bildiğiniz üzere dijital çizim yapıyorum.şu anda wacom intuos pro 4 kullanıyorum fakat yanımda taşıyıp bir yerlere gittiğimde de çizebileceğim bir cihaz arıyorum.cintiq tabletler hayvani paralara satılıyor. şu an için alabilecek pozisyonda değilim fakat ipad pro fiyat olarak daha uygun görünüyor. ku
bildiğiniz üzere dijital çizim yapıyorum.
şu anda wacom intuos pro 4 kullanıyorum fakat yanımda taşıyıp bir yerlere gittiğimde de çizebileceğim bir cihaz arıyorum. cintiq tabletler hayvani paralara satılıyor. şu an için alabilecek pozisyonda değilim fakat ipad pro fiyat olarak daha uygun görünüyor. kullanan var mı? nasıl çizim hassasiyeti, kullanışı falan? bir de sizce mantıklı mı yoksa parayı biriktirip cintiq companion mu almak lazım?
0
safepassage (09.09.16)
www.youtube.com fikir vermesi açısından. alman bence mantıklı. ama cok cok profsan begenmeyebilirsin belki.
0
suwat
(09.09.16)
cintiq alacaksan 22HD'den asagisini alma zaten.
13hd icin bir suru kufur eden var. hem kablo uyduruk diyorlar, hem de malzeme kalitesini begenmeyen var.
ipad pro'nun bana gore tek sorunu OSX kullanamiyor olmak. ios mobil amaclar icin fena degil, "on the go" icin razi olunabilir belki ama. ben yine de razi olamiyorum.
hic ipad pro da denemedim ama edindigim izlenimlere gore 22HD > ipad pro > cintiq 13HD
senin durumunda ise cozum onerisi: eger su anda intuos 4 kullaniyorsan. laptop + intuos tabletle dolassan 13HD'ye kiyasla fiyat/performansi bakimindan cok daha avantajli olur bence. 13" macbook prolar ince ve hafif ayrica retina secenegin olur.
bir de boyle bir sey var ama bu da kesinlikle degmez: www.modbook.com
@suwat video ilgincmis :) ama evet pek begenmedim.
0
🌸safepassage
(09.09.16)
@idexo cok tesekkur ederim ayrintili aciklamalarin icin. o videolarin cogunu izlemistim bugun :) izledikce ipadden daha da soguttu acikcasi.
siralaman dogru gorunuyor yani su anda. aslinda laptop arti wacom tasinabilir agirlikta oluyor simdi (windows kullaniyorum bu arada. mac e para yetistiremem simdilerde) ama acmasi kurmasi dert, masa lazim oluyor, kablolar falan, sikinti yapiyor bana yani kurulmasi yarim saat zaten.
ben bi manzaraya karsi oturmusken kucagimda cizebilmek istiyorum cunku. neyse bakalim bir apple store gorursem yol ustunde, girip deneyecegim.
bu durumda companion istedigim ortaya cikmis oldu. cintiq companion diye mi geciyor bilmiyorum.
sozluk bana hediye alsaniza dogumgunumde be :) herkesten 20 lira ciksa olur yani niye olmasin. nelere vermiyoruz :D
0
🌸safepassage
(09.09.16)
bir sorum daha, su andaki intuos pronun yuzeyi cok kaygan. ipad icin uretilmis ekran koruyucudan yapistirmistim, o da yapmis olabilir ama bunlarin kagit hissi veren ve kagit gibi tepki veren puruzlulerinden var midir acaba?
0
🌸safepassage
(09.09.16)
sizdeki ekran koruyucu "glossy" ise "matte screen protector" diye geciyor. onlara bir bakarsiniz.
gecen aylarda companion icin fazla isiniyor, fanlar cok gurultulu gibi sikayetler de duymustum. mutlaka arastirin sikayetleri.
teknoloji incelemesi yapan, bu isten para kazanan "teknoloji dergileri"nin yerine kullanicilari dinleyin. bizzat siz de benzer deneyimler yasayacaksiniz cunku.
iyi akşamlar,e devlet'ten annem için SGK Tescil ve Hizmet Dökümü almam lazım ama barkodlu belgeye tıklayıp indir dediğimde hiçbir şey indirmiyor. Microsoft Edge ile denediğimde bir belge açar gibi oluyor ancak sonra "couldn't open pdfsomething's keeping this PDF from opening." yazıyor.bu belgeyi yar
iyi akşamlar, e devlet'ten annem için SGK Tescil ve Hizmet Dökümü almam lazım ama barkodlu belgeye tıklayıp indir dediğimde hiçbir şey indirmiyor. Microsoft Edge ile denediğimde bir belge açar gibi oluyor ancak sonra "couldn't open pdf something's keeping this PDF from opening." yazıyor. bu belgeyi yarına almam lazım, acaba bunun bir çözümü yok mudur? :(
0
yine ve yine (08.09.16)
baska bilgisayardan veya baska tarayicidan dene
edit: bu arada indi de acilmiyor mu? yoksa inmiyor mu?
0
idexo
(08.09.16)
2 bilgisayardan denedim, açması gereken pdf'i açmıyor. indir dediğinde boş sayfaya yönlendiriyor sonra da :/ ie chrome ve Microsoft edge ile denedim
0
🌸yine ve yine
(08.09.16)
geceleri bazen bakım-onarım çalışmaları yapılması sebebiyle bazı e-devlet hizmetleri geçici bir süre kullanılamayabiliyor, sabah saatlerinden sorun yaşamadan alabileceğinizi düşünüyorum.
Banyoda su ısınana kadar akan suya teknik bir çözüm var mı?
gezegen olan pluton
Bu boşa akan suya kova koymak gibi çözümlerden öte data teknik çözümler arıyorum, mesela bir okulda su ısınana kadar suyu tekrar kombiye gönderen sistem yapmışlar proje olarak; tabii bilimsel proje olduğu için bir yerde satılan bir şey değil.Buna benzer satın alınabilecek ne tarz çözümler var?
Bu boşa akan suya kova koymak gibi çözümlerden öte data teknik çözümler arıyorum, mesela bir okulda su ısınana kadar suyu tekrar kombiye gönderen sistem yapmışlar proje olarak; tabii bilimsel proje olduğu için bir yerde satılan bir şey değil.
Buna benzer satın alınabilecek ne tarz çözümler var?
0
gezegen olan pluton (08.09.16)
isiticidan gelen borulari kisaltabilirsin ya da direk isiticidan su alirsan, boruda kalan su miktari azalacak, isitici(turune ve kalitesine gore) calismaya basladigi andan itibaren direk sicak kullanmaya baslarsin.
kombinin mutfakta ya da banyoda olmasinin faydalari...
0
idexo
(08.09.16)
O suyu direk vücuduna dökebilirsin. Ardından gelen sıcak su aynı bölgeye nüfuz ettiğinde çok tatlı bir his oluşuyor :D
0
bir peynir kutusu kibrit
(08.09.16)
@idexo ısıtıcıdan gelen boruyu kısaltmanın imkanı yok çünkü iki nokta arasında en kısa yol bir doğru sonuçta, yani çözüm kombiyi sabit tutarak olmalı, ne bileyim, aklıma en basitinden boru hattına bir elektrikli su ısıtıcı takılıp su ısınana kadar elektrikle su ısıtma yapılabilir geliyor ama örneğini bulamadım.
bu tarz sistemlerde su cok hizli isiniyor ve sofbenle arana uzun bir boru girmedigi icin borularda soguk su birikmiyor. ben bunu kast ettim ben ama sen ne anladin bilemiyorum.
edit: bu arada dus almak icin mutlaka dogalgazli sistem kullanmak zorunda degilsiniz. elektrikli isiticilar da cok yakmaz. basit ucuz bir sistem kurup aninda sicak su alabilirsiniz.
0
idexo
(08.09.16)
Bir kazan yaptırın, normal şartlarda yarıya kadar dolu kalsın, bunu musluğa bağlı kullanın. Sıcak sudan besleme alsın. Normal şartlarda oda sıcaklığında yarım dolu bekleyecek yani. Banyoya girişte önce tank dolsun,bu tankın dolunca hava çıkışını kapayan bir ventili olsun. (selam ben isale hattı boyutlandırabiliyorum). Ya da tank tamamen boş da kalabilir. Önemli olan su tasarrufuysa bu dengeleme tankı çözümdür ve gerisi teferruattır.
Gerçi deli gibi proses kontrolü istiyor bu sistem.
arkadaşlar selam,bir önceki duyurumda paylaşmıştım bir yurt dışı iş görüşmesi yapacağımı. bugün adam ile görüşmeyi yaptık. 30 dk kadar telefonda konuştuk. yer new jersey. firma daha önceden türkiye'de yaklaşık 1 sene kadar çalıştığım firmanın abd ofisi. şu an ise farklı bir firmada çalışıyorum.neyse
arkadaşlar selam,
bir önceki duyurumda paylaşmıştım bir yurt dışı iş görüşmesi yapacağımı. bugün adam ile görüşmeyi yaptık. 30 dk kadar telefonda konuştuk. yer new jersey. firma daha önceden türkiye'de yaklaşık 1 sene kadar çalıştığım firmanın abd ofisi. şu an ise farklı bir firmada çalışıyorum.
neyse internnette ilanını gördüm ve başvurdum. aradılar konuştuk. mülakat nasıl geçti heyecandan hiç anlamadım. şimdi adam olumlu olursa hiring manager, sonrasında da departman müdürü ile görüşceksin dedi. 6 kişilik bir ekipleri var sanırıö departmanda. vize işlerini de sordu. ona sponsor olmaları gerekiyor. oluyorlarmış da.
soruma gelecek olursak, şimdi benim çok iş tecrübem yok. 2 senedir falan çalışıyorum. pozisyon şu an burada yaptığım işin neredeyse bire bir aynısı.(kağıt üzerinde) yabancılık çekmem diye düşünüyorum. yavaş yavaş da umutlanmaya başladım. hiring manager ile neler konuşuruz acaba? sorunuz var mı diyince neler sormalıyım? maaş ne kadar istemeliyim? bana ne kadar kazandığımı sordular, normalde söylemem ama bu sefer direk söyledim. kolaylıkla ne kadar aldığımı söylemem benim için bir dezavantaj mı? gerçi dolara vurunca gülerler bu kadar mı kazanıyor muş diye :)
neyse, böyle bir süreçten geçiyorum, heyecanlıyım, sizinle de paylaşmak istedim. görüşme bugündü, 4-5 güne maille haber veririm dedi bi tane daha olacaksa. öyle bir şey olabilir mi? nolur olsun çünkü :)
0
little big man (08.09.16)
evet maasini soylemen sana dezavantajdir. kibarca reddedecektin. bu ayni zamanda seni kolayca ve istedikleri gibi daha dusuk maasa, daha az benefitle ikna edebileceklerini de gosterir.
amerika'da sanirim maaslar bireysel pazarliklarla belirleniyor. o yuzden ayni pozisyonda olan insanlar ayni maaslari almak zorunda degil. yuksek performansli ve deneyimli kisilerin pazarlik gucu daha yuksek.
biraz da ozguvenli ol. yeniyim diye cekinme. oranin ortalamasi olan miktari iste. isine saygi duyarsan, isini iyi yaparsin. kendine guvenmiyorsan buna guven.
maas konusu acilirsa/acilinca turkiye sartlarindan baska sartlarda calisacagini goz onunde bulundurmak gerektiginden dem vurursun. internetten de pozisyonunun ortalama maaslarini arastirirsin. ortalama maasi talep edip almaya calisirsin.
0
idexo
(08.09.16)
Maasi sormalari enteresan olmus, genelde ne kadar maas beklentiniz var derler ama soylemende bir sey yok, bu yuzden seni almayacak degiller. Maas beklentisi sorabilirler buna hazirlikli ol, esnek oldugunu da belirt. Bir sonraki adimda ik senin karakterini, yaptigin isleri ve beklentilerini (sirketten, gorevinden ve kariyer anlaminda ilediye donuk planlarini) soracaktir. Sirket hakkinda bilgi edin, gerci zaten calismissin ama abd operasyonlarina bak, sirketle ilgili aklina takilan seyler varsa onlari sor, pozisyonun ile ilgili seyleri sor, kime raporlayacaksin, sorumluluklarin ne olacak, nasil bir kariyer bekliyor seni bu gorevde, bunlari yumusakca sor. Sirket hakkinda bilgi sahibi oldugunu belli et, suralarda su isleriniz var gibisinden konu acildikca soyle. Bence maasi direk sorma, ben en son asamada mudurumle konustum, 4 asama boyunca lafini bile acmadim. Ama sen bilirsin tabii ki.
0
kassiopeia
(08.09.16)
@idexo, çok teşekkür ederim yorumunuz için. tam aklıma takılan şeyleri yazmışsınız. tr'de bir sürü iş mülakatına girdim ve şimdiye kadar hiçbirine sorduklarında maaşımı söylemedim. burada pozisyon yurt dışı olduğu, şartlar da tamamen değişik olduğu için sorunca söyledim. hani reddedsem ne değişecek diye düşündüm. kafadan 3'te biri zaten para birimimiz. internetten ortalama maaşlara baktığımda glassdor'da falan 60k-70k arası gibi bir şey maaşlar. aynı pozisyonun tr'deki aralığıda 60k TL-70K tl arasında brüt. açıkcası hem kendime hem de işime güveniyorum. eğer maaşdan dolayı 60K'dan aşağıda ya da ne bileyim en kötü 50k'dan aşağıda bir şey önerirlerse eğer kabul etmeyebilirim. her ne kadar çok istesem de. ben maaş olarak ortalama maaş talebinde bulunacağım. 60-70k arası. bu parayla new jersey'de tek kişi rahat geçinir diye tahmin ediyorum. varsa başka yorumlarını duymaktan çok memnun olur.
yukaridaki linkte zam isterken nasil pazarlik edilir rehberleri var. yabanci rehberleri arastirirsan ozellikle amerikali kimselerin tavsiyelerini dikkate alirsan senin icin iyi olur. ne bekleyecegin, nasil davranman gerektigi konusunda tavsiyeler var. her bir taktigi uygulama, oku arastir. fikrin olsun. duruma uygun buldugun zaman da uygularsin.
edit: bir zaman once bir kadinin nasil is degistirirken iyi pazarlik edip kazancli basladigi hakkinda bir yazi okumustum. bulabilirsem onu da veririm buradan.
0
idexo
(08.09.16)
Bir de bunlari zaten adamla konustuk diye dusunme, ik nin haberi olmayabilir ne konustugunuzdan. Takiminizdan/mudurunuzden beklentiniz nedir, neden tr den ayrilmayi dusunuyorsunuz, kendinizi ilerde nerde gormek istiyorsunuz gibi sorulara hazirlikli ol. Karsi tarafin lafini bolme vs. Ayrica evet ise alinman mumkun! Boyle boyle aliniyor ise insanlar ve bir bakmissin gercek oluyor :)
0
kassiopeia
(08.09.16)
@kassiopeia, çok teşekkürler yorumun için. bunları kesinlikle bir kağıda yazıp soracağım ikinci görüşme olursa eğer. tr'deki görüşmelerimde hep sordum. ingilizce olunca ve yurt dışı olunca heyecandan soramadım bir şey. allah'dan bildiğimiz firmaydı da arada 3-5 şey diyip kurtardık. adam job description'a hakim olduğumu anladı. hatta tam aradığımız profilde birisin dedi. yeni başlayan, bu işleri bilen ve bizim firmayı bilen. bakalım hiring manager ile neler konuşacağız. sonrası da olumlu olursa eğer skype yapılacakmış. dediklerinizi not alıp soracağım. teşekkürler tekrardan.
0
🌸little big man
(08.09.16)
Rica ederim eger cevaplarinin ustunden gecmek istersen ozelden yaz, ingilteren bir head hunter ile birebir calisarak girdim bu isime.
0
kassiopeia
(08.09.16)
@idexo, teşekkürler link için. bunların hepsine göz atıyorum. dediğim gibi pozisyonu bir bakıma çok istediğim ve abd'de olduğu için maaşı sorar sormaz söyledim. söylemeseydim nasıl olurdu bilmiyorum. bu saatten sonra da yapacak bir şey yok gerçi. istediğim maaşa odaklanacağım.
0
🌸little big man
(08.09.16)
@kassiopeia, ikinci yorumunuzda da çok haklısınız. genelde daha önceden konuştuğum şeyleri bir sonraki görüşmelerde konuşmama gibi bir eğilimim var. eee bunlar zaten konuşuldu aynı şeyleri konuşursam ne derler diye. ama dediğiniz gibi bunlar bir sonraki kişiye akmıyor olabilir. o sebepten her şeyi en başından konuşacağım ikincide de yeri gelirse. neden değiştirmek istediğime dair cevabım çok net. bu firma benim ilk firmamdı stajerlikten geçtim. tam işi bırakacaktım biri ayrıldı onun yerine bana kal dediler. neyse benim amacım üniversite bitince biraz yurt dışı gezip seyahat etmekti. bu işten dolayı kalamadım. şimdi yine bu işten dolayı bu hayalimi gerçekleştirmek istiyorum :) 2 sene önce sizin yüzünüzden burada kamıştım, şiimdi sizin sayenizde gidiyorum gibisinden :)
0
🌸little big man
(08.09.16)
" tam aradığımız profilde birisin dedi. yeni başlayan, bu işleri bilen ve bizim firmayı bilen. "
cunku bu iste deneyimli yerel isciler muhtemelen senin razi olacagindan daha yuksek maaslar istiyordur. maasini da o yuzden sormustur. bakalim nasil bir alim gucunden geliyor diye test etmistir. maas, ozel hayat vs... soylemek zorunda hissetme, tabi yalan da soyleme asla.
turkiye'de takside ozel hayatinin butun detaylarini soruyorlar ama yurt disinda yan yana calisan kisiler bile birbirlerinin maaslarini bilmeyebilirler/bilmezler.
edit: maasini soylemek istemiyorsan(ki karsi tarafi bilgilendirmesen senin icin daha iyi) kusura bakmayin, bu benim icin biraz ozel bir konu, sakincasi yoksa bu soruya cevap vermek istemiyorum diyebilirsin. bu durumda adamlar hayir soyleyeceksin gibi bir baski yapamazlar. eger baska konuda da bir puruz cikmazsa, tekliflerini yaparken bu sefer kendi psikolojik sinirlarina gore hareket ederler.
edit2: diyelim ki amerikadaki sirket su anda 50k-70k arasi isci calistiriyorsa sen turkiye'de yillik 20k alip hayatta kaldigindan bahsedersen bunlar sana atiyorum 40k'dan kapi acmayi uygun gorebilirler. ama maasinin bu kadar dusuk oldugunu acik etmezsen, psikolojik olarak daha once amerikada en dusuk 50k'yi teklif etmistik simdi de 50k'dan kapi acalim diyebilirler.
senin icin de onlar icin de 1k, 1k'dir. o yuzden bunu bir cesit poker gibi dusun. elini acmadan, gerektiginde blof yaparak oynamayi bilirsen kazanirsin. blof derken yalan soylemekle karistirma! diyelim 50 teklifi alinca aslinda razi olsan da 55 isterim diyebilmek gibi. bunu takdir etmek icin piyasadan haberinin olmasi gerek. su anda en kolay kaynagin internet.
edit3: ote yandan madem hayalin oralarda calismak. ortalamadan biraz dusuk fakat seni rahat gecindirecek maaslara razi olup gidersin, belli bir sure calisip ortami anlayip, deneyimleyip is degistirirsin, firma degistirirsin ve tabi maasina da artis alarak is degistirirsin. zaten rehberlerde okursan goreceksin ki insanlar birkac yilda bir is degistirerek iyi artislar aldigindan bahsediyor.
kolay gelsin, basarilar.
0
idexo
(08.09.16)
@idexo, anladım. kesinlikle çok haklısınız. benim söylediğim maaşı tr ortalaması ile karşılaştırırsa eğer tecrübeme göre iyi kazandığımı görecektir. ama bunu nasıl yapacak hiçbir fikrim yok. ortalama maaşın artında yani 60K'nın altında bir teklif sunarlarsa ne yapayım sizce? işi çok istiyorum. abd'de bir süre kaldım ama hiç kira mira bir şey vermedim. bu para ile ortalama bir hayat yaşanır mı sizce? sağlık işlerine çok para gidiyormuş orda. bir hastalıkla bütün maaşı yakmayalım :)
0
🌸little big man
(08.09.16)
@idexo, şu an eli açtık adama ve 25k dedik. bu saatten sonra 60k'yı nasıl alırım ben? çok mu zor? dediğim gibi her ne kadar çok istesem de işi oraya gidip sefil bir hayat süreceksem eğer 40K ile reddederim. neyse, ikinci görüşmede odaklandığım maaşı söylerim artık bir şekilde.
0
🌸little big man
(08.09.16)
yasam masraflari ortalama karsilastirilmasi icin bir bak: www.numbeo.com
yalniz ortalama oldugu icin diyelim sen 40 kurusluk su icersin, ama bunlar 40 kurusla 5 liranin ortalamasini alir ona gore fikrin olsun.
0
idexo
(08.09.16)
60k'yi belki de onlar teklif eder. siz hemen telas yapmayin. zaten butun gorusmeler olumlu gecerse hemen vazgecmezler sizden. su anda ihtimalleri degerlendiriyoruz ama elimizde somut veri yok. ben cikarimlarda bulunarak soyluyorum bunlari.
0
idexo
(08.09.16)
@idexo, anladım hayırlısı artık. belki teklif aşamasına hiç gelemeyeceğim kim bilir. teşekkürler bütün yorumlarınız için. çok faydalı oldu yazdığınız her şey benim için.
0
🌸little big man
(08.09.16)
amerikanin guzel bir yani varsa o da marketidir.
turkiye'de bulamayacaginiz kampanyalar vardir.
mesela "extreme couponing" diye bir akim var, eger her sey olumlu olursa gitmeden bir arastirin. asiri tutumlu insanlar kupon biriktirip alisverislerinin bir kismini sadece kuponlarla yapiyorlar.
ayrica yilin belli zamanlari butun magazalarda buyuk indirimler olur, promosyonlar olur. sonucta kendini "firsatlar ulkesi" olarak satan bir ulke amerika. kismen de dogru. kisiye gore degisiyor.
firsat ancak kisi gorup degerlendirirse anlamli. amerika'ya giderseniz goreceksiniz ki "firsat"lari degerlendiremeyen insan sayisi degerlendirebilenden cok. cunku ister istemez paylasim problemi daha derin oralarda. zenginlerin maksimal yasami, luks tuketimi turkiye'de goremeyeceginiz duzeyde.
neyse. tutumlu bir hayat surerseniz ortalamadan az maas alarak da yasarsiniz. sonra diyelim 1 sene sonra baska bir ise gecerken maasiniz da ortalamaya gelir veya daha cok artar.
iyi tarafindan bakin: benzin ucuz, teknoloji ucuz, et ucuz. menuler daha buyuk/doyurucu : )
Arkadaşlar merhaba, bu akşam biraz baş ağrım var o yüzden performansım dusuk kusura bakmayın.Sormak istediğim, yurt dısında mesela bir sirkette AÖF diplomamız normal bir universite gibi değer goruyor mu??HAberdar değiller di mi okuyabilen herkese diploma verdiklerinden? yokusam tersi mi?Adnan Mender
Arkadaşlar merhaba, bu akşam biraz baş ağrım var o yüzden performansım dusuk kusura bakmayın.
Sormak istediğim, yurt dısında mesela bir sirkette AÖF diplomamız normal bir universite gibi değer goruyor mu??
HAberdar değiller di mi okuyabilen herkese diploma verdiklerinden? yokusam tersi mi?
Adnan Menderes bey'de herhalde tam bunu dusunup buldu bu Aöf olayını (adnan kahveci miydi yoksa?)
0
anonymice (08.09.16)
Bilmiyorum ama bugün Isletme diplomamı aldım, ingilizcesini de verdiler. Ders isimleri filan cok havalı görsen;)) Paralı yüksek lisans icin kullanabilir bence.
0
basubadelmevt
(08.09.16)
eger is gorusmesinde yalan soyleyebilecekseniz sikinti yok
0
lanc
(08.09.16)
yurtdisinda da var acikogretim. gayet de ciddiye aliyorlardir kendi universitelerini.
kesin denklik alma olayi vardir burda da, ama o zaten orgun egitim icin de gecerli. sonucta diploma diplomadir.
bu arada yurt disinda turkiye'deki kadar kagit uzerinde degildir hersey. ozellikle bazi islerde okuldan, diplomadan cok icraata bakiyorlar. portfolyo istiyorlar vs. bakma turkiye'de katma degeri yuksek is yok diye herkes diplomalar, tanidiklarla giriyor. aslinda bu kisir dongunun hem bir sebebi hem bir sonucu bu durum.
e memurluk islerine de gireceksen okuma, yazma, emir-komutlari yerine getirmek yeterli. o yuzden diploma bunun iyi bir ispatidir..
Yarın diyetim baslıyor.Devlet hastanesinde diyetisyene gittim. Sabahtan beri bisi yemedim, güzel bi kapanıs istiyorum. Bir cok seyi eledim. Extravaganza piźza(dominos) ve cöp sis dürüm kaldı. Hangisini yiyeyim?
Yarın diyetim baslıyor.Devlet hastanesinde diyetisyene gittim. Sabahtan beri bisi yemedim, güzel bi kapanıs istiyorum. Bir cok seyi eledim. Extravaganza piźza(dominos) ve cöp sis dürüm kaldı. Hangisini yiyeyim?
0
basubadelmevt (08.09.16)
çöp şiş dürüm
0
sutlu nescafe
(08.09.16)
bugün son dersen yarın son olur sonra sonraki gün son olur. yeme.
0
freetakilir
(08.09.16)
Tereyağına iki yumurta kır ye. Kapanış olaylarına girme.
0
hayde bre
(08.09.16)
en büyük boy extravaganza bence de. yanında da buz gibi bir kola.ardından da sufle.
0
mahone
(08.09.16)
kuzu çevir.
montla.
0
anonymice
(08.09.16)
yeme abi resmen maça 3-0 geride başlamak gibi bir şey oluyor senin için. Öyle kapanış son vurgun falan bunlar kötü başlangıçtan başka bir şey değil. Bırak gitsin artık.
0
gozu acik sevisen yahudi
(08.09.16)
cop sis ye. dominos bok gibi. hem de daha cok kalorili, hem de kırmızı et kullanmiyorlar. cop sis direkt et, kilo da aldırmaz.
0
iglesias
(08.09.16)
kafayi degistir: kafayi ye. yasam bicimini su andan itibaren diyetine uygun hale getir. sebze, az meyve, yeterince protein ve cok az karbohidrat.
0
idexo
(08.09.16)
Tereyagli bazlama ye. Ama yine de bence de yeme bugune kadar yediklerine say.
0
kassiopeia
(08.09.16)
İstediğini ye. Güzel bi kapanış yapayım dediğine göre zaten sonunu getiremeyeceksin sanırım.
0
angelus
(08.09.16)
Bu ne ya idam mahkumu gibi davranırsan olmaz ki bu.
22 yaşındayım. Benle aynı yaşta olan insanlara, arkadaşlarıma bakıyorum. Bir şeyleri şekillendirmisler, ' adam/ kadın' olmuşlar. Kendime bakıyorum düpedüz öğrenci hayatı. O bile doğru düzgün degil. Bugünlerde ister istemez bu noktada kendimi insanlarla karşılaştırıyorum çünkü karşılaştırmadan edemiy
22 yaşındayım. Benle aynı yaşta olan insanlara, arkadaşlarıma bakıyorum. Bir şeyleri şekillendirmisler, ' adam/ kadın' olmuşlar. Kendime bakıyorum düpedüz öğrenci hayatı. O bile doğru düzgün degil. Bugünlerde ister istemez bu noktada kendimi insanlarla karşılaştırıyorum çünkü karşılaştırmadan edemiyorum.
Siz de kendinizi buna benzer bir durumda hissediyor musunuz, kötü hissediyor musunuz, napıyorsunuz?
0
yuvarlanantencereninkapagi (08.09.16)
Yalnız değilsin. Bazen hayatı şekillendirmek biraz zaman alıyor. Sosyal medyadaki gülücüklü fotoğraflara, şuna gitti/şuraya başladı/şunu bitirdi gelişmelerine çok takılmamaya çalış, onlar biraz insanların göğüslerine taktıkları madalya gibi çoğu zaman. Arkaplanlarında nelerin döndüğünü bilemeyiz.
