Giriş
(10)

bu ne şimdi?

spaghetti
bir çiftimiz var, 5+ yıldır evli. erkek evliliğin ilk yıllarında libidosu düşük bir insan olduğunu, ilişkiye girmeyi sevmediğini söylüyor. kadın kabullenip devam ediyorken tesadüfen erkeğin hiç de libidosu düşük biri olmadığını, tercihinin kendini tatmin olduğunu öğreniyor ve başka kadınları arzulad
bir çiftimiz var, 5+ yıldır evli. erkek evliliğin ilk yıllarında libidosu düşük bir insan olduğunu, ilişkiye girmeyi sevmediğini söylüyor. kadın kabullenip devam ediyorken tesadüfen erkeğin hiç de libidosu düşük biri olmadığını, tercihinin kendini tatmin olduğunu öğreniyor ve başka kadınları arzuladığını keşfediyor, çok ağır geliyor. iki yıl gel gitten sonra (fiziksel olarak aldatıldığını bilse bir saniye bile düşünmez) artık kaldıramıyor ve boşanmaya karar veriyor. boşanma kararından sonra son bir kez denemeye karar veriyorlar ve erkek bu aşamada birden değişip aşırı talepkar, istekli bir karaktere bürünüyor.
5 yılda libidosu 1/10 olan erkek birden 9/10 nasıl olabilir?
kadın bunun rol olduğunu düşünüyor ve anlam veremiyor.
not: boşanma gerçekleşse temiz bir ayrılık olacak, kadının bir talebi yok.
0
spaghetti
(16.11.20)
Geçmiş olsun. Kadınımız başta bir hataya düşmüş ancak bu hataya ikinci kez düşmesi onun aptallığı olur. Aptal olmasın.
0
ruhen hastayim ben
(16.11.20)
Bence bunun bir matematiği yok, olabilir yani. Ayrılığın adı geçmesi bile travmatik bi olay, hakikaten etkilemiş olabilir. Madem her şey normale dönmüş ben olsam devam ederdim. Kendini tatmin konusunu da çok iyi anlayabiliyorum, porno bağımlılığı çok ciddi bi olay. Durum gerçekten de bir bağımlılık olabilir. Sadece bu süreci 5+ yıl boyunca sürdürmek ilginç geldi.
0
roket adam
(16.11.20)
Koşarak profesyonel yardım almaya gitmelisiniz.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(16.11.20)
5 yılda libidosu 1/10 olan erkek birden 9/10 nasıl olabilir? Olamaz. Sizinle ilişkiye girmeyi sevmiyormuş demek ki, zaten başka kadınlara ilgisi olduğunu da fark etmişsiniz.

Ya size yıllarca yalan söylemiş veya sizi arzulamamış, ki libidosu hep 9/10sa fiziksel olarak da aldatmış olma ihtimali var.
Ya da psikolojik bir sorunu var, ki bence bunun bir anda düzelmesi mümkün değil, birden değişmesinin altında başka bir şey olabilir.
0
zetsuboushita
(16.11.20)
Erkek kişisinin eşcinsel olma olasılığı var. Son yıllarda çok fazla şekilde buna benzer olaylar duyuluyor. Bir çift evleniyor ama erkek kişisi yüzünden çok nadir şekilde -çoğunlukla kadının ısrarı ile- birliktelik yaşıyorlar. Bu tip erkekler genellikle kendilerini saklamak için evleniyorlar sonuçta evli barklı, evinde karısı olan adam imajı çiziyorlar.

Birkaç aylık evlilik olsa sorun değil, devam edilir evliliğe ama beş yıl çok ağır. Hani bir sorunu olsa zaten siz fark ederdiniz, derdiniz bu sorunu var bu yüzden birlikte olmak istemiyor ama o da değil.
0
GoodMorningTeacher
(16.11.20)
çocuk falan yoksa uğraşmayın boşuna derim ben. illa ki roldür.
0
prodeq
(17.11.20)
aklı başına gelmiş olabilir
arzuladığı kadınları elde edemeyeceğini anlamış olabilir
eşini arzulamaya başlamış olabilir
rol yapıyor olabilir
geçici olabilir

karşılıklı konuşmak gerekir
0
bir soru sorcam
(17.11.20)
Kadını arzulamıyorsa bile Cialis benzeri alındığında yarım saat içinde cinsel birlikteliğe hazır hale getiren ilaçların varlığını hatırlatmak isterim. Boşanmamak için onlara başvurduğunu düşündüm bir an.
0
velvetmorning
(18.11.20)
adam yalan soyluyorsa veya velvetmorning'in dedigi gibi ilacla falan bu acigi kapatiyorsa da bunda yanlis birsey yok. aksine kadinla iliskisine deger verdigini ve bitmesini istemedigini gosteriyor. bir caba var. aferim.

