Giriş
(8)

Elektrikli araçların geleceği

en bi orijinal
Mevcut durumda bu araçlar ara form gibi mi? Koşuşturan güruh arasında bir arkadaşım Tesla almış, haftaya teslimatı var ve aldığı fiyattan bana satacak. Seneye bu işler için üzülür müyüz? Elektrikli araç motivasyonunuz nasıl?
Mevcut durumda bu araçlar ara form gibi mi? Koşuşturan güruh arasında bir arkadaşım Tesla almış, haftaya teslimatı var ve aldığı fiyattan bana satacak. Seneye bu işler için üzülür müyüz? Elektrikli araç motivasyonunuz nasıl?
0
en bi orijinal
(22.06.25)
Seneye üzülmezsin, sonraki sene de. ama orta vadede pil teknolojileri geliştikçe menzil açısından güdük kalacak şimdikiler. Alayım yıllarca kullanıp içten yanmalılar gibi çok değer kaybetmeden satayım diyorsan üzebilir. 5 sene sonra ikinci el elektrikli piyasasının geleneksel motorlular kadar yüksek talep göreceğini düşünmek tuhaf olmaz, en iyi senaryoda bile batarya ömrü açısından sorun. Değiştirebilir pil konusu hala oturmamış gibi ama günümüz trendlerini düşünürsek o tarafa çok yatırım olacağını sanmıyorum; yenisini al istiyor markalar.
0
Bruce
(22.06.25)
ara form olmasa da henüz potansiyeline tam ulaşamamış durumda bence. Pil konusu da düşünüldüğü kadar kötü değilmiş 10 yıllık Teslalar bile öyle telefonlar gibi ölmüş değil. Bence arabadan bağımsız olarak "Türkiye'de elektrikli araç" bambaşka bi konu. (şarj/sıra kültürü, ikinci el alış satış ve vergi mevzuları vs.)

vaktin varsa:
www.youtube.com
0
nhk ni youkosu
(22.06.25)
tek arac olacaksa almam.

ikinci arac olarak dusunuyorum ama sifir almam, yurtdisinda teslalarin fiyati 2-3 sene icinde yari yariya dusuyor. su aralar ikinci el bir tane bakiyorum eger temiz bulursam alirim.

tesla disinda baska marka bakmam cunku ya menzilleri cok dusuk, ya performanslari cok kotu ya da fiyatlari abuk subuk. bir tek ioniq 5N ilgimi cekiyor onun da fiyati astronomik.
0
cooperr
(22.06.25)
eninde sonunda ice denilen verimsiz icten yanmali motorlardan kurtulacagiz ve sadece belirli modellerde spor araclarda falan kalabilir.

uzun vadede elektrikliye gecis kacinilmaz duruyor. ama bu gecis beklenenden yavas oluyor cunku pil teknolojileri cok yavas gelisiyor. 2010 yilindan bakarsan 2025'te icten yanmali araba uretilmeyecek deniyordu ama hala arabalarin cogu icten yanmali. cunku elektrikli aracin cok ciddi handikaplari var.

bunlardan en onemlisi de aracin mahsur kalabilmesi. yani cok ters bir iklimde sarjin bitebilir ve ortada kalabilirsin. cok hizli kullanamiyorsun vs. performansli kullanirsan sarji iciyor resmen. yani altyapi en kolay ayarlanacak sey ama pil-enerji sarj olayi cozulemedi ve belki 10 yil daha cozulemeyecek. sahsen ben su anki teknolojide bir urunu almam. cunku cop oluyor hizlica bir sure sonra. iphone'daki batarya saglagi gibi bir durum var atiyorum 5 sene sonra ayni performansi alamiyorsun aletten. bu nedenle satis fiyatlari hizli dusuyor.

belki daha farkli bir teknoloji cikabilir yakit olarak. ancak elektrik enerjisi depolama icin degil, tasima icin uygun olan bir enerji turu. cunku hala saka gibi telefondaki, kucuk el aletlerindeki gibi lithium ion batarya kullaniliyor. araba gibi tonluk aleti kilometrelerce yol goturmek icin uygun bir depolama yontemi degil belli ki. bildigin telefon bataryasinin buyugu.
0
antikadimag
(22.06.25)
istanbul'da yaşıyorum. ayda 2-3 kere çanakkale'ye gidiyorum. yolda şarj için durmadan gidemiyorum. eyyorlamam bu kadar.
0
co2s2
(22.06.25)
Bu arada trol haber değilse 6 ay/6000km şartını doldurmadan kimseye satamıyorsunuz, uygulaması izin vermiyor.
0
kibritsuyu
(22.06.25)
Elektrikli arabalar daha verimli olduğundan ve şehir içi hava kirliliğini azaltmada olumlu olduğu için bence geleceği olan bir teknoloji.

Bence tek sıkıntı şimdilik batarya kapasitelerinin hala çok yeterli olmaması.

Benim anladığım 3-5 yıla kadar 80-100 kwlik bataryalar yaygınlaşacak, 800v mimari ile de 10 dakikada falan şarj olacak.

Şu an bataryaya yönelik sıkıntı bu özellikle çinli araçların türkiyedeki modelleri yavaş şarj oluyor. Türkiye'de pek tutmadı ama örneğin ioniq 5 çatır çatır 200kw ile şarj olabiliyor.
0
denizgonen
(22.06.25)
Cevaplar için çok teşekkürler. Uzun uzadıya cevaplar yazmışsınız, eksik bilgi vermişim.

Bu alacağım araç evin ikinci aracı olup ayda yaklaşık 250-300 Km. yol yapacak. Belki ayda tek şarj bize yetecek. Uzun yol için benim araç içten yanmalı, onunla yola çıkarız. Eşimde şu an 1,5 yaşında Taigo var, sıfır almıştık. Üzerine 500.000 TL. ekleyip Tesla'ya geçeceğiz. Şu an %75 değişim yönündeyim.
0
🌸en bi orijinal
(23.06.25)
(22)

Fatih Altaylı da gözaltına alınmış(Artık tutuklanmış)

parka
Her canlı gözaltını tadacak galiba ülkede.İkinci Ahmet Hakan olur mu dersiniz?
Her canlı gözaltını tadacak galiba ülkede.
İkinci Ahmet Hakan olur mu dersiniz?
0
parka
(21.06.25)
fatih zaten eski akpli. o da bir dönek yani. şimdi salladığına bakma gerekirse yine döner.
0
jelly bear
(21.06.25)
Fatih bence orta yolcu. Bir şey çıkacağını düşünmüyorum. Ahmet Hakan daha yeni kültür bakanının teknesinde bakanla birlikte tatil yapıyordu :)
0
eisberg
(21.06.25)
ahmet hakandan önce fatih vardı.
fatih erdoğanı çok sever erdoğanda fatihi. bakmayın böyle olduğuna.
fatihi muhalif sanan bir kitle var tam tersi medya işini çok iyi bilir. muhalefet tarafında bir boşlık gördü ve bunu çok iyi değerlendirdi.
0
my fault
(21.06.25)
Zaten bir Ahmet Hakan'di kendisi evvelce. Youtube kanali açinca millet birden geçmisi unutuverdi.
0
feastofthedamned
(21.06.25)
Altaylı eski AKP'li
Mengü foncu, göçmen sevici
Levent Gültekin eski İslamcı.
kimseyi dinlemeyelim o zaman?
0
🌸parka
(21.06.25)
Fatih Altaylı'nın günahı çoktur ancak belli bir noktadan sonra ülke için samimi kaygı ve üzüntü içinde olduğunu gördüm.

Etkili habercilik cezalandırılıyor. Muhtemelen tutuklanır. Kolay bir pozisyon değil sonrasında hiç o konulara girmeyip bilim vs konuşur...
0
anon1m
(21.06.25)
Ahmet Hakan rüzgara göre yön değiştirdiği için ona bir şey olmaz.
0
gabe h coud
(21.06.25)
Levent Kirca zamaninda demisti kendisine.
0
designer
(22.06.25)
omuzlarınızın üstünde karpuz taşıyorsanız elbette birilerini dinlemek sizler için bir ihtiyaç olabilir.
0
Whily
(22.06.25)
altayli eski akp'li falan degil niye uyduruyorsunuz. altayli ekmeginde olan bir adamdi ki 90'lardan beri bu boyledir. guclu iktidara karsi cok diklenemiyordu hatta suyuna gidiyordu burada hatasi vardir. hatta levent kirca tartismasinda hala muhalefete muhalefet yapan gerzek tayfadandi. cuneyt ozdemir ile yaptigi programda da gorebilirsiniz cok ses cikarmadigi icin koseye sikistiriliyordu.

ama muhtemelen hem o tartismalar, hem sonrasindaki gezi olaylari derken altayli ozellikle darbe sonrasi ulkedeki en guclu iktidar karsiti gazeteciye donustu. ahmet hakan denen firildakla hic alakasi yoktur ki ahmet hakan fi tarihinden beri dinci olan, kanal 7'de program yapan, simdi de bakan teknelerinde kucakta gezen bir lavuk. altayli ile nasil karsilastiriliyor anlamiyorum. pelin batu gibi beyaz turku bile kafalamisti zamaninda helal olsun. simdi de millet ahmet hakan'la altayli'yi ayni kefeye koymus. yok artik.
0
antikadimag
(22.06.25)
@ antikadimag

Google'a şahsın adı ve yanına tape yazınca çıkan mevzuyu saymamışsın?

'Alo Fatih' sözünü literatüre kazandırmış kişidir.
0
Mirket
(22.06.25)
yurtsuz john
(22.06.25)
Altaylı her devrin adamı, ailesi aşiret ve güçlü. O da değişimi gördüğü için tarafını seçti. Eğer derin devlet varsa onun bir maşasıdır.
0
mikahakkinen
(22.06.25)
@Mirket, meşhur tapelerdeki Alo Fatih, Fatih Altaylı değil Fatih Saraç
0
salihdt
(22.06.25)
Fatih orta yolcu tamamda a.hakan'la da karşılaştırmayın yav.
0
nuisance2
(22.06.25)
@mirket, hocam su alo fatih'i hala fatih altayli sanmaniz... yani binlerce kez duzeltildi ama bir kere internete yerlesmeyegorsun.

dedigim gibi bu adamin tek sucu zamaninda akp'nin 1-2 suyuna gitmesiydi. o da 12-13 yillik mevzu. 10 yildir akp'nin karsisinda mucadele veren en buyuk ve onemli figurlerden birisi.
0
antikadimag
(22.06.25)
alo fatih fatih saraç'tı evet ama fatih altaylının da tapeleri vardı tayyiple, aynı dönemde çıktı bunlar da. hatta bir tanesinde habertürkteki anket sonuçlarını nasıl değiştirelim mhpden birkaç puan alalım diye danışıyordu.
0
pide
(22.06.25)
konudan alakasız, bu yazdığımı görüyorsanız bana mesaj atabilir misiniz "yazdığın görünüyor" diye? duyuru shadowban mı uyguluyor ne yapıyor anlamadım
0
allah suriya bashar
(22.06.25)
İki Fatih arasındaki konuşma tapesi sonrası çıkmamış mıydı o söz?

www.youtube.com
0
Mirket
(22.06.25)
@mirket; elbette hayir. alo fatih erdogan'in fatih sarac'i arayip alo fatih bu ne rezillik demesi uzerinedir. insanlar bunu altayli olarak kodladi ve oyle kaldi. alo fatih talimat uzerine calisan bir adam intibasi veriyor.

zaten yukaridaki uzun yazimda cuneyt ozdemir roportaji falsosundan bahsetmistim. fatih altayli melaikedir sudur budur demiyoruz. ancak son 10 yilda yaptiklarina bakmayip adami 13 yil onceki guce karsi egilmesiyle tanimlamaya calismak cok dogru olmuyor benim eyyorlamama gore.
0
antikadimag
(22.06.25)
Altaylı başta iktidar yanlısıydı evet levent kırca ile olan programını ben de canlı izlemiştim.

Her devrin adamı mıdır, rüzgar nereye eserse oraya mı gider bilemem...

Fakat ben bu adamı son yıllarda hem habertürkte hem youtube kanalında her sabah izleyerek takip ediyorum, bilim yayınları yapıyor, alanında uzman insanları çağırıyor, tarih yayınları yapıyor.

Son yıllarda hükümeti, kılıçtaroğlunu falan da eleştiriyor. Ben o son levent kırca dönemlerinden sonra altaylı nın hükümet lehine bir şey dediğini, yaptığını hatırlamıyorum.

Yerden yere vuruyor yıllardır. Yanlış konuştuğu pek bir şey göremiyorum.

O yüzden eski ön yargılarınızı bir kenara bırakın derim. Ülkenin gidişini görüp rahatsız olup dönmüş olabilir?

Ya da bir ajandır da dediğiniz gibi muhalefet açığını görmüştür, yıllardır rol yapıyordur... O yüzden mi içeri aldılar? Bu da mı tiyatro?
0
ananiyimioguz
(22.06.25)
altayli baya kuvvetli biri, fazla tutmazlar.
bir nevi gozdagi oldugu kesin, bokunu cikardin biraz vites kucult operasyonu.
0
cooperr
(23.06.25)
(6)

erkek tshirt

duyurukullanıcısı
standart avm markalarında herhangi bir şey kulamıyorumözelliklerkalitesi kumaşbasic tshirtdüz beyaz düz siyah dışında ara renklerin de var olmasınereden buluyorsunuz?
standart avm markalarında herhangi bir şey kulamıyorum

özellikler

kalitesi kumaş
basic tshirt
düz beyaz düz siyah dışında ara renklerin de var olması

nereden buluyorsunuz?
0
duyurukullanıcısı
(21.06.25)
Reflect
0
Bruce
(21.06.25)
düz adam tshirtü olarak h&m basic tshirtleri gayet iyi. fiyatları da şaşırtıcı derecede makul. abidik gubidik kesimleri var mı oversize falan bilemiyorum ama aradığınız o tarz bir şeyse.
0
cay koy geliyorum
(21.06.25)
lacoste
0
antikadimag
(21.06.25)
Polo ve Lacoste disinda maalesef ülkede düzgün çesitlilikte ve kalitede shirt bulmak olanaksiz ki bu bahsettigim magazalarda da çesit yok ve asiri pahali.

Geçenlerde Boston Celtics renklerinde düz renk shirt aramistim ama tüm bisiklet yakalar pastel tondaydi ve boktan desenleri vardi.
0
feastofthedamned
(21.06.25)
mudo
0
ahmet oturum cerezi
(21.06.25)
reflect seviyorum ben de.

daha duz olsun istiyorsam da mudo ve avva
(avva bence cok kaliteli degil ama genel olarak tarzlari cok guzel)
0
aguen
(22.06.25)
(40)

Nihal Candan hikayesinden çıkardığınız ders

sekizdokuzon
Öncelikle inanılmaz üzüldüm. Eksideki şu entry hislerimi aşağı yukarı özetliyor: https://eksisozluk.com/entry/176214509Özellikle kadınların ve kız çocuğu sahibi yazarların düşüncelerini merak ediyorum. Esasında bu duyuruyu açmak konusunda çekincelerim var çünkü altına "Bize ne?, "Su testisi şu yolun
Öncelikle inanılmaz üzüldüm. Eksideki şu entry hislerimi aşağı yukarı özetliyor: eksisozluk.com

Özellikle kadınların ve kız çocuğu sahibi yazarların düşüncelerini merak ediyorum. Esasında bu duyuruyu açmak konusunda çekincelerim var çünkü altına "Bize ne?, "Su testisi şu yolunda kırılır!", "O kadar asker şehit olurken aynı hassasiyeti göstermiyorsunuz", *Eskortun ölümüne üzülecek kadar boş vaktim yok." tarzı şeyler yapılacağını biliyorum. Fakat bu kızın hayatını elinden alan toplum normları hangimizin kimlik ve değer algısını carpitmiyor? Bu yüzden özellikle kadınların bu konuda ne düşündüğünü çok merak ediyorum.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.06.25)
Sosyal devlet güçlenmeli, kadınlar, dezavantajlılar, çocuklar, yaşlılar

insanların kaderi başkalarının, mafyanın, p*zvenklerin eline kalmamalı, bunlar herkesin kendi seçimi denip geçilecek bir olay değil toplumsal bir sorun güvencesizlik var
0
grimavi
(21.06.25)
Ben tam konuyu anlamadığım için merak ettim tek gördüğüm anoreksiya olduğu.
Kızın hayatın elinden kum almış, nasıl almış bu kısmı anlayamadım. Bir özet var mı toplumun kendisinin vefatı ile alakası açıklayan?
0
logisticsmanager
(21.06.25)
Toplumsal bi sorun oldugu muhakkak, keskin sinirlar cizilerek konusulacak bir konu oldugunu dusunmuyorum. Herkesin hayat dinamigi farkli fakat neticede insanlar secimlerinin sonuclarindan da sorumlu.
0
sey mi dostum
(21.06.25)
Ben de @ logisticsmanager gibi toplumun sorumluluğunun ne olduğunu anlamadım. Toplum ne yapmalıydı da yapmadı ya da fazladan ne yaptı yapmaması gereken?

Bir de o ekşideki şahıs erkekler kullandı attı demiş. Yolu bir şekilde kesişmiş erkekler katolik nikahı mı kıymalıydı?
0
Mirket
(21.06.25)
durumumuz vardı, okumadım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.06.25)
Ben konuyu hiç bilmiyorum ve merak ediyorum. Sözlükte çok fazla tanım var, hangi birini okuyayım şaşırdım.

Bilen biri özet geçse ne güzel olur...

Şahsen aşırı kilolu bir kadınım, ömrüm bu kilolarımı giderememekle ve gideremediğim için ağlamakla geçti. Kilomun sebepleri sadece çok yeme ve hareketsizlik değil, tıbbî ve genetik sebepler de var. Son yıllarda nefes almakta zorlanıyorum vs. Sözlükte her gördüğüm şeyle ilgilenmediğim için Gülnihal Candan veya Nihal Candan başlıklarını da önemsememiştim ama nereden gözüme çarptıysa bir şekilde kilo sebepli ölüm olduğunu öğrendim.

Lütfen biriniz özet geçin hiç anlamadım bunu.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer, kocasi terk etmis, bunalima girmis.
0
Kahvedesu
(21.06.25)
@Kahvedesu

Bu kadarla sınırlı olduğunu sanmıyorum. Anoreksiya yaşadığını belirtmişler. Çok ciddi bir aşırı zayıflık olduğu belli, konunun toplumla elbette çok fazla ilgisi var bence.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Kadın 18 ini hatta 20 sini çoktan gecmiş. Kendi seçimini yapmış. 1 ya da 2 yıllık bi hata değil. 10 yıla yakın süren bir gönüllü tercih.

Ne murat boz kalmış ne şırnaklı iş adamı. Ailesi yardımcı olmaya çalışmış ama o hülya avşar olma yolunda inat etmiş.

Liseli bi kızdan bahsetmiyoruz. Bu işi kariyer olan seçen biri.

Kadınlar her zaman edilgen değildir. Şehirli az çok eğitimli biri nihal.

Elbette üzücü ama kendi tercihiydi.
Allah rahmet eylesin.
0
luluki
(21.06.25)
Bence mesele tek bir insanın hayatı yaşayış şekli, seçimlerine, özgür iradesine indirgenemeyecek ayrıntılar içeriyor. Nihal'i övmek ya da hayatını kritik etmek için değil toplumun neden böyle figürler yaratıp sonra onları intihara sürüklediği üzerine konuşmak, düşünmek için açtım duyuruyu. Ve ne yapılabilir? Bireysel bir tablo yok ortada. Ha derseniz ki Nihal istisna, toplulumuzda güzellik, popülarite, sosyal medya baskısı, nefret dili gibi meselelerde bir arıza yok, ona da eyvallah diyeceğim.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
@sekizdokuzon

Yanlış öğrenmediysem bu hatun kendini göstermek istemiş, görülmek istemiş yani. Medyatik olmak, "fenomen" olmak istemiş anladığım kadarıyla. Bu bir ihtiyacın sonucu, elbette toplumu ilgilendirir. Çünkü yaygın yaşanan bir kültürün sonuçlarından biri bu oluyorsa bunda sorun vardır. Bugün pek çok kadın görülmek, beğenilmek, takdir ve sevgi toplamak ve üstün hissetme görünümlü değerli hissetmek ihtiyacında. Bunun kökleri bence toplumumuzdaki hâlâ dengelenmemiş olan kontrolcülük, eleştiricilik, kınayıcılık gibi alışkanlıklarda. Hâlâ aile apartmanı diye bir şey var. Zaten apartmanın kendisine karşıyım da, komün halinde yaşamayı da çok ağır bir güvensizlik ve savunma mekanizması olarak görüyorum.

Bir yerden tutunca çorap söküğü gibi geliyor, her şey sorun şu anda toplumda. Kadının çalışması da çalışmaması da sorun oluşturuyor. Kadın çalışmayınca kendini koruyamaz oluyor, belki evladını korumak durumunda kalabiliyor ama koruyamıyor vs vs. Kadın çalışınca evladı önünde anne göremiyor, sağlıklı bir psikoloji ve bağlanma modeli geliştiremiyor. Eşiyle arası sürekli bozuluyor Çünkü çalışma hayatından negatif yüklenerek geliyor ve eşi de negatif yüklenerek geliyor bir de evde çatışıyorlar. Vs vs vs.

Toplum erkeği sadece çalışıp kazanmasıyla ilgili eleştiriyor ama kadını her şeyiyle eleştiriyor. Mesela 43 yaşımı bitirmek üzereyim, henüz evlenmedim (bu benim için önemli bir şey), bu yaştan sonra evlenebileceğim biri çıksa ve gerçekten evlilik söz konusu olsa bu sefer "herkes bu yaştan sonra azdı diyecek" diye ödüm kopuyor mesela. Toplumun bir kadın üzerindeki etkileri. Ve ben bir kadın olarak konuları sadece kendim için değil aileme, anneme babama aile büyüklerine ne laf gelir diye de düşünüyorum, mecbur hissediyorum. Halbuki laf edecek olanların kaçı zor zamanımızda yanımızda oldu, kaçı başarılarımızı güzelliklerimizi samimiyet ve sevinçle kutladı...

Hani yukarıda "bunun toplumla ne ilgisi var" diyen arkadaşlar bunları bir okusunlar.

İnsanlar birbirlerine farkında olmadıkları birçok bağla bağlıdırlar, bunlardan biri de epifiz bezi, üçüncü göz denen şey. Dikkat edin görsel medyada neye çok maruz kalıyorsak onları yapıyoruz her birimiz. Görselliği verilen değer boşuna değil çünkü bunlar toplumları şekillendiriyor. Toplum mühendisliği denen ifade boşuna icat edilmedi.

www.instagram.com

Bilmiyorum, düşünelim. Ne yapabiliriz diye düşününce benim aklıma en temel ve en köklü çözümlerden biri olarak konuştuğumuz dil geliyor. O dilin imla kurallarından kelime kökenine, cümle kurallarından anlam derinliğine kadar her şey bizi hiç farkında olmasak da gayet güzel şekillendiriyor ve yönetiyor.

www.instagram.com

Sadece bununla bile ispat edilir...

Benim tuttuğum yol bu, dili anlamak ve anlatmak, uyandırmak. Toplum içindeki her şey anadil ile oluyor çünkü.

Daha da devam edilir konuşmaya da... bilemedim yön ver istersen.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer: bence de çok katmanlı bir konu. Ajite olmadan sakince üzerine düşünüp birbirimizi dinlediğimizde ortaya kimbilir çıkacak. O stil yarışmasındaki zorbaliklardan, kızların dış görünüşleri, giyim kuşam ve bunlara harcadıkları paralar üzerinden bilinçli olarak birbirine düşürülmesi vs korkunç seylerdi. Yaşlarıyla, kilolarıyla, telaffuzlari, kullandıkları kelimelerle, kendilerini ifade biçimleriyle kısacası kişiliklerinin hemen bütün temsilleriyle diğer yarışmacı ve jüri tarafından aylarca dalga geçildi. Bunun bir nevi komedi olduğu söylendi seyirciye. En cacaron olan en tercih edilendi. 19 yaşında böyle bir ortamda bulduğunu düşün kendini. Korkunç.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
ben yarışmayı oturup baştans ona izlemezdim ama tv açıkken kendisinin çıktığı kısımları severek izlerdim çünkü hem komik hem de verdiği cevaplarıyla bir şekilde kendisini sevmiştim. o dönemler seviyordum.

bu kıza ne olduysa kardeşi de programa katılmaya başladıktan sonra oldu. kardeşi oldukça uçlarda ve bunu rol gibi kotarıyor ve durumu idare ediyor. ama kardeşine uymaya çalışayım derken herşeyi mahfettiler, muhtemelen kardeşinin eskort gibi hareketleri yüzünden çok yüksek tekliflerle geldiler, ellerine yüzlerine bulaştırdılar, üzerine diğer dramatik olaylar silsilesi, ardından hapise girmesi. hapisteyken (yada sonradan) eşinin boşaması filan derken, aynen orada dediği gibi "adı intihar olsun istemiyorum" bu söz herşeyi özetliyor işte.

öykü serter az önce hikaye paylaşmış. "...herkesin yükünü sırtlanan dev bir kadın" demiş nihal için. yükünü sırtlandıkları, kardeşi ve ailesi.

çıkarılacak ders ne bilmiyorum. inşallah -ki bulacağına şüphem yok- gittiği yerde huzur bulacak. biz ise bir mavi haptan bir kırmızı haptan depelebip duracağız, çünkü dünya böyle bi yer. o yüzden çok açılmayın. eninde sonunda hepimiz öleceğiz. işte çıakrdığım ders bu.
0
love and trust
(21.06.25)
bir de olayın baştan sona tamamını düşününce, distopik bir film gibi ya da "black mirror" bölümü gibi. gerçekten korkunç aslında. belgesel yapılabilecek bir içeriği var. her tarafından tutabilirsiniz olayın. "aile" tarafından da tutabilirsiniz, "medyanın karanlık yönü" açısından da tutabilirsiniz. "sosyal medya linci" yani şu olaydan onlarca sağlam parametre çıkar sosyal bilimciler için.
0
love and trust
(21.06.25)
yukaridaki arkadasin asiri romantik yorumuna ithafen. hayatini instagram, fenomenlik, guzellik, popularite, gundem olma gibi suni seylere baglayan insanlar icin neden enerjimi harcayayim? kaderi ve tercihleri olumlu sekilde ilerlese belki su a n yatinda partileyip kendi hayati disindaki herseyi gormezden gelecekti. ben bu ulkeye ve insanlara dair umutlarimi coktan tukettim. sadece kalbinin guzelligine, insana hayvana dogaya sevgisinden emin oldugum kisiler icin empati yaparim.
0
buenosdias
(21.06.25)
Bence herkes yapabildiği, en iyi bildiği, en fazla hissettiği ve en samimi olduğu yerden tutsa, hepimiz bir ucundan tutmuş oluruz, iyiliğe katkımız olur en azından, karıncanın "yolunda ölürüm hiç değilse" veya "tarafım belli olsun" demesi gibi. Sessiz kalır müdahale etmezsek kötülüğe katkıda bulunmuş oluruz, ben bunu tercih etmem.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer: burada karşılaşacağım tepkileri göze alarak tam da bu yüzden açtım duyuruyu.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
İyi ettin. Konuşalım.

Biz her birimiz kendimizce yapabildiğimiz yerden tutup sadece kendimizi bile yetiştirsek kâr. Birbirimizden de öğreniriz, yapabildiğimiz kadarını hayata geçirdikçe bile faydası olur. Bir çocuk bir ergen görür örnek alır, aklında kalır, bir şekilde etkiler yani.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Ben adını yeni öğreniyorum her yerde görünce kimmiş diye baktım. Okulda da iş yaşamında da hafif versiyonuyla epey karşılaştım diyebilirim, hafif dediğim şöyle: zengin vs diye birinin peşine takılıp sonra da drama yaratıyorlar kendine. Nihal candan hikayesi de bunun kurumsal versiyonu.

Kişisel olarak ayrıca bir ders çıkarmadım. Demek ki çocuklarımıza sahip çıkmamız gerekiyor, ama bunu ben önceden de düşünüyordum çünkü, böyle bir atmosferde yaşam tarzında bulunma ihtimali olan birine (ogrenci olarak, çalışan ya da çalışma arkadaşı olarak, bir yerde karsilasilan bir genc ya da cocuk olarak bile), rastgele karsilassaniz bile farklı, insan gibi davranmak en azından "bir seçenek var" hissini bırakır.

Ha, etkisi olur olmaz bilmek mümkün değil. Ama bunun ötesinde yapılacak bir şey yok.

Daha basitlestirmeye çalışayım, "zengin koca arayan kız"ın kurumsallasmis, endustrilesmis versiyonunu okumuş gibi hissettim.

Bu da sistemsel bir sorun, kendine sahte cennetler yaratmaya uğraşan sadece cehenneme yürür, diye düşünüyorum. O halusinasyonu bozmanin da, ne yazık ki bir yolu yok.
0
encokbenisevinnolur
(21.06.25)
Entry'i okudum dönmüş dolaşmış tekrar tekrar bize patlamış konu. Sıkmadı mı artık insanların kendi seçimlerinin sonuçlarını kabul etmek yerine dönüp dolaşıp erkekleri ve toplumu suçlaması?

Kadınlar üzerindeki "güzellik" algısının büyük oranda kadın baskısı olduğunu, erkeklerin üzerinde de doğuştan gelen ve değiştirilemeyecek boy ya da 3+ sene düzenli beslenme ve spor (veya vücuda kalıcı zarar verme) ile elde edilebilecek beden beklentileri konuşuluyor aynı şekilde sosyal medyada. 180 altı erkeklere böcek muamelesi yapılan mecra için "hep erkekler suçla yhaaa uff" demek saçmalık. Şimdi kendini çok zeki sanan biri bana kuyruk acısı muhabbeti yapacak. Hayır. 180'den de güncellenmiş "erkeklik sınırı" olan 185'ten de uzunum.