Vallahi çabalıyorum. Bugün 10-15 tane işimi üst üste bitirdim. Eve geldiğimde halim kalmamıştı, hala bir şeyler yapmam gerekiyordu ancak huzurluydum. Çabalamak şart.
0
sevgikusunkanadinda
(08.09.16)
Herkesin hayatı aynı olmak durumunda değil
0
gazozailacatmauzmani
(08.09.16)
boyle hissetmiyorum. yasim da biraz daha buyuk.
eskiden de kendimi baskalariyla pek karsilastirmazdim. her zaman icimden gelen bir seyler olmustur onlarla ilgilenirim. baskasi begenir mi begenmez mi kendi bilir. ben bir seyi yaptim mi kendim istiyorum diye yaparim. yani sorumlulugu bendedir.
"bir seyleri sekillendirmek" derken sanki hayatta bir amaclari mi var saniyorsun?
bir cogumuz oyalanacak bir sey bulunca kendimizi kaptiriyoruz. kimsenin "ultimate" bir amaci yok. herkes evrende doguruldugu icin hayatta. bilgimiz de sinirli. evren nedir? nereden gelmistir emin degiliz. ama bu yuzden bunalima girmeye de gerek yok.
kendine bir amac edin, hobi edin, bazi deneyimler kazan, hazlar yasa. "akisina birak" meselesini de dogru yorumlaman gerek. hayatin, toplumun, evrenin dere gibi bir akisi var, "kendini akisa birakmak" yerine, "akisa katil." pasif olma. bir seylerin parcasi ol, bir seylere onayak ol, liderlik et.
kendini de buyuk ya da kucuk gorme. imkanlarini kesfet, elinden geleni yap. yasin genc. daha orta yas bunalimina girmek icin 13 yilin var! enerjin varken kös kös oturup baskalarinin gorunen hayatini kendininkiyle kiyas etme.
0
idexo
(08.09.16)
hayatı düzene sokmak nedir? bir an önce iş bulup evlenmek mi? yaşıtlarım evleniyor yavaş yavaş ama bundan rahatsız değilim. yaşamak istediğim hayat onlarınki değil çünkü. eğer bir hedefin varsa buna uzakta olmak kötü ama o bahsettiğin "adam/kadın" olma durumu olması gereken bir zorunluluk değil. bence tek sıkıntı para. bir miktar param olsa kalanı dert etmem :D
0
tute
(08.09.16)
Yaşıtlarıma bakıyorum öğrenci evinde karı kız kovalıyorlar, istedikleri gibi aşk peşinde koşuyorlar.
Kendime bakıyorum sabah kalkıp köpek gezdirip bilgisayar başına geçen sonra akşam iş bitişi bilgisayar başından kalkıp yine parka köpek gezdirmeye gidip eve gelip yemek ve temizlik yapan 25 yaşında bi insanımsı görüyorum.
Anlamadım pek dediğini.
0
chiper
(08.09.16)
Bu kadar dramlara, çirkin ördek yavrusu senaryolarına sokmayın kendinizi abuk sabuk ya. Kimsenin kimseyle kendini karşılaştırmasına, aa o öyle ama ben niye böyleyim demesine gerek yok. Ayrıca 22 yaşında kim nasıl KADIN/ADAM oluyor acaba? Dışa yansıtılan belki BEN OLDUM olabilir ama içerde aynı sığır var yani, rahat ol. Silkelenmeni tavsiye ediyorum. Otur bi bardak çay iç.
0
naberabi
(08.09.16)
bence görmek istediğin bir iki kişiye bakıyorsun bir tek. 22 yaşında düzenini kuran %10 bile değildir.
0
prodeq
(08.09.16)
olm ben nerdeyse 30 yaşımdayım, hala camışım. hareketsiz bi' camış olduğum için bazı konularda yaşıtlarımdan çok gerideyim. kendimi zaman zaman kötü hissediyorum, ama ne yapayım öleyim mi.
bu bir yarış değil yani, onu demeye çalışıyorum. karşılaştırma hep tek taraflı ve patetik ilerliyor, tavsiye etmem. kendinle barışmayı dene.
0
evde liyakat kalmamis
(08.09.16)
xx yaşındaki herkes o yaşlarda Avrupa'ya gidecek, yy yaşındaki herkes o yaşlarda evlenecek demek şu sıralar herkes şu miktarlarda gaz çıkaracak demek gibi bir şey. Kendini başkalarıyla kıyaslayarak değerlendirme. Sen gerçekten ne istiyorsun, nerelerdesin, kendini kendinle kıyaslayarak tatmin ol.
0
for day to break
(08.09.16)
başkaları üzerinden kendini değerlendirme/yorumlama.
Merhaba arkadaşlar,Marmara üniversitesinden mezun olmuş arkadaşlara birkaç sorum olacak.Şimdi benim yaklaşık 2 senelik bir ilişkim vardı. 2 ay kadar önce ayrıldık. Kız arkadaşımın marmara üniversitesi mezunu olduğunu, aynı okulda yüksek lisans yaptığını, şu an da doktoraya devam ettiğini ve okulda a
Merhaba arkadaşlar,
Marmara üniversitesinden mezun olmuş arkadaşlara birkaç sorum olacak.
Şimdi benim yaklaşık 2 senelik bir ilişkim vardı. 2 ay kadar önce ayrıldık. Kız arkadaşımın marmara üniversitesi mezunu olduğunu, aynı okulda yüksek lisans yaptığını, şu an da doktoraya devam ettiğini ve okulda asistanlık yaptığını biliyordum. Biliyordum diyorum çünkü bunların birçoğunun yalan olabileceğine dair güçlü kanıtlar var elimde. Fikirlerinize ihtiyacım var.
1- bys sisteminde kullanıcı adını sorguladığımda oxxxxxxxxx şeklinde lisans numarası çıkıyor. Yüksek lisans ya da doktora yapsa bu kullanıcı adı değişiyor mu? Aynı kalabiliyor mu?
2- Harç ödeme sayfasından lisans numarası ile sorguladığımda 2016-güz harç borcu gözüküyor. Çıkan borç lisans bölümünün borcuyla aynı miktar. Ama aynı dönemdeki diğer mezunlardan birkaç tanesinin de mezun olduğu halde borcu çıkıyor. Mezun iken harç borcu çıkması mümkün mü?
3- Kütüphane hesabına bir şekilde ulaştığımda bilgilerinde lisans öğrencisi yazıyor. Yüksek ya da doktora yaptığı halde bunun güncellenmeme ihtimali var mı? Mezun olunca kütüphane hesabı devam ediyor mu? Yükseğe başlayınca sistemdeki bilgiler güncelleniyor mu?
4- Diploma sorgulama sayfasında kayıt bulunamadı diyor (2013 ya da 2014 lisans mezunu). Bilgileri doğru girdiğime neredeyse eminim. Mezun olduğu halde bu münkün mü?
5- Yökün sitesinden ve marmara kütüphane sitesinden yüksek lisans tezini arattım ama çıkmıyor. isim ile tez ismi ile ne varsa denedim. olmadığına eminim. yüksekten mezun olduğu halde tezin çıkmaması normal mi?
6- Gerçekten lisanstan mezun olduğuna, yüksek ve doktora yaptığına inanmamam için yeterli mi bunlar? Tek isteğim ufacık da olsa bir kanıt ama bir türlü ulaşamadım. Ya da ne şekilde bu kızın en azından lisans öğrenciliği devam ettiğine dair ya da yükseğe girdiği ama mezun olamadğına dair küçük bir kanıtı nasıl elde edebilirim?
2 senelik koca bir yalan arkadaşlar. İçim acıyor. Ayrıldığıma üzülmüyorum ama o kadar sene bu yalanı nasıl söyleyebildiğine inanasım gelmiyor. Bu gerçeğe nasıl emin olabilirim. Küçücük bir ispat olsa yeter. Küçük de olsa yardımınız olursa minnettar olurum.
0
srdr (07.09.16)
ayrildin daha ne pesine kosuyorsun? normal hayatina don. boylesi saglikli degil.
0
idexo
(07.09.16)
Emin olduklarımı yazayım.
Yüksek lisans ve doktoram Marmara.
1. Kullanıcı adı değişir. O programın kodlarına ve giriş sırasına göre yeniden veriliyor. 2. Bilmiyorum ama bence çıkmaması lazım. Bundan emin değilim ama yüksek lisans tezimi verirken kalan harç borcumu ödemeden mezun olamayacağımı söylemişlerdi, kimliğime kadar her şeyimi sıfırladım. 3. Eğer yüksek lisans mezunuysa kütüphaneye tezini vermeden mezun olamaz ve internet sitesinde tezi görünür, indirilebilir. Marmara bu güncelleme işinde iyi çalışıyor. 4. Bilmiyorum ama isterseniz bir de tez.yok.gov.tr adlı siteden tezini kontrol edin. Ayrıca araştırma görevlisiyse mutlaka bölümlerin sitesinde yer alır, herkesin her şeyi ortada. Hadi orada yoksa aves ya da yök akademikten bulabilirsiniz. akademik.yok.gov.tr
Umarım yardımcı olabilmişimdir.
0
duyond
(07.09.16)
@idexo amacım tekrar barışmak falan değil. o kadar süre nasıl yalan söylemeyi sürdürebildi, tüm bunlar yalan mıydı bir emin olsam o kadar rahatlayacağım ki.
@duyond çok teşekkür ederim. yazmayı unutmuşum hem yökten hem marmara kütüphanesinin sitesinden tezini arattım, çıkmıyor. Bölümlerin sitesinde de araştırma görevlisi olduğuna dair isim yok hiç.
0
🌸srdr
(07.09.16)
marmara'da her türlü hata olur ama bu saydıklarının hepsinin aynı anda olması düşük ihtimal. okulu uzattıysa çekinmiştir belki ondan yüksek yapıyorum falan demiştir. gerçekten merak ediyorsan buradan veya facebook'tan falan o bölümde okuyan birilerini bulup sorabilirsin. hala lisanstaysa sınıf listelerinde ismi vardır..
0
nrmnm
(08.09.16)
yökakademik en garantisi. oradan da çıkmıyorsa kesinlikle araştırma görevlisi değildir. varsa zaten orada tüm bilgileri yazar. kütüphanenin sitesinde tezimi verdikten sonra bir ay içerisinde görünmeye başlamıştı. bu belirtilere göre maalesef ki kandırıldığınızı düşünüyorum çünkü akademisyenlerin her şeyi ayan beyan ortada ve güncel tutulması da beklenir.
0
duyond
(08.09.16)
sunu soylemeye calisiyorum. sonuc olarak ayrilmissin. yalan da olsa, dogru da olsa ayrildigina gore, sonucu degistirmeyecek. dolayisiyla bir onemi yok. o yuzden gercekten rahatlamak istiyorsan "ayrilma" durumuyla yuzlesip, durumu asman gerekiyor.
cunku oteki turlu bu isin sonu yok. kurup dokup dusunmeye devam etmekten baska bir ise de yaramaz. bu yuzden bence ogrenmesen daha iyi. yeni sorular sormaya baslayacaksin, takintiya donustureceksin.
kabullen gitsin.
tabi ayrilmis oldugunuz gercegiyle yuzlesip yuzlesmemek yine de sana kalmis.
iyi geceler,türkiye'ye kargosu olan bi şey alıyorum, iki farklı kartla denedim ama ödeme yapamıyorum.ilk tıkladığım anda ödeme başarılı diyor, 20-25 dakika sonra mail geliyor ödemeniz reddedildi şeklinde.3d secure smsi gelmedi ondan olabilir mi? internetten alışveriş yaparken kullandığım kartlar hep
iyi geceler,
türkiye'ye kargosu olan bi şey alıyorum, iki farklı kartla denedim ama ödeme yapamıyorum.
ilk tıkladığım anda ödeme başarılı diyor, 20-25 dakika sonra mail geliyor ödemeniz reddedildi şeklinde.
3d secure smsi gelmedi ondan olabilir mi? internetten alışveriş yaparken kullandığım kartlar hep neden böyle oluyor nası çözeriz?
teşekkürler.
0
nickimin hakkini veremedim (07.09.16)
amazonda öderken 3d secure olmaz. 3d secure sadece yurtiçi alışverişlerde geçerli.
kredi kartı bilgilerini girerken orda billing address olur. oraya kredi kartının ekstresinde yazan adresini yazacaksın. siparişin geleceği adresi değil. billing addressi yazarken türkçe karakter kullanma.
0
mr.goodcat
(07.09.16)
shipping address'de o dediğinizi eklediyseniz sorun olmaması lazım.
sanal kart mı kullanıyorsunuz? eğer öyleyse limit olduğundan emin olun. amazon parayı ödeme yaptığınızda değil ürün kargolanırken çeker yani siz limiti atıyorum 2 saatliğine koymuşsunuzdur sonrasında sıfırlandığı için çekemeyecektir.
0
mr.goodcat
(07.09.16)
bankanizin telefon bankaciligi numarasini arayin, kartinizin internet islemlerine ve internet alisverisine acik olup olmadigini ve limitlerini ogrenin. isleme acik olsa bile normal limitten dusuk sanal limitler getirebiliyor bankalar.
0
idexo
(07.09.16)
bu durumu bankanizla gorusmedikten sonra bir cozume kavusturamazsiniz. sorunun iki ucu var, ya amazon, ya bankaniz. arayip neden alisverisi gerceklestiremediginizi sorun. buyuk ihtimal bankaniz izin vermiyordur.
gordugunuz gibi su anda amazon'dan siparis veremediginiz surece yurt icinde alisveris yapmanizin bir anlami yok.
Çocuğunun yanında sigara içen adama durakta sigara içme demek?
hasmetizm 2046
Gerginlik sebebi oluyor. Hem cahil hem en küçük ricayı bile atar olarak değerlendiriyor. Zehirlediği çocuğu hiç umrumda değil açıkçası, ben kendi temiz havamı düşünüyorum. Bu çomar arkadaşlar hiç empati sahibi olacak mı?
Gerginlik sebebi oluyor. Hem cahil hem en küçük ricayı bile atar olarak değerlendiriyor. Zehirlediği çocuğu hiç umrumda değil açıkçası, ben kendi temiz havamı düşünüyorum. Bu çomar arkadaşlar hiç empati sahibi olacak mı?
0
hasmetizm 2046 (07.09.16)
olmayacak, azalarak bitmesini umuyoruz. azalmasi icin de egitim ogretim programlarinin toplumsal yasami gelistirmeye yonelik olmasini saglamak lazim. birey olarak yapabileceginiz en iyi sey, rahatsiz oluyorsaniz rica ederek istemek. cevrenizdeki yeni nesillere de bu bilinci yaymak.
0
idexo
(07.09.16)
olmayacaklar, sigara içmeyen birinin durakta, kalabalıkta birinin arkasında yürürken dumanın içinde olmaktan ne kadar rahatsız olduğunu da anlayamayacaklar. fobiymiş, evet fobi, iğrenç kokan, sağlığa zararlı, kendi iradem dışında solumak zorunda kaldığım bir şeye fobim var, olamaz mı?
0
freya
(07.09.16)
manyak mısınız olm, durakta sigara içmeyi savunmak da ne demek.
istediği kadar gerginlik sebebi olsun abicim, söyleyeceksn içmeyek dalyarrak. onların empatisini de sikeyim ben. her şeyden önce duraklarda sigara içmek yasak. yasak kardeşim, eşşek gibi içmeyeceksin o durakta sigaranı. eğer söndürmezse de çağır polisi ya da zabıtayı gelsin tutsunlar saptı.
ulan ben sigara içen insanım, beni bile dellendiriyor bu hareketler.
0
teritori
(07.09.16)
o çomarların sigarasını götlerine sokayım. empati duygusu gelişse, zihinsel evrimini tamamlayıp insan olacak ama bu imkansıza yakın. yıllardır sigara içip sonrasında bıraktığımda anladım ne rezil bir durum olduğunu. tamam at kafalı özgürlük falan güzelde, bana zarar veriyor diyorum zarar. benim ailemde astım genetik, dedem evde tüplerle yaşıyor. sen gel o otobüs durağında, dedemin veya babamın yanında sigara iç, bir defa öksürsün bir defa daralsın gösteririm o sigara keyfini sana. can sağlığı söz konusu, keyif değil.
0
seyduna6687
(07.09.16)
empati duygusu falan neyse de, zaten duraklarda sigara içmek yasak.
ayrıca takıntı falan da değil bu durum. ben bir dönem uzun bir süre bırakan ve tekrar başlayan biri olarak gerçekten korkunç bir koku ve çok uzun süre gitmiyor. vücuda yapışıyor sanki. öyle takıntı falan değil yani.
diğer bir yandan bu önüne gelene çomar demekte güzel elitizm. var olduğu sürece böyle elitist tavırlar, o insanlar da içecek bunu.
0
windowsguvenlikduvari
(07.09.16)
Duraklarda sigara içmek yasak zaten, cezası var. Çocuk mocuk biraz zor anlar ama parası gidecek diye az ötede içmeyi kabul eder tahminimce.
Selam biraci kardesler,Ya ustunuze afiyet az once bi amsterdam bira caktim, tamam kafasi fena degilde serbet gibi..Ben sekerin zararlarindan dolayi caya seker atmayan insanim, gel gor ki biraya zaafim ezelden..Simdi soru tabii ki suBildiginiz en seker orani dusuk bira hangisi, yada ssekerin ya da s
Selam biraci kardesler, Ya ustunuze afiyet az once bi amsterdam bira caktim, tamam kafasi fena degilde serbet gibi.. Ben sekerin zararlarindan dolayi caya seker atmayan insanim, gel gor ki biraya zaafim ezelden.. Simdi soru tabii ki su Bildiginiz en seker orani dusuk bira hangisi, yada ssekerin ya da seker surubu vs. Seylerin hic kullanilmadigi bira var mi? Seker orani dusuk ve kafasi guzel bira bomba olur tabi, Tadi onemli degil, Dusuk seker , yuksek kafa....
0
alttaraf (07.09.16)
Alman biralarinda seker olmaz. Belcika biralarinda filan olur.
içtiğiniz birada şeker olması biraz efsaneden ibaret. o şerbet tadı malttan geliyor. esasında %100 malt şekerden yapılan özdeş biraya göre daha tatlıdır. çünkü biradaki şeker tamamen alkole dönüşmekte ancak maltın içindeki kompleks şekerler maya tarafından sindirilemeyip bira içerisinde kalırlar.
bira yapımda içine konulan şeker maya tarafından alkole dönüşür kısaca bu yüzden şekerli bira olmaz.
yukarıdaki bilgilere ek olarak efes'e gösterilen tepki aslında şeker kullanmasına değil şeker yerine glikoz şurubu kullanmasınaydı, sonradan ne oldu nasıl olduysa şekere döndü.
merhaba. son 3-4 aydır ödemelerimde sıkıntı yaşadım ve kartım banka takibine girdi. bugün arandım, görüştük. cumaya kadar dönem borcumu yatıracağımı, yatıramazsam da yapılandırma için arayacağımı söyledim karşımdaki arkadaş da not aldığını söyledi. buna rağmen bugün kart limitimi yarı yarıya düşürdü
merhaba. son 3-4 aydır ödemelerimde sıkıntı yaşadım ve kartım banka takibine girdi. bugün arandım, görüştük. cumaya kadar dönem borcumu yatıracağımı, yatıramazsam da yapılandırma için arayacağımı söyledim karşımdaki arkadaş da not aldığını söyledi. buna rağmen bugün kart limitimi yarı yarıya düşürdüler. öyle olunca da şu anda devasa bir limit aşımı durumundayım. buna karşın bankayla görüşüp acaba bu mevzuyu düzelttirebilir miyim?
zira şöyle bir durum var onu da açıklayacağım yarın görüştüğümde, ben kartın dönem borcunu yatırıp 15 gün sonraki düğünümün ödemelerini yapıp kartı zaten rafa kaldırıp yapılandıracaktım. her şeyim allak bullak oldu şimdi.
0
vital (06.09.16)
islemi tersine dondurmeyebilirler. bu tarz islemler merkezden kararlastirilip yapiliyordur. ha deyince de yapmayabilirler.
bir tanidiktan akrabadan borc alabiliyorsaniz, diger borcunuzla birlikte dusunerek yapilandirip odeyeceksiniz gibi gorunuyor.
Bizim kiraci var. Zaten cok uygun fiyata oturuyo eve gore. İki sorum var. Biz kontrol etmiyoruz, guveniyoruz ya. Salaklik iste. Adam mayis, haziran, temmuz, agustos kiralarini odememis. Hatta, subat 2016 yi da odememis. Aradim. Dedim hayirdir. Ya dedi otomatik odemedeydi o bitmis heralde. Ne bi ozur
Bizim kiraci var. Zaten cok uygun fiyata oturuyo eve gore. İki sorum var. Biz kontrol etmiyoruz, guveniyoruz ya. Salaklik iste. Adam mayis, haziran, temmuz, agustos kiralarini odememis. Hatta, subat 2016 yi da odememis. Aradim. Dedim hayirdir. Ya dedi otomatik odemedeydi o bitmis heralde. Ne bi ozur ne bilmemne. Neyse. Otomatik odeme her ayin belli gunu olmaz mi, hadi unuttum bittigini. Ara ay olan subat nasil odenmemis. Mart nisan odenmis, sonra hic odenmemis. Bu ne is.
Bu adam son bi senedir 1700 kira veriyor ve sozlesme 2013 haziranda yapilmis. Her haziran artmis. Kac olcak simdi yeni kira? 1700 oncesinde 1550 oduyomus.
Ne salagiz arkadas ya. Ne guveniyon ya. Adama mail aticam dedim. Atiyorum simdi. Kac ode diyeyim hazirandan itibaren kaca cikmis olsun yani.
0
brad pitt (06.09.16)
Direk dava açın çıkarın. Hazır kiraları ödememişken sebebiniz varken çıkarın. Dah yükseğe kiraya verirsiniz. Bukadar ay ödemeyen yine aynısını yapar ileride daha zor olur çıkarmak.
0
gullak
(06.09.16)
mantık olarak %6 zam 100 tl artması lazım ama geçen zamda 150 yapıldıysa yine 150 tl yapılabilir. çıkarmak isterseniz şöyle bir durum var. ""Bir kira dönemi içinde iki kez kiranın ödenmemesi ve bu konu ile ilgili olarak en az iki kez ihtarname gönderilmesi halinde tahliye sebebi var kabul edilir. Bu noktadan sonra yapılacak bir icra takibi neticesinde tahliye mümkün olacaktır.""
zamanında ödenmezse kira ihtarname çekilir ikinci ihtarname tahliye sebebidir.
en azından bir ihtarname çekin elinizde resmi bir belge bulunsun tekrarı halinde tahliye etme şansınız olsun.
0
pembe baytar
(06.09.16)
bu adamin her ay "param neden eksilmiyor?" diye dusunup bunu anlamasi gerekirdi. sizden ses cikmayinca o da ses etmemistir.
otomatik odeme olayiyla ilgili bankalar mesaj atiyor. "su tarihte odemeniz var, hesabinizda para olmazsa odeyemezsiniz" gibisine. muhtemelen hesapta yeterli para olmayinca otomatik odeme yatmamistir. ona gore dusunun.
pembe baytarin ihtarname olayi da mantikli gorunuyor. en azindan bir kez ihtarname gonderin.
artisi da diger arkadaslar demis tufe'ye gore dusunun diye.
MerhabaSarmısakla pek aram yok ama bağışıklık sistemini güçlendiren önemli bir besinmiş.Fakat bu meret nasıl yenir? Bir tanesini soyup ısırarak bir parçasını yedim ve sindirim sisteminde geçtiği noktaları fevkalade deneyimledim. İnanılmaz acı.Sarımsağı nasıl yemek gerekiyor?Saygılar
Merhaba
Sarmısakla pek aram yok ama bağışıklık sistemini güçlendiren önemli bir besinmiş.
Fakat bu meret nasıl yenir? Bir tanesini soyup ısırarak bir parçasını yedim ve sindirim sisteminde geçtiği noktaları fevkalade deneyimledim. İnanılmaz acı.
Sarımsağı nasıl yemek gerekiyor?
Saygılar
0
mertozkoy (06.09.16)
ben hiç bir şekilde sarımsak yiyemiyorum. abartı yiyeni de sevmiyorum.
her besin güçlendirir. sarımsak alternatiflerine yönelin. berries mesela.
0
kurnaz
(06.09.16)
genelde yutuluyor bir diş olarak. hap gibi düşün. önce sarımsağı at ağzına. ardından su, vs. birşey iç.
0
sutlu nescafe
(06.09.16)
yoğurda, yemeğe, salataya (taze börülce salatası misal) koyun. eğer çok acı geliyorsa zeytinyağında kızartın şööyle bi. çok abartmadan.
0
nice tnetennba
(06.09.16)
Alırsın sağlamından bir Taşköprü sarımsağı, çorbadan pilava sulu yemekten soteye uzanan geniş bir yelpazede yemeklerine katarsın, bu şekilde günde 2 diş sarımsak yiyebilirsin. Pratik sarımsak soyma aletleri var piyasada, kabuğunu soymakla bile uğraşmadan pörtletiveriyorsun parçalanıyor, tavsiye ederim.
0
candanag
(06.09.16)
Her yemeğe at 2 diş. Yumuşacık oluyor. Tadı belli olmuyor. Vitamini falan kalır mı bilmem.
En sevdiğim şekil, mercimek çorbasının yanında 1 dişi kemirerek yiyorum. Fare gibi yiyorum. Milim milim yiyorum.
Sarımsaklı ev yoğurdu bi de tabii ki
0
glamdr1ng
(06.09.16)
aluminyum folyoya sar, bir güzel közle. fırında ya da ocakta fark etmez. tam yumuşacık olana kadar. sonra yumuş yumuş ye.
ne acı kalıyor ne de koku.
0
babilbaligi
(06.09.16)
her şekilde, ama şu sarımsak ezici aletlerden alıp her yemeğe pişirirken katabilirsin hem daha lezzetli olur hem de kokusu gibi yan etkileri olmaz.
0
gezegen olan pluton
(06.09.16)
Sarmısak mı :((
Cevaba gelirsek normal yemege kavurup koyunca acilik ve koku olmuyo ben yapmiyorum da annem babam yemek yaparken oyle yapiyo sorun olmuyo
0
nundu
(06.09.16)
sarimsagi en guzel salata icinde yersin. sonra da guvec gibi yavas pisen yemeklerde guzel olur.
salata da guvec de basit.
domates, salatalik kup kup dograniyor, sarimsak da ince ince dograniyor. limon, tuz, zeytinyagi, arzuya gore ince dogranmis maydanoz ya da isterseniz kuru nane daha iyi gider.
onun disinda cacik yapin.
edit: sarimsagin kizarmisini pek begenmiyorum, aci oluyor, guzel olmuyor. fakat kizarmis patates, biber, patlican yanina sarimsakli yogurt guzel gider.
0
idexo
(06.09.16)
genelde şifadır ama sizin bünyenize yaramıyor olabilir. hap gibi yutarak yiyecekseniz, bir dişi soyduktan sonra bıçakla hafifçe üzerine bastırarak suyunu salmasını sağlayın. şu an ayrıntı veremeyeceğim ama içindeki faydalı bir enzimi ancak hafifçe ezilince salıyormuş. löp diye yutunca olmuyormuş demişti bana bu işlerden anlayan bir arkadaşım.
bir de, türk sarımsağı alın. taşköprü mi diye muhakkak sorun.
Selamlar, 3 sene önce tuttuğumuz eve 1250tl (1 kira) depozito vermiştik. Kira ödeme günümüz ayın 7si ve ekim sonunda evden çıkacağız. Kira şu an 1425 TL. kirayı hiç mi yatırmayalım? 1250 TL eksik mi yatıralım? yoksa tamamını yatırıp depozitoyu sonradan mı talep edelim? nedir bu işin oluru?
Selamlar, 3 sene önce tuttuğumuz eve 1250tl (1 kira) depozito vermiştik. Kira ödeme günümüz ayın 7si ve ekim sonunda evden çıkacağız. Kira şu an 1425 TL. kirayı hiç mi yatırmayalım? 1250 TL eksik mi yatıralım? yoksa tamamını yatırıp depozitoyu sonradan mı talep edelim? nedir bu işin oluru?
