Giriş
(14)

mal varlığı yaş orantısı hk soru

baldan kaymak
soru ortalama olsun diye duyurunun da yaş aralığına uygun yaş seçmeye çalışıyorum.30 yaşında birinin ne kadar parası olsa başarılı/başarısız deriz1) Ben başlıyorum: en az 500k tl veya üstü arabası arabası olmalı, borcu olmamalı, 500k tl birikimi olmalı2) Arkadaş 1 - kadın: en az 1m tl parası olmalı,
soru ortalama olsun diye duyurunun da yaş aralığına uygun yaş seçmeye çalışıyorum.

30 yaşında birinin ne kadar parası olsa başarılı/başarısız deriz

1) Ben başlıyorum: en az 500k tl veya üstü arabası arabası olmalı, borcu olmamalı, 500k tl birikimi olmalı
2) Arkadaş 1 - kadın: en az 1m tl parası olmalı, arabası olmalı yeni olmalı maz 1-2 yaşında, borcu olmamalı
3) arkadaş 2 - kadın:borcu olmamalı, ayakları üstünde durmalı kendi evinde olmalı kira bile olsa,
4) arkadaş 3 - erkek: (hayal gördüğümüzü düşünüyor) borcu olmamalı, eski de olsa bir arabası olması yetermiş.
0
baldan kaymak
(25.12.24)
30 yaşında birinin günümüz koşullarında arabası, evi, epey birikimi olmasını beklemek bana biraz ülkeden bihaberlik gibi geliyor açıkçası. başarı ya da başarısız olmayı da şahsen parayla ya da mal mülkle ölçmüyorum.

ülkede var gücüyle uğraşmasına, son derece çalışkan olmasına rağmen arkasında hiçbir desteği olmadığı için dış zorunluluklardan ötürü bu seviyeye gelemeyen bir dünya insan var. ben de az buçuk o civarda olduğum ve kendim gibi pek çoklarını bildiğim için konuşuyorum. yan gelip yatana, aylak aylak dolaşana değil elbette lafım ama emek verenlere ekonomik olarak belli bir eşiği geçemediği için başarısız etiketini uygun görmüyorum.
0
duygusalatasi
(25.12.24)
Borcu olmayan insan genelde etliye sütlüye dokunmadan kendi yağında kavrulan aman ali rıza bey tadımız kaçmasın modeli insanlar oluyor, kendimden biliyorum. Bence arkadaşlar borç olayını yanlış anlamış, ödeyemeyeceği borcu olmamalı gibi düşünmüş. Borcu olmayan insanla başarılı insan benim kafamda hiç eşleşmiyor.

30 yaşında başarılı biri deyince benim aklıma "old money" bir profil geliyor. Güzel muhitte bir evi vardır, ailesinin iyi bir işi vardır ve o da şirketin gelecek neslidir. İçinde olduğu işten anladığı bellidir, zaten şimdiden ciddiye alınıyordur. İyi bir eğitim almıştır, güzel yemekten anlar vs. Arabanın lafı olmaz bu profilde.

Hali vakti yerinde herkese başarılı denemez bence. Hali vakti yerinde denir. Aile de başarıda ciddi anlamda bir faktör ne yazık ki.
0
akhenaten
(25.12.24)
100k€ su olmali. yani bu insan büyük ihtimalle ortalamanin cok üstünde bir servete sahip olacak, bu sekilde devam ederse.

arabasi var mi yok mu cadirda mi kaliyor gökdelende mi fark etmez. kimse sana bu parayi türkiye'deki maasli isinden topla da demiyor.
0
sonsuz
(25.12.24)
30 yaşındayken bir köyde kirada oturuyordum. Eh işte diyebileceğim bir maaşım vardı. Başka da hiçbir şeyim yoktu.

Aileden bir katkı olmadığı sürece normali de bu.

Şimdiki aklım olsa, kazandığım ilk paradan itibaren birikime başlardım. Biraz o konuda yol gösterenimiz olmadığından geç başladık.
0
Mirket
(25.12.24)
Yine kadın düşmanı demeyin ama adam kendisi diyor kadınlar biraz daha yaşadığımız ülke ve dünyadan kopuklar. Acaba kaç kadın bu kadın arkadaşlarının işte böyle olursa başarılı olur dedikleri şeyleri başarmış?

Başarılı başarısız sınıflandırmak gerçekten zor. Bana göre evi arabası ve kendi işi olmayan başarısız. Başka birine göre ise günü kurtarmak başarılı. Girdiğin ortama soracağın kişiye göre değişir. Hadi yine de beklediğin cevabı vereyim, borç olmasın, mayışı 50K üzeri olsun, kirada oturmasın ve arabası olsun, bence başarılıdır.
0
Shepard
(26.12.24)
valla ben basari merdivenlerini ciktikca daha gidilecek o kadar yol oldugunu fark ettim ki, bu soru kisiye gore degisir diyebilirim sadece. bircok mevzu hayata nereden basladiginla alakali. ben basariyi kisinin nereden nereye geldigiyle olcerim.

aileden 0 destekle buyuyup kendi ayaklari uzerinde durup araba arabilmis birisi, ailesinin destekleriyle yurtdisinda universite okumus, ise girmis ve coktan turkiye'de 2 ev alacak parayi toplamis birinden daha basarilidir gozumde. var boyle 1 milyon dolar yatirimla buyuyen insanlar.

30 yasinda erkek aileden 0 destek almis varsayalim. mezuniyet, askerlik, is arama derken zaten tas catlasa 5 yil calismis olur. 5 yilda da turkiye'de ortalama bir araba alacak para ancak biriktirilir diye dusunuyorum. hele kus kadar yeni mezun maasiyla.
0
antikadimag
(26.12.24)
10 yıl önceki ya da başka bir ülkedeki 30 yaşı soruyorsan sen ve kadın-1, günümüzde Türkiye için soruyorsan erkek ve belki biraz da kadın-2 olabilir. Borcu olmadan tek yaşayan kişi için güzel semtlerde kira yüksek. Babadan/dededen ev kaldıysa olur ama tabii ki. Bu arada dördünüzün de söylediği başarılı ama dördünüzün de kriterine uymayan için yukarıda yazdığımdan bağımsız olarak başarısız denilemez.

Bu arada sen ve kadın-1 bahsettiğiniz kriterlere sahipseniz başarılısınız tabii ki. Bunu da minimum başarı seviyesi olarak görmeniz normal olur o durumda.
0
nawar
(26.12.24)
ideal şartlarda 21-22 yaş mezuniyet 1 senede askerlik iş arama yaş 22-23
7-8 sene çalışacak
ortalama 50k maaşdan hesaplayın
0
bir soru sorcam
(26.12.24)
aileden destek almayan ve de ileride de bir güzellik gelmeyecegini bilen biri 25 yasinda calismaya basliyorsa epey gec kalmistir arkadaslar.
0
sonsuz
(26.12.24)
32/K olarak fikrim;

Cinsiyet ayırmaksızın 30 yaşında biri kendi evini geçindiriyor olmalı. Kira da olsa olur ama aileden medet umma ve sürünme kısmını 20lerde bitirmek lazım. Gerisi hallolur.
0
alaimisema
(26.12.24)
soruda kadin erkek söyle olmali diyen biri yok ama cevap yazan erkeklerin hepsi bir erkek söyle yapmali böyle yapmamali diye konusuyor. ayrica kadinlarin da var miymis falan deniyor.

erkek erkegin kurdudur. :)
0
sonsuz
(26.12.24)
kadın arkadaşlarının taleplerini az buluyor ve başarılı bir erkeğin elon musk, einstein, brad pitt ve brazzerstaki kel adamın toplamı olması gerektiğini söylüyorum
0
Hallegadola
(26.12.24)
1 no'lu arkadaşın yorumu başarılı biri için yeterli limit bence. senin yorumun eh işte modunda. üç ve dört no'lular için ise yorumum: bi tas çorba kaynasın ama sevgilim yanımda olsun kadınları bunlar.
0
zovin
(26.12.24)
gs'de yunus akgun'un senelik maasi 20milyon tl ve yakinda 50 milyon tl yapilacak.
bir futbolcuya gore cok kazandigi soylenemez.
yasi 24.

bu arkadasla kiyaslanirsa verileren orneklerin hepsi birar karafatmaya kadar degersiz insanlara donusuyor, alayi oksijen israfi.

bir de araba bir asset degildir, bunu da eklemeden gecemeyecegim.
0
cooperr
(27.12.24)
(3)

Hediye tesbih nerden alınır

housedaki topal doktor
Dedeme yeni yıl hediyesi tesbih alacağım ama nerde satılır, hangisi makbuldür en ufak bir fikrim yok. Yardımlarınızı bekliyorum
Dedeme yeni yıl hediyesi tesbih alacağım ama nerde satılır, hangisi makbuldür en ufak bir fikrim yok. Yardımlarınızı bekliyorum
0
housedaki topal doktor
(25.12.24)
yasadigin sehirde google maps'te tespih diye aratirsan bu isi profesyonel yapan yerleri bulursun diye dusunuyorum. onlara gidip sorsan sana anlatirlar.

bence cekimi en guzel tespihler ahsap olanlar. daha yagli gibi olduklari icin kolay cekiliyorlar. ama bunlarin da goruntusu cazip olmuyor.

dogal kehribar cok oneriliyor normalde ama bence o kadar iyi bir tespih malzemesi degil. hem guzel kaymiyor hem de kolay kiriliyor. eski bakalitlerden yapilanlar daha iyi kayiyor dogal malzeme olmamasina ragmen.

benim bulabildigim en iyi malzeme kibris hurma cekirdegi diye geciyor. hem deseni, hem cekimi guzel.
0
antikadimag
(26.12.24)
Tesbihçi baba gibi internet siteleri var. Sıkma kehribarlar güzeldir. Arpa kesimleri beğenir bence deden.
0
antihero
(26.12.24)
fatih, çarşamba'da ismailağa'nın orada çok kaliteli tesbihçiler var.
0
damba
(10.09.25)
(2)

Selanik Mülkiye Rüştiyesi ve Selanik Askeri Rüştiyesi şimdi nerede

kizil sakalli sari
Merhaba,Bir Selanik gezisinde görmek için Atatürk'ün Selanik'te okuduğu okulları arıyoruz.Mahalle Mektebi'ni bulamadık. (ama zaten bulunmaz diye düşünmüştük) Şemsi Efendi Mektebi'ni bulduk, Google Maps'te şu an 51st Elementary School diye geçiyor.Selanik Mülkiye Rüştiyesi ile Selanik Askeri Rüştiyes
Merhaba,

Bir Selanik gezisinde görmek için Atatürk'ün Selanik'te okuduğu okulları arıyoruz.

Mahalle Mektebi'ni bulamadık. (ama zaten bulunmaz diye düşünmüştük)
Şemsi Efendi Mektebi'ni bulduk, Google Maps'te şu an 51st Elementary School diye geçiyor.
Selanik Mülkiye Rüştiyesi ile Selanik Askeri Rüştiyesi'ni de bulamıyoruz. Acaba bilen var mıdır?

Atatürk Ansiklopedisi diye bir gov.tr uzantılı sitede Selanik Askeri Rüştiyesi diye Manastır Askeri İdadisi'nin resmini koymuşlar, onun olmadığını biliyoruz. Askeri Rüştiye için Mithat Paşa Caddesi'nde diyor, onun da Agios Dimitriou caddesi olduğunu gördük; ancak o da oldukça uzun bir cadde, pek yardımcı olmuyor.
0
kizil sakalli sari
(25.12.24)
Bu okulların çoğu yıkıldı. Selanik'te büyük çaplı bir kentsel dönüşüm yaptılar. Özellikle de Türk mahallelerindeki evleri, Türk izlerini yok etmek için yıktılar. Atatürk'ün olduğu mahalle bir Türk Mahallesi'ydi. Şimdi Atatürk'ün evinin 200 metre ötesinde bile Yunan mezarlığı var. Biz uzun süredir buradaydık izlenimi vermek için.

Velhasıl, okulları pek görebilmeniz mümkün değildir. Duranlardan birine gitseniz de zaten sizi içeri almazlar veya size düzgün bir şey göstermezler.

En önemlisi bunlardan Manastır Askeri İdadi'sidir. O da Makedonya'da zaten. Atatürk Evi'ni görüp gelin diyeceğim ama ev de tadilata alındı sanırım, büyük olasılıkla kapalıdır.
0
sinematematikci
(06.01.25)
guzel bir arastirma. bence yunanistan turk konsolosluguna ulasmaya calisin. bilirse onlar bilir. hatta selanik'te bahsettiginiz caddede ataturk evinin yaninda binasi tam olarak. oralardaysa kesin bilir onlar.
0
antikadimag
(06.01.25)
(25)

milletin ölüp bittiği ama sizin beğenmediğiniz şeylerden örnekler

ala09
beyoglundaki sakarya tatlıcısı... allah aşkına arkadaslar bi insan bu tatlıyı neden över? severim ayva tatlısını ama içinde ceviz bile yok şerbetli bi meyve ve kaymak ve internette kötü yorum yok. öyle bir doyurdu ki ertesi gün hala acıkmadım tıkandım adeta hafif falan değil yani. bir diğeri dürümza
beyoglundaki sakarya tatlıcısı... allah aşkına arkadaslar bi insan bu tatlıyı neden över? severim ayva tatlısını ama içinde ceviz bile yok şerbetli bi meyve ve kaymak ve internette kötü yorum yok. öyle bir doyurdu ki ertesi gün hala acıkmadım tıkandım adeta hafif falan değil yani. bir diğeri dürümzade. bildiğin kasap KÖFTE gibi bi adana. salatası çok iyi ama adanası normal/iyi anthony bourdaini getirecek bi olayı yok(tamam ona gelmedi de gitti sonucta)("biz anthonynin intiharına inanmıorz"). yedikten sonra mızmızlanmak istemedim ortam bozmamak için, övülmeseydi yine bi şey demezdim övülünce sinirleniyorum.......daha önce de cool lime, bubble tea gibi NAZO çakması içeceklerin övülmesine şok oluyordum

sizde neler var?
0
ala09
(25.12.24)
oranin ayva tatlisini cok seviyorum. ama herkes sevecek diye bisey yok.

basima bir is gelmeyecekse asure diyorum. tam varos tatlisi:D
0
buenosdias
(25.12.24)
Cool lime konusunda seninle aynı fikirdeyim. Çok baskın nane tadı var ve aşırı şekerli. Bunlar için tekrar bir ayarlama yapsalar belki iyi olurdu.

Buraya da sormuştum cool lime için güzel mi diye. Denedim, çok merak etmiştim ama bu sebeple içemedim. Baskın tatları sevmiyorum. Kereviz bile yiyemiyorum çok ağır ve baskın bir tadı var. İçine girdiği her malzemenin tadını bastırıyor. Konuyu kerevize getirmeyi nasıl başardım onu da bilmiyorum :))
0
rock n roll
(25.12.24)
Aşure +1
0
sacrilegious
(25.12.24)
Kesinlikle serpme kahvaltı (bir iki yeri hariç tutabilirim İstanbul için)
Diken diken oluyorum birisi teklif ettiğinde. Önüme özenli bir eggs benedict, croque monsieur, acai bowl vs gelmedikçe doğranmış domates salatalık, peynir, zeytin, reçel görmek istemem dışarda kahvaltı yaparken. Zaten artık mecbur kaldığımda en kötü sadece menemen, omlet falan yiyip kalkıyorum.

Bir de pişi. Ne var bu pişide ya tek sevmeyen benim heralde. İnsanın midesine oturan yağlı bir hamur.
0
kullanicadi
(25.12.24)
dubai cikolatasi
chicken wings
kfc
0
sonsuz
(25.12.24)
Midye dolma. Olmasaydı da olurduk diye düşünüyorum.
0
fildirfildir
(25.12.24)
sezen aksu, ay çekirdeği, siyah çay, dubai, aşure +1
0
bartholomew87
(25.12.24)
PROFİTEROL demek istiyorum. tabi ki hakkını vererek yapan mekanlar var (bomonti deki batard 'dınki gayet iyiydi) ama böyle adı 'x profiterolcüsü' tadında olan onbinlerce yorum, 5 yıldız, hakkında ultra güzel şeklinde öneriler yapılan mekanların profiterolleri gerçekten fecaat. zaten bunu örtmek için galiba; süt tozlu, nişasta dolgulu hamur topunu %80i glikoz şurubu olan çikolata sosun içine gömüp veriyorlar
0
lüzumsuz adam
(25.12.24)
Sezen Aksu
Yeşilçam filmleri ve dönemin popüler figürleri (türkan şoray vs)
Apple ürünleri
Mercedes G serisi arabalar


Boş zamanlarımda kafayı takacak yeni konsept arayan biri olarak ilk aklıma gelenler bunlar ama kesin başka unuttuğum şeyler vardır.

Yemekle ilgili olarak;

Tencere yemekleri. Biraz fakirlikten çıkmış gibi ya. Sebzeleri de bakliyatı da eti de daha iyi pişirme yöntemleri var. Çoğu tencere yemeğini pek sevmem.

Aşure net. Geçen sene komşuyu geri döndürmüşlüğüm var ben gerçekten sevmiyorum israf olacak başkasına verin diye :d

Deniz ürünlerini çok seven biri olarak midye dolma da pek benlik değil. Yiyene laf etmem de daha iyi bira yancıları falan var bilemiyorum.

Islak hamburger. Bi kere yedim, yani denk gelsem yerim çok kötü değil ama böyle bi ıslak olsa da gömsem demem herhalde.

Aşşşırı çikolatalı tatlılar. San Sebastian istiyosun (ki çok severim yanık tatlıları) üzerine bir dünya çikolata döküyor. Bi ara da böyle değişik tatlıcılar türemişti tuhaf isimli çikolata bulamacı tatlılar satıyolardı. Çikolata severim de Fildişi Sahilli bir işçinin günlük mahsulünü bi kerede tüketmek istemiyorum lol
0
nundu
(25.12.24)
Zincir kahvecilerde satılan, 35000 çeşit krema, şurup, tatlandiriciyla yapılan kahveler. Ben düz americano ya da filtre kahve içerim her yerde. Bir yudum alsam boğazım yanıyor diğer kahvemsi içeceklerden.

Çay. En son 3-4 ay önce bir bardak içtim sanırım. Bitki çaylarından bahsetmiyorum.

Yeniköy'de Emek Manticisi var, bütün arkadaşlarım mantilarina bayılır. Zaten bayağı da popüler bir yer. Bana gore fazla haşlanmış mantidan ibaret tabakları. Hiç sevmiyorum.


Yiyecek içecek dışında da ilk aklıma gelen şey Ugg oldu. Popülerliğini asla anlamıyorum.
0
fraise
(25.12.24)
- 3. dalga kahveciler
- çoğu dönerci
0
orpheus
(25.12.24)
kahve, çay, alkol
antep'teki İmam Çağdaş

(antoni'nin intihar ettiğine ben de inanmıyorum)

sezen aksu+1
levent kırca, kemal sunal ve o dönemlerde subliminal şekilde beynimize ahlaksızlığı sokan türk filmleri ve "program"ları

türlü yemeği (aka patlıcan nasıl katledilir yemeği)

sevdiklerimizi de sorcan mı? ben söyliyim arada patlıcan reçeli mmmmmm
0
mathilda.may
(25.12.24)
Hatay soslu döner
Maydanoz döner
Dubai çikolatası
Breaking bad
Patso
Kadında crop görmek
Büyük meme
0
alimcgraw
(25.12.24)
instagram'da story atmak. saatlerce reels izlemek. hayatını burada yaşamak.
bamya, pırasa, karnabahar, midye dolma, lahana sarma, döner, iceberg marul, coleslaw salata, türk kahvesi, bulgur, adana, kuzu ızgara.
ağzı bozuk kızlar. keko rapçiler ve fanları.
0
gabe h coud
(25.12.24)
Gezmek ve Angelina Jolie (hem simdiki hem daha genc hali)
0
chickentown
(25.12.24)
Bence dünyanın en çok abartılan gıdası Oreo. Resmen din haline gelmişti bi ara, nasıl bir reklam yürüttülerse :D

Sevmiyor değilim, ama abartıldığını bence kabul etmeliyiz.

Gerçekten beğenmediğim bir şeye örnekse crocs. Çünkü çok çirkin. Ayağım rahat edebilir ama kafam hiç rahat etmiyor :D
0
akhenaten
(25.12.24)
Uzun tırnak, story.
0
Kahvedesu
(25.12.24)
Dar slim fit pantolon.
0
wd40
(25.12.24)
volkan demirel. adam sırf depremde ağladı diye millet abarttı da abarttı. zamanında gazeteciyi evinden aldırmakla tehdit etti. sahada yaptıklarını söylemeye bile gerek yok. sokak hayvanlarına bile laf söyledi lan herif:) depremde o kadar insan seferber oldu, bunun kadar konuşulmadı. nasıl bir algı anlamak güç.
0
nothing in my way
(25.12.24)
Ortaoyunuyla başlayan, günümüze kadar gelen, Türk tiyatro sinema tarihindeki aptal ama aynı zamanda şeytana külahını da ters giydiren komik tiplemelerin tamamı, Pişekar'ın Kavuklusu, Cilalı İbo, Turist Ömer, Kemal Sunal vs.

Cehaletin parlatılmasının yapı taşları
0
Mirket
(25.12.24)
"minik dokunuşlar" isimli estetik müdahalelerden rahatsız oluyorum.

Mesela bir psikoterapist arıyorum İnstagram'da, tam fikirleri aklıma yatıyor akıllı buluyorum falan, bir de bakıyorum ki deli gibi müdahalesi, plastik maske gibi bir yüz. Tuvale kalın kalın atılmış fırça darbeleriyle sabitlenmiş yağlı boyadan ibaret gibi duran bir makyaj. Doğallıktan uzaklaşmak çok ama çok rahatsızlık veriyor bana.

Kaskatı değilim, öyle durumlar gördüm ki o burun kesinlikle düzeltilmesi gereken bir burun gerçekten ama onun kadar yamuk olmayan burunlar, hiç de yokmuş gibi durmayan kaşlar, kendine mahsus bir şekli ve karakteristik bir görüntüsü olan o dudaklar, yüzün kendine ait yapısı... Bunlarla bu kadar oynanması çok rahatsız ediyor. Karşımda sürekli olarak rahatsızlık huzursuzluk hissi yaşayan biri varmış gibi hissediyorum ben de huzursuz oluyorum.
0
muhayyer divan
(26.12.24)
- tulumba tatlısı, güllaç, bilmemkaçı bir arada, şekerli kremalı kahveler, rakı, jack daniel's, serpme kahvaltı, mc donald's/burger king/kfc/pizza hut/pizza lazza, yemekte sunum şovu yapan yerler
- keko rap, arabesk, eller havaya pop, ahmet kaya, sezen aksu, ibrahim tatlıses
- elden ring, dragon age the veilguard,
- breaking bad, güç yüzükleri, güncel Türk dizileri
- ugg, şort etek, tayt
- ghostlama, manifest etme, datee çıkma vb. çakma ifadeler ile mezuna kalmak, görüldü atmak vb. A -1 Türkçe kelimeler
- bmw
- dudak dolgusu, çene ve elmacık kemiği belirginleştirme ameliyatları, yüze enjekte edilince mimiksiz bırakan diğer tüm zımbırtılar, insanda olduğu için pençe diyemediğimiz tırnaklar


Her maddeye beşer tane daha ekleyebilirim sanırım.
0
nawar
(26.12.24)
asure'ye katiliyorum. hic sevmedim, hic anlamadim. tatliya nohut koyulur mu arkadasim?

tesla. cybertruck gibi ucubeler. araba olarak inanilmaz kalitesiz ama bu woke tayfayi zamaninda iyi tokatladi elon. sattigi arabanin her yeri dokuluyor ama konsola koca dokunmatik ekrani koyunca millet kendini bir sey sandi. butun woke arkadaslarim agliyor simdi teslalari ellerinde kaldi satamiyorlar da. elon'dan da nefret ediyorlar.

super lig. millet hala izliyor inanilir gibi degil. kavga falan ediyorlar. hakemler bunlari dogruyormus falan. 18 yasindan beri izlemiyorum deli gibi futbol oynamama ve izlememe ragmen.

instagram. tamamen bos adam isi.
0
antikadimag
(26.12.24)
@nawar'ın entry'yi görünce aklıma geldi.

GTA serisi. Hatta RDR'yi de ekleyebilirim. Rockstar oyunları hiç ilgimi çekmiyor. GTA 6 çıkacak hype'ı tüm dünyada var. Benim hiç ilgim yok. Çocukken Vice City ve San Andreas oynadım da GTA 5'i anca bu sene alıp deneyeyim dedim 1 saat dolmadan sıkıldım. RDR 2'de de benzeri olmuştu

Bi de Souls oyunları, Elden Ring ve tüm soulslike oyunlar. Hiç oynamadım ama atmosferi ve boss savaşları hiç ilgimi çekmiyor. Zor oyun da sevmem pek.
0
nundu
(26.12.24)
-dubai çikolatası (çikolatalı saman gibi ama çok yoğun ve bayıyor)
-moda'daki meşhur dondurmacı (herhalde blendırdan geçirilmiş buza renklendirici sürsek aynı tatsızlığı alırız)
-helvacı ali (helvayı zaten sevmem ama resmen çamur/macun kıvamında ürünleri)
-mcd- bk hambugerleri (saman gibi tatsız ve ufacık, içi bomboş)
-"meşhur x'çi" tarafından satılan herhangi bir ürün
-kadınlardaki uzun, iğrenç tırnaklar
-kadınların kirpiyi model almış gibi kestirip biçtirdikleri burunları
-kemal sunal
-behzat ç ve gerçek hayatla senaryoyu karıştırmış avaneleri
-crop
-rock/metal
-futbol
-kadıköy
-starbucks

şimdilik bir çırpıda aklıma gelen şeyler bunlar.
0
m e b
(26.12.24)
(36)

hp kitaplarını okudunuz mu? kaç doğumlusunuz?

deartheodosia
benim tüm çocukluğum hp okumakla geçti. ama yeni tanıştığım kimse hp okumamış oluyor (evet insanlara soracak kadar önem veriyorum hala). geçenlerde bi kafeden kurabiye almıştım, uff hagrid’in kurabiyeleri gibiymiş bunlar da dedim ve kimse bi şey anlamadı mesela. ya da bence insanların hangi binada o
benim tüm çocukluğum hp okumakla geçti. ama yeni tanıştığım kimse hp okumamış oluyor (evet insanlara soracak kadar önem veriyorum hala). geçenlerde bi kafeden kurabiye almıştım, uff hagrid’in kurabiyeleri gibiymiş bunlar da dedim ve kimse bi şey anlamadı mesela. ya da bence insanların hangi binada oldukları karakterleri hk önemli doneler veriyor. ne düşünüyorsunuz???
0
deartheodosia
(23.12.24)
Benim tüm cocuklugum Harry Potter kitapları ve filmleriyle geçti; koca kadin oldum, hala çok severim. Saçlarım biraz kabarsa "yine Hagrid'e döndüm" derim en basiti, günlük dil kullanimima da yerleşmiştir yani; etrafımda anlamayan kimseyi görmedim şimdiye dek.

94 doğumluyum. İlk filmi de ben 7-8 yaşlarındayken çıkmıştı yanlış hatırlamıyorsam. Sinemada kendimi bilerek izlediğim ilk filmlerden biridir.
0
fraise
(23.12.24)
ilk 4 kitabı okudum.
0
wd40
(23.12.24)
Hp öncesi yüzüklerin efendisi nesliyim ama hp nesli de yaşlandı artık o muhabbeti bulamazsın artık

Edit: 95 sonrası okuyan kalmamıştır
0
grimavi
(23.12.24)
@grimavi abim 87li, kuzenim 94lü, ben aralarındayım. üçümüz de hp okuyorduk ve kitapların yayımlanmasını bekleyen nesildendik. belki 95 sonrası daha uygun olabilir buna
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
93 doğumluyum, seriyi yeni bitirdim:)
0
nothing in my way
(23.12.24)
ne kitabını okudum ne filmini izledim.
0
rentts
(23.12.24)
96lıyım, hp ile büyüdüm. Eskisi kadar manyak olmasam da potterhead'im, beynimde zibilyon trivia var evreniyle ilgili. Ravenclaw'dan selamlar :d

Hatta son üç dört gündür kız arkadaşımla rewatch yapıyoruz seriyi, bugün melez prensi izledik.

İlk 5 kitabı annemle beraber okumuştuk, ben 5-6 yaşındaydım ilk kitaba başladığımızda. Okuma biliyordum ama uzun diye annem okudu, 5. kitap 1114 sayfaydı yine de beraber okumaya devam ettik :D son iki kitabı kendimiz okumuştuk ama ahaha. Sonra iki üç kez daha tüm seriyi okudum tabii ki.

Mesela Hogwarts Legacy oyununu da iki defa %100 olacak şekilde bitirdim, ilk çıktığında ve bi iki ay önce olacak şekilde. Çocukluktan beri beklediğim bir oyundu.

Benim neslimde kitapları okuyan var baya ama filmleri izlemeyen yok gibi. Belki 2000 sonrasında o kadar popüler olmayabilir bilemiyorum.
0
nundu
(23.12.24)
90, bütün kitapları okudum 4 ve sonrasını mı ne bekledik yıl yıl okuduk diye hatırlıyorum. Filmlerin de ilk 5'ini sinemada izledim, sonra filmlerini sevmedim devamına ilgim kalmadı.(ama kitaplar çok iyiydi diye hatırlıyorum) Bu arada ilk filmin tanıtımını bile çok net hatırlıyorum haberlerde mi ne McGonagall'ın kediden dönüşüm sahnesi falan gösteriliyordu acayip görsel efektli çok iyi film gelecek diye tanıtıyorlardı :)

Ya özellikle 99 ve sonrası bizim için önemli olan hiçbir şeyi bilmiyor. HP, The Matrix, Lotr, Geleceğe Dönüş, The Mask, Looney Tunes çizgi filmleri, Pokemon vs...

edit: bu arada bir hayal kırıklığımı anlatayım. Çocukken Türkiye'den bakarken HP dünyası çok büyülü geliyordu. 24 yaşımda İngiltere ve İskoçya'yı gördüm, aslında çok müthiş bi yaratıcılık yokmuş J.K. Rowling zaten o dünyanın içinde yaşıyormuş dedim :/ yarattığı dünya müthiş ama filmde gördüğüm ortamlar çocukken çevremde hiç görmediğim şeylerdi ve büyüleniyordum, aslında o dünyanın UK olduğunu fark ettim.
0
nhk ni youkosu
(23.12.24)
1995.

hp ben ilkokul ve lisedeyken büyük olaydi. bana cocuksu geliyordu ama büyü falan ne diyordum. hicbir serisini okumadim. filmlerine denk geldiysem izledim hikayeyi de bilmiyorum. lisansi okurken de herkes quidditch oynuyordu. turnuva falan yapiyorlardi avrupa'daki okullarla. allan mallari nerdleri böyle bir salaklik olamaz diyordum fdglhkjg

2020'de ilk kez erkek arkadasimla lockdown'da izledim ve bayildim.

kitaplarini da okumak isterim. verdigi mesaj zamansiz ve hikaye de cok güzel.
0
sonsuz
(23.12.24)
Senin yaşlardayım, hepsini okudum. Kitapları ilk filmi sinemada izledikten sonra okumaya başladım, liseye geçmeden güncel kitapları bitirmiştim. Son 2 kitap ben lisedeyken çıktı onları da o zaman okudum.
Hatta öss'ye hazırlanırken son 1 ayda kafa dağıtmak için tekrar okumuştum son kitabı, o geceler hala aklımda bir yandan stres bir yandan kitaptan aldığım zevk. Erken uyumam lazım ama sayfalar peşini bırakmıyor, geceliyorum...
Filmlerle devam ettim sonra, son film çıktığında da üniversitedeydim. Çocukluk ve ergenliğimin tamamında, kitabıyla filmiyle bi şekilde hayatımda olmuş. O dönemlerdeki birinin okumasa bile illa izlediği bir hikaye.

95li bir kız arkadaşım vardı o da severdi, sonrasında doğanlar da kitaba olmasa bile filmlere maruz kalmıştır. Z kuşağı uzak kalmış olabilir bir tek, bir de 85 ve öncesi diye düşünüyorum.
0
Bruce
(23.12.24)
Harry Potter'a ilgim o kadar sıfır o kadar yok ki başlığı okuduğumda H.P. Lovecraft'la ilgili zannedip onunla alakalı cevap verdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.12.24)
91liyim. turkcelerini sayisiz defa, ingilizcesini de birkac defa bastan sona bitirdim. artik kitaplari ezberlemistim bir paragrafi okurken sonraki paragraf aklima geliyordu. benim kadar manyagi 10-15 kisi falandir turkiye'de.

filmlerini cok sevmedim, ilk filmi disinda acip da izleyeyim dedigim filmi yoktur. bir de ucuncu film fena degil. ama kitaplari bambaska bir dunyaydi. oyle buyulu bir dunyanin icine cekilmek apayri bir duyguydu. universiteye kadar sayisiz kere okudum abartmiyorum.

harry potter ile buyuyen nesildik. kitaplar 2001'de cevrildi. o zamanlar ben 10 harry 11 yasindaydi. son kitapta da ben 16 harry 17 yasinda. beraber buyumusuz. son kitabi arkadasin tanidigi kitapcidan ayirtmistik ve sinifca almaya gitmistik. cunku tukeniyordu hemen. o gece uyumayip koca kitabi bitirmistim. binam ravenclaw'dir ama slytherin'e de sempatim vardir.
0
antikadimag
(23.12.24)
@nhk

ilk kitap 99'da turkceye cevriliyor ama cok populer degil o zamanlar. dost kitabevi basiyor hatta buyulu tas diye cevirmisler. sonra seri patlayinca 2001'de yky haklarini alip o zamana kadar yazilmis ilk 4 kitabi cevirip getiriyor. turk halkinin hp ile tanismasi budur.

sonra 2 senede bir yeni kitap geldi onlari bekledik. 2003 zumruduanka, 2005 melez prens, 2007 olum yadigarlari olmasi lazim. 2003 yilinda babama aldirdigim zumruduankayi hic unutmuyorum. hatta yanina bir de dort kafadarlar kitabi aldirmistim ve once onu okumustum. hp'yi bekletip hazzi arttiriyordum :)
0
antikadimag
(23.12.24)
91 doğumluyum, ne okudum ne izledim. Yetiskinligimde bı deneyeyim dedim filmini, çekmedi beni. Çocukken de çok okuyan cok izleyen biriydim ama ya bana denk gelmemiş ya da fantastik olduğu için ilgimi çekmemiş olabilir.
0
abuzer
(23.12.24)
89'luyum ilk kitabı okuduğumda henüz filmi çekilmemişti ben de 6. Sınıftayım diye hatırlıyorum. Hepsini okudum, bütün filmlerini izledim. En son çıkan Cursed Child tiyatro metnini de okudum (keşke oyununu da izlesek). 9 yaşında oğlum var, birinci ve ikinci sınıfta tüm harry Potter kitaplarını okudu. Hatta sihirli almanak diye bir kitap daha çıktı hp evreni hakkında ansiklopedimsi. Onu gördü D&r da onu da istedi onu da okudu. Bazen gryffindor cübbesi ile geziyor, 8 yaş doğum gününü HP temalı yapmıştık, pastası Hagrid'in Happee Birthdae Harry yazılı pastasıydı.

