Giriş
(19)

Bu samimiyet mi yoksa densizlik mi?

sekizdokuzon
Dün daha önce tanismadigim biriyle yüz yüze bir görüşme yaptık iş için. Kariyerim ve yapmak istediklerim hakkında konuştuk, karşımdaki kadın hem yaş hem de deneyim bakımından benden yukarıda. Konuşmanın bir yerinde "Sen şu şu işleri yapamazsın, sende o enerji yok. Enerjin düşük, hatta konuşmanın baş
Dün daha önce tanismadigim biriyle yüz yüze bir görüşme yaptık iş için. Kariyerim ve yapmak istediklerim hakkında konuştuk, karşımdaki kadın hem yaş hem de deneyim bakımından benden yukarıda. Konuşmanın bir yerinde "Sen şu şu işleri yapamazsın, sende o enerji yok. Enerjin düşük, hatta konuşmanın başında benim de enerjimi aşağı çektin. Ama samimi, iyiniyetli birisin. Seninle bir şekilde çalışmak isterim." dedi. O an bir tık şok oldum, enerjici kadınlar da vardır neticede. Sonra kendimi doldurmamak için "E yorgundum, iki gündür çocuk bakıyordum. Kadın gördüğünü söyledi" diye düşündüm ama bir taraftan da bir tık kırıldım. Ben bunu bu şekilde söylemezdim. Sonra da aslında ustalastigim bir alan olmadığını, bu yasta mesleksiz olmanın büyük sıkıntı olduğunu falan söyledi. İnsanların karşısındakinin gardini düşündükten sonra dört koldan saldırması da yine sık karşılaştığım bir tavır. Ve daha kötüsü kendimi bu tip durumlarda savunamiyor olmam. "He evet ben gerçekten de işe yaramaz biriyim, haklısın. Zamanını aldım." kafasına giriyorum.


"Kadın dürüst, gördüğünü söyledi ve sana yardım etmeye çalıştı sekizdokuzon" ile "İnsanların patavatsızlıklarindan, kaba saba tavirlarindan ve hal bilmezliklerinsen bıktım." arası bir yerdeyim. Ya bir de burcumu sordu, balık dedim diye daha bir acıdı. Eve geldim, CV'mde doğum tarihimi değiştirmeyi falan düşündüm. Kendisi de başak burcuymus, çok hareketli, canliymis. Aslında balık burcu insanları onu sakinlestiriyormus. Bir de burç ırkçılığina maruz kaldım. Ha bir de Nişantaşı'nda oturuyormuş kendisi, bu bilgiyi de araya sıkıştırdı. Sultangazi onun için karadelikmis, her türlü insan varmış (ben Sultangazi'de oturuyorum).

Tarafların ikisi de kadın ve aralarında 15 yaş fark var.

Nasıl yorumlamali bu durumu? Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(07.09.23)
Apaçık densizlik
0
olaylar olaylar
(07.09.23)
enerjici kadın falan değil bu bildiğin narsist kişilik bozukluğu. karşısındakinin gardını düşürüp -bir de üstüne iyi niyetlisin derken sen istesen de bana zarar veremezsin diyor- daha rahat kontrol edecek aklı sıra. aynı ortamda çalışacak olsan bile bu insanla direkt olarak çalışmamanı öneririm.
0
william morris
(07.09.23)
Burç konusuna değinmeye bile gerek görmüyorum ama bu enerji konusu çok rahatsız edici olmaya başladı gerçekten.

Yani doğru düzgün bir karakter tahlili yapamayıp eksik gördüğü yönleri söyleyemeyen herkes enerjisi düşük deyip geçiyor gibi geliyor. Aynı şekilde birinin iyi ve öne çıkan yönünü tahlil edip bulamayan, enerjisi çok iyi deyip geçiyor. Ayrıca bunun ölçülebilir bir kıstası da yok, kişisel olarak mı beğenmiyor, gıcık mı oldu, çekici mi buldu, itici mi buldu da diyor yoksa işe uygun olmayan farklı bir durum mu gördü bilemiyorsunuz daha kötüsü kendi de bilemiyor, enerji işte :D

Birilerinin buna bir dur demesi lazım artık cidden çok saçma. İnsan kaynaklarına falcı falan alsınlar oldu olacak, onlar daha bi insan sarrafı.
0
akhenaten
(07.09.23)
nasil bir is hic bilemiyorum, burcun ne alakasi olabilir bu is muhabbetinde onu da bilemedim. yukardaki arkadaslara bir dereceye kadar katilmakla birlikte, onemli olan sizin tavriniz. kendinizi savunup savunmamaktan ziyade, neden bu kadar merkezinizden cikip CV'nizdeki dogum tarihini degistirmeyi dusunebilecek hale geliyorsunuz. buraya bakmaniz lazim. bu tur densiz, terbiyesiz, kendini bilmezler her yerde var, ama her biri icin kendinizi degistiremezsiniz ve bu kadar etkilenmemelisiniz.
soyledigi sacmaliklari duydugunuz anda verdiginiz tepkinin de bir onemi yok, hepimiz insaniz, sok oldugumuz anda bir tepki veremeyip sonrasina 'ne yasadim ben ya' diye dusunebiliriz ve kirilabiliriz bunlar insanca, bunda sorun yok. ama siz sonrasinda kendi merkezinizden cikmissiniz. buraya bakmayi dusunebilirsiniz. ayrica siz kadindan yardim istememissiniz, 'yardim etmek istedim' bahanesi altinda istenmeden verilen tavsiyeler, insanlara densiz densiz konusmalar bir bitse keske.
0
kassiopeia
(07.09.23)
Hiç sevmem böyle muhabbetleri. Enerjim düşük olmasa bile düşerdi.
0
Kahvedesu
(07.09.23)
Burcumu farklı söyleyip enerjici bayanların tavırlarındaki değişikliği deneyimlemek istedim. Ne kadar subjektif ve iş bilmez olduklarını görüp içimi rahatlatacaktım. Gerçi bir sonrakine "Reis de balık burcu ama pek sakin değil yani, ayık olmakta fayda var" da diyebilirim. Ay ne bileyim, yıldım ya.
0
🌸sekizdokuzon
(07.09.23)
İş yerlerine eğitim vermeye gidiyorum. "İnsanların cinsiyetine, ırkına, dinine ve yaşına göre ayrım yapamazsınız" diyordum, bunlara "burcuna göre" maddesini de eklemeliyim.
Şöyle söyleyeyim, bu şekilde konuşan bir insan kaynakları bana o şirket hakkında olumlu intiba vermez.
Sultangazi / Nişantaşı hikayesi ayrı komedi. sizin üzerinizden ego tatmini yaşamış.
Şimdi ben desem ki "benden 15 yaş büyüksün, derin pörsümüş, bana enerji muhabbeti yapıyorsun" ayıp olur mu, olur. Onun yaptığı da ayıp.
Ama işe girdikten sonra o kadınla çalışmayacaksanız o zaman değerlendirebilirsiniz işi.
0
SiyamkedisiZorro
(07.09.23)
burç vesaire dediyse he deyip geçin. insanları burç üzerinden analiz eden hiç kimsenin hiç bir yorumunu dikkate almam.

nişantaşı ve sultangaziden bahsetme şekli de doğrudan faul.

örtülü kibir, hiç üzülmeyin. hayat hepimiz için eşit koşullarda ilerlemiyor. kaldı ki sizi gerçekten tembel, mesleksiz vesaire görüyorsa bile motivasyon konuşması, mentörlük böyle yapılmaz.
0
Phoebe
(07.09.23)
sadece burç mevzusuna değineceğim.
burç değil, doğum haritası önemli deseydiniz de öyle kalakalsaydı :)
ayrıca başağın enerjisi yüksek değildir, sadece çok çalışmayı bilirler.
bir de oldukça eleştirel ve memnuniyetsiz tiplerdir, hareketleri normal yani. üstüne, suratsız ve sıkıcıdırlar. bir daha görürseniz bunları iletin kendisine. ayrıca "evde kalmış kız kurusu" tarzı bir tip olma ihtimali bayağı yüksek :)
0
candide
(07.09.23)
kadin sizin enerjinizi dusurmus ama farkinda bile degil. kendi enerjisini yukseltmek icin baskalarinin enerjisini emiyor sanirim. hic umursamayin, bence o kadinla calisilmaz ama siz bilirsiniz.
0
Sour
(07.09.23)
Leş birisi gibi duruyor. Birlikte çalışma meselesini bilemem de böyle tiplerin bu saldırgan tavrını iyiye yorarsaniz kendinizi çok hirpalarsiniz.

Zamanında şu kavram kafamı çok açmıştı bu tavra dair:
(bkz: saldırganla özdeşim)
0
encokbenisevinnolur
(08.09.23)
Burçlardan bahseden biri fizik prof.u bile olsa bı daha dikkate almam
0
abuzer
(08.09.23)
abuzer +1

ayrıca insanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü bu kadar ciddiye almamanızı tavsiye ederim. hele de yeni tanıştığınız halde oturduğunuz yer ya da karakteriniz ile ilgili böyle patavatsız yorumlar yapanları.
ben de enerjisi hep aşırı yüksek olan insanlarla çalışamıyorum mesela, napayım şimdi o hanımefendiyi gördüğüm yerde "of bu yaşta bu enerji allah etrafınızdakilere sabır versin" mi diyeyim.
0
felfela
(17.09.23)
kadının yaptığı dengesizlik.

tamamen seni manüpüle etmeye çalışıyor.
bakma sen bunlar kıskanıyor bile olabilir. arada 15 yaş var az değil.
sen modunu düşürme tam tersi hırslı ol bunlar seni daha hırslı yapsın.
kendini ''daha iyisini yapacağım sen de izleyeceksin'' gibi hırslandır.
0
alt4y
(13.11.23)
muhatap bile olma. saçma sapan bir tip. kendini iyi hissetmek için karşıdakini aşağı çekmeye çalışan kompleksli biri. çok belli.

ayrıca sour'un da dediği gibi senin enerjini düşürmüş. e kendi insanların enerjisini çeken biri? söylesen bu tipler hatasını da kabul etmez. uzak durulması gereken insanlardan.
0
blackkmamba
(13.11.23)
okurken o kadar sinirlendim ki. hadsizlik, densizlik, terbiyesizlik.

bu tipler karşıdakini aşağılayarak kendilerini yüceltme eğiliminde sürekli. iğreniyorum bu tarz insanlardan. içine bir iki küçük güzel sözümsü bir şeyler söylüyo ki sizin gibi kendinizi sorgulayın ben mi acaba kötü düşünüyorum diye.
0
chanandler bong
(13.11.23)
aklıma birden geçenlerde yaptığım iş görüşmesi geldi:) kadın nedense başından beri konuşmama taktı, yavaş konuşuyormuşum. sesim tam gitmiyormuş falan. bu şekilde verimli görüşme olmaz, istersen başka zaman görüşelim falan dedi ısrarla. halbuki konuşmamda falan bir şey yoktu. tabii ki baştan sona zordan konuşmayla geçen bir görüşme, sonuç da olumsuz geldi:) bana çok tuhaf geldi, nasıl bir şey bekliyor bu insanlar anlamıyorum. sinir oldum nedense.
0
nothing in my way
(13.11.23)
Hatun tipik balatayi siyirmis bir beyaz yaka. Etiketci, kartvizitci.
Mesleksizlik baska, bir konuda ustalasmamis olmak baska. Kafasi karisik baya.

Ozetle, salla diyorum...
0
cooperr
(13.11.23)
ya bir şey diyeceğim çok kaba konuşmak istemiyorum ya da keskin bir cevap vermek istemiyorum ama ego mastürbasyonu yapan geri zekalı bir kadını okumuşum gibi geldi şu an bana. gece gece sinirlendim. böyle geri zekalılarla muhatap bile olmak istemiyorum şahsen. böyle insanlarla çalışmak zorunda kalanlara da üzülürüm açıkçası.
0
cenkay burker
(13.11.23)
(11)

İstanbul’da yabancı gezdirmek

bfm
Selamlar,Erkek arkadaşım hayatında ilk kez Istanbul’a geliyor. Türk değil. Mutlaka gitmeli dediğiniz nereler olur,?Aklımda bazı yerler var ama önerilerinize göre bir rota oluşturacağım. Malum, trafik vs sebebiyle çok uzak mesafeli planlar yapasım yok.Totalde 1 hafta kalacak.Teşekkürler şimdiden.
Selamlar,
Erkek arkadaşım hayatında ilk kez Istanbul’a geliyor. Türk değil. Mutlaka gitmeli dediğiniz nereler olur,
?
Aklımda bazı yerler var ama önerilerinize göre bir rota oluşturacağım. Malum, trafik vs sebebiyle çok uzak mesafeli planlar yapasım yok.
Totalde 1 hafta kalacak.
Teşekkürler şimdiden.
0
bfm
(03.09.23)
benimki de yabanci, ve tarih asigi. ilk gittigimizde ben de ayni telasa dusmustum.

Sultanhamet'e bir gidin oncelikle. Topkapi sarayi, Ayasofya, Yerebatan gibi yerler olmazsa olmaz. benimki Ayasofya'yi cok begenmisti ve ayni hafta icinde bir daha gitmisti ben ailemin yanina gitmisken. (o zamanlar daha muzeydi)

Dolmabahce sarayi'ni cok sevdi. iceride fotograf cekilemedigi icin uzuldu sadece.
rumeli hisari'na gitmeyi cok istiyordu. gittik ama hayal kirikligi oldu, sadece avluda gezilebildigi icin.

gece hayatiniz varsa Kadikoy'de takilin. Taksim eski taksim degil ama bence orayi da gormeli. Galata kulesi taraflarina gidip oradan karakoy'e inebilirsiniz.
0
supergirl
(03.09.23)
@supergirl çok teşekkür ederim ayrıntılı cevap için. Pek çok müzeye girmenin uygun bir yolu var mı peki? Müze kart hangi müzeleri kapsıyor anlayamadım. Öneriniz olur mu?
0
🌸bfm
(03.09.23)
Müzekart kültür bakanlığına bağlı bütün müzelerde geçerli, özel müzelerde geçerli değil. (Topkapı'da geçerli, Sabancı müzesinde değil.)

Bir de bazı müzelerin belli kısımları için yine bilet almak gerekiyor, mesela kaşıkçı elmasının olduğu salona müzekartla girilemiyor diye hatırlıyorum.
0
kobuzchu kiz
(03.09.23)
balat, kuzguncuk'u gezdir. yer olarak beylerbeyi bu tarafta, yerebatan karşıda. tarihe, arkeolojiye ilgisi varsa da arkeoloji müzesi kesinlikle.

imkan varsa 1 gün adada konaklayın.
0
gule gule
(03.09.23)
istanbul'a turist olarak gittiğimde en keyif alarak gezdiğim yerler dolmabahçe sarayı ve adalar oldu ama buralara komple 1'er gün ayırmak lazım sanırım ben olsam süre sıkıntısı yoksa önce buraları yazarım gidilecek yerler listesinin tepesine. tarihi yarımada tarafı sultanahmet, ayasofya falan çok beklediğimi vermemişti ama gene de gidilir herhalde.
0
pietro crespi
(03.09.23)
bes sene aradan sonra istanbul'a geldim. dun aksaray'dan taksim meydani'na yurudum. partnerim yabanci. eger istanbul'a gelirse sultanahmet, eminonu taraflarini gezdirmeyi istemem. o kadar berbat bir yer olmus ki tam bir kaos ortami. kalabalik, cok uzun kuyruklar, kavga gurultu, bir de her yer insaat alani gibi yahu. dogru duzgun yol yok resmen. bir de sokaklarda musteri cekmeeye calisan insanlar turistleri sikistiriyor, anlamadiklari icin dalga geciyor, laf atiyor. eger ozel bir ilgisi yoksa bu bolgeyi elemeyi dusunun derim. resmen utanilacak bir bolge.

karakoy, galata, taksim bolgesi bir derece daha guzel. daha sakin. meydan herzamanki gibi berbat. bence beyoglu ve besiktas bolgelerini deneyin (gerci gitmedim ama yarin besiktas tarafina da gidecegim).
0
Sour
(03.09.23)
@sour, uyarı için teşekkürler. Eminönü nü elitim o zaman. Eleyince orada kaçırdığım bir yer kalmıyor değil mi? Tarihi çarşıyı görsün isterim. Ona ne diyorsunuz?
0
🌸bfm
(03.09.23)
kapalıçarşı'yı görmeden dönmesi saçma olur. eminönü tarafında gezmeniz gerekiyor bence, sultanahmet'e çok yakın zaten. sabah erkenden eminönü'ne gidip kapalıçarşı'yı aradan çıkarabilirsiniz, nispeten daha sakin olur özellikle hafta içi. zaten kapalıçarşı ve mısır çarşısı pazar günü kapalı oluyor aklınızda olsun.

bir de caddebostan-kalamış tarafına götürüp sahilde yürüyüş, çimlerde oturma falan olabilir. oradan da moda'ya yürürsünüz veya tam tersi de yapılabilir. istanbul'un daha farklı bir yüzünü de görmüş olur. giderseniz de marmaray falan değil de vapuru tercih edebilirsiniz, vapura binip martıları beslemek de güzel aktivite istanbul'a dair :)
0
nathanieltroy
(03.09.23)
Bize kaos, gürültülü, araplaşmış gelenler yabancılara egzotik ve görmeye değer geliyor. Beğenip beğenemesinden ziyade deneyimlemesi gereken bişey, İstanbulu yabancılar gözünde İstanbul yapan şeyler arasında bizi bıktıran birçok şey var.

Visitactiy sitesinde gün belirleyince güzel seçenekler sunuyor. En olmadı onları buraya yaz biz yorumlarımızı yapalım.
0
Bruce
(03.09.23)
Aklınızda olsun müzekart tc vatandaşları için, yabancılar için museumpass var.

Dolmabahçenin hemen arkasında ki resim müzesi ve saray koleksiyonları müzesi de çok güzeldir. Ordan beşiktaş denizcilik müzesine de geçilebilir, saltanat kayıkları vb ilgisini çekebilir. Milli saraylara bağlı yerlerde sesli rehber bilete dahil ancak müzekarta dahil değil, cüzi bir rakamla kiralayabilirsiniz.

Modern bir alanda görsün derseniz arter de şu an güzel sergiler var. Dolapderenin ortasında bambaşka bir deneyim, o zıtlığı görmek de önemli bence.

Balat da bulgar kilisesi, tamamı demir. Ordan üşenmez yukarı doğru çıkarsanız kırmızı mektep, her zaman açık olmasa da andifoniti kilisesi ve yavuz sultan selim camii(cami tabyalıdır, manzarası da şahanedir, camiye giderken ünlü ismailağa cemaatinin olduğu semtten de geçeceksiniz bonus)

Beylerbeyi sarayının rıhtımı cuma, cumartesi ve pazar günleri çok geç saatlere kadar açık. Bence sarayın kendisi de çok güzel.

Küçüksu ve beykoz mecidiye kasrı diyeceğim ama toplu ulaşımla zor olabilir.
0
Phoebe
(03.09.23)
Yazilanlara ek olarak muhakkak bir bogaz turu yapin derim, sehir hatlarinin gun boyu eminonu rumeli kavagi arasinda vapurlari var, anadolu yakasinda da uskudar anadolu kavagi hatti var, bi taraftan gidip diger taraftan donebilirsiniz, pek cok iskeleye uğruyor, dilediginiz semtte inebilirsiniz, Kucuksu ve Beykoz Mecidiye Kasri'na gitmek isterseniz yine bu vapurları kullanabilirsiniz (mecidiye kasri iskeleye biraz uzak) hem trafikle isiniz de olmaz.
0
(03.09.23)
(10)

İett'de yer verme kavgası?

fakat
İETT otobüsunde oturmuş kitap okuyordum, 50li yaşlarda bir kadın geldi ve kibar bir dille hasta olduğunu söyleyip yer istedi, ben de 12 saat çalışmaya gittiğini söyledim ve yer vermedim, yanımdaki verdi oturdu oraya, ama bağırmaya hakaret etmeye şerefsiz falan demeye başladı. Ben de sakinliğimi koru
İETT otobüsunde oturmuş kitap okuyordum, 50li yaşlarda bir kadın geldi ve kibar bir dille hasta olduğunu söyleyip yer istedi, ben de 12 saat çalışmaya gittiğini söyledim ve yer vermedim, yanımdaki verdi oturdu oraya, ama bağırmaya hakaret etmeye şerefsiz falan demeye başladı. Ben de sakinliğimi korudum ama hepsine uygun dille karşılık verdim. Asla hakaret etmedim, ve yılların alışkanlığı güler yüzümu korudum. Sonunda da aynı durakta inecekmisiz, ben kalktım, ona da siz de inecektiniz geldik dedim, ister inerim ister inmem diye üstüme yürüdü ve çantayla vurmaya kalktı. Ben indim. O inmedi, otobüs ilerledikten sonra bağıra bağıra açtırdı kapıyı dışarda da üstüme yürüdü ve hakaretler yağdırdı. Açıkçası aslında çok komik. Görüntüleri olsa gülerdim. Ama bir yandan hakaret ve saldırı var, olay öğle saatlerinde oldu. Şikayetçi olayım mı bilemedim. Durak Pangaltı. Bir sonuç çıkarsa şikayetçi olacağım.
0
fakat
(25.08.23)
Niye geldik diyorsunuz. Anlamsız bir hareket. Güler yüz medeni insanlara gösterilir. Herkese gösterilmez. Şikâyet etmeyin. Ders alın.
0
dissendium
(25.08.23)
Haklı olan sizsiniz. Deniyor ya insanlar yaşlandıkça çocuklaşır diye. Yaşlılar da aynı çocuklar gibi benmerkezci olup çıkıyorlar. Anlayış yok, saygı yok. Sadece kendileri ve istekleri var. Sizin yapmamanız gereken tek şey inerken söylediğiniz şey olmuş. Buna gerek yoktu bence çünkü karşı taraf bundan anlamaz.

Şikayete gelince ben olsam uğraşmazdım. Ha sizin yerine uğraşacak insan vardır, o ayrı.
0
ruhen hastayim ben
(25.08.23)
Bunu varya bu coğrafya dışında hiçbir yerde göremezsin. Parasını verdiğin hiçbir haktan vazgeçmek zorunda değilsin.
0
roe
(25.08.23)
hastayim diyene ben de yer verirdim. +1 basimda oyle gidecek butun yol cekilmez.
ne diye geldik burasi diyorsunuz ki? +1 birakin nerde iniyorsa insin yani rengini belli etmis yolda.


Atina'da yasiyorum, yer verme gibi bir olayi bir kere bile gormedim. bilerek oturmuyorlar. yer versen de oturmuyorlar. cok acayip. (tabi otobusler cok asiri kalabalik olmuyor, olsa da basinda bekleyip pskikolojik baski yapan yok)
0
supergirl
(25.08.23)
bence sikayet edin, edin ki bir daha yapamasin. ha yine yapacaktir ama en azindan belki o kadar ugrasacagim diye dusunur, bir ihtimal de olsa yapmaz.

supergirl'un dedigi gibi avrupa genelinde yer verseniz bile oturmuyorlar, hatta bazen kiziyorum. insanlar bos yerlere otursa otobus bosalacak ama bildigin tiklim tikis olmasa da kalabalikta ayakta bekliyorlar.
0
Sour
(25.08.23)
kadının davranışının affedilir yani yok ama siz de yüzünüzde gülümseme ve 'geldik' demenizle sanki biraz pasif agresif yapmışsınız kendinizi. ben olsam olay sonrası uğraşmam, unuturum gider.

evet avrupa'da yer verme bu kadar yaygın değil. hatta insanlara yaşlı olduklarını ima ettiğiniz için hakaret olarak görenler, bozulanlar oluyor yaşadığım ülkede. yaşlıya neyse de sağlıklı orta yaşlı kadınlara bile sorgusuz sualsiz yer veriliyor türkiye'de. hiçbir zaman anlamadım.
0
sir gawain
(25.08.23)
benden kibar bir dille hasta oldugunu soyleyip yer isteyen bir bayana, 24 saat ayakta nobet tutacak bile olsam, kendi saglik sorunum yoksa yer veririm.

haksizsin bence, olmamis.
0
cooperr
(26.08.23)
Hasta falan değil ya, ayak yapıyor. Şikâyet edin. Gidip ifade vermek bile yeterince rahatsız eder onu. Bir daha böyle terbiyesizlikler yapmaz. Bir şey çıkar mı diye düşünmeye gerek yok. Bir şey çıkmasa bile biraz uğraşsın ki kamera kayıtları vardır bir şeyler çıkması lazım.
0
bhhs
(26.08.23)
gibi dizi senaryosu okur gibi oldum. hatta oradaki otobüsteki kavga sahnesine yakın absürtlükte bir olay. yani izlesem gülerdim demişsiniz ama buna kendinizi de katmışsınızdır zaten. aşağıdaki iki tarafın yaptığı garipliklerden sadece 1 tanesi bile olmasa olay kapanıp gidecek zaten. onlar şunlar:

* kibar dille hastayım deyip yer isteyen kadına yer vermemek.
* yana oturunca hakarete başlaması.
* sizin buna gülmeniz (evet onu daha çok germiş)
* bir şey yaşanmamış gibi inecektiniz geldik demeniz (laf sokma gibi algılamış)
* nerde ineceğimi sana mı soracam deyip çantayla vurma çabası.
* inmiyorum lan işte deyip devam etmesi asdfafafsa
* yok la yok dur incem deyip bir de orada bağırması.
* indikten sonra dayanamayıp bir daha size koşup saldırması.

yani ben bu kadar keskin duygu geçişlerini bir arada görmedim duymadım.
0
onemoremile
(26.08.23)
Hasta insan size sözlü ve fiziksel şiddet uygulayacak kondisyon nasıl bulmuş?

Önce kibar dille başlayıp sonra nasıl hemen çirefleşebilmiş? Kibarlıktan sahte imiş.

Hasta birine elbet yer vermek olması gereken ama bir kanıya varmadan; bu kişi gerçekten hasta mı yoksa suistimal mi var bundan emin olmak gerek.

"Sonunda da aynı durakta inecekmisiz, ben kalktım, ona da siz de inecektiniz geldik dedim"

sadece sizin bu sözlü temasınız biraz tahrikler ve de gereksiz. eğer bunu dememiş olsaydınız yüzde yüz haklısınız ama bunu söyledikten sonra haklılık oranının biraz düşüyor.

Sonuç olarak; adli mercilere aksettirmeyi gerektirmeyecek boş bir münakaşa.

10 da 8 siz 10 da 2 o haklı...
0
digits
(26.08.23)
(5)

Almanyada iş kurma ya da ortaklık tavsiyesi?

EXXE01
Dönerci dışında bir tavsiyeniz olur mu ?
Dönerci dışında bir tavsiyeniz olur mu ?
0
EXXE01
(19.08.23)
Almanya'da Borsa Lokantası gibi güzel çeşitli yemek yapan bir tane yer yok. En çok aradığım şey bu.
0
abi bi dizi buldum on numara
(19.08.23)
çiğ köfte.

birincisi vegan, bir sürü alman vegan arkadaşım bayılarak yiyor. almanya'da çok fazla vegan var.

ikincisi ucuz.

üçüncüsü "vegan restoran" adı altında reklam yapılabilir.

dördüncüsü türkler genelde dışarıda restoranda yemezler o yüzden sulu yemek tutmayabilir fakat çiğ köfte döner gibi şeyler ayak üstü yenir.

tek problem çiğ köftede dönerin aksine bir franchaise akımı var almanya'da. komagene falan. onlarla rekabet nasıl olur bilmem.
0
bohr atom modeli
(19.08.23)
Çiğ köfte var her yerde hem rewe'de hem dükkan olarak
0
abi bi dizi buldum on numara
(19.08.23)
Doğru sorular doğru cevaplar getirir. Bu kadar az doneyle böyle bir soruya nasıl yardımcı olalım.
0
deer hunter
(19.08.23)
tum almanya'yi bilmiyorum ama donerci gibi donerci bulamadim. cogu esnaf lokantasi gibi, self servis, fast food. biraz daha fine dining'e kacan bir donerci acabilirsiniz. fakat bunun icin yuksek yatirim yapmaniz gerekiyor. yoksa donerci acmak icin kucucuk bir dukkan ve iki, uc masa yeterli. zaten musteri profili de belli. fakat bundan siyrilmak istiyorsaniz fine dining yapin.

surayi ornek alabilirsiniz: www.turkizrestaurant.com
0
Sour
(19.08.23)
(2)

Yazılımcı olarak yurtdışına çıkma taktikleri

sorucu
Benim bildiğim o ülkeden(ABD, İngiltere, Kanada, İsviçre, İsveç) vs . bir şey bulunacak. Bu şirket visa sponsorluğu yapıyor olacak. O şirketle görüşülüp iş teklifi alınılacak. Sonra vize sponsorluğu yaptığı için vizemiz de çıkacak. İş bitecek.Velakin bu tarz iş ilanlarını bulmak çok zor. Linkedin ".
Benim bildiğim o ülkeden(ABD, İngiltere, Kanada, İsviçre, İsveç) vs . bir şey bulunacak. Bu şirket visa sponsorluğu yapıyor olacak. O şirketle görüşülüp iş teklifi alınılacak. Sonra vize sponsorluğu yaptığı için vizemiz de çıkacak. İş bitecek.

Velakin bu tarz iş ilanlarını bulmak çok zor. Linkedin ".net" yanında "visa sponsorship", "relocation" gibi şeyler yazıyorum ".net developer visa sponsorship provided" gibi şeyler çıksın. Ama nadiren alakalı bir şey çıkıyor. Daha çok "No visa sponsorship" çıkıyor.

Beni bu vakit kaybından kurtaracak başka önerileri olan var mı?

Yani relocate.me gibi siteler de var. Stackoverflow jobs vardı visa sponsorship filtesi falan kapandı maalesef.

Özellikle Linkedin'deki sonuçları adam akıllı bir şekilde süzebilirsem çok mutlu olurum gelişmiş arama filtrelerindeki filtreler yeterli değil.

Şöyle bir tavsiye de var. Biraz kandırmaca gibi. Meselâ ben bulunduğum yeri iş bulmak istediğim yer olarak değiştiriyorum. Atıyorum New York. Böylelikle oradaki işlere başvuruyorum iş teklifi alırsam açıklıyorum durumu falan. Bilmem ne kadar mantıklı.

Yönlendirebilirseniz çok memnun olurum.
0
sorucu
(06.08.23)
ülkeleri ayırmak lazım. abdye yazılımcı olarak gitmek imkansıza yakın, ancak çok tanınan bilinen alanında uzman biri olmanız lazım.

avrupa ülkeleri için ise ilanlara başvurun onlar zaten sizin lokasyonunuzu linkedinde görüyor, ilk görüşmede relocationi açık açık sorarsınız.
0
nuisance
(06.08.23)
bu donemde abd'ye yazilimci olarak gitmek cok zor cunku facebook, amazon vs. dev firmalar gectigimiz donemde on binlerce yazilimciyi isten cikardi. bunlar kalifiye insanlar, referanslari cok iyi, hepsi iyi okullardan mezun, iyi yerlerde calismislar ve on binlercesi bir anda acikta kaldi. avrupa'da ise oturmus, doygun bir sektor var. o nedenle kanada veya avustralya gibi goce her zaman acik ulekelerdeki sirketleri denemek cok daha mantikli. bildigim kadariyla sirketin vize sponsoru olmasina gerek yok, tabii masraflari bu durumda siz karsilayacaksiniz.
0
Sour
(06.08.23)
(3)

yurt disi icin uzaktan calisma-vergilendirme

Sour
merhaba, freelance veya uzaktan calistiginizi dusunun. vergilendirmeyi nasil yapiyorsunuz? yasadigim ulkede independent worker diye bir secenek var. ister gelire dayali ister minimum vergi odemeli seceneginiz var. turkiye'de bunlar nasil isliyor? sirket maasimi/ucreti gonderdiginde nasil vergilendir
merhaba,

freelance veya uzaktan calistiginizi dusunun. vergilendirmeyi nasil yapiyorsunuz? yasadigim ulkede independent worker diye bir secenek var. ister gelire dayali ister minimum vergi odemeli seceneginiz var. turkiye'de bunlar nasil isliyor? sirket maasimi/ucreti gonderdiginde nasil vergilendirebilirim?
0
Sour
(31.07.23)
Freelance çalışıyorsanız nasıl işliyor tam bilmiyorum, fatura kesebilmek için şahıs şirketi kuran tanıdıklarım var.
Kadrolu çalışansanız ve şu koşulları sağlıyorsanız gelir vergisi muafiyeti var:
- Kuruluşun Türkiye'de hiçbir tüzel kimliği yoksa
- Türkiye'den para kazanmıyorsa (buraya ürün ya da hizmet satmıyorsa)
- Maaşınızı TL değil döviz olarak alıyorsanız - ülkeye düzenli döviz getiriyorsanız
gelir vergisi ödemiyorsunuz. İsterseniz dışarıdan prim yatırarak SGK'lı oluyorsunuz ya da gerek görmezseniz sadece GSS ödeyerek sağlık sigortasından faydalanmaya devam ediyorsunuz.
0
kobuzchu kiz
(31.07.23)
@kobuzchu kiz tesekkur ederim. peki kadrolu olup olmadigimizi nasil anliyorlar (turk makamlar) :)?
0
🌸Sour
(31.07.23)
ben freelance calisiyorum, vergi dairesine gittim, dovizle odeme aldigim surece vergiye tabi olmadigim soylendi, birkac farkli yer de teyit etti, sirketim de yok sadece hesabima direkt doviz yatiyor
0
monicapp
(31.07.23)
(4)

Döviz al-sat ile pra kazanma yönteminin adını neydi?

gadlemler
A harfiyle başlıyordu sanki, finans dünyasında olan bir terimdi, bulduramıyorum :)
A harfiyle başlıyordu sanki, finans dünyasında olan bir terimdi, bulduramıyorum :)
0
gadlemler
(29.05.23)
arbitraj
0
nhk ni youkosu
(29.05.23)
dövizde değil her şeyde yapılabilir.
0
nuisance
(29.05.23)
Al-sat ile kar etmek trade ya da ticarettir.

