Giriş
(20)

Duyurunun yaşlıları ne durumdasınız?

titanic kemancısı
İşi gücü bırakıp küçük bir sahil kasabasına taşınabildiniz mi yoksa aynı simulasyonda devam mı?Ben çıkamadım hala matrixten, sizde durumlar nedir? :D
İşi gücü bırakıp küçük bir sahil kasabasına taşınabildiniz mi yoksa aynı simulasyonda devam mı?
Ben çıkamadım hala matrixten, sizde durumlar nedir? :D
0
titanic kemancısı
(09.09.26)
Bende de aynı. Üstüne bir de egeye taşınmak hedefli olmasa da kendi işimi yapayım temalı hayaller için 11 yıllık maaşlı işi tazminatı alarak bıraktık. Sonuçta tazminatın da bi hayrını göremedik. Eridi gitti. Kısacası bi halt yiyemedik şimdi gene beyaz yaka hayatına dönüş için iş bakıyorum :(
+1
teletabi
(09.09.26)
En büyük hayalim ama olmadı.

Sabahın köründe kalkıp denize giderdim, sonra sağı solu darlardım, deniz çarşaf gibiydi diye. Sonra bisikletime biner,yöresel otların satıldığı semt pazarına gider, yeşillik alırdım. Şakşuka, karpuz ve çay eşliğinde balkondan komşulara salça olurdum. Sosyalliğimle millete hayatı dar eder, zorla kahve içmeye cağırırdım.
+3
rock n roll
(09.09.26)
Kış gelince sahil kasabasında hayat durur. Hava hep nemlidir. Rüzgardan başını dışarı çıkaramazsın. Konutların hepsi yazlık düşüncesiyle yapıldığından kıçın donar. Komşularının çoğu gitmiştir, hayalet şehir gibidir. Dükkanların çoğu kapalıdır. Pantolonunun düğmesi düşse şehirlerarası yolculuk yapman gerekir. Hastane imkanı kısıtlıdır.

Yazın ipini koparan doluşur. Sahilde kıçını koyacak yer de bulamazsın, arabanı koyacak yer de, hastane randevusu da. Ayrıca bizim halkın eğlenme alışkanlığı bir gariptir. Aşırıdır, kabadır. Yazlığa gelirken, çevreye rahatsızlık vermeme kavramı geride bırakılmıştır.

Yani yaşlı isen, üniversite hastanesine yakın, bir üç harfli markete ve parka yürüme mesafesinde bir apartmanın giriş katında bir daire bak. Ötesi hayal.
+2
Mirket
(09.09.26)
Yiyorum, içiyorum, geziyorum, tavsanlar gibi koklasiyorum. Ahh bu imkanlar 18'imde olsaydi diye geciyor günlerim.
+2
duster
(09.09.26)
on sene önce sahil kasabasına taşındım, ama egeye değil marmaraya :) şu an işi de sahil kasabasında buldum yarı huzurlu yarı iş güç sebepli koşturmacalı bir şekilde yaşıyorum.
+1
pide
(24 saat)
once ya$linin bir tanimini yapmak lazim, 60+? 70+? :D
0
cooperr
(24 saat)
@cooperr +35
60-70 için daha var emeklilik ve bakımevi soracaz herhalde o zamanlar daha var XD
0
🌸titanic kemancısı
(23 saat)
60, 70 i kastetmiyorsan, hele hele 35+ dan bahsediyorsan kışın muhabbet edecek adam konusunda da dara düşeceksin zaten. Onu da bil.

İlk iki sene falan eğlenceli gelebilir. Onda tamamız. Sonrasında geri dönüş planları başlayacaktır.
0
Mirket
(23 saat)
35 yasinda emeklilik ne ya? 1800'lerde mi yasiyoruz? yas 36, gunde 15 saat falan calisiyorumdur. eger bu yasta daha az nasil calisirimin hayalini kuruyorsaniz o hayal ettiginiz emeklilige 60'inizda bile ulasamazsiniz. bu yaslar calismak icin pik yaslar.
0
Sour
(22 saat)
sour +1
60 oncesi emeklilik falan.. hem zengin hem de ciddi monotonluk hastasi olmak lazim boyle hayaller icin. param olsa bile 55 oncesi aklimdan gecmez, daha moruklamadik ulen..
0
cooperr
(21 saat)
Koşturmaya devam her geçen gün artarak hemde, bu tempoya alıştıktan sonra sakin yer bize ızdırap olur
0
basond
(20 saat)
dilemma of subscribtionability
(20 saat)
40indan sonra isi, gucu, aileyi, esi, dostu, arkadasi herseyi birakip tek basima guney avrupa'ya geldim. dibin dibini gordum. sonra bi firsat cikti karsima. ona tutundum onun etkisiyle farkli seylerle hayata karisiyorum. sahil kasabasi hayali olmasa da, sadece kendimden sorumlu birsekilde minimalist ve huzurlu bir hayat yasiyorum.
0
buenosdias
(17 saat)
şarap gibiyiz, köpek öldüren cinsten.
0
banach
(17 saat)
insan kafayı toplayınca en şanslı-avantajlı dönemin aslında 40lı yaşlar olduğunu anlıyor.
0
orpheus
(17 saat)
istanbulu bırakıp sahil kasabasına taşınma hayalim pek tabii var ancak 40 yaş olarak gitsem alkolik olurum herhalde. Ne yapacaksın ki? Sabah 7 uyandın kahve koşu deniz ee?
12'ye doğru başlarım içmeye

Istanbul'da hayat bunu engelliyor hiç olmazsa en azından böyle avutuyorum kendimi
0
croswell
(12 saat)
Ortalama omur 80,
Emeklilik yasi 70

Adam 35'e yasli diyor aw.
+3
baldur2
(10 saat)
35 yasinda emekli olmak istemem. calismanin insani dinc tuttuguna inaniyorum. 35 yasindaki birinin inzivaya cekilmesi anca sartrö tarikatinda falan yasanabilecek bir sey.
ben su an bir dag köyünde yasiyorum. hayat güzel. calisiyorum. calismaktan da memnunum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10 saat)
Yarın teklif gelse, ardıma bakmam.

32, e.

Yemişim şehrini trafiğini.
0
baldan kaymak
(3 saat)
Buradayiz burada 40+ olarak selam olsun
Valla iki ulke arasi mekik dokumaca ama hala bir turlu oh be diyip huzura eremedik en cok da cocuklarin gelecegi nolcak en buyuk gundemimiz
Yani orta uzun vadelerde gorunuyor anca o sahil kasabasi biz de bakalim
0
darthvader
(16 dk)
(14)

Z kusagi coollugu

Purple life
Z kusagi cok cool degil mi? Kiyafet olarak cok güzel giyiniyorlar. Çok rahatlar. Alkol tüketmiyorlar. Kendileriyle ilgiler. Dramasiz yasiyorlar.Bana mi öyle geliyor? Z kusagi Hakkinda ne düsünüyorsunuz?
Z kusagi cok cool degil mi?

Kiyafet olarak cok güzel giyiniyorlar. Çok rahatlar. Alkol tüketmiyorlar. Kendileriyle ilgiler. Dramasiz yasiyorlar.

Bana mi öyle geliyor? Z kusagi Hakkinda ne düsünüyorsunuz?
-29
Purple life
(07.09.26)
Birçok kuşaktan öğrenci yetiştirdim. Hepsinin iyi ve kötü tarafları var. İyilere odaklanırsak :) z kuşağı bir işe merak sarıyorsa elinden hiçbir şey kurtulmuyor. Sadece merak sarması biraz daha zor :) Aşırı sorgulayıcılar ama cevapları alabiliyorlarsa kendi doğruları değişebiliyor. Patronların ve işini iyi bilmeyen öğretmenlerin işi çok zor :)
0
cosmicstring
(07.09.26)
kendileri hakkinda kotu bir dusuncem yok. zira kendileri bizim yarattigimiz, miras biraktigimiz dunyada bizim yetistirdigimiz cocuklar ve buyuk bir kismi hala gelisim surecinde. z kusagina kotu bir sey soylemek bana adil gelmiyor. ornegin duyuru'da hepimiz ulkenin durumundan ve hukumetin politikalarindan yakiniyoruz. sonra da diyoruz ki bu z kusagindan bir sey olmaz. hicbir seyi umursamiyorlar, takmiyorlar. neden onlara temiz, guzel bir ulke birakmadigimizi veya birakamadigimizi sorgulamiyoruz da hic oy kullanmamis ergenlerden bu meselelere kafa yormalarini, bizi kurtarmalarini bekliyoruz? benim kusagimda olan insanlar 15 yasindayken siyasetle ilgilenmezdi, niye simdi 15 yasinda birinden siyasetle ilgilenmesini, ulke sorunlarina duyarli olmasini, hatta kurtarici olmasini istiyoruz, bu yuku onlara bindiriyoruz? iste bunlar bana hic vicdanli, adil ve ahlakli gelmiyor. eger bunlardan bagimsiz olarak ele alirsak ben ekstra bir cool'luk gormuyorum. her donemin kendine cool bir giyimi, tarzi vs. var. nihayetinde bu bir moda ve surekli degisiyor. bundan 50 yil sonra da buyuk ihtimal z kusaginin giydikleri ne kadar cirkinmis, saclari ne kadar komikmis, dinledigi muzikler ne kadar tuhafmis falan diyecekler.
0
Sour
(07.09.26)
ulan 23 senemiz reisle geçmiş. başlarım onların özgüvenine. dayak yediğimiz öğretmene bile saygı duymamızı tembihleyen baby boomer ana babaları olsaydı. görürdüm ben özgüveni. bize hadi oğlum hadi kızım sen yaparsın denmedi ki yapma ayıp olur cart curt. bana da gaz verselerdi ben de aragaz atardım.

not y kuşağıyım.
0
mikahakkinen
(07.09.26)
dramasız mı yaşıyorlar? en ufak şeyi dramatize ediyorlar. çok rahat falan da değiller.
+3
jelly bear
(07.09.26)
maalesef kafalari basmiyor.

iki kare farkini bir haftada uc kez anlattim, hala bon bon bakiyorlar. bunlar universite ogrencisi bir de. yaziktir gunahtir ama cool degildir.
0
banach
(08.09.26)
ülkesine göre değişir.
romanya'da z kuşağı alkolü bırak meth, speed, almış yürüyor gece hayatında.
ha bence türkiye'de ve romanya'daki y kuşağından çok daha mutludurlar.
0
rain when i die
(08.09.26)
hiç cool bulmuyorum, sana öyle geliyor
0
deartheodosia
(08.09.26)
evet evet z kuşağı süper gerçekten.

muhakeme yetenekleri yok. düşünme kapasiteleri yok. kafaları basmıyor. bir şey sorduğun zaman bön bön bakıyorlar. herhangi bir gelecek hedefleri yok. hiç bir işe konsantre olmuyorlar. hayatı reels gibi yaşanacak sanıp her şeyi anlık geçmeye çalışıyorlar. içki içemiyorlar çünkü pahalı. bu yüzden de yine internette gördükleri abuk sabuk kokteylleri içiyorlar.

yani o senin dediğin coolluk değil mallık oluyor.
0
gercekdunya
(08.09.26)
Selam vermeyi hal hatir sormayi bilmiyorlar 30 yasina gelmisler 14 gosteriyorlar neden hayatlari evde lol oynayarak gecmis, gunes gormemisler ki yasli dursunlar haushaha
+3
baldur2
(08.09.26)
Dinozorlarin nesli tükenmemis aslinda tesekkürler
-5
🌸Purple life
(08.09.26)
Y ve Z kuşağının sınırı olan yılda doğdum, yani kimi kaynaklara göre Y kimine göre Z kuşağıyım bilmiyorum.. Kendi yaşıma göre +-5 yaşta olup tanıştığım kişileri düşünüyorum. Aradaki yaş farkının getirdiği sabit etkileri saymazsak pek fark yok. Daha küçük yaştaki Z kuşaklarıyla pek iletişimim yok bi tek kardeşim var 20 yaşında ama onu da dışardan bir gözle değerlendirmem zor. Yani bu kuşak olayına fazla anlam yükleniyor bence. Her neslin kaliteli/cool insanı da var düpedüz malı da. Herhangi bir kuşakla ilgili yapılan genellemelerin çoğu da boş geliyor bana
+2
nundu
(08.09.26)
valla bence mal ve talepkarlar.
sürekli talep var ama bu talebi karşılayacak hiçbir şey yapmıyorlar.
çalışmayı sevmiyorlar hepsi kısa yoldan zengin olma derdinde.
genel olarak kimseye saygı da göstermiyorlar.
+4
matilda
(08.09.26)
millenial olarak bizden daha coollar ya da degiller diyemem.
teknolojide bizden daha iyiler, ki bu dogal zaten.
ama arkadas, cogu ampul degistirmekten aciz. eli takim tutana rastlamadim henuz.
talepkarlar +1, gecenlerde biri yanima geldi ofisimdeki hava kalitesini kontrol etmek istiyorum dedi, gittik hava kalitesini olcen cihaz aldik ofisine koyduk, rahatladi. :D
0
cooperr
(08.09.26)
Alkol gibi sosyal bir içecek almayıp ot gibi izole bir şey alıyorlar.

Siz de bunun tasarlanmamış olduğunu düşünüyorsunuz. Yalnızlaştırılıp daha çok içerik tüketmeye teşvik ediliyor olmasınlar?

Ek olarak içince anında kameralar çıkıyor. Haliyle kimse artık sarhoş olamıyor. Ek Ek olarak bi kokteyl olmuş 20 euro.
0
aguen
(09.09.26)
(11)

Genel ev sorusu

KafayıYedimAbi
Memleketten haberlere bakiyordum. Mustehcenlik sucundan birilerini goz altina almislar. falan filan. Haberi okurken aklima Turkiye'de vergi veren, ruhsatli olarak isletilen genel evler falan oldugu geldi...Cok tuhaf bir tezatlik olusturmuyor mu bu durum? Sosyal medyada acik fotograf paylasanlar ice
Memleketten haberlere bakiyordum. Mustehcenlik sucundan birilerini goz altina almislar. falan filan.

Haberi okurken aklima Turkiye'de vergi veren, ruhsatli olarak isletilen genel evler falan oldugu geldi...

Cok tuhaf bir tezatlik olusturmuyor mu bu durum? Sosyal medyada acik fotograf paylasanlar iceri alinirken, genel evlerin ruhsatli sekilde calismasi normal mi?
-1
KafayıYedimAbi
(05.09.26)
ruhsatlı çalışan genelevler kapatılalı çoook uzun zaman oldu. bu dönemde hala böyle bir şeyin var olduğunu düşünmeniz çok ponçik.

ama zamanında kadar vardı ki, karaköy zürafa sokak'taki meşhur genelevi işleten matild manukyan vergi rekortmeni oldu.
-1
kibritsuyu
(05.09.26)
Cok uzun suredir yurt disinda olunce boyle oluyor :)
Genel evlerin kapatildigini bilmiyordum. Simdi bir baktim Covid dolayisiyla kapatmislar... 2020'de. Cok uzun zaman olmamis.
-1
🌸KafayıYedimAbi
(05.09.26)
evet ben de şimdi baktım, gerçekten karaköy genelevi kapatılalı çok uzun zaman olmamış. lakin ankara bentderesi'ndeki genelevler 2010 yılında kapatılıp yıkılmış. muhtemelen hepsi o dönem kapandı diye düşündüm.
0
kibritsuyu
(05.09.26)
Tüm genelevler kapalı değil.
+2
runaway
(05.09.26)
hayir olusturmuyor. cunku genel evler genelde bilenlerin gittigi, kulaktan duyma bilgiyle varligini, yerini vs. bildiginiz yerler. yani kitlelere ulasan reklamlari yoktur, hatta tabelalari vs. bile yoktur. genel ev, o binadir. sadece o sokakta arayan bulur. bakin burada bile kapali mi yoksa acik mi diye tartisma donuyor. bu cagda bu bilgiye ulasmak bile zor. mustehcenlik sucuyla goz altina alinanlar ise (ki bence boyle bir suc olmamali) bunlari kitlelere ulastiranlar oluyor. sosyal medyada acik fotografa boyle bir seyin yapilacagini sanmiyorum ama cok ciddi bir kitlenin izledigi stream'ler daha olasi... yani olay ulasilan kitleyle alakali.
+3
Sour
(06.09.26)
müstehcenlik alenidir, genelevlerse gizlidir. geneleve vitrin açıp sokaktan geçenlere meme gösterirlerse geneleve de ceza keserler. ayrıca genelevler kapanmadı.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.09.26)
genelevler açık olsa bile, sosyal medyada müstehcen fotoğraflar satmanın yasak olması tezatlık oluşturmayabilir. (sosyal medyada müstehcen fotoğraf satmanın yasak olmasını doğru bulduğumu söylemiyorum) meyhanede içki satmak serbest ancak aynı meyhane yemeksepeti üzerinden aldığı siparişle içki satamıyor. tekellerde ya da marketlerde içki satmak satmak serbest ama internetten ya da telefonla sipariş almaları yasak.
0
co2s2
(06.09.26)
genel ev mi kaldı ya? 10 sene önceydi o.
-6
mikahakkinen
(06.09.26)
@sour, @karim iceride,

Bana modifiye edilmis AI cevabi veriyorsunuz gibi...

Benim hatirladigim kadariyla genel evler gizli degil. Hatta ulke geneline yayin yapan ana akim kanallarin haber bultenlerinde hayat kadinlarinin grev goruntuleri, genel evin bulundugu sokagin adi acik acik belirtiliyordu, hatta simdi baktim bir suru de belgesel tadinda program yapilmis. Mesela Savas Ay bir tane cekmis. "zurafa sokakta yeni donem" gibi haberler yapilmis.

Yazdiginiz gibi "sadece o sokakta arayan bulur" falan durumu gercegi yansitmiyor. Ozel fotograf ve video paylasanlar da ozel uyelikli sanal ortamlarda yapmiyorlar mi bunu? Ben tatmin olmadim cevaplardan...
-1
🌸KafayıYedimAbi
(06.09.26)
o zaman şöyle söyleyeyim.

devlet kendi kontrolünde olmayan, "üstünden kendi payını da almayacağı" hiçbir şeye müsaade etmez. çıplaklık müstehcenlik hikaye.

devlet genelevde çalışacak hayat kadını için "vesika" adı verilen bu işi yapabilir kağıdını zorunlu tutuyordu. bu da ne demek, çıkarmak için para, harç yatır, pul yapıştır vs demek. aynı zamanda fişlendin, periyodik muayeneye gitmen lazım, vs vs. takip ediliyorsun.

genelev bildiğin yasal vergi levhalı işyeri. kadınlar sigortalı çalışan (iş kanunu'nda buna özel madde vardı, hala duruyor mu bilmiyorum). bildiğin herhangi bir işyerinden farkı yok. devlet işyerinden vergisini alıyor, sigortasını alıyor, çalışan kadının izin alabilmesi için harcını pulunu alıyor.

zürafa sokak'ta genelev dururken de yol kenarında haricen iş kovalayan ablalara yine yasaktı, yine polis kovalayıp tuttuğunu içeri atıyordu.

izni olmayan genelevler de yasaktı. vergi levhanı çıkarmazsan, işyerini tescil ettirmezsen, çalışanlara vesika çıkarıp sigortalı yapmazsan hop baskını yiyordun.

genelevler kapandı (yani en azından çoğu kapandı, yukarıda hepsi kapanmadı demişler), diğerleri de modernleşti, teknoloji gelişti. onlyfans oldu, bilmemne oldu, eskort siteleri oldu. kaldırım kenarında beklerken de yasaktı, online'a geçince de hala yasak.
+2
kibritsuyu
(06.09.26)
bence cevaplardan bazilari genelevin ne oldugunu bilmiyor. genelevler sokagi vardir ve bu gayet bilinir. gizli degildir yani, girisinde polis vardir kimlik kontrolu yapar. genelevlerin olmasi da devletin fuhustan vergi almak istemesidir yoksa kadin haklari vs umurlarinda degil. escort olarak calisanlarin kendi evi genel ev degildir.


ben de genelevler komple kapatildi diye biliyorum, bence en iyisi oldu, kimsesiz, caresiz kadinlarin somurulmesine goz yummak insanliga aykiri. genelevleri mesrulastiracak herhangi bir sebep goremiyorum insani acidan bakinca.
0
baldur2
(07.09.26)
(2)

Tarikat çıkışı paparaziye yakalanan ünlüler magazin haberi

gyroscope
Durduk yere aklıma bir şey geldi. 2000'li yılların başları. Bir magazin/paparazi yayını İstanbul'un merkezi bir semtinde gece dolanırken beyaz entari giymiş ünlüleri sokakta yakalıyordu. İddiaya göre bir tarikatın toplantı/zikir/ayin gibi bir şeye katılmışlardı.Bu yakalananlardan biri de Cem Yılmaz
Durduk yere aklıma bir şey geldi.

2000'li yılların başları. Bir magazin/paparazi yayını İstanbul'un merkezi bir semtinde gece dolanırken beyaz entari giymiş ünlüleri sokakta yakalıyordu. İddiaya göre bir tarikatın toplantı/zikir/ayin gibi bir şeye katılmışlardı.

Bu yakalananlardan biri de Cem Yılmaz idi. Kameraları görünce alaycı bir şekilde "Arkadaşlar ayıp oluyor ama" gibi bir şey diyordu.

Böyle bir şey yaşandı mı, hatırlayan var mı? Yoksa gece üstüm açık falan mı uyudum?
0
gyroscope
(05.09.26)
Beyaz entari ,sokaklarda arama kısmı senin eklemen olmuş.cerrahi tarikatı bahsettiğin
+1
duptıs
(05.09.26)
(bkz: cerrahi dergahı). ayrica mfo, athena gokhan vs. de mudavimidir. cem yilmaz'in siyah bir entariyle yakalandigini dogru hatirliyorsunuz.
0
Sour
(05.09.26)
(5)

Psikolog Adil Yıldırım'ın boynuna giydiği aksesuar nedir? Nereden bulunabilir?

santimantal
Bu videoda görebilirsiniz aksesuarı: https://www.youtube.com/shorts/hhpUv98Xq8IGüncelleme: Psikolog olmadığını bilmiyordum.
Bu videoda görebilirsiniz aksesuarı: www.youtube.com

Güncelleme: Psikolog olmadığını bilmiyordum.
0
santimantal
(04.09.26)
bu adam öncelikle psikolog falan değil.
+7
mikahakkinen
(04.09.26)
kendisi psikolog degil, yasam kocu. boynuna giydigi ise zara'nin klasik bandana/fularlarina benziyor.
0
Sour
(04.09.26)
buff gibi görünüyor.
+1
lazpalle
(04.09.26)
Mirket
(04.09.26)
aksesuarın adı "buff".

arayın çeşit çeşit model bulursunuz.
0
kibritsuyu
(04.09.26)
(11)

Yurt dışı check list

arbre
İlk defa çıkacağım için son kontrol yapmak istedim.Pasaport ok, süresi yeterli, 10 yıllıkSeyahat sigortası okUçak biletleri okOtel rezervasyonları ok, çıktıya gerek var mı?Çıkış harcı ödeyeceğim o aklımdaFotoğraf makinesi için yedek batarya ve telefon için powerbank okBaşka neler var? Teşekkür ederi
İlk defa çıkacağım için son kontrol yapmak istedim.

Pasaport ok, süresi yeterli, 10 yıllık
Seyahat sigortası ok
Uçak biletleri ok
Otel rezervasyonları ok, çıktıya gerek var mı?
Çıkış harcı ödeyeceğim o aklımda
Fotoğraf makinesi için yedek batarya ve telefon için powerbank ok

Başka neler var? Teşekkür ederim.
-15
arbre
(04.09.26)
2 tane vesikalık şart. çıkışta istiyorlar.
-6
plastic_angel
(04.09.26)
e-sim veya yurtdisi paketi
harcamalari nasil yaopacagina karar vermek (kredi karti, nakit vs) ve nasil olacagini ogrenmek
en azindan otele ulasimin nasil olacagini ogrenmek, ulasim icin odemenin nasil yapilacagini ogrenmek
0
lemmiwinks
(04.09.26)
çıktı al bence. girişte gümrük polisi rezervasyonu ve dönüş biletini sorabilir, görmek isteyebilir.

kredi kartın yurt dışına açık mı? Yanında bir miktar nakit taşımak da iyi olabilir.
+1
eileengray
(04.09.26)
Düzenli kullanılan ilaçlarınız varsa öbcelikle bunları unutmayın. Bununla birlikte; ağrı kesici/ateş düşürücü, soğuk algınlığı, mide ilacı vb yanınızda bu tarz ilaçlardan bulundurmakta kesinlikle fayda var. Atın çantanızda bulunsun derim.
+1
ezkaza
(04.09.26)
Hayırlı yolculuklar. Güle güle gidin, gelin :)

Powerbank konusunda uçuş firmanızın kurallarını inceleyin.

Rezervasyonun ve sağlık sigortasının çıktısını alın.

Değişik tatlar denerim diyorsanız ishal ilacı ve hazımsızlık için çiğnenebilir tablet gibi bir şey alın.

Orada büyük ihtimalle taharet musluğu yoktur. "Travel bidet" denilen şeyler çok işe yarıyor. Alamam derseniz ıslak mendil bulundurun. Bu iş için üretilmiş ıslak mendiller de var.
0
cosmicstring
(04.09.26)
bunlari da bir degerlendirebilirsiniz:

kredi/banka karti odemelerini yurt disina (pos cihazlarina) actirmak.
her ihtimale karsi bir miktar nakit bulundurmak.
her ihtimale karsi bankamatikten para cekebilmek adina (vadesiz) mevduatta para tutmak.
yurt disi internet, arama paketlerini, planlarini ayarlamak.
gerekli uygulamalari indirmek (uber, lokal bilet aplikasyonlari vs).
+1
Sour
(04.09.26)
acil durum için antibiyotik ve ilaç alın.

diş ağrısı vb. durumları. ucuz bir ülkede farketmeyebilir ama amerikada can acıtıyor mesela fiyatlar =)

ishal ilacı +1, löpermid alıyorum ben mesela nolur nolmaz, sudan bile değişiyor sindirim sistemi. acil durumda iş görür.
+1
kveldulv
(04.09.26)
kveldulv, ilacı yurt dışında eczaneden alabilirim sanırım? ABD değil. Diş ağrısı ihtimali yok.
-8
🌸arbre
(04.09.26)
İlaç işi belli olmaz. Aynısı olmaz, bizde reçetesizdir, orada reçetelidir, Türk reçetesi kabul etmez, vs vs. Ne lazımsa buradan götürün. Reçeteliyse yanınızda reçeteniz de bulunsun.
+3
cosmicstring
(04.09.26)
Priz tipine göre adaptör/dönüştürücü gerekebilir.
Antibiyotik +1 hayat kolaylaştırıyor.
(Son yurtdışı seyahatimde dişim apse yaptı. Anında başladım. 3. gün düzelmeye başladı diş)
0
dilemma of subscribtionability
(04.09.26)
açıkçası 1 haftalığına belgrad için antibiyotiğe gerek yok. kendi kendine teşhis koyup başlamazsın zaten, en kötü atlar gelirsin.
0
eileengray
(04.09.26)
(10)

Beni gaza getirip denize sokalım

yadigar
Yaz bitecek; değil mabadımız, ayaklarımız dahi tuzlu suya değmedi…1000 metreye yakın rakımıyla bozkırın göbeğindeki memlekette, anne-baba ziyaretindeyim. Bugün eş ve çocukları İstanbul’a geri gönderdim. Beni bıraksalar ömrümün geri kalanını bu tozlu şehrin yamaçlarında geçireceğim…Yaz bitiyor. Bir ş
Yaz bitecek; değil mabadımız, ayaklarımız dahi tuzlu suya değmedi…
1000 metreye yakın rakımıyla bozkırın göbeğindeki memlekette, anne-baba ziyaretindeyim. Bugün eş ve çocukları İstanbul’a geri gönderdim. Beni bıraksalar ömrümün geri kalanını bu tozlu şehrin yamaçlarında geçireceğim…

Yaz bitiyor. Bir şekilde gaz/motivasyon lazım. Yoksa örüntü belli. Eylül gelecek (geldi bile) ve “güzelçamlı zaten en güzel eylülde” diyeceğim. Sonra duyuruya “ekimde mağusa’da deniz suyu sıcaklığı nasıldır?”, “bugünlerde iğneada’da denize girilir mi?” türü sorular soracağım. Bakacağım kış gelmiş. “Maldivlerde tam sezon”, “brezilya’yı görme vakti geldi” vs. deyip, bir yılı daha şile’ye bile gitmemiş halde geçireceğim…

Azıcık gaz verin, yahut motivasyon, akıl fikir, öneri, ultimatom…
-13
yadigar
(27.08.26)
Bir kaç yakın kimse ile birlikte olur. Tek başına pek anlamı olmaz. Karpuz peynir ekmekte lazım .

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(27.08.26)
yazinizi okuyunca sanki herkes denize girmeliymis de siz giremediginiz icin eksik hissetmissiniz gibi algiladim. deniz bir kültürdür. ayni yayla gibi. belli ki deniz kültüründen degil, bozkir-yayla kültüründen geliyorsunuz. varsin öyle olsun. eger sizin normaliniz bozkirda dediginiz o köyse burada düzeltilecek bir sey yok. bircok insan da yaylaya cikmiyor yazin ama kimseyi "ay yaz gecti, hala yaylaya cikamadik" derken duymuyorsunuz cünkü tatil anlayisi olarak türkiye'de tek bilinen ve tek pompalanan sey deniz.
bu tip örüntüleri yenmenin en iyi yolu da eger girisken ve maceraci bir kisiliginiz yoksa baska kültürden insanla evlenmektir bu arada ama anliyorum ki sizin icin o da cok gec.
bence durumunuzla barisik olun.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.08.26)
Ne alaka deniz kültürdür şimdi ya. Allah Allah. Denize girmek isteyene varsın öyle olsun denir mi, hayret ya. Hevesleri kursaklarda bırakmak ata sporumuz.

Gidiniz, denizin tuzunun iyotunu yiyiniz. Her derde devadır. Her bütçeye uygun deniz tatili yapılabilir. Ege özellikle tavsiyedir. Önce bütçeyi belirleyin sonra onun yarısına plan yapın, çünkü mutlaka aşılacak bütçe.

