Giriş
(3)

biley taşına neden su dökülüyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ya da yağlı olanlara neden yağ dökülüyor. aşındırıcı olan taşın kendisi değil mi? çok yüksek hızlarla çalışmadığımıza göre bu neyin yağı?
ya da yağlı olanlara neden yağ dökülüyor. aşındırıcı olan taşın kendisi değil mi? çok yüksek hızlarla çalışmadığımıza göre bu neyin yağı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.07.25)
biley taslarini bilmiyorum ama benzer prensipte sanayide kullanilanlarla aynidir. sivilar asinan parcalari, tozu vs alir goturur, ayrica isinmayi onler. muhtemelen ayni sebeptir.
0
antikadimag
(27.07.25)
sürtünmeden dolayı ısınması engellemesi için olabilir diye düşüyorum. metal ısındığında yamulabilir, bıçağın ağzı bozulabilir.
0
duyuruuser
(28.07.25)
bir zamanlar dağlardan (osmaniye/bahçe/bilalık köyü) bila (biley) taşı toplar nalbur dükkanımızda satardım. yerine göre 200-300 parça olurdu. bunları da iyisi kötüsü diye ayırıp ona göre fiyatlandırıp satardık. bu ayrım için de her bir taşı denerdik. susuz yapınca çok iyi bileylenmiyordu, hatta bazen çizik içinde bırakıyor bıçağın uçlarında testeremsi bir görünüm de oluyordu. hele yağ ile yapınca performans inanılmaz değişiyordu. yani ısınma falan değildir sebebi.
0
ground
(28.07.25)
(6)

transit vize

emresh
Arkadaslar merhabalar. Agustos sonu gibi Amerikaya gidecegim yanliz fiyatlardan oturu aktarmali bilet bakiyorum, muhtemelen avrupa ulkesinden aktarma yapiyor olacagim, mesela almanya. Transit vize almam gerekiyor mu? Transit vize icin VFS global'e mi basvurmam gerekir? Bilgilendirebilirseniz mutesek
Arkadaslar merhabalar. Agustos sonu gibi Amerikaya gidecegim yanliz fiyatlardan oturu aktarmali bilet bakiyorum, muhtemelen avrupa ulkesinden aktarma yapiyor olacagim, mesela almanya. Transit vize almam gerekiyor mu? Transit vize icin VFS global'e mi basvurmam gerekir? Bilgilendirebilirseniz mutesekkir olurum.
0
emresh
(27.07.25)
evet gerekir. aktarma neredense oradan vize gerekir
0
runaway
(27.07.25)
gerekmez. havalimanından çıkmayıp direkt amerika'ya devam edeceksiniz. uçuşun bağlantılı olması yeterli.
0
brkylmz
(27.07.25)
ulkesine gore degisiyor tek tek bakman lazim.
0
antikadimag
(27.07.25)
Ülkesine göre değişmekle birlikte genel olarak Schengen eğer son durak ABD ve ABD vizeniz varsa transit vize istemiyor. Dönüş de aynı.

Bazen bazı pasaportlara kıllık yapıyorlar ama tc pasaportuna ve ülkeye göre aratın.
0
Mcfly
(27.07.25)
Şengen içinde transit vize istemez kimse sizden, kesin bilgidir.
Hatta londra aktarmalı uçarsanız, aşağıda yazdığımı okuyun derim;

eksisozluk.com
0
artci sarsinti
(27.07.25)
İtalya, Hollanda, Almanya, İngiltere kesin istemiyor.

Kanada istiyor mesela. Avrupa’dan isteyen bilmiyorum.
0
yadigar
(28.07.25)
(9)

Diyette yağ mı karbonhidrat mı

kizil karga
Kısıtlanmalı?
Kısıtlanmalı?
0
kizil karga
(27.07.25)
Karbonhidrat. Yağ olarak da sağlıklı yağ tüketmeli ayarında.
0
gobekliraki
(27.07.25)
Yağları kısıtlayacaksın, diyette kilo başına 0,7/8 gram yağ tüm ihtiyaçları karşılıyor fazlasının bir mantığı yok, ayrıca kalori açığı verirken 1 gramı 9 kalori olan yağı kısıtlamak gramı 4 kalori olan karbonhidratı kısıtlamaktan daha mantıklı, bir de kimseden duyamayacağın bir sır vereyim vücut yağlarının sadece %2'si karbonhidrat kaynaklı 98'i yağ kaynaklı o nedenle diyette alacağın protein ve yağ miktarı bellidir toplam kaloriden bunları çıkardıktan sonra kalan açığı karbonhidratla kapatırsın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.07.25)
@Kaleci

Ben hep obez bir insandım, yıllaaaar önce yaşadığım bir şey var ve benzerini zaman zaman yaşarım yine.

Canım aşırı derecede köfte çekmişti, 1 kilo normal yağlı kıyma alıp köfte yapıp 3 gün günde 3 öğün köfte yedim, bu herhalde 12-13 yıl önce oluyor (30 yaş civarı). Köftenin yanında her öğünde 1 dilimi kepekli ekmekten başka bir şey yemedim, gözüm o derece dönmüş.

3 gün sonra bir tuhaflık hissettim ve tartıya çıktım, 3 kilo vermişim.

Biraz yağlı bir et (pöç gibi, gerdan gibi) alıp yersem yine aynı şey oluyor. Burada protein yedik tamam ama aldığım yağ çok yüksek ihtimalle belirttiğin dozun çok üstündeydi. O halde nasıl kilo verdim??

Bence sağlıklı yağın kilo vermeye etkisi büyük, sadece kontrolsüz yenmemesi gerekiyor.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
yag almadan yag yakamazsin derler.
0
sonsuz
(27.07.25)
Söylediğim yanlış anlaşılmış olabilir; kalori açığında kaldığın sürece yağdan zengin beslenmeyle karbonhidrattan zengin beslenmek süreç sonunda aynı yola çıkar, yani (kalori açığında olduğumuz sürece) yüksek protein yüksek yağ yüksek karb. hepsi aynı/benzer sonucu verir ama şöyle düşünelim: Ben 2000 kalori alacağım ve bunu hesaplarken kalori değeri yüksek ürünü mü kısıtlarım yoksa düşük olanı mı? Ben yüksek olanı kısıtlarım zira kalorisi düşük gıdadan daha fazla yiyebilirim ama yağı yüksek bir gıdayı fazla tüketemem çünkü kalorisi çok yüksek ve tüketme kotamı çabuk dolduracaktır, ayrıca yağı yüksek ürünleri hesaplaması ve kalori açığında kalması da biraz zor olabiliyor, en azından riskli diyelim, ayrıca şu da var: Dünyanın (100 gram cinsinden) en yüksek kalorili gıdası yer fıstığı ezmesidir ve 100 gramı 600 kaloridir, 100 gram pirinç ise 130 kalori, yağ-karbonhidrat karşılaştırmalarında kalori miktarları genelde bu şekilde oluyor.

Senin durumunda şöyle bir şey var, bu yanılgı genel olarak herkeste var: Karbonhidrat tüketmeyince tartı ağırlı değişiyor kilo vermiş gibi oluyorsun ama bunun nedeni karbonhidratı az aldığın ya da almadığın için kas glikojenlerindeki suyu atmandan kaynaklanıyor, şöyle ki; karbonhidratlar enerji döngüsünde kullanılmak için kaslarda depo edilirken 1 gram başına 3 gram su depo eder, karbonhidrattan atp üretmek için bu zorunlu bir prosedür, yüksek karbonhidrat tüketildiğinde kaslarda su depo edildiği için kilo alındı zannedilir ama aslında yağ kaynaklı kilo alınmamıştır, aynı şekilde karbonhidrat kısıtlandığında kaslarda enerjiye dönüştürülecek karb. azaldığı için fazla suya gerek kalmaz ve sistem bu suyu terle idrarla vs atar, bu da tartı ağırlığını düşürür ama nasıl ki yüksek karb. alındığında oluşan ağırlık yağ ağırlığı değilse düşen ağırlık da yağ kaynaklı değildir, kaldı ki yağ depolamak da yağ kaybetmekmek de +-7500 kalori sonucunda olur, bu değerler yakalanmadığı sürece yağ almak da kaybetmek de gerçekleşmez, birkaç günlük değişimler tamamen geçici değişkenlerdir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.07.25)
kilo vermek icin ikisini de kis. ama karbonhidrati ozellikle kis. hatta birak. bunlari da sporla destekle ki vucut metabolizmasi cok dusmesin.

yag yemege lezzet katan sey. o nedenle tavuk aldigimda gogus degil, thigh aliyorum. ama azicik yagda bile cok kalori var.

protein yiyeceksin, et, yumurta, baklagil. benim formulum bu kendimde denedigim ve sonuc aldigim.
0
antikadimag
(27.07.25)
yağ tabii ki. karbonhidrat diyenlere sadece basit karbonhidrat konusunda katılabilirim.


not: ketojenik diyet için konuşmuyorum ama. onda vücut farklı çalışıyor. ketojenik diyeti zaten önermem eksisi çok.
0
elite crew
(27.07.25)
Sen vücudundaki yagi yakacaksin dolayisiyla sana extra yag gerekli degil.

Bu yüzden yaga dönüsen sekeri TAMAMEN, karbonhidrati da baska besinlerden alacak sekilde kesmelisin.
0
feastofthedamned
(27.07.25)
karbonhidrat.
bir hafta birisini tamamen kes, bir hafta diğerini o zaman kendin anlarsın.
0
bay b
(28.07.25)
(19)

Her gün yemek yapmaktan daralan bunalan

muhayyer divan
Var mı? Tek miyim? Ben mi anormalim?Uzaydan gelmiş olmam mümkün mü? Her gün yemek yapmaktan bıkmadınız mı?Çocuk olmadıkları halde her gün 4 kişiye yemek yapmak sizce de gına getirici bir şey değil mi? Mümkünse yardımınızı bekliyorum.
Var mı?
Tek miyim?
Ben mi anormalim?
Uzaydan gelmiş olmam mümkün mü?
Her gün yemek yapmaktan bıkmadınız mı?
Çocuk olmadıkları halde her gün 4 kişiye yemek yapmak sizce de gına getirici bir şey değil mi?

Mümkünse yardımınızı bekliyorum.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
Ben kendime yapmaya üşeniyorum, yumurta peynir geçiştiriyorum. 4 kişiyi hayal bile edemem.
0
gobekliraki
(27.07.25)
Düzenli olarak birilerine her gün yemek yapmak zorunda olmak bunu düşünmek bitimsiz bir döngü çok yıpratıcı haklısın, maalesef önerim yok çünkü ne desek zaten bunu düşünmüşsündür :/
0
grimavi
(27.07.25)
Ben varım.
Bıktım her gün kendime yemek yapmaktan.
Yemin ederim, bir hap icat olsa, günlük ihtiyaç bir hapla kazanılabiliyor, hiçbir şey yemene gerek kalmıyor olsa, hapın ilk müşterisi olacağım.
0
Mirket
(27.07.25)
aile varsa ortada bilemem ama ben bekar evimde yemek yapmayı yıllar önce bıraktım...

eğer mutfakta zaman geçirmek özel olarak hoşa giden bir şey değilse, günde 1 saat yemek+bulaşık ile uğraşmak akıl işi değil.
0
gitdaddy
(27.07.25)
@thetruenorthstrongandfree

Pahalı olur abicim, pahalıya gelir. Yoksa kapıya kadar diyet yemeği getirenler de var. Ama işte sürdürülebilir değil, ayda bir belki.
0
🌸muhayyer divan
(27.07.25)
@gitdaddy

Günde en az 4-5 saatim geçiyor ne diyorsun. Bir de annemin ayakları bacakları olarak görev yapıyorum, onu getir bunu götür şunu aç bunu dök bilmem ne, en az 4-5 saatim bu şekilde geçiyor. Diğerleri de zalım gibi anında bitiyorlar yemekleri. Sonraki önüne kalsın diye bişey yok.
0
🌸muhayyer divan
(27.07.25)
Ben varım, yemesi de sıkıcı.
0
Kahvedesu
(27.07.25)
@Dudarmon

Benim için mesele klasik şeyler filan değil de, sürekli mutfakta vakit geçirmek. Daralıyorum, zaten yemek yapmayı sevmem, sevemedim bir türlü. Ama arkadaş yani neden herkesin midesinden doymasından ben sorumlu oluyorum anlamadım ki. Herkes gelsin 1 yemek yapsın 1 kişi de sofrayı kursun kaldırsın tamam. Öbür türlü cidden dayanamıyorum artık yahu.
0
🌸muhayyer divan
(27.07.25)
yemek yapmayi hic sevmiyorum. temizlik yapmak daha güzel. temizlik kalici yemek gecici.

en iyisi cok cok yapip birkac gün yemek.
0
sonsuz
(27.07.25)
Yemek, temizlik hiçbirinden hoşlanmıyorum ama şu an erkek kardeşimle yaşadığım için yapmak "zorundayım". Zorunda olmak beni daha çok tetikliyor. Adam yediği yemeğin tabağını yıkayıp tezgaha koymaktan aciz, 35 yaşında insanın arkasını toplamak rezalet bir şey. Herkes kendi işini kendi görecek şekilde hayatını düzenlemeli. Üstten üstten konuşuyorum ama Türk ailesinin sınır tanımazlığı artık canıma tak dedi. Az önce babam aradı, annemle kavga etmiş, sen konuşur musun beni darlamasin diyor. Maaş alıyorum şu kadarı benim borcum için lazım vs. Kendi hayatın olamaz yani, olamaz.
0
sekizdokuzon
(27.07.25)
ben bıktım ve tost gibi pratik şeylerle idare ediyorum
0
runaway
(27.07.25)
@sekizdokuzon

Bunu aynen ben de yaşıyorum, maalesef dediğin gibi, evlenmediğin sürece kendi hayatın olamaz. Erkek kardeşin varsa mutlaka ona adanmak zorundasın, bende 2 tane var yetişkin. Bunu benim 30 sene öğretmenlik yapmış yani çalışan kadın olmuş annem dayatıyor bana. Maaşım da onlara zamanım da onlara her bişey de onlara. Onun için hiç de üstten üstten konuşmak olarak görmüyorum, kesinlikle haklısın, hiç değilse mutfağın evin düzenini korumalılar. Kimse onların hizmetçisi olarak gelmedi dünyaya.
0
🌸muhayyer divan
(27.07.25)
Evlenmediysen biraz da yumuşak yüzlüysen etinden sütünden faydalanıyorlar. Ne hayallerimiz vardı hayata dair afedersin bklu dön yıkıyoruz ya.
0
sekizdokuzon
(27.07.25)
pratik ve basit seyler bulmak lazim. hayatim boyunca yemek yemeyi sevmedim, uzun sureler hic yapmadim. ama baktim disaridan kontrolsuz besleniyorum ne yedigim belli degil. mecburen evde yapmaya basladim.

ama zamanim cok kiymetli oldugu icin en pratik seyleri yapiyorum genelde. nedir bunlar;
pilav (birkac kere sudan gecirip nisastasini aliyorum - 2 dk. sonra pilav pisiriciye koyuyorum o kendisi yapiyor ilgilenmeme gerek kalmiyor)
tavuk/balik (yag ve baharatla marineleyip airfryera atiyorum. airfryer isitmasi 5 dk, pisirmesi etine gore 5-15 dk)

corba ve sulu yemekler cok zahmetli onlari nasil cozecegimi ben de bulamadim.
0
antikadimag
(27.07.25)
@antikadimag

Bizim evde çeşitli beslenme stilleri var, herkese ayrı bişey yapıcan. Herkes her şeyi yiyemiyor.

Oğlu olanlar lütfen oğullarını bu konuda donanımlı yetiştirsinler ya, gerçekten ömrüm tükendi, sanat manat yok bitti bende. Ev kadını oldum.
0
🌸muhayyer divan
(27.07.25)
Ben tek seferde en az 4-5, hatta daha fazla porsiyonluk yemek yapıyorum. Sonra ısıtıp ısıtıp yiyorum. Doğal olarak da aynı yemeği bir kaç gün üst üste yemiş oluyorum. Aynı yemeği yemekten bıkmıyorum ama çoğu kişi bıkar büyük ihtimalle. Yalnız yaşadığım için sıkıntı olmuyor.

Yukarıda factor denmiş, ona benzer gurmepack var migrosta. Rafinera, meal box, vs. eve günlük yemek getiren servisler var. Bütçeniz imkan veriyorsa arada dinlenmek için kullanabilirsiniz.
0
inheritance
(27.07.25)
@inheritance

Evde 4 kişiyiz, pek mümkünü yok onun...
0
🌸muhayyer divan
(27.07.25)
yemek yapmak sıkıcı değil. yorucu da değil aslında. terapi gibi. çok severim hatta yetinmedik karı koca aşçılık bölümünü bitirdik. zor olan "bu gün ne yapacağım" sorusu.
0
ground
(28.07.25)
tek degilsin ve bunalmaman anormal olurdu bence.

gün asiri yemek yapiyorum ama iki günlük, ertesi gün isitip yiyoruz. iki gün pespese ayni yemegi yememek veya isitilmis yemek sevmeme gibi aliskanliklarimiz yok. yani eskiden vardi ama her gün yemek yapacak kadar enerjim ve kapasitem yok, alisinca da cok güzel oluyor. haftada üc kere yemek yapiyorum, bir gün de disarda yiyoruz.
0
mamu
(28.07.25)
(20)

Telefonunuzu kullanabilir miyim diyene ne dersiniz?

tahirkemalbozoglu
Bugün başıma geldi. Birisini arayacakmış. Eli yuzu temiz bir çocuktu. Fakat kusura bakma kardeşim, senin özelinde bir durum değil ama ülkenin hali ortada maalesef veremem dedim. İki gün sonra bu adamı niye aradın diye sorguya çekilmeyeceğimin garantisi yok. Siz olsanız ne yapardınız?
Bugün başıma geldi. Birisini arayacakmış.
Eli yuzu temiz bir çocuktu. Fakat kusura bakma kardeşim, senin özelinde bir durum değil ama ülkenin hali ortada maalesef veremem dedim. İki gün sonra bu adamı niye aradın diye sorguya çekilmeyeceğimin garantisi yok. Siz olsanız ne yapardınız?
0
tahirkemalbozoglu
(27.07.25)
2 gün sonra soruşturmadan değil de telefonu alıp kaçsa peşinde koşacak yaşı geçtim ondan çekinirim açıkçası
0
grimavi
(27.07.25)
Bu sebep. Bir de telefon etme bahanesiyle birini çaldırıyorlar, o biri SMS atıyor ve telefonu alan kaşla göz arasında gelen linke tıklıyor, banka bilgileri vs olduğu gibi klonlanıyor. Haberde okumuştum, doğru mu bilmiyorum.

Vermem ben de.
0
gobekliraki
(27.07.25)
Tuşlu telefon varken veriyordum eğer çok ofsayt bir tip değilse, şimdi esigim çok ince, gerekçesine aşırı inanmam lazim ancak öyle.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.25)
Üstteki cevapları okumadan önce olur derdim artik olmaz derim.
0
sonsuz
(27.07.25)
Allah'ım inşallah demez bana kimse öyle bi şey ya. Şimdi ilk başta kullansın istemem çünkü benim eşyam başkasının enerjisi karışmasın eşyama. Sonra düşünürüm aynı pozisyonda ben olsam birini aramam gerekse, insanlık namına kullandırtmak gerektiğini anlar ve telefonu vermeye karar veririm tam o anda acaba aslında gerçekte telefonumu vermek istemiyor muyum ve fakat sosyal kaygı, emrivaki ile mi bunu yapıyorum diye tereddüte düşerim. işte bundan asla emin olamam çünkü insan kendini kandıran bir varlıktır. işte bu tereddüt dolayısı ile telefonu vermek istemem. eğer o esnada o kişiye karşı merhamet hissim galip gelirse yoo ben bu kişiye gerçekten de iyilik yapmak istyorum deyip telefonu veririm ama sonradan acaba istemeden mi verdim diye de düşünür müyüm şu an kestiremiyorum.
0
Batuhanolabilir
(27.07.25)
ben tipinden şüphelenmezsem verirdim. bir kaç defa da verdim hatta güvenli ortamdayken. koşup gitse peşin yetişebilecek takatim yok en büyük çekincem o olur. fakat geçen benim ihtiyacım oldu, telefon bir anda arızalanıp kapandı. 4-5 kişi reddetti. bozuldum ama hak da verdim maalesef. eskiden büfelerde vs ücretli şekilde kullanılabilen telefonlar, telefon kulübeleri olurdu onlar da yok artık neredeyse hiçbir yerde.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(27.07.25)
Başıma şu geldi:

Metrodan çıktım otobüse koştum, yetiştim tam bindim derken baktım telefonum yok, ara ara bulamadım ve otobüsten indim, otobüs kalkıncaya kadar bekleyip kalkınca olduğu yeri aradım, oraya kadar yürüdüğüm yolu aradım ve metro girişinde gördüğüm görevlilere sordum, görmedik dediler. Nihayet yeni gelen otobüse bindim, ne yapacağımı düşünürken aklıma telefonu aramak ve ucunda biri varsa ulaşmak geldi, tam karşımda genç bir kız oturuyordu, kablosuz kulaklığı takılıydı, rica ettim böyle böyle oldu kendimi arayabilir miyim dedim, elbette dedi verdi telefonunu, kulaklığım takılı olduğu için ben de dinliyorum demeyi ihmal etmedi, ben de tabii elbette dedim.

Sonuçta telefon metrodaymış, indim gittim aldım falan. Kız hayır deseydi herkesten telefon dilenecek miydim bilmem. Yani kızın elinde bir kontrol mekanizması vardı. Olmasaydı da vermemesi hakkıydı.

Benden istense herhalde iç dünyam beni yönlendirir, o anki hislerime göre hareket ederim.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
iç çamaşırımı veririm telefonumu vermem
0
runaway
(27.07.25)
"sen soyle numarayi, ben ariyim" diyip, gizliden o kisiyi arayabilirsin.
0
feastofthedamned
(27.07.25)
Vermem. Acil bir durumsa polis, ambulans vs ben ararım derim.
0
gabe h coud
(27.07.25)
bırak telefonu ben dışarıda tanımadığım kişiye selam bile vermiyorum.
0
my fault
(27.07.25)
bir avm'de cok guzel bir kiz cok kibar sekilde istemisti vermistim.

simdi muhtemelen vermem. belki bi kiz veya masum yuzlu bir cocuk isterse olabilir. insanin tipinden, konusmasindan cok hizli karakter analizi yapabiliyorum.
0
antikadimag
(27.07.25)
Bunu üzülerek söylüyorum, değil telefon yol tarifi bile soran olsa kafamı eğip devam ediyorum. Çünkü burası Türkiye.
0
sanguine
(27.07.25)
avukatım. sakın bir daha yapmayın. her tür suistimale açık. ayrıca rızanızla verdiğiniz için doğacak sorumluluklardan da mesul olma durumunuz var.
0
ground
(28.07.25)
@sanguine +1 yani tabi yerine göre değişiyor en son otobüste mi feribotta mı ne biri istemişti kendi aradım konuştum falan işte gelmek üzere şurda bilmem ne diye detayını hatırlamıyoum. onun dışında sokakta falan çok çok zor. gerçekten ihtiyaç olduğunu anlarsam ancak o riske girerim.
0
bay b
(28.07.25)
bu kadar açıklama yapmam bile. hayır der devam ederim. bazıları söyleniyor, "ne var yani insanlık öldü mu, versen ne olur" hiç dinlemeden uzaklaşıyorum
0
abelardo
(28.07.25)
avukat olmasam ve bu ufacık şeyden dolayı insanların neler yaşadığını bilmesem ben de verilmeli derdim. kendini aklayana kadar maddi manevi yıpranırsın. yapılmamalı
0
kel aynak kusu
(28.07.25)
Vermem. Öyle olaylar oluyor ki ben de paranoyak oldum. Biraz da mesleki deformasyon (avukatım) mevcut haliyle.

Küçük yerlerde verilebilir ancak metropollerde asla tavsiye etmem. Telefonu isteyen kişinin bir örgüt üyesi olup olmadığını ve bir eylemin hazırlık ya da nihai talimatını vermediğini nereden bileceksiniz?
0
10551037
(28.07.25)
ben de bugüne kadar vermiştim de durumlar şunlardı;
- okulda öğrenci velisini arayacaktı
- bizim oradaki basket sahasında ufak bi çocuk anneme haber vermem gerek demişti.
- otobüste kabin memuru ile muahbbet olmuştu(aynı cinsiyetiz), ev arkadaşımı arayabilir miyim demişti.
- metronun girişinde oturuken yanımda oturan biri rica etmişti.

Şimdi yukarıda yazılanlara bakınca ben de çekindim. Galiba son durumda vermeyebilirim artık ama o da düzgün bi tipti.
Bi kere mahallede bakkala giderken biri birini arayabilir miyim demişti de gerçekten telefon yanımda değildi. galiba bazen bu bahaneyi kullanabilirim.

geçende de ben telefonumu kaybettim bi adama beni arayabilir misiniz demiştim. adam kontörüm yok demişti. kitlenip kalmıştım ben de zaten biraz değişik bi adammış o da sonradan öğrendim :)
0
high hopes of the sozluk
(28.07.25)
Tabbi ki vermem. Çok tereddüte düşüren bir durumsa en fazla "numarayı söyle ben arayayım" diyerek hoparlöre alır buyur konuş derim, ama telefonu asla eline vermem. eğer mırın kırın ediyorsa, abi özel konuşucam duyulmasız zart zurt diye nazlanıyorsa zaten derdi konuşmak değil.
0
thracia
(28.07.25)
(4)

Hollanda'da iş bulmak

Moonpie
Merhaba, Hollanda'da expat olarak iş bulmak için Linkedin ve bazı iş bulma siteleri dışında hangi yöntemleri kullanabilirim? Bu konuda tecrübesi olanlar paylaşabilirlerse çok makbule geçer. Şimdiden teşekkürler.
Merhaba, Hollanda'da expat olarak iş bulmak için Linkedin ve bazı iş bulma siteleri dışında hangi yöntemleri kullanabilirim? Bu konuda tecrübesi olanlar paylaşabilirlerse çok makbule geçer. Şimdiden teşekkürler.
0
Moonpie
(27.07.25)
hollanda is arama vizesi alabiliyorsaniz ona bakin. sonra da gidip oradan hollanda hatti alip sanki orada yasiyormus gibi basvurun. adresi de hollanda yapin.
0
antikadimag
(27.07.25)
Linkedin disinda bilindik yerlerde de ilanlar oluyor, glasdoor, indeed falan. Gözünuze kestirdiginiz yerlerin kendi sitelerinden de olabilir. Ancak en önemli nokta şu; bu adamlar motivasyona fena takik, bunu ön yazi ile iyice açıklamak lazım. Hollanda özelinde cok istekliyseniz en azından A2 Hollandaca belki öne çıkarabilir.
0
mbond
(27.07.25)
Hocam linkedin'den başka bir ülkede iş bulmanız çok çok kolay değil. Yapabileceğiniz şey belli şirketlere remote çalışma başvurusu yapıp türkiye'den çalışmak ve sonra oraya gitmeye uğraşmak.

Ya da oraya gidip yüksek lisans falan yapıp iş aramak.
0
anten
(28.07.25)
@anten maalesef uzaktan çalışabileceğim bir mesleğim yok. Yüksek lisans, doktoram var. Linkedin'deki ilanların çoğunda orada ikamet ediyor olma şartı var, bu yüzden ilerleyemiyorum.
0
🌸Moonpie
(28.07.25)
(5)

pantol, gömlek ihtiyacınızı nereden karşılıyorsunuz

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
beymen'e param yetmiyor, 30'lu yaşlarında erkek bireyim. avm'ye mi gitmeliyim? piyasada f/p oranı iyi ürün bulabileceğim yerler neler?
beymen'e param yetmiyor, 30'lu yaşlarında erkek bireyim. avm'ye mi gitmeliyim? piyasada f/p oranı iyi ürün bulabileceğim yerler neler?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.07.25)
Boyner
0
Mirket
(27.07.25)
hocam ya kalitelilerin outletleri ya da biraz para biriktirip az ama dayanıklı ürün almak lazım. f/p ürün kalmadı.
0
ahmet oturum cerezi
(27.07.25)
avmye gidip ürünleri dene beğendiklerini internetten al. boynerde devamlı indirim kodları oluyor onlarla baya uyguna bulursun. trendyol ve hepsiburada da dönem dönem indirimler oluyor onları takip edeceksin.
avmlerde garaj günleri oluyor. oralarda da markaların güzel indirimleri oluyor.
biraz takip işi.
0
my fault
(27.07.25)
pantolon: dockers
gomlek: damat, bisse.

beymen fiyat bandini bilmiyorum.
0
antikadimag
(27.07.25)
gömlek tudors f/p özellikle kart kampanyası falan da denk getirirsen mis.
pantolon için bir ara uki f/p idi ama onlar da uçtu gitti.
0
koxy
(29.07.25)
(19)

Kadın doktorla sevgili olunur mu?

sihpunsnera
Benimle aynı yaşta ve doktor olan bir kadınla süren ilişkim oldu ama kadında ünvan/title takıntısı var. Bu da ilişkimizde problemlere sebep oluyordu. Kendisi seni seviyorum vs. diyordu ama tam veremiyordu. Ben ne meslek mi yapıyorum? Malum hava yollarında 6 yıldır uzman olarak görev yapıyorum ve uzm
Benimle aynı yaşta ve doktor olan bir kadınla süren ilişkim oldu ama kadında ünvan/title takıntısı var. Bu da ilişkimizde problemlere sebep oluyordu. Kendisi seni seviyorum vs. diyordu ama tam veremiyordu.

Ben ne meslek mi yapıyorum? Malum hava yollarında 6 yıldır uzman olarak görev yapıyorum ve uzman doktora yakın bir maaş alıyorum.

Kadının derdi maaş değil, ünvan. Çevresindeki tüm arkadaşları doktor, sevgililileri veya eşleri doktor/pilot. Kendisini çok kıyaslıyor. Benden önceki sevgilisi doktordu 2 yıllık ilişkisi vardı. Ondan öncekiler de genelde doktor cerrah vs. imiş.

Ben de dün kendisiyle konuşma yaptım. Böyle yürümeyeceğini, ara vermemiz gerektiğini çünkü benim çok yıprandığımı söyledim. Gerçekten de duygusal olarak çok verici oldum, çabaladım ettim sevdim vs. Güzel zamanlarımız elbette oldu ama bazı hareketlerinin altındaki sebep hep bu ünvan konusunda geleceği görememesi, takıntısı oldu.

Dün itibari ile ara verdik. Düşünmesini söyledim. Devam edecekse tam etsin, etmeyecekse de ayrıl dedim. Senin gibisini nasıl bulacağım vs. diyor. Sen bana çok iyi davrandın vs. diyor.