0
yilki ati (06.09.16)
normali kirayi tam yatirip, cikinca evi kontrol ettirip depozitoyu almaktir. ama hayatim alinamayan depozito hikayelerini dinlemekle gecti. o yuzden ev sahibini arayip durumu anlatip son kirayi depozitoya sayin diyip eksik kalani yollayin. kafaniz rahat olsun.
0
brkylmz
(06.09.16)
kiradan depozitoyu du$ kesinlikle. onlar sana borclu kalirsa sixteen sene gelmez o para. muhabbetiniz normalse de bak boyle boyle evi gel gor istersen depozitoyu geri almalik bi olay yok dersin.
0
jedilance
(06.09.16)
ev sahipleri depozito vermeden son saniyeye kadar kira almak icin yirtinirlar. ev sahibiyle konus, depozitoyu hatirlat, uzerini yatiracagiz evi de su tarihte teslim edecegiz diye soyle. eger devam eden bir sozlesmeniz varsa yani tarihi dolmamissa bir de fesih sozlesmesi yapin.
0
idexo
(06.09.16)
tecrübe ile sabittir hiçbir ev sahibi depoziti tamamen vermez.Birde sen 1 kira bedeli diyorsun ama bazı şeref yoksunu ev sahipleri sen 1250 TL verdin şuan 1450 kiran o yüzden karşılamz diyebiliyor.
O yüzden son ay kira ödeme ve depozitten düş dersin.Çıkarkende evi aldığın gibi teslim edersin.
0
josefen
(07.09.16)
herkese teşekkürler. Ekim başında evden çıkıyoruz. Son kirayı 1250 TL eksik ödedik. Ev sahibiyle tartıştık falan ve en sonunda depozitoyu size zaten vermicektim diye itiraf etti. Sonra kirayı eksik yatırmamızı kabul etti, depozitomuzu tamamen geri almış olduk :)
Teşekkürler.
0
🌸yilki ati
(10.09.16)
hatirlatma: sozlesmenizin tarihi gecmis miydi? devam eden bir kontratiniz varsa fesih sozlesmesi de imzalayin!
Daha sağlıklı olması için hangisi:HaşlamaKözlemeFırınlamaTuz içerisindeBuhar vbPatates vb gibi sebzelerleVs vs?Sizce hangisi daha sağlıklı ve hafif?(Bütün tavuk)
Daha sağlıklı olması için hangisi: Haşlama Közleme Fırınlama Tuz içerisinde Buhar vb Patates vb gibi sebzelerle Vs vs? Sizce hangisi daha sağlıklı ve hafif? (Bütün tavuk)
0
tum haklari saklidir (06.09.16)
Patates, soğan, havuç gibi sebzelerle haşlamak en sağlıklısı diye biliyorum. Hasta aşı mı, kış aşı mı ne deniyor hatta.
0
Adramelekhh
(06.09.16)
Fırın
0
kurnaz
(06.09.16)
açılın biri yemek tarifi sormuş diye geldiydim sağlık sorusuyla karşılaştım bari boş dönmeyim. canan karatay diyor ki en sağlıklısı en kısık ateşte yavaşça pişendir diyordu bi konuşmasının bi yerinde. bence haşlama sağlıklıdır ama onda da tadı tuzu kalmıyor. buhar hiç denemedim. fırın da yağını iyice bırakıyor zaten ama derisi kalıyor. bence pişirmeden ziyade tavuğun neresini yediğin önemli. ben mesela derisini yersem baş ağrısında uyuyamam, kolestrolümü çıkarır. ama özellikle göğüs olmak üzere diğer yerleri hafif gelir.
0
for day to break
(06.09.16)
Derisini yemem ama but görürsem affetmem
0
🌸tum haklari saklidir
(06.09.16)
endüstriyel tavukların pişirilme usulünde sağlık sıralaması yapmak biraz sağlıksız olsa da bence de haşlama ve buhar.
0
candanag
(06.09.16)
@kakao, közleme ile genel kastım o idi, ızgara ve benzer teknikler.
Merhaba, 3. nesil kahve ekipmanlarından Hario V60 alasım var ama fiyatları biraz uçuk geldi. Plastikler 40 liraya falan var ama porselen olunca fiyatlar en ucuz 90 lira falan? Sizce illa cam ya da porselen mi almalıyım? Bir de elinizdekini nereden ve kaça almıştınız?
Merhaba, 3. nesil kahve ekipmanlarından Hario V60 alasım var ama fiyatları biraz uçuk geldi. Plastikler 40 liraya falan var ama porselen olunca fiyatlar en ucuz 90 lira falan? Sizce illa cam ya da porselen mi almalıyım? Bir de elinizdekini nereden ve kaça almıştınız?
0
Dr_Stat (06.09.16)
olayi filtre tutmak olan bir seye o kadar para verilmez bence.
0
idexo
(06.09.16)
cevrende seramikle ugrasan kimse yok mu? guzel sanatlar ogrencisi olur, atolye bir sey olur. oralara baksana? belki ozel yaptirirsin : )
0
idexo
(06.09.16)
bende moka pot var bialettinin 3 cuplık, tchibodan 90 liraya aldım. bence hario aşırı fazla fiyatlı. hadi moka pot alumınyum falan yani malzeme parası var desen..
moka ekspress de o para etmez ama bir marka ve senelerin tasarimi var. moka ekspress'i evde ikame etmen cok daha zor. ama bu bildigin filtreyi tutan bir bardak. ikame etmesi gorece cok daha kolay.
Kredi kartı bilgilerimin çalınması iş bankası ve TTNET
anonymice
Bugün 12.40 ta mesaj geldi İs bankasından, yapılan su odemeden dolayı internet ıslemlerine kapatılmıstır diye. BAktım ki 3 adet ttnet.com.tr den işlem yapılmıs. Totali 180 lira civarı.Bankayı aradım harcama itiraz formu gonderdiler, hemen onu doldurup yolladım hem email hem de fax olarak.TTnet'i ara
Bugün 12.40 ta mesaj geldi İs bankasından, yapılan su odemeden dolayı internet ıslemlerine kapatılmıstır diye.
BAktım ki 3 adet ttnet.com.tr den işlem yapılmıs. Totali 180 lira civarı.
Bankayı aradım harcama itiraz formu gonderdiler, hemen onu doldurup yolladım hem email hem de fax olarak.
TTnet'i aradım, hic bir sekilde ulasamadım musteri hizmetlerine, labirent gibi yapmıslar parmaklarım acıdı o labirentte tuslara tıklarken. en son form doldurdum bitane kimbilir ne zaman bakarlar.
Ben daha ne yapayım, kk yi tamamen kapattım
0
anonymice (06.09.16)
bu ttnetin veya işbankasının değil, yüce devletimizin acizliğidir. yapanlar zerre ceza almazken, bu üçkağıta uğrayanlar perişan olmaktadır. yasal düzenlemeler ile bu tür dolandırıcılık yapanlarının annelerin ev adreslerini bile ifşa edebilecek olmalarına rağmen hala mağdur olan vatandaş. en güzelini yapmışsınız kartınızı kapatarak.
0
seyduna6687
(06.09.16)
ttnet'i kapattirmaniz icin evrenden sinyaller olarak algilayin.
edit: bilgsayarlari formatlamaya kadar gitmeniz gerekebilir. uyduruk crackli programlar varsa silmeniz gerekebilir, ayni sekilde mobil cihazinizda jailbreak, custom firmware olaylarina girdiyseniz bunlari temizlemeniz gerekebilir. formatladiktan sonra en yalin hale getirin cihazlarinizi. gereksiz uygulamalari, eklentileri ve programlari kaldirin. programlara izin vermeyin, adblocker ve DNS kullanin....
gecmis olsun.
0
idexo
(06.09.16)
işin komiği hiçbir alakam yok TTnet ile.... ne telefon ne internet.
0
🌸anonymice
(06.09.16)
ttnet ile alakanız olması gerekmiyor. kredi kartı bilgilerini başka bir yerde kaptırmışsınız çalan kişiler de ttnet ödemesi yapmış. büyük ihtimal ödemesi yapılan ttnet kullanıcısının da haberi yoktur bundan. fatura ödeme merkezleri veya ödeme siteleri üzerinden yapılabilir bu işlem. dolandırıcı iki farklı habersiz kişi arasında parasını alırken kalanlar mağdur olur.
0
mr.goodcat
(06.09.16)
Ayni durum benim de basima geldi. Banka 3 hafta icinde iade etti. Hepsiburada.com'dan alisveris yaptiniz mi?
0
pentium100mmx
(08.09.16)
evet yaptım, onun dısında baska alısverislerim de var ama.
bir ev var 100 yıllık, havalandırması yok. yüksek tavan.ben geceleri cam kapalı yatarım. dışarıdan en ufak sesten bile rahatsız olurum. ondan kapalıdır her zaman cam gece. ama sabah çok havasız oluyor. uyku kalitesini de düşürür bu sanırım.bunu engellemenin yolu var mı? havalandırma düzeneği kurulab
bir ev var 100 yıllık, havalandırması yok. yüksek tavan.
ben geceleri cam kapalı yatarım. dışarıdan en ufak sesten bile rahatsız olurum. ondan kapalıdır her zaman cam gece. ama sabah çok havasız oluyor. uyku kalitesini de düşürür bu sanırım.
bunu engellemenin yolu var mı? havalandırma düzeneği kurulabilir mi? ya da cam açık olsun ama hiç ses gelmesin var mı böyle düzenek?
0
kurnaz (06.09.16)
mekana bolbol pasakilici bitkisi aliniz. cam acik olursa sesi onleyemezsiniz. banyo ve wclerde kullanilan aspirator gibi hava sirkulasyonu saglayan bir duzenek kurulabilir ama o da ses yapar.
0
nax
(06.09.16)
yatana kadar cam acik kalsin, bir soguk buhar ufleyen vantilator ekleyin, oda soyle bir havalansin, disari iceri hava degissin, iyonizasyon olayi varsa tozlar bir yere coksun. diger arkadasin dedigi gibi dunyanin en kolay bitkisi olan pasa kilicindan tonla alin. haftada bir sulama gerekir, oda aydinlik olsa yeter zaten, o ihtiyaci olan isigi alir. senede bir kere flaan da bitki besini verir kur yaoarsiniz.
0
mavicorap
(06.09.16)
sağolun arkadaşlar.
bu bitkinin ne özelliği var? gece karbon dioksit yaymıyor mu?
zaten gece yatmadan iyice havalandırıyorum. ama sanki bitiyomuş gibi hava sabahtan.
0
🌸kurnaz
(06.09.16)
ne olursa olsun bir havalandirma sistemi de dusunmelisiniz. son gucte calistirmazsiniz sesi az olur.
0
idexo
(06.09.16)
havalandırma sistemi kuramıyorum arkadaşlar :D ev 100 yıllık dediğime bakmayın 1848 de yapılmış.
ve izin olmadan çivi çakamıyorum, götürür valla polisler.
maksimum camı keserim mobil alet takarım. ama var mı böyle şeyler.
0
🌸kurnaz
(06.09.16)
o bitki havayi temizliyor. gece CO2 yaymiyor. onun gibi bir iki bitki daha var. mesela aleovera. tescilli bir binada kaliyorsunuz. alt ve ust kattan cam acip sirkulasyon olmasini beklemekten baska bir sey yapamazsiniz. ya da elektrikli cihazlarla odadaki havayi hareket ettireceksiniz. tasinin gitsin :D binayi cafe yaparsiniz.
0
nax
(06.09.16)
solunum sorunu yaşayan bebekler için buhar ve hava üfleyen cihazlar var. onlardan edinebilirsiniz. ama tabi doğal havanın yerini tutarmı bilmiyorum. bir arkadaş mekanı cafe yapın demiş :) süper fikir. öyle bir karar alaırsanız beni bulun :))
Kim uydurdu bu modayı? Çok kötü bir görüntü değil mi o ya? Bazıları babet çorabı giyiyor galiba ama o da ayni şey. Bana ayakları kokuyormus gibi geliyor. Tamam, herkesin hayatına kimse karışamaz da ne bileyim, kötü yanı. Az önce gezinirken gözüme çarptı; sokakta dolaşırken de böyle giyiyorlar artık.
Kim uydurdu bu modayı? Çok kötü bir görüntü değil mi o ya? Bazıları babet çorabı giyiyor galiba ama o da ayni şey. Bana ayakları kokuyormus gibi geliyor. Tamam, herkesin hayatına kimse karışamaz da ne bileyim, kötü yanı. Az önce gezinirken gözüme çarptı; sokakta dolaşırken de böyle giyiyorlar artık.
Duyuru erkekleri siz seviyor musunuz? Giyiyor musunuz? Kadınlar siz ne düşünüyorsunuz? Beğeniyor musunuz?
Not: özellikle kundura tarzı olanlar için diyorum.
0
fraise (06.09.16)
yazın bazen ben de öyle giyiyorum. ekseriyetle babetle. şort altına amele gibi çorap mı giyelim? temiz biriysen kokmuyor, niye koksun? koksa kadınlarınki de kokardı.
0
sir gawain
(06.09.16)
Ben su kundura tarzı olanlardan bahsediyorum bu arada. Sandalet ya da spor ayakkabıdan değil. Ben spor ve bez ayakkabıları spor çorabıyla giyiyorum.
0
🌸fraise
(06.09.16)
ben çorap giymiyorum bazen ama bunu kimse fark etmiyor, normal spor ayakkabı giydiğimden. kokuyor evet.
Babet Çorabı giyiyoruz rahat oluyor valla her ayakkabı ile giyiyorum bence estetik duruyor. Estetik durması çorap ile alakalı değil üstündeki pantolonun paça darlığı ve boyu ile alakalı.
Bilekten 2cm yukarıda 17-18 Cm paça ile son derece estetik olur ama sen tutup boru paça pantolonu katlayıp giyersen, piknikte dere geçecek çorapsız baba figürü olur.
bu ayakkabı şortun altına çorapla giyilebilir diyen göz zevkim var demesin. ya çorapsız ya da babet şart, bu tarz ayakkabı şortla başka türlü giyilmez. sonuç olarak ayakkabıya ve üstüne ne giydiğime göre değişiyor.
0
sir gawain
(06.09.16)
normal paça pantolon bulamadık haftasonu. erkek modası femininleşiyor gittikçe. problem değil feminenleşsin, böyle de güzel, yakışana yakışıyor da abi eski usül de çalışın biraz milletin babası amcası dayısı var
edit: babama doğumgününde bi ayakkabı aldım. ayakkabının üst kalıbı öyle bir şey ki spor çorap giysen "ben burdayım" diye bağırıyor (pantolon paçasından bağımsız), çorapsız giyilmez (deri ayakkabı). mecbur adama babet çorabı aldık. aklıma geldikçe gülüyorum :D
0
la noix
(06.09.16)
Babet çorabı denen şeyi hiçbir güç bana giydiremez.
0
utkumon
(06.09.16)
sadece şort ve 1-2 tane paçası hafif kısa ve boru olmayan pantolonumun altına babet çorabı giyiyorum ve bundan rahatsızlık duymuyorum. babet çorabının şekilleri var; spor babet çorabı
cf.kizlarsoruyor.com bu şimdi kötü bir görüntü mü allah aşkına ? feminen mi yapıyor bizi nedir yani ?
çorabın görünmesini sevmiyorum ve böyle bir yol varken de giymiyorum. çorap giyince ilginç olarak özgüvenim 0'a iniyor napayım. bir yere gittiğimde de çorapları ayakkabının içine bırakıp içeri giriyorum normal çorap sonuçta koku falan yok rahat olun.
0
hayati cozemeyen adam
(06.09.16)
yazlık yerde değilsem çorapsız terlik bile giyemiyorum la ben. en olmadı kısa çorap giyerim. ama ne çorapsız ne de babet çorabı ile ayakkabı giymişliğim yoktur.
0
seyduna6687
(06.09.16)
bütün arkadaşlarım o ucube babet çorapları ile dexter giyiyor. ben hala geleneksel kısa çorap ile spor ayakkabıda inatçıyım. eve girince iğrençler ötesi bir manzara. zemine bakamıyorum arkadaş, yürüdüğüm yere bakamıyorum ya. hepsine yazıklar olsun insanlığa olan inancımı hepten yitirdim artık.
0
naberabi
(06.09.16)
Babet çorabı giymedim, giyene karışmıyorum ama yakışmadığını da dile getiriyorum.
Çorapsız hayatta ayakkabı giymem, kokudan falan değil de o his hoşuma gitmediğinden o da.
0
chicha
(06.09.16)
spor ayakkap giyiyorsam soket çorap giyerim de timberland tarzı ayakkabı giyiyorsam babet çorabı giyerim. şort altına bu tabi. normal çorap giysek bu sefer çorap görünüyor diye şarlarsınız. size de bir şey beğendirilmiyor arkadaş.
0
cekilmis gayfe
(06.09.16)
Sevişen yahudi ve cekilmis gayfe +1 Kunduranın içine giyeni görmedim. Dexterin içine giyiyorum ben de. Ama o ayakkabının çıkması gereken bi durum olursa(eve girmek vs.) herkes bir anda senin ayaklara bakıyor. Komik oluyor :)
0
bir3iki7
(06.09.16)
Birak allahaskina, moda falan denmez ona. Cildirmis onlar. Erkek modasi feminenlesmesin, boyle guzel degil. Hic yakismiyor. Yok yakisiyor olsa istedigi kadar feminenlessin de sorun hic mi hic yakismiyor olmasi.
0
stavro
(06.09.16)
babet çorabı giymem, giyenle dalgamı geçerim. bir amaca hizmet ettiği için çok şeetmem gerçi, "pedikürünü geçirdin de mi saklıyon zuhaha" falan der geçerim.
babet çorabı giymeyi gerektirecek ayakkabı almayarak bu sorunu aşıyorum ben, mis!
0
baba jo
(06.09.16)
sadece bir gün çorapsız giymek zorunda kaldım ve o günden beri topuklarım nasırlı geziyorum. güzelim ayaklarım mahvoldu.
0
aydogank
(06.09.16)
Berbat
0
fragile lady
(06.09.16)
Özellikle kısa paça pantolonla makosen ayakkabı çıplak ayakla korkunç duruyor.
Bir de bu moda olabilir yakıştıran tarzına giden giyer de, la noixin dediği gibi başka seçenek yok.
0
hair freak
(06.09.16)
geçen hatunla düğündeydik, bir eleman vardı böyle cıbıl ayak sanki, paça yukarıda, ayakkabı kundura/klasik gibi, en sevmediğim görüntü, herhangi bir insan bana o kombini "tarz" olarak kabul ettiremez, dalgamı geçer gülerim.
Bu arada erkek modası feminen bir hale geliyor iyice, bir de homofobik olarak görünmek istemem ama başlığı bile var (bkz: ılık modası yüzünden düzgün pantolon bulamamak ) diye, hak verdim.
0
devorgilla the gunslinger
(06.09.16)
bugün babet çorabı giyen erkek yarın vurdurur bile. ama bana bugünden vurduruyorlar gibi geliyor.
0
del piero10
(06.09.16)
takım elbisenin altına babet çorabıyla giyiyorum çorap görünmüyor. gayet de yakıştığını düşünüyorum.
0
skyangel
(06.09.16)
çorapsız ayakkabı giyemem. yazın yürüyorsa insan o ayak terler.
fakat, eğer kadın da çorapsız ayakkabı giyerse terler ve buna bağlı olarak kokar. ekstra bir mantar ya da koku yapan başka bir şey yoksa. bunun kadını erkeği yok, başka şeylerin de olmadığı gibi. bu kadına yakışıyor erkeğe yakışmıyor çünkü kadın zariftir mantığı da cinsiyetçi bana kalırsa. biri uydurmuş zarif diye bir şey, hop genel geçer olmuş neredeyse. ayak işte, zarifi mi var? bu kıl tüy mevzusunda da böyle. bilmesek inanacağız yani. kadın zarifmiş de babet çorabı erkeğe yakışmıyormuş da... bundan 20 sene önce de küpe için vardı bu mevzu. ondan önce başka bir şey için. alışkanlıklar aynı konular farklı.
ben de pek alışkanlıklardan vazgeçemiyorum o ayrı. fakat kimseye de bakmadım. yani bunun bu kadar yaygın olduğundan haberim yoktu. ama şöyle bir şey var ki, o dar pantolonları tekel haline getirenlerin allah belasını versin. pantolon bulamıyoruz resmen. o kabine girip pantolon denemek işkence yemin ederim. bir pantolon bulursam 3-5 tane alıyorum anında. çünkü onlar da bitebilir. kolumdan geçmeyen pantolonun bacağımdan geçmesini bekleyenlere lanet okuyorum. yok sen yine üret tabi. ama ötekinden de üretsen ya keşke.
0
windowsguvenlikduvari
(06.09.16)
Olm ben hala bol kot pantolon giyiyorum kaldi ki dar paca kisa bilmem ne..
Almam da giymem de giyeni de sevmem.
Bence tisortler de son donemde cok gereksiz sekilde kisa ve dar. Tisortu giyiyorsun düdük gibi kaliyorsun
Bol kiyafetler iyidir. Selamlar.
90li yillar ne rahatti lan tisortlerimiz koltuk altimizdan sarkardi. Super.
0
kosun lan mevzu var
(06.09.16)
Skyangel, yapma bunu. İşte asıl sevmediğim görüntü o benim :(
Bir de erkek ayakkabı çeşitlerini pek bilmem; kundura dediğim şey başka bir çeşit de olabilir. Spor ayakkabı değil, onu biliyorum sadece.
Krem peynir, dediğin gibi asıl sorun pantalon olabilir.
La noix, ahahahha :) bizimkine renkli gomlekleri zor kabul ettirdik, babet corabini hayatta giymez.
0
🌸fraise
(06.09.16)
bi çorap üzerinden ne ılıklığımız ne vurdurmuşluğumuz kalmış vay be.. bu gözler neler gördü o tesbih sallayan maço abileriniz dibini nasıl dövdürüyor bir haberiniz olsa..
ekşi bile bir çorap üzerinden bu kadar anlam çıkarıyorsa toplumdan pek de bişey beklememek lazım. helak olalım yok olup gidelim cidden.
0
hayati cozemeyen adam
(06.09.16)
bakkala piajamayla gitmek gibi usengeclikten yapiliyorsa, kisa zaman ve yakin mesafeler icin caizdir. gun boyu o sekilde dolasmak gunahtir.
şort altına hariç giymem, özellikle kumaş pantolon altına giyenlerin hepsini bi gemiye doldurup açıklarda batırasım geliyor öeh
0
mirty
(06.09.16)
Şort da olsa çorap giyerim, kısa çorap giyerim. Ayakkabıyı çorapsız giydiğimde huylanırım, rahatsızlık hissi oluşur, ayağım kokmasa da kokuyormuş gibi hissederim, huylanırım yani. Ve yukarıda da denildiği gibi hiçbir güç bana babet çorabı giydiremez.
0
wilhelmwasmuss
(06.09.16)
giyiyorum. kundura tarzı ayakkabı zaten giymem. spor ya da bez ayakkabı içine babet çorabıyla giyiyorum. yani uzun ya da kısa çorapla giyilemeyecek ayakkabılar var, onlarla birlikte giyiyorum. çok da normal ve iyi bi şey ayrıca. giymeyenler kötü görüntü oluşturuyor asıl.
çorapsız giyen pek yoktur zaten. hem koku yapar, hem rahatsız eder muhtemelen.
0
nathanieltroy
(06.09.16)
giymiyorum, babet çorap da giymiyorum. askılı da, akşam, sabah farketmeksizin şapkayı ters de takmıyorum.
0
Apocalypse
(06.09.16)
neredeyse 10 seneden fazladır dexter ayakkabı giyiyorum ve bunu çorapsız giyiyorum. üstüne de kot şort ile şahane oluyor. bu sene temmuzda başladım kombinasyona ve ekim ortasında havalar soğuyana kadar böyle takılabilirim. şehirler: izmir ve antalya.
0
rain when i die
(06.09.16)
bazı erkekleri baştan diskalifiye etmek için bu tür babet çorabı/bilek üzerinde biten pantolon gibi moda geliştirdi gizli güçler, başka bi açıklama bulamıyorum.
0
sayns
(06.09.16)
Erkeğim. Paçaları kısa, çorapsız ayağını gösteren tipler bana komik geliyor.
Amerikalı arkadaşım türk erkekleri gay gibi giyiniyor dediğinde sittir lan demiştim de meğer haklıymış, şimdi görüyorum.
0
zoghurt
(06.09.16)
belki sizin yaptığınız gibi dışarıdan gelen yorumları, nasıl göründüğünü umursamıyorlardır en makulu olaraktan. böyle şeylere neden takılınır hiç anlamam. hayat böyle şeyleri keskin çizgilerle yorumlamak için fazla kısa. mesela beyaz çorap giyen erkekleri de eleştirirler hatta kırolukla suçlarlar. bunu da hiç anlamam.
bileğin etrafını kapatan kumaş miktarını azaltmış oluyorlar en basit haliyle. giyimin eleştirisi olmamalı. isteyen ispanyol paça pantolon giyer dolaşır, isteyen maykıl ceksın gibi paçası kısa pantolonlarla mesela. insan kendi için giyinmelidir. dışarıdaki gözler için değil.
0
matrix
(06.09.16)
Kosele veya kundura ile giylen kisa paca 30 yillik hayatimda gordugum en igrenc moda.
Sort ve kisa ayakkabi ile giyilen babet corabi problem degil. Ben de ayakkabisiz goruntusunu sevmiyorum, o yuzden bi eve girdigimde cikarip ayakkabinin icine birakiyorum, sonra cikarken tekrar giyiyorum. Babet corabini giymesi ve cikarmasi kolay.
0
feedback
(06.09.16)
@matrix boru paça pantolon yok piyasada. tabii ki bu durumda eleştirilir milletin ne giydiği
Seneler önce gitmiştim kursa 1 ay. Şimdi yine gitar çalmayı öğrenesim geldi. 26 yaşındayım bu saatten sonra öğrenilir mi gitar? Bir de bende müzik kulağı yok. Çalarak edinilir mi doğuştan mı gelen bir şey. Son olarak Mecidiyeköy civarı pahalı olmayan kurs önerisi?
Seneler önce gitmiştim kursa 1 ay. Şimdi yine gitar çalmayı öğrenesim geldi. 26 yaşındayım bu saatten sonra öğrenilir mi gitar? Bir de bende müzik kulağı yok. Çalarak edinilir mi doğuştan mı gelen bir şey.
Son olarak Mecidiyeköy civarı pahalı olmayan kurs önerisi?
0
matilda (06.09.16)
eğer bu alanda kariyer yapmayacaksan geç falan değil. ben 26'dan sonra öğrendim (gitar değil), nota bilgilerimi vs. tazeledim, ders aldım. kendi keyfime yetecek kadar çalıyorum. enstrüman çalabilmek inanılmaz keyifli bir şey, herkesin denemesi gerekiyor.
0
kassiopeia
(06.09.16)
çalmak için değil de öğrenmek için belki
0
bardakigüneşgözlüğü
(06.09.16)
Geç niye kalasın. Biraz daha yavaş/zor olur ama olur. Kararlıysan gayet kariyer de yaparsın bu alanda.
En kötü emeklilik yatırımı olur öyle düşün. Enekli olunca insanlar meşgalesizlikten kafayı yiyecek raddeye geliyor. Atarız kapağı bi emekli müzik grubuna.
0
materyalist imam
(06.09.16)
hiç bir şey için geç değildir hacı.
0
seyduna6687
(06.09.16)
geç falan değil. heveslenmek değil içten bir istekse zaten kursa falan gitmeden kendi kendine de öğrenebilirsin bir çok şeyi internetteki kaynakları kullanarak
ben de buradan görüp heveslendim de bir türlü gitar edinemedim, dandik bir şey almayayım dedim falan filan kaynadı arada. lütfen sen kaynatma.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(06.09.16)
iyi bir gitar ve kararlilikla ogrenmesi zor degil.
kaslarinizi ve kas hafizanizi gelistirmek icin: www.youtube.com
ideal olarak ayrica muzik teorisinde de kendinizi gelistirmelisiniz. her muzisyen nota okumayi bilmiyordur ama bilmenin zarari olmaz, faydasi olur.
iyi bir rehberiniz, ogretmeniniz olursa gorece daha hizli gelisirsiniz. kendi basiniza ogrenecekseniz ogrenme sureniz uzayabilir. iki durumda da ne kadar bilincli emek verirseniz o kadar ustalasirsiniz.
gec ya da erken diye de bir sey yoktur. 60 yasinda da ogrenebilirsiniz. tamamen size kalmis.
kolay gelsin.
