Giriş
(7)

enpara'nın eski itibarı yok mu?

Sour
faiz oranlarına bir bakayım dedim de vadeli altın hesabı yok, başlangıç seviye dolar için %0.5, euro için %0.25 veriyor. hem kullanım kolaylığı hem de yüksek faiz nedeniyle eskiden çok kullanırdım. enpara'nın yerini alan başka bir banka var mı?
faiz oranlarına bir bakayım dedim de vadeli altın hesabı yok, başlangıç seviye dolar için %0.5, euro için %0.25 veriyor. hem kullanım kolaylığı hem de yüksek faiz nedeniyle eskiden çok kullanırdım. enpara'nın yerini alan başka bir banka var mı?
0
Sour
(23.03.21)
enpara en baslarda piyasanin 1-2 puan uzerinde faiz veriyordu ve diger avantajlariyla birlikte gayet tercih edilenbiliyordu. simdi ise normal bankalardan pazarlikla alabilecegin vade oranlari sunuyor, ha ben hala kullaniyorum ve memnunum ama vadeli oranlarinda bir cazibe kalmadi artik

burgan'in oranlari biraz daha yuksek
0
exlibris
(23.03.21)
Dolar euro ya nasıl faiz bekliyordunuz?
0
zoghurt
(23.03.21)
@zoghurt, tam anlayamadım. şu an alternatif bank'tayım. 1.5 faiz veriyor dolar için, hiç fena değil. hoşgeldin faizi epey yüksekti bir yıl kadar önce.
0
🌸Sour
(23.03.21)
faizde burgan çok iyi. dolar faizi de piyasaya göre iyi.şartı falan da yok süresiz
0
jelly bear
(23.03.21)
5000 dolar için bana %1.10 faiz veriyormuş, sitesine göre %0.5 vermesi lazım. Vade bugün yenilendi. 3 yıldır falan kullanıyorum.

Yani çok param olsa durum belki farklı olurdu da aylık ekstra 10 lira için banka değiştirmek mantıklı gelmediği için duruyorum. Bi de müşteri hizmetleri falan iyiydi hep.
0
plutongezegendegilmi
(23.03.21)
gözünüze kestirdiğiniz bankaların şubelerine gidin ya da online bankacılık müşteri hizmetlerini arayın ve pazarlık edin.
Evet paranın + faizin bile pazarlığı oluyor.
ben yaptım, oldu.
0
ankara06
(23.03.21)
@ankara06 dediğiniz enpara gibi veya vov gibi online bankacılıkta olmuyor. onu büyük meblağ için yapıyorum; 250 bin üzeri için.
0
🌸Sour
(24.03.21)
(3)

Efendi erkek beğenen kız

kiriko
Yeğenimle oturduk konuşuyoruz kız arkadaşı bizimkini kıskandırmak için burada çok uslu erkekler var gibi bi laf etmiş.Dedim asrın malıdır o kız bozuldu bana arkadaşlar sizce dd uslu erkek arayan kalmış mıdır ya efendi dese neyse uslu ne ya?
Yeğenimle oturduk konuşuyoruz kız arkadaşı bizimkini kıskandırmak için burada çok uslu erkekler var gibi bi laf etmiş.Dedim asrın malıdır o kız bozuldu bana arkadaşlar sizce dd uslu erkek arayan kalmış mıdır ya efendi dese neyse uslu ne ya?
0
kiriko
(09.02.21)
30 yaşından sonra efendi erkek öncesi hep piç erkek.
0
olaylar olaylar
(09.02.21)
Valla ne demek istedi acaba kız, mal ama kendisi, orada hemfikiriz.
Birinin böyle bir lafı erkek arkadaşının yanında söylemesi bana kızın fena halde "burada kapım sonuna kadar açık, bu yanımda görmüş olduğunuz mal bundan faydalanmıyor, yok mu beni layıkıyla ferahlatacak bir erkek" mesajı vermek istediği intibaını veriyor.
Özür dilerim...
0
SiyamkedisiZorro
(10.02.21)
buradaki tek problem yeğeninin sevgilisine mal diyen bir insan. benim sevgilime dese biri bir daha görüşmem o insanla.

kıskandırmak için demiş işte, cilveleşiyorlar, uslu ol demiş, serserisin sen şapşik demiş, ne bileyim? kaç yaşındalar?
0
Sour
(04.03.21)
(35)

Türkiye’nin Avrupa’ya göre avantajları

garavel
İklim vs doğal sebepler değil bahsettiğim, sosyal çevre, ailenin yakın olması vs de değil. Mesela iş yapma kolaylığı, bankacılığın biraz daha gelişmiş olması, e- devlet’in orada pek alternatifinin olmaması ( sanırım ). Konut sahibi olmada biraz daha rahat bir de sanırım ( yüksek birim maaşlar, ayni
İklim vs doğal sebepler değil bahsettiğim, sosyal çevre, ailenin yakın olması vs de değil. Mesela iş yapma kolaylığı, bankacılığın biraz daha gelişmiş olması, e- devlet’in orada pek alternatifinin olmaması ( sanırım ). Konut sahibi olmada biraz daha rahat bir de sanırım ( yüksek birim maaşlar, ayni birim ev fiyatlarından dolayı )

Sizin aklınıza gelenler neler?

almanya, hollanda, ingiltere, fransa baz alınabilir.
0
garavel
(25.01.21)
vergiden kaçınma imkanlarının fazlalığı olabilir
0
roket adam
(25.01.21)
Torrent kullanma imkanı
0
freebird5406_2
(25.01.21)
yazmışsınız zaten bankacılık diye. ben de spesifik bir şey yazayım.

kredi kartı ya da genel olarak her yerde kart kullanabiliyor olmak.

kanser ediyor avrupada nakit muhabbeti.
0
AlsterWasser
(25.01.21)
aklıma giyim kuşamın daha ucuz olması geldi, istediğiniz şeyse tabii.
0
candide
(25.01.21)
issizlik asiri yuksek ve asgari ucret asiri dusuk oldugu icin hizmet isleri ucuz.
0
hot potato
(25.01.21)
@alster bu tuhaf mesela, hangi ülke için bu söylediğiniz acaba ? ben genelde özellikle son dönemde sadece kart ile alışveriş gördüm hep, öncesinde de kart çoğunluktaydı sanki.
0
🌸garavel
(25.01.21)
Aslında say say bitmez. 1. Vergiler düşük ve esnaf gelir vergisinden muaf 2. Online eğitimde başarılıyız. AÖF sisteminde Anadolu AÖF dünyada ikinci sırada 3. edevlet uygulamalarında başarılıyız hans'ın hala kağıt kalemle yaptığı günlerce süren bürokratik işlemleri Mehmet edevletten bir kaç dakikada halledebiliyor. 4. İnternet bankacılığı 5. Geniş ve yeni otoyollar avrupada bizdeki kadar yaygın değil 6. Avrupanın en büyük avmleri bizde zorlu center bu konuda Türkiye'nin yüz akı. 7. İş yapma ve iş yeri açma bizde daha kolay ve bürokrasi daha az ayrıca teşvikler ve hibeler var 8. Devlet dönem dönem vergi ve kredi yapılandırması getirip mükelleflere ödeme kolaylığı sağlıyor 9. Ticari taksiler çok ucuz toplumun her kesimi kullanabiliyor 10. Çalışıp krediyle ev sahibi olma süresi avrupadan çok daha kısa
0
acebi
(25.01.21)
@garavel yazdıklarım corona öncesi tabi :..) tabi tüm avrupayı genellemek ahmaklık olur. örneğin izlandada tam tersi kart her yerde geçiyor her miktara kadar.

marketler dışında çoğu dükkan tarzı işletmede özellike yeme-içme vb. durumlarda belli bir miktara kadar nakit sonrasında kart daha yaygın.

en azından ben çok denk geldim. tabii azalıyordur haliye. bankacalılık hizmetleri geriden geliyor resmen. daha bir kaç sene öncesinde kadar manuel şifre kağıdı veriyordu deutsche bank internet bankacılığında.. daha yeni yeni geçtiler yeni sistemlere.
0
AlsterWasser
(25.01.21)
En başta sağlık sistemi gelir zannımca
0
but that was just a dream
(25.01.21)
1- Turkiye'de ustalik cok ucuz. Muslukcu, boyaci, catici, dogalgaz tesisatcisi, elektrikci cagirdin mi battin demektir Avrupa'da, sayi olarak da azlar ha bos gununu denk getireceksin falan buyuk basagrisi. Terzi, kuru temizleme, bakim, tamirat pahali keza. Yenisi alsaydim daha iyiydi durumlari oluyor.
2- Hizmet sektoru. Resepsiyonist, garson, satis elemani bizim Turklerin kiymetini bilmemiz gerekiyor kesinlikle. Avrupadakiler hep artist. Adam kendini benle mi karsilastiriyor napiyor? Olum sen hizmet sektorundesin illa Rothschild ailesinden mi olmam lazim iyi bir hizmet alabilmek icin.
0
neck_and_neck
(25.01.21)
Emek ucuz, patronlar için güzel ülke.
0
alfred
(25.01.21)
insanların daha çözüm odaklı olması. en suratsız memura bile "abi be, işim çok zor zaten bak böyle böyle benim işi bi hallediversen" desen adam yapabiliyorsa yapar yapamıyorsa yol gösterir hiç yoktan. avrupa'da bi yönerge vardır onun dışına hayatta çıkmazlar deli ederler. adama mesai sonrası sorsan bu konuyu "he valla ne saçma iş helelelülele" der ama mesaide hiçbir riski olmasa da bütün inisiyatif onda olsa da o işini yapmaz.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.01.21)
avrupa çok geniş bir tanım. bulgaristan da avrupa, norveç de avrupa. bu arada yazılanların neredeyse tamamını avrupalı ortalama biri bir dezavantaj olarak görür.

örneğin:

@acebi'nin dediği aöf sistemi bir avantaj mı dezavantaj mı bilemedim. örneğin aöf mezunu bir insan almanya'da yüksek lisans yapamıyor. genelde kabul etmiyorlar. yani aöf ciddiye alınmıyor pek. yoksa avrupa'nın yapmak isteyip de yapamadığı bir şey değil. eğitim kalitesini düşürdüğünden olabilir.

@proletarier'in dediği için de geçerli olabilir. avrupa'da bir standart vardır, herkes bu standarda uygun iş yapmak zorundadır. sen müşteri olarak onlar hizmeti sağlayan olarak uyar. dolayısıyla herkes aynı muameleyi görür. hataya veya kayırmaya yer olmaz.
0
Sour
(25.01.21)
@Sour, böyle düşününce doğru ama şöyle açayım. Kurumlar hantaldır, gelişmeye kapalıdır. Bu kurumları gelişmeye zorlanması gerekir. Ortada çağ dışı-geçerliliğini yitirmiş bir prosedür varsa ve herkes buna uymaya devam ederse o süreç herkes için eziyet olmaya devam eder hasbelkader yetkili bir abinin gözüne batana kadar. Kuralları zararsızca esneten kişiler olması bu tür durumları yetkililerin gözünün önüne daha çabuk getirir. Kurumları gelişmeye zorlar yani.

Benim fikrim bu tabii böyle sanki değişmez bir gerçek gibi yazdım ama düşüncelerimi yazdım sadece.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.01.21)
@Sour avrupadan kasit bati avrupa ulkeleri bulgaristan moldova romanya degil tabii ki. Ikincisi AOF mezunuyla orgun mezunu ayni haklara sahipler hic bir fark yok ve dunya genelinde yuksek lisans yapabiliyorlar. AOF sistemi egitim kalitesini dusurmez firsat esitligi saglar yoksa AOF te muhendislik, tip veya mimarlik egitimi verilmiyor isletme veya kamu yonetimi egitimi vermek icin orgun fakulte kurmaya gerek yok. Ayrica avrupada da AOF var ve dunyada en basarilisi ingilterede.
0
acebi
(25.01.21)
Yok.

Online bankacılıkta şimdiye dek yapamadığım tek şey ev kredisi için birikim hesabını açamamaktı. Açmak için gereken randevuyu da online aldım.

Oturma izni başvurusundan kütüphane kartına, şahıs şirketi açmaktan reçeteli ilaç almaya kadar her şey online.

İki yılım dolmak üzere. Banka hesabımı açtıktan sonra nakit kullandığım tek yer Türkiye elçiliğiydi. Masamda hala elçilikte lazım olduğu için çektiğim paranın kalanı duruyor.

Vergi meselesinin az gibi görünmesi dolaylı vergilerin çokluğundan, kimsenin vergi bilinci olmamasından ve vergi kaçırmanın çok kolay olmasından dolayı. Finlandiya'da
ve Türkiye'de ödediğim gelir vergisi %25 (Edit: Tekrar düşündüm de sanırım Türkiye'de ödediğim gelir vergisi daha yüksek olabilir.) Dolaylı vergisiyle, ödediğim paranın karşılığını alamamamla, otuyla bokuyla Türkiye'de daha fazla vergi ödüyordum.

Türkiye'de düzgün bir semtte düzgün bir evi aileden ve eşten destek almadan alabilmek neredeyse imkansız. 2010 yılında Beylikdüzü'ndeki evler için 150 bin lira peşinat istiyorlardı. 4-5 sene önce Dereboyu caddesindeki saçmasapan bir evi 950 bin liraya satmışlardı. Burada tek başıma 10-12 ayda ofise 30-40 dakika mesafede bir ev için gereken mortgage'ın peşinatını biriktirebildim (Bir sırt çantası ve bavulla ülkeye girip her şeyi sıfırdan düzmeme rağmen.) Tek dezavantaj şehir merkezlerindeki ortalama ev büyüklüğünün Avrupa'da Türkiye'ye oranla daha küçük olması.

Türkiye'de musluk falan filan için bir sürü para döküp bir ay sonra tekrar çağırmak zorunda kaldığım 'usta'ların yerine buradaki işini yavaş ama düzgün yapanları tercih ederim.

Türkiye siyasi iradeye yanlarım, her türlü memuru siyasi networküm ve paramla satın alırım, işçiyi sömürür kısa yoldan köşeyi dönerim kafası için cennet gibi bir ülke.
0
bruce mclaren
(25.01.21)
Maasli calismiyorsan Türkiye daha güzel.
Istedigin an kov, istedigin gibi mobbing yap, istedigin gibi süresiz izine çıkar, sigortasini asgariden yatir, haftada 50 saat calistir ayni maasi ver, haftasonu ara, mesai sonrasi ara, tatilde ara. Cok mu vergi veriyorsun? Araba al sirkete vergiyle ode. Vergi borcun mu var? Odeme, af bekle vs vs

Onun dışında servis isleri ucuz; restoran vs ucuz, muslukcu vs isleri ucuz. Çünkü herkes cani istediği gibi bu islerde çalıştigi icin bir sürü var. Haliyle uc kuruşa düşüyor iscilik. Aynisi restoran islerinde de geçerli.

Onun dışında caninin Türkiye'de paran varsa caninin istedigi her şeyi yaparsin. Gece canin dondurma mi istedi? Kebap mi istiyorsun? Peki özel profesör doktor randevusu ? Hepsini parayi basarak yapabilirsin ama gelismis Avrupa ülkelerinde yapamazsin. En azından öyle 1000lira verdim randevuyu aldım falan yok buralarda. Özel hastane yok zaten.

Herhangi bir yerde tanıdığın varsa is halledersin. Devlet dairesi, polis, yargıç, savci. Zenginsen bütün bu sistemi alt edersin zaten, sistem seni korumak icin var.

Edevlet, kredi ve kart almanin olağanüstü gereksiz hizliligi (o yüzden yer gök kredi ve kredi kartı borcu), kiyafet/ayakkabi/deri ürünleri ucuz olmasi.

Eğitim sistemini ovecek durumda değilim. Ülkede yer gök üniversite mezunu kasiyer/fabrikada isci dolu ama bir tane aklı başında elektrikci, muslukcu bulmak imkansiz. Bunlari hiç egitmeyip herkesi üniversite mezunu yapman süper bir şey.
0
logisticsmanager
(25.01.21)
tüm dünyaya göre avantajı, eğitim araştırma hastanesinde tedavi oluyorsun, ödediğin ücret 7 tl, reçetenin yüzde seksenini ssk ödüyor(yani hepimiz), muayene eden uzman hekim, isviçrenin en baba hekimleri kalitesinde, belki daha iyi, bak sıfır mübalağa! aman nazar değmesin
ek: özetle bu konuda güncel tabirle tam bir sosyal devlet. amerikada donuna kadar alırlar, avrupada doktor bulamazsın sade vatandaşsan.
0
esref
(26.01.21)
gerçekten merak ediyorum e-devlet gibi çok kapsamlı bir site var mı mesela avrupa ülkelerinin herhangi birinde ? ya da e-nabız vs.


@bruce ev konusunda ben hep türkiye'nin daha basit olduğunu düşünüyorum. ev bi kere bol çünkü. avrupada o durum yok.
0
🌸garavel
(26.01.21)
TR'nin ALmanyaya gore avantajlari:

- Burokrasi daha az.
- Kurallari esnetmek cok daha kolay.Sorumlunun iki dudaginin arasinda her sey. Bu sayede adamini bulup kurallari esnetip herkesin onune gecebiliyorsunuz.
- Yemekler
- Teklifsiz iletisim ve tanisma daha kolay
- Giyim cok ucuz
- Sehir ici ulasim daha ucuz

Bu arada konut edinmek Turkiyede daha rahat degil bence.Turkiyede ucuz denilen kalitesiz yerlerle Avrupadaki pahali ve kaliteli yerleri karsilastirmak sik yapilan bir hata.
0
turkuaz
(26.01.21)
şu yorumları okuyan türkiye'yi dünyanın en iyi ülkesi sanır:)
0
nothing in my way
(26.01.21)
@garavel, evin kalitesi kötü ve fiyatı fahiş olduktan sonra çok olmasının bir esprisi yok bence. 1 yıldır anneme babama emekliliklerini geçirecekleri yaz kış yaşayabilecekleri bir ev bakıyorum. Bakınca "acaba burada gerçekten insan yaşamış mı?" denilecek evler 600-700 bin liradan başlıyor. Balıkesir, İzmir ve Muğla taraflarında oturulabilecek bol ev varsa üzerime link atın :)
0
bruce mclaren
(26.01.21)
@bruce mclaren ciddi misiniz bilmiyorum ama 700 bine hele hele balıkesir muğla'da falan deli güzel evler alınabilir ya, ben izmirde yaşıyorum olduğum bölgede 700 bine mesela 4-5 yaşında 3+1 gayet güzel bir ev alınabilir, merkezi yerlerin civarında güzel bir sitede yani.

dediğiniz şey yazlık vs müstakil evse bilemem. ki yine alınır diye düşünüyorum ama aramaya çok üşendim :)
0
🌸garavel
(26.01.21)
@garavel yazlık-müstakil evet. Konak'ta 30+ yıllık 2+1 ara kat daireye 400 bin lira vermek de bana pek akıl kari gelmiyor açıkçası :)

Edit: Acaba yanlış mı hatırlıyorum diye tekrar bakayım dedim. Alsancak'ta 30+ yaşında ara kat 2+1 daire 800 bin lira: www.sahibinden.com
0
bruce mclaren
(26.01.21)
zenginsen dunyadaki en guzel ulkedir. yalakalar, kurallarin, kanunlarin zenginin lehine islemesi, daha fazla saygi gormen, hizmet sektorunun hem kaliteli hem de ucuz olmasi. dis, sac, goz gibi estetik saglik operasyonlarinin cok ucuz olmasi.
0
baldur2
(26.01.21)
@bruce mclaren izmirin en en en merkezi yerinde bakıyorsunuz, bu çok normal. mavişehire 5 dakika bostanlıya 10 dakika uzaklıkta çiğli ataşehir bölgesinde mesela nezih bir sitede 700 bin civarına çok iyi evde oturulabilir.

ama çok çok merkezi yerde tabii ki oturulamaz.

foça, gümüldür gibi yerlerde de ortalama bir yazlık alınabilir.
0
🌸garavel
(26.01.21)
@garavel İzmir'i sizin kadar bilmediğim için uçuk bir örnek seçmiş olabilirim. Ama anlatmak istediğim farkı yine de gösteriyor. Helsinki'nin en en en merkezi yerinde bir evin mortgage'ına ayda 1.500-2.000 euro vererek satın almak ve hala fazla kasmadan kenara 1.000 euro koyabilmek mümkün. Ben bunu Türkiye'den ayrıldığım zaman da hayal edemiyordum, hele şimdiki ekonomik koşullarda hiç hayal edemiyorum.

Öneriler için ayrıca teşekkürler :)
0
bruce mclaren
(26.01.21)
Ev alma konusunda bati da en az turkiye kadar zor sartlar sunuyor acikcasi. Ev almak avrupa ulkelerinde kat kat daha kolay degil. Et, araba, benzin, elektronik vs turkiye'ye oranla cok daha rahat alinabiliyor olabilir ama ev ayni oranda zorlukta bence.
0
baldur2
(26.01.21)
@hayat gercekten guzel

Neler mesela ?
0
🌸garavel
(26.01.21)
Ucuz iş gücü, bürokrasi, bankacılık ve sağlık sistemleri kesinlikle.

Tabii bir de en önemli konu: gıda/mutfak/yemek (fiyatları değil çeşitleri).
0
nawar
(26.01.21)
e-devlet, bankacılık, genç nüfus ve acelecilik dolayısıyla gelen şeyler yani. Sağlık (gerekirse parasını verip özel hastaneye gidebilme lüksü.)

konut sahibi olma olayı her yerde sıkıntı ama mortgage sistemi olan ve enflasyonu yılda %1-2 olan yerlerde çok daha uzun vadeli rahat alıyorlar sanıyorum. Bizde ölüm.(şunu da hesaba katmak lazım, bizde iyi maaşla iş bulabildiğin yer İstanbul. Batıda illa Paris, Berlin, Londra'da yaşamadan da iyi maaş alabiliyorsun hatta ortalama aynı maaşı alıyorsun çoğu yerde. Gördüğüm bu. Biz küçükçe bir şehirde benzer paraları alabilsek daha rahat ev alıyor olurduk, alım gücümüz de artardı. İstanbul'un 8 milyon, gerisinin anadolu şehirlerine dağıldığı bir Türkiye hayal etsenize :)

şirket kurma işleri ve vergi çok mantıksız/kötü geliyor bana. Ki dünyada da en karışık sistemlerden biri olarak anılıyordu. Estonya mesela o işi çok basitleştirmiş, ben açıkçası internetteki işim tutarsa Türkiye'de değil Estonya'da falan şirket kurup oraya vergi vermek istiyorum.

