Giriş
(17)

Artık köpeklere olan sevgim azaldı. Haksız mıyım?

korhaydut
Uzun zamandır kaldığım yurtta 4 5 tane köpek var ve ara ara durduk yere havlıyor ve üzerime doğru koşuyorlar. Bugün yine tekrarladı bu ama feci şekilde korktum, hayvan dibine kadar sokuldu ama soğuk kanlı oluşumdan dolayı çekindi biraz üzerime ağlamaktan bende durdum bekledim. Ama bu 30 saniyede üze
Uzun zamandır kaldığım yurtta 4 5 tane köpek var ve ara ara durduk yere havlıyor ve üzerime doğru koşuyorlar. Bugün yine tekrarladı bu ama feci şekilde korktum, hayvan dibine kadar sokuldu ama soğuk kanlı oluşumdan dolayı çekindi biraz üzerime ağlamaktan bende durdum bekledim. Ama bu 30 saniyede üzerimden 1 litre ter boşaldı. Hemen bunun üzerine gittim nöbetçi yurt görevlisine durumu ilettim ve ukala tavırları beni deli etti. Köpekler saldırıyor diyorum Allah Allah diyor hiç görmedim ben saldırdığını diyor. Siz köpeğe bir şey yapmış olmayasınız diyor. Köpek bacağımı koparıp alacak ama ben suçlu oluyorum. Lanet ettim şu memleketten.
0
korhaydut
(23.08.20)
sokaklarda kopek olmamali zaten. bu normal bir sey degil. sikinti sizde degil. sokakta kopeklerin basi bos gezmesini normal gorenlerde.
iki kap su vereyim demekle hayvansever olunmuyor.
4-5 kopek bir araya gelince cok tehlikeli oluyorlar. simdi yasa cikmis belediyeler de toplayip goturemiyorlar.
bizim mahallede 30 tane vardir. yoldan gecmek mumkun degil. kucuk cocuklar kacarken araba altinda kalacak diye odum kopuyor.
insanlar ne yapacaklarini sasirdilar.
0
turbo sadık
(23.08.20)
benim yaşadığım yerin karşısında çok güzel bi park var, içinde 5 6 tane köpek var, akşam 7 den sonra gitmek cesaret ister, geçen sefer kolumu ısırmaya çalıştı bu sefer bacağımdan kapmaya çalıştı, hiç masum değiller sokak köpekleri, en az 5 kez şikayet ettim hiçbir şey yapmıyorlar, ne kısırlaştırma ne ip ıslah etme.
0
m orak
(23.08.20)
Haklisin.
Kopek cok severim ama basi bos kopekler ciddi sikinti. Bazilari hayvanseverligi; farkli, duyarli, kulturlu insan olma gibi bi sey olarak gordugunden yol alamiyoruz bu konuda. Korkutucu bi savunuculuk var. Dedigin gibi saldirida olse biri kim bilir kopege ne yapmistir derler.. tacizciyi edepsiz kiyafetiyle tahrik etmistir anlayisindan farki yok..
Cozumu yok bu konunun. Sokakta iri kopek gordugumuzde yol degistiricez. Ben cok uzaktan bile gorsem hemem yolumu degistiriyorum.
0
Kittie
(23.08.20)
Valla köpeklerin ne yapacağını kestiremiyorum ben. Ne yapacakları belli olmuyor ama saldıracakları zaman en azından havlıyorlar. Birkaç kere yolda yürürken köpekle karşı karşıya kaldım ve ikisinde falan acayip korkmuşumdur ama hiç de olaylar beklediğim gitmedi. İki köpek de geldi kucakladı beni. Ciddiyim. Sevilmek, oynamak falan istiyor bazıları da. Ama bu tahmin edilemez ve tehlikeli oldukları gerçeğini değiştirmiyor. O açıdan haklısın.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(23.08.20)
köpekler kalabalık olduğunda tehlikeli olabiliyor, doğru.
sokaklarda köpek olmamalı, doğru.

ama insanlar neden köpeklerin toplatılmasını istemiyor acaba? akıbetlerini tahmin ettikleri için olabilir mi?

hükumet bulduğu her yeşil veya boş alanı ticarete dönüştürmek yerine hayvanların gerçekten yaşayabileceği barınaklara çevirse, sokak hayvanları kısırlaştırılsa kimse sokakta köpek veya kedi olmamasına karşı çıkmayacak.

göz göre göre hayvanları ölüme göndermeyi desteklememek suç olamaz, kusura bakmayın.

tehlikeli köpekler var, doğru. tehlikeli insanlar da var. şartlar düzelene kadar kendimizi her türlü tehlikeden korumak bizim sorumluluğumuzda.
0
nathanieltroy
(23.08.20)
Çok geç bile kalmışsın.

Yaşadığım sokakta tam bir köğek mafyalaşması, hegomanyası hakim. Gece saatlerce havlamalarının verdiği rahatsızlık da cabası. Buna rağmen belediye hiçbir şey yapmıyor.
0
Avoiding The Puddle
(23.08.20)
sakin ol @korhaydut. bu dediklerini sözlükte söylesen linç yersin :)

aynı fikirlerdeyiz, aynısını düşünüyorum ama "sokaklarda başı boş köpek istemiyoruz" diyince hayvan sevmeyen hatta gördüğü yerde öldüren bir varlığa evriliyoruz bazılarının gözünde..

ben mahalledeki köpekler için hala korka korka su yemek çıkartıyorum arada ancak dediğin gibi ne yapacakları hiç belli olmuyor.genelde de çete gibi üçerli beşerli geziyorlar.

birinde meclisin öününde de durduk yere yolun karşısından koşarak gelip ısırmıştı bir tanesi, boştan yere gittim 4-5 doz kuduz aşısı oldum..

Keşke hepsi kısırlaştırılsa, onlar da rahat etse biz de..

* bu arada "seni de kısırlaştırsalar hoşuna gider mi?" tayfası gelirse peşinen not düşeyim de; kısırlaştırma fikri çok güzel iyi olur, insanlarda da olsa hatta belli zekanın altındakiler doğuramasa falan dünya cennet olur cennet.
0
foolrules
(23.08.20)
belediye o hayvanları kısırlaştırmayarak, devlet düzgün yaşam standartları için kanunlar düzenlemeyerek, petshoptan hayvan alan, çiftleştirip satanlar denetimsiz ticarete ortak olarak... bu konuda nefret edilecek, çıkar sağlayan onca kişi, kurum, kuruluş varken bilmem kaç yüzyıl önce insan eliyle evcilleştirilip sonra korunaksız kendi haline bırakılmış, ormanlara atılmış, işkence edilmiş köpeklerden nefret etmek benim anlayabileceğim bir şey değil. soğukkanlı olup kaçmayarak en doğrusunu yapmışsınız. eğer mümkünse o civarda besleyenlerle konuşun belki onlar besleme yaparken, hayvanlarla sosyalleşebilirsiniz. korkunuz azalır.
0
not dark yet
(23.08.20)
youtu.be

bu videoyu izlemenizi öneriyorum ayrıca. çok fayda sağlayacaktır.
0
nathanieltroy
(23.08.20)
köpekler geceleri daha agresif oluyor, psikolojik analiz yapmak gerekirse, köpeklerin no zone alanı var. baktınız üzerine geliyor alpha davranışı sergileyip yavaş yavaş o alandan uzaklaşın. köpeklerin olayı psikolojik üstünlük. eğer hal ve hareketlerinizle üstünlüğü ona verirseniz saldırır. ama dik durup daha alpha davranışlar sergilerseniz boyun eğer. tam da dediğime uyan şu videoyu izleyin

youtu.be
0
buenosdias
(23.08.20)
hocam siz kopeklerden uzak durmaya calisim. her kopek bir olmaz bazi kopeklerin de insanlar gibi deli olani var ki bunlar genelde kirmalardan cikar.
bizim oralarda laf vardir kopege eyvah olmaz diye. kopek bu kopek, kopek. ne azi ne cogu kopegi kopek gibi bilmek lazim.
bir sey yapmaz bir sey etmez, videolari izle su taktigi yap yemek ver. bunlar dogru seyler degil.
yarasa yara bazilarinda sende yarar ya diger insanlar?
sokak kopek olmaz. olmamali. cok seven varsa kendi evinde bahcesinde besleyecek. o da cogu zaman basarisizlikla sonuclaniyor.
benim yasim 32 kendimi bildim bileli kopek besliyorum. evimizin onunde de 200 kusur yildir bahcede 2-3 kopek daim olmustur.
size sunu soyleyebilirim ki kopegi kopek olarak bilmek lazim. sirin ya da ocu gostermenin anlami yok. dogrusu da bu. sokakta kopek ol maz. basibos kopek her seyi yapar. kisirlastirma da kokten cozum degil. bizim mahalledekilerin hepsi kisir yine de kovaliyorlar saldiriyorlar.

insanlar da tehlikeli olabilir mi? evet?
ben kendimi korumak icin silah tasiyorum e simdi cekip mahalledeki kopekleri mi vurayim kendimi savunmak icin?
iste diyorum ya kopegi kopek gibi bilmek lazim. insanla bir tutmamak insanla karsilastirmamak insanlastirmamak buyutmek ya da kucultmemek lazim.
0
turbo sadık
(23.08.20)
% 100 haklısın.
0
alfred
(23.08.20)
Ben en çok şeye uyuz oluyorum. Bu sokak köpekleri havlaya havlaya üzerine gelince tekme atıyorsun ya. Hani vurmasan bile hoşt diyerek ayağını kaldırıyorsun ya, o ara birisini bunu gördüyse yandın. Köpek beni ısıracak bile olsa, kendimi savundum diye laf yiyebiliyorum.

Bir gün kadıköy'de gece gezerken bir sokakta köpeğin teki havlaya havlaya üzerimize geldi. Hoşt lan it diye ayağımı kaldırdım, hamle yapsa vurucam. Sokakta oturanlar vardı, ulan 3 kişi geldi üzerimize ''nasıl tekme atarsın köpeğe'' diyorlar. Kavga edecektik gece gece duyar kasan heriflerle :DD Boğaz boğaza geldik heriflerle diğer bir başka grup ayırdı.

2 sene önce mi ne şey olmuştu, haberlerde görmüştüm. Sokakta birini pitbull kapıyor, esnaf falan uğraşıyor ama köpek bırakmıyor. Sonra adamın biri dükkandan bıçak kapıyor pittbulu bıçaklıyor. Köpek anca öyle bırakıyor. Sonra yaralı köpeğe bakan veteriner adamı mahkemeye veriyor :D

Yani bu köpekler bana saldırsa bile ben bir şey yapmayacağım öyle mi onu anlamadım ben. İyi yesin o zaman beni afiyet olsun ama ben kendimi bile savunmayayım. öyle iş mi var anasını satim.
0
eazy
(23.08.20)
İri olmadığım için Bütün köpekler benim iki katım, sevdiğim halde eskiden yatıyorsa bile karşı yola geçerdim. birkaç yıl önce spora giderken yolumun üstünde köpekler olurdu, ben de arta kalan yemekleri onların görmediği anda koyar kaçardım. Sonra baktım bunlar benim olduğumu anlamış, yanıma gelmeye başladılar, birine günler sonra dokundum ve ondan sonra köpek gördüğümde karşı yola geçmedim. Evet gece sürü halindeyseler o zaman bi ürkerim yolumu değişirim ama sırf bu yüzden arayıp belediyeye onları bilinmeze gondertemem, başlarına neler gelecek biliyorum çünkü, ve insanlar kadar zararı olmadığını da biliyorum. Hele ki kadın olarak!
0
Cremisi
(23.08.20)
Burada bence bazi kritik sorular var. Birincisi "kopek istemiyoruz" diyenler aslinda "kopekleri toplasinlar" diyor. Peki toplatacaklari kopeklere bir yasam alani saglama ve dogal yasam alanlarini koruma cabasini aktif olarak veriyorlar mi? Ikincisi sokak kopeklerinin saldiri orani gercekten yuksek mi yoksa yasadiginiz guncel enstantaneleri ve dogal korkulari buyutup yasam alanlarini paylasmak konusunda bir simariklik mi yapiyorsunuz? Istatistiklere bakmadan kopeklerin toplantilmasi yonunde irade bildirmek cok kotu bir sey cunku.
0
dunal
(24.08.20)
Eski oturduğum yerde de böyleydi. Mahalle barınak gibiydi her sokakta farklı köpek grupları vardı. Ben de annemle beraber sokakta yaralı kedileri, kısırlaşmamışları belediye veterinerine götüre götüre iyice arkadaş olmuştuk. Adam mahalledeki her saldırıdan haberdar ve sürekli bana söylüyordu. Üst yolda hamile kadını kovalamışlar kadının çocuğu düşmüş, orman yolunda çocuğu parçlamışlar vs aklım çıkıyordu. Bana da hep gündüz neyse ama gece 3den fazla köpek görürsen o sokağa asla girme derdi

Mesela bu veterinerin önerisi, köpeklerin yerlerinin sürekli değiştirilmesiydi. Sürekli yer değiştiren ve gruplaşamayan köpekler saldırgan da olamaz ama ona da izin vermiyorlar demişti. Hatta benim elimi bir köpek kaptı, gözlemlenmesi için belediyenin köpeği bir hafta gözlem altında tutması gerekiyordu. Adam eğer alırsam burayı taşlarlar dedi ve her gün ben kontrol ettim köpek hala yaşıyor mu diye.

Şehrin ortasında hayvanlara yemek vermekten obez yapmışlar ayağa kalkacak güçleri kalmamış her hayvanı ve her bölgeyi aynı sanıyorlar. Diğer yandan inanılmaz bir kısırlaştırma problemi var. Kaç defa aradım ve sonuçsuz kaldı bilmiyorum.
0
jazzabel
(24.08.20)
yazmayacaktım dayanamadım. bahsi geçen veteriner tam olarak sorunun kaynaklarından birine örnek. sokaklardaki "bütün köpekleri" "sürekli" alıp oradan oraya koyacak bir sistem, o hayvanların atıldıkları her yerde başka bir yerde toplanmalarını önleyecek kadar yemek, su olmadığını adı gibi biliyor. bir hayvanın yerinden uzaklaştırıldığında, başka bölgedeki gruplarla başına gelecekleri çok iyi biliyor. bir hayvanı gözetim alması istendiğinde gerekmediğini düşündüğü halde (gerektiğini düşünüyorsa o daha da büyük rezalet ama kendisi de biliyor kuduz hastalığının seyrini, o bölgedeki düzenli bakılan hayvanların böyle bir risk taşımadığını) sorumluluktan sıyrılmak için bahane uyduruyor. bahane de "beni taşlarlar." sürekli korku yayıyor. korkunun bir insanda kaçma mekanizmasını tetikleyip köpek tarafından kovalanma ihtimalini arttırdığını bile umursamıyor.
bağlı bulunduğu belediye hayvanlar konusunda eğitim verse, gönüllülerle mahallelerde insanları bilinçlendirse belki birçok kişi korkusunu yenecek. ama elini taşın altına koyması gereken hiçbir yerde yok. yasal görevi olan "kısırlaştırma"da bile yok. sorsan ona da bahane bulur, "beni taşlarlar" falan herhalde. oysa o hayvanlarla biraz ilgilenen herkesin istediği şeydir, köpeklerin kısırlaşmaları, insanların kaçmamaları, yok yere saldırganlık göstermemeleri.
neyse bu konu çok uzar gider. ama en yetkili kişilerin bile sorumluluk almadığı, bu hayvanlar üstünden ceplerine girene baktıkları, insanların iki adım sonrasını düşünmeden sadece kendi kafalarını rahat ettirecek "çözümler" bulduğu yerde bu sorun çözülmez.
0
not dark yet
(24.08.20)
(9)

Bu ev bu fiyat eder mi?

mg3929
sbhttps://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-gozde-den-suadiye-de-bagdat-caddesine-yakin-2-plus1-kombili-425000tl-843931526/detay
0
mg3929
(23.08.20)
Eder diyorum. İhtiyacın olmayan yatirimlik paranız varsa
0
allah yazdiysa bozsun
(23.08.20)
Yatırımlık değil içinde oturulacak yalnız yaşayan erkek olarak
0
🌸mg3929
(23.08.20)
Son fotografta duvarda kabarma gordum. Onemli bir nokta. Evde kuf, nem vs olabilir aklinizda bulunsun.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(23.08.20)
Müteahhit ile förüşmeler devam ediyor demişler, 1-2 yıl içinde yıkılacak belliki. Param olsa alırdım
0
delikedidilimiyedi
(23.08.20)
+1 eder. fakat fotoğraflardan gördüğüm, tadilat gerektiriyor gibi.
0
ankarakecisi
(23.08.20)
Maalesef sirf suadiyede diye o paranin ustunu bile veren ciar. Elle tutulur tek yani suadiyede olmasi zaten. Asla almam.

Kentsel donusum olayi kesin olacak olsa o dairenib sahibi napar ne eder elinde tutar orayi, niye satip da ilerideki kardan olsun.
0
Kittie
(23.08.20)
Evi buraya koyduktan yarım saat sonra yayından kaldırdılar. Aldınız mı ne yaptınız :d
0
🌸mg3929
(23.08.20)
tayyip 10 bin tane afgan-suriyeli vs yerlestirir o semte de, o zaman o evin degeri 5te 1ine duser.
0
ubi dubium ibi libertas
(23.08.20)
İStanbul'un en yaşanılası mahallerinden biri, altın değerinde bi yatırım. Asla değer kaybetmez, bence alınabilir.
0
roket adam
(23.08.20)
(5)

Kısa film fikirleri, sizce hangisi?

senolll
Merhaba,Bir kısa film yarışması için Dram kategorisinde katılmak üzere 4 öykü düşündüm. (Yaklaşık 3 dakikalık okuma) Sizce hangisi daha iyi, çarpıcı ve neden?Teşekkürler 1. Fikir17 yaşındaki Ali bir akşam eve dönerken ailesinin çığlıklarını duyar. Eve koşarak varır ve o esnada silahlar ateşlenir ve
Merhaba,

Bir kısa film yarışması için Dram kategorisinde katılmak üzere 4 öykü düşündüm. (Yaklaşık 3 dakikalık okuma) Sizce hangisi daha iyi, çarpıcı ve neden?

Teşekkürler

1. Fikir
17 yaşındaki Ali bir akşam eve dönerken ailesinin çığlıklarını duyar. Eve koşarak varır ve o esnada silahlar ateşlenir ve ailesi katledilir. Adamlar “Çocuk nerede diye?” sorarlar birbirlerine, Ali korku ve üzüntüyle oradan kaçar. Başka bir ülkeye iltica eder, ilk değerlendirmeler sonucu ona yatacak yer sağlanır. İşlemlerine başlanır ve Ali yeni çevreye uyum sağlamaya çalışır ancak travma sonrası olayı atlatamaz ve kabuslar görür. Bir gün yeni arkadaşlarıyla keyifli bir akşamdan sonra kaldığı yere dönerken karşısına iki adam çıkar, ailesini katleden adamların akrabalarıdır bunlar. Onlardan kaçılamayacağını söyleyerek Ali’yi bıçaklarlar.

2. Fikir
Genç adam gece uyanık halde yatakta uzanmaktadır. Kalkar ve pencereden gecenin sessizliğine bakar. Dış ses olarak konuşmaya başlar ve o gün tam 3 yıl olduğundan bahsetmeye başlar. Genç bir kadın ile olan anıları görünür, mutlu ve huzurlu olunan anılar. Adam günlük hayatında sıkıntılar çeker, her şey ona kadını hatırlatır ve adam nasıl zorlandığından bahseder. Adam üzgün ve umutsuz görünür, zorlanarak da olsa hayatına devam etmesi gerektiğini söyler ve o sırada 2 yaşındaki kızı görünür. Adam onu kucağına alır ve hüzünle gülümser.

3. Fikir
Yeni mezun olmuş genç bir mühendis birçok iş başvurusu yapar fakat olumsuz sonuçlar almaktadır. Gelen aramayla umutlanır fakat istenilen özelliklere sahip olmadığı için sonraki aşamaya geçemez. Adam yavaş yavaş umudunu kaybetmektedir ve karamsarlığa sürüklenir. Annesiyle telefonda konuşur ve kirayı bir ay daha ödeyip ödeyemeyeceğini sorar utanarak, annesi kabul eder ancak artık iş bulması gerektiğini söyler. Sonra bir mülakata çağrılır, adam umutlanır ve heyecanla mülakata hazırlanır. Toplantı odasında umutla bekler, fakat gelen kişi toplantının çok kısa olacağını çünkü o sabah başka birinin işe alındığını söyler. Adam hayal kırıklığına uğrar. Yolda üzüntüyle yürürken bir cafeye girer, bir müşterinin aldığı gibi latte almak istediğini söyler ve o resimleri nasıl yaptıklarını sorar. Cafe sahibi, isterse ona öğretebileceğini söyler ve barın arkasına çağırır. Adam kendi lattesini yapar ve fena olmaz. Sonra bir masaya geçer, kahvesine bakarken düşünür ve cafe sahibine elemana ihtiyaçları olup olmadığını sorar, cafe sahibi olduğunu söyler ve çalışmak ister misin diye sorar, genç adam mutlulukla kabul eder.

4. Fikir
Genç kadın otobüste oturmaktadır. Az ileride köpeğiyle oturan adamı görür, adam ve köpeği sevimlidirler. Kadın ara sıra onlara bakar fakat adam sürekli dışarı bakar ve kadını fark etmez. Kadın daha sonra adam otobüsten inerken cüzdanını düşürdüğünü fark eder. Kalkar cüzdanı alır ve sonraki durakta iner. Geriye doğru koşarak gelir ve adamı bulur, adam parkta bankta oturmaktadır. Adamla cüzdanını vermek üzere konuşmaya başlar ve cüzdanını düşürüp görmediğini söyler. Adam kör olduğunu söyler, kız pot kırdığı için üzülür. Adam önemli olmadığını şakayla söyler. Kız rahatlamış görünür ve tanışmak için sorular sormaya başlar, kamera onlardan uzaklaşır.
0
senolll
(23.08.20)
1.
0
since1907
(23.08.20)
Eline saglik oncelikle.

Hepsini okudum. Bunlarin icinden 2yi secerdim. Boyle seyleri seviyor degerlendirme kurullari..dis ses falan, sanatsal buluyorlar galiba
0
Kittie
(23.08.20)
@j r r

Yarışmaya katılım süresi giderek azalıyor. Ben de bu fikirler dahil hep bir şeyler düşünüp, orijinal ve çok iyi olmadığına karar verip başka fikir bulmaya çalışıyorum. O yüzden ilerleyemiyorum da. Bir de senaristlerin olduğu bir platformda sordum ve bana orijinalliğe takılmayı bırakmamı ve devam etmemi söylediler. Yani daha iyi olan fikri geliştirmek üzere odaklanmaya başlayabilirim. Benim de aklımda 1 var özellikle, fırsat olursa 2. yi çekmeyi de deneyebilirim.
Bu arada belirtmediğim bir detay var ki film süresi 3 dakikadan kısa olmalı. Yani çok fazla karakter ve olay detaylarına girilebilecek kadar büyük bir zaman yok. 15 dakika falan olsa detaylandırılabilir daha çok.
0
🌸senolll
(23.08.20)
10 yıl kadar önce, Philips Cinema - Parallel Lines serisi 3 dakikalık kısa filmler yayınlamıştı youtube de.
Fikir vermesi açısından onlara bakmanızı öneriyorum.
Link: www.youtube.com
örnek filmlerden (bana göre en iyilerden) birisi:
www.youtube.com
0
ankarakecisi
(23.08.20)
Bence 3 en gerçekçi ve klişesiz olanı.. sinema TV mezunuyum
0
olaylar olaylar
(23.08.20)
(27)

banka memurunun hatasi, siz olsaniz ne yapardiniz?

buenosdias
gecen yuklu miktarda dolar cektim. yuksek cekimlere yeni vergi gelmis. memur benden almamis. bugun merkezden aradilar. 350 kusur lira bir ucreti var. odemezsem memurdan kesilecekmis. memurun odemesini istemiyorum ama ben de odemek istemiyorum. merkezle, mudurle istisare edip bana cozumle gelin dedi
gecen yuklu miktarda dolar cektim. yuksek cekimlere yeni vergi gelmis. memur benden almamis. bugun merkezden aradilar. 350 kusur lira bir ucreti var. odemezsem memurdan kesilecekmis.

memurun odemesini istemiyorum ama ben de odemek istemiyorum. merkezle, mudurle istisare edip bana cozumle gelin dedim. telefondaki bayan baya bozuldu.

yaptigim cok mu yanlis?
0
buenosdias
(21.08.20)
iyi demişsiniz, memurdan da kesmesinler ama kendileri çözsünler. bozulursa bozulsunlar. hep vatandaşa hep vatandaşa..

müdürleri ne boka yarıyor, oturdukları yerde oturuyorlar, arkadanızdayım çok yükseldim şuan :)
0
gadlemler
(21.08.20)
yaptiginiz tabii ki yanlis. yaptiginiz 350 liram gitmesin. siz alim emri verseniz almasa sizi zarara ugratsa neyse ama yasa belli, zaten odemeniz gereken bir ucret bu. Tabii ki siz odeyeceksiniz.
0
sparkle kiddle
(21.08.20)
Memurun bireysel hatasından ziyade yazılım hatası olarak diretin. Memur kendisi oturup mu hesapşayacak vergiyi. Çekim işlemini yaptığı ekranda çıkarsalarmış vergi ödenmesi gerektiğini, vergi kesilip kalan tutar verilseymiş size. Yani öncesinde de sizi bilgilendirip. Banka kendi hatasını memura yüklüyor gibi yani
0
senolll
(21.08.20)
Tabii sizin de ödemeniz gerekir orası ayrı mesela.
0
senolll
(21.08.20)
Bankanın hatası memurun değil bu. Sisteme şu kadar dolar çekeceğinizi girince otomatik vergi hesaplanması gerekir. O vergi nakit mi hesaptan mı düşecek seçtirilir. Ama yeni değişiklik olduğu için henüz hazırlanamamışlar.
Tabii bu demek değil ki devletin zorunlu kıldığı vergiyi ödememe hakkınız var. Vergi sizin kanuni borcunuz devlete gidecek borç neyin indiriminin peşindesiniz ki? Banka hesabınıza bloke koyup veya bakiye varsa otomatik olarak çekebilir gayet.
0
cilekli pasta
(21.08.20)
o parayı gözünün yaşına bakmadan banka memurundan alırlar. etik olarak herket etmek istiyorsan gidip ödemen lazım o parayı.
0
foolrules
(21.08.20)
Yanlış bence. Adam hata yapmış bu hatayı düzeltmek senin elinde. Parasını ver adamların
0
izmitcan
(21.08.20)
diret. parayı memurdan keseceklerse sen öde ama suçu bankaya at. memur her gün çıkan şeyi takip edemez, ekran da kesilecek ve bana ödenecek miktarlar ayrı ayrı yazılmalıydı de. baktın olmuyor memurdan kesecekler sen ödersin. ama çözümü olur illaki
0
avatar is back
(21.08.20)
Kendi hatalarını memurdan çıkarmaya çalışıyorlar, ki memur da hatasız denebilir mi, bilmiyorum. Bence verme. Senlik hiçbir şey yok, bütün vergi algı masraf yönetmeliğini bilmek zorunda değilsin, onların işinin parçası o sana hatırlatmak.
0
encokbenisevinnolur
(21.08.20)
Düzen bozuk. Bunu şu an değiştirmek mümkün değil. Ortada insani bir hata var. Bu hata yüzünden memurun hesabında olması gereken para sizin hesabınızda. Erdemli bir şekilde o parayı ödemek ya da başkasına ait bir parayı gönül rahatlığıyla harcamak gibi 2 seçeneğiniz var.
0
but that was just a dream
(21.08.20)
Parayı çalayım mı çalmayayım mı diyorsun, doğru mu?

Çalma.
0
baal
(21.08.20)
her şubenin kendi bütçesi var, şube bütçesinden ödemelerini isteyebilirsiniz
0
yemrem
(21.08.20)
cilekli pasta +1

yaptığınız çok yanlış.
bunu sormanız bile bir o kadar yanlış.
0
blatta hiberna
(21.08.20)
Hata bankanın ancak memura yüklemek yanlış. Banka yazılımında bu tahsilatın mutlaka görünmesi ve son kullanıcıya (burada banka memuru) uyarı vermesi lazımdı, 350 TL tahsilat yapılmadan döviz çıkışı engellenmeliydi yazılımsal olarak. Belki de döviz çekim ekranında bu vergi tutarının hesaplandığı ve giriş yapılabileceği bir alan bile yoktu, neye istinaden senden 350 TL alacaktı. Bunun inisiyatifi şube personeline bırakılamaz. Teknik açıklaması bu.

Belirttiğin tutar ne bilmiyorum, zorunlu bir vergi mi? Eğer öyleyse bu para devlete gitmesi gereken bir vergi, başka bankadan çekiyor olsan tahsilat sağlanacaktı. Dolayısıyla ödemen gerekir bana göre. Herkes hata yapabilir hocam birbirimize yardımcı olmakta fayda var, hatanın bedelini şube personeli ödememeli.
0
Lethe
(21.08.20)
bi dakka bi dakka.

siz dövizi bozdurup tl olarak mı çektiniz, yoksa döviz olarak mı çektiniz?

bözdurduysanız kambiyo vergisi var ve banka sisteminin bunu atlaması sözkonusu değil. o yüzden bu şekilde olmadığını, doğrudan döviz çektiğinizi varsayıyorum.

doğrudan nakit döviz çekiminde vergi falan yok. sadece merkez bankası nakit döviz çekimlerinde bankaların komisyon almasına "izin verdi". yani illa alacak diye bir şey yok. üst sınırı var ama oranı şu olacak diye bir şey de yok. tamamen bankanın inisiyatifinde bir komisyon.

banka sizi mikmeye çalışıyor. ya komisyon almıyorlardı, baktılar yüksek nakit çeken bir herif var, merkez bankası'nın verdiği izin akıllarına gelip "ulan dünyanın dolarını çekti, izin de verilmişken şu hıyardan komisyon alalım" falan dediler muhtemelen.

ya da gerçekten bankanın komisyon uyguladığından memurun haberi yok. komisyonsuz verdi parayı, banka da memuru sıkıştırıyor, komisyonumuzu niye almadın sen salak mısın, şimdi senden kesicez diye.

velhasıl döviz bozdurma durumunda olduğu gibi size düşen, devletin zorunlu kıldığı vergi vs. gibi bir borç yok. kendi paranızı çekmişsiniz. banka da uyanık olup zamanında komisyonunu alaydı. almadı mı? alışveriş bitti geçmiş olsun.

şimdi aylar önce ev kiraladığınız emlakçı sizi arayıp "sizden zamanında eksik komisyon almışız, verin yoksa elemandan kesicez" dese sitterelaa demez misiniz? demezseniz götürüp verin.
0
kibritsuyu
(21.08.20)
Baal güzel söylemiş.
Bu şey gibi sanki. Önünde yürüyen adam cüzdanı düşürdü alıp cebe atmak düşürmeseydi demek gibi.
etik olarak, yasal olarak, insan olarak bu senin zaten vermen gereken bir para.
tereddüt edip sorman bile hoş değil.
0
Giovanni Pipitto
(21.08.20)
önünde yürüyen adam cüzdanı düşürdü, alıp cebe atmak ve düşürmeseydi demek gibi değil.

markete gittin bir ürün aldın, parasını verdin, alışveriş bitti. dükkandan çıktın giderken çırağın arkandan koşup "abi 10 lira daha ver, aldığın şeye meğersem 2 hafta önce zam gelmiş" demek gibi.

merkez bankası bankalara nakit döviz çekimine komisyon alma iznini 5 ağustos'ta verdi. aradan 2 hafta geçti. bugüne kadar banka komisyonunu oranını yansıtsaydı, işlem anında uygulayıp, alışveriş bitmeden de alsaydı. alışveriş bittikten sonra arayıp "ehe ehe gomisyon" diyene ben olsam para mara vermem.
0
kibritsuyu
(21.08.20)
15.000 dolar üzerinde çekim yapılırsa vergi oluyor.
Bu arada parayı ödemezsen, daha sonra aynı bankayla çalışacak mısın? Çalışırsan işleri zora sokmasınlar? Veya 350 lirayı çıkarmak için ota boka komisyon kesmesinler?
0
etna
(21.08.20)
350 lira için burada vicdan rahatlatma aramak ve ödememek hem yanlış hem ayıp...
0
pass
(21.08.20)
memurun hatası falan değil, tamamen bankanın çakallığı. zorunlu olmayan ve kafalarına sonradan dank etmiş bir komisyonu size yaslamak için "memurun hatası, memurdan kesicez" diyip vicdan kozunu kullanıyorlar. "yeni VERGİ gelmiş" diyorlar bakar mısın, vergi diyor ki müşteri onu zorunlu bir şey zannetsin de ödesin. yok öyle bir vergi.

ha gerçekten memurdan da kesebilirler tabii bankacılık vicdansız bir piyasa. ama bankacının vicdansız olması, almaları zorunlu olmayan bir komisyonu zamanında almayıp, kafalarına dank edince size yaslamaya çalışmalarını haklı göstermez.

yine de vicdanlı davranıp, memura mobbing yapacaklarını düşünerek lanet olsun diyip verebilirsiniz. ben olsam altını kazıp "ne parası, neyin parası, ne vergisi, adı ne, kodu ne, ne zaman çıkmış sorup tatmin edici cevaplar almadan vermezdim.

her vicdanımıza oynayıp "çocuk hata yapmış, vermezsen ondan kesicez" diyene "ne parası bu" diye sormadan para vereceksek işimiz var.
0
kibritsuyu
(21.08.20)
bugün bu parayı öderseniz sistemleri iyileştirmemelerine ve başka memurlardan da bu paraların kesilmesine yol açacaksınız.

az yesinler ve sizden komisyonu almadan işlemi kapatamayacakları bir yapı kurgulasınlar.
0
kenarortay
(21.08.20)
kibritsuyu +1

vergi yok, bankaların alma "yetkisi" var. Bazı bankalar alıyor, bazıları almıyor. Bunlar demek ki almıyormuş ki sistemde öyle bir şey yok. Memura yıkmak da bankanın çakallığı. Aslında daha büyük bir sistem sorunu bu.