oturup konussunlar.
0
2oda1salon
(18.11.20)
mastürbasyondan kendisi vazgeçmişse ilişkiye daha aç hale gelmiştir.bu da olabilir.
0
drako
(18.11.20)
(10)

Drone almak ya da almamak ?

denizmaniaherif
Merhaba. Sanırım drone almak istiyorum. Öncelikle youtube kanalı için destek görüntüler almak için istiyorum. Bir kaç sorum var ;1 - Drone 500 gr altı üstü muhabbeti tam olarak nedir ? Hangisi daha mantıklı ? ( Yeşil alanda deniz kenarında vs çekeceğim )2- 1500 lira ya da 2000 lira bütçe ile düzgün
Merhaba. Sanırım drone almak istiyorum. Öncelikle youtube kanalı için destek görüntüler almak için istiyorum. Bir kaç sorum var ;

1 - Drone 500 gr altı üstü muhabbeti tam olarak nedir ? Hangisi daha mantıklı ? ( Yeşil alanda deniz kenarında vs çekeceğim )

2- 1500 lira ya da 2000 lira bütçe ile düzgün görüntü almak mümkün mü ? Ben yürürken beni takip etsin 4k olmasa da croplanabilir kalitede bir şeyler çeksin istiyorum. Link veya isimle yeşillendirirseniz müthiş güzel olur..

3- Drone almadan önce nelere dikkat etmek lazım ? İyi bir şey almadan uyduruk bir drone ile alıştırma yapmak olur mu ?

4- Antalayda yaşayıp dronundan sıkılan ve bana düzgün bir fiyata satmak isteyen var mı ? :)

5 - Bu da benden sana bir tavsiye buna da dikkat et dedikleriniz..
teşekkürler..
0
denizmaniaherif
(16.11.20)
Çok az daha bütçeyi artırıp minimum dji mavic mini almanı öneririm. Ayrıca dağda bayırda çekmeyeceksen almanı önermem, polisler çok arıza çıkartıyor.
0
roket adam
(16.11.20)
Kolay ama unutulmaması gereken kısım ehliyet alman lazım. Diğer nokta şehir yakınında çoğu yer için uçuş izni alman çok zor, ancak çok uzak yerlerde ya da kaçak olarak kullanabilirsin ki, bu da sıkıntılı.
0
cursor
(16.11.20)
@cursor Ehliyet mevzuu 500 gr üzeri için değil miydi?

@roket adam Dji'ye baktım da 3500 lira deniyor..takip etme de yok :/ bu üzücü
0
🌸denizmaniaherif
(16.11.20)
Ehliyeti herkes almak zorunda, kayıt işlemi 500gr üzeri için.

Dji dışındaki ucuz markalar genellikle oyuncak ve çöp. en ucuz ve uygun dji mavic mini.
0
Northern Mariner
(16.11.20)
Azami Kalkış Ağırlığı 500 gr. Altı İHA sahipleri yeşil bölgelerde mülki idare amirliğine bilgi vererek uçuş gerçekleştirebilirler. Yeşil bölge haricinde ise uçuş izin başvuru formu ile resmî olarak Genel Müdürlüğümüze başvuru yapabilirler.

işte bu izinler için kayıt olmak ve ehliyet almak gerekiyor. Yoksa her çekim için mülki idare amirine dilekçe yaz cevap bekle uzun iş. Diğer türlü en azından online hallediyorsun işini.

Polis, jandarma çok fazla sıkabiliyor, ne zaman ne yapacakları belli olmuyor.
0
cursor
(16.11.20)
Ehliyet alsan da kafana göre uçurabileceksin manasına gelmiyor bu arada, dendiği gibi can sıkıcı bi izin prosedürü var. O yüzden dedim dağda bayırda görünmeyen yerlerde uçuracaksan iyi de diğer türlü sıkıntı oluyor.
0
roket adam
(16.11.20)
1500 2000 liraya istediğiniz gibi birşey bulmanız pek mümkün değil. Düzgün görüntü alayım, takip özelliği olsun vb. şeyler istiyorsanız benim tavsiyem mavic air 2. fly more combo paketi 10bin lira civarında. 2 değil de mavic air alın desek o da tek pilli paketi 5bin, fly more paketi 7 küsür. Yani 2000 liraya oyuncak kategorisindeki şeyler var. Malesef durum bu.

