Giriş
(6)

türkiye'de online hesap açmak

reavelyn
selam,yurtdışında yaşarken türkiye'de kullanabileceğim bir hesap açmam mümkün mü? buradan o hesaba euro göndereyim liraya çevrilsin, online mağazalardan alışveriş yapabileyim o hesapla istiyorum.2. bir kişi dahil etmem mümkün değil maalesef, tek başıma yapmam gerekiyor.
selam,
yurtdışında yaşarken türkiye'de kullanabileceğim bir hesap açmam mümkün mü? buradan o hesaba euro göndereyim liraya çevrilsin, online mağazalardan alışveriş yapabileyim o hesapla istiyorum.

2. bir kişi dahil etmem mümkün değil maalesef, tek başıma yapmam gerekiyor.
0
reavelyn
(12.12.20)
mobil bankacılık üzerinden yapılabiliyor diye biliyorum. özellikle Garanti Bankası gibi mobili iyi olan bankalar kimliğin veya pasaportun fotoğrafıyla bu işi yapabiliyorlar diye biliyorum.
diğer soruya gelecek olursak; avusturya'da yaşayan bir arkadaşın Ziraat Bankası'nda hesabı var. Türkiye içindeki ödemelerini bu hesabından yapıyor. Ancak hesabına para göndermesi gerektiğinde masrafın çok olduğunu, bunun için gelip gittiğinde parayı yanında getirip, hesabına nakit para yatırdığını söylemişti.
0
pccopath
(12.12.20)
Benim de bildiğim kadarıyla sözleşmeyi imzalamanız mümkün olmadığı için hesap açmak da mümkün değil.

Ayrıca yurtdışından kendi hesabınıza para gönderme işi çok masraflı olur. Yaşadığınız ülkede kredi kartı kullanıyorsanız o kartla alışveriş mümkün değil mi?
0
himmet dayi
(12.12.20)
eğer zaten bir hesabınız varsa bankada, ek hesap açtırabiliyorsun. ama hiç hesabın yoksa sıfırdan yapman çok zor. bulunduğun yere göre iş bankası, ziraat'ın yurt dışı şubelerinden hesap açmayı deneyebilirsin.
0
roket adam
(12.12.20)
@himmet dayi, burada (hollanda) kredi kartı çok az kullanılıyor, benim çıkartmam için de birkaç sorun olabilir. bankayla görüşmem lazım ama aslında bir çözüm olabilir bu, teşekkür ederim.

@roket adam, hali hazırda adıma açılmış aktif bir banka hesabı yok türkiye'de.
0
🌸reavelyn
(12.12.20)
Hollanda ise mesela işbankasının amsterdam'da şubesi vardı yanlış hatırlamıyorsam, orada çok büyük ihtimalle türkiye için hesap açmanıza izin verirler diye düşünüyorum.
0
roket adam
(12.12.20)
TransferWise ile TR hesap numaraları alabiliyorsun, hesapların arası hızlı ve uygun çevrim yapar. Yurtdışına kart da 5 pound civarıydı
0
mesutcang
(13.12.20)
(5)

iPad

tizi reftar olanin payine dagmen dolasir
Air kitap PDF vs okumak için büyük mü?
Air kitap PDF vs okumak için büyük mü?
0
tizi reftar olanin payine dagmen dolasir
(12.12.20)
10.9 inch büyük oluyor, o yüzden kindle aldım. sadece kitap okumak için ipad almayın derim.
0
achilles
(12.12.20)
Pdf lerde ereader lardan cok daha iyi yalniz. Imkanin varsa her ikisini de al. Kitap okuyacaksın ereader öncelikli tabi
0
sarcophagus
(12.12.20)
Valla ben sırf air'de okuyorum, çok memnunum boyutundan.
0
roket adam
(12.12.20)
bence büyük değil ama ağır.
0
dr doofenshmirtz
(12.12.20)
sarcophagus +1
Ekranı bence pdf için kesinlikle çok iyi, ideal. Bende iPad Pro var 10.5, ayrıca e-Reader da var. İkisini de aktif şekilde kullanıyorum
iPad çok konforlu bir pdf deneyimi sunuyor ekran kalitesi faktörüyle birlikte
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(12.12.20)
(14)

Çek karşılığı araba satmak

Barki
Merhaba arkadaşlar,araba satış ilanıma 80bin liralık çek(1 aylık) üstüne nakitle alma teklifi geldi. Ben bu senedi vadesi gelmeden bankalara veya faktöringçilere kırdırabiliyor muyum? Eğer kırdırabiliyorsam ne kadar bir komisyon ödeniyor? Arabayı çeki arabayı alacak adamla birlikte kırdırdıktan sonr
Merhaba arkadaşlar,
araba satış ilanıma 80bin liralık çek(1 aylık) üstüne nakitle alma teklifi geldi.
Ben bu senedi vadesi gelmeden bankalara veya faktöringçilere kırdırabiliyor muyum?
Eğer kırdırabiliyorsam ne kadar bir komisyon ödeniyor?

Arabayı çeki arabayı alacak adamla birlikte kırdırdıktan sonra(komisyon bana ait olacak şekilde) arabanın satışını vermem benim için güvenli olur diye düşündüm de, siz ne düşünürsünüz?
0
Barki
(11.12.20)
Madem öyle yapacaksınız adam çeki kırdırsın parayı size versin
0
olaylar olaylar
(11.12.20)
%99 dolandırıcı

çeki kendi kırdırsın komisyon kadar indirim yap öyle sat. bu teklifi yap bakalım mesaja cevap gelecek mi :)
0
mr.goodcat
(11.12.20)
Ben olsam ben de girmezdim böyle bir riske, ne gerek var. Gitsin kırdırıp gelsin. Bilmediğim konulara girmem.
0
roket adam
(11.12.20)
Ben soyle dusunurum. Araba piyasasi bu kadar revacta iken cek ile neden satayim. Nakitle gelen birine satmaya calisirim.

Cek senet isine girmem.

Ama tabii acil para ihtiyac meselesi, uzaktan davulun sesi dersen bir sey diyemem.
0
Filinta61
(11.12.20)
Girme. Orada şöyle bir risk var: Sen adamla gider çeki kırdırırsan (Bu arada çek de büyük ihtimalle hamilinedir veya 2-3 kere ciro edilmiştir) sonra çek ödenmezse, kırdırdığınız yer senin başına musalllat olur. Belki bunu da danışıklı yaparlar. Hem arabanı elinden alırlar, hem de sonra ne kadar koparırsak gibi düşünürler. Evet yasal olarak bir şey yapamaz, ama rahatsız ederler. Aklında olsun, öyle bir işe karışır da, o tiplere yakamdan düşsünler diye 1 kuruş dahi verirsen kurtulamazsın...
0
malheiros
(11.12.20)
Çekle senetle sepetle araba satılmaz. Çeki tahsil etsin ya da kırdırsın parayı denkleştirsin öyle gelsin.
Böyle çek senet diyerek dolandırılan binlerce insan var.

Araç ya da herhangi birşey satarken kullandığım sihirli bir cümle var: Sadece nakit satılıktır. Sizin de kullanmanızı tavsiye ederim.
0
battal gemalmaz
(11.12.20)
Çek işi sıkıntılı, muhtemelen yalan olacak o iş.
Gel senle anlaşalım çekin üstüne kaç para verecekse ben vereyim o parayı çek işini filan boşver. Hem uğraşmazsın savcılık filan hem benim işim görülür :)
0
top_secret
(11.12.20)
çek, arsa teklif edenlerin hepsi dolandırıcı
0
summatinyourteeth
(11.12.20)
iyi de nasil oluyor ki sahis ceki mi bu. fatura mi edeceksiniz nasil olacak. ceke fatura kesmen lazim.
neyse cek cuk islerine sakin girmeyin. dolandirici olmasa da girmeyin. dolandirici olsa da girmeyin.
benim babam da insaatciydi ben de insaatciyim bu cek islerinden oyle yildim ki yok hatir cekiydi yok ikiz cekti yok karsiliksiz cekti. vallahi yildim. bankanin kendisi bile kendi cekini taniyamayip neredeyse parayi tahsil ediyordu. sans eseri durdurdugumuzu biliyor.

velhasil. sakkin sakkin sakkin ha diyorum sizi nez ile basbasa birakiyorum. zaten onu bozman icin ya da kullanman icin cirolaman lazim. bir de cek odenmezse ben cekin parasininodersin hem de arabandan olursun. girme o ise.
0
turbo sadık
(11.12.20)
Uzak dur. Araba gruplarında ara ara paylaşılır bu aldatmaca. Yaşadığı bu tür hadiseleri yazan çok kimse var.
En fazla tuzak olarak kullanılan yöntemlerden biridir.
Para bunu gözünle "gör " hesabına yatsın ondan sonra işlem yap.
0
Erva
(11.12.20)
kosarak kacin. Kendi kirdirsin ceki size parasini versin. Faktoring de kirdirsaniz fatura fln isteyecekler, oyle gidip kirdirdim olmuyor. Adam ben fatura ayarlarim derse de sonra odeme olmaz ise faktoring sizin basiniza musallat olur
0
oscar
(11.12.20)
Dolandırılmak üzeresiniz. Bir sonraki tür tamam eft yapalım dicekler. Sahte dekont size gösterecekler siz de o dekont bakıp aa göndermiş diyeceksiniz, hesabınıza para gelmeden imzayı atacaksınız parayı aldım diyip.

Hep okuduğumuz hikayeler. Unutun o satışı. Hesabınızda parayı görün yasal satışı verin. Bu kadar.
0
ykyt
(12.12.20)
1- Dolandırıcıdır.

2- adam dolandırıldı. Çek adamin elinde patladı. Size çakmaya çalışıyor.
0
ycaycayca
(12.12.20)
neden böyle bir risk alıyorsun ?

çekin karşılığı olmadığı durumda bir kağıt parçası (150 tl teminatı var) ötesinde
olmadığını bilmelisin.

bu güne kadar duyduğum tüm dolandırıcılıklarda bir çek hikayesi vardır.
0
orpheus
(12.12.20)
(1)

it, yazılım sektöründe satışçı olmak

taha1907
sizce mantıklı mı ? aramızda bu sektörde satışçı olanlar var ise mesaj atabilir mi ?teşekkürler
sizce mantıklı mı ? aramızda bu sektörde satışçı olanlar var ise mesaj atabilir mi ?

teşekkürler
0
taha1907
(11.12.20)
Epeydir IT sektöründe satışçılarla beraber çalışıyorum. Bu işte en büyük para "yazılım üreticilerinde" çalışırsan elde edilebilir. Özellikle siber güvenlik yazılımı satan bir çok firmada maaşlar euro ve dolar ile, üstelik primler de müthiş.

Sıkıntı şu ki o seviyeye çıkmak için epey bir süre (min 5+ yıl) bayi veya distribütör kanalında uğraşman, kendini kanıtlaman, güzel bir network oluşturman lazım, artı olarak da mutlaka çok iyi (yabancı yöneticilerle çalışabilecek kadar) ingilizce bilmen gerekiyor. Dediğim gibi bankalar, holdingler, bakanlıklar seviyesinde (yani enterprise sales) yaptığın projelerle kendini kanıtlarsan çok büyük paralar (aylık 10-15-20 bin euro'lar) kazanılabiliyor. Sorun varsa buradan sorabilirsin, öm'lere bakamıyorum.
0
roket adam
(11.12.20)
(6)

Almanya'dan gelirken gümrükte sorun olmadan ne getirebilirim satmak için

lion de la Turquie
Araçla geleceğim. Kutuları açıyoruz öyle getiriyoruz sanırım.Ne getirsek mantıklı olur satmaya?
Araçla geleceğim. Kutuları açıyoruz öyle getiriyoruz sanırım.

Ne getirsek mantıklı olur satmaya?
0
lion de la Turquie
(10.12.20)
Robot süpürge, mutfak aletleri vb.
Columbia vs. gibi markaların ayakkabı mont vb.
The ordinary vb. gibi kozmetik ürünleri
0
tss
(10.12.20)
kurdan dolayı almanyada daha uygun bir şey yok bence.anca orda indirim falan görürseniz tss+1

ps5 çıkarsa bakabilirsiniz hangi tarihte geleceksiniz bilmeyerek
edit: çıkmış zaten ama fiyat farkı nasıl bilmiyorum :) 1 hakkınız var bildiğim + kutuyu açmak gerekiyor olabilir
0
ala09
(10.12.20)
Ps5 bir tane atsam bavula benim desem yine de mi veriyorum gümrüğünu acaba?
0
🌸lion de la Turquie
(10.12.20)
pikap iğnesi. eskidendi/80 lerdeydi sanırım :-)
0
ankarakecisi
(11.12.20)
PS5 alabilirsin, şu an karaborsa olan tek şey o.
0
roket adam
(11.12.20)
Xbox veya playstation.
0
kumulatifvergimatrahi
(11.12.20)
(11)

Cyberpunk 2077(ps4)

eazy
ps4 versiyonunu alacak olan, almayı aklından bir saniye bile geçiren biri varsa eğer sakın yapmayın. SAKIN. Adamlar last of us 2, rdr 2, god of war gibi şeyleri oynayabildiğimiz cihazlara oyun yapmayı becerememiş. görüntü leş, 2020 yılında 20 fps veren oyun yapmışlar ya. şaka gibi :DDD Bide geçen ay
ps4 versiyonunu alacak olan, almayı aklından bir saniye bile geçiren biri varsa eğer sakın yapmayın. SAKIN. Adamlar last of us 2, rdr 2, god of war gibi şeyleri oynayabildiğimiz cihazlara oyun yapmayı becerememiş. görüntü leş, 2020 yılında 20 fps veren oyun yapmışlar ya. şaka gibi :DDD

Bide geçen aylarda ceosu mu ne haltıysa çıkıp, ps4 için harika çalışıyor hayret edeceksiniz falan demişti

Sakın almayın. Oynanacak gibi değil. Ne kadar kişi görürse, ne kadar kişiyi dolandırılmaktan kurtarırsak iyidir :)))
0
eazy
(10.12.20)
Haftasonu alacaktım ama bilmiyordum böyle olduğunu var mı YouTube da acaba bir inceleme? Bir arastirayim bakayım. Sağolun
0
spacevan
(10.12.20)
Bir yama gelecekmiş, o yüzden almak isteyen yama gelene kadar beklesin. Katılıyorum bu sebepten ama hic almamaya değil de beklemeye davet ediyorum.
0
logisticsmanager
(10.12.20)
PS5 ve PC versiyonu arasında bile büyük bir fark var.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(10.12.20)
Abi, almayın derken şimdi almayın yani. Ama az çok yıllardır oyun oynayan biri olarak size şöyle söyleyeyim. En az 3 yama lazım bu oyuna :D 1-2 yamayla düzelecek şey değil ya sanki bunlar. Görüntü çok kötü abi, ben ömrü hayatımda böyle rezil bir şey görmedim ya. Araç sürmek ayrı eziyet, çatışmalar ayrı eziyet, sokakta insan olmaması ayrı eziyet.

Bide ''7 senelik cihazda bu oyunu oynadığınıza şükür edin'' diyen tipler türemiş. Bu oyunun reklamı yıllardır ps4 ve pc için yapıldı. Bas bas bağırdılar ''ps 4 için çok iyi çalışıyor'' diye ama yok abi. Rdr 2 oynadık lan biz bu cihazda ya, aklımız yere düştü bu nasıl oyun lan dedik.

Severdim bu firmayı ama bir bok olmaz bunlardan. Rockstar'ın bokunu yiyeyim ya, kurban olayım onlara. Adamların gta 5'i kaç senedir sırıtmıyor. 2012 yılında yapımına başladıkları oyunun haline bak. Yazıklar olsun.
0
🌸eazy
(10.12.20)
Oyun mükemmel de ps çöp yapacak bir şey yok.
0
bahoho
(10.12.20)
@bahoho; rdr2 ve last of us 2 da süper oyunlar ama kimse bu sorunlari yasamadi.
Ps kismi iplenmemis maksat satis olsun sonra yamalariz dersek daha iyi olur. Madem ps çöp; o zaman oyunu cikarmasalardi? Yok oyunu çıkarıp sonra "oyun cok iyi ama psde calismaz" demek=electronic arts ile ayni konuma düşürür.
0
logisticsmanager
(10.12.20)
çare iade o zaman.
0
bahoho
(10.12.20)
Gerçekten mi? Bu oyunu oynamak için de tek yolum ps4 almaktı valla, üzüldüm şu an :/
0
roket adam
(11.12.20)
@roket adam hocam bu geliyorum diyordu zaten. Once firma konsol reviewlarini engelledi oyun cikana kadar. Bu sekilde kimse iade etmedi vs.
Açıkçası bunu bethesda yapinca todd howard'in anasina kufur ediliyor, cdpr yapinca yaaa ps oynanır mi oluyor.

En az bir kac ay almayin konsollar yamalanana kadar.
0
logisticsmanager
(11.12.20)
@roket adam

Cok ciddiyim abi. Degmez. en az 3 ay sonra oynanir bu. O da duzelirse ama kolay kolay duzelicek seye benzemiyor.

1.03 yamasina baktim ps4 ve xbox icin herhangi bi goruntu fixi yok. Ne zaman cikacagi belli degil. 1.04 yamasi icin goruntu fixi var diyorlar ama resmi bilgi degil.

Ben tarafsizim. Millet last of us 2 yi gomerken ben keyifle oynamistim. Yani bosu bosuna almayin demem. ciftlik bank magdurlarinin yasadigi hissi deneyimlemek isteyen varsa alsin. Ama yok keyif almam lazim oynadigim seyden diyorsan simdi alma. Paraya yazik. Haytimda ilk defa dolandirildim lan. Cok uzuldum. Bi de yutupta ps4 icin resmi oynanis vidyosu var. kaldirmamislar :dd bi bakin allah askina, 2-3 kere izleyip vay anasini ya dedim durdum. O oynanis vidyosu ile alakasi yokkk.
0
🌸eazy
(11.12.20)
Açık dünya konseptini o özgürlük hissini veren oyunları severim ama ben de almayacağım güvendiğim bütün otoriteler düşük puan vermiş zaten. Sorunların dışında oyunda yaratılmış şehir çok ölü. Npc'ler kopyala yapıştır aynı yapılmış, etkileşime geçemiyorsun, yapay zeka berbat.
0
iwasbornonamountainside
(11.12.20)
(6)

Sıfır araca hasar verenden değer kaybı tazmini istenir mi?

solo
Merhaba dostlar,2 hafta önce sıfır araç satın aldık, araç park yerinde dururken doblo sahibi birisi geri geri park ederken bizim aracın ön çamurluğuna sürtmüş haber de vermeden evine gitmiş, allahtan komşu görmüş bizi uyardı adamı çağırdık "ha evet ben çarptım neyse hasarı öderim" dedi, ben de kızdı
Merhaba dostlar,

2 hafta önce sıfır araç satın aldık, araç park yerinde dururken doblo sahibi birisi geri geri park ederken bizim aracın ön çamurluğuna sürtmüş haber de vermeden evine gitmiş, allahtan komşu görmüş bizi uyardı adamı çağırdık "ha evet ben çarptım neyse hasarı öderim" dedi, ben de kızdım madem çarptınız neden haber vermiyorsunuz ya da not yapıştırmıyorsunuz cama dedim, aracın kimin olduğunu bilemedim o yüzden haber veremedim diyor, halbuki park yerinde 5 tane araç var iş hanında da kimlerin aracı olduğu belli tüm esnaflar aracın benim olduğunu biliyor, akşam saatleri olunca muhtemelen görmeyeceğimi, eve gidince de nerede olduğunu tahmin edemeyeceğimi aradan sıvışacağını düşündü.

Aracı bugün boyasız kaporta düzeltme yapan bir yere götürdüm, adam baktı çizikler %80 - 90 civarı gider abi merak etme ama aracın sıfır bana soracak olursan benim masrafım haricinde değer kaybı tazminatı da iste dedi, böyle bir şeyi ilk defa duydum sormak istedim, böyle bir durum var mıdır? hasarın onarımı 350 TL tutacak ama orjinali gibi olmayacağı için bir değer kaybı oldu haliyle araçta bu tazminatı istemeli miyim?
0
solo
(10.12.20)
Öncelikle geçmiş olsun. Bence burada değer kaybı söz konusu değil. Tampondaki çizik düzeltmeden dolayı araç değerinin değişeceğini sanmıyorum. Değer kaybı genellikle değişen boya gibi hasar kayıt miktarının biraz fazla olduğu durumlarda oluşuyor.
0
Notts
(10.12.20)
15 küsür bin liralık değer kaybı için aylarca süren bir dava sonucunda 7-8 bin tl civarında para alabildim ben. Siz de 350 tl'lik hasar kaydına ne kadar alırsınız oradan hesaplayın işte.
0
roket adam
(10.12.20)
Ben de çok üstüne düşmedim öyle bir teklifi saçma buldum arkadaşlar, cana gelen mala gelsin artık, dediğiniz gibi değişen boyanan parça yok. Nazarlık olur iz kalırsa da ne yapalım.
0
🌸solo
(10.12.20)
değer kaybında plastik parçalar ve işçilik hariç gibi kriterler var.
0
Sir Anthony Hopkins
(10.12.20)
yoktur.
hayır.
0
sizofren06
(10.12.20)
Çamurlukta değer kaybı olur tamponda olmaz. Ancak değer kaybı alabilmek için karşı tarafın sigorta şirketine başvurup serviste resmi olarak sisteme giriş yapılarak tamiri olması lazım. Tramerde görünür muhtemelen. Siz göçükçüde kendi paranızla yaptırdığınız için böyle bir hakkınız olmaz. Siz yine de bana güvenmeyin :) Bildiğim kadarıyla ve tahmini yazdım.
0
jepa
(10.12.20)
(8)

sizce en iyi çalışma / bilgisayar koltuğu hangisi?

Transa
sınırsız bütçeniz olduğunu varsayarsak ve çok uzun süre bilgisayara baktığınızı düşünürsek hangi çalışma kotlugunu alırdınız?
sınırsız bütçeniz olduğunu varsayarsak ve çok uzun süre bilgisayara baktığınızı düşünürsek hangi çalışma kotlugunu alırdınız?
0
Transa
(10.12.20)
Vücut ölçülerime uygun olanı. Ayrıca sadece koltuk değil masa da önemli. Masanın yüksekliği, altının ayak destekli olması gibi.
0
pass
(10.12.20)
bütçe sınırı yok dedin ve zehirli oku attın :)

altdesk denen firmanın yaptığı uzanmalı çalışma/oyun setupları çok çok iyi. hiç kullanmadım tabii ki...

www.youtube.com

www.youtube.com
0
armagan abanuz
(10.12.20)
Benim bildiğim Türkiye'de ergonomi üzerine çalışılmış en profesyonel çalışma koltuğu nurus me too fluid motion ve fluid motion plus modelleri. Dünyada da bildiğim kadarıyla bir numara herman herman miller aeron chair. Türkiye'de perakende satışı ve açık bir fiyatı maalesef yok. Bazı büyük holdinglerin ve şirketlerin ofislerinde bu sandalyeyi kullandığını biliyorum sadece. Bütçe sınırsızsa madem, distribütör firma ile görüşülüp getirtilebilir. Türkiye distribütörü bildiğim kadarıyla bms a.ş. (bms.com.tr). Hatta belki mağazalarında hazırda bile vardır.
0
kutukcu
(10.12.20)
(git: 1456539)
0
kobuzchu kiz
(10.12.20)
Bu işin standardı Hermann miller aeron'dur.
0
roket adam
(10.12.20)
@eileen gırey, peki hermanmiller in oturak filesi ne kadar dayanıklı, naylon nihayetinde.
knollun sırt çerçevesi de kauçuk. stanley ürünlerinde bile kauçuk bi yerden sonra kuruyor parçalanıyor. knoll unkiler ne alemde?
0
esref
(10.12.20)
adore - manager techno kullanıyorum son 4 yıldır, 10 saat bilgisayar başında çalıştığım zamanlar fazlaca. çok memnunum.
0
sinematikcrop
(11.12.20)
@esref herman miller'ın file kalitesini bilmem ama internette filesi değiştirilmiş olarak 2. el satıldığını görmüştüm. demek ki yıpranıyor.
0
kutukcu
(21.12.20)
(8)

Hayalleriniz, Hedefleriniz ve Arzularınız önümüzdeki sene ve seneler

put it in your appropriate place
Yeni yıla girmek üzereken Hayalleriniz, Hedefleriniz ve Arzularınız ne durumda? Senelik olur, uzun vadede olur.Sabah 8 akşam 5 masa başı kurumsal firmada çalışıyorum, sene sonunda 7 yıl bitmiş olacak.Yaş düz hesap 32. Şahsen 40 yaşıma geldiğimde `düz klişe bir beyaz yakalı tipi` olmak istemiyorum. A
Yeni yıla girmek üzereken Hayalleriniz, Hedefleriniz ve Arzularınız ne durumda? Senelik olur, uzun vadede olur.

Sabah 8 akşam 5 masa başı kurumsal firmada çalışıyorum, sene sonunda 7 yıl bitmiş olacak.

Yaş düz hesap 32. Şahsen 40 yaşıma geldiğimde düz klişe bir beyaz yakalı tipi olmak istemiyorum. Aylar sonra bugün ofise gittim, bir dertlendim yav.

Geriye dönüp baktığımda iyi bu hayatı yaşadım diyebileceğim bir hayat istiyorum kısaca. Bir şeyler yapmaya da çalışıyorum.


Kitap okuyan biriyim. Sene 2017 filan. Yaş 28 o zaman. Dedim 35 olduğumda, sahip olduğum tek şeyin kitaplar olmasını istemiyorum. Nitekim de olmadı. Birkaç sene içerisinde elimden geldiğince yaptım bir şeyler. İşte yurtdışı gezmesi olsun, İngilizce olsun, sinmeası tiyatrosu.


Bu sene yalan oldu. Gene bir şeyler yaptım ama ne bileyim, geçen seneyi özlüyorum.

Seneye neler yapabilirim bilmiyorum. Spora gitmek en büyük niyetim. Konuşma bozukluğum var. R, L ve Y harflerine dilim dönmüyor. Pandemi azalırsa bu ikisine odaklanabilirim.

Sizin neler?
0
put it in your appropriate place
(09.12.20)
ana işinden sonra ikinci bir iş öğren. eski sscb eğitim sistemi. ve bu ülkeden nasıl gidebiliyorsan git. 55 yaşındaki yazar tavsiyesi
0
ankarakecisi
(09.12.20)
beyaz yakayım ama kot pantolon tshirt ile işe giden versiyondan, iş beni sıkmamakla beraber 45 yaşımdan sonra dayanabileceğimi sanmıyorum. onun için 45-50 yaş arası için premium tesisat işi yapan şirket kurma hayalim var. sözleşme ile çalışacağız en temiz ve en hızlı işi yapacağız :) şu an da evde elektrik hariç tesisat anlamında kendi başıma yapamadığım hiç bir şey yok, bilgiyi genişletmek için senelerce antreman yapacağım.

kısa dönem hedef ise pandamı sonrası avrupada aynı sene 4-5 büyük rock festivaline katılmak.
0
ludwig boltzmann
(09.12.20)
35'e gelmeden borsadan, çalışmama gerek kalmayacak şekilde gelir sağlamak ve bir veterinerde çalışmaya devam etmek.
0
Amory Lorch
(09.12.20)
ben de beyaz yakayım, teknik bir iş yapıyorum. bizim sektörde (it) acayip büyük bir potansiyel ve para var, bu alanda ilerlemeye çalışıyorum. onun dışında hobi olarak video çekmeyi öğrendim bu sene, bir sürü kitap okudum, spor yapıyorum bisiklet sürüyorum, gezmeyi seviyorum, yazmayı seviyorum. covid öncesi dönemde bol bol gezdim, bir sürü anı biriktirdim, video foto bir sürü şey var. yani genel olarak böyle gitse okeyim yav.

benim tek derdim sevdiklerimin yaşlanması ve onları kaybetmek, onlara güzel bi hayat yaşatmak, onun dışında pek bi şey kafama takılmıyor hayatımla ilgili.
0
roket adam
(09.12.20)
0 hedef, 0 arzu, 0 hayal olarak 2020'yi uğurlayacam.

Bu sene pandemiden bağımsız olarak üstümden geçti.

Bir ton hobim var, uğraş istesem bulur yaparım. Ama keyif almıyorum. Motivasyon diye bir şey kalmadı. Bayağı depresyondayım. Alışverişe falan sarmamdan belli. Sürekli bir şey almak istiyorum ama malum her halt zamlandı.

En son gittim Grogu oyuncağı aldım. Canım sıkıldıkça kafasına vuruyorum, force çekiyor. :p

Yaş 32, iki aya 33 oluyorum. Hayatı kaçırmışsım gibi.

Bu ara popüler olan söylem halimi özetliyor ya. İncinmişim. :D
0
faith no more
(09.12.20)
26 yaşındayım. bir şey kalmadı açıkçası. hep hayal kurdum, hep bir şeyler istedim, en depresif zamanımda bile bir şekilde ümidim vardı. yıllar içinde sürekli başa sardığımı görüyorum. yeni yıldan hiçbir beklentim yok. eğer ölmeyeceksem sanırım sağlıklı olmayı dileyebilirim, çünkü sağlıksız olmak gerçekten zor ve üzücü olmalı. sağlıklı olmak bile yeterince lüks zaten benim için, fazlasını beklemiyorum. beklemek de değil mesele zaten, olmayacağını biliyorum. annem ve kardeşim üzülmeyecek olsa ölmeyi isterdim belki. sıkıldım. bir yere varamıyorum. o yüzden bir şey beklemiyorum artık.
0
der meister
(10.12.20)
Düşününce kabaca iki isteğim var. Birincisi ABD'de sevdiğim bir işi yaparak yaşamak. İkincisi de kendi işimi kurabilmek. Artık 40 yaşında mı olur, hiç olmaz mı, orasını bilmiyorum. Sevdiğim şeyleri hedef hâline getirerek onları değersizleştirmem. Film izlemeyi seviyorum ama bir tane bile izlenecek filmler listesi yapmadım bugüne kadar. Bazı şeyler sırf hayat güzel olsun diye yapılmaz bence.
0
dissendium
(10.12.20)
2020 koronadan bağımsız olarak üstümden geçti +1
Yine de çok şükür sağlıklıyım ve işim var.