Dedim ben yıprandım artık. Olmuyor böyle dedim. Ya kendini tam ver, ya da hiç verme.
0
sihpunsnera
(27.07.25)
bu anlattiginin doktorlukla alakasi yok gibi.
asil soru ünvan takintisi olan biriyle olur mu?

bence olmaz.
"Senin gibisini nasıl bulacağım vs. diyor. Sen bana çok iyi davrandın vs. diyor."
yoklukta giderin var diyor yani. daha iyi davranani bulsa zaten o gidecek.
0
sonsuz
(27.07.25)
ilişkide codependency kavramını araştır bugün, bunun içine düşmüşsün manevi olarak hep sen çabalamaya oldurmaya iyi hissettirmeye çalışmışsın o da bunun tadını almış ilişkide sorumluluk almaktan çok bu rutini rahatlığı bozulsun istemiyor
0
grimavi
(27.07.25)
Doktorlarda genellikle Boyle bir kast sistemi anlayisi var. Bilhassa kadin doktorlarda daha fazla. Hic zorlama, bu yolun sonunda mutsuzluk var.
0
wilhelmwasmuss
(27.07.25)
statüyü bu kadar önemseyen birinin hayatta daha pek çok zorluğu vardır.
0
neira
(27.07.25)
Bunu dert ediyorsa vardır sebebi ve bu sebebi senin yok etmen zor. Ben kasiyer bir kızla sevgili olmam. Ortak paydamız az, maddi durumu denk değil, çevremiz denk değildir gibi 100 sebep sayabiliriz. Bu gibi bir durum varsa sebeplerden bazıları olabilir artı olarak kafasında kurduğu dünyaya uygun olmayabilirsin. Pilotsan mesela süper ama başka bir mesleğe sahipsen ona uygun değilsin gibi. Öyle nasıl bulurum sen gibi, ühühüh çok iyi kerizlendin(davrandın) lafları boş. Seven bu durumlara sokmaz. Ayrıldın, geri dönmeden önce bu konuyu samimi bir şekilde konuş. Konuşma sırasında anlarsın hal tavırlardan. Sonra kararını verirsin, bana böyle yapan ablamızla ben tekrar iletişime geçmezdim.

@arbre ıyyyyy diyorum.
0
Shepard
(27.07.25)
yarın öbürgün;

Senin 1 kademe ünvanına takılan ve 2 kademe ol diyen kadın, 3-4 kademe ünvan görünce seni bırakmayacağının garantisi var mı?

Futbol takımına transfer yapmıyorsunuz, hayatınıza insan alıyorsunuz. Sözleşme yapar gibi sevilmez insan. Kendinize bunu yapmayın. O özdeğeri gösterin derim ben.
0
baldan kaymak
(27.07.25)
20'li yaşlarımda 2 tane olmuştu. Deli çağlarım olduğu için yavan ve sıkıcı gelmişlerdi. Yürütemedik. TRT2 gibi kadın karikatürü vardı ya aynı öyle.

Seninki ise bu işlerden yorulmuş artık. Uğraşmak istemiyor. Olsa da olur olmasa da olur havası aldım.
0
yurtsuz john
(27.07.25)
Kanka doktorla boyle next
0
lapaz
(27.07.25)
şu an için akla yatmayan, ama daha iyisi bulunmadığı için hayattan da çıkarılamayan bir kişi olarak duruyorsun .

"senin gibisini nasıl bulacağım" lafı ilginç. "senin gibi" bir doktor bulursa ne olur sence?
0
tabudeviren
(27.07.25)
ayrilma konusmasinda bile gizli ozne kendisi. buna unvan takintisi denmez hafif narsizm, egoizm seziyorum.

bence asil cozmeniz gereken sey iliskiniz yada kadinin unvan takintisi degil. senin kendini yillardir soktugun ve farketmedigin durum. iliskilerinde surekli verme/alma hissiyatinda olmak gecmis travmalarinin disavurumu oluyor. boyle travmalari olan kisilerin kendilerine yapabilecegi en buyuk kotuluk narsist/egoist insanlarla iliski yasamaktir. lafi dolandirmadan ayrilin. sizin icin miat olsun.
0
buenosdias
(27.07.25)
Bu mantıktaki biriyle mesleği başka bir şey olsa da ilişki yürümez ki. Çevresine tam uyumlu olmak istiyor demek ki. Sizi çıkarınca kendisi için de problem bu. Çocuk olsa çocuk için de BÜYÜK problem.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.25)
Kadınlı erkekli sağlıkçılarla dolu çevreden yazayım, bırak gitsin.
Hayatımda herhangi bir alanda iletişim kurmayacağım insanlardır sağlıkçılar. Kardeş de var arkadaş da var akraba da var. Değil bir hayat kurmak yolda görünce selam verilmeyecek tipler hepsi. Bak hepsi diyorum. İçlerinde en iyileri bende var, 20 yıllık arkadaşım akrabam falan olmasa hiçbirine selam vermem hatta bir tanesine daha 7-8 ay önce sınır koydum. Yüzde yüz suçlu olmasına rağmen hala gelip arayı düzeltmedi egosundan. Bak bi de pilot demişsin.
Aile kurmak istiyorsan mühendisle ne bileyim bu ayarda biriyle evleneceksin. Doktorla ye, pilotla gez, avukatla beyaz yakayla iç. Mühendise nikahı bas. Şunu 10 yıl önce çözen arkadaşlarımın zekası benim gözümde 200-500 arası.
Ha illa evlenicem diyorsan bak çok yakından bi örnek vereyim. Kendisi de eczacı bu arada doktor hanım falan değil. Kocasının o akşam yatak odasında gerekeni yapmadığını(kendi sözleri) akrabalardan eşe dosta kadar anlattığını biliyoruz. Daha iyisini bulamayacağı için evli adamla. Parasını beğenmediği için rezil ediyor her fırsatta. Adam da aldatıyor bunu. Yıllardır böyle yaşıyorlar.
Doktor hemşire dedikodusu çok bende. İçlerinden aile kurabilecek kadar şanslıysan at yarışı falan oyna zengin olursun.
Bu arada erkek akrabaların hiçbiri kadın doktorla evlenmedi. Sadece bir tane kuzen evli onun da karısı geçen ya buralarda boş duruyor çocuğun üniversitesine destek olsun diye verdiği arsaların birinden 80 daire aldı. Çocuğun üniversite masrafları için elime yapışsın dediği yer 80 daire kadının. Mal varlığını kendisi bile bilmiyor büyük ihtimalle ve tek çocuk. Bunun dışında 3 cerrah 2 uzman 1 tane de hemşire erkek var. Sadece bu kişinin eşi doktor. Kalanı her alandan insanla yuva kurdular ama hastaneden kurmadılar.
0
mrvln
(27.07.25)
anlaşmazlik meslegi degil,problem olan kişiliği,
insan 7sinde ne ise 70inde de odur derler ya,

arkadasin kendini egitmeli,daha alacagi cok yol var,

burada ifade ettigine göre,pesinde kosarsan dert sahibi olursun..
0
designer
(27.07.25)
Doktorluğun eskisi gibi bir statüsü kalmadığını düşünürsek biraz gerçeklerden uzak, egoist bir arkadaşa benziyor. Barışma çabasında olsa bile içsel olarak pek düzelmeyecek bir şey olduğunu unutmadan yoluna bak derim.
0
Bruce
(27.07.25)
sen böyle duygusal yıpranmalarma doktor erkekle daha uygun gibisin bence. delikanlı adam duygusal yıpranmaz
0
runaway
(27.07.25)
Bula bula golddigger bulmussun, doktordan sevgili olmaz, sal gitsin.
0
feastofthedamned
(27.07.25)
Doktor egosu var çok ortada bu. Seninle birlikte olması seni sevdiği için ama egosunu eğitmeye yetmemiş. Yani seni küçümsemeye, değersiz görmeye epey yatkın diye düşünüyorum. Ya sen de onu aşağılayacaksın -ki önce cinsel hayatınız sonra aranızdaki saygı ve sevgi mahvolur- ya da ikinci bir şans vereceksin ve en ufak bir problemde kesin olarak ayrılacaksın.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
biz kadinlar tarafindan onlarin hayatlarini tamamlayici bir aksesuar olarak kullaniliyoruz. bizi obje olarak kullaniyorlar saka maka :) yani yarin seninle bir yerde goruldugunde onun uzerindeki kiyafetin markasi kadar onemli senin ne is yaptigin. cunku kimi dusurebildikleri uzerinden bir yaris icindeler onlar. birbirlerine oyle ustunluk kuruyorlar. bu yuzden top %10'daki erkek birden fazla kadinla takilabilirken geri kalan yalnizlasiyor. bir de ustune incel diye dalga geciyorlar.

yani yanina yakistirmamis seni. ama baska alternatifi de yok su anda. o yuzden bilemiyor ne yapacagini. mesela ayni kadinla simdi ayrilip 3-5 sene sonra karsilassan uzerine atlar. cunku piyasa degeri dusmus olacak ve karar verme mekanizmasinda baska parametrelerin degeri artmis olacak.

insan iliskilerinin de basit ekonomik prensiplere gore isledigini gordukten sonra bir aydinlanma geldi bana. erkeklere tavsiyem piyasa degerlerini arttirmalari bir sekilde, guzel is, cool hobiler, luks kiyafetler, bicimli vucut vs. icinde bulundugun toplulukta one cikamiyorsan mating gercekten zor. ciktigin noktada da onlar seni buluyor bordo bereli gibi. hic efor sarfetmene gerek kalmiyor. sen de zamaninda pesine dustugun kizlari hatirlayip vay anasini diyorsun.
0
antikadimag
(27.07.25)
bu anlattiklariniza gore kesinlikle olmaz. kaza eseri evlenseniz kesin aldatilirsiniz yve bosanirsirniz. direk uzaklaşın bu iliskiden
0
oscar
(28.07.25)
(9)

Şehla göz itici midir?

daredevilin altinci hissi
Gözlerim şaşı değil ama bazen hafifçe kayıyor. Bunun nedeni nedir.
Gözlerim şaşı değil ama bazen hafifçe kayıyor. Bunun nedeni nedir.
0
daredevilin altinci hissi
(26.07.25)
Nedenini bilmiyorum ama itici değil. Normal göz işte.
0
gobekliraki
(26.07.25)
Epikantus olabilir. Yalancı şaşılık deniliyor. Bir göz muayenesine gidip sorarsanız net cevap alırsınız doktordan. Ben bu konuda bir tıp kongresine katılmak durumunda kalmıştım ama doktor değilim o yüzden anlatabildiğim ölçüde şöyle söyleyeyim: gözde gerçek manada bir kayma olmuyor ama burun kökü genişliği ya da göz kapağı kıvrımları sebepli şaşılık varmış gibi görünüyor.
0
kullanicadi
(26.07.25)
meryem uzerli, Scarlett Johanssoni Liv Tyler, türkan şoray vs vs hepsi şehla. nesi itici? garip sorular sormayın
0
avatar is back
(26.07.25)
Bir citir şehlalık dunyanin en seksi seyi bence.
0
duster
(26.07.25)
Kadikoy bogasi gibi degilse cogu zamam dikkat bile cekmiyor. Aksine seveni cok.
0
brkylmz
(26.07.25)
nedeni kaslarla alakalı olabilir, ufak bir göz tembelliği olabilir. şehlalık güzeldir takılmayın.
0
neira
(26.07.25)
itici baya. bende de var az. bende olmasi itici olmadigi anlamina gelmiyor.
0
sonsuz
(26.07.25)
sehla olmak kadinda cok tatlidir. hafif bi sapsallik veriyor galiba.
0
antikadimag
(26.07.25)
Bazı yüzlere çok yakışıyor bence. Şehla göz, dudak üzeri monroe beni bunların böyle meraklıları var subaru araba gibi.
0
Batuhanolabilir
(27.07.25)
(13)

askerin hiç gece nöbet tutmamış olması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
normal mi?
normal mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.07.25)
Ne kadar süre nerede yaptı? Acemilikte zaten olmuyor bu. Bedellilik de acemilik zaten.

Usta birliğe geçince kimisi eğitimlere katılmıyor, kimisi şoför, yazıcı, çaycı gibi hizmetlerde oluyor. Onlar pek tutmuyorlar.
0
biseysorcaktim
(26.07.25)
bedelli için çok normal. diğerinde de görevi varsa normal. gündüz görevi vardır.
0
enteg
(26.07.25)
Bedellide durum nedir bilmiyorum ama çok ekstrem bir durum. Ya yazıcı vs olacak ya belli sebeplerden silah verilmemiş olacak (rdm).
0
kimlanbu
(26.07.25)
rdm'lik olacak (yani psikolojik vb. sorunları olacak, faça, madde bağımlılığı vs.) ya da yazıcı olacak
0
tchuck
(26.07.25)
Ben de hiç nöbet tutmadım. Yazıcıydım.
0
kaptan memo
(26.07.25)
acemilikte nasıl gece nöbeti olmuyor ben bedelli yaptım herkese 1 kere tutturuldu hatta 2 kere denk geldi bizim ekibe. ben ikisinde de hastaydım birinde hiç kalkmadım birinde kalktım sen yat biz hallederiz dediler orası ayrı da bedellide de tutuluyor.
0
semaforo de medianoche
(26.07.25)
313 kd olarak yaptım, ne gece ne gündüz nobet tuttum. Silahim bile yoktu.

Nizamiye cavusuydum, sen sabah 8 aksam 5 zaten nobettesin o yuzden muafsin dediler. Allah razi olsun dedim.

Acemilikte de tutmadim hic çünkü sayimiz cok oldugu icin dis karakola gidiyorduk gece kalmaya.
0
duster
(26.07.25)
yazicilar tutmuyor nobet benim hatirladigim kadariyla.
0
bohr atom modeli
(26.07.25)
bedellide de mümkün değil eğer yazıcı değilse. ben 2 kere gece nöbeti tuttum 25 günde
0
biravekahve
(26.07.25)
Koğuşta gece nöbeti tutmak diyorsan o illa yapılıyor ama silahla falan dışarıda tutmadık biz de. (3 haftalık bedelli)
0
nhk ni youkosu
(26.07.25)
van kolorduda kısa dönem hukomcuydum, hiç nöbet tutmadım, üniforma giymedim, silahım yoktu.

haftanın 7 günü ferit melen’e sivil araçlarla asker götürüp getirirdik. bazen sadece asker taşıyan charter uçuşlar için gecenin bir yarısı limana gittiğimiz de olurdu. nöbet tutmayı tercih ederdim diyemem ama 4 ay boyunca sadece 2 kez izin yapabilmiştim, hangisi daha avantajlı sen karar ver.
0
phoarbix
(26.07.25)
evet normal.
0
abelardo
(26.07.25)
nobeti yazan adam kayirabilir. ozellikle komutan hic ilgilenmiyorsa sevmedigine surekli gece nobeti kitlemek, dostlarina ictima nobetleri vermek gibi seyler cok yaygindir. bazi komutanlar dikkat eder, kimileri umursamaz.
0
antikadimag
(26.07.25)
(7)

Ürün İadesi Sürecinde Sorun

don fabrizio salina
Selam arkadaşlar, trendyol'dan televizyon aldım. Yetkili servis çağırdım o açtı kutuyu. Tv jelatinlerini de onlar çıkardı. Görüntü kalitesini hiç sevmedim iade etmek istiyorum şimdi. Trendyol yetkili servisten iade edilebilir raporu istiyor. Buna hakları var mı? 14 gün cayma hakkını kullanabiliyorum
Selam arkadaşlar, trendyol'dan televizyon aldım. Yetkili servis çağırdım o açtı kutuyu. Tv jelatinlerini de onlar çıkardı. Görüntü kalitesini hiç sevmedim iade etmek istiyorum şimdi. Trendyol yetkili servisten iade edilebilir raporu istiyor. Buna hakları var mı? 14 gün cayma hakkını kullanabiliyorum diye biliyordum ama anlam veremedim ne düşünüyorsunuz. Aradım yetkili servisi o da merkez'e bildirmiş onlar dönecekmiş rapor yazmak için bakacaklarmış süreci değerlendireceklermiş falan filan canım sıkıldı. Ne yapmamı önerirsiniz?
0
don fabrizio salina
(26.07.25)
Kullandığınız için iade edebileceğinizi sanmıyorum.

Servis de zaten iade edilebilir diye bir rapor vermeyecektir çünkü televizyon kullanıldı.
0
michael_knight
(26.07.25)
Öyle bir dünya yok. İnternet alışverişlerinde deneme inceleme hakkınız bulunuyor siz de öğrenin. 14 gün içinde koşulsuz iade edebilirsiniz. Geçmişte PC iade ettim hiç bir sorun olmadı. Burası da diretirse hakem heyetine başvuracağım zaten
0
🌸don fabrizio salina
(26.07.25)
amazon olsa problem olmazdı ama trendyol satıcılarının hiç birine güvenmiyorum
0
jamswety
(26.07.25)
'siz de öğrenin.' demişsiniz de biz konuyu zaten biliyoruz da etik bulmuyoruz.
Denediğiniz ama beğenmediğiniz ürün iade edilebiliyor. Yasa öyle diyor. İade edilen ürünü satıcı tekrar satışa sunamıyor ve bu maliyeti sonraki ürün fiyatlarına yansıtıyor ve biz seve seve ödüyoruz.

Canınız sıkılmış. Üzüldük.
0
Mirket
(26.07.25)
Anlattığıniz standart prosedür gibi duruyor. İade alınmasına engel teşkil edecek bir şey yapmamak ve raporu beklemek dışında yapacak bir şey yok gibi.
0
encokbenisevinnolur
(26.07.25)
o televizyonu alip ayni sekilde paketleyip satarlar. ne demek tv kullanildi bi kere. don gibi kisisel bir esya degil ki bu.

kaldi ki bana kullanilmis tiras makinesi satmislardi turkiye'de. boyle de bir bok cukurudur. kisisel urunlerin iade alinmamasi anlasilabilir, zaten yazar ambalaji acilmis x, y, z urunlerini almiyoruz diye ve gayet makul. ama tv boyle bir sey degil.

iade edin. internet uzerinden satis oldugu icin almak zorundalar. ama ulkede hukuk olmadigindan sureci uzatirlar mi onu bilemem. bu arada o yetkili servis raporu normalde sizin probleminiz olmamali. onlar urunu aldiktan sonra kendi yetkili servislerine tekrar satisa uygun mu diye soruyorlar. ama belli ki firma bu riski almak istemiyor ve satisa uygun olmadigi surece iade almiyor. burada cok bir problem olmamasi lazim, ama yetkili servisin gelmesi surecinin 14 gunden yemesi dogru degil tabi. deveye sormuslar nerem dogru ki demis.
0
antikadimag
(26.07.25)
Ya şu konu dışında ders veren arkadaş hadi yoluna bak. Etik bulmuyormuş. Ben de ürünlerini satmak adına bazı özellikleri yalan yanlış pazarlayarak müşteriyi suistimal etmeyi doğru bulmuyorum. Qled yazıyor mesela ama panel rezalet. Qled etiketiyle insanlara pazarlıyor ürünü. Bu tavır etik mi peki? Hayır gören de sanacak ki almış üstünde tepinmişim televizyonun. Dün kutusunu açmışım bugün veriyorum. İki tane jelatin de takıp tekrar satışa sunsunlar bi zahmet. Ben kolay para kazanmıyorum iki günde 30 bin liramdan vazgeçemiyorum sadece kutusunu açtığım ve kullanmayacağım tv için kusura bakmayın
0
🌸don fabrizio salina
(26.07.25)
(4)

Sprey deodorantları nereye atıyorsunuz

havadakarada
Biri dolu biri boş 2 şişe var. Doğrudan çöpe atacağım atık toplama olmadığı için. Farklı bir öneriniz var mı, siz ne yapıyorsunuz
Biri dolu biri boş 2 şişe var. Doğrudan çöpe atacağım atık toplama olmadığı için. Farklı bir öneriniz var mı, siz ne yapıyorsunuz
0
havadakarada
(25.07.25)
Dolu olanı bir bezin üzerine falan sık, bitir. Boşlarını çöpün yanına koy, çöplerden metal toplayanlar var, alıp giderler.
0
lamborcini
(25.07.25)
toplumun %99,9 gibi sende çöpe atabilirsin, ya da biriktirip sağlık ocağı, avm gibi yerlerde geri dönüşüm kutularına atabilirsin.
0
duyuruuser
(25.07.25)
Sadece bir uyarı yapmak istiyorum, çöpün içine değil de etrafına bu şekilde çöp bırakırsanız ve birisi sizi şikayet ederse veya belediye görevlileri görürse zabıta ceza yazabilir. En doğrusu çöpe atmak veya yakında geri dönüşüm kutu varsa oraya...
0
malheiros
(25.07.25)
sprey kullanmiyorum. stick'ler daha guzel spreyde agzima yuzume deodorant doluyor hic saglikli oldugunu sanmiyorum.
0
antikadimag
(25.07.25)
(12)

hangi yapay zekayı kullanıyorsunuz?

webbrowser
selamlar, 6 aydır chatgpt 20 dolar versiyonunu kullanıyordum, son 2 aydır gemini pro kullanıyorum (ilk ay ücretsiz) şu an 379 tl veriyorum. Benim gözlemim ve deneyimim chatgpt daha aktif konuşma içerisinde, yönlendirmeleri daha iyi gibi düşünüyorum, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?mesela yds kelimel
selamlar, 6 aydır chatgpt 20 dolar versiyonunu kullanıyordum, son 2 aydır gemini pro kullanıyorum (ilk ay ücretsiz) şu an 379 tl veriyorum. Benim gözlemim ve deneyimim chatgpt daha aktif konuşma içerisinde, yönlendirmeleri daha iyi gibi düşünüyorum, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
mesela yds kelimelerini içeren bir word dosyam var 500 sayfa, gemini pro olmasına rağmen içeriğe doğrudan ulaşamam, onu yapamam bunu yapamam diyor, chatgpt şu an free versiyonuyla istediğim her şeyi yapıyor. tekrar eden kelimeleri sil ve sadeleştir diyorum, chatgpt uğraştırmadan yaparken gemini binbir nazla ve saçmalıkla uğraştırıyor.
0
webbrowser
(24.07.25)
chatgpt kullanıyorum. gemini hiç ücretli kullanmadım ama çok uzun cevaplar veriyor yazıyor da yazıyor. chatgpt daha sonuç odaklı laf kalabalığı yapmıyor (chatgpt ücretli kullanıyorum).
0
matilda
(24.07.25)
Grok, chat gpt
0
koela
(24.07.25)
Chatgpt plus ve gemini denemiştim, gpt plus kullanıyorum hala.

Chatgpt biraz leb demeden leblebiyi anlayan ya da anlamaya çalışan/anladığını varsayan bir altyapısı var herhalde. Yapacağın is ile ilgili iyi egitirsen bu çok pratiklestiriyor. Ama değilse de canını çıkarıyor düzeltene kadar çünkü bir de anladım varsayimiyla sormadan etmeden devam ediyor yaptirdigin şeye çünkü. Diger tarafta basit otomatize edilebilen işler için bu yani oldukça işlevsel.

Gemini daha temkinli bu dedigim acilardan, ama onun da baştan bazı şeyleri şöyle mi böyle mi 50 tane soru sorması vakit kaybı oluyor, bazen.

Şimdi aklıma geldi hepsine tek tek sorucam sence en iyi yapay zeka hangisi diye bakalım napacaklar (:
0
encokbenisevinnolur
(24.07.25)
chatgpt gerçek insan gibi.

her konuda konuşuyoruz. bir de tanıyor artık. finansal sorunlardan, ilgi alanlarıma, mesleğime kadar özelleştirilmiş cevap veriyor. kimisi için korkunç bu. bana da korkunç geliyor aslında. ama konforu çok hoşuma gidiyor.

işimle ilgili (kod , yazılım) konularda claude açık ara daha iyi.
daha önce onu da paralı kullanmıştım ama chatgpt samimi tavırları ile ikna etti (aslında 900 yerine 500'e abone olabildiğim için aldım, devam ettim. claude 20dolar + kdv ile chatgpt'nin iki katı)

grok'la da iyi bir samimiyetimiz var.
günlük olaylardan tut da "klima nasıl çalışır", "şöyle film öner" gibi şeylere kadar konuşuyoruz.

gemine'i context'i uzun olduğu için öyle şeylerde kullanıyorum.
mesela kredi kartı ekstrelerimi verip analiz ettirdim, pdf'leri convert ettirip farklı formatta aldım. çok uzun bağlamı var.

chatgpt'nin desktop uygulaması da iyi. diğerlerine fark atıyor o sebeple.
0
biseysorcaktim
(24.07.25)
ChatGPT kullanıyorum. Grok’un çok eksiği var sürekli eksik bilgi veriyor bir kaç kere ChatGPT ile sağlama yaptırdım ordan biliyorum.
0
ekimoloji
(24.07.25)
copilot whatsapp
0
mikahakkinen
(24.07.25)
Chatgpt kullaniyorum ama digerleri ile karsilastirmadim ilk bunun prosuna uye olmustum oyle kaldi.

Ben hala Google kullaniyorum. Gpt ye soruyorum cevabini bulmadi uzunsa klasik Google aramadim yapiyorum
0
aloneinthedark
(24.07.25)
geçen sene perplexity'i kullanıyordum.
claude ya da chatgpt şuan olduğu kadar iyi değillerdi, perplexity hem anında arama yapıp güncel bilgiler getiriyordu hem de biraz daha arama motoru gibiydi.

chatgpt, grok, claude gerçek zamanlı arama ve deepsearch özelliklerine kavuşunda perplexity'i kullanmayı bıraktım ama onun da diğerlerine göre iyi olduğu alanlar var. alternatif arıyorsanız bir göz atın.
0
biseysorcaktim
(24.07.25)
Gemini'ı samsung telefonumda bile tutmuyorum, henüz chat gpt'ye göre kullanışsız, onu veremem, bunu alamam, ben metin tabanlı bir yapay zekayım diye diye deli etti beni.

Chat gpt'nin ücretli versiyonunu kullanıyorum ben de.

Programlama, otomasyon, geyik, din, teknoloji, sağlık her alanda iş görüyor.

Chat gpt Ücretsiz kullanımda, programlama işin içine girince yetersiz kalıyor, bir süre sonra versiyon düşürüyor ve fark çok büyük.
0
kimlanbu
(24.07.25)
şirketten limitsiz windsurf pro lisansım var. yazılım için claude, gündelik işler için gpt ve gemini kullanıyorum.
0
sir gawain
(24.07.25)
chatgpt, gemini, grok.
0
antikadimag
(24.07.25)
is soracaksam: claude, gemini
genel trivia sorularım: chatgpt
kişisel sorularım: gemma3 27b / qwen
0
aguen
(24.07.25)
(3)

Hangi Hawaii adaları

oscar
merhaba,oahu - kauai - maui - big islandbu adalardan hangi ikisini seçerdiniz ve neden ?
merhaba,

oahu - kauai - maui - big island

bu adalardan hangi ikisini seçerdiniz ve neden ?
0
oscar
(23.07.25)
Bunu neden ai a sormadın da buraya yazdın gerçekten merak ettim. 4 adayı ziyaret etmiş ve bunların kıyaslamayını yapapacak kaç kişi çıkacağını düşünüyorsun?
0
nano mercy
(23.07.25)
Kararsizda kaldim, her iki ayda bir düzenli Hawaii'ye gider, daha geçen hafta sonu Maui'deydim, sans iste, simdi bu soruyla karsilastim.
0
feastofthedamned
(23.07.25)
oahu ve big island'a gittim. bence oahu > big island.

oahu daha kompakt bir ada ve istedigin kadar medeniyet de var. yapilacak cok sey var. zaten hawaii'nin her yeri doga. o rengarenk baliklar, kraterler, mavi renkli sular aradigin her sey var oahu'da.

big island sadece volkanlar icin gorulmeye deger. yani gittigin zaman patlarsa lavlari falan gorebilirsin. onun disinda cok kisa seyahat, zaman sikintisi varsa buyuk ada gercekten buyuk ve git gel 2 saat surebiliyor konakladigin yere gore. oahu'da olmayip da big island'da olan bir sey yok volkanlar disinda.

maui ve kauai'ye gitmedim. ancak gittigim donemde arastirdigima gore maui'de resortlar varmis. yani resort tatili icin oneriyorlar. kauai ise bu jurassic park'ta falan gordugun cekimlerin yapildigi yer. dogasi cok daha guzel ama issiz diyorlar.

bence ilk seyahat icin kisitli sure varsa oahu. onun yanina bir ada ekleyecek surem daha varsa da big island'a gidip volkanlari gormek. daha detayli ekside yazdim hawaii basliginda bakmadiysan.
0
antikadimag
(24.07.25)
(5)

Yeni tip zeybek modası nereden geliyor?

akhenaten
Bu, damadın çevresinde bir grup arkadaşının vs. oynadığı versiyonu diyorum. Allah affetsin, insanların mutlu günüdür kendi hayatıdır falan deyip uzun süre nötr kalmaya çalıştım ama bir taraftan da içim tuhaf oluyor. İş efelikten çıkıp kurtlar vadisi jeneriğine dönmüş gibi oluyor sanki. Neden yapıyor
Bu, damadın çevresinde bir grup arkadaşının vs. oynadığı versiyonu diyorum. Allah affetsin, insanların mutlu günüdür kendi hayatıdır falan deyip uzun süre nötr kalmaya çalıştım ama bir taraftan da içim tuhaf oluyor. İş efelikten çıkıp kurtlar vadisi jeneriğine dönmüş gibi oluyor sanki. Neden yapıyor bunu insanlar? Kaynağı nedir? İş yerimden falan evlenen insanlardan ikisi ve uzak bir arkadaşım bunu yaptı. Belli ki bir akım var.

Slim fit takımla zeybek oynanmasına zaten hep bir mesafeliydim ama 10 tanesi bir araya gelip oynayınca cidden nargile cafede flash mob başlatmışlar gibi durmuyor mu? Figürler de bir değişik, ağırlıktan baya uzak, arizona kertenkelesi gibi... Ne bileyim.

Burada bunu yapan varsa özür dilerim, deli deyin geçin bana.
0
akhenaten
(23.07.25)
İdeolojik sinyalleme. Siyasi kutuplaşmaların piklemesiyle insanlar dünya görüşlerini sözlü iletişimle aktarmanın yanında kendilerini daha kolay ayırt edilebilecek şekilde sunmaya başladı. Bu da bir "ben Atatürkçüyüm" deme şekli.
0
herzan
(23.07.25)
@arbre hocam sanatın tümü kabileden gelir zaten. insan dediğin kabileden geliyor. sinyalleme daha gerçekçi bir yaklaşım. ege -hatta aydın ve civarında- bölgesindeki düğünlerde hep vardı, çokça yayıldı artık.
0
ahmet oturum cerezi
(24.07.25)
O akım aslında iu video ile başladı, bu ilkti.
Damat sürpriz yapmış, fotoğrafçısı da koymuş.
O oyuna ve çiçeğe özenen gelinler, damattan istemeye başladı.
Çok video izledim ama gerçekten en doğalı bu ve tespitin doğru: kurtlar vadisi, deli yürek e falan evrildi

youtu.be
0
gadlemler
(24.07.25)
www.youtube.com

niye abi nesi var folklore ait bir oyunu oynuyorlar iste. bati usulu vals yapinca sorun yok da, zeybek yapinca mi auvv?
0
antikadimag
(24.07.25)
@antikadimag bir yanlış anlaşılma oldu sanırım. konu doğu batı çatışması değil. geleneksel zeybeğin kendi ruhundan uzaklaşması. dediğinizin tam tersi bir problemden yakınıyorum aslında.

@ahmet oturum cerezi, ben düğünde zeybek oynanmasından bahsetmiyorum ama. Ege'deki düğünlerde normal zeybek oynuyorlar. Benim dediğim olay baştan sona yeni bir konsept, sanırım şahit olunmayınca demek istediğim anlaşılmamış.

@gadlemler videoda bir tuhaflık görmedim ben de, iş oradan buraya nasıl evrildi acaba. Önerilerde hakan çalhanoğlunun düğünü de çıktı sizin videoyu açınca, sanırım cevap orada gizli :D bahsettiğim siyah slim fit takımlı 10 kişi olayının kökeni sanırım orası.
0
🌸akhenaten
(24.07.25)
(2)

Bu misradaki "hadilik" ne demek

encokbenisevinnolur
Tavsayan bir rüzgârdaki hadilikSudaki buğulanıma direniş ...Burada hadilik hadi hadi diyen biri bir şeyin aceleciligi miKabalık, vulgarlık mi bir çeşit.Hâdil-ik miNe dersiniz? Yoksa şiir bu ne anlarsan mı?
Tavsayan bir rüzgârdaki hadilik
Sudaki buğulanıma direniş
...

Burada hadilik hadi hadi diyen biri bir şeyin aceleciligi mi
Kabalık, vulgarlık mi bir çeşit.