Bence alt-orta sınıf için Avrupa süper, üst sınıf için Türkiye istediğin gibi at koşturabileceğin müthiş bir ülke.

edit: birçok konuda sorun olarak kuralsızlık, örneğin kriptopara gibi şeylerde işimize yarıyor. ABD'de hatta sanırım Fransa'da vs. yaşayanlar sattıktan sonra gelir vergisi vermek zorunda. Türkiye'de henüz belirtilen bir vergi yok. Abd, kanada, çin vb. ülkelerdeki insanlar çeşitli borsalara kaydolamıyor, coin satışlarına katılamıyor, biz katılabiliyoruz. Bu devlet bizi korumadığı için oluyor ama eğer para kazanabilirsen işine de yarıyor işte.
0
nhk ni youkosu
(26.01.21)
eğer çok paran varsa ve kötü bir alışkanlığın yoksa kafan rahat olsun kimse yanına yaklaşamaz
0
duyurukullanıcısı
(26.01.21)
Ya herkes paradan evden bahsetmiş, kimse kültürden (ve özellikle iş kültüründen) bahsetmemiş, çok şaşırdım. (Değinen olmuş gerçi haklarını yemeyeyim, ama çok değil yine).

Tabi Avrupa'nın tamamını bilmiyorum ama gördüğüm kadarıyla "kuralcılık" çok baskın.

Bunun iyi yönleri var, ne yapman ve nasıl yapman gerektiği belli. Yap geç, kimse fazlasına zorlamaz, emeğine çökmez, tertemiz. Bizde memuriyet arayan ama biraz daha çok param olsun diyenlerin hayali gerçek olmuş.

Öte yandan sana sunulan ile yetinemiyorsan, daha iyisini güzelini yapmak istiyorsan, o kalıbın dışına çıkmanı çok zorlaştırıyorlar. Mantığı da şu: risk istemiyoruz. Plan yaptık, plana uyalım, fazlasına gerek yok, başımıza bir iş gelmesin yeter. 20 yaşındaki insanlar bile benim nenem gibi.

Bi 100 yıl öncesinde dünyayı keşfeden, kültürün, bilginin sınırlarını zorlayan insanların bunların ataları olduğuna inanmakta güçlük çekiyorum.

İşe gir, 9-5 arası git gel takıl, 30 yıllık ev kredisine gir, haftasonları da git drone uçur, gitar çal, dağda bayırda yürüyüş yap gel. Güzel/anlamlı bir ömrün böyle bir şey olduğuna inanan çok fazla insan var. Rahatları azıcık bozulduğunda bir anda aşırı sağ partilere yönelmeleri de bundan. Aman sorunları çözelim, yeni çıkış yolları arayalım vs. yok, para yok, mültecileri atalım gitsin. Sıradan adamı suçlamıyorum ama elitleri, okumuşları da bundan çok farklı değil.

TR'de gidilen yönü beğenmesem de bir dinamizm var, bu iyi bir şey bence, ben seviyorum.
0
plutongezegendegilmi
(26.01.21)
Hollanda'da yasiyorum, burasi ile Turkiye'yi karsilastiracak olursak iklim, mutfak/yemek Turkiye'nin en buyuk artisi. Bunlar ve aile, yakinlar disinda Turkiye'de ozlenen pek bir sey yok.

Is yapma, is kulturu/ahlaki ise karsilastirilamaz. Turkiye'de birakin sozlu anlasmayi, yazili anlasmalari dahi kimse sallamiyor. Hukuken hakkinizi aramaya kalksaniz zaten o baska hikaye. Ozetle Turkiye'de ticaret ve is ahlaki yerlerde.

Turkiye'de bankacilik sistemi daha gelismis ve esnek fakat Avrupa gittikce arayi kapatiyor. Ozellikle odeme sistemleri konusunda Turkiye cok kisitli imkanlar sunuyor. e-devlet bu ulkelerin hepsinde var. Hollanda icin konusursak gayet basarilir ve bir suru ozel sirket ile ( elektrik, su gibi ) entegre olarak da calisiyor.

Ev alma meselesini karsilastirmak anlamsiz. Hollanda'da asgari ucret sahibi bir cift rahatlikla ev alabilir ( sehir merkezinde, kanal manzarali degil tabi ki ) bunun icin pesinata da gerek yok. AB vatandasi degilseniz faiz biraz daha yuksek ya da bir miktar pesinat (%10 sanirim) ayni faiz orani ile kredi almak mumkun. Gerekli olan tek sey suresiz is kontrati ve Hollanda'da 1 yildir ikamet etmek.

Turkiye'nin en buyuk avantajlarindan birisi ( tabi ki paraniz varsa ) ucuz iscilik. Zaten bahsedilmis, evde ampul patlasa degisitirmek icin adam cagirabilirsiniz. Gunluk yasam icin ornek verirsek, makul fiyata berber/kuafore gitmek mumkun.

Uzun uzun yazmak gereksiz aslinda. Turkiye'nin Avrupa'ya gore en buyuk avantaji yeterli paraniz var ise her turlu kurali, kanunu kendi avantajiniza olacak sekilde esnetebilirsiniz. Avrupa'da bu o kadar kolay degil.
0
whisky
(28.01.21)
@acemi

aöf mezunları almanya'da yüksek lisans yapabiliyor mu? (benim bildiğim kadarıyla kabul etmiyorlar, o nedenle soruyorum)

ingiltere'deki sistemi başarılı kılan nedir?

türkiye için online eğitimde başarılıyız, türkiye 3. sırada demişsiniz mesela. neye göre üçüncü sırada? öğrenci sayısına göre mi? eğer öyleyse anlamsız. eğitim kalitesine göre mi? bunu nasıl ölçmüşler bilmek isterim. yani buradan mezun olan öğrencilerle ilgili örgünlerle karşılaştıran bir araştırma mı yapılmış?
0
Sour
(04.02.21)
(16)

kuyrukta öne geçmeye çalışan güzel kızlar

buenosdias
dün markette kızın teki kuyruğa rağmen önüme geçip ödeme yapmaya yeltendi. ben de sıra var arkaya geç deyip bozdum. cevap falan verdi bir süre tartıştık, sonra arkama geçti.sorum şu. bu 3. kez başıma geliyor. sadece ben tepki veriyorum. kimse tepki vermiyor. hatta çoğunda hakkı olmamalarına rağmen a
dün markette kızın teki kuyruğa rağmen önüme geçip ödeme yapmaya yeltendi. ben de sıra var arkaya geç deyip bozdum. cevap falan verdi bir süre tartıştık, sonra arkama geçti.

sorum şu. bu 3. kez başıma geliyor. sadece ben tepki veriyorum. kimse tepki vermiyor. hatta çoğunda hakkı olmamalarına rağmen arkama geçiyorlar. arkadakiler de kuzu kuzu biat edip ses çıkarmıyorlar. bana inanılmaz anlamsız geliyor, acaba güzel kızlara sırada öncelik tanımak bir görgü kuralı mı? yoksa sevgili, baba yada abaza erkekler tarafından sosyal hayatta prenses gibi yetiştirilen kezbanların triplerine ses çıkarılmaması tamamen ezik kültürden mi geliyor?

siz nasıl tepki verirdiniz?
0
buenosdias
(01.01.21)
Tartismazdim muhtemelen. O anki ruh halime de bağlı tabi bu ama. Dediğiniz gibi bir durumla de hiç karşılaşmadım.
0
allah yazdiysa bozsun
(01.01.21)
Kim olduğundan bağımsız cevap veriyorum, çünkü fark etmiyor. Cahille tartışmaya girmekten kaçınırım. Kişi dış görünüşüyle az çok belli eder zaten kendini.

Bir keresinde markette kasanın diğer tarafından, yani çıkış kapısının ordan gelen bi adam sıra bende olmasına rağmen elindeki ürünleri kasanın oraya koydu. Zaten orası daracık bir alan. 4-5 ufak ürün koyunca dolan bir yer. Adama "pardon sırada ben varım." dedim. Adam sinirli sinirli "sıranı yemedik ya. elimde durmasın diye oraya koydum." falan demeye başladı. Agresif tavırlar sergilemeye başladı. Ben de karşılık versem kavga çıkacak. Bu tip adamlarla kavga etmek bana bir şey kazandırmaz. O yüzden çoğu zaman sesimi çıkarmıyorum. "Hakkın yeniyor" diye düşünebilirsin. Varsın market sırasında önüme geçsin. O kadar ciddi bir hak değil açıkçası.
0
himmet dayi
(01.01.21)
tabiiki değil.
ayrıca sizin önüne geçmeleri sizin izninize bağlı değil sadece; arkanızda birileri varsa onların da önüne geçmiş oluyor.
uygun ve nazik bir dille uyarmak lazım kadın erkek genç yaşlı fark etmez.

edit: cahille mücadeleye inanıyorum -elbette uygun koşullarda- hiçbir şey yapmamak hareketlerini onadığınız anlamına geliyor, sürekli yapıyorlar.
0
jimjim
(01.01.21)
Sırra var ama madem çok öne geçmek istiyorsunuz buyurun derdim
0
fempusay
(01.01.21)
Kurnazlık her zaman var ama tartışılacak bir konu değil.sende basit bir konudan hem dolmussun hemde hala atarlanır gibisin,dun olmus olayda hala kezbanlar,ezikler falan modundasın.bu marketten çıktığında kapanacak bir konu,bu ezik kültüre son verdiğin için alkışlanacak bir durum değil.

Ben cok takılmam,acelesi olanı anlarsam buyur gec derim.yuzsuzlukle yapana hele bşr dur,soluklan yaparım ama uzatmam.
0
duptıs
(01.01.21)
@jimjim

mücadele ettiğinde de yapmaya devam ediyorlar. bir şey değişmiyor. sadece o an sıranın arkasına geçebilir ama bu davranış onun sonsuza dek değiştiği anlamına gelmiyor. fırsatı varsa yine yapıyor. sen orada tartıştığın ve sinirlendiğinle kalıyorsun.
0
himmet dayi
(01.01.21)
yoo sinirlenmeden yap. :D
yani ben de şöyle düşünüp sinirleniyorum; şimdi bişey söylemediğim için kendini haklı, yaptığını doğru ve beni de keriz olarak düşündü.

yani evet, ruh sağlığımızı bozmadan devam etmek gerek.
0
jimjim
(01.01.21)
Otobüs durağında çok oluyor. Ama güzel kız değil genelde kilolu kapalı teyzeler çok yapıyor. Bir de ergen irisi tipler kulaklıkla duymuyorum ayağı yapıyor. Ben de fırsatını bulursam sıra var yapıyorum. Genelde uyarılsa da en sona gitmiyorlar. Doğrudur, kimse sallanıyor, hatta binsin nolacak tadında herkes. En arkadaki adam efendin sıra beklediği için ayakta kalacak. Bu kaynakçı otururken belki. Tane tane herkese anlatmak mümkün değil.
0
baal
(01.01.21)
Aslinda kimse tepki vermiyor sorusunun teyidini de almışsınız cevaplari okuyunca.
Ben tepki veririm. Çünkü bu ulkede susarsan hep hakkını yerler. Saygisiz bir milletiz. Şark kurnazi bir tipin kendiliginden bir şeyleri anlamasini beklemek boşa bir çaba. Gayet net bir ses tonuyla “sıra var” derim. Uzatmasam da onun huzursuz bir şekilde marketten ayrilmasi lazim, benim değil.
0
her giriste sifresini unutan adam
(01.01.21)
Ben uyaririm
0
nax
(01.01.21)
Ben sirayi bozan herkesi nerede olursa olsun uyaririm.
0
eylul
(01.01.21)
uyarırım, topluluk kuralları diye bir şey var, birbirimize saygılı olmak zorundayız yapılan yanlış, doğru insanlar çoğunlukta olduğu sürece bu sırtlanlar da duruma ayak uydurmak zorunda kalacaklar. Bunu market sırası özelinde yazmıyorum genel olarak düşünebilirsiniz, başkası tartışırken de haklı olandan yana konuşup bende destek veririm hatta.
0
firavunfaresi
(01.01.21)
kız güzelse öne geçmeye hakkı vardır. değilse sıra var diye bağırırım.
0
Sour
(01.01.21)
benzer sey otobuste basima geldi ama sira degil, benim biletimin numarasina oturmus kalkmiyor, insan gibi söyledim, kalkmadi. kalkmiyor bir de hic suclu gibi degil yani ben olsam utanirim yapamam. polis diye bagirdim, muavin gelince hanimefendi yerimi gasp ediyor diye olay cikardim. öyle saca böyle tarak yani bende az cingen degilim.
ezik kültürden ziyade bana da bizim duskun erkeklerden rica etmeye alismislar gibi geldi. bir de deliye bulasacagina caliyi dolas diye de düsünüyo olabilir insanlar.
0
wishmaythşngs
(01.01.21)
"ben güzelim bu bana ses çıkarmaz" böcek muamelesi yapar ezerim.

"Ben kurnazım araya kaynarım" yedirmem o sırayı.

"Telaşlı hareket edeyim acelem olduğunu düşünüp idare etsinler" idare ederim.
0
IncredibleMau
(01.01.21)
güzel kızlara ben önüme geçiririm. yakından izliyorum iyi oluyor.
0
diffarentiationation
(01.01.21)
(6)

yatırım amaçlı ev

sayha
istanbulda tavsiye edebileceğiniz bölgeler var mı acaba? ileride değerlenme potansiyeli olan, deprem riski düşük.
istanbulda tavsiye edebileceğiniz bölgeler var mı acaba? ileride değerlenme potansiyeli olan, deprem riski düşük.
0
sayha
(22.12.20)
Ben olsam eve para vermezdim.
0
allah yazdiysa bozsun
(22.12.20)
İstanbul'da deprem riski düşük olan bir yer olduğunu düşünmüyorum
İstanbulda -5 kot dahi olsa her yer para eder
0
paramolacak
(22.12.20)
istanbul'un kuzeyi; kemerburgaz ve arnavutköy. deprem riski düşük, yeni binalar, değerlenme potansiyeli yüksek.
0
Sour
(22.12.20)
Ev alınmaz, ama Çekmeköy tarafından arsa alabilirsin.
0
malheiros
(22.12.20)
istanbul'un karadeniz kıyıları yapılaşmaya çok müsait. o bölgeye yapılan 4-5 şeritli otobanlar boşuna yapılmadı. istanbulda sağ ve sola genişleyecek pek alan kalmadığı için şehir yukarı doğru genişleyecek önümüzdeki 5-10 yılda.
0
roket adam
(22.12.20)
Halkalı Atakent
evin değeri 2 kat attı 4 senede
kira da 1 gün boş kalmadı, ilk aldığım fiyatı çıkarttı
0
summatinyourteeth
(22.12.20)
(3)

nusret etin arasına ne koyuyor?

Sour
link vermeye izin vermiyor ama en son videosunda da görebilirsiniz. hamburger etinin arasına bir şey koyuyor. tavuk gibi duruyor. daha önceki videolarında da gördüm. o nedir?
link vermeye izin vermiyor ama en son videosunda da görebilirsiniz. hamburger etinin arasına bir şey koyuyor. tavuk gibi duruyor. daha önceki videolarında da gördüm. o nedir?
0
Sour
(22.12.20)
yorumlara kuyruk yagi demisler genelde, kizarmis 24 karat altin yazan da olmus.
0
mirafiori
(22.12.20)
Mantara benzettim.
0
allah yazdiysa bozsun
(22.12.20)
soru güncel.
0
🌸Sour
(21.01.21)
(13)

gece tuvalete kalmak prostat belirtisi mi?

Sour
genelde böyle deniyor ama bunun bir sıklığı olması gerekmiyor mu? yani ben hep gece tuvalete kalkarım. herkesi de böyle biliyordum. hatta ailemden de şahidim yani onlar da gece kalkıyor. ailecek prostat olma ihtimalimiz nedir? :) gece tuvalete gitme sıklığınız nedir? sıvı tüketme oranınız nedir?
genelde böyle deniyor ama bunun bir sıklığı olması gerekmiyor mu? yani ben hep gece tuvalete kalkarım. herkesi de böyle biliyordum. hatta ailemden de şahidim yani onlar da gece kalkıyor. ailecek prostat olma ihtimalimiz nedir? :) gece tuvalete gitme sıklığınız nedir? sıvı tüketme oranınız nedir?
0
Sour
(07.12.20)
valla ben her gece yataktan uyanıp gidiyorum. Günde yaklaşık 2 litre su içiyorum onun dışında kahva ve çay da çok içiyorum.
0
olaylar olaylar
(07.12.20)
Yetişkinlerde gece tuvalete kalkmak normal değil. Etrafımdaki hiçkimse gece tuvalete kalkmaz.
0
sta
(07.12.20)
ben gece 2-3 kere kalkıyorum. çok rahatsız edici. doktara gideceğim
0
tavish11
(07.12.20)
Yatmaya yakın bir şey içmiyorum, içersem de 2-3 yudum. mışıl mışıl uyuyorum.
0
yarey
(07.12.20)
sıvı tüketme oranından ziyade tükettiğiniz saate, akşam yediğiniz şeylere göre değişir.
0
uuth
(07.12.20)
Hastalık belirtisi.
0
Tochinoshin
(07.12.20)
Gece yatmadan önce 1-2 bardak su içip yatarım, hiç tuvalete kalktığımı hatırlamıyorum. Gün içinde de aralıksız çay-kahve-su-maden suyu içiyorum.

Dolayısıyla illa prostat değil ama belki bakteri vs. başka bir soruna işaret edebiliyor olabilir. Bence bi doktora gidin.
0
plutongezegendegilmi
(07.12.20)
gece tuvalete 1 kere yada en fazla 2 kere kalkılması normaldir. ama 2 den fazlaysa normal değildir. yatmadan 2 saat önce birşeyler içmeyi kesin bir de öyle bi bakın.

ben mesela saat 10dan sonra bir şey içmiyorum ve gece tuvalete kalkmıyorum.
0
sizofren06
(07.12.20)
birbiriyle çakışan çok bilgi var. mesela @sta X @sizorfren06.

10'dan sonra içmemeyi deneyeceğim. bakalım neler olacak.
0
🌸Sour
(07.12.20)
gün içinde çay kahve su çok tüketiyorum, bu nedenle gün içinde çok sık wc'ye girer çıkarım ama gece uykudan uyanıp gidecek kadar hiç olmadım şimdilik..
0
strobist
(07.12.20)
Gece tuvalete kalkmak şeker hastalığının da belirtisi olabilir.
Gündüz de sık idrar yapıyor musunuz
0
fezagezgini
(07.12.20)
Bende iyi huylu prostat büyümesi var, evet prostatın belirtilerinden biri bu ama kesin budur diyemeyiz tabi, doktora gitmen lazım.

Bende ne olduysa 24 yaşında oldu, prostat iltihabı geçirdim. Doktora gittiğimde prostatımın olması gerekenden çok daha büyük olduğunu söylemişti. Prostat iltihabı ara ara tekrarlıyor. 28 yaşına geldiğimde, yani geçen yıldan beri de geceleri işemeye kalkmaya başladım, genelde bir defa kalkıyorum, nadiren kalkmadığım oluyor.

Ne içtiğinle hiç alakası yok. Ben hayatım boyunca, yatmadan 30 saniye önce (öyle 3-4 saat de değil) hep dev bir bardaktan -en az 250-300 ml- su içmeden uyumayan bir insandım, hiç de uyanmıyordum geceleri.

Şeker hastası değilim. Hiçbir hastalığım da yok.

Artık içmiyorum, ona rağmen işemeye kalkıyorum. :))
0
hayirsiz
(07.12.20)
(2)

telefon ekranını tuttuğumuzda dil değiştiren app

Sour
merhaba. yıllar önce görmüştüm bu application'ı. açtığınızda telefon kamerasını çevirmesini istediğiniz yere tutuyorsunuz ve otomatik çeviriyor. android için arıyorum. bu programın adı nedir?
merhaba. yıllar önce görmüştüm bu application'ı. açtığınızda telefon kamerasını çevirmesini istediğiniz yere tutuyorsunuz ve otomatik çeviriyor. android için arıyorum. bu programın adı nedir?
0
Sour
(28.11.20)
google translate
0
zikardo
(28.11.20)
:D gerçekten oymuş.
0
🌸Sour
(28.11.20)
(5)

çince bilenler bakabilir mi?

Sour
Xiaoqi ismi nasıl telaffuz ediliyor?tşk.
Xiaoqi ismi nasıl telaffuz ediliyor?

tşk.
0
Sour
(11.11.20)
translate.google.com

burdan xiaoqi'nin altindaki ses butonuyla duyulabilir.

saoci gibi bir sey
0
fakyoras
(11.11.20)
bu google translate yanlış çevirmesin şimdi :D
0
🌸Sour
(11.11.20)
Şaoçi
0
yarey
(11.11.20)
Xiaoqi : Şiyaoçi veya kolay yolu ile Şiyavçi

X: Ş olarak
Q: Ç olarak telaffuz edilir.
0
cossecant
(11.11.20)
Tonlari bilmeden okursan her seferinde yanlis telaffuz edersin ve farkli anlam ortaya çıkar ancak şimdilik dümdüz şiaoçi dert yaratmaz
0
steve keller
(11.11.20)
(9)

Doktora yapıp da memnun olan var mı?

kırmızıayakkabılıgargamel
Memnun olan dediğim, halinden memnun olan. Ya ben olmak istediğim yerdeyim ve şu anki konumumdan memnunum diyen var mı?Memnunsanız neden memnunsunuz?Memnun değilseniz neden memnun değilsiniz?Özellikle yurtdışında doktora yapanları merak ediyorum. Ben de ağır bir yüksek lisans döneminde aşırı bunalıy
Memnun olan dediğim, halinden memnun olan. Ya ben olmak istediğim yerdeyim ve şu anki konumumdan memnunum diyen var mı?

Memnunsanız neden memnunsunuz?
Memnun değilseniz neden memnun değilsiniz?

Özellikle yurtdışında doktora yapanları merak ediyorum.