Komşumuzun ortaokula giden kızı var kaç doğumlu bilmiyorum ama 12 13 yaşlarında sanki. O da baya Potterhead, hatta instagram sayfası açmıştı bir ara Harry Potter ile ilgili az bilinen şeyler, replikler falan paylaşıyordu kendisini zorla takip ettirmişti:))
0
kullanicadi
(23.12.24)
87, Dumbledore'un öldüğü final sayfası ile beraber kitap bitip yeni kitap beklenilinceye kadarki süreçte Dumblodore ölmedi ve işte bu da kanıtı diye dedikodu niteliğinde forum yazıları ve websayfalarının açıldığını hatırlayacak kadar fanıydım. elimde 1. baskı bazı kitapları da var. bence bir şeyi sevmenin yaşı yok. Günümüzde 90'lı yılların dizilerini tekrar tekrar izliyorsa millet bir işin ne kadar iyi olduğu ile alakalıdır.
0
denizmaniaherif
(23.12.24)
artık yaşım 34.

serinin tüm kitaplarını birkaç defa okudum, keza filmlerini defalarca izledim (hatta üniversitede baktım, bir dersin vize/finalini geçemeyeceğim, ben de tüm seriyi hatmetmiştim o gece).

yeni nesil zannedersem bunu bir kültürden ziyade dümdüz karakterler yığını vs olarak görüyor.
bir gün girdiğim bir fırında ravenclaw logolu kazak giymiş bir kasiyer vardı. "aaa, çoğunlukla gryffindor ya da slytherin'i tutarlar ama siz ravenclaw'u seviyorsunuz galiba :)" dedim. kadın da üstüne bakarak "dediğinizi hiç anlamadım, öylesine aldığım bir kazaktı" dedi. sonra harry potter'ı çok sevdiğim için bu temada bir kupa alan arkadaşıma "artık çok özlü iksirimi bununla içeceğim" dedim, bana "yaralarımıza şifa olsun" dedi :(
0
m e b
(23.12.24)
Kitapları da filmleri de zamanında zevkle tükettim ama potterhead sayılmam.
92liyim.
0
norek
(23.12.24)
Popüler kültüre ait referanslar zaman geçtikçe eskiyor ve her yeni nesille birlikte güncelleniyor. Eskinin star wars, kara şimşek, Lotr, Lost, H.P gibi kendi dönemlerini domine etmiş diziler, filmler ve kitaplar yerini yenilerine bırakıyor.

Bence arada şöyle bir fark var; eskiden bu kadar çok platform, uygulama vs yoktu ve odak çok daha yüksekti. Yani mesela Lost yayınlandığı dönemde tüm dünya aynı anda interaktif bir şekilde izlenir, teori geliştirilirdi. Bu da o dönemin popüler kültür jargonunu, referanslarını vs domine ederdi. ancak şimdi çok sayıda platform, çok sayıda uyarlama, film dizi mevcut. Çok fazla odak var ve bunlardan herhangi biri global çapta popüler olsa da bu popülerlik çok kısa sürüyor. Eskiden tek bir dizinin tek bir bölümü için yayınlandığı saatlerde şehirlerde sokaklar boşalırken şimdi insanların böyle bir dizinin varlığından bile haberi olmayabiliyor. Özetle normal bir durum, hele ülkemiz gibi kültür tüketiminin son derece kısıtlı olduğu bir yerde.
0
thracia
(23.12.24)
Ben sadece ilk kitabını okumuştum. Sonra evlendim, kızlarım oldu. Büyük kızım tüm seriyi 1 defa, küçük olanı 10 yaş civarındayken tüm seriyi 6-7 defa filan okudu, her türlü detaya hakim.
0
SiyamkedisiZorro
(23.12.24)
92liyim kitabını hiç okumadım. İlk iki filmini izledim. Çok ilgimi çekmedi
0
jülsezar
(23.12.24)
Azkaban Tutsağı nı almıştı teyzem doğum günümde, delirmiştim okuduğumda. Ateş Kadehi yeni çıkmıştı, ona da yapıştım tabi hemen arkasından. Diğer 3 kitabı beklemek çileli ve keyifliydi. utopyam, esrardairesi gibi forumlarda çok sık vakit geçiriyordum.
Hatta son kitabı yine bu bahsettiğim forumlardan bir ekip çevirmişti Türkçe'ye -oldukça da iyiydi- pdfden okumuştum :D
Fantastik edebiyata meyilli olup da maruz kalanların kolay kolay kaçamayacağı bir furyaydı :v 91 liyim bu arada.
0
lüzumsuz adam
(23.12.24)
91'liyim. sayamayacağım kadar okudum ve izledim. benim güvenli alanımdır hp.
iş arkadaşımın orta sondaki kızına vermiştim, okumak istiyordu. ilgisini çekmedi mesela. ama kızıma zorla da olsa okuturum :)

hala sektör olarak ekmeğinin yenmesi çok mantıksız geliyor o ayrı. ama sadece kitap ve film olarak bakarsak ömürlük bir seri benim için.
0
elorelia
(23.12.24)
okudum, 84'luyum. ilk kitaba lise 2'de baslamistim sanirim. ilk basladigimda ne bu cocuk kitabi deyip biraktim. ama sonra tekrar basladim, ve bir daha birakamadim. tum kitaplari 2'ser 3'er kez falan okudum, filmleri de en az 3'er kez izledim. o zamanlar arkadaslarimin bircogu da okudu kitaplari. cocugum olsa okumasini isterdim.
0
lemmiwinks
(23.12.24)
Yaşlıyım.
Hiçbir kitabı okumadım. Filmleri de baştan sona hiç seyretmedim.
Ama cevapları okuyunca bir eksiklik hissettim. E pub'ını bulursam bakacağım bi.
0
Mirket
(23.12.24)
87liyim, neden okumadım bilmiyorum. hiç çevremde de görmedim. ben o zamanlarda seri stephen king okuyordum. :/
0
dilhun
(23.12.24)
89 doğumluyum. Hepsini tekrar tekrar okumuşumdur filmlerin hepsini de tekrar tekrar izlemişimdir. Mesela hatırlıyorum 5. kitabın çevirisi yayınlanmadan önceki son 50 gün yayınevinin sitesinde her gün bir sayfa yayınlıyorlardı ben de her gün onu takip ediyordum. Gerçekten bir dönemime damga vurmuştur. Ama üniversiteden sonra ilgim azaldı, şimdi de hiç yok. Mesela şimdi yeni dizi çekiliyor sanırım ve vakit ayırıp izleyeceğimi düşünmüyorum.

Büdüt: Hatırlayan var mı ya daha 5. kitabın çevirisi yayınlanmadan Sabah (sanırım bu gazeteydi) JK Rowling Sirius'un ölümünü yazdığı için ağlamış diye ana sayfaya yazarak spoiler vermişti?
0
peki madem
(23.12.24)
gururlu bir ravenclaw üyesi olarak okudum, filmlerini de defalarca izledim. 90 doğumluyum. çevremde hp'ci olduğunu iddia eden ve bina isimlerini bile hatırlamayan köpük birkaç kişi dışında tamamen gözden düşmüş bir seri.
0
brakgn
(23.12.24)
@sanem, bir bilim adaminin romaninini lise sonda okumustum ben de cok etkilendigim bir kitapti.
0
sonsuz
(23.12.24)
Kitapları 2 defa okudum. Eskiden kitapları okumamış ama filmlere hayran görünce şaşırıyordum. Dövmeli bir kızla tanıştım. 1 sayfa kitap okumamış. Filmlerin kesinlikle kitabı okumuş kişiler için yapıldığını düşünüyorum. Kitap okumayanlar için anlamsız şekilde geçen bir sürü sahne var. O yüzden garipsemiştim okumamasını. Artık takmıyorum.

Benim gibi 30 yaşını geçen herhangi birinin ilk defa oturup da Harry Potter okuması çok zor. İlk 2 kitap direkt çocuk kitabı. Ben ilk üç kitabı orta okulda bitirmiştim. Harry benden büyük ama kitapların Türkiye'deki çıkış tarihleri ile neredeyse Harry ile birlikte büyüdüm gibi oldu. Geçen gün 3. defa tekrar başladım okumaya. İlk iki kitapta epey göz devirdim ve sıkıldım mesela.
0
nawar
(23.12.24)
@antikadimag ben de her kitabı 50’den fazla okumuşumdur, abartmıyorum. canım sıkıldığında herhangi bi kitap/sayfayı açıp okumaya başlardım.

bende evde bir ilk okuduğum kitaplar, bir ingilizce seri bir de yeni baskı seri var. boşandığım kişi evde 3 hp serin var, sorunlusun falan diyordu :d if you know you know durumu.

ne çok seven varmış ayrıca, mutlu oldum :) buluşup hp günü yapalım! (ben de ilk filmler dışında filmlerini izlemedim.)
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
@deartheodosia Amerikan İngilizcesi mi, İngiltere İngilizcesi mi? Hangi ülkede basıldı? Sadece "cookie-biscuit" ya da "gas-petrol" gibi kelime farkı yok. Daha ciddi farklar var.

www.hp-lexicon.org
0
nawar
(23.12.24)
87 doğumluyum.
fantastik edebiyat, bilim kurgu ile beraber hiç ilgimi çekmeyen alan olduğu için okumadım. fantastik edebiyat'a az da olsa ilgim olsa kesin okumuş olurdum çünkü çok popülerdi.
0
wilhelmwasmuss
(23.12.24)
filmlerde ilk iki film kitaplara daha sadık ve biraz daha çocuksu ruh var, üçüncü film tam ara geçiş ve serideki en iyi yönetmen olan Cuaron'un filmi olduğu için gerçekten iyi bir film. Keşke tüm seriyi Cuaron çekseydi dedirtiyor ama mümkün olmazdı tabii :D Dört rezil, Mike Newell ile niye tekrar çalışmadıkları belli. Dumbledore'un saçma atarları falan aklıma geldikçe cringe oluyorum (meşhur bi did you put your name in the goblet sahnesi vardır bilen bilir). 5'ten sonra Yates ile devam ettikleri için belli bir sinematografik dil tutturulmuş ama kitaplardan uzaklaşma iyice belli oluyor bence.

Oyunlarını oynayan varsa bilir, ilk üç oyun tamamen kitaptan esinlenen, grafikleri çizgi film tadında ve macera hissini iyi yaşatan oyunlar. Dördüncü oyun yine rezalet tamamen co op oyunu yapmışlar. 5-6 tamamen filmlerin oyunu, ilk üç kadar olmasa da çıktığı dönemde keyifle oynamıştım. 7. filmin oyunlarına ise 1 saat dayanamadım korkunçlardı. Kitapları seven için LEGO oyununu tavsiye ederim. Bir de tabii ki Hogwarts Legacy çok keyifli, kusursuz bir oyun tabii ki değil ama Hogwarts'ı ve çevresini keşfetmek eğlenceli.

Ben de bu kadar HP seven görünce mutlu oldum. Kitapları son okumamın üzerinden birkaç yıl geçti, belki yakında tekrar bir tur atarım diye gaza da geldim :d
0
nundu
(23.12.24)
2016 doğumlu oğlanın masası:p

ibb.co
0
kullanicadi
(23.12.24)
@nawar, uk editionları var ama hiç karşılaştırarak okumadım diğerleriyle :)

@kullanicadi, çok sevimli <3 benimki de büyüsün lotr, hp her şeye bulaştıracağım :)
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
(7)

erkek kol saati önerisi

baldan kaymak
Hiç otomatik saat almadım. Quartz çok az kullandım.Açıkçası pilli saat daha pratik geliyor, pil bitince değiştir devam et.Ama otomatik saatler de çok güzel duruyor. O mekanizma vs. Neyse.Aklımdaki marka Citizen. Japon dışında önermeyin de.Modeli de yazayım Tsuyosa veya Citizen herhangi modeli olur.1
Hiç otomatik saat almadım. Quartz çok az kullandım.
Açıkçası pilli saat daha pratik geliyor, pil bitince değiştir devam et.
Ama otomatik saatler de çok güzel duruyor. O mekanizma vs. Neyse.

Aklımdaki marka Citizen. Japon dışında önermeyin de.
Modeli de yazayım Tsuyosa veya Citizen herhangi modeli olur.

1) Yaş 31, bilek kalınlığı 19 cm. Nette 41-45 mm diyor. Tsuyosa 40 mm bu olmayacağı ya da kötü duracağı anlamına mı geliyor? Bileğim nispeten kalın.
2) Bu soru önemli. Her gün otomatik saatlerde sapma mı oluyor? Sürekli ayarlamam mı gerekecek? Ya da yıl da ne kadar geri kalıyor? Bu çok ciddi etkiler kararımı açıkçası.

Önerileriniz, şuna da bak dedikleriniz için şimdiden teşekkürler.
Seiko 5 ya da Tissot Prx önerecekseniz önermeyin, oraları geçtim.

Başka önereyim senin kriterlere uygun derseniz, 25k'ya kadar ok'um.
www.konyalisaat.com.tr
0
baldan kaymak
(22.12.24)
En pahalı otomatik saatlerde bile sapma olur. Sürekli değil de çok ileri veya geri olduğunda ayarlayacaksın sürekli ileri veya geri gitmiyor + - oluyor sapma.

Otomatik saat hassas oluyor. Düşme durumunda veya manyetik alana maruz kalırsa tamirciye gitmek gerekebilir. Her 5 yılda bir bakım gerektir ayrıca. Bakım masrafı saatın marka ve modeline göre oluyor ama genel olarak ucuz değil.

Çok iyi bir otomatik almayacaksan uğraşır durursun. Bunun yerine solar (güneş enerjili) öneririm. Paylaştığın linkteki eco driveları düşün
0
wd40
(22.12.24)
Pilli al gec ne kasiyorsun. Otomatik saat an itibariyle evrendeki en overrated nesne olabilir. Otomatik saat ovme lobisi, yahudi lobisinden daha guclu ve etkin. Alt tarafi zamani gostermek gibi basit bir islevi yerine getirecek nesneye otomatikcilerin bu derece duskunlugu tibbi ve psikolojik anlamda arastirilmali
0
speedy
(22.12.24)
Bilek kalınlığın 19 cm'yse 40-46 aralığı senin için uygun olur ama ben olsam 46'ya çıkmam, bir de alt limit 40 gibi oldu ama deneyip bakarsın 38 mm de hoşuna gidebilir belki denemeden görmeden bilmek zor, kendini sınırlama yani.

Otomatik saati her gün kurmana gerek yok otomatik saatlerde rotor isimli yarım ay şeklinde serbest bi parça bulunur sen bileğini hareket ettirdiğinde bu rotor da hareket ederek bilek hareketinden oluşan kinetik enerjiyi mekanizmaya aktarıp kurma işlemini otomatik yapar ama çok uzun süre bu şekilde enerji sağlamak sapmaya neden olabileceği için "arada" kendin kurarsan daha sağlıklı olur, ayrıca bileğinden çıkardığında 24-48 saat aarsında tüm enerjisi biter yine kendin ayarlayıp kurmak durumunda kalabilirsin böyle durumlarda.

Saat önerisi olarak da Orient Bambino'lara bak derim, ben özellikle FAC00009N0 kodlu saati beğeniyorum ama diğer serileri de güzel.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.12.24)
Valla kriterlerinin sadece Japon kısmını karsilasa da casio f91 demek istiyorum.
0
Amaranta ursula
(22.12.24)
1) kucuk saat sorun olmaz ama buyuk saat siritir. bir de saatin tipi de onemli. mesela diverlar daha kucuk gosterir bezelden dolayi.

2) sapma olur. benim su an kullandigim omega speedmaster'da gunde 1 saniye sapma oluyor ve bu otomatik saat camiasinda mukemmel bir deger. yani ben omega'yi hic ayarlamiyorum sifirdan. yaz/kis saati degisimlerinde biriken sapma duzelmis oluyor.

ama daha once daha ucuz japonlar kullandim. onlarda daha cok sapma oluyor ve ayda bir ayarlaman gerekiyor. cunku 3 dakika falan sapiyordu ayda.
0
antikadimag
(23.12.24)
Otomatik saat bir hobi, keyfi bir uğraş, kişisel zevk nesnesidir. Ve evet sürekli ayarlamanız, kontrol etmeniz gerekir. Böylece hem saatle hem de zamanla daha farklı bir ilişki kurarsınız.

Saate sadece kolunuzda zamanı doğru gösterecek bir alet muamelesi yapacaksanız zaten otomatik saate gerek yok. Herhangi bir pilli saat çok daha kesin şekilde zamanı gösterecektir.

Ama otomatik saatten geri kalıyor ya da ileri gidiyor diye şikayet etmek, 1967 Ford Mustang GT alan adama "abi ne gerek var bu arabaya, hem çok yakıyor hem kliması yok hem de otomatik bile değil. Bunun yerine çok daha iyi bi fiyata 1.0 polo alırdın" demek gibi oluyor.

Otomatik saat de klasik bir araba gibidir. Düzenli bakımlarını yapmalı, gözünüzü ve elinizi üzerinden ayırmamanız gerekir. En başta dediğim gibi bu bir hobi ve kişisel zevk işidir. Bunlarla uğraşamam derseniz o zaman 1.0 polo sizi çok daha mutlu edecektir.
0
thracia
(23.12.24)
@thracia fikrimi netleştirdi. Ben bu olaya hiçbir zaman için ne mustang gibi ne de tracer gibi bakamam. Yorar beni :)

Tsuyosa'yı görünüş olarak çok beğenmiştim. Pilli tsuyosa olsa keşke :) arkadaki o iskelet detayı da hoşuma gitti ama neticede görünmüyor.

Quartz ya da pilli devam ediyorum. Cevaplara teşekkürler.
0
🌸baldan kaymak
(23.12.24)
(8)

30 yaş üstü hayatın anlamını sorguladığınız bir dönem oldu mu?

psmstc
9-5 mesai, trafik, büyük şehir yaşamı, aynı rutinler, bu hayatın ya da hayatımın anlamı nedir diye sorduğunuz bir zaman oldu mu? Bir yandan yaşlandığının farkındalığı, pek çok duygudan ve histen yana tükenmişlik, kendine ayıracak zamanın azlığı çoluk çocuk derken hayat geçiyor ve ne için yaşadım yaş
9-5 mesai, trafik, büyük şehir yaşamı, aynı rutinler, bu hayatın ya da hayatımın anlamı nedir diye sorduğunuz bir zaman oldu mu?

Bir yandan yaşlandığının farkındalığı, pek çok duygudan ve histen yana tükenmişlik, kendine ayıracak zamanın azlığı çoluk çocuk derken hayat geçiyor ve ne için yaşadım yaşıyorum diye soruyorum kendi kendime.

Benzer sorgulamalarınız oldu mu? Bu tarz ortayaş sorgulamalarını nasıl daha iyi anlamlandırabildiniz, bir yere oturtabildiniz?
0
psmstc
(21.12.24)
nickin hakkini vermissin :)

29 yasindayim. kendi yasamimdan sikayet etmek yerine dünyadaki savasa, siddete, yoksulluga kahroluyorum ve hayatimi hak etmedigimi düsünüyorum acikcasi.

sizin hayatinizda eksik olan sey sükretmek. senin o rutin diye sikayet ettigin hayat bir baskasinin hayali. bunu görmek bu kadar mi zor?

ayrica cok siradisi bir hayat da yasayabilirsin ama sen sürekli o siradisiligi yasadigin icin sana siradan gelebilir.
0
sonsuz
(21.12.24)
Diger kolelere bakip gulumsuyorum
0
lapaz
(21.12.24)
Ev lazim, omur boyu kira odeme fikri beni cildirtiyor
0
Zetnikov
(21.12.24)
anlamsız olduğu kanaatine varalı çok oluyor. hayattan beklentimi güvenlik, beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçları sağlayabilmek gibi konularla sınırlandırdım. uzun vadeli plan yapmıyorum. kontrolüm dışındaki faktörler yüzünden hayatımın kötüye evrileceğini öngörsem de dayanıklı olduğumu ve başıma gelecek zorluklarla bir şekilde baş edebileceğimi biliyorum.
0
zgrydn
(21.12.24)
Bunu sorgulamayana asam akşam yemeğini yedikten sonra duzlu fıstıkla meyve yiyip ulusal kanalları gezenler. Hayatın bir anlamı yok zaten. Çocuk oluncada o büyüsün diye bekleyip sonrada ölüyorsun.
0
mikahakkinen
(21.12.24)
ben ilk lisede bu sorgulamaya girdim. o zamanlar muslumandim tabi kurani okuyup insanlarla tartisiyordum ateistforum vardi o zamanlar. hatta oss'ye hazirlanamadim bu yuzden az kalsin hayatim kayiyordu. simdi 30 yasin uzerindeyim. ulastigim sonuclar ektedir.

hayatin birey icin bir anlami yok. bireyler doguyor, buyuyor, oluyor. bireyin kendisinin hicbir ehemmiyeti yok. yarin bir anevrizma, veya acik yaradan vucuduna giren bir tur amip sayesinde essek cennetini boylayabiliriz. ancak biz olsek de burada kalan seyler var. dil gibi, kultur gibi, sanat eserleri gibi, idealler ve anlamlar gibi. bireyden ziyade bunlarin onemli oldugunu dusunuyorum. insan bu askin mevzulara yoneldigi surece tatmin olabiliyor. yoksa hayvani gudulerin tatmin edilmesi insani bir yere goturmuyor. biz o sinifi gectik, bizim odev artik baska. hala gectigimiz sinifin sorularini cozmeye calismak enteresan bir hata.

nedir o gectigimiz sinif? bireyin hayvansal arzu ve istekleri var. bunlarin tatmin edilmesiyle mutlu oluyor :), eksikligini cekerse uzuluyor :( yemek, seks, sosyallesme vb gibi. ancak bu durtuler ne kadar tatmin edilirse edilsin geri geliyor. o yuzden bunlari tatmin etmek herhangi bir yere goturmuyor. dan bilzerian'in bir videosu vardi. dunyanin en guzel kadinlariyla sevisiyorum ama bu insani tatmin etmiyor diye agliyordu :) kendisi poker masasinda $1 milyon kaybedip ertesi gun hayatina devam edebilecek kadar da zengin. demek ki hedonizmin doruklarinda yasasan bile bir seyler rahatsiz ediyor. o yuzden bosuna buraya dogru gitmeye gerek yok.

demek ki askin bir mevzu bulup benligimizi orada eritecegiz. yasadigimiz cagin handikapi gecmiste insanlarin ugrunda yasadigi seylerin artik kalmamis olmasi. yani 100 yil once insanlar at sirtinda ac karna savasirken boyle anlam kaygilari yoktu. cunku bir sekilde dogru veya yanlis bir ideal ugrunda yasiyorlardi. veya 70'lerdeki ogrenci olaylarini dusun. daha iyi bir toplum ugruna kendilerini dusunmeden mucadele ediyordu insanlar. ancak simdi kapitalizm bizi tekrar herkesin kendi kicini kurtarmaya calistigi, bireyin on planda oldugu bombok bir kulture goturdu. amerika'da ozellikle cok goruyorum boyle milyon dolarlik ama hayattan keyif alamayan, ne icin yasadigini bilmeyen insanlar. adamin kagit ustunde her seyi var ama asil onemli seyin eksikligini sezebiliyor ve ici huzursuz bu yuzden.

ha sen kendi anlamini bulabildin mi dersen ben de hala gecim derdindeyim. hala hayatimi duzene koymaya calisiyorum. bu nedenle artik bu sorgulamalara cok giremiyorum cunku aksiyon halindeyim. hala sener sen kosusuyla bir yerlere ulasmaya cabaliyorum. bu kosusturma istedigim tatmini ve huzuru saglamasa da en azindan beni oyaliyor.
0
antikadimag
(22.12.24)
ya şimdi söylicem de b-k atacaksınız.

28-30 sürecinde satürn satürn kavuşumu

36 - 60 plüto - plüto karesi. eğer yaşam amacını gerçekleştirmişsen sana dokunmaz bu süreç pek.
gerçekleştirmediysen seni sıkar, boğar, hayatını alt üst eder ki değiştirebil artık.
www.facebook.com

hala yapmadın 42'de patlatır.
www.facebook.com

hala yapmadın, öldürür.
0
mathilda.may
(22.12.24)
oldu.

hayat rutinimi, iş düzenimi, hayata bakış açımı değiştirdim. rahatladım.

önceden daha çok kazanayım, o işi de ben yapayım, daha çok fatura keseyim falan kafasında hırslı bir beyaz yaka insanıydım. bu sorgulamadan sonra günde 5-6 saat çalışan, evden çalışma düzenine geçmiş, her gün sporunu falan yapıp mahalleden çıkmayan bir insana dönüştüm.

çok da güzel oldu.
0
babilfish
(23.12.24)
(4)

Power BI öğrenmesi kolay mı?

Kahvedesu
Sb.
Sb.
0
Kahvedesu
(18.12.24)
Değil
0
gabe h coud
(18.12.24)
kolay. bu tarz butun programlari kullanmasi oldukca kolaydir. uzmanlasmak zordur. pbi arayuzu pek kullanici dostu olmadigi icin korkutabilir ama yapmak istedigin fonksiyonlar icin birkac temel data yukleme, etl videosu izlesen kaparsin.

yapmak istediklerini google'a sora sora ogreniyorsun zaten. ben microsoft'a rapor hazirliyordum ve ise girdigimde 0 bilgim vardi. sonra adamlarin leadership'ine dashboard hazirlayip vermeye basladim.
0
antikadimag
(18.12.24)
Kolay, ama eğitim videosu açıp izleyerek değil. Bir proje hedefleyip onu yapmaya başla, yaptıkça öğreniyorsun. Arayüzü kolay. Takıldıkça internetten soruna cevap ara devam et.

Benim ilk projem çok detaylıydı, onu yaparken uzmanlaştım.
0
PoscheN
(19.12.24)
Bir sürü udemy/youtube dersi var. 3-4 günde çatır çatır öğrenirsin.

@PoscheN inanılmaz haklı. Zaten online dersler de sana bir proje yaptırdıkları için çatır çatır öğreniyorsun.
0
babilfish
(19.12.24)
(20)

turkiye'de camasir kurutma makinasi yaygin mi ki? neden?

fevzi123
selamlar,bildigim kadariyla turkiye'deki cogu evin/dairenin/konutun aman aman bir yer kaygisi yok camasir kurutmak icin? camasir kurutma makinasi nasil yayginlasti ki turkiye'de? sosyolojik bir karsiligi yok gibi sanki ama ben bir seyleri kaciriyorum heralde.haftada 1-2 camasir yikamiyor mu en plaza
selamlar,

bildigim kadariyla turkiye'deki cogu evin/dairenin/konutun aman aman bir yer kaygisi yok camasir kurutmak icin?

camasir kurutma makinasi nasil yayginlasti ki turkiye'de? sosyolojik bir karsiligi yok gibi sanki ama ben bir seyleri kaciriyorum heralde.

haftada 1-2 camasir yikamiyor mu en plaza calisani buyuksehirli bile? onlarin da haftada 10*2 dakika camasir asacak vakti yok mu? camasiri dogal yollardan kurutmanin daha iyi oldugu duyari twitter'da kasilmadi mi?

vs vs vs

kurutma makinaniz var mi? neden var? ihtiyac mi? neden?

tesekkurs'n'sevgilerden bir demet
0
fevzi123
(16.12.24)
yaygın değil. elektrik pahalı. kurutma makinaları pahalı
0
wd40
(16.12.24)
Baştan aşağı hatalı tespitler;

“bildigim kadariyla turkiye'deki cogu evin/dairenin/konutun aman aman bir yer kaygisi yok“

türkiye’de özellikle büyükşehirde 2+1 balkonsuz evlere tıkılan milyonlarca kişinin yer sıkıntısı var

“haftada 1-2 camasir yikamiyor mu en plaza calisani buyuksehirli“

Ben nerdeyse her gün yıkıyorum spordan sonra spor kıyafetlerimi.

ben kurutmalı makine kullanıyorum.
0
rentts
(16.12.24)
@rentts

tesekkur ederim cevaplarin icin de biraz daha acarsan sevinirim acikcasi. ben sahsen uzun zamandir istanbul hayatindan uzagim ve anlamak icin sordum.

mesela kurutmai makina dedigin sey, kurutma ozelligi olan cam makinasi mi yoksa ayrica bir kurutma makinan mi var?

bi gunluk hayatin bir parcasi mi yoksa luksu mu?

istanbul hayatinda kurutma makinasinin yeri temali bir tezin yuzde 1 niteligini tasiyan bi tez sorusu gibi cevaplarsan cidden seviniriz arkadsaim ya.
0
🌸fevzi123
(16.12.24)
Artık yeni yapılan evlerde çamaşır asılacak yer yok. Evin içine koysan çamaşırların nemi havayı bozuyor rutubet yapıyor. Bu yüzden mecburiyetten kurutma makinesi alıyorlar

Onun dışında çok cocugu olan ailelerde genelde çamaşır makinesi hergün çalışır. Kış vakti o çamaşırlar dışarıda yerin olsa bile yetişmiyor. O sebeple bir tane kurutucu alıyorsun 1 saat sonra kuru çamaşırlara sahipsin
0
limonlu eksi
(16.12.24)
çocuğa kreşten her gün 3 alt üst kıyafet artı iç çamaşırı istiyorlar. artı anne baba çalışıyorsa, her gün kıyafet değişiyorsa bu soğukta nasıl kurutacaksın? bunu soran adam bunları bilmez ondan sorar. işte bu sebepten almak zorunda kaldık.
0
mikahakkinen
(16.12.24)
2007den beri kurutma makinesi kullanıyorum. Alerjik astım sebebiyle aldım, sonra deniz kenarına taşındım ki burada kışın klima ile çamaşır kurtulmaz nemden. Yıllardır elim ayağım, çok da pratik bir şey.
0
strawberry first
(16.12.24)
tozu, tüyü çok güzel temizliyor, hızlı sonuç, pahalı değil, yazın sıcakta çabuk kurabiliyor ama güneşte kalırsa da çamaşırlar zarar görebiliyor kışın sogukta zaten iki gün o çamaşırın kurumasını bekliyorsun. Sık sık yatılı misafirler için nevresimler yıkanıp kurutuluyor ben de en az iki günde bir çamaşır yıkıyorum tek başıma olduğum halde gerçekten baştan aşağı yanlış tespit. Yeni evlerde kurutmak için alan olmaması ayrı bir sebep ama İstanbul'da çamaşır kurutmak her zaman kolay değil zaten ben şu olayı sevmiyorum asıl çamaşırı tek tek asılıp tek tek toplamak bir de onun süresini beklemek falan çok uzun bir iş
0
ala09
(16.12.24)
Çevremde neredeyse herkes kullanıyor. Elim ayağım resmen, neden daha erken almamışım diye her akşam kafamı duvarlara vuruyorum. Kışın evde çamaşır kurutmak iyi olmuyor, evde alerjik astımı olan varsa rahatsız oluyor. Bir kişinin çamaşırı söz konusu olsa neyse hadi olmasa da olur derim belki ama 4 kişilik bir aile için şart. Havlular kurutucudan çok güzel çıkıyor bir de yumuş yumuş
0
kullanicadi
(16.12.24)
iki kişi yaşıyoruz. 70m2

bir yatak odası, bir oturma odası bir de depo ve ofis olarak kullandığım çalışma odam var.

kız arkadaşım sürekli çamaşıur yıkar. bence bir günde kuruyor ama ona göre nemli kalıyormuş ve üç boyunca duruyor çamaşırlar. ama her gün değilse gün aşırı yıkanıyorlar çamaşırlar. yatak odasında sürekli bir askılık var.

bir de bazen üstüne eşya atılıyor, hani sandalyeye attığımız ne çok temiz ne de kirli olan arafta kalmış çamaşırlar.

o kadar mutsuz ediyor ki beni çamaşırlar, kirli giymeyi tercih ederim kurutma problemi yüzünden.

kurutma makinesi çamaşırları yıpratıyor diye duydum, almadım.
çamaşır makinemi değiştirdiğimde kurutma özellikli bir tane almak istiyorum.

balkon ya da boş oda olmadıkça, çamaşırları oda içinde kurutmak tam anlamıyla dağınıklık.

bir de geçen yıllardan biliyorum; kuruturdum ama toplamazdım çamaşırlarımı. oradan alır giyer makineye atardım, bazı kıyafetler günlerce askılıkta kalırdı da pis olduğunu düşünür tekrar yıkardım. burası benim tembelliğimdendi, ama üstte yazdıklarım bir çoklarının ortak sorunu.

türkiye'deki çoğu ev müsait derken yeni yapılan evlerin çoğu 2+1 70 metrekare civarı. istanbulda çok daha küçükleri bile yaygın artık. 1+1 ülkenin yeni gerçeği oldu, 2+1'e şükrederiz.
0
biseysorcaktim
(16.12.24)
Kendi cevreme bakinca pek yaygin degil olarak gormuyorum ama bu artik uygulanabilir bir opsiyon olarak degerlendiriliyor. Evine girip ciktigim kisilerde, sadece bir evde gordum. Yalniz benim cevre eksiduyuru cevresinden farklidir, tahminim en iyi ihtimal 2006 yilina kadar cevremdeki bir evde bile bulasik makinesi yoktu. Biraz geriden geliyoruz yani.

Bu arada bizde de yok. Olacagini da sanmam. Camasir makinesinin ve bir askiligin sigabilecegi ufak bir alan yapmislar. Eve ait isitma sistemleri de o kucuk yerde, oraya asiyoruz, zaten nispeten sicak oluyor cogu zaman, evi etkilemeden kuruyor.
0
mbond
(16.12.24)
Kurutma makinesi koyacak yer bulmak bence daha büyük sorun çamaşır kurutacak yer bulmaktan. Ben tek yaşadığım için salonun ortasında kurutma telinde kurutmak beni rahatsız etmiyor. Haftada 2-3 makine yıkıyorum zaten çok sorun olmuyor, salonda kalorifer de açık olduğundan hızlı kuruyor.

Ama mesela kurutma makinesi alayım desem nereye koyacağım bilmiyorum. Çamaşır makinesi banyoda ama orada kurutma makinesi koyabilecek herhangi bir alan yok. Başka bir yere koymak da mantıklı gelmiyor. Ülkece banyolarımız küçük yani bence. Bi de her çamaşırın atılamaması=hiçbir çamaşırın atılamaması demek benim için. Bu makinede kurur mu diye düşünmek hoşuma gitmez
0
nundu
(16.12.24)
Robot süpürgeden sonra ekşicilerin ikinci kutsalını eleştirmişsin hocam. Çok laf yersin şimdi:)
0
nothing in my way
(16.12.24)
sebeplerini bilemem, buna yorum yapacak sosyo-eko-kültürel bir birikimim yok. ama bizim aileden örnek vereyim madem. beş kişilik bir aileyiz, annem de dahil herkes çalışıyor. çamaşır makinesi günde en az bir, en çok iki kere çalışıyor. her ne kadar bu kadar sıklığa karşı olsam da günlük kıyafet değiştiriyoruz, çamaşırlar birikiyor.

neyse. hal böyle olunca kısa programda olsa bile bu kıyafetlerin yıkanması + asması + kuruyunca toplanıp yerlerine yerleştirilmesi vs uzun bir zaman alıyor. bunun bir de kışı var. haliyle kurutma makinesi de şart gibi bir şey oldu diye eve kurutma makinesi aldım. anneme göre bu makine şu an çok iyi, kolaylık sağlayan bir eşya.
0
m e b
(16.12.24)
hiç de yaygın değil.