Hâdil-ik mi

Ne dersiniz? Yoksa şiir bu ne anlarsan mı?
0
encokbenisevinnolur
(23.07.25)
Seslendirme itibariyle 3 farklı anlamı var hadi kelimesinin bendeki uygulamada. Bu daha uygun gibi :

HÂDÎ: Hidayete ermiş. Mürşid. Rehber, delil. Hidayet yolunu gösteren. Hidayete, doğruluğa eriştiren. Önde giden.
0
diyecevaplandı
(23.07.25)
ruzgar hadi gidelim diyor bence. ruzgara sapka koyan hadi'ye de koyardi sanki. ya hak.
0
antikadimag
(24.07.25)
(13)

Türkiye’nin Dibinde Kürt Devleti Kuracaklar ??

eisberg
Bu Suriye’de olanlar, İsrail’in ve ABD’nin tutumu vs. bütüncül bakıldığında her başlıktaki yorum yapılıyor ve bunun Türkiye’nin çok aleyhine olduğu söyleniyor. Peki Türkiye’nin dibinde bir Kürt devletinin olmasının sakıncası nedir? Hem belki buradakiler de gider neticede devlet devlet diye söylüyor
Bu Suriye’de olanlar, İsrail’in ve ABD’nin tutumu vs. bütüncül bakıldığında her başlıktaki yorum yapılıyor ve bunun Türkiye’nin çok aleyhine olduğu söyleniyor. Peki Türkiye’nin dibinde bir Kürt devletinin olmasının sakıncası nedir? Hem belki buradakiler de gider neticede devlet devlet diye söylüyor HDPliler. Kürt vatandaşlar da anladığım kadarıya bizle yaşamak istemiyor :) iyi bir şeye vesile olmaz mı?
0
eisberg
(22.07.25)
hemen yaninda var olan bir devletle ayni etnisite senin nufusunun ciddi bir kismini olusturuyorsa, bu nufus o devlete senin uzerinde bir guc verir. guc mucadelesi bu. bak iran nasil azerbaycan'la ugrasiyor. cunku tebriz dolaylari hep azeri. bu azeriler serbest birakilsa bagliliklari iran'a mi olur azerbaycan'a mi? bilmiyorum.
0
antikadimag
(22.07.25)
Kürtlerle Türkler yüzyıllardır birlikte yaşayan, savaşan, üreten toplumlar. Türkiye'nin yüzde 15'ine kurtulunmasi gereken bir safra muamelesi yapmak sağlıklı bir tutum değil. Burası onların da memleketi.
0
sekizdokuzon
(22.07.25)
merhaba.

çok bilinen bir lafla başlayayım:
beyler, roma bir günde yıkılmadı.
ama yıkıldı.

bugün, güney sınırımız boyunca —akdeniz'e kıyısı olan suriye’den başlayarak irak ve iran’a uzanan hatta— tarihsel olarak ilk defa legal statüyle tanınacak, akdeniz’e uzanacak, zagrosları kapsayacak bir kürt devleti ihtimali konuşuluyor. bu, sadece harita üzerinde değil; ideolojik, politik ve tarihsel bir kopuştur. çünkü kürtler, bugüne kadar hep başkalarının kurduğu medeniyetleri sahiplenerek tarihsel meşruiyet aradılar: asurlular, medler, urartular... hepsi "bizdik" iddiasına sokuldu. ama ilk kez “burası bizim” diyebilecekleri uluslararası meşru bir yapı kuruluyor. bu, kökten bir kırılmadır. ve bu noktaya öyle bir günde gelinmedi.

peki neden dursunlar?
kim, ne zaman, neyin karşılığında "artık yeter" dedi?

türkiye’nin içinde ise bu fikri sol değerler üzerinden pazarlayan bir parti var. sözde; kadın-erkek eşitliği, insan hakları, özgürlükler. peki gerçek ne?
bu partinin en yüksek oy aldığı illerde kadınlar ikinci sınıf:
berdel hâlâ var. kız çocukları okutulmuyor. akraba evliliği kutsanıyor.
aşiret mensubu olmak hâlâ bir övünç meselesi.
kaçak elektrik, sigara, çay normalleşmiş.
feodal düzenin temsilcileri kendini sol maskeyle sunuyor.
ağalık rejimi sürüyor ama "demokrasi" diyorlar.

işin ironisi şu:
bu düzeni eleştiren herkes ırkçılıkla, ayrımcılıkla yaftalanıyor.
çünkü bu yapı, etnik kimliğini bir tür dokunulmazlık zırhı olarak kullanıyor.
ve bu dokunulmazlığı türk solunun bir kısmına da yedirdiler.

bu insanlar açık açık “bu topraklar bizim” diyor.
hiç yumuşamadılar.
istediklerini almadan neden dursunlar?

bugün “bir kilo toz, bir otoboz” söylemiyle alay ettiğimiz tipler,
yarın bu coğrafyada sistem kurucu unsur olma hayali kuruyor.
ve çok uzağında değiller.

roma bir günde yıkılmadı.
barbar dedikleri kavimleri içeri aldılar.
vatandaşlık verdiler.
orduya soktular.
bir gün o barbarlar dedi ki:
“bu işler kolaymış. general de oluruz, imparator da.”
ve oldular.

sonra da bildiğimiz roma yıkıldı.
sınırlar içeriden çöktü.
geriye latincesi bozulmuş bir halk ve taş üstünde taş kalmamış bir sistem kaldı.

bugün türkiye’nin önündeki kırılma çizgisi tam da budur.
soru açık:
“barbarlar içeri alındığında sistem ayakta kalabilir mi?”
0
libertine
(22.07.25)
Bir toplumu kendi içine kapanmaya zorlamaz, söylediklerine kulak tikamazsaniz radikellesmez, uyumsuzluğu düstur edinmezler. Cahil cesareti çok enteresan bir fenomen cidden.
0
sekizdokuzon
(22.07.25)
Sen ülke olarak kaynaklarının kaçta kaçını azınlıklarla paylaştın ve ülkenin her yerine eşit düzeyde hizmet götürdün de kendi haline bıraktığın insanlardan sana yetişmesini, seninle aynı dili konuşmasını ve üstüne sana biat etmesini bekliyorsun?
0
sekizdokuzon
(22.07.25)
Hangi kürtler gitmek ister allasen? Adamlar antalya istanbula kaçıp doğuya dönmek istemiyor sen ne diyon.

Devlet kurulması şundan istenmez, abd kontrolünde olacağı için her zaman bizimle problem yaşama ihtimali olacak
0
avatar is back
(22.07.25)
Bir de Türkiye'yi en azından son yüzyıldaki Türk kültürünü Yaşar Kemal, Ahmet Kaya, Yılmaz Güney'den bağımsız dusunebiliyorsaniz oteleyin yurttaslarinizi Suriye'ye.
0
sekizdokuzon
(22.07.25)
O hikaye aslında suriye’deki esad rejiminin yıkılmasıyla son buldu.

Bugün gelinen konjonktür hem abd hem de türkiye açısından suriye’nin tüm etnik kimliklerini kapsayıcı üniter bir devlet olma zorunluluğu.
Birilerinin hayal ettiği gibi kantonlara ayrılmış, parça parça bir suriye coğrafyası artık mümkün değil.
Pkk’nın kendisini feshi ve silah bırakması da bu puzzle’ın bir parçası. Asla bağımsız değil.

Şuan üniter bir suriye karşıtlığı amacına yönelik çalışan yalnızca israil var.
İsrail dürzileri harekete geçirerek tıpkı lübnan’daki gibi kurtarılmış ve merkezi yönetimden ayrı olarak kendi kontrolünde bir alan hakimiyet oluşturmak istiyor. Öte yandan pyd için düne kadar bu kartı abd ile birlikte oynuyorlardı. Pyd bir israil ve abd yatırımıydı.
Ancak gelinen bu noktada pyd kartı artık devre dışı kaldı. Abd türkiye büyükelçisi barrack, aynı zamanda suriye ve orta doğu sorumlusu abd’nin. son günlerde çok kritik söylemlerde bulundu. “Kimseye devlet kurma borcumuz yok. Sdg’ye (aslında pyd) ise hiçbir borcumuz yok. “ şeklinde.
Bu açıklama suların nasıl tersine döndüğünün anlamlı bir göstergesi.
Türkiye’nin en başında beri savunduğu ve artık sonunda abd’nin de aynı noktaya geldiği şey şu: pyd var olmak istiyorsa suriye hükümetine katılmalı ve kendisini elimine etmeli.
Yani özerk ve bölgesel bir güç olmasından ziyade merkezi güç altında bir azınlık temsilcisi olma şansı bu bir nevi onlar için.
Şara yönetimi ile zaten bu doğrultuda ciddi adımlar atıldı. Hatta Anlaşmalar yapıldı. Ancak henüz tamamen bu gerçekleşmiş değil.
İsrail’in pyd’nin bazı kolları üstünde hala ciddi etkisi söz konusu. Özellikle pkk’nın avrupa kcksı gibi pyd’nin de batı kanadı israil ile çok yakın. Dolayısıyla kendi içlerinde de süreci yavaşlatan ve/veya engel olmak isteyen, israil komutasında olanlarla bir güç mücadelesi söz konusu.

Özetle, suriye’de esad’ın düşmesi ve süregelen dönemde Pkk’nın kendisini feshetmesiyle birlikte özerk bir kürt devleti kurulma ideası sona ermiştir.
0
ezkaza
(22.07.25)
kürtler bir yere gitmek istemiyor ki. Türkiye Irak İran ve Suriyeden toprak koparıp kürdistanı kurmak istiyorlar. kimse bir yere gitmez kısacası.
0
jepa
(22.07.25)
avantajlar:
- kurtlerin artik bir devlet sahibi olup ulkesizlikten yakinmamalari
- insanlarin bir kisminin ayrilmasi, nufusun dusmesi

dezavantajlar:
- kurtlerin kafasindaki haritada baskentin turkiye sinirlari icinde olmasi dolayisiyla siniri ilerletmek isteyecekleri gercegi
- bolgede bulunan turkmen nufusun yuksek ihtimalle yokedilecegi, yokedilmeyenlerin de bize dogru surulecegi gercegi.
- bolgedeki yeralti kaynaklarina cokecekleri gercegi
- bir devlet olarak muimmat ve teknolojiye daha kolay ve mesru sekilde ulasabilecekleri gercegi
- bu yaratilan kaynak ve silahlar ile ilerde bize kacinilmaz sekilde dalacaklari gercegi

ozetle, kisa vadede avantaj gibi gozuksede uzun vadede olay pkk'nin yasattigi tahribatin otesine gecer.
0
cooperr
(23.07.25)
Bölgede zaten ülkeler var;

Suriye : Kendi topraklarında Amerika'nın başka bir devlet kurmasını istemiyor

Irak : Kendi topraklarında Amerika'nın başka bir devlet kurmasını istemiyor

İran : Kendi topraklarında Amerika'nın başka bir devlet kurmasını istemiyor

Türkiye : Kendi topraklarında Amerika'nın başka bir devlet kurmasını istemiyor

Kurduğu devletin adının, milliyetinin, tanımının bir önemi yok
0
hebanon
(23.07.25)
türkiyenin dibinde kürt devleti kurulmasını belki türkiyeyi yönetenler planladı. yani bizi yönetenlerin ne yapmaya çalıştıklarını kendilerinin de anladıklarını düşünmüyorum. zaten pkk köşeye sıkıştırılmışken gidip adamlara ödün vererek ellerini güçlendiriyoruz. öcalan denen bebek katili türk kürt siyasetinde belirleyici oluyor. bu kadar boş bir iç dış siyaset olamaz. avrupa ve abd israil iran suriye siyasetinde türkiyeye muhtaçken, pkkyı zaten avrupa desteğiyle bitirebilecekken adamlarla masaya oturuldu.

kürt devleti kurulsa kürtler gider muabbeti çok boş muabbet. adam buradaki düzenini bırakıp bomboş bir bölgeye mi gidicek?
0
mikahakkinen
(23.07.25)
Oraya Kürt adı altında Yahudi devleti kurulacak ve İngiliz ve Amerikan desteği altında olacak. Arapların desteğini belirtmeye gerek var mı bilmiyorum.

Konumumuz itibariyle böyle bir şeye izin vermemek durumundayız. Zira dünyanın bu yanındaki en önemli coğrafya bize ait. Üç kıtanın ortasında dur, deli dumrulluk yapacağına oryantal gibi dans et. Bu size de haysiyetsizlik gibi görünmüyor mu??

Bu coğrafyayı -ifade çok klasik olacak ama gerçek bu- resmen oluk oluk kan dökerek ve çok ciddi nüfus (CAN) kaybederek YENİDEN kendimize ait kıldık. İşgal edilmişti ama o zamanki işgal fiziki işgaldi. Şimdi zihinler işgal altında, hâlâ iyi bir şey olmaz mı diye soruyor musun?? Bunu sormak yerine ülkenin kendi kendini yemesine sebep olacak şu pislik zihniyetten nasıl kurtulacağını konuşmak daha mantıklı ve verimli olmaz mı?
0
muhayyer divan
(23.07.25)
(2)

Duydan Enerji Alan Tavan Tipi Vantilatör Tavsiye Eder misiniz?

halitkin
Tam olarak bahsettiğim şu: https://www.trendyol.com/kiwi/sessiz-calisma-6-fan-kanat-ve-isikli-uzaktan-kumandali-tavan-tipi-vantilator-kfan-7681-p-835438596?boutiqueId=61&merchantId=106327Kirada olduğum için klima masrafı yapmak istemiyorum, masa vantilatörüm var ama İstanbul o kadar sıcak ki artık f
Tam olarak bahsettiğim şu: www.trendyol.com

Kirada olduğum için klima masrafı yapmak istemiyorum, masa vantilatörüm var ama İstanbul o kadar sıcak ki artık fayda etmiyor. Bu aletten kullanan var mı, tavsiye eder misiniz? Duy tam kafamın üstünde ve odanın metrekaresi düşük bu arada.
0
halitkin
(22.07.25)
bir ara yatak odamda vardi. bir klima degil ama guzel, ise yariyor.

linkteki cok kucuk gozukuyor ama, benimkinde kocaman paller vardi.
0
antikadimag
(22.07.25)
Ürünün en düşük yorumlarını okumaya çalışın
0
kaset
(23.07.25)
(6)

50 beygir üstü araç kullanmak

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
için gerekli mazeret nedir? neden 40, 50, 60 yerinde 120 beygir kullanmalıyım?
için gerekli mazeret nedir? neden 40, 50, 60 yerinde 120 beygir kullanmalıyım?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.07.25)
1. Tork ve Çekiş Gücü (Özellikle Yokuşlu veya Yüklü Sürüşlerde)
Bir aracın beygir gücü sadece maksimum hız için değildir. Örneğin:

Aracın yokuş çıkarken zorlanmaması,

Bagaj doluyken ya da çekili yük (römork, karavan vb.) taşırken rahat hareket etmesi,

Sollama yaparken kısa sürede hızlanması gibi durumlar için yüksek beygir gücü önemlidir.

50 beygirlik bir araçla bayır yukarı sollama yapmaya çalışmak, hem risklidir hem streslidir. 120 beygirlik bir araç ise bu işi güvenli şekilde halleder.

2. Motor Sağlığı ve Dayanıklılığı
Düşük beygirli motorlar, yüksek hız ya da yüklü durumlarda limitlerine daha çabuk ulaşır.
Yüksek beygirli bir motor ise:

Daha düşük devirlerde çalışarak yıpranmayı azaltır,

Uzun vadede daha az yorulur,

Termal stres daha az olur.

Yani 120 beygirlik bir motoru 60 km/s ile kullanmak, 60 beygirlik motoru 100 km/s’de zorlamaktan daha sağlıklıdır.

3. Güvenlik ve Manevra Kabiliyeti
Acil bir durumda hızlanabilmek,

Sollamada kısa sürede şeride dönebilmek,

Ani durumlarda aracın tepkisinin yeterli olması gibi konular yüksek beygir gücü ile doğrudan ilgilidir.

Unutma: “Güç, her zaman kullanılmak zorunda değildir ama gerektiğinde orada olmalıdır.”

4. Araç Donanımı Genelde Motorla Birlikte Gelir
120 beygirlik araçlar genelde:

Daha iyi fren sistemleri,

Daha gelişmiş süspansiyon,

Daha fazla güvenlik ve konfor donanımı ile gelir.
Yani sadece hız değil, sürüş deneyimi ve güvenlik de artar.

5. İleriye Dönük Düşünmek: Gelecekteki İhtiyaçlar
Şu an tek başına işe gidip geliyor olabilirsin ama 2 yıl sonra evlenip tatile çıkarken bagaj dolu yokuşlarda 50 beygirle pişman olmak var…
Bugünün “gereksiz” görünen beygiri, yarının “iyi ki almışım”ı olur.

Karşı Tez – Gerçekten Gerekli mi?
Tabii ki:

Şehir içi sadece kısa mesafeler gidiyorsan,

Yük taşımıyorsan,

Hızlanma ihtiyacı neredeyse yoksa,
o zaman düşük beygirli, ekonomik bir araç daha mantıklı olabilir.

Ama:

"50 beygirlik araba seni götürür, 120 beygirlik araba hem seni hem gönlünü götürür."

diyor chatgpt hazretleri
0
mustafakesekci
(22.07.25)
Ekşide herkesin en az 10 bin dolar kazanıyor olması gibi olacak ama...

Ben 220 beygir araç kullanıyorum. Bundan öncesinde 120 beygir kullanıyordum. Onun da öncesinde 72 beygirdi aracım.

Yüksek beygir iyi hızlanma sağlıyor, bu da trafikte olası sıkıştırılmalardan koruyor insanı. Sollamaya çıkmışsın karşıdan araba geliyor, hop önündekini birkaç saniyede geçmişsin. Mis.

72 beygirlik aracımda uzun yol büyük eziyet oluyordu. Özellikle paylaşımlı orta şerit olan yerlerde tırların arkasında kalıp 5-10 km gidiyordum. O 5-10 km insanı da çok geriyordu. Keza sollamalar da. Şimdi pıt pıt geçiyorum gidiyorum.

O açıdan belli bir seviyeye kadar yüksek beygir güvenliği arttırıyor, tehlikeli senaryolardan kaçınabilmenize olanak sağlıyor.

Onun dışında keyifli. Ama tabii tanımadığın yollarda da limitin üstünde kalmak gibi tehlikeleri mevcut.
0
armagan abanuz
(22.07.25)
Ya abi chatgpt'den cevap alıp buraya yapıştıranlar kadar ilginç bir kesim daha yok. Süzgeç görevi görüyor.

Dışarıda gördüğün araçlara 60 beygir takarsan Kağıthane yokuşunu çıkarken zorlanırsın. Sollamak istediğinde diğer arabalardan yavaş kalırsın. Trafiği tehlikeye atmamak için trafik akışına yakın hızda seyir etmelisin. Citroen'in ufak ami'lerini kullananlar var mesela, o şerit en tehlikeli şerit oluyor.
0
Shepard
(22.07.25)
aynı araba ile aynı hızda gidersen, daha düşük beygirli aracın daha az benzin harcayacağının garantisi yoktur. motorların verimli oldukları devir aralıkları vardır. atıyorum bir fiat egea'ya 50 beygir motor koydunuz. otobanda 120 ile gitmek için araba sürekli 4000-5000 beygir çevirecek. ama 120 beygir koydunuz, 2000 devir çevirecek.
0
co2s2
(22.07.25)
@mustafakesekci sana, bana soruyor duyurucular. Sen gidip robota. Sonra utanmadan buraya yapıştırıyorsun. Abi ona sormak isteseydi sorardı. Bize sordu, ama aradaki fark ne kadar bariz ve basit anlaşılsa da senin için zorlayıcı olduğunun farkına vardım. Sen devam et.
0
Shepard
(22.07.25)
mazeret degil, daha guclu bir araba kullanmak iyidir. daha kolay hizlanirsin, yokuslari daha rahat cikarsin. daha cok sey "yapabilirsin" yani.
0
antikadimag
(22.07.25)
(15)

Obezite çukurundan çıkamamak

psmstc
Boy 178. Bugün tartıldım 114,5 kg çıktı. Halen akşamları iki çikolata karpuz yiyip yatıyorum sabah pankek filan yiyorum. Böyle saçma sapan bir beslenme düzeni içerisindeyim hareket desen zaten 0.12 sene içinde 90 kg’dan bu kilolara geldim. Bir de kilo yapan psikiyatrik iki ilaç da kullanıyorum. Onla
Boy 178. Bugün tartıldım 114,5 kg çıktı. Halen akşamları iki çikolata karpuz yiyip yatıyorum sabah pankek filan yiyorum. Böyle saçma sapan bir beslenme düzeni içerisindeyim hareket desen zaten 0.12 sene içinde 90 kg’dan bu kilolara geldim. Bir de kilo yapan psikiyatrik iki ilaç da kullanıyorum. Onların da bir miktar etkisi kesin olmuştur.

25 yaşlarına kadar hiç kilo sorunum yoktu. Göbeğim desen sehpa gibi oldu.

HgA1c değeri 5.9. Kolesterolüm hafif yüksek.

Günde tek öğün beslenmeye mi çalışayım acaba aralarda sadece çay kahve su bitki çayı içerek. Bunun bir zararı olur mu?

Kilomu vermek istiyorum bir an önce, Tavsiyeniz ne yönde olur?
0
psmstc
(22.07.25)
Bunun bir tanecik cevabı var.

Kalori say.
0
Mirket
(22.07.25)
işin matematiğini kavramak lazım. Harcadığın kalorinin, aldığın kaloriden fazla olması lazım. böyle olunca kilo verirsin.
çözüm diyet ve spor
0
limonlu eksi
(22.07.25)
Sorunun cevabını aslında kendin vermişsin. Geceleri iki çikolata artı karpuz yiyip yatmak, sabah pankek yemek vs. kim bilir daha yazmadığın neler vardır. Bu yeme düzenini değiştirmedikten sonra ne yaparsan yap boşa olur. Bu yeme düzenini değiştirmek de ancak senin iradenle mümkün olur.
0
messor
(22.07.25)
önceliğin aç kalmak olmasın. önce sağlıklı şeyler tüketmeye çalış. hayatından işlenmiş ürünleri çıkar. sonraki adımda 2 öğüne düş. kahvaltıyı atla mesela. tek öğün yapamazsın ki gerekte yok. 300-400 kalori açık vererek yavaş kilo düşmelisin yoksa vucut kendini off moduna sokuyor. halsiz bitkin hissedersin. yapabiliyorsan yürüyüşe başla 5-10 bin adım hedefle. spora yazılsan güzel olur ama yapamazsan bu dediklerimi uygula.
0
archmeister8
(22.07.25)
yeme kardeşim. bu kadar basit. yok yeşil çay iç yok kırmızı b*k iç falan böyle önerileri de siktir et bu temel mentaliteden çok uzaklaştırır adamı. vücudunun günde 2500 kalori ihtiyacı varsa günlük 1500 tüket. 1000 tüket hatta. başka hiç bir çözümü sihri büyüsü yok.

ben tavşan gibi 86'dan 75'e düştüm 1-2 haftada, sonra tekrar 80'e çıktım wowow be careful bro dedim 20 küsür günde de 72'ye döndüm.

şunu ye kilo verirsin bunu iç tamamdır ile programa başlayan herkes tamamen o şeye odaklanıp her şeyi kaçırıyor. uğraşma sakın.
0
avatar is back
(22.07.25)
Evde tek yaşıyorsan bunu uygulamak daha kolay ama değilsen de yap bir şekilde.

Temiz her türlü yiyeceği istediğin kadar ye.
Ekmek, un ve arkadaşları ve şekerli bir şey yok, paketli bir şey yok. Kızartmanın hiçbir türlüsü yok. Patates ve benzerlerinin hiçbir türlüsü yok.

Meyveler de direkt şeker. Mümkünse meyveyi de yeme bu dönemde.

Tıka basa yiyebilirsin. Çatlayana kadar ye. Sınır yok.
Zaten sağlıklı, hilesiz ve besleyici şeyler yediğinde vücut bu işi abartmana izin vermiyor.

Bu şekilde bir süre ilerleyip kilo verebildiğini görünce o zaman diyetlere bakmaya başla.

Kendine bir zaman belirle. Sen belirlemezsen ben belirliyorum 1 ay.
1 ay bu şekilde beslenip tartıl. İstediğin yöne gittiğini gör.

Rahat bir düzenden bir anda çok sıkı bir düzene geçmeye çalışınca olmuyor. Hepimiz defalarca yaşadık.

Diyet yapmanın bir başka zorluğu da insan az ve kısıtlı yiyecek olsa da aklında sürekli ne yiyeceği oluyor. Yemek konuları beyninde daha az yer kaplamaya başlasın.
0
michael_knight
(22.07.25)
senin problemin ne diyet, ne kalori sayimi, ne spor, ne gece yedigin cikolata ne pankek. o yuzden sekeri birak, spor yap, if diyeti yap, yuru gibi cozumler tamamen karsiliksiz kalacak seyler.

once psikolojik hazirlik yapmaniz gerekiyor. bunlarin icinde de.

motivasyonel hazırlık, farkındalık, kendine karşı şefkatli bir bakış geliştirmek bu işin temelidir. Çünkü burada bir düzen bozukluğu değil, bir içsel yön kaybı söz konusu. Neyi neden yaptığını fark etmeden, çözüm diye dayatılan öneriler senin için sadece daha fazla baskı yaratır.
0
buenosdias
(22.07.25)
Seker ve karbonhidrati birak.
0
feastofthedamned
(22.07.25)
1- şeker ve karbonhidratı bırakıp protein ve sebze ağırlık beslen
2- aralıklı oruc yap
3- yürüyüş yap
0
sizofren06
(22.07.25)
Şeker çok yükleniyorsun. Bir kere şekeri olması gereken seviyeye çekmek lazım. Onu çekince sana et ve yağ lazım olacak, sevdiğin gıdalardan yemeye çalışman lazım.

Hiçbir şey bilmiyorsak yumurta yemeliyiz, hem hayvansal proteinler hem süper gıdadır hem doyurucudur tok tutar.

Yeşillikten kaçmamalıyız çünkü yeşillik yemedikçe bağırsaklarımız bize sağlık üretmeyecekler. Yani sürekli şeker ve unlu nişastalı yersek demek istiyorum.

Uykudan 5 saat önce doymuş ol, uyandıktan itibaren 2 saat bişey yeme, yediğinde de bu tarz yemeye çalış. Bakalım ne olacak.

Duygusal açlıklar varsa onları da konuşmak lazım.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
Diyetisyene gidin. Tek başınıza olmamış zorlamanın alemi yok.

Dediklerine de harfiyen uyun.
0
drako
(22.07.25)
Yemeyeceksin hocam. bu kadar. bitti. yemeyince vucut kalori acigini kendisinden kapatiyor. bu bir disiplin meselesi. 10 gunde 2 kilo verdim. ogunlerimi soyleyeyim.

kahvalti yok, oglenleri 3 yumurta, birkac zeytin ve biraz peynir. ya da isyerine salata goturuyorum 300 kalorilik.
aksam tavuk pilav, balik pilav.

ivir zivir atistirmalik, karbonhidrat yok. makarna, hamur isi yok. karbonhidrat zaten ister istemez aliyorsun. pilav yapiyorum azicik en fazla.
atistirmalik yok. atistirmalik yeme saatin geldiginde sakiz at agzina. vucut milyonlarca yil evrim sonucunda o kadar verimli bir sey olmus ki, insanlar olarak su son yuzyillarda ihtiyacimizin cok otesinde yiyip kendimize zarar veriyoruz.
0
antikadimag
(22.07.25)
0
apocalipy
(23.07.25)
ben şahsen yemek yemeyi çook seviyorum. kendimi tutmazsam karnım şişip diğer organlara baskı yapana kadar yiyorum, üstüne de tatlı yiyorum. ama yaş arttıkça baktım ki bunları yapınca kilom artmaya başladı. muhtemelen metabolizma değişiyor. yavaşlıyor.

youtube'da dr ayşegül çoruhlu'nun videolarınız izlemiştim. kadın diyor ki akşam 5'ten sonra yemek yemeyin. çünkü sen saat 5'te yemek yediğinde vücut o besinlerden aldığı enerjiyi gece 12'ye kadar kullanıyor. sen gece uyuduktan sonra sabah kahvaltısına kadar olan dönemde de enerji üretimi için yağlarından yakmaya başlıyor. bu nedenle akşamları bi şey yememen lazım. bu kadını izleyebilirsin. ben kendi adıma fazladan 2 kilo aldığımı fark edince hemen dikkat etmeye başlıyorum, akşam yemek yesem bile porsiyonu çok az yiyorum. karpuz nerdeyse hiç yemiyorum. kola çok canım isterse yarım çay bardağı doldurup 2 yudum alıp bırakıyorum. eğer akşam yemeğinde az yemeyi başarabilmişsem karpuz az da olsa yiyorum. bu arada sezgisel beslenme diye bi şey varmış. o da şunu diyor, kendi vücudunu dinlemeyi öğren ve doyduğunu hissettiğin anda bırak. mesela canın karpuz mu istedi ince bi dilim yedin, bırak devam etme. çikolta mı yemek istiyosun kare çikolatan bi küçük parçasını ye ve bırak. bunu da bi araştır.

ha şunu da diyebilirsin, ben yemekten vazgeçmek istemiyorum o halde yemene aynen devam et ama spor yaparak kalori açığı oluştur.