Ben olsam Çeşme’de Airbnb yapar ve plajlara giderim. Flyin-Nautical birer gün bunlara ayırın. Alaçatı’da yemekler yiyin, konser falan etkinlik ayarlayın bütçeye uyarsa. Hayatı yaşayın.
0
gabe h coud
(27.08.26)
ne kadar tavsiye verirsek verilem sizin bunu yapabileceginizi sanmiyorum. karakteriniz buna musait degil.

edit: bir kisi de anlamamis su yazdigimin gaz oldugunu! :) x'e gidin, fiyatlari uygun ve cok guzel diye gaz mi olur? :)
-4
Sour
(27.08.26)
hayatında kaç yaz kaldığını, daha kaç kere tuzlu sulara kendini bırakmanın tadını yaşama fırsatın olacağını hesapla.

bundan iyi motivasyon olmaz.
0
babilfish
(27.08.26)
her sene an az 1 kere denize fırsat buldukça da havuza giderdim. son 3 yıldır havuzlu bir evim var. ancak 3 ay önce lösemi (kll) teşhisi kondu. şu an kemoterapi görüyorum. doktorlar deniz havuz da dahil bir çok yasak koydu. şimdi hemen her gün rüyamda deniz ve göl görüyorum. lanet olsun ki orada da giremiyorum. hep bir teknede veya sandaldayım. ama nasıl güzel o sular kelimenin tam anlamı ile rüya gibi. bu arada pek iyi yüzemem denizde kıyıdan kıyıdan yavaş yavaş yüzerim. havuzum zaten 1,5 metre. bahaneye gaza gerek yok. atla git gir şu denize. en azından benim için.
0
ground
(27.08.26)
osssy
(27.08.26)
Ben soruyu anlamadım. Denize girmek istiyorsan git gir. Nicin gaza getirilmen gerekiyor ki. Çok zor bir şey değil ki, tek ihtiyacin olan şey havlu
0
abelardo
(27.08.26)
çantaya havlu ayağına terlik al. en yakın denize git.
motivasyon konuşması: büyük yolculuklar küçük adımlarla başlar.
umarım istediğin olmuştur. saygılar.
0
duyuruuser
(27.08.26)
bol güneş ve d vitamini aldığınız (güneş gözlüğü takmak yok) yazların kışı hasta oldunuz mu?

tuzlu su topraklar ama bozkırda gözlüksüz ve çıplak ayak dolanıyorsanız akdeniz zaten girilecek durumda değil.
0
janderzel zartanyan
(28.08.26)
(16)

Yaşını göstermeyenler?

egerbiryolcu
Nasıl tepkiler alıyorsunuz memnun musunuz bu durumdan?Ben 36 yaş kadınım duyanlar çok şaşırıyor 25-28 sanıyorlar. Hem mutlu oluyorum hem de acaba çocuk gibi mi gorunuyorum diye düşünüyorum.
Nasıl tepkiler alıyorsunuz memnun musunuz bu durumdan?

Ben 36 yaş kadınım duyanlar çok şaşırıyor 25-28 sanıyorlar. Hem mutlu oluyorum hem de acaba çocuk gibi mi gorunuyorum diye düşünüyorum.
-2
egerbiryolcu
(25.08.26)
erkeğim. 30'dan önce ben de göstermiyordum. iyi bir şey değildi, adamdan saymıyorlar sanki gibi geliyordu.

şimdi 41'im ve gösteriyorum :)) genç gözükmek isteyenler, güneşten kaçabildiğiniz kadar kaçın. swh. benim öyle bir derdim olmadığı için her fırsatta güneşteyim.
+1
gabe h coud
(25.08.26)
erkegim. 30'dan oncesi icin kotu bir durumdu cunku ciddiye alinmama gibi durumlarla karsilasiyordum. 30'dan sonrasi icin ise genc sanip ciddiye alinmadigimda cok hosuma gidiyor. e yaslandik artik ve birinin beni 25 yasinda sanmasi hosuma gidiyor. hatta bundan iki yil once bir marketten alkol aldim, adam kimliginizi gorebilir miyim dedi, adama direkt tesekkur ettim.
+4
Sour
(25.08.26)
Ben de 37. Ben mutlu oluyorum. Birkaç sene çncesine kadar bozuluyordum ben de, çocuk gibi görünüyorum acaba diye...
Yaş aldıkça insan mutlu oluyormuş
+1
gadlemler
(25.08.26)
42 yaşındayım. Ben de yaşımdan genç görünüyorum. Kendim de farkındayım ve başkaları da yirmili yaşlarımda göründüğümü söylüyor.

Herhangi bir şey hissetmiyorum böyle dediklerinde. Fakat ageizm mevzusu canımı sıkıyor. Çünkü sanki gençsen değerlisin gibi bir algı bu. Özellikle, kadınlara karşı daha çok yapılan bir şey. Ekşi sözlükte, ekşi duyuruda çok örneği var bunun. Şu an bu iki yerden örnek vermek daha kolay oldu.
+1
rock n roll
(25.08.26)
32 yaşındayım. mutfakta çalışırken sakala izin yoktu. mecbur saçı kısalttım sakalı kestim ama kendimi o kadar çirkin hissediyorum ki anlatamam... kiloluyum çünkü. kocaman surat patates gibi. gençlerden bir kız inanmamıştı, bayağı diretmişti hatta dedim dalga filan mı geçiyor acaba. tutturdu en fazla 23-24 diye.

çok hoşuma gitmişti açıkçası. olduğumdan yaşlı hissetmiyorum ama yıkık bi herifim yani, genç görülmeyi sevmiştim. hayatımın geri kalanında da hoşuma gider herhalde.

23-24 yaşındayken 16 gibi görünmek çeşitli konularda olumsuz olabilir de bence 30'dan sonra genç sanılmak iyi. çok ekstrem bi şey yoksa.
+1
der meister
(25.08.26)
22 yaşındayken bir keresinde iddaa bayiğine gittiğimde adam yaşımı sormuştu. Şimdi 33 yaşındayım, saçlarda çok beyaz var. Heralde şimdi gösteriyorumdur:)
0
nothing in my way
(25.08.26)
Zaten hiç yaşında gösteren yok maşş sitede herkes max 18

Is akadasimla cevirmeye denk gelmistik. Bana ehliyetiniz var mi resit misiniz deyip, arkadasimi gostererek anneniz mi demisti polis

Bi kere de gumrukten gecerken 18i gectiniz mi aileniz yaninizda mi fln demislerdi.

Iyi hissettiriyordu genc olmak mük bişi 25e donmek icin 1m dolares veririm

Ps.Simdi de yasimdan buyuk gosteriyorum galiba, kotu hissettiriyor
+1
üğpoıuy
(25.08.26)
Üniversitedeydim evimizi satıyorduk o ara makyajsızdım ev hali işte. Eve bakmaya gelenler beni orta okullu sandılar

İşe başladım yaş 25. Mekanlara girerken kimlik soruyorlardı

Hamileyim yaş 32. Birkaç hemşire vs 20 küsür sandı beni çocuk gelin de oldum

Ha bence o kadar da küçük göstermiyorum. Yaşımdan max 2-3 yaş küçük gösteriyorum bence bazı insanlar abartıyor

Kısa boyluyum ama minyon bir ifadem yok aslında.

Eskiden çok rahatsız oluyordum şimdi alıştım işte. Annem babam da aynı özellikle maşallah babam 67 yaşında 55 gösterir yani genetik
-4
Hallegadola
(25.08.26)
mutlu oluyorum ama işte vs dezavantajı olmuyor değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.08.26)
18-20 iken rüştümü ispat için hep kimlik göstermem gerekiyordu, hoşuma gitmiyordu. 25'ime kadar da hep en fazla 20 sanıldım. bu yüzden yaşça büyükler ve hatta yaşıtlarım hep çocukmuşum gibi davrandı. buna kızıyordum o zamanlar. :d dolmuşta liseli sanıp öğrenci ücreti alıyorlardı.

şimdi 30 yaşındayım. 23-24 falan sanıyorlar. buna da gülüyorum. mutlu etmiyor değil :d ama yine yaşımı bilmeyenlerin küçükmüşüm gibi üstten davrandıkları olmuyor değil. buna sinir oluyorum hala.

bugün 5-6 yaşlarında bir çocuk bana abla dedi ve buna da güldüm. abla değil teyzeyim ben dedim ahahsjdkdkd

halim tavrım çocuksu olduğu için onun da etkisi oluyor tabii. hiç ağırbaşlı değilim, güleryüzlü ve neşeliyim.

minyon da değilim, 1.70 boy 63 kilo. ha gerçi 15-20 yaşlarım arası aynı boy ve 48 kiloydum. kilom yüzünden küçük sanıyorlardı evet. 20'den sonra kilolar aldım tabii ajkskskd iyi de oldu çok zayıftım. :d

sesim de çocuksu. geçen telefonda bir çiçek fiyatı sordum, sesiniz küçük geliyor öğrenciye şu kadar olur dedi :d

ehliyetimi yeni almaya çalışıyorum, hocalar beni 22-23 sanmış.

hiç makyaj yapmıyorum ben, bunun da etkisi olabilir.
0
art cat chocolate
(25.08.26)
Çok mutlu oluyorum, çok hoşuma gidiyor. Biraz kilo versem daha bile küçük duracağım da işte son yıllarda kendi yaşımla gösterdiğim yaş arasındaki fark azaldı bu biraz üzücü olmaya başlayınca insanlara "kaç gösteriyorum" demeyi bıraktım.
Direkt yaşımı söylüyorum her duyan şoka giriyor o tepki beni bu hayatta en mutlu eden şey.
+1
mutekebbir
(25.08.26)
43 - e

sınıf arkadaşlarımla hala görüşüyoruz. eşleri, çocukları aynı yaşta olduğumuza asla inanmıyor. kendime bakınca o kadar genç göründüğümü düşünmüyorum ama saç dökülmedi, çok beyazlamadı diye mi acaba bilemedim.
+1
duster
(25.08.26)
37 yaşında erkek kişisi;

İş yerindeki 2 kadın personel arkadaş inanmadı 37 olduğuma.
+1
put it in your appropriate place
(25.08.26)
benim boyum 1.55 dolayısıyla minyon olduğum için hep küçük gösterdiğim söylenir.
bi de anne tarafım benim yaşlanmıyor. anneannem 88 yaşında vefat etti, yüzü çok kırışık değildi yaşına göre.
bundan yılllaaaaaar önce benden 5 yaş küçük kuzenimle sinemaya gittiğimizde ki o 8 yaşında falandı gişedeki kız onun 11 yaşında olduğuna inanmıştı ama benim 13 yaşında olduğuma inanmamıştı falan. o zamanlardan alıştım bu duruma.
şimdi soran 28-30 arası gösteriyorsun ama 25 desen de yerler diyorlar ama 36'yım.
son yıllarda kilo aldım 63 kilo oldum daha zayıfken çok daha küçük gösteriyordum.
0
matilda
(26.08.26)
20-21 yaşlarındayken beni diğer arkadaşlarımdan daha yaşlı sanıyorlardı, hoşuma gidiyordu. şimdi içim ağlıyor.
0
co2s2
(26.08.26)
40+ olarak gayet de memnunum. Standart 4-5 yaş küçük sanıyorlar. Farklı ırklardan insanlar, özellikle Doğu Asyalılar için yaşımı tahmin etmesi daha da zor. Onlar 10 yaş filan daha genç sanıyor. Kimlikten kontrol etmek isteyen cok oldu. Tek hayal kırıklığı insanlar gerçek yaşımı ogrenince oluyor. Yalancı Tosun Paşa' nın ortaya çıktığı an gibi. Bırak genç sansınlar diyorsun.

Hatta bi gün ofiste bana ilgi duyduğunu tahmin ettiğim 16 yas küçük Çinli bi hatun gerçek yaşımı öğrenince hayal kırıklığına uğramıştı. Ehliyeti gösterdiğimde e burda ... yazıyor demişti. O ehliyeti aldığım yıl dedim. Kız sonra yaş farkından ötürü soğudu benden.

Bir ara mahkemede filan yasi küçültmeyi düşündüm de meşakkatli işlermiş.
0
trixi
(26.08.26)
(10)

Sizce 32-33 yaşına kadar çalışmamış ve hayatında bir şey yapmamış birisi istese hayata çok erken atılmış insanlarla aradaki farkı kapatabilir mi?

fearlesswarrior98
Bunun hakkındaki fikirleriniz nelerdir?Aradaki fark derken daha çok finansal durumu kastediyorum, tabii.
Bunun hakkındaki fikirleriniz nelerdir?

Aradaki fark derken daha çok finansal durumu kastediyorum, tabii.
0
fearlesswarrior98
(24.08.26)
Tabiki kapatabilir o yaş hala genç.
0
gadlemler
(24.08.26)
Çok zor. Şu durumda daha da zor. 23’ünde çalışmaya başlayan ucuz krediyle ev bile almıştır. Şimdi başlayan maaşının %70’ini kiraya verir.
-2
gabe h coud
(24.08.26)
Kapatamaz. Durumun kendisi imkansız değil yapılabilir fakat 32-33 yaşına kadar çalışmamış birisinin karakter özelliklerinden ötürü imkansız. Bir gecede aydınlanma yaşayıp birden dünyanın en çalışkan, en atılgan insanına dönüşmediği sürece olmaz o iş.
+1
bobinhoo
(25.08.26)
o yaşa kadar malak gibi yattıysa elbet şansı sıfıra yakın. ancak vaktini kitap okuyarak, makalelerle, yurt içi dışı gezilerle, sosyal ortamlarda geçirmişse o zaman bazı açılardan sıçrama yapıp depar atabilir öne bile geçebilir. örnekleri de epey var.
0
ground
(25.08.26)
kaptabilir elbet hayat 32-33 yaşında başlamadı. arada atıyorum üni mezuniyetindne sonra geçen 10 yıl var. o 10 yılda ne yaptı. bir şeyler denedi ve batırdı mı, yoksa odun gibi evde bilgisayar başında sosyal medyada trollük mü yaptı sorusu önemli orada yaşadıkları ona muhakkak bir değer katacaktır ve bu değeri yeni başlangıucnda kullanması gerek. o 10 yıl yokmuş gibi davranmak garip olurdu.
0
teletabi
(25.08.26)
teoride evet, pratikte hayır.
hayata atılmaktan kasıt bir yere girip çalışmaksa, tabii yapabilir. ama kariyer yapmaksa o iş olmaz.
0
duyuruuser
(25.08.26)
iyi bir hayat sürebilmek için hayatının bir bölümünü iyi bir meslek edinmeye harcaman gerekiyor.

ben geç başladım ama şuan müthiş çalışma şartlarına ve gelire sahibim ve dünyanın iklim ve ekonomi açısından en iyi bölgelerinden birinde yaşıyorum.

geçmişte çevremden o çalışıyor sen çalışmıyorsun kıyaslamaları ve küçümsemeleri gördüm. bu çalışanlar istanbul'da 3 aktarma yaparak toplu taşımayla işe gidip geliyor ve paylaşımlı evlerde kalıyorlar. daha da kötüsü aileden destek alıyorlar. kaç yaşına kadar yapabilecekler bunu? 40-45 maksimum. sonrası belirsiz.

ben hep şunu diyorum, dandik bir işte ömür çürüteceğine gir bedavaya çıraklık yap ve zanaat öğren. 6 ay aç gezer sonra altına arabanı çekip evini alırsın. Ama türkiye'de baskı çok fazla var. Belli bir yaştan sonra o evlenmiş işi varmış gibi baskılarla insanı olmayacak yollara sokarlar.
0
michael harddd
(25.08.26)
Bir mucize gerçekleşmezgerçekleşmez ya da hayati bir fikir sunup çok başarılı olmazsa çalışarak geçmesi bence zor
0
kondansator
(25.08.26)
33 yasinda calismaya basladiginda 10 senelik tecrübeli eleman maasi almayacak sadece yasindan ötürü. tecrübesiz eleman maasi alacak. hem cok sansli hem cok zeki olmasi gerek. bu durumda yasitlarinin coguna göre arayi kapatir. bu ikisinden biri bile yoksa mümkün degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.08.26)
Bu bakis acisiyla kapatamaz. Cunku odaklanmasi gereken baskalari degil, kendisi olmali.
+1
Sour
(26.08.26)
(8)

Oğlumun çok fazla oyuncağı oldu

Gradient_tabanlı_mor
Oğlum 2 yaşında ve ben her ne kadar minimalizmi uygulamaya çalışsam da oyuncağı ve aktiviteleri çok fazla oldu.Genelde hediye geldi ama şu an özellikle 3 tane scooter(pahalı markalar), 1 bisiklet, 1 akülü araba, 4 tane üstüne binilen sürülen şeyleri vs oldu. evde koyacak yer de kalmadı zaten. Bu dur
Oğlum 2 yaşında ve ben her ne kadar minimalizmi uygulamaya çalışsam da oyuncağı ve aktiviteleri çok fazla oldu.

Genelde hediye geldi ama şu an özellikle 3 tane scooter(pahalı markalar), 1 bisiklet, 1 akülü araba, 4 tane üstüne binilen sürülen şeyleri vs oldu. evde koyacak yer de kalmadı zaten. Bu durum beni rahatsız ediyor ileride doyumsuz olur mutsuz olur diye korkuyorum.

Sizce bu bir sorun mu? İmkanı vardır kullanır mı dersiniz yoksa 2 yaşında bebeğin 10 tane bisiklet türevi olmamalı mı dersiniz? Ben küçükken bizi hep böyle yetiştirdikleri için bana yanlış geliyor. 1 tane scooter olurdu eskiyene kadar binerdik. Eşimi de tam tersi çok imkanlarla yetiştirmişler ona normal geliyor her gün birine binsin ne olacak ki diyor mesela.
-1
Gradient_tabanlı_mor
(24.08.26)
bence bu bir sorun bu konuda size katılıyorum. bir şeylerden eksik kalmaması başka, bir şeylere fazla fazla sahip olması başka. bir tane olursa kıymetini bilir birden fazla olursa nasılsa bol bol var psikolojisi yaşar.
imkan var diye abartmak da çok anlamsız, imkanı olmayan çocuklara hediye edilmesi daha şık olur diye düşünüyorum fakat burada esas konuşmanız/tartışmanız gereken kişi eşiniz.
+1
denizgonen
(24.08.26)
elbette sorun. cocugunuzun bu kadar cok fazla esyasinin olmasi, gelecekte de bu beklentide olmasina neden olur, yetinmeyi bilmez, kiymet bilmez. ebeveynler cocugum her imkana sahip olsun, hic zorluk cekmesin derken hayattan tamamen izole cocuk yetistiyorlar. gecenlerde bir ebeveynle tanistim, cocuk toplu tasimanin her turlusunden korkuyormus, kaygilaniyormus cunku cocukla zor olmasin, rahat etsin diye hic kullanmamislar. icimden dedim bence cocugu bir muzeye koyun, onunu de camla cevirin, hani mona lisa falan gibi uc metre uzaktan bakabilsinler sadece.
+2
Sour
(24.08.26)
Anneanne babaanne müsaitse bölebilirsiniz.
Bisikleti benim evde scooterı anneannede, diğer scooterı da yazlıkta bizim.
Oyuncaklar için de uyguluyorum koca kutularımız var gardolabın üzerinde sakladığım dönüşümlü çıkarıyorum ortaya.
+2
cilekli pasta
(24.08.26)
Sorun var tabii ki. Sonradan para gören insanlar ben eksik kaldim cocugum kalmasin diye onu esyaya boguyorlar. Daha sonra cocuklari materyalist ve doyumsuz olabiliyor.
0
Purple life
(24.08.26)
2 yaşında bebeğin 10 tane scooter'ı olmamalı.

benim çocuk 6 yaşında 1 bisiklet 1 scooter ı var. elbise değil ki bu bir sürü olsun.
0
wilhelmwasmuss
(24.08.26)
çocuk daha küçük büyüdükçe hele erkek çocuklarda bu tarz şeylere ilgi artacaktır ve evet cazibesi azalabilir.. ben sizin yerinizde olsam tüm oyuncakları kaldırı 6 şar aylık dönemlerde yeniden ortaya çıkarırdım. böylece yeni sıfır alınmış gibi süprizli heyecanlı olur.. ve biraz da oyuncak vs almaya ara verirdim. daha uzuuuun yıllar var. 2 yaş biraz daha artık el işleri ile hamur oyanama ile boya yapma ile de keyif alınacak yıllar bunlara öncelik verin.
+1
iwillsee
(24.08.26)
Bence bu kadarı çok fazla. İki yaşındaki çocuk anlamaz ki zaten, hepsi aynı onun için.

Bir tanesini çocuğun için ayır, kalanları da istersen böyle bir oyuncağı hiç olamayacak çocuklara dağıt.
+1
rock n roll
(24.08.26)
Öncelikle oyuncakları rotasyona sokmayı alışkanlık yapın. Her oyuncak her zaman yok. 7-8 tane oyuncağı bir rafta düzenle sergileyin ve bunlardan başka seçenek bir ay boyunca sunmayın. 1 ay sonra o 7-8 oyuncak kalkıp yerine başka 7-8 oyuncak gelmeli,
çocuğun hem yaratıcılığı gerçekten böyle gelişir hem overstimulation'ı engellersiniz.
4 tane scooter diyorsunuz ya, en sevdiğini kenara ayırıp diğer her şeyi bir kenar mahallede dağıttın çocuklara.
0
alice in potatoland
(27.08.26)
(14)

ozellikle sevdiginiz ve sevmediginiz janrlar

antikadimag
film dizi vs izlerken film iyi olsa da sevmediginiz turler, veya film kotu olsa da izlerim dediginiz turler var mi?ornegin ben gangster veya crime, mafya vs odakli filmleri hic sevmiyorum. scorsese yapsa bile sarmiyor acikcasi. sopranos'u da izleyemedim.ote yandan adi sani duyulmamis western filmine
film dizi vs izlerken film iyi olsa da sevmediginiz turler, veya film kotu olsa da izlerim dediginiz turler var mi?

ornegin ben gangster veya crime, mafya vs odakli filmleri hic sevmiyorum. scorsese yapsa bile sarmiyor acikcasi. sopranos'u da izleyemedim.
ote yandan adi sani duyulmamis western filmine denk gelsem oturur keyifle izlerim.
0
antikadimag
(23.08.26)
kıyamet temalı, insanların bir araya gelip hayatta kalmaya çalışmalarını konu alan filmleri kötü olsa da izliyorum. hep ortalamalarından daha yüksek puanlamışımdır.

kuzey avrupa dram filmlerini de ne kadar iyi olursa olsun sevemiyorum. şımarık avrupalıların hayatın gerçekliğinden uzak dertleri beni boğuyor.
0
beatbox yapan metalci
(23.08.26)
Ağız komedisi. Karadeniz, Ege sevmiyorum. Köy dizilerini sevmiyorum.
-6
arbre
(23.08.26)
çok duygusal filmleri, aşk filmlerini sevemiyorum. polisiye ve gizem de her türlü izlerim.
0
art cat chocolate
(23.08.26)
cin carpmali seytan cikarmali korku filmlerini sevmiyorum.
0
baldur2
(23.08.26)
fantastik hiçbir şeyi izleyemiyorum. got, yüzüklerin efendisi vs. sarmıyor. korku filmleri de komik geliyor bana.
uçak arızası veya uçak korsan temalı filme denk gelirsem kötü de olsa izlerim.
clint eastwood filmine denk gelirsem 100. kez de olsa izlerim.
onun haricinde yorumları iyi olan her filmi izlemeye çalışırım.
0
lazpalle
(23.08.26)
Bilim kurgu hiç sevmem ancak canavarlar uzay gemileri bilmemneden fazla normal insan sahnesine denk gelirsem yine de izlemeye çalışırım
+1
cccbehzatccc
(23.08.26)
genel olarak sevmedigim turler olsa da iyi bir ornegi varsa izlerim. ayni sekilde sevdigim bir turden begenmedigim filmler de olur. yani sirf o turu seviyorum diye kotu de olsa bir filmi izlemem. veya tam tersi.
0
Sour
(23.08.26)
Korku filmlerini izleyemiyorum. Bir de saçma buluyorum izlenilmesini.

Marvel filmleri de nedense saçma geliyor hiç izlemedim. İzlemeyi pek düşünmüyorum.

Sanat filmleri, genel olarak bir derdi olan yapımları izlemeyi seviyorum.
0
Amaranta ursula
(23.08.26)
Karanlık bir gecede batmak üzere olan gemiden veya şehri bir şekilde ıslanmaları sürekli ve her yönüyle karanlık ve ıslaklığın bir arada olduğu frameler nedense bana hep rahatsızlık verir.

Bir de müzikal filmler. Sahnenin bir yerinde her an dans etmeye hazır bir
ekibin olması bana göre değil.
0
diyecevaplandı
(23.08.26)
Süper kahraman, korku ve dünyanın sonu geliyor insanlık nasıl kurtulacak tarzı filmleri izlemiyorum.
0
cay koy geliyorum
(23.08.26)
Fantastik kurgu ve korku filmi izlemiyorum hiç ilgimi çekmiyor
0
niyazi mısri
(23.08.26)
Zaman yolculuğu ve paralel evrenler temalı filmleri ne kadar dandik olursa olsun izlerim.
+1
abelardo
(24.08.26)
film olarak romantik, romantik komedi, süper kahraman filmleri marvel-dc vb, paranormal saçmalıklar izlemeyi sevmem izlememde.
dizi olarak son dönemde en çok izlediğim medical drama, ingiliz polisiye, suç ve genel olarak her bölüm bir konu çözülen diziler. öyle 10 sezonluk tüm sezonların birbiriyle bağlantılı olduğu 8ci sezonda senden 2ci sezon bilmem kaçıncı bölümünde olan bir şeyi hatırlamanı bekleyen dizileri hiç sevmem.
ayrıca sezonu 3 bölüm olup 3 yılda bir yeni sezonu gelen dizileride takip etmem. anime vb saçmalıkları izlemem.
bir dizi-film netflix yapımıysa izlemem. çok çok nadir merak edeceğim bir konusu varsa anca.
0
my fault
(24.08.26)
Fantastik kurgunun hiç bir turlusune tahammulum yok. İsterse onlarca ödül, Oscar vs alsın.

Bir de uzay şu hayatta en az ilgimi ceken şeylerden biri olduğundan uzay temalı herhangi bir film, dizi vs ilgimi cekmez.
0
wilhelmwasmuss
(25.08.26)
(8)

Kahramanmaraş depremi öncesi deprem tatbikatı

ananiyimioguz
Hatırlıyor musunuz büyük depremden önce ülke genelinde sms ler atılmıştı şu saatte telefonlarınıza bildirim / sms falan gelecek, örnek mesajdır korkmayın vs. diye.Ülke genelinde yapılmıştı.O zamanlardan biraz sonra da deprem olmuştu.Sizce devlet biliyordu da en fazla böyle mi önlem alabildi yoksa ta
Hatırlıyor musunuz büyük depremden önce ülke genelinde sms ler atılmıştı şu saatte telefonlarınıza bildirim / sms falan gelecek, örnek mesajdır korkmayın vs. diye.

Ülke genelinde yapılmıştı.

O zamanlardan biraz sonra da deprem olmuştu.

Sizce devlet biliyordu da en fazla böyle mi önlem alabildi yoksa tamamen tesadüf mü oldu?
-7
ananiyimioguz
(21.08.26)
O depremin geleceğini konuyla ilgili herkes biliyordu. Naci görür depremden önce uyarmış. Hatta yanlış hatırlamıyorsam iyi parti bu konuda5 6 ay önceden iki tane deprem bekleniyor diye basın açıklaması bile yapmıştı.
www.sozcu.com.tr
Ama ben yine de o tatbikatın tesadüf olduğuna inanıyorum. Deprem ülkesiyiz her an bi yerde deprem olabilir. Bugün tatbikat yapsak yarın deprem olmayacağının garantisi yok. Denk gelebilir yani.
+2
rodeocu
(22.08.26)
muharrem ince anlattiydi uzun uzun,
tabi dalga geceni çok oldu,
hak vereni yok.
0
designer
(22.08.26)
Depremler o kadar nokta atisi tarihi belirlenebilen doga olaylari degil. Bir periyotlari var evet ama kesin tarih no
0
üğpoıuy
(22.08.26)
@üğpoıuy, hocam zaten maraşta sms atıldı demedim, ülke genelinde yapıldı dedim.

yani nokta atışı olmasa da sismik hareketlerinden bölgesi ve zaman aralığı daraltılabilir gayet.

amacım bir komplo teorisi falan da değil yani sadece normalde yapılmayan bir şeyin yapılıp da bu kadar hemen üzerine gelmesi tuhaf geldi aklıma gelince, sorayım dedim.
0
🌸ananiyimioguz
(22.08.26)
1. derece deprem bölgesi olduğunu ilkokul çocukları bile biliyordu. patlamaya hazır bir yerdi işte.

depremden önce düzenli böyle şeyler yapılıyordu.

devlet sms bildirim vs işini girdiyse bunu deprem olacak diye değil, ihaleyle birilerini zengin edecek diye yapmıştır.
depremde dayımı teyzemi kuzenlerimi yakın arkadaşlarımı akrabalarımı her şeyimi kaybettim. destek yerine kendilerini zengin etmeye devam edip yalandan gündemlerle gerçeğe perde çekiyorlar.
muharrem ya da iyi parti diyenler olmuş, onlar iktidar kadar katil zaten.
+1
patronaj1
(22.08.26)
herkes biliyordu, pek cok bilim insani, siyasetci vs. de cesitli zamanlarda gundeme getirmisti, fakat hukumet takmadi, bu kadar basit.
0
Sour
(22.08.26)
26 senedir günde 3 defa 'Büyük İstanbul Depremi' diyen adamlar, arada sırada değişiklik olsun diye başka yerleri de telaffuz etti diye 'Herkes biliyordu.' demek çok doğru bir yaklaşım olmaz.
Komplo teorisine gerek yok.
Tesadüf idi.
-2
Mirket
(22.08.26)
Depremi saniyelerden daha öncesine kadar tahmin edebilen bir sistem henüz yok. Aktif fay olan her yerde tedbir alınmalıdır. Türkiye'nin çoğu deprem bölgesi o yüzden herkes her an deprem olacağını düşünerek tedbirini alarak yaşamalıdır.
0
cancoskn
(23.08.26)
(6)

E-Devlet'ten diploma denkligi yaptiran var mi?