çamaşır kurutmak dediğiniz, çamaşırı bir yere serip beklemek. tamamen ücretsiz.

hiç bir çaba sarf etmediğiniz ve tamamen ücretsiz olan bir şey yerine para verip makine almak, hatta makineyi işletmek için elektriğe de para vermek Türk halkına hiç mantıklı gelmediğinden, kurutma makinesi o kadar yaygın değil Türkiye'de.
0
co2s2
(16.12.24)
bende yaygın değil zannediyordum ama artık çalışan y kuşağının çoğunda var, bizim karşı apartmanda hep balkonda kurutmalar neredeyse sadece 2-3 dairenin yok kurtuması.
birde kedi köpekli evlerde çok kullanılıyor artık. 196-70 kuşağının alışık olmadığı bişey, maddi durum iyiyse ancak alırlar o yüzden çoğu hala kullanmıyordur.

ben kedi yüzünden aldım, koltuklara serilen örtülerde, kıyafetteki kıllarla uğraşmaktan bıktığım için ama sonra anladım ki ciddi zaman tasarrufuda asma toplama derdi yok.

robot süpürge denmiş, o da çok yararlı şimdiye kadar almadığıma ve mopunu yıkamalı model almadığıma çok pişmanım.
0
eja
(16.12.24)
1- Yalnız yaşayan insan oranı arttı.
2- Evli çiftlerin her ikisinin de çalıştığı hane sayısı arttı.
3- Haftasonu çalışma yaygın
4- Çalışma saatleri insanların her işini görebileceği şekilde rahat değil.

Sabah 08.00 - 09.00 arası işbaşı yapıp akşam 18:30 - 19:00 gibi evde oluyorsanız yemek yapmak, çocukla ilgilenmek, ev temizliği yapmak, kişisel bakımınızla ilgilenmek gibi işlerin hepsini haftanın 6 günü 18:30 - 23:00 arasındaki 4,5 saatlik zamana sığdırmanız gerekiyor. Kafa dağıtıp koltuğa serilecek vakit yaratabiliyorsanız ne mutlu. Bu süre yeterli bir süre değil. Pazar gününü de bu işlere ayırmak istemezsiniz. Örneğin cuma akşamı eve gelir gelmez çamaşırları yıkarsanız gece yatmadan önce kuru çamaşırları katlayıp koyar haftasonu bunla alakalı hiç düşünmezsiniz.

Özellikle kış aylarında çamaşırların içerde ve dışarda kuruma süresi uzuyor. İçerde serili çamaşırlar kalabalık ve nemli bir ortama sebebiyet veriyor. Dışarda çamaşır sermekse hem kışın işlevsel değil hem de gittikçe önüne geçilmeye çalışılan bir olay, çevresel sebeplerden ötürü. Kurutma makinası denkleme girdiği zaman öngörülebilir belirli bir süre içinde çamaşırlar kuruyup dolaba giriyor ve aynı gün giymeye hazır hale geliyor. Bu özellikle de tek yaşayan ve çalışan çiftler için çok faydalı bir durum. Daha az planlama, daha az zahmet. Ütü konusunda da çok katkı sağlıyor, ütü gereksinimini büyük oranda azaltıyor.

Elinizin altında bir çamaşır kurutma makinası varsa neden kullanmayasınız sadece soruyorum?

Çamaşırla uğraşmak bir hobi değil, bir gereklilik, zorunluluk. Haliyle bunda sizin payınızı azaltan bir teknoloji varsa bu yayılır. Çok derinlemesine incelemeye gerek yok aslında. Türkiye'de henüz "yaygın" değil, ancak "yayılıyor." ilerde yaygın hale gelmesi büyük ihtimal. Sadece şu anda yaygın değil.

Faydaları şöyle özetleyeyim

- Çamaşırlar birkaç saat içinde yıkanıp kuruyup giymeye hazır hale geliyor.
- Ütü gereksinimi büyük oranda azalıyor.
- Çamaşır serme konusu ortadan kalkıyor. Serili çamaşırın yarattığı kalabalık ortadan kalkıyor.
- Yağmurlu, soğuk ve nemli günlerde çamaşır sermeyle ilgili her türlü sıkıntı ortadan kalkıyor. İklim, nem, gece gündüz durumu tamamen denklemden çıkıyor.
0
akhenaten
(16.12.24)
bizde de var. Artık ihtiyaç haline geldi. Bu kadar kentleşirsen, hava girmiyor.
0
baldan kaymak
(16.12.24)
kurutma makinesi bende var. almadan önce çamaşırları yıka, as kurumasını bekle, topla, ütüle toplamda iki güne yakın zaman gidiyordu. şimdi çamaşırları sabahtan makineye atıyorum. aynı gün öğleden sonra ütü işi dahil herşeyi bitmiş oluyor (uzun eko programda yıkıyorum, yoksa daha kısa da sürebilir.) bunun bir de havlusu, nevresimi vs. var. kurutma makinesi ile 5-6 saate her şeyi bitmiş oluyor.

kardeşimde iki çocuk var, kurutma makinesi yok. salonda her zaman bir çamaşır askısı var ve hiç boş olmuyor. evde koyacak yer olsa ilk alacağım şey kurutma makinesi diyor.
0
inheritance
(16.12.24)
@all

yuh arkadaslar ben bu konuda hicbir sey bilmiyormusum. ben cok geride kalmisim. :)
0
🌸fevzi123
(17.12.24)
amerika'da her evde var. mukemmel pratik. camasir yikadiktan sonra tek tek asmakla ugrasmiyorsun hepsini oldugu gibi kurutmaya alip sonra katliyorsun.

tek handikapi kumaslari kucultmesi olabilir. cunku yikamayi serin suda yapabiliyorsun ama kurutmada illa ki sicak hava ufleniyor.
0
antikadimag
(17.12.24)
(4)

Yurtdışındayken Usa vizesi başvurusu

cakmayazar
Sürekli green card çekilişine giren şahsım 1 seneliğine geçici vizeyle geldiğimiz bir commonwealth ülkesinde vizeye başvursam - bulunduğum ülkede vize uzatmakta sorun olur mu - sen gc başvurmuşsun hayırdır diye ret yer miyim?
Sürekli green card çekilişine giren şahsım 1 seneliğine geçici vizeyle geldiğimiz bir commonwealth ülkesinde vizeye başvursam
- bulunduğum ülkede vize uzatmakta sorun olur mu
- sen gc başvurmuşsun hayırdır diye ret yer miyim?
0
cakmayazar
(14.12.24)
green card cekilisi gc basvurusu degil. hicbir etkisi yok vize sureclerinde.
0
antikadimag
(14.12.24)
@antikadimag bunu tecrübe ettiniz mi? Veritabanından çekilişe sürekli giren geldiğinde iltica da eder derler mi bilmiyorum.
0
🌸cakmayazar
(14.12.24)
@wd40 çocuklar için de istiyor mu? Karı koca 40k usd gösterebiliriz,ama çocuklara yok
0
🌸cakmayazar
(14.12.24)
İltica eder demezler. Başvurduğunuz çekiliş. Göçmenlik başvurusu ve gc çekilişi farklı şeyler. Siz çekilişe katılıyorsunuz. Hiç bir etkisi yok.

İçinizi rahatlatacaksa evet tecrübe ettim. Kendimi bildim bileli çekilişe başvuruyorum, ve bu süreçte 2 kez abd vizesi aldım.
0
artci sarsinti
(15.12.24)
(22)

Isi birakmak ve aile parasi yemek hakkinda bir soru

Sebastian
Aylik 6k dolar net maas. Ozel sektor, stresli is.150k dolar birikimAilem aylik bana net 3k dolar veriyor. Paralari var. Bunu kesmeyecekler de, hep devam edecek oyle dusunun.Ev, araba var.Coluk cocuk es yok. Olmasi da pek mumkun gozukmuyor.Konum istanbul.Yas 32 erkek istanbulBu durumda isi birakip sa
Aylik 6k dolar net maas. Ozel sektor, stresli is.
150k dolar birikim
Ailem aylik bana net 3k dolar veriyor. Paralari var. Bunu kesmeyecekler de, hep devam edecek oyle dusunun.
Ev, araba var.
Coluk cocuk es yok. Olmasi da pek mumkun gozukmuyor.
Konum istanbul.
Yas 32 erkek istanbul

Bu durumda isi birakip sadece ailemden aldigim aylik parayla, uc bes hobiyle zaman gecirmek istiyorum. Isimden bunaldim, yorucu bir is. Guzel para kazaniyorum, iyi bir sektor kariyer yapiyorum falan filan ama sonu yok gibi geliyor. Bundan onceki 10 yilda da ayni seyi diyordum sanki hep bir seyleri basarmak icin omrumu yiyormusum hissiyati gelmeye basladi. Yok iyi okul yok prestijli is yok iyi maas. Sonunda kara toprak:) bu durumda isi birakip biraz nadasa cekilmek sizce nasil bir fikir?
0
Sebastian
(13.12.24)
Yatırım yapmaya uygun bir maaşınız var. Birikiminizin üzerine ekleyerek düzenli gelir oluşturacak bir yatırım yapın. Emlak vb. Ailenizin verdiği paraya ek bir geliriniz daha olsun mutlaka bence. Ne olur ne olmaz belli bir yaştan sonra hadi işe döneyim desen dönülmüyor. Ufak da olsa bir de sabit gelir eklerseniz ben olsam ben de işi bırakırdım :)
0
alaimisema
(13.12.24)
Birikiminiz az, Fire subredditini okuyup mantıklı bir finansal özgürlük yolu çıkartabilirsiniz kendinize. Tek gelir kaynağının aile olması aileye karşı çıkamamak anlamına da gelebilir, buna hazır mısınız? Allah korusun vefat durumunda yine zor durumda kalabilirsiniz. Diğer yorumda söylendiği gibi birkaç yıl ara verip işe dönmek de hiç kolay değil. Ben olsam mantıklı bir Fire planı oluşturup o noktaya gelince bırakırdım işi, böylece aile yanında kendi düzenli geliriniz de olur. 40 yaşında emeklilik bile müthiş bir plan.
0
montreal
(13.12.24)
150k dolar birikimim olsa 1 saniye bile çalışmam. çoluğum çocuğum da olsa ki senin yok aşırı rahat bir hayat yaşatırım o parayla hepsine. senin hiç kesilmeyecek ekstra gelirin de var. yani daha ne olması lazım kölelikten kurtulman için?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.12.24)
Hobiyle sporla gezmekle günün 10 da 1 i gecer. Kısa vadade bıkarsın zaten. İş şart. Oyalanacak bişey lazım. Aynı dertteyim. Çıkış bulamıyorum.
0
luluki
(13.12.24)
ne kadara şanslı insanlar var demeye geldim. kıskanmıyorum ama derdinde böylesini isterdim.
0
mikahakkinen
(13.12.24)
yalan dünya başlıklarda bugün.

bunların yarısı gerçekse yenilikçi bir iş fikriyle startup kurup globale açıl. tatmin olursun.
0
kveldulv
(13.12.24)
işteki sorumluluklarını azalt, gerekirse rolantiye al devam et.
0
nuisance2
(13.12.24)
bu sartlarda ayda $3k pasif gelir, aileden varlik varsa neden istemedigin isi yapiyorsun ki?

evin varsa 3k dolar da varsa zaten milletin emeklilik icin ulasmaya calistigi sartlar. sen yaslaninca miras da gelir hicbir sekilde maddi kaygin olmaz.
0
antikadimag
(13.12.24)
Biraz nadasa çekildiğinde hareketsizlik çabasızlığa alışmak ve bir daha çalışamamak ihtimali var. Hazıra dağ dayanmaz, memleketin durumu ortada, ne kadar param var da desen onu yok hükmüne getirebilirler her an.

Bence madem paran var, kendine daha stressiz ve daha anlamlı bulduğun bir iş kurabilirsin. Portföyünü oluşturmak için de o parayı kullanabilirsin. Ailenin parası varsa bu 3000 doları sana 5000 dolar yapsınlar bir süre için. Destek anlamında. Sonra devam edersin yine.

Meşhur bir hikaye var, İsveç mi nerede bir yerde devlet halka demiş ki, bugünden itibaren 2 yıl boyunca hiç kimse çalışmasa da çoookk rahatlıkla yetecek kadar paramız var, isterseniz çalışmayabilirsiniz. Halk bunu reddetmiş, çalışmayı bırakırsak tembelliğe alışır hayat standartlarımızdan oluruz, çalışmak isteriz demişler.

Ülke neresiyle tam emin değilim, bu tarz bir yer. Çöplerini bile yok etmiş dışarıdan çöp kabul ederken para da alan bir ülkeden bahsediyorum.

Sosyal sorumluluk projelerinin gerçekleşmesine destek olacak bir iş de kurabilirsin mesela. Bu çöp lafı aklıma geldi oradan ilhamla söyledim. Evet çalışmaktan ve iş stresinden çok yorulmuşsundur haklısın ama kontrolü bırakmamak lazım diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(13.12.24)
çalışmak zorunda olmayan biri neden çalışsın ben destekliyorum çalışmamayı
0
9kuyruklukedi
(13.12.24)
Kendinize yabancı birine uzaktan bakar gibi baktığınızda kendinizi begeniyorsaniz işi bırakabilirsiniz. Kafanızı toplar ne istediğinize daha iyi karar verebilirsiniz. Öncelikle işinizi sürdürürken hobilerinizi yapamiyorsaniz şunun cevabını verin. Zamanınızı iyi kullanıp disipline ettiğinizde yapamayacak misiniz?? Acaba mesele iş değil de kendiniz misiniz? Çünkü genç yaşta ülke yöneten başbakanlar bile var. Herkes yapabiliyorsa neden siz yapamayasiniz? Bir de kendinize uazktan baktiginizda bana parası ile yaşayan birini gördüğünüzde onun hakkında ne düşünüyorsunuz? Çünkü toplum sizi öyle görünce öyle de davranacak ve belki sizi çok dikkate almayacak. Bu size sorun olur mu? İşi biraktiginizda daha verimli ve donanımlı biri olacak mısınız? Size kazanımı ne olacak? Yani ben kendime bunları sorardım. Birinin sizi biraz zorlaması gerekiyor sanki.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(13.12.24)
nihai bir karar vermek zorunda değilsiniz neticede. bana bu kısmı hep rahatlatıcı geliyor yeni kararlar verirken. örneğin 6 aylık 1 senelik bir deneme gibi düşünürdüm ben. bu şekilde mutlu oluyor muyum, yeni üretimler istiyor muyum, kendimi güvende ve rahat hissediyor muyum, zamanımı kendim için faydalı bir şekilde geçirebiliyor muyum, kendimi eğlendirebiliyor muyum, yoksa yeni korkular ediniyor muyum vs. ondan sonra da sonraki süreç için buna göre yönümü çizerdim. keşke yapıyor olsaymışım:))
0
red g
(13.12.24)
Kardeş lazım mı?
0
Kahvedesu
(13.12.24)
canın sıkılır, 3-5 hobi ile uğraşmak bir iş değil, adı üstünde hobi, istemezsen yapmazsın, niye yapmıyorsun diyene canım istemiyor diyerek susturursun. asalak bir hayata geçiş gibi geldi bana bu dediğin.

şunu diyebiliyorsan o ayrı, kendi işimi yapmak istiyorum, bir tekel açayım, bir market açayım, bir macera yaşayayım tam destek, ancak işten ayrılayım yan gelip yatayım iyi bir şey değil. amacın yoksa olduğun yerde kalırsın.

işinin stressini azaltmaya çalışabilirsin, 6K usd maaşın varsa 2K si ile stressini azaltacak birini çalıştırabilirsin.

yatırımcı arıyorum, yatırımcım ol :D
0
selam
(13.12.24)
bence sen isten bunalmissin sadece. daha stressiz sekilde calis. psikolojini yönet yani. ayrica firsatini buldugunda hep izin al. eger sirkette toksik bir yapi varsa sirketini degistir. ama sadece is stresliyse buna yapacak bir sey yok. meslegin böyle yani.

isini birakma. kirada ev falan yok mu? bunu hedefleyebilirsin. su an giderin de fazla gibi geldi. 150k usd bankada vaadede mi duruyor?

nadasa cekilme. evlen cocuk yap. o zaman cekil nadasa. su an calisma zamani.
0
sonsuz
(13.12.24)
ben de marttan beri issizim duzenli gelirim yok. birikimden yiyorum huzurluyum. yine erken uyaniyorum bosa vaktim yok. ev duzenleme araba temizleme vs cok sey var daha yapamadigim. benim tekrar ise girmem lazim cunku birikim 5 yili gormeden bitecek ama huzurluyum. 10 milyon tl civari birikime ulassam birakirim her seyi
0
ShadowOfMoon
(13.12.24)
ev araba varken 3k dolar şahane geçinilir.
tabi sizin aylık harcamanız nedir, lükse alıştıysanız yetmeyebilir ama minimalist bir yaşam ile ortalamanın üstünde bir refah ile yaşanır o para ile.

bence siz işi bırakın, başka bir iş bulun.
aileden gelen 3k üstüne, çok strese girmeden çalışacağınız 3k dolar ile fevkalade yaşanır. iş bulun deme sebebim aylaklık insanı üzer. sıkılınca basıp gidebilme imkanına sahip olmak çok büyük rahatlık.

kenardaki 150k'yı da yatırıma yönlendirin farklı sepetlerle. o da güvenlik sübabı olsun.
0
biseysorcaktim
(13.12.24)
Maddi olarak sorun yok ama sadece para için çalıştığımızı düşünmüyorum. Hobiler, gezmek vs iyidir ama nereye kadar idare edecek? İnsan hayatta belli ölçüde zorluklar yaşayıp çözmeye çalışmalı bence. İş hayatı iyi kötü bunu sağlıyor. Günde 15 saat çalışıp kendimizi tüketelim demiyorum ama dengeyi bulmak lazım bence. Teoman da geçenlerde benzer bir şey demişti: "Çalışmak manasız geliyor. Çalışmayınca da insan çok sıkılıyor. Arasını bulmak lazım."

Milyonlarca hatta milyar dolar serveti olan insanlar bile çalışıp bir şeyler kovalıyor. Parayla elde edilecek şeylerin sınırı var.
0
duguit
(13.12.24)
Ne iş yapıyorsun çok merak ettim
0
turuncu tonlarda
(13.12.24)
3000 USD pasif gelir iyi para. Dünyanın her yeri için iyi para. Bir idealin yoksa çalışma.
Ayrıca o pasif gelir ev evli çocuklu biri için bile fena değil. Türkiye'de çoğu kişi 20k maaşla tek maaş yaşayıp kira falan ödüyor
0
wd40
(13.12.24)
karakter meselesi. bazı insanın hırsları yoktur, uğraşmayı sevmez, azla yetinir. ama sen azla yetinen bir insan olsaydın 6k dolarlık maaş kazanacak kadar yükselmezdin diye düşünüyorum. o yüzden 40a kadar devam, sonrasına bakarsın diyorum.
0
titanyum22
(13.12.24)
kendim için söylersem para için çalışmıyorum. benim konumumdaki insanların aldığı ücretlerin yarısı gibi bi ücret almama rağmen ve emekli olmama rağmen (eyt) çalışıyorum. ve planım ölene kadar çalışmak sağlığım müsaade ederse. işim rahat pozisyonum güzel saygın bir pozisyon. kendi işim gibi izin almadan çıkıp gidip geliyorum. sosyal olmak yaşlanmayı yavaşlatmak ve en önemlisi işe yaradığını bilmek paradan önemli.

ben daha az stresli bir işte düzenli çalışma taraftarıyım. önerim de bu yönde olurdu.
0
naksidil
(13.12.24)
(20)

Liberalizm

michael_knight
Liberalizm fikrine ne kadar yakın veya uzaksınız? Neden?
Liberalizm fikrine ne kadar yakın veya uzaksınız? Neden?
0
michael_knight
(11.12.24)
Önce tanımını yapmamız lazım. Çünkü Türkiye'de ne kadar ülke düşmanı varsa liberalim diyor halk bunu yanlış veya o taraftan biliyor.

Düşünce özgürlüğü açısından yüzde yüz liberalim.

Ekonomik serbestlik açısından çok emin değilim. Bir de Türkiye'de liberalizmi işletsen ahbap çavuş kapitalizmine gider 5li çete tüm işleri alır. Komünizmi işletsen bu sefer devlet her şeye karışır devlet birkaç partinin kontrolünde olur. Yani Türkiye şu an ikisini de parça parça yaşıyor bence :D bundan iyisi de olmaz.

İdeal bir dünyada yakınım ama. Mesela liberal bi dünyada taksici lobisi biterdi martıcı adam direkt rekabete girebilirdi, biz bile şurada bi şirket kurup o işe atılabilirdik.
0
nhk ni youkosu
(11.12.24)
power is corrupt, absolute power is absolutely corrupt.
gücü dagitma kisminda varim. checks and balances zaten demokrasi icin cok önemli.

ama bu demek degil ki her seyi salalim, market kendini ayarlar zaten. isci haklari, azinlik haklari, hayvan haklari, kadin cocuk cocuklari, basin özgürlügü benim önem verdigim degerler. devletin bu konularda müdahalesi olmasi gerek.

+++
güvenlik icin özgürlükten vazgecilmesine karsiyim. bu da beni daha liberal yapiyor. muhafazakar görüste biri icin güvenlik önce gelir. benim icin özgürlük cok daha önemli.
0
sonsuz
(11.12.24)
Liberteyen Sosyalizm'deki liberal görüşe OK.
Liberalizm altında her türlü zulmü yapmaya hayır.
0
bartholomew87
(11.12.24)
Şimdi liberalizm denince farklı ülkelerde farklı konseptler algılanıyor. ABD'de liberal denince algılanan (ve ironik şekilde sol görüş sanılan), kadın/erkek eşitliği, ırk eşitliği, lgbt hakları vs gibi konularda liberalim. Burada zaten sjw diye laf yiyen biriyim yani genel olarak insanların bireysel özgürlüğü ve sosyal grupların eşitliğine önem veriyorum.

Ekonomik olarak sosyalist diyemem kendime ama sosyal demokratım. Serbest girişim teşvik edilmeli ama işçi hakları, halkın yararı korunmalı; sağlık ve eğitim gibi temel kamu hizmetleri olabildiğince devlet güdümünde kalmalı gibi.

Yani sosyal medyada dalga geçilen left lib bir görüşüm var. Evet kendine left lib diyip saçma fikirler sunan çok kişi var ama bu demek değildir ki tüm ideoloji safsata :D
0
nundu
(11.12.24)
Bazı liberal ilkelerin şu anda teraziyi dengeleyebileceğine inandığımdan liberal fikirlerin toplumda daha yaygın hale gelmesine sıcak bakıyorum.

Yönetimde kontrol arttıkça sorun ve hatalar çoğalıyor. Günümüzde nüfus çok fazla ve devletler çok büyük. Haliyle her şeye merkezden ince ayar çekmeye çalışmak sürdürülebilir değil. Günümüzde ortalama bir devlet bir kişi veya dar bir grubun kontrol edebileceğinden çok daha kompleks bir yapı. Kontrolcü bir yönetim bir noktada 250 tuşa aynı anda basmaya çalışırken her yerinden ter akan karikatürize bir tipe dönüyor. Kurumsallaşma ve kendi kendine işlevini sürdürebilen yapılar oluşturmak önemli. Ülkeye aile çay bahçesi gibi davranmamak lazım; hem ekonomik hem de kültürel anlamda.

Ancak yönetim şekli olarak liberalizm sağlıklı sürmek için diğer ideolojilerden çok daha fazla eğitimli bir kitleye veya iyi niyetli yöneticilere ihtiyaç duyuyor. Bu iki bileşenden en az birisi yoksa ortalık kim vurduya gidiyor. Somut bir örnek olarak ülkede kendini liberal sanan ancak insanların marketle pazarlık yapma hakkı olmadığına inanan çok geniş bir kitle var. Görünmez el kuramını çok yanlış anlayıp gerçekten hikmetinden sual olunmaz ilahi bir varlık yaratmışlar kafalarında. Herhangi birisi ağzını açınca kafir muamelesi görüyor.
0
akhenaten
(11.12.24)
Liberalizm, günümüzde en çok tanıma sahip ve birbirine zıt görüşleri olan insanların kendilerini ait hissettiği bir kavram haline geldi. Bu yüzden "liberalizm" kelimesini kullanmak yerine, insanların ne demek istediklerini birkaç cümleyle açıklamaları daha doğru olur bence.

"Liberal" kelimesi artık herkes için farklı anlamlar taşıyor. Kimileri duyar duymaz "sjw" ya da "woke" etiketini yapıştırıyor. Bazıları için sadece özelleştirme savunuculuğu anlamına geliyor. Kimileri için terör destekçiliğiyle eş anlamlı. Hem aşırı sağcı hem liberal olanlar var, bir yandan da kendini solcu olarak görenler... Ya da sağ görüşe yakın olduğunu söyleyip aslında sol görüşün savunduğu fikirleri destekleyenler... Bazı kesimler için liberal olmak veya liberalizmi savunmak adeta bir hakaret. Liberal ekonomiden bahsedince hemen patron savunucusu damgası yiyenler de var. Bu örnekler daha da çoğaltılabilir.

Ben şöyle düşünüyorum: Devlet kurumlarının çoğu özelleştirilmeli, ama devlet bu alanları denetlemeye devam etmeli. Telekom, elektrik, su, sağlık, eğitim, altyapı, ulaşım gibi konularda devlet tamamen çekilmek yerine, firmalara belli bir çerçevede özerklik tanımalı ve halkın refahını etkileyecek noktalarda sınırlar koymalı. Serbest piyasaya müdahale etmemeli ama gerektiğinde rekabeti artırmak için yeni aktörler oluşturmalı. Devlet, halkı ne patronların insafına bırakmalı ne de sosyal yardımları artırıp insanları tembelliğe alıştırmalı ya da popülizm uğruna sadaka ekonomisi yaratmalı.

Kavramları kitaplardaki tanımlarıyla ele alsak bile, "liberal" kelimesi insanların zihninde bambaşka şeyler çağrıştırıyor. Bu yüzden kendimi bu kavrama ne yakın ne de uzak görüyorum.
0
biseysorcaktim
(11.12.24)
Tam bir liberalim.

Ama özde sjw ve libos olanlardan degilim. Pure liberalistim.
0
feastofthedamned
(11.12.24)
Liberalizmin ön şartı eğitim. Belirli bir eğitim olgunluğuna ulaşmamış bireyler, doğruyu yanlışı ayırt edemediğinden, paranın hükmettiği toplum mühendisliğinin kurbanı oluyorlar. O eğitim düzeyine ulaşmanın ön şartı da Devlet zenginliği.
Dolayısıyla bunu, sadece Avrupalılar, dünyayı sömürerek becerebildiler.

Ayrıca nasıl ki komünizm yaşayabilmek için komünist olmayan ülkelerle arasına bir demir perde örmek zorundaysa tam liberal ülkeler de böyle bir demir perde örmek zorundalardı. Ancak, örmediler. Farkına vardıklarında da çok geç kalmış oldular. Sömürülenler haklarını almak için o sınırdan geçtiler. Bu durum Liberalizmin ütopikliğini ortaya koydu ve terkedilmeye mahkum.
0
Mirket
(11.12.24)
tanım olarak çok değiştiğine inanıyorum ama kendi anlayışıma göre liberalizme tamamen karşıyım. benim için zehir gibi bir şey.

ironiktir ki komünizmin "insan doğasına uygun olmadığını" söyleyen liberaller nedense konu insan doğası ve denge olunca liberalizmi çok severler.

liberalizm itliktir, serseriliktir. liberalizmde güç senin elindeyse milyonlarca insanı süründürebilirsin. bunda ahlaki ya da ekonomik olarak bir problem görülmez. adapte olman beklenir.

dediğim gibi liberalizm anlayışı da kişiden kişiye çok değişebiliyor ama ben genel olarak liberal biriyle mecburi selamlaşmanın dışında iletişim bile kurmam ya. benim gözümde yamyamdan, canavardan farkları yok.
0
mark greg sputnik
(11.12.24)
Yani tam nasıl bir liberallikten bahsediliyor bilmiyorum. Misal sosyal konularda Amerika'nın liberali bile Avrupa'da merkezci olur. Ama ekonomi konusunda ise amerikan solcusu belki Avrupa liberalinden daha liberal olabilir. bu biraz ülkeye göre değişiyor.

Açıkçası yüzde yüz açık olduğum bir şey değil, biraz cherry picking olarak yaklaşıyorum. Aynısını sosyalistlik için de yapıyorum. Genel olarak sosyal demokrat, merkezci bir yapidayim denebilir ama enteresan şekilde Fransa için olan "hangi siyasi partiye yakinim" zimbirtilarinda macron partisi ile Cumhuriyetci ardından da sosyalist çıkıyor. Yani resmen fadimenin düğünü olmuş bir yaklasima sahibim, ondan ideal parti de bulamıyorum.

Neyse yani. Kesinlikle komünizm gibi alakasiz düşünceler sahip olmasam da asla "bırakalım yapsinlar market bulur duzeni" gibi şeylere de inanmam. Marketi serbest bırakılan radyasyonlu fırça yalatiyorlar.
0
logisticsmanager
(12.12.24)
Yakın hissediyorum.
0
liberal
(12.12.24)
once liberalizmi tanimlayalim. insan toplumlari bir arada yasamak icin belirli kurallar gelistirdiler. bu kurallarin bazilari subconscious ile gelisti ve kulturel kodlar olarak yerlesti. her yeni birey bu kurallara gore hareket etmesi adina egitildi. ornegin buyuklerin elini opmek, onlarin yaninda bacak bacak ustune atmamak, dini kurallar gibi. bunun yaninda bir de conscious olarak gelistirilen ve yaziya dokulerek kalici hale getirilen mutabakat vardir. bu da anayasa ve kanunlardir. bu da yine kuraldir ancak yazili ve bilincli olarak kabul edilir ve tartismalarla degistirilebilir.

simdi bu kurallara karsi bir ucu liberalizm, bir ucu muhafazakarlik olan continuous bir spektrum bulunur. buradaki ideal uclardan liberalizm subconscious veya conscious kurallarin tamamina karsi protest bir tavir benimser. bu minvalde bu kurallarin esnetilmesini, yeni kurallar koyulmamasini ve insan bilincinin tamamen serbest birakilmasini isterler. birey bu kulturlerde toplumun onundedir.

spektrumun diger ucunda ise muhafazakarlik bulunur. muhafazakarlik subconscious veya conscious butun kurallari savunur. kurallarin topluma sekil verdigini ve kurallar olmadan insanin dogal durumuna donup hayvanlasacagini iddia eder. bu nedenle din kultur gibi subconscious konulari da savunur. bunun yaninda ekonomik yani guc dagitimini da belirli kurallara gore yapmak ister. bu tarz sosyetelerde de toplum bireyin onundedir. subconscious yerine din/kultur, conscious yerine devlet diyecegim ingilizce olmasin diye.

simdi bazi toplumlara ornek;
kulturde liberal, devlette liberal : abd
kulturde liberal, devlette muhafazakar : avrupa
kulturde muhafazakar, devlette liberal : turkiye
kulturde muhafazakar, devlette muhafazakar : cin

bana sorarsaniz bati kulturunun gelismesi bu din/kultur kurallarini budayarak kendilerini ozgur birakmalari oldu. protestanlikla baslayan dini degerlerden uzaklasma liberallesmeyi ve bireyi one cikardi. bu anlamda hardcore muhafazakarligin kimseyi bir yere goturmedigi ortada. diger yandan komple liberal anlayis da abd gibi ucube toplumlar yaratiyor.

politika biliminin yapmasi gereken de bu iki uc spektrum arasinda guzel bir denge bulmaktir. bence ekonomide liberallik korkunc bir sey. dunya uzerindeki insanlarin %80'i sefalet, %15'i gelecek kaygisi %5'i rahat, %0.01'i de sulalesinin 100 sene harcasa bitiremeyecegi bir zenginlige sahip. bence devlette liberalizm insanlarin cogunun ayricalikli bir azinlik tarafindan somurulmesi anlamina geliyor. dolayisiyla kapitalin ne kadar birikmesine izin verilecegi, miras hakki, bireye asgari seviyede saglanmasi gereken haklar konusunda liberal degilim. devlet bireylerin somurulmesini engellemek uzerine kurulmustur. dolayisiyla devlet tanimli, kurallari belli ve kurallara uygun yonetilen bir yapi olmalidir. ancak fazla ve akilsizca getirilmis kural da sekillendirmek yerine kisitlayici oluyor ve gelisimi engelliyor. bu cok hassas bir denge.

din/kultur gibi mevzular zaten subconscious olarak gelistikleri icin bunlara yonelik kisitlamalara ve kurallara karsiyim. ataturk'un dile mudahelesi, turkiye'de bireyi baskilayan bogucu kultur gibi. bu konularda liberalim. benim anlayisim bu sekilde. kafama en yakin durum da avrupa'dir. ancak soyle bir durum var.

tam liberal toplumlar ciddi guclenip digerlerinin ustune basiyorlar bu gunlerde. cunku gucun cok buyuk bir bolumunun cok kucuk bir azinlikta bulunmasini sagliyorlar. bu gucu ele geciren de ya kendi vatandaslarini somurerek ya da abd orneginde oldugu gibi dunyayi da somurerek buyuyor. buyuk guc sinirli bir sinifta oldugundan yonlendirilmesi cok kolay oluyor.

sonuc olarak insanligin onundeki en buyuk engelin gucun ve kaynaklarin kucuk bir ayricalikli kesimde toplanmasi oldugunu dusunuyorum. milyonlarca akilli insan hic olup gidiyor. zengin cocuklari ozel okullar, titrler falan derken sadece ayricalikli olduklari icin buyuk sirketlerde takiliyorlar. bu bir nevi nepotizm toplumun verimliligini dusunuyor. bu konunun kisitlanip, her bireye kendini gerceklestirme firsati verilmesine inaniyorum. bu da beni ozellikle ekonomik mevzularda siki bir liberalizm karsiti yapiyor. cunku laissez passer dedigin zaman birilerinin ustune basip passer oluyor mevzu hemen.
0
antikadimag
(12.12.24)
@antika, protestanlik dini degerlerden uzaklasma degil aksina core degerlere dönüstür.
0
sonsuz
(12.12.24)
Ekonomik gelişimi sağladığı çok açık.
Sosyal tarafta çöküşe sebep olduğu da öyle.

