giyeceğine göre teknik bakmak lazım.



Edit: o zaman 2
0
Bruce
(22.10.25)
Şehirde giymeyeceğim. Tamamen toprak ve karlı zeminde giyeceğim.
0
🌸love and trust
(22.10.25)
3
-1
arbre
(22.10.25)
hicbiri.
tabanlari cok duz. toprak ve karli alana uygun degil, kayarsiniz.
ben bu modelden (onceki sezonlardan) kullaniyorum cok mutluyum. www.asics.com
-1
65 derece
(22.10.25)
bunlar yuksek bilek korumali. backpacking yapilmayacaksa gereksiz agir botlar.

cok hardcore trekking yapilmayacaksa daha hafif modeller mantikli olur falcon, acadia gibi.
+1
antikadimag
(22.10.25)
Hardcore trekking kıstasınız nedir bilmiyorum ama ayda 1-2 kere 17-18 kmlik parkurlar yürünecek. Bilekli olması zaten özellikle tercih sebebi. Almışken bir kere alayım’cılardanım, 3bin-5binlik modeller de var, zengin değilim bir süredir almayı gözlüyordum, sonunda denkleştirip aldım. Asolo tercih etmemin sebebi, ayağı iki yandan kavrayıp sıkı bir görünümü olması. Muhtemelen rahattır da

Hiçbirisini değil şunu aldım;

www.atmosferoutdoor.com
0
🌸love and trust
(22.10.25)
(4)

Almanyada işsizlik ve kariyersizlik

fernando mustafa
Is arama vizesiyle geldim ancak küçük bir yerde yaşıyorum alanımda is imkanı yok kurs yok doğru dürüst, kiram uygun o yüzden rahat tasinamiyorum. Başvurularımin hepsi red. Ne yapıcam burada bilmiyorum
Is arama vizesiyle geldim ancak küçük bir yerde yaşıyorum alanımda is imkanı yok kurs yok doğru dürüst, kiram uygun o yüzden rahat tasinamiyorum. Başvurularımin hepsi red. Ne yapıcam burada bilmiyorum
0
fernando mustafa
(22.10.25)
hocam merhaba.

almanya'da yaşamış ve pandemi dönemine kadar çalışmış biri olarak söyleyebilirim ki almanca bilmeden iş bulmanız gerçekten çok zor ama imkansız değil. size birkaç tavsiyede bulunabilirim:

- arama alanınızı geliştirin, tek bir şehirde değil almanya genelinde iş arayın
- sadece linkedin üzerinden değil, xing, stepstone, indeed gibi iş arama sitelerinde de profil oluşturun (ingilizce ve almanca)
- make it germany'nin sitesinde iş ilanları oluyor, oralara da muhakkak bakın. göçmen bürosuna cv'nizle gidin gerekirse ve "iş arıyorum" diyin.
- cv'nizi düz yazı olarak yazın, gereksiz kreatifliklerden uzak durun. almanca yoksa almanca cv de hazırlayın deepl sitesinden çevirebilirsiniz kolayca. fotoğrafınız varsa fotoğraf koymayın.
- kafanızda belli şirketler varsa direkt elinizde cv ile gidin ve insan kaynakları ile görüşmek istediğinizi söyleyin. kulağınıza garip gelebilir ama gerçekten işe yarıyor. bir arkadaşım statista'nın ofisine gidip bizzat bunu yapmıştı ve işi kapmıştı.
- profession'ınız neyse o ilanlara göz atın ve cv'nizdeki özelliklerinizi ona göre şekillendirin. muhtemelen ik'nın sistemine giremiyorsunuz keyword yetersizliğinden dolayı.

zor bir süreç aynısını eşim ve ben de yaşadık ve iş bulamadık ama bu sizin de bulamayacağınız anlamına gelmiyor. sadece özverili sıkı bir çalışma ve şans gerekiyor.

bol şans diliyorum.
+2
elektr10
(22.10.25)
İş arama vizesi, çalışma izniyle aynı mı?
0
Kahvedesu
(22.10.25)
su an Almanya'da maalesef is pazari kötü durumda. siz yeni oldugunuz icin sansiniz daha da az. Adresiniz kücük bir yerdeyse sansiniz cok daha az. meslek ne bilmiyorum ama muhtemelen almanca seviyeniz hayli önemli olacaktir.

Eger Almanyada daha da kalmayi planliyorsaniz, günlük hayatta insanlarla etkilesime girip bolca konusabileceginiz islere yönelmenizi tavsiye edecegim mini job gibi.
0
vhs kaseti
(22.10.25)
son 3 yildir birakalim almanya'yi, is piyasasi iyi durumda bir ulke var mi?
+1
antikadimag
(22.10.25)
(4)

outdoor bot seçimi

nindelaranel
şehir içinde giyeceğim (ankara) bir outdoor bot arayışındayım. salamon giydim memnun kalmadım. sürekli yanları patlıyordu. aşağıdakilerden hangisini seçerdiniz1) https://www.alpinist.com.tr/urun/scarpa-moraine-mid-gore-tex-erkek-outdoor-ayakkabi?srsltid=AfmBOopiEULx_r1ktX1c715WJq2Pd3veZlW1LLD-lCDJ7S
şehir içinde giyeceğim (ankara) bir outdoor bot arayışındayım. salamon giydim memnun kalmadım. sürekli yanları patlıyordu. aşağıdakilerden hangisini seçerdiniz

1) www.alpinist.com.tr

2) www.boyner.com.tr
0
nindelaranel
(21.10.25)
Benim trekking kulübündeki liderlerden biri bu markayı önerdi:

www.k2outdoor.com.tr
+1
auroraaurora
(21.10.25)
benim yürüdüğüm bir hoca da aşağıdaki markayı önermişti. ucuz bir modelini aldım ve beğendim ben.

www.trendyol.com

bu arada şöyle de bir ekleme yapayım. özellikle botların (normal ayakkabılar için de geçerli aslında) ömrünü uzatmak isterseniz aynı botu iki gün üst üste giymeyin. en az 1 gün ara ile giyin ki ayakkabının içi yeterince kuruyabilsin. "çok kaliteli tek bir bot alayım, yıllarca giyeyim" olmuyor maalesef. en az iki farklı bot çok daha uzun ömürlü olur.
0
shadowfollower
(21.10.25)
Şehir içinde outdoor bot giyilmez. Kaymaz taban vs dedikleri doğa şartlarında taşa tutunur, çakıla tutunur, kayaya tutunur kaymaz fakat şehir içinde bazı kaldırımlarda, dükkan önü zeminlerde, ıslak asfaltta o tabanlar paten gibi kayabilir

Şehir içinde kaymaması için "kauçuk tabanlı" klasik cat tarzı botlar iş görür
+1
grimavi
(21.10.25)
eksisozluk.com

burada detayli yazdim. özetle grimavi dogru soylemis. bulabilirsen dogal kaucuk(rubber) bir bot alip giymen lazim. red wing, buttero ilk akla gelenler.

vibram taban mermer zeminde feci kayar.
0
antikadimag
(22.10.25)
(10)

seattle vs new york

antikadimag
seattle'da malum buyuk tech firmalarindan birinde calisiyorum 3 yildir. yas 33. simdi yeni calisma vizesine gectim ve green card basvurumu yapacak sirket. ancak eskiden 1-2 senede alinan yesil kart, artik 4-5 sene suruyor. ve bu surede yer degisikligi yapilamiyor. o nedenle surece nerede baslarsam e
seattle'da malum buyuk tech firmalarindan birinde calisiyorum 3 yildir. yas 33. simdi yeni calisma vizesine gectim ve green card basvurumu yapacak sirket. ancak eskiden 1-2 senede alinan yesil kart, artik 4-5 sene suruyor. ve bu surede yer degisikligi yapilamiyor. o nedenle surece nerede baslarsam en az 3 sene sabit kalmam gerekecek.

simdi bu sureci baslatmadan once new york ofisine transfer ihtimalim ortaya cikti. pozisyon degismiyor, maas da vergilerden sonra falan kafa kafaya geliyor. ama cok kararsiz kaldim. cunku yasam tarzi olarak cok cok farkli sehirler.

seattle: havasi cok kapali, avrupa gibi. yazin 2-3 ay disinda iklimini pek sevmiyorum. ic karartici. ama burada bir arkadas cevrem ve duzenim olustu. hatta new york'taki yakin arkadasim da buraya tasindi. burada vakit gecirmeyi sevdigim insanlar var yani.

sehirde kulturel olarak pek bir sey yok, ama dogasi harika. cevrede cok guzel goller, daglar falan var. yelkene basladim arada gidip aciliyor, ruzgari saclarimda hissediyorum falan. new york'ta bunlar olmayacak.

new york: burada kimsem yok arkadasimin seattle'a tasinmasiyla. ama new york'ta yasamak dusuncesi cok cazip geliyor. bu noktada bunu denemezsem daha sonra hic firsat olmayabilir gibi hissediyorum. sonucta dunyanin merkezinden bahsediyoruz. ama bir yandan daha cok kira odeyip daha kotu bir eve gececegim, arabami satip metrolarda surunecegim. yani yasam kalitem net sekilde dusecek. ama new york iste.

bir yandan da takimimi degistirmeyi cok istiyorum. soyle yeni bir baslangic yapasim var ve new york buna iyi bir bahane olur gibi. cunku yakin zamanda cok zor sureclerden gectim ve bir desarj olamadim.

velhasil cok arada kaldim. aslinda seattle'dan ayrilmak istiyordum ama is ciddiye binince hem arkadaslardan ayrilmak, hem de kurulu duzeni birakip tekrar bir maceraya atilmak biraz caydirici geldi. bu sehirlerde yasamis olanlarin tavsiyelerini beklerim.
0
antikadimag
(21.10.25)
Haydaaa. Bu şehirde yaşamış olanlardan fikir istediğini niye en sona yazdın. Hepsini okudum. New York'a taşın.
-2
arbre
(21.10.25)
sakinlik seviyorsan olduğun yerde kal bence.
0
jelly bear
(21.10.25)
Olduğun yerden mutluysan ben New York'a taşınmak için bir gerekçe görmüyorum. Büyük şehrin cazibesi ayrı tabii ama hayat kaliten düşecekse o cazibeyi pek de yaşayamayacaksın. Bir de davulun sesi uzaktan hoş gelir misali o şehir şimdi cazip gibi görünüyor ama yaşamaya başladığında şehrin problemleriyle yüzleşiyorsun. Kısa süreli kalanların asla göremeyeceği şeyler üstüne üstüne gelmeye başlıyor.

New York'a yine bir gün taşınırsın belki ama 3 yıl hareket etmeme mevzusu yüzünden ben olası bir mutsuzluk içinde 3 yıl tıkılı kalmak senaryosu nedeniyle risk almamaktan yanayım. Mevcut hayatında sıkılmış, mutsuz olsan anlarım ama iyi bir çevren de varken bence gereksiz bir macera NYC.

Bir de Seattle da güzel bir şehir. Hani çok alakasız ufak bir şehirde olsa yine neyse de, bu şartlarda mecburi 3 yıl için ben kalmayı seçerdim.
+1
himmet dayi
(21.10.25)
seattle’da devam. nyc gezmek için gidip dönersin sık sık.
0
deartheodosia
(21.10.25)
new york gezmek için güzel, yaşamak için değil +1

dezavantajlari:
- kalabalik, bakimsiz, pis
- kiralar ve yasam maliyeti yuksek (ve daireler daha kucuk oluyor genelde)
- gelir + sehir vergisi yuksek
- gurultu, trafik, stres
- eski, bakimsiz metro sistemi
- suc orani
- ve soguk yine

yani new york'un tek avantaji sosyal yasam, sehir etkinklikleri/aktiviteleri ve eglence ama ne sevdigine de bagli. dogu'daki sehirleri de daha rahat gezersin. new york'un daha dis kisimlarinda, daha nezih bir semtte yasamayi da dusunebilirsin.

sonucta is sende bitiyor. hayata bir kere geliyoruz. once new york'u bikac kere ziyaret edip ona gore de karar verebilirsin.

not: seattle'in ve genel olarak kaliforniya'nin da bir dezavantaji deprem riski olmasi. ama binalar dayanikli yapiliyor genelde. new york'ta deprem ve fekalet riski pek yok. kar daha cok yagiyor ve kar firtinasi olasiligi daha yuksek. kasirga nadir oluyor. 2012'de sandy kasirgasi etkilemisti baya.
+1
ermanen
(21.10.25)
"dogasi harika. cevrede cok guzel goller, daglar falan var. yelkene basladim arada gidip aciliyor, ruzgari saclarimda hissediyorum falan. new york'ta bunlar olmayacak." sadece bunun icin bile seattle diyorum ben de. kaldi ki arkadas cevreniz varmis bir sekilde, bu zaten ozellikle belli bir yastan sonra tasinan gocmenlerin en ciddi sorunu. zaten arabanizi satacaksaniz bence new york eyaletinin en keyifli yerlerine pek de gidemeyeceksiniz demektir. en kotu hava bile keyifli insanlarla cekiliyor. kaldi ki new york'ta guzel havanin tadini gokdelenlerin ortasinda cikartmayacaksiniz zaten, acik keyifli bir yere gitmek isteyeceksiniz, arabasiz zorlayacak falan filan. bana mantiksiz geldi. kendinize bir soz verip mesela 2 ayda bir new york'a gidip gezmeyi deneyebilirsiniz ya da sirket izin verirse 2-3 ayda bir 1-2 hafta oradan calisir yine deneyimlersiniz ancak 33'ten sonra yasamdan alinan keyifin anlami ve icerigi degisiyor, new york'ta paraniz ve zamaniniz yoksa bu anlamda keyif alamazsiniz diye dusunuyorum.
0
kassiopeia
(21.10.25)
yani yanlis anlama da eksi duyuru'daki personandan aldigim izlenimi bazinda bence new york'un "dunyanin merkezi" olmasindan vs ekstra randiman alacak biri degilsin. bu kotu bir sey de degil. new york'un teorik "firsatlar cenneti" statusu cok spesifik bir insan turune hitap ediyor. bir de sifirdan seattle'daki gibi bir network olusturman seneler alabilir, belki hic olmayabilir. arti, seattle da gelismis ve progresif bir yer; new york'a oklahoma city'den memphis'ten falan tasinmiyorsun.

sonuc olarak seattle'da kal diyorum, ozellikle "arabami satip metrolarda surunecegim. yani yasam kalitem net sekilde dusecek" diyen biri icin. senin yasam kalitesi taniminla new york'un sundugu yasam kalitesi farkli seyler.
0
hot potato
(21.10.25)
yani sanirim genelde seattle'da kal denmis ama seattle'dan sikildim artik yeni bir sey bulamiyorum. yeni bir restoran deneyeyim diyorum yok, yeni bir etkinlik olsun diyorum yok. tek cazibesi arkadas cevrem. o guzel dogasini da kisin pek goremiyoruz. uzun vadeli seattle'da yasamayi pek istemiyorum acikcasi.

new york ciddi bir yasam tecrubesi saglayacak. yeni seyler gorup, yeni seyler deneyimleyecegim. bu biraz cazip geliyor. yani seattle'da kalirsam hayatim iyice monotonlasacak gibi. new york son bir heyecan olabilir 40'larda settle down olmadan once.

neyse bakacagiz artik bilemedim.
0
🌸antikadimag
(21.10.25)
iki sehire de cokca gittim, atlantik kiyisi le$ bence tek avantaji tr'ye yakin olmasi.
pasifik candir..
0
cooperr
(21.10.25)
8 yildir Amerikadayim ve ilk istanbul dan Houstona tasindik ve 4 yıl sonra kosa kosa New Yorka kaçtık. 4 yıl oldu New Yorktayiz ( daha dogrusu NJ de oturuyoruz ama NY 20 dk buradan )

eger hareketli yasam seviyorsaniz kesinlikle NY derim, yazin cidden parklar sokaklar mekanlar cok cok guzel oluyor. inanılmaz turk var zaten, arkadaşsız kalırım diye düşünmeyin. yüzlerce aktivite bar restoran etkinlik var, sehir zaten cok guzel, insanlar sıcak kanlı.

ama sehir hayati sevmem, ben sakinlik severim diyorsan hic yanaşma derim,
0
oscar
(21.10.25)
(1)

Bu gece burası ne kadar da sakin

muhayyer divan
Buranın bir gece kadrosu vardı ne oldu onlara?İyi geceler
Buranın bir gece kadrosu vardı ne oldu onlara?