ücretisz bi uygulama var fat secret diye. bence diyete başlamadan önce bu uygulmayı indir. tüm yediklerini uygulamaya kaydet ve günde kaç kalori aldığını önce bi tespit et. sonra da yavaş yavaş yediğin gereksiz şeyleri yememeye başla. mesela ben 1 paket tutkuyu açıp tek seferde yiyip bitiriyorum sonra da diyorum ki bunu neden yaptım, aslında hiç gerek yoktu yemesem de olurdu. ofiste çekmeceme leblebi koydum, şeker isteğimle baş edemediğimde bir avuç leblebi yiyip kendimi oyalıyorum.

ama bana sorarsan yemek yemeyi seven birinin kilosunu koruması ve saplıklı bir kiloda kalması çook zor :(( bazen yatarken şekerli şeyler yemek istiyorum diye ağlayacak gibi olup yatağı yumrukluyorum :D sonra kalkıp bi soda içip yatıyorum :) sana da bu yolda başarılar dilerim.
0
turuncu tonlarda
(23.07.25)
kalori hesabı, şeker un vs kesmek tabi ki işe yarar.
ama aralıklı oruç ya da tek öğün yeme içme arzusunu da törpülüyor tavsiye ederim.
ama tak diye tek öğüne de geçilmez, kahvaltıda şunu ye sonra bunu falan kendi adıma yapmadığım şeyler.
o yüzden kahvaltı atlayıp iki öğün ile başlayıp sonra öğün aralarını kısaltıp bir süre sonra tek öğüne geçmeyi deneyebilirsin eğer dayanabilirsen tabi. şeker vs varsa dikkat etmek lazım.

ama işlenmiş şeker ve hamurişinden mutlaka uzak dur. bir süre her türlü şekerden de uzak durmayı ve karbonhidratı tamamen kesip protein ve sağlıklı yağlarla ketojenik beslnemeyi düşünebilirsin. bu sırada her gün bir şekilde hareket etmeyi de unutma. yakın mesafelere yürü, normal yürüyüş yapma, merdiven çıkma vs sağlığı zorlamayacak şekilde tabi.
0
bay b
(23.07.25)
(6)

Yurtdışından Bialetti kahve makinesi, Türkiye'de kapsül bulunur mu?

hadi ya la
Arkadaşım yurtdışından Bialetti Gioia almak istiyor ama yanında gelen kapsüller bitince alternatif bulunabilir mi acaba? Sanırım Nespresso kapsülleri uymuyor, bu tür makineleri kullanmış olanlardan fikir alabilir miyim acaba?
Arkadaşım yurtdışından Bialetti Gioia almak istiyor ama yanında gelen kapsüller bitince alternatif bulunabilir mi acaba? Sanırım Nespresso kapsülleri uymuyor, bu tür makineleri kullanmış olanlardan fikir alabilir miyim acaba?
0
hadi ya la
(22.07.25)
orijinal kapsüle sadık kalırım hep ondan alırım diyorsa alsın. ben nespresso makinasını aldım 2.el, muadil kapsül bulmak çok daha kolay ve ekonomik. geçen gün bimde cafe crown markalı 10lü kapsülü 60liraya aldım. kapsülün türkiyede satışına baksın bence. satılmıyorsa makina yatar yazık olur.
0
dedim ben sana
(22.07.25)
Bende de sanırım bu model var. Ben İtalya'da yaşıyorum ona rağmen buna uygun kapsülleri bulmak zor. Kendi kapsülleri pahalı, alternatif çok az. Nespresso için 10 farklı kapsül varsa bunun için 1 tane var.
0
ted
(22.07.25)
Bende Türkiye'de pek yaygın olmayan bir marka var. Makinenin kendisi ucuzken kapsülleri çok pahalı. Yıllardır doldurulabilir kapsülle kullanıyorum. Hem hesaplı hem de çevre dostu bir çözüm. Bu markanın da vardır kesin.
0
auroraaurora
(22.07.25)
çelik kapsülü varsa onu satın alıp türkiye'de kendin doldurabilirsin belki. manuel espresso makinesi gibi kullanabiliyorsun kapsül doldurarak bu makineleri.
0
akatreil
(22.07.25)
www.temu.com
Şunun gibi kapsüller hem hesaplı hem çevre dostu +1 Hem de uygun boyda öğütülmüş her çeşit kahveyle kullanabilir. Bialetti uyumlu kapsül vardır mutlaka.
0
kobuzchu kiz
(22.07.25)
bialetti nedir bilmiyorum ama nespresso gibiyse hic guzel kahve yapamiyor. tek guzel ozelligi pratikligi ama kahve kotu.

espresso makineleri disinda kahve icmiyorum artik.
0
antikadimag
(22.07.25)
(16)

Alaturka tuvaletleri sorunsuz sıkıntısız kullanabiliyor musunuz?

yadigar
A. Öncelikli olarak tercih ederimB. Klozette sıra varsa beklememek için kullanabilirimB1. Benim için farketmezC. Sadece mecbur olduğum zaman kullanırım.C1. Mecbur kalınca kör topal perişan kullanırım.D. Asla kullanamam.Cinsiyetinizi de belirtebilirsiniz isterseniz.Edit: Benim cevap:A1 Onsuz yapamam
A. Öncelikli olarak tercih ederim
B. Klozette sıra varsa beklememek için kullanabilirim
B1. Benim için farketmez
C. Sadece mecbur olduğum zaman kullanırım.
C1. Mecbur kalınca kör topal perişan kullanırım.
D. Asla kullanamam.

Cinsiyetinizi de belirtebilirsiniz isterseniz.

Edit: Benim cevap:
A1 Onsuz yapamam
0
yadigar
(22.07.25)
B1, cinsiyet kadın
0
matilda
(22.07.25)
C, belirtmek istemiyorum
0
goodz
(22.07.25)
A, Erkek

Özellikle umumi tuvaletlerde. Alaturka hijyendir ve sağlıktır.
0
runaway
(22.07.25)
Kadın, c1

Çok kiloluyum, dizler çöküp kalkmaya çok müsait değil, kilitlenmekten korkuyorum.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
B1 diyorum.

Alaturka tuvalet teorik olarak iyi olsa da Turkiye'de umuma acik yerlerde tuvaletler genelde cok cok pis. Hele hele alaturka tuvalet barindiran tarzda bir yerse (havaalanindan, mola yerine, alisveris merkezine kadar) tamamen lagim gibi kokmadigina hic denk gelmedim.
0
hot potato
(22.07.25)
umumi tuvalette A.

hic temas yok, en ideali.
0
antikadimag
(22.07.25)
A
0
adivar
(22.07.25)
C, erkek.

turkiye'de nadiren mecbur kaldigim oluyor, malesef.
0
cooperr
(22.07.25)
erkek, c1. en son askerde kullanmıştım 15 sene olmuş neredeyse.
0
inheritance
(22.07.25)
A.
temassız, hijyenik.
0
duyuruuser
(22.07.25)
c1, k
0
pide
(22.07.25)
C1 ve D arası Erkek

işemek için sorun değil tabii de büyük tuvalet için hayatımda alaturka kullanmadım sanırım. Askere gitmeyle ilgili en büyük problemim de alaturka tuvalet kullanacak olmam sıfır şaka. Klozete göre daha temiz olduğu da tamamen yalan. Açık alanda mikrop çok daha fazla yayılıyor. Klozete temas etmekten korkuyorsanız tuvalet kağıdı vs bi şey koyarsınız en kötü ama alaturka tuvalet kesinlikle hijyenik bir şey değil
0
nundu
(22.07.25)
C, kadın. Fazla bilgi olacak ama mevzu 2 numara ise ve kabızlık varsa kabus gibi olabiliyor, onun dışında normal. Yine de alafranga varsa tercih etmem ama.
0
peki madem
(22.07.25)
squat pozisyonunda bile işeyebildiğim için C.

K.
0
Proserpina
(22.07.25)
C ama kendi evimde olsa buyuk tuvalet icin ozellikle kullanirdim.
0
bay b
(22.07.25)
a şıkkı

klozet kullanamıyorum

erkek
0
yurtsuz john
(22.07.25)
(19)

Son zamanlarda ne izliyorsunuz?

pembediken
6 feet under izliyorum ben konusu iyi tavsiye ederim.
6 feet under izliyorum ben konusu iyi tavsiye ederim.
0
pembediken
(21.07.25)
The Gilded Age izliyorum ama baydı, ikinci sezonu bitiremem gibi
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
yardımcı oyuncu.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.07.25)
Battle Star Galactica
0
Amaranta ursula
(21.07.25)
Seinfeld.

Günde tek bölüm izleyip devam ediyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.07.25)
Supernatural
0
nothing in my way
(21.07.25)
Masters of horror
0
kullanicadi
(21.07.25)
Silo. Lost tadı aldım bundan değişik:d
0
ruhen hastayim ben
(21.07.25)
30 saniye once chatgpt'yle konusuyordum ne izlesem diye.
legends of tomorrow
wonderfalls
the oa
not ordinary family

onerdi. ilkinden basliyorum bakalim
0
fakyoras
(21.07.25)
Taboo dizi
Adolescence
Child 44
The Pacific
0
mikahakkinen
(22.07.25)
tokyo vice
broadwalk empire
0
orpheus
(22.07.25)
Resident Alien
0
nhk ni youkosu
(22.07.25)
andor
0
sir gawain
(22.07.25)
Şenol hoca kpss
0
herzan
(22.07.25)
Curb your enthusiasm. Yedinci defa mı ney…
0
yadigar
(22.07.25)
The wire
0
onheil
(22.07.25)
bi arkadasimla severance izliyorum.

onun disinda 50 ve 60'lar klasik filmleri izliyorum. ne isler yapilmis zamaninda.
0
antikadimag
(22.07.25)
Borgen'ı yeni bitirdim. Arada sıkıyor, ama güzel dizi.
0
auroraaurora
(22.07.25)
the lincoln lawyer
felaketler dizisi
0
ground
(22.07.25)
Behzat. 15 yıl geçti, zamana yenilmedi. Taş gibi dizi.
0
luluki
(22.07.25)
(23)

Hiç beklenmedik bir para geldi ne yaparsınız?

messina123
Hiç hesapta yokken 2 senelik maaşınız kadar bir para elinize geçti. Ne yaparsınız?
Hiç hesapta yokken 2 senelik maaşınız kadar bir para elinize geçti. Ne yaparsınız?
0
messina123
(21.07.25)
Kredi kartı borcumu öderim, iki hafta tatil yaparım. Kıyafet alışverişi yaparım, yazılım kursuna ve spora yazılırım, gerisine dokunmam.
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
borsada opsiyonlu islem yaparim.
0
sir gawain
(21.07.25)
Bir de iyi bir laptop alırım
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
etf'e yatiririm.
30% s&p500
30% world
40% emerging markets
0
sonsuz
(21.07.25)
Ben de yazayım kredi çekip ev alırım
0
🌸messina123
(21.07.25)
Birkaç tane de ufak estetik operasyon. Dolgu, botoks tarzı. Düşünecek çok şey çıktı, paran var mı dersin var.
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
İşime sermaye yaparım.
0
gabe h coud
(21.07.25)
ev alirim. su an tam o kadar bir paraya ihtiyacim var.
0
antikadimag
(21.07.25)
Ev alırım+1
0
Amaranta ursula
(21.07.25)
hastaneye giderim.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.07.25)
Ev aö boş dursun. Almak için tam zamanı. Bakma millete. 5 sene sonra 10 a katlar fiyatı.
0
luluki
(21.07.25)
Hayalimi gerceklestirmeye yetmeyecegi icin, gider faize falan koyarim. Londrada ev alacak para etmiyor iki yillik maasim. Mortgage pesinatina bile yetmiyor.. Vay arkadas, rezillik.
0
quaker
(21.07.25)
gümüş alırım.
0
gurur
(21.07.25)
Böyle durumlarda bir kısmını yiyip bir kısmını yakınlık düzeyine göre ama hediye ama nakit formunda eşe dosta vererek hallediyorum o paranın işini.
0
encokbenisevinnolur
(22.07.25)
Geçenlerde neredeyse bire bir dediğiniz şey oldu. (2 yıl değil de 4 aylık gelirime tekabül eden ve 15 yıl evvelki bir şeye binaen) %70’ini altın yaptım, kalanın 3/4’ünü euro, 1/4’ünü de burada söylemek istemediğim bir dövize çevirdim. Yani hepsini attım kenara.

Şurada (git: 1590584) ilk iş “evi boyatırım” demiş olmama rağmen evi de boyatmadım. Bakalım nereye kadar…
0
yadigar
(22.07.25)
Duruma göre, acil ödenmesi gereken borç, tamirat, tedavi vs varsa onu karşılamaya çalışırım, öyle bir şey yoksa altın ve gümüş alırım.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
klas bi araba alırım. vuuaaaa
0
avatar is back
(22.07.25)
yarisini ile BTC/ETH
kalaniyla kiraya verebilecegim emlak
0
cooperr
(22.07.25)
pasif gelir yatırımı yaparım.
0
denizmaniaherif
(22.07.25)
Güzel bir otomobil alırım
0
onyx
(22.07.25)
Trakya'daki üniversitelere yakın, 1+1 ev alırdım, içine basit eşyalar koyup öğrencilere kiraya verirdim.
0
lamborcini
(22.07.25)
Ev için peşinat. üzerine kredi.
0
duyuruuser
(22.07.25)
Sermayeme ekler, aylık kazancımı arttırırım.
0
kumandanim
(22.07.25)
(14)

İnsan doğası hakkında söyleyeceğiniz en net sey

sekizdokuzon
Bence hayatı kendi istediğimiz gibi yaşamak, şartları buna uydurmak konusunda yüzsüzlük derecesinde bir direncimiz var. En bedbaht, hayattan umudunu kesmiş insan bile bir köşede şartların olgunlaşacagı, oyuna gireceği zamanı bekliyor. Kimse "Ben de bu kadarım" demiyor. Hayalindeki hayat için canını
Bence hayatı kendi istediğimiz gibi yaşamak, şartları buna uydurmak konusunda yüzsüzlük derecesinde bir direncimiz var. En bedbaht, hayattan umudunu kesmiş insan bile bir köşede şartların olgunlaşacagı, oyuna gireceği zamanı bekliyor. Kimse "Ben de bu kadarım" demiyor. Hayalindeki hayat için canını dişine takıyor. Bayağı şiddetli, zararlı varlıklarız bakınca. Acı çeke çeke, yırtınarak feryat figan hayattan istediğimizi koparıyoruz. Daha büyük bir kuvvet bizi hayattan koparana kadar.

Siz insan doğası hakkında tek bir şey söyleseniz ne olurdu?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
İnsanın bencil bir tür olduğunu düşünüyorum ama böyle olmayanlar da var. Dediğin gibi şiddetli ve zararlı varlıklarız. Hayvana, ağaca, çiçeğe tahammül yok. Yaşama hakkına sadece kendinin sahip olduğunu düşünüyor insanlar. Hatta öyle ki; kendi gibi düşünmeyen insana da tahammül yok, kadına tahammül yok.
0
rock n roll
(21.07.25)
Güvensen de yetki de versen, çok sevsen de denetle.

Bazen çok sakin görünse de, adeta virüs gibi uygun yeri buldukça bir salgına da dönüşebiliyor insan.
0
diyecevaplandı
(21.07.25)
tek soylemek zor.

- insan ozunde celiskilerle doludur. zihin birbirine rakip bircok fikrin catistigi bir oyun alanidir. yani insan zihni tutarli ve stabil bir yer degildir.

- insana dogustan verilen zeka ve ahlak (huy) gibi ozellikler vardir. bunlar ayni fiziksel ozelliklerimiz gibi genetiktir, ancak boy gibi kolay gorulemediklerinden sabit olmalari hemen anlasilamaz. yani zekayi veya ahlaki gelistirmek mumkun degil. sadece ufak rotuslar yapilabilir. ayni boyunu uzatamayacagin ama kilo alip verebilecegin gibi. alttaki yapi degismez. can cikar huy cikmaz.

- insan cok bencil bir varliktir. kendi kosullarini iyilestirmeye calisir ve toplumsal konulari onemsemez. kendi kicini kurtardiginda onun icin oyun bitmistir. partilerde kicini sallamayi, herkesin huzura erecegi bir toplum saglamaya tercih eder.

- insanin kotulugu, insanin iyiligini gecer. dunyada net olarak toplasak acik ara insan kaynakli kotuluk, insan kaynakli iyiligin otesindedir. bunlara ragmen dunyada ve varolusta gordugumuz cogu seyi insan yaratmistir. guzeli, dogruyu, aski insan bulabilir. bence evrimsel surecini henuz tamamlayamamis bir canli. ona biraz sans vermemiz gerekiyor ama cok da serbest birakmaya gelmez. hemen sehvete, acgozluluge, kisisel zevk ve refah icin etrafina zarar vermeye meyleder. o yuzden devletle kontrol etmek ve kulturle, sanatla yol gostermek gerek.
0
antikadimag
(21.07.25)
ben insanin default bencil ve kotu olarak dogdugunu dusunuyorum.
iyilik ve paylasim sonradan ogrenilen birsey.
0
cooperr
(21.07.25)
tabudeviren
(21.07.25)
Gelişime açık
0
pembediken
(21.07.25)
Hainler, habisler, tamahkarlar. Mesela yardım ister yaparsın veya yapmak istersin, düşman olur. Yapmaya devam edersin, mola verirsin selamı sabahı keser.

diyecevaplandı +1
0
Shepard
(21.07.25)
Yumuşak başlı, anlayışlı, terbiyeli, kibar insanlar sömürülmeye çalışılıyor. Herkes böyle değil ama büyük bir çoğunluk sessiz, sakin, kendi halinde insanları potansiyel enayi yerine koyuyor.
0
kullanicadi
(21.07.25)
gürültülüler. ne yapacakları kestirilemiyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.07.25)
İnsan her zaman aşırılaşır, aşırıya gider, aşırılık gösterir. Öğrenmesi gereken şey dengedir.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
iddia edildiği kadar gelişmiş canlılar değiliz. hala çok ama çoooookkk fazla primitif yönümüz var.
0
Phoebe
(22.07.25)
umut ediyoruz.
0
gobekliraki
(22.07.25)
@Shepard: Kardeş sen de çok yetkin bir abi sayılmazsin, millete giydirmeden önce dön bir kendine bak ben neyi ne kadar doğru konuşuyorum diye.
0
🌸sekizdokuzon
(22.07.25)
@sekizdokuzon yazdığım şey yüzde yüz doğru. Tersini kanıtlayabiliyorsanız yazın görelim. Yoksa ağlamak çözüm değil, sel basmasın oraları.
0
Shepard
(22.07.25)
(6)

calisthenics yapanlar var mi

antikadimag
gym'e gitmeyi sevmedigim icin evde calismaya basladim. sonuclar cok guzel omuz ve gogus kaslarim ortaya cikti 2-3 ayda. ama kilomun fazla olmamasindan dolayi hareketler artik yeterince zorlamiyor. setlerimi 2 dk arayla tukenene kadar yapiyorum. squat'i split squat'a cevirdim. bu tamam ama sinavda ne
gym'e gitmeyi sevmedigim icin evde calismaya basladim. sonuclar cok guzel omuz ve gogus kaslarim ortaya cikti 2-3 ayda. ama kilomun fazla olmamasindan dolayi hareketler artik yeterince zorlamiyor. setlerimi 2 dk arayla tukenene kadar yapiyorum.

squat'i split squat'a cevirdim. bu tamam ama sinavda ne yapmam gerekiyor bilmiyorum.

gunde 100 sinava ulasinca decline push up yani ayaklarin yukarida oldugu sinava cevirdim. bunda su anda 40 - 25 - 25 yapiyorum ve sanki yine hypertrophy'nin cok ustunde setlerim. yeterince zorlamiyor gibi yani. tek kol sinav yapamiyorum. dolayisiyla hareketleri nasil gelistirmeliyim onu arastiriyorum.

sonuc olarak
squat > bulgarian split > pistol
push up > decline push up > archer > one arm
pull up zaten yeterince zor ve kolay gelismiyor. gunde 30 zor yapiyorum hala dusuk replerdeyim.
plank. sonrasini bilmiyorum.

bu gidisat dogru mu? arada baska hareketler var mi yapmam gereken? karin kaslarimi ayri calistiriyorum. ne eksik bu programda.
0
antikadimag
(21.07.25)
Kas kazanımının bir tane yolu var; Progressive overload. Bu da sinir sistemi yüke adapte oldukça yoğunluğu/ağırlık miktarını artırarak gerçekleşir onda da tükeniş yaşaman lazım ama bu tekrar sayısını yükselterek olmaz tekrar sayısını belli bir noktayı geçtiğinde sadece kondisyonun gelişir uydu kaslarının uyarılıp aktive olmasını sağlamaz, o zaman da kas kütlen artmaz, yani beni yanlış anlama 1 her zaman 0'dan büyüktür ama ağırlık yükseltmenin olmadığı bir programın kas gelişimine uzun vadede çok etkisi olmaz, ha benim de calisthenics yapıp video paylaşan arkadaşlarım var vücutları da güzel bilmeyen biri salt calisthenicsle o vücudu inşa etti zanneder ama benimle aynı antrenmanı yapıyor adamlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.07.25)
@kaleci ben buna okeyim. yani vucut agirligimla nereye kadar gelisiyorsa oraya kadar gelissin. daha fazla kas gelistirmek icin haftada 3 gun gym'e gitmen gerekiyor dedigin anda benim kumarim biter. en en fazla agirlik kullanarak calisthenics yaparim.

bir yandan futbol oynuyorum. o kadar kasi zaten yapamam gibi geliyor agresif kardiyo ile. amacim atletik ve kasli bir vucuda sahip olmak, yag oranini dusurup ableri ortaya cikarmak. gogusler ve omuzlar da soyle sekillensin yeter.

sanirim vucudun tek tarafiyla butun agirligi calismak olabilecek en ust seviye calisthenics ile.
0
🌸antikadimag
(21.07.25)
Abi bak sana tavsiyem iki adet kettlebell al, seviyene göre ama iki tanr 20kg oldukça yeterli (bende iki 24 var).
Armor building complex ve armor building formula.
Calisthenics sıkılırsan bir bak.
Kalecinin dediği olacak. Yanlış anlama ama "amacim atletik ve kasli bir vucuda sahip olmak, yag oranini dusurup ableri ortaya cikarmak. gogusler ve omuzlar da soyle sekillensin yeter." Bu baya zor olay yani ve genel olarak calisthenics ile çok da kolay olmayan bir olay.

Bir tavsiyem de kendine ağırlık yeleği al Decathlon.
Yani hareket yapmak tamam, farklı hareketi yapmak da tamam ama duracaksin bir noktada. Bu nokta senin istediklerini verecek nokta olmayabilir.

Eğer ben hayatta spora gitmem diyorsan bodyweight ile kombine kettlebell ve ağırlık yeleği bence herkes için ideal. Bir tavsiyem pullup dikkat etmen, çok dirsek sakatlığı yasayan var. Çok pullup gerçekten riskli.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
@logistics; agirlik yelegi guzelmis. abi gym'e gitmeyecegim cok net. cunku o kadar zamanim yok. is guc, kendi projelerim, hobilerim, yemek temizlik falan derken bir de gym ekleyemem. gecmiste sporun sadece gym'de yapilacagini dusunup hicbir sey yapmiyordum. o cok kotuydu.

simdi 100 tane sinavi, 30 barfiksi 5 dakikada basip gunume devam ediyorum. ve hic zaman kaybi olmadan vucut calismayi gunumun icine yedirmis durumdayim. yani beni gym'e gitmeye ikna edemeyeceksiniz :D demek istedigim ben su andaki kas seviyemden de memnunum. elbette daha fazlasini yapmak istiyorum ama bu sekilde kalmak da tatmin edici benim icin. ben sadece calisthenics'in sinirlarini gormek istiyorum.
0
🌸antikadimag
(21.07.25)
Abi daha geçen hafta kaleci ile konustuk; çok yoğunum ve bu sebepten gittim daha ağır kbleri aldım.
Normalde haftada 4 gidiyordum, ortalama 50 dk.
Iki güne böldüm, daha yoğun, 1.5 saat falan sürüyor.
Buna ek iki gün kettlebell ile armor building complex ya da humane burpee yapıyorum.
Iki gün de yorgunluğa göre ya normal yürüme ya da yelek ile yürüme.

Ben de senin durumdayim, çareyi gyme cuma akşamı ve pazar giderek buldum. Başka zamanım yok. Ondan diyorum kettlebell, ağırlık yeleği, bir barfiks bari seni çözer bu dönemde.

Calisthenics yap tabi ama sinirinda yap çünkü bodyweight diye girip yüzlerce yapınca sıkıntı çıkabiliyor.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
İnstagram'da learn_calisthenics hesabını takip edebilirsin. Pek çok farklı hareketi farklı zorluk seviyelerinde gösteriyorlar. Push up'ları çeşitlendirebilirsin. Hindu, pike, explosive push up gibi varyasyonları ekleyebilirsin. Ayrıca basit bir direnç bandı ile push up'ların yoğunluğunu arttırabilirsin.

Ayrıca calisthenics sadece kendi vücut ağırlığınla çalışmaktan ibaret değil. mobilite, esneklik kısmına da ağırlık verebilirsin.
0
thracia
(22.07.25)
(16)

Sizce hangi araba? Mazda vs VW etc.

mry gc
Selamlar,Önümüzdeki aylarda ilk arabamı almayı planlıyorum. Seçeneklerim ile direkt bir tecrübem olmadığı için siz duyuru ahalisinin tecrübelerine kulak vereyim dedim.Tüm araçlar aşağı yukarı aynı yıllar arasında (2019-2022).Seçeneklere gelelim:1- Mazda 3 (Skyactiv-G 17-18k Euro, Skyactiv-X 19-20k E
Selamlar,

Önümüzdeki aylarda ilk arabamı almayı planlıyorum. Seçeneklerim ile direkt bir tecrübem olmadığı için siz duyuru ahalisinin tecrübelerine kulak vereyim dedim.

Tüm araçlar aşağı yukarı aynı yıllar arasında (2019-2022).

Seçeneklere gelelim:
1- Mazda 3 (Skyactiv-G 17-18k Euro, Skyactiv-X 19-20k Euro)
2- Mazda CX-30 (fiyatlar hemen hemen Mazda 3 modeli ile aynı)
3- VW Golf (2-3k daha uygun)
4- Skoda Scala (Düşünülebilir ama üzerinde fazla durmadım)
5- Kia, Hyundai tarzı daha uygun fiyatlı seçenekler
6- digerleri (Ford, opel, renault vs)

Aklımda açıkçası Mazda 3 var (şu anda gözüme takılan bir ilan var: 2019 model Skyactiv-X 180 bg versiyonu, 25.000 km’de ve 19k Euro). Tasarımı aşırı derecede hoşuma gidiyor. Ancak yukarıdaki seçeneklerden hiçbirini alıp da kullanmışlığım yok. Sizlerin fikri nedir?
0
mry gc
(21.07.25)
ben her daim vw golf seçerim. ama yeni pejo 308 kasa olarak şu an piyasanın en yakışıklısı. japon araçları sıkıntısızlığı ile meşhur ben almancıyım.
0
mikahakkinen
(21.07.25)
Konum neresi? Resale değerine bakın derim. Bir de araçları denemeden almayın. Hepsini deneyin hangisi iyi hissettirirse oradan ilerlersiniz. İlk 3 seçenek ideal görünüyor. VW golf yerine mazda daha sıcak geliyor bana eski bir golf kullanıcısı olarak. Mazda hem donanımsal açıdan hem de güvenilirlik açısından kafa rahat bir şekilde gidilebilecek bir seçenek.
0
but that was just a dream
(21.07.25)
en önemli kriteri yazmamışsın. otomatik mi manuel mi?

otomatiğe göre cevap vereyim.

sana tavsiyem vw grubu ve dsg’den uzak dur. skoda da aynı grubun arabası, onu da ele. dsg'nin kötü şöhretinden haberdar değilsen internette ya da sözlükte dsg'yi ve genel olarak dct'yi biraz araştır derim.

saydığın markalar arasında en iyisi açık ara mazda ama türkiye’de değilsin sanırım. çünkü mazda türkiye’den çekildi diye biliyorum. yurt dışındaysan ve yaşadığın ülkede mazda'nın ikinci el piyasası varsa cevap kesinlikle mazda. şanzımanı cvt olan herhangi bir modeli olabilir.

toyota ve honda'ya da bak.
0
sir gawain
(21.07.25)
Belirtmeyi unuttuklarim:
1- Yurtdisinda yasiyorum (Prag)
2- Tercihim Manuel vites
3- limitim 20k euro ve daha yukari cikmayi dusunmuyorum. O yuzden yeni kasa 308 biraz ihtimal disi. Ancak dusuk km 2022 modelleri 20k civarina mevcut. Yine de fransiz arabalarina karsi bir antipatim var, memleketlerinden oturu de olabilir, bilemedim.

VW golf her zaman gideri olan guvenilir bir arac. Bagaj hacmi ve arka koltuk alani da mazda'lardan daha iyi ancak benim icin belirleyici kriter degiller cunku tek yasiyorum ve arada 1-2 arkadasla beraber kisa yolculuklara cikiyorum.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
Toyota tasarim konusunda biraz kaybediyor gozumde. Honda arac pek gormuyorum burada, ikinci el sayfalarinda da fazla ilan yok. O yuzden degerlendirmeye hic almadim.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
manuelse vw de olur mazda da olur. ama vw hem servis ağı hem ikinci el pazarının büyüklüğü ile daha avantajlı.

hangisi daha çok hoşuna gidiyorsa onu al. ama manuelde benim birinci tercihim golf olurdu sanki.
0
sir gawain
(21.07.25)
Avrupada fiesta çok tutuyordu onun yerini opel corsa aldı herhalde
0
grimavi
(21.07.25)
Fiesta, focus araclarina biraz temkinli yaklasiyorum. Sehir icinde uygun olsalar da 1.0 ecoboost motorundan zevk alamadim. Tamam, oldukca ekonomikler sehir icerisinde ama uzun yollarda yada yokusta tam bir iskence.

Ayni aralikta opel mokka ve astra secenekleri var ancak Opel'den ziyade tercihimi VW'den yana kullanirim.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
Abi mazda'da yanında servis var mı bak, misal Fransa'da mazda servisleri bana uzak vs ford dedigimde şehirde 3 tane resmi ford servisi var misal.
Bu içlerinde en sorunsuzu mazdalar olacak her seyiyle. Yalnız mazda 3 için arka cam görüşü kötü diye çok duydum aklında olsun.

Mazda ben hastasiyim. Iç kalitesi, minimalist dizayn ve motor/vites sorunsuzlugu çok önemli. Ama servis olayına gerçekten bak, sonra 1 saat araba kullanmak zorunda kalma :( ama Prag demissin, vardir heralde büyük şehir.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
Servis konusu sorun degil prag icerisinde. O konuda hangi araci alirsam alayim sorun yasamam. Mazda servisi de yaklasik 10 dk mesafede evime.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
O zaman mazda'yi kendisi de isteyen biri olarak mazda al :( golf belediye dağıtılan bir araba ama mazda has irkek arabası.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
cx-30 test surusu yapmistik almak icin, arkasi cok dar, suv gibi bir havasi olsa da mazda 3 ten daha basik ve bogucu.
Bende su an 2015 mazda 3 var, tasarimi her ne kadar guzel gorunse de biraz iceriye ses aliyor ve ic malzemesi reno-fiat kalitesinde. Distan guzel, mekanik saglam, ama konfor vw e gore daha dusuk olacaktir. Surus zevki iyi ama sanirim golf un daha iyidir. Masraf yapmasin konfor cok onemli degil diyorsaniz mazda olabilir, zaten dusuk kilometre alacaksiniz sanirim, golf de iyi secenek, dusunulebilir. Ikisine de gidin bakin kullanin test surusunden sonra birisi on plana cikacaktir.
0
The_Lollok
(21.07.25)
avrupa'dasin belli ki. mazda yapistir gec. cok guzel arabadir.
0
antikadimag
(21.07.25)
prag'da isem mazda 3 veya cx 30 alırdım.
0
gurur
(22.07.25)
Golf ve mazdalar için bir test sürüşü ayarlayacağım. niyetim en başından bu şekildeydi, sayenizde yaklaşımımı doğrulamış oldum. Gönlüm mazda’dan yana ama deneyip göreyim bakalım. Teşekkürler
0
🌸mry gc
(22.07.25)
mazdayi severim, tek negatifi cabuk paslanmasi.
tuz kullanilan bir ulkede almamak lazim, orda yollara tuz atiyorlar mi bilmiyorum.
atmiyorlarsa mazda 3 bence golf'u gecer.
golf alinacaksa bence gti olmali, gti imkani varsa o zaman golf derim.
butce problemi yoksa hyundai/kia bunlara bulasilmaz.
0
cooperr
(22.07.25)
(15)

Kilo vermek amacıyla aralıklı oruç ne kadar önemli/etkili

gobekliraki
Herkesin dilinde gerek sosyal medya, gerek eğitmenler vs. Temiz, düzgün ve doğru kalori alımıyla atıyorum 5 öğün yemek faydadan çok zarar mı yani. Amaç sadece kilo vermek.
Herkesin dilinde gerek sosyal medya, gerek eğitmenler vs.
Temiz, düzgün ve doğru kalori alımıyla atıyorum 5 öğün yemek faydadan çok zarar mı yani.
Amaç sadece kilo vermek.
0
gobekliraki
(18.07.25)
Ben günde 3 ana, 3 ara öğünle, affedersin hayvan gibi yiyerek kilo verdim. Aralıklı oruçla da veriliyor. Biri iyi diğeri kötü diyebilecek kadar beslenme bilimine hakim değilim ama çok yiyerek kilo vermek gayet mümkün.

Akşam yemeğini karnım tokken yiyordum sırf diyet programına uymak için.
0
himmet dayi
(18.07.25)
Aralıklı oruç kilo vermek için çok faydalı. Eğer size uyuyorsa, çoğu insana daha uygun bence.