Dolayısıyla bir kısmını alıp uygulamamız gerektiğini düşünüyorum. Ama sosyal işleri; eğitimi, sağlığı, güvenliği, adaleti ve benzeri konuları devletin düzenlemesi şart.
0
babilfish
(12.12.24)
@sonsuz; protestan toplumlarin hicbiri dindar degildir. zaten adi ustunde kiliseyi "protest" ettikleri icin kendilerine protestan denir.

us, uk, commonwealth, almanya, iskandinavya hepsi protestandir. bu ulkelerin ortak noktasi dinin hayatta yeri cok kisitlidir. toplumsal kurallar din dahil geriye atilmistir. yine ayni sekilde hepsi ozgurlukcu toplumlardir. ingiliz imparatorlugunun kalintilari bu ozgurlugu ekonomik alana da tasirlar.

bu mevzudan bahsediyorum.
0
antikadimag
(12.12.24)
protestan toplumlar dindar degildir demek? güzel kafalarmis. kimse 1600-1700lerdeki gibi yasamiyor tabi.
protestan ülke olarak almanya demissin. almanya'nin güneyi katoliktir. bavyera'nin avusturya sinirindaki köylerinde doktorlar cinayet diye kürtaj yapmiyor.

sen biraz salliyorsun :)

tanriyla direkt konusamazsin saintlere git önce demek dindarlik, tanriyla direkt konusabilirsin kilisenin de bu kadar altina ihtiyaci yok demek protesto etmek, dinsizlik ok.
0
sonsuz
(12.12.24)
yahu gercek hiristiyanlik nedir tartismasina girmeye gerek yok. protestan toplumlarin hicbirinde din hayatin icinde degildir. bunu soyluyorum. yahu koskoca reform hareketi ne demek? dinin sinirlarinin geriye itilmesi. son olarak da eger protestan toplumlarinin dindar oldugunu dusunuyorsan ingiltere ve italya'da dinin toplumdaki yerine bakmani tavsiye ederim. protestan olan toplumlarin tamami dinden uzaktir. din sadece soyut bir tanri ve bireyin bu tanriyla iliskisine indirgenmistir ve hayatin tamamindan cekilmistir. su basit gercegi daha fazla tartismayacagim.

almanya'nin guneyi katolik evet. bunun konuyla ilgisi ne anlamadim. bunu bilmedigimi ne dusundurdu onu da anlamadim. prusya protestandir, martin luther'in yasadigi ve ciktigi yerdir. o yuzden almanya'yi da saydim. istisnalara bakacaksak turkiye de devlette tam liberal degil 80 oncesi kalan kurumlar yuzunden.

bence nitpicking yerine insanlarin ne demeye calistigini anlamaya calisirsan daha guzel bir hayatin olur etraftakiler de rahat eder.
0
antikadimag
(12.12.24)
su basit gercek dedigin sey senin görüsün. evanjelik birine sorsan din hayatin merkezine alindi, dikkat dagitici seylerden uzaklasildi, asil dini degerlere daha yakinlasildi der. katolik kilisenin sömürüsü bitti der.

avrupa'da dinin kisitlandigi ülkeler fransa ve eski sovyet ülkeleri. onlarin da protestanlikla degil, sekülerlik ve komünizmle ilgisi var.
almanya'da kiliseinin kresleri falan var. iceri girdigin an kocaman hac görüyorsun.

bakis acin cok öznel, bilgilerinde de yanlis seyler var gibi geldi.
0
sonsuz
(12.12.24)
@antikadimag protestan reformu cidden avrupadaki özgürlük anlayışıyla çok bağlantılı değil.

Esasen protestan reform katolikliğe göre çok daha sert dini kurallar getirdi. Protestanlar katolik kilisesini din dışı gördüğü için zaten bu işe kalkışıyor. ABD'yi kuran asli unsurlardan birisi Avrupa'dan sürülen protestan gruplar zaten. ABD köktendinciliğin en sert olduğu bölgelerden biriydi uzun zaman. Bugün Hristiyanlık oldukça güç kaybetmiş olmasına rağmen en çok öne çıktığı devletlerden birisi (belki de ilki) ABD. ABD sadece üniversitelerinden ve bilim merkezlerinden ibaret bir ülke değil, kozmopolit yapısından ötürü çok görülmese de oldukça muhafazakar bir yapıda Avrupa ülkelerine kıyasla.

Örneğin tarihsel anlamda katolik bir ülke olarak Fransa ABD'nin yanında tamamen dinsiz kalıyor.

Yani bu konunun yukarda anlattığınız şeyle çok bir ilgisi yok aslında, ancak konu açılmışken katılmak istedim ben de.

Reform'un liberalizm anlamında yol açtığı ve gelecekte (aydınlanma çağı ile beraber) dini yumuşama ortamını başlatan en önemli şey insanların bireyselleşmesinin önünü açmasıydı. Reform kilise gibi merkez otoritelerin dini yönetimindense küçüklü büyüklü toplulukların kendi dini işlerini yürütmesine olanak tanıdı. Dinden uzaklaşma ise Aydınlanma çağının bir özelliği daha çok. Reform burada dolaylı bir etkiye sahip.
0
akhenaten
(12.12.24)
"Protestan iş ahlakı" veya buna benzer isimlerle tanımlanan, protestanların çalışmayı hayatın önemli bir kısmı olarak görmesini tarif eden kavramdan bahsetmemiz gerekiyor sanırım.
Bu protestanları ne aşırı dinci ne de aşırı dinsiz yapıyor. Çalışma hayatına farklı bir yaklaşımları var.
0
🌸michael_knight
(13.12.24)
(6)

Evren 3 boyutlu geometride mi yoksa biz mi öyle algılıyoruz?

substituent
Zaman boyutunu bir kenara bırakalım.Anlayamadığım şey şu; evrendeki her şey 3 boyutluda, o yüzden mi en fazla 3 boyutlu görebiliyoruz/düşünebiliyoruz?Yoksa, evrim 3 boyutlu görmeye göre evrimleştiği için evrenin 3 boyutlu mu algılıyoruz?Yani kullandığımız bir kalemin 4. boyutta uzantısı var da fark
Zaman boyutunu bir kenara bırakalım.

Anlayamadığım şey şu; evrendeki her şey 3 boyutluda, o yüzden mi en fazla 3 boyutlu görebiliyoruz/düşünebiliyoruz?

Yoksa, evrim 3 boyutlu görmeye göre evrimleştiği için evrenin 3 boyutlu mu algılıyoruz?

Yani kullandığımız bir kalemin 4. boyutta uzantısı var da fark edemiyor muyuz? Yoksa kesinkes, o kalemin 3 boyutlu geometride olduğunu söyleyebilir miyiz?

Son olarak, 3d’nin bir özelliği var mı? Mesela neden 4d değil, neden 17d, 43d değil, veya 2d(!) değil de 3d? 3’ü, diğer boyutlardan ayıran ne var?

Not: felsefe sorusu değildir. ChatGPT’ye sordum, sorunun sorma stiline göre cevap değiştiriyor gibi geldi. “evren 3d değil mi” diye sorunca evet 3d, “evren 3d değil di mi” deyince evet değil tarzı.. İnternette araştırmayı denedim ama soru uzadıkça sonuçlar sapıtıyor.
0
substituent
(10.12.24)
hocam sorularının bir kısmının yanıtı burada:
www.youtube.com
0
WithWorth
(10.12.24)
En başta zaman boyutu dedin ama kenara bıraktın. Sonra da "en fazla 3 boyutlu mu" diyorsun, hiç mantıklı değil. Öyle olsa zaman boyutunu yaşayamazdık, algılayamazdık mesela.
0
muhayyer divan
(10.12.24)
neden 3 uzay boyutu var sorusunun cevabini bilmiyoruz. bunun net cevabi yok. daha gecen hafta reddit'teki tartismaya da katilmistim.

evren 3 boyutlu gozukuyor. aniden yok olup geri gelen cisimler olsaydi dorduncu boyut diyebilirdik ama su anda bunu dusunduren bir sey yok. madde 3 boyutta acilimlaniyor. neden bilmiyoruz cok guzel bir soru.

matematikte istersen sonsuz boyut yazarsin ama neden gerceklik 3 boyutlu bilmiyoruz. sicim teorisi gibi konular hala kurgu asamasinda. matematik tutsun diye 11 boyuta cikmalari gerekiyor. ama biz 3 tane algiladigimiz icin geri kalan 7-8 boyut atomalti seviyede curl ediyor diyorlar. bana sorarsan sacmalik. kotu matematik yani. zaten 40 yildir bir arpa boyu yol gidemediler.
0
antikadimag
(10.12.24)
İnsanın algıları sınırlı. Varlığını kesin bildiğimiz şeyler var, var olduğunu tahmin ettiğimiz ve bilmediğimiZ şeyler var ve varsa da asla algılayamayacağımız numenal şeyler var tamamen aşkınsal. Zihnimiz maalesef sınırlı başka boyutlar varsa da algılayamayız. Bu bence zihninizin sınırları ile alakalı
0
olaylar olaylar
(10.12.24)
4 boyutlu olduğunu kavrayabiliyoruz, x-y-z-t. t zaman. Algılarımız ancak bu kadarına yetiyor. Yani şimdilik 4 boyutlu.
0
alfired
(10.12.24)
banach +1
mühendislik dalları gibi düşünebilirsiniz. hiç bir dal %100 çözüme ulaşmıyor ama ulaştığımız yüzdeler bizi tatmin ediyor ve on hatta yüzyıllarca tasarımlarımızla işlerimizi görüyoruz. yani onun öyle olduğundan çok biz onu öyle tanımlıyoruz(algılıyoruz). yani insana indirgenmiş hali bu. her şey için tabi.
0
tukenmez adam
(10.12.24)
(8)

Suriye'deki olaylarda ABD ile aynı tarafta mıyız?

ya ben lan neyse
eğer öyleyse neden seviniyor bizim millet?ABD ile aynı taraftaysak neden YPG yenildi diye haberler yapılıyor? abd ypg'den vaz mı geçti?
eğer öyleyse neden seviniyor bizim millet?

ABD ile aynı taraftaysak neden YPG yenildi diye haberler yapılıyor? abd ypg'den vaz mı geçti?
0
ya ben lan neyse
(08.12.24)
evet abd ve israil'in tarafindayiz. onlarin izin verdigi olcude kazanim elde etme sansimiz olabilir.

millet niye seviniyor dersen bizim millet yani bir sey bildiklerinden degil. filistin-gazze diyorlardi. esad'in dusmesiyle gazze tamamen bitti. artik israil, cihatcilar ve pkk olacak bolgede. filistin'e istesen de yardim edemezsin.

esad cok mu iyiydi, iran'in bolgede guclu aktor olmasi cok mu olumluydu hayir ama en azindan bunlarda masaya oturup konusabilecegin muhataplar vardi.

simdi pyd kontrolundeki 2-3 koyu alir bizimkiler suriye'yi fethettik pkk'yi bitirdik diye cosar.

sinir boylu boyunca haydutlarin eline gecti, pkk bissuru petrol sahasina kondu, israil sayesinde akdeniz'e cikti, butun orta dogu ve dolayisiyla filistin amerikan-siyonist usaklarina kaldi...

ama sorarsan bizim millet abd ve israil dusmani, cok musluman, ummet filan :)
0
mark greg sputnik
(08.12.24)
3 günde bunca şeyin yalnızca Türkiye'nin failliğinde olduğuna dair bir efsane oluşturuyorlar inanmak isteyen inanır.
İşin doğrusu en başından bu yana ABD ve İsrail'in hedefleri doğrultusunda Suriye'nin istikrarsızlığa düşmesine destek verdik. Günün sonunda en az 3 parçalı bir yapı görülüyor. ABD bunca yatırım yaptığı, en az 30 yıllık planlama ile getirdiği ypg'yi bırakır mı. Bu olağanüstü bir sürpriz olur trump'ın Ortadoğu'dan çekilme sözleri olsa dahi uygulamasına ayak direyecekler. Fırat doğusu ypg batısı htş terörist devletleri. Tesis ediliyor.

Bizimkilerin sevincinin bir nedeni de mezhepçilik. Bütün Arap baharı süresince ihvan denilen grubun hamisiydi Erdoğan sırf bu yüzden anlamsız dış politika krizleri yaşadık.
0
anon1m
(08.12.24)
Masadaysak eğer, aynı şeye sevinenlerle masanın aynı tarafındayız demektir.

x.com
0
Mirket
(08.12.24)
abd ile ayni tarafta basladik ama artik degiliz. suriye olayinda abd kurtleri destekliyor. cunku kurtleri bolgede hem suriye'de, hem irak'ta, hem turkiye'de, hem de iran'da kullanabilecekleri vekalet savasini yurutebilecekleri unsur olarak goruyorlar.

turkiye cihatcilari, iran ve rusya'da rejimi destekliyordu. kazanan net sekilde turkiye oldu. son donemde kazandigimiz tek olay olabilir bu.

simdi asil soru suriye'de tahrir al sam'in yonetimi mi olacak. yoksa firat'in batisinda tahrir al sam (hts), dogusunda ypg'nin oldugu bir yapi mi? abd'nin kimi destekledigini buradan anlariz. eger hts'yi destekliyorsa ypg suriye'den cekilip suriye tek bir ulke olarak hts'ye birakilir.

aslinda ypg desteklenirdi ama onlar da barzaniler'le anlasamiyor. kuzey irak'taki barzaniler de ayni turkiye gibi naksibendiler tarafindan yonetiliyor. ypg, pkk ayni diskinin laciverti. hts ypg'nin ustune yururse trump'in hic umursayacagini sanmiyorum.
0
antikadimag
(08.12.24)
@anti: hocam bunu yürekten umuyorum ama biz ne kazandık?
0
🌸ya ben lan neyse
(08.12.24)
Ortada çok fazla teoriler dolaşıyor, herkes bir şeyler söylüyor. Esad düştü, bence bundan sonrası, hükümetin ne tarafta olduğunu gösterecek.

* pkk/ypg'ye operasyonlar yapılır ve yok edilmek istenirse, aynı tarafta değiliz.

* pkk/ypg'ye operasyon yapılmaz veya sınırlı operasyon yapıldıktan sonra, masa kuralım, federasyon, siyasi çözüm derlerse, abd ve pkk ile anlaşılmış demektir.

herkes her şeyi söyler ama sahaya bakmak lazım.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.12.24)
ben de anlamioyorum gelen gecen seviniyor tamam diktatordu yok oldu filamn da meydan kimlere kaliyor
0
ShadowOfMoon
(09.12.24)
meydan kimlere mi kalıyor? biraz gerçekçi ve akılcı analiz yaparak bebeleri pistten alalım öyleyse.

halihazırda zaten güney sınırımızda güvenli alanın ötesinde yani suriye'nin kuzeyinde abd destekli bir pkk/ypg varlığı söz konusu. yıllar önce suriye'de ordumuz tarafından zeytindalı ve fırat kalkanı operasyonları yapılmamış olsaydı direkt bu terör oluşumuna sınır komşusuyduk.

türkiye en başından beri pkk/ypg'nin suriyede yeri olmadığını ve muhattap kabul edilemeyeceğini ve ilk etapta fırat'ın doğusuna sürülmesi gerektiği tezini savunuyor.
suriye milli ordusu içerisinde zaten muhalif kürt grupları var kürt temsili açısından bunlar gayet yeterli.

daha dün pkk/ypg kontrolündeki münbiç(fırat'ın batısındaki tek kalan abd destekli nokta) suriyeli muhalifler tarafından ele geçirildi. dolayısıyla pkk'nın fırat'ın doğusuna sürülmesi aşaması bizim açımızdan olumlu bir olay. elbette tamamen ortadan kaldırılmaları planın devamında gizli.

trum dün suriye meselesinin kendilerini ilgilendirmediğini askerlerini ve desteklerini çekeceklerini söylerken pentagon bir miktar askerin kalmaya devam edebileceğini söyledi.

20 ocak'tan itibaren pek çok olay gibi suriye meselesi de şekillenecek şüphesiz. trump'ın abd tarafından milyonlarca dolarlık askeri ve maddi yardım yaptıkları pkk/pyd'ye bu desteği sürdüreceklerini sanmıyorum. çünkü artık trump eskisinden çok daha güçlü. istediklerini yapmak için demokratların onayına ihtiyaç duymayacak. senato'da meclis'te ve dahi pek çok noktada kendi atayacağı isimlerle muhakkak bu kaynak aktarımına son verecektir.
bu durumda binlerce pkk/ypg teröristine sunulan silah ve maaş destekleri kesilince büyük bir çözülme yaşanacak ve işte o zaman suriye'de onları kurtaracak kimse kalmayacak.

abd ve israil ile aynı taraftayız diyenler dış politika konusunda chp ve özgür özel'den bile vahim durumdalar demektir. allah akıl fikir versin. bu kadar amatör açıklamalar tvlerde bile yok artık.

türkiye, suriye milli ordusuna verdiği kurmay aklı ile birlikte bir tane bile askerini çatışmaya sokmadan yıllardır savunduğu tezleri bir bir yerine getirmiştir. halep, hama, humus,şam ve münbiç... bu büyük bir olaydır.
bu türkiye'nin başarısıdır. tüm dünya görüyor şuanda bunu dış basını takip eden az biraz ingilizcesi olan herkes kolaylıkla görebilir. daha dün rusya şam'daki askeri birliklerini tahliye etmek için türkiye'den destek istedi.

suriye'de yeni kurulacak hükümet ve siyasi oluşumda türkiye oyun kurucu pozisyondadır. bunu ben değil bizzat yabancı basın söylüyor.

ama içimizdeki esedçiler kafalarını kuma gömmede suriyedeki esedçilerden bile daha iyi malesef.
0
ezkaza
(09.12.24)
(26)

Suriyeliler geri mi dönecek şimdi?

regina phalange
Hadi inş
Hadi inş
0
regina phalange
(08.12.24)
oyle bir sey olsa bile %10'u falan doner maksimum. adam ev is bulmus 5 cocugu var okula gidiyor vs. o saatten sonra hicbir vatan sevgisi seni geri dondurmez.
0
bohr atom modeli
(08.12.24)
gidecekleri yerde bir devlet yapısı yok, en fazla %10'u geri döner. akp oy toplamak için %70 geri döndü şeklinde algı yaratır.
0
HellKeePer
(08.12.24)
Tabi hepsi olmasa da gidişte bir yoğunluk artışı olacaktır.
0
diyecevaplandı
(08.12.24)
Bence de dönmezler, Suriyedeki kargaşa bitmiş değil, henüz bir kurumsal devlet yapısı yok muhtemelen. Geri dönse oturacağı evi bile yok adamların. Burda bir düzenleri oldu, dil öğrendiler, çocukları okula gidiyor. Ekonomi burda daha iyi oraya göre. Bu düzeni bırakıp gideceklerine hayatta inanmam.
0
turuncu tonlarda
(08.12.24)
Belli kesmin satmaya çalıştığı şey de bu. Aynı dolar alan yaya kalır vs söylemleri gibi, bunlar da yalan işte.
Nedense dünyanı en komplocu tipleri konu hükümetleri olunca komployu birakiyorlar.
0
logisticsmanager
(08.12.24)
niye geri donsunler ki? gidecekleri ulkenin daha iyi olacagini kim soyledi?
0
baldur2
(08.12.24)
bu olaya hem suriyeliler hem kurtler hem turkler sevindi anlamadigim bir sey mi var
0
ShadowOfMoon
(08.12.24)
inşallah ama zor o iş. Artık kurulu düzenleri var, yoksa giderlerdi. :) Zaten bayağı bir kısmına da Türk vatandaşlığı verdiler.

Bir de burada çoğu vergisiz olarak kazandığı para ile, Suriye'de alım ve harcama yapacaklar, para bir de öyle dışarı çıkacak.
0
yeninesiltupcu
(08.12.24)
Ya benim anlamadığım (ve net de bilmediğim) nokta, Türkiye'ye gelen Suriyelilerin çoğu Esad'dan değil de Işid gibi cihatçı örgütlerden kaçanlar değil miydi? Esad'dan kaçıp gelenlerin bir kısmı döner belki de asıl kitlenin dönmesi için bir sebep yok ve hatta Şam tarafındaki Suriyeliler de kaçabilir gibi geliyor bana. Sonuçta şimdi ülkeyi ele geçiren grup da IŞİD'in iki ton açığı gibi
0
nundu
(08.12.24)
bu tamamen devletin kararı neticesinde olacaktır. bu bizim ülkedeki suriyelilerin kararı olmamalı. ama hiç umudum yok. normal bir devlet bir sınır dışı politikası planlayıp kademeli kademeli hepsini olmak üzere gönderir. tc vatandaşlıgı verilenlerin de vatandaşlıgını iptal edip deport edilir. saglam bir devlet politikasıyla 2 aylık iş aslında fakat bizdeki rejime hiç güvenmiyorum
0
limonlu eksi
(08.12.24)
Araplar kabiledir ve onlarda vatan sevgisi, millet olma bilinci yoktur. Bu saatten sonra onlari Turkiye'den gonderecek tek etken Turkiye'den daha iyi yasam kalitesi vaadeden bir baska ulkedir.
Gelenlerin cogu Esad'dan kacmadi ki Esad gitti diye donsunler.
0
alice in potatoland
(08.12.24)
Bir OrtaDoğulunun gerizekalılığı ve faşistliğini asla hafife almayın.
Hayır dönmeyecekler ve çok daha fazlası da gelecek.
Dönmeyecekler çünkü Türkiye'nin aksine daha kötü şartlarda olacak Suriye daha fazlası gelecek çünkü kimse Cihadçıların yönetimi altındaki bir yerde yaşamak istemez özellikle de Esad rejimini doğrudan veya dolaylı destekledilerse.
Ayrıca çevredeki ülkelere de şimdiden geçmiş olsun daha kötü günler önümüzde.
0
bartholomew87
(08.12.24)
%10’unun bile döneceğinden şüpheliyim. bugün kutlama yapan gruplar gördüm; baba kocaman türk bayrağını sırtına asmış, çocukları da suriye bayrağı sallıyor falan. arabadan sarkan gruplar hem türk bayrağı hem suriye bayrağı tutuyor. çoktan türkiye’ye yerleştiler. gitmelerini beklemek hayalperestlik gibi geliyor. 6 ay 1 yıl değil ki çok uzun yıllardır türkiye’deler.
0
deartheodosia
(08.12.24)
Laik ve Alevi Suriyeliler pek gelmiyordu eskiden.Artik onlar da gelmeye baslayacak.
0
turkuaz
(08.12.24)
Suriyelilerin yuzde kaci gitmis ki?
0
Zetnikov
(08.12.24)
İktidar en zayıf karnı olan mülteciler meselesinden bir zafer elde etmeye çalışıyor kapıda 5 kişi görüp gidiyorlar yaygarası yapıyorlar. Ancak üste de belirtildiği gibi istikrarsızlık ve devlet kapasitesi eksikliği burada düzen oturtmuş bir insanın gitmesini çok akılcı kılmıyor. Bir de gücü toplayan daha radikal ajandası olan gruplar kim bu hayvanların ayakları altına debelenmek ister.

Umarım giderler tabi.
0
anon1m
(08.12.24)
Avrupa veya Abd'ye iltica ediyorlar. Geri dönmeyi geçtim ekonomik durumlardan ötürü Türkiye'de bile kalmak istemiyorlar. Yaşadığım yerde iltica eden bir sürü suriyeli var. Türklerin vize sorununun nedeni de bunlardır.
0
wd40
(08.12.24)
Suriye cennet vatan ama burada kurulu düzenleri var.
0
michael_knight
(08.12.24)
tek derdiniz bu olsun be duyuru ailesi. Hayatımda gördüğüm en boş zihniyet. tam bir klavye muhalefeti. Savaştan kaçan insanları eziklemek sanki kendi ırki çok marifetliymiş gibi başkalarını aşağılamak iş gücünü sömürmek. gitmezlerse dünya başınıza yıkılacakmış gibi davranmanız sizce tek sorununuz gerçekten Suriyeli komşularınız mı?
0
ala09
(08.12.24)
Bu ülkenin en büyük sonu araplardan çok arap götü yalayacıları bence.
0
Bir ben var benden şurada
(08.12.24)
Bir ben var benden şurada +1
bence de en büyük sorun Arap milliyetçisi BAAS partisinin g0tünü yalayanlar, hem de sırf mezhepdaşlar ve dinsizler diye.

şebbihamızın içine manda gibi oturdu suriyedeki itlerin kovuluşu ama gidip gitmemesine onlar karar vermeyecek, müslümanlar karar verecek

tarih değişirken hep katil ırz düşmanlarının tarafında yer almak büyük şeref.
0
lambırcek
(09.12.24)
suriyede kadın ve çocuk tecavüzcüleri bizzat nusayri laik azınlık terörü zaten :D devletin kendisi.

devlet rus jetlerinin, iran milislerinin ülkeyi yakmasına izin verdi. yarım milyon insan öldü.

devlet halepi şamı lazkiyeyi asıl sahiplerinden 60 sene gasp etti.

suriyede problem nusayri diktası devletti. insanlar kendi ırzını çocuğunu koruyor zaten. koruduğu için bunlar yaşandı.

depremde solhaberin kendi çalıp kendi oynamasına inanan birinin, yerini bugün öğrendiği suriye hakkındaki ideolojiye ayarlı dövlet güzellemelerini dinlemez kimse.
0
lambırcek
(17.12.24)
kurulu duzen olayiyla cok alay ediliyor ama fazlasiyla gercek bir durum.
0
baldur2
(17.12.24)
çoğunluğun dönmesi için bir sebep yok, ülke ekonomik ve altyapı olarak bitik durumda, ülkenin ana gelir kaynağı petrol,doğalgaz ypg&pyd kontrolünde htş ile bunun pazarlığı sürüyor, petrol gelirleri merkezi bir hükümet kurulsa buraya aktarılsa bile ülke kendi içinde bölünmüş durumda, yolsuzluk da işin içine girince bu durumun normal vatandaşa pek bir faydası olmayacaktır. Ülkenin düze çıkması için yeterli kaynak yok, olanlarda birilerine peşkeş çekildi, çekiliyor.

Can ve mal güvenliği yok, yarın ne olacağı, nasıl bir düzen kurulacağı da belli değil. Türkiye'de az çok işleyen bir düzen altyapı mevcut, sağlık, güvenlik, ulaşım, iş, ekonomi, eğitim v.s bunların hiçbiri şuan Suriye'de yok ve yakın zamanda olması da mümkün değil.

Halep taraflarından gelen şantiyelerde birkaç kişi vardı, onlar gidip, dönecekmiş, Türkiye'ye gelirken geride bıraktıkları evleri, arsaları varmış, tekrar birileri çökmeden geri alıp, birkaç yer bırakıp kalanını elden çıkarmayı düşünüyorlarmış.

Mevcut durumdan rahatsız olan daha fazla insan Türkiye'ye gelecektir.
0
sealth
(17.12.24)
yarisi gider.

halep, sam buralar tarihi ve kulturel agirligi olan buyuk sehirler. antep'te yasayacagina halep'te yasar adam.

muhtemelen turk insaat sirketleri oraya pitrak gibi apartman dikecek ve yeni yonetim vatandaslarini cekmek icin bedava ev falan verecektir. hadi almanya'daki suriyeli avrupa'yi birakmaz anlarim da ekonomisi bitik turkiye ile suriye arasinda cok fark yok. bircogu kendi kulturlerini daha iyi yasayabilmek adina gidecektir.

yeni ulke yeni firsatlar demek.
0
antikadimag
(17.12.24)
ABD ve pkk ile anlaşma sağlanırsa, gitmezler. Sağlanamazsa, herkesin kendi köyüne gitmesi lazım ki, pkk oralarda barınamasın.

Tamamen Erdoğan'a bağlı yani...


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.12.24)
(10)

Sadece saat üreten markalar

webbrowser
Selamlar, kol saatinde sadece gerçek saat üreticilerini tercih etmek istiyorum. Hangi markalar sadece saat üretiyor?Lacoste vb markalardan saat almak istemiyorum.
Selamlar, kol saatinde sadece gerçek saat üreticilerini tercih etmek istiyorum. Hangi markalar sadece saat üretiyor?
Lacoste vb markalardan saat almak istemiyorum.
0
webbrowser
(07.12.24)
Süper lüks İsviçre markaları haricinde şunlar geldi aklıma;
Longines
Tissot
Oris
Hamilton
Timex
Omega
Casio
Swatch
0
kaptan memo
(07.12.24)
Bir dünya marka var. Siz bütçenizi yazın ona göre markaları yazayım.
0
10551037
(07.12.24)
Bütçe olarak maks 10k.
0
🌸webbrowser
(07.12.24)
su muhabbete de hastayim, saat sadece saat ureticisinden alinmaliymis, yok efendime soyliyim moda markalarinin saatlerini kucumsemeler, otomatik saatleri yuceltmeler falan. Onlarca cakma saat kullandim su yasima kadar, bir kere tekledigini bozulduklarini dahi gormedim, orjinallerini sen dusun. En şik saatler de moda markalarindan cikiyor zaten, seiko gibilerinin saatlerinin yuzde 70i dede saati, ustune para verseler takilmayacak ucubeler ama bizim saat geek'ine sorarsan onlarin mekanizmalarini over sana 2 saat:) Alt tarafi saati gosterecek haci, neyin mekanizmasindan bahsediyorsun:)
0
freedonia
(07.12.24)
freedonia'nın haklılık payı var. 7 yıl önce mavi'den mi ne deri mont almıştım. kasadaki görevli daniel klein marka saatlerde indirim var almak istermisiniz diye bir baktım şekli falan güzel aldım bir tane. Sonra pişman oldum daniel klein ne lan alınır mı diye ama 7 yıldır tık yok çalışıyor.

Siz yinede japon markalarında şaşmayın.
0
komando kani var bende
(07.12.24)
Casio Edifice serisinden başka parasının tam karşılığını veren (ki diğerlerine nazaran yine oldukça makul) başka bir saate denk gelmedim.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.12.24)
gençseniz gshock.
0
nuisance2
(07.12.24)
o fiyata ancak seiko, orient olur. pilli olacaksa casio iyidir.
0
antikadimag
(07.12.24)
orient
timex
seiko
citizen

bunlari basabilirsin o butceye kral.
0
baldur2
(08.12.24)
Azami 10.000 TL bütçeniz varsa Japon markalarına bakmanız gerekecek.

Seiko, Orient, Ciziten ve Casio öneririm. Timex de bakabilirsiniz.
0
10551037
(08.12.24)
(10)

Ankara semt önerisi

asteriks
Emekli, yaşı olan bir aile dostumuz Ankara'ya taşınmak istiyor. Araba kullanmadığı için şehirden, hastaneden uzak bir yer olsun istemiyor. Bir yandan da daha sakin, yürüyüşler yapabileceği nezih bir semtte yaşamak istiyor. Bu isteklere uyan semt, mahalle önerisi olan var mı?
Emekli, yaşı olan bir aile dostumuz Ankara'ya taşınmak istiyor. Araba kullanmadığı için şehirden, hastaneden uzak bir yer olsun istemiyor. Bir yandan da daha sakin, yürüyüşler yapabileceği nezih bir semtte yaşamak istiyor. Bu isteklere uyan semt, mahalle önerisi olan var mı?
0
asteriks
(07.12.24)
cebeci
0
obscure
(07.12.24)
Ayrancı olabilir ama metro olmadığı için sık sık taksi kullanması gerekebilir. Metro olsun şehrin içinde olsun az biraz nezih olsun dersek Emek.
0
duguit
(07.12.24)
Batıkent - Eryaman...
0
feastofthedamned
(07.12.24)
buradaki yorumla yardımcı olabilir belki.

l24.im
0
walter white kilikli
(07.12.24)
aradığınız yer bana çayyolu/ümitköy gibi görünüyor.

bahçeli/emek şehir içi, çok merkezi, metrosu var, nezih. ama yakınlarda hastane yok.

çayyolu/ümitköy o kadar şehir içi ve merkezi değil, ama nezih, eğlenceli, çok şehir göbeği olmasa da şehir sayılabilecek kadar kalabalık, metrosu ulaşımı var. ebesinin nikahındaki siteler gibi değil. bilkent şehir hastanesine de yakın sayılır.
0
kibritsuyu
(07.12.24)
Bahçeli 4 7 8. Caddeler gayet emeklilere uygun.
0
mikahakkinen
(07.12.24)
Çayyolu ümitköy +1

1 sene kadar yaşadım Ankara'da mecburiyetten. Her yerinden nefret ettim. Sadece oturduğum muhiti seviyordum yani çayyolu'nu.
0
kullanicadi
(07.12.24)
Yap desem yapmazsın he +1
Araba kullanmadığı için metroya yakın olsa iyi olur. Şehir merkezine bir işi düşse metro kolaylık sağlar. Koru mantıklı. Ama o tarafları iyi bilen biri olarak hastane çevrede yok diye biliyorum.
Bilkent taraflarına da bakabilir. Oralarda nezih ve şehir hastanesine de yakın.
0
kedidir o kedi
(07.12.24)
Koru, Çayyolu, Ümitköy tarafları güzel ama metroya yakın olması lazım. Otobüsle ulaşımları kısıtlı ve çok kalabalık oluyor.

Özel hastaneler mevcut civarlarında ama en yakınları Bilkent Şehir Hastanesi ve Koru metrodan otobüsle gidebileceği Beytepe Murat Erdi Eker Hastanesi ama eski ve bakımsız bir hastane.
0
black holes in the sky
(07.12.24)
arabasiz cayyolunda yasanmaz. hic yurunebilir bir yer degil. nezih semttir ama sizin durumunuza uymuyor.

araba kullanmadan sehir icinde yasayacaksa ayranci, cebeci (hastanelere yakin), maltepe, bahceli, emek falan olur.

bahceli-emek anitkabir'den asti'ye kadar koccaman bir mahalle. gurultulu olan caddeleri bellidir oralardan uzakta oturursa hicbir sey olmaz.
0
antikadimag
(08.12.24)
(4)

Playstation 5 - CD'li versiyon

cek
Genel olarak teknolojiyi sıkı takip ederim ancak oyun oynamadığım için playstationla aram yok. Şimdi baktığımda, örneğin PS5 için, "Dijital sürüm" ve "CD'li sürüm" gibi iki sürüm var. CD li olanı haliyle daha pahalı. CD li olmasının vatandaş için artısı nedir? İkinci el oyun oynanabildiği için mi?
Genel olarak teknolojiyi sıkı takip ederim ancak oyun oynamadığım için playstationla aram yok. Şimdi baktığımda, örneğin PS5 için, "Dijital sürüm" ve "CD'li sürüm" gibi iki sürüm var. CD li olanı haliyle daha pahalı.

CD li olmasının vatandaş için artısı nedir? İkinci el oyun oynanabildiği için mi? Yoksa bir şekilde ilaçlı oyunlar da mı oynanıyor o versiyonda? Nedir olayı?

Bir soru da ek yapayım, Alamanyadan aldığım bir model TR'de çalışır mı?
0
cek
(07.12.24)
Aynen öyle ikinci el ekonomisi. cd alışverişi yapabileceğin ortam, arkadaş, satıcı varsa avantajlı.

çoğunluk dijital hesapları iki kişi ortak alıyor. oyun bitince satıyor donanımhaber forumlarında.
0
unalub
(07.12.24)
Tek olayı CD sürücüsü olması.

Aslında konsollarda böyle bir ayrım yoktu ama konsolların iyice PC/Steamlaşması ve her oyunun, içeriğin dijital olarak satın alınabilir olması, konsol üreticilerini böyle "gereksiz" bir yola itti.

TR'de kutulu oyun satılmıyor, olsa bile yetersiz ve çok pahalı. Yurt dışından da getirtemezsin, yasak.

Senin ayarında bir oyuncu için dijital sürüm daha uygun. Hem dijital oyunlar bazen çok ucuz olabiliyor ama ben şahsen dijitali tercih etmem hiç bir anlamda. Hem senin eski oyun arşivin(ps4) de yokmuş o yüzden senin için tercih edilebilir bir şey.

Almanya da bizim gibi EU zone'da yani 220'lik AC girişi var evet gayet normal şekilde alıp kullanabilirsin.
0
feastofthedamned
(07.12.24)
Almanya'dan alınan model TR'de çalışır sorun yok.

CD'li olmasının kişiye göre avantajı olabilir de olmayabilir de. Benim için olmadığı için tercih etmiyorum. İnternet hızı düşükse 100 gb'ı aşan oyunları indirmek yerine cd'den kurmak avantajlı, cd'li oyun alıp ikinci elde neredeyse hiç değer kaybetmeden satma olanağı var, birkaç kişi ortak cd alıp dönme olanağı var ya da geçmişten gelen cd koleksiyonu varsa (ps4 oyunları da ps5'te çalışıyor) onları kullanmak için cd'li versiyon tercih edebilir. Bana ps plus aboneliği yettiği için dijital aldım mesela.
0
duguit
(07.12.24)
hicbir avantaji yok. sony'nin eski kafali uretim zihniyeti. blu-rayi cok zorladilar ama herkes internetten hallediyor filmleri, oyunlari. bende cd'li var bir kere bile kullanmadim.
0
antikadimag
(08.12.24)
(9)

Nespresso kapsül

tchuck
1 aydır nespresso kullanıyorum. beraberinde 100 adet kapsül gelmişti, çok memnun kaldım gerçekten çok lezzetliler. (kahve gurmesi değilim anlayacağınız gibi. düz adamım)neyse, şimdi nespresso sitesinden alınca 23-24tl'ye denk geliyor kapsüller, başkalarında ise fiyatlar çok değişiyor.siz ne öneriyor
1 aydır nespresso kullanıyorum. beraberinde 100 adet kapsül gelmişti, çok memnun kaldım gerçekten çok lezzetliler. (kahve gurmesi değilim anlayacağınız gibi. düz adamım)

neyse, şimdi nespresso sitesinden alınca 23-24tl'ye denk geliyor kapsüller, başkalarında ise fiyatlar çok değişiyor.

siz ne öneriyorsunzu bu konuda?
kapsülü nespressodan mı almak lazım?