0
idexo
(06.09.16)
Tabii ki öğrenilir.
Kulağını çalarak ya da dilersen eğitimini alarak geliştirebilirsin. Ben çalmaya başladıktan 6-7 sene sonra duyduklarımı bir şekilde çalabilmeye başladım. Etrafımda 2 hafta deneyip "bende müzik kulağı yok yeaa" diyenler oldu, o yüzden belirtmek istedim.
İstanbullu değilim, mecidiyeköy neresi bilmem ama çok iyi isimler var İstanbul'da. Bilal karaman ders veriyor bildiğim kadarı ile, kendisine ulaşmaya çalış bence.
buharda azıcık haşla, üzerine zeytinyağı, bol sarımsak, keyfe göre limon ve kırmızı biber
0
kassiopeia
(06.09.16)
Suda haşlasam tadı gider mi ki? Buharda haşlayabilecek ekipmanım yok gibi
0
🌸tum haklari saklidir
(06.09.16)
haşladıktan sonra kılçıklarını ayıklaman gerekiyor, biliyorsun değil mi?.. sonrası kassiopeia +1, kırmızıbiber-1
suda da haşlayabilirsin, sıkıntı değil.. tuz ekleme ama, kendiliğinden baya tuzludur..
0
shubulubapshubaptishaluva
(06.09.16)
eğer bugüne yapman gerekmiyorsa üç beş liraya satılan süzgecimsi haşlayıcılar var, onlardan al. www.hergunyeniurun.com
0
kassiopeia
(06.09.16)
tencereyi suyla doldur, kaynasin, su baya kaynadiktan sonra deniz borulcelerini sapindan tutup kaynar suyun icine daldiriyorsun, birkac dakika tutuyorsun suyun icinde butun olarak sapindan tutturulmus sekilde, sonra yine butun olarak sapindan tutup cikariyorsun, biraz soguduktan sonra hani adanada metrelik kebabin ustasi sisi kebaptan ceker ya ayni sekilde kilcigini cekip cikariyorsun. kolay bir islem degil, bence internette biraz video falan bakin oyle yap yoksa mundar olur borulce. devaminda dedikleri gibi limon ve seytinyagi yeter. kendisi topraktan tuz cekiyor zaten, kendigiliginden tuzlu.
0
mavicorap
(06.09.16)
canlı yeşil rengini korumak için haşladığınız suya karbonat atın.
0
kibritsuyu
(06.09.16)
cabuk curur bu arada. ne kadar cabuk yapsan o kadar iyi. raki da al bar yanina.
0
jimicik
(06.09.16)
Tekila var ;(
0
🌸tum haklari saklidir
(06.09.16)
eger metal bir kevgir/suzgec varsa tencereyi suyla doldurun uzerine kevgir/suzgec koyun icine de borulceyi atip kapagini kapatin.
Hepsini okumadım belki aynı vardır kusra kalma. Kaynayan suya at, bütün sarımsak da üç beş tane, 6 dk sonra çıkar börülceyi. Temizle. Sarımsakları da sudan çıkar çatalla kolayca ez. Limon zeytinyağı ile sarımsakları karıştır. Börülcenin üstüne dök. Dolaba koy 3-4 saat en az beklesin. Afiyet olsun.
0
bir ileti paylastim
(06.09.16)
yahu suda haşlayın zaten. bütün lokantalar, mezeciler suda haşlıyor. suyuna da karbonat atıyor.
selamlar;evli barklı eşek kadar bir bireyim ama kişilere yaklaşımımda yanlışlarım var.mesela bi tane çok yakınımdan inanılmaz korkuyorum. yediğimiz içtiğimiz ayrı değil ama aşırı korkuyorum. sevmediği onaylamadığı bişiyi yaptığımda yada yanlış bişi yaptığımda ölümüne korkuyorum.çok tez canlıyım heme
selamlar;
evli barklı eşek kadar bir bireyim ama kişilere yaklaşımımda yanlışlarım var.
mesela bi tane çok yakınımdan inanılmaz korkuyorum. yediğimiz içtiğimiz ayrı değil ama aşırı korkuyorum. sevmediği onaylamadığı bişiyi yaptığımda yada yanlış bişi yaptığımda ölümüne korkuyorum.
çok tez canlıyım hemen birileri ile hop diye aylar sonrasına plan yapabiliyorum.
çok sıcak kanlıyım hemen insanlarla samimiyet kurarım zaman zaman bunun acısını da yaşarım.
haklı olsam bile kendimi bi konuda koruyamam. sesimi çıkarmam geri çekilirim öyle ağlarım sadece o kadar.
farklında olmadan kalp kırdığım oluyor çünkü ince düsünmüyorum. gamsızın önde gideniyim.
kısacası ne empati kuruyorum, ne ilişkilerde yapıcı düşünüyorum. lambur lumburum. böyle olmuyor.
ben ne yapayım? psikolog? terapi? yada bunlara gerek olmadan nasıl ilişkilerimi düzelteceğim?
0
polypropylene (06.09.16)
1. o arkadaş sana pek iyi gelmiyor. iyi arkadaşlar öyle olmaz. arkadaş dediğin senin adına düşünmez. senin üzerinde tahakküm kurmaz. o kim ki herşeyi en iyi o biliyor, senden daha iyi biliyor. herkes hata yapabilir ve yapmalıdır da zaten. çünkü yaşamak faaaliyet demektir faaliyet varsa hata da olur faailiyet olmadığında hata olmaz. hata yapan bu arkadaşı yeterince gömdüysek diğerine geçelim şimdi. yetmediyse sen burdan ilerle :)
2. hayır de. sırf hayır demiş olmak için ilk olaylara hemen hayır cevabını yapıştır. maksat çemberi kırmak. yapabildiğini görünce düşünerek yapmaya başlarsın.
3. sıcak kanlılık kötü bişe değil. samimi olmadan önce kendince bir süre belirle ve "niye iki kulak bir ağız var" kuralını uygula. iki dinle bir söyle. dinledikçe tanımaya başlarsın.
4 . haklı olduğunda niye konuşmadığını bulmaya çalış. bence ilk 3 maddeyi yapınca bunu da çözeceksin.
şu da işe yarar bi taktikdir. her sabah kalkınca aynaya bakıp kendini takdir et övgüler sırala. kendinde sevdiğin ne varsa say bir bir. dikkat edeceğin şey kendine yönelik tanımlamaların olumsuz olmasın. mesela gamsızın biri değilsin öyle olsan bu soruyu sormazdın.kendine haksızlık yapmayı bırak, iyileştirmen gereken yönlerine çalış. kişiliğnle karakterinle bağdaştırmadan. tutum olarak ele al. saydıklarının hepsi davranışsal konular. karakter değil.
o çok yakını arkadaşına da "evet öyle yaptım canım öyle istedi öyle yaptım" de. hatta onun onaylamadığı şeyi gözünün içine baka baka yap. insan evladı üzerinde bu kadar tahakküm kurmuyor bu ne böyle. ona sorsan sana yardımcı oluyordur senin iyiliğini düşünüyordur. sen ona aynısını yap bakalım ne yapacak.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.09.16)
ozguvenle ilgili sikintilarin var.
ozguven konusunda anlaman gereken sey kuru kuru kendi kendini onaylayarak ozguvenli olamazsin. ozguveninin kaynagi icinden gelmeli ve ayaklarin yere basmali. ogretmenlere bak mesela tahtaya cikinca nasil ozguvenli oluyorlar. karsilarinda oturan ogrencilerle kendilerini kiyaslamiyorlar bile. kendilerine guveniyorlar. doktorlara bak mesela nasil hastanin karsisinda "ben daha iyi biliyorum, ben daha deneyimliyim" gibisinden ozguvenleri oluyor?
cunku bu alanda egitim gorduler, denediler, yanildilar, ugrastilar ve iyi kotu bir dereceyle mezun olup calismaya basladilar.
senin de kendine guvendigin bir alan olsun. bu alani cevrendekilerden iyi bildigine emin ol. yavas yavas sozu gecer hale gelirsin. boylece saglam bir dayanagin uzerine ozguvenli hissetmeye baslayabilirsin.
ozguvenli degilsen takipci modunda olursun.
empati kurmak, kalp kirmak, dusuncelilik de senin deger verdigin konularla, kisilerle ilgilidir. bir kisiye deger veriyorsan dusunceli olursun. bir kisiye deger veriyormus gibi gorunuyorsan ama icinden gelmiyorsa ister istemez hareketlerin bunu belli eder. "farkindalik" diye bir sey var. harekete gecmeden once gerektigi kadar dusunursen farkindaligin artacaktir. "impulsive" davrandigin zamanlarda kendini gozlemle ve durup dusunmeyi ogren..
mimikikili nin soylediklerine de katiliyorum. kolay gelsin.
Merhaba dostlar, benim sorum biraz yasal mevzuatlarla ilgili. Kuvertür alarak evde kalıplarla şekil verip satmak için izin almak mümkün müdür? Bunun için bir atölye açmak şart mıdır yoksa? Sorum şirket kurulumu, vergi vs ile ilgili değil, yalnızca gıda üretimi ile ilgili. Bu işlem mevzuatlara uygun
Merhaba dostlar, benim sorum biraz yasal mevzuatlarla ilgili. Kuvertür alarak evde kalıplarla şekil verip satmak için izin almak mümkün müdür? Bunun için bir atölye açmak şart mıdır yoksa? Sorum şirket kurulumu, vergi vs ile ilgili değil, yalnızca gıda üretimi ile ilgili. Bu işlem mevzuatlara uygun bir şekilde evde yapılabilir mi?
0
kick buttowski (06.09.16)
Instagramdan pasta vs. satan kimsenin izin aldığını sanmıyorum ben. Evet gerekli ama sanmıyorum
0
lcha
(06.09.16)
ese dosta tanidiga cevreye yapiyorsaniz kimse umursamaz ama buyuk capli yapiyorsaniz diyelim ki il genelinde pastanelerde, bakkallarda satilacaksa durum baska,
gunler icin de yemek, pasta, borek yapip satanlar var. kermeslerde de mevzuat vs sallamiyorlardir.
Su içmek, sigara içmek, duş almak, yemek yemek, tv yi kapatmak, dua okumak, bir şeyleri koontrol etmek???
Su içmek, sigara içmek, duş almak, yemek yemek, tv yi kapatmak, dua okumak, bir şeyleri koontrol etmek???
0
tum haklari saklidir (05.09.16)
kitap okumak.
0
gezegen olan pluton
(05.09.16)
yemek yemek, düzeltmeye çalışıyorum ama başaramıyorum. bir de düşünmek uzun uzun düşünmek, sanırım ben uyumuyorum sızıyorum.
0
mete kudur
(05.09.16)
Su içmek
0
lithu
(05.09.16)
isiyom ben.
0
jugador
(05.09.16)
Telefon, su, tuvalet ve tüm fasılları geçtikten sonra artık enn son olarak kedimin nerede olduğuna bakmak, ayağımın dibinde veya görüş alanımda değilse kalkıp nerede ne yapıyor diye bakmak.
0
rakunzelll
(05.09.16)
diş fırçalamak-müzik dinlemek
0
shotgunwoman
(05.09.16)
Telefon +1 sosyal medya hesaplarima son kez bakip uyurum.
0
turuncu sufle
(06.09.16)
ayar veriyorum, rahatlayip yatiyorum.
0
idexo
(06.09.16)
Balkondan geceye bakar, illa gökyüzüne de bakar, öyle yatarım.
0
zagem
(06.09.16)
Duolingo'da üç ders bitirmek. Yaklaşık 300 gündür.
0
hadi ya la
(06.09.16)
Bir fotoğraf var. En son ona bakıyorum.
0
shadowcat
(06.09.16)
alarmı aktive ettiğimden 5. kez emin olurum
0
sttc
(06.09.16)
Kedimi öpmek
0
mutlusismankedi2015
(06.09.16)
Diş fırçalayıp yatağa yatarım bi şey bakmaya çalışırken 30. Saniyede uyurum. Kardeşim gelir telefonu alır uzağa koyar. Öpüp iyi geceler der. Arada dua ederim.
youtu.be bu veya buna benzer bir şey dinlerken uyurum
0
cekilmis gayfe
(06.09.16)
Fanteziler kurarım 11 yaşımdan beridir falan.
0
kargn
(06.09.16)
günün, hayatın, artıların/eksilerin, isteklerin/dileklerin genel değerlendirmesini yapmak. bunlarla ilişkili olayları ya da insanları akıldan geçirmek.
0
blatta hiberna
(06.09.16)
seks.
0
bazenuyur
(06.09.16)
O gün YHVH için ne yaptım, ertesi gün goyim'i kandırmak için neler yapacağımı düşünürüm.
0
zoghurt
(06.09.16)
dişimi fırçaladıktan sonra alarmı kurduğumdan onuncu kez emin olup uyurum.
0
ruhen hastayim ben
(06.09.16)
Kitap okumak ve gozlerim kapandiginda ışığı kapatıp uyumak.
0
instant crush
(06.09.16)
Genelde uykuya dalmadan once son yaptigim sey bir seyleri dusunmek oluyor. Genelde gecmis uzerine. Eger alkolluysem hicbir sey dusunmeden yataga attigim gibi kendimi, uyuyuyorum.
0
yuzır
(06.09.16)
telefonu şarja bağlayıp kulaklığımı takıyorum youtubedan sevdiğim kişilerin oynadığı oyunun sesini ve kendi yorumlarını dinliyorum
0
bardakigüneşgözlüğü
(06.09.16)
Kedimi öpüyorum.
0
Polaroid
(06.09.16)
Ossurmak. Bak osurmak demiyorum osssurmak. Böyle uzun uzun, 30 saniye falan, osurmayadevam ederken karnının giderek küçülmeye başladığını görüp o ödemi attığın tarzda osurmak.
O son nefesi verip rahat rahat uyuyorsun
0
thunderlips
(06.09.16)
beyaz futbol'u açıp bilgisayar kapatıcıyı kuruyorum.
0
kupigometa
(06.09.16)
amuda kalkarım
0
tosunpasa
(06.09.16)
5 sene yurtta kalmıştım. 3 kişilik odadaydık ve yurtta internet yoktu. Oda arkadaşım hafiften zenginceydi ve kattaki tek televizyon bizim odadaydı. O yüzden bizim oda insanlarla dolup taşardı. Gece yattığımda ışık açık ve odada birkaç misafir olurdu. Televizyon gürültüsü, onların konuşmaları ve bazen kavgaları, giren çıkan patırtısı ile aydınlıkta uyumaya alıştım. 11 yıl önce mezun oldum ama nasıl alıştıysam sessiz ve karanlıkta uyuyamıyorum, sessizlik rahatsız ediyor. O yüzden en son yaptığım şey içimi sıkmayan ve mümkünse güldüren çerezlik diziler açmak olur. Dinlemelik dizi açarım. Friends olur, Community olur, başka çıtır çerez komedi dizileri olur (hatta şu ara Don't Trust The B- in Apartment 23) açmak yapacağım en son iş olur. Sonra onun sesiyle ninni gibi uyurum. Yattığım odada başka biri varsa ve romantik bir ortam değilse telefonla kulaklıktan dinlerim. Bir bölüm ya da en fazla iki bölüm sonra zaten ekran koruyucu girer ve kapanır bilgisayarsa.
0
aychovsky
(06.09.16)
1.Diş fırçalamak. 2.Beyaz futbolun eski bölümleri 3.Youtubeda 3-5 bir şey mutlaka bakarım. 4.Ekşi-ekşiduyuru 5.Saçıma o gün wax,sprey sürdüysem yıkarım 6.Su
0
Golden Ratio
(06.09.16)
duş almak, sigara içmek, hayal kurmak.
0
tiny penny
(06.09.16)
kızımı öpüp kokluyorum. sonra da mışıl mışıl uyuyorum.
ev sahibi %10 zam demiş. ben de oha dedim. sözleşmede üfe ve tüfenin ortalaması alınır yazmış. normalde temmuzda arttırmamız lazımdı gözden kaçmış. internetten bakıyorum ama kafam karıştı. şimdi bize en fazla % kaç zam yapabilir? ben yüzde 6 gibi bişey buldum doğru mudur?http://www.kpmgvergi.com/Pra
ev sahibi %10 zam demiş. ben de oha dedim. sözleşmede üfe ve tüfenin ortalaması alınır yazmış. normalde temmuzda arttırmamız lazımdı gözden kaçmış. internetten bakıyorum ama kafam karıştı. şimdi bize en fazla % kaç zam yapabilir? ben yüzde 6 gibi bişey buldum doğru mudur?
Suc isleyen kimseyi isledigi sucun karsiligi oldugu icin mi hapse atiyorlar yoksa onun isleyecegi potansiyel suclarin onune gecmek icin mi? Mantigini ve nasil bir dusunce ile ortaya ciktigini da aciklayabilirseniz sevinirim
Suc isleyen kimseyi isledigi sucun karsiligi oldugu icin mi hapse atiyorlar yoksa onun isleyecegi potansiyel suclarin onune gecmek icin mi? Mantigini ve nasil bir dusunce ile ortaya ciktigini da aciklayabilirseniz sevinirim
0
bollocks44 (05.09.16)
Suçun diyeti olarak Özgürlüğü engelleniyor işte ceza olarak.
0
angelus
(05.09.16)
ceza hukuku enteresan. cesitli yaklasimlar var. bir yandan islah etmek uzere cezalar olmali gibi bir yaklasim varken bir yandan toplumun vicdanini tatmin etmeye yonelik cezalar olmali gibi bir yaklasim var.
esasen cezalar mahkum islah olsun diye veriliyor.
butun bunlarla birlikte turkiye'de hapishanelerde suclular cezalari daha ziyade "diyet" gibi goruyorlar ve kendilerini "kader mahkumu" olarak nitelendiriyorlar.
ortalik karisik anlayacagin : )
edit: sonucta yukaridan cikaracagimizi da ekleyeyim: ne toplumun vicdani rahatliyor, ne mahkumlar islah oluyor, ne cektikleri ceza bir "diyet" niteligi tasiyor ne de bu insanlar "kader mahkumlari"dir.
herkesin kendince algisi var.
0
idexo
(05.09.16)
Mahkumlarin kendilerini ne olarak gordugu degil ama bu uluslararasi hukuk'da hangi amaca yonelik hapsediliyor insanlar daha cok?
Diyet kavramini pek anlayamadim burda bir de, aciklayabilir misiniz?
0
🌸bollocks44
(05.09.16)
en ideal ve medeni anlamiyla amac mahkumu egitmek, topluma yararli bir birey haline getirmek. belki hatirlarsiniz norvecteki su katliamcinin hucresini gostermislerdi, ikea'nin ornek dairelerinden halliceydi. yani gel bi konusalim, derdin ne soyle bize sana yardimci olalim evladim tavri diyebiliriz. ote yandan siklikla toplum ve suclular tarafindan derinden hissedilen ve hissettirilen hapishanelerin cok kotu yerler oldugu ne olursa olsun asla hapse dusulmemesi gerektigi, bu da caydiricilik tarafi ve bence bunu amerika filmleri ve dizileri ile alttan alta bilincli olarak insanlarin bilincaltina asiliyor ki biz demokratik ve ozgurlukcu bir devletiz ama sen yine de ayagini denk al, sakin yamuk yapmanin yakinindan bile gecme. suc ve ceza acisindan benim ilginc buldugum alan trafik suclari, cunku her turlu insanin isleyebilecegi, cok hassas bir dengede hersey ilerliyor. hatta su meshur the night of dizisinde onemli anlardan biri bizim buralarda hic kaale alinmayan bir trafik sucunun sonucu olarak yasaniyor. benim dunya gorusume gore bir memleketin medeniligi trafiginden belli olur, trafigi ne kadar bozuksa hukuk kulturu de o kadar bozuktur.
0
mavicorap
(05.09.16)
@bollocks44 diyet, yani odenecek bedel. yaptigini suc olarak gormuyor, ya da yanlis bulmuyor. cezasini cekerken bunlardan ders cikarmiyor.
yapmak istedigini bir hak gibi goruyor ya da mecburiyet ve bu hak ya da mecburiyetin bedelini hapiste yatarak oduyor.
edit: hukuk sistemleri de cesitli. bunun uzerine oturup saatlerce okuman gerekebilir.
daha iddia halindeyken toplumlar, insanlari(saniklari) vicdanlarinda yargilayip kampanyalar duzenlemeye basliyorlar. bu da tabi hem mevcut davalarin sonuclarini etkiliyor hem de yasa yapicilarin yeni yasalar cikarmasina sebep oluyor. (oylarini koruyabilmek icin politik dogruculuk yapiyorlar)
hadi guncel absurt ornek de vereyim: gecen yillarda new york'ta artik erkeklerin metrolarda(subway) bacaklarini acarak/yayarak oturmasi yasalar cikarilarak suc haline getirildi, yasaklandi ve cezaya baglandi. bir kadin "bu bacaklari acik oturuyor" diye sikayet edebiliyor ve ceza alanlar var.
simdi bir insanin nasil oturacagini belirlemek elbette fasistlikten baska bir sey degil. yalniz gordugun gibi kamuoyu olusunca "kamu"nun (daha ziyade erkek dusmani feministlerin) oylarini kaybetmemek icin bu tarz fasistliklere goz yumulabiliyor. tabi burada verilen cezalar ne bir diyettir, ne islah etmek icindir. ozunde oy korumak icin ve tabi bir grup sosyopatin vicdanini rahatlatmak icindir.
0
idexo
(05.09.16)
dayanamadim kendi fikrimi de ekleyeyim:
ne bu politikacilarin koltuklarini korumak icin cikardigi toplumu rahatlatacak yasalar ne bu caydirici olsun da suc orani azalsin gibi sacma yasalarin topluma bir faydasi yoktur. aksine bunlar bozuk sistemin gostergeleridir ve sistemin gittikce de hantallasmasina sebep olur. hapishaneler dolar tasar, adliyeler dolar tasar... kimse isini dogru yapmaz.
onun yerine temelden duzgun bir egitim ogretim sistemiyle yani vatandasini bilinclendiren, pozitif bir hayata, topluma faydali olmaya tesvik eden bir sistemle baslayip sonra buna ragmen suca yonelen, suca bulasan, suca dusmus insanlari da neden sonuc iliskisiyle tespit edip islah eden tabi bu nedenleri anlayinca egitim ogretimi de onleyici sekilde tekrar duzenleyen bir sistem toplumsal olarak en faydali sistemdir.
malesef cahil toplum yaratip duygu somurmek, oy satin almak vs daha kolay oldugu icin cogunlukla hantal ama belli bir grubun kontrolundeki sistemi tercih ediyorlar koltuk sahipleri. once cep, sonra da koltuk yani. kimse once insan, once toplum demiyor...
0
idexo
(05.09.16)
@idexo verdiginiz ornege fasistce diye yaklasmaniz fasistce olmus aslinda. bir grubun haklari cigneniyorsa medeni ulkelerde bu korunur. ozgurlukler de baskasinin ozgurlugunun basladigi noktada biter. ayrica kamunun talebi cok da sik olmayan bir oranda sizin deyiminizle erkek dusmani aslinda esitlikci feministlerin istekleriyle cakisir. en medeni ulkeler bile ideal durumda degildirler ama en azindan boyle ufak hamleler ile esitlik yolunda insanlik ilerliyor, bu konuda daha cok okumanizi ve kendinizi egitmenizi tavsiye ediyorum. bir de tabi bilgi kadar vicdan da onemli ama onu okuyarak degil empatinizi arttirarak yapabilirsiniz.
0
mavicorap
(05.09.16)
@mavicorap bir kimsenin mini etek giyerek muslumanlarin abdestini bozmasina benziyor o zaman bu olay. bir de oyle bak bakalim olaya. "medeni" ulkelerde muslumanlarin haklari da korunur mu?
valla benim umurumda degil acikcasi oralarda yasamiyorum. kimsenin ne giydigi nasil oturdugu da beni alakadar etmez. ne kimse basini ortmeyince cezalandirilsin, ne kimse oturuyor diye cezalandirilsin. ikisi de ozunde fasistcedir, fasistliktir.
nedense solcularin, feministlerin, fakirlerin ya da ne bilim sosyal, ekonomik yaralar almis kimselerin fasist olamayacagi gibi bir algi var. yahudiler soykirima ugradi auw hemen tabu yapalim. bilmem ne. bu yanlis. iste politik dogruculuk bu oluyor, toplumun dejenere olmasina sebep oluyor bu durumlar.
edit: ilkokul laflarini birakin. "birinin ozgurlugu bir baskasinin ozgurlugu" diye bir gorelilik yok. ozgurluk o kadar gorece bir sey degildir. herkesin kendini ifade edebilecegi alan yaratmazsaniz, bazilarini toplumdan dislarsaniz, hele bir de bunu sudan sebeplerle yaparsaniz, insanlari cinsiyetleri yuzunden, inanclari yuzunden asagilarsaniz. o toplum iflah olmaz. gucu eline geciren kirbaci otekine vurur. baris olmaz. yapici olmak zorundasiniz. o adam bacagini aciyorsa neden aciyor? belki bir gerekliliktir? ona gore koltuk yaparsiniz, daha genis alanlar yaparsiniz herkes daha rahat oturur.
boyle yasakci dar perspektiflerle bakmamak lazim. o new york'taki durum tamamen bir cinsiyetcilikten ileri geliyor. fasizmin dik alasidir.
"bu konuda daha cok okumanizi ve kendinizi egitmenizi tavsiye ediyorum. bir de tabi bilgi kadar vicdan da onemli ama onu okuyarak degil empatinizi arttirarak yapabilirsiniz." demisiniz. cok okudugunuz icin mi oneriyorsunuz? peki o kadar okumadan ne anlamissiniz? sizden tavsiye almaya ihtiyacim oldugunu sanmiyorum. siz kendinizi gelistirin de baskalarini bosverin.
Bayanlar baylar telefonumdan yanlışlıkla silmemem gereken fotoğrafları sildim. Hatta son silinenlerden de sildim. İcloud falan kapalı. Var mıdır kurtarmanın bir yolu. Sinirden ağlamak üzereyim. Bir el atın.
Bayanlar baylar telefonumdan yanlışlıkla silmemem gereken fotoğrafları sildim. Hatta son silinenlerden de sildim. İcloud falan kapalı. Var mıdır kurtarmanın bir yolu. Sinirden ağlamak üzereyim. Bir el atın.
0
hrvl (05.09.16)
silmemen gereken fotograflari yedeklemeyi ogrenmen icin muhtesem bir musibet. bin nasihatten iyidir.
0
idexo
(05.09.16)
Söylendiği gibi bir ders olmuş, 2016 yılında artık bir bulut uygulamasını düzgünce kullanırsınız. Bu arada haberiniz olsun neredeyse imkansız bildiğim kadarıyla iphonelarda.
Amazonda vergi sorunu diye bi kavram yok. En fazla vergisini odersin siparis ekraninda gorursun zaten odeyip odemeyecegini ve ne kadar tuttugunu kalem kalem.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(05.09.16)
1. secenek; ben tıp fakultesinde ögrenciyim. tanımadığım, benden üst dönemde, aynı evde kalan 2 tıp fakültesi öğrencisiyle birlikte. bu ikisi zaten aynı evde yaşıyorlar bir üçüncü arıyorlar.2. gıda mühendisliği okuyan başka biri. daha rahat bir tipe benziyor.3. arkadas olan iki kişi. fakat bunlar ay
1. secenek; ben tıp fakultesinde ögrenciyim. tanımadığım, benden üst dönemde, aynı evde kalan 2 tıp fakültesi öğrencisiyle birlikte. bu ikisi zaten aynı evde yaşıyorlar bir üçüncü arıyorlar. 2. gıda mühendisliği okuyan başka biri. daha rahat bir tipe benziyor. 3. arkadas olan iki kişi. fakat bunlar aynı evde yasamıyor henüz, birini bulup öyle cıkacaklar. biri edebiyat mezunu bir dershanede öğretmenlik yapıyor, aynı zamanda yüksek lisans yapıyor. biri hemşire. eve cok giren cıkan olmasını istemiyorlarmıs nedense özellikle bunu belirttiler.
edit: 3. secenek bir evde ısrarcı. kalmak istedikleri ev fakülteye biraz uzak. yani aslında uzak değil ama ulaşım aracı kullanmam gerekecek. 1. secenek yürüme mesafesinde ve daha nezih bir semt. 2. secenek sanırım maddi acıdan biraz sıkıntılı bir arkadas ama 1. secenekle aynı semtte bir evde kalmayı kabul ediyor.
karakter anlamında hiçbirini tanımıyorum. bu hafta içinde hepsiyle görüşücem. sadece bu acıdan degerlendirirsek hangisini secmek mantıklı? benim aradığım sey özgür olmak. birbirimizi rahatsız etmeyelim, müdahale de etmeyelim.
bir edit daha: cevreden duyumlarıma göre 1. secenektekiler biraz baskın tiplermiş. ve neden bilmiyorum aslında ben aynı fakultede oldugum biriyle aynı evde kalmak istemiyorum. bunlara da olumsuz bakıyorum istemsizce.
bir bir edit daha: 2. secenekteki arkadas LGBT birey.
