Giriş
(19)

ağızla içilen termostan içecek paylaşma

lil siztah
arkadaşlarım kahveci, ben de çaycıyım. geçenlerde biri "çay yaptım ama içemedim, ister misin?" dedi. ben de "isterim" dedim. ben demlikten ikram edecek sandım; ancak kendisi, şu direkt ağıza dayayarak içilen termosun (https://amzn.eu/d/iTNqxdA) kapağını çıkarıp bardağa döktü. yani o termostan içmiş
arkadaşlarım kahveci, ben de çaycıyım.
geçenlerde biri "çay yaptım ama içemedim, ister misin?" dedi. ben de "isterim" dedim. ben demlikten ikram edecek sandım; ancak kendisi, şu direkt ağıza dayayarak içilen termosun (amzn.eu) kapağını çıkarıp bardağa döktü. yani o termostan içmiş biraz; kalanını bana vermiş oldu :s hoşuma gitmedi ama bozmadım ve içtim.
bir süre sonra, başka birinin de bu şekilde kahvesini paylaştığını görünce, "öyle hijyenik olmuyor" falan dememe kalmadı, millet üstüme çullandı! anlaşılan bunu tuhaf karşılayan bir benmişim.
diyorlar ki; o termosta geleni içiyormuşsun, geri gitmiyormuş ki içecek..
görüşleriniz?
0
lil siztah
(25.11.25)
birine bu şekilde ikram etmem.
ikram eden olursa içerim, sorun etmem.
+1
brkylmz
(25.11.25)
iğrenene saygı duyarım ama iğrenmeyene de garip bakanı garipserim.

şahsen sevdiğim kişilerin bardağından, termosundan, tabağından, çatalından vs midem bulanmaz, önemsemem. öyle hassasiyeti olan arkadaşlarıma da ona göre yaklaşıyorum. diyelim su içeceğim veya benim içeceğimin tadına bakacaksa ben başlamadan önce denemesine müsaade eder, sonra ben devam ederim içmeye.

çok cahilce gelebilir ama sanki 7/24 steril bir ortamdaymışız da tek sorun arkadaşımın termosundaki sıcak çayından aldığım yudumla hasta olacakmışım gibi bir hisse gerek yok bence.
+1
m e b
(25.11.25)
İçtiği yerle döktüğü yer aynı değil sanırım kapağı açıp döktü demişsiniz.
Çok yakınım değilse biraz takılırım belki ama zaten yakınım olmayan birinden de böyle bir şey istemem.
Sanırım çok sorun olmazdı benim için.

Ben termosumdan birine bir şey ikram edeceksem kendim içmeden sorarım bence olması gereken budur.
0
mutekebbir
(25.11.25)
asla içmem ya, içemem. içmek isteyen olursa veririm ama, onun problemi. çoğu insan rahatsız olmuyor ama beni çocukluğumdan beri çok rahatsız eder bu tür şeyler.
0
deartheodosia
(25.11.25)
bir kere çok ayıp bir şey kendi termosundan birine bir içecek ikram etmek. hadi diyelim vermek istedin. öncesinde belirt bari termostan vericem ama iğrenmezsen vs diyip.

brkylmz +1
+1
elektr10
(25.11.25)
yukarıya ekledim; ben demlikten ikram edecek sandım, meğer elindeki termostan söz ediyormuş (ben elindekiyle kahve içiyor diye düşünmüştüm).
içme yerinden dökerek değil, içme yerini de içeren kapağı çıkarıp dökerek ikram etti.
iddia şu: bu termoslarda gelen sıvı içiliyormuş; geri gitmiyormuş. bence gayet de gidiyor. beni şaşırtan, aynı bardaktan içmekten farklı birşeymiş muamelesi yapıyorlar buna..
0
🌸lil siztah
(25.11.25)
asla öyle bir ikramı kabul etmezdim. ağzını sokmuş kim bilir kaç tane çay kahve içmiş öyle. şimdi kokular birbirine karışmıştır. metalse içinde metal bir tat da kalıyor. belki ne zamandır yıkamadı o termosu bittikçe içiyor. sevgilim ya da çok yakınım olmadıgı sürece öyle bir şey birinden asla içmem.

öyle de ikram edilmez zaten.
0
koela
(25.11.25)
Ben de asla içmem. Böyle termosum yok ama olsaydı da isteyen dahil kimseye ikram etmezdim. Ağzına girmiş çıkmış içecek o benim gözümde. Geri gitmediğine ikna olamam.
0
a perfect lie
(25.11.25)
maalesef, her anlamda sağlıksız bir paylaşım ve herkes yapıyor genelde, çok rahatlar :) ben asla kabul etmem, içmem ve de paylaşmam
+1
sweetoffice
(25.11.25)
o şekilde içmem ve paylaşmam da. geri gitmiyor da değil bu arada. (bkz: backwash) csi'ın bir bölümünde birisinin içtiği su şişesinde kalan sudan içen kişiye dair ipucu elde ediyorlardı.
+1
inheritance
(25.11.25)
ne içerim ne ikram ederim. okuyunca bile midem bulandı dkfjgdk
+1
black holes in the sky
(25.11.25)
iğrenebilirsin hakkındır ama yeni nesil çok abartıyor böyle şeyleri.

eskiden sokaktaki çeşmede bir tane metal bardak olurdu zincirli gelen geçen onunla içerdi. misafirliğe gittiğinde ev sahibi bir bardak ve sürahi gezip herkese aynı bardak ile teker teker su verirdi. yani merak etmeyin bişi olmaz o hazır gıdalar ile beslenen bünyenize.
0
gercekdunya
(25.11.25)
kendi termosumdan başkasına ikramda bulunmam, bana bu şekilde ikram ediliyorsa kabul ederim ama içmem, çaktırmadan dökerim/atarım.

@gerçekdünya yeni nesil değilim. çocukken mahalle çeşmelerinden ortak tasla su içmişliğim vardır, hatta askerde tanımadığım 1500 kişiyle aynı çelik bardaktan su da içtim ama bunlar yeterli artık içmiyorum.
0
exlibris
(25.11.25)
kisiye gore degisir diyorum. ben sizin kadar hassas degilim. eger yabanci degilse, icten ice hijyeninden rahatsiz oldugum biri degilse icerim, rahatsiz olmam. ha eger ikram eder misiniz diye soruyorsaniz etmem, cunku karsidaki kisinin bundan rahatsiz olabilecegini dusunurum.
0
Sour
(25.11.25)
sevgilim hariç kimsenin ağzının değdiği bardak vs. ürünleri kullanmam, yemem, içmem.

kimseye teklif etmem, teklifleri de reddederim. bozmak olarak düşünmem bunu ve direkt "hayıır ben öyle içmem yememm sevmem" derim.
0
art cat chocolate
(25.11.25)
yakın arkadaş, sevdiğim kişilerle aynı bardaktan, termostan vs içerim iğrenmem. aynı yiyeceği ısırıp ısırıp bölüşürüm de sorun etmem :D ama başkasına bu gibi bi şeyi teklif de etmem, içmem de muhtemelen
0
chanandler bong
(25.11.25)
İçen içer, içmeyen içmez. Ben de hayatımda bir dönem problem etmiyordum. Muhtemelen şu an içemem. Ancak bundan bağımsız, İster pipet kullanın, ister bu termoslardan kullanın, içindeki sıvı ağzınıza değmiş oluyor fiziksel olarak. Olmadığını iddia eden de fizik bilmiyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(25.11.25)
İlk kez gördüğüm birisi değilse ya da ağız hijyeninden şüphe ettiğim/emin olduğum biri değilse dert etmem. Karşımdaki sorun etmiyorsa da o şekilde ikram ederim.
+1
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(25.11.25)
Ben içmem iğrenirim. Ne gerek var kahve komasına mı girdik içmeyiverelim :D

Ayrıca geri gitmiyor diyenlere inanma. Benim oğlum 1 yaşında ve öyle şişeden içince şişede illaki kırıntı oluyor çünkü ağzındaki yiyeceği yutmadan içer. Yetişkinlerde de kesin geri gidiyordur ağıza gelen su ya ama ağzında lokmayla içilmediği için belli olmuyor. :D
0
kaptan maydanoz
(25.11.25)
(7)

30'larınızda neleri değiştirdiniz?

gnosis
Özellikle kadın duyuruculara soruyorum ama erkekler de cevap verebilir. Beslenmenizde değişiklik yaptınız mı? Alkol tüketiminizi azalttınız mı? Uykuya önem vermeye başladınız mı? Kas ve iskelet sistemini desteklemek için spor yapıyor musunuz? Günlük protein hesabı yapıyor musunuz? Kıyafet seçimlerin
Özellikle kadın duyuruculara soruyorum ama erkekler de cevap verebilir.
Beslenmenizde değişiklik yaptınız mı? Alkol tüketiminizi azalttınız mı? Uykuya önem vermeye başladınız mı? Kas ve iskelet sistemini desteklemek için spor yapıyor musunuz? Günlük protein hesabı yapıyor musunuz? Kıyafet seçimleriniz değişti mi? Gibi.
0
gnosis
(25.11.25)
Bende birçok şey kötüye gitti.
Sigaraya 30’dan sonra başladım, içkiyi arttırdım.
Uyku düzenim iyiydi aslında ama bir süredir işimden dolayı bozuldu.

Sağlıksız beslenmeyi azalttım, düzensiz ve çok yesem de görece daha düzgün besleniyorum.

İşimden dolayı spora devam edemedim bir dönem pilatese gittim ama ona da artık zamanım yok, yürüyüş yapmaya çalışıyorum.

Kıyafet seçimlerim değişti diyemem ama istifçiliği bıraktım giymediğim kıyafetleri dolapta tutmuyorum, ihtiyacım olmayan hiçbir şeyi satın almıyorum.

Yeme içme konusunda çok iradeli olamasam da alışveriş yaparken doğal ve vegan ürünler ilk seçeneğim oluyor.
+2
mutekebbir
(25.11.25)
30'dan ve hatta 40'tan sonra çok şey değişti benim için.

29-35 vegandım. 6 yıldır değilim. Veganken çok daha sağlıklı besleniyordum. Kilom yok, ama çok pis besleniyordum kısa süre öncesine kadar. 07:30-16:30 çalışmak dengemi bozmuştu; evde makarna bile yapmıyordum. Yeni yeni birkaç şey yapıp dışarıdan yemekten vazgeçiyorum.
3 yıldır doğa yürüyüşü yapıyorum. Onun dışında sahilde ve parkta da her fırsatta yürüyorum.
Yoga ve ağırlık antrenmanını ise yeni aldım hayatıma. Gençlikte olduğundan çok da önemli artık. Keşke daha önce başlasaymışım.
Sigarayı bıraktım, 5 aydan fazla oldu. Ama hiç güvenmiyorum bu konuda kendime. Yarın tekrar başlasam şaşırmam.
2 yıllık psikoterapi sürecini de goygoya döndüğü ve adam he desem beni sağmaya devam edeceği için yeni sonlandırdım. Tekrar ihtiyaç hissedersem başka biriyle çalışmak isterim.
+1
auroraaurora
(25.11.25)
kozmetik urunler kullanmaya basladim. e artik yaslaniyoruz, bakim sart. hatta tavsiye vereceklere acigim. sunu kullan bu iyi vs gibi, fransiz markalari tercihimdir. her turden olur, ama ozellikle kirisiklik giderici, gerginlestirici, vitaminler, anti-aging vs. bir de ozellikle goz alti torbalarina bir seyler yazarsaniz sevinirim.

erkek
0
Sour
(25.11.25)
30'lar işimi oturtmaya, aynı anda okulu yürütmeye ve saçma sapan ilişkileri oldurmaya çalıştığım bir dönem olduğu için hiçbir farkındalık yaşamaya halim ve vaktim yoktu. yalnız öncesinden farklı olarak gelir düzenim oturduğu için üstüme-başıma, dermokozmetiğe ve gezmeye harcayacak param oldu.
ancak 40 benim için milat oldu diyebilirim. insan azalttım herşeyden önce; gereksiz ilişkileri, çok eski arkadaş olsa dahi temizledim. canımı sıkan şeyleri daha açık ifade etmeye başlayıp, keyfimi önceliğe aldım. birikimin önemini anladım (henüz istediğim ölçüde yapamasam da). yeme içmeye dikkat modu, şeker tehlikesiyle birlikte geldi bana. kan şekerini çıkaracak şeylere dikkat ediyorum (bunun sonucunda 6 ayda 13 kilo verip ideal kiloma ulaştım). doğal ve organik şeylere para harcamaya acımıyorum. içki ayda yılda bir içerdim ama artık senede 1-2'yi geçmemeye çalışıyorum.
bence henüz yeterince iyi olmadığım şey, zaman yönetimi. zamanın kıymetini yeterince anlamak ve daha efektif kullanmak da sanırım bir sonraki 10 yılda gelecek bir güncelleme olacak :) ha bir de uykuya ve spora yeterince ağırlık vermiyorum hala :/

@sour, gözaltı torbaları genetikse, kozmetikte çaresi yok gibi bişey.
+1
lil siztah
(25.11.25)
Sigarayı bıraktım, çok iyi oldu. Kahveyi azalttım. Alkollü içeceği zaten çok içmiyordum ama canım istemediği halde herkes içiyor diye içmeyi bıraktım, sevmediğim halde içtiğim birayı bıraktım.
Uykum düzene girdi ama ben yapmadım, otuzlarımın sonunda kendiliğinden oldu.
Saçımı boyamayı bıraktım, makyajı neredeyse bıraktım, ara sıra yapıyorum, sırf şık diye rahat edemediğim giysiler/ayakkabılar giymeyi bıraktım. Fakat güneşten korunmayı ve cildimi temiz/nemli tutmayı daha çok ciddiye alıyorum.

Aslında en çok akran/toplum baskısı nedeniyle bir şeyler yapmayı bıraktım, orta yaşlarımı "no fucks given" yaşamayı düşünüyorum. Sevdiğim insanlarla görüşüp sevdiğim hobilere zaman ayırıyorum, yaşlı hobilerimle mutlu mesut yaşıyorum. Tek derdim spor, onu düzenli yapamıyorum çünkü hiç keyif almıyorum.
+3
kobuzchu kiz
(25.11.25)
41 E yazdıklarının hepsini er ya da geç yaptım şu an 20li yaşlarımdan daha iyi durumdayım fiziksel ve beden sağlığı olarak.
ayrıca her kararımı önce kendimi düşünerek almaya başladım.
kimin ne dediği ne düşündüğü artık umurumda değil.
0
bay b
(25.11.25)
sporu 30dan önce yapıyordum hala düzenli olmasa da yapmaya çalışıyorum ve sanırım daha sıkı asılmam gerekiyor spor konusuna.

sabahları erken uyanmanın da günü uzun kıldığını fark ettim, erken uyanmaya özen gösteriyorum.

yemek yapmayı sevmeye başladım ama çok zaman alan bir şey en saygı duyduğum meslek aşçılar :D

kıyafet seçimim değişmedi gözüm hala mağazaların teenage bölümlerine kayıyor ksgjskj (ruhum genç)
+1
Kediyi üzdün
(25.11.25)
(13)

Hanımdan ozur dilerken ele yüze bulaştırmak

dedeminhirkasi
Tartıştık, biraz da haksızdım. Cam sıkıntısıyla kafam yerinde değildi, işyerine gittim. Odasına girdim sevimli sevimli sırıttım. Sonra pideciye gittik. Cüzdanımı işyerinde birakmisim, hesabı o ödedi, sonra bir de dolmuş paramı verdi. Gönderirken de keşke gelmeseydin be valla bak daha iyi olurdu dedi
Tartıştık, biraz da haksızdım. Cam sıkıntısıyla kafam yerinde değildi, işyerine gittim. Odasına girdim sevimli sevimli sırıttım. Sonra pideciye gittik. Cüzdanımı işyerinde birakmisim, hesabı o ödedi, sonra bir de dolmuş paramı verdi. Gönderirken de keşke gelmeseydin be valla bak daha iyi olurdu dedi. Yedirdik içirdik bir de adamı gönderiyoruz cep harçlığı da vereyim mi diye bir güzel de laf soktu, hala sokuyordu o arkadan ben dolmuşla giderken ohh serinliği geldi.
-3
dedeminhirkasi
(25.11.25)
Yemekte özürünü kabul etti mi? Mesele bu, kabul ettiyse sonra toparlarsın bu durumu bir şey olmaz.
Laf sokulmasını gayet hak etmişsin o da tatlı tatlı lafını sokmuş işte ne güzel :)

Cüzdanın yanındayken güzel bir yerde yemek ısmarlarsın.


Ekleme;
Bu para lafı yapmak mı yaa bu kadar kırılgan olmayın artık. Şaka yapmış işte ne olacak.
+3
mutekebbir
(25.11.25)
Epey bir süre evli kaldım. Gırtlağımıza kadar sorun dolu bir evlilikti. Evlenirken o öğrenciydi, boşanırken öğretmen. Onca sorun içinde bir gün bile para konusuyla ilgili en ufak bir sorun olmadı.
Böyle espiri dahi olsa para konu edilen evlilik ya da birliktelikler çok tuhaf geliyor bana.
+1
Mirket
(25.11.25)
telefonun yanında değil miydi? tüm kartlarda qr ile ödeme imkanı mevcut. qr ile para da çekilir. bi daha başına gelirse diye yazdım.

ama evlilikte para sorun edilmemeli. ediyorsa sıkıntı. ha o ödemiş ha sen.
+1
jelly bear
(25.11.25)
sadece yazdiginizi okuyarak soyluyorum: ozur dilememissiniz ki? sevimli sevimli siritmak ne ya bes yasinda cocuk gibi? bu kadar mi zor dogru duzgun ozur dilerim demek?
+5
Sour
(25.11.25)
biraz şey gibi olmuş. yüzsüzlük.
planlı düzgün bir şeyler yapmalısın.
+2
ohmho
(25.11.25)
kalkıp iş yerine gitmek gayet güzel bir özür dileme yöntemi aslında niye beğenilmedi ki.
para konusunu ben hiç sorun etmezdim. sonuçta tüm paralar ortak değil mi zaten. biz kimin kartından ne harcadık diye bile bakmıyoruz rastgele ödeniyor hep.
0
kaptan maydanoz
(25.11.25)
evlilikte bütçe ortak olur. eşiniz şaka yapmıştır. takılmayın bu kadar.
+3
summerjam0306
(25.11.25)
İyi bile denk gelmiş.
Kontrolü ele almış olması, size espiriyle karışık laf dokundurması... Psikolojik olarak size karşı güçlü hissetmiştir. Gazını almışsınız yani. Tatlıya bağlanır.

(Olayın ekonomik boyutu ile ilgili burada söylenenlerin bir kısmını ciddiye almayın. Bir problem yok ortada o açıdan)
+2
yadigar
(25.11.25)
hanımdan özür dileyip ele yüze bulaştırmayan mı var. ananın babanın kimsenin sana söyleyemediği hakaretleri sana güzelce söyleyip, ağzına sıçp, bir gün sonra hiç bir şey olmamış gibi davranmamızı sağlayan kişiye eş denir. bu saçma düzene de evlilik denir. ben haklı olup haklı çıktığım herhangi bir durumda eşimle tartışmayı kazanamadım. hayatımda olan kadınlarının hiç birininde hatasını kabul ettiğini görmedim. anam eşim kaynanam...
0
mikahakkinen
(25.11.25)
Haksızlık ettiğiniz konu çocukça idiyse, devamını da tam bir çocuk gibi getirmişsiniz gibi görünüyor :)
Soru yok sanırım ama bence bundan sonra biraz daha adam adam, şöyle jestli mestli bişeyler iyi gider.
+2
lil siztah
(25.11.25)
bir yemek ısmarlayıp yol parası verdi diye laf ediyorsa sorun büyük demektir, kolay gelsin
-2
sweetoffice
(25.11.25)
@mirket abi sen neden kocasından sürekli hediyeler alan kadını kıskanan karşı komşu gibi cevap veriyon abi bana
+2
🌸dedeminhirkasi
(25.11.25)
Bence kötü bir durum yok hatta komik bile olmuş, 7 yıllık mutlu bir evliyim.
0
mirty
(25.11.25)
(10)

Sedat Peker nasıl bir mafya?

Kahvedesu
Bu para nereden geliyor?
Bu para nereden geliyor?
0
Kahvedesu
(24.11.25)
sağda solda çete diye gezen herkes ona çalışıyor. ona para vermeden bu çizgi film isimli çeteler yaşayamaz. bunların boyunu aşan işleri direkt kendisi çözüyor. istanbulda mafyacılıktan para yiyen herkes ona da komisyon veriyor.
0
patronaj1
(24.11.25)
''ona para vermeden bu çizgi film isimli çeteler yaşayamaz. ''

Emin misin?
-6
🌸Kahvedesu
(24.11.25)
90ların karanlık yıllarında bürokrat derebeylerinin ayakçılığını yaparak yükseldi. Mesela büyük bir işletme var, devlet her bilgiye sahip, karadenizli bürokrat çetesi buna git çök diyor. Yargı bizde, emniyet bizde, vergi dairesi, belediye vs. vs. Bu da arkamda devlet var özgüveniyle çöküyor, bürokrasinin payını veriyor. Gül gibi geçinip gidiyorlar. Ülkedeki bütün mafyatik ayaktakımının arkasını yasladığı bir bürokrat grubu vardır. Çünkü en büyük Mafya bürokrasidir!
+6
mesuta
(24.11.25)
Yasa dışı bahis işlerini kara para aklama vs o yönetiyordur kesin bu kadar bağış yapması da şirinlique
0
olaylar olaylar
(24.11.25)
Nasıl çöküyorlar ya?
-2
🌸Kahvedesu
(25.11.25)
"1 kilo toz bir otoboz" da olabilir..
youtube'dan gelen gelirle ayakta kaldigini sanmiyorum :p
0
cooperr
(25.11.25)
yoldan 10 kisiyi rastgele cevir, en az 6 tanesi yegeni zaten. bu kadar akrabasi olan insan fakir olur mu? herkes bir lira gonderse...
0
Sour
(25.11.25)
bazen bazı insanlara yaptıkları için değil, yaptıklarını söylememesi veya anlatmaması için para verilir.
0
galahad reloaded
(25.11.25)
Her hükümetin pis işlerini yaptırdığı bazı gruplar vardır, sedat da onlardan sadece bir tanesi ve artık hükümetle işi kalmadığı için kenara atıldı. Youtube videolarında da söyledi sizin için şunu yaptık bunu yaptık şimdi bana yanlış yapıyorsunuz diye. Zamanında çok güçlendi ve akıllı oynamış ki kendi tr de olmasa bile hala ağırlığı devam ediyor.

zamanında itibarsızlaştırmak için uğraştılar, abuk sabuk tipler sedat peker için video çekip atar gider yapıyordu ama, hepsine tek tek özür videosu çektirdi.
0
duyuruuser
(25.11.25)
90'lı yıllarda ki susurluk olaylarında adı geçmişti. Veli Küçük, mehmet ağar ile bağlantıları olduğu söyleniyordu.
+1
komando kani var bende
(25.11.25)
(6)

Vize istemeyen bir ülkede Christmas Market var mı?

winston insani
MerhabalarChristmas Market konseptini ilk defa duydum ama hep vize isteyen ülkelerde kuruluyor galiba, vize istemeyen bir ülkede de oluyor mu bu tarz bir etkinlik?Belki uygun bir bilet bulup kaçabiliriz aralık ayında diye sormak istedim.
Merhabalar

Christmas Market konseptini ilk defa duydum ama hep vize isteyen ülkelerde kuruluyor galiba, vize istemeyen bir ülkede de oluyor mu bu tarz bir etkinlik?

Belki uygun bir bilet bulup kaçabiliriz aralık ayında diye sormak istedim.
0
winston insani
(17.11.25)
Gürcistan'da var ama biraz geç oluyor bakarsınız tarihlerine. Vize istemeyen doğu Avrupa ülkelerinde de var diye biliyorum
0
mezzosprite
(17.11.25)
Belgrad, Tiflis, Batum aklıma gelen şehirler. Buralarda kuruluyordur diye düşünüyorum. Ama bu ülkeler ortodoks olduğu için yapmıyor ya da farklı tarihlerde yapıyor olabilirler. Gidenler daha doğru yazabilirler.
0
elektr10
(17.11.25)
Christmas market Turkiye'de bile olduguna gore Schengen'e dahil olmayan Avrupa ulkelerinde de vardir diye tahmin ediyorum.
+1
Sour
(17.11.25)
Hayır. Vizesiz ülkelerden hiçbirinde aradığınız gibi bir Christmas Markt yok.




(Cevap vermekle uğraşmazlar ama beni haksız çıkarmak için birisi uğraşıp yazar şimdi doğrusunu :)
0
michael_knight
(17.11.25)
vize ile christmas market arasinda neden bir baglanti kuruyoruz anlamasi guc.
musluman ulkeyse yoktur, degilse vardir.
-9
cooperr
(17.11.25)
Tiktok’ta @hahangunn adlı hesap “vizesiz gidebileceğiniz en iyi 5 Christmas market “ diye bir post paylaşmış. Karşıma çıkınca sana yazmak istedim.

Link vermiyorum çünkü tiktok linki verince kullanıcı adım görünüyor.
0
michael_knight
(19.11.25)
(15)

2010 öncesinde kumpirci var mıydı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa lokmacılar gibi güncelleme sonrası mı spawnlandılar
yoksa lokmacılar gibi güncelleme sonrası mı spawnlandılar
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.11.25)
2000 öncesi vardı. 90'larda Sirkeci'de yerdik. "Asıl Ortaköy'de yiyicen" derlerdi. Galleria'da da vardı o yıllarda. Muhtemelen 80'ler öncesi de vardır.
+5
yadigar
(14.11.25)
kumpir 90 larin basinda ortaya cikti. ilk ciktigi yer de ortakoy. o yuzden orasi kumpirci dolu.
+2
nuevo
(14.11.25)
Lambada çıkıp patladığı sıralar (sanırım 89) atakule'nin bodrum katında, kule çıkış asansörünün orada kumpirci vardı. Kumpir denen şeyi orada gördük, hayatımızın ilk kumpirini orada yedik.

Lambada patladığında atakule'deki kasetçiden aldığımız lambada kasedi benim kafamdaki en net işaret.
+3
kibritsuyu
(14.11.25)
bakırköy - osmanlı kumpir.
dün gibi aklımda
+1
kornisch
(14.11.25)
İlk kumpiri 91 de Ortaköyde yedim. Öncesini bilmiyorum
+1
kisa
(15.11.25)
ben de soruya kaynak yapayım: 20-30 sene önce yediğiniz kumpirler de günümüzdekiler gibi salam, sosis, ketçap mayanoz gibi şeyler içeriyorlar mıydı yoksa daha yenilebilir ve tercih edilebilir türden miydi?
+1
biseysorcaktim
(15.11.25)
90'larda da kumpir vardı.
Sıcak patatesin içine önce kaşar peyniri, sonra Rus salatası konurdu. Daha sonrası isteğe bağlıydı. Turşu, salam, sosis vs.
Öğrencilerin yoğun olduğu bölgelerde, dükkanlarda, hijyenik olarak yapılırdı.
+2
pro9it9is9
(15.11.25)
80’lerin sonu 90’ların başında çıkmış olmalı. Eskiden merak edip araştırmıştım.

Aklımda kaldığı kadarıyla ingilterede bunu görüp bize uygun hale getirip yapıyor bir dükkan ve sonra yayılıyor. Hatta o dükkanın adı mı kumpirdi ona emin değilim. O dükkan “kumpiri biz icat ettik” gibi bir yazı yazmıştı dükkana.
+1
michael_knight
(15.11.25)
Sene 2001 görgüsüz kuzenim kumpir yiyelim diye tutturmuştu. Ben de küçüğüm neymiş bu kumpir diye merak edip takılmıştım peşine Ankara’da Sakarya caddesinde yemiştik, bu da böyle bir anımdır.
0
ekimoloji
(15.11.25)
90'larin basinda patladi kumpir isi.
+1
cooperr
(15.11.25)
90'larda vardı, ortaköy o zaman da merkeziydi bu işin, kumpir piyasası ortaköy'de şekillenirdi... ama başka yerlerde de yediğimi hatırlarım.

80'lerde yoktu ama, belki late 80's olabilir 1988-1989 gibi. ama hatırlamıyorum.

bu arada bazı yörelerde haşlanmış patatese gumpiri derler
gumpiri=kumpir
+1
exlibris
(15.11.25)
91-92 yılı olmalı benim de kumpirle ilk tanışmam, Çiçek Pasajı’nın orada bir kumpirciye giderdik, o zamanlar Ortaköy’de daha az kumpirci vardı, sonradan popüler olup böyle yan yana dizildiler, kısır, amerikan salatası, mantar, turşu falan hep vardı, belki sonradan artmıştır çeşitler. O yıllarda kumpir yeni çıkmış popüler bir yiyecekken, evinden pek de çıkmayan yaşlı annanem kumpir ister misiniz demişti, nereden duymuş diye çok şaşırmıştım, meğer eski bir ifade imiş kumpir, evde fırında patates yapmaktan bahsediyormuş.
+3
(15.11.25)
2004'te ortaköy'de kumpir yerdik bugünkü gibi çöp değildi
+1
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
bence 90'larda daha populerdi. ben de en son o zaman yedim.
+2
Sour
(15.11.25)
İlk kumpirimi 89da gemlik-kumla da yemiştim. 90larda bayağı popülerdi.
+1
duster
(15.11.25)
(7)

kumpir neden ve nasıl popüler oldu

biseysorcaktim
zehirlenen gurbetçi aileden bağımsız olarak soruyorum bu soruyu. --balkan göçmeni bir aileden geliyorum, bizde patatese kumpir denirdi çok eskilerden. kuzine sobada pişirilir, pişirince kolayca parçalanır, kabuğuyla yenirdi.içine bir şey koyulduğunu bilmiyorum ama bizimkiler çok fakirmiş zaten, muht
zehirlenen gurbetçi aileden bağımsız olarak soruyorum bu soruyu.
--
balkan göçmeni bir aileden geliyorum, bizde patatese kumpir denirdi çok eskilerden.
kuzine sobada pişirilir, pişirince kolayca parçalanır, kabuğuyla yenirdi.
içine bir şey koyulduğunu bilmiyorum ama bizimkiler çok fakirmiş zaten, muhtemelen içine koyacak bir şey bulamamışlardır.

geleneksel türk mutfağı ürünü falan yazmışlar internette bazı yerlerde. muhtemelen kendi markaları için pr oluşturmaya çalıştıkları için yalan yanlış sıkıyorlar da, öyle tarihi falan olduğunu sanmıyorum.

zaten şuanki haliyle tarihi falan da olamaz, içinde salam, sosis, turşu, rus salatası, ketçap mayonez olan şey nasıl tarihi olsun.

var mı kumpirin bir hikayesi, türkiye'de ne zamandan beri böyle sunulan bir yiyecek?
kim neden beğeniyor bunu? patatesi ne kadar sevsem de bunca yıllık ömrümde hiç kumpir yediğimi bilmiyorum.
salam, sosis, rus salatası koymak kimin fikriydi?
eskiden nasıl yapılırdı, yoksa türkiye'de kumpir deyince bu garip şeyler hep var mıydı?
son soru, ortaköy nasıl kumpir'in başkenti oldu? yanyana 100+ dükkan, hepsi kumpir satıyor.
0
biseysorcaktim
(14.11.25)
30 sene önce çocukken aile ile vs hep gider yerdik, bir de orada park vardı oynardım falan :)

Ortaköy'e çok uzun zamandır gitmedim ama Ünv lise zamanı oradaki kimpirciler başka bir kimliğe evrilmislerdi zaten. Ben çocukken kesinlikle böyle bir ortam yoktu, ya da ben çok küçüktüm hatirlamiyordum :)

Ben çocukken de bir dolu şey vardı kumpirde ya çok net hatırlıyorum.
0
makbur
(14.11.25)
Ben üniversitedeykrn hem öğrenci olarak çok severdik hem de Ortaköy de gerçekten bir havası vardı kumpirin ama bence bir iki yendikten sonra çok da olayı kalmıyor. Artık o kadar çok seçenek var ki kumpir bence turistler için ilginç geliyordur. Ortakoy ve kumpir ikilisi demode oldu.
0
egerbiryolcu
(14.11.25)
Araştırma yaptığımda karşıma çıkan ilk şey eskiden yugoslavyalı kişilerin alüminyum folyoda pişirip içine çeşitli salatalar koymasıyla başlamış serüven. Onlar krumpir adını vermişler. Oradan Türkiye'ye göçenler getirmiş kumpiri ülkemize. İngilizler de patatesi fırında pişirip kumpir tarzında yiyorlarmış ama onlar içine sadece tereyağı ve kaşar koyuyorlarmış. Son zamanlarda onlar da değişik şeyler eklemiş olabilir.

Ülkemizde iç anadoluda ve doğu taraflarında da patates odun ateşinde sobada pişirilir ve tereyağı varsa köy peyniri eklenerek yenir. Babamın köyünde öyle yapıyorlar en azından. Böyle sade haliyle müthiş bir lezzet bence.
0
mermaidd
(14.11.25)
bizim kastamonuda da gompil derler. aynen kabuğuyla külle karışık közün içine gömüp pişirilir.

93 - 94 yıllarında günümüzdeki haliyle istanbulda yediğimi anımsıyorum. o zaman da tutulan bir lezzetti.
0
yurtsuz john
(14.11.25)
kocaman patates ve üzerine farklı tatlarda mezeler. bence mantıklı güzel yapıldığı taktirde.

bu mezeler 2 haftadır değişmiyorsa veya ekleme yapılıyorsa sıkıntı.
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
Nasıl zehirlendiler ya!!
0
Kahvedesu
(15.11.25)
turkiye'ye nasil gelmis, kim bulmus bilmiyorum ama dunya'nin her yerinde "jacket potato" olarak geciyor. guney amerika, peru temelli oldugu soylenmis. eger biri yurt disindan getirdiyse buyuk ihtimalle avrupa'da falan gormustur. rus salatasi bizim damak tadimiza pek uymuyor. dolayisiyla ben yurt disindan geldigini dusunuyorum.

kaynak: en.wikipedia.org
0
Sour
(15.11.25)
(8)

Kardiyo antrenmanınız nasıl ve göbek kısmından zayıflamak

arbre
Ben koşu bandında yüzde 15 eğim, hız 3 km/saat 20 dakika yapmayı planlıyorum. Yağ yakmak için faydası olur mu ve günde kaç kez yapmak gerekir?Bir de göbek kısmından nasıl kilo verebilirim? Karın çalışmak faydalı olur mu? Sağ olun.
Ben koşu bandında yüzde 15 eğim, hız 3 km/saat 20 dakika yapmayı planlıyorum. Yağ yakmak için faydası olur mu ve günde kaç kez yapmak gerekir?

Bir de göbek kısmından nasıl kilo verebilirim? Karın çalışmak faydalı olur mu? Sağ olun.
-1
arbre
(14.11.25)
Abi bunlar hep söylendi bölgesel yağ kaybı yok karın çalışırsan karın kasın çalışır, göbek için diyet yapıp sonuca bakacaksın ben bile öğrendim bunları :)
+1
kizil karga
(14.11.25)
bolgesel yag yakamazsiniz ama yuruyus guzel bir baslangic. onemli olan duzenli yapabilmek. bir de aralara bacak antremani eklerseniz daha hizli sonuc alirsiniz.
0
yuz kiloluk bir zenci
(14.11.25)
Peki parametreler nasıl? Eğim, hız, süre, gün sayısı?
-1
🌸arbre
(14.11.25)
Abi aslında bu bi matematik işlemi, verdiğin bilgilere göre ortalama 110-150 arası kalori harcıyorsun, bunun hepsi yağ olsa 16 gram yağ kaybı yapıyor ama pratikte nasıl oluyordur bilemem.
0
kizil karga
(14.11.25)
Eğimin, temponun bu işte bir önemi yok. Konu tamamen nabız ile ilgili. Bu konuyu gerçekten merak edenler için söyleyeyim. Hiit kardiyo konusunu araştırsınlar. Ekşide de başlığı var ve koşu bandında nasıl yapılabileceğini detayıyla anlatmışlar.

