Giriş
(34)

dünyanın en boş beleş lisans bölümü?

anonymice
garantili işsizlik sunan bölümlerden bahsetmekteyim. Öğrenci arkadaşları ayıktıralım baabında..hangileri sizce.ben başlayayım biyoloji!Garantili issizlikle gelen değersizlik hissi sizi bir Avon satış temsilcisine transforme edebilir (malesef ciddiyim) (based on a cruel story)
garantili işsizlik sunan bölümlerden bahsetmekteyim. Öğrenci arkadaşları ayıktıralım baabında..

hangileri sizce.

ben başlayayım biyoloji!

Garantili issizlikle gelen değersizlik hissi sizi bir Avon satış temsilcisine transforme edebilir (malesef ciddiyim) (based on a cruel story)
0
anonymice
(09.02.17)
gender studies

issiz feminazi yetistirir sonra kdnlara is verilmiyor yhaa .s.s.s
0
eksimtrak
(09.02.17)
Bir arkadaşım matbaa öğretmenliği bölümündeydi. Her sene 40 kadar kişi mezun ettiklerini ve ancak 2'sinin iş bulabildiğini söylüyordu. Dünyanın en boş beleş bölümü değildir ama işsizlik oranı yüksekmiş. Öyle diyordu.
0
aychovsky
(09.02.17)
ne yazık ki sanat tarihi
0
fragile lady
(09.02.17)
astronomi, astroloji de olabilir tam adını bilmiyorum. Akbank gişede çalışan arkadaşım var buradan mezun.
0
gozu acik sevisen yahudi
(09.02.17)
Felsefe, tarih, sanat tarihi, jeoloji müh, maden müh, ziraat müh
0
Cruyff
(09.02.17)
astronomidir o astroloji olsa duramazdı.

bence de astronomi bu arada. yani boş beleş bir bölüm değil aslen ama işte ülke faktörü. hollanda'da astronomi bölümü mezunu olmak ile türkiye'de astronomi bölümü mezunu olmak farklı tabii.

bunun dışında, arkeoloji, antropoloji, sanat tarihi, latin dili ve edebiyatı da neredeyse mezunlarına işsizliğin kapılarını aralayan diğer bölümler.
0
levpontryagin
(09.02.17)
bir sürü var, ama en birinci anadoludaki üniversitelerde güzel sanatlar fakültesi. eski bir kız arkadaşım kocaeli ünide fotoğrafçılık okuyordu, en son eskortluk yolunda gidiyordu son durum ne bilmiyorum.
0
masa penisi
(09.02.17)
fen-edebiyat fakültesindeki bütün bölümler.

boş beleş demeyelim ama iş bulamıyorlar diyelim. yoksa fiziğe boş beleş demek doğru olmaz.
0
nickini degistiren yazar
(09.02.17)
Felsefe. Tek caren akademisyen olup kendin gibi bos beles adam yetistirmek:)
0
stavro
(09.02.17)
hepsinin boş beleş olduğunu düşünmesem de fen-edebiyat fakültesi bölümlerinin tümü işsizlik garantilidir.
0
devilred
(09.02.17)
sanat tarihi

zengin kodamanların kızları okusun diye kurulmuş bir bölüm ama Türkiye'de ÖSYM sınavlarından yeterli puan alamayan kekolar giriyor. Yurtdışında sanat tarihi okuyan insanlar kültürlü, saygın, düzgün insanlar, burada tam tersi.
0
tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin
(09.02.17)
Biyoloji konusunda sana katılmıyorum.
Yüksel lisansını tamamlayan bi arkadaşım şuan bi kolejde öğretmen gayet de mutlu.
0
megalomaniac
(10.02.17)
Fen edebiyat fakültesinin tüm bölümleri diyemeyiz. Matematik bölümünde okuyan arkadaşlar eğitim fakültesinde matematik öğretmenliği okuyan arkadaşlara göre daha donanımlı oluyorlar ve kısa sürede iş bulabiliyorlar. Ben daha 1. sınıfken işe başlamıştım. Boş beleş demek zaten imkansız. Kimsenin mesleğini kötülemek istemem ama işletme, iktisat gibi sözel bölümler kaliteli bir işsizlik sunuyor. İngilizce, Almanca haricindeki çoğu dil bölümü (Türk dili ve edebiyatı dahil) işsizlik riski taşıyor. Ben sayısalcı olduğum için sözel bölümleri zor olarak görmüyorum. Buna hukuk da dahil. Tıbbın belli bir kısmı da dahil.
0
dissendium
(10.02.17)
@megalomaniac biyoloji'ye katılmayıp yüksek lisansını tamamlayıp kolejde öğretmen olma örneği ağır ironi içermiyorsa çok komikmiş :)
0
goodz
(10.02.17)
Biri de dememiş ki çevre mühendisliği diye.
0
kargn
(10.02.17)
Fen Edebiyat +1 özellikle sözel bölümleri. İki yıllık meslek yüksekokullarını okuyun ve iş sahibi olun burada 4 sene ve çok daha fazlasını tüketmektense.
0
saridendigindekirmizidiyebagiranadam
(10.02.17)
goodz +1
0
devilred
(10.02.17)
Hadi işletme neyse de iktisata sözel bölüm diyen arkadaşları gördükçe ufkum açıldı, bir ara her iki lisansın müfredatını atayım da onlar da ayni aydınlanmayı yaşasınlar. Bu bölüm mezunları İş hayatında sayısalcıyım diye geçinenlerden daha çok hesap kitap işi ile uğraşıyor, daha doğrusu hayatlarına işliyorlar.

Bunun haricinde işletme ve iktisat olduğunu düşünmüyorum, üstüne ne kadar koydukça o kadar yol alınan bölümler, kaldı ki işletmenin çok geniş bir iş skalası var. Asıl fikrimi beyan edeceksem olursam kamu yönetimi ve öğretmenlik olduğunu düşünüyorum. Atama işleri malum, iş bulmaları tamamen tesadüf olarak ilerliyor desem yeridir.
0
sytemofadownmanyagi
(10.02.17)
Hepsi +1

Duyuruyu da silmeyin olur mu
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(10.02.17)
İletişim fakültelerinin tüm bölümleri.
0
la rana
(10.02.17)
@sytemofadownmanyagi, kardeşim ben makine mühendisliği okuyorum. İktisat bölümündeki derslerin yarısı hukuk dersidir. Senin atacağın üç beş sayısal dersle benim ufkum açılmaz. O derslerdeki matematiği biz okulda ön bilgi olarak görüyoruz. İş hayatında bir mühendisten çok matematik kullandığını iddia etmek? Çok iyiymiş. Çok basit bir makine parçası üretimi için bile sayfalar dolusu mukavemet hesabı yapıyoruz. İşin termodinamik, ısı geçişi kısmına girmiyorum bile. Lütfen mantıklı argümanlarla bölümünüzü savunun.
0
dissendium
(10.02.17)
@disaendium sayılarla olan bağınızın kelimelerden daha sıkı olduğu yazdıklarımı anlamadığınızdan çokça aşikar. Size iş hayatınızda başarılar dilerim :)
0
sytemofadownmanyagi
(10.02.17)
bizde eğitim fakültesi diye bir şey var..y.dışında ise genelde, fen fakültesi okuyup öğretmenlik yapmak için ayrıca eğitim almak var. süreç içinde öğretmen oluyorsunuz. kadrolu olana kadar seneler geçiyor vb.
o yüzden aslında biyoloji okuyup formasyon almak veya eğitimde yüksek yapmak, öğretmen olmak için saçma bir durum değil. illa bilim y.lisansı olmak zorunda değil. fen fak. okuyanların kariyeri. argesi bilimi olmayan bir ülkede fen fak. okumak çok iyi olmuyortabi. fen. fak. mezunuym bu arada:) genetikçiyim, işsizlik sorunum olmadı orası başka.
Ama bu bölümleri boş beleş olarak görmüyorum. zira aslında müfredatları dopdolu ülke iş veremiyorsa, bu bambaşka bir durum. gıda mühendisliği de mesela işsizlik garantili oldu artık ama babalar gibi bölüm. istatistik, ekonometri resmen hardcore bölümler ama iş yok...bir de tabi işsizlik garantili bölümlerde giderek profil düşüyor, profil düştükçe mezunlara duyulan saygı azalıyor ve alan dışı iş bulma şansı da düşüyor. kısır döngü.

benim kafamın almadığı bölümler daha çok sosyal, edebiyat, iletişim, tasarım, işletmenin envai türevleri, medya, görsel ne biliyim ne gibi bölümler. 4 sene bu okullarda ne okutuyorlar, sıkılmıyorlar mı diye düşünüyorum hep.
0
niye ama
(10.02.17)
@sytemofadownmanyagi, yok yok, gayet iyi anladım ben. Size de başarılar. :)
0
dissendium
(10.02.17)
ayrıca öğretmenler atanamıyor diyen arkdaşlara vallahi yuh diyorum artık ya.
fizik, almanca gibi, en atanmayan bölümün öğretmenleri bile bir şekilde atanıyor, bizimkilerin hepsi atandı. dinci, sınıfçı, inglizceci, okul önceci iseniz zaten sınava girseniz atanıyorsunuz.

başka kimse öğretmenler kadar ağlamıyor, hepsi bu.
sülalem öğretmen. dersini 3 güne toplayamazsa müdürle kavga eden insanlar bunlar. hayatları ağlamakla geçiyor.
0
niye ama
(10.02.17)
ben bu duruma pek katilmiyorum. bunu da asagida iletisim fakultelerindeki tum bolumler yazisini okuyunca rahatsiz hissedip yazayim dedim. soyle ki:

ben bir iletisim fakultesi mezunuyum(radyo televizyon sinema). cok da parlak bir universiteden degil bu arada. universite boyunca cevremde gordugum insanlardan daha birinci sinifta kimlerin o meslegi yapacagi, kimlerin yapmayacagi belliydi. sadece iletisim fakultesi ozelinde degil diger fakultelerde okuyan tanistigim insanlarda da.


turkiyede universitelerin yetkinlik kazandirmasi 'ali ata bak' cumlesini okuyan cocugun kazandigi okuma yetkinligi seviyesiyle ayni. yani sunu demek istiyorum. sen universitede 4 sene okudum artik uzmaniyim bu isin diye daha dunyadan haberin olmadan piyasaya atlayip bakin ben uni mezunuyum bana hemen iyi parali rahat bir is vermeniz lazim diye dolanirsan ortalikta uzgunum hayat boyu garantili bir issiz olabilirsin.

ne yapman lazim; kendini gelistirip sabretmen ve biraz sansli olman lazim. sonunda kazandigin yetkinlikle omur boyu issiz kalmamayi garantileyebilirsin. ama tabi ki bir cogumuz icin paranin hizli ve bol geleni onemli olunca sonuc pek degisemiyor.

edit: bir de simdi gordum. niye ama yazmis .4 sene iletisimde , tasarimda ne okutuyorlar sikilmiyorlar mi diye? sikilma kismindan degilde. o 4 sene de hic bir sey okutmamalarindan dem vuracagim. o kadar les durumdayiz ki adama bedavadan 4 yillik universite hakki veriyoruz 4 senede bi bok ogrenmeden okul bitiyor. geldi gitti kaldi etti yedi icti kulliyen zarar.

yaptigim isle alakali bir okul var kanada'da ve 1 senelik egitim veriyor. ucreti $120K civari. ama soyle ince bir fark var . bu okulu 1 yilda basariyla bitirirsen senin dunyanin herhangi bir yerinde sirketine almayacak adam kalmiyor pek karsinda.
0
jack n brooks
(10.02.17)
niye ama + systemofadownmanyagi + 1
0
tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin
(10.02.17)
Sanirim herkes daha cok kendi bolumunu yaziyor daha cok, yoksa ac kilavuzu bak, ari yetistiriciligi, ascilik falan var, neredeyse bohcacilik konacak, bunlar bir yana, benim de kanaatim tum iibf bolumleri olmak uzere basta uluslararasi iliskiler denilen adi buyuk kendi kucuk bolumdur.. Uzak durun, aman diyim uzak durun...
0
alttaraf
(10.02.17)
su ürünleri.
0
lonelyman
(10.02.17)
Boş beleş lisans bölümü yok, boş beleş insan+eğitim sistemi var bence.

Küçükken sahip olmak istediğimiz ideal mesleklerden biri bilimadamlığı idi. Ancak bilim insanı yetiştirmesi gereken biyoloji, fizik, kimya, edebiyat vb bölümler boş beleş kategorisinde.

Diğer taraftan, etrafımızdaki tek tük insanlara bakarak genelleme yapamayız.

Eğer kafada bir ideal yoksa, garantili işsizlik değil de, nispeten garantili iş sağlayan bölümlere odaklanmak lazım. Yoksa bir insan işsiz bir bilgisayar mühendisi de olabilir, yüksek maaşlı bir kimyager de.
0
peggy
(10.02.17)
Bos beles bolum yoktur, bos beles insan ve bos beles sistem vardir +1

Muhendislerin cogu issiz su anda, issizlik dogru bir kriter degil yani. Su urunleri ya da sanat tarihi gibi bolumler yurtdisinda son derece gecerli ve saygin meslek dallari. Bizim yemekci ablanin kizi sanat tarihi mezunu, kiz burs kazanip yurtdisina yerlesmis orada akademisyen ve su an turkiye'de cogu iktisatci ya da muhendisin yasayamadigi bir hayati yasiyor. Aldigi oduller neticesinde ingiliz vatandasligi bile vermisler 2 senede.

Turkiye'de antropoloji okuyan kesin issiz ama yurtdisinda cok gecerli bir bilim dali. Yani bizim ulkede saglikcilar haric herkesin issiz kalma potansiyeli var o yuzden issiz kalma ile bos beleslik arasinda bir baglanti kurmak bizim ulkemiz adina cok dogru bir tespit degil. Biyoloji de muazzam bolumlerden birisi bu arada.
0
neferkitty
(10.02.17)
bütün fen edebiyat fakültesi
0
füt
(13.02.17)
çoğu bilim dalı mezunları maalesef işsiz bu ülkede en güzeli merkezi yerde büfe derim.
0
basond
(13.02.17)
Hiçbir lisans bölümünün "boş beleş" olduğunu düşünmüyorum, özellikle sanata dair bölümler nedense "boş" olarak görülmüş. Yapılan gözlemler bölümlerin değil, bu lisans bölümlerinde okuyan öğrencilerin çoğunluğunun "boş" olduğu yönünde oysa ki. Dolayısıyla birey hakkını verdiği sürece her lisans bölümü önemlidir.

Senede 2 mezun veren arkeoloji, sanat tarihi, biyoloji gibi bölümlerden o 2 kişi işini bulabiliyorsa, sorunu bölümde değil; diğer 38 kişide aramak gerekir. Hepimiz hemfikiriz ki, yetisi olmasına rağmen pek çok lisans öğrencisi aldıkları lisans eğitiminin üzerine koyacak bir çaba göstermiyorlar. Avrupa'da da olsa, Türkiye'de de olsa lisans eğitimi -özellikle sosyal bilimlerde- öğrencinin okuduğu bölüme dair bireysel çabasını gerektirir.
0
BuddyGuy
(13.02.17)
(19)

Kavga mı etseydim

mewthree
Bugün hastanede çay makinasında beklerken, makina çayı yavaş doldurduğu için etrafa bakıp duruyordum. Bir çifte istemesizce bakmış olacağım ki sevgilisi bunlar geçtikten sonra geldi koluma girdi 'bakacağın tek yer makine olsun kardeşim' demeye başladı sinirli bir şekilde. Kudurmuştu. Ben de ona dönd
Bugün hastanede çay makinasında beklerken, makina çayı yavaş doldurduğu için etrafa bakıp duruyordum. Bir çifte istemesizce bakmış olacağım ki sevgilisi bunlar geçtikten sonra geldi koluma girdi 'bakacağın tek yer makine olsun kardeşim' demeye başladı sinirli bir şekilde. Kudurmuştu. Ben de ona döndüm 'evvet, inşallah, tamam' diyorum o cümlesini bitirdikçe. Bu da onu biraz daha kudurttu. Sonra çayımı alıp giderken, bir arkadaşı daha geldi. Bu arada kafanı yoksa o makinaya sokarım diye bağırmaya başladı. Siklemedim diye sinirlendi biraz, anladı çünkü barzo olduğunu ve sallanmadığını. Sonra arkadaşı ne oldu ne oldu demeye başladı bu da yok bir şey ya moduna girdi ben yürürken. Fakat şimdi o son lafı düşünüyorum da koymuş biraz bir cevap veremedim çünkü. Yani ettiği tehditten bahsediyorum. Acaba kavga edip de rahatlasa mıydım şimdi canımın sıkkın olacağına. Sinirimi atmış olurdum en azından.
0
mewthree
(09.02.17)
Öyle tipler kime çatacağını bilir. Arkadaşı da varsa dayak yiyebilirdin. Dayak yesen hem sağlık gidecekti hem de daha da sinir olacaktin
0
Cruyff
(09.02.17)
bence en güzelini yapmışsınız. hiç gerek yok kavga etmeye. bu insanlarla kavga et et bitiremezsiniz. bir de sizin düşündüğünüz kadar şerefli de olmuyor bu tarz insanlar.

misal kız arkadaşı önünde göt olmayı yediremeyip çat diye bir anda siz farketmeden bıçağı saplayıp kaçabiliyorlar. sonra siz uğraşıyorsunuz.
0
levpontryagin
(09.02.17)
bu tip insanlarla muhatap olmaya hiç gerek yok. iyi yapmışsın.
0
fragile lady
(09.02.17)
öyle andonlara laf anlatılmaz, istemeden de olsa doğru hareket yapmışsın. bakmadım desen haa tamam sorry karşim mi diyeceğini sanıyorsun. karıya erkeklik yapacak itoluit işte. kendi başını yesin
0
cekilmis gayfe
(09.02.17)
son lafa kadar dogru olanı yapmışsın ama o son laftan sonra ben ikisini de oraya yığardım. sonra da yaklasıp aynı sekilde noldu noldu der çeker giderdim.

not: boktan bi boksörüm.
0
jacoba benziyomusum oyle diyolar
(09.02.17)
en temizini yapmışsın. düşünüp kasma kendini. barzo işte geç.
0
jangbogo
(09.02.17)
Malesef her iki ihtimal de birbirinden berbattır böyle durumlarda. Tepki vermeyip sağ salim evinize dönersiniz belki ama o konu içinizde kapanmaz. Birgün daha küçük bir olay bunun gibi olayların üstüne bardağı taşıran damla olur, nahoş şeyler olur.
Kavga etmeye alternatif olarak hastane polisini çağırabilirdiniz, birşey çıkmazdı ama bir tepki gösterdiğiniz için kendinizi daha iyi hissederdiniz. Bu tür adamların kafası çalışmaz, polisin önünde tahrik sayılmayacak ama adamı uyuz edecek bişeyler söyleyip sonrasında hakaret, tehdit davası açmak gibi taktikler aklıma geliyor.
0
mikro patlama
(09.02.17)
ortada kavga etmelik bi şey olsa et diycem de öyle bi şey yokmuş.

bazen hatun gelir sırnaşır da düzmek istemezsin ya. pek canın istemez. onun gibi bi olay. kafaya takma.

edit: he bi de böyle durumlarda kavga mavga etmeden direkt sonuç alabileceğin bi şey var: gırtlağa vurmak. orta seviye bi yumrukla yerde can cekişir hale getirebilirsin adamı. ilk sen vurmalısın bu arada. yoksa kavga esnasında boynu bulman zor olur. boksörsen falan bulabilirsin anca. reflekslerin güçlü olduğu için.
0
zirrealist
(09.02.17)
dostum, öldürme kastı o. o hale gelmemek gerekiyor. sokak kavgası da olsa adama iyi bir yumruk atınca düşüp, kafasını vurma ihtimali var. kimse böyle şeyler yapmamalı gerekmedikçe.

boks seyretmeyi çok severim fakat daha önce öğrenmeyi hiç düşünmemiştim. belki bir seviye gerekiyor sağlıklı dozda. ben çok sakin bir insanım, böyle durumlarda rahat davranabiliyorum neyse ki.
0
🌸mewthree
(09.02.17)
Kavga etmene gerek yokmus zaten.
0
stavro
(09.02.17)
en iyisini yapmışsın, boşver.
0
doxanikee
(09.02.17)
Ya kardeşim adamları saygınlığıyla sikertmişsin zaten daha ne kavga ediceksin? Onlar götlükleriyle kaldı işte. Dövsen vs yine aynı şeye denk gelicekti.
0
England
(10.02.17)
iyi ki kavga etmemissin. bosu bosuna tatsizlik yasardin. boyle insanlar camur gibi basinca sicriyor pislikleri.
0
superfluid
(10.02.17)
onun canı kavga etmek istemiş. dayak yese de atsa da mutlu olacak o eleman. ama sen dayak atsan bile uzun vadede kaybeden taraf olma riskin olacaktı(takip edebilirdi vs.) o yüzden iyi yapmışsın.

senin canın da kavga etmek istese o an ederdin zaten.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.02.17)
Bana kafanı makineye sokarım dese ben büyük ihtimalle önce küfür ederdim, sonra da döverdim. Bak kavga ederim demiyorum, döverdim diyorum. Eğer adamın kız arkadaşına ağzının suyunu akıtarak mal mal bakmadıysan o adam bahane bulup sinirini senden çıkarmış demektir. Kıza gerçekten bakıp bakmadığını bilmediğim için o kısma bir şey demiyorum. Belki de adam haklıdır. Haklı haksız muhabbeti yapacak değilim. Sen o anda tutukluk yaptığın için kavga etsen de büyük olasılıkla dayak yerdin. Yanında kız arkadaşı varsa ve senin de dövüş eğitimin ya da çok açık bir fiziksel üstünlüğün yoksa o adamla baş edemezdin. Adam sinirlenmiş belli ki. Takma yine de bunları. Her yer ruh hastalarıyla dolu bu gezegende. Birinin lafıyla hemen gaza gelmemek lazım.
0
dissendium
(10.02.17)
kavga edip dayak yemeyecek olsaydn zaten kavga ederdin. demek ki öyle ya da böyle yenileceğini anlamışsın ki savaşa girmemişsin. dolayısıyla hayır.
0
glide
(10.02.17)
Allah başka dert vermesin kardeş.

bunusevdim.files.wordpress.com
0
Polaroid
(10.02.17)
Belasini baskasindan bulsun bosver. Sana ozel bir durum degil bu baskasina da yapacak eninde sonunda belasini bulacak icin rahat etsin.
0
imelih
(23.07.17)
abi olay 5 ay once olmus. sen unutmussundur zaten. neyse iyi geceler.
0
qazaqwsx
(23.07.17)
(8)

gece geç saatlere kadar ayakta durabilenler! size bir sorum var!

tosiba
az önce uyku alamama problemimle ilgili yardımcı olanlar oldu, sağ olsunlar. bu konuda da yardımlarınızı bekliyorum.ders çalışmam gerek ve vaktim gittikçe azalıyor. ama ben saatin 12 olduğunu görür görmez uykum yoksa bile uyku moduna giriyorum. bu saatlerde beyin algıları kapamaya başlıyor.ama benim
az önce uyku alamama problemimle ilgili yardımcı olanlar oldu, sağ olsunlar. bu konuda da yardımlarınızı bekliyorum.

ders çalışmam gerek ve vaktim gittikçe azalıyor. ama ben saatin 12 olduğunu görür görmez uykum yoksa bile uyku moduna giriyorum. bu saatlerde beyin algıları kapamaya başlıyor.

ama benim en azından 3'e kadar ayakta kalıp çalışmaya devam etmem gerek.

ne önerirsiniz? redbull mu çare? türk kahvesi-kola mı?
0
tosiba
(08.02.17)
Redbull net çare
0
kablelvuku
(08.02.17)
Şeker. Anlık olarak beyni uyarır tatlı bir şeyler tüket 1-2 saat için güzel enerji kaynağıdır her ne kadar zararlı da olsa.
0
gozu acik sevisen yahudi
(08.02.17)
ben de kesinlikle şeker tüketme demeye geldim. redbull da tüketme. bunların hiçbiri çare değil.
0
levpontryagin
(08.02.17)
uykuya dalmakta sorun yaşamayan biriyseniz red bull + kahve.
0
filteria
(08.02.17)
çorabın tekini çıkarıp ayağın üşümesi bir süre idare ediyor, dinç tutuyor
0
buhebu
(08.02.17)
Benim önerim elma ya da yeşil çay. Söylemeden edemeyecem geç saatlere kadar ayakta durmak konusunda şerbetli değilsen kendine zulmetmiş olursun. Yani çok faydalı olmaz.
0
hayde bre
(09.02.17)
biraz dışarı çıkıp soğuk hava alabilirsin. yarım saat-saatte bir falan güzel açar.
0
senolll
(09.02.17)
redbull sakin icme. yesil elma ye.
0
galandar kostumu
(09.02.17)
(3)

clean master'dan uyarı maili

EasyTiger
sevgili duyurucular,öncelikle clean master'ı daha önce kullanmadığımı, hatta ne olduğundan bile haberim olmadığını söyleyerek başlayayım.hafta içi birisi mailimin kilidini açmaya çalışmış. clean master'dan bana uyarı maili geliyor ve bir resim var. hemen şifremi değiştiriyorum.aradan 3-4 gün geçiyor
sevgili duyurucular,

öncelikle clean master'ı daha önce kullanmadığımı, hatta ne olduğundan bile haberim olmadığını söyleyerek başlayayım.

hafta içi birisi mailimin kilidini açmaya çalışmış. clean master'dan bana uyarı maili geliyor ve bir resim var. hemen şifremi değiştiriyorum.

aradan 3-4 gün geçiyor ve yine clean master'dan mail geliyor, önce youtube sonra gmail hesabım için şifremi iki kere yanlış giriyor aynı şahıs.

benim ne yapmam lazım ?