İyi geceler
0
muhayyer divan
(11.09.25)
valla ben abd bati yakasindan giriyorum is cikisi genelde tr'nin gece saatleri oluyor. pek gormedim gececi kadro, hep sakin oluyor.
0
antikadimag
(11.09.25)
(4)

cüzi miktarlı arsa satışı vs maliye

izole
bir tarladan hisse satışı sözkonusu. meblağ ise 450-500bin tl gibi ufak bişey.satış esnasında biraz düşük (50-60k) ücret gösterilse maliye bunun hesabını sorar mı ilerde.pastanın bütünü biyerlerde dururken kırıntılarla uğraşırlar mı sizce? memleket ne hale geldi be kendi gölgemizden korkar olduk iyi
bir tarladan hisse satışı sözkonusu. meblağ ise 450-500bin tl gibi ufak bişey.satış esnasında biraz düşük (50-60k) ücret gösterilse maliye bunun hesabını sorar mı ilerde.pastanın bütünü biyerlerde dururken kırıntılarla uğraşırlar mı sizce? memleket ne hale geldi be kendi gölgemizden korkar olduk iyice.
0
izole
(10.09.25)
memleketin bu hale gelmesinin sebebi sizin gibi katakulli pesinde olanlar zaten. bir de utanmadan memleket ne hale geldi demis saka gibi :))
0
antikadimag
(11.09.25)
ne katakullisi kardeşim sein fahiş vergilerden haberin yok galiba. işimizi zaten resmi yollardan yapacağız tek derdimiz kazıklanmamak. günün birinde devlet dairesine işin düşerse anlarsın ne demek istediğimi.
0
🌸izole
(11.09.25)
ben de soruyu ilk okuyunca yanlış anladım herhalde diye düşünmüştüm. verginin yüksek olması bir mesela ama bu sizin vergiden kaçmak için fiyatı düşük göstermenizi haklı çıkarmıyor.

maliye hesabını sorar bence, niye sormasın. madem her yol mübah, rüşvet verirsen sormayabilir belki ama o da bir yöntem diye biliyorum. .
0
duyuru
(11.09.25)
değeri rayiçten göstereceğiz arkadaşlar. belediyenin belirlediği değer yami.
0
🌸izole
(12.09.25)
(4)

Mac için Word?

hadi ya la
Macbook Air M1 kullanıyorum, zamanında bir şekilde Word kurdum ve ücretsiz olarak kullanabiliyorum. Arkadaşım da Mac aldı ve benden yardım istiyor, fakat Word'ü nasıl kurduğumu hatırlayamıyorum. Yardımcı olabilir misiniz?
Macbook Air M1 kullanıyorum, zamanında bir şekilde Word kurdum ve ücretsiz olarak kullanabiliyorum. Arkadaşım da Mac aldı ve benden yardım istiyor, fakat Word'ü nasıl kurduğumu hatırlayamıyorum. Yardımcı olabilir misiniz?
0
hadi ya la
(10.09.25)
Ücretsiz kullanıyorsan korsandır. Office full for mac diye aratırsa arkadaşın malum ortamlardaki yazılımlar gelir karşısına. Ancak güvenliğini teyit edemem.
0
himmet dayi
(10.09.25)
Öğenci hesabını kullanıp ücretsiz indirmiş olabilirsin ve güncellemeleri kapattığın için hala daha rahat rahat kullanıyo olabilirsin.
0
truf
(10.09.25)
crack'li indirmektense 200-300 liraya oem lisans alıp o şekilde kullanabilir.
0
brkylmz
(10.09.25)
resmi onemli is yapmiyorsan word'e gerek var mi? normal pages uygulamasini kullanip sonra word olarak kaydedebiliyorsun. ben gerektiginde oyle yapiyorum.
0
antikadimag
(11.09.25)
(13)

yurtdışına taşınmış kimseler

alice in potatoland
Mesleğiniz nedir?Şu an ne iş yapıyorsunuz?Büyük bir firmada mı yoksa ufak bir büroda mı çalışıyorsunuz?Okuyorsanız, eş zamanlı çalışıyor musunuz?Ve ne okuyorsunuz?Çok soru oldu farkındayım ama biraz bizim duyurucuların neler yaptığını, eğitimli kesimin nasıl gittiğini ve gidince kendi mesleklerini y
Mesleğiniz nedir?
Şu an ne iş yapıyorsunuz?
Büyük bir firmada mı yoksa ufak bir büroda mı çalışıyorsunuz?
Okuyorsanız, eş zamanlı çalışıyor musunuz?
Ve ne okuyorsunuz?

Çok soru oldu farkındayım ama biraz bizim duyurucuların neler yaptığını, eğitimli kesimin nasıl gittiğini ve gidince kendi mesleklerini yapıp yapamadıklarını çözmeye çalışıyorum.
0
alice in potatoland
(08.09.25)
ben ilk geldigimde tam zamanli calisiyordum. daha sonra mastera basladim. su an bitirmek üzereyim. tekrar tam zamanli calismaya gececegim.

finans uzmani galiba meslegimin adi. financial controller/analyst rollerinde calistim.
dil bilerek geldim ben. finansta dil cok önemli.
0
sonsuz
(08.09.25)
Meslek: Endüstri Mühendisi
Yaptığım İş: Maliyet ve Değer Mühendisliği
Firma: Avrupa'nın en büyüklerinden biri.
Okul: Okumuyom ben ya!
0
himmet dayi
(08.09.25)
makine muhendisligi okudum, hatta yuksek lisansini da yapip tez asamasinda biraktim. ama hic makine muhendisligi yapmadim.

savunma sanayiinde proje yonetiminde calistiktan sonra amerika'ya mba icin geldim. amerika'da buyuk bir firmada proje yoneticisi olarak calisiyorum. su meshur olanlardan birinde.
0
antikadimag
(08.09.25)
F1 öğrenci vizesiyle grubhub yapmak enfes bir olaymış. Şimdi millet bunları ciddiye alıp bende yapacağım diye oradan buradan girer ülkelere. Türklerin son 4-5 senedir sınırdan girip öğrenci vizesiyle girip abd oturumu olan kişilerden hesap kiralayarak yaptıkları bir olay bu. Bu yüzden ABD karıştı ve hakkıyla göç etmek isteyen nitelikli kişiler ülkeden ayrılmak zorunda kalıyorlar. Bu yapılan Türkiye'nin overstay oranını yükselterek vize almayı zorlaştıran saçma bir davranış. Bu yüzden yakında zamanda abd ye girişte 10-15 bin USD bond (rehin para) isteyecekler vize için.
0
michael harddd
(08.09.25)
Turkiye'nin iyi 3-4 universitesinden birinde isletme okudum ve kamu yonetimi yandali yaptim.
Kanada'ya 10+ sene once yuksek lisans ogrencisi olarak geldim. Yukaridakilere benzer bir alanda okudum. Burada yuksek lisans yapmak gerek gocmenlik gerekse network isini cok rahatlastirdi.
Epey buyuk bir firmada calisiyorum altyapi uzerine su an.
0
hot potato
(08.09.25)
Bilgisayar öğretmenliği mezunuyum.
Application Specialist diye geçiyor ama yazılımcılık gibi bir iş.
Büyük bir firma, ama bir sürü irili ufaklı firmadan oluşuyor. Şirketin çalışanlarının %99'unun ne yaptığı hakkında fikrim yok.
Okumuyorum.

Eğitimli kesim olarak kendi çabamla iş bulup gelmedim, bu anlamda tam sizin hedef kitle değil. Eş durumundan.
0
mbond
(08.09.25)
insaat muh., okul islerini birakali 15 sene oldu.
kucuk bir start-up da calisiyorum, part time denebilir, haftada 25 saat kadar.
arta kalan zamanda emlak/flip isleri yapmaya calisiyorum, zira muhendislikten sikildim.
becerebilirsem full-time emlak isine gececem.
0
cooperr
(08.09.25)
ben "ye kurkum ye" yaklasimini kullandim, ve turkiye'de yaptigim is ile ayni isi yapiyorum.

Meslek: turkiye'de iken muhasebe denetimi yapiyordum, big 4 sirketlerden birisinde. global sirketin tr merkezinden sirket araciligi ile abd'ye geldim.

su an: bir adet S&P100 sirketinde finans direktoru olarak calisiyorum, daha cok teknik memolar vb yaziyoruz, finansal raporlama yapiyoruz.

buyuk/kucuk firma: buyuk firma (2024 geliri 120 milyar dolardan fazla), "ye kurkum ye" deyisim buradan geliyor, hep buyuk firmalarda kalmaya gayret ettim, abd'ye geldikten sonra da daima fortune 500 sirketlerinde calistim ki yarin obur gun "bu yabanci" diyerek eleyemesinler, "bu kadar buyuk yerde calismis bir mulakat yapalim bari" desinler diye.

okul: marmara isletme ama bitireli cok oldu.
0
adrianapole
(08.09.25)
frontend yazılımcıyım. büyük ölçekli bir firmada full-time remote çalışıyorum. ama asıl eşimin işi dolayısıyla geldik. ben sonradan iş buldum.
0
sir gawain
(08.09.25)
telekomünikasyon mühendisiyim (itü). türkiye’de telekom şirketlerine yazılım satan bir şirkette çalışıyordum (operatör değil), yazılımın hem arka plan mühendislik/tasarımında hem de müşteriye kurulumunda çalıştım, dünyanın her yerinden çeşit çeşit operatörle muhattap oldum.

kanadaya işi gücü bırakıp göçmen olarak geldim, sonra 3 büyük operatörden birinde şebeke tasarımında çalışmaya başladım. şimdi şebeke planlama ve optimizasyonu için yapay zeka modelleri geliştiriyorum. türkiyede mezun olalı 11 sene olmuş, okumadım sonra.
0
taurina
(09.09.25)
makina mühendisiyim
1. seviye teknik destek
uluslararası bir otomobil firmasının taşeronunun taşeronuyum, şirket yine kağıt üstünde uluslararası
home office çalışıyorum
okumuyorum
belki mba yaparım
nasıl gittim? operasyonlar arası tayin oldum.
türkiye'de de aynı işi yapıyordum.
uzun dönem oturum alınca ve daha iyi iş bulursam değiştirmeyi düşünüyorum.
çünkü bu paraya o iş yapılmıyor.
0
rain when i die
(09.09.25)
yazilim, buyuk.
0
lemmiwinks
(09.09.25)
IT alanindayim 7 yildir yurtdisinda yasiyorum.
Buyuk sirket. Tr’de de bu sirketteydim.
0
kaputt
(09.09.25)
(10)

Ekşi Sözlük Takipçi konusu?

magni
Sözlüğü güzel kullandığımı düşünüyorum. Öyle agresif veya troll bir stilim yok. İlişkiler, spor, siyaset, sinema konularında da girdiğim entryler ilgi görüyor. Ama takipçi sayımın çok az olması dikkatimi çekiyor.Takipçi sayısı meselesini çok önemsediğimden değil, sadece sebebini "merak ettiğimden" s
Sözlüğü güzel kullandığımı düşünüyorum. Öyle agresif veya troll bir stilim yok. İlişkiler, spor, siyaset, sinema konularında da girdiğim entryler ilgi görüyor. Ama takipçi sayımın çok az olması dikkatimi çekiyor.

Takipçi sayısı meselesini çok önemsediğimden değil, sadece sebebini "merak ettiğimden" soracağım; sizin takipçilerinizin çoğu bir şekilde özelden iletişim kurup sohbet edip de "Takipleşelim o zaman" moduna geçiş yaptığınız insanlardan mı oluşuyor? Benim kimseyle sözlük arkadaşlığım yok, entry'mi yazıp geçiyorum. Yoksa hiç muhabbetiniz olmayan insanların sizi takip etmesi çoğunlukta mı?
0
magni
(08.09.25)
olmuyor
0
OgutucuRecep
(08.09.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim "cok vaktim var ve kafadan da siyrigim, bu kült bana uygun diyorsan söyle bana nicklerini vereyim." - Yok sağol, benimki sadece merak :) Durumu anlamaya çalışıyorum.
0
🌸magni
(08.09.25)
ben uzmanlığa göre takip ediyorum. tanışıklığım olan kimse yok. sözlüklerde tanışıklık üzerinden ya da tanışmak istenmesinden takip edilirim. x'te botlarla takip ediliyorum. youtube'da dini içerikle takip ediliyorum. tiktok'ta tayyip erdoğan editleriyle takip ediliyorum. instagram kullanırsam tanışıklık üzerinden ya da tanışmak istenmesiyle takip edilirim.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.09.25)
Takipçim de takip ettiğim de çok az kişi var.
Bir insan beni niye takip eder mesela bilmiyorum bomboş bir hesabım var iç dökmesi ya da dizi falan yorumlamak için kullanıyorum.
Benim takip ettiklerim içinde arkadaşım olan var, yazdıklarını merak ettiğim kişiler var, ben artık sözlük ortamını çok sevmediğim için sadece "debe" ve takip ettiklerim ne yazmış ya da neyi favorilemiş diye bakıp çıkıyorum.

@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim; şoka girdim ve inanılmaz da merak ettim bir iki tanesinin adını yazarsan stalklamak isterim boş bir zamanımda :D
0
mutekebbir
(08.09.25)
300'e yakin takipcim var. ara sira debe'ye giriyorum. oradan gorup ekliyor insanlar sanirim. bir de eski entrylerden gorup ekleyenler oluyor ama asil sicramalar debe ile oluyor.

debe'ye de yazdigim entrylerle giriyorum. kimseyi tanimiyorum, sozlukten gercek hayatta tanidigim 1-2 kisi var.
0
antikadimag
(08.09.25)
Muhabbetim olmayan insanlar takip ediyor. Ozelden muhabbetimin olan insanlarla takiplesmiyoruz aklima bile gelmiyo, reelde tanisip gorusup arkadas oluyoruz. Umursamam takipciyi.
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim +1, takipci ve fav mevzusunda gordugum en hayatsiz ve patolojik boyutta takinti yapan tiplerle dolu sozluk.
0
sey mi dostum
(08.09.25)
Valla ben kimseyi takip etmiyorum, entry'mi yazıp geçenlerdenim. Şimdi baktım 50 küsur takipçim varmış. Bunların 5-6'sı mesajlaştıktan sonra beni takip etmiştir gerisi denk gelip takip edenler.
0
Amaranta ursula
(08.09.25)
sozlukte 30+ yillik birkac arkadasim var ama ne onlar beni takip ediyor ne de ben onlari.
beni takip edenleri tanimiyorum, karsilikli takiplestigin ye sayisi da herhalde 2-3 falandir.
0
cooperr
(08.09.25)
şimdi baktım, 480 takipçim varmış. artık ayda yılda bir yazsam da 2004 yılından beri sözlükteyim. takipçi sayım eskiden 3 bin küsurdu. bir ara takipçi sistemini mi değiştirdiler, aktif olmayan kullanıcıların takip listelerini mi ne uçurdular, bir gecede takipçi sayım 400'lere düştü.

sözlükte uzun zamandır kimseyle mesajlaşmıyorum. eskiden de yazışmazdım. genelde insanlar görüp takip ediyorlar.
0
sir gawain
(08.09.25)
bir de soruya kaynak yapayim:

insanlar neden sozlukten duyuruya baglanmiyor?
Sozluk nickini acik edince ne olacak?
Biri de bunu aciklasin allahasen, bu gizliligin bir sebebi olmali hahah
0
cooperr
(08.09.25)
(7)

Kahveyi sabaha kadar sıcak tutacak Termos önerisi?

mikahakkinen
quechua var. Sabah açtığımda kahve hafif ılık ve acımış oluyor. Gece 12 de termosa kahveyi koyup sabah 8 de açtığında aynı sıcaklıkta tutabilecek termos markası hangisidir?Stanley bunu yapar mı? Başka markaların modelleri var mıdır?
quechua var. Sabah açtığımda kahve hafif ılık ve acımış oluyor. Gece 12 de termosa kahveyi koyup sabah 8 de açtığında aynı sıcaklıkta tutabilecek termos markası hangisidir?

Stanley bunu yapar mı? Başka markaların modelleri var mıdır?
0
mikahakkinen
(06.09.25)
Gece 12’den sabah 8’e kadar “aynı” sıcaklıkta durması imkansız.

Fakat iyi bir stanley, zojirushi ya da thermos (marka olan) örneğin 95 derecede koyduğunuz kahveyi sabah 65-70 derecelerde tutabilir. Pahali olan iyi olur genelde.

Yalnız sabah o kahve kötü olur, taze yapılması lazım. Ucuz kahve makinesi + akıllı priz ya da direkt akıllı kahve makinesi marifetiyle sabah kahveyi otomatik yapsa, decathlon termos işinizi görür.
0
orient blue
(06.09.25)
kahveyi sabit bir derecede sıcak tutsanız bile 2,3 saat sonra acı olur. tadı bozulur yani buna bir çözüm yok. Yinede sıcak tutacak bir termos arıyorsanız Stanley/aladdin marka öneririm. yalnız termoslara sıcak içecek koymadan önce sıcak suyla içini çalkalayıp içeçeginizi öyle koyarsanız 2 kat daha fazla süre sıcak tutar
0
limonlu eksi
(06.09.25)
zojirushi stanley yi havada karada döver

Business Insider (2025) testlerine göre, Zojirushi SM-WR modeli, test edilen kahve termosları arasında en uzun süre (12 saat boyunca 110 °F üzeri) sıcak tutma başarısı göstermiştir.
0
rentts
(06.09.25)
zwilling kullanıyorum çok uzun süre sıcak tutuyor, stanley den çok daha iyi. ancak kahve çok uzun kalinca tadı bozuluyor tabiki.
0
sinematikcrop
(06.09.25)
Ben IKEA Halsa termos kullanıyorum. Uzun yola çıkarken çay yapıp koyuyorum. 4-5 saat sonra açınca halen kaynar kaynar oluyor. 8 saat tutar mı bilmiyorum ama ben çok memnunum.
0
anaphylacticshock
(06.09.25)
evet stanley bunu yapar. thermos ve zojirushi de yapar. ayrica zojirushi stanley'i havada karada falan dovemez.

bende stanley de, thermos da, zojirushi da var. eger outdoor kullanilacaksa zojirushi'yi elemek lazim cunku ev icin uretilmis cok hassas bir urun. stanley ve thermos ise outdoor'a da gelebilecek urunler. bende thermos'un buyuk 2 litrelik versiyonu var, vida kapakli. gayet is gorur.
0
antikadimag
(07.09.25)
Çoğu markayı denemiş biri olarak bence bunun cevabı net zojirushi. Sıcak tutma konusunda üstüne yok, tam olarak dediğinizi karşılar (tabii max. 500-600 ml’lik kibar boyutlardaki termoslar için konuşuyorum . Rakiplerinden çok önde)
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(07.09.25)
(21)

Turkiyeli mevzu

WithWorth
Ekside buna karşi cikan argumanlari anlamiyorum; ben turk olarak aşagidaki gibi düsünuyorum;Ben turk'um deyince; ulke içindeki her grubu da; ben kurt'um, ben suriyeliyim, ben x'im, ben y'yim demeye, yani gruplaşmaya itmis olmuyor muyuz ?Turkiyeliyim deyince de tüm yukarida saydiklarimin hep bir agiz
Ekside buna karşi cikan argumanlari anlamiyorum; ben turk olarak aşagidaki gibi düsünuyorum;

Ben turk'um deyince; ulke içindeki her grubu da; ben kurt'um, ben suriyeliyim, ben x'im, ben y'yim demeye, yani gruplaşmaya itmis olmuyor muyuz ?

Turkiyeliyim deyince de tüm yukarida saydiklarimin hep bir agizdan söyleyebileceği bir ifade, dolayisiyla turkiye icin birleştirici bir unsur olmuyor mu ?