örneğin şuan 500 kapsül alınca, 1 adet makine hediye ediyorlar.
500 kapsül alırım sorun değil, gider anneme falan hediye ederim makinayı da ama sizce mantıklı mı?

starbucks kapsülleri de aynı fiyat gibi.

siz ne kullanıyorsunuz?
0
tchuck
(07.12.24)
örneğin kahve dünyasının 10'lusu 120tl civarında geziniyor. iyi midir onların kapsülleri de?

mesela nespresso'da en beğendiğim, hafif bir karamel aromalı ve badem aromalı kahveleri vardı. bayıldım cidden (arkadan bir rahiya olarak veriyor.)
0
🌸tchuck
(07.12.24)
onlarin tekrar doldurulabilen metal kapsul haznesi oluyor. butce kasilacaksa ondan alinip en ucuz kahve cektirilerek de kullanilabilir.

nespresso'nun olayi pratikligi. toz kahve her turlu bozulur hatta birkac saat icerisinde bozulur. ama nespresso kapsulleri havasiz oldugu icin bozulmadan kaliyor. kapsul fark etmez.
0
antikadimag
(07.12.24)
Ben Nespresso kendi sitesinden toplu alıyorum. Kampanya falan dönemi alınca yeterince ucuza geliyor. Bi de dediğin gibi değişik aromaları denemek hoşuma gidiyor.
0
nundu
(07.12.24)
nespresso muadilleri de satılıyor yurtdışında, belki macro'da falan da vardır ama hiçbiri nespresso'nun yerini tutmuyor.
0
spankenstein
(07.12.24)
Ben tchibo kullanıyorum 10lü kapsül 130 tl.
0
mikahakkinen
(07.12.24)
yalnız çok pahalıya geliyormuş.
tam otomatik makinelerde 1 tane espresso makine bakım maliyetini de dahil etsen 7-8tlyi geçmez.
0
nuisance2
(07.12.24)
hicbiri nesp yerini tutmuyo+111 bir suru farkli marka denedim ama no. 8 alana 2 hediye gibi kampanyadan aliyorum ben de
0
ala09
(07.12.24)
Ben Illy ve Lavazza kapsulleri begeniyorum ama her ne kadar makine ile uyumlu da olsa sanki bir tik zorluyorlarmis gibi geliyor. O yuzden genellikle Nespresso aliyorum.
0
pike
(07.12.24)
getir, migros, rossman'da dönemsel indirimlerle yakaladığım jacobs, wihl, davidoff kullanıyorum. 135 tl civarına geldiğinde 5-10 paket alıyorum.

nespresso kampanyasını ben de gördüm yalnız başta toplu ödeyip başvuru vs geri iade şeklinde gibi bişeydi uğraşmadım.
0
mcserci
(07.12.24)
(10)

Erkek mont kaliteli

metal69
Üstüme giydiğimde hiç üşütmeyecek, çıplak vücudun üstüne sadece mont giyip Sibirya soğuğunda bile üşütmeyecek mont arıyorum, kaç para olursa olsun isterse 20 bin ister 50 bin. Tavsiyeleriniz nelerdir?
Üstüme giydiğimde hiç üşütmeyecek, çıplak vücudun üstüne sadece mont giyip Sibirya soğuğunda bile üşütmeyecek mont arıyorum, kaç para olursa olsun isterse 20 bin ister 50 bin.

Tavsiyeleriniz nelerdir?
0
metal69
(06.12.24)
www.sporthink.com.tr

geçen kış bunu aldım, sivasta yaşıyorum ama antalyada gibi takılıyorum :D
0
telliahmet
(06.12.24)
Para dert değilse Canada Goose. Çok çakması var ama dikkatli olmak lazım
0
Mcfly
(06.12.24)
north face. üşümüyorum, kışın motor bile kullanıyorum.
0
eurhka
(06.12.24)
canada goose

norveç, finlandiya taraflarında millet bunu giyiyor. -10, -20 derecede giymelik gibi seçenekleri varmış.
0
yurtsuz john
(06.12.24)
Sibirya soğuğunda üşütmeyecek mont yok. Çok düşük sıcaklıklarda doğru malzemelerden yapılmış kıyafetleri doğru katmanlar halinde giyerek sıcak kalmak mümkün oluyor.

Amaç aşırı sıcak tutması ise çok pahalı markalara gitmek zorunlu değil. Decathlon'da uygun parka/kaban alternatifleri oluyor. En pahalısı 200 - 250 Euro civarında.
0
10551037
(06.12.24)
“Jack Wolfskin Troposphere Erkek Outdoor Mont”
2020’de almışım hala giyiyorum. Daha da giyerim ben bunu.

Sibirya’yı bilmiyorum ama o tarihten bu yana İstanbul’da üst yanım HİÇ üşümedi. Dışarıyla hiçbir alakam olmadı. Sanki altım, elim, yüzüm başka bir yerde gövdem başka.
0
lazor
(06.12.24)
Kaz tüyü mont alacaksın. %80 gıdık tüyü olmasına dikkat edeceksin.
Yalnız, kaz tüyü malzeme ıslanmaya gelmez. Islak kalırsa ve ıslandığında anında kurutulamazsa koku yapar.
Bu yüzden de montun dış yüzünün su geçirmez olduğuna dikkat edeceksin.
0
Mirket
(06.12.24)
Völkl tavsiye ederim. Hem Sibirya’da hem belarusta hem de Kazakistan da kullandım. Bana mısın demedi.

volkl.com
0
hede hodo
(06.12.24)
6-7 sene önce adidas'in kaz tuyu bir montunu almıştım. Vala hava 6-7 derece ve altına düşmeden giyemiyorum felaket terletiyor tisortle bile.

Su geçirmiyor ve gizlenmiş başlığı da var, valla çok memnunum.

Muhtemelen burada verilenlerden de daha ucuzdur :)
0
makbur
(06.12.24)
disi goretex veya pertex, ici 700+ olan herhangi bir kaz tuyu mont isini gorur. onerim rab markasi.
0
antikadimag
(07.12.24)
(1)

Iphone ve Apple hesabıyla ilgili sorunlarım

malwethiel
Şimdi elimde 2 tane iphone var, eskisinden yenisine geçerken yan yana tutup aktarma yapmıştım, her şey gelmişti.Şimdi eski telefona yeni simkart takıp kullanmak istiyorum ama apple hesabı hala açık. Ne yapmam gerekirdi, baştan sıfırlama yapıp mı yeni simkartı takmalıydım? Şu an sadece apple hesabınd
Şimdi elimde 2 tane iphone var, eskisinden yenisine geçerken yan yana tutup aktarma yapmıştım, her şey gelmişti.

Şimdi eski telefona yeni simkart takıp kullanmak istiyorum ama apple hesabı hala açık. Ne yapmam gerekirdi, baştan sıfırlama yapıp mı yeni simkartı takmalıydım? Şu an sadece apple hesabından çıkış yapsam nolur?

Gerçekten bu konuda çok cahilim lütfen vurmayın, eski telefonda yapacağım herhangi bir değişiklik yenisindeki verileri etkiler mi?

Eski telefonda hangi işlemleri yapmam gerektiğini salağa anlatır gibi anlatabilecek olursanız çok müteşekkir kalırım.
0
malwethiel
(02.12.24)
telefonu sifirlayip yeni apple hesabi ile kullanabilirsin. erase the iphone dersen sifir telefon gibi olur iste soru ne ben de tam anlamadim.
0
antikadimag
(02.12.24)
(7)

Harici Harddisk Tavsiye

krmzbvl
Selam. Bunlarin en kalitelisi hangisi oluyor? Saglamlik anlaminda uzun yillar kullanilabilecek, verilerini guvenle kaydedip, bir sabah ansizin yitip gitme ihtimalinin daha az oldugu marka model tavsiyesi verebilecek var mi? (Min 2 tb pls.)
Selam. Bunlarin en kalitelisi hangisi oluyor? Saglamlik anlaminda uzun yillar kullanilabilecek, verilerini guvenle kaydedip, bir sabah ansizin yitip gitme ihtimalinin daha az oldugu marka model tavsiyesi verebilecek var mi? (Min 2 tb pls.)
0
krmzbvl
(30.11.24)
O risk hepsinde var. WD istatistik olarak bir tık daha iyiydi. Benim deneyimlerim taşınan 2.5inç diskleri daha sık bozulduğu yönünde. Evde masada duran çeşitli yıllarda alınmış 4 adet 3.5" WD diskim var yerlerinden kıpırdamadıkları için içlerinde bi anlık elektriksel hasar vs oluşursa sorun olabilir. Şükür ki hala sağlamlar. En eskisi 12 yıllık falandır.
0
nhk ni youkosu
(01.12.24)
3,5" olanlar adaptorle prize baglamadan calismiyorlar degil mi?
0
🌸krmzbvl
(01.12.24)
ssd alırsanız mekaniklere göre zaten daha avantajlı dayanım konusunda

sandisk ve samsung'un giriş orta segment ürünleri hoştur.

sandisk kullanıyorum ben hem giriş hem orta segment memnunum.

uzun yıllar kullanmak ise tek gereklilik server'ler için özel üretilen modellere bakın fiyatı tuzludur ama ömür garantisi oluyor.
0
hedep
(01.12.24)
oncelikle teknolojiye karar vermek lazim. ssd yeni, hdd eski diskli teknoloji. ssd cok daha hizli ve saglam.

ben crucial kullaniyorum memnunum. wd sandisk'i satin aldi ama bazi modelleri cok yuksek oranda patliyor, ben guvenmem. seagate de uretiyor bir seyler. samsung cok ovuluyor piyasada. apple da macbooklarda samsung kullaniyor.

crucial veya samsung oneririm.
0
antikadimag
(01.12.24)
3.5" evet adaptörsüz çalışmıyor.

SSD daha hızlı ve dayanıklılık olarak daha iyi doğrudur. Ama bir şey olursa kurtarmak imkansıza yakın diyorlar. Hiç başıma gelmedi ama yine de ssd'lere daha temkinli yaklaşıyorum ben.

Ha bende Samsung T7 Shield harici SSD var, keyifle kullanıyorum. (pclerimdeki ssd'lere de hiç bir şey olmadı. Crucial, sandisk, samsung vs.) Fakat Sandisk extreme pro harici ssd var mesela onun 2tb ve 4tb olanlarında bir hata çıkmıştı bazıları durduk yere siliniyordu.
www.tomshardware.com

özetle bence: bir kere yedeklenip offline şekilde bir köşede duracaksa 3.5", aktif olarak veri erişimi olacaksa hız vb. sebeplerden SSD. Ama bu durumda ben aynı veriyi 3.5" bir diske de yazardım :D ki önemli verilerim hep 2-3 diskte ve bazıları ek olarak cloud'dadır.
0
nhk ni youkosu
(01.12.24)
hepsi de riskli. hızlı internetiniz ve ayırabileceğiniz bütçeniz varsa cloud çözümler daha ideal.

mekanik harddiskler ssd'lerden daha uzun ömürlü ama daha hassas.
0
kesmekes laleler
(01.12.24)
Verilerim tamamen cloudta. Ama bazen calismak iskence oluyor.

Nhk ne guzel yazmis. Verdigi fikir cam gibi. Berrak ve net. Tipki antikadimag gibi.
0
🌸krmzbvl
(01.12.24)
(6)

Başka bir ülkedeki emlak fiyatlarının degisimini

alimcgraw
Saint Kitts and nevis adlı bjr ülkeden ev alarak vatandaşlık başvurusu yaptım. Evleri beş yıl boyunca satamiyoruz. Beş yıl sonra zaten iki kat degerlendigi söyleniyor. Bunun doğruluğunu nasıl nereden tahmini olarak öğrenebilirim?
Saint Kitts and nevis adlı bjr ülkeden ev alarak vatandaşlık başvurusu yaptım. Evleri beş yıl boyunca satamiyoruz. Beş yıl sonra zaten iki kat degerlendigi söyleniyor. Bunun doğruluğunu nasıl nereden tahmini olarak öğrenebilirim?
0
alimcgraw
(30.11.24)
nerden teyit edebilirsin bilmiyoruml; ama buyuk meblag soz konusu oldugunda 5 yila iki katina ciktigi soyleniyor gibi bir taahutte bulunmak tam kasar esnaf soylemi adinin saint kitts investment group falan gibi sekil sukul bir isim olmasi hic farketmez. sad but true.
0
buenosdias
(30.11.24)
Mümkün değil.

Bunun doğruluğunu öğrenmen için tek yol bu parayı yatırıp görmen.bununla alakalı kritikler okuyayım desen arama yapınca sadece bunun reklamları çıkıyor.ülke indekslerine bakarakta bu konuda tam bir çıkarım yapamazsın çünkü burada satışa sunulan yerler özellikle bu iş için üretilmiş sitelerden oluşuyor ve bunlar arasından seçim yapmanız isteniyor.

Bu işin ilk örneği ispanya idi.o zaman bu yatırımı yapanlar,kimsenin gitmeyeciği lokasyonlarda dağa taşa yatırım yaptılar.2008 emlak balonunda o paralar sıfıra düştü.bugün bile bir kaç bin eurolara alabiliyorsunuz bu gayrimenkulleri.
0
duptıs
(30.11.24)
gectigimiz 5 yilda cikmistir ama onumuzdeki 5 yilda cikmaz. her seyin degeri 2 katina cikti pandemi oncesine gore.
0
antikadimag
(30.11.24)
Kesin bilgi verilemez tabii ama benim aklıma tek gelen şey internetteki ortamlardan lokallere sormak. Emlakçılık mesleği belki Türkiye seviyesinde olmasa da her yerde güven vermeyen bir meslek.
0
mbond
(30.11.24)
O ülkede iki seçenek vardı biri bağış öbürü ev. Bağış yapsan para komple gidecekti, bu şekilde en azından dolar olarak sabit kalsa bile paranı yüzde bilmemkaç düşük olarak geri almış olursun(dolar enflasyonu ne bilmiyorum şimdi)

Avrupayı falan serbestçe dolaşacağın bi pasaport için değer dedin ki başvurdun. Takma.
0
nhk ni youkosu
(01.12.24)
@nhk eyvallah. Ben sadece dolar bazında da ekstradan bir kazanç imkanı var mı onu anlamak istemiştim. İki kat bana abartı geldi ama dolar yükselirken ayrıca 400 bin dolarlık ev de 500 bin dolar edere ulaşsa mükemmel olurdu. Maalesef bu konuda bir bilgiye ulaşamıyorum. Sadece ada son yıllarda turistik bir uğrak noktası olarak gelişiyor onu biliyorum.
0
🌸alimcgraw
(01.12.24)
(23)

domuz eti

robert bosch
domuz eti yiyor musunuz? sebebi ne? (evetse de hayirsa da )
domuz eti yiyor musunuz? sebebi ne? (evetse de hayirsa da )
0
robert bosch
(30.11.24)
yiyorum. müslüman ya da yahudi degilim. yememek icin bir sebebim yok.
0
alice in potatoland
(30.11.24)
Görürsem yiyorum. Etin lezzeti sebebiyle değil de yemeklere hafif şekerli, meyveli, alışık olmadığım tatlar ekliyorlar genelde domuzlu olunca. Onları pek yemiyorum.
Ama mesela mangalda, ızgarada gayet lezzetli oluyor veya Yunan’ların yaptığı çoğu yemeğin lezzeti de damağıma uyuyor.

Dinin emirlerinden en fazla hatta tek riayet edilenin bu olması bana da garip geliyor.
Zina, yalan, hırsızlık hatta cinayet işlese bile domuz yemeyen insan sayısı çok fazla. Bu sadece Türklere özgü bir durum da değil. Bildiğim kadarıyla tüm islam dünyasında böyle.
0
michael_knight
(30.11.24)
@robert, peki ya sen?
0
michael_knight
(30.11.24)
Yiyorum. Bir sebebi yok, dana eti nasıl yiyorsam yiyorum.
Michael +1. Hayatımda gördüğüm en komik şey cherry picking müslümanlik. Her türlü şeyi yapmak ama ramazanda alkol yok + domuz yememek. Faslı arkadaşım var, çocuğu var, imam nikahlı yaşıyor, başka kadınlara bakıyor, arkalarindan konuşuyor, ot içiyor. Ama domuz eti yemez, ramazanda oruç tutar ve alkol almaz. Geri kalan dönemde full alkol. Çok enteresan geliyor hep.
0
logisticsmanager
(30.11.24)
Türkiyede istesen bile yemek zor bence. Pizzacıda falan domuz etli bişeyler vardı onu yiyorduk nadiren.

Başka ülkelerde direkt marketten veya kafeden ham and cheese sandviç falan alıp yiyebilirsin, salamlar genelde domuz çünkü.(öğle aralarında falan çok yiyorum)
0
nhk ni youkosu
(30.11.24)
Yiyorum çünkü chorizo ve jamon serrano seviyorum. Sebebi tadının güzel gelmesi. Ancak yurt dışında bulunca yiyebiliyorum. Yaygın olarak satılsa burada da yerim.
0
yedigimiztavuk
(30.11.24)
prosciutto cotto ve crudo seviyorum, jamon da güzel oluyor.
0
Bruce
(30.11.24)
pek yemiyorum cunku tatsiz bir et fakat proscuitto, mortadella ya da chorizo gibi versiyonlari guzel olabiliyor o zaman yiyorum. nadiren de canim cekince bacon yiyorum.
0
bohr atom modeli
(30.11.24)
arada yiyorum, heryerini yemem ama bazi yerleri asiri lezzetli.
rib iyidir, pastirmasi da iyi oluyor.
lezzetli herseyi yerim, din falan umrumda olmaz.
hayat bu tarz seylere takilmak icin asiri kisa.
0
cooperr
(30.11.24)
Hadi şarküteri konuşulmuş;
Porchetta, speck delle alpi, jambon de bayonne falan efsane şeyler.
0
logisticsmanager
(30.11.24)
evet yiyorum. özel bir sebebi yok, yemek ayırt etmiyorum.
0
king lizard
(30.11.24)
guzel bir et degil, ozellikle aramam. ama varsa yerim. prosciutto guzel oluyor pizzada. bir de bacon olarak iyi oluyor kahvaltida. izgarada, mangalda guzel olan bir et degil.
0
antikadimag
(30.11.24)
Yemiyorum, müslümanım ve Allah'ın bir bildiği vardır diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(30.11.24)
ozellike uff bi domuz olsa da yesek demiyorum; ayni sekilde 'ay domuz varmis yemeyeyim bunu' da demiyorum bi yerde denk gelirse.

markette gorursem soslu kaburga fln alirim arada. keza sarap peynir yapacaksam yanina et olarak cesitli pastirmalar alirim, ozellikle domuz olmasi icin degil de genelde onlar kolay bulunuyor ve cesitliligi muthis zengin diye. salam gibi sacmaliklardan cok daha lezzetliler.

ya da kamp atesinde sosis yapacaksam iceriginde domuz olup olmamasina bakmadan ozellikle bratwurst ararim.

bu konudaki din konusunun da muthis ilginc oldugunu dusunuyorum. dini emirden ziyade sosyal tabu cunku ozellikle turkiye ve balkan muslumanlari icin. her turlu seyi yapip bunu yemeyenler dinen yasak olmasindan ziyade tabu oldugu icin yemiyor esasen.
0
taurina
(30.11.24)
yemiyorum. ete karşı genel olarak mesafeliyim sağlık açısından. örneğin tavuktaki antibiyotik olayından ötürü tavuktan da kaçınıyorum. domuzda ise yağ fazla ve bir takım sağlık riskleri var.

hindi eti seviyorum ve ölçülü olarak kırmızı et (biftek) yerim
0
wd40
(30.11.24)
Yiyorum. Uygun fiyat cok yuksek protein. Ve inanilmaz lezzetli. Tavsiye ederim herkese.
0
Zetnikov
(30.11.24)
Yedim, beğenmedim.
0
Shepard
(30.11.24)
Özellikle yemedim. Yurtdışında yediğim şeylerin içinde olduğunda umursamam. Ayları, hayvanları yemed içmede ayırmam. İnsanları ayırırım. Sebebim dini değil kafama göre.
0
mikahakkinen
(30.11.24)
Bilgim dahilinde hiç yemedim .
Sanırım yemem .
İnancıma göre Haram olduğu için .
0
dunyatuhaf
(30.11.24)
yurt dışına çıktığımda özellikle yunan adası tatillerinde yiyorum. sebebi yok tadı güzel, et işte.
0
scudman1
(30.11.24)
et sevdalısı değilim ama herhangi bir eti yediğim gibi onu da yiyorum. Kıyması çok tat vermiyor ama bacon... ama bacon........
0
sparkle kiddle
(30.11.24)
Domuz eti yenen bir ülkedeysem yediğim etin ne olduğunu kurcalamadan karnımı doyurmaya bakıyorum. Özellikle domuz eti yemem ama zaten et seven birisi değilim dana eti, balık, tavuk vs onları da evde pişirmiyorum mesela. Kuzunun kokusu ağır geldiği için özellikle yemediğim o var, onda da tandırı gömerim yine de.
0
peki madem
(30.11.24)
Yemiyorum. Ömrümde iki kez bilerek yedim. İlkinde beğendim, diğerinde iğrendim. Belki de ikincisi yüzünden hiç istemiyorum. Hatta domuz etli ürün, pizza, hamburger satan yerlerden bile yemek istemiyorum. Umarım tezgah ve bıçakları ayrıdır.

Dini bir emirden ziyade, kültürel baskısı daha yoğun bende.
0
biseysorcaktim
(30.11.24)
(6)

eskiden (m)irc Vardı geceleri girerdik. sohbet dönerdi, birisi müzik açardı

şair eşref
birşeyler olurdu, şimdi var mı öyle bi'şeyler. çok yalnız kaldık be.
birşeyler olurdu, şimdi var mı öyle bi'şeyler. çok yalnız kaldık be.
0
şair eşref
(29.11.24)
Forum chatleri var ama ingiliççe. Bazı sitelerin telegram grupları var, buranın bile grubu var. Chat olayları telegram'dan ve sitelerin chat odalarından dönüyor. Duyuruyu en aşağıya kaydırırsan orada bile chat linki var ama çok aktif değil sanırım. (Mobil tasarımda ling görünmüyor)
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(29.11.24)
mIRC ve varyasyonları hala var.
0
diyecevaplandı
(29.11.24)
ribony
0
bahçedekisandal
(29.11.24)
djlik yapmışlığım var öyle bir mırç odasında :d yıl 2005 hey gidi
valla çok güzeldi be. ayrıca şair eşrefi çok severim seni burada ilk gördüm reyis

edit : ribonye bakaım dedim kahroldum i.ibb.co
0
titanyum22
(29.11.24)
discord aldi onun yerini. o da banlandi ama hukumet sagolsun.
0
antikadimag
(29.11.24)
@titanyum22 bu coğrafyada şaşırmamak gerek, her yerdeler çünkü:S

edebiyat-felsefe sohbeti yapmak isteyenlerle ribony de buluşabiliriz
0
bahçedekisandal
(01.12.24)
(12)

Sahte dolar sorusu

Mirket
Piyasada bol miktarda sahte dolar olduğu söyleniyor. İfade edilen meblağ çok fazla. Bu sahtecilik tüm dünyanın konusu olmalı diye düşünüyorum. Yurt dışında yaşayan ve yabancı medyayı takip eden arkadaşlar, oralarda da var mı böyle haberler ya da tedbirler yoksa bu olay bize mi özgü?
Piyasada bol miktarda sahte dolar olduğu söyleniyor. İfade edilen meblağ çok fazla. Bu sahtecilik tüm dünyanın konusu olmalı diye düşünüyorum.

Yurt dışında yaşayan ve yabancı medyayı takip eden arkadaşlar, oralarda da var mı böyle haberler ya da tedbirler yoksa bu olay bize mi özgü?
0
Mirket
(28.11.24)
amerika'dayim, duymadim. en son ne zaman cash kullandigimi hatirlamiyorum.
0
antikadimag
(28.11.24)
ortadogu taraflarında üretilip birilerinin Türkiyeye getirdigi tahmin ediliyor.o kadar orjinaliyle birebir ki para sayma makineleri dahi tespit edemiyor.onun için bu işle ugraşanlar daha güncel para sayma makinesi arayışında. belli başlı güncel modellerin bu sahteleri tespit edebildigi söylenmekte. yani bu avrupada abd'de olan bir durum degil.
Tüm dünyanın konusu olamaz. ortadogu çöplügüne batmış bir ülkenin sorunu neden tüm dünyanın sorunu olsun ki? bu tür olaylar her birkaç senede bir tekrarlanır. alışıldık durum yani
0
limonlu eksi
(28.11.24)
Bankalarda cihazlar taniyamiyor mu bunlari. Bana dolar gelince bankaya dolar hesabima atiyorum direk
0
Zetnikov
(28.11.24)
bankalar 50 dolar almıyor diye bilgi geldi bizede bugun. 50likler sıkıntılı
0
eja
(28.11.24)
@eja, Hangi ülke?
0
🌸Mirket
(28.11.24)
o kadar abarttılar ki sanki amerikayızda her alışverişimizi amerikan dolarıyla yapıyoruz. dün haberde adamın 100 dolarını bozmamışlar cebimde minibüse verecek param bile yok diye ağlıyordu.
0
my fault
(28.11.24)
600 milyon dolar'dan bahsediliyor. bu tutar nasıl hesaplanmış bilmiyorum. bunun da üzerinde, milyar dolarlık bir sahtekarlık olması da olasıymış.

amma yaygara yapıyorlar diye bir şey yok, sahte para anlaşılıyor. döviz bürosunda değilse bankada, banka gişesinde değilse bankanın daha iç mekanizmalarında. bir şekilde fark ediliyor.

saatli bomba gibi, bi kaç gün içinde hangisi sahte hangisi değil anlaşılacak. kimse elinde kalsın istemiyor.

yabancı medya'da olup olmadığını ben de merak ediyorum. bi kaç haber sitesine baktım görmedim. ancak interpol'ün sitesinde rekor boyuttaki yakalamalardan (5bin kişi) bahsediliyor. 5 kıtada ve onlarca ülkede bir sürü insan yakalanmış yakın tarihli bir haberde belirtildiğine göre.
0
biseysorcaktim
(28.11.24)
Geçen hafta 50 dolarları kabul etmediler, makineye koymadan reddettiler. Öyle talimat geldi dediler, diğerlerini kabul etmişlerdi.
0
hayalhayal
(28.11.24)
Ben bu konuda şunlar gibi düşünüyorum.

x.com

x.com

www.youtube.com
0
🌸Mirket
(28.11.24)
mirket incel olmasan on numara adamsın seviyorum seni

bence de millet dolar bozdursun diye algı yapılıyor. iki gün sonra da sahte altın muhabbeti çıkarsa şaşırmam. yarın dolar bozdurmaya çalışcam yazarım buraya
0
titanyum22
(28.11.24)
Arkadaslar istanbulda 20 lik 50lik ve 100luk dolar bozdurduk doviz burosunda cok ve bankayada attik bi sikinti olmadi bilginize yer taksim
0
Zetnikov
(09.12.24)
mavileri kabul ediyorlar evet ama eski sarıları almıyorlar
0
titanyum22
(09.12.24)
(8)

sizce ulkede herseyin rahatsiz etmeye baslamasi hissiyati kisisel mi?

buenosdias
uzun suredir idare ediyordum ama artik iyica rahatsiz olmaya basladim. insanlari, sokaklari, ekonomisi, siyaseti, polisi, ahlaksizligi, esnafi hersey rahatsiz etmeye basladi. herkeste ve heryerde bir bosvermislik goruyorum. acaba bu hissiyat, yasadigimiz hayat tarzi, yas, cevre, bolge ile mi alakal
uzun suredir idare ediyordum ama artik iyica rahatsiz olmaya basladim.

insanlari, sokaklari, ekonomisi, siyaseti, polisi, ahlaksizligi, esnafi hersey rahatsiz etmeye basladi. herkeste ve heryerde bir bosvermislik goruyorum.

acaba bu hissiyat, yasadigimiz hayat tarzi, yas, cevre, bolge ile mi alakali? istanbul'da yasayan sekuler icin mi boyle? ne bileyim aydinda sirin bir kasabada yasayan memur olsaydim yine boyle mi olurdum?
0
buenosdias
(27.11.24)
Seninle aynı hissiyattayım ama boşvermişler grubundayım. Onun için de çok etkilenmiyorum sanırım. Bu arada bunların iyi günlerimiz olduğunu da düşünüyorum.
Mevki : İzmir
0
Mirket
(27.11.24)
Ülkenin her yerinde aynı gevşeklik ve boşvermişlik olduğu için başka yerde yaşasan da aynı şekilde gevşek ve boşvermiş olurdun.

İnsan gençken daha samimi ve idealist oluyor, bir şeyler yapmak istiyor ama yaş alıp iş hayatında yoğuruldukça düzene uyuyor. Özellikle de ses çıkardığında o âna kadar onu körükleyenlerden hiçkimseyi yanında bulamayınca, herkesin kaçtığını görünce, hatta kendisini de aşağı çektiklerini, tepesinden dibe bastırdıklarını görünce bir müddet direniyor ama sonunda pes ediyor. Alışıyor, boşveriyor.

Onun için biz ülkece komadayız bence. Birileri fişimizi çekti sanki.
0
muhayyer divan
(27.11.24)
hep ayni seyleri yaziyorum gibi geliyor ama bu duyurularin artmasi bile bir semptom.

hocam birakin turkiye'yi butun dunyada sistem tikandi. topluca gg olacagiz. kitaplarda okursun ya mesela gocler sebebiyle roma imparatorlugu yikildi. 1 satir okuyup geciyorsun ama aslinda onyillarca suren ve yavas yavas izdirap cekilen bir donem o. tarihin neresine geldigimiz sans ve gelecek nesiller tamamen boktan bir yere dusmus olacak. biz yine 2010-15'e kadar iyi bir donemi gorduk. yeni nesil tamamen avuclayacak.

bizim icin en kotusu tayyip denilen herifin yonetiminde bu kaosa girmemiz oldu. adam bilerek veya bilmeyerek yapilabilecek en yanlis isleri yapti ulke icin. hangi konudan girsem cikamam mevzuya. turkiye'nin bu kadar gocmen almasi (sosyal sigorta odememis insanlarin sisteme dahil olup kacak calismasi), bunun getirdigi issizlik, enflasyon vs. korkunc konular bunlar. benim aklim havsalam almiyor kafam ellerimin arasinda izliyorum. tamamen keyfekeder bir yonetim, tamamen bir yagma duzeni olustu ustelik. yani dunyada sistem coktu ama turkiye tamamen mahvoldu.

mesela su anda milyonlarca insan 40 yil boyunca maas garantisi aldi devletten. bu insanlarin sigorta primlerine bak 20 yil prim odeyip 40 yil maas toplayacak sistemden :) matematik tutmuyor. ekonomi cokuyor, ekonomi cokunce ahlak cokuyor vs vs. ben savaslardan, ic karisikliklardan baska bir sonuc goremiyorum.

bu saatten sonra evinizi, arabanizi yapip firtina gecene kadar beklemek gerek. ben dunyanin 20-30 sene daha duzelecegini sanmiyorum. gecti 0 faizli ev, araba donemleri. hatta bizim ebeveynlerin donemi tarihin en iyi donemiydi muhtemelen. benim babam tek maas 1.5 asgari ucretle, ikramiyeyle falan 40-45 yasinda emekli olup iyi kotu ev, yazlik ve araba sahibi olabilmis birisi.

bu saydiklarim benim icin dream :) simdi ben iyi bir araba, 2 ev, 45 yasinda erken emeklilik yapmak istesem yapamam. babamdan farkim yurtdisi yuksek lisans, turkiye'de, amerika'da herkesin calismak istedigi sirketlerde 10 senelik is tecrubesi. ama yetisemiyorum :) cografya kaderdir ama yasadigimiz donem de kader.

ne olacak biliyor musun? bizim nesil hala saf bir umuda sahip ve iyi gunleri hatirliyor ve geri gelecegini dusunuyor. risk alamiyor, agzimizin tadi kacmasin diyor. ama simdi 10-15 yasinda olan nesil tamamen boktan bir zamanda yetisti ve bu insanlar 25 yasina geldiklerinde onlerinde onlara vaat edilen hicbir sey olmadigini anladiklarinda cekecekler emaneti.

kapitalizmin olayi biraz boyle. kapital ayni kutlecekim gibi daha cok para cekiyor. dolayisiyla her gecen gun daha az sayida insan durumunu duzeltirken daha cogu kotuluyor. $1m'den sonra hayata iliskin kaygin cok azaliyor cunku o paranin getirisiyle yasayabiliyorsun. ve surekli artiyor da. yukarida birikmis para da baba parasi yiyenler, miras kavgalari derken dagiliyor, tutabilenler az. nihayetinde bolluk doneminde herkes kupunu doldurdu ancak simdi saadet zinciri patladi ve yeni nesiller faka basti. butun ekonomi maalesef bir saadet zinciri. para denilen rakamlarin ve kagit parcalarinin onemine olan inanc ayakta tutuyor. yine bence 1971'de dolar'in altin karsiligi basildigi altin standardi terk edildikten sonra iyi bile dayandi. bakalim bundan sonra ne olacak sikmeseler bari diyerek izliyoruz biz de.
0
antikadimag
(27.11.24)
antikadimag'a katılıyorum. Türkiye'ye özgü değil ekonomik problem.

Ama senin yakındığın nokta çürümüşlük, yılgınlık gibi konular Türkiye'ye özgü diyebilirim. Yurtdışına sadece para için giden beklediğini bulamıyor. Çürümüşlük türkiye kadar hiçbir yerde yoktur.

