Tam zamanlı çalışan Lidyalılar sorum size.Haftalık izniniz 2 gün mü yoksa 1 gün mü?1 günse çalıştığınız gün için mesai alıyor musunuz?Ayrıca haftalık çalışma saatiniz kaç saat?
Tam zamanlı çalışan Lidyalılar sorum size.
Haftalık izniniz 2 gün mü yoksa 1 gün mü?
1 günse çalıştığınız gün için mesai alıyor musunuz?
Ayrıca haftalık çalışma saatiniz kaç saat?
0
fatal error (06.01.14)
2 gün. 40 saat.
0
japon askeri
(06.01.14)
cumaretsi pazar tatil normalde 6 haftada bir cumartesi nöbetçiyim yani 6 haftada bir cumartesi çalışıyorum,
Molalar dahil günde 8 saat haftada 40 saat. Günde 1,5 saat mola 6.5 saat çalışma.
Her fazladan çalıştığım saatin parasını alıyorum.
0
basond
(06.01.14)
5 gün 9'ar saat çalışıyorum. Bazı hafta sonları evden çalıştığım oluyor.
aynısı değil ama benzeri bilgi toplama amaçlı ise bunlarda işini görebilir belki.
0
basond
(06.01.14)
5 gün, 9.00-17.00
0
[silinmiş]
(06.01.14)
2 gün. Çalışmam 45 saat ama daha çok olduğu oluyor. Bu haftasonu çalışıyorum, bazen hafta içleri evden çalışabiliyorum. Bir sorun olmadığı sürece esnek. Eve işle giderim. Çalıştığım için mesai almıyorum ama bazen sürpriz ödemeler olabiliyor.
0
aychovsky
(06.01.14)
42 saat, ne zaman istersen o zaman tatil. esnek mesai.
0
cedex
(06.01.14)
normalde pazar gunleri tatil sadece. cumartesi geç gidip erken çıkıyorum.
ama mesai saati kavramının olmadığı bir sektörde çalışıyorum. pazar günleri de çalıştığım oluyor iş durumuna göre . pazar günleri gece 12-1 de çıktığım çoktur. işyerinde yattığımda olmuştur.
ekstra bir mesai ücreti almıyorum. saatlik prim üzerinden çalıştığım için haftaiçi mesai saati de olsa pazar gece 12leri de bulsam çalıştığım saat başına prim alıyorum.
0
jack n brooks
(06.01.14)
2 gün. 45-50 saat.
0
nesilsiz
(06.01.14)
Bilgi olsun diye söylüyorum. Haftalık izin 1 gündür. Sadece kamuda 2 gündür.
Eğer günde 11 saati veya haftada toplam 45 saati geçerseniz ekstra mesai almaya hak kazanırsınız.
doğalgaz/kalorifer/soba imkanım yok. elektrikle ısınmak zorundayım. yalnız ne seçeyim bilemedim. 10m2'lik bir odayı ısıtmam gerek sadece. radyatörler var, fanlı ısıtıcılar var, infraredler var. kayboldum aralarında.birde hangi cihazın saat başı kaç liralık elektrik yaktığını nasıl anlarız? örneğin 1
doğalgaz/kalorifer/soba imkanım yok. elektrikle ısınmak zorundayım. yalnız ne seçeyim bilemedim. 10m2'lik bir odayı ısıtmam gerek sadece. radyatörler var, fanlı ısıtıcılar var, infraredler var. kayboldum aralarında.
birde hangi cihazın saat başı kaç liralık elektrik yaktığını nasıl anlarız? örneğin 1200 watt bir cihaz saatte kaç liralık elektrik harcar?
0
karisik hisli adam (06.01.14)
1.2 x 1 x kwh başına elektrik birim fiyatı (faturada yazıyor olması lazım)
0
golan trevize
(06.01.14)
Bu infrared olanlarla insanın ışığa bakan tarafı yanıyor, ışığa bakmayan tarafı donuyor. Bir ayarsız sıcaklık veriyor. Radyatör ve fanlar biraz daha homojen sıcaklık veriyor. Küçük bir fan 10 metrekareyi rahat ısıtabilir. Radyatör de güzel ama şöyle bir sorunu var. Yakınca önde kendini ısıtması gerek ki sonra odayı ısıtsın. Dolayısıyla da hemen yakınca sıcak hava beklememek gerek ama ısınınca da güzel ısıtıyor.
Elektrik tüketimi için ise üstlerinde Watt değerleri yazar.
0
aychovsky
(06.01.14)
Sakın ufo tarzı zımbırtılara girmeyin. Yani infraredlere. Çok saçma bir ısıtma mantığı. Şundan alın: www.kiyanus.com 10 metrekarelik odanızı rahatlıkla ısıtacaktır. Kullandım oradan biliyorum.
0
grgn
(06.01.14)
Ayrıca, Size giren miktar = (cihazın üzerinde yazan güç kW cinsinden) x (kaç saat kullandığınız) x (1 kWh elektrik enerjisinin ücreti - faturada yazar)
Eğer cihazda kW değil w (watt) olarak yazıyorsa onu 1000'e böleceksiniz kW için.
bu doktora denen şey ne menem birşeydir?biri anlatabilirmi bunu tam olarak?misal normal lisans gibi dersleri mi vardır bunun 4 sene süren?diyelim ki türkiyede ki bir a üniversitesinde bir bölümde doktoraya başladım fakat iş gereği yurtdışına yerleşmem gerekti kaydımı o ülkedeki bir üniversiteye mi a
bu doktora denen şey ne menem birşeydir?
biri anlatabilirmi bunu tam olarak?
misal normal lisans gibi dersleri mi vardır bunun 4 sene süren?
diyelim ki türkiyede ki bir a üniversitesinde bir bölümde doktoraya başladım fakat iş gereği yurtdışına yerleşmem gerekti kaydımı o ülkedeki bir üniversiteye mi aldırabiliyorum nasıl oluyor?
görüyorum adam doktoraya 3 üniversitenin adını yazmış o nasıl oluyor?
yurtdışında bir üniversitede misafir araştırma öğrencisi falan nedir?
biri doktorayı kısaca özetleyebilir mi?bir kısmı burda bir kısmı yurtdışında geçecek şekilde pratik örneklerle?
0
tarıkbinziyad (06.01.14)
@little big man
gayet güzel anlattın teşekkür ederim..
misal doktoraya odtüde başlayıp sonra oxfordta devam edemem yani?sadece oraya kabul edilip orda kütüphanede falan araştırma mı yapabilirim?
0
🌸tarıkbinziyad
(06.01.14)
İlk olarak 8 adet dersi tamamlamak gerek. Bu genelde 1-1.5 yılda yapılıyor. Sonra yeterlilik sınavına giriyorsun, bu da tüm lisans, yüksek lisans ve doktora derslerinden sorumlu olduğun, üniversiteden üniversiteye değişen bir sisteme sahip bir sınav. Örneğin, bizde 3 gün sürüyor. İlk gün 4 saatlik tüm lisans derslerini kapsayan, ikinci gün 4 saatlik tüm yüksek lisans ve doktora derslerini kapsayan yazılı sınavlar oluyor. Son gün de 30-45 dakika jüri sana yine tüm derslerden sorular soruyor sözlü olarak. Bir sözlü oluyor yani. Kalma-geçme de üniversite-programa göre değişiyor. Sonrasında doktora tezi yapmaya hak kazanıyorsun ki dananın kuyruğunu koparıp deli danaya bağladığı nokta burası. İlk dönem öneri veriyorsun, duruma göre 3 veya 5 kişilik bir jüri bunu değerlendiriyor. Sonra ilerleme raporların oluyor 6 ayda bir, doktora tezi bitene kadar.
YUrtdışı doktora şöyle oluyor: Diyelim ki sen tez aşamasındasın. Tez aşaması için okula sürekli gelip gitmene gerek yok, 6 ayda bir tezde ilerlesen ve savunma yapsan yeter. Aynı anda yurtdışında bir yerde de doktora yapabilirsin ama genelde ilk okul bırakılıp ikinci okulda yeniden başlanır. Bunun da nedeni Türkiye'den alınan doktoraların değersiz olmasıdır. Türkiye'de bir üniversiteden doktora alırsanız, üniversiteler bunu sallamaz. Üstüne post-doc istenir. Birkaç üniversite yazanlar genelde ilk başladığı ve sonra bırakıp devam ettiği ya da aynı anda iki doktora yapabildiyse onları listeliyordur. Yoksa, ben kaydımı şuraya taşıyayım diye bir durum yok.
Yurtdışında doktora sırasında bir üniversitede araştırma görevlisi olursan ya research assistant ya da teaching assistant olursun, ya da ülkesine göre ikisini birden olursun. Research assistant sadece araştırma yapar, ders asistanlığı yapmaz. Teaching assistant görünürde sadece derslere yardım eder ama aslında kendi araştırmalarını da yapar. İkisi olunca bunun resmi adı konmuş olur.
Misafir araştırma öğrencisi şudur: Doktora sırasında başka bir üniversiteye 6 ay-1.5 yıl arası sürelerle gidilebilir. Bunun için değişim programları vardır. Bir kişinin cv'sinde birden fazla üniversite varsa durum bu da olabilir. Çünkü 2 doktorayı aynı anda yapacak kişi Nobel'like yakındır. Erasmus'un akademik ve öğretim üyeleri için olanı vardır. Bunun için de bir üniversitede ar. gör. olmanız büyük fayda sağlar. Gidişinizi kolaylaştırır.
Türkiye'de doktora için yüksek lisans şart değildir ama yüksek lisans olmadan doktora çok daha zordur. Yurtdışındaki çoğu üniversite ise önce yüksek lisans arar.
0
aychovsky
(06.01.14)
@aychovsky
süper anlattın kardeşim,çok teşekkür ederim emeğin için
0
🌸tarıkbinziyad
(06.01.14)
Rica ederim, yalnız şunu da eklemem gerek. Her ülkenin ve hatta bazı ülkelerde her tip üniversitenin doktora koşulları farklıdır. Bazılarında yeterlilik yoktur, onun yerine iki kat daha ders almanı beklerler. Bazılarında ders alırken teze başlanır. Dünya çağında bir standardı yok ama TR'de işler yukarıdaki gibi.
alışamıyorum derken alkolik olma gibi bi niyetim yok. daha önce votka içtim, bira içtim, rakı içtim, kırmızı şarap içtim. şu anda da beyaz şarap içiyorum. hepsi birbirinden kötü lan. hiç kafayı bulmadım şimdiye kadar. nasıl içiyorsunuz lan sizde durum nasıl?edit: asıl soru şu olcaktı unutmuşum. bi k
alışamıyorum derken alkolik olma gibi bi niyetim yok. daha önce votka içtim, bira içtim, rakı içtim, kırmızı şarap içtim. şu anda da beyaz şarap içiyorum. hepsi birbirinden kötü lan. hiç kafayı bulmadım şimdiye kadar. nasıl içiyorsunuz lan sizde durum nasıl?
edit: asıl soru şu olcaktı unutmuşum. bi kadehle buldum mu yoksa kafayı nedir. bu içkileri sevmeyen ben neyi sevebilirim? viski tekila vb?
0
lionel andres (06.01.14)
içme lan! böölesi daa iy! sonunda sen gazanın...
0
compadrito
(06.01.14)
Ağzınız şekerli tatlara alışkınsa normaldir, alkolün acısı sizi çekmiyordur. Kokteyller sizin işinizi görebilir. Ocean breeze sevebilirsiniz, arı maya silgisi gibi kokusu, pembe big babol gibi tadı var. Strawberry daiquiri de olabilir. Ayrıca sevmiyorsanız sevmiyorsunuzdur.
0
aychovsky
(06.01.14)
sex on the beach'li bir başlangıç yapın.
0
leenathrw
(06.01.14)
fındıklı votka
0
arafa
(06.01.14)
İçki içmemek bir eksiklik değildir.
0
seriu l intikal sahibi
(06.01.14)
cintonik.
0
sanal hayvan
(06.01.14)
içmek zorunda olduğunu da nereden çıkardın yahu..Çok basit,içme o zaman. paha biçilemez sağlığın yanına kar kalsın.paran da cebinde kalsın abijim.
0
AWD
(06.01.14)
White russian.
0
long live rock n roll
(06.01.14)
evde bi cooctail yap :) cranberry vodka (yada redbull vodkayi herkez icer) karistir bol redbull at az vodka ic. kolay basla birvzaman alisacaksin
0
samiabi19
(06.01.14)
ozenti genclik illa bir sey icecek. içme, herkes sevecek diye bir sey yok. ben de sevemedim, icmiyorum
0
alideemir1
(06.01.14)
İçme pankuş daha güzel.
isimsiz alkolik bildirdi
0
GibsonRules
(06.01.14)
jack daniels, chivas regal, rakı, beyaz şarap ve kırmızı şarap içtim. hiçbiri bir sikime benzemiyor. aralarından bir seçim yapmak zorunda kalsam rakı derdim.
içki içen bir adam değilim. sadece denemek amaçlı içtim yukarıdakileri. belirtmekte fayda var.
0
papillon7
(06.01.14)
ben de sevmiyorum.rakı, bira, vodka, jagermeister, kırmızı şarap, cin tonik, viski denedim, beğenmedim hatta kendimi zorladım içmek için ama alışamadım.rakı diğerlerine göre iyi gibi
0
anection
(06.01.14)
haftada en az 3 şişe şarap tüketmeye özen gösteren biri olarak tadını sevmediyseniz içmeyin derim.
kafaya koydum ben bu meretten tat almayı öğrenicem diyorsanız da o 1 haftada olacak iş değil, damağınızın bu konuda gelişmesi lazım o da içmekle oluyor.
bana sorarsanız hiç bir içkinin tadı kötü değildir eğer çok baştan savma bir şekile merdiven altı üretilmediyse, tat almayı 'şeker = tat' olarak algılamamalısınız, tadı yumuşak olan çoğu içki gereksizce pahalıdır ve belli başlı kokteyller, karışımlar hariç içimleri o kadar da güzel değildir.
misal bir efes tombuldan 2 yudum içtiğimde ağzımdan burnumdan gelirken efes fıçıyı gayet şişe şişe içebilirim, keyif de alırım, bazıları da efes tombuldan başka bira içemez, içmeyi reddeder, işte bu damakla alakalı, 'bira değil mi işte nolacak ki' deyip geçerseniz 'nası içiyonuz la bunu' dersiniz, biranın onlarca farklı türü, distile yöntemleri vs vs bir dünya farklı çeşidi var.
mesela kimisi sek vodka sever, kimisi vodka-vişne-redbull-vermidon allah ne verdiyse döker bardağa öyle içer, kimi viskiyi buzlu içer, kimi viskinin buzla içilmesini viskiye hakaret olarak görür, bu da kişinin içki kültürüne ve bilgisine bağlı olan bir şey.
misal 'jagermeister' parti kevaşelerinin 'yageeeeyyy' diye haykıra haykıra orgye katılmalarını kolaylaştırmak için üretilmiş bir içecek değil, avcıların kamp ateşinin başındaki dostları olması için üretilmiş bir likördür.
içmeye devam ettikce tadı ilk içtiğinizdeki kadar leş gelmemeye başlayacak, içkilerin tadını alabileceksiniz.
ha çok da önemli değilse hiç gereği yok, alkol olmadan da gayet güzel hayat idame ettirebilir, kişiye bağlı bu.
içmeye devam etseniz de etmeseniz de şunu unutmayın, içki içmek kesinlikle 'kafam dönsün gidip bi kenara kusup bayılayım' değildir, içki içmek bir kültürdür, bir zevktir.
0
Mackinaw
(06.01.14)
tatlı ickilerle başla ictiklerin ickiler mayalı ve agır ickiler alısık olmayan bunyeyi bögurtur.
bi arkadas fındık votka demis katılıyorum.. elma-votka yı seversin. sonra bunlar kesmez viski ye gecis yaparsın agırdan.
0
jamswety
(06.01.14)
içkiyi eğer uygun ortamda içmiyosan olmaz. dışarda, arkadaşlarla içerken tadını çok fazla düşünmezsin zaten. nevizade'de bi mekanda karamel votka denedim geçen gün, çok iyiydi. ama her yerde yoktur tabii. vişne votka deneyebilirsin, o da biraz acı vişne suyu gibidir. tadı daha hoş gelebilir. fakat genel anlamda insanlar içkiyi çakırkeyf olup gevşemek için içiyor, o yüzden kola, meyve suyu tadı beklemeyin tabii.
0
nathanieltroy
(06.01.14)
kolay içimli aromatik içkileri denemen lazım sanırım. illa ki sek olsun diyorsan ; votkalardan smirnoff north , likörlerden jagermeister , bailey's , passoa , sheridan's vbleri tavsiye ederim. alıp evinde deneme şansın olursa birazcık araştırmayla hangi soft içecekle tüketirsen daha iyi olacağını da bulabilirsin. meyve şarapları da alternatif olabilir.
benim önerim öncelikli olarak kokteyl denemendir. çoğu kolay içimlidir ama uyarmakta fayda var , farkında olmadan sarhoş da edebilir. klasiklerle başlayabilirsin ; mojito (özellikle strawberry , apple gibi çeşitleri) , cuba libre , pina colada , white russian gibi. tabi bu noktada önemli olan damak tadın. mantıklı olan iyi bir kokteyl barda barmene danışarak birkaç deneme yapman.
0
anjelique laihiala
(06.01.14)
şarap bira hiç içme, malibu beğenmemişsin ama rakı baileys cintonik güzeldir.
0
joepiscopo
(06.01.14)
ulan sacma soru madem ne cevap veriyorsun? sigira bak ya..
Merak ettiğim tek şey, ateşimi kontrol altında tutmak için yorganın altına girmeden uyumak mı gerekiyor? Sabaha kadar böyle kalırsam ne olur? Üşüyorum da bir yandan.Dujj seçenekler arasında bulunmamaktadır.. Yerimden kıpırdayacak halim yok zira..
Merak ettiğim tek şey, ateşimi kontrol altında tutmak için yorganın altına girmeden uyumak mı gerekiyor? Sabaha kadar böyle kalırsam ne olur? Üşüyorum da bir yandan.
Dujj seçenekler arasında bulunmamaktadır.. Yerimden kıpırdayacak halim yok zira..
0
sistem enkazı (06.01.14)
Yorganın içine girip bol bol terlemek gerekiyor.
0
aychovsky
(06.01.14)
her hastalıkta yorganın altına gerip terlemek işe yaramaz, bazı durumlarda vücudu olumsuz etkiliyor hatta.. kendi bedenini tanıyorsan bunu yap.. daha önce böyle hissettiğinde yorgana sarılıp uyumak iyi geldiyse yap.. yoksa yapma.. en iyisi ılık duş aslında..
ateşlendiysen daima üşüdüğünü sanırsın ama kendini serin tutman gerek. tüm gece açıkta uyumak da ne yapar bilemedim ki, geçmiş olsun.