Arbitraj ise aynı varlığın farklı piyasalardaki fiyat farkında ötürü ucuza alıp yükseğe satıp kar etmektir.
0
Lethe
(29.05.23)
lethe +1

arbitraj doviz al-sat degil. farkli piyasalarda olusan farklardan yararlanarak alip satmak.

eger gunluk degisimlerden faydalanarak alip satmaktan bahsediyorsaniz day trading olarak geciyor ingilizce. bu sadece doviz degil hisse icin de gecerli.
0
Sour
(29.05.23)
(5)

viyana budapeşte prag berlin

andlee
bu şehirler arasında ulaşımı nasıl sağlayabilirim? yeşil pasaport ile ilk viyanaya ya da budapeşteye gitsem dönüşü berlinden yapmayı planlıyorum şehir arasında geçişleri yeşil pasaport ile sağlayabilir miyim sorun yaşar mıyım?
bu şehirler arasında ulaşımı nasıl sağlayabilirim? yeşil pasaport ile ilk viyanaya ya da budapeşteye gitsem dönüşü berlinden yapmayı planlıyorum şehir arasında geçişleri yeşil pasaport ile sağlayabilir miyim sorun yaşar mıyım?
0
andlee
(27.05.23)
Bunların hepsinin arasında tren ya da otobüsle ulaşım sağlayabilirsiniz.
0
nawar
(27.05.23)
Berlin kısmını bilmemekle birlikte Viyana-Prag-Budapeşte üçgeninde çalışan otobüs hatları ve trenler mevcut. Otobüsleri zamanında sık kullanmıştım. Viyana, Prag otobüsleri ana tren istasyonundan kalkıyorlardı ve oldukça pratiklerdi. Zaten tahmini 3-4 saat filan sürüyor.Pasaport kısmını bilmiyorum.
0
burka
(27.05.23)
Shengen bölgesinden çıkmadıkça sorun yok, pasaporta bakarlarsa ancak kimlik kontrolü için bakarlar.
0
kobuzchu kiz
(27.05.23)
flixbus, flixtrain ya da regiojet ile bu şehirler arasında ulaşım sağlayabilirsin. fiyatlar güne ve saate göre çok değişken olabiliyor.
0
sir gawain
(28.05.23)
donusu berlin'den planliyorsaniz oncelikle budapeste'ye gidin. oradan viyana'ya, oradan prag'a ve son olarak berlin'e. ilk viyana'ya giderseniz budapeste guneyde kaliyor. prag'a gecmek icin tekrar viyana'ya gitmek veya viyana'dan gecmek zorunda kalirsiniz. gereksiz bir sekilde yolu uzatmis olursunuz. tren veya otobus (flix bus) kullanabilirsiniz.

sengen bolgesinde oldugunuz icin kimse pasaportunuza bakmaz sanirim. ben macaristan'dan slovakya ve avusturya'ya yuruyerek bile gectim. sinirda kimse yoktu, daha dogrusu sinir yoktu. yesil pasaportum yok, nasil isliyor bilmiyorum.
0
Sour
(28.05.23)
(4)

İkinci yüksek lisans mı doktora mı?

jacque
Gazetecilik alanında lisans ve tezli yüksek lisans mezunuyum. Bir şirketin Kurumsal İletişim biriminde tam zamanlı çalışıyorum. 32 yaşındayım, 1-2 seneye çocuk yaparım.Akademiyi çok severdim ama fırsat olmadı maalesef. Monoton iş hayatından sıkıldığım ve tekrar okumak istediğim için bir şeylere başl
Gazetecilik alanında lisans ve tezli yüksek lisans mezunuyum. Bir şirketin Kurumsal İletişim biriminde tam zamanlı çalışıyorum. 32 yaşındayım, 1-2 seneye çocuk yaparım.

Akademiyi çok severdim ama fırsat olmadı maalesef. Monoton iş hayatından sıkıldığım ve tekrar okumak istediğim için bir şeylere başlamak istiyorum.

Tezsiz ikinci öğretim yüksek lisans saçma mı olur? Zaten bir yüksek lisans derecem var. Doktoraya başlasam devam ettirebilir miyim emin olamıyorum.

İletişim alanında önerebileceğiniz başka programlar varsa onlara da bakmak isterim..
0
jacque
(26.05.23)
doktora en iyi ihtimalle 5, 6 sene surer. bir de kadrolar sikintili. 2 kisilik kadro aciyorlar 1000 basvuru oluyor, kadrolar genelde ese dosta gidiyor. bunlar ekstra zaman kaybettirebilir.

iletisim olarak genis tuttugunuz icin diyorum. bundan 10 sene once turkiye'de faaliyet gosteren, cok kaliteli bir reklamcilik, halkla iliskiler, creative director kursu vardi. fakat bulamiyorum nedense. portfolyo gonderiyorsunuz ve ona gore kursa katiliyorsunuz. bence bu tarz kaliteli bir kursa yonelebilirsiniz. kurumsal iletisim alanindan bir ajansa gecebilirsiniz, hatta freelance yapabilirsiniz monotonluktan kurtulmus olursunuz.
0
Sour
(26.05.23)
"1-2 seneye çocuk yaparım."

doktoranın başı derslerle geçiyor, sonrası delirip tez yazarak. Ben doktora terkim (Marmara Sinema) ama bitiren arkadaşlarım ya araştırma görevliliğinden gelen ve tüm işi bu olan insanlardı, ya da zaten tüm hayatları filozof gibi okuyup dolaşmak olan insanlardı. Çocukla çok zor olur derim ayrıca bir artısı olur mu dersen... bilmiyorum. Maaş olarak olmaz orası net ama ileride yurtdışı vb. iş durumu olursa beeelki.

Mesleğinde bilinen acayip şeyler yapan biri olursan zaten dışarıdan öğretim görevlisi olabilirsin o yol her zaman açık. Amaç araştırma yapmak mı ders vermek mi onu bi düşün.
0
nhk ni youkosu
(26.05.23)
Keyif için doktora yapılmaz, doktora en keyif alanı bile çıldırtıyor bir noktada.
0
armagan abanuz
(26.05.23)
Her soruda oldugu gibi, "burada amac ne"?

Kariyer icin mi yardimci olsun istiyorsun, akademisyen mi olmak istiyorsun, yoksa sirf zevk icin mi okuyacaksin. Sonuncusuysa onun icin yuksek lisans veya doktora hamalliginin altina girmene gerek yok. Kaynaklar orada duruyor, kitaplari okuyabilir lecture falan dinleyebilirsin.

Kariyerinde yukselmek icinse 2. yuksek lisans genelde pek bir fark yaratmaz, gerci tanidigim bildigim bir sektor degil.
0
hot potato
(26.05.23)
(11)

Kılıçdaroğlu'nun kadroları

vizivozo
Öncelikle belirteyim millet ittifakına oy vereceğim mecburiyetten. Yalnız rte başa geldiğinde partisinde baya ağır toplar vardı.KK benim gördüğüm tek adam takılıyor.İttifakta da babacan dışında konusunda uzman yok. Nerede bu kadrolar?
Öncelikle belirteyim millet ittifakına oy vereceğim mecburiyetten.
Yalnız rte başa geldiğinde partisinde baya ağır toplar vardı.
KK benim gördüğüm tek adam takılıyor.
İttifakta da babacan dışında konusunda uzman yok.
Nerede bu kadrolar?
0
vizivozo
(29.04.23)
Niye yahu, Sadullah Ergin var, eski adalet bakanı. İYİP'te İdris Naim Şahin var, eski içişleri bakanı. Babacan ve Davutoğlu malum zaten.

RTE'nin eski kadrosu tastamam burada.
0
plutongezegendegilmi
(29.04.23)
rte ilk geldiği zaman kim vardı ağır top söyler misin?

abdullah gül ve bülent arınç mı? bunların hangisi ağır top?
www.wikiwand.com

bir kaç ay önce öncelikli ekonomi olmak üzere pek çok konuyu içeren chp bir kaç saatlik bir sunum yapmıştı. orada tümm ağır topları görebilirsin.
www.youtube.com
0
abelardo
(29.04.23)
Brom halkımıza bu aşamada kadroları anlatmak gezegenlerin neden sürekli döndüğünü anlatmak kadar anlamsız bir olay, kimse bunu merak etmiyor kadro diye Rambo Okan'ı getirsen bugünkü durumumuzdan daha kötü olmayacağımızı herkes biliyor, o nedenle tüm camia topuyla tüfeğiyle başımızdakini indirmek için uğraşıyor, bunun için de kadro açıklanmasına hiç gerek yok bence.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.04.23)
rte'nin agir toplari belki simsek ve babacan idi.

benim gozlemledigim kadariyla kadrosu en iyi olan parti deva partisi. proje partisi de oldugundan "sirket" gibi davraniyor ve teknik insanlari, yurt disinda egitim almis ve is yasaminda basarili olmus insanlari partiye dolduruyor. ikinci sirada iyi parti geliyor. deva partisi kadar olmasa da onlarin da iyi projeleri ve kadrolari var.

chp'nin kadro ve proje sorunu yasamasi beni hep rahatsiz etmistir. bu kilicdaroglu'yla baslayan bir durum degil, ataturk sonrasinda baslayan bir durum. ozellikle deva partisi'nin ortaya cikmasi bu sorunu daha da belirgin kildi cunku ortak politikalar metnine baktigimizda %80 deva, %20 iyi parti politikalari. aslinda memleket partisi ve zafer partisi'nin "bile" kendilerine gore projeleri var ama kadrolari yok.

bence kilicdaroglu'nun yapmak istedigi bir "federasyon." partiler vardir, herkese hitap eden cati partileri vardir. chp'nin yaptigi belki de tum partileri icine alip kullanmak. acikcasi bu bence guzel bir sey. tabii ayni zamanda tehlikeli. mesela ince'nin istanbul sanayisinin bir bolumunu karaman'a tasimasi ve bunlari limanlara baglama projesi guzel. ata ittifaki'nin basit hukuki islemlerde yapay zekayla sorun cozme projesi guzel (hukuki karar alma degil, usule iliskin olarak kullanmak). dolayisiyla her partinin guzel projeleri olabilir. bunlari bir catida toplamak cok guzel olabilir.
0
Sour
(29.04.23)
Partide bir ekonomi uzmanı, bir bilim uzmanı, bir eğitim uzmanı vb olsun. Bunlar kendi konularında iktidarı sıkıştırsın. Olay kk, rte kutuplaşmasından çıksın istiyorum.
0
🌸vizivozo
(29.04.23)
Sanırım aktroller hazir bekliyor kılıçdaroğlu duyurularinda.
Kadro konusunda Türkiye’deki en geniş havuza sahip kılıçdaroğlu. Tek adam takılıyor demek için kör ve sağır olmak gerek. Rte ve ince tek başına asıl. Mitinglerini geçtim afişleri bile ortada. İmamoğlu ve yavas'ı geçtim, sadece ekonomide bilge yilmaz, selin sayek Böke, ali babacan gibi isimler var. Hepsini de açıklıyor yavaş yavaş.
0
anjepotre
(30.04.23)
babacan'in neresi agir top allah askina? amerika'da mba yapmis sonra 2 sene danismanlik yapmis adam.

eger bu agir topluksa yarin ekonomi bakanligini bana verin cunku ayni cv bende de var. sadece aile sirketimiz yok ve islamci degilim.

bence babacan'i cok fena kullandi bati. resmen faydalandilar. 35 yasinda benim simdiki halimin biraz daha yaslisina ekonomi teslim edilmis. mba okuyan adam ne makroekonomi bilir, ne baska bir sey. 35 yasinda direktor falan oluyor insanlar buna ulke ekonomisi emanet ettiler.

su anda millet ittifaki'nda 2002 babacan'indan daha saglam isimler var. agir top ariyorsaniz bilge yilmaz, ufuk akcigit, selin sayek gibi isimlere bakin. bu insanlarin onu acilacak akp'den kurtulunca.
0
antikadimag
(30.04.23)
Babacan, Odtü endüstri mühendisliğini tam puanla okul birincisi olarak bitirmiş adam.
Bakanken satıp savmaktan başka şey yapmadı orası ayrı da, cv'si güçlü.
0
🌸vizivozo
(30.04.23)
iste ben de onu diyorum. bi halt bilmiyordu ve dolayisiyla yanlis kararlar aldi. ekonomiyi ekonomi profesorlerinden kurulu bir kurula emanet etmek gerekir.

odtu endustri'yi 4.0 ile bitirmesinin ekonomiye bir faydasi yok. gidip endustri muhendisligi yapsaydi o zaman guclu cv olurdu.

ama endustri muhendisligini 4.0 ile bitirdi diye ekonomi teslim etmenin guresciye banka yonettirmekten cok farki yok. o adam da bir konuda cok basarili ama basarili oldugu konu ile gorevi uyusmuyor.
0
antikadimag
(30.04.23)
@antikadimag cv tek basina bir anlam ifade etmiyor. ona bakarsaniz devlet bahceli de ekonomi prof'u. tansu ciller de ekonomist ve amerikan egitimli. hem de yale'den postdoc'u var. ama ekonomiyi ne hale getirdigini hatirlayalim.
0
Sour
(18.05.23)
atilla koç, kürşat tüzmen, köksal toptan, feridun sinirlioğlu, vecdi gönül gibi ağır toplar yok evet kılıçdaroğlunda.

ağır top diyince benim aklıma top seviyede bürokrat geliyor. akp en başında bunları topladı evet, ama bu kadrolar refah, anavatan ve dyp gibi sağ parti döneminde atanmış kişiler. chp böyle üst seviyede bürokrat artık bulamaz çünkü hepsi akpli. hadi diyelim buldu, akp tarafından hemen aforoz edilir, kariyerini bitirirler.

işin ilginç yanı bunların hepsi mttb'den birbirleriyle tanışık. chpnin böyle bir kaynağı yok
0
Hallegadola
(18.05.23)
(15)

Tepkiniz ne olurdu?

karayel
çocuğunuz çöpünü yere atsa ve biri yere atma bak ilerde çöp var oraya at dese tepkiniz ne olurdu?
çocuğunuz çöpünü yere atsa ve biri yere atma bak ilerde çöp var oraya at dese tepkiniz ne olurdu?
0
karayel
(21.04.23)
Çocuğa mı?
"Evet, bak orada çöp var. Al, oraya at."

Uyarana mı?
"Teşekkürler. Gözümden kaçtı. Toplum içerisinde nasıl yaşanması gerektiğini öğretmeye çalışıyoruz ama maalesef çok fazla kötü örnek var. İyi günler."
0
nawar
(21.04.23)
Söyleyen kişiye kafa sallayıp çocuğuma çöpü yerden aldırırdım.
0
dissendium
(21.04.23)
Çocuğumdan utanırdım maalesef. Ama velisi olarak kendimden de çok utanırdım. Ama utanacak bir insanın çocuğu böyle olmaz zaten diye düşünüyorum. Bu bilinçle yetiştirmiştir.
Açıkcası ben kendim gördüğümde müdehale ediyorum, ne yapıyorsun diye. Çöpünü yere atan insan gözümde inanılmaz değersiz bir insan.
0
a perfect lie
(21.04.23)
Olumlu karşılarım.

Eğitim için ders verenler bazen farklı kimseler de olmalı
0
diyecevaplandı
(21.04.23)
söyleyiş şekline göre değişir. hethöt yaparak kızgın tondan söylüyorsa, söylenen şeyden bağımsız olarak, çocuğa o tonda konuşulmasından çok rahatsız olurum, ben çocuğumla öyle iletişim kurmuyorumdur çünkü mesela.

minnoşça söylüyorsa ayak da uydurabilirim, ben de çocuğu doğru olana doğru yönlendirme fırsatı olarak görebilirim. hatta zaten çocuk çöpü yere atmışsa ben de o sırada yere atmamasını söylüyor, gereğini açıklıyor olurum. böyle bir durumda çok önemsemem yani.
0
nimberjack
(21.04.23)
Çocuğum yere attığı için mahçup olur. Bak amca/teyze doğru diyor hadi çöp kutusuna at çöpünü derdim. Uyarana da teşekkür ederdim
0
Hallegadola
(21.04.23)
Nawar ve hallegadola

Yazacağım cümleleri yazmışlar
0
epitaf
(21.04.23)
uyaranın konuşma şekline göre değişir. babacan ve şefkatli bir tavırla söylüyorsa teşekkür ederiz derdim ama sert sinirli bir şekilde söylüyorsa niye sesini yükseltiyorsun ya da niye sinirlendiniz hayırdır şeklinde bir şey söylerdim.
0
sassot
(21.04.23)
Üslupla alakalı. Rencide edici bir dil kullanmadığı müddetçe, yere çöp atmasının büyük küçük sonuçlarını yaşamalı diye düşünürdüm. Rencide edici bir yaklaşım söz konusuysa; çöpü atması gereken yeri çocuğa, yaklaşımının yanlış olduğunu da yetişkine hatırlatırdım.
0
from where i ride
(22.04.23)
bak insanlar rahatsiz oluyor, herkes copunu yere atarsa her yer cok pis olur derim ve yerden alip cope atmasini isterim. eger gerekirse gonullu temizleme kamplarina katilirim cocugumla beraber.
0
Sour
(22.04.23)
Söyleme tarzı ve zamanlaması önemli. Yani çocuk attıktan sonra daha benim uyarmama fırsat vermeden anında müdahil oluyorsa söyleyiş tarzı kibar ya da kaba olması fark etmez, önce uyaran kişinin ağzının payını verirdim. Çocuğa, yere çöp atılmamasının öğretilmesi ve uyarılması önce benim sorumluluğum. Bi dur soluklan bak bakalım ben kayıtsız kalıyor muyum duruma. Öyle her şeye zıplanmaz hemen.
0
elestirman
(22.04.23)
Nawar +1
0
camussar
(22.04.23)
Çocuk ya da yetişkin, bir toplumun içinde yaşayan birinin kendini güvende hissetmesi yere atılan çöpten daha önemli. Azarlar gibi söylüyorsa canına okurum, makul bir tonda söylüyorsa bile usturupluca teşekkür edip işine bakmasini söylerim.

Çocuğumun yanindaysam o benim sorumluluğumda o an demektir. Söylediği şeyin doğru olması hadsiz olmasına ya da çocuğumun içinde yaşadığı toplumdaki güvenlik hissini sarsmasina göz yummam için geçerli bir gerekçe değil.

Ekoloji konularını bu kadar onemsiyorsa sürekli çevreye zarar veren egzoz dumanı, fabrika bacası, üretim sürecinde ciddi düzeyde atık üretimine yol açtığı halde uretimine devam eden şeyler... gibi konularla ilgilenebilir.
0
encokbenisevinnolur
(22.04.23)
çocuğum yere çöp atmazdı atsaydı da adamla birlikte ben de kızardım. yere çöp atan bir çocuk görürsem de anasıyla babasına söverdim. terbiye vermemişler diye. sokaklar hepimizin.
0
sanemz
(22.04.23)
uyaran kişiye teşekkür eder ben de çocuğumu uyarırdım. yerden çöpü birlikte alır ve çöp kutusuna götürüp atardık. bazen yolda arabanın camını açıp çöp atıyorlar sürücü koltuğundan, deliricem ya. ne iğrenç, pis insanlar. uyaranı da bıçaklayacak potansiyelde kişiler var, uyarmak da ayrı bir olay bence bu yüzden.
0
deartheodosia
(22.04.23)
(16)

Bu insanla bir daha konuşur muydunuz?

marowak
Halamı aradım bayramlaşmak için. Konuyu siyasete getirdi, kime oy vereceksin dedi. Kestirip atmak için muhalefete oy vereceğim dedim. Başladı saydırmaya onlara vatan hainleri oy verir, ben hain değilim onlara oy vermem, onlar Ermeniler, Aleviler, pkklılar, vatanını sevmeyen onlara verir falan böyle
Halamı aradım bayramlaşmak için. Konuyu siyasete getirdi, kime oy vereceksin dedi. Kestirip atmak için muhalefete oy vereceğim dedim. Başladı saydırmaya onlara vatan hainleri oy verir, ben hain değilim onlara oy vermem, onlar Ermeniler, Aleviler, pkklılar, vatanını sevmeyen onlara verir falan böyle bir dünya şey saydı. Ben laf anlatamayacağımı bildiğim için hiç tartışmadım bile. He diyip geçtim. Ama doğrudan bana da vatan haini dedi yani. Sonra da hiçbir şey olmamış gibi havadan sudan konuşup telefonu kapadım. Kime oy verdiği cidden umurumda değil de insan kendisini bayramlaşmak için arayan yeğenine bunu der mi? Cehaletine vermek istiyorum zaten yılda 1 kez anca görüşüyoruz da bu nedir yahu?
0
marowak
(21.04.23)
Cehaletine vermek de insanın ne kadar sınırını bozsa da, küslük insanın daha çok canını sıkıyor. Boş verin. Bayramdan bayrama arayın siz.
0
allah yazdiysa bozsun
(21.04.23)
Ne kadar ölçüsüz olsa da siyasetten ayrı bakmak akrabalık bağlarına.
Siz bağları koparmayın.
Bir çok yerde yaşanan şeyler.

Hainlikten kastını da, ülkeye zarar verenler vermek niyetinde olanlar olarak anlamak lazım. Genelleme olsada sizi hedef alan özel bir durum yok. Aynı tarafta olanların da ayrılıklar veya fraksiyonlar oluşturduğunu biliyoruz.

Yoksa solcu da olsa, dışarıya hiç bir şekilde bağlı veya ülkemizin onların boyunduruğu altına girmesine karşı gayret gösterecek şekilde ülkesini düşünenlerin de olduğunu biliyoruz .
0
diyecevaplandı
(21.04.23)
"Vatan haini olmadığım için muhalefete oy vereceğim." deyip kapatsaydın da kudursaydı. Bir daha da konuşma sonra. Benim 3 tane örneği vardı. Biri böyle, biri "vatan haini" diyecek kadar ileri gitmese de buna çok yakın bir akrabam vardı, bir tane de "bunları öldürmek lazım" tarzı bir şeyler diyen vardı çıkardım hayatımdan.

Akrabalık kan yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Kötü insanları kopar gitsin.
0
nawar
(21.04.23)
Halanızla bir sevgi bağınız yoksa aramayın. Görev icabı, bizden büyüktür diye adetten yapılan aramaların hiçbirini yapmama taraftarıyım. Hala olma statüsünden bağımsız seviyorsanız aramaya devam edin.
0
ruhen hastayim ben
(21.04.23)
Konuşmazdim ve temelli olarak hayatımdan çıkarırdım, kullanabileceğim en yumuşak ifadeler bunlar.
0
sanguine
(21.04.23)
Ülkede kaç kişinin ailesinde AKPli yok ki? Yani her AKPli ile muhabbeti kessek ülkenin önemli bir kısmı selam verecek aile büyüğü bulamaz. Siyaset muhabbetine girmeyin kısmet/inşallah/maşallah üçlemesiyle geçiştirip gidin bence.
0
salihdt
(21.04.23)
bu insanlarin sonu yapayalniz kalmak. arama, sorma
0
ala09
(21.04.23)
Onlar da öyle, yapacak bir şey yok.
Yılda bir he diyip geçeceksin.
0
neymis
(21.04.23)
Konuşurum tabii ki. Ama Halamla siyaset konuşmam. Hata sizde o ne kadar oraya getirse de bi çalımla çıkmalıydınız.
0
naksidil
(21.04.23)
Konuşmazdım. Sadece sinir bozuyorlar şuan sizin yaşadığınız gibi.
0
meraklitursucu
(21.04.23)
yilda bir kez konusmaya devam..
0
cooperr
(21.04.23)
Duyurunuzun içeriğini okurken, anne baba tarafı akrabalarımda tek bir AKP'li olmadığını fark etmek mutlu etti. Bu durum hayatımdaki en büyük övünç kaynaklarım arasında liste başı falan olur sanırım.

Neyse. Sorunuzun cevabına gelirsek de, dolaylı dolaysız hangi yolla olursa olsun bana bir şekilde "vatan haini" diyebilen birinin yüzüne bir daha bakmam, sesini de duymam.
0
jonas
(21.04.23)
Halam bana "onlar Alevi vatan haini onlara oy veren de vatan hainidir" dese üzülürdüm, demek ki halamın demansı Alevi olduğumuzu unutacak kadar ilerledi derdim gkfkfk. Neyse şaka bi yana zorunlu haller dışında çok görüşmezdim herhalde.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.04.23)
akrabayla ve arkadaşlarla asla siyaset konuşmayın.

akrabayla ve arkadaşlarla asla ticaret yapmayın.
0
alperz
(21.04.23)
Halanın numarasını yazsana kanka bişiy dicem :))

asla aramam hatta engellerim.
0
karayel
(21.04.23)
ben olsam gorusmeyi keserdim. eger israr olursa bir sekilde, ben seni gecen bayramda aradim ama sen bana vatan haini deyip hakaret ettin derdim.
0
Sour
(22.04.23)
(12)

islamda dua okunurken kadınların baş kapatması diye bir şey var mı?

semaforo de medianoche
yani islama göre kendi evinde çekirdek ailesiyle olduğu anlar hariç zaten kadınlar başını kapatmalı orası ayrı tabi de başı kapalı olmayan kadınların camiye girerken baş kapatması gibi ortamda dua okunurken baş kapatmak diye bir gelenek de mi var? şundan ötürü soruyorum https://twitter.com/unal_rabi
yani islama göre kendi evinde çekirdek ailesiyle olduğu anlar hariç zaten kadınlar başını kapatmalı orası ayrı tabi de başı kapalı olmayan kadınların camiye girerken baş kapatması gibi ortamda dua okunurken baş kapatmak diye bir gelenek de mi var? şundan ötürü soruyorum twitter.com bana garip geldi ama bilgim yok konuyla ilgili. ortam cami değil mezar değil alakasız bir yerde gene de kapanmak mı gerek?
0
semaforo de medianoche
(12.04.23)
Anadolu geleneğidir, Mevlüde giderken, Dua okunurken, Mezar ziyaretine giderken vs. kapatılır.

Hatta yaşlıları ziyaret ederken kapatanı bile gördüm.
0
Mirket
(12.04.23)
türk müslümanlığı biraz da böyledir. işimize geldiği yerde işimize geldiği gibi giyiniriz.
0
alperz
(12.04.23)
valla yeni görüyorum bu modeli "iftarda başörtü takmak". dün iftardaydım arkadaşım basortu takmayı düşünmüş çok şaşırdım. sessiz bi anlaşma sanırım baskı hissediyo insanlar bu konuda.
0
ala09
(12.04.23)
orada kuran okunuyor, en son dua okunurken çekilmiş foto.
kuran okunurken baş kapatılır evet.

şerefsiz aktrollerin algı oyun işte.
0
nuisance
(12.04.23)
nuisance +1

midem bulanıyor aktrollerden, ne diyorlarsa tersi doğrudur.

baktım videosunu bulup izledim, ayet vs okunurken, kadınlarda baş örtünür her yerde böyledir bu. mezarlıklarda da hürmetten yapılır
0
avatar is back
(12.04.23)
dua okunurken basini kapatmayan kadin gormedim. 35 yasindayim, yeni bir sey degil.
0
Sour
(13.04.23)
twitterdan gordugum kadariyla bir iftar organizasyonu var ve galiba kuran tilaveti oluyor diye dusunuyorum. eger bir ortamda kuran okunuyorsa edep geregi baslar kapatiliyor. kadinlar evlerinde baslari acik bile kuran okuyabilirler. bunun aksini belirten bir emir yok kuranda. baslari acik dinleselerdi bu sefer de oradan vuracaklardi.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(13.04.23)
anadolu, Türk geleneğidir +1.

yapılan hareket doğru.
0
Hallegadola
(13.04.23)
İslam'a göre kadın başını kapatmalı. Başını kapatmayan da böyle zamanlarda en azından saygıdan yapıyor bunu.

Yurt dışından gelen kadın turistler de bazı tarihi camilerde buna dikkat ederek rızalarıyla başlarını kapatırlar.
0
diyecevaplandı
(13.04.23)
saygıyla alakalı bir durum. yoksa zaten o kafasını kapatması da kapatma olmuyor aslında.
0
arveles gibiyim
(13.04.23)
annem de öyle yapıyor kendimi bildim bileli. yeni çıkmış bir şey değil. iftarla değil kuran okunmasıyla alakası var.
0
bohr atom modeli
(13.04.23)
Bir şeyin yapılması için illa bir yerde yazılı bir kural olması gerekmiyor, böyle bir gelenek var işte dua okunurken cami ziyareti yapılırken mevlit ortamındaysan kılsan yünsen saç kapatılır, böyle bir gelenek oluşmuş işte zaman içerisinde, orada da Kuran okunmuş sanırım bu hanımefendiler de bunun gereğince saçlarını örtmüş, normal bir şey. Benim annemin de mesela dua kitabı var onu okuyacağı zaman saçını örter, şimdi ben ne diyeyim anneme İslam'da böyle bir şey yok anne saçını aç mı diyeyim, gelenek işte.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.04.23)
(15)

Anadili gibi İngilizce bilen/konuşanlar bizim yapmadığımız ne yaptı?

2027
SB
SB
0
2027
(12.04.23)
İngilizce konuşulan ülkede eğitim aldı, uzun süre o ülkede yaşadı, kariyerini o ülkede sürdürdü.
0
salihdt
(12.04.23)
ingilicceckonusan ulkede calismak zorunda kaldi. Hem de surekli konusmasi gereken bi alanda
0
allanpoe
(12.04.23)
Dili kullandılar, sadece öğrenerek anadil yetkinliği kazanmak mümkün değil. Öyle olsa antik filoloji bölümlerinde yıllardır geceli gündüzlü çalışan profesörler sular seller gibi şakırdı. Ancak dili okuyup çözümlemenin ötesinde akıcı konuşabilenini görmedim, belki tek tük örnekleri vardır. Latince buna bir istisna, çünkü dar çevrede de olsa hala yarı hayatta olan bir dil. Dilin yapısal boyutuyla muhataplar, haliyle okuyup, anlama yetenekleri var ancak pratikte günlük hayatta kullanmadıkları için akıcı konuşamıyorlar.

Kitap okuyarak kelime haznenizi geliştirip okuduğunuz şeyi kusursuz anlayabilirsiniz ama eğer ağzınızı açıp dili konuşmuyorsanız cümle kurmak bile zor olur.

Anadili gibi konuşanlar dedikleriniz de zaten küçük yaşlardan beri yurtdışında çalışanlar, sürekli o dilde sohbet edebileceği bir tanıdığı olanlar, uluslararası bir ekiple uzun süre çalışmış olanlar, yurtdışına sürekli seyahatleri olanlar gibi insanlar olsa gerek.

En azından bu saydığım tipte insanların arasında akıcı konuşma kabiliyeti kazanmış olanların oranı hiç gerçek anlamda dili kullanma ihtiyacı olmadan öğrenenlerden daha yoğun.
0
akhenaten
(12.04.23)
oyunlarda yabancılara sövdük hep
0
nolmus yani
(12.04.23)
ing podcast, kitap, filmler orjinal dilinde, ünide para biriktirip ilk fırsatta yurt dışı. futbol kahve kültüründen uzak durup oyunlarda yabancılara laf yetiştirmek
0
abi bi dizi buldum on numara
(12.04.23)
Her gün maruz kaldı sonra da çekinmeden ay aman demeden konuşmaya başladı.Türkçe düşünüp İngilizce'ye çevirmek yerine İngilizce düşünmeye başladı hatta. İzlediği sayısız Dizi,Film ve müzikler sayesinde kültürüne de aşina oldu bu sayede İngiliz dil edebiyatı okumuş arkadaşı ağzı açık bakarken ana dili İngilizce olan kişiler ile eğlenceli ve derin sohbetlere dalabildi.
0
klakie
(12.04.23)
Yabanci bir sevgili yaparsan ona kendini ifade etmek icin yirttigini farkedeceksin o yirtilma seni akiskan yapacak.
Egerki ayni zamanda da o dilin konusuldugu ulkedeysen owww yeah derim.

Test edildi onaylandi
0
Slynmaster
(12.04.23)
bir kere ingilizce konusulmayan bir ulkede yasayip da anadili gibi konusan gormedim. ne kadar iyi olursa olsun dili. ben de yds'yi, toefl'i falan fulluyordum turkiye'de ama anadil gibi konusamiyordum o baska bir seviye. simdi 3 senedir yurtdisindayim yavas yavas o seviyeye geliyorum.

o nedenle ingilizce konusulan ulkelerde dogdu veya buyudu. bu da degilse bu ulkelerde uzun sure yasadi. gerisi hikaye.
0
antikadimag
(12.04.23)
turk olup, yurtdisina 18'den sonra cikip uzun seneler orada kalsa bile "anadili gibi" ingilizce konusabilen kimse yok, unutun bunu.

anadil ile fluent karistiriliyor turkiye'de. anadildeki kivrakligi sonradan ogrendigin bir dilde yakalaman im-kan-siz.

Fluent olmak icin, temel saglamsa yurtdisinda 3-5 sene gecirmek yeterli. Is biraz da yetenek ile alakali, muzik kulagi gibi birsey, allah vergisi. Kimisi 3 senede toparlar, kimisi 10 senede arpa boyu yol alamaz.
0
cooperr
(12.04.23)
Yabancı ülkede yaşamak ve yabancı flört
0
photo85
(12.04.23)
iyi okulda aldi egitimi

ben istanbulda bir okulda okuyordum, resim dersi bile ingilizceydi
okulumuzda bakalorya sistemi vardi, sinavlarimiz yurtdisindan gelir, sonra yurtdisina gider orada puanlanirdi, mecbur ogrendik ingilizceyi

sonra ailesel durumlardan ankaraya tasindik
orada da ozel okula gittim, baya da meshur bir ozel okuldu
ust uste 2 cumle kurunca ingilizce siniftakiler bana saskin saskin bakmislardi

onlarin da cvsinde ingilizcesi iyi yaziyor benim de :)

sonra yine ailesel sebeplerden yabanci uvey baba
onun gorevi sebebi ile dunyayi gezmek
hem evde, hem disarida ingilizce konusmak da eklendi uzerine, iyice duzeldi
simdi de ingilterede yasiyorum zaten
0
Corc
(12.04.23)
Ben tamamen kendim çalışarak ilerlettim, konuşma hariç anadilim gibi diyebilirim, konuşma için de spesifik konularda tikaniyorum, ingilizce konusulan bir yerde bir süre yaşasam o da hallolur sanırım.