Sour
Istenen belgeler arasinda transkrip cevirisi de var. Fakat hicbir detay vermiyorlar. Ingilizce-Turkce ceviri yaptiran var mi? Bu cevirinin noter tastikli mi olmasi lazim yoksa herhangi bir ceviri sirketinden yaptirsam yeterli olur mu? Surec nasil isliyor, ne kadar surdu, bir de baska bir istekle, pr
Istenen belgeler arasinda transkrip cevirisi de var. Fakat hicbir detay vermiyorlar. Ingilizce-Turkce ceviri yaptiran var mi? Bu cevirinin noter tastikli mi olmasi lazim yoksa herhangi bir ceviri sirketinden yaptirsam yeterli olur mu? Surec nasil isliyor, ne kadar surdu, bir de baska bir istekle, problemle karsilastiniz mi? Tesekkurler!
-1
Sour
(18.08.26)
Lisans/Yüksek Lisans ile Doktora denklikleri arasında farklılıklar var ama noter onaylı istiyorlar genelde bir şey değişmediyse. Yakın zamanda doktora için başvuran arkadaşım var, sizinki de doktoraysa sorabilirim.
+1
evrim halkasi
(18.08.26)
evet, doktora, sorabilir misiniz? tesekkurler!
0
🌸Sour
(18.08.26)
Evet, noter onaylı istiyorlarmış. O da öyle yaptırmış.
0
evrim halkasi
(18.08.26)
arayip bir sor cunku yaptiran arkadasim burslu yapti doktorasini ve dedi ki bosuna notere para vermisim, meb onayliyormus. bana da bilgi verirsen sevinirim.
bir de edevlet o basvurdugunda calismamis. elden goturmus.
0
Ley
(18.08.26)
@evrim halkasi, tesekkur ederim.
@Ley, yurt disinda yasiyorum, o nedenle sordum.
0
🌸Sour
(18.08.26)
Arkadaşım da yurtdışında. İstanbul'da bir çeviri bürosu tarayıp göndermiş, aslını da istediği bir adrese postalamış. Yalnız çok kötü çeviriyorlar. Mutlaka noter onayından önce kontrol edin. Benim Doğa Bilimleri Fakültesini Doğal Nesneler Fakültesi olarak çevirmişlerdi :D Arkadaşımkinde de öyle olmuş. @Ley'in dediği gibi bir sorun isterseniz. Yıllar önce ben yaptırdığımda noter harici bir şey kabul etmemişlerdi. Ama o zamandan sonra sistem çok değişti.
0
evrim halkasi
(18.08.26)
(9)

Popüler kültürdeki Van Gogh hayranlığı inanılmaz iki yüzlü değil mi?

aloha snackbar 3
Gerçek Van Gogh:- girdiği bir çok işte başarısız oldu, ekonomik olarak hayatı boyunca berbat durumdaydı, kardeşinin verdiği parayla geçindi- ilgisini çeken kadınlardan ret yedikten sonra, kadınların ailelerinin tehditlerine rağmen, inanılmaz bir takıntı geliştiriyordu ve sürekli darlıyordu- duş alma
Gerçek Van Gogh:
- girdiği bir çok işte başarısız oldu, ekonomik olarak hayatı boyunca berbat durumdaydı, kardeşinin verdiği parayla geçindi
- ilgisini çeken kadınlardan ret yedikten sonra, kadınların ailelerinin tehditlerine rağmen, inanılmaz bir takıntı geliştiriyordu ve sürekli darlıyordu
- duş almazdı, kişisel hijyeni, dişleri berbat durumdaydı, parasını tütüne ve boyalara verirdi
- tütün ve alkolü ciddi şekilde tüketiyordu
- beslenme sorunları ve hastalıklar yüzünden genelde berbat gözüküyordu
- duygudurumu ciddi derecede dengesizdi, manik ve paranoyak takıntılara sahipti, etrafındakilerle sık sık tartışmaya girerdi
- yaşarken hiçbir zaman ünlü olmadı

Bugün resimleri ünlü oldu diye kendisini romantize eden kadınların yüzde kaçı karşısına bugün böyle bir tip çıksa severdi peki?
-6
aloha snackbar 3
(15.08.26)
O dönemde sanatla uğraşanlara zaten deli gözüyle bakılırdı. Yanii yakışıklı havalı sağlıklı bi adam olsa yine kadınlar o kadar sallamazdı.
Para ve güç gerekiyor kadın ilgisi için. Sanatçı kişiliğine aşık olmak falan tamamen masal.
0
Lh12
(15.08.26)
birincisi van gogh'un soylediginiz kadar romantize edildigini bilmiyordum. van gogh'u romantize edenler de buyuk ihtimalle sanatini ve yaraticiligini ediyordur, bunlara hayrandir, kisiligine degil. zaten cogu kisi de eger populer kulturun etkisi altinda bunu yapiyorsa yasamini, bu saydiklarinizi belki de bilmiyordur bile. dolayisiyla karsilarina boyle bir tip ciksa (romantik iliski yasamak anlaminda sormussunuz gibi algilaniyor) sevmezlerdi, ilgilenmezlerdi. benim de herkes gibi hayrani oldugum, romantize ettigim cok kisi var, ama bu demek degil ki onlarla bir (romantik) iliski kurmak isterim.
+7
Sour
(15.08.26)
kendisini romantize eden, onunla birlikte olmayı hayal eden kadın tanımıyorum.
+8
eileengray
(15.08.26)
ikili ilişki anlamında romantize edilmiyor ki. hayatına aşırı vah vah edilip, belki ayarsız ve bilgisizce övülüyor ve kıymetini bilmeyenler yeriliyor olabilir. sadece bu.

van gogh ile sevişmek isteyen ben de duymadım. gsf öğrencileri olarak onun sanatına hayrandık. aşkından ölüyorum durumu yok kimsede.
+2
art cat chocolate
(15.08.26)
Ortalama 150 yıl önce yaşamış birinin davranışlarını bugünün ölçüleriyle birebir değerlendirmek doğru olmaz. O zamanın koşullarıyla bugünün koşulları çok farklı, aynı ruhsal bunalımları bugünün dünyasında farklı şartlarda yaşayan insanlar vardır ama çevre, tedavi imkanları vs. aynı değil.

Birini sevmek için bütün özelliklerinin kusursuz olmasını bekleyemeyiz.
Ben bu adamla aynı zamanda yaşamış ve tanıyan biri olsam kendisine duygusal olarak hislerimin olacağına emin gibiyim mesela ama bu kusursuz biri olduğu için değil de daha çok kendimi tanıdığım için.
"Çok iyi bir ilişkimiz olurdu" da değil bahsettiğim, belki ilişki bile olmazdı ama ben düşerdim eminim buna.
Bugünün dünyasında da karakteriyle, yaşam tarzıyla, ruhsal bunalımlarıyla beni kendisine çeken ama asla ilişki yaşamayacağıma emin olduğum insanlar tanıdım.
0
mutekebbir
(15.08.26)
Dediğiniz şey çoğu kişi bilim insanı için de geçerli.

Einstein berbat bir insandı. Karısına az çektirmedi. Kendisi odasında çalışırken karısının yapması gereken şeyleri evlilik sözleşmesinde belirtmişti (big bang deki sözleşmede buradan geliyor). Kuantum teorisinde de Niels Bohr az aşağılamaya çalışmadı. Fazlasıyla bencil, hayatının bir yerinden sonra iyice ırkçı olmuştu. Kadınları da ihtiyaçlarını giderecek insanlar olarak bakardı.

Hele newton yok muuu. Robert Hooke be leibnizın iyi ahını aldı.

Lakin bu kişilerin dünyayı değiştirdiğini söylüyoruz. Yani Bu pencereden bakarsak geriye kimse kalmaz.
+1
substituent
(15.08.26)
Zaman faktörünü bir kenara koysak dahi ben bizzat bugün yaşayan ve sevdiğim şarkıları söyleyen hiçkimsenin hayatını bilmiyorum örneğin. Belki çok kötü insanlar belki tanısam nefret ederim. Ama bilmiyorum, ekstra bir araştırma gereği duymadım. Ama bu o şarkıları sevmememi gerektirmiyor ya da o şarkılarıı söyleyenler için "valla on numara şarkı yapmış" diye övmemin önünde bir engel değil.

Resim için de çok farklı olmasa gerek durum. Kaldı ki çoğu insan resme dinlediği şarkı kadar da önem vermiyor özellikle bugün.

Çok bağımsız konular.
0
akhenaten
(15.08.26)
sabah 9 akşam 5 eve giden sanatçı mı olur zaten. sanatçı pistir, alkoliktir, kumarbazdır, kavgacıdır, geçimsiz sıkıntılı bir tiptir. bu arada van gogha hayran bir kadın ne gördüm ne duydum. yaşadığı dönemde de ipleyen yoktu.
+5
ground
(15.08.26)
Parasini boyalara mi verirdi? Allah Allah bak sen su allah'in isine. Arnold Schwarzenegger de zamaninda protein tozuna cok para harcamis.
0
baldur2
(16.08.26)
(5)

Yapay zeka ile şarkı yapanlar

yakalayamadığın.ışıklar
Bundan tam olarak ne anlıyorlar? Kullanılan neredeyse tüm sesler birbirinin aynısı ve bağırıp çağıran türden. Robot yırtınıyor şarkı söylerken. Sözler de çoğu zaman yavan. Çok tutan şarkılar da en fazla Ta ki Seni Görene Kadar ayarında.Edit: Sagonun Nun Sultan projesini hariç tutuyorum o kendini çok
Bundan tam olarak ne anlıyorlar? Kullanılan neredeyse tüm sesler birbirinin aynısı ve bağırıp çağıran türden. Robot yırtınıyor şarkı söylerken. Sözler de çoğu zaman yavan. Çok tutan şarkılar da en fazla Ta ki Seni Görene Kadar ayarında.

Edit: Sagonun Nun Sultan projesini hariç tutuyorum o kendini çok belli ediyor, ben oldum diyor dinlediğin her parçada.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(14.08.26)
Neticede bir tanesi tutarsa para kazandırıyor. O yüzden bin tane denemekte zarar görülmüyor.
0
teletabi
(14.08.26)
ilk dönem yapay zeka ile şarkı üretimindeki ilgi, hepimizin hafızalarına kazılmış eski yeni farketmeksizin tüm parçaları farklı bi yorumla, aranjmanla denemekti. suno.com ilgi görmesi ve trend haline gelmesiyle bi dönem sayısız ai cover konseptinde youtube kanalları türedi. son çıkan kapalı devre ai modelleri copyright tespit edince parçayı üretmediği için bu konsept sona erdi denilebilir.

daha önce bi paylaşım yapmıştım. halen amatör ruhla, yorum ve aranjmanı çok kısa sürede donanım/yazılım gerekmeksizin yapabilmenin keyfini çıkartıyorum. dinleyin, karar sizin. www.eksiduyuru.com
0
kurmalifare
(15.08.26)
bu bir teknoloji, dolayisiyla surekli bir gelisim surecinde. yapay zeka ile sarki yapmak zaten cok yeni bir durum. buyuk beklentilere girmeyin. ama gelisecegi, daha iyi olacagi kesin. iste bu nedenle insanlar bir sekilde deneyip kendileri goruyorlar, deneysel bir seyler yapip ogrenmeye, bu teknolojiyi ve uretim kalitesini gelistirmeye calisiyorlar.
+1
Sour
(15.08.26)
dikkatimi çekenleri yazmak istiyorum. şimdi bunları kategorilere ayıralım. birinci sunocu, random şarkı basıp yayınlayanlar, yani iyi olmuş kötü olmuş farketmeden, müzikten anlamadan spam yapan tipler. ikincisi victor lundenberg gibi beste yapma söz yazma kabiliyetine sahip ve suno ile şarkı üretip yayınlayan tipler

örnek www.youtube.com

epidemic sound diye bir kanal var sürekli ai şarkı listeleri yayınlıyor. epidemic soul, epidemic pop, epidemic rnb belki böyle 10 tane kanal var :)

üçüncü tip insanlar, yine müzik yapmayı bilenler ama değişik yaklaşım arayanlar. ben de bunlardan biriyim mesela tamamen kendi bestelerimi sunoya yükleyip form bilgisi hakkında değişik fikirler alıyorum. çoğu zaman klişe şeyler olsa da zaman zaman iyi netice aldığım da oluyor. sonra bu neticeler doğrultusunda şarkının son halini kaydediyorum.

ha bir de mesela şarkım zaten hazrı, sözleri yazdım ama bunu bir vokal okuduğunda nasıl olur onu görmek istiyorum. o konuda da faydalı oluyor.

demo için sunoya vokal okutma fikri benim için çok cazip ayrıca, vokal bulacaksın, tamam diyecek, eve gelecek, kayıt alacaksın falan hani para getirmeyen bir iş için çok uğraştırıcı süreçler.

Benim bestelerime örnek bırakayım : www.youtube.com

son olarak yapay zeka müziklerinden, video izlerken araya sıkıştırılmış ai videolarından, konuşan kedilerden falan çok sıkıldım. suno 1 ayda 60 download sınırı koydu ama bu geçmişin ai çöplüğü olduğunu değiştirmiyor.

Ayrıca günde 1000 2000 kredi harcadığım çok oldu 1 tane bile düzgün bişey çıkardığını görmedim. özetle benim gibi kendi bestelerin varsa, sürekli beste yapıyorsan, fikir almak istiyorsan güzel olabiliyor.

eskiden stock müzik diye bir kavram vardı, telifsiz müzik. mesela girerdin envatoya, binlerce müzik var. verirdin parasını alırdın tv de kullan, reklamlarda kullan, youtube da kullan, ihtiyacın olan izlenme dinleme sayısına göre lisansl alırdın devam ederdin. şimdi mesela çok kallavi firmaların tv reklam müziklerinde bile suno duyuyorum ve çok kötü işler çıkıyor. ciddi bir piyasası vardı jingle işinin türkiyede mesela. reklam ajansları da suno kullanmaya başlamış.

yayınlama kısmını atlamışım. distrokid diye bir site var. yıllık yaklaşık 50 dolar ücret ödediğin zaman sınırsız şarkı yükleyebiliyorsun. hatta değişik sanatçılar da yaratabiliyorsun .siteye yaptığın 1 yükleme, amazon müzik, apple müzik, spotift, youtube müzik belki böyle böyle 15 yere birden yükleniyor. dinlenme elde edersen gelirin hesabına para olarak geliyor. yani spamlamak için muhteşem bir ortam.

sunoyu çok da gömmeyeyim evet klişe olarak çok güzel varyasyonlar çıkıyor, hani söz yazımına da ai getirdi. özellikle bir de keko rap, popumsu arabesk yaparsanız, nakaratın vurucu yerlerine de 2 acıklı söz yerleştirirseniz bi iki kanal ekle veya çıkar derken yapabilirsiniz.

Ben hiç bir zaman kendi evimde öyle çok güzel hoparlörlere kulaklıklara sahip olamadım. şu gün mix mastering için bi kulaklık alsam en az 40 binlira. adam gibi 2 monitör alsan 80 100. sunonun soundunu stemlere ayırarak tek tek miksleme yapmayı düşünüyorum freq visualatör ekranına bakarak. muhtemelen şu an olduğundan daha iyi bir sounda ulaşacağım.

son olarak söz müzik bana ait olan bir parçaya sunoya vokal okuttum. bu şarkıyı tamamlamak için çok sabırsızlanıyorum. keşke size dinletebilseydim. çok büyük bir hit

ismi 'dokun bana' yarın öbürgün büyük bi sanatçı böyle dokun bana dokun bana diye bağırırsa beni hatırlarsınız :)

geçen bir bestemi yükleyip şunu yaptım hehe
soundcloud.com
+3
omer460
(15.08.26)
Dört beş bestem var. Kendimce bir enstrüman çalıyorum. Ama sesim yok. Müzikle amatör olarak ilgileniyorum. Dolayısıyla profesyonel bir müzisyen tanımıyorum. Suno bana bu handikapı aşma imkanı veriyor. İş güçten ilgilenemiyorum ama şarkılarımı buraya yükleyip profesyonel bir şarkı haline getirme fikri bana güzel geliyor. Ha dersen ki senin şarkılar iş yapar mı, yapmaz muhtemelen, İncesaz tadında şarkılar, üç beş kişi dinlerse ne ala. Ama mesele o değil, benim ürettiğim bir şeyin ortaya çıkması, şu koca dünyada kendine bir yer edinmiş olması bile yeterli. Ben olaya böyle bakıyorum. Ama genel itibariyle işin içinde para kaygısı var.
0
osuran imam
(15.08.26)
(7)

bağımlılık sebebiyle

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
ölen insanlara üzülüyor musunuz? (alkol, ilaç, uyuşturucu)ya da başı belaya giren? (yukarıda saydıklarım + kumar)
ölen insanlara üzülüyor musunuz? (alkol, ilaç, uyuşturucu)
ya da başı belaya giren? (yukarıda saydıklarım + kumar)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.08.26)
Yaşı gençse üzülürüm, bağımlılık da en nihayetinde bir hastalıktır.
Ölümler beni yaşla etkiliyor, yaşı genç olan birinin hangi sebeple olursa olsun öldüğünü duyunca tanımasam bile üzülüyorum.
Yaşı çok çok genç değilse intihar edene üzülmem sadece, kendi tercihiymiş der geçerim (birebirde tanıdığım biri intihar etmedi hiç).

Belaya gelince bunu bilemedim biraz körü körüne gitmiş diye düşünürüm herhalde biraz daha az üzülebilirim belki, emin değilim.
0
mutekebbir
(14.08.26)
Zararı yalnızca kendindeyse üzülürüm. (10 saniye)
+2
anon1m
(14.08.26)
Elbette, neden uzulmeyeyim? Bagimlilik da bir hastalik sonucta. Ayrica bagimlilik bir neden degil, bir sonuc. Nedeni duygusal, sosyal vs. her sey olabilir.

Mesela boyle bir travmanin sonucu: www.youtube.com
+1
Sour
(14.08.26)
böyle şeyler yüzünden hayatını kaybeden tanıdığım insanlar oldu. mesela alkol, uyuşturucu, kumar.

bu insanların hepsi de pırıl pırıl insanlardı eskiden, sonra bu illetlere bulaştılar, çok çektiler ama ailelerine kat kat çektirdiler.

insan ailesine ayrı üzülüyor, hayatlarını mahvettiklerine ayrı üzülüyor.
+1
omer460
(14.08.26)
Birine kötü bir şey (cinayet, tecavüz, taciz, vs) yapmadığı sürece ölenlere üzülürüm.
+7
Amaranta ursula
(14.08.26)
Kendileri ölmeyip bi de sevdiklerime eziyet çektirdikleri için yaşadıklarına üzüldüğüm insanlar var.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(14.08.26)
sigara nedeniyle çok sevdiğimiz birini geçen sene kaybettik. bu da bir bağımlılık. çok iyi bir insandı ama sigarayı bırakamadı - ya da bırakmadı 55 yaşında 4-5 ayda öldü gitti.
+2
orpheus
(14.08.26)
(5)

Kiralık ev arama işlerinde sarı site yeterli mi?

1837837
Yoksa emlakçılara girmek yada sokak sokak dolaşma da yapılmalı mı?
Yoksa emlakçılara girmek yada sokak sokak dolaşma da yapılmalı mı?
0
1837837
(14.08.26)
Degil. Daire uzeri sahibinden afisler ya da emlakcilarin ilana girmedigi yerler olabiliyor. Ustelik hem ilan fiyati hem izin proseduru sebebiyle siteye ilan vermeyenler de artti.
0
osssy
(14.08.26)
Ek olarak cok fazla sahte ilan da olabiliyor.
+1
Sour
(14.08.26)
sarı siteden çözülüyor ama en güzeli sokak sokak dolaşmak. hem yürüyüş oluyor.
0
klassno
(14.08.26)
Ama yürüyerek ilan aramak da çok zor ve yorucu değil mi ? Ben de birkaç gündür ev bakıyorum. Bugün öğleden sonra birkaç sokak gezeyim dedim, telef oldum ya sıcakta. Kafam yukarıda apartmanlarda, geze geze bezdim yorgunluktan.

Diğer bir iki tane emlak sitesi ve Facebook grupları da var ama hepsini takip edip süzebilmek cidden zor :(
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(15.08.26)
aylarca ev aradım, bire bir deneyimlerimdir:
bulunduğunuz şehire göre değişiyor. küçük şehirde tanıdık, emlakçı vb daha hızlı çözülüyor. istanbul'da ise hız çok önemli gözüne kestirdiğin yer anında gidebiliyor, istanbul gibi yerde öyle gezerek çok zor ama onu da yaptım. emlakçı emlakçı da dolaştım. sarı siteyi sürekli yoklamak gerekiyor, şu an oturduğum evi iki farklı ev görme arasında sarı sitede gezerken buldum(o zamanlar bir günde sayısız ev dolaşıyorduk, yolda da sarı siteyi arşınlıyorduk). sahibi 1 günlüğüne açmıştı. aynı gün birden fazla talipli vardı, sırf aynı memleketliyiz diye bizi tercih etti(memleket muhabbeti hiç sevmem, kimseye de sormam ama ev sahibi çok önem veriyormuş öyle denk geldi).
0
late viper
(16.08.26)
(7)

herkesin AI uzmanı olması

xportant
Linkedin’deki bağlantılarınızın veya önerilen kişilerin azımsanmayacak bir kısmı sizde de AI uzmanı mı? Zamanında birlikte çalıştığınız insanların kaçı şimdi AI konusunda bilirkişi olmuş? Aralarında 8-10 yıl önce AI startup’ı kurup kapattığını/sattığını profiline ekleyenler de var. Herkes AI enginee
Linkedin’deki bağlantılarınızın veya önerilen kişilerin azımsanmayacak bir kısmı sizde de AI uzmanı mı? Zamanında birlikte çalıştığınız insanların kaçı şimdi AI konusunda bilirkişi olmuş? Aralarında 8-10 yıl önce AI startup’ı kurup kapattığını/sattığını profiline ekleyenler de var. Herkes AI engineer, strategist, enthusiast, expert, consultant. Bu kişiler örneğin bir AI projesi yapıp teslim edebiliyorlar mı yani?
0
xportant
(14.08.26)
LinkedIn'de aktif olan kişilerin genel bir stereotipi var: O dönemde ne popülerse onun üzerinden kendi profillerini parlatma çabası içindeler. Bir ara hepsi data engineerdi, sonra blockchain uzmanı oldular ve uzun uzun nasıl da dünyayı değiştireceğinden falan bahsettiler, ardından NFT geldi ve bize hemen sanatın ve medyanın nasıl değişeceğini anlattılar... Şimdi de herkes AI uzmanı işte.
+8
salihdt
(14.08.26)
Eskiden nft'ci, bitcoinci, blockchainci olan herkes ai'ci.
+1
logisticsmanager
(14.08.26)
herkes her seyci zaten baba. bosver.
0
baldur2
(14.08.26)
Artik ucretsiz kurslar da cok fazla. Bir giris kursu aliyorsunuz, sertifika veriyorlar. Ayrica Linkedin'de o sertifikalari paylasmak onemli (sanirim). Eskiden herkesin blockchain'ci oldugunu dusunmuyorum. Belki datayla ilgili bir sey olabilir. Bunun nedeni AI yatay kesen bir sektor. Yani her sektoru, sirketi, pozisyonu etkileyen bir sektor. Biraz Internet kullanmayi bilmek veya Excel bilmek gibi bir sey oluyor. Blockchain oyle degil.
-1
Sour
(14.08.26)
ben de AI uzmanıyım. dün chatgpt'ye girdim. sallamak bedava.

referans sorsan yok.
0
co2s2
(14.08.26)
Baktim cok nadir tek tuk kiside var, yani profile baksam daha fazladir ama baglantilarim sayfasinda durum boyle. Yaptigi isi bildiklerim de var, teknik destek veriyor gorece basit meselelerde mesela, belirtmis ama bu bir nevi sirket politikasi gibi birsey olmali. Sirket kendi adinin yanina ek bilgi olarak AI eklemis zaten, o da oradan eklenmis olmali.
0
mbond
(14.08.26)
Ai danışmanı/consultant diye bi iş kolu olması ve bunu kendine yakıştırmak çok komik değil mi.

ai ye zaten ne sorsan söylüyor araya bir kişi daha girince ne değişiyor ki. benim kaçırdığım başka bir şey mi var.
0
duyuruuser
(14.08.26)
(13)

Evleniyorum!

artıküyeolmakistiyorum
Şakalı evlilik. Görüş ettiğim bayan ciddi bir borcun içinde ve son çare işyerindeki tazminatını alabilmek için bana evlilik teklif etti. Başkasına güvenmezmiş(yersen). Evli ya da bekar olmak benim için sorun değil çünkü ciddi bir evlilik yapmayacağım. Yardımcı olmak istiyorum o yüzden ama bu süreç b
Şakalı evlilik.
Görüş ettiğim bayan ciddi bir borcun içinde ve son çare işyerindeki tazminatını alabilmek için bana evlilik teklif etti. Başkasına güvenmezmiş(yersen).

Evli ya da bekar olmak benim için sorun değil çünkü ciddi bir evlilik yapmayacağım. Yardımcı olmak istiyorum o yüzden ama bu süreç benim başıma iş açabilir mi?

Araştırdığım kadarıyla en az 1 sene evli kalmamız gerekiyormuş. Bilmiyorum bilgili insanlara danışayım dedim.

Başıma ne iş gelebilir?
-11
artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
KAC ABI KAC. 1 yil evli kalip sonra bir omur boyu nafaka odersin.

basina ne is gelebilir: hayatin kayabilir :D evliligin sakasi olmaz. bosanirken 'tazminat ver' , 'nafaka ver' derse patlarsin. borcu da varmis, deme ihtimali yuksek.
+9
fakyoras
(13.08.26)
@fakyoras'a ek olarak:

en azindan ileride gercekten evliligi dusunurseniz bu durumu partnerinize/esinize aciklamaniz gerekir ve boyle bir seye bulastiginiz icin bu durum onda rahatsizlik yaratabilir.

eger gelecekteki esinize bu durumu anlatirsaniz, bu yardim etmek istediginiz kadinla bir daha gorusemeyebilirsiniz. e gorusemeyeceginiz bir insana da bu kadar yardim etme istegi neden?

ucuncusu (belki de en onemlisi) bu kisinin bundan baska bir katakullisi varsa ilk gelecekleri siz olursunuz. ayrica sizi "satarsa" yine hukuki problem yasayabilirsiniz. cunku sahte evliligin hem hukuki hem de cezai yaptirimi var.
+4
Sour
(13.08.26)
aranızda sözleşme yapın. şu şu amaçla evlilik yaptığınızı, gerçek bir evlilik olmadığını, karşı tarafın boşanma durumunda nafaka tazminat vs gibitaleplerde bulunması halinde bu belgenin kullanılmasına her 2 tarafın da rıza gösterdiğini vs vs yazın. işte bu dy-urumlar o meşhur "mutlak butlan" durumu uygulanıp hakkınızda boşanma değil evliliğin iptali kararı verilebilir. gerçi bu durumda tartışmalı sözleşme muvaza içerdiği için hakim dikkate de almayabilir ama boşanma gerçekleşirse nafaka tazminat gibi durumlardan kurtarabilirsiniz.
-4
ground
(13.08.26)
Gerçek evlilik düşüncem yok ama kimlikteki bekar ibaresi dul oluyorsa bunu görüş edeceğim diğer bayanlara açıklamak ciddi sıkıntı. Bir de 1 sene boyunca sonuçta evli olacağım kimlikte evli yazacak. Birisine bu durumu açıklamak çok zor tabi
-3
🌸artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
burada anlasmali evlilik yapmis arkadaslar var; olumlu/olumsuz tecrubelerini paylasirlar. ben yapmayin derim.
0
banach
(13.08.26)
Ömür boyu, vukuatlı nüfus kayıt örneği çıkardığında bu evlilik bir satır halinde görünecek.

Bence kadın kişisinin borcunu üstlen ve sen öde. Daha zahmetsiz olur. Nasıl olsa evlenince müşterek borcunuz olacak.
+2
Mirket
(13.08.26)
Bırakın evliliği, bunu nasıl ciddi ciddi sorabildiniz onu bile aklım almadı :)
+4
motosiklet burclu adam
(13.08.26)
Sakat iş. Ben yapmazdım.

Evlilik sonrası aldığın mal %50-%50. Kadının nafaka talep etme riski de var. Hesaplayamayacağımız başka bir sürü ufak tefek rahat bozucu sorunlar veya masraflar çıkabilir.

Anlaşmalı evlilik olayı yurtdışında oturum almak için falan yapılıyor genelde. Bunda bile başına türlü işler gelenler oluyor.

Bence yapma
0
stefano
(13.08.26)
yap ve pişman ol.
0
topkapiaksaray
(13.08.26)
bunu yaptığında sana nasıl bir faydası olacak ?
+1
orpheus
(14.08.26)
Mahkemem var yalancı şahitlik yapar mısın? Küçük, yüz kızartıcı suç var bir de sana yazalım onu da düzeni bozulmasın şimdi asıl suçlunun.

Aklının tam olarak hangi köşesi bunu yapma ihtimalini dahi aklının bir köşesinde tutuyor ve hatta fikir alıyor insanlardan?
0
beyfendi
(14.08.26)
Evlen ve 1 sene sonra durumu bize bildir lütfen.

Ben batıda öğretmenim, zamanında doğudaki bir batili öğretmen bana tayin için sahte evlilik teklif etmişti. Kabul etmemiştim.

1. Boşanmak için benden para talep etmesi veya yıllarca nafaka ödemek zorunda kalmak gibi senaryolar var.

Sonuç olarak beni parayla satın alamazsın diyip reddetmistim:)
0
wilhelmwasmuss
(14.08.26)
Eksiduyuruya cevap yazan herifin reel hayatı :))
+1
kullaniciadimvar
(28.08.26)
(8)

Halı yıkamaya halınızı veriyor musunuz?

ya ben lan neyse
bana çok hijyenik gelmiyor. halınız başkalarının köpek tüyü dolmuş, üzerinde muhtemelen ilginç şeyler denenmiş, kusulmuş-işenmiş halılarıyla yıkanıyor. tamam neticede yıkanıyor ama hiçbir yıkama yüzde 100 temizlik sağlamıyor.hani ellerinizi yıkamadan önce başkasının atığına batırıyorsunuz da sonra y
bana çok hijyenik gelmiyor. halınız başkalarının köpek tüyü dolmuş, üzerinde muhtemelen ilginç şeyler denenmiş, kusulmuş-işenmiş halılarıyla yıkanıyor. tamam neticede yıkanıyor ama hiçbir yıkama yüzde 100 temizlik sağlamıyor.

hani ellerinizi yıkamadan önce başkasının atığına batırıyorsunuz da sonra yıkıyorsunuz gibi. her halükarda eskisinden temiz oluyor ama bir iğrençlik de var gibi.

derdim trollük falan değil. halıları yıkatmaya vermediğim için zor oluyor ama hiç hijyenik hissedemiyorum.
-10
ya ben lan neyse
(12.08.26)
Valla ayağımla üzerine bastığım şeyde o kadar hijyen arayamayacağım.