Fakat şu da var, banka herkese böyle bir kesinti olduğunu bildirdiyse (sözleşme değişince önceden mesaj atıyorlar normalde "şu tarih itibarıyla şöyle olacak" diye) halihazırda olan banka hesabınızdan kesebilir de, eğer legal altyapısı varsa. Ama yok ki telefonla arıyorlar.

herkes bu kadar vicdanlı olduğu için hiçbir sistem düzgün çalışmıyor Türkiye'de. ABD gibi herkes tuttuğunu öpse dava açsa hakkını arasa, eminim her şey daha dikkatli yapılırdı. (bizde çakallık açısından tuttuğunu şaapıyorlar o kötü, o ortadoğu çakallığı. Ben hak aramaktan bahsediyorum)
0
nhk ni youkosu
(21.08.20)
Dolar hesabından çektiyseniz zaten bu aldıkları, bankaya kalan bir para. Biraz zorlayın derim. Almasınlar sizden de...

Ama para hesabınızda TL olarak duruyor ve siz döviz yapıp, çekmişseniz %1 vergisi var. 35000 TL'lik döviz alımına 350 TL vergi alınıyor. Bunu sizin ödemeniz lazım. Götürüp, verin parayı.



.
0
kartallar yuksek ucar
(21.08.20)
Odemek istemiyorum nedir ya
Kyk borcunu odemek istemiyoruz diyenler gibi olmus biraz :)

Bi hata olmus, sistem ya da insan hatasi... gerekce gosteriliyorsa odenmeli tabi ki de
0
Kittie
(21.08.20)
ne kadar da okumayı sevmeyen bir milletiz. istenen paranın ne olduğunu oturup eşşek gibi açıklıyoruz, hala aldığı borcu geri ödemek istemeyenle kıyaslıyorlar.

hayır ablacım kyk borcunu geri ödemek istemeyenle hiç alakası yok. kyk borcu dediğin borç aldığın para ve elbette geri ödemen lazım.

bu para, bankanın senden alacağı komisyon komisyon. zamanında almamış, sonra alası tutmuş. "bu seferlik de komisyon almayalım" demeyip müşteriyi darlıyorlar. üstelik de "memur hata yapmış, sen vermezsen memurdan keseceğiz" diyerek vicdan yaptırıp almaya çalışıyorlar.

bu komisyon var ya bu komisyon, arkadaştan istedikleri. hesabı açtırırken "hesap işletim ücreti yok, almayacağız" dedikleri hesap işletim ücretini istemek gibi, aidat yok denen kredi kartına aidat almaları gibi, dosya masrafı almadıkları kredi için iki gün sonra dosya masrafı istemeleri gibi, havale eft ücreti yok diyip ilk eft'de ücret yasladıkları gibi.

illa kıyaslayacaksanız eşdeğer şeylerle kıyaslayın. cüzdanı düşüren adamın cüzdanını ceplemek gibi değil, aldığın kredi borcunu geri ödememek gibi değil, başkasının hesaba yanlışlıkla yatan parasını geri vermemek gibi değil.

bankanın işlem yapılırken almadığı ücreti günler sonra pişman olup istemesinden başka bir şey değil.
0
kibritsuyu
(21.08.20)
@ buenosdias

Öncelikle merhaba.

Sizden talep edilen ücret, bir vergi değil komisyondur. Önceleri bankaların böyle bir yetkisi yok iken Merkez Bankası'nın 4 Ağustos'ta yayımladığı tebliğ ile bu komisyonu tahsil edebilme serbestliğine sahip oldular.

Gerekçe olarak da bankaların, efektif (fiziki) döviz ödeme maliyetlerinin artmasını gösterdiler.

İlgili komisyonun banka yazılımına entegrasyonu henüz sağlanamadığı için tahsilatı banka veznesindeki memurlarca manuel olarak gerçekleştiriliyor. Bu gerçekleştirme işi uygulama henüz yeni olduğu için personelin dikkatinden kaçabiliyor. Kaçtığında ise kendisine rücu ediliyor.

Hesaplamama göre USD ise 15-16 bin arası bir meblağ çekmişsiniz. Parayı hesabınıza yatırdığınızda böyle bir masraftan haberiniz olmadığı daha doğrusu bankacılık sisteminde böyle bir masraf olmadığı için haklısınız.

Bence masrafı ödeyiniz fakat masrafı mutlaka hesaptan tahsil ettiriniz. Hesap hareketlerinde izlenebilsin. Sonra masraf dekontunu bankadan yetkililerce imzalı kaşeli olarak talep edip hakem heyetine başvurun.

Uygulamanın yasal zeminini merkez bankası tarafından yayımlanan "Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliği Uygulama Esasları Yönetmeliği" oluşturuyor lakin önceden müşteriye bilgilendirme sorumluluğunu yerine getirmediği için hukuki olup olmadığının tartışmaya açık olduğunu düşünüyorum.
0
digits
(21.08.20)
Hakkınızda yakında icra takibi yapılsın da akıllanın.
0
Gaip
(21.08.20)
(4)

Yanlış mı yapıyorum

top_secret
http://eksiduyu.ru/1438930Şurada anlattığım gibi, arkadaşla ufak ufak sohbete başladık.Ama sürekli ben tanımak istiyormuşum gibi geliyor bana.Mesela ben soruyorum o cevaplıyor ama mesela o beni sormuyor.Mesaj geç attığında yada bir işi olduğunda detaylı detaylı anlatıyor.Ama kahretsin o bana hiç biş
eksiduyu.ru

Şurada anlattığım gibi, arkadaşla ufak ufak sohbete başladık.
Ama sürekli ben tanımak istiyormuşum gibi geliyor bana.
Mesela ben soruyorum o cevaplıyor ama mesela o beni sormuyor.
Mesaj geç attığında yada bir işi olduğunda detaylı detaylı anlatıyor.
Ama kahretsin o bana hiç bişey sormuyor.
Sanki onu "tavlamamı" bekliyor gibi.

Bir de çok yoğun bir işte çalışıyor. Akşam eve geliyor çok yorgunum uykum var demeye başlıyor. Yani biz nasıl birbirimizi tanıyacağız. (kendisi şehir dışında)

Beni (tip olarak) beğenmemiş olsa konuşmayı kabul etmezdi. Biz bir de "ciddi anlamda" tanışacağız sözde. Yani evlilik odaklı.
***
Mesajda bana; ben alışkın değilim tüm gün mesajlaşmaya evde başka şeylere odaklanabiliyorum dedi.

Ayrıca; fırsat buldukça yazarım mesajını gördükçe,bir güne sığdırmayalım zamana yayalım dedi.
***

Yedek kulübesinde filan mıyız acaba?

Not: İşinin yoğun olduğu doğru ama bana göre isteyen insan her şeye zaman ayırabilir. Son ilişkimden bunu tecrübe ettim bizzat. Aynı şeyleri yaşamaktan korkuyorum hem de çok. (zaten burçları, tuttukları takım bile aynı)

Ne yapmalıyım ?
0
top_secret
(20.08.20)
@jrrtolkien bir yerden dediğin yer neresi ki. Daha 4 gün olmuş. Bu dediğin için erken değil mi ?
0
🌸top_secret
(20.08.20)
Ben de yazismayi sevmiyorum.
Hele bi de su an tanidik bile degilsiniz. Fazla sanal geliyor da olabilir karsi tarafa. Bana oyle gelirdi.
Isten sonra yorgunluktan bazen sadece kendine vakit ayirabiliyorsun. Istersen vakit ayirirsin da bana pek dogru gelmiyor.
Yani sizin is biraz zor duruyor. Ayni sehirde olsaniz bulusun bi an once dicem ama farkli sehirler covid sirasinda sikinti.
0
Kittie
(20.08.20)
Ne yapmak istediğine karar vermen gerekiyor. O kızı beğendin mi, o kızla sevgili olmak istiyor musun, o kızla sevgili olursan ilişkinin geleceği olur mu gibi sorulara cevap ver öncelikle. Bazen Instagram'da görüyorum, erkekler ya da kızlar beğendikleri bir kişiyi görünce "nikâhı basarım" diyorlar. Sen de öyle diyor musun? Bu işlere ivme kazandıran şey budur. Başlangıçta yeterli ivme yoksa o iş bir yere gitmeyebilir. Şu an acele etmeden normal konuşmaya devam et.
0
dissendium
(20.08.20)
Yol ver.
Nasıl başlarsa öyle gidiyor ilişkiler. Şuan sürekli senin çabalaman gerekiyor ya, ilerde her konuda da öyle olacak. Mesela yüz yüze buluşmalara başladığınız zaman sürekli senin onun yanına gitmeni bekleyecek, gidemezsen trip yapacak, o geldiğinde ise lütfetmiş ve sana dünyaları vermiş gibi yapacak...
Mesajlaşmaya alışkın değilim ne demek? Birini tanımak istiyorsan ve uzun mesafedeyse, ne kadar nefret etsen de o telefona-whatsapp’a ve instagrama muhtaçsın. Karşıdakine ilgini belli etmek-zevklerini aşağı yukarı görmek için bunlar yorucu-sıkıcı olsa da önemli kanallar. Bunları kullanmak istemeyen karşı tarafa ilgi duymuyodur, merak etmiyodur, önemsemiyodur. Size soru sormayan biri de malesef size değer vermiyodur-önemsiz görüyodur ve “istemem yan cebime koy” hesabı yapıyodur.
0
megalomaniac
(21.08.20)
(6)

çok ama çok kırgınım...11 yıllık dostluğu bitiriyorum...

cccbehzatccc
ağlıyorum. içim ağlıyor ama, dünden beri. 11 yıllık dostum vardı, kadın... 2 küsüşmede tolere ettim ama artık bitti.sebepse bana göre, parayı, sevgiyi, edindiği rütbe ve evleniyor olmasının getirdiği ego şişmesiyle beni ezmeye çalışması, aşırı bencilleşmesi...konuşmak istediğimi söyledim, gece gece
ağlıyorum. içim ağlıyor ama, dünden beri.
11 yıllık dostum vardı, kadın...
2 küsüşmede tolere ettim ama artık bitti.
sebepse bana göre, parayı, sevgiyi, edindiği rütbe ve evleniyor olmasının getirdiği ego şişmesiyle beni ezmeye çalışması, aşırı bencilleşmesi...konuşmak istediğimi söyledim, gece gece canını sıkamazmışım gece gece...deli gibi kavga ettik, "soğursan soğu benden", erkek ağzıyla kardeşim mardeşim konuşmaları.

benim için bitti, içim bitti. düğünü var 3 hafta sonra gitmeyeceğim sanırım...

birkaç kişiyle de koptu böyle arkadaş grubumuzdan. erkek arkadaşım da bana kızıyor "hep başkalarına öncelik veriyorsun, olan sana oluyor, siktir et" diye..

Bana fikri sorduğu, psikolojiyle ve kişiliğiyle barışamadığı konularda ona deneyimlerimi hep anlattım, onu ok açtığımı düşünüyorum...benden duyduğu ve benle açıldığı şeylerin havasını yapıyor, bu koyuyor insana işte.

çirkefleşmiş, altta kalacak diye ödü kopan, tam bir çeçeroz beyaz yaka olmuş durumda. bi de bencillikle suçladı..kabul etmiyorum. hayatta ne kaybettiysem bencil olmadığım için kaybettim, kahretsin...

çok üzgünüm. böyle tecrübeleriniz oldu mu? kendimi ezik hissettim. :(

üniversite çok ama çok sosyaldim, beni kıskandığını hissederdim içimden, sonra travmalarım oldu eser yok halimden.. o da 30undan sonra pıtırcık çiçeği gibi açıldı. bu yüzden içten içe beni ezmeye çalıştığını hissediyorum
0
cccbehzatccc
(20.08.20)
hayatım boyunda 6 kere tüm arkadaş çevremi değiştirdim.

pişman değilim yine aynı şeyleri yapsınlar yine değiştiririm.

insanlarla bir yol ayrıma geliyorsun o yol ayrımına gelene kadar herşey güzel çünkü çıkarlar ortak yol ayrımında sen sana aykırı olsa bile arkadaşını seçiyorsun ama eleman hiç bu tercihi yapmıyor.

o zmn ben kayış kopuyor.
0
duyurukullanıcısı
(20.08.20)
Lisanstaki en yakın arkadaşım benim vesilemle bir kariyer sahibi oldu. O da bana karşı havalanmış gibi hissediyorum. Babası yüzünden pasif bir arkadaştı, ben ona girişkenlik konusunda çok yardım ettim. Öyle ki ben başkan olduğumda bunu yardımcım yaptım, ailesini arayıp başkan yardımcısı olduğunu söyledi. Şimdi onun kendini aşması, kariyer yapması, tecrübe kazanması beni mutlu ediyor. Ama o bana karşı kompleksli davranıyor. Yani oluyor böyle şeyler. Güçlü hisseden taraf sizseniz bunu o da biliyordur. Yaralanması gereken kişi siz değilsiniz. Kompleksi çok büyükse size katlanamıyor da olabilir. Bu da çok normal. Ona da hak vermeyi deneyin ve üzülmeyin derim.
0
le jeune turc
(20.08.20)
10 yıllık en yakın arkadaşım, dostum, kardeşim kadar sevdiğim, anasını öz teyzem yerine koyduğum insanla artık iki yabancıyız. Kadınım. Arkadaşım da kadındı.

Lise, üniversite ve sonrası hep onunlaydı. Kötü şeyler yaşadık ama birbirimizin yanında durduk hep. Belki de arkadaşlığımız daha önceden bitmesi gerekiyordu ama karşılıklı birbirimizi tolere ettik. En son patlama noktasına geldi. İş tebriği için özel bir hediye yolladım en son. Annelerimiz konuşuyor ama biz birbirimizi sildik hayatımızda. Birbirimizin enerjisini çok tüketmişiz.

Çok özlüyorum diyemem onu. Hatta yüklerimden arınmış gibiyim. Evet 10 yılım geçti onunla, karakter gelişimimiz birlikte oldu, birlikte büyüttük birbirimizi. Ama şu an ben onunla küs oluşuma ya da arkadaşlığımı bitirişime değil onun yüzünden çok değerli insanları kaybettiğime üzülüyorum. Arkadaş çevrem çoktu ama ben onu tercih ettim hepsine karşılık. Ben yalnızlaşırken o kalabalıklaştı.

İş konusuna gelince kendim için uğraşmadım onun için uğraştığım kadar. KPSS'den iyi puan alamadı, uzun süre bir yere yerleşemedi, onu işe sokmak için kendisi uğraşmamıştır benim kadar.

Uzun süreden beri ilk kez bir erkeği sevdim, tutuldum. Kendi aramızda söz yaptık, yüzük taktık. En güzel günümü zehir etti kendisini kıskandığımı ima ederek. Ailem, onu tüm tanıyanlar beni kıskandığını söylese de ben hiç konduramadım, ona hep acıdım. Ama ona acıyarak kendimden yemişim hep.

Şimdi yalnızım ama çok mutluyum. Yaş 26 ama hala çok umutluyum, hep umutluydum ben artık beni aşağı çeken, olumsuz düşüncelere sahip o kişi ve yanındakiler yok. Beni hep Pollyannacılıkla suçlardı ama dediğim gibi ben böyle mutluyum. Yeni ve daha güzel arkadaşlıklar edineceğimden adım gibi eminim.

Kendinizi kötü hissetmeyin. Ben de çok ağladım. Bana Twitter'da ve İnstagram'da ettiği lafları görünce bu kadar aşağı seviye insanla muhatap olduğuma üzüldüm. Anneme ağladım, babama ağladım, sevdiceğime ağladım. Ama artık daha iyiyim.

Her son bir başlangıçtır. Şimdi üzüldüğünüz şey yarın sizi için güzel bir şeye dönüşür. Her şerde bir hayır, her hayırda bir şer gizlidir; bunu biz göremeyiz genelde.

edit:imla.
0
Hallegadola
(20.08.20)
benim dostluklarım genelde çok eskiye dayanır.
yeni arkadaşım ya da dostum vardır ama azdır, asıl çekirdek kadrom hep ilkokuldan, ortaokuldan ve liseden.

benim de bu aralar böyle bir konum var çok yakın bir dostumla ilgili.
yolun sonuna geliyoruz maalesef ama bu hayatın getirdiği bir şey.

bu yaşıma gelene kadar gördüm ki, bazı insanların misyonları var ve bir noktadan sonra en iyi arkadaşlarınızdan biri de olsa hayatınızdan çıkması gerekiyor.
maalesef herkes size sizin onlara yaklaştığınız iyi niyetlerle yaklaşamıyor.
özellikle kadınlarda bu böyle.
erkeklerin de bu tip sorunları oluyor tabii ama genel olarak dostluk ilişkileri daha farklı.

erkeklerle ilişkilerinizi, kariyerinizde daha başarılı olmanızı, daha güçlü durmanızı, daha çok para kazanmanızı, her şeyi içten içe rekabet haline getirip kıskanabiliyorlar maalesef.
direkt bir kıskançlık olmasa da, ilişkinizde hissedilir bir gerginlik ya da bir değişim yaratıyor bu tip çekişmeler.
böyle dertleri olmayan, işine gücüne, kendi hayatına bakan kadınlar için -ki anladığım kadarıyla siz de bunlardan birisiniz- bununla uğraşmak ilk başta üzücü, sonra sinir bozucu ve en sonunda da yük oluyor.

bu tip insanlar sadece vakit kaybıdır, ağırlık yapar.
hiç üzülecek bir şey de yok.
onun derdi böyle küçük şeylerse, onu küçük dünyasında bırakıp hayatınıza devam etmeniz lazım.
bu aslında bir uyum meselesi.
herkes aynı yere doğru, aynı hızda ve aynı şekilde büyüyemiyor.
0
blatta hiberna
(20.08.20)
benim 14 yıllık arkadaşlığım da sallantıda, çok takılmıyorum çünkü çok soğuttu kendinden. bizimki öyle büyük kavgalı, gürültülü şeyler değil ama yapım gereği yavaş yavaş soğuttum arayı galiba. :D

hastalıklı ilişkilerle ömrünüzden yemeyin ya, kendinizden taviz vermeyin. bizde hiç öyle somut bir şey de yok, sadece kendisi üniversiteden sonra çook değiştiği için karakterlerimiz uyuşmamaya başladı. sürekli hatalar yapıp bizde (3 kişilik arkadaş grubuyuz) avunmaya çalıştı. biz onu korudukça o bile isteye devam etti hatalarına. ben de artık "kendi düşen ağlamaz" diyip sallamamaya başladım. olur öyle şeyler.
0
piremses
(20.08.20)
Zamaninda icten ice kiskanmistir dogru tespit. Sen olmak istedi belki de arkadasliginiz boyunca. Para, ezik karakteri olanlara ekstra guc getiriyor, keza koca da oyle. Para, kariyer ve evlilik 3 temel basari unsuru cogu kadin icin. Sende bunlardan biri bile yoksa zamaninda biriktirdigi kini bunlar uzerinden hava atarak cikariyor olabilir.
Uzuluyor insan ama bazen arkadasliklarin bitmesi gerekiyor.
0
Kittie
(20.08.20)
(14)

Istanbul isyeri/ev - maas/kira orani

bollocks44
arkadaslar selam, is yerine 2km uzaklikta bir ev buldugunuzu varsayalim (lokasyonun onemi yok bu ornekte), 8 bin lira maasinizin yuzde kaci sizin icin psikolojik limittir? 8k maasa 4k kira vermek absurd mu? istanbul'u hic bilmiyorum, ankara'dan tasinacagim, omrumu yolda gecirmek istemiyorum. saygila
arkadaslar selam, is yerine 2km uzaklikta bir ev buldugunuzu varsayalim (lokasyonun onemi yok bu ornekte), 8 bin lira maasinizin yuzde kaci sizin icin psikolojik limittir? 8k maasa 4k kira vermek absurd mu? istanbul'u hic bilmiyorum, ankara'dan tasinacagim, omrumu yolda gecirmek istemiyorum. saygilar.
0
bollocks44
(19.08.20)
maasin yuzde 50'sini kiraya vermek sacmadir. yuzde 25'inden fazlasi verilmemeli.
0
baldur2
(19.08.20)
maaşa direkt oranlamak yanlış olur 100k kazanıyorsun diye 40-50k kira ödemek zorunda değilsin. 10-15k civarına çok güzel bahçeli evde de yaşayabilirsin.

kriter yaşam standartları yeterli olan evde oturmak. bu da semte göre çok değişiyor aslında. 8k gelir için benim psikolojik limitim 2500, müthiş bir ev bulduysam 3000 max olurdu.
0
orpheus
(19.08.20)
8k maaşa 4k kira absürtlük, 2.5 normal, max 3.
0
benaslinda
(19.08.20)
istanbulda semtler arasında bile kiralar çok oynuyor. Mesela modada aynı ev 4K iken 5-6 km kuzeyde aynı ilçeye bağlı başka bir yerde o kira 2K oluyor ve modaya ulaşması dolmuşla 10-15 dk.
0
denizgonen
(19.08.20)
8k maaşa 4k kira verirseniz, faturalar, yeme-içme filan elinizde avucunuzda bir şey kalmaz. Kış aylarında sadece doğalgaz için 400-500 TL fatura ödeyeceksiniz, öyle düşünün. Daha bunun hobisi var, kültür-sanat-spor etkinlikleri var, tatili var.. Yani 8k maaş alıp sadece hayatta kaldığınız bir yaşam üzer.

Dolayısıyla 2500'ün üzerine çıkmamalı diye düşünüyorum ben de.
0
gmzo
(19.08.20)
1000 de aidat vardır orada. Kışın doğalgazla faturalara da 1000 giderse geriye 2000 lira kalıyor. Hastalığı sağlığı var bunun ben olsam tutmam. Aidat ile birlikte 2500 veririm anca.
0
cilekli pasta
(19.08.20)
8k maaşa en fazla 2.5k kira veririm.
birde o kadar yakın oturacaksınız diye bi şey yokki. önemli olan geliş gidiş güzergahının basit olması. hızlı gelip gidiyosanız mesela ne önemi var o kadar yakın oturmanın.
örneğin benim evle işyeri 20 km mesela. arabayla 20 dk gidip geliyorum.
0
sizofren06
(19.08.20)
yuzde 50 cok cok fazla.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(19.08.20)
- 8 bin gelire karşılık en fazla 2000 TL kira öderim, benim için sınır budur.
- 8 bin gelire karşılık 4 bin kira mantık dışı.

Ankaralılara İstanbul diyince hemen "oo abi çok trafik var orada" söylemi gelişiyor. Evin 2 km mesafede olması değil, ofis ve evinin İstanbul'un neredesinde olduğu, ev-ofis arası demiryolu ulaşım imkanı, iş yeri servisi var mı vb. daha önemli.
0
Lethe
(19.08.20)
Metro veya anadolu ise marmaray hattı üzerinde biraz uzaklaşabilirsiniz.

Olmuyorsa ben 3 bin hatta belki biraz üstünü gözden çıkarırdım. Ha ben iki kişi yaşıyorum, tek kişi 1+0 daireyi falan çok daha ucuza bulabilir ama yine düzgünce mahallelerde düzgünce binalar 2000den başlıyor.
0
nhk ni youkosu
(19.08.20)
Maaşın %25'i gibi bir rakam mantıklı oluyor genellikle. Max 2-2.5'luk bi yer bakman lazım. Aidat, fatura, ulaşım, gezme tozma zart zurt derken cebine aylık bin lira kalır, çilekeş bir hayat yaşarsın. İstanbulda 8 bin maaşa "yol çekmeme" gibi bi lüks yok hocam özellikle de beyaz yakalıysan.
0
roket adam
(19.08.20)
2,5 verilir
0
i ve been mistreated
(19.08.20)
5 ve üzeri kirayı hak eden semtler var. Onlar dışında hiçbir yere 2 binden fazla vermezdim. Oturabiliyorsan bu semtlerde otur. Ama gidip de orta halli bir yere 4 verme.
0
ruhen hastayim ben
(19.08.20)
Verilir bence. Tek kisi veya bakacagin +1inle yasarsin gayet. Asosyal de olmazsin. Iyi yerlerde de takilirsin arada.
Ayrica cok merak ettim tum duyuru 8k uzeri mi kazaniyormus yoksa herkes 500 lira kiraya mi oturuyor sjsjsj
2k altina yer yok zaten.
8k kazanan da 4k verir isterse
0
Kittie
(19.08.20)
(22)

Eldiven kullanıyor musunuz?

not sure if serious
Markete, bakkala, benzinliğe, Starbucks’a vs nereye gidersem gideyim girmeden önce eldiven takıyorum elime içeride işimi hallettikten sonra arabaya binerken çıkartıp atıyorum. Hiçbir şekilde dışarıda bir şeye dokunmamak için azami önemi gösteriyorum ancak bu beni çok yormaya başladı. Starbucks’ta bu
Markete, bakkala, benzinliğe, Starbucks’a vs nereye gidersem gideyim girmeden önce eldiven takıyorum elime içeride işimi hallettikten sonra arabaya binerken çıkartıp atıyorum. Hiçbir şekilde dışarıda bir şeye dokunmamak için azami önemi gösteriyorum ancak bu beni çok yormaya başladı.

Starbucks’ta bugün baktım etrafıma herkes normalleşmiş. Her yere dokunuyorlar, çantalarının içindeki eşyaları, telefonları vs tutuyorlar. Maske herkeste var ancak hiç kimsede eldiven yok. Sonra kendime baktım yüzümde maske elimde eldivenler kendimi bir garip hissettim. Acaba ben mi çok abartıyorum?

Özellikle telefonumu kirletmemek istiyorum. En nihayetinde en çok ellediğimiz şey. Yüzümüze filan götürüyoruz konuşurken. Ya da hiç yoksa gün içerisinde elimiz sürekli üzerinde. Telefonla her seferinde ilgilendikten sonra elimi yıkamak istemiyorum. Bu yüzden böyle bir şey yapıyorum ama dediğim gibi yorulmuş hissediyorum kendimi.

Gerçekten abartıyor muyum?
0
not sure if serious
(18.08.20)
Eldiven takmıyorum ama nereyi tutarsam elimde kolonya oluyor onu sıkıyorum.

Eve girer girmez de el yıkama & telefonu gözlüğü kolonyayla temizlemece
0
lcha
(18.08.20)
eldiven kullanmıyorum. el yıkıyorum ama telefonu temizlemek aklıma gelmiyor.
not: çok fazla dışarı çıkmıyorum.
0
sutlu nescafe
(18.08.20)
Hayır abartmıyorsun doğrusu bu. Elini yıkayıp temiz yıkadım mı diye tereddüt etmek yerine eldiven kullanmak doğrusu. Eldivenli iken tek dikkat edeceğin nası olsa eldiven diye ordan oraya elinle mikrop taşımamak.
Yıkanabilir kumaş eldiven aldım. Dışardan gelince makineye atıyorum. Telefonumu da poşetin içine koyup dışarda mecbur olmadıkça dokunmuyorum. Böylece elim temiz mi, şimdi telefonda virüs var mı gibi düşüncelerim yok.
0
photo85
(18.08.20)
markette kullanıyorum dışarıda kullanmıyorum bol bol el yıkıyorum
0
basond
(18.08.20)
Hocam bu kadarına gerek yok gerçekten.

Dışarda isen elini yüzüne götürmemeye gayret et, cebinde küçük bir dezenfektan olsun arada bir sık. Maske takarken, çıkarırken veya kullanım esnasında elinle ağız-burun kısmına dokunma kenarından düzelt. Eldiven takınca ne değişiyor ki, elinle değil üstünde bir eldiven katmanıyla her yere dokunmuş oluyorsun. Telefonu da gerekmedikçe cebinden çıkarma, dokunacaksan elini dezenfekte et öyle dokun.

Bunların sonu yok malesef.
0
Lethe
(18.08.20)
Ben de her yere dokunuyorum gerektiğinde ama cebimde kolonya oluyor. Elimi de yüzüme götürmüyorum.

Eldiven sadece elinize bulaşmasını engeller, başka bir amaca hizmet etmiyor. Ben elimi sık sık temizliyorum aynı şey.

Telefonla ilgilenirken eliniz temiz olursa telefon kirlenmez. Gerekirse onu da ıslak mendille siliyorum. Eldiven varken dalıp telefonunuza dokunursanız eldiven takmanız boşa gider.
0
fezagezgini_4
(18.08.20)
Dürüst olmak gerekirse ilk 3 ay eldiven purel vs baya kasmıştım ama son bir kaç aydır kalabalık yerlerde maske ve imkan oldugunda el yıkamak dışında her hangi bir önlem almıyorum.
0
bluewhale
(18.08.20)
Valla ben hiç eldiven kullanmadım. Ama yanımda sürekli kolonya olur. Dışarıda sık sık kolonya kullanırım. Eve gelince de telefon cüzdan kart kimlik vs kolonya ile silerim.
0
Amaranta ursula
(18.08.20)
Taktiğim şu: Dışardayken elimde covid virüsü varmış gibi takılıyorum. Elimi yüzüme degdirmiyorum,zaten maskeliyim. Gözüm kaşınırsa peceteyle kaşırım o derece. Burnuma asla götürmem elimi.Hiç bir gıdaya elimi yikasam dahi,disardayken dokunmuyorum. Burda en sıkıntılı durum telefon. Disardayken elimde virüs olduğunu düşündüğüme göre telefona da geçmiş olabilir. Telefonu gelince güzel bir kolonya ve dezenfektanla temizliyorum. O kadar disari çıktım hala covid kapmadim. Bu önlemlere bağlıyorum. Ama hala kapma riskim tabi var.
0
ırene adler
(18.08.20)
abartmıyorsun. insanların bu rahatlığına ben de hayret ediyorum. ben eldiven kullanmıyorum ama 5-10 dakikaya bir sık sık kolonya sıkıyorum ve imkanım varsa elimi yıkıyorum. temiz elle dokunsam bile içim rahat etmediğinden her gün temizlemek sıkıcı olmaya başladığı için telefonumu iki aydır evden çıkarken ince bir katman halinde streç filme sarıp geldiğimde çıkarıyorum ve çok da rahat oluyor. bunların dışında kullandığım an cüzdanı, otobüs kartını, kimliği vb. hemen kolonya ile temizliyorum.
0
whyamy
(18.08.20)
Evet, eldiven kullanıyorum. Çünkü kolonyaların ve dezenfektanların neredeyse tamamının korona virüse etkili olup olmadığına dair kesin bir veri yok. Virüse etkili dezenfektanların en az 30 saniye yüzeyde ya da ciltte kalması gerekiyor. Kimse buna dikkat etmiyor. Aldığı/kullandığı dezenfektanın içeriğine bakmıyor.

Eldiven takılması salgının başından beri öneriliyor. Yani insanlara yüzeylere çıplak elle dokunmaması tavsiye ediliyor. Çünkü dezenfektanlara güvenilmiyor, insanlar düzgün şekilde ellerini yıkamıyorlar.
0
GoodMorningTeacher
(18.08.20)
Eldiven takmıyorum. Ellere virüs bulaşınca bir sıkıntı yok, esas sıkıntı yüze, göze elimizle bu virüsleri bulaştırdığımız zaman oluyor. Eldivenin de bunda hiç bir katkısı yok. Hatta sahte güven duygusu verdiği için zararlı olabilir diyenler var.

Dışardayken elimi mümkün olduğu kadar yüzüme götürmemeye çalışıyorum. Eve gidince de bol sabunla, iyice yıkıyorum.


.
0
kartallar yuksek ucar
(18.08.20)
eldiven kullanmadım hiç. toplu taşımaya binmiyorum. yakına yürüyorum, uzun mesafeye aracımla gidiyorum. maske de kullanmıyorum. corona olan kuzenime doktorun git evde dinlen geçer 14 günde bir yere çıkma demesinden sonra bende bütün ciddiyet kayboldu. temizlik bakımından yaptıklarım ise, her fırsatta ellerimi yıkıyorum. odamda kendime ait lavabo ve tuvalet olması büyük avantaj. odama girecek insanlara da maske takmadan giremezsin diye çemkiriyorum. odamın kapısında da yazıyor maskesiz girme diye. dezenfektan ve kolonya elime alerji yapıyor kullanamıyorum. evde kalıp sabun, ofiste sıvı sabun kullanıyorum.
0
seyduna6687
(18.08.20)
Eldiven takmıyorum çünkü elimi yikamadan agzima burnuma surmuyorum. Telefonumu da her seferinde gayet güzel şekilde dezenfekte ediyorum.

Eldiven kullanan arkadaşlar virüsün eldivenin gozeneklerinden sizamayacagina nasıl bu kadar emin onu da anlayamıyorum.. Laboratuvarda test mi ettiler acaba?
0
superfluid
(18.08.20)
Sadece market alışverişi yaparken eldiven kullanıyorum. Onun dışında sürekli kolonya kullanıyorum eve gelince herşeyimi yıkıyorum, geri kalanları kolonya ile dezenfekte ediyorum.
0
strangerinhere
(18.08.20)
Kullanmiyorum.
Elden virus bulasmiyor cunku, eli agza/burna/goze goturunce bulasabiliyor. Ben de toplu tasimadsn sonra filan dezenfekte ediyorum elimi.