Yukarıda sayılanların da hiçbirine sahip değildim/yapmadım. Sonradan bir adının olduğunu öğrendiğim şu şeyi yapiyormusum megersem:
(bkz: deliberate practice)
0
encokbenisevinnolur
(12.04.23)
büyük çoğunluğu kolejde okudu. bir kısmı da erasmus, yurtdışı stajı falan filan derken toparladı. bir kısmının da özel ilgisi veya yeteneği vardı bu işe.
0
semaforo de medianoche
(13.04.23)
kimsenin yazmamasina sasirdim: cocuklugundan itibaren ailesi ingilizce ogretti/konustu. dolayisiyla cift dilli yetistiler.
0
Sour
(13.04.23)
Soruyu eksik sormuşsun yalnız.

Native speaker'ları kastediyorsan onlar çocukluktan beri resmi dili İngilizce olan ülkede doğup büyüyen.

Fluent seviyede olanlar da native olanlar kadar olmasa da çok uzun yıllar veya ömürleri boyunca yurt dışında yaşamış ve işlerini okullarını orada tamamlamış kişiler.
0
Yourcousinmarvinberry
(13.04.23)
(7)

Türkiyede ikametgahi olmayan biri nasil banka hesabi acabilir?

allstar
Yurtdisinda yasiyorum, türkiyeye sik sik geldigim icin burada bir banka hesabi acmak istiyorum. Türkiye vatandasiyim ama türkiyede ikametgahim yok, üzerime fatura yok. Nasil banka hesabi acabilirim?
Yurtdisinda yasiyorum, türkiyeye sik sik geldigim icin burada bir banka hesabi acmak istiyorum. Türkiye vatandasiyim ama türkiyede ikametgahim yok, üzerime fatura yok. Nasil banka hesabi acabilirim?
0
allstar
(06.04.23)
Benim ikametgahim yıllardır yurt dışında, 3 ayrı bankada da hesabım var(Garanti, iş, Ziraat). Fatura filan da istediklerini hatırlamıyorum.
0
fraise
(07.04.23)
@fraise

o hesaplari yurtdisina ciktiktan sonra mi actirdin yoksa zaten var miydi sen yurtdisina cikmadan once?

soru bu aslinda.
0
baldur2
(07.04.23)
Eger yeni cipli kimlik kartiniz ve NFC ozellikli cep telefonunuz varsa pek cok bankanin uygulamasi ustunden hesap acabiliyorsunuz. Ben yurt disinda ikamet ederken bu sekilde actim.
0
sertac akin
(07.04.23)
yurt dışında türkiye bankaları var onlarda açılamıyor mu
0
abi bi dizi buldum on numara
(07.04.23)
18 yaşından küçüktüm ben zaten yurt dışına ciktigimda ve hiç hesabım yoktu Türkiye'de. En son hesabımı 1 sene önce açtim.
0
fraise
(07.04.23)
Turkiye'ye geldiginde bir bankaya gir sor, sartlari ogren bir zahmet. Baska ulkeden oturdugun yerden hesap acmasi bu kadar kolay olmamali zaten mantiken. Tr'ye geldiginde Yaninda y.disinda yasadigina dair adres kaniti icin y.disindan fatura, mektup vs bulundurman yardimci olur muracaat sirasinda

@abi bi dizi buldum on numara yurt disindaki Turk bankalarinin adinin Turk olmasi disinda Turkiye ile alakasi yok. O bankalara gidip ben Turkiye'de hesap actirmak istiyorum dersen gulerler adama.
0
freedonia
(07.04.23)
gidip gelmeden (uzaktan) acmayi soruyorsaniz bilmiyorum. ama sordugunuz ikametgah olmadan banka hesabi acip acamayacaginiz ise acabilirsiniz. yurt disinda yasiyorum, turkiye'deki banka hesaplarimda yurt disindaki adresim kayitli. bir sorun yasamadim. acacaginiz zaman yurt disinda yasadiginizi soyleyin, adresinizi soyleyin, yeterli.
0
Sour
(07.04.23)
(28)

İçki içmek ama oruç tutmak

meraklitursucu
Çevremde içki içen ama ramazan ayı geldiğinde tüm ay oruç tutan birçok insan var. Bu tezatlık neyden kaynaklanıyor sizce? Ya da bana mı tezat geliyor bu durum?
Çevremde içki içen ama ramazan ayı geldiğinde tüm ay oruç tutan birçok insan var. Bu tezatlık neyden kaynaklanıyor sizce? Ya da bana mı tezat geliyor bu durum?
0
meraklitursucu
(03.04.23)
Bana da tezat geliyor, domuz eti yemiyorlar, alkol alıyorlar, ramazanda da oruç tutuyorlar. Ben de anlamıyorum.
0
Kahvedesu
(03.04.23)
'Dini gereklerden birini aksatan, dinden çıksın, gitsin.' mantığı mı bu?

Dinini, bildiğince ve elinden geldiğince yaşıyor işte.
0
Mirket
(03.04.23)
Bana da garip geliyor. Ama kimsenin inancını, davranışını yanlış görmenin doğru olmadığını hatırlıyorum, devam ediyorum.
Bildiğim kadarıyla bu Türk Müslümanlara özel bir durum da değil, tüm dünyada var.
0
michael_knight
(03.04.23)
dinini elinden geldigince yasiyor iste. siyah beyaz degilk ki hic bir sey dunyada. temizlik yapmak gibi dusunun, nasil ki her temizlik yaptigimizda butun koltuklarin mobilyalarin altini fln supurmuyorsak, her seferinde perdeleri yikamiyorsak, bu da oyle bisey. oldugu kadar. hesaplasmasini allah ile yapacaklar, bizimle degil.
0
taurina
(03.04.23)
Açılın içki içen ve oruç tutan geldi.

En son 17 Şubat cuma günü içtim. O gün kendime söz verdim, ramazanın sonuna kadar içmeyeceğim. Gerçi niyetliyken zaten varsılayan olarak içilmiyor.

Bunun sebebi irademe sahip çıkmak. İsteyerek içmemek. Nasıl istediğimde içiyorsam, istediğimde içmeyeceğim.
0
put it in your appropriate place
(03.04.23)
Herkes nefsine hakim olabildiği ölçüde inancını yaşıyor. Ben de oruç tutan namaz kılmaya çalışan biriyim ama baş örtülü değilim. Yeri geldiğinde epey açık giyiniyorum.
0
Amaranta ursula
(03.04.23)
turk tipi islam, yersen.

kurallara uymamak bizim atasporumuz, herseyi "2-3 yaklasik" yapan bir milletiz, bu herseye yansiyor..
0
cooperr
(03.04.23)
ben bu insanların iki ibadet yaptı diye her şeyi yapmasını beklemenize o kadar şaşırıyorum ki. nesi tezat? dümdüz insanı bi şey. birini yapar öbürünü yapmaz bu bu kadar. karşına geçip "kardeşim ben yeryüzünün en dört dörtlük müslümanıyım ona göre ayağını denk al" demedikçe, ki bi müslüman diyemez/dememeli bunu, yaptığı yahut yapmadığı ibadetlerden size ne. hayatınızda nisbeten özgürlüğü tanıyan 1 kişiyle de mi aynı sofraya oturmadınız hep mi dedikodu ortamında yetiştiniz hep mi pencereden bakıp geleni geçeni eleştirdiniz? ben dümdüz inançlı biriyim oruç tutmuyorum e bu nolcak allahı inkar edemiyorsam ama ibadet etmiyosam. inanıyorum kardeşim bunu mu yalanlayacaksın hayır inansan öyle olmaz diye?
türkiyede iki takıntı var 1- alkollü içki veya içki 2- başörtüsü. bunlar bi kimlik oluşturuyor kafalarda ama öyle bi sınır yok. bence icki icen oruc da tutmamalı diye bi kural yok.
0
ala09
(03.04.23)
ben oruc tuttugum zamanlarda icki de iciyordum. cunku bence orucun mantigina ters dusen bir sey yoktu. gunah ayri, sevap ayri. ramazani komple bir gunah detoks ayi olarak gormuyordum yani.

bir arkadasim vardi 5 vakit namazini kilan, ama icki de iciyordu. sorarlardi ee sen namaz kiliyosun ama icki de iciyosun diye. ee gunah benim sana ne diyordu.
0
supergirl
(03.04.23)
turk tipi islam falan degil bu. diger dinlere inanan insanlarda da baksak boyle tezatliklar bulabiliriz. tamamen insani bir durum, bence bazi ibadetler artik gelenek haline gelmis bizim toplumumuzda, oruc da bunlardan biri.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.04.23)
ateist birinin 'hay allah' ya da maşallah demesi gibi bir şey.
0
brkylmz
(03.04.23)
Çeşitli yerlerde karşılaştım dinledim okudum. Aslında ramazan ayı oruçla birlikte oldukça özel ve önemli bir aydır. Bütün aylar da ona tabidir.
Müslüman, evet haram da işleyebiliyor ama bu aya ayrıca hürmet ve önem çok kişilerin affına da sebep olabiliyor.
eski zamanların birinde mecusi birinin bile kendi çocuğuna, oruç tutan müslüman çocukların yanında bir şeyler yemesi nedeniyle yaptığı uyarı , ölümüne yakın zaman iman etmesine sebep olduğu bile dini kaynaklara geçiyor.

Benim de zamanında tanıdığım biri vardı. Her gün ama nerdeyse her gün içer ve arabasında bazen o halde uyuya kalan bu kimse Ramazan ayı geldiğinde bu yaptıklarından uzaklaşıyordu.
Af ve mağfiret ayı ne de olsa. Kimin ne olacağı belli olmuyor.

Dinen şöyle bir şey var ki, haramı yapan ayrıca ibadette etmemeli diye bir şey yok.
Günahkâr müslüman için tevbe kapısı ölene kadar açık.

Mesele olabildiğince nefsin istediklerinden uzak kalabilmekte.
denilir ki, nefsinin istemediklerinde hayırlar vardır.
0
diyecevaplandı
(03.04.23)
sadece ilahiyat acisindan bakarsak bir sorun yok bunda.

oruc bir ibadet.
icki uzak durulmasi soylenen (ancak haram kilinmamis) bir tuketim. domuz dogrudan haram edilmistir kuran'da. ancak icki haram edilmemistir ickiliyken namaza yaklasmayin diye ayet vardir ornegin. yani kisinin hem icki icebilecegi hem ibadet edebilecegi belirlenmistir. sadece kesistirmeyin denir.

hatta allahin size haram kildigindan baskasini kendinize haram kilmayin diye de ayet vardir. ama bircok kisi ickiyi de haram kategorisine alir. sanirim kafa karisikligi buradan doguyor.
0
antikadimag
(03.04.23)
dindarlik ile dincilik arasinda ciddi fark var.

diger dinlere inanan dindarlarda da "sunu yapayim bu salla" gibi mantik gormedim, sorgusuz sualsiz ne varsa uyguluyorlar. dinin zaten olayi bu.

bizde dindar az, dinci cok. herkes sekil pesinde..alkol yasak, bitti. Bunun gelenegi gorenegi falan olmaz., dinde boyle bir esneklik yok.

Ben gozlemimi soyluyorum bu arada, dini hicbir ritueli takip etmedim, etmem.
0
cooperr
(03.04.23)
Kendi içinde tutarlı olmayan şeyler eleştirilir. Net. İşlerine gelince “hoşgörü” başkası yapınca “ama saygısızlık”
0
ruhen hastayim ben
(03.04.23)
Alkolün haram sayilmasi hälâ tartismali...
0
Yourcousinmarvinberry
(03.04.23)
Bana tezat gelmiyor, 1 ay boyunca nefsini kontrol ediyor insanlar, kimseye de bir zararı yok. Babam da 11 ay içki içerdi, ramazanda içmezdi. Fitre, zekat da verirdi ama hiç namaz kıldığını görmedim mesela, ha iyi bir müslüman mıydı bilemem ama son derece iyi bir insandı.
0
(03.04.23)
bunun çok basit bir sebebi var. başka konularda da olduğu gibi "elalem ne der" veya aile-iş yeri- toplumda dışlanmamak. namaz kılıp kılmadığını kimse bilemez, hacca gidip gitmediğini de, ya da diğer ibadetlerini de başkalarına görünmeden yapabilirsin. ancak ramazan ayında oruç tutmadığını görürlerse eğer muhafazakar bir çevredeysen sorun olabilir. benim açımdan milletin diğer ibadetleri yapmayıp da oruç konusunda hassas olmalarındaki en önemli kriter bu.
0
jepa
(03.04.23)
başkalarının yaşam tarzına ve inancına ikiyüzlüce dil uzatmadığı sürece bence kimsenin dini yaşama pratiğini eleştirmemek lazım.

inanç en başta kalp işidir. rasyonel bir zemini yoktur. bir insan allah'a inandığını, müslüman olduğunu söylüyorsa öyledir. bunu sorgulamak bildiğim kadarıyla şirk sayılır ki en büyük günah malum.

dinin kurallarına uymamak insanı "günahkar" yapar sadece. en düzgün müslüman bile günah işler. insanız. islam inancı zaten bunu söylemiyor mu? insanın mükemmel olması, allah'ın isteklerine kusursuz uyması mümkün değildir ama allah bağışlayıcıdır değil mi temel mantık? yani her şeyi yaratan bir tanrının buyruklarına harfiyen uyulabileceği inancı en başta günah olmaz mı?

insanları yargılamamak lazım. adam belki alkolik. belki istese de bırakamıyor. belki oruç tutmaya dayanamıyor. bu insan kötü olabilir, günahkar olabilir vs. ama kalbinde iman olan insan benim bildiğim müslümandır ve kul hakkı dışındaki her şeyin hesabını allah'a verecektir; haliyle onu inancıyla yargılamak büyük günah olur.

ben ateistim ama benim düşüncem bu şekilde. ben o yüzden kimseye "sen nasıl müslümansın" demem, tanrı olsun veya olmasın, o benim işim değil EĞER benim yaşantıma karışılmıyorsa. ben nasıl ki bunu demiyorsam onların da bana sen nasıl şusun busun vs. dememesini beklerim.

ha domuz eti yiyenlere hakaretler edip alkol tüketen adama zerre saygım yok. o ayrı bir konu. bu tam anlamıyla ikiyüzlülük, terbiyesizlik. ama "müslümanım diyorsun ramazan'da içki içiyorsun" diye bir şey yok. "allah affetsin" deyip geçmek bana göre hem islam inancında hem de insanlık olarak en doğrusu. biz kimiz ki bizi hiçbir şekilde etkilemeyen bir konuda, tamamen içsel ve dogmatik bir meseleyi irdeliyoruz? o adamın kendi derdi.
0
mark greg sputnik
(03.04.23)
bana tezat gelmiyor. oruc tutmak en kolay ibadet sekli. namaz kilmak gibi hergun surekli yapilan bir eylem degil. kuran okumak zaten kitap okumak, o da yok. digerleri zaten para gerektiriyor (zekat, hac). baktiginda bu kisiler icki icmek disinda pek cok diger gunahi da isliyorlar zaten. icki icmek gorece zevkli bir sey, diger kullanicinin dedigi gibi domuz etiyle kiyaslamiyorum. domuz etinin tadi kulturel olarak bize guzel gelmiyor. satisi yok, alismadigimiz bir tat. biraz balik gibi. yani domuz eti hayatimizda yer etmis olsaydi, icki icip domuz eti yiyip ayni zamanda oruc da tutarlardi. dini kurallara yuzde yuz riayet eden insan bulamazsiniz zaten. kimi %10, kimi %90. kimisi icki icip oruc tutuyor, birakin icki icmeyi kokusundan bile kaciyor veya bulundugu ortama girmiyor (dini nedenlerden oturu).
0
Sour
(03.04.23)
Tezat değil ki. İçkiden kaçınmak nasıl bir görev ise oruç tutmak da o şekilde farklı bir görev. Birini yapmıyorsun diye neden ötekini de feda edesin
0
KUCO
(04.04.23)
müslümanlığın en kolay aşaması domuz eti yememek. tıpkı akp'lilerin 29 ekim'i 23 nisan'ı çılgınlar gibi kutlaması gibi bir olay. o da cumhuriyeti sevdiğini göstermenin en kolay yolu.

neyse din ile siyaset işini karıştırmayalım duyuruda. ben hiç tezat olarak görmüyorum. başı kapalı olan ama tutmayan bir sürü tanıdığım da var. şirketin sigara içme alanı başı kapalılar ile dolu bu günlerde.
0
duster
(04.04.23)
bir günahı işlemek dinden çıkarmaz, günahkar yapar. günahın -sevabın hesabı allah'a verilecek. dert ediyorsanız o kişiye günahı bırakması konusunda nasihatte bulunun.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.04.23)
zina yaptıktan sonra gusül abdesti alan da çok var.

benim bakış açıma göre zinadan sonra gusül abdesti almak = içkiyle oruç açmak.
0
1331c112
(04.04.23)
beş vakit namaz olmadan oruç tutmak bile bana tezat geliyor. ahirette ilk sorguya çekileceğimiz ibadet namaz. bir inşaatin kolonlarını dikmeden ara katları ya da duvarları yapılamaz. namaz dinin direği. namaz yoksa diğer ibadetlerin çok bir hükmü yok.
yıl boyu içki içip ramazanda oruç tutmak ise başlı başına bir tezat. biraz mahalle baskısından, biraz "diyet" niyetiyle aç kalmaktan bir farkı yok diye düşünüyorum ben.
0
faberkastelli
(04.04.23)
bu tezatlığın mümkün olabilmesi türklerin dine olan hoşgörüsünden gelmekteydi fakat akp ile birlikte bu yok olmaya başladı. şimdi herkes "gerçek müslümansan x yapamazsın" falan diye birbirini yargılıyor. o yüzden eskiden türkiye daha özgür bir memleketti. özgürlük endeksinin azalmasıyla böyle milletin birbirini yargılaması arasında bir korelasyon var.

aslında avrupa'da da dine bakış böyle. kimse rahibe gibi yaşamıyor ama inanan da var. bizim ulaşmak istediğimiz yer bu olmasına rağmen insanlar birbirini "türbanlı ama x" "camiye gidiyor ama y" diye yaftalıyorlar.

biz bunu yaparak geriye gidiyoruz. arabistan'a doğru. bunu yapan kişiler de avrupa'ya gıpta ile bakanlar. çok yaman bir çelişki.
0
bohr atom modeli
(04.04.23)
türk milleti din ne kadar kendine uyarsa uysun dini kendine uydurur. adam faiz haram diyor promosyona dokunmuyor, kredi kartı kullanıyor kredi çekiyor.
0
mikahakkinen
(04.04.23)
Kimse mükemmel müslüman değil, hepimiz günahkarız. Kimimiz içki içer, kimimiz zina yapar, çoğumuz faiz yer, daha da çoğumuz gıybet yapar.

Adam 11 ay içse, zina yapsa, faiz yese, her türlü harama bulaşsa da; demek ki hala imanı var.

İmanı var ama günahkar, Allah affedicidir, bağışlayıcıdır. Allah'ı inkar etmedikçe, ortak koşmadıkça, bağışlanmayacak günah yok neredeyse. Ama elbette ki "nasılsa Allah bağışlar" diyip her günaha saldırmamak lazım, ama nefs var, dayanamıyoruz yapıyoruz.

Ne yapalım şimdi? Günah işliyoruz diye imandan da mı çıkalım Allah korusun. Günahlarımızı terk etmeye çalışacağız, günah işlediğimizi bilecek ve Allah'tan af isteyeceğiz.

Unutmayalım ki ne kadar günahkar olsak da imanımızı koruduğumuz sürece umudumuz var inşaallah.
0
John Bloor
(04.04.23)
(12)

Taksim'de ne yiyip icilir?

ala09
Oglen yemegi icin
Oglen yemegi icin
0
ala09
(03.04.23)
Melekler dürümde kebap yenilebilir, avam kafede tavuk yemeği yenilebilir.gazoz içilebilir.
0
turuncu tonlarda
(03.04.23)
fıccın a gidin. ya da hayvore ye.
0
benaslinda
(03.04.23)
Islak hamburger
0
piotr
(03.04.23)
Taksim bitti bence, hiçbir şey yemeyin, illa yiyeceksiniz Demirören'e girip cast food yapin
0
fakat
(03.04.23)
Sour
(03.04.23)
nizam pide yada karsisindaki karadeniz lokantasi. havyore gibi kazikci/trendy mekanlardan uzak durun.
0
buenosdias
(03.04.23)
lale'de kelle paça.
0
alperz
(03.04.23)
Sag olun arklar. aklima takildi bi tame noodleci vardi kucucuk bi mekandi siraselvilerde mi ne goren duyan var mi tam nerdeydi :/
0
🌸ala09
(03.04.23)
Favorim suriyeli cipsi ve nargile.
0
OrangeYellow
(03.04.23)
orangeyellow ben surekli arap lokantasina gidiyorum ramazan dolayisiyla kapalidir diye sordum djsjsjs
0
🌸ala09
(03.04.23)
Helvetia kesinlikle. Kremalı pazıdan mutlaka dene.
0
vedatchilipeppers
(04.04.23)
kastettiğin noodle’cıyı biliyorum. tarih oldu orası. girişin az altı bir yerdi. merdivenle iniyordun. öyle bişi arıyorsan kesin çin büfe derim. istiklal cdde.
0
buenosdias
(06.04.23)
(3)

Yaşamak için çalışmak mı yoksa çalışmak için yaşamak mı?

2027
Merhaba, Aslında SB ama biraz daha detaylandırayım. Ülkenin büyük bir çoğunluğu malum ikinci kategoride. Ne izin, ne yan haklar, ne insanca bir muamele. Birinci kategoride olduğunu varsayan ya da düşünen var mı aramızda? Bir de ikinci kategoriden birinci kategoriye geçiş nasıl sağlanabilir sizce bi
Merhaba,
Aslında SB ama biraz daha detaylandırayım. Ülkenin büyük bir çoğunluğu malum ikinci kategoride. Ne izin, ne yan haklar, ne insanca bir muamele. Birinci kategoride olduğunu varsayan ya da düşünen var mı aramızda? Bir de ikinci kategoriden birinci kategoriye geçiş nasıl sağlanabilir sizce bireysel olarak? Teşekkürler.
0
2027
(31.03.23)
Size kimse mutluluk vadetmedi aslında. Adalet ise fakirler içindir derler. Milyonlarca dolarınız yoksa, yurtdışı da aynıdır.

2den 1e geçiş için, işinizde uzmanlaşın ve para biriktirin. Ne kadar yapabilirseniz. Uzmanlaşmak için çalışın, maddiyat kendiliğinden gelir. 10bin saat kuralı geçerlidir.

Mutlu olmak içinse üretin. Mesela kitap okumak yerine, kitap yazın. Konsere gitmek yerine, bir enstruman ile beste yapın. Koltuk almak yerine, marangozla konuşun kendiniz yapın. Gibi...
0
alfired
(31.03.23)
Ben birinci kategorideyim. Birinci kategoride olmak için ne gibi kriterlerin var bilmiyorum ama ben para kazanmak için çalışıyorum sadece. Düzenli farklı bir gelirim olsa haftada birkaç gün beni oyalayacak bir iş bulurum o kadar. Onu da yazları yapmam.

Şuanda da aslında iş dışındaki hayatım için çalışıyorum. Boş zamanlarımda yapmayı çok sevdiğin şeyler var. Onları finanse etmek için çalışıyorum.

Bizim şirkette akşam dizi izlemek yerine çalışayım bari diyip her akşam fazla mesai yapan biri vardı mesela. Seni boş bıraktıklarında yalnızca dizi izlemek geliyorsa zaten çalışmak daha mantıklı oluyor. En azından seni aktif tutar. Ama zevklerini, önceliklerini falan güzel belirlersen o zaman işi yalnızca bu zevklerini ve önceliklerini finanse etmek olarak görmeye başlayabilirsin.
0
zimbirik
(01.04.23)
tam anlayamadim. bence herkes birinci kategoride. calismak icin yasamak = yasamanin anlami olarak calismak. yasamak icin calismak ise yasami surdurebilmek icin calismak zorunda olmak.
0
Sour
(01.04.23)
(8)

kiptas mustakil evleri yeniliyor mu?

Sour
daha once soran var mi? tesekkurler.
daha once soran var mi? tesekkurler.
0
Sour
(22.03.23)
Böyle bir görev tanımı olduğunu sanmıyorum, "hayır yapmaz" netliğinde bilgim yok ama yapması bana çok saçma geliyor bir inşaatçı olarak.

Mesela kendimize soralım, neden yapsın? Asıl amacı belediyeye ait arsalarda toplu konutlar üretmek olan bir kamu kuruluşu, İBB bünyesinde ama kendi içinde özerk bir A.Ş. yanlışım yoksa.

Son yıllarda mahalle bazında, ada olarak eski evleri yıkıp yeni projeler yapıyorlar ama bunları da ortaklı yapıyorlar özel firmalarla.

Amacınız kendi evinizi güvenilir bir firmaya mı yaptırmak acaba?
0
John Bloor
(22.03.23)
aslinda yenileme yapiyorlar, buradan bakabilirsiniz: istanbulyenileniyor.com

surada tek bina ornekleri de var: www.kiptas.istanbul

simdi anladim yanlis anlasilabilecegini cunku bazi yerlerde mustakil bina seklinde belirtiyorlar fakat site degil tek apartmani (cok daireli) vurgulamak istiyorlar. benim merak ettigim mustakil ev (apartman degil).
0
🌸Sour
(23.03.23)
@Sour

Benzer durumda bizim Eyüp'de evimiz var. biz komşu parselleri birleştirip apartman yaptırmak için uğraşıyoruz.

Kiptaş basvuruları alıp proje calışması sonrası inşaat firmalarına ihale ile projeyi veriyor. Kiptaş burada aracı ve denetmen olarak yer almakta.

Sizin durumunuzda tek parselde bulunan bir evinizi yeniden yaptırmak istiyorsanız tüm maliyeti karşılamanız gerekecek. Bu ekonomik gücünüz varsa yapabilirler.
0
kaiserr76
(23.03.23)
Evet, müstakil binadan kasıt tek bir arsada tek bir bina olmasıdır. Bu da merkezi semtlerde ve imar durumu uygunsa mantıklı olur ve aracı olurlar.

Yoksa aynı şartlarda Sultanbeyli'de 5 katlı binayı yapmazlar, yaptıramazlar çünkü çalıştıkları inşaat şirketlerine. Çünkü maalesef çok fazla ticari bir getiri yok.
0
John Bloor
(23.03.23)
@ John Bloor
İnşaat firması bu durumda ne kazanıyor. Projede inşaat maliyetine evleriniz yenileniyor diye bahsediliyor.
0
kaiserr76
(23.03.23)
@kaiserr76 yandaki parselleriniz bos mu yoksa baska apartmanlar mi var? bizde bos parsel yok, iki yaninda da apartman var, ama bizimki uc katli balat'taki evlerden...
0
🌸Sour
(23.03.23)
@sour bizde 6 tane parsel birleşimi söz konusu. Hepsi müstakil 2 veya 3 katlı yapilar
0
kaiserr76
(24.03.23)
Valla açıkcası hiç incelemedim sistemlerini, karşılaşmadım da. Ama devlet de olsa, belediye de olsa, hiç bir kurum bedavaya bu işi yapmaz gibime geliyor.

"Projede inşaat maliyetine evleriniz yenileniyor diye bahsediliyor."

Nerede yazıyor bu, bir inceleyelim. Mesela maliyete kim karar veriyor? Karar verilen maliyetten ucuza mal edip aradaki farkı kar olarak alıyor olabilirler mi acaba?

Yoksa maliyetten kasıt şu mu acaba, hani ben müteahhitim bireysel olarak. Atıyorum sizin binayı yapsam 5 milyona bitirebilirim, ama işin içine bu resmiyetler girince 6 milyona mı bitiriyorlar?
0
John Bloor
(24.03.23)
(4)

araci kurumdan banka fonu yatirimi sorusu

Sour
merhaba,bir araci kurumla cesitli bankalardaki hisse senedi fonlarina yatirim yapsak (akbank, garanti, finans vs.) kesinti nasil oluyor? hem araci kuruma hem de o fonu yoneten mesela akbank'a mi oduyoruz? yoksa araci kurumun kendi fonlarina yonelmek mi daha mantikli?
merhaba,

bir araci kurumla cesitli bankalardaki hisse senedi fonlarina yatirim yapsak (akbank, garanti, finans vs.) kesinti nasil oluyor? hem araci kuruma hem de o fonu yoneten mesela akbank'a mi oduyoruz? yoksa araci kurumun kendi fonlarina yonelmek mi daha mantikli?
0
Sour
(12.03.23)
Hayır sadece fonun ücretleri/kesintileri ne ise onu ödüyorsunuz, nereden aldığınızın bir önemi yok.
0
orient blue
(12.03.23)
tesekkurler, peki araci kurum gelir uzerinden mi kesiyor?
0
🌸Sour
(13.03.23)
her fonun yönetim ücreti şartları farklı. çoğunlukla yatırdığınız paranın %si olarak yıllık kesilir. tefas'tan kontrol edebilirsiniz.
0
sert siyah krom
(13.03.23)
@sert siyah krom, merhaba, evet, farkli, fakat ben araci kurumlarin rolunu merak ediyorum. mesela yonetim ucreti %2 olan bir akbank hisse fonunu ata yatirim'dan alirsam, burada ata yatirim'in kazanci ne oluyor?
0
🌸Sour
(13.03.23)
(7)

Tezden nasıl makale çıkarılır?

The colors of my sea perfect color me
Tezimde 3 ayrı tema var. İkisi bir makale 3'üncuden ayrı bir makale çıkarabilirim. Tez danışmanım tezden makale çıkarma olayının rewrite olduğunu ya i başka kelimelerle aynı şeyi yazmak olduğunu söyledi. Böyle mi cidden?
Tezimde 3 ayrı tema var. İkisi bir makale 3'üncuden ayrı bir makale çıkarabilirim.
Tez danışmanım tezden makale çıkarma olayının rewrite olduğunu ya i başka kelimelerle aynı şeyi yazmak olduğunu söyledi. Böyle mi cidden?
0
The colors of my sea perfect color me
(03.03.23)
Değil. Makale farklı bir şey, tez farklı bir şey.
Programların büyük çoğunluğunda mezuniyet şartları içinde dahi tezden üretilmiş makale zorunluluğu vardır.
Tezden üretilmiş makale; tezin daha az detaylı, sonuca odaklı, teze benzer çalışma yapacak kişilere yol gösterebilecek akademik çalışmadır.
Tezinizin akademik camiada yayılım hızı, nitelikli bir makaleninkinden çok daha düşüktür.
Hülâsa, tezden üretilmiş makale çöp veya tekrar yazım değildir, değerlidir.
0
d e j i n
(03.03.23)
O zaman tezden makale çıkarırken daha kısa bir şekilde aynı şeyleri yazıyorum? Başka kaynaklar ekleyebiliyoruz değil mi? Ya da kaynakları güncel verilerle değiştirme de yapılıyor değil mi?
0
🌸The colors of my sea perfect color me
(03.03.23)
makalenin yayımlanması için gönderilecek dergide, makale türü diye bir bölüm de olur genelde. orada tezden üretilmiş makale diye belirtmeniz gerekli.
her türlü ekleme çıkarmayı yaparsınız.
danışman hocanızın görüşü alınarak tek yazar veya birden fazla yazarlı olarak yayımlanabilir. etik olan: birinci yazar tezin sahibi, ikinci yazar ise danışmandır. eş danışman varsa o da üçüncü yazar olur.
kolay gelsin.
0
d e j i n
(03.03.23)
İlk defa duydum, saçmalık yani. danışman hocanla bir daha işin olmayacaksa tek yazar çıkar makaleleri. Makale bazlı tezler var ve makalesi bazen geç sunuluyor mesela.
0
Coma
(04.03.23)
hocanız yanlis biliyor.
0
tadellesever
(04.03.23)
hangi alan? eger temalar birbirinden bagimsiz degilse (ki ayni tez icerisinde oldugundan benzerdir diye varsayiyorum) tek ve saglam bir makale yazmak her zaman icin daha iyi. bizim turk tipi akademisyenlerde cok makale yazmak cok akademik uretim gibi bir anlayis var. ne yazik ki sistem de bunu destekliyor. dandik dergilerde yayinlanmis ve kimsenin okumadigi cop makalelerle dolduruyorlar literaturu. sonra da bakin benim 150 tane makalem yayinlandi diyorlar ama bir bakiyorsunuz o alanda hic kimsenin duymadigi, hatta adi kotuye cikmis olan dergilerde yayinlamislar ve dogru duzgun atif alamamislar. yani bir tane yuksek etki faktorlu bir dergide, cok atif alacak makale yazmak 3-5 tane kimsenin okumayacagi dandik bir dergide yayinlamaktan cok daha onemli (en azindan avrupa'da). bazi dergiler verilerinizi baska makalede/dergide yayinlamamaniz icin sinirlama getiriyor (eger ayni datayi kullanmak istiyorsaniz), o nedenle alani sordum. yani ayni data setinden iki farkli makale cikarirsaniz ve bu dedigim dergilerden birinde yayinlarsaniz hukuki problemler yasarsiniz.

tezden makale cikarirken kismen tekrardan yaziyorsunuz. tabii bu hangi dergiyi hedeflediginize de bagli. makalenin icerigini kismen onlar belirliyor. yeni kaynaklar vs. ekleyebilirsiniz, ayni olmak zorunda degil, hatta arastirmanizi genisletip yepyeni bir sey de yazabiliriz.