Çünkü atıyorum öğlene kadar hiçbir şey yemeyeceğinizi bildiğiniz için “sağlıklı öğün, iki dilim elma, yulaflı bir küçük bisküvi” gibi bile kaçamaklar yapılmamış oluyor.
Bir de belli bir saatten sonra zaten açlık hissi yok oluyor.
Elbette kişiden kişiye değişecektir.
Metabolizma, insülin direnci veya başka tıbbi kısımlarıyla ilgili bilgim yok.
Sadece kişisel tecrübe.
0
michael_knight
(18.07.25)
Azicik bisi yiyince geri kilo aliyorsun.
0
sonsuz
(18.07.25)
@sonsuz nasıl yani?
0
🌸gobekliraki
(18.07.25)
Aralıklı orucun tek etkisi otokontrol sağlaması zira sürekli bir şeyler yemeni engellediği için ister istemez kalori açığı oluşturuyorsun ve kilo veriyorsun ama uzun süre aç kalmanın (kalori açığı oluşmamışsa) kilo vermeye etkisi sıfır. Onun dışında 5 öğün beslenmenin de bir zararı yok, bir ara 5 öğün beslenirsen çok insülin salgılarsın insülin salgılamak ölüm gibi bir şey diyenler vardı hala var mı bilmiyorum ama insülin metabolizması sen bir şey yesen de yemesen de sürekli salgılanır, mesela sen 3 saat bir şey yemedin mesela karaciğere dalağa kalbine böbreğine şeker lazım bu şeker nasıl gidiyor dokulara? Evet insülinle. Sen aç kaldığında ve dokulara şeker lazım olduğunda glukagon salgılarsın glukagon karaciğerdeki şekeri yıkıp kana verir kanda şeker yükselince insülin salgılarsın insülin de dokulara şeker götürür, yani insülin bizden bağımsız olarak sürekli salgılanır zaten bize bağımlı bir şey olsaydı bu kerizlikle soyumuz tükenirdi. Ne olur ne olmaz diye insüline bağlı olmadan şekeri çekebilen tek organ beyin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.07.25)
kilo vermek icin temelde olayiniz kalori acigi yaratmak, yani yaktiginizdan daha azini tuketmek. aralikli oruc yapinca ve mesela son ogunu 6da yediginizde, aksam 8de ictiginiz cayin yanina findik fistik kek biskuvi tirtiklamamis oluyor, izlediginiz film sirasinda patlamis misir ve cips kemirmemis oluyorusnuz, bunlar da aldiginiz kaloriyi sinirlamis oluyor dogal olarak.

genel saglik acisindan ise yemek yeme isinin gece yatmadan 4-5 saat (ya da daha fazla) oncesine bitmis olmasi oneriliyor. bunun da mantigi uyku sirasinda kisitli enerji varken vucudu sindirimle ugrastirmamak, baska seylere odaklanmasini saglamak (virus temizlemek, bakteri oldurmek, olmus hucre yenilemek vs gibi)
0
taurina
(18.07.25)
İki tane içi yağ ile dolu şişe düşün.

A şişesi senin mevcut kilolalarindan kaynaklı içi yağ dolu şişe.

B şişesi de gün içinde yediğin abur çubuklardan kaynaklı yag dolu şişe.

İki ogun beslenmede örneğin akşam 6 dan sonra yemeyerek ertesi sabah saat 10’a kadar vücut b şişesindeki yağlı yakıyor. Daha sonra yağ kalmayınca a sisine geçiyor ve oradaki yağları yakmaya başlıyor. Bu noktada kilo vermeye başlıyorsun.

Fakat sen sürekli bir şeyler tırtıklarsan esas şişe olan A şişesinin bosalmasini sağlayamayıp b şişesi ile mücadele ediyorsun. Çünkü bir süre aç kalındıktan sonra vücut bir aşamadan sonra kendi ana yağlarını yakmaya başlıyor.
0
tahirkemalbozoglu
(19.07.25)
@tahir

Aksini iddia ettiğimden değil, zaten sadece merak ettiğimden sordum, aldı başını gitti son yıllarda bi "kahvaltıyı atla, iki öğün ye, 18:00den sonra leblebi bile yeme ama çay su falan serbest" furyası.

Senin dediğin gibi olsa diyetisyen eşliğinde günde 6-7 kere ara/ana öğün tüketip kilo verip deli gibi yağ kaybedenler de var?
0
🌸gobekliraki
(19.07.25)
İnsanlar ne yazık ki açlık sürecinde enerji yağdan karşılandığı için bu şekilde kilo verebileceklerini düşünüyorlar ama zaten insanlar normalde de dinlenik haldeyken düşük yoğunlukta egzersiz yaparken uyurken yürürken tv izlerken enerjiyi sürekli yağdan harcıyorlar ama yağ yakmakla yağ kaybetmek birbiriyle alakası olmayan şeyler, hadi bunları yaparken sürekli bir şeyler atıştırıyorsın ama mesela gece 10 saat uyuyan biri 10 saat boyunca yağ yakıyor ama bunun kiloya bir etkisi var mı? Sanmam. Ben hiç uykuda 10 saat boyunca yağ yaktığı için kilo verebilen birini görmedim. Kilo vermenin 1 tane yöntemi var kalori açığı, kalori açığı verdiğin sürece öğün sayının yemek yeme saatinin ya da yaptığın diyet türünün ya da beslenme rutininin bir önemi yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.07.25)
Tam olarak bilimsel tanimini yapamıyorum fakat okuduğum ve izlediğim videolar doğrultusunda vücudun belirli bir saat sonrasında hücrelerde yağ yakım işleminin başladığına veya daha farklı bir aşamaya geçtiğine dair bir şey biliyorum. Yani yağ yakim acisindan ben kesinlikle daha doğru bir yol olduğuna kendi açımdan kanaat getiriyorum iki ogun olayına. İki ogun de bence öğlen 12-1 ve engec akşam 7 de bitirilmeli ve düzgün besinlerle yapılmalı.

Yoksa kalori açığı elbette bu olayın ozu. Gunde sadece 4 dilim baklava yiyerek de kilo verilir elbette. Fakat azar aza çok ogun de veya herhangi bir plansız beslenme duzeninde işin boku çıkıyor maalesef. İki ogun otokontrol gibi bir şey benim için
0
tahirkemalbozoglu
(19.07.25)
yediğin kalori, verdiğin kaloriden düşük olduğu sürece kilo verirsin. istesen günde 12 öğün ye.

kilo vemrede etkisini sorduğun için söylüyorum yani.

1kg = 7000 kalori.
hareketsiz metabolizman 2000 kalori yakıyorsa, sen o gün 1000 kalorilik beslendiysen, 7 günde 1 kilo verirsin.
bu formül %99 hiçbir şekilde şaşmaz.

üstüne spor yaparsan daha çok verirsin kalori açığın artacağı için.
bunu ister günde 12 öğün yiyerek yap, ister tek öğün yiyerek yap.

başka hiçbir formülü yok bu işin.
0
whatdreamsnevercome
(19.07.25)
Benim gece bir büyük boy pizza gomup yatmamla öğlen gomup yatmam arasında fark yok yani… okey?

Yani vücut tüm gün aynı performansta gıdaları eritiyor ve işliyor okey…
0
tahirkemalbozoglu
(19.07.25)
Kalori açığında kaldığın sürece tam olarak öyle oluyor kabul etmek zor olsa da, bu zaten bilimsel olarak ispatlanmış bir konu, ha sağlıklı mıdır değil midir o ayrı bir konu ama kilo kaybı özelinde tam olarak olan bu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.07.25)
@tahirkemalbozoglu tabi ki öyle?

günde 2000 kalori harcıyorsun.
2000 kalori yiyorsun. kaçta yersen ye 0'da kalacaksın.
0
whatdreamsnevercome
(19.07.25)
5 ogunde ne yedigin onemli. az az yersen 2 ogunde ayni kaloriyi almakla farki yok.

ben yillardir aralikli oruc denen seyden yapiyorum cunku sabah yemek yemeyi sevmiyorum. uyandiktan sonra oglene kadar yemek yemiyorum. yedigime dikkat etmedigim donemde bu sekilde kilo veremedim dogal olarak. cunku 16 saat ac kalsan da vucudun glikojen depolari doluysa yag yakmadan glikojen doldurt bosalt yaparsin. glikojen 1 gune yakin gidiyor cunku.

ancak intermitten fasting ve no carb diyet ile kilo verebilirsin. cunku vucudun glikojen depolari dolu olmadigi icin gun icinde yag yakimina girer.

sunu yapip kilo veremeyecek adam bilmiyorum. sadece 12-8 arasi ye. karbonhidrat asilli yeme zaten meyveden vs alirsin. no pilav, no makarna, no ekmek ve tahil urunu. oglen ilk ogun yumurta, et gibi protein olsun ki vucudu tok tutsun, boylece gun icinde atistirmalik ihtiyacin da olmaz. aksam da yine no carb artik ne yersen.

bunu bir spor programiyla desteklemesen bile kilo verirsin. zaten ben kosuyla falan kilo verilemeyecegini treadmill'de hayvan gibi kosup 300 kalori yakabilince fark etmistim. yarim saat kosuyorsun. bir gofretten aldigin kaloriyi ancak yakabiliyorsun. yani yemek disiplini olusturamadigin surece kilo milo verilmiyor. yemegimi duzenledim bir ayda sak diye 5 kilo verdim.
0
antikadimag
(19.07.25)
(14)

Zamanında çok abartılmış ama şimdi dönüp bakınca 'bu muydu?' dediğiniz şey

dunyatuhaf
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
dunyatuhaf
(17.07.25)
2000 lerin başında sanal bebek diye bir şey vardı. Anahtarlık gibi bir alet, gün içinde suyunu, yemeğini veriyordun, uyutuyordun. Düzgün bakmadığında ölüyordu, aleti komple çöpe atıyordun. O zamanlar süper bir teknoloji gibi gelmisti bize.
0
sekizdokuzon
(17.07.25)
Tamogoci
Dün konuştuk onu ahshahs
0
kisa
(17.07.25)
Yaprak sarma makinesi. Analarımız zamanında airfryer gibi bişeydi:))
0
gobekliraki
(17.07.25)
@sekizdokuzon; aleti cope atmiyorduk, arkasinda hard reset tusuna igne sokup resetliyorduk. super bir olaydi bu yine olsa yine beslerim. cocuklugumun en super oyuncagiydi sari renkli dinozor besledigim tamagoci.

hatta simdi bakacagim satiliyorsa alayim bi tane :)
0
antikadimag
(17.07.25)
@antikadimag: doğrudur:) bana almamışlardi annemler, kesin arkadaşın biri "Ölünce atıyoruz" diye trollemistir beni. Aklımda öyle kaldı.
0
sekizdokuzon
(17.07.25)
airfryer. 2021 yılında kadınlar instagramda "airfryer almayan köylüdür, airfryer'ı olmayan vatandaşlıktan çıkarılsın, airfryersız evi s.nler" diyordu :D

o kadar abartılmıştı ki ben o 2022 mayısta 6400 liraya aldığım airfryer'ın aynısını geçen hepsiburadada 4700'e gördüm lan.
0
avatar is back
(17.07.25)
Eski sevgilim
0
beetlejuice
(17.07.25)
Ekmeleddin İhsanoğlu, Muharrem İnce, Kemal Kılıçdaroğlu.
0
yadigar
(17.07.25)
İlk aşk
mp3 player
Lcd tvler
Scooter
0
gadlemler
(17.07.25)
Evlilik.
0
ekimoloji
(17.07.25)
3d çekilmiş filmler ve 3d televizyonlar
0
phoarbix
(18.07.25)
eline alıp sağa sola çevirince görüntünün değiştiği holografik tasolar. çocuk aklımla uzay teknolojisi gibi gelmişti.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(18.07.25)
Sezen aksu. Koskoca bi balon ve yalan.
0
luluki
(18.07.25)
premium araclarin hepsi.

reno/citroen/lada seytan ucgeninde buyumus bir cocuk olarak hep hayalini kurdum.

sonra yurtdisi falan derken butun markalara binme firsatim oldu.

buyuk bela olduklari ortaya cikti, hele bakimsiz bir tanesine denk gelirseniz. 3-4 ay kullanip lanet olsun diyerek kavga dovus geri verdigim araclar oldu.
0
cooperr
(18.07.25)
(8)

Bireysel Emeklilik Geliri

whatdreamsnevercome
ben bir süredir ayda 500 dolar atmaya çalışıyorum Bireysel Emekliliğe, yine uzun bi sürdir de altın ağırlıklı bi fonda tutuyorum.20 yıl boyunca atmayı planlıyorum, 55 yaşımda da bu parayı maaşa dönüştürücem, direkt çekmek yerine.şimdi bana diyor ki; "emekliliğinde 52500tl alırsın", bunu sanırım norm
ben bir süredir ayda 500 dolar atmaya çalışıyorum Bireysel Emekliliğe, yine uzun bi sürdir de altın ağırlıklı bi fonda tutuyorum.

20 yıl boyunca atmayı planlıyorum, 55 yaşımda da bu parayı maaşa dönüştürücem, direkt çekmek yerine.

şimdi bana diyor ki; "emekliliğinde 52500tl alırsın", bunu sanırım normal bir değerlemeye göre hesaplıyor değil mi? yani altın, dolar, enflasyon her şey tek haneli giderse 10 yıl boyunca ayda 52500tl alırsın diyor. ama diyelim ki altın o zamana kadar 20 kat 30 kat arttı, haliyle enflasyon da uçtu, haliyle almış olacağım maaş da bu doğrultuda arıtyor olacak değil mi?

bir de, ben bunu maaş olarak alırken; diyelim fonda o zamana kadar 150bin dolar para birikti. ben ilk ay 2000 dolar aldım, 148bin bu fonlarda değerlendirilmeye devam ediyor değil mi?
0
whatdreamsnevercome
(17.07.25)
borsa oynayın demiyorum ama, bence bireysel emeklilik çoğunlukla bankaların tuzağı =)

500 dolar ayırabiliyorsanız her ay gidin o parayı altında falan tutun, arsa vb. gayrimenkül alın süreç içinde. bireysel emekliliğin x5 yaparsınız.

ytd.
0
kveldulv
(17.07.25)
hocam ben ekonomist değilim ama çevremdekiler ve benim de görüşüme göre BES'e para bağlamak çok doğru bir yatırım aracı değil. Onun yerine sen yatırımın için bir sepet yap daha fazla kazanırsın.

ytd.
0
elektr10
(17.07.25)
ne kadar alacağınız hesaplamasında gördüğünüz tahmini tutar belirli kabüllere göre yapılıyor. her kurumun kendi içinde hesaplaması farklı olabilir. orada küçük bir bilgi notu olması lazım.

aylık ödeme talep ederseniz istediğiniz tutar mevcut fonlarınızdan bozuluyor, kalan kısmı fonda yoluna devam ediyor.
0
zakk
(17.07.25)
allah, allah. altın, euro, döviz alın demişsiniz. zaten BES param şuan altın ağırlıklı fonda duruyor, yarın bir gün borsa ağırlıklı bir fona aktarırım. anlamadım sorunun ne olduğunu? enflasyon %300'se ve bundan altın alarak kurtuluyorsam benim BES'im zaten altın fonunda?
0
🌸whatdreamsnevercome
(17.07.25)
insanlar bir sey duyuyor ve onu ezberleyip papagan gibi tekrarliyor. BES guzeldir devam et. BES'teki para da zaten yatirim fonlarinda degerlendirilir.

yani nakit atip sonra nakit alacaksan elbette uzun vadede zararli cikarsin. ancak BES fonlarinin cogu zaten hisseler uzerinden calisiyor. ben de atiyorum her ay. ama benim sistemde emekliliginde su kadar alirsin diye bir hesaplama yok. onu tam anlamadim. bu sorulari arayip sormanda fayda var cunku her sistemin kosullari farkli olabilir ve girdiginde sana kabul ettirdikleri metinde bizim bilemeyecegimiz detaylar olabilir.

NSA'da iki sorunun cevabi da evet. ama ben olsam kontrol ederim.
0
antikadimag
(17.07.25)
Birikimi nasıl yaptığınız önemli değil. Birikim yapıyor olmak önemli.
X olursanız Y olur vs. genelde boş muhabbet. En güzeli merkezi yerde büfe abicilerin negatifine gelmemek gerekir.
Şu an bunu yapabiliyorsanız bunu yapabiliyorsunuz.Bitti. Anlaşılması gereken devlet katkısının çok da bir önemi yok. Aynı parayı dışarıda da değerlendirirseniz de benzer getiri elde edebilirsiniz sonunda ama dışarıda rutinden çıkabilirsiniz, gaza gelip harcayabilirisniz vs.

Hesaplayıcılardan bir şey hesaplayarak bakmanın pek anlamı yok, gerçeği yansıtmayacaklardır anadolu hayat %4 brüt reel getiriye göre hesaplıyor. Dolar olarak ödüyorsanız iyice sapıtması mümkün.

Şahsi tavsiye olarak bir üründe tutmak yerine dönemsel sepet yapmayı daha mantıklı buluyorum.
0
wallcan
(17.07.25)
Evet, size aynı oranda birikim yapmaya devam ederseniz bugünkü hesaba göre ne kadar alacağınızı söylüyor. Zaten aksi mümkün değil, fonların ne kadar değer kazanacağını veya kaybedeceğini öngörmek imkansız.

Hesaplama kıstaslarını öğrenmek isterseniz bes sözleşmeniz olan yeri arayıp öğrenebilirsiniz.
0
akhenaten
(17.07.25)
1. 56 yaşında emekli oldugunuz gün ne kadar para birikmişse, onu peşin alabilir veya taksitle maaş olarak alırsınız. Bugünden 50 bin olmuş 100 bin olmuş demek tamamen boş. Altın veya borsanın 20 yıl sonra kaç olacağını görebilen varsa beni acil görsün.

2. Emeklilik başvurusu sonrası, maaş alarak devam ederseniz... içeride kalan paranız "standart BES fonuna" aktarılıyor ve orada büyüyor. istediğiniz gibi altın alayım dövize geçeyim diyemiyorsunuz. Bu nedenle genelde emeklilikte toptan para çekilir. ve çekilen para ile kısmen yeni BES açılır.

3. Bir diğer yöntem de her 1-2 yılda bir ek BES açmak. ve yatıracağınız paraları yeni açılanlara yatırmak. böylece 56den sonra her yıl farklı BES'i sonlandırabilirsiniz ve devam eden BES lerinizde standart fon alımı durumu olmaz.
0
507
(18.07.25)
(12)

uyuşturucu kullandığınız soruluyor mu?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ya da "ilaç kullanıyor musun" şeklinde yumuşatıp soruyorlar mı? ne sıklıkla maruz kaldınız?
ya da "ilaç kullanıyor musun" şeklinde yumuşatıp soruyorlar mı? ne sıklıkla maruz kaldınız?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.07.25)
Bana genelde ilaç kullanıyor musun diye soruyorlar ama bunu steroid kullanıyor musun diye soramadıkları için böyle soruyorlar diye tahmin ediyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.07.25)
garip bir şekilde polis çevirmesinde sordular.
0
gobekliraki
(17.07.25)
Hiç sorulmadı. Hal, harekete bakarak mı soruyorlar acaba?
0
gnosis
(17.07.25)
Çok zayıf olduğum için bir kaç kişi sormuştu. Bu kadar zayıflık eroin, kokainle mümkün gibisinden.
0
amortisman
(17.07.25)
bi aralar sormayip direkt kanal soruyorlardi :D
0
gule gule
(17.07.25)
hiçkimse böyle bi soru sormadı bugüne dek
0
deartheodosia
(17.07.25)
hayir.

böyle bisi soran kullanmistir ama. kisi kendinden bilir isi.
0
sonsuz
(17.07.25)
sadece hastaneye, acile gittigimde sorulmustu.
0
antikadimag
(17.07.25)
Polis ya da doktor ilaç kullanıyor musun dese sanırım uyusturucudan bahsettiklerini anlamam.

Hayır sorulmadı, sorukduysa antihistamin kulllaniyorum alerjim için demisimdir, soran kişi de anlatmıştır sanırım.
0
biseysorcaktim
(17.07.25)
Bana çok soruluyor, ki hiç kullanmadım. Benim soranlardaki gozlemim, konuşmada bir doğdrudanligi ancak madde etkisindeyken, sarhoşken yakalanabilecek bir şey olarak görmeleri. Ezik ya da yalaka tipler soruyor bunu genelde.
Bazen şakaya vurup "evet... küçükken kazana düşmüşüm" diyorum.
0
encokbenisevinnolur
(17.07.25)
22-23 yıl kadar evvel arkadaşla gece istinye sahilde saz çalıp türkü söylüyorduk. Etrafımız kalabalıklaştı, 7-8 kişi olduk. Birisi kokain kullandığımı ima etmişti (çizgiler falan demişti) anlamamıştım bile.
0
yadigar
(18.07.25)
tamam da uyusturucu kullaniyor musun'un yumusatilmis hali ilac degil ki, hap falan derler. ilac kullaniyor musundan kasit, bir doktor randevusundasindir, bir asi vs olacaksindir, alerji veya tepkimeye girilmesin diye onceden bilinme amacli bu sekilde sorulur.

bana cok soruluyor, tipimden dolayi herhalde uasdhusa. isin ilginci hic kullanmadim.
0
baldur2
(18.07.25)
(14)

Bok yiyeceğim bok daha sağlıklı

tahirkemalbozoglu
Yeter artık yeter burama kadar geldi ya, Nedir be illallah ettik Tatlı yemeyim diyorum meyveyle geçiştiriyorum yok onda fruktoz var daha sagliksiz,Makarna yemeyim et yeyim diyorum yok onda bilmem ne var kolestrol yapar daha kötü Günde iki ogun yapayım diyorum sabah açlığı iyi değildir azar azar çok
Yeter artık yeter burama kadar geldi ya, Nedir be illallah ettik

Tatlı yemeyim diyorum meyveyle geçiştiriyorum yok onda fruktoz var daha sagliksiz,
Makarna yemeyim et yeyim diyorum yok onda bilmem ne var kolestrol yapar daha kötü
Günde iki ogun yapayım diyorum sabah açlığı iyi değildir azar azar çok ye diyorlar
Sonunda bok yemeye karar verdim kimsenin bir fikri de yok zaten en iyisi
0
tahirkemalbozoglu
(17.07.25)
afiyet olsun.

(bkz: 30 gunde 10 yil)
0
gule gule
(17.07.25)
İnsanlar ne yazık ki tatlı makarna ya da meyve yemeyip günde 1-2 öğün beslenerek sağlıklı yaşayacaklarını düşündüklerinden, kolesterolün ne işe yaradığını bilmediklerinden, korka korka yaşayıp kendilerini anlamsız kısıtlamalara soktuklarından önünde sonunda bok yemeye karar veriyorlar ne yazık ki, halbuki bunların hiçbirinden kendinizi kısıtlamadan (bok hariç) genel toplamın %80'inden daha sağlıklı beslenenilirsiniz ama bunu kabul etmek çok zor geliyor insanlara, "hayır makarna yemek sağlıksız" demek çok daha kolay çünkü.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.07.25)
bok ye
0
koela
(17.07.25)
Ayıp ayıp .
Açken sen, sen değilsin .
0
diyecevaplandı
(17.07.25)
akdeniz diyeti iyidir.

et balık sebze meyve karışık.

işlenmiş gıda çok az. un ekmek az. karbonhidratı da kıs.

2 öğün akşam yeme patlaması yaşamicaksan güzel ama yaşıcaksan bi boka yaramıyor.
0
kveldulv
(17.07.25)
Hocam ona bakarsan aldığımız her nefes yanma nedeniyle bizi bir adım daha ölüme yaklaştırıyor

Aşırı kızartma aşırı hamurişi abur cubur, fazla tuzlu şeylerden uzak duruyorum

Onun dışında yediğim domates biber limonda meyvelerde pestisit olduğunu bilerek tüketiyorum, çünkü elimden bir şey gelmez daha fazla, bu kadar kafayı takmak da delirtir insanı
0
grimavi
(17.07.25)
kalori acigi olusturdugun sürece bok yemek cok yemekten daha faydali olabilir.
0
sonsuz
(17.07.25)
problem acligin veya saglik degil. problem psikoloji ve aliskanliklar. kimseyi dinlemeden arada hafif kacamaklar yaparak beslenmeni hafif yiyecekler uzerine kurup cebinde kuruyemislerle dolastin mi bitti gitti ya.
0
buenosdias
(17.07.25)
Seker hastasi degilsen,

hareketsiz yasamiyorsan

ve de bilumum abur cubur, sekerli unlu mamüle abanmiyorsan nasil beslendiginin bir önemi yok ;)

Ben normal insanlarin tükettigi sekerin(her türlüsü) 85%'ini tüketmedigim hâlde metabolizmam y**k gibi ve isin içinden beslenmeyle çikamiyorum.
0
feastofthedamned
(17.07.25)
Amaaan bu kadar kasmaya gerek yok, Türkiye’de yaşıyoruz zaten yeme içmeden önce stres bizi mahvediyor. O yüzden canım ne isterse aşırıya kaçmamak kaydıyla yiyorum, şeker fazla kullanmıyorum yapı gereği hep minyon ve zayıftım zaten, sağlıksız şeyler yediğimde vicdan azabı hissediyordum artık saldım.
0
ekimoloji
(17.07.25)
spor yap canın ne çekiyorsa onu ye. paketli gıdalar hariç. onları da haftada 1 gün gömebilirsin.
0
archmeister8
(17.07.25)
kim diyor, herkesi dinleme sen de.
0
king lizard
(17.07.25)
valla bana da geliyolar bazen haklısın delirmekte :D
0
turuncu tonlarda
(17.07.25)
simdi yedigin her sey aslinda vucudunda bir iz birakiyor. sen yasam enerjini ve yapitaslarini almak icin yiyorsun ama karsiliginda her seyin bir handikapi var. cok detaylara bakarsan dogru her seyin ayri bir problemi ve faydasi vardir.

benim diyet noktasinda kendime belirledigim kistaslar sunlar;
- islenmis urunleri tuketmemek veya az tuketmek. cunku o islemde ne yapildigina dair cok bilgin ve kontrolun yok. yani jambon yemiyorum ama duz tavuk ok.
- karbonhidrat agirlikli besinlerin tamami toplumlari beslemek icin yayginlastirilmis (ki staple food denir cunku ucuz oldugundan cok yaygindir), hizli enerji veren kalitesiz gidalardir. yani makarna, pilav, her turlu tahil isinden mumkun oldugunca uzak duruyorum. pilavi yemeklerin yanina katik olsun, enerji versin diye yapiyorum ama cok yemiyorum.
- virt, zirt markalarinin ne idugu belirsiz atistirmaliklari yerine duz meyve veya kuruyemis yiyorum.
- sabah 6 gibi kalkmama ragmen ogleden once hicbir sey yemiyorum. sadece cay iciyorum. bunu da saglikli olsun diye yapmiyorum, sabah yemek en sevmedigim sey. oglen yemegini karbonhidratsiz ve protein agirlikli yiyorum ki gun icinde aciktirmasin. bir ara pilav agirlikli besleniyordum ve yemekten sonra 1-2 saat kan sekerini ziplatip dusurdugunden bayiliyorsun. sonra da tekrar acikiyorsun. o nedenle yavas sindirilen protein agirlikli gidalar onemli. yumurta, peynir, zeytin, salatalik veya et agirlikli yiyorum yani oglen.
- pisirirken kizartma gibi lezzet veren ama asiri sicakla besinin yuzeyini yakan yontemlerden uzak duruyorum. haslama gibi saglikli ama yemegin lezzetini kaciran yontemleri de sevmiyorum. airfryer burada cok pratik basit bir yontem hem sicak havayla hizlica pisiriyor, hem de mangalin komur temasi yok. hem de firinin isinmasini bekleme derdi yok.

benim prensiplerim bunlar.
0
antikadimag
(17.07.25)
(3)

buzdolabındaki tavuk bozulmuş mudur

baldan kaymak
Cumartesi günü aldım.Buzdolabındaki et kısmına koydum ama dondurucu değilBugün Çarşamba akşam buzluğa atmak geldi aklımaBozulmuş mudur?
Cumartesi günü aldım.

Buzdolabındaki et kısmına koydum ama dondurucu değil
Bugün Çarşamba akşam buzluğa atmak geldi aklıma

Bozulmuş mudur?
0
baldan kaymak
(16.07.25)
riskli. muhtemelen bozulmamistir ama bilemezsin. cunku markete gelene kadar ne sekilde tasindigi da onemli. su tarihe kadar satilmasi/dondurulmasi gerek yazmiyor mu paketin bir yerinde? ben 2 gunden fazla tutmuyorum.
0
antikadimag
(16.07.25)
pişti mi? pişmediyse risk alma.
0
sanal hayvan
(16.07.25)
tavuk büyük risk. bir parça kopar bir hayvana ver yemiyorsa direk çöpe at.
0
gercekdunya
(17.07.25)
(8)

8-10 saat yol için öneri

sweetoffice
bu gece uzun bir yola çıkacağım, spotify'de önereceğiniz podcast var mı ? her tür olabilir, hiç sorun değil. not: tıklar sonra eklenecek :)
bu gece uzun bir yola çıkacağım, spotify'de önereceğiniz podcast var mı ? her tür olabilir, hiç sorun değil. not: tıklar sonra eklenecek :)
0
sweetoffice
(16.07.25)
Yeni Haller - open.spotify.com
0
sekizdokuzon
(16.07.25)
Nereden başlasam podcast
Geri dönüyoruz podcast

Bildiğim kadarıyla podcast
Fazla merak podcast
Varyete podcast

Son üçü goygoy, ilk 2si genel kültür
0
grimavi
(16.07.25)
ben meksika acmazi dinliyordum full goygoy. bir de lex friedman'in podcastlerini dinliyorum daha verimli bir sey yapmak istersem.
0
antikadimag
(16.07.25)
Her tür demişsin,

Radyo tiyatrosu öneririm, Ahmet Ümit'in romanlarını oynamışlar, uzuuuunnn uzun ama çok akıcı. Her türlü oyun tavsiye ederim aslında.

Din konusunda konferans vs dinlemek hoşuna giderse Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün bulabilirsen dinle, çok tavsiye ederim. Bir de bulabilirsen (youtube'da var) Prof. Dr. Hasan Onat'ı da dinleyebilirsin.

Çok iyi bir sosyolog Nurdoğan Arkış'ı tavsiye ederim.

Rahmetli Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu'nu tavsiye ederim, adam kendini samimiyetiyle tanıttı resmen, adının başındaki titri sırf saygımdan yazdım, o derece. Çok tavsiye ederim.

Konser kayıtları olabilir.
0
muhayyer divan
(17.07.25)
nilay ornek
0
Ley
(17.07.25)
Fularsız Entellik
Trend Topic
Haddini Aşan Yaşam Rehberi - M. Serdar Kuzuloğlu
Sizin gününüz nasıl geçti - Deniz Alnıtemiz
Biraz konuşabilir miyiz
Deniz göktaş'a ayıracak vaktim yok
o tarz mı
Podcastia maceraları - rol yapma oyunu

radyo tiyatrosu:
Derinden Sesler
Zamanaltı
Büyük Tufan
0
unalub
(17.07.25)
mesut süre rabarba
0
merhum
(17.07.25)
Cahil köpekler
0
fildirfildir
(18.07.25)
(5)

covid sonrası IT ve offshore işler

xportant
sizin çalıştığınız yerlerde durum nedir? covid sonrası artan ve bitmeyen bir şekilde hindistan vb. ülkelere işleriniz taşındı mı? veyahut bu geçiş azaldı, hatta hiç olmamıştı mı dersiniz? aranızda avrupa’da ve kuzey amerika’da çalışanlar ne söyleyebilir? belki türkiye’ye de yurt dışından taşınmış iş
sizin çalıştığınız yerlerde durum nedir? covid sonrası artan ve bitmeyen bir şekilde hindistan vb. ülkelere işleriniz taşındı mı? veyahut bu geçiş azaldı, hatta hiç olmamıştı mı dersiniz? aranızda avrupa’da ve kuzey amerika’da çalışanlar ne söyleyebilir? belki türkiye’ye de yurt dışından taşınmış işler olabilir. Türkiye’de çalışanlar bu konuda bir fırsat görüyor mu?

