Giriş
(21)

Açık eşcinsellik ve iş bulmak.

break your happy home
Herkese selamlar.Ben bir eşcinselim, bunu açıklarsam iş bulmakta sorun yaşar mıyım? siteleri araştırdığımda ayrımcılık olduğunu ve işe almadıkları yazıyor.
Herkese selamlar.Ben bir eşcinselim, bunu açıklarsam iş bulmakta sorun yaşar mıyım?

siteleri araştırdığımda ayrımcılık olduğunu ve işe almadıkları yazıyor.
0
break your happy home
(24.06.17)
Kurumsal bir yerde kimse kimsenin cinsel kimliğini merak edeceğini sanmıyorum..

Durduk yere iş mülakatında cinsel kimlik açıklamak zaten absürt..

Soruyu ben de anlamadım sanırım..
0
qazaqwsx
(24.06.17)
Peki şöyle düşünelim. çok açık düşünceli biri kendi sevgilisinden sana bahsedebiliyor, öpüyor kokluyor elini tutuyor. sen hiçbirini yapamıyorsun. Ayrıca üstüme baskı yapılsın istemiyorum. eşcinsel olduğunu söylemeyince insanlar sana birini ayarlamaya çalışıyor veya kızın biri gelip askıntılık ediyor. rahatsız oluyorum. bu konuyu bir söylesem de kurtulsam diye düşünüyorum.
0
🌸break your happy home
(24.06.17)
Bu ülkede böyle birşey yapmak akıl karı değil. başına olmadık belaları alırsın.
0
komando kani var bende
(24.06.17)
ne alakası var ya. yıllarca sevgilim yoktu kimse de gelip bir şey söylemedi. bir sürü heteroseksüel insan var istediği halde sevgilisi olmayan veya bilinçli olarak birliktelik istemeyen. bence sen her yerde eşcinsel olduğunu duyurmaya bayılan poser'lardan birisin, kendi adına mağduriyet veya cool'luk malzemesi çıkarmak için bahane arıyorsun. işyerinde böyle denyoluklar yapanlara da mesafe koyar, özel hayatımı konuşmak istemiyorum falan deyip geçersin.
0
der meister
(24.06.17)
Valla işe girerken cinsel yönelimimizi belirtme geregi duymuyoruz. Sen de duyma bence. Ayrıca birilerinin isyerinde sana asılması, birilerini ayarlamaya calismalari vs bunlar eşcinsel olmasan da olabilecek, birçogumuzun yaşadığı seyler. Ilişki düşünmeyen ya da bu gibi tavırlardan hoşlanmayan herkes nasıl bertaraf ediyorsa sen de o sekilde edeceksin. Kendi kendine ayrimcilik yaratmana gerek yok.
0
aquarium
(24.06.17)
@der meister, cool olmak eşcinsellikle olmaz. seni bu düşünceye iten nedir? Şimdi almanya'da sevgilisinin elini tutarak gezen insan insanlar bize kuul desin diye mi geziyorlar?

Tamamen içinizde patlamış sizin bu durum, başka yerlere sataşıyorsunuz. soruma cevabınız yoksa konuşmayın, bu kadar basit.
0
🌸break your happy home
(24.06.17)
biraz fazla takıntılısın bu konuda sanırım. etrafında eşcinsel olduğunu bilen ve bunu umursamayan pek yakın arkadaşın olmadığı için olabilir mi? ayrımcılık tabii ki var çoğu insan senin yüzüne karşı kibar davranır ama düşünceleri farklı olur. ayrıca iş bulurken medeni durum, cinsel tercih, siyasi görüş gibi şeyleri belirtmene gerek yok bunları özellikle soran yerde ise zaten çalışılmaz.
0
floydian
(24.06.17)
niye açıklıyorsun abi? yanına gelen sevgilin de seni herkesin içinde dudağından öpüvermesin. en azından açıktan yapmasın ki farklı cinsler de yapmıyor bunu bu ülkede.

sana kız ayarlamaya çalışanlara "ilgilenmiyorum" de kestir at. 30 yaşındayım ve bana da sürekli kız ayarlamaya çalışıyorlar. direkt "ilgilenmiyorum sağ ol" deyip kestirip atıyorum. zorla koynuma sokacak değiller ya.

askıntı olanlara da takılmayacaksın. ülkede ilgisine yanıt alamayınca kadın öldüren erkek var ama tersi yok.

evet baya baya zorlanırsın iş bulmakta. hatta direkt bulamazsın diyeyim ben sana. o yüzden açıklama kimseye.
0
ya ben lan neyse
(24.06.17)
Teşekkürler desteğin için. ÇEvremde lgbt destekçisi pek yok, hep küçük yerde yaşadım.bu zamana kadar atlattım bi şekilde ama bu yaştan sonra hiç sevgilim olmadı dediğim zaman insanlar anormal bakıyorlar. hatta 1-2 kere yanımda eşcinsellik konusunu açan oldu. çalışma ortamına ilk kez gireceğim, bu tarz durumlarda ne yapmam gerekli bilmiyorum. ayrıca bu tarz dert ve sıkıntılarım yüzünden mesleki gelişimim bile etkileniyor.
0
🌸break your happy home
(24.06.17)
O ayrımcılığa uğrayanlar kadın gibi davranan kişiler. Kadın gibi davranmıyorsanız ve bu gereksiz ayrıntıyı kimseyle paylaşmazsanız iş bulabilme şansınız var.
0
dissendium
(24.06.17)
Duyurudan tanıdığım bir gey vardı. Gayet itibarlı bir işi vardı ve kız kankasıyla yaşayıp herkese "sevgilim" diyordu danışıklı olarak. Bana sarkıntı olmak için gey olduğunu gizlemedi ama hiçbir iş arkadaşı bilmiyordu. :) Benden yüz bulamayınca da görüşmeyi kesti zaten.

Kimliğini açık etmek istemeyen gey duyurucular mesajla irtibata geçer ya da çoktan geçmiştir zaten.
0
yirmisantim
(24.06.17)
Once is bul daha sonra ortam uygun olursa yakin kisilere acil. Ama bence ozel yasamini yine de kimseyle paylasma. Gay oldugun icin demiyorum. Ornegin aile sorunlarini da anlatma. Bir gun alakasiz bir sorun olur ona baglarlar.
0
Traveller
(24.06.17)
Kardes sirf sevgilim oldugunda rahat elini filan tutamayacagim ve milletle dedikodu yapamayacagim diye acik acik bunu soylersen simsekleri uzerine cekersin. Kimse kimsenin ozel hayatiyla senin gibi ilgilenmez. Bir ikincisi yeni girdigin iste, hemde ilk tecrubende, isi nasil kaparim veya nasil yukselirimi degil cinsel kimligimi nasil ifsa ederim diye dusunuyorsun. Sende pek umut goremiyorum patron :)
0
bruceandwayne
(24.06.17)
@yirmisantim o kadar itibarlı biri dahi gizliyorsa benim hiç söylememem en iyisi gibi duruyor ama okul gibi değil ki burası. okulda asosyaldim, kimseyle görüşmüyordum.

@Traveller dediklerini dikkate alıcam. Yani sadece iş yerinde çok güvendiğim biri olursa ancak ona söyleyeyim. hatta ona bile söylemek tehlikeli diyorsun. 30 yaşıma geldiğimde ve hiç sevgilim olmadığında anlarlar zaten... bu düşünce beni mahvediyor.
0
🌸break your happy home
(24.06.17)
30 yaş ve sevgili ne alaka? Müslümanım zinaya karşıyım de, tek kadın yetmiyor, kimseyi de aldatmak istemiyorum çok kadınla takılıyorum de, illa tek eşli mi olman gerekiyor? 27 yaşındayım, 3 yıldır yalnızım. Kimse gey misin diye sormadı bana. Hatta bilakis iş yerinde adımı zamparaya çıkardılar, kimseye sarkmamama rağmen, kimseyle birlikte görmemelerine rağmen. :)
0
yirmisantim
(24.06.17)
Bana bizzat soran olmuştu. hatta uzaylı gibi bakanlar oldu sevgilim olmadığını öğrendiklerinde. hayatın asıl zorluğu bundan sonra başlıyor olsa gerek...
0
🌸break your happy home
(24.06.17)
Sakın söyleme bunu sorun yapmayacak şirket çok az. Ve bahsettiğin durumu ben hep yaşıyorum. Devamlı bir erkek ayarlama çabası, neden sevgilin yok, ne zaman evleneceksin vs vs vs. Erkeklere böyle baskı yapılıyor mu bilmiyorum ama kadınlara yapılıyor. Evlenmeyi düşünmediğini söylemen de bile şey değiştirmiyor. Ama işte öğrenilse işsiz kalmak ya da yaşayacagım baskı erkek arkadaş bulalım vs gibi baskıdan çok daha fazla. Bana gösterdikleri erkeklere bahane bulup geyik yapmayı tercih ediyorum.

Bu arada sevgilim olmadı vs gibi detaylara girme bence. Şu sıralar yok gibi konuşman daha rahat olmanı sağlayabilir.
0
kullanıcı adını aktif edemeyen insan
(24.06.17)
Söyleme o zaman bu kadar basit.
0
tekila shot bardağı
(24.06.17)
Sorun istemiyorsan, standarta uymayan hicbir özelligini aciklama. Bu kronik hastaligin da olabilir, dinin de olabilir, cinsiyet kimligin ya da kicindaki dövme de olabilir.
0
buf-e kür
(24.06.17)
Sevgilin var mı fakbadin var mı gibi lakayıt sorular sorulan ortamda çalışma. Homo da hetero da olsan da çalışma. Öyle köylü ortamlardan uzak dur hayatta hiçbir derdin olmaz.
0
empedokles
(24.06.17)
önemli olan senin güvenliğin o yüzden açıklama bence. ben de açıklamadım, belki sevgilim olsa açıklardım ama o da sadece çok küçük bir yerde çalıştığım ve insanların bu konuda önyargılı davranmayacaklarını bildiğim için. ev arkadaşlarım da bilmiyor mesela, söylemeye korkuyorum ne bileyim beni onları dikizlemekle falan suçlayabilirler (nedense heteroseksüel insanlarda böyle bir panik oluyor, işim gücüm yok çünkü), evden çıkmamı isteyebilirler. biliyorum bir hep diken üstündesin, insanları kandırıyormuş gibi hissediyorsun bir yandan da. ama suç sende değil. hele ki ayrımcılık yaptıkları yazıyorsa hiç söyleme (hatta çok zorunda kalmadıkça o işe de girme, siteye kadar yazıyorlarsa içeride nefret söylemleri çok dönüyordur gibime geliyor, her gün öyle bir ortamda olmak çok yıpratır). ancak traveller'ın dediği gibi işe girdikten sonra güvendiğin biri olursa söyle.
0
peki madem
(24.06.17)
(10)

Neden herkes kilosuyla bu kadar ilgili ?

chezsoi
Hangi ortama girsem kadin erkek kilosundan yakiniyor, zayif olan insanlar bile.. kafam almiyor, neden bu kadar önemli ??
Hangi ortama girsem kadin erkek kilosundan yakiniyor, zayif olan insanlar bile.. kafam almiyor, neden bu kadar önemli ??
0
chezsoi
(23.06.17)
zayıf olmak sağlıklı olmak anlamına gelmiyor ki?

İnsanlar fit kalmak sağlıklı kilo aralığında kalmak istiyordur. Gayet doğal..Fazla kilom vardı yakınıyordum, verdim şimdi de fit kalmaya çalışıyorum. Sağlık, kilo önemli bence.

edit: çevrendeki insanların neden sürekli bundan konuştuklarını bilemem..Sıkıcıymış evet..Ancak duyuraki önemli mi sorusuna kendi bakışımdan cevap verdim.
0
qazaqwsx
(23.06.17)
Sagligi anlarim ama ya sürekli su kiloya inmek istiyorum vs. Yahu is yemeginde erkekler bile bunu konusuyor.. sanki en onemli konu bu.. kizlar zaten tek bunu konusuyor..
0
🌸chezsoi
(23.06.17)
güzel görünmek ve bununla ilişkili tüm hareket/düşünceler insanoğlu için daima önemli olmuştur. son yıllarda interlek imkanları olsun, yeni gelişmeler ve bilgiler/bulgular olsun insanlar bazı konularda daha hassas ve hatta takıntılı davranmaya başladı. direkt olarak kilo saplantısı sağlıklı olmayabilir ama ideal kiloda olmayan birinin bunu sorun etmesi gayet yerinde bence, "real women have curves" gibi gerzeklikler yüzünden herkes obez oluyor, insanlar şişmanlığı normal kabul ediyor. sene 2017 oldu, fazla kilonun zararlarını iki tıkla öğrenmek mümkün. hal böyleyken insanların ellerindeki en önemli şey için hassas olmaları bence gayet doğal.
0
der meister
(23.06.17)
Çünkü insanlar yönlendiriliyor, sürü gibi güdülüyorlar.

medya-mankenler-sağlık-vb vb vb.....

1940'taki ile 2017 deki güzellik kavramı aynı değil. 20 sene sonra da aynı olmayacak.

ne zamanki insanı insan oldugu ıcın severiz, o zaman adam oluruz.
0
binder dandet
(23.06.17)
Toplumun büyük bir kısmı şişman, bir kısmı obez, zayıfların bir kısmı da skinny fat. Normal yani bu şikayetler sağlıksız estetik yoksunu bir toplumuz ve bu daha da artarak ilerliyor, normal olmayansa sadece şikayet edip sızlanmak, bunu aşmak için hiçbir şey yapmamak.
0
angelus
(23.06.17)
Sanki birbirimize ve hatta kendimuze bunu baz alarak deger veriyoruz ve yargiliyoruz gibi geliyor..
0
🌸chezsoi
(23.06.17)
Millet sekilci.
0
bruceandwayne
(23.06.17)
siyaset baydı
tek yıldayız olimpiyat, kupa önemli bir şey yok, futbol filan kızlar çok konuşmaz zaten hem sezon bitti. bi de sarmıyor eskisi gibi. hiç bi haltın tadı da kalmadı ki arkadaş.
çok şükür önemli bir mevzu da yok son zamanlarda zaten olan önemli mevzularımız da patlama, zehirlenme filan bıktı insanlar, en başta dediğim gibi siyasete kayacak şeyler hem baydı hem her yerde konuşmak yemiyor onları OHAL var bu ülkede, sabun köpüğü şeyler daha iyi konuşmak bakımından.
yaz geldi, tatiller başladı, düğün dernek, deniz, bikini gündem bu
0
niye ama
(23.06.17)
Insan kendini beğenmek ister, kilolarından rahatsızsa önemser tabi. Bence insanların, özellikle genç insanların kendini önemseyip böyle şeylere dikkat etmesi ve bunun icin bir seyler yapmasi güzel. Bütün gündemin bu olması, sadece sızlanmak yersiz ama neden onemli sorusuna cevabim, neden onemsiz olsun ki şeklinde.

Edit: önemsenmesi normal ama bu kadar gundemde, herkesin dilinde olmasinin sebeplerinden biri instagram gibi ortamlar. Insanlar artik kendini fazlaca teşhir ediyor, herkes göz önünde. Güzel, fit, kaslı vücutlar, iyi giyim tarzları vs derken belli bir güzellik/ yakisiklilik algisi oluştu. Sırf instagram paylasimi için vücut calisan onlarca insan var. Her şeyin modası olduğu gibi şimdilerde de fit vücut, spor salonuna gitmek gibi seyler moda işte. O yüzden bolca konuşuluyor.
0
aquarium
(23.06.17)
Ya cunku turk insani birbiri hakkinda ve kendi hakkinda direk dis gorunuse odakli konusmaktan rahatsizlik duymuyor. Hayatinda bir kere gordugun kisi bile ikinci gorusmede aaa kilo almissin aaa kilo vermissin diyebiliyor. Kilo muhabbeti biraz sosyallesme araci gibi gununuzde muhabbet tikaninca ya da muhabbet acmak icin kullaniliyir.
Bence baya cirkinn
0
fosforlu cevriye
(23.06.17)
(8)

naber

yuvarlanantencereninkapagi
nasılsınız; günleriniz nasıl geçiyor, tatil yapmaya başladınız mı? bendeniz hala ders çalışıyorum. büte falan kalmış da değilim üstelik. bu yaz yine tüm sahiller; çeşme, bodrum, ayvalık, kaş vs tenceresiz kalacak....tatilde değilseniz napıyorsunuz? benim gibi her yaz tatil yap- a- mayan var mı?
nasılsınız; günleriniz nasıl geçiyor, tatil yapmaya başladınız mı? bendeniz hala ders çalışıyorum. büte falan kalmış da değilim üstelik.

bu yaz yine tüm sahiller; çeşme, bodrum, ayvalık, kaş vs tenceresiz kalacak....

tatilde değilseniz napıyorsunuz? benim gibi her yaz tatil yap- a- mayan var mı?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(23.06.17)
Bozuk çok şükür.
0
[GODDARD]
(23.06.17)
sıcakta iş güç enerji.akşam olsada eve gitsek serinlesek diye düşünüyorum
0
mukon
(23.06.17)
her yaz yapardım bir şeyler de bu yaz hala 2 bütünleme var. ne ders çalışabiliyorum ne de çıkıp gezesim var. bok gibi bu yaz.
0
doxanikee
(23.06.17)
Ameliyattan ötürü 45 gün rapor kullandığım için tatil amaçlı izin almaya utanıyorum resmen, kurban bayramı sonrasına aldım yıllık iznimi, onu da 5 gün aldım ayıp olmasın diye.
Nasılsınıza cevaben de mesai bitse de tunalıya falan koşsam diye bekliyorum.
0
zwiegesprach
(23.06.17)
ben deli olduğum için bana her gün bayram. şu an yurttayım, yarın tüm eşyalarımı alıp eve döneceğim. pazar günü tekrar buraya dönerim, pazartesi sabah yükranya'ya uçuyorum. 30'unda şu hayvanları canlı izleyeceğime hala inanamıyorum, umarım uçak düşmez: youtu.be

döndükten sonrası sıkıntı ama. taşınma, okul kaydı vs. derken uğraşacağım. gerçi iyi olur ya, eğlence çıkar bana da. sıkıldım çünkü. yazdan nefret ediyorum, gezmek falan da istemiyorum. bir şeyler yapmam lazım. iyi iyi güzel.
0
der meister
(23.06.17)
Eh iste. Odevlerin stresinden kacip 2 gun tura ciktim. Geldim, daha da stres yaptim cünkü yapacak isler hala duruyor. 36 derecede proje hazirlamaya calisiyorum klimasiz evde.
0
buf-e kür
(23.06.17)
Kotu. Kotu geciyor. Calisiyorum. Tatil yok.
Dayimin olum haberini aldim bugun.

Bugun de bir bahane buldum icmek icin.
0
runagain
(23.06.17)
(8)

Kafanız çalışmıyormuş gibi hissettiğiniz oluyor mu?

Vse budet horosho
Bende oluyor, sizde? Bir filmin bi yerini tam kavrayamamak, bir oyunda alternatif üretememek, okurken dalıp gitmek vs. Aptal gibi hissetmek bir nevi. Ya da bildiğiniz aptalım. Ya sizde? Böyle bi beyin uyuşukluğu? Vasat zekalk hissetme durumları oluyor mu kendinizi?
Bende oluyor, sizde? Bir filmin bi yerini tam kavrayamamak, bir oyunda alternatif üretememek, okurken dalıp gitmek vs. Aptal gibi hissetmek bir nevi. Ya da bildiğiniz aptalım.

Ya sizde? Böyle bi beyin uyuşukluğu? Vasat zekalk hissetme durumları oluyor mu kendinizi?
0
Vse budet horosho
(23.06.17)
dikkat dağınıklığı ne zaman aptallık oldu?
0
steve rogers
(23.06.17)
sık sık oluyor ve aslına bakarsan bu durumdan kendi adıma memnunum. çalışmadığını düşündükçe çalışması için daha fazla efor sarf ediyorum çünkü, algı kapasitemi arttırmak için uğraşıyorum. genel olarak da zaten her şeye böyle yaklaşmaya çalışıyorum. biliyorum, yaptım, oldu, aha da böyle olur vs. dememek lazım. yerinde saymak, geriye gitmektir. o yüzden daima bir şeyler eksikmiş gibi yaşamak en iyisi. ha dengeyi iyi tutturmak lazım tabii, "ben gerizekalıyım" diye özgüveni sıfırlayıp eve kapanmakla "yeterince iyi değilim" düşüncesiyle motive olup ileri gitmek arasında çok büyük fark var. ikincisini yapmak lazım.

geçenlerde that sugar film'i izledim ve rahatladım biraz. iq'mun yarı yarıya düşmesinin sebebi sanıyorum ki şeker. ben ciddi bağımlısıyım şekerin, öyle gizli şeker falan da değil bildiğin çikolata dondurma falan yemezsem sinirleniyorum, mutsuz oluyorum. %15-20 götürüyodur herhalde bu benden.
0
der meister
(23.06.17)
Sıkıntı yok normalsin
0
hasmetizm 2046
(23.06.17)
@ardacan +1 :))))

bahsettiğin şey aslında gerçekten dikkat dağınıklığı.
bu tarz bir durumda ben kendime hemen 5 dakika mola veriyorum, yaptığım işi bırakıp arkama yaslanıyorum. kendiliğinden geçiyor :)
0
teritori
(23.06.17)
Ne hissetmesi! Hayatta en hakiki mürşit kafamın çalışmaması. Uykusuzken zaten malın ötesine bağlıyorum da, hayatta en büyük derdim vasat zeka zaten. Kendimi sevmesem nefret bile ederim bu yüzden, iyi ki kendimi seviyorum aralarda, geçinip gidiyoruz.
0
aychovsky
(23.06.17)
bazen bana da oluyor ama nedeninin odaklanamamak olduğunu düşünüyorum. aklım başka yerde oluyor. ya da ciddiye almıyorum. bu nedenle bazı şeyleri anlamıyorum. çünkü daha önce çok daha kompleks şeyleri kavrayıp çok başarılı olduğum oldu ve çok daha basit şeylerde sıkıntı yaşamamın nedeni dikkatimi vermemem olduğunu böyle anlıyorum.
0
bohr atom modeli
(23.06.17)
Zaman zaman.
0
i m cool with that
(23.06.17)
Anlık dalgınlıklar, uykusuzluk yorgunluk gibi durumlar disinda hiç böyle hissettiğimi hatirlamiyorum. Bir anlık olur yani, zekamı sorgulayacak kadar degil.
0
aquarium
(23.06.17)
(5)

Bir şey soracağım..Sevmekle alakalı?

qazaqwsx
Merhaba,Hiç o kişiden çok o kişiyi sevmeyi sevdiğiniz oldu mu? Hiç bunu düşündüğünüz/hissettiğiniz oldu mu? Böyle bir şey olabilir mi peki sizce?Bu da aslında sağlıklı bir şey değil değil mi? Bir nevi alışkanlık hali bu da aslında..
Merhaba,

Hiç o kişiden çok o kişiyi sevmeyi sevdiğiniz oldu mu? Hiç bunu düşündüğünüz/hissettiğiniz oldu mu? Böyle bir şey olabilir mi peki sizce?

Bu da aslında sağlıklı bir şey değil değil mi? Bir nevi alışkanlık hali bu da aslında..
0
qazaqwsx
(22.06.17)
İnsanlar aşık olmayı boşa özlemiyor; sevilen kişi sadece bir araç, sevmek amaç. Bunun da insanın narsistliğiyle bir bağlantısı vardı ama şimdi hatırlayamadım nasılını.
0
devilred
(22.06.17)
ben devilred'in tam tersi düşünüyorum. aslında sonunda yine narsisizme bağlanıyor ama benimki farklı yoldan. asla "aşık olmayı" özlemiyorum çünkü sevgi benim için özel, çaba gerektiren bir şey. değeri, ayrıcalığı olmalı diye düşünüyorum. sevdiğim kişi için, ilişkim için hiçbir şekilde değilse bile mental olarak çok enerji harcarım, orası kesin. böyle bir şeye beni sevmeyen, bunu hak ettiğini düşünmediğim biri için katlanmam. sevmenin en güzel yanı hayatını paylaşabileceğin ikinci bir kişiyi getirmesi. yoksa hiç sevmezdim ben açıkçası, seviyor olmanın neyini seveyim ki bana ne. ben kişiyi seviyorum. sevgimi hak ettiğini düşünmüyorsam enerjimi daha başka şeylere kanalize ederim, ne uğraşcam.
0
der meister
(22.06.17)
ben devilred'e katiliyorum.
0
ateistanbul
(22.06.17)
Oldu. Hatta iki his birbirine o kadar yakın ki "Ben onu mu seviyorum, sevmeyi mi seviyorum" diye sorardım bol bol. Sonra ayrıldık ve başka biriyle de beraber olduktan sonra böyle bir soru hiç kafamda olmadı. Sonrasında "Meğer ben kendimi ilişkide sanıyormuşum" dedim.

Alışkanlık hali değil tam. Duygularının senden mi, ondan öı kaynaklandığına emin olamama ve aradaki bağı çözememe gibi sanki. "Bir ley havada ama be havada" gibi bir adını koyamama durumu oluyor. "Kafamda önemli bir soru kalmadı"lık bir birlikteliğin ne kadar önemli olduğunu anladım.
0
aychovsky
(22.06.17)
Bu benim de dikkatimi çekti. Tanımadan çok asiri, deli gibi hoşlandığım, elimin ayağımın titrediği insanlarla tanıştıktan sonra aşırı derecede sıradan bir ilişkim oluyor. Ben de sevmeyi sevmek tabirini kullanıyorum hep bu konudan bahsederken. Bu bı alışkanlık olabilir. O ilk andaki heyecanı yaşamak aşkı yaşamaktan daha kolay ve daha masrafsız olarak görünebilir ve hissettirebilir insana. Ayrıca o ilk an hissettiklerini hissetmek için böyle bir insana dönüşmüş olabilirsin, yani bunu alışkanlık edinmiş olabilirsin. Bence kötü bı alışkanlık ve normal olmamalı. Bana normal gelmiyor.
0
virvirvir virvirvir
(23.06.17)
(4)

Konfederasyon kupası nedir - dünya kupasından farkı nedir

iddaaci
Merhabalar, nedir bu?
Merhabalar, nedir bu?
0
iddaaci
(22.06.17)
Gayrıresmî adı, "Mini Dünya Kupası" olarak geçiyor. Dünya Kupası'ndan bir yıl önce (gerçekleştirileceği yıl değişebiliyor, bir yıl öncesi yeni yeni alınan bir karar), sonraki yılda ev sahibi olacak ülke tarafından gerçekleştirilen bir organizasyon. Bildiğim kadarıyla her kıtanın şampiyonları ile birlikte turnuvaya davet usulü gelen diğer takımlar arasında oynanan bir turnuva işte. Fakat, kıta şampiyonları mevzusundan emin değilim. Tüm milli takımlar aynı ciddiyetle yer almıyor; hatta daveti geri çevirenler de olabiliyor.

Mesela bu yıl, Almanya'nın yedek ağırlıklı bir kadroyla geldiğini gördüm. Keza, eğer yanlış hatırlamıyorsam aynı Almanya 2003'teki daveti geri çevirmiş, daha sonra yerine Türkiye davet edilmişti.
0
tel tokasini duzelten samuray
(22.06.17)
dünya kupası'nı düzenleyecek ülkede gerçekleştirilen, kimsenin iplemediği, prova türü bir organizasyon. herhangi bir ehemmiyeti yok yani, dünya kupası öncesinde eksik-gedik varsa tamamlansın, organizasyon provası yapılsın diye oynanıyor.
0
der meister
(22.06.17)
ronaldo yu yoruyorlar bosa. o da niye oynuyor hayret ettim
0
partizan
(22.06.17)
suudi arabistan tarafından ilk defa organize edildi. 3 turnuva kadar onlar ev sahipliği yaptı; sonra fifa organizasyonu eline aldı. 2005'e kadar 2 yılda bir gerçekleşiyormuş. 2005'ten beri 4 yılda bir oynanıyor. kıta şampiyonları, dünya kupası şampiyonu ve ev sahibi katılıyor.

mesela 2013'te ispanya hem son dünya şampiyonu hem de son avrupa şampiyonu olduğu için kupaya euro 2012 finalisti olarak italya davet edilmiş.

bizim için güzel de takımlar angarya gözüyle bakıyorlardır. almanya yedeklerle geldi mesela; ama fifa'dan ve organizasyon komitesinden tepki aldılar.
0
montauq
(22.06.17)
(9)

Ruhsal-psikiyatrik sorunu olanlara bakış açınız nedir?

binder dandet
Stigma denen bir olay var, işaretleme- damga anlamına geliyor. ABD de bunun araştırmaları yapılmış ve Ruhsal-psikiyatrik rahatsızlığa sahip olan insanların dehumanize (insanlıktan uzaklastırma) edildiği görülmüş, sosyal denege unsurlarını kaybeden bu insanlar içinse bu olay oldukça yıkıcı olmuş-oluy
Stigma denen bir olay var, işaretleme- damga anlamına geliyor. ABD de bunun araştırmaları yapılmış ve Ruhsal-psikiyatrik rahatsızlığa sahip olan insanların dehumanize (insanlıktan uzaklastırma) edildiği görülmüş, sosyal denege unsurlarını kaybeden bu insanlar içinse bu olay oldukça yıkıcı olmuş-oluyor.

Türkiye'de de aynı sekilde ruhsal-psikiyatrik rahatsızlıklara sahip insanlar oldukça fazla küçümseniyor- istediği kadar eğitim gormus olsun adı ''deli doktor'' a vs çıkıyor (birinci elden tanıklık edilmiş hikayedir)

Sizin Ruhsal-psikiyatrik rahatsızlığa sahip insanlara bakış açınız nedir?
0
binder dandet
(22.06.17)
tek cümleden fazla kullanmıyorsunuz sanırım, çöp yorum yapacağınıza hiç yazmasanız daha fazla enerji saklayabilirsiniz.
0
🌸binder dandet
(22.06.17)
onlar da insan.
bu konuda yazılacak anlatılacak çok şey var da bu ülkede özellikle değmez açıklamaya.
cevaplara göre çemkireceğim insanlara.
0
passion rules the game
(22.06.17)
Delilik ve psikiyatri üstüne, çalışma alanım sebebiyle, araştırma yapma ve literatür tarama fırsatım az çok oldu. İki konuda ilgimi çekiyorlar. Birincisi rasyonel ve çıkarları doğrultusunda karar veren modern özneyi meşrulaştırmak için 'ikinci sınıf' insan (öteki) statüsüne düşürülüyorlar. İkincisi patolojikleştirme üzerinden bireyin özneleştirilmesi, denetimi ve disiplini için kullanılan mekanizmaların deneği haline getiriliyorlar. Bu sebeplerden dolayı, bu kişilere bakış açım, görece daha olumlu.
0
protector
(22.06.17)
Hasta olduğunu bilen insana canım feda. Bir köşede sessiz sakin takılsın, kimseye sataşmasın, ağzımı açıp "deli la bu" demem. Ama nerede millete saran, sorunlu olduğunu kabul etmeyen manyaklar var, onların toplumdan uzaklaştırılmasını doğru buluyorum. Hele ki Amerika gibi bir ülkede bu çok normal çünkü insanlar sapıtmaya meyilli. Ben mesela hayatımda hiç psikoloğa gitmedim. Antidepresan kullanmadım. Ciddi durumlarda akıl hastalığı olup da ilaç kullanan her insana saygı duyarım ama ota boka antidepresan kullanıp 50 tane ilacın ismini ezbere bilecek kadar ilaç kullanmış insanlar gözümde direkt düşüyor. Aklımda zayıf olarak kalıyorlar.
0
dissendium
(22.06.17)
başlarına gelen herhangi bir hastalıktan farksız. talihsiz kimseler işte.
0
shotgunwoman
(22.06.17)
daha kompleks olduklarını kabul etmekle birlikte sıradan bir vatandaş olarak ruhsal sorunların da fiziksel hastalıklardan farksız olduğunu düşünüyorum, dolayısıyla ciddi bir problemi olmadığı müddetçe hastaymış değilmiş, ilaç kullanıyormuş kullanmıyormuş vs. hiç ayırmam, sonuçta bacağı kırılan birine "geçmiş olsun" diyoruz, "yürüyemiyo da kodumun kertenkelesi" değil. üstelik psikolojik rahatsızlıklarda sınırlar o kadar belirgin değil. fazlasıyla sıradan ve normal görünen biri hasta olabilirken, "deli lan bu" dediğimiz birisi ruhsal olarak son derece sağlıklı olabiliyor. bu açıdan, ruhsal sağlığı olsun veya olmasın, insanları "hasta" veya "sağlıklı" olarak değerlendirmek doğru değil bence. hadi antidepresan kullanan arkadaşımız hasta olsun. biz kendimiz ne kadar sağlıklıyız peki? bizim antidepresan kullanmamamız gerektiğini, bu şekilde iyi olduğumuzu kim söylüyor? yanlış anlaşılmasın, "hepimiz hastayız abi aslında" ergenliği yapıyor değilim. sadece, demek istediğim, mental hastalıklarda fizikseldekilerdeki kadar keskin ve belirli ayrımlar yok. o yüzden ağır bir problem olmadığı ve kişi hastalığının bilincinde olup da bununla mücadele ettiği müddetçe ben hiçbir şekilde olumsuz değerlendirmem.
0
der meister
(22.06.17)
bir de bu hastalıkları ciddiye almayan, küçümseyen yaklaşımlar var.
"çok abartıyorsun herkes böyle şeyler yaşıyor" ya da "ben de depresyona girdim geçen ay şimdi iyiyim çok düşünme geçer" gibi.
0
hesabım silindi kırgınım modlar
(22.06.17)
açıkçası psikiyatrik bir sorunu olup bunun üzerine tedavi gören ya da ilaç kullanan herkese bakış açım, diğer insanlara olandan daha pozitif olabilir.

çünkü bu ülkede yaşayan insanların çok büyük bir kısmında, (henüz tanısı konmamış olsa da) halihazırda psikolojik rahatsızlığı bulunduğuna inanıyorum.

bunu fark edip kendisini olumlu bir yola sokmuş insanlara ise sırf bu sebeple daha çok saygı duyuyorum.

bunu yapmayan gidip bir çorba yüzünden adam vuruyor, ya da çoluk çocuğa musallat oluyor da ne oluyor? deli değil de katil ya da sapık diye anıyoruz kendilerini. ya da en hafif ihtimalde ise psikolojisi bozuk olup arkadaşlarına, ailesine çektiriyor; geçimsiz, huysuz diyip geçiyoruz. neden? çünkü henüz tanısı konmamış.

hepimiz deliyiz, ya da olabiliriz. bunu kabul edip hayatını ona göre idame ettirmeye çalışan ise candır bana göre.
0
treamorg
(22.06.17)
Burada mı yoksa Sözlük'te mi okumuştum geçen gün bilmiyorum. 'İstanbulluların üçte biri acilen hastaneye kapatmalık, üçte biri ilaçla tedavilik, kalan üçte biri de uzun süreli terapiden sonra ancak travmalarını atlatır' diyordu. O yüzden, açıkçası nevrotik olanlara 'Normaaal, herhalde bozuk olacak. Kimin ruhu doğru ki' gözüyle bakıyorum. Hatta, doktora gidecek kadar bilinçli oldukları için ve çaba harcadıkları için de takdir ediyorum. Bunu kınayanları kınıyorum. Kınana kınana hem toplumsal hem bireysel travmalara karşı yardım almayarak manyağa bağladık; dışarıda yüzü gülen insan kalmadı, herkes canavar gibi davranıyor. Nevrotik davranmak delirmek ya da anormal olmak anlamına gelmiyor, stres kaynağı karşısında her insanın gireceği hal bu.