0
uzunuzunilgi
(06.01.14)
@aychovsky, Şu an ben ben değilim, bir katniss everdeen'im , khaleesi'nin ejderhasıyım.. Söylediğin yöntem işe yarar bende ama şu an çok tehlikeli sanirim..
0
🌸sistem enkazı
(06.01.14)
yukarıdaki arkadaşın dediği gibi, daha önceki deneyimlerine bakman lazım. mesela ben elektrikli battaniyeyi açarım, kalın giyinip yorganın altına girip bi uyurum. piiiy. su gibi terledim miydi atarım üzerimden ateşi.
0
inawen
(06.01.14)
Ateşin kaç derece olduğuna bağlı. 38 civarı ise ter, 40'ı geçtiyse eklem yerlerine sirkeli su ile kompres. Bir de konu ile ilgili olayı güzel ve upuzun anlatan bir duyuru vardı, onu arıyorum. Bulabilsem göndereceğim,yapıştıracağım, vb. Çok geçmiş olsun.
0
aychovsky
(06.01.14)
diz, dirsek içlerine, enseye, alına serin bir şeyler koy. ıslak bez falan, tercihen sirkeli. bir kaşık da üzüm sirkesi iç. ateşini düşürünce de gir yorganın altına uyu.
0
falafila
(06.01.14)
@ inawen, daha önce bu kadar ateşliyken hiç denemedim o yöntemi. Havale geçiririm diye korkuyorum :/ havale geçirme ihtimalim var mı şu an onun da tam bilincinde değilim de gerçi..
Çok tesekkur ederim bu arada hepinize.
0
🌸sistem enkazı
(06.01.14)
Atesim 38 civarı. Boğazın berbat, cigerlerimi içeride zor tutuyorum..
Önce ıslak havlu yapıyorum , fayda etmezse terleme yöntemi
0
🌸sistem enkazı
(06.01.14)
aychovsky bunu arıyodu, soğna beni buldu sağolsun!
ciddi bir şekilde cevaplamışsam tiklenmezsem uyuz oluyorum, Bazılarının tik atıp atmaması pek bağlamıyor orası ayrı. Bazılarıda işine gelmeyen cevapları tiklemiyor onlarada uyuz oluyorum.
0
basond
(05.01.14)
rahatsız edici.
0
rock n roll
(05.01.14)
evet oluyorum. inceliksiz insanlar beni üzüyor...
0
akare
(05.01.14)
hayır.
0
xenophobe
(05.01.14)
üzülmüyorum ama garipsiyorum hatta bazen sorasım geliyor çünkü bir ton insan kafa yorup yardımcı olmaya çalışıyor eleman o tiki atmıyor, hayır duyuru'nun konsepti bu yani birileri bir şey yazar, yardımcı olabiliyorsa o cevap tik atılır bu kadar basit. asıl mesele tik atılmadığında sanki adam açıp bir daha okumamış gibi de hissettiriyor eğer bir şey yazmamışsa.
eksiduyu.ru misal bu da işine gelmeyen cevaba tik atmayan bir genç.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(05.01.14)
hayır. kedimin suratıma osurması kadar bile rahatsız etmiyor.
0
[silinmiş]
(05.01.14)
çok üzülüyorum yapmayın böyle şeyler.
0
lionel andres
(05.01.14)
çok yönlü düşünmek lazım. acaba soru sorulduktan ne kadar süre sonra cevap verilmiş ve siz cevap cevap verdiğiniz esnada soran kişi belki online olmayabilir, belki bir kaç gün sonra görebilir ve tik atabilir. oluyor çünkü bende de bazen böyle şeyler.
diğer taraftan şöyle bir durum daha var, acaba verdiğiniz cevap soran kimseyi tatmin ediyor mu ? bazıları öyle saça sapan cevaplar verebiliyor ki konudan tamamiyle uzak olması bir yana laf olsun çorba dolsun kafasıyla yazılmış olabiliyor.
ben genellikle emek vermiş alaka göstermiş olmasından dolayı ' eğer gerçekten de laf olsun diye yazmamışsa tabii ' tik atmaya özen gösteririm. ama cevabıma tik atılmış atılmamış çok da umursamamak gerekir diye düşünüyorum. bazıları öyle ki, online olmadığım konumdayken göz atarken sorulara benim soruma cevap verildiğini görüyorum ve sonra giriş yaparım tikini atarım diye düşünürken bir de bakıyorum ki adam cevabını silmiş. demek ki alınmış diyoru ister istemez. gerek yok bence böyle şeylere...
0
mahseryerikalabaligi
(05.01.14)
hele bunun gibiler . adam hiç bir cevabı beğenmemiş. kendi yazmış kendi oynamış.
bakın duyurunun yardım sayfasında ne yazıyor iyi okuyun:
"Cevap sizi tatmin ettiyse, sol tarafta bir kutucuk var. Bir zahmet işaretleyin, çok eğlenceli oluyor. Cevap doğru değilse formalite icabı işaretlemeyin; hem ayıp, hem de kendinizi kandırmış olursunuz."
ne diyor formalite icabı, sizi tatmin etmeyen cevabı işaretlemeyin diyor. ama yoook duyuruda tam tersi benimsenmiş, cevabı tiklenmeyen adam sanki anasına bacısına sülalesine gelmişine geçmişine geleceğine küfretmişsin gibi davranıyor.
0
birisi.
(06.01.14)
@utku, çok güldüm yeminle ne güzelmiş o öyle ya :D cevap: öyle takmıyorum ama atılsın yani.niye atmıyorlar cidden ya?
ben yazdığım cevabı siliyorum, bir dahada cevap yazmıyorum o kullanıcıya.
0
killerbee
(06.01.14)
cevabım işine yaradıysa tik koymalı fakat tik koymayıp özel mesajla teşekkür edecekse başımın üstünde yeri var. böylesi daha güzel.
0
papillon7
(06.01.14)
Bir yorum sorusuna tik atılmayınca çok etkilenmiyorum da bir bilgi sorusu olunca "Ne oldu, görmedi mi? Zamanında yetişemedim mi?" diye tedirgin olduğum oluyor.
Selam arkadaşlar.Hikayesi olan mekan, il/ilçe, yapı, vs. arıyorum. Kız Kulesi - Kuleye giren Yılan veya Mihrimah Sultan Camii - Sinan'ın Aşkı gibi. Mümkünse olay Osmanlı Dönemi'nden sonra yaşanmış olsun. Türkiye'nin her yerinden olabilir. Yardımcı olursanız sevinirim.
Selam arkadaşlar.
Hikayesi olan mekan, il/ilçe, yapı, vs. arıyorum. Kız Kulesi - Kuleye giren Yılan veya Mihrimah Sultan Camii - Sinan'ın Aşkı gibi. Mümkünse olay Osmanlı Dönemi'nden sonra yaşanmış olsun. Türkiye'nin her yerinden olabilir. Yardımcı olursanız sevinirim.
cellat çeşmesi Üçüncü Mehmed burada 19 çocuk ve yetişkin şehzade kardeşlerini bir gecede dilsiz cellatlara öldürtmüştü. Ertesi günü Divanı Hümayun avlusuna üzeri kıymetli örtüler, kıymetli taşlarla bezenmiş sorguçlar ve kavuklar bulunan 19 şehzade tabutu konmuştu.
genelde varoş kesim(pazarcı, minibüsçü vs..)kullanıyor. hani aynı güruhun kendisinden 10-15 yaş büyük insanlara dayı demesi kadar itici.
0
mayeskuel
(05.01.14)
genelde çirkin ve sorunlu, feminist kadınlar tarafından tepki gösteriliyor. ben kullanmıyorum bu sözcüğü ancak durum budur.
0
taylor momsen
(05.01.14)
şöyle ki, kadın sözcüğünü kullanmamak için beş takla atılıyor yerine bayan deniyor. mesela form doldururken cinsiyetiniz: erkek / bayan yazıyor. bayan diye bir cinsiyet yok kadın var. ama işte akılları sürekli kız / kadın ikileminde olduğu için ikisini de demeyelim bayan diyelim diye düşünüyorlar. halbuki bekaret durumu kimseyi ilgilendirmez, o cinsiyetin adı kadın bu kadar. bir de hitap şekli olarak bakar mısınız hanımefendi? yerine bayan bakar mısınız? veya hatta daha kötüsü bakar mısın bayan?? kullanıldığında kulağa çok çirkin geliyor bence.
0
quasiromantic
(05.01.14)
Bayan kelimesi bir hitap biçimidir, kadın-erkek ayrımında olduğu gibi, kadın kelimesi yerine kullanılması yanlıştır, karakteristiğin verdiği örnek güzel, kulağa hoş gelse de yanlış kişilere hanımefendi beyefendi kullanımlarında bulunmak da aynı şekilde sıkıcı olabilir, yani yerine göre kullandığınız bey/beyefendi ayrımı bile aranıza mesafe koyabilir.
0
senbanabakma
(05.01.14)
bay(ım) - bayan beyefendi - hanımefendi erkek - kadın erkek - dişi vs diye gider bu.
yanlış kullanımları oluyor kelimelerin. onun dışında ama bu kadar nefret haline gelip "bayan değil kadın!!" moduna geçilmesinin sebebi bence bir deli kuyuya taş atmış millet de peşine düşmüş olayı ile açıklanabilir.
kadını tercih ederim ama bayan, avrat, hanım, hatun... hepsi ben oluyorum. ben takılacak bişi görmüyorum.
0
cecilia
(05.01.14)
bence "bayan" = "baymayan"ın zıttı şeklinde espriler çıktıktan sonra bu kelime sevilmemeye başlandı...
haksız mıyım sevgili bayanlar baymayanlar?
0
loveinaflipbook
(05.01.14)
Öncelikle ben bayana kıl olanlarda erkek kelimesinin kullanılmasına da kılım, aynı zamanda bayan kelimesini de belirli şartlarda kullananlara kılım.
Bunun da nedeni şu: erkek kelimesinin karşıt anlamlısı kadın değil!
Erkek kelimesi tüm canlıların eril olanını ifade eder, ve karşılığı dişidir. Dişi tüm canlıların dişil olanıdır.
Kadın tüm canlılar değil, insanların dişisi için kullanılır, dişi insana kadın denir. Bu nedenle, insan canlısının erkeği adam'dır; erkek insana adam denir. Erkek ve dişi kelimeleri insan cinsi için adam-kadın olur. Yani erkek - dişi, kadın - adam.
Aynı şekilde bayan - bay, hanım - bey ve kız - oğlan'dır. Kız kadının küçüğü, oğlan erkeğin küçüğüdür.
Bunu her şeyden önce bir Türkçe sorunu olarak gördüğümden kılım.
Bir dişi insan, kendisine kadın diyorsa karşısındakine adam demeli. Karşısındakine erkek diyorsa, kendine dişi demeli.
Ayrıca, bayanı özellikle ve özellikle bekaret durumundan kaçınmak için "Kız mıdır, kadın mıdır, bilemem"i doğrudan diyemediği için kullanıyorsa, bunu söyleyen bir insanın kafasının nerelerde olduğunu sorgularım ve sevmem. Kibar olmak istenirse "Hanımefendi" var mis gibi, en kötü "hanfendi" denir. Ki ben de tanımadığım bir adama kibar olmak istersem "Beyefendi" diyorum. Bunun dışında hatun, matun, avrat, hacı dayı vb denince takılmıyorum. İstenen istediğini diyebilir.
0
aychovsky
(05.01.14)
Bence boş işler bunlar. "Bayan" kelimesinin "bay" kelimesinden türetildiği için karşıyız dendiğini duymuştum. Tamam biz tartışır konuşuruz ama tutupta bunu karısını hakettiği zaman dövmesi gerektiğine 'inanan' adama anlatamazlar. Önemli olanda ona anlatmak. Düzeltilmesi gereken o kadar çok şey var ki, bence bu konu onların arasında hiçbir şey.
He bu arada zaten o adam karısını döverken ya da öldürürken bayan demiyor kadın diyor, kadın sen adamı delirtiyorsun diyor...
çünkü ısrarla "kadın" kelimesi yerine kullanılır. tuvalete gidersin erkek tuvaletine bay yazmasalar bile kadın tuvaletine bayan yazarlar. alışveriş sitesine girersin; bay ayakkabıları yoktur ama bayan vardır. toplum algısında kadın, bekaretini kaybetmiş (büyük trajedi yani) dişi olduğu için erkeklerimiz bir 'itham'da bulunmaktan çekinir. sen kız olursun, yaşın kaç olursa olsun. ne kadar sinir bozucu değil mi?
yani; yok baymakla ilgisi var gibi görünüyo, yok kıroca ondan alınıyolar, yok sırf kapris diyince götünüzden sallamış oluyosunuz baylar.
birkaç gündür biraz depresif bir hava var duyuruda.
birkaç gündür biraz depresif bir hava var duyuruda.
0
rock n roll (04.01.14)
tam iyi ya iyi diyorum sonra sinirimi bozan hevesimi baltalayan bir şey çıkıyor elbet.
0
jamalbsf
(04.01.14)
Valla iste tam gecti diyoz da anasini satiym bi gecmiyo
Gunes munes acsa bi kac gun bari!
0
cecilia
(04.01.14)
bu sabah bana ayar verdiğin için biraz mutsuzum ama genel olarak iyi hissediyorum. pazartesi maaş yatacak, keyifliyim. artık daha fazla yumurta alabileceğim. hayat güzel böyle.
0
der meister
(04.01.14)
cok mutsuzum tam iyi gidiyor herşey diyorum yeniden tepetaklak oluyor.
0
pembegurba
(04.01.14)
Çoğunlukla tırt. Ama daha kötü olmuşluğuda vardı. Buna da şükür diyorum :)
0
mrv
(04.01.14)
cumartesi pazar olmasa ayri bi guzel...
0
pisuvardandumancikartanadam
(04.01.14)
dipteyim, sondayım, depresyondayım. en kötü dönemimdeyim. sonucunu hayırlı beklediğim 3 işin üçü de olumsuz oldu. biri gönül meselesi. kafam bozuk. hergün alkol. bugün biraz dolaştım kafa dağıttım ve içmedim. ama bu aralar işlerim çok ters gidiyor.
0
stratejistyen
(04.01.14)
her zamankinden daha beter.
0
blmnrvs
(04.01.14)
çözülemeyecek bir problemim yok, şükür.
0
hope ender
(04.01.14)
Normal.
0
aychovsky
(04.01.14)
asıl sana noldu,, önce hepinizi çok çok seviyomlar sonra niye sıkıntılısınızlar?
feminaziliği bırakıp güzin ablamız mı olucaksın=?
0
efrasiyab87
(04.01.14)
fena değil. final dönemi bitince hayatımda yepisyeni bir döneme giriş yapacağım. 1 dönem sonra da mezun olacagm inş bakalım
0
we miss freddie mercury
(04.01.14)
efrasiyab87, başım ağrıyor 2 gündür beynime mi bişey oldu acaba? :))
0
🌸rock n roll
(04.01.14)
Bence bi virüs beyninin o saçma kısımlarını eritmeye başladı. Artık normal bir insan olacaksın
0
efrasiyab87
(05.01.14)
2013 lanetinden kurtuldum sanıyordum aynı tas aynı hamam devam etmekle birlikte bir de şu salgın virüsü kaptım iki gündür yataktan çıkamıyorum.ve tabii bunca sıkıntıya eşlik eden sigaramı da tüttüremiyorum.
0
bi sigara bi bacardi
(05.01.14)
bazı şeylerin belirsizliği ve bu belirsizliğin getirdiği kaygılı beklenti sayesinde çekilmez oluyorum. ayrıca monotonlaşmaya doğru gidiyorum. kısaca çok da iyi değil işte.
Merhabadoğru düzgün kaynak bulamadım, varlık -ilişki şemasını anlatacak sağlam bir kaynak biliyor musunuz ? Kutular, oklar, kalın ince oklar vs. çok karmaşık geliyor şu an bana. Teşekkür ederim.
Merhaba doğru düzgün kaynak bulamadım, varlık -ilişki şemasını anlatacak sağlam bir kaynak biliyor musunuz ? Kutular, oklar, kalın ince oklar vs. çok karmaşık geliyor şu an bana. Teşekkür ederim.
0
baris daima (04.01.14)
veritabanı varlık ilişki diyagramı
diye arattınız mı? bissürü sonuç geliyo...
0
compadrito
(04.01.14)
Varlık ilişki şemalarının iki gösterimi vardır,internetten aratırsanız ikisi de karşınıza çıkar. Siz hangisini öğreniyorsanız, diğerini gördüğünüzde kafanız karışır. Bunlardan biri Chen gösterimidir ve şekli şöyledir: www.ncgia.ucsb.edu Diğeri ise Crow's Foot gösterimidir ve şekiller şöyledir: encrypted-tbn3.gstatic.com Aratırken hangi gösterimi öğrendiyseniz, o gösterimin adını da eklerseniz, kafanızın daha da karışması engellenmiş olur.
0
aychovsky
(05.01.14)
compadrito arattım abi öyle de arattım ama düzgün tane tane anlatan bulamadım.
aychovsky ilki bizim işimize yarayan onun üstünden gidiyoruz. adı Chen miymiş :D iyi oldu öğrendiğim. teşekkür ederim.
sıfat olarak, bir faktörün bir sonuçtaki ağırlığı, belirleyiciliği anlamında ağırlık nasıl çevrilir?
sıfat olarak, bir faktörün bir sonuçtaki ağırlığı, belirleyiciliği anlamında ağırlık nasıl çevrilir?
0
adukyuedines (04.01.14)
dominant
predominant predominantly
0
compadrito
(04.01.14)
Onda yine weight kullanılıyor, hatta i. faktörün ağırlığı wi ile gösteriliyor. i burada subscript olacak. Karar vermede weighted product, weighted sum gibi yöntemler mevcut. Örneğin, en.wikipedia.org
faktörler genelde factor olarak kalıyor. Bir faktör bir diğer faktörün bir belirleyici ise, belirleyici olana da determinant deniyor.
DOminant şunun için kullanılıyor: Elinde faktör değil, birtakım faktörler taraafından belirlenen seçenekler varsa (Örneğin araba alıyorsun Mazda ve BMW), faktörlerin de fiyat ve hız ise, BMW her faktörde Mazda'ya göre tervih edilirse (atıyorum, hem ucuz hem hızlı) BMW dominates Mazda, BMW is dominant olur. Fiyat hızı belirliyorsa, fiyat hız için bir determinant'tır. Fiyat ve hızın karar vermedeki ağırlığı weight'tir.
Sonuç olarak seçenekler arası bir baskınlık varsa dominance, faktörler arasında bir etkilenme varsa determinance, faktörlerin ağırlığı varsa weight kullanıyoruz. Ağırlık rakamsal bir değerdir. Biri diğerine göre sözel olarak daha önemli ise importance kullanılır terim olarak. Ağırlıklar da importance'lar karşılaştırılarak bulunur. Bu buna göre ne kadar daha important, diye sorularak ağırlıklara erişilir.