Yani bu acidan turkiyenin faydasina bir kelime degil mi ?
0
WithWorth
(30.08.25)
"Türkiyeliyim" söylemi PKK'ya Pekeke demek gibi simgesel bir söylem.
0
kizil karga
(30.08.25)
herkesin türk olduğunu söyleyenlerle tahran merkezdeki apartmanını satıp türkiye'de vatandaşlık alanların türk olmadığını söyleyenler aynı kişiler. bunlarda akıl kırıntısı aramamak lazım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.08.25)
tamam işte ben türküm kendimi bu şekilde tanımlıyorum beni neden bu tanımlamaya itiyorsun ki? kürtsen suriyeliysen x sen y ysen sen kendine türkiyeliyim diyebilirsin zaten? ama ülkenin kurucu ana unsuru türk ve türk ile başlayan sıfaları türkiyeli diye değiştirmek abes.. fransalı almanyalı demiyorsak türkiyeli de saçma mesela.
türk edebiyatı kısmını mesela neden türkiye edebiyatı veya türkçe edebiyat diye değiştiriyorsun? karın ağrısı neden? @kizil karga nickli arkadaşın dediği gibi pkk sempatizanlarının türksüzleştirme projesine hizmet eden bir kelime olduğu için sevmiyoruz
0
f02561
(30.08.25)
X kökenli y dilimizde mevcut bir yapıdır. Türkiyeli kelimesi ümmetçi ve Kürtçüler tarafından uydurulmuş son 10 yılda kullanılan bir kelime. TDK’da bile karşılığı yok.
Bir kişi kendi ırkını belirtmek istiyorsa Kürt kökenli Türk vatandaşı, ya da yukarıdaki örnekten devam edeceksek pers kökenli olarak Türk vatandaşı olarak tanımlayabilir.

Dikkat et hiçbir Kürt kendine türkiyeli demiyor, kürdüm diyor ama Türklerden bahsederken türkiyeli diyor. Kasti olarak Türk düşmanlığı yürütülüyor.
0
gokank4
(30.08.25)
peki kürt kendisine niye türk desin? kürt türkse uygurlar çinli mi? türkler kurucu unsur da kürtler uzaydan mı geldi? erzurum ve sivas kongrelerine katılan aşiretler yörük, çepni falan mıydı? milli mücadeleyi destekleyeceklerini açıklayanlar anadoluya işgal yıllarından sonra mı geldi? hiç nutuk okudun mu? azerbaycanlıya azeri de bakalım ne oluyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.08.25)
@gokank4 +1

Maksat Türk kelimesini dahi yok etmek olduğu ve açık açık yapacak g@t olmadığı için böyle adımlamalarla hedefe ilerleniyor. Anadilde eğitim konusunda bastırmaları da bu yüzden, bilmem kaç bin yıllık Kürt tarihi var şu bizim bu bizim diye uğraşmaları da bu yüzden, aşağıda özerk yönetimler kurma çabaları da bu yüzden. Türkçe'ye yapılan dehşet verici saldırılar da bu yüzden. Çünkü dil bir MİLLETin kendine mahsus ve biricik olan düşünme sisteminin somutlaşmış halidir.

Dil üzerinden insanları yönetirsin, dil ile dedikodu yapar, dedikoduyu TV programı haline getirir, insanların dikkatini dil ile çeker zihinlerine istediğin değerleri bu şekilde çakarsın. Dili müziğin içinde kullanarak her türlü sızarsın bütün zihinlere. Dil boşuna bu kadar çok ığraşılan bir varlık değil, onun için seçilen kelimeler çok önemli. 1000 yıl önce Muhyiddin İbn Arabî'nin hurufîliği kullanması da bunun için.

Türkiyeli kelimesi Türk milletine dayatılamaz. Dayatılıyorsa orada bölücülük ve yıkıcılık vardır. Hiçbir şey yoksa saygısızlık ve isyan vardır. Bunları gidişatın içinde okumak gerekir.
0
muhayyer divan
(30.08.25)
Anaokullari bile daha mantıklı işliyor. Ona buna vuran sataşan çocuğu, zirt pirt tuvalete giden cocugu, her seye sizlanan cocugu herhalde bir şeyi var diye psikiyatriste gönderiyorlar.

Politikada ise yaptıkları daha çok şey gibi, hmm çocuk arkadaşlarına vuracağına öğretmenine vursun.

Bir de verdiğin örnek bir kelime oyunu. Bunu talep eden arkadaşlar belli olay ve donemsel siyasi tutumlari one surerek sürekli öyle bir şey varmış gibi bir hava yaratıyorlar.

Anayasadaki Türk tanımı zaten senin Turkiyeli tanımı olarak yazdığın şeyle aynı.

Özetle sosyal, politik sorunları anayasa değiştirerek çözüm öneriyorlar. İşte neymiş benim bilmemkim yakinimi seksenlerde dövdüler anayasa bana onu hatırlatıyor. Abi bu tedavi konusu anayasa değil ki, bir de seksenlerde dovulmeyen başı belaya girmeyen nüfus oranı ne kadar cidden.
0
encokbenisevinnolur
(30.08.25)
Sacma sapan seyler.
Ne mutlu türküm diyene❤️

Bu konuda sikintisi olanlar kolonilestirilmis ülkelere gitsin bi baksinlar yerel halk ne halde.
0
sonsuz
(30.08.25)
en temelde ulkenin sahibi kim tartismasi bu. daha once uzun yazmistim tekrar ugrasmayacagim. kisasi bu. ulkenin sahibi turkler mi, yoksa burada yasayan tum insanlar mi?

ikincisi daha kardesce geliyor. ama dunyada tonlarca ulus devlet varken turkiye'ye saldirilmasini da turkler yemiyor. turkler de diyor ki "ayni almanin, fransizin, ingilizin oldugu gibi bu da bizim ulus devletimiz. ve sahibi turklerdir. nokta."

sahsen bakinca savasa dovuse ulkeyi kuran millet turkler. kurtseniz keske devletiniz olsaydi. ama yok. bazi milletler boyle digerlerine bagli yasar. kimileri de yeterli guce ulasip hukmederler. bu soyledigim hic politik dogru degil ama olay bu. kim guc sahibi, kim degil.
0
antikadimag
(30.08.25)
Herkesin politik duruşu kendine

Ancak siyasi kavramlar siyasi anlamlar taşıyor. Siyaset söylemler üzerinden yürüyen bir mecra. Haliyle söylemlerin yalnızca teorik anlamları değil, siyasi altyapısı da o söylemin bağlamına dahil.

Şöyle düşünün bıçakla ekmek de doğrayabilirsiniz. Suç da işleyebilirsiniz. Konu bıçağı elinde tutan kişinin nasıl bir karaktere ve amaca sahip olduğu ile ilgili, bıçağın kendisiyle değil.

İstediğiniz yeri destekleyebilirsiniz pek tabi. Ben sadece safi bir terimin kağıt üstündeki anlamına odaklanarak soru sorduğunuz için bunun kapsamının göründüğünden daha geniş olduğunu vurgulamak istedim.
0
akhenaten
(30.08.25)
fransada yaşayan zenci fransızım diyor. biz neden türkiyeliyim diyoruz? türksen türksündür kürtsen kürt neysen ne.
0
mikahakkinen
(31.08.25)
Cunku turkiyeliyim ifadesini turklerin demesini bekleyenler, kendilerine kurt'um demeye devam ediyor. Kurtler ben kurt'um desin, turkler ben turkiyeliyim desin. Yok oyle yagma.
0
baldur2
(31.08.25)
Gelmiş geçmiş en kahpe söylem
0
topkapiaksaray
(31.08.25)
Yalan yok önceleri Türkiyeli kavramından acayip rahatsız oluyordum. Türk kelimesinin doğru olduğunu savunuyordum şiddetle. Üstelik etnik köken olarak Zazayım ben.

Ama şuan hem Türk’üm hem de Türkiyeliyim derim gönül rahatlığıyla. Etnik olarak Türk olmayan birine illa sen Türksün demek/dedirtmek bana hiçbir şey kazandırmıyor. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olan herkes Türk değil. Olmak zorunda da değil. Sonuçta hepimiz aynı ülkede ve bir bayrağın altında yaşıyoruz. Önemli olan bu bence.

Ben esasen milliyetçi bir insan sayılırım ama bu muhabbetin çoğunlukla faşizm odaklı ele alındığını hissediyorum.
Aynı şekilde ne mutlu türküm diyene söylemi de bence boş bir söz. Türklük kavramı diğer milletleri aşağılayarak ve/veya denklem dışı tutularak yüceltilemez. Türklüğün böyle ilkel bir duruma ihtiyacı yok. Bu olmadan da yeterince yüce ve değerli.
0
ezkaza
(31.08.25)
@thetruenorthstrongandfree1 açtığın duyurulardan ve verdiğin cevaplardan sosyal zekanın iyi olmadığını görüyoruz. Türkler doğuda rahat yaşayamıyor çünkü kürt kardeşlerimiz medeniyet olarak taş sopa seviyesindeler. Gitmek de istemiyorlar çünkü bok gibi yerler. Rahat edemezsin. Ama onlar batıya gelebilirler ve rahat edebiliyorlar. Sadece bu sebep yeterli olacaktır bence şark görevi için.

Kendin yazmışsın ama kendine de cevabı vermişsin, farkında değilsin. Ben Kanadalı Türküm demişsin. Ülkeyi de tehlikeye atmıyor. Abicim sen pek düşünemiyorsun galiba, Türkiye'de terör sorunu var. Dağlara çıkan kürdolar var. Senin pembe yanaklı düşüncelerin ve sözlerin Kanada'da sorun değil ama burada sorun. Senin petrol şeyleri allaha emanet ha diyim sana. Melaba ben şiiyim şii müslüman in canada söyleyince farklı, afganistan veya ırak'da söyleyince farklı tepki alırsın. Olm vallahi yıldım, allah ailene ve köpeklerine sabır versin.
0
Shepard
(31.08.25)
@truenorth

kanadali kanadaya uyuyor cunku kanada bir ulus devlet degil, monarsi.
sen/ben de monarsinin marabalariyiz, zaten ettigin vatandaslik yemininde "varligim kraliyete armagan olsun" dedin.

turkiye hala osmanli olarak devam etseydi, bir imparatorluk olsaydi ve hepimiz sultanin marabasi olsaydik turkiyeli mantikli bir soylem.

ama ataturkun kurdugu devlet bir ulus-devlet, turkluk tabanina oturtulmus. ataturk sonrasi yapilan bazi hatalardan dolayi (i.e. kurtlerin orphan olarak gorulmesi) bu a$i tutmadi. sen bazilarini otekilestirirsen ve acliga terkedersen surdurebilirligi baltalarsin.

su anda kurtlerin uygulamaya calistiklari sey birebir "quebec" politikasi. resmen karbon kopya pesindeler. bunun yolu da turkiyeli soyleminden geciyor, bazi kapilari actin mi bir daha kapatamazsin. tehlikeli sular bunlar..
0
cooperr
(31.08.25)
Zamanında etnik kimlik olarak değil üst kimlik olarak dayatıldı “Türk” sıfatı. Eğri oturup doğru konuşalım, Osmanlıyı biraz biliyorsak eğer cumhuriyet dönemine gelene kadar ne derece etnik kimlik/ırk olarak Türk kaldı acaba? Kusura bakmayın ama ne mutlu türküm diyene asimilasyon aracı cümlesidir. Bu politika kurulan devletin ne kadar faydasına oldu?
Ben Ermeni’yim sırf Türkiye’de doğdum diye niye inatla bana Türk olduğumu dikte ettiler? Niye Ermeni olmak kötü bir şeyken beni içlerine dahil edip eritmeye çalıştılar? Sanatım zanaatım niye elimden alınmaya çalışıldı? Üstelik vatandaş olarak zararım değil faydam varken? Vergisinden, kural kanuna, iş imkanı yaratmaya kadar..
Asimilasyona direnebilen halklar bugün kendilerine Türk denmesini istemiyor. Siz aynı ana babadan yunanistanda doğmuş olsaydınız Yunan olarak mı adlandırılmak isterdiniz? Türkçe eser verdiği için Türk yazar veya besteci olması gerekmiyor. İngilizce eser veren bir sürü Türk var hepsi etnik kimlikleri ile meydanda.
Yazacak çok şey var, insanların hoşuna gitmeyecek. Aynı asimilasyon politikasını devam ettirmek için kimlik tanımlaması istemiyorlar. Ama aynı kişiler, biri birini öldürse hemen malum ırk demeye başlıyor. Tutarsızlar, ne yardan ne serden..
Bugün türkiyeli de desen Türk de desen bu coğrafyadaki insanlar birleşmez. Herkes ayıya dayı diyor işleri görülsün diye. Türkiye’nin faydasına diye bir şey kalmadı.
Herkes ne olduğunu bilsin, kimliğini korusun, kendinden sonraki nesile aktarsın. Şerefsiz dolu bir coğrafyadan çok şey beklemeyin.

Not. Yazı içindeki “siz” evrensel siz anlamında kullanılmıştır.
0
nwnd
(31.08.25)
Kimse Ermeniye ya da Kürte "Türküz" de baskısı yapmıyor, açıkçası kimin kendisini nasıl gördüğü de kimsenin umurunda değil bizde sorun Türkün kendisini Türk olarak görüp Türkiyeli kavramını kabul etmemesi ve bu nedenle faşist damgası yemesi, sorun bu, sen Ermeniysen Ermeniyim de kendini Türk hissediyorsan Türküm de bu inan kimsenin unurunda değil kimse de böyle bir baskı yapmıyor yapmadı da, siz de her etnik topluluk gibi bunu koz gibi kullanıp gereksiz dramatize ediyorsunuz sadece.
0
kizil karga
(31.08.25)
Türk ingiliz Arap Ermeni şu bu vb hissederek olan şeyler değil. Ordan oraya takım değiştirir gibi transfer olunabilir şeyler de değil. Geçmişinde ne varsa o, bu bazen karma da olabilir.
Kürt kendine kürt derken Türk de kendine Türk diyecek tabi, coğrafya belirtmek gerektiğinde türkiyeli Türk, kıbrıslı Türk, azerbaycanlı Türk vb gibi detaya girecek. Bu kadar basit.

Ama dayatma meselesine gelince belli ki çoğu şeyden bir habersiniz.
En basiti, senelerce Ermeni bir çocuk niye “türküm doğruyum çalışkanım ilkem” cümlesi ile başlayan “andımız” denilen şeyi okumaya zorunlu tutuldu?
0
nwnd
(31.08.25)
Birleştirici olmak amacıyla söylenmiyor sıkıntı burada. Dağdan inmiş teröristleri, apo'nun isteklerini, ülkeye sokulan arapları bir şekilde sempatikleştirmek ve bu sayede cumhuriyetten tut kemalizme kadar birçok şeyi silip atmak için bir strateji. Türkiyeli ile başlayıp ülkenin isminden Türk kelimesini tamamen silmeye kadar gider.
0
runaway
(01.09.25)
@truenorth

mevzu "laissez la faire l'essais passes" seklinde cozulemeyecek kadar karisik.

bolgede satranc oynaniyor uzun zamandir. ozal'dan beri 1 koyup 3 olma pesindeyiz ama ucun birini alarak devam ediyoruz.

son zaferimiz herhalde kibris falan, ondan sonra buyuk oranda boku yemis vaziyetteyiz.

"turkiyeli" oynanan piyonlardan sadece biri. olaya asiri sig bakiyorsun.
0
cooperr
(01.09.25)
(16)

ilber ortayli hakkinda

sonsuz
ne düsünüyorsunuz?
ne düsünüyorsunuz?
0
sonsuz
(28.08.25)
yaşlandı artık.
0
gabe h coud
(28.08.25)
şeyh eli öpmemeliydi.
0
deartheodosia
(28.08.25)
Ogretme kabiliyeti yok, inanilmaz karman corman karisik, daldan dala anlatiyor, konu nedir soru nedir baglamdan kopuyor, random bilgileri alakali alakasiz siraliyor. Dinleyene, ogrencisine Allah sabir versin. Kendi seviyesindeki insanlarla informal tarzda muhabbet edebilir sadece. Insana tarihi sevdirmesi gerekirken, tarihten sogutan bir tip. Program yaptigi Celal'den daha cok tarih ogrenmisimdir, Celal'in soyledikleri daha cok aklimda yer etmistir.

Ek olarak 31 mart 2019 secimlerinden 1 hafta once Binali'ye yaptigi pr ile www.youtube.com gozumde bitmisti, takip etmedim ondan sonra.
0
freedonia
(28.08.25)
bilgisine, kültürüne zaten diyecek laf yok ama her yerde zorla konuşuyormuş tavırları sıktı. sanki lütfen anlatıyor, lütfen konuşuyor. derste de böyle enerjisizse dersinde uyuyan çok olur. kendisini dinleyerek tarih sevebilmek mümkün değil.
0
matilda
(28.08.25)
Sizin tarzınıza uymuyor olabilirrr, ama bence süper bir anlatıcı. Süper gülüyor. Celal'i de severim. Ama İlber'i daha çok severim. Adam o kadar bilgi, kariyer, ün yapmış egosu da yok değil. O kadarı kadıda da olur.
0
Shepard
(28.08.25)
zenginlerle arkadaslik etmeye cok önem veriyor gibi bir havasi yok mu?

ali koc'un kizinin lise mezuniyet törenine katilmis. ne alaka?
0
🌸sonsuz
(28.08.25)
@sonsuz: Sherlock olmaya gerek yok, ozel ders vermistir Koc'un kizina. Bizim ulasilmaz sandigimiz kisileri zenginler 10 dakikada yalisina getiriyordur
0
tantamount_to_equivalent
(28.08.25)
belediye secimlerinde binali'yi endorse ettikten sonra benim icin tamamen bitti.
gecmis donem akademisyenligine ve tarihciligine laf etmek haddime dusmez, imparatorlugun en uzun yuzyili kitabi cok onemlidir bence mesela.

ama candas, ismail kucukkaya falan ile cikardigi cer cop kitaplar bes para etmez. bir de herkes sana mikrofon tutuyor diye her konuda fikir belirtmek zorunda degilsin ilber ortayli bile olsan, genel olarak sıktı yani artık.
0
bay b
(28.08.25)
Yukarida da yazmislar, tarihi anlatabilmekten bihaber bi ihtiyar.