0
yuvarlanantencereninkapagi (05.09.16)
2.
0
devilred
(05.09.16)
1. Yi seçerim, onlar sana ihtiyac duymaz evde vakit geçirmek için, birlikte takılırlar. Sen de özgür kalırsın, sıkıntı olursa da sen giderdin, yeni birini bulurlar yanlarına, kimseyi kovmak zorunda kalmazsın.
0
tum haklari saklidir
(05.09.16)
1
0
windowsguvenlikduvari
(05.09.16)
1. seçenekte birbirini tanıyan arkadaşların bir sistemi vardır gelen 3. zorluk çeker, yabancılık ve dışlanma ya da bu dolaplar bizim sen tek kişisin diye küçük bölümler verme muhabbetler dönebiliyor. 3. olarak başka eve giden bir arkadaşım baya sıkıntı çekmişti 2linin davranışları birlik olması yüzünden. illaki bir tartışma ya da anlaşamama durumu oluyor, ve 2li grup hep ortak karar veriyordu diğer eleman haklı olsa da olmasa da.
0
eja
(05.09.16)
3 kişi bir eve fazla. parası çok zorlamayacaksa 2. seçenek. 2 kişinin yanına çıkarsan, hele bunlar arkadaşsa evdeki sisteme seni adapte etmeye çalışıp baskı kurabilirler. fazla söz sahibi olamazsın. diğerinde evin yarısı senin oluyor, şartlar eşit. daha özgür olursun.
0
sir gawain
(05.09.16)
2.
1 numaranın sınavları falan başlayınca Aman rahatsız etme, kimse gelip gitmesin falan diye delirtecek seni. Bi de üçüncü teker olacaksın.
2 numarayla sıfırdan ev arkadaşlığı kuralları falan koyabileceksin, bi de az kişi daha iyidir. Farklı fakülte olunca muhabbet konusu da çıkar.
3 ev yürüme mesafesinde olacak hacı. Üniversite hayatı uzaktan olmaz. Kampüse yakın dur.
0
harzem
(05.09.16)
1 mantıklı. Eğer iyi tiplerse belki bir iki konuda sana yardımcı olurlar ama ses yapma ders çalışıyoruz yaaa dicek tiplerse uzak dur.
2 olabilir ama yani ne bileyim nötr kaldım buna.
3. Bunlardan uzak dur mala benziyorlar.
0
gozu acik sevisen yahudi
(05.09.16)
2
0
qazaqwsx
(05.09.16)
bölümün ağır. bazen ders çalışırken saykoya bağlayacaksın sen sabaha kadar sınava çalışırken evde saçma sapan triplere giren insanların olmamasına dikkat etmen lazım. hadi ben evde ders çalışmıyorum zaten falan desen de o evde uyuyacaksın. yorgun argın eve geldiğinde saçma sapan tipler görmek yine istemezsin diye düşünüyorum. tıp okuyanlarla aynı eve çık derim.
0
huysuz sirin
(05.09.16)
ben üçü seçerdim. hem halihazırda birlikte yaşamıyor olmaları evdeki planların birlikte yapılabilmesi, senin de söz sahibi olabilmen adına avantaj hem de eve giren çıkan olmasın istiyorlarmış ehehe. gerçi sen sosyalsen bu sıkıntı olabilir ama ben "eve gideyim de açayım feuer frei'ı, taze fasulye yapayım mmm" deyip de eve gittiğimde 14 kişiyle karşılaşmaktan, güzel bir kahvaltı için heveslenmişken koca mutfakta tek bir tane temiz çatal-kaşık kalmamış olmasından hiç hoşlanmıyorum şahsen. önümü ilikleyip "hışgildiniz" dediğim kız ertesi gün iç çamaşırıyla geziyo evde. diğer ikisi için yorumum,
1) hem üst sınıf, hem de halihazırda aynı evdeler. kaç kaç kaç. çok dominant bi tip olmadığın sürece o evde hep misafir gibi hissedersin kendini. ben benzer biçimde iki evde kaldım. dört çocuk da gayet düzgün insanlardı, iyi de anlaştık ama kendimi hiç "evin parçası" gibi hissedemedim açıkçası çünkü ne zaman bi muhabbet olsa dışarda kalıyodum. adamların bissürü anısı, macerası, samimiyeti vs. var. ha buna ortak olmamakta benim öküz ve yabani olmamın da payı var ama kolay olmuyo yani kurulu düzenin ortasına gelmek. insan kendini gurbette hissediyo.
2) "rahat bir tip"le eve çıkılmaz bence. ortak yaşam alanlarında önemli olan saygı, anlayış ve diyalog bence. "banyonun kapısını açık bırakmazsan sevinirim cnm :)" diyen ve ortak kurallara riayet edip anlayış gösteren birini, her şeye "boşver kanka ya s*k anasını :))" deyip ortalığı duman eden birine tercih ederim açıkçası. yaşıyoruz çünkü evde, oyun oynamıyoruz. yani oyun da oynuyoruz ama birincil yaşam alanımız bu. önemli bi yer bence o yüzden. bu tamamen kişinin bakış açısına bağlı tabii, sen o şekil geyinirsin onu bilemem ama ben kendi evimde gürültü patırtı, düzensizlik istemem. benim odamın girişinde ARBEIT MACHT FREI yazıyo. merdivenden inerken bile uyman gereken kurallar var. rahat adama gelemem.
0
der meister
(05.09.16)
hacı sen ölüm grubuna düşmüşsün. hepsi sıkıntı senin için. en makulü 2 nümerolu seçenek gibi görünüyor. eğer tertipli düzenli bir adamsan ve o bu konularda çok rahatsa biraz batma yapar.
0
seyduna6687
(05.09.16)
2. ve 3. de bana nedense sorun yaşarsın gibi geldi. 1. grup daha iyi görünüyor bi şekilde ev yaşamı için birbirlerine tahammül eden demeyeyim de saygı göstermeyi bilen problem yaratmayacak tipler gibiler. cevabım: 1
2. de rahatlık sonradan başa bela getirebilir 3. zaten hiç aynı evde yaşamamış insanlar düzen tutturamazsa sana sorun olmasın
0
kirazıseviyorum
(05.09.16)
LGBT den uzak dur. Hele ki Türk ise. Bence 1
0
benaslindayohum
(05.09.16)
Kalçasında gamze olanların evini seç. Elinde şarap şişesi olan insanın girdiği eve gir.
0
bigbadabum
(05.09.16)
sanırım senin isteklerin doğrultusunda 2.si mantıklı
0
fragile lady
(05.09.16)
her evde sorun olacak. sorunlardan kacis yok. mukemmel ev arkadasi diye bir sey de yok. en yakin arkadasinla da anlasamayabiliyorsun. bu durumda kendin maddi olarak ne kadar gucluysen evde o kadar sozun gececektir. bu da diktatorluk edebilirsin manasinda degil. en azindan baskalarini idare edecek kadar ozguvenli olursun, uyumsuzluk yapani degistirmek konusunda rahat olursun manasinda.
bulabiliyorsan maksimum ozgurluk tek basina yasamakta.
mutlaka birinin yanina cikacaksan 2 kisi cikmakta fayda var. boyle bakinca 1 ve 3. secenekler mecbursan girecegin yerler. nedeni de basit evdeki 3 oyun 1i senin oluyor.
2. secenektekinin lgbt olmasi ya da olmamasi muhim degil, sana ne kadar alan birakacagi ve ne kadar tahammul edecegi onemli. bu kisi duygusal olarak stabil degilse yine problemler cikacaktir. bunu anlamanin yolu da malesef deneme yanilmadir. birlikte yasamadikca ya da zaman gecirmedikce ortaya cikmaz huylar.
tavsiyem: yeni alternatifler arastir. bunlarla da gorus. ozellikle 2.yi anla dinle, o sana sen ona yeterince alan birakacak misiniz bu konulari iyi konus anlasmaya calis.
ha evin ne kadar yenilenmis oldugu, problem cikarip cikarmayacagi da ev arkadasi kadar onemlidir.
her an cantani kapip cikacakmis gibi "kompakt" yasamaya calis. esyayla doldurma odani.
0
idexo
(05.09.16)
1. ilk başlarda biraz soğuk olabilirsiniz birbirinize karşı ama bölümünüz ortak olduğu için daha çabuk ısınırsınız gibime geliyor.
0
dedim ben sana
(05.09.16)
İlk seçenek bence hem sıkıntılı hem değli; çünkü onlar düzenlerini kurmuştur diğer arkadaşların dediği gibi, sen evde rahat olamayabilirsin. Gerçi belli de olmaz, 'Bizim velet geldi' deyip kardeş gibi sahiplenebilirler de seni. Hepinizin vize-final zamanı aynı dönemlerde olacak zaten. Baskın tiplerse sorunlu da olabilirler.
İkinci seçenek rahat demişsin; senin de rahat olup olmamana bağlı bu durum. Ayrıntıları konuşarak nasıl bir ev arkadaşı istediğini sorabilirsin. Sana ters bir şey var mı öğrenebilirsin. Özgür olacağın kesin gibi de; özgürlükle rahatlık aynı şey değil. O da özgür olacak. Onun özgürlüğü seni rahatsız edecek mi, ona bakmak lazım. Rahatlıktan kasıt ne? Eve insan mı doluşturuyor, ortada donla mı geziyor, yoksa sessiz sakin de senin yaptıklarına mı karışmıyor sadece. Bir de ben üç kişidense iki kişi kalmayı tercih ederim, çünkü yemek yapmak için mutfağa girdiğimde iki kişiyi beklemek var, bir kişiyi beklemek var. İki kişi daha iyidir. Aynı şekilde, bunun tuvalet kuyruğu var.
Üçüncüsü fena değil bence ama üç kişi olması düşündürtüyor beni. Bir de eve giren çıkanın çok olmamasından kasıtları ne? Namus nedeniyle eve erkek girmesini mi istemiyorlar, yoksa çok arkadaş getirmeni mi istemiyorlar, yoksa kırk yılın başı gelen birini de mi istemiyorlar? Bunların bazıları benim için iyi, bazıları kötü. Senin için cevap değişebilir de.
Ayrıntıları bilemedim ama 2-3'ten birini seçerdim. Şimdilik 2'ye yakınım ama rahatlık ve eve giren çıkandan kasıtlara göre cevabım değişebilirdi de.
böyle şeyler dinlemem/sevmem ama kulağımı tırmalamadı, pek kötüleyecek bir şey bulamadım. demek ki güzel. yapabileceğim tek eleştiri, sözler hiç dikkat çekmiyor.
0
sir gawain
(05.09.16)
aşırı bayık buldum ve telaffuzda sorun var gibi. seveni elbet çıkacaktır tabii ama benim için fazla bayık.
0
devilred
(05.09.16)
kötü değil bence, değişik böyle 70ler havası var ama özellikle açıp dinleyeceğim bir şarkı değil, benzer bir playlistte arada kaynar.
0
evde liyakat kalmamis
(05.09.16)
ikinci şarkını dinlemek isterim, güzel bir etki bıraktı bende. sesin çok hoşmuş.
edit: vokaller olmayabilirmiş.
0
nathanieltroy
(05.09.16)
Ben beğendim.
0
Godless
(05.09.16)
Valla çok sağ olun. Yorumlar samimi ve çok isabetli. Özlemişim. İkinci şarkı değil ama şimdilik böyle ara işler, bir türe giremeyen besteler, Beatles yorumları falan koyma planları var. Aslında asıl proje Shakespeare soneleri ile alakalı ama şimdilik tiyatro dışında sahneleme cesareti bulamadım. Şurada üç tanesi mevcut: www.youtube.com
Teşekkürler.
0
🌸buba
(05.09.16)
Bitene kadar açık bıraktığıma göre fena olmasa gerek.
0
mikro patlama
(05.09.16)
benim de dinleyecegim bir tarz degil.
son zamanlarda "siradisi" muzikler dinlemek istiyorum, gecen bunla karsilastim: www.youtube.com
enteresan geldi. enteresan seyler denemekten cekinme.
muzigin katmanlarini da hissettirebilirsen dinlemesi daha rahat olur. enstrumanlar ve vokaller ust uste binmis gibi olmasin.
son olarak: tolkien hayraninin dedigi gibi nakarat biraz tirmaliyor.
dostlar selam,uzun uğraşlar ve aramalar sonunda nihayet yurtdışından(almanya) bir teklif aldım. ama gidip gitmeme konusunda kararsızım. türkiye'den siktir olup gitmek konusunda hemfikiriz ama şöyle durumlar var:-25 yaşındayım ve 4 yıldır bir kız arkadaşım var. türlü nedenlerden ötürü bir sene kadar
dostlar selam,
uzun uğraşlar ve aramalar sonunda nihayet yurtdışından(almanya) bir teklif aldım. ama gidip gitmeme konusunda kararsızım. türkiye'den siktir olup gitmek konusunda hemfikiriz ama şöyle durumlar var:
-25 yaşındayım ve 4 yıldır bir kız arkadaşım var. türlü nedenlerden ötürü bir sene kadar yanıma gelemeyecek ve kendisi bu durumdan gayet rahatsız. her ne kadar gitmemi istese de bugün teklif geldi dediğimde ağladı telefonda.
-hali hazırda master yapıyorum ve gidersem masterı tamamen bırakacağım.
-şirket dünyaca bilinen bir şirket ama pozisyon 100% istediğim bir pozisyon değil. ama yine de fena da değil.
-maaşı mükemmel değil ama geçinebilecek, belki 100-200 euro kenara atabilecek kadar.
bu şartlar altında siz ne dersiniz? samimi düşüncelerinizi istiyorum. tabii ki bu ülkeden gitme fikrim var ama böyle de durumlar var. ne dersiniz?
teşekkürler.
edit: hatun kişisi aynı zamanda türk ve bulgar vatandaşı. bir sene sonra rahatlıkla yanıma gelebilir(eu vatandaşlığı) ama orada mesleğini icra etmesi çok çok zor olacak.
0
tannen (05.09.16)
Gideceğin için üzülmüş kız, normal. Gidip gör içinde kalmasın. Güzel bir tecrübe olur her açıdan.
0
petekpare
(05.09.16)
ya kızı da götür ya sen de gitme :)
0
supermatik
(05.09.16)
Gitmedigin takdirde ömür boyu kalacak bir pismanligin olacak yüksek ihtimalle. Almanya'dan 2 senedir iliski sürdürenler biliyorum. Iliskiniz saglamsa birsey devam eder, mesafeler hallolur. Kendinize bu konuda güveniniz yoksa da zaten böyle bir iliski icin vazgecilmez böyle bir firsattan.
3-5 sene calistiktan sonra masteri burda yaparsiniz.
0
kimse
(05.09.16)
tüm içtenliğimle fikrimi belirtmem gerekirse durduğun bile kabahat derim. bana yurtdışından teklif gelse teklifi alır almaz -uçağı bırak- parende atarak giderdim mevzu bahis ülkeye.
sevgilin üzülmüş ama alışacak bir şekilde. keşke ağlama işine falan girip de senin zihnini hiç bulandırmasaymış. hem senin gitmen (eğer birlikte bir gelecek düşünüyorsanız, ki düşünüyorsunuz gibi anladım yazdıklarından yola çıkarak) onun açısından da iyi olacak. çocuklarınızı daha medeni ve güzel bir ortamda büyütme fırsatı bulacaksınız.
bir de bunu yazdığım için bana kızan arkadaşlar olacak belki ama hayat senin hayatın. biraz bencil olmak gerekir bazı hususlarda. başkalarını düşünerek böyle büyük fırsatları tepmen hiç akıllıca olmaz.
0
köstebek kurabiye
(05.09.16)
"türlü nedenlerden ötürü bir sene kadar yanıma gelemeyecek" derken? bir sene sonra yanına gelip yerleşebilecek mi? eğer öyleyse, bir sene idare edebilirsiniz. 2-3 ayda bir gelirsin, görüşürsünüz. zaten euro'yla kazanacaksın, almanya-türkiye arası uçak bileti ne kadar pahalı olacak, hele ki önceden aldığında? 4 yıllık kız arkadaşın, 1 sene ayrı kalmayı sindiremeyecekse, zaten bence bu kız için almanya'da yaşama fırsatını tepme. bunun dışında, ağlamasında bi gariplik yok, bugün almanya'ya gitsen ben bile ağlarım yav yepyeni bi hayata başlıyosun sonuçta. ağlanır. zamanla alışılır.
ikinci olarak ben şunu merak ediyorum, yerleştiğin pozisyonda yükselme ya da farklı alanlara yönelme şansın olacak mı? daha genel olarak, gittikten sonra "ben artık burada yaşıyorum" diyebilecek misin? işten çıkarsalar mesela, başka bir yerde iş bulabilecek misin?
cevaplar "evet"se, bence master bırakılabilir. türkiye'de master yapmış olarak bulacağın iş, kazanacağın para, erişeceğin standart bence almanya'dakinden çok daha iyi olmaz. alım gücünü, çalışan olarak haklarını falan da dahil et buna. ha master'ı bitirdiğimde çok daha iyi firmalardan, çok daha iyi ülkelerde teklif alabilirim dersen o farklı. onu bilemem.
ben senin durumunda olsam giderdim. kaldı ki "sktir olup gitmek" adamı da değilim. ukrayna'ya gittim, bir hafta sonra arkama bakmadan kaçarak geri döndüm. türkiye'de yaşamaktan hoşnut değilim, uzun vadede yine gitmek istiyorum ama sırf türkiye'den kaçmış olmak için dandik yerlere gitmenin doğru olmadığını da kendim görmüş oldum. velhasıl, "GİT ABİ YEA GECEKONDUDA YAŞASAN BİLE ALMANYA BİR NUMARA" diyen birisi değilim. buna rağmen ben derim ki git anasını satiyim. "yok yav gidilmez"lik bir durum yok.
ayrıca yarın bi gün ayrılırsınız, gitmedim diye çok pişman olursun. 8383953. kez yaşanmış bi şey bu. tamam bizim tuzumuz kuru, 4 yıllık ilişkiye böyle sığ bi şekilde bakmak ve sevgiliye "ben gidiyom by" çekmek kolay değil ama insan kendini de düşünmeli. dediğim gibi, 1 sene çok uzun bi zaman değil ve sık sık görüşme imkanınız olabilir. o buna yanaşmayacaksa, şuncacık şeye katlanamayacaksa ben zaten oturur bi düşünürüm ilişkimi.
0
der meister
(05.09.16)
et bence.
0
elorelia
(05.09.16)
kadınların işi gücü ağlamak, ona çok takılma. uyarsa git.
0
aklimdakisorular
(05.09.16)
yukarıda belirttiğin koşullar dışında almanya'dan aldığın teklifin detayları bence çok belirleyici, ben tası tarağı toplayıp gidecek olsam partnerime de oturma ve çalışma izni vermeyen bi' firmaya gitmem. aynı şekilde kira, sigorta gibi şeylerin de gitmeden ayarlanması stres faktörünü oldukça azaltacaktır. teklif geldi diye tuzla koşmak bence yanıltıcı, sonuçlar da hüsran dolu olabilir. bu açıdan da değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum. en azından kızcağız vize mize darlanmadan düşünmeden gelir gider, siz pek bir şeye darlanmazsınız, ilişkiniz uzaktan da olsa sağlıklı bir şekilde yürür. belki onun da fikri değişir vs vs.
0
evde liyakat kalmamis
(05.09.16)
git.
0
seyduna6687
(05.09.16)
herkese teşekkürler. kız arkadaşım aynı zamanda bulgar vatandaşı olduğu için yanıma gelmesinde bir sorun olmayacak :)
0
🌸tannen
(05.09.16)
der meister'e bir cok noktada katiliyorum.
ek olarak bu isin CV'ne katkisini master'in CV'ne katkisiyla bir kiyasla. sana daha karli olan secenege yonel.
duygusal sebeplerle yatirim yapma. Oraya gittikten sonra omur billah ayni pozisyonda ve sirkette kalacaksin diye bir kural yok. bir sure calisirsin diyelim ki 1 yil. sonra tekrar gozden gecirirsin, daha iyi bir firsat bulma ihtimalin olur, oralara alisirsin.
ben olsam boyle yapardim.
edit: master'i cope atmadan gitmenin yollarina da bir bak. oluyorsa uzaktan bilmemne onu da tamamlarsin? ya da orada tekrar master yapma imkanlarini degerlendirebilirsin.
0
idexo
(05.09.16)
durduğun kabahat +1 almanya türkiye uçakla 2.5 saat, 100-150 euroya gidiş dönüş bilet bulunabiliyor. dolayısıyla hemen hemen her ay sevgilini gidip görebilirsin. 'şirket dünyaca bilinen bir şirket ama pozisyon 100% istediğim bir pozisyon değil. ama yine de fena da değil.' buna yorum yapmayacağım, daha 25 yaşında olduğun için bu yazdığını gençliğine ve z kuşağı olmana veriyorum. taraflardan birinin iş bulmamış/bulamamış olması normal, biri yerleşince diğeri gidip bir şekilde bir şey buluyor zaten. ayrıca der meister'in son paragrafına katılıyorum, ayrılırsanız kendin için çok iyi bir şey yapmış olacaksın, birlikteliğe devam ederseniz ikinize daha iyi bir hayat sunma şansın olacak. her halde iyi.
0
kassiopeia
(05.09.16)
açıklamalarım da var uzun uzun ama gerek yok, git.
0
freya
(05.09.16)
Kesinlikle bekleme, git. 26 yaşında bayan bilgisayar mühendisiyim, Amsterdam'dan iş teklifi aldığımda eşim Hollandaca bilmediği için ve işi dile çok bağlı olduğu için sürekli reddediliyordu ama gitmemiz gerektiğine inanmıştık ve çok çabaladık, 5 ay ayrı kaldık, maddi olarak değil ama manevi olarak zor zamanlar geçirdik ama şu an eşim de ben de tüm zorluklara değdiğini söylüyoruz.
Türkiye'ye kıyasla cennet gibi bir ülke burası; yeşiliyle mavisiyle, temiz havası ve GDOsuz sebze meyvesiyle. İnsanı saygılı ve güleryüzlü, siz onların yediğine içtiğine adetlerine öcü muamelesi çekmezseniz gayet içlerine girebiliyorsunuz söylenenin aksine. Miktar olarak Türkiye'de kazandığımın yarısını kazanıyorum burada (2 lira kazanıyorken 1 euro kazanıyorum diyelim) ama kiramı ödeyip her gün dışarıda yesem bile ay sonunda en az 500 kenara koyabiliyorum. Avrupada sınırsız dolaşıma sahibim ve haftasonu istediğim ülkede herşeyi 3.5la çarpıp canımı sıkmadan gezebiliyorum. Eşimden ayrıyken de 70 euro gibi bir ücrete ayda bir yanına uçabiliyordum, daha sık bile uçabilir.
Kendimi bildim bileli baskı ile büyüdüm, şunu giyersem peşime biri takılır mı, bunu yaparsam elalem ne der, güldü verecek diyen bir sapığa mı bakıyorum - gülsem mi gülmesem mi? ve daha niceleri... Kız arkadaşına rağmen değil, kız arkadaşın için git. İlk defa özgür hissediyorum ve bu hisse bir değer biçemiyorum.
Bol şans ve mutluluklar
0
zombiedeveloper
(05.09.16)
1) 1 sene sonra yanınıza gelebilecekse bence tepmeyin bu fırsatı ama şu da bir gerçek ayrı kalmak ilişkinizi zorlayacak bunun sonunda ayrılık da çıkabilir, ama ayrılmazsanız ilişkiniz daha da güçlenecek. 2) siktir edin gitsin master'ı 3) bu bence çekince olarak dert edilebilecek konu. İleride istediğiniz gibi bir pozisyona geçmenşize sebep olabilecek mi onu düşünün ömrünüzün sonuna kadar istemediğiniz bir işi de yapmayın. 4) şu gerçeği kabullenin Türkiye'den almanya'ya giderken bir kaç adım geri gideceksiniz kariyerinizde kaybınız olacak orada 1-2 seneden sonra buradakine denk bir maaş alabilirsiniz.
sonuç olarak durduğunuz kabahat. Ama ücret için pazarlık yapın revize isteyin mutlaka.
0
nuka cola
(05.09.16)
Hangi sehir? Mutlu olacak misin? O sehri dhaa once gordun mu? Isveren barinma konusunda nasil yardim edecek? Bazi insanlar gercekten alisamayip geri donebiliyorlar.
Masteri cope atmaman taraftariyim, dondurabilirsen dondur ya da almanya'da bi uniye gecebilirsen orada devam et.
Bu arada almanca bildigini varsayiyorum, almanca cok onemli. Kiz arkadasinin da ogrenmesi gerekecek bilmiyorsa. Bulgar vatandasiymis, kolay zaten gelmesi.
Onun disinda ben olsaydim giderdim ama yasayacagim yeri bilmeden, biraz tanimadan da atlamazdim.
0
kuehles blondes
(05.09.16)
Go go go.
0
eloharp
(05.09.16)
bence gitmen hiçbir açıdan mantıklı değil. ne 4 yıllık kız arkadaşını üz ne master'ını yarıda bırak ne de hem pozisyonu hem de maaşı açısından seni tam manasıyla tatmin etmeyecek bir pozisyonda çalış; bana mantıksız geldi
bir sene sonra birlikte daha düzgün şartlarla gidersiniz
bu adamı nereye nasıl şikayet edebiliriz? (taciz içerir)
dafaisss
kuzenim (20, k) kendi bölümünün son sınıfından biriyle (25,e) yakınlaşmış okul kapanmadan önceki dönem, birkaç hafta takıldıktan sonra adam "bana gelsene sevişiriz"e bağlamaya başlamış konuşmaları, kuzen yanaşmayınca da bir süre sonra "seninle konuşmak istemiyorum" deyip iletişimi kesmiş (arada başk
kuzenim (20, k) kendi bölümünün son sınıfından biriyle (25,e) yakınlaşmış okul kapanmadan önceki dönem, birkaç hafta takıldıktan sonra adam "bana gelsene sevişiriz"e bağlamaya başlamış konuşmaları, kuzen yanaşmayınca da bir süre sonra "seninle konuşmak istemiyorum" deyip iletişimi kesmiş (arada başka ne mevzular geçti ya da geçti mi bilmiyorum, kuzenim böyle anlatıyo olayı)
o zamandan beri de yaklaşık birkaç aydır, kuzenim adamı arayıp mesaj atıp duruyomuş ama hiç cevap alamamış. sonra adam yine kuzenim aradığında telefonuna cevap vermiş, yine konuşmak istemediğini ve artık aramasını istemediğini söylemiş. kuzen de tamam aramızda bir şey olmasın ama ben yine de seninle iletişimde kalmak arkadaş olmak istiyorum demiş. adam da "olur ama bana memelerinin fotoğrafını gönder, yüzünün gözükmesi şart değil" diyince de bizimkisi kapatmış telefonu.
telefonda söylemiş bunları, mesaj vs. yok.
olayın bu haliyle bir yaptırımı olabilir mi?
0
dafaisss (05.09.16)
olmaz.
0
England
(05.09.16)
Burada şikayet edilmesi gereken sizin kuzen değil mi? Adamı taciz etmiş o kadar. Zorlamamış ki adam bir şeye.