Ben de ağır bir yüksek lisans döneminde aşırı bunalıyordum, daha da devam etmeyeceğim akademiye diye bıraktım ama şimdilerde sürekli bir şeyler öğrendiğimi düşündüğüm o hissi çok özlediğimi fark ettim. Peki değer mi?, diye soruyorum kendime, o yüzden de size sormak istedim.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(06.11.20)
Olmak istediğim yerin ötesindeyim. Ama mutlu değilim. Maddi getirisi beklentim kadar olmadı. Gerçekçi olalım, bilim de para için yapılır. Aç ayı oynamaz.
0
goklerdengelenkarar
(06.11.20)
Oo en sevdiğim konu, önce PHD öğrencilerinin durumunu buraya bırakayım:

The mental health of PhD researchers demands urgent attention
www.nature.com

Kendi açımdan orta halli bir üniversitede yaşam bilimleri doktorası yapmaya çalışıyorum. Parasızlık, saygı görmeme, ülkenin durumu, diğer ülkelere kıyasla yeni birşey ortaya koymanın zor olması, akademideki liyakat problemleri gibi türlü sebeplerle defalarca bırakmaya çalıştım, hala da çalışıyorum ama yerine de bir iş bulabilmiş değilim. Eğer belediyede bir temizlik işleri pozisyonu bulursam hiç düşünmeden bırakıp geçeceğim :)

Düşüncem: Türkiyede maddi açıdan getiri için lisanüstü eğitim yapmamak lazım. Eğer durumunuz iyiyse bilgiye/bilime merak duyuyorsanız o zaman kişisel tatmin için yapılabilir. Diğer türlüsü aşağıdaki gibi oluyor: pbs.twimg.com
0
superior
(06.11.20)
valla ben yurtdışında master yapıp doktorayı burada yaptım. yurtdışında kalıp normal bir iş yapsam daha mutlu olurmuşum sanırım.

bunun dışında kadrom vardı işte doktora yapmam lazımdı, yaptım. burada bilmiyorum öyle bilim milim pek yok. liyakat de pek yok. bakalım uğraşıyoruz...
0
passion rules the game
(06.11.20)
Akademiden kovalayacaksan zaten sansin yok devam etmen lazim. Ama masterda bunaliyorsan zaten akademi insani degilsin buyuk ihtimal.

Ozel sektorden tirmalayacagini varsayarsak bence pek bir avantaji yok, tersine dezavantaja sebep olur diyebilirim. Avantaja cevirebilmen icin cok ni$ bir is bulman lazim, o da lotoyu tutturmak gibi birsey.

Bence master'dan sonra zorlama bir ise gir bir sure calis, eger ilerde okuyacagin tutarsa doktora falan kasmak yerine bir MBA falan cakarsin devam edersin.
0
cooperr
(06.11.20)
@cooper özel sektörde neden dezavantaj oluyor?
0
🌸kırmızıayakkabılıgargamel
(06.11.20)
Türkiye'deki doktora doktora falan değil. Ben girip bıraktım. Mphil gibi bir şey Türkiye'deki PhD.
0
OrangeYellow
(06.11.20)
@kırmızıayakkabılıgargamel

cunku bircok sirketin calistiklari sektorle alakali didisinin didisinin didisini yapmis insana ihtiyaci yok, ustune 30 yasina kadar kitaplarin arasinda kaybolmussun gercek hayat deneyimin yok, bu arada coluk cocuga karismis olabilirsin belirli bir para beklentin var, sirketler icin kisaca "korkutucu" bir tipsin . Benim gordugum yurtdisinda cogu sirket duz mezun alip kendi yetistirmek istiyor. Benim ilk isimi ararken sirf masterim oldugu icin 10 mulakata girdiysem 5inden red yedim.

2 senedir bosta olan cift master + phd yapmis bir arkadas var, bir ara calistigim sirket adam ariyordu, cocuk ne kadar maas verirlerse versinler baslamaya hazirdi, cvsini benim patrona verdim adam bakti burusturdu cope atti, okula geri donsun dedi. Acikli ama hayatin gercekleri boyle..
0
cooperr
(06.11.20)
Pişmanım. Film çekip sanatta yeterlik yapıp mezun olabilirdim (küçümsemiyorum sadece zaten işim buydu) mezun olan insanların tezlerine baktığımda da hayal kırıklığı yaşıyorum. Bir de gerçekten hak etmeyen fazlaca insan mevcut. yedim bir bok bari hakkıyla yapayım dediğim için 6 yıl olacak hala ama tezim bitemedi.

Vakıf üniversitesinde üç kuruşa çalışıp kendime acıdığım ve sarıldığım dönemlere tez bittikten sonra merhaba diyeceğim için üzgünüm. Ailem olmasa büyük ekonomik sıkıntılar içindeydim çünkü tezi bitirmek adına o üç kuruş kazandığım işimi bıraktım. Bir yolunu bulup postdoc ile yurtdışına gidip daha ne kadar hayatımın içine sıçabilirim düşüncesi de beni terk etmiş değil.

Yine de sorsalar bunları bile bile doktora yapar mısın diye. Evet derdim. Pişman olsam da bu süreci yeniden bile bile yaşardım. Büyüttü, olgunlaştırdı ve çok şey kattı.
0
Corpsebridee
(06.11.20)
doktora maddi getiri için yapılan bir şey değil zaten. sevmeniz lazım. çok sıkıcı bir kitabı okuyun mesela. en az 5, 6 yıl harcıyorsunuz ve benzer kitapları okuyorsunuz, üzerinde çalışıyorsunuz. böyle bir şey olur sevmezseniz. onda bile zorlu oluyor çünkü sürekli aynı konudan sıkılıyorsunuz. başka bir şey yapmanıza vakit kalmıyor.

çağrı mert'in sinan canan'la bir söyleşisi vardı. ona baktım geçen gün. çocuğa sonuna kadar hak veriyorum. tatil yok, bununla yatıp kalkmanız gerekiyor, ben günde mesela 10-15 saat çalışıyorumdur rahat. böyle bir hayat.

genellikle olumsuz yönlerini yazdım ama çok sevdiğiniz bir konu olursa motivasyonunuz artıyor. bu da sizi daha çok çalıştırıyorsa ve sonunda başarı elde ediyorsanız güzel. türkiye'de insanlar genelde askerden kaçmak, iş bulamadıkları için veya işten kaçmak için doktora yapıyorlar. yani gerçek bir akademi, bilim aşkından değil. bu arada ben türkiye'de yaşamıyorum.

türkiye'de bazı bakımlardan daha zor bazı bakımlardan daha kolay. mesela akademik açıdan o kadar zor değildir (aşağıdaki linkten bakabilirsin) ama bürokrası ve gereksiz işlerle uğraşmak zordur. yurt dışında ise tam tersi gereksiz işlerle, bürokrasiyle, kalitesiz insanlarla uğraşmazsın ama akademik açıdan daha zordur.

şu duyuruda süreci anlatmıştım;
www.eksiduyuru.com
0
Sour
(06.11.20)
(4)

fantezi vs. gerçek hayat

Bruce
aslında gönül işilik bir durum değil ama mod'ların buraya taşıyacağını tahmin ettiğim için böyle açtım. cinsel birliktelik esnasında normal hayatındaki halinin tam tersi fantezilere sahip bir insan için psikolojik olarak nasıl bir tanımlama yapılabilir? bu kişinin aslında olduğu kişi fantezilerindek
aslında gönül işilik bir durum değil ama mod'ların buraya taşıyacağını tahmin ettiğim için böyle açtım.

cinsel birliktelik esnasında normal hayatındaki halinin tam tersi fantezilere sahip bir insan için psikolojik olarak nasıl bir tanımlama yapılabilir? bu kişinin aslında olduğu kişi fantezilerindeki halidir denebilir mi? öyleyse bile bunun farkında olup o halini kötü bulup tam tersi role bürünmesi samimiyetsiz mi gelir size?

ya da fanteziler birer kaçış mıdır, bilinmeyen ya da alışıldık olmayanı tatmanın verdiği zevk midir? bu konuda okuyabileceğim bilimsel makaleler ya da kitaplar varsa öneri alabilirim.

teşekkürler!
0
Bruce
(05.11.20)
Hepimizin karanlık yönleri vardır. Bu bizim o fanteziyle olan bağımızı yansıtmaz. Böyle bir zorunluluk yok. Burada problem gerçeğin alanının muallak yapısıdır. Gerçeği yanlış tanımlamış olmamızdır. Her zaman fantezi gerçekten önce gelir fakat bu bilinen anlamda -cinsel - olmak zorunda değildir. Gerçek çarpıltrılmış olduğu için fantezi hep gerçekle çatışır gibi olur.

O yüzden cinsel fantezileri aslında gerçeğin sıkışmış yapısını aşma eğilimi olarak görülebilir, bunu da bizler yaratırız gerçeği dar bir alana hapsederek.

Lacan okumanı öneririm
0
olaylar olaylar
(05.11.20)
normal hayatındaki halinin tam tersi fanteziler kısmını anlamadım. yani normal hayattaki fantezi nasıl oluyor? diyelim ki bu kişinin facesitting fantezisi var. bu normal hayata nasıl uyumlu ya da uyumsuz oluyor o kısmını anlamdım. bunu nasıl anlayabiliyorsunuz?
0
Sour
(05.11.20)
Yok ya bence denmez. Seks baska gercek hayat baska.

Millet o kadar uzun yazmis ki kendimi dunyadan daha duz bir adam gibi hissettim(evet dunyadan)
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(05.11.20)
yatakta olan yatakta kalir, üzerine bilimsel makale kitap okunacak bir mesele yok. yataktakiler kendi rizasi ile istedigini yapmakta istedigini düsünmekte serbest, bunun icin sucluluk duymana gerek yok. bana asıl tam tersi garip geliyor, insanlar gercek yaşamlarında oldukları kadar yatakta da sıkıcı iseler hiç cekilmiyorlar.
0
proteus
(08.11.20)
(16)

günümüz ilişkilerinde sizce hemen hemen herkes aldatıyor mu?

Stoneface
sb
sb
0
Stoneface
(25.09.20)
Hayır.
0
fezagezgini_4
(25.09.20)
Benim çevremde evet.
0
megalomaniac
(25.09.20)
Hayır. Düzgün ilişkiler var. Ben hiç sevgililerimi aldatmadım, bildiğim kadarıyla da hiç aldatılmadım. Yakın çevremde, uzaktan tanıdıklarımda da gayet güzel ilişki olduğunu bildiğim çiftler var.
0
GoodMorningTeacher
(25.09.20)
Hiç aldatacagini düşünmediğim kişiler aldattı, aldatıldı ve tersine de çok şahit oldum.
Sadece şunu diyebilirim,yalan olsa bile güvenebilmek büyük şans.
0
kisa
(25.09.20)
Ben aldattım hacı. Evlensem de aldatirim herhalde emin degilim
0
allah yazdiysa bozsun
(25.09.20)
hayır. ben aldatmıyorum. aldatıldığımı da öğrenmedim. takılmalık bir ilişki hiç yaşamadığım için böyle şeylere ihtiyaç duymuyorum. çok fazla ilişkim de olmadı açıkçası ama karşı taraf aldattıysa haberim olmadıysa bilemem.
Sevgim bittiyse ya da kafamda olmayacağına kanaat getirirsem bitiriyorum. karşı tarafa da bunu yapmasını söylüyorum.
Çevremde de aldatan ve aldatmayan kişiler var. aldatanların ilişkisi takılmalık oluyor genelde. karşı taraf aldatsa da sorun etmeyeceğini söyleyenler de var. Ancak çevremin büyük çoğunluğu aldatmıyor.
0
cahs
(25.09.20)
Ben bunun yapı karakter meselesi olduğunu düşünüyorum. Ben yapamıyorum mesela asla. Düşüncesi bile çok rahatsız edici bir şey.
Ben de bildiğim kadarıyla aldatılmadım hiç.

Ama bunu çok normal sanki olması gereken bir şeymiş gibi yaşayan, öyle anlatan insanlar var çok enteresan. Soruyorum çevreme bazen. Abi diyorum anlat. Neden yapıyorsun, sonrasında kötü hissetmiyor musun, nasıl bakıyorsun yüzüne falan. Doğru dürüst cevap veren olmadı şimdiye kadar. Hepsi kem küm şöyle oldu böyle oldu hele hele rockstar. Sadece yapabildiği için yapıyor belki de insanlar bilmiyorum. Korkunç bir şey. Karşısındakini geçtim insan kendine bunu yapmamalı. Üçüne de ayıp.

Ama uzun bir süredir ben de çevremde çok görüyorum. Sosyal zerzavatların bir derece sebep olduğunu düşünüyorum. Artık sağa kaydırmak kadar kolay. Çok kolay harcanabiliriz o yüzden.
0
Giovanni Pipitto
(25.09.20)
Hayır.
0
fever
(25.09.20)
Öyle olmadığına inanmak istiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(26.09.20)
İlişkisine göre değişiyor. Bi ilişkide aldatan başka ilişkisinde aldatmayabiliyor.
0
pass
(26.09.20)
hayır.
0
Sour
(26.09.20)
Hayır.
0
hayirsiz
(26.09.20)
millet "günümüz ilişkileri" diye diye kafayı yedi... hep sosyal medya yüzünden bunlar. sanıyorlar ki bunlar 30 ya da 130 sene önce hiç olmuyordu, herkes birer efsanevi romantik aşıktı, sevdiğinden başkasını görmezdi gözü, tüm ilişkiler örnek ve mükemmeldi. geçin abi günümüz ilişkisini, twitter "feno"sunun nasıl yaşadığından size ne ki?

önemli olan anlaşabileceğin ve güvenebileceğin birini bulmak. gerisi hikaye. isterse tüm dünyanın ilişki anlayışı değişmiş olsun, ben benimle aynı şeyi isteyen bir kişi bulmuşsam o bana yeter mantıken, ben bir kişiyle ilişki yaşıyorum sonuçta dünyayla değil.

kimse "aaa artık aldatmak moda oldu şekerim" falan deyip de aldatmaz. bu tip şeylerin zamanla falan da alakası yok pek. geçmişin övüleceği yer var, övülmeyeceği yer var.
0
der meister
(26.09.20)
bunu düşünmektense hayatınızı birinin üzerine kurmak yerine, ilişkinin en kontrolden çıktığı ve aşkın her şeyin önünde olduğu anlarda dahi kendi yolunuzda gitmeyi becerebilirseniz, sonunda aldatılsanız dahi uzun süreli bir pişmanlık ya da üzüntü duymazsınız. hem bu hayatta böyle tipler olduğu kadar çok tatlı, söyledikleriyle kafalarından geçenin aynı olduğu belli, kendine güveni olan insanlar da var ve kalitelerini bir şekilde belli ediyorlar bana kalırsa. hehe.
0
bohr atom modeli
(26.09.20)
oran veriyorum %95 evet
0
purrp
(26.09.20)
Cevabım hayır. Düzgün ilişkiler de var.

Ancak bu hayatta aldatmasını bekleyeceğim en son kişilerden birinin bile eşini aldattığını öğrendim. O yüzden 'Hayır' cevabından o kadar da emin olamıyorum.
0
himmet dayi
(26.09.20)
(5)

Yüksek lisansa haftanın kaç günü gidiliyor

havadakarada
Ve günde kaç saat ders görülüyor? Sosyal bilimler alanında bir programdan örnek verebiliriz. Bir diğer sorum da birçok bölümün ikinci öğretimi var mı?
Ve günde kaç saat ders görülüyor? Sosyal bilimler alanında bir programdan örnek verebiliriz. Bir diğer sorum da birçok bölümün ikinci öğretimi var mı?
0
havadakarada
(24.09.20)
Çalışırken yüksek lisans yapabilmek amacıyla soruyorum. Yapmak istediğim bölüm Çağdaş Türk Lehçeleri.
0
🌸havadakarada
(24.09.20)
çok zor bir soru çünkü net bir cevabı yok. ancak kendi yüksek lisansımın örneğini verebilirim; haftanın 4 günü ve ikinci öğretimdi ama 6'da başlıyordu. istanbul'da olduğumdan 1 saat kadar yolum vardı. 10 gibi bitiyordu. 11 gibi evde oluyordum. böyle.
0
Sour
(24.09.20)
bölüme ve hocalara göre degisir ama dersler genelde iki güne toplanir. iki tam gün derste olman gerekir. bunun disinda hoca isterse diger günler de gelirsin, iş görürsün.
0
proteus
(25.09.20)
Bizde haftanın beş günü ders var. Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
0
vedatchilipeppers
(25.09.20)
Bizde haftada 3 gün ders oluyordu(pzt,sa,çar). Dönemde 3-4 ders ve 2-3 proje/seminer olarak. Ama dedikleri gibi çok değişken var. Benim gördüğüm 2. Öğretimler genelde tezsiz oluyor.
0
the coon
(25.09.20)
(9)

sahibinden.com'da yazan barzo tipler

insomniac
Birkaç eşya ilanı verdik. ne kadar barzo varsa arıyor. pazarlık teklif ediyorlar, hayır deyince asarım keserim muhabbeti yapan var. Bu site genelde böyle mi bana mı denk geliyor?
Birkaç eşya ilanı verdik. ne kadar barzo varsa arıyor. pazarlık teklif ediyorlar, hayır deyince asarım keserim muhabbeti yapan var. Bu site genelde böyle mi bana mı denk geliyor?
0
insomniac
(24.09.20)
genelde öyle hocam görmezden gel geç. letgo'da aynı.
0
nahtoderfahrung
(24.09.20)
Yaklasik 10 yildir kullanirim, asarim keserim diyene denk gelmedim. Ilana pazarlik yok, son fiyat bu sadece almak icin arayin vs yazabilirsin.
0
brkylmz
(24.09.20)
gittigidiyor ve sahibinden.com'da birçok ikinci el eşyamı sattığım oldu. üstelik bu ikinci el eşyalar dandik eşyalardı.

ama son yıllarda sıfır veya sıfır ayarındaki ürünleri bile satamıyorum. gelen geçen ölü fiyat veriyor. şu ihtimaller var:

- "ya tutarsa" diye olta atıp, tutarsa neredeyse beleşe almış olacak.

- alıp daha yüksek fiyata satacak ya da bunu sahibi olduğu işyerinde satacak.

sattığım şeyler de oldu elbet. gerçekten ihtiyacı olan ve satılan şeyin ederini bilen vicdanlı insaflı insanlar da var. özellikle letgo'dan daha çok satış oluyor artık. ama orada da ölücü var.

kısaca internet kullanıcı profili değişti diyebiliriz. ekonomik kriz de olabilir. ama yok yok kullanıcılar değişti.
0
tabudeviren
(24.09.20)
bana da bir kez öyle bir tip denk gelmişti. piyasa araştırması yapmadan bir bilgisayar parçası koymuştum, meğer çok düşük fiyatmış.

hıyarın teki sülük gibi yapıştı. "mesajlarıma cevap vermek zorundasın, buraya ilan koyduysan satmak zorundasın" gibi. aklınca benim manipüle edecek gerizekalı :D

bastım engeli gitti :)
0
tabudeviren
(24.09.20)
pazarlık payı yok. ciddi alıcılar arasın. mesajlara bakmıyorum dersen sorun çözülür. ben hiç mesajla uğraşmıyorum. gereksiz uzatıyorlar. öylesine soruyorlar. canları mı sıkılıyordur nedir. ciddi olan arıyor zaten. telefonunu da özel numaralara kapat dememe gerek yok herhalde?
0
Sour
(24.09.20)
tel no vermek istemiyorum. bir de tel no cular dolu.

@sour tel no işi sakat. pazarlık için arıyorlar. aklı sıra telde konusunca ikna olacağım
0
🌸insomniac
(24.09.20)
Sıkıntılı şeyler görürsen direkt bildir, sahibinden yönetimi iyi çalışıyor banlıyorlar direkt.
0
roket adam
(24.09.20)
açılın tespit yapıcam. akp sayesinde son 10 yılda en çok artan şeyler

1. dilencilik.
2. alsatçılık.

üretim, çalışma, işgücü yok tamamen asalak ekonomisi.

sabahtan akşama kadar sahibinden, letgo bilmem ne kovalayarak ev, araba, eşya, telefon alsat yapan asalak dolu ülke.
0
buenosdias
(24.09.20)
@buenosdias aynen öyle. benden istediği fiyatın 2 katına satıyor aynı ürünü. profiline bakıyorum kendi de satıcı.
0
🌸insomniac
(24.09.20)
(1)

buharlı köpüklü yüz temizleme cihazı

Sour
bir cihaz gördüm instagram'da daha doğrusu bir temizleme metodu ondan yaptırmak istiyorum ama adını bir türlü bulamadım. böyle lehim makinesi gibi yüzünüze sürte sürte temizliyorlar. lazer değil bu arada. baya köpüklü ve buharlı bir işlem. adını bilen var mı?
bir cihaz gördüm instagram'da daha doğrusu bir temizleme metodu ondan yaptırmak istiyorum ama adını bir türlü bulamadım. böyle lehim makinesi gibi yüzünüze sürte sürte temizliyorlar. lazer değil bu arada. baya köpüklü ve buharlı bir işlem. adını bilen var mı?
0
Sour
(22.09.20)
evet bu gibi ama benim gördüğüm kuru bir şey değildi. şu an google görsellerden baktığımda kuru cilde uyguluyorlar. farklı türleri var mı acaba?
0
🌸Sour
(22.09.20)
(4)

yapay zeka - makine öğrenmesi - derin öğrenme'ye giriş

haintospik
merhaba,yapay zeka - makine öğrenmesi - derin öğrenme'yi öğrenmek isteyen biri nereden başlamalı ?bunu duyuru'ya ya da google'a sorduğumda çok fazla kaynak çıkıyor ama doğru olan hangisi bilmiyorum. yanlış başlamak istemediğimden dolayı sormak istedim.teşekkürler.
merhaba,

yapay zeka - makine öğrenmesi - derin öğrenme'yi öğrenmek isteyen biri nereden başlamalı ?

bunu duyuru'ya ya da google'a sorduğumda çok fazla kaynak çıkıyor ama doğru olan hangisi bilmiyorum. yanlış başlamak istemediğimden dolayı sormak istedim.

teşekkürler.
0
haintospik
(12.09.20)
Ne amaçlandığına göre değişir, kariyerimi inşaa etmek istiyorum diyorsan o yol uzun. Data science için sağlam matematik/istatistik altyapısı gerekir. Çoğu phD öğrencisi bile bu böyle olmaz ağam deyip birini seçip onun üzerinde uzmanlaşıyorlar saydıklarının, düşün bu adam 10 senedir CS okuyor. Yeni paper çıkmış öyle bir pruning algoritması bulmuş uçuyor kaçıyor ama mevcuttan %0.1 daha efficient :), hemen okuyacan.
He piyasadakiler frameworkle belirli metodları döndürüp katsayı değiştirip duruyorlar orası ayrı.
Toparlarsak, ortada okul yoksa her yeni şey için tabiki e-learning platformlarındaki beginner course'ları ve x for dummies kitapları.
0
wiekannich
(12.09.20)
öncelikle neden öğrenmek istediğini sormalı. bunlar günlük hayatta kullanılabilecek şeyler değil. akademide ve büyük teknoloji şirketlerinde kullanılıyor. hatta bunların görece iyi/büyük olanlarında kullanılıyor. eğer bu alanda kariyer yapmayı düşünüyorsa zaten üniversite eğitimi şart.

yok eğer keyfi bir durum varsa hangisinden başlayacağı pek önemli değil, zaten değiştirir. yani hangisinin ne olduğunu netten araştırsın ve bir tanesini seçsin. nereden öğreneceği konusu kolay çünkü pek çok online ücretsiz platform var ama türkçe var mı bilmiyorum açıkçası.
0
Sour
(12.09.20)
İstatistik ve matematik +1
0
encokbenisevinnolur
(12.09.20)
ben hobi amaçlı değil de yüksek + doktora amaçlı düşünüyorum ama öncelikle temeli atıp öyle başlayayım yüksek'e diye düşündüm.

yol uzun olsun ama sağlam olsun dediğim için sormak istedim.
0
🌸haintospik
(12.09.20)
(16)

Bir insanın araba kullanmayı bilmemesi ve öğrenmek için hevesinin olmaması

ms brownstone
Evet, bu insan benim. 6 sene önce sırf bulunsun mantığıyla ehliyet alıp sınavdan sonra da elimi sürmedim. Zaten özellikle uzun yolda biraz trafik korkum var arkada otururken bile ve araba kullanmaktan da korkuyorum. Reflekslerim de iyi değil ve hem panik oluyorum hem de bir insana ya da hayvana zara
Evet, bu insan benim. 6 sene önce sırf bulunsun mantığıyla ehliyet alıp sınavdan sonra da elimi sürmedim. Zaten özellikle uzun yolda biraz trafik korkum var arkada otururken bile ve araba kullanmaktan da korkuyorum. Reflekslerim de iyi değil ve hem panik oluyorum hem de bir insana ya da hayvana zarar verme korkum var sürekli. Çünkü kendimi biliyorum, önüme bir köpek ya da çocuk atlasa öyle kalakalırım muhtemelen ve hep araba kullanırsam birinin ölümüne sebep olabilirmişim gibi bir korku var içimde.