II. Murat'in tahta çikisini anlatacak diyelim o sündüren artikilasyonuyla;

"II. Murat iste tam tahta çikacak ama bu adamda bir pilav sevdasi var, o zamanlar en güzel pirinç Çukurova'da ve orasi da baska beyligin topragi, sonra çesnicibasi Muzaffer var hani atalari Buhara'dan gelmis...tabii Murat'in pilav sevdasini bilmeyen yok...sonra...."
0
feastofthedamned
(28.08.25)
sevsekte sevmesekte ülkemiz için önemli bir değer. duruş sergilemesi gereken zamanlarda sergileyemedi ve artık kendini dinamitliyor. artık anlatımları çok kopuk ve dağınık. soru soruluyor konu saçma yerlere geliyor. okan bayülgen tam onu kontrol edip yararlanıcakken soli özel denen salağa kızıp programı terk etti. daha da izlemedim.
0
mikahakkinen
(28.08.25)
Atatürk'e sebatayist iftirasini atan ilk canlı. Kusura bakmasın o videolari istediği kadar sildirmeye çalışsın boş
0
topkapiaksaray
(28.08.25)
overrated. sosyal sinifi sayesinde ve dogdugu donem itibariyle statusu cok yuksek biri. aile baglantilari falan cok kuvvetli, annesi kirim soylularindan, kendisi bregenz'de dogmus vs. tarihci olarak halil inalcik ve esg'nin altindadir benim icin. yaratici bir cikarim gormedim kendisinden. bilgiden ziyade iliski yonetimine agirlik veren birisi.

agzini geveleye geveleye konusur, bir sey de anlatmaz. konuyu ne kadar bilse de boyle surekli ustten bakan rahatsiz edici bir tavri var. kitaplari da ayni sekilde ruhsuz ve sikici. ne anlattigi belli degil. detay bilgi anlatiyor ama cesur hicbir cikarim yok. risk almaz, soyleneni tekrarlar.
0
antikadimag
(28.08.25)
milleti tarihten sogutuyor +1

Sen cahilsin, onu nasil bilmezsin, o sorulur mu, bunu diyenler g.zekalidir gibi soylemler nedir Allah askina? Boyle uzman mi olur, olur da yani medyada boyle konusulmaz, topluma boyle hitap edilmez? Dunya baska bir yere gitmis, yabanci uzmanlar sokaktaki adama, cocuga nasil hitap ederiz, onlarin frekansini nasil yakalariz, ben bu kuantumu, kutle cekimini en basit dille nasil anlatabilirim, genclerin nasil ilgisini cekeriz diye kirk takla atiyor, ilgi cekici ornekler, grafikler, sunumlar uretmeye calisiyor, herkes uzmani oldugu konuyu normal insana anlatirken insanlarin merakini uyandirmaya, bilimi, uzayi, astronomiyi, sanati sevdirmeye calisiyor, bu adam tutmus gorece kolay branslardan birinde onu nasil bilmezsin, bunu nasil bilmezsin diye insanlari asagiliyor, tarihten sogutuyor insani. Biz halk olarak senin dersinden gecmeye calisan ogrenciler degil, gunde 10-12 saat calisan trafik, stres, gecim derdi, sosyal hayati da olan insanlariz.
0
speedy
(28.08.25)
Su duyurudaki cevapların avamlığı beni benden aldı.van gogh desem karmakarışık resimler yapmış,birde kulağını kesip kebap yapmış diyecekler gibi.

Soruya cevap,iyi ki vardır.
0
duptıs
(28.08.25)
binali yildirim'a adaylik surecinde tarihi yarimadada dalkavukluk yaptigi gun kisiligi benim gozumde bitti.

ayrica sevmedigi kisilere karsi adaletsiz ve cogunlukla mesnetsiz bir sekilde saldiriyor bunlardan biri de orhan pamuk.
0
bohr atom modeli
(29.08.25)
(bkz: power corrupts absolute power corrupts absolutely)

Turkiye'nin en iyi entellektuellerinden biri, bu bir gercek. Yine de guc zehirlenmesi yasiyor. Kendisini alanindaki tek otorite belirlemek istiyor ve bunun icin de elinden gelen her seyi yapiyor bence.

Ilgi cekmek icin de her seye saldiriyor. Iste bu yuzden takip edilmemesi gerekiyor bence.
0
j r r tolkien hayrani
(29.08.25)
(3)

gozluk numarasi degistirmenin goz bozukluguna etkisi

antikadimag
18 yasimdan beri ayni 3 numara miyop olarak hayatima devam ediyorum ve 15 yildir recetelerimi hep ayni doktordan aldim. o da gozumu muayene edip yeterli gorunce receteyi degistirmedi hic. gozum ilerlemedi yani. hatta cok ilginc sekilde gozunun ilerlemesi durmus, farkli recete yazip tahrik etmeyelim
18 yasimdan beri ayni 3 numara miyop olarak hayatima devam ediyorum ve 15 yildir recetelerimi hep ayni doktordan aldim. o da gozumu muayene edip yeterli gorunce receteyi degistirmedi hic. gozum ilerlemedi yani. hatta cok ilginc sekilde gozunun ilerlemesi durmus, farkli recete yazip tahrik etmeyelim demisti.

gercekten boyle bir durum var mi? baska numaraya gecince yillardir degismeyen numaranin tekrar artmasi gibi bir olay mumkun mu? bana tuhaf geldi ama kac yillik doktor sonucta. simdi yasadigim ulkede son recetemle gozluk vermiyorlar. yeni muayene olacagim ama sonra doktorun yillar once dedigi soz aklima geldi duyuruculara bir sorayim dedim.
0
antikadimag
(22.08.25)
kendimi bildim bileli gozluk kullaniyorum, ne zaman ki yeni numaraya gectim her seferinde goz bozuklugum 0.50, 0.75 ilerledi. yillardir kendi numaramin 0.75 eksigini kullaniyorum ve hala sabit. ben de bu nedenle degistirmiyorum.

miyop.
0
gule gule
(22.08.25)
çok fark etmiyor. 25 yıldır gözlük kullanıyorum. son 10 yıldır numaralar 0.50-1.00 gidip geliyor arada. değiştiyse de ihtiyacınız olduğundan değişiyor, sonraki turda yarım numara düşüyor falan. belli bir noktada o bozukluk sabitliyor ufak sapma hariç. takmayın kafanıza. bir de yaşadığınız ülke neresi bilmiyorum ama doktorluk bir durum olmayan hizmet sunumları da olabiliyor bazı ülkelerde sadece göz numarası ölçümü için. mesela ingilterede ölçümü doğrudan gözlükçüde de yaptırabiliyorsunuz diye biliyorum.
0
sanal hayvan
(22.08.25)
@gule gule - kac yasina kadar ilerledi ve durdu. bu ilerleme ve durmanin sebebi gozluk numaralari degil de bizim bedensel degismemiz olabilir.
0
🌸antikadimag
(22.08.25)
(10)

30'dan sonra zihinin görece hantallaşması normal mi erken mi?

AlsterWasser
Selamlar 30+ olan arkadaşlara bir şeyler soracağım.Arkadaşlar benim otuzumdan sonra her yıl git gide zihinsel kıvraklığım azaldı sanki. yani mesela çalışıp kafama yerleştirdiğim hususlar eskiden aylarca yıllarca aklımda kalıyorsa artık çok zor kalıyor. sanki kısa süreli hafıza ile çalışıyorum artık.
Selamlar 30+ olan arkadaşlara bir şeyler soracağım.

Arkadaşlar benim otuzumdan sonra her yıl git gide zihinsel kıvraklığım azaldı sanki. yani mesela çalışıp kafama yerleştirdiğim hususlar eskiden aylarca yıllarca aklımda kalıyorsa artık çok zor kalıyor. sanki kısa süreli hafıza ile çalışıyorum artık. kapsamlı bir hususta genel hat kalsa da detaylar kesinlikle silikleşiyor ertesi günden itibaren.

yani cidden zihinsel fonksiyonlarımda gerileme gibi bir şey hissediyorum. daha hantal çalışan ve depolama kapasitesi azalmış yıllanmış bir laptop gibiyim. ha sanmayın ki beyinini öldüren kullanmayan biriyim. tam tersi bir hayatım var. hala üzerine gidiyorum, araştırma, okuma, merak devam ama performans grafiği düşmeye başladı. en azından stabile çekmek lazım..

şimdi sorum şu 30'dan sonra 40lara yaklaştıkça siz de böyle şeyler deneyimliyor musunuz? Lütfen deneyimleyin siz de yoksa yeme içme vs başka alışkanlıklarımı suçlamak istemiyorum. sorun bana özelse ciddi suçlayacağım özel durumlar var ama sorun genelse en azından kabullenirim gerçeği.

40dan sonra beklerdim erken oluyor sanki
0
AlsterWasser
(20.08.25)
kavrama gucunde sorun yok, ama daha yavaslamaya basladi sanki. yani 0'dan 100'e yine cikiyor ama bazi konularda daha yavas cikiyor artik. beyin de biyolojik bedenin bir parcasi oldugundan onunla yaslanmaya baslamasi olasi. schopenhauer de bu konuda yazmis. 30-35 yasindan sonra zayifliyor zihin diye.

onun disinda zihnimin yapisinin degistigini hissediyorum. daha sezgisel ve derinden bir kavramaya gidiyorum gibi. bu ne kadar yasliliktan, ne kadar yillarca bilgiyle doldurulan ve dusunen zihnin daha oruntusel cikarimlar yapmasindan bilmiyorum. ama ilginctir bircok toplumda 30'lu yaslar 40'a kadar "aydinlanma" yasidir.

yani benim tecrube ettigim kimi mevzularda zayiflama olsa da, kimi konularda guclenme oluyor. farkli noron baglari olusturmayi zihnin yeni fikirlere/bilgilere ulasmasi dersek bunun kesinlikle zayifladigini dusunuyorum. ancak gittikce daha fazla bag kuran, ve daha cok sey ogrenen zihin - daha sezgisel bir kavrama moduna geciyor. ayni bir ise cok fazla zaman ayirinca sezgisel bir kavrayis gelistirmek gibi. bunun daha genis capta olan bir hali.

ama yeterince calistirilmis (dusunmus) ve beslenmis (okumus, izlemis) bir zihin bunu yapmayanlara gore daha zinde kalacaktir.
0
antikadimag
(20.08.25)
20 yaş ve öncesinde çok alkol alıyor muydun?
0
gabe h coud
(20.08.25)
@gabe

20 yaş öncesinde hayır. 20lerimde de hayatımda var ama aşırılık yok. bir iki dönemsel anıda çok olduğu gece olmuş olabilir ama onun dışında herkes kadar herkes gibi denk geldikçe diyebilirim.

Sence anormal mi yani sende hiç mi olmadı?
0
🌸AlsterWasser
(20.08.25)
Bende doğrudan zihinsel değil de bedenselin zihinsele yansıması var diyebilirim. Masabaşında uzun süre odaklanamıyorum mesela.
0
runaway
(20.08.25)
anormal abi. ben zehir gibiyim. odaklanma sorunum da yok. hatta daha da iyi odaklanabiliyorum yaş aldıkça. yaş 40.
0
gabe h coud
(20.08.25)
Yeteri kadar uyuyor musunuz?
Ben şunu fark ettim; 20li yaslarda 5 saat uykuyla geçerken su an 5 saat uyursam beyin fonksiyonlarım çöküyor ve yaşı 50lerde falan kimle konussam en dikkat ettikleri şey uyku misal.
0
logisticsmanager
(20.08.25)
process yavaşlar çok normal.
0
gule gule
(20.08.25)
Oluyor ama uyku yeme içme çok etkiliyor bence. Daha doğrusu 20lerde etkilemeyen şeylere şimdi dikkat etmen gerekiyor vücut artık geriye gittiğini belli ediyor. Cahit sıtkı tarancı şiir yazarken neden yaş 35 diye belirtmiş artık çok daha iyi anlıyorum ben :D
0
nhk ni youkosu
(20.08.25)
Geçici durum da olabilir.
Sürekli internet kullanımı, gıdaların bozulması vs.
30-40 yıl kadar öncesinin yakın temasta veya meşgul olduğu bir çok doğal çevresel etkenlerden uzağız.

Bir de "beyin sisi" kavramını araştırabilirsin
0
diyecevaplandı
(20.08.25)
Ben de benzer durumdayım. Yaşın ilerlemesinin etkisi vardır ama bu durumu daha kötü hale getiren şeyin edmond honda'nın belirttiği şey olduğunu düşünüyorum. Telefona bakmayı alışkanlık haline getirdikten sonra çoğu şey kötüye gitti. Birçok insan da böyle, beyinlerimiz hoşafa döndü.
0
mbond
(20.08.25)
(15)

Türkiyeli Türk tartışması

michael_knight
Türkiyeli-Türk kelimeleriyle ilgili bir tartışma var son haftalarda ama ben pek takip edemedim. Takip etmeye çalıştığımda da taraflar fanatikleşmiş ve söyledikleri anlaşılmaz hale gelmişti. Bu konuda tarafların ne dediğini, sizin hangi fikre yakın olduğunuzu anlayamayacağım şekilde açıklamanız mümkü
Türkiyeli-Türk kelimeleriyle ilgili bir tartışma var son haftalarda ama ben pek takip edemedim. Takip etmeye çalıştığımda da taraflar fanatikleşmiş ve söyledikleri anlaşılmaz hale gelmişti.

Bu konuda tarafların ne dediğini, sizin hangi fikre yakın olduğunuzu anlayamayacağım şekilde açıklamanız mümkün mü?
0
michael_knight
(20.08.25)
almanyalı, fransalı, italyalı var mı?
0
renegade
(20.08.25)
abi bunda anlamayacak ne var. kürt ayrıcalıkçıları kendilerine türk dememek için ve türk kelimesinin içini boşaltmak için türk demeyelim türkiyeli diyelim diyorlar. türk ırk ismiymiş, türkiyeli ülkede yaşayanlarmış diyorlar. buna karşı olanlar da türk demek zaten türkiye vatandası anlamına gelir diyor. alman yerine almayalı, italyan yerine italyalı demiyorsak türk yerine türkiyeli dememeliyiz diyor.
daha detay var ama konu ile ilgili değilsen gerisi biraz entelektüel ve teorik bir tartısma. niçin merak ettin bunu gece gece. herkes her konu ile ilgilenmek ve bilmek zorunda değil ki
0
abelardo
(20.08.25)
@renegade, amerikalı var suriyeli var; sence aralarındaki fark ne?
0
Bruce
(20.08.25)
gündem değiştirmece volume562342342344
0
duyurukullanıcısı
(20.08.25)
Bu konu her çıktığında ben hep "hmm yine bir işler çeviriyorlar ama kimbilir ne" diyorum. Aynısını dediğim bir de "ey israil" var. Arada artık torba yasa mi geçmiştir ne olmuştur, bir şeyler olmuştur da takip edemedim.
0
encokbenisevinnolur
(20.08.25)
ataturk ve silah arkadasi tayfanin kurdugu "ulus devlet" denen nane.
yani bu sinirlar icinde dogan ve yasayan herkes turkluk catisi altinda birlesiyor, senin arap ermeni falan olman farketmiyor, biz sana turk diyip geciyoruz kafasi.

tabii bu agir gocmen alan toplumlarda islemiyor, o topraklarda dogmamis milyonalarca insan bunu kabul etmiyor. amerika mesela, binbir irktan dinden ve farkli dilleri konusan insanlar var. bunlar kendilerine amerikan denmesini istemiyor, olayi bir business bolarak goruyorlar, ben vergimi veririm, karsiliginda sen bana para kazandirirsin, calistigim surece guzel yasam sunarsin, isim bittiginde de ceker giderim ulkeme donerim. o yuzden cift vatandaslik isleri var, o yuzden de benim gibi milyonlarca insan dogdugu ulkenin vatandasligini birakmiyor.

simdi tabii bunu goren ozellikle bizim kurt kardeslerimiz, lan birakin bu etle tirnak gibi manikurcu terimlerini diyip, ki bu rahmetli Sirri'nin ennn kil lafidir, biz turk degiliz aha bak amerika gibi baskanlik sistemine de gectik, turkluk gibi bir catiya gerek yok, turkiyeli diyelim argumanini ortaya attilar. yuzyillarca yillik bir alerji nuksetti.

bizim bademler de zaten 20 senedir kucuk amerika olmak icin kiclarini yirtttiklarin, yanlarina agir demansli bir dedeyi de alarak bu yola ciktilar.

bakalim ne olacak...
0
cooperr
(20.08.25)
Ben Türküm, Türkiyeli diye tanımlamıyorum kendimi. Ama bir Kürd’ün de kendisini Türk diye tanımlamasını beklemek ve bunu yapmayanları da ayrılıkçı diye yaftalamak makul bir yaklaşım değil zannımca. Biraz ergence hatta. Etnik olarak Türk olmayan ve kendisini Türk olarak tanımlamak istemeyenler kendilerine Türkiyeli diyebilir ne var bunda. İtalyalı, Almanyalı var mı denmiş, Hollandalı var mesela. Çok kompleks bir mesele değil esasında. İnsanlara kimlik dayatmak çok gerici bir yaklaşım.
0
but that was just a dream
(20.08.25)
bir kişi amerikalı, suriyeli örneği veriyorsa koşarak uzaklaşın. bizim dilimizdeki amerikalı kelimesi american'ı tam karşılamıyor. dünyada birçok ülke, devlet ve vatandaşlık adını baskın olan çoğunluk olan halktan alır. (göçmen cenneti veya yapay devletler hariç)

güneyimizde kürdistan özerk bölgesi var. burada türkmenler, ermeniler, araplar da yaşıyor. buranın adına kürdistan değil de mezopotamya diyelim denildiğini düşünün ne cevap verirler?

binlerce yıllık tarihi olan, asya, bizans ve avrupa kaynaklarında Türk olarak anılan bir millet, ülke adını ve vatandaşlık tanımını neden değiştirsin veya paylaşsın? bunu dünyada hangi millet kabul etmiş?

bir de Türk kelimesinden rahatsız olup Türkiyeli tanımını kabul etmek de tuhaf. Türkiye, -Türklerin ülkesi- anlamına geliyor. eee ne anladım ben bundan? sanırım ülke adını değiştirme hedefleri şimdilik halı altına süpürülmüş. hele şu Türklük tanımını bir halledelim diye düşünüyorlar.
0
jepa
(20.08.25)
bir kimlik mucadelesi.

