Giriş
(28)

İçki içmek ama oruç tutmak

meraklitursucu
Çevremde içki içen ama ramazan ayı geldiğinde tüm ay oruç tutan birçok insan var. Bu tezatlık neyden kaynaklanıyor sizce? Ya da bana mı tezat geliyor bu durum?
Çevremde içki içen ama ramazan ayı geldiğinde tüm ay oruç tutan birçok insan var. Bu tezatlık neyden kaynaklanıyor sizce? Ya da bana mı tezat geliyor bu durum?
0
meraklitursucu
(03.04.23)
Bana da tezat geliyor, domuz eti yemiyorlar, alkol alıyorlar, ramazanda da oruç tutuyorlar. Ben de anlamıyorum.
0
Kahvedesu
(03.04.23)
'Dini gereklerden birini aksatan, dinden çıksın, gitsin.' mantığı mı bu?

Dinini, bildiğince ve elinden geldiğince yaşıyor işte.
0
Mirket
(03.04.23)
Bana da garip geliyor. Ama kimsenin inancını, davranışını yanlış görmenin doğru olmadığını hatırlıyorum, devam ediyorum.
Bildiğim kadarıyla bu Türk Müslümanlara özel bir durum da değil, tüm dünyada var.
0
michael_knight
(03.04.23)
dinini elinden geldigince yasiyor iste. siyah beyaz degilk ki hic bir sey dunyada. temizlik yapmak gibi dusunun, nasil ki her temizlik yaptigimizda butun koltuklarin mobilyalarin altini fln supurmuyorsak, her seferinde perdeleri yikamiyorsak, bu da oyle bisey. oldugu kadar. hesaplasmasini allah ile yapacaklar, bizimle degil.
0
taurina
(03.04.23)
Açılın içki içen ve oruç tutan geldi.

En son 17 Şubat cuma günü içtim. O gün kendime söz verdim, ramazanın sonuna kadar içmeyeceğim. Gerçi niyetliyken zaten varsılayan olarak içilmiyor.

Bunun sebebi irademe sahip çıkmak. İsteyerek içmemek. Nasıl istediğimde içiyorsam, istediğimde içmeyeceğim.
0
put it in your appropriate place
(03.04.23)
Herkes nefsine hakim olabildiği ölçüde inancını yaşıyor. Ben de oruç tutan namaz kılmaya çalışan biriyim ama baş örtülü değilim. Yeri geldiğinde epey açık giyiniyorum.
0
Amaranta ursula
(03.04.23)
turk tipi islam, yersen.

kurallara uymamak bizim atasporumuz, herseyi "2-3 yaklasik" yapan bir milletiz, bu herseye yansiyor..
0
cooperr
(03.04.23)
ben bu insanların iki ibadet yaptı diye her şeyi yapmasını beklemenize o kadar şaşırıyorum ki. nesi tezat? dümdüz insanı bi şey. birini yapar öbürünü yapmaz bu bu kadar. karşına geçip "kardeşim ben yeryüzünün en dört dörtlük müslümanıyım ona göre ayağını denk al" demedikçe, ki bi müslüman diyemez/dememeli bunu, yaptığı yahut yapmadığı ibadetlerden size ne. hayatınızda nisbeten özgürlüğü tanıyan 1 kişiyle de mi aynı sofraya oturmadınız hep mi dedikodu ortamında yetiştiniz hep mi pencereden bakıp geleni geçeni eleştirdiniz? ben dümdüz inançlı biriyim oruç tutmuyorum e bu nolcak allahı inkar edemiyorsam ama ibadet etmiyosam. inanıyorum kardeşim bunu mu yalanlayacaksın hayır inansan öyle olmaz diye?
türkiyede iki takıntı var 1- alkollü içki veya içki 2- başörtüsü. bunlar bi kimlik oluşturuyor kafalarda ama öyle bi sınır yok. bence icki icen oruc da tutmamalı diye bi kural yok.
0
ala09
(03.04.23)
ben oruc tuttugum zamanlarda icki de iciyordum. cunku bence orucun mantigina ters dusen bir sey yoktu. gunah ayri, sevap ayri. ramazani komple bir gunah detoks ayi olarak gormuyordum yani.

bir arkadasim vardi 5 vakit namazini kilan, ama icki de iciyordu. sorarlardi ee sen namaz kiliyosun ama icki de iciyosun diye. ee gunah benim sana ne diyordu.
0
supergirl
(03.04.23)
turk tipi islam falan degil bu. diger dinlere inanan insanlarda da baksak boyle tezatliklar bulabiliriz. tamamen insani bir durum, bence bazi ibadetler artik gelenek haline gelmis bizim toplumumuzda, oruc da bunlardan biri.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.04.23)
ateist birinin 'hay allah' ya da maşallah demesi gibi bir şey.
0
brkylmz
(03.04.23)
Çeşitli yerlerde karşılaştım dinledim okudum. Aslında ramazan ayı oruçla birlikte oldukça özel ve önemli bir aydır. Bütün aylar da ona tabidir.
Müslüman, evet haram da işleyebiliyor ama bu aya ayrıca hürmet ve önem çok kişilerin affına da sebep olabiliyor.
eski zamanların birinde mecusi birinin bile kendi çocuğuna, oruç tutan müslüman çocukların yanında bir şeyler yemesi nedeniyle yaptığı uyarı , ölümüne yakın zaman iman etmesine sebep olduğu bile dini kaynaklara geçiyor.

Benim de zamanında tanıdığım biri vardı. Her gün ama nerdeyse her gün içer ve arabasında bazen o halde uyuya kalan bu kimse Ramazan ayı geldiğinde bu yaptıklarından uzaklaşıyordu.
Af ve mağfiret ayı ne de olsa. Kimin ne olacağı belli olmuyor.

Dinen şöyle bir şey var ki, haramı yapan ayrıca ibadette etmemeli diye bir şey yok.
Günahkâr müslüman için tevbe kapısı ölene kadar açık.

Mesele olabildiğince nefsin istediklerinden uzak kalabilmekte.
denilir ki, nefsinin istemediklerinde hayırlar vardır.
0
diyecevaplandı
(03.04.23)
sadece ilahiyat acisindan bakarsak bir sorun yok bunda.

oruc bir ibadet.
icki uzak durulmasi soylenen (ancak haram kilinmamis) bir tuketim. domuz dogrudan haram edilmistir kuran'da. ancak icki haram edilmemistir ickiliyken namaza yaklasmayin diye ayet vardir ornegin. yani kisinin hem icki icebilecegi hem ibadet edebilecegi belirlenmistir. sadece kesistirmeyin denir.

hatta allahin size haram kildigindan baskasini kendinize haram kilmayin diye de ayet vardir. ama bircok kisi ickiyi de haram kategorisine alir. sanirim kafa karisikligi buradan doguyor.
0
antikadimag
(03.04.23)
dindarlik ile dincilik arasinda ciddi fark var.

diger dinlere inanan dindarlarda da "sunu yapayim bu salla" gibi mantik gormedim, sorgusuz sualsiz ne varsa uyguluyorlar. dinin zaten olayi bu.

bizde dindar az, dinci cok. herkes sekil pesinde..alkol yasak, bitti. Bunun gelenegi gorenegi falan olmaz., dinde boyle bir esneklik yok.

Ben gozlemimi soyluyorum bu arada, dini hicbir ritueli takip etmedim, etmem.
0
cooperr
(03.04.23)
Kendi içinde tutarlı olmayan şeyler eleştirilir. Net. İşlerine gelince “hoşgörü” başkası yapınca “ama saygısızlık”
0
ruhen hastayim ben
(03.04.23)
Alkolün haram sayilmasi hälâ tartismali...
0
Yourcousinmarvinberry
(03.04.23)
Bana tezat gelmiyor, 1 ay boyunca nefsini kontrol ediyor insanlar, kimseye de bir zararı yok. Babam da 11 ay içki içerdi, ramazanda içmezdi. Fitre, zekat da verirdi ama hiç namaz kıldığını görmedim mesela, ha iyi bir müslüman mıydı bilemem ama son derece iyi bir insandı.
0
(03.04.23)
bunun çok basit bir sebebi var. başka konularda da olduğu gibi "elalem ne der" veya aile-iş yeri- toplumda dışlanmamak. namaz kılıp kılmadığını kimse bilemez, hacca gidip gitmediğini de, ya da diğer ibadetlerini de başkalarına görünmeden yapabilirsin. ancak ramazan ayında oruç tutmadığını görürlerse eğer muhafazakar bir çevredeysen sorun olabilir. benim açımdan milletin diğer ibadetleri yapmayıp da oruç konusunda hassas olmalarındaki en önemli kriter bu.
0
jepa
(03.04.23)
başkalarının yaşam tarzına ve inancına ikiyüzlüce dil uzatmadığı sürece bence kimsenin dini yaşama pratiğini eleştirmemek lazım.

inanç en başta kalp işidir. rasyonel bir zemini yoktur. bir insan allah'a inandığını, müslüman olduğunu söylüyorsa öyledir. bunu sorgulamak bildiğim kadarıyla şirk sayılır ki en büyük günah malum.

dinin kurallarına uymamak insanı "günahkar" yapar sadece. en düzgün müslüman bile günah işler. insanız. islam inancı zaten bunu söylemiyor mu? insanın mükemmel olması, allah'ın isteklerine kusursuz uyması mümkün değildir ama allah bağışlayıcıdır değil mi temel mantık? yani her şeyi yaratan bir tanrının buyruklarına harfiyen uyulabileceği inancı en başta günah olmaz mı?

insanları yargılamamak lazım. adam belki alkolik. belki istese de bırakamıyor. belki oruç tutmaya dayanamıyor. bu insan kötü olabilir, günahkar olabilir vs. ama kalbinde iman olan insan benim bildiğim müslümandır ve kul hakkı dışındaki her şeyin hesabını allah'a verecektir; haliyle onu inancıyla yargılamak büyük günah olur.

ben ateistim ama benim düşüncem bu şekilde. ben o yüzden kimseye "sen nasıl müslümansın" demem, tanrı olsun veya olmasın, o benim işim değil EĞER benim yaşantıma karışılmıyorsa. ben nasıl ki bunu demiyorsam onların da bana sen nasıl şusun busun vs. dememesini beklerim.

ha domuz eti yiyenlere hakaretler edip alkol tüketen adama zerre saygım yok. o ayrı bir konu. bu tam anlamıyla ikiyüzlülük, terbiyesizlik. ama "müslümanım diyorsun ramazan'da içki içiyorsun" diye bir şey yok. "allah affetsin" deyip geçmek bana göre hem islam inancında hem de insanlık olarak en doğrusu. biz kimiz ki bizi hiçbir şekilde etkilemeyen bir konuda, tamamen içsel ve dogmatik bir meseleyi irdeliyoruz? o adamın kendi derdi.
0
mark greg sputnik
(03.04.23)
bana tezat gelmiyor. oruc tutmak en kolay ibadet sekli. namaz kilmak gibi hergun surekli yapilan bir eylem degil. kuran okumak zaten kitap okumak, o da yok. digerleri zaten para gerektiriyor (zekat, hac). baktiginda bu kisiler icki icmek disinda pek cok diger gunahi da isliyorlar zaten. icki icmek gorece zevkli bir sey, diger kullanicinin dedigi gibi domuz etiyle kiyaslamiyorum. domuz etinin tadi kulturel olarak bize guzel gelmiyor. satisi yok, alismadigimiz bir tat. biraz balik gibi. yani domuz eti hayatimizda yer etmis olsaydi, icki icip domuz eti yiyip ayni zamanda oruc da tutarlardi. dini kurallara yuzde yuz riayet eden insan bulamazsiniz zaten. kimi %10, kimi %90. kimisi icki icip oruc tutuyor, birakin icki icmeyi kokusundan bile kaciyor veya bulundugu ortama girmiyor (dini nedenlerden oturu).
0
Sour
(03.04.23)
Tezat değil ki. İçkiden kaçınmak nasıl bir görev ise oruç tutmak da o şekilde farklı bir görev. Birini yapmıyorsun diye neden ötekini de feda edesin
0
KUCO
(04.04.23)
müslümanlığın en kolay aşaması domuz eti yememek. tıpkı akp'lilerin 29 ekim'i 23 nisan'ı çılgınlar gibi kutlaması gibi bir olay. o da cumhuriyeti sevdiğini göstermenin en kolay yolu.

neyse din ile siyaset işini karıştırmayalım duyuruda. ben hiç tezat olarak görmüyorum. başı kapalı olan ama tutmayan bir sürü tanıdığım da var. şirketin sigara içme alanı başı kapalılar ile dolu bu günlerde.
0
duster
(04.04.23)
bir günahı işlemek dinden çıkarmaz, günahkar yapar. günahın -sevabın hesabı allah'a verilecek. dert ediyorsanız o kişiye günahı bırakması konusunda nasihatte bulunun.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.04.23)
zina yaptıktan sonra gusül abdesti alan da çok var.

benim bakış açıma göre zinadan sonra gusül abdesti almak = içkiyle oruç açmak.
0
1331c112
(04.04.23)
beş vakit namaz olmadan oruç tutmak bile bana tezat geliyor. ahirette ilk sorguya çekileceğimiz ibadet namaz. bir inşaatin kolonlarını dikmeden ara katları ya da duvarları yapılamaz. namaz dinin direği. namaz yoksa diğer ibadetlerin çok bir hükmü yok.
yıl boyu içki içip ramazanda oruç tutmak ise başlı başına bir tezat. biraz mahalle baskısından, biraz "diyet" niyetiyle aç kalmaktan bir farkı yok diye düşünüyorum ben.
0
faberkastelli
(04.04.23)
bu tezatlığın mümkün olabilmesi türklerin dine olan hoşgörüsünden gelmekteydi fakat akp ile birlikte bu yok olmaya başladı. şimdi herkes "gerçek müslümansan x yapamazsın" falan diye birbirini yargılıyor. o yüzden eskiden türkiye daha özgür bir memleketti. özgürlük endeksinin azalmasıyla böyle milletin birbirini yargılaması arasında bir korelasyon var.

aslında avrupa'da da dine bakış böyle. kimse rahibe gibi yaşamıyor ama inanan da var. bizim ulaşmak istediğimiz yer bu olmasına rağmen insanlar birbirini "türbanlı ama x" "camiye gidiyor ama y" diye yaftalıyorlar.

biz bunu yaparak geriye gidiyoruz. arabistan'a doğru. bunu yapan kişiler de avrupa'ya gıpta ile bakanlar. çok yaman bir çelişki.
0
bohr atom modeli
(04.04.23)
türk milleti din ne kadar kendine uyarsa uysun dini kendine uydurur. adam faiz haram diyor promosyona dokunmuyor, kredi kartı kullanıyor kredi çekiyor.
0
mikahakkinen
(04.04.23)
Kimse mükemmel müslüman değil, hepimiz günahkarız. Kimimiz içki içer, kimimiz zina yapar, çoğumuz faiz yer, daha da çoğumuz gıybet yapar.

Adam 11 ay içse, zina yapsa, faiz yese, her türlü harama bulaşsa da; demek ki hala imanı var.

İmanı var ama günahkar, Allah affedicidir, bağışlayıcıdır. Allah'ı inkar etmedikçe, ortak koşmadıkça, bağışlanmayacak günah yok neredeyse. Ama elbette ki "nasılsa Allah bağışlar" diyip her günaha saldırmamak lazım, ama nefs var, dayanamıyoruz yapıyoruz.

Ne yapalım şimdi? Günah işliyoruz diye imandan da mı çıkalım Allah korusun. Günahlarımızı terk etmeye çalışacağız, günah işlediğimizi bilecek ve Allah'tan af isteyeceğiz.

Unutmayalım ki ne kadar günahkar olsak da imanımızı koruduğumuz sürece umudumuz var inşaallah.
0
John Bloor
(04.04.23)
(12)

Taksim'de ne yiyip icilir?

ala09
Oglen yemegi icin
Oglen yemegi icin
0
ala09
(03.04.23)
Melekler dürümde kebap yenilebilir, avam kafede tavuk yemeği yenilebilir.gazoz içilebilir.
0
turuncu tonlarda
(03.04.23)
fıccın a gidin. ya da hayvore ye.
0
benaslinda
(03.04.23)
Islak hamburger
0
piotr
(03.04.23)
Taksim bitti bence, hiçbir şey yemeyin, illa yiyeceksiniz Demirören'e girip cast food yapin
0
fakat
(03.04.23)
Sour
(03.04.23)
nizam pide yada karsisindaki karadeniz lokantasi. havyore gibi kazikci/trendy mekanlardan uzak durun.
0
buenosdias
(03.04.23)
lale'de kelle paça.
0
alperz
(03.04.23)
Sag olun arklar. aklima takildi bi tame noodleci vardi kucucuk bi mekandi siraselvilerde mi ne goren duyan var mi tam nerdeydi :/
0
🌸ala09
(03.04.23)
Favorim suriyeli cipsi ve nargile.
0
OrangeYellow
(03.04.23)
orangeyellow ben surekli arap lokantasina gidiyorum ramazan dolayisiyla kapalidir diye sordum djsjsjs
0
🌸ala09
(03.04.23)
Helvetia kesinlikle. Kremalı pazıdan mutlaka dene.
0
vedatchilipeppers
(04.04.23)
kastettiğin noodle’cıyı biliyorum. tarih oldu orası. girişin az altı bir yerdi. merdivenle iniyordun. öyle bişi arıyorsan kesin çin büfe derim. istiklal cdde.
0
buenosdias
(06.04.23)
(3)

Yaşamak için çalışmak mı yoksa çalışmak için yaşamak mı?

2027
Merhaba, Aslında SB ama biraz daha detaylandırayım. Ülkenin büyük bir çoğunluğu malum ikinci kategoride. Ne izin, ne yan haklar, ne insanca bir muamele. Birinci kategoride olduğunu varsayan ya da düşünen var mı aramızda? Bir de ikinci kategoriden birinci kategoriye geçiş nasıl sağlanabilir sizce bi
Merhaba,
Aslında SB ama biraz daha detaylandırayım. Ülkenin büyük bir çoğunluğu malum ikinci kategoride. Ne izin, ne yan haklar, ne insanca bir muamele. Birinci kategoride olduğunu varsayan ya da düşünen var mı aramızda? Bir de ikinci kategoriden birinci kategoriye geçiş nasıl sağlanabilir sizce bireysel olarak? Teşekkürler.
0
2027
(31.03.23)
Size kimse mutluluk vadetmedi aslında. Adalet ise fakirler içindir derler. Milyonlarca dolarınız yoksa, yurtdışı da aynıdır.

2den 1e geçiş için, işinizde uzmanlaşın ve para biriktirin. Ne kadar yapabilirseniz. Uzmanlaşmak için çalışın, maddiyat kendiliğinden gelir. 10bin saat kuralı geçerlidir.

Mutlu olmak içinse üretin. Mesela kitap okumak yerine, kitap yazın. Konsere gitmek yerine, bir enstruman ile beste yapın. Koltuk almak yerine, marangozla konuşun kendiniz yapın. Gibi...
0
alfired
(31.03.23)
Ben birinci kategorideyim. Birinci kategoride olmak için ne gibi kriterlerin var bilmiyorum ama ben para kazanmak için çalışıyorum sadece. Düzenli farklı bir gelirim olsa haftada birkaç gün beni oyalayacak bir iş bulurum o kadar. Onu da yazları yapmam.

Şuanda da aslında iş dışındaki hayatım için çalışıyorum. Boş zamanlarımda yapmayı çok sevdiğin şeyler var. Onları finanse etmek için çalışıyorum.

Bizim şirkette akşam dizi izlemek yerine çalışayım bari diyip her akşam fazla mesai yapan biri vardı mesela. Seni boş bıraktıklarında yalnızca dizi izlemek geliyorsa zaten çalışmak daha mantıklı oluyor. En azından seni aktif tutar. Ama zevklerini, önceliklerini falan güzel belirlersen o zaman işi yalnızca bu zevklerini ve önceliklerini finanse etmek olarak görmeye başlayabilirsin.
0
zimbirik
(01.04.23)
tam anlayamadim. bence herkes birinci kategoride. calismak icin yasamak = yasamanin anlami olarak calismak. yasamak icin calismak ise yasami surdurebilmek icin calismak zorunda olmak.
0
Sour
(01.04.23)
(8)

kiptas mustakil evleri yeniliyor mu?

Sour
daha once soran var mi? tesekkurler.
daha once soran var mi? tesekkurler.
0
Sour
(22.03.23)
Böyle bir görev tanımı olduğunu sanmıyorum, "hayır yapmaz" netliğinde bilgim yok ama yapması bana çok saçma geliyor bir inşaatçı olarak.

Mesela kendimize soralım, neden yapsın? Asıl amacı belediyeye ait arsalarda toplu konutlar üretmek olan bir kamu kuruluşu, İBB bünyesinde ama kendi içinde özerk bir A.Ş. yanlışım yoksa.

Son yıllarda mahalle bazında, ada olarak eski evleri yıkıp yeni projeler yapıyorlar ama bunları da ortaklı yapıyorlar özel firmalarla.

Amacınız kendi evinizi güvenilir bir firmaya mı yaptırmak acaba?
0
John Bloor
(22.03.23)
aslinda yenileme yapiyorlar, buradan bakabilirsiniz: istanbulyenileniyor.com

surada tek bina ornekleri de var: www.kiptas.istanbul

simdi anladim yanlis anlasilabilecegini cunku bazi yerlerde mustakil bina seklinde belirtiyorlar fakat site degil tek apartmani (cok daireli) vurgulamak istiyorlar. benim merak ettigim mustakil ev (apartman degil).
0
🌸Sour
(23.03.23)
@Sour

Benzer durumda bizim Eyüp'de evimiz var. biz komşu parselleri birleştirip apartman yaptırmak için uğraşıyoruz.

Kiptaş basvuruları alıp proje calışması sonrası inşaat firmalarına ihale ile projeyi veriyor. Kiptaş burada aracı ve denetmen olarak yer almakta.

Sizin durumunuzda tek parselde bulunan bir evinizi yeniden yaptırmak istiyorsanız tüm maliyeti karşılamanız gerekecek. Bu ekonomik gücünüz varsa yapabilirler.
0
kaiserr76
(23.03.23)
Evet, müstakil binadan kasıt tek bir arsada tek bir bina olmasıdır. Bu da merkezi semtlerde ve imar durumu uygunsa mantıklı olur ve aracı olurlar.

Yoksa aynı şartlarda Sultanbeyli'de 5 katlı binayı yapmazlar, yaptıramazlar çünkü çalıştıkları inşaat şirketlerine. Çünkü maalesef çok fazla ticari bir getiri yok.
0
John Bloor
(23.03.23)
@ John Bloor
İnşaat firması bu durumda ne kazanıyor. Projede inşaat maliyetine evleriniz yenileniyor diye bahsediliyor.
0
kaiserr76
(23.03.23)
@kaiserr76 yandaki parselleriniz bos mu yoksa baska apartmanlar mi var? bizde bos parsel yok, iki yaninda da apartman var, ama bizimki uc katli balat'taki evlerden...
0
🌸Sour
(23.03.23)
@sour bizde 6 tane parsel birleşimi söz konusu. Hepsi müstakil 2 veya 3 katlı yapilar
0
kaiserr76
(24.03.23)
Valla açıkcası hiç incelemedim sistemlerini, karşılaşmadım da. Ama devlet de olsa, belediye de olsa, hiç bir kurum bedavaya bu işi yapmaz gibime geliyor.

"Projede inşaat maliyetine evleriniz yenileniyor diye bahsediliyor."

Nerede yazıyor bu, bir inceleyelim. Mesela maliyete kim karar veriyor? Karar verilen maliyetten ucuza mal edip aradaki farkı kar olarak alıyor olabilirler mi acaba?

Yoksa maliyetten kasıt şu mu acaba, hani ben müteahhitim bireysel olarak. Atıyorum sizin binayı yapsam 5 milyona bitirebilirim, ama işin içine bu resmiyetler girince 6 milyona mı bitiriyorlar?
0
John Bloor
(24.03.23)
(4)

araci kurumdan banka fonu yatirimi sorusu

Sour
merhaba,bir araci kurumla cesitli bankalardaki hisse senedi fonlarina yatirim yapsak (akbank, garanti, finans vs.) kesinti nasil oluyor? hem araci kuruma hem de o fonu yoneten mesela akbank'a mi oduyoruz? yoksa araci kurumun kendi fonlarina yonelmek mi daha mantikli?
merhaba,

bir araci kurumla cesitli bankalardaki hisse senedi fonlarina yatirim yapsak (akbank, garanti, finans vs.) kesinti nasil oluyor? hem araci kuruma hem de o fonu yoneten mesela akbank'a mi oduyoruz? yoksa araci kurumun kendi fonlarina yonelmek mi daha mantikli?
0
Sour
(12.03.23)
Hayır sadece fonun ücretleri/kesintileri ne ise onu ödüyorsunuz, nereden aldığınızın bir önemi yok.
0
orient blue
(12.03.23)
tesekkurler, peki araci kurum gelir uzerinden mi kesiyor?
0
🌸Sour
(13.03.23)
her fonun yönetim ücreti şartları farklı. çoğunlukla yatırdığınız paranın %si olarak yıllık kesilir. tefas'tan kontrol edebilirsiniz.
0
sert siyah krom
(13.03.23)
@sert siyah krom, merhaba, evet, farkli, fakat ben araci kurumlarin rolunu merak ediyorum. mesela yonetim ucreti %2 olan bir akbank hisse fonunu ata yatirim'dan alirsam, burada ata yatirim'in kazanci ne oluyor?
0
🌸Sour
(13.03.23)
(7)

Tezden nasıl makale çıkarılır?

The colors of my sea perfect color me
Tezimde 3 ayrı tema var. İkisi bir makale 3'üncuden ayrı bir makale çıkarabilirim. Tez danışmanım tezden makale çıkarma olayının rewrite olduğunu ya i başka kelimelerle aynı şeyi yazmak olduğunu söyledi. Böyle mi cidden?
Tezimde 3 ayrı tema var. İkisi bir makale 3'üncuden ayrı bir makale çıkarabilirim.
Tez danışmanım tezden makale çıkarma olayının rewrite olduğunu ya i başka kelimelerle aynı şeyi yazmak olduğunu söyledi. Böyle mi cidden?
0
The colors of my sea perfect color me
(03.03.23)
Değil. Makale farklı bir şey, tez farklı bir şey.
Programların büyük çoğunluğunda mezuniyet şartları içinde dahi tezden üretilmiş makale zorunluluğu vardır.
Tezden üretilmiş makale; tezin daha az detaylı, sonuca odaklı, teze benzer çalışma yapacak kişilere yol gösterebilecek akademik çalışmadır.
Tezinizin akademik camiada yayılım hızı, nitelikli bir makaleninkinden çok daha düşüktür.
Hülâsa, tezden üretilmiş makale çöp veya tekrar yazım değildir, değerlidir.
0
d e j i n
(03.03.23)
O zaman tezden makale çıkarırken daha kısa bir şekilde aynı şeyleri yazıyorum? Başka kaynaklar ekleyebiliyoruz değil mi? Ya da kaynakları güncel verilerle değiştirme de yapılıyor değil mi?
0
🌸The colors of my sea perfect color me
(03.03.23)
makalenin yayımlanması için gönderilecek dergide, makale türü diye bir bölüm de olur genelde. orada tezden üretilmiş makale diye belirtmeniz gerekli.
her türlü ekleme çıkarmayı yaparsınız.
danışman hocanızın görüşü alınarak tek yazar veya birden fazla yazarlı olarak yayımlanabilir. etik olan: birinci yazar tezin sahibi, ikinci yazar ise danışmandır. eş danışman varsa o da üçüncü yazar olur.
kolay gelsin.
0
d e j i n
(03.03.23)
İlk defa duydum, saçmalık yani. danışman hocanla bir daha işin olmayacaksa tek yazar çıkar makaleleri. Makale bazlı tezler var ve makalesi bazen geç sunuluyor mesela.
0
Coma
(04.03.23)
hocanız yanlis biliyor.
0
tadellesever
(04.03.23)
hangi alan? eger temalar birbirinden bagimsiz degilse (ki ayni tez icerisinde oldugundan benzerdir diye varsayiyorum) tek ve saglam bir makale yazmak her zaman icin daha iyi. bizim turk tipi akademisyenlerde cok makale yazmak cok akademik uretim gibi bir anlayis var. ne yazik ki sistem de bunu destekliyor. dandik dergilerde yayinlanmis ve kimsenin okumadigi cop makalelerle dolduruyorlar literaturu. sonra da bakin benim 150 tane makalem yayinlandi diyorlar ama bir bakiyorsunuz o alanda hic kimsenin duymadigi, hatta adi kotuye cikmis olan dergilerde yayinlamislar ve dogru duzgun atif alamamislar. yani bir tane yuksek etki faktorlu bir dergide, cok atif alacak makale yazmak 3-5 tane kimsenin okumayacagi dandik bir dergide yayinlamaktan cok daha onemli (en azindan avrupa'da). bazi dergiler verilerinizi baska makalede/dergide yayinlamamaniz icin sinirlama getiriyor (eger ayni datayi kullanmak istiyorsaniz), o nedenle alani sordum. yani ayni data setinden iki farkli makale cikarirsaniz ve bu dedigim dergilerden birinde yayinlarsaniz hukuki problemler yasarsiniz.

tezden makale cikarirken kismen tekrardan yaziyorsunuz. tabii bu hangi dergiyi hedeflediginize de bagli. makalenin icerigini kismen onlar belirliyor. yeni kaynaklar vs. ekleyebilirsiniz, ayni olmak zorunda degil, hatta arastirmanizi genisletip yepyeni bir sey de yazabiliriz.

@coma'nin dedigi dogru degil. burada onemli olan emek ve bilimsel etiktir. makalede emegi olan herkes makaleye yazar olarak eklenebilir. bir daha isim dusmeyecek hadi eyvallah demek bilimsel etik acisindan uygun degildir. bu ancak yazarlik verdiginiz biri yazar olmak istemezse gecerli. iyi bir takim olmadan iyi makale yayinlamak neredeyse imkansiz. ha yayinlarsiniz ama bu makale cevrenize hava atmaktan baska bir durumda kullanabileceginiz bir makale olmaz. ikinci bir konu da review donemi. yani makaleyi gonderir gondermez yayinlanmiyor. teorik veya istatistikle ilgili duzeltmeler isteniyor. bu durumda danismaniniza ihtiyaciniz olursa ne olacak? bu arada alana bagli olarak tek basina makale yazmak kotu olarak algilanabilir. konuyla alakali olarak iyi dergiler credit authorship isterler (turkiye'de veya turkiye'deki dergilerde isteniyor mu bilmiyorum). credit authorship makale yazarlarinin makaleye olan katkisinin belirtilmesiyle alakali bir durum. ingilizce biliyorsaniz suraya bakabilirsiniz: www.elsevier.com ya da asagida belirttigim kismi google translate'ten cevirebilirsiniz:

Ornek CRediT author statement (burada kimin ne yaptigi yazilir ve makalenin en son kismina eklenir).
Zhang San: Conceptualization, Methodology, Software Priya Singh.: Data curation, Writing- Original draft preparation. Wang Wu: Visualization, Investigation. Jan Jansen: Supervision.: Ajay Kumar: Software, Validation.: Sun Qi: Writing- Reviewing and Editing

sirf bunu yazmadiginiz icin makaleniz supheli bulunup reddedilebilir.
0
Sour
(04.03.23)
Ben zaten doğru veya etik olduğunu söylemedim, bunun yapılabileceğini hoca zaten biliyordur, bu şekilde yanlış yönlendirdiyse büyük ihtimal ya kendisi yayınlayacaktır ya da başka planı vardır.
Şu sitedeki ahkam kesme tavırları iğrenç buluyorum.
0
Coma
(05.03.23)
(13)

İyi Parti - Zafer - Memleket 3lüsü gelir mi?

ananiyimioguz
Yoksa tum bunlar bir tiyatro da en sonunda yavas veya imamoglunu aday gösterirler mi birlesip?Yine ortalik karisti bir yandan ince "bu boyle yarim kalmayacak demistim" diye cikisiyor.O mu aday gosterilecek nedir?Imamoglu veya yavas partiden istifa edip o tarafa gecer mi?
Yoksa tum bunlar bir tiyatro da en sonunda yavas veya imamoglunu aday gösterirler mi birlesip?