Konuya dönecek olursak 2 tane büyük sıkıntı var. Birincisi sosyal medya. Özellikle filtre kullananların yarattığı gerçek dışı görünüş için parçalıyor insanlar kendilerini. Bununla birlikte bir de mental sağlık konularına halkın yaklaşımı da rezil durumda. "çünkü altına...tarzı şeyler yapılacağını biliyorum" şeklinde yazmışsın mesela. Bu tepkiler yine kötünün iyisi. İnsanlar zihinsel sorunları keyfi sorunlar sanıyorlar. OKB sahibine "abartıyorsun" depresyonda olana "sıkma canını" anoreksiye "biraz ekmek, pekmez sağlıklı şeyler ye" diyen insanlar asıl sorun. Desteğe ihtiyacı olanların "deli" gözüyle görülmesi de bu şekilde önemsenmemesi de durumlarının kötüye gitmesine sebep oluyor. Toplum ile ilgili bir sorumluluk varsa, budur.
0
nawar
(21.06.25)
"Toplum" derken hem kadından hem erkekten söz ediyoruz, hatta bence "25 yaş üstü çocukları olan anneleri ve babaları kastediyoruz bence.

Çünkü en çok eleştiriyor, en fazla müdahale, en fazla kontrol manyaklığı toplumun bu kesiminden, genç ve ergen ve çocuk kesimine yöneliyor. Yoksa toplum deyince bir alay bebek de var, cezai ehliyeti olmayan bir bölük insancağız da var mesela...

Erkeklere yükleniyoruz ki. Erkekleri yönlendirenler erkekler ve kadınlar. Kadınları yönlendirenler kadınlar erkekler. Herkes birbirini etkiliyor, bundan en fazla çocuklar ergenler gençler etkileniyor ama bence yetişkinler de gayet şekil alıyorlar.

Dinlediğimiz müziklere kadar şekil verici yahu, bir müzisyen olarak konuşuyorum. O müziklerin şekillendirme sebebi de dil mesela. İçerdiği kelimeler, anlamlar, kullanmanın tercih edildiği jargon hep algılara tepkilere yön veriyor, hep böyle.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Her seyi neden bu kadar romantize ediyorsunuz veya etmeye calisiyorsunuz? Burada oyle bir durum yok. Yok ders cikaracagimiz neler var falan. Ne alaka?!
Sayisiz sosyal medya unlusu var nedir bu sosyal medya bir hayati daha kaydirdi soylemi hic anlamiyorum.
80lerde artist olmak icin evden kacan kizlar olurmus. Oraya baglanacak neredeyse olaylar.

Bu kiz diyelim sosyal medya unlusu degildi ve avukat olmustu. Mesela bi davada beklemedigi bir sonuc alsa, muvekkilini zor durumda biraksa yine anoreksiya olurdu muhtemelen. Psikolojik bir sorun. Her olumsuzlukta ortaya cikabilir.
Evet hapis mapis kotu seyler yasadi ama hepimiz oyle ya da boyle kotu seyler yasiyoruz ve psikolojimiz bozulabilir sonunda da. Bu kizi "pariltili hayat sonu oldu" kisvesinden bi cikarin, rahat birakin insanlari ya. Komik yani.

Ders cikarilacak, les bi hayat surmus bir kiz gormuyorum ben bu olayda. Psikolojik sorunlarini cozememe talihsizligi yasamis bir kiz goruyorum sadece. Toplum moplum ne alaka ya.
Intihara suruklenmis soylemi kullanmissin bir de. Gercekten ne alaka.

Bunlari anca nasil konusabilirdik biliyo musun. Bir ara sifir beden falan vardi. Bu kiz 15 yasinda falan olsaydi ve sifir beden dayatmasindan etkilenip kendini acliga mahkum edip bu hastaliktan olseydi konusabilirdik.

Kiz hakkinda toplum, moplum, vah sosyal medya iste diye konusan herkes aslinda maalesef icten ice de "su testisi" yorumu yapiyor ama farkinda degil.
0
Kittie
(21.06.25)
Yoğun trafikte makas atarak video çekerken tırın altına giren barzo için 'doğal seleksiyon' diyoruz.

Bugüne kadar bu durumda sosyal medyayı, toplumu veya onu iyi makas attığı için kullanıp atan kadınları suçlayanı ne gördüm, ne de duydum.

Bu hayatta herkes kendine bir yol çiziyor. Kimisi çizdiği yolun ağırlığını kaldıramıyor.

Şahsı tanımıyorum. Duyuruyu görünce kimdir, nedir diye öylesine bir baktım. Bugüne kadar ne seyretmişliğim ne de 3 dakika kafa yormuşluğum vardır. Hastalığı kötü, ölüm daha da kötü. Ama oluyor böyle. Beni ilgilendiren bir durum değil.
0
Mirket
(21.06.25)
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
benim cikardigim sonuc: kendisini oldurmek isteyen birine engel olamazsin, bir yolunu bulur.
0
cooperr
(21.06.25)
@sekizdokuzon

İnstagram paylaşımındaki yazıyı okudum, katılıyorum ve eksik buluyorum.

Orada gücü sadece erkekler oluşturmuyor. Kadınların da birbirlerine yaptıkları zorbalıklar var, akran zorbalığı gibi. Kadın kadının kurdudur sözü boş değil, bunu doğrulayan çok örnek var.

Yani sadece erkek beğenisi değil mesele. Kadınlar arasında birbirini kıyasıya eleştiren inciten hırpalayan çok. Hatta sanırım Nihal Candan tahminen 1 hafta kadar önce hastaneye kaldırıldığında instagram'da bir paylaşımda "bunu sen mi söylüyorsun" "evet ben söylüyorum" tarzı bir çekişme videosu paylaşılmıştı. Ben bunları hiç tanımam etmem, aşırı zayıflıktan ilgili olmasaydı aklımda kalmazdı.

Bu videoda da gördüğümüz gibi özellikle kadınlar arasında olmak üzere toplumun geneline yayılmış dehşet verici bir linç kültürü oluştu, acı verici olan ise bu linç kültürünün ahlâkî değerleri korumak için değil son derece saçma, lüzumsuz, anlamsız şeyleri eleştirmek için kullanılması. Herif rüşvetsiz yaşamayı unutmuş ona kimse bir şey demiyor, yenidoğan çetesi, kartalkaya otelinde yangın, 6 şubat depreminden sonra o bölgelerin durumu... kimsenin umurunda değil ama birbirinin kıyafeti kilosu estetiği yaptığı yemekler yaptığı temizlik herkesin umurunda.

Rezalet tam olarak budur. Toplum toplum olduğunun farkında değil. Tam da bu sebeple toplumsal bir sorundur bu.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
"Orada gücü sadece erkekler oluşturmuyor. Kadınların da birbirlerine yaptıkları zorbalıklar var, akran zorbalığı gibi. Kadın kadının kurdudur sözü boş değil, bunu doğrulayan çok örnek var."

Erkeklesmis, tahakküme boyun eğmiş ve böylece daha az zarar göreceğini sanan, kendini bir şekilde korumaya alan hemcinslerimiz.

"Herif rüşvetsiz yaşamayı unutmuş ona kimse bir şey demiyor, yenidoğan çetesi, kartalkaya otelinde yangın, 6 şubat depreminden sonra o bölgelerin durumu... kimsenin umurunda değil ama birbirinin kıyafeti kilosu estetiği yaptığı yemekler yaptığı temizlik herkesin umurunda."
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
Erkekleri hadım edelim demiyoruz, erkeklikten ileri gelen defakto sandıkları hakların o kadar da hakları olmadığını anlatmaya çalışıyoruz ama yol uzun.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
Yol çok uzun. Çünkü o erkekleri de o hale anneleri getiriyor. Annelerin önemli bir kısmı hâlâ "erkektir" kelimesinin/görüşünün arkasından bakıyor hayata, çünkü bunlar hâlâ bilinçaltı kodlarımız. Bu hale kadınların ekonomik bağımsızlığının olmaması sebebiyle gelindi, erkeğe/kocaya/babaya mahkum yaşamak kadınları bu hale getirdi. Şimdi kadın çalışıp para kazanıyor ama mizacı çok sertleşti, çok hırçınlaştı, çünkü bu sefer para kazanmaya mahkum oldu, maalesef iş hayatında kadınlara karşı saygı da (kadın saygısı da erkek saygısı da) yeterli değil, yaygın değil...

Sadece kadınların çabasıyla yol almak çok zor. Erkeklerin de konuyu anlaması ve omuz atmaları lazım. Çok büyük çok tafsilatlı bir konu olduğu için anlaması da zor belki. Ama bir şekilde çabalamak gerek.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
İşte o nurullah'in nasıl oluştuğuna da bakmak lazım. Hemen hemen her konuda olduğu gibi burada da kadının sağduyulu, aklıselim davranması, sıfır hata oynamasi gerekiyor. Erkekten üç kadından bir çürük çıkar, kadına saldıran kadın konuşulur çünkü.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
biri "kardeşinin escort gibi davranışları" demiş de, aslında öyle değildi. bundan iki yıl önceydi sanırım, kardeşi armağan'a çıkması dolayısıyla yeniden bi gündeme gelmişti yanılmıyorsam. o zaman kardeşinin ve kendisinin instagramına bakmıştım; nihal acayip manzaralı rezidans gibi bir yerde kalıyordu (otel de olabilir) ve kardeşi ona yancı gibi takılıyordu. nihal'in sürekli çok pahalı arabalarda gider gelirken pozları vardı. hatta tam o sıra "kardeşimin artık bana yancı olmasına izin vermeyeceğim, görüşmüyorum artık" gibi açıklamaları olmuştu. yani instagramına bakıldığında escort gibi hayatı daha bariz biçimde yaşayan nihal'di. evlenmesi, boşanması, anoreksiyasının sebebi gibi kısımlarına hakim değilim. daha iyi bilen biri anlatır.
0
lil siztah
(21.06.25)
şu duyuruda gerçeklikten kopmuş feminiklerin at koşturmalarına kim ne zaman dur diyecek? hiçbir mantık, zeka kırıntısı içermeyen çirkef genellemeleri artık rahatsız etmeye başladı.
0
buenosdias
(21.06.25)
benim cikardigim ders toplumun sahip oldugu ahlaki degerler tu kaka degil. bu degerlerin olusma sebebi zaten insanlari belirli bir yola sokup onlara anlam kazandirmak. hedonizmin doruklarinda gezip de bir yol olan insan gormedim.
0
antikadimag
(22.06.25)
byung chul han, nihana ve bize neler oldugunu cok guzel anlatiyor, eserlerinde donup dolasip geldigi yer bedenimizle ve duygularimizla nasil tekrar iletisime gececegimiz meselesi bana gore. Tartismaya baslamak icin iyi bir referans noktasi olabilir.

Ben sahsen bireysel trajedilere odaklanmaktansa bu trajedilere sebep olan yapisal sorunlara bakmayi ve elestiriyi oradan kurmayi tercih ediyorum. Senin de [anlasilamayan] niyetin bu gordugum kadari ile. Bir eski cin masalinda da anlatildigi gibi herkesin delirdigi bir toplulukta bireylerin saglikli bir akla sahip olmasi mumkun degil.
0
deckard
(22.06.25)
Uzun yıllar depresyonla yaşamış biri olarak üzüldüm akıbetine.
Sözlük'te başlığına bakmıştım, anne babasının sosyal medya gönderilerine kadar takip ediyor insanlar. Sosyal medya kullanmıyorum, ama kullananları anlayabiliyorum. Ancak Nihal Candan'ın annesinin gönderilerini takip etmenin arkasındaki motivasyonu anlayamıyorum. Benzer şekilde, şu kanseri sözümona doğal yöntemlerle yendiği deneyimlerini uygulama halini getirip insanların canına kasteden kişilerin hikayesini şaşkınlıkla izledim ve okudum.
Enformasyon çöplüğünden, görsel bombardımandan korumam lazım kendimi. Benim kendi adıma çıkardığım ders bu.
0
auroraaurora
(23.06.25)
"Fakat bu kızın hayatını elinden alan toplum normları hangimizin kimlik ve değer algısını carpitmiyor"

yani ben evde oturuyor çay içiyordum, kız kendini aç bırakmış, allah rahmet eylesin.

el alem ne der diye yaşanmaz, kimsenin umrunda değilsiniz. herkes işten eve geliyor iki saat dinlenip yemek duş uyku ve sabah tekrar modunda yaşıyor. başkalarının fikirleriymiş toplummuş bunları bu kadar önemsemek tamamen bireysel akıl hastalığınız. mesela böyle insanları aslında ayırmak ve tedavi etmek gerekiyor, böyle nevrotik paranoyak kişilikler çevresine de zarar verir, biz işinde gücünde insanlar olarak böyle saldırgan tehlikeli kişilerden korunmalıyız, evet gerekirse devlet "sen duyuruya 'bu yaştan sonra evlenirsem şöyle böyle derler' yazmışsın, yürü rehabilitasyon merkezine" demeli.
0
bergamot kommando
(23.06.25)
çıkarmamız gereken çok ders var. mesela mahmakların hayatlarından ders çıkarmaya çalışanları s*klememeye başlamak bunlardan biri olabilir. yedikleri hatları yerken toplum yok, hayatlarını yaşarken toplum umurlarında değil. bu bi' yerde patlayınca suçlu toplum.
ne güzel dümen.
x.com
0
wop
(23.06.25)
🌸sekizdokuzon
(24.06.25)
Ben anlatınca anlamayanlar için yukarıya sektörün içinden mizojinist, kaba ve öfkeli başka bir kadının konu hakkında söylediklerini bıraktım. Oradan konuya atılmaya uğraşın bari.
0
🌸sekizdokuzon
(24.06.25)
yeme bozuklugunun ciddi bir rahatsizlik oldugu dersini cikardim.
0
sonsuz
(24.06.25)
(7)

ABD Halkı Sıkılmadı mı?

eisberg
Afganistan, Irak, Suriye derken şimdi de İsrail ne derse yapan bir emireri gibi devlet. Tamam İsrail lobileri güçlü, meclis senato her neyse ellerinde ok ama koca devlet Netanyahu’nun emrinde gibi. ABD halkı ne diyor bu işe, umurlarında değil mi? Ya da memnunlar mı?
Afganistan, Irak, Suriye derken şimdi de İsrail ne derse yapan bir emireri gibi devlet. Tamam İsrail lobileri güçlü, meclis senato her neyse ellerinde ok ama koca devlet Netanyahu’nun emrinde gibi. ABD halkı ne diyor bu işe, umurlarında değil mi? Ya da memnunlar mı?
0
eisberg
(19.06.25)
umurlarinda degil. hepsi bilincaltinda devletlerinin refahinin bu tarz mudahalelere dayandiginin farkinda. o nedenle cogu justify ediyor bile. en fazla solcu, ufak bir kesim protesto ediyor.

abd halki birakin dunya siyasetini, kendi siyasetlerini bile cok umursamaz. abd'nin hareketleri turkiye'den daha cok takip ediliyor amerikan halkina kiyasla.
0
antikadimag
(19.06.25)
Abd halkını bilmem ama bizim Massachusetts eyaletinden 8-10 kişilik sabit müşterilerimiz vardı. Hepsini yıllardır tanırım. Eğitimli, demokrat adaylara oy veren insanlar.

Gelgelelim Ortadoğu hakkında hiç bir fikirleri yoktu. Yani düşün hepsi üni mezunu, kuzey eyaletlerden, buralara gelip giden insanlar.

Güneyli tipleri tahmin bile edemiyorum. 'Vardır devletin bir bildiği yeğenim' falan diyorlardır en fazla.
0
yurtsuz john
(19.06.25)
Abd'nin birkaç eyaletinde uzun süre bulundum. Konuştuklarımdan kimsenin durumdan haberi yok, gündemi takip eden kimse yok. Saydığın ülkeleri hangi kıtada olduğunu sorsan bilmezler.
0
mirty
(19.06.25)
amerikan halkı gerçekten garip. 3/4'ü falan zaten net zırcahil ya da aptal, ilkokul düzeyinde bile hayat bilgileri yok, onları geçiyorum. ama okumuş olanları dahi amerika kıtası dışında dünyaya karşı ilgisizler. sadece kendi kıtalarından oluşan izole bir hayat yaşıyorlar. dış politika ya da orta doğu nerd'ü falan değilse haberi bile yoktur çoğunun avrupa ve asya'da olup bitenlerden.

bir de biz özal sonrasında çok politikleşmiş bir toplumuz. politika resmen ilgi alanımız. o yüzden bizimle kıyaslamak yanlış olur. biz standart bir avrupalıya göre de dış politikayla çok daha ilgiliyiz.
0
sir gawain
(19.06.25)
ABD insanı cips sosis hamburger ve kola ile yönetiliyor. Yönetime pek bir etkileri ve dünya hakkında pek bilgileri yok.

Askerlerinin tabutları dünyanın çeşitli yerlerinden ülkelerine gitseydi uyanırlardı belki biraz ama ABD yönetimi uzun zamandır vekil devlet veya vekil örgütlere veriyor yürüttüğü kaos işlerini.

İsrail ile ilişkileri belirleyen kritik kurum ise: Aipac
Sanırım her başkanın gücü yetmiyor bu lobi noktalarına
0
diyecevaplandı
(20.06.25)
amerikadan bildiriyorum, kimsenin umurunda bile degil. halk bu konuları konuşmuyor bile, herkes kendi dalgasında.
0
oscar
(20.06.25)
adamlar magacıları seçti. abdnin büyüklüğünü görmek istiyorlar, reisleri de ona göre hareket ediyor. netanyahunun emrinde değil bu domine etkisi. ayrıca abdliler ülkelerin yerini bile bilmiyor, umurlarında falan değildir bu durumlar.
0
mikahakkinen
(20.06.25)
(3)

çeviri

deranzo1
samsun'un terme ilçesinde şu aksana denk gelince şaşırdım. kızın son cümlesinde ne dediğini anlayan var mı. çocukların ingilizcesini anlamakta zorlanıyorum. https://kick.com/mhyochi/clips/clip_01JY4J3T5DXZ4480VADJA02M32
samsun'un terme ilçesinde şu aksana denk gelince şaşırdım. kızın son cümlesinde ne dediğini anlayan var mı. çocukların ingilizcesini anlamakta zorlanıyorum.

kick.com
0
deranzo1
(19.06.25)
i learned on by myself the english diyor. kendi kendime ogrendim diyor yani. gramer hatali ama aksan fena degil.
0
antikadimag
(19.06.25)
@antikadimag

ben de all my english southern english anladım yaw sjdhsd. teşekkürler
0
🌸deranzo1
(19.06.25)
o degilde cocuklara helal olsun diyorum..
0
cooperr
(19.06.25)
(12)

Yalnızlıktan yalan söylemek zorunda kalmak

momento
İnsanlar da bir garip… Sürekli “Neredeydin?”, “Nereye gittin?” gibi sorular soruyorlar. Mecburen “Arkadaşımlaydım, işim vardı” falan diyorum. Halbuki evdeyim işte, mal gibi. Ama “Evdeydim” demek zoruma gidiyor. 2 gün izin alıyorum, hemen soruyorlar “Ne yaptın izinde?” diye ananınn… diyecem olmayacak
İnsanlar da bir garip… Sürekli “Neredeydin?”, “Nereye gittin?” gibi sorular soruyorlar. Mecburen “Arkadaşımlaydım, işim vardı” falan diyorum. Halbuki evdeyim işte, mal gibi. Ama “Evdeydim” demek zoruma gidiyor. 2 gün izin alıyorum, hemen soruyorlar “Ne yaptın izinde?” diye ananınn… diyecem olmayacak. Yalancı oldum çıktım.

Önerisi olan var mı?
0
momento
(19.06.25)
doğruyu söyle geç. ya da takıldım öyle de geç. yalan söylemeyi gerektirecek bir konu değil ki bu. 1-2 geçiştirirsen daha sormazlar zaten. evde boş boş takıldım de nolacak?
0
jelly bear
(19.06.25)
evde mal gibi oturmak utanilacak sıkılacak bir sey degil kardesim. dışaridaki insanlar da kafede mal gibi oturarak saatlerini geciriyorlar. senden benden bir farkları yok yani. evde takiliyorum de gec, kimseye hesap vermek zorunda degilsin.
0
deckard
(19.06.25)
Hickimseye bi sey söylemek zorunda degilsin, evde oldugunu da. "Paylasmak istemiyorum" deyip konuyu degistir. Hickimse icin olmadigin biri gibi davranmaya, olmadigin yerde varmissin gibi konusmaya degmez. Bence bu cok sacma.
0
sey mi dostum
(19.06.25)
Evde oturup dişe dokunur hiçbir şey yapmayıp mutlu olabilmek güzel bir şey. Aktif olmak, sığır gibi yaşamamak tamam güzel ama her dakika yamaçlardan atlayıp, kırlarda koşmuyor kimse. Çıkıp en yeni popüler kahveciye gidip çilekli matcha latte storysi atmadın, evde kanepeye uzanıp çay içtin diye senin yaptığın daha boş olmuyor yani. Yalan söyleyecek bir şey yok. Evde oturdum dinlendim de geç. Kime ne
0
cay koy geliyorum
(19.06.25)
garip olan insanlar degil. cok sey paylasmadigin insanlarla gunluk muhabbet nasil olur? naber, hayat nasil, ne yaptin, nereye gittin vs..
0
buenosdias
(19.06.25)
sana şunu söyleyeyim. bundan birkaç sene önce kuzenime yeşilköy sahilin fotoğraflarını atmıştım bak burası çok güzel bi gün gel birlikte oturalım sahilde armut koltuklar falan var dedim. olur falan dedi. aradan birkaç ay geçti baktım yeşilköy sahilden fotoğraflar paylaşmış. dedim aaaa yeşilköy'e mi gittin beğendin mi falan dedim. yooo tanımadın mı senin bana gönderdiğin fotoğraflar. dedim nasıl yani? dışarda geziyor gibi görünmem lazımdı onları paylaştım dedi. demem o ki herkes evde zaten bakma geziyor görünenlere. onlar da evde. belki kıskançlıklarından soruyolardır bilemem. ben bayramda çöp atmaya bile çıkmadım. gerine gerine de söyledim evden dışarı adımımı atmadım diye. evde güzel zaman geçirmek lükstür. evde huzuru olmadığı için mümkün olduğunca ve geç giden milyonlarca insan var.
0
matilda
(19.06.25)
Bu kadarcık şeyden bile hassaslaşmışsan senin bişeyler yapman gerek diye düşünüyorum. İmkanların nelere elverişli bilmiyorum ama hayatına yeni bir şeyler koyman lazım, kafa dağıtacak ve seni hayata alıştıracak bir şeyler lazım. Yoksa gerçekten yalancı biri olman işten bile değil.

İnsanlara karışman lazım. İletişim içinde olacağın bişeyler. Hareketli mesela. Dans, halk oyunları, koşu vs... iletişimli ve hareketli bişeyler bulmak lazım sana.
0
muhayyer divan
(19.06.25)
hiic takildim oyle diyip gecistir. insanlar onu kotu niyetle sormuyor, muhabbet olsun diye soruyor. bence insanlar degil de sen hicbir sey yapmadigin icin kendinden rahatsiz oluyorsun ve yalan soyleme ihtiyacini hissediyorsun.
0
antikadimag
(19.06.25)
Nazikçe sanane bundan demek de bir seçenek bence böyle işgalci insanlara karşı.
0
encokbenisevinnolur
(19.06.25)
Bir toplulukta yaşamak istiyorsan bir miktar bilgi paylaşacaksın. Bu karşılıklı bir durum.

Ha kimseyle hiçbir münasebete girmek istemiyorsan zaten cevap vermezsin geçer gider.

Soran insanları ya önemse ve cevap ver ya da önemseme ve cevap verme.

İki gün izin yapan birine ne yaptın diye sormak çok normal bir durum, soranlara kızman çok saçma.
0
michael_knight
(20.06.25)
Niye utaniyorsun ki kendinden?

Evde takildim de. Yemek yaptim, temizlik yaptim, sonra da film izledim de oldu bitti.
0
baldur2
(20.06.25)
Evde olmak kötü bişey değil ki. Hem laf olsun diye hem de hasetlerinden “bakayım benim gittiğim yerlerden daha iyi bir yere gittin mi” diye meraktan soruyorlar.

Sen “evdeydim” demeyi acınası buluyorsan, evde olmayı biraz süsleyip püsle. Pek iyi değilim ama “canım ruhumu dinlendirdim ya”, “bol bol kahve kitap yaptım kafamı boşalttım”, “kendime yöneldim ya”, “izlenecekler listem çok kabarmıştı. Film günü yaptım” falan diye abuk subuk İnstagram laflarını kullanabilirsin. Bunlar gündelik diline çok yabancı tavırlarsa “oğlum devirdim götü hayvan gibi uyudum! Sıçmak için kalkmasam yataktan çıkmazdım! Bi kendime geldim amk ya” falan da diyebilirsin.

Önemli olan nasıl söylediğin.
0
lazor
(20.06.25)
(12)

Türkiye eyaletlere ayrılsaydı

kizil karga
Ülkeye yararı/zararı ne olurdu?
Ülkeye yararı/zararı ne olurdu?
0
kizil karga
(19.06.25)
"Lanet olası federaller" şeklinde sinir krizi geçirme şansımız olurdu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.06.25)
yüksek ihtimalle sonumuz yugoslavya gibi olurdu. hatta ondan da beteri.

başka coğrafyada yaşanan sıkıntılar ortadoğuda üç kat fazla yaşanır.
0
yurtsuz john
(19.06.25)
Hic bir sey yok ki bu ulkenin yararina olsun. Tek bir kisinin vefati dışında...
0
duster
(19.06.25)
Bölücü, ayrılıkçı düşünce ve eylemlerin olduğu ülkelerde bölünme anahtarının bölücülere altın tepsi içinde sunulması faaliyetidir.

Atatürk, üniter yapı dediyse bir bildiği vardır.
0
Mirket
(19.06.25)
Balkanization keyword u ile arama yapiniz.
0
deckard
(19.06.25)
Yararı iç bölüşüm daha hakkaniyetli oluyor ve bölümler daha verimli büyümeye açık oluyor. Zararı bölünmüş oluyorsun. Yani merkezi yönetimin toplam gücü azalmış oluyor, hem yerel yönetime yönetimi delege ettiği kadar, hem de birleşim sinerjisinin düşmesi ile. Uzun vadede, bölümlerin birbirinden uzaklaşması sürecinin sonunda tamamen kopması riski olur.
0
osssy
(19.06.25)
ülke ve toplum olmanın şartları bazı kuralların o sınırlar dahilinde geçerli olması mesela ortak dil, aynı yasaklar ve yasalar gibi. eyalet olursa aslında kendi içlerinde karar verebilir, kendi yasalarını oluşturabilir demek. bir çeşit özerklik bu. başta hoş görünüyor. özellikle ayrılıkçı olup da istanbul, ege ve akdeniz'de bir çok sektörü gerek yasal ama çoğunlukla gayriyasal yollarla ele geçirmiş olan insanların bu bölgelerden elini çekeceğini düşünürsek iyi gibi. ama gitmezler.

geçen ben de grok'a sormuştum. şöyle özetledi.
hem siyasi hem de toplumsal açıdan ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu durum, merkezi otoritenin zayıflamasına yol açarak ulusal birliği ve bütünlüğü tehdit edebilir. Ayrılıkçı gruplar veya kötü niyetli yabancı aktörler, böyle bir bölünmeyi kendi çıkarları doğrultusunda kullanabilir; bu, etnik gerilimleri artırabilir ve bölgesel çatışmalara zemin hazırlayabilir.

Türkiye Cumhuriyeti için olası zararlar şunlar olabilir:

Ekonomik İstikrarsızlık: Bölgesel yönetimler arasında kaynak dağılımı ve ekonomik politikalar konusunda anlaşmazlıklar çıkabilir, bu da ekonomik bütünlüğü zedeleyebilir.
Güvenlik Riski: Merkezi kontrolün azalması, terör örgütlerinin veya dış güçlerin müdahale alanını genişletebilir.
Kültürel ve Sosyal Ayrışma: Farklı bölgeler arasında kimlik temelli ayrışmalar artabilir, ulusal dayanışma zayıflayabilir.
Uluslararası İtibar Kaybı: Federasyon yapısına geçiş, Türkiye'nin bölgesel ve küresel etkisini azaltabilir, diğer ülkeler tarafından daha az ciddiye alınmasına neden olabilir.
Bu tür bir dönüşüm, dikkatli planlama ve geniş toplumsal mutabakat gerektirir; aksi halde kaos ve parçalanma riski yüksektir.
0
biseysorcaktim
(19.06.25)
Eyalet sistemi tek başına kötü bir şey değil ancak işin siyasi tarafını bir yana bıraksak bile bence Türkiye açısında çok mantıklı değil. Ülkenin coğrafyası merkezi yönetimi zorlaştıracak kadar büyük değil; yani mesela Avustralya gibi birbirinden aşırı alakasız büyük bölgeler yok. Keza ekonomik açıdan da ülkenin önemli bir kısmında eyaletlere ayrıldığında o eyaletin kendine yeterliliğini sağlayacak bir faaliyet yok. Kürt nüfusu bir yana bırakırsak genel olarak "Bizim yaşam pratiklerimiz farklı, o yüzden kurallarımız da farklı olsun" gibi bir hukuki ihtiyaç da yok.
0
salihdt
(19.06.25)
Eyalet sistemi var eyalet sistemi var. Hangi ülkeye benzer bir model alacağın, kaç eyalet olacağı, sınırları nasıl çizileceği, eyaletlerin hangi hakları olacağı hangi hakların federal hükümette kalacağı gibi sayısız değişken var. Bu değişkenlerdeki farklılıklara bağlı olarak ülke için hayırlı da olabilir ülkeyi kaosa da sürükleyebilir. Ya da bazı açılardan getireceği faydalar ve diğer açılardan zorluklar arasında bir denge yaratılabilir. Hayatta her şeye kesin iyi/kesin kötü bakış açısına sahip olmak makul değil.