Uçurduğunuz drone un gramajından bağımsız her halükarda (en az) IHA-0 Sportif/Amatör pilot lisansı almanız gerekiyor. Sivil Havacılığın internet sitesinden başvuruyorsunuz, online olarak yapılıyor.

500gr muhabbeti şu, uçuş ağırlığınız 500gr üzerindeyse drone u sivil havacılığa kayıt ettirmeniz gerekiyor. 500 gr altı için bu şart değil. Ama bu 500gr altı da olsa drone u her yerde izin almadan uçurabileceğiniz anlamına gelmiyor. Özellikle istanbul ankara gibi yerlerde uçuşa serbest bölge çok çok az, yok gibi birşey. başvuru yapıp izin almanız gerekiyor öncesinde.
0
battal gemalmaz
(16.11.20)
@cursor teşekkürler

@battal yorum harika oldu. Benim derdim deniz kenarında dağda bayırda gezerken çekeyim.. Çoğunluğu sahil olacak o yüzden sanırım yeşil alan sıkıntısı pek yaşamam.. Mavic mini takip özelliğinin olmaması üzdü.. sanıyorum mavic air yani bu 5k olan cihazda vardır ?

Bu iş de işte her teknolojik cihaz alımı öncesi girilen arapsaçına dönüyor.. aruzlar şelale oldukça oluyor onu da isteyeyim o zaman almışken 1000 fazla vereyime gidip 10 bin liradan bahsetmeye başlanıyor..

Azıcık crop yapmaya imkan sağlasın edit sırasınde ve düzgün kalitede çeksin istiyorum açıkcası.. Sanırım benim hobi amaçlı videolarıma cevap verecek.. Yürürken koşarken bisiklet sürerken takip etsin istemiştim 1 2 dakika ama belki bir arkadaşımdan rica ederim o sırada yanımda olabilecek olan.. Neticede iş biner biner katlanıyor..

mavic mini'ye odaklanayım ben onun altındakiler epey kötü deniyor herkesçe..
0
🌸denizmaniaherif
(16.11.20)
ufak bir not; antalya’da yeşil alan yok maalesef, her halükarda izin almanız gerekecek yani. yeşil alan neredeyse hiçbir yerde yok zaten.
0
orient blue
(16.11.20)
Antalaya merkezde değil de yeşillik yerlerinde sahilde çekeceğim orası da mı kırmızı yahu ? :( orası kırmızı ise neresi yeşil ki ?
0
🌸denizmaniaherif
(16.11.20)
(4)

İstanbul civarı müstakil ev

sos fistik olsun mu
Ben muhtemelen pandemi bittikten sonra da evden çalışan bir insan olmaya devam edeceğim.bu nedenle artık şehrin göbeğinde yaşamaya ihtiyacım yok. yine arada işe gideceğim için istanbul sınırları içinde müstakil, bahçeli bir yere taşınasım var.Lüks arayışım yok ama köy evi de olmasın. tek yaşadığım i
Ben muhtemelen pandemi bittikten sonra da evden çalışan bir insan olmaya devam edeceğim.

bu nedenle artık şehrin göbeğinde yaşamaya ihtiyacım yok. yine arada işe gideceğim için istanbul sınırları içinde müstakil, bahçeli bir yere taşınasım var.

Lüks arayışım yok ama köy evi de olmasın. tek yaşadığım için öyle dev gibi bir eve de ihtiyacım yok. Bu ayarda evler için nerelere bakmam gerekir?
0
sos fistik olsun mu
(16.11.20)
kurtköy şile ağva riva
0
karsiyakaliyiz
(16.11.20)
Şile'de tam istediğin gibi bir çok ev var. Üçüncü köprü yoluna yakın olduğu için ulaşımı da çok kolay ve medeniyetten de çok uzak değil. Fiyat olarak da merkezi yerdeki bir apartman dairesi kadar desem yeridir. 30-40 dakikada ataşehir'e inebiliyorsun. Mesela bizim ev şu tipte buraya yakın sayılır www.sahibinden.com
0
roket adam
(16.11.20)
uskumruköy tarafları
tuzla
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(16.11.20)
ercumentcozer
(16.11.20)
(15)

Ev sahibi olmamayı sorun olarak görmem

ırene adler
>>Selamlar arkadaşlar, 18 yaşıma kadar kendimize ait evde yaşadık İzmirde. Kira nedir bilmezdik.Eğitim için İstanbula geldim. Sonra ailemde buraya yerleşti.6 senedir aynı evdeyiz.İzmirdeki evimizde ailenin diğer fertleri kalıyor. O evin yarısı bizim. Şimdi lüks ve nezih semte yakın bir nokta kirada
>>Selamlar arkadaşlar, 18 yaşıma kadar kendimize ait evde yaşadık İzmirde. Kira nedir bilmezdik.