Yine ortalik karisti bir yandan ince "bu boyle yarim kalmayacak demistim" diye cikisiyor.

O mu aday gosterilecek nedir?

Imamoglu veya yavas partiden istifa edip o tarafa gecer mi?
0
ananiyimioguz
(03.03.23)
gelmez. anketlerde kemal kazanamıyor zaten. koltuk sevdalısı kemali, bakanlıklarda nereye yerleşsem hayaliyle yanıp tutuşan chp kadrolarını saymazsan herkes biliyor zaten bunu. akşener başından beri ekrem-mansur'dan birini istiyor, kemal başından beri tek adam ben olacam diyordu. inceyle falan konunun alakası yok. iyip mansuru adaylığa ikna ederse çift adayla sandığa gidilir olur biter
0
avatar is back
(03.03.23)
Ben istifa edeceklerini düşünmüyorum. İyi Parti'nin yaptığının da siyasi nezaketsizlikten başka bir şey olmadığını düşünüyorum. Kılıçdaroğlu'nu istemeyebilirsiniz; o zaman düzgünce konuşup yol yordam arayabilirdiniz. Başka bir partinin belediye başkanlarıne ki bu başkanlar her fırsatta kendi adaylarının genel başkanları olduğunu dile getiriyor, bu şekilde çağrı yapamazsiniz.

Ekrem İmamoğlu Chp genel başkanlığına oynuyor bence, ayrıca aday olsa hakkındaki siyasi yasak öyle bir ışık hızında onaylanır ki hepimiz bakakaliriz. Mansur Yavaş'a iyi parti'den belediye başkan adayı ol dendiğinde bile onların oyları yeterli değil, Chp olmazsa kazabamam deyip CHP'den aday olmuştu. Kaldı ki koca koca şehirleri yüzüstü bırakacaklarını sanmıyorum.

Eşim her zaman sağ partilere güven olmaz; bunlar birlikte iktara da gelse ortalığı birbirine katarlar der, ben de kızardım. Adam haklıymış.
0
fraise
(03.03.23)
aksener bugun yaptigi atardan sonra kendi de aday olmadi chp'yi bolmeye soyundu, yani ulkenin durumu ortada elbette x y aday olsun diyebilir ancak bu kisiler onlarca kez ne istediklerini aciklamislar zaten....

Ozdag bir proje onunla ortakliga girebilecek kadar vizyonsuz olmadiklarini umuyorum ama zor tabi ongormek...

su an tabi cok gurultu cikiyor ancak akp ve onlarin gitmesi acisindan buyuk bir fark yaratacagini dusunmuyorum...
0
hewit
(03.03.23)
Ya benim ablamadığım daha önce kk cumhurbaşkanı olsun, benim gözüm başbakanlıkta dediği de oldu meralin. Şimdi siyasi yasak almasına bir adım kalmış imamoğlunu aday göstermek baan siyasi nezaketsizlik geliyor.

Ya da arkadan arkaya masayı dağıtması, chpyi bölgesi karşılığı imamoğlunun davasından beraat etmesi sözü alındı. Yoksa bana mantıklı gelmiyor.
0
zimbirik
(03.03.23)
Yavas ve Imamoglu su an o tarafa gecmez.
Aksener belki Erdogan tarafina gecer, derim ben.
0
chihirovekohaku
(03.03.23)
KK maalesef kendi adaylığını dayattı, Meral mommy e başka seçenek bırakmadı. Dün biz beşli masa devam ederiz çıkışı başka bir şey değil. Kaybetmelere doymadı koltuk sevdalısı kk
0
giovanne
(03.03.23)
Akşener geç kaldı. Eko dışı kimse kazanamaz. İstanbul'u kazanması bile başlı başına önde olduğunun kanıtı.

En büyük ihanet mahkeme günü Almanyaya giden kknindir. Sonrasında da olayı yumuşattı. Tam rüzgarı arkasina almıştı oysa imamson.

Akşener geç kaldı. %1 etmeyecek 4 parti istiyor diye kk aday olamaz zaten. Hangi matematik kabul ediyor bunu. Ama daha önce aksiyon alması gerekirdi.

Ayrıca anketlerde de kk imamson ve yavasin arkasında. Ama hala aday olmak istiyor.

Sonuç olarak 70 yaşındaki adamların siyasi hırsları yüzünden biz fakirlikle mücadele etmeye çalışıyoruz. Devam. RTE ölene kadar devir değişmez
0
jackyr
(03.03.23)
keşke gelse.
0
abelardo
(03.03.23)
Duyuruda yazılan ilk ihtimalin olması efsane olur. Keşke dünden beri olanların hepsi algı olsa; pazartesi hepsi toplaşıp bombayı patlada yer yerinden oynar.

Ama işler baya karıştı gibi, numaradan yapıldığını sanmıyorum
0
cccbehzatccc
(03.03.23)
en başından beri occam'ın usturası yani "en basit şey neyse odur" diyordum sanırım haklı çıktım.

Millet "yea Kılıçdar aday olmaz numara bu tepkileri göğüslüyor" diyordu. Ama 1 yıldır falan tüm davranışları kendini parlatmaya yönelikti (ha haksız demiyorum parti başkası isterse aday olur kime ne, ama altılı masa diyorsan orada ortak karar çıkmalı)

İmamoğlu bişey yapmaz. İBB başkanı olarak kredileri toplar 2028'de seçime sağlam girer (seçim kalırsa). Akşener de o dönem başbakan olmayı planlıyor bence. Bunlar sonuçta siyasetçi, bizi kurtarmaktan çok kendi kariyerlerine bakıyorlar Kılıçdaroğlu dahil.
0
nhk ni youkosu
(03.03.23)
umarım gelmez.

zafer partisine attığınız her oy akpye yazılır.
0
durbidakka
(03.03.23)
anketlerde kemal kazanamiyor demissiniz ama kilicdarolgu imamoglu'na gore kazaniyor. bir tek mansur yavas'la cekismeli diyelim ama son anket raporlarina baktigimizda yine kilicdaroglu en guclu lider.

tum anketler buraya giriliyor:
tr.wikipedia.org
0
Sour
(04.03.23)
İyi parti azalarak bitsin bence. Meral e geçmişte oy veren biriyim, oy moy yok. Ümit Özdağ zaten kendini bitirdi. ortaya kendini Özdağ neden attı anlamadım. Gidiyor başka partiye karışıyor. Bunlara oy verecek olan varsa oyunu çöpe atar. Mansur u piyasaya çıkaran kk bu gerçeği kafasına soksun herkes bir zahmet. Beypazarı ndan baska ne başarısı vardı Mansur un. Ekrem kimdi ki.
0
Topalordek
(04.03.23)
(16)

Rahat iş normal maaş mı çok iş çok maaş mı

condom kurşunu
Hıı?
Hıı?
0
condom kurşunu
(28.01.23)
Eskiden çok iş çok maaş çalışıyodum, ekonomik olarak iyisin ama psikolojik olarak bitiyosun. Dayanamadım buna, kaldıramadım yani daha fazla, şu an rahat iş normal maaş çalışıyorum, şimdi de param yok :D ama kafam daha rahat kesinlikle. Huzur var yani, böylesi daha iyi.
0
turuncu tonlarda
(28.01.23)
çok iş çok maaş + mesleki tatminlik.

not: mebde kadrolu öğretmenken istifa etmiş biriyim.
0
Erestor
(28.01.23)
Rahat is, normal maas. Meb'de kadrolu ogretmenim.
0
balpolen
(28.01.23)
20-40 arası çok iş çok maaş
40’tan sonra az iş az maaş
0
roket adam
(28.01.23)
@roket adam +1

Ama bunun şöyle bir çelişkisi var. 40'tan sonra çok tecrübeli oluyorsun. Düz bir mesleğin yoksa müdür yardımcısı, müdür oluyorsun. Yine sorumluluk oluyor.

Bu bence biraz nasıl başlarsa öyle gider tarzında bir şey. Gençken sorumluluk alınca, maaşın artınca, saygınlık kazanınca, bu saygınlığı sevince bir anda düz işe geçmek tatmin etmez.

Kendi mesleğim için konuşayım. 10 15 yıl mühendislik yapan insanın bir gün müdür olmama ihtimali yok.

Ama ben her insanın mesleğinde kendi sınırlarını en az bir kere zorlamasını mantıklı buluyorum. Belki binlerce TL kazanacak potansiyelin var ama bundan haberin yok.
0
dissendium
(28.01.23)
Az ve zor iş çok maaş. Demektir ki o işte uzmansın ve katma değeri yüksek bir işte az çalışmayla da çok para kazanabilirsin.
0
kimlanbu
(28.01.23)
İleride kronik hastalıklarının çıkmasına okey diyen için zor ve çok iş.
0
scholar
(28.01.23)
Kişiye göre değişir.
Misal ben kariyer ve para istiyorum ona göre takılıyorum.

Benim yaslarimda iki iş arkadaşım "ben aksam 4.30 oldumu cikarim, kariyer falan istemiyorum" diyorlar ve öyle yapıp mutlular.

Kısacası bunun doğrusu yanlısı yok. Kişiye göre değişir.
Türkiye'de normal hayat yasayabilmek için yarışa katilmak gerektiginden herkes cok calis cok kazan kafasında ve böyle yapmayanlara kötü bakiliyor.
Misal benim iki sene sonra müdürüm yerine geçme olayim var ve sirkette benim yerime geçebilecek kişiler geçmek istemiyor çünkü daha fazla çalışmak istemiyorlar, aileleri/cocuklari ile vakit geçirmek istiyorlar.
0
logisticsmanager
(28.01.23)
Rahat iş normal maaş. Zaman geçiyor yav bir daha bu yıllar gelmeyecek.
0
ruhen hastayim ben
(28.01.23)
Aileden kalan bir ev falan varsa, Rahat iş normal maaş ile hayat tarzı karşılanabiliyorsa cevap kesinlikle rahat iş.
Şu hayattaki en sağlıklı zamanlarımızı kariyer yapmak için harcamayı doğru bulmuyorum. Normal maaşla geçim kaygısı yaşanmıyorsa akşam 5'te eve gelmenin, ertesi sabah 8:30'a kadar iş düşünmemenin konforu, huzuru bence hiç bir şey ile kıyaslanamaz.
0
denizgonen
(28.01.23)
isimi cok sevdigim icin cok is cok maas diyorum cunku dusuk maas olsa bile cok calisabilirim. egleniyorum, ogreniyorum, "calismak" gibi gelmiyor.
0
Sour
(28.01.23)
rahat is, normal maas.

cunku maasla zaten zengin olunmaz. orta sinifta kalacaksan niye azicik daha iyi araba, ev icin hayatindan feragat edesin?

cok is sadece universiteden mezun olundugunda birkac yil tecrube edinmek icin yapilabilir. belli bir yastan sonra cok is olmaz.
0
antikadimag
(28.01.23)
Maaşla zengin olunmaz +1

İşsizlik + aç bırakmayacak bir maaş > rahat iş + normal bir maaş > çok iş + çok maaş.

İşsizlik maaşı ilk denkleme uyuyor. Almanya ya da hollanda vatandaşı olsam bu imkanı büyük ihtimal kullanırdım.
0
IncredibleMau
(28.01.23)
Kafa rahat yaşam için emeklilik beklemektense emekli gibi çalışmaktan yanayım.
Akademisyenlik de bu kategoride sayılabilir bence.

Mesai kavramı yok, standart bir iş yapmıyorsun, yeni konular yeni maceralar oluyor hayatında.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(28.01.23)
cok is cok maas ile baslayip, deneyim kazandikca maasi yukseltirken isi azaltmak, isin ameleligini baskasina yaptirmak.

rahat is normal maasin bir gelecegi yok.
0
cooperr
(28.01.23)
ben de aynı ikilemdeyim
bilemiyorum. bir yanda geziler göçebe bi hayat tarzı çok çalışma 2x maaş.
bir yanda yerin yurdun belli rahat bir iş x maaş.

şimdilik x maaşı istiyor gibiyim. çünkü başka hobilerde kendimi geliştirip ordan para kazanabilirim gibi geliyor
0
gizemli dede
(28.01.23)
(6)

ABD'ye gitmek icin covid belgesi veya test sart mi?

Sour
Neden aciklamada gerekli degil derken CDC adli kurum gerekli oldugunu soyluyor? "This means that starting at 12:01AM ET on June 12, 2022, air passengers will not need to get tested and show a negative COVID-19 test result or show documentation of recovery from COVID-19 prior to boarding a flight to
Neden aciklamada gerekli degil derken CDC adli kurum gerekli oldugunu soyluyor?

"This means that starting at 12:01AM ET on June 12, 2022, air passengers will not need to get tested and show a negative COVID-19 test result or show documentation of recovery from COVID-19 prior to boarding a flight to the United States regardless of vaccination status or citizenship. Of note, CDC’s Order requiring proof of vaccination for non-citizen nonimmigrants to travel to the United States is still in effect."

kaynak:
travel.state.gov
0
Sour
(25.11.22)
hayır gerekli değil. 1 ay önce giriş yaptım.
0
synesthesia
(25.11.22)
tesekkurler, peki bu aciklama neden bu sekilde? ogrenmek icin soruyorum. cdc icin sorunlu demis. devlet takmiyor mu bunu? veya bu oneri niteliginde bir sey mi? bilginiz var mi?
0
🌸Sour
(25.11.22)
"covid belgesi"nden kastin ne bilmiyorum ama yukarida yazan sey: herhangi bir test gerekli degil ama gocmen olmayan yabancilar icin asi yapildigina dair kanit hala gerekli. ikisi ayri seyler yani. ucaga binmeden veya giriste hala asi sorabilirler.
0
hot potato
(25.11.22)
Ben non-citizen nonimmigrant kategorisinde giriş yaptım. Ona rağmen bir şey sorulmadı. Pasaport kontrolünde beklerken başkasına sorulduğunu da görmedim. enabız'dan aldığım aşı pasaportunu yanımda bulundurmuştum yine de.
0
synesthesia
(25.11.22)
-regardless of vaccination status or citizenship
-vaccination for non-citizen nonimmigrants

kisimlari kafa karistirici, tesekkurler.
0
🌸Sour
(25.11.22)
www.cdc.gov

Yukarıdaki sayfada Travel Assessment var, işe yarayabilir.
0
opethian
(26.11.22)
(8)

Akademik okuma yapmak

ir mania
Dersle ilgili Kitap makale falan okuyorum ama roman gibi okuyorum not falan almadan. Bir de atlamadan okuyorum alakalı alakasız her yeri. Makale tez falan yazmak icin ne yapmam gerek?
Dersle ilgili Kitap makale falan okuyorum ama roman gibi okuyorum not falan almadan. Bir de atlamadan okuyorum alakalı alakasız her yeri. Makale tez falan yazmak icin ne yapmam gerek?
0
ir mania
(18.11.21)
Önce bir konu seçmek lazım. Bir derste onlarca konu olabiliyor.
0
dissendium
(18.11.21)
şurada aychovski'nin cevabı+1
www.eksiduyuru.com
bir de katıldığım bir mooc'tan: btang44.files.wordpress.com
0
ganbatte
(18.11.21)
Seçimli okuma yapmalısın. Omrun yetmez o kadar kaynağı okumaya, uzun omurler dilesem de...
Ozet ✓
Giriş ✓
Bulgular [kismen]✓
Sonuc ✓ [ihtiyac kalirsa]
0
fempusay
(18.11.21)
Ben bu işi beceremeyecem o zaman. Şöyle ki genelde bilgisayardan okuyorum not almak falan zor haliyle. Şuan tez aşamasında değilim ders için okuyorum veya konu ilgimi çekiyorsa okuyorum fakat ders için okuduğumda bile not almıyorum. Üşeniyorum o kadar yazmayı sevsem mühendis olurdum
0
🌸ir mania
(19.11.21)
Bilgisayarda ve tablette de yapabilirsin. Pdfleri açmak için kullandığın uygulamada işaretleme, not/yorum yazma gibi özellikler olsun yeter. Ben tablet almadan önce makaleleri kindle'a atıp not alıyordum.

"Makale tez falan yazmak icin ne yapmam gerek?" Herkesin yoğurt yiyişi farklı:D Tez yazarken önce o alanın genel ve ünlü kitaplarını, konumla ilgi yerleri işaretleyerek ve kısa notlarla, okudum. O alanda çok eksiğim vardı. Genelden özele çalıştım. Özele indikçe yayınların sayfa sayısı azaldı, not alma yoğunluğum arttı.

fempusay+1 Alakalı-alakasız herşeyi okumak seni ilerletmez. Ders için makale yazıyorsan verilen süre de pek uzun olmuyor zaten. Alakasız yayınları kısa sürede eleyip odaklanman lazım.
Kimler kimler yapıyor yapamam deme:D
0
ganbatte
(19.11.21)
@ganbatte yapıyorlar valla cakallar ama isi kavramış heralde onlar veya yardım alıyorlar. Ben ise tek başımayim. Okuma diyorsunuz da bitmiyor ki çoğu da bildiğim şeyler zaten not da almiyorum biliyorum diye bana göre değil bence akademik yayın yapmak
0
🌸ir mania
(19.11.21)
literatur taramasi yapman gerekiyor. her arastirmanin basi literatur taramasidir.

1) konuyu belirledikten sonra exclusion ve inclusion kriterlerini belirlemen gerekiyor. yani arama yaparken hangi kriterlere dikkat etmen gerektigi. Burada ornek olarak belirtmis: unimelb.libguides.com

2) arama yapilacak database'leri ve keyword'leri belirlemen gerekiyor. database'lere ornek olarak google scholar, pubmed vs. verilebilir. keyword'lerini bu database'lerde kullanabilmek icin and, or, not, * fonksiyonlarinin nasil calistigini bilmen gerekiyor. burada cok basit anlatmis: medium.com


3) cikan sonuclari tarayarak once makale/kitap/tez artik neleri eklediysen once basliklarina gore eliyorsun. diyelim ki 70 makale kriterlere kaldi. daha sonra sadece abstract bolumlerini okuyorsun, diyelim ki 20 tane kaldi. bu 20 makalenin tamamini okuyorsun.

4) literatur taramasi icin kullanilan pek cok farkli protokol var. herhalde en cok kullanilani prisma prokoludur (buradan ulasabilirsin: www.prisma-statement.org). tum makaleleri buradaki kriterlere gore rapor haline getirdiginde, literaturde ne gibi eksiklerin oldugunu gorup konunu ona gore belirliyorsun. yani baslik > ozet > tum makale seklinde ilerliyor.

tabii bu teorik bir alanda calisiyorsan farklidir. sadece empirik calisimalar icin gecerli.
0
Sour
(19.11.21)
ben ilk baslarda tüm makaleyi komple okurudm, artik önce conclusionlari okuyup, grafiklere bakip karar veriyorum, isime yarar mi yaramaz mi? diye.
cited edilmis makalelere bakiyorum ne yazmislar diye.
sana bagli ben ilk baslarda bilgisayardan not aliyordum ama artik defterim var oraya yaziyorum, kenarina not falan aliyorum.
0
spherical
(19.11.21)
(4)

nft satışı hakkında

Sour
örneğin bir resim satmak istiyoruz. bunun digital kopyasını oluşturuyoruz değil mi? yani taratıp filan mı oluyor? daha sonra bu resmi sattığımızda elle tutulur olarak alıcıya göndermemiz gerekiyor mu? nasıl oluyor bu işler, bilen var mı?
örneğin bir resim satmak istiyoruz. bunun digital kopyasını oluşturuyoruz değil mi? yani taratıp filan mı oluyor? daha sonra bu resmi sattığımızda elle tutulur olarak alıcıya göndermemiz gerekiyor mu? nasıl oluyor bu işler, bilen var mı?
0
Sour
(17.11.21)
Geçen yarattım bir tane OpenSea üzerinde. Neyi NFT haline getiriyorsan upload etmeni istiyor sadece. Başka bir şey yok, elle tutulur olarak gönderme zorunluluğu kesinlikle yok.
0
salihdt
(17.11.21)
NFT'nin olayı dijital eserlerin sertifikasyonu zaten. Fiziksel bir şeye ihtiyaç kalmıyor. Aslında sertifikalanan şey diğer kopyalarından farksız oluyor dijital olduğu için. NFT sayesinde sadece biri orijinal sertifikası alıyor.

Siz bu resmi photoshop'ta falan da çizebilirsiniz örneğin. Bu eser de NFT ile sertifikalanıp satışa koyulabilir. Böyle bir durumda ortada fiziksel hiçbir şey yok.
0
himmet dayi
(17.11.21)
@himmet dayi fakat klasik sanatçılar, klasikleşmiş eserlerini de nft olarak satıyorlar. o nasıl oluyor?
0
🌸Sour
(17.11.21)
nasıl satıyorlar tam olarak? Dijital kopyasını oluşturup onu mu satıyorlar? Eğer öyle ise bu herhangi bir yazılımla yapılmış bir illüstrasyondan farklı olmaz. Ha adobe illustrator ile çizmişsin ha tarayıcıda eserini taramışsın. Bunun satışı yine dijital oluyor. Söz konusu alışveriş blockchain üzerinde kaydediliyor ve ilgili eser NFT sayesinde dijital sertifikalı oluyor. Aslında eserin tek olayı bu. Orijinal eser olduğunu blok zinciri üzerinden doğruluyorsun.

Örneğin şu eser bir illüstrasyon: img.zet.com

Şimdi bunu google görseller aracılığı ile bulup bilgisayarına kopyalayabiliyorsun. Herhangi bir değeri yok. Ama şu an bunu çizen eser sahibi NFT ile satarsa (eser sahibi olduğunu ispatlamalı) onu alan kişi bu eserin orijinaline sahip olduğunu dijital sertifika ile belgeleyebiliyor. Herkesin bilgisayarında olan bir görsel ama o kişi 'bunun orijinali bende' diyor.

Biliyorum biraz garip, niye basit bir grafik bu kadar para etsin, ortada fiziksel bir şey yok diye düşünüyor insan ama fiziksel sanat eserlerinde de aslında benzer bir mantık var. Örneğin 1 milyon dolar edecek bir eser var diyelim çok ünlü bir heykeltraşın yaptığı heykel olsun. Buna 1 milyon verebilecek kişiye gittin ve "ben heykeltraşım. birebir aynısını sana yaparım. Hem de 500 bin dolara" desen o kişi bunu kabul eder mi? Etmez. Bu da biraz öyle işte :)
0
himmet dayi
(17.11.21)
(10)

yurt dışında yaşayan duyurucular memnun mu?

Sour
neredeyse son 10 senedir farklı ülkelerde yaşadım. gerçi şu ana kadar hiçbir yeri kalıcı olarak görmedim, nasıl olsa başka bir yere geçerim diyordum ama şu an biraz daha kalıcı olmak niyetindeyim. hem yaş ilerledi hem de sevgilimle ciddi düşünüyoruz. onu da oradan oraya sürüklemek istemiyorum. şu an
neredeyse son 10 senedir farklı ülkelerde yaşadım. gerçi şu ana kadar hiçbir yeri kalıcı olarak görmedim, nasıl olsa başka bir yere geçerim diyordum ama şu an biraz daha kalıcı olmak niyetindeyim. hem yaş ilerledi hem de sevgilimle ciddi düşünüyoruz. onu da oradan oraya sürüklemek istemiyorum. şu an çekya'dayım. önümüzdeki sene yazın sözleşmem bitiyor. istesem uzatırım ama istemiyorum. daha önce başka ülkelerde de yaşadım. hiçbirinde kolay değildi. isteklerim arasında güvenli, sağlık, eğitim vs. gibi sosyal haklar sağlayan, politik açıdan çalkantılı ve gergin olmayan, ortalama iklime sahip ve görece dilini öğrenmeye değecek ülkeler. buradan bir arkadaşla konuşmuştuk, sanırım kendisi denizciydi, yaşadığın ülkenin dilini bilmiyorsan çok sıkıntı çekersin demişti. katılıyorum. sadece ingilizce bildiğimden ülkeler çok kısıtlanıyor ama bir ülkeye kalıcı olarak gidersem ve ülkenin dili öğrenmeye değecek "büyük" dillerdense öğrenebilirim ama gidip de norveççe, lehçe, ne bileyim danca öğrenecek halim yok. bir de ev satın alma açısından çok pahalı bir ülke olmaması lazım. sanırım böyle bir ülke de zaten yok.

ama yurt dışında yaşayan varsa yaşadıkları ülkeden memnunlar mı, ne gibi zorlukları var merak ediyorum.
0
Sour
(05.11.21)
bu arada belçika şu sıralar gözlenen ülke konumunda :P özellikle ev fiyatları uygun, fransızca veya almanca öğrenebilirim, diğer durumlar nasıl acaba... var mı birileri oralardan?
0
🌸Sour
(05.11.21)
Hollanda. Çok memnunum diyebilirim.
Daha önce Fransa, Almanya, Abd’de 1 yıldan az yaşadım.
0
but that was just a dream
(05.11.21)
belçika'yı hollanda'ya tercih etmemin nedeni flemenkçe ve ev fiyatları aslında. ne kadardır yaşıyorsunuz? öğrenci olarak mı expat olarak mı? utrecht'te bile 30-40 m2 ev için 500 bin euro'dan düşük fiyat bulmak neredeyse imkansız. bunun yarı fiyatına belçika'da bağımsız evler var. hem de şehir merkezine çok yakın. dediğim gibi niyetim kalıcı olmak olduğundan bunlar önemli, yoksa birkaç yıl takılıp dönmek olsa problem olmaz.
0
🌸Sour
(05.11.21)
ev satın alma takıntını kenara bırakırsan diğer kriterlere uyan bir sürü yer var. paranı orada kazan, kirada otur, evini türkiye'den alırsın ama tr'de olduğu gibi biraz çalışıp araba alıp satıp en büyük semtlerden ev alırım gibi bi kafa avrupada seçkin yerlerde imkansız gibi bir şey.
0
roket adam
(06.11.21)
Fransa; çok memnunum.
Nerede yasadiginiza bağlı ev olayi. Benim yaşadığım 500-600 bin kişilik şehir. 3+1 70-80m2 300 bin euro civari. Ama ne is yaptiginiz nerede yasadiginiza göre çok değişir yani. Ama ev alma olayi neden bu kadar önemli ben de anlamadim.

Fransa'da çalışıyorum. 4 sene oldu.
0
logisticsmanager
(06.11.21)
20 senedir kanada kirsalindayim.

A$iri memnunum, aile doktorum acil bir romatolog gormen lazim ama en iyi ihtimalle 2 sene surer sira gelmesi o yuzden ya amerika'ya git ya da yallah arabistana diyince memnuniyetim daha da artti.

Kesinlikle Kanada'yi tavsiye ederim. Esrar yasal, hava guzel. Kuslar bocekler. Zaten insanin baska birseye ihtiyaci yok.
0
cooperr
(06.11.21)
bir Türk her halükarda (özellikle batılı ülkelerinin) sağlık ve banka-kağıt-kürek işlerinden nefret edecek. Çok yavaş ve eski kafa çalışıyorlar.

Fakat geri kalan kafa rahatlığı, siyaset düşünmeden yaşam, orta sınıf hayatına dönüş gibi şeyler için Hollanda'da, Kanada'da, Fransa'da ve İngiltere'de yaşayan arkadaşlarımın hepsi çok mutlu ve asla dönmeyi düşünmüyorlar. Ama dediğim gibi atıyorum diş için bişey gerekse, bir operasyon yapılması gerekse belki de Türkiye'ye gelirler. O ayrı.
0
nhk ni youkosu
(06.11.21)
@sour
Herkes -ama herkes- İngilizce konuşabiliyor burada. Sosyal ilişkikerde Hollandaca bilmemek bir sorun olabilir ama expatler genelde expatlerle takılıyor malum.
Utrecht pahalı bir yer, Ben de Utrecht’te yaşıyorum ve evimiz 40 metrekareden küçük 1+1 bile değil 1000 euro ödüyoruz. Hollanda’nın en büyük sorunu bu. Büyük bir ev krizi var. Her hafta protestolar oluyor ama mesele kolay kolay çözülecek gibi durmuyor. Ev fiyatları son 1 yılda %16 arttı.
0
but that was just a dream
(06.11.21)
@roket adam turkiye'de evim var zaten. araba hic satin almadim. avrupa'nin pek cok ulkesinde ev almak cok da zor degil. ornegin cekya veya macaristan'da vergi %15 oldugundan ve orta sinif gelirleri cok sapmadigindan ev almak gorece daha kolay. bunlar seckin degil dersen almanya'da da gorece kolay. bugun berlin'de 250-300 bin euroya ev bulunabiliyor. kreuzberg taraflarinda daha uyguna da vardir sanirim ama oralar da cok "sey." pek cok yerden nereyi onerirsin ornek olarak?

@sivrisinek cok haklisin. abd'de yasadim. abd ciddi anlamda pahali bir ulke. abd'de her sey para. biraz klasik olacak ama olmek uzereyken ambulans cagirsan bile binlerce dolar borc cikiyor. aslinda turklerin genelde abd'yi anlayamadiklarini dusunuyorum. tuhaf bir ekonomik sistemleri var. turkiye'de abd'ye gitmek icin can atanlar, devletimiz bize bakmiyor diye kiziyor. enteresan. iste burada avrupa ulkeleri benim acimdan one cikiyor. avrupa ulkelerinde genelde vergiler %50 civari hatta asanlar bile var. fakat fakir, evsiz, saglik ve egitimden mahrum kalan insan sayisi abd'ye gore cok daha az. abd'de eger 15-20 saat calisirsan iyi para kazanirsin fakat bunun aynisini avrupa'da yapamazsin. birincisi calistirmazlar, ikincisi bir anlam ifade etmez pek. cunku kabaca yilda 150 bin euro kazaniyorsan 75 bin eurosu devlete vergi olarak gider. daha cok yazilir ama uzatmayayim.

kanada ve avustralya'da gundemimde ama avrupa'da bir alternatif olusturmaya calisiyorum.

@nhk ni youkosu aynen oyle. ben de o yuzden turkiye'ye donmeyi dusunmuyorum zaten. hic 'burada kurulu duzenimiz var yegenim' edebiyati yapacak durumum yok. gecen sene dis operasyonu icin turkiye'ye gittim dedigin gibi :D

@but that was just a dream cok iyi. utrecht'i cok arastirdim. eger hollanda olacaksa oraya gecis benim icin cok daha kolay (isimle ilgili nedenlerden oturu). fakat dedigin durumlardan haberdarim.
0
🌸Sour
(06.11.21)
Memnunum, hatta keşke daha önce taşınsaydım.

Dil öğrenmek belli bir yaştan sonra özellikle iş için gerekmiyorsa angarya geliyor ama artıları eksilerinden fersah fersah fazla.

Şimdiye dek canımı sıkan iki şey oldu: 1) Kalifiye çalışan maaşlarının düşüklüğü (bu aslında biraz refah seviyesinin yüksekliğiyle de alakalı ama Amerikan şirketlerinde çalışıp çözmek mümkün) 2) Ergen solcu kafasıyla koyulan aşırı yüksek araba vergileri (sırf bu yüzden etraf 10+ yıllık çevreye zararlı arabalarla dolu ve Almanya'dan ikinci el araba getiren şirketler var)

Hepsini geçtim sırf şehirlerin güzelliği ve sessizliği bile bir ömür geçirmek için yeterli benim için.
0
yürümeyin
(06.11.21)
(15)

Kişilerden borç alınca rahat edebiliyor musunuz?

gmzo
4 ay önce araba almak için bir miktar (70k) kredi çekmeye karar verdik. Hesap kitap yaptık, 2 senede rahat rahat ödeyebiliriz, hiçbir şeyden de geri kalmayız dedik. Keşke kimseyle konuşmadan gidip çekseydik, aileler bir miktar biz yardımcı olalım, faiz ödememiş olursunuz, kendinizi sıkmadan istediği
4 ay önce araba almak için bir miktar (70k) kredi çekmeye karar verdik. Hesap kitap yaptık, 2 senede rahat rahat ödeyebiliriz, hiçbir şeyden de geri kalmayız dedik. Keşke kimseyle konuşmadan gidip çekseydik, aileler bir miktar biz yardımcı olalım, faiz ödememiş olursunuz, kendinizi sıkmadan istediğiniz zaman ödeyin diyerek üstteki rakamın yarısını verdiler (tamamını da verirlerdi de, pandemi vurdu işleri).