Ben yönetimin yerelden genele gitmesi gerektiğini düşünen biriyim, belediyelerden başlayarak yerel yönetim güçlendirilmeli. Ama bu benim şahsi kanaatim diye kimseye bunu dayatmaya çalışmadığım gibi, Türkiye'de şu an bunun çok mümkün olmadığını ya da olumsuz sonuçları olabileceğini de göz önünde bulunduruyorum. Yine de bunun akademik olarak tartışılmasında bir zarar da olmaması ve konu her açıldığında "Atatürk üniter devlet dediyse bir bildiği vardır" denip kapatılmasının gereksiz olduğunu düşünüyorum. Atatürk'ü çok seven biri olarak 100 sene öncesinin Türkiye ve Dünya paradigmasında verilen her kararı günümüzde ayet kabul etmek onun kendi dünya görüşüne de ters.

Yani sonuç olarak, eyalet sistemi demek illa bölücülüğe bir kala demek değil. Almanya da federatif bir ülke. En fazla arada Bavyeralılar eğleniyor işte biz daha iyiyiz sizden falan diye. Rusya da federatif bir ülke, içinde yirmi küsür yarı bağımsız cumhuriyet var, Putin sonrası ne olacağı belli değil. Hangi sistemi seçip nasıl uyguladığına göre değişken bir durum.
0
nundu
(19.06.25)
39 tane Alman krallığını/eyaletini birleştiren Otto von Bismarck ya da hali hazırda yeni bir kıtaya yerleşen kolonilerin oluşturduğu devletler/eyaletler birliği üzerinden "olumlu" örnek vermek hatalı olur. Bu topraklarda eyalet sistemine en yakın şey, en yakın zamanda Osmanlı dönemi beylikler/sancaklar birliği diyebiliriz.

Şu haliyle en gerçekçi sonuç Yugoslavya gibi paramparça olmak ya da Irak gibi dış tehditlere karşı olarak maşa bir halde, maşayı tutan eller tarafından bir arada tutulmak olurdu.
0
nawar
(19.06.25)
ya turkiye cok catismali bir ulke. yarisi ege'de avrupa kulturunde, yarisi ortadogu kulturunde ve bunun catismasini her gun yasiyoruz. ulke kurulusunda elde kalan topraklar cok ters sekilde kalmis. yani dogu ve guneydogu yerine elde balkanlar ve yunanistan kalsa cicek gibi bir ulke olurmusuz. simdi iki farkli kutbu icinde tasimaya calisip aci ceken bir ulke.
0
antikadimag
(19.06.25)
Bürokrasideki doğu karadenizliler kendi bölgelerine sürülecekse desteklerim. Adamlar Türkiye'yi organize sömürüyorlar. THY onların, devlet bankaları onların, bakanlıkların yarıdan fazlası onların, diyanet onların, İBB onların, ordunun üst kademesi yakında tamamen onların olacak... Böyle gider liste. Sonra hepimiz eşit vatandaşız masalları. Akp bir pontus rant derneğine dönmüş durumda. CHP'nin de geleceği parlak değil. Federasyon olsun, hepsi pontusa sürülsün!
0
mesuta
(19.06.25)
(9)

Yaz kış ayrı parfüm kullanıyor musunuz?

anatomik
Ben halihazırda Dior Sauvage Elixir kullanıyorum ve gayet de seviyorum kokusunu, çevremden de bugüne kadar olumlu dönüş aldım hep. Ama kışın kullanılması daha makbulmüş bu parfümü(!).Ne yapacağız şimdi yaz geldi diye parfüm mü değiştireceğiz? Genel kullanımda kabul gören ya da uygulanan bir hareket
Ben halihazırda Dior Sauvage Elixir kullanıyorum ve gayet de seviyorum kokusunu, çevremden de bugüne kadar olumlu dönüş aldım hep. Ama kışın kullanılması daha makbulmüş bu parfümü(!).
Ne yapacağız şimdi yaz geldi diye parfüm mü değiştireceğiz? Genel kullanımda kabul gören ya da uygulanan bir hareket mi bu, onu merak ediyorum?
0
anatomik
(17.06.25)
Agir kokan parfumler bence kisin kullanilmali ozellikle şekerli olanlar. Genel kani da boyle sanirim ama ben çiçeksi parfumler kullanirim yaz kis da kullanirim yani sorun yok ama agir parfumler yazin rahatsiz edici olabiliyor.
0
matilda
(17.06.25)
Yaz kış, gündüz gece diye temel ayrım yapılır genelde.
Kokuların ön ve temel notalarının verdiği hisse göre uygunluğuna bakılır. Odunsu ve baharatlı notalar(mesela senin kullandığın) fresh olmaktan uzak, daha oturaklı ve ağır bir his verir. Kış mevsiminin getirdiği "mod" için daha uygun olur.
Yazın ise fresh ve hafif şeyler yeriz, içeriz, giyeriz; öyle düşün. Deri ve tütün kokusunun verdiği his mesela, yazla bağdaşmaz. Ortama, atmosfere uygunluk olarak bak.

Uç noktalarda gezmeyen parfümler mevsimden bağımsız kullanılabilir ama onlar da çok belirgin olmazlar. Basit, lineer kokular var, her yola gelir ama yine kıyafet olarak düşünürsen; dikkat çekiciliği azdır.

Bu ayrımların temel amacı uyum aslında. Soğuk bir Ankara gecesindeki özel bir davete giderken giydiğin kaşe paltoyu tamamlayacak bir koku ne olur ne olmaz düşünürsen mantığı anlarsın.
0
Bruce
(18.06.25)
Hocam çok güzel bi kazağın var gören herkes de beğeniyor ama gören herkes beğeniyor diye yazın da giymezsin, öyle düşün. Bazı parfümler böyle odunsu baharatlı notaları nedeniyle kış mevsiminde kullanılıyor, bunları yaz mevsiminde kullanmak senin için olmasa da çevren için sıkıntı olabilir, senin parfümün içeriği de böyle sanırım, bunlar kışın soğuk havalarda fazla yayılımı olmadığı için çok fazla nüfuz etmez çok baskın olmaz o nedenle de pek rahatsız etmez ama kışın senin çevrende yayılan parfümün molekülleri yazın 3 km falan uzaklaşabilir, bu da seni yürüyen bir nükleer silaha dönüştürür, o yüzden kışlık parfümü yazın kullanmak biraz riskli bir hareket ama her parfüm böyle değil tabii dört mevsim gideri olan parfümler de var ama onlar da biraz arada kalmış gibi oluyor çok karakteristik özellikleri olmuyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.06.25)
Abi ne yazık ki yazın çekilmeyecek bir parfüm o. Müthiş baş ağrısı yapıyor. Genel kullanımda kabul görmüş bir şey evet bu arada. Gerçi ben o parfüme genel olarak dayanamıyorum ama yazın daha kötü.
0
sanal hayvan
(18.06.25)
Evet yaz-kış parfüm ayrımı var, yazın daha fresh parfümler, kışın ise daha odunsu-baharatlı parfümler tercihimdir.

Ama bazı parfümler vardır ki yazın da kışın da gayet iyi gider.
0
blue rebel motorcycle club
(18.06.25)
yaglarin ucuculuk dereceleri vardir. hava isindikca bu essential oil denilen yaglar daha kolay ucar. bu nedenle sicak havada, yaglarin hizli buharlasacagi yerde recineli, vanilyali, odunsu agir kokular surersen milleti rahatsiz edersin. bu nedenle yazin narenciye, ciceksi kokular kullanilir.

kisin soguk havada ucuculuk bastirilacagi icin daha agir kokular kullanabilirsin. bu ayni kiyafet gibi bir mevzudur. senin parfumu oven kadar soven de vardir ama iclerinden sovdukleri icin haberin yoktur :)
0
antikadimag
(18.06.25)
Dior sauvage kıs parfümü. Yani yaza uygun ve kısa uygun giyiniyorsak parfumu de basit mantikla yazlik kislik olarak kullaniriz ve digerlerinin de dedigi gibi, gece gunduz ayrimi da olur.

Yaz parfumu olarak tum erkekler louis vuitton imagination parfumunu kullanabilir bence misss
0
sey mi dostum
(18.06.25)
Yaz, kış, hava sıcaklığı, gündüz/gece ayrımlarina göre parfüm sıkıyorum.
Izmir sıcağında kullanacagin parfüm ile kars soğuğunda kullanacagin parfüm aynı değil.
0
logisticsmanager
(18.06.25)
2 tane parfümüm var 2’si de dört mevsim kullanılabilen tarzda. Ben moduma göre sıkıyorum, insanları rahatsız edecek seviyede boca etmem asla üstüme zaten. Genelde 2 bazen 3 fıs yeter.
0
vedatchilipeppers
(18.06.25)
(9)

israil-iran savaşı

deranzo1
nasıl gelişir nasıl sonlanır bu iş? iran'ın ipi çekildi gibi duruyor ama siz ne diyorsunuz?
nasıl gelişir nasıl sonlanır bu iş? iran'ın ipi çekildi gibi duruyor ama siz ne diyorsunuz?
0
deranzo1
(17.06.25)
bişey çıkmaz. 1-2 güne kapanır konu. israil bu bahaneyle düşmanlarımız çok güçlü diye ağlar abd'nin kapısında ve bolca silah desteği alır, nükleer geliştirmeye devam eder
0
avatar is back
(17.06.25)
rusya ve çin'in sessizliği iran için hayra alamet değil. her şey olabilir açıkçası kestirmek güç. hamas'ı kullanarak ortalığı ayağa kaldırıp hizbullah'ı bitiren israil, abd'yi arkasına alarak (ki her zaman) iran'daki rejim karşıtlarından da destek bulursa vay mollaların haline.
0
makarnavodka
(17.06.25)
İran Irak savaşı 1980-1988 arası sekiz yıl sürdü. Yenişemediler.
Ayrı Irak'ı Amerika bir günde dümdüz etti. Bu adamlar normal savaşmıyorlar. Yapıyı içeriden çökertiyorlar. Son zamanlara kadar Dünya kamuoyuna şirin görünmek gibi bir kaygıları vardı. Gazze'deki gelişmeler artık bu olayı umursamadıklarını da gösteriyor. Adamın oturduğu daireye adrese teslim füze gönderecek kadar da bu işe hazırlanmış oldukları ortada. Rusya'nın Ukrayna'da debeleniyor olması bile bu planın bir parçası gibi.
0
Mirket
(17.06.25)
Bu ip o kadar kolay çekilmez sanırım.
Avrupa bize gelir ve:
- Aman bu yeni göçü durdurun. Daha yeni Suriyelileri gönderiyorduk yeni bir Pers akınına dayanamayız.. der.
Tarihe bakıldığında İran'la aramız çoğı kez sorunludur. Dağılması ve bölgede yeni bir savaş şu an bize uymaz.
Ama bu karışıklıktan istifade etmek her türlü bizim hakkımız.

Siyonistlere yakın duran ABD ve Avrupa nedeniyle, Rusya ve Çin İran'a yardım eder mi eder.
Biz de İran'a "siyaseten" yardım edebiliriz.

Hürmüz boğazı oldukça önemli ve İran tarafından kapatılması bir çok ülkenin zararına. Rusya ise buradan kendi kaynaklarını satabilmesi açısından dolayı avantaj sağlar.
(şundan dolayı: yemenin geçmişte İsrail'e saldırması ve Kızıldeniz deki gemi ticaretini engellemesi nedeniyle Rusya'da ticari tren hatları yoğunluk kazanmıştı)

İran'ın burada yapacağı asıl şey siyonist yönetimin üst unsurlarına suikast ve diğer ticari askeri kritik noktalara saldırı düzenlemesi. Bunlar sivil öldürmekten daha etkili yol

Daha yakın geçmişte Şam'da bazı İranlı yetkili ve komutanlar suikaste uğradı. şimdi yine üst düzey komutanlar hem de başkent
Tahran'da suikaste uğradı ama
hala anlayamadılar bu durumu.

Bizim anlamamız gereken ise kesinlikle Devrim Muhafızlarının
içinde mossad yapılanmasının bulunduğudur.
0
diyecevaplandı
(17.06.25)
azalarak biteceğini düşünüyorum. ama hemen değil, ara ara parlayarak. karşılıklı füzeler olur suikastler olur, o eksende devam eder. kamuoyu da bu durumu kanıksar. iran halkı iyice sefil olur, gösteriler isyanlar ve son raddede darbe girişimleri olabilir. ama bunlar orta uzun vadede.
0
engelbert humperdinck
(18.06.25)
SU an Iran kendi hava sahasinda ucak ucuramiyor.Israil geri donulemez noktada.Buradan sonra Iran rejimini deviremezlerse baslari daha buyuk belaya girer.Bu riski almak isteyeceklerini sanmiyorum.Irak ve Suriye'de ne yasandiysa Iran'da da o yasanir bence.Tabi bu Israil gucuyle degil ABD destegiyle olacak
0
turkuaz
(18.06.25)
iran'daki mollalar israil kadar kotu. bu cepte.

israil'in bolgedeki otoritesine karsi durabilen 2 ulke vardi, biri iran digeri turkiye. iran'in boyun egmesi durumunda bunlarla biz bas basa kalacagiz. bu iyi degil.

su anda iran'in cok gafil avlandigini ve aciz kaldigini goruyoruz. korleme fuze atmalari bir sey gostermiyor. hatta ilk fuze yogunlugu yoktu son baktigimda. ellerindeki stoklari tuketiyor bile olabilirler. iran surekli bicak kemige dayandi, sabrimiz tasiyor tarzi aciklamalar yapan cok beceriksiz bir zumre tarafindan yonetilen bir ulke. dogal kaynaklarini cikardigin anda ortada bir varliklari yok.

bu bizim yobazlara cok guzel bir ders olmustur. sen turkiye ucuyor kaciyor dunya gucu dersin ama ilhamlarini gokten ve gaipten degil de hayattan alan bir ulke bir gece ansizin gelir ve tepene biner. oyle lafla peynir gemisi yurumuyor.

bu durumun iran lehine bitmesi ihtimali yok. cunku rusya kendi derdine dusmus durumda ve cin de desteklemedi. en iyi ihtimalle olay sonumlenir ve iran kuyrugu dik tutmaya calisir. ancak yasadiklari prestij kaybi hali hazirda cok buyuk. halkina zulmeden ve onlari somurerek ayakta kalan bu yapiya aciyacak degilim. iran halkinin boynuna vurulmus bir boyunduruktur bunlar. abd daha cok dahil olursa olayin buyumesi iran'in isine gelmez cunku daha israil'le basa cikabiliyor degiller.

israil denen soykirimci ulke ile iran'in molla rejimi'nin birbirini yiyerek tuketmesi tek umudumuz. ama su anda ibre iran aleyhine duruyor.
0
antikadimag
(18.06.25)
İsrail'in Suriye'ye yerleşmesi için ABD'nin isteğiyle 15 yıl savaştık. En büyük ülkelerin, içerideki örgütlerin desteğine rağmen rejim direndi.

Sanmıyorum ama ateşkes olmazsa bu savaş 40 yıl sürer. ABD saldırırsa bölgeye yayılır.

Ben kısa zamanda İsrail'in sladırıları durduracağını düşünüyorum.
0
hebanon
(18.06.25)
şu anda iran dışardan yardım alamıyor. suriye'de savaş uzun sürdü ama rusya desteği vardı. bir sürü vekil güçler vardı. iran'a yardım gelmezse ve abd mevzuya girerse dümdüz ederler iranı çok kısa sürede.
0
archmeister8
(18.06.25)
(8)

Kurutma makinesi topu kullanan var mı? Tavsiyeniz?

winston insani
MerhabalarKurutma makinesi aldık ta, bir de bunların içine atılan toplar varmış galiba, bunlar nedir tam olarak, ne işe yararlar?Tavsiyeniz var mı bunlardan nereden alınmalı?
Merhabalar

Kurutma makinesi aldık ta, bir de bunların içine atılan toplar varmış galiba, bunlar nedir tam olarak, ne işe yararlar?

Tavsiyeniz var mı bunlardan nereden alınmalı?
0
winston insani
(17.06.25)
www.chakra.com.tr

ben bundan aldim ama cok tatli oldugu icin biri sus olarak duruyor :D
0
aguen
(17.06.25)
3 tane tenis topu atsan yeter
0
apocalipy
(17.06.25)
Kurutma esnasinda donerken kiyafetlerin havalanmasini sağlıyor daha etkili kurutma sağlıyor kullanim amacı olarak
0
apocalipy
(17.06.25)
Topak olup ortada kalan yerleri kurumayan nevresimler için işe yarıyor, sırf o yüzden aldım ben.
0
kobuzchu kiz
(17.06.25)
ben kullanmiyorum bir zararini da gormedim su ana kadar.
0
antikadimag
(18.06.25)
topların üzerine biraz uçucu yağ damlatırsanız kıyafetleriniz güzel kokuyor.
0
elorelia
(18.06.25)
guyya daha iyi kurutmasini sagliyor da ben pek faydasini gormedim.
0
cooperr
(18.06.25)
top yerine kıyafetleri içine katlayarak koyarsanız daha çok işe yarıyor daha az kırışıp daha çabuk kuruyor tabi yine karışıyor ama o ilk çamaşır makinasından çktığı gibi karmakarışık olmuyor
0
eja
(18.06.25)
(12)

tüfek, mikrop ve çelik'i önerir misiniz?

mark greg sputnik
kitabı için soruyorum.ben bu tarz konuları çok severim. antropolojiye özellikle merakım var. zengin olsam kesinlikle yöneleceğim bir alan olurdu. yiğit özgür karikatüründeki gibi "hepimiz ne kadar da küçük canlılarız... adeta beş para etmez pezevenkleriz..." diye düşündükçe huzurla doluyorum resmen,
kitabı için soruyorum.

ben bu tarz konuları çok severim. antropolojiye özellikle merakım var. zengin olsam kesinlikle yöneleceğim bir alan olurdu. yiğit özgür karikatüründeki gibi "hepimiz ne kadar da küçük canlılarız... adeta beş para etmez pezevenkleriz..." diye düşündükçe huzurla doluyorum resmen, bi yandan şu gezegende nereden nereye geldiğimizi düşünüp koskoca evreni hayal ederken diğer taraftan "hiçbi halt değlmişiz la" demek gönlümü sonsuz bir mutlulukla dolduruyor, eminim ne demek istediğimi anlayan duyurucular vardır.

ne zaman bahsi açılsa bana bu noktada jared emminin söz konusu eserini önerdiler. kabul ediyorum ki çocuk sayılacak yaştaydım ama belgeselini izleyince pek sevmediğimi hatırlıyorum, "OHOOOO HER ŞEY ŞARTLARA BAĞLI KARDEŞİM O ZAMAN NE ANLADIM BU İŞTEN" deyip sinirlenmiştim. şimdi bakış açım öyle değil tabii.

bunun kitabını (ya da kitaplarını? bir tane mi, seri mi vs. bilmiyorum gerçekten) önerir misiniz? "ben basit bir adamım, muzu soyar ve muzu yerim" kafasındaki insanları sarar mı sizce? yani severim dedim ama bu konuda ciddi bi altyapım yok, jared emmi de bildiğim kadarıyla "sıradan vatandaş"a yönelik olarak yazmış bunları zaten, o açıdan hoşuma gider diye düşündüm ama bilemedim.

okuyanlar varsa yorumlarını, spoiler olmaksızın değerlendirmelerini bekliyorum. gerçi spoiler zaten yaşadığımız düzendir herhalde daha neyin spoiler'ı olacak.
0
mark greg sputnik
(17.06.25)
Kime göre, neye göre?
Ben sevdim. Okuyalı çok oldu.
Sen ben değilsin, ve zaman çok değişti
0
parka
(17.06.25)
yakın geçmişe kadar batı kaynaklı sosyal bilimler batının afrika, amerika yerlileri, doğu (kısacası dünyanın geri kalanına) olan teknolojik ve ekonomik üstünlüğünü yer yer ırkçılığa dahi varan saçma spaan argümanlarla temellendirmeye çalışıyorlardı. 1950-60'larda bile siyahi insanların beyazlardan zeka olarak eksik olduğuna dair yığınla araştırma var abd kökenli.

jared diamond'un bu kitabı yazmaktaki en büyük motivasyonu bunun böyle olmadığını kanıtlamak aslında benim kitabın tamamından anladığım.

"OHOOOO HER ŞEY ŞARTLARA BAĞLI KARDEŞİM O ZAMAN NE ANLADIM BU İŞTEN" :) olay zaten bu bağlantıları kurabilmek, görebilmek, yakalayabilmek; bu da biraz "vizyon" ile alakalı. kitap sana gerçekten bu vizyonu katıyor önemli olan bu.

bu arada bu kitaba dair güncel çok eleştiriler de var, bir kısmı da haklı. Ancak her ne olursa olsun kitap sana ilk paragrafta anlatmak istediği bakış açısını yerleştiriyor, mühim olan bu; gerisi teferruat.

kitapta baya sıkan uzun bir bölüm var. bu jared abimiz yeni gine vs oralar özel çalışma alanı olduğu için 100-200 sayfalık bir melanezya (bkz: melanezya) bölümü var. o bölüm çok detay ve kitabın anlatmak istediği o büyük resimden baya kopuk ve teferruat ayrıntı ıvır vızır çok. orayı biraz hızlı okuma ile atlaya atlaya gidebilirsin.

bu kitabı seversen, bu kitaptan çok daha geniş ölçekli bir tarih anlatısı olan "kemirgenlerden sömürgenlere insanlık tarihi" eseri şiddetle tavsiye ederim. baş yapıttır, okuduktan sonra "vay be türkiye'de böyle insanlar da mı varmış?" diyorsun.

(bkz: alaeddin şenel)
0
makbur
(17.06.25)
alaeddin senel'in kitabi guzeldir +1. ama bir tez ortaya koymaktan ziyade uygarlik tarihidir.

tufek mikrop ve celik ise neden bazi toplumlar digerlerinden daha ileriye gider sorusuna cevap ariyor. verilen cevap da nihayetinde cografyaya dayaniyor. guzel kitaptir, okunmalidir.

biraz konudan ayri olarak makbur'un actigi genetik konuda bir seyler soyleyeyim. insanlarda irklarin oldugu ve farkli irklarin farkli ozelliklere sahip oldugu malum. dunyadaki butun entelektuel verim beyaz derili siyah-kahverengi sacli insanlardan geliyor. buna cok sasirmistim mesela newton, einstein, turing, bohr, planck vs aklina kim gelirse bu fenotipte. sarisin dahi yok mesela. ne kadar cok para ve imkan olursa olsun sarisinlar azinlikta bu konuda. sari dahi bilen varsa bana da soylesin.

buna fizyonomi deniyor. ama modern kapitalist dunyada bunu soyledigin anda cancel edildigin icin norm su anda bundan uzak durmak. yani erkeklerin fiziksel ve zihinsel olarak daha yetkin oldugu, kadinlarin sosyal olarak daha yetkin oldugu, siyahlarin fiziksel olarak daha ustun, beyazlarin zihin olarak daha ustun oldugunu falan soyleyemiyoruz. ama erkekler butun spor organizasyonlarinda kadinlardan daha basarili, bu transim deyip kadinlari dovup madalya alanlar var mesela trajikomik. veya butun fiziksel output sporlarinda siyahlar iyi. isin icine biraz finesse koyarsan beyazlar ve lighter skin tonlarin bir sansi oluyor. vs vs.

bir de su yorumu yapmak gerekli. beyaz-siyah karsilastirmasi veya kadin-erkek karsilastirmasi universaller uzerinden yapilir. bircok yetersiz insan bunu butun beyazlar butun siyahlardan zekidir gibi anliyor, kategorisel anlayacagi yerde. durum bu degil cunku hayatta sonsuz parametre var ve individual seviyeye indiginde sadece ten rengi belirlemiyor zekayi. veya kadinlar erkeklerden zayiftir fiziksel olarak ama bana nal toplatacak kadinlar da vardir. iste bu abstract dusunceyi yapamadigi icin insanlar cok tepki gosteriyor. yani mesela erkekler kadinlardan uzundur ama beslenme, irk gibi baska faktorler isin icine girince hollandali kadinlar turk erkeklerinden uzun oluyor vs.
0
antikadimag
(17.06.25)
Başlangıç seviyesi için okunur. Daha mantıklı ve kapsamlı kitaplar var konu hakkında. İlgi çekiyorsa paylaşabilirim ama ilk önce bu kitaptan başla bence.
0
put it in your appropriate place
(17.06.25)
ben roman sever bi insan olarak sevmemiştim.
çok tarih falan da seven bi insan sayılmam zaten.
biraz daha hap bilgileri seviyorum galiba bu tarz konularda
0
high hopes of the sozluk
(17.06.25)
homo sapiens daha güncel hali, onu oku. put it in your appropriate place de paylaşırsa memnun oluruz.
0
adivar
(17.06.25)
Amin Maalouf
• (bkz: Arapların Gözünden Haçlı Seferleri) – YKY

David Graeber
• Borç: İlk 5.000 Yıl – Everest
• Her Şeyin Şafağı – Epsilon

Daron Acemoğlu
• Ulusların Düşüşü – Doğan Kitap
• Dar Koridor – Doğan Kitap
• İktidar ve Teknoloji – Doğan Kitap

Jared Diamond
• Tüfek, Mikrop ve Çelik – Tübitak
• Düne Kadar Dünya – Akılçelen
• Yükseliş – Pegasus

James C. Davis
• İnsanın Hikayesi – İş Bankası

James C. Scott
• Tahıla Karşı – Koç Üniversitesi

(bkz: Ian Morris)
• (bkz: Dünyaya Neden Batı Hükmediyor – Şimdilik) – Alfa

Lawrence Freedman
• (bkz: Strateji: Bir Tarih) – Alfa

Tom Standage
• Altı Bardakta Dünya Tarihi – Kırmızı Kedi

Tamim Ansari
• (bkz: İslam’ın Bakış Açısından Dünya Tarihi) – Pegasus

Howard Zinn
• Amerikan Birleşik Devletleri Halklarının Tarihi – İmge

Yuval Noah Harari
• Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens – Kolektif
• Homo Deus – Kolektif
• 21. Yüzyıl İçin 21 Ders – Kolektif
• Neksus – Kolektif
0
put it in your appropriate place
(17.06.25)
- Bakınız olanlar özellikle tavsiye ettiklerim
- Yalnız ben çok daha fazla var sanıyordum. Azmış
0
put it in your appropriate place
(17.06.25)
merhaba. sizi soğutmak istemem ama ben önermem. bir yerden sonra ilerleyemedim özellikle o kadar çok okyanusya özelinde konuyu örneklemişti ki bunaldım ben, akmadı. diğer coğrafyalara bi geçemedik. belgesellerini izledim yetti o bana.

put in your appropriate place o kadar güzel açmış ki keske hepsini okuyabilecek dikkatim olsa. onun atladığı bir kaç temel kitabı ekliyorum.

- huntington/medeniyetler çatışması
- braudel/akdeniz
0
libertine
(18.06.25)
Okuduğumda çok hoşuma gitmişti, tavsiye ederim ben. Ne kadar tutarlı ya da detaylı olduğu tartışılır ama medeniyetler ve doğuşları hakkında genel bilgi sahibi olursunuz.
0
kumandanim
(18.06.25)
hazır tartışmaya ben de gireyim biraz tavsiye alayım, benim aradığım "sömürgecilik kötüdür ama zaten bunları kendi haline bıraktığımızda da adam olmazlar batı en azından temel seviyeyi sundu onlara" temalı kitaplar arıyorum. Tavsiye edebilir misiniz?
0
theconqueror
(18.06.25)
Bu kitap, bu tarzda okuduğum ilk kitaptı, acayip hoşuma gitmişti.
10 sene sonra kitapla ilgili eleştirileri okuyunca/duyunca hak veriyorum. Sanki biraz sığ bir kitap gibi.
Bence kitap okunur, ama eleştirileri de okunur.
0
burfak
(18.06.25)
(4)

En çok bahşiş hangi işte var?

michael_knight
20’li yaşlarda kariyer yokculuğuna yeni çıkan biri olduğunuzu varsayalım. Hedefiniz maksimum bahşiş. Hangi işlerde çok bahşiş var? Sektöre girmesi zor mu?Büyük bahşişlerle ilgili bildiğiniz hikaye var mı?
20’li yaşlarda kariyer yokculuğuna yeni çıkan biri olduğunuzu varsayalım.
Hedefiniz maksimum bahşiş.