Şu an 27 yaşındayım ve İstanbul’da çok merkezi bir konumda yaşadığım, işimle evim arası mesafe sahil yolundan yürünebilir durumda olduğu için eksikliğini de hissetmemiştim hiç. Ama şimdi çevremde araba kullanmayı bilmeyen kalmadı. Birkaç sene önce benim gibi araç kullanma korkusu olan arkadaşlarım tek tek arabalarını aldılar. En azından kullanmayı öğrensem mi diyorum ama gerçekten zerre kadar hevesim de yok ders alıp İstanbul trafiğine girmeye falan.

Yani bir yanım en azından bilmeliymişim gibi düşünüyor, diğer yanım ben ve benim gibi sürücü adaylarının diğer canlıları tehlikeye atmaması için trafiğe asla girmemesi gerektiğini düşünüyor. Ve hiçbir yanım araba kullanmaya heves etmiyor.

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Herkes bir şekilde araba kullanabilip ne olursa olsun trafiğe girebilmeli mi sizce? Yoksa bilmeyen ve heves etmeyen insanlar da olabilir mi böyle? Bu arada en büyük korkum da şimdi bu yaştayken yapamayıp erteleyip sonra geç kalmış olmak. Sırf bu yüzden bile olsa kendimi zorlayıp öğrenmeli miyim?
0
ms brownstone
(11.09.20)
bence bilmek şart, hayatta kalman için gerekli bir durum dahi oluşabilir. örneğin görece ıssız bir yerde yanında arabayı kullanan arkadaşın rahatsızlanır, onu hastaneye götürmen gerekir.

araba almamak, arabaya ihtiyaç duymamak farklı bir şey, araba kullanmayı bilmemek farklı.

ya da ileride araç kullanmanı gerektirecek bir işin olabilir veya belki şirketin sana araba verir, terfi alırsın falan. ne yapacaksın?

tavsiyem arada bir özel ders almak ya da bir arkadaşınla falan araç kiralayıp öğrenmek.
0
reanarchy
(11.09.20)
Bu düşünce bence hayat kurtarır, niye çünkü herkes araba kullanmaya elverişli değil ve ne yazık ki her önüne gelen ehliyet alıyor haliyle bir sürü kaza oluyor. şahsen bazen bana da oluyor biri mükemmel bi manevra yapınca ulan ben olsam sıçardım diyorum.
0
olaylar olaylar
(11.09.20)
herkes araba kullanmayı bilmeli bence.
En basitinden çoluğa çocuğa karışınca hastalığı var sağlığı var. Bir gecede üç kere acile gittiğimizi bilirim kanamalı rahatsızlığı oldu pijamalarla kendimizi arabaya zor attığımızı bilirim. Taksi bile almazdı o halde muhtemelen. Bu sebeple bebekli ailelerin arabası da olmalı bence.
Hadi evlenmeyeceğim çocuğa karışmayacağım dersiniz tenha bir yerdesinzdir arabayı kullanan rahatsızlanır kaç saat yardım mı bekleyeceksiniz?
Araba almasanız bile kullanmayı bilin.
0
cilekli pasta
(11.09.20)
Bence de herkes az da olsa öğrenmeli(manuel+otomatik). Trafiğe girmeli demiyorum ama gereklilik olursa kullanabilmeli.

Seninle aynı yaştayken araba kullanmayı sıfırdan öğrenen arkadaşım oldu. Şimdi gayet güzel kullanıyor. Ayrıca 40'ından sonra öğrenen insanlar olduğunu biliyorum. Yaş konusuna hiç takma. Fırsat buldukça pratik yapabilirsin. Kendini zorlama elbette. Tabulaştırmaya gerek yok. Gidip eğitim alabilirsin. Direkt istanbul trafiğinde kullandırmazlar zaten.
0
the coon
(11.09.20)
araba kullanmayi bilmelisin. arada tekrar da yapmalisin. ama surekli binecem her yere gidecem diye bir sey yok. zor anlarda kullanabilecek kadar bilmen yeterli gerisi keyif isi.
sokakta zaten araba surenlerin cogu araba kullanmayi da kurallari da bilmiyor. bir insanin bunun farkinda olup uzak durmasi muazzam.

ben araba surmeyi 1999 yilinda ogrendim 88 dogumluyum. catir catir karadenizin koy yollarinda kullaniyordum. ha nasil oldu. surucu kursumuz vardi. okul bitince aksam altiya kadar mecbur surucu kursunda oturuyordum sonra eve beraber gidiyorduk.
cok insan gordum kimi yenetekli kimi bildigin sigir.

bi keresinde kursa bi kadin gelmisti 20-25 yaslarinda cok heyecan biriydi. dayim da sakinlessin diye yanina beni verdi. pistteyiz ben yan koltuktayim abla da arabayi suruyor.
abla arabayi kaldirdi tabelaya dogru gidiyoruz.
diyorum abla direksiyonu yola cevir tabelaya gitme. kadin inadina boga gibi tabelaya kitlendi ona gidiyor. ciglik atiyor ay vurucam tabelaya gidiyoruz diye. bir yandan da gaza basiyor. ben arabada feryat figan.
abla gaza basma. gaza basma dedikce kadin gaza basiyor hicbir sey yapmiyordu. frene bas diyorum basmiyor. en sonunda benim frene bastim elimle de direksiyonu kirdim da kurtardik.
simdi dusunuyorum da abla allah affetsin tam bi kalasmis.
carpacaz diye bagira bagira tabelaya gidiyorsun ama hicbir sey yapmiyorsun kuş gibu izliyorsun :s

arkadas anladik kaza gelirken hedefe kitlenme diye psikolojik olay var direksiyonu kiramamayi anlarim. hadi gazla frenin yerini de karistirdin malligin tuttu frene de basamadin. yahu gaza niye basmaya devam ediyorsun ceksene ayagini.
0
turbo sadık
(11.09.20)
Bende ehliyet bile yok, yaş 29. Benim de ne hevesim var ne kendime güvenim. Aldığım gün kaza yaparım gibi geliyor. Yanaşmıyorum o yüzden pek. Ama madem ehliyetin var sürüş dersi al, pratik yap. Lazım olur illa ki.
0
elorelia
(11.09.20)
Benim da hiç isteğim, hevesim, ilgim vs olmadı. Hala da yok. 32 yaşımda ehliyet aldım, ilk defa o zaman kursta sürücü koltuğuna oturdum. Öğrenmek de istemiyordum, şiddetle karşı çıkıyordum, ben araba kullanmayı beceremem, benim yerim yan koltuk diyordum. Öyle olunca da baktım birine bağımlı olmadan istediğim gibi gezemiyorum, yan koltuk da kalmadı, bütün yaz denize gidemedim fln. Ani bir kararla gittim kursa yazıldım. Hala hiç sevmiyorum araba kullanmayı ama bütün yaz hafta sonları gezdim, gezmeyi seviyorum. Bence özel ders al, şu halinle trafiğe çıkma tabi. Zaten kendindeki ilerlemeyi gördükçe kendine güvenin de gelecek, kesin bilgi.

Bir de ilave yapayım: ben kullanıyorsam herkes kullanabilir.
0
pati
(11.09.20)
Bu kadar endişe varken geç yaşta öğrenmek biraz riskli olabilir. 27 çok geç değil ama erken yaş kadar da kolay olmayacak bundan sonraki senelerde. Hevesin de yoksa bence hiç bulaşma.
0
arnold schwarzeneger
(11.09.20)
araba kullanmayı bilmek gerekir. tıpkı yemek yapmayı bilmek gerektiği gibi. bilmeden de yaşarsınız da başkalarına muhtaç olursunuz. hevesle alakası yok yani.

ek olarak gün gelir birini hastaneye yetiştirmek zorunda kalırsınız, bir ambulansı ya da taksiyi beklemek yerine kendiniz götürüp hayat kurtarabilirsiniz. bilmekten zarar gelmez.
0
bohr atom modeli
(11.09.20)
bu biraz senin yaşam tarzına bağlı; nerede yaşıyorsun neler yaparsın vs. bence zorunluluk değil ama gereklilik. insanlar bu ikisini karıştırıyor. gerekli görmüyorsan boşver gerekli olduğunu düşünüyorsan öğren. yani hayatında hiç araba kullanmamış onlarca tanıdığım var. onlar nasıl yaşıyorsa demek ki yaşanıyor.
0
Sour
(11.09.20)
Bence araba dünyanın en büyük özgürlüklerinden. Tek başıma yaşıyorum 30 yaş k. İstersem arabamla 2 günlük mini tatile bile çıkıyorum. Kendimden başkasına ihtiyacım yok.

Ben araba kullanamayı bilmeyen ya da heves etmeyen birini anlamıyorum bu noktada. Çünkü kaç tane özgürlüğümüz var ki şu hayatta, inlardan birini elinin tersi ile nasıl itebilir insan.
0
mobydick
(11.09.20)
ahahah şu anda beni anlatıyorsun, aynı anda aynı şeyleri yaşıyor olmak güzel, insan kendini yalnız hissetmiyor XD şöyle ki:

34 yaşındayım, ehliyetimi 18 yaşımda aldım, 29 yaşındayken annemler ikinci bir araba aldılar anneme, ama ne hikmetse kardeşim arabayı bir aldı bir daha da göremedik XD çok uğraştım kullanmak için ama 1. aynı senin gibi hevesim yoktu, 2. birilerini ezerim diye ödüm kopuyordu. zaten sürekli olarak kendime "boşver pasp, toplu taşıma daha iyi, karbon ayak izin azalır şu dünyada..." vs vs diyip duru. hatta şu anki işime girerken müdürüme "araba kullanabiliyorum ama otomatik vites" demiştim, kullanıyorum dediğim de evden biraz uzağa gitmek ya da şehirlerarası sakin bir yolda/köy yolunda azıcık gitmekten ibaret. adamcağız da ben işe başladıktan sonra bir - iki kere dedi al arabayı çık diye ama yok ben bu trafikte korkuyorum, yok kaza yaptım yakın zamanda vs diye almadım açıkçası. yani niye birilerini riske atayım?

...diye düşünürken, şu anda pandemi dönemindeyiz ve benim haftasonları tez çalışması için okula gitmem gerekiyor. işin kötü yanı başka üniversitenin öğrencisi olduğu için kardeşimi okula almıyorlar ve zaten kendisi gece yatmaz sabah kalkmaz bir gamer. benimse sabah erken - gece geç bir program oluşturmam lazım ki tezim bitsin. beri yandan da toplu taşımaya binmeyi zerre istemiyorum şu anda, cidden gereksiz bir risk gibi geliyor bana. o yüzden yılllaaarrr sonra tekrar araba kullanmayı öğrenmeye başladım. iki hafta falan oluyor.

hala panik oluyor muyum? e evet. ben hız falan da yapamıyordum, kardeşim yavaş yavaş "60'ın altına düşme" "70'in altına düşme, yasaklıyorum.." "80, 90..." falan derken baya hızımı arttırmamı ve hız korkumu azaltmamı sağladı. ek olarak ben de birilerine çarparım, ederim ya da gelip bana çarparlar korkuları içindeyim, ama hem duyuru sakinlerinin hem de kardeşimin dediği gibi, o korku hep içinde olacak, anca o zaman kurallara uygun araba kullanabilirsin. öteki türlü kendine aşırı güven gelir ki en tehlikelisi de budur zaten. tabi ki panik olmak da ayrı bir tehlikeli ama arabayı kullandıkça ve trafiğe çıktıkça paniğin azalıyor, zaten çalıştıkça da otokontrolünü arttırıyorsun. otokontrolün arttıkça da kendine güvenin geliyor, ama dediğim gibi kendine aşırı güvenmek de iyi değil. ancak bence sen tedbirli oluşun ve başkalarını düşünebilmen nedeniyle -yazdıklarından böyle bir insan olduğunu anlıyorum- zaten gereksiz özgüven içine girip de başkalarının hayatını tehlikeye atmazsın. ama kullandıkça da ustalaşırsın. bir de trafik sorun değil de ara sokaklar sorun zaten, çocuk, yaşlı, kedi köpek çok çıkar. ama ara sokaklarda da zaten hız sınırı düşük olduğu için, o hız sınırına ve genel trafik kurallarına uyduğun sürece kimseye zarar vereceğini sanmıyorum. ve diğer duyurucuların da dediği gibi, bazen araba kullanman elzem olabiliyor acil durumlarda vs. o yüzden ben derim ki öğren. yalnız araban yoksa, öğrensen de çok geliştiremeyebilirsin kendini, yani elinin altında bir araba olması da gerekiyor.
0
pasp
(11.09.20)
20 yasinda aldigim ehliyeti 34 yasina kadar kimlik olarak kullandim. IETT ve acil durumda taksi ile hayatima nerdeyse sorunsuz devam ettim. Sevgililerimin ve sonra da esimin kullandigi arabalara hic dertsiz tasasiz bindim. Arada erkekligim sorgulandi. Yine de icimden hic araba kullanmak gelmedi.

Sonra yurt disina geldim. Burda sirket bana araba verdi.

- Insanlarin kurallara uydugu, dusuk trafikli yollar
- Araba kullanmayi ogretmesini bilmeyen moral bozucu aile ve arkadaslarin olmamasi

birlesince keyifle manuel vites araba kullanmayi ogrendim tekrar. Sorun bazen sendedir, bazen degildir. Bazen de sorun hic yoktur.

Not: Araba kadinlar icin cok net bir ozgurluk ve bunu anlayabiliyorum. Erkekler toplu tasimayi daha guvenle kullanabildikleri icin duruma gore araba gereksizlesebiliyor.
0
cleric
(11.09.20)
:) arkadaşlar hepinizi görüyor ve arttırıyorum; 42 yaşındayım, ehliyeti alalı 8-10 sene oldu, araba kullanmayı bilmiyorum, evin önünde araba var :))))

sevmiyorum kullanmayı ben, zor geliyor daha doğrusu ama heralde 1-2 sene içinde öğrenicem :)
0
kumandanim
(11.09.20)
Ben de aynıyım. Ehliyetim var hevesim ve isteğim sıfır. Zamanında çok kaza yaşadık başkası kullanırken bile tedirgin oluyorum. Başka bir ülkeye gidersem kullanırım belki ama evim metro ve marmarayın yanında. İdare ediyorum şimdilik.
0
jazzabel
(11.09.20)
Yaş 31. Çocukluğumdan itibaren arabalara karşı hiçbir zaman ilgim olmadı. Ehliyeti 2009 senesinde annemin zoruyla aldım.

Ben de sizin gibi düşünüyorum. Araba kullanırken, sağa sola dikkat ederken hem aynaya bakmak hem gaz/fren/debriyaj üçlüsüne hakim olmak, bununla birlikte yayalara da bakma bana zor geliyor.

Hem multitasking yetim araba kullanımı için epey zayıf hem konsantrasyonda dağınık. Zaten araba kullanırsam otomatik kullanırım ama henüz bu psikolojik olgunluğa ulaşmadım.

Evim merkezi yerde. Bir yere giderken evden veya iş çıkışı cuma günü sağa sola gidebiliyorum. Son zamanlarda sağa sola gitmeye niyetlenirken üşeniyorum. Gerçi pandeminin getirmiş olduğu tembellikle alakalı bir durum. Ara ara öğrensem mi diye aklımdan geçiyor ama dediğim gibi hazır değilim.

İhtiyaç diyenlere hak veriyorum. Ne bileyim yarın, öbür gün bir şey olduğunda gerekli olabilir ama yine de sokaklar manyak dolu.
0
put it in your appropriate place
(11.09.20)
(3)

Bilimsel makalelerin yayım süreci hakkında

dali dili havali korna
Makalelerde “başka bir dergiye yayımlanmak üzere gönderilmiş olmama” şartı tam olarak ne anlama geliyor. Diyelim x dergisine bir makale yolladım ve ret aldım, aynı makaleyi y dergisine yollayamıyor muyum? Yoksa burada, x dergisinde değerlendirme sürecinde olan makalenin y dergisine gönderilememesi m
Makalelerde “başka bir dergiye yayımlanmak üzere gönderilmiş olmama” şartı tam olarak ne anlama geliyor. Diyelim x dergisine bir makale yolladım ve ret aldım, aynı makaleyi y dergisine yollayamıyor muyum? Yoksa burada, x dergisinde değerlendirme sürecinde olan makalenin y dergisine gönderilememesi mi kastediliyor?
0
dali dili havali korna
(03.09.20)
ret aldıktan sonra tabii ki yollayabilirsin. sadece sonuçlanana kadar başka bir yere gönderemezsin. zaten çok büyük problem yaşarsın. bazen dergiler direkt yayınlıyor ve sana makaleniz yayınlanmıştir diyor. iki yere gönderirsen ve ikisi de yayınlarsa al başına belayı.
0
Sour
(03.09.20)
Aynı anda gonderemiyorsun.
0
fempusay
(03.09.20)
bir yerde yayınlandıktan sonra başka yerde yayınlama hakkın yok. makalenin telifi dergiyle ortak oluyor.
0
d e j i n
(03.09.20)
(9)

aöf neden psikoloji bölümü açtı?

jimjim
yani çıkar ne burada?çok mu talep var bölüme ya da çalışana? yani psikologların seans ücretleri yüksek biliyorum da iş bulmaları, hasta/danışa vs bulmaları kolay mı ki?neyse talep falan fazlaysa bile sırf bu yüzden; yani insanlar istedi, iyilik olsun diye açtıklarını sanmıyorum.peki neden?
yani çıkar ne burada?

çok mu talep var bölüme ya da çalışana?
yani psikologların seans ücretleri yüksek biliyorum da iş bulmaları, hasta/danışa vs bulmaları kolay mı ki?

neyse talep falan fazlaysa bile sırf bu yüzden; yani insanlar istedi, iyilik olsun diye açtıklarını sanmıyorum.
peki neden?
0
jimjim
(02.08.20)
Öyle çok kazandıkları filan yok psikologların; yeni mezunların çoğu işsiz. Öyle ha deyince de terapist olunmuyor; mezun olunduktan sonra bir sürü eğitim, yüksek lisans ve gerekiyor ki psikologların çalıştığı tek alan klinik değil. Her bir alan için kendini geliştirmek gerekiyor.

Mantıklı bir nedeni yok bana kalırsa; aşçılık bölümü de varmış. Açıköğretimde ascilik okumanın nesi mantıklı? Hatta türkiye için konuşursak ben herhangi bir bölümün okunmasını mantıklı bulmuyorum. Üniversiteler için ise açık öğretim gelir kapısı. Dışardan okunabilir gibi gördükleri her bolumu ekliyorlar. Üniversite kendi psikoloji bölümü akademisyenlerine sormamış, fikir almamış bile. Nasıl bir mantık olabilir ki bunda? Yakında hukuk fakültesi de açacağız derlerse ki o psikolojiye göre uygulaması daha az bir bölümdür, hiç şaşırmam.

Edit: psikolojinin bu kadar olay olmasının nedeni ise psikologların zaten alan ihlali ve meslek yasası yüzünden dertli olması, üstüne bir de bu eklenince örgütlü bir şekilde hareket etmeleri. Yoksa kimsenin ruhu duymazdi bunu da.
0
fraise
(02.08.20)
ülkede psikolog olmak isteyen yığınla ev kadını, yaşı geçkin teyze, hevesli ergen, 30lu yaşlarında olup plazada çalışan abla abi var. belli bir kitlesi yok. belki aöf psikolojiyi 3 katı ücretle açarlar, yine yığılma olur. insanlar psikolog etiketini istiyorlar. açanlar da iyilik olsun diye açmadı elbette, kasaya para girmesini istedikleri için açtılar.
0
anais
(02.08.20)
Vakıf üniversitelerinin neredeyse hepsinde psikoloji bölümü olmasıyla aynı sebep: Maliyeti az. Goygoyla doldurulmuş programlarla psikoloji açtık diyorlar. Bir de adı havalı geliyor insanlara. Herkes üniversite okuduğunu sansın diye yapılan hamlelerden biri. Ortamlarda eğitime önem veriyoruz, ülkedeki üniversite mezunu sayısını arttırdık diyecekler sonra. Hiçbir bölümün mezununa da talep yok.
0
wish i could find a way to disappear
(02.08.20)
psikolog olmak toplumda revaçta, derdini anlatıyorsun dinleyen biri olmak için hevesleniyor insanlar.

bir de kolay yoldan para kazanılıyor zannediyorlar galiba, hop psikolog olup seans başı 250 TL alacaklarını sanıyorlar. Rahat meslek gibi görünüyor dışarıdan. Özel üniversitelerin hepsinde var arkadaşın dediği gibi neredeyse. Yüksek lisans ücretleri diğer yüksek lisans ücretlerinin neredeyse 2 katı. Eğitimlerin ücreti almış başını gitmiş durumda.