Yalnız bankaya iki senede yavaş yavaş ödeyecektik borcu, şimdi benim içim katiyen rahat etmiyor ve üst baş almadan, ek harcama yapmadan maksimum tasarrufla ailelere borcu bir an önce kapatasım var. Gidip keyfine 250 tl'lik bir şey alsam bile kötü hissediyorum. Neyse ki birkaç aya kapatmış oluruz gibi görünüyor. Yani uzun vadede yardımları dokunmuş oldu elbette ama kısa vadede hem kendimi, hem de eşimi çok sıkmış oldum.

Siz nasılsınız böyle durumlarda? Borcunuz varken rahat rahat gezer misiniz, lüks harcama yapar mısınız?

Galiba bundan sonra banka dışında kimseye borçlanmayacağım.
0
gmzo
(04.11.21)
Ben de rahat etmezdim. Önümüzdeki yıl maaşlar zamlandıktan sonra bi kredi daha çekip ailelere borcunuzu kapatıp, yine yavaş yavaş ödersiniz.
0
himmet dayi
(04.11.21)
ben de sizin gibiyim. ailelerden bile olsa para isteyemiyorum. verecekse karşılıksız versinler. yoksa her türlü kredi çekerim/çekerdim. benim kendi ailem de öyle kimseden borç para almadılar kredi çektiler kapattılar.
0
Hallegadola
(04.11.21)
fikri bile çok kötü geliyor, o yüzden hiç borcum olmadı bugüne dek. umarım bundan sonra da olmayacak.
0
erenderk
(04.11.21)
Durum sebeplere göre çok değişir. Sizin durumunuzda ben olsam diye konuşacak olursam, kendi adıma borcu almadan önce biz planımızı iki sene boyunca şu kadar miktarı bankaya ödeyecek şekilde yaptık, yardımcı olmak isterseniz seve seve kabul ederiz ama ödemeyi hızlandırmak da huzurumuzu kötü etkileyecektir diye açıklar, "bir an evvel bir geri dönüş olmayacağını" açıkça söylerdim. Eğer aile bu söz üzerine teklifini geri çekemeyecek tarzda bir yapıya sahipse geri çekilme hakkı vermek için tekliflerini kibarca reddederdim.

Bütün tasamı açıkça ortaya koyduktan sonra hala yardımcı olmak istiyorsalar ya da reddettiğim halde ikinci kere teklif ederlerse o zaman dert etmeden alırım. Beni rahatsız eden şey "adettendir" diye kendilerine de külfet olacak bir şeyin altına girdiklerini hissetmem olur kısaca. Yoksa ailelerinizin yardım tekliflerini geri çevirmeyin bence, böyle durumlarda anne babalar sırf yardım ettikleri için mutlu oluyorlar.
0
akhenaten
(04.11.21)
Kisilerden borc almam, bankaya giderim faizimi veririm kendi yagimda kavrulurum. Elime para gecerse oderim, gecmezse sallarim. Ritmi ben ayarlarim.

Sagdan soldan borc almak insanin toplum icindeki guvenirligini zedeliyor kesinlikle, zamaninda odesen bile.
0
cooperr
(04.11.21)
aile ise sıkıntı yok,

sen kendi çouğuna yardım etmez miydin?

kafanda bir ödeme planı çıkar ona göre öde.

rahat ol. böyle şeyleri kafana takarsan hiç bir şeyin tadı çıkmaz.

sana destek olan bir ailen olduğu için mutlu ol.
0
duyurukullanıcısı
(04.11.21)
Ben de biraz daha rahat düşünmeni tavsiye edeceğim. Arkadaş, akraba olsa bi derece ama o kişiler senin ailen. Aynı durumda onlar da olabilirdi, krediye faiz ödemesinler diye sen de destek olabilirdin. Bu çok normal bişi. Karşı taraftan bununla ilgili olumsuz bir tepki, laf sokma olmadığı sürece elin rahatladığında yavaş yavaş ödersin. Ailenden bu desteği alabildiğin için gerçekten şanslısın.
0
ırene adler
(04.11.21)
başkasından borç almaktan nefret ederim. gider paşa paşa bankadan borcumu alırım, 70 bin dediğine yazacağı faiz 5-6 bin olacak max zaten. özellikle ailedeki para muhabbetlerinden nefret ediyorum, yaptığım her hareket "bak borcu var ama geziyor tozuyor" diye insanların gözüne batar çünkü. ayrıca faiz ödemediğin sürece borç aldığın paranın aynısını ödemiş olmuyorsun, yani ailenden 70 bin alıp 1 sene sonra 70 bin tl olarak geri ödersen aslında 50 bin tl ödemiş gibi oluyorsun enflasyondan ötürü, ailemi bu duruma düşürmek zarar ettirmek de hoşuma gitmez.
0
roket adam
(04.11.21)
benzer durumdayım, yaz ayında araba alırken annemden borç aldık. sağolsun her zaman kendinizi sıkıştırmayın ne zaman eliniz bollaşırsa o zaman ödersiniz diyor ama içimiz rahat etmiyor. aylardır resmen yemiyoruz, içmiyoruz elde avuçta ne artarsa kenara atıyoruz niyetimiz yılbaşından önce bitirmek. bankaya borç bu kadar bunaltmıyor insanı, yakınlardan borç almak daha sıkıntı bana göre, manevi yükü daha fazla. borç yiğidin kamçısı diye boşa söylememişler. evladım istesin canımı veririm para ne ki diyorum, ama annemin de o parayı kolay kazanmadığını bildiğim için tek derdimiz bir an önce geri ödemek.
0
kakamelsokoban
(04.11.21)
Bir an duyuruyu ben mi yazdım acaba dedim :) aynı şekilde bir hafta önce, araç almak için 70 bin eksiğimizin 45 binini ailelerden aldık. Biz istemedik, faiz ödemeyin boşuna diyerek ısrar ettiler. Birebir aynı şeyi düşünüyorum, kredi çeksem aylık ödeyebileceğim tutarı belirler ona göre kendimi ayarlardım ama şimdi borçlu olduğumu biliyorum ve standart bir taksitim yok. Elimize geçen maksimum tutarı ödeyip borcumuzu kapatmak istiyoruz. Araba aldık ama ben çok gezip, keyfi harcamaktan kaçınıyorum, kesinlikle aileler böyle bir şey düşünmez bu arada. Bizden çok istediler araba almamızı, şöyle şöyle öderiz dediğimizde cümlelerimizi tamamlattırmadılar bile istediğiniz zaman ödeyin diye. Ama benim de içim rahat etmiyor. Her şeyden kısmaya çalışıyorum. Dediğin gibi 2 sene yerine belki 6 ayda kapatacağız borcumuzu ve belki 10 bin lira faiz ödemekten kurtulduk ama biraz huzursuz oluyor insan. Birebir aynı durumdayız yani, yalnız değilsin :)
0
hrvl
(04.11.21)
açıkçası araba vs almak için ailelerimizden yardım istemiyoruz ama alsam da bırak rahatsız olmayı, geri bile ödemezdim herhalde:D
0
co2s2
(04.11.21)
Aile arkadaş fark etmeksiniz geriliyorum.

Lüks harcamayı bırak kendimi iyice sınırlarım, gezmeyi de tozmayı da unuturum gibime geliyor.

Bir keresinde çok yakın arkadaşımdan bir maaş kadar borç almıştım. Çocuğun en az 10-15 katı bankada parası vardı, ihtiyacı yoktu yani o paraya. Neyse o ara işten çıktım, birkaç parça ödemiştim ama askerlik girdi araya falan derken sürekli borcumu düşündüm durdum. Ailemin de durumu iyi değildi onlara da kapatın ben size öderim diyemedim. Sonrasında işe girer girmez ilk iki maaşımla kapattım borcumu.

Araba alırken de açıkçası bankaya borçlanmak daha mantıklı geliyor bana da. 5-10 bin faiz öder ailem de olsa kimseye sıkıntı vermem, kendimi sıkıntıya sokmam.

Şu an bir yıllık daha kredim var mesela ama iki şişe şarap alıyorum kendime. Anama babama borcum olsa almazdım :D
0
chicha_v2
(04.11.21)
iyi kafa hocam. öde kurtul kafandan çıksın. yani borçlu olmak iyi bir his değil ama devir böyle. bankalarla uğraşacağına aileden al ver daha makul. sıkın kendinizi birkaç ay kafanızı boşaltın değer.
0
fatihkkk
(04.11.21)
aileler dedigin esinle senin anne-babaniz diye anladim.
kimi anne-baba al der, sonra problem eder. benimkiler mesela hic almadim ama alsam geri bile odetmezler cok eminim.
yani bunu netlestirmek lazim, sen kendini bilirsin de esinin annesi-babasi nasildir durustce soylemeli.

anca size para verip zora duserlerse vicdan yapilir. yoksa kafaya takacak konu degil bence. oyle bi durumda da mecbur kredi cekip borcu kapatirsiniz.
0
Kittie
(04.11.21)
cok rahatsiz edici bir durum olsa gerek. hic borcum olmadi su ana kadar.

Bence kilit cumle su: ust bas almadan, ek harcama yapmadan maksimum tasarffula... yani oncesinde ek harcamalar yapip surekli ust bas mi aliyordunuz? bu kadar borca girip de ek harcama yapilmamali zaten. tatiller iptal, gereksiz alisveris (giyim, elektronik yenileme, eglence aktivitelerinin pek cogu vs) iptal.
0
Sour
(04.11.21)
(2)

eski italyan grup fakat ingilizce şarkı (post-rock tarzı)

Sour
merhaba, yaklaşık 10 yıl önce bir grup vardı. şarkıda "i kiss your legs" sözü geçiyor. biraz fanfarlo, biraz beirut havası var. en önemli hint:şarkının kulibini hatırlıyorum. siyah beyaz bir klip. bir sihirbaz bir şeyi(belki insanı) elindeki örtüyle yok etmeye çalışıyor ama başaramıyor. charlie chap
merhaba, yaklaşık 10 yıl önce bir grup vardı. şarkıda "i kiss your legs" sözü geçiyor. biraz fanfarlo, biraz beirut havası var.

en önemli hint:
şarkının kulibini hatırlıyorum. siyah beyaz bir klip. bir sihirbaz bir şeyi(belki insanı) elindeki örtüyle yok etmeye çalışıyor ama başaramıyor. charlie chaplin filmleri gibi komedik bir havası var.

bilen var mı?
0
Sour
(31.10.21)
Mobilden yazıyorum, ‘theme from paradise’ geldi aklıma. Acaba o mudur?
0
epleindebisous
(01.11.21)
hayir, bu 80'ler duruyor. benim dedigim yeni post-rock, indie rock gruplarindandi.
0
🌸Sour
(03.11.21)
(5)

şarkı bulmaca

syozkn
çok az ipucu vereceğim ama burada ne şarkılar bulunduğunu gördüm ümidim var o yüzden. çocukluk arkadaşıma verdiğim bir karışık cd'nin ilk şarkısıydı. girişi bize biraz komik gelirdi o sebeple aklımızda kalmış orası. şarkının geri kalanını hiç hatırlamıyoruz.dinlediğimiz zamana göre düşününce şarkını
çok az ipucu vereceğim ama burada ne şarkılar bulunduğunu gördüm ümidim var o yüzden.

çocukluk arkadaşıma verdiğim bir karışık cd'nin ilk şarkısıydı. girişi bize biraz komik gelirdi o sebeple aklımızda kalmış orası. şarkının geri kalanını hiç hatırlamıyoruz.

dinlediğimiz zamana göre düşününce şarkının 1995-2002 arasında bir yerlerde çıkmış olması muhtemel.

söyleyen amcanın zenci sesli olduğu aklımızda kalmış ya da tok sesli bir abi olabilir.

şarkının girişi aynı şöyleydi;

ummm (es) tıs aha!(es) um tıs yee!

es kısımlarında yarım saniye kadar es verirseniz aşağı yukarı hatırladığımız kısımı ağzınızla söyleyebiliyorsunuz gibi geldi şöyle yazınca.


tıs kısımları ağızla mı yapılıyordu anımsayamıyorum ama umm kısımları böyle hafif erotik bir umm işte. rap-hip hop tarzı bir şeydi gibi aklımızda kalıyor.


tekrar edeyim

ummmm tıs aha ummm tıs yeaaa!


:)
0
syozkn
(30.10.21)
Şansımı deneyeyim.

www.youtube.com
0
dissendium
(30.10.21)
bu mudur ki www.youtube.com
0
akhenaten
(30.10.21)
candy shop diil dimi :)

edit: candy shop diil in da club'i kastetmisim :) in da club diil dimi?
0
in vino veritas
(30.10.21)
maalesef hiç biri değil. bunu sorduğum insanların bir çoğu will smith şarkısını söylüyor genelde ama o değil :( diğerleri de değil. keşke olsaydı ama değil ühüh
0
🌸syozkn
(31.10.21)
keşke ses atsan. daha kolay olur.
0
Sour
(06.11.21)
(15)

Ailemin her şeyime müdahale etme sorunu

pikap
Ben 31 yaşına girdim. Ama gelin görün ki 15 yaşındaymışım gibi davranılıyor. hatta simdiki z kusagi lise cagindaki cocuklar vs eminim benden daha özgür huzurlu yasiyordur.Uzun bi süredir kabullenmiştim bu durumu daha doğrusu yorulmuştum bu konuyu dusunmekten. Saçma sapan bi olay yine tepemi attirdi.
Ben 31 yaşına girdim. Ama gelin görün ki 15 yaşındaymışım gibi davranılıyor. hatta simdiki z kusagi lise cagindaki cocuklar vs eminim benden daha özgür huzurlu yasiyordur.Uzun bi süredir kabullenmiştim bu durumu daha doğrusu yorulmuştum bu konuyu dusunmekten. Saçma sapan bi olay yine tepemi attirdi.

Anneme dedim ki yarin belki arkadasim gelir denize gideriz. Vay efendim nerden çikti bu sene bu deniz sevdasi, misafirimiz var de gitme, bayram bayram deniz mi olur, daha iki gun ust uste gitmisim geçenlerde vs bir suru surat asti ve kizarak bunlari soyledi. Bu arada deniz bize yurume mesafesi 15 dk. Bi haftadir evde agir yorucu temizlikler yapiyorum bu 40 derece hissedilen sicaklarda. her dk günümü gün eden biri de degilim ki zaten bu canim ailemle öyle bi sey ne mümkün. Bundan sonrasi daha önceki mudahalelerine vs örneklerden oluşacak yazi. Biraz iç dökme olarak yazacağim icin uzatabilirim. Son olarak da sizden tavsiye oneri vs rica edecegim.


Ben şu an ücretli ögretmenlik yapiyorim. 5 6 yildir bu sekilde calisiyorum. Kismi de olsa bi ekonomik ozgurlugum var ama istanbul gibi bi yerde bu maaşla ayri bi eve cikmak imkansiz. Kadro desen olmuyor. Evlilik desen yok zaten yani belli ki herhangi bir kapi açilana kadar ailemle yasamaya devam edecegim ama artik gercekten yipraniyorum. Örneklerden devam edeyim:

Bir keresinde sofradayken ekmek yemeyisimden bile huzursuzluk cikmisti. O gun de cok patlamistim (cunku her defasinda bu konu yuzume vuruluyordu, ekmek ye niye ekmek yemiyosun doymazmisim vs) yemek zehir olmustu bana oyle bi agladim kalktim ki sofradan o gunden sonra babam bi sey dememeye basladi. Ama her seyin cozumu boyle olmuyor ki.

Istanbul kirsalda yasoyoruz. Merkeze gezmeye gitmek istesem en az 6 saat falan evde olamam. Bu yuzden merkezi bi yere gideceksem haber vermem gerekiyor. Fakat soylenmesinler izin versinler diye direkt gezmeye gidicem demiyorum. Anket isleri var gercekten katildigim. Oraya gidecegimi soyluyorum ki inanin o ek işime bile karismaya basladilar. 100 tl altiysa gitme yok yoruluyosun yok bilmem ne. Yine de bi nebze disari cikmama cok buyuk bi katkisi oldu bu isin. acil mutlaka gitmem gereken bir yer varsa mecburen bazen anket yoksa da anket var deyip yalan soyleyip cikiyorum. Cunku benim merkeze gitmem.icin bi isimin olmasi gerekir. Durduk yere gezmeye gitmek mi ne munasebet.

Yani buna mecbur biraktilar beni. Durust davranip makul bir sey icin izin istedigim ve izin vermedikleri cok oluyor. Ben de artik riske atmak istemiyorum buna siginiyorum. Izin almadan ben gidiyorum deyip cik diyeceksiniz belki ama onu da denemisimdir inanin o da her zmn ise yaramiyor aksine onlari saymiyomusum gibi algilayabiliyolar. Bir ara da ozgur bir birey olduguma alissinlar diye ust uste suraya buraya gidecegim deyip eve kapanmayayayim dedim yok alismiyolar ve bu daha da ters tepiyor.

Bir keresinde ünv arkadaslarimizdan birinin baska bi sehirde dugunu olacakti. Diger baska sehirden iki arkadasim bana ugradilar once ki ailem benim de dugune gitmeme izin versinler diye. Dusunun artik ne derece rezillikler yasadigimi.


Mesela bi ay sonra bir dugun daha var tekirdag civarinda. Yol cok yakin. Atla otobuse iki saatte ordasin. Benim bu kirsal koyden mecidiyekoye gitmek gibi bi mesafe. Ama eminim gidicem desem olay olacak pandemi vs one surcekler pandemi olmasa bile ne isin var diyecekler. Ki o arkadaslarim abimin dugunune gelen bizde kalmisliklari olan hatta ailemin taniyip cok sevdigi arkadaslarimdir. Yani mesele cevreye guvenme ipsiz sapsiz insanlarla takilip takilmama sorunu da degil.

Dedigim gibi calisiyorum onlardan para da istemiyorum hayirsiz bir evlat da degilim yardimci oluyorum uc kurus da olsa maddi katkida bulunuyorum. Cevredeki komsular ne kadar saygili efendi biri oldugumdan sık sık soz ederler. Yani surekli sorun cikaran adi cikmis onlari uzen biri olsam inanin hak ettim der bu kadar icerlenmezdim ama gercekten artik cok zoruma gidiyor hayatimi da cok zorlastiriyorlar. Utaniyorum artik arkadaslarima ailem izin vermiyor demeye. demiyorum da zaten baska bahane one suruyorum
Yanlarinda kaliyorum diye boyle psikolojik siddet uygulama haklari yok ama bunu nasil aşicam bilmiyorum. Izin istesen guzel dille soylesen olmuyor, baskalarini ornek gostersen olmuyor, tartissan hepten olmuyor. Aglasan olmuyor.

Sadece kendi istedikleri olsun istiyolar. Canlarinin istedigi gibi yonlendiriliyorum yani. Bazen kestiremiyorum belki soylenmezler diyorum. Cunku bi dengesizlik durumu da var. Nadir de olsa cicek gibi olup hic soylenmeden kabul ediyorlar istegimi ama genelde bahsettigim sorunlar oluyor. Bazen annem kabul etse babam asiri tepkili oluyor bazen babamin kabul ettigi sey anneme ters oluyor. Kime yanasacagimi da kestiremiyorum.


Bazen yeni tanistigim insanlara boyle bahsedince ünv'yi nerede okudugumu soruyorlar. Ege taraflarinda okudum yurtta kaldim vs. Sasiriyorlar. Disardan baksaniz zaten yobaz dedigim dedik asiri baskici insanlar degil gibidirler. Hatta tum bu olanlara ragmen bazen ben de oyle gormuyorum ama ciddi anlamda yorucular ama ben kabullendigim artik bir sey talep etmedigim icin sorun yasamiyoruz. Inadim devam etse yine tartismalar vs yasanir durur. Dedigim gibi cok yoruldum artik.


Annem kiyafetlerime karisir. Acik sacik giyinen biri degilim. Elbise boyu dizin ustunu azicik gecse olay olur. Uzun kabana siginip bazen gizli cikmaya calisiyorum evden. Adimi feriha koysaniz yeridir yani. Tulum giymiyorum tayt giymiyorum. Konu komsu ne der bilmem ne bir suru kuru laf azarlama ruh emici seyler dinlemk zorunda kaliyorum.
Bakislar bazen oyle degisiyor ki sanirsiniz ne haltlar yemisim.

Sonra gez paspal paspal. Oz guven sifirlansin. Arkadas edinsen ortamlarina gidemeyeceksin. Boyle sacma sapan ot gibi yasa işte.


Bir ara kitapyurdundan cok kitap aliyordum. Ona bile soylenmisti babam.

Cogu hayalimi onlar yuzunden erteledim ya da rafa kaldirdim. Hobi mobi bos is zaten. Para kazandirmiyosa her sey bos onlara gore. Ilgili oldugum ya da ogrenmek istedigim bi cok konu vardi, gitar, keman, aşçilik, yabanci dil, fotografcilik vs kesin o kurslara gitmeme de soylenirler diye ya da belki soylenmislerdir basvurmadim. Yabanci dil icin ismek'e gitmistim ona cok bi sey dememislerdi ama digerlerine soylenmislerdi yine.

Babam kendisi eski sazcilardandir ama biz muzikle ilgilensek bos is olur. Simdi piyano ogrenmk istiyorum. Eve alacagimi soyledim annem yine epey bir soylendi:) param yok diye erteledim su an ama firsatim olur olmaz alacagim. Fotograf makinesini de yillarca erteledim en son kredi cektim gizli aldim aldiktan sonra soyledim gosterdim. Cok bi sey demediler. Kim bilir onceden kac kere alistirmistim. Alicam, baba senin bol bol bahcede kamerayla videolarini cekicem, saz calarken cekicem yotube a koyacagim vs diye diye yumusatmisimdir da ondan cok bi sey dememislerdir.



Simdi onlara soylemeden ucretli bir fotograf kursuna yazildim. Spylemeyi de dusunmuyorum hevesim kirilmasin yok yere. Tepkileri ayni olacak. Ben ciddi anlamda profesyonellesmek istiyorum kendimi bazi alanlarda gelistirmek istiyorum milletin ailesi en kucuk konularda bile buyuk destek oluyolar evlatlarina. Nasil imreniyorim oyle ailelere. En sacma seylerden cocuklarini ovecek sey cikartiyolar. Bizimkiler anca heves sondurur asagilar sacma bulur vs. Toplum icinde bizi elestirir. Abime karsi da boyleler. Bi kere de destek olsunlar yaparsin edersin guveniyoruz desinler yok asla. gecen bi komsu geldi babam basladi abim hakkinda konusmaya. Ekonomik olarak mukemmel bi isi yok ama napsin cocuk. Yaz kis calisiyor bos durmuyor ama baba beye begendiremiyoruz. Komsuya oyle bir bahsedoyor ki sorumlulul bilmiyor isi is degil vs diye kizdim ben de cocuk calisiyor daha ne sikayet ediyosun diye. Konu komsunun yaninda oyle cikislari olan biri degilimdir ama o kadar doldum ki artik...

alakasiz bi geciş olacak ama Yine aklima saçma bi ornek daha geldi. Ben kişin evde sabh 5 te falan kalkip gizli banyo yapiyorum. Cunku evet ona bile laf ediyolar. Kis mevsiminde her gun banyo yapmam (ki her gun degil iki gunde bir) bile buyuk bir sorun oluyor.

Bence bu kadar ornek yeterli. Daha neler neler vardir da Daha ne diyeyim ki cennet gibi bir yerde cehennem gibi bi hayat yasiyorum. Bi cozumu de yok bence. Onlar asla degismiyorlar istedikleri sadece onlara boyun egmemiz. Buyuklerin lafini dinle bizim bildigimiz var kafasindalar. Cevredeki tum aileler bunlarin tersi olsa yine onlara ayak uydurmaya calismazlar. Farkinda ya da umurlarinda degiller belki ama cocuklari oz guvensizse mutsuzsa basarisizsa hayattan bikmis yorulmus ve yipranmissa bunda en cok onlarin katkilari var.

İç dokme seansima burada son veriyorum. Öneriniz tavsiyeniz varsa ya da sadece bi yorumunuz olursa simdiden tesekkurler hepinize.
0
pikap
(20.07.21)
Ücretli öğretmenlikle zaman kaybetme. Gerekirse sektör değiştir. Taşın o evden.
0
dissendium
(20.07.21)
Ev arkadaşı bul ayrıl bence. Durumu düzeltene kadar en azından idare edersin. Bu sefer de maaş yetmicek ama. Off çok bahtsızız. Ben de senin erkek versiyonunum valla okurken bunaldım
0
olaylar olaylar
(20.07.21)
Ekonomik durumunuz tek başınıza eve çıkmaya el verene kadar bi evin ikincisi ya da üçüncüsü olabilirsiniz. Şurası kesin ki aile evinden ayrılma vaktiniz çoktan gelmiş hem yaş hem de yaşadıklarınız itibariyle. Bu şekilde devam etmek mantıklı değil ve düzelmesi de imkansız. Aile evinden kurtulmak için evlenmek de dünyanın en saçma işi olabilir. O kafalara girerseniz mutsuz bi evlilik ile ömrünüzün geri kalanı da mahfolabilir.
0
himmet dayi
(20.07.21)
Maddi kısmına bir şey diyemem ama diğer konularla ilgili cesur olman, radikal kararlar alıp uygulaman lazım. Onlara ayak uydurursan hiçbir şey değişmez, sen onları kendine uymaya zorlayacaksın. Senin durumuna benzer bir arkadaşım vardı, şu an ailesinden ayrı nişanlısıyla beraber yaşıyor. Ailesi korkudan ne zaman evleneceksiniz diye soramıyor :)
0
temasettin
(20.07.21)
Anne babanızın davranışları sizin kontrolünüzde değil. Sizin kontrolünüzde olan yegane alan bğtün bunlar olurken nasıl pozisyon aldığınız. Bütün bunlara neden izin veriyorsunuz? Onların size bunları yaşatacağı alanı neden açıyorsunuz? Bu yaşta izin alarak evden çıkan kişiye ben doğrudan neden bu kurban rolüne bürünüyorsun, madem şikayetçisin neden harekete geçmiyorsun diye sorarım. Bu durumda olmaktan beslenmeye başlamışsınız. Bir an önce uzman desteği almaya başlayın derim nacizane. Onlardan şikayetlenmenin sonu yok. Dönüp kendinize bakın, cevap ve çözüm sadece sizde. Konfor alanınızdan çıkın, öğretmenlik şart değil, başka iş bulun, kendi düzeninizi kurun.
0
Phoebe
(20.07.21)
ev arkadasi arayan cok var. baskasinin yanina eve cikin.

yarisini okudum. cok sinirlendim. ama ailenize degil size. bu kadar aciz biri olamazsiniz. kolesi degilsiniz siz onlarin. size bir hicmissiniz gibi davranan, size karsi boyle rezil hareketler sergileyen bu insanlara anne ve baba demeye devam etmeniz bile bir ozguven eksikligi.

acilen o evden cikin ve psikolojik destek alin.

ben ev ararken hep goruyorum kiralik oda ilanlarini. mutlaka ama mutlaka cik.

baska bir cozumu yok. arada bir ic dokup rahatalayarak bir yere varamazsiniz. kurtulun artik onlardan.

ev arkadasinizla yasamaya basladiginizda oh be dunya varmis diyeceksiniz. cok mutlu olacaksiz. ozguveniniz gelecek. gercekten bakin.

bu hayatiniz hic ama hic normal degil. ben su an 24 yasinda bir kadinim ve 16 yasindan beri ailemden hicbir sey icin izin almadim, izin verip verilmemesi umrumda olmadi. istedigimi giydim, istedigimi yedim ictim. neredesin diye aradilar telefonuacmadim. eve gelince basimin etini yese dinlemeyip odama gectim veya sana ne diye bagirarak karsilik verdim. onlar da zamanla alistilar bu halime. benim ailem de hic rahat degildir. ama ben zorla inatla yaptim yapacagimi. simdi küs degiliz, aramiz gayet normal.


benim arkadasim da size benzer bir durumdaydi. benden gore gore ve benim fiseklemelerim sayesinde ailesini bir nebze daha rahatlatti. kiz biraz daha ozgur artik.

isterseniz size hemen kiralik oda ilanlari atabilirim. siz kurtulursaniz vallahi ben de mutlu olacagim.
0
batlegolas
(20.07.21)
oda bulun çıkın. ona da durumunuz yoksa, ailenizi stratejik olarak iyi tanıyın ve bol yalan söyleyin.(bunu söylediğim için üzgünüm ama başka yolu yok). onların duymak isteyeceği tarzda yalanlar. asla dürüst olmayın zira dürüst olsanız da olmasanız da tepenize çıkacaklar, her şeye karışacaklar. çünkü kendi hayatları sıkıcı, sana bulaşarak keyif alıyorlar.birçok aile böyle inan. heves söndürücü. her şey para. değişmezler maalesef. bir de senden korkmaları lazım. ben çok kavgacıyımdır bağıra çağıra çok kavga ettim ailemle mesela, ondan benden korkuyorlar neyse ki. sen de onların senden korkmasını sağlayarak evde hakimiyetini kurabilirsin. bu baskılarının sağlığına zarar verdiğini vs söyleyip korkutmaya başlayabilirsin mesela. ama uzun vadede esas çözüm tabii ki o evden ayrılmak olur.
0
camene87
(20.07.21)
Herkes eve çık demiş ama bence ekonomik güvenceyi sağlamadan önce eve çıkmak pek doğru değil. Geçinebileceğinize dair güvenceniz oluşunca ilk iş eve çıkın(araba alayım vs... kalmadı bunlar ne yazık ki. Aynı yaştayız, bu dönem gerçekten şanssız, herkes üniversite mezunu ama ev araba almak vs şöyle dursun aileden ayrı yaşayacak ekonomik güce bile sahip olamıyoruz mk)

Atanmayı beklemeden özel yerlere başvursanız nasıl olur? Hem kabul edilirseniz evden ayrılmanız için onların gözünde de geçerli bir sebep olur(okul eve uzaktır vs.)
Üzülmeyin, birikim yapamıyorum vs. kısımlarına hiç takılmadan sadece şahsi mutluluğunuza katkı sağlayacak şeyler yapın.