Ayrıca karın kasları göbek yağ tabakasının altındadır. Ne kadar kas yaparsan yap, yağ örtüsü altında kaldıkları sürece asla görünmeyecektir. O örtüyü kaldırmak için de spora değil mutfağa gideceksin.
+1
Mirket
(14.11.25)
belki de yorumumu begenmeyeceksiniz ama bu kadar teknik dusunurseniz bu is olmaz diye dusunuyorum. yemegi kesin, spor yapin, bu kadar basit. 15 egim veya egimsiz, 3 km veya 7 km, 20 dakika veya 45 dakika. bunlarla ugrasirsaniz ne baslayabilirsiniz ne de motivasyonunuzu surdurebilirsiniz. zaten bunlari dusunmek bir motivasyon eksikliginin de gostergesi olabilir. gercekten bir seyler yapmak isteyen insan bunlarla vakit kaybetmez, cikar kosu bandina, neyse o, hemen baslar. kendini tartar, en fazla ne kadar egim, ne kadar hiz ve ne kadar sure yapabiliyorum, azdan baslar, sonra zamanla geri donuslere gore yukseltir. yani taktik maktik yok, bam bam bam.
+3
Sour
(14.11.25)
Düzgün bir diyetle sadece yürüyüş bile yapsanız gidiyor her şey, sadece dirayetli olmak lazım.
0
mutekebbir
(14.11.25)
bölgesel yağ yakma diye bir şey mümkün değil, vücutta kalori açığı vere vere yağlar eriyecek, genetik anlamda dirençli bölgeler sona kalacak, istikrarlı olunursa onlar da gidecek diye anladım ben bu işi. Kaleci saçlı adam dahil olmak üzere uzmanlar daha iyi bilir :)
Kalori açığı verebilmek için de aç kalmaya gerek yok. Aksine aç kalındığında kilo verme yavaşlıyor. Sağlıklı yiyip biraz da hareket katınca açık oluşuyor zaten. Kalori sayma uygulaması da kullanabilirsiniz. Yediğimiz saçma sapan şeylerin kalori ve makro değerlerini görüp onu yakmak için göstermek gereken çabayı fark edince insanın yiyesi kalmıyor :)
Yağ yakımı için de sanıyorum belirli bir nabzın üstünde kalmak gerek. Bu değeri bulmak için (220-yaş)*0,70 formülü öneriliyordu ama sanırım antrenman şiddetine göre değişiyor. Şöyle bir hesaplama aracı buldum: www.macfit.com
Akıllı saatiniz varsa nabzınız bu değerin üstünde kalacak şekilde yürünebilir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(14.11.25)
(20)

uzun yolda surus yaparken biri yaninizda uyusa uyuz olur musunuz?

buenosdias
iki kez basima geldi. uzun yolda uyudugum icin sofor uyuz oluyor. laf sokuyor. bilerek gaz, fren yapiyor. sizin basiniza geldi mi? ne dusunuyorsunuz.
iki kez basima geldi. uzun yolda uyudugum icin sofor uyuz oluyor. laf sokuyor. bilerek gaz, fren yapiyor. sizin basiniza geldi mi? ne dusunuyorsunuz.
-2
buenosdias
(11.11.25)
Arabayı kullanmayan kişi neden uyumasın ki. Arabayı kullanan uyumayacak. Bunun için uyuz olunmaz. Uyuz oluyorsa kullanmasın arabayı.
-1
rock n roll
(11.11.25)
Yoo hiçte olmuyor. Hatta herkes uyuyunca kulaklığımı takıp öyle müzik dinlemeye devam ediyorum.
-2
substituent
(11.11.25)
Ben uzun yolda uyumayı tercih etmem. Yolu yaşamak isterim çünkü deşarj oluyorum uzun yolculuklarda ama şoför ben olsam ve araçtaki diğer kişiler uyusa asla rahatsız olmam aksine muhabbet etme gereksinimim olmadığı için daha rahat şekilde araç kullanırım.
Çok rahatsız oluyorsa tek başına yolculuk yapsın arabaya başka birini almasın.
0
mermaidd
(11.11.25)
arabada 2 kişiysek ben olsam uyumam ve uyunmasını da istemem. özel şoförüm değil ya da ben kimsenin özel şoförü değilim. sohbet ederek daha hızlı geçer zaman.
+2
art cat chocolate
(11.11.25)
olmam. esim hep uyur uzun yolda. hatta kisa yolda bile uyur. ben muzigimi dinler takilirim.
+1
lemmiwinks
(11.11.25)
rahatsız olmam aksine kesinlikle daha rahat olurum. onlar tedirginlikle yola bakınca rahatsız oluyorum. herkes uyuyunca istediğim gibi gidebiliyorum.
+1
gercekdunya
(11.11.25)
bu soru adamına göre değişir, yorgun bi şoförün yanında hayvanlık yapıp horluya horluya uyunmaz
+2
nahtoderfahrung
(11.11.25)
Ben uyursa sevinirim. Uyusun güzel güzel.
Edit: ya uzun yola çıkacağım kişi zaten eşim dostumdur. Uyusun tabi. Kendimi şoför gibi hissetmem.
0
kisa
(11.11.25)
Bana güvendiği için hoşuma gider.
-1
arbre
(11.11.25)
süren ben değilsem uzun uyuyuşlar yapmamaya çalışırım. şoför de zamanla yorulur, gözü dalar, uyur vs gibi bi durum olmasın onu da daha dinç tutayım diye.
sürücü bensem öyle fosur fosur saatlerce uyunmasını istemem çünkü aynı şekilde ben o kadar fazla sessizlikte uykum geliyo. ama yani bikaç saat uyunuyosa o kadar da olur insanlık.
0
chanandler bong
(11.11.25)
cok stresli bir durum yoksa, mesela asiri yagmur yagiyor, goz gozu gormuyor sis mis, hic rahatsiz olmam. ama bu bahsettigim halde arkadasim uyumustu, baya horluyordu, o zaman hakkaten bi yoldas istemistim yani elbette surmeyen kisinin yapacagi bir sey yok ama iste insan bi yaninda iki laf edecek 'ay ne kotu hava, goz gozu gormuyor' vs. diyecek birini ariyor sanirim. bir de iki kisi de yorgunsa/uykusuzsa, (elbette ideal olan hic yola cikmamak ama cikildiysa) yanindaki kisi prensip olarak uyunmamali, yoldaslik boyle bir sey yani, surucuye de yardimci olmak lazim konusarak, yemek vererek vs.
+1
kassiopeia
(11.11.25)
Araba kullanırken biri uyuyorsa uyuz olanlar oruç tutarken biri yemek yiyorsa sinir krizi geçirenler hep aynı modeller.
-6
kizil karga
(11.11.25)
Uyumam ve uyutmam.
0
Mirket
(11.11.25)
yol boyunca uyanık kalmasına gerek yok, arada bir uyuyabilir.
ama arada bir kısmı önemli.

başkasının arabasında hiç uyumadım. uyumam. ayıbı ayrı, tehlikesi ayrı.
uzun yol ve dönüşümlü sürmemiz gerekiyorsa birazcık kestirdiğim olur.
0
biseysorcaktim
(11.11.25)
Valla ben ne kadar uykum gelse de uyumamaya hatta sohbetle ya da müzikle arabayı kullananı da uyanık tutmaya çalışıyorum. Bu bence şoför koltuğunun yanında oturanın co-pilot olarak otomatik görevi. Burada oturan uyusa bile arkada olsam da uyanık kalıp şoförün de uyanık kalabildiğinden emin olmaya çaışıyorum.
+1
Amaranta ursula
(11.11.25)
bilerek gaz-fren yapiyor kismi en kotu kismi bence. onceden bir beklentin olabilir ve yanindaki kisi uyudu diye rahatsiz olabilirsin (kim olduguna ve duruma bagli olarak), fakat gaz-fren yapmak cok cocukca.

dedigim gibi, kisi ve durum burada onemli.
0
Sour
(11.11.25)
şoför iyi insan değil, ya da ergen bir arkadaş.
0
ebabil curnatasi
(11.11.25)
ben kullanıyorsam uykum yoksa milletin uyuması işime geliyor daha rahat kullanıyorum. eğer uykum varsa uyumalarını istemem.
0
mikahakkinen
(11.11.25)
Uyuz olmak demeyelim. İstemem, izin vermem.
Ön koltukta oturan kişinin uyumasını istemem. Arka koltuktakiler uyuyabilir. Öndeki arka koltuğa geçip uyuyabilir ön koltuk boş kalabilir.
Ama ön koltuktakinin uyuması uykumu getiriyor.
Önceden söylerim ama bunu, sonradan gaz fren veya uyuzluk yaparak değil.
0
michael_knight
(12.11.25)
benim hanim uzun yolda genelde uyur. beni hic etkilemez.
kamyoncu ruhluyum, rekorum sadece benzin icin durarak 18 saat.
yanimda biri olsun olmasin ben yola bakarim.
0
cooperr
(12.11.25)
(7)

Düğünlere gitmemek

egerbiryolcu
Eskiden ailecek giderdik. Ben büyüdükçe sevmemeye başladım. Gerçekten gürültülü ortamlardan inanılmaz rahatsız oluyorum yani sanki biri bana işkence ediyor gibi geliyor. O yüzden epey zamandır sadece yakın akraba ve yakın arkadaş haricinde komşu düğünlerine gitmiyorum.Annem de bir zamandan sonra din
Eskiden ailecek giderdik.
Ben büyüdükçe sevmemeye başladım. Gerçekten gürültülü ortamlardan inanılmaz rahatsız oluyorum yani sanki biri bana işkence ediyor gibi geliyor. O yüzden epey zamandır sadece yakın akraba ve yakın arkadaş haricinde komşu düğünlerine gitmiyorum.

Annem de bir zamandan sonra dini sebeplerden gitmemeye başladı. Babam hayattayken o gidiyordu yine akşamları bir görünüp gelirdi.

Şimdi annem gitmiyor ben gitmiyorum. Komşuların çocuklarının torunlarının düğünü nişanı kınası da bitmiyor. Annem daha sonra ev hediyesi veya düğün hediyesini ev ziyareti yaparak veriyor.

İnsanlar annemin sebebini biliyorlar ama yine de ayiplaniyor muyuzdur?
Bir de düğüne gitmek tercih meselesi değil de bir görev gibi algılanıyor bence toplumumuzda? Siz de görev olduğunu mu düşünüyorsunuz? Böyle durumda yadirgar misiniz insanları?
0
egerbiryolcu
(08.11.25)
ayıplanma değil de herkes davetine icabet etmeyene gönül koyar ister istemez.

gelgelelim sen de haklısın. belli ki muhatap olmak, yüz yüze gelmek istemediğin insanlar orada olacağı için gitmek istemiyorsun. zorla halaya kaldırılmak istemiyorsun. aranızdaki sosyo-kültürel fark açılmış.

son yıllarda iyice bireyselleştik. insanlar kendi zümresi dışındakinin düğününe gitmeyi bırak mutahap bile olmak istemiyor. haklılar mı, haklılar.
+1
yurtsuz john
(08.11.25)
Düğünlerde masaların üstünde uyuyakalan çocuklar olarak düğün sevmememiz çok normal bence:p
+1
sekizdokuzon
(08.11.25)
hayatta cogu seyi istemeyerek yapiyoruz zaten. insanin olgunlasmasini saglayan da istemedigi seyleri sorumluluk geregi yapmasi oluyor. yani bir tercih meselesi degil.
0
Sour
(08.11.25)
komşunun çocuğunun düğününe niye gidersin ki .
yakın arkadaş ve 1ci derece akraba dışındaki düğünlere gitmek saçma zaten
0
my fault
(08.11.25)
Annenizin tercihleri yahut hassasiyetleri ayıplanacak şeyler değil. Buna rağmen insanlar ayıplayabilir. İnsanoğlu hadsiz bir canlı. Takmamak lazım.

Ben de saatlerce süren düğünlerde çok sıkılıyorum. Bazen görünüp, hediyemi takıp, tebrik edip kaçıyorum. Bazen biraz oturup tanıdıklarla muhabbet ediyorum. Hem gürültü sevmeyen hem de oynamayan birisi olarak saatlerce oturup bekleyemez insan.

Ayıplamak isteyen her şeyi ayıplar. "Gelmedi", gelse "Görünüp kaçtı", kalsa "Oynamadı", oynasa da bir kulp bulurlar. Elalemi takmamak lazım.

Kendi adıma, davet ettiğim insanın düğünümüze gelmemesine üzülürüm. İnsan böyle zamanlarda mutluluğu paylaşmak istiyor. Ama 10 saniye görünmesi yeter bana. Eğer gelmemesi için bir mazereti varsa, düğün sonrası tebrik etmeye uğrarsa memnun olurum. Ama hiç gelmezse, günlük hayatta rastlayınca falan ayak üstü tebrik ederse, ya da aynı şehirde olmasına rağmen telefonla tebrik ederse üzülürüm.
+3
yadigar
(08.11.25)
Cenazeye ve düğüne gidilir.
Ben de düğüne gitmeyi sevmem bundan dolayı beni temsil edecek birini buldum ki yapıştırım bahaneyi. Ama temsil edecek biri yoksa giderim. Sevdiğimden değil. Hiç de sevmem. Cenazeler de aynı şekilde. Anksiyete ve depresyonla kafayı tırlatmama az kalmışken iki gün üç gün kendime gelemediğim bile oluyor ama gidiyorum.
Bu tür şeylere katılmamak gayet de ayıplanan bir şey. Değil diyenler kime göre yazıyor kime göre değerlendiriyor.
Herkesin hassasiyeti de kendine. Bu mantıklı baça baziyi de yargılamayalım çünkü bu da başkasının hassasiyeti.
Yetişkinler için önemli bunlar. Kültür hızla değişiyor farkındayım, bundan da inanılmaz keyif alıyorum ama cenaze ve düğün temel zımpırtılar. Bunlar değişmez.
Sorunuzun cevabı evet.
-2
asue
(08.11.25)
Yasamda aklimizdan cikarmamamiz gereken en onemli seylerden biri herkesi memnun etmenin mumkun olmadigi bence. Dugune/cenazeye gitme zorunlulugu diye bir kural yok. Herkesin kendi yasantisi ve tercihi.
Anneniz gitmediginde, sebebini bilmelerine ragmen ayiplayacak insanlar vardir, ama saygi duyacak insanlar da vardir. Annenizin gitmesi halinde saygi duyacak insanlar oldugu gibi, bak bak imanli olmasina ragmen dugune gelmis diye ayiplayacak insanlar da vardir emin olun. Bunun istisnasi yok, cunku herkes farkli farkli. Bu nedenle yapmaniz gereken tek sey kendinizi dinleyip, gitmeniz gerektigine inaniyorsunuz gitmek inanmiyorsaniz da gitmemene nedeninizi ilgili kisiye iletip, gerekirse ozur dileyip, anlayacagini umarak konuyu kendi icinizde kapatmaktir. Nasil ki siz 8 milyar insanin tamamini anlayamazsiniz, anlasilmamakla da ok olacaksiniz.
0
kassiopeia
(08.11.25)
(6)

2 Milyon TL değerlendirme

al sana nick it
selamlar duyurunun ekonomistleri, cebinizde 2 mio tl var. şubat sonu da bu miktar (tl) borç ödeyeceksiniz. amacınız 4 ayda bu paranın olabildiğince üstüne koymak. borsa kripto gibi görece riskli yatırımları istemiyorsunuz. nasıl değerlendirirdiniz?benim aklımdaki ya ikiye bölüp döviz ve vadeye koyma
selamlar duyurunun ekonomistleri, cebinizde 2 mio tl var. şubat sonu da bu miktar (tl) borç ödeyeceksiniz. amacınız 4 ayda bu paranın olabildiğince üstüne koymak. borsa kripto gibi görece riskli yatırımları istemiyorsunuz. nasıl değerlendirirdiniz?

benim aklımdaki ya ikiye bölüp döviz ve vadeye koymak ya da 3’e bölüp diğer kısmı da altına koymak. ama altın konusunda şüpheliyim.
0
al sana nick it
(06.11.25)
ödeme tl ise, faize yatırın en azından azalma riski yok kafanız rahat olsun.
0
eleutheiros
(06.11.25)
Faize yatırmak daha garanti duruyor şimdi altının durumu artar ya da sabit kalır bilemeyiz
0
pembediken
(06.11.25)
şahsen bana altını çok şişirdiler ve bir noktada patlatacaklar gibi geliyor, o yüzden altın şu anda borsa ve kripto kadar riskli. en temizi ppf. getirisi normal faizden daha yüksek.
0
shadowfollower
(07.11.25)
Vade sonunda 2m kalacak kadar kismi yani kabaca su an %90i vadeli ya da tercihen daha iyisini bulabilecegin vadeliye benzer sekilde dusuk risk fonlara, kalani da istedigin, tercihen doviz bazli riskli yatirimlara koyardim ben.
+1
osssy
(07.11.25)
@shadowfollower altin zaten gectigimiz hafta patladi. su an tekrar yukselis trendine girdi. ons 4300'den 3900'e geriledi. gram 5900'den 5200'e geriledi. yani duzeltmesini yapti. ons 4000, gram 5400 su an. yatirim tavsiyesi degildir.
+2
Sour
(07.11.25)
risk istemiyorsanız en fazla veren ppf.

diğerlerin hepsi riskli.

döviz alınmaz. her ay %1 getiri.

altın bi süre böyle. hatta 4000'den 3800lere bi yolculuk görünüyor.

ppf aylık %3.5 falan veriyor şu sıra. 4 ay, bileşikte %14 15 bişey bırakır.

delilik istersen, paranın çok ufak bi kısmını 100 bin falan dfi gibi deli bir fonda değerlendirebilirsin. günde %10 falan verebiliyor. ama geçen -%16 yazdı. evet -%16.

en temizi para piyasası fonları.
0
gurur
(07.11.25)
(5)

çanakkale'de bu arsa ucuz mu, neden ucuz

biseysorcaktim
köye sınır, çanakkale merkeze yaklaşık 40 km. öyle çok dağ başı değil gördüğüm kadarıyla.metrekare fiyatı 1800civarı, toplam 130metrekare. hobi bahçesi diye belirtilmiş.açıklamaya demişler ki;Tek parsel tapu - devir işlemi aynı gün tamamlanırYerleşim merkezine 100m uzaklık, imar sınırındaAltyapı: el
köye sınır, çanakkale merkeze yaklaşık 40 km. öyle çok dağ başı değil gördüğüm kadarıyla.
metrekare fiyatı 1800civarı, toplam 130metrekare. hobi bahçesi diye belirtilmiş.

açıklamaya demişler ki;
Tek parsel tapu - devir işlemi aynı gün tamamlanır
Yerleşim merkezine 100m uzaklık, imar sınırında
Altyapı: elektrik ve su şebekeden alınabilr
Küçük ev (tiny house) veya ruhsatlı karavan yerleştirilebilir (konut yapılamaz diye anlıyorum)
Yol bağlantısı kadastral kayıtlarda mevcut
Tüm alan verimli, kullanılamayan bölüm yok
Bölge ortalamasının altında fiyat
Değer artışı potansiyeli taşıyor

130metrekare olması mı?
yapı ruhsatı olmaması mı
hobi bahçesi diye belirtilmesi mi?

bu bahçe ne amaçla kullanılır, 200bin civarına satılıyor.
tüm yıl yaşamak için değilse de, şehirden kaçıp ayda bir kaç gün geçirmek için kullanılabilir mi
0
biseysorcaktim
(06.11.25)
Link yok haberiniz olsun. Bu tarz arsalar pek para etmiyor nedense, basinda durulmazsa bir sorun olur mu bilmiyorum ama bence almak mantikli, genel anlamda soyluyorum. Bilecik'de falan da arsa paylasimlari goruyorum, para degil. Bir ara guney marmarada bazi yerler icin arsa bedavaydi falan diyorlardi, simdi uctu falan, buralarda da ayni sey olabilir uzun vadede.
0
mbond
(06.11.25)
cok emin olmamakla birlikte hobi bahceleri su an tehlikede diye biliyorum.

(bkz: hobi bahçelerinin yıkılması kanun teklifi)
0
Sour
(06.11.25)
Çanakkale’de arsa mı arıyorsunuz?
0
suicides underground
(06.11.25)
çanakkale merkeze 5km uzaklıktan sonrası dağ başıdır. 40 km dediğiniz çanakkale şartlarında başka bir gezegen demek.

imar olmayan yerde elektrik ve suyu şebekeden alabilirsiniz demek, aradaki 100 metrede henüz bir altyapı olmadığını ifade eder. kadastroda yol bağlantısı var demek, şu anda yol yok demek. tiny House / karavan konulabilir demek, yarın belediyenin gelip birader sen yapıyorsun al bu tiny house'u buradan deme riski var demektir. (bazı belediyeler kendi arazin bile olsa tiny House / karavan meselesine gıcık oluyorlar)

zaten 130 metrekare tarla. kaç para olmasını istiyorsunuz?
+2
co2s2
(06.11.25)
Bizim oralarda (Trakya taraflari) arsanin basinda durmazsan bir bakmissin bir konargöcer barakasini dikmis, senin arsani sürüyor, üstünde yasiyor, sen mahkeme mahkeme gezip tahliye ve arsanin temizlenmesi icin ugrasiyorsun. Istanbullu'ya genelde Trakya cok cazip gözükür, sonra kacmanin bin türlü yolunu ararlar. 130 m2 arsa olmaz ayrica. Cok ufak degil mi?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.11.25)
(8)

Narsist, toksik bir insan kendini sizce değiştirebilir mi?

mahmuttt
Kişi değişmek istiyor. Çevresi durumundan Rahatsız . Bu Değişim reel açıdan mümkün mü? Mümkünse nasıl?Teşekkürler.
Kişi değişmek istiyor. Çevresi durumundan Rahatsız . Bu Değişim reel açıdan mümkün mü?
Mümkünse nasıl?


Teşekkürler.
0
mahmuttt
(05.11.25)
Reelde mümkün değil.
Kişilik özellikleri (ya da bozuklukları) değişmez. Belki biraz törpülenir ama o bile çok büyük irade ve emek ile.
+1
pro9it9is9
(05.11.25)
Narsist birisi zaten narsist olduğunu, kendisinde bir sıkıntı olduğunu kolay kolay kabul etmez. O yüzden çoğunlukla terapiye de gitmez. Narsist in delirttiği normal insanlar daha çok gider terapiye.

Ama narsist tanısını teşhisini kim koydu o da önemli tabi. İnternetten okuyup okuyup "aa bu aynı bizim x, demek narsistmiş" gibi bir tanı söz konusuysa belki de narsist değildir o kişi.

Ben konunun uzmanı değilim ama bir yerlerde tedaviye en dirençli ve en uzun süre terapi gerektiren kişilik bozukluklarından biri olduğunu okumuştum.
+4
kullanicadi
(05.11.25)
imkansız. 39 yıllık hayatımda böyle birinin bırakın değiştiğini hafifçe düzeldiğini bile görmedim. aileden değilse uzak durmak en güzeli. ailedense, zaruri olarak bir bağ varsa işiniz zor tabii. uğraşmanız lazım.
0
awlmi
(05.11.25)
Neredeyse imkansız. İmkansız.

En iyi senaryolardan biri yönlendirme olabilir. Narsisistik duygularini deşarj edebilecegi/yönlendirebileceği bir alan.
0
WithWorth
(05.11.25)
sadece yazdiginiza dayanarak bu kisinin narsist olup olmadigi konusunda suphelerim var. mesela klinik teshis konulmus mu? sanmiyorum. neden? cunku narsistler narsist olduklarinin farkina varmazlar, fakat sizin durumunuzda kisi kendi durumunun farkinda, yani durumun yanlis, kendisinin hatali, problemli oldugunu kabul ediyor ve bunu degistirmek istiyor. bu narsizmin dogasina aykiri. dolayisiyla narsist degil, fakat bazi semptomlari gosteriyor olabilir. bence cevresi cok erken davranip kafasina gore teshis koymus. biliyorsunuz, bu tarz psikolojik/psikiyatrik rahatsizliklar halk arasinda karmasaya neden olabiliyor, canimiz sikildiginda depresyon, kendimizi ovdugumuzde narsist, supheci oldugumuzda paranoyak teshisi koyabiliyoruz kolaylikla.

soruya gelecek olursak bu durumundaki kisi (yani kendi hatalarinin farkinda ve bunu degistirmek isteyen kisi) klinik bir vakaya gore daha kolay degisebilir. narsist olan kisilerde bu degisim arzusu yoktur, zaten mukemmel olduklarini dusunurler. narsistlerin degismesi daha direncli, daha zor, ama mumkun.

kisa cevap: evet.
+1
Sour
(05.11.25)
cok zor. oyle. Durduk yere değişebilecek bir şey değil.
0
koela
(05.11.25)
kimsenin bile isteye narsist ve/veya toksik olduğunu düşünmüyorum. hatta bu özelliklerini kabul edeceğini de düşünmüyorum. kısa vadede böyle bir değişim mümkün değil. yıllar geçtikçe, hayat tecrübesi değiştikçe belki toparlar.
0
co2s2
(05.11.25)
Değişmek isteyen, değişmesi gerekliliğini ve sebeplerini kendi içinde fark eden kişi narsist değildir. Değişir. Her şey çabayla, değişmek de çaba ister. Narsist kendini hatalı görmez. Bir hatası olmadığı için de değişmeyi aklına bile getirmez. Eğer kendinden minicik bir miktar dahi şüphe edebiliyorsa, yav ben mi yanlış yaptım acaba diyebiliyorsa, hatası varken hatasını bulabiliyorsa o narsist değildir. Kendi hatasını bulabilmesi önemli.
0
muhayyer divan
(05.11.25)
(5)

Felsefi ifade

rakicandir
Son zamanlarda hayatınızda zaman akıp giderken kafanızın içinde sürekli çınlayan, gece sizi uykudan uyandıran bir cümle bir söz bir felsefi ifade var mı ?
Son zamanlarda hayatınızda zaman akıp giderken kafanızın içinde sürekli çınlayan, gece sizi uykudan uyandıran bir cümle bir söz bir felsefi ifade var mı ?
0
rakicandir
(04.11.25)
Aynalara baka baka , beğeni takip kasa kasa yaşlandık.
+1
diyecevaplandı
(04.11.25)
uykudan uyandıran bir cümle varsa, bu durum psikolojik bir sorun göstergesi olabilir. Profesyonel yardım gerekebilir, oraya dikkat.

Ama uykudan uyandırmadan benim aklımda sıkça tekrarlanan cümle bu aralar şu; "başkalarının tırmandırdığı ağaçtan inemezsin, düşersin"
+1
sinematematikci
(04.11.25)
Uzun zamandır "öğrenilmiş çaresizlik" ve "rat race" kavramları kafamda çınlıyor.
Kilometre doldurmak da denebilir bir bakıma.
+1
pro9it9is9
(05.11.25)
tek bir cumle yok, cok var. su videoda cok fazla ornek var:

www.youtube.com
0
Sour
(05.11.25)
çevremdeki boşanan evli arkadaşlarım ya da birlikteyken bile sürekli cep telefonuna bakan sevgilileri görünce bu sözün tam bizim zamanımıza uygun bir ifade olduğunu anlıyorum.

"aşk bugün sınırsız tercih özgürlüğünün, seçeneklerin çeşitliliğinin ve mükemmellik zorlamasının kurbanı olmuş. olanakların sınırsız olduğu bir dünyada aşk, artık olanaklı değildir"

byung-chul han / eros'un ıstırabı
0
devilone
(05.11.25)
(6)

istatistik ve r'yi kim kullanıyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
akademisyenler dışında bir işine yarayan var mı?
akademisyenler dışında bir işine yarayan var mı?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
r hangi endüstride kullanılıyor tam olarak? phyton ile data analizleyen abiler şu anda bizimle bu odadalar mı?
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
istatistik her yerde kullaniliyor. yani bir esnaf bir sene boyunca her ay ortalama ne kadar mal alip sattim derken de istatistik kullaniyor, herhangi bir sirket bilanco takibi yaparken de. serbest calisansan bile (mesela yatirimci gibi istatistik kullaniyorsun veya yorumluyorsun). r'in ne kadar kullanildigini bilmiyorum.
0
Sour
(04.11.25)
hani nerede bu standart sapma, varyans, kovaryans hesaplayan, chi kareye, t testine takla attıran esnaf? verilerini csv olarak export ediyor ve yıl sonu anewliz de yapıyor mu? kim bunlar, nerede hangi title ileiş yapıyorlar? istatistik nedir, neye denir bilmiyor gibi mi görünüyorum?
-2
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
Ben kullanıyorum. Kara Murat da benim.
0
michael harddd
(04.11.25)
@Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
birincisi sizi tanimiyorum, istatistigi bilip bilmediginizi bilmiyorum, sorunuzdan da bilip bilmediginiz anlasilmiyor, daha da otesi naif bir soru gibi duruyor. sorunuza tekrar bakin, "akademi disinda isine yarayan var mi" naif bir soru degil mi?

ikincisi, ikinci girdiginiz entry'den istatistigi bilip bilmemenizden ote bakis acinizin sinirli oldugunu soyleyebilirim. istatistik bu saydiklarinizdan ibaret degil. bir esnafin ileri duzey istatistige neden ihtiyaci olsun ki? zaten girdigim entry'de descriptive istatistik oldugunu belirttim. eger sorunuz "ileri duzey" istatistikse (ki bence bu saydiklariniz ileri duzey degil) akademi disinda ozel sektorde kullanilir. endustri duzeyinde degil sirket ve pozisyon duzeyinde bakilmali. kabacasi is istatistikle alakaliysa python veya r bilmesinin pek onemi yok, bunlardan birini bilmesi yeterli. gozle gorulur duzeyde sektorel olan r veya python degil matlab.

ucuncusu esnaflarin alim satimlarini bir excel dosyasinda tutmasi bana absurt gelmiyor. cogu manuel olarak tutuyordur diye tahmin ediyorum ama. neden bir title'a ihtiyaclari olsun?

dorduncusu ilk yazdigim yorum sizin caninizi sikmis ama niyetim kucumsemek degildi (birincisi bolumune bakin). buna bir tepki olarak ne kadar cok bildiginizi gostermek icin teknik keyword'ler verip tuhaf bir saldirganlik ortaya koymussunuz. bence hayatta bu kadar sinirli olmayin, nihayetinde hic tanimadiginiz, anonim biri, anonim bir ortamda istatistik bilmediginizi dusundu ve buna gore cevap yazdi, abartilacak bir sey olmamali.
+4
Sour
(04.11.25)
Asıl gerçek anlamda bir akademisyenlerin işine yaramıyordur belki de :) Veri analistleri ve veri bilimciler şirketlerde karar alma süreçlerinde yoğun olarak kullanıyor. İstatistiğin kullanılmadığı bir alan yok bence. Alışveriş sepetine eklenmek üzere öneriler, Spotify veya YouTube Music in beğenebileceğini düşündüğü parçalar, önüne düşen reelslar vs vs hepsinin yolu istatistikten geçiyor.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(04.11.25)
(22)

Arada kalmak

camlicagazoz
Merhabalar,15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama
Merhabalar,

15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.

Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama ben anneme söyleseme annem beni bastiracak. Bir sey olmaz gibisinden. Çekiniyorum da annemden. Ama eşim de hakli. Ne yapacagim ben?
-2
camlicagazoz
(03.11.25)
Öncelikle annenizden çekinmeniz yanlış çünkü sizin bir aileniz var.
Kaldı ki eşiniz o dönem 38 haftalık hamile olcakmış ve düğün de oturduğunuz yere 1.5 saat mesafedeymiş allah muhafaza doğum gerçekleşse yada olmamasını temenni ederim ama aksi bir durum olsa eşinizin yanına gitmeniz 1.5 saatinizi alacak. O dönemde olmanız gereken yer düğün değil eşinizin yanı bence. Bu şekilde açıklama yapabilirsiniz annenize.
+4
mermaidd
(04.11.25)
ben aileye bir butun olarak bakiyorum, kendi annem/babam/kardesler ve hanimin annesi/babasi/kardesleri..

annem beni al bu dugune gotur getir derse, yaparim. bu iki kez yaptim, hanim gicirdadi, cok da fifi dedim gectim. yine gotur derse yine gotururum.

senin hanim 38 haftalik hamile olabilir ama bu cocugun o gun dogacagi anlamina gelmiyor, bunun onceden bazi belirtileri var. Tavsiyem birkac gun onceden doktora gotur, dogumla ilgili bir gelirme var mi baktir. Eger hersey sakin ise o zaman 1.5 saat cok bir yol degil, acil bir durumda erken cikar donersin. Yok eger doktor eli kulaginda heran gelmeniz gerekir derse ayri mesele. Biz mesela son kontrolden sonra ayni gun hastaneye gittik dogumu baslattilar, 48 saat sonra dogum gerceklesti.
-19
cooperr
(04.11.25)
Bence bu tip soruları burada sormayın.
Burada 'Bir ilişki sorusu sorulsa da kadını haklı görsem.' diye bekleşen büyük bir güruh var. Anne kutsaldır, ne derse yapılır.
cooperr +1 diyorum.
-14
Mirket
(04.11.25)
Ben anlamadim anneniz istiyor diye 38 haftalik hamile esiniz dugune mi gitmek zorunda? Yoksa siz mi gitmek zorundasiniz? Ikisi de yetiskin olmus kendi ailesini kurmus (ya da olamamis/kuramamis) bir insan icin fazlasiyla absurt de, esiniz gitmeyecegini soyleyemiyorsaniz bir tik daha enteresan geldi. Yani ne yapacagim ben diye sormaniz da enteresan, esimi yalniz birakmayacagim demek yeterli olmali. Siz annenizin kocasi degilsiniz.
+7
kassiopeia
(04.11.25)
18 yıllık evliyim. Ailem de klasik anadolu (hatta doğu) ailesi. Anneme de inanılmaz düşkünüm. Tüm kardeşler arasında anne-babamla en çok ilgilenen, rızalarını alan da benim. Bunları belirtmiş olayım önce.

Eşiniz hamile olmasa ve düğüne gitmek istemese yine haklı. Zorlamamak lazım. Annenizin de böyle bir hakkı yok. Ama 38 haftalık hamile bir insanın değil 100 km, yan mahalledeki düğüne dahi katılmaması anlayışla karşılanmalı normalde. Kaldı ki, aileden birinin düğünü bile değil… (Yazdığınız tam net anlaşılmıyor. Bunları “eşimin gelmek istememesini anneme nasıl söyleyeceğim” demiş olma ihtimaliniz üzerine yazdım.

Yok eğer mevzu sizin eşinizi bırakıp gitmek istememeniz ise, haklısınız. En iyisi, annenizden rica edip, 17:30-18:00 gibi çıkarsınız. Düğünde yarım-bir saat görünür, hediyenizi verir, dönersiniz. Eşinizin doğumunun yakın olduğunu bilen herkes de anlayış göstermek zorunda. Göstermezlerse onların ayıbı. Sizin yanlışınız olmaz.

Yahut annenizi götürme ihtimali olan akraba vs. varsa ve anneniz uzun kalmak istiyorsa onlarla gider, siz bir görünür, tebrik eder dönersiniz.

Bu tarz konularda mutlak tavsiyem, eşinizi üzmemeniz. Anneler daha affedici oluyor, eşler olumsuzlukları yıllar içinde daha da büyütebiliyor. Üstelik doğum yakın, lohusa depresyonu kapıda. Ailenizden önemlisi olmamalı hayatınızda. Elalem umurunuzda olmasın. Anne-Baba da anlayış göstermeli. Göstermiyorlarsa da, saygı çerçevesinde tatlıya bağlanacak şekilde dik durulabilmeli. Evliliğin sağlığı için bağımsızlık şart. Zamanla öğreniliyor bu…
+2
yadigar
(04.11.25)
Ya bu erkekler bir konu hakkında da fikir sahibi olmazsa çatlayacaklar herhalde. Bak neymiş doğum öyle hemen başlamazmış belirtisi olurmuş. Beyefendi kaçıncı doğumunu gerçekleştirdi de konuşuyor çok merak ettim.

Doğum öyle belirti melirti demeden şak diye başlayabilen bir şey. 38.haftada şak diye doğurmuş bir birey olarak konuşuyorum.

Anne kutsaldır filan saçma sapan kendinizi şartlamayın. Ben de anneyim gelinimi karnı burnunda düğüne çağırmam bile en başta zaten. Anneyse bunu düşünmeli. Ayrıca annenden korkarak hiç bir zaman sağlıklı ve mutlu bir aile hayatı yaşayamacaksın gerçek sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi böyle bir şey değil.
+7
yenibirgüzelnick
(04.11.25)
Cevaplara gözlerim kanadı. Annenizin doğurdu doğuracak karınızı uzak bir yerdeki düğüne götürme düşüncesi, sizin annenizden çekinip bu durumu açıklayamamamız falan sizce de çok garip değil mi? Anneniz istiyorsa kendisi gitsin. Annenize ne karınız ne de siz eşlik etmek zorunda değilsiniz. Çoluk çocuk sahibi olmak üzeresiniz annenizden çekindiğiniz konuya bakar mısınız? Allah kocanın da hayırlısını versin diyorum :d
+12
sadakatsiz
(04.11.25)
Şöyle bir şey ekleyeyim. Annemi ben götürmeyecegim. Yani babamla gidecekler. Beni düsündüren şeylerden birisi de şu. Dügünü olan cocuk benim düğüne gelmişti.
-9
🌸camlicagazoz
(04.11.25)
ya bu kadinlarin kayinvalide ile ilgili olan takintisini anlamasi guc..guc savasi vs. garip ya, sanki her ailede micro taht kavgalari yasaniyor :)

sunu idrak etmeniz lazim, erkeklerin anneleri ile arasinda farkli bir bag var, o bizim hayatimizdaki ilk kadin. erkegin annesiyle olan iliskisinin sizinle olan iliskisi ile alakasi yok.

birisi sak diye dogurdum demis, ikinci ucuncu cocuk degilse o biraz zor kardesim. benim de cocugum var, cevrede de birden fazla cocuk sahibi olan insan sayisi oldukca fazla, ilk dogumlarin hic sak diye oldugunu duymadim.

ayrica doguma da girdim, yaw normal bir dogumda ters gidebilecek o kadar cok sey var ki, olay zaten bir mucize, hastaneye yetisememe olasiligi tersliklerin icinde ilk 5'de bile degildir. en kotu cagirirsin bir ambulans gotururler. zaten erkek eger doktor degilse ne yapacak hatunu kuvete sokup dogum yaptirtacak degiliz, arabaya atip hastaneye goturuyoruz sonra da doktor ne derse o yapiliyor zaten. olay bir hastalik degil ve dogal kendi halinde bir sureci var bu ve surec oyle 1-2 saatlik bir mevzu da degil.

adam zaten zorla esini goturmeye calismiyor ki ben de olsam zaten goturmem 38 haftalik hamile esimi. gerekli onlemleri alirsin, a/b/c plani yaparsin, saat basi kontrol edersin, binbir turlu cozumu var.

annesi istiyorsa kendi gitsin falan, bunlari kadinlar gitsin kendi anasina soylesin, beni baglamaz. ama bana 5 tane cocuk dogursa da, bana cikip anana soyle kendi gitsin falan gibi bisey soylese esim, kotu bozarim. erkek cocugu olan hanimlar, yarin oburgun oglunuz gidip sizin gibi birini bulursa, o hatun da size "gitsin kendi isini kendi halletsin" diye mesaj yollarsa, ne dedigimi daha iyi anlayacaksiniz. umarim boyle bisey basiniza gelmez.
-17
cooperr
(04.11.25)
Evet anneniz düğüne gitmek istiyorsa a b c planları yapar eşinizi birilerine bırakırsınız, onlar da arar ambulansı doğuma götürürler nedir yani. Anne önemli. Anne düğüne gitmek istiyorsa iki eliniz kanda da olsa düğüne gideceksiniz. Karınız bir şekilde doğurur önemli olan anacığınızla ilişkiniz.... :d
+8
sadakatsiz
(04.11.25)
kadın doğum doktoru bile her doğum kendine özeldir derken bazıları çevresindeki doğumlardan örnek vererek senin karın da şak diye doğurmazz yhaaaa diye güvence veriyor. adamın gördüğü doğum sayısı benim kadın doktorumun gördüğü doğum sayısından fazla heralde.

ben 8 haftalık doğum iznine çıktığımda evde tek iken kafada kurup duruyordum acaba şu an suyum mu geliyor, acaba bu hissettiğim sancı mı vs diye. mesela su gelmesi öyle dizilerde olduğu gibi bardaktan su boşalması gibi de olmuyormuş vs vs.

yani ayrıca illa kadının o an doğurma ihtimalinin olmasına gerek yok. işin biraz psikolojik tarafı var.

zaten anneniz yolda kalmış değil, babanızla gidecek. sizin de bu durumda heidyeyi göndermeniz yeterli. yani hangisi önemli. karnı burnunda eşiniz mi yoksa diğerleri mi? evet bazı durumlarda bu kadar nettir her şey.

ha bu arada eşiniz yüzde doksan dokuz ihtimalle o gün doğum yapmayacak. ama siz onun isteğini geri çevirip düğüne giderseniz doğurmamış olmasının bi önemi yok, size kırılmış olacak.
+6
elorelia
(04.11.25)
düğün günü sabahtan anne hanımın ağrısı var de. gelemiyecek de, erkenden ananı uyarma.
+2
mikahakkinen
(04.11.25)
doğuma bir ay kala rutin doktor kontrolüne gittik. doktor akşama doğuracaksın, dedi. biz eşimle birbirimize bakıp şaka yapıyor dedik. ama şaka değilmiş. yani çokta öyle önceden belirti veren bişey değil.