Hedef: minnoşumla daha da çok gezmek, biraz daha uzak yerlere gidebilmek. Kışlık ekipman edinip kışın da kamp yapmak. Yabanilik yapmamak ve insan içine karışmak için kendimi zorlamak.

Arzu: kafama göre biriyle tanışsam, hatta ilk görüşte aşık olsak fln, güzel olurdu.

Hayal: lotoyu tutturup istifa etmek :/
0
pati
(10.12.20)
(4)

Adsense Başvuru Durumumu Reddetti

sislerrr
Merhabalar,Olayı kısaca ozetlemek istiyorum. Öncesinden su bilgiyi vereyim daha once reklamlarımı izlediğim için adsense hesabımı devre dısı bırakmsıtı. ben de yeni bir youtube kanalı actım. videolarımın hepsini yeniden olusturdum. gerekli kosulları sagladım ve tekrar basvurumu yaptım. bugun adsense
Merhabalar,

Olayı kısaca ozetlemek istiyorum. Öncesinden su bilgiyi vereyim daha once reklamlarımı izlediğim için adsense hesabımı devre dısı bırakmsıtı. ben de yeni bir youtube kanalı actım. videolarımın hepsini yeniden olusturdum. gerekli kosulları sagladım ve tekrar basvurumu yaptım. bugun adsense hesabımı olusturmamı ıstedı. kız arkadasımın ismini ve onun ev adresıni girdim. adsense bana onay vermediğine dair bugun mail gönderdi. acaba neden boyle yaptılar ? net bir acıklama yine yok?
acaba sunlardan dolayı olabilir mi ?
ilk kanalımın mail adresi örneğin [email protected] ise, yeni actıgım kanalın mail adresi ise : [email protected] yani benzer mail adresleri gibi.
ya da sonuc olarak aynı IP kullanılması.
bununla birlikte para kazanmaya tıkladıgımda hala adsense hesabı için işlem devam ediyor diyor.
ben ne yapmalıyım? yine o kadar emeğim boşa mı gitti. ?
yardımlarınızı rica ediyorum.
0
sislerrr
(09.12.20)
Google aldığın nefesi bile biliyor, o kadar çok çapraz takip yöntemi var ki, birini atlatsan diğerine yakalanırsın.
0
mikro patlama
(09.12.20)
eski videolarini kullandiysan oradan da anlamis olabilirler, ayni video oldugunu bilgisayarlar anlayabilir. O videolar, basliklar vs. bir kere mimlendikten sonra bir daha izin vermeyebilir. Bunun gibi bildigimiz ve bilmedigimiz sayisiz yontemi var google'in. Uzun senelerdir dunyanin 4 bir yanindan milyonlarca kisi senin gibi sistemi kandirmaya calisiyor. Adamlarin isi bunlari bulmak.
0
robokot
(09.12.20)
İki arkadaş da haklı, aynı Ip olması, aynı videolar olması, benzer mail olması, aynı bilgisayar / browser'ın kulanılması, aynı adres olması bunların hepsi birer kriter.
0
roket adam
(09.12.20)
Bu arada yukarida yazmayi unuttum, bu mesaj demek degil ki daha once silinen hesabin yakalandi ve bu yuzden kabul edilmedi - adsense bazen icerigi karli gormedikleri icin veya google TOS icindeki bazi diger maddelere uyulmadigi dusunuldugu icin reddedilebiliyor. O yuzden uyumluluk kriterlerini iyice gozden gecirip yine basvurabilirsin.
0
robokot
(09.12.20)
(3)

3D scanner/printer ile ilgili bir soru..

jeanluc
Sevgili Yukarı Roma'lılar;bilmiyorum içinizde 3D ile ilgilenen var midur?3D scanner almak yerine (ki pahalı aletler) içinde 3D sensoru olan cep telefonu alsak (misal, samsung note10+)bunu .stl formatına çevirdiğini iddia eden bir sürü program var. şahsen birini de denedim ama fotoğraf çekimi sonrası
Sevgili Yukarı Roma'lılar;
bilmiyorum içinizde 3D ile ilgilenen var midur?

3D scanner almak yerine (ki pahalı aletler) içinde 3D sensoru olan cep telefonu alsak (misal, samsung note10+)bunu .stl formatına çevirdiğini iddia eden bir sürü program var. şahsen birini de denedim ama fotoğraf çekimi sonrası modeli gösteriyor, export aşamasında para istiyor.

sorum şu: sizce android cihazlar için, size göre en başarılı 3D scan yapan ücretli (b*ku çıkmadan) veya ücretsiz program öneriniz nedir?

şimdiden teşekkür eder, iyi akşamlar dilerim...
0
jeanluc
(09.12.20)
eğer düzgün çalışıyorsa bir kez parası ödenip program süresiz kullanılabilir.
eğer bir kez kullanacaksan autodesk recap e bak. ya da metashape in 30 günlük ücretsiz deneme süresi var. sektördeki en iyi yazılımlar bunlar.

veya fiverr da bu işi yapanlara 20-30 $ a yaptır
0
sttc
(09.12.20)
Android demişsin ama koray birand geçen tam senin dediğin tarzda bir video çekti, tavsiye ederim izlemeni çok ilgini çekecektir: www.youtube.com
0
roket adam
(09.12.20)
arkadşlar teşekkürler, ihtiyacım tamamen hobicilik içindi ve kendim yapmak istiyorum. işte sırf bunun için hardware scanner yerine software mobil applikasyon sormuştum..

ilginize ve bilinize teşekkür eder, bir başka soru-cevap köşesinde görüşmek dileğiyle, hoş ve esen kalınız...
0
🌸jeanluc
(12.12.20)
(2)

Bir yatırım sorusu

wiekannich
Öncelikle var sayın ki bir ise yaklaşık 300 bin tl yatırım yapmışsınız, uzun vadeli bir cikti bekliyorsunuz fakat ise başladıktan sonra fark ediyorsunuz ki bu sizin gerçekte istediğiniz şey değilmiş. Sonucunda ite kaka yüzde 60 ini tamamlıyorsunuz. Ama boyut artık gerçekten çekilmez hale geliyor ve
Öncelikle var sayın ki bir ise yaklaşık 300 bin tl yatırım yapmışsınız, uzun vadeli bir cikti bekliyorsunuz fakat ise başladıktan sonra fark ediyorsunuz ki bu sizin gerçekte istediğiniz şey değilmiş. Sonucunda ite kaka yüzde 60 ini tamamlıyorsunuz. Ama boyut artık gerçekten çekilmez hale geliyor ve anti depresanlarla ite kaka ilerleyebilecek kadar motivasyon düşkünlüğü yaşıyorsunuz.

1 ne yapar ne eder o işi bitiririm
2 canımdan kıymetli mi ne olursa olsun vazgeçerim

Iki sık da benim için hali hazırda pişmanlık barındırıyor. Ne diyosunuz sevgili duyuru ?
0
wiekannich
(09.12.20)
Kaç 300 bin tl'm daha olduğuna göre değişir bu sorunun cevabı. Eğer 30 milyon lira servetiniz varsa "aman 300 bin ruh sağlığımdan önemli değil, yemişim işini" derim. Ama son kalan birikimimse ölene kadar o işi kastırırım, olması için çalışırım. Yani tuzun ne kadar kuru o önemli :)
0
roket adam
(09.12.20)
Uzun vadede milyon gelecekse, diş sıkılır. Ama sürekliliği olmayan, bir seferlik bir iş ise ve sıkılmışsam 300bin liranın bugünkü döviz karşılığını alabiliyorsam devreder çıkarım mesela. Yok alamıyorsam kalırım...
0
malheiros
(09.12.20)
(2)

Gamer Odası İçin Fikirler

myopati multi minicore
13 m'2 'lik bi odam var tadilata girmişken neler yapabilirimi düşünüyorum. Bi arkadaşım Prizleri çoğalt ve duvara gömülü olsun dedi çok hoşuma gitti. Şimdi tavana havuz yaptırıp led ışıklandırmada düşünüyorum. ileride durumum musait olduğunda tv artı 3'lü monitör gibi kurulumlar yapmayı düşünüyorum.
13 m'2 'lik bi odam var tadilata girmişken neler yapabilirimi düşünüyorum. Bi arkadaşım Prizleri çoğalt ve duvara gömülü olsun dedi çok hoşuma gitti. Şimdi tavana havuz yaptırıp led ışıklandırmada düşünüyorum. ileride durumum musait olduğunda tv artı 3'lü monitör gibi kurulumlar yapmayı düşünüyorum. Böyle ses yalıtımı olsun buna benzer şeyler modeller önerebilir misiniz?

Özetle: İleride kuracağım bu elektronik yığını nasıl daha iyi kontrol eder ve güzel görüntü elde edebilirim. Önerilerinizi merakla bekliyorum. Işıklandırma olsun yalıtım olsun her şeyle ilgili olabilir.
0
myopati multi minicore
(09.12.20)
Modemden minimum cat7 direkt ethernet kablosu çektir mutlaka. En önemli kriter o :)
0
roket adam
(09.12.20)
Imkan varsa odanin durumuna gore philips hue serisi kullanilabilir.

Bolca priz gomdurun duvara. Kablo karmasasini cok azaltiyor.

Bir de duvara viko'nun 2li gomme usb charger'ini koydurtabilirsin. Salonda kullaniyoruz ve cok memnunuz.

Ha bir de kullanim senaryonuza uygunsa yine vikonun duvara gomme hdmi prizini de koydurtabilirsiniz. (Projeksiyona giden tum kablolari duvar icinden gecirtip disarda hdmi giris biraktim, herhangi bir cihazi direkt duvardaki hdmi'a takinca goruntu projeksiyona gidiyor. Sifir kablo.)

Son olarak pinterest'e kayit olup gamer room falan diye aratin, super fikirler goreceksiniz. Onlardan bi kolaj yapin.

Tadilat zor is, kolay gelsin
0
brkylmz
(09.12.20)
(7)

arabanın paspaslarının sürekli ıslak olması

Vse budet horosho
merhaba. yağmurlu günlerde arabanın arka koltuğunun paspaslarından biri ıpıslak oluyor. ancak koltukta, tavanda, başka döşemelerde falan hiç ıslaklık olmuyor. araba alt tarafından su alıyor gibi bir durum söz konusu olabilir mi acaba?baya böyle paspasın üzerinde su birikintisi oluyor. sanayiye gitse
merhaba. yağmurlu günlerde arabanın arka koltuğunun paspaslarından biri ıpıslak oluyor. ancak koltukta, tavanda, başka döşemelerde falan hiç ıslaklık olmuyor. araba alt tarafından su alıyor gibi bir durum söz konusu olabilir mi acaba?

baya böyle paspasın üzerinde su birikintisi oluyor. sanayiye gitsem ''motoru indirelim abi'' moduna girecekler kesin. napsam bilemedim. fikir verebilir misiniz?
0
Vse budet horosho
(09.12.20)
Sunroof varsa gideri tıkanmış ve içeri su alıyor olabilir.

Aracın marka modelini keşke yazsaydın.
0
false pretension
(09.12.20)
Bir yerden su sızdığı kesin. Benzer bir senaryoyu hyundai i20'de yaşadık, ön sağ paspas sürekli ıslaktı. Torpido altında klimanın bilmemen motoru varmış, pıt pıt sızdırıyormuş. Dolayısıyla detaylı baktırman dışında bir çaren yok. Su plastik parçalardan yürüyorsa başka yerlerde ıslaklık olmayabilir.
0
roket adam
(09.12.20)
Eger paspasin altindaki halida bir islaklik yoksa bir sizdirmadan sozedemezsin.paspasa ulasana kadar baska yerlerinde islanmasi gerekir.

Bir sebepte aracin sunroof u varsa orada gider kanalarinda bir tikalilik olabilir,oradan paspasa damlayabilir.
0
duptıs
(09.12.20)
O ıslak olan paspasların yanında ki kapının kauçukları eskimiştir. Güneşli bir günde siz içeri girin arkadaşınız su döksün kapıya üsten falan.
0
komando kani var bende
(09.12.20)
Bazen su çok daha uzak bir yerden sızıp bulduğu bir kanal boyunca ilerleyip sonra birikir, biraz zaman geçince de o su yolu kurumuş olabilir, yani daha uzak yerlere de bakın, hortumla dışarıdan su tutarak bulunabilir belki.
0
mikro patlama
(09.12.20)
@komando ve mikro'nun dediği gibi bir dene bakalım. benim sürücü koltuğunun paspasının altı ıslanıyordu. kaputun bir yerlerinden arabanın içine giden kabloların geçtiği bir delik varmış, onun kapağı düşmüş, o delikten su almış. silikonladı usta o deliği ama yağmursuz günlerde bile ıslaklık devam etti, tekrar götürdüm. ustanın dediğine göre oradan dolan su bir yerlerde birikmiş, oradan kusuyormuş. usta bir şeyleri söktü fln ne yaptı tam bilmiyorum, 250 tl aldı, ama o zamandan beri bir yer ıslanmıyor çok şükür. neyse herhangi bir yerden su eksiltmiyorsa ve yağmur yağınca oluyorsa nereden su aldığını tespit etmeye çalış.
0
pati
(09.12.20)
Kapıdan alıyordur muhtemelen.
0
adivar
(09.12.20)
(4)

Mayıs da Hindistan'a gidilir mi?

canbonomobenseno
Merhabalar,Mayıs ayı için Hindistan'a gidilir mi? Pandemi o zamana ne olur sizce? Gezi amaçlı gitmeyi düşünüyorum. Sizce saçmalamayayım mı?Cevaplarınız için teşekkürler.
Merhabalar,

Mayıs ayı için Hindistan'a gidilir mi? Pandemi o zamana ne olur sizce? Gezi amaçlı gitmeyi düşünüyorum. Sizce saçmalamayayım mı?

Cevaplarınız için teşekkürler.
0
canbonomobenseno
(09.12.20)
Mayista hindistanda gezecek luks (covid açısından) cok buyuk ihtimalle olmaz.
0
robokot
(09.12.20)
aklı başında kurumlar ofise dönüş için haziranı gösteriyor. o da kademeli olarak dönüşten bahsediyorum. dolayısı ile mayısta hindistan bence çokça riskli olacaktır. milyar nüfuslu bir ülkeden bahsediyoruz.
0
teritori
(09.12.20)
Mayıs çok erken, Hindistan gibi az gelişmiş ülkeler için en azından 2022-2023'ü beklemek lazım.
0
roket adam
(09.12.20)
covid bitip asi ciktiktan 2 sene sonra ancak gidilir hindistana
0
oscar
(10.12.20)
(6)

Ayakta durulan çalışma masalarının ismi var mı?

stanhiver
Hiç bir yerde bulamıyorum. Pek yaygın bir şey değil galiba ama yine de Türkiye'de var mı fiyatları nasıl falan bakmak istedim.Bütün gün oturmaktan belim ağrıdı. belki ayakta çalışsam faydası olur diye düşündüm
Hiç bir yerde bulamıyorum. Pek yaygın bir şey değil galiba ama yine de Türkiye'de var mı fiyatları nasıl falan bakmak istedim.Bütün gün oturmaktan belim ağrıdı. belki ayakta çalışsam faydası olur diye düşündüm
0
stanhiver
(09.12.20)
İngilizce'de standing desk ama Türkçe'sini bilmiyorum. Pahalı örnekler ama fikir vermesi açısından:

www.amazon.com.tr

www.amazon.com.tr
0
fotrsapka
(09.12.20)
Çok pahalı ya :/
0
🌸stanhiver
(09.12.20)
lemmiwinks
(09.12.20)
Ben bir ara bakmıştım ama çok pahalı cidden.
www.nurus.com
nexo.com.tr

Normal masanın üzerine koyup çalışma alanını yükselten sehpa gibi (rahle gibi?) şeylerin reklamını gördüm, fiyatları çok daha uygun olmalı. Öyle bir şey bakabilirsiniz belki.

Edit: IKEA'nınki daha uygun fiyatlı tabii ama ona da mağazada baktım, çok çirkin ve çok büyüktü.
0
kobuzchu kiz
(09.12.20)
Ikea'da var, kurmalı kolla yükseltip alçaltıyorsun. O fiyat aralığında başka da seçeneğin yok maalesef.
0
roket adam
(09.12.20)
Pandemi ilk başladığında ben de çok araştırdım. Piyasada en uygun olan ikeada satılan Skarsta modeli. 2 çeşit tablası var.160*80 ve 120*70. 160*80 olan hayvani büyük, ben 120*70 lik olandan aldım. 29inç monitör artı 17 inç ve 14 inç 2 laptop yanyana beraber kullanıyorum, gayet memnnunum, kurmalı kolla sürekli indir kaldır yapmak zor geliyor bir süre sonra ama gene de çok büyük sıkıntı değil. gönül ister otomatik motorlu bir model kullanalım ama türkiye fiyatları 4-5 bin TL arası değişiyor, çok pahalı o paraya değmez.

hayaller
www.youtube.com

hayatlar
www.youtube.com
0
zikardo
(09.12.20)
(17)

kimligini yenilemeyen?

müptezel dostoyevski
cevremde 1 kisi bile kalmadi kimligini yenilemeyen, tek ben kaldim galiba, var mi 2023 e kadar bekleyen ben gibi birileri
cevremde 1 kisi bile kalmadi kimligini yenilemeyen, tek ben kaldim galiba, var mi 2023 e kadar bekleyen ben gibi birileri
0
müptezel dostoyevski
(09.12.20)
ben :D ne o öyle kredi kartı gibi ben onu kesin kaybederim
0
false pretension
(09.12.20)
Ben de varım. Değiştirmeye üşeniyorum.
0
dissendium
(09.12.20)
benimki 2003'ten kalma.
0
misterturist
(09.12.20)
Yenilemedim, artik ne zaman cektirdigimi bile hatirlamadigim bir fotografimin oldugu eski kimligimi kullaniyorum hala.
0
(09.12.20)
ne para kaptırcan boşver
0
alperz
(09.12.20)
benim de eski hala.
0
prezarlatif
(09.12.20)
Benimki de eski. Kendi rızamla şart olmadıkça vesikalık fotoğraf çektirmemek için son güne kadar direnirim diye düşünüyorum.
0
hair freak
(09.12.20)
2023'e kadar uzatıldı mı ya o? Vallahi rahatladım, ben bu aralar iş yerinden izin almayı düşünüyordum değiştirmek için, boşuna gerilmişim.
0
rahip janick
(09.12.20)
Gı +1
benimki de eski.
noterlerde falan bazen ukalalık edip "değiştirmeniz lazıaam" diyenler oluyor ama bir sorun da yaşamadım.
2023'e kadar uzatıldığını bilmiyordum, öğrendiğim iyi oldu.
0
blatta hiberna
(09.12.20)
Benimki de eski
0
peki madem
(09.12.20)
kimlikler için süre kısıtlaması yok.

ehliyetler için 2023 son.
0
nuisance
(09.12.20)
Ben ilk çıktığında hem kimlik hem ehliyeti yenilemiştim ama eşim hala ikisini de yenilemedi.
0
battal gemalmaz
(09.12.20)
benim de eski. ölmezsem değiştiririm :/
0
naksidil
(09.12.20)
Eski benim de.
0
playing star again
(09.12.20)
pandemi nedeniyle milletin kimlik yenileme onceligi kalmamis olabilir, dolayisiyla nufus mudurlukleri biraz tenha olabilir, tam da degistirmek icin guzel bir zaman. bence gidip degistir.
0
exlibris
(09.12.20)
Ben de yenilemedim hala.
0
ms brownstone
(09.12.20)
Noterde sıkıntı yaşadığım için yenilettim ben de, ev alırken problem çıkardılar.
0
roket adam
(09.12.20)
(12)

İstanbullular neden evlerini havalandırmıyor?

birmilyonunvarmi
İstanbul'a taşımalı yaklaşık 2 sene oldu. Bu durum bana çok garip geliyor. Evin en azından günlük 1 saat havalanması gerekirken neden havalandırmıyorlar? Aynı durum çalıştığım şirkette de geçerli. Ofise gider gitmez pencereleri camları açarım. Ben olmasam kimse ofisi havalandırmaz. Ben açınca da söy
İstanbul'a taşımalı yaklaşık 2 sene oldu. Bu durum bana çok garip geliyor. Evin en azından günlük 1 saat havalanması gerekirken neden havalandırmıyorlar? Aynı durum çalıştığım şirkette de geçerli. Ofise gider gitmez pencereleri camları açarım. Ben olmasam kimse ofisi havalandırmaz. Ben açınca da söyleniyorlar.
0
birmilyonunvarmi
(08.12.20)
18 milyonun evini teker teker gordunuz mu? Benim tanidigim butun istanbullular evlerini havalandirir cunku.
0
kuehles blondes
(08.12.20)
İstanbullularla ilgili tespit yaparken 18 milyonu tek tek dolaşmamız mı lazım? Ben gördüğümü yazıyorum
0
🌸birmilyonunvarmi
(08.12.20)
onu bilmiyorum da insanların üşümeye karşı aşırı fobisi var bence. şu covid günlerinde bile her bindiğim otobüste camları açan ben oluyorum. üşeyeceklerine corona olacaklar. biraz bununla ilintili olabilir evde de ısı kaybı korkusu.
0
red g
(08.12.20)
bu sadece istanbul ile ilgili bir durum değil, çoğunluk evlerini havalandırmıyor. yoksa bütün türkiye nüfusu evlerini düzenli olarak havalandırıyorken sadece istanbullular havalandırmıyor diye bir şey yok.
sizin gördüğünüz istanbullular evlerini havalandırmıyor olabilir, benim gördüğüm istanbulluların hepsi de istisnasız havalandırıyor.

bence öyle bir alışkanlığı yok insanların, sizin bizim için önemli olduğu kadar onlar için önemli değil bu husus, bence hepsi bu kadar.
0
gkhncnzdgn
(08.12.20)
ben havalandırmıyorum çünkü dışarıdan siyah incecik toz, pislik içeriye geliyor. Zaten menfezlerden yeteri kadar hava girip çıkıyordur. Evde en fazla iki kişi bulunduğu için bir sorun yok. Sadece yatak odasını uyandıktan sonra bir yarım saat havalandırırım o da pencereyi üstten açarak.
0
catch the arrow
(08.12.20)
İlginç, benim tanıdığım herkes havalandırıyor evini, "ev kokusu" olmuyor yani genel olarak. Olması gereken bu zaten. Doğalgaz masrafı ile ilgili olabilir cam açmaktan kaçınma konusu.
0
roket adam
(08.12.20)
Genelde camlardan birinin devamli açık olduğu bir evim var. Evi havalandırıyoruz. Yani genelleme doğru olmayabilir.

Ama Istanbullular neden evlerini havalandırmaktan çekiniyor seklinde sorsaydın sana sunu derdim:

Evin etrafındaki lanet olası inşaatlar ve bu inşaatların ortasına kurdukları beton santralleri yüzünden hava sürekli tozlu. Evet sehrin göbeğinde beton santralleri var. Ayrıca ev otobana yakin olduğu icin gözle görülmeyen bir egzoz kurumu var. Araba sesleri de cabası.

Kapının önüne arabayı birakiyoruz, 3 gun icinde uzerinde 1mm kalinliginda toz ve çamur birikiyor. Perdeler simsiyah oluyor ve yikamakla temizlenmiyor.

Buna ragmen evi havalandırıyoruz.
0
pass
(08.12.20)
çünkü istanbul'da doğduysan 18 yaşına geldiğinde evi havalandırmamana dair bir kağıt imzalıyorsun.
0
bohr atom modeli
(08.12.20)
Eşim doğma büyüme İstanbullu. Yaz kış mutlaka odaları havalandırır.

Ofise gelince, son çalıştığım ofiste odamız o kadar havasızdı ki, her birimiz günde birkaç defa camı açardık...
0
dilemma of subscribtionability
(08.12.20)
yazin pencereler aciktir. kisin da havanin guzel oldugu gunler (mesela bugun) pencereler acilir. gecen gun havalansin diye pencereyi actigimda icerisi is koktu, daha kotu oldu. Bulundugum bolge bu aralar is kokuyor, sanirim dogalgaz pahali diye insanlar komur kullanmaya basladi, bilemiyorum.
0
65 derece
(08.12.20)
şöyle bir teorim var.
istanbulların eski alışkanlığı bu. zamanında çoğu yerde kömür yakılırken bırak cam açmayı kapı bile açılmıyordu. Onun için yazın her yer açık olan evlerde kışın asla bir yer açılmazdı. hala devam eden yerler var açıkçası.
0
ludwig boltzmann
(08.12.20)
cam acmayanlar niye acmiyor diye sorsaniz daha iyi olurdu bence. zira annem acmak istiyor, ben ise acmak istemiyorum. istemez miydim? isterdim. sadece cik cik sesleri, bahar kokusu, ruzgar geliyor olsadyi...

ama maalesef pencereden gelebilecek seyler asagidaki gibidir (ornekler cogaltilabilir)
- bagiran cocuk sesleri,
- sinek, bocek vb
- yarim saatte bir gecen hurdaci, sutcu vb gurultusu
- son ses hoparlorden gelen muzik, korna vb
- hala soba yakanlarin bacasindan gelen is kokusu

bunlar beni havalandirilmamis bi evde yasamaya mecbur birakan seyler. evde yokken acarim, sinek minek girmesin diye de sinekliklerim var. digerleri olmasa sinegi bocegi de takmam da neyse.


su an yunanistan'da yasiyorum. sutcu, soba isi filan yok ama kopek havlama sesi var gunboyu, ondan acmiyorum.
0
supergirl
(08.12.20)
(3)

Covid'de akciğer tutulumu

her şey
Selam.Yakın zamanda covid'den vefat eden bir tanıdığım ve sosyal medyadan gördüğüm şekliyle, hastalar en çok akciğer enfeksiyonu sebebiyle vefat ediyor. Hastaneye covid olan çocuğu için gidip sol akciğerinin büyük oranda enfeksiyona maruz kaldığını tesadüfen öğrenen var. Farz edelim covid olduk, fil
Selam.
Yakın zamanda covid'den vefat eden bir tanıdığım ve sosyal medyadan gördüğüm şekliyle, hastalar en çok akciğer enfeksiyonu sebebiyle vefat ediyor. Hastaneye covid olan çocuğu için gidip sol akciğerinin büyük oranda enfeksiyona maruz kaldığını tesadüfen öğrenen var. Farz edelim covid olduk, filyasyon ekibi geldi, ilaçları kullanın dedi. Halsizlik, ateş var, belki tat/koku kaybı var. Belki hiç bir şey yok, sadece nefes darlığı var, sadece hafif öksürük belki.
Akciğer enfeksiyonu olup geri dönüşsüz bir noktaya gelme ihtimaline karşı, hangi noktada hastaneye başvurmalıyız? İlk öksürük mü? Hafif bir nefes darlığı mı?
Yani hastaneye gidip ciğerini dinledim, önemli gözükmüyor, filme gerek yok, şu şu olursa gelin; şu an uzman doktorumuz yok; öncelik sırasında değilsiniz; kronik rahatsızlığınız yok zaten gibi ih(ti)mallere karşı kendim ve çevrem için soruyorum.
Özellikle hastalığı geçirmiş veya bir şekilde tecrübe etmişler cevaplarsa sevinirim.
0
her şey
(08.12.20)
Tüm ailem hastalığı geçirdiği için belirteyim, belirtin olmadığı sürece test yapılmıyor, gerçekten kötü olup nefes darlığın vs olmadığı sürece de hastanede tedavi altına alınma imkanın yok. O yüzden ilk öksürükte "eyvah kötü bir şeyler oluyor" deyip hastaneye gitsen de bir şey değişmeyecek.
0
roket adam
(08.12.20)
Oksimetre alınıp evde kandaki oksijen değerine bakılabilir. Tabi doğru bir sonuç verir mi bilmem ama en azından bir kontrol yöntemi olur.
0
bigcaptain
(08.12.20)
doktor degilim ama doktorlarin aciklamalarindan anladigim su: normal tuberkulozda ciger kapasitenin dustugunu cabuk anliyorsun, fakat covid tutulumunda bir sekilde cigerinden karbondioksit bosaltimi nispeten cok daha az engelleniyor bu yuzden aslinda yeterli oksijen almadigini anlamiyorsun.

Insanda nefes alma refleksini tetikleyen sey oksijensiz kalmak degil, kanda karbondioksitin fazla olmasi. karbondioksiti bosaltabildigin surece oksijen alamasan da vucudun hic bir alarm vermiyor - bu durumda farketmeden ölebiliyor insanlar. Mesela ucakta kabin basinci dustugunde yuksekte cok az oksijen var ama cigerlerin kandaki fazla karbondioksiti kolayca disari verebiliyor. Boyle bir durumda hic farkinda olmadan, nefes nefese kalmadan insan bilincini yitirip olebiliyor. Bu duruma hipoksiya deniyor.

Kisace covid'de de akciger tutulumunun cinsi sebebiyle oksijen alamadigini anlamiyorsun, kanindaki oksijen seviyesi dusmesine ragmen karbondioksiti bosaltabildigin icin hic bir sey farketmiyorsun.