Eğitim için İstanbula geldim. Sonra ailemde buraya yerleşti.6 senedir aynı evdeyiz.İzmirdeki evimizde ailenin diğer fertleri kalıyor. O evin yarısı bizim. Şimdi lüks ve nezih semte yakın bir nokta kirada oturuyoruz İstanbulda. Kiramız 2200 TL an itibariyle. 6 senedir oturduğumuz için artışlar fazla olmadı. Çevre muhitte ev kiraları çok fazla arttı. Bizim kira bir tık diğer evlere göre iyi.

Ortalama bir gelire sahibiz aile olarak.(Totalde 13 bin TL aylık gelir). Yalnız nedense ev kirasına verilen paraya çok acıyorum ben. Sürekli bir evimiz olsa deyip duruyoruz ailecek. 4 ay önce krediler düştüğü zaman almaya niyetlendik fakat düzgün bir ev bulamadık. Bir anda ev fiyatları da arttı. Biraz birikmişimiz var. Yine de krediye girmeye cesaret edemedik. Şu an birikimi arttırmaya çalışıyoruz. Kredi çekip ev alsak en azından artış olmayacak yıllar geçtikçe ödenen miktarda. Alacağımız evde yaşadığımız semtten, buranın rahatlığından feragat etmemiz gerekicek. Lüks bir semtten ev almamız mümkün değil. Kirayı ödeyebilecek durumda olsak bile, nedense bu konuyu kafama takıyorum, bir evimiz olsa İstanbulda kafam daha rahat olur diyorum çünkü özelde çalışan bir insan olarak iş sürekliliğimde kesin değil. Acaba bu noktadan dolayı takılıyor olabilir miyim bu konuya?

Kirada oturanlar varsa aramızda siz nasıl hissediyorsunuz? Geliriniz fazla olsa da verdiğiniz paraya acıyor musunuz kiraya?Yoksa kira bana istediğim yerde oturabilme özgürlüğünü sağlamış oluyor bir yandan diyor musunuz? Acaba bu düşüncem 18 yaşına kadar kira kavramını deneyimlememiş olmamdan kaynaklanıyor olabilir mi?
0
ırene adler
(14.11.20)
Birikimlerinizi arttirarak evi pesin alamazsiniz. O hizda birikim yapilamiyor ulkede. Ev almak icin kredi kullanmalisiniz. Mart nisan gibi bir kredi muslugu daha bekliyirum. Bu surecte ev arayabilirsiniz.
0
karlmarx
(14.11.20)
istanbul'da mevcut şartlarda ev almak mantıklı değil, kiralar ev fiyatlarına göre daha uygun. bu yüzden çok da dertlenmeyin derim.


örneğin, evin değeri kadar parayı bankaya mevduat olarak yatırsanız evin kirasından daha fazla mevduat faizi alırsınız.
0
fever
(14.11.20)
İstanbula çalışmaya gelene kadar kira nedir bende bilmezdim kendi evimizde oturuyorduk, ancak istanbula geldim ailemden ayrıldım kiracı olarak taşındım, çok sorgulamıyorum açıkçası sokakta mı yatıcam mecbur vercem kira. Ha ama şunu yaptım bir kaç önce memleketten ev satın aldım. Yani denilen gibi birikim ile ve standartlarını düşürmeden alman imkansız, standartını düşürülen ve krediye giricen.
0
paramolacak
(14.11.20)
Ömür boyu kirada oturabilirim. Ev almak bana mantıksız geliyor. O kadar parayla çok daha akıllı yatırımlar yapılabilir.

Şu an çok birikmişim yok. Olduğunda NASDAQ borsasından güvenilir şirketlerin (Amazon, Microsoft, Apple vb.) hisselerinden alıp uzun vadeli yatırım yapmayı düşünüyorum.