0
petekpare
(05.09.16)
buralar karışır.
ben bu durumu tam olarak taciz diye yorumlamadım. adam iletişimde kalmak istemiyor, kadın ısrar ediyor. en son olarak adam da iletişimde kalacaksam böyle bir yörüngede olsun sinyali veriyor ve kadın bunu beğenmeyip reddediyor.
ee? sonrasında adamın bir ısrarı var mı? illa memeni görücem diye uğraşıyor mu?
0
ebonni eth atc
(05.09.16)
Valla kadinim ama adamda suc vb goremedim. Sormus sadece.
Ayrica israrla arayip msj atan da kuzeninmis, ortada taciz varsa kuzen tarafindan bence, adam cok net niyetini belli etmis. Bu acidan takdir ettim. Beklentiler uyusmuyorsa arkadas olunmaz zaten.
0
kuehles blondes
(05.09.16)
senin kuzenin aptal sanki. hatta aptalın önde gideni.
0
aklimdakisorular
(05.09.16)
Sorun kuzende.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(05.09.16)
Hiçbir yaptırım olmaz. Sevgili olalım ama sevişmeyelim modunda biri işte. Suçlu kendisi
0
ıch will
(05.09.16)
kuzenin neden adamı arayıp duruyor o kısmı anlamadım. hatta son cümleye kadar tacizciyi kuzenin sandım.
0
sir gawain
(05.09.16)
Kuzeniniz tacize devam ederse şikayet edilebilir sanırım. Adam bence de soğutmak için söylemiş olabilir ama pek ihtimal veremedim.
0
Adramelekhh
(05.09.16)
kusura bakma da senin kuzen ağır kezban gibi geldi. eh adam konuşmak istemiyormuş işte nedir bu yedekte tutma çabaları? "iletişimde kalalım" vs.
0
kaledekiyalnizlik
(05.09.16)
Kuzenin ağzına 2 tane çaksın bir büyüğü.
0
arnold schwarzeneger
(05.09.16)
kuzeniniz kaşınmış bence
0
sevisgenturk
(05.09.16)
tacize gel lol
0
niyeti bozuk http nesnesi
(05.09.16)
Adam bende mal bu demiş, buna rağmen kuzenin kezbanlığa devam etmiş. Bence şikayet ederseniz mesaj ve arama kaydından net bir şekilde suçlu çıkarsınız. Kasmayın, silin adamı.
0
lcha
(05.09.16)
taciz değil bu.
0
piremses
(05.09.16)
Adamin sucu ne burada ?
0
mirandaiam
(05.09.16)
siz ne yiyip içiyorsunuz?
birisine memeni fotoğrafını gönder demek neden taciz olsun? üstelik adamı arayan sensin. peşinden koşan da sensin.
deli misiniz, divane misiniz, çok mu film izliyorsunuz nedir.
0
merak ediyorum
(05.09.16)
taciz yok da akılsız bi kuzen var ortada.
0
elorelia
(05.09.16)
adamı şikayetten önce kuzene bir kamyon akıl fikir verilmeli. adam bunları söylüyor ise kuzen bunlara sebep olacak her şeyi yapmış olmuyor mu?
0
1adam
(05.09.16)
kusura bakma ağır konuşucam ama kuzenin zihinsel gelişimini tamamlayamamış bence. bunu taciz olarak algılamak ya da şikayet konusu yapabilmek, böyle bir şeyi düşünebilmek bile absürdün ötesinde bi şey. kelimeler kifayetsiz. "sevişmiyosan görüşmicem" diyen adamı aylarca kovala, adam meme fotoğrafı isteyince taciz. asjfaklfş.
adam birkaç hafta sonra kuzeninin ancak seks için kabul edilebilir bir vatandaş olduğu kanısına varmış, çok belli. böyle birine hala arkadaş olalım diye yalvarıp, devamında böyle saçma bi şeyi yapan kuzenin de adamın pek yanlış bi karar vermemiş olduğunu gösteriyor gibi.
0
der meister
(05.09.16)
"o zamandan beri de yaklaşık birkaç aydır, kuzenim adamı arayıp mesaj atıp duruyomuş ama hiç cevap alamamış."
adam, kuzeni şikayet etmeli bence.
her duyduğunuz lafı tacize yormayın allaseniz, tacizin ne "olmadığını" öğrenin bi zahmet.
0
devilred
(05.09.16)
tacizci varsa kuzenin oluyor bu durumda.
0
cekilmis gayfe
(05.09.16)
adamin niyeti acik, kimseyi taciz etmemis. senin kuzen de bu niyeti bilip nasil bir arkadaslik ariyor? durumla ilgili mutlaka bir sey yapmak istiyorsaniz kuzeni bir psikologa goturebilirsiniz.
0
idexo
(05.09.16)
Demedi deme; bence kuzenin 1 ay sonra adamı yine telefonla mesajla taciz edecek. Şimdi adamdan hıncını almak için taciz diye yaygara koparıyor. Taciz eden kendisi.
0
mysticriver
(05.09.16)
olamaz, ayrıca taciz kapsamına da gireceğini sanmıyorum, kişisel olarak göz korkutabilirsin anca, bence kuzenin adamla iletişimi tamamen kessin, arkadaş kalma ısrarı neden? ki Adam niyeti belli etmiş zaten, uymuyorsa tamamen iletişimi kessin adamla
0
limoncello
(05.09.16)
adam kuzenin bir daha aramasın diye böyle bir mekanizme geliştirmiş işte.
senin kuzene bence gerekenler sırası ile nush, tekdir, kötektir.
0
teritori
(05.09.16)
Senin kuzen bu kafayla giderse iki güne kalmaz o fotoyu gönderir. Suçlu aranıyorsa ta kendisidir.
0
teknikekip
(05.09.16)
bence adam kuzeninden bıkmış ve kuzenin peşini bıraksın die böyle bir istekde bulunmuş, ciddi bile değildir bence adam yeterki düşsün yakamdan diyordu. adamds en ufak suç yok
ben de sıkıntı kuzende demeye gelmiştim ama çoktan linç edilmiş zaten, geç kalmışım.
0
köstebek kurabiye
(05.09.16)
şu başlıktaki taciz içerir ibaresini kaldırsak mı? olayı yaşayan aynı zamanda yargılayıp suçlu buluyor ve cezasını keser gibi tacizci olarak nitelendiriyor. bir erkek olarak biraz irrite olmaya başladım o ifadenin hala silinmiyor oluşundan.
her şeyi bu kadar hızlı taciz diye etiketlemeye meraklı olmayın lütfen.
0
ebonni eth atc
(05.09.16)
yok ya kalsın gerçekten taciz içeriyor. ama kuzeni taciz ediyor sonuçta.
allah herkese akıl fikir versin. hadi kuzenin böyle bi salaklık yapıp "taciz" diye sana anlattı da sen nasıl bi akıl tutulması yaşıyorsun?
0
akatreil
(05.09.16)
Kusura bakmayin ama burada adamin bir sucu yok. SIkayet edilecek bir sey de yok dolayisiyle. Yaptirim uygulanmasi gereken biri varsa o da kuzeniniz. Akillanmasi icin.
Edit: Bir kamyon soz soylemisler zaten, ben gec kalmisim.
0
stavro
(05.09.16)
valla olay taciz içeriyor ama daha çok kuzenin tarafından. tam tersi adam arama kayıtları + mesajlarla savcılığa gitse uzaklaştırma emri falan alabilir gibi geldi bana. bu konularda oldukça hassas olan biri olarak, burda biraz kekoluk kuzende bence. hayırlı olsun.
0
freya
(05.09.16)
Bu olay kaşınma ve kaşıma şeklinde gelişmiş, adam belli etmiş başta niyetini kuzenin de istemiyorum demiş olay kapanmış, daha ne diye arıyor adamı ? Kuzenden kaç yaş büyüksün bilmiyorum ama ağzının üzerine bir tane vursan belki aklı bir nebze yerine gelir.
0
elikası
(05.09.16)
kusura bakma da senin kuzeninin durumu biraz, böyle, nasıl desem; "ne pekmezim dökülsün, ne de popom...." gibi olmuş. adam şartlarını ortaya koymuş. kuzenin de, bile bile ladese koşarken oluşan tablodan ötürü bir de adamı "tacizzzzzz" diye cezalandırmak istiyor ama yok öyle bir dünya.
0
matrix
(05.09.16)
yalnız hakikaten kuzeniniz taciz etmiş. ısrarla aramak falan.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(05.09.16)
Böyle durumlarda kadının beyanı esastır usul olarak, zaten anlatım da o yönde olmuş. Doğrudan oradan gireceğim.
Adamda ağır bir gevşeklik durumu söz konusu elbette, o ayrı bir mesele ama "gönder gönder hadi gönder" "göndermezsen şöyle yaparım" durumuna gelmemiş olay. O zaman değişirdi, kuzenin aramaları da önemini yitirirdi ancak ısrar yok, psikolojik şiddet yok, taciz yok. Ve başından beri niyeti belliymiş, o yüzden kuzen epey yolunu yapmış bu durumun diyebilirim.
Maalesef kuzen tacizci bu durumda. Adam şikayet ederse uzaklaştırma cezası vs. bile alabilir.
arkadaşlar ön not olarak, gelirimi oranlayarak küfür vs. etmezseniz sevinirim. çünkü biraz detaylı okursnaız, durumun bundan daha fazlası olduğunu anlayacaksınız.hayatım boyunca fakir büyüdüm arkadaşlar.2 sene önce istanbula taşındım ve gerçekten çok ama çok çalışarak biraz şansım döndü. 1 senedir f
arkadaşlar ön not olarak, gelirimi oranlayarak küfür vs. etmezseniz sevinirim. çünkü biraz detaylı okursnaız, durumun bundan daha fazlası olduğunu anlayacaksınız.
hayatım boyunca fakir büyüdüm arkadaşlar. 2 sene önce istanbula taşındım ve gerçekten çok ama çok çalışarak biraz şansım döndü. 1 senedir falan da düzenli olarak güzel para kazanmaya başladım. rahat bir hayat yaşayacağımı düşünüyordum ancak pek öyle olmadı.
şubat ayında evlenme kararı aldık ve ağustos ayında da evlendik. eşimin geliri şuan 3500-4000 arası, benimki de 4000-6000 arası değişiyor, bazı aylar bunun baya bir üstünde gelirim olmuşluğu var ancak şuan bu bantta tutuyorum, daha az çalışabilmek için.
borç ödüyoruz arkadaşlar. eski günlerimize ait borçları ödüyoruz, insan gibi bir evde yaşamak için pahalı ama mecbur kaldığımız bir kirayı ödüyoruz, evlenmek için çektiğimiz krediyi ödüyoruz (düğün vs. yapmadık, sadece ev kurmak ve aptal adetlerın bazılarına harcadık parayı),
ödüyoruz ödüyoruz sürekli ödüyoruz. her ay elimize en az 8000tl para geçiyor ancak b iz hiçibr eşy yapamıyoruz. balayı yapamadık, ramazan bayramında tatil yapamadık, kurban bayramında tatil yapacak paramız yok.
evlenen başka arkadaşlarımız da var, onlar tatil yapıyor, üstüne balayı yapıyor, yetmiyor bir de kurban bayramında ayrı tatil yapıyorlar.
arkadaşına 200bin lira borç takan, 5-6 ay öncesine kadar zar zor geçinen kuzenim, internetten 2-3 şey satıyor, gleiri bizim kadar değil ancak bu yaz 5-6 kez tatile gidiyor.
ben şunu anladım arkadaşlar. gelriimi ne yaparsam yapayım fakirim. ömrüm hayatım boyunca borç ödemek ıdşında bir şey yapamayacağım.
bu sürekli tatil yapabilen ancak maddi durumları çok iyi olmayan kişilerin hepsinin ortak özelliği var; ailelerinden zamanında para görmüş kişiler.
yani nasıl anlatayım. para parayı çeker derler ya, bu da onun benzeri bir şey.
rahat bir hayat geçirmediyseniz, ne kadar para kazanırsanız kazanın o rahat hayata erişemiyorsunuz. ama rahat bir hayat geçirdiyseniz, ne kadar fakirleşirseniz fakirleşin bir şekilde o lüks standartları tutturabiliyorsunuz.
farklı bir duygu bu ya. nerdeyse günün her saati açlışyıorum, yine de zorluk yaşıyoruz. 2000tl kira ödüyoruz, 1500-2000 lira kredi ödüyoruz, (benim istanbula taşınırken çekmek zorunda kaldığım krediden tutun da, geçmişte yaşadığımız borçlardan kurtulmak için olanlara kadar, öğrenim kredileri vs.) kredi kartlarımız düğün nedeniyle doldu, onları ödüyoruz.
ödüyoruz ödüyoruz ve cebimizde bir kuruş para yok.
ağlıcam artık. gerçekten sinirlerim çok bozuk.
bakın arkadaşlar bu farklı bir durum. "o kadar para kazanıp gelip burda ağlama" demeyin, ben bu parayı kolay koşullarda falan kazanmıyorum. haftanın 4 günü 5 günü, günde 2-3 saat uyuyabiliyorum anca. ve sonuç olarak noluyor? etrafımdaki herkesten daha fakir bir yaşam standardındayım.
çok yoruldum, çok gerildim, kendmi iğrenç hissediyorum ve geleceğe dair motivasyon besleyemiyorum artık. çünkü şunu düşünüyorum: seneye kadar bu kredileri eritip bitireceğim, ancak b kredileri bitirirken çektiğim zorluk nedeniyle başka borçlar yapacağım ve ertesi sene onun borcunu ödeyeceğim.
yoruldum ya, cidden omuzlarımı yukarıda tutamıyorum çünkü yapabileceğim en fazla şeyi yapmama rağmen, sadece güzel bir evde fakirlik çekebiliyorum. demek ki ben günün 20 saati çalışmasam, ayda 1 kez ufak tefek tatiller yapsak güzel bir evde değil, gece kondu gbi bir evde fakirlik çekeceğiz.
ama çekeceğiz yani.
sizden tek ricam yorum yaparken aptalca harcamalar yaptığımızı düşünmemeniz. 1senedir üstüme yeni bir giysi almadım, ne içkimiz ne sigaramız var. düşünemeyeceğiniz kadar düşük standartta bir hayat yaşıyoruz kısaca.
ve ben yoruldum.
artık düşündüğüm tek şey var: fakirsen fakir kalıyorsun, yaşamını zenginleştiremiyorsun. sınıf değiştiremiyorsun. zenginsen de, ne kadar batarsan bat bir şekilde o starndardı tutturuyorsun.
hiçbir şey olmasa, bir yerlerden bir şeyler kalıyor sana.
Biraz da yaşamasını bilmek lazım önümüzde bayram tatili var mesela üçün beşin hesabını yapmayn tatile gidin. Böyle geçmez ömür deşarj olmanız lazım. Millet kredi kartıyla ya da kredi çekip tatile gidiyor. 8000 lira kazançla tatile gidemiyorsunuz siz 1500 lira kazancı olan adam tatile gidip deşarj oluyor. Hayat görüşünüzü değiştirin biraz. Borç harç hepimizde var.
0
lithu
(05.09.16)
"rahat bir hayat geçirmediyseniz, ne kadar para kazanırsanız kazanın o rahat hayata erişemiyorsunuz. ama rahat bir hayat geçirdiyseniz, ne kadar fakirleşirseniz fakirleşin bir şekilde o lüks standartları tutturabiliyorsunuz."
imzayı nereye atıyoruz?
biraz sabır eğer yukarıdaki tez çürüyecekse borcunuz bitince rahata ereceksiniz. ama belki vaktinde gelmeyen bir rahatlama olacak. bilinmez ama borçları bitirip hala bu durumda olursanız sıkıntınız büyük.
0
eeb
(05.09.16)
bu öyle bir şey değil ya.
yani fakirsindir ama hep bir umut beslersin bi gün şu kadar kazanırım, şunu yaparım vs. diye.
ben 2 sene önce rahat yaşayabileceğimi düşündüğüm gelir düzeyine geldim bugün ancak yaşam standardımda en ufak bir değişiklik yok. haliyle artık ümidim de yok, ne yaparsam yapayım değişmeyeceğini düşünüyorum.
0
🌸tchuck
(05.09.16)
bir yerde yanlış yaptığınızı düşünüyorum, eşinizin geliri tamamen kira ve krediye gidiyor ve elinizde 5000 tl civarı bir para kalması lazım. bu paranın da 2 kişiye ortalama bir hayat yaşatabilmesi lazım. bir yerde yanlış yapıyorsunuz sanırım. gerçekten anlamadığım için yazıyorum. ayrıca evlendiğinizde kimse bir şey takmadı mı? onları bozdurup bir kısmını kapatsanız borçlarınızın?
0
kassiopeia
(05.09.16)
benim eşim çalışmıyor ve sizin üçte biriniz kadar para kazanabiliyorum ve kiradayım. 4000 lira kira artı borçlara verip tatile çıkamıyorsanız burada eleştiri almanız kaçınılmaz. bilmediğimiz başka giderler varsa detayını vermek size kalmış.
0
lazpalle
(05.09.16)
O dediğin kişilerin durumu paranın parayı çekmesi değil. Ailesinden bir ev kalmış oluyor, ne kira ne eşya masrafına giriyor evlenirse. Fazladan bir evi olan kişinin öğrenciliği de zaten genelde kredisiz ve borçsuz geçmiş oluyor. Şuan ben de evlenecek olsam sizin 10 bin liraya tutturduğunuz standartı 3 bin liraya tutturabilirim.
Krediler bitince düzlüğe çıkarsın hiç bitmeyecek şeyler değiller sonuçta.
Bir de şu var kaç para kazanırsan o kadarlık hayat yaşıyorsun, şimdi bu para ucu ucuna yetiyor yarın bir gün krediler bitince doğal olarak standartını yükseltip yine ucu ucuna yaşarsın. Ben ayda 3 bin liraya (kendi evimde) para arttıramıyorum, babam da ayda 15 bin liraya (kendi evinde) bir kuruş arttıramıyor, tamamen standartla ilgili bir şey, standartı kısarsan artar tabi. Kendi evin varsa değer mi, bence değmez.
0
once
(05.09.16)
hemen evlenerek bir hata yapmışsın, en azından biraz erteleyip para biriktirip evlenebilirdin. bu durum sürekli böyle gitmez, borç harç alma sağdan soldan kredini bitir. 1-2 yıl içerisinde rahat erersin böyle bir maaşla.
dişini sıkmaktan başka çaren yok.
0
England
(05.09.16)
@kassiopedia,
kira ve krediye onun maaşı gidince. kredi kartı + faturalar + aidat + yol + ev alışverişleri + beklenmeyen giderler kalan paraya gidiyor.
böyle hesapladığında işte neden hiç para kalmadığını görebiliyorsun. ayda 1-2 kez dışarıda bişeyler yiyebiliyoruz, hepsi bu.
ötesini yapmaya gücümüz yok. arkadaşımızın düğünü vardı geçen hafta samsunda, ona bile para harcayamadığımız için igdemedik.
0
🌸tchuck
(05.09.16)
Hepsini itina ile okdum aklıma takılan ilk konu bu kadar kendini fakir olarak görüyorsan neden 2000 TL verip kirada oturuyorsun. Gelirin normal bir insana göre çok çok üstte bizim yanımızda ki işçiler 1600 -2000 arası alıp 800₺ ev taksidi ödeyip yaşıyorlar. Sizin evin muhasebesi kimde ise büyük sıkıntı var.
Ayrıca ödeyip bitmeyecek bir borç yok siz bir yandan öderken diğer yönden borçlanmaya devam ediyorsunuz muhtemelen. Boğazınıza kadar ödeme olduğu için destan yazarken bile hala tatil için para yol diye isyan var içinde. Dediğim gibi size 8000 değil 18000 de gelse aynı pozisyonda olursunuz, para yönetimi yok çünkü.
0
gozu acik sevisen yahudi
(05.09.16)
Abi şimdi öncelikle kimsenin kalkıp size "o kadar para kazanıyorsun, gelip burada ağlama" falan diyeceğini sanmıyorum. Dudak uçuklatan bir miktar değil, ortalama elinize geçen para.
Şimdi "o kadar kazanıyoruz ama hiçbir şey yapamıyoruz, sadece borç ödüyoruz" diyorsunuz. Tamam da o borç bir şeyin borcu neticede. Elde edilmiş bir şeyin karşılığı yani. Bir hizmet, bir ürün bişey satın almışsınız, ya da kredi çekip para ödünç almışsınız ve geri ödüyorsunuz. Bu çok sıradan bir şey. Evet çevrenizdeki insanlara kıyasla daha fazla bu tarz ödemeniz olabilir ama bu da zaten bahsettiğiniz geçmişteki sıkıntıların bir getirisi. "Ailesinden para görmüş" insanların daha iyi durumda olduğu bu noktada doğru. Onların sizin durumunuza gelebilmek için tükettikleri kaynak daha az yani, fark o. "Fakirsen fakir kalıyorsun" asla doğru değil. Kesinlikle değil yani. Ortaokula gidebilmek için köyden kaçmış, çocukken üstüne başına kıyafet alabilmek için her yaz istanbula gidip inşaatlarda çalışmış bir adamın oğluyum ben. Şimdiki hayatımız bambaşka. Yani demem o ki, oluyor. Gerçekten çaba sarfedersen bir şekilde başarıya ulaşırsın, ulaşan çok etrafta. Bu kafadan çıkmazsan da sanmıyorum ki herhangi bir şey yapabilesin. Başarılar, umarım rahata erersiniz yakında.
0
naberabi
(05.09.16)
ayağını yorganına göre uzat deyimini bildin mi?
0
supermatik
(05.09.16)
sen fakirsen biz ölelim.
derdini seveyim butonu nerdE? hah! acele basın!
0
anonymice
(05.09.16)
aslında evlenmek, yaptığımız mantıklı bir şeydi.
ben eve ayrı para ödüyordum, o eve ayrı para ödüyordu. haliyle para vs. birikmyirodu, üstüne de beraber vakit geçiremiyorduk.
aynı eve çıkıp evlenmesek ve 2 sene sonra evlensek, bu sefer 2 sene çinde boşyere 2 defa ev kurmak zorunda kaalacaktık. sorun o da değil.
0
🌸tchuck
(05.09.16)
"rahat bir hayat geçirmediyseniz, ne kadar para kazanırsanız kazanın o rahat hayata erişemiyorsunuz. ama rahat bir hayat geçirdiyseniz, ne kadar fakirleşirseniz fakirleşin bir şekilde o lüks standartları tutturabiliyorsunuz. "
Bu tespite kesinlikle katılıyorum ancak gözardı ettiğiniz şey, o şekilde devam eden çoğu ailenin bir noktada patladığı gerçeği. Borcu çevirebildikleri sürece devam edebiliyorlar, bu yıllar sürebiliyor ve sizden daha güzel yaşıyorlar ama batışları da çok görkemli oluyor. Siz ayağınızı yorganınıza göre uzatıyorsunuz, borçları azaltıp kenara para atabilir hale geldiğinizde istediklerinizi yapmanız gerektiğini unutmadan(biriktirme girdabına kapılıp pis bir cimriye dönüşmekten kaçınarak) böyle devam etmek, doğru yol sizinki.
0
montreal
(05.09.16)
@gözü açık,
keşke ev almamız mümkün olsa da alsak arkadaşlar. o 1600 liraya çalışan işçinin bile, satabileceği bir tarla var.
sen 50-100bin peşinat vermeden nereye ev alıyorsun? memur değilsen şlak diye 400bin krediyi kim veriyor? keşke verseler de alsak. bizim şuan 10bn lira bile peşinat verebilme ihtimalimiz yok.
evet 2000 lira kirada oturuyoruz. çünkü ben 2 sene boyunca 700 lira kirada oturdum, her sabah işimden evime 1.30 saatte gidip, akşamları 1.30 saatte dönüyordum. eve gidince gözümü açacak halim kalmıyordu ve ben eve gidince gözümü açamazsam, para kazanamam. o 3 saatlik fark, 1300tl farkı karşılıyor. ki artık 800-1000 liraya da gecekondu dışında ev kalmadı. eve 8000 lira para girerken gecekonduda yaşamak çok abes olur.
0
🌸tchuck
(05.09.16)
@supermatik,
ayağımı yorganıma göre uzatacak bir durum yok. tatil yapmyıoruz, sigara içki içmyioruz, akşam çıkmalarımız yok.
ayağımı yorganıma göre uzatmak, 8000tl gelirle mezara girmekse, yakında onu da yapıcam bu gidişle.
Valla herkes bin tane kredi oduyor, krediyi krediyle oduyor ama catir catir tatilini de yapiyor. Borc odeyerek bitmez, bir kisirdongu bu. Borc oderken diger yandan hayati da yasamak, kacirmamak lazim. Ogrenci halimle arkadasima 500€ borcum varken tatile filan cikiyorum, niye? Oncelik cunku.
Dengeye oturtup bi yandan oderken oteki yandan normal harcamalara ayiramiyorsanjz para yonetiminizde cok ciddi sikinti var. hele 1 yildir kiyafet filan almadiysaniz gercekten cok dikkatli bakmanizi oneririm, cunku normal degil.
0
kuehles blondes
(05.09.16)
hepsini okumadım. ama hesap kitap yok gibi gözüküyor.
0
kurnaz
(05.09.16)
@kuehles; arkadaşına 500 euro borcun varken ödemeyip tatile çıkıyosanız problem sizde bence. öyle öncelik olmaz olsun:)
ayrıca para yönetimi yapamıyorsunuz, isterseniz ay sonunda gelen parayı ve düzenli ödemelerini yazın, size yardımcı olsun buradakiler.
0
England
(05.09.16)
Soruyu çok iyi saklamışsınız, ben bulamadım. Daha doğrusu soru değil de anlattığınız hikayede bıkkınlıktan kaynaklı yanlış bir sanı var, ben bir tek onu anladım. Ayda 8bin lira geliriniz var ve bunun bir kısmını(o da çok değilmiş 2 bin kadarını) borçlarınıza ödüyorsunuz; 2 bin kadarını da kiranıza ödüyorsunuz ve yine elinizde 4 bin lira kalıyor. bakın şöyle küçük bir söyleşi yapalım; yeni mezun sayılabilecek bir mühendis aile evinde yaşarken 1500 ile 4500 lira arası bir maaş alabiliyor, aile evinde yaşamasının avantajı -kira ve faturalardan muaf tutulması; devam edelim bir devlet memuru ise 1800 ile 8000 lira arasında maaş alıyor, devlet yapılarında çalışan doktorlar 3000-10000 arasında ücret alıyorlar. Yani durumunuz denkliğinde ötesinde sizin için daha avantajlı; neden bu örnekleri veriyorum çünkü bu meslek sahipleri genel olarak alt gelir grubu aile yapısından gelirler(çokcana araştırmaları mevcuttur) ve ülkemizde sınıf atlamış olarak kabul edilirler. E siz zaten halihazırda bu arkadaşlarla denk bir seviyedesiniz. Onun dışında evine giren ücret 3binin altında olan ve istanbulda yaşayan tonla aile var ve bu parayla birşekilde borçsuz(burası kıymetli) geçinebiliyorlar, ya da ben ankarada yaşıyorum aynı örneği burada da fazlasıyla verebilirim hiç farketmez.
Ancak para harcamak kültürle alakalı bir durumdur, yani nelere göz koyduğunuzla ve sosyo-külütürel durumunuzla yani(2.kez) temelde doğduğunuz ve büyüdüğünüz coğrafyayla ilgilidir(coğrafya kaderdir). Siz eğer gözünüzü yukarı diktiyseniz ve üst ortasınıf bir hayat arıyorsanız bu teknik olarak rantsız bir hayat sağlamamış bireyler için imkansız zaten. Siz ancak ve ancak küçük burjuva hayatı sürebileceksiniz, ve bu da borçlarınızdan kurtulunca başınıza gelecek. -ki borçlarınızdan da kurtulacaksınız, biraz gayret ve sabır ile.