19.yy ile beraber ulus/dil/etnisite uzerinden herkes bir yere konumlandi. bizim imparatorluk cokup herkes dagilinca geride kalan anadolu insanlari da birbirine bakarken devlet gelip siz turk'sunuz dedi.

ozellikle dogu'da, yani kirsal kesimlerde problemler ciksa da devlet baskisiyla insanlar tek tiplestirildi.

simdi bazi insanlar da diyor ki biz turk degiliz, bizim baska kimliklerimiz de var. oyleyse turk catisini reddediyoruz. turkiyeli diyelim diyorlar. yani ulkenin hakim unsuru olarak turklerin indirilmesini istiyorlar.

akp'nin turk kimligine saldirip musluman kimligini one cikarmasindan cesaret alan zumreler de firsat bu firsat diyerek turkluk kimligine saldirmaya basladi. turkler de savunuyor. guc savasi.
0
antikadimag
(20.08.25)
öncelikle çok umursamıyorum... ama bakınca türk asıllı olmayıp türkiye vatandaşı olanlara da türk denmesi evet garip geliyor. türk kelimesi hem ırkı hem vatandaşı olunan ülkeyi belirtmekte kullanılıyor.

işine gelince türkçe'yi övmek için çok zengin dil, çok fazla kelime var, başka dillerde ayrımı olmayan farklı şeyleri tanımlayan ayrı kelimeler var diye överler(mesela love'a karşılık aşk/sevgi ayrımı) ama aynı problemi çözen türkiyeli kelimesine düşman olurlar... niye?

yani türkiyeli kelimesi türk kelimesinin iki anlamda da yerini alsın mı deniyor? türk ırkını belirten türk kelimesi kullanılmasın mı deniyor? problem ne? türkiyeli türk de olur, almanyalı türk de olur, türkiyeli kürt de olur. türkiyeli bir türk kendini türk olarak da tanımlayabilir, türkiyeli olarak da... ikisi de doğrudur ve farklı şeyleri ifade eder. bi türk yine kendini amerikalı, almanyalı olarak da tanımlayabilir vs...

iki farklı şeyi ifade etmekte iki farklı kelime kullanılmasını yani türkiyeli kelimesinin kullanımını destekliyorum. kullanırım da...
0
konetsu
(20.08.25)
örnekler hep yanlış ülkelerden veriliyor bu konuda. birincisi “italyalı, almanyalı diye bir şey yok” ve “amerikalı diyoruz çünkü amerika çok uluslu bir devlet” argümanları. bunların hepsi ingilizcede -an ekiyle bitiyor. böyle bir ayrım başka dillerde yok, türkçede var. yani evrensel bir sorunu türkçe dili sınırları içinde örnekleyip tartışmak salakça.

türkçede bazı milletlerin sıfatlaştırılıp (yunan, alman, italyan vs.) bazılarının -li eki alması tarihsel temas ve dil alışkanlıklarıyla ilgili. sosyolojik ya da demografik bir sebebi yok. bu salak fikri ilk kim ortaya attı bilmiyorum ama konuyu bulandırmaktan başka bir işe yaramıyor.

türk-kürt meselesine gelirsek, bununla ilgili bize en yakın örneğin ispanyol-katalan olduğunu düşünüyorum. kürtler biz bir tarafımızı yırtsak da türk değiller, fars kökenli bir etnik grup. türkler gibi orta asya’dan gelmemişler. kendilerine ait dilleri var. kendi özerk bölgeleri ya da ülkelerinin olmaması bir millet olmadıkları anlamına gelmiyor. bir kürdün kendine türk demek istememesi (aynı şekilde bir katalanın kendine ispanyol dememesi gibi) türkleri neden çıldırtıyor anlamıyorum. o yüzden bir kürdün kendini türk değil türkiyeli olarak tanımlaması bana son derece normal geliyor. bu, birlikte aynı ülkede yaşamamız için bir engel ya da tehdit değil. bir kürdü zorla türk olarak tanımlayınca o kürdü türk yapmış olmuyorsunuz. üzgünüm.
0
sir gawain
(20.08.25)
anayasaya kürt girerse, önce özerklik sonra bağımsızlık alabilirler. olay bu.

ulus devletlerde böyle bişey yok. o kürtler fransalıyım demiyor, fransızım diyor.
0
gurur
(20.08.25)
cevapları okudum da inanılmaz bir bilgisizlik ve kafa karışıklıgı var. bu da ortamı karıstırmak isteyenlerin çok işine geliyor.

almanyalı, italyalı yok ama amerikalı, hollandalı var, buna ne diyeceksin diyenler var.
cevabım şu: bilmiyorsunuz. amerikalı yok american var, hollandalı yok dutch var.
sylvester stallone kendisine american demiyor mu acaba? italyanım mı diyor?
veya arnold schwarzenegger kendisine american değil austrian mı diyor.
ruud gullit dutch değilim mi diyor?
gayet te bunlar american. ırkları önemli değil.

"türkiyeli türk de olur, almanyalı türk de olur, türkiyeli kürt de olur. türkiyeli bir türk kendini türk olarak da tanımlayabilir, türkiyeli olarak da... ikisi de doğrudur ve farklı şeyleri ifade eder. bi türk yine kendini amerikalı, almanyalı olarak da tanımlayabilir vs..."
denmiş. bu da yanlış. kylian mbappe kendisine afrika asıllı fransız der. afrikalı fransalı demez. veya abddeki siyahiler kendilerine african american der.
yani bir insan kürt asıllı olabilir. ama burası türkiye ve vatandaşlık tanımımıza göre bu kişi türktür.

eğer bu size mantıksız ve yanlış geliyorsa ve çözümünüz bu kişi kendisine türk demesin ise bunun geleceği yer çok kötü olur. son 25 yılda öngördüğümüz her şey bir bir oldu. hala akıllanmıyor ve bu saçmalıklara inanıyorsunuz. olacak şeyleri söylüyorum: ülkenin adı türkiye de değişir. ülkede türk ve kürtler için ayrı yasalar olur. ülkede kürtler için ayrı kontenjan tanınır, şu pozisyonda şu kadar kontenjan kürtlere ayrılsın bu kadar kontenjan türklere ayrılsın denir, bu zaten dillendirilmeye başlandı. bunun geleceği yer en iyi ihtimalle liyakatsizlik olur, büyük ihtimalle kıbrıstaki gibi, yugoslavyadaki gibi iç savaş olur.

masumane şeyler değil bu istekler ve bunu makul gören argümanlar
0
abelardo
(20.08.25)
@sir gawain; kendi icinde tutarli cevap ama konu burada bitmiyor. kurtler etnik olarak turk olmasa da vatandaslik olarak turk. yani bunu turkiyeli yapsan yarin hala turkish citizen olmaya devam edecekler.

bu vatandaslik bagini, etnisiteden ayirabilmekle alakali. cunku bu yola girersek turkiye'de yasayan turklerin ne kadari "turk"? diger turk kavimleriyle ne fenotip ne genotip ayni degil. ancak bir sekilde burada yasayanlara turk denmis. simdi baska bir grup cikip bu tanima saldirinca dogal olarak huzursuzluk cikiyor. ya da diger bir acidan ulkede huzursuzluk ciktiginda insanlar hakim kimlige saldirmaya daha tesne oluyor.

temelde konu devletin, yani vatandasligin hangi kimlige ait oldugu. turkce konusan turklerin devleti mi, yoksa turkce, kurtce vs diller konusan turkiye'lilerin devleti mi? buradaki hakim sinif turkce konusan turklerdir, devlet onlarindir, oyleyse turk devletidir, dili turkcedir, ve vatandaslari da turk'tur oluyor. cunku turkce konusan turk vatandaslari tanimlamasini yaptiginda kurtler de bu catinin altinda yer alabiliyor. ancak kurtler de her millet gibi kendi kaderlerini tayin hakki istiyor ve yukaridaki tanimi kabul etmiyor. bugun yasadiklari yerlerde devletlesemeyeceklerini, turkiye'nin buna izin vermeyecek kadar guclu bir devlet oldugunu 40 yillik savas sonrasi anlayinca simdi fragmantasyonu mevcut kimlik uzerinde yapmaya calisiyorlar. al sana postmodern boluculuk ve terorizm :)

turkiyeli tanimi alt kimlikleri ust kimligin onune cikariyor ve mikro milliyetciligin onunu aciyor. boyle bir toplumun saglikli olmasi mumkun degil, fragmantasyon her devlet icin zararlidir. ermeni etnisiteye sahip biri vatandaslik olarak turk olabilir. ayni bircok etnik turk'un alman vatandasi olmasi gibi. etnik olarak almansin demiyor kimse onlara, ama vatandaslik olarak alman. butun dunya da bunu boyle taniyor. deutsche/deutscher yerine deutschlander diyelim gibi bir konu illa almanya ornegi verilecekse.

yoksa yukarida dedigim gibi turklerin ne kadari turk? burada turkce konusan ve muslumanlasmis latinleriz hepimiz. birini alip yunanistan'a veya ege'ye biraksak, dil ayrimi olmadan sadece insanlara bakarak anlayamaz kisi nerede oldugunu. ayni insanlar cunku.

bir de bu konular kim nereden ne koparirsa mantigiyla isliyor. bugun turkiyeli desen, yarin anadolulu diyelim diyecekler. surekli hakim kimligi tirtiklama durumu var. ki esyanin tabiati bunu gosteriyor. mevcut devlet birkac yildir sallantida oldugundan yeni kimlik tanimlamalari pesinde herkes. ki bu turkiyeli lafinin cogalmasi da ayni donemde oldu. sunu diyelim bunu diyelim karisikligindan ziyade ulkenin ortak anlatisinin kayboldugunu ve icine dustugu buhrani gosteren bir tartisma bu.
0
antikadimag
(20.08.25)
Ulus devleti yıkma ve federal yapı oluşturma çabası. Türk düşmanları ve onların yardakçıları Türkiyeli diyor. Yasal olarak da mantık olarak da doğrusu ve gerçeği Türk.

@Bruce onlar ulus devlet değiller. Suriyeliler Arap hatta ülkenin tam adı Suriye Arap Cumhuriyeti. ABD (Amerika Birleşik Devletleri) ise Britanya-Fransa-İspanya kökenli olarak kurulduktan sonra çeşitli ülkelerden göç alarak büyüyen bir ülke. Günün sonunda savaşı kazananlar Fransızlar ya da İspanyollar değil, İngilizler. O yüzden de dil de ölçü birimleri de Britanya kökenli. Daha sonra bağımsızlıklarını ilan etmiş olsalar da tek bir ulus değil, ulusların bir araya geldiği federasyon olduğu için ayrı adı yok. Bir kürt devleti olsaydı. Kürt devleti, ermeni devleti, arap devleti ile birlikte federasyon olarak Türkiye kursaydık biz de ulus devlet olmayacağımız için "Türkiyeli" denirdi herhalde. Böyle basit sorularınız olursa çekinmeyin.

Bu arada burada bize "Türkiyeli" diye ucube bir ismi kitleyip ulus devlet yapısını yıkmaya oradan da bölünme yolu açmaya çalışanların yoldaşları vatandaşlığı kaptığı anda "Ermeni kökenli Fransalı" ya da "Kürt kökenli Almanyalı" ya da "Hindistan kökenli İngiltereli" demiyor. Fransız, Alman ve İngiliz diyor.
0
nawar
(20.08.25)
(3)

denizde sırtım parça parça yandı

adivar
öğlen vakti denize gittim, sözde güneş kremi de sürmüştüm. fakat sırtım boylu boyunca parça parça dalmaçyalı gibi yandı. Oralar kızarıktı, üç dört gün sonra kahverengiye göndü. Koca koca parçalar leke gibi oldu kahverengi.O gün antibiyotik içmiştim. Bir tepkime mi oldu?Böyle bir şey başına gelen var
öğlen vakti denize gittim, sözde güneş kremi de sürmüştüm.

fakat sırtım boylu boyunca parça parça dalmaçyalı gibi yandı.

Oralar kızarıktı, üç dört gün sonra kahverengiye göndü.

Koca koca parçalar leke gibi oldu kahverengi.

O gün antibiyotik içmiştim. Bir tepkime mi oldu?

Böyle bir şey başına gelen var mı?

Geçer mi bunlar?
0
adivar
(19.08.25)
70 faktör güneş kremini sırtına parça parça sürünce öyle oluyor. Ya gidip bir daha yan, ya da kışı bekle. Kaybolur zamanla.

Ek: Birdahaki seferler için, bronzlaşmak istiyorsanız, güneş kreminin faktörünü azaltın ve sürerken tüm yüzeye homojen miktarda sürmeye gayret edin.

Faktör yüksekse güneşi geçirmiyor, çok sürülen yerler akşam bembeyaz kalırken az sürülen yerler yanıp önce kızarıp sonra bronzlaşıyor ve dalmaçyalı görüntüsü ortaya çıkıyor.
0
Mirket
(19.08.25)
her zaman boyle oluyor benim. Bronzlastirici yag ise yaramisti
0
ala09
(19.08.25)
ben de snorkeling yaparken birkac noktada boyle yandim nisan ayinda. hala duruyor izler. 2026'ya gecer sanirim.
0
antikadimag
(20.08.25)
(10)

Golf Çok İyi Bir Araç mı?

eisberg
Arkadaşlar 1 haftadır 8.5 golf kullanıyorum. Başlangıç paket. Araç çok hoşuma gitti. Yalıtımı, yol tutuşu, otomatik sürüş özelliği, yakıtı... Geçmişte opel, pejo araçlarım olduğundan mı nedir sanki premium bir araca biniyor muşum hissiyatı oluştu.Aracımı da değişme planım vardı şimdi Golf'e yöneldim
Arkadaşlar 1 haftadır 8.5 golf kullanıyorum. Başlangıç paket. Araç çok hoşuma gitti. Yalıtımı, yol tutuşu, otomatik sürüş özelliği, yakıtı... Geçmişte opel, pejo araçlarım olduğundan mı nedir sanki premium bir araca biniyor muşum hissiyatı oluştu.

Aracımı da değişme planım vardı şimdi Golf'e yöneldim, fiyatı da hiç F/P durmuyor o yüzden bi sorayım dedim değer mi sizce? Siz ne düşünüyorsunuz Golf hakkında?
0
eisberg
(19.08.25)
Maliyet düşürmelerden önce rahat bir şekilde ancak belki de hala VW semi-premium segment bir marka denilebilir zaten..opelle pöjo ile kıyaslanmaz.

VW'nin lokomotifi modeli vitrini golf. Ama biraz gereksiz pahalı o kesin.
0
AlsterWasser
(19.08.25)
Golf tr de gereksiz overrated bir araba. Orta segmentin en konforlu aracı vw serisi. C serisi bir mercedes kullanıp karşılaltırırsan golfün daha konforsuz olduğunu anlarsın. Ama tr de orta segmentte bence rakipsiz model.
0
mikahakkinen
(19.08.25)
Tr'de gereksiz abartılan, fazla anlam yüklenen bir araba. Yani yılların tok kapı sesi goygoyu var.
Onun dışında tabiki kendini diğer markalara oranla yüksek seviyeye koyan ve bunu yapmak için de seat ve skoda markalarina da sahip bir marka yani. Parana göre aynı arabanın farklı markalardaki hallerinden alabilirdin (vw polo, skoda fabia, seat ibiza). Ben severim ama böyle digerlerine 10 basar diyemem asla.

Misal bana Göre iyi bir rakibi focustu ve focus golf'e göre daha sportif, sürüşü daha iyi bir araba. Zaten incelemelerde de böyle çıkardı.