0
aychovsky
(04.01.14)
teşekkür ederim,
@aychovsky gerçekten emek harcamışsın bilgilenecek herkes adına teşekkür ederim.
0
🌸adukyuedines
(04.01.14)
Rica ederim ama tam uyumadan önce yazdığım için aslında eksik bile yazmışım. Factor yerine criterion veya attribute da kullanılabilir.
şimdi okul konserine türkçe ing falan parça çalacağım. şöyle çok zor olmayan, düz akorlu yabancı parçalar önerebilir misiniz?devid geta titanyum gayet kolay mesela. ha, kişinin profesyonelliğine göre her şeyin boyutu değişiyo, orası ayrı. lucia - silence da vardı. onu da çalmıştık.hem damar, hem rit
şimdi okul konserine türkçe ing falan parça çalacağım. şöyle çok zor olmayan, düz akorlu yabancı parçalar önerebilir misiniz?
devid geta titanyum gayet kolay mesela. ha, kişinin profesyonelliğine göre her şeyin boyutu değişiyo, orası ayrı. lucia - silence da vardı. onu da çalmıştık.
hem damar, hem ritmik şeyler önerirseniz çok mutlu olurum. çok slow bi yabancıdan sonra, hafif tempolu ve hoş melodili bi parça olsun istiyorum.
özel olarak kolay ya da sırf piyano ile çalınabilen parçalar önerin falan demiyorum ha, öyle anlaşılmasın. tarkan bile önerebilirsiniz. profesyonel değilim, sadece zorluk seviyesine biraz dikkat edin, o kadar.
ya yazın işte bi şeyler amk seçenek olsun bana da, yeter.
0
laptop (04.01.14)
Bu kolay galiba, enstrümantal gerçi ve biraz asansör müziğimsi (Bizim asansörde çalıyor da, metrobüsten inip asansöre binince kültür şoku yaşıyorum) Richard Clayderman - Ballade Pour Adeline www.youtube.com
edit: bir başlık altında daha into the wild cevabı verildi ve yine benim ömrümden 5 yıl kısaldı:(
0
sanal hayvan
(03.01.14)
eşkıya - repliklerin çoğunu ezberleyecek kadar izledim
0
rakunzelll
(03.01.14)
camille redouble
0
rocka rolla
(03.01.14)
das boot ve film değil ama mini-dizi, unsere mütter unsere väter. almanlıktan aldığım tadı hiçbir şeyden almadım.
edit: yanlış anlaşılmış galiba. das boot film, unsere mütter mini dizi demek istedim. yanlış mı dedim? doğru dedim ya.
0
der meister
(03.01.14)
in bruges'ü 15-20 kez izledim. sıkıldım artık yeter.
0
japon askeri
(04.01.14)
The Godfather Goodfellas The Fall Leon The Prestige
0
amelie poulain
(04.01.14)
benim yok. bişeyi tekrar izleyeceğime yeni bir film izlemeyi tercih ederim.
0
ermanen
(04.01.14)
the lord of the rings mr. nobody cloud atlas batman (christopher nolan serisi) yes man hachiko 25th. hour a beautiful mind amadeus amelie babam ve oğlum children of men eternal sunshine of the spotless mind güler misin ağlar mısın (zeki-metin filmi) hannibal üçlemesi (hannibal rising'i maalesef dördüncüye dahil edemiyorum) hokkabaz (cem yılmaz- trakyalı olduğum için gurbet yaşadığım zamanlarda) inception into the wild little miss sunshine sherlock holmes zombieland
0
thracian
(04.01.14)
Bram Storker's Dracula Back To The Future I - II - III, hemen hemen her yıl izlerim.. The Godfather I Leon Amelie Babam ve Oğlum Hababam Sınıfı serisi
Çok var ama ilk bunlar geldi aklıma..
0
mutekebbir
(04.01.14)
stand by me this is spinal tap shaun of the dead
0
feykalade
(04.01.14)
kemal sunal-türkan şoray-ediz hun vs filmlerini zaten en az ikişer defa izlemişimdir.hatta keml sunal daha fazladır. ateşli çingene yi izlemek istedim nedense şu an.
bunlar dışında ikinci defa izleme huyum yoktur öyle.
0
uzunuzunilgi
(04.01.14)
the godfather 1-2 schindlers list forrest gump
0
exlibris
(04.01.14)
Geleceğe Dönüş Senna Kemal Sunal filmleri(HS, X Kralı vs.)
0
heritage
(04.01.14)
hiçbir filmi iki -veya daha fazla- kere izlemedim, izlemeyeceğim.
0
papillon7
(04.01.14)
şimdiye kadar sadece 2 filmi tekrar izledim. biri dark knight (sırf joker için) diğeri hachiko. ayrıca ben de bir filmi 2 defa izleyeceğime yeni bir film izlerim'cilerdenim. ama çok sevdiğim filmleri/dizileri arada açarım, 10-15 dk göz gezdiririm. mesela spartacus 1. sezon finalinin son kısmını durup durup izliyorum.
0
lionel andres
(04.01.14)
dead poets society noviembre royal tenenbaums (aslında tum wes anderson filmleri) magnolia a single man mr nobody the fountain soul kitchen back to the future 1-2 godfather little miss sunshine ruby sparks jesus christ superstar hair the boat that rocked les choristes leon c.r.a.z.y. kynodontas before sunset/sunrise/midnight children of men pleasentville coffee and cigarettes fliped across the universe blue valentine
min 3 kere izlemişimdir
0
nwnd
(04.01.14)
Back to the Future serisi Her türlü Kemal Sunal (Tosun Paşa'nın yeri ayrı) Monte Cristo Kontu Pleasantville Fasulye Pardon Monty Python serisi (en çok The Holy Grail) Gattaca Camille Redouble (kopya çektim ama izlerim) También La Lluvia
0
aychovsky
(04.01.14)
Moulin Rouge Pirates of the Caribbean serisi Kemal Sunal'ın hatta çoğu yeşilçam filmlerini sınırsız bir şekilde izleyebilirim.
Bu listeye aklıma geldikçe ekleme yapacağım :)
0
Vicy89
(04.01.14)
Valla ben Terminator serisine denk gelince mutlaka izliyorum. Alien ve Matrix de öyle. Ayrıca (bkz: )eksisozluk.com hastasıyım. Defalarca izledim.
0
old possum
(04.01.14)
LOTR serisi , sayılamayacak kadar çok. Terminatör serisi, Karayip Korsanları serisi, Pardon (bkz: ferhan şensoy )
not: serilere takıntım var galiba
0
bir bucuk adana
(04.01.14)
the big lebowski stranger than fiction the darjeeling limited
https://www.facebook.com/gokcegkmn?fref=tsgenel olarak güzel denebilir mi yoksa sadece fizik mi mükemmel? (boyu max. 1.65 bu arada, kendisini tanıyorum.)yüzünde, ağız yapısında bir "şey" yok mu? yoksa ben mi liseden kıllı tüylü hallerini bildiğim için bu kızı beğenemiyorum? (fiziğine lafım yok tabii
genel olarak güzel denebilir mi yoksa sadece fizik mi mükemmel? (boyu max. 1.65 bu arada, kendisini tanıyorum.) yüzünde, ağız yapısında bir "şey" yok mu? yoksa ben mi liseden kıllı tüylü hallerini bildiğim için bu kızı beğenemiyorum? (fiziğine lafım yok tabii ki) modellik yapacak kadar mı yani?
0
benneydim (03.01.14)
fizik harbi iyi ama yuzu pek guzel degil. tipim degil.
edit: @mahone kiz profilini halka acmis. belli ki moedllik yapiyor ve bu fotograflarin gorunmesini istiyor zaten, bir nevi portfolyo. bir sakinca yok bence.
0
fortisvita
(03.01.14)
ben de pek beğenmedim, yani benim tipim değil o yüzden muhtemelen.
0
buckminster
(03.01.14)
güzel ayrı, çekici ayrı. bu güzel. best model'ların zaten çekici bir tarafını daha ben görmedim. ama şeklen perfect dna'a yakın gibi işte.
0
nezaretten taharet
(03.01.14)
deyıl ama seksi.
0
japon askeri
(03.01.14)
ünlüymüş zaten sanırım tamam pardon. yüzü çok çirkin.
0
mahone
(03.01.14)
yüz olarak kötü gözleri güzel sadece fizik ise ehh yani.
0
volkanaydin152
(03.01.14)
fiziği iyi de yüzde iş yok. garip bi yüz yapısı var. beğenmedim ben.
0
katredin
(03.01.14)
ben güzel de bulmadım seksi de. yüz güzelliği olmadığı için fiziğiyle ilgilenmiyom.
Kız aşırı çirkin. Sadece "yağ fazlalığı olmadığı", ince olduğu için güzel/seksi geliyor göze. Ama fotoğraf makinesi, kıyafet, poz, makyaj, ışık vs derken bu resmen bir aldatmaca. Yoksa aşırı erkeksi ve itici bir tip. Ayrıca fit de değil; "aşırı zayıf" kategorisinde. Benim gözümde kızın sıkı/fit olanı makbul; bir deri bir kemik olanı değil. Surata zaten hiç girmiyorum.
0
pandispanya
(03.01.14)
fena değil, niyetine bağlı :D
0
sevisgenturk
(03.01.14)
fiziken de öyle ahım şahım bişey değil abartılmış bir balondur diyorum
0
jedilance
(03.01.14)
kimse de demiyor ki bu fotoğraflarda eşşek gibi fotoşop var. fotoşoplu haline 6/10 veririm. fotoşopsuzu en az iki puan daha aşağı.
büdüt: bir daha düşündüm, puan bile vermiyorum lan.
0
megafon
(03.01.14)
bence güzel değil. net olarak.
0
alaimisema
(03.01.14)
Iten bisi var ama tam kestiremedim, dudak mi goz mu yanak mi ? Kaslari allah yoluna, erkek kasi gibi, burunda da bise var da bilemedim ## buldum, burnunun ucu dusuk, ondan bi cins duruyor
Gerci benim facebookum yok bi profil fotosunu gordum. Belki bu pozu bi denisiktir.
0
cecilia
(03.01.14)
değil.
0
papillon7
(03.01.14)
güzel de değil seksi de değil. bu ne lan midem bulandı.
0
disfori
(03.01.14)
bir daha kendi burnuma bok atmayacağım. şükür namazı kılmaya gidiyorum allahım çok şükür. bknz : www.facebook.com
güzel sayılabilir dicektim ama bu ney lan :( bknz :www.facebook.com
fiziği bile mükemmel değil ince olan güzeldir mantığından öyle geliyor olabilir ama yüzü cidden erkek gibi hani böyle 1 gram sevimli olamaz mı ya.
0
hmm
(03.01.14)
fizik ortalamaya göre gayet güzel ama spora ihtiyacı var.
0
zazazaraeta
(03.01.14)
fizik iyi yüz vasat.
0
lathspell
(03.01.14)
hiç güzel değil. ne makyaj ne shop kurtarabilmiş.
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(03.01.14)
güzelden ziyade seksi bence
0
acelemvar
(03.01.14)
Ayol ne guzeli, dupeduz cirkin bu
0
balpolen
(04.01.14)
Model için kötü. Günlük hayat için yüz fena, vücut fena değil.
Yunanistan'dan gelen bir profesöre hediye alınacak. El emeği yoğun bir şeyler olmasını istiyormuşuz. Örneğin, bilen bilir, Sinop'ta maket ahşap gemiler, kotralar yapıyorlar, onun gibi bir şeyler çok uygun olurdu ama İstanbul'dayız. Çok pahalı da olmayacakmış. Çini gibi bir şeyler olabilir ama çok t
Yunanistan'dan gelen bir profesöre hediye alınacak. El emeği yoğun bir şeyler olmasını istiyormuşuz. Örneğin, bilen bilir, Sinop'ta maket ahşap gemiler, kotralar yapıyorlar, onun gibi bir şeyler çok uygun olurdu ama İstanbul'dayız. Çok pahalı da olmayacakmış. Çini gibi bir şeyler olabilir ama çok tabağa çanağa girmemesi gerek. Elişi olmaz ise de yerel bir şeyler olabilir belki.
Ne alabiliriz?
0
aychovsky (03.01.14)
lüle taşından bişeyler alabilirsiniz mesela pipo tespih v.b. şeyler hatta bi blok alıp eline verin o kendi zevkle bile oyar :D
0
Kozmik_Rakun
(03.01.14)
Aaa, ne güzel fikir! Nereden alabilirim / bulabilirim?
0
🌸aychovsky
(03.01.14)
internet üzerinden alabilirsin veya tahtakaleye bi uğra mısır çarşısı kapalı çarşı falan gerçi o kısımlarda pahalı olur hazır istanbuldayken şarkhanada uğra katana falan alırsın veya sirkeci banliyo treninin olduğu yerden topkapı sarayına giden yolda (tren yolunun orda) birisi var katana falan satıyor iyide katanaları var pazarlıkta yapabilirsin
0
Kozmik_Rakun
(03.01.14)
pipoyu geç, tesbih al, çok severler... lüle taşından yada özel taşlardan yapılmış olsun ama
0
we miss freddie mercury
(03.01.14)
bütçe nedir
0
azizakin
(03.01.14)
cam olabilir, yanlış hatırlamıyorsam böyle atölye tarzı yerler vardı ziyaretçiler cam üfleyebiliyordu falan o tarz bi yerde vazo/kase yapıp onu hediye edebilirsiniz.
o atöyle'de yapılmış bir şişeye ev yapımı şarap dolduruğ böyle de bir kılıf yaparsanız profesör tatmin olur.
Aptal olup susmakla edepli olup susmak arasındaki o ince çizgi nedir?
yazdostum
Hani suskunluğum asaletimdendir veya edebimdendir vs tarzı sözler vardır ya. İşte gerçekten onun sınırı nedir. Yani bir insan aptal ne diyeceğini, ne yorum yapacağını, iki kelimeyi bir araya getiremeyen bir insan da olabilir. İşte akil ve aptal arasındaki o ince çizgi size göre nedir?Not: Derdimi se
Hani suskunluğum asaletimdendir veya edebimdendir vs tarzı sözler vardır ya. İşte gerçekten onun sınırı nedir. Yani bir insan aptal ne diyeceğini, ne yorum yapacağını, iki kelimeyi bir araya getiremeyen bir insan da olabilir. İşte akil ve aptal arasındaki o ince çizgi size göre nedir? Not: Derdimi seveyim evet. Not: O hikayedeki mal benim.
0
yazdostum (03.01.14)
Belki bakışta ve davranıştadır. Bön bön bakıyorsa anlamamıştır. Anlamış gibi bakıyorsa ama başka işlere bir anda geçiş yapmışsa muhtemelen aynı fikirde değildir ama belirtmek istiyordur.Anlamış gibi bakıp, hiç bir şey yapmıyorsa ya onaylıyor ya da içinden küfrediyordur.
0
aychovsky
(03.01.14)
aradaki fark, muhabbet arasında verdiği kısa cevaplarda gizli. ortaya bodoslama bir şeyler söylüyorsa mal, inceden dokunduruyorsa mamüldür
0
yemrem
(03.01.14)
o çizgi pek ince değildir kanımca. kişinin ağzından çıkan az sayıdaki cümlelerden çizginin ne tarafına düştüğü rahatça anlaşılabilir.
0
bxgx
(03.01.14)
bir insan ben aptalım ne diyeceğimi bilmiyorum hiç konuşmuyorum diyorsa aslında aptal değildir bayağı zekidir.
aptal insan dediği şey muhteşem bir şeymiş gibi saçmalar durur. doğrusunu öğrenmeye de çalışmaz.
0
godsparticle
(03.01.14)
godsparticle+1
ne diyeceğini bilmediğinden, bilgisizliğinden susan da edebinden susmuş oluyor bana sorarsanız.
"farkında olmak" kadar şahane bir şey yok.
0
neyleyim
(03.01.14)
İkisinin arasında görünen bir fark yoktur ancak aptal olup susmak, basiretsizlikten ve olayı anlamamaktan kaynaklanırken, edepli olup susmak, olayın çirkin sonuçlarını bile öngördüğünüz halde içsel dengeniz gereği susmak ve neyi neden yaptığınızı bilmek demektir. Aptal olmadığınız halde susuyorsanız, edepli birisiniz. Sustuğunuz konuda hakkınızı aramıyorsanız aptal birisiniz.
Ben bu insanı anlamıyorum arkadaş. Hobisinden para kazanmasını falan geçtim, sevdiği bir işte çalışan var mı? Oturdum bir saat düşündüm nerede çalışsam hoşnut olurum diye bulamadım. Sevdiğim bir iş yok. Yapmak isteyeceğim bir şey yok. "Hangi mesleği yapmalısınız?" diye nokta atışı anket falan bilen
Ben bu insanı anlamıyorum arkadaş. Hobisinden para kazanmasını falan geçtim, sevdiği bir işte çalışan var mı? Oturdum bir saat düşündüm nerede çalışsam hoşnut olurum diye bulamadım. Sevdiğim bir iş yok. Yapmak isteyeceğim bir şey yok. "Hangi mesleği yapmalısınız?" diye nokta atışı anket falan bilen varsa paylaşsın.
0
kahin ahtapot paul (03.01.14)
valla bi arkadaşım var. hobi denir mi bilmem ama uçakları çok sevdiği için kabin memuru oldu, düzensiz saatleri ve yorucu olsa da çok seviyor işini. e maaş da güzel tabii.
0
nathanieltroy
(03.01.14)
kızma abi... rocco siffredi var en alasından.
0
apc
(03.01.14)
top gear'daki abiler, anthony bourdain, ayhan sicimoğlu gibi programcılar; larry david, louies ck gibi komedyenler benim kıskandığım kişilerden mesela.
0
m e l t e m
(03.01.14)
Ben varım. Severek yaptığım tek işi yapıyorum. Çevremde yine aynı şekilde çalışan kişilerden gördüğüm de şu; ergenlikte elle tutulur bir şeyle ilgilenmek bu işin anahtarı.
Yani 10-20 yaş arası haytalıkla geçtiyse sevdiğin işi bulmak zor olabilir.
0
alperz
(03.01.14)
iyi para kazanan müzisyenler, ressamlar, oyuncular vs. tüm sanatçılar bu dediğinden.
0
matchgrip
(03.01.14)
Ercan Kesal var mesela, adam tıp doktoru ama hobisi sinema. En yakın arkadaşlarından biri uzunca süre Metin Erksan olmuş, Üç Maymun'un ve Bir Zamanlar Anadolu'danın senaryosu onun elinden çıkma. Yani bu örneğin Orhan Pamuk'un oturup 23 yaş civarında meslek olarak yazar olacağına karar vermesi gibi ciddi bir durum değil, gerçekten de hobi. Büyük şanstır tabii bir çoğunda, müzisyenlerin bir kısmında görürsünüz bunu mesela.