Onun dışında elbette ki fakirsen, fakir kalacaksın güzel arkadaşım ya ne olacaktı ? hayat zaten bunu emrediyor, doğanın kanunu bu, gerekli olan tek şey alışmak yani intibak etmek. allah'a inanıyor musunuz bilmiyorum ama eğer inanıyorsanız allah'ınızın yarattığı düzen bu. hayvanlar aleminde de aynı, insanlar aleminde de(varsa eğer)
yanlış sanı, fukaranın çok çalışarak güzel günler göreceği inancı. zaten bu inanç o güzel günler gelip geçerken fukaranın farkındasızlığında ziyan olup gitmesine sebep oluyor, yoksa mutluluk dediğiniz kavramla ilgili bi' ton makale var maddi imkanların sınırlılığından bağımsız olduğuna dair. En son ted konuşmasında bir adam köyde ki dedesinin samsung bilmem ne müdüründen daha mutlu ve elit olduğunu anlatıyordu açın bi izleyin. Yine biraz cümleyi geriden iletletmiş olacağın ancak, yine bu insanlarda ki daha iyi anlar için vazgeçtiği anların ekmeğini yediği için instagram, vlog yapıları çok kuvvetlenmiştir.
ve son yaklaşımın zenginsen ne kadar batarsan bat o standartı bir şekilde yakalaman çok doğal, çünkü o adam o coğrafyada yetişti, bakış açısı ve çevresini kaybetmediği müddetçe(-ki hızlı geldiyse kaybedektir, yani en az 2.neslin sonu ve 3. nesil zenginler senin dediğin gibi davranabilir) o zengin imkanlarından ücretsiz faydalanacaktır.
Ama illa kızacak birisini arıyorsnız gidin ananınıza babanıza dedenize kızın, vakti zamanında kendi hayatlarından vazgeçip kısa vadede kazanç getirecek menkul kıymetler yerine gayrimenkul kıymetlere yatırım yapsalardı şimdi sizin durumunuz daha farklı olacaktı. tıpkı sizin torununuzun durumuna olması muhtemel etkiniz gibi. sıkıldım.
0
mete kudur
(05.09.16)
sorunun kaynağını buldum arkadaşlar: ilkokul.
ilkokul matematiği önemli.
0
piremses
(05.09.16)
deme öyle allahın gücüne gider :/
kız başıma 2 kredi ödüyorum, aileme bakıyorum. evimiz kira. ve maaşım seninkinin yarısı bile değil. ama sanırım senden lüks yaşıyorum. kafa yapısını değiştirmen gerek bence.
0
jonestown
(05.09.16)
@tchuck başkasının borcunu ödemiyorsanız siz harcamıssınız demek. yeri geldi haftanın 5 günü makarna yedim ama lise yıllarımdan beri hic borc ödemedim. gelirine göre ayarlamazsan ayda 20 K da kazansan yetmez.
0
supermatik
(05.09.16)
borc almak, kredi cekmek esasen bir yatirim icin yapilir. siz bunlari tuketim icin yaptiginizdan sikinti cekiyorsunuz. yani birikim yapmayi, yatirim yapmayi, parayi degerlendirmeyi, ayaginizi yorganiniza gore uzatmayi bilmiyorsunuz. oyle de olunca bu duruma dusmeniz normal.
mesele gelir duzeyiniz degil, mesele kafa yapiniz.
0
idexo
(05.09.16)
Reyis tatile gidemiyorum demişsin ama nasıl oluyor o iş? 2 kişi öğrenci başımıza 73 model vosvosla 2500 kilometre yaptık, yemek ve yakıt dışında da bir şeye para vermedik. Kemer'i Akyaka'yı albay koyunu Azmak'ı İzmir'i Antalya'yı gördük hemde çok eğlendik. Al bir çadır kafana göre gez tatilini yap. Tatil illa otellerde mi oluyor?
0
utkumon
(05.09.16)
@England
Ben dogru oldugunu soylemedim, onceligim farkli dedim. Su anda borcum yok, hatta alacagim var. bekleseydim o tatili yapamicaktim ama borc odeyecegim diye. O borcu o an odeseydim o tatil olmayacakti ve o an odedigim icin yine kisirdongu olacakti. Rahatlayinca kapattim ve su anda o kisirdonguden cok uzagim. Bunu demeye calistim.
Borc odemekte en onemli seyin zamanlama oldugunu dusunuyorum.
0
kuehles blondes
(05.09.16)
@supermatik, ya arkadaşım bak şu başlıkta herkes bir şey söylüyor ama en çok şu müthiş düşüncesiz tek pencereli bakışa sahip yorum sinirimi bozuyor.
ne dmeke ulan o? sen kredileri neden çektiğim ibliyorsun mu da konuşuyorsun? devletten öğrenim kredisi almasaydım, değil makarna yemek, okula gidecek kentkart parası bulamazdım ok? istanbula gelirken o krediyi çekmek zorunda kalmasam, sokakta bankta yatardım bankta. anlatabiliyor muyum? her şeyin bir karşılığı var evet ben de ondan bahsediyorum: fakir olduğumz için bu borçları yapmak zorunda kaldık ve ömrümzü boyunca da bu borçların kelebek etkisi şeklinde tetiklemesiyle borç ödeyerek yaşayacağım. anlatabiliyor muyum?
ne yorganı? ne ayağı?
senin bu kafa yapına göre; param olmadığı için kredi çekmemeliydim ve o yüzden üniversite okumamalıydım ÇÜNKÜ ÜNİVERSİTEYE GİDEMEZDim eğer devletten öğrenim kredisi almasaydım, hatta örgün öğretim harcımı devlete ödetmeseydim (kredi karşılığı).
yine ayağımı yorganıma göre uzatıp, istanbuldaki iş fırsatını değerlendirmemeli ve krdi çekip gelmemeliydim haliyle şuan mutsuz bir şekilde asgari ücretle başka şehirde yaşyor olmalıydm.
ne kadar düşüncesiz yazı yazıyorsunuz ya?
benim yzımın temel taşı şu: - fakir olduğum için, geçmişimden gelen fakirliklerimin diyetini ödüyorum yıllarca. ve onları ödemekten başımı kaldıramadığım için, bu bana yeni diyetler olarak geri dönüyor ve bu döngüden çıkamıyorum.
- fakir büyümeyen ancak durumu kötüleşen insanlarsa bir şekilde milyon kat iyi bir yaşam yaşamya devam ediyor .çünkü geçmişlerinden gelen bir borçları yok. ödedikleri her borç, o an için yaptıkları borç. hatta şanslılarsa çğuna bir şekilde "bir şeyler" de kalıyor miras olarak. evlenirken anneleri koltuğunu, yatağını alıyor vs.
bizim için harcadığımız her x TL aslında x TL değil. harcadığımız her x TL, geçmişten gelen y TL ile beraber binen yeni bir yük oluyor.
0
🌸tchuck
(05.09.16)
@utkumon,
2 kişi öğrenci başınıza 2500km yaptığınız için tebrik ederim.
2 kişi çalışan kişi başına da arabayla 2500km yol yapacak boş vakit bulmanızı dilerim. bayram tatilleri dahil olmak üzere.
0
🌸tchuck
(05.09.16)
öncelikle sen söylemeden bilemem neyin borcunu ödediğini. agresifliğe de gerek yok. sakin ol şampiyon.
ayda evinize 7 K - 10 K arası para giriyor ve sen öğrenim kredisini ödemekte zorlanıyorsun öyle mi?
ayrıca biz de balla börekle okumadık, 2-3 yeri tırmalayıp burs aldım ve çalıştım okurken.
* ayrıca istanbuldaysan hafta sonu git abi adalara, adaların birinde denize girin aksam donersiniz. 4 lira mi ne vapur.
0
supermatik
(05.09.16)
@tchuck
Toplam 8 gün sürdü, yeri geldi arabada yattık yeri geldi 12 saat kesintisiz yollardaydık. Önümüzde de 9 günlük kurban bayramı var, alın size boş zaman.
0
utkumon
(05.09.16)
@tchuck insanlara gereksiz tepki gösteriyorsun.
ayrıca herkes borçsuz yaşamadı bu zamana kadar, belki senden daha kötü berbat bir durumdaydım şu zamana kadar. yıllarca kira ödedik, borç içinde yaşadık peder beyin aldığı 1500 tl maaşla geçindik 2 çocuk okudu bu sayede. bir şekilde dönderdik çarkı. tatilimi biriktirdiğim 500 tl ile yaptım 2 kişiydik çadır kurduk vs.
sen sadece vaktin olmadığı için yapamıyorsun şu anda. tatil ultra herşey dahil otelde 1 hafta yatmak değildir. şimdi ortalama en az 40-50 bin tl aylık kazancım oluyor, şans insana dönüyor illa ki sadece çalışmadan rahata eremezsin hiç bir zaman. bir tek sen okumadın herkes okudu herkesin durumu iyi değildi.
sadece para yönetimini yapıcaksın ve daha rahata ericeksin.
0
England
(05.09.16)
Hayat standardınız mı yuksek acaba, çok onemli bir meziyettir kendini bilmek dolayısı ile ne yaptığınıda bilmek. 4000 tl direk elinizde kalıyor gibi gözüküyor, bununla gerçekten fakirim diyorsanız burda gerçekten sizde bir sıkıntı var, atıyorum hangi marketten alışveriş yapıyorsunuz kaç kere dışarda yiyorsunuz tiyatro sinema olaylarınız nasıl bunlar hep hayat standardına etmen. etrafınızdaki insanlarla kendinizi kıyaslıyormusunuz acaba bazı şeyleri göz ardı mı ediyorsunuz. farkında olmadığınız önem vermediğiniz kalemler gibi. kıyafet almazsınızda kitap alıyorsunuzdur atıyorum
0
eja
(05.09.16)
"ne kadar düşüncesiz yazı yazıyorsunuz ya?" hahahh
arkadas gelip aglayan sensin. sebebi de soyledik iste.
ben sana soleyim mesela bizim ailede hediye anlayisi yoktur. dogum gununde, yilbasinda hediye alinmaz, ama ne vardir? birinin bir ihtiyaci oldugu zaman o ihtiyaci alinir, yapilir yardim edilir. dogum gununde gostermelik hediye alacam diye dunyanin bes para etmez en uyduruk seyini alacak adam, adet yerini bulsun diye parayi cope atan adam sonra gercek bir ihtiyacim oldugunda bana yardim edemeyecek durumda kaliyorsa en hafif tabirle: salaktir. oyle dosttan hayir gelmez.
tatil olayi da ayni, bizim hayatimizda "tatil" ya da "yaz tatili" gibi bir anlayis da "ihtiyac" da yoktur. isini, ailesini, cevresini sevmeyen insanlarin kacmasidir o tarz tatiller. bir yere gidiyorsan dana gibi uzanmaya gitmezsin bizim anlayisimizda. gider gorursun, ogrenirsin, birileriyle tanisirsin, iliskilerini gelistirirsin, ama bir amacin vardir.
eger bir isi de buyuk borclar, riskler altina girerek yapacaksan orada da ya riski alacaksin, aglamayacaksin ya da ayagini yorganina gore uzatacaksin, kendi yaginda kavrulacaksin, kendi capinda bir cikis yolu bulacaksin.
"ve ben yoruldum.
artık düşündüğüm tek şey var: fakirsen fakir kalıyorsun, yaşamını zenginleştiremiyorsun. sınıf değiştiremiyorsun. zenginsen de, ne kadar batarsan bat bir şekilde o starndardı tutturuyorsun.
hiçbir şey olmasa, bir yerlerden bir şeyler kalıyor sana.
çok yoruldum ya. çok."
diyorsun. kafa yapin fakir kafa yapisi diyoruz, birikim yapmayi bilmiyorsun diyoruz. "sen benim neler cektigimi biliyor musun?" diye yine agliyorsun. ben ne bilim? beni ne ilgilendirir? adam sanip durumu acikliyoruz o kadar.
sen hic kredi cekip okuyan, dugun yapan, sonra bunlari odemek icin evden cikamadiginda aglayan zengin gordun mu?
0
idexo
(05.09.16)
öyle bir bakış açısı var ki evlenene. Bunlar herkese veriyor bi de bize versin diyorlar sanırım. Gelen geçen geçirmeye çalışıyor. Siz de olmuşken en iyisi olsun deyip keklendiniz muhtemelen. Bir de öncelikler var. Onları gözden geçirin. Evine 40 yerden haciz gelen bir arkadaşım 15 günlüğüne Yalova ya tatile gittiydi sülalesiyle çok şaşırdım sonra düşündüm de; o onu bi ihtiyaç olarak görüyor, lüks değil. Ona lüks gelen şey senin evde kullandığın fırın mesela. Biraz önceliklerinizi gözden geçirin.
0
petekpare
(05.09.16)
gelirin ne kadar yükselirse yükselsin, eğer bir ödeme planın yoksa ve kendini belli bir süre için sıkmıyorsan fakirlikten kurtulman mümkün değil.
öncelikle çift olarak 2000 tl kira verecek bir eve çıkmanız baştan hata olmuş, evet istanbulda kiralar deli gibi, ve düzgün semtlerde düzgün evler çok para bunun farkındayım iki ev arkadaşı yaşıyoruz bizim de kiramız 2000. ama biz iki ayrı oda kullanacağımız için ortak alan + herkesin kendi alanı bir ev aradık mesela. siz aynı odada kalan insanlar olarak 2+1 ve merkeze biraz uzak ama güzel semtlerde ev arayarak kirayı en az 300-400 tl indirebilirdiniz.
gelelim ileride neler olabileceğine. bir kere 2000 kredi ödemek de çok abartılı bir şey değil sizin gibi kazanan bir çift için. toplamda 4 k şu an çöp oluyor artık ev değiştirmek size daha masraflı kısa vadede o yüzden onu atlıyorum.
evinize minimum 8k giriyorsa şu durumda açıkta kalan bir 4k daha var. ve bu biiir sürü insanın maaşından çok daha fazla. benim önerim kredi kartlarınızı toplayın, toplamda 30bin gibi bir borç olduğunu var sayıyorum abartarak, sonra bu kartları kesin. sonrasında iki seçenek kalıyor, toplam kart tutarında kredi çekip ödediğiniz kredi tutarını 2500e çıkarmak ama size 3500 nakit kalması ama bu borç ödemeyi uzatır. ya da kartları kestikten sonra her ay her kartın asgarisini yatırmak ama fiziksel kartlarınız da olmadığından hiç harcamamak. ama burda bahsettiğim hiç baya bildiğimiz hiç. sıfır. en az ödeyin hiç harcamayın. bu şekilde 1 seneye kredi kartı zımbırtınız kapanmış olur. kira kredi de hepimizin ödediği şeyler artık ona da çok şeyapmayın.
0
freya
(05.09.16)
bu tartışmalardan bağımsız ben üstteki yazdığıma ek olarak gözü açık sevişen yahudi +1 diyorum.
sanırım asıl sıkıntı borcunuzu kapatırken bir yandan kredi kartı ile borç yapıyor olmanız. yani kredi kartı borcunu kapatmak için kredi çekip kredi kartını kapatmayınca aynı çıkmaza düşmek gibi (sizinki kredi kartı için değil biliyorum). kredi kartlarınızı kapatırsanız onların da borcu bittiğinde sadece kira ve kredi borcunuz kalacak, sizin maaşınız da tamamen size kalacak ki o zaman iki üç ay içinde rahatlarmışsınız gibi geldi.
0
kassiopeia
(05.09.16)
Cevaben neler yazilmis okumadim. Genel itibariyle haklisiniz. Servet aileden gelir. Haksiz oldugunuz nokta ise cevrenizdekilerin tatil yapmasi ya da iyi standartta yasamasi. Tahminen fakat kendime guvenerek soyluyorum, sizinle cevreniz arasindaki tek fark onlarin fakir olduklarinin farkinda olmamasidir. Ayrica borclariniz bitince rahatlarsiniz.
0
f_d
(05.09.16)
aslında 2 kişi kazandığınız paralar hiç de fena değil, tabii birkaç yıl borça harç ödenir o ayrı. Ama galiba sizde kıtlık ve yoksulluk bilinci oluşmuş, o bahsettiğiniz kişilerde de bereket bilinci var. Bence parayla olan ilişkinizi bir gözden geçirin, aslında parayla olumsuz bir ilişkiniz olabilir bilinçaltında, bilinçli olarak zengin olmayı isterken.
0
limoncello
(05.09.16)
anladığım kadarıyla en çok "tatil" konusu yüzünden dertlenmişsiniz. onu da başkalarıyla kıyaslayarak yapmışsınız. en başta bu bakış açısının değişmesi lazım. başkaları ölçüt değildir.
ben de senelerdir tatil yapmadım, ayağım denize en son ne zaman girdi onu bile unuttum ama bunu bir eksiklik olarak hissetmiyorum. üzerime negatif bir mod eklemiyor yani.
kıyaslamayla çıkamazsınız bu işin içinden. çünkü herkesin aynı olduğu bir gerçeklikte yaşamıyoruz. sizin kazandığınız paranın 3'te birini "belki" kazanıp, ev geçindirenler var mesela. biraz da hayat "davranışların sonuçları vardır" kaidesi ile yaşanıyor. siz de davranışlarınızın sonuçlarındasınız şu anda. ne bileyim düğüm yapmasaydınız mesela. isteseniz yapmazdınız.
biraz da "istemek" önemli. facebook'ta kamprail gibi gruplar var. oralara bakarsanız yüzlerce insanın nerdeyse 0 TL ile onlarca yer gezmişliği oluyor. otostopla her yere gidiyorlar ve çadırlarda kalıyorlar. mis gibi tatil demek bu da.
siz fakir değilsiniz. sizin sadece masrafınız çok. bugün 46 yaşındaki (ama 35 gösterecek kadar enrjik, sporunu yapan vs.. birisiydi) mayıs ayında evlenmiş olan arkadaşımın öldüğünün haberini aldım. kalp krizi geçirmiş. çok da şeyyapmamak lazım yani.
0
matrix
(05.09.16)
Okul biter bitmez bir şantiyede işe girdim. İki haftada bir pazar eve gidiyordum. Bunun haricinde neredeyse sıfır masrafla yaşadım. 3 senenin sonunda peşin parayla ikinci el bir araba aldım. Çevremdeki arkadaşlarımın yıllardır arabası vardı ama ya babaları almıştı ya da ilk taksidini ödemişti. Arabayı kendi paramla almış olmak o zaman için çok iyi gelmişti. Aslında bu senin söylediğin kısır duruma işaret ediyormuş. O zaman anlayamamışım.
Evlendim, düğünü ve balayını’da aileden yardım almadan yaptık oh çok güzel. Tabi bu arada okul arkadaşlarım para biriktirirken ben yiyordum. Onun farkında değildim.
İlerleyen yıllarda okul arkadaşlarımın iş arkadaşlarım aldı. Sonuçta yine benzer okullardan mezun mühendislerden bahsediyorum. Sosyal statu olarak aynı insanlar. İş arkadaşlarım yurt dışında tatil yaparken ben annemin borçlarını ödüyordum. Devamında iş arkadaşlarım ev sahibi olurken, benim kredilerim yeni bittiği için peşinat ödeyemiyordum. "Sen de şurdan bir ev alsana niye kira ödüyorsun?" diyen insanları “Şimdilik ev düşünmüyorum” diye geçiştirmek bir süre sonra hakikaten can sıkıcı oluyor.
Aynı arkadaşlarım konut kredisi öderken zorlanmasın diye çocuklarının bakıcı/ana okulu masraflarını dedeleri öderken, bu sefer niye çocuk yapmıyorsun diye soruyorlardı.
Şimdi o arkadaşlarımın ev borçları bitti. Benimki yeni başlıyor. Evim de yine çevremdeki insanlara göre en kötü konumda. Bu sene oğlumuz dünyaya geldi. Çocuk odası, hastane masrafları vesaire derken bir baktım ki bütün birikimi sıfırlamışım yine. (Niye yaptın o zaman çocuğu demeyin yaş 34 oldu.)
Aslında az buz kazanmıyorum. Toplam gelirimiz senin söylediğinin biraz üzerinde. Yine de aileden gelen bir şey olmayınca. Ne kadar kazanırsan kazan maaşlı çalışıyorsan istediğin hayat standardını tuturamıyorsun. Şöyle söyleyeyim çevrendeki aynı işi yapan beraber çalıştığın insanların sahip olduğu aynı standardı tutturamıyorsun. Bu da insana koyuyor işte.
Sonuç olarak 100% katılıyorum. Aileden gelen bir şeyler yoksa. Fakirsin. Az bir sermayeyle ticarete girip şansı yaver gidenler bunun istisnası olabilir ama maaşla hiç bir şey olmuyor.
0
zombi
(05.09.16)
Bir döngüye sokmuşsunuz kendinizi. Öncelikle rahatlayın, çözülmeyecek bir mesele değil. Çok şükür ikiniz de Türkiye standartlarına göre fena sayılmayacak bir para alıyorsunuz. O borçlar da sonsuza kadar sürmeyecek. Elbet kapatacaksın.
Son paragrafın çok doğru. Çünkü bakış açın mevzuyu çok etkiliyor. Benzer bir süreçten geçiyorum. Çok şükür bir kısmını kapattım. Elim rahatladı biraz daha sabırla kalanı da kapatıp artıya geçeceğim. Çaresizlik hissinden kurtulun, pozitife odaklanın. Ben naçizane kendi uyguladığım yöntemleri sizinle paylaşacağım.
"Fakirsen fakir kalıyorsun" diyorsun ya bu işte bakış açısıyla alakalı. Çok basit bir örnek vereceğim. Mesela paran azsa, alışverişe gittiğinde temizlik malzemesi alacaksın mesela. 1 kilo deterjan 10 tl, 5 kg deterjan 35 tl mesela. Sen cebimde param kalsın "maaşa kadar idare ederim" diye kilosunu 7 TL'ye alabileceğin şeyi 3 TL daha pahalıya almayı seçiyorsun. Ve bu mantığı her yerde uyguluyorsun.
Şimdi bu söylediklerimi madde madde analiz edin eşinizle. Belki bazıları fazla gelebilir. Ama parayı ağaçtan toplamıyorsunuz. Evinizi bir şirket gibi düşünün. Nasıl çalıştığınız şirket bir kuruşu bile hesaplıyorsa siz de hesaplayın. Babamın işi sebebiyle yurt dışında da bulundum. Orada insanlar gerçekten parasının kıymetini biliyor. Ne yazık ki Türk insanı parasını har vurup savurmaya bayılıyor. Tasarrufu cimrilik sanıoyoruz. Halbuki biraz dikkatle çok güzel tasarruf edebilirsiniz. İnanın doğru planlamayla maaşınızı artırmadan harcamalarınızı kısabilirsiniz.
Şimdi sevgili eşinizi de alın madde madde bunların üzerinden geçin:)
1. Öncelikle kendinizi bu döngüden çıkaracağınıza inanın. İnanç çok önemli. Yukarda verdiğim deterjan örneğini unutmayın. Bunu başaracağınıza inanın. Bu bitecek. O borçlar ödenecek. Bu maddeleri eşinizle okumaya başladığınız andan itibaren kararınızı verin ve bu adımı atın.
2. Hepimiz bizi tasalandıran şeyleri görmezden gelme eğilimindeyiz. Ama çözmek için görmeniz lazım. Oturun ve kalem kalem çevrenizde kimlere ya da hangi banka ve kurumlara borcunuz varsa kuruşu kuruşuna yazın. Net tabloyu görmek her zaman iyidir.
3. Tablo muhtemelen korkutucu gelecek. Korkmayın. Şimdi bir aile bütçesi yapın.
4. Aile bütçenizi yıllık yaparsanız evinize giren parayı ve çıkan parayı daha net görürsünüz. 8*12=96k TL. Eğer bir aksilik olmazsa, zamlarınızı vs hariç tutuyorum. Önümümüzdeki eylül ayına kadar evinize en az 96000 TL girecek.
5. Şimdi harcamalarınızı ve borçlarınızı bir göz önüne alın. Atıyorum Mutfak masrafınız aylık 400-500 TL mi... bir yıllık masrafınızı görün. Temizlik masrafınızı, kiranızı görün. Hepsini yıllık görün.
6. Böylece farkında olmadan 5-10 diye harcadığınız kalemlerin ne kadar pahalıya patldığını gördünüz. Sakın moral bozmayın. Şimdi onları düşüreceğiz. Ama önce borçlar.
7. Borçlarınızı planlayın. Yani kredi kartlarınızı, tüketici kredilerinizi, elden aldıklarınızı sırayla kapatmayı planlayın. Eğer imkanınız varsa sağlam bir tüketici kredisi çekip o parayla tüm borçları kapatıp tek bir noktaya borçlanın. Kredi alamıyorsanız güvendiğiniz birinci derece bir yakınınızdan anne baba falan gibi kredi çekmesini rica edebilirsiniz. (hiçbiri olmuyorsa aman sakın eşten dostan, hele hele tefecilerden borç almayın)
8. Borcu tek seferde kapatamıyor musunuz? o zaman sırayla kapatacağız. Bankalarla borç yapılandırmak istediğinizi konuşabilirsiniz. Kredi kartlarınız varsa, artık sadece bir kredi kartınızı kullanın. Diğerlerini sadece ödeyin. Yıllık bütçe yaptık ya hani. Mesela deyin ki ben bu yıl bu 96.000'in 5000 TL'siyle kredi kartlarımı kapatacağım. Bunu da her ay 500 500 ödeyerek 10 ayda yapacağım deyin ve ödeyin. Hala borcunuz kalacak elbet. Ama acelemiz yok. Kendimizi sıkmadan, dara düşmeden hepsini kapayacağız.
9. Kredi kartlarınızı gerçekten kullanmayın kapatın. Ya da bir süreliğine sadece birini kullanın ama diğerlerini kapatın. 1-2 ay sıkın dişinizi sadece makarna yeyin, ama hepsini ödeyin. Kredi kartından kurtulunca göreceksiniz çok daha rahatlayacaksınız. Bu en önemli adımınız olacak. Diğer kartları kapatınca elde kalan son kartı da ödeyin ve kurtulun.
10. Borç ödemek zor ve yorucu bir süreç. Kendi düzeninizi bulmanız zaman alabilir. Ama bir rayına oturtursanız tıkır tıkır ödersiniz.
Borç kısmını şimdi bir kenara koyuyorum. Gelelim masraflara:
11. Yıllık bütçe yapınca gördüğünüz gibi ufak görünen kalemler aslında nasıl da büyüyormuş. O zaman "aslında hiçbir şey harcamıyorum" dediğiniz şeyleri yeniden gözden geçirme zamanı.
12. Öncelikle alışverişten başlayalım. TEmizlik malzemeleri en önemli kalem. Buradaki ufak değişiklikler bütçenizi accayip etkiler. Temizlik malzemesi bozulmaz, saklanabilir, depolanabilir. Ve bu ürünlerde paket büyüdükçe fiyat düşer. O yüzden alışverişlerinizde en uygun fiyatla alabileceğiniz en büyük paketi alın. Markaya çok takılmayın. Gerçekten kötü 3-5 marka dışında deterjanların, yüzey temizleyicilerin vs hepsi aynı. ATıyorum her ay evinize 5 kg deterjan alıyorsanız yılda 60 kg deterjan alıyorsun demektir. O zaman buna göre al. Sen 5kg paketi 30 tlye alıyorsun. 10 kg paket 50 tlyse, 5kg başına 10 tl zarardasın.
13. Markete hesap makinesiyle gitmeye korkmayın. ÖZellikle temizlik ürünlerinde bunun kilosu kaça geliyor diye bölün, çarpın. GErçek örnek vereceğim. Geçen ay markette bulaşık makinesi tabletinin 60lısını alayım dedim. Sonra fark ettim ki 10lu paket alırsan 2.si yarı fiyatınaydı. 100 tane alırsam 60'lı fiyatına geliyordu. 10 tane 10lu paket aldım. herkes garip garip baktı ama ben kar ettim, onlar etmedi.
14. Mümkün mertebe aylık alışverişinizi tek seferde yapın. İstanbul'daysanız metro gross marketten özellikle temizlik ürünlerini aşırı ucuza getirebilirsiniz. Yaklaşık bir senedir oradan alıyorum. Ve bahsettiğim gibi büyük büyük alıyorum. Bu arada onların kendi markaları var aro ve hohneca mı öyle bir şey. Birçok üründe onları tercih edebilirsiniz.