38 haftalık eşini evde bırakıp düğüne anneni götürme. saçmalama. annende saçmalamasın.
+2
scudman1
(04.11.25)
hocam öncelikle umarım tüm süreciniz sağlık sıhhat içinde gerçekleşir. yengeye de hürmetler :)

sizin de gönlünüz gitmek istemiyor besbelli. tabi ki eşinizin yanında kalacaksınız. annenize 'gece çok ağrısı oldu gelemiyorum' dersin olur biter. hatta düğünde dedikodunuz bile yapılır..
+2
galahad reloaded
(04.11.25)
Merhaba, eşinizi yalnız bırakmayın, bunu 2 kız çocuğu babası olarak yazıyorum.
+6
devorgilla the gunslinger
(04.11.25)
yani bunu buraya soracak kadar sıkışmış olmanız bile çok enteresan. gitmemek zaten çok makul ama en uçta yapılacak şey şu: o gün gelsin bakıcam anne siz planınızı yapın, ben öğlen gelip akşam dönemem ama bir şekilde sizden sonra gelip yarım saatliğine görünmeye çalışırım tabi eşim iyiyse. söylenecek şey bu. o gün de illaki gitmek istiyorsanız, yani evlenen arkadaşınız sizinkine gelidiği için orda olmak gibi bir derdiniz varsa ve eşiniz de o gün rahatsa 6-7 gibi çıkar, 15 dak-30dak görünür, 9:30-10 gibi dönersiniz.

edit: çocuğunuzu sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim
+5
awlmi
(04.11.25)
her şeyi geçtim, insan kendi doğacak çocuğu için sorumluluk hissetmeli, doğumla ilgili farkındalığa sahip olmalı. hiç mi heyecan duymuyorsunuz bebeğinizin gelecek olmasıyla ilgili? hiç mi endişeniz yok eşinizin sağlığıyla ilgili? başka hangi hissiyat bunların önüne geçebilir? yemişim tanıdığın düğününü, sizi böyle bir durumda arada bırakan ebeveyni vesaire. bebeğiniz ve eşiniz hariç her şey "şu aşamada" fasa fiso, fındık fıstık. gündelik rutin bir süreçten bahsetmiyoruz ki.
+8
Phoebe
(04.11.25)
hocam onceki duyurulariniza soyle bir baktim, yardim alin, ciddi olarak soyluyorum, cok icten sekilde. gobek bagi kesilmemis insanlari ciddiye almayin, yetiskin ve saglikli bir birey olmak boyle bir sey degil.

Baba olacaksiniz, aile kurmussunuz, ayri bir yasam kurmussunuz ve su anda yasaminizin merkezine bir bebek geliyor, tum yasami size bagli bir can, ebeveyn olmak demek insanin kalbinin disarda atmasi demek, kadin olarak hamilelik sureci zaman zaman 'lan bi tik fazla yemek yedim bebise bir sey olur mu' diye manyaklik derecesinde endise duyma, baba olmak da 'ailemin nasil guvenligini saglarim, nasil bakim veririm' gibi bir delilik hali, bunu hissetmiyorsunuz ve hala 'insanlar ne der' diyorsunuz, 'anama 38 haftalik hamile esimi ve bebegimi birakamam diyemiyorum' diyorsunuz. Phobe cok guzel yazmis, icinizde bir yerde cekirdek ailenize duydugunuz sorumluluktan fazla bir sorumluluk duyuyorsunuz. Esime, bebegime ne olursa olsun, didinin didisinin dugunune gitmem gerek diyorsunuz. Ha hicbir sey de olmayabilir evet, ama yani bir baba olarak yerim kocasiyla dugune giden anamin yani degil de kendi esimin ve bebegimin yani demiyor musunuz? evet tarlada da doguruyor millet evet, bebek dogumu 48 saat da surebilir ama bi tik evrilmedik mi yahu, bi tik insanlik ogrenmedik mi, bi tik gelismedik mi.
Ve isin daha da manyakcasi annenizin kocasi olan kisi yani babaniz annenizi goturecekmis, ve ne anneniz ne babaniz olum manyak misin esinle birlikte kal, senin bir ailen var demiyor ve siz de manyak mi bu insanlar benim su donemde yerim esimin yani, demiyorsunuz. Altininizi gonderirsiniz olur biter. Bana cok cok garip geldi acikcasi.

Ayrica hormon eksikligine bakmanizi da tavsiye ederim. Yani bu sordugunuz sorudan bagimsiz olarak bu konuda calismanizi tavsiye ederim, elalem ne der diye diye cekirdek ailenizi kaybederseniz bir gun buradaki kimse ne yaninizda ne de sizin yerinizde olacak.
+8
kassiopeia
(04.11.25)
Hocam, verdiğiniz ek bilgiye binanen şöyle diyorum: hediyenizi babanız ile gönderin. Damadı da arayıp, durumunuzu (doğum her an olabilir) samimi bir şekilde anlatın. Mutluluk dileyin. Anlayış göstermek zorundalar. Göstermezlerse de kendi problemleri. Çocuk bir aylık, 40 günlük falan olunca da eşiniz ve çocukla beraber hayırlı olsuna gidebilirsiniz isterseniz.

Çekirdek aileniz sizin birinci sorumluluğunuz. Elalemi takmayın. Ailenizi asla arka plana atmayın.

Çok önemliyse gitmek sizin için (ki olmamalı), atlar gider 10 dk görünür dönersiniz.
+1
yadigar
(04.11.25)
sorun bence sizin bir isteginizin olmamasi. yani once buna odaklanin, siz hangisini istiyorsunuz, esinizle kalmak mi yoksa annenizi goturmek mi?
+1
Sour
(04.11.25)
Anne kutsaldır, ne isterse yapılır diye bir şey yok.
Düşüncesiz annelerin her istediği yapılmaz. Ya da bencil ve narsist annelerin...
+5
pro9it9is9
(04.11.25)
1,5 saatlik mesafe pek uzak değil, bence siz anneniz ve babanızla beraber katılın düğüne, sanki karısı 38 haftalık hamile olanlar sürekli evde mi oturuyor, örneğin istanbulda insanların evi ile işin arası ortalama 1 saat mesafede. trafiğe göre artıyor bile. bu hesapta karısı hamile olan kimsenin işe bile gitmemesi lazım.

karın gelmek istememekte haklı oldukça ağırlaşmış olmalı, ödem vs. kaldı ki kocaman karnıyla giyecek kıyafet bulması bile zor.
-6
Sadece soruyorum
(04.11.25)
(14)

Türk insanı neden böyle

messina123
insanların ahlaksızlığını aklım almıyor artık. Hep mi böylelerdi?Olay şu, dün az sayıda kahve makinesi 20 bin liradan 9900’e düştü. Alıp ürün gelmeden sahibindene 2 katına yüklemişler.https://x.com/neonatalog/status/1985057198381121598?s=46
insanların ahlaksızlığını aklım almıyor artık. Hep mi böylelerdi?

Olay şu, dün az sayıda kahve makinesi 20 bin liradan 9900’e düştü. Alıp ürün gelmeden sahibindene 2 katına yüklemişler.

x.com
-1
messina123
(03.11.25)
Türk insanı hep böyleydi. Böyle olmasa başımızdakiler kafalarına göre vergi alamazlardı, Türk insanı kimliğiyle bütünleşen bir halk değil maalesef, bana dokunmayan yılan bin yaşasın modunda, inanır mısınız bu hep böyleymiş ben de fark edince şaşırmıştım.
+4
olaylar olaylar
(03.11.25)
yapilani onaylamasam da burada bir ahlaksizlik goremedim ben, kimseye ozel kontenjan acilip hak yenmemis. insanlar da kendi capinda firsat degerlendiriyor. turk insani diye genellemek asil ahlaksizlik.
-2
gule gule
(03.11.25)
Serbest piyasa. Almak zorunda değilsin, kimse değil.
-5
michael harddd
(03.11.25)
fırsat görmüşler para kazanıyorlar. dünyada tüm milletler bunu yapıyor. evet, hoş değil ama ahlaksızlık demek de istemem. en azından yalan söylemiyorlar.

bence asıl ahlaksızlık her yeri çarık çürük kazalı boyalı arabayı "nokta hata yok, her yeri oporijinal" diye satmak.
0
co2s2
(03.11.25)
burada bir ahlaksızlık göremedim ben, ahlaksızlık havaalanı saldırısından sonra taksi ücretlerini katlamaktır, pandemide dezenfektan/maske fiyatlarını katlamaktır, depremden sonra çadır satmaktır.
+6
mutekebbir
(03.11.25)
bu tarz durumlarin serbest piyasa arkasina saklanmasina da bayiliyorum. bu bir aklama mi ki? sokakta yasayan bir evsiz de, is bulamayip intihar eden genc de, hastane veya ilac masraflarini karsilayamayip olen kisi de serbest piyasa kurbani. ne diyelim? serbest piyasa abi, cok da takma, normaldir falan mi diyelim? biraz ne soylediklerinizi anlamya calisin yahu, oturun bir uzun uzun dusunun fikir beyan etmeden once. yapilan ahlaksizlara, icler acisi durumlara kendi capinizda "entelektuel" bir kilif bulmaya calismayin. cok sey gozukuyorsunuz...

edit:
(bkz: ahi evran)
(bkz: ahilik)
+6
Sour
(03.11.25)
Değerlendirme yaparken bu arkadaşların bu işlemi yaparken risk aldığını fark ediyoruz değil mi? Örneğin satamayabilir de. Ya da yeni bir ürün piyasaya çıkabilir. Ya da ürünün fiyatı düşebilir...
0
osssy
(03.11.25)
Yapılan serbest piyasa koşullarında normalleştirilse de etik değil. Bu bağlamda Alev Alatlı’nın bir konuşması tam da bu tür (ufak ya da büyük) olaylara çok güzel bir örnek. Kendisinin verdiği tüm örnekler buradaki arkadaşlara göre de hiç sorun teşkil etmiyor o zaman. Ne de olsa özgür irade, serbest piyasa, ekonomik şartlar vs vs diye her şeyi aklayabiliriz.

youtu.be
-1
m e b
(03.11.25)
türk insanının ahlaksızlıgı normalleştirdiği verilen cevaplardan belli.

bu yapılan ahlaksızlıktır, serbest piyasa ile ilişkilendirilemez. bu yapılan karaborsacılıktır. karaborsacılık suçtur. serbest piyasada yeri yoktur. karaborsacının risk alması bu ahlaksızlığı ve suçu ortadan kaldırmaz. duyuruya verilen bu cevaplar akıl tutulması ve insanımızın ahlaksızlığı normalleştirdiğinin apaçık kanıtı
0
abelardo
(03.11.25)
ben ahlaksızlık olarak değerlendirmedim. ucuza almış, istediği fiyata satabilir, alan kişiyi bağlar, satamazsa elinde patlar.

şu ahlaksızlık olabilir, devrilen bir tırdaki domatesleri sahibinin rızası olmadan alıp satmak ya da kullanmak ahlaksızlık. birinin zor durumundan fayda çıkartmak büyük ahlaksızlık.

philips latte go yüklü tır devriliyor, sen şoföre yardım etmeyi bırakıp, 112 yı aramayı es geçip üç beş kahve makinesi alıp çok ucuz bir fiyata satarsan bu ahlakızlık...
0
exlibris
(03.11.25)
bunun etik olup olmadigi o anlik duruma ve urunun ne olduguna gore degisir.

pandeminin en cilgin attigi donemlerde islak mendil kalmamisti piyasada, bir komsu nerden bulduysa bir kamyon dolusu alip stoklamis, internet uzerinden sacma sapan fiyatlara satti. bu bence etik degildi, zira insanlarin ihtiyaci olan bir seyi alip stoklayip karaborsaya sokuyorsun.

obur taraftan bu adamlar hayati onem tasimayan bir urunu ucuza denk getirmis, 2 tane almis, birini kendi kullanacak oburunu satacak, kendi makinasinin parasini cikartacak diyelim. buna ben en fazla "uyaniklik" derim gecerim. cunku ne kahve makinasina kiran girdi, ne kahve icmese olecek durumdayiz, ne de kahve makinalari karaborsaya dustu.

son olarak, karaborsa her ulkede ve millette var. her dandik seyi donup dolasip kendi irkina baglamak da herhalde sadece bizde olan garip bir hastalik.
+1
cooperr
(04.11.25)
Bu karaborsa değil arkadaşlar. İçinde bulunduğumuz sistemi iyi tanıyalım. Yasadışı piyasalar karaborsa oluyor.
0
osssy
(04.11.25)
bunların hepsi yoksulluktan. normalde 8-10 tane kahve makinası alacak sermayeyi toparlamak bizim ülkemizdeki kadar uzun sürmemeliydi. insanlar 10 bin liraya 10 gün çalıştıkları için buradaki fırsatı gole çevirmek zorunda hissediyor olabilirler.

1 seansı minimum 3-4 bin TL olan , 1 günde en az 10-15 bin TL kazanan bir psikolog , bir hukuk müşaviri, yada işletmesi saniye başı para basan bir tacir bu işlere tenezzül etmez zaten. yada bu kadar survival modda yaşanmayan bir sosyal devlete tabi olsaydık, bu kadar çok "maddi garanti" yaratma çabamız da olmazdı diye düşünüyorum.

ticari şirketler bu hareketlerin çok daha büyüklerini kapı arkasından yapıyor zaten, yani binlerce kahve makinasını belki de perakende satış fiyatının 3'te 1'ine kadar düşürüp toptan bir şirkete satabiliyor. Onlar da ilk perakende fiyatın takribi yarısına düşürüp satışa icap ediyor. vatandaş da bunu toplayıp %20 fiyat kırarak satmaya çalışıyor. Belki de yıl başında makinanın yenisi tanıtılacak ve mağazalardan kaldırılacak ürünler bile olabilir. 20.000 TL'ye yepyeni özelliklerle donatılmış bir kahve makinası tanıtıldığında zaten diğerleri 18 bin TL'den satılabilirliğini kaybedektir.
0
loch ness
(04.11.25)
aç gözlülük başka bir şey değil.
0
Başka
(04.11.25)
(19)

Bir süreliğine bir yerlere gitmek isteseniz nereye giderdiniz?

whatdreamsnevercome
avrupa amerika asya falan farketmez.üstümde bir bunalmışlık var. şuan bulundugum yerden tamamen bağımsız bir yere gitmek istiyorum 2-3 haftalığına. türkiye içi de olur aslında ama öyle değil yani, tamamen kopmuş olmak istiyorum. belki japonya, belki bilmiyorum başka bir yerler.turistik bir yer görme
avrupa amerika asya falan farketmez.

üstümde bir bunalmışlık var. şuan bulundugum yerden tamamen bağımsız bir yere gitmek istiyorum 2-3 haftalığına. türkiye içi de olur aslında ama öyle değil yani, tamamen kopmuş olmak istiyorum. belki japonya, belki bilmiyorum başka bir yerler.

turistik bir yer görmek vs. gibi bir amacım da yok. hatta gitmeden önce çok bir şey araştırmadan gitsem daha bile iyi olur belki bi sıfırlanırım.

siz nereye giderdiniz böyle bir durum içinde olsanız?
bu kişiden kişiye değişen bir şeydir tabi ki ama, yine de sormak istedim.
0
whatdreamsnevercome
(03.11.25)
Ben bir ara bu sebeple Artvin Arhavi'de bir tanıdığın köyüne gittim. Bayağı tarlada bahçede çalışıp insanlarla vakit geçirdim.
+3
Amaranta ursula
(03.11.25)
Bhutan geçti gönlümden.
0
auroraaurora
(03.11.25)
"Belki Japonya" dediğin için direkt Japonya demek geldi aklıma aşırı merak ediyorum, durumum müsait olsa düşünmem oraya giderim.
Bunun haricinde şu an içinde bulunduğum koşullarda kendim için cevap verecek olursam, böyle kafa dinlemek için düşünmeden kalkıp gideceğim yer Sinop olurdu.
0
mutekebbir
(03.11.25)
Madeira
0
gabe h coud
(03.11.25)
las vegas
0
hold the door
(03.11.25)
rusya - yekaterinburg. daha kuzey şehirlerine de gidebilirsin.

ilginç bir memleket rusya
0
yurtsuz john
(03.11.25)
Bled kasabası. Sessiz sedasız bir kasaba. Göl muazzam. Lübliyana'dan bir saat uzaklıkta otobüsle. Lübliyana da sessiz sedasız bir şehir.
0
Ovic
(03.11.25)
tayland

kültür değişimi iyi gelir.
0
co2s2
(03.11.25)
Ben olsam kafama yatan bir latin amerika ülkesini seçerdim. Vize falan uğraşmadan al valizini git gibisinden
0
michael harddd
(03.11.25)
Ben senin yerinde olsam dünyanın en izole airbnb evleri gibi bir araştırma yapıp öyle giderim. Madem turistik amacın yok, çok enteresan yerlerde, seni bambaşka bir ortamda hissettirecek evlerde kalmak daha efekti bir çözüm olur.

Nevada'da çölün ortasında klas bir ev vardı, ya da Amazon ormanlarında yeşilin içinde cam bir ev. Nordiklerde brutalist soğuk evler ya da.
0
Bruce
(03.11.25)
2-3 hafta dendiği için amerika ya da japonya. tayland da olabilir.

avrupa da güzel olur aslında ama havalar soğudu. yine de soğukla bi derdiniz yoksa büyük bi avrupa gezisi de olur.

izole olmak istiyorsan isviçre ve iskoçya öneririm.
0
jelly bear
(03.11.25)
fazla uzaga gitmeye gerek yok.
sengen varsa yunan adalarina gec, adadan adaya feribotla gezersin sikildikca.
mis gibi..
0
cooperr
(03.11.25)
boyle bir durumda olsam bir kere bir metropole gitmezdim. yani japonya demissiniz ama fazlasiyla kalabalik, kaotik, surekli bir aksiyon, civil civil ortam vs. kafa dinlemelik yer degil. bu tarz yerlere gitmek spor gibi oluyor. hele kisin gitmek daha da zor. ben tayland, endonezya (bali) veya vietnam diyorum. yani guneydogu asya ulkeleri. benim de ihtiyacim var.
0
Sour
(03.11.25)
Bir süreliğine bir yere gideceğim zaman kullanacağım parayla bir yere gitmem, araba alırım. Para kalıyorsa anneme yakın bir yerlerde şöyle 1 hafta 10 gün tek başıma zaman geçiririm, bol yeşillik ormanlık sulak alan filan.
0
muhayyer divan
(03.11.25)
Cok populer degil ama Mostar'in asagilarinda Počitelj diye bir yer var. Oralar veya civarlari olabilir. Biraz asagilara gitsen hava da isinir mis gibi.
0
mbond
(03.11.25)
Benim gitmek istediğim üç yer var:
Puerto Williams, Pontianak ve Longyearbyen.

Kabaca, biri dünyanın en kuzeyinde, diğeri en güneyinde, öteki de en ortasında bulunan üç yerleşim yeri. Madem kaçacaksınız, en uzağa kaçın…
0
yadigar
(04.11.25)
Birçok kişi asya, rusya gibi yerlerden örnekler vermiş. Seyahat amacınızın dinlenmek ve kafaca bir şeylerden uzaklaşmak olduğu anlaşılıyor. Asya ülkeleri gibi bir yerden bir yere gitmek için planlama gerektiren veya rusya gibi kredi kartı bile kullanılamayan bir yere gitmek sizi dinlendirmekten çok yoracaktır. Ben olsam dil sıkıntısı yaşamayacağım (en azından ingilizce bilinen) ama bir yerden bir yere gitmek için de ne bileyim sherpalara ihtiyaç duyulan, alpacalara binilen veya bambu ormanlarında kayıklarla seyahat edilen bir yere değil efendi gibi tramvay, otobüs, flixbus bulabileceğim bir yere giderdim.

iskoçya bir seçenek, daha yumuşak bir hava için portekiz veya endülüs ispanyası olabilir. sicilya veya sardinya olabilir. illa daha uzak ve egzotik olacaksa nispeten sakin japon şehirleri veya yeni zelanda olabilir.
+1
phoarbix
(04.11.25)
@phoarbix soyle nedenini bir mantik zeminine oturtarak aciklayan insanlara hasret kalmisiz.
0
Sour
(04.11.25)
bruce'in fikri hosuma gitti ama benim cok yoruldugum ve tamamen uzaklasmak istedigim donemlerde basvurdugum yontem, muhtesem 2 tane tur sirketi var kullandigim (yabanci) oradan istedigim ulkeyi secip istedigim uygun bir tarihte olan turla gidiyorum. para ve butceden bahsetmediginiz icin yazdim bunu. o turlardan birini secer giderdim, cok keyifli, gencler, her sey ayarlanmis, acayip kafa insanlar, parmaginizi oynatmaniz geremiyor ve tamamen uzaklasiyorsunuz. tercihim elbette sicak diyarlar olurdu ama patagonia da tam istediginiz tarz bir sey olabilir hiking seviyorsaniz.
0
kassiopeia
(04.11.25)
(11)

Birikim Yapmak / Para Biriktirmek

Başka
Yılbaşında kendime bir hedef koymuştum. 1 yılda 150 bin lira kenara atacağım diye fakat sonra miktarı değişirdim 1 yılda kenara 200 bin lira atacağım dedim ve bu hedefime ulaştım. Sizde 1 yılda 200 bin lira biriktirmek iyi bir şey mi kimine göre 2 maaş olabilir fakat asgari ücretin 9 katı. Maaş 50k
Yılbaşında kendime bir hedef koymuştum. 1 yılda 150 bin lira kenara atacağım diye fakat sonra miktarı değişirdim 1 yılda kenara 200 bin lira atacağım dedim ve bu hedefime ulaştım.

Sizde 1 yılda 200 bin lira biriktirmek iyi bir şey mi kimine göre 2 maaş olabilir fakat asgari ücretin 9 katı.

Maaş 50k ev kira degil araba yok. Yeme içme dısardan ve sosyal bi yaşantım var.

Sizce iyi mi kötü mü?

ps: yıl sonu 220 ile kapatacagım
-3
Başka
(03.11.25)
Yılda 200 demek ayda 17 bin
50-17=33 harcanan oara
Harcamanın yarısı kadar para biriktirmissin. Bence iyi.
0
kisa
(03.11.25)
gayet iyi bence. maaşının %25'ini kenara atmışsın.
0
elektr10
(03.11.25)
iyi ama umarım türk lirası cinsinden değildir birikim. eğer öyleyse çok berbat bir birikim yöntemi olmuş olur.
0
wilhelmwasmuss
(03.11.25)
Aylık yüzde 10 iyidir. Sizin için bu yıl 60bin. Bunun 3 katından fazla, 200bin biriktirmek çok iyi.

Kira olmayınca, (İstanbul koşulları için söylüyorum) ortalama bir 15bin tl avantajınız oluyor. Yıllık 180 bin yapar. Yani kira ödemeyen bir insan için çok da biriktirmiş sayılmazsınız. Ama tabii ayağınızı yine de yorganınıza göre uzatmışsınız. Aynı maaşa aynı imkanlara kenara beş kuruş koyamayıp üstüne kredi borcu yapan insanlar çok.

Bence gayet iyi. Allah güzel şeylere harcatsın... (Aksaklıklara, sıkıntılara değil, keyfe, mutluluğa)
0
yadigar
(03.11.25)
tebrikler.
az çok demeyelim, boş geçmeyelim diye düşünenlerdenim.
yeter ki biriktir, az da olsa çok da.
çok olursa daha iyi elbette.

yıllık kazancınızın üçte birini biriktirmiş ve aylık 35bin lira ile geçinmişsiniz.
yüzde 30 birikim çok iyi, çünkü hafta bir çıksanız bile bir kahve 200 bir bira olmuş 230 civarında. daha az harcamak için anneanne gibi yaşamak lazım.

--
para parayı çeker gerçekten.
biriktirdiğiniz parayı bilginiz dahilinde bir yatırım aracına çekerseniz sizin için daha karlı olur. bu sene 200 olan para, aynı oranda birikip yapmaya devam ederseniz seneye 400 değil, 600 hatta 700e ulaşabilir.
0
biseysorcaktim
(03.11.25)
bence gayet iyi.
0
lemmiwinks
(03.11.25)
Bence ayda kenara bir çeyrek ya da bir yarım altın koy. En mantıklı birikim bu yine de ytd.
0
cemallamec
(03.11.25)
4te 1 tasarruf guzel oran, daha agresif olup olmamak sana kalmis tabi. agresiflik iyice kisarak oldugu gibi mevcut harcamalari gozden gecirip alternatiflerine bakmak, yuksek kalemlerde gereksiz gorulen kisimlari tiraslamak seklinde de yapilabilir.

daha agresif olupr 50/50 seklinde mesela kisa surede daha iyi birikim yaparsan gaza gelip motive olduktan sonra zamanla orani dusurebilirsin.

isi ciddiye alarak yapmak istiyorsan da aylik butce takibi, tasarruf orani takibi vs gibi excelden ve mobil applerden faylanarak yapabilirsen daha tertipli ve duzenli olmak da ekstra motivasyon saglayabilir.
0
bay b
(03.11.25)
diger duyuruculara katilmakla birlikte ayni seyleri tekrar yazmamak adina baska bir konuya deginmek istiyorum. bu parayi nasil biriktirdiginizle ilgili iyi veya kotu diyebilirim. eger yatirim yaparak biriktirdiyseniz iyi. fakat bu parayi sadece kenara attiysaniz kotu bir sekilde biriktirmissiniz cunku buyuk ihtimalle bu paradan en az %50 fazlasi elinizde olabilirdi. yani bir sepet yaparsaniz (altin, fon, hisse, doviz, mevduat vs.) cok daha fazla biriktirebilirsiniz.
+2
Sour
(03.11.25)
Bir yılda şu kadar para biriktireceğim sözü kötü. Bu kadar enflasyonist bir ortamda, ifade ettiğiniz meblağ çok kısa süre sonra anlamsız hale gelir. Uygun olanı, yolda bulsam dahi elime geçen her paranın % (örneğin )20 sini derhal yatırıma yönlendireceğim demektir.

Ancak bu parayı ayırmak da çok önemli değil, biraz zaman ayırıp finansal okuryazarlık becerisi edinip her gün üç beş dakikanızı bu konuya ayırarak bu birikimi çoğaltabildiğiniz ve enflasyon karşısında ezmediğiniz sürece başarılısınız demektir.

Ve bir de bu paraya (örneğin) konut almak dışında, (örneğin) emekliliğime kadar asla dokunmayacağım deyip bunu becerebiliyorsanız o zaman başardınız demektir.
0
Mirket
(03.11.25)
TL olarak maaş aldığımız için miktarı belirttim yoksa para kumbara da değil :) sepet yaptım. dövizde aldım, altın da. ayrıca %47'den faizde ek bir param da var.

Araba almak için biriktirdim ve su an ortalama bir araba alabilecek durumdayım.
0
🌸Başka
(04.11.25)
(6)

Budapeştede kredi kartı ile alışveriş döviz cinsi

condom kurşunu
Kart borcumu euro olarak ödeyebiliyorum. Bu bilgiye dayanarak budapeştede hiç fiziki huf ile uğraşmadan direk kredi kartıyla euro ödeme yapabiliyor mıyuz? Bir de böyle ödeme yapmak mantıklı mı yoksa huf almak mı daha mantıklı?
Kart borcumu euro olarak ödeyebiliyorum. Bu bilgiye dayanarak budapeştede hiç fiziki huf ile uğraşmadan direk kredi kartıyla euro ödeme yapabiliyor mıyuz? Bir de böyle ödeme yapmak mantıklı mı yoksa huf almak mı daha mantıklı?
0
condom kurşunu
(02.11.25)
Eur ekstresi özelliği varsa kredi kartınızda orada yaptığınız harcamalar otomatik olarak eur olarak yansıyo karta (ilk başta tl gözükür ekstre kesilince eur olur).
Ben yurtdışı harcamalarımı normal karttan harcıyorum. Karta eur olarak borçlanma oluyo. Sonra eur olarak ödüyorum.
0
chanandler bong
(02.11.25)
fiziki huf ile uğraşmadan kredi kartıyla ödeme yapabilirsin, ama kredi kartıyla euro ödemek istersen çok saçma kurlardan çeviriyor pos cihazı huf'u euro'ya hiç mantıklı olmuyor.

en mantıklısı kredi kartınla direk huf ödemek, kendi bankan onu tl'ye çevirir. ama kendi bankanın huf > try kuru her şekilde pos cihazının huf > eur kurundan daha avantajlı oluyor benim deneyimime göre.
+1
king lizard
(03.11.25)
Pos cihazı HUF>EUR kurunu kabul etme, %8 filan zarara giriliyor, çok fazla. HUF öde seçenek çıkınca.
0
kuehles blondes
(03.11.25)
siz kredi kartınızı verince pos makinasında 2 seçenek çıkacak. huf ve euro.

ekonomik olan seçenek bulunduğunuz ülkedeki para birimini seçmek. banka bunu tl' ye çevirecek.
0
galahad reloaded
(03.11.25)
Bildiğim kadarıyla Euro dışındaki para birimlerini USD olarak yansıtıyorlar ekstreye. Yukarıda da dendiği gibi para birimini seçmeniz gerekirse daima yerel parayı seçin, banka onu usd’ye daha uygun bir kurdan çevirecek.
0
Murtazaaylak
(03.11.25)
nerede veya hangi para birimiyle oderseniz odeyin pos cihazi otomatik ceviriyor. ornegin tl hesabiniz varsa cihaz otomatik huf'a ceviriyor. fakat denildigi gibi kur makasi acik olabilir. yerel para birimiyle odemek her zaman daha avantajli.
0
Sour
(03.11.25)
(15)

Ev almak için riske girmek.

denizgonen
Selamlar. Halihazırda ailemin evinde oturuyorum. Pek mutlu değilim hem daha huzurlu bir yere taşınmak istiyorum, hem de otopark istiyorum. Halihazırda 3 milyon birikmişim var. 4 milyon da kredi çekip bir tane ev alayım onu da kiraya vereyim 5 sene sonra da taşınayım diyorum. 112 gibi 10 yıllık kredi
Selamlar. Halihazırda ailemin evinde oturuyorum. Pek mutlu değilim hem daha huzurlu bir yere taşınmak istiyorum, hem de otopark istiyorum.
Halihazırda 3 milyon birikmişim var. 4 milyon da kredi çekip bir tane ev alayım onu da kiraya vereyim 5 sene sonra da taşınayım diyorum.

112 gibi 10 yıllık kredi taksidi Eve giren aylık kazanç 120.000. Sanırım kira getirisi de 40 civarı.

Sizce girer miydiniz?
0
denizgonen
(21.10.25)
Aylık8 bine ne yiyip içicen adam kirayı ödemedi ne yapacan bence risk büyük bu şekilde girmezdim
0
basond
(21.10.25)
evine göre değerlendirilir ama üzerinize ev varsa bu rakamda kredi çekemiyorsunuz ikinci el konutta. 675K falan gibi bir üst limit var.
0
awlmi
(21.10.25)
Ha bu arada evin varsa o miktarda kredi alamazsın o ayrı hikaye
0
basond
(21.10.25)
Hazır evler ucuzken ve pazarlık fırsatı yüksekken yatırumlık ev alın. 1+1 mümkünse 2+1. 3 milyona 1 mikyon krediyle en fazla 4 milyona. Boşta dursun. Seçim zamanı fiyatı ikiye katlar. Sermayeniz güçlenir. En fazla 1 seneye seçim atmosferi başlar.
Ben her türlü alın derim AMA kredisiz ya da asgari krediyle.
0
luluki
(21.10.25)
doğru mu anlıyorum?

120bin kira kazanıp 112bin lira kredi ödeyeceksiniz. 8 bin lira ile ne yapmayı planlıyorsunuz?
0
co2s2
(21.10.25)
su an istanbul'da kirada olan evim var. kiraciyla ugrasmak hic olmadigi kadar zor. gectigimiz uc sene boyunca zaten %25'ten fazla artiramadim. yani enflasyon %200 artiyorken maksimum %25 zam yapabilmek cok kotu. su an dort kisilik bir ailenin ortalama bir restoranda dort kisilik yemek masrafi kadar paraya oturuyor. ayrica kiraciyi bes sene sonra cikaramayabilirsiniz. en az 10 sene boyunca koruma altindalar. yani dava acmaniz gerekebilir ki bu isler cok karisik, uzayan ve sonucunun ne oldugu belli olmayan isler. oturacaginiz bir evi almak istiyorsaniz alin ve hemen oraya yerlesin. fakat yatirim olarak, kira geliri olarak veya oradan gelecek parayla kredi kapatmak, finansal durumunuzu duzeltmek vs. konusunda tavsiye etmem.
0
Sour
(21.10.25)
7 milyona istediğin evi alabiliyorsam

mevcut evimi satar hayalimdeki evi alırdım. geri kalan para + daha cüzzi bir kredi ile ev alıp onu kiraya verirdim

112 ödeme çok fazla 120 gelire göre
0
pislick0
(21.10.25)
girmeyin. tavsiye etmiyem.
0
Leonardo~Da~Vinci
(21.10.25)
Oturacağın evi kiraya vermek büyük risk.

* Kiracıyı anlaştığınız zamanda çıkaramayabilirsiniz. Bu işler 4-5 sene sürebiliyor.

* Kiracı çıksa bile, evin anasını s..ebilir. Bir anda büyük tadilat parası vermek zorunda kalabilirsiniz.

En kötü yeni eve taşınıp, eskini satın veya riski göze alıp, eski evi kiraya verin...
0
kartallar yuksek ucar
(21.10.25)
@basond alacağım evi kiraya vereyim diyorum. zamanla maaş artışı+kira artışı ile birlikte 2 seneye düze çıkarım diyordum. Evi eşimin üstüne alsam olmaz mı acaba?

@awlmi eş üzerinden yapamaz mıyız?

@luluki sizce dönüşüm bekleyen evlere girmek mantıklı mı? dönüşüme girene kadar kirada kalır, dönüşüm süreci başlayınca da kiracının çıkmama ihtimali de kalmaz.

@co2s2 3-4 maaşı kenara koyup, yeni aldığım evi kiraya vermeyi düşünüyorum. yani ev kirası+8000 lira gibi bir hesap yapmıştım.

@Sour son derece hak verdiğim bir risk fakat şu an tabi ki yarın ne olacağını bilemeyiz fakat tefe/tüfe düzenine dönülmedi mi? babam en son kiracısına tefe/tüfe oranında zam yaptı mesela.

@pislick0 mevcut ev aslında 7 milyondan fazla edebilir. Konum itibari ile popüler bir yerde, fakat ben huzurlu değilim kalabalığından gürültüsünden. Sadece ileride ama pek de yakın vadede olmayacak bir dönemde dönüşüme girebilir diye elimde tutmak istiyorum.