şimdiden teşekkür ediyorum.
0
EasyTiger
(05.02.17)
link falan bir şeyler varsa phishing girişimi olabilir. mailin ekran görüntüsünü atarsanız daha iyi fikir yürütebiliriz.
0
levpontryagin
(05.02.17)
tarih ve resmi eklemedim sadece.

Merhaba EasyTiger,
... tarihinde İnternet uygulamanı karıştıran kişi Clean Master Gizli Özçekim modu tarafından yakalandı!
attachment

Bu fotoğrafı neden alıyorum?
Eğer biri şifrenizi 2 kez yanlış girerse, fotoğrafı cihazınızın ön kamerası ile anında çekilecek.
Herhangi bir sorunuz veya öneriniz varsa [email protected] lütfen bir e-posta gönderin.
Sevgilerimizle, Clean Master
0
🌸EasyTiger
(05.02.17)
bana phishing kokuyor bu mail. ciddiye almazdım ben olsam direk adresi engellerdim.
0
levpontryagin
(05.02.17)
(12)

24 yaşından sonra takım mı değiştirilirmiş?

muratchelik
Kendimi beşiktaşlı gibi hissetmeye başladım, galatasaraydan beşiktaşa geççem galiba ya, bi beşiktaş sempatisi başladı. Zihnen de beşiktaşlıya yakınsıyorrum dün patron çay söylerken bana söylemedi hakkımı yediler diye ağladım mesela :( güncel performansla da alakası yok bi senedir bi süper lig özeti
Kendimi beşiktaşlı gibi hissetmeye başladım, galatasaraydan beşiktaşa geççem galiba ya, bi beşiktaş sempatisi başladı. Zihnen de beşiktaşlıya yakınsıyorrum dün patron çay söylerken bana söylemedi hakkımı yediler diye ağladım mesela :( güncel performansla da alakası yok bi senedir bi süper lig özeti izlememişimdir nolüyö?
0
muratchelik
(04.02.17)
Değişir neden değişmesin ki.
Ben de 17-18 yaşlarımda Fenerbahçe'den Beşiktaş'a geçmiştim aynı sebeplerden ötürü.
Zaten küçükken de rüşvet karşılığı takım tuttururlarmış, sonradan hak yolunu buldum yani.
0
mutekebbir
(04.02.17)
mainstreamci olmuşsun. geçmiş olsun.
0
la rana
(04.02.17)
takım dediğin zımbırtıdan çocukluk ve ergenlik zamanlarda zevk alır aidiyet hissedersin. bu tam fanatiklikten el ayak çekme yaşı. bu saatten sonra takım destekleyen adam olmaz bi de takım değiştireceğim diyosun ya. püh
0
deranzo
(04.02.17)
taraftar grubunun duruşuyla ilgili olabilir mi? geçen gün maçta baya muhalif tezahüratlar olmuş diye duydum. Gezi'den sonra da beşiktaşlı olduğunu söyleyen bir sürü insan oldu.
0
mrsmoon
(04.02.17)
millet 30 yaşından sonra cinsiyet değiştiriyor takım niye değiştirilmesin?
0
levpontryagin
(04.02.17)
şimdi o başarılı diyedir. gs lilerin çoğu böyledir. uefa zamanında çocukluğunu geçirenler hep gs li oldu. o yüzden gs biraz kötü gidince türkiye'de 3 tane gs'li kalıyor.
0
jangbogo
(04.02.17)
ben de 28den sonra beşiktaşlı oldum fenerden döndüm. hem de şimdi göre fanatğin de fanatiğiyim. yani kimseden zevk alıyorsan onu tut bence toplum baskısından çekinme. gel maçlarda tezahürat filan yap güzel şeyler bunlar.
0
kaputt
(04.02.17)
Çoğumuz daha küçücükken babamız hangi takımlıysa o takıma sempati duyarak takım tutmaya başladığımız için değiştirilebilir bence sonradan.
0
ms brownstone
(04.02.17)
nasıl istiyorsan öyle yap, kendin bilirsin, direkt seni ilgilendiren bir konu. yakın arkadaşım olsan biraz dalga geçer sonra bırakırdım büyük ihtimalle.
0
Apocalypse
(04.02.17)
3 kere takım değiştiren gördüm. fanatiklik zaten salaklık başka bir şey değil.
0
nothing in my way
(04.02.17)
Ben önceden takımsızdım. Bi klübe spor yapmaya gide gide sempatim arttı ve galiba ben de artık takım tutuyorum. Olur böyle şeyler
0
jazzabel
(04.02.17)
Beşiktaşlılık çok güzel gelsenize
0
rhan
(04.02.17)
(8)

97-03 arası türkiye'de ulusal kanallarda yayınlanmış yabancı diziler?

iscanthere
Pembe diziler, brezilya vs dizileri hariç. Asıl aradığım ise sitcomlar. Aklınıza gelenleri yazabilirsiniz.
Pembe diziler, brezilya vs dizileri hariç. Asıl aradığım ise sitcomlar. Aklınıza gelenleri yazabilirsiniz.
0
iscanthere
(04.02.17)
alf
0
arockm
(04.02.17)
Charlie
0
mungojerry
(04.02.17)
altın kızlar vardı ama senedinden emin değilim
0
sta
(04.02.17)
senesinden *
0
sta
(04.02.17)
0
cekcekli
(04.02.17)
full house
0
levpontryagin
(04.02.17)
the Adventures of Pete and Pete
Clarissa
0
kreatin
(04.02.17)
xena
herkul
0
baldur2
(04.02.17)
(2)

televizyon alicam ama?

ekim
Bu alinir mi?http://www.hepsiburada.com/sony-kdl-55w805c-55-140-ekran-full-hd-800-hz-3d-android-led-tv-p-EVSONYKDL55W805
Bu alinir mi?

www.hepsiburada.com
0
ekim
(04.02.17)
ben olsam artık full hd televizyona para vermezdim 4k olanlardan alırdım. biraz sonra da benim altıma "4k yayın mı var niye 4k alıyorsun" diyenler gelebilir.
0
levpontryagin
(04.02.17)
4k yayın mı var niye 4k alıyorsun +1

bir tek trt 4k yayın yapıyor
0
konskenkova
(04.02.17)
(5)

üniversite eğitimini almadan programlama yapmak zor mu?

tosiba
dün yazılım kursu tavsiyesi istemiştim ve aldığım cevaplarla aklıma böyle bir soru geldi.işin lisans eğitimini almadan da bu işlerde başarılı olan bir sürü insan var. bu insanlar nasıl öğreniyor? kitaplardan mı, yutup'dan mı veya başka yerler?
dün yazılım kursu tavsiyesi istemiştim ve aldığım cevaplarla aklıma böyle bir soru geldi.

işin lisans eğitimini almadan da bu işlerde başarılı olan bir sürü insan var. bu insanlar nasıl öğreniyor? kitaplardan mı, yutup'dan mı veya başka yerler?
0
tosiba
(04.02.17)
ben de geçen benzer bi soru sormuştum. (git: 1162991)şöyle tavsiyeler aldım. belki sana da faydası olur.

www.codecademy.com
www.computerscienceforeveryone.com
htmldog.com
www.w3schools.com
www.codingame.com
0
miss magara kadini
(04.02.17)
uğraştırıcı derim ama zor diyemem.

ben yazılım mühendisliği okuyorum. okumuyor olsaydım da çok fazla şey değişmezdi diye düşünüyorum.

yorgunluktan ölmek üzere olduğum için şu an açıklayıcı bir cevap yazamıyorum, yarın sabah önceki cevaplarımdan bir liste yapıp bu cevabı düzenleyeceğim.

"bu insanlar nasıl öğreniyor? "

yeterince ısrar edersen öğreniyorsun. tek bir kaynak yok, parça parça topluyorsun. dökümantasyon okumak çok önemli bu arada.

zaten bilgi çok hızlı değiştiği için devamlı olarak öğrenmek zorundasın, belirli bir ritim tutturabilirsen üzerine koya koya ilerliyorsun. epey uğraştırıcı bir iş tabi, ben çok yoruluyorum.
0
hayirsiz
(04.02.17)
teşekkürler hepinize.

aslında dün bu yazılım kursunu bir yakınım için sormuştum ama iş biraz bana döndü sonra. ben de hep ilgiliydim bu konuya ve üniversite sınavına gireceğim yıla denk gelmesi böyle bir sorunun güzel oldu.

daha önce biraz python'a merak salmıştım. istihza vardı, en temelden her şeyi güzelce anlatıyordu. o aralar ilk kez ısınmıştım ama daha sonra okul vs derken bıraktım ve unuttum gitti.

ama şimdi bir sorunun varlığının farkında oldum.

daha önce fikri benden çıkan, birkaç yazılımcı ile ilerleyen, oradan itü çekirdek'e kadar götürdüğümüz bir proje vardı. benim çok bi iş yaptığım söylenemez ama en azından fikirde etkili olmuştum. o zamanlar onlara da sorduğumda bu yolu çok net cevaplar alamamıştım. o günlerden beri çok ilgili oldum bu konuya. ben de python ile başlamak istemiştim işte, tavsiye üzerine.

ilerlememiz gereken yolu bilmiyoruz. gitmek istediğimiz bir ada var ama hangi gemiyle, hangi sulardan, nasıl geçeceğiz bunu bilmiyoruz. elimizde bir harita olsa adaya çoğumuz varacak belki.

yani demem o ki; yazılım öğrenme sürecinin nasıl olacağını bilmiyorum.

şöyle anlatsam belki daha iyi olur;

mesela diyorsunuz ki, ben yazılıma bir giriş yapmak istiyorum. hemen ilk sorular; 'hangi dili öğrenmek istiyorsun, yazılımla ne yapacaksın, blabla..' bunlar soruyu soran kişinin kafasını daha da karıştırıyor.

yahu bir yerden girecek işte adam. zaten sen ona balığı nasıl tutması gerektiğini öğret, di mi? işte balığın nasıl tutulması gerektiğini bilmiyorum kendi adıma.

ilk adımı nasıl atmalı bir insan bu konuda? nereden başlamalı?

anlatabildim mi kendimi bilmiyorum ama, yani kitaplar var mesela. yeterli mi? bu işe başlamak isteyen bir kişi oralardan mı başlamalı? yoksa ecnebi youtube kanalları var, milyon aboneli falan.

umarım anlatabilmişimdir derdimi...
0
🌸tosiba
(04.02.17)
(git: 1147997) daha önce benzer bir duyuruya verdiğim cevabı buraya da yapıştırayım:

eğer programlama zaten yapıyorsanız o zaman bu tarz kurslardan verim alırsınız da programlama işine uzaksanız bence en iyisi oturup kendi kendinize öğrenin.

bütün her şeyi kendi kendine öğrenmiş biri olarak kurslara da gitmişliğim var youtube'dan videolar izlemişliğim de var, kitapların her türlüsüne belki 3-5 bin tl (toplamda) para vermişliğim de var.

bütün bu emek ve para harcamalarım dışında bir tek kitaplara verdiğim paraya üzülmüyorum çünkü hayvan gibi bir kütüphanem de oldu.


şimdi kendi kişisel hikayeme dayalı tavsiyelerimi vereyim. ben işin akademik boyutunu bilmiyorum. bilgisayar bilimleri ya da programlama alanında hiçbir akademik eğitimim yok. dolayısıyla yazacağım şeylerin bir kısmı saçma olabilir. onu da zaten bu alanda akademik eğitim almış insanlar düzeltirler. ben kendi kendine öğrenmiş biri olarak yazayım (damdan düşeni en iyi damdan anlar :) )

birincisi programlamanın temeli algoritma. eğer daha önce algoritmalar ile uğraştıysanız işiniz kolay. daha önce algoritmalar ile uğraşmadıysanız öncelikle algoritma geliştirmeyi, yani aslında problem çözmeyi öğrenmeniz lazım. ve bu da dilden bağımsız bir şey aslına bakarsanız. algoritmayı siz hiç programlama bilmeden de geliştirebilirsiniz.

misal: rastgele verdiğiniz sayıları hazır kütüphaneleri kullanmadan sıralayacak bir algoritma yazın. önce kendiniz düşünün. 1 ,19, 6, 44, 8 gibi 5 tane sayı olsun. bunları bilgisayara nasıl sıralatırsınız bunu düşünün. sonra gidip google'da number sorting algorithms yazın. bakın bakalım bu algoritmalar neler yapıyor. nasıl işliyor.

sonrasında programlama öğrenmek için bir dil seçin. sanırım c# seçmişsiniz bence güzel. güzel çünkü kaynağı, forumları falan bol. muhtemelen sizin takılıp lan bu ne ya diyeceğiniz şey şu ana kadar 54546 farklı forumda 876868 defa sorulmuş ve cevaplanmıştır. seçtiğiniz dilde kaynak önemli.


algoritma kurgulamayı öğrendikten sonra veri yapılarını tanımanız gerekir bence. çünkü yapacağınız işte sürekli integer, char falan kullanmayacaksınız. o kadar güzel veri yapıları var ki ben kitaptan bunları okudukça bazen hassiktir ya ulan bunların ikisi aynı şey neden iki farklı şey gibi anlatmış bu mallar uzun uzun dedikten en fazla 1 hafta sonra mutlaka " ohaaaaa demek bu ufak fark için böyle önemli bir şeymiş ondan iki farklı veri yapısı var lan burada" demişliğim çok oldu. bunları bilmek güzel.


sonra design pattern öğrenmeniz lazım ki google bu konuda inanılmaz güzel siteleri size sunacaktır. ben kitap alıp kitaptan öğrendim ama çok geç öğrendim. bu programlama öğrenme serüvenimde geriye dönüp bir şeyleri değiştirebilecek olsam design pattern'i önceden çalışırdım bu da bana min. 5-6 ay kazandırırdı. bu design pattern dediğim nane de işte program kullanırken yapacağın bazı kod tasaraımlarının daha önceleri binlerce defa birbirinden farklı belki milyonlarca işte karşılaşılıp artık bir pattern haline getirilmesi. ben mesela design pattern'i sallamadığım zaman atıyorum 60 satır kod yazıyordum. sonra bir gün bilgisayar bilimlerinde doktora yapan bir arkadaşım nazikçe beni uyardı (ahahahah mal gibi ne kadar çok kot yazmışsın ya davar mısın 10 satırlık bir iş lan bu ahahahahah ). o anda bir aydınlanma oldu bende. çünkü zaten çok kişinin bildiği yıllar yıllar önce oturup kafa patlattığı ve basit bir çözüm bulduğu bir şeymiş o iş. sonra bütün kod yazma serüvenime ara verip design pattern kitabı alıp bir müddet onunla takılmıştım.

en son olarak da işin en zevkli kısmı olan nesne yönelimli programlamayı öğrenmen gerekiyor. en zevkli kısmı dedim ama bu tabii çok kişisel bir şey. benim için öyleydi. inanılmaz güzel bir şey, sürekli sınıflar tanımlamak, bu sınıflara ait metotlar tanımlamak, bunları organize etmek kod yazmaktan daha zevkli hale geldi bana. bilmiyorum belki de benim mallığım.

en sonunda da dilin kullanılışını öğrenmen gerekiyor. yani üç aşağı beş yukarı diller benzer geliyor bana aslında. c# ile başlamıştım ben mesela. sonra oturup biraz java öğreneyim derken baştan sonra bütün öğrenme aşamalarını yeniden tekrarlamıyorsun. sadece şu son aşamayı yani dili öğrenmeyi tekrarlıyorsun oluyor bitiyor.


tabii bütün bunlar için bir proje kurarsanız kafanızda sizin için iyi olur. çünkü öyle merak edip, bir şeyleri gerçekleştirmeye çalışmadan öğrenme motivasyonunuz çok çabuk gidecektir emin olun. çok çok büyük ve karmaşık bir proje olmasın bu. misal veritabanı programlama da öğrenecekseniz, bilgisayarınızda çalışacak bir kişi veritabanı oluşturmaya çalışın bütün bu programlama öğrenme sürecinizde. bir anda bütün fonksiyonları ve arayüz tasarımını halledemeyeceksiniz elbette ama parça parça birleşecek. programın özellikleri sizin hayal gücünüze bağlı. tamamen sallama isimler haydedin programa. tc kimlik numaraları, maaşları, ne bileyim boyları, kiloları, doğduğu şehirleri filan olsun. ya da ne isterseniz. fotoğraflarını kaydedin. sonra bu programı kullanarak belirli özellliklerde insanları bulan, bütün kayıtları belirli özelliklere göre artan ya da azalan sırada sıralayan bir program yazmaya çalışın. ya da buna benzer bir hedef kurgulayın kafanızda.


benim öğrenme tecrübelerim üç aşağı beş yukarı bu oldu. kurslara verdiğim para kesinlikle boşa gitti. yani kurstaki eğitmenler kötü falan değildi yanlış anlaşılmasın. ama bir yaratıclığı yok kursun. bütün kurs boyunca adamın biri sana bir şey diyor onu yapıyorsun. sen kukla gibisin. öğrenme bence böyle olmamalı. öğrenmede yaratıcılık sonsuz olmalı. herkes aynı şeyi yaparak öğrenemez. o yüzden yüzlerce site var size en çok uyanı seçip öğrenin. size en güzel gelen programlama videolarını öğrenin. bir de bu iş inanılmaz derecede zevkli bir iş. saçma sapan kasıntı heriflerin gelip sizden bu zevki almasına izin vermeyin. 1 şey öğrendikçe öğrenecek 100 şey daha açılıyor önünüzde ve böyle böyle sonsuza kadar gidiyor.
0
levpontryagin
(04.02.17)
Ben de senin gibi merakli ve alakasiz bir bolumden mezun biriyim. Hep icimde ukte kaldi yazilim okuyamamak. Dusuncesi bile guzel benim icin. Ben de cok kereler sordum, arastirdim, nasil ogrenirim diye vs. En sonunda basladim. Python ogreniyorum suan. En iyisi bu diye dusunuyorum. Ogrenmesi kolay deniliyor diger dillere gore. Acayip de bir kaynak buldum www.istihza.com bilale anlatir gibi. Dilersen basla. Benimki hobi, kendimce biseyler yapabilecek duzeye geleyim, bir seyler ortaya cikarabileyim yeter :)
0
veritaslibertas
(04.02.17)
(12)

bir şey yerken şapırdatan, içerken lıkır lıkır ses çıkaranların yanında...

m e b
ne yapıyorsunuz, uyarıyor musunuz? valla ben hiç ama hiç tahammül edemiyorum. sofradan erken kalkıyorum imkanım varsa. allah'ın gücüne gitmesin ama karşımdaki kişiyle olan ilişkimden bağımsız olarak onu öldüresim geliyor. uyaracağım kişiler olsa anlarım ama uyaramadığım kişi olunca sinirden ağlayası
ne yapıyorsunuz, uyarıyor musunuz? valla ben hiç ama hiç tahammül edemiyorum. sofradan erken kalkıyorum imkanım varsa. allah'ın gücüne gitmesin ama karşımdaki kişiyle olan ilişkimden bağımsız olarak onu öldüresim geliyor. uyaracağım kişiler olsa anlarım ama uyaramadığım kişi olunca sinirden ağlayasım geliyor.

sakız çıtlatma sesi, kuruyemiş kıtlatma, cips çatırdatma sesi de dahil ama en azından kulaklık takma imkanım oluyor sofrada olmadığım için.

dediğim gibi siz ne yapıyorsunuz? nasıl atlatırım bunu?
0
m e b
(03.02.17)
aynı şey kardeşimde de var, birileri yanında yemek yerken çok sinirleniyor ama kendisi de aynı şekilde yiyor. mesela ben bir şey yerken bilerek abartılı sesler çıkarmıyorum ama benden bile rahatsız oluyor, "abi cipsleri o kadar sesli yemek zorunda mısın" diye bağırıyor :))

tr.wikipedia.org

"Tırnak kesme, diş fırçalama, yemek yeme, nefes alma, koklama, konuşma, hapşırma, esneme, yürüme, sakız çiğneme, gülme, horlama, ıslık, televizyon sesi veya öksürük gibi sıradan sesler Misophonia sahibi insanların en çok rahatsız olduğu, hatta öfkelendiği seslerdir. "
0
hayirsiz
(04.02.17)
@hayirsiz: çok teşekkürler. bu durumun misophonia olduğunu biliyordum da ama nasıl baş edilir, onu bilmiyorum. ayrıca benimki bu kategoriye giriyor mu, onu bile bilmiyorum.
beni rahatsız etmesin diye sakız çiğneyen biri varsa ben de çiğniyorum, cipsi ben de yiyorum vs. normalde uykum çok ağırdır ama sakız çiğneyen olursa hemen uyanıyorum.
0
🌸m e b
(04.02.17)
valla ben de bilmiyorum, görünce yazayım dedim. bunun yüzünden kardeşimle aynı odada cips vb yemiyorum ben artık, başka yere gidiyorum. öfkeleniyor hemen, tutamıyoruz valla. parlıyor :))

bunu bir problem olarak görmemeye çalış. mesela geçende çalışıyordum, annem de yan odada evlenme programı izliyordu. ortamda ne sessizlik var ne de televizyonda ne oluyor belli değil, uğultu duyuyorum resmen. bir yandan zor bir problemle uğraşıyordum, epey sinirlendim. odaya gittim, televizyonun sesini açıp geri geldim. yalan söylemiyorum, 20 dakikada çözdüm problemi, hatta belki de normalde yapamayacağım şekilde farklı bir yaklaşım geliştirdim.

bazen gürültü iyi bile gelebiliyor, o yüzden bununla yaşamaya çalış.

bu kardeşimde işe yaramadı gerçi ama belki sende olur. birisini öyle yerken duyduğun zaman sen de öyle yeyip olayı içselleştir, aslında o zaman o kadar da saçma olmadığını farkedersin belki.

(bkz: kafaya çok takmayacaksın diyen psikolog) gibi oldu ama benden bu kadar, kusura bakma :)
0
hayirsiz
(04.02.17)
Benim de hayatta en tahammül edemediğim şeylerdendir bu sesler. Genellikle yapan insana bir şey de söyleyemiyorum, oturduğum yerde kafayı yiyorum kendi kendime sese takılmaktan.

Otobüste böyle sakız çiğneyen bir adam oturmuştu bir kez yanıma. O gün içimde birikenleri, kendimi strese sokup sinirlenişimi çok net hatırlıyorum. O Üsküdar-Kadıköy otobüsünde dünyanın en uzun yolculuğunu yapmışım gibi hissetmiştim.
0
ms brownstone
(04.02.17)
İyi duymuyorum, sapirdatmamaya calissam da duymadigimdan sapirdatabiliyorum. Gel öldür beni.
0
denizgonen
(04.02.17)
asla tahammül edemem aynı masaya oturmam
0
basond
(04.02.17)
bende de var aynı şey. annem ve babamla özellikle cinnet getirecekmiş gibi hissediyorum. çoğu zaman napıyosunuz?! diye soruyorum patlıyorum ama üzülüyorum sonra onlar üzüldüğü için. ama elimde değil.
0
çakıstes
(04.02.17)
Bende de var aynı durum ama abartılı yapılmadığı sürece çok farkında olmuyorum. Ama özellikle takma dişli olanlardan çıkan o şapurdatma sesi (tabi görgüsüzlükten yapnlarda dahil) beni çok rahatsız ediyor. Ortamda tv vs. Varsa sesini şapurdatma duyulmayacak seviyeye çıkartıyorum. Ya da uyarabileceğim biri varsa onu uyarıyorum kızım sana diyorum gelinim sen anla hesabı.
0
filipis
(04.02.17)
yılların mizofonilisi olarak, bi çözümü yok.
banyoda tırnaklarını kesti diye sevgilimi boğuyordum az kalsın, ama uykumdan tüylerim diken diken olarak böyle başımdan aşağı kaynar sular dökülerek uyanıyorum tırnak kesme, diş fırçalama, şapırdatma ve fısıltı seslerini duyduğumda. bir de ablamda tirkotilomani var, çıt çıt çıt çıt saçlarını kopardıkça, ayy yazarken bile kötü oldum.
insanlar aile bireyleri, sevdiği insanlar vs tarafından yapıldığında daha da tahammülsüz oluyormuş daha da aşırı tepkiler vermiyormuş, bana çok ilginç gelmişti.
0
bir nick var benden iceri
(04.02.17)
@denizgonen: benim de bir kulağım sağır, diyaloglarda kaçırdığım şeyler bile oluyor konuşmada. şapırdatmanın duymakla ilgisi yok zannedersem. zira kulağımda kulaklık varken bir şey yediğim hariç hiç uyarılmadım çevremden "şapırdatıyorsun, lıkırdatıyorsun" minvalinde.
@çakıstes: işte, bir de o var. annem veya babamı uyaramıyorum. sadece anneme "babam çok şapırdatıyor anne, bu yüzden sofradan erken kalkıyorum." dediğimde annem dikkat etmeye başlamıştı ama yine aynısı oluyor işte.
@bir nick var benden iceri: içecek reklamlarında filan da o lıkırtı sesi var ya, adamın boğazına bıçak saplayasım geliyor.