Çürümenin en yoğun hissedildiği yerler de büyükşehirler. Türkiye çoğrafyası ve ekonomisiyle kırılgan bir ülke. Bir de kötü yönetim olunca herşey çığrından çıkıyor.
0
wd40
(27.11.24)
Genel bir sorun var ama bence siddeti bolgeye gore degisiyor

Esenyurtta yasan birisi ile nisantasinda yasan bir kisi yada bodrumda yasan ile ankarada yasayan esit etkilenmiyor

Ben cevreninde en az ekonomi kadar etkili oldugunu dusunuyorum

Ben mesela avrupa yakasindayim buradaki insanlar ve ortam ile kadikoy besiktas o taraflar cok farkli sanki ulke degismis gibi

Burada selam vermiyorlar ama karsiya geciyorum herkes selam veriyor

Tabiki genel anlamda tum dunya ve turkiye etkilendi ama bolgesine gore hersey farkli bence
0
Zetnikov
(27.11.24)
Aynı hislere sahibiz. Galiba bunun adı umutsuzluk.
0
durbidakka
(27.11.24)
Bu his sadece sizde yok. Toplum yozlaştıkça ve geriye gittikçe bu durumlar artacak. Ekonomi ve hukuk bu bağlamda en büyük iki etmen. Şahsen ben başıma bir şey gelmesin gelirse de zaten hukuki olarak hakkımı arayamam, arasam da bulamam diye sokağa bile çıkmıyorum iki yıldır. Araba dahi kullanmıyorum, olurda bi kaza falan yaparsak karşı taraf çekip vurmasın diye. Tatile gitmiyorum iki yıldır, kendimi hiçbir yerde hiçbir şekilde güvende hissetmiyorum. Nasipse Alamanya’da bi iş bulup bu ülkeyi terk eyleyeceğim. Orda da bi nazi evimizi yakmazsa.
0
dakota
(27.11.24)
@antikadimag +1 çok iyi özetlemiş. Şu an dünya krizde. Trdeki dinciler bile yoğun krizde, kabenin karşısında burgerking var, imam hatipte okuyan öğrencilerin çoğu neden imam hatipler var kapatılsın diyorlar. Bu küçük bir örnek. Avrupa krizde Abde krizde. Bizim krizimiz yoğun eğitimsizlik ve aşırı lümpen göçü.
0
mikahakkinen
(27.11.24)
(14)

Columbia mı, The North Face mi?

mor oje
Aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi, ben de sorayım; mont alıcam. Ama bu rüzgarlık gibi olan değil de daha mont mont. Boyu bele kadar olanlardan. Aşırı kabarık değil, orta ve az kabarıklardan.Mont için hangi marka sizce ve neden?
Aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi, ben de sorayım; mont alıcam. Ama bu rüzgarlık gibi olan değil de daha mont mont. Boyu bele kadar olanlardan. Aşırı kabarık değil, orta ve az kabarıklardan.

Mont için hangi marka sizce ve neden?
0
mor oje
(26.11.24)
İkisinde de model konusunda tatmin edici bir çeşitlilik yok. Onun için ikisine de bakıp, hangi model içinize sindiyse onu almanızı öneririm. Colombia fiyat konusunda bir tık ilerde ve marka olarak daha havalı. Kalite olarak bir fark olduğunu düşünmüyorum.
0
Mirket
(26.11.24)
@mirket gercekten modeller cok kisitli ya, hele columbia’da kadin modelleri bayagi cirkin :/
Kalite farki bence de yok ama yine bi kamuoyu yoklamasi yapmak istedim :)
0
🌸mor oje
(26.11.24)
tnf > columbia.

columbia dediginiz firma outdoor isine yonelmis bir sapkacidir. urunlerini outlet'lerden yok pahasina alirsiniz.

tnf cadir, mont, canta ureten saglam bir outdoor firmasiydi. columbia ile alakasi bile yoktu. son donemde vf corp diye bir giyim firmasi tarafindan satin alindilar ve kalite olarak siradan sokak giyimine dustuler. hala teknik iyi urunleri var ama odak noktalari dagciliktan siradan kullaniciya kaydi market daha buyuk oldugu icin. columbia kadar dusmez fiyatlari hicbir zaman.

yine de net sekilde tnf > columbia.

biraz daha devam edeyim dayanamadim. su anda outdoor giyimde shell jacket yani yagmur gecirmeyen ust katman konusunda arcteryx bir numaradir. kaz tuyu montlarda ise rab firmasina bakacaksiniz. bunu ingiltere'den birine getirtebilirsiniz. bu markalar en tepede.
0
antikadimag
(26.11.24)
Rab’i biliyorum, ex’imin montu vardi ismiyle dalga gecerdik shshshs. Anilarim canlandi.

Tnf hic bilmiyorum, bakayim
0
🌸mor oje
(26.11.24)
Columbia bence kaliteli bir marka değil. Türkiye'de fiyatı yüksek olduğu için iyidir algısı var. Bu ikisi arasında NF daha iyidir ama bence o da parasına değmiyor.
0
wd40
(26.11.24)
tnf the north face'in kisaltilmisi.

ikisi de urunleri cin veya banglades gibi yerlerde fason yaptiran markalar. bahse girerim cogu urun ayni fabrikalarda uretiliyordur. bu arcelik mi beko mu gibi bir soru. arada kayda deger bir sinif farki yok. yukarida da yazildigi istedigin kullanim icin uygun bir model bulup al. hangi marka oldugu farketmez.
0
hot potato
(26.11.24)
Bende columbia'nin 3 in 1 modellerinden bir tanesi var. Bu senenin ortalarında aldım. Kara kışta giymedim. Aldığıma pişman oldum diyebilirim çünkü istanbul'da yaşamama rağmen o montu giydiğimde donuyorum. Çok yağmur yağmadı giydiğimde ama su geçirmezliği iyiydi. Bu kış henüz kullanmadım. Tnf baktığımda kolları çok uzundu amerikanlara göre yapılıyormuş boyları. O yüzden columbia almıştım.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(26.11.24)
Her iki markanın da piyasada o kadar kullananı var ki belediye dağıtıyor diye düşünüyorum bazen. Sanki benzer sıcaklığı sunan başka daha uygun ve iyi alternatifler bulunabilir gibi. North face'i bilmiyorum ama bende columbia kaz tüyü mont var bir tane uzun olanlardan. Kışın içine kazak giydiğimi hayal edemiyorum boğulurum sanırım sıcaktan. Hep içime tişört giydim.

Montu soranlar oldu: amzn.eu
0
Amaranta ursula
(26.11.24)
@hot potato Amaan hic dusunmedim kisaltmasi diye shshsj, yeni marka cikmis diyorum, eyv :)
0
🌸mor oje
(26.11.24)
(bkz: Patagonia)
0
rentts
(27.11.24)
North Face genel olarak daha kaliteli bir marka, ama columbia nın da ürünleri günlük kullanım için fazlasıyla yeterlidir, (burda alacakların dağcılık için almadığını varsayarak söylüyorum) fiyat konusunda Columbia daha önde, north face de pek indirim olmaz ama Columbia yurtdışında eski modelleri outlet mağazalarda ucuza bulabilirsiniz. Ayrıca iki markanında günlük kullanım ve daha zor koşullarda kullanım için olan modelleri vardır.
0
ravenudon
(27.11.24)
ikisininde iyi olduğu ürünler farklı.
columbia polar, sweatshirt, tişört ve gömleklerde başarılı.
tnf mont, ayakkabı ve teknik giysilerde başarılı.

tnf nin 3in1 modellerine bak. yağmurlu havalarda tek dış katmanı giyersin. daha bahar havalarında içindeki poları, daha soğuk havalarda ikisini birden giyersin.
0
my fault
(27.11.24)
Son 2-3 yılda aldığım Columbia marka ürünlerin tamamı tırt çıktı. The North Face öneriyorum.
0
babilfish
(27.11.24)
kadıköy salıpazarına gidin çakmanın da bokunu çıkarmışlar.üstümde ki mi orjin pazarda ki mi şaşırdım.
iki ürünü de daha almam o kadar para verip.
0
jamswety
(27.11.24)
(5)

zihinsel engelli rolunde oynayan kadin oyuncular

antikadimag
i am sam izlerken fark ettim. butun zihinsel engelli rollerinde erkekleri hatirliyorum. tom hanks, dustin hoffman, sean penn, di caprio, de niro erkek oyuncular var. boyle kafa yerinde degilmis gibi rol kesen kadin oyuncu var mi?
i am sam izlerken fark ettim. butun zihinsel engelli rollerinde erkekleri hatirliyorum. tom hanks, dustin hoffman, sean penn, di caprio, de niro erkek oyuncular var. boyle kafa yerinde degilmis gibi rol kesen kadin oyuncu var mi?
0
antikadimag
(26.11.24)
İlk aklıma gelen Claire Danes oldu. Otizm spektrumlu bir bilim insanı Temple Grandin'i canlandırdı. Yapmur Adam'dan örnek verdiğiniz için yazdım. Grandin zihinsel engelli değil.
0
auroraaurora
(26.11.24)
aslinda tam kast ettigim sean penn gibi, tom hanks gibi konusmasini degistiren veya di caprio gibi deli deli hareketler yaparak oynayanlari kast ediyorum. 12 monkeys'deki brad pitt de olur. ama kadinlardan boyle davranisi, konusmasini degistirerek oynayan hic hatirlamiyorum.
0
🌸antikadimag
(26.11.24)
ben de hatırlayamadım şimdi
0
edaddy
(26.11.24)
guzel tespit yaptim o zaman. kadinlar pek girmiyor gibi bu topa. zor rol gercekten.
0
🌸antikadimag
(26.11.24)
Senaryo yazılmıyor kadınlar niye girmesin? Poor things örneği daha yeni. Kadın vücudunun her santimetrekaresini konuşturdu o absürt bebek kadın gelişimini göstermek için. Sybil gibi bir kadın karakter var, çoklu kişilik bozukluğunun ilk örneklerinden. Yazılımca oynanmış diyeceğim.
0
sibertenik
(27.11.24)
(3)

"Orta sert" bir yatak ile "sert" bir yatak arasında ne fark var?

santimantal
Ben "orta sert" bir yatakta uyuyordum.Taşınınca dikkat etmeden yumuşak bir yatak aldım ve yatamıyorum.Şimdi, yeni bir "orta sert" yatak alacağım.Acaba "sert" bir yatak mı alsam. Pişman olmaktan korkuyorum.Öyle mağazada iki dakika denemekle fark anlaşılmıyor.Her iki yatağı da detaylı deneyimleyen var
Ben "orta sert" bir yatakta uyuyordum.
Taşınınca dikkat etmeden yumuşak bir yatak aldım ve yatamıyorum.

Şimdi, yeni bir "orta sert" yatak alacağım.

Acaba "sert" bir yatak mı alsam. Pişman olmaktan korkuyorum.

Öyle mağazada iki dakika denemekle fark anlaşılmıyor.

Her iki yatağı da detaylı deneyimleyen varsa betimleyebilir mi tecrübelerini?
0
santimantal
(25.11.24)
bunlar subjektif tanimlamalar ve firmadan firmaya gore degisiyor.

yatak dedigin sert olur ve uzerine yatinca iceri gocmez. boylece omurgayi desteklemis olur. bence sert yatak almakta problem yok. ilk basta agri yapabilir, rahatsiz edebilir vucut alisincaya kadar ama 1-2 haftaya alisirsin.

eger alisamadiysan uzerine bir silte ekleyip yumusatma ihtimalin var. ama yumusak yatagi sertlestirme ihtimali yok.
0
antikadimag
(26.11.24)
Ben mağazada denerken ilk denememde farkları anlamıştım ve sert yatağı tercih etmemiştim. Yatsan switzerland modeli sert diye geçiyor, baya tercih edilen bir model. Üzerine yattığınız an halının üzerine yatıyormuş gibi hissediyorsunuz. Vücut boşluklarımı doldurmayacağını ve bu nedenle desteklemeyeceğini düşündüm.
0
iustitia omnibus
(26.11.24)
Eski yatağım orta sertti, geçen sene sert aldım, hiç pişman değilim.

Sert yatakta gömülme çok az ama zamanla tam istediğiniz yumuşaklığa geliyor, yastığınızı da iyi seçerseniz uyku kaliteniz çok artıyor
0
kimlanbu
(27.11.24)
(15)

Yarın okul müdüründen zılgıt yiyeceğim, kendimi nasıl teskin edeyim?

sekizdokuzon
Okuldaki yoğun stres ortamı ve uğradığım hafif ölçekli mobbing ve hafta içi alkol alma alışkanlığı bir araya geldi ve belli kırmızı çizgileri geçtim. Devamsızlık yaptım, işe geç gittim, müdür yardımcısına bağırdım. Yarın beni sağlam haşlayacaklar. Tavrım boynumu eğip halıdaki desenleri incelemek mi
Okuldaki yoğun stres ortamı ve uğradığım hafif ölçekli mobbing ve hafta içi alkol alma alışkanlığı bir araya geldi ve belli kırmızı çizgileri geçtim. Devamsızlık yaptım, işe geç gittim, müdür yardımcısına bağırdım. Yarın beni sağlam haşlayacaklar. Tavrım boynumu eğip halıdaki desenleri incelemek mi olmalı yoksa çok da özele girmeden ("Beni gereksiz gerip aynı anda kırk farklı şey yapmamı beklediğinizde ben akşamına uyuyabilmek için iki şişe şarap içiyorum ve bazen sabahına ayilamamis oluyorum" gibi) olup biteni kendi tarafımdan anlatmalı mıyım? Sert çıkacak yüzüm yok, stresle yaşımın, deneyimim gerektirdigi gibi baş edemedim ama full haksız, sorumsuz, pervasız da değilim. Sürekli diken üstünde çalışmak benim de ayarlarımı bozdu.

Sizce ne yapmalı?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(25.11.24)
alkolü isin icine karistirma.

rahatsizlandin sabah ve gec kaldin. haber de veremedin. bir dahakine daha dikkatli olacaksin.

BITTI.
0
robert bosch
(25.11.24)
bu arada amber heard- johnny depp trial videolarini izleyebilirsin. lafi cok güzel ceviriyorlar. sorulari nasil geri püskürtüyorlar ya da kelimelerle nasil oynuyorlar vs bisiler katiyor.
0
robert bosch
(25.11.24)
Robert +1

Ayyaş damgası yeme
Zaten kimseyi ilgilendirmez senin içki içip içmemen ve sebebi
Mecbur alttan alacaksın, gaza getirme kendini
0
kisa
(25.11.24)
Alkolden bahsetme+1

Kendini çok gaza getirme ama çok ezik de durma. Kendini ifade et, haddinden fazla iş yapmanı istediklerini, eğer bunların içinde aslında görevin olmayan işler de varsa bunu da söyle.

Maalesef böyle yani özel sektörde en az parayla en çok işi yaptırmak istiyorlar. Görevin olmayan işleri de yapmanı istiyorlar. İnsanlar çaresizlikten kabul ediyor. Bunu dile getirince de kabul etmeseydin diyorlar. Saygısızlık, sevgisizlik var. Para bütün değerlerin önüne geçmiş durumda.
0
rock n roll
(25.11.24)
Şarabı işin içine katma+1

Ama işyükünden dinlenemediğinden bahset
0
grimavi
(25.11.24)
Psikolojin bozuk diyoruz, atış serbest diyorsun ama hala aynısın.

Soruna cevap: boynun eğik olmalısın. Hatalı taraf sensin, o yüzden hatanın arkasında adam gibi durmalısın. Özür dilerim, hayatımda çok kötü şeyler yaşadım ancak geçti anlayışınız için teşekkür ediyorum. Zamanla da görürsünüz minnettarım bye. Bunları dersen bir sorun yaşamazsın. Ama sizde "kadınım ben, kimseye ihtiyacım yok, haksız da olsam bana kimse laf edemez" gibi bir olay vardı. Sen daha iyi bilirsin ama beni dinlersen sıyrık almadan kurtulursun.
0
Shepard
(25.11.24)
Askerde bir astsubay komutanımla konuşurken anlatmıştı.
artık o kadar alıştık ki azarlanmaya, sakince dinleyip sonunda emredersin komutanım deyip kenara çekiliyoruz demişti. yani kafaya takmaya gerek yok.
siz haksız olduğunuzu zaten ifade etmişsiniz.
Onlar sizi çağırmadan siz gidip alttan alarak önce özür dileyin. sonra da ufaktan ufaktan bunun aslında bir sürecin yansıması olduğu yönünde imada bulunun.
ben olsam böyle bir yol izlerdim.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(25.11.24)
kız zor durumunu paylaşmış, kart incel laf sokma peşinde. kadınlıkla alakalı tek kelime geçmiyor duyuruda lafı getirdiğin yere bak ya. bunun on kat beterini yapan erkek olsa "adamın derdi var yazık" dersin, şurada belaltı vuruyorsun utanmadan. rezil yaratık.

sekiz sen de başka nikle aç şöyle duyuruları ya. telegram grubundan ayrılalı aylar olmuş adam hala kuyruk acısıyla yorum yapıyor. ya da açma sen bilirsin aman
0
titanyum22
(25.11.24)
Alkolden bahsetme +1 Robert+ hastalıkla ilgili ayrıntı ver
0
pembediken
(25.11.24)
Alkolden sakın bahsetmeyin.

Makulün çok ötesinde bir iş yükünüz ve mobbing varsa fırçanızı yedikten sonra bu durumla mücadele etmekte zorlandığınızı ifade edin.
0
10551037
(26.11.24)
detay verme. alkole falan hic girme.

kabalik yapma ve net ol. saygili bir sekilde kendi acindan durumu ozetle. yaptiginin yanlis oldugunun farkinda oldugunu sezdir ama acikca kabul etme.

su su sebeplerden dolayi stres altindayim bunlarin cozulmesine yonelik size daha once sunlari soyledim, daha once bir sey soylemediysen de bu konularin cozulmesi gerektigini dusunuyorum de.

bir de alkolu birak derim. safi zarar. icme aliskanligin varsa baska bir seyler ic.
0
antikadimag
(26.11.24)
Yukarıdakiler (en azından çoğu) +1

Alkolü asla ama asla anma.
Adaptasyon sorunu yaşıyorum de, bazı ailevi sıkıntılar üst üste geldi de, gerekirse okulda da sana davranışların kötü olduğundan ve bununla da baş etmekte zorlandığından bahset, böyle bir şeyler uydur ve hatanı kabul edip bir daha yapmayacağını garantile ve yapma.

Yapılan mobbinglere de takılmamaya çalış, işine odaklan, işe odaklanmak da insanı düştüğü bu duygusal dertlerden biraz olsun kurtarabilir.
Kendine kota koy mesela sadece Cuma-Cumartesi iç, hafta içi uyku durumunu meditasyonla, bitki çayıyla vs. halletmeye çalış.
Etkinliklere gitmeye çalışıyorsun sürekli ne güzel onları arttır, kendine hedefler koyarak başla, onlara tik ata ata ilerle zaten yavaş yavaş rutinin de oturur.

Ek ve önemli bir öneri daha;
Terapi.
0
mutekebbir
(26.11.24)
nasıl geçti? umarım iyisinizdir
0
mizore
(27.11.24)
Valla sandığımdan çok daha yapıcı ve şefkatliydi müdürümüz. İletişim kurmak çok iyi geldi.
0
🌸sekizdokuzon
(27.11.24)
sende imposter sendromu var bence, kendini olduğundan beceriksiz ve başarısız görüyorsun. anlattığın kadar leş bir çalışan olsan seni iki dakika tutmazlardı. hadi geçmiş olsun kendine yüklenme bu kadar.
0
titanyum22
(27.11.24)
(10)

Trendyol'da satıcılık nasıl bir iş? Zengin eder mi?

psmstc
Bu tarzda ticaret işlerini denemek yapmak istiyorum. Risksiz hemen sıcak paraya çevirilebilecek başka online veya mağazacılık üzerine iş öneriniz olur mu? Şimdiden çok teşekkürler.....
Bu tarzda ticaret işlerini denemek yapmak istiyorum. Risksiz hemen sıcak paraya çevirilebilecek başka online veya mağazacılık üzerine iş öneriniz olur mu?

Şimdiden çok teşekkürler.....
0
psmstc
(25.11.24)
Bu konularda ölümcül bilgisiz olmakla birlikte dropshipping mevzusuna bi bakardım böyle bi niyetim olsa.
0
hedep
(25.11.24)
zengin değil de girenler daha çok fakir oluyor diye biliyorum.
0
ayseee
(25.11.24)
Trendyolda satıcıların yüzde beşi ancak para kazanıyor. Tek kazanan Trendyol. Mağazacılıkta bijuteriden daha risksiz ve bol kazancli bir iş yok. 20 senelik mesleğim. Bu sene zirvede beni erken emekli ediyor. Bijuteride iyi lokasyona yüksek kira ödemekten kaçınmayan herkes zengin olur. Dropshipping falan da sadece eğitim satanların para kazandığı bir beyaz yakalı kerizleme yöntemi.
0
alimcgraw
(25.11.24)
eTicarete bu hafta peşin vergi geldi veya geliyor. Ürün satış fiyatına göre hesaplanarak satıcı kişi ise %25, şirket ise %15 tutarında anında kesilecek. Buna ek olarak komisyon ve nakliye de vereceksiniz. İadeler de size ait masraf olacak. Bu konuyu araştırmadan eticaret işini düşünmeyin bile. Tabii ürün başına %80 filan kar marjınız yoksa.
0
alfired
(25.11.24)
negatiflemek için yazmıyorum. ama orada binlerce rakibiniz olacak. sizin inanılmaz birşekilde tutan birşey satmanız lazım yada donem donem bazı urunler ragbet gorur ya ona kıtlenmek lazım bence

cunku mesela kalem satıcan aynı kalemden ıkı bın kısı satıyor mısal anlatabıldım mı onu bı arastırıp kurcalamak lazım. Ornek olarak rakibi az olarak adamın bırı kındle urunlerı satıyordu fıyatta normaldı depolamıs mı ne yapmıs artık herkes ondan alıyordu bende ondan aldım mesela. ne kadar az rakip olursa o kadar iyi bunu dusunmenı ısterım
0
Zetnikov
(25.11.24)
Bence herşeyden önce kendinize şu basit soruyu sorun;

-Trendyol'da satacağınız ürünü sizden başka satanlar da var mı? eğer varsa müşteriler bu ürünü neden onlardan değil de sizden alacak?

Bu soruya çok ikna edici ve duyan herkesi "oo evet kesinlikle bu seni tüm satıcıların büyük oranda önüne geçirebilir" diyebileceği bir cevabınız yoksa zengin olmayı geçiyorum elinizdekinden de edebilir.
0
thracia
(25.11.24)
trendyol vs yerine kendi siteni açıp, sosyal medya üzerinden markanı parlatsan daha iyi para kazanırsın.
0
scudman1
(25.11.24)
Bizim bir arkadaş organik gıda satıyordu nohut, fasulye, mercimek falan gibi.. pek iyi gitmedi ve bıraktı. Rakiplerle baş edemedi. Kolay iş değil yani e ticaret.
0
wd40
(25.11.24)
Risksiz sıcak para maalesef yok. Boş iş bunlar. Zor iş.
0
Shepard
(25.11.24)
bos adam isi biraz. kazanani iyi kazaniyor ama tutturmak da kolay degil. zaman ayirmak gerekli.

bence tam aileden guvencesi olan ama bir baltaya sap olamamis adam isi bunlar. yani eleman bir is tutturamamis hayatta ama zaten tutturmak gibi bir kaygisi yok. bos zamanlarinda oyalansin diye girsin derim.

ama opportunity cost'u karsilayamayacak insanlarin bu islere girmesini tavsiye etmem. yani para kazanmam lazim diyen adama onerilecek is degil.

tutturup milyonlar kazanan da var. gerci trendyol'u degil de amerika'ya amazon ve etsy uzerinden mal satanlari kastediyorum. trendyol isi zor turkiyede milletin alim gucu mu kaldi ki o rekabetin arasindan kendine 3-5 bir sey dusuresin.
0
antikadimag
(26.11.24)
(4)

chatbot'u chatbot'la doğrulamak

biseysorcaktim
claude'u aktif kullanıyorum ve çok mutluyuz. ancak bazen bildiğim konularda yanlış yanıt verdiğine şahit oluyorum. bilmediğim konularda da kim bilir nasıl yönlendirir beni. hatta peşpeşe iki cevapta bile tutarsızlık olabiliyor biraz sıkıştırınca. aldığım yanıtları chatgpt'ye doğrulatıyorum. sorumu g
claude'u aktif kullanıyorum ve çok mutluyuz. ancak bazen bildiğim konularda yanlış yanıt verdiğine şahit oluyorum. bilmediğim konularda da kim bilir nasıl yönlendirir beni. hatta peşpeşe iki cevapta bile tutarsızlık olabiliyor biraz sıkıştırınca.

aldığım yanıtları chatgpt'ye doğrulatıyorum. sorumu girip sen düşünüyorsun, bu verilen cevap hakkında ne düşünüyorsun dediğimde genelde onaylıyor ve mantıklı olduğunu söylüyor. itiraz ettiği de oluyor nadiren.
ancak genelde paralel. tam tersi doğrulama da yapıyorum.

merak ediyorum;
zaten doğası gereği X bir chatbot'un dediğini Y chatbot'u doğrular mı? ya da biri öyle düşünüyorsa diğerinin de böyle düşünmesi normal midir? eğitim kümeleri farklı olsa da ortak olan çokça materyal vardır.

yani benim;
X'in dediğini Y'ye doğrulatmam aslında hükümsüz sayılabilir mi?
0
biseysorcaktim
(25.11.24)
Hiç bilmediğim bir konuda çok da güvenmezdim.

işim gereği claude'u da chatgpt'yi de üye olarak günlük kullanıyorum. çok işe yarıyorlar, asistan ihtiyacımı neredeyse yok ediyorlar. Metin veya verilen bir doküman silsilesi dahilindeki çalışmalarda çok çok iyi ama dış araştırma gereken konularda çokça da yanlış cevap veriyorlar. Çapraz değil, kendisine bile farklı bir prompt ile yeniden sorsanız farklı bir cevap alabilirsiniz. Yani bilgiler ai'da kesin olarak yazılmış şekilde değil, o andaki araştırmasının sonucunu veriyor ki, bir sonraki prompt'da bu değişebiliyor. (ki bu da şuan için oldukça doğal)

Sonuç olarak, kendilerinin de önerdiği gibi kontrol ederek, emin olduğunuz bilgileri kullanmanız gerekiyor.
0
yeninesiltupcu
(25.11.24)
Şöyle düşünün, karşınızda çok bilgili saygın birisi var, bilmediğiniz konu hakkında yanlış bilgiler veriyor ama bu bilgileri verirken öyle cümleler kuruyor ki hem mantıklı konuşuyormuş gibi geliyor hem de doğru konuşuyormuş gibi geliyor.

Claude size böyle konuşuyor.
AI'lar genel olarak kullanıcıyı dinlemeye ve onları doğrulamaya ayarlı, yani mesela ben de claude'de yazılımla ilgili destek alıyorum, mesela bir tavsiye veriyor ve verdiği tavsiye çok doğru ama ben ona şöyle şöyle yapsak daha mantıklı olmaz mı dediğimde hemen dediğimi doğru kabul edip ona göre güncelliyor içeriği.
Tabi bunu önlemek için de ona göre cümleler kurulabilir ama anlatmaya çalıştığım senin verdiğin bilgiyi doğru kabul etmeye meyilliler.
Yine claude'nin yazdığı metni chatgpt'ye verdiğinde bu şekilde davranıyor olması muhtemeldir.
0
atom karincanin torunu
(25.11.24)
Dil programları filmlerde gördüğümüz yapay zekalar gibi değiller. Arama motorundaki bilgilerden büyük bir kısmını veri tabanlarından okuyup insan gibi hissettirecek şekilde cevap veriyorlar. Sokaktaki rastgele adama güvendiğimden birazcık daha fazla güvenirim o kadar. Kana kırmızı rengini veren vişne suyu demez en azından. Sen, ben, o konuştukça da olumlu ve olumsuz geri dönüşler ile program düzenleniyor işte.

ChatGPT'ye kendi verdiği cevabı başka sekmeleri başka konuşma penceresinde teyit ettirmeye çalışırsanız ona da itiraz edebilir. Beklentilerinizi bu yönde ayarlayın. Düz yazı yazdırıyorum ben genelde iş için. Örneklerden faydalanıp güzel derleme yapabiliyor.

www.reddit.com
0
nawar
(25.11.24)
chatgpt kisa bir internet arastirmasiyla dogru cevap bulamayacagin bir seyin cevabini veremiyor. yani benim gordugum bir konuda 5-10 kaynak bulup onlari karsilastirip sana coherent bir cevap sunuyor. yani internette zaten 5-10 clickle bulabilecegin bir cevabi ozetliyor ve hizlica sana ulastiriyor.

ama detayli bilgi yok. tartismali konularda yetersiz. cok kaba bir resim ciziyor.

chatgpt'ten yeni bir bilgi ogrenilmez. hizlica bir ozet alirsin ve arastirmanin sonraki asamalari icin yol gosterir. ama google'dan farki cok daha hizli olmasi. benim gordugum bu.
0
antikadimag
(26.11.24)
(3)

İngiltere’de outdoor

orin
Merhaba arkadaşım bir aya ingiltereden gelecek istediğin bir şey varsa getireyim dedi. Ben de columbia northface tarzı mont alayım adresine göndereyim diye düşündüm. Resmi sitelerinde çok fazla indirim yok. Acaba ingiltere için bu tarz ürünlerin alabileceğim online alış veriş siteleri nelerdir?
Merhaba arkadaşım bir aya ingiltereden gelecek istediğin bir şey varsa getireyim dedi. Ben de columbia northface tarzı mont alayım adresine göndereyim diye düşündüm. Resmi sitelerinde çok fazla indirim yok. Acaba ingiltere için bu tarz ürünlerin alabileceğim online alış veriş siteleri nelerdir?
0
orin
(24.11.24)
Sportsdirect
Burda farklı markalar da var. Karrimor mesela, hesaplıdır da sanırım.
0
bumbum
(24.11.24)
Columbia sportswear ve craghoppers gibi firmalarda suan blackfriday indirimi var. Daha hesapli bir sey olsun dersen trespass var. Karrimor, sportsdirect'in kendi markasi, pek bir indirim goremedim. Trespass'in magazalarinda da websitesinden bagimsiz indirim oluyor.
0
ubi dubium ibi libertas
(25.11.24)
ingiltere menseli rab firmasi var dunyanin en iyi kaz tuyu montlarini uretiyor.
0
antikadimag
(25.11.24)
(21)

bu beslenme kötü mü

robert bosch
bugün iyi beslendigimi düsünüyorum. boyum 1.62, 29K, düzensiz ve kardiyo agirlikli egzersiz yapan biriyim.chatgpt'ye sordum gicik gicik konustu. bir de size soruyim. bu beslenme nasil? sabah- 2 bardak sade filtre kahve ve bir avuc yaban mersiniöglen - 1 bardak sade filtre kahve, biberli domatesli o
bugün iyi beslendigimi düsünüyorum. boyum 1.62, 29K, düzensiz ve kardiyo agirlikli egzersiz yapan biriyim.
chatgpt'ye sordum gicik gicik konustu.
bir de size soruyim. bu beslenme nasil?

sabah- 2 bardak sade filtre kahve ve bir avuc yaban mersini
öglen - 1 bardak sade filtre kahve, biberli domatesli omlet, iki dilim ekmek, biraz peynir 7-8 tane siyah zeytin, 2 ceviz
ögleden sonra - 5 tane mandalina
aksam yemegi - 1 avokado (ezilmis, limonlu ve yagli), bir dilim ekmek, birazcik peynir ve 5-6 tane siyah zeytin, bol yesillikli salata, üstüne bir tane muffin
0
robert bosch
(23.11.24)
Kalori miktarı ve makro dağılımı normal bir insanın sadece sağ bacağı için yeterli olur gibi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.11.24)
azıcık da et yeseymişsin :) iyi ama hem yeterli kalori hem de çeşitli kaliteli yiyecekler. bence. keyif almışsındır.
0
gabe h coud
(23.11.24)
@kaleci, nasil yani?

@gabe, her gün et yenmez :P
0
🌸robert bosch
(23.11.24)
chatgpt hakli. protein yok. gun boyunca kahvalti yapiyorsunuz gibi geldi bana :)
0
antikadimag
(23.11.24)
Omlet kaç yumurtalı? Protein miktarı ona bağlı biraz ama 5-6 yumurtalı değilse (ki öyleyse bile olmayabilir de) protein alımı çok düşük değil mi? Hadi her gün et yenmez diyelim de bari bakliyat olsaydı.

Genel kalori toplamında şeker çok gibi 5 mandalina ile. Onun dışında da hiçbir şey yememişsiniz zaten. Tüm gün yedikleriniz normal kahvaltı olarak geçebilecek bir kalori neredeyse mandalinalar hariç. Hem az hem sağlıksız geldi bana
0
nundu
(23.11.24)
Ha bence her gün et (tavuk ve balık dahil) yenir ayrıca. Protein alımı önemli
0
nundu
(23.11.24)
Yetersiz bir içerik. Yani yanlış anlama ofansif bir cevap değil bu ama instagram'da pazar sabahları paylaşılan "ben çok sağlıklı besleniyorum ve mutluyum" havasında bir menü bu doğru düzgün protein yok karbonhidrat yok, biraz sağlıklı yağdan zengin o kadar. Beslenmesine özel olarak dikkat eden birisi en kötü durumda kilosu kadar protein almıyorsa o beslenme kötüdür. Ha içerik kötü değil ama yetersiz; 2 yumurta dediğin 10-12 gram protein, yumurtadan gelen 10 gram protein ve birkaç dilim ekmekten gelen karbonhidrat hem sürdürülebilir bir rutin değil hem de sağlıklı değil ama dediğim gibi içerik kötü değil ama eksik ve yetersiz, gerçi birkaç kez daha okusam içeriğin de kötü olduğuna ikna olabilirim ama o kadarını yapmıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.11.24)
Böyle beslenmeye devam edersen yakın zamanda demir eksikliği anemisi yapar bu.
0
Mirket
(23.11.24)
buna kötü diyenler bugün ne yediniz paylasir misiniz?
ben yiyecek yemek bulamiyorum
0
🌸robert bosch
(23.11.24)
et olur, baklagil olur. 'yemek' diyebilecegimiz bir sey yok sizin menude. ekmegi cikarsak tarim oncesi avci toplayici menusu valla :)

mercimek corbasi yapin, fasulye yapin, pilav yapin. et yiyin.
et icin tercihen yagli ve agir metal orani dusuk baliklar idealdir somon, hamsi, istavrit gibi.
ya da sakatat ciger, kokorec gibi.
0
antikadimag
(23.11.24)
Sabah
100 gr kızarmış ekmek ile iki haşlanmuş yumurta, 10-12 tane yeşil zeytin, çay

Öğlen
Bezelye yemeği
Mercimek çorbası
Yeşil salata
3-4 kaşık zeytinyağlı pırasa

Akşam
80gr mantı
Yeşil salata
Yarım kase yoğurt
Bezelye yemeği

Öğleden sonra da çayla bir mandalina büyüklüğünde kabak tatlısı yemiştim
0
grimavi
(23.11.24)
@grimavi, yemekhanede mi yedin? :) hangi evde normal sartlarda 3-4 cesit course yemek cikiyor please
0
🌸robert bosch
(24.11.24)
Izgara tavuk, fırında balık, köfte vs döndürüp döndürüp yapılabilecek et çeşitleri var. Hadi et olmasın dersen bakliyatla yapilabilecek yine zibilyon çeşit yemek var.

Side dish olarak pilav, makarna, bulgur pilavı yine çeşitleriyle beraber döner.

Salata/haşlanmış sebze/yoğurt/cacık/turşu gibi soğuk kısmı yine alternatif açısından zengin.

Ben çok aramam ama çorba konusunda da çeşit çok. Bazı günler ana yemek, bazı günler side dish tarzı çorba yapılabilir.

Bu yemeklerin çoğu önden yapılıp gün gün tüketilebilir, bir gün yapılıp ikinci gün yenebilir.

3-4 çeşit course'a gerek yok. Sizin menüdeki kahvaltı ve öğle yemeğini tek öğünde birleştirip, akşam da tavuk-makarna-salata ya da bakliyat-pilav-cacık gibi alternatifler yapılarak mis gibi beslenme çıkar.