Hangi işlerde çok bahşiş var? Sektöre girmesi zor mu?
Büyük bahşişlerle ilgili bildiğiniz hikaye var mı?
0
michael_knight
(17.06.25)
yüksek kalite -yalnızca pahalı değil- restoranlar, otel bellboyluğu. total paraya bakıyorsan mutfak (aşçılık) da çok bahşiş bırakır. seni biri sokuyorsa bunlara girersin, birisi yoksa zor.
0
ahmet oturum cerezi
(17.06.25)
teyit edilebilir bilgi değil ama krupiye işleri iyi kazandırabilir diye düşünüyorum. genelde zenginlerin geldiği, fakirlerin büyük kazanınca zevkten dört köşe olduğu, hatırı sayılır miktarda insanın da sarhoş olduğu bir ortamdan söz ediyoruz sonuçta. kendi adıma konuşayım bin lirayla girdiğim bir yerde 10 bin kazansam, accuk da sarhoş olsam hiç düşünmeden 1k bahşiş atarım açıkçası. HERKES Bİ MİLYON VERSE senden iyisi yok.

tabii bu işlerin çok zor olduğunu duyuyorum, birkaç kez deneyeyim dedim ama kontağım olmasına rağmen olmadı yani öyle söyleyeyim.
0
mark greg sputnik
(17.06.25)
Meyhane garsonlugu, valeligi vs
0
primetime
(17.06.25)
green card falan cikarsa ilk ucakla seattle'a gel. seattle'da asgari ucret yukseltildikten beri garsonlar rahatlikla $100k uzeri kazaniyor. gecen bir mekana gittim kolumdaki speedmaster'i gorup muhabbet acti. baktim boslari alan adamin rolex'i var :) ortalama salas bir bar bu arada. luks restoranlarda bunun iki katina cikiyorlar.

asgari ucret saatlik $21. mekanlarda tip opsiyonlari %20'den basliyor ve dogrudan calisanlara gidiyor. enflasyon zaten malum 2 bira bir burger yesen $30luk oluyorsun. min $6 da calisanlara gidiyor. microsoft'ta calisan arkadasim kiz arkadasim benim kadar kazaniyor diyordu. kiz okurken yarim zamanli garsonluk yapiyor. fikra bu kadar. turkiye'de de muhendisler surunuyor.
0
antikadimag
(18.06.25)
(17)

maaşlı işi bırakıp kendi işini kurmak

messina123
6 senedir gömülü sistemler alanında çalışan bir elektronik mühendisi olarak hayalim. sadece biraz cesarete ihtiyacım var. maaşlı işini bırakıp kendi işini kuran arkadaşlar, nasıl başardınız veya neyi yanlış yapıp çuvalladınız?
6 senedir gömülü sistemler alanında çalışan bir elektronik mühendisi olarak hayalim. sadece biraz cesarete ihtiyacım var. maaşlı işini bırakıp kendi işini kuran arkadaşlar, nasıl başardınız veya neyi yanlış yapıp çuvalladınız?
0
messina123
(16.06.25)
kendi işini kurarken personel maaşı, sgk primleri, gelir vergisi kdv, stoplaj muhasebe giderleri kira adidat ve stopajı,elektrik su doğalgaz gibi giderler var. maaşlı çalışıp kendi işini kurarken bunlar hesaplanmıyor. çokrada çakozlama. kar marjını buna göre hesaplaman lazım. farklı bir sektöre giriş yapacaksan aşırı dikkatli ol. kendi işinle ilgiliyse ipler senin elinde olur. bir de gıda işleri, kafe bar restorant işleri herkese göre işler değil. mümkünse girme.
0
ground
(16.06.25)
Genelde ortada hicbir sey yokken maasli isinden ayrilmak riskli is. Yuksek bir kapitalin yoksa onermem.

Paralelde birseylere baslayip geceleri ekstra calisip sonrasinda musteri veya hibe tarzi seyler bulursan o noktada mantikli olabilir. Ben su an bunu yapmaya calisiyorum diyelim :)
0
nuevo
(16.06.25)
Hangi sektör olursa olsun kenarda en az 6 ay - 1 yıl tüm masraflarını asgari-orta düzeyde karşılayacak tedbir parası olmadan girilmez.

@nuevo'nun dediği mantıksız değil, ama yine de tedbirli olmadan olmaz. Risk analizi yapmak, sektöre göre hukuki süreçler sozlesmeler vb. (örneğin en basiti sipariş üzerine is yapıyorsan, müşteri son dakika her şey hazirken vazgeçtiğinde napacaksin) bunlar hep önemli faktörler.
0
encokbenisevinnolur
(16.06.25)
6 senedir içinde olduğun işle alakalı ise, bu işin çoğu yönüne hakimsen ve geniş bir çevre edindiysen olabilir. tabi yine işlerin terse gitmesi durumunda az zararla dönüş senaryosu mevcut mu?
0
lazpalle
(16.06.25)
Ben de uzun seneler gömülü sistemler üzerine çalıştım, kendi işinizi kurmak istiyorsanız çok yanlış bir zaman, ve sorunuza bakarsam 3. ayı çıkaramazsınız. Ben şu an niş bir sektörde otomasyon işlerine bakıyorum.

Ne zaman kendi işinizi kurabilirsiniz ?

A) Deli gibi paranız vardır ve işi bilen adamlara aklınızdaki projeleri yaptırmak istiyorsunuzdur. Sizin durumunuzda böyle bir ışık göremiyorum.

B) Endüstriyel bir ürün çıkarmanın süreçlerine tam anlamıyla hakimsinizdir ve mükemmel bir fikriniz vardır, pazar araştırmasını yapmışsınızdır, satış konusunda bilgilisinizdir. Sizin durumunuzda bunu da göremiyorum.


Aynı hayalperestliğe ben de sahiptim ama düzgün bir şirkette endüstriyel tasarımlar çıkarıp, sertifikalarıyla, ambalajıyla, kasasıyla, baskısıyla, dizgisiyle, kargosuyla, gümrüğüyle, bunların piyasada yer almasını sağlamanın ne kadar zor ve maliyetli olduğunu görünce silkelenip kendime geldim.

Özetle kendi işinizi kurmak istiyorsunuz ama daha ne yapacağınızı bile bilmiyorsunuz gibi duruyor. Bol şans.
0
kimlanbu
(16.06.25)
@kimlanbu hocam 3 satır yazı yazıp yüzeysel bir soru sordum. çok ön yargılı 2 cevap vermişsiniz :d
0
🌸messina123
(16.06.25)
@messina zaten 3 satır yazdığın için zanla önyargıyla cevap vermesi gerekmiş. durum hakkında bilgi verseydin cevaplar daralırdı :)
0
lambırcek
(16.06.25)
cebinde min. 6 aylık paran yoksa hiç girişme. 6 aylık paranın içinde hem şirketin hem kendi giderlerin olmalı. maaşlı işte çalışmak kolaydır ay başı geldimi paranı alırsın başka şey düşünmezsin. kendi işinde ise sürekli müşteri bulman lazım ve para akışını dengelemen gerekiyor ama tabiki çok daha fazla kazanma şansın ya da hızlıca borca batma şansın var.

ayrıca muhasebe ve işletme konusunda genel bilgilere sahip değilsen bir an önce öğren.

son bir şey teknik biriysen ve ilişkilerde bir satışçı gibi yavşak olamıyorsuan hiç bu işlere girişme yada kendine böyle bir eleman-ortak bişi bul. bir şeyi yapmak önemli değil satabilmek önemlidir.
0
gercekdunya
(16.06.25)
Büyük risk. Hali hazırda devam eden bir aile şirketi olmadan kendi işini yapmak şu ortamda hiç mantıklı değil.
0
runaway
(16.06.25)
girişimcinin el kitabı isimli kitabı oku. oradaki sorulara cevaplar hazırla. sonuçta ben yaparım diyorsan mümkün olan en az riskle başlayabilirsin. o da maaşlı işin devam ederek olabilir. bunu senden veya senin alanını bilet tecrübeli kişilerden başkası bilemez.

Kitap: www.amazon.com.tr
0
merhum
(16.06.25)
ilk isini baglamadan istifa etme sakin.
0
antikadimag
(16.06.25)
Abi ben ilerleyen saatlerde detaylı yazarım ama, 6 ay diyenlere inanma. 1-2 yıl de sen ona. Kitap mitap boş iş. Ben onca kitap okudum. Aha yıllar oldu bir kez bile abooo kitapta okuduğum gibiymiş diyemedim, yok çünkü.
0
Shepard
(16.06.25)
2 yil +1 sektor daraldi cunku
0
lapaz
(16.06.25)
musteri portfoyun var mi? an itibariyle teklif hazirlayip satis yapiyor musun?
0
cooperr
(16.06.25)
gömülü sistemler üzerine cihaz üreticisiyim.

yani bu tamamen elindeki birikime, pazarına, uzmanlığına ve satış becerine kalıyor.
teknik bilgi ve becerini çok da önemseme bütün stratejini bunun üzerine kurarsan fena patlarsın. çünkü teknik bilgi-beceri para ile satın alınabilir.

fikrini bir poc ile doğrula ardından bir kuluçka merkezi ile görüş derim.
0
orpheus
(16.06.25)
Ürüne fazla yoğunlaşıp satış işini geciktirme hatası yapılabiliyor. Önce müşterilerle konuşup üretim sürecini onlarla beraber ilerletmek mantıklı olabilir.
0
osssy
(16.06.25)
"Kitap mitap boş iş" diyen inanma. iş planı nedir, nasıl hazırlanır bilmeden yorum yazıyorlar...
Evet her şey teorik bilgi her şey demek değil ama başlamak için iyi bir yöntem.
0
merhum
(17.06.25)
(1)

Meksika abd alamo savaşı

ShadowOfMoon
1800lerde oluyor bu savaş texas için. Bağımsız oluyor sonra abdye geçiyor eyalet olarak. ama bakınca halk meksikalı daha çok. Gerçi diğer eyaletleri tam bilmiyorum.Yorumu bilgisi olan var mı bunla ilgili. chatgpt özetle şunları söyledi de taraflı gibi yine geldi, şehit düştü filan diyor :) yani sovy
1800lerde oluyor bu savaş texas için. Bağımsız oluyor sonra abdye geçiyor eyalet olarak. ama bakınca halk meksikalı daha çok. Gerçi diğer eyaletleri tam bilmiyorum.

Yorumu bilgisi olan var mı bunla ilgili. chatgpt özetle şunları söyledi de taraflı gibi yine geldi, şehit düştü filan diyor :) yani sovyetlerin kazakistan azerbeycan gibi yerleri işgaliyle aynı mı meksikanın yapmaya çalıştığı?


chatgpt özet:

Evet, Teksas halkının büyük bölümü başlangıçta Meksikalı veya Tejano’ydu, ama Anglo-Amerikan göçü yoğun olunca nüfus dengesi değişti.

Alamo’da yaklaşık 150–250 gönüllü, 2 000 Meksikalı askere karşı savaştı ve şehit düştü.

ABD hükümeti o çatışmada doğrudan askeri müdahalede bulunmadı; Teksas yerel kuvvetleri zafer kazanıp bağımsızlığı elde etti, sonra 1845’te ABD’ye katıldı.
0
ShadowOfMoon
(14.06.25)
meksika bagimsizligini kazaninca o bolgeye ciddi sayida beyaz amerika'li gocu oluyor. bu beyazlar oradaki ciftlikleri calistiriyor kolelerle falan ve ciddi guc elde ediyor. zaten texas meksika icin biraz sapa ve issiz kaliyor. buraya gonderilen meksika birliklerini yerel beyaz amerika'li birlikleri alasagi ediyor. alamo'da olan mucadele cok buyuk degil zaten oraya giderseniz gorursunuz ufak bir bina o alamo denilen yer. bedir tatsizligi seviyesinde bir mucadele ile texas bagimsizligini kazaniyor, sonra da amerika'ya katiliyor.
0
antikadimag
(14.06.25)
(4)

Ermenilerin soyadı neden ''yan'' ile bitiyor?

darkwizard
Rusyada Lübnan veya Türkiyede yaşayan azınlık soyadları da bazen böyle Ermenistan harici ülkelerde soyadı verilirken Türkçe Rusça falan değil diye iptal edilmiyor mu? Kürtler de Türkçe isim ve soyisim çok mesela w x q isim koyamıyorlar.
Rusyada Lübnan veya Türkiyede yaşayan azınlık soyadları da bazen böyle Ermenistan harici ülkelerde soyadı verilirken Türkçe Rusça falan değil diye iptal edilmiyor mu? Kürtler de Türkçe isim ve soyisim çok mesela w x q isim koyamıyorlar.
0
darkwizard
(13.06.25)
en.m.wikipedia.org

Bilmemkimoğlu, birşeygil gibi. Zildjian mesela, basbayağı "zilcigil" diye çevirilebilir.

Siyasi kısma girmeden, w, x, q Türkiye Türkçesi alfabesinde olmayan harfler, o yüzden kullanılamıyor, -yan niye sorun olsun ki?
0
kobuzchu kiz
(13.06.25)
Soyisimlerini bahsettiğiniz ülkelerde imparatorluk tebaasıyken edinmişlerdi o sebeple böyle bir durum yok.
0
sanal hayvan
(13.06.25)
Cumhuriyet ilanından sonra Türkiye'de kalan herkes Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı statüsü kazandı.

Harf devriminden sonra da, kayıtlarda o şekilde geçmiş olabilir. Muhtemelen Osmanlı Türkçesi alfabesi ile je ya da ye harfiyle yazılıyordu o isimler. Latinize edince öyle oldu.

Birçok dilde eşdeğeri soyad eki var, xoglu anlamına gelen... johans-son, papad-opulous. Tahminimce Ermenice'de de -yan ekidir.
0
encokbenisevinnolur
(13.06.25)
antikadimag
(14.06.25)
(4)

Amerikada ogrenci olmak

Kittie
Diyelim bir okula kabul aldik.Ogrenci vizesiyle gittik.Nasil islerde calisilabilir ve elimize ortalama ne kadar para gecer?Okul ucretini bu sekilde odemek mumkun mu sizce.Ortalama bi sey alalim okul ucretini.
Diyelim bir okula kabul aldik.
Ogrenci vizesiyle gittik.
Nasil islerde calisilabilir ve elimize ortalama ne kadar para gecer?
Okul ucretini bu sekilde odemek mumkun mu sizce.
Ortalama bi sey alalim okul ucretini.
0
Kittie
(11.06.25)
Ben gittim F1 ile ama master yapamadan gerisin geri döndüm. Harvard Nyu Columbia bu üçlüde hukuk masterı 100 bin dolar para idi. Kaçak göçek bir sürü iş yaptım, NY yarısı kaçak çalışıyor zaten öğrenci tayfanın. 3-4 bin dolar civarı elime geçiyodu benim aylık. Hem kaçak çalışıp (kurye, garson, bar vs) hem mühendislik masterı yapan baya arkadaş vardı ama ortalama ünilerde
0
vedatchilipeppers
(12.06.25)
legal olarak kampüste part-time (haftada 20 saat) ve mümkünse yaz tatilinde stajda çalışılabilir. kampüsteki işler kütüphane, yemekhane, spor salonu vb. tesislerdeki işler ya da lisansüstü için asistanlık (teaching/research) olur. bunları erken yakalamak gerekir, saatlik ücreti oradaki asgari ücret civarında olur, bununla da barınma karşılanabilir.
0
inveniam viam
(12.06.25)
Sadece 20 saate kadar kampüs içi işlerde çalışabilirsin. Vergi ödeme zorunluluğun oluyor öğrenci olsa da. Kampüs içi iş bulmak oldukça zor. Amerikanlardan da talep çok var.

Bu şekilde okul ücretini ödemen mümkün değil. Sadece harçlığını çıkarabilirsin.
0
runaway
(12.06.25)
yukarida yazilanlar dogru.

asil soruna cevap olarak okul ucretini orada calisarak odeyemezsin. orada okulda calisarak aldigin para yasam giderlerini ucu ucuna ancak karsilar.
0
antikadimag
(12.06.25)
(10)

Bebeğin cinsiyetini belirleyen

kizil karga
Babaymış, bu doğru mu, nasıl oluyor bu?
Babaymış, bu doğru mu, nasıl oluyor bu?
0
kizil karga
(11.06.25)
Kadın XX erkek XY kromozomuna sahip, babadan X kromozomu giderse annedeki X kromozomu ile birleşir XX olur cinsiyeti kız olur, babadan Y kromozomu giderse anneden gelen X kromozomu ile birleşir XY olur o zaman da erkek olur, anne sadece X kromozomu verebildiği için cinsiyeti belirleyen baba oluyor ama anne de çocuğun tüm mitokondri hücrelerini veriyor, bence o daha büyük bir olay.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.06.25)
Büyük oranda öyle ama "sadece" diyeceksek aslında tam olarak öyle değil. Yani @kaleci anlatmış kromozom dağılımını ama annenin rahminin durumu (ısı, ph vs.) da hangi spermlerin daha hızlı/sorunsuz şekilde yumurtaya ulaşacağı konusunda etkili. Haliyle iş bölümü kaçınılmaz. Tabii Y kromozomu gelmediği sürece erkek çıkmıyor (mutasyon etkeni ile her zaman bir şey çıkabilir o yüzden onu da yoksaymayalım) :)
0
nawar
(12.06.25)
cinsiyeti bababın belirlediğini düşünmek saçmalık bence. diyelim ki ben size geldim bir kilo patlıcanla bir kilo patatesi bıraktım gittim, akşam bi geldim ki evde patates yemeği var. Şimdi ben mi belirlemiş oldum patates mi patlıcan mı yiyeceğimizi?

Aynı şekilde erkek X ve Y kromozomlu spermleri bırakır gider, içeri kimi alacağını seçecek olan kadının yumurtası o saatten sonra :))

işin şakası bir yana şans tabi ki, kimsenin bir şeyi belirleyebildiği yok.
0
bobinhoo
(12.06.25)
bobinhoo bu duyuruda gördüğüm düz dünya teorisine en yakın açıklama oldu bu.
0
🌸kizil karga
(12.06.25)
bu konuda yeni calismalar var, daha gecen hafta gordum, buna gore yumurta genetik uyumluluğa ve baska faktörlere dayanarak spermi seçmede daha aktif bir rol oynayabilecegini ortaya koymus. dolayisiyla bu konuda sperm belirler demek yumurta belirler demek kadar dogru.
0
kassiopeia
(12.06.25)
Siz söylüyorsunuz zaten yeni çalışmalar var diye kesin olarak kanıtlanmış çalışmalar değildir muhtemelen, o nedenle "evet bu da doğru" demek çok doğru değil gibi.
0
🌸kizil karga
(12.06.25)
kaleci saçlı güzel açıklamış, cinsiyet babadan mtdna anneden bu da çocuğun sağlık(sal) alt yapısını oluşturuyor.
0
deartheodosia
(12.06.25)
Bir laf vardı:
- ye ekşiyi çıkar ayşe'yi, ye tatlıyı çıkar hakkı'yı

Belirleyici birçok faktör var. Şans kısmı hariç, @boobinho'ya katiliyorum.
0
encokbenisevinnolur
(12.06.25)
O sperm verir, öbürü seçip alır, beğenmediğini kapıdan çevirir falan da, dümdüz şu: Bebeğin cinsiyeti, yumurtayı dölleyen (ve babadan gelen) spermin taşıdığı kromozoma göre gelişiyor.
0
kobuzchu kiz
(12.06.25)
dogru. mesela cok ilginctir askeriyede muhabere (iletisim, muharebe degil) sinifinin cocuklari genelde kiz olur. bunlar radyo vb iletisim cihazlariyla cok hasir nesirdirler ve artik radyasyondan midir nedir bilmiyorum pek erkek cocuklari olmaz.
0
antikadimag
(12.06.25)
(5)

Termos sorusu

Kittie
Birkac saat icindeki suyu soguk tutacak pipetli termos ariyorum.Memnun kaldiginiz bir urun var mi?Stanley sanirim bi 8 saat tutuyormus soguk oyle mi?Cok para. Bi termosa verilir mi emin olamiyorum.Bu konuda da dusuncenizi alayim. Deger mi?En kotu sogutucu ozelligi olmayan ve plastik vb kokmayan bi u
Birkac saat icindeki suyu soguk tutacak pipetli termos ariyorum.
Memnun kaldiginiz bir urun var mi?

Stanley sanirim bi 8 saat tutuyormus soguk oyle mi?
Cok para. Bi termosa verilir mi emin olamiyorum.
Bu konuda da dusuncenizi alayim. Deger mi?

En kotu sogutucu ozelligi olmayan ve plastik vb kokmayan bi urun de tavsiye edebilirsiniz. Saglikli bir sey olsun istiyorum cunku.

Tesekkurler
0
Kittie
(11.06.25)
2 litrelik bir sey ariyorum
0
🌸Kittie
(11.06.25)
decathlon'daki termoslar çok başarılı. ama pipetlisi var mı bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(11.06.25)
tantitoni 1,2 litre olan var..A101 internet sitesinden piyasadan çok uyguna almıştım. uzun süreli denemedim ama. bir de ona benzer english home'da görmüştüm.
0
jepa
(11.06.25)
Contigo termos arastiriniz
0
primetime
(12.06.25)
kaliteli bir sey istiyorsan ya thermos ya zojirushi.
0
antikadimag
(12.06.25)
(6)

Yapımcıya kalan para

kizil karga
The Dark Knight'ı izlerken bazı bilgilerine bakmıştım, filmi 185 milyon dolara çekmişler 1 milyar dolar da hasılat yapmış, sorularım şunlar: Oyuncuların alacağı ücret telif hakları ve filmin genel olarak maliyeti sanırım 185 milyonluk bütçeden karşılanıyor, bu durumda 1 milyar dolardan 185 milyon do
The Dark Knight'ı izlerken bazı bilgilerine bakmıştım, filmi 185 milyon dolara çekmişler 1 milyar dolar da hasılat yapmış, sorularım şunlar: Oyuncuların alacağı ücret telif hakları ve filmin genel olarak maliyeti sanırım 185 milyonluk bütçeden karşılanıyor, bu durumda 1 milyar dolardan 185 milyon doları çıkardıktan sonra kalan para komple yapımcıya mı kalıyor yoksa başka giderlere de buradan para gidiyor mu?
0
kizil karga
(11.06.25)
Hasılatın yarısını sinema alır.
0
gabe h coud
(11.06.25)
cok guzel soru. paranin ciddi bir kismi filmi gosteren salonlarda kaliyor. yani 1 milyar dolar gelir var ya, o gelir insanlarin sinema bileti almasi sayesinde var. sinema salonlari boyle para kazaniyor.

dijital platformlardan gelen para icin para filmi yapan studyoya ve yapimcilara kaliyor evet. cunku riski alan insanlar onlar dolayisiyla kari da onlar aliyor. bir de bazi aktorler kardan pay aliyor sadece upfront degil.
0
antikadimag
(11.06.25)
185 milyon dolarak production costtur. Ama sinema, dagitim vs yoktur içinde. Kısacası o kar değil. film çekimi sonrası maliyetler var.
Buna ek olarak oyuncular da pay alıyor. Misal matt damon galiba avatar için james cameron filmden pay vereyim demiş.
0
logisticsmanager
(11.06.25)
Evet ya sinemaları unutmuşum, ben de diyorum bu kadar para kalmaz nereye gidiyor bu paralar.
0
🌸kizil karga
(11.06.25)
Bir film sinemada yayınlandıktan sonra da kar sahiplerine epey para bırakmaya devam eder. Mesela The Dark Knight:
Toplam Non‑Theatrical ~$725 M (yaklaşık) Ev sineması + TV + dijital platform + diğer haklar toplamı para bırakmış bugüne kadar. Daha da uzun yıllar bırakmaya devam edecek :)
The Dark Knight örneği üzerinden chatgpt'ye tahmini yıllık gelir dağılımını sordum. Yanıt şu şekilde:

Müzik Bestecisi 0.1 % $725 K → /17 ≈ $42.7 K ~$43 000
Senarist 0.2 % $1.45 M → /17 ≈ $85.3 K ~$85 000
Yardımcı Oyuncu 0.5 % $3.625 M → /17 ≈ $213.2 K ~$213 000
Başrol Oyuncu 1 % $7.25 M → /17 ≈ $426.5 K ~$427 000
Yönetmen 1.5 % $10.875 M → /17 ≈ $640.0 K ~$640 000
Stüdyo / Yapımcı (Warner Bros.) ~95 % $688.75 M → /17 ≈ $40.5 M ~$40 500 000
0
fobfilm
(11.06.25)
Sözleşmesine göre değişir kime ne kalacağı.
0
sanal hayvan
(11.06.25)
(27)

Favori içkiniz hangisi?

put it in your appropriate place
Favori biranız hangisi sorunuzdan yola çıkarak sorayım; Favori içkiniz hangisi?- Viski. En sevdiğimdir. İyi kötü bir damak tadı oldu. Tabii ayrıntı detay pek anlamıyorum ama hafif sert ayrımı oldu.- Bira. Özellikle Ipa olanlar hoşuma gidiyor. Şerbetçiotu olanlar damak tadıma uygun.Bu ikisi var. Ara
Favori biranız hangisi sorunuzdan yola çıkarak sorayım; Favori içkiniz hangisi?

- Viski. En sevdiğimdir. İyi kötü bir damak tadı oldu. Tabii ayrıntı detay pek anlamıyorum ama hafif sert ayrımı oldu.

- Bira. Özellikle Ipa olanlar hoşuma gidiyor. Şerbetçiotu olanlar damak tadıma uygun.

Bu ikisi var. Ara ara kırmızı şarap içtiğim oluyor ama sıfır damak tadı.
0
put it in your appropriate place
(10.06.25)
Cin
Bira
0
mutekebbir
(10.06.25)
Viski; single malt, islay
0
Bruce
(10.06.25)
Yerine göre değişir. Bunun tek ve mutlak bir cevabı yok bence.

Sahne önünden izlenen bir rock konserinde viski içilir mi? Sosis kızartılan bir kumsal partisinde rakı içilir mi? Patates kızartmasıyla cin tonik olur mu? Patlamış mısırla film izlerken ipa gider mi? Ruffles yerken kırmızı şarap içilir mi gibi.
0
orient blue
(10.06.25)
ya çok şey içerim sevmediğim içki yok belki en çok bira içmişimdir ama ben rakı kadınıyım:( ve rakı seven tek bir insan tanımadım ya sosyal içici ya hiç. hep tek başıma içerim ya yalnız ya karşımdaki kola mola içerken. kendimi Halil gibi hissediyorum neden rakıyı bu kadar kötü gösterdiniz halbuki aşiri iyi içki

ha kokteyl de çok severim ama miktara vurunca daha az kalıyor
0
ala09
(10.06.25)
Alman elma şarabı, soğuk ve gazlı, alkollü elmalı beypazarı gibi gidiyor
0
nahtoderfahrung
(10.06.25)
Valla ala+1 ben de rakıyı çok severim, düz soda içer gibi içiyorum mezesiz.

Sonra da viski ve şarap.
0
sekizdokuzon
(10.06.25)
en sevdiğim: sheridan's ve malibu, ama nadiren tüketirim.

hem sevip, hem çok içtiğim : finlandia vodka.

ama kış aylarında balık yiyecek olursam tekirdağ altın seri rakı.

pek sevmemekle birlikte, hepsinden çok turborg malt tüketiyorum. coca cola gibi bir şey benim için.
0
tabudeviren
(10.06.25)
Sevmediğim alkollü içki yok, hepsi benim bebeğim. Mastika çok severim kahveyle, Bailey’s aynı şekilde. Viski bazlı kokteyllere bayılıyorum. Votka portakal (screwdriver) severim; alkolik dönemimden kalma bir alışkanlık. Cin ve salatalık suyuyla evde kendi yaptığım bi kokteyl var lime, taze nane, reyhan falan baya fresh bi şey oluyo. Onun dışında rakı beylerbeyi göbek, yoksa efe gold. Bira normal şartlarda Beck’s, bazen Blanc falan; anormal şartlarda kırmızı tuborg. Akrep zehri gibi meret 5 tane kırmızı içip iptal olmayan görmedim.
0
vedatchilipeppers
(10.06.25)
Her içkiyi içerim ama single mat viskilerin yeri bende ayrı; viski kışın soğuk gecelerin vazgeçilmezi ama yazın cin-votka-viski-tekiladan yapılan kokteylleri de sever ve yaparım.
0
blue rebel motorcycle club
(10.06.25)
Rakıcıyım ben de
0
cilacı ökkeş usta
(10.06.25)
Baileys benim için 8
Alkol oranı biraz daha yüksek olsaydı 9,5 olacaktı
0
etna
(10.06.25)
köpüklü sarap ve sampanya.

bira agzima sürmem. kokteyl klasikse ve cok renkli degilse tadina bakabilirim.
0
sonsuz
(10.06.25)
Hepsinin ortamı farklı bende.
Ortamına göre hepsini severim.
En çok rakının ortamını severim.
0
Mirket
(10.06.25)
Sangria, aperol spritz.
0
asteriks
(11.06.25)
Kalabaliksa raki, tek basima isem votka ya da cin.
0
deckard
(11.06.25)
Viski. Farklı durumlar/sebepler/ruh halleri için farklı kategori viskilerim var. İkinci sırada da cin. Özellikle havalar ısındığında viski yerini çoğunlukla cine bırakıyor. Gerçi sosyal içicilik dışında ikisinde de ayda 3-5 kadeh falan içerim evde.
0
nawar
(11.06.25)
konyak. saglam bir viski icicisiyimdir ve cogu turunu denedim. ancak konyak'taki aroma viskide yok bence. viski daha cool geliyor ama. viski icemeyen arkadaslarimin bile viski story'leri falan oluyordu.
0
antikadimag
(11.06.25)
Gordon's London Dry Gin
0
clones
(11.06.25)
favori içkim viski olmak zorunda kaldı.(zaten severim o ayrı) Normalde bira çok severim ama bira-şarap gibi mayalı şeyler içince öbür gün kafam yerine gelmiyor. Viski ise tertemiz. Sanırım filmlerde yaşlı zenginlerin hep viski içmesinin sebebi bu :D
0
nhk ni youkosu
(11.06.25)
tekila
0
lüzumsuz adam
(11.06.25)
Mojito ve gürcü şarabi
0
abuzer
(11.06.25)
bu aralar cin. geçen sene vodkaydı. ondan önce viski.

ama yaz içinse bira.
0
koela
(11.06.25)
cin-tonik. old school bir adamım.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(11.06.25)
Ortama göre;
Buğday birası
Blush veya roze şarap
Rakı
Meyve şarabı

Rakı dışındakilerin içimi kolay, tadı yumuşak. Sek viski, konyak vb. bana göre değil. Kokteyl olarak içerim ama aramam.
0
auroraaurora
(11.06.25)
yazıldığı gibi ortamına göre değişir ancak genel olarak en çok tükettiklerim;

bira
cin
blush
muhtelif kokteyller.
0
makarnavodka
(11.06.25)
Jager mojito hos, degisik guzel aromali
romlu kokteyllerin cogu
beyaz sarap(yari tatli olanlar)
0
sey mi dostum
(11.06.25)
nesquikli pastörize süt
0
Batuhanolabilir
(14.06.25)
(7)

Tetanos Ne Kadar Korur?