@j r r tolkien hayrani: en azından artık sakız çiğnemiyor annem evde :)
0
🌸m e b
(04.02.17)
bu bende de var. ve çok rahatsız edici bir şey. inanılmaz sevdiğim, çok saygı duyduğum birinin yüzüne tükürüp boğazına sarılacam bir gün diye çok korkuyordum.


neler yaptım neler bu durumu değiştirmek için. telkinler, başka şeye konsantre olmaya çalışmalar, kendim de şapırdatmaya çalışmalar falan ama olmadı.

bir de bir iş arkadaşım vardı eskiden. katı yiyecekleri bile ağzına götürerek değil, çorba gibi vakumlayarak yerdi hüüüüp diye. ulan pirinç pilavından her kaşık alışında hüüüpppp diye ses çıkarıyor. bir gün dayanamadım abi şu pilavı içme adam gibi ye dedim, ağzımın ayarını sikeyim herif pardan dedi ama inanılmaz şapırdatarak yemeye başladı. neyse sonra işten ayrıldı herif de rahatladım.


evde sevdiğim biriyleysem ben de yemek yerken bazen farketmiyorum. ama misal ben televizyon seyrediyorum evde biri çekirdek yiyorsa aha o zaman sıçtım. bütün dikkatim çekirdekten gelen çıtı çıtı çıt çıt çıtı sesine kayıyor.


bir gün birine fiziksel bir şiddet uygularsam (hayatımda ilk olacak) sebebi bu olacaktır. muhtemelen de toplu taşımada kulağımın dibinde sakız çiğneyip, şap şap şap diye ses çıkaran birine olacaktır.
0
levpontryagin
(04.02.17)
@m e b: farkli farkli isitme kayiplari var. Sensonöral benim kaybim. Evet yan odada sehpada duran telefon titrediginde duyarken sapirdatmayi duymuyorum.
0
denizgonen
(04.02.17)
(6)

yetişkin birey için satranç. vaktimi ayırmalı mıyım?

hayır
aklımın kenarında hep vardı bu. otobüste, dolmuşta, akşam yemeğinden sonra internette harcadığım zamanı satranca ayırsam bunun bana vakit öldürmek dışında bir faydası olur mu?bu arkadaş haklı mı: https://eksisozluk.com/entry/64687716iyi geceler
aklımın kenarında hep vardı bu. otobüste, dolmuşta, akşam yemeğinden sonra internette harcadığım zamanı satranca ayırsam bunun bana vakit öldürmek dışında bir faydası olur mu?
bu arkadaş haklı mı: eksisozluk.com
iyi geceler
0
hayır
(01.02.17)
Kısmen haklı kısmen haksız
0
basond
(02.02.17)
ben satranca 30 yaşından sonra bir merak sarmaştım. müsabık satranççı olmak gibi bir niyetim de yoktu. toplu taşımada vakit geçirmelik güzel olu. kitaplar aldım okudum falan ama işte o kadar yani. hobi olarak 1 yıl falan oyaladı beni. hepsi bu.
0
levpontryagin
(02.02.17)
Verdiginiz linkteki arkadas bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanın kanlı canlı örnegi adeta. Bizzat kendim 10+ yıl (bir kısmı da profesyonel olarak) satranc oynadim. Basladigimda daha ilkokula gidiyordum, haliyle bu bana yarar saglayacak bir şey diye bir bilinçle degil, tamamen hoşuma gittigi icin oynadim. Yıllar içinde yadsınamaz şekilde faydasını gördüm. Fakat diger yandan şunu da söyleyebilirim, eger oyundan beklentimiz düşünce şeklimizi geliştirmek, hızlı karar verme, problem çözme vs gibi beceriler kazanmaksa bunun ancak küçük yaşta verimli olacagi kanaatindeyim. Hic bir temeli olmayan biri elbette her yaşta satranc ogrenebilir fakat yeni başlamış yetişkin bir insanın çok çok vakit ve emek harcamadigi sürece hobi aşamasında kalacagi görüşündeyim ki hobi olarak bile güzel bir şeydir.
0
sAINT
(02.02.17)
sAINT +1

öyle profesyonel bir oyuncu falan değilim kendi çapımda bir oyuncuyum. ama iyi bir izleyiciyim. oyunu biraz izlerseniz ve izlerken anlamaya çalışırsanız hiç de entrydeki gibi olmadığını göreceksiniz. ayrıca edineceğiz bu hobi sizi farklı bir alanda sosyalleşmeye de itebilecek.
0
windowsguvenlikduvari
(02.02.17)
Satrançtan ne beklediğine bağlı. Terapi gibi olabilir. Kimseyle oynamak zorunda bile değilsin. Çok güzel 3-5 kitabı var. Tahtayı önüne koy. Ordaki maçları oyna. Hikayelerini oku o maçların.


Ben geç yaşta başlayıp sonra bıraktım. Bıraktığım için de pişmanım. Çok güzel oyundur. Hamleleri bir yere kadar ezberlersiniz. Karşınızdaki rakip bütün ezberlerinizi bozan bir hamlesi ki çok hesapsız bile olabilir bu hamle dengenizi bozar. 25 yaşında 6-7 yaşında çocuklara yenilip bundan keyif aldım.
0
mimimi
(02.02.17)
satranç öğrenmek yerine memrise ve duolingo dan yeni bir dil öğrenmek daha fazla şey katar diye düşünüyorum.
0
objectivetheory
(02.02.17)
(14)

Terk eden sevgiliyi hala düşünmek

hayaatt
Zamanla geçer diyorduk ama geçiyormuş gibi gelmiyor bana. Terk edilişimin üzerinden 4 ay geçti. Kız kim bilir mutlu mesut hayatını yaşarken ben hala acı çekiyorum ve kendime yediremiyorum durumu.Beraber geçirdiğimiz 7 sene her gece gözümün önünden geçiyor. Neticede bütün bunları ikimiz yaşadık, ikim
Zamanla geçer diyorduk ama geçiyormuş gibi gelmiyor bana.

Terk edilişimin üzerinden 4 ay geçti. Kız kim bilir mutlu mesut hayatını yaşarken ben hala acı çekiyorum ve kendime yediremiyorum durumu.

Beraber geçirdiğimiz 7 sene her gece gözümün önünden geçiyor. Neticede bütün bunları ikimiz yaşadık, ikimiz mutlu olduk ve tek taraflı da değildi.

Peki hal böyleyken karşı taraf nasıl bu kadar duygusuz kalabiliyor, nasıl bu kadar rahat?

Kızlara has bir mekanik mi bu?
Hayır kızmıyorum da, aynı kafayı yaşamak isterdim sadece.

Gerçekten bütün bunların üstesinden nasıl geleceğimi bilmiyorum.

Varsa eğer aramızda aynı yollardan geçmiş, benzer tecrübeler yaşamış biri lütfen bir akıl versin.
0
hayaatt
(01.02.17)
zamanla geciyor. cidden zamanla geciyor. o zaman cok zor geciyor. ama zamanla geciyor. zamanla geciyor demis miydim. evet zamanla geciyor.

kendine bir mesgale bul.
0
thewizardofearthsea
(01.02.17)
tamamen karakterle alakali. senin atlatamamis olman senle onun bir anda silmesi de onla alakali.
cok sene gecirsen bile birlikte bazen bu boyle olabiliyor, dilerim atlatirsin sen de. karsi taraf hayatina devam ediyorsa yapacak bir sey yok.
0
tiredpanda
(01.02.17)
Normal şartlar altında, terk edenin ayrılıktan sonra gülüp eğlenmesi en doğal şey değil mi? Kadın ya da erkek. Sonuçta artık istemediğine karar verdiği bir ilişkiyi bitirmiş, yoluna bakacak elbette. Kızlara has bir mekanik mi bu diyerek bizleri duygusuz odunlar olarak yaftalamadan önce bu açında bakınız.
0
inawen
(01.02.17)
"kız kim bilir mutlu mesut hayatını yaşarken..."

onun mutlu olduğundan emin değilsin sanırım. sadece seni arayıp sormadığı için mutlu olduğunu, hiç düşünmediğini varsayıyorsun. tam olarak onun neler hissettiğini bildiğini sanmıyorum ama ne olursa olsun 7 senenin sonunda oyuncağını kaybetsen / atsan duygusuz kalamazsın -ki bir oyuncaktan fazlasısın sen.

yeni insanlarla tanış, daha kolay atlatırsın böylece bu süreci.
0
rahip janick
(01.02.17)
ne kadar erken kurtulursan bundan, o kadar iyi.

ben 3,5 yıldır kurtulamadım mesela.

kızlarla erkeklerin kafası ve duyguları biraz farklı çalışıyor. kızlar ilk günden ah vah ediyor. ve bir süre sonra unutuyor. erkeklere biraz daha geç dank ediyor ve acısı da kolay geçmiyor.

zoruma giden gerçekten bitmesi, bırakıp gitmesi de değil. bunu anlayabilir, kabul edebilirdim. duygusuz, ruhsuz, umursamaz olması. bir anda (ki asla bir anda değildir aslında) silip atması her şeyi.

ne kadar çabuk unutursan, o kadar iyi.

çivi, artı bir! (klavyemin artı tuşunu elektrik süpürgesi yedi)
0
runfor
(01.02.17)
kadını erkeği yok bu işin, terk edilen taraf her zaman üzülüyor. terk eden taraf hayatını yaşıyor olay bu.
sen terk edilensin ve üzülüyorsun ama bunu aşman gerek. ben şöyle yaptım, onun bana yaptığı kötü şeyleri aklıma getirdim sürekli. şu an nefret ediyorum asdfasfsad abarttım biraz kabul. ama acayip kuruldum kendisine. hemen geçiyor bu şekilde.
0
cekilmis gayfe
(01.02.17)
Kabullenip kucakliyoruz geçmişi ve bittiğini. Onun ne yaptığı artık sizi zerre ilgilendirmeyecek, onu kafanızda büyütmek yerine kendiniz için kendi oz saygınız adına işinize gücünüze hobilerinize bakın. Ona anlamlar mutluluklar hayaller addetiğiniz için bu durumdasiniz. Aslında hiç öyle olmamıştı.
0
karacigerim vur kadehlere
(01.02.17)
Peki şöyle bir soru,

Geri dönecek umudunu nasıl yok edebilirim? Çünkü unutamamamın ana nedeninin bu olduğunu düşünüyorum. Hala bir umut geri dönecek, yine eskisi gibi olacağız hissi ve arzusu var içimde. Yaptığı her harekete bir anlam yoruyorum bu yüzden, bu da zaten olmayan psikolojimi daha da beter bir hale sokuyor.

Kızın beni bırakıp gittiğini, -burada anlatamayacağım kadar adice bir şekilde- bunu yaptığını bilmeme rağmen kabullenemiyorum durumu ve hala onu istiyorum. Konuşmalarımız, hayallerimiz her anım aklımda dönüp duruyor bu yüzden. Dünya üzerindeki cehennemi yaşıyorum adeta.
0
🌸hayaatt
(01.02.17)
o adice hareketi düşün. ulan bana nasıl yapar bunu de. sonra sövmeye başlarsın zaten, akabinde nefret ve bir daha adını bile anmak istemem olarak devam eder.
0
cekilmis gayfe
(01.02.17)
şöyle yap,

kızı düşünmemek için kendini zorla. ilk başlarda düşüneceksin elbette kızı bunu farkettiğin anda başka bir şey düşün.

üç beş gün bu şekilde kızı düşündüğünü ya da onunla ilgili bir şey düşündüğünü farkettiğin anda kendine kız başka bir şey düşün. illa bir hobin, ilgi alanın bir şeyin vardır. gün içinde de fiziksel aktiviteni arttır.

kendine yeni bir hobi de bulabilirsin. üstüne kafa yoracağın herhangi bir şey olabilir. biraz bu hobiye zaman ayır. sonra çık açık havada soğuk moğuk demeden 3-4 saat yürü.


yürürken tempolu yürü. ama harbi yürü. ne yapıyom ben ya, yürüyerek gideyim otobüsle dönerim falan deme. sadece yürü. yürüyüşün sırasında kendine düşünecek bir dünya yarat.

misal sayısal lotodan 3 milyon lira çıksa ne yapardın? bunu kurgula kafanda. tabii ilgini çeken başka bir kurgu da yaratabilirsin.


ertesi gün yine yürü, bulabilirsen başka kurgu bul 3-4 saat yürü.

böyle böyle hem daha sağlıklı olacaksın, hem kafan meşgul olacak hem de 10 gün sonra bir bakacaksın artık onu düşündüm diye kendine kızmana gerek bile kalmayacak. düşünmeyeceksin.



bu süreçte yapacağın en büyük hatalar:

1) içki
2) onu hatırlatan veya hüzünlendiren şarkılar dinlemek
3) çivi çiviyi söker deyip başka birinin peşine düşmek
4) onunla iletişim kurmaya çalışmak ya da onun seninle iletişim kurmasına izin vermek.

elinde fotoğrafları varsa hepsini gerdi dönüşü olmayacak şekilde sil. sana onu hatırlatma ihtimali olan ne varsa at çöpe.


ama bu radikal bir olay. biraz daha zaman vereyim, belki düzelir diye diye kendini avutmaya devam edersen 10 yıl daha böyle bok çuvalı gibi beklersin.
0
levpontryagin
(02.02.17)
kadinlar ayriligi cok once planlamaya basliyor ve o noktaya geldiklerinde cogu uzuntu surecini iliskideyken atlatmis oluyor. iliskide bir sorun oldugu icin hayatinda huzursuz oldugu dusunuyor ve artik bu huzursuzluktan kurtulmak icin pozitife yoneliyorlar. elbette anilar, yasanmisliklar onlari da etkiliyor ancak onlar bu iliski icin harcayabileceklerini tukettigi icin artik bu iliski icin cabalamiyor ve bu iliske dair bir gelecek planlamiyorlar. ayrilik surecini, zamanini vs o yonettigi icin terk edilen olarak siz hazirliksiz yakalanip ona gore cok daha fazla aci cekiyorsunuz. aci olabilecegini dusundugunuz ama olmuyor olan seylerden kaynaklanir. hayatinizi su an oldugu gibi kabullenmeye calisin. baskalarinin hayatlarini ve kararlarini yonetemezsiniz yonetebileceginiz tek hayat olan kendi hayatiniza yonlenin. hayatin size neler getirecegini bilemezsiniz. her ne olursa olsun hayatiniz yine cok guzel olacak, yine mutlu olacaksiniz, yine seveceksiniz.

ps. (bkz: terzi - kendi sokugu)
0
elvan abeyiylegezse
(02.02.17)
hatun kişisi 7 senelik ilişki bitirdiyse o ilişkinin bitmesi gerekiyormuş sen neden bunu kabullenemiyorsun ki? yani senin de ilişkinin bitmesini yapılması en makul hareket olarak görmen lazım bence bu aşmanı kolaylaştırır.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.02.17)
7 yillik bir iliskinin ardindan 4 ay kisa bir sure olabilir. neticede aliskanlik durumu var. o insanin oyle ya da boyle hayatiniza dahil olmasina alismissiniz. yasiniz ne bilmiyorum, ama gencken cikmaya baslayip yirmili yaslarin sonuna filan gelmisseniz etkisi buyuk olur, beraber buyumussunuz sonucta.

hobi edinin. aklinizi yaratici islerle mesgul edin. insan gorun. en guzeli bu. gayet de gecer. bir sey olmaz, insanoglu her seye alisir. bu sayede varligimiz suruyor.
0
federer
(05.02.17)
hala seviyorsun ve 4 ay unutmana yetmemis, lutfen kendine yuklenme.
hediyeler, resimler, birlikte gittiginiz yerler vs... hepsinden uzak durman ise yarayabilir.
7 yil az bir sure degil.
yasadigin aci, geri donecegine dair umudun, hepsi bitecek, tukenecek.
gecmis olsun.
0
zu zu
(05.02.17)
(5)

en iyi yönetmen

frkn83
merhaba arkadaşlar. oscar töreninin yaklaştığı şu günlerde merak ettiğim bir şeyi sizleri sormak istedim. bir filmi izlerken yönetmenin iyi olup olmadığı nasıl anlaşılır. sonuçta oyuncu gibi izleyemiyoruz.
merhaba arkadaşlar. oscar töreninin yaklaştığı şu günlerde merak ettiğim bir şeyi sizleri sormak istedim. bir filmi izlerken yönetmenin iyi olup olmadığı nasıl anlaşılır. sonuçta oyuncu gibi izleyemiyoruz.
0
frkn83
(31.01.17)
film iyiyse yönetmen de iyidir. ticaret gibi düşünebilirsin. bi mağaza da elemanlar sevimli,mutlu, etraf derli toplu, ortam güzelse Patron, müdürün başarısidir ve müşterisi çok olur.

oyuncu seçimi, olayları anlattığı yerler, acçilar vs.. hepsi iyiyse fillm de iyi oluyor.
0
mayeskuel
(31.01.17)
İyi bir yönetmen, izleyicisinin zekasına güvenir. Anlatmak istediği şeyi sürekli tekrarlamaz ve bazı şeyleri izleyicisinin gözüne sokmaz. Benzer cümleleri üst üste duydum diye yarısında kapattığım bir sürü film var. İyi bir yönetmen, olayların doğal ve gerçekçi bir biçimde ekrana yansıtılmasına dikkat eder. İyi bir yönetmen, oyuncudan çekinmez ve korkmaz. Gerekirse aynı sahneyi yüz kere tekrarlatır. Olmamış bir sahneyi filmine koymaz.
0
dissendium
(31.01.17)
yönetmen mandalina soyar seyirciye yedirir, kapla oyuncularına su verir tadında saçma sapan açıklamalara itibar etmeye gerek yok. bu birinin size 3-5 cümle ile açıklayabileceği bir şey değil. oturup farklı türlerden ve yıllardan önem atfedilen yönetmenleri ve filmlerini izleyin, yönetmenlerin önemini, üsluplarını ve filmdeki etkilerini görmeye başlarsınız.
0
ben demistim zaten
(31.01.17)
internetten sinema endüstrisindeki kişilerin görevlerini okuyarak daha sağlıklı değerlendirme yapabilirsiniz.

misal yukarıda yazılanların bir kısmı senaristin görevi yönetmenin değil.

sağda solda çok övülen şeylerin de bir kısmı görüntü yönetmeninin işidir.

bir kısmı da sanat yönetmeninin.

yönetmenin görevlerini okuyarak başlayın.

kesmezse sinema kuramlarına girip derinleşirsiniz.
0
levpontryagin
(01.02.17)
en iyi film ile en iyi yonetmen odullerinin verilme kriterlerini merak ediyorum ben de. Benzer seyler gibi gorunuyor.
0
yons
(01.02.17)
(10)

travis - happy to hang around

kosun lan mevzu var
hala dinleyen var mı?kaç kişiyiz ulan?bu öyle bir şarkı ki dinlemiyorsan bile ismini duyunca açıp dinlersin.kaç kişi dinleyecek şimdi?yeter be.
hala dinleyen var mı?

kaç kişiyiz ulan?

bu öyle bir şarkı ki dinlemiyorsan bile ismini duyunca açıp dinlersin.

kaç kişi dinleyecek şimdi?

yeter be.
0
kosun lan mevzu var
(31.01.17)
sene 2007

edit: albüm 2003 evet ama ben anca 2007 denk gelip döndüre döndüre dinlediğim zamanlar yanlış anlaşılmadan dolayı özür diliyorum :)
0
freebird5406_2
(31.01.17)
nası ya, 2003 filan değil miydi
0
neynep
(31.01.17)
2003
0
🌸kosun lan mevzu var
(31.01.17)
hiç duymamıştım, şimdi dinledim. güzelmiş ama bir closer değil benim için.
0
m e b
(31.01.17)
travis'in hala dinlemediğim bir şarkısı yok ki.

cranberries'in de...
0
levpontryagin
(31.01.17)
They were following me, they were following everyone

They had visions of me holding hands walking into the sun

<3

Arkasindan da bi the monkees-i'm a believer acalim da modumuz duzelsin
0
la noix
(01.02.17)
ya gece gece <3
0
sta
(01.02.17)
Maalesef +1

Battleships bunun onundedir ama benimçin,
0
a perfect lie
(01.02.17)
Bi an basligi gorunce heyecan yaptim desem anlasilir sanirim :)
0
antikitleruhlu
(01.02.17)
direk 12 memories albümünün benim için ayrı bir yeri var.
0
yeteramadenedimherseyi
(01.02.17)
(11)

Mystery türünün hakkını veren film önerilerinizi paylaşır mısınız?

insomni4c
s.b
s.b
0
insomni4c
(31.01.17)
What Lies Beneath
0
harvey
(31.01.17)
shutter island en üstlerde bana göre,

bu türde çok film izledim, unutmazsam bi liste yapıcam sana, unutursam kalır ama.
0
nucleon
(31.01.17)
tepedeki psychedelic adam
(31.01.17)
mystic river
0
levpontryagin
(31.01.17)
mystıc river +1
0
minduser
(31.01.17)
dark city
memento
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.01.17)
Mulholland Dr.
The Game
Memento
The Prestige
Eyes Wide Shut
0
iwasbornonamountainside
(31.01.17)
bunny lake is missing
the conversation
0
lesmiserables
(31.01.17)
Eyes wide shut döver.
0
bigbadabum
(31.01.17)
el cuerpo
0
olkol
(31.01.17)
Contact.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(31.01.17)
(3)

Anayasa değişikliği teklifi hakkında

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Aşağıdaki linkte anayasa değişikliği karşılaştırmalı olarak çok güzel bir şekilde anlatılmış. Ayrıca mavi renkli ‘’Madde değişikliği notlarına’’ tıklarsanız değişiklik hakkındaki yorumu okuyabilirsiniz. Çok anlaşılır ve faydalı bir çalışma olmuş. Yayalım herkes bilgilensin. http://anayasadegisikligi
Aşağıdaki linkte anayasa değişikliği karşılaştırmalı olarak çok güzel bir şekilde anlatılmış. Ayrıca mavi renkli ‘’Madde değişikliği notlarına’’ tıklarsanız değişiklik hakkındaki yorumu okuyabilirsiniz. Çok anlaşılır ve faydalı bir çalışma olmuş. Yayalım herkes bilgilensin.

anayasadegisikligi.barobirlik.org.tr

soru lazım, soru şu:

Bu duyuruyu okuyan kaçıncı kişisiniz?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.01.17)
1.

gerçi oyum belli olduğu için okumaya da gerek yokmuş ama daha geniş bir zamanda tüm yorumları okurum.
0
himmet dayi
(31.01.17)
linki daha önce kısmen inceledim. duyuruyu gören 28. kişiyim.
0
zgrydn
(31.01.17)
daha önce okudum. çıktısını alıp çantama attım ara ara boş kaldıkça okudum.

ilk bir iki değişiklik (yargının tarafsızlığı vs.) güzel şeyler. amma ve lakin cumhurbaşkanının yetkileri, görevleri ile ilgili maddeler geldikçe işler boka sarmaya başlıyor.

o yüzden hepimiz için hayırlısı olsun diyorum. hayırlı bir referandum diliyorum.
0
levpontryagin
(31.01.17)
(6)

Yağsız makarna yiyip kilo verilir mı ?

burchak
Merhaba soru başlıkta olup diğer opsiyon tarhana çorbası. Makarnayı da domates soslu yiyorum genelde ??
Merhaba soru başlıkta olup diğer opsiyon tarhana çorbası. Makarnayı da domates soslu yiyorum genelde ??
0
burchak
(30.01.17)
ya valla şu dünyada bir şeyi zararsız yap deseler ilk iş makarnayı yaparım sonra bir şey ile uğraşamam ölene kadar makarna yerim.

ama aklım, mantığım, bilgilerim diyor ki makarna yiyerek zayıflanmaz. hatta biraz daha ileri gideyim, buğday yiyerek sağlıklı da olmaz zayıflanmaz da.

yağsız olması hiç mühm değil. zeytinyağı, gerçek tereyağı zaten sağlıklı şeyler. sorun buğday. gözün kör olsun makarna. gözümde tütüyor.
0
levpontryagin
(30.01.17)
Yanında protein olmadan olmaz. Makarna da tarhana da karbonhidrattır. Light ton balığı, yoğurt, salata da olursa ve makarna miktarı da çok olmazsa verebilirsin.
0
megalomaniac
(30.01.17)
Kilo aldıran yağ değil karbonhidrat.
0
angelus
(30.01.17)
Senelerdir bu işin bilimiyle uğraşan kimseler özetle diyor ki: Dengeli beslenin. Tek yönlü değil çeşitli beslenin. Aldığınız besin mümkün olduğunca işlenmemiş ve doğal yetişmiş, genetiğiyle oynanmamış vs. olsun.

Buna göre ayarında yendiği zaman makarna yemekte de hiçbir bir problem yok. Ama yalnızca makarna ile beslenemezsiniz. Vücudunuz zayıf düşer.

Aldığınız besinlerin toplam kalorisini günlük harcadığınız kaloriden 300-400 kalori eksik olacak şekilde hesaplarsanız rahatça kilo verirsiniz; fakat kilo kaybederken aynı zamanda sağlıklı da kalmak/olmak istiyorsanız aldığınız kaloriyi sayarken, harcadığınız kaloriyi de spor yaparak artırmanız gerekli. Yani vücudunuzun enerji devir daim seviyesini diyelim ki spor yapmazken 2000 ise atıyorum ki 2300-2500'lere getirmeniz lazım. Böylece vücut önce bazı biriktirdiği fazla su ve ödemden kurtulacak. Sonra da yeni ve daha yüksek bir enerji seviyesinde yaşamaya başlayacaksınız. Spor yapmadığınız zaman bir yandan kalori miktarını azaltıp diyete girerseniz belki kilo verirsiniz fakat hareketsiz bir vücut hareketsiz bir araba motoru gibidir. Durduğu yerde daha hızlı paslanır, daha hızlı çöker.

Vücudunuzu tanıyın bilinçlenin. Sizin bu sorduğunuz soruyu da eminim internette bir milyon kişi çeşitli formatlarda sormuştur. Hani her sene sorulan 'sakız orucu bozar mı' farkındalığındaki bir soru gibi.

Mcdonalds ürünleriyle beslenerek de zayıflanır: www.businessinsider.com

Mesele sağlıklı olmak. O da bilinçle olur.
0
idexo
(30.01.17)
Kaynak aradım ama bulamadım, hatırladığım kadarıyla özetleyeyim.
Herşeyi angelustan beklememek lazım.

İnsülin peptit dallarının birleşmesinden oluşan bir hormon ve pankreastan salgılanıyor. Pankreasın iç salgısı. Görevi kan şekerinin artışıyla başlıyor, pankreas kana saldığı insülin ile kan şekerini düşürüyor, normal şartlarda hücre zarından geçmeye isteksiz glikoz molekülleri var, bunlar sayıca artarsa kan akışkanlığını kaybeder, sonuçları uzun vadede çok vahimdir. İnsülin hem dokulara ihtiyacı olan glikozu yetiştiriyor hem de kanda şekerin yüksek seviyeye çıkmasının emniyet valfi.