Psikozlara gelince, birkaçını bir anda içeren bir insanın yıllardır yakınıyım. Minör durumda olanları yukarıdaki gibi değerlendiriyorum ama majör olanlarının çok ama çok zor olduğunu biliyorum. Bazen kişinin kendisine de zor, bazen sadece bakana çok zor. Asla çekinmek veya konuşmamak gibi bir durumum olmadı ve olamaz da, o koşullarda birini gördüğümde zorluğunu ve yükünü hissediyorum hemen. Karşıdakinin nasıl yıprandığını düşünebiliyorum sadece.

Amerikalıların bizim gibi stres kaynakları yok çok fazla. İş en büyük stres kaynağı ama iş dışında da streslenecek çok bir şeyleri yok. Bu yüzden psikoloji bozacak çok büyük bir etmen de yok. 11 Eylül travması halen her yerde. Bizim gibi yılda 10 bomba patlamıyor. Trafikte zaman geçirmiyorlar. Kibar kibar davranıyorlar. E haliyle, ortada çok anksiyete yaratıcı şey de yok sıradan vatandaş için. Ama örneğin, bir göçmenin işi için kendini ispatlaması gerekiyor, bir zencinin bir beyaz polis karşısında kendini kollaması gerekiyor, bir Latinin herhangi bir yere girdiğinde alacağı tepkilere hazırlıklı olması gerekiyor. Azınlıklar için anksiyete kaynağı görece daha fazla ama sıradan vatandaş daha rahat.

Bir de Amerikalılar çok korkak. Büyük şehirlerden ve eğitimli insanlardan çok söz etmiyorum ama senin, benim gibi halk her şeyden ürküyor. Hatta bununla ilgili çekilmiş bir belgesel de var. Adını unuttum ama 'Kanadalılar neden cesur, Amerikalılar neden korkak' diye. New York ve bir iki büyük şehir dışında marjinalin m'sine dayanamayan, başkanlarını veya senatörlerini 'Aile hayatı var, mutlu ailesi var' diye seçen insanlar. Geçen sene en büyük korkuları palyaço görmekti. Çünkü geçen yaz kampüslerden birinde palyaço kılığındaki bir kişi kampüste iki kıza saldırmış. Ondan beri kışın bir kısmını 'Palyaço göreceğiz' diye geçirdiler. Troller de insanları korkutmak için palyaço kılığına girip milleti korkuttu. Mesleği palyaçoluk olan birinin arabasını parçaladılar, yolda saldırdılar. Kuzenimin kızı Amerika'da doğdu ve gece evinin kapısının önüne çöp atmaya korkuyordu 'Palyaço saldırırsa' diye. Geçen gün bir şey öğrendim, eğer evde biri intihar etmişse evin fiyatı bayağı düşüyor, çünkü hayaletinin evde olduğuna inanıyorlar ve ev zor satılıyor. O eve gelen insana da anında 'garip bir insan' damgasını yapıştırmaya meyilliler. Aynı şekilde, eski mahkumlardan ve psikoloji rahatsızlığı çekenlerden de rahatsız oluyorlar. Bunun yanında, bir de zaten bireyselliğin had safhada ve çoğu kişinin izole yaşadığı bir memleket. Normal olmayan her şey korkutuyor, aşağılanıyor. Dediğim gibi NY ve büyük şehirler dışında. Zaten dehümanizasyon için bahane arıyorlar, ruh hastalıkları da onlardan biri. En ufak şeyde dehümanizasyon standart zaten. Kahve içmeyince bile minik çapta 'Nasıl yani, sen insan olamazsın o zaman' tribine giren insanların ruh hastalığına tahammül etmesini bekleyemiyorum.
0
aychovsky
(22.06.17)
(13)

Uçakta hangi koltuğu seçiyorsunuz ?

Mehmet Ersoz
MerhabaUcakta rahat ve güvenli yolculuk için hangi joltuğu tercih ediyorsyçunuz?Acil çıkış kapılarının yakınlarını tavsiye eder misiniz ?Saygilar
Merhaba

Ucakta rahat ve güvenli yolculuk için hangi joltuğu tercih ediyorsyçunuz?

Acil çıkış kapılarının yakınlarını tavsiye eder misiniz ?

Saygilar
0
Mehmet Ersoz
(22.06.17)
ayağımı dışarıya sarkıtabilmek için koridor ve mümkünse en arka.
0
re noreno
(22.06.17)
acil çıkış candır.
0
luchetti
(22.06.17)
arka taraf koridor, cillop gibi servis.
0
cursor
(22.06.17)
10F, her zaman. en iyi koltuktur.
0
i drive the hearse
(22.06.17)
Acil çıkış çok ayak altı oluyor. En arkalar mis. Uçak boşsa ve online checkin yapmamışsan bir de yanına bloke rica edersin. Üç koltuğa yayılıp uçarsın.
0
catch the arrow
(22.06.17)
10F +1

Ay bunu hatırlayan kalmış haha.
0
devilred
(22.06.17)
en arkalarda herhangi bir yer. hem yanım boş kalıyor hem de uçak iner inmez ayaklanıp koşturan insanlarla haşır neşir olmak yerine yer ekibini izliyorum camdan.
0
floydian
(22.06.17)
10F +1
0
i m cool with that
(22.06.17)
neden bilmiyorum ama 24F
0
duru arsnova
(22.06.17)
23M KOCAELİ

ben kanatlara yakın ve cam kenarında olmak istiyorum, özel bi koltuk tercihim yok, online check-in'de varsa eğer kanada yakın ve cam kenarı almaya çalışıyorum. motor sesi, kanadın voink voink sallanması, hem de dışarıyı izleyebiliyor olmak vs. tam anlamıyla "uçtuğumu" hissediyorum. hoşuma gidiyo, uçağa doyuyorum resmen.
0
der meister
(22.06.17)
kesinlikle 10f
0
basond
(22.06.17)
kanattan 2-3 satır ileride oluyorum genelde yer varsa ağer. tabi bu türk hava yollarındaki koltuk seçme zamazingosunda oluyor genelde. onun dışında default pegasus ne verirse.
0
rain when i die
(22.06.17)
F olmasına özellikle dikkat ediyorum 9-10 F yetüşebilirsem alıyorum ama son zamanlarda hepm13F ile uçtum
0
ruh i tibbiye
(22.06.17)
(3)

revel ile sesteş kelime

proletarier aller lander vereinigt euch
tabii yazılışı değil de okunuşu aynı olan bir kelime vardı gibi geliyor ingilizce ama çıkartamadım bir türlü.
tabii yazılışı değil de okunuşu aynı olan bir kelime vardı gibi geliyor ingilizce ama çıkartamadım bir türlü.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.06.17)
direkt ayni degil ama unravel olabilir mi yav
0
der meister
(22.06.17)
hah aynen ravel ya.
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(22.06.17)
bevel
0
cedilla
(22.06.17)
(9)

24 yas erkek, 29 yas kadin iliskisi

bir3iki7
nasil olur?Çok fazla ortak yon var ama, mevzubahis olan aradaki 5 sene neleri etkileyebilir?
nasil olur?

Çok fazla ortak yon var ama, mevzubahis olan aradaki 5 sene neleri etkileyebilir?
0
bir3iki7
(21.06.17)
olur.
0
alkolsuz icecek
(21.06.17)
kadın çalışıyor erkek çalışmıyorsa sorun olabilir. örneğin kadın çalışıyor ve haliyle dışarda biryerlerde para harcamak istiyor ama 24'lük elemanın o kadar imkanı yok. her seferinde ev yolu gözükebilir. sorun olabilir de olmayabilir de. mesela benim hayatımda sorun olurdu.
0
dedim dedim de kime dedim
(22.06.17)
23-28 var bizde, şu zamana kadar yaş nedeniyle tek bir sorun dahi yaşamadık. bu konuda başkalarının ne dediğini dinleyecek değilim açıkçası, biz sevdik ve "olduralım" dedik, yaptık. o açıdan, sorun yaşamıyorsanız siz de yardırın bence. kimisinde olur, kimisinde olmaz. çok klişe olacak, hep bu cevabı veriyorum ama karakter-uyum meselesi.
0
der meister
(22.06.17)
19-25 ilişkisini yaşıyorum. Benim üniversite öğrencisi olmam ve onun iyi bir işte çalışıyor iyi bir okulda yüksek lisans yapıyor olması bazen sıkıntı yaratıyor tabi ama uyum sağlamaya çalışırsan halledersin. Şahsen ben de çalışmaya başladım bir şekilde durumu dengelemek için. Karakter olarak yaşıtlarımdan olgun birisi olmuşumdur çoğu zaman. Olgunluk vs çok sıkıntı olmuyor. Seviyorsan istiyorsan olur. Olmadığı yerde düşünürsün. Tekrar denersin. Yaş problem değil, yaşın olgunlukla bir alakası da yok. Kişinin kendisini geliştirmesi ve karşındakine ne kadar uyum sağlayacağı ile alakalı.
0
nickime bile takmam
(22.06.17)
Erkekler cok gec olgunlasiyor. Bence o kadin uzun sureli dusunmuyor ani yasiyor.
0
Traveller
(22.06.17)
kız kardeşim için gayet de oldu, temmuzda evleniyorlar.
eniştem kardeşimden fazla kazanıyor yalnız.
0
niye ama
(22.06.17)
Uzun vadeli beklentiye girilmezse sıkıntı olmaz.
0
arnold schwarzeneger
(22.06.17)
19-20 yaşından sonra 5 yaşın hiçbir önemi yoktur. Hele ki bu kadar çok ortak yön varsa. Benim de bugüne kadar kendimden 5-10-15 yaş büyük hanımlarla ilişkilerim oldu. Beraberken inanılmaz mutluyduk, çok güzel anılarımız olmuştu. Evlilik için istisnalar hariç uygun değil ama sevgililik için gayet uygun bence.
0
iwasbornonamountainside
(22.06.17)
abi erkek genç kadın ister .Olmaz biter bi yerde
0
sorunvar
(22.06.17)
(12)

+18 İkinci defa kaldıramıyorum

noluyo yaa
Beyler soru size, ilk defa da baya çabuk boşalıyorum ve 2. defa da kaldıramıyorum stres falan yapıyorum. Kalkmıyor değil de kondomu takamadan iniyor namussuz. Sonra beni iyice stres basıyor bugün tüm gün kaldıramadım mesela. 2. defa kaldıramamak dün gece olmuştu halbuki.Ne yapayım bunu aşmak için? Ç
Beyler soru size, ilk defa da baya çabuk boşalıyorum ve 2. defa da kaldıramıyorum stres falan yapıyorum. Kalkmıyor değil de kondomu takamadan iniyor namussuz. Sonra beni iyice stres basıyor bugün tüm gün kaldıramadım mesela. 2. defa kaldıramamak dün gece olmuştu halbuki.

Ne yapayım bunu aşmak için? Çok sinir bozucu bir durum yemin ediyorum, oturup ağlayasım geldi tüm gün.
0
noluyo yaa
(21.06.17)
ilk boşalmanın ardından 2-3 saat kadar bekle
0
uzman pratisyen
(21.06.17)
Cinsel terapi
0
westblack
(21.06.17)
Seks yaptigin kisiyle ilgili endiselerin ya da kendinle ilgili guvensizligin varsa (tatmin edememe duygusu gibi) ereksiyon sorunlari yasayabilirsin. Bir de genetik yas yasam tarzi givi faktorler de etkili olabilir.
0
Traveller
(21.06.17)
@uzman pratisyen, yok ertesi gün bile olmuyor stresten bazen.

@vegas, sigara yok alkol de ara sıra. Performansı etkileyecek oranda yok.

@westblack, o kadar param yok henüz :(

@floydian, bu her zaman olan bir şey değil, yani takıyorum da normalde ama bi erken boşalma oldu mu yitip gidiyor.

@Traveler, kendime güvensizliğim var biraz evet. Yaş daha normal ama.
0
🌸noluyo yaa
(21.06.17)
Bilgim yok ama düzensiz uyku, yeterince dinlenmeme ya da partnere henüz alışmamış olma gibi nedenler de olabilir.
Diyola :)
0
klar
(22.06.17)
Performans sürüşüne çık bisikletle. Yardırabildiğin kadar hızlı ya da tırmanabildiğin kadar..
0
kargn
(22.06.17)
Temizlik konusunda bir sorun yoksa prezervatif kullanmamayı dene. Bu şekilde hissi daha da artırabilirsin. Bu kalkış-iniş olayları büyük ölçüde hisle ilgili.
0
dissendium
(22.06.17)
osbiri ve pornoyu "acilen bırakmanız gerekiyor". sporla kondisyonu yükselt. bulgur pilavı ye (ciddiyim).
0
zgrydn
(22.06.17)
bildiğin performans anksiyetesi. %99 ihtimalle fiziksel olarak hiçbir sorunun yok, bu ihtimali düşünme. seviştiğin kişi sevgilinse eğer, kendisiyle konuş bu konuyu. ne bileyim ön sevişmeyi uzatın, o sana "sen her türlü efsanesin aslanım" desin vs. birazcık ittirsin seni. bir şekilde kendini daha rahat hissetmen lazım. ya güvenini arttıracak şeyler yap ya da üzerindeki baskı azalsın.

önerim garip gelebilir ama sevgilin ya da kendini yanında rahat hissedebildiğin biri değilse seviştiğin kişi, denemelerine rağmen de yapamıyorsan, bırak abi sevişme o kişiyle. her türlü kaldırıp pancar motoru gibi giden adamlar da vardır belki ama kimisinde öyle olmuyor, rahat hissedemeyince yapamıyorsun. zorlayıp da kendini mental olarak bitirmenin manası yok, başkasıyla sevişirsin yav.

yaşadığın şey gayet de olabilen, sıradan bi şey. üzerinde durmamaya çalış. dediğim gibi %99 ihtimalle performans anksiyetesi yüzünden sapıtıyorsun, gencecik adam düldülü çıkaramıyorsa sebebi budur, kalkmayacak değil yoksa.

fiziksel aktiviteyi arttırmak muhakkak uzun vadede performansı olumlu etkiler ama 30 yaşın üstünde değilsen fiziksel aktiviteyle kısa vadede sonuç alacağını sanmıyorum, senin durumun fizikle alakalı değil çünkü. gerildiğin, kasıldığın zaman kamaşenkoya kan gitmiyor. bu kadar basit. rahat bi şekilde, sindire sindire, partnerinle konuşa görüşe devam ettiğin halde baktın hiçbi şekilde düzen oturtamıyosun o zaman sorunu fizikte ara.

dik dur eğilme bu millet seninle
0
der meister
(22.06.17)
Y.rak kılıfı kullanmak iyidir. Ben sevgilisi ile sevişirken kızın adamın üstünde düşük yaptığı kanlı hikayeyi okuduğumdan beri zırhımı kuşanıp çıkıyorum arenaya. Konuyu rayından çıkarmak gibi oldu, modlar mazur göre.
0
kargn
(22.06.17)
İkinciyi yapman gerektiği için değil canın gerçekten istediğinde yap. Derdin hatuna gösteri yapmak değil, keyif almak olsun.
0
arnold schwarzeneger
(22.06.17)
stresini durumunu hoş görecek birini bul. cialis iç keyfine bak....
0
oylebirzamandagelkivazgecmekmumkunolmasi
(22.06.17)
(17)

sevgilinizin mesaj geçmişini okur musunuz?

siyahliadam
kendi isteği ile size facebook şifresini yahut cep telefonunu verdi diyelim.okur musunuz? haberi olmadan tabii. ve bunu neden yaparsınız/yapmazsınız?
kendi isteği ile size facebook şifresini yahut cep telefonunu verdi diyelim.

okur musunuz? haberi olmadan tabii. ve bunu neden yaparsınız/yapmazsınız?
0
siyahliadam
(21.06.17)
Mesaj geçmişini okumam da kimlerle mesajlaşmış şöyle bi bakarım. Anlamsız birisini görürsem de sorarım bu kim diye, habersiz yapmayadabilirim ama kendi isteğiyle bak diye vermiş.
0
ekaterina
(21.06.17)
sevgiline göre değişir. ciddili sevgilimse bakarım. güvensizlik teşkil eden şeyler varsa ayrılırım. kıvırmaya gerek yok.
0
marul hirsizi
(21.06.17)
kimlerle konusmus diye bakarim ama oyle acip tek tek arkadaslariyla, hemcinsleriyle falan konusmalarina bakmam.
0
duru arsnova
(21.06.17)
şifrelerini ben asla bu yönde bir istekte bulunmadığım halde "ne olur ne olmaz, lazım olursa benim yerime bir şeyi sen yaparsın" diyerek kendisi verdi. sadece bir kez kendisi istediği için girdim, onun dışında girmedim. girmem de. ben prensip olarak şifrelerimi asla kimseyle paylaşmam bu arada, kendisinin de bu yönde bir talebi yok zaten.

neden diye soracak olursan, durduk yere canımı sıkmak istemiyorum. ben onunla kendisine güvendiğim için sevgili oldum. şu an ne yaptığını bilmemin imkanı yok, gidip evine gizlice kamera mı yerleştireyim? böyle hayat yaşanmaz. ya güvenirsin ya güvenmezsin. haliyle, açıp da mesajlarını okuma ihtiyacı hissetmiyorum çünkü beni aldatacağını ya da yanlış bir şey yapacağını düşünürsem ilişkimi keserim direkt. böyle biriyle neden birlikte olayım ki?

bunun yanında, sevgili mesajları yanlış anlaşılmalara çok müsait oluyor. atıyorum onun bir arkadaşıyla kendi arasındaki üslubu, şakayı vs. bilmediğin için çok küçük şeyleri abartıp sorun haline getirebiliyorsun. kendi adıma, buna gerek görmüyorum. dediğim gibi, ben zaten güvendiğim için birlikte olmuşum, mesajlarına bakacak kadar güvensiz hissediyorsam o noktadan sonra ilişkimden hayır geleceğini düşünmem pek.

o yüzden okuyup da boşuna ortalığı karıştırmanın gereği yok, bana ne. ünlü şair mustafa topaloğlu'nun da ifade ettiği gibi, cehalet mutluluktur.
0
der meister
(21.06.17)
her satırını okurum
0
sta
(21.06.17)
O mesaja bakınca hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
0
MaNOfTheYear
(21.06.17)
Okumam okuyani da sevmem. Maco degilim.
0
Traveller
(21.06.17)
ideal olan sevgililerden birinin digerine sormasi "okusam rahatsiz olur musun?" diye. rahatsiz olur ise okumamli ama kendi mesaj gecmisi de gizli kalmali. Eger "okuyabilirsin" der ise iki taraf da birbirine acmali. Bir iliski ya "guven" ya da "seffaflik" uzerine oturabilir. ya iki taraf da birbirine guvenir ve okumasi icin bir neden yoktur, ya da iki tarafta birbirine seffafdir okunmasinda sakinca yoktur. Iliskilerde en buyuk problem bunun onceden netlestirilmemsi, biri iliskiiyi seffaflik uzerine var sayiyorken digeri guven uzerine kuruldugunu dusunuyordur. Bu da ilerde kavgaya neden olur, yada biri bu durumu kotuye kullanir. Kendi mesajlarini saklarken digerininkini okumak gibi. Aslinda seffaflik veya guven iliskisi durumu da dogru ve yanlis degil, dogru olan ortak karar verilmis olmasi, yanlis olan karar verilmemis olmasi yani ciftin birbirinden farkli dusunmesi.
0
emrahday
(21.06.17)
aslında okumamak lazım ama okurum.

yalnız şöyle ki stalk ve dedikodu manyapı bi insan olarak kim şifresini verirse versin okurum. olay sevgilide değil yani.
0
elorelia
(21.06.17)
Sevgilim bana "mesajlarını okusam rahatsız olur musun" dese, savunma psikolojisiyle "yğöö al oku" derim. ama bu yaptığı çirkin davranışından dolayı onulmaz yaralar açılır
0
fallopian
(21.06.17)
eskiden kesin okurdum.
şimdi, şöyle bir bakarım kimlerle konuşmuş ne yapmış diye.

karşımdaki insana, ilişkinin durumuna, süresine, duyduğum güvene göre değişir mesajları da okuyup okumayacağım.
haberi olmadan okuyacağımı yine de sanmıyorum.
ama eğer okursam da, kendimi yemem, okuduğumu söylerim.
kavga edilecekse kaçmam.

bu mail ve mesaj okuma meseleleri gereksiz gerginlik yaratıyor ilişkilerde.
çünkü illaki takacak bir şey bulunur.
çok da girmemek lazım bu konulara.
0
blatta hiberna
(21.06.17)
Ben farklı bir tarayıcıdan oturum açınca ona uyarı gideceği için hesabına giriş yapmazdım utancıma.

Ancak tut ki tesadüfen mesaj kutusu açık bir şekilde denk geldi, önümde kabak gibi duruyor. O zaman kendimi tutamayıp okurum ve %100 moralimi bozacak bir şey bulurum o mesajlar arasında. Okumamak ruh sağlığı açısından en doğrusu.
0
i m cool with that
(21.06.17)
kendi isteği ile biri bana facebook -ya da herhangi başka bir mecra- şifresini verse ben bu şifreyi kabul etmem. eğer bana bir şey yaptırmak için lazım olursa o an geldiğinde şifreyi alırım, sonra şifreyi değiştirmesini talep ederim.

kim olursa olsun bana bir anıyı göstermek ya da fikir almak için gösterilmeyen yazışmaları okumam. neden okuyayım? bu onun başkasıyla arasında olan bir şey. biriyle birlikteysem zaten ona güveniyorumdur. tabii bu güven boşa bir güven de olabilir ama hakkım olmayan şeyler yaparak bunu öğrenmek ile bu güveni boşa çıkaran şeyler yapmak aynı şey bana göre.
0
windowsguvenlikduvari
(21.06.17)
sevgilimin cep telefonu şifresini biliyorum, o da benimkini biliyor çünkü sürekli lazım oluyor. ev arkadaşımın ve sık sık görüştüğüm başka arkadaşlarımın da telefon şifrelerini biliyorum ona bakılırsa.
telefon şifresi dışındaki facebook vs. şifrelerini bilmiyorum. çünkü bana ne.

soruya cevap: bu güne kadar sevgilimin telefonunu karıştırma fikri bir kez olsun aklımdan geçmedi.

o da benim telefonuma hiç bakmamıştır ve bakmak aklına gelmemiştir eminim ki. çünkü bizim aramızda öyle bir güvensizlik yok.

sevgilisinin telefonunu/sosyal medya hesaplarını karıştıran insanları da duyunca çok üzülüyorum. demek ki çok dandik ilişkileri varmış, yazık.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(21.06.17)
@der meister +1
ne şifre alır, ne şifre veririm. sevgili de olsan, evli de olsan, her zaman kendine ait bir hayatı, bir özel alanı olmalı. Birliktelik saygıdır, güvendir, zaten güven(e)miyorsanız, mesajları okumak da, bütün hesabı kontrol etmek de, sizin için bir halta yaramaz.
0
cursor
(21.06.17)
kendi isteğiyle de verse facebook şifresini ya da cep telefonu almam. Evet kimine göre ben bir enayiyim.

Ama bu hareket benim de aynılarını ona vermem gerekmesi gibi bir beklenti yaratacağını düşünüyorum. Sevmem böyle şeyleri ben. Güvendiğim biriyle olmayı ve bana güvenmesini tercih ederim. Özel alan bırakmakta önemli ayrıca.

Ciddi ilişkim oldu. Ne okudum ne de o okudu. Gerçi sosyal medya ile falan işimiz olmadığı için de rahat olmuş olabilir ancak cep telefonu mesajlarımızı kontrol etmedik örneğin. 17 yaşında falan yapıyorduk böyle şeyleri değil mi ??!. Ha bir şeyden ciddi manada şüphelensem belki ama şüphelenmeyeceğin ve güvendiğin bir ilişki olmalı ve bunlar olmamalı.
0
qazaqwsx
(21.06.17)
Okumam ayrıca mesajlarını okumakla kimlerle konuşmuş diye bakmakta bir fark göremiyorum. Sevgilimin telefonu da benim telefonum da şifresizdi bir kere açıp bakmadım ama o benimkine baktı.
0
pastörizesüt
(21.06.17)
(13)

ne kadar duygusalsınız

i drive the hearse
romantik bağlamda sormuyorum ama bunu.örneğin; https://www.youtube.com/watch?v=7jMlFXouPk8 dinlerken 5:08'de o "Forever and ever" demesinin Pink Floyd'tan duyduğumuz son şey olduğunu anlayınca üzülüyorum. gözlerim doluyor, boğazım düğümleniyor mesela.isteyen yaş, cinsiyet de belirtebilir cevaplarken
romantik bağlamda sormuyorum ama bunu.

örneğin; www.youtube.com dinlerken 5:08'de o "Forever and ever" demesinin Pink Floyd'tan duyduğumuz son şey olduğunu anlayınca üzülüyorum. gözlerim doluyor, boğazım düğümleniyor mesela.

isteyen yaş, cinsiyet de belirtebilir cevaplarken.
0
i drive the hearse
(20.06.17)
ben duygusalım. baya duygusalım. yani keşke olmasam..sevmiyorum..

duygusal olmayan insanlar her yerde kazanıyor.
0
qazaqwsx
(20.06.17)
22, kadın.

duygusalım ama pek çaktırmıyorum. bilen bilir.
0
fragile lady
(20.06.17)
aşırı, ama belli etmiyorum. çok benzer bir durumu geçen shuffleda like a stone denk gelince yaşadım, bayağı ince ince ağladım, favori şarkılarımdan biri de değildir üstelik.
0
evde liyakat kalmamis
(20.06.17)
Duygusal bir tarafım var ama ağlak değilim. Gerçek durumlarla karşı karşıya kalınca yoğun bir duygu hissederim. Bir kere teyzem anlatmıştı. Bir tane hamile kadın, yolda köprünün altından bir kamyonun geçemediğini görünce ağlamaya başlamış. Bana çok komik gelmişti. Bir kamyonun bir köprünün altından geçememesi birini neden ağlatsın ki? Hamilelikte hormonlar tavan yaptığı için çok anlamsız değil aslında ama yine de saçma. Böyle şeyler için duygulanmam mesela ama bir filmden bir sahne gibi anlara tanık olursam duygulanabilirim. Sonra geçer. Bir de ben boğa burcuyum. Herkese belli etmem duygularımı. :) 24 yaşında erkeğim.
0
dissendium
(20.06.17)
23e, bayağı duygusalım ama annem çok bencil ve vurdumduymaz olduğumu söylüyor, duygusallıkla ikisi nasıl bir arada olabiliyor o kısmını bilmiyorum. duygusalım, ondan eminim ama annem de haksız değil. şu zamana kadar duygusallığımın pek zararını görmedim çok şükür. benim için önemli bir test vardı bu konuda yakın zamanda. çok sevdiğim bir arkadaşımdan çok abuk bir zaman ve şekilde hoşlanmıştım, evli ve çocuklu olduğu hatta beni evinde koca bir ay ağırladığı için haliyle iletişimi tamamen kesmişti.

o dönem aslında "bu kadar duygusal olmasan, düşündüklerini olduğu gibi anlatmasan, bazı şeyleri sadece kendinin anlayabileceğini ve bunların yanlış anlaşılabileceğini fark edebilsen keşke" demiştim kendime. ona, onun gözünde ruh hastası ve manyak görünmek pahasına upuzun, bir sürü şey yazıp anlatmıştım her şeyi. bir noktadan sonra konu ikimizi aşmıştı zaten, ben güneş açsa bile bunun bana ne hissettirdiğini ona yazar hale gelmiştim.

aradan üç ay falan geçti, ben bu arada tabii yazmayı çoktan bırakmıştım. geçenlerde affetti sağolsun. beni tanıdığını, bana güvendiğini, fazla sert davrandığını düşündüğünü vs. söyledi. şu detay önemli: benimki geçici ve yine tamamen duygusal yoğunluk kaynaklı bir saçmalıktı, barıştığımızda hoşlantı mevzuunu çoktan geçmiştik yani.

iyi mi oldu bilmiyorum ama bu olay olduğundan beri "iyi ki böyleyim" diyorum açıkçası. duygusallığım sayesinde belki beni manyak bir ırz düşmanı olarak hatırlayacak bir arkadaşımı tekrar kazandım ve benim için cidden çok çok büyük bir olaydı bu, ölüyü diriltmekten farksızdı.

o yüzden aşırıya kaçıp kendime zarar vermemek kaydıyla duygusal olmamı seviyorum. ergenlikte bir dönem "bu kadar duygusal olmasam keşke" diye kendimi törpülemeye çalışıyordum ama artık onu da yapmıyorum. yaşla, tecrübeyle vs. bazı taşlar kendiliğinden yerine oturuyor gibi geliyor. kendimce, elimden geldiği kadar dengeli, düzgün ve hepsinden önemlisi çevremdeki insanlara karşı dürüst olmaya gayret ediyorum. ne mutlu bana ki etrafımdaki insanlar da bunu büyük ölçüde anlıyor. abartılmadığı sürece duygusallık iyi bence. en azından benim için.

bunun dışında genel olarak duygularımı yoğun yaşamayı seviyorum, hayattan başka türlü pek tat alamıyorum. mesela nhl play-off'larının başladığı günü kendim için bayram ilan etmiştim, basbayağı böyle anneme kardeşlerime falan sarılmıştım sfjsk kendimce şölene çevirmiştim o günü. böyle denyoluklarım var ama dediğim gibi bunları bilinçli ve kontrollü olarak yaptığım için sorun görmüyorum, sürekli ağlayıp çok şiddetli duygusal bunalımlar yaşasam üzülürdüm. şu an için öyle bir durum yok. gafa yerinde şimdilik.
0
der meister
(20.06.17)
ağlarsam vicdan ve merhametime dokunan şeyler yüzünden ağlarım. duygusal meselelerde tam 1 odunum.
0
cabiday
(20.06.17)
Stalin'den (1), Yılmaz Morgül'e (5) bir skalada kendime duygusallık puanım 2. O ölmüş, şu sakat kalmış, bu aç kalmış. diğeri sevdiği kıza kavuşamamış. sevdiklerim dışındaki kişiler ve şeylerle ilgili tecavüz olayları ve hayvanlara işkence dışında beni etkileyen bir şey yok.

www.youtube.com
0
nawar
(20.06.17)
ben de küçükken biraz hüzünlü bir çocuk olduğum için herhalde hüzünlü çocuklar beni duygulandırıyor. leonard cohen de duygulandırıyor. high hopes ve forever and ever'a duygulanmadım.

29 e
0
otonomo
(20.06.17)
29E / Tam duygısallsicam gulme tutuyor.
0
stavro
(20.06.17)
27 e. Sokakta kopek gorunce ne yiyecegini sevgiye ne kadar ihtiyaci oldugunu ailesinin veya sahibinin nerede oldugunu dusunuyorum. Bogazim dugumleniyor. Gozlerim doluyor. Uzuntuden midem bulaniyor. Olmek istiyorum. Hic bir seyden keyif almiyorum.
0
brad pitt
(20.06.17)
33k

Cogunlukla duygusal bir insanim. Bunu "gozu sulu olmak", "kolay uzulebilmek", "ona buna gozleri dolmak" olarak tanimlamiyorum; her duyguyu derin hissedebilmek olarak tanimliyorum. Uzulurum, sevinirim ama cok sinirlenmem ornegin. Sinir duygum pek yok. Yilda 3-5 kere falan tas catlasa. O yuzden %100 duygusal olabildigimi de soyleyemem. Kalan duygulari bol bol hissederim, hissetmeyi ve duygulari cok severim. Hayatin rengidir duygu, olmazsa tatsiz, tuzsuz ve yavan olur.