Hani desen ki tişört alırken başkasının giydiği tişörtü nasıl giyiyorsun bak ona okeyim
0
Rondak
(12.08.26)
çamaşır makinesine mi atıyolar ki sanki ne alaka?
evet verdim defalarca tertemiz geldi.
+1
jelly bear
(12.08.26)
Başka öneriniz nedir?
Halı/koltuk yıkama makinem var arada yıkıyorum ama halı yıkamacıların ki gibi temiz olmuyor, yılda bir kez yıkamaya veriyorum o yüzden. Ben memnunum, işlerini iyi yapıyorlar.
0
ekimoloji
(12.08.26)
nasıl yani!!! o makinalar tek tek yıkıyor, tek tek toz alma makinasına atılıyor, tek tek tüy makinasına, durulama, sıkma, kurulama her neyse atılıyor. sadece en son açık hava kurutması yapılırken aynı alanda yan yana dizilerek kurutuluyor. o arada rüzgar eser ucundan birbirine değerse bilemem :)))))) bir insanın evinde falan bu şekilde yıkaması imkansız. arkadaşımın halı yıkama mekanı var oradan ayrıntılar.
+1
ground
(12.08.26)
vallahi katılıyorum ama yapacak başka bir çözüm olmadığı için mecbur veriyorum arada çıkıyor karşıma halı yıkamacı reklamı 1 su var oraya tüm halıları atıp makinaya koyuyorlar makinanın fırçası her halıya değiyor arada fırçaları temizlediklerini hiç sanmıyorum ama kimyasal kullandıkları için mikrobu bakteriyi kırıyordur en azından.
yıkmaya vermemek daha kötü ama?
1.5 mt makinada yıkancak ince polyester gibi halı aldım 2 tane en çok kullandığımız yerlere onları makinada ayda 1 yıkatıyorum, koridor için zaten 2 set halım olmasa orayada ince halı alıp komple halı yıkamacıları çıkartırım hayatımdanda olmuyor
0
eja
(13.08.26)
veriyorum.
-1
Sour
(13.08.26)
Birlikte yıkanmıyor ki tek tek yıkanıyor. Yılda 4-5 kez halı yıkatırım tiksinmek aklıma gelmemişti.
0
yenibirgüzelnick
(13.08.26)
Ben halıları Hiç yıkatmıyorum evde hep terlikle dolaşırım ve halıları iyi bir elektrikli süpürge ile süpürürüm Evet belki yüzeylerinin rengi ilk alındıkları kadar parlak ve temiz değil ama kirli de görünmüyor böyle idare ediyorum yani şu an oturduğum evde 6-7 yıldır hiç halı yıkatmadım Hani yıkatacak olsam ne yaparım biliyor musun Eğer küçük bir şeyse banyoda kendim yıkarım ya da halı yıkama makinesi alırım
-4
santimantal
(13.08.26)
(14)

belediyeyi vs. arıyor musunuz hiç?

art cat chocolate
herhangi bir arıza, ihbar, istek veya şikayet için belediyeyi veya ona benzer ilgili kurumları arıyor musunuz?ben hep arıyorum da... çevremde başka arayan yok. istanbul belediyesi bana çalışıyor galiba. :D
herhangi bir arıza, ihbar, istek veya şikayet için belediyeyi veya ona benzer ilgili kurumları arıyor musunuz?

ben hep arıyorum da... çevremde başka arayan yok. istanbul belediyesi bana çalışıyor galiba. :D
0
art cat chocolate
(11.08.26)
Aradım 2-3 kere şikayet ettim. İBB 6 aydır sahildeki göçük alanı düzeltmiyor. Göçük tehlikesi diye tabela koyup bırakmışlar. CHP belediyecilik zihniyeti tam olarak budur.
-4
gabe h coud
(11.08.26)
Geçen Çankaya belediyesine bi yol tamiri için yazdım. Gününde onardılar, çok şaşırdım.
-1
glamdr1ng
(11.08.26)
ben ne için aradıysam hep yapıyorlar valla :D

- yaya yolu çizin dedim, çizdiler
- trafik lambaları bozuk dedim, yaptılar ya da trafik polisi gönderdiler
- diğer arızaları da hep düzelttiler
- ilaçlama istedim, yaptılar
- bir yer için denetleme istedim, denetlediler
- her türlü istek ve şikayetimin sonucunu da hızlıca bana bildirdiler

şu an aklıma gelenler bunlar
0
🌸art cat chocolate
(11.08.26)
Lazım geldikçe yazıyorum, istediğim sonuç her seferinde çıkmasa da ilgileniyorlar. Belediyesine göre de değişiyor elbette, yağmurda su basan yolu anında onaran (drenaj yapan) belediye de var, yolları patates tarlasına dönmüş yolu 13 senedir onartamadığım belediye de.
0
orient blue
(11.08.26)
Sürekli arıyorum, taleplerim bazen aynı gün bazen bir iki gün içinde çözülüyor.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(11.08.26)
ibb alo 153’ü aradım en son. Belediyenin yapması gereken bir anaartel yol üzerindeki göçükleri hatırlatmak içindi. Çıkan kişi ile resmen kavga ettim. adresi tarif ettiğimde pişkin bir şekilde öyle bir yer yok diye iddia da bulunuyordu herif. Çok şaşırdım. Yani kayıt açıp başından savmak yerine bana çatmayı tercih etti. Muhtemelen chp gençlik kollarından bankamatik memuru bir tipti.
0
ezkaza
(11.08.26)
2 yıl önceye kadar çok arıyordum, sonra küstüm. en son (lüks) arabaların çok gereksiz hız yaptığı bir çıkmaz sokağa eskiden var olan kasislerin geri getirilmesini rica ettim. hız yapan arabalar yüzünden baktığım iki sokak kedisi ölmüştü ve ayrıca her akşam sokakta scooterlarıyla gezen çocuklar için tehlikeli oluyordu. belediye talebimi değerlendirmeden, açıklama bile yapmadan reddetti. bu olay chpli bir belediyede yaşandı. açıkçası rant neredeyse her parti orada. ben de saldım.
+1
eileengray
(12.08.26)
ben de ibb çözüm merkezi'ne yazıyorum X platformu üzerinden DM atarak. Çoğu case'i çözüme kavuşturdular. Son bir şikayetim vardı çocuk parkının içi motorsikletlerle dolu olmaya başladı ve baya çocuk parkı içinde de hızlı sürüyorlar. oraya bi turnike gibi bir şey yapmaları gerektiğini söyledim pusetli insanları da mağdur etmeyecek şekilde. bakalım yapacaklar mı.
0
elektr10
(12.08.26)
Yazıyorum ve genelde ilgileniyorlar.
0
a7x
(12.08.26)
Arıyorum kesintilerde vs
0
basond
(12.08.26)
ibb'yi çok aradım ya da online sistemden kayıt oluşturdum (arayınca da onlar senin adına kayıt giriyorlar).

hepsi olumlu ya da olumsuz sonuçlandı.

haber verdiğime pişman olduğum bir olay var: kamyon ya da bir araç ağaca çarpmış ve araç kırılmış. onu kurtarın ya da kesip yenisini dikin dedim. geldiler kesip gittiler. kurtarılmayacak durumdaydı zaten ama bari yenisini dikselerdi. kaç sene oldu orası boş.

benzer şekilde başka ağaçların da kabukları soyulmuştu, onu da bildirdim. (sanırım motor, scooter falan bağlıyorlardı) sıralı bütün genç araçlar yaralıydı. ağaçların kabuklarına yeşil boya sürdüler. iyileşti ağaçlar. kesip de yenisini dikmezler diye hepsini bildirmedim.

yıllar önce kaldırımdaki ince metal elektrik direkleri kaldırılmış ama 3-4 cm'lik kocaman vidaları duruyordu. çektim fotoğrafını gönderdim ve anlattım konumuyla, google maps görüntüleriyle vs. ertesi gün gelip hemen düzelttiler.

bunun gibi daha bir sürü geri bildirimim var. anında çözdüler. şikayetin kapanması için resim/yanıt vs ile bildiriyorlar bazen.

bir kaç kez komşularımı şikayet etmiştim. köpekleri gece gündüz bağırıyordu. beni evde uyutmaması ayrı hayvanların bu kadar ağlaması ayrı dert. ses kaydettim farklı zamanlarda, durumu net şekilde anlattım. belediyenin veterinerlik biriminden görevliler gelip "hayvana şöyle bakın, bunu yapın bunu yapmayın" diye uyarıda bulundular. ama uyarı dışında bir şey yapamıyorlar. yetti yine de.

bu şikayetlerin hepsi şişli belediyesinde idi.
+1
biseysorcaktim
(12.08.26)
2 yıl önce çok aradım uğraştım şikayetim çözülmedi.
şimdi bir yeri arayasım yok ortadoğu coğrafyasında yaşadığımı kabul ettim
0
devilone
(13.08.26)
İlçe belediyelerine eksik parklar için hayvanlara mama-su kabı istedim oldu
Metro çıkışlarına kanopi(tente) yapılması hacettepe ve bilkent öğrencileri yağmurda
sefil oluyordu,yaptılar
Bunun gibi ama mantıklı gördükleri bir çok isteğimi yaptılar ama bir kaç şeyi yapmamaları sinirimi bozuyor.Örneğin çöp kutusu olmayan fazlasıyla merkezi olan yerlere talep ettik gelmedi,Bazı metro çıkışlarına ekstra kart otomatı-su otomatı istedik gelmedi.Yaya geçidi ışıklarını yaya geçidinden sonra koyulması işleminin düzeltilmesini
istedik o da olmadı.Ankara da bazı şeyler istanbul kadar ilgilenilmiyor.İstanbul da her şeye çok dikkat edilirken ankara da açıkcası sallanmıyor
0
smokee
(13.08.26)
evet. fakat sonuc kisminda parti bazinda bir tutarlilik yok bence. bazi chp belediyeleri sallamazken bazi ak parti belediyeleri isini yapiyor veya tam tersi bazi ak parti belediyeleri sallamazken bazi chp belediyeleri isini yapiyor. dolayisiyla partiler duzeyinde degil kisiler duzeyinde bakmak gerekiyor.
0
Sour
(13.08.26)
(7)

Kaza Yaptım. Şimdi ne olacak?

depresif çocuk
Dün bir araç, hatalı biçimde benim arabama arkadan çarptı. Polis çağırdıl ve tutanak tutuldu. Kim hatalı konusunda net bir ifade olmasa da çizilen krokiden ve fotoğraflardan karşı tarafın kusurlu olduğu anlaşılıyor. Bu nasıl karara bağlanacak bilemedim. Sigorta ve kaskom var. Şimdi ne yapmalıyım? Se
Dün bir araç, hatalı biçimde benim arabama arkadan çarptı. Polis çağırdıl ve tutanak tutuldu. Kim hatalı konusunda net bir ifade olmasa da çizilen krokiden ve fotoğraflardan karşı tarafın kusurlu olduğu anlaşılıyor. Bu nasıl karara bağlanacak bilemedim. Sigorta ve kaskom var. Şimdi ne yapmalıyım? Servise mi götüreyim doğrudan? Bir de benim cebimden para çıkar mı bu iş için? Ayrıca değer kaybını almam mümkün olur mu?
0
depresif çocuk
(10.08.26)
Servise götürün. Kaskonuzun anlaşmalı olduğu servise götürmeniz daha iyi olacaktır. Karşı tarafın sigortası, ruhsatı ve ehliyeti de gerekli. Danışman dosya açacak, eksper gelecek falan. Kime ne yazdılar falan ufak tefek şeylere takılmayın, ama takip edersiniz arkadan çarpan araca kusur vermemişler gibi absürd bir rapor çıkarsa itiraz edersiniz.
0
malheiros
(10.08.26)
@malheiros ek yapayim, eksper gelecek demissiniz, neye bakacak? ondan once servise goturmek dogru olur mu veya dosyadan once?
0
Sour
(10.08.26)
direkt yetkili servise götürün tutanakla. onlar halleder. kaskonuzun yetkili servisi kapsadığını varsayıyorum.

birkaç ay sonra hasara göre değer kaybı alabilirsiniz karşının sigortasından. tutanağı en geç 5 günde falan teslim etmen gerekir. eksperle falan siz ilgilenmiyorsunuz siz tutanağı teslim ediyorsunuz servis her şeyi halleder. arkadan çaprtıysa kusur büyük ihtimalle %100 karşıdadır zaten
0
jelly bear
(10.08.26)
kaskonuz varsa kim hatalı vb bunları dert etmeyin. kaskonuzu arıyorsunuz, size yakın anlaşmalı bir servise yönlendirirler. ıslak imzalı tutanak(e-tutanak değilse), karşı tarafın trafik sigortası, karşı tarafın ehliyet ve ruhsat kopyaları, kaza fotoğrafları ile servise gidersiniz. aracı teslim ettikten sonra 2-3 gün eksper bekleme süresi olabilir. eksper tutanakta yazılanlar ile araçtaki hasarın uyumlu olup olmadığına(sigorta dolandırıcılığına karşı), aracın hasar durumuna, tamir edilip edilmeyeceğine karar verir(yüksek hasarlı kazalarda tamir yerine perte çıkarabiliyor), nadir olsa da ek bilgi almak için eksper sizi arayabilir. dosya açıldıktan sonra dosya numaranız ile kaskodan ikame araç talep edebilirsiniz, ikame araç süresi tamir süresinden bağımsız kaskonuzun kapsamına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. arada servis ile görüşüp tamir ile ilgili bilgi alabilirsiniz. bu süreçte cebinizden para çıkmaz. kusur karşıdaysa kasko karşının trafik sigortasından ücreti temin eder, sigorta teminatından yüksek/karşılanmayan bir şey ise de karşıyı mahkemeye verir masrafı rücu eder.
0
late viper
(10.08.26)
@sour
eksper için serviste servis danışmanı dosya açıyor. bu dosyaya eksper atanıyor gibi düşünün. siz kendi başınıza evinize eksper çağıramıyorsunuz diye biliyorum veya yanlış biliyorsam bile bu işin usulü ve herkesin yaptığı serviste dosya açtırmak şeklinde...
+1
malheiros
(10.08.26)
Kendimizi haklı gördüğümüz kazalarda hakli taraf karşı taraf cikabilir. Kasko varsa bunun önemi yok, kafaya takmaya değmez, kasko olmasaydi anlamı olabilirdi. Siz fotolari dogru cekmekle yükümlüsünüz, gerisi trafik kazasını inceleme heyeti denen kişilerde. Haklılığınıza guvenmeyin, raporda yazilanlarin anlami yok, karşı taraf “tüm eseklik bende, gittim adamin arabasina dan diye vurdum” yazabilir, önemi yok, fotolar onemli
+1
covered
(10.08.26)
@covered +1

hiç beklemediğiniz / fark etmediğiniz bir detay kimin kusurlu olduğu konusunu komple değiştirebiliyor. hız sınırı gibi. yoldaki şerit çizgilerin düz mü kesikli mi olduğu gibi.

yıllar önce, her kaza tutanağını polislerin hazırladığı bir dönemde, soldan ikinci şeritteyken döneceğim sokağı gördüm, cart diye döndüm, arkadan gelen taksi bana arabama çarptı. aslında ben %100 suçluyum. indik, geçmiş olsun dedim, özür diledim, arabalarda hasar var, ama kişilerde bir şey yok. polis geldi, anlattık durumu. taksinin şöförü ile herhangi bir anlaşmazlığımız vs yok. "soldan ikinci şeritteyken döneceğim yeri son dakikada gördüm, cart diye döndüm, arkadaki de duramadı bana çarptı" özetiyle anlattım. adam da anlattı, şu hızla geliyordum, cart diye döndü, ben de çarptım vs şeklinde. polis herşeyi not etti, iki gün sonra gelin şu karakoldan raporu alın dedi, arabasına bindi. ben de pencereden polise "memur bey, suç komple bende, aman taksiye kusur yazmayın, komple benim sigortamdan tahsil etsin hasarını".. bunu taksici de duyuyor. polis de dedi ki, "sana komple suç yazamam, 50'yle gidilmesi gereken yerde taksi 80'le gidiyormuş. en az %80 o suçlu"
+3
co2s2
(11.08.26)
(3)

Orta boy valizin içine kabin boyu koymak?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar Gidiş ve dönüş hava yolu firmaları farklı. Gidişte orta boy+ kabin boy ve sırt çantamla gideceğim. Orta boyu uçak altına verip kabin boy valiz ve sırt çantasını kabine alacağım. Gidiş thy ile olavak ve valiz hakkım 40kg.Dönüş pegasus ile ve light paket seçili. 20kg ek valiz hakki
Merhaba arkadaşlar
Gidiş ve dönüş hava yolu firmaları farklı. Gidişte orta boy+ kabin boy ve sırt çantamla gideceğim. Orta boyu uçak altına verip kabin boy valiz ve sırt çantasını kabine alacağım. Gidiş thy ile olavak ve valiz hakkım 40kg.

Dönüş pegasus ile ve light paket seçili. 20kg ek valiz hakki satin alip bosalan valizlerden kabin boyu orta boyun içine koyup kapasam valiz tesliminde sen ne ayak derler mi?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(09.08.26)
bir sorun olmaz kiloyu geçmediği sürece. son iki seferdir bavul içinde bavul taşıyorum ben de.
+2
eileengray
(09.08.26)
Daha once yapmisligim var. Demezler, bir sorun olmaz.
+1
Sour
(09.08.26)
sınır kiloyu geçmezse herhangi bi sorun olmaz kanka
-1
Kurtulus
(10.08.26)
(8)

Mekke anlassmasini nasil yorumlamaliyiz

lapaz
Ukrayndaki gibi issiz erkek populasyonu tehlikede mi?
Ukrayndaki gibi issiz erkek populasyonu tehlikede mi?
0
lapaz
(09.08.26)
Yıllar ABD ye yer sağladığı üslerin İran tarafından vurulmasıyla ABD nin daha kendisini bile koruyamadığını gören Suudi Arabistan'dan bir halt olmaz normalde ama para gücü onda .
Pakistan da nükleer güç olarak önemli.
Türkiye'nin de bu ittifakta kendi askeri ve operasyonel gücüyle birlikte düşünüldüğünde uluslararası dengeleri değiştirme açısından da önemli bir anlaşma.
Olması gereken ise bu ittifaka bizim yön vermemiz lazım .

İşsiz ama kalbinde vatan ,millet diyen nitelikli erkekler için bir sorun olmaz.
-3
diyecevaplandı
(09.08.26)
duyuru'nun kadrolu aktroll'ü olumlu bulmuş. var sen hesap et.

abd ve israil'in uşaklığını yapmak için kurulmuş bir şey. zaten ayrı ayrı hepimiz yapıyorduk da böyle daha "organize" olacak. vatan millet sevgisi olan gençler epstein yamyamları için kalkan edilecek, bir grup akıl hastası da savaş türkün düğünüdür filan diye coşacak işte. bin yıllık hikaye.

ha temelde çok önemli bi şey olduğuna inanmıyorum, o ayrı. sözleşme imzalayıp şunu yapacağız bunu yapacağız demek ayrı şey, onları uygulamak bambaşka bi şey.
+3
der meister
(09.08.26)
iranı yok etme amaçlı kuruldu daha çok. önümüzdeki zamanlarda bir şekilde iranla çatışma/savaş çıkacak. anlaşma gereği 3 lü kıskaçla yıpratılacak. abd ve israil destekli büyük bir operasyonla bop tamamlanacak. israilin bulunduğu bir coğrafyada böyle bir ittifakın itirazsız kurulması mümkün değil.
+4
ground
(09.08.26)
Taşere etmeyi mi sordun?
Anlamı şuymuş.

Taşere etmek, bir işi veya görevi kendi üzerindeyken başka bir kişiye, kuruma ya da alt yükleniciye (taşerona) devretmek veya havale etmek anlamına gelir.
0
Mirket
(09.08.26)
duyurunun yurtdışını arşınlamış, çok şey görmüş sözde ve çakma muhalif trolü , bir yandan trol derken arka tarafta yazdıklarımı yakip edemeden duramamakla birlikte beni ne derece önemsediğini aslında göstermiş olduğunu görüyoruz.

Sen yurtdışı ortam görmüş biri olarak (! , :) yine onların basın, medyasına baksana Türkiye'nin artık ne derece bölgede önemli aktör olduğunu Ankara ile batının diplomasi trafiğinin ne derece arttığını hiç okumuyor musun ? Onlar da mı trol ?
Senin sadece Ortadoğu, "Arap" veya göçmen diye baktıklarına Batı, iş ,anlaşma, para akışı, kazanç olarak bakıyor. Batı asıllı teknoloji markalarının veri merkezleri bile orada.
Son aylarda biraz zarar gördüler tabi .

Senin gibi trol kelimesi sevdalısı olup niteliğini ise pek anlayamadığımız solculuk taslayan tipler yüzünden , ciddi manada Türkiye milliyetçisi olan solcular da arka planda kaldı.
Duyurunun kadrolu, çok sert muhalifi anlaşmayı olumsuz bulmuş mu diyelim şimdi ?

Askerlik yapmak kavramı bile kimisi için hizmet değil sanki bir tür yara.
Ben yaptığım için öyle bir yaram da yok.

Sen burada diğeri arasında 6. Belki 7. sıradasın sanırım. Agresif ve gizli takipçilerim var biliyorum .
-2
diyecevaplandı
(09.08.26)
aynı şekilde koreyede vatan millet sevgisiyle gidildi değil mi?
kendi üstlerini koruyamayan abdye kalkan olma antlaşması.
birde israil antlaşmadan rahatsız diye pazarlamıyorlar mı.
+2
my fault
(09.08.26)
@my fault
siyasetin gerçekleri ile sokaktaki sadece cebini düşünen kimsenin gerçekleri farklı şeyler haliyle. Yerel seviyede böyle saçmalayan değil, siyasi manada karar alıcı seviyesinde biri olsan herhalde böyle düşünmeyeceksin.
Bu askerimizi çok düşündüğün manasına da gelmez. Askerlik her an bedelli yapılan bir şey değil, temelinde ise
fiilen yapılır.
Ben yabancı basına medyaya bak diyorum en azından sen kıymeti kendinden menkul sızlanmalar yapıyorsun.

Bu anlaşma böyle her zaman kalmaz farklı anlaşmalara, dengelere de dönüşme özelliğine sahip.
Devletler arası sürekli dostluk sürekli düşlamlık olmaz .
Hazır Kore'ye gitmişken, Japonya tarafına da uğra ABD askeri orada ne arıyor diye bak .
-3
diyecevaplandı
(09.08.26)
Zaten aciklandi:

1) "Türk yetkililer, Pakistan'ın Hindistan'la ve Suudi Arabistan'ın İran destekli Husiler'le yaşadığı çatışmalara atıfta bulundu."

2) "Türkiye, anlaşmanın üçüncü bir tarafa karşı olmadığını da kayda geçirerek İsrail'in hedef olarak görülmediğinin altını çizdi."

Sorsaniz, bu uc ulkenin de bolgedeki bas dusmani Israil'dir. Fakat aciklama yaparken Iran'i hedef gosteriyorlar, Israil'e karsi degil diyorlar. Belki de Israil'e karsi ama gizleme ihtiyaci duyuyorlar. Fakat bunu yaparken Iran'i neden hedef gosteriyorsun? Veya neden gizleme ihtyiaci duyuyorsun? Kimden cekiniyorsun, Israil'den mi yoksa ABD'den mi? Madem boyle bir anlasma imzaladiniz, o zaman aciklamayi da hedef gostermeden, tahriklere ve saldirilara karsi falan deyip gecersin. Boylelikle kimse Israil'i, Iran'dan koruma anlasmasi demez.

Orta Dogu'da su an pek cok ulkeye saldirmis olan, pek cok ulke tarafindan kara listeye alinan ve uluslararasi mahkemelerde mahkum edilen, savas sucu isleyen ve soykirim yapan Israil mi problem yoksa Israil'in saldirmis oldugu Iran mi?

Bu nedenlerle cok acik ki anlasma, Amerikan gudumunde gizli bir Israil'i koruma anlasmasi gibi duruyor. Bunun da nedeni Turk makamlarinin yaptigi Iran vurgusu. Bu olmasaymis gayet iyi bir anlasma.
+2
Sour
(09.08.26)
(16)

Sizce akademisyenler diğer insanlardan daha fazla saygıyı hak ediyor mu?

lostinway91
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
-7
lostinway91
(08.08.26)
sadece akademisyen olduklari icin degil. mesela turkiye'de akademisyen olmak torpile bagli. torpille bir yere gelen insanin da hem ahlaki hem de mesleki yeterliligi sorgulanir. dolayisiyla sirf akademisyen diye saygi duymam. ayrica pek cok akademisyen de akademiyi salla basi al maasi olarak goruyor. dogru duzgun bir ders anlatimiyla insan yetistirmeye calismak da yok arastirma yapip bilime (ve insanliga) katki sunmak da yok. basarili olmasi zor bir meslek, saygiyi belirli kosullari sagladiklarinda hakediyorlar, sadece titri almis olmak yeterli degil.
0
Sour
(08.08.26)
Hayır çünkü insanlara sadece mesleklerinden dolayı saygı duymuyorum.
+4
peki madem
(08.08.26)
Hayır.

Hatta bazı akademisyenler saygıyı hiç hak etmiyorlar.
0
rock n roll
(08.08.26)
20'li yaşlarda ve üniversitede öğrenci iken evet derdim ama artık buna kolayca hayır diyebilirim.

sadece akademisyen değil; öğretmen, doktor, mühendis konusunda da benzer şeyler düşünüyorum ama konumuz akademisyenler.

gerçekten başarılı olanları, öğrencilerin hayatına dokunanları, konuşması ile tavrı ile fark yaratanları tenzih ederim ve bu platformdaki akademisyenler de eminim katılacaktır düşünceme: çok fazla boş beleş akademisyen var. nasıl o pozisyona gelmişler, üniversiteye akademiye ya da hayata katkıları nedir diye sorguladığım oldu. hadi meslekleri hakkında ya da akademik manada bilgisizler ama bari iyi insan olabilseler. ne bileyim haksızlıklara karşı kaypak olmasalar, bazen kendi aralarında olsa bile ses çıkarabilseler.

profesör ünvanı almış çoğu kişi zaten dinozor. torpille araştırma görevlisi olmuş 25 yaşında akademisyen kadar katkısı yok hiç bir şeye. profesörlere artık daha bile az saygı duyuyorum. işlerini asistanlarına yaptırırlar, kendilerini güncellemezler, her ay 150bin tl maaş alırlar bilmem kaç yıllık cümleleri papağan gibi tekrarlamak karşılığında.

bu konuda ümitsiz ve mutsuzum o yüzden akademi ile münasabetim yarım bırakılmış iki farklı yüksek lisans programıyla sınırlı kaldı.

söylemek zorunda hissediyorum ki yukarıda söylediklerimin tam zıttı, çok kıymetli hocalarım ve tanıdığım kıymetli araştırma görevlisi kişiler oldu. böyle bir avuç insanı tenzih ederim.
+1
biseysorcaktim
(08.08.26)
Toplumsal olarak görece daha fazla saygı görüyor olabilirler. Veya böyle bir talepleri de oluyor bir kısmının gördüğüm kadarıyla. Çoğunlukla duyulan bu saygı kazanılan parayla veya bilgiyle doğru orantılı olarak algılanabiliyor.

Ancak ben şahsi olarak herhangi bir işi iyi yapan insanlara saygı duyuyorum genelde. Yani bu durum temizlikçilik de olabilir, asfalt döken belediye çalışanı da, tesisatçı da, hasta annesine bakan ihtiyaçlarına yardımcı olan evlat da.
Benim gözümde bu insanların akademisyenden bir eksiği yok saygı anlamında.
+1
ezkaza
(08.08.26)
ben mesleklerden ziyade başarıya saygı duyarım. akademisyensiniz, hangi araştırmaları yaptınız, hangi araştırmalarınız hangi ciddi yayın organlarında yayınlandı. bilim adına neler yaptınız? torpille akademisyen olup hiç bir şey yapmadan mesai dolduran insanlar var biliyoruz. şimdi ben bu tür insanların nesine saygı duyayım?
+1
omer460
(08.08.26)
Akademi adam kayırmacılığın en çok döndüğü yerlerden biri. Sadece Türkiye'de değil, evrensel olarak böyle bu. Yani çoğu kişi emek ve başarısı ile bir yerlere gelmiyor. Dergilerde makale yayınlamak adamcılık ve fonlara ulaşabilmekle mümkün olabilen bir şey. Yayın yapmıyorsa zaten akademinin öğretmenlikten farkı yok.

Bence bir elektrikçi, otomobil tamircisi daha işe yarar becerilere sahip. Ben onlara daha çok saygı duyuyorum.
0
michael harddd
(08.08.26)
her alanda işini hakkıyla yapan her insana saygı duyarım. bunu sırf akademi için düşünmemek lazım. kayırmacılık ise her sektörde/pratikte var, sadece farkında değilsiniz. bu yüzden bunu genelleyip tüm akademisyenleri değersizleştirmeyi de doğru bulmuyorum.

ed: aşağımdaki deli de damlamış. diğer kurtlar vadisi hayranı çukurambar ülkücüsünden de farklı bir cevap beklenmez. genelleme yapanlara buradan da bir porsiyon genelleme.
+1
eileengray
(08.08.26)
Akademisyen dediğin kişiler birilerinin ayakçısıdır fazlası değildir.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(08.08.26)
Hakkıyla akademisyen olan tanımıyorum artık
-2
Hallegadola
(08.08.26)
Saygı kişilerin karakterlerine, hayattaki duruşlarına karşı olur. Meslekten ,unvandan bağımsızdır.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(08.08.26)
Cahit Arf demiş ki; “Öğretim üyesi arkadaşlarımız iyilerdi hoşlardı, ama çoğunun bilime dair öyle bariz bir ilgileri yoktu. Asıl hedefleri işte, profesör olmak, dekan olmak, senatoya girmek, rektör olmak gibi şeylerdi. Yani bilim peşinde değil, rütbe peşinde koşmak.
Halbuki üniversitesi bilim yapmaya müsait haldeydi, Witt geldi, Blaschke geldi, Hasse geldi; başka pek çok insan gelip gittiler.
Bunlar her geldiklerinde seminerler verirlerdi.
Ben ise arkadaşlarımı yalvar yakar götürebiliyordum bu
konferanslara, o kadar ilgisizlerdi yani. O yüzden, sıkılmaya başlamıştım epeydir;'
artık bu işi bırakmanın zamanıdır' dedim..”
0
tadartatmaztadantatar
(09.08.26)
"Perché non i titoli illustrano gli uomini, ma gli uomini i titoli."
0
banach
(09.08.26)
Bu din adamlarina saygi duymak gibi bir sey. Ulvi bir seye hayatlarini adadiklarini dusunebilirsiniz ama olay insanda bitiyor, meslekte degil.
+1
osssy
(09.08.26)
hakkini veren akademisyen saygiyi hakediyor
birincisi bir konuda gercekten bilgileri oluyor bilgisine saygi
ikincisi de benim gordugum mesaileri pek bitmiyor surekli okuma ogrenme modunda
benim saygim ogrenme motivasyonalrina
0
aloneinthedark
(10.08.26)
yorumlarda sey vibe'ini aldim. nasil okumamislar okumuslardan nefret ediyor bu ulkede; az okumuslarin da cok okumuslari kiskanmalarini gordum.

bunu akademiyi gorup "sikerler ben para kazanmak istiyorum" diye kacan biri olarak yaziyorum. gercekten ugrastiklari isi yapabilmek icin pek cok imkandan feragat eden o kadar arkadasim var ki.

bir kismi doktorayi bitirince ruhlarini faang'e satmaya karar verdi birakti, bazilari hala devam ediyor odenek kovaliyorlar.

torpillilerden vasifsizlardan bahsedilmis, bence onlari akademisyen olarak degerlendiremeyiz
-1
aguen
(10.08.26)
(10)

ehliyet sürüş sınavı

art cat chocolate
daha 2 akşam önce hatasız şekilde 2-3 defa tüm parkları yapmıştım. parklarım iyi yani normalde.sınavda aşırı heyecanlandım. bir tanesini bile yapamadım. tamamen her şeyi unuttum.ilk sınavda da heyecandan güzergahı karıştırdım.ağzım kuruyor heyecandan, çok çarpıntım oluyor. normal sürerken değil sade
daha 2 akşam önce hatasız şekilde 2-3 defa tüm parkları yapmıştım. parklarım iyi yani normalde.

sınavda aşırı heyecanlandım. bir tanesini bile yapamadım. tamamen her şeyi unuttum.

ilk sınavda da heyecandan güzergahı karıştırdım.

ağzım kuruyor heyecandan, çok çarpıntım oluyor. normal sürerken değil sadece sınavda böyle oluyor.

bunu nasıl aşarım?
0
art cat chocolate
(08.08.26)
(bkz: dideral)
+1
yadigar
(08.08.26)
Motive etmeye geldim 😀

Heyecanlanman normal ama kendine şunu sorabilirsin. " Yapamazsam en kötü ne olur?" Böyle düşündüğünde rahatlarsın. Dünyanın sonu değil, sağlık olsun.

