Giriş
(4)

Tok sesli bir abi tarafından söylenen İtalyanca şarkı, hani şu zengin erkek

Sour
veya lüks giyim markalarının reklamlarında çalan cinsten. Başladığında veya nakaratının başında verre, verre gibi bir şey diyor. Jazz gibi, müzik kısmı americano'ya benziyor ama daha slow. Bilen var mı?
veya lüks giyim markalarının reklamlarında çalan cinsten. Başladığında veya nakaratının başında verre, verre gibi bir şey diyor. Jazz gibi, müzik kısmı americano'ya benziyor ama daha slow. Bilen var mı?
0
Sour
(11.08.25)
Alessandro Safina olabilir mi aradığınız tenorun ismi? Mesela şu parçası?
youtu.be
0
ulukayin
(12.08.25)
Julio Iglesias
0
ground
(12.08.25)
vorrei che fosse amore?
0
duster
(12.08.25)
herkese tesekkurler! fakat sarkı buydu:
www.youtube.com
0
🌸Sour
(12.08.25)
(20)

Bu havada ince siyah külotlu çorap giymek

seni tanıdığım güne lanet olsun
Giyeni görseniz garip bulur musunuz? Nerede nasıl giyineceğini bilmiyor galiba der misiniz? Hava aşırı sıcak malum.Üç ayda önce sorduğum soruyu tekrar sormak istedim çünkü biliyorum ki hala giyenler var, ben de dahil.
Giyeni görseniz garip bulur musunuz? Nerede nasıl giyineceğini bilmiyor galiba der misiniz? Hava aşırı sıcak malum.

Üç ayda önce sorduğum soruyu tekrar sormak istedim çünkü biliyorum ki hala giyenler var, ben de dahil.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(11.08.25)
normalde iğrenç bir görüntü. bu havada bir de yapış yapış terdir kesin. mide bulandırıcı :)
0
gabe h coud
(11.08.25)
siz de dahil neden giyiyorsunuz acaba merak ediyorum, asla giyilmemesi gerekiyor ve hic giyen gormedim
0
sweetoffice
(11.08.25)
Ben giyen en az üç kadın görüyorum her gün yahu, siz nasıl görmüyorsunuz? Haftada bir kez aşırı minilerin altına giyiyorum ve şık buluyorum. İncecik olduğu için terletmiyor zaten. Bu yorumlardan sonra bütün ince siyah çoraplar el ele tutuşup intihar edecek :(
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(11.08.25)
Acaba bacakları kıllı falan da kamufle etmek için mi giyiyor düşüncesi kemirir durur kafamı..
0
makbur
(11.08.25)
Geçen Kadıköy'de gotik bir kızda gördüm :)
0
anon1m
(11.08.25)
garip bulmam niye bulayım. hava "bana göre" sıcak, demek onu rahatsız eden bir sıcaklık değil (iş gereği mecburiyetten giymiyorsa).
0
gobekliraki
(11.08.25)
Bu havalarda naylonumsu şeyler kötü bir görüntü oluşturuyor, o yüzden iğrenç geliyor bana da.
0
ruhen hastayim ben
(11.08.25)
bulmam, demem.
0
Sour
(11.08.25)
yazın bunu giyen uzaylıdır. terletmemesi de mümkün değil ya naylonumsu bir şey sonuçta
0
Kediyi üzdün
(11.08.25)
Kesinlikle ve asla giyilmemeli
0
kullanicadi
(11.08.25)
garipsemem.
banane.
naylonsa naylon, terletiyorsa terletiyor. benle alakası yok.
0
biseysorcaktim
(11.08.25)
Bence bayağı vamp duruyor, ben destekliyorum.
0
sekizdokuzon
(11.08.25)
giyene göre değişir
0
jamswety
(11.08.25)
Bu sıcakta ne alaka diye düşünür geçerim fazla irdelemem
0
ekimoloji
(11.08.25)
bence yazin en fazla 5 den ten rengi giyilir. yazin siyah bana garip, anlamsiz ve cirkin geliyor.
0
65 derece
(11.08.25)
Yaz sicaginda olmaz
0
sonsuz
(11.08.25)
Giyene rahatsızlık vermiyorsa bana niye versin. Hiç giymemiş biri olarak güzel bacakta güzel ince çorabın mevsimi olmaz diyeceğim.
0
Bruce
(11.08.25)
soğukta üşümüyor musun sıcakta terlemiyor musın derler.

içinden gelen giysin, giydirsin.
0
transall
(11.08.25)
Sevene ve güzel kombinleyene ok ama insan pişik olur sanki:/
0
Amaranta ursula
(11.08.25)
Şıklık konfordan önce geliyor olabilir.
Çoğunlukla klimalı ortamda bulunuyor, calisiyordur...

Garipsenecek bir şey bulamadım.

Bana sorarsanız ultra mini şortlar falan daha tuhaf, yani iki parmak daha kısa olunca daha mı serin tutuyor, bence asıl hikaye yapılan alan burasi da bundan da banane.

Yine de siyah coraplilardan en azından görsel gürültü kirliliği yaratmadiklari için razıyım.
0
encokbenisevinnolur
(11.08.25)
(8)

2 gecelik için hangi Avrupa şehrine gideyim seçeneklerim arasından?

put it in your appropriate place
Bu cuma ve cumartesini kapsayacak biçimde aklımdan geçenler arasında ikilimde kaldımRiga, Helsinki ve Salzburg. Bratislava'yı da düşündüm.Maksat vizem varken, gideyim dolaşıyım yalandan. Denk gelirsem fine Dining, güzel bir atmosferi sahip restorant deneyimi. Ne tavsiye edersiniz?Farklı tavsiyelere
Bu cuma ve cumartesini kapsayacak biçimde aklımdan geçenler arasında ikilimde kaldım

Riga, Helsinki ve Salzburg. Bratislava'yı da düşündüm.

Maksat vizem varken, gideyim dolaşıyım yalandan. Denk gelirsem fine Dining, güzel bir atmosferi sahip restorant deneyimi. Ne tavsiye edersiniz?

Farklı tavsiyelere açığım burada.
0
put it in your appropriate place
(10.08.25)
bratislavada bi şey yok boşa gitme
0
jelly bear
(10.08.25)
Amsterdam derim ama fine dining pek olmaz. Fine diningse barcelona, bilbao, bordo, lyon tarzı şehirler veya italyan şehirleri olabilir. Mesela Bologna farklı bir şehir.
0
mikahakkinen
(10.08.25)
Amsterdam ile Barselona'ya gittim.

Bilbao, Bordo ve Lyon bakayım. Teşekkür ederim.
0
🌸put it in your appropriate place
(10.08.25)
paris?
0
jelly bear
(10.08.25)
riga, helsinki, salzburg. üçüne de gittim. çok avrupa şehri gördüysen açıkçası üçünde de özel bir şey yok. ben olsam hiçbirine gitmem. illa kuzeye gideceksen en iyi şehir kopenhag. trenle çok kısa mesafeyle malmö’ye gidip isveç’i de görebilirsin.
0
sir gawain
(10.08.25)
bu secenekler arasinda salzburg digerlerinden daha doyurucu olur. alpler var, tarihi var. daha guzel bir sehir riga ve helsinki'ye gore.
0
antikadimag
(11.08.25)
oslo' ya pegasus güzel bilet fiyatları çekiyor kampanyalarda. geçen sene eşim, çocuk ve ben 9bin tl gidiş dönüş aldık. şehir çok güzel, vigeland park ölmeden önce görülmesi gereken bir heykel parkı.

bir de sallasanız michelin yıldızlı restaurant var.
guide.michelin.com
0
galahad reloaded
(11.08.25)
goruldugu gibi herkes baska bir sey demis. dolayisiyla bu sorunun net bir cevabi yok. eger tek kriter fine dining ise salzburg'u tercih etmeni tavsiye ederim.
0
Sour
(11.08.25)
(6)

Şu şarkıyı çok beğenmedim ama sürekli dinlememek için kendimi zor tutuyorum

Batuhanolabilir
Bazı şarkılar var böyle loopa alıyor insan sonra bayıyor bu da öyle bi şarkı bu ne biçim erkek diyodum cinsiyetsiz lezbiyenmiş söyleyenhttps://m.youtube.com/watch?v=wDjeBNv6ip0&pp=ygULbG9zdCBvbiB5b3U%3D
Bazı şarkılar var böyle loopa alıyor insan sonra bayıyor bu da öyle bi şarkı bu ne biçim erkek diyodum cinsiyetsiz lezbiyenmiş söyleyen

m.youtube.com
0
Batuhanolabilir
(10.08.25)
İçinizde bayık bir yerler varsa oraya denk gelmiştir oluyor öyle.
0
encokbenisevinnolur
(10.08.25)
Aramıza hoş geldin şekerim. Seni Taksim'deki onur yürüyüşümüze bekliyoruz.

www.youtube.com
0
Sour
(10.08.25)
Anlamadım şarkıyı söyleyen lezbiyen diye mi dinlemekten çekiniyorsunuz?

Velet ki lezbiyen gay trans vs. olsun?

Ne fark edecek? Neyi değiştirir bu dinlediğiniz müzikte?
0
substituent
(10.08.25)
Yok ya dinlemekten çekinmiyorum. Bazen bazı şarkılar aşırı sarıyo beni bu şarkı da saracak ondan bahsettim. Gece gündüz dinliyorum zaten dünden beri. İlk erkek sandım ondan öyle yazdım yoksa banane elalemin yöneliminden ben apolitik birisiyim ne itiraz ederim ne desteklerim banane
0
🌸Batuhanolabilir
(11.08.25)
"cinsiyetsiz lezbiyenmiş" kısmına takıldım, o nasıl oluyor
0
duyuruuser
(11.08.25)
kendisi öyle söylemiş medyaya kadın veya erkek değilmiş.
0
🌸Batuhanolabilir
(11.08.25)
(16)

Ailevi mevzular

camlicagazoz
Merhabalar herkese,Evli ve 28 yasında bir adamım. 2 senelik evliyim. Şimdi ben aileme karsı çok korkak ve çekingenim. Yani ailem beni bastırıyor. Yani mesela benim bir fikrim var ama ailem benimle ayni düşüncede degil diyelim. Direkt beni bastırıyorlar. Ben de hır gür çıkmasın, ağzımızın tadı kaçmas
Merhabalar herkese,

Evli ve 28 yasında bir adamım. 2 senelik evliyim.

Şimdi ben aileme karsı çok korkak ve çekingenim. Yani ailem beni bastırıyor. Yani mesela benim bir fikrim var ama ailem benimle ayni düşüncede degil diyelim. Direkt beni bastırıyorlar. Ben de hır gür çıkmasın, ağzımızın tadı kaçmasın diye laf etmiyorum. Herkese karşı böyleyim. Sonra içim içimi yiyor. Acaba şu kişinin kalbini kırdım mı, annemgil beni sever mi vs vs vs.


Nolacak benim halim. Masaya yumruk vursam bundan sonra çok mu sırıtır?
0
camlicagazoz
(10.08.25)
Maaşını ailen mi veriyor dostum? Evet ise, bir miktar seni bastırmaları normal. Değilse çoooook yanlış bir yoldasın. Ayrıca eşinin gözünde de pısırık bir adam imajı çizmen pek hayırlı olmaz diye düşünüyorum. Yani yaş itibariyle kendi kararlarını kendi alabilecek bir bireysin. Senin ailen artık karın, varsa da çocukların... Ben de aileme (anne ve rahmetli babama) çok düşkünüm ama söz konusu eşim ve benim hayatımsa ne onun ailesini ne kendi ailemi asla müdahale ettirmem, şu zamana kadar da ettirmemişimdir. başta öyle olmayabilirsin ama masaya yumruğu vurma zamanı çoktan gelmiş ve geçmiş... demiyorum ki racon kes... güzel ve tatlı bir dille hayatınıza karışmamaları gerektiğini ve bundan rahatsızlık duyduğunu, seni bastırmalaları gerektiğini söyle. gerekirse birkaç kere söyle. baktın olmuyor, o zaman raconu kes :)

belli ki güzel bir adamsın, biraz da kendini düşün. lütfen biraz cesaretini topla.
0
motosiklet burclu adam
(10.08.25)
Kimseyi kırma tabi. Ama kendinin dediği gibi adamsın. Gerektiği zaman masaya yumruk vurmasan da sesini çıkar.
Sadece aileyle ilgili değil bence, genel yapın bu muhtemelen başkalarına da karşı.
0
gobekliraki
(10.08.25)
bu tür düşünce yapısı insanda hastalıklara yol açar.
masaya yumruğu vurmak içine atmak gibi aşırı tepkidir. duygu ve düşüncelerini sakince dile getirmek en doğrusu. söylenmeyen her söz gerektiği halde yapılmayan eylem insanın içinde yüktür. yük taşıma.
0
lazpalle
(10.08.25)
hocam terapi al. daha gençsin. bu şekilde ilerleyen dönemde çok zorlanırsın. mesele masaya yumruk vurmak değil. içine attıkça, kendini ifade edemedikçe zorlanacaksın.
0
scudman1
(10.08.25)
26 yasinda evlenmis olman zaten ailenin senin boynuna tasma geçirdiginin ispati. Geçmis ola, o evlilik iki yila biter.
0
feastofthedamned
(10.08.25)
düşünceyi örneklendirirsen daha iyi olur.

normal olan herkesin fikrini alır kararı kendin verirsin,
ama absürt düşüncelerin varsa karsi tarafin dedigi dogru olur.
0
designer
(10.08.25)
28 yas o kadar büyük degil onu belirteyim.

herkesin cözümü farkli ama bazen aile iliskilerini minimumda tutmak lazim.

esinle iliskin cok önemli, bunu onunla konus, en önemli kisi normalde esin.

sonra anne baban ve kizin ailesi geliyor. onlarla baginizi azaltabilirsiniz.

kimseyi mutlu etmek, kimseye evet demek zorunda degilsiniz. esiniz ilk basta yaninizda durmali. sonra sizde gücleneceksiniz.

bunun yaninda kim ne derse desin para cok ciddi bir güc, finansal olarak ne kadar serbest iseniz o kadar rahat hayir diyebiliyorsunuz. bu birilerini kirma gücendirme gibi durumlarin cogu durumda temeli bu oluyor. yarin bugün ihtiyac olur, bu kisinin yardimina ihtiyac duyarim filan falan.

esinizle konusun eger yeterli olmazsa terapi destegi alabilirisniz.
0
bora benim lan aslında
(10.08.25)
Masaya yumruğu vurmak yerine, sevmezlerse sevmesinler, bu benim fikrim, benim kararim; benim bedenim benim kararım... demeniz daha efektif olabilir.
0
encokbenisevinnolur
(10.08.25)
Öncelikle bunun psikolojik bir sorun olduğunun farkına varın. Hem onlar sorunlu hem de siz. İkincisi çözüm masaya yumruğu vurmak değildir, düzgün bir şekilde fikrinizi belirtmeden, sitem etmeden, karışmamalarını istemeden neden en son aşama olan masaya yumruk vurma yoluna gidiyorsunuz? Belki fikrinizi düzgün bir şekilde konuşursanız sorunlar çözülür. Eğer değişmezseniz, bu şekilde kendinizi bitirirsiniz.
0
Sour
(10.08.25)
Örneğin annemgil bir yere gidecekti. Annem arayıp gelir misiniz diye bile sormadı. Sabah saat 9 da hazır olun. Sizi alıp gideriz dedi. Gelmeyeceğiz deyince ne yapacaksınız, ne işiniz var falan dedi. Yani benim düşncemle kendilerinin ki çeliştiği anda beni dinlemiyorlar bile. Saçmalama deyip benim fikrimi eleştiriyorlar.
0
🌸camlicagazoz
(10.08.25)
Bağımlı kişilik bozukluğu mu yoksa ailenin travmatik bir geçmişimi var? Yoksa aile üyeleri akademisyen mi?
0
mikahakkinen
(10.08.25)
Serhat yabancı YouTube videolarında belki durumuna uygun önerileri vardır
0
pembediken
(10.08.25)
Annem ve babam. ikisi de devlet kurumlarında yönetici
0
🌸camlicagazoz
(11.08.25)
asıl kaynak anne gibi. freudyen kokular geliyor burnuma.
ya öyle kabul et, ya sineye çek eşinle aranı bozmuyorsa bu durum. olgun adamsın, asıl annenin biraz frene basması lazım ama o da belli bir yaştan sonra zor.
0
gobekliraki
(11.08.25)
anne baskın kişilik. bu kişilikle uğraşmak zordur. zamanla sert yaparak yumuşatabileceğin kadar yumuşatmalısın. yaşın 28 geç bile kalmışsın. yumruk ne varsa vur. aman buna dokunmayalım durumuna gelirse rahat edersin.
0
mikahakkinen
(11.08.25)
O zaman bir sureligine isleri gecistirseniz, bahaneler bulsaniz? Demis ya sabah 9'da hazir olun diye, biz yokuz, tatil plani yaptik, her seyi aldik falan deyin, gerekirse cikin gidin yakin bir yerlere. Ne zaman doneceksiniz derse orada karar verecegiz, baska bir yere gecme ihtimaliz var falan deyin. Yani bagimsiz oldugunuzu, onlardan habersiz planlar yaptiginizi, isinizin oldugunu ve aksiyon aldiginizi onlara hissettirmeniz lazim. Hatta aradiginda acmayin, bir sure sonra siz arayin, he konserdeydik, tiyatrodaydik falan deyin. Cat kapi geliyorlar mi bilmiyorum ama ben olsam bu ihtimale karsi "uygunsuz" bir ortami hazir tutarim. Yani geldiler, sizin haberiniz yok, ne bileyim mum isigi, icki (eger iciyorsaniz), romantik bir muzikle kapiyi acarim, ya bugun planimiz vardi, keske haber verseydiniz falan derim, elbette iceri alirim ama rahatsiz ettiklerini anlarlar belki. Boyle boyle aranizi bir miktar cizgi cekmeniz lazim. Zaten bir sure sonra (belki aylar sonra/belki 10-15 denemeden sonra) anlayacaklardir, daha temkinli olacaklardir diye umuyorum. Yani bu masaya elini vurmak degil, sadece onlara cizgilerini, sinirlarini dolayli yoldan gostermek. Bu arada bu ornegi verdiginiz icin bunun uzerinden gittim, yoksa mesela bir fikriniz var, o fikrin coktan plana kondugu izlenimi de is gorur. Yani fikrinizi onlara niye soyleyesiniz ki? Coktan o is oldu bittiye getirin. Nasil bir fikir ayriliginiz var cok da anlayamiyorum acikcasi. fakat 30 yasinda bir insanin "annem beni sever mi" cumlesi hic normal gelmedi bana. sizi sevip sevmemesi dediklerini yapip yapmamaniza bagliysa veya siz bunun uzerinden onun sevgisini yorumluyorsaniz cok ciddi bir sorun var demektir.
0
Sour
(11.08.25)
(40)

Şu abimizin davranışını yorumlayalım

sekizdokuzon
Haftada bir iki gördüğüm, iş çevresinden tanıdığım biri. Geçen iş yerindeki herkesi instagram'dan eklerken kendisini de ekledim. Herkes kabul etti, bu etmedi. Ona ok. Bugün ofiste gördüm, yüz yüze de ghostluyor herif. Ben selam verdim, ağzının içinde mır mır bir şeyler söyledi. İnstagram'dan eklemed
Haftada bir iki gördüğüm, iş çevresinden tanıdığım biri. Geçen iş yerindeki herkesi instagram'dan eklerken kendisini de ekledim. Herkes kabul etti, bu etmedi. Ona ok. Bugün ofiste gördüm, yüz yüze de ghostluyor herif. Ben selam verdim, ağzının içinde mır mır bir şeyler söyledi.

İnstagram'dan eklemedik de nikahını istedik sanki. İnsanlar kendilerini bayağı kaf dağının ötesinde bir yere mi konumlandırıyor? Haksız mıyım? Haksızsin deyin, olaysız dağılalım.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(07.08.25)
iş yerindeki kadın beni eklese benim de düşüneceğim ilk şey seks olur. yapacağım hareket de bu olur.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.08.25)
Adam gay.
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
Medeni davranış ghostlamak olmaz tsbi ama adam da belli ki seninle bir etkileşim içine girmek istemiyor
Haklı haksizdan ziyade üzerine düşünülecek bir şey değil bence.
0
kisa
(07.08.25)
Şirketin koordinatörü gibi bir şey, benim de yoğun çalıştığım bir yer. İnsan gibi iş dışında bir kontağımız olsun dedim, umrumda mı onun üstsüz pozları. Boğaziçili lümpen tayfasından bu da, o açıdan gıcık oluyorum. Beni inner circle larina almak istemiyorlar, inner circlelarini sktiklerim
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
Medeniyetsizin teki belli ki boş ver.

Kimse, kimseyi kabul etmek zorunda değil ama selam verilince de selam verilir yani.
0
rock n roll
(07.08.25)
Ya bu Boğaziçi meselesini global şirket gibi düşün, en az o kadar güçlü bir klan. Benlik bir şey yok
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
Ben de işyerinden beni ekleyen herkesi kabul etmiyordum hesabım halka kapalıyken. Aynı yerde çalışıyoruz diye takipleşmek zorunda mıyız?
0
Bruce
(07.08.25)
Takip etmemesi sıkıntı değil, selamımı almıyor gt.
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
Tamam işte tutarlı bir davranış, yüz vermiyor mesafe istiyor.
0
Bruce
(07.08.25)
kadınlar erkeklere selam vermez zaten.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.08.25)
Haklısın
0
grimavi
(07.08.25)
Haklıyım tabii lan manyak mısın? Asgari nezaket ve adabı muaşeret bekliyoruz. Kimsenin anlık tribiyle kişiliğimizi, insanlara yaklaşımımızı sorgulayacak değiliz. Kendilerini bir halt sananlara gıcık olmakta sonuna kadar haklıyım.
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
hocam kimse kimseyle arkadas olmak zorunda degil. ozel hayatimi is arkadasima ben de acmiyorum. ne gerek var?
0
klassno
(07.08.25)
başka insanları kabul etmiş mi? bazıları iş yerinden kişileri instagram'dan eklemeyebilir.
0
tabudeviren
(07.08.25)
Ya olabilir, iş yerinden kimseyi kabul etmiyordur ya da benden hoşlanmamistir. Bunların hepsini gayet kabul edilebilir şeyler. Ben diyorum ki selamımı neden almıyorsun? Benim için sıkıntı yok, sen niye tribe giriyorsun, bunu anlatmaya çalışıyorum. O tarafa gıcık oldum.
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
Abi kafayı yemişsin. Adam seni çözmüştür. Eklemedi diye demediğini bırakmamışsın. Ben de iş çevresinden ekleyenleri kabul etmiyorum. Üstsüz pozlarına bla bla amaa iş dışında kontak olsun istiyorum demişsin. Abi kararını ver o mu bu mu? İş yerinde herkes iş yapmak için orada. Selamını almayabilir, geçici bir durum bu. Sen kendini bir şeyler sanıyorsun, sorun orada. Eklemedi öl geber köpek demek ne kadar ezikçe bilemedim. Haksızsın. Bir arbre bir sen.
0
Shepard
(07.08.25)
Haklısın, bu neyin mesafesi ulaşılmazlığı tavrı
0
grimavi
(07.08.25)
Bu neyin kibri, oradayım. İnşallah bu sefer anlatabilmisimdir
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
@Shepard: sen bir parazit yapma karton
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
Kisi asgari iletisimi kuruyor iste. Selaminizi agzinin iciyle de olsa aliyor. Siz de habire selam vermeyin, kafa selami verin gecin mesela.

ya sizinle ayni ofiste miyiz diye suphelendim ama benim patronlar bogazicili degil. cok garip geliyor bana bu tavirlar, kendi isinize bakin mesela, salin insanlari o bunu yapti su sunu yapti filan... bunlar vakit kaybi herkes icin, kimsede huzur da birakmazsiniz. isin kendisinden memnunsaniz geri kalanla asgari iletisim ile isinizi iyi yapin, zaten gelen kendiliginden gelir sizinle konusmaya da gorusmeye de. bundan fazlasi -bi bogazicili olarak- kafami bozar, huzursuz olurum, ve bunu da patronuma da soylerim. olan huzursuzlugu cikarana olur.
0
klassno
(07.08.25)
İsmail yk şarkısı gibi olay olmuş. Bence ikiniz de haklısınız.
0
encokbenisevinnolur
(07.08.25)
Instagram' dan kabul etmek zorunda değil, oturup sohbet etmek zorunda da değil ama bir günaydın, iyi günler de denir artık.Bu nezaket kuralıdır. Biri sana günaydın, iyi günler dediğinde mırlanmaz.
0
rock n roll
(07.08.25)
Abicim ya da ablacım, gün içinde ağırıma giden bir olayı kendimce paylaşıyorum, deşarj olmaya çalışıyorum. Yani istersen beni kendi patronuna şikayet et artık ne yapayım.
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
Plus benim gün içinde işime gücüme bakmadığımı, kimseye rahatsızlık vermeden mesaimi tamamlamadığımı nereden çıkardın? Niyet okumamin da bir raconu var yani, öyle diyeyim ben sana
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
comezken herkese selam verirdim, sonra baktim bazilari selami almiyor ben de pesini biraktim. bir iki kere denerim, selami almayan olursa ofis icinde gorunce artik "hayalet" muamelesi cekiyorum, o kisi yokmus gibi davraniyorum. misss gibi.

bir de uyarayim, isyerindekileri insta/fb gibi yerlerden eklemek pek profesyonel bir davranis degil, herkesin ozel hayat ile is yasamini karistirma gibi bir niyeti yok. milleti sormadan eklemeyiniz..
0
cooperr
(07.08.25)
selam verip almama durumu için haklısın. yapılan kabalık. ekleme konusunda benim açımdan haksızsın. ben iş arkadaşlarıyla arkadaş olmayan, ekleşmeyen bir insanım. gerek yok. o dünya başka bir dünya.
0
Sour
(07.08.25)
Sevgili 8910,
Aslinda akli basinda birisin, selam verdiginde seni ghostlayan insanla muhabbetin yoktur. Muhabbetinin olmadigi insani instagramdan eklemek alinma ama cok ergence.
Kamu spotu; Kimse İs Arkadaslarini İnstagramdan Eklemesin lutfen.
Selamini alirsa yine ekleyecegini dusunmus olabilir xd
0
sey mi dostum
(07.08.25)
He kız resmen öyle sandı avel
0
🌸sekizdokuzon
(07.08.25)
eğer işyerinden kimseyi eklemeyen bir tipse, sen onu ekleyerek özel alanına girmeye çalışmış biri olursun. o da gardını almıştır. hele "gay" ise başka çekinceleri de olabilir.
0
tabudeviren
(08.08.25)
Kendi circle ni olustur, kursa git,egzersiz programina katıl..

Sen onlari görmezden gel, onlar seninle kontak kurmaya calissin.
0
designer
(08.08.25)
Adam gay yazmışsın onu gördüm diğerlerini okumadım, bence seni hemcinsi olarak görüp kıskançlık sahasına eklemiş, elindeki erkekleri sana kaptırmak istememiş. Diye düşündüm.

Samimiyet olsun istersen git söyle, instagramdan ekledim kabul etmedin, iki gün önce de homurdandın, sen hayırdır de. Yok uğraşamam dersen bakma yüzüne yok say.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
Kalabalık görünce bir cevap daha vermeye geldim, hipotezim şu:
- senin anacligini kıskanıyor, ondan mesafeli. muhtemelen o da böyle biri ve kendini tehdit altında hissediyor. bu bilgiyi kullanabilirsin şayet şirket içi işine yararsa, bu adama özellikle iyi davran daha da gıcık olacak. Demişti dersin.
0
encokbenisevinnolur
(08.08.25)
Cevapları okumadan direkt yanıtlıyorum, aynısı başıma gelse ilk aklıma gelen eşi/partneri gördü rahatsız oldu darladı, bu da bana gıcık oldu diye düşünürdüm. Böyle durumlardan hoşlanmadığım için çook yakınlarım hariç kimseye istek atmıyorum. Milletin götü kalkmaya yer arıyor neme lazım.
0
ekimoloji
(08.08.25)
@Karim ilerde uyuyor

Kadınlar selam verir diye biliyorum ben? Sınır çizme hakkı kadına ait olsun diye. Yanlış mı biliyorum?
0
muhayyer divan
(08.08.25)
Önceki tavırlarına göre instagram'dan eklemişsin. Yanlış anlıyor herhalde diyip mesafe koymak istiyor. Haklı bence
0
onyx
(08.08.25)
Bazilari çirkin olduguna uyanmis iste nihayet, ondan istemiyor seni.
0
feastofthedamned
(08.08.25)
Sadece bir kere selamınızı almadıysa bu kadar kurulmanız mantıksız, kimse sizi kendinizi düşündüğünüz kadar düşünmüyor. Düzenli olarak selamınızı almıyorsa o kaba birisiymiş, azami sosyallik iş yerinde gerekiyor özel hayatımızda katlanamayacağımız insanlarla bile.

Büdüt: Azami ile asgariyi karıştırmışım, demek istediğim asgari sosyallik.
0
peki madem
(08.08.25)
bazı insanlar normal hayatı ile iş hayatını ayrı tutuyor.

şimdi ekledi seni sen bişey paylaşcan adam instagram da takılırken seni görecek iş gelecek aklına. Bunu istemiyor olabilir en basitinden.
Ben de mesela normal hayatım hakkında bahsetmiyorum iş hayatında. gerçi remote çalıştığım için bunu başarabiliyorum da yüzyüze olsa herhalde pek beceremem.
0
high hopes of the sozluk
(08.08.25)
iki tarafı da haksız bulmadım. iştekileri eklemek istememesi normal. ben de kimseyi kabul etmiyorum ama bunu kibirden değil, mesai dışında hiçbiriyle etkileşimde olmak istemediğim için yapıyorum. o da ya özel hayatını ayrı tutuyordur ya da enerjini sevmemiştir.

selamını da muhtemelen istek/selam ikilisinden sonra muhatap olmada ısrarcı olacaksın ön yargısına kapılıp önünü kesmek için almadı. sen öylesin diye demiyorum ama her iş yerinde mesafeyi anlamayan ve tekrar tekrar istek atan tipler çıkar. onun etkisidir. kızacak bi şey yok
0
juliette
(08.08.25)
haksizsin. lutfen defterine yuz kere yaz:

is arkadasligi arkadaslik degildir.
0
warrior princess
(09.08.25)
(16)

Tek basina tatil cehennem gibi bir sey degil mi ya?

tantamount_to_equivalent
Restorana, kafeye gidilmiyor. Herkes cift, grup bilmemne. Isletmecide 5 karis surat, masa isgal ediyormussun muamelesi cekiyor, ilgilenmiyor. Sezlongu semsiyeyi 2 kisilik satiyorlar ya da 2 kisilik harcama yapmani bekliyorlar. Ciftler seni potansiyel tehlike olarak goruyor falan. Tura mura katilsan
Restorana, kafeye gidilmiyor. Herkes cift, grup bilmemne. Isletmecide 5 karis surat, masa isgal ediyormussun muamelesi cekiyor, ilgilenmiyor. Sezlongu semsiyeyi 2 kisilik satiyorlar ya da 2 kisilik harcama yapmani bekliyorlar. Ciftler seni potansiyel tehlike olarak goruyor falan. Tura mura katilsan herkes gene grup, cift. Yalnizlari, sololari belediye zehirlesin bari, topluma rahatsizlik vermeyelim.
0
tantamount_to_equivalent
(07.08.25)
Sıkıntıyı kendinde ara, genele yayma.
0
HellKeePer
(07.08.25)
Tek başıma çok tatil yaptım, hepsinden çok keyif aldım, hiç böyle hissetmedim veya düşünmedim.
0
cilacı ökkeş usta
(07.08.25)
Ben de tek başıma tatillerde hep güzel vakit geçirdim valla.
0
peki madem
(07.08.25)
"Çiftler seni potansiyel tehlikeli olarak görüyor"

Çiftleri kafanda burjuva sınıf olarak görme. Bir çoğu senin gibi yalnız yaşamayı beceremeyen, özgüvensiz insanlar topluluğu.
0
ditu
(07.08.25)
cehennem gibi değil. kendi keyfi var. kafana göre takılıyorsun kimse karışmıyor. yanlış yola yapsan yanlış bi şey yapsan kimse laf etmiyor kimseye mahcup olmuyorsun. aç kalsan da tek başına kalıyorsun kimseden sorumlu değil.

tabii ki anlaştığın biriyle daha zevkli ama tek başına cehennem değil asla.
imza: tek başına en az 5 ülkeye uğramış birisi.
0
jelly bear
(07.08.25)
ya birakin tek yasayamama ozguvensizligiymis, asosyallikmis, sorun bendeymis. Aksam restorana gitmek istiyorum, restoranlarda millet 3lu 4lu masalarda, grup, cift sen sakrak muhabbetini ediyor, ickisini iciyor, yemegini yiyor, sen orda tek basina oturup napican? 5 dakika otursan hayati sorgulayip, depresyona girersin zaten, olan moralin de sifira iner, benim burda ne isim var diye. Gece kulubune falan gitmek istesen gene ayni. Insanlarin en insaflisi acir, digerleri ne ayak bu diye tuhaf tuhaf bakar zaten.
0
🌸tantamount_to_equivalent
(07.08.25)
Ya işte sizin gibi düşünmüyoruz, insanlar farklı birbirinden. Güzel bir yemek yiyip insanları izlemek tek başına da keyifli, depresyona girmiyorum ben. Birisi ile tatile gittiğimde 2 gün sonra afakanlar basıyor. Size uymuyorsa uymuyordur, uydurmak zorunda da değilsiniz.
0
peki madem
(07.08.25)
yapacak bir şey yok. bu ülkede bekarlara bakış açısı böye maalesef.
0
nothing in my way
(07.08.25)
bütün tek tatillerimden son derece keyif aldım. siz kendinizi ezik hissederseniz beden dilinize yansır, insanlar da öyle davranır. parasını ödüyorum, hizmet satın alıyorum. diğer hizmet satın alanlarla benim aramda ayrımcılık yapanı hissedince postamı koyarım, bu kadar basit.

siz neden tatilde çevreye bu kadar odaklanıyorsunuz ki? kendime zaman ayırmışım misler gibi, bana ne çevrede ki şen şakrak gruplardan? hem insanlar dönsün kendine acısın, acınacak bir durum yok ki ortada? ayrıca varsayalım öyle düşündüler, düşüncelerini mi okuyorsunuz? sanmak/varsaymak insan da huzur falan bırakmaz yahu. hadi diyelim ki acıdılar, çok da fifi yani?
0
Phoebe
(07.08.25)
Degil. Herkes kolaylik sagliyor ayrica. Sanirim erkeksin ondan tatillerde tek erkek pek istenmiyor. Bana gore sacma ama oyle bir durum var.

Onun disinda cift olmus, grup olmus hic ilgilenmiyorum etrafla. Ben keyfime bakarim. Cok da guzel bir sey tek tatil. En sevdigim :))
0
Kittie
(07.08.25)
Erkek için zor. Kadın için güzel. Erkek adam da yanına tatil için birini bulabilir. Erkeksen, tek gitme. Değiştiremeyeceğin şeyler için sabır ve farkındalık, kalp ben.
0
gabe h coud
(07.08.25)
entelektuel amacla yapilabilecek en iyi tatil. istedigin yere istedigin zaman gidiyorsun bir sehri tanimak ve anlamak icin en iyi yol. ama eglenmek iyi vakit gecirmek istiyorsan o zaman yalnizlik bazen sikici olabiliyor. yani aksamlari otele gidip erkenden yatiyorum tek basina tatile gittigimde. tek basina barlarda takilmak olmuyor.
0
antikadimag
(07.08.25)
Çıktığım ilk tek tatilin akşamında otelde ağlamıştım moral bozukluğundan:d

Herkes çift doğru, garson bile iki kere soruyor “kaç kişisiniz” diye. Yine de pozitif tarafından bakalım, sırf eşlik edecek birileri yok diye kendinizi eve kapatmadınız. Milletin tek başına kafeye, tiyatroya gidemediği yerde siz tatile çıkıyorsunuz, özgüven şov.
0
ruhen hastayim ben
(07.08.25)
@tanta

Tek başına tatil değil de yalnız başına tatil cehennem gibi bir şeydir.. Örneğin ortalama bir kız ya da ortalama/ortalama üst bir erkek tek başına tekne turuna tatile çıksa cafeye bara otursa aslında yalnız değildir, bir sürü kişiyle tanışabilir hatta aşk bile başlayabilir. Hayat sürprizlerle dolu. Tek başına tatil bu grup için belki de bir keşif yolculuğudur, ister ruh eşini ister kendi kendini keşif olsun fark etmez zevkli geçer.