Evde bu kandaki oksijen saturasyonunun dustugunu anlamanin en pratik yolu yukarida da dendigi gibi parmaga takilan oksimetrelerden bir tane alip ara ara kandaki oksijen saturasyonunu kontrol etmek. Normalde %98 civari olmasi gereken bu deger cok duserse (92 altina ozellikle) oksijen alinmasinda bir sorun var demektir. Bu deger dusmeye baslar ve yukselmezse suphelenilebilir diyebiliriz.
0
robokot
(08.12.20)
(3)

Agva veya Iğneada ?

mrduck
Hangisi iki günlük tatil icin ideal ?
Hangisi iki günlük tatil icin ideal ?
0
mrduck
(07.12.20)
Bu mevsimde agva.
0
duptıs
(07.12.20)
İğneada'da şuan hiçbir şey yoktur. Bence de ağva.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(07.12.20)
Ağva'da hiç bir şey yok. İğneada'da en azından doğa var. (bkz: ağva/@roket adam)
0
roket adam
(07.12.20)
(4)

otomobil tasarımlarda son bir kaç sene içinde devrim mi oldu?

avatar is back
başta peugeot olmak üzere skoda seat hyundai vs bilimum araçta muazzam ilerleme var. benim mi dikkatimi çekti bu durum yoksa genel olarak tüm dünyada ciddi bir yarış mı var? mercedes, bmw falan eskiden klas tasarımlı araç üretirlerdi ama şimdi sedanından suv'a çoğu marka baya çağ atlamış. ne bileyim
başta peugeot olmak üzere skoda seat hyundai vs bilimum araçta muazzam ilerleme var. benim mi dikkatimi çekti bu durum yoksa genel olarak tüm dünyada ciddi bir yarış mı var? mercedes, bmw falan eskiden klas tasarımlı araç üretirlerdi ama şimdi sedanından suv'a çoğu marka baya çağ atlamış.

ne bileyim eski pejolar falan o kadar çirkindi ki insanın göresi gelmiyordu. şimdi 3008 falan çok iyi araçlar olmuşlar. hele 508'in falan kokpiti uçak gibi. skoda superb vs sayılır yani.

özellikle son 3-5 yılda mı böyle bir devrim oldu yoksa ben mi fark edememiştim?
0
avatar is back
(07.12.20)
Ben de güncel araçların tasarımlarının iyi olduğunu düşünüyorum ama bu durum bence bir yanılgı. Yani şu an düşününce 2010 yılında Ford Fiesta yeni tasarımıyla çıkınca o kadar hoşuma gitmişti ki. Şimdi çok sıradan geliyor. Peugeot 206 ilk çıktığında da benzer etki olmuştu. Şu meşhur filli bi reklam vardı. Arabanın kaportasını fil oturtarak şekillendirdikleri reklam. O zaman da 206 çok revaçtaydı.

Şu anda bazı araçlar gerçekten göz doldururken bazıları ise gelişim gösteremedi. Yeni fiesta, yeni İbiza, Leon, Golf, Passat falan yıllardır aynı görünüme sahip. Ufak tefek makyaj yapılıyor sadece.
0
himmet dayi
(07.12.20)
surekli trendler degissiyor ve ureticiler geri kalmmak icin iddiali tasarimlar yapiyorlar

ve evet senin dedigin gibi peugeot tasarimlari son yillarda mukemmel seyler uretiyorlar, keza saydigin diger markalar da... ama eskiden hastasi oldugum bmw'ler buyuk s*cista bence, dunyanin en klas tasarimlarina sahip uretici son yillarda sivamaya basladi. berbatlar
0
exlibris
(07.12.20)
premium araclarda tasarim olarak bazi markalarda tersine devrim var
BMW berbat durumda bence.
Mercedes bir tik daha iyi ama araclarin ici cin kerhanesine dondu, pembe isiklar falan.
Audi'yi begeniyorum ama onda da bozulmalar var.

Son donemde en cok hosuma giden arac lecxus lc 500
cdn.motor1.com
cdn.motor1.com
cdn.motor1.com
cdn.motor1.com
0
cooperr
(07.12.20)
Bu farklılığı yaratan iki tane büyük "devrim" var. Biri LED teknolojisi, ışıklandırma araçları acayip değiştirdi. İkincisi de iç mekanda kullanılan yine LED'ler ve ekranlar.
0
roket adam
(07.12.20)
(18)

seboreik dermatit cemaati hangi şampuanı kullanıyoruz

iddaaci
merhaba, saçımız için en son head and shoulders clinical strenght kullandık. onu piyasadan kaldırdılar. şimdi ne kullanıyoruz?
merhaba, saçımız için en son head and shoulders clinical strenght kullandık. onu piyasadan kaldırdılar. şimdi ne kullanıyoruz?
0
iddaaci
(07.12.20)
Clinical Strength kullanmaya devam ediyorum. İnternetten alıyorum.

www.hepsiburada.com
0
himmet dayi
(07.12.20)
@himmet dayi şampuan head and shoulders'ın sayfasında yok. kaldırıldı piyasadan diye biliyordum. sahte olmasın.
0
🌸iddaaci
(07.12.20)
(bkz: La Roche Posay Kerium DS)
almıştım en son. Fakat H&S Clinical'ın 2020 son kullanma tarihlisi vardı arada kullanıyordum, kalkmış mı demek?
0
nhk ni youkosu
(07.12.20)
Kullanmadım fakat urban care tea tree & lemon çeşidi iyi geliyor diye okumuştum

www.gratis.com
0
freebird5406_2
(07.12.20)
vichy dercos kullanıyorum yeşil olan, head and shoulderı bulamayınca yorumlarda bunu görüp almıştım, çok memnunum.
0
benaslinda
(07.12.20)
Türkiye'de eczanelerde satılıyordu sadece. P&G bunu pazardan çekti. Sebebini sordum müşteri hizmetlerine. Cevab veremediler. Ne zaman gelir dedim ona da cevab veremediler.

İnternette satılan ürün ithal. 5 yıldır kullanıyorum. Sahte olsa anlardım. Başka hiçbir şampuan bu kadar etkili olmadı bende. Konazol kullandım ama 2 yıl sonra etkisini tamamen yitiriyor.
0
himmet dayi
(07.12.20)
prozinc.
0
jimjim
(07.12.20)
yves rocher kepek önleyici
bioderma node ds
0
durgunfoton
(07.12.20)
bu arada denk gelmişken sorayım, sizde de mevsim geçişlerinde azıyor değil mi bu meret? Geçen hafta arttığını fark etmiştim, bu başlık sizde de öyle olduğu hissini uyandırdı :D
0
nhk ni youkosu
(07.12.20)
@nhk ni youkosu saçlarımı dün yıkadım. gece. bu sabah uyandığımda siyah atletimin omuzlarına kar yağmıştı. erken bir kış. :)
0
🌸iddaaci
(07.12.20)
Ducray Kelual DS ile ilgili çok fazla olumlu yorum var.
0
kobretti
(07.12.20)
Ya hacım bi katran sabunu kullansan!! ben iki gündür yüzüm için kullanıyorum inanılmaz güzel yaptı.
0
gameofannen
(07.12.20)
sebirox diye klinik bir şampuan var onu kullanıyorum.

ama nhk ni youkosu +1, geçtiğimiz haftalarda bir duyuru daha vardı bulamadım şimdi, mevsimle birlikte havadaki nemin azalması ciddi etkiliyor hatta ve hatta en önemli faktör olabilir. daha sık yıkayın, spor yapıyorsanız az da olsa terledikten sonra yıkayın.
0
engelbert humperdinck
(07.12.20)
Evet. Mevsim geçişlerinde artıyor. Benim her yıl bu zamanlar ve Nisan gibi zirvesine ulaşıyor. Bazen şampuan, merhem yeterli gelmeyebiliyor. Ama artık alıştım ben. Takmıyorum.
0
himmet dayi
(07.12.20)
yıllardır bu iletti çeken ve onlarca değişik ürün deneyen birisi olarak yorumlarım ;

sürekli vichy dercos yeşil kullanıyorum memnunum.

Ducray Kelual DS kullandım iyi ama gramaj/fiyat oranı zayıf. vich etki etmez ise bunu kullanın.

bulabilirseniz neutrogena t/gel deneyin.

edit: şu ürün de fena değil. yoklukta gideri var.

www.hepsiburada.com
0
delidir yakalayin
(07.12.20)
ben de biioderma node ds denedim bu kış, baya işe yaradı kaşınmayı kepeği falan durdurdu.
0
roket adam
(07.12.20)
Lan ne çok seboreik dermatit varmış

Prozinc +1
0
all girls dream
(07.12.20)
#nhk ni youkosu

Evet gen haftadan beri baya azmis durumda
0
all girls dream
(07.12.20)
(5)

Hafıza problemi

kondansator
Çalıştığım şirket de çok net bir sistem yok, kara düzen ezbere gidiyorlar. Herkes stoğunu, sipariş miktarını ezbere biliyor. Bu rakamları bilgisayara girip oradan da okumuyorlar. Full ezberden. Ben hiçbir şekilde bunu yapamıyorum. Dün konuştuğumuz konu için notlarıma bakma ihtiyacı duyuyorum, olayla
Çalıştığım şirket de çok net bir sistem yok, kara düzen ezbere gidiyorlar. Herkes stoğunu, sipariş miktarını ezbere biliyor. Bu rakamları bilgisayara girip oradan da okumuyorlar. Full ezberden. Ben hiçbir şekilde bunu yapamıyorum. Dün konuştuğumuz konu için notlarıma bakma ihtiyacı duyuyorum, olayları loglamayı tercih ediyorum: Sizde nasıl durum? Bu konuda kendimi nasıl geçiştirebilirim acaba
0
kondansator
(07.12.20)
işyerinde yeni isen normal ama yatıp kalkıp bu işleri takip edince hepsi hafızanda yer ediyor. ben yaklaşık 60-70 ithalatçı firma ile çalışıyorum ve çoğu faturanın tutarını ezbere söyleyebiliyorum. ki bunları ezberlemek için özel bir çaba sarfetmiyorum. düzenli takip etmekten kaynaklanıyor sanırım. bazen beynin çalışma şeklne hayran olmamak elde değil.
0
lazpalle
(07.12.20)
Sizin yaptığınız normal. Sadece Normal değil Çok doğru.
Ömrünü üretime vermiş . 70 yaşında mühendis adam Hala her olayın notunu tutar.
Her gün üretimden yazılı rapor ister. Hep yazılı veriyi kontrol eder.
Bu adam unutkan değil. Mantıklı.

Ama bizim ülkede Patron ezberden iş ister. Soru sorar dur bakayım dersen kızar.
Bırakın ERP'yi doğru düzgün üretim takibi yok.
0
ycaycayca
(07.12.20)
Evet yeniysen normal bu. Zaman içerisinde aklına oturuyor. Ama bence de not tutmak en doğrusu. Bİ kere şaşarsan sıkıntı yaşarsın.
0
roket adam
(07.12.20)
Not tutmak en doğrusu. Her şeyin düzenli kaydını tutmak riskleri minimuma çeker
0
kojonotsuki
(07.12.20)
kağıda (veya excele neyse artık) yazdığın şeyi kontrol edebilirim ama aklındaki sayıyı kontrol etmem mümkün değil. yazmak iyidir.
0
reavelyn
(07.12.20)
(8)

yeni macbook m1 çip

andlee
üstadlar ben MacBook Air aldım 28 ekimde 3 kasımda elime geçti. şimdi baktımda bunlar yeni M1 çipli bir şey çıkarmış. şimdi ben bunun çıkacağını duymuştum ama bu kadar erken ve birbirine yakın fiyat olabileceğini düşünmemiştim. ben nasıl değiştirebilirim bunu ona? değiştiremezsem de aralarındaki far
üstadlar ben MacBook Air aldım 28 ekimde 3 kasımda elime geçti. şimdi baktımda bunlar yeni M1 çipli bir şey çıkarmış. şimdi ben bunun çıkacağını duymuştum ama bu kadar erken ve birbirine yakın fiyat olabileceğini düşünmemiştim. ben nasıl değiştirebilirim bunu ona? değiştiremezsem de aralarındaki fark büyük mü?

aldığım 10. nesil i5 işlemci 3.5 ghz'e kadar turbo boost falan.
0
andlee
(07.12.20)
Özel mesajla da yazdım. İnternetten aldıysan 14 gün iade hakkın var ama o süre dolduğu için iade edemezsin. Yine de aldığın yere bir sor. Ama hiç sanmıyorum. Yapabileceğin tek şey düşük fiyattan satıp M1'lisini almak.
0
himmet dayi
(07.12.20)
ya hepsi pazarlama stratejisi. boşver aynen devam et aldığın macbook'la.
0
elektr10
(07.12.20)
bağımsız karşılaştırma videoları m1'in en az 3 kat daha hızlı olduğunu, şarj süresinin de 18 saate çıktığını ortaya koyuyor ama yine de sen bilirsin @elektr10
0
himmet dayi
(07.12.20)
@himmet dayı abi hiç tartışmaya girmicem de. influencer marketing denen bir şey var tabii ki adamlar yeni cihazı övecekler. ayrıca teknolojinin sonu yok. bugün m1 alırsın ertesi yıl m2 çıkar bu iş böyle. ondan fazla düşünmemek lazım. eğer mevcut cihazından memnunsan ve sıkıntı çıkartmıyorsa aynen devam edin.
0
elektr10
(07.12.20)
hocam apple'ın avukatlığını yapacak değilim ama bu durum "i5 işlemcinin 11. nesli çıkmış, 10. nesil alınmaz artık." gibi bir durum değil. inanılmaz bir uçurum var arada. influencer marketing'i reddedecek değilim ama olmayan bir şeyi olmuş gibi gösteren apple bağımsız influencerlar da kendine başka iş bakar foyaları ortaya çıkınca. O yüzden belli bir seviyede güvenilir buluyorum ben. Yani adamlar çıkıp "bakın bu çok güzel, onu almayın bunu alın" demiyor. Direkt karşılaştırma testleri ve gerçekleşen değerler üzerinden bir kıyaslama yapıyor.

Bu kadar bariz bir farkı "pazarlama stratejisi. boşver." diyerek küçümsemek biraz abes açıkçası.
0
himmet dayi
(07.12.20)
direkt apple store'damn aldıysan bi arayıp sor apple bu konuda çok esnek davranıyor, ben bunu m1 ile değiştirmek istiyorum de. yardımcı olma ihtimalleri yüksek. ve aralarındaki fark gerçekten büyük gibi görünüyor. sırf influencer'lar ile çözülecek bir şey değil bu, istisnasız tüm benchmark'larda eziyor eskileri.
0
roket adam
(07.12.20)
apple event 10 kasimdaydi, senin geri verme suren 11'inde dolmus ama benim bildigim kadariyla bu sure icinde apple event yapip senin aldigin bilgisayarin yenisini cikartirsa bu geri verme suresi uzatiliyor(du).

Bir apple store'a gidip konusman lazim, umarim bir yolunu bulursun cunku m1 ile intel arasindaki fark oyle marketing aldatmacasi falan ile aciklanacak birsey degil. 18 saat pil suresi diyor adamlar, m1 hiz olarak tur bindirmis, vs.
0
cooperr
(07.12.20)
2019 imac'te 300 tane açabildiğim instance'ı 2020 macbook pro 450 tane açabiliyor. macbook air açısından bakarsan o 100'e 450 falandır. alınır her türlü.
0
alperz
(07.12.20)
(9)

Bulaşık makinesi önerisi

regina phalange
Memnun olduğunuz model marka tavsiyesi alınır teşekkürler. Meye dikkat etmeliyiz alırken onu da paylaşırsanız sevinirim
Memnun olduğunuz model marka tavsiyesi alınır teşekkürler. Meye dikkat etmeliyiz alırken onu da paylaşırsanız sevinirim
0
regina phalange
(06.12.20)
Benimki Vestel, almanı önermem. kirli çıkıyor üst raftakiler ve parlatıcı gözü dolu bile olsa leke leke kalıyor. İçinin çelik olmasına dikkat edin. Bazı markalar kurutma yapmıyormuş ona da dikkat edin bence. Enerji tasarrufu konusunda benim kafam karışık cok az su harcayan makineler temiz de yıkamıyor sanki, bilemiyorum.
0
coca cola
(06.12.20)
Arçelikten memnunuz. Çok programlı olması işe yaramıyor diyorlardi gerçekten öyle. 4 programi var birini kullanıyoruz. Aklınizda bulunsun.
0
meraklitursucu
(06.12.20)
Mutlaka iç kasası tamamen metal olsun ve üç tane su püskürten pervane gibi şeyden olması iyi oluyor alt ve üst tabanda ve üst çekmelinin altında. Ben lg kullanıyorum memnunum ama model ve markadan ziyade bu iki kriter en önemlisi.
0
kullanıcıadımbuolsun
(07.12.20)
arçelik 6344 memnunum, pek temizlemeden koyuyoruz genelde kalıntısız yıkıyor.

üstünde pervane olmadıgı için üst alan geniş, takılma durumu olmuyor, tencere vs. konulabiliyor.

dokunmatik tuslu olmazsa daha rahat olur, tezgahtayken bazen yanlıslıkla değiyor insan sıkıntı oluyor. çamaşır makinesinde bu sorunu yasıyorum o dokunmatik tuslu

çatal bıçak sepeti aşağıda olanlardansa üstte bunun için ayrı çekmecesi olan modeller alan kazandırdıgı için benim daha hosuma gidiyor

ekstra kurutma, yarım yük gibi özellikler güzel. bitime kaç dakika kaldıgını görememek bir eksiklik.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.12.20)
Beko olmasin. 4-5 programli bir tane. Upuuuuuuzuuuuuunnnn bir kurutma programindan damla damla islak cikiyor hersey.

Lanet gitsin Beko'ya.
0
SevdaliBulut
(07.12.20)
samsung'dan memnun değilim.
çamaşır makinesi ne kadar iyiyse, bulaşık makinesi o kadar kötü.
ilk aldığımda daha kötüydü gerçi, kullandıkça daha iyi anlaştık yani şu an normal bir performansı var aslında ama iyi bir bulaşık makinesi olduğunu söyleyemem yine de.
0
blatta hiberna
(07.12.20)
siemens 3 programlı bir model kullanıyorum. memnunum.
0
barabas
(07.12.20)
Bizde de arçelik var, güzel memnunuz. 4 programlı.
0
roket adam
(07.12.20)
bende de arçelik 4 programlı var. yeni aldım ama memnunum, kirli beklemiş bulaşıklar bile temiz çıkıyor. 3 programlı da alabilirsin ama onun kısa programı yok. ben o yüzden 4 programlı aldım. bi de arçelik bulaşık makinasının fabrikası Ankara, tr de üretim olduğu için aldım, çin malını kakalamıyorlar en azından.
tavsiyem media markt vs yerine bayiden alman. mediamarkt en ucuz garantisi verdiği için o tarz yerlere özel üretim yapılıyormuş, çinden geliyormuş vs diye duymuştum. ne kadar doğru bilemem.
0
sirkelimon
(07.12.20)
(21)

sokağa çıkma yasağı sizi de bu sefer çok boğdu mu?

proletarier aller lander vereinigt euch
ilk 2-2,5 aylık süreçte bu kadar bunalmamıştım da şimdi afakanlar basıyor soda şişesine oturasım geliyor sizde de böyle mi durumlar?
ilk 2-2,5 aylık süreçte bu kadar bunalmamıştım da şimdi afakanlar basıyor soda şişesine oturasım geliyor sizde de böyle mi durumlar?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.12.20)
hava kötü olsa zaten yasak olmasa da dışarı çıkasım gelmez, ama bu hafta sonu hava bu kadar güzelken eve tıkılmaktan bunaldım evet :(

ilk başlarda bana da bu kadar koymuyordu ama koronayla ilgili her şeyden, aylardır her yerde korona görmekten duymaktan o kadar bıktım ve bunaldım ki şimdi bayağı koyuyor.
0
pati
(06.12.20)
ben alışkınım çok sıkılmadım. ama internet olmasaydı durum daha değişik olabilirdi...
0
false pretension
(06.12.20)
Tüm aile üyeleri evde olunca normalden fazla ses oluyor. Sessizliği seven biri olarak kafam şişiyor. Yasağın en kötü taraflarından biri bu bence.
0
dissendium
(06.12.20)
Ben asiri mutluyum. Tamam cikaak iyiydi ama sikayet etmek yerine evde vaktimi degerlendirdim, beklettigim evdeki bazi isleri yaptim, kitap okudum, dizi izledim, tembellik yaptim, pencere pervazlarini bile sildim, kirlenmis :)) kisacasi; sizin elinizde sikilmak veya sikilmamak
0
mor oje
(06.12.20)
Hayır, aksine dönüşümüm bitiyor yarın işe gideceğim iki hafta, hiç istemiyorum gitmek. Ev iyi ya.
0
Hallegadola
(06.12.20)
Spora ve akşam dışarıya çıkamamak dışında bir sorun yok. Herşeye alışıyor insan. Yasak hepimizin sağlığı için, sokağa bak bomboş ne tuhaf bir şey. Yüzyılda 1 gelir böylesi bir olay keyfini çıkar diyorum kendime.
0
Amory Lorch
(06.12.20)
Ben ilk yasaklarda daha çok boğulmuştum sanki. Sağlık çalışanı olduğum için her gün hastaneye ve sık sık nöbete gidip bir de üstüne her gün evde olmak aşırı kötüydü. Sonra istifam kabul oldu da kafam rahat şimdi asjsj. Bir de evi değiştirmemizin de etkisi var herhalde bende. İlk yasaklardaki evimiz balkonsuz ve çok eskiydi. Şimdi büyük teras var da açık havaya çıkabiliyorum içerde bunaldıkça.
0
ms brownstone
(06.12.20)
Evcimen biri olmama rağmen beni de boğdu. İlk yasaktaki keyif kalmadı artık. Film izlerim dedim ama saatlerdir izleyecek bişey bulamıyorum. Sabrımız kalmamıştır.
0
IncredibleMau
(06.12.20)
Bende de böyle oldu. İlkinde çok iyi gelmişti ama şimdi hiçbir şeye odaklanamıyorum, çalışamıyorum falan. Tatsız.
0
plutongezegendegilmi
(06.12.20)
Alıştım artık yadırgamıyorum
0
kondansator
(07.12.20)
boğulmadım, aksine evde yapılması gereken ve ertelediğim bir sürü şey vardı, onları hallettim.
biraz da yorulmuştum son zamanlarda, dinlendim.
iyi bile geldi sayılır.
0
blatta hiberna
(07.12.20)
Kesinlikle çok boğdu. Sürekli evden çalışıyıyorum bir de, her sabah uyandığımda ne yapıyorum ben neden yaşıyorum gibi düşünceler doluyor kafama.
0
roket adam
(07.12.20)
işim gereği sürekli dışarıdayım ve kalabalık ortamlardayım. covide yakalanmamam mucize. bana kalsa hiç çıkmam keşke evden çalışabilseydim :(
0
kestane gürgen palamut
(07.12.20)
baya bunalım takılıyoruz evet.
0
duyurukullanıcısı
(07.12.20)
dunya depresyon, kaygi ve intihar oranlari tavan yapmis durumda. covid'den daha cok kisi olduruyor bunlar.
0
baldur2
(07.12.20)
Zaten evcimen olduğum için evde kalmak beni ekstra boğmuyor da 9 aydır evden çalışıyorum hala düzenimi oturtamadım, zaman yönetimini öğrenemedim. İş verimim düştü ama bir yandan da sanki uyanık olduğum her an çalışıyorum, işi düşünmediğim bir saat geçirmedim şu 9 ay. Ofise gidip işimi yapmayı, evde olunca da rahat olmayı özledim. Bu sınırsızlık beni boğuyor.
0
peki madem
(07.12.20)
Hah iste ayni bu durumdayim @peki madem. Evde olunca da ev isi yapabiliyor veya kendime vakit ayirabiliyor degilim ki
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(07.12.20)
baldur2 +1. hatta geçenlerde covidin insanlara kafayı yedirtecek olması diye başlık açacaktım:) bence bu böyle gittikçe insanlar kafayı yiyecek çok net.
0
nothing in my way
(07.12.20)
14 gün boyunca evden çalıştım. sadece 2 kez pazara çıktım. daha da devam ettirebilirdim. beni pek boğmuyor bu karantina meselesi. meğer hayatım karantinaymış da ben yeni farketmişim.
0
dedim ben sana
(07.12.20)
Cumartesi pazar 11'de uyanmışız, hanımda bende çocuk gibi sırıta sırıta gezindik evin içinde. İşler için kötü bir şey ama cidden en azından bizim ihtiyacımız varmış. Dışarıda telefonda çok kötü oldu yaaa tavrı ile gezip konuşuyorum ama iyi geldi. Sözde kendi işimiz pazar günü bile sabahın 8'inde kalkıp gidiyorduk yıllardır.

Not : Geçen dönem kapanmada da aynı fikirdeydik.
0
synax
(07.12.20)
(11)

beyaz eşya vb kurulumu için gelen servis elemanlarına bahşiş verir misiniz?

la lykia
evet ise ne kadar verirsiniz?
evet ise ne kadar verirsiniz?
0
la lykia
(06.12.20)
50
0
duptıs
(06.12.20)
tek parca ise 20 lira yeterli, ama buzdolabi, cam. bul. mak. birlikteyse 50 tl atesleyebilirsin
0
exlibris
(06.12.20)
Beyaz eşyaya vermem ama mobilya kurulumu için olana verilebilir. En kotu yemek ismarlanir.
0
elorelia
(06.12.20)
genelde 2 kisi gelirler 20'ser tl veririm. urun pahali bir seyse 50'ser de olabilir.
0
msb
(06.12.20)
daha önce hiç vermemekle beraber ilk defa böyle bişey duydum. ancak mobilya için kuruluma vs gelen kişiler yorulup ağır iş yapıyorsa vermek gerekir bence de.

geçenler de buzdolabı geldi 4-5 kişi geldiler mesela, bunu bilseydim de veremezdim ki bilemedim şimdi.
0
avatar is back
(06.12.20)
hiçbirine vermem. sen verirsin 2 gün sonra vermeyen veya "vermeyeceğini" düşündüğü daha fakir görünen bir insanın evinde baştan savma iş yapmaya başlar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.12.20)
Fişini takıp çalıştırıyorlar. Niye para vereyim ki?
0
fikox
(06.12.20)
tek parçada sadece kurulumsa 10 TL.
taşıma işin içine giriyorsa 20.
ama mesela setüstü ocak için bir boru bağlayıp giden yetkiliye 5 TL verdim geçen.
harcanan efora göre rakam değişiyor benim gözümde.
0
filteria
(06.12.20)
evet. miktar bilemedim. 50 iyi gibi. büyük cihazlar için.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.12.20)
20-30-50 lira veriyorum, ya da bazen ıvır zıvır bir şeyler satıyorlar para mı vereyim bunu mu alayım diyorum, onlar karar veriyor.
0
roket adam
(07.12.20)
İlk defa duydum.
0
yineiyisinoxford
(07.12.20)
(22)

abla ve kocasının ilişkisi

black mamba
ablam ve kocası üst katta oturuyorlar. sürekli kavga ediyorlar ve rahatsız oluyorum. ablam da kolay değil kabul ediyorum ama kocası fazla bağırıyor. Ablam da her ne kadar kolay biri olmasa da 2 günde 1 bağırılmayı hakeden biri değil. ablam da altta kalmıyor ama sonuçta ikisinin bağırması bir değil.
ablam ve kocası üst katta oturuyorlar. sürekli kavga ediyorlar ve rahatsız oluyorum. ablam da kolay değil kabul ediyorum ama kocası fazla bağırıyor. Ablam da her ne kadar kolay biri olmasa da 2 günde 1 bağırılmayı hakeden biri değil. ablam da altta kalmıyor ama sonuçta ikisinin bağırması bir değil. üstelik ablamın yaptığı her şeye bir kulp buluyor yarım aklıyla küçümsüyor vs. daha önce de oluyordu ancak yakın zamana kadar yakın oturmuyorduk o yüzden çok maruz kalmamıştım bu duruma.

nasıl çözeyim? gideyim düzgün bir şekilde konuşayım mı yoksa atar mı yapayım? gidip tekme tokat dalasım var ama bu çözüm değil. düzgün konuşsam da bunu haketmeyen bir adam. daha başka falsoları da var. zaten düzgün konuşsam da artistlik yapacak ve yapışcam boğazına. Tam bir toksik insan. Hatasını kabul etmez.

bir de ablası olanlar ne yapıyor merak ediyorum. ablanız ve eşi arasındaki kavgalar sizi hangi noktada rahatsız ediyor? hangi noktada müdahil olursunuz?

Edit: küfür ve argo olduğu için duyuru silindi onları düzelttim.
0
black mamba
(06.12.20)
ablan durumdan memnun değilse, herifi döv rahat edin
ablan memnunsa, mecbur ses etmeyeceksin
0
summatinyourteeth
(06.12.20)
abi yanlış anlama ama sana iş düşmez. ablan senden yardım istedi mi? sana hiç sızlandı mı? bu sorulara cevabın hayır ise karışma. kavgalarına maruz kalmasaydın hiçbir şey yapmayacaktın. şu anda da yapma bence. eğer şiddet yoksa burnunu sokma. sen o adama bir şey yaparsan günün sonunda ablan ile aranız bozulur.
0
himmet dayi
(06.12.20)
Böyle işlere karisilmaz. 2 gün sonra onlar iyi olur, sen kötü. Aile dinamiklerini çok kurcalamamak lazımdır.
0
westblack
(06.12.20)
Müdahale edilmeyecek durumda değil ama. Psikolojik şiddet bu. Üstelik komşu olarak da rahatsız oluyorum. Kendi hiçbir haltı beceremeyen ama kızın her şeyini eleştiren ve bağıran bir tip. 3 yasında çocukları var. Çakarım tokadı ha dedi geçende çocuğa. Çıkıp dalcaktım zor tuttum kendimi.
0
🌸black mamba
(06.12.20)
Yukarıdakiler +1
Yapabileceğiniz şey ablanızla konuşmak olur. Abla hayatından memnunsa, iş fiziksel şiddete (özellikle çocuğa yönelik) varmıyorsa yapacak bir şeyiniz yok. Abla hayatından memnun değilse destek olacağınızı, yanında olacağınızı söyleyip ne yapmak istediğini sorabilirsiniz. Ayrılmak isteyip cesareti yoksa, korkuyorsa sizin desteğinizle cesaret edip durumunu düzeltebilir belki.
0
kobuzchu kiz
(06.12.20)
ablanla konuş. müdahale edeyim mi de bence. ablan istemediği veya şiddet söz konusu olmadığı sürece karışmamalısın bence ancak psikolojik şiddet var diyorsun. bence ablanla teke tek samimi bir konuşma yap. evliliği hakkında ne düşünüyor, normal oldugunu mu dusunuyor, bunları bunları duyuyorum kardeş olarak şu sebeplerden rahatsız oluyorum, sence ne yapmalıyım de.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.12.20)
Ablanıza bu konuyu " Abla bu adam seni sahipsiz mi sanıyor, sesinizin geldiğini bile bile sana bağırıp çağırıp duruyor. Çok ağırıma gidiyor. Artık bilerek bana inat sana bağırıyor diye düşünüyorum. Yazık sen benim ablamsın, kıyamıyorum." diyerek konuşmalısınız.