15. Sebze meyveyi tam tersi ihtiyacınız kadar alın. Çünkü aldığınızın %20-%30'unu kullanamadan çürütüyorsunuz. Paranıza yazık. Bu arada sebze meyveyi dolapta poşette değil, nemi alsın diye kağıt havluya sarıp koyun dolaba. Böylece daha uzun dayanır çürümeden. Bu arada gıda alışverişilerinizde şok, bim, a101 gibi ucuzluk marketlerinden yapın. Onların kendi markalarını kullanın. Promosyonları takip edin. Eğer kısa sürede bozulmayacak bir ürün ucuzlamışsa, alabildiğiniz kadar çok alın. Daha sonra pahalıya almaktansa ucuzken bolca alın.
16. Giyim alışverişlerinizi sezon sonu indirimlerinden yapabilirsiniz. Ya da outlet storelardan. Ya da markaların fabrika satış mağazalarından.
17. Markete giderken listeyle ve "şu kadar harcayacağım" kararıyla gidin. Sepete attığınız her şeyi hesaplayın. Limitinizi geçiyorsanız bilinki ihtiyacınız olmayan bir şey almışsınızdır. Tekrar gözden geçirin:)
18. Evinizin yalıtımını gözden geçirin. Pencereler falan. Ciddiyim, farkında olmadan doğalgaza fazla ödemeyin. Mesela perdeler kaloriferleri örterse evin daha zor ısınır. Which means daha fazla para.
19. Araba varsa satın. İstanbul'da aylık akbil kullanırsanız seyahat masrafınız düşer. (Şimdi extreme bir teklifim olacak. Öğrenci pasosu edinin. Tek yapmanız gereken açıköğretime yazılmak. Aylık mavi kart 180 tl, öğrenci kartı 70 tl'ye doluyor. Açıköğretimin yıllık harcına rağmen yılda adam başı 200 TL'ye yakın az ödersiniz. İki kişi 400 TL daha az ödeme demek. Tebrikler, mutevazı bir haftasonu tatili kazandınız)
20. Yukardaki örnek çok ekstrem gelebilir ama mantığı kavramanız lazım. Bu cimrilik değil, fırsatları görmek. Bir şeyi daha ucuza çözme fırsatınız varsa çözün. Etraf ne der diye düşünmeyin. Sonuçta o ödemeyi onlar yapmayacak.
21. TAmam kemerleri sıktık ama bir yere kadar. Yaşamayı da unutmayalım. Ne yapın edin, ayda bir ya da iki akşam eşinizle bütçenizi sarsmayacak bir yemeğe çıkın. bu tarz şeyler gerçekten iyi hissetmek için çok önemli.
22. Bir şeyler yapmak demek illa çok para harcamak demek değil. Bir cumartesi ailenizle gidin modada 2 çay için, 2 sokak dolaşın mis gibi denize bakıp eve dönün. O sıkışmışlık hissinden kurtulmak için çok iyi gelecek.
23. Tatillerinizi tur şirketlerinden değil kendiniz ayarlarsanız çok ucuza gelir. Mesela 7-8 ay önceden başlayın planlamaya. Bir ay uçak/otobüs biletlerini alın. Bir sonraki ay oteli ayırtın. Momondo.com, booking.com vb gibi yerlerde ideal fiyatlar bulabilirsiniz.
24. Telefon, internet, tv, digiturk vb gibi hizmetlerinizi gözden geçirin. BAzen farkında olmadan kullanmadığınız servislere çok ödüyor olabilirsiniz. TArifelerinizin belki daha ucuzları vardır. Onlara geçin.
25. PAra konusunda birbirinizi asla suçlamayın. Birbirinize karşı açık ve dürüst olun. Kötü hissedebilirsiniz ama bu ikinizin de kabahati değil. Birbirinizi çok kolay demotive edebilirsiniz. Ama önemli olan inanıp bu borçlardan birlikte kurtulmak.
26. Lüks harcamayın ama ufak lüksleriniz olsun. Yoklukla yoksunluk karışmasın. Giyim kuşam iyi hissetmek için önemlidir. Ayda 1-2 parça da olsa bir şey alın kendinize. H&M'in Bershka'nın falan fırsat köşelerinde muazzam şeylere denk gelebilirsiniz. 60 TL'lik gömleği sezon sonunda 15 TL'ye alabilirsin mesela. Ve o 15 TL verdiğin gömlek sana ummadığın bir özgüven kazandırabilir.
27. Ufak lükslerden kastım iyi hissettirecek ilgi alanları mesela. Ne kadar borç içinde olsanız da kendinize bir hobi bütçesi yapın. İkinizin de her ay 50 TL harcama hakkı olsun mesela. ATıyorum ben dergi okumayı çok severim ve gidip saçma sapan yabancı dergilere 20-30 euro öderim. Ya da her ay kendine orijinal bir jazz albumu almak gibi şeyler işte. Buna saçmalık bütçesi deyin:)
30. YAşayın. Gerçekten yaşayın. Yaşamanın para harcamak olmadığını kavrayarak. Dediğim gibi gidip bir çay/kahve içip eve dönmek bile eve kapanıp "bu borçlar nasıl ödenecek" diye hayıflanmaktan iyidir.
31. Ev almak zorunda değilsiniz. Ancak 20 yıl sonra senin olacak bir eve her ay kendine eziyet ede ede ödeme yapmak mantıklı değil. İlerde bir gün elbet olabilir. Şu anda evim yok diye üzülmeyin. Bunu dert etmeyin. Gençsiniz. Çocuğun olursa o düşünsün:)
32. Şükredin. Sahip olamadıklarınıza bakıp hayıflanmaktansa sahip olduklarınıza bakıp şükredin. İyi kötü başınız sokacak bir yuvanız var. Birbirinizi seviyorsunuz. GEnç bir ailesiniz. Çok şükür güzel işleriniz var. Türkiye için fena olmayacak bir geliriniz, dostlarınız var. Hepsi için şükredin her gün. Bunu yapmak endişelerinizi azaltır.
Not: Her ay kenara 100 200 para atın. Atarsınız. Hadi 50 TL atın. 8000 TL alıyorsanız 7950 alıyor gibi düşünün. HArcamaya başlamadan önce 50 tl'nizi yatırım hesabınıza atın. 200 lira bile olsa kenarda bir miktar paran olması hissi iyi gelir. Ufak ufak başlar büyütürsünüz. Bugüne kadaar havaya gidenleri düşünün bundan sonra gitmesin işte.
Bu saydıklarım sadece bir mantık sıralaması. Asla ama asla parayı hayatınızın odağı yapmayın. Üzer. Sadece dikkatli kullanın işte. PAranıza tam hakim olun yani.
Uzun uzun yazdım. Çünkü o psikolojiyi o durumu yaşadım. Ne olduğunu biliyorum. Yardımcı olabilirsem ne mutlu. Sorunuz olursa çekinmeden yazın. Elimden geldiğince tavsiye vermeye çalışırım. Özlem denizmen diye bir kadın var onun kitabını okuyun. paratic.com'a da arada bakın.
Bir de tavsiyem bu psikolojiden kurtulmak için uplifers.com'daki makaleleri okuyun.
NOT 2: Kiranız biraz yüksek sanki. Nerede oturuyorsunuz bilmiyorum ama 2000 TL'nin biraz altına inebilirseniz şahane olur. 3+1'se 2+1'e geçin. 2+1'se bir iki sene 1+1'de oturmayı değerlendirin.
kışlık bir mont almam lazım(yavaş yavas aramalara basladım, ucuz olur diye:)az önce gezinirken aşağıdaki montu gördüm. özel indirimde filan diyor. tip olarak da fena değil gibi. sizce alınır mı? daha uygun alabileceğim bir yer olur mu? kullanan var mı? https://www.morhipo.com/kampanya/detay/16372854
kışlık bir mont almam lazım(yavaş yavas aramalara basladım, ucuz olur diye:) az önce gezinirken aşağıdaki montu gördüm. özel indirimde filan diyor. tip olarak da fena değil gibi. sizce alınır mı? daha uygun alabileceğim bir yer olur mu? kullanan var mı?
bu tarz mont alamiyorsaniz baska markalara yonelmenizi tavsiye ederim.
0
idexo
(04.09.16)
attığın modele benzer ve fiyatı çok daha uygun olan ve kışın çok güzel ısıtan montlar decathlonda var bi bakabilirsin
0
nundu
(04.09.16)
pahalı geldi bana.
0
iticisin
(05.09.16)
pazar malı gibi gözüken bu monta o para fazla hocam. alınmaz bence.
0
cekingen fil
(05.09.16)
Resimdeki mont hic guzel degil, idexonun gosterdigi cok cok guzel ve kullanisli. Decathlonda fiyati uygun olanlari var. Ayrica adidas nike outletlerine de bakabilirsiniz.
Diş hekimliği başvurusunda neden (ilave) yetenek sınavı yok?
sttc
Nasıl güzel sanatlarda yetenek sınavı varsa diş hekimliğinde de olmalı diye düşünüyorum. yontuyor deliyor vs. el becerisinin önemi büyük. eğitimle gelişebileceği seviyenin sınırlı olduğunu düşünüyorum. aynı şekilde herkesin el becerisi isteyen dallarda sanatçı olabileceğini de düşünmüyorum. doktorla
Nasıl güzel sanatlarda yetenek sınavı varsa diş hekimliğinde de olmalı diye düşünüyorum. yontuyor deliyor vs. el becerisinin önemi büyük. eğitimle gelişebileceği seviyenin sınırlı olduğunu düşünüyorum. aynı şekilde herkesin el becerisi isteyen dallarda sanatçı olabileceğini de düşünmüyorum.
doktorların hekimlik lisanslarının yanında bir de el beceri seviyelerini gösteren lisansları olsa güzel olmaz mı?
0
sttc (04.09.16)
sart oldugunu dusunmuyorum hatta eminim o isleri zaten doktorlar degil bir takim teknisyenler yapiyordur.
0
idexo
(04.09.16)
girerken heyet raporu alınıyor, orada nörolog muayene ediyor. ellerinde tremor falan varsa sağlam raporu vermemesi lazım
0
la noix
(04.09.16)
Ne insanlar gördüm deli gibi geliştiren. Yani başta kötü diye elemek yazık olurdu. Ne tipler gördüm bok püsür içinde hasta bakıp, en fazla iki sene uzatıp yine de bitiren.
Özetle girerken değil de çıkmak için gerekli olması gereken kıstas. Ama bir süre sonra bıraksak daha çok uğraşacağız deyip geçiriyorlar. Ayrıca diş hekimi olmak demek sadece dolgu, kanal, protez yapmak demek de olmadığı için yine öneriniz çöker.
Doktorlar için bazı konularda evet temel şeyleri hemşireler yapıyor da sonuçta onlar için de aynı öneri yapılabilir. @idexo
Doktorların yaptığı bir çok muayene de teknik ister, cerrahların yaptığı işi tartışmaya gerek bile yok her iki meslekte.
Özetle gelişiyor.
0
bir ileti paylastim
(04.09.16)
Başvurduğunda kim diş hekimliğiyle ilgili başarılı olacak kadar bilgili olabilir? Yaratıcılık isteyen bir yanı yok. Dişlerin anatomisi belli. 5 sene içinde zaten çeşitli malzemeleri kullanmayı öğretiyorlar.
0
tiksinmedenuyanmak
(04.09.16)
Kardeşim elinde titreme olan bir diş protez teknisyeni. Asıl sorun onun pozisyonunda. Nihehe. El becerisi geliştiriliyor kanka. Merak etme. Dişçiler birbirlerine kaplama falan yapıyor not için, birbirlerini telef etme pahasına öğreniyorlar mesleği.
bu sitelere alınan reklamların bi işe yaramadığı belli oldu.peki bu sistem yerine neler yapabilir? Nerelerden para kazanabilir siteler?eldeki opsyonlar:para karşılığı reklam alır.advertorial yapar.üyelik alır.ürün satar.başka neler geliyor aklınıza?
bu sitelere alınan reklamların bi işe yaramadığı belli oldu.
peki bu sistem yerine neler yapabilir? Nerelerden para kazanabilir siteler?
eldeki opsyonlar: para karşılığı reklam alır. advertorial yapar. üyelik alır. ürün satar.
başka neler geliyor aklınıza?
0
kurnaz (04.09.16)
üyelik, basıcan 99 kurustan.
0
anonymice
(04.09.16)
sitede adblocker ını pasif hale getirenlere bir tür kredi versin. sonra bu kredileri beğendiğimiz yorumlara ödül olarak verelim. reddit teki gild olayı gibi ama cebimizden para çıkmayacak.
tabi bu sistem ile sağ ve soldaki boşluklar komple reklam olabilir. hatta reklam miktarını kullanıcı belirlesin. ne kadar reklam o kadar kredi..
0
sttc
(04.09.16)
Android oyunlarında reklam izledikçe coin, oyun içi ekstra can falan veriyor. Hiç sızlanmadan izliyorum. Bunun sitelere uygulanması olabilir belki.
0
doxanikee
(04.09.16)
@ananymice üyelik 99 kuruşta olsa kimse olmaz. çünkü kimse cebinden 5 kuruş harcamak istemiyor. bunu geçtim nasıl ödeyecekler orası ayrı muamma. onun vergi ve faturalanması, astarı yüzünden pahalıya gelir:))
@sttc öyle olsa bile reklam tıklanması olmadığı sürece olmaz. o adam zaten reklama tıklamaz. burada kastım reklama bilerek tıklaması filan değil. görüp ilgisini çekse de tıklamıyor insanlar.
@doxa olabilir ama implemente edilmez.
varsa başka her türlü öneriye açığım.
0
🌸kurnaz
(04.09.16)
facebook gibi yap. herkesin kayit olmak isteyecegi bir platform kur sonra big data'dan parayi vur.
soru başlıkta aslında da burası da boş kalmasın. şimdi sürekli bir prizde şarj aleti bıraksam buna günde 1-2 kere alet taksam zararı olur mu?
soru başlıkta aslında da burası da boş kalmasın. şimdi sürekli bir prizde şarj aleti bıraksam buna günde 1-2 kere alet taksam zararı olur mu?
0
kurnaz (04.09.16)
ben oyle yapıyorum. bi zararını gormedım.
0
anonymice
(04.09.16)
benim ki aldığım günden beri dükkanda takılı. evde de eski telefonun ki takılı hiç kaybetme derdi yok.
0
gozu acik sevisen yahudi
(04.09.16)
hiç bir şarj aletinin boşta prizde kalması doğru değildir.benden tavsiye en azından evden yada işten ayrılırken prizden çıkarın çok yangın vakası var.
0
sergio35
(04.09.16)
elektronik aletleri bozacak bir durum ancak fazla voltaj yuzunden olabilir saniyorum. eger voltaj regulatorunuz yoksa nadiren bile olsa gelebilecek fazla voltaj cihaziniza zarar verebilir.
bazi akilli telefonlarin gece sarja birakildigini sonra sabah hic calismadigini duymustum. ama tabi biraz da sans isi.
bu akim koruyuclar var piyasada, akim koruyuculu bir priz kullaniyorsaniz tesisatiniz vasat bile olsa sanirim guvende olursunuz.
0
idexo
(04.09.16)
Soruya kaynak:
Üzerinde güç düğmesi bulunan üçlü/çoklu prizler var, uzatma kablolu falan. Şarj kabloları takılı olarak o düğmeleri açıp kapasak güvenlik sağlayabiliyor muyuz?
0
yaren
(04.09.16)
Normal bir şarj aleti sorun yaratmaz ama ucuz, kalitesiz, standart dışı üretilmiş bir ürün nadir de olsa yangın nedeni olabilir.
@yaren: Evet, uzatma kablosu düğmeleri o açıdan pratik bir güvenlik sağlıyor.
Hangi programı kullandınız, önerirsiniz?Çok pahalı olmamak koşuluyla, satın alabilirim, free olanlar da olabilir.
Hangi programı kullandınız, önerirsiniz?
Çok pahalı olmamak koşuluyla, satın alabilirim, free olanlar da olabilir.
0
tum haklari saklidir (04.09.16)
Duolingo
0
archery
(04.09.16)
bi ara rosetta stone cok populer olduydu. iyi programdi o da. duolingo var bi de, kelime ve telaffuz acisindan yararli oluyor epey. ama sana grameriyle bir seyi ogretemez o da.
0
in vino veritas
(04.09.16)
Gramer için ayrıca çalışıyorum, en önemli beklentim, günlük konusma diline yakın kelimeleri öğrenmek.
0
🌸tum haklari saklidir
(04.09.16)
bu programlardan ziyade tavsiyem: dili hayatiniza eklemeniz. yani diyelim ki futbol ilginizi cekiyor. o zaman ingilizce spor haberleri okumaya calisin. diyelim ki teknoloji ilginizi cekiyor. aradiginiz bir urunun ingilizce incelemesini izleyin, okuyun... pratik acisindan programlardan daha yararli olacaktir.
derdiniz gramer sinavlari vs ise ancak o zaman oturup ders gibi calismalisiniz.
0
idexo
(04.09.16)
Rosetta Stone iyidir. Malum ortamlardan ulaşabilirsiniz.
0
anamuhalefet
(04.09.16)
@idexo, bir dönem internetten haberleri takip ediyordum. anlayabildiğim kadarıyla zorluyordum. biraz pratikten sonra yine devam edeceğim bunu yapmaya
0
🌸tum haklari saklidir
(04.09.16)
cervantes online kütüphane ve okuma kulübü
0
Hendrix'e tapan adam
(04.09.16)
@tum haklari saklidir sadece takip etmeyle de kalma, yorum da yap, etkilesime girmekten cekinme. Basarilar, kolay gelsin.
0
idexo
(04.09.16)
Uygulamaları olduğu için sayılır bence bunlar da :) Ben çok bilmiyorum bu işleri kendi yaptığım şeyleri söyliycem o yüzden yine bir süzgeçten geçir mantıklı geliyorsa yap. Tavsiyeden çok bak bir de bu var şeklinde yani yazdıklarım.
Quora okuyorum ben. Çok faydasını görüyorum henüz yazmaya cesaret edemedim ama quora ve reddit çok faydalı bence bu konuda. Sonra newsinlevels mıydı öyle bir şey var haberleri seviye seviye paylaşıyorlar falan. Medium da güzel ona da bakabilirsin. Ben genelde okuma şeklinde yapıyorum işime o yaradığı için. Youtube inanılmaz bir yer. Sadece öğrenme olarak düşünme yani sana ingilizce öğreten kanallar değil de ilgini çeken ingilizce kanalları takip edebilirsin. Bir süre sonra iş başındayken alttan açıp podcast gibi dinlemeye başlıyorsun. Baya faydalı oluyor. Ben bunları ekstra bir zaman ayırmadan işte servisteyken ne bileyim iş yerinde boş kaldığımda falan yapıyorum. Hayatımın hiçbir döneminde oturup ingilizce çalışmadım ben okuduğum herhangi bir metni 80 85 oranında anlarım çok hardcore değilse. Bu şekilde yaptığında o "çalışma" psikolojisi olmadığı için hem daha verimli hem daha eğlenceli olduğunu düşünüyorum. Öyle işte. Haydi dikkat et kendine.
Mac Pages Belgelerini Microsoft Word'e Aktarsam Ne Kaybederim?
cuckoo
Yüksek lisans tezimi Mac Pages'de yazmak istiyorum. Ancak tez danışmanıma bu formatta bir şey gönderemem; yazdıklarımı .docx formatına çevirmem gerekiyor. Bilindik yazı karakterlerinin dışına çıkmayacağım, ama yine de bu dönüştürme esnasında bir şeyler kaybeder miyim? Yoksa, "Hiç başına bela alma! W
Yüksek lisans tezimi Mac Pages'de yazmak istiyorum. Ancak tez danışmanıma bu formatta bir şey gönderemem; yazdıklarımı .docx formatına çevirmem gerekiyor. Bilindik yazı karakterlerinin dışına çıkmayacağım, ama yine de bu dönüştürme esnasında bir şeyler kaybeder miyim? Yoksa, "Hiç başına bela alma! Word'de yaz gitsin!" mi dersiniz?
0
cuckoo (04.09.16)
neden pages'te yazmak istiyorsun? bana kalirsa kendine is cikarma. bastirmak istesen bile uyumsuzluk cikabilir fotokopicide.
edit: bence formati dusunurken baski imkanlarini da dusunsen iyi olur. cikti lazim olursa en yaygin program Word hem osx'te hem windows'ta var. ya da pdf olarak da alabilirsin tabi.
0
idexo
(04.09.16)
@idexo parasını çıkarmak için elbette.
teorik olarak bütün fotmat dönüştürmelerinde kayıp yaşanır, belgenin ne kadar biçimlendirme içeredeğine göre edeğişir ama çok çok basit bir şey değilse dönüştürdükten sonra toparlaman gerekeceğine eminim.
idexo, öncelikli kelime işlemci olarak Pages'i kullandığım için onunla devam etmeyi düşündüm, ama gerçekten başıma iş çıkacağını düşünüyorum ben de. Word ile devam edeceğim.
espresso tarzı yeterli diyorlar. doğru mudur? benim bildiğim moka pot'a espressodan biraz daha kalın bir grind olması lazım.espresso ok mi ama?
espresso tarzı yeterli diyorlar. doğru mudur? benim bildiğim moka pot'a espressodan biraz daha kalın bir grind olması lazım.
espresso ok mi ama?
0
anonymice (04.09.16)
Normalde daha kalın olması lazım. Ama düz espressoluk çekilmiş kahveyle de demledim, sadece taneler çok az suya düşüyor. Bir de çok bastırınca su üste çıkamıyor. Yani bunları göz önüne alınca fena olmuyor.
sb. ya da genel olarak iibf diye genelleyebilirim. not : ingilizce bilip kendini geliştirenler kastım.
sb. ya da genel olarak iibf diye genelleyebilirim. not : ingilizce bilip kendini geliştirenler kastım.
0
hayati cozemeyen adam (04.09.16)
Odtü mezunu iki arkadaşım var, ikisi de bankada çalışıyor müfettiş olarak.
0
buff
(04.09.16)
birkac tanesi akademisyen oldu, hala cabalayanlar da var. bunlardan biri ogretim gorevlisi yetistirme programindaydi.
bir baskasi ozel sektorde bir sirketin ik bolumune girmisti.
bir baskasi kendi cabalariyla yurt disinda bir is bulup gitti.
bir baskasi yerel firmalarda, tanidiklar vs vasitasiyla is ariyordu. buldu mu ne yapti haberim yok.
bir baskasi buyuk bir IK firmasinda once staj yapti, sonra sanirim ise de girdi.
bankalarda calisanlar var...
0
idexo
(04.09.16)
@j r r nereden mezun ?
0
🌸hayati cozemeyen adam
(04.09.16)
mali musavir olanlar var. Tabi müsteri buldular mı bulamadılar mı belli değil.
0
anonymice
(04.09.16)
bütçe raporlama uzmanı olarak çalışıyorum, büyük kurumsal bir firmada. öncesinde big four denetim şirketinde çalıştım 2 sene. işletme mezunu arkadaşlarımın da çoğu bu denetim şirketlerine girdi başlangıçta.
0
juninho77
(04.09.16)
bankalarda, big 4'da, mckinsey gibi danışmanlık şirketlerinde, unilever, cocacola, p&g gibi hızlı tüketim sektöründe, e-ticaret şirketlerinde çalışıyorlar. kendi startup'ını başlatanlar da oldu.
0
king lizard
(04.09.16)
@juninho nereden mezunsunuz ? üniversitenin ( boğaziçi odtü koç sabancı bilkent vs hariç ) çok bir önemi var mı ? ortalama bir üniversitede kendini geliştiren stajlarını düzgün yapan bir kişinin de öyle yerlerde çalışma şansı nedir sizce?
0
🌸hayati cozemeyen adam
(04.09.16)
benim tanıdıklarım genelde yatırım işinde ya da denetimdeler. bir kaçı danışmanlıkta.
denetim en önü açık meslek sanırım. yatırımda gördüğüm kadarıyla mühendisler daha bi fazla.
yeni bir air kullanıcısıyım. şu ana kadar %100 olunca mac'i şarjdan çıkarıp tamamen boşaltmadan kullandım. ayda bir de pili kalibre edeceğim. ama kafama takılan bi şey var: cycle'ı düşük tutmak için evde, ofiste sürekli şarjda kullanmak pile zarar verir mi yoksa arada bir mesela haftada 2-3 gün kend
yeni bir air kullanıcısıyım. şu ana kadar %100 olunca mac'i şarjdan çıkarıp tamamen boşaltmadan kullandım. ayda bir de pili kalibre edeceğim. ama kafama takılan bi şey var: cycle'ı düşük tutmak için evde, ofiste sürekli şarjda kullanmak pile zarar verir mi yoksa arada bir mesela haftada 2-3 gün kendi bataryasını mı kullanmak gerekir?bi kullanıcı şöyle bi şey yazmış: superuser.com sanırım en doğrusu bu şekilde. kişisel deneyimleriniz nedir bu konuda?
0
mauricio el rosencof (04.09.16)
4 yillik laptop. neredeyse tamamen fise bagli kullanildi.
Plakçılar Buraya - Yurtdışından Plak Getirtme Meselesi
sevgikusunkanadinda
Kısa bir süre önce kendime bir pikap aldım. Elimde bir miktar da plağım var ancak yaşayan bilir, sevdiği şeyleri gördüğünde aldıkça alası geliyor insanın, yetmiyor.Şöyle bir site buldum, Türkiye'de bulamadığım plakları edinmek için: https://www.discogs.com/Buradan daha önce alışveriş yapan var mıdır
Kısa bir süre önce kendime bir pikap aldım. Elimde bir miktar da plağım var ancak yaşayan bilir, sevdiği şeyleri gördüğünde aldıkça alası geliyor insanın, yetmiyor.
Şöyle bir site buldum, Türkiye'de bulamadığım plakları edinmek için: www.discogs.com
Buradan daha önce alışveriş yapan var mıdır? Güvenebilir miyiz, işler genel olarak nasıl yürüyor?
edit: zaten son entry'i girmissin : ) yeni gordum. istersen entry sahiplerine ozel mesajla sor.
0
idexo
(04.09.16)
Bir arkadaş mesaj attı şimdi, alternatif bir site önerdi, ona bakıyorum. Ama disclogs hakkındaki sorular hala baki :)
0
🌸sevgikusunkanadinda
(04.09.16)
Soruları buraya yazayım, sonrasında arayanlar da faydalansın bir şekilde.
Şimdi disclogs'a girdiğimde x albümünün plakları 2 euro'dan başlıyor, 30-40-50 diye gidiyor. Kıyaslama yapılınca da bir kısmı Vg, diğerleri Vg+. Öyle aman aman bir fark yok gibi. Kimden nasıl alışveriş yapacağımı güvenilirlik belirliyor desem, çoğu olumlu geri dönüş almış, güvenilirlik %95'in üzerinde. Sözlükten bir kısım arkadaş kargoyu yüksek tutup oradan geçirmeye çalışıyorlar dedi. O tuzaklara düşmemek için ne yapmalı?
Kargoyu postayla değil takip numaralı şekilde almayı tercih edeceğim. Kaybolması, kırılması vs. durumunda para iadesi yapıyorlar mı?
PayPal gittikten sonra büyük ihtimalle yurtdışında yaşayan birilerinden ya da %10-15 komisyonla bu işleri yapanlardan ricacı olacağım ödeme konusunda. PayPal ödeyeni farklı, adres ve alıcı bilgisi farklı olsa sorun çıkartıyorlar mı?
Bu yazdığınız iki siteden hangisini önerirsiniz en çok?
merhaba arkadaslarlinuxta bir kullaniciya bir süreligine root hakki veren bir komut vardi. Program kurarken filan ise yariyordu ben hep onu sudo -H saniyordum ama degil galiba ya sudo ile basliyordu yada su ile. Neydi o komut ve parametresi. Yardimci olabilecek olan var mi
merhaba arkadaslar linuxta bir kullaniciya bir süreligine root hakki veren bir komut vardi. Program kurarken filan ise yariyordu ben hep onu sudo -H saniyordum ama degil galiba ya sudo ile basliyordu yada su ile. Neydi o komut ve parametresi. Yardimci olabilecek olan var mi
0
beholderrulez (04.09.16)
sudo -i
edit: zaten bir sey yukleyeceginiz zaman (eger apt kullanilacaksa) "sudo apt-get install blabla" seklinde girebilirsiniz.
0
hopeless
(04.09.16)
sanirim bazi distributionlarda
su
yazip enter'a basiyorsunuz ve sifre girip root olabiliyorsunuz. bazilarinda da @hopeless'in dedigi gibi
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.