Bir de Atilla Dorsay gibi hobisinden hiç anlamıyor olmasına rağmen meslek edinmiş insanlar var ki, onlardaki şansı kıskanmamak elde değil.
0
sanal hayvan
(03.01.14)
ben. yillarca bahis tahminlerimi sagda solda yaziyorum, takip etmedigim lig yoktu. simdilik "harclik cikarma" seviyesinde kazaniyorum ama yukselebilirim. simdilik iyi boyle, yaziyom ciziyom iste, guzel.
ama hobiden para kazanmaya baslayinca is az da olsa degisiyor. o kadar rahat, laylaylom havasi olmuyor.
0
der meister
(03.01.14)
millet unlu isimler falan soylemis ben dan diye atlamisim "ben" diye. inanilmaz itici oldum.
0
der meister
(03.01.14)
alperz+1
ben de yaptigim isi severek yapiyorum. bilgisayar muhendisiyim. programlamaya lisede basladim. o zamana kadar hedefim isletme okumakti. programlamaya baslayinca ben bu isi yaparim dedim ve muhendislige kaydim. 10 saat hic kalkmadan kod yazabilirim hatta yazdim. su anki kafada gidersem 40-50 yasima kadar kod yazabilirim sanirim.
0
crucio
(03.01.14)
programlama ufak yaşlardan beri ilgi alanımdaydı teknolojiyle ilgilenmek en büyük zevkimdi. yazılım mühendisliğine doğru adım adım gidiyorum çalışmaktan zevk alıyorum.
0
melancholyman
(03.01.14)
Kendime ait bir salon ya da şu gezelim görelimci işler beni mutlu ederdi sanırım. Onun dışında çalışmaktan zevk almak zor iş.
0
arnold schwarzeneger
(03.01.14)
Çalıştığım sektörü çok seviyorum diyebilirim; kuyumculuk.
0
charlesbukowskiineksi
(03.01.14)
bunlar genellikle sanat ve sporla ugrasiyorlar. ama sunu anlamak lazim, sevdigin is dedigin sey cok disiplinle ve usta olmaya giden yola girmezsen sana bir sey kazandirmaz.
oteki turlusu de bana kolaycilik gibi gorunuyor, cok az insan yapmak istedigi sey ugruna hayatinin geri kalanini bir kenara koymaya razi. sonra imkanim yoktu gibi bahanelerle rahatliyorlar fakat imkanlarini kesfedip ona gore bir uretimde bulunmaya hic kalkmiyor bile.
fotograf makinem yok ki fotografci olayim, boyam yok ki ressam olayim,
derken insanlar imajlara takilmis durumdalar.
onun yerine pinhole kamera yapanlar, onun yerine tukenmez kalemle cizenler
ellerinin altinda her ne varsa onun kullananlar bu isteklerinde samimiler. ne yaparsa yapsin bence kisinin kendinde bitiyor. kisi yapmak istedigi her neyse onu yapmadan yasayamam gibi bir kafa yapisina girmedikce mazosist gibi hem aci icinde hem de caresiz hissederek hayatini geciriyor.
0
idexo
(03.01.14)
acun, sergen.
0
japon askeri
(03.01.14)
Ben sevdiğim işi yapıyorum, çoğunlukla canım çıkıyor, bu hafta sonu da çalışacağım ama memnunum halimden.
0
aychovsky
(03.01.14)
valla ben de ne yapacağımı bilmiyorum sanırım öğretmenlik yapacağım ama hiç sevmem öğretmenliği.Anket yaptım kendime mimarlık,teknik öğretmenlik falan çıktı ama ben de matematik falan yok.Ah ulan nedir bu ülkede çektiğimiz.Küçüklükten bizi yönlendirmediler ki anca matın varsa istediğini olursun.
0
WrAiTh
(03.01.14)
cok boktan bisey. hep calisiyorsun.
0
alideemir1
(03.01.14)
hobimden para kazanmıyorum ama işimi seviyorum. hiç bilmediğim, düşünmediğim bir meslek, keşke öğrenciyken haberim olsaydı kendimi bu yönde geliştirseydim diyorum şimdi.
ayrıca iyi para kazanan müzisyenlerin büyük çoğunluğunun sevdiği işi yaptığını düşünmüyorum. adam 20 yıldır her gün aynı şarkıyı çalıyor sıkılmıştır amk. Nirvana bi süre sonra smells like teen spirit çalmayı bırakmıştı mesela. bir çoğu da para kazanabilmek için hiç sevmedikleri popüler müzik tarzları yapıyor.
0
r_u_h
(03.01.14)
ben öyleyim ya. biraz şans biraz mücadele. dilciydim, rus dili falan okuyodum, dedim yok olacak gibi değil, az çok becerebildiğim de ne var, web programlama. okulu bırakıp iş aradım koşturdum falan, şimdi 1 yıldır çalışıyorum, kendimi rahatça geçindirebilicek kadar maaşım var, okulu da değiştirdim. yani hobimi önce meslek edindim, mesleğe devam ederken okulu da ona çevirdim. ama bu sefer de gerzek gibi hissediyorum kendimi bazen çünkü hobim yok. iş yerinde kod yaz, eve gel ya yine kod yaz ya da teknoloji haberleri falan bak. farklı bişiler bakıyorum şimdi kafa dağıtıcak. jonglörlük, elektro gitar falan var akfamda.
Ayşegül tatilde Ayşegül paris'te Ayşegül amsterdam'da Ayşegül Bangkok'ta. Ayşegül las vegas'ta
0
apc
(03.01.14)
michael ende - momo bence çoukların yanısıra büyüklerin de okumasında bir sakınca yok. küçük prens hediye eden tiplerden değilim tabii hiç açmaz öyle gundi duygusallıklar, kendi iradesiyle alır okur banane.
ve buyuk kulaklı bir filin hikayesi vardı, şimdi adını bulamadım. editleyeceğim bulunca. edit: dumbı tabi ya nasıl unuttum :( www.tias.com şu kitaplar şimdi bende olsa var ya nasıl mutlu olurdum.
çocukken okuyup çok etkilendiklerim, okuma alışkanlığımın temelini atan kitaplar.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(03.01.14)
çocuk kalbi (umarım ismini doğru hatırlıyorumdur).
0
sistem enkazı
(03.01.14)
pal sokağı çocukları ışın çağı çocukları
0
anection
(03.01.14)
aa nasıl unuturum! kimse de yazmamış.. 80 günde devri alem.
0
bxgx
(03.01.14)
Küçük prens, şeker portakalı ve gulliverın gezileri bu listeye dahil değildir kanımca. Jules Verne her kitabı okutulabilir, keşfetme fikrini beslediği için..
0
rn
(03.01.14)
1) Alice (wonderland ve looking glass) 2) Küçük Prens 3) Binbir Gece Masalları 4) Tom Sawyer ve Huckleberry Finn 5) Grimm ve Andersen ve Ezop Masalları
0
franz kafka
(03.01.14)
Özellikle küçük prens, aşkın, var oluşun, sistemin , örtülü eleştirisi yapılmaktadır, anlatım oldukça soyuttur. Bu nedenle çocukluktan çok, ilk gençliğe denk yaşta okunması daha doğru olur.
0
rn
(03.01.14)
yorumlara bakmadım. binaenaleyh daha önce yazılıp yazılmadığını bilmiyorum.
rıfat ılgaz'ın çocuk kitapları. özellikle bacaksız serisi. 10-15 sene oldu, aklımdan çıkmadılar.
0
papillon7
(03.01.14)
Ökkeş serisinin üstüne tanımam, hala arada sırada okurum.
oncelikle en az 3 sezon bitmis olmalı. komedi olmalı. it's always sunny in philadeplphiait crowdscrubs the officecurb your enthusiasmcalifornicationmy name is earl arrested developmentfriendsblack bookshow not to live your lifebunlar izlediklerimden aklıma gelenler (how i met your mother big bang th
oncelikle en az 3 sezon bitmis olmalı. komedi olmalı.
it's always sunny in philadeplphia it crowd scrubs the office curb your enthusiasm californication my name is earl arrested development friends black books how not to live your life
bunlar izlediklerimden aklıma gelenler (how i met your mother big bang theory falan demeyin içimi baydılar onları da izliyorum ama artık bitsin nolur diyerek).
favorim it's always sunny in philadelphia. bu tatlarda ya da en azından dwight shrute (the office) gibi en az bir ruh hastası dünya tatlısı karakter barındıan, eğlenceli, yeri geldiğinde gülerken koltuktan düşebileceğim dizi önerilerinizi bekliyorum.
extras'a da bakın. her bölümde dünyaca ünlü sanatçılar konuk oyuncu oluyor.
0
m e l t e m
(03.01.14)
@tek terk shameless ın birinci sezonunu bitirmiştim sonra başka mevzulara dalınca unutmuşum çok iyi oldu hatırlatman cooook tesekkurler
@hayley williams ile evlenecek genc community de izlenicekler listemdeydi ama listeyi kaybetmişim=) o da iyi oldu saol digerini bilmiyorum ama degerlendiricem
@cemallamec the big bang yazıyodu orda aslında devamını okusaydın neden listede olmadıgını da yazdım listede sadece begendiklerim var. söylediğin diğer iki dizi de pek tarzım diil new girl u bikaç bölüm izledim ama sarmadı gibi bıraktım pek hatırlamıyorum digeri zaten benlik deil ama tesekkur ederim yine de
@disfori how not to live your life olmaz olur mu hiç=) yazarken aklıma gelmemiş hem de favorilerimdendir black books da var onu da yazmamısım hemen editliyorum listeyi cok tesekkurler guzel bisey tavsiye etmişsin=)
wraith seinfield izledim tabi. two and a half man i de ara ara izledim ama sevmem.
spaced i biri daha söylemişti onu da sıraya alıyorum of ne kadar dizim oldu yaşasın
@m e l t e m @veys zimmer en az 3 sezon olmadan yaklasmıyorum elimdekiler bitene kadar bi yürüsün o da=)
@muti ally mcBeal ı tokatlamak istiyorum ama saol=)
sonuç olarak hepinize sonsuz tesekkurler ne şahanesiniz ne güzel şeyler çıktı böyle duyuru kalsın başkaları da faydalansın ilerde
0
🌸thujone
(03.01.14)
tabii ki TBMM TV. süper komik. 40-50 sezon oynadılar...
0
apc
(03.01.14)
louie ve extras önemli önerilerdi bak bir şey dememişsin o önerilere, gözünden kaçmasın sakın. hatta ilk sırada onlar olmalı bence. bir de söylenenlere ekleyebileceğim tek dizi, türkçe altyazısı yok ama ingilizce altyazısı mevcut olan peep show. harika dizidir, kesin izlemelisin.
0
soso
(03.01.14)
yorumlar iyi ve değerli. ama önce otur community izle. karakterleri tanımak için azıcık vakit ver sevmezsen o zaman buraya dön. o derece.
kısırlaşmış kedinin aslında tam da ksırlaşmamış olması?
mutevazi
mümkün mü böyle bir şey?az önce erkek kedim (kısır) dişi kedimle (kızgınlık döneminde) pipili mipili işlere girişti de.
mümkün mü böyle bir şey? az önce erkek kedim (kısır) dişi kedimle (kızgınlık döneminde) pipili mipili işlere girişti de.
0
mutevazi (02.01.14)
Ne zaman kısırlaştırıldı? Yakın zamanda kısırlaştırıldı ise daha hormonlarını bitirmemiş, stoktan yiyor olabilir.
0
aychovsky
(02.01.14)
6 aya yakın oldu.
0
🌸mutevazi
(02.01.14)
Mumkun, kisirlastirmanin iki yontemi var terminolojiye tam hakim degilim ama birinde o istegi duymaya devam ettigi halde sperm olmadigi icin ureyemiyor, digerinde testestorona dair tum hormonlari aldiklari icin istek de duymuyor uremiyor da.
Birinci yontem genelde belediyelerin tercih ettigi bi yontem, hormon alininca kediye miskinlik gelip kendini savunmada gucluk yasamasin diye. Nispeten daha kolay bir operasyon oldugu icin kimi vet. hekimler de bu yontemi tercih ediyor.
0
mutlusismankedi2015
(02.01.14)
yani benim bildiğim hayvan kısırlaşınca cinsel isteği hormonları azalıyor, bir de yavrulayamaz hale geliyor, ama bu pipili işlere girişmesine engel değil.bizim kıza kısır haliyle bahçeye çıktığında talipler olurdu hatta iş üstünde de bastık. oğlan da 2 senedir kısır ama arada polar olsun minder olsun sürttürüyo. boşalmıyor, pis koku püskürtmüyor ama arada aha şu pipiyi sürtünce içim bir hoş oldu diyor belli ki.
0
alice practice
(02.01.14)
Bu arada erkek kediniz kizginlikta olan disiye karsilik vermeye calisabilir, aynisini yasadik bizimkilerle ama bakti ki beceremiyor vazgecip utanip gitmisti bizim oglan :) sonra disiyi de kisirlastirdik zaten... bir an once kisirlastirin derim erkegi de tetikliyor cunku onun kizginlikta olmasi.
0
mutlusismankedi2015
(02.01.14)
mümkün, ama "teknik olarak" yetersiz. yani kısırlaşmamış olma ihtimali yok, ama o kendini hâlâ aktif zannediyor muhtemelen. erkek kedilerde çok sık karşılaşılıyor bu durumla. en fazla dişiden iki pati yer, uzaklaşır. bir zararı olmaz yani.
0
blatta hiberna
(03.01.14)
dişiyi bir an önce kısırlaştırmak istiyorum ben de ama kendisi hasta ve teşhis edemedik bir türlü, daha aşılarını bile yaptıramadık bu yüzden henüz. yani bu seferlik bu şekilde atlatmak zorundayız kızgınlık dönemini.
kızın oğlandan hamile kalma olasılığu yok yani? rahatlıyorum o zaman...
merhaba duyuru insanları,kendim izleyecek bir şey bulamadığımdan sizlerden yardım istiyorum :) bir dizi çerez denebilecek, çok fazla derin olmayan bir dizi(sanırım sit-com tam uyar) olmasını istiyorum. diğeri ise her türlü derinliğe komplike hikayeye açık olabilir.cevaplarınız için şimdiden teşekkür
merhaba duyuru insanları, kendim izleyecek bir şey bulamadığımdan sizlerden yardım istiyorum :) bir dizi çerez denebilecek, çok fazla derin olmayan bir dizi(sanırım sit-com tam uyar) olmasını istiyorum. diğeri ise her türlü derinliğe komplike hikayeye açık olabilir.
çok önceden yediğim için hatırlayamıyorum. internetteki tariflerde hem kuru soğan hem de taze soğan yazıyor. evde taze soğan yok bir tek. kuru soğan koyuyorz zaten bi de taze soğan şart mıdır ?teşekkürler şimdikten
çok önceden yediğim için hatırlayamıyorum. internetteki tariflerde hem kuru soğan hem de taze soğan yazıyor. evde taze soğan yok bir tek. kuru soğan koyuyorz zaten bi de taze soğan şart mıdır ? teşekkürler şimdikten
0
foseptik çukuru (02.01.14)
Çok da gerekli değil, ben kuru soğanla yapıyorum. Oluyor. Utandırmaz sizi.
0
aychovsky
(02.01.14)
çok küçük kes tuzla ov birazcık sonra suyun altında durula
0
denizrocket
(02.01.14)
taze soğanın ne işi var yahu? ı ıh koyma. bol nar ekşisi ve cevizli ımm......
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(02.01.14)
taze soğan konmaz benim de bildiğim. ilk defa senden duydum.
0
innerbliss
(02.01.14)
çok az da mayonez (bir tatlı kaşığı kadar) da eklerseniz güzel oluyor.
zeytinyağı+ nar ekşisi+ az pulbiber+ limon. sos bunlardan ibaret. ceviz en son.
Arkadaşın sorduğu bi soru bende de merak uyandırdı göz farlarının tarihi geçer mi bozulur mu? Fondotendir rujdur bunlar bozuluyor biliyorum da göz farına hiç dikkat etmemiştim genelde az kullanıldığı içinde uzun süre bitmez, e kokusu falan da yok anlayalım nedir bunların olayı?
Arkadaşın sorduğu bi soru bende de merak uyandırdı göz farlarının tarihi geçer mi bozulur mu? Fondotendir rujdur bunlar bozuluyor biliyorum da göz farına hiç dikkat etmemiştim genelde az kullanıldığı içinde uzun süre bitmez, e kokusu falan da yok anlayalım nedir bunların olayı?
0
ceren_imo (02.01.14)
e heralde. cilt emiyor sonuçta. görüntü bozulmaz. içeriği bozulur.
0
jimjim
(02.01.14)
Bozuluyor ama süresi daha uzun. Bozulduğunu sürüldüğünde teninde bıraktığı histen anlayabiliyorsun.
0
aychovsky
(02.01.14)
bozulmaktan kastın mikrop üremesi ise kolay kolay bozulmaz. cildin bi boku emdiği yok stratum corneum onu engellemek için var olan ölü tabaka zaten. tabii anneanneden kalma far da sürülmez o ayrı.
4 aylık hamileyim. 1 yılı aşkın süredir bizimle yaşayan sokaktan sahiplendiğimiz dünya tatlısı bi iran/chinchlillia kedimiz var. hamileliğimi duyurduğumuzdan bu yana herkes konu ile ilgili fikir beyan ediyor ve bebek doğduktan sonra kedinin evde kalmasına ölümüne karşı olan aile büyükleri var. ben d
4 aylık hamileyim. 1 yılı aşkın süredir bizimle yaşayan sokaktan sahiplendiğimiz dünya tatlısı bi iran/chinchlillia kedimiz var. hamileliğimi duyurduğumuzdan bu yana herkes konu ile ilgili fikir beyan ediyor ve bebek doğduktan sonra kedinin evde kalmasına ölümüne karşı olan aile büyükleri var. ben doktorumla ve veterinirimizle konuyu konuştum ve bebek alerjik bir reaksiyon göstermezse sorun olmayacağı konusunda ikna oldum. eşimi ikna ettim. ama aileler hala sorun. hatta hamileleikte bile olmaması gerektğini savunuyorlar. konuyu burada tartımaya açıyorum :) ne yapmalı?
0
bibakalim (02.01.14)
ablam'ın kedi alerjisi olmasına rağmen hamilelikte de doğumdan sonra da ciddi bir problem yaşamadılar. bebek ilk doğduğunda kedi bebekten biraz korkuyormuş. şimdi yeğenim 1.5 yaşında ve kediye sarılıyor, oynuyor falan.
0
nilmiye
(02.01.14)
Kedi kalabilir, kedi sorun olmuyor. Tam yanımda kedli çocuk yapmış biri var. Biri oğlum, biri kızım diye ikisini ayrı ayrı seviyor. Ailelere de doktor raporu falan vermek gerek herhalde. Şimdi çocuk kediye pat pat vuruyor, kedi de oyun sanıyor, geçiiyorlar, gidiyorlar.