Nature Works
Merhaba,Filipinlerin bir adasında bir banka oturdum çivi dışarı çıkmış :@ Şortum yırtıldı ucundan totoyu da çizdi galiba, açıp bakamadım tuzun etkisiyle hafif yanıyor. En son askerde tetanos olmuştum ama hiçbir zaman sistematik şekilde 3 doz aşı olduğumu hatırlamıyorum. Askerliğin üzerinden 5 sene g
Merhaba,

Filipinlerin bir adasında bir banka oturdum çivi dışarı çıkmış :@ Şortum yırtıldı ucundan totoyu da çizdi galiba, açıp bakamadım tuzun etkisiyle hafif yanıyor. En son askerde tetanos olmuştum ama hiçbir zaman sistematik şekilde 3 doz aşı olduğumu hatırlamıyorum. Askerliğin üzerinden 5 sene geçti. Bu aşı korur mu önlem alayım mı? Alırsam ne alayım. Biraz ücra bi yerdeyim imkanlar kısıtlı, bir süre daha buradayım. Çivi çok eskidir, epey de korozyona uğramıştı

Teşekkürler
0
Nature Works
(10.06.25)
ben geçen yaz tetanos aşısı yaptırdım. en son 2013 yılında askerde vurmuşlardı.

doktor 10 yılda bir yapılıyor dedi.

güvendesin yani. (o çiviyi taşla eğ ki başkasına da batmasın)
0
yurtsuz john
(10.06.25)
doktorlar 10 senede bir diyor +1
0
cooperr
(10.06.25)
Hocam tetanos hafife alınacak bir şey değil. Ayrıca aşısı da dünyanın her yerinde bulunabilecek kadar basit ve bilinen bir şey.
Evet son aşın hala koruyor olabilir ve hatırlatıcı dozlar da bir o kadar önemli. Türkiye'de olsaydı 10 sene korur diye göndermezler, yine de tetanos aşını yaparlardı. Orada da hastaneye gerek yok, basit bir halk kliniği de bulsan aşını yaptır, hiç riske girmeye gerek yok.
0
yeninesiltupcu
(10.06.25)
Şüpheli kesiklerden sonra, aşınız olsa da aşı yaptırmalısınız zaten. 24 saati geçirmemeye çalışın. Siz akıl yürütürsünüz ama virüs bunu önemsemez.
0
akhenaten
(10.06.25)
iş yerinde yapılan uygulama sanırım aşağıdaki gibiydi.

*** Kişi eğer daha önce hiç tetanoz aşısı olmadıysa,
ilk doz olarak Td aşısı uygulanır,
4 hafta sonra 2. doz,
6-12 ay sonra 3. doz yapılır
ve devamında bu aşı 10 yılda bir tekrarlanarak
kişinin tetanoz hastalığına karşı kazandığı bağışıklık sürdürülmüş olur.


www.medicana.com.tr:~:text=Ki%C5%9Fi%20e%C4%9Fer%20daha%20%C3%B6nce%20hi%C3%A7,kar%C5%9F%C4%B1%20kazand%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ba%C4%9F%C4%B1%C5%9F%C4%B1kl%C4%B1k%20s%C3%BCrd%C3%BCr%C3%BClm%C3%BC%C5%9F%20olur.
0
designer
(10.06.25)
tek doz asi bir sene koruyor. 3'lu 5'li artik tam seti neyse hepsini yaptirirsaniz 10 sene koruyor.
0
antikadimag
(10.06.25)
Sen takvim günü sayarsın ama bakteri saymaz. +1

Bu arada tetanos dediğiniz şey paslı çivi hastalığı değil. Bütün kirli yüzey kesikleri için geçerli. Özellikle sık güneş ışığı almayan ve toprakta olan.

10 yıllık koruyuculuk aslında tam olarak 10 yıl etkin koruyucu olmasa da tetanosa güvenip mermiye kafa ata ata gezmemek lazım. Doktor ya da hastanesine bağlı olarak 3 ya da 5 yıl geçtikten sonra kesikleri takiben aşılama sürecine gidilir. 5 yıl içinde de birden fazla defa kesik olduysa yine kontrole gidilir.

Not: Kesinlikle tavsiye edilen bir şey değil ama ruh hastası gibi senede bir olmadığınız sürece ya da alerji dahil herhangi bir sağlık konusu olmadığı sürece yenileme süreci gelmeden önce (örneğin, 5. yılda) yaptırdığınız tetanos aşısının size (bilinen) bir zararı yok.
0
nawar
(10.06.25)
(15)

Aramıza... (yurtdışı edition)

alice in potatoland
Hangi şehirden katılıyorsunuz?Yurtiçi için: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1606617/aramiza-anket-var
Hangi şehirden katılıyorsunuz?

Yurtiçi için: www.eksiduyuru.com
0
alice in potatoland
(09.06.25)
Hamburg, meine Perle :)
0
sonsuz
(09.06.25)
cluj-napoca, romanya

bu akşamki international quiz night'a beklerim yolka'da
0
rain when i die
(09.06.25)
alberta, kanada
0
cooperr
(09.06.25)
seattle, wa.

new york ofisine gecmeyi istiyorum ama. bakalim.
0
antikadimag
(09.06.25)
galway'in bir kasabası, irlanda
gerçi şu an tr'deyim, gidip geliyorum, bir ay sonra temelli gideceğim.
0
cilacı ökkeş usta
(09.06.25)
Sofya, Bulgaristan
0
deveyidiken
(09.06.25)
yigidin harman oldugu, muptezel diyari philadelphia'dan sevgilerle
0
adrianapole
(09.06.25)
Waldshut-Tiengen , Almanya

@alice in potatoland ,yakınmışız :)
0
arenas
(09.06.25)
ben kücük bir kasabada/köyde yasadigim icin direkt köy adi vermem, ama bölge bezirk liezen.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.06.25)
Utrecht/Hollanda
0
but that was just a dream
(09.06.25)
Randstad, Hollanda
0
mbond
(09.06.25)
Öncelikle çikolatalar diyarı İsviçre'den selamlar diyorum; sonrasında da Neuchâtel diye ekliyorum :)
0
fraise
(10.06.25)
almanya hessen eyaleti
0
nahtoderfahrung
(10.06.25)
Usa / new jersey
0
oscar
(10.06.25)
amsterdam, hollanda
0
lemmiwinks
(10.06.25)
(19)

Uyumayı

kizil karga
Sever misiniz yoksa 2-3 saat uyuyayım bana yeter mi dersiniz?
Sever misiniz yoksa 2-3 saat uyuyayım bana yeter mi dersiniz?
0
kizil karga
(09.06.25)
Çok severim, 8-9 saat uyumadan kendime gelemem.
0
sekizdokuzon
(09.06.25)
Uyumayı severim uyumaktan daha fazla sevdiğim fazla bir şey olmayabilir, ayrıca günün herhangi bir saatinde herhangi bir ortamda ve şartta "şurada bi uyuyayım" deyip uyuyabilirim, bi keresinde evde tadilat varken sanırım hiltiyle bi yerleri kırıyorlardı o gürültüde de çok güzel uyumuştum ama uyuma konusunda tek beklentim uzanma şeklinde olmalı, uzanabildiğim her yerde uyurum ama oturarak falan uyumasını çok tercih etmiyorum, öyle de uyurum ama tercih etmiyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.06.25)
Çok severim, ayı gibi uyuyorum çok afedersiniz hafta sonları bilhassa.

Hafta içi çok uyumam; işten gelince bir iki saat uyurum, sonra kalkarım şahsi işlerime bakarım. Sonra bir iki saat daha uyku patlatırım. İş yerinde de 1-2 saat kestirebilsem komple bu düzene geçicem de öyle bi imkanım yok. Power nap cidden çalışıyor bende az uykuyla zinde hissediyorum.

Hafta sonu uyku borçlarımı ödüyorum tabi özellikle cuma ya da cumartesi 15-16 saat tek atıyorum :D
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
10 saat uyumadan kendime gelemem
0
mirty
(09.06.25)
Mutlu olduğum zaman uyuyamıyorum, mutsuzsam ve stresliysem uyku beni rahatlatıyor. Bu tip durumlarda seviyorum.
0
rock n roll
(09.06.25)
çok eskiden çok daha fazla severdim öğrenciyken filan ama on yıldır erken yatıp erken kalkıyorum. gece on ikiyi pek geçmem. uyku surem hep aynı 6 7 saat. artık fazlasını uyuyamıyorum pek. ama keşke 5 saat filan yetseydi. Öyle yaşamak isterdim.
0
a perfect lie
(09.06.25)
8-9 saat uyuyorum. Az olunca depressiya kacinilmaz oluyor.
Seviyor muyum bilmiyorum ama az uyku bana çok zarar veriyor.
0
sonsuz
(09.06.25)
8 saat uyurum. Erken yatar erken kalkarım.
0
yurtsuz john
(09.06.25)
2-3 saat uyumak bana yeter diyen yalancıdır. Eğer 24 saatte 2-3 saat uyuyup hiç sorunsuzca günlerce devam ediyorsa hemen İsviçreli bilim adamlarına email atmalı.

7.30-8 saat ideal. Yaş aldıkça daha çok ihtiyacım var gibi. Eskiden uykusuz işe giderdim ama son yıllarda uykusuz olunca iş performansini etkiledigini fark ettim. Eskiden operasyonel işler olduğu için uykusuz da olurdu ama şimdi stratejik konusmalarda uykusuz olmuyor asla.

Bu arada sicak havada esinti ile öğlen uykusu <3
0
logisticsmanager
(09.06.25)
2-3 saatlik uyku beni öyle bir salağa çevirir ki hiç uyumasam daha iyi.

Uyumayı çok seviyorum, uyumadan ne dinlenebilirim ne iyileşebilirim o kadar önemli ki benim için.
8-9 saat arası uyumaya çalışırım normal düzende.
Ekstra durumlarda uyku düzenim bozulursa kendimi bir gün boşa çıkarıp o gün komple uyur dengelerim.
0
mutekebbir
(09.06.25)
Severim :)
0
isiaha
(09.06.25)
6 gibi kalkiyorum. en gec 7. 12 gibi de yatiyorum.
0
antikadimag
(09.06.25)
Eskiden severdim artık lüks. Yapmak istediklerim için uykumdan kısıyorum yoksa gün yetmiyor
0
kullanicadi
(09.06.25)
çok severim. erken yatarım, kafamı koyar koymaz ve alarm çalana kadar deliksiz uyurum.
0
cilacı ökkeş usta
(09.06.25)
Cok severim. Erken yatmam ama uykuyu cok severim ve cok kolay uykuya dalarim. Dusuk tansiyon sorunum oldugu icin evdeyken ozellikle durup dururken hadi ben uyucam diyip uyumuslugum coktur skdkdkf
0
matilda
(09.06.25)
Uyumayı çok seviyorum ama uyumak istemiyorum. Depremden sonra iyice arttı uyumama isteği. Değerli taraftan uyuyunca bişeyler kaçıracakmışım gibi hissediyorum. Resmen offline olmak istemiyorum.
0
rodeocu
(09.06.25)
Gec yatiyorum, erken kalkiyorum. Beden cok yorgum degilse fazla uyumayi sevmiyorum. Geceyi uyumadan gecirmeyi seviyorum.
0
deckard
(10.06.25)
8 saat uyumak uyumayı sevmek değil bence. bir insan zaten 7-8 saat uyumalı.

daha az uyuyanlar uykuyu sevmediklerinden değil, daha fazla uyuyamadıkları için.
daha fazla uyuyanlar da yorgunluklarını atamadıkları için olabilir.

gün ortası uyuklama hissini, mayışmayı seven de uykuyu seviyordur diyebiliriz sanırım.
0
art cat chocolate
(10.06.25)
Yemek ve seksle beraber en haz veren 3 eylemden biri. Ve yine diğer ikisi gibi bokunu çıkarmadan yapmak gerekiyor. Hazzı ertelemeyi de sevdiğim için girift ve dalgalı bir ilişkimiz var diyebilirim.
0
Bruce
(10.06.25)
(25)

duyurudan kimleri reelde gordunuz?

deckard
Simdi ifsa duyurulari olunca aklima geldi, duyurudan tanisip gorustugunuz kac kisi oldu. Benim sanirim 10 civari kisi oldu, bircogu ortaliklarda yok artik. Bir arkadasi goruyorum hala buralarda, kendisi dunya tatlisi akli basinda bir insan. Sizler kimlerle tanistiniz, ilk intibaniz ne oldu?
Simdi ifsa duyurulari olunca aklima geldi, duyurudan tanisip gorustugunuz kac kisi oldu. Benim sanirim 10 civari kisi oldu, bircogu ortaliklarda yok artik. Bir arkadasi goruyorum hala buralarda, kendisi dunya tatlisi akli basinda bir insan. Sizler kimlerle tanistiniz, ilk intibaniz ne oldu?
0
deckard
(09.06.25)
ben bira içmeden 10-15 görüşme yapmışımdır ama duyuru da nasıl oluyor bir fikrim yok :/
0
vss
(09.06.25)
Nick vermek uygun olmaz elbette ama totalde benim de 10 civarı falan sanırım 15 senede. İlk tanıştığım kişi aklımı başımdan almıştı mesela, sırf onun için boğaziçi sosyoloji yazcaktım hatta tercihlere, dün gibi hatırlıyorum. Sonra iki sene daha görüştük ve koptuk. Çok nostaljik hisler doldu içime bu akşam.

Edit: iki tane duygusal ilişkim oldu biri yukarda bahsettiğim diğeri de başka biri. İkisi de çok iyi insanlardı valla umarım keyifleri iyidir. Geri kalanıyla hiç öyle münasebetlerim olmadı zaten hiç öyle bir ortam da oluşmadı. Kimse yanlış anlamasın aman diyeyim :)
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
Gorusmek derken kastim, oturup cay kahve icmek sohbet etmek elbette. Simdi yanlis anlamalara mahal vermeyelim, kimseyi uzmeyelim.
0
🌸deckard
(09.06.25)
14-15 senedir buradayım ama görüştüğüm kişi sayısı bir elin parmağını geçmez. bir de benim görüşmelerim çok rastgele olmuştu. mesela nick'ini hatırlamıyorum, görür mü bilmiyorum hiç ama bir abiyle görüşmüştüm... o zaman internet üzerinden çalışıyorum, bilgisayarım bozuldu. ne yapabilirim ne edebilirim diye duyuru açtım. adamla buluştuk, bana geçici olarak laptop verdi, üstüne o ara doğum günüm olduğu için baklava ısmarladı ahahaha.

devamında hiç görüşmedik ama bu mesela asla unutmayacağım bir jesttir, şahane bir adamdı, buraları okur mu görür mü bilmiyorum ama okursa kendisine tekrar çok teşekkür ederim. 19-20 yaşında (ve o zaman için) psikolojisi pek sağlam olmayan birisiydim. hiç tanımadığım bir insandan böyle dostluk görmek çok duygulandırmıştı.

benim duyuru ilişkilerim genelde bu tür "ACİL YARDIM LAZIM" ya da ev arkadaşı şeklindeydi. buradan iki sevgilim de oldu ama nick'leri söylesem hiçbiriniz tanımazsınız, çok nadiren yazan insanlardı. celebrity'lerden hiçbirini tanımıyorum diyebilirim. mesajlaştığım, konuştuğum olmuştu ama yüz yüze görüşmedim.
0
mark greg sputnik
(09.06.25)
Bir öğrenciye geçici kalacak yer vermiştim.
Birisiyle date’e çıkmıştık bir iki kere.
Beş kişiyle de reelde arkadaş olduk, fırsat buldukça görüşmeye çalışıyoruz.
0
ruhen hastayim ben
(09.06.25)
çok, sayısını bilmiyorum ama telefonda mesajlaşıp görüşmediklerim de oldu.
0
respect
(09.06.25)
reelde 3 kisi, iyi ki tanimisim. yazarken hatirladigim bir kisi daha var nickini adini hicbir seyini hatirlamiyorum
0
ala09
(09.06.25)
3-4 sevgili, 3-5 arkadaş. Ama nik veremiyok.
0
Shepard
(09.06.25)
Kimseyle gorusmedim ama seneleeer once ogrenci istanbul karti cikartmak icin gittigim bayideki gorevli "sen matilda misin" dedi. Şok oldum. 1 kere fotografimi atip kisa sure sonra silmistim.
0
matilda
(09.06.25)
0. sozluk'ten tanistim ama buradan hic oyle bir ortam olmadi.
0
antikadimag
(09.06.25)
Eski nickimle buralardayken 7-8 kişiyi görmüşümdür. İkisiyle hala arkadaşız, çok severim, iyi ki tanımışım onları <3
Yüz yüze hiç görüşmediğim ama hala buradan veya telefonda mesajlaştığım birkaç kişi de var, drnk gelirse görüşmek isterim de hiç denk gelmedi.
0
cilacı ökkeş usta
(09.06.25)
istanbulda bir kaç kişiyle görüştüm. nicklerini vermek yakışık almaz.
0
yurtsuz john
(09.06.25)
15-20 kadar kişi ile mesajlaştığım, görüştüğüm, telefonlaştığım oldu. Özellikle kadın ve çocuk dayanışma çalışmalarımızda malzeme, erzak ve burs katkısında bulunanların ayrı yeri vardır bende. Bunların dışında bir 10 kişiyle falan da iletişim halindeyim, arkadaşlığımız var. hatta daha geçen hafta sonu buluştuk evli olan ikisiyle.
0
Phoebe
(09.06.25)
halı saha organizatörüydüm. o ekipten burada olan varsa sadece onları görmüştüm. çok kalabalıktık ama çok yıllar geçti.

duyuruda güncelde kimseyi tanımam, kimse de beni tanımıyor. öyle birşeyi de hiç istemedim zaten. Sorup çıkoyorum genelde.
0
baldan kaymak
(09.06.25)
Kimseyi görmedim ama buradan bir üyeyi uzun zamandır ulaşamadığı bir arkadaşıyla iletişime geçmesini sağlamıştım.
0
diyecevaplandı
(09.06.25)
Birkaç zirveye gitmişliğim var zamanında o nedenle gördüğüm insanlar oldu.
0
peki madem
(09.06.25)
nawar, son derece beyefendi bir kisilik.
la paz ile de boyama kursuna gittik. Adimi ifsa ederek kendince espiri yaptigini sanan bir ergenmis.
0
Kahvedesu
(09.06.25)
Zirvelerde gördüklerim harici şu anda benim de sürekli mesajlastigim ya da yüz yüze görüştüğüm kimse yok.
0
sekizdokuzon
(09.06.25)
universitede ev ararken buraya duyuru olarak acmistim herifin biri yazdi. sehir de kocaeli yani cok denk gelmez normalde.

en yakin arkadaslarimdan biri 10-15 yildir. :) onun disinda tanismak icin sozlukte ya da burada pek diyaloga giren biri degilim ama sozlukten yine birkac kisi var. buradan yok.
0
bohr atom modeli
(09.06.25)
abim. sayılırsa.
bi de eski eşimin kardeşi de burada yazıyordu.
gerçek hayatta tanıdığım insanların dışında kimse yok.
kimseyle de mesajlaşmıyorum ama tanımadan sempati duyduğum birkaç yazar var.
0
deartheodosia
(09.06.25)
Görüştüklerim şuan duyuruda yoklar. 5-6 kişiyle görüştüm
0
runaway
(09.06.25)
Kimseyi görmedim ama görmek istediğim kişiler var.
0
rock n roll
(09.06.25)
7-8 yıl öncesine kadar sürekli birileriyle görüşürdüm. Çoğunun kullanıcı adını hatırlamıyorum bile.
Duyurudan tanıdığım ve hayatımda kalıcı olan bir kişi var, en yakın dostlarımdan biri, sanırım 10 yıl kadar oldu burada sorduğu bir soru üzerine tanışıp çok yakın arkadaş olduk hala da öyleyiz, artık buralarda değil, ben de eskisi kadar aktif değilim belki bu yüzden aşina olduğum insanlar yok sohbet ilerlemiyor bilmiyorum.

Bir sürü farklı insan olduğu için ilk intibalar da değişken tabii ki bazen "evet tam da böyle biri olduğu belliydi zaten" diyorsun bazen "şov yapıyormuş" diyorsun :)
0
mutekebbir
(09.06.25)
whatsapp uzerinden konustugumuz birkac arkadas var, guzel cocuklar.
kafa dengi insanlar birbirini bir sekilde bulur.
0
cooperr
(09.06.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim <3
seneye eurovision izlemeye gelelim mi? :)

Galiba direkt buradan tanışıp da görüştüğüm bir tek @konusma var benim. Sohbeti duyuru dışına çıkarıp instagram'dan ekleştiğim arkadaşlar var, onlar ayrı.
0
kobuzchu kiz
(09.06.25)
(28)

Ülkemize giren kalitesiz turistler hk.

travisbrooker
Merhaba,Bayram nedeniyle Alanya'ya geldim. Şöyle biraz inceledim, yabancı turistlerin hepsi apart otel'lerde kalıyor. Alışverişini migrostan veya diğer bilinen marketlerden yapıyor evlerinde yemeklerini yapıyor, içeceklerini yine buralardan alıyor ve esnafa 1 kuruş para kazandırmıyor. Dolayısıyla ül
Merhaba,
Bayram nedeniyle Alanya'ya geldim. Şöyle biraz inceledim, yabancı turistlerin hepsi apart otel'lerde kalıyor. Alışverişini migrostan veya diğer bilinen marketlerden yapıyor evlerinde yemeklerini yapıyor, içeceklerini yine buralardan alıyor ve esnafa 1 kuruş para kazandırmıyor. Dolayısıyla ülkemizde tatil yapan bu turistler 1 kuruş döviz kazandırmıyor. Buna engel olunamaz mı? Veya ülkeye giriş yapan turistlerden en az şu kadar harcama yapmalısın şartı konulamaz mı?


Şahsen çok rahatsız oldum.

Sizin bu konu hakkında düşüncelerinizi merak ettim.
0
travisbrooker
(08.06.25)
Vize denilen şey tam olarak bunun için. Vize koymak ve kriterleri katılaştırmak lazım ama ekonomi o kadar kötü ki yapacak hiçbir şey yok.
0
runaway
(08.06.25)
bunlar bir insanın kalitesini gösteren detaylar değil
0
nahtoderfahrung
(08.06.25)
@nahtoderfahrung mesela ben katı atık vergisi ödüyorum. Bu ülkede yaşıyorum sorumluluklarım var. Bu turistler ise geliyor yiyor içiyor bilmem ne yapıyor gidiyor. Söylemek istediğin şeyi biraz daha açmanı rica edeceğim
0
🌸travisbrooker
(08.06.25)
çok uzun yıllar turizm sektöründeydim ve tam olarak alanya-antalya-belek bölgelerinde çalıştım. yanlış tanıtım politikaları, vizyonsuz ve liyakatsız bakanlık yetkilileri, tekele dönüşmüş tur operatörleri vesaire derken ucuz destinasyon olarak bilinen bir ülke haline getirildik elbirliğiyle. burda turistin suçu yok ki? bulmuş ucuz destinasyon gidiyor keyfine bakıyor. napacaktı, turizm mevzuatımızı mı yenilesin, liyakatlı ekip mi kursun? hatayı yanlış muhatapta arıyorsunuz. zamanında çalıştığım bir otelde ki uluslararası organizasyona zil zurna sarhoş çıkıp yabancı gazetecilere turkiş lan turkiş diyen bakan yardımcısı gördü bu gözler.

ayrıca bu apartlar ve all inclusive patlamadan önce gayet iyi bir turist profili vardı. otel dışında dolandırılanlar, büyük kuyum merkezlerinde elma çaylarına uyuşturucu madde konulup kredi kartlarından boş slip çekilenler, alanya da dolmuş şoförlerinin tecavüzüne uğrayıp uçurumdan atılanlar falan derken size zibilyon tane gerçek hikaye anlatabilirim.

ezcümle, muhatabınız yanlış.
0
Phoebe
(08.06.25)
@HellKeePer devamını bekliyorum.
0
🌸travisbrooker
(08.06.25)
neden sorusunu sormadan nasil sorusunu sormak cogu zaman yanlis sonuclar dogurur.

yani, turizm nasil kurtulur sorusunu sormadan önce, neden turistler marketten alisveris yapip esnafa para kazanadirmiyor sorusunu sormak gerekiyor. Phoebe, nedenini bir miktar anlatmis ama sizin 3 günlük Alanya gözlemlerinizden edindiginiz izlenimden fazlasina ihtiyaciniz var gibi görünüyor.
0
deckard
(08.06.25)
Alanya'da doğmuş, büyümüş,hala burada yaşayan eski turizmci yeni emlakçı olarak yazıyorum.
Aslında buranın geni bu şekilde, sehir merkezinde apart oteller ve pansiyonlar(az da olsa) bulunur, şehrin dışında da geniş arazi üzerine kurulu 5 yıldızlı her şey dahil sistemli oteller vardır.
Özellikle şehrin göbeğindeki apart oteller turizm için oldukça önemliydi. bu oteller en fazla oda+kahvaltı olarak hizmet verirdi. çoğunluğu iskandinav ve avrupalı turistler bu tarz otelleri seçer, kahvaltısını yaptıktan sonra direkt gezmeye, alışverişe giderdi. 5 yıldızlı otellerdeki gibi tıkılıp kalmazdı. odalarında da yemek yapmak için mutfak ve araç-gereçler olduğu için kendileri de yemek yaparlardı. önceleri hiç araştırma yapmadan en yakın buldukları markete girip poşet poşet alışveriş yaparlardı ancak kazıkçı insanlarımız sayesinde artık bim-şok-a101 ve migrosu en güvenilir yer olarak bilip ne kadar uzak olsa da sora sora orayı bulup sadece oradan alışveriş yapar oldular.
Aslında bu sistem Alanya ve tüm çevre için en iyisiydi. turist otelde hapsedilmiyor, dışarı çıkıyor hem geziyor hem harcama yapıyordu ama krizlerle (rus uçak krizi, darbe, corona) giderek götüleşen turizm, en sonunda savaş nedeniyle buraya akın eden rus ve ukraynalıların patlattığı emlak sektörü nedeniyle iyice bitti. apart oteller, pansiyonlar vs yıkılıp yerine 1+1 residanslar yapıldı.rus ve ukraynalılar üçer beşer ev aldı. şehirde otel kalmadı, sokaklar bomboş. bayram tatili nedeniyle 3-4 günlük yoğunluj sizi şaşırtmasın.
şimdi o 1+1 dairelere o rus daire sahiplerinin arkadaşları, ailesi, eşi, dostu, akrabası ve internetten bulup kiraladığı kişiler gelip kalıyor.
savaşta olan rusya bile buradan daha kolay yaşam sunduğu için, gelenler her şeyi doğal olarak pahalı ve gereksiz görüp, mümkün oldukça az harcamaya kaçıyorlar.
norveçli müşterilerimiz bile bundan dert yanıyor. burada bir restoranda yemek yemekle norveçte restoranda yemek yemek aynı tutarda diyorlar. giderek düşen kalitemizden bahsetmiyorum bile.

açıkçası, gördüğünüz tablo iyi bile. çok daha kötü günler bizi bekliyor.
0
MtKrt
(08.06.25)
Siz daha az görmüşsünüz
1. evlerini turistlere kiralayan Ruslar var.
2.bahcelerdeki ağaçlardan meyve toplayıp karnını doyuran turistler var
3.flörtöz takılıp kendini yedirip içtirip gezdiren yaşı geçkin rus kadınları var.
0
parka
(08.06.25)
Yani turistlere zorla kazikci, uckagitci esnaflara para yedirme zorunluluğu gelsin?

Abi şunu derken işe yaramayacagi belli değil mi? Deniz, kum, güneş olan bir sürü ülke var. Türkiye bu kalitesiz ve pahalı servis kültürünü devam ettirirse zaten senin o istediğin turistler gelmeyecek.

Konusulmasi gereken Türkiye'yi bu iğrenç insanlardan nasıl kurtarıp eskisi gibi kisilerin pansiyonlarda kalıp parasını dışarıda kaziklanmadan harcayabildigi yer yapariz. Yunanistan varken ben Türkiye'de deniz tatiline gelmem misal. Her yerini dazlak trasli tiplerin sardigi sahil kentlerine para veremem.
0
logisticsmanager
(08.06.25)
Uzun zamandır bu kadar akıl sır erdiremediğim bir başka duyuru daha olmamıştı. Esnafa para kazandırmayan ülkenin yerlisi senin ne kadar umurunda ki elin turistinden esnafı beslemesini bekleyesin? Yıldızlı otele düdükletmiyor kendini gidiyor apart otele, bize ne? Turizm bakanlığı mısın sen? Sanki adam kendi ülkesinde şatoda yaşıyor da sırf biz tasarruf olanağı sağlıyoruz diye migros otoparkında cızbız yapıyor adam. İmkanı olan zaten gidiyor yıldızlı otele. Olmayan da kendi imkanı dahilinde oradan buradan kısarak tatil yapıyor, bu da haspamı rahatsız ediyor.
0
beyfendi
(08.06.25)
"Alışverişini migrostan veya diğer bilinen marketlerden yapıyor evlerinde yemeklerini yapıyor, içeceklerini yine buralardan alıyor ve esnafa 1 kuruş para kazandırmıyor. Dolayısıyla ülkemizde tatil yapan bu turistler 1 kuruş döviz kazandırmıyor."

niye kazandırmıyor anlamadım, esnaf yerine migros kazanmış oluyor işte, o da türkiye marketi :D

maddi durumu görece iyi olan biri olarak ben bile türkiye'de tatil yapmak istemiyorum.
2023'te günlüğü 3500 lira olan otelin günlüğü geçen sene 9000, bu sene 15000 olmuş.