Normalde de elimi yuzume goturmemeye calisiyorum
0
kuehles blondes
(18.08.20)
Bir süredir eldiven kullanmıyorum. Bir yerlere dokunmamak konusunda dikkatliyim. Yanımda kolonya oluyor. Sık sık kullanıyorum. Dikkatli olmakta yarar var ancak eldivenleri yeteri kadar faydalı olduğundan emin değilim. En azından derimiz kendini temizleyebilirken eldiven öyle bir şey yapamaz.
0
biseysorcaktim
(18.08.20)
Ne fark ediyor ki eldiven.
Onunla da saga sola dokunuyorsun. Onemli olan elini yuzune, gozune degdirmemen. Eldivenle yuzune degince de ayni sey. Eldiven konusunu basindan beri anlamadim ben. Hicbir mantigi yok.
Yuzune, gozune dokunma yeter.
0
Kittie
(18.08.20)
Hiç kullanmadım. El yıkama ve kolonya/dezenfektan kullanmak daha yararlı.
0
iwasbornonamountainside
(18.08.20)
eldiven takmanın mantığı yok. denildiği gibi mesele kirli elle telefona, çantaya vs dokunmaksa kirli eldivenle bunlara dokununca ne fark ediyor tam olarak? eldiven virüsü tutmuyor da sadece el mi tutuyor? en mantıklısı yanında kolonya, dezenfektan taşıyıp kirli bir yere dokunduktan sonra eli temizlemek, ondan sonra telefona, çantaya vs dokunmak.
0
del piero10
(18.08.20)
Fakülte hastanesi kapısında eldiven kullanmayın virüsün yayılım hızını artıyor yazmışlar birde yrd. Doc. İmzalı idi çok şaşırdım. Ben kullanmıyorum eldiven
0
Topalordek
(18.08.20)
Ek bilgi: eldiveni maksimum 10-15 dakika takıyorum ve temasımı minimum tutuyorum. Örneğin Starbucks’a gittiysem para alışverişini yapıyorum, içeceğimi alıyorum çıkıyorum içmem bitince bardakla birlikte atıyorum.

Eğer elimde eldiven varken telefon çalarsa, telefonu tutacağım elimdeki eldiveni çıkarıyorum, telefona öyle dokunuyorum.

Bu işe kalkışırken motivasyonum; dezenfektan kullanımını ve el yıkama sıklığını azaltmaktı. Zira ellerim harap haldeydi.
0
🌸not sure if serious
(19.08.20)
(14)

Taciz hakkında İdam cezası olmalı mı? Ve Ne gibi Cezalar olmalı?

put it in your appropriate place
Bugün İngilizce Speaking dersinde taciz konusu açıldı. İşte çocuklara karşı yapılan tacizler, cezası ne olmalı gibisinden bir şeyler konuştuk.Dedim bazıları idam istiyor. Tamam idam olabilir, karşı değilim ama idam çok fazla önleyemez ki. Sadece küçük bir miktarını önler. Şahsen öyle bir ceza olmalı
Bugün İngilizce Speaking dersinde taciz konusu açıldı. İşte çocuklara karşı yapılan tacizler, cezası ne olmalı gibisinden bir şeyler konuştuk.

Dedim bazıları idam istiyor. Tamam idam olabilir, karşı değilim ama idam çok fazla önleyemez ki. Sadece küçük bir miktarını önler. Şahsen öyle bir ceza olmalı ki tamamen önlensin. Önüne geçilsin.
0
put it in your appropriate place
(16.08.20)
Adil bir yargı sistemimiz olsa idi idam olabilirdi. Fakat bu şartlar altında idam cezasının var olması her türlü siyasi davanın istismar edilmesi ve çok büyük yanlışlıklara da kapı açabilir.
0
but that was just a dream
(16.08.20)
Speaking için konuşmak tamam ama işi ciddiye alacaksanız bu sizi beni aşar.
Kanun yapmak, ceza belirlemek çok kolay işler değildir. Tahmininizin çok ötesinde bilgi ve birikim gerekir.
0
kisa
(16.08.20)
ülkemizde zaman zaman idam vb gündeme geliyor. arkadaşın da dediği gibi amaç idamı yasallaştırmak, normalleştirmek.

ondan sonraki felaketi hepimiz tahmin edebiliriz zaten.

verdiğim cevap konuyla alakasız ama suçu normalleştirmek gibi anlaşılmasın lütfen.
0
hem şişko hem deli
(16.08.20)
Taciz ve tecavüz suçlamaları suistimale çok açık suçlamalar. Bir sürü insan sırf birinden nefret etmeye başladığı için bu suçlamalarda bulunabiliyor. Yanlış anlamalar konusu da apayrı, otobüste adamın eli birine çarpsa ve kadın tacizci diye yaygara koparırsa linç ediliyor kişi. İdam falan o yüzden çok ağır cezalar. Suçlu ve suçsuzun çok keskin ayrılabileceği bir suç alanı değil çünkü. Ha caydırmak için nasıl bir ceza olabilir onu ben de bilmiyorum ve @kisa'ya katılıyorum, üstüne iyi düşünülmesi gereken konular.
0
senolll
(16.08.20)
% 100 ispatli sekilde taciz tecavuz cinayet gibi suclarda idam kesinlikle olmali ve uygulanmali..
burada karsi cikilan birkac nokta var:
1- ya masumsa?
onu yazdik, ozgecan vakasi gibi acik net belli olacak, % de 1 bile süphe olmayacak..
2- bizim gibi ulkelerde siyasi olarak kullanilir felan..
hayir, kanun basta net olarak cikarilacak, sucun tanimi yapilacak, taciz tecavuz cinayet net.. baska suclarda uygulanmayacak..
3- caydirici degil..
hayir efendim bal gibi caydirici, "ama iranda var amerikada da var da neden azalmiyor?" nerden belli azalmadigi, aksi denendi mi? Ayrica herkes insan hepimiz insaniz, ucunda mutlak idam oldugu bilinse, insanlarin gozu onunde uygulansa hayvan oglu hayvanin biri hayvana tecavuzde bulunabilir mi?
4- ustteki maddeyle baglantili olarak " efendim idam kurtulus hapis daha agir ceza" diyenler, aynisi basiniza gelse ve ceza verme hakki size taninsa karariniz ne olurdu? ben suphesiz bir tek nefes fazla almamasini isterdim, eger bu konuda anlasmazliga dusulurse karar hakki magdura verilebilir ama bence idam kesinlikle yasatmaktan daha "iyi" bir ceza magdur acisindan
0
alttaraf
(16.08.20)
@playing star again +1 demeye geldim.

İdam cezası konusu benim nazarımda turnusol kağıdı görevi görüyor.

"Gelsincilerin" sığılığı ve yorumlama algoritmaları genelde çok belli ediyor kendini.
0
AlsterWasser
(16.08.20)
1. İşte o yüzde pek kolay bir şey değil
2. O iş de öyle değil. Mevcut kanunlar hakkıyla mi uygulanıyor? Ya da başka suçların eklemeyeceginin garantisi ne?
3. Nereden belli caydırıcı olduğu?
4. Kişilerin isteği burada bir yere kadar önemli.

Kanun nedir adalet nedir hukuk nedir?
Hukugun amacı nedir?
Yapmayın etmeyin. Bu tip şeyler bir sefer yapılır ve ömrünüzü etkiler.
0
kisa
(17.08.20)
Nasil yani tacize mi idam verilsin. Soruyu tacizci-katil olarak aliyorum. Normallestirmiyorum tabii ki olayi, taciz de buyuk bir sey ama cezasi olum mu... tacizci kadar bu dusunceyi ortaya atan da rahatsiz edici benim icin.

Playing star again+1
Alster+1
Savunuculari hangi platformda olursa olsun hayretler icinde izliyorum.
Boyle bir ceza olamaz. Vahsilik.

%100 ispatli olacakmis suclar.. o binde bir rastlar oyle. Amerikada bir suru (belki binlerce) kisi %100 ispatli diye death row'a aliniyor. 15-20 yil sonra sucsuzlugu ortaya cikanlar var. Avukatlari belki 1 hafta gec kalsa olecekler.
Hataya cok acik bi sey.
Caydirici da degil. Cunku amerika ya da turkiyede kimse birini oldurmeden once "yaa dur simdi idam cezasi alirim/kim onca sene hapis yatacak... en iyisi vazgeceyim" demiyor. Bi sucu islemeden once sonucunu dusunmezsin.

Bu tacizci-katiller icin bi rehabilitasyon programi gelmeli. Es zamanli hapis yatip tabi. Cikacaginda sex offender gibi bi damgasi olmali. Rehabilite olamayacagina kanaat getirilenler ise agir. muebbet almali.
0
Kittie
(17.08.20)
Tacizde kişiye ceza verirseniz, karşılığında ceza alacağını bilinirse %80-90'ı engellenir.

Geri kalan, gerçekten sapık, dürtülerini engelleyemeyen kişileri ise ya toplumdan tecrit etmek lazım ya da kimyasal hadım. Bu dürtüleri komple yok etmek lazım. İdam ağır bir ceza olur.


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.08.20)
İdam geri alınabilir bir ceza değil. Hiçbir suç için olmamalı. En küçük hata ihtimalinde bile kanun gücüyle birinin haksız yere hayatına son vermiş olursun.
0
arnold schwarzeneger
(17.08.20)
Arkadaşlar,
Bir çok kisi zaten karşılığında ceza alacağını bilirse o suç çok büyük bir oranda düşer. Bunun için idam olmasına gerek yok.

Her zaman için suçu işleyen kişi yakalanmayacagini, ceza almayacağını düşünerek işler (her zaman değil tabi büyük oranda)
Yani idam değil ama yine uygun bir ceza belirleyip bunu her suç işleyene uygukayabilseniz istediğinizi elde edersiniz.
Sorun ceza dan, kanundan ziyade yakalamada uygulamada vs.
0
kisa
(17.08.20)
hiç bir kuvvete hiç bir insana geri alamayacağı ceza yetkisi verilmemeli.
0
nahtoderfahrung
(17.08.20)
Bu bahsettiğiniz şeyin adı 'taciz' değil. Kişinin fiziki bütünlüğüne bir saldırı varsa bunun adı taciz değil, yasalar önünde cinsel saldırı oluyor. Taciz diyerek çok önemli bir konuyu biraz küçümsemiş oluyoruz. Düzeltmeyi önemli gördüm bu nedenle.

Bir kadın sokakta sözle rahatsız ediliyorsa, bunun adı tacizdir. Fiziki olanının adı ise cinsel saldırıdır!

Taciz boyutundaki sözlü/yazılı rahatsızlığın da bir caydırıcı yaptırımı olmasını ve bu yaptırımın iki üç davada değil de, düzenli olarak uygulanmasını çok istiyorum. Çok yüklü ödemeler yapması ve sosyal hizmette uzun süre tutulması gibi...

Cinsel saldırının da tacizinde önüne tamamen geçmek herhalde hiçbir toplumda mümkün değil, ama işleyen yasalarla birçok insan ve de hayvan için güvenli bir alan yaratmak mümkün.
0
buf-e kür
(17.08.20)
"Toplum, kendi tabanından gelen ilerici bir değişim ile, refah ve eğitim seviyesinin yükselmesi ile ıslah olur"

bu hikayeye tam uyan İskandinav ülkeleri var. Toplu Tecavüz, Seri Cinayet ne ararsan var. demek ki bu da çözüm değilmiş
0
esref
(17.08.20)
(10)

istediğim hayat bu değil ama

berkes2
Değiştirmek için de hiçbir şey yapmıyorum. Var mı böyle olanlar merak ettim? Nabıyonuz genel olarak?
Değiştirmek için de hiçbir şey yapmıyorum. Var mı böyle olanlar merak ettim? Nabıyonuz genel olarak?
0
berkes2
(16.08.20)
Ben yazdım sandım.
öyle salakta salakta takılıyorum vallahi hiçbir şey yaptığım yok belki işe yarar bir şeyler yazarlar takipteyim.
0
Giovanni Pipitto
(16.08.20)
aynı durumdayım, yaşadığım şehir, çalıştığım iş, alışkanlıklarım hiç biri istediğim gibi değil. köklü bir değişim arayışındayım fakat bir türlü doğru şartlar oluşmuyor. önce farklı bir şehirde iş lazım daha sonra biraz iradeyle çeşitli alışkanlıklar edinmem lazım. o itici güç bir gün gelecek.
0
marlonbranda
(16.08.20)
Ben varım. Ama yapmiyor değilim. Yapamiyorum. Mevcut işim beni o kadar yoruyor ve bunaltiyor ki kendim icin yapacağım şeylere enerji/vakit bulamiyorum. Kendimi harekete geciremiyorum. Hadi bunlar oluyor yetmiyormus gibi bir de yapmiyorum diye surekli bir suçluluk hali ile günleri geciriyorum.
0
a perfect lie
(16.08.20)
Evli değil ve çocuğunuz yok ise engel olan şey nedir ?

İnsanlar şunu unutuyor. hayat 1 kez size veriliyor ve bunu başkası için harcamak sadece vakit kaybıdır. Hayat demek; 4 duvar, üremek, para kazanmak, daha büyük 4 duvar demek değil. Belli bir yaşanmışlık olur ve artık böyle bir hayat istersiniz o zaman başka.

bir sırt çantası ve cebinize 2-3 bin lira koyup, nereye gideceğinizi düşünmeden dışarı çıktınız mı hiç ? arkadaşlarla falan değil. Tek başınıza kendinizi dinleyebileceğiniz bir kaçıştan bahsediyorum.
0
janavarorion
(16.08.20)
çok iyi maaşı olan işimi bırakıp amerikaya yüksek lisansa gidiyorum. yaş 28.
0
antikadimag
(16.08.20)
engel olan su:

(bkz: apati)
0
baldur2
(16.08.20)
Ben de senin gibiyim. Cok uzuluyorum bu durumuma bi de. Gun geciriyorum ama boyle. Bazen dusunuyorum, mesela bindigim bi ucak dusmek uzere olsa o an bu pismanligim aklima gelir.
Bilince ragmen hicbir adim atmiyorum/atamiyorum.
Bu isler hep paraya bakiyor cunku.
Yeterli para kazanmiyorum ben. Is degistirsem verilecek para da cok farkli olmayacak.

Mesela isi de birak hadi hayatimi bastan degistireyim, maceralara atilayim desem maddi birikim yok iste. Her sey daha kotuye gitmesin diye yerimde sayiyorum. Buna razi geliyorum.

Her seyin basi saglik diye bi laf var ya, tabi ki cok dogru. Ama bi seyleri degistirmek icin sagligin yaninda para lazim.
Bakiyorum bazi basari hikayelerine, yok risk aldim vs diyorlar. Biraz arastir cogu aileden zengin. E ben de risk alirim oyle bi durumda. Benim de ailem fakir degil gerci ama risklere girecek kadar da degil arkam.

Anca nasi degisimler olur benim gibi biri icin; sismansindir kilo verirsin, asiri zayifsindir kilo alirsin.
0
Kittie
(16.08.20)
İki sorum var;

Peki istediğiniz hayat nedir? Mevcut hayatınızın neresini beğenmiyorsunuz?

Gerçi bu sorular sadece sizin için değil, benim için de geçerli.
0
put it in your appropriate place
(16.08.20)
Uykumda duyuru girdim sandım. Ben de aynen böyleyim, gün geçiriyorum yukarıdakilerin de dediği gibi. Üzerimde inanılmaz bir atalet ve korkaklık var.
0
peki madem
(16.08.20)
28 yaşındayım. Evlilik yok, borç yok. Kenarda birikmiş çok çok az bir param var.

25 kişin tek bir kişiyi zengin ettiği küçük bir firmada piyasaya göre normalin üstü, yapılan işe göre ise yok hükmünde bir paraya çalışıyorum.

Hayalimde değil, gelecek planımda olan küçük bir şehre yerleşip geçimimi tarımdan sağlama düşüncemi gerçekleştirebilmek için istifa isteğimi belirttim. İstanbul'da zorunda olmayanın ve/veya zengin olmayanın yaşaması akıl alır gibi bir iş değil artık.

Ben de düne kadar sizin gibiydim. Bir noktada atıyor o damar. Sizi de bağlayan bir şey yoksa çok da zor bir karar değil. Kaldı ki emeklilik planları yapabileceğimiz bir düzen ve sistem de yok. Kaybedecek bir şey olmayınca güzel hissettiriyor.

Umarım istediğiniz hayata tutunmanızı sağlayacak bir itici güç veya sizi oraya daha çok çekecek başka bir çekici güç çok geçmeden sizi bulur.
0
desdenova34
(16.08.20)
(3)

Göz kapağında yağ bezesi (hekim tavsiyesi)

hincaluluc
Göz kapağımdaki küçük yağ bezesini aldırmak istiyorum ama işin ehli kimdir, hangi doktor bu konuda iyidir pek bir fikrim yok. Anladığım kadarıyla basit bir işlem ve birçok doktor bu alım işlemini yapıyor ama en az skar bırakarak en doğru şekilde yapan birini arıyorum. İstanbul'da kime gidilir bunun
Göz kapağımdaki küçük yağ bezesini aldırmak istiyorum ama işin ehli kimdir, hangi doktor bu konuda iyidir pek bir fikrim yok. Anladığım kadarıyla basit bir işlem ve birçok doktor bu alım işlemini yapıyor ama en az skar bırakarak en doğru şekilde yapan birini arıyorum. İstanbul'da kime gidilir bunun için? (estetik güzellik merkezi "gel hallederiz" deyince aklıma geldi) Teşekkürler şimdiden.
0
hincaluluc
(16.08.20)
Bikac ay once cikti benim de goz kapagimda.
Beni rahatsiz etmedi ama fark etmistim cikar cikmaz.
Gecti benimki sonra.
Hafta mi artik ay mi gecti hatirlamiyorum ama gecti yani.
Bekle biraz istersen o yuzden
0
Kittie
(16.08.20)
Yeme aliskanliginiz mi bozuldu?
Genelde geciyor. Benim yeme aliskanligim bozuldugunda cikar, duzelttikten sonra gider.

Bekleyin derim.
0
kuehles blondes
(16.08.20)
Evet yeme alışkanlığım yoğunluktan dolayı biraz bozuk. Hazır gıda, abur cubur ve yağlı fast food tüketimim had safhada. Biraz daha dikkatli olup bakacağım duruma. Teşekkürler.
0
🌸hincaluluc
(16.08.20)
(8)

studyo daire

baldur2
sosyal olayim, sehrin ortasinda yasayayim, barlar, cafeler vs ayagimin altinda olsun tarzi bir yaklasim studyo dairenin cok kucuk olusunu sizin gozunuzde cekilebilir kiliyor mu?yoksa en azindan 1 arti 1 mi olsun derdiniz ne olursa olsun?
sosyal olayim, sehrin ortasinda yasayayim, barlar, cafeler vs ayagimin altinda olsun tarzi bir yaklasim studyo dairenin cok kucuk olusunu sizin gozunuzde cekilebilir kiliyor mu?

yoksa en azindan 1 arti 1 mi olsun derdiniz ne olursa olsun?
0
baldur2
(15.08.20)
1+0 evde yaşayamam ben, 1+1 olmali
0
elorelia
(15.08.20)
Mutfak ve salon içiçe amerikan mutfaklar bile kötü hissettiriyor beni. Minimum 1+1de yaşayabilirim sanırım ben
0
hakmut
(15.08.20)
Yatak salon ve mutfağın bir arada oluşunu yeryüzünde hiçbir şey çekilir kılamaz. 1+0 çöplüktür.
0
IncredibleMau
(15.08.20)
Ikna oldum
0
🌸baldur2
(15.08.20)
Bunalırsın
0
photo85
(15.08.20)
Metrekareye bagli. 30 m2 falan olmasalar yasanir gayet. Cok guzel tasarimlar var internette studuo dairelerle ilgili ama bi 50-55 m2 olmasi lazim.
Digeri otel niyetine tutulur bi sureligine anca.
0
Kittie
(15.08.20)
1 artı 1 iyidir.

Dipnot: Kadıköy'de 1 artı 0'da kalmış birinin yorumu.
0
halitkin
(15.08.20)
mutfak kullanılmayacaksa belki de, açık mutfak ne pisliktir yav.
içindeyim biliyorum..
0
janderzel zartanyan
(15.08.20)
(8)

CV Fotoğrafındaki Kıyafet

austenn
Merhaba. CV’ye siyah beyaz çizgili bir bluzla olan fotoğraf koymak abes midir? Görseldeki bluz örneğin.
Merhaba. CV’ye siyah beyaz çizgili bir bluzla olan fotoğraf koymak abes midir? Görseldeki bluz örneğin.
0
austenn
(13.08.20)
medya sektörü, reklam ajansı vb. yere başvuracaksan sorun olmaz da, diğer sektörleri bilemedim.

not: Normal şartlarda fotoğraf koymak garip gelmeli ayrımcılık sayılmalı fakat Türkiye'de çoğu yer istiyor sanırım evet.
0
nhk ni youkosu
(13.08.20)
Erkeklere önerim gömlek ceket ve kravat üçlüsü.

Kadınlara önerim de en azından düzgün bir gömlek ya da bluz. Ceket opsiyonel ama olsa daha pro görünmez mi?

Amatör ruhluyum öyle de kalacağım diyenlere tişört öneririm. Burası türkiye siz de zuckenberg değilsiniz. Henüz.

Ayrıca tr de cv ye fotoğraf koymama gibi bir hata yapmayın. Direkt elenme nedeni. Avrupadan baya farklı.
0
ozdek
(13.08.20)
10 yıl tecrübeli yönetici değilsen abes değildir.
0
Bruce
(13.08.20)
abestir
0
baldur2
(13.08.20)
@nhk ni youkosu, dün "eti" ye başvuru yaptım, siteden anlık resim çekmenizi istiyorlar webcam ile :)
0
pislick0
(13.08.20)
anladım :) yapacak bir şey yok evet, ciddi şirketlere başvuruyorsanız ozdek'i dinleyin bence. Şu ortamda özellikle.

Fakat dediğim gibi, mesela ben ceketli gömlekli kravatlı foto koysam gülerler :) Mavi'den aldığım spor gömlekle bir fotoğraf koymuştum en son. Şirkette de iş gördü üniversiteye akademisyen olarak girerken de. Benim bahsettiğim şey cv'nin değil portfolyo, showreel gibi şeylerin önemli olduğu alanlar bu arada. O yüzden medya, reklam, sinema vb.
0
nhk ni youkosu
(13.08.20)
Gayet kurumsal yerlere (banka dahil) basic tisortle falan telefondan cektigim fotolari yuklemisligim var. Hatta bazen begendigim bi grup fotografindan duzgunce kesip yukluyordum. Belli oluyordu hafif tabii.
Bu sekilde mulakata da cagrildim, is teklifi de aldim. Asistanlik ya da baslangic seviyesi isler de degildi.
Bu olay yillar once degisti yok takim elbise yok gomlek.. yok artik boyle seyler cogu yerde.
Mulakatlara bile neresi olursa olsun smart casual gidiyorum
0
Kittie
(13.08.20)
Paspal bir hal yoksa bu yuzden eksi veya arti puan yazilmaz hanenize
0
pofudukayi
(13.08.20)
(9)

Üzülüyor musunuz?

pass
Sınırlarınızın ötesinde, kontrolünüz dışında, kudretinizin çok uzağında ama hayatınızı, duygularınızı, planlarınızı kökünden etkileyen, kronik sorun haline gelmiş, ne atlatabildiğiniz ne çözebildiğiniz, ağır poşetler gibi taşıdığınız, ne uyutan ne huzur veren duygusal yükler yüzünden.
Sınırlarınızın ötesinde, kontrolünüz dışında, kudretinizin çok uzağında ama hayatınızı, duygularınızı, planlarınızı kökünden etkileyen, kronik sorun haline gelmiş, ne atlatabildiğiniz ne çözebildiğiniz, ağır poşetler gibi taşıdığınız, ne uyutan ne huzur veren duygusal yükler yüzünden.
0
pass
(13.08.20)
evet. 23 yilim bir yük.
0
batlegolas
(13.08.20)
Evet
0
Kittie
(13.08.20)
Evet. Daha doğrusu sadece annemle ilgili olanlara üzülüyorum (veya şöyle diyeyim, tarifine sadece o konu uyuyor). Onun dışında gayet gamsız insanım.
0
pati
(13.08.20)
Evet, her zaman olmasa da evet.
0
simderun
(13.08.20)
Değiştiremeyeceğim şeyleri eskisi kadar düşünmüyorum.
Hatta biraz kabullenince eskisi kadar sorun olmaktan da çıkabiliyor bazen.
0
Fiyu
(13.08.20)
Kendi adıma çok güzel ve dolu dolu yaşayacağım hayatımı boşa geçmesine üzülüyorum. Son birkaç senedir bir şey yapıyorum, yapmaya çalışıyorum. Ama lise ve üniversite senelerimin boş boş geçmesine çok üzülüyorum.
0
put it in your appropriate place
(13.08.20)
eskiden üzülürdüm. hatta fazla üzülürdüm. üzüldüğüm şeyler benim elimde olmayan ve değiştiremeyeceklerimdi. artık değiştiremeyeceğim hiçbir şeyi takmamaya çalışıyorum. bir anlamı yok, üzülünce daha iyi hale gelmiyorlar.
0
rusalka
(13.08.20)
Hayır, hayat o kadar uzun değil.
0
antihero
(13.08.20)
üzülmek değil kaygı duyuyorum ve sürekli stress halindeyim bu sebeplerle.
0
Mossy
(20.08.20)
(28)

eve aldığınız şeyleri hâlâ yıkıyor musunuz?

lenin benim amcam olur
çoğu arkadaşım bunu bırakmış. ben hâlâ paketleri sabunlu suyla yıkamaya devam ediyorum. sizde durum ne?
çoğu arkadaşım bunu bırakmış. ben hâlâ paketleri sabunlu suyla yıkamaya devam ediyorum.

sizde durum ne?
0
lenin benim amcam olur
(11.08.20)
2 aydır falan bir şeyi yıkadığım yok. kimsenin markette paketleri yaladığını görmedim o yüzden saçma geliyor.
0
catch the arrow
(11.08.20)
Yıkamıyorum, yıkamıyordum da. Sadece kampta ortak buzdolabına koyduğum su şişelerini yıkıyorum eve gelince.
0
pati
(11.08.20)
Hiçbi zaman yıkamadım
0
mg3929
(11.08.20)
Her zaman yikiyorum. Belki büyük sehirde yasadigimdandir. Diyelim biri eline hapsirdi sonra paketi tuttu. Bence az da olsa riski var. Zor da gelmiyor açıkçası. Elimi sabunlarken iki tane ürünü de sabunluyorum. Bence bırakmayın. Insanlar önlemleri bıraktığı için vaka sayıları arttı.
0
howfaristhesky
(11.08.20)
Paketinden çıkarabildiklerimi çıkarıp başka pakete aktarıyorum ve ambalajı atıyorum (çerez gibi), diğerlerinin üzerine yüzey dezenfektanı sıkıyorum (eskiden sabunla yıkıyordum), yıkanınca zarar görmeyen meyve sebzeleri (muz gibi) suyla yıkıyorum, zarar görenleri (mesela salatalık veya marul, buruşuyorlar) temiz bir kaba koyup kaldırıyorum, yiyeceğim zaman yıkıyorum.

Dün markette ürünleri raflara maskesiz yerleştiren çalışanları görünce doğru olanı yaptığımı bir kez daha anladım.
0
gmzo
(11.08.20)
hiçbi zaman yıkamadım suya acıyorum. bozulmayacak paketlileri balkona koyup en azından 24 saat bekletiyordum, hala öyle yapıyorum.
0
muslugubozukhayrat
(11.08.20)
hiç yıkamadım +1 o gün açacaksam lavaboya yakın yerde açıp elimi yıkıyorum, ertesi gün veya daha sonra açacaksam öylece rafına koyuyorum.
0
engelbert humperdinck
(11.08.20)
Yıkıyorum. Eskiden de yıkardım.
0
thewomaninpurple
(11.08.20)
Marketten gelen her şeyi pandemi öncesinde de sabunla olmasa bile suya tutup, öyle dolaba yerleştiriyorduk. Şimdi sıklıkla sabunla yıkıyoruz.
0
GoodMorningTeacher
(11.08.20)
corananın yüzeyden bulaşması o kadar kolay değil diye bilimsel bir araştırma görmüştüm. elinizi ağzınıza burnunuza götürmemeniz gerekir diyordu. maske ve sık el temizliği yeterli gibi.
0
walter white kilikli
(11.08.20)
Artık yıkamıyorum, buzdolabına koyulacakların paketini açıp başka kaba aktarıyorum ve ellerimi yıkıyorum. Bekleyebilecekleri bekletiyorum. İçilecek şişeyse yıkıyorum sadece birebir ambalajla ağız teması olacaksa. Zaten onları coronadan önce de silerdim ya da yıkardım.
0
kullanıcıadımbuolsun
(11.08.20)
hiç yıkamadım, çamaşır suylu bezle siliyorum.
0
ma ya
(11.08.20)
Genelde direk şişeden tüketeceğim içecekleri sabun + suyla yıkıyorum (bira gibi)

Cips vb'ni ise ıslak mendille silip açık havada bekletiyorum min 2 3 saat
0
materyalist imam
(11.08.20)
yıkıyorum.
0
avianthem
(11.08.20)
Ilk zamanlar sabunluyordurm artik sadece yalandan bi suyun altina tutuyorum.
Bunu koronadan once de yapardim. Toz falan olabiliyor diye.
Yani virus acisindan bakarsak su an yaptigim seyle yikamamak arasinda bi fark oldugunu sanmiyorum.
0
Kittie
(11.08.20)
Hala sabunla yikiyorum ya da bir kac gun balkonda ya da kullanilmayan odada bekletiyorum.
0
65 derece
(11.08.20)
paketli ürünleri sabunlu bez ile siliyorum.

damacanayı dezenfektan sıkıp siliyorum.
0
false pretension
(11.08.20)
acayip bir şekilde corona'nın başından beri eve aldığım hiç bir şeyi yıkamadım.

ki corona'nın o kadar da sakin geçmediği romanya'da yaşıyorum.
0
rain when i die
(11.08.20)
"hala" derken. ne degisti ki?
0
hot potato
(11.08.20)
Hiç yıkamadım, kapı önünde bekletiyorum bir süre o kadar. Kargo geldiğinde direkt elden aldığım için koliye dezenfektan sıkıyorum o kadar.
0
jazzabel
(11.08.20)
Birkac ay yikadik, baktik boyle yasamak cok zor biraktik :)
0
msb
(11.08.20)
ben hic yikamadim. hic ekstra bir sey yapmadim. koronanin az oldugu bir yerde yasiyorum.
0
yoggi
(11.08.20)
En başından beri hiç yapmadım. Marketten aldığım veya kargoyla gelen ürünü buzdolabı, dolap vs neyse yerleştirdim, yeri geldikçe kullandım/yedim/içtim. Bu tip davranışları fazla takıntılı ve abartılı buluyorum.
0
Lethe
(11.08.20)
Lethe +1
hiç yapmadım.
0
amelie poulain
(11.08.20)
Saldık gitti, artık poşetleri, ambalajları yıkamıyoruz.
0
kimlanbu
(12.08.20)
ambalaj yıkamayı bıraktık
0
gazozailacatmauzmani
(12.08.20)
Şu an salgın, ilk başladığından (Mart-Nisan ayı) daha kötü durumda. Hızlı bir yayılma var. Önlemlere dikkat etmekte, hatta artırmakta fayda var!


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.08.20)
Biz de ilk üç ay yıkadık şu an yıkamıyoruz.
0
chicha_v2
(12.08.20)
(9)

Üniversite tercihi için tavsiye

antreman kocu munir bey
Kardeşim beklediğinden düşük sıralamayla 52 bininci oldu. Şimdi tercih zamanında yardımcı olmaya çalışıyorum fakat biraz kararsız kaldık. Kendisinin öyle ideal gördüğü bir dal yok ama kafası mühendisliklere kayıyor gibi. Kendisi biraz rahat biri olduğu için endüstri mühendisliği önerdim ama itü, odt
Kardeşim beklediğinden düşük sıralamayla 52 bininci oldu. Şimdi tercih zamanında yardımcı olmaya çalışıyorum fakat biraz kararsız kaldık. Kendisinin öyle ideal gördüğü bir dal yok ama kafası mühendisliklere kayıyor gibi. Kendisi biraz rahat biri olduğu için endüstri mühendisliği önerdim ama itü, odtü gibi yerler tutmuyor tabii ki. Girerse özyeğin veya ışık'a gidecek. Geçen senenin puanına göre itünün inşaat mühendisliği tutuyor ama ben kendisine çok uygun olduğunu düşünmüyorum. Aileden bir mühendis de itüyü çok övdü fakat benim aklıma pek yatmadı. Ben çok türkiye odaklı olmaması ve mutlu olacağı bir alan seçmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani gidip şantiyeyle vs uğraşmak çok hoşuna gitmez bana kalırsa. Mimarlık gibi bir alanın da çok güzel olacağını düşünüyorum ama aile memur olduğu için direk kpss, iş bulma diye darlıyorlar. Bu bölümlerde okuyan/mezun olan varsa fikir verirse çok güzel olur. Farklı bölüm önerilerine de açığım.
0
antreman kocu munir bey
(10.08.20)
bilgisayar mühendisliği??
0
high hopes of the sozluk
(10.08.20)
Mimarlık kulağa hoş geliyor. Mümkün olsa isterdim ben de mimar olmak. Hakkında hayırlısı olsun.
0
ne zaman emekli olacagim
(11.08.20)
Mühendislik, mimarlık gibi alanlar hem eğitim, hem iş hayatında gerçekten zorlayıcı alanlar. Hele endüstri mühendisliği oldukça zor bir bölüm, iş hayatında iyi bir kariyere sahip olması için çok emek vermesi lazım.

Özyeğin ve ışık üniversiteleri de okunacak okullar değiller. Ne eğitimi, ne üniversite ortamı düzgün. Hani anca özyeğin de tam burslu okursa faydasını görür.