Bazı konular sadece sizin ailenize mahsus değil, bu yaşa gelmiş bir bireyin hobilerine hiçbir aile destek olmaz diye düşünüyorum.
0
megalomaniac
(20.07.21)
odaya cikma bence.
kimle karsilasacagin belli degil. sokakta degilsin sonucta.
onceden tanidigin biriyle bile ev paylasimi zor olabiliyor. bu riski alma. zaten merkeze uzaksin, uzak yerlerde bir studyo daire mi baksan? ya da studyo tarzi bir apart?

ucretli ogretmenlik kucucuk bir para demek. gecen zaman gecmis, bundan sonra bi ozel okul, kurs falan bak kendine. normal seviyede bir maasin olsun en azindan.

evdeki duruma gelince, bir yere mi gidiceksin cik git. hani yol parasi istiyor olsan neyse de paran var kendine gore. cik git.

kucucuk universiteli kizlar her yerdeler. ne saniyorsun hepsinin ailesi rahat mi?! umursamiyorlar.

sen de umursama. ustelik 30 yasinda akli basinda insansin artik. birak laf soylesinler. gecici kavgalar bunlar. kaniksasinlar biraz. gittikce daha dizlerinin dibinde olmani bekleyecekler yoksa. 30 yasindayim ben, ne istiyorsunuz benden de ciddi bir tonla. kavga cikarmak icin degil, derdini anlat. cocuk gibi davranilmasindan sikildigini soyle.
0
Kittie
(20.07.21)
turkiye'nin en buyuk sorunu normalde 18 yasindaki birinin ayri eve cikmasi gerekirken 31 yasinda birinin hala ailesiyle yasamasidir. bu isler boyledir. denildigi gibi ev arkadasi edinir cikarsiniz. fakat 31 yasindan sonra biraz kasabilir. kendi yasitlarinizda birilerini bulabilirseniz daha iyi olur.
0
Sour
(20.07.21)
Parasal durumunu bilmiyorum ama 1+0 daire dusunebilirsin. Ev arkadasi o yasta hakikaten iskence. 35 metrekare bile olsa en azindan senin olur, kafani dinlersin.
0
hot potato
(20.07.21)
Öncelikle hemen evden ayrıl oda tut ev kirala gibi hareketlere balıklama atlama bence. bu konu hem maddi hem de manevi olarak zordur ve gerçekten koşulların buna uyduğunda bu yola başvurmalısın.
Bazı arkadaşların söylediği gibi ülkemizfe anne babalar genelde icat çıkarma, ne gerek var modunda oluyorlar çoğunlukla maddi nedenlerden dolayı. Öncelikle şunu kabul etmelisin ki ailenin evinde yaşıyorsan genel geçer kurallara uymak zorundasın zira ev onların ve orada yaşamak istiyorsan az çok onların belirledği kurallara uymaya çalışmalısın ama bu yarı kapalı cezaevi şeklinde olmamalı.
Anladığım kadarı ile anne ve baba eğitimli değil ve kafalarındaki belli kalıpların dışındaki her şey onlara saçma geliyor. Açıkcası oturup bize anlattıklarını onlarla da konuşmalısın, sizi seviyorum beraber yaşamak istiyorum ama bu şekilde değil, kendimi geliştirmeme, çevre edinmeme ve de mutlu olmama engeş oluyorsunuz de. Gerekirse defalarca konuş ve bunalt onları, sen bıkacağına onlar bıksın hatta abini de yanına çek onları daha anlayışlı olmaları konusunda ikna etmek için.
0
coney island
(20.07.21)
Üşenmedim hepsini okudum. Maddi özgürlüğünüz marketten birşeyler alırken para istemeyecek kadar var gibi anladım. Bence tek sorun bu. Yeterli paranız yoksa söz hakkınız da olmuyor maalesef. Benzer durumu üniversiteyi yeni bitirip çok düşük bursla yüksek lisansa başladığımda yaşıyordum. Aldığım para sadece harçlık istememi engelliyordu ama evden ayrılamıyordum.

Mesleğiniz öğretmenlikse, hiç 1+1, 1+0 ev olayına İstanbul'da girmeden, farklı bir şehirde -Ankara gibi- iş bakın. Minimum 4 bin lira bandında düzenli bir gelir elde etmeden farklı ev olayını unutun. Daha düşük parada her adımınızı hesaplamak zorunda kalırsınız, bu da şu anki durumunuzdan sizi ileri götürmez.
0
nehara
(20.07.21)
Yazdıklarınızın tamamını okudum. Öncelikle ayrı eve çıkma fikrine direk atılmayın. Her ne kadar söylemesi kolay olsa da uygulaması o kadar kolay değil. İstanbul'da yaşıyorsunuz ve inanın o kazançla ev arkadaşıyla bile ayrı eve çıkmak imkansız. Ev arkadaşı zaten ayrı bir dert. 31 yaşından sonra çekilecek çile değil.

Öncelikle adamakıllı bir işinizin olması gerekiyor. Ne öğretmeni olduğunuzu bilmiyorum ama özel okullara, kolejlere falan başvuru yapabilirsiniz. Özel okulların bazılarında maaşı adamakıllı vermeme sorunu vardı ama şu an ne durumda bilmiyorum. İlla öğretmenlik diye diretmiyorsanız belki başka sektörlere bakabilirsiniz. Düzgün bir işiniz olunca da kendi evinize çıkmaya çalışırsınız. O zamana kadar sabredip ailenizin bu toksik davranışlarına göğüs germeniz gerekiyor.

Şimdi gelelim sorununuzun esas kaynağına: 31 yaşına gelmişsiniz. Ancak hala ailenizin direktiflerine göre yaşamınızı sürdürüyorsunuz. Hiç kusura bakmayın ama kusurun büyüğü ailenizde olmakla birlikte sizde de kusur var. Çünkü hiç karşı koymamışsınız. Bir dediklerini iki etmemişsiniz. Siz özgür bir bireysiniz ve bu hayat sizin hayatınız. Her şeyinize karışmalarına izin vermişsiniz. 31 yaşında bir insanın hobileri için bile ailesinden izin istemesi ne demek Allah aşkına? Yanlış anlamadıysam onlardan para istemiyorsunuz, yani kendi geçiminizi sağlıyorsunuz. Kendi paranızı harcamaya kimin ne laf etmeye hakkı var ki?

Bu kurban durumundan çıkmanız için hesap vermeyi bırakmanız gerekiyor. Özgür bir birey olduğunuzu idrak etmeleri gerekiyor. Gerekirse kardeşinizi de yanınıza çekin yukarıda dendiği gibi. Kim ne derse desin kulak asmayın. "Bundan sonra böyle, işinize gelirse!" modunda takılmanız gerek artık.

Ha yine yukarıda dendiği gibi ailenizden kurtulmak için evlenme hatasına düşmeyin. Allah korusun, yağmurdan kaçarken doluya tutulma ihtimali de var.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(21.07.21)
Öncelikle ailenizi anlıyorum, bir süredir işsiz biri olarak paranın değersiz olduğu şu dönemde aileniz tam anlamıyla dar gelirli krizi yaşıyor. Yaptığınız her şey onlara para kaybı olarak geri dönüyor, sizin paranızı da bir nevi korumaya çalışıyorlar çünkü size verecek bir gelecekleri yok. Yeni bir kıyafetin adı bile komşu ne der’e dönüyor. Biz fakiriz lafı gurur kırar, bu yüzden bir bahane lazım. Sizi egede okutan insanların hafif düz üstü kıyafete bu kadar laf etmeleri bu olabilir.
Aytıca duş sayınıza bile katışmaları ancak bununla açıklanabilir. Buna takılan kişi ya bayağı fakirdir ya da cimridir.

Branşınızı bilmiyorum ama belli ki piyasada rağbet gören bir branş değil (matematik gibi).
Bana kalırsa düşüncenizde doğru yoldasınız, profesyonelleşebileceğiniz sevdiğiniz bir işe yönelin ve para kazanıp evden ayrılmaya bakın.

Evden şimdi ayrıl diyenlere %50 oranında katılıyorum zira riskli. Esasen comfortzone dan çıkıp daha girişken olmak zorunluluğu size bunu başartabilir fakat malum ülkenin hali ortada; işsizlik had safhada. 2. Bir iş gerekirse çok zor bulunabilir (diğer işe uygun).

Dediğim gibi ailenizi anlıyorum, ama “ot gibi de yaşanmaz” deyiminizde haklısınız. Hayatınız 1 kere var ve o da böyle uçup gidiyorsa bir şeyler yapmak lazım.
0
neysene
(21.07.21)
(15)

bire bir tanıdığınız en zengin insanın geliri & serveti ne kadardı?

avatar is back
istanbul'a geldiğimden beri bambaşka bir dünyayla karşılaştım. meraktan soruyorum tamamen.geçen tanıştığım bir adamın istanbulda 2 oteli, 8 tane çok sağlam kiralı dükkanı olduğunu söyledi. tahmini aylık 400-500bin tl kira + otel geliri var sanırım. ortak arkadaşım da "tahminen 700 milyon lira civarı
istanbul'a geldiğimden beri bambaşka bir dünyayla karşılaştım. meraktan soruyorum tamamen.

geçen tanıştığım bir adamın istanbulda 2 oteli, 8 tane çok sağlam kiralı dükkanı olduğunu söyledi. tahmini aylık 400-500bin tl kira + otel geliri var sanırım. ortak arkadaşım da "tahminen 700 milyon lira civarı parası var demişti.

sizin çevreniz de en uçuk örnek ne? mesela tanıdığı (uzaktan 1 saatlik falan bile olsa) max zengin aylık 10-15bin lira gelirli olan var mı (geçen seneye kadar bendim bu haha)
0
avatar is back
(29.05.21)
Yazının başları bi kenara ama son paragrafta fakirliğe övgü var resmen :)

Edit: Sirf bunun edit'i icin desktop surume gectim. 10-15 bin az para demiyorum kimse yanlis anlamasin. Ama ulke sartlari da belli.
0
msb
(29.05.21)
Beylikdüzü'nde bir sanayii sitesinin tamamına sahip birini tanıyorum, arazi ve içindeki yapıların tamamı ona ait. geçenlerde çalıştığım fabrika kira sözleşmesini yeniledi
1 aylık kira bedeli 500.000 TL ve bizim gibi epey fabrika var.
0
yamuhu
(29.05.21)
Yakın bir arkadaşımın eniştesi ve ailesi, eski deutsche bank orta dogu sorumlusu ve isvicrede ozel bir bankanın başı su an, gelirini ve ailesinin varlıklarını duyunca rengim atmıştı, ülkeye borç verecek düzeyde gelirleri var.
0
mirty
(29.05.21)
öyle tanışma falansa iskandinavya top50 30 yaş altı en zenginlerden arkadaşım var benimde.

bence soruyu size bir faydası dokunmuş diye sor.
0
duyurukullanıcısı
(29.05.21)
benimki alanında populer bir akademisyen. bazı top üniversitelerde akademisyenler ciddi anlamda çok para kazanıyorlar. yani aylık 60k dolar gibi. belki daha fazla kazananlar da vardır ama benim tanıdığım bu kadar kazanıyor. tabii bu bir söylenti, şu kadar kazanıyorum diyecek hali yok ama populer ve tanınan biri olduğu için mümkün.
0
Sour
(29.05.21)
sakıp sabancı'nın makedonya versiyonunu görmüştüm. hani burada yazmak sadece parmaklarımı yorar. sen hesap et.
0
evimin paspasi
(29.05.21)
Yüzlerce bitcoin, altcoin, zort coin, vs kripto parası olan tanıdığım var. 2013 yılında btc-e trolbox’ta tanışmıştık. ben bırakmıştım kripto işlerini o devam etmişti şimdi dolar milyoneri. gerçi hala Beşiktaş’ta bir apartman dairesinde oturuyor. Arabası gayet sıradan bir 320i. dükkanları, daireleri var, deposu var orada mining de yapıyor yani pasif gelir de o biçim ama ruhu fakir galiba.
0
zoghurt
(29.05.21)
rakam veremeyeceğim ama hem entry'lerimde hem de burada ara ara bahsettiğim ukraynalı bir abi var. sovyetler yıkılınca devleti soyup yolunu bulan oligarkların yerel versiyonu gibi düşünebilirsin. kuzeninin fabrikası mı ne vardı, çin'den boya ithal ediyorlardı, o tarz bir şey. bu da orada yönetici olarak çalışıyordu ama o işin teferruatı. "maaşımı kuzenim veriyor" diye şaka yapıyordu.

kiev'de şehrin dışında üç katlı villaları, iki arabaları vardı ve SÜREKLİ yurtdışına çıkıyorlardı.

siz nasıl tanıştınız dersen ben adamın eşiyle workaway.info'da tanıştım. bunlar "biz zengin ve elitiz, ukraynalılar köylü, yabancı arkadaşlar edinmek istiyoruz" kafasındaydı jdfjdjk ingilizce geliştirmek istiyorlardı falan öylelikle gitmiş bulundum, çok güzel ağırladılar yediler içirdiler. yıllar içinde defalarca görüştük öyle. yeri geldi kışın bahçelerinde kar küredim, yeri geldi içip içip uyudum bi şey bile yapmadım.

şahsen tanıdığım en zengin adam oydu sanırım. lüks yaşamıyordu ama para şifresi yazmış gibiydi yani "aman o bizi aşar" dediği bi şey yoktu, işi çıktı diye sabah kalkıp amerika'ya gidebilen bi adamdı. düşününce çok tuhaf geldi ya 21-22 yaşında başımıza neler gelmiş, şimdi bakkal selamımı almıyo
0
der meister
(29.05.21)
sadece patronlarım var :)

biri eski büyükşehir belediye başkanıydı. sanırım en zengini o idi.
0
naksidil
(29.05.21)
Aylik gelirinin $100.000 uzeri oldugunu tahmin ettigim 4-5 kisi taniyorumdur herhalde..

Aylik geliri asgarinin 5-6 kati olmayan adam orta direk bile degil zaten..
0
cooperr
(29.05.21)
Valla sanırım milyar dolar seviyesinde serveti olan biri ancak her gördüğümde dalasım geliyor. Adam da oldukça saygılı, kibar gibi ama sevmiyorum ben öyle zengin kişileri. Milleti deli gibi sömürmüşlerdir bu hale gelmek için.
0
j r r tolkien hayrani
(29.05.21)
eski patronum var 40 kusur dairesi var, 7-8 subeli supermarketi var. Ama asiri cimri, isciyi somurur, kimseye guvenmez, herkesi ondan caldigina dair paranoyakligi var, muhasebeci, mudur, isci herkes caliyor, yan gelip yatiyor diye dusunuyor adam, bir de kendini hep daha ust seviye adamlarla kiyasliyor, yani para mutluluk dogru orantili olarak lineer sekilde gitmiyor ya da gidiyor ama bir yere kadar sonrasi zarar kisisine gore. Ama bunun parasini y-z kusagi ogullari cok pis yiyor Ibizalarda, Las Vegaslarda alem yapiyorlar
0
neverletyougodown
(30.05.21)
arkadasimin kayinpederi, uzun yillardir enerji sektorunde. yurtidisinda kendilerine ait adalari var :)
0
tahtakafa
(30.05.21)
birinci dereceden birkaç akrabamın yurt dışında ortak olduğu yiyecek imalathanesi var. kişi başı aylık gelir 50 bin eurodan fazladır diye düşünüyorum.
0
biravekahve
(30.05.21)
Yurtiçi ve dışında 140 tane şubesi olan özel okulu, üniversitesi vs olan birini tanıyorum.

Yıllık 120 milyon lira burs verdiğini açıklamıştı geçenlerde. Servetinin 2 milyar dolar olduğu söyleniyor.
0
lancelot du lac
(30.05.21)
(15)

Ne yapacağım ben bu tez danışmanıyla?

hahu
Merhaba arkadaslar,Bir universitede doktora ogrencisiyim. Doktora sınav surecim su sekilde oldu:Yuksek lisans danismanim "doktoranı baska bir universitede yap. Ben seninle çalışmam, yetersizsin" demisti. Ben kendime aynı okuldan farkli bir prof buldum. Yeni ekiple calismaya baslamama ragmen sinavda
Merhaba arkadaslar,

Bir universitede doktora ogrencisiyim. Doktora sınav surecim su sekilde oldu:

Yuksek lisans danismanim "doktoranı baska bir universitede yap. Ben seninle çalışmam, yetersizsin" demisti. Ben kendime aynı okuldan farkli bir prof buldum. Yeni ekiple calismaya baslamama ragmen sinavda tekrar geri aldi beni. Biz yolumuza beraber devam edelim dedi. Ses cikarmadim, hani yetersizdim demedim.

8 senedir yaptiklari:

- tezime hiç bir katkı sunmadığı gibi somut elestiri de yapmıyor. Onun kafasındakileri vahiy yoluyla anlamamı bekliyor. Alan arastirmamdaki verilerin sadece kendi gorusune uygununu seciyor. Isine gelmeyeni yazdırmıyor. Tamam diyorum, o zaman siz belirleyin başlıkları ben icini size gore doldurayim. Senin isini neden ben yapayim diyor. Ben yabancı kaynaklardan bir suru yeni yayin kullanıyorum, 1990lardaki demode makalelerini kullanmami istiyor.

- sürekli aşağılıyor. Tez izlemeye giriyorum "hahuyu normal biri degil farkli gorusleri var. Biraz kırik, kendisi de bunu biliyor." gibi seyler soyledi. O kadar dominant birisi ki kimse sesini çıkaramıyor. Mail attım neden öyle dediniz ne anormalligimi gordunuz diye. Yanına cagirip "bana nasil mail atıyorsun. Ben de bundan sonra sana karşı kendimi korumaya alacağım" diyor. Olayları çok garip algılıyor. Onun düşmanıymışım gibi davranıyor.

- tez izleme jurisinde bir jüriye gulumsemistim. Ne guluyorsun pismis kelle gibi laflarla rencide etmeye çalışıyor surekli. Yine susuyorum. Yanindayken telefonum calmisti. Seni atarim telefonunla camdan, saygisiz diyor herkesin icinde. Sanki ilkokul talebesiyiz. Ama kendisi sormadan 2 metre karelik odasinda sigara ustune sigara iciyor.

- bir seyi ingilizceye çeviriyorum. Ingilizcen çok kötü diyor. Ingilizcem kötü degildir- ortaokul ve liseyi yabanci kolejde okudum. Lisansim da ingilizce. Başka dilde de yeterliliğim var.
Hem ingilizcemi begenmiyor hem türkce yazip bana gonderiyor ingilizceye çevir diye. Edebiyatçı arkadaşıma gönderiyorum yardımcı olması icin artık o bile "bu nasıl türkce. Bu adam akademisyen mi" dedi.

- daha iyi bir universitede uzman kadrosu almamı hic hazmedemedi, içi içini yedi. Neymis o kadar donanımlı öğrencileri varken beni nasıl almışlar. Ben kendimi yetersiz falan görmedim hic bir zaman. Sınava girdigimde en yuksek dil ve ales puani da benimdi. Sürekli bir kıskançlık. Alanlarımız bile farklı. Ben uygulamacıyım, o kuramcı. Kendini benimle yarıştırıyor. Benim yaptıklarıma faso fiso diyor. Ama kendisi lisans, yuksek lisans, doktora, akademik kariyer vb.hep ayni yerdr yapmis. 50 senedir ayni kurumda adam.

- gecen sene annemin cok onemli ve hastanede yatması gereken bir saglik problemi oldu. Bakimini ben ustlendim. Is yeri bile bana 2 hafta izin verdi. Bu kisi telefonda hastalık olduysa oldu napalim yani gibi seyler soyledi. 1 kere bile gecmis olsun demedi. Aksam online a baglayip beni sanki ilk defa duymus gibi "aaaa oyle mi boyle miii gecmis olsun. Cok uzuldum. Her konuda destekçinim" ayagi cekti ders kaydedildigi icin.

- pandemi döneminde her sey online olabilmesine ragmen onun olduğu şehre gelmemi istedi. Gelemem dedim o zaman online 2 ders saati sunum yapacaksın dedi. Kafasından yetistirilmesi imkansız bir icat buldu. Arabayla günübirlik 12 saat yol yaptim bir imza icin.

- danismani oldugu bir ogrencisi beyin kanaması gecirdi. Baska bir tanesi kanser oldu. 1 tanesi buna dayanamayıp birakti (ki adam galatasaray lisesi mezunuydu). Zaten toplamda 5 ögrencisi vardi. Simdi kaldık 2 kisi. Bir de diyor ki "onlar da yazik genc yaşta hasta oldular. Ben hastaneye bile gitmem. Benim toprak sağlam". bi tanesi hakkında "onu arardim da cok konusuyor simdi o kadar vaktim yok" dedi. Digerini 1 kere bile aramamış zaten.

- bir kere bana sinir krizi geçirtti sokakta. Ben sana doktora yapma dedim, yetersizsin dedim, illa yapmak istedin dedi. Ağzıma geleni saydım adama. Ailemin evindeydim. Duymasınlar diye dısarı ciktim. Sitenin guvenlik gorevlisi annemlere haber vermis. Eve çıkardılar titreme ve aglama gecmedi saatlerce. Annem adamın numarasıni bulup aramis. Durumunu gördüm cok uzuldum, nasil destek olabiliriz, sorun nedir gibi konusmus. Siz universite mezunu bile degilsiniz, sizin bileceginiz işler degil hanimefendi falan demis. Anneme kiziniz yetersiz basarisiz doktora yapabilecek kapasitede degil demis. (annemin aramasına ben de kızdim ama türk anası işte)

- sürekli ezebileceği öğrencileri seçiyor. Ögrenci aglatmakla övünüyor. Kac yasinda adam hüngür hüngür ağladı odamda diyor.

- surekli okuldaki baska hocalarin dedikodusunu yapiyor. Derslerde, bireyselde. Iftiraya varacak düzeyde. Ağzımdan laf almaya çalışıyor.

- en son konusmamizda senin erken bitirme tarihin 2023 temmuz, sen seneye 1 senelik dondur okuldan atilma dedi. is yerinde benden cok cok daha vasifsiz insanlar afyondan, konyadan, erzurumdan doçent oldu bu hala süründürüyor. Bunu soyledim lutfen artik zorluk cikarmayin bekletmeyin diye. Ben o teze imza atmam, benim adimi kullanamazsin, git konyada yap o zaman falan dedi. Yine sinir krizi gecirip sizin attiklarinizi da biliyoruz, dunyayi kurtarmiyor dedim. Kustah, sen kimsin falan dedi cok ama cok buyuk hakaretler etti.

Ben ne yapabilirim bu adama? Sizce bu adam neden böyle seyler yapiyor? Akademik olarak eksiklerim tabii ki vardir ama bu davranislari kesinlikle hak etmiyorum. Rezil bir adam. Benim yerimde siz olsaniz ne yapardiniz? Yani bitirmek zorunda da değilim ama benim yaptığımın 4te 1ini yapanlar docent oldu. Bu çok adaletsiz geliyor.
0
hahu
(28.04.21)
Böyle bir insana neden katlandığınızı anlayamadım. Nobel Ödülü mü var bu adamın? Tam dövülecek adammış. Ben daha yaptığı ilk yanlışta bırakırdım.
0
dissendium
(28.04.21)
akademik dünya bu akıl hastaları ile dolu ve malesef arkan çok sağlam değilse baş edemezsin. ben olsam o hocadan kurtulur. referanslı aklı başında birini bulmayı denerdim.
0
orpheus
(28.04.21)
Okurken ben burada kanser oldum. Ne yapayım diye bir şey yok derhal uzaklaşın, değiştirin, elinizden ne geliyorsa yapın ama bu saçmalığı sineye çekmeye devam etmeyin.
0
gmzo
(28.04.21)
Ilk hatayi sen geri donerek yapmissin. Neden geri dondun huyunu suyunu bildigin halde? Bana kalirsa bu asamadan sonra hoca degistirme olayin olmayacagi icin adam ne diyosa yapip suyuna gidip tez zamanda kurtulman. Cok benzeri benim masterda basima geldi. Her uyandigim gun adami bi kasik suda bogmamk icin kendimi zor tutuyodum. Sonra tezimi imzaladi da kurtuldum ama o surec icinde omrumden omur gitti.
0
e mice
(28.04.21)
Okurken daraldım. Bence yol yakınken bırak o doktorayı. Sana doktora vermek istemiyor.
0
Gabriel
(28.04.21)
hani geri bu adamı niye danışman yaptım anlamadım da öbür profa ya da başka hocaya dön. muhtemelen zora koşacaktır hazırlıklı ol. bu noktadan sonra bu herifle o tez geçmez zaten.
alanı ne? iktisatçıysa getir suya götürüp susuz getireyim :D
0
passion rules the game
(28.04.21)
o kadar korkunç ki bütün şu söyledikleriniz... akıl sağlığınız için bir dakika daha müsamaha göstermeyin bu kişiye, sonuçları ne olursa olsun bu mobbing'e katlanmaktan iyidir.
0
lolita
(28.04.21)
Eminim ki kendi yetersiz. Böyle sıkıntılı tipler eksikliğini kapatmak için yapıyor bunları
0
Gabriel
(28.04.21)
8 sene gecmis hala bize bu adam neden boyle yapiyor diye soruyorsan bu direk stokholm sendromu, gecmis olsun..

opsiyon 1 - tezime guveniyorsam alir baska danismana giderim, universite fark etmez. Biran once (max. 1 sene) yaziyi bitirir, savunur ve noktaya koyarim.

opsiyon 2 - teze guvenmiyorsan salla gitsin, degmez. Simdi kime gitsen bastan baslatacak, nereden baksan 3-4 sene surer toparlaman.
0
cooperr
(28.04.21)
Yüksek lisansta bu derecede olmasa bile çok ilgisiz bir danışmanım vardı. Bırakıp gideceğim başka hoca da yoktu. Ya sabır çeke çeke son kontrollerini yapmasa da tez savunmaya girdim, asla bana arka da çıkmadı. Eşek gibi de çalıştığım için kendi başıma tez savunmamı da yaptim. şu an doktora yapıyorum danışmanımı yoğurdu da geçtim dondurmayı üfleye üfleye seçtim.

Cizeceginiz yol su olabilir ve yatırım tavsiyesi değildir,

1. Doktora sizin için hayat memat meselesi mi? Değilse öğrenci işlerini arayıp bıraktığınız zaman ne gibi haklarıniz var ya da hak kayıplarınız var öğrenmek.

2. Akademisyen olmak istiyor musunuz? İstemiyorum diyorsanız doktora yapmaktaki hedefinizi yeniden gözden geçirmek.

Son olarak Allah sabır versin sizi çok iyi anlıyorum...
0
Sakinolmamlazim
(28.04.21)
danışmanını değiştir, başka biri yardım etmese de hakaret de etmez en azından. hatta imkanın varsa başka bir üniversiteden bul. daha sonra ben sana sekiz yıl emek verdim, başkasıyla yapamazsın tribine girecektir. boşver. bir de savunmaya girmeden önce yayın yap.
0
Sour
(28.04.21)
Ayy bu ne?

Hata sende en basinda geri donmeyecektin. Narsist falan galiba yazik.

Ben y.lisansta danismanimi degistirdim. Arkama bile bakmadim. Hocami yok sanki. Okul mu yok. Bu davranisini hic anlamadim niye dondun en basta?

Bitmesi yakinsa bitir, zaten bu kadar cekmissin hatta bence hediyesini cicegini eksik etme, bir kulagindan girsin otekinden ciksin. Toplayabilirsen kanit topla, hem sana davranisi hem de varsa dolandiriciligi falan. bitince dogru enstituye, bolum baskanina, ve hatta rektore mail at. Cimere dahi yaz. Yani o nasil sana cektirdiyse sen de ona cektir.

Bitirmeye niyetin yoksa sikayet et heryere durdugun kabahat
0
durgunfoton
(28.04.21)
yazık sana. Üzüldüm senin adına.
0
mech
(28.04.21)
@cosmic: alanda iyi ama en iyisi falan degil asla. Artik biraz demode hatta. zaten yuksek lisans danismanim buydu, doktorada adina ihtiyacim yoktu aslinda. 8 sene nasil gecti anlamadim. Simdi ne yaptim ben diyorum.

Bizde doktorada hocalar kendi projelerine gore seciyor zaten ogrencileri. Onlar belirliyor konuyu. Ben de girmis oldum. Onun projesine katki sayilir bir anlamda.

Akademisyenim zaten. Ama ben teorisyen degilim dedigim gibi uygulamali teknik bir bolum. Ama yukselmek icin titre ihtiyacim var.

Yayinlara da karisiyor kendisi. Ondan habersiz muracat istemiyor. Yapacaksak da yabanci bir kac yayin var ancak onlara yapabilirmisiz. Onlara da yayin mumkun degil 5-6 sene falan beklemek lazim.
Konferanslara sadece sectigi ogrencileri cagiriyor. Eski ogrencerinden. Dusmanlik yaptigi bir kac isim var onlarin duzenledigi konferanslara muracaat etmemiz yasak.

Doktorada 1 tane uygulamali bir projem var. Onu da onun alani degil diye yaptim. Soylemdigi laf kalmadi. Ben yuksek lisans odevi olarak bile kabul etmem bunu dedi. Travma gecirtti resmen.

Zaten adami biliyorlar camiada nasil katlaniyosun diyorlar hep. bende de hata var tabi ama ne olursa olsun o bir ruh hastasi bence.
0
🌸hahu
(28.04.21)
Ay okurken bunaldım bu adama neden katlanıyorsunuz? Hem de 8 sene olmuş.
0
legolasin son oku
(28.04.21)
(7)

"Ermeni soykırımı" hakkında güvenilir kaynaklara nerden ulaşabilirim?

isabella was a ginger
Biliyorsunuz gündemde olan bir mevzu. "soykırım" ya da "soykırım iddiası" demek istemiyorum, sadece bu konudaki bilgisizliğimi gidermek için tarihsel kaynaklar arıyorum. Hem Türk, hem yabancı bildiğiniz güvenilir kaynak varsa söyleyebilir misiniz?
Biliyorsunuz gündemde olan bir mevzu. "soykırım" ya da "soykırım iddiası" demek istemiyorum, sadece bu konudaki bilgisizliğimi gidermek için tarihsel kaynaklar arıyorum. Hem Türk, hem yabancı bildiğiniz güvenilir kaynak varsa söyleyebilir misiniz?
0
isabella was a ginger
(26.04.21)
Guenter lewy : 1915-Osmanlı Ermenilwrine ne oldu?
0
havadakarada
(26.04.21)
taner akcam'in kaynaklari var.
0
nefertarii
(26.04.21)
Ermeni yazar Gurgen Mahari'nin İngilizceye Burning Orchards diye çevrilen kitabını tavsiye ederim. Van özelinde birinci kaynaktan Ermeni isyancılarının nasıl kendi halklarını kışkırttıklarını, isyana karşı çıkan Ermenileri bile nasıl öldürdüklerini ve sonrasında barış içinde yaşayan bir bölgeyi ne hale getirdiklerini çok iyi anlatıyor. Kitap ilk yayınlandığında Ermenistan'da yakılıyor ve yazar ölüm tehditleri alıp kitabı tekrar yazmak sorunda kalıyor. Amazon.de üzerinden e-book olarak satın almıştım ben, sansürsüz hali. Niye bu kitabı öneriyorum? Tehcirin neden uygulanmak zorunda kaldığını aslında çok iyi anlatıyor. Taner Akçam okursan taraflı ve bol manipülasyonlu bir yayın okumuş olursun
0
burya
(27.04.21)
Suny'nin kitabının Türkçesi de var: www.arasyayincilik.com

Taner Akçam'ın şu kitabını tavsiye ederim: iletisim.com.tr

Bir de Ermeni Soykırımı'yla direkt olarak alakalı değil ama şu kitabı okumanızı tavsiye ederim: www.idefix.com Muazzam bir Türkçeyle iyisiyle kötüsüyle anılarını yazmış. Türkiye'deki azınlıklar üzerine bir sürü kitap okudum ama beni en çok etkileyenlerden biri budur.
0
bruce mclaren
(27.04.21)
bu arada 1915'te osmanli ordusu'nda asker olarak gorev yapan ermeniler'in ani kitaplari var, donduklerindeki manzarayi filan anlattiklari:

ermenilerin golgothasi: krikor balakyan
harbiyeli bir osmanli ermenisi: kalusd surmenyan
nevzat onaran'in kitaplari var; genel bir bakis sunuyor "turk nufus muhendisligi", "osmanli'da ermeni ve rum mallarinin turklestirilmesi" ve "cumhuriyet'te ermeni ve rum mallarinin turklestirilmesi"
0
nefertarii
(27.04.21)
"guvenilir kaynak" ariyorsaniz ondan bundan degil de tarihcilerden okumaniz gerek: dunyasavasi.ttk.gov.tr

ek: www.youtube.com
0
idexo
(27.04.21)
öncelik elbette tarih profesörleri olmalı ama okumak isterseniz murat bardakçı'nın da konuyla ilgili iki kitabı var; talat paşa'nın evrak-ı metrukesi 1915 ve ittihadçı'nın sandığı. ben okumaya değer buluyorum çünkü bazı durumlarda bilim insanı olmak arşive ulaşmak açısından yeterli olmuyor. daha özel ilişkilere ihtiyacınız olabiliyor. ben araştırma yapacağım dediğinizde açılmayan bazı devlet arşivleri, tanıdık ricası üzerine açılabiliyor veya bu sayede özel arşivler ve koleksiyonlar üzerinde çalışmak mümkün olabiliyor. bu nedenle önemli buluyorum.
0
Sour
(27.04.21)
(6)

Depresyon, anksiyete, okb rahatsızlıklarının tedavisi için alternatifler

epistemic_regress
Az önce bir video izledim, LCD, magic mushroom gibi uyuşturucuların bahsettiğim rahatsızlıklar ve ayrıca bağımlılıklar üzerinde olumlu etkisini kanıtlayan araştırmalar yapılıyormuş. Hatta özel şirketler fon bulup araştırmalarını ilerletmek istiyormuş vesaire. Önümüzdeki on yılda bahsettiğim rahatsız
Az önce bir video izledim, LCD, magic mushroom gibi uyuşturucuların bahsettiğim rahatsızlıklar ve ayrıca bağımlılıklar üzerinde olumlu etkisini kanıtlayan araştırmalar yapılıyormuş. Hatta özel şirketler fon bulup araştırmalarını ilerletmek istiyormuş vesaire. Önümüzdeki on yılda bahsettiğim rahatsızlıkların tedavisinde çığır açıcı atılımlar bekliyor musunuz? Ya da ülke dışında halihazırda uygulanan alternatif yöntemler var mı (ssri lar ve çeşitli terapi metodları haricinde)?