Burada yıkıcı olan ise hayatı boyunca teklif almamış ya da on yılda bir teklif alan o da beğenmediği kişiden) birinin tek başına tatili o kadar zordur ki belki de 1-2 tatilden sonra tatil kelimesinin anlamını unutur. Onun için hapishaneden farkı yoktur.

Bir de kadın erkek farkı da vardır. toplum tek kadının tatilini dünyanın her yerinde onaylar, erkeği ise onaylamaz genelde. İşletmeciler açısından bile eşit şartlarda değilsin.

Sen haklısın ama genel olarak internette bu tür konularda gerçekçi cevapları bulamazsın.
0
rosey
(08.08.25)
bu biraz oznel bir durum. karakter, psikolojik durum vs. ile alakali. ben hic problem yasamadim, hic boyle dusunmedim. sonucta her seyi farkli algiliyoruz. mesela ben o garsonu gorsem herhalde yorulmus, isinden bezmis derim. kaba saba bir tip oldugunu dusunurum. ulkede hizmet kalitesinin ne kadar dustunu dusunurum. belki de farketmem bile. fakat siz sizinle alakali olumsuz bir durumdan oyle oldugunu dusunuyorsunuz. bu olumsuzlugu da siz yorumluyorsunuz. su acik ki yalnizlik konusunda sikinti cekiyorsunuz, bunu cok onemsiyorsunuz. fakat yalnizligiyla barisik veya normalde sosyal ama arada bir yalniz tatile gidenler icin bu bir problem degil, hatta daha iyi bir sey.
0
Sour
(08.08.25)
Bro sen yanlis yapiyorsun. Gunduz gezi isleri, plaj vs yapican. Aksam 6'da 7'de falan kafayi gomup, uyuyup dinleneceksin. Gece 11, 12'de kalkip kuluplere akacaksin. Gece 3e 4e kadar Icip dagitip denk getirebilirsen ons ile geceyi sonlandiracaksin. Olmazsa saglik olsun eskorta gidersin ertesi gun, rafet el romanin dedigi gibi "caddeler benim, geceler benim, arayan soran yok, rahat yasiyorum". Tek kisi icin restoran vs bos is zaten. Hazir al, siparis et pizzani, kebabini, tv karsisinda ya da tablet onunde veyahut balkonunda disari seyrederken gom yemegini mis gibi. Hersey dahil otel de bos is, gereksiz bence tek kisi icin. Bu arada otel odasi yalnizligi sozlukte 182 sayfa olmus, bu basit, oyle gecistirilecek bir konu degil, yalnizlik cagimizin, herkesin sorunu
0
freedonia
(08.08.25)
(14)

Avrupa'da 2 gece 3 gün nereye gidebilirim?

Cesario
Ekim ortası gibi.Daha önce gittiğim yerler:Almanya (Hamburg) Hollanda (Rotterdam, Amsterdam, Utrecht) Belçika (Gent, Brugge) Gürcistan (Batum) İspanya (Barcelona) İtalya (Genoa, Bologna, Floransa, Roma, Vatikan) Fransa (Marsilya) Macaristan (Budapeşte) Avusturya (Viyana, Melk) Çekya (Prag) En az key
Ekim ortası gibi.

Daha önce gittiğim yerler:

Almanya (Hamburg)
Hollanda (Rotterdam, Amsterdam, Utrecht)
Belçika (Gent, Brugge)
Gürcistan (Batum)
İspanya (Barcelona)
İtalya (Genoa, Bologna, Floransa, Roma, Vatikan)
Fransa (Marsilya)
Macaristan (Budapeşte)
Avusturya (Viyana, Melk)
Çekya (Prag)

En az keyif aldığım Roma ve Barcelona oldu. En keyif aldığım Hollanda, Belçika ve Budapeşte, Viyana, Prag rotası oldu.

2 gece 3 gün nereye gidebilirim Schengen bölgesi içerisinde?
0
Cesario
(07.08.25)
Ekimde Atina mis gibi olur.
0
thracia
(07.08.25)
barcelonadan keyif almadıysan avrupaya gitme, yallah dubai eheh.

berline gidebilirsin ucuz bilet düşüyor. 3 gün 2 gece eh yeterli.
0
kveldulv
(07.08.25)
hollanda ve belcika seven kopenhag da sever.

doga gormek isterseniz isvicre'de bir yerler olabilir, ya da hallstatt tarafi.
0
lemmiwinks
(07.08.25)
Hallstatt demeye gelmiştim. Salzburg 1 gün, hallstatt 2 gün.
0
himmet dayi
(07.08.25)
paris
0
mamu
(07.08.25)
Sen surda birkac sene oncesine kadar hic yurtdisina cikmamisken hangi ara gittin buralara? Sirrini merak ettim eski dostum cesario
0
Kittie
(07.08.25)
@kittie

Hollanda, Belçika turunu 1 haftada yaptım. Budapeşte, Viyana, Prag da 8 günlük tatille oldu. İtalya turumu da 8 günde yaptım.

Diğer yerler iş içindi. Hamburg, Barcelona, Genoa, Marsilya vs.

1'er yıl da schengen vizem çıktı. Nisana kadar vizem var. Bütün yıllık izinlerimi yurt dışında yapma kararı aldım vize bitene kadar. Şirkette 6.yılım bitti. Artık 14 yerine 20 günlük izin geliyor.
0
🌸Cesario
(07.08.25)
@cevap yazan diğer arkadaşlar:

Kopenhag ya da Stockholm seçeneği daha yakın.

Salzburg, Hallstatt isterim ama ulaşım konusunda sıkıntı yaşarım. Mesela Hallstatt'tan uçakla dönemem. Salzburg, Hallstatt, Münih, Nurnberg şehirlerini kapsayacak 8 günlük başka bir planım var ileride. 2 gece için Kopenhag, Stockholm şu an bana daha yakın.
0
🌸Cesario
(07.08.25)
kuzeye git.

kopenhag > malmö > stockholm

ya da

helsinki > talinn > riga

kopenhag'ın nefis bir şehir olmasından ötürü birinci seçenek çok daha iyi olur.
0
sir gawain
(08.08.25)
www.youtube.com

şu arkadaş önüme düşüyor bazen underrated european destinations falan diye bazı şehirlere bakıp ulan hakkaten hee dediğim çok oldu bir bakabilirsin bence
0
bay b
(08.08.25)
Polonya- Krakow
0
turkuaz
(08.08.25)
10 senedir avrupa'da yasiyorum. kucuk sehirleri de buyuk sehirleri de gordum. 4, 5 tanesinde araliklarla yasadim. sunu soyleyebilirim ki hemen hemen hepsi ayni ya. hatta cok meshur "every european city" diye bir karikatur bile var:
www.reddit.com

mesela yukarida biri hollanda ve belcika seven, danimarka'yi da sever demis. bu benim icin hicbir anlami olmayan bir tatil olur, ayni veya benzer seyleri tekrardan gormek, yasamak vs. sikici degil mi?

neyse, sorunu cevaplamaya calisayim, bence gercekten farklilik yaratacak ulkelere/sehirlere odaklanmalisin. mesela iskandinav ulkeleri veya rusya.
0
Sour
(08.08.25)
en az keyif aldigin yerlerde mesela ne keyif vermedi sana ? ya da keyif aldigin yerlerde ne keyif verdi sana ? roma'da 7 gun kaldim mesela ve hic sikilmadim, aksine cok keyif aldim. sana keyif veren ve vermeyen seylere gore rota olusturmani oneririm
0
sweetoffice
(08.08.25)
@sweetoffice

İtalya turumu kuzenimle yaptım. O bana göre çok uyumsuzdu ve hiçbir müzeye falan girmek istemedi. Bazı yerlerde ayrıştık. O da bir etken.

Ama genel olarak söylemem gerekirse Roma çok kalabalık geldi. Jübile yılı olduğu için ekstra bir kalabalık vardı sanırım. Prag da kalabalıktı ama kalabalığı batmadı gözüme mesela. Roma biraz İstanbul gibi kaotik geldi. Gezdiğim yerler arasında en kuralsız, İstanbul'a en benzeyen yer Roma gibi geldi bana.

Barcelona da çok kalabalıktı. Elektriklerin gittiği zamana denk geldik. Belki bu da olumsuz etkiledi beni. La rambla'da yürürken devamlı birinin gelip esc var, hap var cigara var gibi sorması rahatsız etti ve aramızdan birinin de çantası çalındı hem de otel lobisinde.

Hollanda vs beğendim. Kuralcı, her yer kanal, yeşillik, temiz, ördekler, kuğular. Çoğu kişi eleştirir hayat 5te duruyor diye ama bu bile bana güzel geliyor. Belki içimde 70 yaşında bir dede var.

Roma ve Barcelona dedin mi çevremde çok aşık, laf kondurmayan insanlar var. Bilmiyorum çevre etkisiyle mi ama çok büyük beklentim vardı bu 2 şehirden.

Ama İspanya'ya Endülüs bölgesi ile şans vereceğim bir gün. Belki Madrid de olur listemde.
0
🌸Cesario
(08.08.25)
(9)

zor zamanlardayım, nasıl ayakta kalıyorsunuz?

cccbehzatccc
maddi olarak, alevi, kanser tedavisi alan 1.derece akraba, yaşlanan anne baba, maddi sıkıntılar, arkadaşlarımın hepsinin yurtdışına gitmiş olması, mutsuz bir evlilik, fiziksel yorgunluk, ve neticelerinde gelen umutsuzluk, depresiflik ama depresyona bile girememe hali...İlgilenilmesi gereken bir yeğe
maddi olarak, alevi, kanser tedavisi alan 1.derece akraba, yaşlanan anne baba, maddi sıkıntılar, arkadaşlarımın hepsinin yurtdışına gitmiş olması, mutsuz bir evlilik, fiziksel yorgunluk, ve neticelerinde gelen umutsuzluk, depresiflik ama depresyona bile girememe hali...
İlgilenilmesi gereken bir yeğen...
En en en zor zamanlarınızda nasıl ayakta kaldınız?
0
cccbehzatccc
(07.08.25)
Ne gerekiyorsa onu yaparak. Şalteri indireceksin, sorumluluklarını robota verilmiş bir komut gibi uygulayacaksın, ayakların seni götürecek.
Başa gelen çekilir. Geçmiş olsun.
0
beyfendi
(07.08.25)
cymbalta 60mg ile goturuyorum son 2 senedir.
0
cooperr
(07.08.25)
Aile ve arkadaşlarla. Destek alarak. Yalnız başına düzelmez.
0
gabe h coud
(07.08.25)
Mecburiyetten kaldım. Ama akabinde şalterler indi. Okulu bıraktım, 15 kilo aldım, hetkesle iletişimi kestim, eve kapandım. Gittim bir kuytuya yattım bıraktım kendimi, dedim öleyim kedi gibi. Onu bile beceremedim... Özet: kalamıyorum.
0
yadigar
(07.08.25)
Yalnız değilsin. Senin gibi dünyada milyonlarca insan var.
0
luluki
(07.08.25)
yalnız olmadığını bilmek iyi geliyor.
para parayı çektiği gibi, acı acıyı zorluk zorluğu çekiyor. her şeyin üstüste gelmesinin sebebi bu.
bir noktada bitecek bunlar. her gecenin gündüzü var malum.

metaneti ve onuru kaybetmeden, bugün zorsa bile yarın geçecek düşüncesi ile geçiyor. yüklerden biri iki tanesi azalınca bile ferahlık geliyor.

imkan varsa destek alın.
mutsuz evliliğin düzelme imkanı varsa en büyük faydayı o sağlar. hem büyük yük azalır, hem eşiniz destek olur. umarım o düzelir de diğer problemleri yalnız değil beraber üstlenmiş olursunuz.
0
biseysorcaktim
(07.08.25)
bu kadar umutsuz ve depresif hissetmenin bence en temel sebebi mutsuz evlilik.
0
gobekliraki
(07.08.25)
bu durumlarin sorumlulugunu siz neden tamamen ustunuze aliyorsunuz veya neden endisleniyorsunuz? mesela kanser tedavisi alan akraba veya yegen? bunlardan sie ne? evet uzuleceksiniz de su anki mutsuzlugunuzun ana sebeplerinden biri olarak gormek tuhaf geldi. yapilmasi gereken ilk sey evlilige odaklanmak. yaslanan anne ve baba eger bir saglik sorunlari yoksa ikinci planda.
0
Sour
(07.08.25)
annem kanser tedavisi görüyor. 1 seneden fazladır uğraşıyoruz. 1 yılda 10 yıl yaşlandığımı hissediyorum. gerçekten mental olarak çok bitiğim. evden iş dışında çıkmak neredeyse hiç istemiyorum. bir de işe ve annemlere çok uzak bir yere taşınacağız yakın zamanda. ona da mental olarak hiç hazır hissetmiyorum. annemin ve babamın kendine ait bir evleri yok. babam tekstil işçisi, aynı zamanda emekli. annem emekli değil. türkiye'de tekstilin hali malum. ilerde yanımıza taşınma durumları var ama kafamda oturtamıyorum nasıl olacak diye.
ayrıca iklim krizini de çok kafama takıyorum. yağmur yağdığında mutluluktan ağlayasım geliyor. saçma sapan bi ruh halindeyim.
bunlar sürekli kafamda dönüp duruyor. taşınacağımız için tüm paramızı da bu sürece harcamak zorundayız. psikolojik destek de alamıyorum.
oturup geçmesini bekliyorum. yapacak hiçbir şeyim yok.
0
matilda
(07.08.25)
(13)

Evlilikte Yaşanacak Şehir Sorunu

mythralioz
Merhaba mevzu uzun ama kısa keseyim. Evlilik arifesindeyim, ama yaşanacak şehir konusunu zamanında netleştirmediğimiz için sorun yaşıyorum. Edirne’yi bırakmak istemiyorum. Başka kardeşim yok. Annem babam yaşlanıyor. Nişanlım ise Ankara’ya atandı çakılı bir kadroya. O evlenmeyi çok istiyor. Ben de on
Merhaba mevzu uzun ama kısa keseyim. Evlilik arifesindeyim, ama yaşanacak şehir konusunu zamanında netleştirmediğimiz için sorun yaşıyorum. Edirne’yi bırakmak istemiyorum. Başka kardeşim yok. Annem babam yaşlanıyor. Nişanlım ise Ankara’ya atandı çakılı bir kadroya. O evlenmeyi çok istiyor. Ben de onu seviyorum. İstiyorum. Ama Edirne’de yaşamak istiyorum. Burada mutluyum. Ankara büyükşehir bu yaştan sonra (35) büyükşehirin kalabalığına gürültüsüne trafiğine alışamayacağımı düşünüyorum. Ailemi geride bırakmak da çok rahatsız ediyor. Öte yandan kızı gerçekten seviyorum ne yaptım ettimse ayrılamadım müthiş bir ikilemin içindeyim aylardır. Ne dersiniz? Yaşadığın şehir en az evleneceğin kişi kadar önemli midir? Yoksa boşa mı bu kadar dertleniyorum.
0
mythralioz
(06.08.25)
valla büyük bir sorun. baştan düşünmen gerekirdi. ya eş ya aile birini seçeceksin. eşinin edirneye gelme imkanı yoksa tabi.
0
jelly bear
(06.08.25)
Evlilik, anne babaya karşı sorumlulukların atılmasını gerektirecek bir müessese değil.
Ankara Edirne de öyle uzak bir mesafe değil. Siz gidersiniz, onlar gelir. Yeter ki eşin kafa dengi olsun.
Büyük şehir konusunu da dert etme bence. Üç büyüklerde de yaşadım. En küçüğünde de. Bir şekilde alışıyor insan.
Seviyorsan demiyorum, o gelip geçiyor da, hayat arkadaşı olabilecekseniz birbirinize, her yere gidilir.
0
Mirket
(06.08.25)
ankara'da yaşanır.
büyükşehir doğru ama alışılmayacak kadar da değil.
ne bileyim, bitlis'ten istanbul'a gidecek olsanız belki bu dediğiniz dert etmeye değerdi.

peki nişanlınız edirne'ye taşınmak konusunda nasıl? tek sorun iş mi? işle ilgili dert olmasa kabul eder mi edirne'ye taşınmak?
çakılı kadro ne demek bilmiyorum tam anlamıyla. devlet memurları evlendikten sonra eş sebebiyle tayin alamıyorlar mı? ya da bir iki sene sonra edirne'ye gideriz diyor mu?

aile müessesi önemli ama ankara büyük şehir alışamam kısmı dert edilmeye değmez.
uzaktasınız diye de aileyi silip atmış olmuyorsunuz.
0
biseysorcaktim
(06.08.25)
Evlenme.
Asla, sakın.

Evleneceğin kişiyle aynı şehirde yaşamak konusunda şüphe yaşıyorsan sakın ha evlenme. İkinizin de hayatını yakma.
Bu konuda şüpheye düşmen bile garip. Eğer Edirne’de aynı geliri veya çok daha fazlasını sağlayacak bir çözümün yoksa böyle düşünmen çok saçma.
0
michael_knight
(06.08.25)
ailen emekliyse onlar da ankara'ya gelsin çok istiyorsan? Onun dışında koca adamsın, ailenden ayrı şehirde yaşamamak için ayrılmayı düşünüp ayrılamamak falan bana çok drama queen geldi
0
nundu
(06.08.25)
Ailemden uzak yaşarım bu sorun değil. Elden ayaktan düşmeye başladılar. Hastaneye kim götürecek yemeğini pazar alışverişini kim yapacak. Başka kardeşim yok. Bunu düşünüyorum. Değil şehir değiştirmek başka mahalleye bile taşınmazlar bu yaştan sonra.
0
🌸mythralioz
(06.08.25)
çok bilindik bir senaryo, çok karşılaştım.

çocuk evlenip başka şehire taşınır. anne baba inat eder çocuğun yanına taşınmaz. ,anne baba ile ilgilenen de olmaz bir süre iki taraf için de duygusal eziyetli geçer. sonra ebeveynlerden biri hasta olur, bakıma muhtaç olur. bu kez bizi çocuğumuz yanına alsa diye önce onlar ister çocuğun yanına taşınmayı.

sonuç olarak ebeveynlere yeni ev tutmak veya aynı eve getirmek ile bitiyor hikaye.
0
Gradient_tabanlı_mor
(06.08.25)
Evliliğin annen baban elden ayaktan düşene kadar sürecek mi bakalım? Hayatta hiç bir şeyin garantisi yok ve bu kadar detaylı planlayamazsın. Herkes kendine göre risk alıyor. Kalacak yerden önce hayatımı paylaşabileceğim kişi bu kadın mı diye karar ver bence. Bu konuda net olmadığın için yeri dert etmişsin gibime geliyor. Bir de konfor alanından çıkamıyorsun.

Anan babana gelince... İkisi de hayatta olduğu sürece iyi olan diğerine bakacak. Biri tek kalırsa ve elden ayaktan düşerse de ya bakıcı tutucan ya da huzur evinde yaşayacak. Yapacak bir şey yok. Yoksa hayatının 20-30 yılını onlara ipoteklemiş olursun.

Özet olarak ben de şu ankiyle aynı şartlarda iş bulabileceksem giderdim. büyük şehir kısmını abartma. Önemli olan iş ve eşinle mutluluğun. Ailene destek olsan iyi olur tabii ama hayatındaki öncelik bu olmamalı.
0
merhum
(06.08.25)
merhaba. daha önce hiç böyle kişisel konularda yorum yapmamıştım. kim ne bilsin arkadaş ne kadar seviyosun kızdan ayrılınca ne hale geleceksin.

2020 yılında kız arkadaşım yazları datça’da yaşıyor, kışları istanbul kurtuluş’ta. ben de bodrum’da annemle yaşıyorum. “beraber yaşayalım, bodrum’dan taşın” dedi (bodrum–datça arası her gün feribot var). bir şarapevi buldu devren kiralık, “beraber işletelim” diye teklif yaptı. ben çok az para ödeyecektim, onun babası karşılayacaktı. işte ben 35 yaşımdayım ya, annem bodrum’da, tüm arkadaşlarım bodrum’da, ben datça’da kimseyi tanımam etmem cart curt diye yan çizdim. ayrılmamızın nedenlerinden biri bu oldu.

kızla ayrılınca ben aksileştim. alkol malkol, arkadaşım kalmadı. çocukluktan beri görüştüğüm adamlarla aram benim aksiliğim yüzünden bozuldu. beni bodrum’a da bağlayan bir şey kalmadı. sonra taşındım. bok gibi bir hayatım var. ara ara aklıma gelen bu oluyor: annem, arkadaşlarım bahaneydi; değişiklik yapmaya götüm yemedi. şimdi kimseyi tanımadığım bir şehirde yalnız içiyorum. kız ne yapıyor, hiçbir fikrim yok. 41 oldum.

benim hayatımın kırılma noktası, “herkesi tanıyorum ya, annem de burada, oraları bilmiyorum” diyerek taşınmamak olabilir. sen de kendi hayatını ölç tart abi. kız muhtemelen gidince, geride bırakamadığın ailenle edirne’de oturmak senin ileride meyhane masalarında anlatacağın hikâyen olmasın.
0
libertine
(06.08.25)
Evlenme. Ailenle yasamaya devam. Yasliliklarinda onlara bakarsin.
0
sonsuz
(06.08.25)
evlenme +1

evlenip gidersen sürekli anneni babanı özleyeceksin kızı da içten içe bundan sorumlu tutacaksın agresif davranışlar göstereceksin en ufak şeyden kavga çıkacak. gerek yok.
0
turuncu tonlarda
(07.08.25)
o kadar cok yazacak sey var ki, nereden baslasam, ne yazsam diye dusunurken kafam karisti. ozet geciyorum: evlilik sana gore bir sey degil.
0
Sour
(07.08.25)
bence evlenmeyin.

ankaralıyım, edirne'de yaşıyorum bu arada.

35 yaşında oldukça yetişkin, evlenip yeni bir hayat kuracak kişinin ben burada doğdum büyüdüm başka bir yerde yaşayamam kafasında olması bana gör evliliğe hazır olmadığını gösteriyor. (anne babadan bağımsız olarak) ki gidilecek yer kuş uçmaz kervan geçmez saçma sapan bir yer değilken.

anne/baba konusuna gelince. tek çocuksanız ve anne/baba elden ayaktan düşme durumundaysa makul olan onların sizinle aynı şehre taşınması. kaldı ki edirne'de evli olarak kalsanız dahi bu kartopu etkisi yapacak başka sorunlar doğuracaktır. örneğin ne bileyim; eşinizin yıllık izni olacak sizinle tatil planlayacak, siz anne/babanızın durumundan ötürü gitmek istemeyeceksiniz. veya karı/koca günlük bir etkinlik planlayacaksınız ama anne/babanın bir ihtiyacı, bir şeyi olacak plan bozulacak vs. vs.

evet, zor bir durum bir yandan lakin bu problemler ileride çok daha artacak, toplumun geneli tek ailenin tek çocuğu olacak sonraki nesilde.

bizim de tek çocuğumuz var ve ikinci çocuk düşünmüyoruz. ancak ben kafamda şimdiden ileride tek çocuğum bana bakar beklentisinde değilim. çünkü bu o tek çocuğun üstünde çok ciddi bir yük duygusal anlamda, ki hayatının temel akışını, kararlarını tamamen kısıtlıyor.

bir çıkış yolu bulamıyorsanız, bu durumu kabul edecek edirne'de yaşayacak birisi ile evlilik yapmanız doğru olur. ya da evlenmemeniz.
0
wilhelmwasmuss
(07.08.25)
(2)

Kira gelir vergisini online nereden ödüyorduk

xu
Kira gelir vergisini online nereden ödüyorduk ve önce beyannamemi oluşturmak gerekiyordu?ben kendim için değilde yengem için ödeyeceğim kendisi yapamamış ve geciktirmiş. geciken, cezalı gelir vergisi ödemesini online yapabiliyor muyduk bilginiz var mı?
Kira gelir vergisini online nereden ödüyorduk ve önce beyannamemi oluşturmak gerekiyordu?

ben kendim için değilde yengem için ödeyeceğim kendisi yapamamış ve geciktirmiş. geciken, cezalı gelir vergisi ödemesini online yapabiliyor muyduk bilginiz var mı?
0
xu
(04.08.25)
Hazır Beyan

intvrg.gib.gov.tr
0
nawar
(04.08.25)
e-devlet'ten odeyebiliyorsunuz.
0
Sour
(04.08.25)
(22)

üstün zekalı bir çocuğunuzun olması sizi korkutur muydu?

Gradient_tabanlı_mor
sb. öncelikle. ona vizyon verebilir miyiz, zekasını köreltir miyiz veya doğru yönlendirebilecek miyiz diye korkar mıydınız yoksa ben bu zekayı çok güzel değerlendiririm mi derdiniz? size ne hissettirir?
sb. öncelikle.

ona vizyon verebilir miyiz, zekasını köreltir miyiz veya doğru yönlendirebilecek miyiz diye korkar mıydınız yoksa ben bu zekayı çok güzel değerlendiririm mi derdiniz?
size ne hissettirir?
0
Gradient_tabanlı_mor
(01.08.25)
Bilgiye erişimin bu kadar kolay olduğu bir dünyada korkmazdım. Doğru yönlendirebilmek için gereken ne ise bunu öğrenmeye çalışır, elimden geldiğinin en iyisini yapardım. Sonuç olarak doğru yönlendirememiş olsam bile çocuk geri zekalı olmayacak. Sadece potansiyelini kullanamamış olacak. Korkulacak bir şey görmüyorum.
0
himmet dayi
(01.08.25)
korkmazdım çok sevinirdim çünkü çocuk yetiştirmek bence zaten başlı başına bir deneyim işi. ben zaten normal zekada bir çocuğu yetiştirirken de ilk kez ebeveyn olmuşumdur ve bunun gereklerini yerine getirmek için çabalıyorumdur. Üstün zekalı veya otizmli down sendrom fark etmez çocuğumun yetişmesi için elimden geldiğince yeni şeyler öğrenmeye çalışırdım. durumn gereklerine bir bukalemun gibi uyum göstermeye çalışırdım.
0
turuncu tonlarda
(01.08.25)
hayir tabii ki.

ama arrogant olucak diye endiselenirdim.
zaman farkindan dolayi zaten cocugun seni bir tok konuda geciyor. nerede mutsuz cocuk varsa arkalarinda hep onlardan daha iyi bildigini sanan aileler vardir.
0
sonsuz
(01.08.25)
çocuk dediğini yaparsın, sonra salarsın. bu kadar üstüne gidersen öz güvensiz olur, arkadaş edinemez, insanlardan tiksinir, içine kapanır. çocuk main story'deki bir npc'dir. çocukla ilgili her şey side quest'tir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.08.25)
actual ustun zekali biri olarak*, oyle olmamasi biraz korkuturdu ama ustun zekali olmasinda korkacak hicbir sey yok.

kendi yapamadigim seyleri yapsin diye zorlamam, ilgi duydugu alanlarda imkan saglardim. sosyal konularda geri kalmadigindan emin olurdum; gerisi kendi kendine gelir.


* hava atma seyi degil, cocukluktan beri veriler isiginda ortada olan bir sey
0
aguen
(01.08.25)
arbre +1

ayrıca buna yönelik sınıf ortamında değil karma sınıflarda yetişmeli çocuklar. öteki türlü sosyal yetileri çok tuhaf bir insan ortaya çıkıyor.
0
sanal hayvan
(01.08.25)
üstün zekayı geç, çocuğumun olması bile korkutur.
0
gule gule
(01.08.25)
korkuturdu. burada yazanlarin hicbiri ustun zekali cocuklarin ne gibi problemler yasadiklarini bilmiyor.
0
Sour
(01.08.25)
Üstün zekalı çocuğun zekasına uygun sınıfı bulup parangasına vurmadığın taktirde derslerde sıkılacak, kendisine göre geç anlayan sınıf arkadaşlarını küçümseyecek, onların seviyesinde ders anlatan öğretmene ve derse ve de okula ilgisi azalacak.

Ve zekasını eğitim dışı alanlarda kullanmayı deneyecek. Tenefüslere ve okul çevresindeki tehlikelere yönelecek. Kayıp çocuk olacak.

Onun için zekasına uygun okul ve sınıf ve sosyalleşeceği seviyesindeki çocuklar bulmalısınız ki Türkiye şartlarında pek mümkün değil gibi.

İnternetten okur hallederim demekle olmuyor o işler.
0
Mirket
(01.08.25)
evet. çok zorluk çekiyorlar çünkü türkiye eğitim sisteminin içinde.
0
elorelia
(01.08.25)
Yok,e herkes oyle sanmiyor mu zaten.

Bir sey olmaz, okula giristen birkac ay sonra -20 IQ ile devam eder.

Sorun düsük zekalida. Ortalamanin cok altindaysa, okulda sisteme ayak uydurmasi cok cok zor. Ailede var, ondan biliyorum. Oyle cocuklari yonlendirmek, hayata hazirlamak daha zor.
0
buf-e kür
(01.08.25)
Öğretmenim. Üstün veya düşük zekalı çocuğum olmasından korkardım. İstatistikte uçlara doğru gidildikçe problem yaşanma ihtimali de artar. Benim gözlemim uçlardaki çocukların zor ve uyumsuz olması. Hele türkiyede falan iyice zor.
0
ruhen hastayim ben
(01.08.25)
Ailenin payı ne kadar bilmiyorum, denklerinin olmadığı okullara giderse, özellikle ilkokulda türlü haset kiskanclikla karşılaşacak demektir. Urkerdim biraz.
0
encokbenisevinnolur
(01.08.25)
ustun zekalidan korkmam da ustun zekali oldugu sanrisiyla buyumus biri cok sikinti yasayabilir hayatta.
0
hot potato
(01.08.25)
Bizim aile gompilesiynen üstün zekâlı olduğu için ne münasebet diyorum.
0
muhayyer divan
(01.08.25)
niye korkutsun. ustun zeka guzel bir sey. olaylari hizli anlayip millet aval aval bakarken sen cozmus, bir baskasina gecmis oluyorsun. tek sikintisi insanlara laf anlatma kismi. onu da zamanla ogrenir.

beni cocuk konusunda korkutan sey ona nasil bir hayat sartlari sunabilecegim olur. ben mesela cocuklugumu dusunuyorum ve ailemin sartlarinda olsam yapar miydim emin degilim. yine de hayatin her turlu zorluguna ve sikintisina ragmen yeni cocugun yeni bir umut, yeni bir sans olmasi durumu var. zorluklar icerisinde buyumek de insani guclendiriyor. tam refahta yasamak da civik biri yapiyor insani. zorluklar icinde celik gibi oluyorsun.

son olarak cocugun zekasini degerlendirmek gibi bir sey yok. cocuk kendi zekasini degerlendirir zaten gercekten zekiyse. sen demeden gider, bakar, bulur. yasitlarinin sacini yaptigi, kiyafet denedigi donemde o gider entelektuel deryaya dalar. yani herkesin cocugunun zeki olmasi durumuna dusmemek, ve cocugu diger ebeveynlerle yarismak icin kullanmamak lazim. sizin soru seklinden onu anladim gibi biraz. sizin cocuk uzerindeki tasarrufunuz kisitli. o nedenle kusak catismalari yasaniyor, o nedenle her yeni nesil bir oncekinin metotlarini ve degerlerini reddediyor. her yeni insan hayata acilmis yeni bir pencere gibi. cocugun zekasini degerlendirmek, yonlendirmek gibi konular benim asla umrumda olmaz. yani yonlendirmek olur tabi de, zorla bale kursuna, piyano kursuna gondermek gibi sikkoluklardan bahsediyorum.

cocuga dogru ahlaki prensipleri verebilmek, milletin ayagina basmayacak edepli biri yapabilmek asil sorumluluk. dedigim gibi zeka evrensel bir kavram. o cocuk gercekten zekiyse bordo bereli gibi yolunu bulur. sizin yardiminiza ihtiyaci olmaz. hatta ayak bagi oluyor cogu ebeveyn.
0
antikadimag
(01.08.25)
En korktugum konulardan biri. Uclarda olmasini istemem. Siradan olsun
0
abuzer
(01.08.25)
korkacak bisey yok ama ek sorumlukluk ve maddi yukumluluk getirdigi bir gercek.
ozellikle ilkokul icin ozel okul sart olur..
0
cooperr
(01.08.25)
@antikadimag, güzel imkanlar verilmediğinde yollar açılmadığında zeka bir yere kadar götürür insanı. Dağ köylerinde yaşayanlar, ilçelerde sıkışıp kalanlar yerine hep şehirde büyüyen çocukların akademik başarısı da bunu kanıtlıyor mesela. Çoban çocuk ne kadar zeki olsa da bir elinden tutan yoksa yitip gidecek.