@eski evi kiraya vermek de elbette bir çözüm direkt de istediğim gibi mahalleye taşınmış olurum fakat zaten 5 yıldan önce arkamı toparlayamam o yüzden taşınma masrafı ile uğraşmadan oturmaya devam edeyim, 5 yıl sonra kiracı emsal kira arttırımını kabul etmezse ben de yeni evime geçeyim diyordum.
0
🌸denizgonen
(22.10.25)
eş üzerinden yapılmıyor. ancak üstüne ev olmayan kardeş olabilir, tabii maaşlıysa ve krediye uygunsa.
0
awlmi
(22.10.25)
ben olsam şu anda girmezdim, faizler yüksek para kira yerine faizde daha çok kazandırır, hatta basit fonlarda bile %50 faiz kazanabiliyorsun, o para iki yıl sonra kredisiz ev de alabilir, almayabilirde tabi ama bence alır.
0
ravenudon
(22.10.25)
Mantıksız değil. Sonuçta 2 eviniz olacak.
Ama kesin bilgi:
2. Evde, evin değerinin %15-17.5 civarına kredi veriyorlar. Onda da 5 milyon sınırı var. Yani maksimum 625bin ev kredisi alabilirsiniz.
0
nickini vermek istemeyen uye
(22.10.25)
Eş üzerine de olmaz çünkü tüm aileden e devlet kayıtları isteniyor eş üzerine hisseli miras ev bile kalsa sıkıntı çıkarıyorlar
Alacağın evi kiraya vereceğini anladım işte diyorumki kiracı ödemedi kiranı yada çıkmadı evden yada evi harap etti o zaman büyük patlayabilirsin
0
basond
(22.10.25)
@denizgonen rte aciklama yapti gecen hafta, artik kiralari devlet belirleyecek dedi.

yani enflasyonist ortam, sirekli gelip giden %25 siniri, kiralari devletin belirlemesi, devletin konut kiralamasi, 10 yil cikaramama sarti... butun bunlar bence cok olumsuz.

kaynak: www.trthaber.com
+1
Sour
(04.11.25)
(8)

Amsterdam'da bir seyler denemek istiyorum

Sour
Merhaba! Ilk defa Amsterdam'a gidecegim. Gitmisken "bir seyler" denemek istiyorum. Kurallara aykiri mi, soru silinir mi bilmiyorum ama Amsterdam icin tavsiye ariyorum. Ozelden de yazabilirsiniz. Tesekkurler.Formattandir: Amsterdam'da ne yenir, nerede yenir? :)
Merhaba! Ilk defa Amsterdam'a gidecegim. Gitmisken "bir seyler" denemek istiyorum. Kurallara aykiri mi, soru silinir mi bilmiyorum ama Amsterdam icin tavsiye ariyorum. Ozelden de yazabilirsiniz. Tesekkurler.

Formattandir: Amsterdam'da ne yenir, nerede yenir? :)
0
Sour
(20.10.25)
Haritadan coffeeshop yazıp herhangi birine gidebilirsin. Birkaç çeşidi var istediğin moda göre alır dışarıda parkta falan içersin. Spesifik bir lokasyona mekana ihtiyaç yok.
0
beyfendi
(21.10.25)
amsterdam soğuk & yağmurlu sokakta kalma ihtimaline karşı kalın giyin, kalacak yerin neresiyse fazla uzaklaşma. stroopwafels yenir güzeldir
0
nahtoderfahrung
(21.10.25)
öncesinde bazı şeylere alerjin olup olmadığını iyi öğen. orada öğenmen geç olabilir. Arkadaşımın gezisi kız arkadaşının midesi nedeniyle tatili p.ç olmuştu. yediği keklerden dolayıydı sanırım
0
hoot
(21.10.25)
Indoor/Outdoor olayına dikkat et :) Bazılarına indoor olanlar halüsilasyon olarak geri dönebiliyor :)
0
truf
(21.10.25)
The Bulldog The First gidiyorsun. alt kata inip bana hafif bişeyler ver diyorsun. sonra ister içerde istersen yukarı üst kata çıkıp kanal boyunda denemeni yapıyorsun. afiyet şeker.
0
scudman1
(21.10.25)
herkese tesekkurler. fakat citayi biraz yukseltebilir miyiz? mesela spray, damla vs. ozellikle halusinatif etkiyle alakali. bu arada kusura bakmayin, gerizekali gibi yaziyorum cunku konu yasak mi degil mi bilmiyorum.
0
🌸Sour
(21.10.25)
0
vedatchilipeppers
(21.10.25)
Açılın Amsterdam'a üç defa gitmiş, dördüncü gitmiş manyak geldi.

cafe zwark bistro tarzı küçük bir yer. yemek az ama o kadar yürüyüdükten sonra oturup dinlenmek ve bir şeyler içmek için baya güzel bir yer. veya akşam olduğunda gideyim de bir şeyler içeyim tarzında bir mekan. illa içki olarak değil, kahve de iş görür. benim acayip hoşuma gitmişti.

o'reilly's irish pub burası kendimle alakalı. amsterdam'a 2019 senesinde ilk defa gittiğimde görmüştüm ama irish pub'a gitmeyim şimdi, hiçbir şey bulamazsam giderim demiştim. ilk gezimde gidememiştim zira öncelliği diğer yerlere vermiştim. brüksel'e gittiğimde şubesi vardı. gittim oturdum orada. kasım 2022'de gittiğimde dünya kupasına denk gelmişti. iki maçı orada izledim. orayı da sevmiştim ama bu son gittiğimde gidemedim

pasta e basta - rezerve gerekli fine dining restoranı. atmosferi baya güzel. garsonlar, siparişi verdikten sonra bir başlıyorlar şarkı söylemeye. baya iyiydi. ikinci gezimde son güne denk geldiğinden dolayı pek eğlenememiştim ama son gezimi tarihlerini buraya göre yapmıştım.

cannibale royale - son gezimde gittim. etleri baya güzeldi. ilk gün gittim. yetmedi son gün de gittim.

Cafe Winkel 43 - kahvaltı veya sonrasında elmalı turta ve kahve

The Pancake Bakery - pankekler epey büyük.

Dutch Pancake Masters - buranın pankek de güzel.

Iamsterdam Card'i iş görür eğer müze filan gideceksiniz.
Özelden de yazıyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.10.25)
(10)

Abd Türkiye toplantısında Türkiye ne kazandı/kaybetti?

Cesario
Kongre Kaan uçağı için motor satışına onay vermemiş. Dünün haberi. F35 de kongreden geçmeyecek muhtemelen. Trump şarta bağlı olarak Türkiye kabul ederse onaylarım falan demişti. Ne şart koşuluyor karşılığında? Abd'den doğalgaz alarak Rusya'yı satmış mı olduk? Sonucunda Rusya nasıl bir misilleme yapa
Kongre Kaan uçağı için motor satışına onay vermemiş. Dünün haberi.

F35 de kongreden geçmeyecek muhtemelen. Trump şarta bağlı olarak Türkiye kabul ederse onaylarım falan demişti. Ne şart koşuluyor karşılığında?

Abd'den doğalgaz alarak Rusya'yı satmış mı olduk? Sonucunda Rusya nasıl bir misilleme yapar?

Medyaya baktığımızda Türkiye çok şey kazanmış hatta eleştirenler hain ilan edilmiş falan.

Tarafsız bir şekilde yorumlar mısınız?
0
Cesario
(29.09.25)
türkiye 100 milyar doları civarı para kaybetmiş olacak anlaşmalarla.

f35i hala alamadık parasını ödediğimiz halde. kaanın motoruna lisans gelmedi. bizimkiler motor yapamazsa uçamayacak, ki yapnadılar.

tayyip koltuk garantisi aldı 100m için o oldu sadece.

adamlar bizle açık açık dalga geçti ama bizimkiler trump koltuğunu çekti diye gururlanıyor.
0
jelly bear
(29.09.25)
Bir şey kazandığımızı sanmıyorum (halk olarak), Erdoğan ve meşruiyeti devam etme hakkı kazandı işte satın aldıkları ve verdikleri ile :)

Yerli uçağımız motorsuz kaldı, sadece uçak da değil yerli helikopterler de etkileniyormuş bu durumdan.

CAATSA yaptırımları da kongrenin işi onu da kaldırtamadık, Trump'ın böyle bir gücü yok istese de.

Boeing uçaklarımız oldu bir sürü, Boeing biliyorsunuz son zamanlarda hem İsrail desteği hem de uçaklarının ve çalışanlarının güvenliği/güvenilirliği açısından eleştirilere maruz kalıyor. Airbus çok daha sorunsuz uçaklar üretiyor ama biz Boeing'e müşteri olduk :)

Kazanan ABD ve Erdoğan gibi duruyor buradan bakınca. Bizlik bir şey yok, daha fazla vergi daha çok para çıkacak cebimizden muhtemelen.
0
chicha_v2
(29.09.25)
rusyadan gaz alamayağız, aynı gaz lojistik zorluklar nedeniyle 2 kat maliyete gelecek. rusya dibimizde, amerika dünyanın öbür ucu. amerikada gazı hem çıkarma hem de işleme maliyetleri çok daha yüksek üstüne o kadar yoldan geleceği için bence 2 kat fiyat az bile kalabilir.

rusyanın yapacağı misilleme bizimle olan ticaretini sınırlamak olur. eskiden gaz verip kazandığı paranın bir kısmını türkiyeden temin edilen tekstil, gıda ve beyaz eşya gibi sektörlere geri verirken muhtemelen bunları sıfıra çekecek.

kapalı kapılarda ne tavizler verildi bunu asla bilemeyecegiz.
-1
orpheus
(29.09.25)
Sosyal medyadaki gibi,
aha kaybettik, yine conilerin Sam amcaların dediği gibi oldu, motorsuz kaldık olarak değil de başka planların gerçekleşmesi için
süreç yönetimine girildiğini düşünüyorum.
(Motor konusunda dünyadaki alternatiflerin yanında yerli çalışmalar da var.)

ABD ile görüşmek demek sadece ekonomik diplomatik değil doğrudan Filistin ve Ortadoğu meselelerini de görüşmektir.
Siyasi arenada gücün kullanım anı her an bir devletle savaşa, diplomatik çekişmeye girmek demek değil, faydası zararından çok olacağı bir anda faaliyete geçmektir.

Trump'ın karakterini önceki başkanlığından itibaren bazı devletler "çözdü". Bir anda sert çıkışlar yapıyor ama başaramayacağını anladığında da gel anlaşalım moduna girebiliyor.
Aylar önce Körfez ülkelerine geldiğinde de çok büyük tutarlı anlaşmalar yaptı. Anlaşmaların tamamen gerçekleşmesi alış verişlerin sağlanması ise ayrı konu.
0
diyecevaplandı
(29.09.25)
Trump geldi geleli tüm ülkelere,
'Benden gümrüksüz mal al, bana gümrük öde, Çin ve Rusya'dan alışverişi kes.'
dayatması yapıyor.

Bizden bu dediklerinin tamamını aldı.
Bir de sanırım Ruhban Okulunu aldı.
Bir de yine sanırım 'ekümeniklik' sıfatına bir adım daha yaklaşım sağlandı.

Biz ne aldık konusunu bilmiyorum.

Şimdi aklıma konudan bağımsız olarak Çankaya'nın Şişmanı geldi. 'ırakta bir verip üç alacağız.' demişti. Üçün birini aldı rahmetli.
0
Mirket
(29.09.25)
oncelikle sunu belirtmek lazim, trump'in bu yaptigi sadece turkiye'ye karsi degil tum ulkelere karsi, ustelik muttefik olarak gorduklerine bile (yani turkiye icin muttefik degil dersek). kabaca, bize para kazandirirsaniz size arka cikariz diyor, yoksa bitersiniz diyor. ukrayna savasini desteklemek icin ukrayna madenlerine goz dikmisti hatirlarsaniz. arabistan milyarlarca dolarlik yapay zeka yatirimi yapacagi garantisi verdi (en azindan akilli davranarak inovasyon yatirimi yaptilar, bizim gibi kaynak veya urun almiyorlar).

@orpheus'un dedigi gibi bir durum yok. yani amerikan gazi demek gazi cografi olarak amerikad'dan getirtiyorsun demek degil. orta dogu'da onlarca buyuk amerikan sirketi var, irak (bolgesel kurt yonetimi)-turkiye boru hatti da acilacagindan gaz buyuk ihtimal buradan gelecek.

yani turkiye para kaybetti, iliskileri duzeltme sansi kazandi, bunun karsiliginda abd'ye zaten bir sey olmaz, iliskiler o isterse duzelir.
0
Sour
(29.09.25)
Abd başkanının diğer ülke liderleri ile son görüşmelerindeki görsel dil, biraz politika değiştirdiler fikri veriyor.

Eu liderlerini böyle liseliler gibi karşısına dizmis tarzı bir poz vardı. Putin'in üstünde savaş uçağı uçurdu. Erdoğanın da sandalyesini çekmiş. Eşek şakası mı yapıyor nezaket mi zamanla anlarız artık. Ben Türkiye özelinde değil böyle okudum, biraz "az çekmedin yukumuzu, seni gidi kerata" konumunda kaldı Turkiye. E zaten öyleydi.

Tüm bunlar da, abd'nin ekonomi politik tavrinda uslu çocuk afferin oğlum pozisyonuna düştüğümüzu gösteriyor sadece. O rol nereye çekerse ona göre olanlar olur.

Bana kalırsa özgür özel'in İngiltere menfaati açıklamaları ile de beraber okunabilir.

Dolayısıyla kimin mandası olalım tartışmaları cumhuriyet ilan edildi beri hızla sürüyor ^^
0
encokbenisevinnolur
(29.09.25)
osssy
(29.09.25)
tr'nin başkanının abd başkanı tarafından en üst seviyede karşılaşması mevcut iktidar ve ayrıca tr için çok büyük kazanım.

ab dahil herkese posta koyan bir tuhaf başkan ile görüşebiliyor olmak ve fırça yemiyor olmak şu an için tüm ülkeler için bir hayal.

ne kazandırır, bir gece ansızın israil tarafından vurulma riskini azaltır.

ufak tefek yatırım gelebilir.

uçak mevzuları için, bu işler iki adamın konuşması ile olamıyor. ancak böyle böyle çözülür problemler. abd'deki kurumlar çok güçlü ve zamanla oluyor.

caatsa'yı kaldırmaya trump'un gücü yok demek müthiş cahillik. trump şu an ne istese elde edebilecek güçte.

kaan motoru meselesi çok büyütülüyor. f16 motoru bunlar. bi şekilde alınabilir.

peki ne kaybettik, abd rusya'yı sıkıştırmak için enerji alımını bırakın diyor çok uzun zamandır. burada bir ödünleşme var. bu maliyeti de yüklenmek zorunda tr. nasıl şekillenir bu mevzu göreceğiz.

uçak alımı meselesi de zaten planlı. şu kadar para kaybettik diyenlere bakmayın. bi ara tr'ye yolcu uçağı bile tartışılıyordu.

velhasılı çok büyük bir kazanım var mı görünürde yok. ama özal da git gel başardı o alımları.
0
gurur
(29.09.25)
sadece ve sadece koltuk süresinin uzatımı karşılığında tavizler verildi. abd dönüşü muhaliflere karşı şiddeti artan yaptırımlar olacak. önümüzdeki günlerde kötü senaryolara hazır olun.
0
ground
(30.09.25)
(30)

Çevrenizde oyun oynayan yetişkinler var mı?

Gradient_tabanlı_mor
Benim çevremde pek yok. Duyunca şaşırdım. Çevrenizde oyun oynayan (günde 2 saat üstü) yetişkin, iş güç sahibi adamlar kadınlar var mı? Nasıl vakit bulunuyor ki.
Benim çevremde pek yok. Duyunca şaşırdım. Çevrenizde oyun oynayan (günde 2 saat üstü) yetişkin, iş güç sahibi adamlar kadınlar var mı? Nasıl vakit bulunuyor ki.
0
Gradient_tabanlı_mor
(18.09.25)
home office.

bir de herhangi bir seyi gercekten yapmak istiyorsan "zaman yok" diye bir sey yok. o zamani illa ki yaratiyorsun.
0
sonsuz
(18.09.25)
wc, servis, mola, yatak keyfi vs.

edit: sonsuz +1 istedikten sonra her şeye zaman var.
0
lazpalle
(18.09.25)
Ben varım, evet uzaktan çalışıyorum.
0
mirty
(18.09.25)
bu yetişkin kişi 1730'da işten çıksa, 1800'da evde olsa, 1930'a kadar soyunsa sökünse, yemek falan yese, 1930'dan sonra ne yapacak? 2300'da yatacak olsa önünde 3-4 saat vakit var. kızılcık şerbeti izlese zaten 2-3 saat sürüyor. dizi izlemek yerine oyun oynuyordur.
0
co2s2
(18.09.25)
Ben oynuyorum ama her gün değil. Hafta sonları 3-4 saat oynuyorum.
0
gnosis
(18.09.25)
Ben oynuyorum. Yapmak isteyince vakit bulunuyor. Valorant, fifa, aoe. Veterinerler ve iş sahibi patronlarla oynuyorum. Kafeye, puba gitmek gibi ama daha evcimeni.
0
Shepard
(18.09.25)
Evden çalışınca oynanıyor. İşim gereği kullandığım programda işlemler bazen uzun sürebiliyor. Yani benim dikkatimi vermemin gerekmediği arkaplan işlemleri olabiliyor. O sırada mobil oyunlara vakit ayırabiliyorum. Bilgisayardan oynamak için zaman çok az kalıyor. Pek oynayasım da olmuyor açıkçası. Olsa zaman bulurdum.
0
himmet dayi
(18.09.25)
Düzenli olarak ya da her gün 2+ saat olmasa da ben oynuyorum. Çevremde birçok kişi de kadın ve erkek oynuyor. Yarışma programları ya da dizi izlemek yerine oyun ile geçiriyoruz/geçiriyorlar o süreyi. Hatta arkadaşlar ile oynayunca sosyalleşmiş de oluyoruz. Herkesin dinlenme aktivitesi farklı.
0
nawar
(18.09.25)
Her gün düzenli oynamıyorum yani genelde oynadığım oyunlar hikayeli ve bir sonu olan oyunlar ve her bittiğinde hemen yenisine başlamıyorum ama sık sık oynuyorum günde 2 saatten de uzun olacak şekilde. Mobil oyunları da sayarsan hele ohoo oyun oynamayan yetişkin yok neredeyse.

Home office çalışmıyorum, doktorum. Saat 5 gibi evde oluyorum. Gece 1 gibi uyuyorum. 8 saat var yani arada. 1-2 saat nişanlımla telefonda konuşma desek, yemek falan da düşünce kalan yaklaşık 5 saatlik sürede full oyun oynadığım çok gün olmuştur. Bu süreyi telefonda ya da dizi izleyerek geçirdiğim günler de var. Ne yapıcam ki evde zaten tek başımayken. Arada da puzzle yapıyorum işte. Bu kadar şok olmanızı anlayamadım oyun oynayan yetişkin nasıl olur diyerek. Oyun denince aklınıza ne geliyor öncelikle onu merak ettim?
0
nundu
(18.09.25)
40 yaşındayım oynuyorum çocuğum ailem olsa yine oynardım çevremde de oynayanlar var keşke daha fazla vakit bulsam da daha fazla oynasam. Sabahlasam, oyun için yıllık izne çıksam falan ama sosyal hayal ve iş maalesef izin vermiyor. Yaşlanınca kafam basarsa tüm yaşlılığımı birkaç saat oyun deniz ve doğa ile geçirmek isterim
0
croswell
(18.09.25)
denildigi gibi bu durum onlar icin bir rahatlama yolu. yani kimi insan dizi izler, film izler, kitap okur, muzik dinler, spora gider, bir seyler yapan yani, onlar da oyun oynuyor.
0
Sour
(18.09.25)
Yani bunun için ayrıca zaman ayırmak mi gerekiyor gibi bakiyorsunuz siz, onu tam anlayamadım. Benim tanıdığım ortalama insanlar evli olsun çoluk cocuklu olsun bekar olsun, mesai bitimi eve geçip yemek vs faslını bitirince, çoğunlukla oturup televizyon, dizi, film vs izliyor. Onun yerine oyun koyunca aynı şey işte.
0
encokbenisevinnolur
(18.09.25)
Ben çocukluk ve ergenlikte bilgisayar oyunları hep oynadım, benim için çok normal bir şeydi. İşe başlayınca etrafımdaki profil hiç böyle olmayınca "artık oynanmamalı mı" gibi bir algı oluşmuştu bende, garipserler diye bahsetmiyorum bile. Sonra birgün iş değişikliği yaptım, ekibindeki hemen herkes oyun oynuyor. Yani tamamen çevre profili ile ilgili bir olay. Ben geceleri oynuyorum, 12 sonrası 2 ye kadar falan. Çalışma şeklim hibrit. Ofise gittiğim günler bazen oynuyor bazen oynamıyorum uyku durumuma göre. Oyun oynamayı seviyorum, bu dünyadan kopma hissi çok iyi. Bir arkadaşım var gece full oyun oynuyor, gündüz mesai, mesai sonrası gece 12'ye kadar uyuyor. Sonra yine devam ediyor :D Bazıları için tutku.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(18.09.25)
var, kitap okumak veya film-dizi izlemek gibi bir eğlence aracı bu da.
0
unalub
(18.09.25)
Çevremde de var. Ben de varım. ha ben çalışmıyorum şu an ama çalışan arkadaşlarım da oynuyor sürekli.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(18.09.25)
var tabi. ne demek nasıl vakit bulunuyor? e o zaman yetişkin, iş güç sahibi insanlar film, dizi de seyretmesin. spor da yapmasın. hatta hiç bir şey yapmasın. nasıl vakit bulunur ki
0
benarrivo
(18.09.25)
yetişkinlerin çoğu günde 2 saatten fazla TV yayını izliyor. neden vakit bulunamasın ki?
0
loch ness
(18.09.25)
Ben varim. Cocuklugumdan beri gamer'im. Ama yas ilerledikce ve son zamanlarda azaldi. Bazen oyun oynamaya uzun aralar da veriyorum. Sonra tekrar donuyorum vs.
+1
ermanen
(18.09.25)
kendim varım

ekimde 34

düzenli olarak forza horizon 5 ve gran turismo 7 oynuyorum.

2 direksiyon setim, simülatör koltuğum, ps5 ve xbox series s'im var.

bekarım.

zaman buluyorum.

home office.
0
rain when i die
(18.09.25)
evden çalışıyorum ama mesai saatlerinde oynamıyorum. dışarı çıkmaya film vs izlemeye nasıl vakit ayırabiliyorsa yetişkinler, buna da ayrılabilir sonuçta. eşim de oynuyor.
0
nolmus yani
(18.09.25)
Benim var. Butun islerini karisi goruyor, annesi gibi.
0
hot potato
(18.09.25)
Benim çevremde hiç yok ama benim çevrem geniş değil, ondan olabilir.
0
sekizdokuzon
(18.09.25)
40 yaşına yaklaşmış arkadaşımın oyun bilgisayarı var. Haftasonu bazen tüm gün oyun günü ilan ediyor. Hergün oynamıyor ama oynuyor.
0
1917
(18.09.25)
var, e herkes akşam 2-3 saat tv, dizi veya film izliyor yav? Bunu yapmayıp oyun oynadıklarını düşün işte. Kimi de instagram twitter vb.nde vakit geçiriyor. Tercih insanların.
0
nhk ni youkosu
(18.09.25)
benim bu. şu ara işsiz ve sıkıntılıyım. kadınım. emekli dayılar gibi telefondan 3-4 sat okey oynuyorum. playstation alırsam araba yarışı ve dövüş oynamayı planlıyorum.
0
cccbehzatccc
(18.09.25)
düzenli olmasa da ben de oynuyorum. şirkette yaş ortalaması 40 olan ekibimde de hemen herkes oynuyor. hatta daha bugün borderlands 4 muhabbeti döndü toplantıda.
0
sir gawain
(19.09.25)
var tabi, bu da bir hobi en nihayetinde. çevrende dizi izleyen yetişkin var mı? aynı şey, oyunları da interaktif dizi gibi düşünebilirsin.
0
robokot
(19.09.25)
benim çevremde de çoğu kişi oynuyor.
eşim ve kardeşim, tanıdığım erkekler oynuyor.

ben de sims 4, sims medieval falan oynuyorum

tabletten de batak,king,çanak oynuyorum
0
Hallegadola
(19.09.25)
benim yok ama arada arkadasla pes atiyoruz. aslinda beraber oynayinca cok keyifli de tek basima acip oyun oynamayali 8-10 sene olmustur.
0
bohr atom modeli
(19.09.25)
Ben. Disco Elysium diye bir oyun oynuyorum son bir haftadır mesela günde en az 2 saat, bazen 3-4. İşten sonra eve gelip oynuyorum akşam olana kadar işte, sonra uyuyorum vs.
0
vedatchilipeppers
(19.09.25)
(11)

Özel Sektör Torpil Yüzdesi

Batuhanolabilir
Sizce özel sektörde işe giren her 100 kişiden kaçı birinin referansı veya torpiliyle giriyor Türkiye'de?X kişisinin Y firmasına Z kişisi çok kalifiye elemandır şuradan tanırım demesini de torpil sayarak konuşalım.Yani bir ebeveynin çocuğunu, akrabanın akrabasını, arkadaşın arkadaşını, akademisyenin
Sizce özel sektörde işe giren her 100 kişiden kaçı birinin referansı veya torpiliyle giriyor Türkiye'de?

X kişisinin Y firmasına Z kişisi çok kalifiye elemandır şuradan tanırım demesini de torpil sayarak konuşalım.

Yani bir ebeveynin çocuğunu, akrabanın akrabasını, arkadaşın arkadaşını, akademisyenin öğrencisini İŞE SOKMASI da torpil diyeceksek

yüzde kaç


Edit: Torpille işe girenler alınmış sanırım. Evet bu dediklerim de torpil sayılıyor çünkü o işe başvuranlar arasında birinin bir şeysi olmak vasfı dışında diğer tüm nitelikleri eşdeğer bir kişi varsa ve bu iki kişiden birini birinin bir şeyi olmak öne geçirdiyse bu torpildir. Hatta geçiniz eşdeğeri daha niteliklinin de önüne geçirmesi söz konusu olabilir. Referans kelimesi eskort kelimesi gibi biraz.
0
Batuhanolabilir
(18.09.25)
%30-40 arasındadır. Büyük şirketlerde oran daha düşük.

"X kişisinin Y firmasına Z kişisi çok kalifiye elemandır" demek torpil değil referanstır. Söylenen kişinin verdiği güven katsayısı ile çarpılır ve her zaman iyi bir şey değildir. Kötü performanslı birinin önerdiği bir insan direkt ret edilir.

Özellikle kurumsal şirketlerde öyle milletvekili, ceo vs tanıdığı olmadığın sürece birinin tanıdığı olmak en fazla seni ik mülakatından geçirir.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(18.09.25)
Her işe girini torpilli sayalım da oran yüzde yüz olsun.

Bazı kademelerde bu düşünce ile zaten 100%
Önemli olan liyakat, işi yapabilme becerisinin olup olmaması (ki aslında işin tanımı basitçe işin etiketinin karşılığı bile değildir)

ofise temizlikçi alacağım, birisi derse ki "abi, ayşe abla var, çalıştığı iş yeri kapandı, namuslu dürüsüt işini düzgün yapan biri" alırsın denersin devam edersin, bu torpille girdi mi sayılmalı işe şimdi?

Bilmemne holding CFO alacak, kariyer.net e ilan mı veriyor? zaten sektör içerisindeki tanışıklıklar, tavsiyeler ile görüşmeler yapılıyor.

Temizlikçi ile CFO (hatta CEO) örneğini neden verdim, yelpazeyi geniş tutmak için. en alttan en üste kadar referans sistemi çok çok önemli ama torpil bu değil.

Torpil şu, personel müdürüyümdür, şirketin hesabını kimse kontrol etmiyordur, kuzeni işe alıp yüksek maaş bağlamışımdır, iş yapmıyordur, yapamıyordur. Bunu da her kademeye uygularsınız.
0
kisa
(18.09.25)
Benim çalıştığım şirkette içeriden birini tanıyor musun diye zarf atarlar. Torpil iyi bir şey gibi geldiği için çoğu insana, onlar da varsa dökülür. İçeriden tanıdığı, yakını olan birini ne kadar işinde iyi de olsa almıyorlar ki doğrusu da bu.

Kurumsal firmalarda müdür altı pozisyonlarda ve işi doğrudan etkilemeyecek pozisyonlarda, örneğin idari işler sorumlusu gibi, %20 olabilir. Diğer pozisyonlar için %5 bile değildir.

Kurumsal olmayan birmalarda %30-40 ve %20 olabilir.
0
gabe h coud
(18.09.25)
torpille referansı bir tutarsan bu oran %50'lere kadar çıkabilir ama bir değil.

çalıştığım 5. şirket, hiçbirisine referansla girmedim. dümdüz linkedin'den başvurup sürecin doğal akışında ilerlemesiyle girdim ama torpil ve referans aynı şey değil.

çok matematiksel düşünüyorsun. yani diyorsun ki bir iş ilanı var, 100 kişi başvurdu. bu 100 kişinin vasıfları var, işte matlab biliyor +5, ingilizce biliyor +3 falan gibi, ve birisi referansla girdiğinde; ondan daha vasıflı birisine haksızlık olmuş haliyle "torpil" yapılmış gibi değerlendiriyorsun.

oysa beyaz yaka dünyasında (çoğu mühendislik de dahil), aşırı teknik bazı işler dışında, nerdeyse bütün işler averaj bilgi sahibi birisinin işe girip 3-5 ay içerisinde öğrenip yapabileceği ve uyum sağlayabileceği şeyler.

o yüzden referans o matematiksel vasıf hesaplarından çok daha kıymetli oluyor. benim çalışkanlığına güvendiğim bir takım arkadaşımın "bizim x şirketinde ahmet/ayşe vardı, çok azimli çalışkandı çok memnunduk bak o da iş arıyormuş onu da düşünelim bu pozisyona" demesi çok kıymetli bir şey. çünkü bu güvendiğim arkadaş, halihazırda nasıl bir iş yaptığımızı ve refere ettiği kişiyi tanıyor ve kafasında eşleyebilmiş. burdan çıkan başarılı işe alım oranı inanılmaz yüksek oluyor.
0
gitdaddy
(18.09.25)
Bugüne kadar iş çevresinden tanıdığım 500 kişi varsa tamamen torpili olmayan kişi 30'u geçmez. Gururla söyleyebileceğim konulardan biri de budur benim hiç torpilim olmadı ama bazen keşke olsaydı diyorum çünkü bir noktadan sonra tıkanıp kaldım.
0
mirty
(18.09.25)
eğer o işi iyi yapıyor diye önerilmesi de torpil olarak sayılıyorsa rahat %80'ler vardır. Özel sektörde alt kademelerde daha az torpil olduğunu bizzat gördüm ben.

onun haricinde en basitinden 3-4 yıl o alanda deneyimi biri başvurduğunda sektör içi herkes birbirini öyle ya da böyle tanıyor illa bir telefon ediliyor neden başvurduğu ve halihazırda/ eski çalıştığı yerde performansı hakkında bilgi alınıyor.
0
denizgonen
(18.09.25)
100 bin kişilik amerikan forbes 500 şirketi. Şirketin kendi referans sistemi var, bu şekilde biri işe alinirsa sirket sana para değerinde puan vs veriyor (bazı pozisyonlar için birkaç bin euro bile). Bana ik'nin dediği bir ilana yüzlerce başvuru geliyor, bunun yerine bana logistics'in "bak bu eleman bizim şirketin değerlerine uygun biri demesi benim en azından o etabi dusunmememi sağlıyor" demişti.

Sen de kendi kafanda kurmussun bu torpil diye.
0
logisticsmanager
(18.09.25)
çok daha iyi adaylar varken, işi yapamayacak birisinin işe alınmasına torpil denmesi lazım bence. aynı seviyedeki iki adaydan tanıdık olanının işe alınması torpil olmamalı.
0
co2s2
(18.09.25)
Birini işe alma olayını tecrübe etmediysen böyle düşünmen normal.

Alacağın kişi kalır mı gider mi, öylesine mi girdi yoksa gerçekten burada kariyer yapmaya mı girdi, hırlı mı hırsız mı, sorumluluk sahibi mi vs gibi şeyleri işe alırken anlayamıyorsun çünkü herkes gibi en iyi hallerini sunuyorlar.

Ama biri şu kişi olur derse onunla çalışmak en azından bu saydıklarımı ve fazlasını düşünme derdini yok ediyor. Aynı zamanda referans olan kişiyi de biraz zan altında bırakacak bir durum. Kendisini zor duruma düşürecek adamı refere etmez kimse. Buradaki güven büyüktür dışarıdan sıfır bilinen kumar ile alınan.

Buradan sonrası kişisel tecrübelerim.

Ama ben şöyle yapıyorum işe alım sürecinde. Tanıdık mesela, refere edene abi şöyle ederim böyle ederim bak şu olursa bu olur diye göz korkutuyorum. Süreci uzatıyorum. Abi noldu diye arıyorlar ve bazen bir şeyler söylüyorlar. Mesela ya abi bu kızın çocuğu var ona bakmalı dul. Para lazım, her gün çocuğu okula götür getir yapıyor. Hızlıca halledelim. Abi işe girince nasıl halledecek okulu? Zaten uzaktan çalışma, o kadardan bir şey olmaz. Okulu 15 dakika uzaklıkta. Bunu başta da söyleyebilirdi. Veya abi haftada 3 gün hastaneye gidiyorum para lazım. Veya abi midye satıyorum bu işe ihtiyacım var.

Başka örnek, süreç 3-5 gün bile uzasa hemen arayan noldu niye cevap alamıyorum neyi bekliyoruz diye darlayanlar oluyor. Tanıdık biri var arada ama bu yüzsüzlük.

Benim bu kişi aracılığı ile sizi aradığımı biliyorsunuz değil mi?

Tanıdıklardan da deliler çıksa da büyük konforu yok sayamam.
0
Shepard
(18.09.25)
Patron şirketi diye tabir edilen küçük şirketlerde çok fazla.
0
runaway
(18.09.25)
yukarida yazilanlara ek olarak: torpilden kastin ne oldugu da onemli. mesela referans sistemi sadece ozel sektorde degil her sektorde var. sadece turkiye'de degil dunyanin her yerinde var. referans=torpilse oran %99 falandir. sizin soylediginizi ben torpil olarak gormuyorum. su an avrupa'nin en onemli kurumlarindan birinde calisiyorum, torpille girdim o zaman cunku daha once calistigim kisilerden referans aldim. iki kisinin ayni oldugu durum hemen hemen hic yasanmiyor. herkesin bazi artilari var, bazi eksileri var. bu durumda elbette tanidik olani seciyorlar. mesela burada karakter var. cok daha kalifiye biri olabilir ama bu kisiyle calismak nasil olur bunu hic degerlendirmiyorsunuz. bu cok cok onemli bir faktor. sadece kalifiye olmaya odaklanirsaniz calisma sureciyle ilgili olan kismi, karakter, sosyal yonleri kacirirsiniz. mesela calistigim kuruma cok kalifiye olan biri geldi, cok iyi okullar, sirketler ama referanssiz. is verildiginde ofleyip pofluyordu, bunu acikca belli ediyordu, bu nedenle kurumdan bazilari hastalik izni aldi. sonra da kovuldu zaten. bu kisiyle nasil calisabilirsin ki? insan iliskileri gelismemis, sosyal yonu gelismemis, takim calismasi yok, sabir yok, ogrenme istegi yok, iste bunlari veren genelde referanslar oluyor, cv degil.
0
Sour
(18.09.25)
(7)

Bu cisimler ne işe yarıyor?

sekizdokuzon
https://ibb.co/Sw6N9J1BEvi temizlerken mutfakta buldum.Teşekkürler.
ibb.co

Evi temizlerken mutfakta buldum.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.09.25)
posetin agzini baglamak yerine bu mandalla tutturuyorsun.
bizim evde 40 tane falan vardir.
0
sonsuz
(11.09.25)
Kuruyemiş aldın diyelim ambalajı kilitsiz, açtıktan sonra bununla sıkıştırabiliyorsun katlayıp.

Kahve, bisküvi, kuruyemiş vs her türlü ambalajda kullanırım. Bizde de 15-20 tane vardır :)
0
makbur
(11.09.25)
ozellikle kahve icin cok kullanisli.
0
Sour
(11.09.25)
Tam olarak şu: www.ikea.com.tr
0
kobuzchu kiz
(11.09.25)
Mantıklı bir şey aklıma düştü influence oldum, ben de alayım.
0
ekimoloji
(11.09.25)
Ben baya almıştım bunlardan kısalı uzunlu. Kullanışlı oluyor evet.