Kendi deneyimlerinizi de paylasabilirsiniz. Sizce psikolojik rahatsızlıklarin tedavisinde ne gibi yenilikler görürüz?

Teşekkürler.
0
epistemic_regress
(31.03.21)
Anksiyetesi olan birinin lsd ya da mantarla tedavi olması pek mantıklı gelmedi bana. Aksine çok kötü bir deneyim yaşayabilir tripte. Panik olabilir kaygılanabilir vs.

Zaten bu tarz uyuşturucular sürekli kullanılacak uyuşturucular değiller. Sürekli kullanım aksine psikolojik rahatsızlıklara sebep olur. Yani nasıl bir kullanımla tedavi edecekler ki? Kaç kere kullanacak bir kişi senede bunları? Bana biraz saçma geldi.

Şu an bunların tedavisi ilaç + psikoterapi bu yönde değişimler yenilikler olur diye düşünüyorum.
0
turkce konusan uzayli
(31.03.21)
Sarı kantaronun toz halinde tüm bitki hali, ekstresi, tentürü (yağı değil, o sindirim sistemi problemi, yara ve yanıklarda etkili) belirli bazı bitkilerle karıştırılınca etkili olduğunu çok duydum. uzun süreli kullanımda da sıkıntı yapmaz zira uyuşturucu değil. nerede yaşadığınızı bilmiyorum ama kayseri'de bir getat kliniği bu tarz tedaviler uyguluyor ve başarılarını çok duydum.

onun haricinde psilocybin gibi maddelerin microdosing ile etkili olduğunu ben de duydum fakat deneyimleyeni görmedim. bunun yanında 2 sene önce dünyanın en prestijli bütünsel tıp fuarına gittim ve orda cannabis içeren sürüsüne bereket sağlık destek ürünü gördüm. bir bildikleri var demek ki.
0
damardanarabesk
(31.03.21)
Geçen senelerde çin'de başa takılan beyin dalgası düzenleyici bir alet geliştiriyorlardı. İlaç ve terapi bende işe yaramıyor böyle faydalı buluşları bekliyorum açıkçası.
0
ashleybon
(31.03.21)
elbette ki psikiyatrik rahatsızlıkların tedavisinde çığır açan gelişmeler olacaktır fakat bunların alternatif tıpta olduğunu düşünmüyorum. yani dediğiniz gibi lcd, magic mushroom filan gibi maddelerin tedavi edici etkisi olduğunu düşünmüyorum. daha doğrusu eksileri (yani yan etkileri) artılarını götürebilir. bu her türden madde için geçerli değil mi zaten? yani antidepresanlar bile bağımlılık yaptığı ve fazla uyuşturduğu gerekçesiyle problem olabilirken lsd, magic mushroom gibi çok daha etkili maddelerden böyle bir şey beklemek bana pek mantıklı gelmiyor.

@ashleybon'un dediği alternatif tıp değil. psikolojik, psikiyatrik, davranışsal bozuklukların tedavisinde kullanılan bir kognitif sinirbilim yöntemi. fakat bu cihazların hala geliştirilmesi gerekiyor. "tdcs" veya "tms" şeklinde aratabilirsiniz.

tdcs:
scholar.google.com

tms:
scholar.google.com
0
Sour
(31.03.21)
İlaç tedavisi + terapiden ben de çok fayda sağlayamıyorum. Bir umut varsa sabırla bekleyelim bari.
0
🌸epistemic_regress
(31.03.21)
@playing star again: yine de ekt den daha riskli değil gibi.
0
🌸epistemic_regress
(31.03.21)
(6)

Yükseklisans ilanı nasıl takip edilir

mg3929
Bu sene istanbulda iyi bir üniversitede master başvurusu yapmak istiyorum. Bu ilanların tamamını nereden takip edebilirim? Tek tek okul sitelerini mi takip edeceğim?
Bu sene istanbulda iyi bir üniversitede master başvurusu yapmak istiyorum. Bu ilanların tamamını nereden takip edebilirim? Tek tek okul sitelerini mi takip edeceğim?
0
mg3929
(29.03.21)
Tek tek akademik takvimlerine bakabilirsin. Orada yazar zaten tarihleri.
0
turkce konusan uzayli
(29.03.21)
Tek tek bile takip ettiginde anlayamadigin ilanlar oluyor o yuzden dogal olarak oyle bir liste yok
0
Anjelik
(29.03.21)
Tek tek takip edeceksiniz. 2021 güz için mayıstan (nisan ortası da olabilir) itibaren bakmaya başlayın.

Temmuza hiç bir yer kalmaz.
0
Cinfizz
(29.03.21)
tek tek bakmalısınız. neden temmuz denmiş bilmiyorum ama temmuz çok geç bir tarih. genelde haziran başı ve sonu arasında başvuru olur. sonra sınav ve mülakat olur. ağustos ortası ve sonu gibi de sonuçlar açıklanır. sonra da kayıt işlemleri filan.
0
Sour
(29.03.21)
Tek tek okul sitelerine bakacaksın
Hepsinin takvimi başka olur zaten
Koç sabancı boğaziçi ve kadir has normalde bu aralar başvuru alıyor mesela. Dönem bitmesini beklemiyorlar
Bazısı mayıs bazı okullarsa haziranda alıyor Ağustos Eylülü bile duyduğum oldu.
0
rewlack
(29.03.21)
1-memurlar(nokta)net sitesine giriyoruz
2- Ana sayfada üstteki sekmeleri dikkatle inceliyoruz "ilanlar" bölümüne tıklıyoruz.
3- Sağ tarafta kategaroiler başlığı altında en altta Y.Lisans ve Doktora ilanları bölümüne tıklıyoruz.
4- Bingo "bu kategoride ilan bulunamadı" yazıyor. Şu an YL ya da Doktora başvuru sezonu değil. Sezon açılınca bu bölümden ilgili ilanları görebilirsiniz. (süresi geçmiş ilanlar tikini işaretlerseniz geçmiş ilanları görebilirsiniz.)

Dipnot: Sizlere tavsiyem istediğiniz üniversitenin enstitü sayfalarından duyurular/ilanlar bölümünden takip etmenizdir.
0
creedwar
(29.03.21)
(7)

enpara'nın eski itibarı yok mu?

Sour
faiz oranlarına bir bakayım dedim de vadeli altın hesabı yok, başlangıç seviye dolar için %0.5, euro için %0.25 veriyor. hem kullanım kolaylığı hem de yüksek faiz nedeniyle eskiden çok kullanırdım. enpara'nın yerini alan başka bir banka var mı?
faiz oranlarına bir bakayım dedim de vadeli altın hesabı yok, başlangıç seviye dolar için %0.5, euro için %0.25 veriyor. hem kullanım kolaylığı hem de yüksek faiz nedeniyle eskiden çok kullanırdım. enpara'nın yerini alan başka bir banka var mı?
0
Sour
(23.03.21)
enpara en baslarda piyasanin 1-2 puan uzerinde faiz veriyordu ve diger avantajlariyla birlikte gayet tercih edilenbiliyordu. simdi ise normal bankalardan pazarlikla alabilecegin vade oranlari sunuyor, ha ben hala kullaniyorum ve memnunum ama vadeli oranlarinda bir cazibe kalmadi artik

burgan'in oranlari biraz daha yuksek
0
exlibris
(23.03.21)
Dolar euro ya nasıl faiz bekliyordunuz?
0
zoghurt
(23.03.21)
@zoghurt, tam anlayamadım. şu an alternatif bank'tayım. 1.5 faiz veriyor dolar için, hiç fena değil. hoşgeldin faizi epey yüksekti bir yıl kadar önce.
0
🌸Sour
(23.03.21)
faizde burgan çok iyi. dolar faizi de piyasaya göre iyi.şartı falan da yok süresiz
0
jelly bear
(23.03.21)
5000 dolar için bana %1.10 faiz veriyormuş, sitesine göre %0.5 vermesi lazım. Vade bugün yenilendi. 3 yıldır falan kullanıyorum.

Yani çok param olsa durum belki farklı olurdu da aylık ekstra 10 lira için banka değiştirmek mantıklı gelmediği için duruyorum. Bi de müşteri hizmetleri falan iyiydi hep.
0
plutongezegendegilmi
(23.03.21)
gözünüze kestirdiğiniz bankaların şubelerine gidin ya da online bankacılık müşteri hizmetlerini arayın ve pazarlık edin.
Evet paranın + faizin bile pazarlığı oluyor.
ben yaptım, oldu.
0
ankara06
(23.03.21)
@ankara06 dediğiniz enpara gibi veya vov gibi online bankacılıkta olmuyor. onu büyük meblağ için yapıyorum; 250 bin üzeri için.
0
🌸Sour
(24.03.21)
(3)

Efendi erkek beğenen kız

kiriko
Yeğenimle oturduk konuşuyoruz kız arkadaşı bizimkini kıskandırmak için burada çok uslu erkekler var gibi bi laf etmiş.Dedim asrın malıdır o kız bozuldu bana arkadaşlar sizce dd uslu erkek arayan kalmış mıdır ya efendi dese neyse uslu ne ya?
Yeğenimle oturduk konuşuyoruz kız arkadaşı bizimkini kıskandırmak için burada çok uslu erkekler var gibi bi laf etmiş.Dedim asrın malıdır o kız bozuldu bana arkadaşlar sizce dd uslu erkek arayan kalmış mıdır ya efendi dese neyse uslu ne ya?
0
kiriko
(09.02.21)
30 yaşından sonra efendi erkek öncesi hep piç erkek.
0
olaylar olaylar
(09.02.21)
Valla ne demek istedi acaba kız, mal ama kendisi, orada hemfikiriz.
Birinin böyle bir lafı erkek arkadaşının yanında söylemesi bana kızın fena halde "burada kapım sonuna kadar açık, bu yanımda görmüş olduğunuz mal bundan faydalanmıyor, yok mu beni layıkıyla ferahlatacak bir erkek" mesajı vermek istediği intibaını veriyor.
Özür dilerim...
0
SiyamkedisiZorro
(10.02.21)
buradaki tek problem yeğeninin sevgilisine mal diyen bir insan. benim sevgilime dese biri bir daha görüşmem o insanla.

kıskandırmak için demiş işte, cilveleşiyorlar, uslu ol demiş, serserisin sen şapşik demiş, ne bileyim? kaç yaşındalar?
0
Sour
(04.03.21)
(35)

Türkiye’nin Avrupa’ya göre avantajları

garavel
İklim vs doğal sebepler değil bahsettiğim, sosyal çevre, ailenin yakın olması vs de değil. Mesela iş yapma kolaylığı, bankacılığın biraz daha gelişmiş olması, e- devlet’in orada pek alternatifinin olmaması ( sanırım ). Konut sahibi olmada biraz daha rahat bir de sanırım ( yüksek birim maaşlar, ayni
İklim vs doğal sebepler değil bahsettiğim, sosyal çevre, ailenin yakın olması vs de değil. Mesela iş yapma kolaylığı, bankacılığın biraz daha gelişmiş olması, e- devlet’in orada pek alternatifinin olmaması ( sanırım ). Konut sahibi olmada biraz daha rahat bir de sanırım ( yüksek birim maaşlar, ayni birim ev fiyatlarından dolayı )

Sizin aklınıza gelenler neler?

almanya, hollanda, ingiltere, fransa baz alınabilir.
0
garavel
(25.01.21)
vergiden kaçınma imkanlarının fazlalığı olabilir
0
roket adam
(25.01.21)
Torrent kullanma imkanı
0
freebird5406_2
(25.01.21)
yazmışsınız zaten bankacılık diye. ben de spesifik bir şey yazayım.

kredi kartı ya da genel olarak her yerde kart kullanabiliyor olmak.

kanser ediyor avrupada nakit muhabbeti.
0
AlsterWasser
(25.01.21)
aklıma giyim kuşamın daha ucuz olması geldi, istediğiniz şeyse tabii.
0
candide
(25.01.21)
issizlik asiri yuksek ve asgari ucret asiri dusuk oldugu icin hizmet isleri ucuz.
0
hot potato
(25.01.21)
@alster bu tuhaf mesela, hangi ülke için bu söylediğiniz acaba ? ben genelde özellikle son dönemde sadece kart ile alışveriş gördüm hep, öncesinde de kart çoğunluktaydı sanki.
0
🌸garavel
(25.01.21)
Aslında say say bitmez. 1. Vergiler düşük ve esnaf gelir vergisinden muaf 2. Online eğitimde başarılıyız. AÖF sisteminde Anadolu AÖF dünyada ikinci sırada 3. edevlet uygulamalarında başarılıyız hans'ın hala kağıt kalemle yaptığı günlerce süren bürokratik işlemleri Mehmet edevletten bir kaç dakikada halledebiliyor. 4. İnternet bankacılığı 5. Geniş ve yeni otoyollar avrupada bizdeki kadar yaygın değil 6. Avrupanın en büyük avmleri bizde zorlu center bu konuda Türkiye'nin yüz akı. 7. İş yapma ve iş yeri açma bizde daha kolay ve bürokrasi daha az ayrıca teşvikler ve hibeler var 8. Devlet dönem dönem vergi ve kredi yapılandırması getirip mükelleflere ödeme kolaylığı sağlıyor 9. Ticari taksiler çok ucuz toplumun her kesimi kullanabiliyor 10. Çalışıp krediyle ev sahibi olma süresi avrupadan çok daha kısa
0
acebi
(25.01.21)
@garavel yazdıklarım corona öncesi tabi :..) tabi tüm avrupayı genellemek ahmaklık olur. örneğin izlandada tam tersi kart her yerde geçiyor her miktara kadar.

marketler dışında çoğu dükkan tarzı işletmede özellike yeme-içme vb. durumlarda belli bir miktara kadar nakit sonrasında kart daha yaygın.

en azından ben çok denk geldim. tabii azalıyordur haliye. bankacalılık hizmetleri geriden geliyor resmen. daha bir kaç sene öncesinde kadar manuel şifre kağıdı veriyordu deutsche bank internet bankacılığında.. daha yeni yeni geçtiler yeni sistemlere.
0
AlsterWasser
(25.01.21)
En başta sağlık sistemi gelir zannımca
0
but that was just a dream
(25.01.21)
1- Turkiye'de ustalik cok ucuz. Muslukcu, boyaci, catici, dogalgaz tesisatcisi, elektrikci cagirdin mi battin demektir Avrupa'da, sayi olarak da azlar ha bos gununu denk getireceksin falan buyuk basagrisi. Terzi, kuru temizleme, bakim, tamirat pahali keza. Yenisi alsaydim daha iyiydi durumlari oluyor.
2- Hizmet sektoru. Resepsiyonist, garson, satis elemani bizim Turklerin kiymetini bilmemiz gerekiyor kesinlikle. Avrupadakiler hep artist. Adam kendini benle mi karsilastiriyor napiyor? Olum sen hizmet sektorundesin illa Rothschild ailesinden mi olmam lazim iyi bir hizmet alabilmek icin.
0
neck_and_neck
(25.01.21)
Emek ucuz, patronlar için güzel ülke.
0
alfred
(25.01.21)
insanların daha çözüm odaklı olması. en suratsız memura bile "abi be, işim çok zor zaten bak böyle böyle benim işi bi hallediversen" desen adam yapabiliyorsa yapar yapamıyorsa yol gösterir hiç yoktan. avrupa'da bi yönerge vardır onun dışına hayatta çıkmazlar deli ederler. adama mesai sonrası sorsan bu konuyu "he valla ne saçma iş helelelülele" der ama mesaide hiçbir riski olmasa da bütün inisiyatif onda olsa da o işini yapmaz.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.01.21)
avrupa çok geniş bir tanım. bulgaristan da avrupa, norveç de avrupa. bu arada yazılanların neredeyse tamamını avrupalı ortalama biri bir dezavantaj olarak görür.

örneğin:

@acebi'nin dediği aöf sistemi bir avantaj mı dezavantaj mı bilemedim. örneğin aöf mezunu bir insan almanya'da yüksek lisans yapamıyor. genelde kabul etmiyorlar. yani aöf ciddiye alınmıyor pek. yoksa avrupa'nın yapmak isteyip de yapamadığı bir şey değil. eğitim kalitesini düşürdüğünden olabilir.

@proletarier'in dediği için de geçerli olabilir. avrupa'da bir standart vardır, herkes bu standarda uygun iş yapmak zorundadır. sen müşteri olarak onlar hizmeti sağlayan olarak uyar. dolayısıyla herkes aynı muameleyi görür. hataya veya kayırmaya yer olmaz.
0
Sour
(25.01.21)
@Sour, böyle düşününce doğru ama şöyle açayım. Kurumlar hantaldır, gelişmeye kapalıdır. Bu kurumları gelişmeye zorlanması gerekir. Ortada çağ dışı-geçerliliğini yitirmiş bir prosedür varsa ve herkes buna uymaya devam ederse o süreç herkes için eziyet olmaya devam eder hasbelkader yetkili bir abinin gözüne batana kadar. Kuralları zararsızca esneten kişiler olması bu tür durumları yetkililerin gözünün önüne daha çabuk getirir. Kurumları gelişmeye zorlar yani.

Benim fikrim bu tabii böyle sanki değişmez bir gerçek gibi yazdım ama düşüncelerimi yazdım sadece.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.01.21)
@Sour avrupadan kasit bati avrupa ulkeleri bulgaristan moldova romanya degil tabii ki. Ikincisi AOF mezunuyla orgun mezunu ayni haklara sahipler hic bir fark yok ve dunya genelinde yuksek lisans yapabiliyorlar. AOF sistemi egitim kalitesini dusurmez firsat esitligi saglar yoksa AOF te muhendislik, tip veya mimarlik egitimi verilmiyor isletme veya kamu yonetimi egitimi vermek icin orgun fakulte kurmaya gerek yok. Ayrica avrupada da AOF var ve dunyada en basarilisi ingilterede.
0
acebi
(25.01.21)
Yok.

Online bankacılıkta şimdiye dek yapamadığım tek şey ev kredisi için birikim hesabını açamamaktı. Açmak için gereken randevuyu da online aldım.

Oturma izni başvurusundan kütüphane kartına, şahıs şirketi açmaktan reçeteli ilaç almaya kadar her şey online.

İki yılım dolmak üzere. Banka hesabımı açtıktan sonra nakit kullandığım tek yer Türkiye elçiliğiydi. Masamda hala elçilikte lazım olduğu için çektiğim paranın kalanı duruyor.

Vergi meselesinin az gibi görünmesi dolaylı vergilerin çokluğundan, kimsenin vergi bilinci olmamasından ve vergi kaçırmanın çok kolay olmasından dolayı. Finlandiya'da
ve Türkiye'de ödediğim gelir vergisi %25 (Edit: Tekrar düşündüm de sanırım Türkiye'de ödediğim gelir vergisi daha yüksek olabilir.) Dolaylı vergisiyle, ödediğim paranın karşılığını alamamamla, otuyla bokuyla Türkiye'de daha fazla vergi ödüyordum.

Türkiye'de düzgün bir semtte düzgün bir evi aileden ve eşten destek almadan alabilmek neredeyse imkansız. 2010 yılında Beylikdüzü'ndeki evler için 150 bin lira peşinat istiyorlardı. 4-5 sene önce Dereboyu caddesindeki saçmasapan bir evi 950 bin liraya satmışlardı. Burada tek başıma 10-12 ayda ofise 30-40 dakika mesafede bir ev için gereken mortgage'ın peşinatını biriktirebildim (Bir sırt çantası ve bavulla ülkeye girip her şeyi sıfırdan düzmeme rağmen.) Tek dezavantaj şehir merkezlerindeki ortalama ev büyüklüğünün Avrupa'da Türkiye'ye oranla daha küçük olması.

Türkiye'de musluk falan filan için bir sürü para döküp bir ay sonra tekrar çağırmak zorunda kaldığım 'usta'ların yerine buradaki işini yavaş ama düzgün yapanları tercih ederim.

Türkiye siyasi iradeye yanlarım, her türlü memuru siyasi networküm ve paramla satın alırım, işçiyi sömürür kısa yoldan köşeyi dönerim kafası için cennet gibi bir ülke.
0
bruce mclaren
(25.01.21)
Maasli calismiyorsan Türkiye daha güzel.
Istedigin an kov, istedigin gibi mobbing yap, istedigin gibi süresiz izine çıkar, sigortasini asgariden yatir, haftada 50 saat calistir ayni maasi ver, haftasonu ara, mesai sonrasi ara, tatilde ara. Cok mu vergi veriyorsun? Araba al sirkete vergiyle ode. Vergi borcun mu var? Odeme, af bekle vs vs

Onun dışında servis isleri ucuz; restoran vs ucuz, muslukcu vs isleri ucuz. Çünkü herkes cani istediği gibi bu islerde çalıştigi icin bir sürü var. Haliyle uc kuruşa düşüyor iscilik. Aynisi restoran islerinde de geçerli.

Onun dışında caninin Türkiye'de paran varsa caninin istedigi her şeyi yaparsin. Gece canin dondurma mi istedi? Kebap mi istiyorsun? Peki özel profesör doktor randevusu ? Hepsini parayi basarak yapabilirsin ama gelismis Avrupa ülkelerinde yapamazsin. En azından öyle 1000lira verdim randevuyu aldım falan yok buralarda. Özel hastane yok zaten.

Herhangi bir yerde tanıdığın varsa is halledersin. Devlet dairesi, polis, yargıç, savci. Zenginsen bütün bu sistemi alt edersin zaten, sistem seni korumak icin var.

Edevlet, kredi ve kart almanin olağanüstü gereksiz hizliligi (o yüzden yer gök kredi ve kredi kartı borcu), kiyafet/ayakkabi/deri ürünleri ucuz olmasi.

Eğitim sistemini ovecek durumda değilim. Ülkede yer gök üniversite mezunu kasiyer/fabrikada isci dolu ama bir tane aklı başında elektrikci, muslukcu bulmak imkansiz. Bunlari hiç egitmeyip herkesi üniversite mezunu yapman süper bir şey.
0
logisticsmanager
(25.01.21)
tüm dünyaya göre avantajı, eğitim araştırma hastanesinde tedavi oluyorsun, ödediğin ücret 7 tl, reçetenin yüzde seksenini ssk ödüyor(yani hepimiz), muayene eden uzman hekim, isviçrenin en baba hekimleri kalitesinde, belki daha iyi, bak sıfır mübalağa! aman nazar değmesin
ek: özetle bu konuda güncel tabirle tam bir sosyal devlet. amerikada donuna kadar alırlar, avrupada doktor bulamazsın sade vatandaşsan.
0
esref
(26.01.21)
gerçekten merak ediyorum e-devlet gibi çok kapsamlı bir site var mı mesela avrupa ülkelerinin herhangi birinde ? ya da e-nabız vs.


@bruce ev konusunda ben hep türkiye'nin daha basit olduğunu düşünüyorum. ev bi kere bol çünkü. avrupada o durum yok.
0
🌸garavel
(26.01.21)
TR'nin ALmanyaya gore avantajlari:

- Burokrasi daha az.
- Kurallari esnetmek cok daha kolay.Sorumlunun iki dudaginin arasinda her sey. Bu sayede adamini bulup kurallari esnetip herkesin onune gecebiliyorsunuz.
- Yemekler
- Teklifsiz iletisim ve tanisma daha kolay
- Giyim cok ucuz
- Sehir ici ulasim daha ucuz

Bu arada konut edinmek Turkiyede daha rahat degil bence.Turkiyede ucuz denilen kalitesiz yerlerle Avrupadaki pahali ve kaliteli yerleri karsilastirmak sik yapilan bir hata.
0
turkuaz
(26.01.21)
şu yorumları okuyan türkiye'yi dünyanın en iyi ülkesi sanır:)
0
nothing in my way
(26.01.21)
@garavel, evin kalitesi kötü ve fiyatı fahiş olduktan sonra çok olmasının bir esprisi yok bence. 1 yıldır anneme babama emekliliklerini geçirecekleri yaz kış yaşayabilecekleri bir ev bakıyorum. Bakınca "acaba burada gerçekten insan yaşamış mı?" denilecek evler 600-700 bin liradan başlıyor. Balıkesir, İzmir ve Muğla taraflarında oturulabilecek bol ev varsa üzerime link atın :)
0
bruce mclaren
(26.01.21)
@bruce mclaren ciddi misiniz bilmiyorum ama 700 bine hele hele balıkesir muğla'da falan deli güzel evler alınabilir ya, ben izmirde yaşıyorum olduğum bölgede 700 bine mesela 4-5 yaşında 3+1 gayet güzel bir ev alınabilir, merkezi yerlerin civarında güzel bir sitede yani.

dediğiniz şey yazlık vs müstakil evse bilemem. ki yine alınır diye düşünüyorum ama aramaya çok üşendim :)
0
🌸garavel
(26.01.21)
@garavel yazlık-müstakil evet. Konak'ta 30+ yıllık 2+1 ara kat daireye 400 bin lira vermek de bana pek akıl kari gelmiyor açıkçası :)

Edit: Acaba yanlış mı hatırlıyorum diye tekrar bakayım dedim. Alsancak'ta 30+ yaşında ara kat 2+1 daire 800 bin lira: www.sahibinden.com
0
bruce mclaren
(26.01.21)
zenginsen dunyadaki en guzel ulkedir. yalakalar, kurallarin, kanunlarin zenginin lehine islemesi, daha fazla saygi gormen, hizmet sektorunun hem kaliteli hem de ucuz olmasi. dis, sac, goz gibi estetik saglik operasyonlarinin cok ucuz olmasi.
0
baldur2
(26.01.21)
@bruce mclaren izmirin en en en merkezi yerinde bakıyorsunuz, bu çok normal. mavişehire 5 dakika bostanlıya 10 dakika uzaklıkta çiğli ataşehir bölgesinde mesela nezih bir sitede 700 bin civarına çok iyi evde oturulabilir.

ama çok çok merkezi yerde tabii ki oturulamaz.

foça, gümüldür gibi yerlerde de ortalama bir yazlık alınabilir.
0
🌸garavel
(26.01.21)
@garavel İzmir'i sizin kadar bilmediğim için uçuk bir örnek seçmiş olabilirim. Ama anlatmak istediğim farkı yine de gösteriyor. Helsinki'nin en en en merkezi yerinde bir evin mortgage'ına ayda 1.500-2.000 euro vererek satın almak ve hala fazla kasmadan kenara 1.000 euro koyabilmek mümkün. Ben bunu Türkiye'den ayrıldığım zaman da hayal edemiyordum, hele şimdiki ekonomik koşullarda hiç hayal edemiyorum.

Öneriler için ayrıca teşekkürler :)
0
bruce mclaren
(26.01.21)
Ev alma konusunda bati da en az turkiye kadar zor sartlar sunuyor acikcasi. Ev almak avrupa ulkelerinde kat kat daha kolay degil. Et, araba, benzin, elektronik vs turkiye'ye oranla cok daha rahat alinabiliyor olabilir ama ev ayni oranda zorlukta bence.
0
baldur2
(26.01.21)
@hayat gercekten guzel

Neler mesela ?
0
🌸garavel
(26.01.21)
Ucuz iş gücü, bürokrasi, bankacılık ve sağlık sistemleri kesinlikle.

Tabii bir de en önemli konu: gıda/mutfak/yemek (fiyatları değil çeşitleri).
0
nawar
(26.01.21)
e-devlet, bankacılık, genç nüfus ve acelecilik dolayısıyla gelen şeyler yani. Sağlık (gerekirse parasını verip özel hastaneye gidebilme lüksü.)

konut sahibi olma olayı her yerde sıkıntı ama mortgage sistemi olan ve enflasyonu yılda %1-2 olan yerlerde çok daha uzun vadeli rahat alıyorlar sanıyorum. Bizde ölüm.(şunu da hesaba katmak lazım, bizde iyi maaşla iş bulabildiğin yer İstanbul. Batıda illa Paris, Berlin, Londra'da yaşamadan da iyi maaş alabiliyorsun hatta ortalama aynı maaşı alıyorsun çoğu yerde. Gördüğüm bu. Biz küçükçe bir şehirde benzer paraları alabilsek daha rahat ev alıyor olurduk, alım gücümüz de artardı. İstanbul'un 8 milyon, gerisinin anadolu şehirlerine dağıldığı bir Türkiye hayal etsenize :)

şirket kurma işleri ve vergi çok mantıksız/kötü geliyor bana. Ki dünyada da en karışık sistemlerden biri olarak anılıyordu. Estonya mesela o işi çok basitleştirmiş, ben açıkçası internetteki işim tutarsa Türkiye'de değil Estonya'da falan şirket kurup oraya vergi vermek istiyorum.

Bence alt-orta sınıf için Avrupa süper, üst sınıf için Türkiye istediğin gibi at koşturabileceğin müthiş bir ülke.

edit: birçok konuda sorun olarak kuralsızlık, örneğin kriptopara gibi şeylerde işimize yarıyor. ABD'de hatta sanırım Fransa'da vs. yaşayanlar sattıktan sonra gelir vergisi vermek zorunda. Türkiye'de henüz belirtilen bir vergi yok. Abd, kanada, çin vb. ülkelerdeki insanlar çeşitli borsalara kaydolamıyor, coin satışlarına katılamıyor, biz katılabiliyoruz. Bu devlet bizi korumadığı için oluyor ama eğer para kazanabilirsen işine de yarıyor işte.
0
nhk ni youkosu
(26.01.21)
eğer çok paran varsa ve kötü bir alışkanlığın yoksa kafan rahat olsun kimse yanına yaklaşamaz
0
duyurukullanıcısı
(26.01.21)
Ya herkes paradan evden bahsetmiş, kimse kültürden (ve özellikle iş kültüründen) bahsetmemiş, çok şaşırdım. (Değinen olmuş gerçi haklarını yemeyeyim, ama çok değil yine).

Tabi Avrupa'nın tamamını bilmiyorum ama gördüğüm kadarıyla "kuralcılık" çok baskın.

Bunun iyi yönleri var, ne yapman ve nasıl yapman gerektiği belli. Yap geç, kimse fazlasına zorlamaz, emeğine çökmez, tertemiz. Bizde memuriyet arayan ama biraz daha çok param olsun diyenlerin hayali gerçek olmuş.