Benim derdim bu değil aslında, imkansa imkan bulurum yaşam şartlarım bunu sağlar ama üstün zeka toplum dışı hale getiriyor insanları. sosyallik aidiyet duygusu hep eksik olarak büyüyorlar. Onları sağlayabilmek çok problem.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(01.08.25)
+1 @gradyan

ayrıca yukarıda bir yerde "burada cevap yazan kimsenin bir cacık bildiği yok" yorumuna istinaden yazıyorum bunu cevap hakkı doğdu kabul ederek.

bunun okulunda okudum. mükemmel bir kampüs, deniz kıyısı 200-250 kendi kafanızda kabul edilebilecek kimseler. iyisiyle kötüsüyle kendi türünüzde insanlar. varsayımsal olarak harika bir yer. ama bir de "trapped in paradise" denen bir konsept var. burada yetiştiğiniz yaşlarda kendi tipinizdeki insanlardan başka hiç kimseyle muhatap olmuyorsunuz tam da kritik 14-18 yaş arası. yani tabii ki oluyorsunuz da, öyle mesela kadıköy anadolulunun örneğin kafası estiğinde çıkıp da insanlarla iletişime geçmesinin yanından geçemez. o sebeple tuhaf bir insan türü ortaya çıkıyor. bu hem her zaman böyle olacak değil, sonuçta insandan insana değişir. hem de herkesin sosyal gelişimi aynı şekilde çalışmıyor. ama günün sonunda geçen sene üstün zekalılarla çalışan bir öğretmenle konuşuyorduk. kadının en çok üzüldüğü şey, üstün zekalı olsun ya da x veya y olsun çocukların toplumdan bir şekilde tecrit edilmeleri ya da sosyal angajmanının doğrudüzgün gerçekleşememesi olmuştu. kadın konuştukça kendi anılarım canlandı ve sanki birisi kahve falından tüm karakterimi okuyormuş gibi şok içerisinde dinledim. kendi biricik deneyimim olduğunu düşündüğüm şey aslında doğrudan hemen herkesin kolayca gözlemleyebildiği; hal yol içerisinde çözüm aradığı şeylerden biriymiş.

o sebeple, üstün zeka zaten hiçbir olay değil. hatta eğer iyi yönetilemezse hemen her zaman da bir sorundan ibaret. aile için de hemen her zaman bir sorun. bir ebeveyenlerin kendini çocuğa karşı tekrardan konumlandırarak çocuğa çocuk gibi davranmayıp onun sadece zekası sebebiyle kararlarına olabildiğinden fazla değer vermeleri erişkinmiş gibi davranmaları riski doğuyor. halbuki ne olursa olsun düz mal çocuk işte. ikincisi de dışarı bunu anlatırken çok böbürlenebilecek bir olaymış gibi anlatmaları. çaba olmadan elde edilen hiçbir beceri ya da niteliğin böyle böbürlenesi bir şey olmadığını düşünüyorum. bir haftadır üniversite tercih süreci sebebiyle okula çocuklarıyla ebeveyenler geliyor örneğin. adam düz profesöre falan, benim oğlum 90lar dünya haritasını öğrendi diye böbürleniyor. vatdıfak ya :D o sebeple insanı, insan gibi yetiştirebilmek çok önemli bir şey.
0
sanal hayvan
(02.08.25)
üstün, normal, geri zekalı hiç farketmez, çocuk fikri korkunç
0
Batuhanolabilir
(02.08.25)
Türkiye gibi bir ülkede korkutur. Torpilsiz tanıdıksız iş bulmak zor. Üstün zekalı biri bu ortamda zorlanır. Ortalama üstü zekada olan Türkiye'de eziyet çekiyor şuan. Cahilleştirilmiş bir halk var. leş gibi ortam
0
runaway
(02.08.25)
(7)

Flixbus kullananlara bir soru.

dedeminhirkasi
MerhabaBileti aldıktan sonra check in işlemi yapmamız gerekiyor mu?Yoksa otobüsün hareket edeceği saatte gidip al bu biletim diyerek binebiliyor muyuz?Koltuk numarası vs nasıl ne zaman belli oluyor
Merhaba
Bileti aldıktan sonra check in işlemi yapmamız gerekiyor mu?
Yoksa otobüsün hareket edeceği saatte gidip al bu biletim diyerek binebiliyor muyuz?
Koltuk numarası vs nasıl ne zaman belli oluyor
0
dedeminhirkasi
(29.07.25)
check in yok
gidiyorsun binerken şoför biletini kontrol ediyor.

koltuk numarası satın almadıysan rastgele bi yere oturursun ama kaldırılabilirsin.
0
jelly bear
(29.07.25)
karekod ile bileti gösteriyorsun biniyorsun. hatta ben erken gittiğim için rica edip bir önceki sefere bile binmiştim checkin yok
0
denizmaniaherif
(29.07.25)
Pasaport ve bilet istiyorlar. Koltuk satın almadıysanız rastgele bir yere oturuyorsunuz ama sonra o koltuğun sahibi ara durakta binebiliyor. Sanırım koltuk almak 4€ falandı. Kafa rahatlığı için almak iyi olur.
0
ruhen hastayim ben
(29.07.25)
Koltuk almazsak ne oluyor peki ?
Yani neticede en azından benim için boş bir koltuk bulunması gerekmiyor mu?
0
🌸dedeminhirkasi
(29.07.25)
koltuk almasaniz bile sizin icin bir koltuk bulunuyor. 30 kisilik satis yapiliyor, isteyen ekstra verip koltuk numarasi belirliyor (mesela 10 kisi) ve oralar kisiye ozel oluyor, digerleri (20 kisi) de bos bulduklari yerlere oturuyor. 29 kisi koltuk belirlerse ve sadece siz belirlemezseniz, o zaman o bosta kalan tek koltuga oturursunuz ki bu olursa cok gulerim cunku cogu kisi koltuk almiyor.

bunun tek problemi oturdugunuz koltugun birine ait olmasi durumda baska bir bos koltuga gecmek durumunda kaliyor olmaniz. bunu onceden bilemiyorsunuz ve ara duraklarda binenler olabiliyor.
0
Sour
(29.07.25)
En iyisi koltuk almak o halde. Çift olarak gideceğiz çünkü. 4.30 dk bir yol.
0
🌸dedeminhirkasi
(29.07.25)
kamilkoç uygulamasından alırsan en öndeki koltukları bedava seçebiliyordun.
bir de belki ülkeden ülkeye göre değişiyordur ama italya'da rastgele oturmuyorsunuz. siz bileti almayı tamamladığınız anda size bir koltuk numarası veriyor, ek ücreti sadece istediğiniz koltuk numarasını seçmek için veriyorsunuz.
0
ted
(29.07.25)
(24)

Diyelim ki karınız…

tahirkemalbozoglu
Anasının babasının evine gitti temizliğini ve çeşit çeşit yemeklerini yaptı sonra kendi evine geldi ve size de yorgunum balla uğraşamam diye makarna vs yapıp yeriz tarzı konuşmalar hiç bana yardım etmiyorsun diye şikayette bulunmalar vs vs tepkiniz ne olurdu?Şam babası gibi hissetmez misiniz?Kadınla
Anasının babasının evine gitti temizliğini ve çeşit çeşit yemeklerini yaptı sonra kendi evine geldi ve size de yorgunum balla uğraşamam diye makarna vs yapıp yeriz tarzı konuşmalar hiç bana yardım etmiyorsun diye şikayette bulunmalar vs vs tepkiniz ne olurdu?
Şam babası gibi hissetmez misiniz?
Kadınlar cevap vermesin please
0
tahirkemalbozoglu
(08.06.25)
"hiç bana yardım etmiyorsun" gerçekten etmiyorsam kötü hissedip yardım ederdim. ayrıca yemeği erkek de yapabilir. yemek yapamıyorsan o senin sorunun. ha ev hanımıyla evlendiysen bilemem. gerçekten yorulmuştur belki. yemek ve temizlik yaptıysa normal.
0
jelly bear
(08.06.25)
Ev hanımı eş ise, ayda yılda bir böyle serzenişleri oluyorsa, gönlünü alırım, o seferlik yardımcı olurum.

Yine ev hanımı eş ise ve bu söylenmeleri süreklilik kazanmışsa, karşıma alır, konuşurum.

Çalışan eş ise yerden göğe haklı zaten.
0
Mirket
(08.06.25)
Bunu yaşamayan erkek var mı? Kardeş bunlar çok normal. Kadınlar ilgi bekliyor alamayınca da bu tarz şeyleri yapıyorlar. Şam babası olmayan erkek varsa elini öpelim. Ananızın babanızın size söyleyemediği, sokakta herhangi birinin size söylediğinde kavga çıkarabilecek her şeyi söyleyen kişiye eş/hanım/karım deriz.
0
mikahakkinen
(08.06.25)
bu aslinda sizin ona hic yardim etmemenize bir tepkidir. anasinin babasinin evine gidip temizligi ve yemegi orada yapmasi da bir tepki. gercekten bunu anlayamiyor musunuz? birazcik "hadi beraber yapalim o zaman," "bana senin kadar guzel yapmayi ogreteceksin ama" falan gibi bir seyler deseymissiniz butun sorunlar cozulurmus. elbette hergun yapmayacaksiniz bunu ama en azindan insan yardimi hissetmek, takdir edilmek ister. hatta esinizin yaptigi yemegi yedikten sonra masadakileri mutfaga goturmeyi gectim, yuzune bakip ictenlikle cok guzel yapmissin, eline saglik demediginize bile eminim, buyuk bir ihtimal masadan kalkip kendi isinize bakiyorsunuz ama ispatlayamam tabii.

edit: bu arada ben sadece kendi dusuncemi belirttim, boyle olmayabilir de ama cevabin bu oldugunu dusunuyorsaniz, sosyal ve duygusal yonunuzu gelistirmeye calisin, ne bileyim bol bol roman okuyun, siir okuyun, tiyatroya gidin falan. cunku bu sorun sadece esinizle olan yemek ve temizlik probleminde degil iliskinizin her alaninda, hatta baskalariyla olan iliskilerinizde de ortaya cikabilir, cikiyordur, ama siz farkinda degilsinizdir, buraya tasidiginiz ornekte oldugu gibi. iste bu yuzden edebiyat ve sanat onemli. hani sozluk'te bir baslik var ya, romanlarin, sanatin hicbir faydasinin olmamasi diye, iste onun faydasini ancak uzun zamanda anlayabiliyorsunuz. insan davranislarini, duygularini daha iyi anlayabiliyorsunuz, tum iliskileriniz baska bir boyut kazaniyor.

bu arada yazdiklarimin cogunu size degil genel olarak yaziyorum. bir de su avrupa yakasi videosunu birakiyorum: www.youtube.com
0
Sour
(08.06.25)
karımın beni sevmediği, saygı da duymadığı şeklinde yorumlarım. nitekim insanların birlirlerini ne kadar sevdikleri, birbirleri için yapmaya razı oldukları şeyler ile alakalıdır. öte yandan makarna yapıp yeriz tarzı bir düşünce makul olabilir çünkü karnı acıkan bir insanın makarna pişirip yemesinde bir beis yoktur. karınız evinizin geçimini sağlarken size yardım etmiyor. siz çalışıyor, siz ona bakıyorsunuz. kendisi çalışsa bile geçiminize sağladığı katkı sizin kadar yüksek değil. türkiye'de kadınların %60'ı beş dakika bile olsun alnının teri ile çalışarak bir şeyler kazanmanın haklı gururunu yaşamış insanlar değiller. kocalarına saygısız davranmaya hakları yok.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.06.25)
bitanem bugün çok yoruldun ne kadar ince davranıyorsun diyip yaptığı makarnayı önüne koyar kendime iskender söylerim.
0
yurtsuz john
(08.06.25)
Evde her işi eşim yapsa annem gibi hissederim heralde. Tuhaf geliyor bana. Eskilerin yaşantısı da böyle karıları anneleri gibi. Aynı annenin çocuğuna söylendiği gibi söyleniyorlar çoğu zaman. Yaşam tarzları böyle bir hale evrilmiş.

İnsan yaşadığı evi temizler hocam, yardım değil bu. Sizin sorumluluğunuz. Bence böyle. İnsanın nazını anca anası çeker. Yetişkin, koca herifsiniz neticede. Bu kadar nazlanmamak lazım.

Annesinin evine gitti işlerini yaptı demenizden annesinin yaşlandığı için artık zorlanması nedeniyle bunu yaptığını çıkardım, ondan biraz yüklendim. Yoksa onun da evi, normal şartlarda evli insanın sorumluluğu önce kendi evine olmalı.
0
akhenaten
(08.06.25)
m.youtube.com
not: kadınlar cevap vermesin dediğiniz için bir erkeğin yaptığı videoyu paylaştım:swh:
0
gnosis
(08.06.25)
Hissetmem. Evinde temizlik yemek angarya işler vs konusunda sorumluluk almayan insanlar zamanla senin duyduğun sözleri duymaya başlarlar.
0
grimavi
(08.06.25)
calisip eve para getiriyorum, sen de yapacaksin demek iliskiyi romantik bir iliski olmaktan ziyade bir ekonomik iliskiye indirgiyor. bence hic cekinmeyin, her yemek ve temizlik sonrasi ucret odeyin kariniza. demek istediginiz o degil mi zaten?
0
Sour
(08.06.25)
Kadin senin evini temizlemek, yemegini yapmak zorunda degil. Boyle bir beklenti icinde olman sorunlu. Once bunu konusup halledelim, annesinin evinde ne yaptigi sonra konusulur.
0
deckard
(08.06.25)
zorundayı değili geçtim zaten bu zihniyet uçuk çıkarıyo bende de, herhangi bi işle çok meşgul olup yorgun olduğunu bildiğin karından beklentin ne? zıplayarak kek yapıp burnuna un sürmesi mi
0
ala09
(08.06.25)
Burasi giderek Muge Anli, Esro Erol karisimi bir yere dogru gidiyor. Eskiden gercekten, altyapisi saglam, bilgili insanlarin cevaplarini okur, bir seyler ogrenirdim. Insanlarin verdigi cevabi begenmeyip sile sile, onlarin hesabini kapata kapata ulkenin kucuk bir protitipi yaptiniz burayi.

Hakikaten o guzel insanlar o guzel atlara binip gittiler ve biz demirin tuncuna kaldik.
0
narod
(08.06.25)
Evlilik herkesin görev tanımının baştan belli olduğu bir kurum değil. Eşin belli ki yaşlı anne babasına artık bir hassasiyet gösteriyor, onların daha az yorulmasını belki hasta olmamaları için özen gösteriyor, kaldı ki hastalanırlarsa evde hastanede bir hafta bir ay belirsiz süre onlarla yine eşin ilgilenmek zorunda kalacak

Abi eşlerinizle sohbet etmiyorsunuz hayatı paylaşamıyorsunuz, hayat yazın çıkılan bir haftalık güzel otel tatili değil, hayat asıl bu angarya işler. yemek temizlik market alışverişi tamir tadilat yaşlı bakımı çocuk bakımı, evinize eşinize ilgi ve özen gösterin sorumluluk alın

Eşim temizlik yaptım yorgunum dese önce yemek işini hallederim sonra önüne çayını getiririm 10-15 dk da masaj yaparım bu bile evlilikte fark yaratır, eşinizi yüceltmekten şımartmaktan korkmayın erkekliğinize halel gelmez
0
grimavi
(08.06.25)
duyurudan köylülük akiyor yemin ederim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.06.25)
Alttan alırdım,ilgi ve yakınlık gösterirdim. Haklısın derdim.
Eve geri geleceğini haber alır
almaz hediyesini hazır ederdim.

Ev hanımlığı, eşe çocuklara
bakmak kariyer yapmanın üstünde
olan marifet.
0
diyecevaplandı
(08.06.25)
Kadinlar cevap vermesin demissin ama dayanamadim.

Annem kemoterapi goruyor ve tek cocugum ayni zamanda calisiyorum. Su anki dozunda o kadar zorlanmiyor ama ilk dozlar cok zordu ve yuruyecek hali kalmiyordu ozellikle son dozlarda. Benim de aniden evine gittigim ve kendi evime yemek yapamadigim oldu. Eşim "olsun disardan pizza falan soylerim nolucak" dedi ya da annemden geldigimde "bosver zaten cok yoruldun, 1-2 gun disardan yeriz sen dinlen" dedi. Ayrica yemek ve ütü haric her ev isini de yapar. Evleneli 7 yil olacak bir kere bile bana yardimci olmuyorsun demedim Allah carpar. Hep soyluyorum Allah senden razi olsun, iyi ki boyle birisin diye. Yani demem o ki esinize gercekten yardim etmiyor ve yardimci olmuyorsunuz demek ki. Hayat musterektir. Siz kari koca ve ayni zamanda ayni takimin oyuncularisiniz. Kocam da boyle bir seyi sorun yapip gelip burada duyuru acmadigi icin de şükürler olsun.
0
matilda
(08.06.25)
bence birlikte yasam, kim evde bir eksiklik aksaklik goruyorsa, yapilmasi gereken ne varsa, cekip cevrilmesi gereken ne ise o evin devam ettirilmesi icin herkesin ucundan tuttugu bir sey ya. grimavi'ye cok katiliyorum, cok ucuk kacik bir yasaminiz yoksa yasamin %75'i zaten bu rutin dedigimiz sey, o anlarda da samimi ve sevgi dolu bir birliktelik yoksa bana cok garip geliyor insanlar evde ne yapiyor? eve gelip, hazir sofraya oturup, koltuga tv izlemeye gecip oradan yatak odasina mi akiyorsunuz?
0
kassiopeia
(08.06.25)
Anne babasına yardımcı olması iyi bir şey. Evde yapmıyor olmasını ayrı değerlendirmek lazım. Genel olarak evde yemek yapmamakla yorgun olduğu bir zaman yapmaması farklı şeyler.
0
osssy
(08.06.25)
Teşekkürler
0
🌸tahirkemalbozoglu
(08.06.25)
haklısın karıcım anana babana yemekler yaptın temizlik yaptın yorulmuşsundur tabi ki de.
0
jamswety
(08.06.25)
Ulan ne nazlı götü var bu milletin!

Karı kırk yılın başı bayram üstü gitmiş ihtiyarların ihtiyacını görmüş diye paşam mahrumiyet çekip şam babası gibi hissedecek kendini.

Belli ki Şam babasısın. Bok gibi paran yoksa yakında tekmeyi yersin.

Varsa senin için daha kötü.
0
lazor
(09.06.25)
bu durum bayramlarda tolere edilebilir. Evlilik gerçekleştiği zaman maalesef tarafların evlatlık sorumlulukları, görevleri son bulmuyor.
kadın ve erkek önce kendi evine karşı sorumludur, anne babasının evine karşı değil.
kurban bayramı gibi kelimenin tam anlamıyla baş belası bir zamanda bu tür kaoslar kaçınılmaz ancak bu problem kendini sürekli tekrar ediyorsa çok s.ikko bir durum ve ciddi ciddi oturup konuşulması, izah edilmesi gerekir.
yılda iki sefer gelen bayram zamanlarında bu sıkıntı idare edilebilir. emin olun eşiniz de bayıla bayıla gitmiyordur o eşek yükü işleri yapmaya.
35, erkek, bekar
0
quaketrigger
(09.06.25)
ev hanımı bile olsa sürekli her ev işini o yapmak zorunda değil. sen çalışıyorsun ama akşam eve gelince mesain bitiyor dinleniyorsun. hafta sonu tatilinde de evde tv karşısında yatıyorsun. bu kadın ne zaman dinlenecek? 7/24 hizmetinde mi olacak? az ye de bir uşak tut. kalk bir gün de yemeği sen hazırla.
0
art cat chocolate
(10.06.25)
(16)

Bayram namazına gidecek misiniz?

put it in your appropriate place
Ben gideceğim. Aslında biraz gönülsüz gidiyorum, biraz alışkanlık oldu gitmek.
Ben gideceğim. Aslında biraz gönülsüz gidiyorum, biraz alışkanlık oldu gitmek.
0
put it in your appropriate place
(05.06.25)
hayır.
0
designer
(05.06.25)
o işleri bırakalı çok oldu
0
onheil
(05.06.25)
yok
0
basond
(05.06.25)
2025teyiz
0
abuzer
(05.06.25)
hayatımda hiç gitmedim, bundan sonra da gitmeyeceğim :)
0
tabudeviren
(05.06.25)
Gideceğim tabi ki, bayramı bayram yapan en güzel duygu. Aynı zamanda vacip. Kurban bayramında namazdan sonra tekbirler var ki tarif edilemez bir duygu yaşatıyor.

Sabah çıkıp gitmek düşününce zor gelse de çıkıp gidince "iyi ki gelmişim" dersin. Hem de günün daha huzurlu geçer.
0
hebanon
(05.06.25)
hiç gitmedim. hayır. mevzu uyanmak değil saf tuttuğun kitle ile organik bir bağım yok ortak bir amacım yok, ortak bir yaşam tarzım yok. yoklar ordusu.
0
biravekahve
(05.06.25)
gidicem. bayram bana güzel hissettiriyor. bu hissi bırakmak istemiyorum.
0
benibulmanlazim
(05.06.25)
Gideceğim tabi
Bu duyguyu yaşamak müjemmel
0
Cezcez
(05.06.25)
burada cami yok ama olsa da gitmezdim.
0
gabe h coud
(05.06.25)
viski içiyorum. 6 saat sonra kalkıp gideceğim, âdettindir
0
HellKeePer
(05.06.25)
en son herhalde 15, 16 yasindayken gitmistim. ozellikle imamlar iyice sapitti. farkli camilerde hayat tarzimla uyusmayan, hatta onu gectim kotu niyetli diyebilecegim seyler duymaya basladiktan sonra iyice sogudum. eskiden guzeldi, giderdin, guzel seylerden bahsederlerdi falan. en son gittigim donemde imamin biri karinizi, kizinizi carsiya pazara yollamayin, evin alisverisini siz yapin falan demisti. birkac kisi gulmustu. sinirlendim yine!
0
Sour
(05.06.25)
Şu ana kadar hiç gitmedim ve bu yaşımdan sonra da gideceğimi sanmıyorum ancak bence güzel bir aktivite.

Büyük oranda "allahsız" biri olsam da İslam pratiklerinin büyük kısmının (bağlamından koparılmadığı sürece) mantıklı ve faydalı olduğunu düşünüyorum. Bayram namazı da bunlardan biri. Bu vesileyle tüm İslam alemininin bayramını kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.
0
10551037
(06.06.25)
Ev civarı iki camiye de gitsem karsilacagim kişi veya kişileri biliyorum, bayramın bereketini kaçıracak tipler. Sırf bu yüzden gitmiyorum epeydir.
0
encokbenisevinnolur
(06.06.25)
hic gitmedim, gitmicem.
ama butun dindarlarin bayramini ictenlikle kutlarim.
dincilere ise gozume gozukmesin..
0
cooperr
(06.06.25)
normalde zaten gitmiyom da okc-pacers maçı var istesem de yetişemem
0
mark greg sputnik
(06.06.25)
(18)

Akademideki korkunç biçim takıntısı

silverleaf
Malum tez için tekrar revizyon geldi... Revizyona bakar mısınız:"4. ve 5. derece başlıklarınızda özel isim yoksa sadece ilk kelime büyük harf olacak,başlık 2 ile 2.1 arasında boş bir satır olacak,tablo devam başlıklarınızda sadece tablo numarası devam yazacak, tablo başlığı tekrar etmeyecek.başlık 4
Malum tez için tekrar revizyon geldi... Revizyona bakar mısınız:

"4. ve 5. derece başlıklarınızda özel isim yoksa sadece ilk kelime büyük harf olacak,
başlık 2 ile 2.1 arasında boş bir satır olacak,
tablo devam başlıklarınızda sadece tablo numarası devam yazacak, tablo başlığı tekrar etmeyecek.
başlık 4.5’ten önceki boş satır kaldırılacak,
bir de paragraflarınızın önce ve sonra boşluğu 6 nk olmalı."

Bu kadarına gerek var mı gerçekten? Benim anlamadığım nasıl bir hikmet var bu işte? Gerçekten o kadar sinirlerim bozuldu ki. Çok yoğun bir işte çalışıyorum, tükendim gibi hissediyorum bu süreçte. Biraz motivasyon, güç kuvvet moral atın üzerime ne olur ya.
0
silverleaf
(28.05.25)
@arbre Bir yeri yapıyorum diğer taraf bozuluyor. Sonu gelmeyen bir döngü içindeyim. Keşke parasını versem birisi yapsa ve sonsuza dek bu işlerden kurtulsam ya.
0
🌸silverleaf
(28.05.25)
@teyze Amiiinn! Cansın teyze!
0
🌸silverleaf
(28.05.25)
ayın başında mezun olmuş taze bir yüksek lisans mezunuyum ben de. o kadar hak veriyorum ki size. tez yazmak zaten başlı başına yorucu bir süreç. bir de biçimsele takılıp ordan bir boşluk satır burdan bir buçuk 6nk 12nk tablolar iç başlık tablo ismi bitiminde nokta var şekilde yok vs derken benimde son düzlükte bilgisayarı duvara fırlatasım geldi kaç kez. ama yüzüp kuyruğuna gelmişsiniz. denizi geçip derede boğulmak yok. enstitünüzün yayınladığı bir klavuz vardır. onu indirin. adım adım düzeltmelerinizi yapın. sonra zaten eliniz alışacak emin olun. ben de 2 kez düzeltme aldım. sonra yöktezde aynı enstitüden mezun öğrencilerin tezlerine baktım. benim için baya faydalı olmuştu. kontrol eden kişi danışmanıma baya iyiydi biçimseli demiş kim bilir nelerle karşılaşıyorlar. bir akşam bilemediniz iki akşamınızı alır. ha gayret. mezun olunca yazın buraya tebrik edelim :)
0
dedim ben sana
(28.05.25)
akademide bulunmak istiyorsaniz durum boyle. sadece tezde degil, ayni zamanda etik kuruldan izin alirken, bir fon icin arastirma onerisi yazarken, konferans sunumlarinda, dergide yayinlatirken vs. hepsinde farkli bir sablon oluyor ve o sablona uymak zorundasindasiniz.

bunun nedenlerinden biri anlasilabilir olmak, eger belirtildigi gibi yazmazsaniz hangi konunun hangi konunun icinde oldugu anlasilmaz. yani bu bunun alt basligi mi yoksa baskasinin alt basligi mi yoksa yeni konuya mi gectik vs, bunu belirlemek icin bunlar sart. aslinda genelde tez yazanlar donem odevi gibi yazdigini dusundugunden cok onemsemiyor. fakat sunu dusunun, yazdiginiz tez basilacak, yayinlanacak, insanlar okuyacak. boyle aralarda bosluklarin oldugu, paragraflarin duzgun olmadigi, sayfa numaralarinin karismis oldugu, standardi olmayan (en azindan hatalarin oldugu) bir metinle insanlarin onune cikmak hos mu? simdi diyebilirsiniz ki banane ya, bitsin de kurtulalim iste. okuyucu oldugunuzu dusunun, bir kitap aliyorsunuz ve bununla karsilasiyorsunuz, ne kadar zor olur okumak. ikincisi ise bir standart olusturma. o tez sizin oldugu kadar universitenin de ayni zamanda. daha cok var ama cikmam lazim.
0
Sour
(28.05.25)
hayatinda cok az seyde soz sahibi, kontrol sahibi olan insanlarin eline imkan gecince boyle ufak seylerle bu acliklarini gidermeye calisiyor.
0
buenosdias
(28.05.25)
Akademi vs. bir bağlantım yok ama özellikle kabaca 5 yıldır olan bitene bakıyorum da bir meslek edinseydik zamanla kendi dükkanımızı açsaydık daha iyi olurdu.

Bizde büyük oranda uluslararası alanda yazı makale vs. çalışmalar yerlerde. Neredeyse hiç yok.
Üniversitelerin çeşitli alanlarda da sıralamanın altlarında veya sıralamaya hiç girmemeleri de ayrı konu.
Bizzat işin içinde olanlar istatistik/grafiklerle açıklıyorlar. Üretim, ar-ge, proje hazırlama doğru dürüst bir şey de ortada yok.

Durum böyleyken, tez adı altında sayfada 2 mm sağa, başlıklar arası 3.1 mm aşşağı, özel isim varsa 2² cm yana.. eziyetten başka bir şey değil.

Parayı değerlendirme konusunda sorunu da yoksa kişinin kendi işini kurması, başka yerlerde müdürlük CEOluk hayali kurmaması yapılacak en doğru şeylerden biri.

Motivasyon, güç atamadım üstüne kusura bakma.
0
diyecevaplandı
(28.05.25)
Bu kadar dikkatli bir danışmana sahip olduğunuz için şanslısınız. Ufak şeyler deyip geçmemek lazım, belli bir format var ve uymak gerekiyor. Artık sonuna yaklaşmışsınız bence, az daha sabır...
0
duguit
(28.05.25)
Bu devirde akademisyen olmak gibi bir gaflete düserek zaten bastan hatayi yapmissin.
0
feastofthedamned
(28.05.25)
Sizde de öyle mi bilmiyorum ama bizde her seferinde ciltletip vermek de gerekiyordu, yapılan masraf, kesilen ağaçlar, tam bir felaket.

Büdüt: Şimdi aklıma geldi bir de her kontrole gittiğinde imzalı sayfa olması gerekiyordu o nedenle tez jürisine 10 kopya imzalatmışımdır sanki boş senede imza alıyormuşçasına. Valla saçma sapan işler yine sinirlendim. Size de kolaylıklar dilerim.
0
peki madem
(28.05.25)
"Bu kadarına gerek var mı gerçekten?"

Evet var. Bilimsel bilgi belli bir formatta ve düzende sunulur. Yazdıklarınız kalıcı olacak. Minicik hatalar için bile defalarca revizyon gelmesi gayet doğaldır.


"Benim anlamadığım nasıl bir hikmet var bu işte?"

Anlayamamissiniz hikmeti dogru ama suc biraz da danisman hocanizda. Mantigini aciklamis olsaydi size zaten bu kadar basit sekilsel hatalariniz olmazdi. Ayrica tez yazim kilavuzlari bu yuzden var.

Keske parasini versem biri benim yerime yapsa demişsiniz redaksiyon hizmeti sunanlar da var.

Ayh onca isimin arasinda tez yaziyorum cok yogunum bunlarla mi uğraşicam kafasi da gizliden kendini övme iceriyor. Akademik bir seyler yapiyorum ben bakin nasil da zor... Hadi beni motive edin, övün. Hic tahammul edemiyorum bu tarz ogrenciye sahsen. Kimse zorla akademiye girin demedi herhalde. Lisansüstü eğitim istege tabidir. Zor geliyorsa ya da isin incelikleri sacma geliyorsa yapmazsiniz olur biter.
0
buzbebek
(29.05.25)
Akademik bir doküman hatırlayacaksınız az biraz vakit harcayıp LaTex öğrenin, Word de bilimsel makale mi hazırlanır abi
0
nahtoderfahrung
(29.05.25)
buzbebek +1

böyle yapılmasının amacı bir kurumdan çıkan tezlerin hepsinin aynı formatta ve düzgün olmasıdır. bir kurumdan çıkmasa bile bir şey yazıldığı zaman metnin kendi içinde de tutarlı olması önemlidir. evet gerek var.
0
jülsezar
(29.05.25)
@buzbebek Olayı bu kadar kişiselleştirmiş olmanıza şaşırdım. Çok hızlı akan bir alanda çalışıyorum ve konu ben yoğunum ayakları yapmak değil, bu kadar incik cincik şeye takılırsam gerçek hayatta hiçbir iş yapamam, kimse yapamaz. Buna alıştıktan sonra bu camianın bir paragraf girintisinin 1,77 değil de 1,33 olmasını kriz hale getirmesine insanın yoğun çalıştığı bir günde takılmaması da zor. Akademisyenlik hedefim de yok, uzmanlık hedefim var.

İnternette kimin motivasyon isteyip istemeyeceğine, kimin dertlenip aynı yoldan geçmiş birilerini arayıp aramayacağına siz mi karar vereceksiniz ayrıca? İstersem övülme de isterim, yerilme de.
0
🌸silverleaf
(29.05.25)
Yıllardır akademideyim, asla anlamadım bu olayı. Arada hak verenler olmuş da mesele şablon belirlenmesi değil. Bazı okullarda cetvelle ölçüm yapıyorlar, bu artık şov ve dostlar alışverişte görsün meselesi. Düzgün bir akışı olsun, genel olarak şablona uysun yeter. Bu arada her yerde böyle, fon başvurusu vs denmiş ama aslında değil. Hepsinin kendine göre şablonları var ama milim milim bakmıyor kimse.

Amacınız zaten uzmanlıkmış. Yormayın kendinizi, çok sürmeden halledersiniz. Takıldığınız yerde dm atın, bakalım.
0
evrim halkasi
(29.05.25)
okulun içindeki fotokopiciler bu hizmeti veriyor çoğu yerde ücreti karşılığında, zaten o okulda oldukları için ezbere biliyorlar bakan adam neye takılıyor vb.
0
bobinhoo
(29.05.25)
okulun içindeki fotokopiciler bu hizmeti veriyor çoğu yerde ücreti karşılığında, zaten o okulda oldukları için ezbere biliyorlar bakan adam neye takılıyor vb.
0
bobinhoo
(29.05.25)
Bıktığınız için zor gelmiş, aslında o kadar bunalacak bir şey yok. Eğitimin bir parçası da bu. Bunu öğrenmeniz gereken bir noktadasınız.

Şekil çalışmanın içeriği için önemli değil elbette, ama ciddiyeti açısından önemli. Yapılmış olsun diye yapılan bir işi, ciddi bir işten ayıran en önemli şeylerden birisi.

Öyle dertleşirken ederken insan içini dökmek için genelde burun kıvırıyor bu tarz şeylere ama dizayn ve tasarım konusu gerçekten çöpü düzgün bir işten ayırırken bilinçsizce bile olsa dikkati çeken bir şey.

Ayrıca tez için değil ama basılacak yazıların editörlük ve baskıya hazırlama aşaması için de yazının şekilsel kurallara uygun hazırlanmış olması önemli. Bu açıdan, doğru şekilde yazmayı zaten okulda, tezinizi yazarken öğrenmiş olmanız lazım. Yoksa kimse size bunun dersini vermeyecek. Şunu sorun kendinize, eğer bir önemi olmasa neden dünya genelinde insanlar manyak gibi belirli bir kalıp oturtmak için yıllar boyu çalışsın? Amerikan psikoloji birliğinin standardı örneğin, deli mi bu insanlar bu kadar kişi toplanıp her sene, her sene revize ederek bu yazım kurallarını belirliyorlar? Bunun gibi bir sürü var.

Kendinize yük olarak görmeyin, savaştıkça bunalırsınız. Aldığınız eğitimin bir parçası bu. Ek iş değil, gerçekten benimsemeye odaklanın.
0
akhenaten
(29.05.25)
@akhenaten Çok çok teşekkür ederim müthiş cevabınız için. Keşke elli tane tik koyabilseydim.
0
🌸silverleaf
(29.05.25)
(5)

İnadına bir davranışı yapan çocuğunuza nasıl yaklaşıyorsunuz?

mahmuttt
SORUM ŞU: Çocuk bazen sırf gıcıklığına sizi denemek istiyor. Yapma diyorsun inadına kıl etmek için veya ilgi çekmek için gözünüzün içine baka baka onu yapmaya çalışıyor. 100'lerce kere söylesen de yapıyor yani. O davranışı da yapmasını istemiyorsunuz. İkna da olmadı diyelim davranışı takıntı haline
SORUM ŞU: Çocuk bazen sırf gıcıklığına sizi denemek istiyor. Yapma diyorsun inadına kıl etmek için veya ilgi çekmek için gözünüzün içine baka baka onu yapmaya çalışıyor. 100'lerce kere söylesen de yapıyor yani. O davranışı da yapmasını istemiyorsunuz. İkna da olmadı diyelim davranışı takıntı haline getiriyor. Anne baba da yorgun sürekli ikna edeyim tatlı tatlı tamam desin modu olmuyor. Bu durumda ne yapılacak?
0
mahmuttt
(27.05.25)
10 yaşında bir kızım var. şimdi bi kız grubu çıktı manifest diye, onların dansını taklit ediyor. etsin tabi hiçbir sorun yok bunda ama artık alışkanlık oldu. yolda yürürken dans ediyor. en sevmediğim çocuk tipi :)

yapma dedim. evde yap ama dışarıda yapma dedim. halen yapıyor. güzelce söyledim halen yapıyor. ancak bir kere bağırınca yapmamaya başladı.

bizim evde işler şu şekilde yürüyor açıkçası, anne profili ile ilişki laçka ancak baba olan ben çok fazla müdahil olmadığım için, müdahil olduğumda bir sorun olduğunu o da anlıyor ve yapmamaya başlıyor. yani baba profili olarak sizin çok müdahil olmamanız gerekiyor her şeye bence.. bırakın anne ile çözsün.. çözülmediği takdirde tatlı sert bir şekilde devreye girin derim.
0
jesues
(27.05.25)
Bu ve benzeri sorularin yanitlari icin youtubeda acev ilk6yil kanalini oneririm
0
deckard
(27.05.25)
seni fiziksel olarak rahatsız etmeyen bir davranış ise görmezden gelmeye çalış. örneğin bizimki burnunu karıştırıyor bu ara. yapma etme demenin faydası yok. görmezden geliyorum.

ayrıca annenin ebeveynliğinin yetmediği yerde ortaya çıkan baba profili önerenlere şiddetle karşı çıkıyorum.
0
elorelia
(27.05.25)
benimki bi ara pipisiyle oynuyordu devamlı. 2 yaşındaydı. dikkatini başka yere çekerek bu alışkanlığı kırdım. şimdi 4.5 yaşında, bi şeye yapma dersem (asansör butonlarını yalamak gibi) inadına yapmak istiyor. bi şey demeden dikkatini başka yere çekmeye çalışıyorum yine. açıklıyorsun, anlatıyorsun inatlaşıyor :,) sonra bağırıyor falan. dikkat dağıtma hala işe yarıyor ama ileriki yaşlar için ne olur fikrim yok.
0
deartheodosia
(27.05.25)
yampa demek hicbir zaman cozum degil. yapmamasi icin neden-sonuc baglantisini kurmak gerekiyor. yani cocugun bu baglantiyi kurabilmesini ogretmek gerekiyor. ornegin yapma demek yerine dusebilirsin, ben bir kere dusmustum canim cok yanmisti gibi, hatirliyor musun bir kere dusmustun veya bak bu kisi bunu yapti dustu gibi karsiniza alip sohbet etmeniz, neden-sonuc bagini kurabilecegi hikayeler uretmeniz, hatta mumkunse canli ornek gostermeniz gerekiyor. "yapma" tam olarak ne anlam ifade ediyor ki tek basina? bu tam tersine provoke edici.
0
Sour
(27.05.25)
(7)

Kadına şiddet uygulayan birini dövmek bir rehabilitasyon yöntemi mi sizce?

psmstc
Mesela sokak ortasında denedi 5-10 erkek toplanıp onu dövüyor. Evde denedi hemen polis jandarma neyse gelip yakalayıp dövecek güzelce.Zamanla dayak arsızı olma durumu da olabilir değil mi o daha tehlikeli gerçi...Sizce bu davranışlardan kadına şiddet vb vazgeçmeyen birinin rehabilitasyon çözümü daya
Mesela sokak ortasında denedi 5-10 erkek toplanıp onu dövüyor.