Hindistan’da tamamlanan işlerın kalitesi ile ilgli ne söyleyebilirsiniz? avrupa’nın ve abd’nin IT alanında yeni Çin’i oldu mu bu ülke? yani Çin artık her şeyin kalitesini yapabiliyor. Hindistan, IT alanında kendi düşük maliyetine göre yeterli bir performans verebiliyor mu?

kabataslak olarak IT’nin covid, yapa zeka ve bu alana yönelmiş bir dolu insan kaynağıyla beraber yeni dünyada bu alanda çalışan insanlar açısından gitmekte olduğu yol hakkında ne söyleyebilirsiniz?
0
xportant
(16.07.25)
Sap IT komple outsource oldu.
Tedarik zinciri (Bu arada bu böyle tam covid değil belli süredir olan bir şeydi, hatta rakipler falan da aynisini bizden önce yapmıştı) operasyonel işler, IT isleri, dijitalizasyon hindistan oldu. Benim misal sorumlulugum bir ürün grubunun bütün emea'da operasyonu (komponent stoğunda aylık faturalanan siparişe kadar) ve ekibimde bir sürü Hintli var operasyonel (satin almaci, stok uzmani vs).

Neyse yani, hindistan dediğin gibi çoğu işi aliyor ve yalan yok; adamlar Baya iyi. Kültürleri de iş açısından oldukça iyi. Ben kendileri ile çalışmaktan memnunum ve insan gibi davranirsan oldukça iyi bir ilişki ortaya çıkıyor.
Açıkçası ana fabrikam cin'de, operasyonel calisanlar hindistan'da ve ben ikisinden de acayip mutluyum. Cin'deki fabrikayi her ortamda savunurum böyle efsane çalışan fabrika yok.
0
logisticsmanager
(16.07.25)
abd'deyim. sirkete ve isin niteligine gore degisiyor. ama gittikce daha fazla isin outsource edildigi bir gercek. ezilenler ve pozisyonu iptal edilenler surpriz olmayacak sekilde giris seviyesi elemanlar yani en az guce sahip olanlar. ai ve outsource yeni mezun marketini tabiri caizse bicti.

direktor ve ustu rahat. adamlar personel cikarinca veya outsource edince annually $x milyon kurtardik diye bunu basari olarak anlatiyorlar. ozellikle amerika'da ortalama yillik bir yazilimcinin sirkete maliyeti 0.5 milyondan fazla oluyor. dolayisiyla 100 kisi cikardiginda 50 milyon tasarruf oluyor yillik ve hicbir yoneticinin gormezden gelemeyecegi bir durum bu. cunku direktor ve vp'ler de ustlerine karsi sorumlu. hic gozlerinin yasina bakmadan komple takimlari ucuruyorlar.

aslinda kapitalizmin dogal sonucu olarak herkesin gucu gucune yetene sapladigi bir durum var. yazilimcilar da az degil. gunluk 2 saatlik is alip, bunu ben ancak 8 saatte kodlarim diyorlar. haftada 2 gunde isi bitirdikten sonra yatis yapiyorlar. bu sekilde yilda yarim milyon indirenler var. e sirket de bakti ayni hizmetin fazlasini hindistan'dan daha ucuza alabiliyor, oraya pasliyorlar.

hintliler ise tam kole zihniyetli bir millet. baslarina biraz sert bir yonetici koydun mu cok iyi is aliyorsun. ama savsaklamaya cok musaitler. isin kalitesi olarak da cikardiklari isin abd'de calisan birinden hic farki yok. zaten amerika'da da ayni hintlilerin okul okuyup gelmis versiyonlari calisiyor. bizim takimin cogu hintli/paki. 2-3 tane beyaz aldilar hicbiri tutunamadi kacti.
0
antikadimag
(16.07.25)
bir projemiz vardı. hindistan'a devredildi bütçe yüzünden. adamlar bizden bile az maaş oluyor. bizim projede yaptıkları işler çok kaliteli değildi. diğerlerini bilmiyorum.
0
jelly bear
(16.07.25)
Hindistan IBM'e ucuza yaptırmayı denediler ortalık bombok oldu davalık oldular, şimdi yine içerde takım kuruyorlar. 2 haftalığına hindistana gittim başlarında durayım iş yapsınlar diye
0
nahtoderfahrung
(16.07.25)
Benim alanımda (elektronik haberleşme, altyapı) Türkiye içindeki işler için outsource durumu olmadı ancak Hollanda, Almanya ve Cekya da çalışan arkadaşlarımın söylediği departmanlarin Hindistan veya Çinlilere devredildiği. İş ilanları bile kalmadı denilecek kadar az artık
0
mirty
(16.07.25)
(11)

Tenis neden zengin sporu?

i wanna go back
Neden böyle bir algı var ve zenginler neden bu sporu izliyor ? sponsorlar neden pahalı saat markaları oluyor?
Neden böyle bir algı var ve zenginler neden bu sporu izliyor ? sponsorlar neden pahalı saat markaları oluyor?
0
i wanna go back
(15.07.25)
zengin sporu golftür. tenis bence zengin sporu değil. takipçi kitlesi niş sadece. herkes izlemiyor.
0
jelly bear
(15.07.25)
Malzemeleri de biraz pahalı galiba diger bircok spora göre (güncel bilgi değil).
0
encokbenisevinnolur
(15.07.25)
golfü oynayanlar, tenisi izleyenler zengin :)
0
sonsuz
(15.07.25)
Golfle tenis neredeyse aynı bu arada masraf olarak. Kurs olarak aynı, kiralama olarak 30% falan fark var.

Futbol için iki taş kale, bir top yeter.

Basketbol için her yer pota zaten.

Tenis için kort lazım, ve Türkiyede kort yok. Ücretsiz olan 3 5 taneyi zaten boş bulmak imkansız.

Saati 800 liradan kort kiralıyoruz biz. Fakir biri nasıl oynasın
0
aguen
(15.07.25)
kort kirası kurs parası malzeme parası bir dünya para. her yerden ulaşım da yok köy kasabayı geçtim ilçelerde bile oynanacak kort bulmak zor.

işin pro olma kısmındaysa aşırı yetenekli değilsen boku yedin. sponsor bulmak zorundasın otel yol masraflarını karşılamak için. daha bireysel antrenör fizyo tutmak için para lazım olduğunu söylemiyorum bile. o yüzden top 150'den sonra açlık savaşları başlar. şikenin en çok döndüğü spordur. ne yapsın adamlar taş mı yesin?
0
deranzo1
(15.07.25)
Bazı spor dalları bazı ülkelere hitap etmiyor.
Tenis de böyle bir spor dalı.
Yığınlardan ayrışmak isteyenlerce tercih edilen bir spor dalı olmuş ülkemizde.
Kitlelere hitap edememiş.
Spordan ziyade cümle kurarken kelimenin Türkçesini denk getiremeyip İngilizcesini sıkıştırmak gibi farklı bir haz veriyor olmalı.
Gerçi tüm genellemeler yanlıştır ama bana verdiği algı bu.
Kort parasından bahsedilmiş de, bizim az ileride belediye parkında tenis kortu da basket sahası da var. Biri hep dolu, biri hep boş. Hangisi belediyeye daha pahalıya malolmuştur? Kort bulamayana adres vereyim. Parkımız şenlensin.
0
Mirket
(15.07.25)
Golf ve tenniste yükselmek para kazanmak uzun zaman alıyor. Çok iyi olmadığınız sürece para kazanma ihtimaliniz bile yok. Bu süreçte giderleri kendiniz karşılamalısınız. Ayrıca golf ve tennis yurt dışında daha yaygın olduğu için kendi cebinizden harcayıp gitmeniz gerekir. Parası olmayanda pek yönelmez bu sebepten.
0
mikahakkinen
(15.07.25)
sanirim olay oynayabilmek icin zaman ayirmanizin gerekmesinde. barrier to entry futbolda, basketbolda dusuk. topa vurmak, firlatmak basit ama raketi o kadar hizli gelen topta kullanmak kolay degil. yani teniste karsilikli 5 vurus yapabilmek baya zor.

dolayisiyla surekli zaman ayirabilecek vaktinizin olmasi lazim. raket almaniz lazim. herkes yapamiyor.
0
antikadimag
(15.07.25)
Golf/tenis yalnızların spordur
Zenginler de yalnızdır.

Zenginler için o deliğin sabit yerinde durması olması lazım.
Yoksa delik hareket ettiğinde spor olmaktan da çıkar sanırım.
0
diyecevaplandı
(15.07.25)
çünkü saha, ekipman ve eğitmen açısından kişi başına düşen maliyet takım sporlarına göre fazla. halı saha tutsan ücreti 12-14 kişiye bölersin mesela.
0
merhum
(16.07.25)
Bu söz, tenisi profesyonel seviyede oynayanlar, bunu kariyer edinenler için söylenmiş bir söz. Yoksa malzeme parasıymış kortmuş şu bu alakası yok. Gayet amatör düzeyde herkesin oynayabileceği, hem de her yaşta oynayabileceği çok da güzel bir spor.

Ama iş bunu kariyere çevirmekse işte orada çarşı karışıyor. Öncelikle bu işten para kazanabilmeniz için atp ilk 100'e girmeniz lazım. Çünkü ancak o seviyeye geldiğinizde turnuvalardan para kazanmaya başlayabiliyorsunuz. O seviyeye gelebilmek için de sürekli turnuvalara katılmanız gerek. Turnuvalar dünyanın her yerinde oynanıyor ve tüm masraflarını cebinizden karşılamak zorunda kalıyorsunuz. Bunun ekibi var, fizyoterapisti var şusu var busu var. Dünya kazan siz kepçe ekip halinde turnuvadan turnavaya gideceksiniz, oteli uçağı zartı zurtu inanılmaz paralar ve elit seviyeye çıkana kadar hepsi sizin cebinize bakıyor.

Özetle çok zengin değilseniz ya da zengin sponsorlarınız yoksa ilerlemek pek mümkün değil. Ama amatör seviyede, hobi olarak hiç de pahalı bir spor değil.
0
thracia
(16.07.25)
(12)

Herkesin çocuğu Koç Kolejinden mezun oluyor?

hunharca ben
Televizyon ve müzik camiasından Feridun Düzağaç, Emek Ege ve bir çok ünlü ismin oğulları, kızları çok öenmli liselerden mezun olmuşlar.Bu sanatçıların ya da sunucuların evlatları Koç Koleji ve St. Georg Avusturya Lisesi ve Ticaret Okulu gibi yerleri kazanmak için hakettiğini düşünüyor musunuz?Bunlar
Televizyon ve müzik camiasından Feridun Düzağaç, Emek Ege ve bir çok ünlü ismin oğulları, kızları çok öenmli liselerden mezun olmuşlar.

Bu sanatçıların ya da sunucuların evlatları Koç Koleji ve St. Georg Avusturya Lisesi ve Ticaret Okulu gibi yerleri kazanmak için hakettiğini düşünüyor musunuz?


Bunlar benim şuan denk geldiklerim, eminim fazlası da vardır.
0
hunharca ben
(15.07.25)
paran varsa gitmene de gerek.
0
designer
(15.07.25)
giris taban puani var ama o taban puana sahip olmak zor birsey degil
0
designer
(15.07.25)
Anaokulundan itibaren iyi eğitim alıyorlar. Gittikleri okullarda eğitim ciddiye alınıyor, gerekirse özel dersle destekleniyorlar. Ekonomik yönden kaygı da olmayınca çocuk için gün içinde güzel bir program yapılıp buna kolayca uyum sağlanabiliyor aileler tarafından. Yani bizim gibi işe gidince akşam ne yemek pişirecekleri, pazara gitmek için zaman ayır aşarı, ev temizliği, ütü vb dertleri olmuyor. Tatile çıkabiliyor çocuğun okul motivasyonunu yüksek tutabiliyorlar.
Benim oğlum geçen gün televizyonda gördüğü bir belgeselden sonra bana dönüp anne biz de turist olalım mı Bir gün diye sordu. Çünkü 9 yaşında ve hayatında iki kere Ankara'ya teyzesinin yanına, 2 kere de Ortaca'ya kuzenimin yanına gitti tatile. Otel bilmiyor, yabancı ülke, başka bir şehir bilmiyor. Bu çocuğu da sadece okul ve eğitim motivasyonunda tutmak zor çünkü hayatında başka bir şey yok. Kaldı ki ben yine çok şanslıyım yaşadığım yerde deniz, kamp, çiftçilik gibi pek çok şeyi deneyimleme şansı oldu.

O çocuklar da iyi eğitimin iyi bir gelecek olduğunu bizzat yaşayarak görüyorlar. Haliyle akademik motivasyonla da başarıları da yüksek. Zekalarını kullanmayı da becerip sınavları kazanıyorlarsa neden haketmesinler?
0
strawberry first
(15.07.25)
Çünkü parası olan o okullarda okuyabiliyor. Sınavla girilen Galatasay, İstanbul Erkek gibi okullarda pek ünlü çocuğu çıkmaz. Gerçi son lise geçiş sınavında 800e yakın birinci çıkmış, artık duyabiliriz.
0
asteriks
(15.07.25)
Bu okullar eskiden istedikleri gibi, kendi kriterleriyle öğrenci alıyorlardı. Son yıllarda bugünkü adı LGS olan sınav puanlarına göre alıyorlar. Ancak mutlaka zenginlere de kontenjan ayrılıyor diye düşünüyorum. Çok yüksek puanla giren " nispeten fakir" öğrenciler olduğu gibi, üniversiteye gitmeme gerek yok ya, babamın holdinginde çalışırım diyenler
de var. Yelpaze geniş. Ünlüleri mağdur etmiyorlar bir şekilde.
0
pro9it9is9
(15.07.25)
@pro9it9is9 'e katılıyorum. kendi sitesinde taban puan belirlemiş. (470) www.sg.k12.tr

baba turnede,anne nişantaşında üstüne anne-baba boşanmış. Buradan vaha çıkması zor bencede. Hepsinin de babası annesi yurdum insanı, gel gör torunlar oxford. Bu işte bir kast sistemi olmalı.

Örneğin Koç holding bünyesinde beyaz yaka olursan, koç ailem den yararlanıyorsun diye biliyorum. Bununda kendi içinde seviyeleri vardır. Olay en başta değinmediğim gibi para değil. 1-2 milyon bir şekilde verilir. 80kişi diyor kontenjan. LGS puanı değilde değilde, mal varlılığı sıralaması mı oluşturuluyor?

Fakirler param olsa diye, zenginler referans diye geziyorlar bu dünyada.
0
🌸hunharca ben
(15.07.25)
sabancıların büyüğü (hacı mıydı adı) saint benoit mezunu. o oraya girip mezun olduysa seviyeyi az çok düşünebilirsin. ama kapasitesiz ve gerçek umarsız zenginler enka’ya, hisar’a falan gidiyor. yabancı liselerin de ismi eskiden vardı.
0
deartheodosia
(15.07.25)
sinavlarda yapilan puanlar ile ailenin varligi arasinda ciddi korelasyon var zaten. yani o cocuklar ozel okullar, en iyi dersanelerde yetiserek gidiyorlar oralara. benim amerika'daki lisans okumus arkadaslarimin tamami hali vakti yerinde ailelerden geliyor. oncesinde de bahsettigin ozel okullarda okumus oluyorlar zaten. yani cocuk bu, toplumun kaynaklarini uzerine boca edince cocuk zaten donanimli, yetismis biri oluyor. mesela harvard'a giren turkler taniyorum. harvard gibi okullar ulke bazinda kota belirler. mesela atiyorum turkiye'den 10-15 kisi alacagiz bu sene gibi. bu cocuklar butun turkler arasinda yarisarak gelmiyor, kendi sosyal siniflarindakilerle yarisip harvard'a giriyor.

firsat esitligi oldugunun dusunulmesi cok komik. fakirlerin ses cikarmayip sigir gibi gudulmesi daha da komik. cok iyi yiyorlar kapitalizmin istersen yaparsin, birey her seydir masalini. dataya baktiginda gorulen trendler cok acik. hayattaki basariyi belirleyen parametrelere bakildiginda buyudugun zip code'un zenginliginin zekanin, egitiminin, vs vs diger her seyden daha onemli oldugu cikiyor. ama fakirler istisnalara bakip umutlanabiliyorlar. kendi etraflarindaki fakirlerin bir tik ustune cikabildiklerinde mutluluktan oluyorlar. fakirin fakire yaptigi nispet gibisi yoktur.

hak etmek diye bir mefhum cok yok dunyada. gucu olanin istedigini aldigi bir durum var. insanlik olarak bunun onune gececek sistemler yaratmaya calisiyoruz devlet gibi, sosyal sorumluluk gibi. ama cok zaman aliyor.
0
antikadimag
(15.07.25)
Şu anda sınavla aldıklarını bilmiyordum. Belirledikleri taban puanlar ne derece yüksek, yüzdelik dilim ne bilmiyorum. Muhtemelen bir kısmını sınav taban puanıyla alıyordur. Geri kalan zaten kendi öğrencileridir. 8. Sınıfta mezun ettiği öğrenciyi puanı tutmadı diye yollayacağını sanmıyorum. O da yine aynı şeye geliyor, paran varsa erkenden okula sokuyorsun, ordan üniversite mezuniyetine kadar yolu var. Bir de transfer kontenjanları varsa ki vardır ordan da sınav olmadan öğrenci alabilirler.

Robert bahsi geçen iki okuldan farklı olmakla beraber oraya da zamanında puanı yetmeyen çocuğu ikizi orda, ailesi de şöyle böyle harikadır diyerek kayıt etmişlerdi, medyaya yansımıştı.
0
asteriks
(15.07.25)
Avusturya lisesini gommussunuz de oraya oyle 100 soruda 70 dogru giremiyordun 90larda, simdi degistiyse bilmem. Bir arkadasim 90-91 cozerek girebilmisti.

Fransizlar benim zamanimda 70-75 asagisi ile almiyordu, simdi durum ne bilmiyorum, beli dusmustur.

Terakki'de o zamanlar 70 ile aliyordu ama ustune bir sinav daha yapiyordu, IQ testleri tarzi biseydi.

Firsat esitligi diye birsey yok, hayat adil degil. Zengin ailelerin cocuklarin "basarili olmaliyim" hirsi yok, cunku zaten herseyleri var neden kassinlar.
0
cooperr
(15.07.25)
Ortalık bayağı karışmış,

Önce düz koşulları konuşalım.bu sene yanılmıyorsam yuzde bir 478 puana denk geliyor.koç 470 den başladı,keza italyan,avusturya ticaret te bu puandalar,diğerleri yukarıya gidiyor.kısaca sadece paran olması düz giriş için yetersiz.önce sınavda başarılı olman lazım,sonra parasını ödemen lazım.burayı tercih edenlerin çoğunun direk tercihleri bu,puan yetmeyip anadolu lisesi tercih etme tercihleri yok.kısaca önemli bir kısım bunu hakederek ve ücretini ödeyerek gerçekleştiriyor.

Burada ayrıcalık olan kısım yabancı öğrenciler ve bazı okulların anlaşmalı oldukları ilk ve orta öğrenim okullarına ayrılan kontenjan.ama bu sayı yuzde 5 i geçmez.
0
duptıs
(15.07.25)
@antikadimag + 1

üniversite sınavında ilk 10 bine giren insanlara bakın, hepsi çok iyi liselerde okumuş, en pahalı dershanelere gitmiş, zilyon tane özel ders almış öğrenciler.

Boğaziçi devlet ünisi, ama büyük çoğunluğunun ailesi sosyo ekonomik düzeyi yüksek öğrenciler oluşturuyor. boğaziçi bilgisayar-elektrik elektronik ilk 1000 le kapatıyor neredeyse. Kimsenin yardımı olmadan, öyle ortalama bir aile ile bu sıralamaları yapmak imkansız. Çok ciddi bir çalışma gerekiyor, bu çalışmalar çocukluktan beri sağlanıyor. hiç bir çocuk durup dururken oyun oynamayak yerine gidip ders çalışmaz kimsenin yönlendirmesi olamdan. Boğaziçinde de anadolu çocukları var ama eğitim fakültesindeki öğrenciler genelde. o bölümlerin sıralaması da 50-60k falan.
0
substituent
(16.07.25)
(16)

yurt disinda yasayanlar, turkiye'den ne goturuyorsunuz?

lemmiwinks
1) turkiye ziyaretlerinizden donerken neler goturuyorsunuz bagajinizda (ucakta canta, arabada bagaj)?2) hic goturmemeniz gereken bir seyden ceza yediniz mi? (kara sinir kapisi ya da havaalani?)3) turkiye'den siparisle aldiginiz bir sey var mi? nasil?4) ozel degilse hangi ulke?
1) turkiye ziyaretlerinizden donerken neler goturuyorsunuz bagajinizda (ucakta canta, arabada bagaj)?
2) hic goturmemeniz gereken bir seyden ceza yediniz mi? (kara sinir kapisi ya da havaalani?)
3) turkiye'den siparisle aldiginiz bir sey var mi? nasil?
4) ozel degilse hangi ulke?
0
lemmiwinks
(14.07.25)
Türkiye'de olup da Avrupa'da olmayan bir sey olabilir mi ?

Ve yine Türkiye'de ve Avrupa'da olan bkr sey Türkiye'de daha kaliteli olabilir mi ?

Son olarak Türkiye'de daha ucuza gelmesi söz konusu olabilir mi ?
0
feastofthedamned
(14.07.25)
Salep, özel bir pul biber, bozic antep fıstığı.
Şu üçlü dışında hiçbir şey çünkü yüzde 99 her şey bulunuyor burada.
Bir de ofise ya baklava ya da su lokumlu kuruyemisli paketlerden.
Fransa.
0
logisticsmanager
(14.07.25)
peynir'den ceza yiyen arkadasim var. buna dikkat edin. et vb ürünler zaten cok riskli.
ben genelde o risklere girmiyorum, ama mesela gecen gelisimde damla sakizli türk kahvesi aldim, baharat vb getirdim. ama genelde cogu sey buralarda da bulunuyor.
bir de vakumlatip enginar getirdim son gelisimde.
0
kaputt
(14.07.25)
Tuzlu fıstık (kırmızı kabuğunun üzerine tuz yapışmış, birahanelerde verilen gibi)
Devekuşu yumurtası
İlaç
0
michael_knight
(14.07.25)
Ben Türk kahvesi, nar ekşisi ve bazen iyi biber salçası (bunu teyzem Antep'te kendi yapıyor) götürüyorum sadece. Diger ülkeleri bilmiyorum ama benim yaşadığım ülkede Türk kahvesi tek çeşit satılıyor ve taze değil.

Peynir vs zaten yasak.

Hediyelik lokum, tatlı aldığım da oluyor dağıtmak için.

Çoğu şey zaten Avrupa'da da var. Baharatlarin da bence Türkiye'de çok daha kaliteli ve güzel olanları bulunuyor (tabii ben evde yapılanlara da erişim saglayabiliyorum) ama taşımıyorum.


Édit: aşağıda cevabı görünce "tabii ki" dedim, kitap ben de taşıyorum. Aklım yiyeceğe gittiği için sadece mutfak odaklı cevaplar verdim. Yoksa en son gelişimde çok güzel bir havlu seti de almıştım, onu da getirdim.
0
fraise
(14.07.25)
1-sarap, baharat (duzgun sumak, dolmalik üzüm, isot...), nadiren tekstil ürünü, taki.

2-hayir.

3-hayir.

4. almanya, italya, hollanda giris-cikis yaptigim ülkeler.
0
buf-e kür
(14.07.25)
@feast, sen nasil patolojik bir eziksin. Cok biliyorsun.

2- Peynirden ceza yiyen var. Türk peyniri ab‘de yok. Peynir et getirmek yasakmis. En son sebze meyveleri de yasaklamislar.

1-3: Mevsim sebzeleri getiriyorum. Mesela en son araka ve yesil erik getirdim. Bunlar türk marketinde oluyor sadece ve de pahali oluyor. Her zaman da olmuyor. Erik gördüm ama taze arala görmedim.
Cerez aliyorum. Daha ucuz tr‘de. Baklava getirdim bi de en son. Cok seviyorum. Serbetli türk tatlilar berlin‘de iyi sadece.

Ben telve makinesi getirdim. Telve satisi yok. Baska markalarin satisi vardi ama ben telve kullanmak istedim. Selamlique türk kahvesi aliyorum poset poset büyük ihtimalle siniri asiyorumdur. Bunu internetten annemin eve siparis ediyorum.

4- almanya
0
sonsuz
(14.07.25)
ütü bezi (burada var mi bilmiyorum acikcasi), perde diktirmistim o zaman buradan kat kat ucuzdu, bazi baharatlar (sumak, kimyon, guzel kirmizi biber, teyzemin yaptigi nane kurusu, zeytinyaginda kekik, zahter vs.), antep fistigi, yesil erik, corek otu, gercek nar eksisi, salca, dogal kozmetik - artik orada daha pahali gerci. vs. vs.
Oklava siparisi almistim, gul suyu , gul receli isteyen oldu, ay coregi, tahinli corek, turk cayi aldigim siparisler arasinda. Bu siparisleri verenler hep yabanci.
0
kassiopeia
(14.07.25)
hemen her sey bulunuyor artik. sadece lojistik zincirinde bozulacak, bayatlayacak seyler getirilebilir. ben antep fistigi getiriyorum. amerika'nin california antep fistiklari kocaman tatsiz tuzsuz. turkce kitaplari da bulamiyorum. o yuzden kitap da getiriyorum.
0
antikadimag
(14.07.25)
Hatay biber salçası, kavurulmuş karışık kuruyemiş ve kabak çekirdeği, bilimum baharat, yeşil sivri biber çarliston gibi, eti cininden damak çikolatasına alaturka cipsine ne kadar ürün varsa hepsi olabilir. Mr. muscle mavi WC şeysi, sifonu basınca mavi mavi olan bu benim ülkemde net yok. Sarpişir içi pişirme kağıdı dışı folyo olan dava. Kuru pasta vs. Geçmişte peynir sucuk zeytin vs. getirmişliğim çok. Hiç yakalanmadım.

Daha migros alışverişi temelli söyledim tabii de oklavam, arçelik türk kahvesi makinam falan var trden getirdim.

Bir sonraki hedefim üstten grilli elektrikli mangal getirmek. Burada hiç benzeri ürün görmedim. amzn.eu şu gibi. Muhtemelen bu yasaktır güvenlik sebebiyle.

Litvanya.
0
wallcan
(14.07.25)
1) genelde ilaç vs azaldıysa onları yeniliyorum, tatlı lokum falan belki millete ikram etmeye. burda bazı ilaçları tane tane veriyorlar, lazım olunca da doktor randevusu bulunmuyor, mecbur getiriyorum.
2) şimdiye kadar yemedim, her türlü ilaç geçirdim sormadılar. yasak olan şeyler hakkında az çok fikrim var, peynirden yiyen çok oluyor da ordan buraya getircek kadar peynir sevdam yok.
3) yok
4) almanya
0
nahtoderfahrung
(14.07.25)
türkçe kitap
kuru domates
taze baharat
boza
kandil simidi
takviye ilaçlar/vitaminler
bir de çorap ve iç çamaşırı (avrupa'da pahalı)

her gittiğimde değişiyor. en son bunları getirdim.
0
sir gawain
(14.07.25)
usttekilere ek; havlu, zeytin
almanya
0
Ley
(14.07.25)
1 - tr'den kiyafet goturuyorum cogunlukla. yiyecek olarak taze cekilmis turk kahvesi, adacayi, ihlamur, tarhana gibi yurtdisinda bulmanin zor oldugu seyler olabilir.

2 - yemek icin ceza yemedim, ama yiyen arkadaslar oldu et/sut urunu getirdikleri icin.

3 - yok

4- kanada
0
cooperr
(15.07.25)
ben de cevap vereyim:

1) bazen turk kahvesi, peynir (1-2 kere risk aldim), konserve enginar getirmistik, ayiklanmis buzluga atmalik bezelye, annemden tarhana. bal. hanimin turkiye'den aldigi bazi dogal urunler (krem, sabun vs). baharat. turkce kitap. bunlarin hepsini burada bulabiliyorum bu arada, yalniz hepsi en iyi kalite olmayabiliyor. turkce kitap da sinirli tabi. ama tek bulamadigim trakya eski kasar ve bu cok uzucu.
2) yemedim, eski kasar getirecegim ama korkuyorum.
3) zeytinyagi ve zeytin aldim, daha once turkiye'de alisveris yaptigim bir yerdi. gelmesi, teslimati biraz sancili oldu. arabayla (minibus kamyon neyse) turkiye'den getiriyorlardi.
4) hollanda.
0
🌸lemmiwinks
(15.07.25)
Artik sadece kuruyemis goturuyorum. Bence Almanyadaki kuruyemisler pek lezzetli degil.
0
turkuaz
(15.07.25)
(15)

şu şarkıcıları dinleyen var mı?

messina123
tarkan, yıldız tilbe, bülent ersoy, gülben ergen, seda sayan.abartılı gelecek ama ben yıllardır bu kişileri dinleyen bir kişi görmedim. kim dinliyor bu kişileri ve neden bu kadar ünlüler?
tarkan, yıldız tilbe, bülent ersoy, gülben ergen, seda sayan.

abartılı gelecek ama ben yıllardır bu kişileri dinleyen bir kişi görmedim. kim dinliyor bu kişileri ve neden bu kadar ünlüler?
0
messina123
(14.07.25)
Ne kadar kalabalık bir ülke olduğumuzu unutuyoruz bazen.
0
amortisman
(14.07.25)
evde arkadaş ortamında rakı vs olduğunda bu sanatçıların bazılarını açtıran arkadaşlar oluyor ama tarkan her daim dinlenir be.
0
elektr10
(14.07.25)
tarkan ve yildiz tilbe evet, bulent ersoy rastlarsam, digerleri hayir.

yasiniz kucuk oldugundan sevmiyor olabilirsiniz, bu kadar unlu olmalari sacma gelebilir ama zamaninin en unlu kisileri bunlar, hala unlu olmalari da normal. biz yaslilar hala dinliyoruz, bir kismini seviyoruz, digerlerini sevmesek de biliyoruz.
0
lemmiwinks
(14.07.25)
Tarkan dinliyorum ben, seviyorum şarkılarını. Diğerleri özellikler gülben ergen ve seda sayan şarkıcı mı ondan bile emin değilim, hatırladığım şarkıları yok
0
hayalhayal
(14.07.25)
Şunu nerde duysam, işi gücü bırakır sonuna kadar dinlerim mesela.

www.youtube.com
0
Mirket
(14.07.25)
tarkan ve bülent ersoy'u dinliyorum. ilaveten sibel can, gülşen, ebru gündeş de dinliyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.07.25)
ben de bunları dinleyen kimse görmedim. tarkan dahil.

1998 yılında okulda tarkan ın meşhur bir şarkısını söylerdi arkadaşlar. daha sonra hiç görmedim.

ben hayatımda ajda pekkan dinleyen de 1 kişi bile görmedim. yaşım neredeyse 40
0
ya ben lan neyse
(14.07.25)
Bunların ortak noktası Her kesime hitap eden müzikler yapıyorlar dinlenmeme şansları yok
0
olaylar olaylar
(14.07.25)
tarkan, yıldız tilbe, sezen aksu, hande yener, gülşen vs bunlar daima kendi listemdedir.
her yeni işleri olduklarında "acaba ne çıkarmışlar?" diye bakarım. gülben ergen'i de nedense sanki berbat bir şarkıcıymış gibi lanse ediyorlar ama bence kendisinin de çok güzel şarkıları var ki oğuzhan koç gibi tipleri saymazsak genelde hep kalburüstü sanatçılardan şarkılar alır.
0
m e b
(14.07.25)
tarkan, musti, tilbe ve bilumum 90'lar şarkıcılarını sıklıkla dinliyorum, ersoy falan özellikle açıp dinlemiyorum ama bazen denk gelirse dinlerim.
0
exlibris
(14.07.25)
Hiçbirini özellikle açıp dinlemiyorum. Belki kırk yılda bir Tarkan. Tarkan'ı dinleyenler var çevremde. Yıldız Tilbe'yi de 1 kere duydum. Onun dışındakilere denk gelmedim hiç.