Bence biraz kardeşinizle oturup konuşun, mümkünse okulları gezin, kafasında hangi bölüm varsa bu bölümden mezun insanlarla konuşmasını sağlayın. Okulların tanıtım günlerinde hocalar görevli oluyor, onlarla konuşmasını sağlayın. Endüstri mühendisliği, mimarlık, inşaat mühendisliği aynı anda düşünülecek bölümler değil ki. Hiç mi daha önce kardeşinizle oturup konuşmadınız ya da ne yapabilir ne yapamaz bilmiyor musunuz?
0
GoodMorningTeacher
(11.08.20)
İTÜ inşaat mühendisliği tutuyorsa gidebilir. Siz uygun değil, hoşuna gitmez diyerek müdahale ediyorsunuz gibi görünüyor. En iyisi araştırıp istediği bölümü belirlemesi. Bölüm derslerine baksın, kariyer.net gibi sitelerde iş ilanlarına baksın.
0
dissendium
(11.08.20)
mimarlığın şöyle bir avantajı var diye düşünüyorum. öss sıralamanla okul içi ve sonrası başarı korelasyonu diğer bölümlere oranla daha az çünkü mimarlık mentalitesine yakın dersleri daha öncesinden görmüyorsun. 70 binden elektrik elektroniğe giren biri öyle kolay kolay 5 binden elektrik elektroniğe girenle mezun olduktan sonra kapışamaz. ama mimarlık belli olmaz. yalnız mimarlık severek okunması gereken bir bölüm çünkü 2-3 gün uyumayıp proje bitirmeye çalışmak çok olağan bir olay. sevmezsen hayattan soğursun.

onun dışında endüstri mühendisliği rahat laylaylom bir bölüm değil, ciddi matematik gerektiren bir bölümdür. bu kafayla okunursa mezun olunur ama ileride mühendislik yapamaz, iyiyse pazarlama, insan kaynakları gibi alanlarda başarılı olabilir ama.

özyeğin, ışık iyi üniversiteler değil. itü ile aralarında dağlar var. kalite okulların girebileceği bölümler arasında kendine uygun olanına karar versin.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(11.08.20)
Mimarım, inşaat sektörünün içerisindeyim. Ekonomoimin en hızlı etkilediği sektör diyebilirim. Şuan büyük bir daralma ve istihdam sorunu var. Zaten tercih edilmemesinden dolayı sıralamalar oldukça düşmüş gördüğünüz üzere. İTÜ inşaat 15 bin sıralama ile alan bir bölümdü.
Ancak bu mesleği bir ömür boyunca yapacak belki de. Zaten minimum 4 sene sonra piyasaya atılacak o zaman ki şartlar neler gösterir bilinmez. Seçenekler içerisinde bölüm önemli değilse İtü gibi köklü bir okulu tercih etmesi vizyonu açısından da etkili olacaktır.
Mimarlık hakkında da sorularınız olursa yeşillendirebilirsiniz.
0
glavina
(11.08.20)
Yanıtlarınız için teşekkür ederim. Benim rahat birinden kast etmek istediğim bir şeye heves duymadığı zaman yaptığı işi kendini çok zorlayarak yapan biri. Endüstriyi mantıklı bulmamın sebebi biraz daha esnek bir branş olması. Zaten karışmıyorum ne seçeceğine asla ama ben de gerildim ister istemez.
0
🌸antreman kocu munir bey
(11.08.20)
Bolum degil de universitelerle ilgili bi yanlisi duzeltmek istiyorum.

Itu tamam iyi okul ama vakiflarla arasinda daglar falan yok maalesef. Iyi ozel universiteler para sayesinde iyi hocalari topluyorlar. Ustelik daha az kisiyle ders yapiyorlar. Oyle bos beles tipler de yok o okullarda. Varsa da azinliktalar. Kotu puanla girip okul birincisi cikan taniyorum. Parasi vardir, sinava calismamistir, dusuk puanla girer yani. Uni sinav notuyla belirlenmemeli ortamin kalitesi.

Ozyegin uni holding destegiyle iyi bi okul olmus olabilir.

Isik ise zaten ilk acilan ozellerden... yillarin egitim kurumudur ayrica
0
Kittie
(11.08.20)
Öncelikle mezunlarla konuşma, okulları gezme kısmına katılıyorum. Endüstri mühendisliği internetle alakalı tüm işlerde kullanılabilecek bir alan. Ancak onun neden hoşlandığı daha önemli. Telekom, dijital medya, UX özellikle her zaman iş bulabileceği alanlar, bu konudaki iş ilanlarına bakıp kapsamlarını öğrenebilirsiniz.

Mimarlık yapan arkadaşlarım maalesef iş bulamıyorlar ve çok zorlanıyorlar.

İlk yıldan İngilizcesinin çok iyi olmasına dikkat edin ve bu konuda cesaretlendirin. Özyeğin'in avantajı, şirket üniversitesi olduğu için kariyer için avantajı olabilir. Yine mezunlar daha iyi fikir verecektir.
0
kaset
(11.08.20)
(7)

Bu mont ergen montu mu?

minik pattis
+25 bir minyon giyerse garip mi durur?
+25 bir minyon giyerse garip mi durur?
0
minik pattis
(10.08.20)
Olur gibi geldi bana
0
kisa
(10.08.20)
değil.
0
tepedeki psychedelic adam
(10.08.20)
Ne alaka olur tabi
0
Kittie
(10.08.20)
Bu model garip degil ama bu mont kaliteli durmuyor
0
mobydick
(10.08.20)
kesimi ne tuhafmis ya hayalet avcilarindaki canavar gibi kol var bel yok. 20-30 yas arasina uygun bu arada.
0
turbo sadık
(10.08.20)
Kişi zayıfsa garip durmaz.
0
Cremisi
(10.08.20)
Garip durmaz
0
westblack
(10.08.20)
(7)

Bu kimonolar günlük olarak da kullanılabilir mi?

aramızda kalsın
Plaj dışında kullanılsa garip durur mu?
Plaj dışında kullanılsa garip durur mu?
0
aramızda kalsın
(10.08.20)
Ben giyiyorum, seviyorum.
0
fotrsapka
(10.08.20)
Yillardir sokakta goruyorum az da olsa giyen. Guzel bence.
0
Kittie
(10.08.20)
bence çok şık duruyor. sokakta görsem çok beğenirdim. (erkeğim)
0
lata
(10.08.20)
kullanılır tabi
0
aquarium
(10.08.20)
Kullanılır ya ben de aldım bir tane
0
elorelia
(10.08.20)
Hep kullanırım, çok kullanışlı oluyor.
0
amelie poulain
(10.08.20)
Kullanılır.
0
joker hakki
(10.08.20)
(24)

gelin dertleşelim - neden daraldınız?

pati
bu ara sizi daraltan, adeta ruhunuzu mengeneyle sıkıştıran neler var?açılışı yapayım: bana bağımlı bir canlı olmasının üzerime yüklediği baskıdan daraldım.
bu ara sizi daraltan, adeta ruhunuzu mengeneyle sıkıştıran neler var?

açılışı yapayım: bana bağımlı bir canlı olmasının üzerime yüklediği baskıdan daraldım.
0
pati
(09.08.20)
Koronanın bok ettiği planlarım vardı. Gideceğim konserler, gezeceğim yerler, yapacagim şeyler vs yalan oldu hep. Onlara üzüyorum. Hevesle aldığım enstrümanıma gerektiği kadar kendimi veremiyorum. Havalar cidden çok sıcak ve çok bunaldım bu korona muhabbetinden.
0
Amaranta ursula
(09.08.20)
burun altı maskeli tipler. maskesizlerden bile daha sinir bozucu.
0
avianthem
(09.08.20)
İnsanlarla anlasamamaktan daraldim. Yargı dağıtma gibi bir misyonum varmış gibi herkesin bir falsosunu bulup oradan insanların iletişim kurmaya degmeyecek kadar bozulduğu anlamlarını çıkarıyorum. Herkese bu kadar öfkeli olmaktan sıkıldım, daraldım.
0
epistemic_regress
(09.08.20)
Ailemden, Ankara’dan ayrılıp yine kendi başıma yaşadığım ve hiç sevmediğim İstanbul’a gelmek... Buradaki evi kapatıp Ankara’ya geri göçme düşünceleri ama evin ağırlığını hissetmek, kapatamamak, bu kadar eşya ne olacak hissi...
0
silverleaf
(09.08.20)
Hayat, güzelken süper de değilken de çok boktan.
0
kisa
(09.08.20)
Öyle daralmadım, ruhum şey olmadı ama bazen diyorum ki basit bir günaydın mesajına hasret kaldım. Birisiyle karşılıklı olarak hoşlaşmak(?) güzel olurdu. İnsanlar çok farklı şekillerde, farklı yerlerde birbirini tanıyorlar. Güzel bir şey pasif olmamak sanırım.
0
bitchesaintshit
(09.08.20)
Covid belirsizliği daralttı beni de
0
freebird5406_2
(09.08.20)
corona.

okulların açılmasıyla, tatilcilerin dönüşyle vs eylül ortasında abartı bir şeyler olmasından çok korkuyorum. işin kötüsü ne kadar dikkat etsem de farketmiyor. en son hadi gezeyim diyerek sokağa çıkmam geçen yıl kış öncesi falandı galiba..
0
foolrules
(09.08.20)
nick i bir yerden hatirliyorum.

valla spora gidemiyoruz. motosikletler de cok pahali. covid yani ozetle. tv de de kayda deger birsey yok. bugun yorulduk cok gezdik ama halen tukenmedim.
0
baldan kaymak
(09.08.20)
Verimli olamama +1

Bir de bu yıl hayatım için baya büyük planlarım vardı. Yapmaya götüm yeter miydi bilmiyorum ama dünyanın haline bakınca mümkünlüğü tamamen ortadan kalktı gibi zaten.
0
peki madem
(09.08.20)
Birkaç günlük flörtümsünün çok düşünceli davrandığını düşünmesi ama aslında öyle olmaması sebebiyle bana trip atması. Çok mütevazi davranmam yüzünden beyefendinin bazı hareketlerine izin vermem sonucu olay saçma bir yere vardı. Zaten bir ton derdim varken bir de kendimi üzdüm. Şimdi tekrardan sınavlarıma, yapacaklarıma odaklanma vakti geldi:(
0
ekşi duyuru sever
(09.08.20)
Pandemi döneminde yıllık iznim -6'ya düştü.

Haftasonlari düzenli olarak "acil alınması gereken aksiyon" çıkıyor ve haftasonları pic oluyor.

Evden çalışma sürecinin sonuna gelmiş bulunmaktayım. Muhtemelen 2 hafta sonra ofise döneceğim.

Kasım celbinde askere gidiyorum, yaş 27, 20 yaşında çocuklarla 6 ay geçireceğim. Üstüne vakaların gene tavan yaptığı dönem olacak muhtemelen ve çarşı vs olmayacak.

Terhisten sonra nasıl bir döneme gireceğimizi kestiremiyorum. Askere gitmeyi kafaya koyduğumda, askerlik sonrası 1 daha İstanbul'a dönmem, İzmir'de iyi kötü 1 iş bulurum diye düşünüyordum. Mevcut ekonomik şartlarda bu her geçen gün daha da zor 1 hal alıyor.

Ufak tefek şeyler haricinde hayatta pek bir amacım kalmış değil son 1.5 senedir. Olmasını da pek istiyor gibi görünmüyorum. Rüzgar nereden eserse o tarafa gideceğim bir hayat beni bekliyor gibi hissediyorum.
0
materyalist imam
(09.08.20)
Şu an en büyük sorunum maske takma zorunluluğu. İğrenç hissediyorum maskeyle, bir de gözlüklüyüm. Dünyanın bu kadar birbirine bağlı olmasından nefret ediyorum.
0
alfred
(09.08.20)
kasımdan beri işsizim, covid döneminde iyice kötüleşti piyasa, iş ilanları sıfıra indi.

şuan kendi şirketimi kurmaya karar vermiş durumdayım, müşteri nasıl bulucam onu düşünüyorum, düşünmekten daraldım, bu işi beceremeyeceğim korkusu var içimde.
0
mrtkp1234
(09.08.20)
kendimi bir oyunun içinde hissediyorum bu aralar. görevlerimi tamamladıkça daha zor ve stresli zamanlar önüme geliyor. sonra bir daha bir daha. önümüzdeki 1 ay istediğim gibi neticeler elde edersem düze çıkacakmış gibi hissediyorum. yorgun ama ümitliyim. bana dua edin veya şans dileyin. yazdım rahatladım, teşekkürler.
0
mekaniker
(09.08.20)
İşimden uzak kalmak beni boşluğa sürükledi. Yolcu gemilerinde çalışıyorum, haliyle hayat tarzımın tamı tamına zıddı bir duruma düştüm...
0
burka
(09.08.20)
Erkek arkadasimla ayrildik..
0
yuzır
(09.08.20)
Bi sebepten ekstra paraya ihtiyacim var ve maasimin cok az
olmasi ve arkasini topladiklarimin benden cok kazanmasi beni deli ediyor... hele biri var ki..

Arti mudur benim basarilarimi ortbas ederken digerlerini ortada basarilari olmasa bile parlatiyor, bu da maasa yansiyor..
Yetmezmis gibi onlarin basarisizliklarini da ortbas ediyor cunku aksi bi durumda mazallah ben one cikmis olurum
0
Kittie
(10.08.20)
İki gün önce birisi 'Hayalin ne?' diye sordu. İki gündür aralıksız en büyük hayalimin, gerçekleştirmek istediğim şeyin ne olduğunu düşünüyorum-ama bulamıyorum. Çok değil üç yıl önce ben bu kadar hedefi nasıl hayatıma sığdırırım diye düşünüyordum. Hangi ara kendimden bu kadar vazgeçtim merak ediyorum. Aynı kişi 28 yaşımda bende böyle bir dönem geçirdim dedi. Yaş bunalımıdır inşallah benimkide.. Kendimi bulamadığım için daraldım...
0
hayalhayal
(10.08.20)
yurtdışında yaşamak en büyük hayalim olmuştur her zaman. safi yabancı hayranlığından değil; farklı kültür, farklı vizyon, farklı şartlar... yaşadığım ülkenin durumundan bağımsız olarak "farklı" ve "yeni"yi deneyimlemek istiyorum.

çok yaklaşmıştım, önümüzdeki dönem erasmus yapma şansım oldu. her şey iyi giderken ve çarşamba günü vizeye başvuracakken allahsız havayolu firması biletimi iptal etti o günkü uçuş iptal olduğu için. değiştirebileceğim en erken bilet ise bir hafta sonrasına veriliyor. gittiğim yerde 14 gün karantinada olacağım da düşünülürse bu benim okula neredeyse üç hafta geç başlamam demek.

sonuna kadar deneyeceğim ama muhtemelen reddedecekler. şu yoklukta binlerce lirayı çöpe atmış olduk. hem param gitti hem hayallerim. o kadar uğraştık, geceleri stresten uyku uyuyamadık, belge peşinde koşturduk... sonuç? koca bir hiç.
0
alevli deniz sortu
(10.08.20)
covidden ve tatile gidememekten daraldım.
0
nothing in my way
(10.08.20)
Özel hayatımın bu ara karmaşık olması, ayrılık. kıştan rezervasyon yaptırdığımız otel tarafından virüs etkisiyle tatilimizin iptal edilmesi, 2 kedimin kayıp olması, bütün planlarımın tepetaklak olması. Korkunç bir zaman geçiriyorum, allah beterinden korusun.
0
Cremisi
(10.08.20)
Korona salgını yüzünden iznimi düzgün geçirememekten korkuyorum. Tek derdim bu çok şükür.
0
opitseri
(10.08.20)
Evden durmaktan. En güzel yıllarımı vasat olarak geçmesinden sıkıldım. Geçen sene çok güzeldi. Dolu dolu geçen bir seneydi.

Evdeki gereksiz gürültüden. Baksan dört kişiyiz ama hep gürültü var.

Ayrıca insanların ayak yapmasından sıkıldım. Doğru düzgün cevap vermemesinden. Rica ediyorsun doğru düzgün bir şey yok.
0
put it in your appropriate place
(10.08.20)
(7)

Mavi jean ceket mi, siyah jean ceket mi?

aramızda kalsın
Günlük kullanımda hangisini kombinlemek daha kolay oluyor sizce?
Günlük kullanımda hangisini kombinlemek daha kolay oluyor sizce?
0
aramızda kalsın
(09.08.20)
Sevdiginiz gomlek/tisort renkleri cok cesitliyse bence mavi jean.
0
invictae
(09.08.20)
soyle ki mavi kot ceket ile mavi kot pantolonu beraber giyince 90'li yillardan kalma kovboy gibi gorunuyorsunuz, ben de boyle giyiniyorum ve bence pek de absurd degil ama modayi, sik giyinmeyi takmayan biri olarak alt ve ust ayni renk olmasin derim ben takim elbise ve pijama takimi haric :D o yuzden mavi kot ceket, siyah kot pantolon ve beyaz tisort en muhtesem erkek kombinasyonlarindan biridir. siyah ceket giyince de mavi kot pantolon gene beyaz tisortle gene muhtesem bir kombinasyon yakalayabilirsin.
0
baldur2
(09.08.20)
Mavi bence
0
photo85
(09.08.20)
kot ceket olarak tek başına mavi.
ama kot üzerine kot ceket olmuyor +1
0
blatta hiberna
(09.08.20)
Soruyu jean+ceket olarak algilamisim ben :D

Mavi jean pantolon + mavi jean ceket gercekten olmuyor +111
0
invictae
(09.08.20)
Siyah Jean ceket daha spor bence. Mavi jean ceket 90lar +1
0
jackyr
(09.08.20)
Mavi tabii ki.
Her seyle gidiyor. Kot ceket mavi olur, modasi gecmez.
Siyah kot ceket hic sevmem.
0
Kittie
(09.08.20)
(14)

Bez çantalar hk. düşünceleriniz

wmeh
Baskılı bez çantalar hakkında ne düşünüyorsunuz? Çok rahat ve tatlı buluyorum ben, hatta bir süredir normal çanta bile kullanmıyorum. Ama çocuksu bulanlar da çokmuş. Siz ne düşünürsünüz?
Baskılı bez çantalar hakkında ne düşünüyorsunuz? Çok rahat ve tatlı buluyorum ben, hatta bir süredir normal çanta bile kullanmıyorum. Ama çocuksu bulanlar da çokmuş. Siz ne düşünürsünüz?
0
wmeh
(08.08.20)
Cok guzel buluyorum.
Ama agiz kismi guvensiz diye kullanmiyorum.
Aslinda hep merak etmisimdir bu cantayi kullananlar cuzdanini, telefonunu guvende hissediyor mu
0
Kittie
(08.08.20)
Ağzı fermuarlı bez çantalar da var ama zaten normalde de çanta ağzını hep açık tuttuğum için fermuarsızları daha rahat buluyorum. Bir de hep kol altında durduğu için pek güvenlik problemi olmuyor.
@Kittie
0
🌸wmeh
(08.08.20)
Bence çok güzeller.
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(08.08.20)
Alışverişe vs çıkarken alıyorum yanıma. Poşet taşımak yerine bunlara koyuyorum. Ama normal çanta gibi sadece bunlarla çıkmam çünkü gözü vs olmadığı için kullanışlı olmuyor.
0
elorelia
(08.08.20)
Bulsunlar çocuksu, hatta isterlerse orço bulsunlar yeter karıştıkları milletin hayatına.

Sözlükte 30 yaşında sırt çantası takan erkeklere de uzun uzun yapmayın etmeyin diye saçmalayan/ "eleştiren" bir dolu insan var.

Yıkanınca düdük gibi çekmesi hariç mis gibi de çantadır bez çanta.
0
hedep
(08.08.20)
Dinlemeyin baskalarini, begeniyorsaniz kullanin.
0
howfaristhesky
(08.08.20)
Her gün kullaniyorum. Ozellikle birkac muzeden aldigim bez cantalari kullanmaya kiyamiyorum.

Suyu, yiyecegimizi ya da defteri kitabi yanimda tasimayi cocuksu bulmuyorum.

Boyle bez cantayla 4-5 sene oncesinde alisveris yaparken Türkiye´de bir kufur etmedikleri kaliyordu. Simdi bak herkes kullaniyormus... O nedenle, kimsenin elestirisini ciddiye almamak lazim. Bez canta gayet yikanabilir, binlerce kez kullanilabilir, ekolojik olarak mantikli bir cozum.

Her iyi aliskanligin hemen "cocuksu" diye yaftalanmasindan gercekten nefret ediyorum. Sirt cantasi da candir, guzel bez canta da. Alnina kadar marka logosuyla gezmekten daha yetiskince bir tavir benim icin.
0
buf-e kür
(08.08.20)
Ben de alışveriş için hep yanımda bez çanta bulunduruyorum ama cep vs olmadığı için gunlük hayatta kullanıssiz geliyor +1. Siz kullanışlı da buluyorsanız başkasının ne dediğini pek onemsemeyin bence.
0
fraise
(08.08.20)
o kadar rahat ki, "bi defa kullanayım bakayım" dediğim günden beri bunlardan kullanıyorum. inanılmaz pratik. kıyafetlere uyması da sıkıntı olmuyor. çok fresh duruyor bence. çocuksu mu? "Diş macununu ortadan sıkanlar hayatıma giremez" diyen biri olmadığınızı düşüneceklerdir. yani, çocuksuluktan çok rahatlık çağrıştırıyor bana.

sadece, üzerinde "beni sadece tanrı yargılar" falan gibi yazılar olmasından hoşlanmıyorum. beylik laflara gerek yok. altı üstü çanta işte :)
0
lovemyself
(08.08.20)
Kitap defter taşıması güzel oluyor. Market alışverişi için de kullanıyorum. Bence gayet güzel, son yıllarda kullanımın artmasının çok iyi olduğunu düşünüyorum. Baskısına göre değişir çocuksu durması ama çok önemli bir detay olduğunu düşünmüyorum.
0
black holes in the sky
(08.08.20)
ben erkek halimle kullanıyorum. çok kullanışlı geliyor. kitabımı kulaklığımı atıyorum içine mis gibi. başkasının ne dediğine takılma.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(08.08.20)
bence gayet guzeller cocuksu da degiller baskisi mickey mouse olmadigi surece ya da ne bilim hello kitty callio ivir zivir... olmasa daha iyi ama olursa da yapacak sey yok. oynat ugurcum.
0
turbo sadık
(08.08.20)
bunun bir tık kalınını daha çok seviyorum like; www.suudcollection.com

bence ince olanların taşıma yerleri kullanışlı değil biraz omzu acıtıyor. görsel olarak seviyorum fresh bir hava oluyor renk renk desen desen *-*
0
ala09
(09.08.20)
bir şey düşünmüyoruz. seven kullansın sevmeyen kullanmasın =)
0
argent dawn
(09.08.20)
(3)

Pandemi döneminde piercing

cozemedim
Merhaba sevgili eksiduyuru kullanıcıları,Uzun zamandır piercing takmak istiyorum (industrial) ancak hep erteliyorum. Sizce pandemi döneminde piercing için kıkırdak (ve belki kaş) deldirmek sakıncalı mıdır? Yaklaşık üç hafta sonra ülkeden ayrılmayı planlıyorum. Gitmeden deldireyim diyorum.Siz ne düşü
Merhaba sevgili eksiduyuru kullanıcıları,

Uzun zamandır piercing takmak istiyorum (industrial) ancak hep erteliyorum. Sizce pandemi döneminde piercing için kıkırdak (ve belki kaş) deldirmek sakıncalı mıdır? Yaklaşık üç hafta sonra ülkeden ayrılmayı planlıyorum. Gitmeden deldireyim diyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz?

---------

Yanıtlarınız için teşekkür ederim. Şimdilik ertelemeye karar verdim.
0
cozemedim
(08.08.20)
Ne gerek var.

Piercing icin demiyorum. Su donemde gereksiz bir risk.
0
Kittie
(08.08.20)
Evet, sakıncalı. Üstelik daha geçen gün sağlık bakanı, şu anda hastanelerdeki hasta oranının salgının zirve yaptığı dönemdekiyle aynı seviyeye ulaştığını söylemişken. Kendinizi ve başkalarını riske atmayın.
0
microfiction
(08.08.20)
Pandemiden dolayi degil de ulkeyi terketmeden once yapilmaz. Bir sorun ciksa, sisse, enfeksiyob kapsa yurtdisnda onla ugrasacaksiniz.
Iki taraf da maske takiyorsa niye olmasn, kuaforler de acik sonucta. Ama sertifikali maske kullanilsaniz daha iyi olur tabuli
0
kuehles blondes
(08.08.20)
(12)

işyerinizde en nefret ettiğiniz durum nedir?

avatar is back
iş arkadaşlarının x yapması, patronun sürekli kontrol halinde olması, 3 kuruş maaşa mekik yapımında çalışıyormuş gibi ciddiyet beklemeleri vs. en temel sorunu ne olarak ne görüyorsunuz
iş arkadaşlarının x yapması, patronun sürekli kontrol halinde olması, 3 kuruş maaşa mekik yapımında çalışıyormuş gibi ciddiyet beklemeleri vs.

en temel sorunu ne olarak ne görüyorsunuz
0
avatar is back
(08.08.20)
birilerinin islerini sabunlamasi.
0
turbo sadık
(08.08.20)
en temel sorun kalite sistemleri. en nefret ettiğim durum denetim hazırlıklarıyla ilgili bir şeylerin kalite birimi tarafından kucağımıza bırakılması, son dakika birsürü naylon doküman hazırlamak. proje dosyaları ayrı, fmea'sı ayrı, kaplumbağa diyagramları balık kılçıkları ayrı, prosedürü talimatı ayrı dertler...
0
pati
(08.08.20)
konuşurken dokunan arkadaşlar. okb hastasıyım. iğrendiğim adam dokununca direkt çöpe atıyorum yepyeni ceketi. kaç bin zararım var. adamı görünce kaçıyorum, aklıma bir şey gelmiş gibi yapıp u dönüşü yapıyorum, telefonla konuşmuş gibi yapıyorum, tatil dönüşü yanıma gelmesin diye mesaiden önce işim varmış gibi cepten arayıp faslı orada tamamlıyorum, aniden köşe dönüşü falan yakalandıysam g.tün g.tün geri adımlarla uzaklaşıyorum

ben hastayım ama... normal adam yapmaz bunu.
0
ya ben lan neyse
(08.08.20)
Asgariden gösterilen maaşlar.
0
d max
(08.08.20)
Sorumsuz kişiler ve sürekli bunların arkalarını toplamak.
Ben kaçsam başıma kesin iş açılır. Öyle umursamaz, yüzsüz insanlar var ki, bunlara kimse dokunamıyor.
0
pro9it9is9
(08.08.20)
dedikodu, belirli bir kültür seviyesine erişememiş dünyası, ufku küçük insanlar. dolduruşa kolay gelen yöneticiler.
0
kedi kovalayan astronot
(08.08.20)
Patronun akıllanmaması,

Her seferinde '' böyle adam almıcam'' diyip alıp kazık yiyip 2 sene sonra yine '' boyle adam almıcam'' demesi.
Patronun yaratıcılık bekleyip sağa sola saldırıp milleti korkutması ortaya iş çıkmayınca '' yaratıcı değilsiniz demesi''
Online dönemde her hafta yapılan ve sadece 10 saniye süren '' merhaba bende bu hafta bunu bunu yaptım görüşürüz'' denen ve saatlerce süren toplantılarda kamera mikrofon kapatıp arka planda iş halletmesi.
0
paramolacak
(08.08.20)
Bir türlü bir düzen oturtamamış olmamız. Kimin ne yaptığı, ne ile ilgilendiğinin belli olmaması nedeniyle herkesin her şeyden haberdar olması gerekliliği doğması. Bu da mümkün olmadığı için her an patlayabilecek bir sistemde günü kurtararak yuvarlanmamız.
0
peki madem
(08.08.20)
3 kurus maasa mekik yapimi ciddiyeti +1

Isini yapmayan ama yapiyor gibi gozukenlerin arkasini toplamak +1
hele bi tanesi var ki nefret ediyorum, bi de oyle bi kollaniyor ki..baya kovulmasi lazim

Dedikodu... skype sayesinde yok gibi gozukuyor sadece

Gruplasma...

Mudurun ise gore degil, kisiye gore muamele yapmasi.
Ornegin yerden cop alip atan yalakasini nerdeyse bu yuzden el ustunde tutmasi, herkese anlatmasi ama ben ciddi isler basarinca hic olmamis gibi davranmasi - duyulsun istemezler cunku e grup disiyiz ya sivrilmemeliyiz agsj

Maas adaletsizligi..

En temel demissin de su durumlarin hepsi her gun yasaniyor.
Beni en sinir eden su kollanan adam ama
0
Kittie
(08.08.20)
Herkesin her konu hakkında fikri olması.
Sürekli yapılan dedikodular.
Ödül-ceza sistem adaletsizliği.

Liyakatsiz yönetici.
0
but that was just a dream
(08.08.20)
*sorumluluk verip yetki verilmemesi.
*yapılacak işle ilgili yeterli brifing olmaması ya da bilgisi yeterli olmayan elemana onu aşan bir iş verip de danışacağı kişinin olmaması, olsa bile "bu da sorulur mu" tavırları yapılması.
0
biseysorcaktim
(08.08.20)
Mesela bugün (cumartesi) bir WhatsApp mesajıyla pazar akşama kadar bitirilmesi gereken iş geldi. Haftaici uzayan mesailer yetmiyor gibi haftasonlari da patates oluyor.

1 tek bayramlar rahat. Ama 15 Temmuz gibi resmi tatillerde illa ki iş kitleniyor evden yapılacak.
0
materyalist imam
(08.08.20)
(24)

Çocuk yapmayacaksanız büyük ev almayın diyen kayınvalide, ve diğer sorunlar

fleur du mal
Merhaba. Nişanlım ve kayınvalidemle birlikte dün bir eve bakmaya gittik. Ev 5+1, epey geniş. Bazı odaları çalışma odası/atölye vs yapmak istediğimizden bize makul gelmişti. Büyüklüğüne göre epey uygun fiyatlı, aynı fiyata 3+1 evler de var. Bu yüzden değerlendirmek istedik. Kayınvalidem de evi beğend
Merhaba. Nişanlım ve kayınvalidemle birlikte dün bir eve bakmaya gittik. Ev 5+1, epey geniş. Bazı odaları çalışma odası/atölye vs yapmak istediğimizden bize makul gelmişti. Büyüklüğüne göre epey uygun fiyatlı, aynı fiyata 3+1 evler de var. Bu yüzden değerlendirmek istedik. Kayınvalidem de evi beğendi gibi, ama daha sonra ev hakkında konuşurken "çocuk olunca ben her gün gelirim" gibi bir şey söyledi, ben de "biz türkiye'de kaldığımız sürede çocuk yapmayız muhtemelen diye düşünmüştük ama" dedim.

Yurtdışına gitmeyi planladığımızdan birkaç senelik oturmak için ev almayı planlıyoruz. sonra kayınvalidem "ben o konu kapandı sanmıştım, yine mi kanada meselesi" dedi. kendisi biraz milliyetçi bir insan, ülkeyi terk etmek istememizi doğru bulmuyor. ordan tartışma çıktı, "ne zaman kanada'ya gideceğiniz belli değil, o zamana kadar çok geç olur çocuk için" dedi. yaş ilerledikçe riskli bir iş olduğundan, gençken yapmak gerektiğinden filan bahsetti. Şu anda 25 yaşındayım ve 30 yaşından önce çocuk yapmayı düşünmüyordum zaten. sonra "çocuk yapmayacaksanız o kadar büyük ev almanızın ne anlamı var?" dedi. paranın bir kısmını o vereceği için konuyu orda kapattık ama şimdi tekrar aklıma takıldı benim, emin olamıyorum. Türkiye'de çocuk yapmak, gereğinden fazla büyük ev almak vs, bütün bu konularda ne düşünüyorsunuz?
0
fleur du mal
(08.08.20)
Yurtdışına gidecekseniz ve ev borçla falan alınacaksa ev almayın. Tr şartlarında adana ya da antepte oturmuyorsanız 5 odalı ev almayın tabi. İstanbul için 3 oda bir salon gayet yeterlidir. Evlerin çok büyük çoğunluğu da 3 odadır.

Ha ben oturmak için alıyorum çok da süper olur diyorsanız sizin keyfiniz tabi.

Ev neden almayın diyorum: Kiracıyla uğraşmak zor. Bunu yurtdışından yapmak daha da zor.

25 yaş daha çok genç. Çocuk konusunu erkenden halletmek güzel ama kanada vs diyorsanız sizin düşünmeniz lazım.
0
ozdek
(08.08.20)
Kaynana haklı. 2+1 bile yeterli.
0
luluki
(08.08.20)
Bence çocuk konusunu eşin hariç hiç kimse ile konuşmamalısın. Ebeveyn kim olacak? Siz! Kim bakacak? Yine siz. O sebeple bu husus eşin dışında kimseyi ilgilendirmez. Ev için de imkanınız varsa alın, içinize sinen ve en uygun olan kullanışlı olanı tercih edin derim. Ama tekrarlıyorum; kaynananızın değil siz ve eşinizin içine sineni.
0
oligomer
(08.08.20)
Kayınvalide cocuk işine karismakta haksız ama ev için paranın bir kısmını o verecekse maddi konuda laf söyleme hakkı düşüyor kadına.
0
elorelia
(08.08.20)
Kimse kimsenin çocuk yapıp yapamayacağına ya da hangi ülkede yaşayıp yaşamayacağına karışamaz da 2 kişi için 5 oda ev de gereksiz geldi. Kayınvalide ödeyecekse söylenmekte haksız sayılmaz da, hayır bir de iki kişi için o evi ısıtması temizlemesi çok gereksiz şeyler.
0
denizgonen
(08.08.20)
Bir kaç sene kirada otur, kaynanandan o parayı alma. Daha çok karışma hakkı hisseder kendisinde. Kiracılık çok da kötü bişey değil. Kendi yağınızda kavrulun.
0
antihero
(08.08.20)
Kaynanaya hak vermediğim hiçbir konu yok. Kadın her açıdan haklı. "çocuk olunca her gün gelirim" i biraz özel hayata müdahale gibi almışsın ama 7/24 tek işin olacak konuda peşinen yardım edeceğini söylemesi büyük nimet. Henüz farkında değilsin. Ve hatta "biz çocuk yapmayacağız" biraz tokat gibi olmuş. Ayıp olmuş. Evde payı olacaksa eğer yorum yapmak için de hakkı var. Yarın bir gün gittiğiniz zaman kiracı bulmak da zor olur ona. 3+1 evin üçüncü odasını atölye yapmaktan alıkoyacak bişey yok mesela. Çocuk konusunda da haklı. Benim bildiğim biyolojik olarak 25-27 yaş çocuk için en ideal yaş.