Ablanızdan olumlu tepki alırsanız, sadece bir kere ses yükseltmesinde yukarı çıkıp sen kime bağırıyorsun diye enişteye bağırmanız yeterli olacaktır. Böyle sadece sesi eşine çocuğuna çıkan tipler, bir iki bağırışa kuzu oluyor.
0
GoodMorningTeacher
(06.12.20)
Bir aile büyüğünüz yok mu? Sen tek mi kalıyorsun alt katta? Şöyle oturaklı, aklı başında bir aile büyüğüne olaya müdahale ettirseniz ve eniştenle konuşup mevzuyu güzelce anlatsa? Sen müdahil olursan, ihtimal, gurur yapıp seninle de papaz olabilir. Zira, alt katta senin o patırtı gürültüyü duyduğunu bilmiyor mu o? kesin biliyordur, tahmin de ediyordur.
0
alessandro del pieroglu
(06.12.20)
@alessandro maalesef aile büyüğü yok.
0
🌸black mamba
(06.12.20)
o halde, yukarıdaki arkadaşların çoğunun dediği gibi davranmak daha makul sanırım. Allah kolaylık versin.
0
alessandro del pieroglu
(06.12.20)
@GoodMorningTeacher +1

Ablanla muhakkak konuşman gerek. Altta ailesi var ama kimse ses etmiyor diyerek ablanı gittikçe daha çok ezebilir. Aileyi sülaleyi başına topla gerekirse.
0
1bir1bir1
(06.12.20)
Ablam da altta kalmıyor ama karşıdaki daha çok bağırıyor. Anlamla konuştum ben de ona bağırıyorum bir şey olmaz diyor. Akılsız o da.
0
🌸black mamba
(06.12.20)
İki insanın hayatı, seni bağlamaz. Şiddet olmadığı sürece bulaşmazdım ben olsam, hatta mümkünse taşınır kendi hayatımı kurardım.
0
roket adam
(07.12.20)
karı koca arasına girilmez.
0
paudi
(07.12.20)
fiziksel şiddet uygulamıyorsa seni alakadar etmez karışma. Yarın ablan sende suç bulur kocamı senin yüzünden kaybettim der öyle kalırsın ortada.
0
KaraSakall
(07.12.20)
bu sorunun çözümünün gidip kavga çıkarmak olmadığının farkındayım ama ne yapmam gerek? bir kere komşu olarak gürültüden rahatsız oluyorum. ikincisi her ne kadar beni ilgilendirmediğini sözleseniz de bırakın ablam olmasını kimse olsa bu muameleye maruz kalsa insan tepki gösterir.

şöyle olaylar yaşandı.

kargocu geldi. ablam evde olmadığı için kargoyu ben alıyordum normalde ve kargocu 2. kata bastı eskisi gibi. ablam da o gün evdeydi ve ben 3. kat yazdım neden 2. kata bastınız dedi. kargocu da cevapladı. arada bir münakaşa vs. olmadı. sonra kargocu gidince kocası çıkıştı "ne polemiğe giriyorsun?" vs. baya bir kafa yedi.

pazar alışverişi için ablam pazara gidiyor. bu herif yatıyor evde ablam alışverişi yapıyor, 3. kata kadar pazar arabasını ablam taşıyor. ben duyarsam geldiğini yardım ediyorum. 9 aydır buradayım kocası 1 kere bile yardım etmedi. geçende ben çıktım yardım etmeye biraz utandı sanırım. "ben sana söyledim alacağımı ne acele ediyorsun" gibi söylenmeye başladı. (bu konuya baya takığım bu yüzden patlama ihtimalim yüksek.)

ben de evde olduğum için duyuyorum sürekli. çocuk bu yokken bir kere bile ağlamıyor. artık oynarken mi beceremiyor bilmiyorum ama bu eve gelince çocuk ağlıyor bir şekilde. nedenini bilmiyorum.

bir kere kuzenlerle oturuyoruz konu depremden açıldı. ablam şöyle bir şey söyledi "depremde merdivenler tehlikeli merdivenlere gitmeyin" bu herif sonra çıkıştı cahil cahil " olur mu ya en güvenli yerler merdivenler. merdivenlere gidin" cevaptaki cahilliği geçtim azarlar bir şekilde söyledi. orada zor tuttum kuzenlerdeyiz diye. çünkü ağzımı açsam baya üzerine yürücektim.

onun dışında her gün mutlaka boş boş sebepler için bir bağırış çağırış var.
0
🌸black mamba
(13.12.20)
Aile apartmanı gibi. Ben tek yaşıyorum. Bunlar sonradan geldi. Eskiden de böyleydi ama çok maruz kalmıyordum. Bu anlayışla karşılayabikecepim bir şey değilö. Onun da çok yanlışı var ve biz alttan aldık. Bu saatten sonra şu olur. Yaptığı en ufak hatada burnundan getiririm. Mesela evle tadilat yaptı batırdı bir şey demedik. Bunları bahane edip uğraşırım. Ya da deprem sohbetinde olduğu gibi duymazlıktan gelmem rezil ederim cahil cahil kınuşma, bir halttan Anlamıyorsun ama ahkam kesiyorsun derim. Başka bir sebepten üzerine yürürüm. Bu üstünü kapatabileceğim bir şey değil.

Bu karı koca mevzusu değil. Bir arkadaşınız sevgilisine bu şekilde bağırsa ne yapıyorsun sen falan dersiniz.
0
🌸black mamba
(13.12.20)
Kısacası ablamın hatrı için biz de birçok şeyi görmüyoruz. Alttan alıyoruz. Bu üsluba devam ederse en iyi ihtimalle ona karşı tavrım değişir. Daha başka birçok olay var.
0
🌸black mamba
(13.12.20)
Dostum sen ablanla bu konuyu açık açık konuşmalısın. Bazı insanlar, kan kusar kızılcık şerbeti içtim demeyi tercih eder. Belki ablan da durumdan rahatsız fakat size açıklayamıyor durumu. Aileden gelecek tepkiden çekinebilir, kötü evlilik, yanlış tercih yapan biri olarak yaftalanmak istemez vs bir çok nedeni olabilir.

Diğer taraftan ise bazı ilişkiler böyledir. Dışardan bakan bunlar nasıl birlikte yaşıyor falan der. Ama onlar hallerinden memnundur. Ablanın rahat konuşabileceği uygun zaman ve ortamı sağla endişelerini onunla konuş. Yapacağın ani bir çıkış hem seni hem ablanı zorda bırakabilir. Kaş yapayım derken göz çıkarırsın.
0
istege bagli sigortasiz
(13.12.20)
Enişte resmen sistematik psikolojik şiddet uyguluyor ablanıza. Bu davranışı ile, 6284 sayılı yasaya aykırı davranıyor ve ciddi yaptırımları olan BİR SUÇ İŞLİYOR. Ablanız çok uzun süredir bu şiddete maruz kalıyor ve ayrılma halinde maddi, manevi ve sosyal olarak baskı göreceği için katlanıyor belli ki. bu durumdaki kadınlar bir dilekçe ile savcılığa başvurabiliyor. Hiç bir delil göstermek zorunda değil aslında ama sizin durumunuzda tanıklığınız ya da ablanızın katından gelen sesleri kaydetmek gibi bir şey eklenebilir. Tekrar ediyorum, BU DURUMDA ENİŞTE YASAL BİR SUÇ İŞLİYOR. Bir suçtan haberi olan ve gerekli mercileri haberdar etmeyenler de suça ortak olmuş sayılır. Karı koca arasına girilmez, kol kırılır yen içinde, kadının karnından sıpayı gibi bilgece olduğunu zannettiğimiz zırvaların nelere mal olduğunu hep beraber görüyoruz.
0
olivia
(13.12.20)
Ablam da biraz mal. Geçen söyledim ben de ona bağırıyorum diyor. Efendi erkek yerine *** erkekten hoşlanan bir tip. Hatta iyi davransa gözünden düşer belki. Maddi olarak kocasından daha avantajlı. Ona muhtaç değil ama duygusal olarak sorunlu.

Nasıl konuşsam bilemiyorum. Üzerine yürürüm, korktuğum bir şey yok ama fayda etmez. Ben huzurlu bir ortam istiyorum sadece. Yoksa hataları görcek olsak, derdim kavga dövüş olsa çoktan bozuşmuştuk. Mantıklı bir şekilde rahatsızlığımı söylemem gerek. Ondan sonra devam ederse kendi bilir, benden çekeceği var. Ama bu rahatsızlığımı hangi zeminde savunmam gerek bilemedim.
0
🌸black mamba
(13.12.20)
Bende de biraz sorun var kabul ediyorum. Sessiz kalmamın sebebi düzgün konuşamayacak olmam. Sakin sakin lafını sokabilen biri değilim. O sinirle savunmaya kalksam baya sert çıkışırdım. Ortası yok bende pek.

Başlangıçta normal bir konuşma yaparım ama seni ilgilendirmeze getirirse konuyu sinirlenirim. Kendi yaptığı hatalarda da üste çıkmaya çalışan bir tip. Hatasını kabul etmez, egosu sarsılır. Hatasını kabul etmemek için saçma bir konuyu savunabilir mesela.

bu arada geçen yıl benzer bir olay yaşadık o yüzden konuşmadan anlamayacağını söylüyorum. benden sakladıkları bir şeyi öğrendim geçen yıl. düzgün bir şekilde aradım gel konuşalım neymiş ne değilmiş öğreneyim diyorum. egosuna yediremedi herhalde posta koymaya falan çalıştı. "neden geleyim, ne konuşcaz, evet oldu öyle bir şey de neden geleyim" gibi saçmaladı. sonra gelince de saçma sapan konuştu üzerine yürüdüm sonra alttan almak zorunda kaldı. kendimi de biliyorum. anneme sesini yükseltti diye dayıma dalmış bir insanım. yakınlarım benim için hassas konular. ama bu şekilde kavga dövüş de bir çözüm değil.
0
🌸black mamba
(13.12.20)
(6)

sınırlı kullanıcı sayısı ile video paylaşmak

ben de
selamlar. diyelim bir eğitim videosu hazırladık, videoyu sadece ücret ödeyen bir kullanıcı ile paylaşmak istiyoruz. bu kullanıcının videoyu download edememesi ve başkalarıyla paylaşamaması gerekiyor. bunu yapabileceğimiz bir platform var mı dropbox benzeri?teşekkürler.
selamlar.

diyelim bir eğitim videosu hazırladık, videoyu sadece ücret ödeyen bir kullanıcı ile paylaşmak istiyoruz. bu kullanıcının videoyu download edememesi ve başkalarıyla paylaşamaması gerekiyor.

bunu yapabileceğimiz bir platform var mı dropbox benzeri?

teşekkürler.
0
ben de
(06.12.20)
İzenebilen her video indirilebilir. Şu zamana kadar indirmeye çalışıp da indiremediğim bir video olmadı. En kötü ekran kaydı (ki windows'ta bile var artık win+g) ile olur.

Adobe connect ile yayınlarsanız saçma sapan parçalara bölündğü için uğraşmazlar belki birleştirmeye. Ama o da yapılmaz değil.

Veya belki instagram falan gibi uyggulamalar ile olur.
0
lancelot du lac
(06.12.20)
Adobe connect ile parçalanıp yayınlanan yayını basit bir scriptle ile indirip birleştirebiliyordum yani bu isteyene 15 dklık iş gibi.

Şu kurs sitelerinden satıp parasını alsanız orada paylaşılan kursu alıp korsanlık yapacak insan azdır bence.
0
atom karincanin torunu
(06.12.20)
udemy
0
avatar is back
(06.12.20)
Yabancı udemy videoları korsana düşüyor da Türkçe olanla kimse uğraşmadığı için düşmüyor. Bazıları kendi sitesini kurup kendi host ediyor ama nasıl bir altyapı kuruyorlar bilmiyorum. Çünkü udemy organik satıştan %50 kesiyor mesela. Senin kuponunla gelirlerse %97sini sen alıyorsun, yani kitlen hazırsa kupon ile getirip en azından host masrafından kurtulursun hesap yapıp düşünmen lazım.
0
nhk ni youkosu
(06.12.20)
Lancelot haklı. İzlenebilen her video indirilebilir ve paylaşılabilir. Bunu yalnızca adobe connect gibi uygulamalar ile zorlaştırabilirsiniz, ama o kadar. Bunu aşmak için eğitimleri canlı ve interaktif yapmanızı öneririm, yani video satmaktansa deneyim satarsanız kayıttan izleyen birine bir anlam ifade etmez.
0
roket adam
(06.12.20)
Bence nazik bir dille paylasilmamasini rica etmek çok daha etkili bir yöntem.
0
pass
(06.12.20)
(5)

anrivirüs

turtun
ücretsiz olarak hizmet veren en iyi antivirüs programı hangisidir acaba? bir de online olarak virüs taramması yapabileceğimiz iyi bir site var mıdır?şimdiden teşekkürler.
ücretsiz olarak hizmet veren en iyi antivirüs programı hangisidir acaba?
bir de online olarak virüs taramması yapabileceğimiz iyi bir site var mıdır?
şimdiden teşekkürler.
0
turtun
(06.12.20)
Kaspersky iyidir.
Online dosya taraması için de opentip.kaspersky.com adresini kullanabilirsin.
0
roket adam
(06.12.20)
teşekkürler.
0
🌸turtun
(06.12.20)
windows 10 çıktığından beri sadece windows firewall kullanıyorum. her türlü siteye girdim birşey olmadı. antivirüs gereksiz bence.
0
mirafiori
(06.12.20)
bitdefender

çok kolaylıkla yasal 3 veya 6 aylık tam sürüm için ücretsiz hediye key bulabilirsin. süre bitmesine yakın da gene 3-6 aylık keylerle süreyi uzatabilirsin.
0
orpheus
(06.12.20)
Bence en iyi online virus tarayıcı virustotal.com. Bilincli bir kullanıcıysanız windows defender ve zero day'ler için virustotal.com yeterli olacaktır.
0
ned flanders
(07.12.20)
(11)

Sizce Suçlu Kim?

deneme
Merhaba Duyuru Ahalisi,Üzerinde anlaşmazlık yaşanan Bir konu hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum. Aşağıdaki durumda kim neden suçlu sizce?Tarif etmeye başlayayım durumu;4 katlı bir binada, Aynı evde yaşayan 2 kişilik bir aile + 3 kişilik bir aile, yani toplamda 5 kişilik iki aile var. Bir de bu
Merhaba Duyuru Ahalisi,

Üzerinde anlaşmazlık yaşanan Bir konu hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum. Aşağıdaki durumda kim neden suçlu sizce?

Tarif etmeye başlayayım durumu;

4 katlı bir binada, Aynı evde yaşayan 2 kişilik bir aile + 3 kişilik bir aile, yani toplamda 5 kişilik iki aile var. Bir de bu aile ile bağlantılı 4 kişilik bir başka aile var.
Bu 3 aileyi sırasıya 1. aile (2 kişilik aile), 2. aile (3 kişilik aile) ve 3. aile (4 kişilik aile) olarak adlandıracağım. Ailelerdeki herkes yakın akraba.

Chapter 1
Farklı bir binada yaşayan 3. ailenin dünya görüşü biraz değişik, ailenin erkeği dünyanın düz olduğuna inanıyor, aşı karşıtı, her türlü komplo teorisi eklentisi yüklü. Doğal olarak koronaya inanmıyor, maske takmayı reddediyor. 1. Ailenin erkeği ise daha önceki uyarılarında yaşadıklarından ötürü ailevi sorunlara neden olacağını bildiği için bu arkadaşın eve hastalık sokacağını bilse de ses etmiyor, karışmıyor, ve zamanı geldiğinde bu 3. aile üyesi hastalığa yakalanıyor, diğer iki ailedeki herkes de temaslı oldukları için korona tehlikesini yaşıyor, ekstra olarak 1. ailenin başka şehirde yaşayan anne babası da bu dönemde 1. aile ile temaslı oldukları, aynı zamanda yaşlı ve hasta oldukları için bu kişi nedeniyle yüksek risk altında kalıyor.

Chapter 2
Hal böyle olunca 1. aile eve hastalığı sokan 3. aileden yardım istiyor, test yaptırmalarını rica ediyor durumu kesin olarak anlayabilmek ve duruma göre kendilerine de test yaptırabilmek adına, yine doğal olarak 3. aile test yaptırmayı reddediyor, buruna sokulan test kitini yine komplo teorileri ile kullanmayı reddediyorlar, 1. aile durduk yere uğraş didin kendilerine bir şekilde test yaptırıyor ve sonuç negatif çıkıyor, ortalık sakinleşiyor. Bu arada 2. aileden bir kişi de 3. ailedeki kişinin ihmali nedeniyle bu hastalığı kapıyor, o test yaptırıyor, pozitif çıkıyor. Kişi tamamen odasına kapatılıyor, kimseyle görüştürülmüyor.

Chapter 3
Tüm bu yaşananlardan sonra 1. aile üyeleri yaşadıkları yeri paylaştıkları 2. aileye bir süre boyunca 3. aile üyelerinin kesinlikle eve alınmaması gerektiğini altını çizerek önemle rica ediyor. 21 Ekim’de hastalığı kapan 3. ailenin bir çocuğu ise, 3 Kasım tarihinde 1. ve 2. ailenin ortak yaşadığı eve 2. aile üyesi tarafından gizlice getiriliyor, çocuk bütün gün evde takılıyor kucak dolusu sevgiyle, olaylar burada yeniden canlanıyor, 2. aile olayın üzerinden 10 gün geçmesinin yeterli olduğu ve yanlış bir şey yapmadığı savıyla 1. aile üyesini dinlemeyi reddediyor, bu olaydan sonra 1. aile iki hafta boyunca tamamen karantinaya alıyor kendisini, ayrıca 2. aileye daha önce bu konudaki hassasiyetlerini dile getirdiğini, 3. aile test yaptırmayı reddettiği için kimin hangi hastalığı ne zaman kaptığının ve iyileşip iyileşmediğinin belli olmadığını, eğer yanlış bir şey yapılmadığını düşünüyorsa neden bunu gizlice yapmaya çalıştıklarını soruyor anlatıyor ama bir çare olmuyor.

Chapter 4
Bu konuda 1. ailenin rahatsızlığını önemsemeyen 2. aile üyesi asla pişman olmadığını ve 3. ailenin koronalı evinden bu çocuğu yine olsa yine getireceğini söylüyor, bu durumda 1. aile taşınmaya karar veriyor.

Chapter 5
Bu kararın ardından 1. aile olmadan 4 katlı evde yaşayamayacak olan 2. ailenin olaydan sorumlu kişisi ağlayıp sızlamaya başlıyor, 3 Kasım’dan bugüne dek sürüyor tartışma ancak 1. aile kesin kararlı taşınmaya, 2. aile zor durumda kalmasın diye evi terk ediyorlar taşınana dek. 2. aile sorumlu kişisi ise önce 1. aile üyelerine küsüyor, konuşmak istemiyor, sonra bizi böyle bırakarak yanlış yapıyorsunuz, artık sizle ilişkimiz bozulacak, sevgisizsiniz, vicdanınız sızlamıyor mu muhabbetine giriyor. Durumun sorumluluğunu 1. aileye yıkıyor. Belaltı çalışmaya başlıyor, Ama kesinlikle geri adım atmıyor koronalı evden çocuk getirmek konusunda, ısrarla da arkasında duruyor.

Şimdi ben her ne kadar taraflı anlatmamak istediysem de yapamadım, kabak gibi ortada benim hangi tarafta olduğum. Siz daha objektif bakmaya çalışırsınız. Siz ne düşünüyorsunuz bu durumda,

1. aile taşınma kararına 2. ailenin umursamaz ve hesap vermez tavrı nedeniyle mecbur kaldığını, yine de kişisel bir tavır olmadığını, eskisi gibi geçinip gidebileceklerini ama güvende hissetmedikleri için birlikte yaşayamayacaklarını savunuyor. Evde güvende hissetmiyor.

2. aile ise 1. ailenin 2. aileye istediklerini yaptıramayınca onları üzmek için böyle bir şey yaptığını, 1. ailenin kendilerini yarı yolda bıraktığını savunuyor.

Sizce kim suçlu?

www.strawpoll.me
0
deneme
(06.12.20)
Herkes suçlu yıl olmuş 2020, halen daha kavim gibi bir arada yaşanıyorsa olacaklar budur. Türkiyede aile kutsaldır vs deniyor da başlarım kutsallığına. Çekirdek aileler ayrı ve mümkün olduğunca uzak yaşamalı.
Ayrıca komplo teorilerine inanan insan geri zekalıdır.
0
Hallegadola
(06.12.20)
Bir şey anlamadım.
Yine de: problemin içinden imkansızı çıkar, elinde kalan sonuçtur.. tezine göre düşünülerek fail ortaya çıkabilir.
0
Erva
(06.12.20)
Tamamını okudum. Kimse kimseyle yaşamak zorunda değil, sebepsizce de ayrılabilirlerdi. Suçlu olarak değil de birinci aile istediği gibi gidebilir, ikinci ailenin darılması anlamsız olarak söylenebilir.
0
havadakarada
(06.12.20)
sonucunda ölüm riski olan bir şey korona. bu konuda kibarlığa, empati kurmaya gerek yok.
Birileriyle küsmek, ölmekten iyidir. Ölmeyin.
0
michael_knight
(06.12.20)
1 nci aile oradan gitmeli, ilişkilerini de kesmeli, her aile bireyi mensup olduğu aileden (eş, çocuk) sorumludur. eğer zarar geliyor ise durmanın anlamı yok.
0
selam
(06.12.20)
suçlu 1. aile desek vaz mı geçeceksiniz? hiçbir şey canınızdan, sağlığınızdan kıymetli değil. küserlerse de kendileri bilir.

ayrıca bu zamanda başka bir aile ile nasıl yaşanır bilmiyorum. ben kendi ailemin ya da eşimin ailesinin evinde bir kaç günlüğüne kalırken bile kötü oluyorum, ömür geçer mi öyle? bu işten kurtulmak için de fırsat olmuş ne güzel.
0
hadsafhada
(06.12.20)
I. aile evden -hatta mümkünse semtten de uzaklaşıp- kendi yoluna baksın. II. ve III. aile ile iletişimini azaltarak kessin.
I. aile olmadan II. aile orada niye yaşayamıyor orada onu da anlamış değilim.
0
battal gemalmaz
(06.12.20)
Maalesef artık söylediklerine katılıyorum. @Hallegadola
3. Aile mutlu mesut devam ediyor hayatına @Tangoalfa
Haklısınız buradan çıkan sonuç şunun için, 2. Ailenin sorumlu kişisi bu olayı insanlara anlatsak herkes bana hak verir çünkü yeterince bekledim gibi bir laf etti. Ben de bu yüzden burada paylaştım @hadsafhada
Evin kirasını tek başlarına ödeyemiyorlar. @battal gemalmaz
+1 @havadakarada @michael_knight @selam
Problemin içinden imkansızı çıkartmak işini tam anlamadım ben de @erva
0
🌸deneme
(06.12.20)
1. aile 2. ailenin duygu sömürüsüne kanar ve taşınmayı 1 gün bile geciktirirse hata yapar. Günün sonunda kendilerine saygısızlık ettiğini anlar. Kusura bakmasın şu laf edildiyse "Bu konuda 1. ailenin rahatsızlığını önemsemeyen 2. aile üyesi asla pişman olmadığını ve 3. ailenin koronalı evinden bu çocuğu yine olsa yine getireceğini söylüyor, bu durumda 1. aile taşınmaya karar veriyor." hadi bye demekten başka bir şey yapılmaz. Ben 3. ailenin dünya görüşüne iyi kötü saygı duyup 5 tane izbandut gibi herifle evine dalıp zorla test yapmıyorsam, sen de benim görüşüme saygı duyacaksın. Benim rahatsız olduğumu bile bile benden saklayacaksın. Yok yeaaa. Sonra suçlu ben olacağım. Ha benim de 2. aileye (hep nedense kendimi 1. aile olarak sayıyorum nedense) saygı duymam lazım. Bana açık açık söyledikten sonra isterse 3. aileyle çiğ köfte partisi yapsın. AMA ben bu olaydan sonra gidip taşınıyorsam ağlamaya hakkı yok.

Uyuz oluyorum bu kafaya, herkes benim ihtiyaç-inanç-yaşamıma saygı duysun. Ama ben başkalarına duymayayım. Sonra efendi şekilde benim yediğim halt yüzünden bu kişi benle iletişimi koparsın ben yine mağdur olayım. Yüzsüzlük bu. Tavsiyem taşınmayı geçtim iletişimi kessin. Ben lisans hayatımda bir arkadaşa evimi açıp benzer yüzsüzlüklerle karşılaştım. Aman dışarıda kalmasın diye sesimi etmedim. Bir noktada ben zor duruma düştüm o yine kılını kıpırdatmadı. Sonra suratına söyleyince yine o mağduru oynadı. Drama queenlerden uzak dursun 1. aile. Kendilerine saygıları olsun. Eş dost bulunur, ama kendine saygısızlık yaptığını fark edince yıllarca geçmiyor o acı içinden. Uzaklaşsınlar

Pandemi döneminde en büyük suçlu 3. aile, sonra 2. aile. 1. ailenin bir günahı yok senin anlattığın şekilde. Koca koca ülkeler kapanıyor, ekonomilerin canına okunuyor. Bi bu sürü mensubu insanlar zaten en doğrusunu biliyorlar. Biliyorsun, bari canını korumak isteyen insanın canına kastetme. Nice gencecik insanlar öldü bu illet yüzünden.
0
ManikD
(06.12.20)
Duygusal davranmayıp mantıklı olanı yapmak lazım. Üzülen üzülsün zaten parazit gibi yaşamışlar bir süre.

İkinci aile dediğiniz bir büyük nesil (anneanne babaanne dede vs) ise belki kiralarına yardım etmeye çalışırdım o ayrı ama yine de aynı evden gitmek lazım.
0
nhk ni youkosu
(06.12.20)
Hallegadola haklı. OLay tamamen dipdibe komünist halinde yaşamaktan kaynaklanıyor. Kimin suçlu olduğu önemli değil, kendinizi kurtarın derim.
0
roket adam
(06.12.20)
(3)

Drone Bey ne yapıyorsunuz?

prizmatik
vızır vızır uçmuyorlar artık.Sahi ne oldu bu dronelara modası mı gecti, yasaklandı mı?tarım ilaçları mı zehirledi ?
vızır vızır uçmuyorlar artık.
Sahi ne oldu bu dronelara modası mı gecti, yasaklandı mı?
tarım ilaçları mı zehirledi ?
0
prizmatik
(05.12.20)
Izin alarak ucmak cok kolay degil. Izin alma sureci uzun ve sancili. SHGM izin verse dahi mulki idare amirligi izni onayamayabiliyor. Izinsiz ucmanin da cok buyuk cezalari var, bu sebeple kimse sehir icinde ucus yapmaya cesaret edemiyor. Yapan da gozunu karartmis oluyor zaten.

web.shgm.gov.tr
0
bollocks44
(05.12.20)
Kolay değil eskisi gibi. Askeri önemi de bu savaşlarla birlikte fazlalaştı.
0
Erva
(05.12.20)
resmi olarak yasaklanmadı ama öyle bi prosedür yazdılar ki yasaklamadan beter ettiler. kol gibi de ceza yazıyorlar.
0
roket adam
(06.12.20)
(3)

podcast kayit ama nasil?

rentts
2 kisi podcast kaydi yapalim istiyoruz tabi ikimiz de kendi evimizde olacagiz. nasil yapabiliriz bunu teknik olarak?
2 kisi podcast kaydi yapalim istiyoruz tabi ikimiz de kendi evimizde olacagiz. nasil yapabiliriz bunu teknik olarak?
0
rentts
(05.12.20)
skype, discord.
mixxx üzerinden kayıt yapılbilir. veya stereo mix üzerinden kayıt alabilen herhangi bir kayıt yazılımı.
0
sutlu nescafe
(05.12.20)
Discord, zoom ya da benzeri bir uygulama üzerinden konuşacaksınız. aynı anda iki taraf da profesyonel bir mikrofon ile kendi ses kaydını alacak. sonra ses kayıtlarını birleştireceksiniz. direkt skype ya da zoom kaydını paylaşırsanız kalitesi leş gibi oluyor. pro yöntemi bu bunun.
0
roket adam
(06.12.20)
Kayıt yapmadan önce kurguyu kim yapacak ise boş bir odada bir saate yakın ses kaydı alsın, pencere açık olsun. Nedeni iki kişi konuşurken arkada, alttan dış ortam sesi gelsin ki, doğal akışı bozmasın. İkiniz de Zoom ya da Sky üzerinden görüşün, kulaklık Skype, Zoom kurulu cihaza, mikrofon da sesi kaydedecek cihaza takılı olsun. Sonra kurguyu kim yapacaksa ses dosyalarını Audacity üzerinden birleştirip kurgulasın.
0
mahsus mahal
(06.12.20)
(3)

Mil veren kartlardan en avantajlısı hangisi?

ananiyimioguz
Kredi kartimi cok kullandigimi fark ettim. Eş dost da benden kullanip bana nakit para yolluyor falan. Ayda 10bin harcıyorum genelde.Totalde biriken puanima bakiyorum yi sonunda 20tl ya var ya yok şaka gibi.Mil veren bir kart kullanayim dedim. Hem sanirim benzin veya baska alisverislerde de kullanili
Kredi kartimi cok kullandigimi fark ettim. Eş dost da benden kullanip bana nakit para yolluyor falan. Ayda 10bin harcıyorum genelde.