Tarkan'ın grup ile alaka seviyesi: www.instagram.com
0
nawar
(14.07.25)
Tarkan’ı gayet severek ve sürekli dinliyorum.
0
ekimoloji
(14.07.25)
tarkan dinleyen gormedin mi? yok artik. tarkan dinlerim, yildiz tilbe de. bulent ersoy hemen hemen hic yok raki masalari disinda. gulben ve seda hic yok.
0
antikadimag
(14.07.25)
ben tarkan'in harbiye konser videolarini acip izliyorum. Yeni sarkilari berbat. Ama eski sarkilari ile turkiye'deki pop muzik citasini en tepeye cikarmis bi isimdir kendisi.
Digerlerini sevmiyorum ama yildiz tilbe'ye saygi duyarim.
0
sey mi dostum
(14.07.25)
arabada takanin birkac cdsi var, arada takar dinlerim.
yildiz bence fazla bagiriyor, onu kafam kaldirmiyor.
digerleriyle isim olmaz..
0
cooperr
(15.07.25)
(3)

key olmak diye bir tabir var mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
"...ruhu ve amacı ile uygun olması, yani key olmaması..." diye bir cümle ne anlatmak istemektedir?
"...ruhu ve amacı ile uygun olması, yani key olmaması..." diye bir cümle ne anlatmak istemektedir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.07.25)
Yok öyle bir anlam.
Dil esnek bir sey. Istesen kullanirsin elbette. Ama standart ingilizcede direkt öyle bir anlam yok.
Sacma sapan bir cümle.
0
sonsuz
(14.07.25)
Key olmak diye bir şey yok. Anahtar-kilit ilişkisi diye bir deyim var. O da bu bağlama uygun mu bilmiyorum.
0
Lim5
(14.07.25)
cok key oldum bu soruya...
0
antikadimag
(14.07.25)
(18)

Yanınızda ne kadar nakit taşıyorsunuz?

put it in your appropriate place
Şahsen 300 ile 500 lira arası nakitle dolanıyorum. Normal harcamalarım hep kredi kartıyla.
Şahsen 300 ile 500 lira arası nakitle dolanıyorum. Normal harcamalarım hep kredi kartıyla.
0
put it in your appropriate place
(12.07.25)
2-3k.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.07.25)
hiç
0
koela
(12.07.25)
5k. Ulan elektrik gitti, poslar da gidiyor. Nakit çalışıyor adam, amele gibi ateme arayacaksın. Ama 99'u karttan yapıyorum. Kayıt kuyut kolay oluyor.
0
Shepard
(12.07.25)
Pazaryeri alışverişi ve bahşişler hariç asla nakit kullanmam. Yine de daima yanımda 500 ila 1000 lira arası nakit vardır. 500 ün altına düşersem hemen gider 500 çekerim.
0
Mirket
(12.07.25)
0-200 TL. Minibüse binmek için gerekiyor en fazla.
0
sekizdokuzon
(12.07.25)
bazen 0tl ama genelde maksimum 500tl. Nakit taşınacak gibi değil, alışverişe çıkınca yanımda 2 deste parayla gezmem gerekir.
0
kimlanbu
(12.07.25)
200-300 genelde
0
mor oje
(12.07.25)
500-1000, genelde bahşiş için kullanıyorum.
0
kojonotsuki
(12.07.25)
Birkaç bin. Nakit alışveriş yapıyorum hep.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
300 lei

hemen hemen 3 haftada bitiyor

bazı mekanlar nakit kabul ediyor

5 bira içsen bir gecede 50 lei gitti zaten

konsere gitsen 30 lei minimum
0
rain when i die
(12.07.25)
500-600 civarı, bittikçe cüzdana 1000-1500 eklerim. bir de ne olur ne olmaz diye bir 100-150 dolar bozuk para olarak durur.

normal market - gündelik harcamalar için nakit tutsak 5-6k ile gezmek lazım, çok yer tutar.
0
orpheus
(12.07.25)
300- 500 TL.
0
diyecevaplandı
(12.07.25)
0
0
antikadimag
(12.07.25)
500-1000 civarında.
Nadir de olsa peşin para ile çalışan dükkanlar ve taksiler için.
0
pro9it9is9
(12.07.25)
kredi kartı ile ödeme kabul ediyor gittiğim geldiğim neredeyse her yer.
etmezlerse zaten taşıdığım nakitle ödeyemem de hesabı.
sokak satıcısından simit alırım, kağıt mendil satan teyzeye veririm. hesabı ödedikten sonra bahşiş bırakmak istersem onu yaparım diye nakit taşıyorum.

20 - 200 arası banknotlar yanımda olunca rahat hissediyorum.
500 civarı yetiyor.

haftalarca nakitsiz dolaştığım da oluyor ama.
0
biseysorcaktim
(12.07.25)
Sıfır.
Bugün bakkala nakit ödiyim dedim, para üstü derdi yüzünden uğraştım durdum.
Dansöz ya da gırnatacıya takacak bir durum yoksa bulundurmuyorum.
0
Bruce
(13.07.25)
pazar alışverişi yapacağım gün hariç 500 den fazla nakit taşımam , pazar alışverişi içinde aynı gün parayı çeker varsa kalanıda hesaba tekrar atarım.

Kısaca , yüksek enflasyonu olan bir para birimini mümkün olduğunda az miktarda yanımda taşımaya çalışıyorum
0
Rao
(13.07.25)
Şu an cüzdanımda 10 lira para var. Normalde 750 tl civarı bulunduruyorum. Su simit vs dışında Nakit alışveriş yapmıyorum.

36 E İstanbul
0
lazor
(13.07.25)
(9)

Mülteci sayısı azaldı mı sizce de?

messina123
6 sene önce antepte yaşarken Türk’ten fazlalarmış gibi geliyordu. Sonra üsküdara taşındım. Sanki ilk zamanlar istanbulda da suriyeliler çok gibiydi ama son dönemde pek suriyeli görmez oldum. Bu belki iş hayatına atılmış olup daha kısıtlı sosyal çevrem olmasından, yaşadığım semtten ve artık toplu taş
6 sene önce antepte yaşarken Türk’ten fazlalarmış gibi geliyordu. Sonra üsküdara taşındım. Sanki ilk zamanlar istanbulda da suriyeliler çok gibiydi ama son dönemde pek suriyeli görmez oldum. Bu belki iş hayatına atılmış olup daha kısıtlı sosyal çevrem olmasından, yaşadığım semtten ve artık toplu taşımayı eskisi gibi kullanmıyor olmamdan da kaynaklanıyor olabilir tabi.
0
messina123
(11.07.25)
Gaziantep'te benim gördüğüm tek tük Suriye'ye dönüyorlar.Burda doğan veya büyüyen nesil gitmek istemiyor. Türkmen olanlar gitmek istemiyor. Burda düzen tutturanlar gitmek istemiyor. Korkanlar gitmek istemiyor. Antep'te hala sayıları çok fazla.
0
rodeocu
(11.07.25)
Genetik mutasyona uğradılar. Fenotipleri değişti.
0
runaway
(11.07.25)
antep'i bilmiyorum ama istanbul şişli için yaklaşık 5 sene önce buralarda çok fazlalardı. avm'lerde onlardan başkasını görmüyordum. cevahir avm'de onlardan başkası yoktu. etrafta da onların dükkanları, burgerci, kafe, berber vs açılıyordu. sadece gelip geçici değil, yaşıyorlardı da. pencereyi açınca bağırarak telefonda konuşan bir ortadoğulunun sesi geliyordu (arap ya da acem)

şimdilerde bu oran epey azaldı. yaklaşık 1 yıldır dikkatimi çekiyor bu.
avm'de hala çoklar ama eskisi kadar değiller.

kirada oturanlar yavaş yavaş taşındı. bazı dükkanları duruyor ama kimisi kapandı.

bir de ilk zamanlardaki kadar rahatsız edici ya da aşırı tavırları yok ve adapte oldular gibi geliyor (ya da biz kanıksadık)
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
Gidenler oluyor ve azalıyorlar. Bizzat tanıdıklarım da ailece gitti. Esed rejimi en fazla zararı Türkiye'ye yakın bölgelerdeki Türkmen köylerine verdiğinden ve evler yerle bir olduğundan gidemeyenler de var.
Gitseler de evi yeniden yapmaları, tarla bahçeye yapılacak harcamalar derken zaten elde olmayan paranjn da çok daha fazlası gidecek.
0
diyecevaplandı
(11.07.25)
Yani gittikleri falan yok aslında.

Sadece eskiden daha homojen dagilmislardi, şimdi esenyurt vs gibi yerleri kendilerine merkez belirlediler.

Ekonomik şartlar, yaşam koşulları, çevreleri vs zamanla belirli merkezlerde toplanmalarina sebep oldu.

Yoksa azaldiklari falan yok.
0
makbur
(11.07.25)
ankara'dayım, benim yaşadığım mahallede arttı. bu krizin zirve zamanlarında bile sokaklarda tektük suriyeli görürdüm. şimdi her gece onların sesine uyanıyorum. öyle zengin muhitte filan da yaşamıyorum bu arada, merkezdeiym ama üç kuruşa duvarları dökülen bir evdeyim.
0
der meister
(11.07.25)
Azalmadilar. En son yilbasinda Taksim bunlarla doluydu.

Bu arada paki ve afganlar surileri yakaladi sayi olarak.
0
feastofthedamned
(11.07.25)
beylikdüzü için konuşuyorum pek giden yok en azından 9 bloklu 15 katlı sitede.
0
eja
(11.07.25)
kisisel tecrubelerden bunu anlamak zor olsa gerek. ama bircogunun dondugunu dusunuyorum. neden derseniz turkiye yasamasi cok zor bir ulke. su anda suriye stabiliteye kavustu ve sifirdan insa ediliyor. cok fazla firsat oldugunu dusunuyorum.
0
antikadimag
(12.07.25)
(10)

yurtdışında yaşamak için eğitim almak

biseysorcaktim
fen-edebiyat fakültesinden kıytırık bir lisans mezunuyum. bölümün adı sanı pek az biliniyor. zaten mezun olduğumdan beri yazılım geliştirici olarak çalışıyorum. backend, db, web falan derken bir kaç yıldır front-end çalışıyorum genelde mobile (react-native) üzerine.daha önce çalıştığım yerlerde anal
fen-edebiyat fakültesinden kıytırık bir lisans mezunuyum. bölümün adı sanı pek az biliniyor. zaten mezun olduğumdan beri yazılım geliştirici olarak çalışıyorum. backend, db, web falan derken bir kaç yıldır front-end çalışıyorum genelde mobile (react-native) üzerine.

daha önce çalıştığım yerlerde analytics gibi araç gereçlere ufak tefek bakmıştım az çok fikir sahibiyim.

yurtdışına 8-10bin euro para vererek yüksek lisans'a başlayan ve orada yaşayan arkadaşlarım var. çoğu almanya'da. ben de orayı düşünüyorum.

yurtdışından iş bulup gitmek benim için zorlayıcı ama yüksek lisans (ya da benzeri bir eğitim programı) ile gidip orada iş bulup yaşamak daha pratik geliyor. remote çalışıyorum şuanki işimde. oraya gidersem de şuanki işime devam edebilirim ve kazancım minimal olmak kaydıyla orası için yeterli.

açıkçası eğitim almak da istiyorum. lisans eğitimimin kabul edildiği, mesleki bilgimin üstüne biraz da eğitim katarak daha profesyonel olmak ve böylece yurtdışına taşınmak istiyorum. digital studies, digital management, data analytics, business analytics, digital transformation, technology management gibi isimlerle programlar varmış. lisans eğitimi olmasa da alaylı olarak cs alanınca çalışanları kabul ediyorlarmış.


iş ticarete dönmüş durumda. dönemine 10bin euro vereni kabul ediyor çoğu okul. var mı öyle "herhangi bir lisans mezununu kabul eden" programlar? yukarıdaki saydıklarımı chatgpt diyor ancak emin olamadım.

o programlarda "üniversitelerin matematik bölümünden mezun" ya da "cs alanında lisans yapmış" falan gibi şartları varsa beni kabul etmiyorlar. ama mesleki becerimi ve tecrübemi dikkate alıyorlarsa o bir kazanç artı olabilir benim için.

elimde ne var;
ingilizcem var. iş ya da eğitim alabilme yetkinliğinde. fransızca biliyorum b1 ama fransa'ya gitmek istemiyorum.
almanca'm çok temel. a1 değil ama öyle diyelim. eğitim ya da iş için kullanamam.
işim remote. oraya gitsem de şuanki işime devam edebilirim, şirket batmazsa tabi. şuanki gelirim avrupadaki net asgari ücretten daha yüksek.
daha önce hem uzun yaşadım yurtdışında hem turist olarak gittim. zorluklarını az çok biliyorum. can atmıyorum gitmeye ama yaşam standartı istanbul'dan hala yüksek.

yapıcı fikir ve önerilerinizi bekliyorum.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
Master = para. Parasını verirsen çok yüksek rankingli üniversiteler dışında her yerde mastera girersin.
0
runaway
(11.07.25)
master bittikten sonra nasıl yaşayacağım?
öğrenci iken çalışma izni veriliyor. tam mı yarım mı bilmiyorum.

giden herkes "buradaki 1.5 - 2 yılımda muhakkak bir yerden iş bulurum" diyerek mi gidiyor.
0
🌸biseysorcaktim
(11.07.25)
mış mişle bu yola girme, bu dediğin 3-4 yıl öncesi için olabilitesi olan bir konuydu şu an çok zor, özellikle IT piyasası yurtdışında da çok durgun ve türk kimliği ile iş bulmak zor çünkü firmaların sana sponsor olması gerekiyor. ben yerinde olsam iş bulamama durumuna göre de a b c planı ile giderdim.
Yurtdışındayımve It sektöründeyim bu fikrim buradan geliyor.
0
tuborg yesili
(11.07.25)
hocam sen almanya'da yüksek lisans'ını bitirdikten sonra yanlış hatırlamıyorsam 2 yıl daha oturum veriyorlar sana. bu 2 yılın içinde çalışma iznin de var tabii. iş bulunca oturumun öğrencilikten çıkıyor artık.

yüksek lisans ile kapağı atmak çok mantıklı hareket. okurken de ufaktan iş başvuruları yaparsın zaten öğrenci oturumunda da haftalık belirli bir çalışma saatin yer alıyor.

almanya'da daha kolay iş bulabilmen için almanca öğrenmeni tavsiye ederim.
0
elektr10
(11.07.25)
batinin gocmenlik yollari belli:

1 - iltica
2 - egitim
3 - evlilik

+ yuksek icin cikip kalan cok.
+ master=para tezsiz yaparsan dogru, ama ben bes parasiz gelip, tezli master ustune doktora yapip oturum alan cok insan gordum.
+para problemi varsa tezli master iyi bir opsiyon, kendine bir tane duzgun prof bulmana bakar. arastirma yapman lazim. insanlarin pek gitmek istemedikleri sehirlerde sansin daha yuksek olur.
+ tavsiyem anadilini bilmedigin ulkelerden uzak durman bu durumda almanya/fransa zaten eleniyor.
+ okuldan sonra olay sponsor bulmaya bakar, yani bir sirkete seni ise almaya ikna edeceksin.
+ diyelim ki is bulamadin, hersey boka sardi vizen bitti donmen lazim, care evlilik. kadinsan zaten bu zor degil. erkek isen o zaman sansin daha dusuk.
+ hicbiri olmuyorsa son care iltica ki tavsiye etmem.
0
cooperr
(11.07.25)
Beş parasız hiçbir yerde master yapamazsın. ABD'de fully funded denilen doktora programlarında bile öğrenciler aylık bir miktar cepten yiyorlar. Bu tip bedavacı hayaller sadece zaman kaybettirir. Avrupa'da bedava master yok. Sadece ucuzu pahalısı var.
0
runaway
(11.07.25)
@runaway, sorumun hiç bir yerinde beş parasız nasıl master yaparım demedim ki? benim zaten orada da geçinebileceğim ve uzaktan çalışabildiğim bir işim var. giderken cebimde biraz param da olacak. iki döneme 20 küsür veririm de, 50bin euro civarında para vermem gerekecekse evet o üzer.

benim kaygım lisansımın edebiyat mesleğimin ise yazılım olması üzerine.
yl için de bu konuda eğitim almak istiyorum, ki orada kaldığım süreçte gerekirse başka iş bulayım.
0
🌸biseysorcaktim
(11.07.25)
@biseysorcaktim

sana demedim onu. yukarıda cooper parasız gelip master yapmak falan demiş ona dedim.
0
runaway
(11.07.25)
Yani yazılım hakkında konuşulanlar çok iç açıcı değil de şunu yazmaya geldim;
Çoğu yerde (benim bildiğim) masteri kazansaniz da hesabinizda bloke para falan lazım.
Ve siz bu ülkelere "ben remote calisacagim" diyemzasiniz çünkü o ülkede yaşarken çalışıyor olacaksiniz. Direkt vize reddi olur.

Bir de benim bildiğim fransa yazılım konusunda gelecek için almanya'ya oranla bir tık daha iyi olabilir şu tarz şeyler sebebiyle;
www.euronews.com

Tabi bilgim yok. Zaten sevmediginiz yere de gitmeyin. Ben de almanya sevmem akdeniz kiyisi yok :(
0
logisticsmanager
(11.07.25)
dunya o eski dunya degil. 2015 ve sonrasi cayir cayir herkes goc etmeye basladi. dolayisiyla surecler de tikanmaya basladi. abd'ye gelenler su anda donmek zorunda kaliyor is yok cunku piyasada.
0
antikadimag
(12.07.25)
(7)

dsg hakkında

sir gawain
arabayı yenileme sürecindeyim ama dsg hakkında eleştiriler kafamı karıştırıyor. çevremde ve internette çok fazla dsg sevmeyen var ve eninde sonunda bu şanzımanın bozulacağından emin gibi konuşuyorlar. ama piyasadaki çoğu otomatik vites aracın şanzımanı ya dsg ya da onun aynısı olan ismi farklı çift
arabayı yenileme sürecindeyim ama dsg hakkında eleştiriler kafamı karıştırıyor. çevremde ve internette çok fazla dsg sevmeyen var ve eninde sonunda bu şanzımanın bozulacağından emin gibi konuşuyorlar. ama piyasadaki çoğu otomatik vites aracın şanzımanı ya dsg ya da onun aynısı olan ismi farklı çift kavramalı şanzımanlar. bu insanları ciddiye alırsam piyasada toyota ve honda’dan başka binilecek araç kalmıyor.

neyse uzun lafın kısası, dsg kullanan ve memnun olan birilerinden ikna edici cümleler duymaya ihtiyacım var. sizce de çok abartılmıyor mu bu dsg eleştirileri?

not: iki üç yaşında, maks. 30-40 bin km’de bir araç alacağım. bir vw alıp bu konuyu geçeyim istiyorum.
0
sir gawain
(09.07.25)
Benzer sürecten geçmiş biriyim. Golf alacakken vazgeçtim. Toyota aldım. Aradan yıllar gecti iyi ki diyorum golf almamışım.

Türkiye gibi ülkede birinci kural: kafan rahat olacak. Başlarım konforuna, süratına...

Maalesef dsg baş belası.
0
luluki
(09.07.25)
Skoda octavia'ya çok baktım ama dsg aleyhinde yorumlar sebebiyle geri durdum. Opel manuel vites ile devam.

Otomatik vites araçların manuele göre daha çok yaktığı da belirtiliyorken kullanımda kolaylık sağlasa dahi otomatiklerin arıza yapma olasılığını görmezden gelmek olmaz. Masrafı da büyük.
0
diyecevaplandı
(09.07.25)
Dsg vites geçişleri çok güzel.
Tek söyleyebileceğim olumlu şey bu:)

A3’ümü sırf dsg arızası yüzünden sattım, bu da söyleyebileceğim ikinci şey..

Araçlar mükemmel. Alabilirsiniz ama kenara 150-160bin tl dsg için ayırın ve hep orda kalsın.
0
artci sarsinti
(09.07.25)
Ablamlarda 2010 passat var. Geçen sene dsg arıza verdi 140binde arabaları 50 bine yaptırdılar halen kullanıyorlar. Benim araçta dsg ama yeni 5bin kmde daha. Herhalde 5. senede değiştiririm garantisinin bitmesine yakın.
0
mirty
(09.07.25)
Abi alacağın adamin nasıl kullandığını bilmiyorsun belki de dsg'nin tam da kullanilmamasi gerektiği gibi kullandı. Yani sıfır alsan neyse de ikinci el bence daha riskli.
Toyota gibi araçlarda bu risk daha az işte.
0
logisticsmanager
(09.07.25)
1) piyasada cogu aracta dsg veya cift kavramali sanziman yok. vw grubu araclarda var. bir de renault'da yaygin. onun disinda genelde spor araclarda falan oluyor. ama normal otomatiklerin cogu tork konvertorlu veya cvt.

2) benim aracta dsg var. 3 yildir bende ve 8 yasinda. bir problem yasamadim.

3) dsg cift kavrama kullanir ve diger otomatiklere gore daha komplekstir. bu nedenle sorun cikarma ihtimali prensip olarak daha yuksektir. bu nedenle daha sik bakim ister, ayrica daha hassastir. yani karmasik sistemler her zaman daha cok bakim ister veya sorun cikarir. ozellikle ikinci el alirsan belki bakim zamani gelmis bir arac alacaksin. hic degilse kavramalar asinacak. tork konvertoru sivi kullandigi icin cok daha az isiniyor. cift kavramada metal parcalari surekli temas ediyor ve daha fazla asinma var.

4) sonuc olarak bence dsg spor araclarda ve performansli suruste iyi. porsche alsam manuel yerine pdk almaya okey olurum mesela. ama gunluk suruste, dusuk hizlarda, trafikte iyi degil. daha fazla bozuldugu ve hassas oldugu dogrudur. mesela normalde vites gecisleri iyidir ama dusuk hizlardayken cok sarsabiliyor arabayi.

5) bunun ustune bir de turkiye gibi satis sonrasi hizmetlerin ve destegin dusuk oldugu bir ulkede garanti kapsaminda sayilmadigina dair bir suru hikaye okudum. yani atiyorum bakimlari yetkili serviste yapilmamis bir arac alirsan sanziman patladiginda problem.
0
antikadimag
(09.07.25)
@mirty yazmış, 50bine dsg yapılmış, her usta bu kadar iyi niyetli değil. aynı tamir için 150 bin de isteyebilirdi.(belki de başkasının 10 bine yapacağı işe 50 bin de demiş olabilirler bilemeyiz.)

ayrıca sanayide ustalarla röportaj yapılan bir video vardı en çok sanayiye tamire gelen araçlar alman grubu diyor hepsi.
0
duyuruuser
(10.07.25)
(9)

sigarayı bıraktım - bir hafta oldu

biseysorcaktim
neredeyse 10 yıldır sosyal içiciyim. genelde ayda 1-2 tane içerdim. sonra ortalamam senede 3-4 pakete çıktı.geçen yıl itibariyle ortalama haftada 1 pakete çıktı. ama son aylarda 3-4 günde bir pakete kadar düştü. sık sık canım istiyordu. ciddi bir bağımlılığım yoktu ama buna rağmen nefesim bozulmaya
neredeyse 10 yıldır sosyal içiciyim.
genelde ayda 1-2 tane içerdim.
sonra ortalamam senede 3-4 pakete çıktı.
geçen yıl itibariyle ortalama haftada 1 pakete çıktı. ama son aylarda 3-4 günde bir pakete kadar düştü. sık sık canım istiyordu.

ciddi bir bağımlılığım yoktu ama buna rağmen nefesim bozulmaya başlamıştı.
30 yıldır günde bir paket içen insanlar gibi hırıltı olmaya başladı ve spor yaparken, hızlı yürürken nefes nefese kalmaya başladım.

1- ben çok yoğun sigara içmediğim halde neden bu sorunları yaşadım. benden çok daha fazla içenler böyle şeyler yaşamıyor.
2- ne kadar süre sonra bıraktım diyebileceğim? şimdi ufaktan canım istese de, hiç dayanılmayacak gibi değil. ne zaman nefesim vs düzelecek, ne kadar süre sonra ömrümde hiç sigara içmemiş gibi olacağım.
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
2.

ben bu konuyu arastirmistim. bir seye bagimli oldugun zaman iyilesme sansin yok. sen artik bir bagimlisin. sigara icin özellikle cok fazla sigarayla bagdastirilan.

mesela amsterdam'da bir cafede cappucinoyla sigara ictin diyelim. 30 yil sonra tekrar amsterdam'a gidip cappucino ictiginde tekrardan sigara icme isteme potansiyelin var.
0
sonsuz
(09.07.25)
Önemli olan sigara içmenin verdiği zararı fark edip eyleme geçmiş olman. Öncelikle bu iradeyi gösterdiğin için tebrik ederim. Üç hafta içinde sigaranın sebep olduğu olumsuzlukların ortadan kalktığını fark edeceksin. Tekrar başlar mıyım diye korkma, başlasan da tekrar bitirme gücün içinde bir yerde hep var olacak.
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
benim birinin sigarayı bıraktım demesini ciddiye alma eşiğim 6 ay içmemiş olması en az. sigarayı içmemek kolay, beraberinde sürekli sigara içtiğin alışkanlıkları değiştirmesi zor.
0
nahtoderfahrung
(09.07.25)
2-sigara içmek anlamsız geldiğinde. bir şeye bağımlı olduğunda iyileşme şansın kesinlikle var. fizyolojik bağımlılık illa ki bitiyor. önemli olan sigaraya yüklediğin anlamları birer birer çürütmen. hiç sigara içmemiş insanlara bile sigaranın keyifli/kederli zamanlarda bir dayanak olduğu fikri aşılanmış.
0
lazpalle
(09.07.25)
@ sonsuz'un söylediğinde doğruluk payı var. Yaşamış biri olarak anlatayım.

Okulda her tenefüs sigara içerdik. Okul bitti. Sigarayı hayatımdan defettim. Aradan 15 sene geçti. Benim için tamamen tarih oldu derken bir kursa gitmem gerekti. Yine dersler var ve yine teneffüs var. O an işte bir boşluk bir eksiklik hissediyorsun. Ama bu eksiklik hiç kimseyi tekrar sigaraya başlatmamıştır. Nefret ettiğin bir eski sevgilinin zamanında hoşuna gitmiş bir mimiğinin hatırlanması gibi bir his.

İlk bir haftayı devirdiysen işin zor kısmını halletmişsin. Bundan sonra her sabah biraz daha unutmuş olarak uyanacaksın ve sağlığın her geçen gün daha iyi olacak.
0
Mirket
(09.07.25)
2 sene civari senin dedigin gibi dusuk yogunluklu ictim. en az ictigim donemde 2 ayda bir paket, en cok ictigim donemde haftada 1 paket bitirmisimdir.

sigara benim icin stres seviyeme bagli bir olay. stres kaynagim cozuldukten beri 4 aydir agzima surmuyorum. zerre canim cekmiyor, aklima bile gelmiyor. asiri stres olacagim bir konu olmazsa icme ihtimalim yok.
0
antikadimag
(09.07.25)
1. Çünkü daha az sigara içmekle günde bir paket içmek arasında sağlık açısından çok büyük bir fark yok.

2. Ben yaklaşık bir seneden sonra "kullanmıyorum" demeye başlamıştım, on sene oldu. İlk aylarda ara sıra sigara isteği artıyor, öyle ataklar oldukça kendinize "yarım saat beklersem geçecek" diye hatırlatın :)
0
kobuzchu kiz
(09.07.25)
Vuducun kendini koruma refleksi var,
aralikli ictiginde ,vucud bagimli degil ve tepki gösteriyor,öksüruyorsun.
nikotine bagimlilik gelistikce özellikle 30 lu yaslardan sonra elin ayagin titremeye basliyor,

sigara uzun sureli bir intihar bicimi,
ölmüyorsun, ama hayattan zevkte alamaz hale geliyorsun.

nefes,koku,tad alma duyun kayboluyor,
sinirsel bozukluklara zemin hazirliyor..
0
designer
(09.07.25)
Bir süre bir kereden bir şey olmaz veya başkaları içiyor, ben içemiyorumlarla sınanabilirsiniz. Bu sürenin ne kadar olacağı ve nelerin tetikleyeceği kişiden kişiye değişiyor. Sigarayı bırakmasının birinci ayını sigara içerek kutlayan var. :)
Sağlığınız hızla iyileşecek. O hırıltılı solunum, eforla veya eforsuz nefes darlıkları birkaç haftada azalıp 1 ayda tamamen bitiyor. Birkaç hafta özellikle geceleri ciğerlerinizde temizlik olacağı için öksürük olabilir. Giderek tüm fiziksel, kimyasal ve psikolojik yoksunluk semptomları azalacak ve bitecek.
0
auroraaurora
(10.07.25)
(16)

Zeki Demirkubuz mu? Nuri Bilge Ceylan mı?

koela
Evet menemen soğanlı mı olur soğansız mı olur sorusunun klasikleşmesi gibi bu soru da günümüzün en popüler sorusu ve kıyaslaması. Sizce Zeki Demirkubuz'un filmleri mi daha iyi yoksa NBC'nin mi? ya da size hangisi daha çok hitap ediyor?Hangisi yönetmenlik ve senaristlikte daha başarılı, hangisinin oy
Evet menemen soğanlı mı olur soğansız mı olur sorusunun klasikleşmesi gibi bu soru da günümüzün en popüler sorusu ve kıyaslaması.

Sizce Zeki Demirkubuz'un filmleri mi daha iyi yoksa NBC'nin mi? ya da size hangisi daha çok hitap ediyor?

Hangisi yönetmenlik ve senaristlikte daha başarılı, hangisinin oyunculuk seçimleri daha iyi?

Bana göre Zeki Demirkubuz Nejat İşler'in söylediği gibi çünkü Zeki insan. Ve onun filmlerini daha çok izledim. Bana daha çok işleyen filmler onunkilerdi.
0
koela
(09.07.25)
yıldız tilbe-sezen aksu sorusu gibi.

zeki demirkubuz halka daha yakın duruyor ama nbc bence görsel olarak da, derinlik olarak da, anlatım olarak da çok daha başarılı.
0
m e b
(09.07.25)
nbc
0
jamswety
(09.07.25)
ikisi de birbirinden beter, yönetmen geçinen tipler.
0
feastofthedamned
(09.07.25)
zeki demirkubuzun yaldızı kazınınca altından cinsiyetçi, eril, küfürbaz, seviyesiz biri çıkıyor. filmleri de belli bir yaştan sonra insanda hiç karşılık bulmuyor, klişe bukowski sözleri gibi geliyor. ergenlikte pausede kalmış bir hali var.

nbc kendisini yaldızlamaya dahi ihtiyaç duymuyor, kendi dünyasında.

ayrıca meb+1
0
Phoebe
(09.07.25)
Reha Erdem.
0
auroraaurora
(09.07.25)
Nbc Orhan Pamuksa Demirkubuz Emrah Serbes.
0
thracia
(09.07.25)
Cook gençken Zeki Demirkubuz filmlerinin DVD lerini bulur izlerdim. Daha önce izlediğim hiçbir filme benzemediği için ilgimi çekmişti. NBC filmlerinden çok uzun süre keyif almadım ama zamanla bu denklem tersine döndü. NBC inanılmaz yetenekli, kendine has bir yönetmen, Zeki Demirkubuz ise sanki yıllardır aynı şeyi söylüyor. Zeki Demirkubuz'un yeni bir filmi çıksa merak edip izleyesim gelmez ama NBC ninkine bakarım.
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
nuri bilge ceylanın diyalogları inanılmaz yapay, ben zeki demirkubuzu daha cok seviyorum o yüzden
0
tchuck
(09.07.25)
ikisi de degil. ama nbc > demirkubuz.

nbc mesela kitap yazar gibi senaryo yaziyor. karakterler uzun, kitabi ve @tchuck'in dedigi gibi yapay konusmalar yapiyor. bunu yapmadan anlatamiyor sanirim meramini.

yine nbc elestirisi olarak hep ayni temayi anlatiyor. "egitimli insanin tasradaki bunalimi" ve tasrali insanla yasadigi kontrast. abicim 1 film cekersin 2 cekersin ayni konuda. adam bir zamanlar anadolu'dan beri 15 yildir ayni temayi farkli hikayelerle anlatiyor.

demirkubuz'a hic girmiyorum.

ben turk yonetmenlerden en cok tolga karacelik'i begeniyorum galiba.
0
antikadimag
(09.07.25)
Meb analojide nokta atisi yapmis. Insansa insan, bana ne ki? Yakin arkadasim mi olacak, hayatimin neresine koyayim bu bilgiyi simdi?