Evde denedi hemen polis jandarma neyse gelip yakalayıp dövecek güzelce.

Zamanla dayak arsızı olma durumu da olabilir değil mi o daha tehlikeli gerçi...

Sizce bu davranışlardan kadına şiddet vb vazgeçmeyen birinin rehabilitasyon çözümü dayak değil ise nedir?
0
psmstc
(27.05.25)
çevremde bu tiplerden çok vardı. misal babamı bizzat abileri dövdü mesela ama yine de huyu değişmedi. mentalitesi bozuk adamı dövmekle yola getiremezsin. sen bir döversin o iki döver. çoğunun da gözü karadır.
0
lazpalle
(27.05.25)
Atesi atesle sonduremezsin aybalam.
0
deckard
(27.05.25)
gururu kırılan ve yine o dayak atanlara siki kalkmayan adamlar, gene evdeki kadına gösterir şiddeti. maalesef işe yarayacağını pek sanmam. yani ancak gerçekten elini kaldırdığı anda sihirli güçle yanında o herifleri bulacağına emin olursa belki tutar kendini bu mal.
0
red g
(27.05.25)
dikkat et de meriçlik yapayim derken kevgir olma.
0
feastofthedamned
(27.05.25)
Yani şiddetin çözüm olduğunu düşünen ve gücünün yettiğini döven kişiyi, şiddetin çözüm olduğunu düşünerek gücü yeten kişiler tarafından dövmek bana pek çözümmüş gibi gelmedi. Aksine adam ile aynı düşünüyorsun, onun düşüncesini pekiştiriyorsun demek bu.
0
nawar
(27.05.25)
dovmek genelde cozum olmuyor. zaten bu kisi fazlasiyla dovulup hor goruldugu icin kadina siddet uyguluyor. aslinda bu insanlari cocuk gibi dusunebilirsiniz. nasil cocugunuzu dovdugunuzde ileride daha buyuk travmalara yol acabiliyorsa, siddete basvuruyorlarsa burada da dovmek cozum olmuyor. bu kisi siddetin dogru bir sey olmadigini ogrenmeli, bu da cok uzun bir duygusal, bilissel rehabilitasyon gerektiriyor. bu nedenle hapishaneler cozum olmuyor. adam 20 yil hapis yatiyor, ciktigi gibi yine ayni sucu isliyor.
0
Sour
(27.05.25)
elbette çözüm değildir ama cezalandırma için iyi olur. bir de toplum içinde böyle bir dayak yiyen erkek kolay kolay toplum içinde bir daha böyle hareketlere yönelmez. evde falan yapar ama dışarda yapamaz. bu da bence kısmi bir çözüm olduğunu gösteriyor. devletin ceza ve ıslah konusunda daha etkin olması gerekiyor.
0
paintov
(27.05.25)
(4)

viyana aktarmali lyon ucusunda valizi alip tekrar teslim etmek gerekiyor mu

Sour
ilk defa aktarmali ucacagim. bu is nasil oluyor? valizi otomatik bantlarla teslim etip binis karti kullanmayi dusunuyordum ama sanirim kontuara sormam gerekecek. yoksa baska bir genel gecer kurali var mi?
ilk defa aktarmali ucacagim. bu is nasil oluyor? valizi otomatik bantlarla teslim etip binis karti kullanmayi dusunuyordum ama sanirim kontuara sormam gerekecek. yoksa baska bir genel gecer kurali var mi?
0
Sour
(24.05.25)
Abi uçak biletini alırken yazar normalde. Farklı havayolu ile değilse o direkt lyon'a varir.
Kimle ucuyorsun?
0
logisticsmanager
(24.05.25)
biletle alakalı bir durum. arayıp çağrı merkezini sorun.
0
buenosdias
(24.05.25)
@logisticsmanager lufthansa, sen fransa'nin neresindeydin bu arada? tavsiyelerini alirim :D
0
🌸Sour
(24.05.25)
Abi lyon'a yakinim :)
Lyon için tavsiyem; pegasus. Yok biraz lüks olsun dersen thy.
Izmir'e gidiyorsan cenevre-izmir sunexpress ile direkt.

Lufthansa ile sadece toulouse'tan izmir'e gittim hep, onun dışında lyon alakalı asla kullanmadim.
0
logisticsmanager
(24.05.25)
(24)

Gay camiasına ne kadar yakınsınız?

sekizdokuzon
Nasıl insanlar olduklarını, nasıl hayatlar yaşadıklarını, aralarında nasıl konuştuklarını ne kadar biliyorsunuz? Teşekkürler.
Nasıl insanlar olduklarını, nasıl hayatlar yaşadıklarını, aralarında nasıl konuştuklarını ne kadar biliyorsunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(16.05.25)
sen gaylerii toplaşıp partileyen pembe, transparan giyinen insanlardan ibaret mi sanıyorsun? imam, memur, futbolcu gizli bir sürü gay var.
0
dokunmakalbime
(16.05.25)
Ne alakası var? Kültürlerine ne kadar asinasiniz diye soruyorum. Yok mu kendi jargonlari, yaşam stilleri. Milleti gomucez diye komik duruma düşmeyin.
0
🌸sekizdokuzon
(16.05.25)
Uzağım homofobik değilim ama ortamlarını jargonlarını bilmem, lubunca gibi bazı şeyler ortalığa saçılmamalı, bazı şeyler gizli kalmalı
0
grimavi
(16.05.25)
pardon. kendi jargonları var. lubunyaca. yaşam stili de sosyal çevreleri geniş. ama bunlar azınlık. çoğunluk gizli. örn: gay dating appletiri
0
dokunmakalbime
(16.05.25)
yakin arkadaslarimin cok azi hetero.
0
deckard
(16.05.25)
Bence dışarıya kapalı bir topluluk değiller. Ortalama bir Türkiye vatandaşına kıyasla bayağı şeffaf, filtresiz insanlar. Düşünüyorum, ben gay olsam herkesten korkardım ama etrafımdaki eşcinseller inanılmaz insan canlısı, olduğu gibi davranan insanlar. O açıdan kültürlerine aşina olmak çok zor değil.
0
🌸sekizdokuzon
(16.05.25)
Cok yakinim. Gayi de lezbiyeni biseksüeli de direkt cekiyorum.
0
sonsuz
(16.05.25)
Senden benden daha çok ve daha tas hatunlari götürüyorlar çünkü gay sandiklarinin çogu bisex.
0
feastofthedamned
(16.05.25)
derdimi anlatacak kadar lubunca biliyorum
0
anon1m
(16.05.25)
@feast: kız götürmek için gay taklidi yapanlardan bahsetmiyorum.
0
🌸sekizdokuzon
(16.05.25)
Yakın arkadaşlarımdan gay olanlar var.
0
gabe h coud
(16.05.25)
Benim bildiklerim genelde gay görünüşü, tavrı olup toplum baskısından dolayı kimliğini gizleyenler. Sorsan gay değilim hatta kız arkadaşlarım oluyor onlarla yatıyorum diyenler ama aslında öyle olmayanlar. Genelde kızlar onların gay olduğunu bilir çünkü onlarla daha çok yakınlık, bağ kuruyorlar.
0
olaylar olaylar
(16.05.25)
O değil de feminwnlikten kırılan tipler var. Bir öğreniyorsun eşi, çocuğu var. Nasıl oluyor da oluyor diye merak ediyorum.
Tabi ki her gay feminen olmuyor ama o kadar feminen birisi nasıl hetero olabilir aklım almıyor
0
parka
(16.05.25)
@parka: Mesela İlker Canikligil di mi :p
0
🌸sekizdokuzon
(16.05.25)
birkac gay arkadasim var. herhangi bir jargonlari olup olmadigini bilmiyorum, belki bir araya gelince oluyordur ve bir heteronun yaninda o sekilde konusmuyorlardir. yine de bir jargonlari oldugunu zannetmiyorum.

insanlar kibarligi, zarifligi gay'lik saniyor, burasi ayri.
0
Sour
(16.05.25)
@parka’nın dediği bence Kadir ezildi (hani şu temizlik programı yapan) geçenlerde evlendi hiç beklemiyordum.
0
olaylar olaylar
(16.05.25)
Soruyu soran büyükşehirlerde bir alt-kültür olarak varlığını sürdürenlerden bahsediyor. Cinsel kimlikle sınırlı değil yani...

Cevap: Upuzağım.
0
yadigar
(17.05.25)
aktivist gay bir arkadaş sayesinde epey şey öğrenmiştim gey dünyası hakkında. gittikleri yerlere beni de götürmüştü birkaç kez, başkalarıyla da tanışmıştım. ama yurtdışı ve arkadaş türk değil. türk gay camiası hakkında bilgim yok.
0
sir gawain
(17.05.25)
Bizim ofiste iki tane var ses tonları çekilmiyor
0
HellKeePer
(17.05.25)
Hiç yakın değilim kendi içimde yaşıyorum. Keşke yakın olsam ama inanılmaz asosyal olduğum için zaten doğru dürüst arkadaşım da yoktur. Bazen kendimi bu açıdan çok yalnız hissediyorum.
0
peki madem
(17.05.25)
İlk kez 2009 yılında Galatasaray Lisesi önündeki protestolarına destek vermek için katılmıştım. O zamanlar ülkede lgbt'nin l'si bile bilinmiyordu. Yaşadıkları ayrımcılık, işsizlik, zorbalık zoruma gitmişti.

Yine aynı yıllarda fakültede iki tane eşcinsel arkadaşım vardı. Daha doğrusu ötekileştirildikleri için sohbet ettikleri bir abi gibiydim.

Aralarında açık ilişki oluyor genelde. Aşk iki kişiliktir anlayışı biraz az. (freddie mercury'nin beş altı erkekle aynı yatakta olduğu bir fotoğrafı gelsin aklınıza.)
ha muhafazakarı da var mı var.

fısıltı gazetesiyle haberdar oldukları mekanlar var istanbulda örneğin birbirlerini bulmak için oralara gidiyorlar. isim vermiycem.

kötüleri yok mu, var tabi. yapışkanı hiç çekilmiyor. instagramdan ısrarla dm atan çok oluyor.

ünlü camiasında da baya var. mahalle baskısı nedeniyle kimliklerini açıklamayan ama net gay olduğunu bildiğim aşağı yukarı 15 kişi var.

bunlar benim izlenimlerim.
0
yurtsuz john
(17.05.25)
Üniversitede başka bir bölümden arkadaşım vardı öyle çok aşırı samimi değildik ama ortak dersimiz vardı o dersten önce sohbet ederdik, derste yan yana otururduk falan. Çok ince, kibar ruhlu birisiydi biraz sohbet ilerledikçe bahsi açılmıştı 5 yaşında erkek olmadığımı anlamıştım demişti. İnsanın hayatı boyunca hissettiği ile göründüğü şeklinin farklı olması zor bir sınav. Bana biraz öğretmişti şimdi unuttum ama kür, madilik, laço, zırıl falan bunlar kalmış aklımda. O bazen bir konuşurdu asla anlamazdım:d
0
kullanicadi
(17.05.25)
gaylerin cogu bisex oldugu gibi heterolarin da geneli bi. hafif bi israrla cok duygusal olmasa da kapilar acilir ve gittikce seviye artar (dusme ahmedim)

camiaya uzagim ama 2 yakin arkadasim var iş ortamında belki değil ama özelde sürekli seks sürekli flört konuşuluyor ve ilişkilerinde daha açık oluyorlar dedikleri gibi açık ilişki olayı çok yaygın bence bu yaratılan kültürle alakalı yani gay olmakla değil ama Türkiye'de gaysen bağlanmak yanlış bir şey gibi kimse istemiyor çünkü. Belki bu sayede ons istesen bir heterodan daha kolay bunu sağlıyor. ayrıca bana göre tc genco gaylerin duygusallığı, yoruculuğu çok yüksek çünkü yaşadıkları ilişkiler hep çok kısa süreli ama hep yüksek yaşamak istiyorlar kinda ergenus
0
ala09
(17.05.25)
Ben gay taklidi yapip, kiz götürüyorlar demedim. Salt gay degiller, bisexler ve bunu bilen kadinlar onlara düsüyor dedim.
0
feastofthedamned
(18.05.25)
(11)

20 dakika kahve beklemek normal mi?

Mirabel
Bi kahveciye gittik arkadaşla.2 fincan kahveye 400 lira ödedim. Bu arada benim zaten 20 dakikam vardı işe geri döneceğim için. Sonra adam siz geçin ben getireceğim deyip kahvelerin 20 dakika sonra olacağını söyledi. Neymiş süzülüyormuş falan filan. Ben de aşırı gıcık oldum arkadaşa sen al ikisini de
Bi kahveciye gittik arkadaşla.
2 fincan kahveye 400 lira ödedim.
Bu arada benim zaten 20 dakikam vardı işe geri döneceğim için. Sonra adam siz geçin ben getireceğim deyip kahvelerin 20 dakika sonra olacağını söyledi. Neymiş süzülüyormuş falan filan.
Ben de aşırı gıcık oldum arkadaşa sen al ikisini de iç dedim.
Adama da 20 dk sürecekse bunu parasını vermeden önce söylemeniz gerekiyor dedim.
Hiç bi şey demediler.
Sizce böyle bişey normal mi?
0
Mirabel
(15.05.25)
Filtre kahve ise yeni demlemesi gerekiyordur. Çift demlikli makine alması gerekir normalde. Ama o tarz bir makinesi yoksa normal. Filtre kahve yaparken tüm suyun süzülmesini beklemezsen erken aldıkların aşırı acı olur. Erken aldıktan sonra süzülme bitince de sonrakiler su gibi olur. Bir boka benzemez özetle.
0
himmet dayi
(15.05.25)
V60 mi istedin özellikle? Biraz vakit alıyor o. Ne sipariş verdiğinle ilgili bir soru bu biraz. Gidip filtre amerikano vs için 20 dakika beklenmez tsbi
0
kisa
(15.05.25)
Ha evet himmetdayi +1 mevcut filtresi bittiyse olabilir ama. Mutlaka söylemesi gerekir.
0
kisa
(15.05.25)
Yemen veya Fizan’dan geliyor olabilir mi?
0
vedatchilipeppers
(15.05.25)
Ne yöntemle demlerseniz demleyin hiç bir kahve 5dkdan fazla sürmez demlemesi. Uyusuk bi işletmeymiş bu daha gitmeyin
0
Mcfly
(15.05.25)
Hayatta böyle hatalar olabilir fakat işletmeden telafi için birer tatlı ve kahve ikramı önerisi güzel olurdu

Bugün zamanınız yoksa bir sonraki ziyaretinizde bizim ikramımız olacak derdim işletme sahibi olsam
0
grimavi
(15.05.25)
2 fincan kahve 400 tl normal neden mi? normalleşti artık. bu nesil kahveci bir nesil. bira 70 tl kahve 200. en kral kahve olsa demlense 5 dk. kahveciler overrated yerler. bir ara çiğköfteciler çoktu herkes çiğköfteci açtı. bu nesil büyüyene kadar leş gibi kahveciler çoğalacak. ulan kahve biradan pahalı olur mu? ikisi de pahalı ama kahve hiç haketmiyor.
0
mikahakkinen
(15.05.25)
bana gokhan unver'in su videosunu hatirlatan durum:
www.youtube.com
0
Sour
(15.05.25)
Sifon da yapsan makinede filtre de yapsa kahveleri pirinç ayaklar gibi seçip havada döverek öğütse de ağır hareket eden bir tembel değilsen ya da tüm sistemi yıkayıp kurutmaya bırakmadıysan 20 dakika sürmez. 5 dakika normal 10 dakika kabul edilebilir.
0
nawar
(15.05.25)
Merkezden uzak küçük yerlerde hemen hemen 3 günlük öğle yemeği parasıdır 400 TL.
Ödemeyi peşin yapmak ve fiyatın yüksekliği tuhaf doğrusu.

Konu açılmışken söz meclisten dışarı ama son yıllarda neden kahve fetişine daldık anlamıyorum.
Türk kahvesi yetiyordu her yönden.
0
diyecevaplandı
(15.05.25)
2 fincan kahve 400 TL vay anasını. Bence asıl normal olmayan bu. 1 paket kahve parasına (daha da düşüktür toptan aldıklarından daha uyguna mal ediyorlar) 1 fincan kahve satıyorlar. İyi ki dışarıda kahve içmeyi bıraktım. Bence fiyatlar normalleşene dek herkes boykot etmeli.

Asıl soruna gelecek olursak, tabi ki normal değil. Unutmuş/atlamış bahane üretiyor.
0
Lethe
(15.05.25)
(20)

Türkçedeki kaba tabilerin kullanımı sizi rahatsız eder mi?

mikahakkinen
mesela hamileye anadoluda yüklü derler. bayanlar alınır mı?yemeği sünnetlemek, yemeği sıyırmak.biraz toplu olmak,balık etli: kilolu olmak.bunun gibi benzer tabileri kullanır mısınız?
mesela hamileye anadoluda yüklü derler. bayanlar alınır mı?
yemeği sünnetlemek, yemeği sıyırmak.
biraz toplu olmak,balık etli: kilolu olmak.

bunun gibi benzer tabileri kullanır mısınız?
0
mikahakkinen
(13.05.25)
buradakileri kullanmam ama rahatsız olacak bir şey görmüyorum.
0
lazpalle
(13.05.25)
yemegi sünnetlemek nasil oluyor ya. sünnet olunca kökü sende ama dibini siyirinca yemek bitiyor?

bence deyim, bu sekilde sokak agzi/argo vs kullanmak cok komik ve ayni zamanda da dilimizin zenginligini gösteriyor. bildigim kadariyla kullanmaya calisirim ben de.
0
sonsuz
(13.05.25)
Bunlar kaba tabir değil.
yemeği sünnetlemek lafını ilk kez duydum.
Diğerleri gayet kullanılan sözler.
Yadırgayabileceğim şeyler değil.
0
Mirket
(13.05.25)
Balık etli dışındakiler kötü hissettiriyor
0
anon1m
(13.05.25)
bunların neresi kaba ki?

hamile, hml kökünden gelen arapça bir kelime. hamal, hamiline, hamili kart yakinimdir, "taşımak" anlamına gelir. "yüklü" kelimesi hamile'den daha türkçe bir kelimedir, kaba bir tarafı da yoktur bence.

yani cemaat ne kadar arapça ise, hamile de o kadar arapçadır. cemaat'i beğenmeyip hamile'yi beğeniyorsanız bunda bir sıkıntı vardır.

"sünnetlemek"ten kasıt pipisinin ucunu kesmek değil burada, tabakta yemek bırakmamak sünnettir. o yüzden tabağı iyice sıyırmaya "sünnetlemek" denir. bu tabiri karşılayacak başka bir kelimeniz varsa kullanabilirsiniz. yine kaba bir tarafı yoktur.

toplu/balık eti çok fazla değil, az kilolu olanları tanımlamak için son derece naif ve kibar tabirler. şişko dombili derseniz üzücü olur ama toplu'nun nesi kaba ki?

kullanırım, kaba da bulmam.

yani bunlara alınan da gitsin köşede ağlasın.
0
kibritsuyu
(13.05.25)
balik etli disindakiler rahatsiz etti beni. gordugumuz seyler nasil estetikse, duydugumuz seyler de estetik olmali.

bu laflar hic estetik degil dflkgjdfl.
0
aguen
(13.05.25)
hamile bir kadına yüklü demek için kırşehirin köyünde doğup hiç dışarı çıkmamak falan lazım. ondan da önce bayan değil, kadın.

kilolu birine toplu derim herhalde. yerel bir kullanım değil.

sünnetleme fiilini kullanmak için dindar olmak gerek. karşımda biri bunu dese dindar ve muhafazakar biri olduğunu düşünürüm.
0
sir gawain
(13.05.25)
burada "kaba"dan kasıt sanırım şehirli ağzından farklı olan kelimeler, kabalık, terbiyesizlik anlamında değil.

kayseri'de doğup büyümüş yeğenimiz bizde kalıyor. konuşması şiveli değil ama bazı tabirleri yöresel kaçıyor, haliyle biz de gülüyoruz.

geçen gün alışveriş merkezi otoparkının girişinde epey dik ve uzun bir yokuş vardı, "bu nasıl bayırmış" dedi. ehahaha bayır ne lan diye epey eğlendik.

bahar dizisini izliyorduk, biri hamileymiş, bunu duyunca "aaa gebe miymiş" dedi, bi tur da orda eğlendik. halbuki tıbbi terim olarak da gebe kullanılıyor ama bize hamile değil de gebe demesi komik geldi.
0
kibritsuyu
(14.05.25)
Yüklü ya da sünnetlemek demedim hiç. Hatta yüklü dendiğini duydum ama sünnetlemek olayını sadece skeçlerde duydum. Orada varsa gerçekte de kullanan vardır elbette. Yani bunu esprili değil de ciddi ciddi kullanana ön yargılı yaklaşırım. Balık etli dedim. Derim, garipsemem.
0
nawar
(14.05.25)
yüklü , sünnetleme, sıyırma falan çağ dışı ifadeler bunlar.
0
yurtsuz john
(14.05.25)
Bkz köylüleri neden oldurmeliyiz
0
abuzer
(14.05.25)
Bu kelimelerde rahatsızlık
veren bir kabalık yok.
Aslında tuhaf bulanlar bile, dışarıdan gelen yabancı kelimeler ve plaza diliyle bu kelimeler prosess edildiğinde kullanımlarında tuhaf bir şey hissetmezler.

Bu kelimeleri beğenmemekten çok özellikle şehir gibi yerlerde yabancı kelimelerin yıllardır Türkçe'yi işgal etmesine sessiz kalmak daha garipsenmesi gereken bir durum.
Plaza Türkçesi denen ve dışarıdan ithal yamalarla dolu bir iletişim şeklimiz de var ve kullanılan ifadeler ise maaşı belki biraz dolgun, kariyer, beyaz yaka vs diyerek normal görülüyor.

Yemeği sünnetlemekten kasıt, sünnete uygun olarak tamamen bitirmektir. Tabakta kalanı israf etmemwk , çöpe göndermemektir. Haliyle holdingler de plazalarda değil Anadolu'da halk arasında çok kullanılır.
0
diyecevaplandı
(14.05.25)
Türkçe'deki kaba tabirlerin kullanımı beni rahatsız eder. Ama örnek verdi&iniz sözcükler kaba tabirler değiller. @kibritsuyu yazacaklarımı aynen yazmış.
0
yadigar
(14.05.25)
Normal davranışları ve durumları kaba bir şeymiş gibi ele alan gizleme veya yumuşatma amaçlı laf oyunlarını genel olarak sevmiyorum. Yüklü de bence bunlardan biri, basbayağı kaba.

Bir dilde neyin kaba olduğunu neyin kabul edilebilir olduğunu yine o dili konuşan insanların arasındaki eğilim belirler. Bunlar zaman içinde değişebilir. Bizde nedense derin bir "köylü", "şehirli" ayrımı türemiş. Sanki köyden gelen her şey mübah, şehirden gelen her şey sevimsiz gibi ele alınıyor. Bu durum bence can sıkıcı ve yanlış.
0
akhenaten
(14.05.25)
Hic kullanmadım, zaten bu terimlerin kullanıldıgı yerlerde sosyalize de olmadım.

Yüklü diyeni duysam, ben burada ne yapıyorum derim. Digerleri beni rahatsız etmez.
0
buf-e kür
(14.05.25)
Ukrayna ve benzer ülkelere giden Türk erkeğine "kaçak et kesmeye mi gidiyorsun? hehe" diye sorulması beni irrete ediyor.

Onun için gidiyorsa bile bunu açık açık sor bile kral. Kadın mı gidiyorsun diye sor işte reis.
0
put it in your appropriate place
(14.05.25)
@kibritsuyu +1 (hay ağzın bal yesin)

bağlamının dışında veya yanlış / uygun olmayan yerde kullanılması daha çok rahatsız eder.

sünnetlemek sözünü esprili tonda kullandım belki birkaç kez. yüklü'yü kullanmadım ama nadir de olsa duydum, garipsemedim. kadın değilim, alınmak bana düşmez.
toplu, balık etli tabirlerini kullandım, kullanmaya da devam ederim. anlatmak istediğimi en verimli şekilde anlatan sözcükler varken, lafı uzatmanın anlamı yok bence. "kilolu ama çok değil, sağlıksız görünmüyor" gibi dolambaçlı, veya bazen kibar olacağım diye rahatsız edici derecede yapmacık, doğal durmayan ifadeler kullanacağıma bunları tercih ederim. alınan da ilk önce komplekslerinden kurtulup gerçeklerle yüzleşsin.

kendi tercihimle bulunduğum bir sosyal ortamda, kullanılan sözlerin hangi kökten geldiğini, ne anlama geldiğini veya kullananın ne anlatmak istediğini anlamıyorsam ilk önce kendimde bir sorun arıyorum.

dil sürekli gelişen bir oluşum. bizim gibi bir veya birkaç kişinin aklına gelebilecek ihtimallerden çok daha fazla şey yaşanıyor hayatta, bunun sonucu olarak da yeni sözcükler oluşabiliyor. yerel, bölgesel ağızlar gayet çeşitli, ve bunlar dili oluşturan öğeler.

ha ayrıca "tdk bey ne yapıyorsunuz!?" diyebilirsiniz belki ama, gayet yaygın türkçesi varken, yabancı dillerden dilimize yerleşmemiş veya ülkemizde yaygın kullanılmayan, çoğunluk tarafından bilinmeyen kelimelerin (ör: sosyalize, irrite vb.) -hele de hatalı şekilde- kullanılmasından daha az rahatsız ediyor. git gide daha fazla şekilci oluyoruz gibi geliyor bana.
0
gkhncnzdgn
(14.05.25)
çarığını çıkaran köylülüğünü unutuyor bu daha komik. utanç verici. keşke dedesine denk gelse de bastonu kafasına yese derim böylelerine
0
lambırcek
(14.05.25)
Kullanırım. Çünkü normal olan kullanmak.
Ayrıca hiçbiri kaba tabir değil. Bunlar şehirde kullanılan o ne idüğü belirsiz dilden çok daha fazla Türkçe hem de çok daha doğal. Hamileye gebe veya yüklü denir Anadolu’da. Tuvalete de hela veya ayakyolu. Şehirli cahiller gibi lavabo denmez mesela kırsalda tuvalete. Lavabo elini yıkadığın yerin adıdır çünkü lavaboya sıçanı hiç görmedim henüz.
Asıl hamile kelimesi bence kaba. Söylerken bile ağız yoruluyor. Bu tabirlere “halk ağzı” denir. Kültürdür. Dilin zenginliğidir.
Bu tip deyişleri duymamış olanlar veya duymuş ama kaba kabul edenler cahildir benim gözümde. Üzgünüm. Cahile cahil olduğunu söylemek de bir hizmettir.
0
ezkaza
(14.05.25)
bunlarin hicbirini kaba bulmadim. hicbirini kullanmam ama kullanildiklarini duydum. rahatsiz olmadim. bu arada bunlarin hicibiri asagilama icermiyor.

sunnetlemeyi duymayanlar su videoya bakabilir (hayko cepkin icerir): www.youtube.com
0
Sour
(15.05.25)
(3)

Bu hanım kim?

el conquerador
Soru başlıktahttps://ibb.co/1Gw4YrgL
Soru başlıkta

ibb.co
0
el conquerador
(10.05.25)
ai gibi duruyor.
0
Sour
(10.05.25)
Margot robbie related datayla eğitilmiş yapay zeqa
0
vedatchilipeppers
(10.05.25)
kadın kim çıkartamadım ama işkenceye HAYIR!
0
sparkle kiddle
(10.05.25)
(7)

Yatirim aracı olarak araba almak

tahirkemalbozoglu
Ekside çok konusu geçmiş. Burda da sormak istedim. Sb. Evetse neden hayırsa neden
Ekside çok konusu geçmiş. Burda da sormak istedim.
Sb. Evetse neden hayırsa neden
0
tahirkemalbozoglu
(09.05.25)
Artık ikinci eli pek para etmeyecek olan yeni bir sürece giriyoruz. Televizyon almak, buzdolabı almak gibi bir şey olacak. Araba almak da.
0
Mirket
(09.05.25)
surekli deger kaybeden birseyden yatirim araci olmaz.
deger kazaniyor hissi fake ve paranin deger kaybetmesi ile alakali.
0
cooperr
(09.05.25)
Televizyonla araba aynı kefeye konduysa ekonomi gerçekten başka bir boyuta geçmiş demektir. Araba dediğin şey hala Türkiye’de enflasyona karşı en kolay korunma yollarından biri. Bugn doğru arabayı doğru zamanda alan biri hem parasını koruyor hem de ihtiyaçlarını karşılıyor. Seneyeaynı parayla o arabayı alma ihtimali kalmıyor bile çoğu zaman.

Evet, şu anda piyasada bir durgunluk var ama bu her zaman böyle kalacak diye bir şey yok. Faizler düşünce, döviz kıpırdansa, o ‘televizyon’ birden ‘yatırım aracı’na dönüşüverir yine. Her şey geçiciaraba da öyle hemen ‘buzdolabı’ falan olacak kadar basit değil bence.
0
dedeminhirkasi
(09.05.25)
Her dönemin kendi yatırım enstrümanı oluyor. Pandemi ve sonrasında araç fiyatları çok agresif yükseldi, şu an düzeltmesini yapıyor. Avrupa'daki Tesla boykotu sebebiyle Tesla bizim ülkede %10 vergi ile satış yapınca içten yanmalı motorlara karşı avantajlı araç satmaya başladı.

Tesla'nın bu stratejisi aynı çizgide ilerlerse 2-3 sene içerisinde fosil yakıtlı araçlar çöp olabilir. Bununla birlikte pil teknolojisi ve uzun vadeli kullanımı kendi içinde riskler barındırıyor.

Velhasıl araba artık riskli bir yatırım aracı.
0
en bi orijinal
(09.05.25)
mekanik ve teknolojik alet edevattan yatirim araci olmaz. kullandikca eskiyor, zamanla yeni teknoloji gelisiyor.
0
Sour
(09.05.25)
Aktif kullanılmayacak, ihtiyacı karşılamayacak ve kenarda dunacaksa kötü bir yatırım bence.
Kasko, trafik, mtv, bakım derken 1,5-2 milyonluk arabanın 60-80 bin tl mabrafı olur durduğu yerde. Fiyatlar da aşırı şiştiğinden dolar bazında artmıyor, hatta tl bazında bile hemen hemen hiç artmıyor diyebiliriz. Madem -sadece- yatırım, daha iyi gelir getirecek yollar var.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(10.05.25)
arabanıza biri çarpsa ne olacak?
0
co2s2
(10.05.25)
(8)

Vizesiz ve tatilin uygun olduğu ülke

basubadelmevt
Selamlar, Türkiyeden vize istemeyen ve tatil yapmak için çok bütçe gerektirmeyen aklınıza gelen hangi ülkeler var?Aklıma arnavutluk ve gürcistan geldi.
Selamlar, Türkiyeden vize istemeyen ve tatil yapmak için çok bütçe gerektirmeyen aklınıza gelen hangi ülkeler var?

Aklıma arnavutluk ve gürcistan geldi.
0
basubadelmevt
(09.05.25)
Budva iyidir.

Gürcistan, arnavutluk falan leş.
0
runaway
(09.05.25)
nasıl bir tatil aradığınıza bağlı olarak şarm el şeyh
0
bravoteam
(09.05.25)
makedonya
Bosna hersek
sırbistan
0
sey mi dostum
(09.05.25)
mısır-tayland vs olabilir. tayland uçak biletleri biraz pahalı ama. balkanlar da ucuz tabi ama trden pek farkı yoktur antalyaya git daha iyi
0
jelly bear
(09.05.25)
Deniz değil sadece gezi için soruyosan balkanlara sakın gitme hiç güzel değil
0
turuncu tonlarda
(09.05.25)
Vize istemeyen en guzel denize ve yakin mesafeye sahip ülke kktc.

Balkanlarda deniz olayi yok vizesiz budva kotor hariç. Deniz sart diil dersen kuzey Makedonya ohri olabilir.

Kultur mantariyim dersen bosna, kosova gezebilirsin.

Sırbistan vize istemiyor, belgrad da tuna nehri kenarlarinda güzel evler var yesillikler içinde.
0
duster
(09.05.25)
Eğer sabah kültür turistlik gezisi, akşam gece hayatı bakıyorsanız;
- Belgrad bunun için birebir. Çok güzel bir şehir.


Üsküp'de sadece Kanyon var Matka diye. Başka bir şey yok.
0
put it in your appropriate place
(09.05.25)
araya kaynak yapiyorum.

@runaway arnavutluk ve gurcistan neden les?
0
Sour
(09.05.25)
(4)

gomlekteki siyah leke nasil cikar?

Sour
merhaba! pembe gomlegimin uzerinde siyah bir leke var ama belli belirsiz. hani boyle komur degmis de sonradan temizlemeye calisirken yayilmis ve solmus gibi. yikamak falan cikarmiyor elbette, orayi ozel olarak elimde yikamaya calistim gitmedi. ozel bir yontem var mi bildiginiz? tesekkurler!
merhaba! pembe gomlegimin uzerinde siyah bir leke var ama belli belirsiz. hani boyle komur degmis de sonradan temizlemeye calisirken yayilmis ve solmus gibi. yikamak falan cikarmiyor elbette, orayi ozel olarak elimde yikamaya calistim gitmedi. ozel bir yontem var mi bildiginiz? tesekkurler!
0
Sour
(03.05.25)
pembe kutulu kosla oksi ekşın çıkarıyor diyorlar
0
yurtsuz john
(03.05.25)
asperox
0
jelly bear
(03.05.25)
herekese tesekkurler, peki daha ev usulu bir sey deneyen var mi? mesela dis macunu, limon, soda falan gibi?
0
🌸Sour
(03.05.25)
Lekeler için bunun faydasını gördüm

www.rossmann.com.tr

Sıvısı da varmış.

Ev usülü olarak zamanında karbonat ile koltuk altı lekesi temizliği denemiştim mesela ama çok işe yaramamıştı. Lekenin ne olduğuna da bağlı sanırım.
0
peki madem
(03.05.25)
(7)

Kült şeylerin eksikliği

kararsızataletfilozofu
Yıllar geçtikçe bazı şeyleri eksik yaşadığımı farkediyorum hayata da bir defa geliyoruz, bu durumlarda ne yapmak lazım ?Örneğin futbol maçı, basket maçı hiç takip etmedim arkadaşlar muhabbetini çeviriyorlardı ders aralarında.Game of thrones, peaky blinders, yüzüklerin efendisi, kurtlar vadisi, ezel…
Yıllar geçtikçe bazı şeyleri eksik yaşadığımı farkediyorum hayata da bir defa geliyoruz, bu durumlarda ne yapmak lazım ?