Bence kaynanaya kulak verin.
0
IncredibleMau
(08.08.20)
antihero +1
para veriyorsa böyle karışma ve konuşma hakkı oluyor.
kimseden para almayın, kimseye açıklama da yapmayın.
0
pati
(08.08.20)
antihero+1

"yeterli" olma meselesi değil bu.
isterseniz tek başınıza tripleks, 10+1 evde oturursunuz.
odalardan birinde de at koşturursunuz.
bu "şu kadarı yeterli, buna gerek yok" kafasını da hiç anlamam.
sanki hayatta her şey gerektiği için yapılıyormuş ya da yapılmalıymış gibi.
imkânın varsa istediğini yaparsın.

buradaki sorun kayınvalide parasıyla ev almak.
almayın.
gerekirse kirada oturun.
isterseniz 40 yaşında doğurun, isterseniz alaska'ya yerleşin.

söyledikleri dünyanın en doğru şeyleri de olsa, bu doğru bir diyalog şekli değil.
bunlara evleneceğiniz insanla siz karar vereceksiniz.

önemli olan kayınvalidenin söylediklerinde haklılık payı olması değil.
önemli olan, üslubundan kontrolü elinde tutmayı sevdiği belli olan kayınvalidenin para vererek evliliğe bir noktada dahil olma çabası.

para almak, hükmetmesine izin vermek demektir.
ona göre hareket edin.
0
blatta hiberna
(08.08.20)
En kısa zamanda nişanlınızın annesi ile aranıza mesafe koymanız lazım. Henüz nişanlıyken böyleyse evlendiğinizde çocuk olsun olmasın hep size karışacak. Her şeyinize şimdiden karışmaya, hayatınıza müdahale etmeye başlamış. Bence eşiniz ile oturup konuşun, annesine artık büyüdüğünü, yetişkin olduğunu, yeni bir aile kuracağını fark ettirsin.

"çocuk olunca ben her gün gelirim"

Siz evlenince yeni bir aile, yeni bir ev düzeni kuracaksınız. Her gün, her gün sizin evinize bir akrabanın gelmesi doğru değil. Daha ortada çocuk yok. Hem belki kayınvalidenizle çocuk bakımıyla ilgili anlaşamayacaksınız, belki sizin anneniz gelirse daha rahat edeceksiniz. Daha evlenmeden bu şekilde kendini sağlama alması doğru değil.

Çocuk yapmakla ilgili yaş sıkıntısını düşünecek yaşta değilsiniz ki neden kafanıza takıyorsunuz. 25-30 yaş için erken diyebiliriz. Son 20 yılda anne-baba olma yaşı oldukça ileriki yaşlara kaldı. Hatta 40 yaşının üstü evlenip, anne baba olan çiftler var.

Ev konusunda da birkaç yıl oturmak için 5+1 gereksiz büyük, satın alması ise mantıksız. Kirada oturabilirsiniz 3+1 evde. Zaten iki kişisiniz.
0
GoodMorningTeacher
(08.08.20)
antihero +1
Bu konuya takılacaksanız para almayın.

Ayrıca kadın çocuk konusunda size yardım edebileceğini söylemiş, düşüncenizi daha uygun bir dille anlatmak yerine bam bam bam cevap vermişsiniz.
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(08.08.20)
Gitmeyi kafaya koyduysanız eşyalı evde kiraya çıkın. Şu aşamada ev almak çok gereksiz duruyor.
0
archmage mahmut
(08.08.20)
Iki ay sonra buraya kayinvalidem hayatimiza cok karisiyor, bunu neden yapiyor hic anlamiyorum diye duyuru acacaksiniz. Ama kadini hayatiniza kendiniz sokuyorsunuz. Artik Kanada'ya yaniniza gelir.
0
howfaristhesky
(08.08.20)
Ben de Türkiye’de ya da yurt dışında çocuk düşünmüyorum hiçbir şekilde. Erkek arkadaşımın 5+1 evi var aynı şekilde ama oraya taşınmayı istemiyorum. Çünkü temizliğinin zorluğunu ve o kadar odanın bize gereksiz olacağını düşünüyorum. Siz çalışma odası ve atölye yapacağını söylemişsiniz yani kullanacaksınız belli ki o odaları. Paranın tamamını kendiniz karşılayacak olsanız istediğiniz gibi alın derdim bu durumda ama ondan da para alacaksanız zaten birkaç senelik ev için laf söyletmeyin bence kendinize.
0
ms brownstone
(08.08.20)
Imkaniniz varsa tabi ki cocuk olayini yurtdisina tasindiktan sonraya birakin.
Hem zaten yasin cok genc cocuk icin.
Burda kayinvaliden yanlis dusunuyor ama o da yasindan dolayi farkli bi zihniyette oldugundandir. Yoksa bunun artik genci yaslisi yok. 40 yasinda gayet rahat hamile kalan oldugu gibi 25 yasinda tup bebek denemesi yapan da var.
Diger konularda hakli buldum kvalideyi.

Ev konusunda parayi kismen de olsa verdigi icin karisma hakki var.
Cocuk olunca yardim da edecekmis iste. Bunda da kotu bi sey gormedim ben. Mudahale gibi algilamadim.

5 odali eve gelince yuzde yuz kendi paraniz olsa gidin 25 odali tutun kimseye laf dusmez. Sizin tercihiniz. Ama su an 3 odaliyla fiyat ayni bile olsa fikir beyan edecektir kvalide parayi verdigi icin
0
Kittie
(08.08.20)
Konudan bağımsız olarak, paranın bir kısmını o verecekse evin her türlü olayına karışabilir ve karışacağını da belli etmiş zaten. Gelin kaynana tantanasına uğraşır durursunuz o evde yaşadığınız sürece. Para alan emir alır.
0
roket adam
(08.08.20)
Ben kendinde böyle özel hayata karışma cesareti bulan kayinvalideden maddi yardım kabul etmem açıkçası. Param neye yetiyorsa onu alır ağzını kapatırım.

Mesafe candır.
0
old possum
(08.08.20)
@blatta hiberna +1000
0
ruhen hastayim ben
(08.08.20)
para verdigi icin ev seciminde soz hakki var evet ve bunun gaziyla her seye karisma hakkini bulacak zamanla gibi gorunuyor. ben olsam (zaten en fazla birkac yil daha yasanacakmis) kiraya cikar hic kimseden de para istemem.
0
in vino veritas
(08.08.20)
Evi kesinlikle almalısın ister git ister kal her sekilde fiyatı uygunsa o evi al
Çocuğu da eğer yapacaksan burda birazcık büyütmen kolaylık olur bence
Ama şunu düşün derim 5 odalı ev olursa ve çocuk olursa kayınvalide sizde yaşar gibime geliyor
3 odalı al bence sizde kalamasın
0
photo85
(08.08.20)
Türkiye'de herkes neden yurt dışı deyince ille de Kanada der anlamam. Yakında ABD'den bile daha zor insan kabul edecekler. Orada iş bağlantımın olduğu insanlar bile bu göçmen akınından şikayetçi.
0
Avoiding The Puddle
(08.08.20)
kaynana sıkıntı +1
çocuk işi hakkında kimse ile konuşmayın +1
5+1 fazla geniş +1
0
basond
(09.08.20)
evin büyüklüğü tamamen keyfinize kalmış. belki at koşturacaksınız kayınvalidenize ne oluyor onu anlamadım. böyle dangalak insanlara yolun başında mesafenizi koymazsanız yarın iç çamaşırınızın rengine de fikir beyan eder.
0
brakgn
(10.08.20)
Çocuk konusu sizden baska kimseyi ilgilendirmez

Ev konusu da parayı siz veriyorsanız kimseyi ilgilendirmez. Buradaki x oda yeterli yorumlarina da şaşırdım. Pasa keyfiniz bilir yani
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.08.20)
(11)

2 yıllık bölüm önerisi

everythingok
sevdiğim bi arkadaşımın kızı maalesef sadece 210 puan yapabilmiş :( neyse sonuçta hayat bu sınav demek değil. canı sağolsun diyoruz. istanbul’da önlisans devlete yerleşemeyeceği için 2 yıllık vakıf düşünüyorlar sırf çocuk okumuş olsun diye. sizce hangi bölüm? sağlık bölümleri, adalet, sivil havacılı
sevdiğim bi arkadaşımın kızı maalesef sadece 210 puan yapabilmiş :( neyse sonuçta hayat bu sınav demek değil. canı sağolsun diyoruz. istanbul’da önlisans devlete yerleşemeyeceği için 2 yıllık vakıf düşünüyorlar sırf çocuk okumuş olsun diye. sizce hangi bölüm? sağlık bölümleri, adalet, sivil havacılık, radyo tv? amaç ileride gayret ederse en azından memur olabilmesi. sizce hangi bölümden memur olmak görece daha kolay? yıllık 10-15 bin falan verebilirler. yoksa hiç değmez mi? kendisi biraz asosyal bir ko olduğu için biraz da açılması için bunu yapmak istiyorlar. samimi cevaplarınızı bekliyoruz.
0
everythingok
(06.08.20)
Arkadaşınızın kızıyla dürüstçe, uzun uzun konuşmasını, birlikte kafa yormalarını öneririm. Bu ebeveynin vereceği bir karar değil. Bahsettiğiniz bölümlerin hepsi güzel, ancak gencin kendisinin biraz bile ilgi duymadığı durumda kolaylığın, iş imkanlarının hiçbir önemi yok. Hepsi birbirinden tamamen farklı alanlar. Birlikte bu alanları araştırsınlar, arkadaşınız kızını gözlemlesin, nelere heyecan durduğunu fark ederse bunları not etsin, kızıyla paylaşsın, ne düşündüğünü sorsun.

Ek: Sosyalleşmek, bağımsızlaşmak, biraz olsun hayatı ve insanları tanımak için iki yıllık eğitim güzel bir fırsat.
0
fotrsapka
(06.08.20)
2 yıllık aöf yazsın. özel okullara falan para vermesin.
atatürk üni. aöf adalet yazsın mezun olunca dgs ile hukuk bölümüne geçer sonra avkat olur.
bir tane küçük dağ, sonrası kolay.
0
seyduna6687
(06.08.20)
@Seyduna6687 dediği gibi DGS yapabilecek ise ve ilgisi varsa aöf'de tarım ve ya veteriner önlisans yazıp .DGS ile tarım yazarsa ziraat'e veteriner sağlık yazarsa veteriner fakültesine kasabilir. ama DGS yapamazsa bu iki bölümde boş.
Memurluk için en iyi kolay iki yıllık yol sağlık bilimleri.
0
1917
(06.08.20)
Çocuk gelişimi yazsın dgs ile ögretmenliğe geçebilir.
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(06.08.20)
Ya da tıbbı sekreterlik.
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(06.08.20)
Bence'de AÖF yazsın ( memur olcaksa bölüm farketmez) iki yıl bitene kadar da kpss çalışsın 2 sene boyunca, yata yata kazanır.
0
paramolacak
(06.08.20)
çocuk gelişimi +1
0
anarsika
(06.08.20)
AÖF eczacılık hizmetleri, kpss düşük puanla alıyor.
0
kirmizipilotkalem
(06.08.20)
Dgs ile gecenler pek 2 senede mezun olamiyor saymiyorlar derslerini ve kontenjan ciddi az oluyor. Dgs kasacsgina 1 sene daha hazirlansin.
Ben de ataturk aof cocuk gelisimi 4 yillik diyorum ardindan ogretmen veya memur olmak icin.
Yok 2 yillik okuyacaksa saglik myolarda bir bolum secsin
0
cilekli pasta
(06.08.20)
Kiz asosyal diyince, mutsuz da geldi bi an gozume. Ben ne zaman depresiflessem asosyal kisiligim ortaya cikiyor.

Aof bu tip bi kiza bi sey katmaz ki. Hatta muhtemelen iyice soyutlanir hayattan. Madem boyle firsat sunuyor ailesi gidip gelecegi fiziksel bi okulda okumali.

Cocuk gelisimi guzel fikir is acisindan ama kiz, cocuklari seviyor mu, kendini velilerle hasir nesir olabilecek biri olarak goruyor mu bunlari sormak lazim kendisine.

Havacilik okuyup yer hizmetlerinde calisabilir. Anaokuluna gore daha az temasli bi is.
Bankacilik da iyi bi is gibi ama kiz kendisini banka temposunda gorebiliyor mu... ortam acisindan..

Bence havacilik ve saglik en mantiklisi bu kiz icin. Saglik okuyup tibbi sekreter falan olabilir. Yine az iletisimle yurur o is.

Bi de alternattif olarak 2. ya da 3. yili olsun butik bir dersaneye gitmeyi de dusunebilir. Arkadas ortami olur, butik olacagi icin kalabaliklar arasinda kaybolmaz da. Uni parasiyla butik bi kursa gidebilir. Calisip kendi belirleyecegi bi okul kazanabilir sonunda.
0
Kittie
(06.08.20)
AÖF psikoloji yeni çıktı bir bakın derim.
0
monkey
(06.08.20)
(18)

yüzünüzü ne ile temizliyorsunuz?

rose parks
öneri üzerine la roche posay kullandım ama pek etki ettiğini düşünmüyorum, sivilce asla çıkmazken kullandıktan sonra çıkmaya başladı. 25 liralık neutrogena, garnier falan bile daha iyiydi bundan. yeni bir şeyler denemek istiyorum, siz neler kullanıyorsunuz? cilt tipim karma.
öneri üzerine la roche posay kullandım ama pek etki ettiğini düşünmüyorum, sivilce asla çıkmazken kullandıktan sonra çıkmaya başladı. 25 liralık neutrogena, garnier falan bile daha iyiydi bundan. yeni bir şeyler denemek istiyorum, siz neler kullanıyorsunuz? cilt tipim karma.
0
rose parks
(05.08.20)
Eşek sütü sabunu, çay ağacı yağı sabunu veya bıttım sabunu.
0
pati
(05.08.20)
Sadece su. Asla kimyasal bir şey sürmem. Nemlendirici de dahil.
0
sta
(05.08.20)
La roche posay effacler serisi ise bahsettiginiz; ilk kullandığınızda ekstra bir sivilcilenme yapıp cildi kusturabiliyor. Biraz daha kullanmaya devam edince düzeliyor. Ben yıllardır o seriyi kullanıyorum çok da memnunum ama sizin cildiniz ekstra hassas vs bir cilt ise, bilemiyorum.

Yine o ayarda bir marka isterseniz avene'e bakabilirsiniz, onu da kullanmisligim var. Biotherm de güzeldir.
0
fraise
(05.08.20)
Beyaz kil çok memnunum.
0
Tochinoshin
(05.08.20)
La roche posay effacler serisinden çok memnunum. Cildim çok hassas ve akneye meyilli, kullandığımdan beri gözle görünür bir azalma oldu.

bir şans daha verin derim, sivilceleriniz her çıktığında aktif akneye fucidin sürmenizi öneririm. leke bırakmadan kendiliğinden patlıyor ve iltihabını akıtıyor. antibiyotik krem. cildiyecim önermişti. bir de nadixa var benzer etkilerde bir antibiyorik krem.
0
apurucikipi
(05.08.20)
Ben de la roche kullaniyorum. Akneye egilimli, hassas cilt.
Bir suru urun denemisimdir, ucuzundan pahalisina. En iyisi (yani bu benim icin sivilce yapmayan demek) la roche cikti.

Bi de oneri: deneyimlerime dayanarak soyluyorum bi kere sivilce yapan urune asla devam etmem. La roche senin urunun degil demek ki
0
Kittie
(05.08.20)
Uriage ds (dermatite séborrhéique)
Bunun yüz temizlemesi (gel nettoyant) var bir de losyonu. Seboreik oldugu icin kullaniyorum, memnunum.
0
logisticsmanager
(05.08.20)
Ben avene kullanıyorum çok memnunum. İçerik kontrol etmek isterseniz sivilce, irritasyon yapıp yapmadığına dair bu siteyi öneririm: www.cosdna.com
0
jazzabel
(05.08.20)
Çeşme suyu
0
paramolacak
(05.08.20)
cosrx düşük ph'li temizleme jeli
0
yuvarlanantencereninkapagi
(05.08.20)
Benim de cildim karma ve sivilceye müsait. bioderma sensibio foaming gel kullanıyorum, gayet memnunum.

Daha önce la roche posay effacler'in yüz temizleme jelini kullanmıştım sivilceler için. Yaz için ideal, sivilcelerime de iyi gelmişti ama kışın cildimi kurutmuştu mesela. Cildi kurutan ürünler de yağ dengesini bozup tekrar sivilce sorununa yol açabiliyor dikkat.
0
yineiyisinoxford
(05.08.20)
Bioderma Sebium temizleme jeliyle gül suyu kullanıyorum. Gün aşırı kullanırsan faydası oluyor ama gözenekleri süper temizlemiyor.
0
epistemic_regress
(05.08.20)
Benim de karma. Kiehls beyaz killi arındırıcı ürününü kullanıyorum. Olağanüstü bir etkisi yok tabi ki ama memnunum ben. Çok derin temizliyor gibi hissediyorum ve asla kurutmuyor. Temizledikten sonra da Gül suyu kullanıyorum. Cildimde Herhangi bir sorun oluşmuyor.
0
aquarium
(05.08.20)
düz duru zeytinyağlı sabun. çok kurutuyor ama cildim yağlı, kullandığımdan beri iz bırakan sivilce çıkmıyor en azından, büyük büyük de çıkmıyor şükür ufak tefek arada. onun çözümü yok gibi.
0
garavel
(05.08.20)
Yves rocher sebo pure vegetal yüz temizleme jeli. Yüz temizleme ve siyah nokta için kullandığım en iyi ürün diyebilirim.
0
legolasin son oku
(06.08.20)
Ben de Cosrx Low pH Good Morning Gel kullanıyorum, her ortama uyum sağlayan bir ürün gibi.
0
wish i could find a way to disappear
(06.08.20)
Yüksek fiyatlı önerim dermalogica, memnunum.
Düşük fiyatlı ise la roche toleriane serisi
0
izninizolursatahtinizatalibim
(06.08.20)
moos
0
ateistanbul
(06.08.20)
(10)

Firmadan halı siparişi

atcapar
Diyelim ki bir dükkandan halı almak istedik, gittik dükkana dedik ki benim yerimin ölçüsü şu kadar metre buraya uyacak bir hali, kilim vs istiyoruz. Dükkan sahibide diyor ki bizde siparişe göre çalışıyoruz elimizde hazır ürün yok sizin siparişinize göre fabrikalardan o boyutta halı kestirip getirec
Diyelim ki bir dükkandan halı almak istedik, gittik dükkana dedik ki benim yerimin ölçüsü şu kadar metre buraya uyacak bir hali, kilim vs istiyoruz. Dükkan sahibide diyor ki bizde siparişe göre çalışıyoruz elimizde hazır ürün yok sizin siparişinize göre fabrikalardan o boyutta halı kestirip getireceğiz. Sizde tamam diyorsunuz aradan 2 gün geçiyor dükkan sizi arıyor abi ürünlerin geldi, ustamız gelip ürünü teslim edecek. Sizde diyorsunuz ki yok ben vaz geçtim almak istemiyorum. Sonra satıcı da telefonda 2 saat sizin ile tartışıyor yok iptal edemezsin bu ürün size özel kesim olarak fabrikadan getirildi fabrika ürünü geri iade almaz ben zarar ederim vs gibi cümleler kuruyor. Sizde yok istemiyorum deyince satıcı tehdit eder gibi yok senden şikayetçi olacağım whatsapp mesajlarını göstereceğim vs gibi cümleler kurup telefonu yüzünüze kapatıyor. Bu durumda haklı olan taraf kimdir? Sonuçta sözleşme falan yapılmadı, kapora ödenmedi sadece telefonda konuşuldu.
0
atcapar
(03.08.20)
Satıcı net haklı
0
mg3929
(03.08.20)
Halici hakli. Kapora almasi gerekirken musteriye guvenip almamis, hata etmis.
0
brkylmz
(03.08.20)
Satici hakli, adam soze guvenmis kapora bile almamis belli, ona gore kesim yaptirmis.
0
oscar
(03.08.20)
Satıcı (halıcı) haklı. Bu örnekteki müşteriye keşke toplumun birbirine güvenini sarsmaktan ceza verilse, taksim meydanında işlem yapılsa.
0
sekerse tehlike
(03.08.20)
Satıcı haklı. Borçlar kanununda akit, sözlü de olabilir. Hatalı olduğu taraf Kapora ya da ödemenin tamamını (kendini zarar ettirmeyecek şey neyse) almamak olmuş.
0
balik kraker
(03.08.20)
Vazgeçme sebebi nedir? Satıcının kusurlu yada orijinal olmayan bir ürün satması falan mı yoksa keyfi mi?
0
ykyt
(03.08.20)
Satıcı hatalı; ancak haklı.
Kapora almalı, fatura vermeliydi.
0
derleme
(03.08.20)
Kisiye ozel ebat ayarlanmis, desen degil.
Oyle bi satiyorlar ki o parcalari hic de zarar etmeden.
Kagit alsaymis madem oncesinde.
Hali ne kadar bilmiyorum da paranin beste birini ver direkt susar o dakka
0
Kittie
(03.08.20)
Satıcı haklı. Özel kesim ürün için ödemeyi alıp fatura kesmesi gerekirdi ama size güvenmiş ve ne yazık ki güvenini suistimal etmişsiniz.
0
cilekli pasta
(03.08.20)
Sözleşme yazılı dışında sözlü olarak da yapılabilir. Sözleşme yapmışsınız ve sözleşmeye uymamışsınız o yüzden satıcı haklı. WhatsApp mesajları varsa iddiasını da ispat edebilir belki. Bundan sonra kapora alıp fatura verir artık.
0
bayc
(03.08.20)
(10)

Akşam için yormayacak film önerisi

punkie
Çok uzun olmayan, komedi içermeyen, tatlı yabancı film önerilerinizi bekliyorum.
Çok uzun olmayan, komedi içermeyen, tatlı yabancı film önerilerinizi bekliyorum.
0
punkie
(02.08.20)
A good year
0
freebird5406_2
(02.08.20)
Broken flowers
0
mermize
(02.08.20)
Kate & leopold
0
Kittie
(02.08.20)
Komedi olmasın demişim ama herkes romantik komedi önermiş :d
0
🌸punkie
(02.08.20)
biraz fazla genelleme olmuş :) ama broken flowers için romantik komedi yazıyordu bir yerde.
0
🌸punkie
(02.08.20)
bir yerlerde hep bir şeyler yazar (: olur öyle.
0
mermize
(02.08.20)
one fine day.
0
condom kurşunu
(02.08.20)
Kate & leopold, romantik komedi ama vicik vicik ask ya da abuk sabuk komedi icermeyen bi film.
"Tatli" kontenjanindan onerdim, hala arkasindayim :)
0
Kittie
(02.08.20)
Troop Zero kalbimle oynadıklarını bilmeme rağmen yine de duygulanarak izlediğim tatlı bir filmdi
0
peki madem
(02.08.20)
julie & julia
0
blatta hiberna
(03.08.20)
(7)

Suçlulara duyulan hayranlık

aramızda kalsın
Az önce Josef Fritzl davasını okudum. Kızını bodruma kapatıp 24 yıl boyunca orada tutmuş ve tecavüz sonucu 7 çocuk doğurmasına sebep olmuş. En sonunda her şey ortaya çıkıp adam hapse atılmış. Kadınlardan adama o hapisteyken neredeyse bir yıl içinde evlenme teklifi içeren 250'den fazla aşk mektubu ge
Az önce Josef Fritzl davasını okudum. Kızını bodruma kapatıp 24 yıl boyunca orada tutmuş ve tecavüz sonucu 7 çocuk doğurmasına sebep olmuş. En sonunda her şey ortaya çıkıp adam hapse atılmış. Kadınlardan adama o hapisteyken neredeyse bir yıl içinde evlenme teklifi içeren 250'den fazla aşk mektubu gelmiş. Aynı şey Charles Manson'a da olmuştu sanırım.

Nedir bunun sebebi? Hastalık değil mi bu?
0
aramızda kalsın
(01.08.20)
stockholm sendromu ?
0
fezagezgini_4
(01.08.20)
Stockholm sendromunda kendilerine zarar veren kişiye hayran olmuyor muydu insanlar? Bu suçlular hayranlara bir zarar vermemiş ki, hayranlar da olayları öğrendikten sonra hayran olmaya başlamışlar zaten.
0
🌸aramızda kalsın
(01.08.20)
Gecen gun ben de bunu dusundum :)
Bi film seyrettim, gercek hikayeye dayaniyordu. Hikayeyi arastirirken katiller adina acilmis "fan sayfalari" gordum. Inanamadim.

Bana soyle geliyor.. bu hayranlik duyanlar zayif kisilikler. Icten ice o "heyecani" kendileri de yasamak istiyorlar belki de. Kendi yapamadiklari seyi yapani gorunce de katili celebrity yapiyorlar gozlerinde. Hele bi de katil karizmatik bi tipse kacinilmaz oluyor bu durum. Benim baktigim katiller iki guzel kizdi. Garip ama fanlar da yine kizlardi. Kizlarin guzelligi etkili olmus olmali. Hadi onlar ergen kizlar..
boyle tehlikeli adamlara hayranlik duyan yetiskin kadinlara ben de hic anlam veremiyorum. Yahu senle ilgilense o adam sen de kurban olucan bi sekilde bi gun.. aslinda bunu da arastiracaktim film sonrasi, killer fascination falan diye.. kaldi oyle ama, muhtemel yine zayif kisilik + psikolojik rahatsizlik kombosudur ne olacak baska
0
Kittie
(01.08.20)
dark triad.
0
pamplona
(01.08.20)
Patolojik bir durum. Bu kadınların submissive olduğuna yemin edebilirim. Altından başka bir ton sıkıntı çıkar, psikoloji bilen birinin olaya bakışı çok farklı olacaktır elbette. Benim anladığım şiddet, iskence yapan birini güçlü addedecek kadar kafayı yemiş oldukları. İşin içine cinsel arzular da karışıyor çoğunlukla, böyle bir erkeği çekici bulmalarını sağlıyor. Kız çocuklarının babayi ideal karşı cins olarak kodladigi ilk çocukluk yıllarından taşınan bir travma muhtemelen. Baba agresif, şiddet uygulayan, acımasız bir kisilikse bilinçaltında bu özellikler ideal erkeğin olmazsa olmazlarina dönüşüyor. Benim psikoloji bilgim bu kadar ama konunun uzmanlarından da dinlemek isterim. Bayağı enteresan bir mevzu çünkü.
0
epistemic_regress
(01.08.20)
Dark triad,kadınlar zararsız tavşanları sevmez,zararlı olan fakat kendini dizginleyebilen tavşanları sever.
0
shredd
(01.08.20)
(bkz: hibristofili)
0
nahtoderfahrung
(01.08.20)
(15)

Bu ev bu fiyata değer mi?

mg3929
yeri çok güzel ve yeni bina ama küçücük. Eder mi 590?https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-batmazdan-feneryolu,nda-genc-binada-1-plus1-mukemmel-daire-839479666/detay
yeri çok güzel ve yeni bina ama küçücük. Eder mi 590?

www.sahibinden.com
0
mg3929
(01.08.20)
net etmez.
0
mysql34
(01.08.20)
1.kat olmasa eder diyecektim ama hem yüksek giriş hem de 1+1 600 biraz fazla. Bence tam ederi 550 falan. Biraz aşağısı olur ama yukarısına değmez.
0
jimjim
(01.08.20)
iyimser rakamla kirası 1900 diyor. kesinlikle etmez. 500 bin ideal.
0
Pertev nail
(01.08.20)
jimjim+1

ne kadar küçük olursa olsun, yerinden dolayı 500'den aşağıya inmez.
500 de en iyi ihtimal yani.

edit:
evin en güzel ve en çok para eden özelliği yeri zaten.
balkonun sokağa yakınlığından, evin alçak kat olmasından bir şey olmaz.
0
blatta hiberna
(01.08.20)
Ev çok güzel ama balkonu sokağa çok yakın, gündüz vakti gidip biraz bina önünde durun, trafik, tüpçü vs ses oluyor mu. Hafta içi çalışsanız bile hafta sonu evde olacaksınız, ses rahatsız edebilir. Yine yatak odası da binanın yanına bakıyorsa aynı şekilde.

Diğer yanda ise otoparkın girişi var. Araba egzozuna çok yakınsınız. 1+1 bu fiyata daha sakin bir yer bulabilirsiniz bence.
0
kaset
(01.08.20)
Sokağa yakın ama bura önünden tek tük araba geçen bi yer. Otopark konusunda da kaç araba girip çıkabilir ki günde, bir de oradaki araba 5km hızla giderken bana ne kadar duman gelebilir ki. Son olarak konum benim istanbulda gördüğüm en sessiz konumlardan biri sanırım.

Muhalefet etmek için söylemiyorum fikir belirttim sadece :)
0
🌸mg3929
(01.08.20)
Satilik ev fiyatlarindan az cok haberdar ve feneryolunu bilen biri olarak kesinlikle eder diyorum.
Ev yeni ve modern bi tasarim. E bir de feneryolu gibi bir semtte. Cok iyi fiyat "maalesef".
Inan o daire ara katlarda olsa 790 olur direkt.
0
Kittie
(01.08.20)
yatirimlik alinmaz oturmalik alinabilir ama muhtemelen 500 civariydi faiz indiriminden once. 590'a cikarmistir faizler inince satici.
0
baldur2
(01.08.20)
Kesinlikle etmez
450.000 belki
0
otopsicocugu
(01.08.20)
valla ben bir evin ederini kirası çarpı 20 yıl olarak hesaplıyorum.bu ev için 456.000 tl gibi bir rakam ediyor. Arkadaşların dediği rakamlara yakın. çok çok iyi bir yer ve beğendiysem %10 üstü olabilir. Doğru veya yanlış, bunun üstündeki rakam benim için şişirilmiş rakam oluyor. Pandemi döneminnde tüm ev sahipleri mevcut kredileri göz önüne alarak ortalama %25 ev fiyatını arttırdı.

3 ay önce 370.000 e baktığım ev şuan 460.000 yazılmış.
0
janavarorion
(01.08.20)
Emlak endeksine bakmak lazım. Yıllık %40 prim yapan bir bölgede. Mertrekare fiyatı 10 000 e yakın olan bir bölgede. 550 rahat verilir.

Kiracılı olmasa ve bir de her daireye özel bir park yeri varsa ilgilenebilirdim.
0
Mirket
(01.08.20)
kirada oturun kirada. bu fiyatlara bu evler inanın alınmaz.
0
turbo sadık
(01.08.20)
o bölgenin piyasasına göre 50 bin kadar pahalı. fakat kentlerdeki insanların barınma ihtiyacına verdiği öneme göre tartılırsa, 350 bin tl seviyeleri günümüz için kafi.
0
silver apple
(01.08.20)
etmez. otopark gorevlisi dairesi gibi.
0
ehti
(01.08.20)
Eder ama değmez -bence

Bir kere semt pahalı. Feneryolu yani. Zaten istanbulun m2 olarak en pahalı semtlerinden. E bina da sıfır. Kapalı otoparkı da var. Piyasasından biraz daha pahalı sadece.

Ben şahsen ev alıyor olsaydım global bir şekilde home office'e geçiş yaptığımız, internet sayesinde daha çok vakit geçirdiğimiz evi bu kadar küçük almazdım.

Ben olsam maltepe sahil civarından yeni 2+1'lere bakardım o fiyata. Marmaraya binince feneryolu gene 10 dk.
0
kindarfil
(01.08.20)
(14)

Instagram'da bir erkeğe yürüme

aramızda kalsın
Bu işlerden hiç anlamıyorum. Yardım bekliyorum. Biraz ünlümsü gitarist bir adam var. Ben bu adamla tanışmak istiyorum. Arkadaşıyla işlettiği bir stüdyo var Beşiktaş'ta. Oraya gidip onunla daha yakın görüşebiliriz ama bunun için önce mesaj atmam lazım tabii. Durup dururken stüdyoya gidip tanışamam. B
Bu işlerden hiç anlamıyorum. Yardım bekliyorum. Biraz ünlümsü gitarist bir adam var. Ben bu adamla tanışmak istiyorum. Arkadaşıyla işlettiği bir stüdyo var Beşiktaş'ta. Oraya gidip onunla daha yakın görüşebiliriz ama bunun için önce mesaj atmam lazım tabii. Durup dururken stüdyoya gidip tanışamam.

Bunun için nasıl bir yol izleyeyim? Adam uzun süredir radarımda ama takip etmiyorum. Aklıma gelenler şunlar:

1- Önce takip et, sonra mesaj at.
2- Takip et, 5-10 fotoğrafını arka arkaya beğen, mesaj at.
3- Takip etme, dümdüz mesaj at.

Daha önce hiç böyle bir şey yapmadığım için gerginim biraz. Ne söylemek lazım? Selam, merhaba yazarsam cevap vermez diye düşünüyorum. Başka yazanlar da vardır. 20 bine yakın takipçisi var. Direkt ''merhaba, uzun süredir sizinle ilgileniyorum, stüdyonuza gelip sizinle tanışayım diyorum'' benzeri bir şey yazmak daha mantıklı gibi. Biraz sabırsızım. Pat diye ilerlemek istiyorum galiba :d Ne önerirsiniz?
0
aramızda kalsın
(31.07.20)
Hesabı takip et, son birkaç fotoğrafını beğen, paylaşımlarından birine ilgi çekici yorum at. Bu şekilde ilgisini çekip, hesabınıza bakmasını sağlarsınız. Sizi çok beğenirse o size mesaj atabilir. Ya da yorumunuza cevap yazabilir. Hikayelerine de ifade bırakabilirsiniz.
0
GoodMorningTeacher
(31.07.20)
Bu biraz uzun sürecek bir şey. Ben daha çabuk olsun istiyorum. Bir de yorum yazanı da bol yani ben ilginç bir şey yazsam da dikkatini çekmesi zor.
0
🌸aramızda kalsın
(31.07.20)
Onun alanıyla ilgili mesaj atıp bir şey sorun. Stüdyo işletiyormuş. Bir tanıdığınız kayıt yaptırmak istiyordur bilgi almak istediğinizi belirtebilirsiniz.
0
GoodMorningTeacher
(31.07.20)
Fotografa yorum yapip seni fark etmesini beklemekten baska care yok.
Ya da gercekten isiyle ilgili bir sey sorman lazim ki cevap versin.