Duygularla cok barisigim, kendimi duyguya teslim ederim ama duygusalliktan kastimiz ona buna uzulmek ve gozlerin dolmasi ise, o biraz secici oluyor. Trajedi haberlerine pek duygulanamiyorum ya da trajik haberin arkasina cok fena aglak muzigi dayayinca bana cok fena gulme geliyor, duygularim eglenme merkezine birakiyor yerini. O da bir duygu. Biri siir okurken de cok fena gulerim. O girilen haller falan cok komik geliyor. O yuzden "Bugin Pazar, bugun beni ilk defa beni gunese cikardilar" deyince kahkahayi basasim geliyor okuyanin girdigi tripleri gorunce. Sevgilim guzel bir sey soyleyince onunla gurur duyarim ve gozlerim dolar mesela. Ya da korkudan veya stresten aglayabilirim. Yoruldugumda ise duygularim korelir, "Yoruldukca kaybolur acilar"dan ote, yoruldukca her duygu kayboluyor. Bitkin degilsem duygusal sayilirim. Bol bol hissederim ama cok aglamam.
0
aychovsky
(20.06.17)
sanatla uğraşın tavsiye ederim. ben sipariş üzerine müzik yazan bir insanım. müşteri ne modda müzik isterse o moda bürünebiliyorum. üzüntüyse üzüntü, gazsa gaz, neşeyse neşe...
0
alperz
(20.06.17)
bayağı az.

bazı zamanlar çok ufacık şeylere bile içlenip ağladığım oluyor, o zaman ben bile şaşırıyorum bu halime. ancak genel olarak fazla duygusal bir insan olduğum söylenemez.

yaş 29.
0
i m cool with that
(20.06.17)
(8)

mezunum çalışmak istemiyorum.

qazedcsrfvtyhngujmkol
ilanlar görüyorum işte 2010da kurduğumuz şirketimize takım arkadaşı arıyouz diye. şartlar az çok uyyor ama tecrübeli değilim ve mahcup olmak istemiyorum. iş ortamını hiç bilmediğinmde ohoo senle de işimiz var falan deyip oranın dalga konusu olmak istemem zira şu anda hiçbşeyi kaldıracak ruh halinde
ilanlar görüyorum işte 2010da kurduğumuz şirketimize takım arkadaşı arıyouz diye. şartlar az çok uyyor ama tecrübeli değilim ve mahcup olmak istemiyorum. iş ortamını hiç bilmediğinmde ohoo senle de işimiz var falan deyip oranın dalga konusu olmak istemem zira şu anda hiçbşeyi kaldıracak ruh halinde değilim. bi arkadaş ne güzel bi işe girmiş gerçi kendini geliştirme ihtimali de yok ama ben de evde yatıyorum tüm gün. gerçekten karasızım şuan karambole mastera başladım onun dışında hiçbişey yapmıyorum. bu gidişe de yapamayacak gibiyim. benden küçük adamlar benden daha bilinçli gibi geliyor hayat konusunda.benim bi tane bile dertleşebildiğim arkadaşım yok ortamım hiç yok. işe girince bu yüzden çok yabancılık çekerim diye düşünüyorum adamlar bi de kendine dikkat eden bizi temsil edecek biri falan yazıyorlar iyice umudum kırılıyor. nasıl sosyalleşecem arkadaş niye böyle oldum ya halbuki okulda baya güzel bi düzenim vardı kendi çapımda nerden bitti. orada da sosyal değildim ama en azından bu kadar umutsuz değildim bişey başarabileceğimi düşünüyordum. şuan hiçbir şekilde hayata adapte olamayacakmışım gibi hissediyorum. karşıma da beni böyle kabul edecek biri çıkmıyor herkes değiş bilmem ne diyor saki değer verilen adamlar çok matah gibi. ne tavsiye edersiniz.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(20.06.17)
valla benzer konumlardayız, henüz okulum da bitmedi ama laf yemeye alışkın olacaksın kimse anasının karnından uzman doğmuyor o işlere ya da derste öğretilmiyor iş ahlakı. ne yapacağını kapana kadar siklemeyeceksin ki o sırada senin kuyunu çoktan kazmış oluyolar. tecrüben olunca rahatsızsan başka bi yere geçersin. aşşağı yukarı böyle. senin de dediğin gibi işin kendisinden çok insanlarla uğraşmak yıpratıcı oluyor.
0
aydogank
(20.06.17)
Girdigin yerdeki insanlar her seyi cozmus olarak gelmeyecegini , 0 gelecegini biliyorlar. Boyle dusunme sikma canini.
0
brad pitt
(20.06.17)
abi manyak deyince kızıyon, öyle demiycem bu sefer. halihazırda master yapıyormuşsun, eğer kendini çok kötü ve hazırlıksız hissediyorsan ve maddi imkanın varsa öncelikle onu bitir, işi mişi düşünme şimdilik. sen bu arkadaş-kız mevzuunu çok takıyosun. kendinle bu kdaar vakit geçirme. hiçbi şey yapamıyosan parka çıkıp yürü. ne bileyim kuşlara bak, ağaçlara bak, kendini düşünme. onları düşün. master yapıyosan işte okula git, eve gelmek yerine kantinde ya da kafede falan otur.

ikinci olarak iş ilanlarındaki o sikko tanımlara takılma. kimse anasının karnından temsilci ya da deneyimli olarak çıkmıyor. en başta herkes zorlanır, "bu ne la" der, anlamaz vs. bunlar zamanla oturacak şeyler. ulu önder michael jordan'ın da ifade ettiği gibi, you miss every shot you don't take. evde oturursan ömür boyu her şeye yabancı ve uzak kalırsın, bir işe girersen 3-5 ay acı çeker sonra öğrenirsin. kendine güvenin de yerine gelir hem, ondan sonra kimse tutamaz seni.

tanım meselesine dönecek olursam... bu şekilde düşünmeyi, insanları küçümseyerek kendin iyi hissetmeyi kesinlikle doğru bulmuyorum aslında ama bazen iyi geliyo. allah aşkına etrafındaki adamlara bi bak, senden çok mu iyiler? o bilinçli, şirketi çok iyi tmesil eden adamlara bak bakalım senden hangi konuda ne kadar iyiler? ben sana şimdi yaptığım işi öyle bi anlatırım ki dersin bu herif çok büyük adammış. bu çoğu iş için geçerli. sen o parlatmalara, iş ilanlarındaki laflara takılma. o kadar komik, o kadar beceriksiz, o kadar aptal insanlar var ki... bunu kötü anlamda söylemiyorum. pekala senin için de birisi beceriksiz ve aptal diyebilir. sorun değil. beceri edinirsen beceriksiz olmazsın, işini öğrenirsen de aptal demezler.

vura kıra ilerleyeceksin bi şekilde, sen yola çıkmaktan korkuyosun üzülürüm diye. korktuğunda hiçbi yere varamayacaksın, sen de biliyorsun. yola çık, yoldan kork. hiç değilse korkunun karşılığında bi şey almış olursun. cevabımı çok sevdiğim fakat kendi hayatımda uygulamaktan kaçındığım bir sözle bitirmek isterim,

"A ship in harbor is safe — but that is not what ships are built for."

İsmail Türüt
0
der meister
(20.06.17)
@der mesiter engellediğin için burdan yazıyom. senin gibi global olmadığımdan... şaka şaka. manyak olabilirim. master ortamı iyi gibi ama bi dahaki döneme bozulur mu bilmiyorum. kantinde oturan tipler birbirini tanıyor gibi onlarla anlaşacağımı sanmıyorum o yüzden yine okul ev yapıyorum. ya şimdi işe girince bunu nerden aldın amk der gibi davranırlarsa bi zaman sonra ben işe gitmek bile istemem benden çok iyi olup olmama meselesi değil gıro olunca bi şekilde gemin yürüyor nasıl oluyor ben de anlamıyorum. zaten kendimi pazarlayabilen biri değilim bi de bunları düşünüp iyice bocalayabilirim belki diyorum. mesela arkadaş bi ekiple girmiş hazırlık kampı gibi bişeye yapmışlar geçenei almışlar o göze batmaz ama masterda sadece beni çağırdılar işte de tek beni alırlarda ve beceremezsem çok göze batarım ve iyice motivasyonum düşer diye korkuyorum. şu anda sorumluluk alabilecek durumda değilim çünkü. ve gittikçe daha kötü oluyor. tek çarem tanıdık kusurma bakmayacak birinin yanında iş öğrenmek o da mümkün değil gibi.
0
🌸qazedcsrfvtyhngujmkol
(20.06.17)
bir başlangıç yapsan 2 ay sonra 2-3 senelik işi sana öğreten adamlara had bildirmeye kalkabiliyorsun. zira şimdiki gençlik öyle yapıyor. yani aşılmıcak bir dönem değil o. biyerden başlamak gerek. zaten her konuda hiç başlamadığımız şeyler gözümüzde saçma bir biçimde büyümüyor mu? 6 ay evvel vizeyi nasıl alıcam diye 1 ay düşünmüştüm. ilk defa alıyodum çünkü.

sosyallik konusu da nispeten birşey yapmıyor olmanın stresiyle alakalı bir durum. bunun bir sorun değil, sadece stres kaynaklı bi ruh hali olduğunu anımsayıp harekete geçmek, evde durmamak, az düşünmek, harekete geçmek çözüm olabilir. en azından teorik olarak kulağa mümkün geliyor bence. sence?
0
klar
(20.06.17)
Başta benim böyle kaygılarım yoktu fakat bir iki azarlandıktan sonra senin durumuna girdim fakat şöyle düşündüm; ulan bu adamlarda çalışarak öğrendi sonuçta. Azar yesem de kötü yapsam da elbet işi öğreneceğim. O zaman kuralları belirleyen aranılan adam ben olacağım dedim. Başarana kadar bayağı iş değiştirdim. Azarlayan olunca işten soğuyup çıkıyordum. Bi kere de yaptığım hatadan dolayı kovuldum :)) öz güvenim yerle bir olmuştu.
Bir iki işyerinden sonra ciddi anlamda işlere hakim oldum ve isteğime ulaştım. Patron arada bağırsa da sağ koluyum.

Asosyallik durumu için bir spor branşı için kursa gidebilirsin. Orada hem sosyalleşir hem özgüven elde eder hemde seratonin yüklenirsin. Ha yaşıtlarından konuşmaktan çekiniyorsan senden yaşça büyük olanlarla daha rahat konuşursun. Onlara bi selam verirsin olur biter. Onlar hemen muhabbeti kurar zaten
0
filipis
(20.06.17)
ekmek elden su gölden yaşamak, çalışmaya göre daha kolay çünkü. zaten mezunsun yani normal vasıfsız elemanlara göre önde başlayacaksın. okul okurken iş hayatına atılsaydın emin ol bu duyuruyu açmak yerine okul bitirdiğine şükrederdin. hayat toz pembe değil malesef. kendi ayaklarının üstünde duramazsan ezilirsin.

ayrıca yukarıda biri yazmış iki aylıkken tecrübelilere had bildirmeye kalkabiliyorsun diye. sakın öyle bir şey deneme bile ya ezerler ya da taşak geçerler haberin olsun. tecrübeliyken de tecrübesizken de ukalalık yapma, işini yap.
0
arakaali
(20.06.17)
soyle bir sey var: www.youtube.com :)
0
ubi dubium ibi libertas
(20.06.17)
(15)

bu çocuk çok tatlı değil mi?

limoncello
bu çocuk çok tatlı değil mi ya! ben çok seviyorum, böyle çok tatlış tatlış geliyor. masal falan anlatıyor programda. ben ki öyle çok çocuk seven biri de değilim ama bu çocuğu görünce böyle bunun gibi bir kızım olsa keşke diye hayal ediyorum.her gün videolarını seyrediyorum falan çok tatlı. sizce de
bu çocuk çok tatlı değil mi ya! ben çok seviyorum, böyle çok tatlış tatlış geliyor. masal falan anlatıyor programda. ben ki öyle çok çocuk seven biri de değilim ama bu çocuğu görünce böyle bunun gibi bir kızım olsa keşke diye hayal ediyorum.

her gün videolarını seyrediyorum falan çok tatlı. sizce de öyle değil mi? böyle bunun gibi tatlı çocukları görünce sizin de çocuk yapasınız gelmiyor mu?

öyle bir paylaşmak istedim içimden geldi.

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com

www.instagram.com
0
limoncello
(19.06.17)
hiç tatlı değil.
0
xu
(19.06.17)
tatlı
0
rayde
(19.06.17)
her fikre saygım var ama tatlı bulmayanların tatlılık anlayışından şüphe ederim. bu kadar sevdiğim bir çocuk bilmiyorum
0
🌸limoncello
(19.06.17)
bunun kadar değil,

www.youtube.com
0
der meister
(19.06.17)
çok tatlı. benim yapasım geliyor zor tutuyorum, kesin böyle çok ukala ve sevimli olacaklar ve çok eğlenecekmişiz gibi geliyor ahah:D
0
otonomo
(19.06.17)
@der meister bu çocuk da iyiymiş. bu arada sevgili yapmışsın, hayırlı olsun.
0
🌸limoncello
(19.06.17)
Cok tatli bence de. Ukala cocuk sevmem. bu cok doğal, sevimli
0
aquarium
(19.06.17)
@aquarium evet ben de ukala, çok bilmiş, büyümüş de küçülmüş sevimsiz tiplerden hoşlanmam ama nisan öyle değil, çok şeker ve doğal.
0
🌸limoncello
(19.06.17)
kendisine ezberletilen şeyleri söyleyen sevimsiz bir çocuk. çocuk doğal olmadıktan sonra ne tatlılığı kalır ki? ayrıca ne alaka şüphe ediyorsun. herkesin zevki farklı.

şu videodaki ufaklığın (videonun en başında) hi diyişi de benim için dünyanın en tatlı şeyi. www.youtube.com

veya şuradaki halleri de tatlı;
www.youtube.com
0
mahone
(19.06.17)
@mahone o programda bazı şeyleri çocuklara ezberletmiş olabilirler ama paylaştığım bu videolar için özel olarak ezber filan olduğunu zannetmiyorum, zira ezberlenecek bir şey değil. öğretilen şeyin yapaylığı anlaşılıyor zaten, bunlar o yaşta bir çocuğun söyleyebileceği doğal şeyler.

herkesin zevki farklı olabilir ama bazen genel geçer herkesin beğeneceği şeyler vardır. bence o da bunlardan biri haa ama yine de beğenmeyecekler vardır.

sevimsiz olduğunaysa katılmıyorum. senin paylaştığın videodaki çocuk da bana pek tatlı gelmedi mesela. demek ki zevk meselesiymiş cidden.
0
🌸limoncello
(19.06.17)
değil.
0
ya ben lan neyse
(19.06.17)
bu program hala devam ediyor mu?
0
kurnaz
(19.06.17)
Çocukları çok severim de sevimsiz bir çocuk dostum.

Robot olduğundan şüphelendim bir ara, doğal değil.
0
an engineer
(19.06.17)
bence başarılı bir yapım. bu vesileyle cağnım claire'imizi de tekrar analım :D

www.youtube.com

eksisozluk.com
0
kuul
(20.06.17)
limon cello, bende çok seviyorum bu cimcimeyi. hele sürekli masal anlatması tam komedi.
0
ada meltemi
(20.06.17)
(11)

Şehrinize yaz geldi mi?

devilred
Hangi şehirdesiniz? Hasret kaldım güneşli günlere...
Hangi şehirdesiniz?

Hasret kaldım güneşli günlere...
0
devilred
(19.06.17)
Gelmedi mümkünse de gelmesin. Gelecekse de yağmur yağsın arada be abi.
0
alperz
(19.06.17)
Urfa - gündüz 42 gece 26 derece. İster misiniz?
0
iddaaci
(19.06.17)
Oslodayım. Nonstop yağmur ve bulut var. Dün ilk defa şort giyindim o da sanırım son oldu bugün yine yağmur bastırdı. Ben anlamıyorum.
0
fıytfıyt
(19.06.17)
yok vallahi , bi geleydi iyiydi. ne giyeceğimi şaşırdım.
istanbul
0
duyond
(19.06.17)
istanbul'a gelmedi, bugün t-shirt'le üşüdüm. umarım hiç gelmez. iyi böyle.
0
doxanikee
(19.06.17)
marmara, düne kadar yaz var gibiydi. 2 gündür ingilterede yaşyormuşum gibi hissediyorum. çok sıcak olmasın zzaten sevmem. serin hava iyidir.
0
blue eyes white dragon
(19.06.17)
Koblenz 31 derece. bugun ilk defa almanyaya yaz geldigini hissettim.
0
fayfim
(19.06.17)
kocaeli'deyim, bir süredir deli gibi yağmur yağıyor ve bayağı soğuk. şahsen çok memnunum. mümkünse gelmesin, illa gelecekse bir ay falan 22-23 derece civarında güneşli takılsın sonra gitsin. kış gelsin, kar yağsın, böyle acayip şeyler olsun.
0
der meister
(19.06.17)
Eskişehir'den bildiriyorum, gelmedi. Hala soğuk hala yağmurlu. Yalnız ben de memnunum havanın bu halinden. Sürekli böyle olmasında bir sakınca yok. Sıcakta pişip de napacağız.
0
i m cool with that
(19.06.17)
baktım ki ankara yazan yok. ankara'ya uzaktan geliyor gibi yapıp gelmiyor. bugün baya yağmur yağdı sonra güneş açtı ısındı şimdi tekrar yağacak gibi akşam.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.06.17)
geldi gibi. (almanya) bugün 32 dereceydi yarın 34 olacakmış.
0
burya
(19.06.17)
(10)

arabanızda evinizde yangın tüpü var mı? kontrol ediyor musunuz?

zunkatsar
1. arabanızda evinizde yangın tüpü var mı?2. varsa kontrol ediyor musunuz son kullanma tarihini falan?farkındalık anketi...
1. arabanızda evinizde yangın tüpü var mı?

2. varsa kontrol ediyor musunuz son kullanma tarihini falan?

farkındalık anketi...
0
zunkatsar
(19.06.17)
arabada var evde yok
tarihi kontrol ediyorum.
0
basond
(19.06.17)
arabada var, ediyorum.
0
ada meltemi
(19.06.17)
arabada var, ediyorum.
0
demirr
(19.06.17)
arabada var, tarihini kontrol ederim. hatta -tesadüfen ordan geçerken- yolda arabası alev alan birinin aracını söndürmüşlüğüm de vardır.

evde yok.
0
battal gemalmaz
(19.06.17)
arabada ve iş yerinde var, evde yok. ben kontrol etmiyorum. tüpü aldığım firma zamanı geldiği zaman arayıp getirin yenileyelim diyorlar.
0
c1b2k3
(19.06.17)
1- var.

2-henüz 2 gün önce ilk defa aldım.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(20.06.17)
araba zaten yok, evde de yok ama londra ve portekiz'de olanlardan sonra anneme kesinlikle tembihledim, dedim alalım ne olur ne olmaz, şakaya gelecek bir mevzu değil. ev zaten ahşap, kaşla göz arasında gider valla bir uçurum gibi düşeriz gözlerden kimse tutamaz. bende ucundan kıyısından piromani de var açıkçası, daha önce birkaç kez banyoda saçmalarken dumandan fenalaşmışlığım var, lazım yangın tüpü.
0
der meister
(20.06.17)
arabada var, evde yok, kontrol etmedim, boş bile olabilir arabadaki.

-----------

tsk'da görevliyken kazan dairelerinde ysc'ler kontrol ediliyor mu ve etiketleri var mı diye kontrol ederdim aylık olarak. kontrol edilmemişleri de tüm tugaya ifşa ederdim. aslında kendiminkini de kontrol etmem gerek.

-----------

bu arada ysc'nin iyi seçilmesi lazım. özellikle kapalı alan kullanımı için evinizin metrekare alanını göz önünde bulundurmalısınız ve tabi ki neyi neyle söndüreceğinizi de bilmelisiniz.
0
rain when i die
(20.06.17)
1- evde de arabada da var
2- evet, elbette.
0
babilbaligi
(20.06.17)
1- evde de arabada da var ama ikisi de küçük, evdekini büyütmem gerek.
2- skt değil de basınç durumunu kontrol ediyorum. bir tanesi yeşilin dışına çıkmak üzere dolum yapılan yeri yeni öğrendim doldurtcam inşallah.
0
kaichi
(20.06.17)
(2)

İstanbul'da gidebileceğim en iyi İngilizce dil kursu hangisi sizce?

gorwelian
Arkadaşlar selam. İngilizce öğrenmek istiyorum ancak gelin görün ki dil kursları el yakıyor. Fiyat/performans açısından İstanbul'da gidebileceğim en iyi dil kursu hangisidir? Önerebileceğiniz bir yer var mı?
Arkadaşlar selam. İngilizce öğrenmek istiyorum ancak gelin görün ki dil kursları el yakıyor. Fiyat/performans açısından İstanbul'da gidebileceğim en iyi dil kursu hangisidir? Önerebileceğiniz bir yer var mı?
0
gorwelian
(18.06.17)
dil kursu değil de ismek'i önerebilirim. ücretsiz. branş ingilizce olduğu için kayıt ve zaman konusunda da sorun yaşamazsınız diye düşünüyorum, muhakkak size uyan gün ve saatlerde kurs vardır bir yerlerde. her kurs ve hoca öyle midir bilemiyorum tabii ama ben rusça kursuna gittim ismek'te ve çok çok memnun kaldım. gerçekten muazzamdı. ben ücretsiz olduğu için seviyenin düşük olacağını, hocanın bizimle pek ilgilenmeyeceğini falan düşünüyordum ama hiç öyle olmadı. rusça hocamı en iyi öğretmenler listemde ilk 5'e rahat koyarım tüm eğitim geçmişimi göz önüne alacak olursam. ismek'i küçümsememek, pas geçmemek lazım.
0
der meister
(19.06.17)
Bi dönem ben de çok araştırmıştım, Galatasaray üniversitesinin ing kursunu çok methediyordu herkes. Bi araştırın derim
0
goodyes
(19.06.17)
(8)

EV SAHİBİ -ANLAŞMAZLIK ,kim haklı ,ne yapayım?

bialo czerwoni
Merhaba arkadaşlar,Polonyada Yüksek lisans yapıyorum 4 yıldır da buradayım.Bu aq ülkesinde genel bi trend varki: ev sahipleri depozitonun üstüne yatmayı çok seviyor ve bunu yerlilere de yapıyor.(evi baştan sona temizlemesine rağmen bin dereden su getirtilen eski kız arkadaşım,sonra yerde leke var e
Merhaba arkadaşlar,

Polonyada Yüksek lisans yapıyorum 4 yıldır da buradayım.

Bu aq ülkesinde genel bi trend varki: ev sahipleri depozitonun üstüne yatmayı çok seviyor ve bunu yerlilere de yapıyor.
(evi baştan sona temizlemesine rağmen bin dereden su getirtilen eski kız arkadaşım,sonra yerde leke var evi temizletcez diye 3000 liralık temizlik şirketi faturası ayarlayan ev sahipleri ve geçen sene birlikte yaşadığımız,bize(ben ve nijeryalı ev arkadaşı) dil bilmiyor sanıp kasım ayının faturalarını nisanda saplamaya çalışan orospu monika bunlara örnekler. daha kulaktan dolma bi dolu olay var ,bilen bilir. yurtdışında fenadır bu işler. Türkiyeyi mumla aratır.


neyse ben bu eylülde geldim,güzel bi oda beğendim ve bana ev sahibi kendisi odayı teklif etti internetten. gidince de işte sen yabancısın herkese 750 lira depozito sana 1500 dedi. (çoğu kişi yabancıya böyle yapıyor falan dedi,diretti)dedim kaç yıl olmuş ne yabancısı, dilinizi bile öğrendim 1000 e kapatalım. ok dedi.

ve ben bunun kirasını 2 aylık-3 aylık şeklinde ve düzenli olarak ödedim,sıkıntı yaratmadım.


yakında evden çıkacağım için taa 4 hafta önceden mesaj attım,dedim ben çıkıcam haberin olsun. nasıl yapacaz depozito işini?

SEN BİRİNİ BULURSAN HEPSİNİ VERİRİM,Bulamazsan söyle BEN BİRİNİ BULURUM -300 MASRAF KESERİM DEDİ. ok dedim araştırdım baya, birini buldum 35 yaşında diye kabul etmedi ,30 yaşından büyük olmasın diyo. ARADIM ARADIM YOK.

dedim ki reis, sen benim 300 ü kes bana 700 ver ben yoluma gideyim sen bulursun birini.

sonra da diyor ki yok efendim eylüle kadar kontratın var,ben sana öyle bir şey demedim (polak kız arkadaşa OKUTTUM MESAJLARI,O DA ÖYLE ÇEVİRDİ,Bence şimdi KIVIRIYOR Diyo) ben sana anca kontrat sonu depozitonu veririm ama senin bana temmuz ve ağustosu da kalmasan bile ödemen lazım ,ya ben birini bulamazsam kısa sürede diyo.ben hep iyi bi ev sahibi olmaya çalıştım falan yazmış.(bulup bulamıcağını kontrol de edemicem yakında türkiyede olacağım)

ben de dedim ki,sizin mesajları polonyalı olan kız arkadaşıma da çevirttim,o kesinlikle ilk şekilde anlaşıldığını söyledi, diğer yandan biliyorum eylülde bitiyor ama sizle uzlaşmak için bu konuları konuşuyoruz ,1 ay önceden haber verdim, bulduğum kişiyi sırf 5 yaş daha yaşlı diye beğenmediniz, ayrıca ben de iyi bi kiracı oldum,elime para geçtikçe 2 aylık peşin ödedim. İlk başta sırf yabancıyım diye çifte depozito istediniz bu da hiç hoş bi davranış değildi yazdım cevap bekliyorum.


Şimdi ben Ne yapayım.

Daha yeni bi arkadaşı ev sahibi depozitonu bugün vercem yarın vercem diye diye çocuğun uçuş tarihi gelene kadar oyalayıp kazıkladı.

Düşündüklerim

A)İpneliğine odada ne kadar şey varsa ucuza satayım gitsin -temmuz-ağustos da ödemiyim. (bundan biraz tırsıyorum eylülde dönecem geri,ama ne kadar kovalar bilmiyorum)

b)Depozitoyu bırak,temmuz-ağustos ödeme (ailem de böyle yap diyor)

c) Depozitodan vazgeç ,kalmadığın süreci de ödeme. Yanına giderken de ütü vesaire işe yarar şeyleri hacıla git.(Bunu yapasım var)

d)Adamla münakaşa et,bezdirmeye çalış,çirkinleş. (bu nafile gibi geliyor)


Tşekkürler şimdiden.
0
bialo czerwoni
(18.06.17)
B şıkkı diyorum. Ütü mütü falan 50 liralık şeyler, zararını gidermez. Depozitonun üstüne yatan adamin kirasi odenmez, ugrassin dursun pezevenk.
0
duru arsnova
(18.06.17)
Bence de B. Bu ev sahibi işi yokuşa süremeye meyilli. Siz de depozito karşılığı kirayı ödememiş olun, boşverin. Bu ne saçmalık.
0
duyond
(18.06.17)
bence yapabileceksen B'yi yap, diğerleri riskli ve ters tepme ihtimali var. ulu önder walter white'ın da dediği gibi, don't bullshit the bullshitter. polonya'da, polonyalı oç ev sahibine ters gidersen başına iş alabilirsin diye düşünüyorum, yani yabancısın sonuçta bu adam her türlü itlik-serserilik hususunda senden bir adım önde olacaktır. yakında dönecekmişsin zaten, arıza çıkarıp da o riske hiç girme bence.

depozitonu almak için girdiğin şanlı mücadeleyi takdir ediyorum ama ben bu şerefsizliği "varsayılan" saydığım için genelde depozito için pek uğraşmıyorum bile, en başta mümkün olduğunca az vermek için uğraşıyorum sadece. niteim sen de nispeten uygun fiyata bağlamışsın. ev sahibin hayvanmış ona şüphe yok ama evdeki eşyaları satmak falan bu da hoş değil yani boşver sen yapma, zalımlık onda kalsın.
0
der meister
(18.06.17)
A ve C hem etik değil, hem de başın belaya girer. Düpedüz hırsızlık. Yapılan haksızlık, hırsızlığı mazur göstermez.

Bana da en mantıklısı B gibi geldi. Sen de bir kaç ay oyala. Sonra da depozitonu iste, verirse kirayı ordan verirsin. Yoksa "param yok depozitoya güveniyordum. Ordan verecektim, yok kira mira" de, çık.

.
0
kartallar yuksek ucar
(18.06.17)
@kartal , zaten 10 güne çıkıyorum 4-5 hafta önceden haber verdim beni bilerek yanlış yönlendirdi. şimdi de2 aylık önmüzdeki kiraları öde sana depozitoyu veriyim diyo , yani 1500 verip 1000 geri alıcam :D ona kalsa. ben de 1500 (2 aylık kira) vermiyim ya depozitoyu bırakıcam Ya da C şıkkı diyorum. kim ne derse düşünsün, fena hırslandım.
0
🌸bialo czerwoni
(18.06.17)
başına bela olmayacaksa koy götüne gitsin. istediğini yap. götü boklu lehlere yüz vermeye değmez
0
tavish11
(18.06.17)
eğer kadın kiracı değişmediği sürece eve gelip bakmayacaksa ondan habersiz evi 1000 den kiraya verin. Adamdan 1000 alıp kadına 750 ödeyin. Aradaki 250 sizin depozitonuz olur. İnternet bankacılığıyla yönetirsiniz. Uzaktasınız diye kirayı göndermezse size giren çıkan da olmaz, ne koparırsanız kar. Gönderirse de 250 250 kazanç kapısı. Hatta o 35 yaşındaki adama bile verebilirsiniz.

Kadın gelip bakıyorsa b seçeneği.
0
filipis
(19.06.17)
elindeki kontratı bi avukata gösterebilir misin ? o bi değerlendirsin, ev sahibi mahkemeye verebilir mi, sana bir yaptırımı olabilir mi ?
ama evdeki malları alıp gidersen, bu hırsızlığa girebilir, bu konuda mahkemeye verirse, ülkede sorun yaşayabilirsin.

Tamda varşova'da ev aradığım dönemde bunları okumak beni tedirgin ediyor.
0
facebook
(19.06.17)
(5)

Amerikan filmlerinde neden takım liderleri, şefler, yöneticiler zenci olur?

gezegen olan pluton
Bu gerçek hayatta da böyle mi yoksa işin altında başka bir propaganda mı var?
Bu gerçek hayatta da böyle mi yoksa işin altında başka bir propaganda mı var?
0
gezegen olan pluton
(18.06.17)
Cool olduklarından. Lanet olası beyazlar zenciler kadar rahat olamadıklarından çalışanları üzerinde stres oluşturuyorlar.
0
dissendium
(18.06.17)
çoğunlukla tek sebep,

(bkz: white guilt)

örneğin 12 years a slave denen salak film zenci köle hikayesi anlatmasa imkânı yok ödül falan alamazdı, gayet vasat bir filmdi çünkü. libogavat toplumların, özünde çok gerekli ve sağlıklı olan hassasiyetlerin bokunu çıkarması neticesinde pozitif ayrımcılığa varan bu tip saçmalıklar ortaya çıkıyor. sanırım fazla gelişmişliğin bir sonucu olarak çatacak ve problem yaratacak yer arıyorlar. obezitenin normalleştirilmeye çalışılması, sırf erkekler var diye çeşitli eserlerin "kadınlı" remake'lerinin yapılması falan böyle nefis duyar çeşitleri var, sadece zencilerle sınırlı değil.
0
der meister
(18.06.17)
Ayrımcılık konusunda aşırı hassas ABD, o sebeple her film ya da dizide siyahi de olur Asyalı da olur Orta Doğulu da. Bunlara da "bakın bir negatif durum yok" demek için yetki sahibi pozisyonlarda rol verilebiliyor.
0
crown
(18.06.17)
Zenci olan ne kadar yüksek makamda olursa olsun illa ki bi beyaz bir şekilde onun da üstünde oluyor. Yani filmlerde zencilere bu şekilde bi pozitif ayrımcılık oluyor ama aslında o kadar da olmuyor.
0
angelus
(18.06.17)
benim de dikkatimi çekmişti, hollywood filmlerindeki önemli davaların hakimleri hep zencidir.
0
battal gemalmaz
(18.06.17)
(10)

İlk seferde boşalmamak

gcsays
17 yaşında bir erkeğin ilk sevişmesinde sabahlara kadar sürmesine rağmen boşalmaması normal mi?
17 yaşında bir erkeğin ilk sevişmesinde sabahlara kadar sürmesine rağmen boşalmaması normal mi?
0
gcsays
(18.06.17)
Degil
0
klasist
(18.06.17)
O zaman nasıl bir sıkıntı vardır?
0
🌸gcsays
(18.06.17)
o gece sevişeceğini bilmesinden mütevellit sevişmeden önce heyecanlanıp ve gaza gelip defalarca mastürbasyon yaptıysa boşalamayabilir.
0
i drive the hearse
(18.06.17)
Öyle bir durum olmadı sanırım.
0
🌸gcsays
(18.06.17)
Normal. Heyecandan ve ilk olmasından dolayı. Yoğun kaygı ve anksiyete sonucu olabilir.

Bu durum uzun süreli devam ediyorsa bir sorundan bahsedilebilir. 10 gibi sayılardan sonra sorun, bozukluk-bozulma diyebiliriz.

Bence gayet normal bir olay.
0
westblack
(18.06.17)
ilk sevişmede olup da "anormal" olarak tanımlanabilecek şey sayısı oldukça azdır sanırım. gayet normal.
0
der meister
(18.06.17)
erken boşalmasından iyidir. takmamak lazım.
0
fyodor fyodorovic
(18.06.17)
Sertlik varsa sorun yok. Heyecan olmuştur. Olur böyle şeyler
0
hasmetizm 2046
(18.06.17)
Anormal. Dolaşım bozukluğu olabilir.
0
dissendium
(18.06.17)
(bkz: performance anxiety)

her zaman erken boşalma ile sonuçlanmaz. bi ritm var onu kaçırınca zaten peniste his kalmıyor. yaş da genç olunca ereksiyon gitmemiştir.

dişi tarafın biraz tecrübesini kullanmazı lazım yoksa çocuğa yazık.
(bkz: blue balls)
0
orpheus
(19.06.17)
(18)

1 yıl kaybetseniz de erasmus'a gider miydiniz?

kanatlarim var ruhumda
Diyelim ki dersler uyuşmuyor ve erasmus'a giderseniz o sınıfı tekrar etmek zorundasınız. Yine de gider miydiniz?Not: Okul 1 yıl kayıpla kazanılmış olsun. Yani şimdiden 1 yıl kayıp var.
Diyelim ki dersler uyuşmuyor ve erasmus'a giderseniz o sınıfı tekrar etmek zorundasınız. Yine de gider miydiniz?