Psikoloji bitirdim ben de bu sene. Midem bulanıyor alandan, sektörden. Devam etmeyi düşünmüyorum bu şekilde ticarethanelerin arasında...
0
damba
(02.08.20)
seneye hukuk da açılacak.
psikologlar öyle çok kazanmıyor.
bu ülkede her an her şey olabilir.
sadece kamuda çalışanların işine yarayacak, diğerleri kendine okumuş sayılacak.
0
seyduna6687
(02.08.20)
psikoloji, sosyoloji, ve felsefe bölümleri görece olarak daha "seküler" bölümler türkiye'de. dindar kesimin üniversitede nüfuz edemedigi bölümler bunlar. felsefe ve sosyolojinin zaten acik ögretimi vardi, psikoloji de acilmis oldu. böylelikle bir breach yaratip oradan alana sizacak dini bütün tayfa.

bir de söyle bir ihtimal var, saglik kurumlarında, üniversitelerde medikolarda, sosyal hizmetler birimlerinde, devlete bağlı anaokullarında ve kreslerde psikolog kadrosu acarsiniz, var olan kadrolari artirirsiniz. sonra bu kadrolara acik ögretim mezunu dini bütün psikologlari alirsiniz. sonra üniversitede psikolojik danismana ihtiyac duyan ögrenciye "namaz kil gecer yavrucum" denir, anaokullarinda dini bütün egitim icin bir adim daha atilir, sosyal hizmetlerde, yetimhanelerdeki cocuklara dini bütün psikologlar yardimci olur.
0
proteus
(02.08.20)
aöf tamamen para basma makinası, açıköğretim psikoloji rabet göreceği için gelecek görüp açıyorlar. instagramda bazı gerizekalı influencer bozuntularu psikoloji diplomaları olmadan millete terapistim diye yalan söylüyordu onların işine yarar.

(bkz: socialmom13)
(bkz: çağla düvenci sönmez)
0
nahtoderfahrung
(02.08.20)
@ proteus
En olası cevabı vermiş bir iki kişiden daha gelen açıklayıcı cevaplarla birlikte.

Sadece aöf’ün paraya ihtiyaç duyması değildi sorduğum. Yani konu paraysa bile insanların bunu çok talep edeceklerini nerden biliyorlar diye sormak istedim.
Psikolog olmak neden havalı olsunki diye düşünüyordum ama anladığım kadarıyla havalı bir algısı varmış :D

Herkese teşekkürler cevaplar için.
0
🌸jimjim
(02.08.20)
aöf sürekli bölüm açıyor. sosyolojiyi neden açtıysa o nedenle açtı. çeşitlilik, daha çok kişiyi mezun etme, para kazanma vs.
0
Sour
(03.08.20)
(8)

spss sorusu (case'leri nasıl ikiye bölerim)

Sour
çıldırttı beni. hiçbir yerde bulamadım. id(case'leri) herhangi bir şeye bağlı olmadan iki gruba bölmek istiyorum. sonrasında t-test yapacağım. bu bölme işlemini nasıl yaparım? yani bağımsız bir gruplama yapma işlemini?
çıldırttı beni. hiçbir yerde bulamadım. id(case'leri) herhangi bir şeye bağlı olmadan iki gruba bölmek istiyorum. sonrasında t-test yapacağım. bu bölme işlemini nasıl yaparım? yani bağımsız bir gruplama yapma işlemini?
0
Sour
(12.07.20)
Gruplar neler? Örneğin sosyoekonomik düzeyi yüksek olanlarla düşük olanlar diye ayrılabilir. Sizin testi uyguladığımız kişiler kim?

Önceki günkü soruda likert scale için danışmanınız ne dedi? Toplamı mi alınacak?
0
howfaristhesky
(12.07.20)
toplamını aldım.

dediğim gibi herhangi bir şeye bağlı olmadan iki gruba böleceğim. örneğin id_1 ... id_10. ilk 5 birinci grup, sonraki 5 ikinci grup gibi. testi uyguladığımız kişilerin sosyo ekonomik, yaş, vb. bir bütünlüğü yok. yaş range'i 14-65 arası mesela. demografik bir araştırma değil.
0
🌸Sour
(12.07.20)
Yeni bir değişkenle iki grup yaratın. Örneğin katılımcıların yarısına 0 yarısına 1 değeri verin. T-test'te bağımsız değişken olarak bunu kullanın.
0
fotrsapka
(12.07.20)
Sizin research question ne? Aslında yanıt da orada. Örneğin lisans mezunu ile yüksek lisans mezuari arasındaki farka mı bakiyorsunuz? 2000 öncesi doğanlarla 2000 sonrası doganlar arasındaki farka mı bakiyorsunuz? Kısacası amaç önemli. Sizin durumda ben olsam gençlerle yaşlıları karşılaştırdım madem yaş range'i var.
0
howfaristhesky
(12.07.20)
@howfaristhesky benim research question: iki farklı uyarana maruz kalmış insanların (bu etkileri biz laboratuvar ortamında yaptık) farkları. fakat hangi katılımcının hangi etkiye maruz kaldığını sadece id numaralarından biliyoruz. dolayısıyla örneğin id1'den id100'e kadar birinci uyaran, id'101'den 200'e kadar ikinci uyaran gibi. yaş, ekonomik durum, cinsiyet gibi özelliklerde zaten id'leri gruplamaya gerek yok çünkü hepsi için değer giriliyor yani değişkenleri var.

@fotrsapka özelden yazdım.
0
🌸Sour
(12.07.20)
Bu durumda 1.uyarana maruz kalmış kişilerle 2.uyarana maruz kalmış kisilerin ortalaması karşılaştırılır.
Örneğin id1, id3, id4...id99 1.uyarana maruz kalmıştır, bunlar bir grupta toplanır ve 0 değeri verilir. 2.uyarana maruz kalmış kişiler id2, id5...id100 bir grupta toplanır ve independent samples t-test'te 1 değeri verilir.
0
howfaristhesky
(12.07.20)
evet yapmak istediğim bu ama o iki gruba bölme yani toplama işlemini nasıl yapıyoruz?
0
🌸Sour
(12.07.20)
Iki gruba alma işlemini isterseniz elle teker teker yapin. Kişilerin adınız bilmeniz şart değil. Eğer kişilerin id'sini ve hangi uyarana maruz kaldıklarını biliyorsanız, o kişileri Uyaran 1 ve Uyaran 2 diye iki ayrı gruba kaydedebilirsiniz. En kolayı bu olacak.
0
howfaristhesky
(12.07.20)
(4)

Kişisel gelişim için eğitim safsataları-

mcgrain
İnternette bir sürü ücretli ve ücretsiz kaynak mevcut hitabet, vücut dili, ekip yönetme vs. ile alakalı. Bazı şeyler tabii ki deneyimle olacak şeyler fakat bu kurslara katılmış olan arkadaşlar, bu eğitimlerin gözle görülür bir katkısı oldu mu yoksa vakit ve nakit kaybı mı ? (bu arada kendimi çok eks
İnternette bir sürü ücretli ve ücretsiz kaynak mevcut hitabet, vücut dili, ekip yönetme vs. ile alakalı. Bazı şeyler tabii ki deneyimle olacak şeyler fakat bu kurslara katılmış olan arkadaşlar, bu eğitimlerin gözle görülür bir katkısı oldu mu yoksa vakit ve nakit kaybı mı ?

(bu arada kendimi çok eksik hissediyorum yeni biriyle tanışırken iyi bir etki
bırakamadığımı düşünüyorum.)

Merdiven altı bir çok kurumun "Liderlik" sertfikası dağıtması komiğime gidiyor :)
0
mcgrain
(10.07.20)
İş görüşmelerinde beden dilinin incelendiğini gördüm. İK çok seviyor böyle şeyleri. Onu bilen biri hareketlerine daha çok dikkat eder. Ben zaman yönetimi seminerine katılmıştım. Katkısı oluyor ama çok az. Böyle eğitimlere zaman ayırmak yerine meslekle ilgili kurslara katılmak daha faydalı bana göre.
0
dissendium
(10.07.20)
2005 den sonra ortaya çıkan kuantum bilmemne saçmalığının devamı. bende saçmalık ve keriz silkeleme. ben açıkçası vücut diline falan inanmam. bir işte iyiyse alırım,kötüyse almam. son yıllarda işin iyice cılkı çıktı. saçma ego tatminiyle uğraşmaktansa kpss çalışın daha iyi derim. çünkü 35+ da iyice insanı yoruyor bu davranışlar.
0
x571
(10.07.20)
bunlarda bilimsel temel aramak, bilimsel temeli olmamasından daha saçma bence. hitabet, vücut dili, ekip yönetme vs. hepsi yetenek. üstünde çalışıldıkça geliştirilebilen şeyler. ted'in en iyi konuşmalarına bak mesela. bunun neyinde bilimsellik arıyorsunuz anlamıyorum. ha şunu deseniz anlarım bu eğitimlerin çoğu teoriktir, önemli olan pratiktir eyvallah.
0
Sour
(10.07.20)
@playing star again soruda hitabet, vücut dili, ekip yönetme, liderlik vs. demiş. senin dediğinin ne olduğunu tam bilmiyorum.

karşında el pençe duran birinin karşısında bacak bacak üstüne atıp kendini yayıyorsan onun üstüsün demektir. bu da vücut dilinin bir göstergesidir. bunun neresinde bilimsellik arıyorsun tam olarak? :) veya hiç çok önemli bir sunum yaptın mı bilmiyorum. insan elini koyacak yer bulamıyor. işte bu durumda elinde herhangi bir nesne olması sana yardımcı oluyor. bu hitabet gücünü arttırıyor.

ha bilimsel mi değil mi bilemem ama bu body language konusunda yazılmış 3 milyon 800 adet kitap/makale varmış; scholar.google.com bir bakmak lazım. non-verbal communication olarak da bakabiliriz. bunlar boş diyorsanız retorik, iletişim vb. gibi tüm alanları boşvermek gerekir.

liderlik konusu da önemli. (bkz: frederick winslow taylor)'a bir bakın derim. bu alanın kurucularından; en.wikipedia.org

bir de dediğim gibi bunlarda ben bilimsellik aramam çünkü bunlar büyük oranda yetenek hatta sanat diyelim. yani üzerinde çalışıldıkça geliştirilebilen şeyler. ama dediğim gibi bilimsel değil de diyemem çünkü bu konuda hiç araştırma yapmadım :)

edit: bir de ben sana atfen yazmamıştım ama öyle sanıp alınmışsın sanırım. neyse duyuruna baktım. power posing'i daha önce hiç duymamıştım. şöyle bir bakayım dedim. google scholar'a yazdığım an ilk çıkan makale columbia ve harvard üniversitelerinde yapılmış. 1000 küsür atfı var; journals.sagepub.com

özet: The results of this study confirmed our prediction that posing in high-power nonverbal displays (as opposed to low-power nonverbal displays) would cause neuroendocrine and behavioral changes for both male and female participants: High-power posers experienced elevations in testosterone, decreases in cortisol, and increased feelings of power and tolerance for risk; low-power posers exhibited the opposite pattern. In short, posing in displays of power caused advantaged and adaptive psychological, physiological, and behavioral changes, and these findings suggest that embodiment extends beyond mere thinking and feeling, to physiology and subsequent behavioral choices. That a person can, by assuming two simple 1-min poses, embody power and instantly become more powerful has real-world, actionable implications.
0
Sour
(21.07.20)
(3)

apostil için valilik ve kaymakamlık çeviri yapıyor mu?

Sour
aldığım belgeyi benim başka bir yerde götürüp önce çevirtip sonra noter tasdikletip sonra mı apostil için kaymakamlığa götürmem lazım yoksa belgeyle gittiğimde tüm işlemleri orada yapıyorlar mı?
aldığım belgeyi benim başka bir yerde götürüp önce çevirtip sonra noter tasdikletip sonra mı apostil için kaymakamlığa götürmem lazım yoksa belgeyle gittiğimde tüm işlemleri orada yapıyorlar mı?
0
Sour
(22.06.20)
tercüme ofisinde çalışıyorum. hayır kaymakamlık çeviri yapmaz. herhangi bir çeviri ofisinden çeviri yaptıracaksınız, o ofisin bağlı bulunduğu noterde noteri yapılır. sonrasında siz kaymakamlığa götürüp apostil alabilirsiniz ya da ücreti karşılığında ofis de alabilir. bazı noterler de çeviri için yönlendiriyor isterseniz öyle de yaptırabilirsiniz ya da biz de yardımcı olabiliriz :)

bu arada apostil hangi ülkeye alınacak? bazı ülkelere apostil kaymakamlıktan değil valilikten alınır.
0
matilda
(22.06.20)
avusturya, viyana.
0
🌸Sour
(22.06.20)
Avusturya Apostil Sözleşmesine tabidir. Önce çeviri, sonra noter ardından apostil gerekiyor. Kaymakamlık yada Valilik ikisi de yapabilir apostil işlemini. Bazı şehirlerde Covid önlemlerinden ötürü Kaymakamlıklarda işlemler uzun sürebiliyor, ertesi güne kalabilir. (Bkz : Ankara - İstanbul) Valiliklerden aynı gün apostil alabilirsiniz. Daha fazla bilgi için www.onattercume.com adresinden bilgi alabilirsiniz.
0
anathemamen666
(23.10.20)
(6)

benim için ev almak mantıklı mı?

megacracker
27 yaşında şimdilik evlilik düşünmeyen biriyim, yaptığım birikim ile istanbulda neredeyse bir senedir 300-350 bin arası yatırımlık 1+1 bakıyorum (bu miktara satılan 2+1ler ya eski ya da lokasyon olarak çekici yerlerde değil ). Kendim oturmayacağımdan dolayı kiraya vereceğim alırsam. Sorduklarımın yü
27 yaşında şimdilik evlilik düşünmeyen biriyim, yaptığım birikim ile istanbulda neredeyse bir senedir 300-350 bin arası yatırımlık 1+1 bakıyorum (bu miktara satılan 2+1ler ya eski ya da lokasyon olarak çekici yerlerde değil ). Kendim oturmayacağımdan dolayı kiraya vereceğim alırsam. Sorduklarımın yüzde 50si alma yüzde 50si al dediğinden kafam hayli karışık.
acaba altın ya da borsada bu parayı değerlendirmek daha mı mantıklı olur?
10 sene sonra evi satmaya çalıştığımda değerlenmiş olur mu?

sorularım kısaca bunlar, siz olsaydınız ne yapardınız?
0
megacracker
(21.06.20)
Benim sana verebileceğim tek tavsiye '''Başını sokacak bir evin olsun yeğenim'' mantısı ile sana fikir verenlerden uzak durman yönünden olur. Ayrıca İstanbul değil de istanbula yakın trakya tarafından o paralara 2+1 alır öğrenciye memura falan kiraya verebilirsin. Ben de dahil olmak üzere etrafımda ki bir çok kişi oralara yapıyor yatırımlarını.
0
paramolacak
(21.06.20)
yatırım amacıyla ev alıp kiracıyla uğraşmak aşırı mantıksız. şu an altın ya da dolar alsan paran en azından 5 senede değerini korur. ama bundan 5 sene sonra evini tl bazında daha çok, ama dolar bazında daha ucuza satabilirsin. mesela bundan 5 sene önce alınan 150.000 tllik evi 300.000e satmak gibi.
0
jelly bear
(21.06.20)
Kendi evin yoksa yatırımlık alma bence. Ben olsam dolar altın basardım
0
cedex
(21.06.20)
İstanbul'da yaşıyorum. İstanbul'da doğrusu ev almayı doğru bulmuyorum. Deprem etkisinin en az olduğu, sağlam binaların olduğu yerlerde yok denecek kadar az.

Ev alma fikriniz baskınsa başka şehirde ev bakabilirsiniz. Belki yazlık alabilirsiniz ya da yine yatırımlık bir ev alır kiraya verirsiniz.
0
GoodMorningTeacher
(21.06.20)
@cesario +1 eviniz yoksa önceliğiniz oturmak için olsun. yatırımlık almayın. aslında benim bir evim var ama kiraya veremiyorum. istanbul'da her şey zor, evinin olması da zor çünkü kiraya veremiyorsun, bekliyor vs. 1+1 alırsanız aile olmayabilir. aile olmamasının ne problemi var derseniz sirkülasyon çok oluyor. yani evden çıkıyorlar bir süre sonra. sonra tekrar tekrar kiracı bulmaya çalış. 2,3 yılda bir kiracı bulmanız gerekiyor. borsa çok teknik bir iş ve siyasetten çok etkileniyor. o nedenle ben giremiyorum. gündemi filan sürekli takip etmelisiniz. tam benim işim diyorsanız borsayı eve tercih edin.
0
Sour
(21.06.20)
Paramolacak'ın dediği gibi o fiyata istanbul'da 1+1 alacağına Trakya'da normal güzel bir daire alabilirsin.

Hatta çerkezköy - kapaklı bölgesinde mahalle arası emlakçılar bile İstanbullulara çalışıyor. E haliyle fiyatlar örneğin bir 5 sene öncesine göre astronomik artmış durumda kendi içinde ama tabi istanbul insanı için hala çok uygun.

Ama benim önerim ev değil arsa alman. Hem sürekli kiracı ile uğraşma olayı var söylenildiği gibi, çok fazla emlak arzı var haliyle burada oturan memur için ev alternarifi çok. Pek öğrenci şehri de sayılmaz buralar.

Ama özellikle belli ilçelerde arsa alım satımı epey fazla. Saray-kapaklı gibi tekirdağ ilçelerinde. Ev eskir, kiracı derdi olur. Arsa eskimez, ekstra dert çıkarmaz. İstanbullular çılgın gibi arsa topluyor.
0
wilhelmwasmuss
(21.06.20)
(5)

avrupa'ya otobüs firmaları ve trenle gidiş

Sour
merhaba, özellikle balkan bölgesine giden otobüs firmaları arıyorum. bildiğiniz var mı? sadece firma isimlerini vermeniz yeterli, tek tek kontrol edeceğim.bir de trenle gitme şansımız var mı? hayatımda hiç kullanmadım. tcdd mi götürüyor yoksa özel firmalar da var mı?
merhaba, özellikle balkan bölgesine giden otobüs firmaları arıyorum. bildiğiniz var mı? sadece firma isimlerini vermeniz yeterli, tek tek kontrol edeceğim.

bir de trenle gitme şansımız var mı? hayatımda hiç kullanmadım. tcdd mi götürüyor yoksa özel firmalar da var mı?
0
Sour
(20.06.20)
ben 7 sene önce sirkeci - sofia arasında tren kullanmıştım. gece boyu sürmüştü yol. sanırım yataklı vagondu. öyle hatırlıyorum. halkalı'ya kadar geliyordu galiba tren. oradan öte otobüsle bırakmışlardı o zaman.

metro dışında bir de nilüfer'in varmış sofya'ya.
www.obilet.com

daha bir sürü firma vardır.
aksaray terminalinden kalkan otobüsler hep yurtdışına gidiyor. balkanlara giden firmalar da vardır belki orada.
0
biseysorcaktim
(20.06.20)
akbulut, bulgaristan’a gidiyor.
0
garavel
(20.06.20)
yazmayı unutmuşum, istanbul'dan gideceğim.
0
🌸Sour
(20.06.20)
Metro turizm
0
Unde bach canim
(20.06.20)
alpar turizm var, neredeyse tüm balkanlara var otobüs(almanya'ya bile varmış). zamanında selanik'e gitmiştim sorunsuz, metro'dan daha iyidir.
0
austra
(20.06.20)
(7)

THY corono kapsamı (bagaj)

hede hodo
Kabine çanta alınmayacak gibi yeni şeyler vardı.Buna sırt çantası dahil mi? Pasaportu vs vs nereye koyacağım diye kafama takıldı şimdiden.
Kabine çanta alınmayacak gibi yeni şeyler vardı.
Buna sırt çantası dahil mi?
Pasaportu vs vs nereye koyacağım diye kafama takıldı şimdiden.
0
hede hodo
(14.06.20)
bi laptop alınıyor. onun dışında bagaja hepsi.
0
jelly bear
(14.06.20)
O değil q
0
owaki
(14.06.20)
A yazacaktım
0
owaki
(14.06.20)
sırt çantası 4 kg geçmiyorsa alıyorlar diye biliyorum. o sıkıntılı bir durum. bende de laptop var ama laptop çantası yok. sırt çantasına koymuştum. iki tane telefonum var. iki tane anahtarım var. pasaport falan filan derken hepsini üstüme almak durumunda kalabilirim eğer kabul etmezlerse. en kötüsü de laptobu elime almak durumunda kalabilirim.
0
Sour
(14.06.20)
Dün yolculuk yaptım. Sırt çantası kabul etmiyorlar, bagaja veriyorsunuz. Postacı tipi, omuzdan asılan çantam vardı ona izin verdiler mesela.
0
reactionic
(14.06.20)
ben de geçen pazar uçtum THY ile. sırt çantamı tarttılar 4 kg yı geçmemesi gerekiyor dediler, 8 kgdi ama bişi demediler, sağolsunlar, belki yeni başladıkları için bilemiyorum. küçük bir sırt çantasıydı ve başka çantam yoktu.
0
euteamo
(14.06.20)
@reactionic iki çantanız varsa birini zaten vermek zorundasınız. burada sırt çantanızın olup olmamasının bir önemi yok.
0
Sour
(15.06.20)
(3)

uluslararası online firmalar vergi nasıl ödüyorlar?

Sour
merhaba. mesela facebook'un burada bir şirketi yok. google'ın yok vs. bunlar gelir vergilerini neye göre ödüyorlar? gerçi bunlar çok yeni konular ve devletler baskı yapıyor, buradan kasanıyorsanız vergi ödeyeceksiniz şeklinde. fakat nasıl ödediklerini anlayamadım?örneğin reklam gelirini ele alalım.
merhaba. mesela facebook'un burada bir şirketi yok. google'ın yok vs. bunlar gelir vergilerini neye göre ödüyorlar? gerçi bunlar çok yeni konular ve devletler baskı yapıyor, buradan kasanıyorsanız vergi ödeyeceksiniz şeklinde. fakat nasıl ödediklerini anlayamadım?

örneğin reklam gelirini ele alalım. reklam verip ödeme yapılan yerden (türkiye) mi alıyorlar? yani bu bazda mı bakıyorlar? sonra örneğin türkiye'den 100 bin kişi ayda 50 milyon tl değerinde reklam vermiş. bunun üzerinden vergi ödemeliyiz şeklinde mi?

umarım anlatabilmişimdir.
0
Sour
(03.06.20)
Google'in Turkiye'de sirketi var (gezmek isterseniz www.youtube.com

Dediginiz gibi Turkiye ustunden elde edilen gelirden vergi aliniyor.
0
crown
(03.06.20)
teşekkürler. peki bu vergi işlemi için ülkede bulunmayan şirketler ne yapıyor? facebook mesela? ödeme yapılan yer üzerinden mi veriyor?
0
🌸Sour
(03.06.20)
Vergi vermek icin ulkede bulunmak gerekmiyor. Turkiye'den alinan odemenin vergisi Turkiye'ye veriliyor gecen sene cikan kanun sebebiyle.

Tabi bu uygulamanin Facebook ya da GOogle'a pek bir zarari yok cunku fiyatlandirmalari +%18 KDV seklinde yapmaya basladilar, dolayisiyla vergiyi reklamveren oduyor.

Yani onceden reklamveren 100 TL odeme yaptiginda 100 TL'lik reklam aliyordu. Artik 100 TL'lik reklam almak icin 100+18=118 TL oduyor.