@coma'nin dedigi dogru degil. burada onemli olan emek ve bilimsel etiktir. makalede emegi olan herkes makaleye yazar olarak eklenebilir. bir daha isim dusmeyecek hadi eyvallah demek bilimsel etik acisindan uygun degildir. bu ancak yazarlik verdiginiz biri yazar olmak istemezse gecerli. iyi bir takim olmadan iyi makale yayinlamak neredeyse imkansiz. ha yayinlarsiniz ama bu makale cevrenize hava atmaktan baska bir durumda kullanabileceginiz bir makale olmaz. ikinci bir konu da review donemi. yani makaleyi gonderir gondermez yayinlanmiyor. teorik veya istatistikle ilgili duzeltmeler isteniyor. bu durumda danismaniniza ihtiyaciniz olursa ne olacak? bu arada alana bagli olarak tek basina makale yazmak kotu olarak algilanabilir. konuyla alakali olarak iyi dergiler credit authorship isterler (turkiye'de veya turkiye'deki dergilerde isteniyor mu bilmiyorum). credit authorship makale yazarlarinin makaleye olan katkisinin belirtilmesiyle alakali bir durum. ingilizce biliyorsaniz suraya bakabilirsiniz: www.elsevier.com ya da asagida belirttigim kismi google translate'ten cevirebilirsiniz:

Ornek CRediT author statement (burada kimin ne yaptigi yazilir ve makalenin en son kismina eklenir).
Zhang San: Conceptualization, Methodology, Software Priya Singh.: Data curation, Writing- Original draft preparation. Wang Wu: Visualization, Investigation. Jan Jansen: Supervision.: Ajay Kumar: Software, Validation.: Sun Qi: Writing- Reviewing and Editing

sirf bunu yazmadiginiz icin makaleniz supheli bulunup reddedilebilir.
0
Sour
(04.03.23)
Ben zaten doğru veya etik olduğunu söylemedim, bunun yapılabileceğini hoca zaten biliyordur, bu şekilde yanlış yönlendirdiyse büyük ihtimal ya kendisi yayınlayacaktır ya da başka planı vardır.
Şu sitedeki ahkam kesme tavırları iğrenç buluyorum.
0
Coma
(05.03.23)
(13)

İyi Parti - Zafer - Memleket 3lüsü gelir mi?

ananiyimioguz
Yoksa tum bunlar bir tiyatro da en sonunda yavas veya imamoglunu aday gösterirler mi birlesip?Yine ortalik karisti bir yandan ince "bu boyle yarim kalmayacak demistim" diye cikisiyor.O mu aday gosterilecek nedir?Imamoglu veya yavas partiden istifa edip o tarafa gecer mi?
Yoksa tum bunlar bir tiyatro da en sonunda yavas veya imamoglunu aday gösterirler mi birlesip?

Yine ortalik karisti bir yandan ince "bu boyle yarim kalmayacak demistim" diye cikisiyor.

O mu aday gosterilecek nedir?

Imamoglu veya yavas partiden istifa edip o tarafa gecer mi?
0
ananiyimioguz
(03.03.23)
gelmez. anketlerde kemal kazanamıyor zaten. koltuk sevdalısı kemali, bakanlıklarda nereye yerleşsem hayaliyle yanıp tutuşan chp kadrolarını saymazsan herkes biliyor zaten bunu. akşener başından beri ekrem-mansur'dan birini istiyor, kemal başından beri tek adam ben olacam diyordu. inceyle falan konunun alakası yok. iyip mansuru adaylığa ikna ederse çift adayla sandığa gidilir olur biter
0
avatar is back
(03.03.23)
Ben istifa edeceklerini düşünmüyorum. İyi Parti'nin yaptığının da siyasi nezaketsizlikten başka bir şey olmadığını düşünüyorum. Kılıçdaroğlu'nu istemeyebilirsiniz; o zaman düzgünce konuşup yol yordam arayabilirdiniz. Başka bir partinin belediye başkanlarıne ki bu başkanlar her fırsatta kendi adaylarının genel başkanları olduğunu dile getiriyor, bu şekilde çağrı yapamazsiniz.

Ekrem İmamoğlu Chp genel başkanlığına oynuyor bence, ayrıca aday olsa hakkındaki siyasi yasak öyle bir ışık hızında onaylanır ki hepimiz bakakaliriz. Mansur Yavaş'a iyi parti'den belediye başkan adayı ol dendiğinde bile onların oyları yeterli değil, Chp olmazsa kazabamam deyip CHP'den aday olmuştu. Kaldı ki koca koca şehirleri yüzüstü bırakacaklarını sanmıyorum.

Eşim her zaman sağ partilere güven olmaz; bunlar birlikte iktara da gelse ortalığı birbirine katarlar der, ben de kızardım. Adam haklıymış.
0
fraise
(03.03.23)
aksener bugun yaptigi atardan sonra kendi de aday olmadi chp'yi bolmeye soyundu, yani ulkenin durumu ortada elbette x y aday olsun diyebilir ancak bu kisiler onlarca kez ne istediklerini aciklamislar zaten....

Ozdag bir proje onunla ortakliga girebilecek kadar vizyonsuz olmadiklarini umuyorum ama zor tabi ongormek...

su an tabi cok gurultu cikiyor ancak akp ve onlarin gitmesi acisindan buyuk bir fark yaratacagini dusunmuyorum...
0
hewit
(03.03.23)
Ya benim ablamadığım daha önce kk cumhurbaşkanı olsun, benim gözüm başbakanlıkta dediği de oldu meralin. Şimdi siyasi yasak almasına bir adım kalmış imamoğlunu aday göstermek baan siyasi nezaketsizlik geliyor.

Ya da arkadan arkaya masayı dağıtması, chpyi bölgesi karşılığı imamoğlunun davasından beraat etmesi sözü alındı. Yoksa bana mantıklı gelmiyor.
0
zimbirik
(03.03.23)
Yavas ve Imamoglu su an o tarafa gecmez.
Aksener belki Erdogan tarafina gecer, derim ben.
0
chihirovekohaku
(03.03.23)
KK maalesef kendi adaylığını dayattı, Meral mommy e başka seçenek bırakmadı. Dün biz beşli masa devam ederiz çıkışı başka bir şey değil. Kaybetmelere doymadı koltuk sevdalısı kk
0
giovanne
(03.03.23)
Akşener geç kaldı. Eko dışı kimse kazanamaz. İstanbul'u kazanması bile başlı başına önde olduğunun kanıtı.

En büyük ihanet mahkeme günü Almanyaya giden kknindir. Sonrasında da olayı yumuşattı. Tam rüzgarı arkasina almıştı oysa imamson.

Akşener geç kaldı. %1 etmeyecek 4 parti istiyor diye kk aday olamaz zaten. Hangi matematik kabul ediyor bunu. Ama daha önce aksiyon alması gerekirdi.

Ayrıca anketlerde de kk imamson ve yavasin arkasında. Ama hala aday olmak istiyor.

Sonuç olarak 70 yaşındaki adamların siyasi hırsları yüzünden biz fakirlikle mücadele etmeye çalışıyoruz. Devam. RTE ölene kadar devir değişmez
0
jackyr
(03.03.23)
keşke gelse.
0
abelardo
(03.03.23)
Duyuruda yazılan ilk ihtimalin olması efsane olur. Keşke dünden beri olanların hepsi algı olsa; pazartesi hepsi toplaşıp bombayı patlada yer yerinden oynar.

Ama işler baya karıştı gibi, numaradan yapıldığını sanmıyorum
0
cccbehzatccc
(03.03.23)
en başından beri occam'ın usturası yani "en basit şey neyse odur" diyordum sanırım haklı çıktım.

Millet "yea Kılıçdar aday olmaz numara bu tepkileri göğüslüyor" diyordu. Ama 1 yıldır falan tüm davranışları kendini parlatmaya yönelikti (ha haksız demiyorum parti başkası isterse aday olur kime ne, ama altılı masa diyorsan orada ortak karar çıkmalı)

İmamoğlu bişey yapmaz. İBB başkanı olarak kredileri toplar 2028'de seçime sağlam girer (seçim kalırsa). Akşener de o dönem başbakan olmayı planlıyor bence. Bunlar sonuçta siyasetçi, bizi kurtarmaktan çok kendi kariyerlerine bakıyorlar Kılıçdaroğlu dahil.
0
nhk ni youkosu
(03.03.23)
umarım gelmez.

zafer partisine attığınız her oy akpye yazılır.
0
durbidakka
(03.03.23)
anketlerde kemal kazanamiyor demissiniz ama kilicdarolgu imamoglu'na gore kazaniyor. bir tek mansur yavas'la cekismeli diyelim ama son anket raporlarina baktigimizda yine kilicdaroglu en guclu lider.

tum anketler buraya giriliyor:
tr.wikipedia.org
0
Sour
(04.03.23)
İyi parti azalarak bitsin bence. Meral e geçmişte oy veren biriyim, oy moy yok. Ümit Özdağ zaten kendini bitirdi. ortaya kendini Özdağ neden attı anlamadım. Gidiyor başka partiye karışıyor. Bunlara oy verecek olan varsa oyunu çöpe atar. Mansur u piyasaya çıkaran kk bu gerçeği kafasına soksun herkes bir zahmet. Beypazarı ndan baska ne başarısı vardı Mansur un. Ekrem kimdi ki.
0
Topalordek
(04.03.23)
(16)

Rahat iş normal maaş mı çok iş çok maaş mı

condom kurşunu
Hıı?
Hıı?
0
condom kurşunu
(28.01.23)
Eskiden çok iş çok maaş çalışıyodum, ekonomik olarak iyisin ama psikolojik olarak bitiyosun. Dayanamadım buna, kaldıramadım yani daha fazla, şu an rahat iş normal maaş çalışıyorum, şimdi de param yok :D ama kafam daha rahat kesinlikle. Huzur var yani, böylesi daha iyi.
0
turuncu tonlarda
(28.01.23)
çok iş çok maaş + mesleki tatminlik.

not: mebde kadrolu öğretmenken istifa etmiş biriyim.
0
Erestor
(28.01.23)
Rahat is, normal maas. Meb'de kadrolu ogretmenim.
0
balpolen
(28.01.23)
20-40 arası çok iş çok maaş
40’tan sonra az iş az maaş
0
roket adam
(28.01.23)
@roket adam +1

Ama bunun şöyle bir çelişkisi var. 40'tan sonra çok tecrübeli oluyorsun. Düz bir mesleğin yoksa müdür yardımcısı, müdür oluyorsun. Yine sorumluluk oluyor.

Bu bence biraz nasıl başlarsa öyle gider tarzında bir şey. Gençken sorumluluk alınca, maaşın artınca, saygınlık kazanınca, bu saygınlığı sevince bir anda düz işe geçmek tatmin etmez.

Kendi mesleğim için konuşayım. 10 15 yıl mühendislik yapan insanın bir gün müdür olmama ihtimali yok.

Ama ben her insanın mesleğinde kendi sınırlarını en az bir kere zorlamasını mantıklı buluyorum. Belki binlerce TL kazanacak potansiyelin var ama bundan haberin yok.
0
dissendium
(28.01.23)
Az ve zor iş çok maaş. Demektir ki o işte uzmansın ve katma değeri yüksek bir işte az çalışmayla da çok para kazanabilirsin.
0
kimlanbu
(28.01.23)
İleride kronik hastalıklarının çıkmasına okey diyen için zor ve çok iş.
0
scholar
(28.01.23)
Kişiye göre değişir.
Misal ben kariyer ve para istiyorum ona göre takılıyorum.

Benim yaslarimda iki iş arkadaşım "ben aksam 4.30 oldumu cikarim, kariyer falan istemiyorum" diyorlar ve öyle yapıp mutlular.

Kısacası bunun doğrusu yanlısı yok. Kişiye göre değişir.
Türkiye'de normal hayat yasayabilmek için yarışa katilmak gerektiginden herkes cok calis cok kazan kafasında ve böyle yapmayanlara kötü bakiliyor.
Misal benim iki sene sonra müdürüm yerine geçme olayim var ve sirkette benim yerime geçebilecek kişiler geçmek istemiyor çünkü daha fazla çalışmak istemiyorlar, aileleri/cocuklari ile vakit geçirmek istiyorlar.
0
logisticsmanager
(28.01.23)
Rahat iş normal maaş. Zaman geçiyor yav bir daha bu yıllar gelmeyecek.
0
ruhen hastayim ben
(28.01.23)
Aileden kalan bir ev falan varsa, Rahat iş normal maaş ile hayat tarzı karşılanabiliyorsa cevap kesinlikle rahat iş.
Şu hayattaki en sağlıklı zamanlarımızı kariyer yapmak için harcamayı doğru bulmuyorum. Normal maaşla geçim kaygısı yaşanmıyorsa akşam 5'te eve gelmenin, ertesi sabah 8:30'a kadar iş düşünmemenin konforu, huzuru bence hiç bir şey ile kıyaslanamaz.
0
denizgonen
(28.01.23)
isimi cok sevdigim icin cok is cok maas diyorum cunku dusuk maas olsa bile cok calisabilirim. egleniyorum, ogreniyorum, "calismak" gibi gelmiyor.
0
Sour
(28.01.23)
rahat is, normal maas.

cunku maasla zaten zengin olunmaz. orta sinifta kalacaksan niye azicik daha iyi araba, ev icin hayatindan feragat edesin?

cok is sadece universiteden mezun olundugunda birkac yil tecrube edinmek icin yapilabilir. belli bir yastan sonra cok is olmaz.
0
antikadimag
(28.01.23)
Maaşla zengin olunmaz +1

İşsizlik + aç bırakmayacak bir maaş > rahat iş + normal bir maaş > çok iş + çok maaş.

İşsizlik maaşı ilk denkleme uyuyor. Almanya ya da hollanda vatandaşı olsam bu imkanı büyük ihtimal kullanırdım.
0
IncredibleMau
(28.01.23)
Kafa rahat yaşam için emeklilik beklemektense emekli gibi çalışmaktan yanayım.
Akademisyenlik de bu kategoride sayılabilir bence.

Mesai kavramı yok, standart bir iş yapmıyorsun, yeni konular yeni maceralar oluyor hayatında.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(28.01.23)
cok is cok maas ile baslayip, deneyim kazandikca maasi yukseltirken isi azaltmak, isin ameleligini baskasina yaptirmak.

rahat is normal maasin bir gelecegi yok.
0
cooperr
(28.01.23)
ben de aynı ikilemdeyim
bilemiyorum. bir yanda geziler göçebe bi hayat tarzı çok çalışma 2x maaş.
bir yanda yerin yurdun belli rahat bir iş x maaş.

şimdilik x maaşı istiyor gibiyim. çünkü başka hobilerde kendimi geliştirip ordan para kazanabilirim gibi geliyor
0
gizemli dede
(28.01.23)
(6)

ABD'ye gitmek icin covid belgesi veya test sart mi?

Sour
Neden aciklamada gerekli degil derken CDC adli kurum gerekli oldugunu soyluyor? "This means that starting at 12:01AM ET on June 12, 2022, air passengers will not need to get tested and show a negative COVID-19 test result or show documentation of recovery from COVID-19 prior to boarding a flight to
Neden aciklamada gerekli degil derken CDC adli kurum gerekli oldugunu soyluyor?

"This means that starting at 12:01AM ET on June 12, 2022, air passengers will not need to get tested and show a negative COVID-19 test result or show documentation of recovery from COVID-19 prior to boarding a flight to the United States regardless of vaccination status or citizenship. Of note, CDC’s Order requiring proof of vaccination for non-citizen nonimmigrants to travel to the United States is still in effect."

kaynak:
travel.state.gov
0
Sour
(25.11.22)
hayır gerekli değil. 1 ay önce giriş yaptım.
0
synesthesia
(25.11.22)
tesekkurler, peki bu aciklama neden bu sekilde? ogrenmek icin soruyorum. cdc icin sorunlu demis. devlet takmiyor mu bunu? veya bu oneri niteliginde bir sey mi? bilginiz var mi?
0
🌸Sour
(25.11.22)
"covid belgesi"nden kastin ne bilmiyorum ama yukarida yazan sey: herhangi bir test gerekli degil ama gocmen olmayan yabancilar icin asi yapildigina dair kanit hala gerekli. ikisi ayri seyler yani. ucaga binmeden veya giriste hala asi sorabilirler.
0
hot potato
(25.11.22)
Ben non-citizen nonimmigrant kategorisinde giriş yaptım. Ona rağmen bir şey sorulmadı. Pasaport kontrolünde beklerken başkasına sorulduğunu da görmedim. enabız'dan aldığım aşı pasaportunu yanımda bulundurmuştum yine de.
0
synesthesia
(25.11.22)
-regardless of vaccination status or citizenship
-vaccination for non-citizen nonimmigrants

kisimlari kafa karistirici, tesekkurler.
0
🌸Sour
(25.11.22)
www.cdc.gov

Yukarıdaki sayfada Travel Assessment var, işe yarayabilir.
0
opethian
(26.11.22)
(8)

Akademik okuma yapmak

ir mania
Dersle ilgili Kitap makale falan okuyorum ama roman gibi okuyorum not falan almadan. Bir de atlamadan okuyorum alakalı alakasız her yeri. Makale tez falan yazmak icin ne yapmam gerek?
Dersle ilgili Kitap makale falan okuyorum ama roman gibi okuyorum not falan almadan. Bir de atlamadan okuyorum alakalı alakasız her yeri. Makale tez falan yazmak icin ne yapmam gerek?
0
ir mania
(18.11.21)
Önce bir konu seçmek lazım. Bir derste onlarca konu olabiliyor.
0
dissendium
(18.11.21)
şurada aychovski'nin cevabı+1
www.eksiduyuru.com
bir de katıldığım bir mooc'tan: btang44.files.wordpress.com
0
ganbatte
(18.11.21)
Seçimli okuma yapmalısın. Omrun yetmez o kadar kaynağı okumaya, uzun omurler dilesem de...
Ozet ✓
Giriş ✓
Bulgular [kismen]✓
Sonuc ✓ [ihtiyac kalirsa]
0
fempusay
(18.11.21)
Ben bu işi beceremeyecem o zaman. Şöyle ki genelde bilgisayardan okuyorum not almak falan zor haliyle. Şuan tez aşamasında değilim ders için okuyorum veya konu ilgimi çekiyorsa okuyorum fakat ders için okuduğumda bile not almıyorum. Üşeniyorum o kadar yazmayı sevsem mühendis olurdum
0
🌸ir mania
(19.11.21)
Bilgisayarda ve tablette de yapabilirsin. Pdfleri açmak için kullandığın uygulamada işaretleme, not/yorum yazma gibi özellikler olsun yeter. Ben tablet almadan önce makaleleri kindle'a atıp not alıyordum.

"Makale tez falan yazmak icin ne yapmam gerek?" Herkesin yoğurt yiyişi farklı:D Tez yazarken önce o alanın genel ve ünlü kitaplarını, konumla ilgi yerleri işaretleyerek ve kısa notlarla, okudum. O alanda çok eksiğim vardı. Genelden özele çalıştım. Özele indikçe yayınların sayfa sayısı azaldı, not alma yoğunluğum arttı.

fempusay+1 Alakalı-alakasız herşeyi okumak seni ilerletmez. Ders için makale yazıyorsan verilen süre de pek uzun olmuyor zaten. Alakasız yayınları kısa sürede eleyip odaklanman lazım.
Kimler kimler yapıyor yapamam deme:D
0
ganbatte
(19.11.21)
@ganbatte yapıyorlar valla cakallar ama isi kavramış heralde onlar veya yardım alıyorlar. Ben ise tek başımayim. Okuma diyorsunuz da bitmiyor ki çoğu da bildiğim şeyler zaten not da almiyorum biliyorum diye bana göre değil bence akademik yayın yapmak
0
🌸ir mania
(19.11.21)
literatur taramasi yapman gerekiyor. her arastirmanin basi literatur taramasidir.

1) konuyu belirledikten sonra exclusion ve inclusion kriterlerini belirlemen gerekiyor. yani arama yaparken hangi kriterlere dikkat etmen gerektigi. Burada ornek olarak belirtmis: unimelb.libguides.com

2) arama yapilacak database'leri ve keyword'leri belirlemen gerekiyor. database'lere ornek olarak google scholar, pubmed vs. verilebilir. keyword'lerini bu database'lerde kullanabilmek icin and, or, not, * fonksiyonlarinin nasil calistigini bilmen gerekiyor. burada cok basit anlatmis: medium.com


3) cikan sonuclari tarayarak once makale/kitap/tez artik neleri eklediysen once basliklarina gore eliyorsun. diyelim ki 70 makale kriterlere kaldi. daha sonra sadece abstract bolumlerini okuyorsun, diyelim ki 20 tane kaldi. bu 20 makalenin tamamini okuyorsun.

4) literatur taramasi icin kullanilan pek cok farkli protokol var. herhalde en cok kullanilani prisma prokoludur (buradan ulasabilirsin: www.prisma-statement.org). tum makaleleri buradaki kriterlere gore rapor haline getirdiginde, literaturde ne gibi eksiklerin oldugunu gorup konunu ona gore belirliyorsun. yani baslik > ozet > tum makale seklinde ilerliyor.

tabii bu teorik bir alanda calisiyorsan farklidir. sadece empirik calisimalar icin gecerli.
0
Sour
(19.11.21)
ben ilk baslarda tüm makaleyi komple okurudm, artik önce conclusionlari okuyup, grafiklere bakip karar veriyorum, isime yarar mi yaramaz mi? diye.
cited edilmis makalelere bakiyorum ne yazmislar diye.
sana bagli ben ilk baslarda bilgisayardan not aliyordum ama artik defterim var oraya yaziyorum, kenarina not falan aliyorum.
0
spherical
(19.11.21)
(4)

nft satışı hakkında

Sour
örneğin bir resim satmak istiyoruz. bunun digital kopyasını oluşturuyoruz değil mi? yani taratıp filan mı oluyor? daha sonra bu resmi sattığımızda elle tutulur olarak alıcıya göndermemiz gerekiyor mu? nasıl oluyor bu işler, bilen var mı?
örneğin bir resim satmak istiyoruz. bunun digital kopyasını oluşturuyoruz değil mi? yani taratıp filan mı oluyor? daha sonra bu resmi sattığımızda elle tutulur olarak alıcıya göndermemiz gerekiyor mu? nasıl oluyor bu işler, bilen var mı?
0
Sour
(17.11.21)
Geçen yarattım bir tane OpenSea üzerinde. Neyi NFT haline getiriyorsan upload etmeni istiyor sadece. Başka bir şey yok, elle tutulur olarak gönderme zorunluluğu kesinlikle yok.
0
salihdt
(17.11.21)
NFT'nin olayı dijital eserlerin sertifikasyonu zaten. Fiziksel bir şeye ihtiyaç kalmıyor. Aslında sertifikalanan şey diğer kopyalarından farksız oluyor dijital olduğu için. NFT sayesinde sadece biri orijinal sertifikası alıyor.

Siz bu resmi photoshop'ta falan da çizebilirsiniz örneğin. Bu eser de NFT ile sertifikalanıp satışa koyulabilir. Böyle bir durumda ortada fiziksel hiçbir şey yok.
0
himmet dayi
(17.11.21)
@himmet dayi fakat klasik sanatçılar, klasikleşmiş eserlerini de nft olarak satıyorlar. o nasıl oluyor?
0
🌸Sour
(17.11.21)
nasıl satıyorlar tam olarak? Dijital kopyasını oluşturup onu mu satıyorlar? Eğer öyle ise bu herhangi bir yazılımla yapılmış bir illüstrasyondan farklı olmaz. Ha adobe illustrator ile çizmişsin ha tarayıcıda eserini taramışsın. Bunun satışı yine dijital oluyor. Söz konusu alışveriş blockchain üzerinde kaydediliyor ve ilgili eser NFT sayesinde dijital sertifikalı oluyor. Aslında eserin tek olayı bu. Orijinal eser olduğunu blok zinciri üzerinden doğruluyorsun.

Örneğin şu eser bir illüstrasyon: img.zet.com

Şimdi bunu google görseller aracılığı ile bulup bilgisayarına kopyalayabiliyorsun. Herhangi bir değeri yok. Ama şu an bunu çizen eser sahibi NFT ile satarsa (eser sahibi olduğunu ispatlamalı) onu alan kişi bu eserin orijinaline sahip olduğunu dijital sertifika ile belgeleyebiliyor. Herkesin bilgisayarında olan bir görsel ama o kişi 'bunun orijinali bende' diyor.

Biliyorum biraz garip, niye basit bir grafik bu kadar para etsin, ortada fiziksel bir şey yok diye düşünüyor insan ama fiziksel sanat eserlerinde de aslında benzer bir mantık var. Örneğin 1 milyon dolar edecek bir eser var diyelim çok ünlü bir heykeltraşın yaptığı heykel olsun. Buna 1 milyon verebilecek kişiye gittin ve "ben heykeltraşım. birebir aynısını sana yaparım. Hem de 500 bin dolara" desen o kişi bunu kabul eder mi? Etmez. Bu da biraz öyle işte :)
0
himmet dayi
(17.11.21)
(10)

yurt dışında yaşayan duyurucular memnun mu?

Sour
neredeyse son 10 senedir farklı ülkelerde yaşadım. gerçi şu ana kadar hiçbir yeri kalıcı olarak görmedim, nasıl olsa başka bir yere geçerim diyordum ama şu an biraz daha kalıcı olmak niyetindeyim. hem yaş ilerledi hem de sevgilimle ciddi düşünüyoruz. onu da oradan oraya sürüklemek istemiyorum. şu an
neredeyse son 10 senedir farklı ülkelerde yaşadım. gerçi şu ana kadar hiçbir yeri kalıcı olarak görmedim, nasıl olsa başka bir yere geçerim diyordum ama şu an biraz daha kalıcı olmak niyetindeyim. hem yaş ilerledi hem de sevgilimle ciddi düşünüyoruz. onu da oradan oraya sürüklemek istemiyorum. şu an çekya'dayım. önümüzdeki sene yazın sözleşmem bitiyor. istesem uzatırım ama istemiyorum. daha önce başka ülkelerde de yaşadım. hiçbirinde kolay değildi. isteklerim arasında güvenli, sağlık, eğitim vs. gibi sosyal haklar sağlayan, politik açıdan çalkantılı ve gergin olmayan, ortalama iklime sahip ve görece dilini öğrenmeye değecek ülkeler. buradan bir arkadaşla konuşmuştuk, sanırım kendisi denizciydi, yaşadığın ülkenin dilini bilmiyorsan çok sıkıntı çekersin demişti. katılıyorum. sadece ingilizce bildiğimden ülkeler çok kısıtlanıyor ama bir ülkeye kalıcı olarak gidersem ve ülkenin dili öğrenmeye değecek "büyük" dillerdense öğrenebilirim ama gidip de norveççe, lehçe, ne bileyim danca öğrenecek halim yok. bir de ev satın alma açısından çok pahalı bir ülke olmaması lazım. sanırım böyle bir ülke de zaten yok.

ama yurt dışında yaşayan varsa yaşadıkları ülkeden memnunlar mı, ne gibi zorlukları var merak ediyorum.
0
Sour
(05.11.21)
bu arada belçika şu sıralar gözlenen ülke konumunda :P özellikle ev fiyatları uygun, fransızca veya almanca öğrenebilirim, diğer durumlar nasıl acaba... var mı birileri oralardan?
0
🌸Sour
(05.11.21)
Hollanda. Çok memnunum diyebilirim.
Daha önce Fransa, Almanya, Abd’de 1 yıldan az yaşadım.
0
but that was just a dream
(05.11.21)
belçika'yı hollanda'ya tercih etmemin nedeni flemenkçe ve ev fiyatları aslında. ne kadardır yaşıyorsunuz? öğrenci olarak mı expat olarak mı? utrecht'te bile 30-40 m2 ev için 500 bin euro'dan düşük fiyat bulmak neredeyse imkansız. bunun yarı fiyatına belçika'da bağımsız evler var. hem de şehir merkezine çok yakın. dediğim gibi niyetim kalıcı olmak olduğundan bunlar önemli, yoksa birkaç yıl takılıp dönmek olsa problem olmaz.
0
🌸Sour
(05.11.21)
ev satın alma takıntını kenara bırakırsan diğer kriterlere uyan bir sürü yer var. paranı orada kazan, kirada otur, evini türkiye'den alırsın ama tr'de olduğu gibi biraz çalışıp araba alıp satıp en büyük semtlerden ev alırım gibi bi kafa avrupada seçkin yerlerde imkansız gibi bir şey.
0
roket adam
(06.11.21)
Fransa; çok memnunum.
Nerede yasadiginiza bağlı ev olayi. Benim yaşadığım 500-600 bin kişilik şehir. 3+1 70-80m2 300 bin euro civari. Ama ne is yaptiginiz nerede yasadiginiza göre çok değişir yani. Ama ev alma olayi neden bu kadar önemli ben de anlamadim.

Fransa'da çalışıyorum. 4 sene oldu.
0
logisticsmanager
(06.11.21)
20 senedir kanada kirsalindayim.

A$iri memnunum, aile doktorum acil bir romatolog gormen lazim ama en iyi ihtimalle 2 sene surer sira gelmesi o yuzden ya amerika'ya git ya da yallah arabistana diyince memnuniyetim daha da artti.

Kesinlikle Kanada'yi tavsiye ederim. Esrar yasal, hava guzel. Kuslar bocekler. Zaten insanin baska birseye ihtiyaci yok.
0
cooperr
(06.11.21)
bir Türk her halükarda (özellikle batılı ülkelerinin) sağlık ve banka-kağıt-kürek işlerinden nefret edecek. Çok yavaş ve eski kafa çalışıyorlar.

Fakat geri kalan kafa rahatlığı, siyaset düşünmeden yaşam, orta sınıf hayatına dönüş gibi şeyler için Hollanda'da, Kanada'da, Fransa'da ve İngiltere'de yaşayan arkadaşlarımın hepsi çok mutlu ve asla dönmeyi düşünmüyorlar. Ama dediğim gibi atıyorum diş için bişey gerekse, bir operasyon yapılması gerekse belki de Türkiye'ye gelirler. O ayrı.
0
nhk ni youkosu
(06.11.21)
@sour
Herkes -ama herkes- İngilizce konuşabiliyor burada. Sosyal ilişkikerde Hollandaca bilmemek bir sorun olabilir ama expatler genelde expatlerle takılıyor malum.
Utrecht pahalı bir yer, Ben de Utrecht’te yaşıyorum ve evimiz 40 metrekareden küçük 1+1 bile değil 1000 euro ödüyoruz. Hollanda’nın en büyük sorunu bu. Büyük bir ev krizi var. Her hafta protestolar oluyor ama mesele kolay kolay çözülecek gibi durmuyor. Ev fiyatları son 1 yılda %16 arttı.
0
but that was just a dream
(06.11.21)
@roket adam turkiye'de evim var zaten. araba hic satin almadim. avrupa'nin pek cok ulkesinde ev almak cok da zor degil. ornegin cekya veya macaristan'da vergi %15 oldugundan ve orta sinif gelirleri cok sapmadigindan ev almak gorece daha kolay. bunlar seckin degil dersen almanya'da da gorece kolay. bugun berlin'de 250-300 bin euroya ev bulunabiliyor. kreuzberg taraflarinda daha uyguna da vardir sanirim ama oralar da cok "sey." pek cok yerden nereyi onerirsin ornek olarak?

@sivrisinek cok haklisin. abd'de yasadim. abd ciddi anlamda pahali bir ulke. abd'de her sey para. biraz klasik olacak ama olmek uzereyken ambulans cagirsan bile binlerce dolar borc cikiyor. aslinda turklerin genelde abd'yi anlayamadiklarini dusunuyorum. tuhaf bir ekonomik sistemleri var. turkiye'de abd'ye gitmek icin can atanlar, devletimiz bize bakmiyor diye kiziyor. enteresan. iste burada avrupa ulkeleri benim acimdan one cikiyor. avrupa ulkelerinde genelde vergiler %50 civari hatta asanlar bile var. fakat fakir, evsiz, saglik ve egitimden mahrum kalan insan sayisi abd'ye gore cok daha az. abd'de eger 15-20 saat calisirsan iyi para kazanirsin fakat bunun aynisini avrupa'da yapamazsin. birincisi calistirmazlar, ikincisi bir anlam ifade etmez pek. cunku kabaca yilda 150 bin euro kazaniyorsan 75 bin eurosu devlete vergi olarak gider. daha cok yazilir ama uzatmayayim.

kanada ve avustralya'da gundemimde ama avrupa'da bir alternatif olusturmaya calisiyorum.

@nhk ni youkosu aynen oyle. ben de o yuzden turkiye'ye donmeyi dusunmuyorum zaten. hic 'burada kurulu duzenimiz var yegenim' edebiyati yapacak durumum yok. gecen sene dis operasyonu icin turkiye'ye gittim dedigin gibi :D

@but that was just a dream cok iyi. utrecht'i cok arastirdim. eger hollanda olacaksa oraya gecis benim icin cok daha kolay (isimle ilgili nedenlerden oturu). fakat dedigin durumlardan haberdarim.
0
🌸Sour
(06.11.21)
Memnunum, hatta keşke daha önce taşınsaydım.

Dil öğrenmek belli bir yaştan sonra özellikle iş için gerekmiyorsa angarya geliyor ama artıları eksilerinden fersah fersah fazla.

Şimdiye dek canımı sıkan iki şey oldu: 1) Kalifiye çalışan maaşlarının düşüklüğü (bu aslında biraz refah seviyesinin yüksekliğiyle de alakalı ama Amerikan şirketlerinde çalışıp çözmek mümkün) 2) Ergen solcu kafasıyla koyulan aşırı yüksek araba vergileri (sırf bu yüzden etraf 10+ yıllık çevreye zararlı arabalarla dolu ve Almanya'dan ikinci el araba getiren şirketler var)

Hepsini geçtim sırf şehirlerin güzelliği ve sessizliği bile bir ömür geçirmek için yeterli benim için.
0
yürümeyin
(06.11.21)
(15)

Kişilerden borç alınca rahat edebiliyor musunuz?

gmzo
4 ay önce araba almak için bir miktar (70k) kredi çekmeye karar verdik. Hesap kitap yaptık, 2 senede rahat rahat ödeyebiliriz, hiçbir şeyden de geri kalmayız dedik. Keşke kimseyle konuşmadan gidip çekseydik, aileler bir miktar biz yardımcı olalım, faiz ödememiş olursunuz, kendinizi sıkmadan istediği
4 ay önce araba almak için bir miktar (70k) kredi çekmeye karar verdik. Hesap kitap yaptık, 2 senede rahat rahat ödeyebiliriz, hiçbir şeyden de geri kalmayız dedik. Keşke kimseyle konuşmadan gidip çekseydik, aileler bir miktar biz yardımcı olalım, faiz ödememiş olursunuz, kendinizi sıkmadan istediğiniz zaman ödeyin diyerek üstteki rakamın yarısını verdiler (tamamını da verirlerdi de, pandemi vurdu işleri).