Hepsini yapmaya üşeniyorsanız, migrostan hazır köfte airfryerda, yayla hazır makarna mikrodalgada pişirip biraz yeşillikle yenir yani ki ben bu son yazdığımı yapıyorum genelde :d yine de yiyecek yemek bulamıyorum denmez pek
0
nundu
(24.11.24)
Hic tavuk et balik fast food bir sey yok mu. Oyuncu manken vs gibi hayatsiz falan degilsen no no. Muhtemelen de 50 55 kilo bir seysin. Biraz protein bakliyat nerede sart
0
optimistbakunin
(24.11.24)
rober sokağa çıkarken cebine taş tuğla falan koy. ben bu kadarcık yesem gece açlıktan uyuyamam aw

yemekleri çok yapıp parçalar halinde buzluğa at, sonra istediğin zaman 10dkda ısıt ye. redditte mailprepsunday subına göz at
0
titanyum22
(24.11.24)
çoğu sağlıklı kaynaktan olsa da şeker oranı yüksek geldi bana. minimum dokunuşla kendime göre ayarlarsam şöyle yapardım ben:

sabah- 200-250 gr yoğurt - 30-35 gr yulaf ezmesi/müsli vb.
öglen - biberli domatesli omlet, iki dilim ekmek, biraz peynir 15 tane siyah zeytin, 5 ceviz
ögleden sonra - 3 tane mandalina
aksam yemegi - et içeren herhangi bir gerçek yemek, iki-üç dilim ekmek (ya da pilav/makarna), bol yesillikli salata

bana bu daha dengeli geliyor. evde olduğumda öğle yemeğini kahvaltı gibi yapmayı severim ama sizin akşam yemeği de kahvaltı gibi olmuş.
0
duguit
(24.11.24)
Yemekhanede yemedim valla benim evde çıkıyor kendim yapıyorum :)
r.resimlink.com
r.resimlink.com

3-4 çeşit mevsim sebzesi öğren (ıspanak, brokoli, pırasa, kereviz, karnıbahar)
3-4 tane çorba çeşidi öğren (yayla, domates, mercimek, tarhana, şehriye, tavuk)
3-4 farklı bakliyat yemeği (yeşil mercimek, nohut, fasulye, barbunya )

Yancı olarak pilav bulgur makarna
bazen turşu bazen yeşil salata

Her satırdan bir tane seçip bunları kendi içinde döndürmeye alışınca ne yiyecem derdin azalıyor, her akşam 4 farklı şeye de gerek yok, içlerinden 2 tane seçsen bile düzgün bir döngü tutturabilirsin
0
grimavi
(24.11.24)
şöyle yapsanız bence daha iyi olurdu:

sabah : çay - yumurta - peynir - zeytin - yaban mersini - ekmek
öğlen : bol salata - köfte ya da tavuk göğsü ya da balık - az ekmek
öğleden sonra : meyve - ceviz
akşam : avokado + salata + peynir + çok az ekmek

ben öğlen sucuklu yumurta ve peynir yedim. akşam üzerinde de köfte ve domates yedim. ekmeksiz.
0
co2s2
(24.11.24)
yemek tarifleri bekliyoruz sinem apla.

karnabahar fikri güzelmis.
0
🌸robert bosch
(24.11.24)
Güne hem de 2 bardak kahveyle başlamak seni gergin, endişeli, huzursuz, uykularını da kalitesiz ve az hale getirir. Güne illa sıcak bir sıvıyla başlamak istersen bence siyah çay ile başla, hem antioksidan alırsın hem uyandırır. Kahve kullanımını tehlikeli buldum...
0
muhayyer divan
(24.11.24)
lifli gıdalar, sebzeler, ettavukbalık eksik
0
bir soru sorcam
(24.11.24)
(4)

Kurumsal'dan az kurumsal'a geçiş

WithWorth
3000-5000 kişilik kurumsal firmalardan, 300-500 kişilik firmalara geçenler bunu hangi motivasyonla yapiyor ?Mobing, toxic insanlar, kotu yoneticiler kurumsalda da var 500 kisilik sirkette de var. Kurumsalda en azindan bu duruma katlandiginiza değiyor diye düşünüyorum. Gelismis tum yan haklar, isci h
3000-5000 kişilik kurumsal firmalardan, 300-500 kişilik firmalara geçenler bunu hangi motivasyonla yapiyor ?
Mobing, toxic insanlar, kotu yoneticiler kurumsalda da var 500 kisilik sirkette de var. Kurumsalda en azindan bu duruma katlandiginiza değiyor diye düşünüyorum. Gelismis tum yan haklar, isci haklari vb de kurumsalda, mesai saatlerine saygi da genel olarak işleri oturtmuş kurumsalda. Küçük firma da ise kaos daha yoğun. Kurumsalda basinizi egip 30 yil calisabilirsiniz.
Ayrica her 500 kisilik firma bir gun 5000 kisi olmak ister. Yani kurumsal onlarin olmak istedigi yer zaten. Eksisozlukteki kurumsal basligi dahi beni destekliyor genel olarak.
Yanildigim yerler var mi ?
Tecrubeli ve sözünü ettiğim kurumsaldan küçük firmaya geçmiş kişiler ne yorumda bulunur ?
0
WithWorth
(23.11.24)
kurumsal firmalarda hantallasma oluyor. yukaridaki pozisyonlar tutulmus oluyor, yukselmek zor oluyor. burokrasi ve guvence oluyor. bunu istemeyenler olabilir, yukselmek isteyenler olabilir. bu insanlar genelde marka degeri yuksek bir yerde calisip sonra kucuk firmalara gidince yuksek title aliyorlar. daha iyi maas oluyor vs.

mesela kurumsalda hiyerarside 3. pozisyonda calisan adam disarida 6. pozisyon esdegerinde bir teklif alip gidip 2-3 sene sonra eski firmasina 6. pozisyonda donebilir. iceride kalmis olsa en fazla 4.'ye cikmis olacakti. bu sekilde yukselme de cok gordum.

hicbir sirket - cok istisnai olmadikca - hak ettiginiz terfi ve maaslari zamaninda vermez. hak rica edilmez, istenilmez, alinir. alma yontemini bulmak gerek.
0
antikadimag
(23.11.24)
yıllar önce bizim müdür vardı tofaş'tan gelme. bi ara söylemişti..

mühendis değil müdür oluyor.
daha yüksek maaş alıyor.
araç veriliyor.
sonrasında yükselmek daha kolay.

kurumsalda çok fazla alternatifin var.
az çalışan yerde biri yükselecek olsa az seçenek var. kendini göstermek ve yükselmek daha kolay.
0
tabudeviren
(23.11.24)
poizsyona göre değişir bu. IK, muhasebe,pazarlama vs gibi bölümler için doğru ama teknik taraf için tam tersi. 2 defa tam kurumsal holdingden geçiş yaptım. Eğer ki eski şirketlerimde çalışıyor olsaydım şu an diken üstünde olurdum. Ayrıca 360 derece performans vs gibi saçma ölçümler yok. Terfi etmek için beklemen gereken kıdem yılıydı, üst yönetime sunum gibi süreçler yok. Sürekli girmen gereken eğitimler alman gereken sertifikalar da yok. Maaş zamanı şirket genelindeki politikaya takılmıyorsun. İşinde iyi isen kaybedilemyecek pozisyondaysan her türlü pazarlığı yapabiliyorsun. Sayısız artısı var. Eksisi ne dersen tam kurumsalda göze çarpmıyorsun işten atılma ihtimalin çok zayıf, az kurumsalda gözünün yaşına bakmazlar.
0
goodman
(23.11.24)
ben yıllarca 10-15 kişilik firmalarda çalıştım ve kurumsallığın çalışan sayısı ile değil, firmadaki kültür ile alakalı olduğunu düşünüyorum. plazalarda, oralarda buralarda çalıştıkları yerleri kurumsal zanneden çok arkadaşım var. benim çalıştığım, kurumsal olmayan firmalardaki çalışan haklarının yarısı yoktu hiç birinde.

önemli olan doğru firmayı bulmaktır. 3000-5000 kişilik bir firmada berbat bir çalışma hayatı geçirebilecekken, 3 kişilik bir firmada zirveye güle eğlene, işinizi seve seve çalışırsınız. başınızı eğip çalışmak istiyorsanız, KPSS'ye girip memur olmanız daha doğru olacaktır.

benim sektörümde kişi sayısı olarak büyümek çok iyi bir şey değildir, hamallıktır. önemli olan daha kaliteli iş yapmaktır. mesela benim hayalimde, maksimum 5-6 kişilik bir firma var. idareci olarak ben dahil 4 kişilik bir teknik/operasyon departmanı + sekreter + muhasebe. bu şekliyle her ay bir kaç yüzbin dolar EBITDA'mız olur. yeter de artar.
0
co2s2
(24.11.24)
(11)

Şu kriterlere uyan bir kar botu önerebilir misiniz?

anaphylacticshock
Merhaba, Malum kış geldi ve kar bastırması yakın. Doğru dürüst bir botum yok. Kışın ya da sonbaharda karsız havada da giyebileceğim, güzel bir kar botu almak istiyorum. Aradığım özellikler: 1) Tabanı KAYDIRMAZ olmalı. Karda ve buzda, nasıl bir zemin olursa olsun asla kaydırmamalı. Bu benim için cidd
Merhaba,

Malum kış geldi ve kar bastırması yakın.

Doğru dürüst bir botum yok. Kışın ya da sonbaharda karsız havada da giyebileceğim, güzel bir kar botu almak istiyorum.

Aradığım özellikler:

1) Tabanı KAYDIRMAZ olmalı. Karda ve buzda, nasıl bir zemin olursa olsun asla kaydırmamalı. Bu benim için cidden çok önemli.

2) Hem HAVA ALMALI hem de SICAK TUTMALI. Terletmemeli. Daha önce iyi bir markanın kar botunu almıştım ayağımı gerçekten sıcak tutuyordu ama inanılmaz terletiyordu. Çoraplarım resmen sırılsıklam oluyordu.

3) SU GEÇİRMEZ olmalı.

4) Mümkünse 4 MEVSİM GİYİLEBİLİR bir bot olmalı. Yani serin bir sonbahar havasında da, karda kışta da giyebilmeliyim.

5) İç tabanı mümkünse MEMORY FOAM olmalı ama bu çok da önemli değil. İçine sonradan tabanlık takabilirim.

6) HAFİF olmalı. Normal zamanda devamlı spor ayakkabı giyiyorum. Botun ağırlığına alışmam zor olacak. Mümkünse hafif bir bot olursa süper olur.

7) Mümkünse KISA KONÇLU olmalı. Kısa konçlu botları giymesi daha rahat oluyor. Ama bu madde çok da önemli değil. YUkarıdaki diğer özelliklere uyuyorsa konç şekli çok mühim değil.


Arkadaşlar bu maddelere uyan, bana önerebileceğiniz, kendinizin kullanıp beğendiği ya da etrafınızdan namını duyduğunuz kaliteli bir kar botu var mı acaba?
0
anaphylacticshock
(23.11.24)
Ben yazayım böyle bir bot yok hocam
0
grimavi
(23.11.24)
4, 5 ve 6. maddeler maalesef diğerleriyle uyumsuz olur. Bunları gözden çıkarırsanız diğer tüm maddeler için Scooter modelleri gayet güzel bir seçim olur. Benim kullandığım modeli artık üretilmiyor, zira 5+ yıla yakın (sadece kışın giyerek) kullanmıştım. Ama tasarımlarda çok bir değişiklik yok, şuna benziyordu:

static.ticimax.cloud
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(23.11.24)
boyle bir bot yok diyen arkadas dogru soyluyor. nedeni de farkli fonksiyonlari tek bir urunden bekliyorsun.

mesela karda dagda bayirda kaydirmaz vibram taban var. ama islak mermer zeminde ciddi kayar. nasil zemin olursa olsun kaydirmaz bir bot yok.

ikincisi su gecirmezlik icin goretex kullanilir. bu da ne su ne hava gecirir. yalitim yapar. yani tam su gecirmezlik istediginde havadarliktan feragat edeceksin. diger turlu uzerine su gecirmez solusyon surulmus botlar zamanla ozelligini kaybeder. 1-2 sene sonra su gecirmeye baslar. deri dersen yine suyla iyi etkilesime girmez.

sicaklik icin corap da onemli. yun corap giyersen coraplarin islanmaz. hem de sicak tutar.

yakupoglu guzel deri botlar uretiyor. orada bulabilecegin en kaliteli botlar en uygun fiyata var zaten. daga tirmanacagim diyorsan da adres asolo. gerisi teferruat.
0
antikadimag
(23.11.24)
1. Hiçbir zeminde asla kaymayan bot yok. Karda ıslak taşta iyi tutan vibram taban şehir içinde ıslak mermerde paten gibi kayar. Buzda her şey kayar, krampon takmanız gerekir.

3. Gore-tex ya da benzer membranlı bir bot almanız lazım.

2 ve 4. Böyle bir şey mümkün değil. Kışın şort giyip üşümemek ya da yazın palto giyip terlememek gibi bir şey bu iki seçeneğin bir arada olması.

5, 6 ve 7. Bunlar mümkün.

İstediğiniz tüm özellikleri bir araya getiren bir bot üretilmedi ve yakın zaman içinde üretilecek gibi görünmüyor. Kar botunun karda soğuk havada giyildiğini idrak edip ona göre beklentilerimizi gözden geçirmeniz gerekli.
0
10551037
(24.11.24)
zaten her şeyi yazmışlar o yüzden son paragrafına cevap veriyorum. www.skechers.com.tr ben şundan memnunum ama iki gün üst üste giymemeye gayret ediyorum çünkü su geçirmediğinden hava almıyor. ama ayağı sarışı ve su kar geçirmemesi açısından tavsiye ederim. (dağ başında yaşıyorum, şehrin ilk karı buraya yağar) bakkala giderken düşüp az çanak çömlek patlatmadım. bu kaymıyor kolay kolay
0
titanyum22
(24.11.24)
timberland, sari nubuk, alti kaucuk olacak. www.trendyol.com

bunmlar iyi bakarsan 4-5 sene rahat gidiyor, ben -20c'ye kadar sikintisiz giyiyorum. memory foam tabanligi sen takacaksin ki bence gerek de yok.
0
cooperr
(24.11.24)
Arkadaşlar, önerileriniz çok sağolun.

Anladım, bu özelliklerin hepsi olan bot bulmam zor.

O zaman bana sadece hiçbir koşulda ve hiçbir zeminde ASLA KAYDIRMAYAN bir bot önerebilir misiniz rica etsem?

Karda, buzda, ıslak zeminde, çamurda vb nerede olursa olsun asla kaymayacak özel bir TABAN TÜRÜ var mı bildiğiniz?
0
🌸anaphylacticshock
(25.11.24)
Bu özellikleri bir arada barındıran bir bot bulmak zor değil, imkansız.

Yukarıdaki mesajımda da da ifade ettiğim üzere hiçbir şart ve zeminde asla kaymayacak bir bot yok.

Karda çamurda kaynayan bot ıslak mermerde adama buz pateni yaptırır.

Kaymaz taban araştırdığınızda karşınıza Vibram tabanlı botlar çıkar ama Vibram'ın onlarca çeşidi var hiçbir zeminde asla kaynayan taban üretemiyorlar.

İhtiyaçlarınıza göre bir bot seçmek, kar-buz durumunda ise krampon takmak zorundasınız.
0
10551037
(25.11.24)
Hiçbir zeminde kaydırmayan bot olsaydı, arazi lastiği, otoyol lastiği, yaz kış lastiği gibi farklı lastik türleri olmaz, üretilmiş tüm araçlara bu lastiği takar geçerlerdi. Gördüğünüz gibi her zeminin farklı özellikleri var ve hepsine en mükemmel şekilde karşılık verecek bir malzeme henüz icat edilmedi.
0
thracia
(25.11.24)
buzda kaymamak için seneler önce şunun cinsinden bir şey almıştım www.hepsiburada.com

ucuz bir şeydi ama. başka çaresi yok yani, bununla normal zeminde yürümek zor biraz.
0
titanyum22
(25.11.24)
www.gon.com.tr

Ben bu markanın botlarından aldım, gayet güzel. Neredeyse tüm kışı o botla geçirdim.
0
coffeeallthetime
(21.08.25)
(10)

bu videodaki ortam kirli değil mi? (tostçu)

avatar is back
https://youtube.com/shorts/DUXW3uqploA?si=9sb69C4DwNiLcql3yorumlar oo mükemmel böyle temiz şöyle temiz hiç böyle temizini görmedimlerden geçilmiyor ama ben izlerken gözüme hem yumurtayı döktüğü yerdeki kapkara tabaka hem de tostun üst tarafındaki katman katman siyah şeylerden başka bişey göremedim.
youtube.com

yorumlar oo mükemmel böyle temiz şöyle temiz hiç böyle temizini görmedimlerden geçilmiyor ama ben izlerken gözüme hem yumurtayı döktüğü yerdeki kapkara tabaka hem de tostun üst tarafındaki katman katman siyah şeylerden başka bişey göremedim. baya kirli yani makine vs. yorumlarda kötü diyen bir kişi de yok.

ben mi bişey kaçırıyorum
0
avatar is back
(23.11.24)
makineler bence de kirli.
0
lemmiwinks
(23.11.24)
Pleytler dışında her taraf pırıl pırıl.
Her tost arası o pleytlere tel fırçayla girişilemeyeceğine göre de dışarıda tost yerken görebileceğin azami temizlik bu kadar olur.

Maalesef böyle.
0
Mirket
(23.11.24)
Girişilir aslında yanmadan, 2 hareketlik iş. Ya da yakmayacak tostu.
0
gabe h coud
(23.11.24)
temiz. daha iyisini bulamazsin.

o metaller kirli degil, surekli kullanilan her metal tezgah kararir. her yemek arasinda temizleyen japon teppanyakiler'den yersen $100'dan basliyor.
0
antikadimag
(23.11.24)
Sen kirli Tostçu görmemişsin.
0
wd40
(23.11.24)
Ben de temiz diyorum. Ekmeğin üstünde siyah katman göremedim, ekmek yanmış da gelmedi bana. Izgara durmadan ısınmaktan renk değiştirmiş gibi sadece, onun dışında bir tostçu ne kadar temiz olabilirse o kadar temiz. Şu videoya bakıp "aa ne kadar kirli" diyen kişi dışarıdan hiç yemek yememeli
0
nundu
(23.11.24)
Huylu biri olmama rağmen temiz diyorum. Ayrıca buna pis diyorsanız gurme bükücü roma ve gurme bacı hesaplarına bakmanızı tavsiye ederim.
0
playing star again
(23.11.24)
Yumurta yaptığı tezgah her yerde ateşten zamanla kararır, orasını her gün siliyordur zaten

Ama tost makinasının üstündeki yanıkları temizlemeyi akıl etmeyecek biri değil bu, wok tavalardaki gibi tost ekmeğinde isli ve hafif yanık bir tat bırakması için çok sık temizlemiyor olabilir
0
grimavi
(23.11.24)
En son 1937 yılında "Atatürk şehrimize ziyarete gelecek" dendiğini duyunca ne olur ne olmaz diye temizlemiş makineleri. O günden beri peçete ile üstünden geçmiş sadece. Yine de sokakta önünde 500 kişi olan büfelerden, sosyal medyada ünlü olan yerlerden ya da restoranların çoğundan 10 kat temiz gözüküyor.
0
nawar
(23.11.24)
buraya kirli diyen dışarıda yemek yemesin, zira fazla yaşamaz.
0
adivar
(23.11.24)
(12)

eksisozlugun chp akp ajans ve genclik kollari trollerine goz yummasi?

buenosdias
artik o kadar belli oluyor ki, dikkat cekici bir imamaoglu basligi aciliyor cat ilk 5-10 entry birbirini destekleyen seylerle hemen gundem yapiliyor. ayni naneyi tam tersi chp trolleri de yapiyor. sozluk neden bunlara goz yumuyor sizce? rating aldigi icin mi?
artik o kadar belli oluyor ki, dikkat cekici bir imamaoglu basligi aciliyor cat ilk 5-10 entry birbirini destekleyen seylerle hemen gundem yapiliyor. ayni naneyi tam tersi chp trolleri de yapiyor. sozluk neden bunlara goz yumuyor sizce? rating aldigi icin mi?
0
buenosdias
(22.11.24)
Para.
0
10551037
(22.11.24)
evet.
rating -> daha çok reklam -> daha çok para.
0
WithWorth
(22.11.24)
1-Etkileşime açık kapı bırakılıyor.
2-Cevheri Güven TC iletişim başkanlığında ekşisözlük ofisi kurulduğunu söylemişti. Yönetim sözlüğün kapatılmaması için bu duruma göz yumdu.
0
HellKeePer
(22.11.24)
Sence sözlük akp çalışanlarının hesabını silebilir mi?
0
osssy
(23.11.24)
korku > baskı > para.
sözlük artık bir anı defteri bile değil...
0
her giriste sifresini unutan adam
(23.11.24)
Benim kafa mesela nasıl çalışıyor biliyor musun..

"Chp ve akp trolleri ne göz yummasi.." diye acmissin duyuruyu.

Hani akp yapıyor tamam ok, ama chp de yapıyor ya vallahi billahi..

Sonra duyuruyu açan senin diğer Duyurularına bakıyorum

"İstanbul Metrosu les gibi.."

"Rte bir gecede İsrail'e girse.. "

Sonra emin oluyorum, "evet akp yapıyor ama bakın chp de yapıyor chp trolleri de var" algılı minik başarısız çalışma.

Valla kusura bakma benim kafam böyle çalışıyor.

Manyak ettiniz artık bizi :)
0
makbur
(23.11.24)
Şeytanın avukatlığını yapayım; işin biraz da moderasyonun zorluğu boyutu var bence. "Aha bu Troll içerik, aha bu kullanıcı troll" demek her zaman o kadar kolay değil. Evet bazı durumlarda çok bariz gibi geliyor ama bunların üzerine moderasyon uygulamaya başladığınızda "Kesin Troll" ile "Normal kullanıcı" arasında çok ciddi bir gri alan kalacak. Bu noktada da moderasyonun sürekli tartışılan kararlar alması gerekecek. Bir yanda belki çoğunluğun troll olduğunu düşündüğü insanlar atılmazken arada troll olmadığı halde atılanlar olacak...

Tabi bir de işin taraf olma boyutu var; sözlük moderasyonu Türkiye hakkında hiçbir fikri olmayan tam anlamıyla bağımsız uzaylılardan bile seçilse her kararlarından sonra tarfgir olmakla suçlanacaklar; AKP, CHP, HDP, Fenerbahçeli, Beşiktaşlı, Galatasaraylı, vb. bir sürü grup tarafından itilip kakılacaklar.

Eh yukarıdaki dediklerimin hepsi, moderasyon görece hiçbir şey yapmadan da oluyor zaten; neden sorumluluk alsınlar? Sözlük gibi bir mecrada total kontrol çok zor, maliyeti yüksek, işe yarayıp yaramayacağı tartışılır...

Bu arada benzer dinamikler hemen her sosyal ağda var; yani Twitter, Facebook, Tiktok vb. de trolleniyor.
0
salihdt
(23.11.24)
para degil de acik kalmasinin yolu bu. muhtemelen iktidara sozler verildi sizin propagandanizi yapanlari yasaklamayacagiz, cok seslilik saglayacagiz vs diye.
0
antikadimag
(23.11.24)
@makbur, basit bir duyurudan hareketle diğer duyurularıma bakıp analiz etmen ya iflah olmaz bir işssiz yada fanatik derecede bir parti trollü olduğunu gösterir. ama biraz daha işssizlik emaresi gösterseydin diğer sayfalarda da anti akpli duyurular görürdün.
0
🌸buenosdias
(23.11.24)
@makbur internette her 100 AKP'li troll'e karşılık 10 CHP, 5 Memleket, 3 Zafer, 0,2 Perinçek troll'ü var. @buenosdias da AKP troll'ü olabilir ama bu CHP trollü varlığını değiştirmiyor.

Soruya cevap vereceksek. Evet, etkileşim üzerinden gelen para için göz yumuyor. Adamın adı duyuluyor, reklamını veriyor. Parası cebine akıyor. Arada 85 hesaplı kişiler ve Ekşi Sözlük'ün kapanmasına yol açacak şeyler dışında bir konuya müdahale etmiyor.

Mesela ben bir arap terörist ile ilgili yazdığım 3 entry'den dolayı başlık açma cezası aldım. Şikaye üzerine gge ile silindiler. Öte yanda ne Atatürk'ümüz kalıyor, ne Türklüğümüz ne başka bir şey ama silmiyor. Çünkü onlara müdahale ederse sözlüğe müdahale gelecek, onlar da parasından olacak. Türkiye'deki en kalitesiz ortamlardan biri Ekşi Sözlük. Birçok başlığa girmiyorum o yüzden.

Bu arada bence asıl sorun troll başlıkları değil, o başlıklara cevap yazanlar.
0
nawar
(23.11.24)
@nawar

Haklısın, ki en dandirik partilerin hatta kişilerin bile trolleri mevcut.

Burada benim itiraz ettiğim; bütün medyayı ana akım medya yapmış, twitter eksi facebook hatta en dandik forumlarda bile çok ciddi bir organizasyonu olan devlet (!) destekli aktroll organizasyonunu chp ya da herhangi bir partiyle denk gösterme çabasına benim itirazım. ki, bu da aktrollerin sinsi bir organize çalışması (bak mesela beni de parti troll'u olarak etiketlemiş :))

Amaç: hükümeti eleştiren sen ben gibi sıradan insanları chp parti Troll u olarak yaftalamak ki alın işte kanıtı :)

Birazdan buraya yazılacaklari da yazayim; "akp yi normal insan destekleyip savunamaz mi kardeşim.." ve "işte bu yüzden hep kaybediyorsunuz daha da kaybetmeye devam edeceksiniz" (tabi aralarda "bakın rte'ye ben de eleştiriyorum" sosları ile :))
0
makbur
(23.11.24)
makbur, devlet destekli medya konusudaki yazdıklarına katılıyorum ama sonraki bakış açın mağduriyetten ahlaksızlığı hak görmek gibi bişey. akp katbekatını yapıyor diye chp'ye laf söyleyecek miyiz? benim derdim ne akp ne chp, bu leş ortamı eleştiriyorum ama sen chp koruma güdüsüyle gelip konuyu akp chp savaşına indirgiyorsun. ayrıca bana troll iması yapıp aynı şekilde karşılık görünce bakın bana troll dedi diye manipülasyon yapman basitlik.
0
🌸buenosdias
(24.11.24)
(5)

ankara mamak nasıl bir yer?

baldan kaymak
mamak’ta yaşayan var mı?nasıl bir yer?hatta mümkünse toki?yaşlı anne babaya önerir misiniz?not: arabaları var.bir tanıdığım: toki insan profilleri açısından sıkıntılı yer bence oradan alma dedi.çok ofansif buluyorum bu tür yorumları. boş altı, üstü yok gibi geliyor ama fikir danışmak istedim. tşkler
mamak’ta yaşayan var mı?
nasıl bir yer?
hatta mümkünse toki?
yaşlı anne babaya önerir misiniz?
not: arabaları var.

bir tanıdığım: toki insan profilleri açısından sıkıntılı yer bence oradan alma dedi.
çok ofansif buluyorum bu tür yorumları. boş altı, üstü yok gibi geliyor ama fikir danışmak istedim. tşkler.
0
baldan kaymak
(22.11.24)
Bir tanıdığınız isabetli söylemiş. Tokilere genelde yıkılan gecekondulardan, kentsel dönüşüme uğrayan yerlerden insanlar gidiyor. Bunların kahir ekseriyeti de profil açısından sıkıntılı. Hele de mamak, saraycık vb. tokiler.
0
eisberg
(22.11.24)
Mamak zirvekent toki de bir sure yaşadım. Bazi blokları Çingeneler ele geçirmiş durumda, binayi babalarinin çiftliği gibi kullanıyorlar. Araba olsa dahi kışın ulaşım zor olur çünkü dağın eteğine toki yapmışlar.
0
onheil
(22.11.24)
eger zirvekent toki ise, inanilmaz uzak
0
foster
(23.11.24)
mamak'liyim. iyi bir yer degil ankara'nin gettosudur. ama toki'ler mahallelerin sosyal dokusundan farkli oluyor her turlu insan oluyor.

mamak'ta da tuzlucayir misket taraflarinda alevi minority'ler yasar. genel olarak fukara isci kitle. memur bile bulamazsin pek lokal olarak isi gucu orada olanlar disinda.
0
antikadimag
(23.11.24)
buradaki yorumlar yardımcı olabilir.

l24.im
0
walter white kilikli
(23.11.24)
(17)

Dünyanın en zor mesleğini kimler icra ediyor?

isiaha
Bence maden isçileri. Siz ne dersiniz?
Bence maden isçileri. Siz ne dersiniz?
0
isiaha
(20.11.24)
Çok fazla var. Bence veteriner teknikerliği ve veteriner hekimlik de çok zor.
0
rock n roll
(20.11.24)
bence de maden işçileri.
0
kehende
(20.11.24)
Turkiye gibi ulkelerde hakemlik. Tum sulalene sovuyorlar, mac satti, gecen aynisina caldi, buna calmadi, karti es gecti bilmemne, esi x'liymis, kucukken y'liymis mac onu ayri mac sonu ayri bin tane onuruna serefine coluguna cocuguna hakaret, yalan, saibe atiliyor. O degil eskiden VAR da yoktu, neyine guvenip hakem oluyordu bu insanlar cok ilginc
0
speedy
(20.11.24)
+ maden işçileri, elektrik direklerini ve hatlarını tamir edenler belki, infaz ve koruma memurları, çatışma bölgelerindeki askerler ve belediye otobüslerinin şoförleri stresli çalışır ama zorluk yine madenciler de ve belki yangın esnasında itfaiyecilerde
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(20.11.24)
Açık denizde platformlarda çalışan işçi ve kaynakcilarin, everest gibi dağlardaki yerli rehberlerin işleri gercekten aşırı zor ama yine de maden işçileri hicbiriyle kıyaslanamaz.
0
deer hunter
(20.11.24)
Tabi madencilikle veya tam aksine yerden 300-400 metre mesafede çalışmalarla kıyaslanamaz ama
Hukuk alanında çalışmak daha zor diye düşünüyorum.

Hata yapmadan, menfaat temin etmeden, herhangi baskıya uğramadan, bir davada taraf olan insanlardan özel yakınlık kurmama, yakın çevrenin de özel isteklerini göz ardı edecek şekilde, sadece işin ilmine uygun hareket etmek ve bu yönde akli çaba sarf etmek kolay bir iş değil özellikle bu zamanda.
0
diyecevaplandı
(20.11.24)
Dünyanın en zor işi Denizciliktir.
İnsanoğlu karada yaşamak için dizayn edilmiştir. Ayakları yere basmalıdır. Baktığı zaman sınırları olan yerler görmelidir. Açık denizde günlerce bu konulardaki mahrumiyet psikolojide tarifsiz yaralar açar. Bir de bunun denizaltıcılık ayağı var ki, o zaten akıllara zarar bir iştir.
0
Mirket
(20.11.24)
Petrol platformu işçileri.

www.youtube.com
0
komando kani var bende
(20.11.24)
Beden işçiliğinin her türlüsü zor iş statüsünde. Ama gerekli iş güvenliği şartları sağlandığı sürece "en zor iş" değiller gibi geliyor bana. İş güvenliği şartları sağlanmadığı takdirde de en zor olmaktan ziyade "en tehlikeli" demek daha uygun sanırım. Beden işçiliğinin önemli bir artısı iş tanımlarının tamamen belirli olması ve imza yetkisi olmaması.

Bence en zor meslek paralı askerlik. Canının kıymeti yok, askeri ortamdasın, emir komuta zincirinde diplerdesin. Yaptığın iş pis bir iş. Bir devletin kendi askerlerinin aksine kimsenin kahramanı falan da olamıyorsun, sana bir katkısı yok, kendi savaşında savaşmıyorsun. Somut anlamda bir yetenek edinmiyorsun. Psikoloji berbat, gelecek belirsiz. Sadece para için yapıyorsun.
0
akhenaten
(20.11.24)
bence de maden işçileri.

bu mesleğin zorluğu o kadar net ki, kadınların maden işçiliği yapamayacakları yasa ile sabit.
0
abelardo
(20.11.24)
bence hizmet sektoru de, garsonluk, barmenlik vs..
0
durgunfoton
(21.11.24)
Zor farklı, tehlikeli farklı.

Zor meslek sorusuna çoğu üye tehlikeli işleri göstermiş. Maden işçiliği, sanayi dalgıçlığı, denizciler, petrol platformu çalışanları ve aklıma şu anda gelmeyen gerçekten aşırı tehlikeli meslekler mevcut. Bu ve benzeri mesleklerin aşırı tehlikeli olduğuna şüphe yok. Bu tip mesleklerin zorluğunun daha büyük kısmı içerdiği tehlikeden geliyor.

Zor mesleği tehlikeli meslekten ayırmak gerekirse benim kriterim üstlenilen sorumluluk. Sorumluluk bakımından zor meslekler denildiğinde benim aklıma avukatlık, cerrahlık, finans ve benzeri yüksek meblağlı işlere dair yöneticilik, hava trafik kontrolörlüğü, ticari pilotluk ve benzerleri geliyor. Bu mesleklerin çoğunda yukarıda saydığım tehlikeli meslekler kadar mesleği icra eden kişinin taşıdığı bir hayat kaygısı olmuyor ancak üstlenilen sorumluluk çok büyük oluyor.

Bir de bazı meslekler var ki hem sorumluluk hem de zorluk bakımından büyük riskler barındırıyor. İtfaiyecilik, sıcak bölgelerde askerlik (özellikle denizaltı personeli) ve polislik gibi mesleklerde tüm personel hem kendi hem de başkalarının canının riskini taşırken aşırı tehlikeli ortamlarda görevlerini icra ediyorlar.
0
10551037
(21.11.24)
Su altı kaynağı zor ve tehlikeli. Ölüm riski yüksek bir meslek.
0
wd40
(21.11.24)
masa başı oturmayan herkes bu dünyanın en zor işini yapıyor. madenci inşaat işçisi alçı sıvacı 12 saat ayakta bekleyen kasiyer vb.
0
mikahakkinen
(21.11.24)
maden isciligi dogru cevap.

hem kaza gecirip olme riski var. kaza olmazsa uzun vadeli mesleki komplikasyonlardan olunuyor.

bunun disinda gun icinde de gunes gormeden, fiziki gucle calisiliyor. daha zor dusunemiyorum.
0
antikadimag
(21.11.24)
Çatışmalara, savaşlara giren askerler
0
ananiyimioguz
(21.11.24)
metal ve ametal madenlerde çalışmış bir madenci olarak cevap veriyorum.
erkekler için Türkiye'de kömür madenciliği.
kadınlar için ev kadınlığı + annelik. madenciliği katlar.

bu arada metal madenciliği o kadar ağır değildir. kömür madenciliği korkunç. sırf bu yüzden evde elektrikli aletleri prizde tutmam. elektriği az kullanmaya gayret ederim falan filan. teyzenize sorun size madenleri ve madenciliği anlatsın.
0
janderzel zartanyan
(21.11.24)
(17)

Tüm dünyaca bilinen Türk sporcu var mı?