Nasil ki markete gittiginizde 100 liralik mal almak icin 118 lira oduyorsunuz, ayni mantik.

tr-tr.facebook.com
0
crown
(04.06.20)
(5)

Felsefe bölümü yüksek lisans önerisi

simderun
Merhaba. Felsefe bölümü için YDS puanına sahip olmayan (İngilizcesi yok.) bir lisans mezunu hangi üniversitelerin yüksek lisans bölümlerine başvurabilir? Bu öğrenciye felsefe bölümü yüksek lisansı ile ilgili olarak neler önerirsiniz?Cevaplar için çok teşekkürler.
Merhaba. Felsefe bölümü için YDS puanına sahip olmayan (İngilizcesi yok.) bir lisans mezunu hangi üniversitelerin yüksek lisans bölümlerine başvurabilir? Bu öğrenciye felsefe bölümü yüksek lisansı ile ilgili olarak neler önerirsiniz?
Cevaplar için çok teşekkürler.
0
simderun
(02.06.20)
Türkçe eğitim veren üniversitelere baksın.
0
fezagezgini
(02.06.20)
İlk sorunu bilmiyorum ama ikinci soruna cevabım net bir şekilde o öğrencinin İngilizce öğrenmesi olurdu.
0
vedatchilipeppers
(02.06.20)
İngilizce bilmeden girersen mezun olman çok zor.
0
indifferent
(02.06.20)
ilkini bilmiyorum ama tezsiz yüksek lisans programlarında yds ve/veya ales gerekmiyor diye biliyorum. tabii sonrasında doktoraya devam edilemiyor.

ikincisi için felsefe için dil öğrenmek çok çok önemli. ingilizce değil aslında ama ingilizce kapıları açması açısından öğrenilmeli. yoksa felsefenin hangi alanıyla ilgileniliyorsa ve tez/proje hangi alanda yapılacaksa ona göre öğrenilmeli. yani varoluşçulukla ilgileniliyorsa fransızca, romantikler için almanca, analitikler için ingilizce, islam felsefesi için arapça/farsça gibi. eğer idealist biriyse yani gerçekten bu alanda ilerlenmek isteniyorsa latince ve antik yunanca şarttır. lisans bölümlerinde okutuluyor. eğer tez/proje skolastik felsefe üzerineyse yine latince veya antik yunansa antik yunanca öğrenmek önemli olabilir.

tabii bütün bunları ciddi anlamda felsefeci olmak isteyen biri için yazdım. aksi halde osmanlıca bilmeyen osmanlı tarihçileri gibi filan olunur. yani ciddiye alınmaz. yoksa çok da önemli değil tavsiye vermek. birkaç giriş kitabı okunması bölümü bitirmek için yeterli olur.
0
Sour
(02.06.20)
Dil önemli, evet. Ama dil öğrenmeden de burada yüksek yapabilirsin. Sonrasında ilgin artarsa dil öğrenme isteği de gelir içinden belki, bazı filozofları anlamak için bunun gerekli olduğunu kendin fark edersin.

Devlet okullarına bakabilirsin. Bu arada YDS biraz strateji sınavı, az bi İngilizce’yle 50 alabilir misin bi araştır derim.

Kötü yerlere de girme, mutsuz olursun.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(02.06.20)
(2)

sıfırdan r ve python öğrenen var mı?

Sour
daha önce hiçbir yazılım dili geçmişi olmayan 30+ bir bireyim. sıfırda r ve python öğrenen var mı? özellikle data analizi için. ne kadarda öğrendiniz? tabii ne yapmak istediğinize göre değişir ama kabaca. coursera'dan filan öğrenmeye çalışsam mı?
daha önce hiçbir yazılım dili geçmişi olmayan 30+ bir bireyim. sıfırda r ve python öğrenen var mı? özellikle data analizi için. ne kadarda öğrendiniz? tabii ne yapmak istediğinize göre değişir ama kabaca. coursera'dan filan öğrenmeye çalışsam mı?
0
Sour
(08.05.20)
aslında sorum biraz da bununla ilgiliydi. python'u sonuçta program yazmak için kullanmayacağım. sadece veri analizi mpdülü alsam anlamaz mıyım?
0
🌸Sour
(08.05.20)
ben de sıfırdan başladım. 30+ yım.
python un aşağıdaki pdf ebook unu okudum. bazı alıştırmaları yaptım. youtube dan iki eğitim vidyosu izledim (biri altta).

bunları bitirmek 30-40 saat.

sonra da bikaç minik uygulama yaptım.
bi de işte bi projede kullandım.

şuan temel işlemleri yapacak, sorun çıktığında google da arayabilecek seviyedeyim. class olayını öğrenmedim, genel olarka function ile takılıyorum.




kitap : greenteapress.com
youtube: www.youtube.com
0
sttc
(08.05.20)
(3)

şort altına düz taban olmayan, smart casual'a göz kırpan spor ayakkabısı :D

Sour
merhaba milano moda haftasının müdavimleri,şort altına giymelik ayakkabı arıyorum ama iki kriterim var;düz taban giyemiyorum. bir de fazla spor olmayacak (nike, addidas üretimi gibi). smart casual giyen birine uygun olmalı. yani bildiğimiz sporlardan biraz daha şık olmalı. problem şu ki bunu hayalim
merhaba milano moda haftasının müdavimleri,

şort altına giymelik ayakkabı arıyorum ama iki kriterim var;

düz taban giyemiyorum. bir de fazla spor olmayacak (nike, addidas üretimi gibi). smart casual giyen birine uygun olmalı. yani bildiğimiz sporlardan biraz daha şık olmalı.

problem şu ki bunu hayalimde canlandıramıyorum. ne tür bir ayakkabı bakmalıyım? hangi markalara bakmalıyım? genelde şort altına hep düz taban veya birkaç yıl önce çok moda olan üstü biraz açık olan düz tabanlar vardı. onlardan öneriyorlar ama bunlar bana uygun değil.
0
Sour
(01.05.20)
Timberlqnd turu olmaz mi?
www.hepsiburada.com
0
red g
(01.05.20)
Yukarıdaki timberland+1

Marka olarak dexter da bakabilirsiniz biraz daha uygun fiyatlı outletlerde vs. Bulunuyordu eskiden. Bir süre takip etmekte fayda va.
0
kullanıcıadımbuolsun
(03.05.20)
daha başka tip var mı bildiğiniz? bunlar biraz düz taban gibi.
0
🌸Sour
(04.05.20)
(22)

son 3 erkek arkadaşımdan birini seçseydiniz?

disardayim
tam erkek arkadaşımdan ayrıldım bir kaç ons takılayım derken malum corona :(yalnızlıktan eski sevgililerimi düşünmeye başladım. arkadaşlarım arasında çok ciddi görüş ayrılığı var hangisinin daha iyi olduğuna dair. neredeyse verilen oylar eşit. şimdi sizlere soracağım hangisini seçerdiniz diye. merak
tam erkek arkadaşımdan ayrıldım bir kaç ons takılayım derken malum corona :(

yalnızlıktan eski sevgililerimi düşünmeye başladım. arkadaşlarım arasında çok ciddi görüş ayrılığı var hangisinin daha iyi olduğuna dair. neredeyse verilen oylar eşit.

şimdi sizlere soracağım hangisini seçerdiniz diye. merak ettim. oyun gibi düşünün yani :D


1. kişi

karizma 7/10 ( bir çok kişiye göre daha da yüksek ama bana değil)
seks 8/10
birlikte keyifli vakit 8/10
adamın zekası 3/10 ( ayrılık sebebim )
psikopatlık 1/10
ilişkideki entrika 1/10
adamın bana aşkı bence 6/10

2. kişi

karizma 9/10 (buna herkes bayılıyordu- son sevgilim dahil)
seks 5/10 ( ayrılma sebebim - aslında ilerde 7ye 8 e çıkabilirdi belki de )
birlikte keyifli vakit bazen 1/10 bazen 10/10 arası yok (2. ayrılık sebebi )
adamın zekası 10/10
psikopatlık 10/10
ilişkideki entrika ilişkinin başı 10/10 sonrası 1/10
adamın bana aşkı %100 10/10

son adamımız

karizma bazen 5/10 bazen 10/10 gidip geliyor
seks bazen 1/10 bazen 9/10
birlikte keyifli vakit 10/10 herzaman 10/10
adamın zekası 9/10
psikopatlık 9/10
entrika 10/10 full yalan aldatma ihanet gayrimeşru çocuk vs ama özellikle yalancının önde gideni ( ayrılık sebebi )
bana olan aşkı 9/10
0
disardayim
(21.04.20)
Sizin puanlar kac?
0
brkylmz
(21.04.20)
1

Psikopatlık yok, entrika yok, aşk idare eder. Diğerlerinde zeka var ama baksana onunla birlikte psikopatlık, entrika her şey var.

1 bas geç, temiz.
0
eazy
(21.04.20)
2.

Potansiyel var değerlenir gibi.

Sözlükteki en meşhur entryinden dolayı da bir coco vakası gibi geliyorsun ama neyse
0
okumakserbestbegenmeksart
(21.04.20)
benim entrika da 10/10 :(

1 numaranın düşük zekasına tahammül edemiyordum, edemem :(

2. numara resmen mucitti, aşırı yetenekli çok yetenekli ve elinden her şey gelen biri <3 <3 <3

3 numara ile olan ilişki çok masalsı, film olur. 2'den roman olur. 1 den bir bok çıkmaz
0
🌸disardayim
(21.04.20)
Hala mi aynı flört oyunları? On yılda ilişkilere yaklaşımının hiç olgunlaşmamış olması da ne bileyim.
0
deer hunter
(21.04.20)
Hepsi birbirinden kötü. Kötünün iyisini seçmem gerekirse düşük zekalı adamı psikopat bir kekoya tercih ederdim. Ama dediğim gibi mecburiyetten. Yoksa tüylerim ürperdi.
0
ruhen hastayim ben
(21.04.20)
puanlama çok iyi.

bence de 2

1 çok sakin sıkıcı bi tip gibi.
3 de sana fazla
0
asilyis
(21.04.20)
Entrikayı seviyormuşsun,3ü bırakma düş peşine.yalan rüzgarı gibi bir hayat yaşayın birlikte
0
astrid
(21.04.20)
en büyük hasarı 2 vermiş gibi, sanki daha farklı bir payeyi hakediyor...
0
inscrutable
(21.04.20)
Psikopatlık herkeste var bi nebze. 3. Güven verniyor, 1. Zekası ilgi çekmeli.
Ben 2. derdim .
0
damla sakızlı dondurma
(21.04.20)
2 tabii ki.
0
lata
(21.04.20)
ruhen hastayim ben +1.
Psikopatlik cok korkutucu, 2 ve 3'un asla oluru yok. Ucuncu sayfa haberlerine dusmektense yaptigim espriyi birkac kez aciklamayi tercih ederim.
0
pike
(21.04.20)
sence bu kişiler sana puan veriyor olsalardı böyle, kaç verirlerdi. Merakımdan soruyorum, oyun gibi :)
0
bobinhoo
(21.04.20)
1 - Zekasiz ama en azindan kötü bir insan degilmis.
0
chitosan
(21.04.20)
2 ve 3 psikopatmis 1in de zeka dusuk hicbirinden sevgili olmaz bunlarin. Yoklukta illa birini seçeceksen 1 diyorum sex puani istikrarlı ve yuksek.
0
hindistan cevizi
(21.04.20)
Bu kriterleri tam puanı alan arkadaşlar nasıl alıyor , psikopatlık 10 demişsiniz ben direk seri katil filan olmasa 10 vermezdim , zekada öyle tanıdığım en zeki insana 9 verirdim galiba 10 çok uçuk.

2 ve 3 seri katil olduğundan 1 numarayı seçerdim
0
bnmzz
(21.04.20)
Çok net 3.

1 sıkıcı, 2 yatakta kötü. İkisi de tolere edilebilir şeyler değil. 3ü kafanda doğru konumlandırırsan, 3 gün takılıp salma şeklinde, mis <3
0
galileo figaro magnifico o o o o
(21.04.20)
1 aşık değil.

2 seks (eğer bir sağlık sorunu yoksa) ve iyi vakit geçirme zamanla aşılabilir bence.

3 aldatıyor.

yani 1 ve 3'te devamlılık yok gibi. en fazla takılırsın işte. o nedenle 2 diyorum.
0
Sour
(21.04.20)
çok tanımlayamıyorm neden ama uzun zamandır bu kadar tiksinmemiştim. sonra entrylerini okudum nedenini anladım. Bence vizyonunu geniş tut üçünü de al.
0
guitarissimo
(22.04.20)
Beyinsiz biri nasıl karizmatik olur ben onu hayal edemediğim için birinci boş küme
İkinci bir tek sekste şey değilmiş. Onu da öğretirdin ne olacak. Tabi afedersin ufaktır ya da kalkmıyordur ona çok şey yapamazsın.
Üçüncü değişken onu daha tam olarak tanıyamadığın için bence. Böyle adamlarla bence sadece seks eylemek yeterli böyle aşk maşk boş işler. Sana aşık olsa ne fayda. Tabi farklı dünyalar...
0
Frederick Co
(22.04.20)
Daha da eskilere git
0
valentinov
(24.04.20)
Tabi ki 1.

Psikopatla hayat mı geçer allasan
0
noluyo yaa
(24.04.20)
(2)

tumblr'da belirli hastag'teki postları otomatik indirme, yazılımcı va mı?

Sour
bu ne diye isimlendiriliyor bilmiyorum. bilen varsa söyleyebilir mi? tumblr'daki bazı hashtag'lerdeki içerikleri otomatik indirmek istiyorum. bana ait olanlar değil tabii. 1000 (resim, yazı vs.) civarı indireceğim. birazdan tumblr api (application programmin interface) key filan alacağım. bunun için
bu ne diye isimlendiriliyor bilmiyorum. bilen varsa söyleyebilir mi? tumblr'daki bazı hashtag'lerdeki içerikleri otomatik indirmek istiyorum. bana ait olanlar değil tabii. 1000 (resim, yazı vs.) civarı indireceğim. birazdan tumblr api (application programmin interface) key filan alacağım.

bunun için hazır kod var mı? amacım sadece hızlı bir şekilde yüklü miktarda güncel datayı indirmek. hatta en sondan yani en güncelden başlayacak şekilde indirse süper olur. özel verilere ihtiyacım yok, sadece herkese açık olan post'lar işte.

bu konuda bir yol gösterecek yazılımcı var mı?
0
Sour
(29.03.20)
şöyle bir uygulama var. kullanımı basit. bir inceleyin istediğiniz oluyor mu, açıklamasında olduğunu yazıyor.

github.com

download için burası:github.com
0
biseysorcaktim
(29.03.20)
bir deneyeceğim, umarım başarabilirim.
0
🌸Sour
(01.04.20)
(8)

android'de wifi authentification problemini çözemedim

Sour
internette gördüğüm pek çok şeyi denedim ama bağlanamıyorum ve bu error'ü alıyorum. aç kapayı ve ağı unutmayı saymıyorum bile.yaptıklarım arasında:manuel ip girme (static)network ayarlarını resetlemetelefonum tamamen up to date.ne yapmalıyım? durup duruken oldu.
internette gördüğüm pek çok şeyi denedim ama bağlanamıyorum ve bu error'ü alıyorum. aç kapayı ve ağı unutmayı saymıyorum bile.

yaptıklarım arasında:

manuel ip girme (static)
network ayarlarını resetleme
telefonum tamamen up to date.

ne yapmalıyım? durup duruken oldu.
0
Sour
(22.02.20)
Telefonunuzda imei atma gibi bir işlem yapıldı mı?
0
synthetic a priori
(23.02.20)
hayır, hiçbir işlem yapılmadı.
0
🌸Sour
(23.02.20)
diğer mobil cihazlarla o ağa bağlanırken sorun var mı? her ağda bu sorun mu var yoksa tek bir ağda mı? biraz daha veri lütfen.
0
engelbert humperdinck
(23.02.20)
biz dört kişi yaşıyoruz. diğerlerinde de aynı sorun var. bilgisayardan girebiliyoruz. iphone'u olan arkadaşta bağlanamadı diyormuş. bende android var, ve authentificiation problem diyor. kısacası diğer mobil cihazlarda da var. her ağda problem yaşamıyoruz. örneğin demin dışarıdaydım, gayet oturduğum cafe'nin wifi'ına bağlandım.

bir tanesiyle henüz konuşmadım ama çok enterasan bir şey var; bir wireless cihazını fişe takmış, kendi kapısının önüne koymuş ama cihaza giren başka bir kablo (telefon hattı gibi (sanırım LAN diye geçiyor) yok. sadece prize takılı bir wifi cihazı o kadar. onda da sanırım sorun oldu ve o bu şekilde çözdü. sanırım bilgisayarından eve bağlanıyor, telefonundan ise o cihaza bağlanıyor. ama dediğim gibi daha önce böyle bir şey görmedim.

sabah onun cihazı çektim acaba araya giriyor da sinyaller mi karışıyor diye fayda etmedi.

bu arada evde telefon da yok.
0
🌸Sour
(23.02.20)
Modemi resetleyip yeniden kurun, wifi şifrelemede wpa-2 stanrdardını seçin, şifre türkçe karakter barındırmasın, ağ ismi de türkçe karakter barındırmasın.
0
atom karincanin torunu
(23.02.20)
modemi nasıl resetleyip yeni şifre alırım? bir de wpa-2'yi seçerim?

eğer bu dediğinizi telefondan yapmam gerekiyorsa öyle bir şey denedim. ama tuhaf bir şekilde bu bilgiyi okuduğum yerde wpa ise wpa2 yapın diyordu ama ben denediğimde bu ikisi tek seçenek olarak gözüküyor; wpa/wpa2 şeklinde telefonda. bunu ağın içindeki security bölümünden denemiştim. hala da öyle gözüküyor. aslında ilk başta da böyleydi.
0
🌸Sour
(23.02.20)
Elinize modeminizin kullanım kılavuzunu alıp satır satır okuyorsunuz.
Önce Fabrika Ayarlarına dönme sayfasını bulup resetliyorsunuz ardından kullanım kılavuzunu takip ederek tekrar kuruyorsunuz.
0
atom karincanin torunu
(24.02.20)
@atom karinca ne yazık ki kullanma kılavuzu yok, olsa da okuyamazdık gerçi çünkü türkiye'de yaşamıyorum ve buradaki her şey bu ülkenin dilinde, ingilizce açıklama var mıdır bilmiyorum.

ama sorunu halletik. ev sahibini aradık. o da servisi arayıp sinyali mi resetlemiş ne.
0
🌸Sour
(27.02.20)
(15)

tatil önerisi; avrupa'nın geri kalanından çok farklı olan şehirler

Sour
avrupa'da her yer aynı gibi geliyor bana. avrupa'da yaşıyorum ve pek çok şehir gezdim, çok azında vay be iyi ki gelmişim diyebileceğim düzeyde bir yaşadım. istanbul gibi şehirler aşağı yukarı; paris'tir, roma'dır vs. aradığım daha farklı bir şeyler. iskandinav ülkelerinde bunu yaşadım açıkçası. coğr
avrupa'da her yer aynı gibi geliyor bana. avrupa'da yaşıyorum ve pek çok şehir gezdim, çok azında vay be iyi ki gelmişim diyebileceğim düzeyde bir yaşadım. istanbul gibi şehirler aşağı yukarı; paris'tir, roma'dır vs. aradığım daha farklı bir şeyler. iskandinav ülkelerinde bunu yaşadım açıkçası. coğrafya çok değişik, iklim çok değişik, insanlar çok değişik yaşıyorlar (gerçekten zengin herkes galiba), mimari çok değişik filan işte. bir de londra değişik gelmişti. küçük şehirleri de gezdim bu arada ama aradığım böyle relax filan bir şeyler değil, daha başka bir şey.

neyse avrupa'da var mı böyle şehirler, vay anasını dedirtecek? illa şehir bazında düşünmeyin de deneyim olarak da düşünebilirsiniz. yani şurada şunu yap, çok acayip dediğiniz. amsterdam'a gitmedim, acaba gidip bol bol...(kurallara aykırı)....... denesem bilemedim.
0
Sour
(11.11.19)
ben şehirden çok krakowda tuz madenlerini şaşırtıcı ve auschwitz kampını gezmeyi çok eğitici buldum. amsterdamda farklılık bulursun orası da güçlü bir seçenek
0
basond
(11.11.19)
krakow'a gittim abi. şehri hiç beğenmedim. yani hiç beğenmedimden kastım klasik bir avrupa şehri işte, güzel ama özellikle gidilip görülecek bir yer değil. krakow'daki en güzel deneyimim de auschwitz'ti zaten.
0
🌸Sour
(11.11.19)
dediğim gibi şehirde birşey yok sadece oradaki turistik mekanlar ilgimi çekti zaten şehir için gidilecek yer değil.

aklıma yazdıkça geliyor prag da bana otantik gelmişti eski prag ortaçağ ezgilerini barındırıyordu orayı sevmiştik. özellikle şehir gezeceğim dersen amsterdamdan sonra prag diyebilirim.
0
basond
(11.11.19)
kiev olmaz mı kiev? ben avrupa'ya gitmedim ama batı ukrayna'nın orta avrupa mimarisine sahip olduğunu, polonya'ya çk benzediğini biliyorum. öte yandan kiev ve doğusu bana lviv'e kıyasla farklı bir ülke gibi gelmişti. yani batı ukrayna sanki avrupa'daymış da kiev hala sovyetler zamanındaymış gibiydi. bence kesinlikle farklı gelecektir.

avrupa'da para kazanıyorsan aşırı ucuz gelecektir zaten, çerez parasına altını üstüne getirirsin. rusya'nın aksine ukrayna tümüyle "avrupa ülkesi" sayılır oldu artık, ucuz uçak seferi vs. de bol. peçersk lavra'ya çıkıp oradan bi' dinyeper'i izle, "peh avrupa'dan farkı yokmuş" dersen kendime tokat atıcam.
0
der meister
(11.11.19)
lapland'a gidip farklı aktiviteler yapabilirsin. kuzey ışıklarını izlemek, saunaya girmek, oradan çıkıp buz gibi suya atlamak, huskilerle dolaşmak, kar motorsikletine binmek, noel baba ziyaret etmek, minttu içmek, geyik eti yemek vs.

tallinn de bence avrupa'dan farklı bir dokuya sahip, özellikle orta çağadan kalma kale surları farklı bir atmosfer sunuyor. birçok vahşi hayvan eti yeme şansın oluyor (ayı, geyik, ördek, tavşan), ballı birası filan da çok hoştu.

rusya zaten tamamen avrupa'dan farklı bir yer ama beklediğini vermeyebilir. bana kalırsa st. petersburg'taki hermitage müzesi bile rusya'yı başlı başına ziyaret etmek için bir sebep.

danimarka'nın kopenhag şehrinde christiania diye bir bölge var. bir nevi özerk bölge, hippi kültürü.