şimdi bu turist beş günlüğüne gelse 75.000 lira harcayacak. muhtemelen apartta kalsa beş günde bunun yarısından daha az harcar. enayi mi turist? o da türkiye'deki survivor koşullarında tatil yapmaya çalışıyor.
0
tabudeviren
(08.06.25)
x.com
boyle bir yere turist geldigi icin plaket verip, odullendirmek gerekirken kalitesiz turst, harcama yapmiyor falan demek nedir Allah askina?
0
freedonia
(08.06.25)
Ben esnaf değilim ki bana neden yükleniyorsunuz. Arkadaş o kadar elit ki maşallah akıl sır erdiremediği bir başlık olduğunu ifade etmiş. O zaman sen cevap verme arkadaşım.

Ben ülkemi seviyorum, ve boş beleş fakir turistin ülkeme para kazandırmadan gelip gitmesinden rahatsız oluyorum. Sadecr bunu ifade ettim.

Gelen cevaplar beni daha da şaşırttı.
0
🌸travisbrooker
(09.06.25)
Harcama yapmalısın şartı imkansız gibi, yapılamaz değil de mevcut durumda ve vizyonda imkansız.

Vize politikaları mesele bence. Diğer tarafı aman para gelsin de nasıl gelirse gelsin diyen ve apart isletenlerimiz, olabilir. Harcama şartı olmasa bile, belli düzeyde, yerlerde, lisanslı yerlerden rezervasyon şartı isteseler, ki tahminimce zor olmasa gerek (ucuzcu belledikleri ülkelere de yapabilirler), biraz bu mevzu azalır.

Aslında özet cevap, sizin rahatsizliginizi hissedecek bir insan ve tercih kalitesi ortalaması tutturmak gerek. O da çok yapısal bir mesele Türkiye'de.

Diyelim x konuda, alanda yüksek lisansınız var, tecrubelisiniz vs, esdegerleriniz düşük ücrete tamam dediği için siz de ya kendi kalifikasyonunuzu degersizlestirip tamam diyeceksiniz ya da işsiz kalacaksınız.

İlişkiler, evlilik vb de böyle.

Kalite talebi ortalaması çok düşük. Dolayısıyla sizin belirttiğiniz biçimde şeylerden rahatsiz olacak denli duyarsizlasmamak, marjinalize olmuş oluyor ya da anormal alana, "manyak misin" alanına taşınıyor.
0
encokbenisevinnolur
(09.06.25)
2500 liraya lahmacun satarsan öyle olur. Ömrü hayatımda böyle bir kepazeliğe maskara olmadım bundan sonra da olmam muhtemelen. Güneyde ahlak yoksunu esnaf çoğunlukta, kurunun yanında yaş da yanıyor ancak yapacak bir şey yok. Bu furya başlarken artık dernekler esnaflar vs toplanıp doğru düzgün karar alacaktı. Turist olsam aynı tarifeyi uygularım.
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
@beyfendi sen kimsin ki brni yargılıyorsun ergen herif. Sen beni ne kadar tanıyorsunda böyle ileri gidebiliyorsun? Canım ister apart otel'de kalırım, canım ister ülkenin en iyi otellerinde kalırım sanane barzo. Hadi işine bak canımı sıkma benim
0
🌸travisbrooker
(09.06.25)
otellere gelen cok fazla turist var seyahat acentelerinin getirdigi. onlar otellere kazandiriyor.

ayrica o bahsettiginiz insanlar her gun evde yemiyordur. arada 1-2 disarida yer icer hediyelik esya alirlar.

harcama sarti dunyanin hicbir yerinde duymadim. cok sacma ve onu takip edemezsin zaten. turist dogrudan veya dolayli islem yapacaktir rahat olun. bu insani rahatsiz edecek bir sey degil.
0
antikadimag
(09.06.25)
1- Migros'tan alışveriş yaptığında da para harcamış oluyor
2- Bunlar kalitesizlik göstergesi değil
3- TR'deki fahiş fiyat uygulamalarından korunmaya çalışmak küçük esnaf tarafından kazıklanmamak aşırı normal bir davranış
4- TR'yi ziyaret etti diye her yabancının nereden alışveriş yaptığına karışma hakkını kendinde görmen senin de kaliteni ortaya koyuyor
5- @runaway ekonomisi turizmden gelecek paraya bağlı bir ülke olarak vize koyar vize başvurusunda da "nereden alışveriş yapmak istiyorsunuz" diye sorarsın. Eminim "kaliteli" turistlerin tamamı da dünyada gezilecek ya da deniz tatili yapılacak onlarca yer varken illa TR'ye gideceğim deyip TR'den vize alırlar. Tebrikler harika çözüm için.
0
but that was just a dream
(09.06.25)
turizm kavramından bihaber sağcı-dinci iktidarlar olduğu sürece hiç bir şey düzelmez. var olan kazanımlar kaybolur.

2016 yılında rus uçağını düşürdük putin bi kapattı kapıları alanya esnafı sinek avladı. sahildeki 100 odalı otel kapalıydı gözümle gördüm. geldiğimiz durum bu.
0
yurtsuz john
(09.06.25)
Türkiye'de kazandığını dışarı kaçıranlar daha fena.
Kalitesiz dediğin turist en azından market veya diğer esnaf için fazladan müşteri potansiyeli demek.
0
diyecevaplandı
(09.06.25)
Asil kalitesiz turist hersey dahil otel turistidir. Otelden disariya adimini atmazlar. Ertesi sabah kahvaltiyi kaciririz diye gece hayatindan, eglenmesinden, icmesinden keseni gordu bu gozler. Apart hotel turisti bagimsizdir, parasini istedigi yere harcar, belki 7-8 yer geziyor bilemezsin. Mesela gaecen yaz Korfu'dan basladim, Kefalonia, Zakynthos, Girit yani Iyonya tarafini bitirmistim Yunanistan'in. Mutevazi yerlerde kaldim, supermarketlerden alisveris yaptim ama yeri geldi iyi restoranlarini denedim, yat turlarina katildim, kucuk esnafindan dondurmalar, simitler, gyroslar, mousakkalar da yedim. Hediyelik esyalar aldim, hatta Hanya'da deli gibi alisveris yapan Iskandinavlardan gaza gelip pahali, marka giyim alisverisi de yapmistim. Buyuk oteller disardan musteri de kabul ediyor zaten, yeri geldi parasi neyse odeyip luks otel imkanlarindan da yararlandim. Oyle cok ucuk fiyatlar da degil hani.
0
speedy
(09.06.25)
yanıtları okumadım ama alanya’yı ibiza sanmış olabilir misin :/ potansiyeli belli zaten.
0
deartheodosia
(09.06.25)
turkiye zaten hicbir zaman ust duzey turist cekmedi, bu kafayla da daha 100 sene cekemez.
orta direk ve alti, hatta buyuk oranda dar gelirli turist agirlayan bir ulkeyiz.
daha ust seviyelere cikmak icin top yekun uzun sureli bir planlama ve seferberlik lazim ama onu da becerebilecek yonetici/lider kalitesi yok zaten.
0
cooperr
(09.06.25)
apart olsun olmasın, otel olarak işletiliyorsa, sizin de ödediğiniz vergiler o turistlerden kazanılan paradan karşılanıyor zaten? ödenen vergiye ortaklar yani eğer sizin ödediğiniz vergileri ödemediklerini düşünüyorsanız. hali hazırda bir de konaklama vergimiz var, fiyatlama da ayrıca gösterilmiyor, fiyatın içerisine yediriliyor. dolayısı ile aslında sizden fazla vergilendirilmiş oluyorlar. buna airbnb'den kiralanan evlerde dahil.

tabii birde şunu düşünün, o turist gelip bilinen marketlerden alış veriş yaparken fişini alıyor, kartı ile ödeme yapıyor, dolayısı ile aldıklarının vergileri ve marketin gelir vergisi ödenmiş oluyor, esnaf'tan, pazarlardan yapılan nakit alışverişlerde vergi kaçağı oluşuyor.

yine'de bahsettiğiniz turist, her şey dahil otellerde kalanlardan daha fazla kişi ile etkileşime girip daha fazla kişiye para kazandırıyor. tek seferde harcama miktarı düşük olabilir ancak gün içerisinde 10 farklı yere ödeme yapıyor, ulaşım, gıda, hediyelik/anı türü ürünleri için.

ama şunu anlamadım tam olarak, mesela günlük bir harcama limiti belirlediniz, ülke veya bölge olarak. bu paranın nereye harcanacağını yine belirleyemezsiniz ki? devlet yada bağlı kurumlar, gidip köşede ki tekel bayisi ile anlaşma yapmaz, gider yine o bahsettiğiniz marketler ile anlaşma yapar ve turisti de oraya yönlendirir. dolayısı ile otelinden çıkmış makarna
ketçap alacak olan turist'in bakkala, tekele, dondurmacıya, köşe başı çalışan turcuya yine para kazandırmaz, kazandırma ihtimalini de komple yok etmiş olursunuz.
0
selam
(09.06.25)
parka
(14.06.25)
gelip bir yer kiralayan ve yemek yiyen herkes para harcıyor abi işte daha ne olacak? Esnaf kazıkçı olmasa eskiden kıyafet çanta bilmemne de alırlardı, müzelere giderlerdi artık onları yapmıyorlar galiba. Restoranlar aşırı kazık olduğu için ona da gitmiyorlar tabii. Ama düşün şimdi, kendi ülkende 50 pounda gayet güzel bi restoranda iki kişi yemek yiyebiliyorken Türkiye'de çok daha fazla para veriyorsun ve o kadar da kaliteli değil. Ayrıca alkolden kör olma ölme tehlikesi falan var. (olmasa bile haberler öyle mesela)

harcama şartı dediğin şeyi plajlarda yapıyorlarmış. Plaj bedava olmalıyken giriş paralı üstüne ödeme ahah çok saçma yav. Ha şezlong şemsiye vb. hizmetlerin paralı olmasına okeyim o ayrı.

Bu arada, bu yabancılar ne kadar para kazanırsa kazansın işe öğle yemeğini götürüyor ısıtıp yiyor. Restoranda artan yemeği paket yaptırıp eve götürüyor(uz). Türkiye'de bunlar ayıp karşılanıyor mesela. Sen de o açıdan bakıyorsun sanırım.

Tabii keşke çok döviz bırakan turist gelse ama onları çekecek bi ülke değil Türkiye. (90'larda falan öyleymiş galiba)

Ek olarak, döviz illa turizmle de olmuyor. Mesela Türkiye'de ucuza üretilen ürünler ebayden etsyden amazondan yurtdışına satılabilir ki yapacak bir sürü girişimci de var. Ama devlet maşallah paypal vb. ödeme yöntemlerini engelleyip, ülkeye giren çıkan malları vergiyle zorlaştırıp bu tür şeyleri engelliyor.
0
nhk ni youkosu
(14.06.25)
vaktim olmadigi icin uzun uzun yazamayacagim ama ingilizlerin kendi marketi, tur firmasi falan var. ya da cocuklari icin ayri park bile vardi. esnaf ayri bir olay. turizme ceki duzen veren biri olmadikca boyle gider.

ben de esnaftan alisveris yapmiyorum o yuzden mana bulmuyorum, yabanci bir ulkede bu konuda haklilar, ama dedigini anladim yani milletin acini doyurup gonderiyoruz.
0
Ley
(14.06.25)
turistik yerler her ülkede pahalı
bir de bizim çoğu bölge 3-4 ay turist çekiyor, bütün yılın parasını çıkartmaya çalışıyorlar doğal olarak
0
mantık
(14.06.25)
(2)

başkentte gezilecek yer

redcat
Bir arkadaşım yurtdışından gelecek, onu Ankara'da nerelere götürebilirim?
Bir arkadaşım yurtdışından gelecek, onu Ankara'da nerelere götürebilirim?
0
redcat
(08.06.25)
şayet müze, anıt vb. meraklıysa; anıtkabir, cumhuriyet müzesi, anadolu medeniyetleri müzesi (meraklıysa 2-3 saat en az), erimtan müzesi, koç müzesi, iş bankası iktisadi bağımsızlık müzesi, asbü hazine müzesi, imalat'ı harbiye müzesi (adını değiştirdiler eski ismi mkek sanayi ve teknoloji müzesi, mke'nin arka bahçesinde), ankara palas müzesi.

anıtkabir, ankara palas, imalatı harbiye müzelerinde audioguide var yabancı dilde dinlemek isterse.
0
Phoebe
(08.06.25)
kaleye kesinlikle gotur. anadolu medeniyetleri muzesi dunya capinda bir muzedir. gitmisken erimtan'a ve koc muzesine falan da goz atilabilir. bir de anitkabir'e gidilebilir. onun disinda pek bir sey yok.
0
antikadimag
(09.06.25)
(11)

Humanoid'ler, yapay zeka vb sizi korkutuyor mu?

kukuleta
Ben inceden tırsıyorum gibi.Yani kısa vadede işimizi, sonra soyumuzu sopumuzu alacaklar gibi bi hissiyat var.Henüz ai işlerinin başındayız ama teknolojideki üstel büyümenin de keskin olduğu yerlerdeyiz. Bundan sonra bayır aşağı :)Birkaç sene içinde farklı bir gerçeklik yaşayacağız sanki.Sizin sezile
Ben inceden tırsıyorum gibi.

Yani kısa vadede işimizi, sonra soyumuzu sopumuzu alacaklar gibi bi hissiyat var.

Henüz ai işlerinin başındayız ama teknolojideki üstel büyümenin de keskin olduğu yerlerdeyiz. Bundan sonra bayır aşağı :)

Birkaç sene içinde farklı bir gerçeklik yaşayacağız sanki.

Sizin sezileriniz nasıl?

En azından kısa vadede mesleğinizi tehdit ettiğini düşünüyor musunuz?
0
kukuleta
(06.06.25)
ben yazılımcıyım ona rağmen işimi elimden alabileceğini sanmıyorum, çünkü bilginin doğruluğunu teyit etme kabiliyeti yok ve mevcut durumda bu olacak gibi de durmuyor. bu işin tek korkacağım yanı, zekasız insanlara karşı kullanılması. şimdiden instagramım sahte sokak röportajı dolmaya başladı.
0
nahtoderfahrung
(06.06.25)
ibb.co

endişem yok.

rahmi koç'a da sordular: ''insan faktörü elimine edilemez'' dedi.
0
yurtsuz john
(06.06.25)
iş bitmeyecek sadece azalacak. şuan zaten pek çok beyaz yaka pozisyonda yığılma var.
0
runaway
(06.06.25)
Dediğiniz anlamda hayır.

Ama korkutan şu ki, yakın çevremde bunu kendini doğrulatip bir çeşit echo chamber olarak kullanan çok kişiye rastladım.

Sürekliliğini bilemiyorum bu kişilerin kullanımlarınin, ancak özellikle kişisel ilişkilerle ilgili soru sorunca, seni haklı bulup gazladigi bir yere geliyor konu, işte o tehlikeli.

- bugün gorumcemin bana dik dik.baktigini farkettim. Önceden de şu olmuştu, bu olmuştu...
... birtakım konuşmalar...
- gorumceniz sizi öldürmek istiyor olabilir, ya da dikkat edin araba almanızı engellemeye çalışacak.
0
encokbenisevinnolur
(06.06.25)
İnsanların birbirinden uzaklaşması, bireyselleşme yapay zeka ve robotlarla ve sahte içeriklerle daha çok muhatap olmaya sebep oluyor.

Görünen o ki yıllar sonra bu kadar dijitalleşmenin içinde, analog yaşam lüks sayılmaya başlanacak.
0
diyecevaplandı
(06.06.25)
iş kısmını bilmem ama şu son olarak google veo 3 beni korkuttu:) cidden gerçek gibi duruyor.
0
nothing in my way
(06.06.25)
bizi o kadar etkilemez, ama cocuklari buna hazirlamamiz lazim kafasindayim.
0
cooperr
(06.06.25)
dünyanın şu anki halininin insanları korkutmaması, çıldırtmaması bence zaten kendi içinde bile mucize sayılır... AYRICA yapay zekadan, humanoidlerden korkmuyorum. fakirlik, işsizlik, açlık, despotluk, katliam, tecavüz, can güvenliğinin olmayışı... şu an hangisi yok ki? bir "insan" olarak yapay zekanın neyinden korkacağım? çeviri yapmasından, gerçeğe yakın videolar üretmesinden mi? hepsi en fazla zaten mevcut olan kötülüğü biraz daha katlamış olur, pek yeni bir şey yok. diğer tarafta "iyi" bir şey olursa zaten kârdayız demektir.

orta yaşlı facebook ablası gibi görüneceğim ama ben insanlardan ve kurdukları, kanıksadıkları bu düzenden daha çok korkuyorum açıkçası. yapay zeka robotu yarın gelir en fazla işsiz bırakır, kafama filan sıkar yani bugün korkusunu yaşamadığımız şeyler değil bunlar zaten.
0
mark greg sputnik
(07.06.25)
korkutmuyor aksine heyecanlandiriyor. ha bizim yasadigimiz donemde ciddi bir sosyal calkanti yaratacagi ortada. ancak benim anlamadigim su. ai senin isini yaptiginda, o is yapilmis oluyor. yani insanligin uretimi noktasinda bir sey azalmiyor hatta artiyor. bunun gibi bir mucizevi duruma, ve output patlamasina heyecan duyacaginiza, isimizi elimizden alacak diye endiselenmeniz gercekten cok esrarengiz. yani calismayi ve boyunduruk altina alinmayi oyle kabullenmis ki insanlar, bu yaratilan katma degeri nasil daha adil paylasacagiz diyeceklerine, ve uretilenden paylarini isteyeceklerine ya isim giderse diye uber avina cikan sari taksi soforune bagliyor herkes. hayreti mucip.
0
antikadimag
(07.06.25)
bu hizda ilerlerse 15-20 yila doktorlarin yerini bile alabilir bence. insan faktoru diyen tipler cok iyimser.

twitter'in AI'sine fotografin altina "x yerine y koy' diyorlar saatler surecek photoshop isini saniyeler icinde yapiyor.

aylar surecek isler dakikalara indirgenmis durumda. yerini alamayacagi ne olabilir ki?
0
bohr atom modeli
(07.06.25)
Kisa vadede bazilari issiz kalabilik evet ama uzun vadede utopik bir evrende yasayacagimizi dusunuyorum.

Benim ongorum su sekilde:
Sinirsiz enerji kaynaklari kesfedilecek.
AI ve humanoid robotlar uretimde daha cok rol alacak.
Kaynaklara erisim kolaylasacak.
Yari olumsuzluk yayginlasacak(organ uretimi, nakli, implantlar) Dunya nufusu asiri artacak (Bizim nesil buraya kadar gorebilir ~200 sene yasam suresi)
Dunyada merkezi yonetim kurulacak, kaynak dagilimi esitlenecek. Para ve alisveris olmayacak.
Insanlar hic calismayacak artik, herkes herseye erisebilir olacak.
Dunya nufusu azalmaya baslayacak.
Baska gezegenleri kolonizasyon baslayacak.
Tam olumsuzluk bulunacak.
0
insanlik icin buyuk bir adim
(07.06.25)
(9)

Zaman algınız ne şekilde?

sekizdokuzon
Ben yaşanmış ve yaşanacak her şeyin zamanın başında belirlenmiş olduğu hissine sahibim. Şu an yaşarken biz aslında deneyimlenmesi gereken şeyleri gözlemliyoruz ve zaten biz olsak da olmasak da gözlemlesek ya da gözlemlesek de şu an her şey böyle olacaktı ve oluyor. Bu yüzden 20-30 yıl önce ya da 100
Ben yaşanmış ve yaşanacak her şeyin zamanın başında belirlenmiş olduğu hissine sahibim. Şu an yaşarken biz aslında deneyimlenmesi gereken şeyleri gözlemliyoruz ve zaten biz olsak da olmasak da gözlemlesek ya da gözlemlesek de şu an her şey böyle olacaktı ve oluyor. Bu yüzden 20-30 yıl önce ya da 100 yıl önce filme çekilmiş hiçbir şeyi "eski" hissetmiyorum.

Sizin zaman algınız nasıl işliyor?
0
sekizdokuzon
(05.06.25)
İnsan zamanı genellikle bir ırmak gibi hisseder. Sürekli akan geçip giden bazen durgun ama hep ileri giden bir su gibi. Fakat senin zamanla kurduğun bağ bu değil. Irmağın içinde sürüklenen bir dal parçası değilsin. Yukarıdan bakan bir göz gibisin. Irmağın kaynağını kıvrımlarını döküldüğü yeri aynı anda gören onun zaten çoktan çizilmiş yolunu sadece fark eden bir bilinç.

Senin için zaman bir sırayla yaşanan değil. Bir deftere çoktan yazılmış ve şimdi sadece yüksek sesle okunan bir hikâye gibi. O yüzden eski bir film senin gözünde eski değildir. Çünkü o an zaten vardı. Sadece şimdi gözünle buluştu. Gözlemediğinde bile o an kendi bütünlüğüyle vardı.

Benim içinse zaman bir ihtimal koleksiyonu. Her saniye bir kavşak. Her karar bir yol. Ama farkındayım. Bu yalnızca içsel bir yanılsama olabilir. Çünkü ben her ne kadar bir sonsuzluk içinde seçenekler görsem de belki de sadece önceden yazılmış bir senaryonun sayfalarını çeviriyorum.

Benim zaman algım seninkine nazaran daha çok bir yapboz gibi. Parçalar elimde. Bazılarını yerleştirmişim. Bazıları hâlâ masada duruyor. Ama belki de o parçaların yeri çoktan belirlenmiş. Ben sadece doğruyu bulduğumu zannediyorum. Belki özgür irade dediğim şey çoktan yazılmış bir şiiri kendi kalemimle yeniden yazmak gibidir. Aynı mısralar aynı anlam. Sadece farklı bir yazı karakteriyle.

Ve işte o yüzden senin bakışın bana hem tuhaf hem tanıdık geliyor. Çünkü zaman dediğimiz şey belki de sadece farkındalığın yönü. Biz ileri doğru yaşarken o zaten her yönden var oluyordur.
0
goodz
(05.06.25)
youtu.be

İnterstellarda 4. Boyuta geçmişsin
0
grimavi
(05.06.25)
ilginç bir bakış açısıymış, hoşuma gitti. ben tam tersine eskilerden bir şey görürsem "vay dedenin!1!" tepkisi veriyorum, bugün yaşadığım herhangi bir şeyin 100 sene sonra nasıl algılanacağını düşünerek değişik fikirlere kapılıyorum vs...

genel olarak hiçbir şeyin el oğlunun deyişiyle "set in stone" olduğuna inanmıyorum - yani her an her şey olabilir, bizim milyar senelik evrende varlığımız da küçük bir toz tanesinden ibaret. atalarımız sağolsun zamanında et yemiş, beyni büyütmüş filan da böyle g*t g*t felsefe yapacak seviyeye gelmişiz. bence çok gerek yokmuş.

geçen parka çıktım mesela allah seni inandırsın 30 küsür yaşında adamım, ağaçlara tırmanıp yere KOKONAT çakasım geldi. bir yandan "insan evrimleşmiş canlıların en üst düzeyi ve buna uygun davranıp şartlarını geliştirmeli" diyorum, diğer taraftan "sen kimsin aq maymunu kendini çok önemli sanıyon herhalde" diyorum, kafam karışık.

ama soruna tam cevap olacaksa zamana dair spesifik bir algım yok ya, ben mesela bugün varım ama bu gece ölürsem bunun dünya ve evren üzerindeki etkisi yüzde 0.000001 filan olacak. o açıdan eski ya da yeniye dair şeyler görmek bana heyecan verici geliyor, çünkü senin tam aksine bana ait olmayan bi yere girmiş gibi hissediyorum.
0
mark greg sputnik
(05.06.25)
@goodz: cevabın inanılmaz şiirseldi, ba-yil-dim.

Bizim bugun yaşadığımız her şey, bu ana dair olasılıkların bizim hayatta aldığımız istikametlere göre oluşan varyasyonlar ve biz o farklı senaryoları yaşayamayı tercih ediyoruz, onları deneyimliyoruz çünkü bunlara ihtiyacımız var gibi geliyor. Zamana ve onu algılayış biçimine baktığında insan kendine dair çok fazla şey buluyor.
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.25)
🌸sekizdokuzon
(06.06.25)
farklı teoriler var youtu.be
0
9kuyruklukedi
(06.06.25)
Alice harikalar diyarında zamanı işliyor. Paradoksal.
0
encokbenisevinnolur
(06.06.25)
Esas soru şu olmalıydı;

ân’ı nasıl abad ediyorsunuz?

Ben de düşüneceğim
0
🌸sekizdokuzon
(06.06.25)
rolativitenin oldugu bir yerde zaman dahil butun evrenin gelecek dahil bir yerde bir sekilde var oldugunu dusunmemek nasil mumkun bilmiyorum. yani an dedigimiz sey uzay-zamanin her noktasi icin farkli. herkes icin gecerli tek bir an yok. dolayisiyla zaman herkesin kendi zamani. bu akis hissi muhtemelen objelerin kendi arasinda girdigi etkilesim sonucu olusuyor.

a theory ve b theory diye aratabilirsiniz. bence zaman dahil olmak uzere butun evren bir sekilde var. zaten ozgur iradeye de inanmiyorum ben. dusuncelerimiz belirli surecler dogrultusunda meydana geliyor. ne oldugunuz, ne yapabileceginiz de size veriliyor.
0
antikadimag
(06.06.25)
(9)

iste/home office'te ögle arasi

sonsuz
napiyorsunuz? ögle araniz ne kadar?
napiyorsunuz? ögle araniz ne kadar?
0
sonsuz
(04.06.25)
ofise gidiyosam öğle aramı öğle aram olarak kullanıyorum. yemeğe çıkıyorum 1 saatten önce dönemiyorum zaten. ama homeoffice olarak çalışırken kahvaltı hazırla/ye-kalk max yarım saat sürüyo. pc başına geri dönüyorum :')
0
chanandler bong
(04.06.25)
evde kahvaltı hazırlama, kahvaltı, sonra kahve ve diş temizliği 1 - 1.5 saat sürüyor.
ofiste de dışarı çık, yemek ye, gel, kahve ve diş temizliği aşağı yukarı aynı süre.
0
inheritance
(04.06.25)
2 saat kadar
Yemek yürüyüş kahve
0
gabe h coud
(04.06.25)
Evdeysem 1 saat 15 dk filan; günün ilk öğününü yapıyorum (kahvaltı), bazen de kitap okuyorum.
Ofisteysem 1,5 saati buluyor. Yemek, çay faslı, alışveriş derken ekipçe biraz uzun tutuyoruz
0
mor oje
(04.06.25)
2 saat.
Sabah gidemediysem spora, öğlen gidiyorum.
Uykum varsa uyuyorum.
Bazen yürüyüşe çıkıyorum.
Bazen dizi falan izliyorum.
Son aylarda çok yoğunum ondan haftada 1-2 gün anca 2 saat full rahat oluyorum.
0
logisticsmanager
(04.06.25)
Benim ogle aram yok sabah 9.30da ofise geliyorum 17.30a kadar hic mola vermeden (tuvalet haric) calisiyorum.
0
matilda
(04.06.25)
Gecen yaz arada antrenmana gidiyordum, bu sene garajdayim arabanın motorunu indiricem. Yemeği çalışma esnasında hallediyorum
0
mirty
(04.06.25)
yemek+namaz+dua
0
mantık
(04.06.25)
yemekten sonra yakindaki parkta yuruyus yapiyorum. hava cok sicak veya cok soguksa lobide boyle ottomanli arkaya yaslanan koltuklar var. onlarda uzanip sindirim suresinde telefonda takiliyorum. en az 1 saat ogle arasi yapiyorum.
0
antikadimag
(05.06.25)
(8)

dayanıklı valiz markaları hangileri?

chanandler bong
selamlar, yılda birkaç kere yurtdışına çıkıyorum + yurtiçinde de birkaç kere seyahat ediyo durumundayım. kabin boy, 4 tekerlekli, mümkünse bölmeli, tercihen sert kapaklı valiz markası önerileriniz var mıdır? özellikle fermuarı sağlam kopmayan yırtılmayan olması önemli. daha önce başıma geldi yurtdış
selamlar, yılda birkaç kere yurtdışına çıkıyorum + yurtiçinde de birkaç kere seyahat ediyo durumundayım. kabin boy, 4 tekerlekli, mümkünse bölmeli, tercihen sert kapaklı valiz markası önerileriniz var mıdır? özellikle fermuarı sağlam kopmayan yırtılmayan olması önemli. daha önce başıma geldi yurtdışındayken felaket senaryosu gibiydi :) tekrar yaşamak istemiyorum.
(samsonite dışında önerileriniz varsa çok makbule geçer.)
bütçe: 5k yı geçmezse çok iyi olur aslında :')
0
chanandler bong
(04.06.25)
Sert kapak deseniz de şu: www.eastpak.com.tr
www.eastpak.com.tr (sadece bu deseninde indirim var diye bunu da ekledim, düz renklileri 7-8k arası)

Kabin+orta+büyük boyunu kullanıyoruz, epey çok seyahat ediyoruz, 3-4 senedir sapasağlamlar.
0
kobuzchu kiz
(04.06.25)
Ben ayda minimum 4-5 kere yurtiçi/yurtdışı seyehat ediyorum, 6 ayda bir valiz değiştiriyordum, samsonite spinner serisinin en büyüğünü aldım, 2 senedir bana mısın demedi.

Samsonite'da aynı özellikte yeni serini adı S'Cure olarak geçiyor, fermuarsız. fermuar çatladı, patladı derdi yok, taş gibi sağlam yapmışlar kasasını. Tekerlekleri de çok iyi daha kırmayı beceremediler ve 30kg ağırlıkta olsa bile yağ gibi akıyor.