Totalde biriken puanima bakiyorum yi sonunda 20tl ya var ya yok şaka gibi.

Mil veren bir kart kullanayim dedim. Hem sanirim benzin veya baska alisverislerde de kullaniliyor?

Simdilik ucak mili olarak dusunursek, harcamalarimin karsiligini mil olarak
en iyi hangi karttan alabilirim?

Hesabimin oldugu bankalar avantaj saglar mi bilmiyorum ama genelde is bankasını kullaniyorum 8 senedir. 1-2 yildir da yapi kredi maastan ötürü.
0
ananiyimioguz
(05.12.20)
Miles Smiles Garanti kullanıyorum son 10 yıldır falan, sadece alışveriş değil aynı zamanda uçuyorsan bilet falan alıyorsan ve genelde thy kullanıyorsan en avantajlısı o. Ama sırf alışveriş ise mil olayına değmiyor maalesef.
0
roket adam
(05.12.20)
ya uçuyorsan hem statün yükselince daha çok mil kazanıyorsun, hem de thy biletlerinde çok avantajlı oluyor (bir yurtdışı bilete bir yurtiçi bilet bedava almak bile mümkün bazen), ama sırf alışverişle zor. buradan hesaplayabilirsin harcamana göre, 3750 mile bir adet tek kişi yurtiçi uçuş alabiliyorsun oradan hesapla www.milesandsmilesgaranti.com
0
roket adam
(05.12.20)
bende qnb var internetten alışverişe çok fazla mil veriyor, 10000 tl lik int alışverişi yapsan yanılmıyorsam en az 7-8 bin belki 10 bin mil bile verebilir. çeşitli kampanyalar oluyor zaten.

şimdi baktım izmir-londra mesela istanbul aktarmalı 15 bin milmiş. 12 bin var bende şuan, kartı 1 senedir kullanıyorum birisi yurtdışı yine izmir-londra diğeri de izmir- istanbul olmak üzere 2 kere hediye bilet kullandırttı bana 1 yılda. 2 ay daha kullansam bi yurtdışı bileti daha çıkacak.

bence süper olay.
0
garavel
(05.12.20)
(2)

kredi kartı sorusu

loser blueser
5.000 tl limitli kartla 10.000 tl'lik bir şey satın almak istersem karta 10.000-TL ödeme yaparak sorunsuz bir şekilde alışveriş yapabiliyor muyum?ürünü iade edersem iade karta + bakiye olarak mı yansıyacak sadece yoksa yatırdığım parayı hesaba geri aktarmam mümkün olur mu?
5.000 tl limitli kartla 10.000 tl'lik bir şey satın almak istersem karta 10.000-TL ödeme yaparak sorunsuz bir şekilde alışveriş yapabiliyor muyum?

ürünü iade edersem iade karta + bakiye olarak mı yansıyacak sadece yoksa yatırdığım parayı hesaba geri aktarmam mümkün olur mu?
0
loser blueser
(04.12.20)
bankadan bankaya değişiyor. kimi banka gayet güzel bir şekilde kabul ederken, kimi banka limit aşım cezası kesiyor (çok saçma evet ama öyle)

bankanız eğer sanal banka kartı oluşturmanıza izin veriyorsa, parayı direkt hesabınıza yatırıp sanal banka kartı ile de yapabilirsiniz işlemi
0
dilemma of subscribtionability
(04.12.20)
karttan karta bile değişiyor bu dediğin olay. bankayı arayıp sorman lazım.
0
roket adam
(04.12.20)
(11)

Yazılımcılar çıkan hataları nasıl yönetiyorsunuz ?

marionette
Merhaba, full-stack yazılımcıyım. Birçok farklı altyapıdaki ürünün geliştirmesinde back-end, front-end hatta tasarımcı olarak rol aldım, hala da çalışıyorum. Sıfırdan da geliştirilse, hazır kütüphane de kullanılsa mutlaka gün geliyor bir senaryoda üründe hata çıkıyor. Çıkan hatalar kolayca tamir edi
Merhaba, full-stack yazılımcıyım. Birçok farklı altyapıdaki ürünün geliştirmesinde back-end, front-end hatta tasarımcı olarak rol aldım, hala da çalışıyorum. Sıfırdan da geliştirilse, hazır kütüphane de kullanılsa mutlaka gün geliyor bir senaryoda üründe hata çıkıyor. Çıkan hatalar kolayca tamir edilip hayati bir önem taşımasa da müşteri/kullanıcı gözünde prestij kaybı yaşanabiliyor.

Bir yanım artık bu işin hatasız yapılamayacağı, insan faktörünün illa ki bir şeyi düşünmemeyi veya fazla düşünerek başka probleme yol açmaya sebep olacağına ikna oldu. Bir yanım da her seferinde nasıl hatasız yapabiliriz diye çözüm arıyor. 6 senelik tecrübem bana bu işin doğasının bu olduğunu kabul ettirmeye yakın.

Hatasız bir yazılım geliştirme sürecinde bulunmuş biri var mı? Varsa nasıl? Genel olarak hızlıca kullanıma açtığımız için mi hatalar yaşanıyor? Kullanılmadan geliştirilip kullanılmaya başlayınca hataları çıkar bu sefer diye de düşünüyorum.

Kafam biraz karışık, siz ne düşünüyorsunuz?
0
marionette
(03.12.20)
biz yazılım derslerinde kodları ve algoritmları A4'e yazardık. sınavda da hoca A4'lere puan verirdi. bir hata yaptın kod çalışmıyor diyelim. sıfır geçmiş olsun.

şimdi elimizde 1000 yazılımcı var ise gerçek dünyada bunların belki 50 tanesi sıfır hata ile kod yazabilecek sabır bilgi ve donanıma sahiptir.

gerçek hayatta programı run edelim hataları düzeltelim çoğu insan tarafından daha anlaşılır bir metot olarak kalıyor.

yani 1000 yazılımcıyı bu şekilde yönetebiliyorsun. bir hata çıktı istifanı ver desen adam bulamazsın.

diğer mühendislik branşlarında da 3-5 böyle özel sektör.
0
duyurukullanıcısı
(03.12.20)
hatasız bir yazılım mümkün değil elbette ama minimuma indirmek için gerçek ortama geçmeden önce test etmen, ettirmen gerekiyor.

ondan da öte kod yazarken tdd'yi deneyebilirsin..
0
aziz dostum jack
(03.12.20)
(bkz: devsecops) denilen nane bu sebepten dolayı ortaya çıktı tam olarak. %100 hatasız ve güvenli kod mümkün değil ama buna yaklaşman mümkün. Şu videoda 12:20'den itibaren anlatıyor kısaca: www.youtube.com

Bu arada ben sadece güvenlik olarak baz almışım, üründeki genel bug'lar için farklı yöntemler tabii ki vardır. Güvenli - güvensiz kod olayı çok daha büyük bir problem bug'lardansa. Çünkü bug hemen ortaya çıkıyor, ama güvensiz bir kod 3-4 sene sonra bile operasyonu alt üst edebilir. Asıl endişen bu olması lazım.
0
roket adam
(03.12.20)
büyük ürünlerde hata çıkmaması mümkün değil. Ancak hataları production'a çıkmadan önce çözmek gerekir. dolayısıyla iş başlamadan önce kapsamlı bir analizi yazılmalı, tüm süreç bu analize uygun şekilde kodlanmadı. sonrasında test case'ler hazırlanmalı ve bir tester( yazan kişi test etmemeli) tüm bu case'leri test etmeli. Sonrasında ürün productiona hazır oluyor temelde.
0
ayin yazari
(03.12.20)
oncelikle unit test yazmak onemli. cunku yazilimda cikan hatalarin cok buyuk kismi unit testler tarafindan tespit edilebilecek hatalar.

daha sonra integration testler onemli. cunku diger buyuk hata kumesi de integration testlerle tespit edilbilir.

tabi bu testlerin cok sık calismasi lazim o nedenle de ci/cd prosesleri cok onemli. testler lokalde calistigi gibi ayni zamanda integrasyon sirasinda farkli platformlarda da test edilmeli. ornegin git push yapar yapmaz bir docker container icinde test edilebilir. bunun icin bircok arac var ornegin travis, jenkins vs.

ci/cd prosesleri otomotize edilmeli ki. bunun icin cesitli codepipeline yontemleri var. ornegin aws code pipeline ya da github actions pipeline icin kullanilabilir.

ayrica code coverage tool kullanilmali ki testler tarafindan denetlenmemis hicbir kod satiri kalmasin.

code review ve test case review farkli deneyimlerdeki ve uzmanliktaki gelistiriciler tarafindan cok disiplinli yapilmali.

kodlar mumkun oldugunca stateless yazilmali. icinde state barindiran her kod hata olasiligini katlanarak arttirir. bircok alette state sifirlamak icin bir kapat/ac yapmamizin temel nedeni budur. o nedenle mumkun oldugunca stateless functional kod yazmak bizi rahatlatir.

tespit edilmesi en zor hatalar asenkron calisan kod bloklarinda olur. cunku bu kod bloklari arasinda bir bagimlilik var ise asenkron calisan kod bloklarindan birinde gerceklesen islem zamani gecikmesi digerlerini etkileyebilir. bu hatalar cok problemli hatalardir cunku "hersey" ayni olsa bile "bazen" bu hatalar gerceklesir. network hizinda dalgalanma veya islemci sicakligindaki degisim bile bu tarz hatalara neden olabilir.

tum bunlar sayesinde elbette sifir hata saglanmaz, cunku bir projede bircok farkli kutuphane, framework kullaniliyor ve bunlardaki hatalar da sizi etkileyebilir. ya da bunlarla olan entegrasyon sizi etkileyebilir ama cok buyuk oranda hatalari dusurmus olursunuz.
0
emrahday
(03.12.20)
Hatasız kod olmaz +1.

Öte yandan ben testlerin kod kalitesini artırabileceğini düşünmüyorum. Kodunuzun ne kadar kaliteli olduğunu ölçebilir ya da hangi hataların varolduğunu gösterebilir, ama yeni hata çıkmasını engellemez. Test yapmak kodunuzun daha az bug üretmesini sağlamaz yani, sadece varolanları tespit etmenizi sağlar.

Kilo vermek istiyorsanız spor yapmanız ve az yemeniz lazım, tartılmak sadece sonucu gösterir, tartılarak kilo verilmez vs. Bunun gibi.

Neyse, bence hatayı minimuma indirmenin yolu kod karmaşıklığını minimuma indirmektir. Ne kadar güzel/sade bir mimariniz olur, ne kadar loosely coupled kod yazarsanız bug çıkma olasılığı o kadar düşer, çünkü bug'lar genelde developer'ın karmaşıklığın içinde kaybolmasından kaynaklanıyor benim gördüğüm.

Ha yine kodun kritik/karmaşık yerleri vardır, oraya unit test yazarsınız, her zaman çalıştığından emin olmak için e2e kurarsınız düzenli çalışır falan. Onlar ayrı. Ama "yeni bug" çıkma rate'ini düşürmek için mimarinizi ve mindset'inizi değiştirmeniz lazım.

Arada dikkatsizlikten de olabilir ama agile yapıyorsanız, günde 2-3 deploy çıkabiliyorsanız o hatalar zaten minik olur, çok bir şeyi bozmadan görüp düzeltebilirsiniz. Ayrıca external tester yerine developer'ın kodun düzgün çalışmasından sorumlu olduğu bir setting'in developer'ı daha iyi kod yazmaya teşvik ettiğini düşünüyorum.
0
plutongezegendegilmi
(03.12.20)
Ben de bu test süreçleri ve aşırı analiz planlama ile hantallaşma yerine en hızlı şekilde yayına alıp kullanıcıların da bu sürekli gelişim döngüsünde rol almasının mümkün olmasını hayal ediyorum. Bazı yazılımlar hatalı bir işlem yapınca bunu çok smooth bi şekilde bug reporta dönüştüren akışlar yapıyorlar. Hayalim kullanıcının da hem feature isteği hem bug rapor olarak nefret ederek değil de karşılıklı feedback olarak çalışabileceği bir yapı. Hatta belki bu tip tester-kullanıcılara fiyat avantajı vs tanınması. Çünkü 'tester' rolündeki insanların bulduğu hatalar sadece ekibi yıldırıp moral bozmaya sebep oluyor bazen. :D
0
🌸marionette
(03.12.20)
hatasız kod olmaz, "ilk çıkardığınız üründen utanmıyorsanız yanlış yapıyorsunuz" demiş steve jobs

hatasız kod için sürekli aynı işi aynı platformda öğrenme süreci olmayacak şekilde yapıyor olmalısınız.

ekibinizin hataları nerede yaptığını analiz edip buna göre bazı optimizasyonlar yapılabilir. mesela en sık yapılan == yerine = koymak gibi typolar. uygulanabiliyorsa MISRA C gibi kurallar tanımlayıp ekibi bu kurallara uymaya ve alışkanlık haline getirmeye zorlayabilirsiniz.
0
orpheus
(03.12.20)
@plutongezegendegilmi yazdiklarinin bircoguna katiliyorum ama sadece "test hata engellemez" dusuncesine katilimiyorum.

cunku yazilan automatik test kodlari ayni zamanda kodu yazarken gelistiriciye yol gosterici olur. ornegin yazdiginiz ve potansiyel olarak bug olsturacak kod ilk planda kodu yazdiginiz anda test edilebilir ve size bir geri bildirim yapacaktir. yani tum testlerden gecmeyen bir kodu zaten "git push" yapmayacaksiniz.

hadi yaptiniz, bu durumda da CI aksiyonu devreye girecek ve tum testleri calistiracak. bu sefer de sizin bu degisim yaptiginiz versiyon ana versiyon ile birlestirilemeyecek.

hadi bundan da gecti, bu sefer de CI/CD araci devreye girecek ve testlerden gecmeyen versiyonun production a alinmasina izin vermeyecektir.

yani potansiyel bug her seferinde potansiyel olarak kalmaya devam edecek. testler duzgun yazidiysa her adimda test duvarina carpacaktir. testler yazilmasa her satir kod degisikliginde urunun tamaminin test edilmesi imkansizdir, ama testler yazildiginda her degisiklik sonunda bir yer bozuldu mu diye bir geri donus alinabilir.

ayrica bir karmasayi da aciklayayim test ile kastedilen test kodlari. yoksa bir insan tarafindan yapilan manual test yapmak gecmiste kalan bir yontem.

ekleme: asagida @plutongezegendegilmi aciklamasina katiliyorum. kaliteli kod ve temiz kod yaklasimlari her zaman yazilan testten once gelir. yazilan kod kalite prensiplerine uymadiginda hersey sarpa saracaktir, test yazilsa da nafile. bu nedenle burada boyle bir duzeltme yapmak istedim.
0
emrahday
(03.12.20)
care tdd :) turkiye'de e-ticarette ilk 5'te olan bir firmanin altyapisini yeniden yazdik, en onemli kisim olan sepette, canlida 1 tane bug cikmadi, 1 tane bile. inanmasi guc. tabii ki eksiklikler vardi, sonraki versiyonlarda tamamlandi. tdd sayesinde sisteme yeni ozellikler katmakta cok kolaylasti cunku testler sayesinde her kodun dokumantasyonu var ve herkes her yere kolayca girebiliyor.
0
tahtakafa
(03.12.20)
@emrahday, hocam biliyorum bahsettiğiniz konuları ama kastettiğim farklı bir şey.

Şimdi diyelim yeni bir X feature'ı geliştiriyorum, bunu geliştirirken de varolan bir A fonksiyonunu değiştirmem gerekti. Bu A fonksiyonu, Y,Z,T gibi bir sürü diğer feature'u da etkiliyor olsun.

A fonksiyonunu değiştirdiğim için testler patlayacak, testleri de değiştirmem lazım. Üstüne sadece yeni geliştirdiğim X'i değil, Y,Z,T feature'larının da nasıl çalıştığını ve yeni testlerin sadece X'i değil, Y,Z ve T'yi de kontrol ettiğinden emin olmam lazım.

Bu şekilde kod yazmak hem development'ı yavaşlatıyor, hem de bir developer'ın bilmesi gereken business miktarını çok artırıyor. Yeterince büyük bir projede geliştirme yapmak zamanla imkansız hale geliyor bu yüzden.

Peki alternatif nedir? A yazıldıktan sonra onu çok zorunda kalmadıkça değiştirmemek. Onun yerine bir B fonksiyonu yazıp, A'yı extend etmek. Bunu yaparsam sadece B'ye test yazıp geçebilirim. Bunu yapmıyorsam, önceden A'ya yazılan testler anlamsız hale geliyor, çünkü kod değişti. Her değişiklikle birlikte bir sürü başka testi değiştirmem gerekiyorsa bu da maliyeti inanılmaz artırıyor ve mimaride bir sorun var demek oluyor. SOLID'in O'su bundan bahsediyor aslında.

Yani demek istediğim test yazmayın değil. Ama mimari düzgün değilse, iyi kod yazılmıyorsa test anlamsız bir hale geliyor. Sadece test olması kodun iyi olduğunu garanti etmiyor. Test yazarak yeni çıkan 100 bug'ın 80'ini yakalayabiliyorsun, güzel, ama elde 20 bug var. Mimari düzgün olsa 10 bug çıkacaktı, overall'da daha iyi durumda olacaktık. Demek istediğim şey bu.
0
plutongezegendegilmi
(03.12.20)
(9)

ing bank neden/ne hakla bu belgeyi istiyor olabilir?

theseachange
ing bankta belli bir miktar paramız vardı ve pandemi başladığı dönemde bankadan çekip dövizde değerlendirmiştik. elde ettiğimiz kar ile bankaya geri yatırmak istedik ancak ing bank karı nasıl elde ettiğimizle ilgili kanıtlayıcı bir belge olmadan parayı almayacağını belirtti (sanki trilyonlar yani..
ing bankta belli bir miktar paramız vardı ve pandemi başladığı dönemde bankadan çekip dövizde değerlendirmiştik. elde ettiğimiz kar ile bankaya geri yatırmak istedik ancak ing bank karı nasıl elde ettiğimizle ilgili kanıtlayıcı bir belge olmadan parayı almayacağını belirtti (sanki trilyonlar yani.. anaparanın üzerine 80k falan eklendi max :D) ki telefonla arayıp çektiğiniz paranızı geri getirin şu kadar faizle yatıralım falan diye çektiler bizi oraya. ama telefonda böyle böyle dediniz dediğimde "hmmm.. demişizdir yav." gibi laçka bi tepkiyle karşılaştık. aşırı sinirlendim gittim ing'nin teklif ettiği faiz oranından daha yüksek orana sorgusuz sualsiz iş bankasına yatırdım.

yine de aklıma karpuz kabuğu düştü. ing'nin böyle bir belge talep ederken altında ne gibi bir dayanağı olabilir?
0
theseachange
(03.12.20)
Aslında hakkı var da. Aman size söyleyenin isguzarligi.
0
allah yazdiysa bozsun
(03.12.20)
uluslararası bankalarda kara para aklama prosedürleri oluyor olabilir, muhtemelen öyle bir duruma takılmıştır sizin olay.
0
roket adam
(03.12.20)
hakkı neden olsun ki,? ben de merak ettim şimdi
0
co2s2
(03.12.20)
genel olacak ama yurtdışından swift ile hesabınıza para geldiğinde de bunun neye istinaden geldiğini bankanıza beyan etmeniz gerekmekte. devlet baba her şeyin kayıt altında olmasını istiyor. yersen ;)
0
silah taciri
(03.12.20)
kar elde ettikten sonra bütün dövizi TLye çevirdim komple ama, yani bankaya elimde full TL ile gittim. kadın bana diyor ki döviz bürosundan aldığın fişleri getir :D:D bilmiyorum hiç profesyonelce gelmedi bana bu tavırları.
0
🌸theseachange
(03.12.20)
hocam Avrupa'da hep oyle, sen atiyorum belli bir miktar ustu nakitle gelir hesabina yatirirsan sorarlar adama bu parayi nerden buldun diye? Oyle cok buyuk nakite de gerek yok. Atiyorum bankanin musterisisin, adam bakiyor senin maasin ne kadar, ayin hangi gunu ne kadar para girisi oluyor hesabina vs. Ornegin adam 2000 euro maas ailiyor her ayin belli gununde nakit ya da bankadan yattriyor diyelim. Bu adam maasina ek olarak 1000 euro daha yatirirsa sorarlar nazikce. Alisilmadik bir durum oldugunda aninda soruyorlar sana bu neyin parasi diye. Yasalar geregi haklari var sanirim, maliye ile isbirligi icerisinde banka. Banka transferi o kadar sikinti degil bak, alan belli veren belli ha gene sorgulayabilirler ama nakit sikintidir her zaman. Avrupa ile otomatik bilgi paylasimi diye bir sey var, Turkiye de imzaladi bundan sonra Turkiye'de de bu isler siki olacak anladigim kadariyla
0
neck_and_neck
(03.12.20)
illegal bahisçileri de bu yolla buluyorlar zaten.
0
Improbable
(03.12.20)
Türkiye'de soranı görmemiştim ama artık dikkat ediyor olabilirler.

Bir örnek vermeye geldim, İngiltere'de okurken ben Lloyds bankasına hesap açıp Türkiye'den para transfer etmiştim. Sadece sözel olarak sordular kimden nereden geliyor diye. Fakat başka bir arkadaşım HSBC'ye hesap açtırmak istedi, babası neden/nereden/nasıl para gönderecek, o parayı nereden kazanıyor vb. yüz tane soru sordular uzun süre hesap bile açamadı. Bankaların kendine göre aml(anti money laundering) ve kyc (know your customer) süreçleri olabiliyor. Ama şu var, Türkiye'de de devlet/maliye/masak vb. seneye inceleyip bu 80k nereden gelmiş yav diyip sizi çağırıp sorabilir diye biliyorum. O yüzden döviz alış satışlarında falan da cidden kağıt vb. bir doküman tutmak iyi olabilir. (ha millet ev satıyor, gösterdiği değer farklı aldığı para farklı neler oluyor tabii ama kime inceleme denk gelir bilemiyoruz)
0
nhk ni youkosu
(03.12.20)
MASAK kuralları ile ilgili sanırım. Belli bir meblağın üstünde nakit girişi olursa sormaları gerekiyor diye hatırlıyorum ama net değil, hatırladığım bu
0
cowboy
(03.12.20)
(12)

Size Netflix, amazon, apple tv+ ?

samiabi19
Hangilerini kulaniyorsunuz ?Apple e abone olmak degermi ?Apple in bu piyasaya girdini bilmiyordum.
Hangilerini kulaniyorsunuz ?
Apple e abone olmak degermi ?
Apple in bu piyasaya girdini bilmiyordum.
0
samiabi19
(03.12.20)
değmez
0
emfuzi
(03.12.20)
Netflix ile Amazon.

Netflix'de karşıma çıkanı izleme rahatlığı var. Durup dururken haydi bunu izleyim dediğim çoktu.

Amazon'da ise şimdilik Downton Abbey dizisini izliyorum. Filmlere çok denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(03.12.20)
Degmez. Xiaomi mi box + netflix + tv+
0
mor oje
(03.12.20)
Hiç biri. Çok zaman aldığı için netflix'i kapattım.

Ama bu platformlardan birini kullanacak olsam yine netflix'i seçerdim. Piyasa işi yerine daha çok sanat filmleri için Mubi alternatif olabilir.
0
scudman1
(03.12.20)
Mubi ve prime var. Prime'ı normalde de alışveriş için kullanıyorum zaten.
0
westblack
(03.12.20)
netflix ve amazon prime var; netflix iyidir
0
sweetoffice
(03.12.20)
netflix + amazon prime + blu tv, birini seçmem gerekse netflix.
0
roket adam
(03.12.20)
netflix+ amazon.
0
drako
(03.12.20)
Amazon x-files sevdiğim için baştan başladım zaten 30 günlük bedava denemesi var içeri girip bi bakın, pek film yok fakat izlemek istediğim başka diziler de oldu

Bide Mubi
0
freebird5406_2
(03.12.20)
westblack +1
izlence için bir tek mubi'ye para veriyorum. amazon'u bu ara çok alışveriş yaptığım için aldım, prime video'dan da carnival row'u izliyorum şimdilik. boys yeni sezon çıkarsa ona da bakıcam.

prime video'nun bile özel içerikleri apple tv'den iyi bu arada, netflix>prime>apple bence.
0
Jux
(03.12.20)
Hala torrent kullanıyorum valla
0
peki madem
(03.12.20)
Netflix'i 3-4 kişi kullanıyoruz on lira ödüyorum. İlgimi çeken yeni dizileri bir günde falan bitiriyorum onun dışında pek kullanmıyorum. Son bir aydır Bir Başkadır'la birlikte romantik iki film izledim o kadar.

Amazon'u kargo için aldım, yoksa video servisine 8 tl vermem. Parks and Rec, The Office falan var ama izledik bitirdik onları zaten.

Mubi'de sanat filmleri var, arkadaşla öğrenci üyeliğini ortaklaşa kullandık bedava. NBC'nin ilk filmlerini izlememiştim onları izledim. Adını bile duymadığım Türk oyuncuların, yönetmenlerin filmlerini izleme fırsatı buldum. Ama kafa dağıtmalık şeyler yok bu platformda.
0
black holes in the sky
(03.12.20)
(9)

Web site adsense kazançları

optimistbakunin
Selam. Bugün birisi 250bintl 300bin 50 60bin gibi kazançlarin oldugunu söylüyor. Ben abartı dedim ama var oyle diyor. Nadir dedim falan ama. Bu işin aslı astarı nedir ne civarlarda kazanclar
Selam. Bugün birisi 250bintl 300bin 50 60bin gibi kazançlarin oldugunu söylüyor. Ben abartı dedim ama var oyle diyor. Nadir dedim falan ama. Bu işin aslı astarı nedir ne civarlarda kazanclar
0
optimistbakunin
(03.12.20)
türkçe içerikle çok zor. yabancı içerikle belki mümkün olabilir. niş siteler dediğimiz sitelerle belki mümkün olabilir. tık başı yüksek olan kelimeler, sektörler bulunmaya çalışılır. örneğin "Luxury Yacht Rental" tık başı yüksek olabilir. sadece bu gibi kelimelere özel site kurulup ya da tek bir site üzerinden tık başı yüksek kelimelere içerik üretilebilir. çok fazla efor sarfetmeniz ve banlanmamanız lazım. adsensi bırakalı yıllar oluyor. insanlar banlana banlana emekleri boşa gidince buna bel bağlayıp site kurmaktan çoktan vazgeçti.
0
hayal fazlasi
(03.12.20)
Tamamen sitenin icerigine ve populerligine / trafigine bagli. Yilda 20tl kazanan da var milyon dolarlar da.
0
robokot
(03.12.20)
Aylık mı 250-300 bin lira. Çok zor abi. Olmaz diyemem. ama çok çok zor.
Şöyle düşünün . Ülkenin en mehşur Youtuberları okadar kazanıyor.
0
ycaycayca
(03.12.20)
O kadar kazanan siteler programatik networküne dahil olur ve adsense yerine o ürünleri kullanır. Teoride cevap evet olsa da pratikte adsenseden o kadar kazanılmıyor bu durumda.
0
jz
(03.12.20)
Ingilizce ve para getirmeye musait icerik, gunde 400-500 bin ziyaretci aylik 250-300 bin lira kazanir. Boyle bir site yapmak / icerik uretmek kolay degil tabii. Icerigin ozelligi, reklamcilarinin verdigi para falan onemli. Mesal bu bir finans sitesi falansa bu dedigimin 3-4 kati bile olabilir. Para getirmeyecek ozelligi olmayan nislerde 3-4 kati az olabilir.

Turkce icerik icin durum nedir bilmiyorum.
0
robokot
(03.12.20)
eğer o seviyelerde kazanıyorsan google adsense ile çalışmazsın zaten. adsense'a göre daha çok kazandıran özel reklamlara yer vermeye başlarsın. ekşi sözlük'ün yaptığı gibi.