Yalnız bankaya iki senede yavaş yavaş ödeyecektik borcu, şimdi benim içim katiyen rahat etmiyor ve üst baş almadan, ek harcama yapmadan maksimum tasarrufla ailelere borcu bir an önce kapatasım var. Gidip keyfine 250 tl'lik bir şey alsam bile kötü hissediyorum. Neyse ki birkaç aya kapatmış oluruz gibi görünüyor. Yani uzun vadede yardımları dokunmuş oldu elbette ama kısa vadede hem kendimi, hem de eşimi çok sıkmış oldum.

Siz nasılsınız böyle durumlarda? Borcunuz varken rahat rahat gezer misiniz, lüks harcama yapar mısınız?

Galiba bundan sonra banka dışında kimseye borçlanmayacağım.
0
gmzo
(04.11.21)
Ben de rahat etmezdim. Önümüzdeki yıl maaşlar zamlandıktan sonra bi kredi daha çekip ailelere borcunuzu kapatıp, yine yavaş yavaş ödersiniz.
0
himmet dayi
(04.11.21)
ben de sizin gibiyim. ailelerden bile olsa para isteyemiyorum. verecekse karşılıksız versinler. yoksa her türlü kredi çekerim/çekerdim. benim kendi ailem de öyle kimseden borç para almadılar kredi çektiler kapattılar.
0
Hallegadola
(04.11.21)
fikri bile çok kötü geliyor, o yüzden hiç borcum olmadı bugüne dek. umarım bundan sonra da olmayacak.
0
erenderk
(04.11.21)
Durum sebeplere göre çok değişir. Sizin durumunuzda ben olsam diye konuşacak olursam, kendi adıma borcu almadan önce biz planımızı iki sene boyunca şu kadar miktarı bankaya ödeyecek şekilde yaptık, yardımcı olmak isterseniz seve seve kabul ederiz ama ödemeyi hızlandırmak da huzurumuzu kötü etkileyecektir diye açıklar, "bir an evvel bir geri dönüş olmayacağını" açıkça söylerdim. Eğer aile bu söz üzerine teklifini geri çekemeyecek tarzda bir yapıya sahipse geri çekilme hakkı vermek için tekliflerini kibarca reddederdim.

Bütün tasamı açıkça ortaya koyduktan sonra hala yardımcı olmak istiyorsalar ya da reddettiğim halde ikinci kere teklif ederlerse o zaman dert etmeden alırım. Beni rahatsız eden şey "adettendir" diye kendilerine de külfet olacak bir şeyin altına girdiklerini hissetmem olur kısaca. Yoksa ailelerinizin yardım tekliflerini geri çevirmeyin bence, böyle durumlarda anne babalar sırf yardım ettikleri için mutlu oluyorlar.
0
akhenaten
(04.11.21)
Kisilerden borc almam, bankaya giderim faizimi veririm kendi yagimda kavrulurum. Elime para gecerse oderim, gecmezse sallarim. Ritmi ben ayarlarim.

Sagdan soldan borc almak insanin toplum icindeki guvenirligini zedeliyor kesinlikle, zamaninda odesen bile.
0
cooperr
(04.11.21)
aile ise sıkıntı yok,

sen kendi çouğuna yardım etmez miydin?

kafanda bir ödeme planı çıkar ona göre öde.

rahat ol. böyle şeyleri kafana takarsan hiç bir şeyin tadı çıkmaz.

sana destek olan bir ailen olduğu için mutlu ol.
0
duyurukullanıcısı
(04.11.21)
Ben de biraz daha rahat düşünmeni tavsiye edeceğim. Arkadaş, akraba olsa bi derece ama o kişiler senin ailen. Aynı durumda onlar da olabilirdi, krediye faiz ödemesinler diye sen de destek olabilirdin. Bu çok normal bişi. Karşı taraftan bununla ilgili olumsuz bir tepki, laf sokma olmadığı sürece elin rahatladığında yavaş yavaş ödersin. Ailenden bu desteği alabildiğin için gerçekten şanslısın.
0
ırene adler
(04.11.21)
başkasından borç almaktan nefret ederim. gider paşa paşa bankadan borcumu alırım, 70 bin dediğine yazacağı faiz 5-6 bin olacak max zaten. özellikle ailedeki para muhabbetlerinden nefret ediyorum, yaptığım her hareket "bak borcu var ama geziyor tozuyor" diye insanların gözüne batar çünkü. ayrıca faiz ödemediğin sürece borç aldığın paranın aynısını ödemiş olmuyorsun, yani ailenden 70 bin alıp 1 sene sonra 70 bin tl olarak geri ödersen aslında 50 bin tl ödemiş gibi oluyorsun enflasyondan ötürü, ailemi bu duruma düşürmek zarar ettirmek de hoşuma gitmez.
0
roket adam
(04.11.21)
benzer durumdayım, yaz ayında araba alırken annemden borç aldık. sağolsun her zaman kendinizi sıkıştırmayın ne zaman eliniz bollaşırsa o zaman ödersiniz diyor ama içimiz rahat etmiyor. aylardır resmen yemiyoruz, içmiyoruz elde avuçta ne artarsa kenara atıyoruz niyetimiz yılbaşından önce bitirmek. bankaya borç bu kadar bunaltmıyor insanı, yakınlardan borç almak daha sıkıntı bana göre, manevi yükü daha fazla. borç yiğidin kamçısı diye boşa söylememişler. evladım istesin canımı veririm para ne ki diyorum, ama annemin de o parayı kolay kazanmadığını bildiğim için tek derdimiz bir an önce geri ödemek.
0
kakamelsokoban
(04.11.21)
Bir an duyuruyu ben mi yazdım acaba dedim :) aynı şekilde bir hafta önce, araç almak için 70 bin eksiğimizin 45 binini ailelerden aldık. Biz istemedik, faiz ödemeyin boşuna diyerek ısrar ettiler. Birebir aynı şeyi düşünüyorum, kredi çeksem aylık ödeyebileceğim tutarı belirler ona göre kendimi ayarlardım ama şimdi borçlu olduğumu biliyorum ve standart bir taksitim yok. Elimize geçen maksimum tutarı ödeyip borcumuzu kapatmak istiyoruz. Araba aldık ama ben çok gezip, keyfi harcamaktan kaçınıyorum, kesinlikle aileler böyle bir şey düşünmez bu arada. Bizden çok istediler araba almamızı, şöyle şöyle öderiz dediğimizde cümlelerimizi tamamlattırmadılar bile istediğiniz zaman ödeyin diye. Ama benim de içim rahat etmiyor. Her şeyden kısmaya çalışıyorum. Dediğin gibi 2 sene yerine belki 6 ayda kapatacağız borcumuzu ve belki 10 bin lira faiz ödemekten kurtulduk ama biraz huzursuz oluyor insan. Birebir aynı durumdayız yani, yalnız değilsin :)
0
hrvl
(04.11.21)
açıkçası araba vs almak için ailelerimizden yardım istemiyoruz ama alsam da bırak rahatsız olmayı, geri bile ödemezdim herhalde:D
0
co2s2
(04.11.21)
Aile arkadaş fark etmeksiniz geriliyorum.

Lüks harcamayı bırak kendimi iyice sınırlarım, gezmeyi de tozmayı da unuturum gibime geliyor.

Bir keresinde çok yakın arkadaşımdan bir maaş kadar borç almıştım. Çocuğun en az 10-15 katı bankada parası vardı, ihtiyacı yoktu yani o paraya. Neyse o ara işten çıktım, birkaç parça ödemiştim ama askerlik girdi araya falan derken sürekli borcumu düşündüm durdum. Ailemin de durumu iyi değildi onlara da kapatın ben size öderim diyemedim. Sonrasında işe girer girmez ilk iki maaşımla kapattım borcumu.

Araba alırken de açıkçası bankaya borçlanmak daha mantıklı geliyor bana da. 5-10 bin faiz öder ailem de olsa kimseye sıkıntı vermem, kendimi sıkıntıya sokmam.

Şu an bir yıllık daha kredim var mesela ama iki şişe şarap alıyorum kendime. Anama babama borcum olsa almazdım :D
0
chicha_v2
(04.11.21)
iyi kafa hocam. öde kurtul kafandan çıksın. yani borçlu olmak iyi bir his değil ama devir böyle. bankalarla uğraşacağına aileden al ver daha makul. sıkın kendinizi birkaç ay kafanızı boşaltın değer.
0
fatihkkk
(04.11.21)
aileler dedigin esinle senin anne-babaniz diye anladim.
kimi anne-baba al der, sonra problem eder. benimkiler mesela hic almadim ama alsam geri bile odetmezler cok eminim.
yani bunu netlestirmek lazim, sen kendini bilirsin de esinin annesi-babasi nasildir durustce soylemeli.

anca size para verip zora duserlerse vicdan yapilir. yoksa kafaya takacak konu degil bence. oyle bi durumda da mecbur kredi cekip borcu kapatirsiniz.
0
Kittie
(04.11.21)
cok rahatsiz edici bir durum olsa gerek. hic borcum olmadi su ana kadar.

Bence kilit cumle su: ust bas almadan, ek harcama yapmadan maksimum tasarffula... yani oncesinde ek harcamalar yapip surekli ust bas mi aliyordunuz? bu kadar borca girip de ek harcama yapilmamali zaten. tatiller iptal, gereksiz alisveris (giyim, elektronik yenileme, eglence aktivitelerinin pek cogu vs) iptal.
0
Sour
(04.11.21)
(2)

eski italyan grup fakat ingilizce şarkı (post-rock tarzı)

Sour
merhaba, yaklaşık 10 yıl önce bir grup vardı. şarkıda "i kiss your legs" sözü geçiyor. biraz fanfarlo, biraz beirut havası var. en önemli hint:şarkının kulibini hatırlıyorum. siyah beyaz bir klip. bir sihirbaz bir şeyi(belki insanı) elindeki örtüyle yok etmeye çalışıyor ama başaramıyor. charlie chap
merhaba, yaklaşık 10 yıl önce bir grup vardı. şarkıda "i kiss your legs" sözü geçiyor. biraz fanfarlo, biraz beirut havası var.

en önemli hint:
şarkının kulibini hatırlıyorum. siyah beyaz bir klip. bir sihirbaz bir şeyi(belki insanı) elindeki örtüyle yok etmeye çalışıyor ama başaramıyor. charlie chaplin filmleri gibi komedik bir havası var.

bilen var mı?
0
Sour
(31.10.21)
Mobilden yazıyorum, ‘theme from paradise’ geldi aklıma. Acaba o mudur?
0
epleindebisous
(01.11.21)
hayir, bu 80'ler duruyor. benim dedigim yeni post-rock, indie rock gruplarindandi.
0
🌸Sour
(03.11.21)
(5)

şarkı bulmaca

syozkn
çok az ipucu vereceğim ama burada ne şarkılar bulunduğunu gördüm ümidim var o yüzden. çocukluk arkadaşıma verdiğim bir karışık cd'nin ilk şarkısıydı. girişi bize biraz komik gelirdi o sebeple aklımızda kalmış orası. şarkının geri kalanını hiç hatırlamıyoruz.dinlediğimiz zamana göre düşününce şarkını
çok az ipucu vereceğim ama burada ne şarkılar bulunduğunu gördüm ümidim var o yüzden.

çocukluk arkadaşıma verdiğim bir karışık cd'nin ilk şarkısıydı. girişi bize biraz komik gelirdi o sebeple aklımızda kalmış orası. şarkının geri kalanını hiç hatırlamıyoruz.

dinlediğimiz zamana göre düşününce şarkının 1995-2002 arasında bir yerlerde çıkmış olması muhtemel.

söyleyen amcanın zenci sesli olduğu aklımızda kalmış ya da tok sesli bir abi olabilir.

şarkının girişi aynı şöyleydi;

ummm (es) tıs aha!(es) um tıs yee!

es kısımlarında yarım saniye kadar es verirseniz aşağı yukarı hatırladığımız kısımı ağzınızla söyleyebiliyorsunuz gibi geldi şöyle yazınca.


tıs kısımları ağızla mı yapılıyordu anımsayamıyorum ama umm kısımları böyle hafif erotik bir umm işte. rap-hip hop tarzı bir şeydi gibi aklımızda kalıyor.


tekrar edeyim

ummmm tıs aha ummm tıs yeaaa!


:)
0
syozkn
(30.10.21)
Şansımı deneyeyim.

www.youtube.com
0
dissendium
(30.10.21)
bu mudur ki www.youtube.com
0
akhenaten
(30.10.21)
candy shop diil dimi :)

edit: candy shop diil in da club'i kastetmisim :) in da club diil dimi?
0
in vino veritas
(30.10.21)
maalesef hiç biri değil. bunu sorduğum insanların bir çoğu will smith şarkısını söylüyor genelde ama o değil :( diğerleri de değil. keşke olsaydı ama değil ühüh
0
🌸syozkn
(31.10.21)
keşke ses atsan. daha kolay olur.
0
Sour
(06.11.21)
(15)

Ailemin her şeyime müdahale etme sorunu

pikap
Ben 31 yaşına girdim. Ama gelin görün ki 15 yaşındaymışım gibi davranılıyor. hatta simdiki z kusagi lise cagindaki cocuklar vs eminim benden daha özgür huzurlu yasiyordur.Uzun bi süredir kabullenmiştim bu durumu daha doğrusu yorulmuştum bu konuyu dusunmekten. Saçma sapan bi olay yine tepemi attirdi.
Ben 31 yaşına girdim. Ama gelin görün ki 15 yaşındaymışım gibi davranılıyor. hatta simdiki z kusagi lise cagindaki cocuklar vs eminim benden daha özgür huzurlu yasiyordur.Uzun bi süredir kabullenmiştim bu durumu daha doğrusu yorulmuştum bu konuyu dusunmekten. Saçma sapan bi olay yine tepemi attirdi.

Anneme dedim ki yarin belki arkadasim gelir denize gideriz. Vay efendim nerden çikti bu sene bu deniz sevdasi, misafirimiz var de gitme, bayram bayram deniz mi olur, daha iki gun ust uste gitmisim geçenlerde vs bir suru surat asti ve kizarak bunlari soyledi. Bu arada deniz bize yurume mesafesi 15 dk. Bi haftadir evde agir yorucu temizlikler yapiyorum bu 40 derece hissedilen sicaklarda. her dk günümü gün eden biri de degilim ki zaten bu canim ailemle öyle bi sey ne mümkün. Bundan sonrasi daha önceki mudahalelerine vs örneklerden oluşacak yazi. Biraz iç dökme olarak yazacağim icin uzatabilirim. Son olarak da sizden tavsiye oneri vs rica edecegim.


Ben şu an ücretli ögretmenlik yapiyorim. 5 6 yildir bu sekilde calisiyorum. Kismi de olsa bi ekonomik ozgurlugum var ama istanbul gibi bi yerde bu maaşla ayri bi eve cikmak imkansiz. Kadro desen olmuyor. Evlilik desen yok zaten yani belli ki herhangi bir kapi açilana kadar ailemle yasamaya devam edecegim ama artik gercekten yipraniyorum. Örneklerden devam edeyim:

Bir keresinde sofradayken ekmek yemeyisimden bile huzursuzluk cikmisti. O gun de cok patlamistim (cunku her defasinda bu konu yuzume vuruluyordu, ekmek ye niye ekmek yemiyosun doymazmisim vs) yemek zehir olmustu bana oyle bi agladim kalktim ki sofradan o gunden sonra babam bi sey dememeye basladi. Ama her seyin cozumu boyle olmuyor ki.

Istanbul kirsalda yasoyoruz. Merkeze gezmeye gitmek istesem en az 6 saat falan evde olamam. Bu yuzden merkezi bi yere gideceksem haber vermem gerekiyor. Fakat soylenmesinler izin versinler diye direkt gezmeye gidicem demiyorum. Anket isleri var gercekten katildigim. Oraya gidecegimi soyluyorum ki inanin o ek işime bile karismaya basladilar. 100 tl altiysa gitme yok yoruluyosun yok bilmem ne. Yine de bi nebze disari cikmama cok buyuk bi katkisi oldu bu isin. acil mutlaka gitmem gereken bir yer varsa mecburen bazen anket yoksa da anket var deyip yalan soyleyip cikiyorum. Cunku benim merkeze gitmem.icin bi isimin olmasi gerekir. Durduk yere gezmeye gitmek mi ne munasebet.

Yani buna mecbur biraktilar beni. Durust davranip makul bir sey icin izin istedigim ve izin vermedikleri cok oluyor. Ben de artik riske atmak istemiyorum buna siginiyorum. Izin almadan ben gidiyorum deyip cik diyeceksiniz belki ama onu da denemisimdir inanin o da her zmn ise yaramiyor aksine onlari saymiyomusum gibi algilayabiliyolar. Bir ara da ozgur bir birey olduguma alissinlar diye ust uste suraya buraya gidecegim deyip eve kapanmayayayim dedim yok alismiyolar ve bu daha da ters tepiyor.

Bir keresinde ünv arkadaslarimizdan birinin baska bi sehirde dugunu olacakti. Diger baska sehirden iki arkadasim bana ugradilar once ki ailem benim de dugune gitmeme izin versinler diye. Dusunun artik ne derece rezillikler yasadigimi.


Mesela bi ay sonra bir dugun daha var tekirdag civarinda. Yol cok yakin. Atla otobuse iki saatte ordasin. Benim bu kirsal koyden mecidiyekoye gitmek gibi bi mesafe. Ama eminim gidicem desem olay olacak pandemi vs one surcekler pandemi olmasa bile ne isin var diyecekler. Ki o arkadaslarim abimin dugunune gelen bizde kalmisliklari olan hatta ailemin taniyip cok sevdigi arkadaslarimdir. Yani mesele cevreye guvenme ipsiz sapsiz insanlarla takilip takilmama sorunu da degil.

Dedigim gibi calisiyorum onlardan para da istemiyorum hayirsiz bir evlat da degilim yardimci oluyorum uc kurus da olsa maddi katkida bulunuyorum. Cevredeki komsular ne kadar saygili efendi biri oldugumdan sık sık soz ederler. Yani surekli sorun cikaran adi cikmis onlari uzen biri olsam inanin hak ettim der bu kadar icerlenmezdim ama gercekten artik cok zoruma gidiyor hayatimi da cok zorlastiriyorlar. Utaniyorum artik arkadaslarima ailem izin vermiyor demeye. demiyorum da zaten baska bahane one suruyorum
Yanlarinda kaliyorum diye boyle psikolojik siddet uygulama haklari yok ama bunu nasil aşicam bilmiyorum. Izin istesen guzel dille soylesen olmuyor, baskalarini ornek gostersen olmuyor, tartissan hepten olmuyor. Aglasan olmuyor.

Sadece kendi istedikleri olsun istiyolar. Canlarinin istedigi gibi yonlendiriliyorum yani. Bazen kestiremiyorum belki soylenmezler diyorum. Cunku bi dengesizlik durumu da var. Nadir de olsa cicek gibi olup hic soylenmeden kabul ediyorlar istegimi ama genelde bahsettigim sorunlar oluyor. Bazen annem kabul etse babam asiri tepkili oluyor bazen babamin kabul ettigi sey anneme ters oluyor. Kime yanasacagimi da kestiremiyorum.


Bazen yeni tanistigim insanlara boyle bahsedince ünv'yi nerede okudugumu soruyorlar. Ege taraflarinda okudum yurtta kaldim vs. Sasiriyorlar. Disardan baksaniz zaten yobaz dedigim dedik asiri baskici insanlar degil gibidirler. Hatta tum bu olanlara ragmen bazen ben de oyle gormuyorum ama ciddi anlamda yorucular ama ben kabullendigim artik bir sey talep etmedigim icin sorun yasamiyoruz. Inadim devam etse yine tartismalar vs yasanir durur. Dedigim gibi cok yoruldum artik.


Annem kiyafetlerime karisir. Acik sacik giyinen biri degilim. Elbise boyu dizin ustunu azicik gecse olay olur. Uzun kabana siginip bazen gizli cikmaya calisiyorum evden. Adimi feriha koysaniz yeridir yani. Tulum giymiyorum tayt giymiyorum. Konu komsu ne der bilmem ne bir suru kuru laf azarlama ruh emici seyler dinlemk zorunda kaliyorum.
Bakislar bazen oyle degisiyor ki sanirsiniz ne haltlar yemisim.

Sonra gez paspal paspal. Oz guven sifirlansin. Arkadas edinsen ortamlarina gidemeyeceksin. Boyle sacma sapan ot gibi yasa işte.


Bir ara kitapyurdundan cok kitap aliyordum. Ona bile soylenmisti babam.

Cogu hayalimi onlar yuzunden erteledim ya da rafa kaldirdim. Hobi mobi bos is zaten. Para kazandirmiyosa her sey bos onlara gore. Ilgili oldugum ya da ogrenmek istedigim bi cok konu vardi, gitar, keman, aşçilik, yabanci dil, fotografcilik vs kesin o kurslara gitmeme de soylenirler diye ya da belki soylenmislerdir basvurmadim. Yabanci dil icin ismek'e gitmistim ona cok bi sey dememislerdi ama digerlerine soylenmislerdi yine.

Babam kendisi eski sazcilardandir ama biz muzikle ilgilensek bos is olur. Simdi piyano ogrenmk istiyorum. Eve alacagimi soyledim annem yine epey bir soylendi:) param yok diye erteledim su an ama firsatim olur olmaz alacagim. Fotograf makinesini de yillarca erteledim en son kredi cektim gizli aldim aldiktan sonra soyledim gosterdim. Cok bi sey demediler. Kim bilir onceden kac kere alistirmistim. Alicam, baba senin bol bol bahcede kamerayla videolarini cekicem, saz calarken cekicem yotube a koyacagim vs diye diye yumusatmisimdir da ondan cok bi sey dememislerdir.



Simdi onlara soylemeden ucretli bir fotograf kursuna yazildim. Spylemeyi de dusunmuyorum hevesim kirilmasin yok yere. Tepkileri ayni olacak. Ben ciddi anlamda profesyonellesmek istiyorum kendimi bazi alanlarda gelistirmek istiyorum milletin ailesi en kucuk konularda bile buyuk destek oluyolar evlatlarina. Nasil imreniyorim oyle ailelere. En sacma seylerden cocuklarini ovecek sey cikartiyolar. Bizimkiler anca heves sondurur asagilar sacma bulur vs. Toplum icinde bizi elestirir. Abime karsi da boyleler. Bi kere de destek olsunlar yaparsin edersin guveniyoruz desinler yok asla. gecen bi komsu geldi babam basladi abim hakkinda konusmaya. Ekonomik olarak mukemmel bi isi yok ama napsin cocuk. Yaz kis calisiyor bos durmuyor ama baba beye begendiremiyoruz. Komsuya oyle bir bahsedoyor ki sorumlulul bilmiyor isi is degil vs diye kizdim ben de cocuk calisiyor daha ne sikayet ediyosun diye. Konu komsunun yaninda oyle cikislari olan biri degilimdir ama o kadar doldum ki artik...

alakasiz bi geciş olacak ama Yine aklima saçma bi ornek daha geldi. Ben kişin evde sabh 5 te falan kalkip gizli banyo yapiyorum. Cunku evet ona bile laf ediyolar. Kis mevsiminde her gun banyo yapmam (ki her gun degil iki gunde bir) bile buyuk bir sorun oluyor.

Bence bu kadar ornek yeterli. Daha neler neler vardir da Daha ne diyeyim ki cennet gibi bir yerde cehennem gibi bi hayat yasiyorum. Bi cozumu de yok bence. Onlar asla degismiyorlar istedikleri sadece onlara boyun egmemiz. Buyuklerin lafini dinle bizim bildigimiz var kafasindalar. Cevredeki tum aileler bunlarin tersi olsa yine onlara ayak uydurmaya calismazlar. Farkinda ya da umurlarinda degiller belki ama cocuklari oz guvensizse mutsuzsa basarisizsa hayattan bikmis yorulmus ve yipranmissa bunda en cok onlarin katkilari var.

İç dokme seansima burada son veriyorum. Öneriniz tavsiyeniz varsa ya da sadece bi yorumunuz olursa simdiden tesekkurler hepinize.
0
pikap
(20.07.21)
Ücretli öğretmenlikle zaman kaybetme. Gerekirse sektör değiştir. Taşın o evden.
0
dissendium
(20.07.21)
Ev arkadaşı bul ayrıl bence. Durumu düzeltene kadar en azından idare edersin. Bu sefer de maaş yetmicek ama. Off çok bahtsızız. Ben de senin erkek versiyonunum valla okurken bunaldım
0
olaylar olaylar
(20.07.21)
Ekonomik durumunuz tek başınıza eve çıkmaya el verene kadar bi evin ikincisi ya da üçüncüsü olabilirsiniz. Şurası kesin ki aile evinden ayrılma vaktiniz çoktan gelmiş hem yaş hem de yaşadıklarınız itibariyle. Bu şekilde devam etmek mantıklı değil ve düzelmesi de imkansız. Aile evinden kurtulmak için evlenmek de dünyanın en saçma işi olabilir. O kafalara girerseniz mutsuz bi evlilik ile ömrünüzün geri kalanı da mahfolabilir.
0
himmet dayi
(20.07.21)
Maddi kısmına bir şey diyemem ama diğer konularla ilgili cesur olman, radikal kararlar alıp uygulaman lazım. Onlara ayak uydurursan hiçbir şey değişmez, sen onları kendine uymaya zorlayacaksın. Senin durumuna benzer bir arkadaşım vardı, şu an ailesinden ayrı nişanlısıyla beraber yaşıyor. Ailesi korkudan ne zaman evleneceksiniz diye soramıyor :)
0
temasettin
(20.07.21)
Anne babanızın davranışları sizin kontrolünüzde değil. Sizin kontrolünüzde olan yegane alan bğtün bunlar olurken nasıl pozisyon aldığınız. Bütün bunlara neden izin veriyorsunuz? Onların size bunları yaşatacağı alanı neden açıyorsunuz? Bu yaşta izin alarak evden çıkan kişiye ben doğrudan neden bu kurban rolüne bürünüyorsun, madem şikayetçisin neden harekete geçmiyorsun diye sorarım. Bu durumda olmaktan beslenmeye başlamışsınız. Bir an önce uzman desteği almaya başlayın derim nacizane. Onlardan şikayetlenmenin sonu yok. Dönüp kendinize bakın, cevap ve çözüm sadece sizde. Konfor alanınızdan çıkın, öğretmenlik şart değil, başka iş bulun, kendi düzeninizi kurun.
0
Phoebe
(20.07.21)
ev arkadasi arayan cok var. baskasinin yanina eve cikin.

yarisini okudum. cok sinirlendim. ama ailenize degil size. bu kadar aciz biri olamazsiniz. kolesi degilsiniz siz onlarin. size bir hicmissiniz gibi davranan, size karsi boyle rezil hareketler sergileyen bu insanlara anne ve baba demeye devam etmeniz bile bir ozguven eksikligi.

acilen o evden cikin ve psikolojik destek alin.

ben ev ararken hep goruyorum kiralik oda ilanlarini. mutlaka ama mutlaka cik.

baska bir cozumu yok. arada bir ic dokup rahatalayarak bir yere varamazsiniz. kurtulun artik onlardan.

ev arkadasinizla yasamaya basladiginizda oh be dunya varmis diyeceksiniz. cok mutlu olacaksiz. ozguveniniz gelecek. gercekten bakin.

bu hayatiniz hic ama hic normal degil. ben su an 24 yasinda bir kadinim ve 16 yasindan beri ailemden hicbir sey icin izin almadim, izin verip verilmemesi umrumda olmadi. istedigimi giydim, istedigimi yedim ictim. neredesin diye aradilar telefonuacmadim. eve gelince basimin etini yese dinlemeyip odama gectim veya sana ne diye bagirarak karsilik verdim. onlar da zamanla alistilar bu halime. benim ailem de hic rahat degildir. ama ben zorla inatla yaptim yapacagimi. simdi küs degiliz, aramiz gayet normal.


benim arkadasim da size benzer bir durumdaydi. benden gore gore ve benim fiseklemelerim sayesinde ailesini bir nebze daha rahatlatti. kiz biraz daha ozgur artik.

isterseniz size hemen kiralik oda ilanlari atabilirim. siz kurtulursaniz vallahi ben de mutlu olacagim.
0
batlegolas
(20.07.21)
oda bulun çıkın. ona da durumunuz yoksa, ailenizi stratejik olarak iyi tanıyın ve bol yalan söyleyin.(bunu söylediğim için üzgünüm ama başka yolu yok). onların duymak isteyeceği tarzda yalanlar. asla dürüst olmayın zira dürüst olsanız da olmasanız da tepenize çıkacaklar, her şeye karışacaklar. çünkü kendi hayatları sıkıcı, sana bulaşarak keyif alıyorlar.birçok aile böyle inan. heves söndürücü. her şey para. değişmezler maalesef. bir de senden korkmaları lazım. ben çok kavgacıyımdır bağıra çağıra çok kavga ettim ailemle mesela, ondan benden korkuyorlar neyse ki. sen de onların senden korkmasını sağlayarak evde hakimiyetini kurabilirsin. bu baskılarının sağlığına zarar verdiğini vs söyleyip korkutmaya başlayabilirsin mesela. ama uzun vadede esas çözüm tabii ki o evden ayrılmak olur.
0
camene87
(20.07.21)
Herkes eve çık demiş ama bence ekonomik güvenceyi sağlamadan önce eve çıkmak pek doğru değil. Geçinebileceğinize dair güvenceniz oluşunca ilk iş eve çıkın(araba alayım vs... kalmadı bunlar ne yazık ki. Aynı yaştayız, bu dönem gerçekten şanssız, herkes üniversite mezunu ama ev araba almak vs şöyle dursun aileden ayrı yaşayacak ekonomik güce bile sahip olamıyoruz mk)

Atanmayı beklemeden özel yerlere başvursanız nasıl olur? Hem kabul edilirseniz evden ayrılmanız için onların gözünde de geçerli bir sebep olur(okul eve uzaktır vs.)
Üzülmeyin, birikim yapamıyorum vs. kısımlarına hiç takılmadan sadece şahsi mutluluğunuza katkı sağlayacak şeyler yapın.

Bazı konular sadece sizin ailenize mahsus değil, bu yaşa gelmiş bir bireyin hobilerine hiçbir aile destek olmaz diye düşünüyorum.
0
megalomaniac
(20.07.21)
odaya cikma bence.
kimle karsilasacagin belli degil. sokakta degilsin sonucta.
onceden tanidigin biriyle bile ev paylasimi zor olabiliyor. bu riski alma. zaten merkeze uzaksin, uzak yerlerde bir studyo daire mi baksan? ya da studyo tarzi bir apart?

ucretli ogretmenlik kucucuk bir para demek. gecen zaman gecmis, bundan sonra bi ozel okul, kurs falan bak kendine. normal seviyede bir maasin olsun en azindan.

evdeki duruma gelince, bir yere mi gidiceksin cik git. hani yol parasi istiyor olsan neyse de paran var kendine gore. cik git.

kucucuk universiteli kizlar her yerdeler. ne saniyorsun hepsinin ailesi rahat mi?! umursamiyorlar.

sen de umursama. ustelik 30 yasinda akli basinda insansin artik. birak laf soylesinler. gecici kavgalar bunlar. kaniksasinlar biraz. gittikce daha dizlerinin dibinde olmani bekleyecekler yoksa. 30 yasindayim ben, ne istiyorsunuz benden de ciddi bir tonla. kavga cikarmak icin degil, derdini anlat. cocuk gibi davranilmasindan sikildigini soyle.
0
Kittie
(20.07.21)
turkiye'nin en buyuk sorunu normalde 18 yasindaki birinin ayri eve cikmasi gerekirken 31 yasinda birinin hala ailesiyle yasamasidir. bu isler boyledir. denildigi gibi ev arkadasi edinir cikarsiniz. fakat 31 yasindan sonra biraz kasabilir. kendi yasitlarinizda birilerini bulabilirseniz daha iyi olur.
0
Sour
(20.07.21)
Parasal durumunu bilmiyorum ama 1+0 daire dusunebilirsin. Ev arkadasi o yasta hakikaten iskence. 35 metrekare bile olsa en azindan senin olur, kafani dinlersin.
0
hot potato
(20.07.21)
Öncelikle hemen evden ayrıl oda tut ev kirala gibi hareketlere balıklama atlama bence. bu konu hem maddi hem de manevi olarak zordur ve gerçekten koşulların buna uyduğunda bu yola başvurmalısın.
Bazı arkadaşların söylediği gibi ülkemizfe anne babalar genelde icat çıkarma, ne gerek var modunda oluyorlar çoğunlukla maddi nedenlerden dolayı. Öncelikle şunu kabul etmelisin ki ailenin evinde yaşıyorsan genel geçer kurallara uymak zorundasın zira ev onların ve orada yaşamak istiyorsan az çok onların belirledği kurallara uymaya çalışmalısın ama bu yarı kapalı cezaevi şeklinde olmamalı.
Anladığım kadarı ile anne ve baba eğitimli değil ve kafalarındaki belli kalıpların dışındaki her şey onlara saçma geliyor. Açıkcası oturup bize anlattıklarını onlarla da konuşmalısın, sizi seviyorum beraber yaşamak istiyorum ama bu şekilde değil, kendimi geliştirmeme, çevre edinmeme ve de mutlu olmama engeş oluyorsunuz de. Gerekirse defalarca konuş ve bunalt onları, sen bıkacağına onlar bıksın hatta abini de yanına çek onları daha anlayışlı olmaları konusunda ikna etmek için.
0
coney island
(20.07.21)
Üşenmedim hepsini okudum. Maddi özgürlüğünüz marketten birşeyler alırken para istemeyecek kadar var gibi anladım. Bence tek sorun bu. Yeterli paranız yoksa söz hakkınız da olmuyor maalesef. Benzer durumu üniversiteyi yeni bitirip çok düşük bursla yüksek lisansa başladığımda yaşıyordum. Aldığım para sadece harçlık istememi engelliyordu ama evden ayrılamıyordum.