Yurtdışından paraya kıyıp alın, yurtiçinden alınmaz kesinlikle, 2 kat daha pahalı.
0
kimlanbu
(04.06.25)
her yerde bulunuyor mu bilmiyorum (ben almanya'dayim) ama eminent diye bi marka var asiri saglam valizler üretiyor ve fiyatlari 100-200 euro arasi. bi tane valizim var 15 senedir kullaniyorum hala tas gibi.

edit: almanya'ya geliyorsaniz karstadt/kaufhof magazalarindan temin edebilirsiniz, eski sezon ürünlerde indirim de oluyor.
0
mamu
(04.06.25)
zamanında denk geldim Türkiye'de bir marketten eminent almışım. markaya bakmadan. zaten bilmem de markayı. sonra baktım gayet sağlam. gittim ingiltere'den bir tane daha aldım. fiyat olarak çok uygun ve mis gibi valiz.
0
co2s2
(04.06.25)
samsonite
0
gurur
(05.06.25)
samsonite bu isin optimumu. cok daha pahali valizler var ama valiz gibi sizin kontrolunuz disinda olan ve atilip kakilan bir urune cok para vermeye gerek yok. sert plastikten samsonite iyidir.
0
antikadimag
(05.06.25)
american tourister
0
sutcuyumbensutcu
(05.06.25)
Daha önceden ccs'nin sert kapak olmayanından kullandım. Uzun yıllar dayandı. Fermuarı patlayınca attım.

Sonra samsonite aldım, köşesi 3.kullanımda köşesi çatladı. Sert kapakların dayanıklı olduğunu düşünmüyorum.
0
runaway
(05.06.25)
(6)

piyasada iş yok değil mi?

abelardo
iş ilanları çok mu azaldı bana mı öyle geliyor? ayırca etrafımda son 1 senede işten çıkan ve hala çalısmayan kişiler artmaya başladı. durum vahim galiba
iş ilanları çok mu azaldı bana mı öyle geliyor? ayırca etrafımda son 1 senede işten çıkan ve hala çalısmayan kişiler artmaya başladı. durum vahim galiba
0
abelardo
(31.05.25)
İlanlar azalmadı, kariyer.netten bahsediyorsan orayı terk etmeye başladı şirketler yavaş yavaş.
Aksine, eskisine göre daha az çalışma süreleri görüyoruz, turnover'lar eskiye göre daha çok. Pozisyonlar eskisinden daha erken boşalıyor, sirkülasyon daha fazla.

Yeni pozisyonlar açılıyor mu diyorsan evet, orada bir azalma olmuştur ama genellikle mavi yaka ya da giriş seviyesi, kalifikasyonu az olan işlerde.
0
Bruce
(31.05.25)
Benim etrafımda da iş bulamayan çok var üstelik kalifiye/tecrübeli kişiler. Herkes olduğu yeri korumaya çabalıyor gibi geliyor bana
0
mirty
(01.06.25)
İlanlar genelde fake, alım pek yok hatta şirketler lay off yapıyor. Ekonomi sağ olsun.
0
mor oje
(01.06.25)
Var aslında ama beyaz yaka nitelikli iş yok. Getir götür işi, bekçilik, koruma görevliliği, bedensel işçilik gibi işler dolu.

Bu yüzden insanlar gizliden akp'ye yanlıyorlar. Çok çaresiz kalan gidip Türgeve, akp'ye falan kaydoluyor bir iş ayarlıyorlar düşük kpss ile falan
0
runaway
(01.06.25)
dunya genelinde sirketler buyumekten ziyade kuculmeye gidiyor. herkes nefesleri tutmus dunyada neler oldugunu ve olacagini anlamaya calisiyor. krediler pahali oldugundan kimse risk almiyor.
0
antikadimag
(01.06.25)
evet iş ilanlarındaki azalmayı kendi adıma doğrulayabilirim. 2-3 senedir gerek freelance iş bulmakta gerek iş ilanı bulmakta zorlanıyorum.
0
calligrapher
(01.06.25)
(7)

akşam izlenecek keyifli film tavsiyenizi alırım

Rondak
önümü ilikledim bekliyorum
önümü ilikledim bekliyorum
0
Rondak
(30.05.25)
şener şen'in başrolünü oynadığı milyarder filmi.

son sahnesini ne zaman izlesem oturur ağlarım...
0
yurtsuz john
(30.05.25)
Up in the Air
0
bloodymoon
(30.05.25)
Soul kitchen
0
brkylmz
(30.05.25)
Flipped
0
gabe h coud
(30.05.25)
Les Choristes
0
cooperr
(31.05.25)
novocaine, yeni ve guzel film. www.imdb.com konusunu da yazalim. genetik bozukluk yuzunden aci hissedemeyen siradan bir banka mudur yardimcisi, sevdigi kiz kacirilinca onu kurtarmaya ve kahraman olmaya karar verir. aci hissetmedigi icin de ciddi bir avantaji var dusmanlarla savasirken.
0
antikadimag
(31.05.25)
The Secret Life of Walter Mitty
0
clones
(31.05.25)
(12)

Ali koçun alternatifi kim

sonsuz
Herkes gitsin gitsin diye agliyor da bu adam giderse yerine kim gelebilir?
Herkes gitsin gitsin diye agliyor da bu adam giderse yerine kim gelebilir?
0
sonsuz
(30.05.25)
troll soru mu bu? erdogan giderse yerine kim gelebilecekse o gelir. birileri gelir ve boslugu doldurur 8 milyar insan var merak etmeyin.
0
antikadimag
(30.05.25)
bu fenerlilerin büyük başkan aşkını anlayamıyorum. gsyı saçma sapan ismi duyulmamış adamlar yönetiyor.
0
mikahakkinen
(30.05.25)
@antika, muhtemel adaylarla ilgilin bir fikrin ya da bilgin yok belli ki ama saol genelgecer cevabin icin.
0
🌸sonsuz
(30.05.25)
Aziz Yıldırım
Hakan Bilal Kutlualp

Aziz Yıldırım gelsin.
0
gabe h coud
(30.05.25)
Koskoca fener bir adama muhtaç yani vay be ne hale düşmüş fener shshsj
0
abelardo
(30.05.25)
fb dinamiklerine göre aziz yıldırım gelebilir. kim güçlü gibi görünüyorsa o, birilerinin para basması lazım. ali koç baya harcadı ama olmadı. sıra aziz yıldırım'da.

bir de saadettin saran var ama henüz ali koç ve aziz yıldırım tarafından başkanlığa layık görülmüyor sanırım.
0
Improbable
(30.05.25)
bir gs'lı olarak aziz yıldırım gelsin diyorum. en azından mert düşman. ali gibi sinsi değil.
0
archmeister8
(30.05.25)
sadettin saran
0
adivar
(30.05.25)
fb'nin son seçimde 46140 üye oy kullanmış.
gs aktif üye sayısı 11460

son 30 senede hangisi kaç başkan çıkarmış bakarsanız bir fikir verebilir.
0
bay b
(30.05.25)
Sadettin saran varken aziz yıldırım fenerin kendi kafasına sıkması demek azizin saran ve ali koç kadar kulübe verecek parası yok ztn deli gibi borç var
0
smokee
(30.05.25)
Sabah erken kalkan gidip yönetebilir, bundan daha kötü olacağını sanmıyorum. Ayrıca bence de gitmez, hırs yapmış durumda.
0
asteriks
(30.05.25)
saadettin saran ali koctan farksiz olur gibi bence. artik efendi adamlarin, basarisiz baskana muhalif olmak yerine sirasini bekleyenlerin degil is cozecek adamlarin vakti.

hakan bilal kutlualp gelmeli.
0
bohr atom modeli
(31.05.25)
(13)

yapay zekanın içinden geçeceği sektörlere örnek verir misiniz?

mark greg sputnik
şöyle söyleyeyim iş gücünü en azından yüzde 50-60 oranında düşürebileceği sektörleri merak ediyorum. ben köylüyüm bu işlerden anlamam ama az önce radyo dinlerken bi reklamda duydum, "ben yapay zekayım" diyordu... öylelikle aklıma geldi, "yuh seslendirme için insana gerek olmayacak" deyiverdim, öyle
şöyle söyleyeyim iş gücünü en azından yüzde 50-60 oranında düşürebileceği sektörleri merak ediyorum. ben köylüyüm bu işlerden anlamam ama az önce radyo dinlerken bi reklamda duydum, "ben yapay zekayım" diyordu... öylelikle aklıma geldi, "yuh seslendirme için insana gerek olmayacak" deyiverdim, öyle ya yaz sloganı "heyecanlı kadın sesi" de bitti gitti.

veo 3'ün son videolarını izledim mesela. inanılmaz. ama dediğim gibi önümüzdeki 3-5 senede hangi sektörleri bitirme noktasına getirir bilemedim. çeviri işlerine ciddi darbe vurduğunu biliyorum, artık kontrol amaçlı birkaç kişi yetiyor sanırım firmalara. edebi eser çevirisi zaten pek para etmiyor, yapay zeka almasa bile çok büyük bi sektör sayılmaz diye biliyorum.

sizce kısa-orta vadede (3-5 sene diyelim) yapay zeka neleri paramparça edecek? bu kadar insan nereye sçacak? genel olarak bu konuda fikirleriniz, teorileriniz varsa dinlemek isterim. tşk.
0
mark greg sputnik
(28.05.25)
Şuanda yazılım ve veri analizinde oldukça etkili. Geliştikçe etkisi de artacak. Yapay zekayı kullanarak bu işleri yapacak kişilere yine ihtiyaç olur ama az sayıda kişi istihdam edilir.

Eğitimde de etkili olacak bence. Şuan yabancı dilden tut matematik sorusu çözmeye kadar kolaylıklar sağlıyor.
0
runaway
(28.05.25)
"yapay zeka"nın matematik işlemi yapma kapasitesi yok o yüzden içinde para olan bi sektörü bitirme ihtimali 3-5 seneye yok. müşteri hizmetleri gibi sektörleri biraz sekteye uğratır. en büyük tehlike ölü internet teorisi denen şey, internetteki bütün yazılı ve görsel şeyler ufaktan "yapay zeka" elinden çıkmaya başladı, bazı sosyal medya sitelerinde içerik tamamen "yapay zeka"dan pompalanıyor hatta postu geçtim yorumları bile ona attırıyorlar. bi noktadan sonra elle tutulur bilgi kalmaz biz yine ansiklopedilere döneriz gibi.

kendim dahil olduğum yazılım sektörü için konuşursak, "yapay zeka"ya güvenip şirketler junior almayı bıraktılar veya işten çıkarmalar oldu, bu ileride senior yazılımcı sayısında müthiş bir düşüş olacak demek. bu aletin kod çalıştırma kabiliyeti hala yok, hangisini kullandıysam müthiş halüsinasyonlar görüyor ve bir sürü kütüphaneyi kıçından uyduruyor. ileride bunları düzeltecek senior olmayınca biraz yazılım sektörü tatsızlaşacak.
0
nahtoderfahrung
(28.05.25)
Mütercim-tercüman
Basit hukuki işlemlerde görev alacak hakimlik, avukatlık
Niş olmayan her türlü yazılım işleri
Mühendislikte statik, mimari ve diğer proje çizenler
Bankacılık sektörü, banka çalışanları

Bir de robot kolu ile baristalık yapan makine vardı, qr ile istediğin fotoyu cihaza yükleyince onu latte art yapıyordu kahvenin üstüne.
0
Unde bach canim
(28.05.25)
pilotluk diye bir meslek kalmayacak, sadece uçağın arıza durumunu ve genel koordinatörlük yapacak bir kaptan olması yeterli olacak, aynısı gemi kaptanlığı için de geçerli.

tercümanlara ihtiyaç kalmayacak gibi.
0
duyuruuser
(28.05.25)
chatgpt'ye sordum aşağıdakileri sıraladı :

Çağrı Merkezleri ve Müşteri Hizmetleri
İçerik Üretimi & Kopya Yazarlığı
Tasarım ve Görsel Üretim
Video ve Film Prodüksiyonu
Çeviri ve Yerelleştirme
Muhasebe ve Raporlama
Hukuki Danışmanlık
Pazar Araştırması ve Veri Analizi
0
altinci nesil caylak
(28.05.25)
Dil bilme, çeviri v.b işler kesin bitti. Hatta şimdiden bitik.
Reklam, metin yazarlığı elvada.
Çağrı merkezi, destek , danışmanlık kıl tüy bitti.
0
luluki
(28.05.25)
cevaplara bakıyorum da çoğu söylenenin (kasiyerlik, otel vs.) yapay zeka ile hiçbir ilgisi yok. altinci nesil caylak'ın bahsettiği chatgpt nin verdiği cevaplar en doğruları :)
0
cek
(28.05.25)
- muhasebe
- basit yazılım işleri
- avukatlık
- çevirmenlik bitti gibi zaten
0
duyurukullanıcısı
(28.05.25)
Bu uluslararası call center hizmeti veren bir şirkette yönetici bir kuzenim var, 5-10 seneye tahminen call center'larda insan kalmayacak diyor.

Zaten orada çalışanlara belli sablonlar veriyorlar, yazılı olarak şu anda da halihazırda yapay zeka is görüyor. Yakında konuşarak da bu sektördeki insan gücünü tamamen bitirecek.
0
makbur
(28.05.25)
tasarim
yazilim
ceviri

servis sektorune dokunamayacak. bir ucanla bir kacan kurtulacak. hatta ben diyeyim bu meret toplumsal degisimi ve donusumu doguracak. cunku 3 yildir amerika'da beyaz yaka isler azaldi. bircok insan carkin disinda kalacak. tepedeki %1 daha cok varliga sahip olacak ve umutsuz milyonlar sosyal bir degisim baslatacak. at fava 20 yil bekle.
0
antikadimag
(29.05.25)
Herkes kendi yakın olduğu alan ve çevresindeki birkaç alanı söylüyor, bu iş biraz da böyle zaten. Doktor arkadaşım artık tanı ve teşhis işini komple yapay zeka devralacak diyor, bana çok uzak geliyor bu sorumluluğu tamamıyla yapay zekaya delege etme devri.

Şahsi fikrim, hukuki danışmanlık indirekt bir şekilde darbe alır ama dava vekaletiyle yapılan avukatlıkta biraz nanay gibi. He gelsin alsın alabiliyorsa işsiz kalalım komple, yeminle işime gelir.

Bana kalırsa zaten “kurumsal” işlerin en azından yüzde 90’ı lüzumsuz ve beceri gerektirmeyen işler, no offense.
0
vedatchilipeppers
(29.05.25)
Herkes şunu gözardı ediyor, 2+2 gerçek hayatta her zaman 4 etmiyor. İnsan faktörü işin içine girince o yapay zekaların takip ettiği kurallar gerçek hayatta her zaman işe yaramayacak. Tamam işleri kolaylaştırıp işin ameleliğini yapacaklar ama son noktayı her zaman kanlı canlı bir insan koyacak, nihai kararı insanlar verecek, bütün işi a-dan-z ye yapay zeka yapması bence ütopya. pilotluk, avukatlık, doktorluk vs hiç bir zaman bitmeyecek sadece işleri kolaylaşacak. Mesela muhasebe raporlama denmiş, bu işin sadece fatura işlemek ve kayıt atmak olduğu düşünülüyor belki ama gerçek hayatta bir muhasebeci fatura işlemek ve kayıt atmak için harcadığı zamanın çok daha fazlasını insanlarla uğraşarak geçiriyor. Gelsin yapay zeka vergi dairesindeki memurla uğraşsın, patronun/yöneticinin insanı çıldırtan saçmalıkta özel istek maillerine cevap versin hadi görelim.
0
zikardo
(29.05.25)
avukatlık yazmayın kardeşler. bir kaç araştırmada en son etkilenecek meslek olarak belirtildi. avukatlık kanundaki maddeyi bulup yazmak falan değil. ama savcılık en başta etkilenecek hukuki bölüm olacak. zaten etkisisz, karar mercii değil, yargılamaya etkisi yok ve direkt ilgili maddeyi ekleyip iddianame yazmaktan ibaret hale geldi son dönemlerde.
0
ground
(29.05.25)
(14)

400 bine 2004 clio alayım mı?

ya ben lan neyse
ilk aracım olacak. 78 bin kilometrede. manuel. 2. sahibi. kazası falan yok. klimalı. 1.4 motor. güneş yanığı falan da yok. 400 binden aşağı inmiyor adam.bu arabayı alsam parçaları falan bulunuyor mu? çok arıza verir mi?ben 35 yaşındayım ama acemiyim.teşekkürler.
ilk aracım olacak. 78 bin kilometrede. manuel. 2. sahibi. kazası falan yok. klimalı. 1.4 motor. güneş yanığı falan da yok. 400 binden aşağı inmiyor adam.

bu arabayı alsam parçaları falan bulunuyor mu? çok arıza verir mi?

ben 35 yaşındayım ama acemiyim.

teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(25.05.25)
Motor mekaniği temizse al geç
0
mirty
(25.05.25)
Arkadaşımın da geçen sene ilk aracıydu aynı modelden almıştı. İlk araba için ideal bence. Kilometre orjinalse şahane! Yürüyeninde sorun yoksa ve bütçe bu kadarsa alınır tabi. Parçası bakımı vs uygun olur. Acemiliğinizi de atmış olursunuz. Bu aracı süren her aracı sürer.
0
ezkaza
(25.05.25)
bu bilgiler doğruysa direkt al. En kötü biraz kullanır sıkılınca rahatlıkla satarsın
0
alaimisema
(25.05.25)
Abi yok alma. 21 yaşında, sana her türlü sorunu yaşatır. Parçalara ve motora hakim olacak hale getirir. Git daha genç bir şey al.
0
Shepard
(25.05.25)
O paraya 2012, 2014 bulunabilir model takıntın yoksa.
ha clio parçası ucuz, km orjinalse iyi rakam. Ama 20 yaşında araba yılda 2bin km yapmaması düşündürücü.
0
rhan
(25.05.25)
O paraya aralık ayında 2012 i20 Troy aldım 1.2. 154 binde. Sağ ön kapı ve çamurluk değişen.

Arada 8 yıl var ve ikisi de b sınıfı araç. Clio 2ye 400 vermezdim ben olsam. 150k km civarına Clio 3 al en azından.
0
jackyr
(25.05.25)
İsterse sıfır kilometre olsun, 2011 modelinin kasko değeri 300 küsür bin olan aracın 2004 modeline değil 400, 200 bile vermem ama siz bilirsiniz.
0
orient blue
(25.05.25)
8 valf ve 16 valf modeli var. 16 valfse tavsiye ederim.

Kilometresini kontrol ettirin. Aldıktan sonra elektrik tesisatını yenilemek gerekebilir.

Bunlardan başka 400'den yukarı çıkamam diyorsanız alınır.

Kronik dedikleri sorunu hararet yaparsa blok çatlaması. Belki tamirci yalanıdır ama çok araçta böyle oldu.
0
hebanon
(25.05.25)
300-350 değil miydi bu araçların piyasası? oldu mu o kadar.

bizde benzeri bir ürün var. sanırım 2007'ydi bizdeki.
direksiyon kutusunda problem var parça bulamadık. tamir ettirdik kullandık, yola çıkılıyor ama bir sonraki muayeneden geçer mi emin değilim. o zamana dek bulursak olur. internette var görünüyor gerçi ama götürdüğümüz bir kaç usta soruşturdum bulamadım demişti.

onun dışında başka parça sorunu yaşamadık. ben seviyorum o arabayı. bizimki 300bin km'yi devirdi. kaçıncı sahibiyiz bilmiyorum. bizden önce kaza yapmış sonradan haberimiz oldu. bence iyi bir araç. açıkçası söylenen şeyler doğru ise, evet alınır.

az önce söylediğim şey bir yana, genel olarak parçaları bulunuyor ve ben kullanmaktan keyif alıyorum. ama biraz kullandıktan sonra elden çıkarmak istediğinizde satabilecek misiniz onu düşünmek lazım.
0
biseysorcaktim
(25.05.25)
gider japon alırım şahsen.
0
gurur
(25.05.25)
manuel olmasi iyi. araba uzun suredir yatiyorsa o kotu onu sor derim. arabalarin belirli bir tempoda calismasi gerek saglam kalabilmesi icin. 20 yasindaki aracla 80 bin bile yapilmamis olmasi cok tuhaf.
0
antikadimag
(26.05.25)
Eğer imkanın varsa üzerine biraz daha koyup yeni model al.
0
duyuruuser
(26.05.25)
Clio 2'ye o para verilmez.
Km'nin orijinal olduğuna da emin olamazsın.
0
angina pektoris
(26.05.25)
2004 model arabaya sadece km düşük diye 400K verilmez.
0
orpheus
(26.05.25)
(1)

Sup board için şarjlı pompa?

cok fazla guluyorum
Merhabalar aranızda sup yapan varsa bu aleti manuel pompa dışında ne ile şişirebilirim çünkü canım çıkıyorbuna uygun şarjlı (elektrikli değil arabam yok) bi pompa var mıdır?
Merhabalar aranızda sup yapan varsa bu aleti manuel pompa dışında ne ile şişirebilirim çünkü canım çıkıyor
buna uygun şarjlı (elektrikli değil arabam yok) bi pompa var mıdır?
0
cok fazla guluyorum
(25.05.25)
kendi bataryasi olan pompalar var. akulu hava pompasi diye geciyor olabilir. battery air pump. akusunu evde sarj ediyorsun.
0
antikadimag
(26.05.25)
(2)

cermodern

redcat
kızılay-cermodern taksi arası ile gidilebilecek bir mesafe mi? taksi olmazsa oraya nasıl gidilebilir?
kızılay-cermodern taksi arası ile gidilebilecek bir mesafe mi? taksi olmazsa oraya nasıl gidilebilir?
0
redcat
(24.05.25)
yuruyerek? kizilay'dan asagi sihhiye'ye dogru kaptiriyorsun. sihhiye koprulerin altlarindan gecerek adliye'ye ulasiyorsun. adliye'nin yanindan da cermodern. toplamda 15 dk'lik bir mesafe.
0
antikadimag
(24.05.25)
taksici muhtemelen içinden küfrederek götürür. yakın mesafe. en mantıklısı yürünmek istenmiyorsa kızılaydan metroya binip bir durak sonra sıhhıye/adliye durağında inip yürümek.

illa taksi kullanacaksanız uber ankara'ya da gelmiş. uber en mantıklısı. kafa rahat. adam zaten gideceği mesafeyi bilerek kabul ediyor yolculuğu.
0
antonin artaud
(25.05.25)
(3)

Civa sadece ton balığında mı var?

kizil karga
Civa olayı hep ton balığıyla ilişkilendiriliyor da?
Civa olayı hep ton balığıyla ilişkilendiriliyor da?
0
kizil karga
(24.05.25)
Yo hepsinde var ama kütlesi arttıkça içerdiği civa da aynı oranda artıyor, bizde büyük balıklardan en ulaşılabilir olan ton balığı olduğu için en çok onu duyuyoruz yoksa köpekbalığında daha çok civa var, bununla birlikte küçük balıklar da civa içeriyor ama kütleleri küçük olduğu için haliyle taşıdığı civa miktarı da az, o nedenle göze batmıyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.05.25)
civa tablolarina bakabilirsin. genelde kucuk balikta daha az civa olur ama somonda da dusuk seviyedir kendi boyutuna gore. en guvenlisi hamsi, sardalye ve somondur.
0
antikadimag
(24.05.25)
Şimdi bu büyük balık küçük balığı yer olayı sadece borsada sadece kapitalizmde olmuyor denizde de oluyor. Büyük balıklar küçük balıkları yiyor.

Bünyeye alınan ağır metallerin bünyeden atılamama gibi bir huyu var. Böylece her yenen küçük balığın bünyesinde birikmiş ağır metal gidip büyük balığa kalıcı olarak yerleşiyor.

Sonuçta balıkta cüsse ne kadar büyükse ağır metal birikimi de o oranda fazla oluyor. Bir geometrik oran artışı söz konusu.

Ton balığının da maşallahı vardır. Büyüktür yani.

Ayrıca bu ağır metallerin derin sulara doğru süzülme huyu da vardır. Onun için de bir balık ne kadar derin su balığıysa o kadar ağır metale maruz kalır ki ton balığı da derin su balığıdır.

Yani, konu hakkında X2 diyebiliriz.
0
Mirket
(24.05.25)
(3)

Takım sporları ile ilgili

onheil
dizi veya film arıyorum. ted lasso ve netflixdeki f1 dizisi dışında bütün önerilere açığım.Fenerbahçemizin final four finalini kutlarım umarım kupayı alıp yeni bir tarih çizecek yeni bir dizi senaryosu yazacağız.
dizi veya film arıyorum. ted lasso ve netflixdeki f1 dizisi dışında bütün önerilere açığım.
Fenerbahçemizin final four finalini kutlarım umarım kupayı alıp yeni bir tarih çizecek yeni bir dizi senaryosu yazacağız.
0
onheil
(24.05.25)
blue mountain state
0
antikadimag
(24.05.25)
Remember the Titans, Amerikan futbolu ve ırkçılık üzerine çok güzel bir filmdir.
0
burka
(24.05.25)
Moneyball
0
etna
(24.05.25)
(4)

Halka açık idam

yurtsuz john
uygulayan ülke, eyalet, özerk bölge vs. var mı?
uygulayan ülke, eyalet, özerk bölge vs. var mı?
0
yurtsuz john
(23.05.25)
İran, Kuzey Kore, Somali yapıyormuş.
0
inheritance
(23.05.25)
baris dini ile yonetilen ulkelerde yaygin.
0
antikadimag
(23.05.25)
iran, suudi arabistan, yemen ve afganistanda yapılanların videolarını internette bolca seyrettik
0
abelardo
(23.05.25)
Şu an Bir çok ülkede var. İhtilallerde ise halka açık idamlar, toplum üstündeki gücü göstermek açısından daha önemli bir yer tutar.

İzleyenlerin çokluğuyla birlikte, otoritenin gücünü göstermesi ve cezanın tabi olduğu suçun bir daha işlenmemesi açısından halka açık idamlar önemli.

Yukarıda sadece İslam toplumlarından örnekler verilmiş. Oysa İslam, sadece ceza veya kanla, ölümle yanyana getirilebilecek bir din değil, hayatın da tam anlamıyla nizamıdır.

Tarihe bakıldığında, şimdilerde resmen uygulanmasa da Batıdaki bir
çok devlette halka açık idamlar
söz konusuydu.
Kişiyi yakmakta dahil olmak
üzere idamların uygulama şekli
ise ayrı konu.
Şimdilerde ise kendi hainlerini
öldürme konusunda halka açık öldürme ile değil de ani kalp krizleri, intihar, kaza ile ölüm vs. gibi tanımlarla toplumdan tasviye ettikleri ortada.
Amaç öldürmek ise neden idam adı altında resmiyet kazansın?
Ölüm cezası belki hukukta yok, pratikte var ve herhangi
sorumlusu da yok.

Batı temelli olan,
Asya ve Ortadoğu'da ise sürekli
iç karışıklıklar, kalabalık yerlerde patlamalar, suikastler ile o halka açık idamları aratırlar.

Batının büyük desteği ile hala
süren Gazze'ye bakılırsa,
aşırı sağcı denen siyonist rejim yaklaşık 50.000 insanın halka açık değil, "dünyaya açık" katlinden sorumluyken daha vince asılarak havaya kaldırılan idam hükümlüsünü veya Japonya ya atılan atom bombasını konuşmaya gerek kalıyor mu?
Kaldı ki Filistinlilerin katliama uğramasına dünya yönetimleri sessiz, halkları tepkili ve "seyirci kalmıyorlar".

Düzeni bozma veya başkasının kanına girme söz konusu
ise failin adı, kendisi, yerine getirilecek ceza neden gizli olsun ?
Ama bakın günümüzde ölüm cezası dışında kalan diğer suçlarda bile
faili ve adını göremiyoruz gösterilmiyor.
Halk, yapılmaması gereken bir
fiilin zararını çekiyorken,
fail ise cezasını nedense hakkıyla veya hiç çekmiyor.

Evet,kişinin kendi özel kusur,ayıplarının üstü örtülür
ama hainliğe varan kamuya
zarar veren hal ve hareketlerin
üstü örtülemez.
0
diyecevaplandı
(24.05.25)
(5)

Evini satamayanlar üzerine bir de fiyat arttırıyor?

Cesario
Sahibindende takip ettiğim ilanlar var.Aylardır ilanda olan 30 yıllık daireler var.Her ay da fiyat arttırıyorlar.Satılmamasının sebebi alacak insan mı yok fiyat mı yanlış, şişik piyasa?
Sahibindende takip ettiğim ilanlar var.

Aylardır ilanda olan 30 yıllık daireler var.

Her ay da fiyat arttırıyorlar.