İnsülin maalesef glikoza aşırı hassas bir döngüye sahip ve maalesef yağ dokusu da insülinden en başarılı şekilde faydalanan doku. Bu iki durum şu demek, karbonhidratlar şekere dönüştükçe artan insülin şekeri yağ dokusuna hızla ileten bir vasıta.

İnsülin aminoasitlerden de etkileniyor, yağ asitleri ise insülin salgısında etkisiz. Yani nispeten düşük seyreden insülin düzeyi kan şekerinin daha dengeli dağılmasına, yağ hücrelerinin daha az ihtiyaç fazlası şekeri emmesine sebep oluyor.

Yağ zaten kıymetli bir yapı malzemesi, tek rolü enerji depo molekülü olması değil. Esansiyel yağ asitleri kafamızın verimli çalışması için bile gerekli. Yağ öcü değil. K.hidratlar da tabii.. Ama karanlık tarafa geçmek ihtimalleri daha yüksek.

Bir de, yağ hücrelerinin şeker sevmesi hayatta kalabilmemizin sebebi. Depo yağlar olmadan, uzun açlık ve kıtlıklara dayanamadan doğal seçilimden kurtulamayız. İstemediğimiz yağlar bizim sigortamız.
0
kargn
(30.01.17)
yağsızlığından ziyade makarnanın kepekli olması hem daha tok tutması hem düşük glisemik endeksi ile çok daha etkili olur.
0
otonomo
(31.01.17)
(2)

her gece survivor izleyecek kadar gamsız olmak istiyorum

qazedcsrfvtyhngujmkol
mümkün mü bu mezun oldum iş arıyorum ama şimdiden emekli insanlar gibi yaşamak istiyorum sanırım. zora gelemiyorum nasıl motive olabilirim. kimseyle buluşmuyorum hastalık hastası oldum(http://eksiduyu.ru/1162294) bu da kendime olan güvenimi ve hayat enerjimi bitiriyor sanki. psikologlara da güvenmi
mümkün mü bu mezun oldum iş arıyorum ama şimdiden emekli insanlar gibi yaşamak istiyorum sanırım. zora gelemiyorum nasıl motive olabilirim. kimseyle buluşmuyorum hastalık hastası oldum(eksiduyu.ru) bu da kendime olan güvenimi ve hayat enerjimi bitiriyor sanki. psikologlara da güvenmiyorum.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(30.01.17)
çare psikiyatri, gerekirse psikolog.

biraz yardımla sorunu çözersin bence.

bir şey yapmayınca insan beyni kendine otomatik olarak uğraşacak bir şey buluyor, o da bu olmuş işte. aynı sorun bende de vardı, azalarak bitti.

yapabilirsin, biraz çaba göster.
0
hayirsiz
(30.01.17)
ben motivasyon konusunda yardımcı olamam size motive olacağınız bir şey söyleyemem ama insan isteyince her şeyi yapar lafına götümle gülerdim.

hakkaten normalde karakterimin değiştirilemez bir parçası olarak gördüğüm ne varsa her şeyi değiştiridim. yapılıyor yani. inanılmaz asosyal, takıntılı, aşırı detaycı bir adamdan, sosyal, sakin, gevşek bir adama dönüştüm.

ben profesyonel destek almadım. alarak da yapabilirsin sorun değil. ama benim gibi bir mal bile yapabiliyorsa bunları valla herkes yapar. beni tanısan yarın dünyanın en zorlu işlerine koşacak motivasyonu bulursun yani o derece inanırsın.
0
levpontryagin
(30.01.17)
(8)

dolara nasıl geçiş yapıyorsunuz?

nemo problemo
direkt bankadaki paranızı dolara mı çeviriyorsunuz yoksa parayı çekip daha fazla komisyon veren yerlerden mi dolara geçiyorsunuz? 150 bin tl yi dolara yatırayım diyorum ama nasıl yapsam bilemedim. riske girmek de istemiyorum.
direkt bankadaki paranızı dolara mı çeviriyorsunuz yoksa parayı çekip daha fazla komisyon veren yerlerden mi dolara geçiyorsunuz? 150 bin tl yi dolara yatırayım diyorum ama nasıl yapsam bilemedim. riske girmek de istemiyorum.
0
nemo problemo
(30.01.17)
Haftasonu ve mesai dışında çevirme. :/ Daha pahalı satıyorlarmış. Ben burada sorup soruşturdum, enpara demişlerdi. Oradan aldım.
0
birşeylersoracağım
(30.01.17)
ben direk bankamın internet şubesinden aldım
0
sta
(30.01.17)
150 bin lira için çevirmek istediğiniz gün müşteri temsilcinizi arayın. anlık kur versinler. örneğin internet şubesi 3,85. size temsilciniz 3,82 diyebilir. telefonda bağlatın. sizden talimat isteyecek.
nezdinizde bulunan tl hesabımdan 150.000 tl alınarak 3,82 kurdan usd satın alınarak dolar hesabıma aktarılmasını rica ediyorum.
şeklinde.
0
o kadar da degil aga
(30.01.17)
Oyle 1 kurus 2 kurus iskonto yapmazlar. Oyle bir sey olsa 3.82 den dolari aninda bozdurup 85ten 1200 lira kar yazardi herkes 10 saniyede.
0
robokot
(30.01.17)
piyasaya sormak lazim. biri 3.87 verirken banka 3.82 verdi cuma bana, uzuldum.
0
e haliyle
(30.01.17)
@robokot : rakamlar farz-ı misal verilmiştir. elbette ki hiçbir şartta banka, alış fiyatının altında satış fiyatı vermez. Bunu belirtmeye zaten gerek duymamıştım.
0
o kadar da degil aga
(30.01.17)
ben büyük miktarlı dolar alacağım zaman hesabım olan şubeye gidip temsilciyle görüşüp fiyat alıyorum. bir iki defa internetten daha düşük veremem dedi iyi almıyorum dedi gittim. çoğunda internetten daha düşük fiyat verdi bana. şu an aklımda değil çok oldu alalı ama diyelim internetten 2.44 satış, 2.35 alış olsun bana 2.40 gibi bir fiyat verdi.

bu parayı gidip internetten geri satsam yine 2.35'ten alacak ben yine zararda olacam kar etmeyecem yani.
0
levpontryagin
(30.01.17)
arkadaşlar hangi banka ile çalışıyorlar bilmiyorum ama enpara'da alış-satış farkı 1 kuruş oluyor zaten, yani 0,01 TL. ayrıca 150bin tl büyük bir miktar da değil, gidip şubeden özel fiyat alabileceğinizi sanmıyorum.

piyasada en düşük kur makasını ben sirkeci, kapalıçarşı ve laleli'deki döviz bürolarında görüyorum. al-sat farkı 0,5 kuruş yani 0,005 TL oluyor, her zaman değil tabi.

eğer banka size özel 1 kuruş iskonto veriyorsa bilin ki zaten döviz satış fiyatı yüksektir, o banka ile çalışmayın, satarken de düşük alış kuru uygular, zarar edersiniz.
0
neyehbe
(31.01.17)
(5)

4,15 den euro aldım 4.10'a düşmüş

xu
allah kahretsin niye böyle oldu hani zirve yapacaktı dolar/euro?
allah kahretsin niye böyle oldu hani zirve yapacaktı dolar/euro?
0
xu
(30.01.17)
yüksek almışsın ya euronun rekoru 4.15 değil mi zaten? 4.03ten falan alıcaktın geçen hafta. olmadı uzun süre beklersin zararın karşılanır.
0
freetakilir
(30.01.17)
güçlü türkiye'nin yumruğu bu. yuroylan dolarlan zengin olmaya çalışanlara atılan bir yumruk bu
0
levpontryagin
(30.01.17)
her turlu artacak urettigimiz bir sey mi var
0
monkey
(30.01.17)
Ne güzel düşmüş işte, daha da al. Nasılsa 1-2 aya 4,15'i de geçer, 25'i de.
0
noluyo yaa
(30.01.17)
uzun vadede her halukarda aldığın seviyenin üzerine çıkacak. rahat ol. hatta yuarıda dendiği gibi, daha düşük seviyeleri alım fırsatı olarak bile kullanabilirsin. ortalama kurun düşmüş olur.

2,50'den dolar alıp 2,45'e düştü mü kara kara düşündüğüm günleri hatırladım. :)))

bu kadar kötü yönetilen bir ekonomide doları ya da euro'yu durdurmak imkansız.
0
mizikaci cocuk
(30.01.17)
(9)

Patates püresine alternatif tavsiyeleriniz?

neotunc
Malum patates püresi kan şekerini zıplatıyor. Etin yanında sunulabilecek alternatiflerini sıralayabilir misiniz?
Malum patates püresi kan şekerini zıplatıyor. Etin yanında sunulabilecek alternatiflerini sıralayabilir misiniz?
0
neotunc
(28.01.17)
bulgur pilavı
0
levpontryagin
(28.01.17)
ispanak püresi harika bişi.
0
basubadelmevt
(28.01.17)
karnabahar püresi veya buharda pişmiş sebzeler (havuç, brokoli, kuşkonmaz) hem sağlıklı hem lezzetli alternatif arıyorsanız.
0
evde liyakat kalmamis
(28.01.17)
bulgur+1
0
limoncello
(28.01.17)
kerevizi küp küp doğrayıp paprika, biberiye ve tuz ile karıştırıp, fırın kağıdı üzerinde fırında çıtır çıtır olana kadar fırınlıyorsunuz.

patatesin yerini tutmak bir yana patatesten çok daha güzel oluyor.
0
nop
(28.01.17)
patlican tabi ki, hunkar begendinin begendisi yani
0
tiredpanda
(28.01.17)
coleslaw muydu lahanalı havuçlu salata bir tek etle güzel gidiyor namıssız
0
condom kurşunu
(28.01.17)
karnabahar puresi
0
yuvarlanantencereninkapagi
(28.01.17)
hazır garnitür?
0
faik abi
(28.01.17)
(5)

Bu akp uygulamalarından haberiniz var mı?

ekaterina
http://www.turkuazhaber.net/sultangazi/ak-parti-sec-uygulamasi-sultangazide-tanitildi.html , chpli kuzenimi eniştem gençlik kollarına yazdırmış da ajan göndermiş gibi olduk içeriye lol. Sonra aramışlar gelin size seç uygulamasını yükleyelim demişler. 300 kişi veriyormuş uygulama, adres ve telefon b
www.turkuazhaber.net , chpli kuzenimi eniştem gençlik kollarına yazdırmış da ajan göndermiş gibi olduk içeriye lol. Sonra aramışlar gelin size seç uygulamasını yükleyelim demişler. 300 kişi veriyormuş uygulama, adres ve telefon bilgileriyle birlikte. Buralara gidip seçimde ne oy vermeyi düşünüyorsunuz diye sorulacakmış. Kati suretle hayır diyenler için hiçbir şey yapılmayacakmış ama böyle ılımlı hayırlar not alınıp, evlerine milletvekili veya üst düzey akp yetkilisi gönderilecekmiş vs.

Akp bu kadar hane hane çalışırken sizce hayır çıkma ihtimali var mı? Bu da ek sorum olsun. :(
0
ekaterina
(28.01.17)
bu akp'nin yeni olayı değil. benim evime de kaç kere geldiler bi kadın bi erkek olmak üzere geliyorlar hep tabi ben kapıdan kovaladığım için içeriğini tam bilmiyorum da genelde aynı anlattığın şekilde oluyor.

kesin karşı olanları hiç ellemiyorlar ama 'ımm bilemiyorum ya düşünmem gerek' tarzı cevap verenlere kesinlikle tam saha pres uyguluyorlar. misal evde yaşlı ya engelli varsa ve maaş almıyorsa hemen maaş aldırılmasına yardımcı oluyorlar falan.

mesela engelli bi dayım var bi tek emekli maaşı var oturduğu yerin belediyesi akp her gün yemek getiriyorlar eve. çorba+pilav ya da makarna+ tavuk eti ya da kırmızı etli sulu yemek+tatlı şeklinde hanede kaç kişi varsa dayımın 2 oğlu var onlara da yemek getiriyorlar.

sonra evdeki eşyaları yenilediler misal buzdolabı ve koltuk takımı verdiler. bunlar hafif defolu ürünler ama sağlam yani. he dayım asla akp'ye oy vermez vermedi de biliyorum da ama böyle çalışıyorlar yani. evi doğalgaz olmasa kömür de verirlerdi eminim. ha bi de ramazan ayında erzak kolisi bıraktılar. dayım da ben kendimi bildim bileli oruç tutmaz o ayrı :) ama durum böyle yani.
0
pomaks
(28.01.17)
bizim eve de geldiler. bir naylon poşet vardı ellerinde. hanım kızımız başı açık biriydi. erkek de sıradan görünümlü tıraşlı mıraşlı biri.

sizinle seçim hakkında konuşmak... dedi araya girdim halk cevabı sandıkta verir sokakta değil dedim.

sonra bu size ufak bir hediye deyip poşeti uzattılar içinde ne vardı bilmiyorum, o amblemi evime sokmam, size iyi çalışmalar daha fazla konuşmak istemiyorum dedim kapattım kapıyı. onlar da gittiler.


bunu yıllardır diğer partiler yapmıyor. çünkü teşkilatları inanılmaz boktan. herkes birbirini sikiyor chp'de. herkes birbirinin arkasından iş yapıyor. mhp zaten ne yapıyor kendileri de bilmiyordur.

bu şekilde çalışarak benim kapı komşumu akpli yaptılar. 70 yaşında adam.evlerine aldı bunları dinledi. sonra bana anlattı işte türkiye için süper projeleri varmış dedi. kapı komşum da yılın 9 ayı almanyada yazın 2-3 ay geliyor. dedim amca artık almanya'ya gitmene bile gerek kalmaz süper olur senin için. yok dedi ben türkiye'de yapamam dedi.gitti akp'ye bastı oyu sonra almanya'ya gitti. merkel'i çıldırtıyordur şimdi.

not:bize geçen seçimde gelmişlerdi
0
levpontryagin
(28.01.17)
Kararsız görünenler genelde fikrini söylemekten imtina edenlerden oluşuyor. Siyasi ideoloji yaşam tarzından beslenir dolayısıyla bir günde değiştirmek mümkün değildir. Rahat bırak diye değiştirdiğini zannetmene izin verirler hepsi bu. Kibar insanlarda böyle diğerleri defolu çeker zaten.

"Akp bu kadar hane hane çalışırken sizce hayır çıkma ihtimali var mı?"

Yukarıda yazdığım sebepten ve yazamayacağım daha birçok sebepten ötürü pek birşey değiştiremezler. Zaten çalışmasalar da evet geliyor. Bunu anlamamana sebep olan şey muhtemelen tek taraflı bilgi takip etmendir. İki tarafı da eşit sürelerle dinle. (Gerçekte karşıt görüşü daha fazla dinlemen lazım.) İlk başta komik gelirken diyelim bir yıl içinde kendi tarafından siyasetçilerin yalanlarını yakalamaya başlarsın. Bu daha başlangıç...

Partiler üstü siyaseti keşfettiğin gün aydınlanma başlar.
0
neotunc
(28.01.17)
@neotunc, partiler ustu siyaseti anlatir misin biraz?
0
dunal
(28.01.17)
Bize de kaaç defa geldiler. Annem kapıya gelen geri çevrilmez diye düşündüğü için susar dinler iyi günler der kapatırdı. En son geldiklerinde ben de evdeydim arkadan bakıyorum şak diye fotoğraf makinelerini çıkardılar bir fotoğrafınızı çekelim diye. Elim ayağım boşaldı bağırıp çağırıp kapattık.
0
jazzabel
(28.01.17)
(4)

Yeni baslayanlar icin yemek yapma sitesi

neverletyougodown
Soyle a'dan z'ye yemek yapma uzerine kurulu, tarifler, hazirlanis, pisirme vs uzerine blog, site, youtube kanali vs yerli yabanci onerilerinizi bekliyorum.
Soyle a'dan z'ye yemek yapma uzerine kurulu, tarifler, hazirlanis, pisirme vs uzerine blog, site, youtube kanali vs yerli yabanci onerilerinizi bekliyorum.
0
neverletyougodown
(28.01.17)
nefis yemek tariflerinde videolu. anlatım vardı bir ara yemek yaparken ordan bakıp yapıyordum.
0
sta
(28.01.17)
instagram'da @buzzfeedtasty. türk yemek bloglarında asla bulamayacağınız birçok ilginç, şirin, basit tarif var.
0
tosiba
(28.01.17)
www.youtube.com

şu gacımızın tarifleri fena değil. yani çok fazla muhabbete dalıp gıybet moduna sokmadığı için benim takdirimi kazandı.

yemek yaparken erkek arkadaşının işlerinden, kayın validesinin ne kadar mükemmel bir insan olduğundan falan bahseden bir ton saçma sapan vloggerı görmüştüm.


gerçi bu gacının da 3-4 videosunu izledim anca ama fena değil gibi geldi. beşamel sosu ben ilk bu gacının videosuyla yaptıydım.
0
levpontryagin
(28.01.17)
Adı üstünde : www.usengecsef.com
0
oguz altun
(28.01.17)
(6)

iyi ki uyesiyim dediginiz uygulamalar vs?

mayeskuel
hayat kalitenizi arttirdigina inandiginiz neler var?netflix, youtube red, spotify, digiturk, spor salonu uyeligi vs..?butce ayarlamasi yapiyorum da:)
hayat kalitenizi arttirdigina inandiginiz neler var?

netflix, youtube red, spotify, digiturk, spor salonu uyeligi vs..?

butce ayarlamasi yapiyorum da:)
0
mayeskuel
(28.01.17)
Spotify, netflix, lale kart
0
fotrsapka
(28.01.17)
spor salonu üyeliği (macfit)...

digiturk, d-smart vs televizyon platformu üyeliğim yok. kablo tv bağlı evde onu da izlemiyorum. maç filan olursa arada.

digiturk premier league ,nternetten izleme üyeliğim var. ama çok da şey değil. oha iyi ki üyeyim lan bu olmasa ne yapardım modunda değilim. bazen haftasonları izleyemiyorum bile çalıştığım için.


başka bir şey bulamadım resmen, hüzün... ben bir ağlayıp geleyim.
0
levpontryagin
(28.01.17)
spor salonu üyeliği, bir de arada online oyun atmak için playstation network üyeliği.(afedersiniz, kavatlar online oyunu paralı yapmışlar ps4'De)
0
pangea
(28.01.17)
Spotify... Netflix'i de seviyorum ama buna Vodafone kampanyası süresi bitince devam eder miyim, emin değilim, iyi ki Vodafone kampanyası var diyorum şimdilik. Ve Vodafone Red, havaalanlarında özellikle çok güzel olanaklar sunup mutlu ediyor beni.
0
bi mekan
(28.01.17)
spotify, netflix, blutv (masum icin simdilik)
0
rentts
(28.01.17)
spotify
netflix iyi ama hala karar verebilmis degilim bilmiyorum
0
tiredpanda
(29.01.17)
(8)

Gaza basiyim mi?

basubadelmevt
Asık oldugum biri var fakat hayatında biri vardı.3 gün önce bu herifi instagramda takipcilerinden cıkarmıs. Takip etmiyor yani artık.(evet usenmedim hepsine baktim) Araları da biraz bozuktu diye biliom.Burdan ekmek cıkar mı? Gaza basiyim mi?
Asık oldugum biri var fakat hayatında biri vardı.3 gün önce bu herifi instagramda takipcilerinden cıkarmıs. Takip etmiyor yani artık.(evet usenmedim hepsine baktim) Araları da biraz bozuktu diye biliom.Burdan ekmek cıkar mı? Gaza basiyim mi?
0
basubadelmevt
(28.01.17)
Biraz bekle bence. Böyle şeylerde zamanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Acele işe şeytan karışır uzaktan izle 1 hafta sonra bas gaza.
0
powerpufgirl
(28.01.17)
çok riskli bir durum.

1) siz gaza basarsınız. o ayrıldığı herifi kıskandırmak için size yakınlaşır

2) siz gaza basarsınız daha unutamamıştır, sizi dikkate almaz

eğer biraz zaman tanıyayım derken bokunu çıkarırsanız gaza başkası basabilir.

biraz zaman tanıyayım derken herif arayı tekrar düzeltebilir zaten bu durumda yapacak bir şey yok.

bence bekleyin ama gözlemi kesmeyin.

bir müddet daha iletişimsiz kaldığından emin olun diğer herifle. sonra bas gaza.
0
levpontryagin
(28.01.17)
Meriç sen misin?
0
funl
(28.01.17)
karakteri nasıl? olgun biri mi?
zira benim arkadaşım sevgilisi ile araları bozulunca sosyal medyadan çıkarmalar filan yapıyorlar ama sonra barışıyorlar yeniden. kısaca trip atmanın bir tık yukarısının sosyal medyadaki hali olabilir bu. ergen ruhlu biriyse tabii.
0
m e b
(28.01.17)
Meriçlik yapma.
Belki barışacaklar?
Yara bandı olmanın alemi yok.
0
bir nick var benden iceri
(28.01.17)
daha çok yeni mevzu. niyetini belli etmek için erken ama iletişimi canlı tutmakta zarar yok.
0
zgrydn
(28.01.17)
Aşıksan hayır, takılalım diyorsan evet. Gerçi eski ilişkisi uzun muydu? Kısa bir beraberlikse gaza basabilirsin
0
atalet momenti
(28.01.17)
Kimi takipçiye eklemiş kimi takipçiden çıkarmış inceliyorsan bu kafayla işin zor.
0
osssy
(28.01.17)
(3)

kilo almak

suser
arkadaşlar,pazartesi yapılacak bir kilo ölçümü için 2 kilo almam lazım. ne önerirsiniz? farazi tavsiyler de işe yarayabileceği gibi denenmiş, sonuç alınmış uygulamalar candır, ciğerdir.küçük bir kandırıkçılık belki kabul edilebilir.
arkadaşlar,
pazartesi yapılacak bir kilo ölçümü için 2 kilo almam lazım. ne önerirsiniz? farazi tavsiyler de işe yarayabileceği gibi denenmiş, sonuç alınmış uygulamalar candır, ciğerdir.
küçük bir kandırıkçılık belki kabul edilebilir.
0
suser
(27.01.17)
Bol bol karbonhidrat al, çikolata makarna vs.
0
angelus
(27.01.17)
su en kesim cozum 1 litre icsen yaklasik 1 kilo
0
seljax
(27.01.17)
iki gün boyunca bol tuzlu yiyecekler tüket (abartma tansiyonunu fırlatma). denir ki tuzlu yiyecekler vücudun tuz tutma kapasitesini arttırır.

tartılmadan önce de iki litre su içsen tamam işte. ama tartıldıktan sonra hemen tuvalet bulabileceğin yerlerde ol. 2 litre suyun bir de çıkışı olacak. hem de taksit taksit. 5-6 dakikada bir tuvaletin gelebilir başlarda.
0
levpontryagin
(27.01.17)
(1)

Fotoğraf Makinesi Yardım! USM STM farkı ne ve fotopazar.com güvenli mi?

carline
Canon 80D 18-135 almayı düşünüyorum. ancak vatan, teknosa, bimeks mediamarkt gibi hiçbir dükkanda bulamadım. fotopazar.com diye bir site önerdi birileri.ilk sorum bu site güvenli midir? aksesuar belki tamam ama fotoğraf makinesi alınca kargoda falan zarar görmez mi bu? Siteden daha önce alışveriş ya
Canon 80D 18-135 almayı düşünüyorum.

ancak vatan, teknosa, bimeks mediamarkt gibi hiçbir dükkanda bulamadım. fotopazar.com diye bir site önerdi birileri.

ilk sorum bu site güvenli midir? aksesuar belki tamam ama fotoğraf makinesi alınca kargoda falan zarar görmez mi bu? Siteden daha önce alışveriş yapan var mı, internet alışverişine pek güvenmiyorum da ben :((

ikinci sorum https:// www.fotopazar.com/canon-80d-18-135mm-is-usm-dslr-fotograf-makinesi
https:// www.fotopazar.com/canon-80d-18-55mm-is-stm-dslr-fotograf-makinesi

Buradaki STM/USM arasındaki fark nedir? STM video için daha iyi bi tek onu biliyorum ama arada 1000 lira gibi bir fark var, USM daha pahalı olmasının nedeni nedir ki?
0
carline
(27.01.17)
1) fotopazar.com'dan alışveriş yapmadım. ama alışveriş yapan arkadaşlarım oldu. site ile ilgili şikayet duymadım. Ben kendi kameramı gittidiyor'dan almıştım. Son iki kameramı hatta. Kargoda kırılma falan olmadı. Ama bu sizin de başınıza gelmeyecek demek değil.

Eğer istanbul'da oturuyorsanız hayyamdaki dükkanlardan alabilirsiniz.