Öte yandan sana sunulan ile yetinemiyorsan, daha iyisini güzelini yapmak istiyorsan, o kalıbın dışına çıkmanı çok zorlaştırıyorlar. Mantığı da şu: risk istemiyoruz. Plan yaptık, plana uyalım, fazlasına gerek yok, başımıza bir iş gelmesin yeter. 20 yaşındaki insanlar bile benim nenem gibi.

Bi 100 yıl öncesinde dünyayı keşfeden, kültürün, bilginin sınırlarını zorlayan insanların bunların ataları olduğuna inanmakta güçlük çekiyorum.

İşe gir, 9-5 arası git gel takıl, 30 yıllık ev kredisine gir, haftasonları da git drone uçur, gitar çal, dağda bayırda yürüyüş yap gel. Güzel/anlamlı bir ömrün böyle bir şey olduğuna inanan çok fazla insan var. Rahatları azıcık bozulduğunda bir anda aşırı sağ partilere yönelmeleri de bundan. Aman sorunları çözelim, yeni çıkış yolları arayalım vs. yok, para yok, mültecileri atalım gitsin. Sıradan adamı suçlamıyorum ama elitleri, okumuşları da bundan çok farklı değil.

TR'de gidilen yönü beğenmesem de bir dinamizm var, bu iyi bir şey bence, ben seviyorum.
0
plutongezegendegilmi
(26.01.21)
Hollanda'da yasiyorum, burasi ile Turkiye'yi karsilastiracak olursak iklim, mutfak/yemek Turkiye'nin en buyuk artisi. Bunlar ve aile, yakinlar disinda Turkiye'de ozlenen pek bir sey yok.

Is yapma, is kulturu/ahlaki ise karsilastirilamaz. Turkiye'de birakin sozlu anlasmayi, yazili anlasmalari dahi kimse sallamiyor. Hukuken hakkinizi aramaya kalksaniz zaten o baska hikaye. Ozetle Turkiye'de ticaret ve is ahlaki yerlerde.

Turkiye'de bankacilik sistemi daha gelismis ve esnek fakat Avrupa gittikce arayi kapatiyor. Ozellikle odeme sistemleri konusunda Turkiye cok kisitli imkanlar sunuyor. e-devlet bu ulkelerin hepsinde var. Hollanda icin konusursak gayet basarilir ve bir suru ozel sirket ile ( elektrik, su gibi ) entegre olarak da calisiyor.

Ev alma meselesini karsilastirmak anlamsiz. Hollanda'da asgari ucret sahibi bir cift rahatlikla ev alabilir ( sehir merkezinde, kanal manzarali degil tabi ki ) bunun icin pesinata da gerek yok. AB vatandasi degilseniz faiz biraz daha yuksek ya da bir miktar pesinat (%10 sanirim) ayni faiz orani ile kredi almak mumkun. Gerekli olan tek sey suresiz is kontrati ve Hollanda'da 1 yildir ikamet etmek.

Turkiye'nin en buyuk avantajlarindan birisi ( tabi ki paraniz varsa ) ucuz iscilik. Zaten bahsedilmis, evde ampul patlasa degisitirmek icin adam cagirabilirsiniz. Gunluk yasam icin ornek verirsek, makul fiyata berber/kuafore gitmek mumkun.

Uzun uzun yazmak gereksiz aslinda. Turkiye'nin Avrupa'ya gore en buyuk avantaji yeterli paraniz var ise her turlu kurali, kanunu kendi avantajiniza olacak sekilde esnetebilirsiniz. Avrupa'da bu o kadar kolay degil.
0
whisky
(28.01.21)
@acemi

aöf mezunları almanya'da yüksek lisans yapabiliyor mu? (benim bildiğim kadarıyla kabul etmiyorlar, o nedenle soruyorum)

ingiltere'deki sistemi başarılı kılan nedir?

türkiye için online eğitimde başarılıyız, türkiye 3. sırada demişsiniz mesela. neye göre üçüncü sırada? öğrenci sayısına göre mi? eğer öyleyse anlamsız. eğitim kalitesine göre mi? bunu nasıl ölçmüşler bilmek isterim. yani buradan mezun olan öğrencilerle ilgili örgünlerle karşılaştıran bir araştırma mı yapılmış?
0
Sour
(04.02.21)
(16)

kuyrukta öne geçmeye çalışan güzel kızlar

buenosdias
dün markette kızın teki kuyruğa rağmen önüme geçip ödeme yapmaya yeltendi. ben de sıra var arkaya geç deyip bozdum. cevap falan verdi bir süre tartıştık, sonra arkama geçti.sorum şu. bu 3. kez başıma geliyor. sadece ben tepki veriyorum. kimse tepki vermiyor. hatta çoğunda hakkı olmamalarına rağmen a
dün markette kızın teki kuyruğa rağmen önüme geçip ödeme yapmaya yeltendi. ben de sıra var arkaya geç deyip bozdum. cevap falan verdi bir süre tartıştık, sonra arkama geçti.

sorum şu. bu 3. kez başıma geliyor. sadece ben tepki veriyorum. kimse tepki vermiyor. hatta çoğunda hakkı olmamalarına rağmen arkama geçiyorlar. arkadakiler de kuzu kuzu biat edip ses çıkarmıyorlar. bana inanılmaz anlamsız geliyor, acaba güzel kızlara sırada öncelik tanımak bir görgü kuralı mı? yoksa sevgili, baba yada abaza erkekler tarafından sosyal hayatta prenses gibi yetiştirilen kezbanların triplerine ses çıkarılmaması tamamen ezik kültürden mi geliyor?

siz nasıl tepki verirdiniz?
0
buenosdias
(01.01.21)
Tartismazdim muhtemelen. O anki ruh halime de bağlı tabi bu ama. Dediğiniz gibi bir durumla de hiç karşılaşmadım.
0
allah yazdiysa bozsun
(01.01.21)
Kim olduğundan bağımsız cevap veriyorum, çünkü fark etmiyor. Cahille tartışmaya girmekten kaçınırım. Kişi dış görünüşüyle az çok belli eder zaten kendini.

Bir keresinde markette kasanın diğer tarafından, yani çıkış kapısının ordan gelen bi adam sıra bende olmasına rağmen elindeki ürünleri kasanın oraya koydu. Zaten orası daracık bir alan. 4-5 ufak ürün koyunca dolan bir yer. Adama "pardon sırada ben varım." dedim. Adam sinirli sinirli "sıranı yemedik ya. elimde durmasın diye oraya koydum." falan demeye başladı. Agresif tavırlar sergilemeye başladı. Ben de karşılık versem kavga çıkacak. Bu tip adamlarla kavga etmek bana bir şey kazandırmaz. O yüzden çoğu zaman sesimi çıkarmıyorum. "Hakkın yeniyor" diye düşünebilirsin. Varsın market sırasında önüme geçsin. O kadar ciddi bir hak değil açıkçası.
0
himmet dayi
(01.01.21)
tabiiki değil.
ayrıca sizin önüne geçmeleri sizin izninize bağlı değil sadece; arkanızda birileri varsa onların da önüne geçmiş oluyor.
uygun ve nazik bir dille uyarmak lazım kadın erkek genç yaşlı fark etmez.

edit: cahille mücadeleye inanıyorum -elbette uygun koşullarda- hiçbir şey yapmamak hareketlerini onadığınız anlamına geliyor, sürekli yapıyorlar.
0
jimjim
(01.01.21)
Sırra var ama madem çok öne geçmek istiyorsunuz buyurun derdim
0
fempusay
(01.01.21)
Kurnazlık her zaman var ama tartışılacak bir konu değil.sende basit bir konudan hem dolmussun hemde hala atarlanır gibisin,dun olmus olayda hala kezbanlar,ezikler falan modundasın.bu marketten çıktığında kapanacak bir konu,bu ezik kültüre son verdiğin için alkışlanacak bir durum değil.

Ben cok takılmam,acelesi olanı anlarsam buyur gec derim.yuzsuzlukle yapana hele bşr dur,soluklan yaparım ama uzatmam.
0
duptıs
(01.01.21)
@jimjim

mücadele ettiğinde de yapmaya devam ediyorlar. bir şey değişmiyor. sadece o an sıranın arkasına geçebilir ama bu davranış onun sonsuza dek değiştiği anlamına gelmiyor. fırsatı varsa yine yapıyor. sen orada tartıştığın ve sinirlendiğinle kalıyorsun.
0
himmet dayi
(01.01.21)
yoo sinirlenmeden yap. :D
yani ben de şöyle düşünüp sinirleniyorum; şimdi bişey söylemediğim için kendini haklı, yaptığını doğru ve beni de keriz olarak düşündü.

yani evet, ruh sağlığımızı bozmadan devam etmek gerek.
0
jimjim
(01.01.21)
Otobüs durağında çok oluyor. Ama güzel kız değil genelde kilolu kapalı teyzeler çok yapıyor. Bir de ergen irisi tipler kulaklıkla duymuyorum ayağı yapıyor. Ben de fırsatını bulursam sıra var yapıyorum. Genelde uyarılsa da en sona gitmiyorlar. Doğrudur, kimse sallanıyor, hatta binsin nolacak tadında herkes. En arkadaki adam efendin sıra beklediği için ayakta kalacak. Bu kaynakçı otururken belki. Tane tane herkese anlatmak mümkün değil.
0
baal
(01.01.21)
Aslinda kimse tepki vermiyor sorusunun teyidini de almışsınız cevaplari okuyunca.
Ben tepki veririm. Çünkü bu ulkede susarsan hep hakkını yerler. Saygisiz bir milletiz. Şark kurnazi bir tipin kendiliginden bir şeyleri anlamasini beklemek boşa bir çaba. Gayet net bir ses tonuyla “sıra var” derim. Uzatmasam da onun huzursuz bir şekilde marketten ayrilmasi lazim, benim değil.
0
her giriste sifresini unutan adam
(01.01.21)
Ben uyaririm
0
nax
(01.01.21)
Ben sirayi bozan herkesi nerede olursa olsun uyaririm.
0
eylul
(01.01.21)
uyarırım, topluluk kuralları diye bir şey var, birbirimize saygılı olmak zorundayız yapılan yanlış, doğru insanlar çoğunlukta olduğu sürece bu sırtlanlar da duruma ayak uydurmak zorunda kalacaklar. Bunu market sırası özelinde yazmıyorum genel olarak düşünebilirsiniz, başkası tartışırken de haklı olandan yana konuşup bende destek veririm hatta.
0
firavunfaresi
(01.01.21)
kız güzelse öne geçmeye hakkı vardır. değilse sıra var diye bağırırım.
0
Sour
(01.01.21)
benzer sey otobuste basima geldi ama sira degil, benim biletimin numarasina oturmus kalkmiyor, insan gibi söyledim, kalkmadi. kalkmiyor bir de hic suclu gibi degil yani ben olsam utanirim yapamam. polis diye bagirdim, muavin gelince hanimefendi yerimi gasp ediyor diye olay cikardim. öyle saca böyle tarak yani bende az cingen degilim.
ezik kültürden ziyade bana da bizim duskun erkeklerden rica etmeye alismislar gibi geldi. bir de deliye bulasacagina caliyi dolas diye de düsünüyo olabilir insanlar.
0
wishmaythşngs
(01.01.21)
"ben güzelim bu bana ses çıkarmaz" böcek muamelesi yapar ezerim.

"Ben kurnazım araya kaynarım" yedirmem o sırayı.

"Telaşlı hareket edeyim acelem olduğunu düşünüp idare etsinler" idare ederim.
0
IncredibleMau
(01.01.21)
güzel kızlara ben önüme geçiririm. yakından izliyorum iyi oluyor.
0
diffarentiationation
(01.01.21)
(6)

yatırım amaçlı ev

sayha
istanbulda tavsiye edebileceğiniz bölgeler var mı acaba? ileride değerlenme potansiyeli olan, deprem riski düşük.
istanbulda tavsiye edebileceğiniz bölgeler var mı acaba? ileride değerlenme potansiyeli olan, deprem riski düşük.
0
sayha
(22.12.20)
Ben olsam eve para vermezdim.
0
allah yazdiysa bozsun
(22.12.20)
İstanbul'da deprem riski düşük olan bir yer olduğunu düşünmüyorum
İstanbulda -5 kot dahi olsa her yer para eder
0
paramolacak
(22.12.20)
istanbul'un kuzeyi; kemerburgaz ve arnavutköy. deprem riski düşük, yeni binalar, değerlenme potansiyeli yüksek.
0
Sour
(22.12.20)
Ev alınmaz, ama Çekmeköy tarafından arsa alabilirsin.
0
malheiros
(22.12.20)
istanbul'un karadeniz kıyıları yapılaşmaya çok müsait. o bölgeye yapılan 4-5 şeritli otobanlar boşuna yapılmadı. istanbulda sağ ve sola genişleyecek pek alan kalmadığı için şehir yukarı doğru genişleyecek önümüzdeki 5-10 yılda.
0
roket adam
(22.12.20)
Halkalı Atakent
evin değeri 2 kat attı 4 senede
kira da 1 gün boş kalmadı, ilk aldığım fiyatı çıkarttı
0
summatinyourteeth
(22.12.20)
(3)

nusret etin arasına ne koyuyor?

Sour
link vermeye izin vermiyor ama en son videosunda da görebilirsiniz. hamburger etinin arasına bir şey koyuyor. tavuk gibi duruyor. daha önceki videolarında da gördüm. o nedir?
link vermeye izin vermiyor ama en son videosunda da görebilirsiniz. hamburger etinin arasına bir şey koyuyor. tavuk gibi duruyor. daha önceki videolarında da gördüm. o nedir?
0
Sour
(22.12.20)
yorumlara kuyruk yagi demisler genelde, kizarmis 24 karat altin yazan da olmus.
0
mirafiori
(22.12.20)
Mantara benzettim.
0
allah yazdiysa bozsun
(22.12.20)
soru güncel.
0
🌸Sour
(21.01.21)
(13)

gece tuvalete kalmak prostat belirtisi mi?

Sour
genelde böyle deniyor ama bunun bir sıklığı olması gerekmiyor mu? yani ben hep gece tuvalete kalkarım. herkesi de böyle biliyordum. hatta ailemden de şahidim yani onlar da gece kalkıyor. ailecek prostat olma ihtimalimiz nedir? :) gece tuvalete gitme sıklığınız nedir? sıvı tüketme oranınız nedir?
genelde böyle deniyor ama bunun bir sıklığı olması gerekmiyor mu? yani ben hep gece tuvalete kalkarım. herkesi de böyle biliyordum. hatta ailemden de şahidim yani onlar da gece kalkıyor. ailecek prostat olma ihtimalimiz nedir? :) gece tuvalete gitme sıklığınız nedir? sıvı tüketme oranınız nedir?
0
Sour
(07.12.20)
valla ben her gece yataktan uyanıp gidiyorum. Günde yaklaşık 2 litre su içiyorum onun dışında kahva ve çay da çok içiyorum.
0
olaylar olaylar
(07.12.20)
Yetişkinlerde gece tuvalete kalkmak normal değil. Etrafımdaki hiçkimse gece tuvalete kalkmaz.
0
sta
(07.12.20)
ben gece 2-3 kere kalkıyorum. çok rahatsız edici. doktara gideceğim
0
tavish11
(07.12.20)
Yatmaya yakın bir şey içmiyorum, içersem de 2-3 yudum. mışıl mışıl uyuyorum.
0
yarey
(07.12.20)
sıvı tüketme oranından ziyade tükettiğiniz saate, akşam yediğiniz şeylere göre değişir.
0
uuth
(07.12.20)
Hastalık belirtisi.
0
Tochinoshin
(07.12.20)
Gece yatmadan önce 1-2 bardak su içip yatarım, hiç tuvalete kalktığımı hatırlamıyorum. Gün içinde de aralıksız çay-kahve-su-maden suyu içiyorum.

Dolayısıyla illa prostat değil ama belki bakteri vs. başka bir soruna işaret edebiliyor olabilir. Bence bi doktora gidin.
0
plutongezegendegilmi
(07.12.20)
gece tuvalete 1 kere yada en fazla 2 kere kalkılması normaldir. ama 2 den fazlaysa normal değildir. yatmadan 2 saat önce birşeyler içmeyi kesin bir de öyle bi bakın.

ben mesela saat 10dan sonra bir şey içmiyorum ve gece tuvalete kalkmıyorum.
0
sizofren06
(07.12.20)
birbiriyle çakışan çok bilgi var. mesela @sta X @sizorfren06.

10'dan sonra içmemeyi deneyeceğim. bakalım neler olacak.
0
🌸Sour
(07.12.20)
gün içinde çay kahve su çok tüketiyorum, bu nedenle gün içinde çok sık wc'ye girer çıkarım ama gece uykudan uyanıp gidecek kadar hiç olmadım şimdilik..
0
strobist
(07.12.20)
Gece tuvalete kalkmak şeker hastalığının da belirtisi olabilir.
Gündüz de sık idrar yapıyor musunuz
0
fezagezgini
(07.12.20)
Bende iyi huylu prostat büyümesi var, evet prostatın belirtilerinden biri bu ama kesin budur diyemeyiz tabi, doktora gitmen lazım.

Bende ne olduysa 24 yaşında oldu, prostat iltihabı geçirdim. Doktora gittiğimde prostatımın olması gerekenden çok daha büyük olduğunu söylemişti. Prostat iltihabı ara ara tekrarlıyor. 28 yaşına geldiğimde, yani geçen yıldan beri de geceleri işemeye kalkmaya başladım, genelde bir defa kalkıyorum, nadiren kalkmadığım oluyor.

Ne içtiğinle hiç alakası yok. Ben hayatım boyunca, yatmadan 30 saniye önce (öyle 3-4 saat de değil) hep dev bir bardaktan -en az 250-300 ml- su içmeden uyumayan bir insandım, hiç de uyanmıyordum geceleri.

Şeker hastası değilim. Hiçbir hastalığım da yok.

Artık içmiyorum, ona rağmen işemeye kalkıyorum. :))
0
hayirsiz
(07.12.20)
(2)

telefon ekranını tuttuğumuzda dil değiştiren app

Sour
merhaba. yıllar önce görmüştüm bu application'ı. açtığınızda telefon kamerasını çevirmesini istediğiniz yere tutuyorsunuz ve otomatik çeviriyor. android için arıyorum. bu programın adı nedir?
merhaba. yıllar önce görmüştüm bu application'ı. açtığınızda telefon kamerasını çevirmesini istediğiniz yere tutuyorsunuz ve otomatik çeviriyor. android için arıyorum. bu programın adı nedir?
0
Sour
(28.11.20)
google translate
0
zikardo
(28.11.20)
:D gerçekten oymuş.
0
🌸Sour
(28.11.20)
(5)

çince bilenler bakabilir mi?

Sour
Xiaoqi ismi nasıl telaffuz ediliyor?tşk.
Xiaoqi ismi nasıl telaffuz ediliyor?

tşk.
0
Sour
(11.11.20)
translate.google.com

burdan xiaoqi'nin altindaki ses butonuyla duyulabilir.

saoci gibi bir sey
0
fakyoras
(11.11.20)
bu google translate yanlış çevirmesin şimdi :D
0
🌸Sour
(11.11.20)
Şaoçi
0
yarey
(11.11.20)
Xiaoqi : Şiyaoçi veya kolay yolu ile Şiyavçi

X: Ş olarak
Q: Ç olarak telaffuz edilir.
0
cossecant
(11.11.20)
Tonlari bilmeden okursan her seferinde yanlis telaffuz edersin ve farkli anlam ortaya çıkar ancak şimdilik dümdüz şiaoçi dert yaratmaz
0
steve keller
(11.11.20)
(9)

Doktora yapıp da memnun olan var mı?

kırmızıayakkabılıgargamel
Memnun olan dediğim, halinden memnun olan. Ya ben olmak istediğim yerdeyim ve şu anki konumumdan memnunum diyen var mı?Memnunsanız neden memnunsunuz?Memnun değilseniz neden memnun değilsiniz?Özellikle yurtdışında doktora yapanları merak ediyorum. Ben de ağır bir yüksek lisans döneminde aşırı bunalıy
Memnun olan dediğim, halinden memnun olan. Ya ben olmak istediğim yerdeyim ve şu anki konumumdan memnunum diyen var mı?

Memnunsanız neden memnunsunuz?
Memnun değilseniz neden memnun değilsiniz?

Özellikle yurtdışında doktora yapanları merak ediyorum.

Ben de ağır bir yüksek lisans döneminde aşırı bunalıyordum, daha da devam etmeyeceğim akademiye diye bıraktım ama şimdilerde sürekli bir şeyler öğrendiğimi düşündüğüm o hissi çok özlediğimi fark ettim. Peki değer mi?, diye soruyorum kendime, o yüzden de size sormak istedim.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(06.11.20)
Olmak istediğim yerin ötesindeyim. Ama mutlu değilim. Maddi getirisi beklentim kadar olmadı. Gerçekçi olalım, bilim de para için yapılır. Aç ayı oynamaz.
0
goklerdengelenkarar
(06.11.20)
Oo en sevdiğim konu, önce PHD öğrencilerinin durumunu buraya bırakayım:

The mental health of PhD researchers demands urgent attention
www.nature.com

Kendi açımdan orta halli bir üniversitede yaşam bilimleri doktorası yapmaya çalışıyorum. Parasızlık, saygı görmeme, ülkenin durumu, diğer ülkelere kıyasla yeni birşey ortaya koymanın zor olması, akademideki liyakat problemleri gibi türlü sebeplerle defalarca bırakmaya çalıştım, hala da çalışıyorum ama yerine de bir iş bulabilmiş değilim. Eğer belediyede bir temizlik işleri pozisyonu bulursam hiç düşünmeden bırakıp geçeceğim :)

Düşüncem: Türkiyede maddi açıdan getiri için lisanüstü eğitim yapmamak lazım. Eğer durumunuz iyiyse bilgiye/bilime merak duyuyorsanız o zaman kişisel tatmin için yapılabilir. Diğer türlüsü aşağıdaki gibi oluyor: pbs.twimg.com
0
superior
(06.11.20)
valla ben yurtdışında master yapıp doktorayı burada yaptım. yurtdışında kalıp normal bir iş yapsam daha mutlu olurmuşum sanırım.

bunun dışında kadrom vardı işte doktora yapmam lazımdı, yaptım. burada bilmiyorum öyle bilim milim pek yok. liyakat de pek yok. bakalım uğraşıyoruz...
0
passion rules the game
(06.11.20)
Akademiden kovalayacaksan zaten sansin yok devam etmen lazim. Ama masterda bunaliyorsan zaten akademi insani degilsin buyuk ihtimal.

Ozel sektorden tirmalayacagini varsayarsak bence pek bir avantaji yok, tersine dezavantaja sebep olur diyebilirim. Avantaja cevirebilmen icin cok ni$ bir is bulman lazim, o da lotoyu tutturmak gibi birsey.

Bence master'dan sonra zorlama bir ise gir bir sure calis, eger ilerde okuyacagin tutarsa doktora falan kasmak yerine bir MBA falan cakarsin devam edersin.
0
cooperr
(06.11.20)
@cooper özel sektörde neden dezavantaj oluyor?
0
🌸kırmızıayakkabılıgargamel
(06.11.20)
Türkiye'deki doktora doktora falan değil. Ben girip bıraktım. Mphil gibi bir şey Türkiye'deki PhD.
0
OrangeYellow
(06.11.20)
@kırmızıayakkabılıgargamel

cunku bircok sirketin calistiklari sektorle alakali didisinin didisinin didisini yapmis insana ihtiyaci yok, ustune 30 yasina kadar kitaplarin arasinda kaybolmussun gercek hayat deneyimin yok, bu arada coluk cocuga karismis olabilirsin belirli bir para beklentin var, sirketler icin kisaca "korkutucu" bir tipsin . Benim gordugum yurtdisinda cogu sirket duz mezun alip kendi yetistirmek istiyor. Benim ilk isimi ararken sirf masterim oldugu icin 10 mulakata girdiysem 5inden red yedim.

2 senedir bosta olan cift master + phd yapmis bir arkadas var, bir ara calistigim sirket adam ariyordu, cocuk ne kadar maas verirlerse versinler baslamaya hazirdi, cvsini benim patrona verdim adam bakti burusturdu cope atti, okula geri donsun dedi. Acikli ama hayatin gercekleri boyle..
0
cooperr
(06.11.20)
Pişmanım. Film çekip sanatta yeterlik yapıp mezun olabilirdim (küçümsemiyorum sadece zaten işim buydu) mezun olan insanların tezlerine baktığımda da hayal kırıklığı yaşıyorum. Bir de gerçekten hak etmeyen fazlaca insan mevcut. yedim bir bok bari hakkıyla yapayım dediğim için 6 yıl olacak hala ama tezim bitemedi.

Vakıf üniversitesinde üç kuruşa çalışıp kendime acıdığım ve sarıldığım dönemlere tez bittikten sonra merhaba diyeceğim için üzgünüm. Ailem olmasa büyük ekonomik sıkıntılar içindeydim çünkü tezi bitirmek adına o üç kuruş kazandığım işimi bıraktım. Bir yolunu bulup postdoc ile yurtdışına gidip daha ne kadar hayatımın içine sıçabilirim düşüncesi de beni terk etmiş değil.

Yine de sorsalar bunları bile bile doktora yapar mısın diye. Evet derdim. Pişman olsam da bu süreci yeniden bile bile yaşardım. Büyüttü, olgunlaştırdı ve çok şey kattı.
0
Corpsebridee
(06.11.20)
doktora maddi getiri için yapılan bir şey değil zaten. sevmeniz lazım. çok sıkıcı bir kitabı okuyun mesela. en az 5, 6 yıl harcıyorsunuz ve benzer kitapları okuyorsunuz, üzerinde çalışıyorsunuz. böyle bir şey olur sevmezseniz. onda bile zorlu oluyor çünkü sürekli aynı konudan sıkılıyorsunuz. başka bir şey yapmanıza vakit kalmıyor.

çağrı mert'in sinan canan'la bir söyleşisi vardı. ona baktım geçen gün. çocuğa sonuna kadar hak veriyorum. tatil yok, bununla yatıp kalkmanız gerekiyor, ben günde mesela 10-15 saat çalışıyorumdur rahat. böyle bir hayat.

genellikle olumsuz yönlerini yazdım ama çok sevdiğiniz bir konu olursa motivasyonunuz artıyor. bu da sizi daha çok çalıştırıyorsa ve sonunda başarı elde ediyorsanız güzel. türkiye'de insanlar genelde askerden kaçmak, iş bulamadıkları için veya işten kaçmak için doktora yapıyorlar. yani gerçek bir akademi, bilim aşkından değil. bu arada ben türkiye'de yaşamıyorum.

türkiye'de bazı bakımlardan daha zor bazı bakımlardan daha kolay. mesela akademik açıdan o kadar zor değildir (aşağıdaki linkten bakabilirsin) ama bürokrası ve gereksiz işlerle uğraşmak zordur. yurt dışında ise tam tersi gereksiz işlerle, bürokrasiyle, kalitesiz insanlarla uğraşmazsın ama akademik açıdan daha zordur.

şu duyuruda süreci anlatmıştım;
www.eksiduyuru.com
0
Sour
(06.11.20)
(4)

fantezi vs. gerçek hayat

Bruce
aslında gönül işilik bir durum değil ama mod'ların buraya taşıyacağını tahmin ettiğim için böyle açtım. cinsel birliktelik esnasında normal hayatındaki halinin tam tersi fantezilere sahip bir insan için psikolojik olarak nasıl bir tanımlama yapılabilir? bu kişinin aslında olduğu kişi fantezilerindek
aslında gönül işilik bir durum değil ama mod'ların buraya taşıyacağını tahmin ettiğim için böyle açtım.

cinsel birliktelik esnasında normal hayatındaki halinin tam tersi fantezilere sahip bir insan için psikolojik olarak nasıl bir tanımlama yapılabilir? bu kişinin aslında olduğu kişi fantezilerindeki halidir denebilir mi? öyleyse bile bunun farkında olup o halini kötü bulup tam tersi role bürünmesi samimiyetsiz mi gelir size?

ya da fanteziler birer kaçış mıdır, bilinmeyen ya da alışıldık olmayanı tatmanın verdiği zevk midir? bu konuda okuyabileceğim bilimsel makaleler ya da kitaplar varsa öneri alabilirim.

teşekkürler!
0
Bruce
(05.11.20)
Hepimizin karanlık yönleri vardır. Bu bizim o fanteziyle olan bağımızı yansıtmaz. Böyle bir zorunluluk yok. Burada problem gerçeğin alanının muallak yapısıdır. Gerçeği yanlış tanımlamış olmamızdır. Her zaman fantezi gerçekten önce gelir fakat bu bilinen anlamda -cinsel - olmak zorunda değildir. Gerçek çarpıltrılmış olduğu için fantezi hep gerçekle çatışır gibi olur.

O yüzden cinsel fantezileri aslında gerçeğin sıkışmış yapısını aşma eğilimi olarak görülebilir, bunu da bizler yaratırız gerçeği dar bir alana hapsederek.

Lacan okumanı öneririm
0
olaylar olaylar
(05.11.20)
normal hayatındaki halinin tam tersi fanteziler kısmını anlamadım. yani normal hayattaki fantezi nasıl oluyor? diyelim ki bu kişinin facesitting fantezisi var. bu normal hayata nasıl uyumlu ya da uyumsuz oluyor o kısmını anlamdım. bunu nasıl anlayabiliyorsunuz?
0
Sour
(05.11.20)
Yok ya bence denmez. Seks baska gercek hayat baska.

Millet o kadar uzun yazmis ki kendimi dunyadan daha duz bir adam gibi hissettim(evet dunyadan)
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(05.11.20)
yatakta olan yatakta kalir, üzerine bilimsel makale kitap okunacak bir mesele yok. yataktakiler kendi rizasi ile istedigini yapmakta istedigini düsünmekte serbest, bunun icin sucluluk duymana gerek yok. bana asıl tam tersi garip geliyor, insanlar gercek yaşamlarında oldukları kadar yatakta da sıkıcı iseler hiç cekilmiyorlar.
0
proteus
(08.11.20)
(16)

günümüz ilişkilerinde sizce hemen hemen herkes aldatıyor mu?

Stoneface
sb
sb
0
Stoneface
(25.09.20)
Hayır.
0
fezagezgini_4
(25.09.20)
Benim çevremde evet.
0
megalomaniac
(25.09.20)
Hayır. Düzgün ilişkiler var. Ben hiç sevgililerimi aldatmadım, bildiğim kadarıyla da hiç aldatılmadım. Yakın çevremde, uzaktan tanıdıklarımda da gayet güzel ilişki olduğunu bildiğim çiftler var.
0
GoodMorningTeacher
(25.09.20)
Hiç aldatacagini düşünmediğim kişiler aldattı, aldatıldı ve tersine de çok şahit oldum.
Sadece şunu diyebilirim,yalan olsa bile güvenebilmek büyük şans.
0
kisa
(25.09.20)
Ben aldattım hacı. Evlensem de aldatirim herhalde emin degilim
0
allah yazdiysa bozsun
(25.09.20)
hayır. ben aldatmıyorum. aldatıldığımı da öğrenmedim. takılmalık bir ilişki hiç yaşamadığım için böyle şeylere ihtiyaç duymuyorum. çok fazla ilişkim de olmadı açıkçası ama karşı taraf aldattıysa haberim olmadıysa bilemem.
Sevgim bittiyse ya da kafamda olmayacağına kanaat getirirsem bitiriyorum. karşı tarafa da bunu yapmasını söylüyorum.
Çevremde de aldatan ve aldatmayan kişiler var. aldatanların ilişkisi takılmalık oluyor genelde. karşı taraf aldatsa da sorun etmeyeceğini söyleyenler de var. Ancak çevremin büyük çoğunluğu aldatmıyor.
0
cahs
(25.09.20)
Ben bunun yapı karakter meselesi olduğunu düşünüyorum. Ben yapamıyorum mesela asla. Düşüncesi bile çok rahatsız edici bir şey.
Ben de bildiğim kadarıyla aldatılmadım hiç.