Senin soyledigin de (biraz kelimeleri degistirerek) bana normal geldi. Ama o kadar takipci arasindan bu tarz tanisma istegi gonderen cok oluyordur. Gene gozden kacabilirsin.. hatta belki prensip olarak onlara hic bakmiyor bile olabilir
0
Kittie
(31.07.20)
2. seçenekle birlikte yukarıda yazdığınız mesaj yeterli. ilgisini çekerseniz sadece ? yazıp gönderseniz bile dönüş yapar zaten. diğer türlü de ağzınızla kuş tutsanız faydası yok.
0
hadsafhada
(31.07.20)
ortak arkadaş bulmaya bak, yada instagram storylerden falan yürü aslında ne yazdığının çok önemi yok bir iki mesajına cevap alamıyorsan adamın ilgisini çekmemişsin demektir.

takip et, etme, 20 fotoğraf beğen zerre önemi yok.
0
orpheus
(31.07.20)
Taktik maktik yok. Bam bam. Cesur kadından her erkek bir miktar çekinir. Özelden "gitarın çok güzelmiş" yaz gitsin.
0
IncredibleMau
(31.07.20)
Pek story paylaşmıyor ki mesaj atayım oradan. Bir de yıllar yıllar önce içinde bulunduğu bir rock grubu vardı ama ayrıldı. Hala 15 yıl öncenin mevzusundan 17-18 yaşındaki çocuklar abi abi diye dolduruyorlar yorumlarla her postunu. Beni yorumla falan görmesi zor işte o yüzden.

İşiyle ilgili bir şey sorarak mesaj atmaya karar verdim. Ne yazacağımı bulamadım henüz. Bu konuda da tavsiye olan varsa yazabilir.
0
🌸aramızda kalsın
(31.07.20)
Gitarın çok güzelmiş mi hahahahsh onun yerine ''sana geleyim de tanışalım'' yazayım
0
🌸aramızda kalsın
(31.07.20)
Bu basit mesajın ardında kurşun geçirmez bir fikir var.

1 - diğer herkes için ulaşılmaz görünen bu arkadaş senin için tiye alınabilecek kadar basit.. bırak o öyle zannetsin.
2 - bişeyleri bahane etmeden direkt ilgini belli etmişsin. Demek ki çok da vazgeçilmez biri değil. O öyle zannedecek.
3 - mesajın çok keko, ama fotoğraflarında fazlası var. kafası karışacak.
4 - "sana geleyim tanışalım" daki cinsel ima bunda yok. ama çılgın bişeylerin işareti var. heyecan duyacak.
0
IncredibleMau
(31.07.20)
En az 7/10 değilsen seni farketmesi çok uzun zaman alır. İstersen nude ay, büyük ihtimalle geri dönmeyecektir. Yine de ben de bir senaryo sunayım: 13 yaşında, müziğe yetenekli bir yeğenin olsun. Duyduğunu notaya dokebilen, müzik kulağı Mozart in bir gömlek altı. Bahsettigin adamın gitar çalma stilini çok beğensin bu yeğenin. Bu arada biraz teknik şeyler öğrenmen lazım gitarla alakalı, "şu tekniği ustaca kullandığınızı söylüyor:)" falan diyebil. Ailesinin durumu olmasın bir de, ucuzundan bir gitar almak istediğini söyle yeğenine, ne tavsiye eder diye sor. Ama bu senaryo bile çok zayif yani, celebrity crush, celebrity crush olarak kalmalı.
0
epistemic_regress
(31.07.20)
işiyle ilgili cevap alabileceğin,mantıklı sorular sor,cevap verdiği an iletişime geçmiş olursun.ne cok ciddi ne de cıvık ol mesaj atarken
0
siyahbeyaz1903
(31.07.20)
5 fotoğrafı arka arkaya beğen, cevap gelmezse istersen kapısında yat ister 100 mesaj at ilgilenmiyor demektir.
0
semitika
(31.07.20)
stüdyo işletiyormuş ya, olay şu şekilde; stüdyonun adresi belli sonuçta, gidiyorsun kapıyı çalıyorsun, açıyorlar merhaba ben aramızda kalsın, tabelayı görünce gelip bir bakmak istedim diyorsun, (müzikle uğraşan insanlar stüdyoda ne tür aletler var, durumları ne vs görmek isterler, fiyat sorarlar, kayıt fiyatını sorarlar, vs. vs. vs. f/p ararlar her zaman), seni içeri buyur ediyorlar, adamların satmak/kiralamak istedikleri alanı, zamanı ve hizmetleri var, dolayısı ile pazarlama için seni içeri alacaklar. aa bu öylemi şu şöyle mi diye sormaya başlayacaksın, ne biliyim ders veriyor musunuz diyeceksin, davul dersi falan gibi (neden davul? taşıması zor bir alet, gitar gibi yanında götüremiyorsun sen davula gideceksin, davul studyoda, dolayısı ile mecbursun stüdyoya gitmeye), kimi hocalar stüdyolarla anlaşıp dersleri öyle veriyorlar vs. müzikten falan anlamıyorsan da ay benim arkadaşlarım bişiyler yapıyor onlara söylemek için geldim falan gibi bişi üretebilirsin bahane olarak. sonrası artık sohbet yeteneğine kalmış
0
selam
(05.08.20)
(3)

romantik komedi filmi tavsiyesi verir misiniz?

banacevaplazım
Sb. İyi bayramlar şimdiden.
Sb. İyi bayramlar şimdiden.
0
banacevaplazım
(30.07.20)
Punch-Drunk Love
0
arkadakiadam
(30.07.20)
Suburban girl (turkce adi fettan bi film hissi uyandiriyor ona aldanma, alakasi yok :)

Shallow hal
0
Kittie
(30.07.20)
what's up, doc?
bringing up baby

size de iyi bayramlar.
0
misterturist
(30.07.20)
(7)

Yazılışı Türkçe ile tamamen aynı İngilizce Kelimeler

dwight
anlamı farklı olabilir. ör: 1) global,2) patent3) art (ingilizce sanat, türkçe arka)vb.
anlamı farklı olabilir.

ör:
1) global,
2) patent
3) art (ingilizce sanat, türkçe arka)

vb.
0
dwight
(30.07.20)
tin: teneke / ruh
advertorial: Iki dilde de ayni (tdk sozlugune de girmis)
0
crown
(30.07.20)
tank

put

fire

rat (kamışlı olta aletine rat deniyor diye biliyorum Türkçede ama herhangi bir kaynakta bulamadım.)

in
it
am
0
fezagezgini_4
(30.07.20)
1.kale (ingilizcede bir sebze/ot, Turkcesini biliyorsunuz)
2.Branda
3.kip (ingilizcede kisa uyku/sekerleme, Turkcede fiillerde kip)
0
vusvuslat
(30.07.20)
berk
0
alevli deniz sortu
(30.07.20)
fare
and
0
matilda
(30.07.20)
bank
0
wish i could find a way to disappear
(30.07.20)
Nice
0
Kittie
(30.07.20)
(10)

Film Önerisi

pisiklet
Kıyıda köşede kalmış bir mahkeme filmi önerisi rica ediyorum.
Kıyıda köşede kalmış bir mahkeme filmi önerisi rica ediyorum.
0
pisiklet
(29.07.20)
Primal Fear
0
himmet dayi
(29.07.20)
Murder in the first.
0
Amaranta ursula
(29.07.20)
16th round, boksör rubin hurricane carter ın davası
0
freebird5406_2
(29.07.20)
kıyıda köşede kalmış biraz fazla göreceli ama the people vs larry flynt'i bayağı severim.
0
bohr atom modeli
(29.07.20)
izlememişseniz 12 kızgın adam
zaman aşımından kıyıda kalmış olabilir
0
firemanjonny
(29.07.20)
The judge, Lincoln Lawyer, Justice for all kıyıda köşede kalmamış olabilirler ama sevdiğim filmler. Bir de bonus dizi önerisi yapayım the night of. İyi seyirler
0
Kat
(29.07.20)
Adalet Oyunu - yön: Mahur Özmen
0
ankarakecisi
(29.07.20)
kramer vs kramer
0
Appollonia
(29.07.20)
Kiyida kosede kalmis midir bilmiyorum ama sunlar geldi aklima:

Red corner
Just mercy
Return to paradise
Brokedown palace
0
Kittie
(29.07.20)
inherit the wind. tamamı mahkemede geçmiyor fakat bir öğretmenin sınıfında evrimden bahsettiği için yargılanması gibi ilginç bir konusu var, izlenmeye değer.
0
vacigok
(29.07.20)
(23)

20+ maaş alan bazı insanların emekli memur gibi yaşaması?

ananiyimioguz
Çevremde var bir kaç kişi. Evlerini değiştirmezler, üstlerini başlarına bakmazlar, arabalarını değiştirmezler, gezip yeni yerler keşfetmezler. Anca biriktirelim, 30-40 yaşına geldik ama hala okuyup yükselelim, eğitimler alalım bir sürü, okumasak bile deli gibi çalışalım statü ve maaşları artıralım a
Çevremde var bir kaç kişi. Evlerini değiştirmezler, üstlerini başlarına bakmazlar, arabalarını değiştirmezler, gezip yeni yerler keşfetmezler. Anca biriktirelim, 30-40 yaşına geldik ama hala okuyup yükselelim, eğitimler alalım bir sürü, okumasak bile deli gibi çalışalım statü ve maaşları artıralım ama yine para harcamayalım kafasındalar.

Aileleri emekçi, çiftçi falan mesela genelde gördüklerimin. Acaba görmedikleri için parayı harcamayı da mı bilmiyorlar? Tamam genelde hepsi sistemin kölesi olmaya gerek yok kafasındalar ama insan diyor ki emekli memur gibi yaşacaktıysanız, ne diye deli gibi yoruyorsunuz hala kendinizi? Haneye giren para ayda 40bin civarı, yönetici pozisyonundalar mesela. Yolda görseniz yüzlerine bakmazsınız. Yahu arkadaş tamam illa gidip pahalı pahalı markalara para gömmeyin ama biraz bi hayat kaliteniz artsın ev sıradan, araç sıradan, üst-baş sıradan. Ölüm var yahu. Ölünce ne olacak o birikmişler anlamıyorum ki ne diye bu var yemezlik?

Parası olan da harcasa laf ederiz harcamasa laf ederiz tuhaf milletiz :))
0
ananiyimioguz
(27.07.20)
hacım hayatımda ne kadar bu bahsettiğin insan tipi ile karşılaştıysam hepsinin kafa gidik, sosyallik, pratik zekalık sıfır. Hesap makinesi gibi yaşıyorlar. Çok acıyorum hallerine, hele birde çocukları var ise daha da acıyorum. Sürekli başarılı olmak, makam mevki,title derdinde oldukları için sıyırmışlar kafayı
0
paramolacak
(27.07.20)
Oyle insanlar olmasalardi 20 bin kazanmazlardi.
0
howfaristhesky
(27.07.20)
@howfaristhesky, haklılık payı var, fakat 10-20 arası alıp da gayet güzel yaşayanlar insanlar da çok varlar.
0
🌸ananiyimioguz
(27.07.20)
Turkiye tasarruf orani cok dusuk bir ulke istatistiklere gore ve bu ekonomi acisindan ciddi bir sorun (tassarrufun yuksek tuketimin dusuk olmasi da sorun ama o baska konu). Insanlar zaten tassarruf edecek kadar kazanamiyorlar ama kazanan da harciyor. 2-3 tane tassarruf eden insan var onlari da sogutmayin yahu.
0
cleric
(27.07.20)
zenginlerin kafa para kazanmaya fakirlerinse harcamaya çalışır :)
0
sonsuz
(27.07.20)
Onlar sonra apartman alacaklar, kiraya verecekler. Çocuklarının evi de hazır olacak.
0
wish i could find a way to disappear
(27.07.20)
zenginin parası züğürdün çenesini yorarmış :)
0
dafuq
(27.07.20)
Hahahaha, beni tarif etmişsiniz, gerçi ben henüz 30 olmadım ama benzer şekilde yaşıyorum.

Neyse olaya geleyim, 5-6 bin lira kazanan birine çok gibi geliyor 20 bin ama aslında o kadar da çok bir para değil. Her sene araba değiştirebilirim belki ama ev değiştiremem. Kaldı ki evli çocuklu insanların masrafları da çok oluyordur, ben bekar tek yaşayan biriyim.

İkincisi, bazı insanlar üretmekten, tüketmeye göre daha çok zevk alıyor. Yani parası olan herkes o arabaya binebilir, çok bi olayı yok. Ama istediğin kadar paran olsun, benim kadar kaliteli iş yapamıyorsun mesela, çünkü orada emek, özen, beyin vs. gibi parayla alamayacağın şeyler var. Ben tatminimi üretimim üzerinden sağlıyorum, başkasının benim hakkımda ne düşündüğü pek umrumda değil.

Üçüncüsü de yatırım. Aynı ivmeyle kendimi geliştirmeye (ve düzgün yatırım yapmaya) devam edebilirsem 35 yaşım civarı "başkası için" ve "zorunlu" çalışmama gerek kalmıyor, özgür oluyorum. Sırf 3-5 kişi "of ne güzel araba" diyecek diye ömrümden 5 yıl feda eder miydim? Hiç sanmıyorum.

Edit: seyahat ediyorum gerçi, fotoğraf çekip instagram'a atmıyorum ama. Seyahati bile materyalize edersek nolacak halimiz.
0
plutongezegendegilmi
(27.07.20)
"Rich people stay rich by living like they're poor; Poor people stay poor by living like they're rich"
0
christopher nolan
(27.07.20)
ben de 20+ alsam tek masrafım oyun bilgisayarı olur. ne eğlence ne kıyafet ne tatil. çünkü 20+ alan ihaleci tayfa değilse akıllı adamdır.
0
ya ben lan neyse
(27.07.20)
Zamaninda fakirlerse harcamayi bilmemekten cok harcamaya korkuyor da olabilirler

Bi de bazi insanlar robot gibiler. Calis, parayi kenara koy, sonraki ay gene calis. Amaclari yok...
0
Kittie
(27.07.20)
Geçen gün çalıştığımız yerin mülk sahibi geldi adam geldiğinde dilenci olarak düşünmüştüm fakat 15 milyon tl lik adam sen düşün
0
shredd
(27.07.20)
tamamen katiliyoruk ayni fikirdeyim, bunlar hayati iskalayan insanlar, hayat bir gundur o da bugundur, ama onlara sorsam "ya kanser olursam" diyende var "aman benim neyim var ki" diyende..
bize de onlarin yerine hayiflanmak kaldi..
birde para kazanmak yetenek isidirde harcamak kultur isidir, kiminde o yetenek varda kultur yok, 10 dairesi olan adam var, sorsan 500.000 daha paran olsa ne yaparsin diye, bir daire daha alirim der..
para, onu yemesini bilmeyenlerde en cok..
ölüp gittiginde de akilli birileri varsa gerisinde eze eze catir cutur yiyecek ama gel de anlat..
0
alttaraf
(27.07.20)
Kusura bakmayin ama bizim milet cok asiri sekilci.Oncelikle 20 bin TL oyle zannettiginiz gibi zengin maasi degil +1

Almanya'nin en sevdigim tarafi zenginlerle fakirleri disaridan ayiramazsin.Ayni yerlerde takilip yemek yerler,arabalari benzer kalitedir,ustleri baslari giyimleri de benzerdir.Inanin 15 bin € kazananla 3 bin € kazanani ayiramazsiniz.Ki bu fark Turkiyedeki 6 bin TL-20 bin TL farkindan daha yuksek bir fark olmasina ragmen.

Turkiyede iki kurus fazla kazananin hemen g.tu basi oynamaya basliyor.Luks giyinerek,luks araba alarak etrafa hava attigini saniyor.Toplumun farkli ekonomik gucte kesimleri arasinda inanilmaz bir kast sistemi var.Ayni yerlerde yemek yiyemezsin, ayni yere tatile gidemezsin.

Dogu Avrupasindan bati avrupasina Asyasina cok ulke gordum.Ustu basi, arabasi vb. ile hava atanlar sadece gelismemis ulkelerin vatandaslari.
0
turkuaz
(27.07.20)
benimde çevremde herşeye burnunu sokan, dünyadan haberi olmadığı halde kafasına göre ahkam kesip insanları yargılayan ama yüzüne karşı gülüp yalakalık yapan tipler var . aldıkları 3 kuruş mayışlarıyla tüm dünya onların. ne güzel.
0
x571
(27.07.20)
vakit bulamıyordur o parayı kazanan insanın yaptığı iş yan gelip yatılan bir iş değildir. 3-5 alanlara hayat lafta güzeldir tabi ama fazlasını kazanınca pek öyle olmuyor.
0
Uncle Sam
(27.07.20)
Bunlar emekli olup fıstık gibi yaşarken biz dilenicez
Çocukları da o paraları löp löp yiycek
0
photo85
(28.07.20)
ben kasip 40 yasinda emekli olmayi dusunuyorum vallahi. isteyen istedigini desin umrumda degil. 40 yas artik orta yas bile degil. guzel yiyip, icip, spor yaparsaniz 40'lar icin artik yeni 30'lar diyebiliriz. geriye kalan omru de guzel bir sekilde degerlendirmek size kalmis.
0
baldur2
(28.07.20)
cevremde var oyleleri; her sene tatile ayni dandik yere giderler mesela; para harcamazlar kolay kolay hic bir seye... simdi de 10 sene kredi ile ev alip evini degistirdiler sadece :)

bende tam tersi ve kiradayim hala :)

tamamen hayata bakis aciniz ile alakali.

tutumlu olmak iyi dengede olmak ve hayattan biraz tat almak onemli
0
sweetoffice
(28.07.20)
jeff bezos henüz bu kadar ünlü ve zengin değil ancak zengin olacağı kesin olarak görülen bir dönemde iken onunla röportaj yapıyorlar; "bu kadar zenginsiniz ama merak ediyorum, neden honda?" diye soruyor muhabir, bezos da "ayağımı yerden kesiyor" diyor. altındaki araba orta halli ve öyle biri için basit bir araç.

bahsettiğin insanlar bunlar mı bilmiyorum, ben o kadar kazanmadığım için anlayamam ama ben de kazancıma oranla düşük bütçeli yaşıyorum. cimrilik yapmıyor ya da ihtiyaçlarımı ertelemiyorum ama gerçekten ihtiyaç mı ya da buna gerek var mı diye soruyorum. garip de görmüyorum. kamyonla taşıyacak kadar param olsa da çevremdekiler dışarıdan bunu farketmezlerdi sanırım.
0
biseysorcaktim
(28.07.20)
bahsettiğiniz insanlar genelde yokluğu görmüş, yaşamış insanlar. dikkat edin onların çocukları yani bir sonraki nesil çatır çatır yiyor parayı.
0
cowboy
(28.07.20)
Gençler kaynak yapıyorum kusura bakmayın. Ne iş yapıyorsunuz da bu 20.000 tl maaş alıyorsunuz?
0
komando kani var bende
(28.07.20)
@komando kani var bende, çevremdeki yöneticiler, deneyimli yazılımcılar ve mühendisler alıyor gayet. Freelance çalışanlar 30'a bile çıkıyor ayda.

Yazılanlar arasında @Uncle Sam'in dediği mantıklı geldi aslında ama yine şuan bana ters geliyor. Kendime ve aileme vakit ayıramadıktan sonra, ölümün olduğu bir yerde ne diye kendimi bu kadar paralayım diyorum. Tamam insanların hedefleri, inançları olabilir ama aşırısı da zarar sanki :/
0
🌸ananiyimioguz
(12.09.20)
(14)

Sizce ben takıntılı mıyım?

super kahraman olsaydim baba olurdum
Temizlik konusunda.Mesela, tezgah üstünde duran kaşıklıktan bir şey aldığım zaman suya tutmadan kullanmam, çünkü bana göre açıkta durduğu için tozlanıyor.Mesela, çocuklu bi eve gittiğim zaman bütün salona yayılmış oyuncakları(eğer çocuk o an oynamıyorsa) kalkıp toplamamak için zor tutuyorum kendimi.
Temizlik konusunda.

Mesela, tezgah üstünde duran kaşıklıktan bir şey aldığım zaman suya tutmadan kullanmam, çünkü bana göre açıkta durduğu için tozlanıyor.
Mesela, çocuklu bi eve gittiğim zaman bütün salona yayılmış oyuncakları(eğer çocuk o an oynamıyorsa) kalkıp toplamamak için zor tutuyorum kendimi.
Mesela, dolaptan yumurta alınca onu yıkamadan asla kullanmam çünkü dışı yapış yapış oluyo genelde.
Mesela, yeni nesildeki takma/protez uzun tırnaklardan aşırı tiksiniyorum.
Mesela, evimde robot süpürge var, her gün muhakkak çalıştırıyorum. Evde hiç halı yok, ev terliklerinin altı sürekli kirleniyor. Bunu görünce yani her gün silinip süpürülen evde bile böyle toz/pislik oluyorsa halılı evler aşırı pis diye düşünmekten alamıyorum kendimi.

Bunlara karşılık yemekten bir şey çıksa kenara atar Yemeği yemeye devam ederim.
Dağınığımdır. Toprakla kumla taşla oynamayı çok severim. Kampa gitmeye bayılırım. Vs.

Sizce bende aşırı bir temizlik takıntısı var mı? Yoksa normal miyim?
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(26.07.20)
aşırıya kaçan bir sey goremedim, herkesin yapmasi gereken seyleri yapiyosunuz. yumurtalari yikamak hariç. oyle yapinca bakteriler çogaliyordu sanki
0
yarey
(26.07.20)
(bkz: okb)
0
avianthem
(26.07.20)
Kasik olayi da pek normal degil ama hadi bi nebze.

Ama oyuncak ciddi takinti belirtisi bence. Ev senin bile degil.

Onun disindaki protez tirnak, supurge, yumurta durumu bende yok mesela ama garip bulmadim duyunca.
0
Kittie
(26.07.20)
Kaşığı ve oyuncak toplama isteğini ben OKB belirtisi olarak yorumladım. Her gün evi süpürmek de çok normal bir şey değil bana kalırsa, yapacak işiniz olmadığı için yapmıyorsanız. Psikolog değilim.
0
slow like honey
(26.07.20)
Her gün silme süpürme işini robot süpürge yapıyor. O kadar işsiz değilim.
0
🌸super kahraman olsaydim baba olurdum
(26.07.20)
oyuncak toplama işi fena rahatsız edici.
0
owaki
(26.07.20)
Normalin bi tik ustu.
0
durgunfoton
(26.07.20)
Oyuncak toplama dışında bence doğru olanı yapıyorsunuz. Ben de bu nedenle halı kullanmam. Kaşıklık da kullanmayın çekmeceye koyun. Ayrıca elbette tavuğun kıçından şey buzdolabına koyulmadan önce yıkanır. Ben korona olaylarından sonra sebze ve meyveleri de bulaşık deterjanı ile yıkamaya başladım. Sizin gibi ev arkadaşım olsun isterdim.
0
howfaristhesky
(26.07.20)
yumurta ve halılar hariç bir şeyinizi göremedim. temiz titiz olmak bence çok güzel bir şey.

halının faydaları:

1) kışın sıcak tutar
2) halı olmazsa tak tak düz zemine adım atmak dizlerinize şok etkisi yapıyor ve içindeki sıvı azalır zamanla. halı bu şiddeti emeceği için iyidir.
0
sonsuz
(26.07.20)
Okb +1

Obsesif kompülsif bozukluk deniyor buna. Kimi insanda temizlik hastalığı şeklinde gösterir, kimi insanda saçma ritüeller gibi..
0
silah taciri
(26.07.20)
okb falan değil yahu amma abartmışsınız. okb öyle bir şey değil.

yumurtayı ben de yıkarım. birçoğuna bok bulaşmış tüy yapışmış oluyor. niye boklu kabuğa elleyip yumurtayı bokla tüyle kırayım ki?

ağzı açık duran bardağı, uzunca süre açıkta durmuş çatalı kaşığı ben de sudan geçiririm. servisleri masada duran lokantalarda tabağı bardağı ters koyarlar, heaa bütün lokantalar da okb o zaman öyle mi?

terliğin altı toz olunca rahatsız olmak da anormal değil. halılı evlerde o halıda cidden toz toplanıyor. yani robotumuz yok ama elektrikli süpürgeyle süpürünce ayı gibi toz çıkıyor. boşaltıp tekrar süpürsen yine çıkıyor. ben anlamadım. yani ben buna takmıyorum ama taksam takarım, çok cins bir huy gibi gelmedi bana.

halısız ev daha çok kirlenmiyor. halılı evde terliğin altındaki tozu halıda yürürken halıya sildiğin için terliklerin altı temiz gözüküyor, toz yok sanıyorsun.

okb olsa yemekten bir şey çıksa yemeği yemeye devam etmeyi bırak, daha bir şeye elini sürmezdi.
0
kibritsuyu
(26.07.20)
bizim evde (annemlerde) her gün süpürge çalışıyor, yumurtalar da kapalı kaplarda bekleyip kırılmadan önce mutlaka yıkanıp kurulanıyorlar çünkü önceden yıkandığında gözenekleri açılıyormuş ve mikrop üretiyormuşmuş.

ek olarak, evde bulaşıklıkta bulaşık beklemez. mutfak havlusu ile kurulanıp kaldırılır :) ben sıkıntılı bir şey göremedim ama türk aile yapısı belki, etrafımda çoğu evde böyle. her gün yatak çarşaflarını silkeleyip tekrar takan insanlar var. o biraz garip geliyor.
0
iste o kavunici balik
(27.07.20)
Eger o kasiklik normalde kullanilmiyorsa ve uzun sure gecmisse aradan temiz olsa da yine yikarim veya silerim, cekmecede dursalar bile. Ama hergun zaten yikanan catali kasigi 10 dakika acikta durdu diye yikamam.

Robot supurgem olsa hic durdurmam.

Normalsin.
0
SevdaliBulut
(27.07.20)
Bana göre normalsin, artik okb isen ben de öyleyim demektir :D

Tezgahtaki kasiklikta maksimum bir gün bekleyen bulasik temizdir.
Ben kuzenlerime gittigimde aynisini yapiyorum genelde ama aile icinde oldugu icin garip karsilanmiyor :D
Kullanmadan hemen önce ben de yikarim, neticede tavugun götünden cikan seyin temizligine güvenemem :D
Ben uzun tirnaklardan hem tiksiniyorum hem de korkuyorum. Zaten nasil moda oldu hic anlamadim.
Robot süpürgem olsaydi iki güne bir calistirirdim, sacli bir insanim dökülüyor.
4 senedir halisiz evde yasiyorum, hali olsa silkeleyemem, yikatmaya veremem ve cok toz topladigini biliyorum. Resmen halisiz hayat temiz hayatmis ben bunu anladim.

Benim temizlik takintim yok sadece düzen tertip seviyorum, isimi kolaylastiriyor. Canim istemedigi icin haftalarca toz almadigim, evi süpürmedigim de oldu. Sadece ev düzenli ve temizken icim aciliyor.
0
chitosan
(27.07.20)
(4)

Linkedin'deki şu kadın dolandırıcı mı?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Bende ekli olmayan ama bağlantılarımdan biri dolayısıyla gönderilerini gördüğüm bir kadın var. Her neyse bu kadının ilk gördüğüm gönderisi hem kendisinin hem eşinin virüsten dolayı işsiz kaldığını, çok acil iş aradıkları yönündeydi. Bir sürü insan da yorum atmış, yardımcı olmaya ç
Merhaba arkadaşlar,

Bende ekli olmayan ama bağlantılarımdan biri dolayısıyla gönderilerini gördüğüm bir kadın var. Her neyse bu kadının ilk gördüğüm gönderisi hem kendisinin hem eşinin virüsten dolayı işsiz kaldığını, çok acil iş aradıkları yönündeydi. Bir sürü insan da yorum atmış, yardımcı olmaya çalışmış, telefon numarası bırakmış, verdikleri mail adresine CV göndermelerini istemişler. Tamam buraya kadar sorun yok.

Sonra ara ara bu kadının gönderileri haber kaynağıma düşmeye devam etti. Ama artık yeni gönderileri okudukça kadından işkillenmeye başladım. Küçük çocuğu varmış ve istediğini alamıyormuş, faturaları ödeyemiyormuş, yeni ev almışlar çektikleri kredi yetmemiş. Yorum atanlardan bazıları IBAN istemiş, o da IBAN atmış.

Kadın artık gönderilerinde faturalarının ekran görüntülerini alıp paylaşmaya başlamış, direk IBAN numarasını paylaşmış. Valla artık insanların duygularını sömürerek onları istismar ettiğini düşünüyorum. İşin ilginci böyle düşünen tek ben değilmişim ki zaten bu çok doğal, kadını insanları kandırıp onlardan maddi çıkar sağladığını söyleyen insanlar gönderilerine yorum atmış, mesaj atmış. Kadın bunu kendi söylüyor ve bu yüzden onları insafsızlıkla, gaddarlıkla suçluyor. Bu arada şikayet seçeneği olsaydı direk şikayet edecektim.

Bugüne kadar işsiz kaldığını, çok zor durumda olduğunu, artık dayanacak gücü olmadığını söyleyen bir sürü insanın gönderilerini okudum. Hiçbiri de bu kadın gibi IBAN paylaşmamış, kimseden faturalarını ödemelerini istememişti. O durumda ben olsaydım açlıktan da ölsem kimseden para dilenmezdim.

Siz ne düşünüyorsunuz? Kadın sahtekar mı yoksa ben mi çok gaddarım?
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(26.07.20)
"Yeni ev almislar, cektikleri kredi yetmemis..."

Bu kadin ulkenin cogundan zengin :)
0
brkylmz
(26.07.20)
yüzde 99 dolandırıcı. dolandırıcı diyenleri suçlamaya başlamış baksana. böyle bir durum için bile yardım istemesi de doğru değil ayrıca.
bu şekilde davranmasa bile dolandırıcılar her yerde. dolandırıcı çıkarsa şaşırmasın parayı verenler.
0
ekşi duyuru sever
(26.07.20)
- Yeni ev almışlar
- Çocuğuna "istediğini" alamamış

Gaddar değilsiniz, sırf bu iki hususa bakıp ben de zerre inandırıcı bulmadım ve adam çarptığına karar verdim. Krediyi ödeyememeniz haline karşılık banka evinize ipotek koyar. Ödeyemezsen ev gider, borç da biter. Kredi borcunu ödeyememek insanlardan para istemek için bir gerekçe değildir. Bana da çok özendiğim lego setlerini alamadı anam babam, kimseden de yardım istemediler.
0
wish i could find a way to disappear
(26.07.20)
Kadini gormedim ama anlattigin kadariyla kadin dolandiricidan ote yuzsuz duruyor. Hani su internet dilencilerinden. Bunlarin kendilerini sorgulayanlardan cok destekcileri oluyo iste. Ben igreniyorum bu online dilencilerden.

Dikkat edersen bunlar bi de aslinda zengin oluyo.. kredideki ev nedir ya... sat o zaman, hayatini duzeltmeye calis. Yok ama yuzsuzluk yapmak daha kolay. Sonra senin benim gibiler laf soyledi mi bunlarin destekcileri gozunde gaddar oluruz evet
0
Kittie
(26.07.20)
(8)

Karakterleriyle bağ kurulabilecek komedi dizileri

epistemic_regress
The Office izliyorum. Sarıyor gibi olsa da çok satmıyor çünkü hiçbir karakterle bağ kuramiyorum. Komedi dizisi izledigimin farkındayım ama "Bu kadarına da pes, yuh!" demekten de kendimi alamıyorum. Ara ara duygulandiracak, ozdeslesebilecegim karakterler barındıran, abuk sabuk aşk cokgenlerine maruz
The Office izliyorum. Sarıyor gibi olsa da çok satmıyor çünkü hiçbir karakterle bağ kuramiyorum. Komedi dizisi izledigimin farkındayım ama "Bu kadarına da pes, yuh!" demekten de kendimi alamıyorum. Ara ara duygulandiracak, ozdeslesebilecegim karakterler barındıran, abuk sabuk aşk cokgenlerine maruz bırakmayacak, çok da sulu olmayan bir komedi dizisi önerebilir misiniz? Friends severim, örnek olarak verebilirim.

Teşekkürler.
0
epistemic_regress
(18.07.20)
Geniş Aile
0
derleme
(18.07.20)
Tatlı Hayat
Benim Annem Bir Melek
0
derleme
(18.07.20)
HIMYM
Two broke girls
Big bang theory
0
Kittie
(18.07.20)
Parks and Rec
0
black holes in the sky
(18.07.20)
kesinlikle the it crowd diyorum.

nerd ya da geek olmaya gerek yok, az buçuk bilgisayarla arası olan ve "çekingen" falan biriyseniz roy'la moss'un hallerine gülmekten ölürsünüz. daha da önemlisi kendinizi yakın hissedersiniz.
0
alevli deniz sortu
(18.07.20)
The IT Crowd u izlemiştim. HIMYM da bahsettiğim aşk cokgenleri canımı sıkmıştı. Diğerlerine bakicam mutlaka.
0
🌸epistemic_regress
(18.07.20)
trailer park boys
0
deranzo1
(18.07.20)
Moss siyahi kekim <3
0
🌸epistemic_regress
(18.07.20)
(13)

Bu Almanların İngilizce ile alıp veremediği nedir?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Geçenlerde CSGO oynarken Alman bir hanımefendi ile ekleştik ve o günden beri ara ara 1-2 saat oyun atıyoruz. Yalnız bu arkadaş ilk konuşmada Alman olduğunu ve İngilizcesinin iyi olmadığını söyledi. Almancam olduğu için Almanca konuşuyoruz ama benim kafama takıldı.Hangi Alman'ı gör
Merhaba arkadaşlar,

Geçenlerde CSGO oynarken Alman bir hanımefendi ile ekleştik ve o günden beri ara ara 1-2 saat oyun atıyoruz. Yalnız bu arkadaş ilk konuşmada Alman olduğunu ve İngilizcesinin iyi olmadığını söyledi. Almancam olduğu için Almanca konuşuyoruz ama benim kafama takıldı.