2)usm ultrasonic motora sahip lenslerin kısaltmasıdır. autofocus özelliği normal standart lenslere göre çok daha hızlıdır. biraz daha ağırdır ve biraz daha pahalı bir tenolojidir.

stm lens ise stepper motor lenstir. video çekerken autofocus motorunun vızzt duzzztt gazzzttt diye ses çıkarmasını istemezsiniz. stepper motorun avantajlarından biri bu sesi azaltması (canon yok ettiğini de iddia ediyor ama yuh)

ayrıca stepper motor sayesinde manuel focus yaparken autofocus motorunu bozma ihtimaliniz de azalıyor. stepper motorda doğrudan lens elemanını çevirirsiniz elinizle.
0
levpontryagin
(27.01.17)
(5)

Fitch kararı

kedi sahibinin el kitabı
Arkadaşlar fitch Türkiye kredi notunu kaçta açıklayacak bugün??
Arkadaşlar fitch Türkiye kredi notunu kaçta açıklayacak bugün??
0
kedi sahibinin el kitabı
(27.01.17)
gecen hafta muhtemelen dusecegini soylediler kendileri. ters kose yapmalari mumkun tabii.

cuma gunu 23:30 dan sonra aciklanir muhtemelen.

edit: dalginlikla pazar yazmisim, cuma olacakti.
0
robokot
(27.01.17)
gece. piyasaya etkisi pazartesi yansıyacak. yüksek ihtimalle notumuz düşecek.
0
1shot2shots
(27.01.17)
Yüksek ihtimal düşecek gibi görünüyor. Piyasa fiyatlanmaya başladı bile. (bkz: 27 ocak 2017 dolar kuru)
Yatırım tavsiyesi değildir.
0
razvan rat
(27.01.17)
adamlar kendileri 1-2 hafta once tuhaf ve cok yapmadiklari sekilde "muhtemelen dusurucez" dediler, kim neden dusurmeyeceklerine tum gucleriyle inandi bilmiyorum.
0
robokot
(28.01.17)
hakkaten müthiş bir şekilde aynı kaldı.
0
levpontryagin
(28.01.17)
(16)

pegasus rezaleti. ne yapılabilir?

wolkymus
selam arkadaşlar. aşağida pegasus'a 14 gün önce yollamiş olduğum şikayet mailimde konuyla ilgili detaylar bulunmaktadir. pegasus yetkilileri bana bugün dönüş yaptilar ve 100 euro teklif ettiler. mailimde talep ettiğim bilgilerle son derece alakasiz bir yanitla karşilaştiğimi düşünüyorum. ben kendile
selam arkadaşlar. aşağida pegasus'a 14 gün önce yollamiş olduğum şikayet mailimde konuyla ilgili detaylar bulunmaktadir. pegasus yetkilileri bana bugün dönüş yaptilar ve 100 euro teklif ettiler. mailimde talep ettiğim bilgilerle son derece alakasiz bir yanitla karşilaştiğimi düşünüyorum. ben kendilerinden para değil, o gün karşilaştiğimiz insanlik dişi uygulamanin ilgili sivil havacilik kanun maddeleriyle açiklanmasini bekliyordum. firmanin tarafima yolladiği maili de ekte yolluyorum. bu olayda sadece ben değil uçaktaki tüm yolcular son derece mağdur oldular. bu tarz uygulamalarin tekrar gerçekleşmemesi için konuyu sivil havacilik genel müdürlüğü'ne ve tüketici mahekemesine taşimayi düşünüyorum. özellikle hukuki bilgisi ve önerisi olanlar yardimci olabilirse sevinirim.

-----------------

sayin pegasus yetkilisi,

10/01/2017 tarihli, saat 19.50'de uçmasi planlanan pc2136 sefer sayili uçağinizda izmir'den ankara'ya seyahat etmiş bulunuyorum. bahsi geçen uçuş için tüm yolcular uçağa saat 20.30 civarinda alindiktan sonra kaptanin geçtiği anonsla de-icing işlemi için 5. sirada olduğumuz ve ortalama 1 saat içerisinde kalkişin gerçekleşeceği bilgisi verildi. daha sonra de-icing işlemi için gerekli sivinin kalmadiği, ve temin edilmeye çalişildiği, bir uçak için işlem süresinin ortalama 25 dakika olduğu, büyük bir uçağin geldiği ve sadece onun için en az 40 dakika gerektiği vb gibi gerekçelerle yolcular 4 saate yakin uçak içinde tutuldular. bu arada bebekleriyle mağdur olanlar, gecikmeden dolayi gerginlik yaşayanlar, kapali alanda rahatsizlik geçirenler, sigara ya da kişisel ihtiyaci olanlar, aktarmaya yetişmeye çalişan yolcular vardi ve uçak içinde 4 saat boyunca gerçekten gergin anlar yaşandi. kabin memuru tarafindan bunun şirketinizle alakasi olmadiği ve inmek isteyen olursa bir daha uçağa geri alinmamak suretiyle inebileceği, fakat bu yolcularin da uçak ankara'ya inene kadar güvenlik nedeniyle izmir havalimaninda tutulacaklari bilgisi verildi. sira bize geldiğinde 4 saattir 4. sirada olduğumuz de-icing işlemi her nasilsa 8 dakika sürdü. uçak kalktiğinda saat 00.30 civariydi ve ortalama 5 saatlik rötara rağmen yolculara kruvasan ve su hariç hiçbir ikramda bulunulmamişti. pegasus cafe ücretli bir şekilde çalişiyordu ve oldukça alkol alan yolcular da oldu. 01.30 civari ankara'ya iniş yaptik fakat özrü bir kenara birakin, bir de kabin amiri tarafindan sosyal medya paylaşimlari ile ilgili uyari aldik.

iki gündür twitter sayfanizda sizden konuyla ilgili açiklama bekliyorum. konuyla ilgili bu hafta sivil havacilik genel müdürlüğü ve bağli olduğum tüketici mahkemesine başvuracağim. ayrica mutlaka maillerini aldiğim yolculara da ulaşip bilglendirme yapacağim.

sivil kelimesi, medeniyeti ve insan odakli yaklaşimi işaret eder. sivil havacilik kurallari gerçekten o akşam maruz birakildiğimiz davranişi açiklayabiliyorsa bana detaylariyla ve kanun maddeleriyle bilgi vermenizi rica ediyorum.

neden uçak hareket etmesine yakin bir zamanda uçağa alinmadik? neden de-icing süresi için kaptan tarafindan yanliş bilgiler verildi? neden 8 dakika süren bir de-icing işlemi için 4 buçuk saat bekletildik? neden 5 saate yakin rötarli kalkan bir uçakta yolculara yemek ikram edilmedi? mağduriyetten doğan iptal/iade haklarimiz var miydi?

bu sorulari mümkünse lütfen sivil havacilik kanununun ilgili maddelerine göndermeler yaparak cevap veriniz.

teşekkürler

----------------------------
pegasus'un cevabi
----------------------------
sayin ...

yaşamiş olduğunuz aksakliktan dolayi üzgün olduğumuzu bildirmek isteriz. operasyonel aksakliklara sebebiyet veren, olağan seyrin dişinda gelişen istenmeyen gecikmeler meydana gelmiştir. yaşanan bu olağanüstü durum karşisinda bekleme süresi iki saat ve üzerinde olan gecikmeler için ikram planlamasi yapilarak, havalimani imkanlari doğrultusunda misafirlerimize destek verilmektedir. ayrica bağlanti uçuşunu kaçirarak bir sonraki güne uçuşlari değiştirilen misafirlerimize otel konaklama hizmeti sunulmaktadir.

çok iyi biliyoruz ki yaşamiş öldüğünüz gecikmenin ve kaybedilen saatlerin telafisi mümkün değil ancak olağan seyrin operasyonel planlamasini etkileyen güvenlik prosedürleri kapsaminda mevcut duruma uygun olarak gün içinde yeniden planlanmasi ve ayrica hava trafik yoğunluğu nedeniyle istenmeyen gecikmelere neden olmuştur.

yukaridaki açiklamamiza istinaden yolcu haklari kapsaminda tarafiniza kişi başi "100,00" eur ödeme yapilabilmesi adina banka hesap bilgilerinizi (iban numarasi, şube adi-kodu, banka adi, hesap cinsi(₺,$,£ vb.), hesap sahibi) iletmenizi rica ederiz.

sürdürülebilir yenilikçi anlayişimiz ile iletişim araç ve yöntemlerini etkin bir şekilde kullanarak gerekli ve doğru bilgileri doğru kişi, doğru birim ve ilişkide bulunulan ilgili kurumlara zamaninda açik şekilde ileterek siz değerli misafirlerimizin bizimle paylaştiğiniz her konunun hassasiyetle değerlendirildiğini önemle belirtmek isteriz.


saygilarimizla,

pegasus havayollari
misafir ilişkileri
0
wolkymus
(27.01.17)
Kabin amiri gelip telefonla görüntü alanları yayınlamamaları için uyardı. pegasusla başınız derde girer dedi.
0
🌸wolkymus
(27.01.17)
ben de tekliflerini oldukça çirkin bulduğum için araştırıyorum ne yapılabileceğini. yolcular haklarını alamasın diye sanırım rötarı dışarda bekletmek yerine uçak içine hapsediyolar insanları. son derece usulsüz ve çirkin bi taktik. birkaç firma daha yapmış bunu araştırdım. bir daha böyle şeyler olmasın diye sonuna kadar ilgileneceğim konuyla. ama önce bilgilenmem lazım.
0
🌸wolkymus
(27.01.17)
Bunlarin tamami olumsuz hava kosullarina bagli aksilikler plus pegasus.bir suru neden diye soru sorabilirsin ama cogu kendi kendini germekten baska ise yaramayacak.bir kac nedenine cevap ver,eye calisirim.neden hadi kalkiyosunuz ucaga gelin denmez.ucagin kapi kapamasiyla alakalidir oncelikle bir an once yolcuyu alip kapiyi kapatip alana der ki kalkmak lstiyprum hazirim.gelirler deiding yapar kaldirirlar.ucagin her noktasinin kontrol edilmesi gerekiyor.flaplarin donuk olmasi facia demek.cok kabaca anlatiyorum.ucaga binersin kapi kapanir de icing kalkis islemidir.sureside ucaga gore degisir,bazen firca kova girstiklerini gorursun,kimyasal bitebilir,puakurten dalga bozulabilir her sey olabilir.ustune ustluk aksilik yasanan havaalani izmir olunca kar ve donma tecrubesinin yok denecek kadar az oldugunu gozonune almalisin.neden yemek ikram edilmedi.cunku pegasus ucaklarinda benim bildigim bonibon veriyorlar.bi ara kek falan varmiydi ole bir sey.ucakta yemek yuklemesi yok.cafe dediginiz islem icin sinirli sayida sandvic vs vardir.o da butun ucaga yetmez.yukari bakip bakip yaziyorum.hatalar olabilir.haklariniz varmiydi.ucaga binemeseydiniz farkli haklariniz vardi ama bindiniz ve uctunuz.bunu bende bilmiyordum ama pegasus 100 euro teklif etmis.saniyorum tek hak bu gibi.cunku pegasus mumkun degil boyle direk al 100 euro demez.

Kabin amirinin inmeyle alakali soyledigi seyler dogru fazlasida var inerseniz ucagin aranmasi gerekir bayagi bir istir.burada tek kusur amir tarafindan tehdit edildignizi soyluyorsunuz iste bu cok onemli.bu konuyu sikayet edebilirisiniz.bunun disinda shgm nin yolcu haklarini bir inceleyin.
0
duptıs
(27.01.17)
5-6 kişi indi zaten ama akıbetleri ne oldu bilmiyorum. uçak inene kadar izmir havalimanında polis nezaretinde tutulacaklarını söyledikleri için ben inmedim. bir de 100 euroyu sadece talep fazlalığı sebebiyle uçağa alınmadığında veriyolar sanırım. bu yaptıkları nedir anlamadım. tamam iyi hoş da kanunsuz gibi. bi de neden sadece bana? bulayım ya da talep edeyim yolcu listesini o zaman bi şekilde herkes alsın bu parayı. ben pegasus'un mağduriyeti olduğunu düşünmüyorum pek açıkcası. 8 dakikalık de-icing için 4,5 saat bekledik sonuçta. ne adam gibi bir özür, ne sağlıklı bir açıklama yapıldı. desteksiz yalanlar da ardı ardına geldi. ya klostrofobisi olan biri atak geçirseydi, ya bi manyak delirip saldırsaydı millete? birsürü insan aktarmasını kaçırdı, işinden gücünden oldu. sigara içemeyip çıldıranlar mı ararsın, bebeğiyle delirenler mi ararsın. yani bu kadar öngörülmez mi olur allah aşkına, 4,5 saat yahu? bunlar rötarı öngörüp, yolcuyu uçak içine hapsedip, insanları iptal, iade, değişiklik, yemek, konaklama vs gibi haklarından etmek için bi taktik olamaz mı?
0
🌸wolkymus
(27.01.17)
ben kesinlikle yolcunun uçuş öncesi 4-5 saat tutulabileceğini düşünmüyorum. böyleyse de gerçekten bu kanunlar neyse değişmeli. gerçekten çok yazık yani sivil havacılık kanunları böyleyse. çok ciddi sıkıntılar çıkabilir birgün. sonra değiştirirler..
0
🌸wolkymus
(27.01.17)
buyur mesela: www.youtube.com
0
🌸wolkymus
(27.01.17)
yaşadığınız olay sıkıntılı ama adamlar size dava vs derdi olmadan talimatla yer alan tazminatı ödemeyo teklif etmişler. 1500 km ve altı uçuşlar için 400 tl tazminat hakkınız var ve direk veriyorlar size bunu. havayolları bu tip aksaklıklar için bilgilendirme yapmayı sevmiyorlar genel aksaklık hava muhalefeti vs diye gecistiriyorlar bence yeniden mesaj atıp o günkü sorunu tekrar sorun. tehdit konusu da çok sıkıntılı olmuş ama bunu havayolu firmasına mal etmek ne derece doğru bilmiyorum. belki de o an için kabin personelinden kaynaklanan bir sorun vardı ve işlerinden olmak istemediler vs. tanığınız varsa ki var gibi duruyor tehdit için dava açabilirsiniz.
0
manuelka
(27.01.17)
Shgm icerigine genel haklariyla alakali bakmali.ucaktan inme guvenlik prosedurleri arasinda.butun uygulamalar bu yonde.yani inen yolcuyu ucak diger alana varana kadar nezaret altinda bekletir.kural boyle ama bunlar degsmez kanunlar degiller,ulkeden ulkeyede farklilik gosterebilir.bununla ilgili sikayetleri bildirmek lazim.bir suru detaylardan olusuyor guvenlik prosedurleri.misal ucakta sizden onceki yolculuktan kalan bir esyayi bulursaniz,ucagin yeni bastan kontrolden gecirlmesi gerekir.sacma gibi ama guvenlik proseduru boyle.
0
duptıs
(27.01.17)
100 euroluk tazminat sadece arz fazlalığı sebebiyle uçağa alınmama hususunda geçerli. tehirle ilgili olarak böyle birşey yok. dolayısıyla neyin suspayı olduğunu merak ediyorum. ayrıca 19.50'de kalkacak uçak 00.30'da kalktı. şu iki kuralla ilgili olarak da pegasusun sıkıntı yaşama ihtimalleri büyüktü ama insanları uçak içinde tutarak yırttılar işte:

Tehir en az beş saat olduğunda, yolcu, bilet ücretinin iadesini ve seyahatinin başlangıç noktasına ücretsiz götürülmesini isteme hakkına sahiptir. Beklenen hareket saati, önceden ilan edilmiş hareket saatinden sonraki gün veya günler içerisinde olduğu takdirde, yolcuların barınma ve Ulaşım Hakkı vardır.
0
🌸wolkymus
(27.01.17)
uçuştan vazgeçip uçağı terkeden yolcuyu aklı başında, güvenliğe önem veren hiçbir ülke salmaz.

sebebi daha önce yaşanan bir bombalı saldırı.

diyelim ki ıraklı bir teröristsiniz. izmir'e geldiniz. uçağa bindiniz. elinizdeki bagajınızı baş üstü dolabına koydunuz. sonra vay ben panik atak geçirdim deyip indiniz. bir sonraki uçakla ırak'a gittiniz.

uçaktaki bagajınızı almadınız, o uçakta bomba vardı, uçak istanbul'a inince bomba patladı.

geçmiş olsun.

aklı başında hiçbir ülke artık bu riski almaz. hatta amerika'da direk terörist muamelsei görürsünüz sağlık yüzünden filan bile inseniz. adamlar bambaşka bir piskopatlık seviyesine erişmişler bu konuda.

pegasus'un yolcuları uçakta bekletme sebebi nedir tam bilemiyorum. ya da tam olarak nerede bekletildiklerini de bilemiyorum.

uçak körükte miydi? körükten ayrıldı taksi yaptı sonra mı beklediniz? beklemenin sebebi neydi? motorlar, apu falan kapalı havasız mı beklettiler. de-icing'in pegasusla bir alakası yok. meydanı işleten kurumun verdiği bir hizmettir.

misal thy'nin bir uçağı de-icing'de birinci sırada (1. sıra) 55 dk bekledi geçen seferki yağışlarda.

çünkü de-icing yapılan yerin çıkışındaki taksi yolu kapanmıştı. dolayısıyla uçak 55 dk boyunca orada çakıldı kaldı. bir müddet sonra o taksi yolunda bir uçak karda kaldı. dolayısıyla 1. uçaktan sonrakiler yine beklediler.

sizinki de bunun gibi bir durum muydu?

bu durumda pegasus sizi apronun ortasına indirip hadi geri dönün diyemez.

teknik olarak böyle bir seneryoda pegasus'un bir suçu da yok.

kabin amirinin sizi uyarmasının sebebi de ona verilen talimatlar. aslında bir bakıma sizi uyarması bir tehdit değil sizin için bir iyilik.

neden mi? bu pegasus vb şirketler marka imajı yaratabilmek için milyonlarca euro para harcıyor. yıllık 300-700 milyon euro gibi bir parayı marka imajı zedelenmesin diye harcıyor.

fakat insanlar pegasusla alakasız bir konuyu internette "özgürce" paylaşıp pegasus buna sebep oldu deyince o 300 milyon euro çöpe gidiyor. yoğun kar yağışında thy seferlerini iptal etti ama yanımızda onur air kalktı diyen insanlar mesela bu tip insanlar.

dolayısıyla bu şitketler de marka imajlarını zedeleyen bu tarz durumlara karşı dava açıyorlar.

sizin durumunuzda siz haksızsınız demiyorum yanlış anlaşılmasın. ama o kadar az bilgi var ki olayla ilgili kimin sebep olduğu belli değil. kruvasan ve su dışında bir şeyler verebilir miydi pegasus filan onlara girmiyorum.
0
levpontryagin
(27.01.17)
Teşekkür ederim sonuçta hepiniz detayları öğrenip bilgilendirmeye, yardımcı olmaya çalışıyorsunuz. İstediğiniz tüm detayları yazabilirim. 19.50 uçağı için 20.30 gibi aprona girip servis aracına bindik ve birkaç yüz metre ilerdeki uçağa bırakıldık. Sabah yoğun bi kar yağışı vardı. Hatta benim uçuşum aslında 14.30'da idi. Havaalanı yolunda kar yağışından iptal haberini alıp geri evime döndüm ve 19.50 uçuşundan ücretsiz değişim yaptım. Hareketsiz halde sanırım motor filan kapalı 4- 4 buçuk saat uçak içinde bekletildik. Yatım saat de zaten geç bindik toplam 5 saat gibi bi rötar oldu. İndiğimizde saat 01.30 gibiydi. Sebep ya da havacılık kuralları ne olursa olsun bi gün eminim bu sebepten çok çok ciddi bi sorun çıkacak. O yüzden tek derdim sivil havacılık kanunlarının yolcuyu ya da çıkacak ciddi sorun ihtimalini gerçekten bu kadar hiçe sayıp saymadığı. Bunu öğrenmek istiyorum. Uçağı sıkıntıdan terkedenler oldu 3-3,5 saat sonunda. Onlara parası verildi mi? Kiev aktarmasını kaçıran kızların hali ne oldu? Yani sesimi çıkardım diye sadece bana 100 euro teklif edilmesi kadar çirkin bişey olamaz. Böyle bi tazminat kanunu filan da bulamadım hala.
0
🌸wolkymus
(27.01.17)
Doluydu o uçak. Sıkıyosa herkese versinler 100er euro. Bidaha bekletiyolar mı bakalım insanları uçakta.
0
🌸wolkymus
(27.01.17)
@justmentalamele:

hocam ben pegasus yönetim kurulu başkanı olsam dediğinizi yapardım. bu yine de şirketle alakası olmayan bir durumda şirket suçluymuş gibi video yayınlayıp yalan yere şirket üzerine suç attığınızda size dava açılmayacağı anlamına gelmez.

ben pegasus müthiş yapmış 4 saat az 10 saat bekletsin falan demedim. yukarıdaki bilgilerden uçağın neden beklediği belli değildi. dolayısıyla bekleme sebebi pegasus "değilse" videolar çekilip paylaşılması videoyu paylaşan kişinin başına iş açar dedim. ki bu dünyanın herhangi bir yerinde de böyledir. isterseniz deneyin.

diyelim ki bu iş havayolu işletmesinin suçu değil ben para ödediğim kuruma bakarım demişsiniz de istediğiniz yere bakın efendim. isterseniz üçüncü günün şafağında doğuya bakın bir şey değişmez. havayolunun suçu "değilse" değildir.

eğer havayolunun suçuysa o zaman onlara derdinizi anlatabilirsiniz.

eğer havayolu kendi isteğiyle sırf zevk olsun diye kendi ekibini de uçağını da 4-5 saat yerde tutmak istiyorsa zaten siz onlara istediğiniz her şeyi yapınız efendim hiç sorun değil.

ama bu tarz şeyler oluyor. misal cape town'a gidecem diye biniyorsunuz uçağa cape town yakınlarında bir fırtına başlıyor aman allah felaket. 120 mil içinde hiçbir meydanda inilecek durum yok. thy bir götürüyor sizi 160 mil ötede dandik bir havalimanına. welcome to jungle. ama bu meydana thy normalde operasyon yapmıyor. yakıt alamıyor thy, sizi havaalanında karşılayacak bir thy personeli de yok ortada kalıveriyorsunuz. olabiliyor yani böyle operasyonel durumlar. keşke olmasa. hem havayolu yetkilileri, hem uçak ekibi, hem yolcular hiçbiri istemez elbette.

fakat 4-5 saat uçak içinde bekletilmenin suçlusu kim onu iyi bilmeniz lazım. shgm kuralları yüzünden mi bekletildiniz? shgm'ye çemkireceksiniz ki kurallarını düzeltsin. dhmi yüzünden mi bekletildiniz? dhmi'ye çemkireceksiniz ki çalışmalarını düzeltsin. pegasus yüzünden mi bekletildiniz o zaman pegasus'a çemkireceksiniz ki pegasus kendini düzeltsin.

öyle cahil insanlar gibi ben bilmem ben pegasustan bilet aldım demekle kalırsanız bir dahaki uçuşunuzda başına yine gelir. sizin başınıza gelmez annenizin başına gelir, sevgilinizin başına gelir.

uçak içerisinde bekletilmeniz dolayısıyla pegasus elbette ki size bazı şeyleri sağlamak zorunda. bu kanunen size tanınmış bir hak. bunun peşinden gidebilirsiniz. ama dediğim gibi olayın suçlusu kimse ona çemkirmemiz lazım. ben pegasusla ilgili konuşulmasın da demiyorum.

fakat sizin verdiğiniz çöken bina örneğinin durumla alakası yok. mütahit binayı yaparken şartnamelerin dışındaki bir kalite malzeme kullanamaz. minimum c30 kullanılacaksa beton olarak minimum c30 kullanır.


sizin bina örneğinin bu uçak örneğine benzetilmiş hali şu oluyor.


bir bina alıyorsunuz. bina çöküyor. araştırıyorlar bakıyorlar mütahit şartnamedeki bütün kurallara uymuş. kanunda ne yazıyorsa yapmış.standartların dışına çıkmamış. o zaman şartnameyi, kanunları, tsandartları hazırlayanlarda bir sorun var. siz tabii ki kaybınızla ilgili mütahitle muhatab olursunuz, zararınız varsa ondan tazmin edersiniz buna bir itirazım yok. ama gidip de şartnameler değişsin diye uğraşmazsanız, yarın annenizin oturduğu ev de aynı şartnameler yüzünden çöker. yoksa siz mütahit mütahit diye sağda solda küdürler ederken daha ne binalar çöküyordur etrafta.


@wolkymus:

son yazdığınız bilgiler ışığında fikrimi belirteyim. kesin bir hüküm vermem mümkün değil ama, yaşanan olayda kolektif bir suç görüyorum hem sivil havacılık otoriteleri, hem havayolu firması hem de kısmen sevgili mikail'in karıştığı.


sivil havacılık otoriteleri ve meydanın işletmesini ve bakımını yapan kurum meydanı açık tutamamış, belli ki kapasite düşürmeye gitmiş, uçuşlar ertelenmiş, birleştirilmiş vs.

havayolu şirketi (anladığım kadarıyla) yolcuyu alalım hele bir de, fırsatını bulursak uçağı kaldırırız elbet bir ara diye düşünmüş (hikayeden anlayabildiğim bu) dolayısıyla da yolcuyu doldurmuş uzun süre park yerinde beklemiş.

ikram konusunda havayolu şirketine bir şey diyemiyorum çünkü bahsettiğiniz şirketin pek bir ikram olayı yok zaten. uçakta ne malzeme vardı, kaç tane vardı bilemiyorum.

kabin ekiplerine bu malzemeleri bir ters durumda dağıtın diye bir şey söylendi mi onu da bilemiyorum. çünkü ekiptekiler yazılı kuralların dışına çıkamazlar. kendi insiyatifiyle (güvenlikle ilgili acil bir durum haricinde) hareket de edemezler. dolayısıyla onlara ne yetkiler verildi bilemediğim için o uçakta bir şey ikram edilmemesi durumu şirketin kendi ayıbı mı personel ayıbı mı ona da bir yorum yapamadım.


fakat sizin de dediğiniz gibi, siz sesinizi çıkardığınız için (iyi ki de yapmışsınız) 100 euro teklif almışsınız. fakat daha önce de dediğim gibi burada sadece havayolu suçlu diye düşünürsek hepimiz, bu sorunlar daha 100 yıl daha sürer. almanya'da ufacık meydanda 50 araçla yapılan işi ahl'de avrupanın en kalabalık meydanlarından birinde 7-8 araçla yapmaya çalışanlar da "ehe ehe iyi lan bize bir şey diyen yok biz iyiyiz iyi" der.

saygılar, sevgiler.
0
levpontryagin
(27.01.17)
@justmentalamele:

yazdıklarımı okumadığınız açık. dolayısıyla ne yazarsam yazayım aynı şeyi tekrar yazıyorsunuz. eh ben de aynı şeyleri bir kez daha yazmak zorunda kalacağıma konuşmayı bitirip herkese iyi akşamlar diliyorum.
0
levpontryagin
(27.01.17)
@levpontryagin
Başlığın bir takipçisi olarak verdiğiniz bilgiler için teşekkürler. Malesef bu ülkede bilgi veren, fikir üreten, tarafsız davranan, çözüm odaklı yaklaşanlar ne anlaşılıyor ne de değer görüyor.