Örneğin futbol maçı, basket maçı hiç takip etmedim arkadaşlar muhabbetini çeviriyorlardı ders aralarında.
Game of thrones, peaky blinders, yüzüklerin efendisi, kurtlar vadisi, ezel…… izlemedim bazılarını keşke izlesem diyorum.
Otostopçunun galaksi rehberi, kromozov kardeşler, klasik diğer kitapların çoğunu okumadım.
Yurtdışına çıkmadım, çok fazla sevgilim olmadı, dost denebilecek arkadaşlarım olmadı, zamanla arkadaş sayım azaldı.
Müzik aleti veya başka bir şeyde profesyonelliğim olmadı.
Çok az tiyatroya ve konsere gittim.
Kıyafet alıyorum ama çok şık olamıyorum konuyla ilgili yetersizlik bu konudada hissettiriyor
Fazla sıradan ve boş geçiyor hayat bazen öyle geliyor,
Sorun ne, psikoloğa gidip anlatsam bunları yap diyecek atalettesin diyecek ne yapmak lazım
0
kararsızataletfilozofu
(03.05.25)
anon1m
(03.05.25)
Abi 100 sene önce dogsan madende kömür çıkarırken ölecektin ya da savaşta gidecektin, gene iyi tarafından bak.

Bunlari yapmamissin. Yap abi seni tutan ne? Hatta git yap gel konuşalım.
Don't panic yani.

Bak ikimiz de babaları aynı dönemde kaybettik. Bu bana yeni bakış açısı kazandirdi hayat konusunda. Belki sana da gereken bu.
0
logisticsmanager
(03.05.25)
- Otostopçunun galaksi rehberi, kromozov kardeşler, klasik diğer kitapların çoğunu okumadım.
+ Klasikleri okumak zorunda değilsin, kimse okumak zorunda değil. Kitap okuyan, kitap okumak alışkanlığı olan klasikleri okumak zorunda değil. Şahsen ilgi duyduğum, merak ettirelen kitapları okuyorum.

- ...çok fazla sevgilim olmadı, dost denebilecek arkadaşlarım olmadı, zamanla arkadaş sayım azaldı.
+ Benim hiç sevgilim olmadı. Benim de dost denebilecek arkadaşlarım olmadı. Birkaç tane arkadaşım kaldı. Onlar da evlendi. Etkinleklerin yüzde 98'ine tek gidiyorum.

- Fazla sıradan ve boş geçiyor hayat bazen öyle geliyor,
+ Hayat biraz sıradan. Anlam yükmeleye gerek yok bence.


ama yine de bir şeyler yapmanı tavsiye ederim. Geçenlerde üniversite öğrencisi kuzenim Recep İvedik'in the Quiz Night'ina gitti 2 arkadaşlarıyla birlikte. 13 grup arasından birinci olmuşlar, şampanya vermişler. Abisine anlatmış, abisi demiş ne boş işler. Evet, bakıldığında cidden boş iş ama sonuçta bilim insani değiliz, keşif insani değiliz. Ya oraya gideceksin, ya evde takılacaksın ya stadyuma gideceksin.

Kafana nasıl esiyorsa, öyle takılmak iyisi.
0
put it in your appropriate place
(03.05.25)
bunlari istemediginiz icin mi olmadi? yoksa istediniz de yapamadiniz mi? yoksa denediniz ama zevk almadiniz mi? yoksa onceden istemiyordunuz ama artik istiyor musunuz? anlayamadim. sordugunuz sorudan sanki simdiye kadar hic istememissiniz, fakat bir anda pismanlik duymussunuz gibi hissettim.
0
Sour
(03.05.25)
merağınız yoksa, herkes bir şeyleri yapıyor diye kendinizi zorlamayın. yaşayın hayatınızı boşverin.

bu yaştan sonra da otostopçunun galaksi rehberi okunmaz hem çevirisi kötü hem çok çocuksu kalır. dizileri de zamanın ruhunda izlemediyseniz sadece vakit geçirme olayı olur çok önemli değil.

Karamazovları belki okuyabilirsiniz ama hayat değiştirici bir etkisi olmaz artık. Klasikler okunmak zorunda değil.

bir gusto geliştirmemişsiniz anladığım kadarıyla, önemli bir şey değil. bence başkalarının ne yaptığını önemsemeden hayatınızdan eğer normalde memnunsanız devam edin derim.

eğer herhangi bir şeye merağınız varsa bunun üzerine gitmeyi tercih edebilirsiniz ama önemli değil. şık olup olmamanız da kimsenin umrunda olmaz bu arada.

başkaları bir şeyler yapıyor diye kendinizi kesinlikle eksik hissetmeyin. kendinize dönün ve hayatınızı yaşayın. gerçekten önemli değil.
0
sanal hayvan
(03.05.25)
Bunlar kült şeyler değil, bunlara popüler kültür diyoruz yani başkaları yapıyor diye yapmaya özeneceğiniz şeyler. Dolayısıyla sanal hayvan +1
0
aloha snackbar 3
(03.05.25)
Kronik depresyon + sosyal anksiyete soslu, özgüven ve özbilinç eksikliği olan bir hayat gördüm okuyunca. Meraksız ilgisiz insan olmaz ama bunları hayata geçirmeye engel psikolojik durumlar yaşanabilir. Atalet insanın huyu değildir, harekete geçmeyi engelleyen duygudurumlar vardır.

Hayatın kendisi sıradan ve boş zaten, saydıklarını yapanların bir kısmı başkası yapıyor diye yapıyor olabilir ama günün sonunda boşa geçen vakti doldurmak için bir şeyler yapıyor olmak o vakti daha keyifli kılıyor. Seni mutlu eden anların peşinden koşman lazım, eğer şikayetçiysen bundan.
0
Bruce
(03.05.25)
(14)

başarılı insanların çocukları neden başarısız?

yenibirgüzelnick
siz de farkediyor musunuz bunu? tam olarak başarısız denmese de anne-babaları kadar başarılı olamıyorlar. ünlü sanatçıların yine sanatçı olan çocukları veya oyuncuların oyuncu çocukları, bilim adamlarının çocukları ebeveynleri kadar başarılı olamıyor. sebebi nedir? ebeveynlerinin başarısının gölgesi
siz de farkediyor musunuz bunu? tam olarak başarısız denmese de anne-babaları kadar başarılı olamıyorlar. ünlü sanatçıların yine sanatçı olan çocukları veya oyuncuların oyuncu çocukları, bilim adamlarının çocukları ebeveynleri kadar başarılı olamıyor.
sebebi nedir? ebeveynlerinin başarısının gölgesinde kalmaları mı yoksa zaten onları geçemem diye hiç çaba göstermedikleri için mi?
ya da fazla imkandan dolayı şımarıklık yapmaları mı?

halbuki önlerinde çok büyük rol model ve imkanlar var kullanıp anne babalarını geçebilrler..
0
yenibirgüzelnick
(01.05.25)
Bence, başarı kişisel bir şey. Anne ve baba belki bu potansiyele sahip ama çocuk sahip olmayabilir. İmkanlarını kullanma potansiyeli de olmayabiliyor. Bir de hırslı bir yapıda olmayabilir.

Bir de maddi imkanı çok iyi olmayan kişiler şartlarını iyileştirmek için daha azimli ve hırslı olabilir ama bu başarılı ailelerin çocukları zaten genelde her türlü imkana sahip oldukları için daha rahatlar galiba.
0
rock n roll
(01.05.25)
Bu sorunun kısa cevabı normal dağılım. Başarı dahil bu tarz özellikler bir toplulukta normal olarak dağılır. Sizin verdiğiniz örnekler normal dağılımın en uç tarafında kalıyor. Yani belki %0.01 dediğiniz kadar başarılı (örn. ünlü sanatçı) olabiliyor. İki neslin art arda %0.01’in içinde yer alması da takdir edersiniz ki düşük bir ihtimal.
0
but that was just a dream
(01.05.25)
Ben ünlü futbolcu vs değil de iş yaşamından gideceğim. Başarıyı ikiye ayıralım.
1.kendi emekleri ile başarı
2.aile destekli başarı.

2den başlayacak olursak, aile desteği ile başarılı olanların çocukları da en az kendileri kadar başarılı oluyor. Hatta çocuk daha iyi eğitim alıp daha donanımlı olduğu için kariyer adımlarını hızlı geçiyor.

1. Kendi çaba ile başarı. Bu başarı tipi çoğunlukla çok acı ile beraber geliyor. En iyi üniversiteler, yoğun çalışma, ekstra mesailer, sorumluluklar vs. Bu acı verici sürecin sonucunda insanlar başarılı ama çok da mutlu olmadığını gördüğünde çocuklarının bu kadar acı çekmesini istemiyor. Zaten bir evi bir arabası bir yazlığı olacak bir çocuğun acı çekmesini de gereksiz görüyorlar ve çocuklarının hayatını daha sosyal itemlarla dolduruyorlar.

Spordan örnek vereyim, Kobe, LeBron, mj zaten belirli bir aralıkta gelen nadir yetenekler. Genetik olarak bu kadar şanslı olmaları, çalışmaya yatkın olmaları bir sonraki nesilde görünme olasılığı inanılmaz düşük oluyor. Yine de bazı istisna örnek var,
-Curry babasından çok daha iyi basketbolcu.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(01.05.25)
çok acayip bir durum bu, hadi sanatçılar için sanattaki şeytan tüyü herkeste olmayabilir ve çocuğa geçmemiş diyebiliriz ama çalışarak bir yerlere gelebilecek insanlarda niye böyle onu ben de anlamıyorum.

pilot/doktor/asker tanıdıklarım var zehir gibi, ama çocukları bildiğin embesil. ittire ittire zar zor dersleri geçiyorlar.
0
tabudeviren
(01.05.25)
Rahata alışkın büyüyorlar çalışmalarına gerek yok
0
mirty
(01.05.25)
babam başarılı bir insan. ben bi şey (şey derken yumuşatıyorum) olamadım :,) yani başarı ne onu da düşünmek gerek, alanında ünlü olmak, isim yapmak mı başarı? yoksa yalnızca eğitimini tamamlayıp meslek sahibi olmak başarı mıdır? bir de anne baba ismiyle/bağlantılarıyla ilerlemek gerekiyor toplumda. ilkeli yaşamak, torpil kullanmamak da “başarı”ya ket vuruyor.
0
deartheodosia
(01.05.25)
calling'ini yana cagrini bulmak diye bir sey var. basarili insanlarin cocuklari sirf onlar basarili diye cocuklarini bu ise sokuyor veya cocuklar sirf annesi/babasi o iste basarili, kolay olur diye o ise giriyor. fakat o anne/baba yaptigi isi buyuk bir askla, motivasyonla yapiyor, cocuklar ise hazir, kolay diye o ise giriyorlar. bir iste bu duzeyde basarili olmak zaten ozel bir durum, yani on binlerce sanatci, bilim insani vardir ama bunlardan cok azi cok buyuk basari elde ediyor, onlarin cocuklari da bu ozel durum altinda "eziliyor."
0
Sour
(01.05.25)
Rahatlığın tembelliğe ve hedonistliğe yol açması.
0
parka
(01.05.25)
Bazen başarının çok ciddi mücadelelerle gelmesi ve o mücadelelerin verdiği çoğu olumsuz duygulaın aileye yansıtılması sonucu çocuk bunu bilinçsizce "başarı acı vericidir" diye kodlayabilir.

Tam da bu yüzden "ağızdan çıkan sözün ruhu vardır" derler. Biri illa ki etkilenir ve o söz bir koda dönüşüp birilerinin hayatına yön verir.

Başarılı insanlar bazen başarılarını elde edebilmek amacıyla çocuklarını üçüncü dördüncü beşinci plana isterler ve kendileri hep başarı odağında yani birinci planda yaşarlar, çocuklar ise bunu kendi içlerinde normalleştirip kendi başlarının çaresine bakarlar, anne/babadan alamadıkları ruhsal ihtiyaçlarını başka şeylerden karşılamaya çalışırken onlardan beklenen başarıdan uzaklaşırlar.

Birçok senaryo olabilir. Bazen çocuğun yaratılışında üşengeçlik, çabasızlık, hareketsizlik olur. Bazen tembellik denir buna Bazen rahatlık denir gamsızlık denir vs. Yapıdan kaynaklanabilir yani.

Başarı illa atadan oğula devam etmesi gereken bir şey mi bilmiyorum. Hatta başarının tek kıtasının okul/iş camiasında başarı olduğunu da düşünmüyorum açıkçası. Herkes aynı alanda başarılı olacak olsaydı dünyada farklı alanlar gelişmezdi, farklı iş alanları sanat alanları spor alanları düşünce alanları vs vs. Bilemiyorum bence yapı meselesi biraz.
0
muhayyer divan
(01.05.25)
bence cok basarili insanlarin cocuklari ya salmis, rahata alismis oluyorlar ya da en az ailesi kadar basarili olmaya calisiyorlar.

bazen mücadele etmis, basarili olmus kisinin motivasyonu para kazanmak olabiliyor. o basarili olunca cocugum bu sefer rahat etsin diye fazla imkan sununca ve senin gelecegini ben garantiledim gibi karsidakini rahatta tutan bir duruma evrilince is, cocuk da calismak istemiyor olabilir.
0
sonsuz
(01.05.25)
insanın hayatta kalma iç güdüsü sağlıklı çalışmayinca ,frontal korteks tam anlamiyla gelişmiyor.

yesin,içsin,hayal aleminde gezsin.
0
designer
(01.05.25)
cok normal. o dedigin insanlar zaten olaganustu basarili. onlari gecmek icin omrunu verip yanina yaklasamayanlar var.

cocuklari rehavet icinde olmasa dahi gecmeleri kolay degil ki. yani memur babayi gecip doktor olmak gibi bir sey degil ali sunal'in kemal sunal'i geride birakmasi.

o yuzden sasiracak bir sey yok.
0
bohr atom modeli
(01.05.25)
Cogu yeteneksiz zaten. Anne babalari sayesinde kapilar aciliyor kendilerine. Onlar da zaten bi sey yapmak istediklerinden degil, meslegin var mi var hesabina is yapiyorlar. Hem para kazaniyorlar, hem kendilerine ait bi une kavusuyorlar, hem yorulmuyorlar.

Gercekten yetenek olanlar da var ama zaten goze batmiyorlar normal olarak.
0
Kittie
(01.05.25)
1- genetik sebepler: malesef gen gecisi her zaman gerceklesmiyor. misal benim dedem ressamdi, babam mimar. ikisinin de cizimi uber seviyedeydi, ben cop adam cizmekte zorlaniyorum.

2- onunde basaracak birsey olmamasi, hirssizlik ve hedefsizlik: cocuk zaten iyi bir mahallede dogmus, mali mulku var, istedigi herseyi elde etmis. zaten insanligin ezici cogunlu hayati boyunca bir eve calisiyor, adamin 5-10 mali mulku var, neden zorlasin?

etrafimda bu klasmana giren millenial sayisi asiri fazla bu arada, cunku boomerlar bu dunyanin kaymagini yedi. millenial cocuklari da zaten dokulenleri toplasa geberene kadar onlara yetecek seviyede.

bizim gibi milleniallarin cocuklarini buyuk cokus bekliyor.
0
cooperr
(01.05.25)
(5)

Ne yapılır sorusu

mrvln
İmara açılmış şehirler arası yola çok yakın bir yer var. Yolun karşısında da otogar, resmi kurumlar, çarşı pazar her şey var. Buraya en iyi ne yapılır? Böyle bir yeriniz olsa nasıl değerlendirirdiniz? Biriyle anlaşmak zorundayız çünkü şu an kendimiz yapabilecek maddi durumda değiliz. Satmak da bir s
İmara açılmış şehirler arası yola çok yakın bir yer var. Yolun karşısında da otogar, resmi kurumlar, çarşı pazar her şey var.
Buraya en iyi ne yapılır? Böyle bir yeriniz olsa nasıl değerlendirirdiniz? Biriyle anlaşmak zorundayız çünkü şu an kendimiz yapabilecek maddi durumda değiliz.
Satmak da bir seçenek ama günün sonunda en fazla ev başka toprak falan alınır. Kira gelirinden daha iyi bir şey getirecek bir şey çıkar mı sizce?
0
mrvln
(30.04.25)
Benim de aklıma o geldi de klasik memur çocuğunu olarak otel beni biraz aşar gibi. Oldu da bi sıkıntı çıktı, otel işleten birine ne diyebilirim ki?
0
🌸mrvln
(30.04.25)
lokanta olabilir, otel iyi bir fikir gerçekten, büfe olabilir, çay bahçesi/bazlama/gözlemeci gibi bişi olabilir. aklıma gelenler bunlar.
0
selam
(30.04.25)
Bir bölgede hangi esnaf yoksa o dükkanı açmak kazandırır. Telefon bayii mi yok, onu açmalısın mesela.

Tekel bayi açmak da kazandırır. En muhafazakar semtte bile iş yapar.
0
yurtsuz john
(01.05.25)
paraya ihtiyacin yoksa satma. durmasi bile satmaktan daha iyi. aklima ilk gelen sey is hani oldu.
0
Sour
(01.05.25)
Otel
0
Shepard
(01.05.25)
(15)

Tek Bir İnsanın Doğaya Yapabileceği En Büyük Fayda Ne Olabilir?

burka
MerhabaJadav Payeng gibi insanları tanıyınca (adam bir başına koca orman oluşturmuş Hindistan'da) ben de bu soruyum merak eder oldum. İnsanlık olarak sürekli tüketip duruyoruz ancak harcadıklarımıza karşılık doğanın kendini geri toparlaması çok zaman alıyor, bazen mümkün de olmuyor. Peki tek bir ins
Merhaba

Jadav Payeng gibi insanları tanıyınca (adam bir başına koca orman oluşturmuş Hindistan'da) ben de bu soruyum merak eder oldum. İnsanlık olarak sürekli tüketip duruyoruz ancak harcadıklarımıza karşılık doğanın kendini geri toparlaması çok zaman alıyor, bazen mümkün de olmuyor. Peki tek bir insan olarak doğaya en büyük katkıyı nasıl verebiliriz? Ömrümüz boyunca ne yaparsak gerçek anlamda bir fark yaratacak etkiyi yaratabiliriz?
0
burka
(28.04.25)
Ağaç dikerek. En güzel, en basit, en pratik yoludur.
Bilgi desteği için daima hazırım.

Daha büyük bir şey yapmak istersen @kurcalamabozarsın'ın yolundan gidip, ekşi sözlük ve ekşi duyuru hatıra ormanı 2'yi kurmak için öncülük edersin.
0
Mirket
(28.04.25)
güzel ve zor sorular. oturup düşündüm.

galiba dünyayı kirletmeyerek. faydamız yoksa zararımız da olmasın hesabı.
0
yurtsuz john
(28.04.25)
Ağaçlar orman gözümüze hoş geliyor, duygusal bir bağ da hissediyoruz fakat o kadar da fark yaratan bir eylem değil mlsf

Bununla ilgili bir makale vardı
0
grimavi
(28.04.25)
Vegan ol. Bir de ihtiyacın yoksa hiçbir şey satın alma.
0
rock n roll
(28.04.25)
Mirket +1
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.04.25)
cevabi zaten soruda vermissin. orman olusturmus adam, daha otesi var mi?
0
Sour
(28.04.25)
Grimavi+1

Deniz suyunu içme suyuna dönüştürmenin ekonomik bir yolunu bulan kişi güzel bir fark yaratır.
0
antihero
(29.04.25)
Ölmek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.04.25)
@Mirket
Teşekkürler, size ulaşacağım. İnsanlarla uğraşmak, örgütlemek istemiyorum. Daha büyük şeyler yapmak için toplu hareket etmek bana göre değil pek.

@grimavi
Ben de bunu merak ediyorum aslında. İnsan olarak kara canlısıyız biz ve doğaya katkı diyince ağaç dikmeyi anlıyoruz. Öte yandan gezegenin büyük bölümü sularla kaplı. Doğal dengeyi tam olarak anladığımızdan pek emin değilim.

@rock n roll
Vegan olmak istemiyorum ve zaten oldukça az tüketmeye çalışıyorum. Benim sorduğum doğayı zararı azaltmanın da ötesinde ona doğaya kendisini yenileyecek ne yapabileceğimizdi.

@sour
Orman oluşturmuş evet, bunu zaten biliyoruz. Benim merak ettiğim başka nelerin yapılabileceği ve bilebileceğimiz en doğrusuydu. Mesela ağaç dikip orman yarattık ama belki de bunun alternatif bir zararı oldu. İdeal bir şey değildi bu, ne bileyim işte..?

@antihero
Bunun ne faydası var? Tatlı su kaynaklarını alternatif yaratmak adına mı?

@Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Çok saçma. Tek bir kişi bile bu kadar büyük fark yaratabilmişken amacı doğal dengeye fayda sağlamak olan birinin ölmesi çok yazık olurdu. Ama "Zarar verenleri öldürmek" dersen bu anlaşılabilirdi.
0
🌸burka
(29.04.25)
@burka araştırmalar, 2032 yılına kadar dünya nüfusunun yarısından fazlasının su anlamında kıtlık ile karşı karşıya kalınacağını gösteriyor. Bir yandan da su kullanımı büyük ölçüde azaltılmadığı takdirde 2040 yılına kadar şiddetli su yokluğu ile oluşacağı tahmin ediliyor.
0
antihero
(29.04.25)
@antihero
Ne yapıcaz olarak peki küresel insanlık olarak?
0
🌸burka
(29.04.25)
@burka, anladim, en buyuk katki dediginiz icin "en" kismina odaklanmistim. orman yaratmaktan daha eni yoktur herhalde dedim. bunun bir zarari olur mu bilmek icin modelleme yapmaktan baska sans yok. eger ilgini cekerse cin genisleyen colu (durdurmak icin) ormana cevirmisti. su an bulamadim ama tek tip agac dikildiginden veya sayili tipte agac dikildiginden ekosisteme zararli oldugu konusunda elestirilmisti. tabi su anlik bir problem yok. 1970'lerin sonunda baslamis bir proje. yani 50 yil oldu. peki bireysel olan kismi nerede? gerci tam olarak gonullu olmasa da 11 yasini gecmis herkes agac dikmek zorunda (tabii subvanse ediliyor). video burada, belki isine yarar: www.youtube.com (ingilizce).

edit: videoyu tekrar izleyince gordum ki bahsettigim video bu. 7. dakikadan sonra elestiriyorlar. tektip agac dikilmesi, ekolojik cesitliligi olduruyor, ayni zamanda epidemik icin kirilgan bir ortam yaratiyor, yani agac agac zarar gordugunde digerleri de goruyor cunku ayni cins. dunya bankasi kaliteye odaklan, sayiya degil diye uyarmis cin'i. ikinci kritik de su, bu ormanlastirma havanin serbest dolasimini engelliyor, agaclar bunu engelliyor, bu da hava kirliligine neden oluyor, yani beklenenin tam tersi oluyor. fakat bu bulgular tam olarak kesinlesmis degil.
0
Sour
(29.04.25)
@burka şimdilik su kullanımında dikkatli olucaz fakat bireysel çaba yüzdelik dilimlilere etki etmiyor gibi bi şey.

Dünya nüfusunun azalması lazım bence, meteor olur, savaş olur, virüs olur :/
0
antihero
(30.04.25)
en büyük faydayı insanlık olarak komple yok olursak sağlarız. insanlık hakimiyeti devam ettiği müddetçe zarar devam edecek, kendimizi kandırmamızın alemi yok.
0
lüzumsuz adam
(30.04.25)
@sour
Teşekkürler. Monokültür (tektip) ağaçlandırmanı benim de aklımı kurcalıyordu çünkü mucize bir ağaç bile olsa, faydaları sayısız da olsa gene de doğal denge sandığımızdan çok daha komplike bir yapı. Ağaçlandırmak faydalı olabilir ama bunun iyi de planlanması lazım galiba. Sadece ağacın ekimi değil o bölgenin habitatına uygun seçimler yapılıp çoklu kültürü kendi başına gelişecek şekilde tetiklemek gerekli. Bu Çin'in de işleri işte... Adamların bir şey yaparken anladığı sayısal değerler hep...

@antihero
Su çok önemli görünüyor ama dünya insan popülasyonu cidden kaynakları kemiren bir virüs gibi sahiden de. Matrix'de Ajan Smith doğru söylüyor.

@lüzumsuz adam
Aynı kanıdayım. İnsan türü gezegenin doğal dengesinin üzerinde bir güce sahip oldu. Bizim yokolmamız ile ancak düzelir bu.
0
🌸burka
(01.05.25)
(14)

avrupa'da yasayip dogu'ya goc etmek isteyen var mi?

Sour
yoksa sorun bende mi? daha once sirasiyla ingiltere, orta avrupa ve almanya'da yasadim. simdi fransa'ya tasiniyorum. yasadigim sehirler hem buyuk sehirler hem de kucuk sehirler. yani her cesidi var. su an bir is icin viyana'dayim. sehir cok sikici (uluslararasi klavye icin kusura bakmayin). bu arada
yoksa sorun bende mi? daha once sirasiyla ingiltere, orta avrupa ve almanya'da yasadim. simdi fransa'ya tasiniyorum. yasadigim sehirler hem buyuk sehirler hem de kucuk sehirler. yani her cesidi var. su an bir is icin viyana'dayim. sehir cok sikici (uluslararasi klavye icin kusura bakmayin). bu arada daha once gelmistim. artik her sehir o kadar ayni ki, gezesim falan gelmiyor, gidince sikiliyorum, bir starbucks'a girip vakit olduruyorum (su an yaptigim gibi). bu arada gezgin bir tip falan da degilim. aa surayi gormedim, suraya da gideyim falan gibi seylerim yoktur. oyle algilanmak istemem. avrupa'da da gitmedigim bir suru yer var. begendigim sehirler elbette oluyor ama bunlar turistik oluyor genelde. mesela kucuk sehirler, yasasam sikilirim. nereden biliyorum? cunku daha once boyle kucuk sehirlerde de yasadim. bir sure sonra yapacak bir sey olmuyor. dogru duzgun etkinlik bile olmuyor. neyse. kisacasi tum avrupa sanki tek bir ulke gibi ve butun sehirler de tek bir sehrin farkli bolgeleri gibi geliyor. gozumu son zamanda uzak dogu ve guney dogu asya'ya dikmis durumdayim. cok avrupaliyla tanistim oralara giden (bali, vientam, tayland vs). japonya ve cin cok cikmiyor (herhalde cok buyukler ve digerlerine gore pahalilar). benim gibi dusunenler var mi? yapan var mi? tecrubelerini dinlemek isterim.
0
Sour
(24.04.25)
4 senedir avrupa’da yasiyorum. Hicbir sekilde sikmadi burasi henuz beni. Hatta bazen hala “ulan nasil bu kadar guzel temiz huzurlu olabilirsin” diye dusunuyorum. Dolayisiyla dunya uzerinde burdan tasinmak isteyecegim bir yer yok. Ancak bende de son zamanlarda cilginlar gibi tokyo ve seoul meraki basladi. Oralara gidip kisa sureligine de olsa o atmosferi tatmayi cok istiyorum
0
lacrim
(24.04.25)
ben avrupadan sıkılmam. ülkemizdeki her dakika saçma sapan şeyler olması da çok çekici değil. uzak doğu insanlara neden çekici geliyor çünkü bilmedikleri bir coğrafya. bir tecrübem yok ancak bana çekici gelmez. her ülke ve kültürün kendi içinde güzel özellikleri ve bölgeleri var. ben kesinlikle uzak doğuyu seçmem.
0
mikahakkinen
(24.04.25)
türklerde aşırı bi batı hayranlığı var. sınırları açsalar türkiye’de genç kalmaz. aşırı ezikçe geliyor bana.
0
deartheodosia
(24.04.25)
13 yildir Bati Avrupa'da yasiyorum, Dogu'ya goc etmek istemiyorum. Buralardan goc edip mutlu olan ve mutsuz olan tanidiklarim var. Mutsuz olanlarin sebepleri bildigim kadariyla su sekilde.

- Goc edenler Avrupa vatandasi/Avrupali. hayatlarinda calisma izni/vize gibi seyleri duymamislar bile. Dogu'ya gidince bunlarla karsilasmak onlari yipratti
- Evli olanlarin eslerinin calisma izinleri genelde sorunlu oldu, sponsor firma bulmalari gerekti eslerine calisma izni cikartabilmek icin
- Avrupa'da rahatca araba alip suren insanlar mesela Singapur'a tasininca araba almalarinin neredeyse imkansiz oldugunu gorduler
- Turist olarak Asya'ya gidip gezmekle orada yasamanin farkli sartlar dogurdugunu gorduler
0
sertac akin
(24.04.25)
3,5 sene oldu Hollanda'da yasamaya baslayali. Cok guzel yonleri var tabii ama uzun vadede burada yasamak istemiyorum. Tam adini koyamiyorum ama sosyallik, yabancilik cekmek vs gibi sebeplerle ilgili. Ciddi manada daha az gelismis ulkede yasasak daha mi iyi olur diye dusunuyorum. Turkiye haric Asya kitasinda bir yer pek dusunmuyorum ama bati avrupanin dogusunda kalan bazi yerler olabilir.
0
mbond
(24.04.25)
huzur, rahat batmasi diyorum ben ona.
tr'de büyümenin travmalari.

anne baba tarafindan sevilmeyen insanlar yetiskinlikte onlari seven insanlari sahte kötü davrananlari cekici bulurlar. onun gibi bisi...
0
sonsuz
(24.04.25)
ben cok isterim, ozellikle bali, filipinler vs. beni tutan seyler su asamada, uzaklik - her ne kadar turkiye'de yasamasam da 2 saatlik ucus ile 12 saatlik ucus farkli, bir de zaman zaman saglik hizmetleri dusunduruyor bir de elbette sabit bir gelir olmasi lazim. guney amerika da cok cazip ama guvenlik sikintisi orada bi tik daha fazla. bunun disinda istedigim yasama cok uygun yerler olduklarini dusunuyorum. en guzeli acikcasi 6 ay orada 6 ay burada super olur.
agac degiliz ki illa bir yere tasindik diye orada bitirelim, ben bir sure gidip yasamak isterim. ya da mesela bir adada yasamak nasil olur merak ediyorum. mevsim gecislerini ozellikle kis mevsimini sevmiyorum, hep 25 derecede bir yerde yasamak nasil merak ediyorum vs. vs.
Bende bu ya hep ya hic kafasi yok, gidip uc bes sene deneyip gormek isterdim. olmazsa geri gelirim. atla deve degil. benim icin huzur ve rahat, can ve mal guvenliginiz varsa, icimizle alakali bir sey.
0
kassiopeia
(24.04.25)
@sertac akin, peki olumlu yanlari neler? neden sadece olumsuzlari yazdiniz? :) bir de singapur asiri bir ornek ya. bu avrupa'yi sadece isvicre'yi veya luksemburg'u referans alarak yorumlamak gibi bir sey. bu arada singapur'un gocmen destinasyonu oldugunu pek bilmiyordum. benim cevremdekiler genelde guney dogu asya, japonya ve cin'i tercih ediyor.
0
🌸Sour
(24.04.25)
almanya icin konusuyorum. pek eglenceli ve guzel bir yer degil ama sokakta guvende hissetmek cok buyuk ayricalik. bir sey oldugunda devletin mudahale edecegini bilmek super bi sey.

en basitinden uzakdogu'nun cogu yerinde millet paso yedigi seyden zehirleniyor. bi sey yemeden acaba zehirlenir miyim diye supheye dusmek asiri berbat bir sey. veya asansorun halati kopuyor, bindigin otobusun bakimsizliktan freni patliyor vs vs. ben bu saatten sonra gunluk hayatimi yasarken bir seyden cekinmeme luksumden vazgecmeyi asla dusunmezdim.
0
bohr atom modeli
(25.04.25)
@bohr atom modeli evet, avrupa bu anlamda daha guvenli, fakat dogu'nun da bu kadar kotu oldugu konusunda abartildigini dusunuyorum. mesela cin'e gittigimde bunu farkettim. 5, 6 sehir gezdim. son derece gelismis, guvenli bir ukle gibi geldi. tabii turist olarak gittigimden yaniliyor da olabilirim. abartilma konusunu soyle farkettim. gitmeden once cinlilerin kopek eti tukettiklerini saniyordum ve tatmak istiyordum. pek cok cinli tanidigima sordum, hepsi bunu bulamayacagimi, daha once hic yemediklerini, fakat cin'de ozel bir bolge oldugunu ve bu bolgede daha sik tuketildigini soylediler. yani bu guvenli degil, pis yemekler algisi bana biraz sosyal medya propagandasi gibi geliyor. dedigim gibi, yaniliyor da olabilirim, nihayetinde turist olarak gittim.
0
🌸Sour
(26.04.25)
@sour: Olumlular cok bariz diye olumsuzlara odaklandim ki gozden kacmasinlar.

Olumlular para ve hava. Singapur da cok ekstrem bir ornek degil, benim cevrem beyaz yakali ve Asya'ya tasinanlarin cogu is imkanlari sebebiyle Singapur'a gitti. Singapur haricinde sadece bir kisi de Japonya'da.
0
sertac akin
(28.04.25)
lezzet sikintisi bence, disneyland sendromu. birinci dunya ulkelerinde dekor iyi, wow factor olayi var. turistik geziler icin birebir ama yasamak bambaska bisey.

yeni gocmen bu lezzet sikintisini bir sure farketmez. ama ozellikle yurtdisinda 10 seneyi devirenlerin bu kekremsi tadi almasi normal.

3. dunya ulkelerinde ise iste ortam steril degil, dekor dokuluyor. ama servis var, guler yuz var, insanlar sicak, yemekler iyi, vs. o yuzden doguya goc istegi bence normal.
0
cooperr
(28.04.25)
kanadalı biriyle herkese açık bir internet ortamında konuşuyordum, vietnam a gitmek istiyordu. vietnam'da birbirine yardım eden 2 insanın videosunun altında bir yorumdu yanlış hatırlamıyorsam. "lan ne güzel işte kanada..." dedim, "anlamıyorsunuz, burası sandığınız gibi değil." gibi bir şeyler demişti.
0
ya ben lan neyse
(28.04.25)
@cooper, aynen oyle. bu arada bence turistik geziler icin de uygun degil (ya da artik degil diyeyim). bati ve turkiye arasindaki kulturel, toplumsal farklilik gezi icin ayrilan zamana ve paraya degmiyor bence. uc asagi bes yukari ayniyiz. aradaki farklilik da zaten bir haftalik geziyle farkedilebilecek bir farklilik degil.

@ya ben lan neyse, turkiye'de ekonomi cok kotu oldugundan, siyasi ve toplumsal tansiyon cok gergin oldugundan, guvenlik riski oldugundan kanada'nin (veya bati'nin) stabilitesine tam anlamiyla (hakli olarak) herkes ac. bir yakalasa birakmayacak. bizde de yasanan durum bu. 5-10 yil yasayip her seferinde hayran oluyorum demek zaten cok buyuk bir travmanin disavurumu degil mi? fakat uzun yillar kalinca bati ve dogu arasinda baska bir fark aciga cikiyor.
0
🌸Sour
(28.04.25)
(10)

Dünya benim için kurulmuş gibi geliyor.

darkwizard
Sanki ben mutluysam yağmur yağıyor. Ben mutsuz ve yanlış yaptıysam deprem oluyor gibi geliyor. Özel birisiyim gibi geliyor. Balkondan atlasam ölmem gibi geliyor.antidepradan veya antipsikotik bağımlılık yapar ki.
Sanki ben mutluysam yağmur yağıyor. Ben mutsuz ve yanlış yaptıysam deprem oluyor gibi geliyor. Özel birisiyim gibi geliyor. Balkondan atlasam ölmem gibi geliyor.antidepradan veya antipsikotik bağımlılık yapar ki.
0
darkwizard
(23.04.25)
Öyle bir şey olmadığını sen de biliyorsun.
0
sekizdokuzon
(23.04.25)
acil psikiyatrik tedaviye ihtiyacın var.