Geçenlerde bir hesap yapmıştım.
2015 Ocak ayında 100 bin liralık Microsoft hissesi almış olsaydık 2020 Ocak ayında 1 milyondan biraz daha fazla bir paramız olacaktı. Bu süretçe Microsoft 4 kat, dolar da 2,5 kat arttı. totalde 10 katına çıkan bir yatırım. Herhangi bir evin bu kadar değerlenebileceğini sanmıyorum. Bu 5 yıllık süreçte de verdiğim kirayı bugünkü kiramla hesaplayacak olsam 120 bin lira yapıyor.
0
himmet dayi
(14.11.20)
ailem derken kimi kastettiniz?
anneniz babanız mı?

totalde 13k anne-baba-siz içinse ev alacak krediye girecek bir ücret değil üzgünüm.
istdan ev almak mantıklı dğeil +1
ben de aynen sizin gibi muadillere göre az vererek 2,5k kira veriyorum. evim yok diye asla üzülmem. tek derdim depreme daha dayanıklı bir eve çıkmak.

ayrıca ömür boyu anne babanızla birlikte kalmayacaksınız. kendi geleceğinizi düşünün. gelecek senelerde nerede yaşacayaksınız? ona göre küçük bir 1+1 de alabilirsiniz. başka şehirlerden yatırımlık alıp kiraya verebilirsiniz vs vs.

kendi evinizde kalan aile fertlerinden kira almıyor musunuz?
o evi satıp üstüne katıp başka bir ev alabilirsini falan.
bir sürü opsiyon mevcut ama sadece 13k gelirle -ister kredili ister kredisiz- peşinat olmadan ve istanbulda ev almak mantıklı değil.
0
rewlack
(14.11.20)
Hocam İstanbul için sıkıntılı durumlar var. Mesela Avrupa yakasının uzak bir bölgesinden ev aldın dliyelim ki Halkalı tarafı, sonra Anadolu yakasının uç bir kısmında güzel bir iş buldun, gidip gelmen mümkün olmuyor evini satman lazım. Bu anlamda İstanbul, İzmir veya Ankara gibi değil.

Ben yaklaşık 7 senedir kirada oturuyorum, en fazla 1900 TL ödedim aylık, şu an onun da altında. Kiram makul olduğu ve oturduğum evden çok memnun olduğum için şu an bir sorunum yok. Planımı yaptım, inşallah maksimum 1,5 sene içinde oturduğum bölgeden ev alarak bu sorunu çözeceğim. Geçmiş dönemde iyi ki ev almadım diyorum; biraz sık iş değişikliği yaptığımdan yıllarca yollarda telef olacaktım, gelirimi dört duvarın kredisine bağlayıp seyahatlerime, kendime, ilgi alanlarıma para harcayamayacaktım. Bu açıdan baktığımda iyi ki ev almamışım diyorum.

Öte taraftan her sene kira zammı olayı, ev sahibiyle pazarlık vb. beni çok geriyor. İstanbul'da ev sahibi olmak lazım ama hayatının en önemli amacı gibi görme. Gerekiyorsa uygun fiyatlı, kolay satabileceğiniz, yatırımlık 1+1 evler bakın, kiraya verin. Durumlar iyi olduğunda satar oturacağınız bir eve harcarsınız. Alternatif çok açıkçası.
0
Lethe
(14.11.20)
Ben de senin gibi düşünüyordum ve artan ev fiyatlarına rağmen kredi çekip ev aldım. Kredi oranları 0.64’ten 1.2-1.3’lere yükseldi ve geçen karşı dairem benim aldığım fiyatın 50 bin tl üzerine satıldı. Memlekette şöyle bir sıkıntı var: bir şeyin fiyatı her be sebeple olurla olsun (döviz, karaborsa vs.) arttığında, şartlar normale dönse bile düşmüyor. Bunun da sebebi memleketin çooook büyük bir kısmının “yemeyelim içmeyelim de bir evimiz olsun” demesi. Yani eve, arabaya vs. hep talep var artık.

Siz de duygusal davranmadan (daha ucuzken almadım, şimdi neden alayım mantığı) imkanlarınız da el veriyorsa bir ev almayı ciddi ciddi masaya yatırabilirsiniz.
0
giovanne
(14.11.20)
fever +1
himmet dayi +1

bu pandemi başlangıcında içinde oturduğum evi belki alabileceğimi düşünmüştüm, o da hali hazırda içinde olduğum için.
ama anlaşamadık, iyi ki de olmamış diyorum.