@wolkymus
Konuyla ilgili bir sitede abd'de uçakta bekleme süresinin 3 saat ile sınırlandırılması konusunda bir yasal düzenleme getirildiğini gördüm, 2010 itibariyle. Buradan sorunun aslında tüm dünyada yaşandığını ve belli ki, abd'de de 3 saat üstünde bekleme yaşanan çokça durum olduğunu tahmin edebiliriz. Yani operasyonel nedenlerle 2 saat gibi bir bekleme olmasını kabul edilebilir buluyorlar. Ama siz 4,5 saat demişsiniz ki bu anormal bir süre ve shgm'nin bu konuda bir düzenlemesi olmasa bile pegasus'un burada suçsuz olduğunu düşünmek mümkün değil bence. Bunun dışında yolcular haklarını bilmiyor ve talep etmiyorlarsa bu daha çok kendi kusurlarıdır diye düşünürüm, zaten çok uzun veya karışık bi metin değil, broşürü falan var, herkes okusun, 5 dak sürmez.
0
mikro patlama
(27.01.17)
@mikro patlama teşekkürler bilgi için. amerikadaki düzenlemeyi araştırcam. öğrenmek istediğim şey bu. sınırsız süre kimse bekletilemez uçak içinde. mutlaka bir yasa vardır. yoksa da olmalı onun peşindeyim. sağolun
0
🌸wolkymus
(28.01.17)
(5)

Şekeri bırakmak

fasulyek
Şekeri Nasıl bırakırız? Ailemde şeker hastalığı var ve ben artık tamamen şekeri bırakmak istiyorum. Açlık şekerim 120 çıktı doktorda bana glikofen 1000mg vermişti bir süre kullandım sonra iş yoğunluğundan saldım gitti. Bu hafta tekrar başladım. Spora da diyete de başladım fena gitmiyorum ama bazı ba
Şekeri Nasıl bırakırız? Ailemde şeker hastalığı var ve ben artık tamamen şekeri bırakmak istiyorum. Açlık şekerim 120 çıktı doktorda bana glikofen 1000mg vermişti bir süre kullandım sonra iş yoğunluğundan saldım gitti. Bu hafta tekrar başladım. Spora da diyete de başladım fena gitmiyorum ama bazı bazı çok fazla tatlı istiyorum. Resmen şeker bağımlısıyım. Önerilerinize açığım.
0
fasulyek
(25.01.17)
çaya çorbaya şeker atmayacaksın kesin.
canın tatlı istediğinde daha az şeker içeren alternatiflere yöneleceksin. kuru meyve gibi. onu da abartmadan ye. ne yersen abartmadan ye gerçi. biraz kafada bitiyor bu aslında.
0
cekilmis gayfe
(25.01.17)
Çayı kahveyi yıllardır şekersiz içiyorum zaten.
0
🌸fasulyek
(25.01.17)
beyaz ekmegi hayatindan cikarmalisin. yedigin her seyin icerigine de bak. olmadik seylerin icine bile sekeri basiyolar. dikkatli olmak gerek. sanirim ilaclara bagli bi hayat yasayacaksin.
0
hopeless
(25.01.17)
merhabalar

şeker uyuşturucu gibi. yedikçe daha fazla canınız çeker, daha çok istersiniz. bir anda beyninizin haz merkezini uyarırsınız ama bu yedikçe devam eder önünü alamazsınız. bu konuda pubmed'de oldukça fazla makale var, dilerseniz bakabilirsiniz.

şeker dengesini sağlamak adına kullandığım ve en çok sevdiğim şey tarçın. kabuk tarçını her türlü çaya atıyorum. toz halini süte, yoğurda karıştırıyorum. şeker bırakma sürecinde sanıyorum her şeyim o.

canınız çok tatlı çektiğinde porsiyon kontrolünde arada bir kuru meyve yiyebilirsiniz ben onlarla bayağı atak dönemimi atlatmıştım.

bitki çaylarına da yönelebilirsiniz. yine içine bi kabuk tarçın atarsınız harika olur.

zaten 1-2 ay geçtikten sonra tıkanacaksınız artık şeker istemeyecek canınız. ama alışırsanız yeniden bütün döngü tekrar eder.

meyveye de çok abanmayın sakın, kaçamaklarınızı hafif tatlılarla geçiştirmeye çalışın. hafif tatlı derken internette chia puding tariflerine vs bakın meyvelerle arada bir tatlı hakkınızı bu şekilde geçirebilirsiniz belki.

benim deneyimlediğim yol bu şekilde uzun zamandır. ama 2-3 gün baklava yesem 4. gün yine deli gibi baklava aramayacağımın garantisini veremem.
0
ruh i tibbiye
(25.01.17)
şekeri bırakmak aslında bayağı uzun bir liste.

yani nasıl şekeri bırakıyorsunuz? benim "şeker yemiyorum kanka" deyip her gün 1 kilo muz, 1 kilo elma bir kilo karpuz yiyen arkadaşım da var.

ben şöyle bir şey yaptım.

önce saçma sapan şekerli içecek ve yiyecekleri kesip meyveyi insani boyutlara indirdim.

çikolata vbleri, şekerli içecekler ve bütün bisküvi türevlerini kestim. ama bir anda. azaltmadım.

sonra gün saydım. 3 gündür yemiyorum helal olsun lan bana.

9 gün oldu oha süperim. 17 gündür yemiyorum falan derken bir ara saymayı bıraktım. sonra da şekerli şeyleri bıraktığımı farkettim.

canım da istemedi açıkcası. yani yılda 3-5 defa bir yerde misafirlikte kektir bilmemnedir yediğim oluyor ama kendim gidip de alma isteği hiç duymuyorum.
0
levpontryagin
(25.01.17)
(7)

Nike running kalori ölçme

jedijedi
1 saatte 6.62 km kilometre yürümüşüm. Nike runningin ölçüğü yakılan kalori 528. Sizce doğru mudur yakılan kalori? Kilom 93 boyum 182. Myfitnesspal kullanıyorum orda adım hesabı yaparal yakılan kaloriyi gösteriyor orda 192 ölçmüş o yüzden kafama takıldı sizce hangisi doğrudur?
1 saatte 6.62 km kilometre yürümüşüm. Nike runningin ölçüğü yakılan kalori 528. Sizce doğru mudur yakılan kalori? Kilom 93 boyum 182. Myfitnesspal kullanıyorum orda adım hesabı yaparal yakılan kaloriyi gösteriyor orda 192 ölçmüş o yüzden kafama takıldı sizce hangisi doğrudur?
0
jedijedi
(25.01.17)
Senin 1 saatte yürüdüğün mesafeyi ölçen cihazı seninle aynı hızda yürüyen bir başka insana ya da ne bileyim bir tavşana tak, onda da aynı sonucu verir. Yani bunlar öznel değil ortalama değerler, o nedenle çok güvenilir değil. Onun dışında, bu tür cihazlarda gösterilen değerler kalori miktarından bilgi verir bunun ne kadarı şeker ne kadarı yağ onun bilgisini vermez, zira yapılan antrenmana göre o da değişiklik gösterir. Yani bu bilgi için doğru ya da yanlış diyemeyiz. Verilen kalori değeri mekanik olarak doğrudur ama öznel olarak doğru mudur değil midir bilemeyiz.
0
angelus
(25.01.17)
Yani merak ettiğim ortalama olarak 192 mi doğrudur, 528 mi arada çünkü baya bir fark var.
0
🌸jedijedi
(25.01.17)
528 olan doğrudur 192 olması için 0,5 km/s ile falan yürümen lazım.
0
angelus
(25.01.17)
Çok teşekkür ederim bilgiler için.
0
🌸jedijedi
(25.01.17)
benim 4-5 ay tek sporum yürümeydi.

bu süre içerisinde aklınıza gelebilecek her türlü adım sayar, mesafe ölçer ve kalori hesaplayıcısını kullandım. tecrübelerime dayanarak;

192 kalori saatte ortalama 6.62 km hızlı bir yürüyüş için inanılmaz az. yani 182 boy 15 kg falan olsanız belki.



öte yandan 528 de sanki biraz (belki) fazla olabilir. yani üç aşağı beş yukarı yine de 500'e yakın kalori yakmışsınızdır muhtemelen.

192 kalori inanılmaz az o kesin.
0
levpontryagin
(25.01.17)
@levpontryagin aynen bana da öyle geldi zaten, teşekkürler.
0
🌸jedijedi
(25.01.17)
bir saatte 6 km normal yurume hizi, normalde 530 kalori olmasi cok zor. gymde bisikleti bi saat sursen 400 kalori mi ne yakiyosun, benim bildigim bir saatlik yurume 150 kalori gibi gudik bi rakam.
0
beriberi
(25.01.17)
(2)

[Passolig] Futbol maçına davetiye ile nasıl gireceğiz?

no christ requires
Beşiktaş Konyaspor maçı için Vodafone'dan davetiye ayarlıyoruz fakat passoligsiz girilmiyormus, fiziksel bilet yok yani. Davetiye de passolig'e tanimlaniyormus.Bu durumda ne yapacagiz, passolig denen seyden mi cikartmaliyiz illa? Hayatimizda maca gitmisiligimiz yok, degisiklik olsun diye hem de Voda
Beşiktaş Konyaspor maçı için Vodafone'dan davetiye ayarlıyoruz fakat passoligsiz girilmiyormus, fiziksel bilet yok yani. Davetiye de passolig'e tanimlaniyormus.

Bu durumda ne yapacagiz, passolig denen seyden mi cikartmaliyiz illa? Hayatimizda maca gitmisiligimiz yok, degisiklik olsun diye hem de Vodafone arena'yı gormek için gitmek istedik. Bir daha gideceğimiz de çok alakalı durmuyor. Ille de passolig mi çıkartacagiz bir maç icin?

***

simdi inceledim sitesini, cok da anlamadim. bizim tip bir ihtiyac icin hangisini sececegiz? ucret sadece 33 lira mi? bilen biri aydinlatirsa sevinirim.
0
no christ requires
(25.01.17)
tek maç için de olsa passolig alacaksınız başka yolu yok.
0
nrmnm
(25.01.17)
Passolig almak zorundasınız. bir seferlik gidecek olsanız bile o passolig alınacak. alınan passolig kartınıza bilet tanımlanacak (kontör gibi) o kartla gireceksiniz.

ama


şahsi tavsiyem ve vatandaşlık görevim: gitme güzel kardeşim gitme. passolig alma gitme.
0
levpontryagin
(25.01.17)
(5)

Yazıcı ne almalı?

cücegezegen
Bir büroda çalışan avukat iken kendi büromu açmaya kalkıştım. Önceki büromuzda Oki marka fotokopi çekebilen, faxı bulunan tarayıcısı olan vs vs bir yazıcı idi. Herhangi bir özelliği için de gereksiz diyemiyorum. Şimdi tüm bunları içerecek ama çok da pahalı olmayacak bir yazıcı olarak ne önerebilirsi
Bir büroda çalışan avukat iken kendi büromu açmaya kalkıştım. Önceki büromuzda Oki marka fotokopi çekebilen, faxı bulunan tarayıcısı olan vs vs bir yazıcı idi. Herhangi bir özelliği için de gereksiz diyemiyorum. Şimdi tüm bunları içerecek ama çok da pahalı olmayacak bir yazıcı olarak ne önerebilirsiniz? Mesela kartuş mu toner mi iyi bir de bitmeyen mürekkepli diye bir şey çıkmış hiç anlamıyorum.
Önerileri son birkaç maaşını alamamış yeni bir avukat olduğumu göz önünde bulundurarak alabilirsem çok sevinirim.
Şimdiden teşekkürler, sevgiler, saygılar
(Yeni büro konusunda başka tavsiyeleri olacak olursa sevinçle karşılarım.)
0
cücegezegen
(23.01.17)
bitmeyen mürekkepli dedikleri= harici mürekkep tanklı.

yatırım maliyeti yüksek ama baskı maliyeti düşük olsun derseniz;

www.hepsiburada.com
0
levpontryagin
(23.01.17)
ben şahsen kullanıyorum bitmeyen kartusluyu. kısaca tanklı versiyon, tank bittikçe mürekkep ekliyorsun ama bitmesi cok zaman alıyor. benimki 2 senede bitti. mürekkep te o kadar pahalı değil.40 lira takımı.

öneririm.

ben suradan aldım: www.bitmeyenkartus.com.tr
0
anonymice
(23.01.17)
Garip görünebilir ama hızlı ve çok miktarda siyah-beyaz çıktı almak için ucuz bir lazer yazıcı + diğer tüm işler için de ucuz bir hepsi bir arada yazıcı şeklinde 2 yazıcı almak daha ekonomik ve verimli olabilir.
0
mikro patlama
(23.01.17)
mikro patlama+1
lazer bir yazıcınız mutlaka olsun.
0
late viper
(23.01.17)
Epson biraz pahalı geldi şu aşamada ama ileride değerlendirmek üzere yazdım bir kenara diğer tavsiyeleri de yarın bulunduğum şehirde en hızlı tedarik yönünden değerlendireceğim, teşekkürler.
0
🌸cücegezegen
(23.01.17)
(4)

heyecanlı, ajanlı, ekşinli film

hayat aklini konusacak bir filozof uret
kendimi kaptırıp gideyim, kanlı olmasın ama.çok fazla film izlemiyorum, izlemişsindir dediklerinizi muhtemelen izlememişimdir.kısa diziler de olur 1-2 sezonluk.
kendimi kaptırıp gideyim, kanlı olmasın ama.

çok fazla film izlemiyorum, izlemişsindir dediklerinizi muhtemelen izlememişimdir.

kısa diziler de olur 1-2 sezonluk.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(20.01.17)
geçen gün jason statham'ın suikast'ine bilet aldım, sonra girmekten vazgeçip holde geleni geçeni izledim.

salondan gelen seslerden anladığım kadarıyla bayağı heyecanlıydı. tavsiye ederim.
0
filteria
(20.01.17)
Sizi çok derin düşüncelerim yüzünden kendini kalabalıklar içinde tıklım tıklım yalnız hisseden bir insan olduğumu başarısızca ima eden bir ön yazıyla ugrastirmayacagim ve hemen birkaç film söyleyeceğim.

1 kingsmen
2 man from uncle
3 tinker tailor soldier spy
4 from Russia with love
5 goldfinger

Lanet olsun adamım bugün kendimi çok İngiliz hissediyorum.
0
herp
(20.01.17)
knight and day
0
levpontryagin
(20.01.17)
(4)

zayıflama içeren soru

allaccess
arkadaşlar,çok sıkı bi diyet yapmıyorum ama yediklerime dikkat ediyorum. 2 ayda 5 kilo vermeyi hedefliyorum.akşamları Kayla İtines programı yapıyorum yarım saat. sizce olur mu bu iş.yani arada çikolata yiyorum.
arkadaşlar,
çok sıkı bi diyet yapmıyorum ama yediklerime dikkat ediyorum. 2 ayda 5 kilo vermeyi hedefliyorum.
akşamları Kayla İtines programı yapıyorum yarım saat.
sizce olur mu bu iş.
yani arada çikolata yiyorum.
0
allaccess
(20.01.17)
Normalde olur genelde yapılamıyor.
0
angelus
(20.01.17)
Söylediğin gibi olursa yaparsın. Ama ideal kilona ne kadar yakın olduğuna da bağlı ideal kılondan 25 kilo fazlaysan 10 kilo da verirsin.
0
Apocalypse
(20.01.17)
@Apocalypse ideal kiloma 5 kilo uzağım, arada çikolata yememin bi zararı olur mu aslında bunu meral ediyorum :)
0
🌸allaccess
(20.01.17)
arada ne kadar arada mesela? her gün yiyip arada diyen de var.

bence arada demek ayda 1 defa demek.
0
levpontryagin
(20.01.17)
(10)

MHP ve referandum

feedback
Sozlukte okudugum herkes 2/3 oraninda mhp hayir diyecek diyor. Buna gercekten inaniyor musunuz? Ben tam tersini hatta daha da azini dusunuyorum, MHP'nin oy orani yuzde 10 ornegin, bunun tas catlasin yuzde 3'luk kismi hayir der.Cevremde tanidik bir suru MHP'li var, ozellikle egitimsiz/dusuk egitimli
Sozlukte okudugum herkes 2/3 oraninda mhp hayir diyecek diyor. Buna gercekten inaniyor musunuz?

Ben tam tersini hatta daha da azini dusunuyorum, MHP'nin oy orani yuzde 10 ornegin, bunun tas catlasin yuzde 3'luk kismi hayir der.

Cevremde tanidik bir suru MHP'li var, ozellikle egitimsiz/dusuk egitimli kesim, hic rahatsizlik duyduklarini gormedim, hatta cok da sahiplenmis gozukuyorlar. Tamam benim cevrem tum sonuc icin yeterli bir orneklem kumesi degil de, nihayetinde bu da MHP, secmen kitlesi belli, kulturu belli. Bu secmen cok egitimli ve donanimli da ben mi bilmiyorum? Son 10 yila bile bakinca MHP ve secmeninin tum etkisinin iktidar lehine oldugunu acik degil mi?

MHP resmi olarak desteklemeden cumhurbaskanligi seciminde %52 oy cikti, su an bence %55'in altinda evet oyu cikmasi gercekten hayal. Insallah ben yanilirim da gelip hepiniz dalga gecersiniz.
0
feedback
(20.01.17)
dayılarım amcalarım alayı mhpli ve bahçeliden nefret ediyorlar hayır diyecekler.

cb seçiminde neden %52 oy çıktı çünkü mhplilerin birçoğu oy verdi tayyibe çatı aday tepkisi yüzünden. şimdi aksi olur da hayır derler mi? bence demezler.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(20.01.17)
ailesi ve yakın çevresi mhp'li hatta il / ilçe yönetiminde görev sahibi olan birisi olarak söyleyebilirim %80 oranında bir hayır oranı var. geri kalan %20 'lik kesim teşkilatta görevli kişiler. mecburen evet atacağız diyorlar ama sandıkta bunun tersini de görebiliriz. bu izlenimlerim trakya için geçerli. anadoluda durum nedir bilemiyorum.
0
delidir yakalayin
(20.01.17)
türkiye'de seçimlerde rasyonel hiçbir çıkarım yapılamaz.

neden yapılamaz?

çünkü şu şu şu sebeplere sahip olanlar evet der diye düşünüyorsunuz;

sonra bir bakıyorsunuz evet diyen grubun argümanlarına;

-almanya'ya inat evet dedim
-pkk'ya inat evet dedim
-faiz lobisine inat evet dedim
-chp'ye inat evet dedim


inattan evet diyor millet. rasyonellik yok. ünlü bir filozofun bu konuda süper bir sözü vardır. hatta bence kendisi türkiye tarihinin en zeki insanıdır. der ki: "taktik maktik yok bam bam bam"

işte onun için evet derler mi demezler mi diye kestirmek imkansız.

seçim günü yağmur yağar yağmura sinirlenip hayır da diyebilir adam. o derece garip durumdayız.
0
levpontryagin
(20.01.17)
cb seçiminde çoğu kişi oy kullanmamıştı bir de. %73 oy kullanım oranı.

hayal demek saçma bence. 7 haziran seçimlerinde %40 aldı adamlar.
0
bohr atom modeli
(20.01.17)
Babam doğunun muhafazakar illerinden birinde ömrünü MHP'ye adamış bir ülkücü, il ilçe teşkilatlarında da önemli görevlerde bulundu. Sabah akşam bahçeliye sövüyor, hatta seçim zamanı kendisi ve diğer ülkücü arkadaşlarıyla kapı kapı gezip çalışacaklarını söylüyor. Epey karşılar yani.
0
Haldamir
(20.01.17)
esas sıkıntı
konyanın, nevşehirin, niğdenin, çankırının, memleket faktöründen osmaniyenin ülkücüleri.

yoksa her ülkücü balıkesirin, aydının, ığdırın ülkücüsü gibi olsa, zaten sorun olmazdı.
0
niye ama
(20.01.17)
benim çevremdeki ülkücüler de hayır diyeceğiz diyorlar ama pek inanasım gelmiyor açıkçası. umarım yanılırım.
0
ada meltemi
(20.01.17)
ülkücüler kadar dönmüş (dönmekten helak olmuş) bir topluluk daha yoktur tr'de, güvenilecek son grup olduklarını düşünüyorum. son 10 yıl değil, hep böyleydiler. hep devletin koltuk değneği oldular, devlet de hep kemiklerini verdi tabi ki. şu anda devlet AKP, hatta RTE olduğu için yine aynısı olacaktır, maalesef.
0
niye ama
(20.01.17)
bu biraz "ben vermedim, sen vermedin, kim verdi bu tayyip'e oy?"a benziyor. ben çoğunun "pkk'ya inat, hdp'ye inat, fetanyahu(!)'ya inat" evet diyeceklerini düşünüyorum.
0
orange coffee
(20.01.17)
Ben gerekli milliyetcilik havasini yarattiklarini, ulkuculerin de cogunu simdiden tavladiklarini dusunuyorum. Umarim siz hakli cikarsiniz. Cevaplar icin tesekkurler.
0
🌸feedback
(21.01.17)
(6)

20 ile 30 yaslar arasindaki donem

qazaqwsx
Merhaba,Duyurudaki +30'lar sorum size.20 ile 30 yaslari arasinda hayatinizda herhangi bir anlamda dusus yasadiniz mi. Nelerdi ? Yani bu yaslarda hic dibi gorup geri ciktiniz mi ? Muhtemelen 25ten sonra falan. Su an geriye baktiginiz da 20 ile 30-35 arasi doneminizi nasil goruyorsunuz ? Yoksa siz hep
Merhaba,

Duyurudaki +30'lar sorum size.

20 ile 30 yaslari arasinda hayatinizda herhangi bir anlamda dusus yasadiniz mi. Nelerdi ? Yani bu yaslarda hic dibi gorup geri ciktiniz mi ? Muhtemelen 25ten sonra falan.

Su an geriye baktiginiz da 20 ile 30-35 arasi doneminizi nasil goruyorsunuz ?

Yoksa siz hep daha iyiye mi gittiniz bu yaslarda. Bir kopukluk bir dusus yanlis seylerin oldugunun gostergesi midir ? Umut dimdik ayakta midir ?
0
qazaqwsx
(20.01.17)
26 yaşındayken süper parasız altı ay geçirdim. sonra toparladım.
0
alperz
(20.01.17)
20-21 yaşında hayatımın olabilecek en dip zamanlarını (maddi-manevi) yaşamaya başladım.
25'e kadar öyle devam etti.
25-29 yine oldukça mücadeleli, ama nispeten iyiydi.
29-31 arası toparlandım.
35'e doğru çok daha iyi olmasını umuyorum, planlarım o yönde.

umut her zaman var.
0
blatta hiberna
(20.01.17)
Yaşadım. 22 iken yüksek lisansı bıraktım, üzücü bir süreç oldu benim için. İstediğim özellikte bir iş bulamadım sonrasında. Derken derken 26'da yeniden yüksek lisansa başladım, bitirdim. Şu an 31'im, sağlık problemleri hariç (ki ciddi etkileri var üzerimde ama atlatacağım) hayatımdan memnunum.
0
devilred
(20.01.17)
27 yaşında 5 parasız, işsiz, doktora mezunu, ülkeye dönmek istemeyen, avrupada da tutunacak bir iş bulamayan biriydim. o zamanlar 2000lerin başı yeni yeni web sitesi tasarım işleri vardı onlardan biraz ekmek çıkardım kendime ama ayın min. 6-7 günü sabah ilk iş olarak o gün içeceğim suların parasını ayırıyordum geri kalan para olursa yemek yiyordum. ay sonuna param yetmiyordu.

6-7 ay sonra her şey düzeldi. akademiden özel sektöre geçtim. sonra tekrar akademi, sonra tekrar özel sektör derken hayatımı değiştirdim.

ama ay sonunu aç geçirdiğim günler daha kötüydü de diyemem. yani açtım ama enerjim ve vaktim vardı. bir parka oturup bir bira satın alabilmek inanılmaz lükstü. ogün bira alırsam 2 gün her yere yürümem gerekiyordu. ama o ayda bir tane bira hakkımı kullanırken inanılmaz keyif alıyordum. sorumluluk yok, saçma sapan düşünceler, hayallerle saatler harcayabiliyorsun. cep telefonu falan yok. rahatsız eden yok, karışan yok. hesap vermen gereken kimse yok. seni bekleyen yok, senin beklediğin kimse yok. bir ayda bir tane bira alabilince dünyanın en mutlu insanı oluyorsun.