Kahvedesu
Sb. Arda Turan'ı Barça kiraladı ama kaç kere oynadı? Arda Güler mi sizce? Başka var mı? Alan fark etmiyor.
Sb. Arda Turan'ı Barça kiraladı ama kaç kere oynadı? Arda Güler mi sizce? Başka var mı? Alan fark etmiyor.
0
Kahvedesu
(20.11.24)
Messi, Ronaldo seviyesinde taninan biri gelmedi aklima. Hagi'yi o kadar benimsemisim ki bir an aklima geldi. Mesut Ozil, Nuri Sahin, Ilkay Gundogan geliyor aklima, Almanci kadro ama neticede Turk sporcu. Naim Suleymanoglu da vaktinde biliniyordu sanirim ama dunyaca unlu demek zor.
0
mbond
(20.11.24)
Mete Gazoz ve Yusuf Dikeç bir derece tanındı bu sene.
0
fotrsapka
(20.11.24)
Semih saygıner
0
grimavi
(20.11.24)
Naim'e dunyaca unlu demek zor mu?

naim dunyaca mega unluydu.
0
fevzi123
(20.11.24)
Naim Süleymanoğlu'nun rekorlarını geçemedikleri için helterde 60 kg'de yarışmayı kaldırdılar. Tahammülleri yok. Bu ortamda dünyaca meşhur Türk sporcu aramak naif bir düşünce.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(20.11.24)
tüm dünyaca bilinen türk sporcumuz şu anda yok bence. tarihte de bu tanıma en uyan kişi naim süleymanoğlu.

yusuf dikeç bir haftalığına tüm dünyaca bilindi evet. ama bu sıralar ün çabuk gelip çabuk gidiyor.

mete gazoz yakın bile değil.

semih saygıner'e de tüm dünyaca bilinen diyemeyiz. bilardo komünitesinde globalde biliniyor ama bilardonun dışında da tüm dünya'da bilinecek bir üne sahip değil. naim süleymanoğlu halterle ilgisi olsun olmasın tüm dünyada herkesin bildiği bir isimdi.

şu sırada en ünlü sporcularımız arda güler ve alperen şengün. amerika, kanada, avustralya ya da basketbolun daha ünlü olduğu asya ülkelerinde alperen daha çok biliniyor. futbolun daha popüler olduğu dünyanın geri kalanında da arda güler daha çok biliniyor.

ama tüm dünyaca biliniyor diyebilmemiz için gereken sporun sınırlarını aşan bir ünleri yok henüz.
0
king lizard
(20.11.24)
hakan çalhanoğlu da çok tanınıyor.
0
ezkaza
(20.11.24)
o mertebeye henüz ulaşmadı belki ama alperen şengün'de bu potansiyel var.
0
zgrydn
(20.11.24)
Spor farketmeksizin herkes tarafından tanınan yoktur. Michael Jordan gibi, maradona gibi falan..

Ama kendi sporunda tanınan çok Türk var. Mesela Engin Terzi desem kimse tanımaz belki burada ama kendisi bilek güreşinde oldukça saygı gören biri.

Türk sporcular dönemsel patlamalar yapsa da istikrarı sürdüremedikleri için hafızalarda kalıcı olamıyorlar
0
wd40
(20.11.24)
barça , arda turan'ı kiralamadı. dünya yüküyle bonservis bedeli ödeyip bonservisi ile aldı, transfer etti. iyi de oynadı .zaten atletico'da adam kendini kanıtlamıştı.
0
ercu cozer
(20.11.24)
en çok tanınan türk futbolcu arda turan. barcelonada kaç kere oynadı diye sormuşsun. bunu öğrenmek çok kolay. 40 kere oynadı. az bir sayı değil. öncesinde atletico madridin şampiyon kadrosunun yıldızıydı zaten.

futbol dışında en çok tanınan sporcu ise yusuf dikeç. olimpiyatlar sonrasında meşhur oldu.

tarihte en çok tanınan sporcu ise naim süleymanoğlu.
0
abelardo
(20.11.24)
Pek çok sporcumuz sayılmış, mükerrer yapmamak adına adı verilmeyen sporcularımızdan bahsedeceğim.

Hidayet Türkoğlu bir dönem NBA'in en iyi 50 oyuncusu arasına girmişti, bence bu listeye eklenebilir.

Mehmet Okur NBA'de şampiyon olan bir takımın parçasıydı, çaylak dönemine denk gelmesi tanınmasına bir miktar engel olmuştur ama bu listeye eklenebilir.

Nihat Kahveci bir dönem La Liga'nın en iyi forvetlerinden biriydi, düşünülebilir.

Halil Mutlu ve Hamza Yerlikaya'nın çok başarılı olimpiyat kariyerleri oldu, onlar sayılabilir.

Yakın zamana bakınca Mijaín López Núñez denen canavara denk gelmese Rıza Kayaalp dünyaca bilinebilirdi.

Taha Akgül yıllarca en üst düzeyde güreşti ama dünyaca tanınıyor mu? Sanmıyorum.

Bir sporcunun dünyaca bilinebilmesi için futbol ya da basketbolda en üst seviyeye çıkması ya da anormal başarılı bir olimpik sporcu olması gerekiyor. En üst seviyeye çıkan bir Türk futbolcu ya da basketbolcu şu ana kadar çıkmadı. Çok üstlere çıkan oldu ama en üst olmadı.

Semih Saygıner tarihin en önemli bilardo sporcularından biri olmasına karşın bilardo takip edilen bir branş değil, hele karom bilardo hiç değil. Bu nedenle bilardo severler dışında kimse tanımıyor.

Olimpik sporlarda ise Usain Bolt, Alexander Karelin, Michael Phelps, Sergey Bubka ve benzerleri gibi rakiplerini yıllar boyunca domine edemeyen bir sporcunun dünyaca bilinmesine pek imkan yok. Bunu yapabilen Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu dışında sporcu çıkaramadığımız için soruya bu iki sporcu dışında olumlu cevap verebilmek pek kolay değil. Biraz da Hamza Yerlikaya sayılabilir ama çok emin değilim.

Alperen Şengün ve Arda Güler aktif sporcularımız arasında bu duruma en yakın olanlar sanırım.
0
10551037
(21.11.24)
en populeri naim'dir sanirim.

diger isimler semih sayginer'in sporu cok populer degil. arda guler bu konuda en yuksek potansiyele sahip. hem sporu dunyanin en populeri, kendisi de en ust seviyelerde oynayacak kadar yetenekli.
0
antikadimag
(21.11.24)
goat olarak yok. ancak dönemsel hatırlananlar hep oldu. fetöcü h. şükür de 2000lerde bilinirdi. sürekli hatırlanabilecek iz bırakan naim ve semih olabilir ancak bu nesiller bilmez. şu an en potansiyel alperen duruyor ama nba şampiyonluğu vs almalı ki o zaman hatırlansın. bir jokic nowitzski olmazsa zor.
0
mikahakkinen
(21.11.24)
hakan çalhanoğlu
arda güler
arda turan
nihat kahveci
kenan yıldız
0
Hallegadola
(21.11.24)
takım olarak filenin sultanları
0
jamswety
(21.11.24)
Naim'i anlattım 2 dkdan az sürdü konuşmam:) Sonra dedim zaten hayatı kısaydı. Teşekkürler.
0
🌸Kahvedesu
(21.11.24)
(8)

iş hayatı hakkında

wonnka
merhaba bu hissettiklerim normal mi diye size de sormak istedim.ön bilgi: iş hayatında yeniyim 9-10 aydır çalışıyorum. evden 7 de çıkıyor 9 da giriyorum genelde, bazen akşamları da çalışıyorum.bir danışmanlık işinde çalışıyorum ve hakim olmam gereken çok konu ve çözmem gereken bir çok sorun var, tüm
merhaba bu hissettiklerim normal mi diye size de sormak istedim.

ön bilgi: iş hayatında yeniyim 9-10 aydır çalışıyorum. evden 7 de çıkıyor 9 da giriyorum genelde, bazen akşamları da çalışıyorum.

bir danışmanlık işinde çalışıyorum ve hakim olmam gereken çok konu ve çözmem gereken bir çok sorun var, tüm günüm başımı kaldırmadan çok yoğun şekilde bitiyor. yeni mezun biri olduğum için de maaşım epey az. (eski çalışanların da öyle çok maaşı yok)

boş zamanlarımda bile iyi hissetmeyecek seviyeye geldim, kendime hiç zaman ayıramıyorum gibi geliyor hiç boş vaktim yok(normali bu mu bilmiyorum) sürekli tedirgin ve diken üstünde hissediyorum. başka işler de arıyorum bir iş bulamıyorum bu beni daha da tedirgin ediyor yani bir şey olsa çıksam kolay kolay başka iş bulamayacağım.

hislerim karışık anlattıklarım da karışık ama;
bana bir şeyler söyler misiniz ? normal mi hissettiklerim iş hayatı böyle bir şey mi ? tam olarak ne hissediyorum bilmiyorum ama huzurlu değilim.
0
wonnka
(16.11.24)
Hayatımda sadece bir gün bir işte calistim. 17 yaşındaydım. İşten ne zaman cikacagima birinin karar vermesi fikri bana uymadı. O günden bu yana 29 yıldır kendi işimi yapıyorum.
0
deer hunter
(16.11.24)
İşe alışıp, eksikliklerini tamamlayınca daha da azalacak kaygılar. Bence bu süreç normal. Henüz öğrenme ve alışma asamasindasin çok gitgeller olur bu dönemlerde.

İş hayatı bana göre değildi kendi işimi yaptım diyecek seviyeye gelmek için ya başta çok ezilmiş olman ya da anadan babadan zengin olman lazım.
0
dedeminhirkasi
(16.11.24)
Wonka evet ofis beyaz yaka iş hayatı böyle, şu an yeni mezun çarpılmasını yaşıyorsun gerçek iş hayatıyla tanışıyorsun, bir de üniversitenin son dönemi tez mez yazarken, case ler çözerken öğrenciler sanıyor ki bu teorik bilgilerinin bir karşılığı var, bir şeyler yapıyormuş gibi hissettikten sonra iş hayatına giriş çarpıyor insanı, dışardan dinamik görünen aslında oldukça katı kurallı hantal bir dünya ve yer değiştirmek de o kadar kolay değil
0
grimavi
(16.11.24)
wagie wagie get in cagie
all day long yo sweat and ragie
neet is comfy
neet is cool
neet is free from work and school
wagie trapped and wagie dies
need eats tendies, sauce and fries
0
abelardo
(16.11.24)
"ben somuruluyor muyum lan" dogru. farkindalik baslamis. kisa cevap, hissettiklerin normal degil, ortada bir terslik oldugunu gosteriyor. cozum: somurulenlerin orgutlenmesi gerekiyor.

7-9 normal degil elbette. ancak turkiye bok gibi yonetildigi icin ne isci haklari, ne paranin alim gucu, ne dogru duzgun ulasim var. hepsi ust uste binince de sonuc bu oluyor.

bir de yonetim danismanligi gibi fake bir is yapiyorsun. dolayisiyla yogun calisma temposu ve hizli turnaroundlarla, aslinda asil firmalarin yapmak istemedigi isler kilitleniyor. calisana da cv'ye bu adam hayatinin birkac yilini para karsiliginda ipotek ettirmistir, siz de kiralayip kirbaci vurabilirsiniz kabulu ekleniyor. onlar da sirf ileride daha iyi kariyer imkanlari icin duruyor. ben de 2,5 sene yaptim. fazla bile yaptim, imkanin oldugunda normal bir ise gir.

eskiden insanlar yaptiklari isle tanimlaniyordu ve mesleklerini kisiliklerinin bir parcasi haline getiriyorlardi. 1960 sonrasi dunya zenginlesmesinde (2010-2015'e kadar) bunun karsiligi alindi da. abd onderliginde yasanan bu gecici baris ve zenginlesme doneminde buyuyen cocuklar da ailelerinin sagladigi imkanlara alistilar. is hayatina girince de bunun devam edecegini saniyorlardi. okul okudular, ise girdiler, ancak kendilerine vaat edilenlerin bir yalan oldugunun, patlayan saadet zincirinin son halkasi olduklarinin farkina variyorlar yavas yavas. bu nedenle 90 sonrasi nesil calismak istemiyor. cunku karsiliginda bir sey alacaklarina inanmiyor. okullardaki caliskan cocuklar su anda is bulmak ve yasamlarini idame ettirebilmek icin kivraniyor.

2015'ten bu yana dunyada yasanan paranin asiri degersizlesmesi, sifirdan gelen insanin sosyal mobilite imkanlarinin elinden alinmasi ciddi bir sosyal patlamaya yol acacaktir. yani konu senin isinden ziyade cok daha buyuk bir mevzu. 90'lari kacirmayacaktik. emekli ikramiyesiyle sehir merkezinden yeni ev alinan donemlerdi onlar. insanlar bunlari soyleyince yauv romantizm yapiyorsunuz simdi dunya daha iyi deniyor. elbette dunya ilerledi, ancak insan bireylerinin yasam kalitesi ve siradan bireyin toplumdaki rolatif refahi cok daha iyi durumdaydi.
0
antikadimag
(17.11.24)
iş hayatının başlarında böyle çalışırsan hızlı yol alırsınız, biraz sabredin.
0
nuisance2
(17.11.24)
Böyle hissetme sebebiniz uzunlugu. O tempoyu ben su an yapsan sizden kötü olurum. Iş hayatı düzgün olan sirketlerde çalışmak kötü olmuyor, misal ben baya mutluyum.

Ama sizin sirket gibi yerlerde insan lanet ediyor.
Bir iki yıl deneyim alıp bunu normal sartlara indirecek bir yere geçmek lazım.
0
logisticsmanager
(17.11.24)
iş hayatı böyle bir şey miye cevabım kısmen evet kısmen hayır. şu an sıkıntılı bir işte çalışıyorsun anladığım kadarıyla yani evden 7'de çıkarsan normalde 6'da eve girersin. bu çok mu iyi değil tabi ama 7-9'un korkunçluğu yanında bi nebze daha iyi. işinde daha 1 seneyi bile doldurmamışsın o yüzden iş değiştirmekte zorlanman normal. cvde 1-2 sene iş tecrübesi göründükten sonra iş bulma imkanların artacak (alanın gerçekten çok kısıtlı bir alan değilse tabi). daha hızlı geçiş hatta belki alan değiştirip sıfırdan yeni bir kariyer inşa etmek istiyorsan da mt programlarına bakmanı öneririm alanın ne bilmiyorum ama öğrencilik hayatında derslerin iyiyse ve ingilizcen de fena değilse mt programından işe girmek çok zor değil (4-5 yıl öncesine kadar böyleydi en azından) onları takip et. maaşlar başlangıçta öyle olur çok özel bir akademik kariyeri olmayanlar için. yani para ve zaman anlamında daha iyi işler bulacaksındır ilerde bunlar değişir.

öte yandan bazı hisler de değişmiyor maalesef. çok yüksek maaş alsan ve düzgün mesai süresi olan bir işte de çalışsan gene kendine ait az zamanın kalıyor ve emeğini ve zamanını vererek birilerini zengin etmeye çalışıyorsun hissi devam ediyor. ve yerin ne kadar sağlam olsa da iş hayatında her zaman dengelerin hızlıca değişme olasılığı var, tam bir iş güvenini hiç hissedemeyebilirsin. bunları takmak da karakter meselesi tabi. bazısı matrixteki rolünü benimser daha ötesine bakmaz rolünü severek oynar ve mutlu olur. kimisi daha ötesine bakmaya düzeni sorgulamaya meyillidir ve mutsuz olur. senin para ve zaman şartları iyileşince ne tarafta olacağın belli olur sanırım.
0
semaforo de medianoche
(17.11.24)
(23)

Erkekler, ic camasirlarini nerden aliyorsunuz?

fakyoras
Selam,Ben hep h&m’in mid trunk’ini aliyordum ama biraz degisiklik mi baksam diyorum. Siz ic camasirlarinizi nerden aliyorsunuz?Simdiden tesekkurler
Selam,

Ben hep h&m’in mid trunk’ini aliyordum ama biraz degisiklik mi baksam diyorum. Siz ic camasirlarinizi nerden aliyorsunuz?

Simdiden tesekkurler
0
fakyoras
(12.11.24)
jack jones ve zaradan aldım son zamanlarda. baya güzel.
0
jelly bear
(12.11.24)
Boxer için kom diyorum, başka bi' şey demiyorum, gayet iyiler.

Belki Dagi sports modeli de olabilir.
0
kumandanim
(12.11.24)
penty
evet ilginç erkek bölümü de var çamaşırlar on
0
jamswety
(12.11.24)
Bim Şok A101
0
HellKeePer
(12.11.24)
blackspade
0
deckard
(12.11.24)
H&m.
0
logisticsmanager
(12.11.24)
boyner, mavi, h&m
0
bay b
(12.11.24)
M&S
0
gabe h coud
(12.11.24)
calvin klein
0
mysql34
(12.11.24)
toptancidan - seher yildizi
0
sutcuyumbensutcu
(12.11.24)
Marketlerde satılan ve hava almayan terledikçe bakteri üreten %90 polyesterden imal çamaşırları giyip sağlık geçmişlerine mantar ekleyen gencoların bunu açıklamada gösterdikleri cesaretlerinden ötürü tebrik ederim. Soruna gelirsek de H&M iyidir oradan devam et.
0
Bir ben var benden şurada
(12.11.24)
(bkz: şahinler)

gerçekten çocukluğumdan beri şahinler giyiyorumdur, babam da öyle
0
hoot
(12.11.24)
Kadıköy'de Özkan giyim var, oradan.
0
tabudeviren
(12.11.24)
Şok, bim donu, bol bol alıyorum bol bol değiştiriyorum kendim için bu yöntemi daha rahat buldum çeşitli markalar deneyip
0
grimavi
(12.11.24)
Trunk model kom ve blackspade çok başarılı.
0
diabolus79
(12.11.24)
(bkz: blackspade)
0
antikadimag
(12.11.24)
Seher yıldızı.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(12.11.24)
Jack and Jones'un amazonda satılan 5li 7li paketleri var. Onlardan alıyorum
0
nundu
(12.11.24)
nundu +1
burada çok önerildiği için ben de aldım. iyi de indirim oluyor. mutlaka deneyin.
0
MtKrt
(12.11.24)
marks and spencer
0
co2s2
(13.11.24)
Doreanse var kaliteli boxer ve slip üretiyorlar. Yalnız şunu da söyleyeyim erkek için tanga, string'de üretiyorlar.
0
komando kani var bende
(13.11.24)
Malabadi ama son fiyatları pek içime sinmedi.
0
mbond
(13.11.24)
birçok marka denedim ama en memnun kaldığım armani'nin %100 pamuk olan modelleri oldu
0
sweetoffice
(13.11.24)
(11)

1000 dolar ve aşağısında bir telefon önerisi lazım

gizemli dede
kendi kullandığınız ve memnun kaldığınız olursa süper olur. benim için en önemli nokta batarya süresi. şarjı zırt pırt takmak istemiyorum.
kendi kullandığınız ve memnun kaldığınız olursa süper olur. benim için en önemli nokta batarya süresi. şarjı zırt pırt takmak istemiyorum.
0
gizemli dede
(11.11.24)
Ben Samsung Galaxy A52 kullanmıştım, 3 yıl sonra her şey gayet güzelken suya düştü yaptırdım vs ama uzun sürdüğü için yeni telefon aldım (çok zor alışıyorum, bunu tavsiye etmem) yeniden Samsung almak istediğimde A52'ye muadil bir model sordum bana A35 ve A55 dediler. Gördüğüm ve anlayabildiğim kadarıyla da epey yeterli cihazlar.
0
muhayyer divan
(11.11.24)
Honor 200 pro. Tam bir fp telefonu. 3 sene Samsung s20 fe kullandım. En son sabah şarjdan çektiğimde akşam 4-5 gibi cortluyordu. Honor ile temiz iki gün gidiyor şarjı. Diğer özellikleri de gayet tatminkar.
0
robin one persie
(11.11.24)
Xiaomi note 13.
0
diyecevaplandı
(11.11.24)
Samsung a55
0
grimavi
(11.11.24)
iphone iste.

edit: simdi gidip tr sitesinden baktim. $1000'lik telefonu $2000'e satiyorlar iyi mi. turkiye'de fiyatlarin ayni amerika'daki gibi vergisiz gosterilmesi lazim ki millet ne kadar duzuldugunu anlayabilsin.

boyle 30 bin gozukecek ama pakete eklediginde cat 60 bin yazacak. bu yapilmadan bu mankafa millet dolandirildigini anlayamiyor. konudan saptim ama sinirlendim sabah sabah.
0
antikadimag
(11.11.24)
Samsung A55 aldım geçen hafta gayet memnunum 17 bin TL ödedim.
0
atcapar
(11.11.24)
Samsung a34 ten epey memnunum. 1,5 yıl oldu.

A55 +1, arkadaşımda var. Memnun.

A35 olursa o da olumlu.
0
sorularimicinfeykhesap
(11.11.24)
Oneplus 12 kullanıyorum aşırı memnunum.

Oneplus 13 yeni çıktı bütçen dahilinde onu da alabilirsin.
0
chicha_v2
(11.11.24)
kamera cok iyi olmasi onemli degilse samsung m51 siddetle tavsiye ederim. Bende bundan vardi, ciktigi gun almistim yaklasik 3-4 sene kullandim, gecenlerde S24ultra aldim ama aklim yine onda. Parmak izi yan tusta olmasi cok kullanisli, ve pili 7000, yogun kullanimda 2 gun gidiyor
0
The_Lollok
(11.11.24)
Samsung s23 aldim 1 ay önce gayet memnunum. Şarjı yoğun kullanımda bile 1 gün gidiyor. Boyutu çok iyi tek elle kullanılabiliyor.
0
Amaranta ursula
(11.11.24)
samsung s24 FE

yeni çıktı, gayet iyi
0
co2s2
(12.11.24)
(7)

İmplant mı kaplama mı yapayım?

havadakarada
Çocukken on iki dişim kanal tedavisi olmuştu. Geçenlerde yemek yerken dişin biri kırılmıştı. Doktor iki ön dişi de çekti dibinde lezyon var diye. Ön 6 dişi kaplama köprü yapacağını söyledi. Alternatif olarak implant olabilir ama bu sefer diğer dişlerle renk farkı olur diye düşündüm. Kaplama olunca d
Çocukken on iki dişim kanal tedavisi olmuştu. Geçenlerde yemek yerken dişin biri kırılmıştı. Doktor iki ön dişi de çekti dibinde lezyon var diye. Ön 6 dişi kaplama köprü yapacağını söyledi. Alternatif olarak implant olabilir ama bu sefer diğer dişlerle renk farkı olur diye düşündüm. Kaplama olunca da çok kullanışlı olmayabilir diye düşündüm. Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz?
0
havadakarada
(11.11.24)
selamlar, hekime bağlı olarak renk farkı yaşanmayacaktır. İyi bir cerrah ile çalışıyorsanız implant yaptırmaktan çekinmeyin derim. (Diş protez laboratuvarı işletiyorum-teknisyenim)
0
herseysoyledigimgibioldu
(11.11.24)
Neden fark olsun ki doktor skala üzerinden karar verecek hangi renk olacağına.

Maddi olarak sorun yoksa implant daha sağlam bir çözüm tabi ki.
0
robin one persie
(11.11.24)
kaplamada dislerin kaliyor uzerine yapiliyor. dogal dis yapisina en az mudahele eden tedaviyi yaptirmak mantiklidir. yani kaplamada daha cok dis kokun dogal, implant gibi civi cakmiyorlar kemigine.

zaten butun tibbi tedavilerde boyledir en az invasive yani vucuda minimum mudahele yaptiracaksin. hicbir insan mudahelesi milyonlarca yillik evrim kadar verimli olmuyor.
0
antikadimag
(11.11.24)
@antikadimag ben de öyle düşünüp kaplama demiştim ama bu aralar fikrim değişti. Çünkü normal dişleri küçültüyor, üstüne bir şey takiyor, o şeyin içine de küçük küçük şeyler girebilir ve ileride çürük vs yapabilir, bir de normal dişleri de aşağı doğru çekecek. İmplant ise evet ameliyat gibi ama sonra ise kendi dişin gibi devam. Bu sebeple emin olamadım
0
🌸havadakarada
(11.11.24)
çok yakın bir arkadaşım implant konusunda uzman bir doçent. mevcut diş ya da dişten kalanlar kullanılarak yapılacaklar bitmediği sürece implant tavsiye etmiyor.

bu arada renk konusunda diğer arkadaşlar da yazmış ama genel olarak birebir aynı rengi tutturuyorlar.
0
co2s2
(12.11.24)
İki dişiniz çekildi ve alternatifler diğer dişlerinizi kesip köprü yapmak veya implant yapmak mı? İmkan varsa tabii ki implant. Dişler zaten gitmiş. En azından diğerlerine zarar vermeyin. O köprülerin altı iyi temizlenmediği için orta ve uzun vadede bir dünya sorun çıkacak size. Koku yapması da cabası.
0
auroraaurora
(12.11.24)
Doktora muayeneye gittim. Implant yapınca da üstüne kaplama konulduğunu ve bu sebeple diğer kaplamaya göre farkının sadece diğer 4 dişi kurtarmak olduğunu söyledi. Yani kaplamanin icine birdeyler kaçması vs gibi durumun her ikisi için de geçerli olduğunu söyledi. Düşüneyim deyip çıktım.
0
🌸havadakarada
(12.11.24)
(5)

koku yapmayan suluk

Lusid*
650ml ya da 800ml düşünüyorum, ozspace gördüm koku yapmıyor diyorlar ama zararlı plastik olduğunu okudum emin olamadım. Tavsiyeniz var mıdır
650ml ya da 800ml düşünüyorum, ozspace gördüm koku yapmıyor diyorlar ama zararlı plastik olduğunu okudum emin olamadım. Tavsiyeniz var mıdır
0
Lusid*
(11.11.24)
landing on a comet
(11.11.24)
cdn.dsmcdn.com

Yaklaşık bir yıldır kullanıyoruz, marka bildiğimiz bir marka, o yüzden CarrefourSA'da denk gelince almıştık. Herhangi bir koku ve sızdırma yapmadı. Temizliği de kolay, tavsiye ederiz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(11.11.24)
metal olmali.
0
antikadimag
(11.11.24)
Kokudan ziyade BPA var mı daha önemli çünkü kanserojen. En temizi metal.
0
wd40
(11.11.24)
en sağlıklısı çelik.
0
late viper
(12.11.24)
(7)

eski arabalar ne oluyor

biseysorcaktim
ailemin 2007 model bir arabası var. teknik bi problemi yok, her şeyi düzgün bi araç. düşük model ve doğası gereği eskidi. piyasa değeri 250 - 300 arasında sanırım şuan. satmak yerine biz kullanmaya devam edelim diyorum ancak babam bir kaç sene daha geçerse hiç satılmaz hurdaya ayrılmak zorunda kalı
ailemin 2007 model bir arabası var. teknik bi problemi yok, her şeyi düzgün bi araç. düşük model ve doğası gereği eskidi. piyasa değeri 250 - 300 arasında sanırım şuan. satmak yerine biz kullanmaya devam edelim diyorum ancak babam bir kaç sene daha geçerse hiç satılmaz hurdaya ayrılmak zorunda kalır diyor. gerçi yollarda 30+ yaşında bile arabalar varken bu bana gerçekçi gelmiyor ama babamın düşüncesi bu.

sorum şu; eski arabalar ne oluyor? hurdaya çıkınca kaça gidiyor, mesela şuan 300bin ise değeri o durumda sadece metal olarak mı satılıyor. yani 20-30bin lira civarına mı düşüyor?

bana ayda yılda bir araba lazım oluyor. o yüzden satın alıp yüksek sigortası, vergisi, otoparkı ile uğraşmak istemiyorum. acaba babamın bu eski arabasını ben mi sahiplensem. masrafları daha az olacağı için beni yormaz.

satalım mı son sahibi biz mi olalım? renault clio, klimasız. (ailemin başka arabası var, ben ailemden ayrı bi şehirde yaşıyorum)
0
biseysorcaktim
(11.11.24)
Çok erken düşünmüyor musun hurda zamanlarını.

Daha 1972 likler var trafikte

www.sahibinden.com

Al kullan bence.
0
Mirket
(11.11.24)
Arabayı 16 yaşından sonra hurdaya çıkartabilirsin. Mesela büyük bir arıza çıkardığında tamir ettirmek yerine hurdaya çıkartırsın. Bu işlemden sonra araç ruhsatı iptal olur ve trafiğe çıkamaz. Bu hurda demir fiyatına gidecek anlamına gelmiyor. Üzerinde başka araçlarda değerlendirilebilecek bir sürü parça var. Ona göre bir fiyatı oluyor.

Hurdanın haricinde son sahibi olmak diye bir tabir vardır. İkinci elde para etmediği için satamazsın elinde kalır manasında. Clio çok tercih edilen bir araç olduğu için kolayına o duruma düşmez.
0
zombi
(11.11.24)
parası lazım değilse neden satıyorsun, almanyada, amerikada yaşamıyoruz o araç en az 10-15 sene daha hurdaya ayrılmalık duruma gelmez.

türkiyede yürüyen, motoru sağlam araba öyle 20-30 bine düşemez. hatta motoru gitse bile yarı fiyatına satılır çünkü tüm kaportası, elektronik aksamı vs. yedek parça olarak değerlendirilir. 1990 model orta durumdaki toros 150-200k ediyor hala.

geçmişini bildiğin arabayı biraz toparlatıp binmek her zaman en sağlıklı tercihtir.
0
orpheus
(11.11.24)
Türkiye'de oto sanayi çok gelişmiş, özellikle clio gibi piyasada çok bulunan arabaların ustası da parçası da bitmez. Eski arabaların vergisi düşük, parçaları çok daha ucuz, kasko derdi yok, bir de millet lpg takıp geziyor yakıtı da ucuz oluyor o yüzden ekonomik olarak değerlerini çok uzun süre koruyorlar. 1998-1999 renault twingo'lar, vw polo'lar 250bin tl civarına halen alıcı bulabiliyor, 2007 model araba uzun süre kullanılabilir.

Baba "kimse almaz, hurdaya çıkarmak zorunda kalırız" derken haksız ama klimasız arabayla da nereye kadar? Ayda yılda bir lazım oluyorsa bu araba sizin için iyi olabilir. Dediğim gibi eski arabaları yürütmek masrafsız oluyor Türkiye'de.
0
duguit
(11.11.24)
O araba işinizi rahat 20 sene daha görür :)
0
mirty
(11.11.24)
Geçenlerde bir tamirci ustayı dinledim YouTube da.
Video oldukça uzundu araç marka model, motor türü ve arıza yapma oranlarını ve diğer bilgiler veriyordu.
özellikle dediği şey ise 2006 ve öncesi modellerin "metal yorgunlukları sebebiyle " artık geri dönüşüme verilmeleri gerektiğiydi.
Bu açıdan bakıldığında sizin araç modeline az km yaptıysa önemli kazası vs yoksa, bakımları düzenli yapıldıysa 5 seneden belki biraz daha fazla gider diye düşünüyorum.

Piyasası da varsa zaten hurdaya da gitmez satarbilirsiniz .
0
diyecevaplandı
(11.11.24)
mantikli olan babanizin dedigi. turkiye'de arabalar deger kaybetmedigi icin surekli satip az farkla daha yenisini alarak guzel arabalara binebilirsiniz.
0
antikadimag
(11.11.24)
(6)

İkinci Trump Dönemi İyi Olacak Diyorlar

calmdown
Nesi iyi olacak sizce? Mesela hangi sektörler hareketlenir hangileri yavaşlar? Yoksa ABD dış politikası başkan değişse de değişmez mi diyeceksiniz? Nasıl olacak bu işler?Artık meteoroloji dahil kimse düzgün tahmin yapamıyor bence ama yine de düşüncelerinize kulak vermek isterim.
Nesi iyi olacak sizce? Mesela hangi sektörler hareketlenir hangileri yavaşlar? Yoksa ABD dış politikası başkan değişse de değişmez mi diyeceksiniz? Nasıl olacak bu işler?

Artık meteoroloji dahil kimse düzgün tahmin yapamıyor bence ama yine de düşüncelerinize kulak vermek isterim.
0
calmdown
(11.11.24)
Türkiye kazandığından fazlasını harcayan bir ülke.
Dron satarak şahlanıyor olduğumuzu düşünenler var.
Trump'ın bize nasıl bir faydası olur?
Alın harcayın diye para mı vercek?
0
Mirket
(11.11.24)
Ülke için bir fayda, değişim olacağını sanmıyorum. Tüm dünya için ise, bekleyip göreceğiz, bu tarz durumlarda genelde beklentiler karşılanmaz
0
gezegen olan pluton
(11.11.24)
trump tam bir kapitalist. ic politikada sosyal, dis politikada siyasi muhendisligi birakip isimize bakalim, paramizi kazanalim modunda bir adam.

bu nedenle abd icinde ivir zivir toplum muhendisligi konularina (woke, dei, cancel culture, defund police vb) ket vuracak. disinda ise bu israil'dir, ukrayna'dir bu olaylari torpuleyecek. onun asil mevzusu ulkeyi nasil eski guclu market gunlerine dondurebiliriz. bence dunya icin iyi oldu da benim gocmenlik icin cok kotu oldu orasi ayri :)
0
antikadimag
(11.11.24)
ne açıdan iyi olacak mesela? soru anlaşılmıyor ki.
türkiye ekonomisi açısından iyi olacak şeklinde anlamış cevaplayanlar galiba. ama soruda ne açıdan soruldugu yazılmamış.
ben dünya için iyi olacak mı diye anlamıştım mesela.
0
abelardo
(11.11.24)
@abelardo herhangi bir açıdan sormuyorum, gelişigüzel sordum. iyi olacak diyorlar ama nesi iyi olacak sizce? kötü olacak diyorsanız o şekilde de nesi kötü olacak sizce?
0
🌸calmdown
(12.11.24)
Nasil sosyal muhendislik yok? Sectigi supreme court hakimleri (ki birbirinden acayipler) 1973'ten bu yana yururlukte olan kurtaj kararini geri cevirdi. Bir de butun mitingleri escinseller cocuklarinizi zorla trans yapacak, buna izin vermiyoruz, yok gocmenler kopeklerinizi calip yiyorlar falan gibi demeclerden gecilmiyordu. Iyi ki de sosyal muhendislik yapmayan hali bu, yapsa halimiz nice olur. Latinolar, siyahlar, ortadogulular (e.g. Turkler) Seytanlastirmadigi azinlik kalmadi.

RTE'nin kimin neyine karistik demeci geldi aklima.
0
hot potato
(12.11.24)
(3)

mikrodalga firinin iyisi kotusu var mi?

bohr atom modeli
sadece yemek isitmak arada da buzlu seyler cozdurmek icin kullanacagim ama secim yapamadim. kaliteli bi sey mi almak lazim? benim ayar oldugum sey cogunun ayarinda kac watt oldugunun yazmiyor olusu. seviye isareti koymuslar. sanirim simdilik tek secim kriterim bu.
sadece yemek isitmak arada da buzlu seyler cozdurmek icin kullanacagim ama secim yapamadim. kaliteli bi sey mi almak lazim?

benim ayar oldugum sey cogunun ayarinda kac watt oldugunun yazmiyor olusu. seviye isareti koymuslar. sanirim simdilik tek secim kriterim bu.
0
bohr atom modeli
(10.11.24)
Bizzat bakmadım ama tahmin ediyorum ki bilindik tüm markaların içindeki en önemli parça olan magnetron aynı üreticiye aittir. Dolayısıyla bir fark olacağını sanmıyorum, pahalı olanlar ekranlar, dokunmatik paneller vs. yüzünden pahalı oluyor, pratikte hepsi aynı işi aynı şekilde yapıyor. O yüzden ucuzunu alıp geçin derim.

Fakat güvenlik açısından bilindik markalardan şaşmamak lazım. Örneğin kuntik marka almayın da Beko alın gibi.
0
orient blue
(10.11.24)
prensip olarak basit bir makine ama sharp ilk ev tipi mikrodalgalari yapan firmadir. panasonic de iyi diyorlar. ama butce problemi varsa en ucuzu da is gorur.
0
antikadimag
(10.11.24)
içi seramik olan modeller var temizlemesi bence daha kolay biz alırken öyle tercih etmiştik
0
ruz
(11.11.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.