Not: Okul 1 yıl kayıpla kazanılmış olsun. Yani şimdiden 1 yıl kayıp var.
0
kanatlarim var ruhumda
(18.06.17)
3 yilimi etkilese de giderdim.
0
ateistanbul
(18.06.17)
evvet
0
blue eyes white dragon
(18.06.17)
Şimdiki aklım olsaydı kesinlikle giderdim.
0
part time pollyanna
(18.06.17)
bana bir katkısı bile olmayacaktı ama uzamasını göze alıp gittim. 1 yıl gittim, 8 ay uzadı.
0
fallopian
(18.06.17)
senin durumunda giderdim, iki sene atla deve değil.
0
der meister
(18.06.17)
Vay arkadaş 1 tane gitmezdim diyen olmamış :) Erasmus'u hep abartırlar sanmıştım ama anlatıldığı kadar varmış demek ki.
0
🌸kanatlarim var ruhumda
(18.06.17)
ben gitmedim. erken hayata atılıp para kazanma fikri tatlı geldi.
0
argent dawn
(18.06.17)
Giderdim, gittim, mutlaka gidin. Turkiye'den cikip bu deneyimi yasamak, farkli bir bakis acisi kazanmak cok onemli. Hayat sadece ise girip para kazanmak degil. Ha kazma gidip kazma donen, gezmeyen, odasindan cikmayan, surekli ve sadece turklerle takilan da vardir ancak o artik size kalmis.
0
kassiopeia
(18.06.17)
gittim. hayatimda kendim icin aldigim en iyi kararlardan biriydi. iyi ki yapmisim diyorum hala. gidin :)

(okulu 2 sene uzattim, hicbir sey olmuyor merak etme)
0
aslpls
(18.06.17)
hayatımdaki tek pişmanlığım erasmus yapmamaktır
0
hononu
(18.06.17)
üzerine okul bitince(bkz: evs) bile yapardım.
0
ackapaackapaartema
(18.06.17)
ben gitmezdim çünkü tıp okuyorum, zaten 6 yıl okul ve erasmusta tıp okumak pek mantıklı değil. ama başka fakültede olsam giderdim
0
nundu
(18.06.17)
ilk başta gitmek istedim ama sonradan vazgeçtim. bir sene kayıp lüksüm yok. mezun olup bir an önce para kazanmam gerekiyor. gitmezdim yani. gitmedim de.
0
fyodor fyodorovic
(18.06.17)
gittim, inanılmaz güzel anılarla geldim.
0
omonia
(18.06.17)
Hayata atılıp para kazanma gibi bi derdin yoksa git tabi. Hea tabi ailenin finanse etme durumu da önemli
0
bokmuhendisi
(18.06.17)
ben bitirme projesi ikinci dersini alamadığım için erasmus yüzünden okulu uzatmıştım tam 1 sene. gitmeye değdi diyebilirim.
0
rain when i die
(18.06.17)
Finansal durumumuz iyi. Valla ben ne yalan söyleyeyim gitmeyecektim ama burayı okuduktan sonra kesin giderim :)
0
🌸kanatlarim var ruhumda
(18.06.17)
@nundu hocam iyi düşün bence bak millet 3 yıl kaybetsem bile gidilir diyor. Üzerine Evs yaparım diyen bile var :)

Cevap verenlere çok teşekkür ederim.
0
🌸kanatlarim var ruhumda
(18.06.17)
(11)

Tatilinizde yaşadığınız en sıkıntılı durum neydi?

hononu
ben mesala tatilin tam ortasında tüm paramın ve fotoğraf makinamın olduğu sırt çantamı çaldırmıştım trende.
ben mesala tatilin tam ortasında tüm paramın ve fotoğraf makinamın olduğu sırt çantamı çaldırmıştım trende.
0
hononu
(18.06.17)
Üşümek. Gece balık tutmak için sahile gidiyorduk. Hava -5 derece falan oluyordu. Kısa kollu tişört ve şortla donuyorduk haliyle. O yüzden tatile giderken yanıma hep polar hırka alırım. Çorap da unutulmamalı. Bütün gün güneşin altında durduktan sonra alttan soğuğu hissedince vücudun dengesi bozuluyor.
0
dissendium
(18.06.17)
Bosna Hersek'te polis rusvet istedi, Meksika'da arkadas sinir disi edilecekti, Fransa'da havalimaninda bir gece kalmak zorunda kaldim.
0
Traveller
(18.06.17)
Tüm tatili kapsayacak şekilde regl olmak. Üstüne ilk gece üşüyüp soğuk algınlığı yaşamak.
0
aychovsky
(18.06.17)
Tatilde değil de dönüşte ilçeden ile giden otobüsü kaçırmak ve o ilde de yanlış trene binmek çok sıkıntılı ama bir o kadar da heyecanlı olmuştu.
0
curukturpkokusu
(18.06.17)
Bir travesti tarafından takip edilmek.
0
devilred
(18.06.17)
yurt dışı-atm banka kartımı yuttu, üzerimde nakit neredeyse hiç yoktu.
yurt dışı-kullandığım ama bana ait olmayan fotoğraf makinesini trende unuttum.
yurt dışı-2 defa güzergah üzerinde yoğunluktan ötürü tren bulamadık, tüm plan aksadı, ayrılmamız gereken şehirde 2 gün daha fazla geçirmek zorunda kaldık.

ilk ikisi umduğumdan kolay çözüldü. ertesi gün atm'nin olduğu bankaya giderek kartı aldım. öbüründe ise sonraki durakları tek tek gezerek sorduk, biri makineyi bulmuş sonraki 2. durağa bırakmış, oradan aldık.
sonuncusu daha sıkıntılıydı, otel rezervasyonları son günde yeniden yapılmak zorunda kalındığı için kafadan 200-300 avro zarara girdim.
0
baba jo
(18.06.17)
gercekten cok cimri ve sizinle ayni tatil anlayisinda olmadiklarini tatilde farkettiginiz arkadaslarinizla birlikte 7 gun gecirmek.

benim tatil anlayisim yeni yerler gezip, yeni yiyecekler tatmak, eglenceli aktivitelere katilmak, yeni seyler ogrenmek ve tabii ki deniz olan bir yerse yuzup, guneslenmek. bu arkadaslarinki en ucuz plaji bulup, evden getirdigimiz yemekleri yemek, icecekleri sabah bakkaldan almak (havanin 40 derece oldugunu ve bizim herhangi bir sogutucumuz olmadigini soylemeliyim). aksamlari evde makarna, bulgur pilavi yiyip, pispirik oynamak. muzelerin vs en ucuz olanlarini secmek (ki bunlar 10 liradan fazlaysa mirin kirin yapiyorlardi)


6 kisi gittigimizden buyuk, ozel havuzlu bir villa kiralamistik. 'yemegi de disarda hallederiz' diye dusunmustuk dörtlü olarak. meger diger ikisi ayni fikirde degilmis. isin kotusu 'siz evde takilin o zaman, biz cikalim' da diyemiyorsunuz. hafif ima edilse trip yapmaya basliyorlar. ilk 2 gun bir sekilde idare ettikten sonra 3. gun diger arkadasim patladi. son gun ise guzel bir yerde yemek yiyelim dedik. giyindik, süslendik yer bakiyoruz. cimri arkadaslardan erkek olani 'surda börekci var' dedi. (borekcinin ici de henuz evrimlesememis insanlardan gecilmiyor bu arada) her daim sakin olan erkek arkadasim da orda patladi.


velhasil o 1 hafta kabus gibi gecti. sonrasinda da bir daha kesinlikle o arkadaslarla tatil plani yapmadik. her sene zarf atiyorlar, bir sekilde gecistiriyoruz.

nasil dert olmussa icime kac sene gecti, hala unutamiyorum. su anda bunu yazdim da biraz rahatladim.
0
fraise
(18.06.17)
Almanyadan başka ülke treni için rez yaptırmıştım. Rez yaptırdığım koltuk numarası yoktu. Atıyorum 33 35 vardı ama benim numaram 34dü :) sahte bilet olduğundan şüphelendiler ama bin bir laf ile ikna ettim ayakta gittim.

Yabancı arkadaşlarla tatile çıkmıştık. Taşkınlıklarından dolayı çok zor durumda kaldım. Çocuk bakar gibi hepsiyle ilgilendim. Her yerden atıldık baya da emindim dayak yiyeceğimize. İşler kavga etmeye gitti ama dayak yemeden kaçtık her seferinde. Daha da yabancılarla tatile gitmem.
0
jazzabel
(18.06.17)
lviv'de telefonu caldirdim ama ondan beteri var benim icin. minsk'te nasil becerdiysem taksiyle oyle bir yere gitmistim ki bir ara gercekten orada donarak olecegimi dusundum. -15 derece falan, yakinlarda evler var aslinda ama gidip de "sehre nasil gitcem?" demeye utaniyorum sdksjsjk. yol var ama araba gecmiyor. hayatimda o kadar caresiz hissettigim bir zaman hatirlamiyorum. telefonda da belarus hatti olmadigi icin kullanamiyordum, o an icin gerek gormemistim ilk etapta.

8-10 dakika sonra bir adam gordum. neden hatirlamiyorum bile, adama telefonu olup olmadigini sordum, kafa komple gitmisti sanirim. yanima almadim dedi. o zaman sehre nasil gidebilirim onu soyle dedim. otobus duragini tarif etti. yuru allah yuru nihayet varabildim. o adam gecmeseydi muhtemelen hareket etmeyi bile akil edemeyip gerizekali gibi donardim orada. neden oyle bir brainfart yasadigimi bilmiyorum. aslinda tahmin edebiliyorum. bir onceki gun cok berbatti ve iyi hissetmiyordum. neredeyse sinir krizi gecirecektim. ustune oyle bir yere gitmeyi basarinca tamamen durdu beynim. zincirleme dangalakligim yuzunden olmesem bile ayaklari falan frostbite'a kurban verecektim. coraplar moraplar islanmis zaten bata cika ebem zkilmis. korkunc otesiydi. dyatlov gecidi, tunguska olayi gelip duruyor aklima surekli ahjsjksms. sonunda otobusle merkeze donmeyi basarmistim ama, yemek memek yedim isindim popoyu kurtardim bi sekilde. param olursa bu kis yine gitcem bu sefer olmeyi dusunuyom
0
der meister
(18.06.17)
güneş kremi, şemsiye ve şapkaya rağmen bronzlaşmak. daha da büyük derdim olmadı.
0
ruhen hastayim ben
(18.06.17)
Yazlığa hırsız girdi. Para telefon gitti.
Abd'de okyanus kenarında kasırga alarmı verilmiş ben saf köylü son anda haberim oldu siren seslerinden hayatımda öyle bi rüzgar yağmur görmedim bacağımı kesmiştim siyahi abiler yerden kaldırdılar sağolsunlar.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(18.06.17)
(11)

Vegan Olmayan Birisinin Vegan İşletmesi Açması Ne Kadar Etik?

tubaya
Diyelim ki vegan/vejateryen olmayan birisi vegan cafe ya da vegan ürünler satan bir dükkan vs tarzı bir yer açtı. Haliyle müşterileri de ağırlıklı olarak veganlar olacak. Bu kişi veganlık konusunda yeterli sayılabilecek bilgiye sahip olsa dahi sizce bu ne kadar etiktir? Ya da bunun ne gibi olumsuzlu
Diyelim ki vegan/vejateryen olmayan birisi vegan cafe ya da vegan ürünler satan bir dükkan vs tarzı bir yer açtı. Haliyle müşterileri de ağırlıklı olarak veganlar olacak. Bu kişi veganlık konusunda yeterli sayılabilecek bilgiye sahip olsa dahi sizce bu ne kadar etiktir? Ya da bunun ne gibi olumsuzlukları olabilir size göre, neler düşünürsünüz/insanlar neler düşünür? Bir ihtimal de, sadece bu işletmenin sahibi olsa, çalışanları ve müşterilerle sürekli iletişim halinde olanlar vegan kişiler olsa mesela? Elbette bu kişi ticari amaçlı yapıyor bu işi, kim karışabilir kısmı da var ama ben daha çok sorduğum kısım hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyorum.

Not: Olayın veganlık saçmalık vs tartışmasına dönmesi değil amacım, bu yüzden trollememenizi rica ediyorum. Bir de özellikle vegan/vejateryen olanlar da fikirlerini yazarsa süper olur.
0
tubaya
(17.06.17)
serbest piyasa ekonomisi? victoria's secret'ın sahibi erkekmiş gibi düşünün.

tabi şu da olabilir; ideoloji anlamında veganizmi destekliyordur ancak sağlıkla ilgili sebeplerden dolayı vegan beslenmeye uyum sağlayamamıştır belki.
0
zgrydn
(17.06.17)
Ticaret
Etik

Birini seç.
0
kargn
(17.06.17)
ben agresif yazınca kızıyorlar, manyak diyorlar, o yüzden öfkemi içime atacağım ve sakin kalacağım. bence son derece etik. adam vegan kitleye hitap etmek, onlara hizmet vermek ve onlara verdiği hizmetin karşılığında para kazanmak istiyor. bunda garip veya etik olmayan hiçbir şey göremiyorum.
0
der meister
(17.06.17)
vegan biri kebapçı açsa garip olurdu ama garip değil bu.
0
black mamba
(17.06.17)
o zaman erkeklerde kadın ürünleri pazarlamasın
0
dedim dedim de kime dedim
(17.06.17)
Gayet kabul edilebilir bir durum. Hem ahlaki acidan hem de sosyoekonomik boyutta bir sorun yok ki. Kaldi ki vegan olmayan biri vegan beslenmeyi donem donem tercih de edebilir.
0
lamira
(17.06.17)
Bu tür bir haber görmüstüm. (git: www.lamag.com/digestblog/gracias-madre-cafe-gratitude-owners-just-pissed-off-entire-vegan-world/a) Eger oraya giden kitle bunu ögrenmisse, alternatifini bulmaya calisir, gitmez diye düsünüyorum, ki sonraki haberler de o yönde.

Ben vegan olarak, sadece vegan isletmelere gitmeye calisiyorum; onlara para kazandirmaya calisiyorum. Ogrendiysem vegan restaurant isletmecisinin et yedigini, gitmem. Herkes tabii ki para kazanmaya, hayatta kalmaya calisiyor; ama benim veganligi secme sebebim etikle alakali oldugundan o kisiye para kazandirmak istemem.


Edit: Niye olmasin ticarette etik? Iscisini bedavaya calistirmaya calisan, kötü muamele eden yere gider misiz mesela? Hicbir seyi sorgulamadan alirsaniz, üreticinin de isine gelir ahlaksiz calismak. Kahve, cay, cikolata aldiginiz yerlere mail atin, bakalim hangi sertifikali ürünleri kullaniyorlar? Cocuk isci calistiriyorlar mi, adll ticaret sertifikalari var mi vs... Ticarette etik olmazmismis. Nerede etik deger arayalim peki?
0
buf-e kür
(17.06.17)
vegan adamın ihtiyacını karşılıyorsa ne sorun var ki burda? alan razı veren razı
0
sttc
(17.06.17)
vgen vejeteryan olsam sahibi vegan olmayan birinin işletmecisinden yemek yemeği tercih etmem.

Etik mi değil mi dersen ticarette etik olmaz.
0
kuzey li
(17.06.17)
Bu olayı etik açısından değerlendirmek de gereksiz. Ortada bir pazar var, bu pazardan para kazanmak için girişimde bulunup para yatırılıyor, bu kadar. Ha işletme sahibi herkes brokoli yerken dışarıdan çöp şiş söyleyip yiyorsa o biraz ayıp olur ama onun dışında ortada etik seviyesinde değerlendirilecek bir durum yok.
0
angelus
(17.06.17)
Etik olmayla ilgili bir problem göremiyorum. Öte yandan ben vegan olsam sahibinin ve hiçbir çalışanının vegan olmadığı bir yerde yemek yemezdim, çünkü işlerini düzgün yapabileceklerine inanmazdım. Aynı nedenle vegan bir ahçının yemekleri pişirdiği bir et restoranında da yemek istemem.

* Garip şeyler yazılmış. Ticaret gayet etik kurallara uygun şekilde yapılabilir, birçok insan da yapar. Medeni ülkelerde etik kuralların dışına çıktığınız zaman tüketici derhal sizi cezalandırır, aç kalırsınız. Yaşadığınız yerde böyle olmaması ya da kendinizin parayı etik değerlere tercih etmeniz bu gerçeği değiştirmez.
0
mikro patlama
(17.06.17)
(16)

ne düşünüyorsunuz

yuvarlanantencereninkapagi
bir insanla paylastiginiz şeyin dikkate alınmaması nasıl hissettiriyor? mesaj olarak gönderdiğiniz bir video, yazı, müzik vsden bahsediyorum. bu bana apaçık saygısızlık ve sevgisizlik gibi geliyor. insan birbirini merak etmeli, paylaşım içinde olmak istemeli. belki çok basit bir şey gibi görünebilir
bir insanla paylastiginiz şeyin dikkate alınmaması nasıl hissettiriyor? mesaj olarak gönderdiğiniz bir video, yazı, müzik vsden bahsediyorum. bu bana apaçık saygısızlık ve sevgisizlik gibi geliyor. insan birbirini merak etmeli, paylaşım içinde olmak istemeli. belki çok basit bir şey gibi görünebilir ama olmadığını düşünüyorum. çünkü bir şey görüyorsun hoşuna gidiyor, ve onu o kişiyle " paylaşmak" istiyorsun. bir de bu kişinin " sevgili" kişisi olduğunu düşünelim.

tabii ki bu paylaşım dediğimiz şeyin ufak bir parçası. gerçek paylaşım bu değil falan yazacak olanlar yazmasın. su an bu konuya bu açıdan yaklaşıyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(17.06.17)
seninle aynı şeyi düşünüyorum..

ve zamanında aynı şeyden kendimce şikayet ettiğim de oldu..bazen o noktada acaba bizim ilgi alanlarımız ya da mizacımız uyuşuyor mu diye sormak gerekir..

eğer birden fazla sefer görmemezlikten gelme veya hiç konusunu bile açmama durumuna düşüldüyse veya artık paylaşlımlar tek taraflı olup o da anlamlı olmuyorsa o ilişkiye bir mesafe koymak lazım sevgili/arkadaş..
0
qazaqwsx
(17.06.17)
Böyleleri her zaman tercih ediliyor. Yapacak bir şey yok.
0
clones
(17.06.17)
aynı şekilde düşünüyorum. zaten gönderdiğin şey hem kendi ilgini çeken hem de karşıdakinin beğeneceğini düşündüğün bir şeyler oluyor. rastgele her önüne geleni göndermiyorsan paylaştığın şeylerin karşıdaki için bir önemi olmalı ve bir şekilde geri dönüş yapılmalı.

aynı şekilde geç cevap verilmesi de önemsenmediğini hissettiriyor. tabi o sırada önemli bir işi olmadığını ve interneti olduğunu varsayarsak. yoksa her dakika zaten kimse telefonun başında beklemiyor.
0
nesenbilneben
(17.06.17)
sürekli paylaşım yapıldığı falan yok
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(17.06.17)
Sevgilinin nelerden hoşlanip nelere ilgi duyabilecegini biliyor olmak gerekir, belirli suredir birlikte olan ciftler arasinda zaten belli bir paylaşım aliskanligi gelismistir. Belli seylerden iki taraf da hoslanir. Paylasım alisverisi olur. Sizde de oluşmuş olmasi lazim bunun. Sonradan tek tarafli paylasima donustuyse bir sorun vardir. Sevgili bir sey gonderiyorsa ilgisiz kalmak dogru degil. Ama sevgilinin zerre kadar ilgisini cekmeyecek seyleri de paylasım adi altinda gondermek de cok dogru degil.

Sevgili bu, ilgisiz kalınmaz ama neden ilgisiz kaldigini da sorgulamak lazim. Baska sorunlar olabilir. Ilgisizligi, sevgisizligi sadece buradan cikarmak yerine genel olarak sevgilinizin tavırlarini gozden gecirin bence.
0
aquarium
(17.06.17)
Spesifik olacak belki ama isle ilgili anlattiklarimi ciddiye almiyor mesela bazen benim sevgilim, bu da bi paylasim.

Haksizsin, yanlis davranmissin dese gene kabulum ama dalgaya vuracak cumleler kullaninca ben deliriyorum acikcasi. 1-2 kere uyardim, sonrasinda uyarida kalmaz tepkim.

Cok cirkin bir hareket.
0
piremses
(17.06.17)
mesafe koyarım o insanla arama. arada bakarım hala aynı öküzlüğü yapıyor mu diye hala yapıyorsa mesafeyi katlayarak arttırırım.
0
floydian
(17.06.17)
genel olarak haklısın ama insanın bir anı ötekine uymuyor ki. kendimden yola çıkıyorum, tek tek her paylaştığım şeye tepki verildi mi? hayır. her paylaşılan şeye nezaketen de olsa tepki verdim mi? hayır. yaptığım çıkarım: oluyor demek ki böyle. çok üstüne düşme, kendini yıpratma yani.

ama yaptığın paylaşımlar tek bir konu odaklıdır, mesaj kaygısı vardır, yoksa da karşı taraf böyle algılıyordur; olabilir. böyle durumlarda beni niye ciddiye almıyosun lan başçavuşun eşeği miyim demek gerekebilir. kendi kendinize içleneceğinize uyarınız. denedim yüzde yüz çalışıyor. en kötü ihtimalle yanlış bir sevgililik denemesinden geri dönmüş olursunuz.
0
evde liyakat kalmamis
(17.06.17)
Ben unutkan bir insanim, o an o sey paylasildiginda dinleyemezsem/okuyamazsam belki de hic geri donemem cunku dev bir saflikla unutuyorum. Bunun yanlis anlasilmasi beni de uzuyor.
Bunu ilgisizlik olarak da gormuyorum, oyle olsa karsimdakinden de oyle bir beklentiye girerdim.

Vaktim olup o an dinledigimde filan tabi ki ustune konusmasi filan cok tatli oluyr
0
kuehles blondes
(17.06.17)
@sour bu tarz şeylere kirilmayacagimi bildiğini düşünüyorum.
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(17.06.17)
en azindan bir bakip tepki bile vermiyorsa karsi taraf cok da umursamiyordur. ilgisizligi bir kenara biraktim olmasa da olur modudur bence bu
0
yeni dunya duzeni
(17.06.17)
Bu soruyu görünce aklıma Vine geldi, atmayın şu vinelari kimseye, komik olanı yok.

Ben pek takmam böyle şeyleri, saygısızlık denilen şey bu kadar kolay yapılmaz bana göre. Hemen Ercüment çözere bağlamamak lazım.

Ama seni bu kadar rahatsız ediyorsa belli et, ettinse uyar, uyardınsa tepkini göster.
0
Apocalypse
(17.06.17)
dikkate alınmamasından kastın, gönderdiğin bir şarkıyı açıp dinlemeye dahi zahmet etmemesi mi yoksa ilgisizce dinleyip oralı olmaması mı? ben iki şekilde de pek umursamıyorum açıkçası, i got 99 problems paylaşım ain't one. ne bileyim sevgilim attığım videoyu izlemezse, şarkıyı dinlemezse çok da takılmam. beni izlesin, beni dinlesin, beni sevsin de gerisi çok mühim değil bana ne. kaldı ki bazı konularda zevkler bellidir. benim dinlediğim türü sevmiyodur mesela, dinlemek istemez şarkıyı. bu benim için sorun değil açıkçası, yani sevgiyi ve paylaşımı bu kadar basit şeylere indirgemiyorum kendi adıma.

her insanın mizacı farklı. senin için sorun olan, onun için olmayabilir. oturup konuş, niye böyle yapıyon de. belki adam duruma yüklediğin anlamın farkında değil, daha basit düşünüyo. ben bu kadar umursamzadım açıkçası.
0
der meister
(17.06.17)
+1 öyle zaten. ne kadar aksi iddia edilse de ilgisizlik ve sevgisizliktir.
0
kirazıseviyorum
(17.06.17)
ilgisiz sevgili diye bir şey benim dünyamda yok.
ilgisiz adam benim sevgilim olamaz çünkü.

hoşlandığım ya da ciddi olmayan bir münasebet içinde bulunduğum kişiden de ilgi beklerim.
arkadaşımdan, eşimden, dostumdan da beklerim.
yani hayatımdaki insanlar benle ilgilenecek, ben de onlarla ilgileneceğim.
öbür türlü, bir anlamı yok.

ilgi insan ilişkilerinde en önemli ilk 3-5 şeyin içinde yer alır.
ailevi ilişkilerde bile öyle.

ilgi yoksa, sevgi yoktur.
ama erkekler duygusal ilişki içindeyken bazen sevdikleri halde ilgilenmiyorlar.
bunun nedeni de rekabetin ve merak unsurlarının ortadan kalkması oluyor genelde.
yanlış okumamak lazım.
o tarz biriyle olmak da bir tercih meselesi tabii.
çünkü bu bir karakter tipi, yani bazı insan duygusal ilişkilerinde öyle oluyor.
0
blatta hiberna
(17.06.17)
İlgisizlik de olabilir ama hemen çıkarım yapmamak da lazım. Herhangi bir sevgili de arkadaş da seninle aynı ruh halinde olmayabiliyor. Yani, adamın kafasında belki de kırk tilki, kafasında Eye of the Tiger, Die Die My Darling falan çalarken sen ona bembeyaz yavru kediyi "Ne şiriiin" diye gönderirsen adamın aklından en fazla kediyi alıp duvara yapıştırmak geçer ama aynı videoyu ertesi gün göstersen "Yirimmm ayyy" yapabilir.

Bu video gönderme tepkileri eğer ortak zevk içermiyorsa, örneğin sevgilin online oyuncu değilse ve sen ona online oyun videosu göndermiyorsa gönderdiğin bideoya yalandan bir ehe mehe der en fazla. Bana arkadaşlar video göndersiğinde çoğunlukla yalandan tepki veriyorum mesela, çünkü ilgimi çekmiyor. Geçen gün bir arkadaş bir halk oyunu videosu göndermiş, hevesi kırılmasın diye kuru kuru. "Hehe ilginçmiş" dedim. Sevgilim de o videoyu gönderse aynı şeyi yapar, içimden "Eee ne şimdi bu, niye gönderdi. Niye Atabarı izliyorum durduk yerde" derim. Onun ruh halinde değilim ki, ne anlatmak istediğini anlayayım. Gerçi bu tüm gönderilen videoların %20-30'unda oluyordur, sevgili ile nadir gelmiştir başıma ama benim gönül telimi titreten video başkasına çok da anlamsız gelebilir ama benimle aynı ruh halindeyse ancak anlar. Ben kendi izlediğim videoyu bile iki saat sonra anlamsız bılabiliyorum.

Buradaki sınırım heves kırmamak. Dürüstlükle karşıdakinin hevesini kırmamak arasında ince bir çizgi var. İlgilenmeyebilir, hoşlanmayabilir ama biri seninle bir şey paylaşıyorsa en azından paylaşmayı seçtiği için mutlu olurum sanırım. Bir de o anki zevkini ağzına tıkmanon anlamı ypk. Benim bir arkadaşım doğrudan kız arkadaşına "E ne şimdi bu" demişti mesela, kız ona rlbiseler göndermiş. "Hangisini seçeyimi diye, kız da "Gönderdiğim hiçbir şeyi beğenmiyorsun" diye kavga çıkarmıştı, adam da "Ne yapayım, bu tarz şeyleri çok sevmiyorum" demişti. Bir yandan kıza hak verdim "Heveslenmiş, niye hevesini kursağında bıraktın" diye, bir yandan da içimden kıza "Şu zamana kadar sevgilini yanıyamadıb mı, adam sürekli siyah t-shirt üzerine kareli gömlek giyen adam. Bu adamla niye giysi paylaşımını zorluyorsun. Ya arkadaş bul bunları konuşacak, sevgilinin giyslerinle ilgilenmeni istiyorsan da, bu adamdan ayrıl, ilgilenecek adam bul" diye. Açıkçası, adam öküzdü, Sezar'ın hakkı Sezar'a da, sevgili ile %100 aynı şeyi paylaşacak değilsiniz. Sevgili kimsenin %100'ü olmasın zaten, olsa bile olmasın, sağlıklı değil. Arkadaşlar bu günler için. Paylaşmadığınız kısım çok fazla ise ve çoğu durumda heves kursağınızda kalıyorsa ve her şeyden yalnız başınıza zevk aşmaya çalışıyorsanız, adam yanlış. Her insanın ruh eşi olsa bile yalnız başına bir şeylerden keyif almasını bilmesi gerektiğini düşünüyorum ama her şey yalnız yapılıyorsa da bunda bir sorun var.
0
aychovsky
(17.06.17)
(7)

Bir gununuz nasil geciyor?

ave maria
Genel olarak bir gun icinde neler yapiyorsunuz, bugün mesela neler yaptiniz sabahtan aksama kadar. Tek mi yoksa birileriyle birlikte mi yasadiginizi da belirtirseniz super olur. Bu gune ek olarak normalden farkli yaptiginiz seyler varsa baska zamanlarda onu da diyebilirsiniz. (Buna ek olarak en fazl
Genel olarak bir gun icinde neler yapiyorsunuz, bugün mesela neler yaptiniz sabahtan aksama kadar. Tek mi yoksa birileriyle birlikte mi yasadiginizi da belirtirseniz super olur. Bu gune ek olarak normalden farkli yaptiginiz seyler varsa baska zamanlarda onu da diyebilirsiniz. (Buna ek olarak en fazla x yapiyorum, gibi)

Ornegin ben bugun kalktim sabah. Arkadaslarim bende kaliyor bir haftaligina. Hep beraber kahvalti yapacaktik once market alisverisine gittik. Sonra kahvalti yaptik. Kahvaltidan sonra aksama kadar zaman nasil gecti bilmiyorum aslinda. Pasta yaptim. Pastadan sonra da aksam yemegini hazirladik beraber. Yemekten sonra turk kahvesi yaptim hepimize. Sonrasinda yapacak bir seyler aradim, sirf zaman gecsin diye oyalandim. Dizi falan izlemeyi sevmedigim icin biraz bir seyler okudum, bir seyler yazdim. Simdi ise uykumun gelmesini bekliyorum. Aslinda disari cikmadigim gunlerde, zamanim hep bu sekilde geciyor.

not: telefondan yazdim usendim turkce karakterler yok kusura bakmayin.
0
ave maria
(16.06.17)
Bugün yaz okulum başladı. Özlemişim okulumu. Yemyeşildi kampüs. Sırf bu ortamdan kopmamak için bile ölene kadar okumayı düşünüyorum. Bugün böyleydi. Evdeyken de canım ne yapmak istiyorsa onu yapıyorum. Bir rutinim yok.
0
dissendium
(16.06.17)
cok ozluyorum
sigara iciyorum
kapanis

daha literal cevap: film, aylaklik, aksama dogru kahvalti, film, aylaklik, film, uyku
1 ev arkadasim var
0
hjarteblod
(16.06.17)
Uyanış
Varoluş sancısı
Uyuma

Onun dışında bi gece bi gündüz çalıştığım için bir günüm bir günümü tutmuyor. Bugün çalışmıyordum mesela, arkadaşlarla oturduk biraz, biraz da bir şeyler okudum derken geçti zaman.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(16.06.17)
şu ara gerçekten hiçbir şey yapmıyorum ya. yaz geldiği için iş bitti sayılır, temmuz başına kadar bir şey gelmez muhtemelen. ramazan dolayısıyla evdeki herkes ölü, onlarla da bir şey yapamıyorum. gün içinde kız arkadaşımla konuşuyorum, bu taraflara gelecek olursa buluşuyoruz. reddit'te takılıyorum, duyuru'da ve sözlükte kavga çıkarıyorum, müzik dinliyorum, üşenmezsem arada kitap okuyorum falan. birader nhl 09'u kurmuş, bu ara sürekli onda maç yapıyoruz. bugün o chicago'yu aldı ben toronto oldum, best of seven seri yaptık, 4-2 tokatladım eşşoleşşeği. sahurdan sonra da isveç ya da rusya ligi'nde kapışacağız, yatmadan önce 4-5 sopa darbesi daha vurayım huhohaha.

ramazan bittikten sonra da bol bol basketbol oynarız diye düşünüyorum. anneme ingilizce çalıştıracağım bir de. tahtamız, kalemlerimiz, kitaplarımız falan her şey hazır. şu ara vakti olmuyor, işten geliyor zaten yemekle uğraşıyor. ağustos'a kadar böyle sığır gibi yaşayacağım, sonrasında okul taşınma derken standart öğrenci hayatına dönerim. okula giderim, buz hokeyi izlerim, arkadaş bulursam basket-tenis oynarım, çalışırım falan öyle yani.

bugün mesela gece 5 gibi yatarım diye düşünüyorum. uyandıktan sonra ne yapacaksın dersen hiçbir planım yok. eurosport üyeliğim var aslında, stuttgart'ta bir turnuva var, tenis izlerim belki. sonra yine biraderle hokey kapışırım. gerisini bilmiyom. o kadar uzun vadeli plan yapabilsem zaten anasının "OĞLUM SENİN OKULUN NE ZAMAN BAŞLIYO, GİTSENE SEN" dediği bir sığır parçası değil de ceo falan olurum yahu.
0
der meister
(16.06.17)
Haftaiçi her sabah 8 de servisle işe gidiyorum. Ofise çıkmadan alt kattaki kafeye uğruyorum kahvaltı yapıyorum 10:00. Ofise çıkana kadar 10:30. Bi kahve yapıp içeyim 11:00. Üstüme çeki düzen vereyim 12:00. Yemeğe çıkalım, dönüş 14:00. Bişeyler mi içsem acaba 15. Ah yapılacak işlerim vardı! Neyse sonra, servise yetişmeliyim.. çok yoğun çalışıyorum çok.
0
soyut park
(16.06.17)
bugün normalde 13:30'a kurmuştum saati ama 12'ye doğru arkadaşımın telefonuyla uyandım. yarım saat onunla konuştuk. yataktan kalktım. kediyle yuvarlandım bir süre. ardından 1 saate yakın yoga hareketleri, esneme vs yaptım bir radyo programının kaydını dinlerken. 13:40 civarı cilic-tipsarevic maçı başladı, yemekle beraber onu izledim. ardından potomok chingis khana diye bir film izledim. çok iyiydi. izlediğim en iyi rus sessiziydi herhalde. onunla ilgili birkaç yorum okudum. sonra bir-iki forumda vakit öldürdüm. 7:40 falandı koşuya çıktım. 9'u geçiyordu anamlara geldim. duş aldım, kedilerle oynaştım, yemek yedim onlarda. sonra eve geldim. kendime tahdit koymuştum tek başımayken haftada bir cuma/cumartesi içeceğim diye ama dayanamadım, bugün de ucuz şarap açtım. onu içerken 2 tane laurel-hardy kısası izledim. iyi değillerdi o kadar. şimdi de uyumayı beklerken internette geziniyorum.

yarın için de 12'ye kurdum saati. vikhlyantseva'nın maçı var. onu izlerken esneme falan yaparım. sonra yemek yer çıkıp boğaz'da yürürüm 2 saat civarı. ağırlık kaldırıp indirmeye başladım yeniden. ağırlık dediğim de maks 35 kilo. akşam 7'de auger-aliassime'le casper ruud'un maçı var, onu izlerken işte çeşitli psikopat hareketler ve indirip kaldırma yapmayı planlıyorum. sırada 2 rus sessizi var. aralarda da onlardan birini (belki ikisini) izlerim. bir de uzun zamandır ertelediğim bir e-mail vardı. gece de (rakıya uygun bir şeyler hazırlayamazsam) kaçak viski içip onu cevaplamayı planlıyorum.

yalnız yaşıyorum (zaten faaliyetlerin acınasılığından anlaşılmıştır). birileriyle buluşmadığım, bir etkinlik olmayan zamanlar aşağı-yukarı böyle geçiyor. en fazla kitap okuma, yazları yüzme, kırk yılın başı da tenis falan ekleniyor artı olarak.
0
misterturist
(16.06.17)
haftaiçi: sabah kalkış - iş - öğle yemeği - iş - eve dönüş - spor - duş - yemek - kitap/dizi - kapanış
0
eindaclub
(16.06.17)
(14)

"yarın"ı nasıl telaffuz ediyorsunuz?

m e b
1. yaarın (a'yı uzatarak)2. yarın. (uzatmadan)doğrusunu biliyorum ama ben genelde uzatıyorum. uzatanlar tuhaf geliyor mu onları dinlerken?
1. yaarın (a'yı uzatarak)
2. yarın. (uzatmadan)

doğrusunu biliyorum ama ben genelde uzatıyorum. uzatanlar tuhaf geliyor mu onları dinlerken?
0
m e b
(15.06.17)
2
0
basond
(15.06.17)
Algim kaydi, nasil telaffuz ettigimi unuttum. Uzatarak soyluyor da olabilirim, uzatmadan da ama tuhaf gelmez uzatan.
0
yuzır
(15.06.17)
2
0
angelus
(15.06.17)
Dogrusu 2. Tuhaf geliyor.
0
hrskrs
(15.06.17)
Bazen öyle bazen böyle.
0
[GODDARD]
(15.06.17)
yuzır +1, ikisini de söylüyorum gibi geldi. muhtemelen öyle ya, karışık kullanıyorum.

tahin, pide; bunları uzatarak söylemeye alışmışım asıl, dalga geçiyorlar dikkat etmeyip uzatınca :(
0
baba jo
(15.06.17)
2
0
tahin pekmez yoğurt
(15.06.17)
iki şekilde de kullanıyorum. dolayısıyla uzatıldığında tuhaf gelmiyor.
0
filteria
(15.06.17)
Uzatmadan
0
aquarium
(15.06.17)
genelde 2 ama nadiren uzuyor anlamadığım sebeplerden ötürü.
0
floydian
(15.06.17)
2
0
hayirsiz
(15.06.17)
1
0
i m cool with that
(15.06.17)
'hayır' ile aynı şekilde.
0
sanrı
(16.06.17)
yavşaklık durumuma göre değişiyor benimki, ikisini de kullanıyorum. ne bileyim ağır aksak konuşuyorsam, aklım başka yerdeyse pekala "yaaarın bakarım" diyebilirim örneğin. daha kısa da söylerim. değişiyor. hangisi doğru bilmiyorum ama bence "yarın" doğrudur.