şimdi yeniden dön desen o hayata dönemem. imkanı yok. ama hayatımda yaşadığımı en çok farkettiğim dönemdi. ertesi gün e olacağını, karnım doyacak mı açmı kalacam diye bilmeden geçirdiğim bir dönemdi. yaşarken tabii çok büyük keyif alamıyorsun stresten ama şimdi dönüp bakınca bayağı güzel günlermiş diyor insan.
0
levpontryagin
(20.01.17)
20'lerin başında askerlikte bi noluyoruz lan dedim. Ama öncesi ve sonrasında hep çalıştığımdan düşüş yaşadım diyemem. ama çok zorlandım, öğrenci hayatından iş (pardon köle) hayatına geçiş, beraberinde geitrdiklerini kabullenme, sorumluluk alma, aile bireylerine yardım vb derken kişilik bu dönemde tam gaz oturmaya devam ediyor aslında.

sigaraya 25'ten sonra başlamak en bile bile yaptığım hatalardan sanırım.
0
eindaclub
(20.01.17)
23 yaşına kadar öğrenciydim normal seyrindeydi hersey
24 de askerdim baya sıkıntılıydı askerliğim
25-28 arası işsiz kaldım baya dibi gördüğüm zamanlar oldu
28 inden sonra istediğim işe girdim ,bilmediğim bir şehir ve hiç arkadaşım yoktu onun sıkıntısını çektim
29-30+ İstediğim sehirdeyim en azından iş ve maddi anlamda kafam rahat.
0
bnmzz
(20.01.17)
(5)

şansım nedir?

basubadelmevt
50 bin kişinin katıldıgı bir cekilis var.3 ödül var.Bana çıkma şansı yüzde kaç? Nasıl hesaplanır bu?Istatistikten hic cakmiom.
50 bin kişinin katıldıgı bir cekilis var.3 ödül var.Bana çıkma şansı yüzde kaç? Nasıl hesaplanır bu?Istatistikten hic cakmiom.
0
basubadelmevt
(20.01.17)
50 binde 3 100 binde 6
yüzde 0.0006
0
cekilmis gayfe
(20.01.17)
@cekilmis gayfe, 0,006 olmasın :)
0
vonkhar
(20.01.17)
o da olur ben sözelciyim. buna da şükür akshsjka
0
cekilmis gayfe
(20.01.17)
50 binde 3
100 binde 6

0,00006

yüzde 0,006
0
levpontryagin
(20.01.17)
Ucunden birinin cikma olasiligi 3/50000 eger sana çıkmazsa
Kalan ikisin den biri icin 2/49999 yine sana çıkmazsa
Son hediye icin sansin 1/49998
Toplamda sansin bu oranlarin çarpımi ya da toplamiydi galiba tam hatırlamıyorum... :)
0
tociess
(20.01.17)
(5)

hangisini tercih ederdiniz?

m e b
benim tercihim `mürver asa`. ya sizinki?bu arada hepsi de çalışır durumda, kuru kuruya durmayacak farz edelim.http://i.hizliresim.com/5Lv1nA.png
benim tercihim mürver asa. ya sizinki?
bu arada hepsi de çalışır durumda, kuru kuruya durmayacak farz edelim.

i.hizliresim.com
0
m e b
(19.01.17)
Kılıcı seçerdim. Büyü yapmak işin kolayı.
0
dissendium
(19.01.17)
mürver asa tabiiki.
0
matilda
(19.01.17)
sonik tornavidayı alabilir miyim ben, tam bir tembel ihtiyacı.
0
kobuzchu kiz
(19.01.17)
excalibur tabii ki.
0
levpontryagin
(19.01.17)
@postmodern rh:
1. yüzüklerin efendisi - gandalf'ın asası
2. star wars - ışın kılıcı
3. excalibur
4. doktor who'nun sonik tornavidası.
5. harry potter - mürver asa.

not: silinmiş bir soru vardı da "bunlar ne anlama geliyor?" diye.
0
🌸m e b
(19.01.17)
(15)

aylin nazliaka'nin eylemi hakkinda ne dusunuyorsunuz?

mavicorap
sb.https://eksisozluk.com/19-ocak-2017-aylin-nazliakanin-kelepce-eylemi--5282574
0
mavicorap
(19.01.17)
kadını kürsüden bir şekilde "söktüler" az önce ve yayın kesildi.

geldiğimiz noktada eylem beğenmemek falan gibi bir lüksümüz olduğuna inanmıyorum.
herkes yapabildiğini yapacak.
yeter ki birileri hayır demeye devam edebilsin.

düşünülecek pek fazla şey kalmadı.
0
blatta hiberna
(19.01.17)
güzel eylem, cesurca
0
freebird5406_2
(19.01.17)
Kemalist falan ama iyi yapmış.
0
kargn
(19.01.17)
Bütün meydanların adı demokrasi olsun ama hiç kimse sokağa çıkmasın partisi için zorbalıkla bastırılan bir eylem daha. "Bağırta bağırta" faşizm geliyor. Önünü alacak bir güçte yok çok da şeyapmamak lazım...
0
Ufuk
(19.01.17)
bence bir sembol olacak ileride. Yıllaaaaar yıllar sonra. Referandumdan evet çıkacak. Bizim kıllar pişmaniye olacak. Torunumuz bu fotoğrafı soracak. Dede bunun olduğu zamanı hatırlıyor musun bana analatabilir misin diyecek.

Ben de diyeceğim ki, "yavrucum o hanım elinden gelmeyeni yapmaya çalıştı o gün."
0
levpontryagin
(19.01.17)
Bilgisayar başında Nutella yiyip 31 çeken tipler beğenmez böyle şeyleri, baya iyi olmuş bence.
0
angelus
(19.01.17)
kürsüde boş boş konuşup sonra beraber gülüşerek çay içmekten, el ele tutuşup oy kullanmaktan iyidir. chp bir yandan anti demokratik bir kaos ortamında bulunduğumuzdan bahsedip-ki doğru-diğer yandan hala normal bir ülkeymişiz gibi naif naif hareketler yapmaya devam ediyor.

bu işin kürsü konuşmasıdır, başbakanla görüşmesidir, iç tüzüğüdür bokudur püsürüdür hepsi boş artık. tiyatro resmen. tv'lerdeki tartışma programları da aynı şekilde. gerçekdışı. vallahi sürreal. nazlıaka'nın yaptığı bence yapılması gerekenlerin en hafifi.

evet biliyorum önlerinde duracak bir güç yok ama chp de hala her şey normalmiş gibi yapıp bu tiyatroda figüran olmayı seçiyor. ben chp genel başkanı olsam kesinlikle tüm mv ile birlikte istifa ederdim seçimlere falan da girmezdim. ne meşruiyet kazandırcam bunlara bu saatten sonra? zaten istediklerini yapıyorlar. bu tarz mücadelelerin taaa 2010'da falan yapılması lazımdı.
0
pilavmaker
(19.01.17)
yanlıştır. kargaşadan başka bir şeye yaramaz. kargaşa kaosu doğurur. nitekim olan şafak pavey'e oldu. protez kolu çıktı. bunlar halk tabanında artı puan getiren hareket değil. chp'lilerin chp'ye oy verme aşkını artırır başka bir şey değil...
0
gotic
(19.01.17)
bu bile fazla naif hiç yoktan iyidir. bu tarz eylemler avrupa'da yapılsa herkes ayaklanırdı. ama tr'de propaganda silahını iyi kullanıp daha sert şeyler yapılmalı.
karşı tarafın handikapları sokak sokak, kapı kapı herkesin gözüne sokulmalı. gerektiği zaman onlar gibi kara propaganda da yapılmalı çünkü karşı taraf sadece bu yoldan yürüyor.

ahlaksızlara karşı ılımlı eylemler yapmak sonuçsuz kalıyor.
0
a man alone
(19.01.17)
çok iyi. bu kadar hainin yanında chp'nin *edit: chp'den atılmış demeliydim* üç beş işe yarar insanından birinin yalnızlığı da ortaya konmuş oluyor maalesef. zaten kendi partinde yalnızsın.

duran adam gibi, aylin nazlıaka da politik konuşlanma derdinden öte insan olarak tepkisini koydu.

"kemalist falan"mış. zaten tam da o yüzden onda o mangal yürek var.

aynı bu ağızlar, bu yetmez ama evetçi ağızları, işbirliği ettikleri dinci gerici ağızları ve bunların on küsur yıldır alınan her vahim kararı önce meşrulaştırıp sonra destek vermeleri ülkeyi bu hale getirdi, yani denebilir ki ya evvelden beri gizli gündemi olan kötü niyetlilerdiniz veya ahmaktınız, bugün kendi sıçtığınızı başkası temizlemeye kalkarken "bilmemne falan ama" gibi saptama yapacak yüzsüzlüğünüz var. siz hep yanılacaksınız, hep içmeye ayranınız yokken tahtırevana sçmaya gideceksiniz sonra da saptama yapacaksınız. hala konuşma hakkınız var, özleşetiri yok, açıklama yok ama konuşma gani gani!

kılavuzu karga olanın burnu boktan çıkar mı?

atılabilirim, umrumda değil, yalnız öyle bir şey olursa bütün cevaplarımı kaldırma şansı verirseniz veya siz kaldırırsanız sevinirim:

başınıza "kemalist" kadar taş düşsün, taocular, dombililer. sonra "bin bu ülkeden gitmek istiyoraaam yanööö, taze sıçtım, koklamak değil gitmek istiyorum, siz temizlersiniz" diyen birileri kalmaz belki. o olmayan allah cezanızı vereydi de varlığınıza daha fazla şahitlik etmek zorunda kalmayaydık yüzsüz şarlatan ordusu.

Başkanlık sistemine HAYIR!!!

solcuyum diye gezenleriniz de varsa eğer atatürk'ü fidel castro'dan dinlesin bok çuvalları.
0
godoşu beklerken
(19.01.17)
@godoşu beklerken

aylin nazlıaka geçen sene chp den ihraç edildi, şu an bağımsız vekil
0
freebird5406_2
(19.01.17)
bir şeyler yapmaya çalışmak susup oturmaktan iyidir. iyi yaptı, eline koluna sağlık.
0
pamuk helvalar cebe
(19.01.17)
@freebird: ya evet. sinire kestim, unuttum. ederler tabii. chp artık atatürk'ü, altıoku sevmiyor ama kanalında kitaplarını satıyor, ismini kullanıyor, sonra şeriatçısını, kürtçü faşistini partiye alıp, arkamıza dağı aldık diyen hdp'ye destek çıkıyorlar. hani oslo görüşmesindeki hdp.

poster olayından burada inatla bahsedenlerden biri bendim. ama sağ ol düzeltme için.
0
godoşu beklerken
(19.01.17)
her ne kadar bagimsiz olsa da, chp nin bence fiziksel destegi o anda gerekiyordu, dustugumuz hale bak, kadina secme secilme hakki verilen meclis nerede, su andaki meclis nerde?

benim gorusum dogru oldugu yonunde, en azindan gundemden haberi olmayan bir iki insani bile merak ettirip bu baskanlik secimlerine baktirdiysa yeterli benim icin, zira bazi akl-i evvel vatandaslarimiz ben ne oldugunu bilmiyorum anlamadim, oy falan vermiycem diyerek bunlarin ekmegine yagsuruyor, cehalet her zaman onlar icin bir oy kapisi.
0
🌸mavicorap
(19.01.17)
gururlu bir eylem ama sonrasinda olanlar igrendirici... safak pavey e de aylin nazlikaya da gecmis olsun... akp li kadin milletvekillerinin mahalledeki dedikoducu haset cirkef kadinlardan bir farki olmadigi bir daha kanitlanmis oldu
0
lithu
(19.01.17)
(9)

Hamburgerlerdeki Et

tum haklari saklidir
Pek beklentimiz yoktu ama şöyle bir haber var. Hamburger severler 1 adım öne çıkabilir mi:"İngiliz aşçı James Oliver, dünyaca ünlü fast food restoranlar zinciri McDonalds'a karşı açtığı davayı kazandı. Oliver'ın ABD'de kazandığı davayla birlikte McDonalds'ın ABD'deki restoranlarında satılan hamburge
Pek beklentimiz yoktu ama şöyle bir haber var. Hamburger severler 1 adım öne çıkabilir mi:

"İngiliz aşçı James Oliver, dünyaca ünlü fast food restoranlar zinciri McDonalds'a karşı açtığı davayı kazandı. Oliver'ın ABD'de kazandığı davayla birlikte McDonalds'ın ABD'deki restoranlarında satılan hamburgerlerinde hayvansal yağ hamuru ve amonyak kullandığı kanıtlandı.

Uzun yıllardır McDonalds'ın hamburgerlerinde et kullanmadığını belirten Oliver, "Basitçe, köpekler için alınan en ucuz et artıkları, yağ ve bağ dokuları alıyorlar ve bir takım işlemlerden geçirdikten sonra bunu insanlara satıyorlar. Herhangi bir iyi insan neden amonyak doldurulmuş eti çocuklara yedirir?" ifadelerini kullandı.

McDonalds'ın mahkeme kararının ardından menülerinde bir değişikliğe gidip gitmeyeceği veya nasıl bir politika izleyeceği henüz bilinmiyor.

Öte yandan Oliver ile ilgili haberlerin medyada yer almasının ardından McDonalds Türkiye bir açıklama yayınladı. Açıklamada "McDonald’s için üretim yapan tüm üreticilerimiz Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın getirdiği kurallar ve Türk Gıda Kodeksi’ne ek olarak McDonald’s’ın üreticileri için geçerli tüm gıda güvenliği koşullarına da uymaktadır" ifadeleri kullanıldı."

Düzenli Mcdonalds'a gidenleriniz bu tür haberlerden etkileniyor musunuz?
0
tum haklari saklidir
(16.01.17)
avm'lerde gördüğüm kadarıyla oralara gidenlerin çoüu lise çağındaki çocuklar, onlar da ucuz ve gösterişli olduğu için gidiyorlar. pek sanmıyorum onları etkileyeceğini.

ayrıca türkiye gibi zengin bir mutfağa sahip ülkede mcdonalds - burgerking nasıl iş yapar anlayamıyorum.
0
hosein
(16.01.17)
beni etkilemiyor cunku zaten hamburgerlerdeki etin islenmis et oldugunu iyi biliyorum. akil var mantik var, mcdonalds da 3 kurus verilen hamburgerin icinde lop et oldugunu sananlarin problemi bu sanirim. duzgun direk etten burger yapan butik mekanlar var, mcdonalds'in 3-4 kati fiyatina oralarda da yiyebilir isteyenler. cok daha da lezzetli olur ama tam olarak "ne kadar para o kadar kofte"

sosis salam vs. de benzer sekilde yapiliyor en iyisi bile olayi o yani. hayvanin normalde yenmeyen kemik uzerinde kalan falan et parcalarinin islenmesi sonucu elde edilen gidalar. guzel guzel yiyoruz. kimisi islenmis et yemez sevmez vs. o onun bilecegi istir tabii ki. ben islenmis et seviyorum seve seve de yiyorum.
0
robokot
(16.01.17)
Hayır etkilenmiyorum, düzenli olarak ayda 8-10 kez fast-food restoranından yerim, genelde arby's ve mcdonald's olur.

Önelikle mcdonald's bundan 6-7 sene öncesine göre beerbat durumda denebilir, özellikle double köfteburger'in geldiği hal içler acısı, bunun yanında big mac de eskisi gibi değil ama gideri var ve double cheeseburger taze yapılırsa hala güzel oluyor. Et konusunda mcdonald's'a güvenmesem de pınara az biraz güvenim var, bize hayvanın mükemmel yerini yedirmeyeceklerini tahmin edebiliyoruz ama yine de heralde ingilteredeki gibi berbat bir durum yoktur.

Arby's ise yani tadından anlaşıldığı fast-food restoranları arasında en kaliteli ete sahiptir gibi geliyor ama ne yedirdiklerine yine de emin olamıyorum.

Bu arada bilinmesi gerekir ki semt'e göre değişse de bölgenizde uygun fiyata iyi hamburger yapan yerler olabilir, en azından ben bir steakhouse'dan 18-19 liraya menü şeklinde güzel bir hamburger yiyebiliyorum ve de patatesi de çok güzel.

edit: Bir de fast-food restoranları rahat yerler, işte steakhouse adıyla andığımız yerler biraz kasıntı gibi oluyor, en sevmediğim hesap isteme işi yüzünden öyle yerlere girmek istemiyorum. Eve servis istiyorum :P
0
atom karincanin torunu
(16.01.17)
benim gozumde fastfood tuketen insanlar pis yagli kokan, kotu kalpli insanlar.
0
tiarwain
(16.01.17)
mc donalds türkiyenin köftelerini buradan bir şirket üretiyor galiba. yurtdışındakiyle aynı olabileceğini zannetmiyorum.
0
sutlu nescafe
(16.01.17)
fast food yiyeni bırak izleyen bile domuz eti yemiş gibidir.
0
levpontryagin
(16.01.17)
etkilenmiyorum. çünkü trdeki fast food'culara da banvit, pınar, namet vs. veriyor. dışarıdan alıp evde pişirdiğin etten bir iki tık düşüktür muhtemelen.

bir de fast foodcuların fiyatları da artık normal hamburgercilerle yarışır hale geldi. burger king'de düzgün yenebilecek menü, big king xxl. fiyatı 22.5 lira. onu oraya verene kadar burgerlab'da, virginia'da vs. 30 liraya adam gibi burger yemek mümkün.

@hosein abi 20 liraya düzgün doyabileceğin ne var türk mutfağında? iskender yesen en aşağı 16-17 lira o da kuş kadar. kebap vs. de öyle. ki onlarında ne kadar sağlıklı olduğu şüpheli.
0
mattiadestro
(16.01.17)
Türkiye'deki McDonalds Pınar'dan alıyor etleri.
0
awareim
(17.01.17)
Food Inc. isimli belgeseli izlemenizi öneririm, gerçekten bilmek isterseniz. Ama gerçekleri görerek yaşamak zor olduğu için gözünüzü kapatıp devam edebilirsiniz.
0
neynep
(17.01.17)
(1)

Sinüzit ve uçak yolculuğu

o kadar da super olmayan kahraman
Birkaç gündür başım çok fena ağrıyor. Sinüzitten şüpheleniyorum. (Yarın doktora gideceğim) ve yarın sabah uçağım var. Basınç farkı falan iyice azdırır mı bu ağrıyı?
Birkaç gündür başım çok fena ağrıyor. Sinüzitten şüpheleniyorum. (Yarın doktora gideceğim) ve yarın sabah uçağım var. Basınç farkı falan iyice azdırır mı bu ağrıyı?
0
o kadar da super olmayan kahraman
(16.01.17)
burnunuz tıkalıysa kulak zarınızı bile hasarlandırabilirsiniz.

şu eczanelerde falan satılan tuzlu sulardan alın uçuştan önce burnunuza çekip burnu açın. ya da kendiniz evde kaya tuzuyla falan hazırlayın. ama uçağa mutlaka açık burunla binin.

özellikle inişte sıkıntı çekebilirsiniz.
0
levpontryagin
(16.01.17)
(6)

Altına yatırım yapsam mı elime geçen parayı?

winston insani
MerhabaElime 6000 tl kadar toplu bir para geçti, biliyorum fazla değil ama, altına yatırsam mı bu parayı? Yaza doğru artar mı?Ya da böyle senenin ayları arasında fiyat grafiği gibi bir şey bulunabilir mi?Ne dersiniz? Alternatif tavyeleriniz?
Merhaba

Elime 6000 tl kadar toplu bir para geçti, biliyorum fazla değil ama, altına yatırsam mı bu parayı? Yaza doğru artar mı?

Ya da böyle senenin ayları arasında fiyat grafiği gibi bir şey bulunabilir mi?

Ne dersiniz? Alternatif tavyeleriniz?
0
winston insani
(16.01.17)
dolar al
0
headredhead
(16.01.17)
ya bir şey soracam. elinize üç kuruş toplu para geçmiş (para miktarını küçümsemek için demiyorum) onu da buradan sorarak hiç edeceksiniz.

şunu artık anlayın kimse bu ülkede yaza ne olacağını bilmiyor. kimseden yatırım tavsiyesi almayın. her bok değişebilir.


eğer o kadar bariz artacak, ya da azalacak bir durum olsa herkes altın alır.

onun için burada saçma sapan soru cevaplarla elinizdeki üç kuruştan olmayın.


kendi cevabımı vereyim.

kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


referendum'a kadar sancılı bir süreç olur türkiye'de. ülke ekonomisi büyüyüp geliştiği için şu an sancılı bir dönemdeyiz. nisan'da referandum olacak ve evet cevabı çıkacak. bu durumda da ülke büyüme sancılarından kurtulacak hızla ekonomimiz şaha kalkacak.

yaza kadar dolar tahminimce 2.5 tl olur.

altın gramı da 100 tl'nin altına çakılır kalır.
0
levpontryagin
(16.01.17)
Hahahahahahahaha

Dolar alın efendim eğer yaza dolar 2.5 TL olur ise tüm masrafınızı ben karşılarım söz veriyorum. Eğer erken seçim muhabbetinin bu kadar sık döndüğü bir ortamda dolardan kâr ederseniz tegv veya çydd gibi bir vakfa bağış yapmanız benim için kâfi olacaktır.
0
gozu acik sevisen yahudi
(16.01.17)
duyurunun yiğit bulutlarına bakmayın siz, araştırmaya devam edin.
kendi yatırım stratejimi yazıyorum;
cumbabanın açıklamalarını takip ediyorum, dolar almayın derse dolar alıyorum euro almayın derse euro alıyorum altın alın derse altın satıyorum, paraları yastığın altında saklamayın derse paraları bankadan çekip evimde saklıyorum.
asgari ücret ile çıktığım bu yolculukta 2 yılda trilyarder oldum.
0
azizakin
(16.01.17)
orta vadede türkiye savaşa girecek.

savaş altın fiyatını uçurur.

yatırım tavsiyes ideğil tabi.
0
tchuck
(16.01.17)
bugün saat 10:45'de dolar 3,7648 imiş, şu anda 3.8054
duyuru açmak yerine dolar alsaydın 65 lira kazanmıştın bile.
az deme, markette gün boyu zigzag sucuklarını tattırmaya çalışan genç yevmiyesi.
0
azizakin
(16.01.17)
(6)

ayıp değil mi

Sandman
Bugün Müge Anlı'da Manavgat'ta ölen kişinin yakınlarına canlı yayında yakınınızın kolları kesilmiş deniliyor ayıp değil mi
Bugün Müge Anlı'da Manavgat'ta ölen kişinin yakınlarına canlı yayında yakınınızın kolları kesilmiş deniliyor ayıp değil mi
0
Sandman
(16.01.17)
Oha ayıp tabi, tamam belki onlar da biliyordur ama o şekilde bahsedilmesi acımasızca.
0
chicha
(16.01.17)
Programi izlediginiz icin her turlu kepazeligi yaparlar uzgunum... seyirci ne isterse onu veriyorlar
0
Traveller
(16.01.17)
müge anlı'nın normal hali değil mi zaten o?
0
levpontryagin
(16.01.17)
çünkü rating ve para getiriyor. bakma öyle yardım ediyoruz ayağına yattıklarına. hayvan gibi para kazanmasalar bu programı yapmazlar. geçende ben de görmüştüm. kızın biri hıçkıra hıçkıra ağlıyor hala acımasızca konuşmaya devam ediyorlar. yani bir şeyi söylemenin de adabı vardır. üzmeden de söylenebilir ama rating getirmez işte.
0
black mamba
(16.01.17)
Ölen adam sahte Tevrat işindeymiş www.cnnturk.com
0
🌸Sandman
(16.01.17)
depremden sağ kurtulmuş insanlara "hem askere, polise taş atacaksın hem de yardım isteyeceksin. herkes haddini bilecek" diyen bir "gg sansürü"udan ne bekliyorsunuz.
0
lancelot du lac
(16.01.17)
(20)

ingilizlerden allah razı olmasın mı?

proletarier aller lander vereinigt euch
dünyanın pek çok yerinde kolonileşmeleri sayesinde iyi kötü ortak dil diye bir kavram yaratmışlar ve dünyayı resmen daha küçük bir yer hale getirmişler. bugün bir sürü insan uçağa atlayıp yurt dışında en azından turistik yerlerde rahat rahat gezebiliyorsa bunun sayesinde değil midir? bir hayır duası
dünyanın pek çok yerinde kolonileşmeleri sayesinde iyi kötü ortak dil diye bir kavram yaratmışlar ve dünyayı resmen daha küçük bir yer hale getirmişler. bugün bir sürü insan uçağa atlayıp yurt dışında en azından turistik yerlerde rahat rahat gezebiliyorsa bunun sayesinde değil midir? bir hayır duası etmesek mi? sübhaneke amin.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.01.17)
god save england, god save the queen
0
bollocks44
(16.01.17)
hımm, tabii. "the horror, oh the horror." diyeyim, colonel kurtz diyeyim.

kolonileşme kaçınılmaz bir aşama idiyse ingilizler olmasaydı başkasına teşekkür edilecekti sanıyorum.

russel da aylaklığın değeri için haksız düzenlerin kaçınılmaz olduğunu, sonuca değdiğini söylüyordu mesela. tabii "gelişme" ve "gelişme"nin sonsuzda bir yönü olduğu konusunda bilgi sahibi olmaktansa fikir sahibi olmak bir opsiyon mu, zaruret mi, emin değilim.

bir de, bu söylendiğinde aklıma şu geliyor: var olduğun anda var olduğun anın sonrasını kayıp gibi görebilir misin? çünkü gelişmeyi tahayyül edemiyorsan, ana kadarki bilgiye sahipsen, hızlı ve adaletsiz "gelişme" ile yavaş ama belki daha adaletli bir gelişme arasındaki tercihi kim yapıyor tam olarak?

"gelişme"deki tek yönlülük iddiasına, bilginin birikmesi dayanağına bağlı olarak sahip olduktan sonra, andan sonrasının farazi kaybına üzülebilecekmiş gibi, hızlıyı yavaşa tercih ediyorsak, aksini yapmamızı engelleyen nedir? hızın bir sınırı olmadığına göre, "yavaş gitmedik" diyeceğimize "daha hızlı olabilirdik" de diyebiliriz?

o zaman her şey görece hızlı, dolayısıyla görece yavaş değil mi? aynı kavramın niceliği varsa zıtlarıyla var olmalı?

belki daha hızlı öldürebilirlerdi insanları mesela. neden o kadar yavaş gidilmiş? acaba o zaman şimdilerde değil de ikinci dünya savaşı çıkmadan evvel falan ingilizce vs öğrenmiş olur muyduk?


1500'lerde yaşayan adam da şükür kağıdı, kalemi üretebilmemize falan dedikten sonra yani herkes zaten ancak önceki zamana kıyasla şükredebildikten sonra bunun her kıtada milyonlarca insan öldürüp nehirleri kızıl akıtacak kadar hızlı gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ne önemi var, insanların yok edilmesinden başka? zaten olacak olan bir şeyin yani "gelişme"nin böyle olmasına neden şükredeyim ki?