Kısacası sevdiyseniz alın da işte acayip kaliteli, hiç sorun çıkarmaz falan gibi beklentiyle almayın yani.
0
logisticsmanager
(19.08.25)
mk4'u sifir olarak 90larda bir arkadas almisti, zamaninin cok cok otesindeydi.
sonra audi gibi daha ust segment araclari satabilmek icin kalite dusurmeye basladilar.
o yuzden golf'lerin artik ayni kalitede oldugunu dusunmuyorum.

bir de motor onemli.. golf alinacaksa bence gti olmali ama ona da 4 milyon fiyat koymuslar, delilik..
0
cooperr
(19.08.25)
ben "türkiye özelinde abartılan bir araç" olduğunu düşünmüyorum. B-SUV'ların piyasaya sürülmesi ve elektiriklilerin gelmesine kadar son 50 yılda avrupada en uzun süre en çok satılan marka-model vw golf.

segmentinin en iyisi ama diğer arkadaşların dediği gibi neyle neyi kıyasladığın ile alakalı bir durum bu tabii.

www.motor1.com
0
AlsterWasser
(19.08.25)
Golf bence cok iyi bir arac. Volkswagen in das auto nun karsiliginda gosterdigi araba bu. Firsatiniz varsa alin. Benim param olsa dusunmeden alirim fakat mild hybrid olarak gecen golf 8 lerde kronik bir alternator problemi var anladigim kadariyla. 40 binde bile yolda kalanlari cok duydum. Bunu arastirin. Temiz bir golf 7 bulsaniz tadindan yenmez.
0
narod
(19.08.25)
golf'ün ilk üretim tarihi 1974. o zamandan bu yana yaklaşık 40 milyon satmış. c hatchback sınıfında normları belirleyen bir araç. avrupa'da yıllarca en çok satan araç oldu. özellik 4 ve 7 kasaları efsanedir. ister alıp uzun yıllar binersin istersen pek değer kaybı olmadan satarsın, 2.eli de çok hızlıdır.
0
mutlu yillar sana
(19.08.25)
Ben eski bir golf kullanıcısıyım. Golf satıp segment muadili olan bmw 1 serisine geçiş yaptım. Bmw daha premium, bu kesin ama inanılmaz bir fark var da diyemiyorum. Problemleriyle meşhur dsg kullanmama rağmen Golf 3 yılda beni hiç üzmedi.
0
but that was just a dream
(20.08.25)
sinifinin lideri. bu yuzden dunyanin her yerinde bu sinifta hep cok satiliyor, ve tutuluyor. bmw, mercedes gibi markalarin c segmenti araclari maalesef iyi olmuyor.

negatif ozellikleri var, yok degil.

tasarimi basit, ama kutu gibi olmasi kullanilabilir ic hacmi arttiriyor.
sanzimani problem cikarabiliyor.

ancak bu sinifta arac alacak olsam muhtemelen ben de golf alirim. bir de turkiye gibi araclarin pahali oldugu, premium araclarin ruya oldugu, park sorununun cok yasandigi bir ulkede c segmenti cok makul.
0
antikadimag
(20.08.25)
Negatif yönlerini duyunca dengeye geliyorsunuz merak etmeyin :)

Ama evet kalite konusunda liderdir. Yeni polo'lara da bakmanızı tavsiye ediyorum.
0
baldan kaymak
(20.08.25)
(16)

Kadınların zengin diye cirkin ve yaşlı erkekleri tercih etmesi midesizlik m

darkwizard
Arkadaşlar bu durum beni rahatsiz ediyor. 18 20 yaşındaki çocuklar 50 60 45 belki 70 yaşındaki erkeklerle beraber. Yaşlılarla neden peki midesiz mi bunlar? (Her kadın tabii bir degildir onuruyla kariyerli yapanlar da var.)
Arkadaşlar bu durum beni rahatsiz ediyor. 18 20 yaşındaki çocuklar 50 60 45 belki 70 yaşındaki erkeklerle beraber. Yaşlılarla neden peki midesiz mi bunlar? (Her kadın tabii bir degildir onuruyla kariyerli yapanlar da var.)
0
darkwizard
(15.08.25)
Bu pek olmuyor Türkiye'de. Gençlerden de parasız olsa da bir şekilde yedireni oluyor.
0
runaway
(15.08.25)
(Bkz: dayınla evlenip napıcan)
0
encokbenisevinnolur
(15.08.25)
bu isler boyle.
0
baldur2
(15.08.25)
Eskiden apartmanların giriş katında oturan yaşlı teyzeler, apartmana kim giriyor, sokaktan kim geçiyor, kim kiminle beraber, kim kime yakışıyor diye çetele tutarlarmış.

İnsanların fahri münasip görme komisyonu üyeliği görevi yapması beni hep rahatsız etmiştir. İsteyen hemcinsiyle yatsın, isteyen yaşlısıyla, isteyen genciyle, isteyen paralısıyla, isteyen çulsuzuyla.

Bi salın insanları. 18 ini geçkinse özgür iradesiyle karar versin. Mahalle baskısını tarihe gömün artık ne olur.
0
Mirket
(15.08.25)
asıl soru seni rahatsız etmesi. şu kadınları salamadık gitti, kadının kadına sallaması da ayrı garip. onur,ahlak,şeref,namus bence bu yüzyılda çok geçersiz terimler artık.
0
mikahakkinen
(15.08.25)
tencere-kapak ilişkisi
0
yurtsuz john
(15.08.25)
bazıları yakışıklılık ister, bazıları keko ister, bazıları da para ister. en doğrusu uyum sağladığı birini bulmaktır, onlarda paralı olanlarla uyum sağlıyorlardır. sevmiyorsa zaten eninde sonunda bitecektir, en güzeli 70-80 bulsun da adam bi an önce ölsün.
0
ravenudon
(15.08.25)
Zengin niye çirkin ve yaşlı oluyor ki. Üçü bir arada istiyorlar; zengin, yakışıklı ve olgun.
0
gabe h coud
(15.08.25)
bütün kokuşmuş türk dizileri 50 yaşında adamlara 20 yaşında kadın cast'i sevgili diye yazınca bi şey yok, kadınlar canları öyle istedi diye yaşlı erkeklerle birlikte olunca midesiz. midesizlikse en başta toplum ikiyüzlü ve midesiz, münferit olarak o bahsedilen kadınlar değil
0
ofelia
(15.08.25)
@gabe +1 :D
Retorik soru. Çünkü zenginler. 18 20 yaşında kızlar niye senin umurunda ki? Üreme alanını bu kadar geniş tutma üzülürsün.
0
beyfendi
(15.08.25)
genclik bir "asset"
insanlar ellerindeki asset'i istedikleri mebla karsiliginda satmakta ozgur.
ortada bir alisveris var yani.
bunun aynisini kadinlar da yapiyor bu arada, hic zengin bosanmis ya da dul bir kadin yaninda bitik ama yakisikli/genc bir adam gormedin mi?
0
cooperr
(15.08.25)
napsınlar kafede arkadaşlarıyla baba parasıyla buluşup "kanka fazla sigara var mı" desinler. o yaşlardaki adamlar kaliteli sohbet, tecrübe ve tabii ki kızların aradığı parayı aktarabiliyorlar. sadece sugardaddy değil daddylik kısmında yoksunluk çeken ve o şekilde dolduranlar da var.
0
deranzo1
(15.08.25)
Bunu sadece zengin diye yapmayanlar da çok var. Sorun baba eksikliği olabiliyor. Yani ruhsal baba eksikliğini bedensel olarak yaşlı kişilerle ve paralarını da alarak gideriyorlar, tabii bu para meselesi parası olan yaşlı erkeklerin de gururunu okşuyor, yeterlilik değerlilik hissi yaşatıyor. Yoksa zenginler kadınlara (hele ki genç kadınlara) para dökmezler.
0
muhayyer divan
(15.08.25)
50 60 45 belki 70 yasindaki dedelerin sirf zenginler diye 18-20 yasindaki cocuklarin onlarin tercih etmesinden rahatsiz olmayip onlarla beraber olmasi midesizlik bence.
0
sey mi dostum
(15.08.25)
her kadin guc sever. bu guc yerine gore fiziksel, yerine gore sosyal, yerine gore ekonomik guctur, ama guc carpani hic degismez. dolayisiyla onlar da en guclu o erkegi bulabilmis ve tercihini o yonde yapmis.

erkekler de bacaklari, poposu, memesi, yuz guzelligine bakarak kadin seciyor. sanki erkekler karakteri yuzunden kadinlara yaklasiyormus gibi, kadinlar neden parali erkege gidiyor demek abes. serbest piyasada win, win kosullarini olusturuyorlarsa iliski oluyor. oyna, devam.
0
antikadimag
(16.08.25)
Kadin dedigin seyin zaten estetik bir algisi yoktur ki ? Bütün hayatini rahat etmek veya ettirilmek üzere yasar.
0
feastofthedamned
(16.08.25)
(9)

Best of best Müslüm Gürses şarkıları

sekizdokuzon
Listede bu kesin olmalı; https://open.spotify.com/track/0SQikcSnfhEX4VB44vQYrg?si=3YXpEhsUQvWO_oDgnHVZGgDevri daim olsun, ışıklar içinde uyusun.Sizden de öneriler alalım. Teşekkürler.
Listede bu kesin olmalı; open.spotify.com

Devri daim olsun, ışıklar içinde uyusun.

Sizden de öneriler alalım. Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(14.08.25)
Mirket
(14.08.25)
lazpalle
(14.08.25)
Sozum kimseye degil ama muslum gurses klasikleri varken son donem sarkilari fazlasiyla sonuk kaliyor.

Kismetim kapanmis
Seni yazdim
Cekemez oldum
Unutamadim
Kuskunum
Hasret ruzgarlari
0
bosver nicki
(14.08.25)
@bosver: son üç aydır kimseye böyle içime sinerek tık atmamıştım
0
🌸sekizdokuzon
(14.08.25)
Usta diyecektim en basa ben de.

Sevda yuklu kervanlar cikis sarkisidir.
unutamadim.
yillar utansin.

son donem sarkilari zaten cok populer onlari yazmiyorum.
0
antikadimag
(15.08.25)
Seni yazdım kalbime
Bir bilebilsen

Bu ikisi yoksa eksiktir o liste
0
etna
(15.08.25)
Taht kurmuşsun kalbime
Unutamadım
0
pro9it9is9
(15.08.25)
Bir anda
Seni Kalbime Gomdum
Kuskunum
Usta
Unutursun Diye
Bir Gulsen Yeter
Darginim
Yikila Yikila
Bir Kadin Tanidim
Opmek Istedim
Topraktan Bedene

Aklima daha cok geliyor ama digerlerini kesfetmeyi sana birakiyorum artik
0
nyist_
(15.08.25)
kesici, delici vb aletleri yanınızdan uzaklaştırınız.
Ağlama Gözlerim
Ağır Yaralı
Bakma Bana Öyle
Bugün Ağlayacağım
Ceza
Dost Çukuru
Düşünürken
Dinleyin Geceler
Esrarlı Gözler
Gitme
Gökyüzü
Güzeldi Yaşamak
Haberimiz Yok
Her Şey Yalan
Kaybolan Günler
Kimsem Kalmadi
Küskünüm
Maziden Biri
Mahsun Kul
Ne Yapsın
Nerden Bilsinler
O Sen Değilsin
Öpmek İstedim
Sadece
Sebepsiz Ayrılık
Seneler
Seni Kalkime Gömdüm
Seni Yazdım
Sevenler Anlar
Sana Benziyor
Unutursun Diye
Yaktın Beni Dünya
Yanarım
Arkadaşım
Herşey Gönlünce Olsun
Sev Yeter
0
wop
(15.08.25)
(7)

anam anam belim

der meister
arkadaşlar şimdi siz de haklı olarak "biz nerden bilelim olm manyak mısın?" diyeceksiniz ama olsun, insan zor gününde yaslanacak yer arıyor, hor görmen. bende daha önce muhtemelen kiloya bağlı olarak siyatik sinir sıkışması zaten vardı, belimle ilgili kritik bir sorun yoktu ama belim de zorlanıyordu
arkadaşlar şimdi siz de haklı olarak "biz nerden bilelim olm manyak mısın?" diyeceksiniz ama olsun, insan zor gününde yaslanacak yer arıyor, hor görmen.

bende daha önce muhtemelen kiloya bağlı olarak siyatik sinir sıkışması zaten vardı, belimle ilgili kritik bir sorun yoktu ama belim de zorlanıyordu yani fark ediyordum. çok üzerinde durmadım açıkçası. kilo verirsin, oraya yönelik egzersiz yapıp kaslarını güçlendirirsin, toparlar diyordum (bi de çok affedersiniz benim bel çukurum çok kavisli, üstüne gt de büyük olunca ekstra kilo çok ciddi baskı oluşturuyor belde. bir gram fazla yağı olmayan atletik bi herif olsam bile futbolcu hulk gibi olurum yani gtüm dorse gibi arkadan gelir öyle söyliyim, bunun bi de atletik olmayanını düşünün. ya da düşünmeyin tövbe estf).

ta ki o kara gün gelene kadar... biraderin 30 kiloluk valizini taksiye yüklemeye çalışırken, yolun ortasında anlık panik haliyle olabilecek en ters pozisyonda (dizleri kırmadan, beli eğerek) kaldırmaya çalıştım.

o an yaşadığım anlık acıyı tarif edemem. şahan'ın skecindeki KOMPRESÖR USTASI SEFER YETİŞ gibi titredim. ayağımdan beynime, beynimden tekrar ayağıma elektrik şebekesi gitti geldi.

takip eden süreçte hafif ağrı hissetmiştim, günden güne de iyileşmişti ama olaydan 30-40 GÜN SONRA belim yine ağrımaya başladı. mesela beliniz tutulunca yatakta dönerken zorlandığınız olmuştur. tam o türde ağrı. bazen oturduğum yerde bile ağrıyor, ayaklarım karıncalanmaya başlıyor. ayakta durmak zaten eziyet oldu eskiden bi saat dursam problem olmazdı şimdi 8-10 dakikada belimi oymuşlar gibi hissediyorum.

***

şu an sigortam yok, etraflıca baktırma şansım yok. sigortam olsa bu sefer işten dolayı zaten doğru dürüst vakit ayırıp gidemeyeceğim. o yüzden kısa vadede olması gerektiği şekilde bir uzmana danışmak pek gerçekçi ihtimal değil benim için.

sorum şu: bu tür bir şey yaşadıktan sonra tekrar toparlayabileniniz oldu mu? yoksa bir anlık hıyarlığımın bedelini ölene kadar perişan belle ödemek zorunda mıyım? dediğim gibi o zamana kadarki sorunları hep "doğal" görmüştüm, işte egzersiz yap kilo ver toparlarsın diyordum ama bu resmen kamyon çarpması gibi bi şey oldu. kalıcı zarar vermiş olmaktan korkuyorum.

hepsinin ötesinde o an belime ne yaptım onu da merak ediyorum... kendimi fıtık mı ettim acaba?
0
der meister
(14.08.25)
Sürekli ağrımıyorsa fıtık değildir. Sen yine o civardaki kasları yavaş yavaş güçlendirmeye bak, dizlerini kırmadan yük taşıma. Gece yatmadan yapacağın esneme hareketleri de kalça kaslarını rahatlatır.
0
sekizdokuzon
(14.08.25)
Bir de kas gevşetici krem, hap ve kafeinli ağrı kesici al.
0
sekizdokuzon
(14.08.25)
Hekim değilim, baştan onu söyleyeyim de, bilebildiğim kadarıyla nurtopu gibi bir fıtığın olmuş. Ömür boyu zorladığında ya da ters bir hareket yaptığında burnundan getirmek için orada durup genelde uyuklar. Kalçanda, bacağında ağrı ya da uyuşmalar falan olursa ya da defi hacet için klozete oturtmak, kaldırmak falan gerekince de Doktor kesip biçmek isteyecektir.
O zamana kadar iyi bak. İlk fırsatta da becerebildiğin kadar zayıfla.
Fırsat bulduğun her gün yüz.
Kapın sağlamsa bir kapı barfiksi bul. Her fırsatta çamaşır gibi as kendini.
Belini zorlamayacak şekilde de spor yap atak olmadığı zamanlar.
0
Mirket
(14.08.25)
zamanında tek ayak üstünde yana eğilerek yerdeki bir cisme güç uygulayınca nurtopu gibi bel fıtığım olmuştu. hala seviyeli bir ilişki yaşıyoruz. bel fıtığının dereceleri var. benimki üçüncü seviye yani extrude. son seviye sekestre yani parça kopması. başlangıç olanlar bulging ve protrüzyon.

anlattığın belirtiler bel fıtığını işaret ediyor ama umarım değildir varsa da ileri seviye değildir. çeşitli egzersizler var ama ben çoğunun faydasını görmedim. daha sonra ekşi'deki başlıkta birisi elzem ihtiyaçlar hariç hiç kalkmadan saatlerce hatta 24 saat sırt üstü yat diye bir şeyler yazmıştı. bana iyi gelen o oldu.

uzun lafın kısası ameliyat olmadım, ara sıra ben buradayım diyor ağrı veya bacakta hafif uyuşma şeklinde. bazen hiç yokmuş gibi oluyor.

bundan sonra hareketlerine çok dikkat etmelisin. diz kırmadan eğilmek asla yok. karın ve sırt kaslarını güçlendirecek hareketler yapmak lazım ama öncelikle bir iyileşmek lazım ve tabi bu hareketlerin bel fıtığını tetiklemeyen türden olması lazım.
0
lazpalle
(14.08.25)
fitik boyle oluyor. ben de ayni sekilde ters pozisyonda mal gibi valiz kaldirirken disklerden birini kaydirdim, su an elimi belime atinca iki diskin arasinda siskinlik hissedebiliyorum. allahtan omurilik tarafina degil de disari dogru kaydi. o yuzden agrim sizim yok bazen cok yogun fiziksel aktiviteden futbol maclarindan sonra orada bir tuhaf sizi hissediyorum. hastaneye gitmedim ama net ufak bir sislik var yani. fitik olmasi icin bu sisligin yirtilip icindeki maddenin bolgeye akmasi gerekiyor.

bu kolay kolay iyilesmiyor. hareketleri var disklerin arasini acip yuku azaltmak icin. ama hala kiloluysan bu sorun gittikce artarak omrunun sonuna kadar gelir. o yuzden hem de genel saglik icin kilo ver. core kaslarini guclendir. belki ameliyat olmadan idare edebilirsin. siyatik sinirine ara ara baski yapip agritir, ayagini uyusturur boyle.

1) kilo ver
2) vucut kaslarini guclendir. ozellikle karin kaslari.
3) agirlik kaldirma, kaldiracaksan comel bacaklarinla kaldir. bacak kaslari vucuttaki en buyuk ve guclu kaslar. bel agirlik binmesi icin evrilmemis.
0
antikadimag
(15.08.25)
Bence de fıtık, kendi deneyimlerime göre. Benim en son nüksetmesinde fizik tedaviye gitmem gerekmişti çünkü bekledim ama kendiliğinden geçmedi. Ama ne kadar daha iyi olsa da asla eski haline dönmüyor hele de yaş ilerledikçe.
0
peki madem
(15.08.25)
sigortan olmasa da devlet hastanelerine cüzi ücretle kontrole gidebilirsin.

bahsettiğin hulk kütlesinde bir insana 30kg öyle çok etki etmemesi lazım.
0
orpheus
(15.08.25)
(13)

Hangi gym?

sekizdokuzon
Haftada üç gün ofisten çalışıyorum. Levent'te iş çıkışı (7-8) gibi bir gym e yazılabilirim. Yoğun çalışıyorum, bu üç günde de işten çıkıp gym e gidecek enerjim olur mu bilmiyorum. İkinci seçenek, eve otobüs, yürüme mesafesi derken ulaşımın yarım saat sürdüğü başka bir gym. Evdeki işlerim bittikten s
Haftada üç gün ofisten çalışıyorum. Levent'te iş çıkışı (7-8) gibi bir gym e yazılabilirim. Yoğun çalışıyorum, bu üç günde de işten çıkıp gym e gidecek enerjim olur mu bilmiyorum.