Ama bunu çok normal sanki olması gereken bir şeymiş gibi yaşayan, öyle anlatan insanlar var çok enteresan. Soruyorum çevreme bazen. Abi diyorum anlat. Neden yapıyorsun, sonrasında kötü hissetmiyor musun, nasıl bakıyorsun yüzüne falan. Doğru dürüst cevap veren olmadı şimdiye kadar. Hepsi kem küm şöyle oldu böyle oldu hele hele rockstar. Sadece yapabildiği için yapıyor belki de insanlar bilmiyorum. Korkunç bir şey. Karşısındakini geçtim insan kendine bunu yapmamalı. Üçüne de ayıp.

Ama uzun bir süredir ben de çevremde çok görüyorum. Sosyal zerzavatların bir derece sebep olduğunu düşünüyorum. Artık sağa kaydırmak kadar kolay. Çok kolay harcanabiliriz o yüzden.
0
Giovanni Pipitto
(25.09.20)
Hayır.
0
fever
(25.09.20)
Öyle olmadığına inanmak istiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(26.09.20)
İlişkisine göre değişiyor. Bi ilişkide aldatan başka ilişkisinde aldatmayabiliyor.
0
pass
(26.09.20)
hayır.
0
Sour
(26.09.20)
Hayır.
0
hayirsiz
(26.09.20)
millet "günümüz ilişkileri" diye diye kafayı yedi... hep sosyal medya yüzünden bunlar. sanıyorlar ki bunlar 30 ya da 130 sene önce hiç olmuyordu, herkes birer efsanevi romantik aşıktı, sevdiğinden başkasını görmezdi gözü, tüm ilişkiler örnek ve mükemmeldi. geçin abi günümüz ilişkisini, twitter "feno"sunun nasıl yaşadığından size ne ki?

önemli olan anlaşabileceğin ve güvenebileceğin birini bulmak. gerisi hikaye. isterse tüm dünyanın ilişki anlayışı değişmiş olsun, ben benimle aynı şeyi isteyen bir kişi bulmuşsam o bana yeter mantıken, ben bir kişiyle ilişki yaşıyorum sonuçta dünyayla değil.

kimse "aaa artık aldatmak moda oldu şekerim" falan deyip de aldatmaz. bu tip şeylerin zamanla falan da alakası yok pek. geçmişin övüleceği yer var, övülmeyeceği yer var.
0
der meister
(26.09.20)
bunu düşünmektense hayatınızı birinin üzerine kurmak yerine, ilişkinin en kontrolden çıktığı ve aşkın her şeyin önünde olduğu anlarda dahi kendi yolunuzda gitmeyi becerebilirseniz, sonunda aldatılsanız dahi uzun süreli bir pişmanlık ya da üzüntü duymazsınız. hem bu hayatta böyle tipler olduğu kadar çok tatlı, söyledikleriyle kafalarından geçenin aynı olduğu belli, kendine güveni olan insanlar da var ve kalitelerini bir şekilde belli ediyorlar bana kalırsa. hehe.
0
bohr atom modeli
(26.09.20)
oran veriyorum %95 evet
0
purrp
(26.09.20)
Cevabım hayır. Düzgün ilişkiler de var.

Ancak bu hayatta aldatmasını bekleyeceğim en son kişilerden birinin bile eşini aldattığını öğrendim. O yüzden 'Hayır' cevabından o kadar da emin olamıyorum.
0
himmet dayi
(26.09.20)
(5)

Yüksek lisansa haftanın kaç günü gidiliyor

havadakarada
Ve günde kaç saat ders görülüyor? Sosyal bilimler alanında bir programdan örnek verebiliriz. Bir diğer sorum da birçok bölümün ikinci öğretimi var mı?
Ve günde kaç saat ders görülüyor? Sosyal bilimler alanında bir programdan örnek verebiliriz. Bir diğer sorum da birçok bölümün ikinci öğretimi var mı?
0
havadakarada
(24.09.20)
Çalışırken yüksek lisans yapabilmek amacıyla soruyorum. Yapmak istediğim bölüm Çağdaş Türk Lehçeleri.
0
🌸havadakarada
(24.09.20)
çok zor bir soru çünkü net bir cevabı yok. ancak kendi yüksek lisansımın örneğini verebilirim; haftanın 4 günü ve ikinci öğretimdi ama 6'da başlıyordu. istanbul'da olduğumdan 1 saat kadar yolum vardı. 10 gibi bitiyordu. 11 gibi evde oluyordum. böyle.
0
Sour
(24.09.20)
bölüme ve hocalara göre degisir ama dersler genelde iki güne toplanir. iki tam gün derste olman gerekir. bunun disinda hoca isterse diger günler de gelirsin, iş görürsün.
0
proteus
(25.09.20)
Bizde haftanın beş günü ders var. Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
0
vedatchilipeppers
(25.09.20)
Bizde haftada 3 gün ders oluyordu(pzt,sa,çar). Dönemde 3-4 ders ve 2-3 proje/seminer olarak. Ama dedikleri gibi çok değişken var. Benim gördüğüm 2. Öğretimler genelde tezsiz oluyor.
0
the coon
(25.09.20)
(9)

sahibinden.com'da yazan barzo tipler

insomniac
Birkaç eşya ilanı verdik. ne kadar barzo varsa arıyor. pazarlık teklif ediyorlar, hayır deyince asarım keserim muhabbeti yapan var. Bu site genelde böyle mi bana mı denk geliyor?
Birkaç eşya ilanı verdik. ne kadar barzo varsa arıyor. pazarlık teklif ediyorlar, hayır deyince asarım keserim muhabbeti yapan var. Bu site genelde böyle mi bana mı denk geliyor?
0
insomniac
(24.09.20)
genelde öyle hocam görmezden gel geç. letgo'da aynı.
0
nahtoderfahrung
(24.09.20)
Yaklasik 10 yildir kullanirim, asarim keserim diyene denk gelmedim. Ilana pazarlik yok, son fiyat bu sadece almak icin arayin vs yazabilirsin.
0
brkylmz
(24.09.20)
gittigidiyor ve sahibinden.com'da birçok ikinci el eşyamı sattığım oldu. üstelik bu ikinci el eşyalar dandik eşyalardı.

ama son yıllarda sıfır veya sıfır ayarındaki ürünleri bile satamıyorum. gelen geçen ölü fiyat veriyor. şu ihtimaller var:

- "ya tutarsa" diye olta atıp, tutarsa neredeyse beleşe almış olacak.

- alıp daha yüksek fiyata satacak ya da bunu sahibi olduğu işyerinde satacak.

sattığım şeyler de oldu elbet. gerçekten ihtiyacı olan ve satılan şeyin ederini bilen vicdanlı insaflı insanlar da var. özellikle letgo'dan daha çok satış oluyor artık. ama orada da ölücü var.

kısaca internet kullanıcı profili değişti diyebiliriz. ekonomik kriz de olabilir. ama yok yok kullanıcılar değişti.
0
tabudeviren
(24.09.20)
bana da bir kez öyle bir tip denk gelmişti. piyasa araştırması yapmadan bir bilgisayar parçası koymuştum, meğer çok düşük fiyatmış.

hıyarın teki sülük gibi yapıştı. "mesajlarıma cevap vermek zorundasın, buraya ilan koyduysan satmak zorundasın" gibi. aklınca benim manipüle edecek gerizekalı :D

bastım engeli gitti :)
0
tabudeviren
(24.09.20)
pazarlık payı yok. ciddi alıcılar arasın. mesajlara bakmıyorum dersen sorun çözülür. ben hiç mesajla uğraşmıyorum. gereksiz uzatıyorlar. öylesine soruyorlar. canları mı sıkılıyordur nedir. ciddi olan arıyor zaten. telefonunu da özel numaralara kapat dememe gerek yok herhalde?
0
Sour
(24.09.20)
tel no vermek istemiyorum. bir de tel no cular dolu.

@sour tel no işi sakat. pazarlık için arıyorlar. aklı sıra telde konusunca ikna olacağım
0
🌸insomniac
(24.09.20)
Sıkıntılı şeyler görürsen direkt bildir, sahibinden yönetimi iyi çalışıyor banlıyorlar direkt.
0
roket adam
(24.09.20)
açılın tespit yapıcam. akp sayesinde son 10 yılda en çok artan şeyler

1. dilencilik.
2. alsatçılık.

üretim, çalışma, işgücü yok tamamen asalak ekonomisi.

sabahtan akşama kadar sahibinden, letgo bilmem ne kovalayarak ev, araba, eşya, telefon alsat yapan asalak dolu ülke.
0
buenosdias
(24.09.20)
@buenosdias aynen öyle. benden istediği fiyatın 2 katına satıyor aynı ürünü. profiline bakıyorum kendi de satıcı.
0
🌸insomniac
(24.09.20)
(1)

buharlı köpüklü yüz temizleme cihazı

Sour
bir cihaz gördüm instagram'da daha doğrusu bir temizleme metodu ondan yaptırmak istiyorum ama adını bir türlü bulamadım. böyle lehim makinesi gibi yüzünüze sürte sürte temizliyorlar. lazer değil bu arada. baya köpüklü ve buharlı bir işlem. adını bilen var mı?
bir cihaz gördüm instagram'da daha doğrusu bir temizleme metodu ondan yaptırmak istiyorum ama adını bir türlü bulamadım. böyle lehim makinesi gibi yüzünüze sürte sürte temizliyorlar. lazer değil bu arada. baya köpüklü ve buharlı bir işlem. adını bilen var mı?
0
Sour
(22.09.20)
evet bu gibi ama benim gördüğüm kuru bir şey değildi. şu an google görsellerden baktığımda kuru cilde uyguluyorlar. farklı türleri var mı acaba?
0
🌸Sour
(22.09.20)
(4)

yapay zeka - makine öğrenmesi - derin öğrenme'ye giriş

haintospik
merhaba,yapay zeka - makine öğrenmesi - derin öğrenme'yi öğrenmek isteyen biri nereden başlamalı ?bunu duyuru'ya ya da google'a sorduğumda çok fazla kaynak çıkıyor ama doğru olan hangisi bilmiyorum. yanlış başlamak istemediğimden dolayı sormak istedim.teşekkürler.
merhaba,

yapay zeka - makine öğrenmesi - derin öğrenme'yi öğrenmek isteyen biri nereden başlamalı ?

bunu duyuru'ya ya da google'a sorduğumda çok fazla kaynak çıkıyor ama doğru olan hangisi bilmiyorum. yanlış başlamak istemediğimden dolayı sormak istedim.

teşekkürler.
0
haintospik
(12.09.20)
Ne amaçlandığına göre değişir, kariyerimi inşaa etmek istiyorum diyorsan o yol uzun. Data science için sağlam matematik/istatistik altyapısı gerekir. Çoğu phD öğrencisi bile bu böyle olmaz ağam deyip birini seçip onun üzerinde uzmanlaşıyorlar saydıklarının, düşün bu adam 10 senedir CS okuyor. Yeni paper çıkmış öyle bir pruning algoritması bulmuş uçuyor kaçıyor ama mevcuttan %0.1 daha efficient :), hemen okuyacan.
He piyasadakiler frameworkle belirli metodları döndürüp katsayı değiştirip duruyorlar orası ayrı.
Toparlarsak, ortada okul yoksa her yeni şey için tabiki e-learning platformlarındaki beginner course'ları ve x for dummies kitapları.
0
wiekannich
(12.09.20)
öncelikle neden öğrenmek istediğini sormalı. bunlar günlük hayatta kullanılabilecek şeyler değil. akademide ve büyük teknoloji şirketlerinde kullanılıyor. hatta bunların görece iyi/büyük olanlarında kullanılıyor. eğer bu alanda kariyer yapmayı düşünüyorsa zaten üniversite eğitimi şart.

yok eğer keyfi bir durum varsa hangisinden başlayacağı pek önemli değil, zaten değiştirir. yani hangisinin ne olduğunu netten araştırsın ve bir tanesini seçsin. nereden öğreneceği konusu kolay çünkü pek çok online ücretsiz platform var ama türkçe var mı bilmiyorum açıkçası.
0
Sour
(12.09.20)
İstatistik ve matematik +1
0
encokbenisevinnolur
(12.09.20)
ben hobi amaçlı değil de yüksek + doktora amaçlı düşünüyorum ama öncelikle temeli atıp öyle başlayayım yüksek'e diye düşündüm.

yol uzun olsun ama sağlam olsun dediğim için sormak istedim.
0
🌸haintospik
(12.09.20)
(16)

Bir insanın araba kullanmayı bilmemesi ve öğrenmek için hevesinin olmaması

ms brownstone
Evet, bu insan benim. 6 sene önce sırf bulunsun mantığıyla ehliyet alıp sınavdan sonra da elimi sürmedim. Zaten özellikle uzun yolda biraz trafik korkum var arkada otururken bile ve araba kullanmaktan da korkuyorum. Reflekslerim de iyi değil ve hem panik oluyorum hem de bir insana ya da hayvana zara
Evet, bu insan benim. 6 sene önce sırf bulunsun mantığıyla ehliyet alıp sınavdan sonra da elimi sürmedim. Zaten özellikle uzun yolda biraz trafik korkum var arkada otururken bile ve araba kullanmaktan da korkuyorum. Reflekslerim de iyi değil ve hem panik oluyorum hem de bir insana ya da hayvana zarar verme korkum var sürekli. Çünkü kendimi biliyorum, önüme bir köpek ya da çocuk atlasa öyle kalakalırım muhtemelen ve hep araba kullanırsam birinin ölümüne sebep olabilirmişim gibi bir korku var içimde.

Şu an 27 yaşındayım ve İstanbul’da çok merkezi bir konumda yaşadığım, işimle evim arası mesafe sahil yolundan yürünebilir durumda olduğu için eksikliğini de hissetmemiştim hiç. Ama şimdi çevremde araba kullanmayı bilmeyen kalmadı. Birkaç sene önce benim gibi araç kullanma korkusu olan arkadaşlarım tek tek arabalarını aldılar. En azından kullanmayı öğrensem mi diyorum ama gerçekten zerre kadar hevesim de yok ders alıp İstanbul trafiğine girmeye falan.

Yani bir yanım en azından bilmeliymişim gibi düşünüyor, diğer yanım ben ve benim gibi sürücü adaylarının diğer canlıları tehlikeye atmaması için trafiğe asla girmemesi gerektiğini düşünüyor. Ve hiçbir yanım araba kullanmaya heves etmiyor.

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Herkes bir şekilde araba kullanabilip ne olursa olsun trafiğe girebilmeli mi sizce? Yoksa bilmeyen ve heves etmeyen insanlar da olabilir mi böyle? Bu arada en büyük korkum da şimdi bu yaştayken yapamayıp erteleyip sonra geç kalmış olmak. Sırf bu yüzden bile olsa kendimi zorlayıp öğrenmeli miyim?
0
ms brownstone
(11.09.20)
bence bilmek şart, hayatta kalman için gerekli bir durum dahi oluşabilir. örneğin görece ıssız bir yerde yanında arabayı kullanan arkadaşın rahatsızlanır, onu hastaneye götürmen gerekir.

araba almamak, arabaya ihtiyaç duymamak farklı bir şey, araba kullanmayı bilmemek farklı.

ya da ileride araç kullanmanı gerektirecek bir işin olabilir veya belki şirketin sana araba verir, terfi alırsın falan. ne yapacaksın?

tavsiyem arada bir özel ders almak ya da bir arkadaşınla falan araç kiralayıp öğrenmek.
0
reanarchy
(11.09.20)
Bu düşünce bence hayat kurtarır, niye çünkü herkes araba kullanmaya elverişli değil ve ne yazık ki her önüne gelen ehliyet alıyor haliyle bir sürü kaza oluyor. şahsen bazen bana da oluyor biri mükemmel bi manevra yapınca ulan ben olsam sıçardım diyorum.
0
olaylar olaylar
(11.09.20)
herkes araba kullanmayı bilmeli bence.
En basitinden çoluğa çocuğa karışınca hastalığı var sağlığı var. Bir gecede üç kere acile gittiğimizi bilirim kanamalı rahatsızlığı oldu pijamalarla kendimizi arabaya zor attığımızı bilirim. Taksi bile almazdı o halde muhtemelen. Bu sebeple bebekli ailelerin arabası da olmalı bence.
Hadi evlenmeyeceğim çocuğa karışmayacağım dersiniz tenha bir yerdesinzdir arabayı kullanan rahatsızlanır kaç saat yardım mı bekleyeceksiniz?
Araba almasanız bile kullanmayı bilin.
0
cilekli pasta
(11.09.20)
Bence de herkes az da olsa öğrenmeli(manuel+otomatik). Trafiğe girmeli demiyorum ama gereklilik olursa kullanabilmeli.

Seninle aynı yaştayken araba kullanmayı sıfırdan öğrenen arkadaşım oldu. Şimdi gayet güzel kullanıyor. Ayrıca 40'ından sonra öğrenen insanlar olduğunu biliyorum. Yaş konusuna hiç takma. Fırsat buldukça pratik yapabilirsin. Kendini zorlama elbette. Tabulaştırmaya gerek yok. Gidip eğitim alabilirsin. Direkt istanbul trafiğinde kullandırmazlar zaten.
0
the coon
(11.09.20)
araba kullanmayi bilmelisin. arada tekrar da yapmalisin. ama surekli binecem her yere gidecem diye bir sey yok. zor anlarda kullanabilecek kadar bilmen yeterli gerisi keyif isi.
sokakta zaten araba surenlerin cogu araba kullanmayi da kurallari da bilmiyor. bir insanin bunun farkinda olup uzak durmasi muazzam.

ben araba surmeyi 1999 yilinda ogrendim 88 dogumluyum. catir catir karadenizin koy yollarinda kullaniyordum. ha nasil oldu. surucu kursumuz vardi. okul bitince aksam altiya kadar mecbur surucu kursunda oturuyordum sonra eve beraber gidiyorduk.
cok insan gordum kimi yenetekli kimi bildigin sigir.

bi keresinde kursa bi kadin gelmisti 20-25 yaslarinda cok heyecan biriydi. dayim da sakinlessin diye yanina beni verdi. pistteyiz ben yan koltuktayim abla da arabayi suruyor.
abla arabayi kaldirdi tabelaya dogru gidiyoruz.
diyorum abla direksiyonu yola cevir tabelaya gitme. kadin inadina boga gibi tabelaya kitlendi ona gidiyor. ciglik atiyor ay vurucam tabelaya gidiyoruz diye. bir yandan da gaza basiyor. ben arabada feryat figan.
abla gaza basma. gaza basma dedikce kadin gaza basiyor hicbir sey yapmiyordu. frene bas diyorum basmiyor. en sonunda benim frene bastim elimle de direksiyonu kirdim da kurtardik.
simdi dusunuyorum da abla allah affetsin tam bi kalasmis.
carpacaz diye bagira bagira tabelaya gidiyorsun ama hicbir sey yapmiyorsun kuş gibu izliyorsun :s

arkadas anladik kaza gelirken hedefe kitlenme diye psikolojik olay var direksiyonu kiramamayi anlarim. hadi gazla frenin yerini de karistirdin malligin tuttu frene de basamadin. yahu gaza niye basmaya devam ediyorsun ceksene ayagini.
0
turbo sadık
(11.09.20)
Bende ehliyet bile yok, yaş 29. Benim de ne hevesim var ne kendime güvenim. Aldığım gün kaza yaparım gibi geliyor. Yanaşmıyorum o yüzden pek. Ama madem ehliyetin var sürüş dersi al, pratik yap. Lazım olur illa ki.
0
elorelia
(11.09.20)
Benim da hiç isteğim, hevesim, ilgim vs olmadı. Hala da yok. 32 yaşımda ehliyet aldım, ilk defa o zaman kursta sürücü koltuğuna oturdum. Öğrenmek de istemiyordum, şiddetle karşı çıkıyordum, ben araba kullanmayı beceremem, benim yerim yan koltuk diyordum. Öyle olunca da baktım birine bağımlı olmadan istediğim gibi gezemiyorum, yan koltuk da kalmadı, bütün yaz denize gidemedim fln. Ani bir kararla gittim kursa yazıldım. Hala hiç sevmiyorum araba kullanmayı ama bütün yaz hafta sonları gezdim, gezmeyi seviyorum. Bence özel ders al, şu halinle trafiğe çıkma tabi. Zaten kendindeki ilerlemeyi gördükçe kendine güvenin de gelecek, kesin bilgi.

Bir de ilave yapayım: ben kullanıyorsam herkes kullanabilir.
0
pati
(11.09.20)
Bu kadar endişe varken geç yaşta öğrenmek biraz riskli olabilir. 27 çok geç değil ama erken yaş kadar da kolay olmayacak bundan sonraki senelerde. Hevesin de yoksa bence hiç bulaşma.
0
arnold schwarzeneger
(11.09.20)
araba kullanmayı bilmek gerekir. tıpkı yemek yapmayı bilmek gerektiği gibi. bilmeden de yaşarsınız da başkalarına muhtaç olursunuz. hevesle alakası yok yani.

ek olarak gün gelir birini hastaneye yetiştirmek zorunda kalırsınız, bir ambulansı ya da taksiyi beklemek yerine kendiniz götürüp hayat kurtarabilirsiniz. bilmekten zarar gelmez.
0
bohr atom modeli
(11.09.20)
bu biraz senin yaşam tarzına bağlı; nerede yaşıyorsun neler yaparsın vs. bence zorunluluk değil ama gereklilik. insanlar bu ikisini karıştırıyor. gerekli görmüyorsan boşver gerekli olduğunu düşünüyorsan öğren. yani hayatında hiç araba kullanmamış onlarca tanıdığım var. onlar nasıl yaşıyorsa demek ki yaşanıyor.
0
Sour
(11.09.20)
Bence araba dünyanın en büyük özgürlüklerinden. Tek başıma yaşıyorum 30 yaş k. İstersem arabamla 2 günlük mini tatile bile çıkıyorum. Kendimden başkasına ihtiyacım yok.

Ben araba kullanamayı bilmeyen ya da heves etmeyen birini anlamıyorum bu noktada. Çünkü kaç tane özgürlüğümüz var ki şu hayatta, inlardan birini elinin tersi ile nasıl itebilir insan.
0
mobydick
(11.09.20)
ahahah şu anda beni anlatıyorsun, aynı anda aynı şeyleri yaşıyor olmak güzel, insan kendini yalnız hissetmiyor XD şöyle ki:

34 yaşındayım, ehliyetimi 18 yaşımda aldım, 29 yaşındayken annemler ikinci bir araba aldılar anneme, ama ne hikmetse kardeşim arabayı bir aldı bir daha da göremedik XD çok uğraştım kullanmak için ama 1. aynı senin gibi hevesim yoktu, 2. birilerini ezerim diye ödüm kopuyordu. zaten sürekli olarak kendime "boşver pasp, toplu taşıma daha iyi, karbon ayak izin azalır şu dünyada..." vs vs diyip duru. hatta şu anki işime girerken müdürüme "araba kullanabiliyorum ama otomatik vites" demiştim, kullanıyorum dediğim de evden biraz uzağa gitmek ya da şehirlerarası sakin bir yolda/köy yolunda azıcık gitmekten ibaret. adamcağız da ben işe başladıktan sonra bir - iki kere dedi al arabayı çık diye ama yok ben bu trafikte korkuyorum, yok kaza yaptım yakın zamanda vs diye almadım açıkçası. yani niye birilerini riske atayım?

...diye düşünürken, şu anda pandemi dönemindeyiz ve benim haftasonları tez çalışması için okula gitmem gerekiyor. işin kötü yanı başka üniversitenin öğrencisi olduğu için kardeşimi okula almıyorlar ve zaten kendisi gece yatmaz sabah kalkmaz bir gamer. benimse sabah erken - gece geç bir program oluşturmam lazım ki tezim bitsin. beri yandan da toplu taşımaya binmeyi zerre istemiyorum şu anda, cidden gereksiz bir risk gibi geliyor bana. o yüzden yılllaaarrr sonra tekrar araba kullanmayı öğrenmeye başladım. iki hafta falan oluyor.

hala panik oluyor muyum? e evet. ben hız falan da yapamıyordum, kardeşim yavaş yavaş "60'ın altına düşme" "70'in altına düşme, yasaklıyorum.." "80, 90..." falan derken baya hızımı arttırmamı ve hız korkumu azaltmamı sağladı. ek olarak ben de birilerine çarparım, ederim ya da gelip bana çarparlar korkuları içindeyim, ama hem duyuru sakinlerinin hem de kardeşimin dediği gibi, o korku hep içinde olacak, anca o zaman kurallara uygun araba kullanabilirsin. öteki türlü kendine aşırı güven gelir ki en tehlikelisi de budur zaten. tabi ki panik olmak da ayrı bir tehlikeli ama arabayı kullandıkça ve trafiğe çıktıkça paniğin azalıyor, zaten çalıştıkça da otokontrolünü arttırıyorsun. otokontrolün arttıkça da kendine güvenin geliyor, ama dediğim gibi kendine aşırı güvenmek de iyi değil. ancak bence sen tedbirli oluşun ve başkalarını düşünebilmen nedeniyle -yazdıklarından böyle bir insan olduğunu anlıyorum- zaten gereksiz özgüven içine girip de başkalarının hayatını tehlikeye atmazsın. ama kullandıkça da ustalaşırsın. bir de trafik sorun değil de ara sokaklar sorun zaten, çocuk, yaşlı, kedi köpek çok çıkar. ama ara sokaklarda da zaten hız sınırı düşük olduğu için, o hız sınırına ve genel trafik kurallarına uyduğun sürece kimseye zarar vereceğini sanmıyorum. ve diğer duyurucuların da dediği gibi, bazen araba kullanman elzem olabiliyor acil durumlarda vs. o yüzden ben derim ki öğren. yalnız araban yoksa, öğrensen de çok geliştiremeyebilirsin kendini, yani elinin altında bir araba olması da gerekiyor.
0
pasp
(11.09.20)
20 yasinda aldigim ehliyeti 34 yasina kadar kimlik olarak kullandim. IETT ve acil durumda taksi ile hayatima nerdeyse sorunsuz devam ettim. Sevgililerimin ve sonra da esimin kullandigi arabalara hic dertsiz tasasiz bindim. Arada erkekligim sorgulandi. Yine de icimden hic araba kullanmak gelmedi.

Sonra yurt disina geldim. Burda sirket bana araba verdi.

- Insanlarin kurallara uydugu, dusuk trafikli yollar
- Araba kullanmayi ogretmesini bilmeyen moral bozucu aile ve arkadaslarin olmamasi

birlesince keyifle manuel vites araba kullanmayi ogrendim tekrar. Sorun bazen sendedir, bazen degildir. Bazen de sorun hic yoktur.

Not: Araba kadinlar icin cok net bir ozgurluk ve bunu anlayabiliyorum. Erkekler toplu tasimayi daha guvenle kullanabildikleri icin duruma gore araba gereksizlesebiliyor.
0
cleric
(11.09.20)
:) arkadaşlar hepinizi görüyor ve arttırıyorum; 42 yaşındayım, ehliyeti alalı 8-10 sene oldu, araba kullanmayı bilmiyorum, evin önünde araba var :))))

sevmiyorum kullanmayı ben, zor geliyor daha doğrusu ama heralde 1-2 sene içinde öğrenicem :)
0
kumandanim
(11.09.20)
Ben de aynıyım. Ehliyetim var hevesim ve isteğim sıfır. Zamanında çok kaza yaşadık başkası kullanırken bile tedirgin oluyorum. Başka bir ülkeye gidersem kullanırım belki ama evim metro ve marmarayın yanında. İdare ediyorum şimdilik.
0
jazzabel
(11.09.20)
Yaş 31. Çocukluğumdan itibaren arabalara karşı hiçbir zaman ilgim olmadı. Ehliyeti 2009 senesinde annemin zoruyla aldım.

Ben de sizin gibi düşünüyorum. Araba kullanırken, sağa sola dikkat ederken hem aynaya bakmak hem gaz/fren/debriyaj üçlüsüne hakim olmak, bununla birlikte yayalara da bakma bana zor geliyor.

Hem multitasking yetim araba kullanımı için epey zayıf hem konsantrasyonda dağınık. Zaten araba kullanırsam otomatik kullanırım ama henüz bu psikolojik olgunluğa ulaşmadım.

Evim merkezi yerde. Bir yere giderken evden veya iş çıkışı cuma günü sağa sola gidebiliyorum. Son zamanlarda sağa sola gitmeye niyetlenirken üşeniyorum. Gerçi pandeminin getirmiş olduğu tembellikle alakalı bir durum. Ara ara öğrensem mi diye aklımdan geçiyor ama dediğim gibi hazır değilim.

İhtiyaç diyenlere hak veriyorum. Ne bileyim yarın, öbür gün bir şey olduğunda gerekli olabilir ama yine de sokaklar manyak dolu.
0
put it in your appropriate place
(11.09.20)
(3)

Bilimsel makalelerin yayım süreci hakkında

dali dili havali korna
Makalelerde “başka bir dergiye yayımlanmak üzere gönderilmiş olmama” şartı tam olarak ne anlama geliyor. Diyelim x dergisine bir makale yolladım ve ret aldım, aynı makaleyi y dergisine yollayamıyor muyum? Yoksa burada, x dergisinde değerlendirme sürecinde olan makalenin y dergisine gönderilememesi m
Makalelerde “başka bir dergiye yayımlanmak üzere gönderilmiş olmama” şartı tam olarak ne anlama geliyor. Diyelim x dergisine bir makale yolladım ve ret aldım, aynı makaleyi y dergisine yollayamıyor muyum? Yoksa burada, x dergisinde değerlendirme sürecinde olan makalenin y dergisine gönderilememesi mi kastediliyor?
0
dali dili havali korna
(03.09.20)
ret aldıktan sonra tabii ki yollayabilirsin. sadece sonuçlanana kadar başka bir yere gönderemezsin. zaten çok büyük problem yaşarsın. bazen dergiler direkt yayınlıyor ve sana makaleniz yayınlanmıştir diyor. iki yere gönderirsen ve ikisi de yayınlarsa al başına belayı.
0
Sour
(03.09.20)
Aynı anda gonderemiyorsun.
0
fempusay
(03.09.20)
bir yerde yayınlandıktan sonra başka yerde yayınlama hakkın yok. makalenin telifi dergiyle ortak oluyor.
0
d e j i n
(03.09.20)
(9)

aöf neden psikoloji bölümü açtı?

jimjim
yani çıkar ne burada?çok mu talep var bölüme ya da çalışana? yani psikologların seans ücretleri yüksek biliyorum da iş bulmaları, hasta/danışa vs bulmaları kolay mı ki?neyse talep falan fazlaysa bile sırf bu yüzden; yani insanlar istedi, iyilik olsun diye açtıklarını sanmıyorum.peki neden?
yani çıkar ne burada?

çok mu talep var bölüme ya da çalışana?
yani psikologların seans ücretleri yüksek biliyorum da iş bulmaları, hasta/danışa vs bulmaları kolay mı ki?

neyse talep falan fazlaysa bile sırf bu yüzden; yani insanlar istedi, iyilik olsun diye açtıklarını sanmıyorum.
peki neden?
0
jimjim
(02.08.20)
Öyle çok kazandıkları filan yok psikologların; yeni mezunların çoğu işsiz. Öyle ha deyince de terapist olunmuyor; mezun olunduktan sonra bir sürü eğitim, yüksek lisans ve gerekiyor ki psikologların çalıştığı tek alan klinik değil. Her bir alan için kendini geliştirmek gerekiyor.

Mantıklı bir nedeni yok bana kalırsa; aşçılık bölümü de varmış. Açıköğretimde ascilik okumanın nesi mantıklı? Hatta türkiye için konuşursak ben herhangi bir bölümün okunmasını mantıklı bulmuyorum. Üniversiteler için ise açık öğretim gelir kapısı. Dışardan okunabilir gibi gördükleri her bolumu ekliyorlar. Üniversite kendi psikoloji bölümü akademisyenlerine sormamış, fikir almamış bile. Nasıl bir mantık olabilir ki bunda? Yakında hukuk fakültesi de açacağız derlerse ki o psikolojiye göre uygulaması daha az bir bölümdür, hiç şaşırmam.