500k trafik + agresif olmayan adsense reklamlarıyla min 3 bin tl görürsün. biraz agresif yaparsan iki katına da çıkar.

ekşi sözlük'ün 100k trafiği var. ordan hesapla artık (tabii ortalama bir değer çıksın diye söylüyorum yoksa daha bir sürü değerlendirme kriteri var)
0
aziz dostum jack
(03.12.20)
var, cok daha fazlasını kazananlarda var. bir arkadasim kendi isini birakip sirket kurdu, en son 10 calisani vardi, aylik kazancini sen dusun
0
sweetoffice
(03.12.20)
eşim 3 sene kadar bir dijital reklam ajansında çalıştı, konuşulan paralar az bile diyebilirim. ciddi ciddi saçma sapan siteler (yemek tarifleri siteleri gibi) 100 binler üzerinde aylık para kazandığını bizzat gördüm. Mümkün yani yeterli trafiğin varsa.
0
roket adam
(03.12.20)
@hayat hocam alakasız bir sey yazmissiniz. Benim sorumla ne ilgisi var
0
🌸optimistbakunin
(04.12.20)
(4)

Cisco ccna sertifikası

ceann deas
İş ilanlarında sürekli karşıma çıkıyordu araştırdığımda ilgimi çekti profosyonel olarak ilgilenmek istiyorum. Hem ileride iş ararken de bir artı katacağını düşünüyorum. Ama anlamadığım bir şey var sanırım bu konuda geçerli bir sertifika almak için 255 dolar gibi bir para ödememiz gerekiyormuş. Udemy
İş ilanlarında sürekli karşıma çıkıyordu araştırdığımda ilgimi çekti profosyonel olarak ilgilenmek istiyorum. Hem ileride iş ararken de bir artı katacağını düşünüyorum. Ama anlamadığım bir şey var sanırım bu konuda geçerli bir sertifika almak için 255 dolar gibi bir para ödememiz gerekiyormuş. Udemy eğitimlerinde falan sertifika veriyorlar ama o da basit geçersiz bir şeymiş. Sınav için 255 dolar vermeye değer mi gerçekten?
0
ceann deas
(02.12.20)
Network ile uzaktan yakından ilgili bir iş yapacaksan bu işin üniversitesi ccna'den başlıyor. O yüzden evet değecektir. Udemy'deki sertifikaların bir önemi yok şu an
0
roket adam
(02.12.20)
Udemydeki kurslar sınava hazırlar. Devamında önemli olan onu alabilmek. Network işi yapılacaksa ccna bunun temel basamaklarından biri olarak kabul ediliyor.
0
eloharp
(03.12.20)
Tek başına ccna pek yeterli gelmeyecektir bu arada. O sadece ilk aşama.
0
kisa
(03.12.20)
roket adam + 1

network alanındaki herşey ccna ile başlıyor, ccnp, ccie diye devamı var, her biri ücretinize en az 5k ekler.
0
benaslinda
(03.12.20)
(11)

yılbaşında birleştirilmiş sokağa çıkma yasağı

hooiken
merhaba,29-30-31 ve sonrası için sizce böyle bir yasak gelir mi? ne düşünüyorsunuz?
merhaba,

29-30-31 ve sonrası için sizce böyle bir yasak gelir mi? ne düşünüyorsunuz?
0
hooiken
(02.12.20)
31 ve 01'i haftasonuna bağlarlar bence.
0
onemoremile
(02.12.20)
yılbaşı kutlamalarını askıya alın lafını söyledi zaten. 31 aralık ve haftasonunu bağlarlar bencede
0
sutlu nescafe
(02.12.20)
1-2-3 olur bence. sadece cumayı yasaklarlar. 31inde zaten 9dan sonra yasak olacaktır. böylece yılbaşında toplanmayı da engellerler. yılbaşını kutlayacam diye milletin evinde 3 gun geçirilmez.
0
amuzende
(02.12.20)
kimse kahin değil tabi ama öncesinde bir seyahat yasağı bekliyor musunuz? çok önemli bir seyahati bir hafta öne çekmeyi düşünüyorum şu durumda çünkü.
0
🌸hooiken
(02.12.20)
Seyahat yasağı ve sokağa çıkma yasağı denklemde birbirini götürüyor bence. Yani yılbaşı gecesi bir çevirmeye girdin diyelim, yasağın adı, içeriği ne olursa olsun ceza yememek için göstereceğin izin belgesi aynı sonuçta.
0
onemoremile
(02.12.20)
@onemoremile: yok yok aslında demek istediğim şu, 29-30-31-1'ini kapsayan zorunlu bir seyahatimiz var ve gittiğimizde de sokağa çıkmak zorundayız. 31 ve 1 çıkamayacaksak, boşuna otele para vermenin anlamı yok, seyahati öne çekerim.

o yüzden sormak istemiştim fikirlerinizi :)
0
🌸hooiken
(02.12.20)
sokağa çıkmak zorundaysanız izin belgesi alıp çıkabilirsiniz zaten. bu durumda yine yazdığım yere geliyor, izin olduktan sonra yasağın cinsi çok önemli değil.

nasıl bir zorunluluk burası önemli.
0
onemoremile
(02.12.20)
@onemoremile: keyfi zorunluluk esasen biraz. benim için zorunlu :)))

kapadokya'da, anlamı çok önemli bir seyahat. çıkıp gezmemiz gerekecek. bunun için de izin belgesi vermezler bence.

21 aralık haftasına çekmek mantıklı gibi gözüküyor bu seyahati.
0
🌸hooiken
(02.12.20)
Kesin gelecek gibi geliyor.
0
roket adam
(02.12.20)
ben itirafımı aldım :)

o yüzden evet 1 hafta öncesi mantıklı.
0
onemoremile
(02.12.20)
31 gece 9dan sonra 4ü zabah 5 e kadar kitlerler.
0
mikahakkinen
(02.12.20)
(5)

Karantinada çocukların kilosunu koruma

aerolaconic
arkadaşlar merhaba, 9 yaşında bir kızım var. şimdilik 1.35 boyunda ve 38 kilo. obez ya da şişman sayılmasa da yaşıtlarına göre iri ve kilolu bir çocuk. bunun dışında bahçeli bir evde oturmamıza rağmen dışarı çıkmayı, koşturmayı, atlayıp zıplamayı, kısaca hareket etmeyi pek sevmeyen bir çocuk. hatta
arkadaşlar merhaba, 9 yaşında bir kızım var. şimdilik 1.35 boyunda ve 38 kilo. obez ya da şişman sayılmasa da yaşıtlarına göre iri ve kilolu bir çocuk. bunun dışında bahçeli bir evde oturmamıza rağmen dışarı çıkmayı, koşturmayı, atlayıp zıplamayı, kısaca hareket etmeyi pek sevmeyen bir çocuk. hatta üç yıldır taekwondoya gitmesine rağmen sırf canı yanacak diye ayaklarını açma veya yükseğe tekme atma gibi atraksiyonlardan uzağız; hiç işimiz olmuyor. beslenmesini akşamları her ne kadar kontrol etmeye çalışsak da gündüz dedesi ve anneanesinin bakımında olduğundan koyduğumuz çoğu yasak delinip geçilmekte. büyüklere yaptığımız rica, tavsiye, yalvarma yakarma hatta hakaret etmelerin hiçbir beş para etmedi. bu durum hareketsizliği ile de birleşince ileriki zamanlar için endişeleniyorum. daha şimdiden bu kemer altı ile kasık arasındaki bölge kendini fazlasıyla belli ediyor.

malumunuz gerek covid için kendi aldığımız tedbirler gerekse arkasından gelen yasaklar nedeni ile az da olsa işe yarayan idmanlara ara vermek zorunda kaldık. kenar mahalle ortamının verdiği imkanlarla akşamüstleri yasakları delip kendimizce ufak tefek idman yapıyorduk ama bu sefer de online dersleri akşama koydular. gece 8.30 a kadar dersi sürüyor.

biraz uzun oldu ama özetle kızımın kilosunu en azından koruyabilmek adına ne yapabilir ne yaptırabilirim. dediğim gibi bahçeli bir evim var. apartman da yaşayanlara göre avantajlı sayılırım. fikri ya da bilgisi olanlar varsa lütfen yazsın. teşekkürler.
0
aerolaconic
(02.12.20)
Bahçeli eviniz varsa yapabilecekleriniz o kadar çok ki. Yani ancak o kadar çok olabilir.

Konuya cevap gelmemesinin sebebi bence internette çok kaynak olması değil, çelişkileriniz;

Bacak açma, yükseğe tekmeyle işi olmuyor diyorsunuz.

Bahçemiz var diyorsunuz ama kenar mahalle ortamının el verdiği ölçüde diyerek memnunsuzluğunuz var.

Akşam bişeyler yapıyoduk ama ders koydular diuorsunuz.

Arayana bahane çok ama başta siz de şartlanmışsınız gibi.

Tavsiyem onu sıkmayacak kısa hiit antrenmanları. Alttaki videodakine benzer:

En başta zaten 2 dakika dayanabilir, sonra her günnüstüne 10'ar saniye daha koyup antrenmanı progresif şekilde zatmanız yağ yakımı için çok önemli.

youtu.be
0
onemoremile
(02.12.20)
Kilo alma/vermeye etki eden en büyük şey spor değil beslenmedir. Çocuk da sporu sevmiyormuş zaten. Bence boşuna spora zorlamayın. Hem etkisi az hem de çocuğu daha çok yemeye sevk eder. Spor yaptıkça acıkacak ama sağlıklı besine erişimi yok anane dede yüzünden.

Online olarak bir diyetisyenden yardım alabilirsiniz. (Uzun zamandır takip ettiğim ve önerebileceğim diyetisyenler var.) Artık ananıza babanıza da korkutma yoluyla filan laf geçireceksiniz bi şekilde. "Çocuğun sağlığı tehlikede" vs.

Ayrıca spor/beslenme/kilo konusunda çocuğa psikolojik olarak baskı yapıyormuşsunuz gibi bir izlenim edindim. Ben kilolu bir çocuk değil ama kilolu bir ergendim. Çevre baskısının beni daha çok yemeye ittiğini hatırlıyorum.
0
inawen
(02.12.20)
Belki sorun bendedir bilmiyorum ama asıl sıkıntım çocuğumun bunları yapmak istememesi. Gündüz evde değilim bu nedenle bahçenin avantajını kullanamıyorum. Dersleri bittikten sonra zaten hiç kipirdamak istemiyor. Ama videoya bakayım. Umarım işimize yarar.
0
🌸aerolaconic
(02.12.20)
@inawen spor konusunda değil ama PC başından ayırma konusunda zorluyorum diyebilirim. Belki o da ters tepiyor olabilir. Sağlıklı beslenme konusunda haklısınız. Her gün uğraşıyorum ama henüz ilerleme yok. Tamam öyle yaparız deyip markete çikolata almaya gidiyorlar. Savunma hep yahu alt tarafı 1 TL lik çikolatadan ne olur.
0
🌸aerolaconic
(02.12.20)
Ben de beslenmeye odaklanın diyecektim. Abur cubura yükleniyorlarsa sabaha kadar da tekvando yapsa sorunun temeline inmiş olmuyorsunuz ki.
0
roket adam
(02.12.20)
(14)

İş Yeri Ümraniye'de Olan Birine Tavsiye

elektr10
Merhaba,İş yeri Ümraniye'de olacak olan birine kiralık ev için hangi semt/muhit daha uygun olur? Gerek işe yakınlığı (gidişi 30 dk yı geçmeyecek), gerekse toplu taşıma kolaylığı ve semtin düzgün olması açısından? Bir arkadaşım için soruyorum. Ben Anadolu tarafına yabancı olduğum için yardımcı olamad
Merhaba,

İş yeri Ümraniye'de olacak olan birine kiralık ev için hangi semt/muhit daha uygun olur? Gerek işe yakınlığı (gidişi 30 dk yı geçmeyecek), gerekse toplu taşıma kolaylığı ve semtin düzgün olması açısından? Bir arkadaşım için soruyorum. Ben Anadolu tarafına yabancı olduğum için yardımcı olamadım kendisine. Mesela Moda semti iyi ve doğru bir tercih midir?

Bütçesi 2500 - 3000 tl civarı olabilir. 1+1 veya 2+1 makuldür kendisi için.

Cevaplar için şimdiden teşekkürler.
0
elektr10
(01.12.20)
Moda’da o fiyata ev bulamazsın ki:( Şerifaliye falan bakabilirsin
0
suicides underground
(01.12.20)
atakent, çakmak, şerifali
moda'da 2500 zor olabilir.
0
sutlu nescafe
(01.12.20)
@suicides underground @sutlu nesacafe

max 3000 olabilirmiş şimdi sordum o da mı olmaz Moda'da? :(
0
🌸elektr10
(01.12.20)
moda neden? ulaşım açısından da biraz ters kalıyor çünkü.
3000 bile zor olabilir. olanlar da bodrum, kot altı falan olabilir. bina yaşına hiç girmedim.
0
sutlu nescafe
(01.12.20)
Ümraniye'nin neresinde? Ayrıca Ümraniye sınırları içinde bir yer düşünmez misiniz? Moda Ümraniye arası gidiş trafik sebebiyle 1 saati geçebilir mesela.
0
berkan11
(01.12.20)
@sutlu nesacafe

moda tarafı hoşuna gidiyormuş ondan. :) yoksa kendisinin de anadolu tarafıyla ilgili bir bilgisi yok.

şerifali, atakent, çakmak taraflarına baksın o halde.
0
🌸elektr10
(01.12.20)
Doğu ataşehir

İşe yakın (arabayla 10-15 dk.)

Merkezlere ve aktarma noktalarına toplu taşıma
(Kadıköye, uzunçayıra vs. otobüs)
(Kadıköye, bostancıya, suadiyeye, beşiktaşa, taksime dolmuş)
(Kadıköye, üsküdara vs. minibüs)
bunlar kendi kullandıklarım, kendim kullanmadığım bir sürü daha şey geçiyor evimin önünden.

Semt düzgün (atakent, çakmak ve şerifali'den daha güzel)

güzel 1+1'ler 2000, 2250 civarına tutulur.

Moda'dan işine gitmesi yoğun saatlerde trafikle 1 saati bile bulabilir.
0
king lizard
(01.12.20)
araba varsa kozyatağı, şenesenevler çengelköy taraflarına bakabilir. Araba yoksa önce üsküdar daha sonra kavacık olabilir. Aslında toplu taşıma çengelköy tarafından da rahat.
0
istege bagli sigortasiz
(01.12.20)
Göztepe, Suadiye, Erenköy, Kozyatağı, Acıbadem, Koşuyolu, Altunizade semtlerinde olabilir.

Buralar hem nezih hem de ulaşım açısından Moda'ya kıyasla daha iyi yerler.
0
himmet dayi
(01.12.20)
Umraniye'nin neresinde olacak işyeri? Nasil gidip gelecek?

Bu ikisini bilirsek daha makul öneriler gelir.
0
pass
(01.12.20)
Ataşehir tarafına da bakabilirsin ama aidat dahil 2500-3000'e zor olabilir. Ben olsam denize yaklaşmaya çalışırım, ataşehir mantıklı o bakımdan. örnek mah tarafına bakabilirsin olmadı.
0
roket adam
(01.12.20)
Ümraniye’de nerede olduğuna bağlı.Ümraniye çok büyük ve üç bölüm gibi. Çok pahalı sitelerin olduğu yerler, orta sınıfın yaşadığı ve gece kondu bölgesi(birlik mahallesi) Bence en ideal yer Atakent. Ümraniye’nin daha nezih, parklara yakın ve kısmen daha yeşil bir kısmı.
0
desperatehousewife
(02.12.20)
@pass @desperatehousewife

Valla Akkom’un orası dedi ama neresi olduğuna dair hiçbir fikrim yok.
0
🌸elektr10
(03.12.20)
Akkom'un arası ise fazla uzaklaşmayıp o bölgede oturmasını ısrarla tavsiye ederim. Arabayla inanılmaz bir trafik oluyor o bölgede, modaya falan git gelde hayattan soğur.
0
roket adam
(03.12.20)
(7)

petrolümüz olsa

Tochinoshin
birey bazında nasıl zengin olurduk? herkes petrol sektöründe çalışırdı ve yüksek maaşlar mı alırdı? petrolü olan ülkelerde zengin olan kesim kim ve nasıl olmuşlar?
birey bazında nasıl zengin olurduk? herkes petrol sektöründe çalışırdı ve yüksek maaşlar mı alırdı? petrolü olan ülkelerde zengin olan kesim kim ve nasıl olmuşlar?
0
Tochinoshin
(01.12.20)
Bireysel zenginliği doğrudan petrol sahibi olmakla bağdaştıramayız.

Brezilya, Meksika, Rusya, Venezuella, Irak, Cezayir, Libya gibi ülkeler dünyanın en büyük petrol üretici ülkelerinden birkaçı. Petrol zengini deyince akla ilk olarak Arap ülkeleri geliyor halilye. Onların zenginliği de krallıklarından geliyor. Petrolün 'sahibi' onlar zaten.

Venezuella mesela, en büyük petrol üreticilerinden biri ama ambargolar nedeniyle ve siyasal diğer nedenlerle fakirlik çekiyorlar. Brezilya ve Meksika desen keza öyle.

Bizde petrol olsa "herkes petrol sektöründe mi çalışırdı?" diye bir durum olmaz. 84.7 milyon nüfusa sahip bir ülkeyiz. Petrol üretiminde bu kadar büyük bir işgücüne ihtiyaç olmazdı.
0
himmet dayi
(01.12.20)
otomotivden elektronikten hayvani vergiler çok düşük seviyelere gelirdi öncelikle. çünkü ülke şu an da kaynak yaratamadığı için bir çok gider kalemini vergiyle karşılıyor. öncelikle refah seviyemizde bir artış gerçekleşirdi. hem azalan vergilerle cebimizde para kalması hem de petrol satışından gelen dövizle ülke içinde para bolluğu başlardı. bugün lüks diye yapamadığımız bir çok şeyi yapardık. ülkenin ucundan ucuna karavanlar gezeninden tut farklı şehirlere yatırımlarda artardı. ülke içi paranın da hızlıca dolaşması demek ekstra zenginleşme ve şehirsel kalkınmayı da getirirdi peşinde.

işi normalde petrol olanlar harici ekstra o sektörde çalışan olmazdı. zengin ya da istihdam oradan gelmezdi. para bolluğu olunca ilk iş insanlar hobilerine yöneliyorlar. müzik işine gireninden marangozluğa çiçekçiliğe soyunana kadar her türlü iş gırla artardı. batsan dünyanın sonu değil, çok kazanamazsan sorun değil sonuçta hobi.

böyle böyle önce refah sonra zenginlik sonra da huzur gelirdi
0
avatar is back
(01.12.20)
ülkesine göre değişiyor. örneğin kuveyt'te petrol geliri bireysel zenginliğe yansımış, her birey devletin etinden sütünden faydalanıyor epeyce. norveç'te ülkenin zenginliğine yansımış, wealth fund ile bundan sonraki 20 nesli garanti altına almışlar. ama azerbaycan'da tek bi ailenin zenginliğine yansımış, gerisi fakirlikten kırılıyor. bizde de muhtemelen 3.sü olur.
0
roket adam
(01.12.20)
Zengin olmazdık. Şu anda milletin vergisini lüpletenler o zaman da petrol gelirlerini lüpletirlerdi. Her zaman diyorum bizim en büyük şansımız yeraltı enerjimziin olmaması. Bu sayede mevcut iktidarı seçimle gönderme imkanı var ama petrol ülkesi olsaydık sittin sene sökemezdin başa geleni. Herkes de pastadan pay almaya kalkacağı için durmadan darbeler, müdahaleler vs vs.
0
dougsampson
(01.12.20)
dünyada olan : özel firmalar, ülkelerin belli arazilerinde (deniz ya da kara) arama sondaj vs yapmak için lisans alırlar. (bildiğim kadarıyla bunun için para vermiyorlar) tabii önüne gelene de vermiyorlar. ciddi firmalara veriyorlar. sonrasında bu firmalar kendi ceplerinden para harcayarak sondaj yapıyor. çıkmazsa başka sondajlarla devam ediyorlar. ama yaptıkları sondaj sonucu petrol ya da doğalgaz bulurlarsa, o petrolün doğalgazın çıkartılması için altyapıyı hazırlıyorlar. çıkanın da bir kısmı devletin oluyor. böylelikle devlet zenginleşiyor. devlet zenginleşince daha az vergi alıyor, insanlara daha iyi imkanlar sunuyor, yardımlar ediyor vs vs vs.. böylelikle insanlar zenginleşiyor, hayat standartları yükseliyor.

bizde ise aramayı devlet yapıyor. üretimi de devlet yapacak. tüm para devlete kalacak. çok yüksek bir meblağ değil ama en azından memleketi düzlüğe çıkartacak kadar bir para. bizi zengin etmez ama komple iflas etmemizi engeller. bir yandan da enerji bağımsızlığı önemli bir şey.

co2s2, sektörün taaaa kalbinden bildirdi.
0
co2s2
(01.12.20)
bu tür kaynaklar üçüncü dünya ülkelerinde daha fazla fakirleşmeye ve insan hakkı ihlallerine neden olurken birinci dünya ülkelerinde daha fazla zenginleşmeye neden oluyorlar. pekiştirici etki deniyor buna.

ülkedeki petrolden elde edilen gelirin doğrudan veya dolaylı olarak halka dönebilmesi için ülkede sağlam bir hukuk sistemi olması gerekiyor. devletin nispeten yolsuzluktan arınmış olması gerekiyor, hesap verebilir ve şeffaf olması gerekiyor.

www.theguardian.com
0
nickini degistiren yazar
(01.12.20)
Türkiye'de petrol üretimi yapılıyor zaten Batman'da ancak rezervimiz yüksek değil. Eğer yüksek rezervlere sahip olup üretim yapıp ihraç etseydik petrol geliri GSYH'mizin patlamasına sebep olur dolayısıyla halkın refah seviyesi artardı. Mesela körfez ülkelerinde (BAE, Katar, Kuveyt) vergi yok ayrıca devlet halka para ödemesi yapıyor. Bugün Katar doğalgaz ve petrol geliri sebebiyle dünyanın en zengin ülkesi Ortalama bir Katarlı İngiliz kraliyet ailesi seviyesinde zenginliğe sahip. Benzer şekilde Norveç refahını petrol gelirine borçlu.
0
berkan11
(01.12.20)
(7)

Google Ads Scam Dolandırıldık

martini girl
Eşim kripto paralarla uğraşıyor bayağıdır. Dün gece bir yerden bir yere kripto paralarını aktarırken hep girdiği siteye giriyorum diye yanlışlıkla ilk sırada reklam olarak gözükenine tıklıyor. Tabi sitenin arayüzü aynı, işlem sırası neredeyse aynı. Hiçbir şeyden şüphelenmeden bir güzel şifresini gir
Eşim kripto paralarla uğraşıyor bayağıdır. Dün gece bir yerden bir yere kripto paralarını aktarırken hep girdiği siteye giriyorum diye yanlışlıkla ilk sırada reklam olarak gözükenine tıklıyor. Tabi sitenin arayüzü aynı, işlem sırası neredeyse aynı. Hiçbir şeyden şüphelenmeden bir güzel şifresini giriyor ve saniyesinde bütün kripto para çekiliyor. Giden paranın tutarını ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Baya güzel dolandırıldık yani bir butona tıklamaya baktı her şey.

Bu adamları google'a şikayet edeceğiz ama tabi ki geçti borun pazarı. Adamların kendi sitesinin üzerinde Ad olarak aynı arayüzle ilk sırada çıkmaları nasıl bir şeydir, google bunu nasıl anlayamaz kafayı yicem. Var mı önerebileceğiniz bir şey? (soğuk su içmek dışında)
0
martini girl
(30.11.20)
geçmiş olsun :/

malesef bu tarz sistemler kontrolden geçmeden direk onaylanıyor. Zaten site de kapatılana kadar işini tamamlamış olup kapatıp gidiyordur yeni bir isimle vs tekrar açılıyordur. O kadar büyük miktarları transfer ederken her şeyden şüphelenmek gerek :/

adblock vs kullanmak bu tarz şeylerden kurtulmak için belki yardımcı olabilir. hiç reklam görmemiş olsaydı bu hata olmayacaktı sanırım
0
ayin yazari
(30.11.20)
Aynen oyle yani hep adblockunu acan insan o sirada acmamis gercekten saka gibi. Tesekkurler
0
🌸martini girl
(30.11.20)
Geçmiş olsun. Yapacak bir şey yok maalesef şu aşamada.
0
roket adam
(30.11.20)
el ile şifre girerek büyük hatayı yapmış, şifreyi browser otomatik tamamlamaya bıraksaydı, site ne kadar benzerse benzesin otomatik doldurulmaz, şifrede aklında tutumayacağı kadar karışık olsaydı şifreyi browser ayarlarında alana kadar belki olaya uyanabilirdi.
0
Sir Anthony Hopkins
(30.11.20)
geçmiş olsun. Yıllardır var bu iş ve google nedense önüne geçemiyor.

Eşinizin hatası da siteye elle girmemek, ben sadece kripto değil banklara bile domaini elimle yazıp giriyorum. Ayrıca Hopkinsin dediği "autofill" de durumu çakıp otomatik doldurmazdı evet.

Ek olarak 2fa kesinlikle açık olsun. Bunun da üzerine mesela çoğu sitede "güvenli kelime" var, ben binance vb. bir sürü borsadan çekim isteği yaptığımda bir kelime gösteriyor bana.(önceden benim belirlediğim) ama sizin durumda bu da etkili olmazmış.(2.koruma yok)

not: hangi cüzdana para gitmiş onu not alın, mesela ethereum için etherscanda "scammer" diye işaretliyorlar belki o adam bir yere para yatırırsa belli oluyor. Ama borsaya yatırmadan elden veya decentralized borsadan satacak kadar da akıllıdır sanırım.
0
nhk ni youkosu
(30.11.20)
Aynen Ethereum. Söyleyeyim bir ama bence de salak değildir.
0
🌸martini girl
(30.11.20)
Kimi kime şikayet ediyorsun? Google dediğin aşağılık CIA/NSA fişleme servisine an itibariyle tepki yağıyor: Fransa'da çıkan halk ayaklanması, ağır polis şiddeti haberlerinin tamamını "in Turkey" diye bitirdikleri yani olayları Türkiye'de çıkmış gibi gösterdikleri için.

Ortaya çıkartılan rezilliğe gelen tepkilere cevap vermeye bile tenezzül etmediler. Senin başına gelene sevinirler.

Parolayı tarayıcıya kaydet diyen olmuş. Bunu yaparsan o parolayı hacker'a kendi ellerinle vermiş olursun.


Senin durumunda kalan ve mahkeme yoluyla çalınan miktarı iade alan bir yabancının haberini izlemiştim.
0
neotunc
(30.11.20)
(10)

Dubleks ve/veya çatı katı olan evlerin

ishak77
Kiralamaktan kaçınmamız gereken bir yönü var mı ? soğuk olur vs.
Kiralamaktan kaçınmamız gereken bir yönü var mı ? soğuk olur vs.
0
ishak77
(30.11.20)
cati kati yazin asiri sicak olabilir.
0
hot potato
(30.11.20)
yalıtım kötüyse yağmurlarda rutubet, su sızması, soğuk yazın aşırı sıcak olabilir. ısıtma soğutma maliyetlerinde artı elektrik ya da gaz faturası gelebilir.
0
phonex
(30.11.20)
Bina eskiyse çatıda mutlaka problem olur. Çatıda bir problem olursa bina geneli yardım etmek istemez, masraflar sana kalır.
0
roket adam
(30.11.20)
asansör yoksa işkence olur, hele elinde poşetler çantalar vs..
yazın sıcak, kışın soğuk olur, çatı akabilir.
dubleks olabilir belki, misafirlik harici pek kalmadım, ama onu da kışın ısıtmak zor olur diye düşünüyorum.
0
Improbable
(30.11.20)
ısıtma + soğutma + temizlik

en büyük sıkıntılar bunlar olur. kışın soğuk + yüksek doğal gaz tüketimi, yazın sıcak + yüksek klima kullanımı, elektrik tüketimi. ayrıca temizlik zor olur. gündelikçi gelecekse daha pahalı olur ve daha sık gelmesi gerekir.
0
reanarchy
(30.11.20)
ısıtma kesinlikle çok zor oluyor. ilk baş tutarken çok tatlı vs gelmişti bize ama bir yerden sonra üstümüzü değiştirmek için bile yukarı çıkmaya üşenir olmuştuk. gün içinde de sürekli bir şeyler almak için çıkmak zor geliyordu. temizlik de zaten zor. süpürgeyi, viledayı taşımak. bizim merdivende ışık yoktu geceleri flaşla çıkmak zorunda kalıyorduk.
0
Olric
(30.11.20)
1,5 yil oldu, seviyoruz. Sifir ev
-terasta yalitim problemi oldu. Alt kat salon tavani, mutfakta 2 yer, ust katta terasin basladigi duvarda kabarma gibi seyler yasadik. Sorun giderlerden kaynaklaniyormus. Karantina zamaniydi mecburen kendimiz izolasyon yaptik, bir once gelen ustadan daha guzel yaptik. Su an hic sorun yok.
Su izolasyon problemi olabiliyor yani.

- guney cephedeyiz, tum gun gunes aliyor. Kisin guzel cok soguk olmuyor ama yazin bildigin sauna. Panjurlar inik o yuzden yazin hep.

- temizlikte sorun olmuyor. Duzenli kadin gelmesine ragmen her gun süpürüyorum cunku kedi kumu yukarda ve kedimiz dagita dagita yapmayi seviyor. Sarjli supurge var sorun olmuyor inip cikmasi.

- usengeclik olmuyor aksine hareket oluyor bence

-catidaki her turlu bakim, onarim size ait.

- yasaklarda cok rahattik biz. Tum gun terasta acik havadaydik, sporumuzu bile orada yaptik, yemekleri orda yedik, mangal zaten cok buyuk arti bence:)

Ozetle, bakimi zor olabiliyor ama bence cok keyifli. Su an esim ust katta calisiyor, kendine ait ofis alani var. Bu donemde cok rahattik bu nedenle.
O kadar sorun yasamamiza ragmen keske demedik hic.
0
65 derece
(30.11.20)
genelde işçilik sıkıntısı oluyor. akıyor vs. aslında düzgün yapılmış olsa bir zararı olmaz.
0
lcha
(30.11.20)
yeni binada sikinti olmaz yalitimsiz ortamda en ust kat sikintili oluyor. ben de hoslaniyorum 65 derecenin bahsettigi gibi teras veya buyuk balkon mevzusu cok cok guzel
0
ala09
(30.11.20)
Oldukça keyifli bence ya. Hele İstanbul'da ve sakin bir yerde ise.

Biz başta temizliği zor olur vs. düşündük ama kartlardan biri pek kullanılmıyor temizliği de diğer tarafa göre daha seyrek oluyor.