Yapamazsam en kötü ne olur? bu soruyu sorduğunda bence rahatlayacaksın ve kolay olacak. Çünkü sen zaten yapabiliyorsun, sadece heyecanlandığın için olmuyor.
+1
rock n roll
(08.08.26)
dideral bu durumlarda önerilse bile pek faydalı olduğunu görmedim:/
0
homohominilupus
(08.08.26)
direksiyon sınavında ezbere hareket ediliyor haklı olarak, ama yeterince tecrübeli sürücüler bunları düşünerek yapmıyor. çok veya iyi yaptığınız herhangi bir şey heyecanınızdan daha az etkilenir. yani daha fazla pratikle "unutulabilir" bir şey olmaktan çıkarmak işe yarayabilir.

ilk cevabı tiklememişsiniz, ama ciddi anksiyete yaşıyorsanız da psikiyatriste danışmak ve ilaç çözümlerini değerlendirmek mantıklı olabilir.
+3
matlii
(08.08.26)
dideral cevabı eksilenmiş ama sakinleştirici iyi fikir olabilir. uzman değilim altını çizerek belirteyim de sonra başıma iş almayayım ama bu tür işlere yönelik hızlı etki eden sakinleştiriciler var. yalnız başka bir zamanda bir tane atıp denemenizi öneririm etkisini görmek açısından, çok etkili olursa koordinasyonu etkileyebiliyor çünkü. sınav stresi farklı. biz bir kere araçla cıngan mahallesine girdiydik. teyzem usta şoför olmasına rağmen o anın stresiyle çıkmakta zorlandı. sanki tır sürüyormuş da arkada dorse varmış gibi manevrayı ters filan yapıyordu çıkarken, sağa kıracağı yerde sola filan kırıyordu, acayip şaşırmış da ben düzeltmiştim. sinir-stres-panik yaptırıyor insana bunu.

bu arada bir kez tecrübe ettiğiniz için muhtemelen hiçbir şey yapmasanız bile ikincisinde daha rahat olursunuz. sakinleştirici gerçekten iyi bir fikir olabilir önceden denemek kaydıyla. çok gördüm ben öyle ehliyet zamanı hapçı gibi gezen adam, anormal bi durum da değil herkes yapıyor.
+2
der meister
(08.08.26)
Gitmeden evde veya termosunuza doldurup yolda içmek için papatya çayı yapın, beni epey sakinleştirmişti.
0
ekimoloji
(08.08.26)
Dideral demeye gelmiştim. Reçetesiz satılıyor diye biliyorum. Ben sunum yapmadan/ sınava girmeden önce atarım bi tane genelde.

Eczaneye danışabilirsiniz bu konuda bence.
+1
substituent
(08.08.26)
dideral hormon salinimini ve kalp damarlarinin uyarimini engelleyen bir ilac. boylelikle kalp atisini yavaslatiyor, tansiyonu dusuruyor. eger kalple ilgili (gizli) bir probleminiz varsa dideral kullanmak yan etkiler ortaya cikarabilir (ritim bozuklugu gibi). eger ola ki nabziniz dusukse ve bu ilaci alirsaniz bilinc kaybi yasayabilirsiniz. bilin de ona gore alin.
0
Sour
(08.08.26)
mesajla cevap veriyordum. buraya yazayım.

ben astım hastasıyım. dideral benim için riskli, kullanamam. kulanırsam astım krizine girerim. kalple ilgili de mitral yetmezliğim var. beta bloker olarak saneloc kullanıyorum.

kurstaki hocalar da dideral deyip durdular, tüm heyecanlı öğrencilere bunu öneriyorlarmış. bence doğrudan ilaç ismi verip öneri yapmak tehlikeli
+2
🌸art cat chocolate
(09.08.26)
uzun nefes verme tekniği anksiyeteyi azaltıyor. 4 saniye de alip 8 saniyede veriyoruz. bunu 4-5 dakika tekrarliyoruz.
0
sinematikcrop
(09.08.26)
(8)

Abartı tepki mi verdim sizce?

egerbiryolcu
Çok ağır yorucu bir haftanın ardından sabah erken kalkıp kendimce güzel bir kahvalti hazırladım öncesinde bulaşıkları hallettim kedilerin mamasını verdim iş guc de yaptım. Bir iki çeşit de pisirmeli kahvaltiliklar hazirladim çayı demledim.Hava da çok sıcak baya ben de pistim. Hevesli hevesli güzel t
Çok ağır yorucu bir haftanın ardından sabah erken kalkıp kendimce güzel bir kahvalti hazırladım öncesinde bulaşıkları hallettim kedilerin mamasını verdim iş guc de yaptım. Bir iki çeşit de pisirmeli kahvaltiliklar hazirladim çayı demledim.Hava da çok sıcak baya ben de pistim. Hevesli hevesli güzel tabaklari hazırladım her şey hazır tam yiyeceğiz derken telefon çaldı annemin. (Saat 10) Ben de annemin huyunu bildiğim için (ayıp olmasın diye kendi pek bitirmez konuşmayı) meşgule at kahvaltidan sonra dön dedim. Öyle yapicam deyip ama WhatsApp tan ariyomis deyip acıvermis bulundu. Bir akraba ariyo laflamak için.

Ben hemen sinirlenmeye başladım çünkü biliyorum o konuşma uzayacak anneme kahvaltı yaptini soyle dedim onu da söylemedi ilk açarken. Ben yalnız yemek istemiyorum annem için de her şey soğumuş olacak. Baktım gerçekten uzuyo konuşma annemin yanında bekliyorum kaş göz yapıyorum ayıp bir şey de değil üstelik müsait olmadığını söylemek. Annem de kapatmak istiyor tamam canım kız da beni bekliyo diyecek karşıdaki kadın lafa giriyo uzattıkca uzatiyo. Bir ara annem kahvaltı lafını etti kadın yine üstüne konuştu. En son nihayet lutfetti karşıdaki kadın siz kahvaltinizi yapın dedi ama bı on dakika da bana hayırlı kısmet duası yaptı.

Baya bı moralim bozuldu iştahım kaçtı zaten tek başıma yemiş gibi oldum. Her şey sogufu. Annem de napiyim kızım haklısın keşke acmasaydim vs dedi ama bunu benim sevmediğimi biliyo üstelik bence sabah uyku kahvaltı iş güç saati içinde de kimseyi sohbet için aramaazsın. Çok ofkenenmemin sebebi bu daha önce de çok arayan olmuştu böyle.

Annemi de belki üzmüş oldum bana saygı duymuyorum başkalarına öncelik veriyosun onlar daha önemli vs soylendim de soylendim ama gerçekten günüm böyle bir şey için zehir oldu ( duygusal ve fiziksel olarak yiprandigim bir dönem olduğu için de daha çok dokundu,)
0
egerbiryolcu
(08.08.26)
Daha eski zamanın insanları meşgul olduklarını, müsait olmadıklarını söyleyemiyorlar, ayıp gibi geliyor onlara. Benim annem de öyle. Karşı tarafın konuşmayı böyle durumda uzatmaması gerekir.

Sen de haklısın annenle kahvaltı etmek istemişsin ama herkes senin için benden daha öncelikli diye abartmışsın biraz.
+2
rock n roll
(08.08.26)
Abartmamin bir sebebi de hayır demeyi en azından benzer durumlar için öğrenmeye çalışsın. Bundan sonra dikkat eder diye düşünüyorum. Çünkü abartı tepkilerden sonra bir şeyler fark ediliyo maalesef.
0
🌸egerbiryolcu
(08.08.26)
Kac yasinda kadin, bu saatten sonra boyle koklu bir karakter degisimini ogretmeniz cok zor. Bilalis o an kas göz yaparak kadincagizi strese sokmussunuz.
0
duster
(08.08.26)
ben de bunu jenerasyonla alakali bir durum gibi algiladim. denildigi gibi eski donem insanlarinda musait olmadigini belirtmek ayip karsilaniyor, karsi taraftan da oyle algilaniyor. ha acmasaymis daha iyiymis ama yapacak bir sey yok, acmamak bile problem olabilir.
-1
Sour
(08.08.26)
normal
0
co2s2
(08.08.26)
Haklısın ve bence böyle bir insana doğru tepkinin ben tabağına yemeğini alıp içeri başka bir yere geçmek olduğunu düşünüyorum.
O an bulunduğu ortama saygı duymayan insana ben de saygı duymam.
-2
denizgonen
(08.08.26)
benim annem de aynısını yapardı ben de anneme sinirlenirdim aynı durumda, sonra da pişman olurdum kesin. anneler çocuklarına karşı biraz daha dişli olmalı ya, o kadar emek ve fedakarlıkla büyütmüşün biraz ağırlığınızı koysanıza be..

Özellikle bu tip anneler tüm hayatlarını maalesef "idare etme", çekme çevirme modunda yaşadıkları için hayır deme, haklı olsalar bile insanlara karşı kırılacağı tepkiler verme yetilerini kaybediyorlar. hele söz konusu çocukları olunca max fedakarlık modu açılıyor. Siz de aslında onun iyiliği için biraz tepkisini insanlara karşı koyabilsin istiyorsunuz ama olmuyor. Belli ki anneniz de bu profilde biri, ben kendimi son zamanlarda frenliyorum anacığıma karşı, siz de üzmeyin teyzemi böyle şeyler için :)
+2
fatihdr
(08.08.26)
Sinirlenmenizi anlıyorum. ben de birçok konuda anneme kızıyordum hayatını zorlaştırdığı sınırlarını koruyamadığı için ancak bir noktada annenizin tüm yaşamını böyle geçirdiğini ve değişmeyeceğini, kendisinin en azından sizin kadar bundan şikayetçi de olmadığını kabullenip hayatınıza ona göre devam etmeniz gerekiyor.
+1
sparky
(09.08.26)
(7)

Kpss deneme sonuçları dertleşme

havadakarada
Bir buçuk ay önce kpss'ye hazırlanmaya karar verdim. Öylesine bir deneme çözdüm, 2021 kpss'si. Süre yetmedi ama devam ettim. 67 net çıktı. Bugün deneme çözdüm pegem, 49 net çıktı. Bu ikisi arasında da 82'yi bile gördüm. Süre yettiği de oldu ama genelde yetmedi.Bu nasıl iş gardaşlar? Yayınevi denemes
Bir buçuk ay önce kpss'ye hazırlanmaya karar verdim. Öylesine bir deneme çözdüm, 2021 kpss'si. Süre yetmedi ama devam ettim. 67 net çıktı.

Bugün deneme çözdüm pegem, 49 net çıktı. Bu ikisi arasında da 82'yi bile gördüm. Süre yettiği de oldu ama genelde yetmedi.

Bu nasıl iş gardaşlar? Yayınevi denemesi çözmek yerine ön lisans ve ortaöğretim geçmiş denemelerini mi çözsem acaba.
0
havadakarada
(07.08.26)
Deneme sonuçları

ibb.co
0
🌸havadakarada
(07.08.26)
bu tür sınavlarda zaman yönetimi idmanı da yapmak gerek. içeriği fark etmeksizin, haftada 3 tam sınav çok yoğun bir çalışma sağlar. zaman yönetimine de pek iyi gelir.

kpss çok garip bir sınav, sorularını çözdüm ama girmedim hiç. bu yüzden hangisini çözmek lazıma bir cevabım yok.
0
klassno
(07.08.26)
Her gün 1 deneme çözüp cevaplarını inceliyorum. Öğleden sonra da soru bankası vs.
0
🌸havadakarada
(07.08.26)
bir bucuk ay hicbir sey degil. daha yeni baslamissiniz.

edit: bir sene onceden baslamak gerekiyor.
0
Sour
(07.08.26)
@sour 1 aydan az kaldı
0
🌸havadakarada
(07.08.26)
Az yetişmez

Benim hedef 120de en az 110du ki daha da iyi yapıyordum sınavda 100ü anca geçmiştim. Derece yaptım yine ama alanda derece gelmişti
0
Hallegadola
(08.08.26)
Hayırlısı be
0
🌸havadakarada
(08.08.26)
(11)

Hayatınızda iyi giden şeyler

arbre
Bunları çevrenizle ya da internette paylaşıyor musunuz? Bozulmaması için gizli mi tutuyorsunuz? Sevgili olur, eşinizin hamile olması olur, ev araba olur...
Bunları çevrenizle ya da internette paylaşıyor musunuz? Bozulmaması için gizli mi tutuyorsunuz? Sevgili olur, eşinizin hamile olması olur, ev araba olur...
-9
arbre
(05.08.26)
Eskiden çok yakın sandığım kişilerle paylaşırdım. Artık paylaşmıyorum.
Bozulacağına inanıyorum.
İnternette hemen hiç paylaşım yapmıyorum zaten.
+2
pro9it9is9
(05.08.26)
bir şeyler tamamlanana kadar anlatmamaya dikkat ediyorum. aile dışında kimseye ev alıyoruz demem mesela ama aldıktan sonra da özel çabayla gizlemem. ne çok herkese her şeyi yaymak lazım ne de aşırı gizlemek. İlişkiyi gizleyip çat diye evlendiğini duyuranlar var mesela. O kadarı art niyet gibi. Hayatında iyi giden şeyler bir şekilde görünüyor zaten dışarıdan. özel günlerde seyahatlerde vs birkaç paylaşımdan zarar gelmez. ama oturup da iyi giden bir evliliği ya da kariyeri detaylı detaylı anlatmaya gerek yok bence de
+4
dfn4
(05.08.26)
Ne sevincimi ne de üzüntümü detaylı paylaşıyorum. Derdimle keyiflenen, mutluluğuma haset eden insanlar var. Tanıdıkça mimliyorum bunları ve yanlarında ketumlaşıyorum.
+4
auroraaurora
(05.08.26)
Gizli kalması iyi olur .
Eşler arası kavgalar, küslükler de güven
ve samimiyet olduğu sürece gizlenmeli.
Güven kalmadığında artık o olması gereken gizliliğin yerini otomatikman ifşalar alıyor malum.
Eşler arası uyumlu giden bir hayatta çevreden olabildiğince gizli kalmalı.
İnsanın insanı fikren manen oyduğu, birbirlerlerine kaeşı haset etmek için bir çok nedenlerinin olduğu bir zamandayız.
Gençliğmizde sınavdan alınan güzel not bile kıskançlık için yeterli.
Düğünde başkasının üstünde görülen altınlar kıskançlık için yeterli .
Aynı ünvana , aynı çalışma süresine sahip kişiler arasındaki 200 TL lik maaş farkı bile (bir döner parası belki ) kıskançlık için yeterli .
Verilen kilolar bile kıskançlık için yeterli.
Nasibimizde olmayan belki hayır getirmeyecek şeylerin peşinde koşarak bir hayat tüketiyoruz .

Rakip olarak içselleştidiğimiz kimi tanıdıklarımızın bir şekilde yerin dibine geçmesi ve ellerindeki imkanlarının gitmesi için iç dünyamızda zaman harcıyabiliyoruz .
İş yerlerinde bu ayak kaydırmalar açıkça görülür.

Maddi imkanlar da çoğunlukla saklı kalmalı . Yoksa borç isteyen adaylarla karşılama olasılığı çok yüksek. Maaşı aldığının ertesi günü borç isteyenler
bile var.

Bazı sorunlara çözüm için sorunlar/konular anonim olarak internette sorulabilir ki örneklerini
kimi sosyal gruplarda görüyoruz.
+1
diyecevaplandı
(05.08.26)
Eğer gerçekleşeceğine dair beklenti / işaret varsa bunu çok kısıtlı çevreme (2-3 kişi) paylaşırım. Olursa da konusu geçtiği takdirde paylaşırım. herkesin bilmesi için özel çabaya girmem.
0
kurmalifare
(05.08.26)
Hemen hemen hicbir seyi paylasmam. Bir felsefe hocamin sosyal medyasinin biyografisinde yazdigi sey cok hosuma gitmisti: Paylasimlarinda kamu yarari gozetir. Yani araba almaniz, tatile gitmeniz vs'nin kamu (takipciler) icin hicbir yarari yok. Bunun arkasindaki motivasyon da aslinda hava atmak, kendizi bu anlamta tatmin etmek. Bir sey paylasiyorsam mutlaka altina bilgilendirici, anlamli bir seyler yazmaya calisiyorum, paylasimlarimi buna gore yapiyorum. "Bozulmamasi" gibi seylere de zaten inanmiyorum.
+3
Sour
(05.08.26)
evet gizli tutuyorum.. bu konuda hepten takıntılı hale geldim.. çünkü inanılmaz etkilendiğimi düşünüyorum.. beni boşver objektif gözlemim: bizim toplum aşırı fesat.. bir standart avrupalı ya da japon senin hayatını aşırı umursamaz bireysellik ve mesafeden dolayı.. o yüzden bir norveçte japonyada nazar değmiyor ama anadolu nazarın başkenti..bizim toplum ise tam tersi..hatta şöyle söyleyeyim.. mesela senin hayatında güzel bir olay oldu işte herhangi bir olay kariyer ailede vs.. en yakın dediğin kişiler bile buna içten içe hasetleniyor çünkü sende olan şey onda yoksa o sende eksikliğini görüp tetikleniyor.. buna o kadar çok ama o kadar çok şahit oldum ki.. hiç beklemediğin insanlardan..tabi bu kişiler biz hasetlendik demiyor ama davranış ve sözleriyle belli ediyor.. hatta daha da beteri mesela bi kişi sana haset etmiyor ama sende olan bir nimeti çok beğendi ve çok övdü diyelim..keisnlikle nazar değiyor ve mutlaka o nimetle ilgili bir olumsuzluk yaşıyorsun.. o kada rçok şahit oldum ki.. orantısız övüldükten sonra çok tatsız hadiseler başıma geldi. tabi her şeyini saklayamıyorsun bi noktada ortaya çıkıyor..yapacak bişi yok.. en azından tavsiyem herkese her şeyi anlatayın sosyal medyada paylaşmayın.
+1
iwillsee
(05.08.26)
Yok ki
+1
Rondak
(05.08.26)
ben berbere bile bütün hayatımı anlatıyorum.
+1
antihero
(05.08.26)
hiç bişeyi eşime dostuma bile söylemiyorum. bırakın interneti. herşeyi herkesin bilmesine gerek yok. gereken kişiler bilsin yeterli. zaten öyle millete bişeyler gösterme derdinde de değilim.
+2
omer460
(05.08.26)
Güzel şeyler yazmışsınız teşekkür ederim
-5
🌸arbre
(05.08.26)
(5)

Taksim civarındaki satılık binalar

adwokat
Dün bölgede takılırken çok sayıda satılık bina dikkatimi çekti. Birçoğunun da fiyatı uygun. Tabii ki hepsi kentsel sit alanı içinde, harabe, şu an için çivi bile çakılamaz vs.. ama sonsuza kadar bu binalar böyle mi devam edecek? Buraların olayı nedir tam olarak? Yatırımlık düşünülebilir miÖrnek bi i
Dün bölgede takılırken çok sayıda satılık bina dikkatimi çekti. Birçoğunun da fiyatı uygun. Tabii ki hepsi kentsel sit alanı içinde, harabe, şu an için çivi bile çakılamaz vs.. ama sonsuza kadar bu binalar böyle mi devam edecek? Buraların olayı nedir tam olarak? Yatırımlık düşünülebilir mi

Örnek bi ilan mesela;
shbd.io
-1
adwokat
(04.08.26)
taksim civarında 8 milyona bina veriyorlarsa zaten başka bir şey söylemeye gerek yok :D
İstanbul'un ortasının da ortasında ne yatırımlığı :D
-2
croswell
(04.08.26)
Dostum bina demişsin ama burada katlar bile yok :)
Western film sahnesi gibi ön duvarı sadece.
Muhtemelen belediyeyle, bakanlıkla arası iyi işleri çözecek biri alır yapar.
0
burfak
(04.08.26)
bu bina tarihi eser kategorisindeyse anıtlar kurumu denetimine girer. öyle olunca aşağıya yazacağım şeyler oluyor.

İzinsiz tadilat yapılamaz. Kapı, pencere, çatı, cephe, balkon, hatta bazen iç mekândaki belirli unsurlar bile kurul iznine tabi olabilir.
Yıkım veya yeniden yapım çok zordur. Bina ağır hasarlı olsa bile kurulun onayı gerekir.
Restorasyon maliyeti artabilir. Kullanılacak malzeme ve yöntemler kurulun istediği standartlarda olmak zorundadır.
İşlemler uzun sürebilir. Proje hazırlanması, kurul toplantısı ve onay süreçleri haftalar hatta aylar sürebilir.
Kat karşılığı dönüşüm veya kentsel dönüşüm zorlaşabilir. Müteahhitler bu tür binalara girmek istemeyebilir.
Enerji verimliliği uygulamaları kısıtlanabilir. Dış cephe mantolama, PVC pencere, güneş paneli gibi uygulamalara izin verilmeyebilir veya özel şartlar aranabilir.
Bakım yükümlülüğü devam eder. Bina sahipleri yapıyı korumakla yükümlüdür; kendi haline bırakılması da sorun oluşturabilir.

yani ilgileniyorsan ilk önce anıtlar kurulu denetimine girip girmediğini araştır.

ahşap evler de çoktur dikkat edersen. yıkılmıştır harabedir, satsan kimse almaz, yapsan orjinaline sadık kalmak zorundasın bu yüzden kendi evlerini kundaklatanlar bile olmuştur.

diyelimki anıtlar kuruluna girmiyor bu sefer sağındaki soğundaki binalar girer. eski binalar. kendi binanı yıksan onlar da yıkılır veya zarar görürse al başına belayı. zaten günümüz kanunlarında arazinin yüzde 20 sini falan belediye alıyor çevre düzenlemesi için.

hiç bişey olmaz demek de değil bu dediğim. imkanın, paran vardır, her yönüyle araştırırsın, tartarsın. kafana yatarsa girersin .
+1
omer460
(04.08.26)
Boyle cok fazla mustakil bina var. Sadece Beyoglu'nda degil Balat'ta da var. Denize 2 dk. mesafede, yol yalisi gibi. Fiyatlari da cok uygun. Fakat sadece boyle bir suru binanin olmasi ve kapis kapis gitmemesi bile yeterince kusku uyandirici degil mi? Yani bunu dusunen tek siz degilsiniz herhalde!

Not: 2. dereceden tarihi eser bina sahibiyim, fakat yatirimlik degil, dedemden kalma.
+1
Sour
(04.08.26)
taksim civarı eli yüzü düzgün binalar 30m civarı falan.

bu gösterdiğinize de projesi inşaatı vs. en az 15-20 gider. benzer hesap yine.
0
gurur
(05.08.26)
(3)

Ucretsiz AI logo tasarimi yapan platform var mi?

Sour
Merhaba! Hani sirketimizin, sektorumuzun vs. ozelliklerini giriyoruz ve logo sunuyor. Ucretsiz bir platform var mi? Chatgpt, Claude vs. denedim ama cok dandikler. Bu alanda ozellesmis, kaliteli logo uretebilecegim bir arac var mi? Tesekkurler!
Merhaba! Hani sirketimizin, sektorumuzun vs. ozelliklerini giriyoruz ve logo sunuyor. Ucretsiz bir platform var mi? Chatgpt, Claude vs. denedim ama cok dandikler. Bu alanda ozellesmis, kaliteli logo uretebilecegim bir arac var mi? Tesekkurler!
0
Sour
(03.08.26)
2 yıldır tüm yapay zeka modellerini kullanarak tasarım ve video yapan bir grafik tasarımcıyım.

öyle bir ai yok. şirkette ben yapıyorum logo ve ikonları.
0
art cat chocolate
(03.08.26)
Peki bir grafik tasarimci olarak "eh fena degil", "hic yoktan iyidir" falan diyebileceginiz bir arac var mi?
-1
🌸Sour
(04.08.26)
yok maalesef. bizim şirkette "ya ben gemini ile yaparım ya logo nedir basitt ;)" diyen kişilerin, yapamayıp art cat biz yapamadık sen yapsana dediği çok oldu.

işim kolaylaşır umuduyla denedim ben de tabii. ancak hiçbir model düzgün üretemiyor. vektöre çevirilmesi lazım mutlaka ama vektöre çeviren toollar da berbat çeviriyor. yamuk yumuk pürüzlü veriyor. gradient varsa mutlaka patlatıyor falan. bazı şekilleri birleştiriyor, onları ayrı renklendiremiyorsunuz. bazı şeyleri de aşırı parçalı çiziyor toparlayamıyorsunuz.

aşırı sade basit bir ikon olmayacaksa, hiçbir ai logo için kullanışlı değil. o logolarda bile yaratıcı bir şey üretemiyor ve tam düzgün olmuyor.

ayrıca koskoca şirket logosunu kıytırık bir şekilde mi hazırlatacaksınız? markanızın yüzü olacak o logo. kalitenizi temsil edecek.

logo öyle jpeg dosyadan ibaret değil. renkleri ve fontu amblemi özenle düşünülüp tasarlanmalı. vektörel olarak kusursuz çizilmeli ki basılı ve dijital olarak sorunsuz kullanılabilsin. siyah beyaz hali hazırlanmalı, safe alanları belirlenmeli. bir grafik tasarımcıyla anlaşırsanız bir sürü kullanıma uygun olacak şekilde versiyonlar üretip gönderir.

ben ajanslarda çok çalıştım, rezalet markalarla da çalıştım. logolarını küçücük yolluyorlar jpg veya png olarak. sonra "neden bulanık???" diyorlar. lütfen bu şirketlerden olmayın. :')
0
art cat chocolate
(04.08.26)
(3)

Giyim sorusu

arbre
Erkek beach giyim için (Fethiye falan) hangi markalar önerirsiniz?
Erkek beach giyim için (Fethiye falan) hangi markalar önerirsiniz?
-20
arbre
(02.08.26)
Abi beach giyim markası diye bir şey yok. Beach'e giyilecek kiyafet tipleri var. Keten gömlek/tshirt, polo tshirt falan.
Şekil yapacağım diyorsan heralde fred perry, polo, lacoste falan olur.
0
logisticsmanager
(03.08.26)
Çalış, aksazlar ve katrancı koyu için beyaz atlet, diz altı şort, gezer terlik ve mavi 10 litrelik su termosu.

Abi fethiye ye gidiyosun. Kasma bu kadar.
+5
Lh12
(03.08.26)
Fethiye oldugunu belirtmeniz iyi olmus. Fethiye'de giyim icin tavsiyem yok. Ama isterseniz Cesme icin verebilirim. Cok rahat etmemekle birlikte Cesme icin aldiklarinizi Foca'da da giyebileceginizi dusunuyorum. Yine de risk sizin.
0
Sour
(03.08.26)
(5)

Yurt disi oturumlu biri trde banka hesabi acabilir mi

Purple life
Özellikle ing bank icin soruyorum.Kredi karti olmadan vadesiz try ve eur hesabi acmak istiyorum. Vatandasligim var ama ikametgah yurt disi.Mümkün mü?
Özellikle ing bank icin soruyorum.
Kredi karti olmadan vadesiz try ve eur hesabi acmak istiyorum. Vatandasligim var ama ikametgah yurt disi.

Mümkün mü?
-1
Purple life
(02.08.26)
Mumkun. E-devlet'ten ikametgah aldiginizda yurt disindaki adresiniz cikiyor. Onu veriyorsunuz.
0
Sour
(02.08.26)
Evet açılıyor. Hatta Ziraat özelinde direkt mobil uygulamasından açabiliyorsunuz evrakla vb. uğraşmadan.
0
salihdt
(02.08.26)
Chipli yeni TC kimlik kartiniz ve NFC ozellikli cep telefonunuz varsa pek cok banka uzaktan video konferans yoluyla hesap aciyor.
0
sertac akin
(02.08.26)
Gecen sene ikametim yurtdışında diye kredi kartı limitimi artırmadılar :)
0
jülsezar
(02.08.26)
Zamanında ing'de annemle ortak hesap yapmak istedik, ing yurtdışında yaşadığım için olmaz demişti.
Ing son yıllarda zor bir banka malum şube kalmadı. Sormanız mantıklı olur çünkü normal değiller.
0
logisticsmanager
(03.08.26)
(11)

Yeni eve taşındım (eşyalı) Tv sorunu

gobekliraki
Evde tv var kocaman. Yanında uydusu da var ama açınca “sinyal yok” diyor. Böyle tak çalıştır aletler var mı, hemen aşağıda media markt falan var gidip alayım ordan. İnternet bağlatmadım, uzun süre kalmayacağım burda.
Evde tv var kocaman. Yanında uydusu da var ama açınca “sinyal yok” diyor. Böyle tak çalıştır aletler var mı, hemen aşağıda media markt falan var gidip alayım ordan. İnternet bağlatmadım, uzun süre kalmayacağım burda.
-6
gobekliraki
(02.08.26)
yayın ya internetten ya da uydudan gelecek. o yüzden medimarkt'tan alacağın herhangi bir şey işe yaramayacak. sinyal niye yok onu çözmek lazım. kontrol edilmesi gerekenler: cihaz ayarları, kablo, lnb, çanak, ortak çanak ise uydu santrali bağlantısı, soketler vs.
0
lazpalle
(02.08.26)
@lazpalle çok teşekkür ederim cevap için. Ama hiç uğraşamam yönetimle falan. Tv de olmasın
-5
🌸gobekliraki
(02.08.26)
sorun basit bir şey de olabilir. en azından cihaz ve tv bağlantılarını kontrol edin. kiraladığınız/aldığınız kişiden destek isteyin.
0
lazpalle
(02.08.26)
@cosmic ya hiçbişeye bakmadım langırt diye tuttum evi
-6
🌸gobekliraki
(02.08.26)
herhangi bir yerden parayla alacağanız aletle tak diye sorun çözmeniz mümkün görünmüyor çünkü sebebi henüz anlaşılamamış. belki de çok ama çok basit bir şey olabilir.

* kablo bağlantılarının tam olduğundan emin olun (örneğin uydu hattından gelen kablo alıcıya bağlı mı, alıcıdan tv ye bağlantı var mı vb.)
* tvde doğru kaynakta mısınız, hdmi 1, hdmi 2 vb gbi uydunun bağl ıolduğu kaynağa mı bakıyorsunuz?
* uydu alıcı açık mı?
* uydu kumandasındaki menü vb. kısmından ilk ayarı yapmanız gerekiyor mu? tkgs var mı vb. Varsa eğer tek tuşla ayar yapılır yoksa türksatın ayar frekasnını internete yazıp kolayca bulabilrisiniz.

eğer tüm bunlar size çoook uzak bir dili konuşuyormuşsunuz gibi hissediyorsa illa para ile çözmek istiyorsak bir parça almak yerine bir uyducuyu davet edin baksın ama ben olsam öncelikle binada sorumlu kişi ya da ev sahibine bir sorup öyle adım atmayı denerdim.
+3
teletabi
(02.08.26)
@teletabi abi bura bina değil ki gökdelen gibi herkes çok mesafeli çok kurumsal. Ben de o işe gelemiyorum
-6
🌸gobekliraki
(02.08.26)
Cok anlamam ama uydu yayini icin bir yayin saglayiciyla anlasip her ay belirli bir miktar para vermek gerekmiyor mu? O sozlesme yapilmamistir belki? Yani tv ve uydu cihazi isin teknik kismi, ama bu durum sozlesme olmamasindan, yayin saglayici olmamasindan da oluyor olabilir diye dusunuyorum.
0
Sour
(02.08.26)
Televizyon Samsung ise ve TV ayarlarıyla çözülecek bir şey ise, telefon ederseniz müşteri temsilcisi telefonda sizi yönlendirerek sorunu çözebiliyor.