Mesleğiniz öğretmenlikse, hiç 1+1, 1+0 ev olayına İstanbul'da girmeden, farklı bir şehirde -Ankara gibi- iş bakın. Minimum 4 bin lira bandında düzenli bir gelir elde etmeden farklı ev olayını unutun. Daha düşük parada her adımınızı hesaplamak zorunda kalırsınız, bu da şu anki durumunuzdan sizi ileri götürmez.
0
nehara
(20.07.21)
Yazdıklarınızın tamamını okudum. Öncelikle ayrı eve çıkma fikrine direk atılmayın. Her ne kadar söylemesi kolay olsa da uygulaması o kadar kolay değil. İstanbul'da yaşıyorsunuz ve inanın o kazançla ev arkadaşıyla bile ayrı eve çıkmak imkansız. Ev arkadaşı zaten ayrı bir dert. 31 yaşından sonra çekilecek çile değil.

Öncelikle adamakıllı bir işinizin olması gerekiyor. Ne öğretmeni olduğunuzu bilmiyorum ama özel okullara, kolejlere falan başvuru yapabilirsiniz. Özel okulların bazılarında maaşı adamakıllı vermeme sorunu vardı ama şu an ne durumda bilmiyorum. İlla öğretmenlik diye diretmiyorsanız belki başka sektörlere bakabilirsiniz. Düzgün bir işiniz olunca da kendi evinize çıkmaya çalışırsınız. O zamana kadar sabredip ailenizin bu toksik davranışlarına göğüs germeniz gerekiyor.

Şimdi gelelim sorununuzun esas kaynağına: 31 yaşına gelmişsiniz. Ancak hala ailenizin direktiflerine göre yaşamınızı sürdürüyorsunuz. Hiç kusura bakmayın ama kusurun büyüğü ailenizde olmakla birlikte sizde de kusur var. Çünkü hiç karşı koymamışsınız. Bir dediklerini iki etmemişsiniz. Siz özgür bir bireysiniz ve bu hayat sizin hayatınız. Her şeyinize karışmalarına izin vermişsiniz. 31 yaşında bir insanın hobileri için bile ailesinden izin istemesi ne demek Allah aşkına? Yanlış anlamadıysam onlardan para istemiyorsunuz, yani kendi geçiminizi sağlıyorsunuz. Kendi paranızı harcamaya kimin ne laf etmeye hakkı var ki?

Bu kurban durumundan çıkmanız için hesap vermeyi bırakmanız gerekiyor. Özgür bir birey olduğunuzu idrak etmeleri gerekiyor. Gerekirse kardeşinizi de yanınıza çekin yukarıda dendiği gibi. Kim ne derse desin kulak asmayın. "Bundan sonra böyle, işinize gelirse!" modunda takılmanız gerek artık.

Ha yine yukarıda dendiği gibi ailenizden kurtulmak için evlenme hatasına düşmeyin. Allah korusun, yağmurdan kaçarken doluya tutulma ihtimali de var.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(21.07.21)
Öncelikle ailenizi anlıyorum, bir süredir işsiz biri olarak paranın değersiz olduğu şu dönemde aileniz tam anlamıyla dar gelirli krizi yaşıyor. Yaptığınız her şey onlara para kaybı olarak geri dönüyor, sizin paranızı da bir nevi korumaya çalışıyorlar çünkü size verecek bir gelecekleri yok. Yeni bir kıyafetin adı bile komşu ne der’e dönüyor. Biz fakiriz lafı gurur kırar, bu yüzden bir bahane lazım. Sizi egede okutan insanların hafif düz üstü kıyafete bu kadar laf etmeleri bu olabilir.
Aytıca duş sayınıza bile katışmaları ancak bununla açıklanabilir. Buna takılan kişi ya bayağı fakirdir ya da cimridir.

Branşınızı bilmiyorum ama belli ki piyasada rağbet gören bir branş değil (matematik gibi).
Bana kalırsa düşüncenizde doğru yoldasınız, profesyonelleşebileceğiniz sevdiğiniz bir işe yönelin ve para kazanıp evden ayrılmaya bakın.

Evden şimdi ayrıl diyenlere %50 oranında katılıyorum zira riskli. Esasen comfortzone dan çıkıp daha girişken olmak zorunluluğu size bunu başartabilir fakat malum ülkenin hali ortada; işsizlik had safhada. 2. Bir iş gerekirse çok zor bulunabilir (diğer işe uygun).

Dediğim gibi ailenizi anlıyorum, ama “ot gibi de yaşanmaz” deyiminizde haklısınız. Hayatınız 1 kere var ve o da böyle uçup gidiyorsa bir şeyler yapmak lazım.
0
neysene
(21.07.21)
(15)

bire bir tanıdığınız en zengin insanın geliri & serveti ne kadardı?

avatar is back
istanbul'a geldiğimden beri bambaşka bir dünyayla karşılaştım. meraktan soruyorum tamamen.geçen tanıştığım bir adamın istanbulda 2 oteli, 8 tane çok sağlam kiralı dükkanı olduğunu söyledi. tahmini aylık 400-500bin tl kira + otel geliri var sanırım. ortak arkadaşım da "tahminen 700 milyon lira civarı
istanbul'a geldiğimden beri bambaşka bir dünyayla karşılaştım. meraktan soruyorum tamamen.

geçen tanıştığım bir adamın istanbulda 2 oteli, 8 tane çok sağlam kiralı dükkanı olduğunu söyledi. tahmini aylık 400-500bin tl kira + otel geliri var sanırım. ortak arkadaşım da "tahminen 700 milyon lira civarı parası var demişti.

sizin çevreniz de en uçuk örnek ne? mesela tanıdığı (uzaktan 1 saatlik falan bile olsa) max zengin aylık 10-15bin lira gelirli olan var mı (geçen seneye kadar bendim bu haha)
0
avatar is back
(29.05.21)
Yazının başları bi kenara ama son paragrafta fakirliğe övgü var resmen :)

Edit: Sirf bunun edit'i icin desktop surume gectim. 10-15 bin az para demiyorum kimse yanlis anlamasin. Ama ulke sartlari da belli.
0
msb
(29.05.21)
Beylikdüzü'nde bir sanayii sitesinin tamamına sahip birini tanıyorum, arazi ve içindeki yapıların tamamı ona ait. geçenlerde çalıştığım fabrika kira sözleşmesini yeniledi
1 aylık kira bedeli 500.000 TL ve bizim gibi epey fabrika var.
0
yamuhu
(29.05.21)
Yakın bir arkadaşımın eniştesi ve ailesi, eski deutsche bank orta dogu sorumlusu ve isvicrede ozel bir bankanın başı su an, gelirini ve ailesinin varlıklarını duyunca rengim atmıştı, ülkeye borç verecek düzeyde gelirleri var.
0
mirty
(29.05.21)
öyle tanışma falansa iskandinavya top50 30 yaş altı en zenginlerden arkadaşım var benimde.

bence soruyu size bir faydası dokunmuş diye sor.
0
duyurukullanıcısı
(29.05.21)
benimki alanında populer bir akademisyen. bazı top üniversitelerde akademisyenler ciddi anlamda çok para kazanıyorlar. yani aylık 60k dolar gibi. belki daha fazla kazananlar da vardır ama benim tanıdığım bu kadar kazanıyor. tabii bu bir söylenti, şu kadar kazanıyorum diyecek hali yok ama populer ve tanınan biri olduğu için mümkün.
0
Sour
(29.05.21)
sakıp sabancı'nın makedonya versiyonunu görmüştüm. hani burada yazmak sadece parmaklarımı yorar. sen hesap et.
0
evimin paspasi
(29.05.21)
Yüzlerce bitcoin, altcoin, zort coin, vs kripto parası olan tanıdığım var. 2013 yılında btc-e trolbox’ta tanışmıştık. ben bırakmıştım kripto işlerini o devam etmişti şimdi dolar milyoneri. gerçi hala Beşiktaş’ta bir apartman dairesinde oturuyor. Arabası gayet sıradan bir 320i. dükkanları, daireleri var, deposu var orada mining de yapıyor yani pasif gelir de o biçim ama ruhu fakir galiba.
0
zoghurt
(29.05.21)
rakam veremeyeceğim ama hem entry'lerimde hem de burada ara ara bahsettiğim ukraynalı bir abi var. sovyetler yıkılınca devleti soyup yolunu bulan oligarkların yerel versiyonu gibi düşünebilirsin. kuzeninin fabrikası mı ne vardı, çin'den boya ithal ediyorlardı, o tarz bir şey. bu da orada yönetici olarak çalışıyordu ama o işin teferruatı. "maaşımı kuzenim veriyor" diye şaka yapıyordu.

kiev'de şehrin dışında üç katlı villaları, iki arabaları vardı ve SÜREKLİ yurtdışına çıkıyorlardı.

siz nasıl tanıştınız dersen ben adamın eşiyle workaway.info'da tanıştım. bunlar "biz zengin ve elitiz, ukraynalılar köylü, yabancı arkadaşlar edinmek istiyoruz" kafasındaydı jdfjdjk ingilizce geliştirmek istiyorlardı falan öylelikle gitmiş bulundum, çok güzel ağırladılar yediler içirdiler. yıllar içinde defalarca görüştük öyle. yeri geldi kışın bahçelerinde kar küredim, yeri geldi içip içip uyudum bi şey bile yapmadım.

şahsen tanıdığım en zengin adam oydu sanırım. lüks yaşamıyordu ama para şifresi yazmış gibiydi yani "aman o bizi aşar" dediği bi şey yoktu, işi çıktı diye sabah kalkıp amerika'ya gidebilen bi adamdı. düşününce çok tuhaf geldi ya 21-22 yaşında başımıza neler gelmiş, şimdi bakkal selamımı almıyo
0
der meister
(29.05.21)
sadece patronlarım var :)

biri eski büyükşehir belediye başkanıydı. sanırım en zengini o idi.
0
naksidil
(29.05.21)
Aylik gelirinin $100.000 uzeri oldugunu tahmin ettigim 4-5 kisi taniyorumdur herhalde..

Aylik geliri asgarinin 5-6 kati olmayan adam orta direk bile degil zaten..
0
cooperr
(29.05.21)
Valla sanırım milyar dolar seviyesinde serveti olan biri ancak her gördüğümde dalasım geliyor. Adam da oldukça saygılı, kibar gibi ama sevmiyorum ben öyle zengin kişileri. Milleti deli gibi sömürmüşlerdir bu hale gelmek için.
0
j r r tolkien hayrani
(29.05.21)
eski patronum var 40 kusur dairesi var, 7-8 subeli supermarketi var. Ama asiri cimri, isciyi somurur, kimseye guvenmez, herkesi ondan caldigina dair paranoyakligi var, muhasebeci, mudur, isci herkes caliyor, yan gelip yatiyor diye dusunuyor adam, bir de kendini hep daha ust seviye adamlarla kiyasliyor, yani para mutluluk dogru orantili olarak lineer sekilde gitmiyor ya da gidiyor ama bir yere kadar sonrasi zarar kisisine gore. Ama bunun parasini y-z kusagi ogullari cok pis yiyor Ibizalarda, Las Vegaslarda alem yapiyorlar
0
neverletyougodown
(30.05.21)
arkadasimin kayinpederi, uzun yillardir enerji sektorunde. yurtidisinda kendilerine ait adalari var :)
0
tahtakafa
(30.05.21)
birinci dereceden birkaç akrabamın yurt dışında ortak olduğu yiyecek imalathanesi var. kişi başı aylık gelir 50 bin eurodan fazladır diye düşünüyorum.
0
biravekahve
(30.05.21)
Yurtiçi ve dışında 140 tane şubesi olan özel okulu, üniversitesi vs olan birini tanıyorum.

Yıllık 120 milyon lira burs verdiğini açıklamıştı geçenlerde. Servetinin 2 milyar dolar olduğu söyleniyor.
0
lancelot du lac
(30.05.21)
(15)

Ne yapacağım ben bu tez danışmanıyla?

hahu
Merhaba arkadaslar,Bir universitede doktora ogrencisiyim. Doktora sınav surecim su sekilde oldu:Yuksek lisans danismanim "doktoranı baska bir universitede yap. Ben seninle çalışmam, yetersizsin" demisti. Ben kendime aynı okuldan farkli bir prof buldum. Yeni ekiple calismaya baslamama ragmen sinavda
Merhaba arkadaslar,

Bir universitede doktora ogrencisiyim. Doktora sınav surecim su sekilde oldu:

Yuksek lisans danismanim "doktoranı baska bir universitede yap. Ben seninle çalışmam, yetersizsin" demisti. Ben kendime aynı okuldan farkli bir prof buldum. Yeni ekiple calismaya baslamama ragmen sinavda tekrar geri aldi beni. Biz yolumuza beraber devam edelim dedi. Ses cikarmadim, hani yetersizdim demedim.

8 senedir yaptiklari:

- tezime hiç bir katkı sunmadığı gibi somut elestiri de yapmıyor. Onun kafasındakileri vahiy yoluyla anlamamı bekliyor. Alan arastirmamdaki verilerin sadece kendi gorusune uygununu seciyor. Isine gelmeyeni yazdırmıyor. Tamam diyorum, o zaman siz belirleyin başlıkları ben icini size gore doldurayim. Senin isini neden ben yapayim diyor. Ben yabancı kaynaklardan bir suru yeni yayin kullanıyorum, 1990lardaki demode makalelerini kullanmami istiyor.

- sürekli aşağılıyor. Tez izlemeye giriyorum "hahuyu normal biri degil farkli gorusleri var. Biraz kırik, kendisi de bunu biliyor." gibi seyler soyledi. O kadar dominant birisi ki kimse sesini çıkaramıyor. Mail attım neden öyle dediniz ne anormalligimi gordunuz diye. Yanına cagirip "bana nasil mail atıyorsun. Ben de bundan sonra sana karşı kendimi korumaya alacağım" diyor. Olayları çok garip algılıyor. Onun düşmanıymışım gibi davranıyor.

- tez izleme jurisinde bir jüriye gulumsemistim. Ne guluyorsun pismis kelle gibi laflarla rencide etmeye çalışıyor surekli. Yine susuyorum. Yanindayken telefonum calmisti. Seni atarim telefonunla camdan, saygisiz diyor herkesin icinde. Sanki ilkokul talebesiyiz. Ama kendisi sormadan 2 metre karelik odasinda sigara ustune sigara iciyor.

- bir seyi ingilizceye çeviriyorum. Ingilizcen çok kötü diyor. Ingilizcem kötü degildir- ortaokul ve liseyi yabanci kolejde okudum. Lisansim da ingilizce. Başka dilde de yeterliliğim var.
Hem ingilizcemi begenmiyor hem türkce yazip bana gonderiyor ingilizceye çevir diye. Edebiyatçı arkadaşıma gönderiyorum yardımcı olması icin artık o bile "bu nasıl türkce. Bu adam akademisyen mi" dedi.

- daha iyi bir universitede uzman kadrosu almamı hic hazmedemedi, içi içini yedi. Neymis o kadar donanımlı öğrencileri varken beni nasıl almışlar. Ben kendimi yetersiz falan görmedim hic bir zaman. Sınava girdigimde en yuksek dil ve ales puani da benimdi. Sürekli bir kıskançlık. Alanlarımız bile farklı. Ben uygulamacıyım, o kuramcı. Kendini benimle yarıştırıyor. Benim yaptıklarıma faso fiso diyor. Ama kendisi lisans, yuksek lisans, doktora, akademik kariyer vb.hep ayni yerdr yapmis. 50 senedir ayni kurumda adam.

- gecen sene annemin cok onemli ve hastanede yatması gereken bir saglik problemi oldu. Bakimini ben ustlendim. Is yeri bile bana 2 hafta izin verdi. Bu kisi telefonda hastalık olduysa oldu napalim yani gibi seyler soyledi. 1 kere bile gecmis olsun demedi. Aksam online a baglayip beni sanki ilk defa duymus gibi "aaaa oyle mi boyle miii gecmis olsun. Cok uzuldum. Her konuda destekçinim" ayagi cekti ders kaydedildigi icin.

- pandemi döneminde her sey online olabilmesine ragmen onun olduğu şehre gelmemi istedi. Gelemem dedim o zaman online 2 ders saati sunum yapacaksın dedi. Kafasından yetistirilmesi imkansız bir icat buldu. Arabayla günübirlik 12 saat yol yaptim bir imza icin.

- danismani oldugu bir ogrencisi beyin kanaması gecirdi. Baska bir tanesi kanser oldu. 1 tanesi buna dayanamayıp birakti (ki adam galatasaray lisesi mezunuydu). Zaten toplamda 5 ögrencisi vardi. Simdi kaldık 2 kisi. Bir de diyor ki "onlar da yazik genc yaşta hasta oldular. Ben hastaneye bile gitmem. Benim toprak sağlam". bi tanesi hakkında "onu arardim da cok konusuyor simdi o kadar vaktim yok" dedi. Digerini 1 kere bile aramamış zaten.

- bir kere bana sinir krizi geçirtti sokakta. Ben sana doktora yapma dedim, yetersizsin dedim, illa yapmak istedin dedi. Ağzıma geleni saydım adama. Ailemin evindeydim. Duymasınlar diye dısarı ciktim. Sitenin guvenlik gorevlisi annemlere haber vermis. Eve çıkardılar titreme ve aglama gecmedi saatlerce. Annem adamın numarasıni bulup aramis. Durumunu gördüm cok uzuldum, nasil destek olabiliriz, sorun nedir gibi konusmus. Siz universite mezunu bile degilsiniz, sizin bileceginiz işler degil hanimefendi falan demis. Anneme kiziniz yetersiz basarisiz doktora yapabilecek kapasitede degil demis. (annemin aramasına ben de kızdim ama türk anası işte)

- sürekli ezebileceği öğrencileri seçiyor. Ögrenci aglatmakla övünüyor. Kac yasinda adam hüngür hüngür ağladı odamda diyor.

- surekli okuldaki baska hocalarin dedikodusunu yapiyor. Derslerde, bireyselde. Iftiraya varacak düzeyde. Ağzımdan laf almaya çalışıyor.

- en son konusmamizda senin erken bitirme tarihin 2023 temmuz, sen seneye 1 senelik dondur okuldan atilma dedi. is yerinde benden cok cok daha vasifsiz insanlar afyondan, konyadan, erzurumdan doçent oldu bu hala süründürüyor. Bunu soyledim lutfen artik zorluk cikarmayin bekletmeyin diye. Ben o teze imza atmam, benim adimi kullanamazsin, git konyada yap o zaman falan dedi. Yine sinir krizi gecirip sizin attiklarinizi da biliyoruz, dunyayi kurtarmiyor dedim. Kustah, sen kimsin falan dedi cok ama cok buyuk hakaretler etti.

Ben ne yapabilirim bu adama? Sizce bu adam neden böyle seyler yapiyor? Akademik olarak eksiklerim tabii ki vardir ama bu davranislari kesinlikle hak etmiyorum. Rezil bir adam. Benim yerimde siz olsaniz ne yapardiniz? Yani bitirmek zorunda da değilim ama benim yaptığımın 4te 1ini yapanlar docent oldu. Bu çok adaletsiz geliyor.
0
hahu
(28.04.21)
Böyle bir insana neden katlandığınızı anlayamadım. Nobel Ödülü mü var bu adamın? Tam dövülecek adammış. Ben daha yaptığı ilk yanlışta bırakırdım.
0
dissendium
(28.04.21)
akademik dünya bu akıl hastaları ile dolu ve malesef arkan çok sağlam değilse baş edemezsin. ben olsam o hocadan kurtulur. referanslı aklı başında birini bulmayı denerdim.
0
orpheus
(28.04.21)
Okurken ben burada kanser oldum. Ne yapayım diye bir şey yok derhal uzaklaşın, değiştirin, elinizden ne geliyorsa yapın ama bu saçmalığı sineye çekmeye devam etmeyin.
0
gmzo
(28.04.21)
Ilk hatayi sen geri donerek yapmissin. Neden geri dondun huyunu suyunu bildigin halde? Bana kalirsa bu asamadan sonra hoca degistirme olayin olmayacagi icin adam ne diyosa yapip suyuna gidip tez zamanda kurtulman. Cok benzeri benim masterda basima geldi. Her uyandigim gun adami bi kasik suda bogmamk icin kendimi zor tutuyodum. Sonra tezimi imzaladi da kurtuldum ama o surec icinde omrumden omur gitti.
0
e mice
(28.04.21)
Okurken daraldım. Bence yol yakınken bırak o doktorayı. Sana doktora vermek istemiyor.
0
Gabriel
(28.04.21)
hani geri bu adamı niye danışman yaptım anlamadım da öbür profa ya da başka hocaya dön. muhtemelen zora koşacaktır hazırlıklı ol. bu noktadan sonra bu herifle o tez geçmez zaten.
alanı ne? iktisatçıysa getir suya götürüp susuz getireyim :D
0
passion rules the game
(28.04.21)
o kadar korkunç ki bütün şu söyledikleriniz... akıl sağlığınız için bir dakika daha müsamaha göstermeyin bu kişiye, sonuçları ne olursa olsun bu mobbing'e katlanmaktan iyidir.
0
lolita
(28.04.21)
Eminim ki kendi yetersiz. Böyle sıkıntılı tipler eksikliğini kapatmak için yapıyor bunları
0
Gabriel
(28.04.21)
8 sene gecmis hala bize bu adam neden boyle yapiyor diye soruyorsan bu direk stokholm sendromu, gecmis olsun..

opsiyon 1 - tezime guveniyorsam alir baska danismana giderim, universite fark etmez. Biran once (max. 1 sene) yaziyi bitirir, savunur ve noktaya koyarim.

opsiyon 2 - teze guvenmiyorsan salla gitsin, degmez. Simdi kime gitsen bastan baslatacak, nereden baksan 3-4 sene surer toparlaman.
0
cooperr
(28.04.21)
Yüksek lisansta bu derecede olmasa bile çok ilgisiz bir danışmanım vardı. Bırakıp gideceğim başka hoca da yoktu. Ya sabır çeke çeke son kontrollerini yapmasa da tez savunmaya girdim, asla bana arka da çıkmadı. Eşek gibi de çalıştığım için kendi başıma tez savunmamı da yaptim. şu an doktora yapıyorum danışmanımı yoğurdu da geçtim dondurmayı üfleye üfleye seçtim.

Cizeceginiz yol su olabilir ve yatırım tavsiyesi değildir,

1. Doktora sizin için hayat memat meselesi mi? Değilse öğrenci işlerini arayıp bıraktığınız zaman ne gibi haklarıniz var ya da hak kayıplarınız var öğrenmek.

2. Akademisyen olmak istiyor musunuz? İstemiyorum diyorsanız doktora yapmaktaki hedefinizi yeniden gözden geçirmek.

Son olarak Allah sabır versin sizi çok iyi anlıyorum...
0
Sakinolmamlazim
(28.04.21)
danışmanını değiştir, başka biri yardım etmese de hakaret de etmez en azından. hatta imkanın varsa başka bir üniversiteden bul. daha sonra ben sana sekiz yıl emek verdim, başkasıyla yapamazsın tribine girecektir. boşver. bir de savunmaya girmeden önce yayın yap.
0
Sour
(28.04.21)
Ayy bu ne?

Hata sende en basinda geri donmeyecektin. Narsist falan galiba yazik.

Ben y.lisansta danismanimi degistirdim. Arkama bile bakmadim. Hocami yok sanki. Okul mu yok. Bu davranisini hic anlamadim niye dondun en basta?

Bitmesi yakinsa bitir, zaten bu kadar cekmissin hatta bence hediyesini cicegini eksik etme, bir kulagindan girsin otekinden ciksin. Toplayabilirsen kanit topla, hem sana davranisi hem de varsa dolandiriciligi falan. bitince dogru enstituye, bolum baskanina, ve hatta rektore mail at. Cimere dahi yaz. Yani o nasil sana cektirdiyse sen de ona cektir.

Bitirmeye niyetin yoksa sikayet et heryere durdugun kabahat
0
durgunfoton
(28.04.21)
yazık sana. Üzüldüm senin adına.
0
mech
(28.04.21)
@cosmic: alanda iyi ama en iyisi falan degil asla. Artik biraz demode hatta. zaten yuksek lisans danismanim buydu, doktorada adina ihtiyacim yoktu aslinda. 8 sene nasil gecti anlamadim. Simdi ne yaptim ben diyorum.

Bizde doktorada hocalar kendi projelerine gore seciyor zaten ogrencileri. Onlar belirliyor konuyu. Ben de girmis oldum. Onun projesine katki sayilir bir anlamda.

Akademisyenim zaten. Ama ben teorisyen degilim dedigim gibi uygulamali teknik bir bolum. Ama yukselmek icin titre ihtiyacim var.

Yayinlara da karisiyor kendisi. Ondan habersiz muracat istemiyor. Yapacaksak da yabanci bir kac yayin var ancak onlara yapabilirmisiz. Onlara da yayin mumkun degil 5-6 sene falan beklemek lazim.
Konferanslara sadece sectigi ogrencileri cagiriyor. Eski ogrencerinden. Dusmanlik yaptigi bir kac isim var onlarin duzenledigi konferanslara muracaat etmemiz yasak.

Doktorada 1 tane uygulamali bir projem var. Onu da onun alani degil diye yaptim. Soylemdigi laf kalmadi. Ben yuksek lisans odevi olarak bile kabul etmem bunu dedi. Travma gecirtti resmen.

Zaten adami biliyorlar camiada nasil katlaniyosun diyorlar hep. bende de hata var tabi ama ne olursa olsun o bir ruh hastasi bence.
0
🌸hahu
(28.04.21)
Ay okurken bunaldım bu adama neden katlanıyorsunuz? Hem de 8 sene olmuş.
0
legolasin son oku
(28.04.21)
(7)

"Ermeni soykırımı" hakkında güvenilir kaynaklara nerden ulaşabilirim?

isabella was a ginger
Biliyorsunuz gündemde olan bir mevzu. "soykırım" ya da "soykırım iddiası" demek istemiyorum, sadece bu konudaki bilgisizliğimi gidermek için tarihsel kaynaklar arıyorum. Hem Türk, hem yabancı bildiğiniz güvenilir kaynak varsa söyleyebilir misiniz?
Biliyorsunuz gündemde olan bir mevzu. "soykırım" ya da "soykırım iddiası" demek istemiyorum, sadece bu konudaki bilgisizliğimi gidermek için tarihsel kaynaklar arıyorum. Hem Türk, hem yabancı bildiğiniz güvenilir kaynak varsa söyleyebilir misiniz?
0
isabella was a ginger
(26.04.21)
Guenter lewy : 1915-Osmanlı Ermenilwrine ne oldu?
0
havadakarada
(26.04.21)
taner akcam'in kaynaklari var.
0
nefertarii
(26.04.21)
Ermeni yazar Gurgen Mahari'nin İngilizceye Burning Orchards diye çevrilen kitabını tavsiye ederim. Van özelinde birinci kaynaktan Ermeni isyancılarının nasıl kendi halklarını kışkırttıklarını, isyana karşı çıkan Ermenileri bile nasıl öldürdüklerini ve sonrasında barış içinde yaşayan bir bölgeyi ne hale getirdiklerini çok iyi anlatıyor. Kitap ilk yayınlandığında Ermenistan'da yakılıyor ve yazar ölüm tehditleri alıp kitabı tekrar yazmak sorunda kalıyor. Amazon.de üzerinden e-book olarak satın almıştım ben, sansürsüz hali. Niye bu kitabı öneriyorum? Tehcirin neden uygulanmak zorunda kaldığını aslında çok iyi anlatıyor. Taner Akçam okursan taraflı ve bol manipülasyonlu bir yayın okumuş olursun
0
burya
(27.04.21)
Suny'nin kitabının Türkçesi de var: www.arasyayincilik.com

Taner Akçam'ın şu kitabını tavsiye ederim: iletisim.com.tr

Bir de Ermeni Soykırımı'yla direkt olarak alakalı değil ama şu kitabı okumanızı tavsiye ederim: www.idefix.com Muazzam bir Türkçeyle iyisiyle kötüsüyle anılarını yazmış. Türkiye'deki azınlıklar üzerine bir sürü kitap okudum ama beni en çok etkileyenlerden biri budur.
0
bruce mclaren
(27.04.21)
bu arada 1915'te osmanli ordusu'nda asker olarak gorev yapan ermeniler'in ani kitaplari var, donduklerindeki manzarayi filan anlattiklari:

ermenilerin golgothasi: krikor balakyan
harbiyeli bir osmanli ermenisi: kalusd surmenyan
nevzat onaran'in kitaplari var; genel bir bakis sunuyor "turk nufus muhendisligi", "osmanli'da ermeni ve rum mallarinin turklestirilmesi" ve "cumhuriyet'te ermeni ve rum mallarinin turklestirilmesi"
0
nefertarii
(27.04.21)
"guvenilir kaynak" ariyorsaniz ondan bundan degil de tarihcilerden okumaniz gerek: dunyasavasi.ttk.gov.tr

ek: www.youtube.com
0
idexo
(27.04.21)
öncelik elbette tarih profesörleri olmalı ama okumak isterseniz murat bardakçı'nın da konuyla ilgili iki kitabı var; talat paşa'nın evrak-ı metrukesi 1915 ve ittihadçı'nın sandığı. ben okumaya değer buluyorum çünkü bazı durumlarda bilim insanı olmak arşive ulaşmak açısından yeterli olmuyor. daha özel ilişkilere ihtiyacınız olabiliyor. ben araştırma yapacağım dediğinizde açılmayan bazı devlet arşivleri, tanıdık ricası üzerine açılabiliyor veya bu sayede özel arşivler ve koleksiyonlar üzerinde çalışmak mümkün olabiliyor. bu nedenle önemli buluyorum.
0
Sour
(27.04.21)
(6)

Depresyon, anksiyete, okb rahatsızlıklarının tedavisi için alternatifler

epistemic_regress
Az önce bir video izledim, LCD, magic mushroom gibi uyuşturucuların bahsettiğim rahatsızlıklar ve ayrıca bağımlılıklar üzerinde olumlu etkisini kanıtlayan araştırmalar yapılıyormuş. Hatta özel şirketler fon bulup araştırmalarını ilerletmek istiyormuş vesaire. Önümüzdeki on yılda bahsettiğim rahatsız
Az önce bir video izledim, LCD, magic mushroom gibi uyuşturucuların bahsettiğim rahatsızlıklar ve ayrıca bağımlılıklar üzerinde olumlu etkisini kanıtlayan araştırmalar yapılıyormuş. Hatta özel şirketler fon bulup araştırmalarını ilerletmek istiyormuş vesaire. Önümüzdeki on yılda bahsettiğim rahatsızlıkların tedavisinde çığır açıcı atılımlar bekliyor musunuz? Ya da ülke dışında halihazırda uygulanan alternatif yöntemler var mı (ssri lar ve çeşitli terapi metodları haricinde)?

Kendi deneyimlerinizi de paylasabilirsiniz. Sizce psikolojik rahatsızlıklarin tedavisinde ne gibi yenilikler görürüz?

Teşekkürler.
0
epistemic_regress
(31.03.21)
Anksiyetesi olan birinin lsd ya da mantarla tedavi olması pek mantıklı gelmedi bana. Aksine çok kötü bir deneyim yaşayabilir tripte. Panik olabilir kaygılanabilir vs.

Zaten bu tarz uyuşturucular sürekli kullanılacak uyuşturucular değiller. Sürekli kullanım aksine psikolojik rahatsızlıklara sebep olur. Yani nasıl bir kullanımla tedavi edecekler ki? Kaç kere kullanacak bir kişi senede bunları? Bana biraz saçma geldi.

Şu an bunların tedavisi ilaç + psikoterapi bu yönde değişimler yenilikler olur diye düşünüyorum.
0
turkce konusan uzayli
(31.03.21)
Sarı kantaronun toz halinde tüm bitki hali, ekstresi, tentürü (yağı değil, o sindirim sistemi problemi, yara ve yanıklarda etkili) belirli bazı bitkilerle karıştırılınca etkili olduğunu çok duydum. uzun süreli kullanımda da sıkıntı yapmaz zira uyuşturucu değil. nerede yaşadığınızı bilmiyorum ama kayseri'de bir getat kliniği bu tarz tedaviler uyguluyor ve başarılarını çok duydum.

onun haricinde psilocybin gibi maddelerin microdosing ile etkili olduğunu ben de duydum fakat deneyimleyeni görmedim. bunun yanında 2 sene önce dünyanın en prestijli bütünsel tıp fuarına gittim ve orda cannabis içeren sürüsüne bereket sağlık destek ürünü gördüm. bir bildikleri var demek ki.
0
damardanarabesk
(31.03.21)
Geçen senelerde çin'de başa takılan beyin dalgası düzenleyici bir alet geliştiriyorlardı. İlaç ve terapi bende işe yaramıyor böyle faydalı buluşları bekliyorum açıkçası.
0
ashleybon
(31.03.21)
elbette ki psikiyatrik rahatsızlıkların tedavisinde çığır açan gelişmeler olacaktır fakat bunların alternatif tıpta olduğunu düşünmüyorum. yani dediğiniz gibi lcd, magic mushroom filan gibi maddelerin tedavi edici etkisi olduğunu düşünmüyorum. daha doğrusu eksileri (yani yan etkileri) artılarını götürebilir. bu her türden madde için geçerli değil mi zaten? yani antidepresanlar bile bağımlılık yaptığı ve fazla uyuşturduğu gerekçesiyle problem olabilirken lsd, magic mushroom gibi çok daha etkili maddelerden böyle bir şey beklemek bana pek mantıklı gelmiyor.