Onun dışında üst kat daha sıcak, alt kat zemin olduğu ve ağaçların gölgesinde kaldığı için bir miktar serin oluyor. He yazın çok iyi ama kışın polarla çalışıyoruz ısıtmaya rağmen :)
0
chicha_v2
(30.11.20)
(4)

Kibirli insan hakkında

dostsuz dostoyevski
Arkadaşlar bir kuzenim var, allah affetsin yani kuzenim olmasa sanırım direk hayatımdan çıkartırdım ama kuzenim olduğu için yıllar boyunca hep alttan aldım. en son 2 gün önce bir oyun oynarken bana karşı bir hakarette bulundu. oynadığımız oyunu da daha önceden 1-2 kere oynamış birisiyim. yani hiçbir
Arkadaşlar bir kuzenim var, allah affetsin yani kuzenim olmasa sanırım direk hayatımdan çıkartırdım ama kuzenim olduğu için yıllar boyunca hep alttan aldım.

en son 2 gün önce bir oyun oynarken bana karşı bir hakarette bulundu. oynadığımız oyunu da daha önceden 1-2 kere oynamış birisiyim. yani hiçbir tecrübem yok. oyundaki terimleri falan da haliyle bilmiyorum. neyse önce hakaret etti, sonra ben insanlara oyun oynamayı öğretmekten oynayamıyorum falan diye kendini ön plana çıkarmaya başladı. en sonunda yıllardan beri hep alttan alan şahsım dayanamayıp, oyundan ve konuşmadan çıktım.
yıllardan beri aynı davranışı sergilediği için artık benim de sabrım kalmamıştı. bir insan hiç mi kendi hatasını görmez veya özür dilemez ya merak ediyorum. ulan hep mi biz beceriksiz oluruz da kendisi şahane olur bunu da anlamıyorum.

hem sevdiğim bir kuzenim olarak yıllardan beri alttan almaktan yorulmam hem de aramızın bozulması moralimi oldukça bozdu. sizce telefon açıp yine hiçbir şey olmamış gibi mi yapayım yoksa oluruna mı bırakmalıyım.
0
dostsuz dostoyevski
(30.11.20)
Oluruna bırakın. Çok mu önemli sizin için? Kin tutmayın, aranız iyi olsun, bayram seyranda görüşün yeter.
0
havadakarada
(30.11.20)
çıkar hayatından yahu. kuzen diye niye yıllar boyu alttan alıyorsun ki. küsme ama görüşme de. bu ne lan? bana yapsa kuzen falan dinlemem, anında mesafe koyarım araya.
0
himmet dayi
(30.11.20)
Ne kuzenler çıkardım hayatımdan. Bir tanesinden bile pişman olmadım. Bilakis akraba pişmanlıktır. Yollaaaa.
0
pass
(30.11.20)
aynen neden sırf kuzen diye sürekli böyle samimi olma ihtiyacı hissediyorsunuz ki.
0
roket adam
(30.11.20)
(9)

Aileden ayrı eve taşınmaya ikna etme sorunu :(

beyaztenlikiz
Merhaba. 27 yaşındayım. Son 1,5 yıldır ailemle aynı evde yaşıyorum. Liseden beri ailemden ayrı yaşıyorum. Lisede de başka şehirde yatılı kalmıştım. Onları çok seviyorum ama kendime ait bir evim olsun istiyorum. İşimi ve düzenimi oturttum. Sizce bu şımarıklık mı? Gereksiz bir istek mi? Sizce ailemi
Merhaba. 27 yaşındayım. Son 1,5 yıldır ailemle aynı evde yaşıyorum. Liseden beri ailemden ayrı yaşıyorum. Lisede de başka şehirde yatılı kalmıştım. Onları çok seviyorum ama kendime ait bir evim olsun istiyorum. İşimi ve düzenimi oturttum. Sizce bu şımarıklık mı? Gereksiz bir istek mi? Sizce ailemi nasıl ikna edebilirim? Ailem açıkçası maddi boyutunu düşünüyor ve kiraya çıkmamı istemiyorlar. Onları kırmak da istemiyorum. 6 aylığına ev tutup ev tuttum desem olur mu? Hem deneme süresi gibi olur diye düşünüyorum.
0
beyaztenlikiz
(29.11.20)
önce içinde net olman gerekir.
deneme süresi demişsin zira.
0
janderzel zartanyan
(29.11.20)
önce kendi içinde netleş +1
ekonomik özgürlüğü olan bir yetişkinsin. ailenin yanında yaşaman anormal. niye ikna etmen gerektiğini düşünüyorsun ki hem? tekrar ediyorum, ekonomik özgürlüğü olan bir yetişkinsin. aileyi sevmek ayrı bu ayrı.

edit: ailenden maddi destek almadığını, ayrı eve çıkınca da (zaman zaman zorlansan bile) almayacağını varsayarak yazdım.
0
pati
(29.11.20)
Ailen ayri eve karsi degil ki parayi dusunuyormus. Ikna etmelik bi durum yok ortada.
Maasini mi biliyorlar da boyle dusunuyorlar yoksa tahminen mi gecinemeyecegini dusunuyorlar?

Tahminense; gecinebilecegini, bi evin masraflarini farkinda oldugunu soyle, gerekirse kazandigin parayi da soyle ki rahat etsinler. Yok maasin yetmeyecek bi tutarsa zaten macera arama.
Yetiskin oldun ayri eve cikmalisin bana sacma geliyor. Saglikli evlerde gayet yetiskin hayati yasanabiliyor aileyle de.
0
Kittie
(29.11.20)
O kadar çok değişkeni olan bir konu ki bu. Mesela italya, ispanya, yunanistan genel olarak akdeniz kuşağında bizdeki gibi aileyle yaşayan çok genç var yetişkinlikte bile. Bunu niye anlattığımı aşağıda açıklayacağım.

Önce Ekonomik olarak düşünelim. 1500 TL kira 750 de fatura aidat falan versen, yılda 20-25bin lira harcamış olacaksın. 5 yılda (enflasyonu hariç tutarak söylüyorum) 100000 bin lira kiraya gidecek. Mesela 5 yıl bu parayı biriktirip, daha farklı da değerlendirmeyi düşünürdüm ben.

Yaşam tarzı olarak düşünelim. Türkiye'de birey olmak ile bireyselleşmek karıştırılıyor.
Ne demek bu? Memlekette genelde insanların ayrı eve çıkma motivasyonu "daha rahat etmek istiyorum" oluyor. Bu rahat etme kriteri de çeşitli. Kimi rahat rahat sigara içebilmek istiyor, kimisi ailesinden alkol aldığını saklıyor, kimisi sevgilisiyle rahat vakit geçirebilmek istiyor, kimisi istediği saatte de eve gidip gelebilmek için.


Oysa "birey" olabilmiş bir yetişkin ailesine bunları kabul ettirebilmiş olmalı. Yani motivasyonu "bireysel" yaşantısı ise bunları ailesinin yanında yaşarken de kabul ettirebilmeli insan.

Yani "birey" olmak için ayrı eve çıkıp, babadan gizli sigara içmeye devam ediyorsa bir insan, ya da annesine alkol aldığını söyleyemiyorsa, "kız arkadaşımda kalıyorum/erkek arkadaşımda kalıyorum" diyemiyorsa sadece adres değişikliği yapmış olur.

Yani temel motivasyonun bireysellikse bunu bir gözden geçirirdim ben:)

Öte yandan yalnız yaşamanın farklı avantajları var elbet. Ama ben yıllarca kira vermek yerine, hazır imkanım varken o kirayı biriktirip sonra kendi evimde yalnız yaşamayı da bir düşünürdüm.
0
anten
(29.11.20)
Şımarıklık değil, gayet doğal bir istek. Tek başına değil de bir arkadaşınla çıkmayı düşünebilirsin aileyi ikna etme konusunda. Hem daha güvenilir olur hem de masraflar ikiye bölünür.
0
alfred
(29.11.20)
onlardan tek kuruş istemeyeceğini farz ederek yazıyorum, git tut, "tuttum" de. sonra da daya döşe üç beş şeyle. kafanın rahatlığı paha biçilemez. bi yaştan sonra çekilmiyor hele araları çok da iyi değilse.

benimkiler de çok karşıydı, ben de ev tutup tuttum demiştim. babam pavyona düştüm demişim gibi dizlerini dövdüydü. iki ay sonra akrabalarına hava atıyodu "bizim gızın kendi evi var" diye. sonra aklım başıma geldi, lan dedim benim babamın bissürü evi var niye kira veriyorum enayi miyim dedim kavga dövüş bi tanesine çöktüm şimdi ordayım. bu da böyle bi anımdır.
0
birsürüsorumvarr
(29.11.20)
selam, ben 23 yaşında üniversiteden mezun olduktan sonra 4 sene boyunca aile yanında yaşayıp 80 bin lira biriktiren çocuk. öncelikle bu parayla ev mev alınmaz, hatta doğru düzgün bir araba bile zorlar. muhakkak borca girersin. o hayalleri geçelim.

ben köşede tuttuğum paranın bana sağladığı tek avantajı, eğer şu dakika işsiz kalırsam aileme koşmadan 1-1.5 sene aynı standartlarda yaşayabilmem olarak görüyorum. benim önerim mevcut ekonomik şartları da düşünürsek, köşede en azından 6 aylık kira + fatura+ yiyecek paran olmadan ayrı bir eve çıkmaman.

yukarda yazdığım şartı sağladıktan sonra mutlaka ayrı eve çık. her ne kadar bireyselliğini ailene kabul ettirsen bile, sonuçta içinde yaşadığın ve senle beraber yaşayanların olduğu bir evde senin koymadığın kurallar olacaktır. gecenin ikisinde bardan kızla/erkekle gülerek eve giremezsin mesela, öyle bir aile yok türkiyede sadasdad. veya uyku tutmadığı bir gece, 5'de yatağa girdiğinde oğlum/kızım bu saatte neden ayaktasın sorusuna muhakkak maruz kalırsın. birileriyle yaşarken, mutsuz, neşesiz olma hakkın da olmuyor. soruluyor neden böylesin diye.

ben bunlardan bunaldığım için, eve çıkmakla kalmadım, farklı şehirde iş bulup o şehre taşındım. sen de aynı durumda isen ve en önemlisi, köşede işsiz kaldığında koşa koşa ana babana dönmemeni sağlayacak bir miktar varsa, eve çıkmayı düşünmelisin.
0
nehara
(29.11.20)
sen dinleme finansal durumu bahane edenleri.
para biriktirsen ne olacak en güzel yılların gittikten sonra.

şu endişeyi taşıman bile aslında türk aile geleneğinin gençliğe sıfır değer veren bencil yaklaşımından kaynaklı. gizli psikolojik mobbing var ama o kadar içselleştiriliyorki artık, normali buymuş gibi. yani aman üzülürler aman vicdanımız sızlar vs. abi neden üzülsünler, ayaklarının üstünde duruyorsun diye gurur duymaları gerekmez mi?
ne zaman hayata tam olarak atılacaksın pardon? evdeki tesisat bozulduğunda ne yapacağını ne zaman öğrenecek, en lezzetli yemekler nasıl yapılır ne zaman deneyimleyeceksin? alış verişin iyisi nasıl yapılır, komşularla nasıl iyi geçnilir, bütçe planlaması nasıl olur vs ne zaman sadece kendin karar vererek deneyeceksin?

bir de şirket mülakatlarında gibi sorayım, kendini 5 yıl içinde nerede görüyorsun? anne babanın arka odasında mı? ya da "iyi" ihtimalle evlenmiş olmayı veya sevgilinle yaşamayı mı? tek başına yaşamayı deneyimlemeden üstelik..

deneme süresi falan değil, önce ev bul, eşyaları falan araştır, bütçe ayır. sonra da böyle böyle sonsuza kadar sizinle yaşayamam herhalde diyip çık. merasimlik bişey yok.
0
jimjim
(29.11.20)
Şımarıklık değil, gayet haklısın. Maddi boyutu sende sıkıntı yaratmıyorsa aynen devam. Aileyi buna ikna etmen de mümkün değil (yaşanmış hikaye). Ekonomik olarak kaldırabiliyorsan, deneme süresi, ev-iş arası mesafe, zart zurt bir sürü değişik şeyi bahane ederek yavaş yavaş düzenini diğer tarafta kuracaksın. Önce haftada 2-3 gün kalıp, sonra tamamen kalmaya başlarsın.

Aile yanında kalmak demek resmi olarak kendine ait bir hayatın olmaması, her ihtiyacının karşılanması ve çocuk gibi bakılman demek. Hayatta her şey para değil, hayatını yaşa. Bir şeyler ters giderse her zaman geri dönebilirsin sonuçta, kapatırsın evi eşyaları satarsın, olan 10-15 bin lirana olur. Bu arada eşyalı ev öneririm "deneme" kısmı için :)
0
roket adam
(29.11.20)
(58)

Eşim sürekli hasta ve işten kaçıyor

hkocaman
3 senelik evliyiz, çocuğumuz yok. Eşim evlendiğimizden beri sadece 1 ay bir yerde çalıştı kalan yaklaşık 35 ayda bütün gün televizyon karşısında yatıp yerli ve yabancı dizi izlemektedir. Bir çok defa bunu sorun edip tartışmaya açsam da bir şekilde olayları manipüle edip (ya tartışmayı bağırma çağırm
3 senelik evliyiz, çocuğumuz yok. Eşim evlendiğimizden beri sadece 1 ay bir yerde çalıştı kalan yaklaşık 35 ayda bütün gün televizyon karşısında yatıp yerli ve yabancı dizi izlemektedir. Bir çok defa bunu sorun edip tartışmaya açsam da bir şekilde olayları manipüle edip (ya tartışmayı bağırma çağırma seviyesine getiriyor, ya da olayla ilgisi olmamasına rağmen bir anda anne ve babamı kötüleyerek konuyu değiştirmektedir) Annem ve babam biraz daha eski kafa muhafazakar insan olsalar da, özlerinde gerçekten iyi insanlardır, annem geldiği zaman oturup da "kızım hadi şunu yap ben oturucam" diyen bir insan değildir. Kalkar kendi hazırlar herşeyi genelde. Zaten biz İstanbul'da onlar da Ankara'da olduğu için 365 günün sadece toplasan 10 günü beraberizdir. Yeni evli olduğumuz dönemde annem eşimin tembelliğini görünce (evde misafir varken sabah 11'de kalkıyordu veya uyandırılana kadar kalkmıyordu. Kendisi bütün gün evde yatmasına rağmen ben işten geldikten sonra yemeği bana pişirttirmeye çalışıyordu)bir iki kez laf soktu. Annemin laf sokması yanlıştı ama ben de eşim bir şekilde karşılık verir diye araya girmemiştim. Daha sonra bu yaptığım davranışın yanlış olduğunu düşünerek annemleri gelmeden telefonla uyarmaya başladım. Annemlerin olmadığı dönemde de çamaşır asıp dolaba dizmek harici hiçbir işi tek başına yapmıyor. Yemek kesinlikle yapmıyor. Bir kaç kere instagramdan gaza gelip yemek pişirmiştir o kadar. %95 yemek işi bende. Ya ben işten gelmiş yorgun argın bulaşık makinesine eşya dizip, bir yandan yemek yapmaya çalışırken, yatmaya devam etmekte olduğu kanepede uzanmış trendyoldan alışveriş yapıyor. Neredeyse her günümüz bu şekilde.
Hastalık kısmına gelecek olursak. Evlendiğimizden beri: örümcek korkusu, bağırsak solucanı korkusu, beyin felci korkusu, hpv korkusu, kanlı dışkı korkusu, geç adet korkusu, akciğer kanseri korkusu, ağız kanseri korkusu, diş eti siğili korkusu, dil siğili korkusu ve aklıma gelmeyen sayısız korkudan ötürü ev işlerini yapmamayı bahane ediyor. Suratında sürekli bir mutsuzluk var. Yeni mobilya alınacağı zaman çok mutlu oluyor. İKEA'ya gideleceği zaman yine mutlu oluyor. Kredi kartına para gönderince mutlu oluyor. Onun harici genelde ya doktora gitme planı kuruyor, ya da hastaneye mi gitsek diye bana soruyor. Artık bunaldığımı, psikolojik destek alması gerektiğini söylediğimde beni ciddiye almıyor. Yardımı reddediyor.
Ben tek başıma evi geçindirmekte çok zorlanıyorum. Standart kredi kartı taksidimiz 8.000 civarı, 3.000-3.500 civarı vergi veriyorum. 2.000 TL eşime gönderiyorum, 4.500TL civari da ev kirası veriyorum. Bu sabit giderleri karşılayacak parayı kazanamadığım aylarda eksiye düşüyorum (şu an oldukça eksideyim) ama buna rağmen harcamalarda kısıtlamaya gitmeye çalışmıyor. Benim yemek hazırlamadığım her gün aşağı yukarı öğlen ve akşam toplam 120TL'lik yemek söylüyoruz. Ben aileden zengin birisi olmadığım için extra çalışmadığım zamanlar parayı denkleştirmede çok zorlanıyorum. Bunu bir türlü ona anlatamıyorum ama. Ya nası desem, hani gel 50.000TL kredi çekelim mobilyaları yenileyelim desem ona, tamam hadi der heyecanlandır. Beni durdurmaya çalışmaz, anlatabiliyor muyum?
Evde sürekli bir drama ortamı var. İzlediği Türk dizileri gibi entrikalı konuşmalar, kavga çıkarıcı hareketler yapıyor. Konuyu yumuşatmaya çalışıyorum ama bir şekilde kavga çıkarmaya çalışıyor, sürekli olarak huzursuzluk var evde. Alttan almayıp, onunla sözlü çatıştığımda baskın geliyorum haklı olduğum için. Benim baskın gelmeme tahammül edemeyip karakterime laf ediyor, anneme babama laf ediyor, kariyerime laf ediyor, göt yalayarak para kazandığımı ima ediyor vs.
Kavga esnasında ben de az malın gözü gibi davranmıyorum. Onun bana söylediği bütün aşağlıyıcı cümleleri ben de ona ediyorum altta kalmamak için. Ben de onun tembelliğiyle, uyduruk üniversitesiyle aşağılıyorum. Çünkü başka kozum yok. Tutup da eşime şiddet gösterecek bir adam değilim. Tek yapabildiğim o bana sözle bel altı vurduğunda benim de ona sözle bel altı vurabilmem.
Sürekli kavga edilen bir ortamda büyümüş. Ben ise kavgasız bir ortamda büyüdüm (bu da çok sağlıklı değil çünkü hep babam alttan almış). Gerçekten evlilikte huzur arıyorum ama olmuyor bir türlü. Sanki ilişkimiz hiç düzelmeyecek gibi geliyor.
Daha geçen hafta ağzında bir tek kendisinin görebildiği ağız tümörünü diş hekimine gösterdik boşu boşuna 350TL para verdik. O hastalık biter bitmez sırtında bir ağrı başladı ve 4 gündür yatıyor kanepede ağlamaklı bir suratla. 9 kez bulaşık makinesi doldurdum, tezgahı sildim. Etrafı topladım yerleri süpürdüm. Bir yandan da işe gidip geliyorum. Az önce konuşmaya çalıştım ve beni ilgisizlikle suçladı. Onu yalnız bırakıyormuşum, hastalığını ciddiye almıyormuşum. Suçlu benmişim.

Daha önce 2 3 kez evi terkettim ama aynı akşam geri döndüm onun aramasından sonra. O da 1 2 kez terketti ama geri döndü aynı gün. Boşanmaktan da korkuyorum. Bizim ailemizde pek yoktur böyle boşanmak, etmek.

Ne olur yardım edin. Ne yapmalıyım? Onu seviyorum ve düzelmesini istiyorum ama olmuyor bir türlü.

EDIT: Misafir konusunda daha hassas davranıyor son 3 4 aydır. Kalkıyor, ilgileniyor, beraber yapıyoruz ve ağırlıyoruz. O konuda düzeldi yani. Anlatmamın sebebi ailemle niye ters düştüğünün kökeninden bahsetmek içindi. Ailemle de telefonda görüşüyor problemsiz bir şekilde. Onlar bize gelmeden önce geriliyor sadece.
0
hkocaman
(29.11.20)
Adama hem hizmet ediyorsun, hem karnını doyuruyorsun, hem geçimini sağlıyorsun, hem de sevişerek fiziksel ihtiyaçlarını gideriyorsun. Üstüne para verse bunlardan ikisini dahi ayni kişiye yaptıramaz. Valla bravo.

Sizin oralarda boşanma yoksa kalkıp sizin oralara gitme sen de. Bosan, tek başına yaşa.
0
elorelia
(29.11.20)
daha önceden farklı mıydı eşiniz?

hani bazı durumlarda konuşmak, psikolojik destek almak falan iyi gelir tamam da sizin anlattığınız olayların elle tutulur tarafı yok. hazır çocuk falan da yokken yollarınızı ayırın.
0
hadsafhada
(29.11.20)
siz erkek tarafı mısınız? metinden anlamakta zorlandım da.
0
theseachange
(29.11.20)
@elorelia metni yazan erkek
0
austra
(29.11.20)
Yanlış anlaşılma olmuş, ben erkeğim.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
Sadece bu anlattıklarınıza göre (karşı tarafın da argümanları vardır muhtemelen): Boşanma korkunuzun üstüne çalışın ve aşın diyebileceğim. Bazı boşanmalar evlilik kadar kutlu bir olay. Bir hatanın bedelini hayat boyu ödemek ne kadar mantıksız. Bir yandan da nafakasız boşanmanın yollarını araştırın.

Bu ekonomik krizde gereksiz yapılan her alışveriş ziyan. Borç durumunu gerekçe göstererek, kullandığı kredi kartını kullanıma kapatıp borcunu yapılandırın. Asla kredi kartı vermeyin. Sadece nakit verin makul giderlerde kullanması için. Ev için gereken alışverişi kendiniz yapın. Yemek pişirmek istemediğiniz günlerde, kendiniz dışarda yiyip gelin. Kendisi napıyorsa yapsın. Onun bilmediği bir hesap açın, borçtan kalan parayı oraya aktarın.

Çocuk isterse ASLA yapmayın.
0
gayda
(29.11.20)
Boşan gitsin bu ne ya, hafakanlar bastı okurken. Ailemizde boşanmak yok vs ne demek ya.

Ayrıca şu birkaç şeyi bilirsek belki daha iyi yorum yapabiliriz; nasıl tanıştınız, ne kadar sevgili kaldınız, yaşlar kaç? Evlenmeden önce bu huylarıni gizliyor muydu, siz mi sezemediniz?
0
austra
(29.11.20)
Kimseye kolay kolay ayrılın, boşanın yazmıyorum bu sitede ama bence boşanın. Okurken ben sıkıldım. Bu arada aileniz her şeyin farkındadır. Boşanırsanız niye boşandınız diye sormaz kimse.
0
dissendium
(29.11.20)
'Onu seviyorum ve düzelmesini istiyorum ama olmuyor bir türlü.'

Düzelmeyecek. Olmayacak. Kavga etmekten drama yaratmaktan başka iletişim şekli bilmeyen insanlar, kendilerinde bir sorun da görmüyorlarsa, ölene kadar öyle devam ediyorlar.

Ayrıca şiddet her zaman fiziksel olmaz. Sizin ilişkiniz şiddet dolu.
0
otonomo
(29.11.20)
Arkadaşlar şunu tekrar belirteyim. Özünde iyi bir insan olduğunu biliyorum ve onu seviyorum. O sebeple boşanmayı düşünmek bile beni çok üzüyor ve korkutuyor. Ayrıca boşanırsak ne yapar ne eder? Ben onu çok sahiplenmiş durumdayım. Korumamdan çıkmasını göz almak bile ürkütüyor.

Başka bir yolu yok mu? Benzer deneyim yaşayanlar hep mi boşandı?
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
Yani bilmiyorum çok tek taraflı anlatılmış gibi geldi ama gerçekten anlattığınız gibi ise böyle biriyle ilişki devam ettirmeye gerek yok. Sizi baya kullanıyor, böyle bir ilişkinin devam edebilmesi çok enteresan cidden. Bir de nafaka da ister şimdi ayrılsanız. İş falan aramıyor mu hiç?

Kendi başınıza huzurlu yaşarsınız hiç değilse.
0
playing star again
(29.11.20)
gayda +1000
karşı taraf acaba neler düşünüyordur diye kendime sordum.

yavaş yavaş gücünüzü çekin, bir bakın bakalım kendi haline neler yapabilecek. yemek yapmayın, bulaşık yıkamayın, temizlik yapmayın. sorumlulukları ona yükleyin.
bence tamamen bencil olun

nafaka vermeden, daha fazla zarar almadan boşanmanın yollarını arayın. ayrıca bu süreçte de kozunuz olsun, toplamaya çalışın.

bunca sene çok iyi dayanmışsınız.
şu anda kendinize kötülük ediyorsunuz, böyle de gitmez zaten. kim ne,der ne düşünür diye düşünmeyin, boşanmak bu durumda bayram demek olur gibi.

bol şans
0
MtKrt
(29.11.20)
@hkocoman

yazmadığım şeyler vardı ama dayanamadım.
siz boşanmak istediğinizi söyleseniz, o çok iyi bir insan dediğiniz kişi acaba nasıl bir canavara dönüşecek? nafaka için neler neler yapacak?

sizi tamamen kullanıyor, başka bir açıklaması yok, iyi niyetinizi sömürüyor.
hatta "oh bee kapağı iyi yere attık, evlendim kurtuldum" diye de düşünüyordur. belki de sağlam nafaka koparmak için böyle davranıyordur.
ama hiç bir şey göründüğü kadar masum değil, o kesin.
0
MtKrt
(29.11.20)
@MtKrt
benden 4 yaş küçük, ikimiz de 30lu yaşların başındayız. mezun olduğu bölüm işsizlik sıkıntısı çektiği için yaptığı görüşmeler olumlu sonuçlanmıyor. hem ülkenin hali de malum. görüşmelere gidiyor ama kimse işe almıyor.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
bence tedavi olasi lazim. diyorum ama bencil de geldi biraz.
annen annesine durumu anlatsin. kuzenimde böyleydi, is ciddiye binince birazcik duzeldi.
0
wishmaythşngs
(29.11.20)
“8 000 civarı, 3.000-3.500 civarı vergi veriyorum. 2.000 TL eşime gönderiyorum, 4.500TL civari da ev kirası veriyorum”
20.000tl aylık geliriniz varsa bence bir şekilde onu kendi işinize dahil edebilir ya da ona bir iş kurabilirsiniz. Bu yola gelecek mi bakalım?

Ben de daraldım bu arada okurken
0
her giriste sifresini unutan adam
(29.11.20)
Tembelliğin bu kadarına tahammül edemezdim ben ya... Para kazanmıyorsa ev işlerini üstlenmeli çünkü evlilik hayat ortaklığıdır. Belki depresyon geçiriyodur diycem ama baştan beri böyle diyosunuz, bu kadar uzun süremez ki...
Bence çift terapisi ayağına terapiye başlatın, belli ki sorun psikolojik. Olmuyorsa da lütfen çok yıpratmayın kendinizi, kimseye heba etmeyin ömrünüzü.
0
megalomaniac
(29.11.20)
Evlenmeden önce de hastalığa bu kadar takmış mıydı?
0
oyokbuyoknevar
(29.11.20)
boşanma ufukta gözükünce gerçekte kimle evli olduğunu göreceksin.

nafaka versen de farketmez, en acilinden boşan. nafaka seni rahatlatır bu durumda.

"korumamdan çıkması" sözü hiç hoş değil, bu arada. koca koca insanlarsınız.
0
stewie
(29.11.20)
@stewie
bensiz pek fazla ayakta durabileceğini sanmıyorum, o sebeple söyledim. belki yanılıyorumdur, ki umarım yanılıyorumdur.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
psikolojik olarak bir rahatsızlığı var gibi duruyor, belki majör depresyondur. bu kadar seviyorsanız, kesinlikle profesyonel yardım almasını sağlayın bir şekilde. terapi/ilaçlarla iyi olacaktır.
0
candide
(29.11.20)
Abi manyak mısın ne stigmasından korkuyorsun? Boşa gitsin. Babasının evinde yayar bir tarafını istediği kadar dizi izler. Böyle bir kadına bunca zaman iyi dayanmışsınız. Aklıma arkadaşım geldi. Benzer durum. Boşanırken her şeyini verdi, kurtuldu. Dünyanın en mutlu, en hafif insanı oluverdi. Sizi suyun altına çeken bir ağırlık var. Kesin kurtulun nefes alın. Birisi arkadaşın üstüne avukat atsın.
0
catch the arrow
(29.11.20)
Hocam yarın boşan rica ediyorum. Ya da çok seviyorsan, son kez şans ver kendisine net bi şekilde düzelmezse boşanacağını söyle, bikaç ay daha bak düzeldi düzeldi, düzelmedi yol ver gitsin. Böyle hayat geçmez.

Böyle olacağını bilsen evlenmezdin değil mi? Cevap burada gizli. Zararın neresinden dönülürse kardır.
0
sekerse tehlike
(29.11.20)
Eşiniz gayet ne yaptığının bilincinde. Büyük ihtimal eşinizin ailesi de durumun bilincinde. Sizin gibi evliliği olan çiftlerde bu işler böyle yürüyor. Kadın hiçbir şey yapmıyor, üstüne istedikleri olsun keyfi bozulmasın diye hastalıklar, bahaneler, kavgalar. Eşiniz kendi keyfini, rahatını düşünerek sizin hayatınızı mahvediyor. Siz onu sanırım yağmurda kalmış yavru kedi/köpek olarak görüyorsunuz. Napar siz olmasanız, kim bakar, bir eli bulaşıklara dokunsa aman ne olur elleri, deterjan koklasa ne hallere düşer, ailesinin evine gitse ne derler ona, sonuçta hayatınızın geri kalanını geçirmeyi planladığınız birisi diye düşünüyorsunuz ama düşünmeyin.

Siz şuan sadece kendinizi harcıyorsunuz, ilerde çocuğunuz olursa eşiniz değişmeyecek, çocuğun tüm sorumlulukları sizde olacak. Belki siz yıkayana kadar çocuğu yıkamayacak, çocuk elinden iş gelecek yaşa gelince ondan bile beklentiye girecek. Çocuğunuz olursa eşiniz ona da hayatı zehir eder.