Hangi Alman'ı görsem ya İngilizcesi iyi değil ya da İngilizce konuşmak istemiyor. Birçok kişi Almanların bu durumundan şikayetçi. Benim anlamadığım sistem İngilizce öğretmiyor mu veya kötü mü öğretiyor yoksa bu arkadaşlar çok mu milliyetçi de Almanca'dan başka bir dili konuşmaya yaklaşmıyor.

Şimdi diyeceksiniz bizde de durum farklı değil ama bizimkilerin kafası basmıyor, önyargı çok, eğitim sistemini falan suçlamıyorum. Suç eğitim sisteminde değil bana göre Türkiye'de. Almanlar bizden her konuda üstün. Nasıl olur da bir Alman İngilizce bilmez, aklım almıyor. Yoksa çok mu şey bekliyorum onlardan? :D Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(18.07.20)
tanıdığım genç almanlar oldu. ingilizce bilenleri de vardı, bilmeyenleri de. hatta ben de şaşırmıştım, ingilizce ile almanca arasında bu kadar benzerlik varken ne diye öğrenemiyor ya da beceremiyorlar diye.

velhasıl; "milliyetçi olduğu için konuşmuyor" lafı hiç bir millet için bana makul bir sebep gibi gelmiyor. ya konuşabilecek kadar kendine güvenmiyor ya da gerçekten bilmiyordur.
0
biseysorcaktim
(18.07.20)
Tanidigim butun almanlar ingilizceyi catur cutur konusuyodu bi iki tanesi araya fransizca bile sikistiriyodu
0
ishak77
(18.07.20)
ishak77 +1 ingilizce bilmeyen alman hic gormedim. hatta oraya cocukken gidip egitimini orada almis turklerden bile ingilizce bilmeyen gormedim. cogunlukla ingilizce disinda bir dil daha biliyor benim tanidiklarim.
0
in vino veritas
(18.07.20)
Benim tanıdığım neredeyse tüm Almanlar çok iyi İngilizce konusuyordu. Size oyle iki kişi gelmiş. 80 milyon Alman'a genellemek yanlış.
0
howfaristhesky
(18.07.20)
fransızlar da öyle tercih etmiyorlar.
0
duyurukullanıcısı
(18.07.20)
"Hangi Alman'ı görsem ya İngilizcesi iyi değil ya da İngilizce konuşmak istemiyor." şaşırdım. benim denk geldiğim 1-2 örnek var sadece. onlar da 40lı yaşlarda kişiler. konuşmak istemiyorlar değil de gramer bilgileri kötü.
ishak77 +1
0
ganbatte
(18.07.20)
Benim tanidigim almanlarin ve avusturyalilarin cogu ingilizce biliyor ama yine cogunun rezalet bir aksani var. almanca da bildigim icin bazen onlar konusmayi bitirdikten sonra beynim “tamam hepsini anladim ama almanca mi konustu ingilizce mi?!” Diye kaliyor, ciddi kotu bir aksan.
Kendisini daha iyi gelistirmis olanlar ise en azindan notr bir aksanla konusuyorlar. (Ha tabi native gibi konusanlar da var ama az rastladim 11 yildir)

Turkiyede bence egitim sistemi oldukca sorunlu ingilizce konusunda, sevdiirmek yeirne nefret ettiriyor, yoksa goruyoruz milletin kafasi basiyor bence. (Goruyoruz= Turistik mekanlardaki mezunu teyzeler, dayilar...)
0
kuehles blondes
(18.07.20)
Almanya'ya gittin mi hiç ? Yani kaç almanın üzerinden yapıyorsun bu değerlendirmeyi..

Ben 2 yıl kaldım, hala da ara sıra giderim(Çok daha uzun yıllar kalmış olanlar da vardır, elbet yanılıyorsam düzeltsinler). Hiç de anlattığın gibi bir durum yoktu, gayet konuşuyorlar. Cs-go üzerinden yapıldıysa çıkarım, anca bu kadar olur zaten.
0
akmina
(18.07.20)
3 yıldır Almanya'da yaşıyorum, şimdiye kadar İngilizcem iyi diyen Alman görmedim. Kime sorsan a little bit der ama sonra gayet iyi çatır çutur konuşur. Biraz kendilerini nasıl değerlendirdikleri ile ilgili.
0
Haldamir
(18.07.20)
Ben de iyi olmadigini dusunuyorum. Aslinda dil ailesi olarak bakildiginda daha yatkin olmalilar bir de.
Genelleme yapamam tabii ki o kadar fazla sayida insanla bir araya gelmedim sonucta.
Ama su "milliyetcilikten konusmuyorlar" bizim millet olarak kendimizi surekli asagi gormemizin bi yansimasi sadece.

Ne milliyetciligi, uzerine dusmemisler o kadar.
Yani bi devlet yetkilisinin uluslararasi bi kursude kendi dilini konusmak istemesi cok normal geliyor bana (bilse bile ingilizce konusmak zorunda degil) ama sade vatandasin bu konuda milliyetcilik yaptigini dusunmek sacma geliyor bana.
0
Kittie
(18.07.20)
ya bu çok klasik bir muhabbet.

her Alman önce " eheh ingilizcem iyi değildir" der sonra konuşunca bi bakarsın Shakespeare..
0
AlsterWasser
(18.07.20)
Bilmiyorum belki de bana öyle gelmiştir arkadaşlar. Ben Alman Dili ve Edebiyatı mezunu olduğum için bir sürü Alman hocam, arkadaşlarım falan oldu. Hepsiyle de Almanca konuştum, İngilizce konuştuklarım da vardı elbette ama genel olarak Almanca konuşuyorduk. Belki de yanlış ifade etmiş olabilirim. Ama bu mevzuyu okulda falan da çok tartışmıştık. Bilmiyorlar değil de bilip de konuşmamak desek daha doğru olur sanırım.

Ama bu soruyu sormama neden olan arkadaşın İngilizcesinin iyi olmadığını söylemesi cidden şaşırttı beni. Genç bir Alman nasıl iyi İngilizce bilmez diye ortalığı ayağa kaldırasım geliyor.

Bu arada @akmina CS GO diye küçümsediğin oyunu oynayan sıradan bir oyuncunun seninkinden daha fazla Alman arkadaşı vardır emin ol.
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(18.07.20)
Her alman almanca bilmiyor. Her alman okulda almanca dersi alıyor olabilir ama hepsi biliyor demek zor. Almanya`da yaşayıp Almanca öğrenmeyene tepkili olup,konuşmayan var. İngilizce konuşurken zorlanan,üşenenler de var. Ayrıca,almanların eğitim konusunda, diğer alanlarda oldukları kadar başarılı olduklarını da düşünmüyorum. Elbette bizden iyiler ama atıyorum bir finlandiya da değiller.
0
asteriks
(18.07.20)
(6)

1 duvarı farklı renge boyamak

mg3929
Evin 1 duvarını farklı bi renge boyayacağım. Sizce hangi renge boyayayım? Diğer duvarlar beyazın 1 ton koyusu olacak.
Evin 1 duvarını farklı bi renge boyayacağım. Sizce hangi renge boyayayım? Diğer duvarlar beyazın 1 ton koyusu olacak.
0
mg3929
(15.07.20)
Koyu gri.

Ben tüm duvarları siyah yapıp bir tanesini koyu gri yapacağım.
0
pass
(15.07.20)
mor. farklı olacaksa mor olmalı.
0
mikahakkinen
(15.07.20)
turuncu mor veya tok bir sari falan takilabilirsin. bu aralar cok moda bu.
0
hot potato
(15.07.20)
kum bejine bi bakın bence veya turuncu.
0
Topalordek
(15.07.20)
Ev sorularindan hatirladim seni. Bi ara ben de cevap yazmistim.
Kavusmussun evine sonunda, hadi hayirli olsun :)

Bebek mavisi guzel olur bence
0
Kittie
(15.07.20)
Teşekkürler kittie :)

Lacivert yapmaya karar verdim. Turuncu mor falan hiç sevdiğim renkler değil:(
0
🌸mg3929
(15.07.20)
(17)

Ev almadığıma deli gibi pişmanım

mg3929
2019 şubat mart gibi gözümü kararttım kredi çekip ev alacaktım. Tam ev fiyatlarının dip olduğu dönemler. Çevremdekiler kredi borcu falan filan diyip korkuttular ben de almadım. Şimdi bakıyorum evler deli gibi pahalı, krediler de düşmüş ve abartısız söylüyorum neredeyse 2 katına çıkmış o baktığım dön
2019 şubat mart gibi gözümü kararttım kredi çekip ev alacaktım. Tam ev fiyatlarının dip olduğu dönemler. Çevremdekiler kredi borcu falan filan diyip korkuttular ben de almadım. Şimdi bakıyorum evler deli gibi pahalı, krediler de düşmüş ve abartısız söylüyorum neredeyse 2 katına çıkmış o baktığım döneme göre. Evler tekrar düşer mi? 2 senedir kiradayım ve yıldım gerçekten ne berbat bi şeymiş allah kimseyi düşürmesin :(

Soru: ev fiyatları tekrar düşer mi? Yer istanbul.
0
mg3929
(29.06.20)
Bu ülke 99 dışında ev fiyatlarının düştüğünü görmedi daha daha görmez
99 çok beklenmedik bir olaydı bundan sonraki depremin etkisi sınırlı olacaktır
İstanbul da yapılan yüzde 50 sinden fazla 7 ve üstü bir depremde sıva bile dökmez
O yüzden geç kaldınız evet
0
trgydl
(29.06.20)
2019 subat, martta nasil dusmus ya?

Bazi seylerin fiyati asla dusmez. Ev bunlardan biri. Bi de ev sahiplerinin cogu cok ac gozlu oluyor. Piyasanin ustunu istiyorlar. E veren de cikiyor. Sirf bu yuzden bile hep artista oluyor fiyatlar.
0
Kittie
(29.06.20)
Banka faizleri yüzde 15 seviyelerine geri döndüğünde ev fiyatları düşecektir. Şu anki fiyatların çoğu balondur, talepten dolayı afaki artmıştır.
0
un4given
(29.06.20)
Krediler düşünce fiyata 100 bin lira fazla ekleyenler 20-30 bin düşecektir.Gerisi düşmez
0
essoist
(29.06.20)
14-15 aydır parayı napıyorsunuz? Eğer değerlendirmediyseniz, TL'de duruyorsa zarardasınız.

Evlerin fiyatları düşmesi mevzusu TL bazında değil tabii ki...

Bence ev almak sadece oturacaksanız, sevdiğiniz bir yer varsa, ev sahibi vs. uğraşmayım diyorsanız mantıklı. Yoksa yanlış bir yatırım. Fiyatlar uzun vadede düşecektir. TL bazında değil tabii ki...

Uyarı: Fikirlerimi yazdım, yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(29.06.20)
evler nerede yükseldi ben göremiyorum. bizim istanbul göztepede 3+1 site içerisinde dairemiz var geçen senelerde şöyle bi fiyat araştırmıştık ve 450-475 arası satabileceğimizi gördük. şu anda sahibinden.com üzerinde muadil evlere bakıyorum 480-490 yazılmış. gene bu muhitte baktığım zaman benzer dairelerde de büyük bir artış göremedim.

ancak kira olarak baktığımda geçen sene 2250-2500 bandında gezen daireler şu anda 3500 civarı.
0
orpheus
(29.06.20)
@paco de lucia

Ben en temel ihtiyacım olan barınma ihtiyacımı karşılamak için ev almak istiyorum diyorum, sen ev kötü yatırım aracı diyorsun. Yatırım değil, barınma. Altını çiziyorum en temel ihtiyaç. Kiradan bıktım diye ev alınmazsa neden ev alınır tam olarak çok merak ettim?
0
🌸mg3929
(29.06.20)
turk milletinin ev manyakligi dunyada kimsede olmadigindan ev fiyatlari bence cok az duser ama o dedigi seviyelere gelmez artik.
0
baldur2
(29.06.20)
Abi sonraya kalırsam yandım değil olay. Ben hayatımda hiç kirada yaşamadım, alışamıyorum, istanbulda fahiş kira verdiğim evden aldığım verim sıfır ve kendimi eve evi de kendime ait hissetmiyorum. Içine bi eşya almak, sağını solunu yapmak bile içimden gelmiyor. Bu nedenle kendime ait bir 4 duvar istiyorum. Yani olayın yatırımla vs ilgisi yok.
0
🌸mg3929
(29.06.20)
bence düşer. özellikle bu corona olayı biraz daha uzarsa insanlar ellerindeki evleri de bir an önce satmak isteyeceklerdir nakit para ellerine geçsin diye.

bütçeniz nedir bilmiyorum ama şu dönemde çok yüksek meblağlara ev almak (2 milyon ve üzeri) bence akıl karı değil yatırım amaçlı almasanız bile. bence bir eve maksimum 1.300 verilmeli.
0
elektr10
(29.06.20)
Ev fiyatlarında bir anda yapılan fahiş artışlar biraz düşebilir belki. Şu an alım satım yoğun, bu durulursa belki bir nebze.

Yalnız asıl ev alınmazcıları boşverin demek istiyorum. Tr’de de dünyada da ev önemli, beş yıl önce Rusya’da bir göz oda 400 dolardı. Kiraya verilen para havaya gidiyor, imkan dahilinde bütçeyi de iyice felç etmeden uygun bir ev sahibi olmak lazım, Muhiti beğenmezseniz kiraya verir başka yerde oturulabilir, her türlü alternatif değerlendirilebilir.

Ev gibi ihtiyaçlar hiyerarşisinin temelinde olan bir konuda insanların bahsettiğiniz gibi çok rahat motivasyon düşürmesine dayanamadım, yazıverdim.
0
epitaf
(29.06.20)
evet şu ara bir patlama yaptı, illaki biraz sakinleşecektir. her yerde fiyatlar arttı fakat 2 kat artan yer görmedim, öyle bir durum varsa ilk talep azalmasında en çok düşecek yerlerden biridir sizin baktığınız yer.

ayrıca bu tip konularda çevrenizi dinlemeyin, hatta fikirlerini sormayın bile. bence en büyük ders bu olsun. ayrıca krediler gerçekten çok iyi yani oturmak için evi zorlayıp alabilirsiniz. her zaman kar-zarar hesabı yapmayın biraz zararı göze alabilirsiniz.
0
nuisance
(29.06.20)
Deprem dönemi dışında ev fiyatlarının düştüğü bir dönem olmadı. Eğer paran varsa bir an önce al gitsin. İstanbulda kirada olmak gerçekten büyük dert. En azından bi tane ev sahibi olmak lazım.

Fiyatların yükselmediği muhitler, zaten fiyatların şişik olduğu semtler genellikle. Onun dışında baktığım her yerde yükseldi.
0
roket adam
(29.06.20)
evet. tekrar krediler 1.40-1,60 olduğunda ev fiyatları düşer. ben 31 aralık 2019 tarihinde gözümü karartıp kredisiz peşin paraya ev aldım. tapu parasını ödedim ve bir simit alacak param bile yoktu bankada. o akşamı aç geçirdim.çünkü kredi kartı ile de doğalgaz aboneliği yaptırmıştım limit bitmişti. şimdi o ev 80 bin lira kar yapmış aldığım paraya göre.iyi ki almışım diyorum hayatım boyunca biriktirdiğim para idi.
0
orgyadakull
(29.06.20)
Aslına bakarsan ev fiyatları artmış gibi düşünmek yanlış, üklede enflasyon görünen değerlerin çok üstünde, bunu çarşıda pazarda görmek mümkün bunun etkisini ev fiyatlarında da görüyoruz tabi kredi faizleri düşürülünce talep arttı satıcılar da fırsat bilip fiyatları olması gereken seviyelere çekti biraz da abartan oldu.

Daha önce de benzer konuyu ben açmıştım neredeyse 10 yıldır kiradayım ev almaya karşıydım ama o kadar sorunlu ev sahibi ile muhatap oldum o kadar çok para döktüm ki bu kira işine, zamanında ev almadığıma çok pişman oldum ama kafamı duvarlara vurmadım her şeyin bir zamanı var dama diyince kararını veriyorsun işte.

Fiyatlar düşer mi sorusuna gelince; bu ülkede fiyatı artan bir şeyin tekrar düştüğü hiç görülmedi düşse de uzun soluklu hiç olmadı o yüzden eğer amaç yatırım değil de barınma ise bence riske girip almakta fayda var çok da uzatmanın alemi yok ama kredi çekeceksen çekeceğin kredi ile peşinatın birbiriyle orantılı olsun 50 bin tl peşinat verip 500 bin TL çekme en az evin yarısını ödemeye çalış.

Ha bir de şunu unutma kira her sene artar ama konut kredisi ödemen her sene daha da değer kaybeder pula döner.
0
solo
(29.06.20)
birikmiş paran yoksa senin için toplamda sonuç değişmeyecekti. kredi faizi yüksek iken alsaydın. bankaya ödeyeceğin tutar yüksek olacaktı. kredi düşünce alınca ev sahibine ödeyeceğin tutar yüksek olacak. ki ev fiyatları genel olarak sürekli bir artış içerisinde. sadece artışın tutarı bir yıl içinde %3 iken takip eden %7 olabiliyor. ev fiyatları artarak devam edecektir (tabi bir enflasyon düşüsü olursa düşüebilir ama bu sistemde zor). nakit olmadan ev işine girmek bence makul değil.
0
helenart
(29.06.20)
2019 subat-mart'tan bugune kadar 2 katina cikan ev hic gormedim, duymadim.

oturacagin ev her zaman alinabilir, ancak yatirim amacli ev alinmaz.

15-20 yil vade ile ev alan tum tanidiklarim hayat kalitelerinde hep dusus oldu. dandik bir ev icin deger mi tartisilir :)
0
sweetoffice
(29.06.20)
(18)

Aga bu tatil sevdası nedir milletteki?

inancsiz deve
Herkes tatil peşinde. Tatil de tatil. Hunharca tatil peşinde herkes, eve tıkıldık diye sanki millet inadına saldırıyor. Bu kadar görgüsüz ve sabırsız bir millet miydik biz ya? Deniz, kum, güneş görmeden stres atılıp rahatlanmıyor mu yani? Cidden merakımdan soruyorum. Rahatlamak isteyen 4 duvar bir o
Herkes tatil peşinde. Tatil de tatil. Hunharca tatil peşinde herkes, eve tıkıldık diye sanki millet inadına saldırıyor. Bu kadar görgüsüz ve sabırsız bir millet miydik biz ya?

Deniz, kum, güneş görmeden stres atılıp rahatlanmıyor mu yani? Cidden merakımdan soruyorum. Rahatlamak isteyen 4 duvar bir odada yogasını yaparak da rahatlayamaz mı istese?
0
inancsiz deve
(28.06.20)
Kesinlikle aynı fikirdeyim. Tatil yapanların çok büyük bir kısmı borçlar ve gidilen saçma sapan yerlerden dolayı daha büyük strese giriyor diye de iddiaya girebilirim. İnsanların çoğu kötü hayatlar yaşıyorlar ve kötü ve pahalı bir tatili de bu kötü hayattan kaçış olarak görüyorlar. Halbuki kendi hayatlarını iyileştirmeye çaba harcasalar sağda solda rezil olmalarına gerek kalmayacak.
0
roket adam
(28.06.20)
Rahatlamak için deniz kum güneş şart değil ama yogayi alternatif olarak önermek aşırı saçma olmuş.
0
elorelia
(28.06.20)
Yav.. Otele falan gidip, denize girip, partileyip, keyif yapmanın muadili evde yoga yapmak mı dhshsd Yoga ne yahu..

Neyse, yani insanlar bi yerlere gidip eğlenmeyi ve bunu insanlara göstermeyi seviyor. Anlaması bu kadar zor değil. Ayrıca deniz, kum, güneş, parti kombinasyonu eğlenceli bir şey paran varsa. Ben de bu tayfaya olan nefreti anlamıyorum. Ben o grupta değilim normalde de ama yani bu tarz takılıp instayı story'ye boğan tiplere de ekstra bir uyuzluğum yok. Herkes farklı şeylerden keyif alıyor işte. Ego masturbasyonunu sanki biz başka şekilde yapmıyoruz. Herkes bunu elinde ne imkan varsa o şekilde yapar. Bunun için insanları hor görmeye gerek yok.
0
nundu
(28.06.20)
Tatil de tatil diye delirmiyorum ama dört duvar arasında da rahatlatmıyor. Evim bu konfora sahip değil.

Tatil değil de ailemin yanına geldim 3 günlüğüne, o bile deşarj etti biraz.

Milletteki sanırım biraz mecbur hissetme durumu. Etrafımdaki bir kaç arkadaşımı baz alıp kendimi onlara uydurmaya kalksam tatil yapmıyorum diye stres olurdum.
0
biseysorcaktim
(28.06.20)
Reklamlar, komşunun, arkadaşının yaptığıyla - benim ondan ne eksiğim var ? kafasında kendine pay çıkaran ve harcama yapan insanlar var.
Algıları temelde bilgisiz ve çoğunluğun tavrına, dediğine göre şekillenen insanlar bunlar.
Şimdi dikkat edilmesi gereken şeylerden biri bu bilgi yoğunluğu içerisinde dünyada neler ihtiyaç haline getirilmeye çalışılıyor bunu anlamaya başlamak lazım önce.
Bir ara okumuştum, tatilden dönenler üstünde yapılan araştırmaya göre tatilin etkisi en fazla (yanılmıyorsam) 3 gün kadar sürüyormuş. Ne de olsa geri dönüşte yine aynı ortam, yine aynı stresli iş ve yine aynı istenmeyen ve rahatsızlık veren iş arkadaşları buna etken olmalı.
Tabi insan içim ortam,yer değiştirmek,dinlenmek önemli ama bunu sadece deniz+kumsal+parmak arası terlik+ rezervasyon+ yaz mevsimi içinde düşünmemek lazım.
Sadece öğrenilmiş çaresizlik değil, dayatılmış ve benimsenmiş tatil alışkanlıklarımız da var.

yoga da hiç bir şekilde alternatif olamaz.
Bu arada üstteki toplamın arasına günlüğü 1000 liraya kiralanan şezlongta eklenebilir.
0
Erva
(28.06.20)
Garip bir durum yok bence. Her taraf beton, her taraf bina, nefes alacak alan birakmadilar. Insanlar sehirden kacis icin bahane ariyor hele yazin sehir hayati hic cekilmiyor
0
neverletyougodown
(28.06.20)
kabahat onlarda değil.iplerin ucunu o kadar salarlarsa olacağı buydu.çoğu yazlık yerde corona artışı devam ediyor.dün Akçay'da meşhur fırın ve komple bina karantinaya alınmış.
0
since1907
(28.06.20)
Valla ben deniz tatilini çok severim. Bursa'dayım. Mudanya ve Gemlik otobüsle bir saat her zaman gidemiyorum. Gitsem de oranın denizine girilmiyor. 365 günün 4 5 gününde deniz görüyorum o da çok bir şey değil. Gerçekten rahatlamış hissediyorum. Pekala benim deniz tatili sevdam diğer insanların doğa tatiline vs tekabül edebilir. İnsanların gezerek, denize girerek, doğa yürüyüşü yaparak rahatlaması çok normal.
0
black holes in the sky
(28.06.20)
turizmciler taş mı yesin. yabancı turist yok. hazırlandılar bekliyorlar bizimkileri.
0
prizmatik
(28.06.20)
Herkesin rahatlama, dinlenme sekli farkli. Deniz beni de cok rahatlatan bi sey mesela. Yorgunluk atma seklim. O yuzden deniz tatilini seviyorum. Kum ve gunes kismini hic sevmem ama guneslenip rahatlayan da var.

Ayrica tatildeki partilemeyle burda bi gece kulubune gitmek ayri seyler. Arti temiz hava faktoru var. Ciddi kafani dinlendiren bi sey hava.

Soyle yesillik, sakin bi yerde havuzlu villam olsa anca o zaman tatili es gecerdim ki unlulere bakinca o da yeterli degil demek ki.

Bi de yogayi meditasyon falan saniyorsun herhalde. Pilatesten daha zor bi sey efor olarak bakildiginda. Disaridan super kolay gorunuyor. Yani 5 yildizli tatil mi yoga studyosu mu himmm dusunmem lazim :))

Tick alamicam su son paragraf yuzunden ama soylemem lazimdi hehe
0
Kittie
(28.06.20)
28 yaşındayım, hayatımda tatili bırak denize bile gitmedim. Gideceğimi de pek sanmıyorum. Eksikliğini de hissetmedim, hissedeceğimi de sanmıyorum.
0
kaledekiyalnizlik
(28.06.20)
yazdığım cevap üzerine lokasyon soranlar olmuş.Akçay.
0
since1907
(28.06.20)
Millet her sene biseyler yapmaya alisik. Tum sene boyunca bu yapacagi tatilin hayalini kurup, para biriktirenlerin sayisi az degil."

+1

ama bunun korona ile ilgisi yok. psikolojik bence. yoga ile rahatlayamaz herkesin zevki farklı. hobilerin farklı olması gibi. sosyal medyanın da etkisi var.

şahsen ben de tatilim de 4 duvar arasında durmak istemem. zaten sürekli evdeyim. hafta sonu yap yoganı rahatla zaten.
tatilde ortam değiştirmek güzel bir şey. kimisi ultra her şey dahil otele gidiyor, kimi de deniz kenarında çadır atıyor. yazın olunca deniz kenarına ister istemez rağbet artıyor. bu nedenle deniz odaklı görüyoruz. yazın ürgüp'e gitmek çok cazip olmasa gerek ya da güneydoğuya. bir de karadeniz var tabi ama oraları pek bilemiyorum.

ortam değiştirme imkanım varken niye yoga ile yetineyim ? deniz kenarında bira içince mutlu oluyorum.

yazacak daha çok şey varda. toparlayamadım şuan. mesala insanlara bir motivasyon kaynağı da olabiliyor bazen. gelecek ay tatile gideceğim vs diye hayal kurması keyifli olabiliyor.

benim en çok gıcık olduğum nokta 'ay tatilsiz öliciiz' diye çığıran beyaz yaka.
yoksa herkes nasıl mutlu ise onu yapsın. kimi de kalabalığa karışmak istiyor, kimi sakinlik istiyor.
0
fezagezgini
(28.06.20)
Hayir, 4 duvar arasinda yoga yaparak rahatlanmiyor. Rahatlansaydi kimse tatile para vermezdi zaten.
Siz evde sikilmiyor olabilirsiniz ama herkes oyle degil, insanlar degisik hava almak istiyor. Sana bos is gelebilir de herkes ayni degil ki be kardesim.
0
stavro
(28.06.20)
valla dalga sesini özledim. imkanım olsa ben de giderdim sanırım.

tik alamıcam tabii yogayı övmediğim için :)
0
ahm1
(28.06.20)
Evde yoga ile olmaz o iş normal zamanda. Salgın nedeniyle ben tatile gitmek istemiyorum, gitsem çadır kurmak olabilir ama uzaklara kalabalık olmayan yerlere. Millet çıldırmış gibi tatil yörelerini doldurdu ona bende anlam veremiyorum bu dönem için.
0
Topalordek
(28.06.20)
32 yaşındayım hayatımda tatile gitmedim desem yalan olmaz. aile ziyareti ya da tek günlük piknikler hariç. her şey kafada bitiyor. bana bedava bodrum tatili verseler şu an gitmem.

ama güneş sağlık için şart.
0
ya ben lan neyse
(28.06.20)
insanlar 11 ay tatil yapmak için çalışıyor.
0
duyurukullanıcısı
(28.06.20)
(3)

Akşam ne yiyelim?

pati
Biz karar veremedik, fikir atın üstümüze. Şöyle: kamptayız, ufak kamp ocağımız ve ufak tavamız var. Dünden kalan köftemiz var ama az. Mangalla uğraşmak istemiyoruz. Yasaktan sonra markete gidip malzeme alacağız. Yanında bira içeceğiz.
Biz karar veremedik, fikir atın üstümüze. Şöyle: kamptayız, ufak kamp ocağımız ve ufak tavamız var. Dünden kalan köftemiz var ama az. Mangalla uğraşmak istemiyoruz. Yasaktan sonra markete gidip malzeme alacağız. Yanında bira içeceğiz.
0
pati
(28.06.20)
balık ve patates.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(28.06.20)
kaliteli hazır mantı + yoğurt alın.
nugget şinitizel olabilir.
hellim peyniri kızartabilirsiniz.
soğan halkası + patates olabilir.
0
xrated
(28.06.20)
Jrr tolkien hayraniyla hep ayni seyleri dusunuyorum :D

Menemen +1
0
Kittie
(28.06.20)
(8)

Cvnizde lisenizi ve not ortalamanızi yazıyor musunuz?

fraise
İlk kez profesyonel olarak iş arayacağım, dolayısıyla yaptığım stajlar ve eğitimler, bildiğim diller vs dışında çok dolu bir cvim yok.Liseyi yurtdışında okudum; aynı zamanda o ülkenin vatandaşıyım. Özet ve uyruk kısmında bu bilgileri belirttim zaten ama bir de ekstra olarak okulun ismini vs yazmama
İlk kez profesyonel olarak iş arayacağım, dolayısıyla yaptığım stajlar ve eğitimler, bildiğim diller vs dışında çok dolu bir cvim yok.

Liseyi yurtdışında okudum; aynı zamanda o ülkenin vatandaşıyım. Özet ve uyruk kısmında bu bilgileri belirttim zaten ama bir de ekstra olarak okulun ismini vs yazmama gerek var mı? Üniversite bilgim yeterli midir? Siz yazıyor musunuz?

İkinci olarak fena olmayan bir not ortalaması ile (3.69), onur öğrencisi olarak mezun oldum. Bunu belirtmeye gerek var mı? Yoksa kimse zaten ilgilenmez mi?

Bir de bu benim ikinci üniversitem; birinci üniversitem çok alakasiz bir bölüm ve o bölümden iş aeamayacagim. Yine de yazayım mı?

Teşekkür ederim şimdiden herkese.
0
fraise
(28.06.20)
Liseyi yazmıyorum ben çünkü öyle ahım şahım bir lise değil. Ancak önemli bir liseyse (galatasaray, robert, istanbul erkek ayarında) yazabilirsiniz.

Ortalamanızı yazın kesinlikle, onur öğrencisi olduğunuzu yazın. Bunu eğitim bilgilerinde yer alan ilgili bölümün altına yazın.

Diğer üni konusunda fikrim yok, yanlış yönlendirmek istemem.

Bir de europass formatını kullanabilirsiniz. Belki türk özel sektörü çok bilmez ama çoğu uluslararası kuruluş, avrupadaki kurum ve okullar bunu zorunlu tutuyo. Ki ben zorunluluk dışında da kullanışlı ve güzel buluyorum europassı.
0
kojonotsuki
(28.06.20)
Lise onemli ise yazilir, Atiyorum Kabatas, Galatasaray, bilmemne Fen Lisesi falan filan. Bunlar birbirlerini cok tutarlar, one cikarsiniz sirf bu lise muhabbetinden. Sizin farkli ulke gecmisiniz oldugu icin liseyi yazmaniz daha olumlu olur hatta. Cvde uyruk olmaz yazmayin bence, cover letter de su dilim iyidir, liseyi orda okudugum icin diye bahsedersiniz.

Onur ogrencisi falan mutlaka belirtin. Ozellikle sizin gibi is tecrubesi az cvler icin onemli.

Ikinci universite olaylari ikcisina gore degisiyor kimisi zenginlik olarak gorur, kimisi kariyer boslugu, yanlis tercih olarak degerlendirir o tamamen sansa kalmis bence.

@kojonotsuki europass iyi ama cok buyuk hatasi var cv'nin basinda curriculum vitae diye yazilmaz diyor otoriteler. Sonra ziplayan yildiz gibi amblemi var onu da sevmiyorlar civik buluyormus ikcilar. O kisimlari silin bence. Onun disinda online edit olarak cok kullanisli.
0
neverletyougodown
(28.06.20)
Cv dolu gozukmuyorsa yeni mezun asamasinda bence lise dahil yazilmali. Lise de yapilan kayda deger ortalama veya proje varsa belirtilmeli. Universite not ortalamasi kesin olarak yazilmali. Ama onur derecesinin yazilmasindan emin degilim, sirketin ise alim calisanlari genelde ezik tipler oluyor, kiskanclik yapabilirler. En vasifsiz insanlar her zaman polis veya insan kaynaklari calisani olurlar :)
0
ala09
(28.06.20)
yeni mezun için evet yazılmalı bence de. İş tecrüben oluştukça bu tarz bilgiler gereksizleşiyor o zaman kaldırırsın.
0
ayin yazari
(28.06.20)
Neverletyougo, uyruk kısmı ornek cvlerde hep vardı yaa; kariyer'de de olunca ekleyeyim dedim ben de.
0
🌸fraise
(28.06.20)
lise yazılır daha öncesi yazılmaz. ha türkiye'de ne kadar önemli dersen neredeyse hiç değil ama yurt dışında okumuş olman güzel bir imaj olur cv'nde, o yüzden yazman çok çok iyi olur bence. 2. üniversiteyi de yaz bence. eğer özel sektörde patron firmalarıyla görüşeceksen europass gibi formatlara hiç girme europass formatını görünce cv olduğunu bile anlamama ihtimalleri var. fotoğrafsız cv mi olur hele hele türkiye'de?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(28.06.20)
Benim orta okul + lise onemli bi okul oldugundan yaziyorum.