@ashleybon'un dediği alternatif tıp değil. psikolojik, psikiyatrik, davranışsal bozuklukların tedavisinde kullanılan bir kognitif sinirbilim yöntemi. fakat bu cihazların hala geliştirilmesi gerekiyor. "tdcs" veya "tms" şeklinde aratabilirsiniz.

tdcs:
scholar.google.com

tms:
scholar.google.com
0
Sour
(31.03.21)
İlaç tedavisi + terapiden ben de çok fayda sağlayamıyorum. Bir umut varsa sabırla bekleyelim bari.
0
🌸epistemic_regress
(31.03.21)
@playing star again: yine de ekt den daha riskli değil gibi.
0
🌸epistemic_regress
(31.03.21)
(6)

Yükseklisans ilanı nasıl takip edilir

mg3929
Bu sene istanbulda iyi bir üniversitede master başvurusu yapmak istiyorum. Bu ilanların tamamını nereden takip edebilirim? Tek tek okul sitelerini mi takip edeceğim?
Bu sene istanbulda iyi bir üniversitede master başvurusu yapmak istiyorum. Bu ilanların tamamını nereden takip edebilirim? Tek tek okul sitelerini mi takip edeceğim?
0
mg3929
(29.03.21)
Tek tek akademik takvimlerine bakabilirsin. Orada yazar zaten tarihleri.
0
turkce konusan uzayli
(29.03.21)
Tek tek bile takip ettiginde anlayamadigin ilanlar oluyor o yuzden dogal olarak oyle bir liste yok
0
Anjelik
(29.03.21)
Tek tek takip edeceksiniz. 2021 güz için mayıstan (nisan ortası da olabilir) itibaren bakmaya başlayın.

Temmuza hiç bir yer kalmaz.
0
Cinfizz
(29.03.21)
tek tek bakmalısınız. neden temmuz denmiş bilmiyorum ama temmuz çok geç bir tarih. genelde haziran başı ve sonu arasında başvuru olur. sonra sınav ve mülakat olur. ağustos ortası ve sonu gibi de sonuçlar açıklanır. sonra da kayıt işlemleri filan.
0
Sour
(29.03.21)
Tek tek okul sitelerine bakacaksın
Hepsinin takvimi başka olur zaten
Koç sabancı boğaziçi ve kadir has normalde bu aralar başvuru alıyor mesela. Dönem bitmesini beklemiyorlar
Bazısı mayıs bazı okullarsa haziranda alıyor Ağustos Eylülü bile duyduğum oldu.
0
rewlack
(29.03.21)
1-memurlar(nokta)net sitesine giriyoruz
2- Ana sayfada üstteki sekmeleri dikkatle inceliyoruz "ilanlar" bölümüne tıklıyoruz.
3- Sağ tarafta kategaroiler başlığı altında en altta Y.Lisans ve Doktora ilanları bölümüne tıklıyoruz.
4- Bingo "bu kategoride ilan bulunamadı" yazıyor. Şu an YL ya da Doktora başvuru sezonu değil. Sezon açılınca bu bölümden ilgili ilanları görebilirsiniz. (süresi geçmiş ilanlar tikini işaretlerseniz geçmiş ilanları görebilirsiniz.)

Dipnot: Sizlere tavsiyem istediğiniz üniversitenin enstitü sayfalarından duyurular/ilanlar bölümünden takip etmenizdir.
0
creedwar
(29.03.21)
(7)

enpara'nın eski itibarı yok mu?

Sour
faiz oranlarına bir bakayım dedim de vadeli altın hesabı yok, başlangıç seviye dolar için %0.5, euro için %0.25 veriyor. hem kullanım kolaylığı hem de yüksek faiz nedeniyle eskiden çok kullanırdım. enpara'nın yerini alan başka bir banka var mı?
faiz oranlarına bir bakayım dedim de vadeli altın hesabı yok, başlangıç seviye dolar için %0.5, euro için %0.25 veriyor. hem kullanım kolaylığı hem de yüksek faiz nedeniyle eskiden çok kullanırdım. enpara'nın yerini alan başka bir banka var mı?
0
Sour
(23.03.21)
enpara en baslarda piyasanin 1-2 puan uzerinde faiz veriyordu ve diger avantajlariyla birlikte gayet tercih edilenbiliyordu. simdi ise normal bankalardan pazarlikla alabilecegin vade oranlari sunuyor, ha ben hala kullaniyorum ve memnunum ama vadeli oranlarinda bir cazibe kalmadi artik

burgan'in oranlari biraz daha yuksek
0
exlibris
(23.03.21)
Dolar euro ya nasıl faiz bekliyordunuz?
0
zoghurt
(23.03.21)
@zoghurt, tam anlayamadım. şu an alternatif bank'tayım. 1.5 faiz veriyor dolar için, hiç fena değil. hoşgeldin faizi epey yüksekti bir yıl kadar önce.
0
🌸Sour
(23.03.21)
faizde burgan çok iyi. dolar faizi de piyasaya göre iyi.şartı falan da yok süresiz
0
jelly bear
(23.03.21)
5000 dolar için bana %1.10 faiz veriyormuş, sitesine göre %0.5 vermesi lazım. Vade bugün yenilendi. 3 yıldır falan kullanıyorum.

Yani çok param olsa durum belki farklı olurdu da aylık ekstra 10 lira için banka değiştirmek mantıklı gelmediği için duruyorum. Bi de müşteri hizmetleri falan iyiydi hep.
0
plutongezegendegilmi
(23.03.21)
gözünüze kestirdiğiniz bankaların şubelerine gidin ya da online bankacılık müşteri hizmetlerini arayın ve pazarlık edin.
Evet paranın + faizin bile pazarlığı oluyor.
ben yaptım, oldu.
0
ankara06
(23.03.21)
@ankara06 dediğiniz enpara gibi veya vov gibi online bankacılıkta olmuyor. onu büyük meblağ için yapıyorum; 250 bin üzeri için.
0
🌸Sour
(24.03.21)
(3)

Efendi erkek beğenen kız

kiriko
Yeğenimle oturduk konuşuyoruz kız arkadaşı bizimkini kıskandırmak için burada çok uslu erkekler var gibi bi laf etmiş.Dedim asrın malıdır o kız bozuldu bana arkadaşlar sizce dd uslu erkek arayan kalmış mıdır ya efendi dese neyse uslu ne ya?
Yeğenimle oturduk konuşuyoruz kız arkadaşı bizimkini kıskandırmak için burada çok uslu erkekler var gibi bi laf etmiş.Dedim asrın malıdır o kız bozuldu bana arkadaşlar sizce dd uslu erkek arayan kalmış mıdır ya efendi dese neyse uslu ne ya?
0
kiriko
(09.02.21)
30 yaşından sonra efendi erkek öncesi hep piç erkek.
0
olaylar olaylar
(09.02.21)
Valla ne demek istedi acaba kız, mal ama kendisi, orada hemfikiriz.
Birinin böyle bir lafı erkek arkadaşının yanında söylemesi bana kızın fena halde "burada kapım sonuna kadar açık, bu yanımda görmüş olduğunuz mal bundan faydalanmıyor, yok mu beni layıkıyla ferahlatacak bir erkek" mesajı vermek istediği intibaını veriyor.
Özür dilerim...
0
SiyamkedisiZorro
(10.02.21)
buradaki tek problem yeğeninin sevgilisine mal diyen bir insan. benim sevgilime dese biri bir daha görüşmem o insanla.

kıskandırmak için demiş işte, cilveleşiyorlar, uslu ol demiş, serserisin sen şapşik demiş, ne bileyim? kaç yaşındalar?
0
Sour
(04.03.21)
(35)

Türkiye’nin Avrupa’ya göre avantajları

garavel
İklim vs doğal sebepler değil bahsettiğim, sosyal çevre, ailenin yakın olması vs de değil. Mesela iş yapma kolaylığı, bankacılığın biraz daha gelişmiş olması, e- devlet’in orada pek alternatifinin olmaması ( sanırım ). Konut sahibi olmada biraz daha rahat bir de sanırım ( yüksek birim maaşlar, ayni
İklim vs doğal sebepler değil bahsettiğim, sosyal çevre, ailenin yakın olması vs de değil. Mesela iş yapma kolaylığı, bankacılığın biraz daha gelişmiş olması, e- devlet’in orada pek alternatifinin olmaması ( sanırım ). Konut sahibi olmada biraz daha rahat bir de sanırım ( yüksek birim maaşlar, ayni birim ev fiyatlarından dolayı )

Sizin aklınıza gelenler neler?

almanya, hollanda, ingiltere, fransa baz alınabilir.
0
garavel
(25.01.21)
vergiden kaçınma imkanlarının fazlalığı olabilir
0
roket adam
(25.01.21)
Torrent kullanma imkanı
0
freebird5406_2
(25.01.21)
yazmışsınız zaten bankacılık diye. ben de spesifik bir şey yazayım.

kredi kartı ya da genel olarak her yerde kart kullanabiliyor olmak.

kanser ediyor avrupada nakit muhabbeti.
0
AlsterWasser
(25.01.21)
aklıma giyim kuşamın daha ucuz olması geldi, istediğiniz şeyse tabii.
0
candide
(25.01.21)
issizlik asiri yuksek ve asgari ucret asiri dusuk oldugu icin hizmet isleri ucuz.
0
hot potato
(25.01.21)
@alster bu tuhaf mesela, hangi ülke için bu söylediğiniz acaba ? ben genelde özellikle son dönemde sadece kart ile alışveriş gördüm hep, öncesinde de kart çoğunluktaydı sanki.
0
🌸garavel
(25.01.21)
Aslında say say bitmez. 1. Vergiler düşük ve esnaf gelir vergisinden muaf 2. Online eğitimde başarılıyız. AÖF sisteminde Anadolu AÖF dünyada ikinci sırada 3. edevlet uygulamalarında başarılıyız hans'ın hala kağıt kalemle yaptığı günlerce süren bürokratik işlemleri Mehmet edevletten bir kaç dakikada halledebiliyor. 4. İnternet bankacılığı 5. Geniş ve yeni otoyollar avrupada bizdeki kadar yaygın değil 6. Avrupanın en büyük avmleri bizde zorlu center bu konuda Türkiye'nin yüz akı. 7. İş yapma ve iş yeri açma bizde daha kolay ve bürokrasi daha az ayrıca teşvikler ve hibeler var 8. Devlet dönem dönem vergi ve kredi yapılandırması getirip mükelleflere ödeme kolaylığı sağlıyor 9. Ticari taksiler çok ucuz toplumun her kesimi kullanabiliyor 10. Çalışıp krediyle ev sahibi olma süresi avrupadan çok daha kısa
0
acebi
(25.01.21)
@garavel yazdıklarım corona öncesi tabi :..) tabi tüm avrupayı genellemek ahmaklık olur. örneğin izlandada tam tersi kart her yerde geçiyor her miktara kadar.

marketler dışında çoğu dükkan tarzı işletmede özellike yeme-içme vb. durumlarda belli bir miktara kadar nakit sonrasında kart daha yaygın.

en azından ben çok denk geldim. tabii azalıyordur haliye. bankacalılık hizmetleri geriden geliyor resmen. daha bir kaç sene öncesinde kadar manuel şifre kağıdı veriyordu deutsche bank internet bankacılığında.. daha yeni yeni geçtiler yeni sistemlere.
0
AlsterWasser
(25.01.21)
En başta sağlık sistemi gelir zannımca
0
but that was just a dream
(25.01.21)
1- Turkiye'de ustalik cok ucuz. Muslukcu, boyaci, catici, dogalgaz tesisatcisi, elektrikci cagirdin mi battin demektir Avrupa'da, sayi olarak da azlar ha bos gununu denk getireceksin falan buyuk basagrisi. Terzi, kuru temizleme, bakim, tamirat pahali keza. Yenisi alsaydim daha iyiydi durumlari oluyor.
2- Hizmet sektoru. Resepsiyonist, garson, satis elemani bizim Turklerin kiymetini bilmemiz gerekiyor kesinlikle. Avrupadakiler hep artist. Adam kendini benle mi karsilastiriyor napiyor? Olum sen hizmet sektorundesin illa Rothschild ailesinden mi olmam lazim iyi bir hizmet alabilmek icin.
0
neck_and_neck
(25.01.21)
Emek ucuz, patronlar için güzel ülke.
0
alfred
(25.01.21)
insanların daha çözüm odaklı olması. en suratsız memura bile "abi be, işim çok zor zaten bak böyle böyle benim işi bi hallediversen" desen adam yapabiliyorsa yapar yapamıyorsa yol gösterir hiç yoktan. avrupa'da bi yönerge vardır onun dışına hayatta çıkmazlar deli ederler. adama mesai sonrası sorsan bu konuyu "he valla ne saçma iş helelelülele" der ama mesaide hiçbir riski olmasa da bütün inisiyatif onda olsa da o işini yapmaz.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.01.21)
avrupa çok geniş bir tanım. bulgaristan da avrupa, norveç de avrupa. bu arada yazılanların neredeyse tamamını avrupalı ortalama biri bir dezavantaj olarak görür.

örneğin:

@acebi'nin dediği aöf sistemi bir avantaj mı dezavantaj mı bilemedim. örneğin aöf mezunu bir insan almanya'da yüksek lisans yapamıyor. genelde kabul etmiyorlar. yani aöf ciddiye alınmıyor pek. yoksa avrupa'nın yapmak isteyip de yapamadığı bir şey değil. eğitim kalitesini düşürdüğünden olabilir.

@proletarier'in dediği için de geçerli olabilir. avrupa'da bir standart vardır, herkes bu standarda uygun iş yapmak zorundadır. sen müşteri olarak onlar hizmeti sağlayan olarak uyar. dolayısıyla herkes aynı muameleyi görür. hataya veya kayırmaya yer olmaz.
0
Sour
(25.01.21)
@Sour, böyle düşününce doğru ama şöyle açayım. Kurumlar hantaldır, gelişmeye kapalıdır. Bu kurumları gelişmeye zorlanması gerekir. Ortada çağ dışı-geçerliliğini yitirmiş bir prosedür varsa ve herkes buna uymaya devam ederse o süreç herkes için eziyet olmaya devam eder hasbelkader yetkili bir abinin gözüne batana kadar. Kuralları zararsızca esneten kişiler olması bu tür durumları yetkililerin gözünün önüne daha çabuk getirir. Kurumları gelişmeye zorlar yani.

Benim fikrim bu tabii böyle sanki değişmez bir gerçek gibi yazdım ama düşüncelerimi yazdım sadece.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.01.21)
@Sour avrupadan kasit bati avrupa ulkeleri bulgaristan moldova romanya degil tabii ki. Ikincisi AOF mezunuyla orgun mezunu ayni haklara sahipler hic bir fark yok ve dunya genelinde yuksek lisans yapabiliyorlar. AOF sistemi egitim kalitesini dusurmez firsat esitligi saglar yoksa AOF te muhendislik, tip veya mimarlik egitimi verilmiyor isletme veya kamu yonetimi egitimi vermek icin orgun fakulte kurmaya gerek yok. Ayrica avrupada da AOF var ve dunyada en basarilisi ingilterede.
0
acebi
(25.01.21)
Yok.

Online bankacılıkta şimdiye dek yapamadığım tek şey ev kredisi için birikim hesabını açamamaktı. Açmak için gereken randevuyu da online aldım.

Oturma izni başvurusundan kütüphane kartına, şahıs şirketi açmaktan reçeteli ilaç almaya kadar her şey online.

İki yılım dolmak üzere. Banka hesabımı açtıktan sonra nakit kullandığım tek yer Türkiye elçiliğiydi. Masamda hala elçilikte lazım olduğu için çektiğim paranın kalanı duruyor.

Vergi meselesinin az gibi görünmesi dolaylı vergilerin çokluğundan, kimsenin vergi bilinci olmamasından ve vergi kaçırmanın çok kolay olmasından dolayı. Finlandiya'da
ve Türkiye'de ödediğim gelir vergisi %25 (Edit: Tekrar düşündüm de sanırım Türkiye'de ödediğim gelir vergisi daha yüksek olabilir.) Dolaylı vergisiyle, ödediğim paranın karşılığını alamamamla, otuyla bokuyla Türkiye'de daha fazla vergi ödüyordum.

Türkiye'de düzgün bir semtte düzgün bir evi aileden ve eşten destek almadan alabilmek neredeyse imkansız. 2010 yılında Beylikdüzü'ndeki evler için 150 bin lira peşinat istiyorlardı. 4-5 sene önce Dereboyu caddesindeki saçmasapan bir evi 950 bin liraya satmışlardı. Burada tek başıma 10-12 ayda ofise 30-40 dakika mesafede bir ev için gereken mortgage'ın peşinatını biriktirebildim (Bir sırt çantası ve bavulla ülkeye girip her şeyi sıfırdan düzmeme rağmen.) Tek dezavantaj şehir merkezlerindeki ortalama ev büyüklüğünün Avrupa'da Türkiye'ye oranla daha küçük olması.

Türkiye'de musluk falan filan için bir sürü para döküp bir ay sonra tekrar çağırmak zorunda kaldığım 'usta'ların yerine buradaki işini yavaş ama düzgün yapanları tercih ederim.

Türkiye siyasi iradeye yanlarım, her türlü memuru siyasi networküm ve paramla satın alırım, işçiyi sömürür kısa yoldan köşeyi dönerim kafası için cennet gibi bir ülke.
0
bruce mclaren
(25.01.21)
Maasli calismiyorsan Türkiye daha güzel.
Istedigin an kov, istedigin gibi mobbing yap, istedigin gibi süresiz izine çıkar, sigortasini asgariden yatir, haftada 50 saat calistir ayni maasi ver, haftasonu ara, mesai sonrasi ara, tatilde ara. Cok mu vergi veriyorsun? Araba al sirkete vergiyle ode. Vergi borcun mu var? Odeme, af bekle vs vs

Onun dışında servis isleri ucuz; restoran vs ucuz, muslukcu vs isleri ucuz. Çünkü herkes cani istediği gibi bu islerde çalıştigi icin bir sürü var. Haliyle uc kuruşa düşüyor iscilik. Aynisi restoran islerinde de geçerli.

Onun dışında caninin Türkiye'de paran varsa caninin istedigi her şeyi yaparsin. Gece canin dondurma mi istedi? Kebap mi istiyorsun? Peki özel profesör doktor randevusu ? Hepsini parayi basarak yapabilirsin ama gelismis Avrupa ülkelerinde yapamazsin. En azından öyle 1000lira verdim randevuyu aldım falan yok buralarda. Özel hastane yok zaten.

Herhangi bir yerde tanıdığın varsa is halledersin. Devlet dairesi, polis, yargıç, savci. Zenginsen bütün bu sistemi alt edersin zaten, sistem seni korumak icin var.

Edevlet, kredi ve kart almanin olağanüstü gereksiz hizliligi (o yüzden yer gök kredi ve kredi kartı borcu), kiyafet/ayakkabi/deri ürünleri ucuz olmasi.

Eğitim sistemini ovecek durumda değilim. Ülkede yer gök üniversite mezunu kasiyer/fabrikada isci dolu ama bir tane aklı başında elektrikci, muslukcu bulmak imkansiz. Bunlari hiç egitmeyip herkesi üniversite mezunu yapman süper bir şey.
0
logisticsmanager
(25.01.21)
tüm dünyaya göre avantajı, eğitim araştırma hastanesinde tedavi oluyorsun, ödediğin ücret 7 tl, reçetenin yüzde seksenini ssk ödüyor(yani hepimiz), muayene eden uzman hekim, isviçrenin en baba hekimleri kalitesinde, belki daha iyi, bak sıfır mübalağa! aman nazar değmesin
ek: özetle bu konuda güncel tabirle tam bir sosyal devlet. amerikada donuna kadar alırlar, avrupada doktor bulamazsın sade vatandaşsan.
0
esref
(26.01.21)
gerçekten merak ediyorum e-devlet gibi çok kapsamlı bir site var mı mesela avrupa ülkelerinin herhangi birinde ? ya da e-nabız vs.


@bruce ev konusunda ben hep türkiye'nin daha basit olduğunu düşünüyorum. ev bi kere bol çünkü. avrupada o durum yok.
0
🌸garavel
(26.01.21)
TR'nin ALmanyaya gore avantajlari:

- Burokrasi daha az.
- Kurallari esnetmek cok daha kolay.Sorumlunun iki dudaginin arasinda her sey. Bu sayede adamini bulup kurallari esnetip herkesin onune gecebiliyorsunuz.
- Yemekler
- Teklifsiz iletisim ve tanisma daha kolay
- Giyim cok ucuz
- Sehir ici ulasim daha ucuz

Bu arada konut edinmek Turkiyede daha rahat degil bence.Turkiyede ucuz denilen kalitesiz yerlerle Avrupadaki pahali ve kaliteli yerleri karsilastirmak sik yapilan bir hata.
0
turkuaz
(26.01.21)
şu yorumları okuyan türkiye'yi dünyanın en iyi ülkesi sanır:)
0
nothing in my way
(26.01.21)
@garavel, evin kalitesi kötü ve fiyatı fahiş olduktan sonra çok olmasının bir esprisi yok bence. 1 yıldır anneme babama emekliliklerini geçirecekleri yaz kış yaşayabilecekleri bir ev bakıyorum. Bakınca "acaba burada gerçekten insan yaşamış mı?" denilecek evler 600-700 bin liradan başlıyor. Balıkesir, İzmir ve Muğla taraflarında oturulabilecek bol ev varsa üzerime link atın :)
0
bruce mclaren
(26.01.21)
@bruce mclaren ciddi misiniz bilmiyorum ama 700 bine hele hele balıkesir muğla'da falan deli güzel evler alınabilir ya, ben izmirde yaşıyorum olduğum bölgede 700 bine mesela 4-5 yaşında 3+1 gayet güzel bir ev alınabilir, merkezi yerlerin civarında güzel bir sitede yani.

dediğiniz şey yazlık vs müstakil evse bilemem. ki yine alınır diye düşünüyorum ama aramaya çok üşendim :)
0
🌸garavel
(26.01.21)
@garavel yazlık-müstakil evet. Konak'ta 30+ yıllık 2+1 ara kat daireye 400 bin lira vermek de bana pek akıl kari gelmiyor açıkçası :)

Edit: Acaba yanlış mı hatırlıyorum diye tekrar bakayım dedim. Alsancak'ta 30+ yaşında ara kat 2+1 daire 800 bin lira: www.sahibinden.com
0
bruce mclaren
(26.01.21)
zenginsen dunyadaki en guzel ulkedir. yalakalar, kurallarin, kanunlarin zenginin lehine islemesi, daha fazla saygi gormen, hizmet sektorunun hem kaliteli hem de ucuz olmasi. dis, sac, goz gibi estetik saglik operasyonlarinin cok ucuz olmasi.
0
baldur2
(26.01.21)
@bruce mclaren izmirin en en en merkezi yerinde bakıyorsunuz, bu çok normal. mavişehire 5 dakika bostanlıya 10 dakika uzaklıkta çiğli ataşehir bölgesinde mesela nezih bir sitede 700 bin civarına çok iyi evde oturulabilir.

ama çok çok merkezi yerde tabii ki oturulamaz.

foça, gümüldür gibi yerlerde de ortalama bir yazlık alınabilir.
0
🌸garavel
(26.01.21)
@garavel İzmir'i sizin kadar bilmediğim için uçuk bir örnek seçmiş olabilirim. Ama anlatmak istediğim farkı yine de gösteriyor. Helsinki'nin en en en merkezi yerinde bir evin mortgage'ına ayda 1.500-2.000 euro vererek satın almak ve hala fazla kasmadan kenara 1.000 euro koyabilmek mümkün. Ben bunu Türkiye'den ayrıldığım zaman da hayal edemiyordum, hele şimdiki ekonomik koşullarda hiç hayal edemiyorum.

Öneriler için ayrıca teşekkürler :)
0
bruce mclaren
(26.01.21)
Ev alma konusunda bati da en az turkiye kadar zor sartlar sunuyor acikcasi. Ev almak avrupa ulkelerinde kat kat daha kolay degil. Et, araba, benzin, elektronik vs turkiye'ye oranla cok daha rahat alinabiliyor olabilir ama ev ayni oranda zorlukta bence.
0
baldur2
(26.01.21)
@hayat gercekten guzel

Neler mesela ?
0
🌸garavel
(26.01.21)
Ucuz iş gücü, bürokrasi, bankacılık ve sağlık sistemleri kesinlikle.

Tabii bir de en önemli konu: gıda/mutfak/yemek (fiyatları değil çeşitleri).
0
nawar
(26.01.21)
e-devlet, bankacılık, genç nüfus ve acelecilik dolayısıyla gelen şeyler yani. Sağlık (gerekirse parasını verip özel hastaneye gidebilme lüksü.)

konut sahibi olma olayı her yerde sıkıntı ama mortgage sistemi olan ve enflasyonu yılda %1-2 olan yerlerde çok daha uzun vadeli rahat alıyorlar sanıyorum. Bizde ölüm.(şunu da hesaba katmak lazım, bizde iyi maaşla iş bulabildiğin yer İstanbul. Batıda illa Paris, Berlin, Londra'da yaşamadan da iyi maaş alabiliyorsun hatta ortalama aynı maaşı alıyorsun çoğu yerde. Gördüğüm bu. Biz küçükçe bir şehirde benzer paraları alabilsek daha rahat ev alıyor olurduk, alım gücümüz de artardı. İstanbul'un 8 milyon, gerisinin anadolu şehirlerine dağıldığı bir Türkiye hayal etsenize :)

şirket kurma işleri ve vergi çok mantıksız/kötü geliyor bana. Ki dünyada da en karışık sistemlerden biri olarak anılıyordu. Estonya mesela o işi çok basitleştirmiş, ben açıkçası internetteki işim tutarsa Türkiye'de değil Estonya'da falan şirket kurup oraya vergi vermek istiyorum.

Bence alt-orta sınıf için Avrupa süper, üst sınıf için Türkiye istediğin gibi at koşturabileceğin müthiş bir ülke.

edit: birçok konuda sorun olarak kuralsızlık, örneğin kriptopara gibi şeylerde işimize yarıyor. ABD'de hatta sanırım Fransa'da vs. yaşayanlar sattıktan sonra gelir vergisi vermek zorunda. Türkiye'de henüz belirtilen bir vergi yok. Abd, kanada, çin vb. ülkelerdeki insanlar çeşitli borsalara kaydolamıyor, coin satışlarına katılamıyor, biz katılabiliyoruz. Bu devlet bizi korumadığı için oluyor ama eğer para kazanabilirsen işine de yarıyor işte.
0
nhk ni youkosu
(26.01.21)
eğer çok paran varsa ve kötü bir alışkanlığın yoksa kafan rahat olsun kimse yanına yaklaşamaz
0
duyurukullanıcısı
(26.01.21)
Ya herkes paradan evden bahsetmiş, kimse kültürden (ve özellikle iş kültüründen) bahsetmemiş, çok şaşırdım. (Değinen olmuş gerçi haklarını yemeyeyim, ama çok değil yine).

Tabi Avrupa'nın tamamını bilmiyorum ama gördüğüm kadarıyla "kuralcılık" çok baskın.

Bunun iyi yönleri var, ne yapman ve nasıl yapman gerektiği belli. Yap geç, kimse fazlasına zorlamaz, emeğine çökmez, tertemiz. Bizde memuriyet arayan ama biraz daha çok param olsun diyenlerin hayali gerçek olmuş.

Öte yandan sana sunulan ile yetinemiyorsan, daha iyisini güzelini yapmak istiyorsan, o kalıbın dışına çıkmanı çok zorlaştırıyorlar. Mantığı da şu: risk istemiyoruz. Plan yaptık, plana uyalım, fazlasına gerek yok, başımıza bir iş gelmesin yeter. 20 yaşındaki insanlar bile benim nenem gibi.

Bi 100 yıl öncesinde dünyayı keşfeden, kültürün, bilginin sınırlarını zorlayan insanların bunların ataları olduğuna inanmakta güçlük çekiyorum.

İşe gir, 9-5 arası git gel takıl, 30 yıllık ev kredisine gir, haftasonları da git drone uçur, gitar çal, dağda bayırda yürüyüş yap gel. Güzel/anlamlı bir ömrün böyle bir şey olduğuna inanan çok fazla insan var. Rahatları azıcık bozulduğunda bir anda aşırı sağ partilere yönelmeleri de bundan. Aman sorunları çözelim, yeni çıkış yolları arayalım vs. yok, para yok, mültecileri atalım gitsin. Sıradan adamı suçlamıyorum ama elitleri, okumuşları da bundan çok farklı değil.

TR'de gidilen yönü beğenmesem de bir dinamizm var, bu iyi bir şey bence, ben seviyorum.
0
plutongezegendegilmi
(26.01.21)
Hollanda'da yasiyorum, burasi ile Turkiye'yi karsilastiracak olursak iklim, mutfak/yemek Turkiye'nin en buyuk artisi. Bunlar ve aile, yakinlar disinda Turkiye'de ozlenen pek bir sey yok.

Is yapma, is kulturu/ahlaki ise karsilastirilamaz. Turkiye'de birakin sozlu anlasmayi, yazili anlasmalari dahi kimse sallamiyor. Hukuken hakkinizi aramaya kalksaniz zaten o baska hikaye. Ozetle Turkiye'de ticaret ve is ahlaki yerlerde.

Turkiye'de bankacilik sistemi daha gelismis ve esnek fakat Avrupa gittikce arayi kapatiyor. Ozellikle odeme sistemleri konusunda Turkiye cok kisitli imkanlar sunuyor. e-devlet bu ulkelerin hepsinde var. Hollanda icin konusursak gayet basarilir ve bir suru ozel sirket ile ( elektrik, su gibi ) entegre olarak da calisiyor.

Ev alma meselesini karsilastirmak anlamsiz. Hollanda'da asgari ucret sahibi bir cift rahatlikla ev alabilir ( sehir merkezinde, kanal manzarali degil tabi ki ) bunun icin pesinata da gerek yok. AB vatandasi degilseniz faiz biraz daha yuksek ya da bir miktar pesinat (%10 sanirim) ayni faiz orani ile kredi almak mumkun. Gerekli olan tek sey suresiz is kontrati ve Hollanda'da 1 yildir ikamet etmek.

Turkiye'nin en buyuk avantajlarindan birisi ( tabi ki paraniz varsa ) ucuz iscilik. Zaten bahsedilmis, evde ampul patlasa degisitirmek icin adam cagirabilirsiniz. Gunluk yasam icin ornek verirsek, makul fiyata berber/kuafore gitmek mumkun.

Uzun uzun yazmak gereksiz aslinda. Turkiye'nin Avrupa'ya gore en buyuk avantaji yeterli paraniz var ise her turlu kurali, kanunu kendi avantajiniza olacak sekilde esnetebilirsiniz. Avrupa'da bu o kadar kolay degil.
0
whisky
(28.01.21)
@acemi

aöf mezunları almanya'da yüksek lisans yapabiliyor mu? (benim bildiğim kadarıyla kabul etmiyorlar, o nedenle soruyorum)

ingiltere'deki sistemi başarılı kılan nedir?

türkiye için online eğitimde başarılıyız, türkiye 3. sırada demişsiniz mesela. neye göre üçüncü sırada? öğrenci sayısına göre mi? eğer öyleyse anlamsız. eğitim kalitesine göre mi? bunu nasıl ölçmüşler bilmek isterim. yani buradan mezun olan öğrencilerle ilgili örgünlerle karşılaştıran bir araştırma mı yapılmış?
0
Sour
(04.02.21)
(16)

kuyrukta öne geçmeye çalışan güzel kızlar

buenosdias
dün markette kızın teki kuyruğa rağmen önüme geçip ödeme yapmaya yeltendi. ben de sıra var arkaya geç deyip bozdum. cevap falan verdi bir süre tartıştık, sonra arkama geçti.sorum şu. bu 3. kez başıma geliyor. sadece ben tepki veriyorum. kimse tepki vermiyor. hatta çoğunda hakkı olmamalarına rağmen a
dün markette kızın teki kuyruğa rağmen önüme geçip ödeme yapmaya yeltendi. ben de sıra var arkaya geç deyip bozdum. cevap falan verdi bir süre tartıştık, sonra arkama geçti.

sorum şu. bu 3. kez başıma geliyor. sadece ben tepki veriyorum. kimse tepki vermiyor. hatta çoğunda hakkı olmamalarına rağmen arkama geçiyorlar. arkadakiler de kuzu kuzu biat edip ses çıkarmıyorlar. bana inanılmaz anlamsız geliyor, acaba güzel kızlara sırada öncelik tanımak bir görgü kuralı mı? yoksa sevgili, baba yada abaza erkekler tarafından sosyal hayatta prenses gibi yetiştirilen kezbanların triplerine ses çıkarılmaması tamamen ezik kültürden mi geliyor?

siz nasıl tepki verirdiniz?
0
buenosdias
(01.01.21)
Tartismazdim muhtemelen. O anki ruh halime de bağlı tabi bu ama. Dediğiniz gibi bir durumla de hiç karşılaşmadım.
0
allah yazdiysa bozsun
(01.01.21)
Kim olduğundan bağımsız cevap veriyorum, çünkü fark etmiyor. Cahille tartışmaya girmekten kaçınırım. Kişi dış görünüşüyle az çok belli eder zaten kendini.