0
aychovsky
(02.01.14)
karşı olan aile büyüklerini evden gönderirseniz sorununuz çözülür.
0
crystalsoul
(02.01.14)
herşeyi bilimden, uzmanından bile iyi biliyormuş gibi davranan büyükleri pek umursamamak gerek bence.
0
jamalbsf
(02.01.14)
Şimdi hayvan severler beni topa tutacak ama ciğerinde havyan tuyunden dolayı 6 tane kisti olan bir tanıdığım mevcut :// doktorun soylediği bu şekilde..
0
eja
(02.01.14)
aile büyükleri ile aynı şehir de bile yaşamıyoruz aslında ama özellşkle eşimin ailesi her telefon görüşmesinde konuyu açıp hoş olmayan ifade biçimleriyle baskı kuruyor. dışarı atın, gönderin, satın tarzında ki ben bunları duyduğumda ağlayacak kapasitede duygusal gelgitleri olan :) ve mayacığıma(kedi) hasta olan biriyim. kendi annem de çocuk sürekli elini ağzına götürür. kedi her yerde geziyo falan diyo. bakalım neler olacak?
0
🌸bibakalim
(02.01.14)
@eja kedilere kist aşısı bu sebeple yapılıyor. tüyleri kiste sebep olmasın diye, bizi korumakiçin yani. kedili - köpekli evde büyüyen çocukların bağışıklık sisteminin daha güçlü olduğunu duymuştum. ayrıca hayvan sevgisiyle büyümesi benim doğmamış çocuğum için kurduğum hayallerden biri mesela. aileler de sizin kararlılığınızı görünce kabullenip alışacaktır. aşıları ihmal etmemek koşuluyla aynı evde bir bebek ve kedi çok çok tatlı geliyor kulağa :)
0
selci
(02.01.14)
kist konusu şöyleymiş: adını hatırlamadığım bir parazit var. bu parazit kedide varsa -ki aşıları sürekli yapılan, dışarıya hiç çıkmayan, çiğ et yemeyen bir hayvanda olması mümkün değil- tüyleri ile birlikte o paraziti yutarsak, o parazit bağırsaklarımızda olgunlaşıp kana karışırsa, gidip ciğere yerleşirse kist olabiliyor. ama bunun en yaygın örneği çobanlarda görülüyor sürekli aşılı olmayan hayvanlarla birlikte oldukları için. bir de iyi yıkanmayan toprağına hayvan dışkısı bulaşmış yeşilliklerden insana geçebiliyor. veterinerin dediğine göre bu durum avrupa da görülmüyor çünkü başıboş aşısız dışarıda gezen hayvan yokmuş orada.
0
🌸bibakalim
(02.01.14)
Kedinizin aşıları tamsa ve şu yazıda www.memorial.com.tr belirtilen Toxoplasma gondii parazitinin taşıyıcısı değilse risk olduğunu düşünmüyorum. Kist yapacağı inancı yanlış. Evcil hayvanla büyüyen çocukların da sosyal ilişki kurmada daha rahat oldukları söyleniyor. Birbirlerine arkadaş olurlar.
Nişanlımla beraber sahiplendiğimiz 2 kedimiz var, bir de benim 3 aydır misafir ettiğim ancak bu gidişle kalıcı olma ihtimali de olan 3. bir kedi var. Üstelik nişanlım da ben de alerjik bünyeli insanlarız. Hatta bende alerjik astım var. Evlendiğimizde çocuk sahibi olmayı da istiyoruz. Kedilerimizden de kesinlikle vazgeçmeyeceğiz. Onlar da zaten çocuklar gibi küçük ve korunmaya muhtaçlar. Kedilerimizin de aileleri biziz.
Küçük yaşta hayvanlara bağışıklık kazananların hayvanlara yönelik alerji riskleri de düşüyor diye okumuştum. Çocuğunuz bebekliğinde kediye alışık olacağı için kedinin onun açısından alerjik bir durum yaratacağını da sanmıyorum.
Kedinizden vazgeçmeyin.
0
m e l t e m
(02.01.14)
hayırsız +1
bizim cahil ve medeniyetten uzak toplumumuzda hayvan kirli ve pistir. ama aslında öyle değil elbette. herkes açıklamış, bir de ben yazmayayım.
kusura bakmayın, sizin de aileniz bunları diyor sonuçta, ama türkiye gibi ülkeler dışında hiçbir ülkede kimse hamile kaldı ya da çocuk yaptı diye kedisini, köpeğini terk etmez.
hatta bebekler 3-4 tane kocaman köpeğin arasında falan büyür. maalesef bizde hemen şutlarlar. ama aslında evcil hayvan ailenin üyesidir. üstelik çocuğun gelişme çağında bir kediyle ya da köpekle büyümesi kadar yararlı bir şey olamaz.
böyle küçük mücadelelerle bebekli ve hayvanlı olarak sayımızı çoğaltacağız inşallah. mutluluklar dilerim.
not: bence anlatmaya ya da ikna etmeye çalışmayın, çünkü sonuç alamazsınız. zor olabilir, ama en iyi yöntem terslemek ya da tavrınızı kesin ve net koymak olacaktır büyük ihtimalle.
0
blatta hiberna
(02.01.14)
Sitemizde bir komşumuzun 1 köpek 2 kedisi var ve kendisi 2 yıl önce doğum yaptı, bir kızı oldu. Şu an hiçbir sorun yok, hayvanlar da çocuk da gayet sağlıklı.
Bir de dedemin karşı komşusunun 2 tane iran kedisi var, kediler 7 yaşındalar (kardeşler) şu an, 5 yaşında da bir oğulları var. Kadın hamileyken de, öncesinde de kediler vardı, hiçbir sorundan yakındığını veya herhangi bir sağlık problemi olduğunu duymadım.
Verebileceğim örnekler bunlar.
0
marcelle
(02.01.14)
Hamileyken bizim evde bir siyam, annemlerde bir chinchilla vardı. Doğumdan sonra birkaç ay bizim kedi annemlerde misafir kaldı ama ben gün aşırı bebekle annemlere gidiyordum. Alerjik bir durum yoksa hiç sorun değil. Hatta şöyle söyleyeyim çocuklar daha az hasta oluyorlar.
0
SiyamkedisiZorro
(02.01.14)
kediyi sakın gönderme. hiçbir zararı yok, bebeğe. hatta uzmanlar hayvan varsa evde çocukların daha sağlıklı olacağını söylüyorlar. tebrik ederim.
0
rock n roll
(02.01.14)
kedi dursun bebegi gönderin.
0
spadæs
(02.01.14)
hayvanla büyüyen çocuk daha sağlıklı olur, bağışıklık sistemi taş gibi olur, kolay kolay hasta olmaz, alerji sahibi olmaz. psikolojik açıdan da çok yararlı olur. bununla ilgili araştırmalar var hepsinin sonuçları olumlu yönde.
0
disfori
(02.01.14)
konuyla ilgili bir sürü makale bulabilirsiniz. (hayvanların çocuklar için ne kadar yararlı olduğuna dair) bulabildiklerinizin hepsini ailelerinize yollayın, makalelerdeki bütün argüman ve verilmiş araştırma sonuçlarını çürütmelerini, çürütene kadar da konuya dair yorum yapmamalarını isteyin. onlar makaleleri okuyup bitirene kadar siz doğum yaparsınız, kedinizle çocuğunuz da sevişmeye başlar zaten.
0
mutevazi
(02.01.14)
Onlara duyuru yanıtlarını okutmalıyım belki de önce :) ben çok mutlu oldum. Ne güzel benim gibi düşünen ve konu ile ilgili bilgi sahibi insanlar var.
Saçma bi' soru olabilir ama kafama takıldı.Çalıştığım ortamda şartlar istediğim gibi olmadığında, sinir olduğum bir şey olduğunda, tepki göstermek yerine kendi kendime iş durdurma eylemine geçiyorum. Baya bildiğin çalışmıyorum yani, sallıyorum işi. Bu çok mu etik dışı bi' hareket sizce? "Ayıp senin
Saçma bi' soru olabilir ama kafama takıldı. Çalıştığım ortamda şartlar istediğim gibi olmadığında, sinir olduğum bir şey olduğunda, tepki göstermek yerine kendi kendime iş durdurma eylemine geçiyorum. Baya bildiğin çalışmıyorum yani, sallıyorum işi. Bu çok mu etik dışı bi' hareket sizce? "Ayıp senin bu yaptığın be!" denmeli mi bana?
Edit: Kilit bir pozisyonda çalışıyorum, ben durdurunca işler yavaşlıyor tamamen, bunu da göze alarak cevaplamak lazım.
0
alaimisema (02.01.14)
3-5 yaş arası olsanız hani mızıkçılık yapıyorsunuz diyeceğim ama onu bile diyemiyorum. Korkaklık yaptığınız, var olan sorunu düzeltmek yerine kendiniz ayrı bir sorun oluyorsunuz. Çok net bir tarifi var türkçe de bu yaptığınızın ama yazarsam mahkemeye verirsiniz o yüzden yazmıyorum.
0
wallcan
(02.01.14)
etik olmadığı gibi tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış durumu var. neden işi yavaşlattığını kimse bilmiyorsa herhangi bir sonuca ulaşamazsın, işi nedensiz yere yavaşlattığın anlaşılırsa performansından dolayı sorun yaşarsın. vs. vs. yapıcı bir çözüm değil velhasıl.
0
kassiopeia
(02.01.14)
işverenden kaynaklı bir sıkıntıysa yaşadığınız ve aslında haketmiyorsanız yaptığınız kuraldışı olsa da ayıp değil.
0
dahili meddah
(02.01.14)
Etik olmamasını geçtim, ağır pasif agresif görüntüsü çiziyorsun. Açık ol biraz.
0
arnold schwarzeneger
(02.01.14)
müşteriyi etkileyen bir yavaşlatmaysa söz konusu, etik değil elbette yaptığın.
bilerek işlemini yapmayan,geç yapan memurlar geldi gözümün önüne.
0
brkylmz
(02.01.14)
Etik bence. Sıkıntı yok. Pasif agresyon da bir tepki yöntemidir esasında.
0
roket adam
(02.01.14)
Neye yaptığına ve bildirerek yapıp yapmadığına bağlı.
Kendi kendine basit bir nedenden yapıyorsan garip bir pasif agresyon. İş kanununa aykırı durumlar için ve bildirerek yapıyorsan etik. İş kanununa aykırı durumlar için ama bildirmeden yapıyorsan anlamlı ama eksik.
0
aychovsky
(02.01.14)
durumu net açıklamadığın için "etik" kısmında ihtimaller üzerinden bir sürü değerlendrme yapılabilir, işlerin yavaşlaması, şartların istediğin gibi olmamasının sebebi olan kişilere hiç etki etmiyorsa etik değil, diyebilirim şu durumda sadece. Onun dışında da etik. ama bence şu kesin ki postmodern bir protesto yöntemi.
0
dafaiss
(02.01.14)
etik değil ezik! sorun varsa ayrıntılarıyla karar verici ile paylaşırsın. çözecek kadar vakit ayıramıyorsa yetki talep edersin. haftalık mesaine binecek 1-2 saat yük ile problemi çözersin. çözmeye yanaşmıyorsa habersiz bir şekilde soruna çözüm ararsın. gayriresmi bir yol sana yardımcı olur. hiç bir şey yapamadıysan bir tane mail hazırlarsın. sorunu, çözüm için yapılmaya çalışılanları, yapılanları, yapılabilecekleri,... karar alıcılar ile paylaşırsın. Yazılı bir şekilde gönderdiğin için ciddiye alırlar. Eğer eski kafalı bir firmada, aile şirketinde falan çalışıyorsan yüzyüze söylemediğin için sana tavır bile alabilirler. ne olursa olsun dikkatleri çekersin ve çözüme giden yolda büyük bir adım atmış olursun.
kız arkadaşım böyle bir yerde. sürekli şikayet ediyor. her seferinde soruyorum: "bu sorunu yöneticinle konuştun mu?". her seferinde "hayır" yanıtı alıyorum. her seferinde de serzenişini dinliyorum!
0
cliquot
(02.01.14)
walla ben terfi ile ilgili 1 sefer konuştum, halledicez dendi, 6ay sonra tekrar konuştum halledicez dendi, daha sonra bende işi kafamda bitirdiğimden işi sallamayıp iş aradım, son sefer konuştuğumda iş görüşmelerim vardı hali hazırda, gene bişi çıkmayınca verdim istifayı.
sorunun neyse konuş derim, baktın bi süre geçti gene gelişme yok, tekrar konuş gene bi bok olmazsa rahat rahat yavaşlat, motive olamıyorum falan diye söylersin.
0
joe dalton
(02.01.14)
sevmiyorsan git konuş bence. senin yapmadığın bir iş başkasının çabalarını da olumsuz etkiliyor olabilir.
0
caknikilsin
(02.01.14)
İşverene yazılı şekilde sıkıntı konularını yaz ver ve gereğinin yapılmasını iste.. Ha işveren sallamazsa işi durdur ama kendi kafana göre yazılı bır belge elınde olmadan bu olayı yaparsan ısveren ıs kanununa gore sana tazmınat vermeden yol verebilir.
0
ondkz
(02.01.14)
Etik olmamasından ziyade yasal değildir. İş kanununa göre işverenin emir ve talimatlarını özenli bir şekilde yerine getirmek zorundasınız ( tabi yasal çerçevede) iş yavaşlatma ya da iş durdurma sadakat yükümlülüğünüzün ihlalidir aynı zamanda. Bir işçinin işini yerine getirmemesi işverenin haklı nedenle sözleşmeyi fesh etmesine olanak sağlar. Yani tazminatsız olarak aniden işten çıkarılabilirsiniz. Bunun yanında kanunda işçinin işini yerine getirmekten imtina edebileceği halleri belirtmiştir. Örneğin ücretiniz ödeme gününü 20 gün geçtiği halde mücbir bir sebep olmaksızın ödenmemişse işi yapmaktan imtina edebilirsiniz.
Bunun dışında kastettiğiniz şartlar işe girdiğinizde ilk anda mevcut olan şartlar değilse ve çalışma koşullarında esaslı değişiklik teşkil ediyorsa sözleşmede bu yönde madde yoksa değişen şartları kabul etmek zorunda değilsiniz. Sizi sinir eden koşulların ne olduğunu bilemiyorum ama işi yavaşlatma yasal bir çözüm değilidir.
Kimseyle dalga geçtiğim yok, kimsenin kendine zarar vermesini istemem ama son zamanlarda intihar duyuruları niye bu kadar arttı?Ne gerek var olm intihara
Kimseyle dalga geçtiğim yok, kimsenin kendine zarar vermesini istemem ama son zamanlarda intihar duyuruları niye bu kadar arttı?
Ne gerek var olm intihara
0
raskolnikov2 (02.01.14)
'en iyiler genellikle intihar ederler sadece kaçmak için ve o geride kalanlar asla tam olarak anlayamazlar neden biri onlardan kaçmak istesin ki.'demiş bukowski ama ben arttırıyorum ve ne gerek var olm hücre gibi evlerde yaşayıp,oku,çalış,öl üçgenine.
0
bi sigara bi bacardi
(02.01.14)
Yılbaşı dönemi kendine zarar verme eğiliminin en yoğun olduğu dönemlerden biri imiş bazı araştırmalara göre. Normalde başına gelen şeyleri kaldırabilen insanlar, yılbaşı zamanı diğer insanların eğlenmesini ve o toplu eğlenceyi, o sırada kendisinin kötü durumda olmasını kaldıramıyor olabiliyormuş ya da tüm yılın muhasebesini yapmaya meylediyormuş. Ya da atıyorum, parasız birinin en çok para harcayabileceği bir dönem olduğu için, bu dönemde kendi parasızlığı daha fazla can sıkıyormuş. Toplu histeri asosyalliğe yakın olanları bunaltabiliyormuş. Dolayısıyla da yılbaşı dönemi intihar sayılarının arttığı bir dönem oluyormuş.
0
aychovsky
(02.01.14)
İşin şakası yok, elemanlar şaka yapıyor olsa bile burada millet heder oluyor. O yüzden ilgi odağı olup makara yapmak isteyenlere sesleniyorum buradan; eğer orada.. (:
0
c0sh_kun
(02.01.14)
gayet doğal, kişisellleştirmek için değil sadece örneklemek için böyle söylüyorum, "sen" değilse bile bir başkasını düşün: sana neden yaşadğını sorsak ezbere, klişe, aslında sana bile ait olmayan cevaplar vereceksin muhtemelen, e yani hal böyleyken intihar isteğini tuhaf bulmak ya da çeşitli "bozukluk"lara bağlama hakkını nasıl bulabiliyor insanlar? ben de bunu anlamıyorum.
0
dafaiss
(02.01.14)
dafaiss +1
0
bi sigara bi bacardi
(02.01.14)
intiharın bir diğer sebebi de dikkat çekmek istemektir. ama çok az insan dikkat çekmek için bunu başarabilir. asıl sebep çaresizlik dersek insanlar gayet doğal olarak en çok kişiye anonim olarak ulaşabilecekleri burayı tercih ediyorlar belki sadece düşünüyorlar kimisi ciddi kimisi taslak şeklinde ama birileri bu duyuruları sırf dikkat çekmek için açmış bile olsa dalga geçmek bana göre çok yanlış yani sormak lazım o dalga geçenlere, ya adam ciddiyse ve her söylenen şeyi ciddiye alıyorsa çaresizlikten ?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.01.14)
ben intiharı düşünenlerin, düşünmeyenlere nazaran biraz daha bencil ve egoist oldukları kanısındayım. başka insanları, dünyayı mahrum bıraktıklarını düşünürüm kendilerinden. ama tabi o psikolojiyi hiç yaşamadığım için boşa atıp tutuyormuş gibi olmak da istemem.
0
sistem enkazı
(02.01.14)
@sistem enkazi
Bencil dedin de aklıma geldi. Bi film seyretmiştim map of the sounds of tokyo isimli. Orada da intihar eden Japon kız bencillikten ötürü intihar ediyordu. Arkadasında abuk sabuk bir not bırakarak.
Gerçi japonlarda var intihar manyaklığı. Dünyanın en çok intihar oranına sahiplers.
0
🌸raskolnikov2
(02.01.14)
@raskolnikov2 doğru bir noktaya temas etmiş olabilirim öyleyse. japonların filmlerine karşı bir önyargım var, yoksa izlerdim. ama bu oranın sebebi güzel bir araştırma konusu olabilir kendi adıma..
selamlar, gün içinde her ne kadar ingilizce döküman okunsa da ingilizce pratiği yapılmayınca konuşulurken zorlanılıyor, iş yerinde ingilizce pratiği yapmak imkansız olduğu için internet üzerinden ingilizce pratiği yapabileceğim bir ortam arıyorum, böyle kayıt edip göndermek değil de, canlı birileriy
selamlar, gün içinde her ne kadar ingilizce döküman okunsa da ingilizce pratiği yapılmayınca konuşulurken zorlanılıyor, iş yerinde ingilizce pratiği yapmak imkansız olduğu için internet üzerinden ingilizce pratiği yapabileceğim bir ortam arıyorum, böyle kayıt edip göndermek değil de, canlı birileriyle konuşmak çok daha zorlayıcı ve etkili oluyor.