türkçede bu konuda eksiklik var bence. e'ler kapalı mı okunacak açık mı, bunun işareti yok mesela. tamam biz duyduğumuz için konuşuyoruz da yabancı bilemiyor mesela, %100 net değil kural. benzer şekilde "mide" kelimesi var örneğin. ben buna "mide" diyen kimseyi görmedim, her yerde "miğde" olarak telaffuz ediliyor. devletin buna bi' şey yapması lazım. mesela ukraynalıların iki tane noktalı i harfi var bildiğimiz normal i'nin yanında. yi diye okunuyor. o tarz bi' şey bizde de olabilir belki. ne biliyim.
0
der meister
(16.06.17)
(4)

beni niye kimse sevmiyo lan

brad pitt
?
?
0
brad pitt
(15.06.17)
Bu dunyada bi anneler sever, gerisi yeri gelince tekmeyi koyar. Bazisinin annesi de sevmiyor, ne dunya.
0
beriberi
(15.06.17)
Beriberi sana helal olsun lan valla cok dogru soyledin helal olsun
0
🌸brad pitt
(15.06.17)
çok ezik görünüyosun. eziksin demiyorum çünkü bu kişinin kendisinde biten bi şey. baktığın zaman messi'ye, lebron'a bile loser ya da ezik diyebilen insanlar var bu dünyada, herkesi memnun edemezsin. önemli olan kendini nasıl hissettiğin, hatta onu geçtim kendini nasıl gösterebildiğin. o yüzden ezik görünüyosun/davranıyosun diyorum.

bu kadar aç, el oğlunun deyişiyle "needy" görünürsen kaçar insanlar. sürekli ağlıyosun, fazla depresifsin, kendine güvenmiyosun vs. ha böyleyken de sevilebilir insan ama çok zor. başkalarına bu kadar odaklanmak yerine kendine bakıp kendini toparlamaya çalışırsan senin için daha iyi olur.
0
der meister
(15.06.17)
Lanlı lunlu konuştuğun için olabilir.
0
delicevat
(15.06.17)
(37)

sosyal fobik birey

limoncello
önceden sosyal fobik olduğunu söyleyen, bu yüzden hayatında zorluklar yaşamış ve hiç sevgilisi olmamış 28 yaşında bir kadın birey sizde ne canlandırır?çok güzel, iyi eğitimli, çok tatlı, iyi kalpli birine benziyor. cidden entelektüel ve kültürlü. ama sosyal fobi hep engel olmuş.ilişki için korkmalı
önceden sosyal fobik olduğunu söyleyen, bu yüzden hayatında zorluklar yaşamış ve hiç sevgilisi olmamış 28 yaşında bir kadın birey sizde ne canlandırır?
çok güzel, iyi eğitimli, çok tatlı, iyi kalpli birine benziyor. cidden entelektüel ve kültürlü. ama sosyal fobi hep engel olmuş.

ilişki için korkmalı mı 35 yaşında bir erkek birey olarak? tecrübesiz biri olduğu için.


bir de böyle ezik gibi gözüküyor mu gözünüzde? galiba ezik gibi gözükeceğini düşündü bana söylerken. bende böyle bir şey olmaz da.
az çevresi olan sakin bir kız. olgun biri

edit: flört bile yok. anladığım kadarıyla bayağı eline erkek eli değmemiş cinsinden gerçek manada, el tutuşma bile yok.
0
limoncello
(14.06.17)
niye 28 yaşına kadar kendini tedavi ettirememiş diye sorgulardım. tedaviyle çözülebiliyor çünkü bu sorunlar. ezik gibi gözükmez ama tedavi kısmı önemli.
0
dedimmidemedimmi
(14.06.17)
Bire bir benimleyken problem yaşamasına sebep olacak bir sorun değil bu. Ezik olduğunu düşünmem.
0
arnold schwarzeneger
(14.06.17)
profesyonel yardım almış tabii daha önceden şu an 28 yaşında ve zaman zaman insan içine girmekte zorlansa ve bir daha girmek istemese de bu anlamda daha iyi olduğunu söylüyor.

bir de kimseye birden sosyal fobi var bende diye vahiy inmiyor ki. insanlar genelde kendilerini eksik, yetersiz ve değersiz hissediyorlar ve bu 'gerçek'miş gibi geliyor, sosyal fobiden kaynaklandığını bilmiyorlar. sonra 'haa ben sosyalfobikmişim vs.' deniyor genelde.
hikayede de yargılayıcı ve eleştirel baba faktörü varmış.
0
🌸limoncello
(14.06.17)
ben severim ama o beni sevmeyebilir.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(14.06.17)
28 yaşına kadar kendi ömründen hayır görmemiş kadından siz o saatten sonra nasıl bi verim almayı planlıyosunuz?

eğer tam anlamı ile tedavi olmadı ise veya bu yönde çabası yok ise, ne bileyim sizi de dibe çekecekse olmaz o iş.
0
elorelia
(14.06.17)
Tabiki degildir.kafa dengi birisi cikmamistir hem sevgili hem arkadas olarak...
0
part time pollyanna
(14.06.17)
@elorelia verim almayı düşünmüyorum zira kendisi bir makine ya da damızlık hayvan değil. olabilir herkesin kendine göre sorunları vs vardır. sonuçta en fazla sosyal ortamlardan kaçınarak kendini güzelliklerden uzak tutmuş biri. başka türlü kendine de, bana ya da bir başkasına da zararı yok. gerçekten iyi bir kıza benziyor. çok kültürlü ve entelektüel. sosyal hayata ayıramadığı zamanda kendini çok geliştirmişe benziyor.

aslında sosyal ortamlara girmeye istekli, ama insanlar onu eleştirecek, aşağılayacakmış gibi geliyormuş çünkü eleştirilerek ve başarı odaklı büyütülmüş.
0
🌸limoncello
(14.06.17)
cidden anlattığın gibiyse hiç de problemli gelmedi bana. hiçbirimiz mükemmel değiliz sonuçta, herkesin bir yerden kusuru veya eksiği var. sosyal fobi küçümsenecek bir şey değil, uzun vadede içinde bulunduğu durumun sorun yaratması gayet mümkün ama üstesinden gelinmeyecek şeyler olmaz diye düşünüyorum. bence temkinli ol ama korkma.

iyi eğitimli, iyi kalpli, entelektüel birinin kendi hayatına hayrı nasıl olmamış onu da anlamadım. sosyal fobiyle bu kadarını yapıyorsa birazcık kendine gelse çok daha fazlası olabilir muhtemelen.
0
der meister
(14.06.17)
Sen de sosyal fobi sahibi değilsen bir dene. Belki seninle aşabilir. Ezik olduğunu düşünmezdim. Özellikle bizim toplumda sayıları yadsınamayacak kadar fazla.
0
hayde bre
(14.06.17)
bi insandan verim almak için damızlık yerine koymanıza gerek yok. sosyal olarak verimli diye tanımlayabileceğiniz arkadaşlıklarınız yok mu? bu da o hesap.
0
elorelia
(14.06.17)
@der meister haklısın. tabii kendine hayrı dokunmadığını falan düşünmüyorum. yaklaşık 15 gün oldu tanıştığımız. 3 defa görüştük. genel olarak da whatsapp üstünden yazışıyoruz. kendisi söylemese aklıma gelmezdi sosyal fobi falan.
ilk başta soğuk gibi görünüyor sanki ama öyle biri değilmiş. ama yakınlaşması, yaklaşması zor gibi.

bir de çok bilgili, kültürlü falan. uzun zamandır böyle bir kıza denk gelmemiştim. etkilendim cidden, kaybetmek de istemiyorum. dışardan falan da hiç 'sıkıntılı' gözüken biri değil. sıkıntılı da kime göre neye göre. işte sosyal kaygı yaşayan biri.
0
🌸limoncello
(14.06.17)
bende uyandıracağı şu olur; sosyal ilişkilerdeki tecrübesizliği dolayısıyla gireceği yeni durum ve ortamlarda normale göre daha beceriksiz ve yabani olur. var olan az arkadaşına da çok bağımlı olur. ex erkek arkadaşım böyle biriydi, onda gözlemlediklerim bunlar. ben de çok sosyal olmadığımdan önemli bir sorun değildi benim için. fakat o içine kapalılığın derecesi önemli. yıllardır o kadar içe dönük yaşamış insan sosyalleşmekten öte, kendini birebir ilişkilerde dahi açmakta yetersiz kalabiliyor. özetle normale göre sorunlu ve sıkıntılı bir ilişki olma ihtimali yüksek. yine de denemeye değip değmeyeceği tamamen sana kalmış.
0
manuel mandalina
(14.06.17)
@elorelia şimdi bu kızı sosyal alanda kaygı yaşıyor diye çöpe mi atalım.
haa bazısı der ki '' bunla mı uğraşacağım, sosyalmiş, fobiymiş vs.' ama ben değeceğini düşünüyorum ve kaybetmek isteniyorum.
herkes ortamdan ortama akan biri olmak zorunda da değil.
ya da bu kız sosyal kelebek bir kızdan daha değersiz değil.
0
🌸limoncello
(14.06.17)
@manuel aslında doğru noktaya değinmişsin kendini açmaya pek istekli değil gibi yani yüzeysel çok güzel ama derinlikli bir insan olsa da yakınlaşmakta sıkıntı yaşarız gibi.

tabii onun da ben ve aramızdaki şey hakkındaki düşüncesini bilmiyorum daha ama şu an 'aradaki şey'den mutlu gibiyiz. hoşuna gittiğini hissediyorum.
0
🌸limoncello
(14.06.17)
kızın değersiz veya değerli olması ile alakası yok söylediğim şeyin.

sabır gerekiyor mesela, bende o yoktur. doğal olarak ben olsam 'bunla mı uğraşcam' derdim. sen değer diye düşünüyorum diyosun. e öyle düşünüyosan dene.

ortamdan ortama akmak ile sosyal fobi arasında ince bi çizgi yok zaten. ikisinin ortası idealdir.
0
elorelia
(14.06.17)
İnsanlar çeşit çeşittir. Anlattıklarınıza göre harika birisine benziyor. Sırf sosyal fobisi var diye böyle bir insan bırakılmamalı. Boş bir insan değil paylaşabileceğiniz çok şeyiniz var. Belli olmaz belki de birlikte aşarsınız bu sorununu.
Tedavisi var neden olmamış diyenleri anlamıyorum, psikolojik sorun sonuçta bir gün hap içip yarın düzelecek diye bir şey yok.
0
uyusam iyi olur
(14.06.17)
Kendi adima konusuyorum gucenmece olmasin. 28 yaşına kadar eline karşı cins eli değmemiş insan tipsizdir ya. Kendini çarşafa sarıp dışarı çıkmadıysa elbet bir bakan eden olurdu bunca sene. Hiç flört falan bile yok diyosun, ya yalan söylüyo ya agir tipsiz. Daha da önemlisi tecrübesizdir. Her konuda. Sevgiliyle kavga etmenin bile bir adabı vardır mesela kız bunları hiç bilmiyor olucak hepsini sen ogreticeksin. Ben olsam hayatta tahammul edemezdim. Ayrıca yatakta kotudur :(. Bilmiyorum ben olsam 3 hayirla ugurlardim. Ama herkesin iliskiden beklentisi farkli tabi.
0
duru arsnova
(14.06.17)
@duru arsnova yooo valla taş gibi kız. hem yüzü, hem fiziği harbi güzel, ortalamanın çok üstünde. dedim ya en başta söylemese asla kafamdan geçirmezdim sosyal fobi vs. galiba hepimizin bazı önyargıları var. şöyleyse kesin böyledir diye.
zaten ilişkisinin olmama sebebi sosyal ortamlardan kaçınma, kendini açmakta sıkıntı, güzellik değil ki.

zaten ben de bir ilişkiye evrilse olabilecek sıkıntıları vs. soruyorum.
edit: gerçi olgun bir kız. iyi niyetli ve istekli olduktan sonra çok bir sıkıntı yaşamayız gibime geliyor.
0
🌸limoncello
(14.06.17)
bu soruyu sorduğuna göre hiç girişme bu işe.
0
Apocalypse
(14.06.17)
@apocalypse neden öyle dedin?
0
🌸limoncello
(14.06.17)
İlişkide ne sorunlar olabilir mesela? Arkadaşlarınızla kaynaşamayabilir, ileride işler o noktaya gelirse ailenizle de. Siz çok dışa dönükseniz zamanla sıkılabilirsiniz aynı ortamlardan hoşlanmıyor olmak yüzünden. Sosyal kaygı yüzünden iş yerinde sıkıntı yaşayabilir ve bu ilişkinize yansıyabilir belki. Başka ne sorun olur bilemedim. Bence çok da takılacak bir durum yok hoşlandıysanız.
0
inawen
(14.06.17)
@inawen bu yaşa kadar hiç sevgili olmama, flört bile etmemiş olması başlangıçta garip ve hatta korkutucu gelmişti. aslında tanıkça canayakın ve sıcak bir kız olduğunu gördüm. sadece kolay kaynaşan bir kız değil. biraz duvarları olan biri. ve ben o duvarlara çarpa çarpa nasır tutmam umarım.
0
🌸limoncello
(14.06.17)
bence hiç bir sorun olmaz. sosyal fobisi olması sadece pek fazla arkadaşı olmamasına ve bazı durumlarda çekingen olmasına yol açar. bu yüzden ya sana çok açılamaz ya da tam tersi aranızda gelişecek olan ilişkiye göre sana çok fazla bağlanabilir. senin kişiliğine göre avantaj ya da dezavantaj olarak değişir bu durum.

bende de vardı sosyal fobi. bir ara tedavi olmaya çalıştım, 1 sene kadar psikoloğa gidip antidepresan kullandım ve o dönem kendimi gayet iyi hissettim ama ömür boyu ilaçlara bağımlı olmak istemediğim için bıraktım doktor kontrolünde. benim de belli bir yaşa kadar sevgilim olmadı bu yüzden. hala sorun yaşıyorum bu konuyla ilgili, dışardan tanımadığım insanlara karşı çok soğuk ciddi görünüyorum. pek arkadaşım yok ve insanlarla kolayca tanışamıyorum.

sosyal fobisi var diye uzaylı muamelesi yapmışsınız kıza ama zaten bu yaşa kadar insanları gözlemleyerek belli bir tecrübe edinmiştir ilişkiler konusunda. yaşamak gibi olmaz tabi ama anlattığın gibi entelektüel ve kültürlü bir insansa bence kaçırma.
0
nesenbilneben
(14.06.17)
@maleficent bir şekilde uzak durmak istemiş. sanırım yakınlaşmaktan korkan biri. sosyal olarak da zaten ortamlardan uzak durunca, sosyalfobik biri için normal bir durum değil mi?
bu tabii ki duygusal ve cinsel birlikteliğe ihtiyaç duymuyor anlamına değil, ama istese bile korkuyordur. yani yaşamayan anlayamaz belki, garip gelmesini anlayabiliyorum.
çünkü bu kadar mükemmel birinin bu şekilde olması. ama özgüvensizlik falan işte
0
🌸limoncello
(14.06.17)
o kadın pimi çekilmiş el bombası gibi. bulaşılmaz.
0
acımasız gerçekler
(14.06.17)
@acımasız gerçekler ne demek o?
0
🌸limoncello
(14.06.17)
Yorumların hepsini okumadım da o kız bence efsane rol yapıyor. Sen de kızın rolüne bayağı bir inanmışsın. Çok güzel ve iyi eğitimli bir kız düşünebileceğinden çok daha fazla şey yapmış olabilir. Hatta "ben sosyalim" diyen insandan bile daha sosyal yaşamış olabilir. Kızı tanımıyorsun. İlk görünüşe kanma kesinlikle. Ben ne kızlar gördüm lisede. Dışarıdan eline erkek eli değmemiş dersin. Beş dakika boş kalınca hemen yiyişmeye başlar. İlişkiye başlarken her zaman büyük düşün. Böyle eline erkek eli değmemiş gibi kalıplara takılırsan dar görüşlü düşünmüş olursun. Her şeyin bir adım ilerisini ya da ardını düşünmeye çalış.
0
dissendium
(14.06.17)
Bir arkadaşımın ilk sevgilisi 33-34 yaşında oldu. Sosyal fobik, çirkin, kısmeti çıkmamış ya da huysuz biri de değildi. Tam tersine aşırı aktifti, çok arkadaşı vardı, çok gezerdi ama 'Bir şeyler hissetmeden ilişkiye başlamak istemiyorum' diyordu ve hakkaten karşılıklı bir şeyler hissettiği bir kişi bulana kadar da başlamadı. O zamana kadar erkek arkadaşı olup olmamasını sallamıyordu hiç. Erkek arkadaşıyla ilişkilerinin bitme nedeni ise sosyal fobi oldu, adamın sosyal fobisi vardı. Bizim kız arkadaşlarıyla buluşmayı, laflamayı seviyor; gittiği her yerde milletle konuşmayı seviyor; konserlere gitmek istiyor, gezmek istiyor. Parayı da kazanıyor bunları yapacak, bir engeli yok. 2 seneden sonra ilişkileri bitti, çünkü sevgilisini arkadaşları ile buluşturmuyordu. Yalnız gitmekten çekinmiyordu ama her yere ve her zaman yalnız gitmekten ve insanların 'Sevgilin neden gelmedi şekerim' baskılarından sıkılmıştı. Eğlenmeye, dans etmeye falan gidemiyordu, çünkü sevgilisi 3 dakikada boğuluyordu. 'Yolda biriyle karşılaşıyoruz, iki dakika 'Nasılsın, iyi misin' konuşması yapamıyordum. Birini gördüğümüz anda karşıdakine ve bana davetsiz misafir gelmiş gibi somurtmaya başlıyordu hemen. O bunalmasın diye lafı kısa kesmek zorunda kalıyordum. Bazen ben karşılaştığım kişiyi 'A aa, merhaba, nasılsın' diye öperken durmuyor, beni bırakıp gidip 10 metre ötemde 'Hadi, konuş da gel artık' der gibi sinirli sinirli bakıyordu. Apar topar 'Merhaba, ay, hadi sonra görüşürüz' diye kaçmak zorunda kalıyordum. Yavaş yavaş çevremle aram kötü olmaya başladı. Arkamdan 'Bu yabaniyi neden çekiyor' demeye başladıklarını duydum, yüzüme söyleyen de kişi oldu. Aileme karşı, çevreme karşı onu 'Aslında çok iyi insandır. Size saygı duymadığı için konuşmuyor, biraz içine kapanık da' diye sürekli savunmaktan, herkesin bana acıya acıya bakmasından yoruldum. Hepsini geçtim, kendimden ve kim olduğumdan vazgeçmekten yoruldum' demişti.

Kızın ezik olduğunu düşünmem ama kızla sevgili olacak kişi dışa dönükse, kalabalık çevresi varsa, dışarı çıkmayı, partileri falan seviyorsa, aktifse ve kızın tedavisi bitmemişse kişiye ayak bağı olabilir ama ev insanıysa, çok da arkadaşı yoksa ya da arkadaşları ile zaman geçirmeyi çok önemsemiyorsa, zaten normal zamanda da dışarı çıkası yoksa o zaman ne de güzel anlaşabilirler.

Bir de kızdaki fobinin derecesine de bağlı. Yani, arkadaşımın sevgilisi kadar da fobik olmayabilir, olabilir de. O kadar yoğun değilse, sorun çıkmayabilir.
0
aychovsky
(14.06.17)
azıcık daha yakından tanısan hayatı zehir etmeye başlar demek.
0
acımasız gerçekler
(14.06.17)
@acımasız gerçekler ve @dissendium hoşlandığım kızdan bu şekilde bahsetmeniz hoşuma gitmese de, yine de fikir özgürlüğünden dolayı saygı duyuyor ve tikinizi veriyorum.

@dissendium mesele zaten eline erkek eli değmiş, bilmem ne yapmış, yaşamış, yiyişmiş, sevişmiş, sevişmemiş değil. ha, tecrübesiz olmanın getireceği sıkıntılar eğer bi ilişkimiz olursa ki ben bunu istiyorum var.
ben 'sen ilksin aşkım' çekeceği bir adam değilim, o da böyle biri değil.
'ooo kanka bu yaşta eline erkek eli değmemişi bulduk oleyyy' demiyorum, olayın bu kısmına takılan sensin. burda mesele sosyal fobi ve burdan kaynaklanan sıkıntılar.
bu durum benim gözümde bir artı değil aksine en güzel yıllarını kendini insanlardan ve güzelliklerden uzak tutmasına üzüldüm. ama bu yüzden de sil kızı at çöpe değil.

yani böyle bir yalan söylenecek insan değilim, zaten bunu anlamıştır. o da zaten asla böyle bir insan değil. fikirlerinden ve zihniyetinden anlıyorum.
zannediyorum ki sosyal fobi vs. gibi durumları cidden yaşamayan anlayamadığı için herhalde 'nasıl olur abii, hele böyle bir kız nasıl boşta kalır gibi' kalıplarla düşünüyorsunuz. ilk başta bende de böyle olmuştu. ama olabiliyor.

hatta bunu bana söylemesinin kendi adıma olumlu bir işaret olduğunu düşünüyorum. 'öyle birkaç takıldığım oldu' dese bile ilişkimiz olsa arkadaş çevresi, ailesi falan öyle olmadığı anlaşılacaktı. yalan söylemek istemediğini anlıyorum. zaten utanıyor bu durumdan o da, ezikçe göründüğünü, tercih edilmemiş gibi gözükeceğinden utandığını söyledi
0
🌸limoncello
(14.06.17)
@aychovsky üniversite döneminde birkaç yıl okula gidemediği olmuş çünkü o ortama girdiğinden aşırı kaygılı hissediyormuş, ve uzaklaşınca şakinleşebiliyormuş. sanki gözler onun üstündeymiş, herkes onu aşağılayacak, alay edeckmiş gibi geliyormuş. öyle dedi. tabii bu eskiden

@acımasız gerçekler mesela ne gibi?
0
🌸limoncello
(14.06.17)
Hoşlandığın kız hakkında nasıl konuşmuşuz? Ben saygısızca bir şey yazdığımı hatırlamıyorum. Tik atıp atmaman önemli değil benim için. Ben bu yorumu zaman ayırıp başkasına yazmadım. Sana yazdım. Tikimi kaldır, gerek yok tik atmana. Kaldı ki, sen hoşlandığın kız hakkında insanlara "böyle biri size ezik görünür mü?" demişsin. Ben sevdiğim bir insan için başkalarından böyle bir görüşe ihtiyaç duymazdım mesela. Bunu sorduğuna göre gelecek yanıtların tarzını da az çok tahmin etmen gerekiyor. Eline erkek elinin deyip değmemesi önemli değil diyorsun ama soruda bunu bahsetme ihtiyacı hissediyorsun. Buna takılan ben değilim. Bu kız gerçekten sosyal fobi sahibi olabilir. Benim bunu reddetmek gibi bir yorumum zaten olmadı. Sadece kızı kafanda başka bir yere koymaya çalışıyorsun. Tecrübesiz, saf gibi bir şey canlanıyor kafanda. Ben de sana diyorum ki, o iş gerçekten öyle olmayabilir. Bunu deyince senin aklına hemen seks geliyorsa benim yapabileceğim bir şey yok. Belki de kızın böyle bir şey yaşamış olması seni rahatsız etti de bunu saygısızlık olarak gördün.
0
dissendium
(14.06.17)
sosyal fobi, hiçbir zaman sadece sosyal fobi değildir.
bu tip kaygı bozukluklarının ya da panik bozuklukların altında mutlaka travmalara bağlı ya da aileden, çocukluktan gelen bir takım duygusal sorunlar yatar.
ve genelde obsesif kompulsif bozukluklar, panik ataklar vb. hepsi bir paket olarak gelir.
sosyal fobisi vardır, üstüne gitmeye çalışır, panik atak yaşar, sonra "ben bunla baş edemiyorum" der ya da "ben neden böyleyim?" diye depresyona girer.
bu bir örnek tabii.

dolayısıyla, bu tip kişilerin psikolojileri, yanlarında bulunan insanlarınkini de bozmaya meyillidir.
çünkü bu tip bozukluklar, yaşayan için olduğu kadar, yanlarındakiler için de zordur.

yanınızdaki insandan nezle nasıl bulaşıyorsa, bu tip şeyler de bulaşır diyeceğim, ama direkt değil tabii.
en azından sizi de etkiler diyeyim.
hayatınızı etkileyecek bir fobiden bahsediyorsunuz en basit haliyle.

o yüzden, kendinize güvenmiyorsanız, niyetiniz ciddi değilse bu kişilerle ilişkiye girmemek lazım.
çünkü yeri geldiğinde normalden daha fazla ilgi, daha fazla anlayış gibi şeyler talep etmek durumunda kalabiliyorlar.
ve psikolojileri elbette çok daha hassas oluyor.

bunun bir hastalık ya da durum olduğunu kabul ederek hareket etmeniz lazım.
şimdi uzaktan bakınca olgun olgun yorum yapmak elbette kolay, ama film izlerken sinemada gerildiğinde yarıda kesip çıkabilirsiniz, çok eğlendiğiniz yılbaşı partisinden erken kalkmak zorunda kalabilirsiniz, gitmek istediğiniz bir konsere gidemeyebilirsiniz, keyifli bir yemek sohbetini bölüp eve dönmeniz gerekebilir.

yapacağınız her programda onun istek ve ihtiyaçları göz önünde bulundurulacak.
o gidemezse, siz de gidemeyeceksiniz gibi şeyler yaşanacak.
bunlar hafife alınamaz.
ilk başta anlayış gösterip, sonra patlayabilir, sinirlenebilirsiniz.
çünkü genel durum bu şekilde gelişiyor genelde.

bunda asla ezik olunacak ya da ezik görülecek bir şey yok.
ama kolay şeyler değil bunlar.
kendinize güveniyorsanız, aklınıza gelen en son şey eziklik olmalı zaten.

bunu panik bozukluğu olan bir anneyle büyümüş biri olarak yazıyorum.
yani atıp tutmuyorum.
her şeyi etraflıca düşünmek lazım, çocuk oyuncağı değil çünkü.
0
blatta hiberna
(15.06.17)
@dissendium tik meselesi değil mesele. senin hoşlandığın kız için de 'rol kesiyordur o, neler çıkar altından' dese birileri sen de bi rahatsız olursun. ama senin düşüncen saygı duyarım. ha, bi ihtimal belki sen haklısındır bilemem, öyle olduğunu düşünmüyorum ama.

ben kızı gözü açılmamış sığırcık yavrusu olarak görmüyorum. bu kız tabii yurtdışına çıkmış, büyük şehirlerde okumuş, yaşamış, iyi okullarda okumuş, dünya görüşü olarak da avrupa seviyesinde düşünen biri. yani bir şeyler yaşamasa bile 'her şeyi bilen', 'neyin ne olduğunu bilen' biri. cinsellik olarak da, ilişki anlamında da. yalnız bilgileri okuma seviyesinde, izleme seviyesinde, gözlem seviyesinde. birebir yaşadığı bir şey değil.

eline erkek eli değmeme cümlesini ben olumlu bir şey olarak yazmadım. hani 'elime erkek eli değmedi' abartmasının gerçek olduğunu, hani nerdeyse o tarz bir uç nokta olduğunu, ve bunun da beni düşündürdüğünü ve bu durumun olası bir ilişkiyi nasıl etkileyeceğini belirtmek istedim. mesele de sosyalfobiyle alakalı. her sosyalfobili insan böyle değildir belki de.
bu zaten laf lafı açınca bahsi geçen bir konu lank diye söylenen bir şey değil.

son cümleni anlamadım saygısızlık olarak gördüğün neymiş?
0
🌸limoncello
(15.06.17)
İşte bak hala aklına seks geliyor.

"rol kesiyordur o, neler çıkar altından"

Birincisi ben böyle bir şey yazmadım.

"Çok güzel ve iyi eğitimli bir kız düşünebileceğinden çok daha fazla şey yapmış olabilir. Hatta "ben sosyalim" diyen insandan bile daha sosyal yaşamış olabilir."

Ben bunu yazarken bu kız yüzlerce kez seks yapmıştır demiyorum ki. İnsanlarla konuşmaya çekinen bir kız o konser senin, bu konser benim gezmiştir. Erkek arkadaşı da olmuştur demek istiyorum. Sen buradan "altından bir sürü şey çıkar" diye bir şey anlıyorsun. Bunu anlamak bu kadar zor olmamalı. Senin aklına bu geldiği için sen yazdığım şeyi saygısızlık gibi gördün. Ki seks yapmış olsa ne olacak? Seksin ne olduğunu 15 yaşındaki çocuk da biliyor. Soru metninde bu bahsettiğin şeyler yazmıyor. Biz sadece soru metninde yazanlara göre bir yorum yapıyoruz.
0
dissendium
(15.06.17)
@dissendium 'efsane rol yapıyordur bence, sosyalim diyenden daha fazla şey yaşamış olabilir demişsin.' rol kesmek vs.yle aynı şey.

zaten cinsellik olarak anlamadım. herkeste aynı olmayabilir. belki başka bir sosyalfobiğin erkek arkadaşı vardır. ama onun olmamıştır. yani neden yalan söylesin. sonuçta 28 yaşına gelmiş birine 'nasıl erkek arkadaşın olmuş olabilir' diyecek değilim. tabii kültürlü bir kız muhakkak konserlere vs. gitmiştir ama genel olarak yakın 1-2 arkadaşı hariç ki onlar da başka şehirde yaşıyorlarmış genelde eski zamanlar için söylüyorum bunları, bireysel etkinlikte bulunan biriymiş genelde.
insanlardan kaçınan diyebiliriz.
cinsellik de sonuçta sosyalliğin bir açısı olduğu için söylüyorum. yalan söylüyorsa ben bilemem böyle olduğunu düşünmüyorum, burdan elde edebileceği bir şey yok ki anlaşılır zaten söylüyorsa zira tanıdığım arkadaşları var. ama henüz bu tarz bir şey sormadım.
0
🌸limoncello
(15.06.17)
Kız dediğin gibi biri olabilir gerçekten. Ona itirazım yok. Sen insanların görüşünü sormuşsun. Ben de rol yapıyor olabilir dedim. Sen de bunu olumsuz algıladın ve hoşlandığım kız hakkında bu şekilde bahsetmenden hoşlanmadım dedin. Ben bu kısma takıldım. Biz bu kızı tanımıyoruz ki. Bu nedenle her ihtimali ortaya koymakta bir sorun görmüyorum ben. Buradaki sorun senin bu ifadeyi neden olumsuz algıladığın. "Çok" güzel ve iyi eğitimli kızların çok nadir yalnız kaldıklarını gözlemledim ve buna dayanarak böyle bir şey söyledim. Ayrıca "neden yalan söylesin" kısmı için de onlarca neden var. Kızlar evlenmek istedikleri zaman karşıdaki erkek kaçmasın diye kendilerini olduklarından daha farklı bir şekilde göstermeye çalışabiliyorlar.
0
dissendium
(15.06.17)
(8)

ayrılık acısı

you are my lethe
sevgilimle yada bugünden itibaren eski sevgilimle bu sabah oturduk konuştuk ve kavgasız-gürültüsüz, hala birbirimize karşı birşeyler hissederek bu ilişkiyi bitirmeye karar verdik. şimdi ne alaka, öyleyse neden acı çekiyorsun diyeceksiniz. kasım 2016'da ispanyaya gittiğimde orada tanışmıştık. benim o
sevgilimle yada bugünden itibaren eski sevgilimle bu sabah oturduk konuştuk ve kavgasız-gürültüsüz, hala birbirimize karşı birşeyler hissederek bu ilişkiyi bitirmeye karar verdik.

şimdi ne alaka, öyleyse neden acı çekiyorsun diyeceksiniz. kasım 2016'da ispanyaya gittiğimde orada tanışmıştık. benim ondan önceki iki ilişkim de baya kötüydü. aldatılmıştım, manipüle edilmiştim, kullanılmıştım. ilk başta onla ciddi bir ilişki düşünmek istemedim ama gel zaman git zaman işler değişti. bana hayatımda ailem hariç kimsenin göstermediği değeri gösterdi, her daim saygılı oldu, hep anlayışlı ve şefkatli davrandı. ben böyle davranılmasına hiç alışkın değildim. önce sırf beni tavlamak için yapıyor sandım sonra gerçekten iyi bir insan olduğunu fark edince bir baktım ki bende onu seviyorum.

kendisi ispanyol. tanıştığımız zaman benim ispanyada master yapma durumum vardı ama maddi durumlar ve iş deneyimi edinmek için türkiyede kaldım/kalmak zorunda kaldım. o yüzden 'eylül'de tekrar ispanyaya gelicem ve devam edicez' işi yalan oldu. onun türkiye'ye gelip burada çalışması zor. uzak ilişki ikimiz içinde zor. eğer sonunda kesin kavuşacağımızı bilsek belki devam ederiz yada uzun süredir birlikte olmuş olsak tamam ama durum bu olunca olmuyor.

marta başında türkiyeye döndüm, o dönemden beri skype üstünden görüşmeye devam ettik ve bir kere yunanistanda buluştuk. geçen hafta o buraya geldi. bu sabah onu yolcu etmek için gittiğimizde oturduk konuştuk. bu işin uzak mesafe yürümeyeceğine, ikimizden birisinin diğerinin yanına taşınma olasılığının düşük olduğuna karar verdik ve arkadaşça bitirelim dedik.

üzülmemem lazım biliyorum. ne aldatıldım, ne kullanıldım, ne manipüle edildim. aksine bana saygı duyan, inanan ve güvenen biriyle çok güzel bir ilişki yaşadım ama çok üzgünüm. sabahtan beri hayalet modundayım. sanki tekrar böyle bir ilişki yaşayamayacağım, sanki bazı şeyler tam olmadan bitti gibi hissediyorum. neden böyle? hani ne bileyim bir eksiklik var ve ben bunu dolduramıyorum. ne yapacağımı da bilemiyorum.

yaş 25, k.
0
you are my lethe
(14.06.17)
Belki ben fazla romantik yapidayim ama aski yakalayacak kadar sansliysan ellerinle itmemelisin bana gore. Basariya sarilipuyuyamazsin para elbet kazanilir kariyer icin illa bir yol bulunur. Hem millet kosarak uzaklasmak istiyor ulkeden hazir yabanci sevgili yapmissin ne duruyorsun bu ulkede git askini yasa kurtul buradan. Gitmeye karar verirsen de orada hayatini sadece onun ustune kurma ama bu da garantici tarafim.

Ayrica su an gitme imkanin sifirsa bile oraya gitme imkani yaratmalisin, ben senelerce uzak mesafe iliskisi yasamis biriyim cok sevince yurumeyen bir sey degil. Zor cok zor ama imkansiz degil.
0
esneme benide esneteceksin
(14.06.17)
birbirinize bu kadar deger veriyorsaniz bence pes etmemeliydiniz. uzak mesafe zor tamam ama siz cabuk vazgecmissiniz bence. bunu yasamak zorunda olan evli ciftler var. ben de "dogru insan" bulununca sabredilmesi gerektigini dusunenlerdenim. bazen bir sure aci cekip zora katlanmak omur boyu mutluluk anlamina gelebiliyor. bu fedakarligi yapacak, bu riski alacak kadar kuvvetli bir iliskiniz yok idiyse iyi olmus zaten, zamanla gececek sonucta, belki boylesi ikiniz icin de daha iyi olmustur.

ben de benzer bir durumdayim, ben gidemedigim icin buyuk ihtimalle o gelecek. o da turk ama. avrupa'da cok iyi bir yasami birakip buraya geliyor. benim icin. benim gitme sansim yoktu cunku. ben burada okuduktan sonra birlikte gideriz belki. biz dusunduk tasindik, ne ayrilmasi olum sacmalama dedik. e siz dememissiniz, demek ki bu kadar kararli degilmissiniz. o yuzden cok da uzulmeyin bence, uzun vadede iki taraf icin de en iyisi olmus sanki.
0
der meister
(14.06.17)
@esneme benide esneteceksin ve

@der meister + 1

bu kadar kolay vazgeçilmez, kolay bulunmayan bir şey bahsettiğiniz şeyler. yemişim mesafesini, işini, gücünü, kariyerini...

orada ya da burada, ama birarada, illa ki bir şeyler ayarlanabilir, ayarlanmalı.

bu aşk böyle bitemez!

oturup arabeske bağlamaya gerek yok ama aldatma yok, o yok bu yok... e ortada, bitirmek için adamakıllı bir neden de yok.

yapmayın!
0
runagain
(14.06.17)
Şuan böyle hayalet moduna girdiysen bu ortak bi karar değil gibi geldi bana. Tamam konuşmuşsunuz ve mantıklı yol buymuş gibi olmuş, ama mantıklı olan her zaman doğru değildir. Duygularını yok sayman çok saçma şeyler yapmana yol açabilir, kendini tanıyamazsın, sakın yapma bunu.