Kahve, cips, kuruyemiş... katlayıp bununla sıkıştırıyorsunuz.
0
ananiyimioguz
(11.09.25)
yıllardır kullanıyoruz bunlardan. mutfakta çok işe yarıyor. açık paketleri hava almaz şekilde kapatıyor.
0
sir gawain
(11.09.25)
(15)

Yıllık izinlerinizi nasıl kullanıyorsunuz?

avatar is back
1- bir kaç gün şeklinde 6-7 defa almak2- 2’ye bölüp baba bir izin yapmak3- tamamını tekte alıp ultra mega tatil yapmak Benim 1
1- bir kaç gün şeklinde 6-7 defa almak
2- 2’ye bölüp baba bir izin yapmak
3- tamamını tekte alıp ultra mega tatil yapmak

Benim 1
0
avatar is back
(10.09.25)
hep 1. 3 gün izin alırım çarş perş cuma. 5 gün tatil yaparım.
0
gitdaddy
(10.09.25)
Sinav, aile yani ziyaret ve arkadaşlarla Cuma'dan birleştirme olunca 1-2 gün şekilde oluyor. Yurt dışı tatili olunca 1 hafta ya da uzeri şeklinde 2-3 defa kullanıyorum.
0
Amaranta ursula
(10.09.25)
Şirket 2 hafta kapalı oluyor. Onun dışında köprü tatiller var. -15’teyim; hala izin gir diye baskı yapıyorlar. Ne biçim bir şirketse :)
0
auroraaurora
(10.09.25)
1
0
isiaha
(10.09.25)
2.

biri aile ziyareti birinde uzak bir yere yurt disi gezisi.
0
sonsuz
(10.09.25)
genellikle 5'er 5'er kullaniyorum ama arada 2'ser 3'er de kullandiklarim var. hic 1 haftadan uzun almiyorum. toplam 25 gun.
0
lemmiwinks
(10.09.25)
Karisik. Yil icinde 1-2 kez 1-2 gunluk alirim. Sonrasinda da 2 kez 2 haftalik izin alirim. Toplam 30-35 gunu bulur.
0
sey mi dostum
(10.09.25)
1
Çok uzun izin alınca ekipteki diğerleri de zor durumda kalabiliyor, ayrıca işten çok uzun ayrı kalımca dönmek zor oluyor
0
mor oje
(10.09.25)
2 yada 3
0
cooperr
(10.09.25)
28 gün yıllık iznim var, cumaları kullanırsam bakiyeden 1 değil 2 düşüyor.

bu sebeple:

6 günü yaz bir yaz tatilinde kullanıyorum.
6 günü kurban ya da ramazan bayramı sonrasında kullanıyorum.

2-3 günü 23 nisan, 19 mayıs, 15 temmuz, 29 ekim, 30 ağustos, 31 aralık vb. resmi tatillerin ucuna sonuna ekliyor tatili uzatıyorum.
0
a darkness coming
(10.09.25)
Işlerin durumuna bağlı olarak 1 ve 2
0
pembediken
(10.09.25)
yillik 42 gunluk iznim var. hicbiri degil. yilda genelde 3 hafta aliyorum butun olarak aliyorum. kalanini da 1. maddedeki gibi aliyorum.
0
Sour
(10.09.25)
benim 18 gün iznim oluyor.

yaz için: 5 gün izin (9 güne kadar çıkıyor tatil iki hafta sonu ile)
kış için: 3 gün (hafta sonu ile beraber 5 gün oluyor) bunu 3 kez filan yapıyorum genelde yurt dışı seyahatleri için.
bir de resmi tatillerle birleştirdiklerim oluyor 19 mayıs, 29 ekim gibi.
0
elektr10
(11.09.25)
2 hafta (10 gün) bir kere, 1 hafta (5 gün) bir kere, bazen de bayram bağlamak içim bir kaç gün.
0
inheritance
(11.09.25)
hangi seçeneğe girer bilmiyorum ama şöyle yapıyorum: iznim çok birikti (60küsür). ama buna rağmen tabi ki hepsini tekte alamıyorum. son birkaç senedir sene içinde ayrı zamanlarda 1 + 1 hafta alıp sonra da 2 şer 3er şeklinde yıl içinde izin alıp kullanıyorum. ctesileri tatilden sayılmıyor bizde en sevdiğim şeylerden biri
0
chanandler bong
(11.09.25)
(7)

Medical park'a karşı yasal haklarımı arayabilir miyim

love and trust
2 hafta önce, sonucu 1 haftada çıkar diye vaat ettikler için biyopsiyi burada yaptırdım. 30 bin ödedm. 2 hafta oldu aonuç hala çıkmadı. Bir de diyorlar ki ek immün çalışılması gerekliymiş. 32 bin ödememi söylediler. O immünlerde de sonuç çıkmazsa ek olarak 6 immün daha çalışışması gerekiyormuş, yan
2 hafta önce, sonucu 1 haftada çıkar diye vaat ettikler için biyopsiyi burada yaptırdım. 30 bin ödedm.
2 hafta oldu aonuç hala çıkmadı. Bir de diyorlar ki ek immün çalışılması gerekliymiş. 32 bin ödememi söylediler. O immünlerde de sonuç çıkmazsa ek olarak 6 immün daha çalışışması gerekiyormuş, yani bir 32 bin lira ödemem gerekecekmiş.

Bana bunlar başta hiç sötlenmedi sadece 1 hafta içinde sonuçlarınız gelir dedikler için burada yaptırmıitıö ama şimdi bendwn süreçin üzernden 2 hafta geçmiş 60 bin lra para istiyorlar.

Bunlara karşı bütün bunşar başta bana bişgi verilmediği için yasal haklarımı arayabilir miym?
0
love and trust
(10.09.25)
hastanenin sgk anlaşması varsa tüketici hakem heyetine başvurup fazla ödemeyi iade alabilirsin bildim kadarıyla
0
Sadece soruyorum
(10.09.25)
önce cimer ve sağlık bakanlığı ile şansını deneyebilirsin. bu arada sana imzalattıkları sözleşme vb. bir şey var mı? orada ek tahliller gerekebilir fiyata bunlar dahil değildir gibi bir ibare varsa bir sonuç çıkmayabilir. veya bu biyopsinin doğası gereği ek işlemlerin yapılması gerekiyorsa. ama her halukarda bilgilendirme yapılmalıydı. bu konuda haklısınız. geçmiş olsun.
0
merhum
(10.09.25)
patolojide arkadaşım var bildiğim kadarı ile şöyle senden bir parça alıyorlar bunu işlemden geçiriyorlar ve bir kesit yani parça alıyorlar, eğer süpheleri varsa doktor bir kaç tane daha kesit alın diyor parçandan, mesela doktor bir doku aldı ama ilk kesitte kötü hücre gözükmedi ama dokunun devamında kötü hücre var ama o kısımdan kesit alamadıkları için doktor inceleyemiyor. o yüzden tekrardan kestiriyor, cerrahi sınır diye bişey de varmış ama aklımda kalanlar bunlar

birde fazla almalarının sebebi farklı farklı tekniklerle bakıyorlar birisini kırmızıya boyuyor birisini maviye, sonuçta tam tanı konmak için bunlar isteniyor. önceden söylemeleri lazımdı bencede çünkü rutinde çıkabiliyor ek incelemeler

yasal kısmı malaesef bilmiyorum ama hasta hakları departmanı olur her hastanede kesinlikle ara sürecide hızlandırır

numuneyide geri alabilirsin hastaneden başka yerde yaptırmak için böyle bir hakkın var
0
eja
(10.09.25)
@merhum;

Bana işlem öncesi hiçbir şekilde sözlü ya da yazılı bilgilendirme yapılmadı, ben o anki panik halimle biyopsi yaptırıp sonucu bekleme derdindeydim , öncesinde yazılı bie bilgi de vermediler, benden imza da almadılar… bugün gelmiş diyorlar ki ek immun çalışmamız lazım 35 bin gönderin. Bundan da çıkmaz sa yine 35 bin isteyeceğiz.

Böyle birşey olabilir mi?? Bana biye en başta bunu söylemediniz, sizde yaptırmazdım, dünyanın borcuna girip sağlık işlemi yaptırıyorum, çekilen muameleye bakın. Aşırı üzgün ve sinirliyim
0
🌸love and trust
(10.09.25)
Valla o zaman ne desen haklısın ama şu anda ilgili yerlere şikayet etmekten başka yapacak bir şey yok.
maddi durumun bunu karşılamaya yetmiyorsa @eja'nın dediği gibi daha uygun fiyatlı bir hastane araştırıp orada test yaptırmayı deneyebilirsin. sağlık her şeyden önce gelir.
geçmiş olsun.
0
merhum
(11.09.25)
duyurucular soruyu anlamamis mi yoksa ben mi soruyu yanlis anladim? sizin sorunuz aslinda ekstra ucret ve testle alakali degil, sadece bu ekstralari dayatarak size ilk sonucu vermemeleri, bu ekstralardan sorna verecegiz demeleri. bana dolandiricilik var gibi geliyor. bence sadece ilk testin sonuclarini verin baska yerde yaptiracagim deyin, olmadi cimer'e falan yazin.
0
Sour
(11.09.25)
@sour evet aynen bu şekilde oldu,
en başta denilseydi ki, sonuçlarınızın normalde 1 haftada çıkar ama ekstra bir durum olur, 3 haftayı bulabilir. dense, ben de ona göre pozisyon alırım.

ama en başta "1 haftada sonuçlar çıkar" diyip, 1 hafta sonunda aramaya tenezzül etmeyip, 12 gün sonra güç bela, ekstra immün çalışmamız gerek, bize şu kadar para gönderin demeleri ve sonuçtan asla bahsetmemeleri.

siz siz olun devlet hastanesinin takviminden şaşmayın. şuan para verip özelde biyopsi yaptırmama rağmen, süreç, devlet hastanesinin belirlediği takvimle aynı işliyor. boşu boşuna 30 bin TL'den oldum. o an insan hasta psikolojisiyle herşeye sarılıyor, özel hastaneler de bunun ekmeğini yiyorlar işte..

artık işin sonunda birkaç yere şikayetimi yapacağım.
0
🌸love and trust
(11.09.25)
(11)

psikolog mu psikiyatrist mi?

reanarchy
iş ve özel hayatla ilgili bazı stres kaynaklarım var ve bunlar giderek birikiyor sanıyorum, artık özel hayatıma ciddi etki etmeye başladı.asıl sorunum stresle baş etmek değil,ççok hızlı ve çok ani yüksek desibelli öfkelenmeler yaşamaya başladım. yaklaşık 1 yıl önce sigarayı bırakmıştım ondan sonra s
iş ve özel hayatla ilgili bazı stres kaynaklarım var ve bunlar giderek birikiyor sanıyorum, artık özel hayatıma ciddi etki etmeye başladı.

asıl sorunum stresle baş etmek değil,

ççok hızlı ve çok ani yüksek desibelli öfkelenmeler yaşamaya başladım. yaklaşık 1 yıl önce sigarayı bırakmıştım ondan sonra sanırım bu noktaya geldi öfke konusu.

sizce doğrudan psikiyatriye mi gitmeliyim yoksa birkaç seans da olsa psikoloğa mı görünmeliyim?

teşekkürler
0
reanarchy
(10.09.25)
psikiyatrist önce bence.
0
erty_ksk
(10.09.25)
ben de geçen sene öfke krizleri ve iş arkadaşlarımla sürekli bir çatışma hali nedeniyle psikiyatriye gittim.1 yıla yakın ilaç kullandım düşük doz bir şey. baya iyi geldi sakinleştim kendime geldim. hatta sonradan pişman oldum keşke ilacı bırakmasaydım bir süre daha kendime zaman tanısaydım diye.
0
Sadece soruyorum
(10.09.25)
bunun kararini veren kisi psikolog zaten.
0
buenosdias
(10.09.25)
@erty hemşerim sen bari yapma.

eğer hayatınızı etkileyen olay günlük hayatınızı devam ettirmekte zorluk yaşatıyorsa psikoloğa gidebilirsiniz. eğer ilaç kullanmanız gerekiyor ve tanı almanız gerekiyorsa psikiyatriye gitmeniz önerilir. bilişsel terapi psikologların işi, psikiyatristler ilaç yazan tıp doktoru. türkiyede halen bu ayrım bilinmiyor. psikologlara terapist denir aynı zamanda. psikoloğa gidebilirsiniz.
0
mikahakkinen
(10.09.25)
önce psikolog, psikolog yönlendirmesiyle psikiyatrist, ihtiyaç varsa eş zamanlı olarak terapiye de devam etmek.

bu dönüştürmek istediğiniz durumların temel nedenlerini çözemezseniz, bulamazsanız ilaç sadece günü kurtarır.
0
Phoebe
(10.09.25)
ben psikiyatrinin kapisindan girip de "yok size ilac vermeyeyim, psikologa gidin" denildigini gormedim, duymadim. o ilaci mutlaka yazar. bu konuda cekinceniz varsa once psikologla gorusun durum analizi yapilsin
0
ala09
(10.09.25)
Mekan değişikliği... tatil ya da eş dost ziyareti. Belki spor. Uzun Yürüyüşler mesela. Bunlar zaten psikolog ziyareti gibi.

Sonra psikolog. Zaten psikolog ta önce bunları yap öyle gel diyecek.
0
halk
(10.09.25)
Vücudundaki etkilere bak.

Uykuların eksildi mi veya arttı mı
Vücudun sürekli gergin mi yani sürekli boyun omuz bacak karın gibi kaslarını kasıyor musun, kramp giriyor mu
Yemende değişiklik var mı, aşırı yemeye veya aşırı iştahsızlığa düştün mü
Çarpıntı oluyor mu, özellikle öfke ve sonrasında ritim bozukluğu, nefes alış verilince anormallik oluyor mu

Bu gibi değişiklikler var mı düşün. Varsa ve seni ciddi zorluyorsa psikiyatri. Değilse psikolog.
0
muhayyer divan
(10.09.25)
@mikahakkinen
konu hemen ilaç almak değil, ilaca gerek olup olmadığının tespiti. bunu da psikolog değil psikiyatr yapıyor diye biliyorum. psikiyatrlar sana ilaca gerek yok psikoloğa git dediğinde süreç böyle de işleyebiliyor.
yanlış biliyor da olabilirim ama birinin önceliği şart değil diye biliyorum. her ikisi de danışılabilecek ilk merkez olabiliyor doğru hekimlere denk gelindiği sürece.
0
erty_ksk
(10.09.25)
devlet hastanelerinde psikologdan randevu alabilmek için psikiyatriste gitmen gerekir. ancak özelde bir yere gitmeyi düşünüyorsan bunu seçme hakkı senin. gitmen gereken kişi psikolog. genelde psikiyatristler 5 dk dinler ilaç yazar.
0
mikahakkinen
(11.09.25)
normalde teshis koyan psikiyatristtir, fakat insanlar genelde oncelikle psikologu tercih eder cunku psikiyatristler belkide bir miktar terapiyle halledilebilecek sorunlari hemen ilacla cozmeye calisabiliyorlar. ayrica terapide yeterince uzmanlasmiyorlar. bu nedenle once birkac seans psikologa gidin derim. ikisi de tamamen farkli yaklasiyorlar ve bence ilactan once cesitli bilissel, davranisci, psikodinamik, sosyal terapileri denemekte fayda var. ayrica bunlar daha butuncul oluyor, yani sadece semptomatik degil (ilactaki gibi), daha genis bir degisim sagliyor.
0
Sour
(11.09.25)
(26)

Zeynep ismi kulağınıza nasıl geliyor?

64654942
100 seçenekli soru.1) Çok muhafazakar.2) Çok eski, demode.3) Normal. Özel bir sempati ya da antipati uyandırmıyor.4) Muhafazakar değil ama itici.5) Sıradan, sıkıcı.6) Hoş. Tatlı bir enerjisi var.7) Hem seküler hem muhafazakar kesimin koyabileceği bir isim. Abdürrezzak ya da Evrim gibi bariz bir eğil
100 seçenekli soru.

1) Çok muhafazakar.
2) Çok eski, demode.
3) Normal. Özel bir sempati ya da antipati uyandırmıyor.
4) Muhafazakar değil ama itici.
5) Sıradan, sıkıcı.
6) Hoş. Tatlı bir enerjisi var.
7) Hem seküler hem muhafazakar kesimin koyabileceği bir isim. Abdürrezzak ya da Evrim gibi bariz bir eğilimi yok.
0
64654942
(06.09.25)
6 haric hepsi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.09.25)
6.
Kesinlikle muhafazakar değil bu arada.
0
gadlemler
(06.09.25)
Kesinlikle 6
Tanıştığım tüm Zeynepler güzeldi ayrıca, sempatim var o yüzden
0
kisa
(06.09.25)
8) ortadoğulu ve güzel
0
grimavi
(06.09.25)
3- Normal
0
runaway
(06.09.25)
1-2-5
ve
Temizlikçi abla.
0
Shepard
(06.09.25)
3, 5, 7
0
sir gawain
(06.09.25)
Histerik kadın ismi
0
sekizdokuzon
(06.09.25)
Her çağda ve zamanda gideri olan bir isim.
0
yadigar
(06.09.25)
1
0
sey mi dostum
(06.09.25)
Şalvar ve yazm beliriyor gozumde
0
abuzer
(06.09.25)
Güzel isim .
"Babasının süsü" demek.
Doğan ilk çocuğun kız olmasının da ayrı bir önemi var.
0
diyecevaplandı
(06.09.25)
Cok severim. Hic eskimeyen, klasik isimlerden bence.
0
narod
(06.09.25)
5
0
yurtsuz john
(06.09.25)
3-5 çok fazla Zeynep var.
0
kobuzchu kiz
(06.09.25)
Dümdüz bir isim, gayet güzel. Eski ya da demode demem ama klasik bir isim öyle çocuk 10 yaşına gelince tanıştığı herkesle adaş çıkmaz mesela tek tük denk gelir, saçma sapan ne anlama geldiği belli olmayan “popüler” isimlerden kat kat iyi.
0
mutekebbir
(06.09.25)
6 ve 7. çok güzel bir isim.
0
sinematikcrop
(06.09.25)
6+7 haric hepsi.

cok bayik bir isim. herkesin de ilk ismi ayrica.
dinci bir isim. dinci olmayan ya da dincilik potansiyeli olmayan biri bu ismi koymaz.
0
sonsuz
(06.09.25)
En sevdiğim isimlerden biri, anaokulunda Zeynep isimli çok güzel bir kız vardı ondan kaldı heralde. Ama sadece tek isim olarak iki isimli çok kötü geliyor kulağıma
0
mirty
(06.09.25)
Zeynep'le ikinci bir isim hoş değil, Zeynep ismi için de 2,3,5 diyorum. Bunu koymayınca da Arel, Hena, Lina gibi bir şey koycaz dersen Zeynep mük. isim derim.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(06.09.25)
tanıdığım 2 zeynep var. birisi genç ve aşırı kezban yani ilgi delisi varoş. birisi yaşlı ve ultra dinci muhafazakar tayfadan.

köyü hatırlatan bir isim.
0
art cat chocolate
(06.09.25)
3-6-7

Tanıdığım bütün Zeynepler kumral, zeki, güzel ve kaliteli insanlar. Bu nedenle bendeki çağrışımı olumlu
0
i wanna go back
(06.09.25)
6-7 hariç hepsi. muhafazakar değil diyenler imam hatiplerdeki zeynep nufusuna bakabilir. bi de zey, zeybik, zeze gibi "tatlış" nicklerden dolayı da ekstra itici gelir
0
ala09
(06.09.25)
Yılan hikayesi geliyor aklıma, zeyno, meltem cumbul.
0
encokbenisevinnolur
(06.09.25)
3
0
Kittie
(06.09.25)
3
0
Sour
(06.09.25)
(3)

İğneden Korkan Birisi Kan Verebilir Mi? (Kan Alma İğnesi Ne Kadar Acıtır?)

askingforafriend
Merhaba,kampanya vs derken plazma bağışı ile tek seferde 50 eur (bazen tek seferde 100 bile olabiliyor) kazanan arkadaşlarım var. haftada 2 bile yapabiliyorlar ama hadi biz 1 desek ayda 200 eur tatlı bir para gibi geldi. üstüne insanlığa faydamız dokunacak süper fikir.fakat.. ben iğneden çekinen bir
Merhaba,

kampanya vs derken plazma bağışı ile tek seferde 50 eur (bazen tek seferde 100 bile olabiliyor) kazanan arkadaşlarım var. haftada 2 bile yapabiliyorlar ama hadi biz 1 desek ayda 200 eur tatlı bir para gibi geldi. üstüne insanlığa faydamız dokunacak süper fikir.

fakat.. ben iğneden çekinen birisiyim, çokça kez tahlil verdim ve her seferinde ufak bir acı hissi ile rahatsız oldum, kafamı çevirdim iğnenin koluma girişine bakamadım vs. şimdi kan/plazma verme için kullanılan iğnenin çok daha büyük olduğunu duydum.

Sizce tahlil için kan verirken bile rahatsız olan birisi kan/plazma bağışlayabilir mi?
iğne çok mu büyük, canımız acıyor mu?
0
askingforafriend
(01.09.25)
Evet daha büyük ama acısı çok farklı değil ki o da bir anlık bir şey. Zaten ah diyene kadar bitmiş oluyor.
Benim canım acımıyor. Damarlar rahat bulunuyrosa daha önce test için kan verirken tke seferde aldılarsa bence bir farkı yok
0
kisa
(01.09.25)
Bu sorunun cevabi insanin aci esigine gore degisiyor. Siz "her seferinde ufak bir aci hissi ile rahatsiz oldum" dediginize gore aci esiginiz yuksek, yani dayaniklisiniz. Elbette bir sey hissedeceksiniz, fakat bunu "ufak bir rahatsizlik" seklinde betimliyorsaniz, zaten rahatlikla verebilirsiniz.
0
Sour
(01.09.25)
kan 3 ayda bir verilir en erken. nasıl bir kan vermeden bahsediyorsun? iğnesi büyük evet. normal tüplere verilen kanın iğnesi küçük pek acıtmıyor.

iğne ilk girişte biraz acıtır sonrası stabil. ama iğneden korkan biriysen zor bayılabilirsin
0
jelly bear
(01.09.25)
(26)

Nedir bu mesut süre tantanası

beyfendi
Twitter hesabım yok. Googleladım ama gündem olacak ne yaşanmış anlayamadım. Bir kadın metroda mesut sürenin onu "iyiymiş" falan diyerek taciz ettiğini söylüyor. Başka bir kadın da buna, mesut süre beni evine davet etti, gittim yatırıp üstüme çıktı diye kendi olayını anlatmış.İki sorum var. Metroda t
Twitter hesabım yok. Googleladım ama gündem olacak ne yaşanmış anlayamadım. Bir kadın metroda mesut sürenin onu "iyiymiş" falan diyerek taciz ettiğini söylüyor. Başka bir kadın da buna, mesut süre beni evine davet etti, gittim yatırıp üstüme çıktı diye kendi olayını anlatmış.

İki sorum var. Metroda tacize uğradığını söyleyen kadının nerden aklına geliyor yıllar öncesinin olayını şimdi anlatmak? Ve bu iki olay dışında mesut süre ile ilgili başka vakalar var mı?
0
beyfendi
(28.08.25)
uzun uzun yazamiycam ama özetle

1. sadistler kurbanlarinin zaten halihazirda zayif, sesi cikmayanlardan secer. zayif olanlar zaten bakislariyla, duruslariyla o tedirginligi hisettirir. bu tarz sadist, dark personality traitleri gösteren tiplerin de uzmanlik alani zaten bunlari bulmak. avlanan bir kaplan düsün mesela gidiyor yavru zürafaya saldiriyor, anasina saldirmak yerine.

2. taciz yasandiktan sonra acilan derin yaralar. bunu kabul etmek bile bir süre aliyor. ardindan bu olayi kafada tekrar hatirlamak, bununla yüzlesmek seneler alabiliyor. yazilanlari okumadim ama kurbanlarin yasi eminim olay yasandiginda genctir.

3. bu konuda konusabilir hala gelmek icin de süre gerekiyor.

4. insanlar birbirinden cesaret aliyor. bende yanlis bir sey yokmus. ben yalniz degilim duygusu.

5. baskalarina yasadiklarindan yola cikarak ilham olma istegi. ben yasadim ama baskasi yasamasin. yasarsa da sesini cikarsin. burda hem sadisti korkutma hem de potansiyel kurbani cesaretlendirme motivasyonu var.
0
sonsuz
(28.08.25)
Şu an 24 farklı vaka varmış
0
grimavi
(28.08.25)
Mesut süre olayı özelinde söylemiyorum ama son zamanlarda bir de mesajlaşma görüntüleri ile tacizi ifşa etme olayı çoğaldı. Elinde kanıt var, taciz edenin adı belli sanı belli. Bunu neden sosyal medyada paylaşıyorsun da savcılığa gitmiyorsun diye sormak istiyorum. Benden başkası yaşamasın diye burada paylaşıyorum diyor ama hukuki adım atmıyor nedense. Sosyal medyada okuduğum çoğu şeyin yalan/kurgu olduğunu düşünüyorum.
0
mustafakesekci
(28.08.25)
@mustafakesekci bunların elle tutulur bi adli cezası yok çünkü? tek ceza bu şerefsizliklerin bilinip eşine dostuna rezil etmek.

bu olayların bir tanesine bile savcılık dava bile açmaz.
açsa bile mahkemeden "kız da kaşınmış, o saatte orada ne işi varmış" der geçer.
rezil etmenin ve yeni rezilliklerin önüne geçmenin tek yolu ifşa.
0
patronaj1
(28.08.25)
Yalan dolan bence. Kadınlar ne olduğunu bal gibi biliyorlar. Bekledikleri sonucu alamayınca adı taciz oluyor. Tiyatro, sinema oyunculuğu yapan tanıdıklarım var. Onlara da bu şekilde yaklaşanlar olmuş. Kabul eden var, karşılığında iş kapan. Kabul etmeyen de var.

Selam bardayız ve alkol aldık, benim eve geçelim mi karikatürü anlatayım burası kasıyor xd

Bunu yiyecek adam yok dünyada. Anca burada savunanlar çıkar, yüzyüze bunu savunanı dışlarlar, masanın aptalı diye lakap takarlar.

sonsuz +0.5
0
Shepard
(28.08.25)
herkes kafasındaki kötü erkek imajını bu adama yapıştırdı. üstteki arkadaş mesela 24 farklı vaka var demiş. tanımlama sıfır.

kafandaki en kötü senaryoyu bu kişiye yapıştırıp, kesin şöyle olmuştur diyip cancel ediyorsun adamı.
bir nevi sosyal infaz.
0
duyurukullanıcısı
(28.08.25)
mesele sadece bir erkeğin taciz etmesi sebebiyle işten çıkarılması, yani tarihte sayılıdır da, bir mağduriyet yaşaması.

taciz ve rıza kavramlarının anlaşılmaması da mesele. metroya bindiysen sana laf atabilir, evine gittiysen üstüne çullanabilir gibi tacizlerin "aman ya nolcak, nolmuşkine" seviyesine indirgenmesi, benzer şeyleri giyim kuşam, saat, bulunduğu yer gibi kavramlarla sürekli faili aklama, mağduru bastırmaya odaklı yargı sistemi. bu o kadar içselleştirilmiştir ki kadınlar zaten bunu ifade etmesi için bir seviyeye ulaşması gerekir. çünkü kurban hala türkiyede suçlu, yaygaracı, ilgi çekmek için yapıyor, kışkırtmıştır, polise gitseydi, kanıtı yok ki gibi gerçeklikten kopuk beklentilerle bastırılmaya çalışılıyor.

tamam korkmayın hala tacizcilere adil bir uygulama yapılmıyor, hala herkese metroda laf atabilirsiniz, elleyebilir, sürtebilirsiniz, hala go pro'yla gezmiyoruz, hala mağdur sayısı kaç olursa olsun inanılmıyor, hala tacizci yaptığını kabul etse de failin yanında olunuyor, hala insanlık namına bir adım ilerlemediniz. rahat uyuyabilirsiniz
0
ala09
(28.08.25)
Bu zamana kadar neden susmuş, polise savcıya neden gitmemiş? Welcome to Türkiye. Kadınlar hakkında gerçekten hiçbir şey bilmiyorsunuz değil mi?
0
sekizdokuzon
(28.08.25)
bu son olan ifşa olayları bana sistematik bir karalama operasyonu gibi geliyor. belli bir yerden düğmeye basılmış gibi hepsi aynı anda ortaya atılıyor. hatta arkasında siyasi erk bile çıkabilir. bakın sizin çok övündüğünüz laik sistem neler yapıyor. benim imam hatipli gençlerimde bunlar olamaza bağlanırsa şaşırmam.

önce fotoğraf camiasında ifşalar ortaya atıldı ardından mesut süre, birkaç oyuncu, kaan sezyum en sonda ogün sanlısoy.

mesut süre olayı daha farklı bir anda isimsiz iddialar ortaya atılıyor. her biri tutarsız. kimi diyor popoma baktı, kimi diyor evine çağırdı ıspanak yemeği yaptım yeriz dedi(mesutu biraz bilen dinleyen biri evinde yemek olması ihtimali çok düşük hele ıspanak) sonra öpmeye çalıştı, kimi diyor iş görüşmesi için evine çağırdı gittim yine aynı senaryo. bir iddia kadıköyde sevgiliyle birlikte gezen kızı metrobüse kadar takip etmiş metrobüste tacize yeltenmiş. ama ne kızdan ne sevgilisinden bir şikayet olmamış.
ayrıca ilk iddia yayınlanır yayınlanmaz ilişki testi ekibi mesutla yollarını ayırıyor. meğer bununda bahane olduğu ortaya atılıyor. farklı işlere yönelmişler programı bitirmek için bunu bahane ediyorlarmış.
mesut süre olayının büyümesinin en önemli sebebi de yapım ekibinin anında satıp mesutu ortaya atmaları oldu.
bir çoğunda mesut süre kızlara sarkıntılık yapmış. eve davet etmiş sinyalleri yanlış anlamış.olayların tamamı da yıllar önce yaşanmış üstünden yıllar geçmiş kimselere anlatılmamış sonra "a yıllar önce mesut beni de taciz etmişti siz yazınca aklıma geldi" diyorlar. olaylar da tanımadıkları o gün barda tanıştığı adamın evinde yaşanıyor.
yapmış mıdır yapmımış mıdır bilemem 15 yıldır severek dinlerdim. sadece dinlediğim birine kefil olacak değilim.

ama işin daha yargıya bile taşınmadan vurun kahpeye durumunu getirilmesi çok yanlış.
kaldı ki yıllarca gizli tanık ifadeleriyle bu ülkede neler yapıldı ve hala yapılıyorken aynı şekilde burada da isimsiz hesaplar üzerinden gündem farklı yönlere çekiliyor.

aynısı kaan sezyum olayından da var. barda sadece karikatürlerini takip ettiği hiç tanışmadığı birinin yanına gidiyor konuşuyor ardından eve geçiyorlar. adam öpmeye çalışıyor tüm sinyaller bunu gösterirken bir anda suçlu olunuyor.
en güzelini yine kaan söylemiş; "e o zaman niye geldin?".
0
my fault
(28.08.25)
Türkiye'de bu ve benzeri konularda konuşmayı sağlayabilecek uygun bir kavramsal zemin/söylem yok. Hakeza aynısı burada da olmuş, tek söylenilen kendi kişisel çevresinde onaylanan diktatöryel söylemin; ilgili kişiye uyarlanması, ve sonra da onun neden suçlu olduğuna dair infazvari açıklama.

Bunda konunun hassasiyeti kadar karmaşıklığı da etkili, en kabataslak haliyle "ne yani sen tacizciyi mi destekliyorsun" şeklinde bir alan oluşuyor, ya kayitsiz şartsiz destekle ya disaridasin. Sonra kişisel hikayeler devreye giriyor, argüman kurmak o alanda zor çünkü karşındaki geçmişteki bir olayla bağlantı kuruyor olabilir zihninde ve ona göre cevap veriyor olabilir.

Hem böyle şeyler, bu konuya dair geçici bir kontrol duygusu da sağlıyor bence. Ha ismi geçen kişi olsun ha başkası, bunu hallettiysek tamam asayiş berkemal gibi. Bu hissi veren atılan bir twit de olabilir.
0
encokbenisevinnolur
(28.08.25)
Erkekleri gerçekten anlamakta zorlanıyorum; neyi savunduğunuzun farkında mısınız? Bir kadının erkeğin evine gitmiş olması hiçbir şeyi değiştirmez; belki başta birlikte olmayı istemiştir, ama bir noktada vazgeçmiş olabilir. Hatta birlikteliğin herhangi bir aşamasında soyunmuş olsalar bile, karşı taraf devam etmek istemiyorsa ondan sonraki her türlü zorlama açıkça tecavüz girişimidir. Net!

Hala olaylara bir kadın gözüyle bakamıyorsunuz. “Neden yıllar sonra söyledi?” diye sorgulunanıyor. Sonsuz’un yaptığı özet aslında durumu çok güzel açıklıyor. Ben, aradan yıllar geçmesine rağmen hala yaşadıklarını dile getirdiğinde titreyen, korkan, savunmaya geçen, yasadığı tacizi ve şiddeti kimseyle paylaşamayan bir kadın tanıdım. Nasıl acı yaşadığını gözlerimle gördüm, sesindeki çaresizlik sanki dün yaşanmış gibiydi. Bugün kadınların yaşadıklarını anlatmalarını sonuna kadar destekliyorum; ne varsa dökülsün, çıksın ortaya.

Sonsuzun söylediklerine ek olarak işin bir de sosyal boyutu var: Bir kadın yaşadıklarını anlattığında, çevresini inandırabilmek için inanılmaz bir çaba harcamak zorunda kalıyor. Kendi yakın arkadaşları bile ona inanmayabiliyor, belki damgalıyor. İşin içine aile girdiğinde ise hayatı bir anda altüst olabiliyor. Bu açıklamalarda bile kadınlar anonim kalmak zorunda; sizce neden? Tüm bunları görmeden yok efendim neden şimdi açıklanıyormuş da yok karalama kampanyasıymışta. Geçeceksiniz bunları!!!!
0
nyist_
(28.08.25)
sekizdokuzon
(28.08.25)
@feastofthedamned: benim icin soylediysen kendine gel. 35E
0
nyist_
(28.08.25)
birkac ozurden birine ornek

www.instagram.com

hala o yapmaz, suikast, bu iste bir is var diyenlere belki bir etkisi olur
0
ala09
(29.08.25)
bu ülkede kadın olmak zor derler ya bence tam tersi bu ülkede erkek olmak çok zor. tipin iyi değilse ve ya yeterli paran yoksa anında kadınlar tarafından tacizci yada sapık ilan edilebilirsin. flörtleşip birşeyler içtiğin insan evine geliyor ve sen de yakınlaşmaya çalışıyorsun ama bir şeyi beğenmediği için seni red ediyor. tamam diyorsun uzatmıyorsun. ama ne oldu sen tacizcisin yada sen sapıksın. erkek kişisinin temel amacı dürtülerinden dolayı üreme isteğidir. ama altın kaplamalı kızlarımız bunu bir silah gibi gördükleri için her fırsattta kullanırlar

mesut süre özelinde konuşmuyorum. yapmış da olabilir yapmamışta. eğer yaptıysa da bir erkek tarafından gayet yapılası şeyler. neymiş metroda öndeki kızın götüne bakıp ağzıyla iyimiş işareti yapmış. yada evine gelen kızı öpmek istemiş. burada olay neden şimdi ortaya çıktı? 24 vaka var diyor yukarda biri hiç biri mi şikayetçi olmadı? neden hepsi 10-15 sene önceki mevzular? yakın zamnada neden bir vaka yok? neden yapımcı anında programı bitirip tüm videoları youtubedan sildi? yoksa programı bitirmek istediler mesut da kendi ekibiyle devam etmek istedi de, onlarda programın ve mesutun itibarı ile mi oynadılar?

bir kadına merhaba demek bile feminist bacılar tarafından taciz ilan ediliyor. geçen bir video vardı yine adam gelmiş kıza bir şeyler içelim mi diyor ne alaka diyip tepki veriyorve taciz edildiğini düşünüyor. tabiki yine adamın tipi ve parası yeterli değil. oysa medeni ülkelerde gidersin teklif edersin kabul ederse içersin etmezse çeker gidersin. ayrıca her nekadar artık sıkıntılıda olsa burası bir hukuk devletidir. bir olay yaşadığında adli makamlara başvursun. öncelikle adalet bunun bir olay olup olmadığına karar verir sonrasında ise zanlı ceza alır yada almaz ama kayda geçer. bir daha yaparsa da o kayıtlar herkesin önüne çıkar.
0
gercekdunya
(29.08.25)
sekizdokuzun ilgisizlikten taciz edilen kadinlari bile kiskandigina eminim.