istanbul depremi beklenirken, şubat'ta 600 bin lira olan evler bir milyonun üzerine çıkmışken hiç lüzum yok.
varsın ömür boyu emlak balonu patlamasın, fiyatlar hep artsın, yine de ev almamayı tercih ederim.
ev alma isteğimin tek nedeni içini kırıp döküp tadilat yapmak, istediğim hale getirip istediğim gibi bir evde yaşamak olur.
ama bunun için de milyonlarca lirayı 2 ya da 3+1 eve gömmem.

anadan babadan kalan ya da zamanında alınmış evi olanlar şanslı.
şu şartlarda ev almayı kovalamak artık çok anlamsız geliyor.
şartlarım çok iyi olursa alırım bir arazi, üzerine dikerim istediğim gibi müstakil bir ev, o ayrı.
onun dışında, hiç sanmıyorum.
ekonomik olarak şu şartlarda pek iyi bir vizyon değil bence.
0
blatta hiberna
(14.11.20)
Alışkanlıklar önemli. Bir kez iyi hissettiren bir şeye sahip olduğunda bunun devam etmesini istersin. Hiç ev sahibi olmamış kişilere kirada olmak koymaz. Normal şartlarda kiraya verilen paraya acırım, hele 3-5-7 bin kira verenleri hiç anlamıyorum fakat yine de ev satın almaktan yana değilim. Evimden ve kiramdan memnun olmamı bir kenara koysak bile ev almayı mantıklı bir iş olarak görmüyorum. Bunun tek istisnası var, hayatının sonuna kadar yaşayacağın şehri bulmak ve o yaşamı kurmak.
0
alfred
(14.11.20)
bok gibi hissediyorum. çok kazansam da elin duvarına yüksek kira ödemem. standartımı düşürür, para biriktirir en kısa zamanda ve hep oturabileceğim bir ev almaya çalışırım. şu anda da öyle yapıyorum zaten. kalanı da tabi ki kredi çekerim. ödeyeceğin kredi taksidi şu an verdiğin kiraya yakınsa zaten bana göre mantıklı olan da bu.

oturduğum evin kirası çok ucuzsa belki kiralamaya devam ederim. sahip olduğum evi kiraya veririrm böylece daha çok para geçmiş olur elime.
0
sonsuz
(14.11.20)
eğer kıraniz ev fiyatına göre düşükse kiracı kalmak mantıklı.

fakat ne olursa olsun evin parasını tamamını biriktirip alma işi hem zor hemde finansal anlamda mantıklı değil.
her türlü konut kredisi kullanmak mantıklı. şu amcayı izleyebilirsiniz;
www.youtube.com
0
nuisance
(15.11.20)
Para biriktirerek ev almak nerdeyse imkansız; biraz birikim+bütçeyi çok sarsmayacak, olumsuz koşullar planı yapılmış kredi ile ev alınabilir.

Ev alma kafası iyidir, farklı muhitten/şehirden alınıp kiraya verilip yine istenilen yerde oturulabilir. Eve yatırım derken milyon dolarlar kazandıracak anlamda yatırım denilmiyor, geleceğiniz için elinizde olacak bir garanti anlamında yatırım deniyor. Sanırım bu anlam karmaşasından ötürü evden yatırım mı olur kafası doğuyor. Halbuki eviniz varsa iyi kötü elinizde bir şey var, yıllarca havaya verilen kiralar sonunda elinizde bir tuğla bile kalmaz, böyle düşünmek lazım.

Bütçeme göre ödeme planını da yaparak küçük bir ev aldım, kiraya verdim, hem borcunu ödemede katkı sağladı, hem de şu an oturduğum evin kirasını karşılıyor. O dönem ev almasını tavsiye ettiklerim halen kirada istedikleri yerde oturuyor, ben de istediğim yerde oturuyorum ayrıca bir de evim var. Çocuklukta hiç evim olmadı hep kiracıydık, bu yüzden ev sahibi olmanın kıymetini biliyorum. Yanlış düşünmüyorsunuz. Yalnız iyi hesap yaparak, bütçeyi darmaduman etmeden ev almak iyir.
0
epitaf
(15.11.20)
18-35 arasi kirada gecti. 35'de ilk evimi aldim pisman degilim.

Konfor satin aliyorsun bir kere, basini sokacak bir kapin oluyor. Kimse sana cik diyemez, kontrole gelemez, vs. Ev sahibi basagrisi, kira baskasini zengin etmekten baska birsey degil.

Belki ayni parayla borsada oynasan cok kisa ya da uzun vadede daha cok para yapabilirsin ama donuna kadar kaybetme olasiligin da var. Evin uzun vadede deger kaybetme olasiligi yok.