Eğer siz eşinizin beklentilerini bilerek karşılaşamazsanız size de ailenize de hayatı dar eder. Kavga gürültü yine istediğini yaptırır. Yarın öbür gün işiniz bozulsa, haliyle eşinizin keyfi bozulacak valla evi terk eder, benim keyfim, rahatım senin yüzünden bozuldu diye. Her insanın evlilikten beklentisi farklı. Belki siz bu evlilikten pekte rahatsız değilsinizdir, sonuçta 3 yıldır böyleymiş ilişkiniz. Kimisi 3 ay böyle birine dayanmaz.
0
GoodMorningTeacher
(29.11.20)
@wishmaythşngs

ben annesine daha önce 1 ya da 2 kez telefonda açıklamaya çalıştım durumu. ama onun da elinden birşey gelmiyor denese de. onlar telefonda nasihat verince bu sefer onlara da bağırmaya başlıyor.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
@sekerse tehlike

evet evlenmezdim.

bu arada ben onu kesinlikle pışpışlamıyorum. yapması gerekeni yapmadığında soğuk davranıyorum. yapması gerektiğini hatırlatıyorum. defalarca söylüyorum. yeri geliyor ben tartışma açıyorum. ama yine dönüyor dolaşıyor en başa dönüyoruz, gelişme yok yani.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
Bekara boşamak kolay ama hocam böyle devam etmez bu iş. Tüm yazılanları okudum, iyi ki bekarım dedim bir an. Bu nedir yahu böyle hayat geçmez.
0
electrobuzz
(29.11.20)
Yani makul düşünce, işsizliğin aile bütçesine katkıda bulunmaya mani olmayacağı. Eşit mal paylaşımı bu yüzden var ve olmalı. İlla nakit olmak zorunda değil ki katkı. Para kazanmanın zorluğunu takdir eden insan (zor para kazanmak) bu krizde alışverişe abanmaz hayat arkadaşının parasıyla. Deterjan için bile indirim kovalanacak dönem bu, içerdeyim diyorsunuz bi de. 20 gün evde yemek pişirse, +2400 lira katkı demek bu. Bu dönem çiftlerden birinin işsiz kaldığı aile az değil; evde kalan çocuklara bakıyor, yemek yapıyor cinsiyetten bağımsız. Bu masraflarda kesintiye gidiliyor gözlemlediğim bütçe elvermeyince.

Ama ideali tarif eden yaklaşımlar işe yaramaz sizin durumunuzda. Sorun elbette psikolojik, belki depresyonda, depresyon tedavi edilebilir bir şey. Ama hastalık takıntıları, ilgi açlığı filan daha köklü psikolojik sorunlar bunlar. Sizin göstereceğiniz hiçbir ilgi yetmez zaten. Sadece madden değil manen de parazit besliyorsunuz.

Ama zaten aradığınızı bulmuşsunuz bi yerde, bu konuda da belki özeleştiri yapmalısınız. “Provider” rolü üstlenmişsiniz, “korumamdan çıkmasını göze almak bile ürkütüyor” demeniz çok dikkatimi çekti. Siz bu rolü üstlenmişsiniz (bilinçli veya bilinçsiz onu siz bilirsiniz), şimdi baş edemiyorsunuz veren taraf olmakla. Ama böyle dinamikler kardeşlikte, arkadaşlıkta, hiçbir ilişkide çok kolay değişmiyor. Silme imkanı varsa, silip yeniden başlamak daha kolay.

Bir de tek taraflı anlattığınız kadarıyla söylüyorum, profil tanıdık bana. İş bulmasına da ümit bağlamayın. Şimdi bir birim alışveriş yapıyorsa, artar; şimdi tercih edilen markaların üstüne çıkılır; şimdi ev işlerinde destek olmuyorsa, temizlikçi tutulur; şimdi yemek yapılmıyorsa, iş bulunca zaten yapılmaz. Kendi maaşı yetmez, yine size girer. Ama iş bulursa nafakadan yırtarsınız çocuk olmayınca, o da olumlu.
0
gayda
(29.11.20)
@j r r tolkien hayrani

normalin ne olduğunu bilmiyorum. evde 3 güne bir sözlü tartışma olması normal mi? her dışarı çıktığımızda, avmde, sokakta anlaşamamamız normal mi? benim alttan mı almam gerekiyor? hep erkek mi alttan almalı huzur olması için? kadınların pms öncesi erkeğe kötü davranması normal mi mesela?

Anlatabiliyor muyum? Evlilikte ne normal ne normal değil ben de algılayamıyorum. O sebeple yardım istedim.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
@gayda

işe girerse tüm maaşıyla istediği masayı alacağını söyledi. eve katkı ya da borçlarıma yardım etme hususunda bir düşüncesi yok.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
36 ayın 35inde hiç çalışmamak ve bunu artık normalleştirmek. evde tüm gün oturup kocasının vereceği parayla yaşamak. anne babaya saygısızlık, elini bir taşın altına sokmamak ve kendisi haricinde herkesi suçlamak. boşan güzel abicim, boşan mutlu ol.
0
ismim ibrahim
(29.11.20)
Cocuk yapma sakin, eninde sonunda bosanirsiniz zaten, cocuga da sana da yazık.
0
kveldulv
(29.11.20)
Böyle bir profilin düzelme ihtimali % 1 bile değil.
Evlilik paylaşmak demek, tek taraflı bir sömürü düzeni değil.
Ne kadar erken kurtulursan o kadar iyidir.
0
alfred
(29.11.20)
kardeşim bence oturup konuşmanın zamanı gelmiş. ortada gerçekten psikolojik bir problem de olabilir. sürekli hastalık hissi, sürekli şikayet bunlar sağlıklı insanın istese bile sürekli yapabileceği ve sürdürebileceği şeyler değil. bence boşanma vs konusundan önce bi pro yardım alın derim. yani düşünsene insan çalışmak istemediği için her gün ağrım var diye yatabilir mi, hasta taklidi yapabilir mi? bana mantıklı gelmiyor. ha artık uğraşmak istemiyorsundur, onu da anlarım gayet mantıklı, o zaman da bence boşanmak mantıklı. özellikle kavgasız bir ortamda büyüyen sen için huzur en büyük hakkın bence, yazık günah.
0
roket adam
(29.11.20)
Boşa. Boşanın demiyorum bak, boşa.
0
pass
(29.11.20)
Pass +1 boşa.
Çocuk yapma, boşa.
İlk işin iyi bir avukat bulup kadına nafaka vermemenin yollarını ara ve boşa.

Ulan bize böyle adamlar rastlamaz ya. Ben sevgilime bu kadının yaptıklarını yapamam mesela. Anında boşanır.
0
Hallegadola
(29.11.20)
Siz her şeyi yüklenmişsiniz. Nasıl olsa beni seviyor, başkasını bulamaz, benden de boşanamaz diyor. O yüzden çok rahat davranıyor. İş bulamaması nedeniyle psikolojisi bozuk. Psikiyatriste götürün mutlaka. İşsizlikten kendinde hastalıklar buluyor ve size sarıyor. Daha da düzelmiyorsa konuşun ve boşanın. Ömür boyu çekilecek çile değil. Sakın çocuk yapmayın.
0
beyaztenlikiz
(29.11.20)
Okurken şiştim. Allah yardımcın olsun. Böyle kadın çekilmez. Evlilik terapisine gidin derim de alacağın cevaplar az çok belli. Çocuk yapma aman deyim. Otur ciddi şekilde konuş uyar, duygu sömürüsü yaparsa yeme, gerekirse de ayrıl dostum ne diyelim. 3 yıl böyle ise işkence görmüşün sen haberin yok.
0
Topalordek
(29.11.20)
İşte işsizlik büyük bir derttir, onu çeken bilir. Masaya istemsiz güldüm. İşsiz insanın derdi ilk maaşıyla masa almak olmaz ya. Hobi olarak çalışacak çalışırsa, siz yine aynı. Girip bakın sözlükte ilk maaşla yapılanlar başlığına.

Psikolojik destek oh ne ala filan da, sizin demenizle olmaz. Sizin ısrarınızla bi fayda zor yani, kendi iradesiyle çözüm araması lazım işe yaraması için. Ayrıca, otuzlu yaşlar diyorsunuz, geride yıllar var insanı o yaşa getiren demek. Böyle davranış motiflerini oluşturan yani. Öyle üç beş kere psikologla konuşayım da düzeleyim gibi bi şey yok.

Eninde sonunda boşanmaya sıcak bakacaksınız. Ama o zamana kadar yıpranacaksınız, bezince boşanacaksınız. Bu problemi faydaya dönüştürmek için bana makul gelen muhatabınız neyi niye yapıyordan ziyade kendi durumunuza odaklanmanız. Şikayet etsek de değiştirmek için böyle yetersiz kaldığımız durumlarda, aslında bi sekonder faydamız oluyor gözümüzden kaçan. Nasıl böyle bir evliliğe sürüklendiğinizi anlarsanız kendi zaaflarınızı anlarsınız gibi geliyor bana. O zaman da o şimdi seviyorum dediğiniz insan sizin zaaflarınızı nasıl istismar etmiş (bilmeyerek veya bilerek) görecek ve kaçınılmaz olarak tiksineceksiniz.

Çift terapisi de denenebilir, çünkü biz ne okuyorsak sizin gözleminiz. O yazsa böyle tek taraflı, eşim okuduğum okulu küçümsüyor dese sadece, diğer konulara değinmese, ona da hak verilirdi. Ama sadece yazdıklarınıza bakarsak, ben olsam kendime odaklanırdım nası böyle bi tufaya düştüm diye. Diğer ilişkilerinizi (arkadaşlık, aile, akraba, iş hepsi) bi tartmakla başlayın, memnun etmek için çok fazla feragatte bulunduğunuz bi durum var mı misal? Motif aramak lazım yani, benzer rollerde buldunuz mu kendinizi daha önce diye.
0
gayda
(29.11.20)
Bir cok kisi boşan yazmış. Biraz da kendimden bahsedeyim cunku ben de haksizsam bunlari duymak isterim. Pandemiden beri homeoffice calisiyorum. Evin bir tane odasini ofise çevirdik orada masam bilgisayarim vs var. Sabah 7'de kalkiyorum bazen 8-8.30a kadar calisiyorum. Surekli bilgisayar başında oldugum icin itici oldugumu soyluyor. Mesela bu kadar bilgisayar başında calismak bir kadin gozuyle itici mi? İlla spor salonuna mi gitmem gerekiyor itici olmamak icin? Ayni sekilde pandemiden beri haftada 2 kez internetten arkadaslarla bulusup wow oynuyoruz. Sadece Pazartesi ve Cuma her biri 3 er saat sürüyor. Bu zaman araliginda esim yalniz kaliyor, tvdeki dram dizilerini izliyor. Diger gunlerde ve Kalan zamanlarda esimle disari cikiyoruz kisa yuruyusler yapiyoruz. Avmlere gidiyoruz orada dolasiyoruz, alisveris yapiyoruz. Ama benim uzun mesai saatlerim onu boguyor olabilir mi? Ayni sekilse onun izlemek istedigi dizileri ben sıkıcı buluyorum. Son donem psikolojik dram dizilerini takip ediyor ben 10dk dayanamiyorum izlemeye. Mecburen yalniz birakiyorum. Arada beraber izledigimiz de oluyor tabi. Surekli yalniz degil yani.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
işin pc başında olmak itici olan bişey yok. kendi kafasında bir dünya var orada da seni oraya uygun görmüyor. muhtemelen çok fazla yerli dizi izliyor ve instagramda çok takılıyordur. oradaki pembe hayatlar gözünü boyamıştır. ne yaparsan yap düzelmez. boşanmak istemiyorsan da en sakin en sorunsuz günde karşına al ve boşanmak istediğini sakince söyle. sakın kavgalı günde söyleme. ciddi görün ve sorunları anlatma. sadece hayal ettiğim kişi sen değildin de geç. sorunu bu şekilde kendinde aramaya başlar. 100 saatte hatalarını anlatsan bişey değişmez. kilit 10 kelime yeter. hayal ettiğim kişi bu değildi ve artık sevmiyorum de.
0
avatar is back
(29.11.20)
şu an covid pozitifim, ağrım sızım ve acayip yorgunluk var ama bir gün bile yatıp dinlenemeden gecem gündüzüm birbirine karışmış bir şekilde 3.5 aylık bebeğe bakıyorum (benim de eşim doğumdan sonra evi terk etmişti, 1 ay evde yalnız kaldım). bugün ayrıca yemek yaptım, iki posta çamaşır yıkayıp astım/kuruladım (fırsat bulursam banyo yapacağım ve kuruyan çamaşırları toplayıp yerleştireceğim; bunları da bebeği uyutmaya çalışırken yazıyorum). evi devamlı toplama modundayım, eşimse içtiği su şişesini bile koltuğun altına yuvarlıyor (bugün evdeki çöpleri topladı, bulaşık makinasını doldurup boşalttı hakkını yemeyeyim şimdi). biraz önce eşimin (benim sürekli düzelttiğim ve onun devamlı dağıttığı) çamaşır çekmecesini düzenledim. eşim negatif çıkmasına rağmen benden daha fazla hasta mesela. neden bunları yazdım? eşim benim hakkımda duyuru açsa tıpkı senin yazdıklarını yazar ve buradaki herkes de boşansana der. halbuki hiç de öyle değil. bir de eşinin ağzından dinlemek gerek. duyurunda anlattığın kadın profilini okuyunca ne kadar kötü bir evlilik, ne kötü bir eş diyor insan ama iki tarafın anlattıkları o kadar farklı oluyor ki kimseye haklısın haksızsın diyemiyorum. eşin neler anlatırdı acaba?
0
deartheodosia
(29.11.20)
@deartheodosia

Benle ilgili sorulariniz varsa yanitlarim.

Esim corona pozitif olsa, ispat edemem ama yemin edebilirim, sadece ve sadece tuvaelete kalkar. Mutfaga gidip 1 bardak su almaz. Kanepeye yatip kivranir durur sadece.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
senle ilgili soruları senin değil eşinin yanıtlaması gerekiyor. sen de bizi anla, inanması güç bir durum. bizimki gibi evlenen kadına "gelin" denen bir memlekette kadının bu kadar yan gelip yatması ve senin de buna 3 yıldır yeter behh dememen hayli enteresan.

oyokbuyoknevar'ın sorusunu tekrarlamak istiyorum. evlenmeden önce nasıldı? kaç sene görüştünüz? hiç mi falso vermedi? bile isteye mi evlendiniz?

bu arada nafaka diyen arkadaşlar, siz de biliyorsunuz ki çocuk olmadan nafaka falan olmuyor ortada. hele 3 yılda asla. Karısını 40 yıl eve hapsedip sonra 20lik almak için kadını sokağa atanlar için bu nafaka olayı. acunun şeymaya verdiği de tamamen sus payıydı.
0
birsürüsorumvarr
(29.11.20)
sadece terapiyle duzelirse ok, onun disindaki tüm yollar benim icin ayrilmaya cikar.
atiyorum ailesine söyledin, kizinizi uyarin böyle böyle ben bosanacam basdemiyorum. ondan sonra düzelirse ben kullanildigimi düsünürüm.

bir de insan kardesi olsa dayanamaz nesini seviyorsun ki artik yani bikmadin mi?

bir de ekstra senaryo ekleyecegim, annenlerin paraya ihtiyaci olsun onlara para gondermis ol, tepkisi ne olacak.
0
durgunfoton
(29.11.20)
abi sen ne kadar iyi niyetli bir insansın ya. hala kendinde hata arıyorsun ve itici mi diyorsun.
hala o çok iyi bir insan diyorsun
kusura bakma ama sen eşek olursan semer vuran çok olur.
sürekli çalışmışsın ve kadınlarla ilişkin olmamış sanırım
yukardakilere katılıyorum. bir an önce nafaka ödemeden boşanmanın yollarını ara
0
dafuq
(29.11.20)
bence siz sevildiğinizi, değer gördüğünüzü hiç hissetmiyorsunuz ve yazılan profildeki bir insan zeka seviyesi ya çok düşük ya da alemin çakalı biri. benim de dikkatimi işe girerse alacağı masa çekti. bunda bile sizin gelirinizle karşılamadığı hayalden bahsediyor. her hareketiyle sizi yetersiz gören biri. kendini daha iyilere layık zannediyor ama bir eş olarak selamı bile haketmiyor bunca değersiz tavra.

deneyebilirsiniz bazı şeyleri. maddi kısıtlama gibi ya da sıkıştım arabayı satayım gibi bi şey atın internetten daha ucuz modellere bakın borçları ödemek için mesela.(gelirinize göre araba olduğunu varsaydım)
maddi ve manevi yanınızda hissetmediğiniz için yani basit şeyler atın olay çıkaracak mı yoksa çözüm mü düşünecek. sorumlulukla tanışması lazım. @durgunfoton "sonradan düzelse o saate kadar kullanıldığımı düşünürüm" demiş buna da hak verdim ama siz de ilişkiye çok bilinçli yaklaşım sergilemek değil duygusala bakmaya çalıştığınız için bence direkt boşanmadan bahsetmek yerine ufak tefek hesapta olmayan olaylara tepkisine iyice bakın. eşim dediğiniz insan avmde dolaşmak dışında da yanınızda olduğunu hissetmeniz gereken kişidir. standart evlilik yalnız olmaktansa eşiyle paylaşınca iyi olunan şeydir bence. yalnızlık çok daha iyiyse neden evlenilsin. ha bu değil ki her sorun cıktıgında boşan ama başından beri bir düşünün kaç kere eşime güveniyorum deyip paylaşım sergilediniz. "o halleder" dediğiniz ne var sandalye almak dışında?

geçmiş olsun.
0
ala09
(29.11.20)
“Aynı kaynım” bile değil, “aynı kedim”
0
dedi ve gitti
(30.11.20)
yukarda verilen cevapları okumadım. tüm yazdıklarınızı da okumadım gerci.
yalnız benim anladığım, eşinizde bazı ruhsal hastalıklar (muhtemelen okb ve depresyon) varmış gibi duruyor.
çünkü (sizin anlattığınıza göre) tavırları normal ve sürdürülebilir değil.
önce bir evlilik danışmanına, oradan da psikoloğa veya psikiyatra gidilip tedavi yoluna gitmek lazım.
0
prizmatik
(30.11.20)
üstteki cevapları okumadım ama eminim herkes birçok konuda zaten söylenmesi gerekenleri söylemiştir.

ben biraz daha psikolojik açıdan bakmak istiyorum.
zaten "babam hep alttan almış" cümlesi her şeyi anlatıyor, detaya gerek yok.
babanızla aynı kaderi yaşamakla ilgili bir sorununuz var.

bilinçaltında ya babanızı çok sevip, ona bir noktada belki acıma ya da şefkat duygusuyla yaklaşır ve onu yalnız bırakmamak için onunla aynı kaderi paylaşırsınız ya da babanızdan nefret edersiniz ve hayat sizi babanız olmaya zorlar.

ikisi de iki ayrı uç, iki ayrı denge ama iki aynı sonuç.
biri babayı yalnız bırakmamakla, biri babayı affedememekle ilgili.
sizinkinin ilk durum olduğunu düşünüyorum.
uzun lafın kısası, babanızla olan bağınızda bir fazla bağlanma ya da fazla empati olmuş, bunu düzeltmeniz lazım.
bu da terapiyle olur.

bu konularda annenizin de rolü vardır elbette.
eşiniz burada aslında bilinçdışından çağırdığınız, size babanızın yaşadıklarını yaşatacak, onunla kendinizi aynı hissetmenizi sağlayacak bir piyon gibi.
o yüzden boşanın demiyorum, zaten sizin ailenizdeki ilişki dengesi düzene girince ya eşiniz düzelir ya da kendiliğinden süreç işler ve boşanırsınız.

bu sorunu çözmezseniz boşanıp tekrar evlenseniz de kendinizi yine aynı döngüde bulursunuz çünkü bilinçaltınızdaki pattern bu.
terapiye gidin.

edit:
çift terapisinden bahsetmiyorum.
siz gitmelisiniz terapiye.
"sorun çıkartan ve hatalı/haksız olan o, ben neden gidiyorum?" diyebilirsiniz ama bunu yukarıda açıklamaya çalıştım.
bu aslında farkında olmadan sizin çağırdığınız bir şey.
bunu neden yaptığınızı bulup çözmeniz önemli, eşinizin ya da diğer dış etkenlerin bir önemi yok.
siz değişirseniz, onlar zaten değişir.
o yüzden hayatınıza neden böyle birini çektiğinize, aldığınıza dair kendinizle çalışmanız lazım ilk etapta.
0
blatta hiberna
(30.11.20)
dahiliye+psikiyatri
düzenli ilaç kullanımı
0
bir soru sorcam
(30.11.20)
Boşanın diyemem "bekara karı boşaması kolay gelir." derler .Eşinizin burnunun sürtülmesi gerekiyor. Sizin onu terketmeyeceği, hep yanında olacağınız aklında onun için bu özgüven.
0
komando kani var bende
(30.11.20)
@blatta hiberna

tartışma esnasında ona kendimi savunurken, "niye annene karşı babanı da savunmuyorsun" diyor. "Madem etik değerlerin, kuralların var. Annenle de yüzleşip babanı savunsana benzer durumlarda" benzeri şeyler söylüyor. Bu dediklerinizle paralel olabilir mi? Her tartışmamızı evlendiğimizden beri aileme indirgiyor.
0
🌸hkocaman
(30.11.20)
evet, paralel.
yani tabii bunları bilinçli olarak söylemiyordur.
belli ki bunu sizi bir anlamda pasif bulduğu ya da "beğenmediği" için kınama amaçlı falan söylüyor ve ne söylediğinin farkında değil.
ama söylediği şey doğru.

niye annenize karşı babanızı savunmuyorsunuz?
öncelikle zaten evin "çocuğu" olarak bu sizin göreviniz değil aslında.
aynı zamanda, çünkü muhtemelen babanız annenizle başa çıkamadığına göre, siz hiç çıkamazsınız diye düşünüyorsunuz.
o yüzden siz de babanızla aynı kaderi paylaşarak, onu yalnız bırakmamış oluyorsunuz.
bir nevi yoldaşlık gibi.

şimdi de siz başa çıkamayacağınız sorunlar yaratan, altından kalkamayacağınız şeyler yaşatan bir kadınla, ne kadar sessiz kalmıyor olsanız da günün sonunda her şeyi alttan alıp düzeninizi bozmadan yaşamaya devam ediyorsunuz.
boşanamazsınız çünkü babanız da boşanmamış zaten.

bir kırılma yaşayıp boşansanız, ikinci bulduğunuz eşiniz de bu sefer mesela işkolik olup eve gelmeyecek, siz bunun aynısını başka bir insanla yaşayacaksınız.
babanızdan öyle öğrenmişsiniz ve bu şekilde bir bağ kurmuşsunuz.

babasından dayak yiyen kadının kocasından da dayak yemesi gibi.
genel konuşuyorum tabii ama orada öğrenilmiş olan aile düzeninin, kültür etkisinin falan dışında, derinlerde bir yerde annenin kaderine ortak olma da vardır.
sizdeki de bunun gibi.
yani bilinçaltınızda, "madem kurtaramıyorum, bari yalnız bırakmayayım. baba bak, ben de aynı şeyi yaşıyorum, sen yalnız değilsin" demiş oluyorsunuz.
0
blatta hiberna
(30.11.20)
blatta hiberna+1

şema örüntüleriyle ilgili okumanızı öneririm naçizane.

kitaplar: hayatı yeniden keşfedin, mod terapi.
0
Phoebe
(30.11.20)
vallahi bazı acılardan kendimi gördüğüm icin cok yuregime dokundu bu duyuru.
bence eşiniz cok ciddi depresyonda. majör depresyon gibi duruyor.
yukarda yazılanlar bana biraz vicdansızca geliyor, cunku kadının bunların hiç birini bile isteye yaptıgını dusunmuyorum.

öte yandan sizin de yadıma ihtiyacınız var ve blatta'nın dediklerine cok katılıyorum. bu asırı verici rolu size guvende hissettiriyor.(kendimden biliyorum)
0
galandar kostumu
(04.12.20)
İster kadın tarafı olsun ister erkek, boşanın gitsin.. Neyi bekliyorsunuz? Düzelmez.
0
yetersizbakiye
(05.12.20)
Boşanmaya kalksan o kadın senin iliklerini söker. Çalışmayan kadınla evlilik en büyük hatadır. O kadın ev işi yapmaz çünkü tembelliğe alışmıştır. Eve destek de olmadığı için tüm yük üzerinde olur.
0
kickboxer
(05.12.20)
(8)

Kiralık ev problemi

pudra
Yaşadığım mahallede yeni bir eve taşınmak istiyorum. Eski evlerin hiçbiri 100 m2den az değil hatta 150/160a bile bulunabiliyor. Yeni yapılan evlerde ise tam tersi 100 m2lik ev yok. 90 m2yi geniş salonlu diye satıyorlar. 2 aydır düzenli olarak bakıyorum ama gerçekten yok. Hangi seviyesiz çıkardı bu m
Yaşadığım mahallede yeni bir eve taşınmak istiyorum. Eski evlerin hiçbiri 100 m2den az değil hatta 150/160a bile bulunabiliyor. Yeni yapılan evlerde ise tam tersi 100 m2lik ev yok. 90 m2yi geniş salonlu diye satıyorlar. 2 aydır düzenli olarak bakıyorum ama gerçekten yok. Hangi seviyesiz çıkardı bu modayı bi anlasam.
Kaçırdığım bir şey var mı? Zamanı mı değil, pandemi mi etkiledi, başka türlü mü arayayım? Yoksa piyasa bu ve yeni bir plan mı lazım bana.
0
pudra
(29.11.20)
yönetmeliklere göre değişebiliyor o. Başka bir şehirde dedemin apartmanı yıkılıp yeniden yapıldı, yeni yönetmeliğe göre bilmemkaç metre içeri girmesi gerekiyor arkada şu olması gerekiyor vs. detaylardan dolayı daha az metrekare oldu.
0
nhk ni youkosu
(29.11.20)
Kentsel dnüşümle yapılan evlerde müteahhit kendine kâr çıkarmak için daire sayısını artırıyor, yönetmelik kullanılabilir alanı küçültüyor, otopark yapması gerekiyor... Derken kuş kafesi kadar daireler yapıyorlar artık. Piyasa bu, merkezi bir yerde yeni ev arıyorsanız geniş bulmanız çok zor. Birkaç ay önce biz de aynı sıkıntıyı yaşadık, hâlâ ara sıra satılık ya da kiralık ilanlarınabakıyorum, yeni ve geniş daire yok.
0
kobuzchu kiz
(29.11.20)
kentsel dönüşüm +1
0
anarsika
(29.11.20)
Nüfus, ailelerin durumu, sosyal ve ekonomik değişimler konutların şeklini de değiştiriyor artık bu normal.

Eski semtlerde doğru düzgün 1+1 ev de bulunmaz ama şimdi öğrencisi, bekar çalışanı, boşananı derken ciddi talep ve ihtiyaç haline geldi. Yeni yapılar içinde kolaylıkla bulunabiliyor. Aileler de küçülüyor artık, çocuksuz veya tek çocuklı aile maddi gücü çok yüksek değilse neden İstanbul'da 4+1 ev alsın veya kiralasın. Isıtması, soğutması, temizliği, bakımı, tadilatı hepsi ayrı maliyet. Çok geniş evleri satın almak veya kiralamak çok yüksek maliyet ve lüks haline geldi, yenisi çok az yapılıyor veya hiç yapılmıyor. Kentsel dönüşüm sonrası evlerin küçülmek durumunda olması da buna bir etken.

Oturduğum sitede salon-mutfak entegre (amerikan mutfak demeyeceğim ilgisi yok) 2+1 evler de var, mutfağı kapalı ve ayrı, çift banyolu, daha geniş 2+1 evler de bulunuyor. Gücü geniş olana yetmeyen için bence iyi alternatif. Aynı kategorideki evler de çeşitlendirilmek durumunda.

İnşaat maliyetleri devamlı yükseliyor, maliyetten bu şekilde düşüşler sağlanıyordur mutlaka. Arsa sınırlı bir varlık, daha küçük metrekarelerde daha çok konut.

Yeni yapıların avantajlı yönü de var mesela kapalı otopark. Öyle böyle bir nimet değil bunu da eski yapılarda göremiyoruz.

Birinin çıkardığı modadan ziyade toplumsal bir değişim ve dönüşümün sonucunun konutlara yansıması olarak değerlendiriyorum.
0
Lethe
(29.11.20)
@lethe
4+1 lerden falan bahsetmiyorum. 3+1, 4 kişilik bir ailenin yaşayabileceği, salonu güzel, yatak odalarının yeterli büyüklükte olduğu klasik apartman dairesinden bahsediyorum. Senin yaşadığın yerde alternatiflerin olması çok güzel. Bende o alternatifler yok işte.
Ayrıca evli ya da tek çocuklu bir ailenin yaşaması için de uygun değil bu evler. Küçücük, basık ve ruhsuz yapılar.
Artık ısıtma gibi şeyler de o kadar büyük sorunlar değiller. İyi bir ısı yalıtımı istanbul için gayet yeterli. Ayrıca 4+1 de yok.
Son olarak toplumsal değişim falan hikaye. Daha 1 hafta önce bana 90 m2lik yer satmaya çalışan, önemli olan evdeki huzur ben büyük evde yaşıyorum da ne oluyor diyen çok yakın bir tanıdığım, ben dubleks katı isteyip sizin kararınıza saygı duyuyorum, nasıl olsa siz yaşayacaksınız öyle yapalım cevabını alınca cin çarpmış gibi sinirleniyorsa o değişimine ancak sinirlenirim ben.
Toplumsal değişim ve dönüşüm nere biz nere. Bana gelince önemli olan huzur, kendine gelince bilmem kaç m2, iki banyo, kocaman teras, eşşek kadar mutfak, yüksek tavan, ithal parke ve daha fazlası.
Her neyse. Zor iş ev konusu.
0
🌸pudra
(29.11.20)
moda değil bu 50 yıllık binanın yenilenmesi için müteahit e bişi vermeleri gerekiyor buda dairelerinin ufalması ve müteahitin masrafını karşılayacak daire sayısının artmasından geçiyor.
20 daireli eski apartman yıkılır yerine 30 ufak daire yapılır 10 u müteahite kalır kaba hesapla.
0
jamswety
(29.11.20)
Büyük evler var, neden olmasın. Sadece çok daha pahalı. Hem yeni olsun hem büyük olsun dersen ciddi para harcaman lazım. Genel olarak kimsenin bütçesi yetmediği için küçük ama yeni evlerde oturuyorlar.
0
roket adam
(29.11.20)
aynısını bir ay önce yaşadık. birinden birini seçmek zorunda kaldığımızı hissetmiştik. ama bazı odalar o kadar küçük ki çift kişilik yatak ve dolap bile sığmazdı ve çoğu yeni binada odalardan biri ya salondan ışık alıyor ya da apartman boşluğuna bakıyor. nispeten çok eski olmayan geniş bir ev denk geldi sansımıza. sizin için de dilerim, zor bir süreç.
0
Olric
(30.11.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.