"ben dünyayla uyum içindeyim" zihniyeti ayrı bir şey ama "dünya benim için kurulmuş gibi geliyor" diyorsan doktora gitmen lazım.

sen dünyada milyarlarca küçük ihtimalden birisin. bazen keyif verici ve hoş tesadüfler yaşanabilir ama aksini, "dünyanın senin için olduğunu" düşündüğün her gün için tedavi görmen gerek.

antidepresan veya antipsikotik bağımlılık yapmaz, sen yeter ki bir profesyonelle çalış. zarardan çok faydasını görürsün her türlü, eminim. bu asla sağlıklı bir kafa yapısı değil.
0
mark greg sputnik
(23.04.25)
Kullandığın ilaçlar mi böyle hissettirmeye başladı. Maniye sebep oluyor o tarz ilaçlar. Doktora koş en yakın zamanda. Geçmiş olsun.
0
sekizdokuzon
(23.04.25)
know your stuff
0
beyfendi
(23.04.25)
Sen zaten özel birisin
0
respect
(23.04.25)
Özel birisin ama lüzumsuz bir alınganlık gösteriyorsun. Demek ki bilinçaltının buna ihtiyacı var, bu ihtiyaç nelerden besleniyor, nelerden kaynaklanıyor onu bulmak lazım.

Her iyi şey ödül olmayabilir, her kötü şey ceza olmayabilir. Kur'an'da ayet vardır "siz şer sanırsınız halbuki o sizin için hayırdır, siz hayır sanırsınız, halbuki o sizin için şerdir" diye. Onun için bu hislere katılmaktan kurtul derim.

Seyretmek diyorlar, bunu tasavvufçular da söyler kişisel gelişimciler de psikologlar da söyler. Bazı konularda seyran etmek lazım akışı. Bazı konularda içinde olmak lazım. Sorumluluk almak lazım.

İlaç kullanıyorsan lütfen doz ayarlaması veya etken madde değişimi yapılsın, bu algılar çok sağlıksız yere çıkacaktır çünkü.
0
muhayyer divan
(23.04.25)
antipsikotikler tedavi edicidir,
bağımlilik yapmaz,

fikirlerini paylaşman iyi birşey,
hislerini paylaşabildigin cevrende yakinin,arkadaşin olsun,
olmadi buraya yaz.

sen iyi ol, boşver yağmur yağsın güneş açsın.
0
designer
(23.04.25)
Valla açıkcası dünyanın umrunda bile degilsin. Bir bakteri, bir kereviz bir ördek neyse sen de öylesin dünya için
0
limonlu eksi
(23.04.25)
su an hatirlayamadigim ama psikolojideki grandiyoz rahatsizliginin bir kolu olabilir. yani kisinin kendini tanri gibi gormesi. bir sey, bir sey grandiyoz diye geciyor ama bulamadim. sadece grandiyoze bakabilirsin: tr.wikipedia.org

edit: buldum. grandiyoz degilmis ama benzerlik gosteriyormus. soylemek istedigim sey (bkz: god complex) yani tanri kompleksi: tr.wikipedia.org

duruma gore tehlikeli olabilir.
0
Sour
(24.04.25)
metrobüste de mi farketmedin ?

www.youtube.com
0
WithWorth
(24.04.25)
(7)

30 'dan sonra insanlara guvenmek

duyurukullanıcısı
Cok basit islerde yeni tanistiginiz kisilere guveniyor musunuz?- yarin suraya gidelim?Ok der gelmez- sunu beraber yapalimOk der yapmaz- soyle bir sey planlayalimOk der katilmazOraniniz kac?
Cok basit islerde yeni tanistiginiz kisilere guveniyor musunuz?

- yarin suraya gidelim?
Ok der gelmez

- sunu beraber yapalim
Ok der yapmaz

- soyle bir sey planlayalim
Ok der katilmaz

Oraniniz kac?
0
duyurukullanıcısı
(21.04.25)
Yüzde yüz güveniyorum, zaten başka da şansın yok. Sözünde durmazsa ona göre kredisini yeniden ayarlıyoruz.
0
Shepard
(21.04.25)
Bu tarz seylerde sorun yasamadim da. Kaziklandim.
0
Kahvedesu
(21.04.25)
çok lafta çok yalan olur kuralı, çoğu zaman geçerlidir,
0
designer
(21.04.25)
güvenirim. güvenilir, güvenilmez insan tespitim genelde doğru çıkar.
0
gabe h coud
(21.04.25)
insanlara güvenmemek hayatta yapabilecegin en büyük hatalardan biri bence.
biraz empati yap derim. kötü bir niyet hissetmedigim, yapilan hatanin ardindan kücük bir özür (illa sözle de olmaz) geldigi sürece herkese güvenmeye calisiyorum.

o an yükseldi görüselim dedi sonra cani istemedi ve cani istemedigi halde yapacak disiplinini barindirmamasi onu güvenilmez yapmam benim gözümde.
zayif yapar sadece. ikisi farkli seyler. bir cocuga araba kullandirmazsin mesela. bu one güvenmemek olmuyor. kapasitesine göre hareket etmek oluyor.
kaldi ki anlattigin olay tekrar mi ediyor yoksa tekil mi. bu da önemli.

"hayatta affedilemeyecek büyüklükte bir hatta yoktur." -rahmi koc
0
sonsuz
(21.04.25)
genel olarak guveniyorum diyebilirim.

sifira yakin. basima bu tarz seyler hic gelmiyor.
0
Sour
(21.04.25)
samimiyetim olmayan biri bana laf acılmısken suraya gidelim derse laf olsun diye dediğini düşünürüm ve güvenmem.
0
koela
(21.04.25)
(19)

Estetik yaptıran kadınların sıradanlaşması konusu?

mikahakkinen
öncelikle bir erkek olarak kadınları yargılamak bize düşmez. İzmir'e sık sık gidiyorum, yolda gördüğüm 10 kadından neredeyse 6 7'si burun veya dudak estetikli. Yüzde 90 hepsi de aynı tip. Yani aynı fabrikadan çıkmış burun veya dudak garip durmuyor mu?siz ne düşünüyorsunuz?
öncelikle bir erkek olarak kadınları yargılamak bize düşmez. İzmir'e sık sık gidiyorum, yolda gördüğüm 10 kadından neredeyse 6 7'si burun veya dudak estetikli. Yüzde 90 hepsi de aynı tip. Yani aynı fabrikadan çıkmış burun veya dudak garip durmuyor mu?

siz ne düşünüyorsunuz?
0
mikahakkinen
(21.04.25)
Kadın-Erkek, birçok insanın burnu tek tip oldu. Hatta yaptırmayanlar garipsenir oldu. Şahsi fikrim, burnun insana karakter kattığı ve çeşit çeşit olmasının doğal, hatta güzel olduğu yönünde. Aynı şeyi kaşlar için de düşünüyorum.

Dudak dolgusuna gelince, yüzde sekseni beceremiyor, basurlu tavuk bilmem nesi gibi oluyor. Yahut ben onları fark ediyorum.

Binlerce yıldır tüm memeliler çeşit çeşit. Biz niye tektipleşiyoruz, anlayamıyorum...
0
yadigar
(21.04.25)
Bu konuda bu örneği hep veriyorum çünkü hâlâ şaşırıyorum ama birkaç sene önce bir kuaförün instagramına bakarken önce "niye hep aynı kadını çekip koymuş ki bu?" diye düşünüp sonra onların aslında farklı insanlar olduğunu fark etmiştim. Hepsinin kaş şekli, burnu ve dudakları aynıydı. Çok acayip.

Özellikle sosyal medyayla büyüyen genç yetişkinlerde body dysmorphia (beden dismorfik bozukluğu) çok yaygınlaşıyor. Kadınlar kadar dikkat çekmiyor (belki Türkiye'de daha az) ama erkeklerde de köşeli çene, göğüs kası görünümlü silikon implant gibi şeyler çoğalıyor.
cilthastaliklari.com
gelisim.edu.tr

Ha, şu da var, kişinin bedenine/yüzüne uygun yapılmış, "iyi" plastik müdahaleleri zaten fark etmiyoruz, herkese aynı standart burnu yapan doktorların işini, iki ay eğitimden geçmiş "estetisyen"lerin doldurduğu dudakları fark ediyoruz. Bu da bir hayatta kalma yanılgısı örneği :)
tr.wikipedia.org
0
kobuzchu kiz
(21.04.25)
Başkalarının bedenleri hakkında değerlendirme yapma hakkını kendinde gören herkes için " size ne " diye düşünüyorum.
0
rock n roll
(21.04.25)
10 sene falan önceydi, iş yerinde Pelin adında bir hemcinsimi çok beğeniyordum bence çok güzel bir kadındı. Hatta bir kez arkadan birisi beni Pelin sandı diye sevinmiştim falan:p Başka bölümün hocasıydı o fazla bir muhabbetimiz de yoktu sadece selamlaşırdık. Bir gün burnu bantlı ve hafif mor geldi işe. Sonra o sargılar çıktı ama kadın yine güzel olsa da bana hep eski havası gitmiş gibi geldi. Eski burnu kötü değildi normal bir burundu, ama o kaydırak gibi kusursuz yan profil veren burun onun yüzüne gitmedi işte. Belki dr iyi yapamadı bilmiyorum, daha sonra biraz muhabbetimiz gelişti nefes alamıyordum, septum deviasyonu ameliyatı olacakken de biraz törpülettim dedi. Güle güle kullan dedim yüzüne bişi demedim ama içimden yalan değil ne gerek vardı diye düşündüm.

Birkaç sene önce bir güzellik merkezine hydrafacial cilt bakımına gittim. Önce dr muayene edecek dediler dedim peki ne güzel. Bana bir "yapılsa iyi olur" listesi çıkardı ki... Alnım çok düzmüş oraya bombe vermek için dolgu, şakaklara hafif dolgu, burnumun en tepesine dolgu, göz altıma ışık dolgusu, üst dudağım alta göre inceymiş azıcık cc üste de koyarsa daha iyi olurmuş. Neyse ki elmacık kemiklerimle jawline için gerek yok buralara dedi sağolsun. Hiçbirini istemedim ama ayda bir sadece cilt temizliğine gittikçe teklif etmeye devam ettiler. Ben de rahatsız oldum zaten baskı hissettim, çünkü eksik hissettirmeye çalışıyorlar. Çoğu kişinin de özellikle botoks ve dolgu gibi işlemleri aman herkes yaptırıyor eksik kalmayayım diye yaptırdığını düşünüyorum.

Bunun haricinde herkes istediği işlemi yaptırmakta, kendini nasıl iyi hissediyorsa öyle görünmekte özgür tabi ki. Yaptırmadan önce fikrim sorulursa bence gerek yok güzelsin diyorum, yaptırdıktan sonra sorarsa güzel günlerde kullan yeni dudağını diyorum.
0
kullanicadi
(21.04.25)
80li yillarin vatkasi gibi bir sey bu. Yillar sonra burunlarini, dudaklarini boyle yapiyorlarmis diye dalga gecilecek garanti.

Basarili estetik anlasilmayandir. Ama "o kadar para verdik estetik oldugu belli olsun" diyen kadinlar var, gercekten :))
O yuzden siradanlasildi.

Yoksa estetik hep vardi. Ve isteyen de yaptirir. Kimse de siradanlasmaz dogru estetikle.
0
Kittie
(21.04.25)
"öncelikle bir erkek olarak kadınları yargılamak bize düşmez"

Yo düser bal gibi de. Emin ol onlar da aynisini yapiyorlar.
0
feastofthedamned
(21.04.25)
Psikolojik deli olduklarını düşünüyorum. Vücutlarına bu kadar takan kadın, daha nelere takacaktır. Birini görünce hepsini görmüş oluyorsun. Görüntü kirliliği.
0
Shepard
(21.04.25)
Doktorlar tek tip burun yapıyor bu yüzden sıradanlaşma kaçınılmaz. Devasa laz burnu dışında hiçbir burna dokunulmaması gerektiğini düşünüyorum. Yüzün bütün özgünlüğü gidiyor.
0
ruhen hastayim ben
(21.04.25)
Çok ucuz duruyor. İşin kötü tarafı burnu güzel olan neden estetik yaptırıp çirkinleşiyor?
0
Kahvedesu
(21.04.25)
beğenilme kaygısı ve herkesin birbirine benzemek istemesi.
0
koela
(21.04.25)
insanlarin biribine benzemesi kaygisi diye bir sey yok, sadece guzelligin bazen kulturel bazen de objektif standartlari var. bu standartlar disinda kalanlar estetik yaptiriyor. yani senin burnun kemerliyse, yasadiklarin sana ne kadar farkliyim, ozelim hissi uyandirmiyor. guzelim hissi hic uyandirmiyor. tam tersi negatif duygular, dusunceler uyandiriyor, cunku digerleri sana bunu yasatiyor. bunlarla bas edebilmek icin celik gibi bir psikoloji lazim. dolayisiyla bunun nedenlerini soyutlanmis olarak degerlendiremezsiniz. cevabi sizde aslinda!

edit: bu arada ekstrem duzeyde yaptiranlardan bahsetmiyorum. burun duzeltmek, dudak dolgusu yaptirmak ayri barbie bebek gibi olacagim deyip tum yuzunu, vucudunu parcalatmak ayri. sizin dediginizden ve diger yorumlardan sanki %70'i boyle yapiyormus gibi bir durum ortaya cikiyor ki bu yanlis.
0
Sour
(21.04.25)
sarı saç da bunun bir parçası. illa ki sarı saç olacak, saçta sarılık olacak. 2000lerde solaryum furyası vardı, üzerine fondöten ve turuncu cilt. o bitti ama dolgular başladı şimdi de. 20 sonlarına doğru botoks vs.

daha önce de yazmıştım, fotoğrafta makyajla güzel duruyor olabilir ama gerçek hayatta çok yapay ve çirkin bir görüntü oluşuyor. yine de arz talep, birçok erkek çekici buluyor ve kadınlar da yaptırıyor. bakımlı olmanın bir parçası oldu bu tür işlemler.
0
deartheodosia
(21.04.25)
Ben görüşümü sona sakladım. Duyuruya başlık açarken doğal olarak kendi düşüncemizde insanlar var mı? Bizim gibi düşünüyorlar mı? diye düşünüp yazıyoruz. Bilinçaltı kendine yakın görüşlere daha yakın. Ben de madem benim gibi düşünenler var düşüncelerimi söyliyim.

Bence bu gibi estetik yaptıran insanlarda beğenilme kaygısı var, ki bu çok doğal. Ayrıca zengin birini bulup takılma düşüncelerinin çok açık olduğunu düşünüyorum. Tabii ki hepsi için değil çoğunluğu. Nasıl yüzleri yapaysa bence duyguları da yapay. Zaten yüzlerinde genel bir ifadesizlik oluyor. Tabii ki herkesin kendi hayatı. Mesela ben aynı ortama girsem ne yazık ki önyargılı olurum.

bunu tek bir ortamda gördüğüm gruba göre yazdım.
0
🌸mikahakkinen
(21.04.25)
Şöyle bir görüş de yok mu ''bu kız kendine silikon yaptırmış, yatırımı kendine yapıyor, parası var''?
0
Kahvedesu
(21.04.25)
@ mihakkinen

O kadar yanlış düşünüyorsun ki. " Zengin birini bulup takılmak istiyorlar, hepsi değil ama çoğunluğu"

" Yüzleri yapay ve tabii ki duyguları da yapay". Bu analizleri neye göre yaptın? Bu görüşler o kadar rahatsız edici ki. Söylemlerin tamamen cinsiyetçi. Bir arkadaş duyuru açmıştı, sevgilisi kira istiyormuş. Ona da " erkek adam eşine bakar" diye bir cümle kurdun. Sanki kadınlar aciz, bakıma muhtaç varlıklar gibi. Şimdi de estetik yaptıran kadınlar için zengin bir erkeğe kendilerini yamamaya çalışıyorlar minvalinde yorum yazıyorsun.

Sen ve senin gibi düşünen herkese söylüyorum. Hiçbir kadının size ihtiyacı yok. Kadınların bedeniyle ilgili kararları, hangi kıyafeti giyecekleri, nasıl bir yaşam surecekleri konusunda söz sahibi sadece kadına aittir. Bir salın artık kadınları.
0
rock n roll
(21.04.25)
Eskiden insanlar güzelleşmek için estetik yapıyorlardı, şu an sosyal medyada kadınlar arasında dönen bir tek tipleşme furyasının parçası olmak için yapıyorlar sanırım. Güzelleşme için yapılan adımlara elbette ki itirazım yok. Her şeyin doğalının ve kusurların çeşitli olduğunu düşünenlerden değilim. Bazı hafif "kusurlar" hariç tabii ki.

Öte yandan çeneyi çıkık hale getirme, elmacık kemiklerini belirginleştirme, yanağı çökertme ameliyatları ve dudak dolgusu yaptırıp da güzel olan 1 kişi bile görmedim. Bunlarla şu an dalga geçiliyor zaten. İleride de "kimseyi hiçbir şey üzerinden eleştiremezsin" şeklindeki tatlı su hümanizmi bitince miktarı ve şiddeti de artabilir hatta.

@Kittie +1
0
nawar
(21.04.25)
@rock n roll ilk duyuruyu açarkende aşağıdaki 2. yorumumda da durumu açıkladım. olayı cinsiyetçiliğe dayandırmıyorum, bu estetiği erkekler yapsa da erkek örneği verirdim. gereksiz defansifleşmeye gerek yok. ayrıca tüm estetikli bayanlar öyle demedim. isterseniz sahaya çıkıp soralım? kadınların bir şeye ihtiyacı var demedim. gayette zengin kadın arıyan erkekte gayet çok. olay kadın erkek çatışmasına çeviren yok.
öncelikle bir erkek olarak kadınları yargılamak bize düşmez. demişiz zaten.
0
🌸mikahakkinen
(21.04.25)
Sorunun başlığını ve içeriğini özenle seçmeni öneririm. Başlık " estetik yaptıran kadınların siradanlaşmasi". İçerik de tamamen kadınlara yönelik yazılmış.

Tepki gösterince "zengin kadın arayan erkek de çok" yazdın. Bu arada estetik yaptıran erkekler de çok. Tepki gelene kadar erkekler hiç konu olmadı. Erkekler de konu olmasın zaten. Sana katılabilir insanlar, ben katılmıyorum. Alınganlık da yapmıyorum. Beni manipüle etmeye çalışma, alınganlık yapıyorsun diyerek.
0
rock n roll
(21.04.25)
erkeklerde de abes kadınlarda da. ortalama altı insanlar hep aynı kadını erkek arar erkeği kadın arar bu çok normal.
0
🌸mikahakkinen
(21.04.25)
(8)

Aklınıza gelen evlilik teklifi fikirleri?

kel aynak kusu
Sb. Duyduğunuz-isteyeceğiniz-başınıza geldiği için mutlu olduğunuz tekliflerden aklınıza geleni yazarsanız, bana çok yardımcı olursunuz
Sb. Duyduğunuz-isteyeceğiniz-başınıza geldiği için mutlu olduğunuz tekliflerden aklınıza geleni yazarsanız, bana çok yardımcı olursunuz
0
kel aynak kusu
(20.04.25)
evlilik teklifi almadim bilmiyorum ama gördügüm kadariyla iki farkli görüs var burda. bazi insanlar bunun arkadaslariyla olmasini bazilariysa basbasa olmasini tercih ediyor.
kiz arkadasinin karakterini düsün ve bu ayrimi yap.

ikinci olarak klasik bir seydense kisiye özel bir sey yapilmasi daha romantik olabilir. benim bir tanidigim mezun hatta yüksek lisansi bitirmis olmalarina ragmen kampüste etmisti. onlar icin bir anlami var cünkü.
0
sonsuz
(21.04.25)
benimki kutsal topraklar dedigim, savasinin bitmedigi, kudus sendromu diye bir sendrom bile gecirten o sehirdeydi. etrafta zar zor buldugu 1 kisiye telefon vermis video cekmesi icin sehir de bombostu. bana gore asiri otesi guzel ve romantikti cunku zaten bulundugun yer cok ozel. sirf bunun icin bile severim eski karimi.
0
ala09
(21.04.25)
basit bisey olsun, citayi bastan cok yukari koyarsan sonra bir bakmissin o cita sana girmis..
0
cooperr
(21.04.25)
basit şeyleri sevin basit şeyleri seven insanlarla birlikte olun. Hiç evlilik teklifi etmedim şu sıralar edeceğim ama ne bir arkadaşına danışırım ne bir organizasyon yaparım. Kafamdaki yurtdışı gezisi öncesi googlelayarak the most romantic venues vs. oralardan bir yer seçip tatlı, sakin bir yemek sonrasında ise teklif

bana diğer süreçler çok samimiyetsiz geliyor özellikle insanları topla video organizasyon
tabii herkes nasıl mutlu hissediyorsa öyle olmalı
0
croswell
(21.04.25)
Herkesin görüp duyabileceği şekilde, kalabalık ortamda, teklif kabul edildikten sonra izleyenlerin alkış kıyamet gittiği bir evlilik teklifi beni korkutur mesela. Yine öyle büyük organizasyon, arkadaşların dahil olması, özel kalması gereken bir şeyin ortalığa serilmesi de bana ters. Ama bunları isteyen de vardır elbette o yüzden en iyi siz bilirsiniz sevgiliniz nasıl biri.

Bana önce tatil ayarlanmıştı yurtdışında, orada yemekte teklif edilmişti ben de seyahat seven insanım o yüzden benim için ideal teklif böyle bir şeydi
0
kullanicadi
(21.04.25)
1- karaköyde şık restoranda yemeğe çağır ve teklifini et.
2- barbare bağları gibi bi yere götür, etrafta üzümlerin arasında gezerken yüzüğü çıkar teklifini et.
0
turuncu tonlarda
(21.04.25)
Güzel bir tatil, akşam gün batışında şampanya eşliğinde teklif.
0
gabe h coud
(21.04.25)
aslinda bu partnere gore degisir. mesela benimki oyle herkesin ortasinda evlenme teklifi edilmesinden hoslanmaz. hem utangac bir insan hem de sosyal anksiyetesi var. cok rahatsiz olur. kimisi de vay benim icin otobani kapatti, davullarla zurnalarla, silahlarla tum istanbul'a askini haykirdi deyip mutlu oluyor (sacmalik). dolayisiyla partneri taniyip ona gore teklif etmek lazim.
0
Sour
(21.04.25)
(9)

terapi ne kadar sürmeli

mantık
1 sene terapiden sonra eskisi gibi ihtiyaç duymuyorum epey faydasını gördümzaten seans aralıkları uzaltıldıgerçi seans arası uzayınca verim düşüyor daha çok geçen ay ne yaptın takibine dönüşüyorterapist zaten son veriyor damaddi boyutunu bir kenara bırakalım ömür boyu kontrol gibi bir durum mantıklı
1 sene terapiden sonra eskisi gibi ihtiyaç duymuyorum epey faydasını gördüm
zaten seans aralıkları uzaltıldı
gerçi seans arası uzayınca verim düşüyor daha çok geçen ay ne yaptın takibine dönüşüyor

terapist zaten son veriyor da
maddi boyutunu bir kenara bırakalım ömür boyu kontrol gibi bir durum mantıklı mı
0
mantık
(17.04.25)
Bunun bir kuralı yok. Buna terapistle danışan beraber karar verir. Ne desek olmaz şu an.
0
mor oje
(17.04.25)
bunun bir kuralı var. psikanalize gidersen yıllar boyu devam eder, cbt(bdt) gibi ekoller kısa süreli tedavi hedefler.

bazı terapistlerin/psikiyatristlerin (her meslekte olduğu gibi iyi ve kötü niyetli kişiler var) etik dışı davranarak danışanlarını sömürdüklerini düşünüyorum, psikolojisi zayıf kişiler manipülasyona açık oluyorlar.

danışan hayat koçu gibi bi şey arıyorsa isterse 20 yıl gider, kimse de neden gidiyorsun diyemez ama terapiyi uzattıkça uzatmanın istismar olduğunu düşünüyorum.

kararı verecek olan kişi sensin.
0
deartheodosia
(17.04.25)
cbt (bdt) kisa sureli tedavi hedefler, fakat psikodinamikcilere gore tedavinin etkisi de kisa surer. artik psikanaliz uygulayan var mi hic bilmiyorum, gormedim. uzun lafin kisasi, bunlar cok oznel konular, hatta cevrenize bile bagli.
0
Sour
(17.04.25)
bunun bir kurali yok, size, terapistinize, terapi gordugunuz konuya bagli. hatta bu terapide konusmak icin guzel bir soru mesela. kendisiyle, tereddutlerinizi de anlatarak bunu konusun.

ama omur boyu kontrol ben duymadim acikcasi, ihtiyacinizin bittigini dusunuyorsaniz bunu onunla konusup bitirin. benim terapistim ben her zaman buradayim, ihtiyacin olursa ulasabilirsin, eski danisanim oldugun icin de aylarca falan beklemeden zaman ayiririm diyerek bitirdik. ki zaten boyle bir sey. su anda ihtiyaciniz bitmis olabilir, iki sene sonra bir travma yasarsiniz tekrar ihtiyac duyarsiniz, ya da yasaminizda bir degisiklik olur (tasinirsiniz, is degisikligi olur bakmissiniz tekrar ihtiyac duymussunuz) ihtiyac duyarsiniz, ya da bambaska bir konuda (ya da ayni konuda) tekrar calismak istediginize karar verirsiniz vs. vs. Insanin icine bakmasi bir yolculuk, oyle vardim bitti olmayabilir. Hepsi de normal.
0
songforsomeone
(17.04.25)
Ben sadece ilaç içiyorum hocam psikoloğa gittim ama beni psikiyatriye gönderdi
0
darkwizard
(17.04.25)
Danisan, semptomlari duzeldi mi baska bisey hortladi mi bilemez. Bu yuzden sureye tek basima da karar vermedi saglikli degil.

Bunun bir kurali yok o yuzden.
0
mor oje
(17.04.25)
Giden bağımlı olur, para tuzağı. Uzatırlar, işin içinden çıkamazlarsa başka birine yönlendirirler, ilaç kullanmalısın derler. Akıllı adam işi değil.
0
Shepard
(17.04.25)
Terapi deneyimime dayanarak shepard +1 biraz.
Ciddi sorun varken zaten kisa araliklarla cagiriyorlar. Sonra aralar aciliyor. Bi sey yaptiklari da yok. Gercekten para tuzagi. Kendini iyi hissetmek icin gidiyorsan ve zenginsen git ama tek basina cozemedigin seyler bittiyse devam etmenin mantigi yok. Dedigin gibi muhabbete giriyor olay artik. Naptin, ne ettin, araya basmakalip laflar ve bitis.

Ilac kullaniyorsan ilaci takip icin arada sirada gidersin.

Cok bos beles bi uzmanlik alani valla. Ben unlu birine gittigim halde soyluyorum bunu. Cvsi falan da iyi. Tamam silkeleme sektoru.

Burada yok ufkum acildi bilmem ne diyenleri duyuyorum bazen. Hayret ediyorum. Kimse kizmasin, alinmasin ama sonra agaclara sarilan kitle aklima geliyor ve hmmm ondan evet olur diyebilirler diyorum icimden.

Sen maddi boyutu dusunmuyormussun gerci. Git her hafta. Kafan dagilir. Ama faydasi yok somut sorunun ortadan kalktiktan sonra. Terapist de sen gelme artik falan demez.
0
Kittie
(17.04.25)
işe yararlığı sosyal zekanın düşüklüğü ile alakalı
ciddi eksikleri olan için faydalı
eksikler kapandıktan sonra fayda oranı düşüyor

ciddi maliyetler olmasa daha az kötülenirdi bence
0
🌸mantık
(18.04.25)
(4)

Yalçın Küçük neden önemli?

michael_knight
Daha önce bir kitabını okumadım. Televizyonda gördüğümde de pek bakmazdım. 8-10 yıl önceki bir programda biraz izledim. Ne bilgisi ne de yorum yeteneği bana derin veya alışılmışın dışında görünmedi. Hangi özelliği sebebiyle önemseniyor?
Daha önce bir kitabını okumadım. Televizyonda gördüğümde de pek bakmazdım.
8-10 yıl önceki bir programda biraz izledim.

Ne bilgisi ne de yorum yeteneği bana derin veya alışılmışın dışında görünmedi.
Hangi özelliği sebebiyle önemseniyor?
0
michael_knight
(17.04.25)
bi yere kadar çok mantıklı tespitler yapıyor, siyaset üretiyordu. cumhuriyet tezleri vs dikkate değer. ama perinçeke bulaştığından beri medyatik bir deli. medyatik olmasıyla ünlü oldu, karikatür gibi davranmasından.
0
patronaj1
(17.04.25)
Ilk.donem cumhuriyet donemine dair tezleri resmi tezlerle celisiyordu ve bence de turkiye uzerine tezleri okunmasi gereken bir kitap. Aykiri olacagim derken son donemlerde.deli deli birseyler.oldu.
0
deckard
(17.04.25)
onemli miymis ki? hic bilmiyordum. turkiye'de her seyin bir alicisi vardir olarak bakiyorum o zaman.
0
Sour
(17.04.25)
Önemli falan değil. Aklına gelen her şeyi söylerdi sonra mutlaka biri tutunca a bak yalcın küçük daha önce söylemişti derlerdi.
0
luluki
(18.04.25)
(6)

böyle bir değişim yaşayan oldu mu?

logisticsmanager
Açıkçası çok planlayan, cok gelecek düşünen bir insandım. Anı yaşayan biri kesinlikle değildim. Hanım çok elestirirdi.Sonra babamın hastalığı vefatı derken son zamanlarda kendimi hiç olmadığım bir halde buldum.Geleceği düşünmeyi, hayal etmeyi bıraktım.Hanımla geçirdiğim zamana çok daha fazla değer v
Açıkçası çok planlayan, cok gelecek düşünen bir insandım. Anı yaşayan biri kesinlikle değildim. Hanım çok elestirirdi.
Sonra babamın hastalığı vefatı derken son zamanlarda kendimi hiç olmadığım bir halde buldum.

Geleceği düşünmeyi, hayal etmeyi bıraktım.
Hanımla geçirdiğim zamana çok daha fazla değer vermeye başladım. Daha çok dışarı cikmak, daha çok kutu oyunu oynamak vs.
Gene hanima, anneme, köpeğime bakarken onların belli özelliklerine kafa yormaya basladim. (Örnek; hanim konuşurken gözlerinin patlamasına bakmak falan. Ya da köpeğimin ayaklarini temizlemesine)
Bazen kendimi önceden hiç zaman harcamadigim şeyleri anlamaya çalışırken, üzerine düşünürken buluyorum. Misal son zamanlarda resimlere merak saldim. Bir şey yaparken ve izlerken telefonu bıraktım komple, izlediğim şeye konsantre oluyorum.
Kaç yıldır sürekli yıldızların çok güzel görüldüğü yüksek bir yerdeyim ve ilk defa bu sene zaman ayırıp akşamları yildiza, aya bakmaya başladım. Karşımda duran dağ gibi dağı izleyip "ulan bunun karşısında duran bilmem kaç milyonuncu adamim, hepimiz farklı dertlere sahiptik, hepimiz öldük gittik. Bu dağ hala burada, benim sap raporunun uzun süre alıp almamasi, çok işimin olmasi zerre umrunda değil" gibi kendi kendime düşünmeye başladım.

Bu heralde post traumatic dedikleri bir durum. Ama pozitif olanı gibi.
Galiba babam sayesinde etraftaki guzelliklere, anın önemine kafa yormaya başladım.

Geçen bir söz duydum, o bile hala aklımda kaç gündür ; if you always look for the next, one day the next is death.

neyse, bunu da galiba benim gibi aramizda anı yasamayan kişiler varsa diye yazdim galiba :(
Umarım hepinizin travmalari benimki gibi sizin için pozitif olur.
0
logisticsmanager
(13.04.25)
yok, aklimi yitirmedim daha.
0
sonsuz
(13.04.25)
Başın sağolsun. Travmanla yüzleşme şeklin için de ayrıca tebrik ederim. Ben hala o kadar anı yaşayamıyorum benzer bir süreçten geçiyorum diyebilirim.
0
sekizdokuzon
(13.04.25)
abi yaş ve tecrübe olarak çok farklı kulvarlardayız bunu sen de biliyorsun zaten ama şöyle söyleyeyim... annem ve babam ayrıldığından beri "aile kahvaltılarımız" benim için dünyanın en kıymetli şeylerinden biri. "ben annemle kahvaltı yapmayı planlıyodum" deyip iş bırakmışlığım var.

babam hayattayken herkes sürekli gergindi. onun ölümünden sonra anne, kız, iki oğlan olarak pazar kahvaltılarımızdan aldığım tadı dünyada hiçbir şeye değişmem. imkanımız el verdiği kadar güzel sofralar hazırlar, sonrasında çay-sigara-kahve eşliğinde yerine göre pazar günü ÜÇ SAAT sofrada otururduk. ben 30 yaşındayım, bunu hiçbir şeye hâlâ değişmem. erkek kardeşim 22 yaşında, aynı fikirde. kız kardeşim evlenip gitti, çocuğu oldu, hâlâ kahvaltılarımızı çok sever :)

bu biraz benim için "denk geliş" oldu ama dediğin gibi işte direkt aileyle, akrabalarla kaliteli iletişim vs. benim dünyamı değiştirdi diyebilirim. ergenliğimi "atayiz gomaniz" olarak onlardan kaçarak geçirdiğimi düşünürsek özellikle. benimsediler, sevdiler. o açıdan çok şanslıyım.

kendi adıma şunu söyleyebilirim: huzur içinde yatsın, her türlü üzerimde emeği büyüktür ama rahmetli babam çok gergin ve hiç "aile adamı" olmayan birisiydi... ben kendi ailemle, çevremle ondan sonra tanıştım diyebilirim. ondan sonra kendimi keşfettim, kendim olabildim, olduğum halimle kabul gördüm vs...

duyduğun söz bence kalite. hele ki halihazırda aile kurmuş bir adam için. gerçekten, sürekli bir sonrasına bakarsan varacağın yer ölüm oluyor, başka çıkar yol yok.

ben kendi adıma üç kuruşu olmayan eşşoleşşeğin teki olarak ailemle geçirdiğim her dakikayı çok kıymetli sayıyorum. yani tabii ki ben de yatlarım, katlarım olsun isterim ama hakikaten annem ve kardeşlerimle yaptığım bir pazar kahvaltısını ben hiçbir şeye değişmem. kendimce bu da benim zenginliğim diyorum.

herkesin aile ilişkisi ya da bakış açısı aynı değil elbette ama bence çoğu insanda yaşlandıkça aile veya "yakın grup" mefhumu güçleniyor. benim için böyleydi. daha demin başka bir duyuruda yazdım... 23 yaşındayken, "31 yaşında annenle yaşayacaksın" deseler kendimi asardım muhtemelen.