Dünyanın birçok yerinden konuşmak için partner bulunabiliyormuş. Chatroulette gibi olduk olmadık yerden, olduk olmadık uzuvlar mı çıkıyor, bir fikrim yok, ben denemedim ama düzgün görünüyor gibi.
0
aychovsky
(01.01.14)
omegle'ın moderated section'ı var. 2 gece önce 2 saat falan geçirdim sadece bir pipi gördüm. Genellikle güzel sohbetler gerçekleştirdik, deneyebilirsiniz.
bugüne kadar yurtdışına çıkarken hep vizeyle belgeyle uğraştığımdan vizesiz ülke ilginç geldi. haftaya ukrayna lviv'e gideceğim. giderken yanımda pasaportumu götürmem yeterli mi yoksa havaaalanında başka bişeyler isteniyor mu? mesela otel rezervasyonu, dönüş biletinin çıktısı falan? havaalanındaki g
bugüne kadar yurtdışına çıkarken hep vizeyle belgeyle uğraştığımdan vizesiz ülke ilginç geldi. haftaya ukrayna lviv'e gideceğim. giderken yanımda pasaportumu götürmem yeterli mi yoksa havaaalanında başka bişeyler isteniyor mu? mesela otel rezervasyonu, dönüş biletinin çıktısı falan? havaalanındaki görevlilerin rüşvet istediği söyleniyor doğru mu? şimdiden teşekkürler.
0
incredible (01.01.14)
rüşvet gibi bir şeye rastlamadım. Kalacağınız yeri sorabilirler. İsterlerse dönüş bileti de sorarlar. Onun dışında pasaportu damgalatıp giriyorsunuz. Bazen uçakta bir form dağıtıyorlar, o formda hangi güne kadar kalacağın, kalacağın yerin adresini falan yazıyorsun, girerken bir yarısını alıyorlar, çıkarkn de diğer yarısını. Kaybetmemek lazım onu.
0
whoosie
(01.01.14)
mavi pasaportlu arkadaşlar voucher almıştı (kapıda vize uygulaması vardı) 2 sene önce. ben yeşil pasaportla dümdüz girdim voucherda aldığımı hatırlamıyorum, konsolosluğa ve ya acenteye bir sor. rüşvet vermedi bizimkiler kiev'den girdik
0
onakomabunako
(01.01.14)
yurt dışı çıkış harcını yine veriyorsunuz. 15 tl miydi neydi en son. bir de kapıda vize diye bir şey var. Girerken ; pasaportu kontrol ediyorlar ya o arada almış oluyorsunuz.
0
jimjim
(01.01.14)
15 liralık çıkış pulu dışında, lay lay lay diye gidiliyor. Gerçi alt tarafı 4 tane vizesiz ülkeye gittim, hiç bir sorun çıkmadı. Ancak, orada pasaport memuru otel rezervasyonu, niye geldin, dönecek misin, işin ne diye sorabilir. Hiç bir şey sormayabilir de. Bu vizeden bağımsız, karşılaşılan gümrük memuruna bağlı. Rüşvet müşvet yok.
Rüşvetin olduğu şöyle bir durum var. Türkmenistan'da birçok iş rüşvetle yürüyor, her adımda polise, ona buna "Gayret, dostum" diyerek para vermek gerekiyor. Harcamaların yarı bacağını rüşvet oluşturuyor. muş.
0
aychovsky
(01.01.14)
yeşil pasaportla vizesiz 2 kere fransa 1 kere ispanyaya gittim 3ünde de 15 liralık harc pulu dışında bişey istemediler. onu da türkiye tarafı istiyor zaten. tek ispanyaya girerken bi kere ordaki görevli "e vize yok?:S" diyip bana başkmıştı sonra pasaportun dışına bakıp a pardon demişti.
meşhur bir yerli film. birkaç arkadaş değerli mücevherleri filan çalıp satmaya çalışıyorlardı. ama mesela bir düğün sırasında çantalar karışıyordu mücevherleri gelinin filan üzerinden tekrar geri almaya çalışıyorlardı. gayet de bilinen bir film adını hatırlayamadım.bir de, bir sahnede galata kulesi'
meşhur bir yerli film. birkaç arkadaş değerli mücevherleri filan çalıp satmaya çalışıyorlardı. ama mesela bir düğün sırasında çantalar karışıyordu mücevherleri gelinin filan üzerinden tekrar geri almaya çalışıyorlardı. gayet de bilinen bir film adını hatırlayamadım.
bir de, bir sahnede galata kulesi'ne ip çekip kule içerisinden bir şey çalıyorlardı. bu da aynı filmden mi? değilse bu filmin adını da öğrenebilir miyim?
teşekkür ederim şimdiden.
0
tannen (01.01.14)
Hırsız var mı ki? Öyle düğünde koşturup duran birileri vardı galiba.
0
aychovsky
(01.01.14)
spoiler................
gelinli hirsizli cem yilmezin filmi var hokkabaz mi? galata kulesi falan yoktu ama www.imdb.com
spoiler**********
0
exlibris
(01.01.14)
ikisi de değil maalesef. daha eski bir film. metin akpınar, zeki alasya filan var. ya hepiniz biliyorsunuz aslında ama anlatamadım bir türlü :/
0
🌸tannen
(01.01.14)
spoiler---------
Zeki-Metin'in Vay başımıza gelenler diye soygun yaptıkları bir film vardı da, bu o değil gibi. Onda düğün var mıydı? Onda oradan buradan sarkıp çalıyorlardı. Muhtemelen sarkıp aldıkları bu.
0
aychovsky
(01.01.14)
emin değilim ama sanki zeki alasya-metin akpınar vardı. kemer şeklinde bir mücevher kalmış aklımda, gelinin üzerinden almaya çalıştıkları:)
edit: ohooo ben yazana kadar edit 2: bulmuş olabilirim www.sinematurk.com
0
yabiraksimdi
(01.01.14)
@aychovsky evet bu bahsettiğiniz film galatalı olan filmmiş. ilk film hala muallakta.
edit: @yabiraksimdi çok teşekkürler köşe kapmaca imiş :)
ahahah çok güldüm lan. troll olduğu o kadar belli ki. o yüzden güldüm zaten.
0
sen git ben geliyorum
(01.01.14)
leş troll
0
neo ahrar
(01.01.14)
hem troll hem sapık, @yapma volkan 93-94 sonraki nesil embesil diyerek genelleme yapamazsın.
0
volkanaydin152
(01.01.14)
Troll'ükte yeni bir yaklaşım sergilemek, bir çığır açmak istemiş ama yok, daha gidecek yolu var abileri, ablaları. Kimbilir, belki o da ileride saygı duyacağımız, ağına ne sazanlar düşürecek, çok canlar yakacak bir troll olacak.
0
aychovsky
(01.01.14)
"çanakkaledeki yaşlı çifte yardım etmiyoruz" diye bir başlığı başlatan biri kendisi. zaten troll listemdeymiş, entry'i niye göremediğim anlaşıldı.
valla 'ben buna gülmek için fazla kaliteliyim adamım' moduna girmeden ve arkadaşın troll olduğu hesaba katılarak okunursa, yaptığı tasvirler gözümden yaş getirecek kadar komik.
ha bu demek değil ki ben caretta caretta sikmek isteyen bi manyağım.
0
Mackinaw
(01.01.14)
aklı sıra komiklik yapmış arkaaş. "he amk çok komik" denilesi cinsten, belki diyen çıkmıştır, okumadım entryleri.
volkanaydin152, "yapamazsın" değil, "yapmamalısınız" olmalı.
0
papillon7
(01.01.14)
böyle bir şeyi yazacak adam net sapıktır. sapıklığını da trollük kisvesi altında sürdürüyordur.
hiç demeyin şimdi dikkat çekmek için yazmış rererö. dikkat çekmek için yapılan/yazılan şeyleri mazur görmeyi size öğreten televizyonların sesine kulak vermemeyi öğrenin tekrar bence.
0
knight of cydonia
(01.01.14)
@papillon7 ''"yapamazsın" değil, "yapmamalısınız" olmalı.'' değil, "yapmamalısınız" olmalı bence. demeniz gerekiyor bence.
ben mesela sarhoş gibi oluyorum ama her şeyi hatırlıyorum onlarda öyle mi?
ben mesela sarhoş gibi oluyorum ama her şeyi hatırlıyorum onlarda öyle mi?
0
konskenkova (01.01.14)
yani sen nasılsan öyle işte.
0
mutevazi
(01.01.14)
aynen öyle. ama bir dereceden sonra gerçekten hatırlayamayabilir. hani elini kolunu artık kontrol altına alamadığı dereceden sonra.
0
groundhog day
(01.01.14)
Kişiden kişiye değişir o. Bazısı çakal gibi hatırlar, bazısı hatırlamaz, bazısı hayal meyal hatırlar, bazısı da hatırlamıyorum'a yatar.
0
aychovsky
(01.01.14)
sarhoşluk ne kadar içtiğine göre, kişiden kişiye, durumdan duruma vs vs değişir.
sen 3 kadeh içip geldiğin sarhoşluğua başkası 5 kadeh ile gelir. sen 5 kadeh içersen hiçbir şey hatırlamazsın ama yanındaki hatırlar. bunun gibi bir şey.
2 soru? burçlara Neden inaniyorsunuz? İnanmayan kız var mı burada?
gadanallah
Erkekler bunu umursamazlar iken, kadinlar neden inaniyor, ya da geyigine olsa da bakiyorlar ? Daha onemli soru ise geyigine bile burclara bakmayan, burctan bahsedenlere amiyane tabirle "aptal" gozuyle bakan kiz var mi aranizda? Muhtemelen burada yoktur ama bu goruste bir turkiyeli kıza denk geldini
Erkekler bunu umursamazlar iken, kadinlar neden inaniyor, ya da geyigine olsa da bakiyorlar ?
Daha onemli soru ise geyigine bile burclara bakmayan, burctan bahsedenlere amiyane tabirle "aptal" gozuyle bakan kiz var mi aranizda? Muhtemelen burada yoktur ama bu goruste bir turkiyeli kıza denk geldiniz mi? - yabanci gani gani var bu ablalardan. Geldiyseniz, meslegi ya da mezun oldugu bolum neydi? Evet merak iste.
elektronikçi türk kadını tanıyorum dediğin tipte. mezun değil, öğrenci daha. ben.
0
mutevazi
(01.01.14)
selam ben inanmayan kız.
etrafımda burçlara çok takık kız grubu var bir kaç kişi ama onlar kafayı bozmuş aynı zamanda haftada bir fal bakan baktıran tipler. baya inanmışlar.
Gerisi pek umursamaz.
ama katushanın dediği gibi erkeklerde anlamsız bir burç muhabbeti var. sanki burçlarla ilgilenen erkekler çekici gelirmiş gibi.
bana sorsan 12 burcu hiçbirşekilde sayamam kendimin ve kardeşimin falan burcnu bilirim. yakınımda olmayan bir burç benim bilgim dahilinde değil mesela. bu şekilde.
ama şöyle bir şey söyliyim. ne zaman biriyle yeni tanışsam istisnasız sen kesin akrepsin diyorlar yani burcumu hep doğru tahmin ediyorlar
0
dream state
(01.01.14)
öncelikle erkeğim. burçlara inanmıyorum ancak ikizler burcunun özelliklerinden ne zaman bahsedilse tıpatıp uyuyor bana. böyle böyle zodyak manyağı yapacaklar galiba beni.
0
knight of cydonia
(01.01.14)
video çokzelmiş :) saol, dur bi daa izliym la :)
"turkiyeli kıza denk geldiniz mi? - yabanci gani gani var bu ablalardan"
vay vay vay. büyük laf etmişin. daha ne diyek. www.youtube.com
0
cecilia
(01.01.14)
bu sene ikizler için şöyle bir yıl olacakmış ya da bugün gazetede burcumla alakalı ne diyor bir bakayım kafasında olmadım hiç. fakat burçlara göre yapılan çok bariz karakter analizleri vardır ya, ikizlerin çok kararsız olması gibi mesela, bunlara inanıyorum. sorduğun sorunun cevabı mı bilemem. yoksa yıllık ya da günlük burç yorumlarının tamamen safsata olduğunu düşünüyorum.
0
sistem enkazı
(01.01.14)
buyurun, işletme mezunu çevirmenim. eşimin burcunu bile bilmiyorum o derece uzağım mevzuya :)
0
kül
(01.01.14)
burçlara inanmıyoruz, inanmıyorum.
çünkü astroloji (sizin deyiminizle burçlar) bir din değil, peygamberi, kutsal kitabı, kutsal kişileri yok. günahları, sevapları yoktur.
astroloji denen şeyler benim ilişkimi soruyorsanız ilgileniyorum diyebilirim. kendi psikolojim-karakterim, çevremdekilerin karakterleri anlayabilmek açısından.
hayattaki eksikliklerinizi, dezavantajlarınızı, avantajlarınızı, bunları düzeltmek için yapabileceklerinizi çok iyi gösterebilir. geleceği söylemez. fal değildir. gazete falı hiç değildir.
astroloji, ya da kişisel gelişim ya da psikoloji kitapları vs de anlatılanlarla karşınızdaki kimseyi değiştiremezsiniz. değiştirmeye çalışmayın, zararlı çıkarsınız. kişi ancak kendisini, davranışlarını değiştirebilir. siz davranışlarınızı, tavırlarınızı değiştirince karşıdaki insanlar da ona göre tavırlarını değiştirebilirler. bu psikolojinin temellerinden birisidir.
astroloji gazete falı değildir. ben geyik burcuyum kunduz burçları ile süper anlaşırım, zürefa burçları borsada iyi kazanır gibi genellemeler, basitleştirmeler çok komiktir.
astrolojik bir yorum, çalışma yapabilmek için doğum anındaki haritanızı çıkartmak vs vs vs gerekir. bunun yorumlanması da çok zordur. bu yorumları iyi niyetli bir şekilde ve isabetli yorumlayacak tecrübeli astrolog sayısı bir elin parmağı kadar bile değildir.
o yüzden gazete fallarına, benim burcum şu seninle anlaşırım anlaşamam diyenlere, at şuraya biraz para sana geleceğini söyleyeceğim diyenlere itibar etmeyin.
burçlarla sadece kadınlar ve aptal kezbanlar ilgilenmez. biraz araştırma yaparsanız çok sayıda saygın erkek astrolog ile karşılaşabilirsiniz.
ama bence siz bunları boş verin. önce bilmediğiniz şeyleri ablalar, dayılar demekten vaz geçin.
son bir not astroloji bilim değildir, bilimsel değildir, bu konuda çalışmalar yoktur. yıl oldu 2014 bunu hepimiz biliyoruz. ilk siz keşfetmediniz yani.
0
mea maxima culpa
(01.01.14)
İnanana aptal demem. Kişi burçları incelemekten keyif alıyorsa inceler bana laf söylemek düşmez. Ben inanmıyorum. Kendi burcumun özelliklerini bile bilmem doğru düzgün. Burç yorumları okumayı sıkıcı buluyorum vakit kaybı gibi geliyor, burçlar ilgi alanlarımdan çok uzakta. Burcun ne, sende tam şu burcun özellikleri var muhabbetini de sevmiyorum. Okuyorum, kadınım.
0
legolasin son oku
(01.01.14)
burada burçlara inanmayan kız yoktur derken? inanmayan türk kızı da yoktur, ama yabancı ablalar var? şunu söylemeden geçmek istemem, türk erkekleri entellektüellikten ölmek üzere gerçekten. şimdi ben bunu yazdım diye yine 'feminist la bu' diyecek arkadaşlara şimdiden saygılarımı iletiyorum.
0
rock n roll
(01.01.14)
ben de inanmam, inananlara kızarım. burçlar, ufolar gibi şeylerin tane tane anneye anlatır gibi açıklanmışı için carl sagan'ın 'karanlık bir dünyada bilimin mum ışığı' adlı güzel kitabını herkeslere tavsiye ederim.
0
quasiromantic
(01.01.14)
burç-ufo vb şeylerin bilimsel olmadığı, saçma şeyler olduğunu öğrenmek için carl sagan filan oturup kitaplara para ve zaman harcamanıza gerek yok.
bunlar saçma şeyler, bilimsel değil.
bana bir çay ısmarlayın anlatayım size. :)
herkes ne kadar akıllı, bir biz aptalız. burçlar saçma ama biz salağız. bunların saçma olduğunu da duyurudan öğrenicez. aydınlanma yaşayacağız.
burçlara inanmıyorum. ilgimi çekmiyor. inanan kişilere aptal gözüyle bakmıyorum ama burç muhabbeti yapılınca sıkılıyorum. dinlemek istemiyorum. konuşma esnasında burç tahmini yapmaya çalışanları itici buluyorum.
0
hayir bu koyden olsam nolcak
(01.01.14)
İnanmayan bacı olarak geldim. İnanmıyorum, hatta komik geliyor. Bir 10 yıl önce inanıyordum ama önce yavaş yavaş azaldı. Bir kişinin gelerek "Senin 7. evinde merkür var" demesi ile gram kalmadı. 5-6 yıldır buna göre hareket edenlere kıçımla gülüyorum, eğlence olarak bakıyorlarsa geçinip gidiyorum. Bunun yerine kendimi pozitif ilimlere verdim.