Fazla dusunmeden butceye uygun birsey cakin bitsin..
0
cooperr
(15.11.20)
Kira hayatinin sonuna kadar duzenli odedegin ve sonucta eline gecen somut bir sey olmayan sonuçsuz bir süreç olduğu icin kredi cekip ev almak mantikli. Ev alip kiraya verip oradan gelen kirayla evin kredisini ya da kendi oturdugun evin kirasini kapatmak da bir cozum.
0
passive aggressive
(15.11.20)
oturacağın evi, evin yeni, depreme dayanıklı ve gerekli asgari şartları sağlaması şartıyla düşük faizli krediyle yakalarsan fiyatı düşünmeden direkt yapıştırırsan ondan sonrası oldukça keyifli bir şekilde geliyor. dediğin gibi kira sürekli olarak çöpe giden bir para. parayı mevduat faizine koyup kira ödemek gibi hareketler yaparsanız 10 sene sonra elinizde enflasyona karşı patates olmuş bir mevduat kalır, ev alırsanız en azından kira ödemez, ev de 3-5 değerlenirse cebinize para kalmış olur. bazı arkadaşların dediği gibi kirada oturmak çok büyük stres, birkaç kez kiradaki evim satıldı, bir keresinde taşınmak zorunda kaldım, bunların hepsi çok büyük problemler gerçekten. şimdi gencim ama ileride yaşım ilerlediğinde böyle bir durumda kalmak istemedim.
0
roket adam
(15.11.20)
(6)

macOS Big Sur yükleyince crackli programlar cortlar mı?

henrychinaski
selam emek hırsızı korsan dostlarım,big sur'a geçmeyi planlıyorum ama öncesinde photoshop, illustrator, cleanmymac gibi crackli olarak kullandığım birçok uygulama var. var mı bu şekilde crackli programlar yüklüyken big sur'a geçiş yapanlar? bir aksilik yaşadınız mı? tenkselat.
selam emek hırsızı korsan dostlarım,

big sur'a geçmeyi planlıyorum ama öncesinde photoshop, illustrator, cleanmymac gibi crackli olarak kullandığım birçok uygulama var. var mı bu şekilde crackli programlar yüklüyken big sur'a geçiş yapanlar? bir aksilik yaşadınız mı? tenkselat.
0
henrychinaski
(13.11.20)
Cortlayabilir, ya da kullandığın programları güncellemek zorunda kalırsın, o zaman cortlayabilir. Benim başıma her OS geçişinde geliyor maalesef. (Örneğin VMware bu konuda her güncellemede para isteyen bi örnek)
0
roket adam
(13.11.20)
Mojave (10.14.6)'den Catalina (10.15.6)'ya geçtikten sonra hiçbir programım cortlamamıştı. Big Sur'a da bu akşam geçmeyi düşünüyorum.
0
himmet dayi
(13.11.20)
Photoshop cortlamadı diyolla.
kaynak: bir arkadaş
0
işimdeyim gücümdeyim
(13.11.20)
crack'in cortlamasından ziyade, programların cortlaması söz konusu olabilir. bazı uygulamalar henüz big sur güncellemelerini yayınlamamışlar ise çalışmayabilirler.
0
mrtkp1234
(13.11.20)
Catalina'ya geçerken bir sürü şey cortladı, ama bi arkadaş big sur'a geçmiş, her şey tıkır tıkır çalışıyor diyordu.
0
plutongezegendegilmi
(13.11.20)
Az önce big sur'a geçtim.

5-6 crack'li program var. Hepsi çalışıyor.
Görsel olarak ilk defa bu kadar büyük değişiklik oldu uzun yıllar sonra. Onu da ekleyeyim.
0
himmet dayi
(13.11.20)
(17)

kaprisli iş arkadaşları

kakamelsokoban
selam arkadaşlar. aslında soru değil de dertleşmek gibi yazmak istedim buraya, çok daraldım çünkü. bi devlet kurumunda çalışıyorum, kadınların yoğun ağırlıklı olduğu ancak bu kadınların yaklaşık %80inin 30 yaş üstü ve bekar olduğu bir kurum. evli olanlarımız %20lik kısım kadar ve bunun da aşağı yuka
selam arkadaşlar.
aslında soru değil de dertleşmek gibi yazmak istedim buraya, çok daraldım çünkü.

bi devlet kurumunda çalışıyorum, kadınların yoğun ağırlıklı olduğu ancak bu kadınların yaklaşık %80inin 30 yaş üstü ve bekar olduğu bir kurum. evli olanlarımız %20lik kısım kadar ve bunun da aşağı yukarı %5i çocuklu kısmını oluşturuyoruz.