Edit: psikolojinin bu kadar olay olmasının nedeni ise psikologların zaten alan ihlali ve meslek yasası yüzünden dertli olması, üstüne bir de bu eklenince örgütlü bir şekilde hareket etmeleri. Yoksa kimsenin ruhu duymazdi bunu da.
0
fraise
(02.08.20)
ülkede psikolog olmak isteyen yığınla ev kadını, yaşı geçkin teyze, hevesli ergen, 30lu yaşlarında olup plazada çalışan abla abi var. belli bir kitlesi yok. belki aöf psikolojiyi 3 katı ücretle açarlar, yine yığılma olur. insanlar psikolog etiketini istiyorlar. açanlar da iyilik olsun diye açmadı elbette, kasaya para girmesini istedikleri için açtılar.
0
anais
(02.08.20)
Vakıf üniversitelerinin neredeyse hepsinde psikoloji bölümü olmasıyla aynı sebep: Maliyeti az. Goygoyla doldurulmuş programlarla psikoloji açtık diyorlar. Bir de adı havalı geliyor insanlara. Herkes üniversite okuduğunu sansın diye yapılan hamlelerden biri. Ortamlarda eğitime önem veriyoruz, ülkedeki üniversite mezunu sayısını arttırdık diyecekler sonra. Hiçbir bölümün mezununa da talep yok.
0
wish i could find a way to disappear
(02.08.20)
psikolog olmak toplumda revaçta, derdini anlatıyorsun dinleyen biri olmak için hevesleniyor insanlar.

bir de kolay yoldan para kazanılıyor zannediyorlar galiba, hop psikolog olup seans başı 250 TL alacaklarını sanıyorlar. Rahat meslek gibi görünüyor dışarıdan. Özel üniversitelerin hepsinde var arkadaşın dediği gibi neredeyse. Yüksek lisans ücretleri diğer yüksek lisans ücretlerinin neredeyse 2 katı. Eğitimlerin ücreti almış başını gitmiş durumda.

Psikoloji bitirdim ben de bu sene. Midem bulanıyor alandan, sektörden. Devam etmeyi düşünmüyorum bu şekilde ticarethanelerin arasında...
0
damba
(02.08.20)
seneye hukuk da açılacak.
psikologlar öyle çok kazanmıyor.
bu ülkede her an her şey olabilir.
sadece kamuda çalışanların işine yarayacak, diğerleri kendine okumuş sayılacak.
0
seyduna6687
(02.08.20)
psikoloji, sosyoloji, ve felsefe bölümleri görece olarak daha "seküler" bölümler türkiye'de. dindar kesimin üniversitede nüfuz edemedigi bölümler bunlar. felsefe ve sosyolojinin zaten acik ögretimi vardi, psikoloji de acilmis oldu. böylelikle bir breach yaratip oradan alana sizacak dini bütün tayfa.

bir de söyle bir ihtimal var, saglik kurumlarında, üniversitelerde medikolarda, sosyal hizmetler birimlerinde, devlete bağlı anaokullarında ve kreslerde psikolog kadrosu acarsiniz, var olan kadrolari artirirsiniz. sonra bu kadrolara acik ögretim mezunu dini bütün psikologlari alirsiniz. sonra üniversitede psikolojik danismana ihtiyac duyan ögrenciye "namaz kil gecer yavrucum" denir, anaokullarinda dini bütün egitim icin bir adim daha atilir, sosyal hizmetlerde, yetimhanelerdeki cocuklara dini bütün psikologlar yardimci olur.
0
proteus
(02.08.20)
aöf tamamen para basma makinası, açıköğretim psikoloji rabet göreceği için gelecek görüp açıyorlar. instagramda bazı gerizekalı influencer bozuntularu psikoloji diplomaları olmadan millete terapistim diye yalan söylüyordu onların işine yarar.

(bkz: socialmom13)
(bkz: çağla düvenci sönmez)
0
nahtoderfahrung
(02.08.20)
@ proteus
En olası cevabı vermiş bir iki kişiden daha gelen açıklayıcı cevaplarla birlikte.

Sadece aöf’ün paraya ihtiyaç duyması değildi sorduğum. Yani konu paraysa bile insanların bunu çok talep edeceklerini nerden biliyorlar diye sormak istedim.
Psikolog olmak neden havalı olsunki diye düşünüyordum ama anladığım kadarıyla havalı bir algısı varmış :D

Herkese teşekkürler cevaplar için.
0
🌸jimjim
(02.08.20)
aöf sürekli bölüm açıyor. sosyolojiyi neden açtıysa o nedenle açtı. çeşitlilik, daha çok kişiyi mezun etme, para kazanma vs.
0
Sour
(03.08.20)
(8)

spss sorusu (case'leri nasıl ikiye bölerim)

Sour
çıldırttı beni. hiçbir yerde bulamadım. id(case'leri) herhangi bir şeye bağlı olmadan iki gruba bölmek istiyorum. sonrasında t-test yapacağım. bu bölme işlemini nasıl yaparım? yani bağımsız bir gruplama yapma işlemini?
çıldırttı beni. hiçbir yerde bulamadım. id(case'leri) herhangi bir şeye bağlı olmadan iki gruba bölmek istiyorum. sonrasında t-test yapacağım. bu bölme işlemini nasıl yaparım? yani bağımsız bir gruplama yapma işlemini?
0
Sour
(12.07.20)
Gruplar neler? Örneğin sosyoekonomik düzeyi yüksek olanlarla düşük olanlar diye ayrılabilir. Sizin testi uyguladığımız kişiler kim?

Önceki günkü soruda likert scale için danışmanınız ne dedi? Toplamı mi alınacak?
0
howfaristhesky
(12.07.20)
toplamını aldım.

dediğim gibi herhangi bir şeye bağlı olmadan iki gruba böleceğim. örneğin id_1 ... id_10. ilk 5 birinci grup, sonraki 5 ikinci grup gibi. testi uyguladığımız kişilerin sosyo ekonomik, yaş, vb. bir bütünlüğü yok. yaş range'i 14-65 arası mesela. demografik bir araştırma değil.
0
🌸Sour
(12.07.20)
Yeni bir değişkenle iki grup yaratın. Örneğin katılımcıların yarısına 0 yarısına 1 değeri verin. T-test'te bağımsız değişken olarak bunu kullanın.
0
fotrsapka
(12.07.20)
Sizin research question ne? Aslında yanıt da orada. Örneğin lisans mezunu ile yüksek lisans mezuari arasındaki farka mı bakiyorsunuz? 2000 öncesi doğanlarla 2000 sonrası doganlar arasındaki farka mı bakiyorsunuz? Kısacası amaç önemli. Sizin durumda ben olsam gençlerle yaşlıları karşılaştırdım madem yaş range'i var.
0
howfaristhesky
(12.07.20)
@howfaristhesky benim research question: iki farklı uyarana maruz kalmış insanların (bu etkileri biz laboratuvar ortamında yaptık) farkları. fakat hangi katılımcının hangi etkiye maruz kaldığını sadece id numaralarından biliyoruz. dolayısıyla örneğin id1'den id100'e kadar birinci uyaran, id'101'den 200'e kadar ikinci uyaran gibi. yaş, ekonomik durum, cinsiyet gibi özelliklerde zaten id'leri gruplamaya gerek yok çünkü hepsi için değer giriliyor yani değişkenleri var.

@fotrsapka özelden yazdım.
0
🌸Sour
(12.07.20)
Bu durumda 1.uyarana maruz kalmış kişilerle 2.uyarana maruz kalmış kisilerin ortalaması karşılaştırılır.
Örneğin id1, id3, id4...id99 1.uyarana maruz kalmıştır, bunlar bir grupta toplanır ve 0 değeri verilir. 2.uyarana maruz kalmış kişiler id2, id5...id100 bir grupta toplanır ve independent samples t-test'te 1 değeri verilir.
0
howfaristhesky
(12.07.20)
evet yapmak istediğim bu ama o iki gruba bölme yani toplama işlemini nasıl yapıyoruz?
0
🌸Sour
(12.07.20)
Iki gruba alma işlemini isterseniz elle teker teker yapin. Kişilerin adınız bilmeniz şart değil. Eğer kişilerin id'sini ve hangi uyarana maruz kaldıklarını biliyorsanız, o kişileri Uyaran 1 ve Uyaran 2 diye iki ayrı gruba kaydedebilirsiniz. En kolayı bu olacak.
0
howfaristhesky
(12.07.20)
(4)

Kişisel gelişim için eğitim safsataları-

mcgrain
İnternette bir sürü ücretli ve ücretsiz kaynak mevcut hitabet, vücut dili, ekip yönetme vs. ile alakalı. Bazı şeyler tabii ki deneyimle olacak şeyler fakat bu kurslara katılmış olan arkadaşlar, bu eğitimlerin gözle görülür bir katkısı oldu mu yoksa vakit ve nakit kaybı mı ? (bu arada kendimi çok eks
İnternette bir sürü ücretli ve ücretsiz kaynak mevcut hitabet, vücut dili, ekip yönetme vs. ile alakalı. Bazı şeyler tabii ki deneyimle olacak şeyler fakat bu kurslara katılmış olan arkadaşlar, bu eğitimlerin gözle görülür bir katkısı oldu mu yoksa vakit ve nakit kaybı mı ?

(bu arada kendimi çok eksik hissediyorum yeni biriyle tanışırken iyi bir etki
bırakamadığımı düşünüyorum.)

Merdiven altı bir çok kurumun "Liderlik" sertfikası dağıtması komiğime gidiyor :)
0
mcgrain
(10.07.20)
İş görüşmelerinde beden dilinin incelendiğini gördüm. İK çok seviyor böyle şeyleri. Onu bilen biri hareketlerine daha çok dikkat eder. Ben zaman yönetimi seminerine katılmıştım. Katkısı oluyor ama çok az. Böyle eğitimlere zaman ayırmak yerine meslekle ilgili kurslara katılmak daha faydalı bana göre.
0
dissendium
(10.07.20)
2005 den sonra ortaya çıkan kuantum bilmemne saçmalığının devamı. bende saçmalık ve keriz silkeleme. ben açıkçası vücut diline falan inanmam. bir işte iyiyse alırım,kötüyse almam. son yıllarda işin iyice cılkı çıktı. saçma ego tatminiyle uğraşmaktansa kpss çalışın daha iyi derim. çünkü 35+ da iyice insanı yoruyor bu davranışlar.
0
x571
(10.07.20)
bunlarda bilimsel temel aramak, bilimsel temeli olmamasından daha saçma bence. hitabet, vücut dili, ekip yönetme vs. hepsi yetenek. üstünde çalışıldıkça geliştirilebilen şeyler. ted'in en iyi konuşmalarına bak mesela. bunun neyinde bilimsellik arıyorsunuz anlamıyorum. ha şunu deseniz anlarım bu eğitimlerin çoğu teoriktir, önemli olan pratiktir eyvallah.
0
Sour
(10.07.20)
@playing star again soruda hitabet, vücut dili, ekip yönetme, liderlik vs. demiş. senin dediğinin ne olduğunu tam bilmiyorum.

karşında el pençe duran birinin karşısında bacak bacak üstüne atıp kendini yayıyorsan onun üstüsün demektir. bu da vücut dilinin bir göstergesidir. bunun neresinde bilimsellik arıyorsun tam olarak? :) veya hiç çok önemli bir sunum yaptın mı bilmiyorum. insan elini koyacak yer bulamıyor. işte bu durumda elinde herhangi bir nesne olması sana yardımcı oluyor. bu hitabet gücünü arttırıyor.

ha bilimsel mi değil mi bilemem ama bu body language konusunda yazılmış 3 milyon 800 adet kitap/makale varmış; scholar.google.com bir bakmak lazım. non-verbal communication olarak da bakabiliriz. bunlar boş diyorsanız retorik, iletişim vb. gibi tüm alanları boşvermek gerekir.

liderlik konusu da önemli. (bkz: frederick winslow taylor)'a bir bakın derim. bu alanın kurucularından; en.wikipedia.org

bir de dediğim gibi bunlarda ben bilimsellik aramam çünkü bunlar büyük oranda yetenek hatta sanat diyelim. yani üzerinde çalışıldıkça geliştirilebilen şeyler. ama dediğim gibi bilimsel değil de diyemem çünkü bu konuda hiç araştırma yapmadım :)

edit: bir de ben sana atfen yazmamıştım ama öyle sanıp alınmışsın sanırım. neyse duyuruna baktım. power posing'i daha önce hiç duymamıştım. şöyle bir bakayım dedim. google scholar'a yazdığım an ilk çıkan makale columbia ve harvard üniversitelerinde yapılmış. 1000 küsür atfı var; journals.sagepub.com

özet: The results of this study confirmed our prediction that posing in high-power nonverbal displays (as opposed to low-power nonverbal displays) would cause neuroendocrine and behavioral changes for both male and female participants: High-power posers experienced elevations in testosterone, decreases in cortisol, and increased feelings of power and tolerance for risk; low-power posers exhibited the opposite pattern. In short, posing in displays of power caused advantaged and adaptive psychological, physiological, and behavioral changes, and these findings suggest that embodiment extends beyond mere thinking and feeling, to physiology and subsequent behavioral choices. That a person can, by assuming two simple 1-min poses, embody power and instantly become more powerful has real-world, actionable implications.
0
Sour
(21.07.20)
(3)

apostil için valilik ve kaymakamlık çeviri yapıyor mu?

Sour
aldığım belgeyi benim başka bir yerde götürüp önce çevirtip sonra noter tasdikletip sonra mı apostil için kaymakamlığa götürmem lazım yoksa belgeyle gittiğimde tüm işlemleri orada yapıyorlar mı?
aldığım belgeyi benim başka bir yerde götürüp önce çevirtip sonra noter tasdikletip sonra mı apostil için kaymakamlığa götürmem lazım yoksa belgeyle gittiğimde tüm işlemleri orada yapıyorlar mı?
0
Sour
(22.06.20)
tercüme ofisinde çalışıyorum. hayır kaymakamlık çeviri yapmaz. herhangi bir çeviri ofisinden çeviri yaptıracaksınız, o ofisin bağlı bulunduğu noterde noteri yapılır. sonrasında siz kaymakamlığa götürüp apostil alabilirsiniz ya da ücreti karşılığında ofis de alabilir. bazı noterler de çeviri için yönlendiriyor isterseniz öyle de yaptırabilirsiniz ya da biz de yardımcı olabiliriz :)

bu arada apostil hangi ülkeye alınacak? bazı ülkelere apostil kaymakamlıktan değil valilikten alınır.
0
matilda
(22.06.20)
avusturya, viyana.
0
🌸Sour
(22.06.20)
Avusturya Apostil Sözleşmesine tabidir. Önce çeviri, sonra noter ardından apostil gerekiyor. Kaymakamlık yada Valilik ikisi de yapabilir apostil işlemini. Bazı şehirlerde Covid önlemlerinden ötürü Kaymakamlıklarda işlemler uzun sürebiliyor, ertesi güne kalabilir. (Bkz : Ankara - İstanbul) Valiliklerden aynı gün apostil alabilirsiniz. Daha fazla bilgi için www.onattercume.com adresinden bilgi alabilirsiniz.
0
anathemamen666
(23.10.20)
(6)

benim için ev almak mantıklı mı?

megacracker
27 yaşında şimdilik evlilik düşünmeyen biriyim, yaptığım birikim ile istanbulda neredeyse bir senedir 300-350 bin arası yatırımlık 1+1 bakıyorum (bu miktara satılan 2+1ler ya eski ya da lokasyon olarak çekici yerlerde değil ). Kendim oturmayacağımdan dolayı kiraya vereceğim alırsam. Sorduklarımın yü
27 yaşında şimdilik evlilik düşünmeyen biriyim, yaptığım birikim ile istanbulda neredeyse bir senedir 300-350 bin arası yatırımlık 1+1 bakıyorum (bu miktara satılan 2+1ler ya eski ya da lokasyon olarak çekici yerlerde değil ). Kendim oturmayacağımdan dolayı kiraya vereceğim alırsam. Sorduklarımın yüzde 50si alma yüzde 50si al dediğinden kafam hayli karışık.
acaba altın ya da borsada bu parayı değerlendirmek daha mı mantıklı olur?
10 sene sonra evi satmaya çalıştığımda değerlenmiş olur mu?

sorularım kısaca bunlar, siz olsaydınız ne yapardınız?
0
megacracker
(21.06.20)
Benim sana verebileceğim tek tavsiye '''Başını sokacak bir evin olsun yeğenim'' mantısı ile sana fikir verenlerden uzak durman yönünden olur. Ayrıca İstanbul değil de istanbula yakın trakya tarafından o paralara 2+1 alır öğrenciye memura falan kiraya verebilirsin. Ben de dahil olmak üzere etrafımda ki bir çok kişi oralara yapıyor yatırımlarını.
0
paramolacak
(21.06.20)
yatırım amacıyla ev alıp kiracıyla uğraşmak aşırı mantıksız. şu an altın ya da dolar alsan paran en azından 5 senede değerini korur. ama bundan 5 sene sonra evini tl bazında daha çok, ama dolar bazında daha ucuza satabilirsin. mesela bundan 5 sene önce alınan 150.000 tllik evi 300.000e satmak gibi.
0
jelly bear
(21.06.20)
Kendi evin yoksa yatırımlık alma bence. Ben olsam dolar altın basardım
0
cedex
(21.06.20)
İstanbul'da yaşıyorum. İstanbul'da doğrusu ev almayı doğru bulmuyorum. Deprem etkisinin en az olduğu, sağlam binaların olduğu yerlerde yok denecek kadar az.

Ev alma fikriniz baskınsa başka şehirde ev bakabilirsiniz. Belki yazlık alabilirsiniz ya da yine yatırımlık bir ev alır kiraya verirsiniz.
0
GoodMorningTeacher
(21.06.20)
@cesario +1 eviniz yoksa önceliğiniz oturmak için olsun. yatırımlık almayın. aslında benim bir evim var ama kiraya veremiyorum. istanbul'da her şey zor, evinin olması da zor çünkü kiraya veremiyorsun, bekliyor vs. 1+1 alırsanız aile olmayabilir. aile olmamasının ne problemi var derseniz sirkülasyon çok oluyor. yani evden çıkıyorlar bir süre sonra. sonra tekrar tekrar kiracı bulmaya çalış. 2,3 yılda bir kiracı bulmanız gerekiyor. borsa çok teknik bir iş ve siyasetten çok etkileniyor. o nedenle ben giremiyorum. gündemi filan sürekli takip etmelisiniz. tam benim işim diyorsanız borsayı eve tercih edin.
0
Sour
(21.06.20)
Paramolacak'ın dediği gibi o fiyata istanbul'da 1+1 alacağına Trakya'da normal güzel bir daire alabilirsin.

Hatta çerkezköy - kapaklı bölgesinde mahalle arası emlakçılar bile İstanbullulara çalışıyor. E haliyle fiyatlar örneğin bir 5 sene öncesine göre astronomik artmış durumda kendi içinde ama tabi istanbul insanı için hala çok uygun.

Ama benim önerim ev değil arsa alman. Hem sürekli kiracı ile uğraşma olayı var söylenildiği gibi, çok fazla emlak arzı var haliyle burada oturan memur için ev alternarifi çok. Pek öğrenci şehri de sayılmaz buralar.

Ama özellikle belli ilçelerde arsa alım satımı epey fazla. Saray-kapaklı gibi tekirdağ ilçelerinde. Ev eskir, kiracı derdi olur. Arsa eskimez, ekstra dert çıkarmaz. İstanbullular çılgın gibi arsa topluyor.
0
wilhelmwasmuss
(21.06.20)
(5)

avrupa'ya otobüs firmaları ve trenle gidiş

Sour
merhaba, özellikle balkan bölgesine giden otobüs firmaları arıyorum. bildiğiniz var mı? sadece firma isimlerini vermeniz yeterli, tek tek kontrol edeceğim.bir de trenle gitme şansımız var mı? hayatımda hiç kullanmadım. tcdd mi götürüyor yoksa özel firmalar da var mı?
merhaba, özellikle balkan bölgesine giden otobüs firmaları arıyorum. bildiğiniz var mı? sadece firma isimlerini vermeniz yeterli, tek tek kontrol edeceğim.

bir de trenle gitme şansımız var mı? hayatımda hiç kullanmadım. tcdd mi götürüyor yoksa özel firmalar da var mı?
0
Sour
(20.06.20)
ben 7 sene önce sirkeci - sofia arasında tren kullanmıştım. gece boyu sürmüştü yol. sanırım yataklı vagondu. öyle hatırlıyorum. halkalı'ya kadar geliyordu galiba tren. oradan öte otobüsle bırakmışlardı o zaman.

metro dışında bir de nilüfer'in varmış sofya'ya.
www.obilet.com

daha bir sürü firma vardır.
aksaray terminalinden kalkan otobüsler hep yurtdışına gidiyor. balkanlara giden firmalar da vardır belki orada.
0
biseysorcaktim
(20.06.20)
akbulut, bulgaristan’a gidiyor.
0
garavel
(20.06.20)
yazmayı unutmuşum, istanbul'dan gideceğim.
0
🌸Sour
(20.06.20)
Metro turizm
0
Unde bach canim
(20.06.20)
alpar turizm var, neredeyse tüm balkanlara var otobüs(almanya'ya bile varmış). zamanında selanik'e gitmiştim sorunsuz, metro'dan daha iyidir.
0
austra
(20.06.20)
(7)

THY corono kapsamı (bagaj)

hede hodo
Kabine çanta alınmayacak gibi yeni şeyler vardı.Buna sırt çantası dahil mi? Pasaportu vs vs nereye koyacağım diye kafama takıldı şimdiden.
Kabine çanta alınmayacak gibi yeni şeyler vardı.
Buna sırt çantası dahil mi?
Pasaportu vs vs nereye koyacağım diye kafama takıldı şimdiden.
0
hede hodo
(14.06.20)
bi laptop alınıyor. onun dışında bagaja hepsi.
0
jelly bear
(14.06.20)
O değil q
0
owaki
(14.06.20)
A yazacaktım
0
owaki
(14.06.20)
sırt çantası 4 kg geçmiyorsa alıyorlar diye biliyorum. o sıkıntılı bir durum. bende de laptop var ama laptop çantası yok. sırt çantasına koymuştum. iki tane telefonum var. iki tane anahtarım var. pasaport falan filan derken hepsini üstüme almak durumunda kalabilirim eğer kabul etmezlerse. en kötüsü de laptobu elime almak durumunda kalabilirim.
0
Sour
(14.06.20)
Dün yolculuk yaptım. Sırt çantası kabul etmiyorlar, bagaja veriyorsunuz. Postacı tipi, omuzdan asılan çantam vardı ona izin verdiler mesela.
0
reactionic
(14.06.20)
ben de geçen pazar uçtum THY ile. sırt çantamı tarttılar 4 kg yı geçmemesi gerekiyor dediler, 8 kgdi ama bişi demediler, sağolsunlar, belki yeni başladıkları için bilemiyorum. küçük bir sırt çantasıydı ve başka çantam yoktu.
0
euteamo
(14.06.20)
@reactionic iki çantanız varsa birini zaten vermek zorundasınız. burada sırt çantanızın olup olmamasının bir önemi yok.
0
Sour
(15.06.20)
(3)

uluslararası online firmalar vergi nasıl ödüyorlar?

Sour
merhaba. mesela facebook'un burada bir şirketi yok. google'ın yok vs. bunlar gelir vergilerini neye göre ödüyorlar? gerçi bunlar çok yeni konular ve devletler baskı yapıyor, buradan kasanıyorsanız vergi ödeyeceksiniz şeklinde. fakat nasıl ödediklerini anlayamadım?örneğin reklam gelirini ele alalım.
merhaba. mesela facebook'un burada bir şirketi yok. google'ın yok vs. bunlar gelir vergilerini neye göre ödüyorlar? gerçi bunlar çok yeni konular ve devletler baskı yapıyor, buradan kasanıyorsanız vergi ödeyeceksiniz şeklinde. fakat nasıl ödediklerini anlayamadım?

örneğin reklam gelirini ele alalım. reklam verip ödeme yapılan yerden (türkiye) mi alıyorlar? yani bu bazda mı bakıyorlar? sonra örneğin türkiye'den 100 bin kişi ayda 50 milyon tl değerinde reklam vermiş. bunun üzerinden vergi ödemeliyiz şeklinde mi?

umarım anlatabilmişimdir.
0
Sour
(03.06.20)
Google'in Turkiye'de sirketi var (gezmek isterseniz www.youtube.com

Dediginiz gibi Turkiye ustunden elde edilen gelirden vergi aliniyor.
0
crown
(03.06.20)
teşekkürler. peki bu vergi işlemi için ülkede bulunmayan şirketler ne yapıyor? facebook mesela? ödeme yapılan yer üzerinden mi veriyor?
0
🌸Sour
(03.06.20)
Vergi vermek icin ulkede bulunmak gerekmiyor. Turkiye'den alinan odemenin vergisi Turkiye'ye veriliyor gecen sene cikan kanun sebebiyle.

Tabi bu uygulamanin Facebook ya da GOogle'a pek bir zarari yok cunku fiyatlandirmalari +%18 KDV seklinde yapmaya basladilar, dolayisiyla vergiyi reklamveren oduyor.

Yani onceden reklamveren 100 TL odeme yaptiginda 100 TL'lik reklam aliyordu. Artik 100 TL'lik reklam almak icin 100+18=118 TL oduyor.

Nasil ki markete gittiginizde 100 liralik mal almak icin 118 lira oduyorsunuz, ayni mantik.

tr-tr.facebook.com
0
crown
(04.06.20)
(5)

Felsefe bölümü yüksek lisans önerisi

simderun
Merhaba. Felsefe bölümü için YDS puanına sahip olmayan (İngilizcesi yok.) bir lisans mezunu hangi üniversitelerin yüksek lisans bölümlerine başvurabilir? Bu öğrenciye felsefe bölümü yüksek lisansı ile ilgili olarak neler önerirsiniz?Cevaplar için çok teşekkürler.
Merhaba. Felsefe bölümü için YDS puanına sahip olmayan (İngilizcesi yok.) bir lisans mezunu hangi üniversitelerin yüksek lisans bölümlerine başvurabilir? Bu öğrenciye felsefe bölümü yüksek lisansı ile ilgili olarak neler önerirsiniz?
Cevaplar için çok teşekkürler.
0
simderun
(02.06.20)
Türkçe eğitim veren üniversitelere baksın.
0
fezagezgini
(02.06.20)
İlk sorunu bilmiyorum ama ikinci soruna cevabım net bir şekilde o öğrencinin İngilizce öğrenmesi olurdu.
0
vedatchilipeppers
(02.06.20)
İngilizce bilmeden girersen mezun olman çok zor.
0
indifferent
(02.06.20)
ilkini bilmiyorum ama tezsiz yüksek lisans programlarında yds ve/veya ales gerekmiyor diye biliyorum. tabii sonrasında doktoraya devam edilemiyor.

ikincisi için felsefe için dil öğrenmek çok çok önemli. ingilizce değil aslında ama ingilizce kapıları açması açısından öğrenilmeli. yoksa felsefenin hangi alanıyla ilgileniliyorsa ve tez/proje hangi alanda yapılacaksa ona göre öğrenilmeli. yani varoluşçulukla ilgileniliyorsa fransızca, romantikler için almanca, analitikler için ingilizce, islam felsefesi için arapça/farsça gibi. eğer idealist biriyse yani gerçekten bu alanda ilerlenmek isteniyorsa latince ve antik yunanca şarttır. lisans bölümlerinde okutuluyor. eğer tez/proje skolastik felsefe üzerineyse yine latince veya antik yunansa antik yunanca öğrenmek önemli olabilir.

tabii bütün bunları ciddi anlamda felsefeci olmak isteyen biri için yazdım. aksi halde osmanlıca bilmeyen osmanlı tarihçileri gibi filan olunur. yani ciddiye alınmaz. yoksa çok da önemli değil tavsiye vermek. birkaç giriş kitabı okunması bölümü bitirmek için yeterli olur.
0
Sour
(02.06.20)
Dil önemli, evet. Ama dil öğrenmeden de burada yüksek yapabilirsin. Sonrasında ilgin artarsa dil öğrenme isteği de gelir içinden belki, bazı filozofları anlamak için bunun gerekli olduğunu kendin fark edersin.

Devlet okullarına bakabilirsin. Bu arada YDS biraz strateji sınavı, az bi İngilizce’yle 50 alabilir misin bi araştır derim.

Kötü yerlere de girme, mutsuz olursun.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(02.06.20)
(2)

sıfırdan r ve python öğrenen var mı?

Sour
daha önce hiçbir yazılım dili geçmişi olmayan 30+ bir bireyim. sıfırda r ve python öğrenen var mı? özellikle data analizi için. ne kadarda öğrendiniz? tabii ne yapmak istediğinize göre değişir ama kabaca. coursera'dan filan öğrenmeye çalışsam mı?
daha önce hiçbir yazılım dili geçmişi olmayan 30+ bir bireyim. sıfırda r ve python öğrenen var mı? özellikle data analizi için. ne kadarda öğrendiniz? tabii ne yapmak istediğinize göre değişir ama kabaca. coursera'dan filan öğrenmeye çalışsam mı?
0
Sour
(08.05.20)
aslında sorum biraz da bununla ilgiliydi. python'u sonuçta program yazmak için kullanmayacağım. sadece veri analizi mpdülü alsam anlamaz mıyım?
0
🌸Sour
(08.05.20)
ben de sıfırdan başladım. 30+ yım.
python un aşağıdaki pdf ebook unu okudum. bazı alıştırmaları yaptım. youtube dan iki eğitim vidyosu izledim (biri altta).

bunları bitirmek 30-40 saat.

sonra da bikaç minik uygulama yaptım.
bi de işte bi projede kullandım.

şuan temel işlemleri yapacak, sorun çıktığında google da arayabilecek seviyedeyim. class olayını öğrenmedim, genel olarka function ile takılıyorum.




kitap : greenteapress.com
youtube: www.youtube.com
0
sttc
(08.05.20)
(3)

şort altına düz taban olmayan, smart casual'a göz kırpan spor ayakkabısı :D

Sour
merhaba milano moda haftasının müdavimleri,şort altına giymelik ayakkabı arıyorum ama iki kriterim var;düz taban giyemiyorum. bir de fazla spor olmayacak (nike, addidas üretimi gibi). smart casual giyen birine uygun olmalı. yani bildiğimiz sporlardan biraz daha şık olmalı. problem şu ki bunu hayalim
merhaba milano moda haftasının müdavimleri,

şort altına giymelik ayakkabı arıyorum ama iki kriterim var;

düz taban giyemiyorum. bir de fazla spor olmayacak (nike, addidas üretimi gibi). smart casual giyen birine uygun olmalı. yani bildiğimiz sporlardan biraz daha şık olmalı.

problem şu ki bunu hayalimde canlandıramıyorum. ne tür bir ayakkabı bakmalıyım? hangi markalara bakmalıyım? genelde şort altına hep düz taban veya birkaç yıl önce çok moda olan üstü biraz açık olan düz tabanlar vardı. onlardan öneriyorlar ama bunlar bana uygun değil.
0
Sour
(01.05.20)
Timberlqnd turu olmaz mi?
www.hepsiburada.com
0
red g
(01.05.20)
Yukarıdaki timberland+1

Marka olarak dexter da bakabilirsiniz biraz daha uygun fiyatlı outletlerde vs. Bulunuyordu eskiden. Bir süre takip etmekte fayda va.
0
kullanıcıadımbuolsun
(03.05.20)
daha başka tip var mı bildiğiniz? bunlar biraz düz taban gibi.
0
🌸Sour
(04.05.20)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.