Biraz daha konuşmayı dene, hatta şimdi konuş böyle böyle dedik ama bu karar bana kendimi hiç iyi hissettirmedi, acele ettik ve gereksiz bişey yaptık bence, diyebilirsin.
Bundan sonra karşı taraf, hey bebeğim seni anlıyorum şuan ben de üzgünüm ama olması gereken bu, emin ol zamanla ikimiz de iyileşicez vs. derse, bak şurdan s*ktir git diyip kendi yoluna bakabilirsin.
Şuanki yarım kalmışlık her ilişkide sana bunu hatırlatacak ve kendin olamıycaksın, rol yapacaksın, numara yapacaksın, kendini kandıracaksın. İçindeki her neyse bunu karşıdakine söyleme hakkın var. Ve eğer şuan o da hayalet modundaysa bunları bilmeye hakkı var.
0
megalomaniac
(14.06.17)
@esneme benide esneteceksin, @der meister, @runagain ve @megalomaniac

onun şu noktada türkiye'ye gelmesi imkansız. çalıştığı iş yeri ile iki yıllık sözleşmesi var ve sözleşmesi haziran sonunda bitiyor. daha önce ayrılırsa tazminat ödemek zorunda.

benim oraya gitme durumum daha da zor. baya araştırıdk. master için maddi durum sebebiyle gidemiyorum. bana birlikte yaşama vizesi almak istesek alamıyoruz. onun için öncesinde onunla 6 aydan uzun yaşamış olmamız gerekiyor. şimdi altı aylık vize almak için dil okuluna vs gitmem lazım ki ona verecek param olsa master yapardım. onun tek maaşı ile geçinmemiz de zor.

ona insan kaynaklarında çalışan bir arkadaşı bir yıl büyük bir firmada çalışsın, kendine portffolyo oluştursun yas masterını orada yapıp buraya başvursun yada buraya master için gelsin ve staj/part-time çalışsın demiş. bu da bizim için en az 1.5 yıl demek.

öyle olunca 1.5 yıl bir ilişkiyi sadece skype ve whatsapp üzerinden nasıl ilerleteceğiz. şimdi bile birbirimize geç mesaj attığımızda huzursuzlanıyoruz, önemli birşey paylaşmak istesek akşam skype beklemek zorundayız ve bunu da her zaman yapamıyoruz. eğer öncesinde uzun bir ilişki olsa belki hala şansımız olur ama bu kadar kısa süre için 1.5 yıl beklemek doğru mu?

önümüzdeki tüm yollar resmen tıkalı ve açılmasına yıllar var. bilemiyorum ne olacak bundan sonra.
0
🌸you are my lethe
(14.06.17)
hep şunu söylemişimdir ben: ilişki konularında kendinizi ve sevgilinizi dinleyin herkesten önce. şimdi siz "ben metallica'nın basçısı olmak istiyorum" deseniz, "hadi lan ordan manyak mısın sen" diyebilirdim ama diyorsunuz ki en az 1.5 sene ayrı kalacağız. buna "olur ya neden olmasın" diyecek olan da, "hadi lan öyle ilişki mi olur" diyecek olan da sizsiniz. yapan yapıyor. eminim çevrenizde örnekleri de vardır. ben kendi çevremden bildiğim için söylüyorum hep: iş durumu dolayısıyla senede birkaç kez görüşebilen, en iyi ihtimalle 2-3 ayda bir bir araya gelebilen çiftler tanıyorum. tamam yeni başlamış ilişkiyle 10 yıllık evlilik aynı olmuyordur ama sonuç olarak insanlar bunu yürütebiliyor bazı durumlarda. reddit'te bir adam görmüştüm. kendisi almanya'da, sevgilisi tayvan'da. ÜÇ YILDIR uzak mesafe ilişkisi yürütüyorlar ve adam bir araya gelecekleri zaman için gün sayıyordu. peki bunu ne zaman için tasarlamışlar? ÜÇ SENE sonrası için. şimdi bu çift ayrılır ya da ayrılmaz, orasını şu an için bilemeyiz ama şunu söylemek istiyorum: dış etkenler önemli olmakla birlikte, ilişkinin sağlığı ve sürdürülebilirliği en başta size ve sevgilinize bakıyor. bu yüzden, eğer ilişkinizi buna değer görüyorsanız, bence enişte beye "burada bitmemeli pendejo" deyiverin, oturup konuşun. şu an çok uzun geliyor farkındayım ama 1.5 sene cidden dayanılmayacak, geçirilmeyecek bir süre değil. bunu ilişkiniz için bir basamak olarak kabul edin mesela, ne bileyim "bunu atlatamıyorsak zaten hak etmemişizdir, atlatırsak da bizi daha kolay kolay hiçbir şey yıkamaz" diye düşünün. bu şekilde belki biraz daha kolay olur dayanmak. uzak mesafe ilişkisinde, hele ki yetişkinlikte, insan sık sık "lan ben ne yapıyorum?" diye soruyor kendine. kavuşabilecek miyiz yoksa ben şu an ömrümü skype'ta, telefonda mı heba ediyorum gibisinden. bunun cevabını yine siz veriyorsunuz, yine ilişkiniz veriyor. çoğu şey büyük ölçüde sizin elinizde. eğer böyle olduğunu hissedemiyorsanız, ne bileyim bırakıp gitmekten ya da karşı tarafın bunu yapmasından korkuyorsanız, belli ki bu fedakârlığı yapacak kadar güçlü bulmuyorsunuz kendinizi. ya da güçlü demeyeyim, tamamen karakter meselesi de olabilir bu, pekalâ "ben 1.5 sene bekleyemem" diyebilirsiniz.

bunlar benim tamamen şahsi görüşüm. başka birisi için uzak mesafe ilişkisi çok daha yıpratıcı ve sorunlu olabilir, nitekim anladığım kadarıyla sizin için öyle. ama ben derim ki böyle bir sevgi bulunca insan peşini kolay bırakmamalı. ben hayatımı paylaşabileceğim, daima yanımda olabilecek, boş boş duvara bakmayı bile anlamlı ve güzel kılabilecek birini önemserim. bu her ilişkide, her kadında/adamda bulunabilecek bir şey değil. bu güven ve sevgiyi bulmuşsanız, ben derim ki dişinizi sıkın. 1,5 sene gerçekten atla deve değil, geçer. yok derseniz ki ben o kadar güçlü değilim ya da biz bu süreçte birbirimizi destekleyecek gibi değiliz, o zaman da kendinize eziyet etmek yerine hemen bitirin ve çok uzun süre acı çekmektense birkaç ay üzülüp sonrasında toparlayın.

uzun lafın kısası, bu tamamen karakter ve ilişkiye bağlı bir durum. evet dış etkenler her zaman etkili ama en nihayetinde ne yapabileceğinizi ve yapamayacağınızı, ilişkiyi nereye götürebileceğinizi en iyi bilen kişi sizsiniz ve sevgiliniz. önerileri de bence belli bir noktaya kadar ciddiye alın, benimki de dahil olmak üzere. çünkü yarın sevgilinizle mutlu olduğunuzda veya onu özleyip ağladığınızda yanınızda hiçbirimiz olmayacağız. olacaksa o olacak, olmayacaksa o olmayacak. en başta yine siz olacaksınız. o yüzden lütfen böyle konularda "AYRIL COCO" yahut "KOVALA" diye gaz verenlere direkt olarak "haklısın" deyip gitmeyin. ben burada size benzer bir durumu yaşayan birisi olarak kendimce fikir vermek istedim ama bunu yazdıktan sonra gidip çay içeceğim mesela, yarın bi' gün evlenseniz veya ayrılıp intihara kalkışsanız benim haberim olmayacak. kararlarınızın, seçimlerinizin meyvelerini olumlu ya da olumsuz siz toplayacaksınız. o yüzden kendinizi ve sevgilinizi dinleyin. ailenin, arkadaşın, "olmaz" ya da "olur" diyenlerin sesini hiçbir zaman çok açmayın. omzunda ağlayabileceğiniz birini, ölseniz haberi olmayacak insanların lafıyla harcamayın. eyyorlamam bu kadar. umarım ikiniz için de en iyisi olur.
0
der meister
(14.06.17)
ilacınızı yazıyorum: www.idefix.com
0
legalize marijuana
(14.06.17)
ispanya kadar bizim ülkemize ters bi yer yok zaten (en azından avrupa'da) benim de ispanyol bi sevgilim olmuştu. ankara'dan sevilla'ya uçak bileti bakıyorum mesela yaklaşık 10.000 tl. daha bunun pasaportu vizesi ıvırı zıvırı var. onun gelip buraya uyum sağlaması imkansız, benim de oraya. (polonya'da tanışıp sevgili olmuştuk biz de) severim ispanyolları, 5 tane ispanyolla aynı evi paylaştım aylarca. ama bu kız beni aldatmıştı. hem de etrafımdaki türk ispanyol vs. tüm ortak arkadaşlarımız olaya inanamadı. benden ayrılacağı için her gece saatlerce ağlayan, yatakta uyurken hıçkırıklarıyla uyandığım kız beni aldatmıştı. tabii bir kişiden bu kadar genelleme yapmak saçma ama o kadar uzun bir mesafeden ispanyollar gibi rahat bir milletin üyesine çok da güvenme bence. düzgün bir şekilde ayrılmışsınız bırak öyle kalsın. biz de güzel ayrılmıştık sonra dayanamamış peşimi bırakmamıştı sonu kötü oldu yani.
0
tughan
(15.06.17)
(9)

"Aclik" mi "biz" mi?

mesudiyeli mesut
Su an havalimanindayim ve ucagim saat 22:00'da.. D&R'a dalip 150-200 sayfalik bir kitap alip bitirmeyi planliyorum.. adaylar arasinda son ikiye kalanlar knut hamsun - aclik ve yevgeni zamyatin - biz... hangisi dersiniz? Bu ikisi disinda tavsiye varsa da alirim bi dal.
Su an havalimanindayim ve ucagim saat 22:00'da.. D&R'a dalip 150-200 sayfalik bir kitap alip bitirmeyi planliyorum.. adaylar arasinda son ikiye kalanlar knut hamsun - aclik ve yevgeni zamyatin - biz... hangisi dersiniz? Bu ikisi disinda tavsiye varsa da alirim bi dal.
0
mesudiyeli mesut
(13.06.17)
Açlık muazzam bir kitap.
0
angelus
(13.06.17)
"biz" öyle 5-6 saatte okunmaması gereken bi kitap bence. o yüzden hem yağ gibi akıp gitmesi hem de süper bir kitap olması nedeniyle ben de açlık diyorum.

umarım uçakta yemek veriyorlardır, isteyeceksin çünkü :(
0
der meister
(13.06.17)
grangenin bir romanı olabilir polisiye
0
basond
(13.06.17)
Biz kesinlikle
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(13.06.17)
Sadece konut hamsun açlık' ini okuduğum için kıyas yapamayacağım . çok ovuyolar knut hamsunu ama beklentini yuksek tutma
0
opitseri
(13.06.17)
Biz
0
monty python
(13.06.17)
biz daha rahat okunur ama açlık daha iyi bir kitap
0
cemallamec
(13.06.17)
Ben de aclik diyorum, okurken yasayacaksiniz resmen, pisman olmazsiniz.
0
yuzır
(13.06.17)
açlık'ı okumadım. biz'in türkçesi zor okunuyor bence, olayları kafamda canlandırmak çok zor olmuştu kısa kısa cümlelerden dolayı.
0
g7mor
(13.06.17)
(3)

NBA maci izlemelik internet

elon
Sabaha karsi 4'te NBA Final serisi 5. (ve buyuk ihtimalle son) maci var. Yeni eve tasindim, internetim yok. Gidip evinde izleyebilecegim arkadasim da yok. Evimde tv veya kablo-uydu falan da yok.Ben bu maci nasil izlerim??Faturasiz Avea'nin sinirsiz mobil internet paketi falan var mi? Ya da akliniza
Sabaha karsi 4'te NBA Final serisi 5. (ve buyuk ihtimalle son) maci var. Yeni eve tasindim, internetim yok. Gidip evinde izleyebilecegim arkadasim da yok. Evimde tv veya kablo-uydu falan da yok.

Ben bu maci nasil izlerim??

Faturasiz Avea'nin sinirsiz mobil internet paketi falan var mi? Ya da akliniza baska bir cozum geliyor mu? :(
0
elon
(12.06.17)
büyük şehirdeysen 24 saat açık internet kafe bul derim. ben de yurt internetim dandik olduğu için koca bir ay her gece kafede izlemiştim nhl maçlarını. biraz masraflı oluyor ama değiyor bence, bayağı eğlenceli oluyor.
0
der meister
(12.06.17)
ttnetin ramazan hediyesi var 10 gb hediye. onunla izleyebilirsin 4 6 arasi olan kismi.
SAHUR yazıp 5555’e kalan kisim icin de molalarda kapatwrak 100 mb falan internet yeter.
0
partizan
(12.06.17)
Komşudan şifreyi isteyiver. Hd link atarım :D
0
glamdr1ng
(12.06.17)
(1)

İnternet yavaş mı?

denizsabun
İnternetim baya yavaş. Depremden sonra yavaşladı herhalde anlık dedim ama hala tamamen normale dönmedi. Sizde normal mi?
İnternetim baya yavaş. Depremden sonra yavaşladı herhalde anlık dedim ama hala tamamen normale dönmedi. Sizde normal mi?
0
denizsabun
(12.06.17)
genel olarak iyi ama arada sapıtıyor bugün. deprem olduğunda bayağı yavaşlamıştı.
0
der meister
(12.06.17)
(8)

depremli soru

yuvarlanantencereninkapagi
gökyüzünün rengi orda da garip mi? ülkenin bilimum yerlerinde yılanlar meydana çıkmış sanırım. böyle şeyler sizi de korkutmuyor mu?
gökyüzünün rengi orda da garip mi? ülkenin bilimum yerlerinde yılanlar meydana çıkmış sanırım. böyle şeyler sizi de korkutmuyor mu?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.06.17)
kocaeli'deyim, burada her şey normal. ben yanlış hatırlamıyorsam eğer şöyle bir şey okumuştum: deniyordu ki, istanbul'u çok büyük bir deprem vuracak. bu bilimsel bir gerçek, fay hareketleriyle açıklanabilecek bir şey. AMA küçük depremlerle fay hattının enerjisi azalabilir. ne kadar doğrudur bilmiyorum, okuduğum bu anlama mı geliyordu ondan da emin değilim ama eklemek istedim. eğer böyle bir şey varsa bence bu deprem korkutmak yerine rahatlatmalı insanları.
0
der meister
(12.06.17)
İzmirde hava resmen sepya.
0
veritaslibertas
(12.06.17)
havayı bilmiyorum da burada hayvanlar tuhaf sesler çıkarıyor. benim evham kaynaklı odaklanmamdan da olabilir.
0
kislar gecmez beresiz
(12.06.17)
Manisanın steplerinde gökyüzü turuncuydu güneş batarken.
0
[GODDARD]
(12.06.17)
Beni şu an korkutmuyor çünkü İstanbul'da zaten her an her şey olabilir. Kuzey Anadolu ile Batı Anadolu Fay hattının karakterleri farklı. Kuzey Anadolu Fay hattında öncül deprem olabilir de olmayabilir de, ortada hiçbir şey yokken 9 şiddetinde deprem de olabilir. Ancak Batı Anadolu fay hattında öncül depremler oluyor, en net örneği geçmişte Dinar Depreminde olmuş. Bir kaç gün öncesinde küçük depremler ile başlıyor ve şiddeti en son artarak vurucu deprem ortaya çıkabiliyor. Bu fay hattının karakteristik özelliği bu, İzmir'de yaşasam her sarsıntıya korkardım dolasıyla ama en azından kurtulma şansım da yükselirdi burada tamamen şansa yaşar durumdayız. Geçen haftalarda da bu bölgede sürekli depremler oluyordu yanlış hatırlamıyorsam.
0
neferkitty
(12.06.17)
Izmir'deyim hic bi halt yok.
0
rayde
(12.06.17)
Yılanlar edirnede de çıkmış. Gokyuzu rengine birazdan bakıcam ama genel olarak korkuyorum.
0
turk kizi
(12.06.17)
hayır. hurafelere inanmıyorum.
0
Apocalypse
(13.06.17)
(23)

Anne/baba olmak

Selektivite
Çocuk sahibi olmak istiyor musunuz?Olmak istemiyorsanız, yakınlarınızla bunu paylaştığınızda tepkileri nasıl oluyor?Çocuk sahibi olmak istemediğimi söylediğimde, hiç mi olmak istemiyorsun? genç yaşta mı olmak istemiyorsun? vs. gibi sorularla karşılaşıyorum. Bir kadın anne olmak istediğini söylediğin
Çocuk sahibi olmak istiyor musunuz?
Olmak istemiyorsanız, yakınlarınızla bunu paylaştığınızda tepkileri nasıl oluyor?


Çocuk sahibi olmak istemediğimi söylediğimde, hiç mi olmak istemiyorsun? genç yaşta mı olmak istemiyorsun? vs. gibi sorularla karşılaşıyorum. Bir kadın anne olmak istediğini söylediğinde herkes olumlu karşılarken neden olmak istemediğini söylediğinde bu kadar anormal karşılanıyor,mutlaka olması gereken bir şeymiş gibi davranıyorlar?
Çevremde her türlü görüşe sahip olan insan var. Hepsi ortak bir paydada buluşuyor, "çocuk sahibi olmak başka bir şey, mutluluk kaynağı. Mutlaka anne-baba olmalısın. "
Benim kaçırdığım bir ayrıntı var da farkında mı değilim?
0
Selektivite
(12.06.17)
Bana da aynı şeyleri söylüyorlar ki ben öyle kesin bir şekilde karşı değilim.
Maddi olarak çok iyi bir durumda olmam gerek çocuk istemem için, eğitim masraflarını karşılayabilecek en azından bir ev alabilecek durumda olmam gerekir diyorum.
Etrafımda kimse böyle düşünmüyor, kendine zor bakan insanlar çocuk yapıp duruyor ve bunun çok güzel bir duygu olduğunu söylüyor tamam annelik güzeldir de o çocuğu böyle sıkıntılar çekeceği bir hayata getirmek haksızlık değil mi?
Ve çok büyük bir sorumluluk beni biraz da korkutan bu.
0
mutekebbir
(12.06.17)
İstiyorum.

Bir sağlık sorunun var mı yok mu diye merak ediyor olabilirler. Üremek, canlıların ortak özelliklerinden biri. Böylesine bir temel bir şeyin insanların dikkatini çekmesi çok normal. Çocukları herkes sevmeyebilir ama çocuk bir yatırımdır aslında. Dünya için, ülke için bir şanstır. Anne ve baba için de bir şanstır. Çocuk olunca yalnız kalmazsın. İki yaşındaki bebek bile yalnız kalmanı engeller. Çocuklar büyüyünce ailelerine destek olurlar. Yaşlandıkları zaman bakacak kimsesi olmayan bir sürü insan var. Bunlar basit gibi görünüyor ama hepsi hayatın gerçekleri.
0
dissendium
(12.06.17)
Ben de istemiyorum hiç. Hatta bağlatmayı bile düşündüm ne varsa. Yakınlarımda herkes karsı çıkıyor. Sevecek birini buldugumda isteyecegımı düşünüyor. Halbuki böyle değil. Zaten kimse için cocuk yapmam.Hele bir erkek için asla. Bir kadın olarak maddi ve manevi gücüm yeterliyse çocuk düşünürüm ancak. Ne yazık kı erkekler genelde yaparken olayın içinde olmaya bayılıyorlar,sonrası foss.Sorumluluklar hep kadınların üzerinde. Boşanmış bir sürü tanıdıgım var, hepsi zor durumda. Yeni ilişkilerini de baya etkiliyor çocuk olayı.
Gelecekte cocuk sahibi oldugum kişiden ayrılırsam daha sonra bu yüzden sıkıntı da çekmek istemiyorum. Çocuga harcayacagıım parayı,gezilere yatırmak tercihim.Fikrim de yüzde bin beş yüz değişmicek
0
maria puder
(12.06.17)
bu soru daha 1000 sene falan sorulacak sanırım. çocuk sahibi olmak istemeyen ve "neden istemiyorsun" diyenleri anlamayan kadın... yahu istemiyorsanız istemiyorsunuzdur, bırakın ne düşünüyorlarsa düşünsünler. istemiyorum diye kestirip atacaksınız.

ben kararsızım. çocuk süper bir şey bence ama korkunç büyük bir sorumluluk. gözüm yemez gibi geliyor.
0
der meister
(12.06.17)
İnsanın en temel içgüdüsü üremektir. Sen bu en temel içgüdüye karşı çıkıyorsan tuhaf karşılanmanı tuhaf karşılamaman lazım. O kadar üst insanım ki varoluş amacımı bırakıp çocuk sahibi olmak istemiyorum diyenlere gülüyorum ben mesela.
0
devilred
(12.06.17)
çocuk sahibi olmak, anne olmak istiyorum.
ama mutluluk kaynağı olduğu için değil.
mutlu olmak için çocuk yapmak, dünyada yapılabilecek en büyük yanlışlardan biri.
ve insanlar bunu sürekli yapmaya devam ederek, çocuklarına da yazık ediyorlar.
0
blatta hiberna
(12.06.17)
ben istiyorum ilerde bir gun. su an icin kendimi ebeveyn olacak kadar birikimli biri olarak gormuyorum, daha cok kendimle ilgilenmeliyim simdilik. ayrica belirli sartlarin da olusmasi gerek.


istemeyene de neden istemiyorsun demem; sorumluluk istemiyordur, kendini yeterli gormuyordur, her ne kadar klise de olsa dunyanin bir 40 sene sonraki halini gozunde canlandiramiyordur vs vs.

cocuk istemiyorum diyene sasirmak sadece bizim milletimize ozgu bir sey degil ama, alismak gerek.
0
fraise
(12.06.17)
Ben erkegim. Istemiyorum cocuk. Madden ve manen hele su sartlarda su ulkede istemedigim bir sorumluluk. Benim o cocuga karsi sorumluluklarim var. Nasi hayatini madden ve manen garanti edebileceksin. Ne kazaniyorsun. Nerede yasiyorsun. Sen baba olma nitelginde misin. Hayir.
0
brad pitt
(12.06.17)
@mutekebbir Sadece küçüklüğümden beri anne olayım, bebeklerimle ilgileneyim gibi bir düşüncem olmadı hiç. Çocukları seviyorum ama bana ait olmadıkları sürece. Bu konuda çok haklısınız, miniklerin hiç suçu yok, gelecekleri için yeterli koşullar sağlanmadan çocuk sahibi olmak büyük bencillik ve haksızlık.
@dissendium sağlık sorunu olayını düşünmemiştim. Siz de olumlu taraftan bakmışsınız konuya. Her çocuk bir yetişkine dönüştüğünde ailesine destek olmuyor, tamamen bireysel bir hayat yaşamak isteyenler de oluyor.
@maria puder Bana da gerçekten doğru kişiyle karşılaştığımda isteyeceğimi söylüyorlar. Siz de gerekli koşullar sağlandığında çocuk düşünüyorsunuz anlaşılan.
@der meister ben bu konuda netim zaten ama gerçekten kaçırdığım bir şey olmasını istemiyorum. O yüzden farklı görüşlere ihtiyacım var. Çocuk isteyen herkesin gerekçeleri hemen hemen aynı gibi, o yüzden bir de burada yorumları almak istedim.
@devilred fikirlerinize saygı duymakla beraber, üst insanlık gibi bir iddiam olmadığını belirtmek isterim.
@blatta hiberna siz bilinçli bir anne olacaksınız,buna inanıyorum.
@vegas, @fraise @brad pitt gerekli şartlar sağlandığında bu fikre olumlu bakıyorsunuz.
0
🌸Selektivite
(12.06.17)
İstemiyorum. Ya ne gerek var ayak bağına falan? Annem torun göremez diye üzülür en fazla, kimsenin ne diyeceğimi de s. değil zaten. Çok isteyen kendisi +1 yapsın benim yerime.
0
doxanikee
(12.06.17)
Hayir sartlar saglandiginda olumlu bakmiyorum. Zaten o sartlarin saglanmasi da mumkun degil ki. Ben istemiyorum her seyden bagimsiz. Sahsen ben istemiyorum.
0
brad pitt
(12.06.17)
O kadar üst insanım ki varoluş amacımı bırakıp çocuk sahibi olmak istemiyorum.
Ülke, ekonomi, dünya kalabalığı falan gibi bir sürü rasyonelleştirme yapabilirim ama yok, çoğalmak yönünde bir istek yok bende.
0
kobuzchu kiz
(12.06.17)
anne baba olmak konusuna çok fazla anlam yüklendiğini düşünüyorum. ozellikle ebeveyn olmak istemeyenler bu konuyu gereksiz fazla onemsiyorlar. Çocuk dünyaya getirmek istememek gayet doğal. Evrimsel açıdan üremek bundan daha doğal.
Ben hayata zevkler ve deneyimler çerçevesinden baktığım için doğurmak ve o hissi tatmak isterim.
Bu dünyaya çocuk mu getirilir, zaten nüfus çok fazla doğal kaynaklar tükeniyor vb. bahaneleri garip buluyorum. çünkü devasa petrol sirketleri dunyayi mahvederken bunu cocuk dogurmayak protesta etmeyi mantikli bulmuyorum. maksimum 50 sene sonra artık bu dünyada olmayacağım için çok da umrumda değil. senin çocuğun sana benim çocuğum bana.
0
betsy
(12.06.17)
Çocukları oldum olası sevmedim. Hiç sevimli bulmadım. Bana göre çocuklar gürültücü ve bencil canlılar. Sana bağımlılar ve çok büyük bir çoğunluğu nankör oluyor.

Anne baba isen elini kolunu bağlıyorlar. Yapmak istediğin hiçbir şeyi yapamıyorsun, tüm hayatını çocuklarının istek ve ihtiyaçlarına göre şekillendirmek zorundasın. Uyku saati, mama saati, okul saati, zırt saati pırt saati... Atacağın her adımda ona ne olacak diye düşünmek zorundasın. Hasta olur mu? Yaygarayı basar mı? Çocuğu kime bıraksam? Arkadaşlarla kahve içmeye gitsem başına bir şey gelir mi?

Çoğu çocuklu kadın uzun bir banyo yapmayı bile özlemiş. Eşleri sağ olsun çocukları ile çok ilgililer(!)

Kısacası çocuk Türk toplumunda bir kadın için hayatının bir anda 180 derece değişmesi demek. Ve en acısı da bütün gençliğini bu çocuk için feda ettiğinde onun da kendi kanatlarıyla uçup gitmesi. Çoğu bir teşekkür bile etmez. Nankörlük eder.

Çocuk yatırım değildir, peki kabül ancak bu şekilde bir canlı için tüm ömrünü feda etmek bana çok korkunç görünüyor. Hatta hayattaki en büyük korkum çocuk sahibi olmak diyebilirim. Benim tek istediğim sessizlik ve huzur. Ayrıca başına buyruk bir yaşam. Kimse bana bağımlı olmasın, ben de kimseye olmayayım istiyorum ama insanlar rahat bırakmıyorlar. Tavşan gibi ürüyorlar ve senden de aynısını bekliyorlar.

Ben artık insanlara kendimi açıklamaya uğraşmıyorum. Çocuk sahibi olma bahsi açılınca sessiz kalıyorum, yorum yapmıyorum çünkü nedenlerimi her seferinde sayacak takatim yok. Saysam bile anlamazlar, uzaylı görmüş gibi bakarlar. Sana da aynısını tavsiye ederim.
0
i m cool with that
(12.06.17)
10 dk sevisiyorsun cocuk oluyor. Asil amac cocuksa 3 dk.da da halledilirken anne baba olmaya bu kadar anlam nasil yukleniyor merak ediyorum. Bir de kadin calisiyor erkek calisiyor cocugu hftasonlari goruyorlar. Daha da kotusu erkek calisiyor kadin tun gun evde ve hayati cocuk bakmakla geciyor. Cocuk da zaten mahalle mektebine godiyor 15 yasinda McDonalds ve benzerlerinde calisiyor. Aptal bir bolum okuyor. Kendine topluma bir faydasi olmuyor. Boyle kitleler yetisiyor. Yani daha ne cocuk isteyesin. Cok israr eden olursa soyle onlar bakacaksa evlat edinebilirsin. Zaten 2 cocugun varsa 3.yu isterler. 3 varsa 4.yu...
0
Traveller
(12.06.17)
Kararim degismicek, hic bir kosulda cocuk istemiyorum.Yazimdan bu cikmasi lazimdi:)Bir cok anne pisman ayrica.
0
maria puder
(12.06.17)
istemiyorum, mantıklı gelmiyor mevcut şartlarda. hormonlarım da kabarmadı, ''baba ol baba ol'' demiyor :)

maddi olarak iyi olmak lazım, iyi çevrede iyi bir eğitimle yetiştirmek lazım vs vs. ki bunlar olsa bile çocuk yapıp ayak bağı neden edineyim ki kendime diye düşünüyorum. üreme içgüdüm yok be ciddi ciddi :)
0
soft
(12.06.17)
Ayrı ayrı cevap yazamadıklarım da dahil, görüşleriniz için teşekkür ederim (:
0
🌸Selektivite
(12.06.17)
anne baba olmak evet mutluluklarin en güzelidir. hele dogum anina sahit olmak ermek icin yeterlidir. ömründe bu tecrübenin kiyisindan bile gecmemis insanlarin agiz dolusu laflar etmesi onlar adina üzücü. ki cogu günün birinde o laflari tek tek yutacaklar.

bence yasami anlamli kilan sey, ister senin geninden olsun, ister baskasinin geninden(evlatlik) bir cocugu yetistirip, iyi bir insan yapmak.

elbette bilincli, anne ve babanin birbirlerine destek olarak, bol bol okuyup, destek alarak anne baba olmak cok önemli.
0
ingenieur und musiker
(12.06.17)
Çocuk sahibi olmak istemiyorum. Bir kaç kez aile, arkadaş ya da başka ortamlarda konusu açılıp bunu söylediğimde sanki çok garip bir şey söylemişim gibi "aaa nasıl istemezsin, olur mu öyle şey" falan diyorlar. sanki herkes default olarak çocuk yapma isteğiyle yanıp tutuşmalıymış gibi düşünüyor insanlar genelde. yok evlenince istersin, yok ilerde fikrin değişir vs diyerek ikna etmeye çalışıyorlar bir de. hormonlar ya da başka bir sebeple fikrimin değişeceğini pek zannetmiyorum.

zaten çocuk sahibi olanlar da, bilinçsiz bir şekilde çocuğun geleceğini hiç düşünmeden tamamen bencil amaçlarla çocuk sahibi oluyor genelde. ilerde bana baksın, canımız sıkılmasın, evde ses olsun vs. çok saçma bence, çocuk sahibi olunduğunda ona iyi bir gelecek sağlayıp onu en iyi şekilde yetiştirmek gerekir. ilerde o çocuğun kendi ayrı hayatı olacak, belki başka bir ülkede yaşayacak ve yaşlanınca bakılmayı bırak göremeyeceksin bile.
0
nesenbilneben
(12.06.17)
Hiç kimse sizin hayatına karışamaz. Zorla sizi anne-baba yapacakları yok.

Ancak erkekler ve kadınlar için en ideal anne-baba olma yaşı 25-30 yaşları arası. Bundan sonra da tabii ki anne-baba olunabilir, ancak pek çok açıdan işler zorlaşıyor. İnsanlar da muhtemelen kendi tecrübelerinden faydalanarak, sonradan kararınızı değiştirirseniz, sizin için zor olur diye uyarıyor.

İyi düşünülmesi gereken bir karar bu. Yine de istemem derseniz kim ne diyebilir...


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.06.17)
Kendim ve sevgilim gibi birini yetiştirmek istiyorum aslında. Ne bileyim doğa seven hayvan seven duyarlı insanların sayısını arttırabilsem keşke diyorum.

Ama bu ülkede çocuğum olsun istemiyorum. Bir kere onu devlet okuluna gönderemem, liseye hatta üniversiteye kadar iyi eğitim alabileceği bir okula gönderebilecek maddi seviyeye ulaşmadan zaten düşünemem. Ulaşsam, oğlumun askerlik yapmasını istemem. Kızımın her gün benim gibi taciz korkusuyla yaşamasını istemem.

Amaan... imkanlar el verse isterim evet. Ama bilmiyorum Altan bilemiyorum
0
mutlusismankedi2015
(13.06.17)
Kadınım ve en azından şimdilik çocuk istemiyorum. 'Belki bir gün ister miyim ki' diye düşünüyorum ama gerçekten hiç ama hiç içimden gelmiyor. Hatta bununla ilgili kaç yıl önce 'Şu çocuk ve nesli devam ettirme geni nerede' benzeri bir duyuru açmışlığım da var. Yok, gelmiyor içimden. Hani, 'Çocuklar ne güzel'ci bir doğam da yok, çocukları sevmiyorum hiç, sevimli bulamıyorum. 25 yaş civarına kadar 'Neden sevemiyorum' diye çok üzülüyordum. Bebek fotoğrafları bana sevimli değil, çoğunlukla çirkin geliyor. Bebek kokusundan da hoşlaşmıyorum. Bir iki arkadaş çocuğu istisnası var ama onun dışında çocuk görünce mutlu olmuyorum, hatta huzursuz, gergin oluyorum. Üniversitedeki en yakın iki arkadaşım deli gibi çocuk seven ve bir yerde oturduğumuzda çocukla konuşan, onlarla oynayan insanlardı. Ben bir oynamaya çalışırdım, iki zorlardım, sonra puflayıp yerime otururdum ve çok da üzülürdüm 'Neden sevemiyorum. Onlar nesini seviyor' diye. Sonra kendimi kabul ettim artık, n'apayım. Resmi olarak çocukları sevmediğimi ilan ettim. Kedi-köpek sevmeyen bir insan için ortamda kedi-köpek olması ne ise, benim için de çevre civardaki çocuk öyle. Bu aşırı sakin, içine kapanık, inek ve büyümüş de küçülmüş gibi çocukları seviyorum ama; onlarla konuşup anlaşabiliyorum. Onun dışında anaçlığa sarılmaya çok çalıştım, olmuyor, bulunamıyor bünyede.