"Erkekleri anlayamiyorum" yazmis biri de. Meriç olmayi birakirsan anlarsin belki tatlim, düsmüyor böyle.
0
feastofthedamned
(29.08.25)
Yine erkekler mağdur olmuş, kıyamam ya size. Neler neler yaşıyorsunuz her gün. Taciz mi desem, mobbing mi desem, kaynana elti görümce, ana baba baskısı mı desem, fiziksel-psikolojik şiddet mi desem… Türkiye’de erkek olmak çok zor Allah yardım etsin size!
0
ekimoloji
(29.08.25)
yukarıda ismail sağırın özrünü örnek gösteriyorlar. olayda kendi ismiyle cismiyle paylaşan, isimsiz hesapların arkasına saklanmadan yapılan bir ifşa var. kaldı ki adamda durumu kabul etmiş.
ama hala özrü beğenmiyorlar. bunlara kalsa götüne baktı diye idam edilmeli.
0
my fault
(29.08.25)
"Metroda tacize uğradığını söyleyen kadının nerden aklına geliyor yıllar öncesinin olayını şimdi anlatmak?"

olayi bilmiyorum fakat bu sorunun iki cevabi var. biri insanlar baska taciz olaylarinin ifsa edilmesinden, baskalarinin ses cikarmasindan cesaret bulup dile getiriyorlar. zira onlar icin utanc verici, toplum baskisi olusturabilecek bir konu oldugundan (ki boyle olmamali) boyle bir firsat bulana kadar duruyorlar. hani dusen birine kimse yardim etmez ama bir kisi yardim ederse herkes kosar ya, onun gibi bir sey. ikincisi ise bunu firsat bilip gundeme gelmek isteyenler. herkes boyle degil ama boyleleri de var. bir de her kadin boyle davraniyormus gibi algilayan veya yorumlayan incel'ler de var.
0
Sour
(29.08.25)
8 yıl sessiz kalıp bir sabah tamam artık hazırım anlatmaya denerek başladığına inanmıyorum. Laf arasında anlatılmış birinin de teşvikiyle hadi bitirelim adamı demişler. Kadının kimliği belirsiz, olayı ne şekilde anlatmayı tercih ediyorsa o kadarını biliyoruz. mesajı paylaşanın hiçbir sorumluluğu yok zaten, o kişi ben değilim deyip çıkıyor işin içinden. Ortada sadece fail var. Adama iftira atıyorlar falan demiyorum, antipatiğin teki sevmem zaten ve hatta büyük ihtimalle anlatıldığı şekilde yaşanmıştır olay ama kafasına esenin çıkıp birini canı ne zaman istiyorsa o zmaan, işine nasıl geliyorsa o şekilde suçlamasına da itibar etmemek gerekiyor onu anladım. Kendince vardığım sonuç, yargıya intikal etmemişse yok hükmündedir o olay.
0
🌸beyfendi
(29.08.25)
@beyfendi, abi sen yasayip geciyorsun demek ki..
herkesin öyle olmasini bekleyemezsin.

psikolaga gidip ona bile yalan söyleyen ya da bir seyleri saklayan insanlar var. tacize ugramak ya da bunun ihtimali korkusu bile cok yaralayici olabilir. nickinden erkek oldugunu düsünüyorum. sen aksam sokakta metrodan eve yürürken yalnizsan korkmuyorsun. ya da bir iki senedir show anahaber tarzi habercilikten dolayi korkuyorsun. bir kadin bunu tüm hayati boyunca yasiyor.

okulda tacize ugrayinca hadi cesaret etti ailesine anlatti, bunu baskasina anlatma hedef olursun herkes yapar diyen insanlar var.

yillar sonra gelen bir aciklamayi sorgulayabilirsin de ama ben inanmiyorum yhaaa diyemezsin. bir sabah aniden de olmuyordur. belki kac gece kabus görerek uyandi. ne biliyorsun.

yani surda emin ol ben dahil tüm kadinlarin, bazi erkeklerin hala kimseye anlatmadigi taciz hikayesi vardir.
0
sonsuz
(29.08.25)
@sonsuz, neye inanıp inanmayacağımızı da mı size soracağız? :D
kimin ne ile mücadele ettiği ne şekilde bununla yaşadığı beni ilgilendirmiyor. ünlü ya da yarı ünlü salağın teki başına gelebilecekleri düşünmeden hareket etmiş, bir başka salak da eve davetin olası sonuçlarını bilerek ya da bilmeyerek kabul etmiş. ikisinin de başına gelen benim umurumda değil. kim ne niyetle bu olayları ifşa ettiyse eğer benim üzerimde bir etkisi yok. mesut süre eskiden ne idiyse benim için şu an da o.
0
🌸beyfendi
(29.08.25)
umrunda degilse ne konusuyorsun bu kadar bir de soru aciyorsun.

mesut süre ve bizim de cok umrumuzda zaten onun senin icin ne anlam ifade ettigi.
0
sonsuz
(29.08.25)
Twitter hesabımı böyle şeylerden uzak durmak manipüle edilmemek için silmiştim zaten ama yine bi şekilde gündemine geliyor insanın. Üstüne biraz düşündükten sonra umursamamaya karar verdim.

Cinsiyetimle ilgili çok isabetli bir tahminde bulunmuşsun önceki yazdığında bak hakkını teslim edeyim.
0
🌸beyfendi
(29.08.25)
benim umrum, benim twitterim, benim cinsiyetim :))

5 kere daha söylersen senin ne kadar önemli oldugunu anlar herkes.
0
sonsuz
(29.08.25)
potansiyel tacizciler kaynaşıyor burada da hmmm...
0
suyin
(30.08.25)
(15)

yeni şoför için istanbul-samsun yolculuğu çok mu hayalci veya tehlikeli?

m e b
günaydın, gününüz beklediğinizden de güzel geçsin inşallah.sancaktepe, ataşehir, maltepe, kartal, kadıköy, kavacık gibi bölgelerde bir haftadır bilhassa trafiğin yoğun olduğu zamanlarda deneyim kazanmış, bu sürede hiçbir şekilde kendisinin ve diğer sürücülerin hayatını tehlikeye atacak hatalarda bul
günaydın, gününüz beklediğinizden de güzel geçsin inşallah.

sancaktepe, ataşehir, maltepe, kartal, kadıköy, kavacık gibi bölgelerde bir haftadır bilhassa trafiğin yoğun olduğu zamanlarda deneyim kazanmış, bu sürede hiçbir şekilde kendisinin ve diğer sürücülerin hayatını tehlikeye atacak hatalarda bulunmamış benim için haftaya cuma akşamdan ailece yola çıkıp tek şoför olarak dinlene dinlene samsun'a gitmek ve pazar öğlen gibi geri yola çıkıp dönmek çok mu hayalci veya tehlikeli bir davranış olur?

bunun için aracın bakımının, lastik, motor yağı vs vs gibi kontrollerinin yapılacağını, yola dinlenerek çıkmam gerektiğini söylememe gerek var mı bilmiyorum.
0
m e b
(28.08.25)
tek sofor olacaksaniz evet. yol baya da uzun
0
65 derece
(28.08.25)
akşamdan yola çıkmayın, acemi için gece kullanmak çok zordur. yol uzun 2 saatte bir durmaya özen gösterin. uzun yol şehir içinden kolaydır ama dikkat dağılması ve dalgınlık da daha kolay olur. uyku faktörü de çok önemli.
0
gercekdunya
(28.08.25)
hayalci ya da tehlikeli degil de, gittiginle geldigin bir olur. en iyi ihtimalle 8 saat suruyor, hadi sen dinlenme vs 10 saatte git, bir o kadar da donus. samsun'da haryacacak vakit kalacak mi?
0
bay b
(28.08.25)
samsun, molalarla birlikte 10 saat yol demek.
cuma akşam çıkıp cumartesi sabaha doğru orada olacaksınız. gece sürüşü kolay bir şey değil.
insan gibi dinlenmeden geri geleceksiniz.

bir de şehir içi yoğun trafik ile uzun yol birbirine benzemez. yoğun trafikte yavaş yavaş gidiyorsunuz, manevra daha yavaş yavaş, karar vermek daha yavaş yavaş.

ben olsam, en azından 3-5 ay daha tecrübe edinirim, arada da bir kaç kez haftasonlarında tem'de ya da 3.köprü yolunda hızlı akan trafiğe çıkarım. samsun işine tekrar bakarım.
0
co2s2
(28.08.25)
değil, yol zaten otoban. yola gündüz çıkın, istanbul çıkışı highway de durun, sonrası için aklıma bir yer gelmiyor ama en fazla 3 saat kullandıktan sonra durun, el yüz yıkayın 3-4 dakika yürüyün , oturup çay için bir yerde sonra yola devam. samsun girişinde çakallı da menemen yiyin :D
yol 8 saat sürer en az, 9 da olabilir ama keyifli geçer böyle dinlenirseniz.
ama bay b nin dediğini unutmayın, oraya zaman kalacak mı ona bakın.
(cuma akşamı yazmışsınız ama akşam yolculuğu özellikle acemiyi yorar) cumayı mümkünse izin alın
0
kisa
(28.08.25)
samsun yolunun avantajı tamamen bölünmüş yol olması. bazen ilçe merkezlerinden geçiyorsunuz tabii ama onun haricinde gerede-tosya arası ve kavak-samsun inişi hariç çok zorlu bir yol değil. fakat düşündüğünüz gün ve saatler bu yolun en kalabalık günleri. cuma sabah çıkıp gündüz yolculuğu yapın, pazartesi sabah çıkıp dönün derim. yoksa da gitmeyin 2 gün için o kadar yol zaten değmez.
0
awlmi
(28.08.25)
Ben sizden daha az tecrübeliyken Edirne'den İstanbul'a geldim. Pek zorlandım diyemem. Ama gece yolculuğu sıkıntılı. Ne kadar öncesinde dinlenmiş olursanız olun uyuklamanız ve/ya dikkatinizin dağılması olası. Tırcılar da ayrı bir risk. Gündüz gözüyle gidin +1.
0
auroraaurora
(28.08.25)
@bay b: kuzenimin düğünü var ve tatil yapmalık bir durum da yok maalesef. bu sebeple pazartesi işe başlayacak şekilde dönüş yapmak durumundayız.

@co2s2: bu arada kavacık tarafından girerek sancaktepe'nin paşaköy sırtlarından çıkacak şekilde yss/kuzey marmara'yı da kullandım, sıkıntı yoktu.

@kisa: vezirköprü tarafına gitmeyi planladığımız için çakallı menemenini dönüşte hallederiz artık, yoksa ters kaçıyor maalesef :D
0
🌸m e b
(28.08.25)
gidiş neyse de doğru düzgün dinlenemeyeceksen (ki düğün varsa koşuşturma olacaktır) o yorgunlukla dönüş tehlikeli olur. başta ailen olmak üzere kimsenin hayatını tehlikeye atma bence, otobüs veya uçakla git bu seferlik.
0
hrskrs
(28.08.25)
herkesin yorulacagi vakit farklidir elbet ancak yas onemli bir faktor. ben tek sofor olarak, 10+ yildir araba kullaniyorum ilk kullanmaya basladigimda fazla da deneyimli degilen 8 saatte hissettigim yorgunlugu su anda 6 saat civarinda hissediyorum. bir de sehir ici trafik daha yavas ve farkli, co2s2'ye katiliyorum. dikkatli olun.
0
kassiopeia
(28.08.25)
sehir ici ve uzun yol, ikisinin de artilari ve eksileri var. sehir icinde daha yavassiniz ama multi task daha fazla, her yer isik, yol, tabela, diger araclar, insanlar vs. uzun yol ise duz, stabil, fakat yolu bitirmek icin hizli gitmeniz gerekiyor, bir anlik uyku, kontol kaybi hayata mal olabilir. eger dinlenirseniz, gece surmezseniz daha rahat edersiniz. ben uzun yillardir surmeme ragmen gece surmeye hala alisamadim, igrenc bir sey. dolayisiyla yola sabah 6 gibi cikin (bence tabii). su otonom araclar iyice yayginlassa da kurtulsak. yil olmus 2025, hala araba suruyoruz.
0
Sour
(28.08.25)
ben yapamazsınız demiyorum ama aşırı yorulacağınız ve tehlikeli olacağı kesin. bana sorarsanız, cumartesi sabah erken çıkın. gece yolculuğu kesinlikle yapmayın.
0
co2s2
(28.08.25)
Bu yaz gidip dönmüş biri olarak tehlikeli olur yapmayın derim. özellikle gece yolculuğunu daha tehlikeli.
şehir içi tecrübesi birkaç yıl olsa bir belki diyeceğim ama 1 hafta çok az.
yollarda genelde otoban ama Ilgaz civarları yokuşlu ve virajlı. etrafta hiç bir araç olmasa bile hızını iyi ayarlayamayıp kaza yapabilirsin. yavaş gitsen bu sefer 15 saat sürer. o da ayrı yorgunluk.
0
merhum
(28.08.25)
valla o zaman ya bir gun izin alip adam gibi dinlenip pzt cikacaksin, ya da ucak/otobus.
0
bay b
(28.08.25)
cuma dan pazara o yol dinlene dinlene gidilmez kardeşim.öyle benzincide dur iki yürüyüş yap la olacak iş değil.
ankara dan samsun a dönüş sapağına kadar bi şekilde gidersin de ondan sonrası acemi olduğun için sıkıntı.
hele dönüş daha sıkıntı.2 iyi şöförlük yol samsun yolu.
0
jamswety
(28.08.25)
(14)

Aynı enerjide olan, birbirine karıştırdığınız duyuru yazarları

sekizdokuzon
Ben fitili ateşleyip kenara çekileceğim. Birbirine karıştırdığınız duyuru kullanıcılarını alalım.Teşekkürler.
Ben fitili ateşleyip kenara çekileceğim. Birbirine karıştırdığınız duyuru kullanıcılarını alalım.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(27.08.25)
Gözümün seçtiği birkaç kişi var, onun dışında herkes benzer. Ama her duyuruda bir arabulucu, bir atesleyici, bir fistekleyici, bir alıngan, bir ne bakiyon sanane lan'cı, bir acilin ben doktorum, bir sikintisi olup saracak yer arayan oluyor. Bazen üst üste gelince diyorum ki aha arabulucu gelmiş nasihat veriyor dkdkd.
0
encokbenisevinnolur
(27.08.25)
Seni anlıyorum
0
gobekliraki
(27.08.25)
Enerji ile değil de isimleri karıştırıyorum. Geçen bir duyuruda cevap vermiştim, sonra mesaj kutusunda duyuruyu açan kişinin ismini gördüm. Sövmüş bana gibi gibi.
0
Shepard
(27.08.25)
Bu sorunun türkçe altyazılısı ne zaman çıkar?
0
respect
(27.08.25)
sonsuz ve sekizdokuzon. Birinin soruları da cevapları da okumadan geçmelikti, sonra nickleri karıştırır oldum çünkü duyuruyu çok sık kullanıyor ikisi de.
0
beetlejuice
(27.08.25)
Duyuruları da soruları da okuyup gecmelik ama duyurusuna tenezzül edip cevap vermelik..... Süper kafa.
0
🌸sekizdokuzon
(27.08.25)
Evet, artık ikisini de okuyorum ayırt edebilmek için ama hala karışıyor. Sekizdokuzon olması da düşük ihtimalken bu cevabınla ihtimali kuvvetlendirmeye başladın.
0
beetlejuice
(27.08.25)
Hater kontenjanım bu sene için dolu, seni bir sonraki seneye alalım. Notumu aldım tarafına ulaşacağım
0
🌸sekizdokuzon
(27.08.25)
Fitili ateşleyip kenara çekilemeden sende patlaması beklemediğin bir şeydi anlaşılan. Ne planlıyordun? Milleti birbirine düşürüp patlamış mısır yerken izlemeyi mi? Ava giderken avlanmak bu olsa gerek :)

Senden nefret edecek kadar bile duygum yok sana karşı. Kaldı ki ikinizden de tiksiniyorum demişim gibi alaycı cevabın duyuruda sık karşılaşılan bir durum. Demek ki daha özgün olma konusunda biraz çabalaman gerekiyormuş birileriyle karıştırılmamak için.

Şimdi bu söylediklerimi sindirebilmen için seni yalnız bırakıyorum. Hoscakal.
0
beetlejuice
(27.08.25)
Abiii ne yükseldin ya yazık
0
🌸sekizdokuzon
(27.08.25)
sonsuz'a laf etmişsiniz de alakasını çözemedim. buradaki en düzgün yazar. tartışmanıza başka insanları dahil etmeyin lütfen. evet, avukatıyım.
0
gabe h coud
(27.08.25)
Sonsuza laf etmedik dayı, sakin ol. Biz de severiz kendisini millet bana laf sokma telaşında. Sahne ışığımı paylaşamayacagim şu an please
0
🌸sekizdokuzon
(27.08.25)
duyurunun en eski ve en çok başlık/cevaba sahip kullanıcılarındanımdır herhalde. nick’lere bakmıyorum. kim kimdir hiçbir fikrim yok şu sitede.
0
sir gawain
(27.08.25)
sonsuz, sekizdokuzon ve runaway.

ozellikle sonsuz ile yazilan yorumlara +1 atiyorum.
0
Sour
(29.08.25)
(7)

Anormal davranışları olan komşuya teşhis koyalım

beetlejuice
Karşı binada 45 yaş civarı bir adam, annesiyle yaşıyor ve evden hiç çıkmıyorlar. Büyük ırk köpekleri var bi tane, onu da yürüyüşe çıkartmıyorlar haliyle. Giriş katta oturdukları için köpek her şeye herkese havlıyor dakikalarca. Bu yüzden başka bir kadın komşuya köpeğiyle önlerinden geçtiği için ana
Karşı binada 45 yaş civarı bir adam, annesiyle yaşıyor ve evden hiç çıkmıyorlar. Büyük ırk köpekleri var bi tane, onu da yürüyüşe çıkartmıyorlar haliyle. Giriş katta oturdukları için köpek her şeye herkese havlıyor dakikalarca. Bu yüzden başka bir kadın komşuya köpeğiyle önlerinden geçtiği için ana oğul etmedikleri hakaret, küfür ve tehdit kalmadı. Köpeğini köpeğime parçalatcam vs. Kadın kısa süre sonra taşındı.

Başka bir gün köpeği sokaktan geçen bir sokak köpeğine havlamaya başladı. Adam çıktı cama sokak köpeğine küfür etti etti etti. Napiyor bu salak diye gözümü ayırmadan boş boş baktım. Benim baktığımı görünce sırıtarak bana baktı. Mimiksiz bi şekilde bakmaya devam ettim o kafasını çevirip içeri girene kadar.

1 saat kadar önce yine pencereden ana avrat soy sop demeden küfür etti. Üst komşu çocukluk arkadaşıymış, noldu niye küfür ediyosun, yardım edebileceğim bi şey var mı sordu. Adamı öyle bir tahrik etti ki hepimiz kendimizi sokakta bulduk. Aşağı inseneler vs. Hiç umrunda degil, bu dışarı çıkmadığı gibi üst komsu penceresine tirmanmaya çalışırken bu sırıtmaya devam ediyor. Bizimkini içeri tam sokcaz çocuklarına dikkat et, başlarına bi şey gelmesin diyor ve pencereden sırıtmaya devam ediyor. Başka başka komşular, çocukluk arkadaşısınız yapma boyle hadi içeri gir diyince -küfür- sen bak dalgana, diyip sırıtmaya devam ediyor. Anası da az manyak değil ama yaşlı olduğu için sesi duyulmuyo pek.

Ne şimdi bu? Napcaz bununla böyle? Ev sahibi bunlar bi de.
0
beetlejuice
(26.08.25)
Sırıtıp durma işine bakarsak klinik vaka. Psikolojik destek almasını sağlayamayacağına göre yapıcak çok bişey yok çünkü ne yaparsan yap tepki verecek.

Karşı binaymış zaten, minimum kontak ve yok sayma.
Uğraşmak istersen polis zabıta vs çağırabilirsin olay anında yakalarsan ama seni de işin içine karıştırırlar falan, değmez.
0
Bruce
(26.08.25)
Şak diye teşhis konmalı diyorsan psikopati derdim ben. Ama ne doktorum ve ne de konuya vakıf.
0
Mirket
(26.08.25)
Teşhis işin geyiği de gözlemledigim kadariyla marazlı. Yani sokaktan köpeğiyle geçen insanlara da geçmeyin burdan dediğini duydum. Insanlar noluyo, ne alaka diyip yollarına devam ettiler ama biz burun burunayız.

İnsanların çocuğuna, köpeğine zarar vermeyi kastediyor falan. Insan evladıyla tehdit edilir mi ya, öldürtcek kendisini. O kadar düşünmüyor olacakları. Tabi boş yapıyor muhtemelen ama o kadar izole bi hayat yaşıyorlar ki bi yandan da creepy. Ve söylerken ses tonundaki alaycılığıyla ayrı delirtiriyor.
0
🌸beetlejuice
(26.08.25)
Creep diye bir film vardı ondaki adama benziyor.

Benim size de teşhis koyasım geldi ama vazgeçtim (hehehe adamın taklidini yaptım creep)

Böyle insanlarda bir true crime dizisi tonu oluyor, hani hem bu ne lan diye merak ediyorsun çünkü nedenine dair empati kurabilmek pek mümkün değil, hem de bir yandan uzak durmak lazım duygusu veriyor.

Psikoloji tanısı olarak bilemiyorum da bana kendi olmamisligini, huzursuzluğunu herkese bulaştırmaya çalışan biri gibi geldi. Vardı ya Süreyya hanım skecleri ince ince yasemince'de, işte onun erkek ve orta yaşlı versiyonu. Ya da yalan dünyada gonca vuslaterinin canlandırdığı nine. Benzer kafalar.
0
encokbenisevinnolur
(26.08.25)
Sadece ve sadece köpeğe çok acıdım, ana oğul insan değiller, belli.
0
kumandanim
(26.08.25)
evet, biraz sorunlu olabilir ama tipik bir kenar mahalle insani gibi duruyor. mahalle kulturunun yaygin oldugu yerlerde ve varoslarda cok vardir bunlardan. mesela bu yazdiklariniz icinde anormal olan sadece siritiyor olmasi. kufur vs. durumlari icin maksimum durtu kontrol bozuklugu var derdim. ama bu da ortalama insanimizin standart davranislarindan oldugu icin onu bile demeyebilirim. siritma olayi da rahatsiz etmek icin olabilir, savunma mekanizmasi olabilir, duygu durum bozuklugu olabilir (ki bu da savunma mekanizmasiyla kesisebilir), biraz sadist olabilir, empati dusuklugu olabilir (bunlarin hepsi semptom).
0
Sour
(26.08.25)
Çok geçmiş olsun. Gerçekten tam bir ruh hastasına denk gelmişsiniz. Evden hiç çıkmaması, büyük köpekleri olup onu da hiç evden çıkarmamaları, gelip geçene küfür etmeleri vs. hangi birini saysak. Hepsi anormal davranışlar. Ev sahibi olmaları en kötüsü. Kiracı olsalar ev sahibine baskı yapıp zor da olsa çıkarma şansınız vardı ama ev sahibi olunca yapabileceğiniz bişey yok. Köpeği de hasta etmişler herhalde anladığım kadarıyla kendilerine benzetmişler. Allahtan evden çıkmıyorlarmış yoksa fiziksel olarak da insanlara zarar verebilirlerdi. Yani olaydaki tek iyi yönleri bu. Size verilecek en iyi tavsiye oradan taşınmanız olur. Taşınamıyorsanız da o ruh hastalarına bulaşmadan bir şekilde yaşamaya devam etmeniz.
0
messor
(26.08.25)
(4)

Rus Edebiyatı

old possum
Rus edebiyatı ( bildiğimiz klasik Rus edebiyatı, Tolstoy, Puşkin vb) batı edebiyatı başlığı altında geçiyormuş kitaplarda öyle mi? Tuhaf geldi de bana. Bilenler kaynak gösterirse sevinirim. Doğru mu bu?
Rus edebiyatı ( bildiğimiz klasik Rus edebiyatı, Tolstoy, Puşkin vb) batı edebiyatı başlığı altında geçiyormuş kitaplarda öyle mi? Tuhaf geldi de bana. Bilenler kaynak gösterirse sevinirim. Doğru mu bu?
0
old possum
(12.08.25)
bunu sizin için söylemiyorum, dünyayı sadece son 10 yıllık gelişmelerden ibaret zanneden ve dünya görüşü de 2-3 amerikan firmasının tekelindeki sosyal medyayla oluşan bir nesil türedi.

rus edebiyatında özellikle fransız etkisi çok fazladır ve adına rus edebiyatı dediğimiz şeyin çekirdeği zaten büyük ölçüde rusya'nın batısında, kıta avrupasında, batısında ülkeleriyle temaslandoğmuş ve gelişmiştir. rusya "doğusu da olan" bir ülke, doğu ülkesi değil.
0
der meister
(12.08.25)
Evet, Rus edebiyatı olarak geçtiğini düşünüyordum. Batı edebiyatı külliyatı içinde olduğunu bilmiyordum.
0
🌸old possum
(12.08.25)
Şimdi araları gerilimli olsa da Rusya'nın batılılaşması süreci içinde yine batı tarafından Rus yazar ve eserleri meşhur edilmiş deniyordu bir haberde.
Kısacası ürün Ruslara ait olsa da tanıtım reklam batılılara ait.

Ama aynı batı, siyasi kriz veya ambargo söz konusu olduğunda ne puşkin ne Tolstoy ne de Rus kedisi tanıyor:

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(12.08.25)
Türkiye'nin Batı'nın bir parçası olup olmaması gibi bir konu bu.
0
Sour
(13.08.25)
(4)

Tok sesli bir abi tarafından söylenen İtalyanca şarkı, hani şu zengin erkek

Sour
veya lüks giyim markalarının reklamlarında çalan cinsten. Başladığında veya nakaratının başında verre, verre gibi bir şey diyor. Jazz gibi, müzik kısmı americano'ya benziyor ama daha slow. Bilen var mı?
veya lüks giyim markalarının reklamlarında çalan cinsten. Başladığında veya nakaratının başında verre, verre gibi bir şey diyor. Jazz gibi, müzik kısmı americano'ya benziyor ama daha slow. Bilen var mı?
0
Sour
(11.08.25)
Alessandro Safina olabilir mi aradığınız tenorun ismi? Mesela şu parçası?
youtu.be
0
ulukayin
(12.08.25)
Julio Iglesias
0
ground
(12.08.25)
vorrei che fosse amore?
0
duster
(12.08.25)
herkese tesekkurler! fakat sarkı buydu:
www.youtube.com
0
🌸Sour
(12.08.25)
(20)

Bu havada ince siyah külotlu çorap giymek

seni tanıdığım güne lanet olsun
Giyeni görseniz garip bulur musunuz? Nerede nasıl giyineceğini bilmiyor galiba der misiniz? Hava aşırı sıcak malum.Üç ayda önce sorduğum soruyu tekrar sormak istedim çünkü biliyorum ki hala giyenler var, ben de dahil.
Giyeni görseniz garip bulur musunuz? Nerede nasıl giyineceğini bilmiyor galiba der misiniz? Hava aşırı sıcak malum.

Üç ayda önce sorduğum soruyu tekrar sormak istedim çünkü biliyorum ki hala giyenler var, ben de dahil.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(11.08.25)
normalde iğrenç bir görüntü. bu havada bir de yapış yapış terdir kesin. mide bulandırıcı :)
0
gabe h coud
(11.08.25)
siz de dahil neden giyiyorsunuz acaba merak ediyorum, asla giyilmemesi gerekiyor ve hic giyen gormedim
0
sweetoffice
(11.08.25)
Ben giyen en az üç kadın görüyorum her gün yahu, siz nasıl görmüyorsunuz? Haftada bir kez aşırı minilerin altına giyiyorum ve şık buluyorum. İncecik olduğu için terletmiyor zaten. Bu yorumlardan sonra bütün ince siyah çoraplar el ele tutuşup intihar edecek :(
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(11.08.25)
Acaba bacakları kıllı falan da kamufle etmek için mi giyiyor düşüncesi kemirir durur kafamı..
0
makbur
(11.08.25)
Geçen Kadıköy'de gotik bir kızda gördüm :)
0
anon1m
(11.08.25)
garip bulmam niye bulayım. hava "bana göre" sıcak, demek onu rahatsız eden bir sıcaklık değil (iş gereği mecburiyetten giymiyorsa).
0
gobekliraki
(11.08.25)
Bu havalarda naylonumsu şeyler kötü bir görüntü oluşturuyor, o yüzden iğrenç geliyor bana da.
0
ruhen hastayim ben
(11.08.25)
bulmam, demem.
0
Sour
(11.08.25)
yazın bunu giyen uzaylıdır. terletmemesi de mümkün değil ya naylonumsu bir şey sonuçta
0
Kediyi üzdün
(11.08.25)
Kesinlikle ve asla giyilmemeli
0
kullanicadi
(11.08.25)
garipsemem.
banane.
naylonsa naylon, terletiyorsa terletiyor. benle alakası yok.
0
biseysorcaktim
(11.08.25)
Bence bayağı vamp duruyor, ben destekliyorum.
0
sekizdokuzon
(11.08.25)
giyene göre değişir
0
jamswety
(11.08.25)
Bu sıcakta ne alaka diye düşünür geçerim fazla irdelemem
0
ekimoloji
(11.08.25)
bence yazin en fazla 5 den ten rengi giyilir. yazin siyah bana garip, anlamsiz ve cirkin geliyor.
0
65 derece
(11.08.25)
Yaz sicaginda olmaz
0
sonsuz
(11.08.25)
Giyene rahatsızlık vermiyorsa bana niye versin. Hiç giymemiş biri olarak güzel bacakta güzel ince çorabın mevsimi olmaz diyeceğim.
0
Bruce
(11.08.25)
soğukta üşümüyor musun sıcakta terlemiyor musın derler.

içinden gelen giysin, giydirsin.
0
transall
(11.08.25)
Sevene ve güzel kombinleyene ok ama insan pişik olur sanki:/
0
Amaranta ursula
(11.08.25)
Şıklık konfordan önce geliyor olabilir.
Çoğunlukla klimalı ortamda bulunuyor, calisiyordur...

Garipsenecek bir şey bulamadım.

Bana sorarsanız ultra mini şortlar falan daha tuhaf, yani iki parmak daha kısa olunca daha mı serin tutuyor, bence asıl hikaye yapılan alan burasi da bundan da banane.

Yine de siyah coraplilardan en azından görsel gürültü kirliliği yaratmadiklari için razıyım.
0
encokbenisevinnolur
(11.08.25)
(8)

2 gecelik için hangi Avrupa şehrine gideyim seçeneklerim arasından?

put it in your appropriate place
Bu cuma ve cumartesini kapsayacak biçimde aklımdan geçenler arasında ikilimde kaldımRiga, Helsinki ve Salzburg. Bratislava'yı da düşündüm.Maksat vizem varken, gideyim dolaşıyım yalandan. Denk gelirsem fine Dining, güzel bir atmosferi sahip restorant deneyimi. Ne tavsiye edersiniz?Farklı tavsiyelere
Bu cuma ve cumartesini kapsayacak biçimde aklımdan geçenler arasında ikilimde kaldım

Riga, Helsinki ve Salzburg. Bratislava'yı da düşündüm.

Maksat vizem varken, gideyim dolaşıyım yalandan. Denk gelirsem fine Dining, güzel bir atmosferi sahip restorant deneyimi. Ne tavsiye edersiniz?

Farklı tavsiyelere açığım burada.
0
put it in your appropriate place
(10.08.25)
bratislavada bi şey yok boşa gitme
0
jelly bear
(10.08.25)
Amsterdam derim ama fine dining pek olmaz. Fine diningse barcelona, bilbao, bordo, lyon tarzı şehirler veya italyan şehirleri olabilir. Mesela Bologna farklı bir şehir.
0
mikahakkinen
(10.08.25)
Amsterdam ile Barselona'ya gittim.

Bilbao, Bordo ve Lyon bakayım. Teşekkür ederim.
0
🌸put it in your appropriate place
(10.08.25)
paris?
0
jelly bear
(10.08.25)
riga, helsinki, salzburg. üçüne de gittim. çok avrupa şehri gördüysen açıkçası üçünde de özel bir şey yok. ben olsam hiçbirine gitmem. illa kuzeye gideceksen en iyi şehir kopenhag. trenle çok kısa mesafeyle malmö’ye gidip isveç’i de görebilirsin.
0
sir gawain
(10.08.25)
bu secenekler arasinda salzburg digerlerinden daha doyurucu olur. alpler var, tarihi var. daha guzel bir sehir riga ve helsinki'ye gore.
0
antikadimag
(11.08.25)
oslo' ya pegasus güzel bilet fiyatları çekiyor kampanyalarda. geçen sene eşim, çocuk ve ben 9bin tl gidiş dönüş aldık. şehir çok güzel, vigeland park ölmeden önce görülmesi gereken bir heykel parkı.

bir de sallasanız michelin yıldızlı restaurant var.
guide.michelin.com
0
galahad reloaded
(11.08.25)
goruldugu gibi herkes baska bir sey demis. dolayisiyla bu sorunun net bir cevabi yok. eger tek kriter fine dining ise salzburg'u tercih etmeni tavsiye ederim.
0
Sour
(11.08.25)
(6)

Şu şarkıyı çok beğenmedim ama sürekli dinlememek için kendimi zor tutuyorum

Batuhanolabilir
Bazı şarkılar var böyle loopa alıyor insan sonra bayıyor bu da öyle bi şarkı bu ne biçim erkek diyodum cinsiyetsiz lezbiyenmiş söyleyenhttps://m.youtube.com/watch?v=wDjeBNv6ip0&pp=ygULbG9zdCBvbiB5b3U%3D
Bazı şarkılar var böyle loopa alıyor insan sonra bayıyor bu da öyle bi şarkı bu ne biçim erkek diyodum cinsiyetsiz lezbiyenmiş söyleyen

m.youtube.com
0
Batuhanolabilir
(10.08.25)
İçinizde bayık bir yerler varsa oraya denk gelmiştir oluyor öyle.
0
encokbenisevinnolur
(10.08.25)
Aramıza hoş geldin şekerim. Seni Taksim'deki onur yürüyüşümüze bekliyoruz.

www.youtube.com
0
Sour
(10.08.25)
Anlamadım şarkıyı söyleyen lezbiyen diye mi dinlemekten çekiniyorsunuz?

Velet ki lezbiyen gay trans vs. olsun?

Ne fark edecek? Neyi değiştirir bu dinlediğiniz müzikte?
0
substituent
(10.08.25)
Yok ya dinlemekten çekinmiyorum. Bazen bazı şarkılar aşırı sarıyo beni bu şarkı da saracak ondan bahsettim. Gece gündüz dinliyorum zaten dünden beri. İlk erkek sandım ondan öyle yazdım yoksa banane elalemin yöneliminden ben apolitik birisiyim ne itiraz ederim ne desteklerim banane
0
🌸Batuhanolabilir
(11.08.25)
"cinsiyetsiz lezbiyenmiş" kısmına takıldım, o nasıl oluyor
0
duyuruuser
(11.08.25)
kendisi öyle söylemiş medyaya kadın veya erkek değilmiş.
0
🌸Batuhanolabilir
(11.08.25)
(16)

Ailevi mevzular

camlicagazoz
Merhabalar herkese,Evli ve 28 yasında bir adamım. 2 senelik evliyim. Şimdi ben aileme karsı çok korkak ve çekingenim. Yani ailem beni bastırıyor. Yani mesela benim bir fikrim var ama ailem benimle ayni düşüncede degil diyelim. Direkt beni bastırıyorlar. Ben de hır gür çıkmasın, ağzımızın tadı kaçmas
Merhabalar herkese,

Evli ve 28 yasında bir adamım. 2 senelik evliyim.

Şimdi ben aileme karsı çok korkak ve çekingenim. Yani ailem beni bastırıyor. Yani mesela benim bir fikrim var ama ailem benimle ayni düşüncede degil diyelim. Direkt beni bastırıyorlar. Ben de hır gür çıkmasın, ağzımızın tadı kaçmasın diye laf etmiyorum. Herkese karşı böyleyim. Sonra içim içimi yiyor. Acaba şu kişinin kalbini kırdım mı, annemgil beni sever mi vs vs vs.