şükür mükür etmiyorum ben. şakası bile kötü. bir hindistan proleteri bulup atalarının hikayelerini sormalısın belki de.
0
godoşu beklerken
(16.01.17)
Ne vardı herkes turkce konussaydı :((
0
fıytfıyt
(16.01.17)
@godoş, sabah sabah ne kastırdın boolum. gözlerim kanadı ilk paragrafta bıraktım
@acemi, antik yunanca veya fransızca veya arapça olsun ister miydin?

allah ingiliz gardaşlarımızdan razı olsun
0
cekilmis gayfe
(16.01.17)
öğrenmesi zor mu, valla bence tam tersi gayet kolay/kolaylaştırılmış bir dil İngilizce zaten biraz da o yüzden dünya dili haline gelmiş. Daha kolay diller vardır tabii ama onlar da yeterli gelmiyordur belki.

bu arada, bak sana "allah razı olmasın mı" dedirtebildikleri için böyleler zaten. İngilizler gidip sömürüyor millet allah razı olsun ne iyi adamlar diyor :D Hintli arkadaşım da mesela Hindistanda İngilizlerin gittiği yerleştiği yerler vs. daha eğitimliymiş o bakımdan iyi diyordu.

Osmanlıya bak. Çıktığı yerlerde arkasından küfrediyorlar, herhalde büyük çoğunluğu Türkçe falan konuşmuyor kendi dillerine dönmüşler. İngilizlerin gittiği yerlerde trafik onlarınki gibi akıyor, dil İngilizceleşmiş, benzeri Fransızlar ve Afrika için de geçerli. Kültür emperyalizmi ayrı bir sanat aslında.
0
rodriguez2
(16.01.17)
bunu ingilizlerin katlettiği hint ve afrikalı insanlara sorsak daha iyi cevaplar alırdık.
0
tosiba
(16.01.17)
boston tea party sırasında ben de çok sübhaneke dedim kendilerine. fatihalar yasinler yolladım.
0
levpontryagin
(16.01.17)
lan adamlar bilimde, edebiyatta, müzikte vs. bir numara. hala soykırım diye ağlayanlara sinir oluyorum aga.
0
nothing in my way
(16.01.17)
bilimde sanatta bir numara olunca öldürdüğünüz insanların bir önemi kalmıyormuş. tamam o zaman, güzelmiş.

sağ olsunlar ya, o kadar insanı katletmişler, şimdi o katledilen insanların ülkeleri sayesinde dünyanın dört bir yanında ingilizce konuşuyor. biz de derdimizi rahat bir şekilde anlatıyoruz yabancı ülkelerde.

ama bilimde ileriler. ne önemi var ki? katledin abicim. yarın gelin bizim ülkeyi falan da katledin hatta. bizi, seni, beni, onu. hepimizi. bilimde ileriler nasılsa, benim canım acımaz. belki biz de ölürsek yarın öbür gün birileri derdini daha kolay anlatır ingilizcesiyle.
0
tosiba
(16.01.17)
tosiba, katliam yapmayan devlet mi var? osmanlı üç kıtaya yayılırken öpücük mü dağıttı? bırakın bu ajitasyonları
0
cekilmis gayfe
(16.01.17)
@cekilmis; herkes katliam yapıyor diye meşru mu sayalım? görmezden mi gelelim?
0
tosiba
(16.01.17)
hayır da sanki sadece ingilizler yapıyor gibi de lanse edilmemeli.
0
cekilmis gayfe
(16.01.17)
@cekilmis; ne yapalım? konu ingilizler. ingilizlerin yaptıklarını anlatırkan bütün milletleri saymamız mı lazım? kimse de sadece ingilizler yaptı demedi. nasıl anlamak istiyorsanız öyle anlıyorsunuz.
0
tosiba
(16.01.17)
iyi de sana ingilizce soruluyor büyük britanya'nın kolonileşme politikasını değil.
0
cekilmis gayfe
(16.01.17)
abi kolonileşmesen o dili de nah yayardın.

"iyi de, o değil de bu konuşuluyor" şeklindeki tepki çok saçma.

yani bir dilin yayılmış olmasını yayılmamış olmasına tercih edebiliriz ama bu bir ön şartla geliyorsa, bu da kolonileşmekse ve o dönem gücü elinde tutan da kolonileşecekse, 1) ne bu durumu "ingilizler" "sayesinde" diye algılarım, çünkü bu zaten bir zorunluluktur 2) ne de buna şükrederim ("hayır duası"), abi bunun bedeli fazlasıyla ödenmiş niye teşekkür edeyim lan, tersine alacaklıyız insanlık olarak çünkü etkileri hala sürmekte aslında.

çok müthiş soru sorulduğunu ve bunu anlayamadığımız için yanlış konuya yorum yaptığımızı sanmayın arkadaşlar. soru müthiş -yani işte müthiş diye jenerik bir sıfat seçtim- değil, bir gün uyandık ve ingilizce konuşmaya başladık, değil olay. öğrenmek zorunda kaldık.

kalmasaydık öğrenmeyecektik idiyse, o zaman demek ki şükürlük bir durum yine yokmuş. lütfen iff clause'larından birer lütuf gibi bahsetmeyelim.
0
godoşu beklerken
(16.01.17)
bu mantıkla devletler Amerikan veya İngiliz mandasına evet demeli, üstün kültürün zaferini kabul etmelidir. hayırsız olaydan hayır doğdu diye kolonileşme süresince yapılanları da meşru kılalım ve hatta teşekkür edelim. ya trolsünüz ya da düşünme kıtlığınız var. ne diyeyim.
0
sporty
(16.01.17)
ingilizce ne yönünden soruluyor? ingilizler kolonileşmeseydi gittiğimiz yerlerde bu kadar rahat konuşamayacaktık deniyor. lafı çevirmeyin. sömürgecilik ve katliamlar asla meşru sayılamaz.

siz gittiğiniz yerlerde rahatça ingilizce konulabiliyor olsanız bile(!)
0
tosiba
(16.01.17)
yahu bugünkü insan haklarının geldiği seviyeyi düşünün. düşündünüz mü? e hala giydiğiniz kıyafetleri, kullandığınız araç gereçleri vs. uzakdoğuda insanlık dışı halde çalışan kişiler yapıyor hatta bunların da bir kısmı çocuk işçi. o dönemde insan hakları falan hak getireydi ve bir sürü zulüm vardı, günümüzde insan hakları herkesin ağzında olmasına rağmen hala bu tür şeyler oluyor. hani bu kolonileşme sürecindeki zulmü haklı çıkarmaz ama sanki dünyanın işleyişi şu an farklıymış, siz de bunun bir parçası değilmişsiniz gibi davranmanız komik.
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(17.01.17)
proletercim aslında benim yazdığım senin söylediğini anlatan bir şey, tam da o nedenle şükredecek bir şey yok diyorum. bir düşünür müsün dediğimi?

bugün ve dünün zararlarını kıyaslamada da sana katılamıyorum ama bunun önemi bile yok.
0
godoşu beklerken
(17.01.17)
lingua franca kavramı ingilizce ile mi başladı? niye bu sebeple hayır duası edeyim? her dönemde bu işlevde diller olmuştur.

dilin kolaylığı ile falan ilgili olduğuna inanmıyorum, kime göre neye göre, yapısı ingilizce ile çok alakasız diller de var. her milletin ingilizceyi öğrenmesi aynı kolaylıkta değildir.
0
wilhelmwasmuss
(17.01.17)
(4)

bir meşgaleye ihtiyacım var

kenobi
Arkadaşlar şu hayatta şu konuda da iyiyim, şunu da çok iyi yaparım dediğim bir şey olsun istiyorum, Bir de şu aralar bir şeyle meşgul olmam lazım, Ama bu ne olsun bilmiyorum.Bir enstrüman calmak olabilir ama tutkuyla çalmak istediğim bir enstrüman yok maalesef. Belki siz yardımcı olursunuz diye size
Arkadaşlar şu hayatta şu konuda da iyiyim, şunu da çok iyi yaparım dediğim bir şey olsun istiyorum,

Bir de şu aralar bir şeyle meşgul olmam lazım,

Ama bu ne olsun bilmiyorum.

Bir enstrüman calmak olabilir ama tutkuyla çalmak istediğim bir enstrüman yok maalesef.

Belki siz yardımcı olursunuz diye size sormak istedim;

şunu yaparken huzur buluyorum, bana iyi geliyor dediğiniz bir şeyler varsa paylasirsaniz çok sevinirim.
0
kenobi
(15.01.17)
ben de jack of all trades and master of none dedikleri yapıdayım, bir şeyi çok iyi öğreneyim diye uğraşmadım hiç, birçok şeyi azar azar deneyimlemeye öğrenmeye çalıştım

enstruman çalmayı da internet üzerinden öğrendim fakat bana en fazla katkısı olan şey sivil toplum kuruluşlarında gönüllülük yapmak diyebilirim. Birçok insan tanıdım, kendimi öğreniyor ve mutlu hissettim
0
freebird5406_2
(15.01.17)
nicki sevdim,

ilk atışı ben yapayım : sudoku
0
levpontryagin
(15.01.17)
örgü örmek. inanılmaz bir rahatlama ve huzur, üstelik çok basit şeyler ördüğünüzde bile çok güzel olabiliyor. ya da nakış (embrodiery). ya da tığ (crochet). o kadar güzel şeyler yapılabiliyor ki aklınız gider. üstelik youtube tutorial dolu, ben örgüyü de tığı da sadece youtube videoları izleyerek öğreniyorum, oldukça eğiticiler.

modern embrodiery meselaları:
s-media-cache-ak0.pinimg.com
scontent-sjc2-1.cdninstagram.com
www.brwnpaperbag.com
www.brwnpaperbag.com
s-media-cache-ak0.pinimg.com

örgü güzellikleri:
www.purlsoho.com
www.instagram.com
www.instagram.com
www.loveknitting.com

tığ işi meselaları:
i2.wp.com
(bkz: amigurumi)
0
nimberjack
(15.01.17)
olmuyor 1 yaştan sonra yarım kalıyor aşırı azimli olmak lazım
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(15.01.17)
(5)

sorular sorular

syozkn
1- Uçaklar kalkarken koltukları dikleştiriyoruz, kemerimizi takıyoruz. peki güneşliği niye açıyoruz? havacı vardır aramızda. hep merak etmişimdir.2- Bana bi kulaklık önerin şöyle müziğe doyayım. bluetooth olursa telefonumla da kullanırım hatta. ama illa bluetooth olacak diye bişey yok. 200-300 lira
1- Uçaklar kalkarken koltukları dikleştiriyoruz, kemerimizi takıyoruz. peki güneşliği niye açıyoruz? havacı vardır aramızda. hep merak etmişimdir.


2- Bana bi kulaklık önerin şöyle müziğe doyayım. bluetooth olursa telefonumla da kullanırım hatta. ama illa bluetooth olacak diye bişey yok. 200-300 lira veririm herhalde maksimum.


3- Pablo escobar'ın hayatını adam akıllı öğrenebileceğimiz kitap veya belgesel önerebilecek olan var mı ? narcos'u bitirdim yeni ama açıkçası hiç tatmin etmedi. mükemmel bir konuyu piç etmişler gibi geldi bana. escobar'a sempati beslemiş izleyiciler ama yanlış yerden benimsetmeye çalışmışlar gibi geldi bana. ailesi üzerinden fazla duygusallık kasmışlar, ancak bulunduğu şehire yapılan yardımları arada anlatılan hikayelerden dinliyoruz. bu adam tam olarak ne yaptı ne etti falan şöyle bir kaynak olsa da okusak/izlesek dedim diziyi bitirince.


şimdilik bu kadar soru yeter. istediğiniz yerden başlayabilirsiniz. teşekkürler.
0
syozkn
(15.01.17)
1. www.independent.co.uk

2. Bilmiyorum

3. Bilmiyorum
0
razvan rat
(15.01.17)
güneşliği, motorlarda bir sıkıntı var mı anında görebilmek için açıyoruz sanırım. kıvılcım, ateş vs
0
mezarkabul
(15.01.17)
3- Escobar' ın oğlunun babasını anlatan kitabı var. Yamulmuyorsam mi padre idi.
0
hayde bre
(15.01.17)
1) bunun iki tane temel sebebi var.

bir kalkışta veya inişte bir durum olabilir. misal uçak pistten ayrılıp toprağa çıktı. içeriyi duman bastı, bir şeylerin yandığı belli. uçağı bir an içinde terk etmeniz lazım. peki kabin ekibi hangi taraftaki kapıyı açsın? eğer güneşlikler kapalı olursa dışarıyı görmek mümkün olmayacak. bu durumda diyelim ki sol kanatta yangın var, sol kapı açılırsa yolcular yangının içerisinde kalacak. Eğer sol tarafta yangını görürsen o kapıyı açmazsın direk diğer taraftaki kapıdan tahliye işlemi yaparsın.

ikinci temel sebebi de özellikle gece uçuşlarında göz adaptasyonu. ışıklar açık bir odada çalışırken bir anda bütün ışıklar gitse ilk başta bir şey göremezsin. fakat biraz zaman geçtikten sonra eşyaların şekillerini falan görmeyi başarabilirsin.

deneyler göstermiş ki güneşliklerin kapalı olması dışarıdaki karanlık ortama adaptasyon için yaklaşık 40-90 saniye arası zaman kaybettirmiş yolculara. halbuki bir acil durumda 90 saniyede bir uçağı boşaltmak istersin. 90 saniye boyunca yolcuları dışarıda uygun olmayan bir yere tahliye etmek istemezsin.


motorda sıkıntı vs gibi bir durumu yolcunun anlaması oldukça güç olur. yani bir parçanın bütünüyle kopması, motorda yangın vs gibi ekstrem gibi durumlardan bahsetmiyorum ki o durumlarda zaten yolcu farkedene kadar %99 kokpite bilgi gitmiş oluyor. yolcunun motorda ciddi bir arıza olmadan farkedip kabin ekibine bildirmesi falan tabii olasılık dışı değil yine de ama çok çok düşük ihtimal.
0
levpontryagin
(15.01.17)
Taotronics bh 17
Plantronics backbeat

Benim cevapladığım başka bir duyuruda başka öneriler de vardı bulutut kulaklıkla ilgili
0
herp
(15.01.17)
(23)

bıkılmayan şarkı yapmışlar

mrsmoon
"son bir senedir, hiç bıkmadan, (neredeyse) her gün dinlemişimdir" dediğiniz bi şarkı var mı? varsa nedir? herkesin 1 hakkı var. bütün gece bir şeyler yazıyor olacağım, dolayısıyla hepsini dinleyeceğim. benimki:heartless bastards-only for youhttps://www.youtube.com/watch?v=F8wqmh3KybI
"son bir senedir, hiç bıkmadan, (neredeyse) her gün dinlemişimdir"

dediğiniz bi şarkı var mı? varsa nedir?

herkesin 1 hakkı var. bütün gece bir şeyler yazıyor olacağım, dolayısıyla hepsini dinleyeceğim. benimki:

heartless bastards-only for you
www.youtube.com
0
mrsmoon
(15.01.17)
dissendium
(15.01.17)
dark dark dark - in your dreams
www.youtube.com
0
headredhead
(15.01.17)
tepedeki psychedelic adam
(15.01.17)
biraz depresif
www.youtube.com
0
powerpufgirl
(15.01.17)
athena - ses etme
0
orange coffee
(15.01.17)
son 4-5 ayda bundan daha fazla dinlediğim şarkı olmuştur ama son bir sene diyorsun, genel liderliği bu alır, yazın sabah akşam dinliyordum ukrayna'ya gitmeden önce,

*GOPNIK INTENSIFIES*

www.youtube.com
0
der meister
(15.01.17)
cekilmis gayfe
(15.01.17)
Amon Amarth-Guardians of Asgaard

www.youtube.com
0
levpontryagin
(15.01.17)
cabiday
(15.01.17)
youtu.be
Uzun zamandır sürekli bunu dinliyorum.
0
aychovsky
(15.01.17)
biraz blues-caz kokulu ve etnik öğeler de taşıyan bir şeyler ararsanız şunu kesinlikle öneririm

m.youtube.com
0
glide
(15.01.17)
son 1 senedir
jLo-step into my world şarkısını hiç bıkmadan dinledim. hep açıp dinlerim bıkmadan.
www.youtube.com
0
tiredpanda
(15.01.17)
İyi Gün Dostları - Sen ve Ben
www.youtube.com

Doğanay Temurkan - Seni Arıyorum
www.youtube.com
0
1shot2shots
(15.01.17)
Favlayım bakarım
0
000000
(15.01.17)
Albumun tamamida olur ama adamlar 27 sene once album yapmislar hala dinliyorum.
youtu.be
0
duptıs
(15.01.17)
freetakilir
(15.01.17)
"yet i am just a man still learning how to fall"
m.youtube.com
0
vonkhar
(15.01.17)
paylaşılan 19 seçeneğin tamamının yabancı olması ilginç bence.

www.youtube.com
0
demirr
(15.01.17)
House of the rising sun
0
nucleon
(15.01.17)
The Handsome Family - Far From Any Road
www.youtube.com

Hazzı bozulmasın diye sürekli dinlemekten kaçındığım şarkılardan.
0
n3tw0rk3r
(15.01.17)
bir yıl kadar uzun süre tutulmadım hiç bir şarkıya ama son günlerde şu güzellik her günüme huşu katıyor.

www.youtube.com
0
bruceandwayne
(15.01.17)
enjoy the silence- depeche mode. baya fazla dinlemişimdir bu şarkıyı
www.youtube.com
0
livaist
(15.01.17)
oscar and the wolf - strange entity
0
ack3000
(16.01.17)
(4)

dropbox alternatifi

sidd79
google drive kurdum ama fotoğraf çekince bilgisayara göndermiyor.dropbox gibi fotoğrafı çekince anında bilgisayara yükleyen varmı alternatif program?
google drive kurdum ama fotoğraf çekince bilgisayara göndermiyor.dropbox gibi fotoğrafı çekince anında bilgisayara yükleyen varmı alternatif program?
0
sidd79
(15.01.17)
Google Photos.
0
crown
(15.01.17)
yandex yolluyor olması lazım.
0
tuzumkuru
(15.01.17)
microsoft onedrive
0
levpontryagin
(15.01.17)
box
10 gb ücretsiz
Koskoca ibm kullanıyor
www.box.com
0
priboi
(16.01.17)
(21)

2017'ye Kaç Lira Borçla Girdiniz?

arockm
Merhaba borcunuz ne kadar. ?
Merhaba borcunuz ne kadar. ?
0
arockm
(14.01.17)
15-17bin falan bi kyk var. başka da borcum yok, kartın ekstresini geçen hafta ödemiştim misss.
0
nickimin hakkini veremedim
(14.01.17)
0 tl. olabildigince pesin alis veris yaparim.
0
1adam
(14.01.17)
kyk kredisini saymazsak (mezun olduktan sonra ödemeye başlayacağım onu galiba, haliyle daha 4 senem var - evet 3 sene kredi aldım hala okula başlayacağım jsfks) 2 bin kadar. haziran'da allah'ın belası yurttan ayrılıp da eve dönünce kapatacağım.
0
der meister
(14.01.17)
11000 TL. 7500 KYK + 3500 dondurulmuş kredi kartı. Artık sadece nakit kullanıyorum.
0
rakunzelll
(14.01.17)
sıfır + 64.000 tl alacak ama bu gidişle de nah alacak.
0
levpontryagin
(14.01.17)
35.000 kredi kartı
8.000 kyk
12.000 devlet alacağı
95.000 banka
120 bin diğer
0
Frederick Co
(14.01.17)
6944.89 TL Geçen gün hesaplamıştım. Ocak ay sonunda 4000 TL gibi bir ödeme yapmayı düşünüyorum kalanı da 2 ay içinde kapatırım.
0
gozu acik sevisen yahudi
(14.01.17)
16 bin küsür kyk borcum var.
0
ms brownstone
(14.01.17)
65.000 tl. :/
0
md11
(14.01.17)
Sifir. Hatta alacagim var bir kac arkadastan.

Hic borclu olmadim hayatimda, borc yigidin kamcisidir ve yigitler kamcilanmayi sevmezler :)
0
crown
(14.01.17)
1100 gss borc 1450 arkadaştan alacak.. Artıdayım.
0
partizan
(14.01.17)
Borcum yok ama aylık taksitlerim var. Yaza kadar da devam edecek böyle.
0
devilred
(14.01.17)
20bin borcum, 8bin alacağım var.
0
cabiday
(14.01.17)
12bin kyk :(
0
dedi ayca
(14.01.17)
Kyk ve bankalar olmak uzere 8000 - 13000 arası
0
tociess
(14.01.17)
0
0
kennym
(14.01.17)
0 borç 0 alacak
öğrencilik rulz
kyk yok.
0
ghilleinthemist
(14.01.17)
henüz kyk'yı ödemeye başlamadım. herke yazınca aklıma geldi. 15binden aşağı.
130 lira yoklama kaçaklığı cezası var askeriyeden.

henüz vadesi gelmemiş taksitleri sayarsam 2500 daha oluyor.
0
dahinnotha
(14.01.17)
14 küsur kyk
210 trafik cezası
0
zgrydn
(14.01.17)
sıfır.
0
powerpufgirl
(14.01.17)
ev kredisi 160 bin 42x3800
araba bakım arıza vs 5bin
kasko sigorta mtv 6bin
devlete vergi 4500
kredi kartı 2500
üstüne dolar kurundan aylık duzenli kayıp 1200 dolar tadı vazgeçilmez:)
0
monkey
(14.01.17)
(13)

Yeni bir Gezi olma ihtimali var mı sizce?

bfm
Yoksa neden?
Yoksa neden?
0
bfm
(13.01.17)
ohal zamani, 2013 den cok daha buyuk bir baski var uzerimizde. olmaz.
0
charlotte blanc
(13.01.17)
imkanı yok
0
levpontryagin
(13.01.17)
insanların kalabalık yerlere gitmeye çekindiği bir dönemde pek ihtimal yok. ama çok da öngörülebilir bir durum değil. sonuçta türkiye tarihinde bir kez olmuş bir şeyden bahsediyoruz. ayrıca 25 mayıs 2013'te de böyle bir direnişi kimse öngöremezdi.
0
dinsiz adam
(13.01.17)
orange coffee
(13.01.17)
Terör ve 15 temmuzun birleştirici etkisi oldu. Şu an kutuplaşma az. O yüzden olmaz.
0
The_Lollok
(13.01.17)
Yok.

Olsa olsa Gezi'de eylem yapan tayfayı avlamak için 'uydurma bir 2. gezi' düzenlerler. Ona da kimse gitmez zaten.
0
chitosan
(13.01.17)
2013'te sokaktaydım ama yeni bir hareket için sebep görmüyorum ki hadi başlayalım deyince başlanacak bir şey de değil. Sosyal hareket, tanımı gereği, siyasi gruplardan bağımsız oluşur. Ayrıca insanlar saldırı ihtimalinden dolayı şu dönemde sokağa çıkmaz.

Anayasa değişikliğinden dolayı ikinci gezi direnişi gibi söylentileri de saçma buluyorum açıkçası. İkinci gezi ne Ak Parti seçmenin fikrini değiştirir ne kararsızları kendi yanına çeker ne de oylamanın olmasını engeller. Sandıkta insanları meşru bir şekilde hayır oyu vermeye yöneltmek daha doğru olacaktır kendi fikrimce.
0
sporty
(13.01.17)
27 mayıs 2013 günü "Bugün topçu kışlası inşasına direnen grubu parktan atmaya çalışsalar ülke çapında yüz binlerce insanın katılacağı aylar süren bir ayaklanma başlar mı?" diye sorsan da herkes kendinden emin "yok." yazacaktı buraya
0
sherbert
(13.01.17)
Ben sokağa çıkmak için dolu sebep görüyorum, hükümetin icraatları başlıca sebep. Ama olan bana olacak sokağa çıkarsam, öleceğim, sakat kalacağım, tutuklanıp sevdiklerimi korkutacağım. Hiçbir şey değişmeyecek.

Ama sokağa çıkan güvendiğim bir kitle olursa benim haykırmak istediklerimi haykıran, tüm korkuma rağmen çıkarım. Çıkacak kitle de olur bence.
0
kaymaktutmayansicaksut
(13.01.17)
ihtimal yok.

geziin en büyük hatası çok masum kalmasıydı. hükumet, tarihinin en hazırlıksız anındaydı gezi dönemi.

eğer o dönem birileri eline silah alsaydı, bugün akp diye bir şey yoktu. ama gezi sonrası öyle paranoyak bir hale geldiler ki, tekrarının yaşanma ihtimali yok.

bu saatten sonra ciddi söylüyorum; seçim dahil, akp'yi askerden başka kimse indiremez.
akp seçim kaybetse de inmez hiç kimse heveslenmesin.

ki seçim kaybettiler aslında 6 haziranda, kimse dillendirmiyor ama, kılıçdaroğluna hükümet kurma yetkisi verilmeden erken seçim yapıldı bu ülkede.
0
tchuck
(13.01.17)
yok.

ben ve çevremdeki birsürü insan bu ülke için bir fiske yemeyi göze alacak kadar değer vermiyor. ben şahsen bu memlekette birşeyler değişsin diye kılımı kipirdatma gereği duymuyorum.

bu hissi taşıyan insanlar ülkesinin iyiye gitmesi için ayaklanmaz bence.

ben şahsen bir daha katılmayı düşünmem.
0
babilbaligi
(13.01.17)
Ben de bir daha düşünmem. Değeceğine inanmıyorum kaybettim o inancı çoktan
0
mutlusismankedi2015
(13.01.17)
turkiye'de yeni bir gezi nasil olur bilmiyorum ama 3. gezi taslarla ve sopalarla olur -albert einstein
0
robokot
(13.01.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.