şimdi seviniyorum. kadın yaşlandı. ben yaşlanıyorum. herkes ya ölüyor ya farklı yerlere gidiyor... geçireceğimiz süre kısıtlı. ben ailesi olan bir adam da değilim. akşamları anamla çay içmekten, ara sıra kardeşimi görmekten neden gocunayım? babam zaten öldü gitti, istesem de göremem artık. bunlar çok kıymetli şeyler bence.

velhasıl bana sorarsan insan yaşlandıkça, hele ki ailesine biraz sempatisi varsa ister istemez oraya çekiliyor. onun her hareketi, her davranışı seni de etkilemeye başlıyor. ve naçizane, BENCE bunda utanılacak/sıkılınacak hiçbir şey yok.

hepimiz bir tane hayat yaşıyoruz. kimimiz 20 yaşında, kimimiz 80 yaşında ama sonuçta ölüp gidiyor... şahsen ben bu hayatı annem, kardeşlerim, sevdiğim birkaç akrabamla beraber yaşamayı tercih ederim. yine KOMÜNİZM VE SOSYAL MEDYA mevzuuna girmeyi hiç istemiyorum ama bunun etkili olduğunu düşünüyorum açıkçası. ben de "yakınlarımdan" nefret ederek, onlardan soyutlanarak büyüdüm... yav ne olursa olsun, neticede "ben geyim" desem de, "ben komünistim" desem de benim yanımda olanlar beni bebekliğimden beri tanıyan insanlar oldu. farkındayım herkes bu kadar şanslı değil ama ben öyleydim neyse ki. 30 yaşına geldim. anamın, bacımın, biraderimin, halamın, amcamın, yeğenimin vs. ne kadar yaşayacağının garantisi yok. benim hiç yok. ben onları kaybetmek istemiyorum.

resim ve dağlar konusuna hiç girmiyorum, o konuda kitap yazarım. sadece şöyle söyleyeyim, ben kırklareli'de bir dağ köyünde samanyolu'nu görünce ağlamıştım. bir ya da iki sene önce. "boşa yaşıyoz amk" diyorlar ya, hakikaten öyle... eğer sevdiklerimiz, buradaki varlığımızı anlamlı kılan birileri yoksa gerçekten öyle. istediğin kadar para biriktir, günlük zevk tat, neye yarar?
0
mark greg sputnik
(13.04.25)
olur boyle hocam. ani yasamak da onemli ve degerlidir ama carpe diem moduna girip abartmamak lazim. hayat ve varolus sadece andan ibaret degil. ani yasayanlar on yil sonraki anlarini mahvediyorlar cogu zaman.

hayati hep planli yasarim. bugun bulundugum konumdaysam 10 sene onceki planlar sayesinde. o zamanlar ot, alkol, muhabbet pesinde kossaydim simdi burada olamazdim. denge onemli. ne ana cok kapilmak, ne de andan cok uzaklasmak.
0
antikadimag
(13.04.25)
@antikadimag; abi ani yasamak, plan yapmıyorum derken saldım hayati bundan sonra umursamıyorum demiyorum. Ama önceden geleceği düşünürken hayat akıp gidiyordu.
0
🌸logisticsmanager
(13.04.25)
cok benzer bir durumu ben yasadim, hala da devam ediyor. insanin bu kafa yapisina gelmesi icin buyuk ihtimalle cok yakin oldugu birinin vefat etmesi gerekiyor (ki bende de boyle oldu). kendini hirpalamak istemiyorsun. ne kadar basit seylerin ne kadar onemli olabilecegini goruyorsun ve bunlarla ilgileniyorsun. su ayarda yasiyorum su an:

www.youtube.com

www.youtube.com
0
Sour
(14.04.25)
(13)

dolar yarın nolur?

elite crew
sb.
sb.
0
elite crew
(23.03.25)
Roket
0
rhan
(23.03.25)
1-2 gün daha baskılarlar en fazla sonrası korkunç
0
ditu
(23.03.25)
Dilerlerse 100mlr dolar alışını baskılayacak mermileri var. Yerli pzt yine dolara hücum edecektir tüm hafta tcmb satıcı olur ancak daha sonra yerli de alımı bırakacaktır.

Piyasa geçen hafta bu senaryoyu fiyatladı zaten, anormal bi hareket beklemiyorum.
0
billythefridge
(23.03.25)
Borsa taban, dolar 41-42 civarı olur bu hafta. 20-30 milyar dolar yakarlar.
0
potsdamer
(23.03.25)
mehmet'in 2 yilda biriktirebildigi para 40 milyar dolar zaten. gectigimiz hafta 10'unu yaktilar. bu hafta bir 10 daha yakalarlar gibime geliyor. ilk etapta 42-43 bandinda olacagini dusunuyorum.
0
Sour
(23.03.25)
@Sour hesabın yanlış. MŞ döneminde rezrv -60mlr'lardan 40mlr'lara geldi. 100mlr$ topladı geçen hafta 20'sini yaktı.
0
Mcfly
(23.03.25)
48 i vurup 42 ye oturur
0
mirty
(23.03.25)
dolar satarak baskılayacaklar, "baskılama" dedikleri şey de yabancıların 1.5 senedir faizden kazandığı paranın güvenli çıkışını sağlamak. onlar 38tl'lik dolardan çıkacaklar, milletimize insanımıza da 1-2 haftaya gerçek doları saplayacaklar.
0
tchuck
(23.03.25)
mesele yarın ne olacağı değil. mesele artık doların kıyı kıyı her gün çıkmaya başlayacak olmasıdır. bu hafta 41-42'ye iyice oturur. nisan sonuna kadar 46-47'yi görürüz.

yıl bitiminde rahat rahat 60-70.

ama bana göre piyasa bu tutuklamayı fiyatladı çoktan.
0
co2s2
(23.03.25)
50tl (insallah).
0
feastofthedamned
(23.03.25)
anlık bir hareket olmayabilir fakat önümüzdeki 1 yıl geçmiş 1 yıl gibi olmayacak.
0
nuisance2
(23.03.25)
Dönüp cevaplara bakıyodum da yazılanların 3'te2'si tutmamış :D
0
Mcfly
(31.03.25)
benim tahmin tutmuş bence. borsa taban oldu. dolar 42 yi gördü ama 30 milyar dolar yakarak düşürdüler.
0
potsdamer
(04.04.25)
(5)

Ev almak için fırsat dönemi mi sizce

psmstc
Altın artıyor ev fiyatları da sizce artacak mı? Bu dönem ev almak için fırsat gibi değil mi sizce de
Altın artıyor ev fiyatları da sizce artacak mı?

Bu dönem ev almak için fırsat gibi değil mi sizce de
0
psmstc
(23.03.25)
Artmamasi için ben bir sebep göremiyorum
0
kisa
(23.03.25)
her şey artarken ev fiyatları neden sabit kalsın.
ihtiyaç varsa herhangi bir dönem doğru bi dönemdir ev için.
0
biseysorcaktim
(23.03.25)
Mevcut koşullara bakıldığında isterse faizler %1000 olsun ev almak her zaman bir fırsattır
0
olaylar olaylar
(23.03.25)
her seyin fiyatinin artacagi gibi ev fiyatlari da artacak. burada onemli olan artip artmamasi degil, ne kadar artip artmayacagi. bir sene sonunda %5-10 artacaksa ev almanin mantigi yok. evi eger bir yatirim olarak goruyorsaniz ev almak hicbir zaman bir firsat degildir. cunku her zaman icin daha yuksek getirili bir alternatifiniz vardir. eviniz yoksa alin o ayri.
0
Sour
(23.03.25)
Beklenen enflasyonun %30 olduğu yerde ev fiyatı artacak mı diye sormak bana biraz saçma geliyor. Hani beklenen enflasyon %5-10 olur tartışırız da.

Sour'un dediği gibi ne kadar artacak konu o. Geçen sene usd'yi geçti ama faize yenildi mesela. Ben bu sene dövize sepetine ve faize yenileceğini düşünüyorum mesela.

Oturacağınız ev alacaksanız bence alın bekletmeyin ama alayım kiraya vereyim karlı olmayabilir.
0
Mcfly
(23.03.25)
(6)

protestolar nasıl olmalı?

biseysorcaktim
saraçhane'deki "mitingin" ardından yaşı büyükler alandan ayrılıyor. öğrenciler ve gençler kemer altına doğru gidip barikatı yıkmaya çalışıyor. sonra polis alanı daraltmaya çalışıyor, gaz bombası hatta plastik mermilerle gençleri kovalayıp alanı daraltıyor. sonra eylem o şekilde azalarak son buluyor.
saraçhane'deki "mitingin" ardından yaşı büyükler alandan ayrılıyor. öğrenciler ve gençler kemer altına doğru gidip barikatı yıkmaya çalışıyor. sonra polis alanı daraltmaya çalışıyor, gaz bombası hatta plastik mermilerle gençleri kovalayıp alanı daraltıyor. sonra eylem o şekilde azalarak son buluyor.

iki gündür saraçhane'de olan bu.

taksim'i istiyoruz diyor halk. polisler ise geçit vermiyor. ısrar olunca arbede çıkıyor.

halk yürümek istiyor, valilik ve emniyet buna izin vermeyince öyle ya da böyle bir şiddet kaçınılmaz.

ne olacak, ne olabilir başka?

taksim kapalıysa başka yere yürüsek mesela? o zaman ne olur? her yolu kapatamazlar ya?

özgür özel "mitinginde" güzel konuşuyor, ama hepsi bu. başka ne yapabilir muhalefet, halk ne yapabilir?
0
biseysorcaktim
(22.03.25)
Maalesef döngü yıllardır aynı. Bu eylemlerin tek farkı ise Gezi'den sonra ilk defa bu çapta bir protesto olması. Ayrıca gençler dediğin de ufak bir azınlık aslında(üniversite grupları). Onları da toplasan sayısı 40 bin bile etmez.

Z kuşağının yaklaşık 40%'ı sandığa gitmemiş son genel seçimde, yani o tren kaçtı maalesef şimdi sadece gazını atıyorlar.
0
feastofthedamned
(22.03.25)
bence bicimden ziyade eylemin kendisi onemli. her insan kendine gore bir yol secip bu durumu protesto etmeli. en kotusu hicbir tepki gostermemek. sonra sosyal medyayi bir tepki gosterme bicimi olarak kullanmak. cunku bu yontem bence aktif/etkili bir yontem degil. protestoya katilmak, en on sirada olmak zorunda degil kimse, fakat sosyal medyaya da mahkum degil. sosyal medyayi kotulemiyorum bu arada, sadece yeterince etkili oldugunu dusunmuyorum, haberlesme acisindan, organizasyon acisindan onemli bir arac. kisacasi daha cok kisinin aktif bir sekilde katilmasindan baska bir secenek goremiyorum.
0
Sour
(22.03.25)
bugün ortalık yıkılacak gibime geliyor. gezi'de de böyle olmuştu. ilk başta minik minik başlamıştı, 3-5 gün ufak tefek gösteriler olmuştu ama ilk hafta sonu ortalık karışmıştı. bir de gezi'de hava daha güzeldi.

ancak o günden bugüne çok şey değişti. akp dersler aldı:

1- kürtler'le araları iyi. kürtler'in saha tecrübesi chp tayfasından çok yukarıda.
2- ıvır zıvır soruşturma vs derken CHP'yi kitlediler.
3- baroyu da kitlediler.
4- Ayşe barım vs derken, sanatçıların sahaya inmesini de, sosyal medyada paylaşım yapmalarını da engellediler.
5- gezi'deki tayfanın büyük bir kısmı, "gerekirse biz de geliriz" rehavetinde.
6- gezi'deki tayfa iyi kötü sokakta büyümüş bir kadroydu. (özellikle üniversite öğrencilerinden bahsediyorum) sokakta daha mahirlerdi herhalde. mevcut kadro biraz daha internet ve eve sıkışmış bir kadro gibi geliyor bana.
0
co2s2
(22.03.25)
1. yalnızca protestolar ile bir yere varılamayacağını düşünüyorum. başka güçler tarafından desteklenmesi lazım.
2. protestoların faydalı olması için herhangi bir siyasi partiden gelecek yönergeleri umursamaması gerekiyor. türkiyedeki hiç bir siyasi parti lideri (erdoğan hariç) sokağın nabzını bilmiyor, yönlendiremiyor, risk almak istemiyor. sokak hareketi başka bir şey.
0
abelardo
(22.03.25)
eğer amaç belediye başkanının tutuklanmasına tepki ise belediye önünde protesto yapılır ama iş taksime çıkmaya getirilirse o zaman bu protesto olmaktan çıkar provokasyona girer.
zaten valilik belediye önünde müdahale etmeyerek örtülü olarak eylemine izin vermiş oluyor. bunu suistimal ederek işi başka boyutlara taşımak müdahaleyi haklı çıkartır.
aynısı gezide de oldu eylemlere sonradan katılan gruplar olayı farklı yere çektiler.
0
my fault
(22.03.25)
Yine ezbere, gerçeklikten kopmuş, sağdan soldan duyulmuş laflarla aneliz şelaleri akmış. Arkadaşım kürtler dediğin şey bir kişi değil. Kürtler şunu yapar, bunu yapmaz, kürtler ha sattı ha satıyor falan diye sanki tek bir kişiden bahseder gibi yorumlar. Ne kürtleri ne de dem seçmenini zerre tanımadığınız o kadar belli ki. Televizyondan ya da internetteki kanzi kanaat önderlerinden duyduğunuz lafları papağan gibi tekrar etmeyi bırakın, kafanızı kullanın artık.

Peki ne yapmak gerek? Örgütleneceksiniz arkadaş. Örgütlü olacaksanız. Sap gibi tek başınıza olduğunuzda ordan oraya savrulursunuz. Sizi çil yavurusu gibi dağıtırlar. Örgütlü olmak, tıpkı büyütecin gün ışığını tek bir noktaya toplaması gibi bir güç üretmeyi sağlar. Nereye yürüyeceğinizi bilirsiniz, düştüğünüzde sizi kaldırırlar, arayanınız soranınız olur.

Ali ismail örgütlü olsaydı ölmezdi. Çünkü örgütlü olsa arkadaşları hastanede gelir bulur, o doktoru başına diker, ilgilenmeyen doktorun götünden de kan alırlardı. ama maalesef örgütlü değildi. Gidin, kendinize yakın bir siyasi partiye üye olun, görev alın, fikrinizi söyleyin. Tek başımıza bir bok yapamayız. Ama örgütlü olursak hepsinin karşımızda kakası gelmiş köpek gibi titreyeceklerine emin olun.

Şimdiki gençler ev kuşu, sokakta zayıf falan zannediyorsunuz ama değiller. sokağa çıkmadığınız çok belli. Geziye gelenler çok daha nahiflerdi. Hepsi 90'ların apolotik kuşağından geliyordu. Kaybecek şeyleri vardı, canları çok sıkkın da olsa hayata daha umutlu bakıyorları, işleri vardı. Ama onların da büyük çoğunluğu ilk gazı yediklerinde başı kesik tauk gibi ne yapacağını bilemedi. Bilenler kimdi biliyor musunuz? örgütlü olanlar. Kürtler, sol görüşlü öğrenciler, travestiler, devletin şiddetiyle daha önce ilk elden kim karşılaştıysa onlar. Ama içlerinde benim de olduğum büyük çoğunluk daha önce bu denli bir şiddet görmemiştik. Ama gördük, devletimizle orada tanıştık. Neler yapabileceğini bize hiç unutmayacağımız şekilde öğretti sağolsun.

Şimdiki gençlerin ise kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Gözlerinde görüyorum. Dün saraçhanede 19-20 yaşında çocuklar, öğrenciler gördüm. İlk kez böyle bir eyleme katıldıkları çok belli olan çocuklar. Hiçbirinde tedirginlik, korku, çekingenlik görmedim. Tam tersi, öfkeyle karışık korkutucu bir heves vardı hepsinde. Sakince dağılmak falan istemiyorlar, barikatı yıkmak istiyorlar hepsi. Bu öfkenin yönlendirilmeye ihtiyacı var. Bu öfkenin ve gücün doğru zamanda doğru yerde patlamasına ihtiyaç var. Yoksa ali ismail gibi, ethem gibi, abdocan gibi öldürülürsünüz arkadaşlar. Sizi öldürmekten çekinmeyeceklerine emin olabilirsiniz.

Çok uzattım ama şunu da söylemem gerek. Burada da şöyle olmaz böyle olmaz diye yazanlar var. Olur arkadaşım, neler olur. Bak, orda topçu kışlası görebiliyor musun? Olmaz denen her şey olur. Erdoğanın sokağı tanıdığı falan da yok arkadaşım. Sokak nere erdoğan nere. Bambaşka gezegenlerde yaşıyoruz artık onunla. İnsanların cebinde para yok. Para yoksa o düdüğü çalamazsın.
0
thracia
(22.03.25)
(11)

Arkadaslar kurban kesmeyin bu bayram

lapaz
Direk universiteli ogrencilere nakit verin. Hatta su siralar verin. Direnis devam etmeli
Direk universiteli ogrencilere nakit verin. Hatta su siralar verin. Direnis devam etmeli
0
lapaz
(22.03.25)
Kafa mı buluyorsun ne ilgisi var bunların birbiriyle?
Hacca da mı gidilmesin?
0
diyecevaplandı
(22.03.25)
Güzel fikir. Anneannemin vefatının yıldönümünde bir şeyler yapardık. Bu sene pide yaptırıp öğrenci kardeşlerimize dağıtalım.

Teşekkürler.
0
babilfish
(22.03.25)
Ataturk zamaninda eline gecen paranin cogunu kitaba harcamis. Simdi bizim de bu sekilde yapmamiz lazim. Cocugun yok ki gelecegi dusunmuyosun galiba ama yegenin falanda mi yok?
0
🌸lapaz
(22.03.25)
bu bayram kurban bayramı değil zaten. ona daha 2 ay var. şeker almasak olmaz mı?
0
duyulmasi gerektigi kadar
(22.03.25)
Alkol içecektim.
İçeyim mi yoksa onun parasını da öğrencilere mi vermek gerek?
Laiklik konusunda çok yeniyim, hangi günahı işlemek daha faydalı tam anlayamıyorum.

Bir de gelecek ay Atatürk'ün Nutuk kitabını almayı düşünüyordum. Onun parasını da öğrencilere vermek mi iyi yoksa Atatürk'ün kitabını almak mı daha iyi?
0
michael_knight
(22.03.25)
Bana kalirsa 1st ile 3rd world countryleri ayiran en buyuk ozellik uzun vadeli dusunebilmek. Atamin olumunden sonra ilmek ilmek islediler ulkeyi. Turk halki hedonist kabul etmek lazim. Ozur dilerim diyecevaplandi bencil olamadigim icin
0
🌸lapaz
(22.03.25)
Ahahahsha.

Eğer trolling-attempt ise güldürdün aferin :)
0
feastofthedamned
(22.03.25)
kurban zaten hicbir zaman amacina ulasan bir ibadet bicimi olmadi. kurban kesenler genelde hayvanin iyi kesimlerini kendilerine ayiriyorlar, kalan kisimlarini da ese, dosta, akrabaya dagitiyorlar. ben kestirip de gercekten fakirlere dagitani hic gormedim.
0
Sour
(22.03.25)
troll başlık ama @sour, senin çevrendekiler düşük iqlu eti dahi kaçıran köylü kurnazlarıysa herkes öyle mi olmak zorunda?
0
deartheodosia
(22.03.25)
kardeş kurbana 3 ay var.

kurban yerine parasını verebileceğin bir ibadet değil.
0
ya ben lan neyse
(22.03.25)
Hem sen ille de istiyorsan para verebilirsin burs şeklinde. Ama o paranın Berke ile Kamilin bira parası veya Aslı'nın poposundan pudra şekeri çekmek için kullanılacağını bil gene de.
0
feastofthedamned
(22.03.25)
(10)

Son 5 senede Altın mı araba mı daha çok prim yaptı sizce?

psmstc
Ve önümüzdeki yıllarda da para değer kaybetmemesi için altında tutmak mı araba olarak tutmak mı (binilmeyecek otoparkta garaj arabası olarak bekletilecek) daha iyi?
Ve önümüzdeki yıllarda da para değer kaybetmemesi için altında tutmak mı araba olarak tutmak mı (binilmeyecek otoparkta garaj arabası olarak bekletilecek) daha iyi?
0
psmstc
(21.03.25)
pandemi, chip krizi, tedarik sıkıntıları bitti. arabaların ekstra değer kazanması için bir sebep yok. ayrıca arabadan yatırım olmaz.
0
orpheus
(21.03.25)
2 sene once yasadigimiz olay nadir bir olaydi yukaridaki arkadasin bahsettigine ek olarak dusuk faizle kredi cekme ve dovizin yukselisini de ekleyince araba almak 2-3 sene karli gibi oldu.

Ama bir daha boyle bir durumun olacagini sanmiyorum. O yuzden araba alma bence yatirim icin.
0
nuevo
(21.03.25)
Eylul 2020 Toyota Corolla 1.6 Vision 161.800 TL imis o zaman.

Su an ayni modelin ikinci eli 1.100.000 civarinda. Yani 5 yilda 6.8X yapmis TL olarak. Bunun icinde araba icin 5 yil boyunca odenen vergiler, bakim ve servis masraflari yok tabi. Onlari da katarsak belki iyi ihtimalle 6X yapmis diyebiliriz.

Gram altin ayni donemde 470 TL civarindaymis. Su anda 3.684 TL. Yani 7.8X yapmis.

Sonucta arabanin vergi/bakim masraflarini katmasak bile altin daha cok prim yapmis oluyor.
0
sertac akin
(21.03.25)
araba gibi surekli deger kaybeden bir tenekenin yatirim araci olarak goruldugu tek ulke turkiye galiba.

deger kazaniyor hissi paranin degerinin dusmesi ve batan ulkedeki vergilerin arttirilmasi ile alakali, sahte yani.
0
cooperr
(21.03.25)
Biz 2019da düğünden gelen altınlarla polo alabiliyorduk, gene polo alabiliyoruz. Üç aşağı beş yukarı aynı.
0
mirty
(21.03.25)
arabayı bilmem ama konut diyebilirim.. pandemi başladığında mahallemdeki alabildiğim evleri aynı miktar altınla şu an alamıyorum.
0
jepa
(21.03.25)
son 5 senede altındı. araba da iyi kazandırdı ama pandemi + çip krizi + 2 defa ötv artışı + ucuz kredi + bayilerin aç gözlülüğü + ikinci el fırsatçılığı gibi sebeplerle araba da arttı. bir daha mümkün değil öyle bir şey.
0
avatar is back
(22.03.25)
İkiside değil arsa daha çok prim yaptı. Eğer imkan varsa o paraya ufak bir arsa alınabilir.
0
komando kani var bende
(22.03.25)
tapusu ve ruhsatı olmayan daha değerlidir
0
digits
(22.03.25)
@sertac akin'in verdigi toyota corolla ornegine bir ek yapmak istiyorum:

2020'de dolar 5,85 tl. bugun dolar 37,96 tl.
2020'de 1 gram altin 470 tl. bugun 1 gram altin 3684 tl.

2020'de 161.800 tl olan arac, o gunun kuruyla 27.688 dolar. su an ise 1.100.000 tl olan arac, bu gunun kuruyla 28.977 dolar (dolar bazinda %4,65 artis).

2020'de 470 tl olan 1 gram altin, o gunun kuruyla 80,34 dolar. su an ise 1 gram altin, bu gunun kuruyla 97,04 dolar (dolar bazinda %20,78 artis).

aracin dolar bazinda %4,64 artisindan vergi, bakim masrafi, dediginiz gibi otopark masrafi vs. duserseniz buyuk ihtimalle zarardasiniz. ayrica hesaplamayi bugunun kuruyla 37,96'dan yaptim. fakat gectigimiz hafta icinde dolar 42, 43 liralara kadar cikti ki ondan hesaplasaydim buyuk ihtimalde eksi degerlere ulasacaktik. buna karsin altini da bugunun degeriyle hesapladim. ama gectigimiz hafta 4.000 tl'yi asti. ondan hesaplasaydim %20'nin daha uzerinde cikacakti. fakat 5 yil icin %20-25 dolar getirisi sizi zengin yapmaz, sadece paranizi korumus olursunuz cunku dolarin da enflasyonu var.

gordugunuz uzere cok basit bir matematikle bir yatirimi degerlendirmek cok kolay. eger gercekten para kazanmak istiyorsaniz, ne yazik ki hisse yatirimi yapmaktan baska care pek yok.
0
Sour
(22.03.25)
(5)

Pasif gelir ile yaşayan var mı?

Cenk Daniels
Çalışmayan, ancak yan geliri olan ve bu şekilde yaşayan var mı? Varsa yan gelir neler, kira geliri/temettü geliri vs.Ve çalışmadan bu şekilde nasıl zaman geçirdiklerini bilmek isterim.Teşekkürler.
Çalışmayan, ancak yan geliri olan ve bu şekilde yaşayan var mı? Varsa yan gelir neler, kira geliri/temettü geliri vs.
Ve çalışmadan bu şekilde nasıl zaman geçirdiklerini bilmek isterim.

Teşekkürler.
0
Cenk Daniels
(16.03.25)
bir tane uzak akraba var. babasının 40-50 dairesi var. 3 kardeşler. ikisi laf olsun diye çalışıyor bu hiç çalışmıyor. evli kocaman çocukları var babadan harçlık alıyor sanırsam. alkolik paso içer gezer. bakınca şöyle mis gibi hayat eheh
0
deranzo1
(16.03.25)
benim bi arkadaşın ev sahibi, 130 dairesi varmış. hep kiralık. akıl almaz bir şey.
0
tabudeviren
(16.03.25)
Duyuruda bi kiz vardi, ailesi islamci ama kendisi güya seküler takilan. Ögretmen olmasina ragmen istanbul'un en lüks semtlerinde yasayip, Avrupa'da gezip tozabiliyordu... Sonradan anlasildi ki kizin annesinin apartmanlari varmis yani tam sorunun öznesi bir tip.
0
feastofthedamned
(16.03.25)
pasif gelir konusunda kabaca denklem şöyle, aylık giderinin 200 katı kadar bir yatırımın olursa o sistem kendini çevirebiliyor. yani aylık 1000 usd için 200.000 usd bir yatırımın olmalı.

türkiyede göreceklerin ya emlak ya da taksi plakası sahibidir. çok eski bir evsahibimizin babası zamanında çamlıcadan arsa almış sonra oraya 16 villalık bir site yapılmış. 8 tanesi bunlarındı. şu an için kirası 150-200k dan ucuz değildir o villaların. bu adam da emlakçı gibi takılıyordu ama ben hiç iş yaptığını görmedim.
0
orpheus
(16.03.25)
denildigi gibi pasif gelirle yasayabilmek icin aslinda zengin olmak lazim. oyle bir dairemi kiraya verdim, onunla yasiyorum dersen surunursun, bunu soyleyen de zaten yalan soyluyordur, vardir bir seyleri, sosyal medyada her duydugunuza inanmayin. bugun yillik 100 bin tl temettu alabilmek icin hissesine gore 3-5 milyon tl'lik yatirimin olmasi ve bunu aktif olarak yonetiyor olmak gerekiyor. yillik 100 bin tl'de hicbir sey degil zaten. aylik asgari ucrete denk gelsin diyorsan bu yatirimi iki katina cikarmalisin. yani 6-10 milyon. ha 15, 20 yillik bir zaman dilimi icin ulasilmaz bir sey degil. fakat bu da zaten emekli olmaktan cok farkli degil.
0
Sour
(16.03.25)
(10)

Dostluk hakkında

grinito
Benim için dostluk herşeyden önemlidir.milyon dolarları gerekirse silerim ama dostumdan yine vazgeçmem gibi iddialı bir cümle kuran kişi sizce samimii midir yoksa önce silebilecek milyon dolarları mı olmalıdır?
Benim için dostluk herşeyden önemlidir.milyon dolarları gerekirse silerim ama dostumdan yine vazgeçmem gibi iddialı bir cümle kuran kişi sizce samimii midir yoksa önce silebilecek milyon dolarları mı olmalıdır?
0
grinito
(12.03.25)
Bi dostum bana senin için milyonları sildim dese ne kadar aptal bi insan bu diye düşünürdüm, yani samimi olabilir ama aptal bi samimimidir. Aslında samimi de değildir öyle bir parayı bir arada göremediği için atıp tutuyordur muhtemelen.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.25)
milyon dolar lafin gelisidir ya.
ben önceden öyleydim. kardesimin olmayisina bagliyorum. kardesi olmayan insanlar dostlarini hic gitmeyecekler, ayrilmayacaklar saniyor. halbuki bu dogru bir beklenti degil.

belki samimidir gözü acilmamistir daha ya da manipüle etmeye calisiyordur seni.
0
sonsuz
(12.03.25)
yaşınız ilerlediğinde farkedeceksiniz ki, insanlar çok kolay ve çok sık şekilde çok uzak uçlara doğru değişiyor.

lise sona kadar edindiğiniz dostlarınız, hayat boyu dost olarak kalacak sanıyorsunuz. Ama başka şehre üniversiteye gidiyor, üniversite sonrası bi görüşüyorsunuz ki, bambaşka bir insan olmuş çıkmış.

Din, futbol, sevgililik, evlilik, çocuk doğurma, yurtdışında okuma, ileri yoksulluk, ileri zenginlik, marjinal arkadaş çevreleri, meslekler... nedeniyle insan karakterleri radikal olarak şekillenir. O nedenle de yıllar sonra karşılaştığınız insanların ne kadar çok karakteristik olarak değiştiğine hep şahit olursunuz.

Bu mantıkla bakıldığında hayallerde yaşatılan ütopik "dostluk" kavramının, zaman geçtikte yalan olduğunu görüyorsunuz. Kırmızı hap öğretisinde bile bir laf vardır, bir kadın size (erkeğine) yaklaşıp "seni seviyorum" derse, cümlesinin başına "şimdilik" kelimesini ekleyin der. Sevgililer bile birbirini "o anlık" severler. Gelecekte o partneri, artık kabul edilmeyecek seviyede değiştiğinde de boşanırlar.

Geçen sene bir arkadaşımla olan 25 yıllık dostluğumu %95 oranında bitirdim. Her hafta görüştüğüm, konuştuğum artık her şeyi paylaştığım arkadaşımı ayda bir kez anca görüyorum. O da diğer erkek arkadaşlarımızın da katıldığı ortak ortamda. Neden mi, çünkü onu çok seven 16 yıllık bir eşi vardı. 9 yaşında bir çocukları da vardı. Sırf eşi ideal kilosundan 15 kilo fazlasını aldı diye, kadını boşadı. Çocuğun velayetini de eşine bıraktı ve iki ay sonra dul ve çocuklu bir kadının evinde yaşamaya başladı. Tamamen şımarıklığından dolayı büyük ayıp etti, tüm arkadaş ortamında defalarca uyardık, bizi dinlemedi.

Böyle bir adamla dost olmayı da kendime yediremedim. Ailesini yıkan, eşini ve çocuğunu yüzüstü bırakan, 2 ay içinde başkasının çocuklu evinde yaşayacak hale gelen birisine ben şimdi gidip hangi derdimi açayım. Yol verdik gitti.

O nedenle dostluk işi yalan maalesef.
Ya da hadi yalan demeyeyim, kısa süreli olarak geçerli diyelim.
0
sinematematikci
(12.03.25)
sinematematikci'nin anlattığı durumun benzerini yaşadım.

Ben hep arkadaş kalacağız zannediyorum, hayatta en ufak bir başarı yakalayan birkaç arkadaşımın kendini benden üstün gördüğünü görünce biraz üzülmüştüm.

Lisede çok yakın olduğum bazı arkadaşlarımın karakterleri 180 derece değişti.

Hepsinden daha varlıklı olmama rağmen hiç göstermiyorum. Bazıları kendilerine garip bir persona yaratmış, onun üzerinden hayal aleminde yaşıyorlarmış meğerse. Halbuki ben onların beni hâlâ arkadaşı olarak gördüğünü düşünüyordum.

Onların kaybı.
0
hayirsiz
(12.03.25)
bu konuda aciklama yapmasi ve bunu abartarak dile getirmesi bile problemlidir bence.
0
Sour
(12.03.25)
Bunu ve daha fazlasını söyleyen bir arkadaşım hoşlandığım adama dans videosu atmıştı. Artık eski bir arkadaş bile değil benim için o*****
0
Kahvedesu
(12.03.25)
Şöyle söyleyeyim. Farklı iki şehirde yaşayan iki arkadaşım var. Biri lise arkadaşım, biri üniversite. Şu an telefon açsam. 'sana ihtiyacım var. gel.' deyip telefonu kapasam. Eminim ki ikisi de 'yarın işe gidecem.' falan demeyip, işi gücü koyverip kalkıp 500-700 km yol yapıp gelirler. Milyon dolar falan eder mi bilmiyorum ama, benim için işini gücünü kariyerini yak desem yakarlar. Tabi bunun karşılığı da var. Ben de yaparım aynı şeyi. Böbrek desinler saniye düşünmem mesela.
Var yani böyle bir dostluk şekli.
0
Mirket
(13.03.25)
bir milyon euro ancak bir yıl boyunca kahve içmeyeceksin diye sorulan elemanın hayııuuurrr demesi gibi bir kolpa.
0
elorelia
(13.03.25)
3 milyar 750 milyon sen milyar.
Paranın büyüklüğünden bağımsız olarak fazla fedakar olmak ve/ya insanlardan sizin için büyük fedakarlıklar yapmasını istemek ve beklemek hoş değil.
0
auroraaurora
(13.03.25)
nasil ve ne durumda kullanildigina gore degisir..