Nolacak benim halim. Masaya yumruk vursam bundan sonra çok mu sırıtır?
0
camlicagazoz
(10.08.25)
Maaşını ailen mi veriyor dostum? Evet ise, bir miktar seni bastırmaları normal. Değilse çoooook yanlış bir yoldasın. Ayrıca eşinin gözünde de pısırık bir adam imajı çizmen pek hayırlı olmaz diye düşünüyorum. Yani yaş itibariyle kendi kararlarını kendi alabilecek bir bireysin. Senin ailen artık karın, varsa da çocukların... Ben de aileme (anne ve rahmetli babama) çok düşkünüm ama söz konusu eşim ve benim hayatımsa ne onun ailesini ne kendi ailemi asla müdahale ettirmem, şu zamana kadar da ettirmemişimdir. başta öyle olmayabilirsin ama masaya yumruğu vurma zamanı çoktan gelmiş ve geçmiş... demiyorum ki racon kes... güzel ve tatlı bir dille hayatınıza karışmamaları gerektiğini ve bundan rahatsızlık duyduğunu, seni bastırmalaları gerektiğini söyle. gerekirse birkaç kere söyle. baktın olmuyor, o zaman raconu kes :)

belli ki güzel bir adamsın, biraz da kendini düşün. lütfen biraz cesaretini topla.
0
motosiklet burclu adam
(10.08.25)
Kimseyi kırma tabi. Ama kendinin dediği gibi adamsın. Gerektiği zaman masaya yumruk vurmasan da sesini çıkar.
Sadece aileyle ilgili değil bence, genel yapın bu muhtemelen başkalarına da karşı.
0
gobekliraki
(10.08.25)
bu tür düşünce yapısı insanda hastalıklara yol açar.
masaya yumruğu vurmak içine atmak gibi aşırı tepkidir. duygu ve düşüncelerini sakince dile getirmek en doğrusu. söylenmeyen her söz gerektiği halde yapılmayan eylem insanın içinde yüktür. yük taşıma.
0
lazpalle
(10.08.25)
hocam terapi al. daha gençsin. bu şekilde ilerleyen dönemde çok zorlanırsın. mesele masaya yumruk vurmak değil. içine attıkça, kendini ifade edemedikçe zorlanacaksın.
0
scudman1
(10.08.25)
26 yasinda evlenmis olman zaten ailenin senin boynuna tasma geçirdiginin ispati. Geçmis ola, o evlilik iki yila biter.
0
feastofthedamned
(10.08.25)
düşünceyi örneklendirirsen daha iyi olur.

normal olan herkesin fikrini alır kararı kendin verirsin,
ama absürt düşüncelerin varsa karsi tarafin dedigi dogru olur.
0
designer
(10.08.25)
28 yas o kadar büyük degil onu belirteyim.

herkesin cözümü farkli ama bazen aile iliskilerini minimumda tutmak lazim.

esinle iliskin cok önemli, bunu onunla konus, en önemli kisi normalde esin.

sonra anne baban ve kizin ailesi geliyor. onlarla baginizi azaltabilirsiniz.

kimseyi mutlu etmek, kimseye evet demek zorunda degilsiniz. esiniz ilk basta yaninizda durmali. sonra sizde gücleneceksiniz.

bunun yaninda kim ne derse desin para cok ciddi bir güc, finansal olarak ne kadar serbest iseniz o kadar rahat hayir diyebiliyorsunuz. bu birilerini kirma gücendirme gibi durumlarin cogu durumda temeli bu oluyor. yarin bugün ihtiyac olur, bu kisinin yardimina ihtiyac duyarim filan falan.

esinizle konusun eger yeterli olmazsa terapi destegi alabilirisniz.
0
bora benim lan aslında
(10.08.25)
Masaya yumruğu vurmak yerine, sevmezlerse sevmesinler, bu benim fikrim, benim kararim; benim bedenim benim kararım... demeniz daha efektif olabilir.
0
encokbenisevinnolur
(10.08.25)
Öncelikle bunun psikolojik bir sorun olduğunun farkına varın. Hem onlar sorunlu hem de siz. İkincisi çözüm masaya yumruğu vurmak değildir, düzgün bir şekilde fikrinizi belirtmeden, sitem etmeden, karışmamalarını istemeden neden en son aşama olan masaya yumruk vurma yoluna gidiyorsunuz? Belki fikrinizi düzgün bir şekilde konuşursanız sorunlar çözülür. Eğer değişmezseniz, bu şekilde kendinizi bitirirsiniz.
0
Sour
(10.08.25)
Örneğin annemgil bir yere gidecekti. Annem arayıp gelir misiniz diye bile sormadı. Sabah saat 9 da hazır olun. Sizi alıp gideriz dedi. Gelmeyeceğiz deyince ne yapacaksınız, ne işiniz var falan dedi. Yani benim düşncemle kendilerinin ki çeliştiği anda beni dinlemiyorlar bile. Saçmalama deyip benim fikrimi eleştiriyorlar.
0
🌸camlicagazoz
(10.08.25)
Bağımlı kişilik bozukluğu mu yoksa ailenin travmatik bir geçmişimi var? Yoksa aile üyeleri akademisyen mi?
0
mikahakkinen
(10.08.25)
Serhat yabancı YouTube videolarında belki durumuna uygun önerileri vardır
0
pembediken
(10.08.25)
Annem ve babam. ikisi de devlet kurumlarında yönetici
0
🌸camlicagazoz
(11.08.25)
asıl kaynak anne gibi. freudyen kokular geliyor burnuma.
ya öyle kabul et, ya sineye çek eşinle aranı bozmuyorsa bu durum. olgun adamsın, asıl annenin biraz frene basması lazım ama o da belli bir yaştan sonra zor.
0
gobekliraki
(11.08.25)
anne baskın kişilik. bu kişilikle uğraşmak zordur. zamanla sert yaparak yumuşatabileceğin kadar yumuşatmalısın. yaşın 28 geç bile kalmışsın. yumruk ne varsa vur. aman buna dokunmayalım durumuna gelirse rahat edersin.
0
mikahakkinen
(11.08.25)
O zaman bir sureligine isleri gecistirseniz, bahaneler bulsaniz? Demis ya sabah 9'da hazir olun diye, biz yokuz, tatil plani yaptik, her seyi aldik falan deyin, gerekirse cikin gidin yakin bir yerlere. Ne zaman doneceksiniz derse orada karar verecegiz, baska bir yere gecme ihtimaliz var falan deyin. Yani bagimsiz oldugunuzu, onlardan habersiz planlar yaptiginizi, isinizin oldugunu ve aksiyon aldiginizi onlara hissettirmeniz lazim. Hatta aradiginda acmayin, bir sure sonra siz arayin, he konserdeydik, tiyatrodaydik falan deyin. Cat kapi geliyorlar mi bilmiyorum ama ben olsam bu ihtimale karsi "uygunsuz" bir ortami hazir tutarim. Yani geldiler, sizin haberiniz yok, ne bileyim mum isigi, icki (eger iciyorsaniz), romantik bir muzikle kapiyi acarim, ya bugun planimiz vardi, keske haber verseydiniz falan derim, elbette iceri alirim ama rahatsiz ettiklerini anlarlar belki. Boyle boyle aranizi bir miktar cizgi cekmeniz lazim. Zaten bir sure sonra (belki aylar sonra/belki 10-15 denemeden sonra) anlayacaklardir, daha temkinli olacaklardir diye umuyorum. Yani bu masaya elini vurmak degil, sadece onlara cizgilerini, sinirlarini dolayli yoldan gostermek. Bu arada bu ornegi verdiginiz icin bunun uzerinden gittim, yoksa mesela bir fikriniz var, o fikrin coktan plana kondugu izlenimi de is gorur. Yani fikrinizi onlara niye soyleyesiniz ki? Coktan o is oldu bittiye getirin. Nasil bir fikir ayriliginiz var cok da anlayamiyorum acikcasi. fakat 30 yasinda bir insanin "annem beni sever mi" cumlesi hic normal gelmedi bana. sizi sevip sevmemesi dediklerini yapip yapmamaniza bagliysa veya siz bunun uzerinden onun sevgisini yorumluyorsaniz cok ciddi bir sorun var demektir.
0
Sour
(11.08.25)
(40)

Şu abimizin davranışını yorumlayalım

sekizdokuzon
Haftada bir iki gördüğüm, iş çevresinden tanıdığım biri. Geçen iş yerindeki herkesi instagram'dan eklerken kendisini de ekledim. Herkes kabul etti, bu etmedi. Ona ok. Bugün ofiste gördüm, yüz yüze de ghostluyor herif. Ben selam verdim, ağzının içinde mır mır bir şeyler söyledi. İnstagram'dan eklemed
Haftada bir iki gördüğüm, iş çevresinden tanıdığım biri. Geçen iş yerindeki herkesi instagram'dan eklerken kendisini de ekledim. Herkes kabul etti, bu etmedi. Ona ok. Bugün ofiste gördüm, yüz yüze de ghostluyor herif. Ben selam verdim, ağzının içinde mır mır bir şeyler söyledi.

İnstagram'dan eklemedik de nikahını istedik sanki. İnsanlar kendilerini bayağı kaf dağının ötesinde bir yere mi konumlandırıyor? Haksız mıyım? Haksızsin deyin, olaysız dağılalım.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(07.08.25)
iş yerindeki kadın beni eklese benim de düşüneceğim ilk şey seks olur. yapacağım hareket de bu olur.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.08.25)
Adam gay.
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
Medeni davranış ghostlamak olmaz tsbi ama adam da belli ki seninle bir etkileşim içine girmek istemiyor
Haklı haksizdan ziyade üzerine düşünülecek bir şey değil bence.
0
kisa
(07.08.25)
Şirketin koordinatörü gibi bir şey, benim de yoğun çalıştığım bir yer. İnsan gibi iş dışında bir kontağımız olsun dedim, umrumda mı onun üstsüz pozları. Boğaziçili lümpen tayfasından bu da, o açıdan gıcık oluyorum. Beni inner circle larina almak istemiyorlar, inner circlelarini sktiklerim
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
Medeniyetsizin teki belli ki boş ver.

Kimse, kimseyi kabul etmek zorunda değil ama selam verilince de selam verilir yani.
0
rock n roll
(07.08.25)
Ya bu Boğaziçi meselesini global şirket gibi düşün, en az o kadar güçlü bir klan. Benlik bir şey yok
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
Ben de işyerinden beni ekleyen herkesi kabul etmiyordum hesabım halka kapalıyken. Aynı yerde çalışıyoruz diye takipleşmek zorunda mıyız?
0
Bruce
(07.08.25)
Takip etmemesi sıkıntı değil, selamımı almıyor gt.
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
Tamam işte tutarlı bir davranış, yüz vermiyor mesafe istiyor.
0
Bruce
(07.08.25)
kadınlar erkeklere selam vermez zaten.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.08.25)
Haklısın
0
grimavi
(07.08.25)
Haklıyım tabii lan manyak mısın? Asgari nezaket ve adabı muaşeret bekliyoruz. Kimsenin anlık tribiyle kişiliğimizi, insanlara yaklaşımımızı sorgulayacak değiliz. Kendilerini bir halt sananlara gıcık olmakta sonuna kadar haklıyım.
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
hocam kimse kimseyle arkadas olmak zorunda degil. ozel hayatimi is arkadasima ben de acmiyorum. ne gerek var?
0
klassno
(07.08.25)
başka insanları kabul etmiş mi? bazıları iş yerinden kişileri instagram'dan eklemeyebilir.
0
tabudeviren
(07.08.25)
Ya olabilir, iş yerinden kimseyi kabul etmiyordur ya da benden hoşlanmamistir. Bunların hepsini gayet kabul edilebilir şeyler. Ben diyorum ki selamımı neden almıyorsun? Benim için sıkıntı yok, sen niye tribe giriyorsun, bunu anlatmaya çalışıyorum. O tarafa gıcık oldum.
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
Abi kafayı yemişsin. Adam seni çözmüştür. Eklemedi diye demediğini bırakmamışsın. Ben de iş çevresinden ekleyenleri kabul etmiyorum. Üstsüz pozlarına bla bla amaa iş dışında kontak olsun istiyorum demişsin. Abi kararını ver o mu bu mu? İş yerinde herkes iş yapmak için orada. Selamını almayabilir, geçici bir durum bu. Sen kendini bir şeyler sanıyorsun, sorun orada. Eklemedi öl geber köpek demek ne kadar ezikçe bilemedim. Haksızsın. Bir arbre bir sen.
0
Shepard
(07.08.25)
Haklısın, bu neyin mesafesi ulaşılmazlığı tavrı
0
grimavi
(07.08.25)
Bu neyin kibri, oradayım. İnşallah bu sefer anlatabilmisimdir
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
@Shepard: sen bir parazit yapma karton
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
Kisi asgari iletisimi kuruyor iste. Selaminizi agzinin iciyle de olsa aliyor. Siz de habire selam vermeyin, kafa selami verin gecin mesela.

ya sizinle ayni ofiste miyiz diye suphelendim ama benim patronlar bogazicili degil. cok garip geliyor bana bu tavirlar, kendi isinize bakin mesela, salin insanlari o bunu yapti su sunu yapti filan... bunlar vakit kaybi herkes icin, kimsede huzur da birakmazsiniz. isin kendisinden memnunsaniz geri kalanla asgari iletisim ile isinizi iyi yapin, zaten gelen kendiliginden gelir sizinle konusmaya da gorusmeye de. bundan fazlasi -bi bogazicili olarak- kafami bozar, huzursuz olurum, ve bunu da patronuma da soylerim. olan huzursuzlugu cikarana olur.
0
klassno
(07.08.25)
İsmail yk şarkısı gibi olay olmuş. Bence ikiniz de haklısınız.
0
encokbenisevinnolur
(07.08.25)
Instagram' dan kabul etmek zorunda değil, oturup sohbet etmek zorunda da değil ama bir günaydın, iyi günler de denir artık.Bu nezaket kuralıdır. Biri sana günaydın, iyi günler dediğinde mırlanmaz.
0
rock n roll
(07.08.25)
Abicim ya da ablacım, gün içinde ağırıma giden bir olayı kendimce paylaşıyorum, deşarj olmaya çalışıyorum. Yani istersen beni kendi patronuna şikayet et artık ne yapayım.
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
Plus benim gün içinde işime gücüme bakmadığımı, kimseye rahatsızlık vermeden mesaimi tamamlamadığımı nereden çıkardın? Niyet okumamin da bir raconu var yani, öyle diyeyim ben sana
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
comezken herkese selam verirdim, sonra baktim bazilari selami almiyor ben de pesini biraktim. bir iki kere denerim, selami almayan olursa ofis icinde gorunce artik "hayalet" muamelesi cekiyorum, o kisi yokmus gibi davraniyorum. misss gibi.

bir de uyarayim, isyerindekileri insta/fb gibi yerlerden eklemek pek profesyonel bir davranis degil, herkesin ozel hayat ile is yasamini karistirma gibi bir niyeti yok. milleti sormadan eklemeyiniz..
0
cooperr
(07.08.25)
selam verip almama durumu için haklısın. yapılan kabalık. ekleme konusunda benim açımdan haksızsın. ben iş arkadaşlarıyla arkadaş olmayan, ekleşmeyen bir insanım. gerek yok. o dünya başka bir dünya.
0
Sour
(07.08.25)
Sevgili 8910,
Aslinda akli basinda birisin, selam verdiginde seni ghostlayan insanla muhabbetin yoktur. Muhabbetinin olmadigi insani instagramdan eklemek alinma ama cok ergence.
Kamu spotu; Kimse İs Arkadaslarini İnstagramdan Eklemesin lutfen.
Selamini alirsa yine ekleyecegini dusunmus olabilir xd
0
sey mi dostum
(07.08.25)
He kız resmen öyle sandı avel
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
eğer işyerinden kimseyi eklemeyen bir tipse, sen onu ekleyerek özel alanına girmeye çalışmış biri olursun. o da gardını almıştır. hele "gay" ise başka çekinceleri de olabilir.
0
tabudeviren
(08.08.25)
Kendi circle ni olustur, kursa git,egzersiz programina katıl..

Sen onlari görmezden gel, onlar seninle kontak kurmaya calissin.
0
designer
(08.08.25)
Adam gay yazmışsın onu gördüm diğerlerini okumadım, bence seni hemcinsi olarak görüp kıskançlık sahasına eklemiş, elindeki erkekleri sana kaptırmak istememiş. Diye düşündüm.

Samimiyet olsun istersen git söyle, instagramdan ekledim kabul etmedin, iki gün önce de homurdandın, sen hayırdır de. Yok uğraşamam dersen bakma yüzüne yok say.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
Kalabalık görünce bir cevap daha vermeye geldim, hipotezim şu:
- senin anacligini kıskanıyor, ondan mesafeli. muhtemelen o da böyle biri ve kendini tehdit altında hissediyor. bu bilgiyi kullanabilirsin şayet şirket içi işine yararsa, bu adama özellikle iyi davran daha da gıcık olacak. Demişti dersin.
0
encokbenisevinnolur
(08.08.25)
Cevapları okumadan direkt yanıtlıyorum, aynısı başıma gelse ilk aklıma gelen eşi/partneri gördü rahatsız oldu darladı, bu da bana gıcık oldu diye düşünürdüm. Böyle durumlardan hoşlanmadığım için çook yakınlarım hariç kimseye istek atmıyorum. Milletin götü kalkmaya yer arıyor neme lazım.
0
ekimoloji
(08.08.25)
@Karim ilerde uyuyor

Kadınlar selam verir diye biliyorum ben? Sınır çizme hakkı kadına ait olsun diye. Yanlış mı biliyorum?
0
muhayyer divan
(08.08.25)
Önceki tavırlarına göre instagram'dan eklemişsin. Yanlış anlıyor herhalde diyip mesafe koymak istiyor. Haklı bence
0
onyx
(08.08.25)
Bazilari çirkin olduguna uyanmis iste nihayet, ondan istemiyor seni.
0
feastofthedamned
(08.08.25)
Sadece bir kere selamınızı almadıysa bu kadar kurulmanız mantıksız, kimse sizi kendinizi düşündüğünüz kadar düşünmüyor. Düzenli olarak selamınızı almıyorsa o kaba birisiymiş, azami sosyallik iş yerinde gerekiyor özel hayatımızda katlanamayacağımız insanlarla bile.

Büdüt: Azami ile asgariyi karıştırmışım, demek istediğim asgari sosyallik.
0
peki madem
(08.08.25)
bazı insanlar normal hayatı ile iş hayatını ayrı tutuyor.

şimdi ekledi seni sen bişey paylaşcan adam instagram da takılırken seni görecek iş gelecek aklına. Bunu istemiyor olabilir en basitinden.
Ben de mesela normal hayatım hakkında bahsetmiyorum iş hayatında. gerçi remote çalıştığım için bunu başarabiliyorum da yüzyüze olsa herhalde pek beceremem.
0
high hopes of the sozluk
(08.08.25)
iki tarafı da haksız bulmadım. iştekileri eklemek istememesi normal. ben de kimseyi kabul etmiyorum ama bunu kibirden değil, mesai dışında hiçbiriyle etkileşimde olmak istemediğim için yapıyorum. o da ya özel hayatını ayrı tutuyordur ya da enerjini sevmemiştir.

selamını da muhtemelen istek/selam ikilisinden sonra muhatap olmada ısrarcı olacaksın ön yargısına kapılıp önünü kesmek için almadı. sen öylesin diye demiyorum ama her iş yerinde mesafeyi anlamayan ve tekrar tekrar istek atan tipler çıkar. onun etkisidir. kızacak bi şey yok
0
juliette
(08.08.25)
haksizsin. lutfen defterine yuz kere yaz:

is arkadasligi arkadaslik degildir.
0
warrior princess
(09.08.25)
(16)

Tek basina tatil cehennem gibi bir sey degil mi ya?

tantamount_to_equivalent
Restorana, kafeye gidilmiyor. Herkes cift, grup bilmemne. Isletmecide 5 karis surat, masa isgal ediyormussun muamelesi cekiyor, ilgilenmiyor. Sezlongu semsiyeyi 2 kisilik satiyorlar ya da 2 kisilik harcama yapmani bekliyorlar. Ciftler seni potansiyel tehlike olarak goruyor falan. Tura mura katilsan
Restorana, kafeye gidilmiyor. Herkes cift, grup bilmemne. Isletmecide 5 karis surat, masa isgal ediyormussun muamelesi cekiyor, ilgilenmiyor. Sezlongu semsiyeyi 2 kisilik satiyorlar ya da 2 kisilik harcama yapmani bekliyorlar. Ciftler seni potansiyel tehlike olarak goruyor falan. Tura mura katilsan herkes gene grup, cift. Yalnizlari, sololari belediye zehirlesin bari, topluma rahatsizlik vermeyelim.
0
tantamount_to_equivalent
(07.08.25)
Sıkıntıyı kendinde ara, genele yayma.
0
HellKeePer
(07.08.25)
Tek başıma çok tatil yaptım, hepsinden çok keyif aldım, hiç böyle hissetmedim veya düşünmedim.
0
cilacı ökkeş usta
(07.08.25)
Ben de tek başıma tatillerde hep güzel vakit geçirdim valla.
0
peki madem
(07.08.25)
"Çiftler seni potansiyel tehlikeli olarak görüyor"

Çiftleri kafanda burjuva sınıf olarak görme. Bir çoğu senin gibi yalnız yaşamayı beceremeyen, özgüvensiz insanlar topluluğu.
0
ditu
(07.08.25)
cehennem gibi değil. kendi keyfi var. kafana göre takılıyorsun kimse karışmıyor. yanlış yola yapsan yanlış bi şey yapsan kimse laf etmiyor kimseye mahcup olmuyorsun. aç kalsan da tek başına kalıyorsun kimseden sorumlu değil.

tabii ki anlaştığın biriyle daha zevkli ama tek başına cehennem değil asla.
imza: tek başına en az 5 ülkeye uğramış birisi.
0
jelly bear
(07.08.25)
ya birakin tek yasayamama ozguvensizligiymis, asosyallikmis, sorun bendeymis. Aksam restorana gitmek istiyorum, restoranlarda millet 3lu 4lu masalarda, grup, cift sen sakrak muhabbetini ediyor, ickisini iciyor, yemegini yiyor, sen orda tek basina oturup napican? 5 dakika otursan hayati sorgulayip, depresyona girersin zaten, olan moralin de sifira iner, benim burda ne isim var diye. Gece kulubune falan gitmek istesen gene ayni. Insanlarin en insaflisi acir, digerleri ne ayak bu diye tuhaf tuhaf bakar zaten.
0
🌸tantamount_to_equivalent
(07.08.25)
Ya işte sizin gibi düşünmüyoruz, insanlar farklı birbirinden. Güzel bir yemek yiyip insanları izlemek tek başına da keyifli, depresyona girmiyorum ben. Birisi ile tatile gittiğimde 2 gün sonra afakanlar basıyor. Size uymuyorsa uymuyordur, uydurmak zorunda da değilsiniz.
0
peki madem
(07.08.25)
yapacak bir şey yok. bu ülkede bekarlara bakış açısı böye maalesef.
0
nothing in my way
(07.08.25)
bütün tek tatillerimden son derece keyif aldım. siz kendinizi ezik hissederseniz beden dilinize yansır, insanlar da öyle davranır. parasını ödüyorum, hizmet satın alıyorum. diğer hizmet satın alanlarla benim aramda ayrımcılık yapanı hissedince postamı koyarım, bu kadar basit.

siz neden tatilde çevreye bu kadar odaklanıyorsunuz ki? kendime zaman ayırmışım misler gibi, bana ne çevrede ki şen şakrak gruplardan? hem insanlar dönsün kendine acısın, acınacak bir durum yok ki ortada? ayrıca varsayalım öyle düşündüler, düşüncelerini mi okuyorsunuz? sanmak/varsaymak insan da huzur falan bırakmaz yahu. hadi diyelim ki acıdılar, çok da fifi yani?
0
Phoebe
(07.08.25)
Degil. Herkes kolaylik sagliyor ayrica. Sanirim erkeksin ondan tatillerde tek erkek pek istenmiyor. Bana gore sacma ama oyle bir durum var.

Onun disinda cift olmus, grup olmus hic ilgilenmiyorum etrafla. Ben keyfime bakarim. Cok da guzel bir sey tek tatil. En sevdigim :))
0
Kittie
(07.08.25)
Erkek için zor. Kadın için güzel. Erkek adam da yanına tatil için birini bulabilir. Erkeksen, tek gitme. Değiştiremeyeceğin şeyler için sabır ve farkındalık, kalp ben.
0
gabe h coud
(07.08.25)
entelektuel amacla yapilabilecek en iyi tatil. istedigin yere istedigin zaman gidiyorsun bir sehri tanimak ve anlamak icin en iyi yol. ama eglenmek iyi vakit gecirmek istiyorsan o zaman yalnizlik bazen sikici olabiliyor. yani aksamlari otele gidip erkenden yatiyorum tek basina tatile gittigimde. tek basina barlarda takilmak olmuyor.
0
antikadimag
(07.08.25)
Çıktığım ilk tek tatilin akşamında otelde ağlamıştım moral bozukluğundan:d

Herkes çift doğru, garson bile iki kere soruyor “kaç kişisiniz” diye. Yine de pozitif tarafından bakalım, sırf eşlik edecek birileri yok diye kendinizi eve kapatmadınız. Milletin tek başına kafeye, tiyatroya gidemediği yerde siz tatile çıkıyorsunuz, özgüven şov.
0
ruhen hastayim ben
(07.08.25)
@tanta

Tek başına tatil değil de yalnız başına tatil cehennem gibi bir şeydir.. Örneğin ortalama bir kız ya da ortalama/ortalama üst bir erkek tek başına tekne turuna tatile çıksa cafeye bara otursa aslında yalnız değildir, bir sürü kişiyle tanışabilir hatta aşk bile başlayabilir. Hayat sürprizlerle dolu. Tek başına tatil bu grup için belki de bir keşif yolculuğudur, ister ruh eşini ister kendi kendini keşif olsun fark etmez zevkli geçer.

Burada yıkıcı olan ise hayatı boyunca teklif almamış ya da on yılda bir teklif alan o da beğenmediği kişiden) birinin tek başına tatili o kadar zordur ki belki de 1-2 tatilden sonra tatil kelimesinin anlamını unutur. Onun için hapishaneden farkı yoktur.

Bir de kadın erkek farkı da vardır. toplum tek kadının tatilini dünyanın her yerinde onaylar, erkeği ise onaylamaz genelde. İşletmeciler açısından bile eşit şartlarda değilsin.

Sen haklısın ama genel olarak internette bu tür konularda gerçekçi cevapları bulamazsın.
0
rosey
(08.08.25)
bu biraz oznel bir durum. karakter, psikolojik durum vs. ile alakali. ben hic problem yasamadim, hic boyle dusunmedim. sonucta her seyi farkli algiliyoruz. mesela ben o garsonu gorsem herhalde yorulmus, isinden bezmis derim. kaba saba bir tip oldugunu dusunurum. ulkede hizmet kalitesinin ne kadar dustunu dusunurum. belki de farketmem bile. fakat siz sizinle alakali olumsuz bir durumdan oyle oldugunu dusunuyorsunuz. bu olumsuzlugu da siz yorumluyorsunuz. su acik ki yalnizlik konusunda sikinti cekiyorsunuz, bunu cok onemsiyorsunuz. fakat yalnizligiyla barisik veya normalde sosyal ama arada bir yalniz tatile gidenler icin bu bir problem degil, hatta daha iyi bir sey.
0
Sour
(08.08.25)
Bro sen yanlis yapiyorsun. Gunduz gezi isleri, plaj vs yapican. Aksam 6'da 7'de falan kafayi gomup, uyuyup dinleneceksin. Gece 11, 12'de kalkip kuluplere akacaksin. Gece 3e 4e kadar Icip dagitip denk getirebilirsen ons ile geceyi sonlandiracaksin. Olmazsa saglik olsun eskorta gidersin ertesi gun, rafet el romanin dedigi gibi "caddeler benim, geceler benim, arayan soran yok, rahat yasiyorum". Tek kisi icin restoran vs bos is zaten. Hazir al, siparis et pizzani, kebabini, tv karsisinda ya da tablet onunde veyahut balkonunda disari seyrederken gom yemegini mis gibi. Hersey dahil otel de bos is, gereksiz bence tek kisi icin. Bu arada otel odasi yalnizligi sozlukte 182 sayfa olmus, bu basit, oyle gecistirilecek bir konu degil, yalnizlik cagimizin, herkesin sorunu
0
freedonia
(08.08.25)
(14)

Avrupa'da 2 gece 3 gün nereye gidebilirim?

Cesario
Ekim ortası gibi.Daha önce gittiğim yerler:Almanya (Hamburg) Hollanda (Rotterdam, Amsterdam, Utrecht) Belçika (Gent, Brugge) Gürcistan (Batum) İspanya (Barcelona) İtalya (Genoa, Bologna, Floransa, Roma, Vatikan) Fransa (Marsilya) Macaristan (Budapeşte) Avusturya (Viyana, Melk) Çekya (Prag) En az key
Ekim ortası gibi.

Daha önce gittiğim yerler:

Almanya (Hamburg)
Hollanda (Rotterdam, Amsterdam, Utrecht)
Belçika (Gent, Brugge)
Gürcistan (Batum)
İspanya (Barcelona)
İtalya (Genoa, Bologna, Floransa, Roma, Vatikan)
Fransa (Marsilya)
Macaristan (Budapeşte)
Avusturya (Viyana, Melk)
Çekya (Prag)

En az keyif aldığım Roma ve Barcelona oldu. En keyif aldığım Hollanda, Belçika ve Budapeşte, Viyana, Prag rotası oldu.

2 gece 3 gün nereye gidebilirim Schengen bölgesi içerisinde?
0
Cesario
(07.08.25)
Ekimde Atina mis gibi olur.
0
thracia
(07.08.25)
barcelonadan keyif almadıysan avrupaya gitme, yallah dubai eheh.

berline gidebilirsin ucuz bilet düşüyor. 3 gün 2 gece eh yeterli.
0
kveldulv
(07.08.25)
hollanda ve belcika seven kopenhag da sever.

doga gormek isterseniz isvicre'de bir yerler olabilir, ya da hallstatt tarafi.
0
lemmiwinks
(07.08.25)
Hallstatt demeye gelmiştim. Salzburg 1 gün, hallstatt 2 gün.
0
himmet dayi
(07.08.25)
paris
0
mamu
(07.08.25)
Sen surda birkac sene oncesine kadar hic yurtdisina cikmamisken hangi ara gittin buralara? Sirrini merak ettim eski dostum cesario
0
Kittie
(07.08.25)
@kittie

Hollanda, Belçika turunu 1 haftada yaptım. Budapeşte, Viyana, Prag da 8 günlük tatille oldu. İtalya turumu da 8 günde yaptım.

Diğer yerler iş içindi. Hamburg, Barcelona, Genoa, Marsilya vs.

1'er yıl da schengen vizem çıktı. Nisana kadar vizem var. Bütün yıllık izinlerimi yurt dışında yapma kararı aldım vize bitene kadar. Şirkette 6.yılım bitti. Artık 14 yerine 20 günlük izin geliyor.
0
🌸Cesario
(07.08.25)
@cevap yazan diğer arkadaşlar:

Kopenhag ya da Stockholm seçeneği daha yakın.

Salzburg, Hallstatt isterim ama ulaşım konusunda sıkıntı yaşarım. Mesela Hallstatt'tan uçakla dönemem. Salzburg, Hallstatt, Münih, Nurnberg şehirlerini kapsayacak 8 günlük başka bir planım var ileride. 2 gece için Kopenhag, Stockholm şu an bana daha yakın.
0
🌸Cesario
(07.08.25)
kuzeye git.

kopenhag > malmö > stockholm

ya da

helsinki > talinn > riga

kopenhag'ın nefis bir şehir olmasından ötürü birinci seçenek çok daha iyi olur.
0
sir gawain
(08.08.25)
www.youtube.com

şu arkadaş önüme düşüyor bazen underrated european destinations falan diye bazı şehirlere bakıp ulan hakkaten hee dediğim çok oldu bir bakabilirsin bence
0
bay b
(08.08.25)
Polonya- Krakow
0
turkuaz
(08.08.25)
10 senedir avrupa'da yasiyorum. kucuk sehirleri de buyuk sehirleri de gordum. 4, 5 tanesinde araliklarla yasadim. sunu soyleyebilirim ki hemen hemen hepsi ayni ya. hatta cok meshur "every european city" diye bir karikatur bile var:
www.reddit.com

mesela yukarida biri hollanda ve belcika seven, danimarka'yi da sever demis. bu benim icin hicbir anlami olmayan bir tatil olur, ayni veya benzer seyleri tekrardan gormek, yasamak vs. sikici degil mi?

neyse, sorunu cevaplamaya calisayim, bence gercekten farklilik yaratacak ulkelere/sehirlere odaklanmalisin. mesela iskandinav ulkeleri veya rusya.
0
Sour
(08.08.25)
en az keyif aldigin yerlerde mesela ne keyif vermedi sana ? ya da keyif aldigin yerlerde ne keyif verdi sana ? roma'da 7 gun kaldim mesela ve hic sikilmadim, aksine cok keyif aldim. sana keyif veren ve vermeyen seylere gore rota olusturmani oneririm
0
sweetoffice
(08.08.25)
@sweetoffice

İtalya turumu kuzenimle yaptım. O bana göre çok uyumsuzdu ve hiçbir müzeye falan girmek istemedi. Bazı yerlerde ayrıştık. O da bir etken.

Ama genel olarak söylemem gerekirse Roma çok kalabalık geldi. Jübile yılı olduğu için ekstra bir kalabalık vardı sanırım. Prag da kalabalıktı ama kalabalığı batmadı gözüme mesela. Roma biraz İstanbul gibi kaotik geldi. Gezdiğim yerler arasında en kuralsız, İstanbul'a en benzeyen yer Roma gibi geldi bana.

Barcelona da çok kalabalıktı. Elektriklerin gittiği zamana denk geldik. Belki bu da olumsuz etkiledi beni. La rambla'da yürürken devamlı birinin gelip esc var, hap var cigara var gibi sorması rahatsız etti ve aramızdan birinin de çantası çalındı hem de otel lobisinde.

Hollanda vs beğendim. Kuralcı, her yer kanal, yeşillik, temiz, ördekler, kuğular. Çoğu kişi eleştirir hayat 5te duruyor diye ama bu bile bana güzel geliyor. Belki içimde 70 yaşında bir dede var.

Roma ve Barcelona dedin mi çevremde çok aşık, laf kondurmayan insanlar var. Bilmiyorum çevre etkisiyle mi ama çok büyük beklentim vardı bu 2 şehirden.

Ama İspanya'ya Endülüs bölgesi ile şans vereceğim bir gün. Belki Madrid de olur listemde.
0
🌸Cesario
(08.08.25)
(9)

zor zamanlardayım, nasıl ayakta kalıyorsunuz?

cccbehzatccc
maddi olarak, alevi, kanser tedavisi alan 1.derece akraba, yaşlanan anne baba, maddi sıkıntılar, arkadaşlarımın hepsinin yurtdışına gitmiş olması, mutsuz bir evlilik, fiziksel yorgunluk, ve neticelerinde gelen umutsuzluk, depresiflik ama depresyona bile girememe hali...İlgilenilmesi gereken bir yeğe
maddi olarak, alevi, kanser tedavisi alan 1.derece akraba, yaşlanan anne baba, maddi sıkıntılar, arkadaşlarımın hepsinin yurtdışına gitmiş olması, mutsuz bir evlilik, fiziksel yorgunluk, ve neticelerinde gelen umutsuzluk, depresiflik ama depresyona bile girememe hali...
İlgilenilmesi gereken bir yeğen...
En en en zor zamanlarınızda nasıl ayakta kaldınız?
0
cccbehzatccc
(07.08.25)
Ne gerekiyorsa onu yaparak. Şalteri indireceksin, sorumluluklarını robota verilmiş bir komut gibi uygulayacaksın, ayakların seni götürecek.
Başa gelen çekilir. Geçmiş olsun.
0
beyfendi
(07.08.25)
cymbalta 60mg ile goturuyorum son 2 senedir.
0
cooperr
(07.08.25)
Aile ve arkadaşlarla. Destek alarak. Yalnız başına düzelmez.
0
gabe h coud
(07.08.25)
Mecburiyetten kaldım. Ama akabinde şalterler indi. Okulu bıraktım, 15 kilo aldım, hetkesle iletişimi kestim, eve kapandım. Gittim bir kuytuya yattım bıraktım kendimi, dedim öleyim kedi gibi. Onu bile beceremedim... Özet: kalamıyorum.
0
yadigar
(07.08.25)
Yalnız değilsin. Senin gibi dünyada milyonlarca insan var.
0
luluki
(07.08.25)
yalnız olmadığını bilmek iyi geliyor.
para parayı çektiği gibi, acı acıyı zorluk zorluğu çekiyor. her şeyin üstüste gelmesinin sebebi bu.
bir noktada bitecek bunlar. her gecenin gündüzü var malum.

metaneti ve onuru kaybetmeden, bugün zorsa bile yarın geçecek düşüncesi ile geçiyor. yüklerden biri iki tanesi azalınca bile ferahlık geliyor.

imkan varsa destek alın.
mutsuz evliliğin düzelme imkanı varsa en büyük faydayı o sağlar. hem büyük yük azalır, hem eşiniz destek olur. umarım o düzelir de diğer problemleri yalnız değil beraber üstlenmiş olursunuz.
0
biseysorcaktim
(07.08.25)
bu kadar umutsuz ve depresif hissetmenin bence en temel sebebi mutsuz evlilik.
0
gobekliraki
(07.08.25)
bu durumlarin sorumlulugunu siz neden tamamen ustunuze aliyorsunuz veya neden endisleniyorsunuz? mesela kanser tedavisi alan akraba veya yegen? bunlardan sie ne? evet uzuleceksiniz de su anki mutsuzlugunuzun ana sebeplerinden biri olarak gormek tuhaf geldi. yapilmasi gereken ilk sey evlilige odaklanmak. yaslanan anne ve baba eger bir saglik sorunlari yoksa ikinci planda.
0
Sour
(07.08.25)
annem kanser tedavisi görüyor. 1 seneden fazladır uğraşıyoruz. 1 yılda 10 yıl yaşlandığımı hissediyorum. gerçekten mental olarak çok bitiğim. evden iş dışında çıkmak neredeyse hiç istemiyorum. bir de işe ve annemlere çok uzak bir yere taşınacağız yakın zamanda. ona da mental olarak hiç hazır hissetmiyorum. annemin ve babamın kendine ait bir evleri yok. babam tekstil işçisi, aynı zamanda emekli. annem emekli değil. türkiye'de tekstilin hali malum. ilerde yanımıza taşınma durumları var ama kafamda oturtamıyorum nasıl olacak diye.
ayrıca iklim krizini de çok kafama takıyorum. yağmur yağdığında mutluluktan ağlayasım geliyor. saçma sapan bi ruh halindeyim.
bunlar sürekli kafamda dönüp duruyor. taşınacağımız için tüm paramızı da bu sürece harcamak zorundayız. psikolojik destek de alamıyorum.
oturup geçmesini bekliyorum. yapacak hiçbir şeyim yok.
0
matilda
(07.08.25)
(13)

Evlilikte Yaşanacak Şehir Sorunu

mythralioz
Merhaba mevzu uzun ama kısa keseyim. Evlilik arifesindeyim, ama yaşanacak şehir konusunu zamanında netleştirmediğimiz için sorun yaşıyorum. Edirne’yi bırakmak istemiyorum. Başka kardeşim yok. Annem babam yaşlanıyor. Nişanlım ise Ankara’ya atandı çakılı bir kadroya. O evlenmeyi çok istiyor. Ben de on
Merhaba mevzu uzun ama kısa keseyim. Evlilik arifesindeyim, ama yaşanacak şehir konusunu zamanında netleştirmediğimiz için sorun yaşıyorum. Edirne’yi bırakmak istemiyorum. Başka kardeşim yok. Annem babam yaşlanıyor. Nişanlım ise Ankara’ya atandı çakılı bir kadroya. O evlenmeyi çok istiyor. Ben de onu seviyorum. İstiyorum. Ama Edirne’de yaşamak istiyorum. Burada mutluyum. Ankara büyükşehir bu yaştan sonra (35) büyükşehirin kalabalığına gürültüsüne trafiğine alışamayacağımı düşünüyorum. Ailemi geride bırakmak da çok rahatsız ediyor. Öte yandan kızı gerçekten seviyorum ne yaptım ettimse ayrılamadım müthiş bir ikilemin içindeyim aylardır. Ne dersiniz? Yaşadığın şehir en az evleneceğin kişi kadar önemli midir? Yoksa boşa mı bu kadar dertleniyorum.
0
mythralioz
(06.08.25)
valla büyük bir sorun. baştan düşünmen gerekirdi. ya eş ya aile birini seçeceksin. eşinin edirneye gelme imkanı yoksa tabi.
0
jelly bear
(06.08.25)
Evlilik, anne babaya karşı sorumlulukların atılmasını gerektirecek bir müessese değil.
Ankara Edirne de öyle uzak bir mesafe değil. Siz gidersiniz, onlar gelir. Yeter ki eşin kafa dengi olsun.
Büyük şehir konusunu da dert etme bence. Üç büyüklerde de yaşadım. En küçüğünde de. Bir şekilde alışıyor insan.
Seviyorsan demiyorum, o gelip geçiyor da, hayat arkadaşı olabilecekseniz birbirinize, her yere gidilir.
0
Mirket
(06.08.25)
ankara'da yaşanır.
büyükşehir doğru ama alışılmayacak kadar da değil.
ne bileyim, bitlis'ten istanbul'a gidecek olsanız belki bu dediğiniz dert etmeye değerdi.

peki nişanlınız edirne'ye taşınmak konusunda nasıl? tek sorun iş mi? işle ilgili dert olmasa kabul eder mi edirne'ye taşınmak?
çakılı kadro ne demek bilmiyorum tam anlamıyla. devlet memurları evlendikten sonra eş sebebiyle tayin alamıyorlar mı? ya da bir iki sene sonra edirne'ye gideriz diyor mu?

aile müessesi önemli ama ankara büyük şehir alışamam kısmı dert edilmeye değmez.
uzaktasınız diye de aileyi silip atmış olmuyorsunuz.
0
biseysorcaktim
(06.08.25)
Evlenme.
Asla, sakın.