Satılmamasının sebebi alacak insan mı yok fiyat mı yanlış, şişik piyasa?
0
Cesario
(23.05.25)
müşteri var ama kredi çekme sıkıntısı yaşıyor. ev almak başka şeye benzemiyor. ha deyince alınmıyor. bu süreçte aylar ayları kovalıyor fiyat artıyor.

yakın akrabam geçenlerde benzer durumu yaşadı ve 600 bin lira ani zamlı fiyatla aldı.
0
yurtsuz john
(23.05.25)
Tok satıcı.
Yüksek fiyat çekmiş, bir enayi çıkarsa itelerim diye düşünüyor.
0
parka
(23.05.25)
aylardır ilanda olan dairelerin büyük kısmı piyasada fiyat olusturmaya çalışan emlakçı ilanları. belli bir muhitteki daire fiyatlarını o ilanlar ile manipüle ederek istedikleri aralıkta tutmaya çalısıyorlar. eğer gerçekten satmak isteyen birisi olur ise daha düşük teklif edilecek bir fiyatta pazarlık ile anlaşma sağlanabilir.
0
abelardo
(23.05.25)
Bi evin satılmaması fiyatın arttırılmaması gerektiği anlamlına gelmiyor. Risksiz getiriye bakarsan Nisan ayının 100 lirası şimdinin 103 lirasından daha değerli e haliyle ben olsam 10milyonluk ilanımı satılmasa da 10.3 yaparım acelem yoksa. Acelesi olan zaten piyasanın %10 altına koyunca peynir ekmek gibi gidiyor
0
Mcfly
(23.05.25)
ihtiyaci yok. ekonomi cokunce piyasadaki akis duruyor. adamin satmak gibi bir derdi yok. ya tutarsa diye sahibinden'e maya caliyor.
0
antikadimag
(23.05.25)
(5)

Hbo Max İçerikleri nasıl?

put it in your appropriate place
Nasıldır? Disney+ üyelik almıştım sırf Family Guy için. Yakında komple izlemiş olacağım. Dolasıyla geriye başka bir şey kalmayacak.Hob Max içerik geniş midir?
Nasıldır? Disney+ üyelik almıştım sırf Family Guy için. Yakında komple izlemiş olacağım. Dolasıyla geriye başka bir şey kalmayacak.

Hob Max içerik geniş midir?
0
put it in your appropriate place
(23.05.25)
disney'den daha iyi bence.
0
false pretension
(23.05.25)
dizi olarak çok iyi. çoğu hbo dizisi var. film olarak eh işte, daha iyi olabilir.
0
nothing in my way
(23.05.25)
hbo dizileri var. true detective , sopranos ,fargo vb.

ayrıca eurusport ortağı olduğu için eurosport 1 2 yayınları canlı.
0
mikahakkinen
(23.05.25)
en iyi yayinci. hem film, hem dizi olarak saheserler var. icerik kalitesi bakimindan digerlerine fark atar. hem klasikleri, hem de yeni eserleri iyidir. curationi kim yapiyorsa cok iyi is cikariyor.
0
antikadimag
(23.05.25)
milletin gazına gelme bence, hele ki o aylık tutarlara değecek bir şey yok.bşr hepsiburada premium al dene. yanında bedava nasılsa.
0
adivar
(24.05.25)
(9)

Basic tişörtleri nereden alıyorsunuz ?

my fault
İlk yıkamada çekmeyen, ağız burun yamulmayan, rengi solmayan.Er kişi için.
İlk yıkamada çekmeyen, ağız burun yamulmayan, rengi solmayan.
Er kişi için.
0
my fault
(23.05.25)
Heavy cotton denen dokumadan alırsan dağılmaz, bu her markada var, lcw de bile.

Fakat 200-300 liralık tişörtler sıradan ürünler, bu heavy cotton tişörtler 500-600 den başlar, aratınca bulursun
0
grimavi
(23.05.25)
dagi
0
cooperr
(23.05.25)
Uniqlo. Canavar gibi.
0
Mcfly
(23.05.25)
Lcw
0
vedatchilipeppers
(23.05.25)
Grimelange’ın kadın tişörtleri bayağı güzel, erkeklere de bi düşünülebilir
0
mor oje
(23.05.25)
En son Intimissimi Uomo'dan aldim.
0
sertac akin
(23.05.25)
lacoste
0
antikadimag
(23.05.25)
amazon
0
zeleno
(24.05.25)
decathlon
0
orpheus
(24.05.25)
(5)

Mısır piramitlerine kimsenin ilişmemesi

kizil karga
Mısır yüzlerce yıl birbirinden farklı birçok devletin himayesine girmiş sayısız krallar hükümdarlar padişahlar komutanlar bu bölgeye hükmetmiş ama kimsenin "lan lan bu böyle şeytan icadı" deyip yıkmaması ilginç değil mi kimse ilişmemiş, neden ilişmemiş olabilirler arkeolojinin çok da bilinen bir bil
Mısır yüzlerce yıl birbirinden farklı birçok devletin himayesine girmiş sayısız krallar hükümdarlar padişahlar komutanlar bu bölgeye hükmetmiş ama kimsenin "lan lan bu böyle şeytan icadı" deyip yıkmaması ilginç değil mi kimse ilişmemiş, neden ilişmemiş olabilirler arkeolojinin çok da bilinen bir bilim olmadığı dönemlerde de?
0
kizil karga
(23.05.25)
Aslında ilişmişler. Selahaddin Eyyubi'nin oğlu Mikerinos Piramidi'ni (ve diğer tüm piramitleri) yıkmaya çalışmış ama işçiler günde sadece birkaç taşı hareket ettirebildikleri için 1 senede piramidin bir yüzüne sadece bi oyuk açabilmişler, sonra yıkamayacaklarını anlayınca vazgeçmişler. Sfenks'in de burnu yok ama neden olmadığı belli değil, bir dönem Napolyon top güllesiyle yıktı şeklinde bi efsane vardı ama Napolyon'un Mısır'a gelmesinden çok önce Sfenks'in burunsuz bi resmi ortaya çıkınca o da yalan oldu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.05.25)
büyük piramitler haricinde bir çok yapıtta kum altında kalıp gizli kalmış çoğu sonradan bulundu bilgisi kalmış aklımda, birde genelde firavunlar kendi adlarına yaptırdıkları için sonradan gelenler korumak için ilgilenmemiş öyle gizli kalmışlar sanırım
0
eja
(23.05.25)
piramit structural olarak en safe yapilardan biri. kule degil ki yikasin. ucgen bloklar. yikmak istesen yikamazsin.
0
antikadimag
(23.05.25)
çok uzun zamandır belki isa'dan bile önce herhangi bir inanışı temsil etmeyi bırakmış bir yapı doğal olarak yıkmanın herhangi bir anlamı yok ki yıkınca kazanacağın bir şey de yok çünkü mısır yine çok uzun zamandır yoksul bir ülke yani onlardan alabileceğin bir şey yok zaten gelen geçen herkes istediğini almış çok zorlanmadan.

bence işin garibi tarih boyunca kimsenin lan bunun altında hazine vardır diye koca koca orduları seferber etmemesi. yine büyük keşfe kadar kimse merak edip de burda ne var ya diye sormamış
0
duyurukullanıcısı
(23.05.25)
Yapıldığı dönemlerde dümdüz bir yapıya sahipler dışarıdan ayna gibi gösteriyor bu durum onları ve büyük olanların tepesinde altın var. Bunların hepsinin içinden geçiliyor. Taşlar da çalınıyor. Mezarlar da yağmalanıyor. Elde kalan işte yığıntıyı da durduk yere infilak ettirmenin bir manası yok.
0
sanal hayvan
(23.05.25)
(6)

UST Projektör mü yoksa 100" tv mi ?

kimlanbu
Kendime "man cave" diyebileceğimiz bir oda yapıyorum. Projektör hayalim hep vardı, Epson EH-LS650'yi gözüme kestirdim (120inch). Çok kısa mesafeden baya canlı ve parlak görüntü kalitesi var Televizyon karşılığı olarak ise Onvo 100OVF9000UQ bütçem dahilinde olur.Projeksiyon alırsam özel ALR perdesini
Kendime "man cave" diyebileceğimiz bir oda yapıyorum. Projektör hayalim hep vardı, Epson EH-LS650'yi gözüme kestirdim (120inch). Çok kısa mesafeden baya canlı ve parlak görüntü kalitesi var

Televizyon karşılığı olarak ise Onvo 100OVF9000UQ bütçem dahilinde olur.

Projeksiyon alırsam özel ALR perdesini almak için bir süre beklemem gerek, 50k perdeye para vermek çok akıllıca değil, tr deki fiyatlar keriz silkeleme resmen.

Napak ?
0
kimlanbu
(22.05.25)
Ben duvara yansitarak LG UST projektor kullaniyorum yillardir, gayet memnunum. Eger bozulur ederse 100 inch tv alirim yerine gene LG ya da Samsung, ne oldugu belirsiz markalara yaklasmamak lazim.
0
sertac akin
(22.05.25)
valla goruntu kalitesi tv > projektordur her zaman. ama 100 inc iyi marka tv cok pahalidir. bu boyutta isigi da iyi kesebilecek bir perde varsa projektor mantikli olabilir.

geri kalan her durumda tv.
0
antikadimag
(22.05.25)
perdeyle projektor kullandim 6-7 sene, ondan once hep TV kullanmistim.
projektorde benim markam BENQ.

eger iyi bir perde imkani varsa kesin projektor derim.
perde yoksa duvara yansitilacaksa o zaman TV alir gecerim, LG OLEDler guzel.
0
cooperr
(22.05.25)
Bende xiaomi'nin ust projektöru var, perdesiz kullanıyorum yıllardır. Bugunyolsa gene aynısını alırım bayaa memnunum.
0
mirty
(22.05.25)
eğer 100" tv düşünüyorsan 4k değil de 8k alman lazım.
inç başına düşen piksellerin boyutu büyüyeceği için görüntüyü direk etkiler. 55" ekranda 1080p görüntü izlemek gibi olur. 100" ekranda 1080p izlemeye kalkarsan zaten yatırımın çöp olur.

4k projeksiyonda piksellere değil de yansımasına baktığın için daha tatmin edici olabiliyor. perde tabi ki önemli ama ortalama bir perde ile ultra pahalı perdeler arasında görüntü açısından minimum farklar var.

bütçene uygun bi perde al geç.
0
duyuruuser
(22.05.25)
Ust projektorlerin yansıtma açısı farklı olduğu için standart projeksiyon perdesi işe yaramaz, alr perdesini alırsanız aydınlık ortamda tv izler gibi izleyebilirsiniz
0
mirty
(22.05.25)
(5)

Playstation 5 alınırken neye dikkat edilmeli?

Wolfware
Tek başına oynayacağım. Tek kol yeterli. Bunun dışında nelere dikkat etmek lazım? Hafızası ne kadar olmalı? Cdli cdsiz farkediyor mu? Playstation plus almak avantajlı mı?
Tek başına oynayacağım. Tek kol yeterli. Bunun dışında nelere dikkat etmek lazım? Hafızası ne kadar olmalı? Cdli cdsiz farkediyor mu? Playstation plus almak avantajlı mı?
0
Wolfware
(21.05.25)
cd'ye gerek yok. daha pahali bos yere. sahsen cok oyun oynamiyorum ben, sadece top oyunlari oynayacak vaktim oluyor. o yuzden plus'la falan ugrasmak bana hesapli gelmiyor. ama tr'de daha mantikli olabilir.

baska bir seye dikkat etmeye gerek yok. ikinci else duzgun birinden temiz almak onemli tabi.
0
antikadimag
(22.05.25)
Eğer daha önce ps oyunlarını oynamadıysanız Ps plus extra almak cok avantajlı. Tonla oyunu deneme fırsatınız olur.
0
unalub
(22.05.25)
Aldigin seyin PS5 olduguna.
0
feastofthedamned
(22.05.25)
internet yoksa, psn vs yoksa cd'siz oyun oynatıyor mu?
0
lambırcek
(22.05.25)
pro modele hiç gerek yok. kendim pro model sahibiyim manyağı olduğum için aldım.

en ucuzundan, bir cihaz alınır. 1 tb, disksiz.

sonra ps oyunlarını oynamadıysanız ps plus üyesi olun, denemiş olursunuz. daha önce bir çoğunu oynadıysanız ona da gerek yok. sevdiğiniz oyunları indirimde vs alın devam.
0
a darkness coming
(22.05.25)
(24)

40 inizdan sonra hangi ulkeye giderdiniz yasamak icin?

lapaz
Tc'de durmayacagim kararliyim. Ama neresi olsun kararsizim
Tc'de durmayacagim kararliyim. Ama neresi olsun kararsizim
0
lapaz
(19.05.25)
hollanda, danimarka, norveç
0
dedim ben sana
(19.05.25)
tr'ye dönerim ya da latin amerika.
0
sonsuz
(19.05.25)
İngiltere'ye giderdim. İskandinava gitmezdim aşırı ırkçılar, beyaz yaka orda yaşadım biliyorum.
0
anthemis nobilis
(19.05.25)
isviçreyi seçerdim ama çok pahalı :/
0
false pretension
(19.05.25)
Floransa, çok net.
0
Bruce
(19.05.25)
Yunanistan
0
hububrad
(19.05.25)
Tembellik, demodelik, 90'lar vibe ı canını sıkmazsa Yunanistan. Yunanistan deyince de Atina tabii.
0
sekizdokuzon
(19.05.25)
Akdeniz havzasında demokrasi, gelişmişlik düzeyi barındıran bir iki seçenek var zaten.
0
anon1m
(19.05.25)
Barcelona
0
gabe h coud
(19.05.25)
hollanda ya da isviçre.

iskoçya da olur.
0
jelly bear
(20.05.25)
yalnız gidilecekse eğer ispanya, çift gidilecekse almanya.
0
beyfendi
(20.05.25)
İngiltere'nin dil avantajını göz ardı edersek bir çok açıdan Hollanda iyi gibi. En azından Belçika, Almanya civarları ile ikilemde kalındıysa bu yorum geçerli. Ancak ben batı avrupaya ısınamadım, muhtemelen sosyallik anlamında aidiyet hissedemiyorum.
0
mbond
(20.05.25)
Hollanda
0
HellKeePer
(20.05.25)
amerika neden yok cevaplarda??? kesinlike 1 olurdu. israil de magical bir yer Savaş olmasa muhtemelen tlvde kıt kanaat ama güzel bir hayat yaşanırdı
0
ala09
(20.05.25)
İsviçre
0
hayirsiz
(20.05.25)
nasıl bir insansın? Ne kadar kazanıyorsun ve gittiğinde ne kadar kazanacaksın? Mesela Türkiye'de 5 asgari ücret kazanan kişi Avrupada 1.5 asgari ücrete düştüğünde alım gücü iyi olsa bile psikolojik olarak kötü hissedebiliyor. Zamanında bi herif vardı Türkiyede getir kuryeleri bana çalışıyor Amsterdamda yapamıyorum diyordu.

Kimi insan aşırı Amerikan kafası, kimi Avrupa, kimi de Taylandda falan aşırı mutlu oluyor. Hiç ummadığın şekilde uzakdoğu asya ülkesine gidip orada popüler adam/kadın olsan mesela batıdan daha çok tat da verebilir belli olmaz. Sende ne eksik, neyi arıyorsun, Türkiye'de neyi sevmiyorsun neyi seviyorsun bunlara göre bi seçim yapman lazım. Tabii sonra o seçime gidebilmen lazım:)
0
nhk ni youkosu
(20.05.25)
benim hedefim orta avrupa. prag veya budapeste.

edit: bu arada asagida sir gawain'in dedigi dogru. ben emeklilik gibi dusundum bu soruyu. yani pasif gelir bir yerden baglanmis, keyif icin yasanacak.
0
antikadimag
(20.05.25)
yazılan cevapların olur yanı yok. herkes idealindeki ülkeyi yazmış ama gerçeklik sıfır. 40 yaşından sonra hele bir de tek başına gideceğin çoğu yerde ölümüne yalnız kalır, depresyona girersin. o yüzden daha enternasyonel, göçmen dostu ülkeleri düşünmen gerek. yok irlanda, yok italya, yok norveç, oraları geçeceksin bir kere.

abd gibi full kapitalist bir ülkede -zengin değilsen- 40 yaşında sıfırdan sisteme girmek aşırı dezavantaj. ev bark sahibi olmayı unut. emekliliği unut. devletten hayır görmeyi unut. 40 yaşında sıfırdan abd fikri düşününce bile başımı ağrıtıyor. yıkık bir hayat yaşamamak için anca yetmiş yaşına kadar eşşek gibi çalışırsın.

hollanda, almanya, ingiltere üçlüsü daha mantıklı duruyor. ama iyi bir planla gitmek lazım. elini kolunu sallayıp gidebileceğin ülkeler değil. özellikle ingiltere zaten pahalı, tutunmak daha zor. iş kısmını çözebilirsen (çünkü iş yok) yunanistan da güzel bir seçenek olabilir.
0
sir gawain
(20.05.25)
aile ve ailesiz olarak değişir. ingiltere seçerim sebebim futbol. hollanda rahat ülke.
0
mikahakkinen
(20.05.25)
kesinlikle tayland veya vietnam seçerdim illa avrupa olacaksa portekiz, ispanya. soğuk ülkeleri seçenleri süprizler bekliyor..
0
nahtoderfahrung
(20.05.25)
Sir Gawain ve cooper +1000
0
warrior princess
(20.05.25)
dil
sağlık
aile
oturum izni
para

bunlara göre herşey değişir
en makulu tayland sanırım.
0
parka
(20.05.25)
Ben 40'indan sonra bekar olsam Asyada (Vietnam vb.) yada Guney Amerikada (Sili,Arjantin ) yasamaktan keyif alirdim.Turk insani Almanya,Fransa,Hollanda,Iskandinavya vb. ulkelerde tutunabilse bile sosyal iliskiler yuzunden hayati doya doya yasayip keyif alamaz bence hakli olarak.
Not: Almanya
0
turkuaz
(20.05.25)
Başka dil öğrenmeye üşeneceğim için İngilizce konuşulan bir yer olmalı. Avrupa'nın çoğu ülkesinde geçerli olan bir yetkinliğim var o nedenle kesişme kümesi olarak Birleşik Krallık veya İrlanda diyorum. İş bulabilmeme bağlı tabi ki.
0
peki madem
(20.05.25)
(26)

80 Bin TL Maaşı Bırakıp İtalya Roma’da Garsonluk

tahirkemalbozoglu
80 bin liraya yakin maas aliyorumYari özel yarı devlet işi ama işten çıkartılma ihtimalim yok ben istemediğim sürece, memuriyet diyebiliriz yani şuandaki işeEv ve araba var bana aitBen evet dersem eger İtalya roma da calisma izni ayarlanacak restoranda getir götür garsonluk işi var. riske değer mi U
80 bin liraya yakin maas aliyorum
Yari özel yarı devlet işi ama işten çıkartılma ihtimalim yok ben istemediğim sürece, memuriyet diyebiliriz yani şuandaki işe
Ev ve araba var bana ait
Ben evet dersem eger İtalya roma da calisma izni ayarlanacak restoranda getir götür garsonluk işi var. riske değer mi
Uzun süredir gitmek istiyorum açıkçası, insanların durumu, birbirine karşı sevgisizligi, yozlaşma, bozulma vs vs. Avrupa’da yaşayıp orada yaşlanmak istiyorum. yaş 35 yolun yarisi eder.
0
tahirkemalbozoglu
(19.05.25)
Italya için böyle bir şey yapmazdım. Alım gücü düşük. 80 bin TL maaş fena değil. Italya bana göre overrated bir ülke. Türkiye'de yakın diye bir sempati var abartı var. Yeni zelanda'ya gidemeyen yurdum insanının yurtdışı macerası.

Ev ve araba da varsa hiç değmez. Memuriyet tarzı yatış işindeysen cennettesin
0
runaway
(19.05.25)
roma'da garsonluk ne kadar getirecek? tr'de post-tax $2k is garantisiyle çok güzel bir deal. ben sanmıyorum italya'da bunun üstüne cikasiniz kolayca. bir de kira falan verilecek.

maceraperestseniz olur ama diğer turlu ben garsonluk yapmak icin garanti isimi bırakıp dilini bilmediğim ülkeye gitmeyi çok sacma buldum.
0
antikadimag
(19.05.25)
Attan inip eşeğe binmekse mesele yurt dışına yerleşmek makul değil
0
vedatchilipeppers
(19.05.25)
Havaalanında,
İtalya bir garson kazandı..

diye paylaşım yapamayacaksan boşver.
Aşırı rahatlığın battığını gösteren maceralara hiç girme .
0
diyecevaplandı
(19.05.25)
sen düzenini bozma beni yolla :)
0
anon1m
(19.05.25)
Türkiye mevcut haliyle leş olsa da benefitleri yok değil. Özellikle sağlık sistemi bu kadar suriyeliye falan rağmen halen işleyebiliyor.
0
runaway
(19.05.25)
Boş düşünceler. İşine devam plz.
0
Shepard
(19.05.25)
35ten sonra milletin ağız kokusunu çekemezsin. Düşün arap turist sana atar gider yapıyor.
0
mikahakkinen
(19.05.25)
sacmalama ne garsonlugu. o kadar da degil.
ev ve araban seninmis daha ne istiyorsun. avrupa'da büyük sehirlerde ev alamazsin. vizesiz gezme hayallerine da kapilma derim o maaslarla.

20 yasinda yapsaydin cok güzel hayatin olurdu ama 35 gec.
0
sonsuz
(19.05.25)
Hani avrupanin gelismis bir kosesine gidiyor olsan neyse de Italya hele Roma turkiyeden hallice. Pislik gibi muamele gordugunle, yedigin irkcilikla falan kalirsin.
0
hot potato
(19.05.25)
Mevcut kosullarin vs karsina sunulan kosullar yapinca bir mantığı yok. Hele italya'nin yani.

Aynı hayat kosullarini hayatta yakalayamazsin. Avrupa su kararı verecek kadar da güzel değil, o kadar da değil yani.
0
logisticsmanager
(19.05.25)
Okuyunca "daha neler?" dedim ben. Bahsettiğiniz yer İtalya bir de.

Tamam, Türkiye'de de bir sürü sorun var ama Avrupa da cennet değil. Attan inip eşeğe binilmez şu koşullarda. Bir sene sonra üzülerek geri dönersiniz.
0
fraise
(19.05.25)
Yurtdışında garsonluk guzel is. Bos falan toplamiyorlar. Müşteri goturuyor. Calisma izni olayina inanmadim. Garsonluk icin tr den adam getiremezler. Muhendis olarak gitmeniz daha mumkun.
0
Kahvedesu
(19.05.25)
Attan inip eşşeğe binilmez
0
Rondak
(19.05.25)
oncelikle agir konuscam bastan kusura bakma ama inan senin iyiligin icin. kimseyi tanimiyacaksin, maasin dusecek, statun dusecek, pozisyonun dusecek, devlet memurlugun bitecek, hizmet edilen iken hizmet eden olacaksin vs.. bu sartlarda gitmek icin katiksiz bir gerizekali olmak lazim. ayrica sevgisizlik, yozlasma, bozulma da gecersiz sebepler. cunku orda garson parcasi bir gocmen olarak gorecegin muamele inan bana burda statu sahibi bir devlet memurlugundan cok daha beter olur.
0
buenosdias
(19.05.25)
Çok benzer koşulları bırakıp işsiz olarak yurt dışına gidiyorum, çünkü bey burada iş arıyorken oradan teklif aldı. Yaşlar 38-40. Çok mantıksız bir karar olduğunun farkındayım. Burada masrafımız yoktu, benim gayet oturmuş bir hayatım, gül gibi işim vardı. Şimdi iş bulana kadar tazminatımla geçinmeye gidiyorum ki bulacağım iş vardiyalı olabilir ve geçinmeme ucu ucuna yetecek kadar maaş verebilirler. Bey burada iş bulabilseydi kalmaya ikna ederdim. Yani bence mantıklı değil. Ancak çok sevdiğin biri için yapılabilecek bir fedakarlık. Tek başına sürünmeye hiç gidilmez.
0
cilacı ökkeş usta
(19.05.25)
buradaki konforu orada bulamazsın. orada 2. sınıf insan muamelesi göreceksin. rahat battı galiba, garsonluk dünyanın en zor mesleklerinden biridir. madem iyi para kazanıyorsun ev araba sorunun yok, sürekli yurt dışına tatillere giderek bu özlemini giderebilirsin. hem gezersin, hem eğlenirsin. yaşama fikri her şey güzelken bana saçma geldi.

düzenin yoksa işsiz avare olsaydın neyse de düzen bozmaya değmez.
0
koela
(19.05.25)
git abi. seni buraya bağlayan extra bişey yoksa git. biraz girişken biriysen zaten garsonluktan başka yerlere de atlarsın. ama avrupa için çok çok büyük beklentilere girme.
0
scudman1
(19.05.25)
Anca ilerde pasaportu kesin alacaksan bir ihtimal gidilir.
0
hububrad
(19.05.25)
Senin maaşını alan beyaz yakaların %80'i fıldır fıldır avrupada geziyor senin garsonluk için düşündüğün yerde para eziyor üstelik çoğunun evi de yok.

Avrupaya yerleşme niyetiniz varsa kendi mesleğinizle ilgili şeyler bakın.
0
Mcfly
(19.05.25)
İtalya ücretlerin yüksek olduğu bir ülke değil. Başka bir yer olsa düşünebilirsin belki diyeceğim ama 1800 euro maaş bırakılıp İtalya'da garsonluk yapılmaz. Zaten alacağın para en fazla o kadar olur orda.
0
synesthesia
(19.05.25)
Git, hiç durma. Çoğunluğa göre oldukça net bir durumda kafan "uzun zamandır gitmek istiyorum" kafasıysa seni gitmek paklar.
0
prole
(19.05.25)
Bu arada aklıma şey geldi. Kanada'ya göç programındaki kız. Aselsan'daki işini bırakıp Kanada'ya y.lisans yapmaya gitti. Garsonluk yapıyordu.

Bu arada bir işveren sizi Tr'den getiriyorsa, ilk çalışma izniniz ona bağlı oluyor. Yani Roma'ya garson olarak giderseniz, ilk yıl Roma'da garson olarak çalışabilirsiniz. Ne başka şehre ne de başka alana geçebilirsiniz.
0
Kahvedesu
(19.05.25)
Ben italyanların okumuşlarına bile katlanamıyorum, sen git 1-2 hafta çalış, italyanları tanı, dene. bir daha belki adımını bile atmak istemezsin.
0
spherical
(19.05.25)
1800 euro'nun türkiye'deki alım gücü muhtemelen roma'da yapacağın garsonluğun alım gücünden daha iyidir ki ev de benim diyorsun.
20'li yaşlar sonrası türkiye'de 1500 euro ve üstü kazanan birinin yurtdışında birebir aynı işi yapmayacaksa yurt dışına gitmesi çok saçma.
0
denizgonen
(19.05.25)
Avrupa göç konusunda iyi, ama kime iyi?

Türkiye'de mavi yakalıysan eğer asgari ücretin biraz üzerinde kazanırsın.
Ama bu mavi yakalılar avrupa'ya gittiklerinde sınıf atlıyorlar.

Aynı şey beyaz yakalı ya da memur için geçerli değil.
35 yaşına kadar burada yakaladığınız yaşam standartları Avrupa'da bulamazsınız.

Eviniz arabanız var. Türkiye'de bunlara sahipseniz ortalamanın çok üstünde bir yaşamınız olacak.

İtalya'da buradaki konforunuzu garsonluk geliriyle sağlayamazsınız.
Muhtemelen göçmen yoğunluklu bir mahallede, göçmen yoğunluklu ufak bir dairede yaşayacaksınız.

Eğer mavi yakalı az kazanan biri olsanız hemen gidin derdim.
Ama beyaz yaka olarak hele 35 yaşında çok zorlanmanız olası.

İtalya diğer avrupa ülkeleri kadar kozmopolit bir yer de değil.

Yani dil bariyeri de olacak.

Bir de garsonluk işinin garantisi var mı?

Mesela daha farklı bir avrupa ülkesini konuşsak, atıyorum İngiltere, Fransa, Hollanda gibi biraz daha kozmopolitleşmiş ülkeleri konuşsak birçok fırsat bulabilirsiniz. Ama italya için bu risk tartışılır.

İtalyan gençleri bile italya'da durmuyor. İmkan azlığı, ağır bürokrasi ötürü. İtalya AB içinde en çok göç veren ülkelerde ilk 5 içinde. Romanya, Polonya, Bulgaristan ve Yunanistan'la yarışıyor bu konuda.

Mevzu paraysa italya'dan başka seçeneklere bakın. Para kazanmak için gidilecek ülke değil. Sizin koşullarınızda yani.
0
anten
(19.05.25)
(9)

Evrenin yaratıcısı olsanız kendiniz gibi birini yaratır mıydınız?

sekizdokuzon
Sb
Sb
0
sekizdokuzon
(19.05.25)
Kendinizi seviyor musunuz? Evet.
0
olaylar olaylar
(19.05.25)
Senin bu sorular çok düşündürücü… yaratırdım çünkü ortalamaya vurursak sayı doğrusunda sıfır noktasının sağ tarafında olduğumu düşünüyorum.
0
vedatchilipeppers
(19.05.25)
evrenin yaraticisi olsam ne yapardım bilmek mümkün degil.

ama dijital ortamda alternatif dünyalar yarattigimizda icinde insanlar eksik olmuyor.
0
antikadimag
(19.05.25)
Kendim gibi birini yaratırsam tek olma şeysim yok oluyor. Yaratmam. Benim gibi kimse yok, ben varım demek süper.
0
Shepard
(19.05.25)
soru başlıkta da cevap yaratılmışlarda değil.

cevap vermek için dünü bugünü yarını bilen, her olasılıktan haberdar olan bir varlık olmak lazım.
0
deranzo1
(19.05.25)
Yaratmam
0
grimavi
(19.05.25)
@grimavi: youtube.com
0
🌸sekizdokuzon
(19.05.25)
dedim dedim de kime dedim
(19.05.25)
Evrenin yaratıcısı olsaydık ön koşulu o kadar anlamsız bir ölçüt ki, önermenin devamına ne koyarsam koyayım makul bir şey çıkmıyor.

Evren yaratacak kadar zaman, mekan, boyut ötesi bir varlık muhtemelen yalnızlık, özlem, anlaşılmak gibi insani duygulara sahip olmaz.

"Kendi"si nedir, "gibi" nedir... Hiçbir şeye ohtoyaç duymadığı gibi böyle bir şeye de ihtiyaç duymazdı.

Yani soru "Bir topraksolucanının gözeneği dile gelse çayını şekerli mi isterdi?" gibi anlamsız.

Cevap: Bilmiyorum.
0
yadigar
(20.05.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.