ben brugge'u çok beğenmiştim ama muhtemelen görmüşsündür.

ispanya'da kendine has kültürü olan pek çok bölge var. laylaylom gezmek yerine içine girersen sevebileceğin.

ne biliyim mesela finlandiya isveç arası cruiselar oluyor. gemiye biniyorsun, akşamdan, 12 saat sonra karşı taraftasın ama 12 saat boyunca gemide parti, ucuz içki ile çoşuyor millet.

ne istediğine göre değişir açıkçası. ne istediğini bilirsen illaki bulursun diye düşünüyorum.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(11.11.19)
Paris bence nevi sahsina münhasir bir kent. Bütün Fransa ayri, Paris ayri. Sehir yasami, yasamin akisi, mimarisi, her noktasi digerlerinden ayrilir. Londra, Kophenhag, Floransa ve Santorini de benim icin boyle yerler. Deneyim derseniz, Piemont eyaletinde Alba ve cevresi derim. Bir bolge daha ne kadar sansli olabilir? Alpler, evrenin en iyi trüf mantarlari, inanilmaz saraplar ve sarap tadimlari, cok iyi mutfak, cok iyi hizmet turizmi (abartisiz, tam kararinda), her tepe basinda iyi korunmus satolar....
0
buf-e kür
(11.11.19)
seville, granada, cordoba falan o çevreyi gez. lizbon'a git.
0
xvyz
(11.11.19)
anlattığına göre burada senin yaşadığın kadar tecrübe yaşayan yok. :D istersen avrupa dışına çıkıp bir yeni zelanda macerasına atılabilirsin, ben 2 yıl kadar auckland'ta yaşadım çoğu avrupa şehrinden keyifli bir popülasyonu vardı.
0
dirildimde geldim
(11.11.19)
Krakow'u begenmeyen kiev'i de beğenmez.
Butun Avrupa sehirleri ayni fikrine aynen katiliyorum. Bir yerden sonra ayni geliyor. Hatta bununla olgili cok iyi bir karikatur vardi, "every European city map" diye harita yapmislar, olayi cok guzel acikliyordu:)

Amsterdam'i dene bence. Avrupa sehirleri hep ayni, Amsterdam farklilik yasatir. Ambiyans olarak da diğer avrupa sehirlerinden biraz farkli hatta.
0
stavro
(11.11.19)
Endulus baska bence.
Bir de napoli, sicilya... portekiz de degisikti (sirf lizbon degil, nazare, algarve bolgesi, obidos vs bi suru yer)

Onun disinda avusturya’da hiking yapabilirsiniz, cok gunlu hiking rotalari oluyor mesela. Ya da polonya’da zakopane ve etrafi, belarus (komunist etki, sirf minsk’ten bahsetmiyorum)

Izlanda, faroe adalari vs de degisikmis (onlara gitmedim)
0
kuehles blondes
(11.11.19)
Bence önce bir yozgat a git. kafana reset atıp ilk defa görüyormuş gib baştan gezersin bir daha o burun kıvırdığın avrupa şehrlerini :)
Bu arada uzak doğu yazamanın da latin amerika gelmiş sanırım.
0
sarcophagus
(12.11.19)
sana katiliyorum. butun avrupa sehirleri birbirinin aynisi. bkz: twitter.com

nereleri gezdigini soyleseydin ona gore alternatifler yazabilirdim.
* eger gelmediysen Amsterdam'a gel tabi ki. sadece ot icin degil ama. amsterdam genel olarak diger avrupa ulkelerinden farkli bir sehir. gormekte fayda var.
* gitmediysen bruge de guzeldir. amsterdam'in kucuk versiyonu gibi yine kanallar vs var. bruge'de en cok hosuma giden sey sanki tum sehirde zaman durmus gibi. yeni bina yok, araba yok vs. kendimi 200 yil oncesinde yasiyormus gibi hissetmistim.
* yine gormediysen bir Isvicre sehrine git. Isvicreliler genel olarak avrupa'lilardan farklilar. Zurih yada Cenevre'ye gidip pahaliligin ve luksun ne demek oldugunu iliklerine kadar hissedebilirsin. zurih'te yoldaki arabalarin %90'i Audi, BMW ve Mercedes ve hepsi S-line, M ve AMG paket araclar. Tesla'nin ortalama alti kaldigi bir yer Zurih.
* eger kucuk yerler ile ilgileniyorsan Hollanda'nin Giethorn sehri/kasabasina gelebilirsin. Arac trafiginin olmadigi, ulasimin botlarla yapildigi bir yer. Kuzeyin venedik'i olarak gecer.
* kuzeyin venedik'i demisken, Venedik de yine cografi yapisi sebebiyle diger avrupa sehirlerinde biraz farkli gelebilir. botlari cikarirsan siradan bir avrupa sehri ama.
0
crucio
(12.11.19)
Airbnb'de kalacak yer dışında şehir turları da alıyorsunuz. Yukarıdaki spesifik örnekleri bu turlarla deneyimleyin bence.
0
kaset
(12.11.19)
amsterdam da iskadinav kültüründen etkilenmiş bir şehir. ben fransada normandiya bölgesine gitmiştim, doğası çok hoşuma gitti. etratata gidebilirsin. le havre şehir olarak çok hoşuma gitti. bretagne ve normandiya bölgeleri bence farklı.
0
mikahakkinen
(12.11.19)
Farklılık arıyorsan Rusya'ya git, tercihen Moskova ve St Petersburg.
0
roket adam
(12.11.19)
(3)

90'lardan yabancı pop, latin tonlu erkek, sanırım ispanyolca (ooooo)

Sour
şimdi durup dururken aklıma geldi. şarkı şöyle;ooooo saro laro lashaa :D
şimdi durup dururken aklıma geldi. şarkı şöyle;

ooooo saro laro lashaa :D
0
Sour
(27.10.19)
Carrapicho?
0
heidi'nin dedesi
(27.10.19)
nek - Se una regola c'è
0
dafuq
(27.10.19)
@dafuq evet buydu. teşekkürler.
0
🌸Sour
(27.10.19)
(4)

2004-2009 arası yabancı radyo hitleri (radyo 5'i hatırlayan var mı?)

Sour
bu dönemlerde (lise sona doğru, üniversite başlangıcına doğru) çok fazla radyo dinlerdim. radyo 5'i hatırlayan var mı bilmiyorum. sarı renkli bir sitesi vardı ve hitleri yayınlarlardı. bunun dışında elbette radyo mydonose ve metro fm geliyor. her neyse ilk kanalda çalan şarkılar genelde kolay bulun
bu dönemlerde (lise sona doğru, üniversite başlangıcına doğru) çok fazla radyo dinlerdim. radyo 5'i hatırlayan var mı bilmiyorum. sarı renkli bir sitesi vardı ve hitleri yayınlarlardı. bunun dışında elbette radyo mydonose ve metro fm geliyor. her neyse ilk kanalda çalan şarkılar genelde kolay bulunan şarkılar değildi. exclusive'leri oluyordu.

soru1: bu dönemden ve bu kanallardan (özellikle radyo 5 ve mydonose) hatırladığınız ve az kişinin bildiği şarkılar var mı? veya bu şarkıyı bir tek ben biliyorum sanırım dediğiniz.

soru2: bildiğiniz playlist var mı? youtube olur, spotify olur vs.

not: radyoda çalan şarkılar genelde klibi olmayan şarkılardı. çünkü klipli şarkılar zaten her yerde görünüyordu, fazla populerdi.

örnek: www.youtube.com
0
Sour
(03.10.19)
Bahsettiğin şeyi çok iyi anladım ama tatmin edici cevap için o dönem kullandığım mp3 çalarımı bulmam lazım, o da imkansıza yakın kim bilir nerelere gömüldü.
Zorladım, bu geldi aklıma. Zaten ünlü tipler olmadıkları için isimler unutuldu gitti ama bu şarkı favorilerimdendi, o yüzden kalmış aklımda. Aklıma başka gelirse eklerim. youtu.be
0
Bruce
(03.10.19)
Arash- boro boro
Jamelie- superstar
Magic box -This is better

Ben de sadece radyo 5 it's fresh dinlerdim o yıllarda. Gun icinde hatırladıkça editlerim.
0
duster
(03.10.19)
@duster bu şarkılar bile epey popüler aslında :(
0
🌸Sour
(03.10.19)
@sour

youtu.be

peki bunu hatırladın mı? sabah akşam çalardı.
0
duster
(04.10.19)
(3)

bireysel emeklilik sistemi (bes) ve yurt dışında çalışanlar

Sour
merhaba, ben yurt dışında yaşıyorum. bes'te aylık 100 euro/dolar yatırana türkiye'de olduğu gibi 25 euro/dolar devlet desteği verilecekmiş. yani bes, yurt dışında yaşayan vatandaşlara da açılıyor. ben bu sistemi hiç bilmiyorum ama aylık 100 euro/dolar çok rahat ödeeyebileceğim bir rakam. her ay bu m
merhaba, ben yurt dışında yaşıyorum. bes'te aylık 100 euro/dolar yatırana türkiye'de olduğu gibi 25 euro/dolar devlet desteği verilecekmiş. yani bes, yurt dışında yaşayan vatandaşlara da açılıyor. ben bu sistemi hiç bilmiyorum ama aylık 100 euro/dolar çok rahat ödeeyebileceğim bir rakam. her ay bu miktarda euroyu vadeliye atıyorum. ama 4'te bir oranındaki devlet katkısı cezbetti açıkçası çünkü faizler bu kadar değil sonuçta. kafama takılan sorular var.

1- bu sistem nasıl çalışıyor? yani bir hesap açıyoruz ve sisteme kayıt oluyoruz. sonra her ay paramızı yatırıyoruz ve devlet desteği ekleniyor?

2-10 yıl ödeme ve 56 yaş emeklilik demiş. benim normalde 65 ama bu bes'ten emekli olduğunda değişiyor mu? bes'ten emekli olduktan sonra aylık bağlanacak emekli tutarı ne kadar oluyor ve neye göre belirleniyor?

3-genel olarak avantajları ve dezavantajları nelerdir? bu sisteme kayıtlı olan var mı?

teşekkürler.
0
Sour
(02.10.19)
Bulunduğun ülkede pension sistemi yok mu? Bes’deki devlet katkısı yüzde 25 ama çoğu ülkede işverenin de sana 4-5-6-8 gibi oranlarda katkı yapıyor. Bu yüzdeler yıllık maaşının yüzdesi. Yani 50 bin alıyorsan 2-4 bin aras sen ödüyorsun. Bir o kadar da şirket ödüyor. Diyelim 6 katkı yüzden şirket de öyle ödüyor. Yılda 6 bin birikiyor. Ve vergi avantajın da oluyor.
Tr deki sistemi çevirirsem sen 3000 ödediğinde devlet 750 ödüyor. Sistemdeki birikim 3750 oluyor. Ayrıca vergi avantajın da olmuyor.
0
ozdek
(02.10.19)
burada 3,4 yıl daha olacağım ve sonra başka bir ülkeye geçeceğim. hepsi bölük pörçük olacak ve bu sistemlerin bildiğim kadarıyla birbirine entegre olması çok zor bir durum. eu içerisinde böyle bir sistem var ama uluslararası düzeyde çok daha zor. yüzde 25'de azımsanamayacak bir rakam bence.
0
🌸Sour
(02.10.19)
uzun mesajı özel olarak yolladım. özetle gelir vergisi kesintisi ile %25 katkı payları aslında %6 gibi birşey olarak size geri dönecek.

bulaşmayın.
0
HasanK
(02.10.19)
(5)

demir termoslar zararlı mı?

Sour
şu tip termoslardan bir tane aldım;https://tr.depositphotos.com/24989775/stock-photo-thermos-brilliant-iron-isolated-on.htmlfakat suyun tadı değişik. bunlar zararlı mı acaba?
şu tip termoslardan bir tane aldım;tr.depositphotos.com

fakat suyun tadı değişik. bunlar zararlı mı acaba?
0
Sour
(10.08.19)
demir su temasında paslanır. demir değildir o, demirden termos yapamazlar.
0
diffarentiationation
(10.08.19)
doğru, niye aklıma gelmedi? iron thermos olarak geçiyordu o yüzden dedim ama çok mantıksız.
0
🌸Sour
(10.08.19)
paslanmaz sac o. iyi yıkadınız mı aldıktan sonra?
0
sttc
(10.08.19)
İyi kalite bir termossa iyice temizleyip havalandırarak kurutun. Sıkıntı çıkmaz, ama uyduruk çin malıysa güven olmaz.
0
marsargo
(10.08.19)
Uyduruk Çin malı diyorsunuz da Stanley bile Çin'de üretiyor.
0
baal
(10.08.19)
(3)

black mirror bandersnatch

Sour
'i malum yerlerden online veya indirip izleyen var mı? şu nedenle soruyorum ; sanırım karakterin ne yapacağını siz seçiyormuşsunuz. netflix harici yerlerde de bu imkan var mı?
'i malum yerlerden online veya indirip izleyen var mı? şu nedenle soruyorum ; sanırım karakterin ne yapacağını siz seçiyormuşsunuz. netflix harici yerlerde de bu imkan var mı?
0
Sour
(19.01.19)
Mümkün değil. 5 saatin üzerinde sahne var sürekli ileri geri sarıyor.
0
bela tarr
(19.01.19)
mümkün

1- önce netflix'in belirlediği 1,5 saatlik default timeline denen akışın yer aldığı film çıkmıştı.

2- sonra 5 saatlik tüm sahnelerin tüm görüntülerin yer aldığı paket düştü ortamlara ama interaktif olarak izleyemiyordun tabi ham görüntüler sadece.

3- bu ikinci maddede bahsettiğim 5 saatlik footage'i aynen netflix'te olduğu gibi interaktif bir şekilde izlemek için uygulama geliştirilmiş bile: github.com

eminim yakında çok daha kolay kurulabilen bir hali de geliştirilecektir.

edit: hatta daha kolay hali çıkmış bile: mehotkhan.github.io

sayfayı açıyosun 5 saatlik dosyayı seçiyosun interaktif olarak izlemeye başlıyosun bu kadar basit.
0
rotten head
(19.01.19)
@rotten head, bir problem var. bu ikinci linkten dosyayı açtığımda ses gelmiyor. videonun kendisini açtığımda ses var. bu problem neden olabilir?

edit: manual yapayım dedim ama segmentmap dosyasını bulamadım. sanırım kaldırmışlar; github.com
diğer dosyayı indirdim.
0
🌸Sour
(30.01.19)
(8)

bir spor sorusu da benden (body building)

Sour
full body çalışıyorum. spor salonunun herkes için önerdiği, önceden hazırlanmış bir program var. broşür halinde onu verdiler.full body için;1)warm up (ısınma, kardiyo)2)squat with dumbells or kettlebell/selected leg press machine3)lat pull down machine (sırt, omuz, kol vs.)4)chest press machine (göğ
full body çalışıyorum. spor salonunun herkes için önerdiği, önceden hazırlanmış bir program var. broşür halinde onu verdiler.

full body için;
1)warm up (ısınma, kardiyo)
2)squat with dumbells or kettlebell/selected leg press machine
3)lat pull down machine (sırt, omuz, kol vs.)
4)chest press machine (göğüs vs.)
5)sit-up machine (karın vs.)

sorularım şunlar;

1) bu programda niye ağırlık kaldırma yok? yani klasik dumbell, halter vs. bunlar olmadan kol olur mu? sadece 3. bölümde kollar biraz çalışıyor gibi.

2) kilo vermek istemiyorum. zaten skinny bir adamım. he yağ yakmak elbette olabilir. onları kasa dönüştürmek olabilir. bunun için almam gereken kaloriyi, diyeti nasıl belirleyebilirim? keşke bir de diyet listesi verselermiş. hangi besinlere yönelmeliyim?

3) ağırlık veya tekrar arttırımını nasıl yapabilirim? mesela haftada 3 kg arttırsam mı veya abs için 3 tane fazladan mekik gibi.

teşekkürler.
0
Sour
(09.01.19)
1: Kolunu kullandığın her çalışmada koluna zaten ekstra bir gerilim uygulanıyor. Misal dumbell curl yaparken kas boyunu uzatıp kısaltarak konsantrik kas kasılması sağlarsın ama mesela kolu hiç bükmeden, misal deadlift kaldırırken elinde tuttuğun ağırlık yerçekimine doğru direnç gösterirken kas boyu uzar, bu sefer de eksantirik kas kasılması yaşatmış olursun, kolun yine gelişir, hatta curl yaparken 15 kiloyla stres yaşatırsın deadlift yaparken 150 kiloyla stres uygularsın, yani daha fazla yük bindirmiş olursun daha fazla gerilime maruz kalır kasların gelişim de ona göre olur. Aynı şekilde lat pull down yaparken de düz tutuşla ağırlığı aşağıya çektiğinde triceps'in, ters tutuşta da biceps'in çalışır. Ha programın genel olarak dandik ama onu da söyleyeyim.

2: İnternette kalori cetvelleri var oradan gerekli bilgilere göre ihtiyacın olan kalori miktarını belirleyebilirsin. Yağı kasa dönüştürmek dediğin şey bir paket tereyağını 1 kilo antrikota dönüştürmek gibi bir şey oluyor. Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Sen ağırlık çalışıp yemek yiyip et inşa edeceksin, yağlar o arada yanar ikisi farklı olaylar.

3: Ben genel olarak olarak son setin son 2-3 tekrarı çok rahat çıkmaya başladığında ağırlık artırılması taraftarıyım. Yyani 4 set 10 tekrar yapıyorsan, dördüncü set sonrası hala 2-3 tekrar yapacak gücün varsa o ağrlık seni zorlamıyor demektir.
0
angelus
(09.01.19)
1)ağırlık yok derken? Bu makinelerin bir ağırlık kapasiteleri var. Spora yeni başlayan biri atıyorum 70kg olsun chest press machinede 15 kademeden ancak 3-5. Kademeleri kullanabilir. Bu aletler sizin dummbell ve barbella göre hareketleri daha düzgün yapmanızı sağlar son kademesi yaklaşık olarak 80 kg bench presse tekabül eder.
Kollar çalışmıyor derken? Chest press machine dar tutuşta iyi bir triceps ve lat pull down çok iyi bir biceps çalıştırıcısıdır. İzole hareketlere göre yeni başlayanlar için daha iyi bir pump sağlar.
Aslında kas hacminden ziyade powerliftingin 3 ana hareketindeb biri olan ve kompleks çalıştırıcı olan deadliftte eklenmeli çalışmaya.
2) yap kasa dönüşmez bu yaygın olan bir yanlış. Zayıf bir adamsan proteini yaklaşık olarak kilonun 2 katı karbonhidratı da 5 katı alırsın yağı da 0.8 katı. Fakat bu kadar karbonhidrat yüklemesi yapar da hayvan gibi çalışmazsan yağ birikimin olur. Ha ben gevşek çalışırım dersen kalori hesabı yapabilir veya karbonhidratı kabaca yaklaşık 3 kat uygularsın. Nasıl beslenirsin?
-hayvansal protein (yumurta, et, tavuk, fermente sucuk, balık)
-karbonhidrat (pirinç, makarna, bulgur, erişte, mantı, ekmek, kuru meyveler)
-yağ (tereyağı, zeytinyağı, ayçiçek yağı, balık, kuruyemiş)
-diğer (meyve ve koyu yeşil yapraklı sebzeler, tahıllar)
3) bu senin kapasitenle çalıştığın kas bölgesiyle alakalı olarak değişir. Deneyerek bulabilirsin. İnsan kendini gözlemleyerek artık artırmalıyım diyor. Yüksek kilolara çıkınca bu süreç genellikle uzar. Sabit bir kriteri olmadığından buna vücudun karar verir. Kaldırabileceğin max yükleme overload için en uygun seçenektir.
Diğer şeyler için mesaj atabilirsin.
0
neysene
(09.01.19)
@angelus teşekkür ederim.

2. için kalori cetvelleri var, biliyorum ama bana ne kadar gerekli olduğunu bilmiyorum. yani ne kadar tüketmeliyim toplamda 1500 mü, 2000 mi gibi. boy kilo bazında bir hesaplaması olmalı. aynı zamanda uyguladığım programla da ilişkisi olmalı diye düşünüyorum. örneğin bu programda ne kadar kalori harcarım ve kendi özelliklerime (boy, kilo vb.) göre ne kadar kalori almalıyım bunu bilmiyorum.

3. için ise ağırlık ne kadar artmalı?
0
🌸Sour
(09.01.19)
@neysene bu program hergün uygulanabilir mi?
0
🌸Sour
(09.01.19)
1 olur.
2 diyet değil sağlıklı besleneceksin. bol beslen sağlıklı beslen löp et olsun.
3 progressive overload ile de takip edebilirsin. @sage reisin entrysini paylaşacaktım ama kendisi o güzel atlara binip gitti. kısaca 3x12 yapıyorsan bi hareketi, ilk yaptığında en hafiften başlıyorsun. 3 set 12 tekrar çıkınca ağırlığı en ufak değerde artırıyorsun o hareketi tekrar yaptığın zaman. 3x12 çıkmadı son set 10 tekrarda kaldı veya son seti çok zor tamamladın, aynı ağırlıkta tekrar yapacaksın sırası geldiğinde. bunu her her şeye uygularsan, çalışman gereken ağırlıkta çalışmış olursun her zaman. yeni başlayanlar için hamlık ağrısını önlemek için de çok mantıklıdır aslında ama salon hocaları bilmez, bilse de sallamaz.

4* aç yutuptan izle hareketlerin doğru formlarını öğren. yeniler çok sakatlanıyor sırf bu yüzden.
0
hasmetizm 2046
(09.01.19)
Ne kadar kalori harcadığını bilemezsin, yani ölçen cihazlar var tabii ama nokta atışı şeklinde değil. Zaten sana vereceği kalori miktarı, sen verdiğin bilgilere göre ortalama bir miktar olacak; yani kaç gün çalıştığına yaşına kilona boyuna posuna vs şeklinde ortalama bir miktar verecek, gerisini sen gözlemleyerek değiştireceksin. Misal sana 2500 kalori verdi, 1 ay bu kaloriyle beslendin bi değişme olmadı, kalori artıracaksın; ya da 4000 kalori verdi ama çok hızlı yağlanmaya başladın, ki kas kütlesi artarken yağ da artar ama belli bir oranda artar. Eğer çok hızlı artıyorsa kalori düşürürsün. Bunlar hep deneme yanılma yöntemi hepimiz birer eşsiz makineyiz, sistemimiz de birbirinden farklı, kendimize en uygun olanı deneyerek bulacağız.