Evleneceğin kişiyle aynı şehirde yaşamak konusunda şüphe yaşıyorsan sakın ha evlenme. İkinizin de hayatını yakma.
Bu konuda şüpheye düşmen bile garip. Eğer Edirne’de aynı geliri veya çok daha fazlasını sağlayacak bir çözümün yoksa böyle düşünmen çok saçma.
0
michael_knight
(06.08.25)
ailen emekliyse onlar da ankara'ya gelsin çok istiyorsan? Onun dışında koca adamsın, ailenden ayrı şehirde yaşamamak için ayrılmayı düşünüp ayrılamamak falan bana çok drama queen geldi
0
nundu
(06.08.25)
Ailemden uzak yaşarım bu sorun değil. Elden ayaktan düşmeye başladılar. Hastaneye kim götürecek yemeğini pazar alışverişini kim yapacak. Başka kardeşim yok. Bunu düşünüyorum. Değil şehir değiştirmek başka mahalleye bile taşınmazlar bu yaştan sonra.
0
🌸mythralioz
(06.08.25)
çok bilindik bir senaryo, çok karşılaştım.

çocuk evlenip başka şehire taşınır. anne baba inat eder çocuğun yanına taşınmaz. ,anne baba ile ilgilenen de olmaz bir süre iki taraf için de duygusal eziyetli geçer. sonra ebeveynlerden biri hasta olur, bakıma muhtaç olur. bu kez bizi çocuğumuz yanına alsa diye önce onlar ister çocuğun yanına taşınmayı.

sonuç olarak ebeveynlere yeni ev tutmak veya aynı eve getirmek ile bitiyor hikaye.
0
Gradient_tabanlı_mor
(06.08.25)
Evliliğin annen baban elden ayaktan düşene kadar sürecek mi bakalım? Hayatta hiç bir şeyin garantisi yok ve bu kadar detaylı planlayamazsın. Herkes kendine göre risk alıyor. Kalacak yerden önce hayatımı paylaşabileceğim kişi bu kadın mı diye karar ver bence. Bu konuda net olmadığın için yeri dert etmişsin gibime geliyor. Bir de konfor alanından çıkamıyorsun.

Anan babana gelince... İkisi de hayatta olduğu sürece iyi olan diğerine bakacak. Biri tek kalırsa ve elden ayaktan düşerse de ya bakıcı tutucan ya da huzur evinde yaşayacak. Yapacak bir şey yok. Yoksa hayatının 20-30 yılını onlara ipoteklemiş olursun.

Özet olarak ben de şu ankiyle aynı şartlarda iş bulabileceksem giderdim. büyük şehir kısmını abartma. Önemli olan iş ve eşinle mutluluğun. Ailene destek olsan iyi olur tabii ama hayatındaki öncelik bu olmamalı.
0
merhum
(06.08.25)
merhaba. daha önce hiç böyle kişisel konularda yorum yapmamıştım. kim ne bilsin arkadaş ne kadar seviyosun kızdan ayrılınca ne hale geleceksin.

2020 yılında kız arkadaşım yazları datça’da yaşıyor, kışları istanbul kurtuluş’ta. ben de bodrum’da annemle yaşıyorum. “beraber yaşayalım, bodrum’dan taşın” dedi (bodrum–datça arası her gün feribot var). bir şarapevi buldu devren kiralık, “beraber işletelim” diye teklif yaptı. ben çok az para ödeyecektim, onun babası karşılayacaktı. işte ben 35 yaşımdayım ya, annem bodrum’da, tüm arkadaşlarım bodrum’da, ben datça’da kimseyi tanımam etmem cart curt diye yan çizdim. ayrılmamızın nedenlerinden biri bu oldu.

kızla ayrılınca ben aksileştim. alkol malkol, arkadaşım kalmadı. çocukluktan beri görüştüğüm adamlarla aram benim aksiliğim yüzünden bozuldu. beni bodrum’a da bağlayan bir şey kalmadı. sonra taşındım. bok gibi bir hayatım var. ara ara aklıma gelen bu oluyor: annem, arkadaşlarım bahaneydi; değişiklik yapmaya götüm yemedi. şimdi kimseyi tanımadığım bir şehirde yalnız içiyorum. kız ne yapıyor, hiçbir fikrim yok. 41 oldum.

benim hayatımın kırılma noktası, “herkesi tanıyorum ya, annem de burada, oraları bilmiyorum” diyerek taşınmamak olabilir. sen de kendi hayatını ölç tart abi. kız muhtemelen gidince, geride bırakamadığın ailenle edirne’de oturmak senin ileride meyhane masalarında anlatacağın hikâyen olmasın.
0
libertine
(06.08.25)
Evlenme. Ailenle yasamaya devam. Yasliliklarinda onlara bakarsin.
0
sonsuz
(06.08.25)
evlenme +1

evlenip gidersen sürekli anneni babanı özleyeceksin kızı da içten içe bundan sorumlu tutacaksın agresif davranışlar göstereceksin en ufak şeyden kavga çıkacak. gerek yok.
0
turuncu tonlarda
(07.08.25)
o kadar cok yazacak sey var ki, nereden baslasam, ne yazsam diye dusunurken kafam karisti. ozet geciyorum: evlilik sana gore bir sey degil.
0
Sour
(07.08.25)
bence evlenmeyin.

ankaralıyım, edirne'de yaşıyorum bu arada.

35 yaşında oldukça yetişkin, evlenip yeni bir hayat kuracak kişinin ben burada doğdum büyüdüm başka bir yerde yaşayamam kafasında olması bana gör evliliğe hazır olmadığını gösteriyor. (anne babadan bağımsız olarak) ki gidilecek yer kuş uçmaz kervan geçmez saçma sapan bir yer değilken.

anne/baba konusuna gelince. tek çocuksanız ve anne/baba elden ayaktan düşme durumundaysa makul olan onların sizinle aynı şehre taşınması. kaldı ki edirne'de evli olarak kalsanız dahi bu kartopu etkisi yapacak başka sorunlar doğuracaktır. örneğin ne bileyim; eşinizin yıllık izni olacak sizinle tatil planlayacak, siz anne/babanızın durumundan ötürü gitmek istemeyeceksiniz. veya karı/koca günlük bir etkinlik planlayacaksınız ama anne/babanın bir ihtiyacı, bir şeyi olacak plan bozulacak vs. vs.

evet, zor bir durum bir yandan lakin bu problemler ileride çok daha artacak, toplumun geneli tek ailenin tek çocuğu olacak sonraki nesilde.

bizim de tek çocuğumuz var ve ikinci çocuk düşünmüyoruz. ancak ben kafamda şimdiden ileride tek çocuğum bana bakar beklentisinde değilim. çünkü bu o tek çocuğun üstünde çok ciddi bir yük duygusal anlamda, ki hayatının temel akışını, kararlarını tamamen kısıtlıyor.

bir çıkış yolu bulamıyorsanız, bu durumu kabul edecek edirne'de yaşayacak birisi ile evlilik yapmanız doğru olur. ya da evlenmemeniz.
0
wilhelmwasmuss
(07.08.25)
(2)

Kira gelir vergisini online nereden ödüyorduk

xu
Kira gelir vergisini online nereden ödüyorduk ve önce beyannamemi oluşturmak gerekiyordu?ben kendim için değilde yengem için ödeyeceğim kendisi yapamamış ve geciktirmiş. geciken, cezalı gelir vergisi ödemesini online yapabiliyor muyduk bilginiz var mı?
Kira gelir vergisini online nereden ödüyorduk ve önce beyannamemi oluşturmak gerekiyordu?

ben kendim için değilde yengem için ödeyeceğim kendisi yapamamış ve geciktirmiş. geciken, cezalı gelir vergisi ödemesini online yapabiliyor muyduk bilginiz var mı?
0
xu
(04.08.25)
Hazır Beyan

intvrg.gib.gov.tr
0
nawar
(04.08.25)
e-devlet'ten odeyebiliyorsunuz.
0
Sour
(04.08.25)
(22)

üstün zekalı bir çocuğunuzun olması sizi korkutur muydu?

Gradient_tabanlı_mor
sb. öncelikle. ona vizyon verebilir miyiz, zekasını köreltir miyiz veya doğru yönlendirebilecek miyiz diye korkar mıydınız yoksa ben bu zekayı çok güzel değerlendiririm mi derdiniz? size ne hissettirir?
sb. öncelikle.

ona vizyon verebilir miyiz, zekasını köreltir miyiz veya doğru yönlendirebilecek miyiz diye korkar mıydınız yoksa ben bu zekayı çok güzel değerlendiririm mi derdiniz?
size ne hissettirir?
0
Gradient_tabanlı_mor
(01.08.25)
Bilgiye erişimin bu kadar kolay olduğu bir dünyada korkmazdım. Doğru yönlendirebilmek için gereken ne ise bunu öğrenmeye çalışır, elimden geldiğinin en iyisini yapardım. Sonuç olarak doğru yönlendirememiş olsam bile çocuk geri zekalı olmayacak. Sadece potansiyelini kullanamamış olacak. Korkulacak bir şey görmüyorum.
0
himmet dayi
(01.08.25)
korkmazdım çok sevinirdim çünkü çocuk yetiştirmek bence zaten başlı başına bir deneyim işi. ben zaten normal zekada bir çocuğu yetiştirirken de ilk kez ebeveyn olmuşumdur ve bunun gereklerini yerine getirmek için çabalıyorumdur. Üstün zekalı veya otizmli down sendrom fark etmez çocuğumun yetişmesi için elimden geldiğince yeni şeyler öğrenmeye çalışırdım. durumn gereklerine bir bukalemun gibi uyum göstermeye çalışırdım.
0
turuncu tonlarda
(01.08.25)
hayir tabii ki.

ama arrogant olucak diye endiselenirdim.
zaman farkindan dolayi zaten cocugun seni bir tok konuda geciyor. nerede mutsuz cocuk varsa arkalarinda hep onlardan daha iyi bildigini sanan aileler vardir.
0
sonsuz
(01.08.25)
çocuk dediğini yaparsın, sonra salarsın. bu kadar üstüne gidersen öz güvensiz olur, arkadaş edinemez, insanlardan tiksinir, içine kapanır. çocuk main story'deki bir npc'dir. çocukla ilgili her şey side quest'tir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.08.25)
actual ustun zekali biri olarak*, oyle olmamasi biraz korkuturdu ama ustun zekali olmasinda korkacak hicbir sey yok.

kendi yapamadigim seyleri yapsin diye zorlamam, ilgi duydugu alanlarda imkan saglardim. sosyal konularda geri kalmadigindan emin olurdum; gerisi kendi kendine gelir.


* hava atma seyi degil, cocukluktan beri veriler isiginda ortada olan bir sey
0
aguen
(01.08.25)
arbre +1

ayrıca buna yönelik sınıf ortamında değil karma sınıflarda yetişmeli çocuklar. öteki türlü sosyal yetileri çok tuhaf bir insan ortaya çıkıyor.
0
sanal hayvan
(01.08.25)
üstün zekayı geç, çocuğumun olması bile korkutur.
0
gule gule
(01.08.25)
korkuturdu. burada yazanlarin hicbiri ustun zekali cocuklarin ne gibi problemler yasadiklarini bilmiyor.
0
Sour
(01.08.25)
Üstün zekalı çocuğun zekasına uygun sınıfı bulup parangasına vurmadığın taktirde derslerde sıkılacak, kendisine göre geç anlayan sınıf arkadaşlarını küçümseyecek, onların seviyesinde ders anlatan öğretmene ve derse ve de okula ilgisi azalacak.

Ve zekasını eğitim dışı alanlarda kullanmayı deneyecek. Tenefüslere ve okul çevresindeki tehlikelere yönelecek. Kayıp çocuk olacak.

Onun için zekasına uygun okul ve sınıf ve sosyalleşeceği seviyesindeki çocuklar bulmalısınız ki Türkiye şartlarında pek mümkün değil gibi.

İnternetten okur hallederim demekle olmuyor o işler.
0
Mirket
(01.08.25)
evet. çok zorluk çekiyorlar çünkü türkiye eğitim sisteminin içinde.
0
elorelia
(01.08.25)
Yok,e herkes oyle sanmiyor mu zaten.

Bir sey olmaz, okula giristen birkac ay sonra -20 IQ ile devam eder.

Sorun düsük zekalida. Ortalamanin cok altindaysa, okulda sisteme ayak uydurmasi cok cok zor. Ailede var, ondan biliyorum. Oyle cocuklari yonlendirmek, hayata hazirlamak daha zor.
0
buf-e kür
(01.08.25)
Öğretmenim. Üstün veya düşük zekalı çocuğum olmasından korkardım. İstatistikte uçlara doğru gidildikçe problem yaşanma ihtimali de artar. Benim gözlemim uçlardaki çocukların zor ve uyumsuz olması. Hele türkiyede falan iyice zor.
0
ruhen hastayim ben
(01.08.25)
Ailenin payı ne kadar bilmiyorum, denklerinin olmadığı okullara giderse, özellikle ilkokulda türlü haset kiskanclikla karşılaşacak demektir. Urkerdim biraz.
0
encokbenisevinnolur
(01.08.25)
ustun zekalidan korkmam da ustun zekali oldugu sanrisiyla buyumus biri cok sikinti yasayabilir hayatta.
0
hot potato
(01.08.25)
Bizim aile gompilesiynen üstün zekâlı olduğu için ne münasebet diyorum.
0
muhayyer divan
(01.08.25)
niye korkutsun. ustun zeka guzel bir sey. olaylari hizli anlayip millet aval aval bakarken sen cozmus, bir baskasina gecmis oluyorsun. tek sikintisi insanlara laf anlatma kismi. onu da zamanla ogrenir.

beni cocuk konusunda korkutan sey ona nasil bir hayat sartlari sunabilecegim olur. ben mesela cocuklugumu dusunuyorum ve ailemin sartlarinda olsam yapar miydim emin degilim. yine de hayatin her turlu zorluguna ve sikintisina ragmen yeni cocugun yeni bir umut, yeni bir sans olmasi durumu var. zorluklar icerisinde buyumek de insani guclendiriyor. tam refahta yasamak da civik biri yapiyor insani. zorluklar icinde celik gibi oluyorsun.

son olarak cocugun zekasini degerlendirmek gibi bir sey yok. cocuk kendi zekasini degerlendirir zaten gercekten zekiyse. sen demeden gider, bakar, bulur. yasitlarinin sacini yaptigi, kiyafet denedigi donemde o gider entelektuel deryaya dalar. yani herkesin cocugunun zeki olmasi durumuna dusmemek, ve cocugu diger ebeveynlerle yarismak icin kullanmamak lazim. sizin soru seklinden onu anladim gibi biraz. sizin cocuk uzerindeki tasarrufunuz kisitli. o nedenle kusak catismalari yasaniyor, o nedenle her yeni nesil bir oncekinin metotlarini ve degerlerini reddediyor. her yeni insan hayata acilmis yeni bir pencere gibi. cocugun zekasini degerlendirmek, yonlendirmek gibi konular benim asla umrumda olmaz. yani yonlendirmek olur tabi de, zorla bale kursuna, piyano kursuna gondermek gibi sikkoluklardan bahsediyorum.

cocuga dogru ahlaki prensipleri verebilmek, milletin ayagina basmayacak edepli biri yapabilmek asil sorumluluk. dedigim gibi zeka evrensel bir kavram. o cocuk gercekten zekiyse bordo bereli gibi yolunu bulur. sizin yardiminiza ihtiyaci olmaz. hatta ayak bagi oluyor cogu ebeveyn.
0
antikadimag
(01.08.25)
En korktugum konulardan biri. Uclarda olmasini istemem. Siradan olsun
0
abuzer
(01.08.25)
korkacak bisey yok ama ek sorumlukluk ve maddi yukumluluk getirdigi bir gercek.
ozellikle ilkokul icin ozel okul sart olur..
0
cooperr
(01.08.25)
@antikadimag, güzel imkanlar verilmediğinde yollar açılmadığında zeka bir yere kadar götürür insanı. Dağ köylerinde yaşayanlar, ilçelerde sıkışıp kalanlar yerine hep şehirde büyüyen çocukların akademik başarısı da bunu kanıtlıyor mesela. Çoban çocuk ne kadar zeki olsa da bir elinden tutan yoksa yitip gidecek.

Benim derdim bu değil aslında, imkansa imkan bulurum yaşam şartlarım bunu sağlar ama üstün zeka toplum dışı hale getiriyor insanları. sosyallik aidiyet duygusu hep eksik olarak büyüyorlar. Onları sağlayabilmek çok problem.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(01.08.25)
+1 @gradyan

ayrıca yukarıda bir yerde "burada cevap yazan kimsenin bir cacık bildiği yok" yorumuna istinaden yazıyorum bunu cevap hakkı doğdu kabul ederek.

bunun okulunda okudum. mükemmel bir kampüs, deniz kıyısı 200-250 kendi kafanızda kabul edilebilecek kimseler. iyisiyle kötüsüyle kendi türünüzde insanlar. varsayımsal olarak harika bir yer. ama bir de "trapped in paradise" denen bir konsept var. burada yetiştiğiniz yaşlarda kendi tipinizdeki insanlardan başka hiç kimseyle muhatap olmuyorsunuz tam da kritik 14-18 yaş arası. yani tabii ki oluyorsunuz da, öyle mesela kadıköy anadolulunun örneğin kafası estiğinde çıkıp da insanlarla iletişime geçmesinin yanından geçemez. o sebeple tuhaf bir insan türü ortaya çıkıyor. bu hem her zaman böyle olacak değil, sonuçta insandan insana değişir. hem de herkesin sosyal gelişimi aynı şekilde çalışmıyor. ama günün sonunda geçen sene üstün zekalılarla çalışan bir öğretmenle konuşuyorduk. kadının en çok üzüldüğü şey, üstün zekalı olsun ya da x veya y olsun çocukların toplumdan bir şekilde tecrit edilmeleri ya da sosyal angajmanının doğrudüzgün gerçekleşememesi olmuştu. kadın konuştukça kendi anılarım canlandı ve sanki birisi kahve falından tüm karakterimi okuyormuş gibi şok içerisinde dinledim. kendi biricik deneyimim olduğunu düşündüğüm şey aslında doğrudan hemen herkesin kolayca gözlemleyebildiği; hal yol içerisinde çözüm aradığı şeylerden biriymiş.

o sebeple, üstün zeka zaten hiçbir olay değil. hatta eğer iyi yönetilemezse hemen her zaman da bir sorundan ibaret. aile için de hemen her zaman bir sorun. bir ebeveyenlerin kendini çocuğa karşı tekrardan konumlandırarak çocuğa çocuk gibi davranmayıp onun sadece zekası sebebiyle kararlarına olabildiğinden fazla değer vermeleri erişkinmiş gibi davranmaları riski doğuyor. halbuki ne olursa olsun düz mal çocuk işte. ikincisi de dışarı bunu anlatırken çok böbürlenebilecek bir olaymış gibi anlatmaları. çaba olmadan elde edilen hiçbir beceri ya da niteliğin böyle böbürlenesi bir şey olmadığını düşünüyorum. bir haftadır üniversite tercih süreci sebebiyle okula çocuklarıyla ebeveyenler geliyor örneğin. adam düz profesöre falan, benim oğlum 90lar dünya haritasını öğrendi diye böbürleniyor. vatdıfak ya :D o sebeple insanı, insan gibi yetiştirebilmek çok önemli bir şey.
0
sanal hayvan
(02.08.25)
üstün, normal, geri zekalı hiç farketmez, çocuk fikri korkunç
0
Batuhanolabilir
(02.08.25)
Türkiye gibi bir ülkede korkutur. Torpilsiz tanıdıksız iş bulmak zor. Üstün zekalı biri bu ortamda zorlanır. Ortalama üstü zekada olan Türkiye'de eziyet çekiyor şuan. Cahilleştirilmiş bir halk var. leş gibi ortam
0
runaway
(02.08.25)
(7)

Flixbus kullananlara bir soru.

dedeminhirkasi
MerhabaBileti aldıktan sonra check in işlemi yapmamız gerekiyor mu?Yoksa otobüsün hareket edeceği saatte gidip al bu biletim diyerek binebiliyor muyuz?Koltuk numarası vs nasıl ne zaman belli oluyor
Merhaba
Bileti aldıktan sonra check in işlemi yapmamız gerekiyor mu?
Yoksa otobüsün hareket edeceği saatte gidip al bu biletim diyerek binebiliyor muyuz?
Koltuk numarası vs nasıl ne zaman belli oluyor
0
dedeminhirkasi
(29.07.25)
check in yok
gidiyorsun binerken şoför biletini kontrol ediyor.

koltuk numarası satın almadıysan rastgele bi yere oturursun ama kaldırılabilirsin.
0
jelly bear
(29.07.25)
karekod ile bileti gösteriyorsun biniyorsun. hatta ben erken gittiğim için rica edip bir önceki sefere bile binmiştim checkin yok
0
denizmaniaherif
(29.07.25)
Pasaport ve bilet istiyorlar. Koltuk satın almadıysanız rastgele bir yere oturuyorsunuz ama sonra o koltuğun sahibi ara durakta binebiliyor. Sanırım koltuk almak 4€ falandı. Kafa rahatlığı için almak iyi olur.
0
ruhen hastayim ben
(29.07.25)
Koltuk almazsak ne oluyor peki ?
Yani neticede en azından benim için boş bir koltuk bulunması gerekmiyor mu?
0
🌸dedeminhirkasi
(29.07.25)
koltuk almasaniz bile sizin icin bir koltuk bulunuyor. 30 kisilik satis yapiliyor, isteyen ekstra verip koltuk numarasi belirliyor (mesela 10 kisi) ve oralar kisiye ozel oluyor, digerleri (20 kisi) de bos bulduklari yerlere oturuyor. 29 kisi koltuk belirlerse ve sadece siz belirlemezseniz, o zaman o bosta kalan tek koltuga oturursunuz ki bu olursa cok gulerim cunku cogu kisi koltuk almiyor.

bunun tek problemi oturdugunuz koltugun birine ait olmasi durumda baska bir bos koltuga gecmek durumunda kaliyor olmaniz. bunu onceden bilemiyorsunuz ve ara duraklarda binenler olabiliyor.
0
Sour
(29.07.25)
En iyisi koltuk almak o halde. Çift olarak gideceğiz çünkü. 4.30 dk bir yol.
0
🌸dedeminhirkasi
(29.07.25)
kamilkoç uygulamasından alırsan en öndeki koltukları bedava seçebiliyordun.
bir de belki ülkeden ülkeye göre değişiyordur ama italya'da rastgele oturmuyorsunuz. siz bileti almayı tamamladığınız anda size bir koltuk numarası veriyor, ek ücreti sadece istediğiniz koltuk numarasını seçmek için veriyorsunuz.
0
ted
(29.07.25)
(24)

Diyelim ki karınız…

tahirkemalbozoglu
Anasının babasının evine gitti temizliğini ve çeşit çeşit yemeklerini yaptı sonra kendi evine geldi ve size de yorgunum balla uğraşamam diye makarna vs yapıp yeriz tarzı konuşmalar hiç bana yardım etmiyorsun diye şikayette bulunmalar vs vs tepkiniz ne olurdu?Şam babası gibi hissetmez misiniz?Kadınla
Anasının babasının evine gitti temizliğini ve çeşit çeşit yemeklerini yaptı sonra kendi evine geldi ve size de yorgunum balla uğraşamam diye makarna vs yapıp yeriz tarzı konuşmalar hiç bana yardım etmiyorsun diye şikayette bulunmalar vs vs tepkiniz ne olurdu?
Şam babası gibi hissetmez misiniz?
Kadınlar cevap vermesin please
0
tahirkemalbozoglu
(08.06.25)
"hiç bana yardım etmiyorsun" gerçekten etmiyorsam kötü hissedip yardım ederdim. ayrıca yemeği erkek de yapabilir. yemek yapamıyorsan o senin sorunun. ha ev hanımıyla evlendiysen bilemem. gerçekten yorulmuştur belki. yemek ve temizlik yaptıysa normal.
0
jelly bear
(08.06.25)
Ev hanımı eş ise, ayda yılda bir böyle serzenişleri oluyorsa, gönlünü alırım, o seferlik yardımcı olurum.

Yine ev hanımı eş ise ve bu söylenmeleri süreklilik kazanmışsa, karşıma alır, konuşurum.

Çalışan eş ise yerden göğe haklı zaten.
0
Mirket
(08.06.25)
Bunu yaşamayan erkek var mı? Kardeş bunlar çok normal. Kadınlar ilgi bekliyor alamayınca da bu tarz şeyleri yapıyorlar. Şam babası olmayan erkek varsa elini öpelim. Ananızın babanızın size söyleyemediği, sokakta herhangi birinin size söylediğinde kavga çıkarabilecek her şeyi söyleyen kişiye eş/hanım/karım deriz.
0
mikahakkinen
(08.06.25)
bu aslinda sizin ona hic yardim etmemenize bir tepkidir. anasinin babasinin evine gidip temizligi ve yemegi orada yapmasi da bir tepki. gercekten bunu anlayamiyor musunuz? birazcik "hadi beraber yapalim o zaman," "bana senin kadar guzel yapmayi ogreteceksin ama" falan gibi bir seyler deseymissiniz butun sorunlar cozulurmus. elbette hergun yapmayacaksiniz bunu ama en azindan insan yardimi hissetmek, takdir edilmek ister. hatta esinizin yaptigi yemegi yedikten sonra masadakileri mutfaga goturmeyi gectim, yuzune bakip ictenlikle cok guzel yapmissin, eline saglik demediginize bile eminim, buyuk bir ihtimal masadan kalkip kendi isinize bakiyorsunuz ama ispatlayamam tabii.

edit: bu arada ben sadece kendi dusuncemi belirttim, boyle olmayabilir de ama cevabin bu oldugunu dusunuyorsaniz, sosyal ve duygusal yonunuzu gelistirmeye calisin, ne bileyim bol bol roman okuyun, siir okuyun, tiyatroya gidin falan. cunku bu sorun sadece esinizle olan yemek ve temizlik probleminde degil iliskinizin her alaninda, hatta baskalariyla olan iliskilerinizde de ortaya cikabilir, cikiyordur, ama siz farkinda degilsinizdir, buraya tasidiginiz ornekte oldugu gibi. iste bu yuzden edebiyat ve sanat onemli. hani sozluk'te bir baslik var ya, romanlarin, sanatin hicbir faydasinin olmamasi diye, iste onun faydasini ancak uzun zamanda anlayabiliyorsunuz. insan davranislarini, duygularini daha iyi anlayabiliyorsunuz, tum iliskileriniz baska bir boyut kazaniyor.

bu arada yazdiklarimin cogunu size degil genel olarak yaziyorum. bir de su avrupa yakasi videosunu birakiyorum: www.youtube.com
0
Sour
(08.06.25)
karımın beni sevmediği, saygı da duymadığı şeklinde yorumlarım. nitekim insanların birlirlerini ne kadar sevdikleri, birbirleri için yapmaya razı oldukları şeyler ile alakalıdır. öte yandan makarna yapıp yeriz tarzı bir düşünce makul olabilir çünkü karnı acıkan bir insanın makarna pişirip yemesinde bir beis yoktur. karınız evinizin geçimini sağlarken size yardım etmiyor. siz çalışıyor, siz ona bakıyorsunuz. kendisi çalışsa bile geçiminize sağladığı katkı sizin kadar yüksek değil. türkiye'de kadınların %60'ı beş dakika bile olsun alnının teri ile çalışarak bir şeyler kazanmanın haklı gururunu yaşamış insanlar değiller. kocalarına saygısız davranmaya hakları yok.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.06.25)
bitanem bugün çok yoruldun ne kadar ince davranıyorsun diyip yaptığı makarnayı önüne koyar kendime iskender söylerim.
0
yurtsuz john
(08.06.25)
Evde her işi eşim yapsa annem gibi hissederim heralde. Tuhaf geliyor bana. Eskilerin yaşantısı da böyle karıları anneleri gibi. Aynı annenin çocuğuna söylendiği gibi söyleniyorlar çoğu zaman. Yaşam tarzları böyle bir hale evrilmiş.

İnsan yaşadığı evi temizler hocam, yardım değil bu. Sizin sorumluluğunuz. Bence böyle. İnsanın nazını anca anası çeker. Yetişkin, koca herifsiniz neticede. Bu kadar nazlanmamak lazım.

Annesinin evine gitti işlerini yaptı demenizden annesinin yaşlandığı için artık zorlanması nedeniyle bunu yaptığını çıkardım, ondan biraz yüklendim. Yoksa onun da evi, normal şartlarda evli insanın sorumluluğu önce kendi evine olmalı.
0
akhenaten
(08.06.25)
m.youtube.com
not: kadınlar cevap vermesin dediğiniz için bir erkeğin yaptığı videoyu paylaştım:swh:
0
gnosis
(08.06.25)
Hissetmem. Evinde temizlik yemek angarya işler vs konusunda sorumluluk almayan insanlar zamanla senin duyduğun sözleri duymaya başlarlar.
0
grimavi
(08.06.25)
calisip eve para getiriyorum, sen de yapacaksin demek iliskiyi romantik bir iliski olmaktan ziyade bir ekonomik iliskiye indirgiyor. bence hic cekinmeyin, her yemek ve temizlik sonrasi ucret odeyin kariniza. demek istediginiz o degil mi zaten?
0
Sour
(08.06.25)
Kadin senin evini temizlemek, yemegini yapmak zorunda degil. Boyle bir beklenti icinde olman sorunlu. Once bunu konusup halledelim, annesinin evinde ne yaptigi sonra konusulur.
0
deckard
(08.06.25)
zorundayı değili geçtim zaten bu zihniyet uçuk çıkarıyo bende de, herhangi bi işle çok meşgul olup yorgun olduğunu bildiğin karından beklentin ne? zıplayarak kek yapıp burnuna un sürmesi mi
0
ala09
(08.06.25)
Burasi giderek Muge Anli, Esro Erol karisimi bir yere dogru gidiyor. Eskiden gercekten, altyapisi saglam, bilgili insanlarin cevaplarini okur, bir seyler ogrenirdim. Insanlarin verdigi cevabi begenmeyip sile sile, onlarin hesabini kapata kapata ulkenin kucuk bir protitipi yaptiniz burayi.

Hakikaten o guzel insanlar o guzel atlara binip gittiler ve biz demirin tuncuna kaldik.
0
narod
(08.06.25)
Evlilik herkesin görev tanımının baştan belli olduğu bir kurum değil. Eşin belli ki yaşlı anne babasına artık bir hassasiyet gösteriyor, onların daha az yorulmasını belki hasta olmamaları için özen gösteriyor, kaldı ki hastalanırlarsa evde hastanede bir hafta bir ay belirsiz süre onlarla yine eşin ilgilenmek zorunda kalacak

Abi eşlerinizle sohbet etmiyorsunuz hayatı paylaşamıyorsunuz, hayat yazın çıkılan bir haftalık güzel otel tatili değil, hayat asıl bu angarya işler. yemek temizlik market alışverişi tamir tadilat yaşlı bakımı çocuk bakımı, evinize eşinize ilgi ve özen gösterin sorumluluk alın

Eşim temizlik yaptım yorgunum dese önce yemek işini hallederim sonra önüne çayını getiririm 10-15 dk da masaj yaparım bu bile evlilikte fark yaratır, eşinizi yüceltmekten şımartmaktan korkmayın erkekliğinize halel gelmez
0
grimavi
(08.06.25)
duyurudan köylülük akiyor yemin ederim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.06.25)
Alttan alırdım,ilgi ve yakınlık gösterirdim. Haklısın derdim.
Eve geri geleceğini haber alır
almaz hediyesini hazır ederdim.

Ev hanımlığı, eşe çocuklara
bakmak kariyer yapmanın üstünde
olan marifet.
0
diyecevaplandı
(08.06.25)
Kadinlar cevap vermesin demissin ama dayanamadim.

Annem kemoterapi goruyor ve tek cocugum ayni zamanda calisiyorum. Su anki dozunda o kadar zorlanmiyor ama ilk dozlar cok zordu ve yuruyecek hali kalmiyordu ozellikle son dozlarda. Benim de aniden evine gittigim ve kendi evime yemek yapamadigim oldu. Eşim "olsun disardan pizza falan soylerim nolucak" dedi ya da annemden geldigimde "bosver zaten cok yoruldun, 1-2 gun disardan yeriz sen dinlen" dedi. Ayrica yemek ve ütü haric her ev isini de yapar. Evleneli 7 yil olacak bir kere bile bana yardimci olmuyorsun demedim Allah carpar. Hep soyluyorum Allah senden razi olsun, iyi ki boyle birisin diye. Yani demem o ki esinize gercekten yardim etmiyor ve yardimci olmuyorsunuz demek ki. Hayat musterektir. Siz kari koca ve ayni zamanda ayni takimin oyuncularisiniz. Kocam da boyle bir seyi sorun yapip gelip burada duyuru acmadigi icin de şükürler olsun.
0
matilda
(08.06.25)
bence birlikte yasam, kim evde bir eksiklik aksaklik goruyorsa, yapilmasi gereken ne varsa, cekip cevrilmesi gereken ne ise o evin devam ettirilmesi icin herkesin ucundan tuttugu bir sey ya. grimavi'ye cok katiliyorum, cok ucuk kacik bir yasaminiz yoksa yasamin %75'i zaten bu rutin dedigimiz sey, o anlarda da samimi ve sevgi dolu bir birliktelik yoksa bana cok garip geliyor insanlar evde ne yapiyor? eve gelip, hazir sofraya oturup, koltuga tv izlemeye gecip oradan yatak odasina mi akiyorsunuz?
0
kassiopeia
(08.06.25)
Anne babasına yardımcı olması iyi bir şey. Evde yapmıyor olmasını ayrı değerlendirmek lazım. Genel olarak evde yemek yapmamakla yorgun olduğu bir zaman yapmaması farklı şeyler.
0
osssy
(08.06.25)
Teşekkürler
0
🌸tahirkemalbozoglu
(08.06.25)
haklısın karıcım anana babana yemekler yaptın temizlik yaptın yorulmuşsundur tabi ki de.
0
jamswety
(08.06.25)
Ulan ne nazlı götü var bu milletin!

Karı kırk yılın başı bayram üstü gitmiş ihtiyarların ihtiyacını görmüş diye paşam mahrumiyet çekip şam babası gibi hissedecek kendini.

Belli ki Şam babasısın. Bok gibi paran yoksa yakında tekmeyi yersin.

Varsa senin için daha kötü.
0
lazor
(09.06.25)
bu durum bayramlarda tolere edilebilir. Evlilik gerçekleştiği zaman maalesef tarafların evlatlık sorumlulukları, görevleri son bulmuyor.
kadın ve erkek önce kendi evine karşı sorumludur, anne babasının evine karşı değil.
kurban bayramı gibi kelimenin tam anlamıyla baş belası bir zamanda bu tür kaoslar kaçınılmaz ancak bu problem kendini sürekli tekrar ediyorsa çok s.ikko bir durum ve ciddi ciddi oturup konuşulması, izah edilmesi gerekir.
yılda iki sefer gelen bayram zamanlarında bu sıkıntı idare edilebilir. emin olun eşiniz de bayıla bayıla gitmiyordur o eşek yükü işleri yapmaya.
35, erkek, bekar
0
quaketrigger
(09.06.25)
ev hanımı bile olsa sürekli her ev işini o yapmak zorunda değil. sen çalışıyorsun ama akşam eve gelince mesain bitiyor dinleniyorsun. hafta sonu tatilinde de evde tv karşısında yatıyorsun. bu kadın ne zaman dinlenecek? 7/24 hizmetinde mi olacak? az ye de bir uşak tut. kalk bir gün de yemeği sen hazırla.
0
art cat chocolate
(10.06.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.