Diğer markalarda da benzeri çözümler var mıdır bilmiyorum.
0
Mirket
(02.08.26)
Binanın tekniğine sor. Danışmaya söyle yardımcı olurlar. Muhtemelen.
+1
kisa
(02.08.26)
muhtemelen uydu taraması yapman gerekiyor tvden, baya kolay. onu kurcala. kabloların doğru bağlandığından emin ol.
0
jelly bear
(02.08.26)
Madem gökdelen gibi bina,teknik servis vardır hakketen, onun bakması daha doğru olur. Ha adam uyducu baksın derse kiraladığınız ev sahibi/emlakçı vs neyse onlarla iletişime geçersiniz.en doğrusu bu bence
0
denizciman
(02.08.26)
(7)

Akademikler, bu kardeşiniz nasıl bir yol izlesin?

stringer
Selamlar,Bazılarınız hatırlar, bir süredir mobbing yiyorum ve yükselmeye yönelik hamlelerim sonuçsuz kalıyor. Özgüvenimi olabildiğince paramparça edip beni olmak istemediğim birine dönüştürmek istiyorlar. 1.5 yıllık süreçte, görünürde hiç sorun yaşamadık ama aramızda hep o gerginlik yaşandı. Ben her
Selamlar,

Bazılarınız hatırlar, bir süredir mobbing yiyorum ve yükselmeye yönelik hamlelerim sonuçsuz kalıyor. Özgüvenimi olabildiğince paramparça edip beni olmak istemediğim birine dönüştürmek istiyorlar. 1.5 yıllık süreçte, görünürde hiç sorun yaşamadık ama aramızda hep o gerginlik yaşandı. Ben her şey bitti sandığımdan, ağzımdan 4 tane yayın hazırladığımı ve bunları doçentlik için beklettiğimi söyledim. Yeni bir hamleyle, bir çelme daha taktılar bana yapmak istediğim başka bir şeyi engelleyerek.

Normalde bunları yayımlayacaktım ancak ortalık doktorasını tamamlamış araştırma görevlisi dolu ve benim durumumu göz önünde bulundurunca en azından bir süre kadro vermeyecekleri aşikâr. Şayet doçent olursam kadroyu vermek zorunda kalacaklar. Ben yayınlarımı beklettiğimi söyleyince, hocamın tavırları değişti. Önce, ne demek doçent olacağım, sen yeni geldin. Çabuk gönder onları, böyle şeyleri düşünme, daha çok erken dedi anlamsızca. Ben de hocam ama diğer arkadaşlarım da bekletiyor diyerek kıvırdım. Sinirlendi. Ertesi hafta,tavır değiştirdi. TR Dizin'de yayın yapmanın zorluğundan bahsetti, minimum bir yıl bekleniyormuş. Sen beklet, sonra yaparsın dedi bana imalı şekilde. Ben buradan şunu anladım. Yayınlarını tamamlamış olsam bile, onları yayımlatmamın birkaç yılımı alacağını düşündüğü için düşüncesini değiştirdi.

Burası değişik bir yer, geldiğimden beri açığımı arıyorlar. Beni ziyaret eden bir öğrenciyi, hocamın yakın çevresinde bulunan biri evine davet etmiş ve kıza açık açık "Sana bir yanlışı oldu mu canım, utanma söyle" diye baskı yapmış. Kız gelip bana anlattı tabii durumu. Çıldırdım ama bir şey yapmadım. Bunu neden anlattım? Çünkü durum ciddi, fırsat bulsalar şutlayacaklar ama benim gidesim yok açıkçası. Hata yapmıyorum.

Şayet bu yayınları yapmazsam, performans yetersizliği vs. diye sözleşme yenilerken sorun çıkarabilirler mi? 33a'lıyım, fakültede bu nedenle sözleşmesi yenilenmeyen kimse yok. Gerçi dekan bey'le de aramız çok iyi ama aramıza girerler diye çekiniyorum. Paronayak oldum azıcık. Neyse, tüm bunlar ışığında bana ne tavsiye edersiniz? Çalışmalarımın hepsi, ABD'deki çalışmalarla paralel ve güncel. Dijital beşeri bilimlere girdim ve benim alanımda benim dışımda çalışan kimse yok. Belli bir ortalamanın üzerinde yazdığıma eminim. Yayın yaparsam, araştırma görevliliği sürecim biraz daha uzayacak. Bu mobbing yiyeceğim sürenin artacağı anlamına geliyor. Doçent olmadan rahat ettirmeyecekler bana. Yayımlamazsam da tembel diyecekler, gerçi kendilerinin bir şey yaptığı yok da. Ha, bir de atıf alamayacağım doğru düzgün. Şu anda yayımlanmış 4 makalem var sadece.
0
stringer
(02.08.26)
Sen artık acil bir şekilde yukarılardan birini bul ve arattır
0
Hallegadola
(02.08.26)
Tam bilmiyorum ama planlarinizi niye bu kadar acik ediyorsunuz? Yani sunu hedefliyorum, sunu yapacagim, bunu yapacagim falan diye.
+3
Sour
(02.08.26)
@Sour, cesaretten maalesef. @Hallegadola, hocam kimse bu insanlar için rahatsız edilmeyi hak etmiyor. O kadar şey yaptılar, hâlâ takmıyor ve işimi yapıyorum. İyi değiller.

@cosmic hocam, o ünvanı alırsam, bir şekilde gerisini hâllederim ama dr. arş. gör. olarak kalırsam, daha çok tepeme binelerler.
0
🌸stringer
(02.08.26)
Yayınları doktoranı bitirmeden yollama hiç bir yere. Bildiğin gibi doçentlik işin sayılmaz yoksa. Hocana da yolladım ama reddedildi de, sandığım kadar iyi değilmişler vs de. Boş da durma bir iki bildiri yap gözlerini boya. Kimseye de şöyle yayınım var bekletiyorum vs deme bu nasıl acemilik? Hiçbir şey olmasa kıskanç insanların göz kalır, bunun az işi var demek ki sürekli makale yazıyor diye üstüne idari iş yıkarlar.

Ar gör dr. öğretim üyeliğinden daha garanti bir kadro bu arada, çok korkma ama öğr. üyeliği şartlarına da hazır tut kendini. Çıkan yayınlarını bile gerekirse sakla ki kadro iste diye baskı yapmasınlar doçent olana kadar. Doktora biter bitmez de hemen beklettiğin tüm yayınları fişekle. Olabildiğinde hızlı üak doçenlik almaya bak.

Doktorası bitmemiş biri işin 4 makale Türkiye şartlarında baya iyi bu arada.
+1
pembe mezarlık
(02.08.26)
Asla öğrencilerle yalnız baş başa kalma bu arada. Kapın hep açık dursun biri geldiğinde. Tek başlarına geldiklerinde öğrencileri odana kabul etme. Gerekirse kantinde ya da herkesin gözü önünde açık ortamlarda yap bu görüşmeleri. Mümkünse yapma. Seninkiler sıkıntı ama sen de bu oyunu oynamayı bilmiyorsun ve dikkatleri iyice üzerine çekiyorsun. Böyle bir ortamda ne yayın planından bahsedilir ne başka şeyden
Onların istediği sessiz ezik rolünü oynayıp saman altından yayınlarını çalışmalarını yapacaksın. Kimseye hiçbir planından bahsetmeyeceksin. Yoksa önüne taş da koyarlar, engellerler de. Bu insanların dergilerde de doçentlik jürilerinde de tanıdığı vs vardır bak, o yüzden hiçbir şeyini hiç kimseye söyleme sana o kadarını söylüyorum. Etliye sütlüye karışma kendi araştırmalarına, doçentlik kriterlerine odaklan.
+2
pembe mezarlık
(02.08.26)
hocam öncelikle Allah'tan sabır diliyorum size. muhtemelen yıl olarak sizden gerideyim ancak kendi hocamla yeterince iğrenç şeyler yaşadığım için anlayabiliyorum sizi. bu zamana kadar yaşadıklarımdan öğrendiğim diğer yazarların da sizi uyardığı gibi planlarınızı afişe etmemeniz. akademi gerçekten çok pis ve doğası gereği hırslı insanları barındıran bir yer. denetleme mekanizması da olmadığı için hocalar allah gibi takılabiliyorlar.

pembe mezarlık hocamın da dediği gibi bu insanların orda burda kilit yerlerde kankaları oluyor. kolaylıkla planlarınızı engelleyebilirler. susmak ve biraz da salak rolü yapmak iş görebilir diye düşünüyorum.

son olarak akademi vazgeçilmez bir yer değil, tek çaremiz de değil. dışarda da çalışabiliriz becerilerimizle. hatırlatmak istedim. çünkü buna inandırıp çıkmazda hissetirmeye çalışıyorlar.
+1
sparky
(03.08.26)
Eski duyurulara da bakıcam şimdi ama şunu söylemek istedim burda, bence yayın bekletmek hiç iyi bi fikir değil. Hem eskiyor hem de alacağın atıfları alamıyorsun dediğiniz gibi. Literatür değişiyor, tekrar güncellemek gerekiyor. Belki yayınınızın değerini azaltacak benzer başka yayınlar yapılmış oluyor ya da bulguları farklı şekilde yorumlamayı gerektirecek yayınlar çıkmış oluyor. Biliyorum çünkü erteleme hastalığım yüzünden çalışmalarımı eskittiğim oldu birkaç kez. Ar görken 4 yayın bekleten doçentlik için zamanı geldikçe yine yayın yapar, bence bu konuda bi endişeniz olmasın
+1
mezzosprite
(09.08.26)
(6)

Sokak dövüşünde avantaj için en iyi dövüş sporu

etna
Hangisidir? Kick box mı Boks mu Taekwondo mu?Yoksa başka bir şey mi?
Hangisidir?
Kick box mı
Boks mu
Taekwondo mu?
Yoksa başka bir şey mi?
0
etna
(01.08.26)
Tekvando hiç değil. Eğer kastettiğiniz sözlü dalaş sonrası ani çıkan (bıçak ve silahsız) bir kavga gibi bişeyse boks olması muhtemel. Güreş de olabilir.
0
bumbum
(01.08.26)
TaeKwonDo hiç olmaz diyen arkadaşın , hayatında hiç suratının ortasına apçagi yemiş adam görmediğine yemin edebilirim.
Hepsi olur. Kick boks sanki sokak dövüşüne en uygunuymuş gibi gelir hep bana. Ama spor da olsun. Bana çok şey katsın dersen tabii ki TaeKwonDo derim.
-1
Mirket
(01.08.26)
@mirket
Ben tekvando bilmiyorum evet, oğlum gidiyor ve arada seyrediyorum. Çok estetik bir "spor". hocasıyla sohbetim var, kursta dereceli öğrenciler falan da var. Gördüğüm bu, o kadar.

Sokak dövüşünden anladığım bildiğin kavga. Genelde arada pek mesafe olmaz. Kafa kafaya veya el kol mesafesinde horozlanma olur. Sonrası anlık tabii. Ömrü hayatımda sokak dövüşünde tekvando hareketlerini sergileyen görmedim. Ha yok mudur, belki vardır evet, belki. Boks ve güreş bilmek bence büyük avantaj yine de.
0
bumbum
(01.08.26)
birebirde gures, bjj gibi grappling sporlari. ama kavga teke tek degilse boks, kick box, muay thai gibi vurmali sporlar.

ama soru cok enerji patlamasi yasayan genc erkek sorusu. en guzeli diplomasi, kriz yonetimi ve olmuyorsa 100 metre sprint. sen kavga edeyim derken adam kelebegi kondurur geberir gidersin. tanimadigin adamla kavga edilmez. tanidigin adamla da edilmez. binaenaleyh genel olarak kavga edilmez.

bu konu zamaninda raiders of the lost ark'ta islendi: www.youtube.com
+1
antikadimag
(01.08.26)
gundelik hayat icin boks. biraz daha hobi olsun, spor olsun, felsefesi olsun ama gercek hayatta da kullanabileyim diyorsaniz muay thai. eger silahli (bicak, tabanca, sopa vs.) saldirilara karsi olsun diyorsaniz krav maga. bu siralama teknik ve ogrenme kolayligi acisindan da degerlendirilebilir. yani boks < muay thai < krav maga (en teknik ve ogrenilmesi zor). fakat denildigi gibi hemen hemen her durumda en iyisi kosarak kacmak, gerekliyse bagirmak. bunlar ancak kistirildiginiz, sevdiklerinizin tehklikede oldugu ekstrem durumlarda gecerli, kullanilmali. ben 10 yildir boks yapiyorum dersiniz, ama 10 yasinda cocuk bicagi bir anda bir saplar, her sey biter.
+1
Sour
(01.08.26)
gerçekçi olalım: sokakta karşınıza çıkacak 100 adamdan 70'i tık nefes, 90'ı ise herhangi bir dövüş sporuyla ilgilenmemiş olacak. yalnız kaç tanesinde "emanet" var veya kaç tanesi 10 dakika içinde köylülerini "summon" edecek, o konuda iasbetli tahmin yapmak mümkün değil...

fiziksel olarak olabildiğiniz en iyi kondisyonda olun. herhangi bir dövüş sporuyla ilgilenin. hiç fark etmez. sağlığa yararlıdır, daha özgüvenli olursunuz. ama sokakta tanımadığınız etmediğiniz insanlarla dalaşmaktan kaçının. çok mecbur kalırsanız inanın şu saydıklarınızdan HERHANGİ BİRİ dahi rastgele bir insanı 10 saniyede yere sermeye yeter.

ama işte dediğim gibi karşıdaki ne biliyor, etrafta kaç kişi var, neredesiniz vs. bunlar hep detay. "başıma iş gelirse kendimi nasıl korurum?" kafasıyla spor yapılmaz, yapılsa da devamlılığı olmaz.

merakınız varsa neyi seviyorsanız, neye ilgi duyuyorsanız onda devam edin. bir şeyi iyi öğrenin. mecbur olmadıkça kullanmaya da teşebbüs etmeyin.

konu sokak dövüşü olunca uzun analizlerin bence gerçekten hiç faydası yok çünkü dediğim gibi karşınıza balici mi çıkacak, kafası atmış bir denyo mu çıkacak, boksör mü çıkacak vs. bilmenin imkanı yok. spontane gelişen dövüş tekvando veya boks kursundaki sparring'e benzemez. silaha, bıçağa, kaldırım taşına girmiyorum bile.
+2
der meister
(01.08.26)
(12)

(Güney) Marmara'da denize girilmez efsanesi yıkılıyor mu?

renegade
Son 2-3 senedir etrafımdaki çok sayıda kişi özellikle Güney Marmara'da denize girmeye/tatil ayarlamaya başladı. Şimdi baktım Erdek'te, Avşa'da hatta Bursa ve Yalova'da bile mavi bayraklı plajlar var.Sizin görüşünüz nedir? Marmara'da deniz keyfi yapılır mı?ek: marmara'da nerelerde denize girdiğinizi
Son 2-3 senedir etrafımdaki çok sayıda kişi özellikle Güney Marmara'da denize girmeye/tatil ayarlamaya başladı. Şimdi baktım Erdek'te, Avşa'da hatta Bursa ve Yalova'da bile mavi bayraklı plajlar var.

Sizin görüşünüz nedir? Marmara'da deniz keyfi yapılır mı?

ek: marmara'da nerelerde denize girdiğinizi de yazar mısınız?
📊 Marmara'da denize...

Bu anket sona erdi. 21 oy kullanıldı.

-1
renegade
(01.08.26)
Zaten girilmiyor muydu? Mavi bayrak olmasa da insanlar giriyordu diye biliyorum.
+1
bumbum
(01.08.26)
böyle bir efsane olduğu şimdi öğrendim. canakkaleden bursaya kıyı şeridinde çok güzel yarler var. benim favorim Kapıdağ yarımadasının kuzey tarafları
+2
wu
(01.08.26)
öyle efsane mi varmış? ben kuzey marmarada bile denize giriyorum.
+1
abelardo
(01.08.26)
eskiden giriyordum, artık girmiyorum. bir şey biliyorum da konuşuyorum.
0
co2s2
(01.08.26)
yıllarca erdekte denize girdim. 5 yıldır gidemedim. son zamanlardaki durumunu net bilmiyorum.
erdekten çok köylerinin denizi daha güzeldir. ocaklar, turanlar, doğanlar, büyük ova hem daha tenha olur hemde deniz daha güzeldir.
özellikle erdek in bazı dönemleri vardır. bu zamanlarda deniz anası çok yoğun olur. rüzgar durumu da çok belirleyici olur.
0
my fault
(01.08.26)
Avşa’nın denizi ve sahilini beğenmiştim ben. Ada da gayet güzel. Şarköy’ün denizi ise çok kötüydü bence. Rengi, bulanıklığı… Güzel yerleri vardır belki, bilmiyorum.
0
auroraaurora
(01.08.26)
ilk defa duydugum efsane. ustelik dededen istanbulluyum.

soruya cevap: yapilir.
0
Sour
(01.08.26)
20 yil once falan gemlik/kumla'da her yaz girerdim. en son 10 yil once yelkenkaya'da girdim, fena degildi yine de. bi arkadasim sarkoy/silivri'de ara sira giriyor fena degilmis. tabi akdeniz/ege beklememek lazim.

hayalim hep caddebostan sahilde denize girmekti :) ama gelen insan demografisi saolsun girilmiyor.
0
fakyoras
(01.08.26)
Avşa adasındayım, aktif sezonda deniz biraz kirleniyor. Gelen gemi ve tüm insanlığın içine etmesiyle yosunlar kalkıp denizanası olabiliyor. Buna rağmen deniz suyu bulanmaz kolay kolay, dibini net görürsünüz. Bölgenin hala en iyi deniz-plajlarındandır.
0
menon
(01.08.26)
körfezde bok kokusunun burun direklerini kırdığı zamanlarda gölcük'te insanların denize girdiğini hatırlıyorum ki bu dediğim 99 depreminden çok sonrası değil.

bir de naçizane şöyle bir gözlem paylaşmak isterim: eskiden bu mesele bu kadar yoğun değildi. ben çocukluğumda maddi imkanımız da el verdiği halde deniz-güneş-kum tatili yaptığımızı hatırlamıyorum. bu kadar konuşulduğunu da. artık parası olan olmayan herkes "özel" tatil yapmak istiyor. plaj sayısı artmış, aynı kaldıysa bile görünürlüğü artmış olabilir.

söylediğim yanlış anlaşılmasın, "fakire deniz yok" demiyorum. tam aksine keşke her vatandaş güzel tatil yapabilse. bence bu çalışan herkes için insanlık hakkı olmalı zaten, allahın denizini kumunu elitler için kapatıp üstüne bundan kâr devşirmek bence teröristlik de oraya girmeyeyim şimdi. bahsettiğim daha ziyade beyaz yaka çılgınlığı. eskiden bunlar ev-araba-tarla filan alır, güzel giyinir, kaliteli yiyip içerdi. şimdi beyaz yakanın öyle bir imkanı yok... statü, somut kazanımdan daha önemli. o yüzden insanlar HAKLI OLARAK "ulan ben de plaja gidicem" deme eğiliminde. hiçbir şey alamıyor çünkü, en azından o tatili yapabilmek istiyor.

bence son 20 senedeki algı değişimi de önemli bu açıdan. belki denizler aynıdır, plajlar aynıdır ama bunları çok daha fazla duyuyor ve görüyoruzdur.
+1
der meister
(01.08.26)
güney marmarada girilmez diye bir efsane yoktu ya da ben duymadım hiç.
"istanbul'da denize girilmez" ya da "marmarada denize girilmez" efsaneleri vardı, ikisi de marmara'nın kuzeyini ifade ediyordu aslında. ikisi de hala doğru olabilir. riva'da ve adalar'da yüzdüm ve güzeldi ama yine de deniz trafiğinin ve şehrin kalabalığı insanın denize girme iştahını azaltıyor deniz temiz görünse bile .

marmara adası ve balıkesir'de yüzdüm zamanında. çok da güzeldi.
hatta erdek en keyif alarak yüzdüğüm yerlerden biriydi. tertemiz ve berraktı (10-11 yıl önce gitmiş idim). istanbul çıkışlı haftasonu kaçamağı olarak değerlendirilebilir.
0
biseysorcaktim
(01.08.26)
Erdekte giriyorum her yaz
0
cccbehzatccc
(02.08.26)
(6)

Akademikler, bu durumda ne yapmam daha etik?

stringer
Selamlar,Bir makale yazdım ve model ürettim: Python kullanarak bir yerden veri çektim. Sonra bu veriyi anonimleştirdim ve kelime bulutu, duygu rating çaprazlaması, duygu analizi ve çeşitli tablolarla öncelikle veri setinin uzak okumasını yaptım; buna kuramsal bir zemin de buldum. Daha sonra "Yakın o
Selamlar,

Bir makale yazdım ve model ürettim: Python kullanarak bir yerden veri çektim. Sonra bu veriyi anonimleştirdim ve kelime bulutu, duygu rating çaprazlaması, duygu analizi ve çeşitli tablolarla öncelikle veri setinin uzak okumasını yaptım; buna kuramsal bir zemin de buldum. Daha sonra "Yakın okumayı da yapıp doğru mu yanlış mı diye bakayım..." dedim fakat makalem 40 sayfayı ve belirtilen kelime sayısı sınırını fazlasıyla aştı. Makale gönderimine açık birkaç derginin editörüyle görüştüğümde, kısaltmamı tavsiye ettiler fakat mümkün değil. Her bölümde farklı bir veri elde ediyor, daha sonra bunları birleştiriyorum. Örnek bir makale olsa, bakıp fikir edineceğim ama tamamen benim uydurduğum bir model bu.

Bir arkadaşım, uzak ve yakın okumayı bölüp ayrı ayrı yayınlamamı tavsiye etti. Fakat bunun dilimleme olabileceğine ilişkin bir kaygım söz konusu. Durduk yere başıma iş almak istemiyorum. Yakın okumada da aynı veri setini kullanıyorum, kuramsal zemin de aynı fakat farklı sonuçlara ulaşıyor ve uzak okumayı sınıyorum.

Sizce bu durumda ne yapmalıyım?

Tavsiyelerinizi bekliyorum.
0
stringer
(31.07.26)
@cosmicstring hocam, literatür bölümüm zaten çok kısa. 10'dan fazla grafik var. Hepsini sınırlılık ve geçerlilikleriyle beraber tartıştım. Çok da içime sinen veriler yok ama beşeri bilimlerde böyle bir metotla hazırlanmış makale yok kendi alanımda. Başkasına kalsın istemiyorum. Desem ki yakın okumada farklı bir kuramsal zemin çizeyim, o zaman da uzak okuma verisini sınamamış olacağım. Sıkıştım kaldım.
0
🌸stringer
(31.07.26)
cosmicstring, hocam aramın o kadar iyi olduğu kimse yok araştırma görevlisi olsam da... Gerçi ABD'de bir hoca, farklı bir modelle benzer bir çalışma üretip 200'den fazla atıf almış ama neyse... Pek de orijinal bir şey yapamamışım yine.
0
🌸stringer
(31.07.26)
Ana grafikleriniz makale içinde kalsın, geri kalanını ek olarak gönderin.
+1
klassno
(31.07.26)
klassno +1

alandan değilim ama mümkünse bahsettiğiniz kısım supplementary olarak verilebilir.
+2
sparky
(31.07.26)
Daha uygun bir dergi baktiniz mi? Alaninizi bilmiyorum ama genis kitlelere degil, alanin seckinlerine yayin yapan dergiler var. Bunlarda genelde isi uzatmadan, her seyi aciklamadan direkt teknik kismina ve sonuclara odaklanmaniz gerekiyor. Mesela makalenin giris kismini ozet yaziyormus gibi 300 kelimeyle sinirlayan dergiler var ve bu dergiler cok cok iyi, o alanin profesyonelleri okuyor.

Makaleniz icin yer bulana kadar veya bu sorunu cozene kadar preprint olarak yayinlayabilirsiniz:
www.cos.io
0
Sour
(31.07.26)
Size kısaltılamaz gelse mutlaka kısaltmanın bir yolu vardır. Yazı işleri için "kill your darlings" derler.

Kesinlikle kısaltmak istemiyorsanız bir kısım veriyi veya veri işleme yöntemini sup. material olarak koyun. Bu da çok yaygın yapılan bir şey.

Ha illa şu an kısaltmak zorunda mısınız, değilsiniz. Editöre yazacağınız cover letter'da şöyle diyebilirsiniz, "makalenin uzun olduğunu biliyorum, peer review sonrası editte kısaltacağım", bunu biz yaptık mesela daha önce, bir şey demeden hakeme gönderdiler. Sonra kabul alınca yöntemi sup. material'a aldık. Belki hakemler sana şunu sil bunu koy diyecekler. Olduğu gibi kalma ihtimali çok düşük. Ki ufak tefek sınır aşımlarına kimse çok takılmaz.
+4
pembe mezarlık
(31.07.26)
(7)

butlancıların cast tiyatrosu

biseysorcaktim
kılıçdaroğlu'nun chp'si miting için günlüğü 950 tl karşılığı figüran tutmuş, bir çok ajanstan insan bulunmuş. mesajlar gönderilmiş. bu tiyatronun zaten haberleştirileceği tahmin edilmemiş mi? yüzlerce / binlerce insanı organize edip sabahtan akşama kadar tiyatro yapıyorsa biri profesyonel veya değil
kılıçdaroğlu'nun chp'si miting için günlüğü 950 tl karşılığı figüran tutmuş, bir çok ajanstan insan bulunmuş. mesajlar gönderilmiş.

bu tiyatronun zaten haberleştirileceği tahmin edilmemiş mi? yüzlerce / binlerce insanı organize edip sabahtan akşama kadar tiyatro yapıyorsa biri profesyonel veya değil haberini yapar zaten.

* profesyonel bir haberci olacağını mı tahmin etmemişler?
* medyada ne kadar yer aldı bu durum? yer yerinden oynayacak bir şey normalde ama oynadı mı? ben sadece ekşi'de gördüm figüran tutuldu başlığını ve bu videoya youtube'da denk geldim. yoksa haberim olmayacaktı.

www.youtube.com
0
biseysorcaktim
(30.07.26)
bence gercek gazetecilik yapilmasi planlarini cop etti. bu kadar net kanitlar olmasa "yalan soyluyosunuz fetoculer" diyip gecerlerdi, ki denediler de.
+3
aguen
(30.07.26)
"bu tiyatronun zaten haberleştirileceği tahmin edilmemiş mi? "
Kimse fark etmese haberi kendileri yaptırırdı zaten.

"* profesyonel bir haberci olacağını mı tahmin etmemişler?"
Amaç zaten bu tür haberlere malzeme verip partiyi daha da itibarsızlaştırmak, bu adamın başa getirilmesi de bundandı. Bir süre böyle kendileri çalıp kendileri oynayacak gibi görünüyor.

"* medyada ne kadar yer aldı bu durum?"
Takip etmediğim için bilmiyorum birkaç twitte gördüm ben de öyle çok önüme çıkmadı açıkçası.
0
mutekebbir
(30.07.26)
bence sorulması gereken neden 1000 tl değil? 50 lirayı neden kırdınız insanlardan?
-2
televole0
(30.07.26)
bence yer yerinden oynayacak bir durum degildi. turkiye'de bu hep boyledir. dogru degildir, ama insanlar buna alismis durumda. eskiden de boyleydi.
0
Sour
(30.07.26)
neden 1000 değil 950 buna ben de takıldım valla.
5 tane 200'lüğü ver geç hesap da kolay olur.
4 tane 200'lük ve 3 tane 50'likle uğraşmışlardır, saatlerce para almayı beklemiş insanlar.

---
chp'yi itibarlı gören kaldı mı? kafam çok karışık bu konuda.
havuz medyası günlerdir chp'nin ne kadar doğru ve dürüst olduğundan bahsetmiyor mu butlan kararından beri.
akp bir günde demoktarikleşmediğine göre akpli veya değil herkes aslında chp'nin şuanki halinin itibarsız olduğunu anlıyordur.

chp = akp olmadı mı butlandan sonra? hükümet ya da şuan chp'de olanlar neden itibarsızlaştırmak istesin?

benim aklıma gerçekten beceriksizlik dışında bir şey gelmiyor.kendi soruma kendim cevap vermiş gibi oldum. başka bir şey var mı diye merak ediyorum
0
🌸biseysorcaktim
(30.07.26)
Sanırım asgari ücret/20 ya da 22 gibi bir şey o çıkan rakam
0
kisa
(30.07.26)
birgün gazetesinden gazeteci arkadaş normal kast ekibiyle girmiş olaya. olayı planlayan gürsel tekin, cast ajansıda acemi. gürsel tekinin organizasyonları hep patladı zaten. benzinlik olayıda aynı bunun gibi oldu. benzinlik gürsel tekinin çıktı. siyasette ekibin adamın olmazsa kk gibi gürsel tekin gibi perişan olursun. bu arkadaşlara ne toplum ne de parti içi desteği yok, ayrıca şimdiye kadar tüm işlerini birileri halletiği için bu tarz planlamalarda çuvalladılar. zaten chpde kknın kıçını özgür özel gibi örgütten gelen siyasetçiler kurtarıp yönlendiriyordu. gürsel tekin zaten malın önde gideni bu kkda çevresinde kalan kim varsa ona he dediği için rezillik üstüne rezillik yaşıyorlar.

türkiyede yeryerinden ne zaman oynadı ki? butlan kararında yer yerinden oynamalıydı şu olanlarla kendilerini rezil ediyorlar.
+1
mikahakkinen
(30.07.26)
(10)

Neden iş yerlerinde kendini öne atanlar kazanıyor?

Kahvedesu
Bir lojistik şirketinde çalışıyorum. Güya dünyanın en büyük lojistik firmasıymış. Şirketin global gümrüğünden sorumlu kişi gümrük beyannamesini kimin dolduracağını bilmiyor, lojistik müdürü hangi ülkelerde eori kullanılıyor hangilerinde vat kullanılıyor habersiz. 1 ay boyunca eori kullanılmayan ülke
Bir lojistik şirketinde çalışıyorum. Güya dünyanın en büyük lojistik firmasıymış. Şirketin global gümrüğünden sorumlu kişi gümrük beyannamesini kimin dolduracağını bilmiyor, lojistik müdürü hangi ülkelerde eori kullanılıyor hangilerinde vat kullanılıyor habersiz. 1 ay boyunca eori kullanılmayan ülkelerdeki göndericilerden eori numarası istediler, vermediler diye malları taşımadılar haha.

Aynı birimden olduğumuz işe benden sonra başlayan eleman, daha ilk günden ben yaparım ben ederim havasında, toplantıları o düzenliyor. Neredeyse benim şefim oldu ama her şeyi bana sorup kendi fikri gibi anlatıyor. İstememesi gereken dökümanları istiyor, gönderilerinin neredeyse hepsi gümrükte takıldı, gönderici ceza ödedi. Birkaç gönderi değil, hepsi takıldı, benimse hiçbiri takılmadan gidiyor ama işi çok iyi yapan oymuş.

Göndericilerin haberi yok ama onlar adına yanlış beyanname açılıyor, ileride yüklü ceza ödeyecekler. Elimde direkt bakanlıktan aldığım resmi yazı var, ücretsiz gönderebilecekleri şeyler için yüklü masraf yapıyorlarlar sırf bu çocuğun mallığından ve sözleşmesi yenilenmeyecek olan benim. Hayatımda daha saçma bir iş yeri görmedim. Böyle bir firma nasıl ayakta kalıyor?
+1
Kahvedesu
(29.07.26)
kurumsal hayatta ekibin geri kalanına kıyasla görünür olmak elbette artısı olacaktır. sonuçta sürecin sonunda terfi için akla gelen ilk isim olmak istenir.

bunun haricinde iyi bir ekip sorumlusu tamamlanan işin niceliği yerine niteliğini gözetmesi, liyakatı esas alması gerekir ama sanıyorum çalıştığımız firmanızın pek bundan haberi yok gibi.
0
kurmalifare
(30.07.26)
kendini one atan kazanir ozel sektorde ama sordugun soru ile verdigin detaylar arasinda kopukluk var.

anlattigin mevzuda mudurun isi bilmemesinden sikayetcisin de mudurluk yapan kisinin senin yaptigin herseyi icli disli bilmesine pek de gerek yok.

ekip yonetmek bambaska bir olay. benim yonettigim ekipler 10 kisi civari oluyor, cogunlugun yaptigi islerin detayi konusunda pek bilgim yok. benim gorevim islerin zamaninda teslimini saglamak, butce ayarlamak, karlilik, yeni eleman alimi, curuk elmalarin ayiklanmasi, verimliligi arttirmak, yeni is getirmek falan gibi konular.

amelelik baska, amele cavuslugu baska. yukseldikce is yapilis detaylarindan koparsin, baska islerle ugrasirsin. velkam tu hard kapitalizm.
+4
cooperr
(30.07.26)
cooperr +1

Ekip yönetmek başka bir iş. Benim çalıştığım şirketteki üilke içi yöneticime yaptığım işi anlattım, şoka girdi. Yaptığım işle ilgili en ufak fikri yoktu ben anlatana kadar. Ama iyi yönetici mi? Evet. Bir yöneticiden operasyonel işleri bilmesini bekleme bence.