İkinci seçenek, eve otobüs, yürüme mesafesi derken ulaşımın yarım saat sürdüğü başka bir gym. Evdeki işlerim bittikten sonra o yolu gözüm alır mı bilemiyorum.

Birinden birini mutlaka seçmeliyim, başka seçenek yok. Sizce hangisi, teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(14.08.25)
İlk gym toplu taşımaya yakın, iş çıkışı yolumun üstünde.
0
🌸sekizdokuzon
(14.08.25)
ben ilkini seçerdim fiyat farkı önemsenmeyecekse. bir kere evden çıktıktan sonra gerisi önemli değil bir şekilde gidilir, hatta spora başladıktan sonra o yorgunluk hissedilmiyor bile, dinçlik geliyor insana. ama evdeki rahat ortamdan çıkayım da spora gideyim durumu yalan olabilir.
0
pide
(14.08.25)
Fiyatlar aynı, onu eklemeyi unuttum.
0
🌸sekizdokuzon
(14.08.25)
İşe yakın olan
0
Shepard
(14.08.25)
Sabah gitme şansın yok mu eve yakın? Sabah çok daha verimli olur, gün içerisinde de enerjik hissedersin.
0
gobekliraki
(14.08.25)
Sabah çok zor, yapmam çok büyük ihtimalle
0
🌸sekizdokuzon
(14.08.25)
İşe yakın olan. Evden çıkmak zor gelir ama spor sonrası eve gidecek olmak bile motivasyon olur. Hem de tazelenmiş, rahatlamış gidersiniz.
0
strawberry first
(14.08.25)
İlk seçenek daha mantıklı.

Ev ve iş arası ne kadar? Gerekirse işe gittiğiniz o üç gün dışında da birinci seçenekteki yere gidersiniz.
0
biseysorcaktim
(14.08.25)
İşe yakın olan. Aksi halde eve yakın olunca eve gideyim yatayım yuvarlanayım diyor insan
0
mor oje
(14.08.25)
Hangisi nereye yakın anlaşılmıyor ki. Biri eve bariz şekilde yakın diğeri uzaksa eğer her zaman için eve yakın olan.. ne zaman gideceğin, duş kalabalıksa eğer orada duş alıp almayacağın konusunda esnek olursun.
0
beyfendi
(15.08.25)
baska secenek yok demissin ama ben evde de calisabilecegini soyleyecegim. ben oyle yapiyorum, max yarim saat, git gel derdi yok, sira bekleme derdi yok. ben calisthenics yapiyorum ama istiyorsan agirlik al onlarla yap. bu sekilde sabah gune baslarken de yapabilirsin.
0
antikadimag
(15.08.25)
eve girersen çıkamazsın daha. eve girmeden salona git.
0
archmeister8
(15.08.25)
gymde kural her zaman aynıdır: en iyisi en yakın olanı eve ya da işe.
0
bay b
(15.08.25)
(37)

Gerçekten Şekerli ve Gazlı İçecek İçmiyor musunuz?

elektr10
Geçenlerde bir duyuru görmüştüm. Ne kadar sıklıkla kola içiyorsunuz diye. Duyuru ahalisinin %95'i neredeyse hiç içmiyorum demişti ve bu durum beni en az haftada bir kola içen biri olarak düşündürdü. Yaklaşık 3 haftadır da içmiyorum.Gerçekten de siz içmiyor musunuz? Neden? Bir tanesi barsakları mahve
Geçenlerde bir duyuru görmüştüm. Ne kadar sıklıkla kola içiyorsunuz diye. Duyuru ahalisinin %95'i neredeyse hiç içmiyorum demişti ve bu durum beni en az haftada bir kola içen biri olarak düşündürdü. Yaklaşık 3 haftadır da içmiyorum.

Gerçekten de siz içmiyor musunuz? Neden? Bir tanesi barsakları mahvediyor deyince hakikaten tiksinti geldi ve içmemeye karar verdim.
0
elektr10
(14.08.25)
hiç içmiyor değilim kola çok az içiyorum. asitli olarak cola-schweppes-maden suyu harici içtiğim içecek yok. colayı da çok nadiren içiyorum.

en çok ayran içerim. onun dışında evde yaptığım limonata. onda da şeker var. haftada bir kola çok değil ya. her gün içenler var.

cola her açıdan zararlı hem içeriği hem asidi yüzünden.
0
jelly bear
(14.08.25)
cola zero o da haftada bir kere.
0
administ
(14.08.25)
Yılda 1 tane belki. Şekerli geliyor, ayrıca hiç de güzel değil.
0
mor oje
(14.08.25)
Kalorisiz olanları her gün içiyorum. Ayrıca ben haftanın 5 günü ağırlık çalışıyorum haftanın 7 günü proteini karbonhidratı yağı ölçülüp tartışmış aynı yemekleri yiyorum sigara kullanmıyorum içki içmiyorum, pastayı böreği doğumgününden doğumgününe yiyorum, buna rağmen kola içiyorum diye bağırsaklarım bozulcaksa bozulsun artık ne yapalım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.08.25)
hiç içmiyorum öyle bir alışkanlığım oluşmadı küçükken eve alınan bişey değildi, galiba en son 7-8 sene önce 1 kere içmiştim kola, ömrü hayatımda toplasan 5i geçmez içmişliğim. gazlı içecek sevmiyorumda en fazla ice tea şeftali o da nadiren, su en iyisi.
0
eja
(14.08.25)
Senede 1 falan heralde, o da kola değil de Fanta. Çok bira içiyorum, haftanın 4-5 günü günde 6 tane fln. O yüxden kola vb. içmiyorum. Bira yoksa ayran, maden suyundan devam.
0
kumandanim
(14.08.25)
Coca cola yıllardır hiç içmedim. Nadiren Niğde gazozu tarzı ürünler tüketirim. 2 hafta önce 1 kutu sprite içmiştim.

Benim hikayem şu şekilde, lise-üniversite civarında günde en az 1 lt kola içerdim. Bir gün midemde aşırı bir ağrı ve yanma hissettim, bu iş böyle olmaz dedim kolayı bıraktım. Bıraktım diyorum çünkü bağımlılık yapan birşey.

Artık asitli olarak sadece sade maden suyu içiyorum. Tek bir marka tüketmemeye özen gösteririm, hepsinin mineral değeri farklı. Beypazarı, Kınık, Sarıkız, Uludağ vs. içiyorum. Özellikle yazın ve bazı yemeklerle iyi gidiyor.
0
Lethe
(14.08.25)
Senede 3-4 kez içiyorumdur, onda da 330ml kutuyu bitiremiyorum. Eskiden ice tea içerdim, aşırı şekerli tadı hoşuma gitmediği için en az 10 yıldır onu da bıraktım. Ayran da çok nadir içiyorum. İçecekleri sağlıklı/sağlıksız olduğu için değil, tadını sevmediğim için içmiyorum :)

Soğuk soft içecek olarak sade maden suyu, buzlu kahve, ara sıra evde yaptığım ice tea/limonata, ara sıra portakal suyundan başka bir şey içmiyorum galiba.
0
kobuzchu kiz
(14.08.25)
Zero olanları içiyorum.
0
gobekliraki
(14.08.25)
haftada 1-2 cola zero
0
gabe h coud
(14.08.25)
Zero olanları neredeyse her gün içerim. Sadece kola bayiyor. O sebepten 1 hafta içsem ikinci hafta başka bir şey içmem lazım.
0
logisticsmanager
(14.08.25)
Gerçekten içmiyorum.
0
Amaranta ursula
(14.08.25)
Yaklaşık 3 aydan fazla süredir içmiyorum.
Kola yada gazlı içecekler yerine;

Ayran, maden suyu yada kefir içiyorum.
En güzeli kefir.
0
stay with me
(14.08.25)
Arada içiyorum. Uzun süre ara verip bir bardak içince tadı çok şekerli ve ağır geliyor bu sayede tekrar uzun süre içmeye ara verebiliyorum.
0
grimavi
(14.08.25)
Her gün içiyorum.cola light,hastasıyım.günde 4-5 kutu tüketiyorum.
0
duptıs
(14.08.25)
kutu kola, sprite vb atıyorum dolaba. 2 günde 1 kutu kola civarı içebiliyorum çok sıcaklarda
0
kondansator
(14.08.25)
evet içmiyorum ayda yılda 1 içerim.
0
sizofren06
(14.08.25)
30 yaşıma kadar neredeyse her gün içiyordum. Su niyetine icetea içiyordum. Tartıda 100 kiloyu görünce bir sabah kalkıp bütün şekerli gazlı yiyecek,içecekleri kestim. Son 5-6 yıldır hiç birini içmiyorum. Sadece su içiyorum. Tek içtiğim gazlı içecek maden suyu.
0
my fault
(14.08.25)
ortalama ayda 1 litre içiyorum kola/gazoz ya da sarı kola
bazen aylarca almadığım içmediğim oluyor. aramıyorum da.
bazen canım istiyor bir iki bardak.

not: bir şekilde ara verip içmezseniz, sonra hiç aramıyor ve canınız istemiyor.
şekeri çok fazla. uzun süre içmedikten sonra tekrar içince gerçekten nefret ettiriyor kendinden, mide bulandırıcı.
0
biseysorcaktim
(14.08.25)
icmiyorum cunku bos kalori ve sagliksiz. sagliksizligi gazdan oldugunu dusunmuyorum, icindeki katki koruyucu, dandik sekerler vs problem bence. yilda 1 ya da daha seyrek cok canim isteyip gazoz ictigim oluyor.

bira ve soda iciyorum. bir de nadir de olsa sikma portakal suyu vs tarzi seyler.
0
lemmiwinks
(14.08.25)
gerçekten içmiyorum, çocukken çok içerdim ama ne yazık ki.
sonra bir ara uzun süre içmedim, 4-5 ay tekrar düştüm batağa.
ondan sonra hiç içmedim 2012 yıl başından beri olması lazım.
binde bir şekersiz redbull falan içtim, bir ara yine şekersiz monster batağına düştüm. yani şekersiz de olsa bin tür tatlandırıcı vs.
monster batağındayken yine şekersiz mountain dew gördüm çok sıcaktı hava bir kaç kez de ondan içtim. bunların hepsi son 4-5 ay içinde oluyor. sonra dedim bunları içen zero falan da içer kendine gel sonra tekrar kestim. su ve maden suyu içmeye çalışıyorum.
hava ısınınca da limonata eksik olmaz dolapta, yine şekersiz.
0
bay b
(14.08.25)
çocukluğum ve gençliğimin bir dönemi gazlı içecekler, bisküviler, atıştırmalıklar ile geçti. uzun zamandır içmiyorum, çünkü gerçekten hiç bir faydası yok, normal ve sağlıklık beslenmeye alışınca tatları filan da çok kötü geliyor. gerçekten yılda 1 ya da daha az içiyorumdur artık
0
sweetoffice
(14.08.25)
Hiç içmiyorum. Gelmiş geçmiş en saçma içecek olabilir kola gazoz falan, ikamesi olabilecek envai çeşit içecek var gayet lezzetli.
0
encokbenisevinnolur
(14.08.25)
Hiç içmiyorum, en son 4-5 sene içmişimdir tahminim. İçecek olarak şekerli bir şeyi sevmiyorum zaten, onun yerine çikolata/güzel tatlı yerim illa şeker yiyeceksem. içecek için alınan şeker ve kalori boşa bana harcanmış bir kalori hakkı gibi geliyor sfdsd. Kola sevmiyorum, maden suyu içiyorum.
0
titanic kemancısı
(14.08.25)
Hamburger, patates, pizza falan yanında içiyorum. Bunun dışında içmiyorum. Hatta ne canım çekiyor, ne de aklıma geliyor. O da Diet/Zero/Max gibi şekersiz olanlarından.
0
nawar
(14.08.25)
Evet, yıllardır içmiyoruz almıyoruz.
Daha dün markalı olan limonatalardan ikram edildi. aşırı sıcak sebebiyle soğuk olduğu için mecburen bir bardak aldım.
İçeriğindeki kimyasal katkı koruyucu maddelerin (adı her neyse artık) rahatsızlık veren tadı hemen belli oldu.
0
diyecevaplandı
(14.08.25)
yemeğin yanında kola yoksa dünyası kararan iğrenç bir bağımlı olarak hem duyuruyu hem de cevapları acı bir tebessümle okudum. gazlı içeceklere hiç ilgisi olmayan, bir şey içecekse maden suyu ya da ayran vs. tercih edip gazlıları/şekerlileri hiç aramayan insanlara öyle imreniyorum ki...

ben küçük yaştan beri alışığım. bir noktadan sonra zaten "duygusal bağlanma"ya döndü olay. buzdolabımda her zaman kola olmalıdır. mümkünse küçük şişelerde/teneke kutuda veya ağzı çok iyi kapatılmış şişelerde olmalıdır hem de çünkü asidi kaçtığında sevmem. bu konuda hassasiyet geliştirdim, "gurme" de denmez ama "kola keşi" oldum.

zamanında o dönemki sevgilim, verdiğimiz siparişin yanında kola gelince gerçekten oturup ağlamıştı. gidip lavaboya dökmüştüm ama o an çektiğim acıyı ben bilirim. ona söz verdiğim için tam 40 gün (saymıştım) hiç şekerli içecek tüketmedim. sonra kendi aramızda sessiz bir anlaşma oldu bir nevi, "bundan bir bok olmaz" dedi, ben ona "senden geçerim guladan geçmem" dedim, devam ettim.

bak ben iki sene sigara içmedim. daha kısa süreli olsa da farklı denemelerim, "başarılarım" oldu. alkolik oldum - içme şansımın olmadığı günlerde günlük sorumluluklarımı minimum eforla aradan çıkarıp sadece uyurdum. onu da kestim. şimdi ayda sadece belki bir akşam 2-3 tane bira içiyorum, "oturmuşken 9 tane daha içeyim" diye hissetmiyorum.

ama bu kolayı hayatımda sadece KIRK GÜNLÜĞÜNE, o da köpek gibi aşık olduğum kişi hüngür hüngür ağladığı için bırakabildim.

bu kolanın bağımlılık düzeyinden ziyade benim gerizekalılığımın bir göstergesi bence ama yine de kamu spotu şeysi yapmış olayım: içmen guzum. iç organlarım kuru üzüme döndü, ağzımda diş kalmadı, tartılacağım zaman tırlarla beraber en yakın kantara giriyorum ama yok akşam yemeğinin yanında veya bilgisayar başında çalışırken kola içmeyeceksin desen tarlası yanmış emmi gibi çökerim bi duvarın dibine ağlamaya başlarım.
0
der meister
(14.08.25)
Yaz aylarında bazen içiyorum.
0
runaway
(14.08.25)
20 senedir filan
0
mantık
(14.08.25)
Herkesin bu kadar rafine zevklerinin olması çok ilginç yobaz tayfa İsrail malı diye içmiyor buradaki aydınlık tayfa sağlıksız diye içmiyor o zaman kim içiyor bu kadar kolayı üretilen kola belli satılan kola belli hepsini ben içiyorum olamam.
0
kizil karga
(14.08.25)
Çok aramam ama tatile gidince ve konsept herşey dahil olunca aşırı bir tüketim farkettim ki ben de çoğu zaman kendimi içerken buldum.
Bu durum kola tüketiminin oteller sayesinde top yaptığı izlenimini oluşturdu bende.
0
va
(14.08.25)
üretilen kola belli satılan kola belli hepsini ben içiyorum olamam.

geçen seneyle aynı satışı yapmış ciro olarak
enflasyonu hesaba katarsak en az %60 düşüş var
0
mantık
(14.08.25)
hayatim boyunca hic icmedim hazli icecek. 5-6 yasindayken kola denemistim ve o gazliligin agzimda yarattigi histen nefret etmistim. fanta, sprite vs hepsi ayni oldugu icin kendimi bildim bileli icmedim.

bu sebeple cok uzun bi sure bira da icmedim, 22-23 yasindan sonra fln icmeye basladim :D

ice tea ictim ama alternatif olarak ara sira, fast food yerken fln. simdilerde hic icmiyorum denebilir, en son ne zaman ictim hatirlamiyorum. fast food yemeyince onu da icmemis oluyorum.
0
taurina
(14.08.25)
Ayran, su, kefir, elimle sıktığım limon dışında tüketmiyorum

Çay kahve dahil
0
baldan kaymak
(14.08.25)
ben içmiyorum, belki 15 yıl oldu. sıfır diyemem ama ancak bir restorana gidilir içecek birşey olmaz vs. toplamda yılda 2-3 kutu kola. evde zaten bulunmaz. bu arada içince de aşırı şekerli şerbet içer gibi geliyor, zaten içemiyorsun.

dışarıda yemeklerde soda veya bira tercih ediyorum.
0
orpheus
(14.08.25)
Arada içiyorum ben, bazen et yemeklerinin yanında kola içmeyi severim.
0
ekimoloji
(14.08.25)
icmiyorum. les gibi bir seyi zorla, reklamla, algi yonetimiyle hayatimizin icine soktular. ne idugu belirsiz tuhaf bir icecek.

dogal seyler yiyip iciyorum. limonata yapiyorum, ayran, salgam iciyorum.
0
antikadimag
(15.08.25)
(9)

Yüzmeyi sevmeyen biri öğrenebilir mi?