Ilkokul da oyle sayilir ama hem onlar kadar degil hem de abarti olur diye yazmiyorum.

Orta okul ve lise ayni olmasa isme bakmaksizin hatta sadece liseyi yazardim.
Lise arti uni uygun bence.

Aman aman bi ortalamam olmadigindan not ort ben yazmiyorum ama iyise ki 3.69 gayet iyi bi de unvan var ustelik, kesinlikle yaz derim.

Alakasiz bolumlu uniyi de eklerdim ben olsam. Diger okullarin yaninda cok asiri asagi kalmayacaksa ama isim olarak.
0
Kittie
(28.06.20)
@ fraise Devlet isi ise belki, onun disinda uyrugun cv'de olmasi cok sacma.
0
neverletyougodown
(28.06.20)
(13)

arkadaşınız var mı?

matilda
Asılma sorusu oldu sdfkjfldfkBenim sanal oyunlarda tanıştığım ve sadece whatsapptan konuştuklarım hariç sıfır (0) arkadaşım var. Aslında çok kolay arkadaş edinen biriyim ama ortamım yok. Ofiste 3 kişiyiz. 2si erkek. Benimle yaşıt, arkadaşlık edebileceğim kimse yok. Eski arkadaşlarımın hepsi evlendi
Asılma sorusu oldu sdfkjfldfk
Benim sanal oyunlarda tanıştığım ve sadece whatsapptan konuştuklarım hariç sıfır (0) arkadaşım var. Aslında çok kolay arkadaş edinen biriyim ama ortamım yok. Ofiste 3 kişiyiz. 2si erkek. Benimle yaşıt, arkadaşlık edebileceğim kimse yok. Eski arkadaşlarımın hepsi evlendi ve kocişçi falan olup kocam izin vermiyo, kayınvalideme gidicez falan kafasındalar ve buluştuğumuzda da tek muhabbetimiz kızım kediye pisi pisi dedi, oğlumun altını değiştirirken suratıma işedi vs.
Arkadaş edinmek için bi ortamım da yok, o yüzden kendimi bazen yalnız hissediyorum. En yakın arkadaşım eşim ve her şeyi ama her şeyi onunla konuşabiliyorum ama yine de başka arkadaşlarım da olsun isterdim.
Nasıl arkadaş edinebilirim? Ve benim gibi arkadaşsız olanlar var mı? Arkadaşı olmayanlar bu durumdan ne derece memnun?
0
matilda
(25.06.20)
Komşularınızla yakınlık kurarak işe başlayın. Mesela tam da bu akşam üstü komşunuzun birine hazırladığınız yemekten bir tabak verin. Az bir kapı önü sohbeti ile başlar her şey.
0
Erva
(25.06.20)
Ben olsam komşuyla samimi olmazdım. Yaşınız 30 ve üstüyse bu genel bir problem. Couchsurfing, internations meetings gruplarını takip edin derdim ancak şu ara salgın var. En güzeli gönüllü olmak bir kuruluşta. Eşinizle beraber bile gidebilirsiniz.
0
banacevaplazım
(25.06.20)
@Erva apartmanımızın yaş ortalaması 40+ o yüzden onlarla da olmaz..
0
🌸matilda
(25.06.20)
Outdoor aktivite yapanlar, hobisi haline getiren insanlar genellikle sıcakkanlı oluyorlar. Ortam eğlenceli ve geniş oluyor. Bireysel olarak veya eşinizle katılabilirsiniz.
0
mekaniker
(25.06.20)
Hangi şehir? Burdan bulursun belki
0
olaylar olaylar
(25.06.20)
Yaş ilerledikçe eskisi gibi kolay bulunmuyor arkadaşlar ne yazık ki. Hoşunuza gidecek gönüllülük esaslı (yardımlaşma vb.) derneklerde bulabilirsiniz belki. Hem faydanız da olur.
0
greendo
(25.06.20)
Var evet. İnsan ilişkilerinde hep arayan soran taraf ben olmamama ve yakın arkadaşlarımla aynı ülkede yaşamama rağmen sağlam arkadaşlıklarım var. Bir kısmı liseden, dershaneden yani aynı alanı mecburen paylaştığım insanlardan. Ama büyük bir kısmı da hobi olarak ilgilendiğim alanlara ilgisi olan, o nedenle karşılaştığım insanlar.

Bu salgın döneminde sosyalleşmek biraz zor. Dışarıda vakit harcayabileceğiniz bir hobiniz yok mu? Öyle arkadaş bulursunuz bence.
0
buf-e kür
(25.06.20)
arkadaşım yok, çoğu zaman eksikliğini bile zor hissediyorum ama bazen dank ediyor. geçen iş çıkışı yürürken canım konuşmak istedi ve 200 kişilik rehberde bir kişiyi bile arayamadım. ama bundan memnuniyetsizlik duymak bir sonraki aşamada bana nevrotik sancılar yaşatacak gibi geliyor.

bu sebeple 5/10 nötr veriyorum memnuniyete.
0
a darkness coming
(25.06.20)
sürekli muhabbet içersinde bulunduğum arkadaşım yok ama ara sırada yazıştığım insanlar var tabi. kafam rahat çok yazışmamak güzel birşey. zaten son 2 senedir iyice kendi içime çekildim. korona morona tuzu biberi oldu :) İnsan aradığım yok ama bazen çok yalnız hissettiğinizde veya insanları beraber gördüğünüzde iç çekiyorsunuz.

eskiden zirvelere giderdim. o da yok. ben de bilmiyorum kiminle nerede tanışılır.
0
false pretension
(25.06.20)
Arkadaşım kalmadı valla. En kafa dengi olan arkadaşımla da Whatsapp'dan hoşuma gitmeyen mal mal, trol şeyler yolladığı için 8-9 ay önce iletişimi kestim. Zaten insan canlısı biri de değilim. Şikayetçi değilim açıkçası. Bazen ihtiyaç duymuyor muyum duyuyorum tabiki, görünce heyecanlandığım şeyleri falan paylaşacak birilerini arıyor insan ama çok da şart değil. Bu konuda bir girişimim yok.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(25.06.20)
Benim de àrkadaslarim evlendi kocisci oldu :)

Aralarinda evlenince face'ten bile silen oldu. Sadece beni degil tum kizlari silmis sgdh

2 adet arkadasim var. Buna da sukur :) devir boyle cogumuz yalniziz. Onun disindakiler yazismaca. Yani bulusmayi birak telefon acip muhabbet edemem, sanal yakinlik sadece. Reelden tanidiklarim oysa ki.

Sifir arkadas diyorsun ama yine evlisin o da bi sey. 1 arkadasin var gibi say. Onun cevresi yok mu? Yoksa dans kursuna falan git. Millet sevgili bulmaya gidiyor bos donuyor cogu zaman ama hemcins arkadas bulmak zor olmaz.
0
Kittie
(25.06.20)
benim sifir. ekip arkadaslari buyuklerim haric yok.

kendi basimayimdir genellikle. istanbul anadoludayim. bayagi da gencim acikcasi.

ne yazik ki boyle olunca niye sevgilisi yok falan oluyor. erkek de olsaniz etiket oluyor. bir suredir boyleyim acikcasi kafa dinliyorum ama cok fazla soru isareti kaliyor millette.

bence cevrenizden biriyle tanisma eforu sarfetmek yerine hobilerinizle eslesen kisilerin arasina karisin.

ben olsam oyle yapardim. umarim isinize yarar. istanbuldaysaniz arkadas bulursunuz.
0
baldan kaymak
(25.06.20)
Belediye kursları. Herkes sosyalleşmek için gidiyor zaten bu kurslara
0
Unde bach canim
(26.06.20)
(9)

Depresyonun lüks olduğunu düşünüyor musunuz?

peki madem
Merhaba, garip bir soru oldu ama bu beni çok içten içe kemiren bir şey. Aşağı yukarı 10 yıldır birkaç yılda bir major depresyon dönemlerim oluyor. Yani doktora gittiğimde (gidersem) o da bunu söylüyor bana (aslında sürekli minor depresyonum varmış da arada dibe vuruyor işte). Ama içten içe hiç derd
Merhaba, garip bir soru oldu ama bu beni çok içten içe kemiren bir şey. Aşağı yukarı 10 yıldır birkaç yılda bir major depresyon dönemlerim oluyor. Yani doktora gittiğimde (gidersem) o da bunu söylüyor bana (aslında sürekli minor depresyonum varmış da arada dibe vuruyor işte). Ama içten içe hiç derdim olmadığı için (ki hani gerçekten yok, ailem sağlıklı, çok sevmesem de iyi bir işim var, herhangi bir travmam hiç olmadı, aslında çok şanslı olduğumun farkındayım) kendime dert yaratıyormuşum, şımarıklık yapıyormuşum gibi geliyor. İnanmıyorum yani. Gerçekten derdin olsaydı bu fasa fiso işlerle uğraşmazdın diyor içimdeki ses hep. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Sadece benim burada anlattıklarım bazında değil, genel olarak.
0
peki madem
(24.06.20)
"Ama içten içe hiç derdim olmadığı için (ki hani gerçekten yok, ailem sağlıklı, çok sevmesem de iyi bir işim var, herhangi bir travmam hiç olmadı, aslında çok şanslı olduğumun farkındayım"

belanı mı arıyorsun? durum buysa evet şımarıklıklık. mental bir rahatsızlığın olabilir belki.
0
scudman1
(24.06.20)
Kesinlikle öyle, bazen boş beleş dertlere üzülüyor insan. Bunun mutlu olmak istememekle ilgisi var sanırım. Hayatım 0 sıkıntılı olsaydı üzülecek bir dert yaratırdım diye düşünüyorum ve bu bazen dertlerimi sevmeme neden oluyor
0
olaylar olaylar
(24.06.20)
Bence simariklik degil. Derdin buyugu, kucugu olmaz ki. Mesela bi cocuk icin oyuncaginin kirilmasi dert. Onun derdi de o. Yetiskin insanin da kendisine gore boyle mini, onemsiz dertleri olmasi normal. Baska bi sey cikinca onun onemsizligini anliyorsun zaten ama o an o dert iste. Tabii bunda yasam enerjimizin dusuk olmasi da faktor. Dogustan oldugunu dusunuyorum. Benim de kotu bi hayatim yok ama hep bi derdim var.
Zaman zaman dusunuyorum beni mutlu eden seyler cok anlik. Kolay kolay memnun olmuyorum. Genlerimizle ilgili de olabilir. Bazilari depresyona yatkin oluyor. O kucuk dertlere takilmamak icin optimist bi karakterle dogmus olman lazimdi.
0
Kittie
(24.06.20)
Bence lüks. Nasıl lüks geçim sıkıntısı olan adam, ciddi bir sağlık problemi olan insan ben depresyondayım diye düşünmüyor öyle bir kafay girmiyor adam gerçekten oluyır farkında olmuyor ya da it gibi çalışıyor sorununu çözmek için. Depresyona girmeye ya da girdiğini fark etmeye vakti yok ki adamın.

Bizim durumumuzda lüks evet. Ben de kızıyorum kendime. Bazen ufak canım sıkılıyor. Tam depresyon değil de. İşte ozmn bazen kendimden utanıyorum.
0
mobydick
(24.06.20)
gerçek manada depresyon beyin ve vücut kimyasındaki bir bozukluktan kaynaklanabileceği gibi vücuttaki başka hastalıklardan da(psikolojik bozukluklar dahil) kaynaklanabilen tıbbi bir rahatsızlık. düzenli ve uzun süreli devam eden depresyonun şımarıklık olarak değerlendirilmemesi gerekiyor, bu noktada kendine yazık ediyorsun.
www.health.harvard.edu

hepsini geçtim, diyelim ki senin düşünce biçiminle, olayları büyütmenle ilgisi var diyelim. depresyon tam olarak böyle bir şey zaten. kendi kendine, düşüme şeklini değiştirerek bunu çözebiliyor olsaydın adı depresyon olmazdı. ya da tam tersi, depresyon olmasaydı bu, "amaan şımarma be, kendine gel" diyerek çözebilirdin. bunun farkındasın ve elinden geleni yapıyorsun, buna rağmen çözemiyorsan bu bile elle tutulur bir rahatsızlık belirtisi olduğunu göstermez mi sence de?

depresyona dert sebep olmuyor yani, o yüzden derdim yoksa depresyona girmem şımarıklık diye düşünme. kafanda beyninde bir şeyler ters gidiyor ve bunu düşünce gücüyle değiştiremezsin. bazı insanlar depresyonla yaşamaya alışacak kişisel özelliklere sahipler ve bunun bir dert olmasını dert etmiyorlar(misal ben). dişi ağrıyıp doktora gitmemek gibi bir şey bu. biraz beklersen o ağrı geçiyor, kendince ağrı kesici alıyorsun. ama bu durum çürüğün tedavisini sağlamıyor. şanslıysan ölene kadar o diş ara ara ağrır ama asla öldürmez. şanssızsan apse yapar, şişer ve daha "gözle görülür" hale geldiği için doktora gidersin. kimi en ufak diş ağrısında doktora gider, kimi önemsemez. bunu önemsemek seni şımarık değil sağlığına dikkat eden biri yapar.

gerçek dert nedir ayrıca? dert nedir hatta? tek arabası olan insan için helikopterinin olmaması bir derttir çünkü trafikte vakit kaybı yaşıyordur. arabası olmayan insan ise metro ile trafik derdini aşıyordur ama milletle dip dibe olmaktan dert yanar.
bu "dert kıyaslaması yapma" durumu bile bir düşünce şekli bozukluğu olabilir, daha derin bakmak lazım tabii.

hepsini geçelim, doktor söylemiş sana bu rahatsızlıktan muzdarip olduğunu. bunu hala sorguluyor olman ya depresyona da sebep olan psikolojik bir bozukluk ya da depresyonda olmanın getirdiği bir düşünce şekli bozukluğu. kendini hor görme, sahip olduklarını hak etmediğini düşünme, içinde bulunduğun "dertsiz" hali kendine çok görme, şanslıyım desen de aslında şu anki halinden daha iyisini hak ettiğini düşünme ve bunu başaramadığın için kendini suçlama, kendini genel anlamda mutlu hissedemediğin için bunu dert etme gibi noktalarda sorgula kendini biraz, belki farklı açılardan yaklaşabilirsin konuya.
0
Bruce
(24.06.20)
Herkesin dert ettiği şeyler farklıdır. Sizin için 10/10 değerinde olan bir dert başkası için 10/3 değerinde olabilir. Ama bu sizin derdinizin önemsiz olduğunu göstermez. Bu tamamen yapısal bir özellik bana kalırsa. Herkesin nasıl acı eşiği farklıysa, bir şeyleri dert etme eşiği de farklıdır. O yüzden şımarıklık olduğunu düşünmüyorum.
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(24.06.20)
Doktor teşhisi varsa tabii öyledir ama çoğu insanın depresyona girdim lafı tripten başka bir şey değil. Geçen sene annem ailedeki vefat nedeniyle depresyona girdi. Yataklardan çıkamadı bir yıla yakın ilaç tedavisi gördü. Günlük ihtiyacı için bile kalkmıyordu . Depresyon dediğimiz şeyin bu kadar hafife alınmasına kızıyorum ben.
0
kestane gürgen palamut
(24.06.20)
insanın rahatı yerinde diye keyfi kaçamaz diye bir şey yok.
evet bazen boşluktan normalde takmayacağın şeyleri fazla takabiliyorsun.
kurabiliyorsun, gereğinden fazla kurcalayabiliyorsun.
fakat herkesin kendini kötü hissetmeye de hakkı var elbet.

ama bazen, bazı durumlarda kendini kurtarman gereken bir noktadaysan depresyona girmek lüks olabiliyor.

o an depresyona girebilecek zamana ya da şartlara sahip olmuyorsun ve devam etmen gerekiyor.
o açıdan lüks olduğu zamanlar var.
insanın hayatında depresyona bile giremediği süreçler oluyor maalesef.
0
blatta hiberna
(25.06.20)
Sorun olmamaması sorun olmuştur belki de?
0
chemnil
(25.06.20)
(9)

apart mı ev arkadaşlığı mı?

pelovann
yeni işe girdim. şehirde beraber eve çıkabileceğim tanıdığım bir arkadaşım yok. sizce aparta çıkmam mı daha mantıklı yoksa tanımadığım biriyle bir evi paylaşmak mı? apartlar tek oda 1300 tl(faturalar dahil), bir ev buldum 2 kişi yaşanacak, kira kişibaşı 875 tl. tabii faturalar ne kadar tutar bilmiyo
yeni işe girdim. şehirde beraber eve çıkabileceğim tanıdığım bir arkadaşım yok. sizce aparta çıkmam mı daha mantıklı yoksa tanımadığım biriyle bir evi paylaşmak mı? apartlar tek oda 1300 tl(faturalar dahil), bir ev buldum 2 kişi yaşanacak, kira kişibaşı 875 tl. tabii faturalar ne kadar tutar bilmiyorum. 3-4 güne de bir yere yerleşmem gerek. farklı bakış açılarına ihtiyacım var sizce hangisi mantıklı? ev arkadaşlığından çok ağzım yandığı için böyle arada kaldım. ne düşünüyorsunuz?
0
pelovann
(24.06.20)
apartta başla, garanti olsun. ev kiralamaya da zamanla bakarsın
0
re noreno
(24.06.20)
apart
0
ala09
(24.06.20)
Yerinizde olsam kimseyle uğraşmaz aparta çıkardım.

Hele pandemi sürecinde riski ne kadar azaltsanız o kadar iyi :)
0
chihirovekohaku
(24.06.20)
Apartta kalmalısın.
ev arkadaşlığı konusu ayrı bir mevzu ve bu konuda ağzı yanan çok kişi var. Belki traji komik olacak ama kişi bir evde arkadaşıyla barınmak istiyorsa öncelikle kendi yapısının böyle olduğundan emin olsun ki sözü geçsin:
i.hizliresim.com
başka türlü olmuyor çünkü.
0
Erva
(24.06.20)
arkadaşlar inanın hepinize hak veriyorum ama apartlarda da afedersiniz kıç kadar odalara 1300 tl vermek de koymuyor değil... fotoğraflarına bakınca bile içimi hafakanlar basıyo öyle böyle değil... 1 yatağı zor sığdırmış adam:'( o yüzden eve de sıcak bakmıştım bilemiyorum hala
0
🌸pelovann
(24.06.20)
++ apartlarda 3-5 tanımadığım kişiyle aynı tuvaleti ve banyoyu kullanıcam o da canımı çok sıkıyo. evde en azından pis bi şey olsa suçlayabileceğim biri var, diğer türlü kimvurduya gidiyo
0
🌸pelovann
(24.06.20)
Neredesin bilmiyorum ama 1300 liraya çok iyi 1+1 veya 2+1 daire de kiralayabilirsin
0
etna
(24.06.20)
Apart hem kucuk hem de odada banyo yok diyorsun. 1300 fatura dahil bile olsa oraya cok.
Yurt gibi bi sey galiba.

Bi ev buldum dediginin ev arkadasi hazir anladigim kadariyla. Evi begendiysen cik bence o kisiyle. Daha once kotu de olsa ev arkadasligi deneyimin de olmus hem.

Normalde apart derdim kesinlikle ama boyle apart varken ev diyorum.
0
Kittie
(24.06.20)
selam bu bahsettiginiz apartlar nerde var ben de cikayim
0
camene87
(25.06.20)
(18)

Kafa dağıtacak bomboş dizi onerisi

fraise
Oldukça bol vaktim ve bir şeyler için oturup odaklanamayacak kadar da endişeli bir ruh halim var bir sureligine. Bu yüzden vakit öldürecek, çerezlik dizi önerilerinize talibim. Sadece boş boş izleyeyim; üzerine düşünmeme, kafa yormama filan gerek olmasın. Kotu ruh halimi de tetiklemesin. Mümkünse n
Oldukça bol vaktim ve bir şeyler için oturup odaklanamayacak kadar da endişeli bir ruh halim var bir sureligine. Bu yüzden vakit öldürecek, çerezlik dizi önerilerinize talibim. Sadece boş boş izleyeyim; üzerine düşünmeme, kafa yormama filan gerek olmasın. Kotu ruh halimi de tetiklemesin. Mümkünse netflix'te olsun ama çok şart da değil.

Teşekkür ederim simdiden herkese.
0
fraise
(23.06.20)
sex education
0
freebird5406_2
(23.06.20)
Modern family izle. Boş dizi değil ama eğlendirir
0
cemallamec
(23.06.20)
Fleabag. Kesinlikle çerezlik, basit bir dizi değil. Ancak üzerinde uzun uzun kafa yormanızı gerektirmeyecek, kolay izlenen bir dizi.
0
stronzo
(23.06.20)
community
0
absel
(23.06.20)
Louie, Ramy, Dave, after life
0
000000
(23.06.20)
When they see us
Unorthodox
After Life
Russian doll

boş değil hepsi 10 numara diziler.
0
kanlakarisikyagmur
(23.06.20)
@cemallamec, favori dizilerimden biridir modern family, döner döner izlerim.

@kanlakarisik yağmur, onların hepsini izledim ben ama özellikle after life kafa dagitmalik dizi onerisine uygun değil sankı.
0
🌸fraise
(23.06.20)
blue mountain state
0
madrigal
(23.06.20)
Rik ve morti
0
baal
(23.06.20)
Parks & Recreation olsun Brooklyn Nine-Nine olsun bunlar hep iyi şeyler yapan iyi insanlar temalı, çok da derin olmayan ama güzel dizilerdir.
0
aguen
(23.06.20)
community demeye geldim. tam senin belirttiğin nedenlerle başlamıştım, çok da iyi oldu. hemen de bitti.
0
patlamis misir
(23.06.20)
Leyla ile Mecnun
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(23.06.20)
Simpsons ya da family guy izlerdim bu durumda
0
Kittie
(23.06.20)
Love
Brew brothers
0
ir10
(23.06.20)
Unbreakable kimmy schimith
0
mavibalık
(23.06.20)
The Good Place
0
nundu
(23.06.20)
The office batağına düşmek sizin tam ilacınız olur. 9 sezon izleyin izleyebildiğiniz kadar. Finali zaten muhteşem. Ama netflix’de yok tek eksisi o.
0
messor
(24.06.20)
Girls, elite, unorthodox.
0
caffeinecontent
(25.06.20)
(8)

Beklenen büyük İstanbul Depremi

ırene adler
>>>Selamlar,şu aralar İstanbul'dan ev almayı düşünen biri olarak kafamı kurcalayan konular var.İstanbul depreminden sonra yağma ve müthiş kaos kesin mi? İlk günlerde illaki kaos olur da 6 ay veya 1 sene sonrasını merak ediyorum daha çok. Sağ kalırsan sonrasından kork diyor herkes. Sağ kalanlar göç e
>>>Selamlar,şu aralar İstanbul'dan ev almayı düşünen biri olarak kafamı kurcalayan konular var.

İstanbul depreminden sonra yağma ve müthiş kaos kesin mi? İlk günlerde illaki kaos olur da 6 ay veya 1 sene sonrasını merak ediyorum daha çok. Sağ kalırsan sonrasından kork diyor herkes. Sağ kalanlar göç etmek zorunda mı kalacak büyük cogunlukla? İzmir bu göçten nasibini alır mı? İstanbul'da neler değişecek?

Sizin fikirlerinizi ve öngörülerinizi merak ettim.
0
ırene adler
(23.06.20)
Abi konuşacak daha ne var hala?
Kaos kesin, izmir nüfus artar, orada da yaşam pahalılaşır ama izmir tek başına nasıl kaldırsın.
Öte yandan istanbulda kaos demek, türkiyenin bir uçtan bir ucuna ekonomik ve sosyal açıdan çok acılar çekmesi demek olur.
Sağ kalanlar ne yapar bilinmez ama büyük travma yaşayacakları, ciddi psikolojik sıkıntılar çekeceklerini biliyorum.
Bir mucize olur da küçük çapta atlatırız demekten başka teskin edici bir şey yok.
0
jimjim
(23.06.20)
Kaos mesela nasıl olacak? Sağ kaldın,evin yıkılmadı. Evinde oturuyorsun. Silahlı kişiler gelip,hırsızlık,yağma vs olur mu? Yardim bekleyen insanlar olacak,öyle kaçıp başka sehire gitmekte doğru değil gibi. Kaosu biraz açalım demek istiyorum.
0
🌸ırene adler
(23.06.20)
bir binanın yıkılması için binanın inşaatında, yapımında, malzemesinde çok fazla hatanın bir araya gelmesi gerekir diye bir analiz okumuştum. Evet çok bina yıkılacak muhtemelen ama çok daha fazlasına da hiçbir şey olmayacak. Bir şeyi olmayanlar zor durumdakilere yardım edecek. Diğer şehirlerden yardım ekipleri gelecek. Özetle kaos olmayacak. İlk girkaç gün olsa da çabuk toparlanacak. Tamam kendimizi çok gömüyoruz ama yardımseverlik konusunda iyi bir milletiz. Çabuk atlatırız. Dünyaya hiçbir katkısı olmayan futbol kulüpleri bile milyonluk topçularının maaşlarını ödeyebilmek için yardım çağrısı yaptığında bir sürü insan parasını esirgemiyor.

Depremi düşünerek yaşanmaz şahsi kanaatim. Tamam evim sağlam onu biliyorum ona göre ev seçtim ama geçen gün en yakın arkadaşımın evine gittim, bina 40 yıllık falan. Napayım gitmemeyim mi, bir çayını içmeyeyim mi?

İzmir’e göç konusunda, evet 7 ay önce izmir’e taşınma durumum olmuştu iş için, emlakçı bu ara istanbullular bayağı teveccüh gösteriyor şehrimize demişti. Ufak depremler oluyordu o ara sık sık istanbul’da. Büyük depremde bayağı göç olur.
0
juninho77
(23.06.20)
Beklenen deprem, kesin olacak diye bir şey yok. Bazen enerjiler ufak deprem ile boşaltılıyor.
Beklentinin en tepe noktası 7,6 deniyor ki maks bu... yani öyle abartı bir durum yok. Nasıl tahayyül ettin bu kaosu anlamadım
0
trgydl
(23.06.20)
bu tarz bir paylaşım vardı

seyler.eksisozluk.com

para sorunu çözülür de o kadar kişi enkaz altında kalsa, yaralansa, kaçmak isteyenler nedeni ile yollar kapansa yardım nasıl ulaşacak. zaten ilk bir kaç gün önemli.
0
fezagezgini
(23.06.20)
Insanlar felaket tellalligini seviyor. Ne kaosu..
Sanki butun sehir dumduz olacakmis gibi..
Sen saglam bi ev al yeter. Istanbul bitmez, yasanmaz hale gelmez yani.
0
Kittie
(23.06.20)
belediyenin güncel deprem tahminleri ilçe ilçe .

depremzemin.ibb.istanbul
0
fezagezgini
(24.06.20)
Şener üşümezsoyu dinle,deprem birikmiş enerjisini 99 da attı zaten dedi.Bende inanmıyorum deprem risk haritaları arazi değerlerine göre bi kaç sefer değiştirildi zaten.
0
essoist
(24.06.20)
(18)

Doğrusunu anlatmaya üşendiğiniz oluyor mu?

minik pattis
Bu aralar böyle bir hal içindeyim. İnternette veya gerçek hayatta bir insan yanlış olduğunu bildiğim bir konudan çok iddialı bir şekilde bahsediyorsa doğrusunu söylemeye üşeniyorum. Zaten o kadar gereksiz bir kesinlikle konuşuyor ki anlatsam da anlamayacak diye düşünüyorum. Az önce burada bir sorunu
Bu aralar böyle bir hal içindeyim. İnternette veya gerçek hayatta bir insan yanlış olduğunu bildiğim bir konudan çok iddialı bir şekilde bahsediyorsa doğrusunu söylemeye üşeniyorum. Zaten o kadar gereksiz bir kesinlikle konuşuyor ki anlatsam da anlamayacak diye düşünüyorum.

Az önce burada bir sorunun altına yazılan bir cevapta oldu yine bu. Cevabı yazan kişi o kadar emin yazmış ki... Belki doğrusunu yazsam soruyu sorana çok faydası olacaktı ama yapmadım ben de. Tartışmayla uğraşmak istemedim. Böyle zamanlarda ''e araştırsın o da'' diyerek kendimi avutmaya çalışıyorum. Bu ne kadar doğru, etik bir davranış sizce? Zaman zaman bunu yaşıyor musunuz?
0
minik pattis
(23.06.20)
oluyor bazen ama sizin bulunduğunuz durumda doğrusunu yazardım. sonuçta başka bir kişi bilgi istemiş. soruyu soran için yazardım.
0
fezagezgini
(23.06.20)
Cevabı yazan kişinin cevabına bakınca biri aksini söylese o kişinin üzerine saldıracağı belli oluyordu. Yoruldum artık bu tarz şeylerle uğraşmaktan. O yüzden yazmadım maalesef.
0
🌸minik pattis
(23.06.20)
evet geçen bi arkadaşımla konuşuyorduk, yanlış hatırladığı bir şeyi düzelttim fakat o da kendi söylediğinden emindi, böyle durumlarda illa haklı çıkmak gibi bir isteğim olmuyor, ben söyledim artık ne halin varsa gör bundan sonra diye düşünüp hayatıma devam ediyorum
0
freebird5406_2
(23.06.20)
Soylememek degil de, soyledikten sonraki saldiriya cevap vermemek, oyle bir durumda olgunsuzlugu kabul edip sessiz kalmak gerekiyor. ama insan bazen onu bile yapamayacak kadar yoruluyor
0
gunes123
(23.06.20)
Cok oluyor, ozellikle internet ortaminda.

Cevabi verenin kim oldugu, bilgi birikimi, konumu vb internet ustunde belli olmadigi icin cevabi verene saldirilar da oluyor, bu tarz seylerle ugrasmaktan biktigim icin yanlis cevabi gorsem bile dogrusunu cogu zaman yazmiyorum.
0
crown
(23.06.20)
evet oluyor, duyuruda çoğu zaman 2-3 satır cevap yazıyorum sonra amaaan diyip siliyorum.
iş hayatında da oluyor, iyi niyetle defalarca yardım ettiğim insanlar aynı şeyi sorunca yahut sevmediğim bir tip atıp tutuyorsa hiç oralı olmuyorum, bıyık altından gülüp geçiyorum.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(23.06.20)
çooook
0
nıç
(23.06.20)
Ben de boyleyim. Dusunuyorum soylemeyi ama sonra bosa yorgunluk diyorum, bi de karsi taraf iddialasir falan, ben de cabuk parlayan biriyim o yuzden hic girmiyorum o topa
Karsi tarafin ilimli, elestiriye acik biri oldugunu biliyorsam soyluyorum ama. Kotu bi sey degil sonucta ben de bana soylensin isterim dogrusunun
0
Kittie
(23.06.20)
Çok oluyor. Ama bazen de kendimi tutamıyorum.
0
pati
(23.06.20)
kişiye göre değişiyor. bazı kimselere uzun uzun konuşurum,anlatırım,alıntılarım vs. bazı kimselere ise evet canım derim. sadece profesyonel bir ortamdaysam seçme şansım olmadığını düşünüyorum. mesela bir iş toplantısında benim yapmaya çalıştığım işi bilmediği için yanlış yorumlayan kimselere anlamayacağını bildiğim halde kendi işime saygımdan açıklarım. en azından sağda solda konuşurken çok kendinden emin olmasın diye.
0
denef
(23.06.20)
Muhattabimin kim olduguna bagli. Deger verdigim biriyse uzun uzun tartisabilirim ama onemsemedigim kisilere 'yav he he'der konuyu kapatirim.
0
taurina
(24.06.20)
maalesef hayır. Bu tarz konularda takıntılıyım o yüzden çok önemsiz kişilere iki saat kendimi hırpalayarak bi şeyler anlatıyorum. Ya da bazen değer verdiğim birini kırıyorum bu tarz bir konuda emin olduğumu ve karşımdakinin yanlış olduğunu biliyorsam. Yani konu önemsiz de olsa hayır yanlış biliyorsun diyip kendi bildiğimi savunuyor, sonra mesela konu kapanınca telefondan internete girip kaynak gösteriyorum. Tabi karşımdaki hala orda mı kaldın vs vs diyip kızıyor haklı olarak sdhhdsd

Doğru bilgi konusunda baya takıntılıyım yani. xkcd.com şu karikatürdeki durumu 7/24 yaşıyorum internet ve gerçek hayatta..
0
nundu
(24.06.20)
İnternette üşeniyoru m
Gerçek hayatta üşenmmem
0
chemnil
(24.06.20)
çok fazla oluyor. sözlükten örnek verecek olursam, yazıp kenara kaydettiğim bir sürü entry var. kim uğraşacak deyip vazgeçtiğim.
0
tabudeviren
(24.06.20)
yas aldikca ogrenilen gerceklerden biri. aman bosver diyorsun. cunku bazen ne dinliyorlar, ne anlamaya calisiyorlar. bosa kurek cekmek gibi.
0
baldur2
(24.06.20)
Son bir yıldır sıkça oluyor. Eskiden saatlerce anlatmaya calisirdim, şimdi arkadaş ortamında doğrusunu söylüyorum, israrla kabul etmezse 'e peki madem' deyip geçiyorum. Hele sözlükte vs tartismak icin gelen mesajların büyük çoğunluğuna cevap bile vermiyorum. (Soru sorduklarinda filan hariç tabii).
0
fraise
(24.06.20)
Internet ortamında tartısma yasımı geçtim. Ondan çok sallamıyorum. Ama farkediyorum ki artık iş ortamında bile stratejik olarak gereksiz ise tabi deyip geçiyorum. ben nasıl öğrendiysem herkes öğrensin modundayım.
0
twelfth
(24.06.20)
35'e kadar teker teker ugrasirdim, 35'i devirdikten sonra pesini biraktim cok nadir olarak bariz hatali birsey gorursem birsey soylerim ama is sonunda sidik yarisina donuyor o da yoruyor adami. galiba yaslanmak boyle bisey.
0
cooperr
(24.06.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.