Senin şirket içindeki geleceğinle alakalı olarak da şunu söyleyebilirim. İşi bilmek/yapmak başka şey, pazarlayabilmek başka şey. İşi en iyi yapan sen olsan da bunu pazarlayamıyorsan kimse senin en iyi olduğunu anlamaz. Eğer yöneticin oturup tek tek kimin gönderisi gümrüğe takılmış, kimin gönderisi sorunsuz gitmiş ve takılanlar niye takılmış diye analiz yapmıyorsa kim bilecek yeni gelen elemanın işi bilmediğini?

Yalan dolana ya da başkasının bilgisini kendi bilginmiş gibi pazarlamana bile gerek yok. Ekip toplantısında "arkadaşlar şu gönderileri şöyle gönderirseniz gümrüğe takılmaz, müşteri de ek masrafa katlanmaz" gibi bir cümle kurarsın, işi kimin bildiği belli olur.
+1
himmet dayi
(30.07.26)
kendini one atmayan nasil one ciksin Kahvedesu?

sen isini yaparsin yaptigini bilmezler. kendini pazarlamak onemli
0
aguen
(30.07.26)
kendini one attigi icin iste.
0
Sour
(30.07.26)
Her türlü yalaka gördüm ama bir işi beceremeyip bunu da süreci iyi yöneten biri gibi kendini anlatan birini ilk defa görüyorum.

Kimin kargosunun takıldığı belli oluyor, bildirim geliyor. Benim hiç gelmiyor. Her gün sorunlu kargolar hakkında konuşuluyor, toplantı yapılıyor, hepsini de bunun kargosu ama süreci iyi yönetir gibi anlatıyor. Ben mesela toplantı hiç konuşamıyorum çünkü takılan kargom yok.

Gibi sahnesi gibi herkesin hiçbir şey bilmediği bir ortamda herkesin her şeyi bilmesi durumu.
0
🌸Kahvedesu
(30.07.26)
yaw alfa misin degil misin? bunun kararini bir vermen lazim once. sonra konusuruz.

alfaysan kovulmadan falan korkmadan kelle koltukta ilerleyeceksin, kimseye eyvallahin olmayacak, yanlis gordugunu cikip soyleyeceksin, vs.

7-8 sene once bir mulakata girdim, baya yonetici pozisyonuydu, 7-8 sene deneyimi olan birini ariyorlardi. ama gorevleri bir siralamislar saniki sirketin sahibi aradiklari kisi olacak. neyse, girdim mulakata, konustuk vs. yaw dedim bu pozisyon icin 7-8 sene tecrube az degil mi? adam da bana biz zaten kumas ariyoruz, o kumasa biz sekil verecegiz. sende yoneticilik potansiyeli varsa zaten ilk 10 senede o noktaya gelirsin, ama gelemezsen zaten senden bir yonetici falan olmayacak demektir demisti.

totosuna guvenen borazancibasi o yuzden. risk alman lazim. en kotu kovulursun.
kovulmak da o kadar korkutucu bisey degil yaw, hatta iyi bir deneyim.
saldir.
+1
cooperr
(31.07.26)
Çünkü maalesef ki aslolan işi eksiksiz yapmak değil, kayıpsız yapmak değil, en iyi şekilde yapmak hatta beklenmeyen performanslar göstermek değil. aslolan boş yapmak, laf kalabalığı yapmak, senin üstün nasıl senin ve ekibin diğer üyelerinin yaptığı işleri bilmiyorsa tam olarak, üstünün üstü de benzer şekilde bilmiyor bu işleri. sonuç olarak bazı kabuller yapılıyor ve bu kabuller susup işini yapan insanlardan etkilenerek değil aksine kendini ve işi satmayı bilen insanlardan etkilenerek yapılıyor. çünkü iş ile ilgili bilgin azsa ve ekibi birebir takip etmiyorsan ya da performans ölçen bir sistemin yoksa iyi çalışan. kaybedenler işini en iyi şekilde yapsa da susanlar olur. performans değerlemede insan faktörü ön planda olan şirketler için konuşuyorum. Bazı şirketler ne kadar kötü iş yapsalarda bağlanan işlerin büyüklüğü, yaptıkları işlerin hacimleri o kadar büyük oluyor ki çaplarını aşıyor zaten ekibin yeteneği dolayısıyla değil daha üst noktada ve laf ebeliğiyle bağlanan işlere bel bağlıyorlardır. 1000 müşteri bağlamak 100 tanesini eline yüzüne bulaştırmak mı? 100 müşteri bağlamak 100'ünü de hiç eksiksiz yerine getirmek mi? dersen mesela ilki derim.
0
Jazz
(31.07.26)
@cooper, alfa olmakla alakası ne. Kovulmaktan korkmuyorum zaten kovulcam:) Bu hafta da çok sevdiğim bir arkadaşımı çıkardı kadın sırf sevmediğinden.

@jazz, yalnız burada önemli olan 1000 müşteri bağlamak değil. Gümrüğe takılan gönderiler nedeniyle şirket red line a girecek:) yani 1000 i geçti 100 tanesi takıldı, ne olacak canım gibi bir durum söz konusu değil.
0
🌸Kahvedesu
(01.08.26)
Mesela bugün benim hiç kargolarla ilgili ihbarım olmadığından benim işi yapmadığımı düşündüklerini söylediler:)) hahaha İşi doğru yapan benim ama eleştirilen yine benim.
0
🌸Kahvedesu
(07.08.26)
(5)

Sorun bende mi?

kisa
Tabi ki değil.Bu iki hafta içerisinde 5 kez yurt içi uçuş yaptım, hepsinde de aynı şeyi fark ettim,anons sesi çok yüksek geldi bana. Son iki sefer kulaklık ve yüksek sese rağmen anons sesi bastırıyordu.bundan rahatsız olan ya da fark eden kimse var mı merak ettim?
Tabi ki değil.

Bu iki hafta içerisinde 5 kez yurt içi uçuş yaptım, hepsinde de aynı şeyi fark ettim,anons sesi çok yüksek geldi bana. Son iki sefer kulaklık ve yüksek sese rağmen anons sesi bastırıyordu.
bundan rahatsız olan ya da fark eden kimse var mı merak ettim?
+1
kisa
(28.07.26)
Derdinizi paket mi yapalım yoksa burada mı? Bence sende bir sorun yok. Sana yüksek gelmiştir, başkalarına normal.
-7
arbre
(28.07.26)
Anons sesleri çok dengesiz evet, yurt içi - yurt dışı farkediyor mu bilmiyorum ama aşırı yüksek olabiliyor belirttiğiniz gibi, bazen de anlaşılmıyor içerdeki uğultudan ve düşük sesten.
+2
mbond
(28.07.26)
Sorun anonsun yuksek olmasi degil, anlasilmamasi. Doktor yazisi gibi bir sey anonslar benim icin. Kalabaliktan midir nedir ses kayboluyor, anlasilmiyor. Yani size katilmiyorum. Bence daha yuksek olmali! :P Cozum bu olmayabilir tabii.
+1
Sour
(28.07.26)
Bana da rahatsız edici geliyor ve bir şey de anlaşılmıyor zaten prosedür gereği konuşmuş olmak için konuşuyorlar sanki. İntroyu geç, skip ad de yok.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(28.07.26)
görme engelliler için bu anonslar gerekli.

işitme sorunları yaşayanlar için de yüksek olması gerekli.

yani engelli, yaşlı veya hasta insanları da düşünmeye çalışın.
0
art cat chocolate
(28.07.26)
(24)

İnsan sigaraya neden başlar?

Lh12
Hep merak etmişimdir. Sağlığa zararalı, kokuyor, cebe zarar...Bende bi kez bile "buna başlasam" hissi uyandırmadı. Nasıl oldu da milyarca tiryaki oluştu?Rahat mı batıyor millete?
Hep merak etmişimdir. Sağlığa zararalı, kokuyor, cebe zarar...

Bende bi kez bile "buna başlasam" hissi uyandırmadı. Nasıl oldu da milyarca tiryaki oluştu?
Rahat mı batıyor millete?
+2
Lh12
(27.07.26)
birçok sebebi var.
gençlerde arkadaş topluluğu arasında kabul görme. tadı berbat olmasına rağmen içemeyince veya öksürünce arkadaşlar tarafından alay edilme durumu var. Allen Carr da böyle açıklıyordu. sırf bebe gibi görünmemek için kendini zorluyorsun. gençlikte büyüdük adam olduk havası var çünkü.

diğer yandan açıktan veya subliminal bir sürü mesaj veriliyor. sigara zor zamanlarda tutunulacak dal, karizmatik gösteren bir şeymiş gibi. hiç sigara içmeyen insanlar bile en acılı anlarımızda içilmesini gayet doğal kabul ediyor.

sonuçta vücut nikotine alışınca işler başka safhaya varıyor. nikotinsizlik huzursuz ediyor sigara içince insanın rahatladığı yanılgısı oluşuyor.
0
lazpalle
(27.07.26)
nasıl bir duygusal zayıflık seviyesidir anlamadım. bol travmalı ve özgüvensiz bir çocuk olarak sigaraya başlama gereği duymamıştım. babam ölmüş ve evde şiddet hala devam ediyorken yine de bu derece zayıf ve ezik hissetmemiştim ve sigarayı denememiştim bile. cool da gelmemişti. kendi burnum var milletin lafına göre neden beğenmediğim şeyi içecektim ki?

bu sigarayla anladım ki özgüvenli geçinenlerin çoğu benden beter haldeymiş.

sigara gerçekten iğrenç bir şey. hem içene hem çevresindekilere zararlı. çevrelerine zarar verdiklerini de asla kabul etmiyorlar. acayip bir akıl tutulması içinde ısrarla savunuyorlar.

bence tamamen özentilik ya. o kadar özgüvensizler ki, sigara içmezlerse arkadaşsız kalacaklarından korkuyorlar.

liseden beri 3 arkadaş hiç sigara içmedik. üniversitede de 6 kişilik hiç sigara içmeyen arkadaş grubuyuz. ofiste de 6 kişilik grubuz.

şirketler sigara molası yasağı veya kısıtı getirse memleketin havası değişir valla.
0
art cat chocolate
(27.07.26)
Sigara molasina cikip daha az calismak icin
-4
baldur2
(27.07.26)
sigara en ucuz en ulaşılabilir antidepresandır. ben bir psikolog olarak başlayanın hiç bir zaman tamamen bırakmasını önermedim.
0
mikahakkinen
(27.07.26)
sigaraya bulaşmamak detaylarda gizli ya da şans işi bilemedim.
ebeveynlerim ve arkadaş çevremin hepsi sigara içerdi hatta anne tarafı kuzenler bile. yalnız baba tarafı kuzenlerin hiçbirisi içmezdi. belki de onların daha çok etkisinde kaldım. o yüzden erken yaşlarda başlamadım ama mal gibi 27 yaşında tiryaki oldum. son 6-7 senedir de içmiyorum. benim ilacım Allen Carr bu arada.
0
lazpalle
(27.07.26)
Babası, amcası, abisi, ablası sigara içen çocuk, 'Büyükler sigara içer.' şartlanmasıyla büyüyor. 'Ben artık büyüdüm.' diyebilmek için de başlıyor.
+2
Mirket
(27.07.26)
ben sigara içmeye çook çabalamış ama içememiş bi insanım. bence çok cool bir şey. bir de sigara içilen ortamda bulunduğunuzda kokuyor. ama eğer siz de içerseniz kokuyu almıyorsunuz. o yüzden sigara içilen ortamda bi paket sigara bile içerim böylece kokuyu almam. ama normalda 'aa bi sigara olsa da içsem' diye asla aklıma gelmez. maşallah diyeyeyim kendime.

no: içime çekemiyorum. sigara içmeyi bilmiyorum aslında
-4
euteamo
(27.07.26)
bence başlayanların büyük bir kısmı da yakın çevreden etkilenerek başlıyor. Örneğin ev arkadaşın, iş arkadaşın sigara içiyordur, senin de tatsız bir zamanındır. o içerken kahvenin yanında bir iki tane ben de içeyim diye diye başlarsın. hemen her gün görüştüğün arkadaşın, sevgilin güzel eğlenceli ortamlarda, yemeğin üzerine falan içiyordur bir iki tane ben de yakayım derken alışkanlığa dönüşebilir. sigaraya başlayayım diye karar verip değil de keyif için derken başlanıyordur yani
0
dfn4
(27.07.26)
Gamı kederi somut bir cisime aktarma ihtiyacından bence
0
emirdoruk
(27.07.26)
merak, ortam, stres ya da bir şeye tutunma ihtiyacıyla başlıyo biçok kişi. ilk başta kahve yanında, arkadaş arasında, dertliyken falan masum gibi geliyo sonra alışkanlık ve nikotin devreye girince bırakması zorlaşıyo. en tehlikelisi de ben bağımlı olmam kafası bence, çünkü çoğu kişi zaten öyle başlayıp devam ediyor.
0
soylulardanbus
(27.07.26)
buna arkadaşlık ortamı aile ortamı demeyin. üniversite yıllarında bizde en leş ortamlara girdik çıktık. hiç bir zaman bir kere deneyeyim, bir fırt çekeyim demek aklımızın ucundan geçmedi.
birde bunların bahanesi hep aynı yok stresmiş yok merakmış yok tramvaymış..
sigara içen insan zayıftır, iradesizdir, bencildir.
+1
my fault
(27.07.26)
Ben sigaraya basladim ve biraktim.

Benim özelimde etrafimda icen bircok insan vardi. Ve cok egleniyorduk.
20 yasinda biraktim sanirim. On and off arada ictigim oldu o da iste yine tatildeyken alkolle falan.
-1
Purple life
(27.07.26)
sigara içmiyorum ama gözlemlediğim sigara bir stres azaltıcı, ayıltıcı, sıkılma giderici ve nikotin ihtiyacının bileşimi gibi görünüyor. sadece topluma-kötü arkadaşlara bağlayamayız insanlar 300 yıl önce de bozkırda tütün çigniyordu. gerçekten rahatlatıcı bir etkisi olmalı.

bağımlılık konusu ise genetik yatkınlık. yani kişinin iradesi ve bilinci daha düşük bir etken. yıllarca alkol içilen ortamlarda bulunup yerine göre ben de içtim. arkadaşlarımın bir çoğu bir tane daha içeyim derken ben yeter artık diyebiliyordum. bu bilinçli yaptığım bir seçim değil zaten sarhoşum kafam onu ayıracak durumda da değil sadece onların aksine canım istemiyordu. başka hiçbir zaman da alkole-sigaraya karşı kendimi kontrol etme/sınırlama ihtiyacı duymadım. bu da iradem çok güçlü olduğu için değil genetik olarak o insanlar kadar keyif almadığım ya da aynı rahatlamayı vs. bana vermediği için.
0
orpheus
(27.07.26)
30 yaşımda başladım. eskiden çok nadir arkadaş ortamında birer tane falan içerdim. şu an neden içiyorum bilmiyorum. çok bağımlı değilim çünkü atıyorum ailemin evine gittiğimde içtiğimi bilmelerine rağmen orada içmiyorum. çok aklıma da gelmiyo. yani içmezsem çıldırırım gibi olmuyorum. o yüzden can sıkıntısı sanırım benimki
0
chanandler bong
(27.07.26)
Hiç içmedim, içilen ortamlarda tabi bulunuyorum. Ama şunu diyeyim. Ben bile sigarayı yakıp ilk dumanı çekip üfleyen birini görünce bi tuhaf oluyorum bazen,bir rahatlama geliyor sanki.hertürlü bağımlılık yapıcı çok tehlikeli bişey.
0
denizciman
(27.07.26)
Twin Peaks den özendim ben. Oradaki sigara içen kadınlar aşırı çekici görünüyordu. Öyle başladı, yirmi senedir devam ediyor. Önermiyorum dememe gerek yok sanırım, zararları herkesin malumu.
-1
sekizdokuzon
(27.07.26)
özenmek, özellikle lise çağlarında çevreden arkadaşlardan özeniyorlar. ben büyüdüm, her şeyi biliyorum şeklinde düşünüyorlar galiba. hatta artık lise değil daha küçük yaşta bebeler görüyorum sigara içen. kişiden kişiye değişir ama çoğunluk bu şekilde başlıyor.
0
exlibris
(27.07.26)
kendine zarar vermenin baska türü,
kollarina faca atmiyorsunda,
organlarini harap ediyorsun.
0
designer
(28.07.26)
90larda buyumenin gostergesiydi, su anda durum nasil bilmiyorum.
ben herkesin yaptigi populer seyleri itici buldugum icin hep uzak durdum, hic icmedim.
0
cooperr
(28.07.26)
@art cat chocolate Herkesin yasami, deneyimi farkli. Sizin bol travmali bir hayatinizin olmasi ve sigaraya baslamamis olmaniz o sureci saglikli atlatmis oldugunuzu gostermez. Belki baska sorunlariniz vardir, hatta daha kotu savunma mekanizmalariyla bu sorunlarinizi cozmussunuzdur (veya hala devam ediyordur sorunlariniz). Sadece sigaraya baslamak, sagliksiz olmakla birlikte, da bu surecin kotu atladildiginin gostergesi degil. Ornegin burada yaptiginiz yorumlardan sunu soyleyebiliriz, belki sigara icmiyorsunuz ama empati kuramiyorsunuz (ki zaten belirtmissiniz anlayamadiginizi), belki iletisiminiz iyi degil, insan iliskileriniz zayif, belki baska seyler yapiyorsunuz, ne bileyim dis sikma, tirnak yeme, sac yolma vs. Hatta en kotusu ve sizin soyeldiginiz bir miktar buna isaret ediyor, travmaya hicbir tepki vermemek. O oldu, bu oldu, ben cok gucluydum, ezik hissetmedim, beni hic etkilemedi (direk dememissiniz ama cizdiginiz imaj bu).
0
Sour
(28.07.26)
Bu sorunun sadece tek bir cevabı var, o da özentilik. Başka hiç bir şey değil, insan özentilkten başlar sigaraya ve sonra tiryakisi olur. Kimisi anne babasına, kimisi arkadaşına, kimisi kuzenine.

Bir tek ilk sigarayı bulan dayıyı çözemiyorum :)
+1
bobinhoo
(28.07.26)
milyarlarca tiryaki işi reklamlarda gizli. marlboro man var, bir de doktorların da içtiği Lucky Strike vs. Türkiye'de zaten tütün çiğneme geleneği vardır. yine bizde marlboro ile yayıldı. sigara yurtdışından gelmiş (tayin veya seyahat) kişilerin misafirlere sunduğu bir ikramdı. hatta bir kutuya konulurdu. düğmeye basınca bir tanesi kutunun üzerine çıkardı. prestij olduğu için de kokusu rahatsız etse bile kolay kolay müdahale edilmezdi.

uçaklarda, uzun - kısa otobüs seyahatlerinde içilirdi. annemin kankası gayet rahat çıkarır yakardı ve o perdeler ertesi gün yıkanırdı. içme şükran teyze desek de gülerek yakardı sigaralarını.

benim ve yaşıtlarım böyle ortamlarda büyüdük. o yüzden bize kokusu pis gelse bile yanlış değildi.

gençler için de yine bir şekilde prestij durumu gözlemliyorum.

ben de içtim bu arada sosyal olarak. iş yerinde görev gereği siyanür tankının yanında sigara içenleri disipline vermiş olsam da büyük konuşmuş oldum ve içtim.

sonra bu tütün ve arkasındaki olayları öğrenince sigara içenlerle sosyalleşmiyorum bile.

ilk tütün ve kızılderililer hikayesini isterseniz anlatırım.
0
janderzel zartanyan
(28.07.26)
@Sour sigara içenleri de anlayalım diyorsun yani :d ben travmaya tepki verdim. benim için de kolay olmadı ancak sigara gibi bağımlılık yaratan herhangi bir maddeye başlayıp kendime ve çevremdekilere zarar vermedim. ben de ağladım, üzüldüm, mutsuz oldum tabii. haksızlık diye düşündüm, isyan ettim. sonra da alıştım. herkes alışıyor. o dediğiniz davranışların hiçbirini yapmadım. empati kurabiliyorum :) bencillerle empati kuramıyorum sadece. sigara denen zıkkımın dumanı olmasa ve izmaritlerini yere atmasa içenler, hiç umrumda olmazdı ne yaptıkları. gerçekten çok saçma geliyor sigara içenlerin çevrelerine zarar vermediklerini düşünmeleri. bunu anlayamıyorum. sigara içenlerin verdikleri zararı anlayamamalarını anlayamıyorum yani. çevremdeki sigara içen insanlar yüzünden, mecburen soluduğum o dumanlar yüzünden astım hastası oldum ben. bunu duyan sigara içen birkaç kişi "ben de astımım ya ama içiyorum bir şey olmaz :D" diyip eblek eblek sırıtıyorlar. bu kafa yapısını anlayamıyorum.

travmalarımın patlak verdiği noktada profesyonel yardım aldım. kısa sürdü ve yine kimseye zarar vermedim. sigara içenlerin derdim var ayağına millete zehir solutmaları normal değil. derdi olan sigara başlayıp 30 yıl sigara parası vereceğine, dah az parayla 1 yıl terapi alsın normale dönsün. kimseye de zarar vermesin.
+1
art cat chocolate
(02.08.26)
yazılıma başladım 6 ay önce sigaraya da başladım aynı anda. normalde aklıma gelmiyor gün içinde ama yazılım mimarisi geliştirirken pc başında dopamin gerekiyor sanırım. odaklanmayı arttırıyor bende fark edilir düzeyde. katran ciğerlerde çok hissediliyor 2 ayda bir 1 ay ara veriyorum o yüzden. temizlenince tekrar 2 ay. projeler yavaş ilerliyor o 1 ay arada.
0
architects creed
(02.08.26)
(10)

hangi manifest kızısınız?

sydney
ben esin... hem sevimli hem profesyonel dansçı hem de en profesyonel görünen kişi
ben esin... hem sevimli hem profesyonel dansçı hem de en profesyonel görünen kişi
-10
sydney
(24.07.26)
Mina
0
bloodymoon
(24.07.26)
hiç bilmiyorum bi babayiğit çıkıp sağlam quizz hazırlasa da öğrensek.
+4
der meister
(24.07.26)
ben o değilim de o ben :D zoktay... 2016 yılından beri mavi saçlıyım :) hatta 2016 mayıs ayından beri, vay be 10 yılı geçmiş...

kısa bi süre yeşil de yaptım benim boya stokta kalmayınca, arada da açıp boyamadan birkaç gün sarı sarı gezdiğim oldu. onun dışında devamlı mavi.
0
konetsu
(24.07.26)
ben manifest kizi degil black pink kiziyim. tam bir lisa'yim. saka saka, bilmedigimden oyle yazdim. bir tek bu kizi taniyorum.
+1
Sour
(24.07.26)
ne dans etmeyi biliyorlar, ne şarkıları güzel, ne kızların kendisi güzel.
adam lisa yazmış , isanlı farenin teki. isandan adam çıkmış mı bugüne kadar acaba.
-1
plastic_angel
(24.07.26)
En yakın hissettiklerim sırasıyla esin, sueda, zoktay, Mina, hilal, lidya. En iyi kalpli ve en sevimlileri Esin olduğu için Esin diycem
-1
sekizdokuzon
(24.07.26)
@plastic_angel dans etmeyi bildigi icin, sarkilari guzel oldugu icin veya kendisi guzel oldugu icin lisa demedim ki? yorumumda da belirttigim gibi sadece onu taniyorum dedim. ayrica adam degil kadinim, adam oldugumu nereden cikardiniz? yani sizin okudugunuzu anlama kapasitenize de on yarginiza da... entry nick uyumu.
0
Sour
(24.07.26)
Bu soruya yanıt verecek kadar tanımıyorum sadece isimleri var bende ki çoğu şarkısını sosyal medya sağolsun maruziyet sebebiyle neredeyse ezbere biliyorum. Gruba karşı negatif bir hissim de yok da burç yorumu tadında "Ben tam bir Zoktayım çünkü herkesi kendim gibi sanıyorum" tadında yorumlar, hangi kaynaktan besleniyor? Yani kızları nasıl bu kadar tanıyor insanlar. Zamanında hepsi grubunun dizisi vardı ordan biliyoduk izlemesek de. Bunların konser görüntüsü ya da klip hariç bir görüntüsünü hiç görmedim ya sosyal medyada da.
0
nundu
(25.07.26)
Herhangi biri değilim :) ama hepsini çok beğeniyorum çok güzel ve yetenekli kızlar.

En az hoşlandığım Zeynep, muhtemelen tanıyor olsam onunla anlaşamazdım, en iyi Esin ve Sueda ile anlaşırdım diye düşünüyorum.
En beğendiklerim Mina ve Hilal, ayrı bir seksapalite var onlarda, izlemek çok keyifli.
0
mutekebbir
(25.07.26)
herhangi bir değilim +1 umarım çok başarılı olurlar.

sevimli gelenler Lidya, Zoktay, Hilal
0
bartholomew87
(25.07.26)
(24)

Tek çocuk mu iki çocuk mu?

Topalordek
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bi
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bilemedim. Gelecek beni korkutuyor. 2.cocuk olsa ona yetememek korkutuyor.
Soru üzerine edit. İl konya. Evin maddi geliri toplam 220-230bin civarı.
+1
Topalordek
(12.07.26)
Tek çocuk iyidir.
-6
arbre
(12.07.26)
bekarım , ancak anneannem hastalandığında çocuğun çok önemli olduğunu anladım hayırlısı oluyor hayırsızı oluyor o ayrı konu. ama imkanım olursa mümkün mertebe yapabileceğim max çocuğu yaparım. bir iki yıl sonra maddi kaygılarınız geçer ama çocuk vakti geçerse telafisi olmuyor. bence 2. çocuk yapın:)
+1
ercu cozer
(12.07.26)
tek çocuğumuz var. kızımın amcası çocuk yapmayı düşünmüyor ve amcasını anca yılda 1 kere görüyor. dayısı da engelli oradan da kuzen seçeneğimiz yok. ebeveynlerimizden ayrı şehirdeyiz ve hiç yardım almadık. 5 senede bittik. 2. çocuğu yapmamız için tek neden kızımın ömrü boyunca neredeyse 0 kuzen ve akrabası olacak olması.
yapabilmemiz için manevi destek maddi destekten daha önemli. eşim çocuğu doğurduğu günden beri ne anne yardımı aldı ne kaynana(yaşları fazla olduğu için kendi sağlık sıkıntıları var.) ben er kişisi olarak kendimde bu gücü görmüyorum. eşim ve ben memuruz, özel kreşe gidiyor ancak ilkokulda devlet okulana göndereceğiz. bizim eksikliğimiz manevi. her an biz ilgilendik çünkü ne akıl veren vardı ne de yardımcı olan. en yakın arkadaşımın 2 çocuğu var yaş farkları 4 ne gecesi var ne gündüzü. onu görünce daha da zor olduğunu düşündüm.
+3
mikahakkinen
(12.07.26)
Kizinizin kuzenleri varsa tek cocuk olabilir. Sikinti cok yasamaz diye düsünüyorum. Ben de tek cocugum ama teyze dayi amca hala hepsi vardi :) o yüzden hicbir eksik yasamadim.

Ama eger cocuklarinizin kuzeni yoksa ya da sizin de kardeşiniz yoksa mutlaka ikinci çocuk yapın derim.
-1
Purple life
(12.07.26)
Çocuk varsa kardeşi muhakkak olmalı benim bakış açım bu.
Hayatın ne getireceği belli olmaz kardeş anne babadan sonraki en yakınıdır insanın. Ben böyle düşünüyorum.
+2
ezkaza
(12.07.26)
Annem öldüğünde abim beni arabayla almaya gelmişti. o arabada abim ablam üçümüzdük. Normalde birbirinden uzakta yaşayan üç kardeş. Arabada öyle bir son ses ağlamıştık ki üçümüz. o an şunu anladım: Kardeş/karındaş vs. Bazı büyük duygular var ve kardeşinden başkasıyla bunu asla paylaşamazsın.
+2
mavipenguen
(12.07.26)
artık konu dışı ama ne güzel görüşümü bir tecrübemi yazmışım bu bile eksilenmiş çok tuhaf geliyor artık :)
-1
ercu cozer
(12.07.26)
İki çocuğum var. Evliliğimin ilk 10 yılında tek çocuk yeter kafasındaydım. İkincisi sürpriz oldu. Artık baba olmak için geç, dede olmak için erken yaşlarımdayım. 2 bile azmış. Tek çocuk çok çok az bence. Şimdiki aklım olsa en az bir çocuk daha denerdik. Ekstrem durumlar dışında 3-4 olmalı bence.

Bir de yaygın kanının aksine, çocuk büyütmede maddi durumun ciddi bir etken olduğunu düşünmüyorum. Genelde zenginler az, orta direk ve yoksullar çok cocuklu oluyordu. Günümüzde ülkede orta direk pek kalmadı, yoksullar ve orta sınıf her iki taraftan düşük gelirli gruba yakınsadı, malum. Halen en çok çocuğu en yoksullar yapıyor.

Bakıyorsunuz, çift maaşlı ailenin tüm imkanlarını seferber ettiği tek çocuk yitip gitmiş, dar gelirli köylü ailenin dört çocuğundan üçü doktor çıkmış.

Aile içi huzuru iyi kötü sağlayabilen düzgün ailelerin çok çocuk yapması lazım. 2 çocukla 3 çocuğu büyütmenin maliyeti birbirine çok yakın...
0
yadigar
(12.07.26)
Üç öğretmen maaşı ne oluyo ben hesaplayamadım. Bilinen bir standart değil ki. Düz rakam verseydiniz keşke. Bir de ev kira ama İstanbul mu Çorum mu? Bunlar işin maddi taraflarına yorum yapabilmek için önemli çünkü.

Bizde tek çocuk var. İkinci çocuk istemiyoruz. Maddi tarafından çok manevi olarak 40 yaşında hala bebek bakma fikri korkunç geliyor. Bir de gemiden uykusuzluk vs asla kaldıramam.