0
aychovsky
(01.01.14)
hayret bir şey ya. cevap veremez olduk duyuruda hemen birileri gelip eleştiriyor. bilen biri için elbette carl sagan'a ihtiyaç yok. ama herkes aynı düşünce yapısına, bilgi düzeyine sahip mi? değil. burç fal saçmalıklarına inanan birisi için böyle kitaplar gayet de faydalı. ben inanmadığım halde okudum ve kitaptan zevk aldım ve burada tavsiye ediyorum. bu kadar. tanımadığım birine bana ahkam kessin diye çay ısmarlayana kadar gider kitabımı okurum.
selam dostlar. laf olsun diye değil, gerçekten dışarıdan birilerinin görmesi ve görüş bildirmesi gereken bir konu oldu bu. içindeyken arap saçına döndüğü için, gerçekten bazı şeyleri algılamakta, tanımlamakta güçlük çekiyor insan.bunu arkadaş çevreme anlatmadım çünkü onlar, benden yana bakıyorlar ve
selam dostlar. laf olsun diye değil, gerçekten dışarıdan birilerinin görmesi ve görüş bildirmesi gereken bir konu oldu bu. içindeyken arap saçına döndüğü için, gerçekten bazı şeyleri algılamakta, tanımlamakta güçlük çekiyor insan.bunu arkadaş çevreme anlatmadım çünkü onlar, benden yana bakıyorlar ve ister istemez objektif olamıyorlar.
durum şu: bir yıldır beraberiz, ben elimden gelen her türlü ilgi alakayı gösterme çabasındayım. ama o çok mekanikleştiriyor. zaten sevgili olduğumuz için, ayrıca, bu türden ifade yollarına gerek görmüyor. siz şimdi benim bir bayan olduğumu sandınız, sevgilim hakkında böyle diyince. hayır. ben erkek olanım. o kadın... işte en çok da bu çıldırtıyor beni. bir kadın nasıl olur da bu kadar odun olur? gül alıyorum mesela, '' artık gül amana gerek yok, daha önce birkaç defa aldın'' diyor. ne demek ulan bu? kullan at mantığı mı? ben sana onu al ihtiyaç gider diye almıyorum ki. sevgimin, ilgimin, şefkatimin dil dışı bir ifadesi diye alıyorum.
neyse, bu türden birkaç olay daha oldu aramızda, bozuştuk. barıştık. beni seviyor,ciddi anlamda kısıtlamalar getirdim yeri geldiğinde, ayrılmak isterse bu kısıtlamalar yüzünden, anlayışla kabul edeceğimi söyledim.kabul etti, bitirmedi.seviyorum seni dedi. onca bir sevmek ama bu. defalarca değiş dedim, olmuyor senin kadar olamıyorum ilgikonusunda diyor.
en son yıl dönümümüzde hediye diye yaptığı kekten bir dilim getirdi. bense o beğenebilsin, en şıkı olsun diye didik didik hediye aradım. niye küçük bir hediye almadın, bu bizim yıl dönümümüz, dedim. param yoktu dedi. oysa 10 gün önce 50 liraya parfüm aldı kendine. insan ayarlamaz mı kendini? belli zaten o tarih. bir iki lira atsa kenara 30, 40 liraya gayet bir hediye alabilirdi. şimdi diyeceksiniz ki hediye almayınca mı ayrılıyorsun? hayır, bu uğurda, bir gayret göstermemesi beni rahatsız eden. bakıyor, cüzdanda para yok alamadım diyor. benimde parasız kaldığım günler oldu ama hep denkleştirdim bir şekilde. ama o babasından, annesinden, kardeşinden her türlü ayarlayabilirdi. ama yok, çaba yok.
hepsi bir yana, ulan nasıl akıl edemez insan kekten hediye olmayacağını? yedikten sonra dışkılayıp gidecek. ne hatırası kalacak kekin. oysa, ona da dediğim gibi, bir kutu kibriti jelatine sarsa kabulümdü, saklardım hep. arada sırada açar bakardım ve o günü hatırlardım. bir kürdan bile zamanın ruhunu üstünde taşır ve hatırası olur onun. kek nasıl hediye olsun. bunu akıl edemeyecek kadar nasıl odun olur bir insan?
işte isyanım buna benim. yoksa altıma jepp mi çekecek sanki. her ay 2.600 lira maaş alıyorum. hediye edeceği şeylerin hepsini ben de alabilirim ama bir gün olsun fazladan bir gömleğim olsun diye gitmiş değilim mağazaya. sokayım maddesine, puluna. çaba ulan çaba, tek isteğim bu.
o keki getirmeyip bana deseydi ki; param bitti, bir yerlerden bulmaya çalıştıysam da olmadı, toparlayamadım, olmadı dese, hiç sıkıntı yok. ama para kalmadı diyor, parfüme var ama, ben de alamadım.
siz söyleyin lütfen. kim haklı?
0
revani (01.01.14)
Kek de bir hediyedir.
ama sıkıntı şu: bu kız bu şekilde olmasaydı, yaptığı kek hediye sayılırdı. Ama bu haliyle maalesef sana istediğin gibi değer vermediğini düşünüyorum. Eh, değer vermeyeni sallayacaksın. Salla gitsin. Kendi hayatını yaşa. Takma.
ayrıl demiyorum, umursama diyorum. Daha mutlu olursun.
0
sen git ben geliyorum
(01.01.14)
Mobildeyim editleyemiyorum o yüzden edit: Ancak fiziki bir hediye beklemeni yanlış buluyorum. Kızın önceki umursamazlığı yüzünden bu tarz bir konuda patlamanı anlıyorum ama doğru bulmadım. Kek benim için 30 liralık bir şeyden daha iyi bir hediye olur.
0
sen git ben geliyorum
(01.01.14)
Abi öncelikle kek benim için de bir hediyedir, hatta içinde el emeği olduğu için (kendi yaptıysa) daha çok "çaba" içerir ve bu yüzden daha değerlidir. Ama geri kalan konularda sen haklısın, çok düşüncesizce davranışları.
seni sevdiğini söylüyorsun o zaman iki seçeneğin var, ya bu ilişkiyi bitireceksin, ya da onu olduğu gibi kabul edip hediye falan beklemeyeceksin. bazı insanlar değişmez.
0
yakuza123
(01.01.14)
ben arkadaşlara katılmıyorum. o şekilde verilen ve yapılan bir kek hediye değildir. yaptığı kekten "bir dilim" getirmek nedir ya?
kendin hediye alamadın diye özene bözene bir pasta ya da kek yaparsın, üstüne mum falan, ıvır zıvır oturtursun. hadi en olmadı kendini çikolata sosuna falan bularsın. yaratıcı davranmaya çalışır, dikkat dağıtırsın. o günü bir şekilde özel hale getirirsin.
o keki de sana özel mi yaptı bilmiyorum, ama sanki hali hazırda yapılmış da, "bir dilim de ona götüreyim" diye verilmiş gibi.
burada mesele senin için çaba göstermesi, bunu çok iyi anlıyorum. zaten yukarıda anlattığım şekilde bir girizgah olsaydı, sen "kibrit alsaydı bari" demezdin, gözün boyanırdı. beraber yerdiniz falan, sevimli olurdu.
valla bilemiyorum. ben böyle doğum günü, yıldönümü vb. kutlamayan, önemsemeyen falan insanlardan değilim. mesela doğum günüm unutuldu bu yıl, gayet bozuldum. arkadaşlarımla çok eğlendim, çok güzel kutladım falan o ayrı, ama sonuçta unutan da unuttu.
bir hediye alınır, bir jest yapılır, bir çiçek gönderilir vb. şahsen isterim yani kapıyı açınca karşımda bir çiçekçi görmeyi. bir şekilde karşıdakine değerli olduğunu hissettirirsin öyle ya da böyle.
bu tip konularda "yetersiz" ya da ihmalkâr davranan insanlara tahammülüm olmuyor. ya da sevdiğim için tahammül ediyorum, ama sonuçta hayal kırıklığıdır her zaman. olmaz öyle şey.
hele "param yok" mazereti zaten benim için bir hiç. ben aç dolaşırken kimlere ne hediyeler aldığımı bilirim. o kurtarıcı bir mazeret değil yani.
önem veren insan gerekirse 3 gün canının istediğini yemez, para denkler ufak bir şey için. gerçekten para denkleyemiyorsa da, allem eder kallem eder o günü özel bir güne dönüştürecek bir şey hazırlar bir şekilde.
artık "yetişkin" denen bir insan, karşısındaki kadına ya da erkeğe kendini özel hissettirmeyi bilmeli. dediğim gibi, hediye almaz da, bir şey yapar vb. bu, kişinin yaratıcılığına kalmış. ben kendimi özel hissetmek isterim ve acayip bozulurum böyle durumlarda. sen haklısın.
0
blatta hiberna
(01.01.14)
bence ayrilin. birbirinize göre değilsiniz. yoksa bunlara takilmazdin. daha derin sorunlar yüzünden bunlar gözde büyüyo. bence haklisin ama kiz da haklidir kendine göre. sorun daha derinde. ayrilin gitsin.
0
amarikanya fitbolcusu
(01.01.14)
sen kek hediye degildir diyorsan, degildir. (gercekten de hediyenin hatirasi olmali)
aranizdaki bakis acisi farki kafana takiliyorsa yapacak bir sey yok. senin onu sahiplendigin kadar seni sahiplenmiyor. bunun sonu buradan kavga, gurultu, uzuntu, ayrilik... olarak goruluyor
bir arkadas olarak bile dusunsen mesela, senin yaklastigin kadar sana yaklasmiyorsa arkadasin, arayi acmaz miydin? sevgili olacagin kisiyi de kendine gore secsen iyi olurmus. ayril gitsin, baskasini bul. korkma bulamam diye de. hayat suprizlerle dolu.
0
idexo
(02.01.14)
Kek birinin benim için alabileceği herhangi bir şeyden daha güzel bir hediye. Emek ve çaba asıl kekin içinde. Saçmasapan oraya buraya yerleştirebileceğin, para vererek alınmış bir şeye göre çok daha anlamlı. Ama bu kek "Sana kek yaptım, bunun için emek harcadım"dan çok "Evde kek vardı, geçen yaptıydım, ondan bir dilim kesip getirdim" gibi olmuş.
Bazı insanlar sevgi ve çabalarını farklı gösterirler. Ben de doğumgününde, 14 Şubat'ta ve yılbaşında hediye alıp vermeyi sevmem pek. Kendi doğumgünümde de istemem. Zorlama gelir, o an ilham gelmemişse ne alacağımı bilemem. Alacağım şey de sırf alınmış olmak için olur; o da isteyerek yapılmış bir çaba değil, zorlama bir yük olur. Sevgili de olsa, anne de olsa, yakın arkadaş da olsa yük olur, zevk olmaz. Sadece içimden geldiyse, o an bir şey gördüysem, maddi durumum da yerinde ise hediye alırım normal bir günde. O da böyle hissediyor olabilir. Zaten bir ton kısıtlamaya gelebiliyormuş kız. Hediyenin sizin için önemi ne? Eğer önemliyse, alınmış bir hediyenin gerçekten çaba olduğuna inanıyorsanız, siz farklı dünyaların insanısınız. Yaptığınız kısıtlamalar ile hediyeler arasında bir feragat durumundasınız. Değip değmeyeceğine siz karar verirsiniz ancak.
0
aychovsky
(02.01.14)
Ben bir konuda twelfth'e katılmıyorum. Sevmiyor olsa, üstüne de bir ton kısıtlama getirsen, mantık "Madem sevmiyorum, bir de üstüne niye bu kısıtlamaya katlanayım" der. Mantıklı olması için birtakım özgürlükler daha teşvik edici olabilir.
0
aychovsky
(02.01.14)
sana özel olarak yapılmış bütün bir kek hediye olabilir duruma göre ama bir dilim kek hediye değildir yahu! evde vardı, dışarı çıkarken kesip getirdim olmuş o. ben bir dilim keki yolda yiyeyim diye yanıma alıyorum.
neyse, kızın seni sevip sevmediğini, ayrılıp ayrılmayacağını bilemem de birbirinize göre değilsiniz bence orası kesin. not: bunu yazan bir kadındır.
ortalaması 72,standart sapması 12 olan normal dağılımda 25. yüzdelikteki puan nedir ?z tablosu var işin içinde.
ortalaması 72,standart sapması 12 olan normal dağılımda 25. yüzdelikteki puan nedir ?
z tablosu var işin içinde.
0
uzunuzunilgi (01.01.14)
(x-72)/12 = z(0.25) Buradan z tablosuna bakarak, 0.25'e denk gelen yerin neresi olduğunu buluyoruz. www.google.com.tr (O da bu tabloda %75'lik noktanın eksilisi oluyor) 0.67 için değer 0.7486, 0.68 için değer 0.7517. Enterpolasyon ile tam 0.75 noktasının neresi olduğunu buluyoruz. (0.75-0.7486)/(0.7517-0.7486)=(a-0.67)/(0.68-0.67)--> a=0.6745 oluyor. Bunun tam tersi -0.6745 noktasu aradığımız %25'lik dilimin olduğu yer. Dolayısıyla da (x-72)/12 = -0.6745 --> x=63.906 noktası oluyor
Resimdeki değerlerden 25'den küçük olanları sadece eğer ve topla komutları kullanarak nasıl toplarız?çoketopla,etopla o an akla gelmeyebilir?
Resimdeki değerlerden 25'den küçük olanları sadece eğer ve topla komutları kullanarak nasıl toplarız?
çoketopla,etopla o an akla gelmeyebilir?
0
mech (01.01.14)
etopla, vb. kullanamıyor olursam, bunların hepsi yasak olsa, yan bir sütun açarım eğer(a4>25;a4;0) ile 25'ten büyük ise kendisini, 25'ten küçükse 0'ı çıkartırım. Sonra da oluşturduğum bu satırın toplamını alırım.
meger (git: http://www.eksiduyuru.com/duyuru/712360/grip-tarzi-semptomlar-ve-vucutta-aniden-cikan-kasintili-sivilceler) su cicegi cikariyomusum. simdi her yerim deli gibi kasiniyo kasimamaya calisiyorum. dr ilac verdi ama yabanci memlekette bugun acik eczane yok. verdigi ilac benim organlarimi etkil
meger (git: www.eksiduyuru.com) su cicegi cikariyomusum. simdi her yerim deli gibi kasiniyo kasimamaya calisiyorum. dr ilac verdi ama yabanci memlekette bugun acik eczane yok. verdigi ilac benim organlarimi etkilemesin diye. onun disinda ne yapabilirim, iyi gelecek bir sey var midir? ulan 25 yasinda su cicegi oldum ya super
0
clementine (01.01.14)
ateşinin yükselmemesine bak.
patlıtırsan o kabarcıkları iz kalır patlatma sakın.
0
katusha
(01.01.14)
Gecmis olsun, su kiz da sizin gibi. evrelerini de fotograflamis :
O kasinan tenine dokundugu icin de, bir iki tane is kalmis, aman dikkat
0
comptrol
(01.01.14)
uyurken kabarcıkları patlatma ihtimaliniz çok daha yüksek. ona bi çare bulmanız lazım. eldivennen filan mı yatsanız acaba?
0
compadrito
(01.01.14)
Bu yaşta da bayağı zor oluyordur herhalde. HAfif şeyler ye, sıvılar iç. Bu yaştan sonra suçiçeği ilaçları biraz organları kurutucu olabilir, o yüzden bol su. Kaşıntılar için calamine losyonu zararsızdır ve iyi de gelebilir.
0
aychovsky
(01.01.14)
simdilik yuzumde 3-4 tane var. umarim yayilmazlar. sans eseri yuzum pek kasinmiyoe ama vucudumdaki kabartilar daha cok kasiniyor. gerci yarin ne olacagi bilinmez cogalabilirler.
0
🌸clementine
(01.01.14)
geçmiş olsun arkadaşlar söylemiş patlatma onları aman.
0
basond
(01.01.14)
et süt yumurta yeme.
0
Sir Anthony Hopkins
(01.01.14)
fena kaşınır sakın kaşıma, patlatma. ben çocukken geçirdim, kaşıma demekten anlar mı çocuk, doktor kaşımamalıydın demişti.
0
rock n roll
(01.01.14)
kaşıdıkça yayılır ve iz kalır sakın kaşıma+ 1
ben çocukken ayağımın altında bile çıkmıştı ve üstüne bastıkça bile kaşınıyordu halinden anlıyorum geçmiş olsun.
Android'den bir uygulama yüklemek istiyorum ama doğrudan adıyla aramama rağmen bulamıyorum. 250. sıraya kadar 5-6 kere indim, alt sıralarda falan da değil. Doğrudan yok. Android uygulamasının varlığından eminim, zira birkaç arkadaşın telefonundan arattım, yüklettim, %100 çalışıyor. Benim Google Play
Android'den bir uygulama yüklemek istiyorum ama doğrudan adıyla aramama rağmen bulamıyorum. 250. sıraya kadar 5-6 kere indim, alt sıralarda falan da değil. Doğrudan yok. Android uygulamasının varlığından eminim, zira birkaç arkadaşın telefonundan arattım, yüklettim, %100 çalışıyor. Benim Google Play biraz geride mi kalmış, nedir?
0
aychovsky (01.01.14)
adını söylerseniz ben de deneyebilirim. Bakalım var mıymış?
0
cemallamec
(01.01.14)
Kelimelik. Scrabble gibi bir oyun. Millette çıkıyor, 3-4 telefondan indirdim.
0
🌸aychovsky
(01.01.14)
play.google.com burdan aratın. telefonunuzla uyumlu bir app değilse görünmüyordur.
bugün patron kesin erken çıkma maili göndericek, ben de her defasında böyle gif ler gönderiyorum onun mailinin üzerine herkese.bu ritüeli bozmak istemedim. nette aradım ama pek güzel bişi de bulamadım. son zamanlarda gördüğünüz sevinçli bi gif var mı "yılbaşı sebebiyle erken çıkıyoruz" mailine cevab
bugün patron kesin erken çıkma maili göndericek, ben de her defasında böyle gif ler gönderiyorum onun mailinin üzerine herkese. bu ritüeli bozmak istemedim. nette aradım ama pek güzel bişi de bulamadım. son zamanlarda gördüğünüz sevinçli bi gif var mı "yılbaşı sebebiyle erken çıkıyoruz" mailine cevaben?
Kartpostallarda, televizyonlarda tasvir edilen yılbaşıları ile büyüdük. Işıklandırılmış, müstakil, bahçeli, içerisinde mutlu bir ailenin olduğu kocaman bir ev; şöminelere yatmadan önce çorapların asıldığı. Yılbaşında kar yağardı ama 90lı yılların sonlarına doğru yeni yıllara karsız girdik. Bu üzmedi
Kartpostallarda, televizyonlarda tasvir edilen yılbaşıları ile büyüdük. Işıklandırılmış, müstakil, bahçeli, içerisinde mutlu bir ailenin olduğu kocaman bir ev; şöminelere yatmadan önce çorapların asıldığı.
Yılbaşında kar yağardı ama 90lı yılların sonlarına doğru yeni yıllara karsız girdik. Bu üzmedi mi sizi? Şu resime bakınca hatırlıyor musunuz çocukluğunuzun güzelliğini, mutluluğunuzu?
valla ben çok dindar bi ailede yetiştiğim için, "bizim yılbaşımız bilmemkaç ay sonra" falan gibi şeylerle yılbaşının kötülendiği bir çocukluk geçirdim. ondan yılbaşı denince hiç çocukluğumu hatırlayıp üzülmüyorum, yılbaşıyla ilgili 20 yaşımdan evvel hiç anım yok çünkü neredeyse.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(31.12.13)
^+1
yılbaşı neymiş gavur icadı denerek büyüdüğümden ben de hiç üzülmüyorum.
0
ayiadam
(31.12.13)
Doğrudan bu kartpostalın bende var olduğunu, hatta çocukken kartpostal koleksiyonumda olduğunu hatırladım. Buna benzer çok güzel kartpostallarım vardı.