Bir keresinde markette kasanın diğer tarafından, yani çıkış kapısının ordan gelen bi adam sıra bende olmasına rağmen elindeki ürünleri kasanın oraya koydu. Zaten orası daracık bir alan. 4-5 ufak ürün koyunca dolan bir yer. Adama "pardon sırada ben varım." dedim. Adam sinirli sinirli "sıranı yemedik ya. elimde durmasın diye oraya koydum." falan demeye başladı. Agresif tavırlar sergilemeye başladı. Ben de karşılık versem kavga çıkacak. Bu tip adamlarla kavga etmek bana bir şey kazandırmaz. O yüzden çoğu zaman sesimi çıkarmıyorum. "Hakkın yeniyor" diye düşünebilirsin. Varsın market sırasında önüme geçsin. O kadar ciddi bir hak değil açıkçası.
0
himmet dayi
(01.01.21)
tabiiki değil.
ayrıca sizin önüne geçmeleri sizin izninize bağlı değil sadece; arkanızda birileri varsa onların da önüne geçmiş oluyor.
uygun ve nazik bir dille uyarmak lazım kadın erkek genç yaşlı fark etmez.

edit: cahille mücadeleye inanıyorum -elbette uygun koşullarda- hiçbir şey yapmamak hareketlerini onadığınız anlamına geliyor, sürekli yapıyorlar.
0
jimjim
(01.01.21)
Sırra var ama madem çok öne geçmek istiyorsunuz buyurun derdim
0
fempusay
(01.01.21)
Kurnazlık her zaman var ama tartışılacak bir konu değil.sende basit bir konudan hem dolmussun hemde hala atarlanır gibisin,dun olmus olayda hala kezbanlar,ezikler falan modundasın.bu marketten çıktığında kapanacak bir konu,bu ezik kültüre son verdiğin için alkışlanacak bir durum değil.

Ben cok takılmam,acelesi olanı anlarsam buyur gec derim.yuzsuzlukle yapana hele bşr dur,soluklan yaparım ama uzatmam.
0
duptıs
(01.01.21)
@jimjim

mücadele ettiğinde de yapmaya devam ediyorlar. bir şey değişmiyor. sadece o an sıranın arkasına geçebilir ama bu davranış onun sonsuza dek değiştiği anlamına gelmiyor. fırsatı varsa yine yapıyor. sen orada tartıştığın ve sinirlendiğinle kalıyorsun.
0
himmet dayi
(01.01.21)
yoo sinirlenmeden yap. :D
yani ben de şöyle düşünüp sinirleniyorum; şimdi bişey söylemediğim için kendini haklı, yaptığını doğru ve beni de keriz olarak düşündü.

yani evet, ruh sağlığımızı bozmadan devam etmek gerek.
0
jimjim
(01.01.21)
Otobüs durağında çok oluyor. Ama güzel kız değil genelde kilolu kapalı teyzeler çok yapıyor. Bir de ergen irisi tipler kulaklıkla duymuyorum ayağı yapıyor. Ben de fırsatını bulursam sıra var yapıyorum. Genelde uyarılsa da en sona gitmiyorlar. Doğrudur, kimse sallanıyor, hatta binsin nolacak tadında herkes. En arkadaki adam efendin sıra beklediği için ayakta kalacak. Bu kaynakçı otururken belki. Tane tane herkese anlatmak mümkün değil.
0
baal
(01.01.21)
Aslinda kimse tepki vermiyor sorusunun teyidini de almışsınız cevaplari okuyunca.
Ben tepki veririm. Çünkü bu ulkede susarsan hep hakkını yerler. Saygisiz bir milletiz. Şark kurnazi bir tipin kendiliginden bir şeyleri anlamasini beklemek boşa bir çaba. Gayet net bir ses tonuyla “sıra var” derim. Uzatmasam da onun huzursuz bir şekilde marketten ayrilmasi lazim, benim değil.
0
her giriste sifresini unutan adam
(01.01.21)
Ben uyaririm
0
nax
(01.01.21)
Ben sirayi bozan herkesi nerede olursa olsun uyaririm.
0
eylul
(01.01.21)
uyarırım, topluluk kuralları diye bir şey var, birbirimize saygılı olmak zorundayız yapılan yanlış, doğru insanlar çoğunlukta olduğu sürece bu sırtlanlar da duruma ayak uydurmak zorunda kalacaklar. Bunu market sırası özelinde yazmıyorum genel olarak düşünebilirsiniz, başkası tartışırken de haklı olandan yana konuşup bende destek veririm hatta.
0
firavunfaresi
(01.01.21)
kız güzelse öne geçmeye hakkı vardır. değilse sıra var diye bağırırım.
0
Sour
(01.01.21)
benzer sey otobuste basima geldi ama sira degil, benim biletimin numarasina oturmus kalkmiyor, insan gibi söyledim, kalkmadi. kalkmiyor bir de hic suclu gibi degil yani ben olsam utanirim yapamam. polis diye bagirdim, muavin gelince hanimefendi yerimi gasp ediyor diye olay cikardim. öyle saca böyle tarak yani bende az cingen degilim.
ezik kültürden ziyade bana da bizim duskun erkeklerden rica etmeye alismislar gibi geldi. bir de deliye bulasacagina caliyi dolas diye de düsünüyo olabilir insanlar.
0
wishmaythşngs
(01.01.21)
"ben güzelim bu bana ses çıkarmaz" böcek muamelesi yapar ezerim.

"Ben kurnazım araya kaynarım" yedirmem o sırayı.

"Telaşlı hareket edeyim acelem olduğunu düşünüp idare etsinler" idare ederim.
0
IncredibleMau
(01.01.21)
güzel kızlara ben önüme geçiririm. yakından izliyorum iyi oluyor.
0
diffarentiationation
(01.01.21)
(6)

yatırım amaçlı ev

sayha
istanbulda tavsiye edebileceğiniz bölgeler var mı acaba? ileride değerlenme potansiyeli olan, deprem riski düşük.
istanbulda tavsiye edebileceğiniz bölgeler var mı acaba? ileride değerlenme potansiyeli olan, deprem riski düşük.
0
sayha
(22.12.20)
Ben olsam eve para vermezdim.
0
allah yazdiysa bozsun
(22.12.20)
İstanbul'da deprem riski düşük olan bir yer olduğunu düşünmüyorum
İstanbulda -5 kot dahi olsa her yer para eder
0
paramolacak
(22.12.20)
istanbul'un kuzeyi; kemerburgaz ve arnavutköy. deprem riski düşük, yeni binalar, değerlenme potansiyeli yüksek.
0
Sour
(22.12.20)
Ev alınmaz, ama Çekmeköy tarafından arsa alabilirsin.
0
malheiros
(22.12.20)
istanbul'un karadeniz kıyıları yapılaşmaya çok müsait. o bölgeye yapılan 4-5 şeritli otobanlar boşuna yapılmadı. istanbulda sağ ve sola genişleyecek pek alan kalmadığı için şehir yukarı doğru genişleyecek önümüzdeki 5-10 yılda.
0
roket adam
(22.12.20)
Halkalı Atakent
evin değeri 2 kat attı 4 senede
kira da 1 gün boş kalmadı, ilk aldığım fiyatı çıkarttı
0
summatinyourteeth
(22.12.20)
(3)

nusret etin arasına ne koyuyor?

Sour
link vermeye izin vermiyor ama en son videosunda da görebilirsiniz. hamburger etinin arasına bir şey koyuyor. tavuk gibi duruyor. daha önceki videolarında da gördüm. o nedir?
link vermeye izin vermiyor ama en son videosunda da görebilirsiniz. hamburger etinin arasına bir şey koyuyor. tavuk gibi duruyor. daha önceki videolarında da gördüm. o nedir?
0
Sour
(22.12.20)
yorumlara kuyruk yagi demisler genelde, kizarmis 24 karat altin yazan da olmus.
0
mirafiori
(22.12.20)
Mantara benzettim.
0
allah yazdiysa bozsun
(22.12.20)
soru güncel.
0
🌸Sour
(21.01.21)
(13)

gece tuvalete kalmak prostat belirtisi mi?

Sour
genelde böyle deniyor ama bunun bir sıklığı olması gerekmiyor mu? yani ben hep gece tuvalete kalkarım. herkesi de böyle biliyordum. hatta ailemden de şahidim yani onlar da gece kalkıyor. ailecek prostat olma ihtimalimiz nedir? :) gece tuvalete gitme sıklığınız nedir? sıvı tüketme oranınız nedir?
genelde böyle deniyor ama bunun bir sıklığı olması gerekmiyor mu? yani ben hep gece tuvalete kalkarım. herkesi de böyle biliyordum. hatta ailemden de şahidim yani onlar da gece kalkıyor. ailecek prostat olma ihtimalimiz nedir? :) gece tuvalete gitme sıklığınız nedir? sıvı tüketme oranınız nedir?
0
Sour
(07.12.20)
valla ben her gece yataktan uyanıp gidiyorum. Günde yaklaşık 2 litre su içiyorum onun dışında kahva ve çay da çok içiyorum.
0
olaylar olaylar
(07.12.20)
Yetişkinlerde gece tuvalete kalkmak normal değil. Etrafımdaki hiçkimse gece tuvalete kalkmaz.
0
sta
(07.12.20)
ben gece 2-3 kere kalkıyorum. çok rahatsız edici. doktara gideceğim
0
tavish11
(07.12.20)
Yatmaya yakın bir şey içmiyorum, içersem de 2-3 yudum. mışıl mışıl uyuyorum.
0
yarey
(07.12.20)
sıvı tüketme oranından ziyade tükettiğiniz saate, akşam yediğiniz şeylere göre değişir.
0
uuth
(07.12.20)
Hastalık belirtisi.
0
Tochinoshin
(07.12.20)
Gece yatmadan önce 1-2 bardak su içip yatarım, hiç tuvalete kalktığımı hatırlamıyorum. Gün içinde de aralıksız çay-kahve-su-maden suyu içiyorum.

Dolayısıyla illa prostat değil ama belki bakteri vs. başka bir soruna işaret edebiliyor olabilir. Bence bi doktora gidin.
0
plutongezegendegilmi
(07.12.20)
gece tuvalete 1 kere yada en fazla 2 kere kalkılması normaldir. ama 2 den fazlaysa normal değildir. yatmadan 2 saat önce birşeyler içmeyi kesin bir de öyle bi bakın.

ben mesela saat 10dan sonra bir şey içmiyorum ve gece tuvalete kalkmıyorum.
0
sizofren06
(07.12.20)
birbiriyle çakışan çok bilgi var. mesela @sta X @sizorfren06.

10'dan sonra içmemeyi deneyeceğim. bakalım neler olacak.
0
🌸Sour
(07.12.20)
gün içinde çay kahve su çok tüketiyorum, bu nedenle gün içinde çok sık wc'ye girer çıkarım ama gece uykudan uyanıp gidecek kadar hiç olmadım şimdilik..
0
strobist
(07.12.20)
Gece tuvalete kalkmak şeker hastalığının da belirtisi olabilir.
Gündüz de sık idrar yapıyor musunuz
0
fezagezgini
(07.12.20)
Bende iyi huylu prostat büyümesi var, evet prostatın belirtilerinden biri bu ama kesin budur diyemeyiz tabi, doktora gitmen lazım.

Bende ne olduysa 24 yaşında oldu, prostat iltihabı geçirdim. Doktora gittiğimde prostatımın olması gerekenden çok daha büyük olduğunu söylemişti. Prostat iltihabı ara ara tekrarlıyor. 28 yaşına geldiğimde, yani geçen yıldan beri de geceleri işemeye kalkmaya başladım, genelde bir defa kalkıyorum, nadiren kalkmadığım oluyor.

Ne içtiğinle hiç alakası yok. Ben hayatım boyunca, yatmadan 30 saniye önce (öyle 3-4 saat de değil) hep dev bir bardaktan -en az 250-300 ml- su içmeden uyumayan bir insandım, hiç de uyanmıyordum geceleri.

Şeker hastası değilim. Hiçbir hastalığım da yok.

Artık içmiyorum, ona rağmen işemeye kalkıyorum. :))
0
hayirsiz
(07.12.20)
(2)

telefon ekranını tuttuğumuzda dil değiştiren app

Sour
merhaba. yıllar önce görmüştüm bu application'ı. açtığınızda telefon kamerasını çevirmesini istediğiniz yere tutuyorsunuz ve otomatik çeviriyor. android için arıyorum. bu programın adı nedir?
merhaba. yıllar önce görmüştüm bu application'ı. açtığınızda telefon kamerasını çevirmesini istediğiniz yere tutuyorsunuz ve otomatik çeviriyor. android için arıyorum. bu programın adı nedir?
0
Sour
(28.11.20)
google translate
0
zikardo
(28.11.20)
:D gerçekten oymuş.
0
🌸Sour
(28.11.20)
(5)

çince bilenler bakabilir mi?

Sour
Xiaoqi ismi nasıl telaffuz ediliyor?tşk.
Xiaoqi ismi nasıl telaffuz ediliyor?

tşk.
0
Sour
(11.11.20)
translate.google.com

burdan xiaoqi'nin altindaki ses butonuyla duyulabilir.

saoci gibi bir sey
0
fakyoras
(11.11.20)
bu google translate yanlış çevirmesin şimdi :D
0
🌸Sour
(11.11.20)
Şaoçi
0
yarey
(11.11.20)
Xiaoqi : Şiyaoçi veya kolay yolu ile Şiyavçi

X: Ş olarak
Q: Ç olarak telaffuz edilir.
0
cossecant
(11.11.20)
Tonlari bilmeden okursan her seferinde yanlis telaffuz edersin ve farkli anlam ortaya çıkar ancak şimdilik dümdüz şiaoçi dert yaratmaz
0
steve keller
(11.11.20)
(9)

Doktora yapıp da memnun olan var mı?

kırmızıayakkabılıgargamel
Memnun olan dediğim, halinden memnun olan. Ya ben olmak istediğim yerdeyim ve şu anki konumumdan memnunum diyen var mı?Memnunsanız neden memnunsunuz?Memnun değilseniz neden memnun değilsiniz?Özellikle yurtdışında doktora yapanları merak ediyorum. Ben de ağır bir yüksek lisans döneminde aşırı bunalıy
Memnun olan dediğim, halinden memnun olan. Ya ben olmak istediğim yerdeyim ve şu anki konumumdan memnunum diyen var mı?

Memnunsanız neden memnunsunuz?
Memnun değilseniz neden memnun değilsiniz?

Özellikle yurtdışında doktora yapanları merak ediyorum.

Ben de ağır bir yüksek lisans döneminde aşırı bunalıyordum, daha da devam etmeyeceğim akademiye diye bıraktım ama şimdilerde sürekli bir şeyler öğrendiğimi düşündüğüm o hissi çok özlediğimi fark ettim. Peki değer mi?, diye soruyorum kendime, o yüzden de size sormak istedim.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(06.11.20)
Olmak istediğim yerin ötesindeyim. Ama mutlu değilim. Maddi getirisi beklentim kadar olmadı. Gerçekçi olalım, bilim de para için yapılır. Aç ayı oynamaz.
0
goklerdengelenkarar
(06.11.20)
Oo en sevdiğim konu, önce PHD öğrencilerinin durumunu buraya bırakayım:

The mental health of PhD researchers demands urgent attention
www.nature.com

Kendi açımdan orta halli bir üniversitede yaşam bilimleri doktorası yapmaya çalışıyorum. Parasızlık, saygı görmeme, ülkenin durumu, diğer ülkelere kıyasla yeni birşey ortaya koymanın zor olması, akademideki liyakat problemleri gibi türlü sebeplerle defalarca bırakmaya çalıştım, hala da çalışıyorum ama yerine de bir iş bulabilmiş değilim. Eğer belediyede bir temizlik işleri pozisyonu bulursam hiç düşünmeden bırakıp geçeceğim :)

Düşüncem: Türkiyede maddi açıdan getiri için lisanüstü eğitim yapmamak lazım. Eğer durumunuz iyiyse bilgiye/bilime merak duyuyorsanız o zaman kişisel tatmin için yapılabilir. Diğer türlüsü aşağıdaki gibi oluyor: pbs.twimg.com
0
superior
(06.11.20)
valla ben yurtdışında master yapıp doktorayı burada yaptım. yurtdışında kalıp normal bir iş yapsam daha mutlu olurmuşum sanırım.

bunun dışında kadrom vardı işte doktora yapmam lazımdı, yaptım. burada bilmiyorum öyle bilim milim pek yok. liyakat de pek yok. bakalım uğraşıyoruz...
0
passion rules the game
(06.11.20)
Akademiden kovalayacaksan zaten sansin yok devam etmen lazim. Ama masterda bunaliyorsan zaten akademi insani degilsin buyuk ihtimal.

Ozel sektorden tirmalayacagini varsayarsak bence pek bir avantaji yok, tersine dezavantaja sebep olur diyebilirim. Avantaja cevirebilmen icin cok ni$ bir is bulman lazim, o da lotoyu tutturmak gibi birsey.

Bence master'dan sonra zorlama bir ise gir bir sure calis, eger ilerde okuyacagin tutarsa doktora falan kasmak yerine bir MBA falan cakarsin devam edersin.
0
cooperr
(06.11.20)
@cooper özel sektörde neden dezavantaj oluyor?
0
🌸kırmızıayakkabılıgargamel
(06.11.20)
Türkiye'deki doktora doktora falan değil. Ben girip bıraktım. Mphil gibi bir şey Türkiye'deki PhD.
0
OrangeYellow
(06.11.20)
@kırmızıayakkabılıgargamel

cunku bircok sirketin calistiklari sektorle alakali didisinin didisinin didisini yapmis insana ihtiyaci yok, ustune 30 yasina kadar kitaplarin arasinda kaybolmussun gercek hayat deneyimin yok, bu arada coluk cocuga karismis olabilirsin belirli bir para beklentin var, sirketler icin kisaca "korkutucu" bir tipsin . Benim gordugum yurtdisinda cogu sirket duz mezun alip kendi yetistirmek istiyor. Benim ilk isimi ararken sirf masterim oldugu icin 10 mulakata girdiysem 5inden red yedim.

2 senedir bosta olan cift master + phd yapmis bir arkadas var, bir ara calistigim sirket adam ariyordu, cocuk ne kadar maas verirlerse versinler baslamaya hazirdi, cvsini benim patrona verdim adam bakti burusturdu cope atti, okula geri donsun dedi. Acikli ama hayatin gercekleri boyle..
0
cooperr
(06.11.20)
Pişmanım. Film çekip sanatta yeterlik yapıp mezun olabilirdim (küçümsemiyorum sadece zaten işim buydu) mezun olan insanların tezlerine baktığımda da hayal kırıklığı yaşıyorum. Bir de gerçekten hak etmeyen fazlaca insan mevcut. yedim bir bok bari hakkıyla yapayım dediğim için 6 yıl olacak hala ama tezim bitemedi.

Vakıf üniversitesinde üç kuruşa çalışıp kendime acıdığım ve sarıldığım dönemlere tez bittikten sonra merhaba diyeceğim için üzgünüm. Ailem olmasa büyük ekonomik sıkıntılar içindeydim çünkü tezi bitirmek adına o üç kuruş kazandığım işimi bıraktım. Bir yolunu bulup postdoc ile yurtdışına gidip daha ne kadar hayatımın içine sıçabilirim düşüncesi de beni terk etmiş değil.

Yine de sorsalar bunları bile bile doktora yapar mısın diye. Evet derdim. Pişman olsam da bu süreci yeniden bile bile yaşardım. Büyüttü, olgunlaştırdı ve çok şey kattı.
0
Corpsebridee
(06.11.20)
doktora maddi getiri için yapılan bir şey değil zaten. sevmeniz lazım. çok sıkıcı bir kitabı okuyun mesela. en az 5, 6 yıl harcıyorsunuz ve benzer kitapları okuyorsunuz, üzerinde çalışıyorsunuz. böyle bir şey olur sevmezseniz. onda bile zorlu oluyor çünkü sürekli aynı konudan sıkılıyorsunuz. başka bir şey yapmanıza vakit kalmıyor.

çağrı mert'in sinan canan'la bir söyleşisi vardı. ona baktım geçen gün. çocuğa sonuna kadar hak veriyorum. tatil yok, bununla yatıp kalkmanız gerekiyor, ben günde mesela 10-15 saat çalışıyorumdur rahat. böyle bir hayat.

genellikle olumsuz yönlerini yazdım ama çok sevdiğiniz bir konu olursa motivasyonunuz artıyor. bu da sizi daha çok çalıştırıyorsa ve sonunda başarı elde ediyorsanız güzel. türkiye'de insanlar genelde askerden kaçmak, iş bulamadıkları için veya işten kaçmak için doktora yapıyorlar. yani gerçek bir akademi, bilim aşkından değil. bu arada ben türkiye'de yaşamıyorum.

türkiye'de bazı bakımlardan daha zor bazı bakımlardan daha kolay. mesela akademik açıdan o kadar zor değildir (aşağıdaki linkten bakabilirsin) ama bürokrası ve gereksiz işlerle uğraşmak zordur. yurt dışında ise tam tersi gereksiz işlerle, bürokrasiyle, kalitesiz insanlarla uğraşmazsın ama akademik açıdan daha zordur.

şu duyuruda süreci anlatmıştım;
www.eksiduyuru.com
0
Sour
(06.11.20)
(4)

fantezi vs. gerçek hayat

Bruce
aslında gönül işilik bir durum değil ama mod'ların buraya taşıyacağını tahmin ettiğim için böyle açtım. cinsel birliktelik esnasında normal hayatındaki halinin tam tersi fantezilere sahip bir insan için psikolojik olarak nasıl bir tanımlama yapılabilir? bu kişinin aslında olduğu kişi fantezilerindek
aslında gönül işilik bir durum değil ama mod'ların buraya taşıyacağını tahmin ettiğim için böyle açtım.

cinsel birliktelik esnasında normal hayatındaki halinin tam tersi fantezilere sahip bir insan için psikolojik olarak nasıl bir tanımlama yapılabilir? bu kişinin aslında olduğu kişi fantezilerindeki halidir denebilir mi? öyleyse bile bunun farkında olup o halini kötü bulup tam tersi role bürünmesi samimiyetsiz mi gelir size?

ya da fanteziler birer kaçış mıdır, bilinmeyen ya da alışıldık olmayanı tatmanın verdiği zevk midir? bu konuda okuyabileceğim bilimsel makaleler ya da kitaplar varsa öneri alabilirim.

teşekkürler!
0
Bruce
(05.11.20)
Hepimizin karanlık yönleri vardır. Bu bizim o fanteziyle olan bağımızı yansıtmaz. Böyle bir zorunluluk yok. Burada problem gerçeğin alanının muallak yapısıdır. Gerçeği yanlış tanımlamış olmamızdır. Her zaman fantezi gerçekten önce gelir fakat bu bilinen anlamda -cinsel - olmak zorunda değildir. Gerçek çarpıltrılmış olduğu için fantezi hep gerçekle çatışır gibi olur.

O yüzden cinsel fantezileri aslında gerçeğin sıkışmış yapısını aşma eğilimi olarak görülebilir, bunu da bizler yaratırız gerçeği dar bir alana hapsederek.

Lacan okumanı öneririm
0
olaylar olaylar
(05.11.20)
normal hayatındaki halinin tam tersi fanteziler kısmını anlamadım. yani normal hayattaki fantezi nasıl oluyor? diyelim ki bu kişinin facesitting fantezisi var. bu normal hayata nasıl uyumlu ya da uyumsuz oluyor o kısmını anlamdım. bunu nasıl anlayabiliyorsunuz?
0
Sour
(05.11.20)
Yok ya bence denmez. Seks baska gercek hayat baska.

Millet o kadar uzun yazmis ki kendimi dunyadan daha duz bir adam gibi hissettim(evet dunyadan)
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(05.11.20)
yatakta olan yatakta kalir, üzerine bilimsel makale kitap okunacak bir mesele yok. yataktakiler kendi rizasi ile istedigini yapmakta istedigini düsünmekte serbest, bunun icin sucluluk duymana gerek yok. bana asıl tam tersi garip geliyor, insanlar gercek yaşamlarında oldukları kadar yatakta da sıkıcı iseler hiç cekilmiyorlar.
0
proteus
(08.11.20)
(16)

günümüz ilişkilerinde sizce hemen hemen herkes aldatıyor mu?

Stoneface
sb
sb
0
Stoneface
(25.09.20)
Hayır.
0
fezagezgini_4
(25.09.20)
Benim çevremde evet.
0
megalomaniac
(25.09.20)
Hayır. Düzgün ilişkiler var. Ben hiç sevgililerimi aldatmadım, bildiğim kadarıyla da hiç aldatılmadım. Yakın çevremde, uzaktan tanıdıklarımda da gayet güzel ilişki olduğunu bildiğim çiftler var.
0
GoodMorningTeacher
(25.09.20)
Hiç aldatacagini düşünmediğim kişiler aldattı, aldatıldı ve tersine de çok şahit oldum.
Sadece şunu diyebilirim,yalan olsa bile güvenebilmek büyük şans.
0
kisa
(25.09.20)
Ben aldattım hacı. Evlensem de aldatirim herhalde emin degilim
0
allah yazdiysa bozsun
(25.09.20)
hayır. ben aldatmıyorum. aldatıldığımı da öğrenmedim. takılmalık bir ilişki hiç yaşamadığım için böyle şeylere ihtiyaç duymuyorum. çok fazla ilişkim de olmadı açıkçası ama karşı taraf aldattıysa haberim olmadıysa bilemem.
Sevgim bittiyse ya da kafamda olmayacağına kanaat getirirsem bitiriyorum. karşı tarafa da bunu yapmasını söylüyorum.
Çevremde de aldatan ve aldatmayan kişiler var. aldatanların ilişkisi takılmalık oluyor genelde. karşı taraf aldatsa da sorun etmeyeceğini söyleyenler de var. Ancak çevremin büyük çoğunluğu aldatmıyor.
0
cahs
(25.09.20)
Ben bunun yapı karakter meselesi olduğunu düşünüyorum. Ben yapamıyorum mesela asla. Düşüncesi bile çok rahatsız edici bir şey.
Ben de bildiğim kadarıyla aldatılmadım hiç.

Ama bunu çok normal sanki olması gereken bir şeymiş gibi yaşayan, öyle anlatan insanlar var çok enteresan. Soruyorum çevreme bazen. Abi diyorum anlat. Neden yapıyorsun, sonrasında kötü hissetmiyor musun, nasıl bakıyorsun yüzüne falan. Doğru dürüst cevap veren olmadı şimdiye kadar. Hepsi kem küm şöyle oldu böyle oldu hele hele rockstar. Sadece yapabildiği için yapıyor belki de insanlar bilmiyorum. Korkunç bir şey. Karşısındakini geçtim insan kendine bunu yapmamalı. Üçüne de ayıp.

Ama uzun bir süredir ben de çevremde çok görüyorum. Sosyal zerzavatların bir derece sebep olduğunu düşünüyorum. Artık sağa kaydırmak kadar kolay. Çok kolay harcanabiliriz o yüzden.
0
Giovanni Pipitto
(25.09.20)
Hayır.
0
fever
(25.09.20)
Öyle olmadığına inanmak istiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(26.09.20)
İlişkisine göre değişiyor. Bi ilişkide aldatan başka ilişkisinde aldatmayabiliyor.
0
pass
(26.09.20)
hayır.
0
Sour
(26.09.20)
Hayır.
0
hayirsiz
(26.09.20)
millet "günümüz ilişkileri" diye diye kafayı yedi... hep sosyal medya yüzünden bunlar. sanıyorlar ki bunlar 30 ya da 130 sene önce hiç olmuyordu, herkes birer efsanevi romantik aşıktı, sevdiğinden başkasını görmezdi gözü, tüm ilişkiler örnek ve mükemmeldi. geçin abi günümüz ilişkisini, twitter "feno"sunun nasıl yaşadığından size ne ki?

önemli olan anlaşabileceğin ve güvenebileceğin birini bulmak. gerisi hikaye. isterse tüm dünyanın ilişki anlayışı değişmiş olsun, ben benimle aynı şeyi isteyen bir kişi bulmuşsam o bana yeter mantıken, ben bir kişiyle ilişki yaşıyorum sonuçta dünyayla değil.

kimse "aaa artık aldatmak moda oldu şekerim" falan deyip de aldatmaz. bu tip şeylerin zamanla falan da alakası yok pek. geçmişin övüleceği yer var, övülmeyeceği yer var.
0
der meister
(26.09.20)
bunu düşünmektense hayatınızı birinin üzerine kurmak yerine, ilişkinin en kontrolden çıktığı ve aşkın her şeyin önünde olduğu anlarda dahi kendi yolunuzda gitmeyi becerebilirseniz, sonunda aldatılsanız dahi uzun süreli bir pişmanlık ya da üzüntü duymazsınız. hem bu hayatta böyle tipler olduğu kadar çok tatlı, söyledikleriyle kafalarından geçenin aynı olduğu belli, kendine güveni olan insanlar da var ve kalitelerini bir şekilde belli ediyorlar bana kalırsa. hehe.
0
bohr atom modeli
(26.09.20)
oran veriyorum %95 evet
0
purrp
(26.09.20)
Cevabım hayır. Düzgün ilişkiler de var.

Ancak bu hayatta aldatmasını bekleyeceğim en son kişilerden birinin bile eşini aldattığını öğrendim. O yüzden 'Hayır' cevabından o kadar da emin olamıyorum.
0
himmet dayi
(26.09.20)
(5)

Yüksek lisansa haftanın kaç günü gidiliyor

havadakarada
Ve günde kaç saat ders görülüyor? Sosyal bilimler alanında bir programdan örnek verebiliriz. Bir diğer sorum da birçok bölümün ikinci öğretimi var mı?
Ve günde kaç saat ders görülüyor? Sosyal bilimler alanında bir programdan örnek verebiliriz. Bir diğer sorum da birçok bölümün ikinci öğretimi var mı?
0
havadakarada
(24.09.20)
Çalışırken yüksek lisans yapabilmek amacıyla soruyorum. Yapmak istediğim bölüm Çağdaş Türk Lehçeleri.
0
🌸havadakarada
(24.09.20)
çok zor bir soru çünkü net bir cevabı yok. ancak kendi yüksek lisansımın örneğini verebilirim; haftanın 4 günü ve ikinci öğretimdi ama 6'da başlıyordu. istanbul'da olduğumdan 1 saat kadar yolum vardı. 10 gibi bitiyordu. 11 gibi evde oluyordum. böyle.
0
Sour
(24.09.20)
bölüme ve hocalara göre degisir ama dersler genelde iki güne toplanir. iki tam gün derste olman gerekir. bunun disinda hoca isterse diger günler de gelirsin, iş görürsün.
0
proteus
(25.09.20)
Bizde haftanın beş günü ders var. Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
0
vedatchilipeppers
(25.09.20)
Bizde haftada 3 gün ders oluyordu(pzt,sa,çar). Dönemde 3-4 ders ve 2-3 proje/seminer olarak. Ama dedikleri gibi çok değişken var. Benim gördüğüm 2. Öğretimler genelde tezsiz oluyor.
0
the coon
(25.09.20)
(9)

sahibinden.com'da yazan barzo tipler

insomniac
Birkaç eşya ilanı verdik. ne kadar barzo varsa arıyor. pazarlık teklif ediyorlar, hayır deyince asarım keserim muhabbeti yapan var. Bu site genelde böyle mi bana mı denk geliyor?
Birkaç eşya ilanı verdik. ne kadar barzo varsa arıyor. pazarlık teklif ediyorlar, hayır deyince asarım keserim muhabbeti yapan var. Bu site genelde böyle mi bana mı denk geliyor?
0
insomniac
(24.09.20)
genelde öyle hocam görmezden gel geç. letgo'da aynı.
0
nahtoderfahrung
(24.09.20)
Yaklasik 10 yildir kullanirim, asarim keserim diyene denk gelmedim. Ilana pazarlik yok, son fiyat bu sadece almak icin arayin vs yazabilirsin.
0
brkylmz
(24.09.20)
gittigidiyor ve sahibinden.com'da birçok ikinci el eşyamı sattığım oldu. üstelik bu ikinci el eşyalar dandik eşyalardı.

ama son yıllarda sıfır veya sıfır ayarındaki ürünleri bile satamıyorum. gelen geçen ölü fiyat veriyor. şu ihtimaller var:

- "ya tutarsa" diye olta atıp, tutarsa neredeyse beleşe almış olacak.

- alıp daha yüksek fiyata satacak ya da bunu sahibi olduğu işyerinde satacak.

sattığım şeyler de oldu elbet. gerçekten ihtiyacı olan ve satılan şeyin ederini bilen vicdanlı insaflı insanlar da var. özellikle letgo'dan daha çok satış oluyor artık. ama orada da ölücü var.

kısaca internet kullanıcı profili değişti diyebiliriz. ekonomik kriz de olabilir. ama yok yok kullanıcılar değişti.
0
tabudeviren
(24.09.20)
bana da bir kez öyle bir tip denk gelmişti. piyasa araştırması yapmadan bir bilgisayar parçası koymuştum, meğer çok düşük fiyatmış.

hıyarın teki sülük gibi yapıştı. "mesajlarıma cevap vermek zorundasın, buraya ilan koyduysan satmak zorundasın" gibi. aklınca benim manipüle edecek gerizekalı :D

bastım engeli gitti :)
0
tabudeviren
(24.09.20)
pazarlık payı yok. ciddi alıcılar arasın. mesajlara bakmıyorum dersen sorun çözülür. ben hiç mesajla uğraşmıyorum. gereksiz uzatıyorlar. öylesine soruyorlar. canları mı sıkılıyordur nedir. ciddi olan arıyor zaten. telefonunu da özel numaralara kapat dememe gerek yok herhalde?
0
Sour
(24.09.20)
tel no vermek istemiyorum. bir de tel no cular dolu.

@sour tel no işi sakat. pazarlık için arıyorlar. aklı sıra telde konusunca ikna olacağım
0
🌸insomniac
(24.09.20)
Sıkıntılı şeyler görürsen direkt bildir, sahibinden yönetimi iyi çalışıyor banlıyorlar direkt.
0
roket adam
(24.09.20)
açılın tespit yapıcam. akp sayesinde son 10 yılda en çok artan şeyler

1. dilencilik.
2. alsatçılık.

üretim, çalışma, işgücü yok tamamen asalak ekonomisi.

sabahtan akşama kadar sahibinden, letgo bilmem ne kovalayarak ev, araba, eşya, telefon alsat yapan asalak dolu ülke.
0
buenosdias
(24.09.20)
@buenosdias aynen öyle. benden istediği fiyatın 2 katına satıyor aynı ürünü. profiline bakıyorum kendi de satıcı.
0
🌸insomniac
(24.09.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.