Esasında ilk cevabımda var bunun cevabı; son setin son tekrarını zorlanarak çıkaracağın bir ağırlık seçmelisin. Misal 50 kiloyla dördüncü setin son tekrarları rahat çıkıyorsa, rahat çıkmayan bir ağırlık seçmelisin. Bunun için aslında RPE dediğimiz bir sistem var ama oraya çok girmeyeyim şimdi onu öğrenirsen birçok şeyi halledersin kafanda.
0
angelus
(09.01.19)
Aslında daha güzel ve daha verimli program yazılabilirdi.
Bu arada fitness için önemli kilit noktalar:
-postür, doğru form (sakatlık ve overload için olmazsa olmazdır)
-overload (kas kütlesi artırımı ve güç kazanmak için şarttır)
-hayvan gibi çalışıp yemek yemek (yine kas kütlesi ve güç kazanmak için ilk şarttır)
-vücuttaki tüm kas gruplarını ayırt etmeden çalışmak (şekli şemali bozuk olmamak ve diğer kas gruplarına olan etkisi nedeniyle overloadu aksatmaması için şarttır)
0
neysene
(09.01.19)
2) Alman gereken kaloriyi hesapladıktan sonra myfitnesspal isimli uygulamayı telefonuna indirip, gün içinde yediklerini oraya girip hem kalori takibi hem de makro takibi (protein-karbonhidrat-yağ) yapabilirsin. Ben çok faydasını görüyorum. Özellikle yeterli miktarda protein aldığımdan emin olmamı sağlıyor.

Ayrıca bu basic programlar zaten vg ye yeni başlayıp da neyin ne olduğunu kavrayana kadar geçen sürede adapte olmaya yarıyor.
Bizim salonda da buna benzer bir program veriyorlar ama en fazla 18 antrenman sonunda program değişiyor.
Trainer lar uyuz değilse onlardan hem program için hem de formun için yardım isteyebilirsin. Makineler hadi neyse ama özellikle squat, deadlift vb hareketlerde formun düzgün değilse sakatlanmak kaçınılmaz hale geliyor.

Bir de biraz araştırma yapmanı öneririm, misal ağırsağlam ve fitekran websitelerinden yararlanabilirsin, özellikle beslenme konusunda. Kalori hesaplama araçları da var bu sitelerde, en azından bir başlangıç için iyi olur.
0
peggy
(09.01.19)
(2)

saç toniği ne işe yarıyor? nasıl kullanılıyor?

Sour
selam, sb.
selam, sb.
0
Sour
(07.01.19)
berber genelde saçımı kestiktne sonra onu döküp ovuyor böylece mentolün etkisiyle bir süre saç dipleri nefes aliyor yararı zararı nedir bilmiyorum
berberler eskiden kolonya ile yaparlardı bunu şimdi tonikle yapıyorlar bir ara bende mentöllüsünü almaya niyetlendim ama bulamadım kozmetik toptancılarında bulunuyor sanırım
0
baknedicem
(07.01.19)
saç dökülmesine iyi gelir mi acaba diye düşünüyorum. öyle bir şeyler okudum ama saç toniği yazdıgımda birbirinden çok farlı şeyler çıkıyor.
0
🌸Sour
(07.01.19)
(10)

şu 50 cent'in hangi şarkısı?

Sour
https://youtu.be/O2S-1oQn4bI?t=86
0
Sour
(01.12.18)
bu değil?
0
🌸Sour
(01.12.18)
www.youtube.com

edit: eminem aslında.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.12.18)
bu da değil?
0
🌸Sour
(01.12.18)
(bkz: shazam)
(bkz: soundhound)
0
apdulera
(02.12.18)
@apdulera denendi. outto control çıkıyor ama değil.
0
🌸Sour
(02.12.18)
open.spotify.com

Spotify dan bakarsan aynı şarkı. Sürüm farkı olabilir.

Outta Control.
0
allahkitapwesli
(02.12.18)
@allahkitapwesli şarkının başlangıcını biliyorum. sözler tamamen farklı. sell out geçiyordu hatırladığım kadarıyla.
0
🌸Sour
(02.12.18)
outta control ama şu versiyon.
www.youtube.com
0
Bruce
(02.12.18)
Spotify linkini attığım @Bruce un attığı ile aynı yalnız.
0
allahkitapwesli
(02.12.18)
Outta control +1

Hey gidi günler. The massacre albümündeki en güzel parçalardan biridir. O albüm mükemmeldi ya. Kötü şarkı yoktu neredeyse.

youtu.be
0
Delay Fuze
(02.12.18)
(3)

dinlerin doğduğu çağa bir şey deniyordu neyi?

Sour
circle diyesim geliyor değil, common diyesim geliyor değil. ibrahimi dinler değil de hint dinlerini filan da kapsıyordu. neydi onun adı ya. bir şey age ama ne age.
circle diyesim geliyor değil, common diyesim geliyor değil. ibrahimi dinler değil de hint dinlerini filan da kapsıyordu. neydi onun adı ya. bir şey age ama ne age.
0
Sour
(27.11.18)
Bir anektod: Tarih boyunca dinsiz hiçbir toplum olmadı.
0
levent bilgen
(27.11.18)
axial age?
0
kablelvuku
(27.11.18)
pardon: axial age imiş :)

common era da değil aslında ya. buddha'nın da içerisinde olduğu bir dönemdi.
0
🌸Sour
(27.11.18)
(8)

yurt dışında öğrenciyim tax free yapabilir miyim?

Sour
buradan bir telefon alacağım. tax free yapabilmek için türkiye'ye dönmem gerekir mi yoksa havalimanında sınırı geçmeden tax free yapıp vergi indirimi alabilir miyim? havalimanı haricinde yapılabiliyor mu?
buradan bir telefon alacağım. tax free yapabilmek için türkiye'ye dönmem gerekir mi yoksa havalimanında sınırı geçmeden tax free yapıp vergi indirimi alabilir miyim? havalimanı haricinde yapılabiliyor mu?
0
Sour
(22.11.18)
Öğrençi için sanırsam olmuyo.
0
photo85
(22.11.18)
donmen gerekiyor
0
try again fail again fail better
(22.11.18)
turist mi olmak lazım?
0
🌸Sour
(22.11.18)
statun onemli degil eu disina bi ulkeye bilet ile ulkeden cikis yapman lazim
0
try again fail again fail better
(22.11.18)
+1 try again.....
0
photo85
(23.11.18)
orada var mıdır bilmiyorum ama japonya'da mesela doğrudan tax'i çıkaran mağazalar vardı. ilk 6 ayının içinde olman gerekiyor sanıyorum. ben öyle kamera ve kıyafet almıştım vizen 1 yıllık öğrenci vizesi diye soran olmadı. pasaportunla gitmen gerekiyor ama.
0
kozmosta bir nokta
(23.11.18)
Hayir, orada oturumun varsa eu icinden aldigin bir urunu eu disina cikarken tax free yapamazsin.

Trden aldigin urunu yaparsin ama.
0
kuehles blondes
(23.11.18)
öğrenciyken telefon almıştım havaalanında tax free ödemesini almıştım.
0
suicides underground
(23.11.18)
(22)

elma yemek neden günah değil

Sour
şimdi elma yerken aklıma geldi. yasaklı meyve değil mi sonuçta, neden kültürel açıdan böyle bir şey gelişmemiş hayret. bugün bu konu hakkında düşüneceğim.
şimdi elma yerken aklıma geldi. yasaklı meyve değil mi sonuçta, neden kültürel açıdan böyle bir şey gelişmemiş hayret. bugün bu konu hakkında düşüneceğim.
0
Sour
(12.11.18)
elma metafor çünkü
0
hıkmıkzık
(12.11.18)
neyi temsil ediyor acaba
0
🌸Sour
(12.11.18)
yasagi
0
stavro
(12.11.18)
@stavro o zaman yasak yememiz neden günah değil?

edit: s değil r olacaktı pardon .s
0
Bruce
(12.11.18)
@stravo diğer yasakları metafor olarak almamışız ama.

@bruce'un dediğine geliriz ve aristotalian logic akar.
0
🌸Sour
(12.11.18)
havva neden elma yerine yilani yememis diye dusunuyorum ben de.

sorunun cevabini bilmiyorum. elma gunah olsa, musluman ulkelerde elma agaci yetistirmek gunah sayilirdi. agacin dunya'ya ve insanlara ne zarari olabilir ki? bu durum mantiksiz oldugundan gunah kategorisinde olmamis olabilir.

edit: dinde mantik aranmaz. yok cunku. sorry. gec oldu yatayim.
0
Leonardo~Da~Vinci
(12.11.18)
@leonardo, caner taslaman gibi adamsın. mantığa aykırı olduğundan değildir. elma ağaçları, arkamızda yahudi saklanıyor diye bağıracaktı sanırım. o yüzden günah olmayabilir.
0
🌸Sour
(12.11.18)
ne bileyim olm kitabi ben mi yazdim.
0
stavro
(12.11.18)
Elma yemek cennette yasakti. Bizi dunyaya postaladilar. Burada yasak degil.
0
dont eat me
(12.11.18)
@dont eat me ölünce cennete gittiğimizde yine yasak mı olacak? tekrar yiyip geri döner miyiz dersin? :D bug buldum.
0
🌸Sour
(12.11.18)
@sour sen cennete gidemeyeceksin cunku cok sorguluyorsun. Dinden cikmissin zaten. :D
0
dont eat me
(12.11.18)
Hiçbir dini metinde yasaklı meyvenin elma olduğu yazmaz.
0
adwokat
(12.11.18)
@adwokat gerçekten de öyleymiş. elma dolaşıma neden ve nasıl gir acaba
0
🌸Sour
(13.11.18)
Elma SEx metaforudur. Elma yemiyeceksin yani cima etmiyeceksin denilmiştir ama zaafli Adem ve Havva yani insanoğlu nefsine yenik düşmüştür

Elma yani cinsellik yasaktir Ortadoğu dinlerinde.
0
mertozkoy
(13.11.18)
yanlis bilmiyorsam kuran'da dogrudan elma olarak bir kullanip yok. yasak agacin meyvesi olarak gecer(bakara 36, araf 20, taha 121). bana gore bu bi metafor. yasak agaci ve meyveyi, sehvet ve zina bana gore. yasak meyvenin yenmesinden sonra edep yerlerinin acilmasini bu sekilde yorumluyorum.
www.kuranmeali.org
www.kuranmeali.org
www.kuranmeali.org

diyelim ki gercekten elma idi. elma cennette yasakmis, bu dunyada yasak olduguna dair bir sey yok. bu dunyadaki yasaklar: alkol, zina, yalan, domuz, faiz vs vs.
0
crucio
(13.11.18)
Eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürme, yasak edecekler şimdi..
0
insomnia
(13.11.18)
İncil'de "iyiliği ve kötülüğü bilme ağacı" olarak geçiyor yanılmıyorsam. Sadece cinsellikle alakalı olmaması lazım.
0
auroraaurora
(13.11.18)
@kartallar

şeytanın kovulması hadisesi kuran'da da var. şeytana insana secde etmediği için allah huzurundan kovuyor. bunun üzerine şeytan "görürsün sen. ben senin kullarını kışkırtacağım." diye ant içiyor.
0
nickini degistiren yazar
(13.11.18)
Elma gene iyi, Muhammed Suresi 15. Ayet'de cennetteki şarap ırmağından bahsediliyor. Sorguladıkça dinden uzaklaşılması da bu yüzden. Biri çıkıp diyecek "ama orada şöyle denmek istemiş". şimdiden cevabım : "he"

Ben baştan sona okudum, bi allah a inancım kaldı, din, kitap, peygamber gitti.
0
kimlanbu
(13.11.18)
hiçbir dini metinde elma diye bir şey geçmiyor zaten. bilgelik meyvesi diyen de var, yasaklı meyve de, ancak elma lafı geçmiyor.

elma metaforunu avrupalı bi ressam kullanıyor ilk defa, şimdi ismini hatırlayamadım. o sahneyi resmederken yasak meyveyi elma olarak tasvir ediyor (belki elmayı çok seviyordu ressam, veya hiç sevmiyordu, belki de elmayı güzel resmedebildiği için onu tercih etti, bilmiyoruz). ondan sonra elma diye yayılıyor, yoksa işin orijinalinde elma diye bir şey yok.
0
yemrem
(13.11.18)
@yemrem işte gerçek bir entelektüel. nasıl bulacağız? ne yaptıysam bulamadım. ressamı değil, konuyla ilgili herhangi bir yazı.
0
🌸Sour
(13.11.18)
Cevap: Albrecht Dürer 1507
www.wikizeroo.net
0
dilemma of subscribtionability
(03.12.18)
(2)

şişman bir kızın söylediği popüler yabancı bir şarkı

Sour
klibini görmüştüm geçtiğimiz yaz, bir anda aklıma geldi. klipte şişman bir kız var. şarkının sözleri de sanki "kendimle barışığım" minvalindeydi. popüler bir şarkı.
klibini görmüştüm geçtiğimiz yaz, bir anda aklıma geldi. klipte şişman bir kız var. şarkının sözleri de sanki "kendimle barışığım" minvalindeydi. popüler bir şarkı.
0
Sour
(03.11.18)
All about that bass mi?
0
fasulyek
(03.11.18)
evet :D
0
🌸Sour
(04.11.18)
(8)

limbik sistem falan filan

Sour
hani haz bölgesi limbik sistem ya. mesela insan yemek yerken, cinsel ilişkiye girerken haz duyduğu için beyindeki bu bölge hareketleniyor. tam tersi olduğunda bir insan iğrendiğinde, hoşlanmadığı bir şey yaptığında ya da sıkıldığında falan hangi bölge hareketleniyor. yani bundan ne sorumlu?
hani haz bölgesi limbik sistem ya. mesela insan yemek yerken, cinsel ilişkiye girerken haz duyduğu için beyindeki bu bölge hareketleniyor. tam tersi olduğunda bir insan iğrendiğinde, hoşlanmadığı bir şey yaptığında ya da sıkıldığında falan hangi bölge hareketleniyor. yani bundan ne sorumlu?
0
Sour
(03.10.18)
Merhaba. Anhedonia ya da dysphoria gibi afektif hastaliklarda mezokortikolimbik baglantilarda sorunlarin oldugunu gosteren cok fazla calisma var. Bundan ne sorumlu? Fazlaca etmen var bu sorunlarin ortaya cikmasina neden olan. Norobiyolojik, fizyolojik, anatomik, genetik... Teker teker anlatmaya su an vaktim yok ama tek bir sorumlu oldugunu soyleyemeyecegimiz kesin.
0
lamira
(03.10.18)
@lamira cevap için teşekkürler ama patolojik bir durum olarak bakmadım. daha basit anlatabilmek için


bir ergenin hamburger yerken aldığı haz, pırasa yerken duyduğu sıkıntı
bir ergenin kız arkadaşını düşünürken aldığı haz, ödevlerini düşünürken duyduğu sıkıntı. bir ergenin aksiyon filmi izlerken aldığı haz, begesel izlerken duyduğu sıkıntı gibi.

nörobilim açısından baktığımızda bu iki durumda (neuroimaging tekniklerinden) aynı veriyi elde etmeyiz diye düşünüyorum. işte bu karşılaştırmada limbik sistem yerine herhangi bir bölge vs. var mı?
0
🌸Sour
(03.10.18)
Hmm.

"nörobilim açısından baktığımızda bu iki durumda (neuroimaging tekniklerinden) aynı veriyi elde etmeyiz diye düşünüyorum. işte bu karşılaştırmada limbik sistem yerine herhangi bir bölge vs. var mı?"

Deney sorusu ne? Deney duzenegi nasil? Buna gore cevaplayabilirim bunu. Soruyu anlayamadim cunku. Ayni derecede ve ayni paternde aktivite gorulemeyecegini sadece ongorebilirim su an icin.

Doktora hocamin bir makalesi vardi. Referans olarak bakabilirsiniz.

Hollmann, M., Pleger, B., Villringer, A., & Horstmann, A. (2013). Brain imaging in the context of food perception and eating. Current opinion in lipidology, 24(1), 18-24.

Asil referans da su: Berridge, K. C. (2009). ‘Liking’and ‘wanting’food rewards: brain substrates and roles in eating disorders. Physiology & behavior, 97(5), 537-550.

Berridge'in bu makalesi sanirim 1000 atif almistir.
0
lamira
(03.10.18)
soruna cevap olur mu bilmem, ben şöyle okumuştum: eckhart tolle duygusal zeka kitabında. bir bölge tüm uyaranı alıyor, süzgeçten geçiriyor davranışa dönüştürüyor. gelişmiş insanların süzgeçleri de gelişmiş oluyor. örneğin ilkel insan tehdit olarak algıladığı her şeye anında saldırgan tepki veriyor ama süzgeç kısmı gelişseydi daha medeni bir davranışta sergileyebilecekti.
0
for day to break
(03.10.18)
@lamira deney sorusu yok :) sadece neuroimaging'de haz karşıtı durumlarda yanan belirli bir bölge var mı diye merak ediyorum.

sex, yemek, uyumak, kitap okumak, spor yapmak, gülmek, güzel bir şey hayal etmek vs. gibi çok çeşitli aktiviteler limbik sistemde/ile yerini bulurken ve açıklanabilirken bunların karşıtı durumlarda referans alınan bir nokta var mı diye merak ediyorum.

yani bu kişinin hiçbir aktivitesinden haberdar değiliz. sadece beynini görüntülüyoruz. limbik yandığında "bu kişi haz veren bir eylem gerçekleştiriyor" diyebiliyoruz ne olduğundan bağımsız olarak. işte sorum bunun tam tersi. umarım anlatabildim :)
0
🌸Sour
(03.10.18)
Limbik yandiginda "bu kisi haz veren bir eylem gerceklestiriyor" diyemiyoruz. Bunu soyleyeyim oncelikle ^^

Simdi sorunuza cevap vermek icin bir sey daha soracagim. Siz bir kisinin hosuna giden (istedigi ya da istemedigi - yani istekten bagimsiz) versus hosuma gitmeyen (istedigi ya da istemedigi) bir eylem icin karsilastirma istiyorsunuz degil mi? Cunku hedonik bolgeler "liking" ve "wanting" eylemlerinde ayrisiyor.
0
lamira
(03.10.18)
Anladığım kadarıyla evet bunu istiyorum :)
0
🌸Sour
(03.10.18)
aklıma kurt düştü, şimdi bu liking ve wanting için de soracağım :D
0
🌸Sour
(03.10.18)
(6)

kindle e book reader nereden alınır?

Sour
paperwhite alacağım da online almayacağım. gidip almak istiyorum ama bir türlü bulamıyorum. yok mu satan bir mağaza?
paperwhite alacağım da online almayacağım. gidip almak istiyorum ama bir türlü bulamıyorum. yok mu satan bir mağaza?
0
Sour
(27.08.18)
Bi ara istanbul bilişimde vardı ancak şimdi sitelerinde gözükmüyor.
0
arenas
(27.08.18)
vatan'da yok, teknosa'da baktım yok. anlamadım gitti.
0
🌸Sour
(27.08.18)
2. El ise kadıköy yazıcıoğlu civarı.
0
kafadanbacakli
(28.08.18)
Kindle Türkiye.com dan aldım.memnunum ya da sahibinden com da murat diye biri var ikinci el satıyor
0
seyyar satıcı
(28.08.18)
dediğim gibi online veya ikinci el istemiyorum. niye satılmıyor hala anlamış değilim. türkiye'de pek gitmiyor mu?
0
🌸Sour
(28.08.18)
Üsküdar'da güven elektronik var meydana yakın oradan elden alanilirsiniz
0
seyyar satıcı
(28.08.18)
(4)

enpara yurt dışı hesaba para göndermeye ücret alıyor mu?

Sour
ayrıca yurt dışından giriliyor mu?
ayrıca yurt dışından giriliyor mu?
0
Sour
(26.08.18)
yurt disindan giriliyor. para gonderirken sms kodu isteyebiliyor.
bazi ulkelerde atm'si de mevcut

yurt disi hesaba para gonderirken aldigi belli bir komisyon var. ayrica alici banka da komisyon alir.
0
supergirl
(26.08.18)
hangi ülkelerde atm'si var bulamadım. çok garip. sadece türkiye'dekiler yazıyor.
0
🌸Sour
(26.08.18)
atm'si yok pardon. cekilebiliyor belli bir meblag karsiligi. eskiden hangi ulkeler oldugu yaziyordu ama simdi bulamadim.

www.qnbfinansbank.enpara.com
0
supergirl
(26.08.18)
eğer swift islemi yapacaksanız sadece siteden yapabiliyorsunuz, mobil uygulamadan olmuyor ücreti 30 tl. ayrıca karşı bankada ücret kesiyor, bazen çok saçma rakamlar kesebiliyorlar onceden sordurmanizda fayda var
0
fikir iscisi65
(27.08.18)
(2)

ehliyet yenileme randevusu

Sour
alamıyorum. son zamanlarda başvuran var mı? saat bulunamadı, uygun saat bulunamadı gibi hatalar veriyor. yani takvim hiç çıkmıyor. hani açılır da dolu gözükür de ileri tarihi seçersiniz ya öyle bir şey olmuyor.
alamıyorum. son zamanlarda başvuran var mı? saat bulunamadı, uygun saat bulunamadı gibi hatalar veriyor. yani takvim hiç çıkmıyor. hani açılır da dolu gözükür de ileri tarihi seçersiniz ya öyle bir şey olmuyor.
0
Sour
(17.08.18)
otomatik en yakın tarihi veriyordu
0
oscar
(17.08.18)
bende vermiyor da o yüzden sordum.
0
🌸Sour
(17.08.18)
(3)

yurt dışı için ikamet bildirimi nasıl yapılıyor?

Sour
yakında gidiyorum. nüfus müdürlüğüne gideceğim fakat gerekli belgeler nelerdir gss işlememesi için? vizeye mi bakıyorlar bu tarihten sonra yoktur diyorlar. yoksa beyanla mı oluyor? orada kalacağım adres belli değil. adres vermem gerekiyor mu?
yakında gidiyorum. nüfus müdürlüğüne gideceğim fakat gerekli belgeler nelerdir gss işlememesi için? vizeye mi bakıyorlar bu tarihten sonra yoktur diyorlar. yoksa beyanla mı oluyor?

orada kalacağım adres belli değil. adres vermem gerekiyor mu?
0
Sour
(13.08.18)
Passport damgalari. Vize degil.
Gittiginde konsolosluga ugra ikametimi tasimak istiyorum de.
0
baldur2
(13.08.18)
öncesinde yapamıyor muyuz? sanki öncesinde de oluyor diye duydum.
0
🌸Sour
(13.08.18)
Gitmeden bir şey yapamıyorsunuz. Gidince Elçilikten ve konsolosluktan ikametgahınızı yurtdışına aldıracaksınız. Sonra GSS borcu çıkmıyor zaten.

Eski çıkanlar olursa da o sırada yurtdışında oldugunuzu ispatlarsanız siliniyor borç. Giriş-Çıkış gösteren belge alıyorsunuz
0
ihanet kac kisilik
(13.08.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.