Buna 'Böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum', 'Ay benden sonra Fetret Devri mi olacak' gibi kalıplar veya bahaneler de bulabilirim, ki çok kolay. Sorumluluk ya da dünyanın hali değil derdim, sorumluluğunu da alabilirim. Sorumluluk almak göbek adım. İstememeyi her türlü mantığa yatırabilirim ama hepsinin ötesinde, içimden gelmiyor. Hamilelik sürecini de yaşamak istemiyorum zaten. Zevk almak için sevişeyim ama korunayım ben; libidoyu inkar etmiyorum sonuçta. Demek ki bir yerden bir üreme isteği var ama çok da üremek istemiyorum galiba. Türümüzü devam ettirmek çok da umrumda değil. Türümüzü çok seviyorum, benim insan arkadaşlarım da var; yine de o devam ettirme içgüdüsünü keşfedemedim henüz. İnsanın soyunun kuruyacak olması içimde bir his oluşturmuyor. Düşünmek değil, doğurudan hissetmekten bahsediyorum ve üzmüyor, sevindirmiyor, mutsuz etmiyor, içimde kocaman bir 'Eeeee? Yani?' oluşturuyor. O içgüdü içimden bir yerlerde ise de kazdım kazdım, çıkmadı. Sağlam derindeymiş. Doğal seleksiyonla elenecek genlerim ve bu da kötü hissettirmiyor. 'İyiymiş' diyorum. Ben hayatta olmadıktan sonra genlerimin hayatta olması çok da fifi geliyor. Çocukta can bulacağıma veya onun varlığıyla varoluşumu sürdüreceğime düz insan olarak inanmıyorum. Bir de zaten bir nihai amaca da inanmıyorum, rassallığa ve tesadüflere inanıyorum.

10 seneye ne olur bilmiyorum. 20 yaşındayken 'İleride fikrin değişir' dediler, değişmedi. Şimdi de 'Kendi çocuğun olursa seversin' diyorlar. Kuzenim 41 yaşında doğurdu çocuğunu ve doğumundan üç gün öncesinde bile hala 'Ben bu çocuğu isteyip istemediğimden emin değilim' diye ağlıyordu, doğurduktan sonra sevmenin ötesinde taptı. Yine de 'Şimdi var olduğu için canımdan ötem, kendimden değerlim ama hiç olmamış olsa, o dönem hamile kalmamış olsam şimdi istemezdim' diyor. Bilmiyorum, belki ben de öyle olurum. Çocuk istemiyorum ama bir gün çocuk istemeyi istiyorum. Geç kalırsam da evlatlık olur ama istemesem de olmaz sanırım. Zaman gösterecek. Şundan 2-3 yıl önce de evlenmek istemiyordum, belki hepsinin sırası vardır. Kısmet.

Ha, bir tek o bebekte sevgilinin bir parçasının olması fikri güzel geliyor. Sevgiliden bir parçanın içeride olması mutluluk veriyor. Bir kadın kalbinin üstünden bir yerden derisini kesip içine sevgilisinin saçını dikmişti 'İçimde onun bir parçası olsun' diye. Böyle bir psikopatlığa gerek yok ama sevgilinin etinden, kemiğinden bir şeyin bedenin içinde olması huzur ve mutluluk verici.
0
aychovsky
(13.06.17)
(2)

Lviv den Kiev'e ulaşım

basond
için hangi yolu tercih edersiniz?Gece vip yataklı(özel odalı) tren mi? 140 tl, 8 saat kadar sürüyor Gece 23:00 de çıkıp sabah 06:00 gibi varıyor.Yoksa uçak mı? 350 tl, 1 saat kadar sürüyor sabah 11:15 kalkış 12:25 iniş.sizce hangisi? Yada alternatif seçenek sunanlara da hayır demem.
için hangi yolu tercih edersiniz?
Gece vip yataklı(özel odalı) tren mi? 140 tl, 8 saat kadar sürüyor Gece 23:00 de çıkıp sabah 06:00 gibi varıyor.

Yoksa uçak mı? 350 tl, 1 saat kadar sürüyor sabah 11:15 kalkış 12:25 iniş.

sizce hangisi?
Yada alternatif seçenek sunanlara da hayır demem.
0
basond
(12.06.17)
bu ikisi ise direk tren..daha ucuz daha güzel tecrübe.
0
qazaqwsx
(12.06.17)
sadece iki seçenek varsa kesinlikle tren, düşünmem bile. yok alternatif olabilir dersen,

bilet varsa eğer üçüncü sınıf vagonda alt yatağı tercih ederim, 20 lira bile yok. üst yatağı sevmiyorum, maymun gibi oradan oraya zıpla hoş olmuyor. sen evli adamsın, paran da vardır, o yüzden özel odalı tren daha iyi. hem rahatsız eden olmaz, hem çok güzel bir deneyim olur hem de konaklama parasından yırtmış olursunuz. ama yalnız olacaksan kesinlikle ikinci-üçüncü sınıf. hem neredeyse beleş hem de ortam acayip güzel oluyor. hiç öyle tehlikeli falan değil, üçüncü sınıf diye gözün korkmasın. aksine daha güvenli geliyor bana, her şey meydanda olduğu için kimse sorun çıkarmaya cesaret edemiyor.

intercity trenleri de var ayrıca, daha geçen gün haziran sonu için 48 liraya aldık biz arkadaşla. 6'da lviv'den çıkıyor 11'de kiev'de. o da olabilir.

çufçuf bileti için booking.uz.gov.ua/en/ adresine bakabilirsin, acentaya falan para verme hiç boşuna. buradan kartla alabiliyorsun.

bu vesileyle yapmamış olanlara da önereyim: allahınız varsa ukrayna'da kışın trene binin. bileti önceden alırsanız 50 liraya ülkenin bir ucundan diğerine gidersiniz tıngır mıngır. böyle güzel, böyle şirin, böyle ucuz bir deneyim yok. ben hiçbi şey için değilse trene binmek için para buldukça ukrayna'ya gitmeye çalışıyorum. lanet olsun bizim ülkemizde gelişmedi bi türlü şu zıkkım. ulan tren bee. kışın trene binin ve viktor tsoy başkan uyuyanlara iyi uykular der iken karlı çatıları izleyerek hüzünlenin, allah beeee,

www.youtube.com
0
der meister
(12.06.17)
(11)

Aslında bu hayatta sadece bir kez...

qazaqwsx
Merhaba,Bu hayatta aslında sadece bir sefer gerçekten aşık oluyoruz değil mi?İlk ve aklı başında yaşanan aşktan (yani öğreneğin 10 yaşındayken, 25 yaşındaki komşu kızına/oğlanına olan platonik aşktan bahsetmiyorum) sonra eğer biterse diğerlerinde sanki başka kriterler duygular amaçlar işin içine gi
Merhaba,

Bu hayatta aslında sadece bir sefer gerçekten aşık oluyoruz değil mi?

İlk ve aklı başında yaşanan aşktan (yani öğreneğin 10 yaşındayken, 25 yaşındaki komşu kızına/oğlanına olan platonik aşktan bahsetmiyorum) sonra eğer biterse diğerlerinde sanki başka kriterler duygular amaçlar işin içine giriyor.

O saflık, salaklık, saçma garip ama samimi haller bir daha sanki o ilki gibi olmuyor ya da olmayacakmış gibi..

evet baya klasik bir soru oldu ama böyle sanki bilmiyorum.. Tecrübeleriniz?
0
qazaqwsx
(12.06.17)
aşk her zaman aşktır.
bir kere falan da olmuyor.

şıpsevdi bir insan olmamama rağmen, 31 yaşındayım ve birden fazla kez aşık oldum.

sanırım her yaşta tadı farklı.
ama birbiriyle karşılaştırılabilir olmuyor genelde.
0
blatta hiberna
(12.06.17)
bence bir kez aşık olmuyoruz ama ilki daha farklı geliyor. çoğu şeyde böyle aslında. ilk deneyim en özeli ve ilginci olur ama en iyisi midir, en güzeli midir dersen orası tartışılır. ben de 2-3 ay öncesine kadar "bi kez aşık oldum bi daha olmam herhalde" diyodum. oldum. aşık mıyım? öyleyim evet. 17 yaşındaki gibi mi? yoo değil. daha farklı oluyor. sonuç olarak karşında farklı bir insan var. sen değişiyorsun, büyüyorsun. kafa yapın değişiyor. karşındaki insanla yaşadıkların, ilişkinin geişimi, hayata bakışın vs. farklılaşıyor. yani aşk diye tanımladığın şey de seninle birlikte farklılaşıyor. insanlar genelde "aşk" dedikleri ilk şeyi yaşayacaklarını düşünüyor her seferinde. yaşamadıklarında da "hmm demek ki bi kez aşık olunuyo" diyolar. yani en azından ben böyle değerlendiriyorum. bence aşık olunur birden fazla kez. neden olunmasın yav.
0
der meister
(12.06.17)
Ben de senin gibi düşünüyorum. Belki bir kere değil daha sonra da aşık olunabilir ama o saflık o koşulsuz aşk bir daha yaşanmaz. Çünkü değişiyorsun sen de o eski sen değilsin karşındakinden bağımsız olarak.
0
pastörizesüt
(12.06.17)
"Belki bir kere değil daha sonra da aşık olunabilir ama o saflık o koşulsuz aşk bir daha yaşanmaz. "

pastorize +1
0
MaNOfTheYear
(12.06.17)
Bir kere olmuyoruz aslinda. Ama yalan soylenip darbe yedikce bir daha ayni saflikla kimseyi sevemiyorsunuz, ne kadar sevgisinden delirseniz de yuzde yuz guvenemiyorsunuz. Bi daha gelmeyen sizden aldiklari saflik yani, ask degil.
0
lallala
(12.06.17)
O saflik/kosulsuz aska inanmiyorum. Saflik dediginiz nedir? Cinsellik olmamasi mi? Yoksa kiskandirmaya calismak, trip atmak vb seylerin olmamasi mi? Eger ikincisiyse her iliskide bunlar yasanmiyor. CinselliksiZlikten bahsediyorsaniz da garip geldi, birbirlerini guzel tamamladiklarini, aska ekledigini dusunuyorum cunku. Ya da gizli gizli bulusmak mi? Ona adrenalin filan deniyor, baska aktivitelerle de o duyguya ulasabiliriz.

Birden cok asik oluruz, birinde guzellige asik olup otekinde zekaya vuruluruz.

Neyse bu konuda hic romantik degilim, ya da cok mu okuzum bilmiyorum ama farkli dusundugum kesin.
0
kuehles blondes
(12.06.17)
blatta hiberna + 1
Her yaşta oluyor ve her yaşta liseli aşık gibi de olunabiliyor. Şartlara bağlı.
0
aychovsky
(12.06.17)
@kuehles dediklerinin hiç biri değil. Saflık derken kastettiğim çocuksu bir şekilde her şeyi o kişinin önüne koyman, her anını onla geçirmek istemen, beraber sonsuza kadar mutlu yaşayacağından aşırı derecede emin olman, kötü hiç bir özelliğini görmemen gibi şeyler. Bütün haftasonumuzu beraber geçirdiğimiz halde aynı yurda gelip odalarımıza çıkınca şu an yanında değilim diye ağladığımı bilirim. Bunun gibi bir duyguyu bir daha asla yaşayacağımı düşünmüyorum.
Bünün dışında zaman geçip olgunlaştıkça ve deneyim edindikçe ilişkiden, sevgiliden beklentiler oluşuyor. Kriter de diyebiliriz buna. Mesela şu an tanıştığım bi insanı aklımdaki birkaç özelliğe göre filtreden geçiririm bunlara uyuyorsa tanımaya çalışırım. Bu şekilde de o şekilde koşulsuz şartsız bir aşk olmasını bekleyemezsin.
0
pastörizesüt
(12.06.17)
@kuehles safliktan kastim, en azindan benimki su: hani sevgilinize tamamen kendinizi acarsiniz, hicbir oyuna girmezsiniz ya, sonra bakarsiniz her tur stratejiye sahip biri almis parmaginda oynatiyor, iste o an safligin gittigi andir. Siz kosulsuz guvenirsiniz cunku hic aldatilmamissinizdir, rol yapmazsiniz cunku size hic yalan soylenmemistir. Peki bir dahaki iliskinde bunlari sorguluyor muyum? Evet. Cunku tecrube dedigimiz nasil yediginiz kaziklarin toplamiysa iliski dedigimiz de bir nevi ustunluk savasi. Ha bunu ogrenmemis olmayi ister miydim, evet. Belki baska turlu bitse iliskiler o guvenme hissi kaybolmayabilirdi ama insanlar elimdeki dursun dedikce oyle olmuyor maalesef.
0
lallala
(12.06.17)
Her yaşta aşık olabilirsiniz. İlk aşkınızın daha saf, daha coşkulu daha yoğun olduğunu düşünmenizin sebebi, o dönemde salgılanan hormon seviyeleriniz. İlk aşık olduğunuzu düşündüğünüz zamanlar, genelde ergenlik dönemine denk gelir. Bu dönemde de vücudunuz, tam olarak bir hormon denizinde yüzer ve hayatınızın hiçbir döneminde de bu ölçekte bir hormon salgılaması olmaz. Dolayısıyla bu dönemde yaşadıklarınızı çok farklı olarak hissedersiniz.

Hayatınızın başka dönemlerinde de, bu sefer edindiğiniz tecrübe, hayat algısı ve entellektüel birikimin etkisiyle aşkı başka bir tatta hissedersiniz. Bu dönemde hissettiğinizi de ergenlikte hissetmenizin imkanı yoktur aslında. Her ikisi de (belki üçü ya da dördü) birbiriyle kıyaslanamaz. Kıyaslanmamalı da.

Nasıl ki beraber olduğumuz tüm kadın ya da erkekler birbirinden farklı kişilerse, farklı tepkileri, farklı karakterleri, farklı sevme biçimleri varsa, aşık olma dönemleri de kendi içinde birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmeli. Biri, buz gibi bir karpuzu yarıp, kaşıkla suyunu üstümüze başımıza akıta akıta, kana kana yemekse, diğeri şık bir restoranda rafine lezzetlerin birbirine karıştığı özenle hazırlanmış bir yemeği yemek. İkisini de birbirine tercih etmek zorunda değiliz. İkisi de güzel, ikisi de lezzetli.
0
thracia
(13.06.17)
Ben de senin gibi düşünüyordum ama 9 yıl aradan sonra yine köpek gibi aşık oldum. Saflık maflık o kadarını bilemeyeceğim. Ben eski saf, masum ben değilim. Şimdi daha bilinçliyim ama aşkın tadı böyle de güzel. Aşk her şekilde güzel.
0
i m cool with that
(13.06.17)
(17)

Muhafazakar yerlerdeki memleketiyle övünme zki

ya ben lan neyse
erzurum ve trabzon gözlemlediklerim. bu arada eskişehirliyim ve hiç böyle şeyler hatırlamıyorum.ama erzurumlu ve trabzonlu adam buralı olmakla inanılmaz övünüyor.sizce de böyle mi? böyleyse neden?
erzurum ve trabzon gözlemlediklerim. bu arada eskişehirliyim ve hiç böyle şeyler hatırlamıyorum.

ama erzurumlu ve trabzonlu adam buralı olmakla inanılmaz övünüyor.

sizce de böyle mi? böyleyse neden?
0
ya ben lan neyse
(12.06.17)
egelilerde ve trakyalılarda da var bu, muhafazakarlıkla alakası olduğunu sanmıyorum. gerçi onlar da kendilerince muhafazakarlar baktığın zaman. niye böyle olduğu konusunda fikrim yok, bakkalda istediğim dondurma var mıdır diye düşünüyorum. daha kompleks mevzuları sosyologlar incelesin.
0
der meister
(12.06.17)
sivaslılarda da var. kendi içlerinde hallediyorlar her şeyi, diğer memleketteki insanlara "yabancı" gözüyle bakıyorlar. ondan olabilir.
0
dedimmidemedimmi
(12.06.17)
@dedimmidemedimmi +1

ülkenin çoğu şehrinde bu var.
0
kosteklisaat
(12.06.17)
Birader eskişehirin övünülecek bir tarafı yok neyiyle övüneceksin zaten skdkskf.
0
apolitikherif
(12.06.17)
övünmesin mi yani? bunun için bir neden veya sebep olmak zorunda değil. içinden gelmiş yaşıyor duygularını sana ne, bana ne, kime ne?
0
odiyus
(12.06.17)
Birçok sehir icin var ki boyle bir şey. Izmirde en uç seviyededir mesela. Muhafazakar yerler diye bariz bir durum yok bence.
0
aquarium
(12.06.17)
valla ne kadar eskişehirli tanıdıysam, hepsi Eskişehir şöyle güzeli böyle modern kafasında, hep bir reklam, övünme durumu.

Yani sorunuz baştan fail. Böyle insanlar her yerde var. Geçiniz efendim.
0
cursor
(12.06.17)
@cursor: yahu beni nerden nereye getirdiniz. eskişehir'le övünmüyorum ama kusura bakmayın türkiye'nin en yaşanılır 3 şehrinden biridir her zaman.
0
🌸ya ben lan neyse
(12.06.17)
yani kendinizin de özetlediği üzere, insanlar sevdikleri yeri, çoğunlukla da evlerini överler. İster öyle, ister böyle. Herkes için aynı. bir yere çekiştirmeye, etmeye gerek yok, gözünüze batmasına da gerek yok. Yöntemler farklı olabilir ama aynı durum.
0
cursor
(12.06.17)
betonuyla övünüyorsa çomar, ağacıyla övünüyorsa candır benim için.
0
hasmetizm 2046
(12.06.17)
ben aslında duyuruyu açarken bu tip insanlardan şikayet etmedim. ama açık söyleyeyim hoşlanmıyorum. hele ki hiçbir haltı olmayan şehirlerle övünmeden...

ve türkiye'de -benim gözlemlediğim- birbirini en çok kayıran, birbirine en çok torpil geçen halk erzurumlular. gidin atatürk üniversite'sinde biri öldüğü zaman yapılan duyuruları okuyun. ölen kişinin bilmem kaç tane akrabası çıkıyor aynı kurumdan... işte bunlar hep memleketiyle övünen adamlardan çıkıyor.

ayrıca soruyorum: türkiye'de kendi sınırı dışında en çok memleketlisi olan illerin vatandaşlarının bu övünme takıntısı yüksek illerden olması nasıl bir çelişkidir?
0
🌸ya ben lan neyse
(12.06.17)
adam demek ki mutlu, kendini olduğu gibi kabul etmiş sevmiş. bırak öyle kalsın; memnun olmasa, beğenmese başka yer mi tavsiye edecen.
0
for day to break
(12.06.17)
muhafazakarlık değil, kasabalı ruhundan kaynaklanıyor.

izmir, trabzon, rize, erzurum gibi yerlerde çok ön plana çıkıyor. övünecek daha önemli bir şeye sahip olamamak ve istanbul'da yaşayamama/istanbullu olamama ezikliği gibi tuhaf nedenleri var.
0
nathanieltroy
(12.06.17)
"istanbul'da yaşayamama/istanbullu olamama ezikliği varmış." bi yaşıma daha girdim.
0
for day to break
(12.06.17)
insan doğası deyip sıyrılsak mı? çünkü yurtdışında da gayet örnekleri mevcut. eziklik falan denmiş de ben bi tür refleks olarak görüyorum. övünen kişi de bir şekilde biliyor hani yaşayabileceği çok daha iyi yerler olduğunu ancak kendisini oraya ait hissediyor, orada doğmuş büyümüş ya da orada yaşamaktan başka şansı yoktur, bu yüzden kendince aidiyet hissetme zorunluluğu hissediyordur ya da bir grubun içerisinde olmak içini rahatlatıyordur. birçok sebep bulunabilir bunu tetikleyen ve gayet yaygın bir davranış. ben aynı şekilde olan kadıköylü de beşiktaşlı da gördüm mesela. onlar da bağcılar'da yaşayamadığı için mi eziklik hissediyor?

bi de nedense rapçiler falan çok yapar bunu...
0
soso
(12.06.17)
der meister +1

mesela izmirli olduğu ve orada yaşadığı için evrenin en süper, en gelişmiş, en muhteşem, en harika, en insancıl, en yenilikçi, en şahane yerinde yaşadığına inanan, içindekilerin de öyle olduğunu sanan izmirli arkadaşlar var. bu beni kahkahaya boğuyor. oysa dışarıdan bakıldığında hiç de öyle değil, alelade bir yer.

aynı şey diğer şehirleri/memleketi gereksiz övenler için de geçerli.
0
m e b
(12.06.17)
Muhafazakar değil, ülkenin en çağdaş, en özgür en gelişmiş toprakları olduğumuz için Trakyalı'lar olarak her yerde gururla övündük,övünürüz,övüneceğiz.
0
ugrcn
(12.06.17)
(10)

Deprem Çantanız Var mı?

fragile lady
Hazır şiddetli bir deprem olmuşken konuyu derinleştirelim. Deprem çantanız var mı? Depremden korkuyor musunuz? Şiddetli bir deprem anında ne yapacağınızı hiç düşündünüz mü?edit: Ege Denizi'nde 6.3 şiddetinde deprem oldu.
Hazır şiddetli bir deprem olmuşken konuyu derinleştirelim. Deprem çantanız var mı? Depremden korkuyor musunuz? Şiddetli bir deprem anında ne yapacağınızı hiç düşündünüz mü?

edit: Ege Denizi'nde 6.3 şiddetinde deprem oldu.
0
fragile lady
(12.06.17)
HAYIR, BEN KENDİM DEPREM ÇANTASIYIM..... ;) ;)

deprem çantam yok. gölcüklüyüm, haliyle depremden it gibi korkuyorum. şiddetli bir deprem anında ne yapacağımı hiç düşünmedim çünkü çok şükür ki artık istanbul'da yaşamıyorum. bildiğim kadarıyla ankara büyük deprem riski olan bir yer değil. ha gittiğim bir yerde depreme yakalanırsam da direkt ölürüm yani ne yapayım. depremde ne yapılması gerektiği konusunda temel bilgim var sadece, o kadar. onu da deprem anında unuturum zaten. ilkokulda aşı olmamak için birinci kattan atlamış adamım, deprem anında soğukkanlılık mı koruyacağım bir de ohoo.
0
der meister
(12.06.17)
Evde var ama ofiste yok:( Ofise de koymak lazım.

Depremden korkuyorum tabii ki. Şiddetli deprem anında ne yapacağımı düşündüm ama biraz önce hissettiğim depremde bile bayağı korktum. Şiddetli depremde panik olup sakinliğimi koruyamamaktan korkuyorum:/
0
peggy
(12.06.17)
Yok ama olusturucam,korktum.
0
maria puder
(12.06.17)
yoktu olusturmamaya devam :(
0
charlotte blanc
(12.06.17)
var ama o kadar doldurduk ki eşek ölüsü gibi.kullanışsız oldu.
düzenlemek ve tasınabilir hale getirmek lazım sanırım.
0
demoniclewinsky
(12.06.17)
yok ama ben korktugum zaman donup kalan bir insan oldugum icin o kadar siddetli bir deprem yasasam ya yerimden kipirdayamam, bina yikilacaksa yikilir ya da o an butun dusunceler aklimdan uctugu icin cantayi almayi filan unuturum. yine de yapmak lazim. belki arabaya koymak daha mantikli olur.


iyi ki istanbul'da degildim bu depremde, en buyuk fobilerimden biri deprem zira.
0
fraise
(12.06.17)
evde 1-2 yildir var. cok tikistirmadim her seyi. deprem anini ve gocuk altinda kalirsam o birkac gunu kurtarsam yeter. yok hijyenik ped, yok kulot, yok tenturduyot vs. hic gerek yok.

su, ufak bir tatli, duduk, fener.
bir de caki ve emergency blanket

korkuyorum ama odum kopmuyor.

dusundum, evde isem kosarak sokaga cikicam. duz giris evdeyim zaten.
0
jimicik
(12.06.17)
yok, hayır, ölürüm herhalde

kitleniyorum ben. çantayı alacağım da kaç kat aşağı ineceğim de...tost olurum.
0
passion rules the game
(12.06.17)
hayır. bu depremde house of cards izliyordum. yerimden kalkmadım bile. yeni binada oturup da depremden korkmak çok saçma geliyor bana.
0
catch the arrow
(12.06.17)
deprem çantam yok acil durum çantam var. zombi saldırısı olur, beklenmedik durumlar olur, deprem olur outdoor gezilerim olur o tarz yerlere giderken aldığım içerisinde gerekli acil durum toolları olan bir ufak kozmetik çantam var.
0
kurnaz
(12.06.17)
(11)

Sosyal medyada ilişki paylaşımı için ne düşünüyorsunuz?

megerse
Sürekli ilişkisiyle ilgili bir şey paylaşanlar, birbirlerine sürekli yorum yapanlar, her dakikasını gösterenler ve tam tersi hiçbir paylaşımda bulunmayanlar, ilişkisi olduğunu bile anlayamadığınız kişiler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sürekli ilişkisiyle ilgili bir şey paylaşanlar, birbirlerine sürekli yorum yapanlar, her dakikasını gösterenler ve tam tersi hiçbir paylaşımda bulunmayanlar, ilişkisi olduğunu bile anlayamadığınız kişiler hakkında ne düşünüyorsunuz?
0
megerse
(12.06.17)
yaptıkları paylaşımlar kendilerini bağlar diye düşünüyorum ama hiç paylaşım yapmayan; sevgilisi olup olmadığını anlamadığım kişilere sürekli sevgilisini gözüme sokan kişilerden daha sıcağım. şov sevmem.
0
evde liyakat kalmamis
(12.06.17)
Her dakikayı göstermek gereksiz evet ama beraber fotoğraf atmak normal.
0
gazozailacatmauzmani
(12.06.17)
bir arkadaşım 4 aylık ilişkisi boyunca sürekli story'e ve instagram'a sevgilisiyle beraber çekildiği fotoğrafları paylaşıyordu. tabii anormal bir şekilde neredeyse her gün paylaşım yaptığı için çok gözüme batıyordu. terk edildikten sonra 1 hafta boyunca story'de atarlı giderli aşk sözleri ve geceleri slow şarkılar paylaştı. aradan 2 hafta geçtikten sonra sürekli güldüğü, ''ben eğleniyorum haaa'' modunda fotoğraflarını paylaşmaya başladı. uzun uğraşlar sonucu aradan 1.5 ay geçtikten sonra başka birini buldu. şu an film başa sarıldı.
gelelim ne düşündüğüme.
başkası adına utanmanın zirvesini yaşıyorum ve çok çok eğleniyorum. insanların sıkıcı rutin hayatlarını ve ilişkilerini, böylesine bir istekle, tüm detaylarıyla paylaşılmaya değer görmeleri hoşuma gidiyor. benim gibi düşünen 1-2 arkadaşımla bazen toplandığımızda açıp eğleniyoruz. 2. sınıf amerikan sitcomları izlemekten daha eğlenceli bir aktivite tavsiye ederim.
0
steve rogers
(12.06.17)
Bence çok itici bir şey ama sevgili olmanın gerekliliği gibi. Benim de 7 aylık bir ilişkim var. Kendisiyle fotoğraf atmadım ama deliriyor resmen. En son benden utanıyor musun neden saklıyorsun beni herkesten dedi de gönlü olsun diye story e attım. Arkadaş çevrem de aynı şekilde yaptığımı çok saçma buluyor. Sevgilim olduğu belli olmalıymış. Sevgili bul fotoğraf koy ayrılınca sil sonra bir daha başkasıyla koy bir daha sil rutini çok komik.
0
jazzabel
(12.06.17)
Birakiniz yapsinlar diye dusunuyorum.
0
stavro
(12.06.17)
paylaşımda bulunmamak anormal bana göre.
yani sürekli vıcık vıcık olmak zorunda değil insanlar elbette, ama bir insanın profiline baktığınızda, sevgilisinin kim olduğunu görmek için dakikalarca dolaşıyorsanız, bu doğru değil.

yeri gelir geyik yaparsın, yeri gelir sırnaşırsın, fotoğraflar paylaşırsın vs.
ama "ortalıkta" olmak önemli bence.

zaten ilişkide sürekli diyalog olmalı.
sosyal medya da sürekli bulunulan mecralardan biri olduğu için sosyal medyadaki diyalogun zayıflığı, normalde de bir mesafe, soğukluk ya da en azından bir eksiklik anlamına gelir bence.
ki sosyal medyada çok aktif değilim, instagramım bile yok.
ona rağmen böyle düşünüyorum.

insanların ilişkileriyle ilgili yaptıkları paylaşımlardan da rahatsız olmam, tam tersine bazı fotoğraflara falan bayılıyorum.
aşık insan görmenin nesi rahatsız edici olabilir ki?
tabii gösteriş için yapılınca biraz gülünç olabilir, o ayrı.
0
blatta hiberna
(12.06.17)
laçkalaşmadığı müddetçe fitim ama allahın her günü de paylaşım yapılmaz ki ya. bir şeyleri kimselere ispatlamak zorunda değilsiniz. ama ne yazık ki laçkalaşıyor.

bu durumla ilgili en güzel karikatürü de paylaşayım.

2.bp.blogspot.com
0
blue eyes white dragon
(12.06.17)
ben uçan sineğe bile "ÖYLE UÇULUR MU İTOVLİT" diye bağırıp kızabilecek kadar uyuz bir herifim. gelgelelim sosyal medya hesaplarına yapılan bu eleştirileri anlamlandıramıyorum. abi komik ve eğreti geliyor olabilir ama sonuçta onun kişisel hesabı o. ne paylaşmak istiyorsa, ne paylaşınca iyi hissedecekse onu paylaşır. ben de ulusa sesleniyorum bazen facebook'ta. 150 arkadaşım bile yok ama "neden komünizme ihtiyacımız var" deyip altı kitaplık yazı yazıyorum. beğenmeyen "sie oç" diye yorum yazıyor, kimisi gönderilerimi engelliyor yani olması gereken bu değil mi?

ben de ilişkisini, çocuğunu vs. insanların gözüne sokanları biraz dingil ve çiğ buluyorum ama sonuç olarak bu onların hesabı ve onlar böyle yapmak istiyor. sevmiyorsam gönderilerini görmemeyi tercih ediyorum, bana ne.
0
der meister
(12.06.17)
Hicbir paylasimda bulunmayan insan ozwlini sakliypr filan degil yeni akternatifler pesindedir. Evdeki sevgili beklesin ama kizlar beni bekar sansin. Ha bunlarin amsalak olup senelerce kiz arkadaslarimla prensip geregi fotograf cektirmiyorum deyip sizden ayrilmadan bulduklariyla boy boy fotograflari olup boy boy paylasan serefsiz modelleri de vardir, bakarsiniz cektirmeyen adam instagramina bile koyar olmus bunlari. Koymayan adam o yuzden privacy diye gelmesşn bana, ortamlarda bekar takiliyordur, baska da bir amaci yoktur.
0
lallala
(12.06.17)
Sosyal medyadan ilişkimle ilgili hiçbir şey paylaşmıyorum. Sevmediğimden değil, sakladığımdan değil, alternatifleri yolarım. Facebook'un benim için o kadar "kişisel" de değil. Linkedin'in gevşeği gibi. Patronuma söylemeyeceğim veya göstermeyeceğim bir şeyi Facebook'ta yayınlamam. Her türlü iş arkadaşım ve akrabam ekli ve resmi bir şey olmadığı sürece paylaşmam. Ha sevgiliyi eklerim, beğenirim ve laf atarım duruma göre, sadece arkadaşlara açık olsa ya da yakın aileye açık olsa yine gösteririm ama 10 yılda iki kere gördüğüm hala, idare amiri Necati Bey, eski ve yeni öğrenciler, eski ve yeni patronlar, vb'ye karşı özel hayatımı açmak istemiyorum. Ha evlensem "Evlendim" derim, ötesinde yine paylaşacağımı düşünmüyorum, taş çatlasın bir iki foto olur. 10 yıl olmuştur herhalde hesabı açalı, hesabı açtığımda birlikre olduğum kişi ile yıllar yıllar süren bir beraberliğim de oldu. İlişki durumunu değiştirmedim ya da fotoğrafımızı koymadım hiç. Şimdi de koymuyorum. Zaten ilgili yakın çevre kiminle ilişkide olduğunu biliyor. İlgisiz yakın çevre de her şeyimi bilmeyiversin. Instagram'ım yok zaten.

Sürekli sevgili ile paylaşımlar yapan kişi hakkında da bir şey düşünmüyorum. Arada güzel fotoğraf görürsem beğenirim.
0
aychovsky
(12.06.17)
Yine aycho+1 (Aycho evlenelim mi?)
Ek olarak, sürekli çok aşığız çok mutluyuz çok geziyoruz çok gülüyoruz ÇOK AŞIĞIZ DEMİŞ MİYDİM diye gözümüze sokanların gerçekten mutlu olduklarına inanasım gelmiyor, IRL eksiklerini sosyal medyada kapatmaya çalışıyorlar sanki.
Ha arada eşinin doğum günü için çok tatlı not yazıp kutlayan, ara sıra bir tatil fotoğrafı, bir eğlence fotoğrafı koyan çiftler var. Onlar benim canım. <3
0
kobuzchu kiz
(12.06.17)
(6)

Pasaport hemen veriliyor mu?

nothing in my way
Pasaport çıkarmaya karar verdim de. Randevu için gittiğimizde hemen alabiliyor muyuz yoksa bir süre sonra mı?
Pasaport çıkarmaya karar verdim de. Randevu için gittiğimizde hemen alabiliyor muyuz yoksa bir süre sonra mı?
0
nothing in my way
(11.06.17)
Hemen alamıyorsunuz. İlgili emniyet şubesinde işlemleri tamamladıktan sonra, en geç bir hafta (genelde 3-4 gün içinde) içinde eve postayla gönderiyorlar.
0
agluna
(11.06.17)
1 hafta sonra eve geliyor.
0
Lim5
(11.06.17)
ankara'dan postalıyorlar
0
nrmnm
(11.06.17)
tam 1 haftada geldi bana
0
gazozailacatmauzmani
(11.06.17)
randevu, pasaport başvuru işlemi için. istenen belgeler var, randevuya onları götürüyorsun. parmak izi falan alıyorlar. sonra vereceğin adrese postalıyorlar pasaportu. genelde 3-7 gün arasında gelir ama 2012'de bir ara pasaport krizi olmuştu sanırım ihale yüzünden, gafayı yemiş idik milletçe. zor zamanlardı.
0
der meister
(11.06.17)
(bkz: etken ve edilgen fiil arasındaki farklar)


bir hafta sonra çıkartıp evine yolluyorlar. sen çıkaramazsın.
0
illegalstar
(11.06.17)
(12)

Çölde Geçen Film, Roman

yeteramadenedimherseyi
Biraz garip bi istek ama bana çölde geçen film, roman vb. önerebilir misiniz?
Biraz garip bi istek ama bana çölde geçen film, roman vb. önerebilir misiniz?
0
yeteramadenedimherseyi
(11.06.17)
Çölde Çay, İngiliz Hasta.
0
devilred
(11.06.17)
tatar colu. harika bir roman.
0
der meister
(11.06.17)
The Flight of the Phoenix (1965)
0
burya
(11.06.17)
Bab Aziz
0
harvey
(11.06.17)
Çölü tek başına geçen robyn davidson hakkında bir film vardı. Desert woman diye aratabilirsin. Tracks galiba.
0
puc
(11.06.17)
çöl işaretçileri
0
lesmiserables
(11.06.17)
Sibiryada bir toplama kampından kaçıp 5 bin kilometre falan yürüyen mahkumları anlatan güzel bir film vardı.tek hatırladığım ed harris ya da peter weir oynuyordu.