Ama eğer anne olmayı çok sevseydim, annelik kolay gelseydi kesinlikle ikinci çocuk düşünürdüm. Bence kardeş şart. Kuzen vs bir yere kadar. Hastalık, ameliyat, ölüm vs gibi durumlarda tek çocuk olmak bence çok zorlayıcı. Kardeşin hayırsız ve dolandırıcı olmadığını varsaydım.
+3
elorelia
(12.07.26)
Hayata bakışımızı sınırlayan şeylerden biri de sayılar. Okuldaki notumuz, kilomuz, saatin kaç olduğu, ailedeki çocuk sayısı , maaşımız vs.
Siz Olabildiğince yapın. Maddiyat önemli ama her şey değil. Kendi birikim ve tecrübeniz ile evet çocuk yetiştirebilirim diyorsanız bu daha da elzem. Çocuk dediğimiz balon gibi bomboş büyümemeli.
Çevreyi boş verin. herkesin bir korkusu var zaten . Gelecek korkusu mu ?
Evet, gelecek olan yakındır .
-2
diyecevaplandı
(12.07.26)
cocuk = luks

kirada oturan adamin luks ile isinin olmamasi lazim.
once evinizi alin, sonra cocuk isine bakarsiniz.
gunumuz sartlarinda iki cocuga bakmak kolay degil. ben olsam o topa girmem ki girmedim zaten, tek yeterli dedik noktayi koyduk.
+1
cooperr
(12.07.26)
Hamileyim, bize giren maaş da sizinkiyle hemen hemen aynı. Hamilelik bana çok zor geldi sadece bir defa yapabileceğim bir şey. Maddi manevi onun yanında olabilmek onu mutlu edebilmek için kardeş düşünmüyorum zaten yaşım oldu 32. Bu yaştan sonra çok zor. Eşim ise asla ama asla istemiyor ikinciyi. bu bebeğe bile ekonomik olarak nasıl yeteceğiz sorumluluğunu nasıl kaldıracağız kafasında
0
Hallegadola
(12.07.26)
iki kardesin anlasacaginin garantisi var mi ki kardes yapalim yalniz kalmasin diye düsünüyorsunuz? iki kardes de olsalar sonucta iki farkli insanlar. belki hic anlasamayacaklar, belki kendileri anlasacaklar ama elin kiziyla elin ogluyla evlenince gene aralari bozulacak? bunun bir garantisi yok ki. kaldi ki benim gördügüm insanlarin cok büyük kismi kardesleriyle problem yasiyor.
ayrica ilki yalniz kalmasin diye dünyaya cocuk getirmek bence dogan cocuga da haksizlik, neden bir misyonla varolsun bu cocuk?
cocuk, istendigi icin yapilmali. yaslaninca bize baksin, kuzeniyle oynasin, kardesi yalniz kalmasin diye düsünülerek cocuk dünyaya getirilmemeli bence.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.07.26)
Bizim bu dana tek cocuk iste: www.eksiduyuru.com

Sevildi, sayildi, simartildi, karne, dogum gunlerinde hediyelere boguldu, cekingen, pisirik olmasin diye serbest, ozgur buyutuldu, fikri dusuncesi dinlendi, soz hakki verildi, istekleri yapildi hala daha memnun olmaz, daha fazlasini ister, simarik, bencil, sukretmez, asi bir ergen var su an elimizde. Herseyi take it all for granted olarak algiliyor. Suriyeli gibi scip batirmis sinavda hala daha regret, uzuntu yok. Bizim teselli etmemiz lazimken o bize dunyanin sonu degil, onumuzdeki maclara bakicaz falan diye espri yapiyor.

En basitinden anne babanin vefatindan sonra tum malin, mulkun bolunmeden kendisine kalacagini bilmesi bile tek cocugu tembel, umursamaz yapar rehavete surekler. Diktator olsam tek cocuklulugu yasaklarim.
0
speedy
(12.07.26)
Bence 3-4 cocuk olmali ama muhtemelen cevabimi ciddiye almayacaksiniz. Bir cocugun hayatta en degerli varligi kardesleri ve genis ailesidir. Anne babasi vakti gelince bu dunyadan goc edecekler.Zaten artik cocuk sahibi olma yasi da geciktigi icin anne-baba ile gecirilecek sure cok azaldi zaten. Sonrasinda hayatta birbirine destek olacak kardesler buyuk zenginlik.5-6 kardes olup da bundan pisman olan birini gormedim hayatim boyunca.Bu sekilde cok kardesli kisiler hep bu durumun ne kadar guzel oldugunu anlatirlar hep.Ozel okul ucretleri falan geciniz bunlari.
+2
turkuaz
(13.07.26)
tek cocuklar genelde simarik oluyor. iki cocuk daha iyi. bu ozel okul isi de cok abartiliyor. ben hep devlet okuluna gittim, iyi ki de oyle olmus. yasadigin toplumla bag kuruyorsun, hayati ogreniyorsun devlet okulunda. sizin cocugunuza vereceginiz en onemli sey guvenli baglanma ve guzel ahlak. geriye kalan her seyi onlar halleder, korkmayin.
+1
banach
(13.07.26)
2 hatta 3 çocuk. Bunu anne olmayı hiç istemeyen biri olarak söylüyorum. Hayatta tek başına kalmak hiç kolay değil. Bir an önce karar verirseniz yaş farkları da ideal olur.
+2
sessizce aglayan sanat
(13.07.26)
çocuk dediğiniz şey en pahalı hobi. eğer madden kaldırabilecekseniz bir düzine bile yapabilirsiniz. yeni çocuk da öyle nasibiyle filan da gelmiyor. para fiziki bir şeydir, ruhani anlamlar yüklememek lazım.

tek çocuğum var. şu an için ona çok iyi bir eğitim ve gelecek kurabilecek imkanımız çok şükür var. ama 2. çocuk olsaydı bu cümleyi kuramazdım. hiç olmazsa ikisine de eşit yaklaşamazdım. Allah karşısına hayırlı insanlar ve arkadaşlar çıkarsın diyerek bu konuyu kapatabiliyoruz.

ayrıca bu çocuklar her zaman 8-9 yaşında yumurcak bebe gibi kalmayacak. 20 li 30 lu yaşlara gelecek ve siz göçüp gideceksiniz ya. belki de benim şansıma, ortada mal mülk varsa düşman olmayan kardeş görmedim ben.
+1
galahad reloaded
(13.07.26)
konya bence yaşam standartları bakımından türkiye ortalamasının üstünde ve konya gibi bir yerde o aile geliri de iyi bir gelir -bence.
açıkçası imkan varsa sizin yerinizde olsam ev alırdım bu hane geliri korunmaya devam ederse zaten 2-3 yıla ev kredisi kira gibi olmaya başlar, ve bence eğitim masrafları vesaire karşılanır.

ha ben sizin yerinizde olsam 2.yi yapar mıyım hayır, ama konya gibi bir yerde öyle hane geliri olan bir aile çocuk seviyorsa 2.yi istemesi bencillik mi bence hayır.
0
denizgonen
(13.07.26)
Yani kazanılan para çocuğun ihtiyaçlarını şu an karşılayabilir ancak sorun sürdürülebilir olarak karşılayacak mı ?

-Bugun kreş parası ileride özel okul üniversite parası olarak karşınıza çıkacak
-Bedelli asklerlik parası bulmak zorundasınız çocuğunuza ( Eğer erkekse)
-Araba alırken destek olmak lazım
-Ev alırken destek olmak lazım
-Evlenecekken destek olmak lazım

Bu lazımlar sürekli artarak uzayacak, 2 çocuk olursa ağzınızda hep ' Şimdi ancak sana bu kadar destek olabiliyorum, çünkü yarın öbürsün kardeşinin de ihtiyacı olacak' kelimeleri olacak.

Bu iş para își, ilkini zaten yaptığınız için mental ve fiziki olarak deneyiminiz var onları o nedenle geçiyorum.

Paranız varsa ki dediğim gibi şuan için değil bundan 20 sene sonrasında da olacağını biliyorsanız yapın, emin olamıyorsanız karar size kalmış :)
0
ebeş
(13.07.26)
bence bu tarz seyler "canim istedi yaptim" seklinde degerlendirilmemeli. dolayisiyla sizin bakis acinizi dogru buldum. maddi durum onemli. eger maddi durumunuz cok iyi degilse, kit kanaat olacaksa bence tek cocuk daha iyi. tabirimi maruz gorun ama "tek olsun ama tam olsun" bakis acisi. tum enerjinizi, imkanlarinizi ona harcayin. yoksa ikinci cocukla oradan buradan kisma, ucu ucuna yetme gibi durumlar yasanir. mesela bir cocugu daha iyi bir okula gonderebilecekken ikinci cocuk nedeniyle daha ortalama veya dusuk fiyatli okula gondermek gibi. sonucunda ikisinin de ortalama bir yere gitmesi gibi. bu sadece tek bir ornekti. bunun disinda elbette daha iyi beslenme, gelecek planlama (mumkunse cocuk icin yatirim), kulturel tatiller, hobi kurslari vs. onlarca sey var. fakat ikinci cocukla bunlarin hepsi kisilacak, belki iptal edilecek.

@ercu cozer, bence eksilenmenizin nedeni bencil bir bakis acisiyla, onun hayatini hic dusunmeden cocuk istemeniz. max cocuk yapayim, hepsi bana baksin mantigiyla cevap yazmaniz. peki siz cocuga ne verebileceksiniz? ha paraniz coksa elbette, ama o durumda bile hepsiyle ilgilenemezsiniz gibime geliyor.
0
Sour
(13.07.26)
editten sonra tekrar cevaplıyorum. bence maddi olarak endişe edecek bi durum yok o kadar. manevi kısmı tamamsa ben olsam çocuk yapardım.
0
elorelia
(13.07.26)
Bu ozel okul fetisi sosyal media yuzunden cikmadiysa bir bok bilmiyorum. Ozel okullar devlet okullarindan 50 kat daha iyi degil, onlarin da hocalari devlet okullarinda yetisiyor, hatta ozel okullarin hocalari daha az maas aliyor devlet okullarindaki ogretmenlerden.
+2
baldur2
(13.07.26)
tek çocuk yalnız kalır. en büyük pişmanlığım hayatta budur.
+1
co2s2
(14.07.26)
(8)

Bir tanıdığım bitcoin vb cinde 7 milyon kaybettim diyor?

darkwizard
Arkadaşlar coin değer kaybeder mi 7 milyon batırdım diyor doğru olabilir miBir tarladan 20 milyon kazandı ve yarısını coin e yatırdım demişti.
Arkadaşlar coin değer kaybeder mi 7 milyon batırdım diyor doğru olabilir mi
Bir tarladan 20 milyon kazandı ve yarısını coin e yatırdım demişti.
0
darkwizard
(07.07.26)
yatırma kısmı doğruysa kaybettiği de doğrudur.
+2
eurhka
(07.07.26)
Coin değer kaybeder mi? Her şey değer kaybedebilir. Kaldıraçlı işlemle borçlu bile kalabilir.
0
orient blue
(07.07.26)
deger kaybetmeyen bir sey olsa herkes coin alirdi, herkes zengin olurdu.
+1
Sour
(07.07.26)
Eğer bitcoin almış ve daha çıkmamış/zararına satmamış ise sabretsin derim. Bu bitcoin ileride tekrar yükselme eğilimine girebilir. Ytd
0
bonaparte
(07.07.26)
Hırs yapıp kaldıraç oynarsa hayatını bile kaybedebilir
Spot girmişse de coin delist olmuş olabilir
Ondan çıkıp buna girmiştir böyle böyle de kaybetmiş olabilir
Mümkün yani
0
yakalayamadığın.ışıklar
(08.07.26)
Değer kaybedebilir,sıfırlanabilir.her şey mümkün.özellikle bitcoin dışındaki kriptolar extra riskli.
Basit bir örnek,internette gördüm.
Bir kripto paraya 10 dolar mı ne yatırıyor birisi,kriptolu oluşturan kişi kısa süre sonra kriptonun değerini sıfırlıyor ve adamın parayla aldığı kriptolar da değersiz olmuş oluyor böylece.
Bitcoin için bile söz konusu olabilir aslında bu,ama tabi göz ardı ediyoruz topluca
0
denizciman
(08.07.26)
sürekli olarak 10 liralık coin alıp 9 liraya sattıysa (ya da benzeri bir şey yaptıysa) tabii ki kaybedebilir. neden olmasın?
0
co2s2
(08.07.26)
Coin'le de kaybedilir tabi ama daha yüksek ihtimalle kumar da oynamıştır.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(08.07.26)
(14)

Stüdyo dairede yaşayan/yaşamış olanlar

gobekliraki
Daha önce bu tip dairede yaşayanlar tecrübelerini yazabilir mi. 1+1de kaldım daha önce, şu an çok güzel konumlarda bütçeme de uygun eşyalı stüdyolar buldum. Bekarım, gelenim gidenim olmaz, bir kedim var sadece. Stüdyo dairede yapabilir miyim sizce?
Daha önce bu tip dairede yaşayanlar tecrübelerini yazabilir mi. 1+1de kaldım daha önce, şu an çok güzel konumlarda bütçeme de uygun eşyalı stüdyolar buldum. Bekarım, gelenim gidenim olmaz, bir kedim var sadece. Stüdyo dairede yapabilir miyim sizce?
-4
gobekliraki
(06.07.26)
yaparsın
yalnız yaşayan biri için 1+1 gereksiz tatmin yatak separatör falan gibi ayrılabiliyorsa daha da güzel olur
+2
croswell
(06.07.26)
Mental açıdan yoruyor bir süre sonra yatak, yaşam alanı, evden çalışıyorsan çalışma alanı, mutfak... Hepsi aynı yerde.
+1
salihdt
(06.07.26)
Ben full dışarıdayım ya işimden dolayı, eve sadece uyumaya gidiyorum diyebilirim.
-5
🌸gobekliraki
(06.07.26)
Hiç stüdyo tipi evde yaşamadım ama senin durumunda olsaydım stüdyo tipi tercih ederdim.
+1
rock n roll
(06.07.26)
Ben de öyle yaşıyorum, 2 kedim var, gayet güzel memnunum. Sadece yatılı misafir gelirse biraz zor oluyor tek banyo içerisinde tek wc olduğu için.
Camlara taşınmadan önce kedi teli yaptırmıştım, kediler de sıkılmıyor.
+2
megalomaniac
(06.07.26)
Heyecanlandım yorumları görünce :d E ben taşınayım o zaman
-4
🌸gobekliraki
(06.07.26)
Kısa bir süre yaşadım bence stüdyo daire insanlık suçu olmalı. Tek yaşamakla misafir gelmemesiyle ilgili bir şey değil bu, kişisel konfor için uygun bulmuyorum stüdyo daireleri.
0
mutekebbir
(06.07.26)
Oda sayısından ziyade metrekare önemli diye düşünüyorum. Duvarlar üzerinize üzerinize gelmeyecekse ve eşyalar sıkış tepiş olmayacaksa yaşanır. Aksi durumlarda mutekebbir +1.
+1
auroraaurora
(06.07.26)
Yaklasik 10 senedir yurt disinda yasiyorum ve 4, 5 ulke degistirdim (keyfi olarak). Bunlarin bir kisminda studyoda yasadim, bir kisminda da 1+1. Hicbir problem yasamadim. Bu biraz karakter ve aliskanlik meselesi. Genelde expat'ler expat'lerle takildigi icin cogu arkadasim da benim gibi baska ulkelerden gelmis insanlardi ve studyoda yasiyorlardi. Sikayet edeni hic duymadim. Esyam zaten hic yok, bir bavulum var o kadar. Hepsinde esyali tuttum.
+1
Sour
(06.07.26)
Ben yasamazdim.

Her sey 1 tane odada yapilmaz.
0
baldur2
(06.07.26)
1 senenin üzerinde oturma planım varsa kesinlikle tercih etmezdim.
0
duyuruuser
(06.07.26)
Ben üç sene yaşadım, o evden sonra 2+1'e çıktım ama o stüdyo evimin ruhu yok. her arkadaşım da bundan bahseder. bence yapabilirsin, pinteresti falan kurcala çok güzel dekorasyon fikirleri var. temizliği de çok kolay.
0
penceredengorunenmorbina
(07.07.26)
1+1 tuttum. Kedim rahat etsin diye. Yarın taşınıyorum inşallah.
-4
🌸gobekliraki
(07.07.26)
güle güle oturun
0
co2s2
(08.07.26)
(4)

sürücü sınavı hakkında

art cat chocolate
selamlarr. manuel ehliyet alacağım. son dersime girdim. istersem haftaya sınava girebiliyorum.ancak hala mükemmel süremiyorum. bazen sinyal vermeyi unutuyorum. bazen stop ettiriyorum. arada bir de vitesi 2'ye almayı unutuyorum. kazasız belasız, hızlanmadan gidiyorum ama işte... sadece hafta sonları
selamlarr. manuel ehliyet alacağım. son dersime girdim. istersem haftaya sınava girebiliyorum.

ancak hala mükemmel süremiyorum. bazen sinyal vermeyi unutuyorum. bazen stop ettiriyorum. arada bir de vitesi 2'ye almayı unutuyorum. kazasız belasız, hızlanmadan gidiyorum ama işte... sadece hafta sonları derslere katılabildim çalıştığım için. araya 5 gün girince de biraz kopukluk yaşamış oldum dersler arası.

sizce 1 ders daha alayım mı parasını verip? tamamen hazır, hatasız mı sürmem lazım sınava girebilmek için? tekte geçmeyi umuyorum. :d
-1
art cat chocolate
(05.07.26)
Bak sana şunu söyleyeyim. Manuel ehliyetimi 2022'de aldım. 4 yıl oldu. Hâlâ özel ders alıyorum. 1 ders değil, alabildiğin kadar ders al. O kadar diyorum.
-3
arbre
(05.07.26)
Geçen yıl ben de bölük pörçük gittim derse, çocuğum hasta olduğu için uykusuz gidiyordum ben hayatta geçemem bu sınavı demiştim ama tek seferde geçtim. Yapamam dediğim parkı yaptım sinyali asla unutmam derken sinyalden uyarı aldım. Yani sınav esnasında ne olacağı belli olmuyor.
Tabi siz riske atmayın hazır hissetmiyorsanız ek ders alın, aynı stresi tekrar çekmeye değmez.
-2
ekimoloji
(05.07.26)
1’i 2’ye atamiyorsan kesinlikle ders al
0
bana da mi lolo
(05.07.26)
artik sinavlar cok daha detayli ve zor yapiliyor. eger bu durumlariniz varsa yuzde yuz kalirsiniz diye dusunuyorum.
+1
Sour
(05.07.26)
(5)

Psikoterapi hakkında?

bobinhoo
Psikoterapi (tamamen ilaçsız) hakkında duyuru sakinlerinin düşüncelerini öğrenmek için aşağıdaki ankete katılabilirseniz sevinirim. Ayrıca fikirlerinizi veya deneyimlerinizi belirtebilirsiniz.Not: Anket anonim, verilen oyları kimin verdiği görünmüyor.
Psikoterapi (tamamen ilaçsız) hakkında duyuru sakinlerinin düşüncelerini öğrenmek için aşağıdaki ankete katılabilirseniz sevinirim. Ayrıca fikirlerinizi veya deneyimlerinizi belirtebilirsiniz.

Not: Anket anonim, verilen oyları kimin verdiği görünmüyor.
📊 Psikoterapi (ilaçsız) hakkında düşünceniz?

Bu anket sona erdi. 33 oy kullanıldı.

+1
bobinhoo
(01.07.26)
Çok samimi olduğum bir aile var. Karı, koca, çocuk, hepsi psikolog.

'Allah razı olsun, Sayenizde ...' diye gelen onlarca eski danışana bizzat şahit olmuş biri olarak, çok faydalı olduğunu, ama bu işin ehlini bulmanın zor olduğunu, ayrıca da her danışan ile terapist arasında gerekli elektrik mi diyeyim, enerji mi, onun yakalanmasının güç olduğunu söyleyebilirim.Ayrıca bir de iyi olanların iyi olabildikleri konular da farklı oluyor.
+2
Mirket
(01.07.26)
açılın ben 4 yıllık ruh hastasıyım.

devlet hastanesinde psikiyatri ile başladı serüvenim. bir tane ilgilenen psikiyatriste denk gelmiştim, uzun süreler ona gittim. aydan aya gidiyordum. bir yerden sonra bana terapi alman lazım demişti. ibb psikolojik danışmanlık merkezini denedim. hastenedeki psikologu denedim. bunlar maalesef profesyonellikten çok uzak, olsun diye yapılan işlerdi, 2-3 seans sonrası bıraktım.

daha sonra okulum sayesinde mecidiyeköy'de bir klinikte 8 seans ücretsiz terapi hizmeti almıştım. Psikolog kesinlikle çok profesyoneldi, bütçe olsa kesinlikle devam ederdim.

amaaaa pek bir katkısı olmadı bana. Psikologun ilgilenmesi hoşuma gidiyordu, ondan dolayı sanırım devam ederdim diyorum.

Katkısı olmamasının sebebi, tamamiyle benim. Çok çok klişe olacak ama, siz istemediğiniz sürece kimse size yardım edemez maalesef. Ben psikiyatriyi bıraktıktan sonra felaket bir dönem geçirmiştim. ya toparlanacaktım ya da attaaaaa.

Toparlanmaya çalıştım. Hayatı çok toparlayamadım ama ruh halini toparladım kendi kendime :) o zamanlara göre felaket değiştim. Bunun başlıca sebebi kendim istememdi.

Eğer içinizde değişme, bir şeyleri düzeltme isteği varsa psikoterapi çok büyük destekleyici olur bu süreçte. Ama ben çabalamayayım öyle gideyim derseniz çok bir fayda beklemeyin.
+1
substituent
(01.07.26)
sahsen ben psikoterapiyi psikiyatrik tedaviden daha cok seviyorum cunku daha cok kontrol, yonetme hissi uyandiriyor. ilac verildiginde alkollu gibi dolasiyorsun ortalikta (antidepresandan bahsediyorum). oyle olduktan sonra ne anladim o isten? psikoterapide en azindan kendim cabaliyorum bir seyleri duzeltmek icin.
-1
Sour
(02.07.26)
hem bu alandayım hem de anksiyete sorunumdan ötürü üstte yazan kullanıcı gibi “ruh hastası”yım :,) çok fazla psikiyatrist ve psikolog denedim, işini iyi yapan insanlar az ama çok faydalı oluyorlar. ama bu yola girince de sağlam bütçe gerekiyor. kişinin kendisine de bağlı gelişim kaydedebilmesi. özetle çok fazla değişken var. ilaçlar konusunda da çok denemiş biri olarak evet faydaları var ama yan etkileri de çok var (kişinin genetik yapısına göre bu da ayrı değişken faktörü). indirgemeci yaklaşmamak gerekiyor ama bi psikolog/psikiyatrist faydalı olmuyorsa (ya da ilaç) ısrarla devam etmemek gerekiyor bence. kendi tecrübelerim.
+1
deartheodosia
(02.07.26)
etkili olduğu bilimsel çalışmalarla da gösterilmiş ve gösteriliyor. tabi terapistin yetkinliği, danışanın işbirliği, terapistin eğitimini aldığı ve kullandığı ekolün danışana ve getirdiği konuya uygunluğu, hepsi sonucu etkileyecek önemli faktörler.
0
mezzosprite
(03.07.26)
(8)

Instagram açayım mı?

michael harddd
İlişkilerde büyük etkisi var gibi görüyorum. Genelde şova dayalı bir ortam var. Şunu yaptım, bunu yaptım, 2 günlük şengenle buraya şuraya girdim gibi kafalar var. Ben insta'ya girersem şov yapabileceğim bir kapasitedeyim. 12 ay sıcak, deniz kenarı tropikal bir yerde yaşıyorum. Yaşadığım yerde et old
İlişkilerde büyük etkisi var gibi görüyorum. Genelde şova dayalı bir ortam var. Şunu yaptım, bunu yaptım, 2 günlük şengenle buraya şuraya girdim gibi kafalar var.

Ben insta'ya girersem şov yapabileceğim bir kapasitedeyim. 12 ay sıcak, deniz kenarı tropikal bir yerde yaşıyorum. Yaşadığım yerde et oldukça ucuz. Her gün steak yiyorum pozu atabilirim. Aslında bunları yapanlardan nefret ediyorum ama işler böyle yürüyor gibi. Kadınlar tamamen instaya değer veriyor.

Sizce gireyim mi instagram'a?
-12
michael harddd
(01.07.26)
Girme.
-1
Amaranta ursula
(01.07.26)
Bu saate kadar girmediysen ko götüne.
0
kizil karga
(01.07.26)
Sizin cevreniz, ortaminiz boyle. Instagram sadece bir arac. Benim cevremde oyle insanlar olmadigi icin Instagram'da da boyle insanlara denk gelmiyorum.
+1
Sour
(01.07.26)
Sour,

Benim ortam Oxford Jesus college den. WC de sicarken bile klasik müzik dinliyoruz. Sabah akşam kruvasan yiyoruz. Çevreni değiştir
-1
🌸michael harddd
(01.07.26)
ben 3 sene önce kapattım. tertemiz akıl sağlığı.
+3
gabe h coud
(01.07.26)
Bekarsan gir. Kimsenin düşüncesini önemseme.
0
jackyr
(01.07.26)
@michael harddd e ortaminiz oxford'tansa neden iki gunluk sengen'le hava atiyorlar? siz neden steak yiyerek onlara hava atmaya calisiyorsunuz? sabah aksam kuruvasan yediginiz icin mi steak'le hava atmak istiyorsunuz yani? hani hamur isi falan, anlamadim. sicarken klasik muzik dinlediginizi atarsaniz sistem tarafindan hesabiniz silinebilir, bilginize!
+5
Sour
(01.07.26)
Şov yapacaksan çok uygun tam senlik.ben zenginim hayatı yaşıyorum siz ezikler bir tatile bile gidemiyorsun diye insanları eziklersin.
+3
mikahakkinen
(01.07.26)
(7)

Türkiye'de lisans sonrası Avrupa'da işe girmek olası bir durum mu?

klardtt
Selamlar,Mezun olmama 1 dönem kaldı. İş yerinde, mülakatlarda bana sorulan sorulardan biri "yurt dışında çalışmayı düşünüyor musun"Benim anlamadığım, bu isteyerek olan bir şey mi?Tr'de iyi kabul edilen okuldan birindeyim, mühendislik okuyorum, 3+ ortalamam var şu an. 3+ ile de mezun olurum. Buna ek,
Selamlar,

Mezun olmama 1 dönem kaldı. İş yerinde, mülakatlarda bana sorulan sorulardan biri "yurt dışında çalışmayı düşünüyor musun"

Benim anlamadığım, bu isteyerek olan bir şey mi?

Tr'de iyi kabul edilen okuldan birindeyim, mühendislik okuyorum, 3+ ortalamam var şu an. 3+ ile de mezun olurum.

Buna ek, erasmusa gittim, iskandinavya'da. Hibe çıkmayınca gitmeyecektim, ama daha sonra ailemin iş yerinden bana burs verenler oldu. Öyle kıt kanaat yaşayarak gidebildim. Ama gerçekten maddi açıdan çok zordu, o kadar avrupaya gittim, gittiğim ülkeden başka hiçbir yeri gezemedim. Sadece olduğum şehir, ve o ülkenin başkenti. Cidden çok pahalıydı. Harika bir deneyimdi ama aile bütçesini çok zorladı.

Daha önce gidenlerin hikayelerine baktığımda, yl için gidip öyle yerleşenleri, iş arama vizesi ile gidenleri çok gördüm. Bunlarda çok maddiyat gerektiren şeyler değil mi? Bana şu an iş arama vizesini verseler; uçak masrafı + vize masrafları + konaklama yemek; en fazla 2 hafta dayanırım yani. Ailem asgari ücretli çalışan o yüzden onlara güvenerek yapabileceğim bir şey değil.

Yurt dışında çalışmayı felaket isterim ama daha yurt içinde iş bulamıyorken; avrupadaki bir firma, neden Türkiye'de yeni mezun birisinin vizesine sponsor olsun ki. Yani burada çok ciddi potansiyel vaad ediyorsa /başarısı varsa anlarım da...

Niye insanalar böyle diyor? Bu profilde yurt dışında kolaylıkla iş bulabilir miyim yani?
0
klardtt
(30.06.26)
Yüksek lisansa bir çuval para döküp sonrasında çalışma izni alıp iş bulamayan çok insan var. Halihazırda içeride bu kadar insan varken dışarıdan birini sisteme sokmak için pek uğraşmazlar. Bazı Avrupa ülkelerinde ciddi bir iş krizi var.

Akademisyen ve sağlıkçılar dışında artık çok zor. Pandemi öncesindeki birkaç yıl IT sektöründe çalışanlardan giden çok oldu. Artık böyle bir şey yok.
0
michael harddd
(30.06.26)
mühendislikte yurt dışında çalışmak çok yaygın ve daha kolay. birçok arkadaşım kendi iş buldu gitti. tabi hangi mühendislik o da önemli. benim çevrem bilgisayar mühendisi hep.
ama iktisat mezunu arkadaşım da gitti mesela. mümkün gayet.
0
jelly bear
(30.06.26)
avrupa'da ekonomi hiç de iyi değil.
iş piyasası felaket.
ya yüksek lisans'a git.
ya da türkiye'de tecrübe kazanmaya odaklan.
0
rain when i die
(30.06.26)
lisans sonrasi direkt is bulmak cok denk geldigim bir sey degil. genellikle yuksek lisans (master) icin gidip orada kovaliyorlar. fakat siz yuksek lisans dusunmuyorsaniz, is odakli olmak istiyorsaniz, yapilacak en iyi seyler bence son donemde erasmus'a gitmek ve orada bir seyler bakmak, mezuniyet sonrasi erasmus staji yapmak (bu mumkun) veya work & travel programlarina bakmak oldugunu dusunuyorum. bunlardan birini yaparsaniz, orada bir seyler bulma sansiniz artar.
0
Sour
(30.06.26)
Benim gördüğüm kadarıyla şu an için ortalıkta ilanlar dolansa da ben kendim oturuma sahip olduğum halde hiç birşey bulamıyorum. Kendimce özel durumlarımdan dolayı bulamıyor olabilirim ama buraya yeni geldiğimde çok çok daha kolay görüşme ayarlıyordum. Şimdi ilk telefon görüşmesini bile yapamıyorum. Türkiye ve Hollanda'dan çoğunlukla ilanlara başvuruyorum ikisinde de durum aynı. Yani özetle kötü bir zamandayız Avrupa'da iş bulmak için.

Bu arada yurtdışında çalışmayı düşünür müsünüz diye soranlar kim tam olarak, Türkiye'de iş görüşmesi yaptığınız şirketler mi? Öyleyse onlar "bu adam yurtdışında ilk fırsatı bulduğunda hemen uzar mı? Burayı zıplama tahtası olarak mı görüyordur." diye anlamaya çalışıyorlardır.
0
mbond
(30.06.26)
@mbond

Hem mülakatta hem stajlarda. Yani öyle bir soruyorlar ki sanki benim için opsiyonmuş gibi. Cevap olarak; İstanbul’da güzel bir iş bulursam kalmayı yeğlerim, diyordum.
0
🌸klardtt
(01.07.26)
yeni mezun alınca 2 sene çalışıp gidecek etiketi oluyor üzerinde. iyi bir okuldan mezun olduğun dilin olduğun için o riski tartıyorlar heralde. hele kurumsal yerler değilse öyle oluyor genelde. aldığın maaşla 5 sene çalışsan bile bir araba alamazsın, evi geçtim. ekonomimiz çok iyi. orta sınıf çalışanın üzerinden kamyonla geçtiler.

ayıya dayı de, türkiye cennet de. şirketten kimseye yurtdışı planı falan bahsetme asla.

git singapur falan bursları var. japonya kore bursları var. amerikada da kabul alırsan burslu yaşayabilirsin.

avrupa gerçekten bir katma değer sunamıyor, kapağı atan bir şekilde yaşıyor ama avrupa yetenek falan aramıyor, ayak işlerini yapacak insana daha çok ihtiyaçları var, o yüzden kaçak göçmen olarak tutunma şansın daha yüksek eheh.
0
kveldulv
(02.07.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.