Yılbaşları ise bana hala aynı. Biraz ruhsuz gibi oldu ama ben çocukken İzmir'deydim, o yüzden karı zaten pek bilmedim; zaten soğuk da sevmediğim için hiç kar aramadım. Çocukken "Yılbaşı neden yazın değil, bir şey kutlanacaksa neden yazın kutlanmıyor? Kim seçmiş bu günü?" diye sorguladığımı hatırlıyorum.
0
aychovsky
(31.12.13)
ben 31 aralik gecesini hep karla, kar yagisiyla ozdeslestirdim cocuklugumdan beri.
ve evet her aralik sonunda kar mutlaka olurdu istanbulda taa ki 2 binlerin basina kadar. simdilerde sonbahar gibi istanbul.
yilbasinin karli olmasi degil de iklimlerin degismesi korkutuyor beni asil.
0
exlibris
(31.12.13)
@bugunku antremanda goz dolduran futbolcu +1. Ben de aynı durumdayım.
Normal, siradan, her zamanki gibi geciyor bizde de. Hatta 12 den önce de uyurum muhtemelen. şu an uyku tutmadı.
0
barbara herhalde barbara manken olan
(31.12.13)
Hiç bir anlam ifade etmiyor bana noel, paskalya, yılbaşı, ağaç süsleme, çorap vs.
Hepsi çöp.
İnsanların doğum günlerini kutlaması ile yılbaşını kutlamasına bir ben hayret ediyorum herhalde. Ölüme bir adım daha yaklaşıyoruz her defasında, sonrası muamma, millet mum üflüyo dans ediyo falan.
0
sadecece
(31.12.13)
Batuhanolabilir, benim güzel şakirt ve cahil kardeşim. gel sana anlatayım. o kirısmıs dediğin- ki doğrusu christmas'dır, saygı duyun biraz sonra insanlar müslümanlara kötü davranıyor diye bağırıyorsunuz- bayram hıristiyanların en önemli bayramıdır. yurtdışına gidersen hıristiyanların müslüman dostlarına ve komşularına her zaman nazik ve sevecen olduğunu görürsün. her zaman bayramlarını kutlar kültürlerini öğrenmeye çalışırlar.
bunda artniyet arayan, tüketim pompası, emperyalizm, faşizm diyen bi duyurudaki yazarları görüyorum ben. bi zeki sizsiniz zaten :D ben türk kültürüyle yetiştim, bize göre günah kardeş ayaklarını geçeceksin. madem müslümansın en önemli temel taşını uygula, hoş görülü ol ve saygı duy. yemez seni hıristiyanlar merak etme
haa ayrıca 2014'e gireceksiniz hala christmas ve yılbaşı farkını bilmiyorsunuz. bi googlea yazsanız burada böyle rezil olmayacaksınız
christmas hıristiyanların dini bayramıdır, müslümanları ve diğer dinleri alakadar etmez. sadece saygı duyar etrafınızda inananları kutlamanız güzel bir davranış olur.
ama yılbaşı tüm dünyada evrensel kutlanan yeni yıl günüdür. miladi takvime göre 1 ocak yılın başıdır ve yüzyıllardır bu gelenek olarak kutlanır. dinle alakası yok kardeşim
0
GibsonRules
(31.12.13)
kar tamam da, ben turkiyede boyle sirin bezenmis koy gormedim hic yilbasi icin. cocuklugunuz ingilterede ya da almanyada isvicrede gectiyse bilemem tabii. benim cocuklugumun bir parcasi degil en azindan karpostalin verdigi duygu. izmir fenomeni gecerli tabi benim icin de, kar da neymis belki bir kere gormusumdur cocuklugumda, o da istanbulda. ama hep mutluydum yilbaslarinda, hala da mutluyum; bir de boyle koyleri, kasabalari olan yerlerdeyim, oh demeyin keyfime.
ama isvicrede bile bosaltilan dag koyleri varmis, varin siz dusunun ne kadar hizli geldi kuresel isinma.
0
dnznc
(31.12.13)
ben hiç etkilenmemişim o tasvirlerden şimdi fark ettim de. 6-7 yaşımdan öncesini zaten hatırlamıyorum da sonrası için yılbaşı demek sevdiğimiz ailelerle bi araya gelmek, kardeşimle türlü kudurukluklar yapmak ve sonsuz tıkınmak demekti benim için. hala da yılbaşı deyince aklıma bunlar gelir, o yüzden dışarı çıkma fikriyle bile içim rahat etmiyor yılbaşı gecelerinde.
Selamlar.Şu andan itibaren 24 saat içinde harcamanız gereken 10 bin lira nakit paranız olsa ne yapardınız? Kenara atmak yok ama, 24 saatin sonunda harcamadığınız kısmı geri alınacak atıyorum. Yılbaşı özelinde cevap vermek zorunda değilsiniz, yılbaşı olmayan herhangi bir gün gibi de düşünebiliriz.
Selamlar.
Şu andan itibaren 24 saat içinde harcamanız gereken 10 bin lira nakit paranız olsa ne yapardınız? Kenara atmak yok ama, 24 saatin sonunda harcamadığınız kısmı geri alınacak atıyorum. Yılbaşı özelinde cevap vermek zorunda değilsiniz, yılbaşı olmayan herhangi bir gün gibi de düşünebiliriz.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu (31.12.13)
sanki 10 mlyar dolar ne var bunda istinye parka git 3-4 magazadan alisveris yap biter zaten:)
0
rentts
(31.12.13)
bi kaç almak istediğim kıyafet var onları alırım. evime bir kaç eşya alırım. telefon ve ipad alırım.
0
cemiyetin unlu simasi
(31.12.13)
Elektronik oyuncak alırım.
0
dusunuyorumoyleysevurun
(31.12.13)
10 bin liralık benzin alırım
0
GibsonRules
(31.12.13)
Bilgisayarıma yeni parçalar alırım. ssd(300 tl) + ekran kartı (2.000 tl civarında)
Şimdiden yaza tatil rezervasyonu yaptırım.
Geri kalanıyla da dolar fln alırım.
Ayrıca başlığı okuyunca rahmetli Michael Jackson geldi aklıma. Haber olmuştu 1 saat içinde 1 milyon dolar harcadı bir mağazada diye.
0
sadecece
(31.12.13)
10bin liralık altın alırım. olmaz mı? kaçak güreş mi oldu bu?
0
godsparticle
(31.12.13)
motosiklet alabilirim bak en mantiklisi o. guzel bi vespa gelir o paraya.
0
rentts
(31.12.13)
alienwire alırım.
0
in search we trust
(31.12.13)
çamaşır makinesi, sağlamından bir televizyon, preysteyşın ve onun için 8-10 tane oyun alırım. bi de puf koltuk falan o tarz bi şey. sanırım 5 bin kadarı bana kalır... rusya'ya bilet alırım, hostel rezervasyonu yapıp kredi kartından falan öderim. kalan parayla da altın maltın alırım.
rusya'ya gitmeden önceki gün altını bozdurur, alır o parayla 1 hafta falan rusya tatili yaparım. petersburg'u, moskova'yı görürüm. daha fazlasına yetmez herhalde.
0
der meister
(31.12.13)
dolar alırım, altın alırım falan diyen arkadaşlar; "3 dilek hakkın var" diyen cine de "sınırsız dilek hakkı istiyorum" diyorsunuz di mi? ne mızıkçı adamlarsınız lan :)
0
🌸bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(31.12.13)
tiksindim kendimden. altın alırım dediydim. iğrenç bir adamım.
mantıklı cevap vereyim. gider xbox alırım bir de adam gibi televizyon alırım. bilgisayar monitorundan hallice bir televizyonum var xbox tek başına çözüm değil.
0
godsparticle
(31.12.13)
salih abi mantığıyla 23 posta ediyor. 23 * 200 dolar = 10000 gibi bir denklem var ortada. ben bir seferde 23'ünü birden kullanır, hayatımın orgy'sini yaşardım.
0
uckac
(31.12.13)
Bir yakınımın babası hasta, ameliyat için bayağı bir para gerekiyor. DOğrudan ona verirdim, açık bile kaldı şimdi.
0
aychovsky
(31.12.13)
borçları öderim.
0
xenophobe
(31.12.13)
altın mızıkçılığa giriyorsa 10.000lik piyango bileti almak da mızıkçılık olur di mi? ya da bir yerlere ortak girmek, sermaye oluşturmak vs. vs.
o zaman kuralına göre oynayalım. bilgisayarımı açar, almak istediklerim listesini toplarım. o zaman max. 5k tutar. bizim bütün aileye bölüştürür kıyafetti şuydu buydu gönüllerince bırakırdım onlar da 4ü geçemezler zaten.
son biri de ihtiyacı olan bir arkadaşa veririm.
ha bir de yarışmadan vesaire değil direkt öyle random seçilip böyle bir uygulamaya giriyorsam da kabul etmem. kesin bi bit yeniği var deim reddederim. hoş sonradan üzülebilirim ama kabul etmem öyle pek. avlarlar adamı valla.
0
wiillii
(31.12.13)
minnesota-dallas üst memphis-chicago 1 detroi washington 1
tempobet
0
pinkman1
(31.12.13)
mudo'dan mobilya alırdım.
0
m e l t e m
(31.12.13)
yani çok saçma gelebilir ama, kardeşimin piyanousunu akort ettirirdim -adam 2000 dolar mı ne istiyor sanırım ya da 1000, öyle bir şey. dolar ama.. -
sonra, aslında bu telefonu taksitle de alabilirim de, gm discovery alırdım -neden samsung ya da iphone değil, bilmiyorum öyle işte XD
bir de, bayağı bir kedi köpek maması alırdım sanırım, yani nasıl olsa 10000 lira mantıksız bir para, araba almak istesem alamam mesela, ha belki ikinci el dandik bir araba olabilir, tüm parama, ama öyle elime bir anda para geçiyor olması bana saçma geldi, ne bileyim hayırlı bir para değilmiş gibi. ya da enerjiye inanıyorsanız iyi enerjisi yokmuş gibi :D istediğin inancı seç beğen al. inanmıyorsan tabi daha iyi olabilir :) ama kedi köpek maması alıp öncelikle bizim ailedekilerin baktıkları kedilere -mesela teyzelerimin evde ikişer kedisi var, ikisi de bahçede kedi bakıyor, ama birinin bahçede 30 kedisi var, crazy cat lady tadında. çok zorlanıyor maddi olarak, üniversitede doçent ama maaşı yetmiyor tabi, kızı okuyor bir yandan. ha bir de bir kısmını kardeşimle kuzenime verirdim sanırım, harçlık niyetine. ha bir de annemle babama bir şeyler alırdım sanırım. yani yılbaşı olsun olmasın. ha bir de mavi jeans'den bir pantolon almak istiyorum ne zamandır yaa, mavilerim eskidi :( ha bir de bir çift converse beğendim, onu alırdım. ha bir de bot ile mont, ikisi de eskimiş. aslında alacağım bayağı da bir şey varmış ya, baksana bitti bile para XD ama önceliğim piyano akordu ve kedi maması olurdu sanırım. aa bir de şey olabilir ya, annemlerin kredi borcuna verirdim aslında, en mantıklısı o. tamam, birinci sırada bu olurdu sanırım. annem 55 babam 62 yaşında, annem özel ders veriyor, matematik. babam da üç işte birden çalışıyor krediyi kapatabilmek için, yakın zamanda da kalp spazmı geçirdi babam, işlerden birini bıraksın en azından diye ikna etmeye çalışıyoruz ama olmuyor. o yüzden on bin liramla ilk önce o borcun bir kısmını kapardımm, belki ikna olurdu çıkmaya. korkuyor ödeyemeyiz diye, daha önce benzer bir durumda kaldı da, işsiz kaldı bir yıla yakın, inanılmaz borcumuz vardı, ev gitti, araba gitti, gene aynı şey olmasın.
0
pasp
(31.12.13)
bir sürü uçak bileti alırım.
0
minguinho
(31.12.13)
sahngri la'dan bi suite tutarim = 3k 2 tane orta kalite manken ayarlarim = 5k 10 gr kokain alirim = 1k
gerisi de ivir zivir masraf olsun iste.
0
modlar bu benim feykim silebilirsiniz
(31.12.13)
Güzel bir masaj ve cilt bakımı yaptırırım.Galatasaray hamamına gider göbek taşında yatarım. Kese attırırım şöyle pambık gibi olurum.Sonra güzel bir restoranda arkadaşlarımla mükellef bir yemek yerim. Bir sürü kitap ve cd alırım.(Kendime ve arkadaşlarıma).
merhaba.sözlükte sorumun cevabını bulamazsam yök'ü protesto etmeye gidicem.şöyle ki,bir üniversiteden kabul aldık. bu şubat'ta başlıyor. benim bi yerlerden burs bulma ihtimalim nedir? burs için nerelere bakmalıyım??sağolun.
merhaba.
sözlükte sorumun cevabını bulamazsam yök'ü protesto etmeye gidicem. şöyle ki, bir üniversiteden kabul aldık. bu şubat'ta başlıyor. benim bi yerlerden burs bulma ihtimalim nedir? burs için nerelere bakmalıyım??
Mimarlık/ bologna ünivrsitesi. Bu burs işleri çok zormuş. Açıkçası kiminle konuşsam saçmapan cevaplar aldım. Umarım buluruz. Herkese çok teşekkür ederim. Zira gerçek hayatta milletin ağzından kerpetenle ldığı. Şeyleri burada vırt deyu öğrendim.
0
🌸venusteki limon agaci
(01.01.14)
italya'daki okullardan burs almak diger ulkelere gore daha kolaydir. okul basari bursu teklif etmese bile maddi duruma gore oldukca buyuk indirimlerin yapildigi burslar var. bir de tarih veya restorasyon uzerine phd'ye gitmiyorsaniz burssuz mimarlik doktorasi icin italya'ya gitmeyin derim (tamamen kisisel gorusum).
ı don't understand why this accident be."bu kazanın neden olduğunu anlamadım." cümelsi üstteki gibi mi kurulur?
ı don't understand why this accident be.
"bu kazanın neden olduğunu anlamadım." cümelsi üstteki gibi mi kurulur?
0
ruh i tibbiye (30.12.13)
I don't understand why this/the accident happened. ya da I don't understand how this/the accident happened.
ya da ikisini de geçmişte anlamadıysanız I didn't understand why this/the accident happened. ya da I didn't understand how this/the accident happened.
0
aychovsky
(30.12.13)
i haven't understood why that accident happened. bu kazanın dediğine göre kaza daha yakın zamanda olmuş ve hala anlamama durumu devam ediyor o yüzden perfect kullanmak iyidir. this daha çok işaret ederken kullanılırken that kullanınca bahsedilen kaza manasında olur. eğer kaza yerinde konuşuluyorsa this de kullanılır aslında. why demek yerine de how demek gerekir diye düşündüm. çünkü kazaların nedenlerinden çok nasıl gerçekleştiği önemlidir. anlaşılmayan durum neden kaza olduğu değil nasıl gerçekleştiği olmalı mantıken. o yüzden. i haven't understood how that/the accident happened.
Merhaba,Tezim için üç tür film araştırıyorum. Aile olmayı/ olamamayı anlatan The Tree, Pandora'nın Kutusu gibi. Ekibi yeniden topluyoruz filmleri Blues Brothers gibi. Yol fimleri Sideways, Hangover... gibiAklınıza gelenleri yazarsanız çok sevinirim.Sevgiler
Merhaba,
Tezim için üç tür film araştırıyorum . Aile olmayı/ olamamayı anlatan The Tree, Pandora'nın Kutusu gibi . Ekibi yeniden topluyoruz filmleri Blues Brothers gibi . Yol fimleri Sideways, Hangover... gibi
Aklınıza gelenleri yazarsanız çok sevinirim. Sevgiler
0
cornypop (30.12.13)
Verdiğin örneklerdeki filmleri izlemedim ama etiketlere bakarak:
Aile üzerine: The Godfather part i ve part ii, The Tree Of Life Yol filmi olarak: The Straight Story, Kirazın Tadı (Abbas Kiarostami)
diyebilirim.
0
mountaincat
(30.12.13)
Aile olmak/olmamakla ilgili en iyi örnek bence The Royal Tenenbaums (ilk aklıma o geldi)
Ekibi toplayan filmde Ocean serisi olabilir?
Yol filmi ise Into the Wild, The Way Back, Interstate 60: Episodes of the Road, Life of Pi
şimdilik bunlar geldi aklıma
edit: yol filmine ekleme yaptım
0
spider03
(30.12.13)
Aile olamamayı anlatan: The Royal Tenenbaums www.imdb.com Aynı yönetmenden ekibi yeniden topluyoruz filmi aynı zamanda harika yol filmi: The Darjeeling Limited www.imdb.com
0
kronik
(30.12.13)
Aile olma/olamama: The Family Man, birazcık Disconnect, World's Greatest Dad, The Squid and the Whale, Marvin's Room Ekibi yeniden toplama: Wild Hogs, Ocean's Eleven Yol: O Brother Where Art Thou, im Juli , Rain Man, Motorcycle Diaries
Little Miss Sunshine ise hem aile olmaya hem yola girebilir.
aile: the squid and the whale yol: the darjeeling limited
0
little miss rejectee
(30.12.13)
-Little Miss Sunshine-Aile Şerefi-Bizim Aile -Ekibi yeniden toplamalı The Sting vardı eskilerden.Akla direk Ocean's serisi geliyor tabi. -Yol filmi Into the Wild yazalım yine akla ilk geleceklerden.Hangover yazdığına göre bu kategoriye Due Date'de girebilir.Hangover'ı referans alarak Euro Trip-Road Trip ve birde Darjeeling Limited var.
0
zlatan23
(30.12.13)
1) hayatboyu le passe a seperation 2) the worlds end 3) thelma ve louise natural born killers
Çok güzel bir yol filmi. Aynı zamanda Aile şıkkını da karşılayabilir. Yolda toparlanan bir ekip de var ama çok zorlamış olmayayım :) www.imdb.com
0
Godless
(30.12.13)
ekibi yeniden toplamalı + yol filmi + aile olma/olmama = niwemang
0
rahmi pinkfloydoglu
(30.12.13)
aile olmayı/ olamamayı anlatan: american beauty, little miss sunshine ekibi yeniden topluyoruz: aklıma gelmedi. yol fimleri: easy rider, thelma and louise
0
gogu delen adam
(30.12.13)
little miss sunshine
0
bu nick tam yirmi alti karakter
(30.12.13)
Ekibi toparlamada the expendables. alternatif ekiplerin hepsini iki filmde topluyor işte. film cahiliyim, benden bu kadar.
Yol filmleri: Neredeyse tüm Wim Wenders filmleri, Straight Story, Amansız Yol, Tam-ı Gilas
Ekibi yeniden topluyoruz filmleri: It...
Aile olmayı/olmamayı anlatan filmler: Terms of Endearment, Safe Passage, American Beauty, The Royal Teenenbaums, Little Miss Sunshine, Kramer vs. Kramer
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.