1 kisi taniyorum dostluk ve iliskiler hakkinda boyle buyuk cumleler kuran. allahi var ilgi, alaka, arama, sorma konusunda iddia ettikleri gibiler; ama siz bir gun aramayin yada onemli bir gununu kacirin histerik davranirlar. zira boyle iddiali bir cumle kurma geregi duymalarinin sebebi bir nevi ilgiye muhtac olmalarindan kaynaklaniyor.

tabi yukarida yazildigi gibi farkli ornekleri de vardir. mesela ben. hala 30 yillik arkadaslarimla gorusurum. onlar icin milyonlari kenara atarim; ama ortamlarda bunu koz, ikaz yada beklenti olarak dile getirmem. getiren varsa kacarak uzaklasin o kisiden.
0
buenosdias
(13.03.25)
(22)

En fazla ne kadar para kaybettiniz?

tahirkemalbozoglu
Borsada, kumarda, dolandırıcılık veya hırsızlıkta bir anda kaybettiğiniz en yüksek miktar ne oldu?
Borsada, kumarda, dolandırıcılık veya hırsızlıkta bir anda kaybettiğiniz en yüksek miktar ne oldu?
0
tahirkemalbozoglu
(03.03.25)
borsada bir hisseden 3500€. sirket batti :(
0
sonsuz
(03.03.25)
Yıllar önce epeyce samimi bir arkadaşım, bir maaşım karşılığı insanlara asla güvenmemem gerektiğini öğretmişti bana.
0
Mirket
(03.03.25)
kriptoda 5000 dolar. o zaman bir bedelli parasına denkti.

dolandırıcılık 200 tl. yıllar sonra geri aldım.
0
jelly bear
(03.03.25)
2012-13 şampiyonlar ligi, zenit-malaga maçı. 32 dolar. hiç unutmam. üniversiteye yeni başlamışım. 500 lira maaş alıyodum, özel yurt bile 450 lira filandı. lira olarak o dönemde 110 liraya karşılık geliyo sanırım, o dönem baktım da asgari ücret 700 liraymış.

hiçbi zaman ciddi para kaybedecek noktada olmadım zaten, 12 yaşımdan beri bahis yapsam da tek seferde böyle feci gt olduğum tek maç budur. aylık gelirimin 5'te 1'ini basıp yatmıştım.
0
mark greg sputnik
(03.03.25)
50 dolar + 1.000 TL

Çantamı çaldılar.
0
yurtsuz john
(03.03.25)
2010 yılında 5bin liralık motorumu usta piç etmişti. Yok pahasına verdim.
0
mirty
(03.03.25)
Borsada 2010’un parasıyla 10k TL
0
gabe h coud
(03.03.25)
iddaa'da nette 365k tl civarı
(Bir üst örnek 6.900 usd civarı, benim kayıp 10k seviyesinde)

Dışında iphone'da 20k tl, değerini yitirdi

Motosikletten de 15-25k arası kaybetmiştim

Hayatta yaşıyoruz açıkçası ve hep kaybetmek üzerine kurulu bir zamanın parçalarıyız gibi geliyor - uber gelirin parçası değilsen
0
baldan kaymak
(03.03.25)
Binance hesabımı patlattılar kendi mallığım yüzünden, 2k$ civarı gitti.
0
Bruce
(03.03.25)
Küpemin bir eşini. Dolandırıcılık. Yaş 6-7 filan.
0
Amaranta ursula
(03.03.25)
5000$ hırsızlık

bir yakınım çaldı. o zamana kadar hayatımda biriktirdiğim tüm paramdı. paradan çok hırsızlığa üzüldüm. gidip de yüzüne vurmadım tabi.
0
ya ben lan neyse
(04.03.25)
$5000, kismen dolandiricilik denebilir.

birine mal gibi taksitle araba sattim, son taksidi odemeden overdosedan oldu gitti.
0
cooperr
(04.03.25)
Babam: Bugünkü değeriyle ortalama 60 milyonluk şirket ve arsası. 10 yıl önce. Hala etkisini hissederiz psikolojimizde...
0
cccbehzatccc
(04.03.25)
11.862 dolar, çekirdek aileye borç şeklinde verilmiş olup asla geri gelmedi.
0
tiredofwaiting
(04.03.25)
borsada kardan zarar 200bin dolar.
0
nuisance2
(04.03.25)
kriptoda kardan zarar olarak 50.000 TL civarı
0
yemrem
(04.03.25)
şunlar sayılır mı bilmem:

-üniversitede arkadaşıma 100 tl mi ne borç vermiştim.
-kuzenime 600 tl borç vermiştim (asgari 1600 iken)
-internetten birinden sanal bir hizmet alacaktım, 200 tl gitti.
-ofiste çalışan birine 200 tl vermiştim borç olarak.
-ofiste çalışan başka birine 500 tl vemriştim borç olarak.
-eskiden ofiste çalışan arkadaşa 5000 tl borç vermiştim.

bunların hiçbiri de bana geri gelmedi. hepsini borç olarak tek kalemde birleştirince 6600 tl kaybetmişim.
0
m e b
(04.03.25)
- 3 sene önce borç olarak 3000 vermiştim, yarısı geldi, yarıdı kaldı. Gerçi hepsini gidecek diye verdim, 1500 tl lik de saydım, sövdüm diyeyim:)
- 20 sene kadar önce sanal bi' hizmet için para ödeyip alamadım, mablağ aklımda değil ama tahimin bugünün parasıyla 5-10 bin tl.
0
kumandanim
(04.03.25)
13 yasindayken gasp edilmistim ve telefonumu almislardi. bunun disinda hic kaybetmedim. kumar hayatimda hic oynamadim. hirsizliga da maruz kalmadim. borsada uzun suredir varim, fakat aktif alim satim yapmadigimdan ve buyuk, bilinen hisselere uzun sureli yatirim yaptigimdan hic kaybetmedim.
0
Sour
(04.03.25)
Sanirim 8bin dolar. Eski bir dönem kurda terste kalmıştım.
0
osssy
(05.03.25)
En çok para kaybedene toplaşıp bişey alalım. İçim acıdı yazılanları okuyunca.
0
tiredofwaiting
(06.03.25)
Benim değil de babamın kaybını anlatayım.

Babama 90'ların ortasında miras kaldı. Ankara'da dönüm dönüm arazi. Hepsini sattı, nakite döndü. Önce parayı borsada tek bir hisseye yatırdı; ISCTR hissesine. Hisse sermaye artırımı yapıyor ama adam bilmiyor nedir, ne değildir. Rüçhan hakkını satmıyor ve parası yarıya düşüyor. Hemen satıyor ve realize ediyor. Parayı buradan çekip restoran açıyor. Arkadaşını başına getiriyor. Adam satışları cebine atıp, malları veresiye alıp büyük bir borçla kaçıyor. Bir kaç ay içinde restoran da batıyor. Sıfırlıyor mirası.

Dedem de ölmeden önce 30 bin dönüm araziyi belediyeye cami ve mezarlık yapılması için bağışlıyor. Evet 30 bin dönüm :) koca bir köy. Belediye satıyor bu araziyi. Onlarca villa, apartman. İnanılmaz.
0
gabe h coud
(06.03.25)
(13)

Haber okumak için en tarafsız yer

theselfish
Twitter tarzı sosyal medyalar haricinde (ki twitter da zamanla sizin düşüncenize evrilip ne hoşunuza gidiyorsa onu göstermeye başlıyor) haber takip etmek için hangi siteleri kullanıyorsunuz?Haberleri takip etmek istiyorum, zaten yandaş damardan uzak duruyorum ama halk tv, sözcü gibi benim mahallemin
Twitter tarzı sosyal medyalar haricinde (ki twitter da zamanla sizin düşüncenize evrilip ne hoşunuza gidiyorsa onu göstermeye başlıyor) haber takip etmek için hangi siteleri kullanıyorsunuz?

Haberleri takip etmek istiyorum, zaten yandaş damardan uzak duruyorum ama halk tv, sözcü gibi benim mahallemin habercilerini de dinlemek istemiyorum.

Gerçekten tarafsız ve düzgün haber yapan, gazete - tv kanalı kim var şu an aklınıza gelen?
0
theselfish
(02.03.25)
haberin tarafsiz olmasi doğası geregi mümkün degil. ama youtube da olabildigince hamasetten uzak ve akli başında yorumların oldugunu düsündügüm birkac yer var, murat yetkin'in kanalı, femin taştekin'in kanalı, medyascope'un birkac programı gibi. bu kanalların tarafsiz olmadigi bariz ama en azindan demagojiden uzak, sakin sakin konusan insanlar var.
0
deckard
(02.03.25)
tarafsız haber fetişini anlamlandıramıyorum. öyle bir şey yok. yapabileceğiniz en iyi şey kendinizi konu hakkında bilgilendirip farklı kaynakları taramak, belki görece daha düzgün/makul gördüğünüz birkaç kaynak belirlemek.

tarafsız haber aramak dünyada mutlak iyiliği bulmak gibi bi şey - yani "hadi gelin yapalım" diyecek olsanız bile kriterler üzerinde anlaşamazsınız. kullanılan bir kelime, bir virgül bile haberin yaratacağı algıyı etkileyebiliyor. tarafsız sandığınız haberler de tarafsız değildir belki?
0
mark greg sputnik
(02.03.25)
Tarafsız habercilik diye bir şey yok. Hiç olmadı, bundan sonra da olmayacak. Hele "tarafsız", "bağımsız", "özgür" vs kavramları üzerinde en çok duranlar, emin olun ki en taraflı yayınları yapan kaynaklardır.

Bence birkaç farklı mahalleden kaynak seçip onları takip edin. Olduğu gerçekten bariz olan şeyi çoğu site göz göre göre yalan yazamaz. Tartışmalı olaylarda ise en azından farklı mahallerin ne dediğini gördükten sonra kendi fikrinizi oluşturmaya imkanınız olur.
0
10551037
(02.03.25)
turkiye'de tarafsiz haber yoktur. tarafsiz haberin olmamasinin nedeni medya ozgurlugu olmamasindan kaynaklaniyor. cunku her sey politize olmustur. yani haber merkezleri siyasi partilerin halkla iliskiler departmani gibi calisiyor. bunu bazen gonullu olarak (siyasi motivasyonlarla) bazen de siyasi baskilarla (tarafsiz olmak isteseler bile baski gorduklerinden) yapiyorlar. tarafsiz habercilik icin medya ozgurlugunun en guclu oldugu yerlere bakmak lazim. kisacasi ben bilmiyorum.
0
Sour
(02.03.25)
Haberleri doğrudan kaynağından takip edebilirsiniz. Gazeteciler haber yaparken özellikle politik haberlerde siyasilerin yaptıkları basın toplantılarına gidip söylenenleri kendi kuruluşlarının politik duruşuna göre yorumluyor. Ancak artık bu tür açıklamaların tamamına imternetten ulaşmak mümkün.

Ekonomi haberleri ise ilgili kurum ve kuruluşların açıkladıkları verilere dayalı yapılıyor. Bunları takip etmek için ekonomik takvim uygulamalarını kullanabilirsiniz.

Bunların üstüne kendi siyasi görüşünüze yakın ve uzak kaynaklardan bu verilerin nasıl yorumlandığına bakarak insanların eğilimlerini görebilirsiniz.

Diğer açıdan, tarafsız habercilik diye bir şey günümüzde yok. Ancak siz ham verilerle yapılan haberleri yan yana koyup karşılaştırarak kendinizi demagojiden biraz uzaklaştırabilirsiniz.
0
akhenaten
(02.03.25)
arkadaşlar öncelikle hepinize teşekkür ederim. ancak üzülmezseniz bir şey söylemek isterim.

5 kişi cevap vermiş, ama bir kişi bile (deckarda hakszılık yapmıyım onda yine biraz öneri var) bir öneride bulunmamış.

benim sorum "sizce tarafsız habercilik diye bir şey var mıdır" "türkiyede tarafsız habercilik mümkün müdür" gibi bir soru değil.

40 yaşındayım gün içinde çalışma temposu arasında haber takip etmeye çalışıyorum ama dedikodu dinliyormuş gibi hissediyorum. "5-6 ayrı kişiden dinleyip de analiz etmek" zorunda kalmadan, yalın bir haber kaynağı seçmek gerekse, "mükemmel" belki yoktur ama, mükemmele en yakın tercihiniz hangi site, kanal vs.

bunu soruyorum.

bir de bir arkadaş türkiyede tarafsız haber yoktur yazmış, türkiyede değil hiçbir yerde yok tarafsız haber. ama vardır di mi yine de merkez sağda ya da merkez solda konuşlanmış bi seçenek.

bunu gerçekten açıklamak zorunda olmayı garipsiyorum şu an.
0
🌸theselfish
(02.03.25)
Adam bir soru sormuş pişman etmişsiniz. Anladık arkadaşlar tarafsız habercilik diye bir şey yok. Sorunun ne amaçla sorulduğu belli ama herkes de ne kadar ahkam kesmeye meraklı. Vallahi yazmadan edemedim ben de. Neyse ki yine de kendisi gerekli cevabı vermiş, tabi anlayana...
0
bhhs
(02.03.25)
@theselfish, turkiye'de tarafsiz haber yoktur diyen benim. fakat yazinin sonunda da medya ozgurlugunun yuksek oldugu yerlere bakmak gerekiyor dedim. dunyada yoktur gibi iddiali bir soz soyleyemem sizin gibi. mesela medya ozgurlugu konusunda en iyi ulkeler nordik ulkeler: norvec, isvec, finlandiya vs. oralarda durum nasildir bilmiyorum. yoksa amerikan ve bati avrupa basinina hepimiz bir miktar asinayiz, fakat bunlari referans noktalari olarak tanimlamayacagim gibi medya ozgurluklerinin yuksek oldugunu da dusunmuyorum. sanirim almanya bunlardan en iyisi olabilir.

insanlarin sorunuza cevap verememesinin nedeni belki de sordugunuz sorudur: "Gerçekten tarafsız ve düzgün haber yapan..." simdi sorunuzu degistirmissiniz, yumusatmissiniz bir miktar. :)
0
Sour
(02.03.25)
haha @Sour =) belki de öyledir. peki yumuşamış haline vereceğiniz farklı bir cevap var mı merak ettim =)
0
🌸theselfish
(02.03.25)
yurtici haber akisi icin www.ekonomim.com'u takip ediyorum. ekonomi agirlikli; fakat diger onemli haberleri de veriyorlar ve sahipleri de iyi insanlar. yurtdisi haber akisi icin de bloomberg ve financial times'a bakiyorum (archive.is'e girerek okumak istedigin haberin linkini yapistirip, paywall'u asabilirsin).
0
chickentown
(03.03.25)
Aynı sorunu yaşıyorum, gündemi anında yansıtan ve ama clickbait olaylarına girmeyen site bulmak zor.
Bazılarında da Yazarlar çok öne çıktığı için haberleri süzmek zor oluyor.

Takip ettiklerim Euronews tr.euronews.com
BBC Türkçe
T24 Son dakika (Telefondan liste olarak başlıkları tarıyorum t24.com.tr
Kısa Dalga kisadalga.net
0
kaset
(03.03.25)
Pek çok kaynaktan haber takip eden, cevaplarda adı verilen ve yabancı istihbarat servisleri tarafından fonlanıp ülkemiz aleyhine yayın yapan kaynakları dahi konu seçmek suretiyle düşman neşriyatı perspektifiyle takip eden biri olarak, aradığınız sorunun nokta atış ya da çok yakın bir cevabı olsa verirdim zaten. Siteminiz ziyadesiyle yersiz çünkü sorunuzun cevabı boş küme, yani yok. Sizin nazik üslubunuza diyeceğim bir şey yok ancak soruyu sormamasına karşın konuya salça olan ve tepki gösteren vatandaşın tepkisini anlamak mümkün değil. Tepki gösterip ayar vermeye kalkacağına varsa söylesin cevap verenlerin söyleyemediği tarafsız haber sitesini, biz de bakalım ve site tarafsızsa hakkını verip kendisine teşekkür edelim.

Aradığınız sorunun cevabı olmadığı için, oraya yaklaşan bir cevap verdim ancak siz sorunuzda yer verdiğiniz kriterler arasında "40 yaşındayım gün içinde çalışma temposu arasında haber takip etmeye çalışıyorum ama dedikodu dinliyormuş gibi hissediyorum. "5-6 ayrı kişiden dinleyip de analiz etmek" zorunda kalmadan, yalın bir haber kaynağı seçmek gerekse, "mükemmel" belki yoktur ama, mükemmele en yakın tercihiniz hangi site, kanal vs. ..." cümlesine yer vermediğiniz için cevabım isabetli olmamış olabilir ancak cevabım siz bu kriteri eklemeden önce yazıldığı için benim sorunuza verdiğim cevabın yanlış olmadığı aşikar. Aksine, siz sorunuzu eksik sormuşsunuz.

Tarafsızlığına kefil olamam, aksine bence taraflı yayın yapıyorlar ama gündemi kaçırmamak ve hızlı haber alabilmek için Odatv'ye göz atabilirsiniz. En azından Medyascope, Bianet, T24, Birgün ve benzerleri gibi tarafsızlık iddiası ileri sürüp dibine kadar taraflı yayın yapmıyorlar. Milli konularda da Türkiye düşmanı bir tutum sergilemiyorlar büyük oranda.

Euronews, BBC, DW, VOA ve benzeri yurt dışı kaynaklı siteler bence gündemi takip etmek için en kötü yerler.

Tek kişilik, artık televizyon ekranlarında kendisine yer bulamayan kişilerin Youtube kanalları ise haber kaynağı olmaktan uzak, sadece gündemde üst sırada yer alan başlıkların değerlendirildiği yorum kanalları. Özlem Gürses, Murat Yetkin, Nevin Mengü, Fehim Taştekin, Ünsal Ünlü vs benzerleri habercilik yapmaktan ziyade yorumculuk yapıyorlar. Bu tip kanalları takip ederseniz onların gündemlerine aldıkları konuları onların bakış açılarıyla bilir, gündemlerine almadıkları konulardan ise haberiniz bile olmaz.
0
10551037
(04.03.25)
eleştirilerinizde haklısınız galiba. odatv köşe yazarları önüme çıkıyor okuyorum ara sıra aslında, günlük olarak bakabilirim aklıma gelmemişti açıkçası, teşekkürler.
0
🌸theselfish
(09.03.25)
(23)

saat takmayan erkek

elite crew
sözlükte kötü yorumlar yazılmış da siz ne düşünüyorsunuz? telefondan saate bakabiliyorum. çalıştığım sırada da bilgisayar ekranının sağ alt tarafında görebiliyorum zaten saati gerek yok diye düşünüyorum kol saati takmaya kendim için. başkaları neden olumsuz düşünüyor?
sözlükte kötü yorumlar yazılmış da siz ne düşünüyorsunuz? telefondan saate bakabiliyorum. çalıştığım sırada da bilgisayar ekranının sağ alt tarafında görebiliyorum zaten saati gerek yok diye düşünüyorum kol saati takmaya kendim için. başkaları neden olumsuz düşünüyor?
0
elite crew
(01.03.25)
Son bir kaç senede 25-35 yaş arası erkekler arasında bir saat merakı başladı, bu biraz sosyal statü göstergesi ve istenci, bana küçük burjuva hareketler geliyor

İşimi gören bir casio kullanıyorum
0
grimavi
(01.03.25)
İnsanımız 12 ay taksitle 20 bin liraya Tissot Prx alınca 3 milyona Patek Philippe Nautilus almış gibi hissedip statü atladığını düşünerek almayanı kötüleyebiliyorlar, insanımız böyle.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.03.25)
Saat şık bir aksesuar bence. Erkeğe de, kadına da çok yakışıyor fakat saat takmıyor diye de kötü yorum yapacak bir durum değil.
0
rock n roll
(01.03.25)
Sosyal medyanın ne düşündüğüne pek kafa yormamak lazım.
Bu konularda falan böyle çok net yazan kişiler genelde çoğu konuda boş oluyor.
Öyle bir anlatmislar ki sanirsin Cenevre'de dolaşırken durup saat falan aliyorlar.
0
logisticsmanager
(01.03.25)
sosyal medyada videolar paylaşan bir adam vardı. önce videoyu paylaşıyor, videoda kız örneğin şunu diyor "dar diyen erkekten olmaz", sonra videoda notlarını açıyor listeye bir tane daha çarpı ekliyor, "dar giyme". En son listede 900e küsür çarpı vardı. konu şu: sosyal medya ağzı olan konuşuyor. bir de üzerine insanların çoğunluğa katılma isteği olunca herkes aynı şekilde konuşmaya başlıyor.

saat kişisel tercih. takıp takmayan bir insanla ilgili yorum yapmak saçma. bende 2 tane saat var, bir tissot, bir de maurice lacroix. formal giydiğim için yakışıyor kombinlerime. yoksa kolumdaki saate bakmam zaten zamanı kontrol için, yine telefondan bakarım.
0
kojonotsuki
(01.03.25)
Zevk meselesi. 30 yıldır aralıksız saat takıyorum ve takmayı seviyorum. Tek aksesuarım. Başka aksesuarım yok ve saatten başka bir şey takmam da.

Farklı tipte saatler kullandım ve hala da kullanmaya devam ediyorum. Pilli, mekanik ve dijital saatlerim oldu. Çok ucuz saat de kullandım/kullanırım, pahalı denebilecek saatler de kullandım/kullanıyorum. Fiyat ve markadan bağımsız, kendime yakıştırdığım ve beğendiğim bir saati bileğimde taşımak beni mutlu ediyor.

Takmayana neden kötü/garip bakılıyor anlamak mümkün değil. Haddini bilmeyen hıyar tiplerin halt etmesidir böyle densiz yorumlar.
0
10551037
(01.03.25)
Genelleme yapmam ama 35 senedir kol saati takiyorum, telefonu evde unutursam donmem ama saatimi almadan cikarsam eve donerim.
0
duster
(01.03.25)
Saat koleksiyonum var ama takmayan takmaz, gerek yok. Ben keyif verdiği için takıyorum, ihtiyacın yoksa takmazsın.
0
prole
(01.03.25)
5k ya kadar bile çok şık saatler var
kışın takmak iyi oluyor
zaman yönetimi sağlıyor
erkeklikle bir alakası yok
0
mantık
(01.03.25)
hic saat takmayan insan bos insandir.
casionun en dandik ve klasik olaen mühendis saati bile hic yoktan iyidir.
0
sonsuz
(01.03.25)
vizyonsuz gözüktüğü için
0
ala09
(01.03.25)
Heves edip deli paralar sayarak bütçelerini aşan saatler alan insanlar zannedersem kendilerini özel hissetmek için fanatik bir noktaya ulaşıyorlar.

Yani bu zamana kadar sayısız şey moda olmuştur veya saat gibi geri çekildiği niş kültürden genelin ilgi alanına geri dönmüştür ama insanların giydikleri herhangi bir şeyi bu kadar hararetle savunduğuna ben şahit olmamıştım şimdiye kadar.

Ben saat kullanmıyordum, özel bir sebebi yoktu ihtiyaç hissetmedim. Ama artık bilmiyorum, sanırım bu iş biraz daha kızışırsa kolumda saatle gezmeye utanıp bile isteye takmayan birine evrilebilirim :D Saat muhabbetleri cidden biraz tuhaf olmaya başladı.
0
akhenaten
(01.03.25)
aklımın ucundan geçmedi şimdiye kadar. zengin olursam takarım anca.
0
nothing in my way
(02.03.25)
hosuna giden seviyodur falan da ciddi miktarda fakirin saat fetisi var.

iki aya nisanlanacagim. to be nisanlimin tarafi tutturdu saat alacagiz nasil bir sey istersin vs vs. galaxy watch ultra alin bari dedim ters ters baktilar.

simdi durduk yere mecburen bir sure takacagim bir saate 30-50 bin tl verilecek.


zaten tum gun ekranlarin basindayiz her kosede saat var. bir anlam goremiyorum ben. saatimi de sadece kosarken/yuzerken vs. takarim ki telefonumu yanima almaya gerek kalmadan muzik dinleyebileyim.
0
aguen
(02.03.25)
2000 senesinde ilk cep telefonum olduğunda "artık bunun işlevi kalmadi" diyip çıkardim ve bir daha da takmadim.

Meğer hakkımda neler diyorlarmis :)
0
makbur
(02.03.25)
bir saat manyagi olarak saat takmayan insani elestirmiyorum, kucumsemiyorum.

yani bizim insanimiz banane demeyi ogrenemiyor bir turlu.
0
baldur2
(02.03.25)
elin ağzı torba değil ki büzesin.

saat takarım. koleksiyonum var.
takmayanlar umrumda değil. takanlar da umrumda değil.

birileri saat takanı beğeniyor veya beğenmiyor olabilir, bu da umrumda değil.
0
tabudeviren
(02.03.25)
Moda diye spor salonunda yanında damacana taşıyan adamların taktığı şeyden mi bahsediyoruz?

'Kapitalizmin kendisine köle edindiği canlı çeşidinin kafa yapısı nasıl çalışıyor?' konulu çalışmanın hedef kitlesi bunlar.

eksisozluk.com
0
Mirket
(02.03.25)
Saat bir erkeğin takabileceği tek aksesuar olarak görüldüğünden böyle bir önyargı var ama bu devirde manasız. Her tarafımız saat dolu zaten, aksesuardan başka bir anlamı kalmadı günümüzde.
0
halitkin
(02.03.25)
Dürümcünün işlettiği sözlük, ne zamandır referans noktası oldu! İsteyen saat takar; isteyen saat takmaz. Saat satıcılarının son günlerdeki lobicilik faaliyetlerini anlamıyor değiliz. Her yerde bir reklam, yoksunluk hissi verme çabaları. Bu krizde bir saate 20 bin verecek değiliz. Altın alırım daha iyi.
0
lebenlius
(02.03.25)
garmin, suunto, gshock veya akıllı saatler dışında tek görevi saati göstermek olan saate para vermek en hafif tabirle israflıktır.
amaç saate bakmaksa casio f91den başka saate para verilmez.
0
my fault
(02.03.25)
takilmasi gerektigi konusunda holiganlik yapanlar bu isi "erkeklige" dayandiranlar. yani erkek adam sunu yapar mi, bunu yapmaz mi motivasyonuyla bu sekilde yobazca duygu ve dusuncelere sahipler, bunlar da davranislarina yansiyor. yoksa sizin soylediginiz gibi zamani belirleme amaciyla bir alakasi yok, hatta bence estetikle bile bir alakasi yok (estetik degil demiyorum).
0
Sour
(02.03.25)
Bir insanın saat takıp takmamasından kişiliğine dair herhangi bir yorum yapmam. Böyle yargılamak tuhaf geldi.
0
asteriks
(02.03.25)
(10)

Sinyal vermek gerekiyor mu?

Bir ben var benden şurada
Sola dönüşü olmayan bi tali yoldan çıkarken sağa sinyal vermek gerekiyor mu?
Sola dönüşü olmayan bi tali yoldan çıkarken sağa sinyal vermek gerekiyor mu?
0
Bir ben var benden şurada
(01.03.25)
Vermesen de olur tabi de . Ver be abi nolcak. Belki arkandaki sola dönüş olmadığını bilmiyordur vs. Belki soldan gelen sinyalini görünce fark eder vs. Birsey olmaz ver sen bence
0
primetime
(01.03.25)
Abi ben veriyorum da acaba arkamdan "salağa bak" diyorlar mıdır diye düşündüm bir an.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(01.03.25)
Arkanızda kim var ve ne düşünüyor bilemeyebilirsiniz. O sinyal sizin kendi üstünüze düşeni yapmanızı sağlıyor. Birisi siz dönüş yaparken sinyal veriyorsunuz diye salak olduğunuzu düşünüyorsa salaktır.

Zaten sinyal verirken düşünmüyor olmanız gerek. Bazı insanlar aynaya bakıp yol boş diye sinyal vermiyor örneğin, sinyal verip vermemek üzerine hep bir efor harcayıp karar alıyorlar ve bu saniyelik de olsa bir süre alıyor. İspatlamak olanaksız elbette, ancak sinyal verilmemesi üzerine ortaya çıkan kazalar eminim çok büyük oranda sinyal vermeyi unutanlardan değil, o an için gereksiz bulanlardan kaynaklanıyordur.

Düşünmeyin, dönüş yapıyorsanız sinyal verin.
0
akhenaten
(01.03.25)
Normal şartlarda ikiye ayrılan yolda sola dönüş tabela ile yasakken sağa dönüşte sinyal vermene gerek yok. Ben öyle durumlarda sinyal vermiyorum genelde.

Öte yandan güzel ülkemde hem tabelaları sallamayan insanlar, hem de keyfine göre saçma sapan ve hesapsız yönlendirme tabelaları koyan iş bilmezler olduğu için çoğuna uyulmuyor. O yüzden sinyal vermene gerek yok ama verirsen de şoförlerin büyük kısmı yadırgamaz. Yadırgayanların büyük kısmı da hiçbir durumda sinyal vermeyenler olur herhalde.
0
nawar
(01.03.25)
Tabelalar da var evet sola dönülmez tabelası ve DUR tabelası, sola dönmeyelim diye her türlü önlem alınmış yani bi "sola dönenin anasını avradını" yazmıyor uyarı olarak.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(01.03.25)
normalde vermiyorum ama arada alışkanlıktan otomatik olarak sinyal verdiğim oluyor.
0
lazpalle
(01.03.25)
sinyali veriyim mi vermeyeyim mi diye düsünmeyecek kadar icsellestirip her yerde sinyal vermek gerekiyor.
cölde safari yaparken bile sinyal verilmeli.

ciddiyim.
0
sonsuz
(01.03.25)
tek yone mecburi donus varsa vermem genelde.
0
cooperr
(02.03.25)
Mecburi değil ama sinyal alışkanlığımı kaybetmemek için veriyorum ben.
0
halitkin
(02.03.25)
gerekiyor.
0
Sour
(02.03.25)
(9)

Avrupa çok iyi gidiyor

michael_knight
ABD, Çin, Rusya. Üçü için de işlerin çok iyi gittiği veya çok kötü gittiğine dair fikirler gördüm makaleler okudum (tiktok izledim yani)Avrupa için sadece kötü senaryolar gördüm. Yalan da olsa Avrupa’nın çok iyi gittiği. Hatta dünya hakimi olacağına dair bir teori, fikir varsa yazar mısınız?Link de
ABD, Çin, Rusya. Üçü için de işlerin çok iyi gittiği veya çok kötü gittiğine dair fikirler gördüm makaleler okudum (tiktok izledim yani)
Avrupa için sadece kötü senaryolar gördüm.

Yalan da olsa Avrupa’nın çok iyi gittiği. Hatta dünya hakimi olacağına dair bir teori, fikir varsa yazar mısınız?
Link de olur.
Uydursanız da olur.
0
michael_knight
(01.03.25)
"Uydursanız da olur." dediniz diye yazmadan gecemedim. :) Turkiye'de sosyal medyada takilarak Avrupa’nın çok iyi gittiği yonunde tonla teori, fikir ve benzeri seyler bulabilirsiniz. Ozellikle aramaniza gerek yok, oyle keyfi bakin saga sola kisa surede denk gelirsiniz.
0
mbond
(01.03.25)
Öyle bir şey yok.
Çünkü Avrupa'da gerçek manada lider ve sorunun çözümü manasında bir uygulama da yok.

ABD, Trump eliyle bazı anlaşma ve kurumlardan geri çekiliyor, dolar musluklarını da kapatıyor.
Askeri açıdan da telaş halindeler.
Türkiye ile diplomasileri sıklaşacaktır.
0
diyecevaplandı
(01.03.25)
Abi sana tavsiyem sosyal medyada vs çok takılma. Bunu ben Fransa'nın bütçe dönemi yaptım, saçma pesimist bir havaya büründüm.
Pozitif fikirler ariyorsan reddit yurop ve europe bakabilirsin.
Avrupa tek bir ülke olmadığı için tabi farklı böyle haberler.
Benim sana tavsiyem tiktoktan uzak dur Lüksemburg'da takıl, savaş çıkmadığı sürece sorun olmayacak.
0
logisticsmanager
(01.03.25)
Adam üzerime gerçek veya gerçek dışı şeyler atın okuyayım izleyeyim demiş. Belli ki keyif alıyor. Boş yapacağınıza biliyorsanız atıverin işte. Ona bakma, bunu okuma şunu izleme demek çok saçma.
0
Shepard
(01.03.25)
Militarist kafadaki avrupalılar belki şu anki süreçten memnun olabilirler :)

zelenskiy trump olayında avrupanın zelenskiy tarafında durması ab'nin abd ile ipleri koparacağı bir gelecek çiziyor. bu da avrupanın tekrar silahlanması ve ordu kurması anlamına geliyor. (gerçi abd devlet vizyonunun bir şekilde buna izin vereceğini sanmıyorum trump'a bir müdahale gelecektir bir yerden sonra gibi geliyor bana)

millet avrupa ile dalga geçiyor yok lgbti yok pembe adamlar vs diye de, bu adamların 2. dünya savaşında sahip oldukları teknolojiye biz hala sahip değiliz. 20 senedir bir altay tankına motor bulamadık, keza motorsuz (!) bir savaş uçağı hayalimiz var..

avrupa halen daha yüksek teknolojik ürünler üreten yapan bulan keşfeden bir organizma. 80 yıldır da uykuda olan bir savaş canavarı. şimdi avrupa halkı savaşmaz ki asimile edildi vs diyecekler olacaktır..

türkiye'de 100 sene önce büyük bir devrim oldu. bu devrim türk halkını değiştirip geliştirip dünyadaki gelişmelere, bilime vs ayak uydurmasını amaçladı. halkın bir kısmı evet değişti ama büyük bir kısmı halen daha elinde kutsal kitapla miting yapan bir adamla kendinden geçen, dinle masallarla uyutulan, osmanlı'daki fakir bırakılmış cahil okuma yazma bilmeyen yobaz kafanın devamı.

avrupada da bu böyle aslında. halkın bir kısmı değişti, ama önemli bir bölümü belirli imkanlar oluştuğu takdirde tekrar o ırkçı, dinci, militarist vs kafalara girecek pozisyonda ki yükselen sağ ile bunu gözlemliyoruz zaten.

bu tarz değişimler dönüşümler -ki umarım olmaz, olan yine türkiye'ye olur :)- o kadar hızlı olur ki, bir de bakmışsınız 3. dünya savaşı başlamış.

--alternatif bir senaryo :)--
0
makbur
(01.03.25)
avrupa için işler kötüye gidiyor ve çok daha kötüye gidecek. bunun emarleri çoktandır vardı ama trump'ın seçilmesiyle artık kaçınılmaz oldu. abd başkan yardımcısı vance'in münih güvenlik konferansında yaptığı konuşmayı bir milad kabul ediyorum, sizin de izlemenizi tavsiye ederim, avrupalı katılımcıların yüzündeki dehşeti görmemek imkansız. sol lib rüzgarlarının estiği o devir kapandı artık.

dün zelenski'nin trump tarafından oval ofiste 4k çözünürlükte aşağılanmasının ardından abd ve ab arasındaki kopuş daha çok hızlanacak. ukrayna'daki savaşın uzaması ab'nin işine geliyordu ama artık abd'nin desteğini sürdüreceğine ve zelenski'nin geri adım atmadan o koltukta daha fazla oturacağına inanmıyorum. ya abd'nin koşullarını kabul edip ateşkese evet diyecek ve bir miktar toprağı rusya'ya vermeyi kabul edecek, ya da yerine başkası gelecek ve bunları yapacak. her halükarda ab bu işten zararla çıkacak. trump'ın bu süreci şekillendirmesinin sebebinin çin'e karşı rusya'yla ilişkileri güçlendirme çabası olarak yorumlayanlar gördüm ama o kadarını bilmiyorum. doğruysa ab için yine büyük zarar.

bunun dışında avrupa'nın göç şaklabanlığı yüzünden seçimlerde yaşanan tepki oyları ab'de korku yaratmaya başladı. en mülteci-friendly partilerin bile artık seçimlerden önce "koalisyon ortağı olacaksak göçü durdurmaya yönelik kararların alınması şart" demeye başladılar. çok yakında almanya'da afd'siz koalisyon kurulamayacak günleri de görürüz.

yukarda da avrupa için ordu mordu denmiş kahkaha attım, bu pembe götlülerden bunu bekleyenlere anca gülünür. her şey teknoloji değil adamlarda savaşacak asker yok ve bulamayacaklar da. benim korkum türkiye için ab üyeliğini gündeme getirip sahaya bizi sürmeleri. geçen hafta da bunun işaretleri gözükmeye başladı. umarım böyle aptalca bir maceraya girmeyiz yoksa sonumuz ukrayna gibi olur.
0
beatbox yapan metalci
(01.03.25)
Bu arada bunu da paylaşmak istedim, smarter every day abinin mevcut sosyal medyanın ve özellikle bu tarz siyasi/savaş dönemlerinde bu tarz platformlarin durumu hakkında bir analizi;
x.com
0
logisticsmanager
(01.03.25)
10 senedir avrupa'da yasiyorum. acik soyleyeyim, abd'den kopusun avrupa'nin isine yarayacagini dusunuyorum. turk insani avrupa'yi anlayamiyor bence. aklindaki guclu ulke profilini cogunlukla paraya ve teknolojiye dayandiriyor, medeniyet, ozgurluk, insan haklari vs. hic umrunda degil. abd bu konularda avrupa'nin yanina bile yaklasamaz. abd ve cin gibi ulkeler teknoloji gelistirir, ama bilim uretmez, yani uygulamali bilimlerle ilgilenirler, temel bilimlerle degil. kesfi avrupa yapar, abd bunun uzerine teknoloji kurar, cin bu teknolojinin fiyatini dusurup performansini artirir. simdi avrupa'nin onunde daha girisimci bir toplum olusturmak icin bir firsat var. keza bence bu olmasa bile avrupa, abd'den cok daha ustun yukarida saydigim konularda.
0
Sour
(02.03.25)
avrupanin sorunlari structural. o yüzden degismesi zor. demokrasi olarak cok ilerideler tabii ki ama ekonomik anlamda cok gerileyecekler ileriki sürecte. ukrayna, coronadan vs önce de öyleydi.

sahlanacak olan yerler asya. abd de gerilemez bence. avrupa ileride su anda sahip oldugu prosperity yi yitirecek büyük ihtimalle.

o yüzden öyle bir teori yok :)
0
sonsuz
(02.03.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.