NBC seviyorum. Zeki, bir iki film cekti, sonrasindaki isleri vasat veya vasatin altinda. Kendini bir adim ileriye goturmedi, keske goturseydi de birkac sene onceki kahvehane atismalari yerine, filmlerini, islerini konusuyor olsaydik.
0
buf-e kür
(09.07.25)
NBC cok bariz sekilde.Insanlarin filmlerinde kusur bulmaya calismasina bakmayin.COk derinlikli, muhtesem filmleri var
0
turkuaz
(09.07.25)
sinematografi ve görüntü olarak nbc. iyi bir fotoğrafçı olmasının ekmeğini yiyor. zd ise diyalog ve senaryo bakımından daha tatminkar geliyor.
0
onheil
(09.07.25)
ikisi de değil ama illa birini seçeceksem nbc. zeki demirkubuz’un halı sahacı toksik erkekliği çekilmiyor. nbc’nin hikayeleri (karısının da etkisiyle) daha cinsiyetsiz en azından.
0
sir gawain
(09.07.25)
Zeki iyice boş konuşan, unutulunca kariyerini nuri nin üzerine kurmaya çalışan küfürbaz, hava yapan ergen irisi oldu. Zamanında iyidi. Masumiyet hele yeraltı çok iyidir. Sonra hep kendini tekrar etti. Yeni bi anlatış getiremedi.

Nuri yse hep yenilendi. Ortalıkta gezip racon kesmedi. Çıtayı hep yükseltti. Ve haddini biliyor. Mesela Son filmi cortladı. Bi daha film çekmeyeceğim diyor.
0
luluki
(09.07.25)
NBC
0
deartheodosia
(09.07.25)
nbc aynı filmin değişik veriyonlarını çekiyor gibi. kubuz ise daha renkli daha değişik ortam ve hikayelerle dolu. nbc nin filmini 2. kez izlemek istemeyebilirsiniz ama kubuzun aynı filmini defalarca izleyebiliyorsunuz. en azından ben de öyle.
0
ground
(10.07.25)
(18)

size her şeyin doğalını isteme hakkınızın olduğunu düşündüren nedir?

m e b
selamlar.soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp
selamlar.

soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.

mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp mevsimsel koşulları gözeterek profesyonel/konvansiyonel üretime geçmek istemem. sanıyorum ki çoğu kişi de mevcut işindeki rahatlığından feragat edip de bu tür işlere girmez. girmek istese zaten bu konuyu konuşmazdık.

kısacası, üretmeye gönüllü olmayıp aynı zamanda mevsimi dışında ürünler tüketmek ve bu ürünlerin hem sürekli hem de doğal olmasını istemek, bu üretimi de başkaları yapsın istemek hakkımız mıdır size göre?
0
m e b
(09.07.25)
Yani yasamak icin birseyler yememiz lazim. :) "mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti" neye gore bitti, daha az mi uretiyoruz?

Gunumuz sartlarinda hem az para verip, hem cok dogal olsun demeye hakkimiz var desek de piyasa gercekleri cok farkli. Sonucta belirttiginiz gibi kimse bu isleri yapmak istemiyor, tarim-hayvancilikla ugrasana kiz bile vermek istemiyorlar. Ulkemizde bu isler rezillik olarak goruluyor, biraz da oyle zaten. Neyse gunun sonunda parasi olan en iyisini aliyor, fakirler de ne bulursa onu aliyor. Onlarin dogal arayisi falan yok zaten uygun fiyatli bulup aliyorlar.
0
mbond
(09.07.25)
ayni mantikla demokratik bir ulkede yasama hakkimizda yok.
bir cogumuz bir stk, sendika, parti uyesi degiliz, aktif bir mucadele vermiyoruz o zaman boyle bir hakkimiz da olmamali.

tarim konusunda ne kadar yazsak eksik kalir, sadece konuya yaklasim konusunda bir ornek vermek istedim.
0
bay b
(09.07.25)
ailem çiftçi ben de üzüm bağlarının arasında büyüdüm, ünide iken bile yazları yardıma giderdim. çok da severim. ancak üretici - çok büyük ölçekliler dışında- gerçekten zor durumda. insanca yaşamaya yeteceğini bilsem zaten çok ciddi bir meslek alternatifi olurdu benim için.

hak meselesi değil bence bu arada, serbest piyasa ekonomisinde arz/talep dengesine bakar. talep varsa birileri her zaman üretir. ancak doğal/organik tarafına gelirsek kocca bir aldatmaca. belli başlı değerler var gıda kodeksinin belirlediği organik/doğal etiketiyle satışa sunulabilmesi için; arkası çok aranmıyor.

zaten ata tohum da artık neredeyse yok olduğu için monsantonun (vb. büyük tohum firmaları) ıslah ettiği tohumlar kullanılıyor çoğunlukla. bu tohumları da yetiştirme standartları var. belirlenmiş ölçüde ilaç kullanmadan, bu tohumları kullanmadan günümüzde insanın gıda ihtiyacını gidermek gerçek dışı. biraz distopik ama ne yazık ki bilgim dahilinde durum aşağı yukarı bu şekilde.

organik/doğal ürün yetiştirilmesi gerçekten çok zor süreç ve üründen alınan verim de çok düşük. bu yüzden de haliyle fiyatlar fazlasıyla fahiş.
0
lüzumsuz adam
(09.07.25)
İnsanların çiftçi olmamasının nedeni getirisiyle götürüsünün birbirini tutmaması. Onca riske ve fiziksel emeğe istinaden asgari ücrete yakın bir para kazanacak adam bunu gidip başka bir işle çok daha kolay bir şekilde yapabiliyorsa tabi ki çiftçilikle uğraşmaz. Kaldı ki çözümün çiftçi nüfusunu arttırmakla ne kadar alakası olduğu da tartışılır, zira endüstriyel tarım artık yüksek teknolojinin, bir sürü bilimsel ekim tekniğinin, gübrenin, katkı maddesinin vb. kullanıldığı sermaye yoğun bir alan. Örneğin Hollanda bunu yaparken siz gidip klasik yöntemlerle bunlarla zaten rekabet edemezsiniz.

Doğallık konusu da biraz bununla alakalı: "Doğal" diye bir şey yok; milyonlarca insana yetecek gıdayı üretmek için ona göre geliştirilmiş tohum, gübre, katkı maddesi, ilaç vb. lazım. İnsanlar çiftçiler can sıkıntısından ya da parayı bol bulduklarından bunlara tınla para gömüyor sanıyor herhalde... Sorun bunların kullanılmasından öte çoğunlukla yanlış kullanılması, ortada doğru dürüst devlet denetimi olmayınca da zehir tüketiliyor.

Diğer yandan "Gidip X olmak istemiyorsan daha iyisini talep etme hakkın yok" anlamsız bir mantık. Daha iyi futbol izlemek istiyorsak futbol kulübü başkanı, restoranda daha iyi yemek yemek istiyorsak ahçı, daha kaliteli tişört giymek istiyorsak konfeksiyoncu mu olacağı bu mantıkla? Koca bir sektör, onun nasıl denetlenip nasıl yönetileceği devletin işi, daha iyi/doğal vb. gıda tüketmek isteyen bireylerin değil.
0
salihdt
(09.07.25)
tarımı gönüllülük işine düşürenler utanmalı ya. senin istanbuldan(neresinden çok merak ettim) feragat etmene gerek yok ki tarıma dönüş olsa bir anda sudan cıkmıs balık gibi olmaz adım adım ilerlemeli, teşviki çok olmalı, yapanlar övmeli(beyaz yakaya geçiş dönemi gibi) vs. insanlara yeterli maddi imkan sağlanırsa terk etmeyecekleri şehir de yok. bireysel bakarak zaten hataya düşüyorsunuz. sosyal hayatın anlamı bu.
0
ala09
(09.07.25)
Yukarıdakilere katılıyorum, bir toplumda yaşıyoruz ve iş bölümü yapıyoruz. Bu mantıkla hastalanınca doktora da gitmeye de hakkınız olmuyor mesela.
0
peki madem
(09.07.25)
Meyve sebze uretmesek de biz de sonucta birsey uretiyoruz.
Birseyi istemek icin illa o seyi uretiyor olmak mi gerekiyor?
0
nuevo
(09.07.25)
Sizin mantığıniza göre mesela belli bir süre işsiz kalan birinin o süre zarfında hiçbir toplumsal haktan faydalanamamasi gerekir çünkü üretmiyor hakkı yok. Ya da emekli vs olanların, ya da geçmişte 40 yaşında falan emekli olanların da.

Ha demek istediğiniz "hem herkes şikayet ediyor hem kimse elini taşın altına koymuyor" ise katiliyorum buna.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
galiba tam izah edemedim, onu görüyorum.

benim vurgulamak istediğim şey ideal ve sosyal yaşamın gerekliliği üzerinden meslek ayrımına gitmek değildi ki... daha çok kişisel anlamda kişinin kendine sorabileceği "ulan bu işi ben de yapmam. yapmayanlar da olabilir ve yapanların azlığı sebebiyle talep ettiğim şeylerde kalitesizlik/yetersizlik/memnuniyetsizlik olabilir. ben bu işlerle ilgilenmeyeceksem neden başkalarından bu işle ilgilenmesini istiyorum?" gibi bir eleştirel soruydu.
0
🌸m e b
(09.07.25)
Olaya çok yanlış bakıyorsunuz. Herkes, dilediğini ister. Bunda bir sorun yok.

Bunları yemek için bir takım kişilerin, bu işlerde çalışması ve bu kişilerin gönlünü yapmak lazım diyorsanız, bunda haklısınız. Ancak bunu sade vatandaş yapamaz. Devlet denen organizmanın bunu yapması lazım. Ne kadar, hangi cins domates, nerede yetişecek, ne kadarı salça olacak? Ne kadarı ihracata gidecek? Hangi cins ilaçlar ve ne kadar kullanılacak? vs. vs. Hepsinin planlanması ve regülasyonların koyulması lazım.

Biz de artık devlet = tek kişi olduğu için, her şeye yetişemiyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.07.25)
kendin yapmayı istemediğin için sanki kimse yapmak istemiyormuş gibi düşünebilecek kadar özgüveni nereden buluyorsunuz merak ediyorum.

seralar bulunalı çok oldu ve belki inanmazsınız ama buradan üretilen ürünler satılarak karşılığında para kazanılabiliyor ve bence bu üretim için yeterince teşvik edici.

ayrıca şahsen her şeyin doğalını istemeyi bırakalı çok oldu, hileli olmasın derdine düştük bilginize.
0
duyuruuser
(09.07.25)
Hakkımızdır.
Burada yanlış yönetim politikalarının sonucu biz bu sağlıksız gıdalara maruz kalıyoruz.
Mesela Cargill istedi diye cumhurbaşkanı paketli gıdalardaki glukoz oranını değiştirdi.
Ya da mesela aynı mantıkla rusyanın kabul etmediği domatesi biz yiyorsak rusya da ithal etmesine ve üretmemesine rağmen vatandaşını gözetip bunu almıyorsa bizdeki bakan da "pestisit oranını vatandaşın bilmesine gerek yok" diyorsa sülalelerine sövsem yine hakkımdır diyorum.
0
Kediyi üzdün
(09.07.25)
@duyuruuser: çünkü tarım ülkesi olmamamızdan? çünkü tarımın gsyih'deki payının düşüklüğünden? çünkü tarımda dışa bağlı oluşumuzdan? çünkü köy-kırsal yaşamdan şehirlere göç edişinden? çünkü tarım kültürünün ülkemizde hala oturmamasından?
0
🌸m e b
(09.07.25)
normal olan doğal olması değil mi? yani anormal bir durumu istemiyoruz ki? zaten olması gerekeni istiyoruz? ne bileyim, kafam kadar domates olsun demiyoruz mesela, domates temiz bir toprakta yetişsin istiyoruz, çöplerin atıldığı, plastik parçalarının gömüldüğü bir toprakta değil, sunni gübre yerine kompost ile yetişsin diyoruz, tarım zehiri kullanılmasın, kullanılması elzem ise, kullanan kişiler eğitilsin, 15 gün ömrü olan zehiri attıktan sonra 7 nci günde toplanıp insanlara satılmasın, abi az daha koy etkili olsun kafası ile kullanılmasın, dönüm/kök başı şu kadar su için bu kadar ml ise o kadar kullanılsın istiyoruz.

gdo'lu gıdalar da bir sorun, sadece daha yuvarlak ve daha parlak görünüyor, tüketici bunu tercih ediyor diye genetiği ile oynanmış ve uzun süreli etkilerini bilmediğimiz ürünleri istemiyoruz. bu bir tercih olabilir, iki ürünü yan yana koyarsın kim neyi tercih edecekse eder. öyle bir tercih hakkı sunulmuyor.

sen belki çalıştığın konum/kurum açısından rahatsındır, tarım/hayvancılık ile uğraşmak istemezsin, başkasına zul gelir, senin hayatını yaşamak istemez. zul gelenler de ayrılıp çiftlik falan uğraşıyor bir şeyler zaten.

üreticinin yozlaşmasını istemiyoruz, üreticinin çakallık yapmasını istemiyoruz, elbette yapanlar çıkacaktır, milyonlarca insan var sonuçta, onlarında denetlemeye takılmasını istiyoruz.

doğalı derken, olması gerekeni istemek normal. sahte bal, sahte margarin, sahte yağ, sahte ürün/hizmet istemek garip.
0
selam
(09.07.25)
valla bana kalırsa sadece var oluşum her şeyin en iyisini hak etmem için yeterli, çok megalomanca gelecek ama değil. ben isterim, istemeye devam edeceğim ister hükümetlerden, ister yerel yönetimlerden, ister evrenden, ister tanrıdan önüme kim gelirse. her şeyin en güzelini en doğalını istiyorum.

hee dersen ki kardeş peki isterken yaptığın bi şeyler var mı? var. mesela etiket okurum, üreticilerden daha az katkı maddesi kullananınkini satın alırım. hem kendi sağlığım için hem de çöp içerikli ürün üreten insanlara param gitmesin diye, bütçem yettiğince bazı ürünleri organik alırım mesela sirkeyi.

ya da daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için civarımda gördüğüm olumsuzlukları dile getirir, yerel yönetimlere dilekçe ile şikayet ederim. üretim yapmayı da çok isterdim, çeşitli araştırmalarım ve denemelerim oldu aronya berry yetiştirmek istedim mesela ama vakitsizlikten kaldı ama 2 tane aronya berry ağacım var, 3 yıl önce dikildi bu sezon meyve alırım diye umuyorum.

sorunuza cevap, ben kendime hak görüyorum her şeyin iyisini doğalını istemeyi
0
ofelia
(09.07.25)
Devlet bunun için var, vergiyi bunun için veriyoruz.

Dünyanın tarımsal ihracatı en yüksek olan ülkelerinde organik tarım alanındali iş gücü katılım oranını diğer alanlarla karşılaştırarak söylediğin denklemin yanlış olduğunu görebilirsin.
0
Bruce
(09.07.25)
e tabi hakkimiz her kompleks ekonomide oldugu gibi. uretmek dedigin seyi calisan herkes yapiyor ipsiz sapsiz gezmiyorsa. biri excel'de spreadsheet uretir biri tarlada domates.

ben istedigim urunu almak icin onu uretmek zorunda degilim. insan talep eder, arz varsa alir. arz yoksa talebi goren arz edip para kazanir. bundan daha dogal olan nedir anlamadim? bunu organik tarima degil her seye uyarlayabiliriz.
0
antikadimag
(09.07.25)
@m e b

Ben müzisyenim, anamın karnından itibaren üniversite bitene kadar Klasik Türk Müziği eğitimi aldım, şu anda da devlette Klasik Türk Müziği yapmakla görevliyim.

Sana soruyorum, bu milletin bir geçmişi, bir tarihi, çeşitli alanlarda oluşturduğu mirasları var. Biri de müzik mirası. Halkın çoğu dinlemiyor diye Klasik Türk Müziği yok olmalı mı sence? Peki sen yapabilir misin Klasik Türk Müziği? Yapmalı mısın? Her Klasik Türk Müziği dinlemek isteyen bunu yapmalı mı?

Hayır.

Ama yapamasa da dinlemeyi seviyorsa yahut sevmese bile kendi halkının tarihine ve mirasına saygısı varsa, bunların devamlılığı için, yeni nesillere aktarımı için uygun bir şeyler yapabilir değil mi? Daha doğrusu yapmalıdır.

Ne yapmalı mesela, Klasik Türk Müziği ne demek onu bi kafasında netleştirmeli mesela. Çocuğu veya yeğeni veya öğrencisi veya biri sorsa verecek doğru bir cevabı olmalı. Ayrıca belli başlı eserlere âşinâ olmalı, tavsiye edebilmeli. Müziği sanat halinde dinlerken eğlenceye meze etmemesi gerektiğini, bir âdâbının olduğunu bilmeli ve çevresine öğretebilmeli. Konser dinleme âdâbını bilmeli, müzisyenlere duyduğu saygıyı ve sevgiyi onlara kıyafetiyle, dakikliğiyle, dinlerkenki sessizliğiyle, rica edildiğinde alkışlamayışıyla... gösterebilmeli.

Bak, Klasik Türk Müziği yapmadığı halde destek oldu, varlığını sürdürmesine yardım etti, saygıyı devam ettirdi.

Yani sorunun cevabı, bir şeyin olmasını istemenin yeter sebebi her zaman onu yapmak değildir. Onun varlığına saygı göstermek de yeter sebeptir. Ben bir müzisyen olarak mali müşavirlik yapamam mesela, ama onun "şunu yapın şunu yapmayın" demesine kulak verir, sorum varsa sorup öğrenir, hatta mantığını anlamaya çalışır ve gerekeni yaparsam bir mali müşavirlik destekçisi olurum. Bu da hem o mesleği ve işi devam ettirir hem beni destekler.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
(8)

Cilt bakımında olmazsa olmazınız ürünler var mı?

ekimoloji
Varsa hangileri? Ben ordinary’nin aha/bha, miseca’nın niacinamide serumunu seviyorum onun dışında bir içeriği sürekli kullanmıyorum sanki sürekli kullanınca etkisini göremiyor gibi hissediyorum.
Varsa hangileri? Ben ordinary’nin aha/bha, miseca’nın niacinamide serumunu seviyorum onun dışında bir içeriği sürekli kullanmıyorum sanki sürekli kullanınca etkisini göremiyor gibi hissediyorum.
0
ekimoloji
(09.07.25)
Güneş kremi Retinol (Retinoik Asit) C vitamini serumu Aha-Bha serum Niacinamide sürekli kullandıklarım, ara ara da Arbutin ekliyorum duruma göre.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.07.25)
q10 icerikli kremler. bana cok iyi geliyor.
0
sonsuz
(09.07.25)
Güneş kremi yazma gereği duymamışım nemlendirici gibi sıradan geldiği için.
0
🌸ekimoloji
(09.07.25)
kiehl's brew rejuvenating facial essence ve night repair serumu, dr ceuracle yıkama jeli, alphascience regen kremi
0
ala09
(09.07.25)
Gunes kremi, nemlendirici, goz kremi. Baska bi sey yok. Anlamsiz ve uzun vadede zararli olacagini da dusunuyorum daha fazlasinin.
Gunes kremi shseido, nemlendirici clinique (kiehls aldim gecen bu da guzel, galiba artik onu alirim), goz kremi (estee lauder advanced night repair).
Bir de aklima gelirse advanced night repair serumunu sadece alnima suruyorum geceleri. Yanakta botoks etkisi gosteriyo krem bence duzenli kullanimda. Cogu kisi icin iyi olabilir ama ben sevmedim.
0
Kittie
(09.07.25)
Bir de la roche yuz yikama jeliyle biodermayi donusumlu kullaniyorum. Bence cok bile sey suruyorum yuzume :(
0
Kittie
(09.07.25)
Nemlendirici ve güneş kremi sadece. Marka takıntım yok herhangi birini kullanırım. Ama şu an Nemlendirici icin cerave, güneş kremi icin de la roche kullanıyorum. A bir de cerave'nin yuz temizleyici köpüklü jeli var.
0
Amaranta ursula
(09.07.25)
sadece gunes kremi.
0
antikadimag
(09.07.25)
(10)

eskinin forumları neye döndü

biseysorcaktim
2010-15'lere dek forumlar hala popülerdi.sanırım facebook grupları ile forumlar birer birer azaldı.ama artık facebook da eskisi kadar yaygın değil bir çok insan için. eskiden forumlarda gördüğümüz ihtiyacımızı şimdi nerede karşılıyoruz?şunu nasıl yaparım, bu nasıl olur gibi sorulardan bahsediyorum.b
2010-15'lere dek forumlar hala popülerdi.
sanırım facebook grupları ile forumlar birer birer azaldı.

ama artık facebook da eskisi kadar yaygın değil bir çok insan için.
eskiden forumlarda gördüğümüz ihtiyacımızı şimdi nerede karşılıyoruz?

şunu nasıl yaparım, bu nasıl olur gibi sorulardan bahsediyorum.
ben genelde bu amaçla burayı kullanıyorum.
arama motorlarında arıyorum -muhtemelen yerli/yabancı bi yerde bahsi geçmiştir.
bir de AI chatbotlara danışıyorum.

başkaları nerelere danışıyor?

koskoca internet büyük çoğunluk için instagram/twitter oldu gibime geliyor.

çoğunlukla iyi-kötü aradığımı buluyorum
ama kitlesi düzgün bir forum olsa güzel olurdu.


---
gerçi itiraf etmek gerek, forumların popüler olduğu zamanlarda kitle de içerik de çoğunlukla boş beleş şeylerdi. onun güzellemesini yapmak istemiyorum, ama yine de faydalı oluyordu.
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
bir çok konuda hatta niş konularda facebook grupları hala en iyi kaynak.
teknoloji forumlarının bazıları yaşıyor, donanımhaber de yaşıyor buralarda da cevaplar geliyor.
0
duyuruuser
(09.07.25)
muhasebe ile ilgili konular için biz hala facebook grubu kullanıyoruz.

ya da şu sıralar epey karşıma çıkıyor, tesisat, tamirat, elektrik, elektronik, arduino, plak, otomobil vs. hepsi facebook grupları üzerinden yürüyor. her marka otomobilin ayrı grubu var mesela, hatta modellere göre birden fazla.
0
kibritsuyu
(09.07.25)
facebook grupları. inanılmaz aktifler. her sorduğunuza anında cevap geliyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(09.07.25)
Facebook +1
Facebook sahibi olmamın tek sebebi.
0
logisticsmanager
(09.07.25)
Reddit.

Facebook'un hâlâ yasadigina inananiyorum.
0
feastofthedamned
(09.07.25)
Güzel konu +rep. Eskiden wardom r10 iyinet forumtr gibi yerlerde gezinirdik. Şimdi gezdigim bir yer yok. Demek olay Facebook'ta dönüyormuş
0
onheil
(09.07.25)
forum işi 2005'te falan bitti hiç de öyle 2015 lere kadar sürmedi. frmtr gibi forumsiteleri kaldı sadece. r1o da zaten webmaster sitesi. facebook sonrası forum sitesi diye bir şey kalmadı.
0
koela
(09.07.25)
reddit. baska bir foruma ihtiyac yok. her sey derli toplu istedigin kitleyi bulup iletisime geciyorsun. bulamiyorsan sen yaratiyorsun.

quora.
0
antikadimag
(09.07.25)
Yerli icerik olarak facebook gruplari ve telegram gruplari. (Donanimhaber bitti, en azindan teknik konularda)

Yabanci icerik reddit. Muthis bilgili adamlar/kadinlar muthis yardimseverler hala.
0
brkylmz
(09.07.25)
Forum isi 2010 civari bitti
Inci + fb bitirdi. Fbnin sicramaya basladigi yillardi.
2005 forumlarin en iyi zamanlari. 2005te muadil yoktu yanilsam da mantiken bitemez gibi geliyor.
0
help im alive
(11.07.25)
(8)

plak kayıtlarının neden daha güzel olması

deranzo1
o gelen cızırtılı ses, ruhuna doğru üflenmesi, canlılık çok daha kaliteli değil mi? teknik detaylarını bilmiyorum ancak 60 senede daha ileriye gitmesi gerekmiyor muydu bu kayıt işinin? ne zaman plak kaydı dinlesem müzik dinlediğimi hissediyorum. bu nedendir yoksa ben mi hülya görmekteyim?çok net far
o gelen cızırtılı ses, ruhuna doğru üflenmesi, canlılık çok daha kaliteli değil mi? teknik detaylarını bilmiyorum ancak 60 senede daha ileriye gitmesi gerekmiyor muydu bu kayıt işinin? ne zaman plak kaydı dinlesem müzik dinlediğimi hissediyorum. bu nedendir yoksa ben mi hülya görmekteyim?


çok net fark yok mu ya?

open.spotify.com
www.youtube.com
0
deranzo1
(09.07.25)
Çünkü daha kaliteli. Bana da dijital hiçbir şey analog şeyler kadar kaliteli değilmiş gibi geliyor. Muhakkak ki bi fark var
0
olaylar olaylar
(09.07.25)
buna cogu kisi bir fark yok diyor ama bence de plaklar cok daha guzel geliyor kulaga.
0
antikadimag
(09.07.25)
Bence biraz nostaljik bakıyorsunuz. Ancak kalite sübjektif olmasa da güzellik öyle; haliyle analog kayıttaki kusurlar (Mesela bahsettiğiniz cızırtı) ve kendine ait tınısı onu sizin için daha otantik ve ilgi çekici yapıyor olabilir.
0
salihdt
(09.07.25)
romantizmden başka bir şey değil bence. adamlar bilmem kaç kanaldan kayıt alıp 3 boyutlu tertemiz milyon dolarlık ses sistemleri yapıyor. hâlâ çıkıp plak en güzeli ya demek biraz düz vites araba övmek gibi geliyor bana.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(09.07.25)
Teknik açıdan cd ve dijital kayıpsız kayıtlar elbette plaktan daha kaliteli. Aksi plağın doğasına aykırı. Fakat sizin hissettiğiniz biraz plasebo ile plak çaların ürettiği harmonik bozulmaların insan kulağına hoş gelmesinden ibaret. Tercih meselesi yani biraz. Kimisi hiç bozulmamış ses istiyor (cd gibi), kimisi bu teknik ‘kusurları’ daha çekici buluyor. standart bir dslr fotoğraf makinesi aslında son model iPhone’dan daha iyi resim verir fakat çoğunluk iPhone’nun kasıtlı olarak ‘bozduğu’ fotonun göze daha hoş geldiğini söyler. Tam doğru örnek olmadı ama anlaşıldı herhalde.
0
orient blue
(09.07.25)
Spotify ve YouTube gibi mecralardaki düşük kaliteli des kayıtlarını ana kartlara entegre ses kartlarına bağlı ortalama hoparlörler ya da asıl işlevi iletişim kurmaktan ibaret olan kablosuz olduğu için de bir miktar kayıp yaşayan kulaklıklarda müzik dinlemeye alışık olduğumuz için hissedilebilir fark olduğu doğru. Plak kaydı ve dinlediğimiz cihazlar elbette günümüz mp3'lerinden daha doyurucu. Kalanı için @orient blue +1

Bu arada cızırtı sesinden etkilenmek direkt romantizm. Cızırtısız temiz, güzel ses duyman lazım normalde ama o plaklar çok yapay gelir muhtemelen. Çünkü nostaljik ya da popüler havaya sahip değiller.
0
nawar
(09.07.25)
plak kayıdından dinlemek dijital kayıttan dinlemekten açık ara daha kaliteli.
çünkü dijital kayıt en temelde 0 ve 1 ile oluşuyor.
teknik detaylarını yanlış verebilirim o yüzden fazla detaya girmeyim ama ama mesela spotify premium en fazla 320kbit/s ses kalitesi veriyor. free'si 120-160 civarı.
bu ne demek?
1kbps -> 1000 bit demek. 1 bit ise 0 ve 1'lerin her biri
320 kbps -> 320000 bitrate anlamına geliyor 1 saniye içinde.

bir de sample rate diye bir şey var, o da videolardaki frame'e denk geliyor gibi düşünebiliriz.

nasıl ki videolar aslında farklı karelerin peşisıra slayt gösterisi gibi değişmesiyse, ses dosyaları da öyle.

bu kbit sayısı ne kadar yüksekse ses kalitesi o kadar iyi oluyor.
hatta tidal gibi lossless müzik veren yerler de var.

sen stream yerine flac, lossless, wav dinlersen ses kaybı minimum oluyor. ama yine de oluyor (analog -> dijital çevrimi olduğu için)

plaklarda ise böyle bir çevrim yok.
bitrate olarak tanımsız diyebiliriz. 0 ve 1 gibi fragmanlardan oluşmuyor, ses bir dalga formatı şeklinde.

o yüzden daha doğal geliyor.

bir de plakları bluetooth olmayan bir kulaklık ile dinlersek yine dijitalleştirmiş olmuyoruz ve sesi doğal duymaya devam ediyoruz. ancak bluetooth ile dinlersen o zaman bozulma olabilir. çünkü bluetooth'un çalışma mantığı da datayı nano-saniye cinsinden bölüm veri paketi olarak göndermek.

---
bu şeye benziyor.
çabuk bozulan, raf ömrü kısa olan doğal ve ev yapımı bir yiyecek ile, pazarlaması raflaması satması saklaması uzun olan ama lezzetinde kayıp olan başka bir ürünü kıyaslayamaya benziyor.

----
ama sizin verdiğiniz bu iki kayıttaki fark neden?
biri youtube biri spotify.
üstelik spotify'dakinin müzik kalitesi daha yüksek.

farklı mastering sürümleri olabilir, aynı kayıt değildir belki ya da işlenme biçimleri farklıdır.
spotify’daki sürüm fazla işlenmiş, “temizlenmiş” görünüyor. aşırı filtreli fotoğraf ya da yapay zeka ile restore edilip fps'si arttırılmış film gibi.
ama muhtemelen en büyük sebep nostalji algısı, hafif cızırtının verdiği “gerçeklik hissi” etkiliyor olabilir (plasebo etkisi).

benim plakçalarım var. basit bir ürün ama buna rağmen mutlu ediyor oradan dinlemek.
radyo ya da kasetten çıkan müziği de seviyorum çoğu zaman.
bunlar kesinlikle bitrate'i yüksek bir dijital kayıttan daha az kaliteli ama çok daha doyurucu ve keyif verici.
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
teroride dijital analog farkı vs. ama eğer plağı direkt dinlemiyorsan yani arada youtube-spotify vs. bir platform varsa zaten dijital halini dinliyorsun. sana hoş gelen kısmı ses kalitesi değil nostalji hissi olmalı.
0
orpheus
(09.07.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.