Gradient_tabanlı_mor
Ben havuz ve deniz sevmiyorum 33 yaşındayım zevk almıyorum ve çok korkuyorum ayağım yere değmeyince panik oluyorum. Bir yaşında oğlum var havuza denize gidince babası duruyor başında ama benimle tek kalamıyor ve bir şey olsa müdahale edemem çünkü yüzme bilmiyorum. Sizce öğrenmeli miyim? Sevmesem bi
Ben havuz ve deniz sevmiyorum 33 yaşındayım zevk almıyorum ve çok korkuyorum ayağım yere değmeyince panik oluyorum.
Bir yaşında oğlum var havuza denize gidince babası duruyor başında ama benimle tek kalamıyor ve bir şey olsa müdahale edemem çünkü yüzme bilmiyorum.
Sizce öğrenmeli miyim? Sevmesem bile zorla öğrenir miyim?
Oğluma da 2 yaşına gelince kursa göndereceğim ama o zamana kadar kendim de gitsem mi acaba dedim.

Çocuk yanlışlıkla havuza düşse Allah korusun arkasından yüzüp alamam.
0
Gradient_tabanlı_mor
(13.08.25)
bence gidin.
sevmeseniz de öğrenirsiniz.

zaten sevmemenizin sebebi yüzmeyi bilmiyor oluşunuz da olabilir. kendi adıma benim böyleydi.
hala da yüzmekten çok zevk almam ama en azından şuan yüzmeyi sevmiyorum demiyorum.

ya yüzmek de, bahsettiğiniz sebepler ve dahası için, bir noktada zorunluluk.
zorunluluk doğru bir kelime değil ama anladınız, merak ve eğlencenin ötesinde bir gereklilik.

sevmeseniz de öğrenebilirsiniz.
öğrendikten sonra da sevebilirsiniz.

eğer sudan korkmuyorsanız öğrenmek hiç de zor değil.
0
biseysorcaktim
(13.08.25)
yuzmeyi gozunuzde buyutmeyin. suyun ustunde guvenle durabilmek birinci adimi ki buyuk oranda psikolojik bu. yeni dogan cocuklari suya atiyorlar ve cocuklar su ustunde kaliyor, videolari var. www.youtube.com

yani yuzme bilmiyorumdan ziyade sudan korkuyorum olayi bu. bu korkuyu yenmeniz onemli. kursa gitmek de gozunuzde buyuyorsa iyi bilen bir tanidikla biraz zaman gecirin. yani suyun ustune yatabilmek, yavas el ve ayak refleksleriyle suyun ustunde kalabilmek, batinca cikacagini bilmek.

sonra a noktasindan b noktasina gidebilme olayi da zamanla olur ve cok verimli yuzmenize gerek yok. yavas yavas gidebilin yeter. zaten suyun ustune yatip ayaginizi cirpinca ileri gidiyorsunuz. elinizle de destek olursaniz sukela, yuzme bu iste.
0
antikadimag
(13.08.25)
Öğrenemezsin. Korkuyorsan hiç öğrenemezsin hatta. Yüzmek zor bir eylem değil. Önemli olan sudan korkmamak.
0
koela
(13.08.25)
ogrenin.

41 yasindayim. 25 yaslarima kadar vapura dahi binemezdim. denize havuza gidilince kenarda oyle otururdum.sonra yuzucu bi erkek arkadasim oldu, onunlayken girmeye basladim ama ayagim degmeden durmayi ogrenemedim.

sonra denize yakin bir yerde oturmaya basladim, arkadasim e yuh artik ogren sunu dedi. sonra yine yuzmeyi cok seven bir erkek arkadasim oldu, onunla suyun ustunde kalmayi ogrendim. hatta su altinda arka arkaya 2 kez takla atmayi da ogrendim yakin zamanda. bu benim icin hayal edemeyecegim bir seydi.

su an yuzebiliyorum denemez ama suda ayaklarim degmeden, yuzustu veya sirtustu durabiliyorum. ama derinligin hala boyumdan uzun olmamasi gerekiyor. yani mantiken derin sudan sig suya gecebilecek kadar yuzuyorum ama yine de....

kimseyi kurtaracak kadar yuzme ogrenebilecegimi sanmiyorum. ama seviyorum denize veya havuza girmeyi... korkarken hic keske girebilsem hissi gelmiyordu acikcasi. siz de girdikce sevmeye baslarsiniz belki.
0
supergirl
(13.08.25)
Universitelerin kurslarina katilin,daha disiplinli oluyor.

m.youtube.com
0
designer
(13.08.25)
özel ders alabileceğiniz kursları araştırın. iyi bir hocayla 4-5 derste halledersiniz. fobiniz varsa birkaç ders daha sürebilir. siz farkına dahi varmadan aşmanızı sağlıyorlar korkularınızı. genellikle otellerin, hamamların vb yerlerin havuzlarında oluyor dersler. benim hocam otelde veriyordu dersi, 6 yaşından 65 yaşına kadar öğrencileri vardı. bir de sadece yüzmeyi öğrenmek olarak düşünmeyin, mesela benim hocam sürekli bilgisayar başında çalışmaktan kaynaklı duruş bozukluklarım içinde yüzme teknikleri öğretti.

çocuğunuz ana motivasyon kaynağınız olabilir ama inanın öğrenince keşke daha önce halletseydim diyeceksiniz.
0
Phoebe
(13.08.25)
36 yaşındayım ve yaklaşık 25 sene iskenderunda yaşadım ve yüzme bilmiyorum. Ankara'ya taşındım şu 3. yüzme dersime gideceğim bugün ve bugüne kadar soran herkese ooo burdan bi dalsam var ya diye kandırıyordum allahtan kimse nerden çıkarsın diye sormadı :(

Bilmediğiniz için sevmiyor olabilirsiniz bu arada. Bence çok hoşlaşmıyordum ama derslerden sonra mutlu etmeye başladı az az makarnalarla filan hoş oluyorum. Hele çocuk var ise kaçarınız yok muhtemelen öğrenmek durumunda kalacaksınız eni sonu.Bence bir deneyin ders alın 1-2 tane ona göre karar versin.
0
herseysoyledigimgibioldu
(14.08.25)
Öğrenin. Öğrenirsiniz.
İnsanoğlu batmaya değil yüzmeye müsait bir organizma zaten.
0
sanal hayvan
(14.08.25)
öğrenirsiniz. çocuk içinse öğrenin.
0
bay b
(14.08.25)
(7)

En iyi göğüs hareketi

kizil karga
Size göre hangisi, göğüs gelişimi için bir tane seçme hakkınız olsa hangisini seçerdiniz?
Size göre hangisi, göğüs gelişimi için bir tane seçme hakkınız olsa hangisini seçerdiniz?
0
kizil karga
(12.08.25)
Göğüs kaslarını aktive eden 2 tamel omuz fleksiyonu var biri omuz abdüksiyonu diğeri de omuz addüksiyonu; omuz abdüksiyonunda kollarını 180 derece açıyla sağa sola açarsın, omuz addüksiyonunda da kollarını tekrar gövdene yaklaştırıp 45-90 derece açıyla yukarıya kaldırırsın. Biz bir kası çalıştırırken hareket aralığı (ROM) en geniş olan ve kası uzun ve kısa boyda en verimli çalıştıran hareket neyse onu tercih ederiz, yukarıdaki veriler ışığında benim için bu hareket Pec. Deck. Fly çünkü abdüksiyon halindeyken kas boyunu en iyi uzatan ve göğüs kasının tamamını izole eden hareket Pec. Deck. Fly, ayrıca yine ROM'u geniş olan Dumbbell Fly'a göre de yüksek ağırlıklarda daha güvenli. Cable Fly varyasyonları da stabil olmadığından ve çok fazla gereksiz yardımcı kas gruplarını devreye soktuğundan kazançtan çok fazla çalıyor, o nedenle onu da eliyorum. Omuz addüksiyonuyla gerçekleşen Bench Press varyasyonları da, bana göre, ROM aralığının kısıtlı olması nedeniyle o kadar verimli hareketler değil, o nedenle bana bir tane göğüs hareketi seçeceksin ve sonsuza kadar onu kullanacaksın deseler verimliliği nedeniyle Pec. Deck. Fly'ı seçerdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.08.25)
Motorboat
0
gabe h coud
(12.08.25)
yukarda yazılanlara katılmakla beraber bench press hareketleri. sırasıyla

dumbell bench press > incline bench press > barbell bench press > smith machine bench press
0
false pretension
(12.08.25)
Odanin kösesinde iki duvardan güc alirken ayakta şınav çekme.
0
designer
(12.08.25)
Ekipman yoksa şınav
0
HellKeePer
(12.08.25)
sinav. otur gunasiri cekebildigin kadar sinav cek. gittikce zorlayan cesitleri var.
0
antikadimag
(13.08.25)
farklı açılarda press ve dips.
0
bay b
(13.08.25)
(25)

Hayattan 10 üzerinden kaç keyif alıyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben bu ara 2. 2 puanı da bazen aynada kendimi beğendiğim bazen de çalışırken birkaç saniye keyif alabildiğim için veriyorum.Sizin oranları alalım.Teşekkürler.
Ben bu ara 2. 2 puanı da bazen aynada kendimi beğendiğim bazen de çalışırken birkaç saniye keyif alabildiğim için veriyorum.

Sizin oranları alalım.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.08.25)
benim 1 bu sıra, yazı sevmiyorum, sonbaharda belki artar ama genel olarak zor bir dönemdeyim
0
tuborg yesili
(11.08.25)
1 haftadır 3.
Bundan 3 hafta önce 10/10.
0
hain kostokk
(11.08.25)
9-10 arası.
0
gabe h coud
(11.08.25)
max 9 - min 4. ortalama 7 falan.
0
antikadimag
(11.08.25)
Üç buçuktan beş
0
Bruce
(11.08.25)
2-3 arası
0
hayalhayal
(11.08.25)
Tam su an 9,5 arka fonda britney spears caliyo ve likorlu soguk bi sey yaptim efsooo
Genel olarak 7 falan.
0
sey mi dostum
(11.08.25)
4-5 bandindayim uzundur.
0
cooperr
(11.08.25)
Max 4-5. Genelde 0-3 arası. Başka insanlara bakınca bu kadar keyif alacak ne var pek anlamıyorum.
0
synesthesia
(11.08.25)
9.5tan 10
0
sonsuz
(11.08.25)
8-9 falan
0
koela
(11.08.25)
Geçenlerde 5 idi, bu aralar 6 ama hafiftan 6,5dan 7 olacak.
0
put it in your appropriate place
(11.08.25)
Arada bir random selfie çekiyorum bilgisayar başında çalışırken. Yüzüm iyice çökmüş, dudaklarım aşağı parantez, kabız olmuş altını doldurmuş gibi bir surat, falan filan işte. On üzerinden 3 falan. Ciddi bir amaçsızlık ve boşluk hissi var. Umarım kış gelince daha düşmez.
0
biseysorcaktim
(11.08.25)
Yoğunluk, göçebelik, taşınma stresi ve belirsizlik dışında8-8.5/10.
0
Amaranta ursula
(11.08.25)
12-13 falan.
0
encokbenisevinnolur
(11.08.25)
0
0
nyist_
(11.08.25)
11/10. Çok mükemmel. Her şey süper.
0
Shepard
(11.08.25)
3-4
0
duyuruuser
(12.08.25)
Benim hayatım mutlu ve huzurlu, puanlama yapsam 6-8 arası diyebilirim. 10 olmaması ve 6'a inip durması ise benim hedonist bir insan olmamam ve yaşamı, varoluşu sorgulamamdan kaynaklanıyor. Yoksa imkanlarım var ancak dünyevi şeyler bana geçici ve sıkıcı geliyor. Başkası yerimde olsa muhtemelen puan skalası daha yüksek olurdu diye düşünüyorum.
0
burka
(12.08.25)
7 iyidir.
0
designer
(12.08.25)
ciddi manada cok uzun suredir 0. dini inancim beni intihardan alikoyuyor. yoksa hayat cidden manasiz bir sey.
0
warrior princess
(12.08.25)
3
0
gobekliraki
(12.08.25)
Bugün çok keyifsiz -7 resmen.
0
thesomberlain
(12.08.25)
Bu senenin başından itibaren 1.
En kötü yılımı geçiriyor olabilirim.
0
mutekebbir
(12.08.25)
para kazanmak için çalışmanın anlamını yitirmesi ile üç bey aydır. sıfır.
0
stay with me
(12.08.25)
(12)

Audi mi ww mi skoda mı?

agreas
Selam arkadaşlar, Audi, ww, skoda 2023 ve üstü modeller arasında belirgin farklar nelerdir? Ortalama 2.5 milyon bütçeye hangisini tavsiye edersiniz? Siz olsanız ne alırdınız?
Selam arkadaşlar, Audi, ww, skoda 2023 ve üstü modeller arasında belirgin farklar nelerdir? Ortalama 2.5 milyon bütçeye hangisini tavsiye edersiniz? Siz olsanız ne alırdınız?
0
agreas
(11.08.25)
VW ile Skoda ayni motoru kullaniyorlar. Skoda eskiden alt segmentte yer alirken artik gunumuzde aradaki fark kapandi. Halen yine Vw nin alti gibi dusunebilrsin. Ama Seat kadar da degil yani. ikinci elde vw in de bir farki oluyor insanimiz polo ve golf e cok duskun. Ben bu ikisinden birini alacaksam Skoda tercih ederdim. Ki zaten Skoda suruyorum.

Audi premium segment. Motorlar ayni altyapida olsa da Audi ler genelde TSI in yukseltilmis versiyonlarini kullaniyor. Yani VW dekiyle ayni motor diyemezsin. Bu yuzden Audi yerine VW denmez yeni. Hani paran yoksa denir tabi de ama onun disinda sacma bir versus olur. Ama Audi alacagima BMW tercih ederdim ben o da ayri bir konu.
0
nuevo
(11.08.25)
hatchback seviyorsan a3, sedan seviyorsan superb.

vw alınmaz.
0
jelly bear
(11.08.25)
Hangisini daha kolay satabileceksem olur.
0
sonsuz
(11.08.25)
3'u de giderleri kismak icin cok cok buyuk oranda ayni platformlari, ayni parcalari kullaniyor. ben olsam bunlari almazdim. vw skoda'dan daha kaliteli ic malzeme kullaniyor. bir de bazi yenilikler once vw'da kullaniliyor sonra skoda ve seat'e veriliyor. herhalde en optimumu vw'dir. ama butce kaygili secim yapacaksan en mantiklisi skoda.

edit: olay sadece platformda bitmiyor. dupeduz cok ciddi sayida parca maliyet kismak icin beraber kullaniliyor. bu cok enteresan bir iddia da degil, youtube'da bu isin detaylarina giren araba parcalayanlar var bakarsaniz. bu demek degil ki tum parcalar ayni, ama ciddi oranda benzerlik var maliyet dusurmek icin.
0
antikadimag
(11.08.25)
vw grubunda platform ayni dogru ama parcalar da ayni bakis acisi dogru degil.
hem jetta hem de a4 kullandim, surus dinamikleri iki aracin ciddi olarak farkli, alt takim parcalari degisik. frenler falan da farkli zaten.

audi'nin olayi quattro ama eger 4 ceker olmasi umrunda degilse bence audi almaya gerek yok.

diger premium markalar arasinda en az bas agritani audi olur, ben olsam bmw'ye kesinlikle bulasmam, dipsiz kuyu.
0
cooperr
(11.08.25)
3ü de vag grup, mqb altyapısını kullanır. Kalite ve işçilik olarak audi>vw>skoda. audi a3 sportback alırdım.
0
mutlu yillar sana
(11.08.25)
Audi yada skoda
0
madurumdamadurum
(11.08.25)
bu iş sadece markayla olmaz sizin araçtan beklentileriniz ve model bazında aracın sizin beklentilerinize verdiği karşılıkla ölçülür. bana sorarsanız ben 2.5 milyona yıla çok takılmadan 2020 üstü a4 alırdım

edit: düşünürseniz g20-g30 kasa bmwler son derece sorunsuz ve mükemmel arabalar. bmw eskisi kadar sorunlu araçlar üretmiyor.
0
tabii lan manyak mısın
(11.08.25)
Belediye baskaninvardi bidene,
millet Audiye binerken
ben passatla mi gezeyim..

Audi iyi araba heral.
0
designer
(12.08.25)
3üde vw grubu. fark yok deniyor ama fark illa ki var. malzeme kalitesi, motor gücü, yazılım farkı vb. çok fark edilemeyecek farklar var. 3üde tr de prim yapan araçlar. a3 ve golf arasında karar veririm. suv olacaksa q2 ve troc arasında karar verirdim. audide 2.5'a çıkıyorsam bmw yi seçerdim.
0
mikahakkinen
(12.08.25)
Audi iç malzeme kalitesi, konforu fark ettiriyor. Test sürüşü yaptığında net hissedeceksin. Motor anlamında spesifik farkları bilemiyorum. Özellikler anlamında araçlar arasında çok ciddi fark kalmadı, opsiyon satın alarak birçok eksik özelliği edinebilirsin. Konfor ve güvenlik unsurlarını bir arada düşününce genel olarak Audi diyorum. Ben 2,5M gibi bir para ödeyip Skoda veya VW'a binmek istemezdim.

- SUV takıntısı yoksa Audi A3 ideal.
- SUV'da Audi Q2'yi tavsiye etmiyorum Audi hiç yatırım-güncelleme yapmıyor. VW T-Roc RLine paketi düşünülebilir.
0
Lethe
(12.08.25)
Hocam elde motor, şasi ve iç donanım havuzu var. VW grubu araçlar onların kombinasyonu. Suv, hatchback, sedan fark etmeden bunları kullanıyorlar.

Audi A3'ün 1.5 150hp motoru; seat leon, cupra formentor'de de var.
Cupra Formentor'un iç dizaynı; VW ID4, Audi q5 e ile çok benzer.
Taigo'da ibiza ve polo ile ciddi benzerlikler var.

2020'lerde VW, sadece VW olduğu için daha pahalıydı. İnsanlar bildiğin eski usül, dik el frenli araba aldı sırf vw olsun diye. Seat ve Skoda'yı pazarlamak için de Audi'ye yaklaştırdırlar. Golf yerine aynı paraya daha güçlü leon alınabiliyordu ve leon'un donanımı audi'ye yakındı. Kısaca bütün markaları hem fiyat hem de algı olarak eşitlediler.
0
nickini vermek istemeyen uye
(12.08.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.