Bir de o havada the grey diye bir film var.
0
a r a m i s
(11.06.17)
aramisin dediği film şu;

www.imdb.com


www.imdb.com
0
elorelia
(11.06.17)
Hidalgo
0
ofelia
(11.06.17)
Lawrence of arabia bence colde geciyor baya
0
kuehles blondes
(11.06.17)
Boris Vian- Pekinde Sonbahar
0
entel dantel seyleri seven kiz
(11.06.17)
Paris texas
0
halitkin
(11.06.17)
(3)

Ukraynada 15 gün

tavish11
boyunca sıkılır mıyım? Lviv'den giriş yapıp Lviv-Kiev-Kharkiv şeklinde olacak.1 Ağustos Lviv giriş15 Ağustos Kharkiv çıkışAmacım ucuza yemek yemek, içki içmek ve gezmek. Gece hayatım yok.
boyunca sıkılır mıyım? Lviv'den giriş yapıp Lviv-Kiev-Kharkiv şeklinde olacak.


1 Ağustos Lviv giriş
15 Ağustos Kharkiv çıkış


Amacım ucuza yemek yemek, içki içmek ve gezmek. Gece hayatım yok.
0
tavish11
(11.06.17)
muhtemelen sikilirsin, uc sehirde toplamda 15 gun gezmelik yer yok. ukrayna'nin tasini topragini seviyorsan sikilmazsin ama, ben imkanim olsa iki ay kalirim.
0
der meister
(11.06.17)
der meister uzmanıdır ama şaşırdım dediğine. ben olsam sıkılmazdım sanırım.
0
runagain
(11.06.17)
der meister vallahi ben de şaşırdım ama dönüşü yok. artık biletleri aldım. 15 gün kalacağım.

internetten biraz araştırdım. her gün bir kafeye veya restauranta gidip takılsam zaman geçer. zaten yanıma laptopu da götüreceğim. ben istanbulda kalsam yine aynı parayı yiyorum. en azından bi farklılık olur.
0
🌸tavish11
(11.06.17)
(13)

saltbae deki "bae" nedir?

ya ben lan neyse
bu adamın birleşik arap emirliklerinde restoranı var diye değil sanırım? ulan o kadar entry girilmiş bir tane açıklama yok.
bu adamın birleşik arap emirliklerinde restoranı var diye değil sanırım? ulan o kadar entry girilmiş bir tane açıklama yok.
0
ya ben lan neyse
(11.06.17)
bae - before anyone else - herkesten once gelen

nasi acikliyim bilemedim ama o yaptigi el isaretiinin ona ait oldugu gibi bisi. restoranla alakasi yok
0
allanpoe
(11.06.17)
youtu.be eheh babe'nin kısaltması.
0
giselle
(11.06.17)
Before anyone else. Yani ilk yapan kişi.
0
shenergy
(11.06.17)
before anyone else'in anlamı ilk yapan değil ya bence. çünkü bae diye aşkitom, bebeğim vs anlamında kullanılıyo ingilizce'de günlük hayatta. işte herkesten önce sen varsın anlamında. oradaki bae de bu anlamda.

edit: açıkçası ben de bunu hep babe'den vs geldi diye düşünüyorum der meister gibi ama ekşide before anything else falan demişler o yüzden belki bu anlamda kullanılıyordur sevgililer arasında diye yazdım ama babe gibi anlamı olma ihtimali daha yüksek
0
nundu
(11.06.17)
ya bence burada nundu'nun soyledigi anlamda kullanilmis. tuz sevgilisi gibisinden. ben bae'nin before anyone else anlaminda kullanimina hic rastlamadim. ote yandan babe anlamindaki bu interlek ortamlarinda cok sik kullaniliyor.
0
der meister
(11.06.17)
Bence salt orda fiil tuzla bebeğim gibi düşünüyorum ben hep.
0
giselle
(11.06.17)
pharrell in bir şarkısı vardı come and get it bae die. bae bebek anlamında kullanılıyor oradan alınmış bir şey. tuz bebeği gibi bir şey çıkıyor. nusret amerikalı bi pr ajansıyla çalışıyor ve şarkıdan çıkan ve çok tutan bae kelimesini bu harekete yapıştırmışlar, daha kolay akıllarda kalsın diye. yani her şey ayarlanmış düşünülmüş pr çalışması
0
oscar
(11.06.17)
Baby'nin kısaltması babe, babe'in de daha kısaltılmışı bae. Baby ile aynı anlamda yani. Sadece kadınlar için değil, erkeklerden için de kullanılıyor. Türkçe karşılığı fıstık denebilir. Saltbae de "Tuz ile bir şeyler yapan fıstık" anlamına geliyor az çok.
0
aychovsky
(11.06.17)
Bae'nin babe'nin kısaltılmışı olduğunu hiç sanmıyorum. En azından günümüz sosyal medyasında 'before anyone else' anlamında kullanılıyor ki nusretin durumunda da saltbae 'tuz her şeyden önce gelir' anlamında kullanılıyor ki bunu da kendisinin meşhur hareketi ve tuza düşkünlüğüyle anlayabiliyoruz zaten.
0
cherokee rose
(11.06.17)
yanlıştan dönmek büyüklüktür :) iyice araştırdım ve yukarı da dediğim gibi baby den gelmiyor diye bir şey de buldum. ki oray epin doğrusunu biliyorur diye düşünüyorum.

www.haberturk.com
0
oscar
(11.06.17)
baby yahu, nasıl sanmıyorsunuz? tüm dünya için bu, baby demek...

1. www.urbandictionary.com

2. en.oxforddictionaries.com

neden "before anyone else" olmadığı da şurada: www.bustle.com
0
507
(11.06.17)
Before anyone Else +1
0
Fusha
(11.06.17)
Lütfen element uydurmayın. Bae baby/ babe'in yılışık kullanılışı. İlk bir takım ergen grubu, ne bileyim kardeşyancılar tarafından kullanıldı sonra günlük dile oturdu. Yok before anyone else filan zorlama bir tanım. Böyle diyen ecnebi de var ama siz bakmayın onlara. Hele hele ilk yapan anlamında kullanılıyor demek doğru değil. Oldu olacak bilimsel bir terim, canlıların sınıflandırılmasında kullanılıyor deyin :D

Aychovsky, 507 +1
0
air
(11.06.17)
(13)

Yeni moderatörler

himmet dayi
Yeni moderatatörler kendilerini ispatlamak için biraz abartıyorlar mı sizce de?Biri soru sormuş. Soru açık değil. Haliyle bu durumu netleştirmek için soruyu soran adama soru ile cevap veriyorum ve bu cevabım silinmiş. Daha önce de benzer durumda silinmişti. Hatta cevabı yazdıktan 30 saniye geçmeden
Yeni moderatatörler kendilerini ispatlamak için biraz abartıyorlar mı sizce de?

Biri soru sormuş. Soru açık değil. Haliyle bu durumu netleştirmek için soruyu soran adama soru ile cevap veriyorum ve bu cevabım silinmiş. Daha önce de benzer durumda silinmişti. Hatta cevabı yazdıktan 30 saniye geçmeden silinmişti. Aldırış etmemiştim. Ama bu kez biraz abartıldığını düşünüyorum.

Soru: ilk cümle.
0
himmet dayi
(10.06.17)
bana da biraz sıkılaşmış gibi geldi yönetim ama benim açımdan sorun yok, sildikleri tüm cevaplarım silinebilir türdendi. hoşuma gitti bile diyebilirim. vur moderasyon vur.
0
der meister
(10.06.17)
bence hepsi harika iş çıkartıyor.
0
doxanikee
(10.06.17)
valla herkes yapmış mıdır bilmiyorum ama tüm kuralları okumuştum önceden. Yani kuralları biliyorum. Ocak-2012'den beri de burada binlerce soruya cevap vermişimdir. Elbette birçok cevabım silindi. Silinmeyi hak edenler silinince elbette ben de doğru buluyorum ama sorulan soruyu daha iyi anlamak için soruyla verilen yanıt niye silinir anlamıyorum.

edit: soruyu ve verdiğim cevabı da özet olarak ekleyeyim. belki de ben soruyu doğru anlamadım bilemiyorum.

soru: istanbul metro civarında berber önerir misiniz

cevabım: hangi metro?
0
🌸himmet dayi
(10.06.17)
Gayet güzel gidiyor dandik cevaplar görmüyorum.
0
gozu acik sevisen yahudi
(10.06.17)
Her moderatör yapıyor onu. Benzer bir şeye değinmek istiyorum yeri gelmişken:

Yazacaklarım sebebiyle diş bileyecekler olabilir ama ben en çok üstten bir tavırla mesaj attıklarında sinir oluyorum. İspiyon yapmışım, “artık bunları silmiyoruz, başkaları da ispiyonlamış zaten aynısını, boşa uğraştıyorsunuz, bir daha ispiyonlama” alt metnini sezdiğim bir mesaj alıyorum. E sistem değiştirdiyseniz bunu bütün millete bildirin, kimse boşuna ispiyon yapmasın, siz de rahat edin. Eminim tek tek mesaj atmaktan çok daha verimli ve samimi olacaktır.
0
devilred
(10.06.17)
Moderatörlerle ilgili genel bir yorumum yok ama bence de cevabinizin silinmesi gereksiz olmus. Duyurular altında soruyla ilgili karsilikli diyalog, soru cevap şeklinde bir suru yazişma mevcutken soruyu acikliga kavusturmak icin yazilmis olan bu metro sorusunun silinmesi pek dogru gelmedi bana da.
0
aquarium
(10.06.17)
"Cevap" içeren cevapları bile "iki kişi arası diyalog" diye silenleri türemiş bunların. Bundan sonra kimseye hoşuna gitmeyecek türden cevaplar yazmayın, kontrol mekanizması ölmüş zira.
0
devilred
(11.06.17)
aynı cevabımı 2 dakika arayla 2 kere silen oluşuma tekrar teşekkür edeyim bu arada. seviyeyi hiç bozmadan devam ediyorlar. seviliyorsunuz.
0
doxanikee
(11.06.17)
geldikleri gün haksiz ve gereksiz yere cekilmis gayfeyi ucurmalariyla biraz degil epey abarttiklarini düsünüyorum.
0
pilav
(12.06.17)
benim de tertemiz sicilim yeni modların gelmesiyle kirlendi...

Çok hevesliler belli ki, heveslerini alsınlar biraz ne yapalım.

abartıyorlar.
0
qazaqwsx
(12.06.17)
ilk görev günlerinde bi cevabımı silmişler, noluyo lan demeye kalmadan cevap geri gelmişti. dün de aylar öncesinin soru cevaplarına dadanmışlar, bi kaç kişi aramızda konuştuk, gayet soruya cevap şeyleri silmişler falan. ilk heves biraz böyle olacak galiba, bakalım. daha temiz bi duyuru çogzel ama biraz daha dikkat lazım belli ki.
0
manuel mandalina
(12.06.17)
ne buldularsa soruya cevap değil diye siliyolar. aşırı heyecanlı miniminibirler gibiler. muhtemelen bu soruyu da silerler.
0
elorelia
(12.06.17)
beni de neşterlediler de heyecanlarına verdim ses etmedim.

yıllardır duyurudayım az çok soru sorup cevaplamışımdır. son değişiklikten sonra silinen cevap sayım bir miktar arttı.

buluttan nem kapıyorlar ama zamanla onlar da normale dönerler.
0
eeb
(12.06.17)
(4)

Niye türkçe'de "on yıl" için bir kelime yok?

air
Şöyle ki; 365 gün için "bir yıl" ve yüz yıl içinse "asır" kelimesi var. Hatta Türkçe olmasa bile 'bin yıl' için Türkçeleştirilmiş bir kelime olan milenyum var ancak '10 yıl'ı karşılayan herhangi bir kelime yok. İngilizce'de 'decade', Almancada 'das Jahrzehnt' var ama Türkçe'de bir karşılık yok.Ek. K
Şöyle ki; 365 gün için "bir yıl" ve yüz yıl içinse "asır" kelimesi var. Hatta Türkçe olmasa bile 'bin yıl' için Türkçeleştirilmiş bir kelime olan milenyum var ancak '10 yıl'ı karşılayan herhangi bir kelime yok. İngilizce'de 'decade', Almancada 'das Jahrzehnt' var ama Türkçe'de bir karşılık yok.

Ek. Kontrol ettim şimdi; Fransızca'da "la décennie", Arapça'da "eaqad", İbranice'de de bir karşılık var ama okuyamadım.

Türkçenin en çok etkilendiği dillerde dahi on yıl için bir karşılık varken türkçe'de olmaması çok ilgimi çemti.
0
air
(10.06.17)
e "onyıl" de abi? onyıllar boyunca mesela? olmaz mı öyle? yani dil kullanımı ne kadar esnetilebilir, hangi noktada "gtünden kelime uydurma lan" denebilir bilmiyorum ama bence onyıl gayet kullanılabilir tıpkı yüzyıl gibi. hatta ben bunu gördüm diye de hatırlıyorum ama emin değilim.
0
der meister
(10.06.17)
ingilizce'dekinin latince'yle deca-(10)'la ilgisi var gibi geldi. direkt ingilizce olmayabilir. onyıl aynı şey değil tabii ki, ingizce'de de ten years var, dekat var. birleşik yazınca ayrı bir kelime olmuyor.
0
doxanikee
(10.06.17)
Niye yok? Niye var ? Soruları herhangi bir dil için en saçma sorulardır.
0
Fusha
(10.06.17)
Özgün bir çeviri yapacaksam on yıl kullanırım. Gelenekçi bir çeviri yapacaksam dekat. Kelime zihinde varsa dilde de vardır, sadece bir farkında değilizdir bence
0
fallopian
(10.06.17)
(12)

Bu mucizeye inanalım mı?

devilred
Arif’in Manchester’a attığı golü ararken buralara kadar gelmişim:http://www.aztecfoodchia.co/?ref=-gundemde-irem.coİnanalım mı bu mucizeye? Düşüncelerinizi ve bildiklerinizi alayım.
Arif’in Manchester’a attığı golü ararken buralara kadar gelmişim:


www.aztecfoodchia.co

İnanalım mı bu mucizeye? Düşüncelerinizi ve bildiklerinizi alayım.
0
devilred
(10.06.17)
şimdi merak edip baktım. protein, kalsiyum, antioksidan, omega-3 ve lif açısından zengin; beslenme için güzel. ama zayıflamaya etkisi kanıtlanmış değil(sadece 2 çalışma varmış).
0
doxanikee
(10.06.17)
Kadının yüzünden üç kağıtçılık akıyor.
0
bass solo take one
(10.06.17)
mantık şu sanırım bu ilaçtaki: birşey yiyeceksin ve o seni çok uzun süre tok tutacak. böylece uzun süre hiçbir şey yemeyeceksin ve zayıflayacaksın.
anladığım kadarıyla vücuda alındıktan sonra kat kat şişerek mideyi dolduruyor. ya da yanlış anladım bilemiyorum. ama gönderdiğin linkte bu yazıyor. mantıken, ne kadar sağlıklı geliyor kulağa? bazı maddeler yönünden de zengin olduğu mecbur vurgulanacak.

klasik bir dönemin modası. para tuzağı başka bir şey değil. yağ yakmak için çok daha basit şeyler var. yediklerimize dikkat etmek ve hareket etmek. spor yapmak, yürümek, yüzmek, belki koşmak, ağırlık kaldırmak vs.

bu tarz ürünlerle yapılan zayıflamalar sağlıklı olmuyor vücut içi.n
0
mahone
(10.06.17)
link bile bağırıyor "açmayın sizi kandırıcam" diye :(
0
baba jo
(10.06.17)
Mucize dediği şeylerin aynısını yeşil mercimek de yapıyor, o kadar da mucize değil aslında.
0
angelus
(10.06.17)
buna ne kadar inanıyorsan, o kadar inan derim,

(nsfw falan olabilir)

galeri.uludagsozluk.com
0
der meister
(10.06.17)
Hayır hayır :( kullanmayın böyle şeyleri, 1 ay sonra hastanelere düşersiniz.
Herbalife vs. hepsinin sonu aynı oldu.
Ambalajlı gıda tüketmemek en güzel diyet.
0
megalomaniac
(10.06.17)
her sene bu aylarda mevsimin olgunlaşmış kerizlerini silkelemek için böyle siteler ortaya çıkar.
0
filteria
(10.06.17)
bacim, tembel olup fit kalmak diye birsey yok. boyle seylerle kafa yormayin.
0
e haliyle
(10.06.17)
Yahu siteyi gördüm, bu aralar bitkinin adını sıkça duyuyorum ve merak ettim. Kullanmak gibi bir niyetim yok, kullanacağım fikri üzerinden yorum yapmayın rica ediyorum.
0
🌸devilred
(10.06.17)
inanma
0
ya ben lan neyse
(10.06.17)
Yağı %40 azaltıyor Apalachian Üniversitesi onayladı dediği makalenin direkt başlığı bile aksini söylüyor. Adi sahtekarlar.

www.ncbi.nlm.nih.gov

Kilo vermeye yardımcı olduğu kanıtlanmış ve şu an bu amaçla kullanılabilen 2 tane ilaç var. Metformin ve Orlistat. Onlar da belli şartlarda kullanılıyorlar, herkeste işe yaramıyor.

Eskiden Sibutramin vardı, bir sürü insan öldü. Karaciğerleri iflas etti. O nedenle piyasadan çekildi. Artık kesinlikle yasak. Taylan Kümeli'nin de çokça önerdiğini ve ününün buradan geldiğini okumuştum. Piyasada bitkisel denilen çoğu zayıflama ürününde var. Toplatılıyor ama yine bir yerlerden çıkıyorlar. Bunun da içinde vardır, asla yeme. A101'e arada geliyor, yiyeceksen market chia'sı ye.
0
Lim5
(11.06.17)
(19)

malının zekatını veren zenginler

bana her yer cehennem
var mı böyle zenginler gerçekten mesela koç veya sabancı (en bilinen zenginler olduğu için örnek verdim)aileleri mallarının 40 da 1 inin zekat olarak veriyor mudur ?türkiye de veya dünyada var mı böyle zengin olup gerçekten zekatını tam verenler.bence yok. araştırmadım ama olmadığına inanıyorum. siz
var mı böyle zenginler gerçekten
mesela koç veya sabancı (en bilinen zenginler olduğu için örnek verdim)
aileleri mallarının 40 da 1 inin zekat olarak veriyor mudur ?

türkiye de veya dünyada var mı böyle zengin olup gerçekten zekatını tam verenler.

bence yok. araştırmadım ama olmadığına inanıyorum.

siz ne düşünüyorsunuz ?

mesela arap multi milyonerler veya brunei sultanı. bunlar müslüman geçiniyor ama ya gerçekten ?
0
bana her yer cehennem
(10.06.17)
sence var mı :)
0
birdposing
(10.06.17)
aileden biri olmadığımız için hiçbir zaman bilemeyeceğiz bu sorunun cevabını. o aileden biri olsak zaten şu an bu satırları yazıyor olmazdık değil mi?
0
blue eyes white dragon
(10.06.17)
Sabancı zenginliğinde değiliz ama maddi durumu çok iyi olan annem ve babam her sene eksiksiz verir.
0
ruhen hastayim ben
(10.06.17)
Gücü yeten müslüman için farzdır. verilmesi zorunludur. Vermeyen günahkar olur, inkar eden dinden çıkar.
Zekatını veren kimse bunu duyurmak istemediği için görmemiş olabilirsin. malın sigortası aslında zekattır. Böylelikle mal zarar ve belalardan da (Allah celle celaluhu izniyle) korunur.
0
1adam
(10.06.17)
Onları bilmem de tanıdıklarİm veriyor
0
sutlu nescafe
(10.06.17)
Koc ailesinin mal varliklarinin 40da birini bir fakir aileye vermesini dusunmek bildigin manyaklik. Dinin bir baska cagdisi yonu.
0
baldur2
(10.06.17)
Multimilyoner degil ama yine de hatri sayilir bi zengin akrabam var ve overiyor. Yasadigi sehre yatirimlar yapiyor. Engelliler icin buyuk bi kompleks mesela.

Ve genelde ramazanda bi tane hayvan kesilir evde bir suru de ceza evinde filan kesilir. Cunku yatan herkes korkunc insanlar degiller ve cezaevlerinin durumlari genelde cok kotu.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(10.06.17)
Koç ve sabancı çok zenginler evet ama zekat iş yerine, yatırımlara vs. düşmüyor. Bankadaki nakit para ve sahip olunan altına düşüyor. Veriyorlar mıdır onu bilemiyorum tabii. Öte yandan annemin, babamın durumları iyi annem her sene hesaplayıp verir.

@baldur 1 aileye vermek gibi bir olay yok. Fakirlere dağıtılıyor genel olarak. Öğrenciye verilen burs da bi zekattır yani.
0
ekaterina
(10.06.17)
@1adam Tabi allah sevdiği kuluna dert verir sevmediği kuluna bela verir. Sevdiği kulu hastalıktan ölürse allah sevdiği kulunu erkenden yanına aldı denilir, sevmediği kulu hastalık geçirirse allah belasını verdi geberdi gitti denilir.
Sorunuza gelecek olursak, adamlar illaki yardım yapıyordur. Zekat veriyorlarsa da bakın işte zekatımı verdim diye millete göstermek zorunda değiller. Herkesin müslüman olduğunu nerden çıkarıyorsunuz? Milletin dinini sorgulamayı bırakın artık.
0
uyusam iyi olur
(10.06.17)
iki asiri zengin ornegini ben biliyorum.bir ailenin yardim defterleri var ve bununla ilgilenen bir muhasebeci var.duzenli olarak verilenler,burslar,yardimlar bu defterde tutuluyor,duzenli olarakta inceleniyor bu defter.

Bir digeri eski patronum,turkiyede ilk 10-20 icerisindedir ozellikle nakit ve gayrimenkul konusunda cok kuvvetlidir.kendisi bununla alakali ajanda tutuyor ,resmi bagislarini buraya saymiyor,oraninin 40 ta 1 den fazla oldugunu soyleyebilirim.bu abide maaslar piyasa geneline gore dusuktur ancak emekli olmadan isten ayrilani gormedim.

Bu iki aileninde cok dindar olmadiklarini biliyorum.vermeyi becerebilmek onemli bir istir.
0
duptıs
(10.06.17)
kaç kişi tanıdınız hayatta da sizce yok. sabancı koç bilemem ama çok çok zengin aileler tanıyorum zekatlarını bol bol veren. bu arada o hesap senelik 'karlarının' 40 da 1, malının diye düşünecek kadar konuya turistseniz o da ayrı komik.

hatta 40 da 1 den fazla veriyorlar genelde, annem su anda arabamı alıp gidiyor birinin zekatını dagıtmak için, ciddi anlamda büyük bir miktar ve hepinizin bildigi bir kurumun sahibinden geldi. (dindar vs bilinen bir aile kurum degıl)

edit: kârının 40 da birini ihtiyacı olana vermeyi çağ dışı görenler nasıl bir hayat yasıyor düşünmek bile istemiyorum
0
hopp
(10.06.17)
bizim patron veriyor. mal varlığını tam bilmiyorum ama baya ev arsa nakit bişeyler var adamda. hocalara hesaplattığını biliyorum telefon konuşmalarından.
0
elorelia
(10.06.17)
lol fakire sadaka vermek yerine toplumda eşitliği sağlamayı amaçlayan bir din olsa daha iyi olurmuş bence ama neyse benim kalbim mühürlendiği için ben anlamıyorumdur bunu muhtemelen, müslümanları kızdırmayayım şimdi hiç.
0
der meister
(10.06.17)
valla burada ne saf insanlar var görüyorum.kardeş adamlar senin ailenin malını devletten çalıyor gidiyor hile hurdayla istediği arsaya istediğini dikiyor mühendisine verdiği maaş kıt kannat.vergiden düşmek için alavere dalavere yapıyor.burada adamlar zekat gizli verilir.ihihihihi belki biz görmüyoruzdur diyor.valla safsınız.size müstehak.adamlar vergi versin ben yine razıyım zekat vermemesine.ufak çaplı orta sınıf birini düşünelim 800 bin lira geliri olsun yııllık kar ki çok az bile .20 000 lira ediyor ne yapıyor yardım rolex saat mi veriyor fakire. en fazla 400 liradan 4-5 kişiye burs veren vardır.o da çok iyi niyetliyse.sabancı koç filan zekat verse bilecik tokat vs bir ili bir ay doyurur azıcık mantıklı olun.
0
birdposing
(10.06.17)
Mustafa koc vefat ettigindd, koc grubu şirketlerinden birinde calisan arkadasim, "aileden biri vefat ettiginde, malının bir kismi calisanlara paylastiriliyor" demisti. Isten atilirsan ya da ayrilirsan aliyorsun o parayi, tazminatınla birlikte.
0
runagain
(10.06.17)
adam sabancıyı görünce zekatını verse bilmem nere ihya olur demiş. ahaha

önce neyin zekatı verilir onu bilelim de öyle konuşalım. adamın isterse 10 trilyonluk g.menkulu olsun.(iş için fabrika binası, makina vs.) ama adamın kenarda nisab miktarı malı yoksa o adama zekat farz değil. (zaruri ihtiyaçı olan malın zekatı verilmez ama o maldan gelir elde edilirse o gelirin zekatı verilir.)

not: sabancının bilmem kimin var mıdır yok mudur bilemem.

benim de çok zengin tanıdıklarımdan (hatrı sayılır şirketler..) zekat verenler var.
bir tanesi 200-300k veriyordur.

ayrıca zekat 1 sene içerisinde de verilebilir, geriye dönük verilmemiş zekatı da hesaplatıp verilebilir. bir anda verilecek diye bir kaidesi yok.
0
qobel
(10.06.17)
Zekat gerçekten olması gerektiği gibi olsa, bu ülke şu an uzayda yeni bir devlet kurmuştu.
0
etna
(10.06.17)
malının zekatını vermek cennete gitmeye yeter bu çağda. ortalama bir evi, arabası olan adam bile yılda 10 bin zekat verecek zira. bu para bir ailenin yıllık masrafını karşılar.
0
sik kullanilanlar
(10.06.17)
Ben şöyle yaklaşıyorum; benim mesela çok malım yok; olmamasına karşı ben bile 40'ta birini vermiyor/veremiyorum; çokmuş diyorum.

yani mesele şöyle oluyor; ilişki sırasında kadın erkek yaş farkı gibi; yani mesela 35 erkek 28 kadın olsa 7 yaş göze batmazken 13-20 göze batar ya bu da öyle

40'ta 1 lira çok görünmüyor ama 200bin de 5 bin çok oluyor. Zaten diyorsun hani 5bin'e çok fazla şey yapılabilir. Ama en basitinden ortalama üstü bi' arabayı 200bine alamazsın; sürekli vererek de bu değeri azaltırsın. o yüzden yani ben bile vermiyorsam onların da vereceklerini pek sanmıyorum. Ama 40'ta 1 olmasa bile illa veriyorlardır, çünkü aga'lık kültürüyle gelen adamlar o bahsettiklerin.
0
mete kudur
(10.06.17)
(9)

1884 yılındaki kebapçı fotoğrafı

demirr
evet sözlükte başlığı açılan bir adet fotoğraf var. görmeyenler için linki aşağıda. siz bu fotoğraftakilerden biri olmak ister miydiniz? ya da o yıllarda yaşamak ister miydiniz? bunu sadece iletişim ve ulaşımın kolaylığı anlamında değil de sosyal,ekonomik,dünya düzeni anlamında da düşünürsek eğer;si
evet sözlükte başlığı açılan bir adet fotoğraf var. görmeyenler için linki aşağıda. siz bu fotoğraftakilerden biri olmak ister miydiniz? ya da o yıllarda yaşamak ister miydiniz? bunu sadece iletişim ve ulaşımın kolaylığı anlamında değil de sosyal,ekonomik,dünya düzeni anlamında da düşünürsek eğer;

siz nerde olmayı tercih edersiniz? 1884 mü,2017 mi?

foto:img03.imgland.net
0
demirr
(08.06.17)
2017 daha süper ya, istemem.
0
zgrydn
(08.06.17)
Hiç birinin yerinde ve o yillarda yaşıyor olmak istemezdim.
0
runagain
(08.06.17)
Ben de istemezdim, internet yok bi kere. 2017 bile az geliyor bana, şöyle yaşlanmadan 5'er 5'er geçebilse seneler de 100 yıl sonra nolacak hemen görsek.
0
ekaterina
(08.06.17)
bu ne yav sausage fest resmen. 2017 iyi. geçmişin, tarihin güzel gelmesinin sebebi bence ona şu an bulunduğumuz yerden bakabilmemiz. ben de fantezi olarak öyle 1000 sene öncesinde yaşamak istiyorum ama şu anki imkanların çeyreği bile yokmuş. ya düşünsene abi eşin, çocuğun grip olup ölüyo amk böyle bi dünya olabilir mi. veya ne bileyim göz rengin farklı diye seni cadı sayıp yakıyolar falan. tamam çomarlık, gerzeklik hala var ama o kadar değil.
0
der meister
(08.06.17)
ben de kesinlikle istemem. 20 yil sonrasinda 1. dunya savasi, sonrasinda kurtulus savasi derken hayatimi savas icinde gecirmek istemezdim. kaldi ki onceki 20 sene de pek ic acici olmazdi.

su anki halimden memnunum.
0
fraise
(08.06.17)
illegalstar
(08.06.17)
kesinlikle 2017den memnunum. 1884te yaşayan birisi onlarca savaş görmüş/görecek demektir. o zaman yaşayan en zengin adam bile benden daha az lüks içinde yaşıyordur.
0
dafuq
(08.06.17)
O zaman yaşasaydım 26 yaşındayım.bu yaşıma kadar en az 3 kez ölmüştüm..
0
eylul
(09.06.17)
Bana kalsa 20 sene sonra doğmuş olmak isterdim. Geçmişten yıl söyleyecek olsam da herhalde 15.yy'dan öncesi olurdu. namaz kılmıyor, oruç tutmuyorum, alkol alıyorum diye dayak yemek ya da haraç ödemek gibi bir hevesim yok açıkçası.
0
nawar
(09.06.17)
(18)

En iyi yaptığınız şeyler nedir

bana her yer cehennem
Mümkünse 1 tane Ama çok iyiyseniz fazla olabilirCevap veriyorum​: sakin bir havada okyanusta binlerce tonluk gemi ile ilerlerken, kırlangıca çıkıp etrafı seyretmek
Mümkünse 1 tane
Ama çok iyiyseniz fazla olabilir

Cevap veriyorum​: sakin bir havada okyanusta binlerce tonluk gemi ile ilerlerken, kırlangıca çıkıp etrafı seyretmek
0
bana her yer cehennem
(08.06.17)
işime gelen şeyi yapmak.
0
floydian
(08.06.17)
iyi araba kullanıyom. 5-6 senedir sürtme dahil kazam yok.
0
zgrydn
(08.06.17)
çok pis uyurum, tembelim

bir de bir ortamda söylenmeyecek tek şeyi bulup ortaya çok iyi yapıştırırım, rezil ederim kendimi
0
passion rules the game
(08.06.17)
Teknik Analiz
0
primetime
(08.06.17)
mizahım kuvvetlidir,güldürürüm.
0
since1907
(08.06.17)
çok stresli gergin ortamlarda aşırı sakin dururum .
0
devilone
(08.06.17)
Barıştırma. Arkadaşları barıştırma, sevgilileri barıştırma, hayatla barıştırma.
0
norek
(08.06.17)
Oo hava mı atıyoruz? Çok iyi ingilizce konuşuyorum ben de, amerikalılar amerikalı sanıyor.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(08.06.17)
dil öğrenmek olabilir. gerçi iyi konuşabildiğim tek yabancı dil ingilizce ama nasıl desem, yabancı dil öğrencisiydim ve bu konuda gerçekten yetenekli olduğumu söylerler. algılama, kavrama, hiç aşina olmadığım dilin kendine has mantığını kapma konusunda vs. ekim 2016'dan beri rusça öğreniyorum, aynı şeyi rusça hocam da söyledi, hatta laf aramızda "bunca yıldır öğretmenlik yapıyorum, böyle manyak bi şey görmedim" demişti bir keresinde eheh, çok mutlu olmuştum. ingilizceyi de rusçayı da benden çok çok iyi bilen insanlar muhakkak vardır, o biraz da pratik işi ama anlama konusunda gerçekten çok iyi olduğumu söylüyorlar.

bu arada şu ayrımı iyi yapmak lazım: ben kendi becerebildiklerim içinde en iyisini söylüyorum. yoksa 5 dili çatır çatır konuşan binlerce, belki yüz binlerce insan var. ben kendi yapabildiğim dört şey varsa, içlerinden en iyi olduğumu söylüyorum. kendimi kendimle kıyaslıyorum yani, dünyanın geri kalanıyla değil. öyle yapacak olursak zaten 7 milyar insandan 6.9 milyarını hiçbir işe yaramayan çöpler olarak kabul etmemiz gerekir.
0
der meister
(08.06.17)
Bi de iş bağlama. Hiiiiç tanımadığım, mümkünse yabancı herhangi birini ver yanıma. 3 saatte neye istiyorsan ikna ederim. Sosyal mühendislik baby!
Kesinlikle kaçmaz.
Hiçbir müşteriden eli boş dönmedim.
0
norek
(08.06.17)
yaptığım iş her ne ise eksiksiz ve kusursuz yaparım, çevremdekiler tarafından en çok söylenen bu.
teknik uzmanlık dersen bi ara autocad'de ışık hızında çiziyordum. rölöve alma işini de iyi beceririm. bir de obsesif cleaners'daki gibi deli detayda temizlik yapabilirim, eski okb günlerimden kalma alışkanlık olduğu üzere.
0
manuel mandalina
(08.06.17)
sakinliği korumak.

bir de topluluk önünde konuşma yapmak. hiç bilmediğim bir konu hakkında bile yüzlerce kişiye 1-2 saat hazırlanıp akıcı ve ilgi çekici bir konuşma yaparım.
0
la rana
(08.06.17)
bir şey yapmamak
0
nodrama
(08.06.17)
çok iyi yemek yaparım. mutfak konusunda baya sağlamımdır
0
oscar
(08.06.17)
uyumak
0
mirty
(08.06.17)
çok iyi flört ederim. valla
0
qazaqwsx
(08.06.17)
Çok kolay iş kuruyorum.sıkılınca birine öğretip tekrar başka iş kuruyorum.potansiyeli olan bisürü arkadaşımı memuriyetten kurumsallıktan soğutup ticarete sokmuşumdur.ama sadece potansiyeli olanları.
0
a r a m i s
(08.06.17)
Nisancilik. 200m'de durbunsuz nokta atisi. Silahta problem yoksa kacirmam 200metreye kadar. (200m nedir yaw demeyin, hedefin kendisi zor goruluyor o mesefaden:)

Hizli cizim yaparim +1

Taklit. Bazi insanlarin taklidini guzel yapiyorum. Askerde de bazi rutbelilerin sesini taklit edip cok trolledim milleti:D
0
stavro
(08.06.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.