malum kamuda esnek çalışmaya geçildi, tüm personel işe bir hafta gidiyor bir hafta gitmiyor. yalnızca işe gittikleri hafta çalışıyorlar, diğer hafta idari izinli sayılıyorlar. 10 yaş altı çocuğu olanlar için de evden çalışma getirildi. kimi kurumlar direkt idari izin vermişler ama bizde iş yoğunluğu olduğu için gelip gitmekle uğraşmayın siz hep evden çalışın dediler, yani diğerleri gibi bir hafta çalışıp bir hafta izinli değiliz, hep iş başında olacağız ama memnun olduk toparlanıp eve geldik bugün de ilk haftamız bitiyor.

şimdi bu %80lik kısım için şöyle bir bilgi vericem. bu kadınlar evlenmek isteyip evlenememiş değiller. evlenip de koca kahrı mı çekicem diyip evlenmeyi hiç düşünmemiş olan, çok güzel, çok bakımlı ve hayatı doya doya yaşayan kadınlar. pandemi patlayana kadar en az 2 ayda bir farklı ülkelere giden, geniş arkadaş çevreleri olan, ekonomik bağımsızlıkları olan, kendi ayakları üzerinde duran, akıllı, kültürlü, birikimli kadınlar. bir kısmı çocukları çok seviyor ama sırf çocuk sahibi olmak için biriyle evlenip kaynana, görümce, elti saçmalıklarına bulaşmak istememişler. bunlar onların açıklamaları, benim yorumum değil bu arada. dışarıdan bakınca "yaşıyorsunuz bu hayatı" denilecek, zaman zaman kendi seçimlerimi bile sorgulatacak kadar hayatın keyfini çıkararak yaşayan bir tayfa. içlerini bilemem tabii ki.

aynı arkadaşlar çocuklularla ilgili herhangi bir pozitif ayrımcılık yapıldığında ise çıldırıyorlar. hem kendi seçimleri sonucu bunu tercih etmişler, ama en basiti 10 yaş altı kadınların evden çalışma hakkına o kadar kızmışlar ki bakanlığa kadar arayıp iptal ettirmekle uğraşıyorlar. en sonunda onların gazını almak için de çocuklular da haftada 2 gün işe gelsin o zaman diye karar çıkmış. pazartesi ve salı günleri işe gideceğim ama haftada 2 gün kızımı kime bırakıp gideceğim kara kara düşünüyorum şu an. eşim de sağlıkçı olduğu için izinleri kapalı, ne yazık ki onunla dönüşümlü çalışma şansım yok, eve bile zor geliyor yoğunluktan. evet evde çocuklu çalışmak işyerinde çalışmak kadar verimli olmuyor kabul ediyorum, en az %20 kapasite kaybım var ama bunu da akşamları kızımı uyuttuktan sonra çalışmaya devam ederek kapatmaya çalışıyorum mesela. benim çocuğum var çalışamıyorum deyip kenara çekilmiyorum. kimsenin ağzına laf vermiş olmayayım diye ekstra dikkat ediyorum. asla çocuğumu kullanıp kafa izni vs gibi ayrımcılık istemedim, istemem de. ama bunu yapmayacağımı bile bile benim dışımda verilmiş bir kararda bile bana düşman oluyorlar. kararı veren ben değilim, uygulamaya koyan ben değilim. ben sadece bana verilmiş bir hakkı kullanıyorum. şikayeti olanlar gidip üstlerle konuşmak yerine bize surat yapıp laf sokarak huzursuz ediyorlar, düşmanca davranıyorlar. bu sürekli kalacak bir uygulama değil en nihayetinde. bir süre sonra yine yüzyüze çalışacağız ama yarınlar yokmuşcasına kin gütmeye başladılar iyiden iyiye. benim kızdığım ve eleştirdiğim nokta bu. şikayet merci ben değilim neticede.

kızımı bırakacak birini bulmak biraz da şu açıdan zor, hem evde kedimiz var kedi olduğu için ne temizliğe ne çocuk bakımına gelecek birini bulmak kolay olmuyordu zaten. bir de eşim sağlıkçı olduğu için pandemide yüksek risk grubunda bir çalışan olduğu için bulduğumuz bakıcılar da riske girip bizimle çalışmak istemiyor. ben de kızımı başkasının evine götürüp bırakmak istemiyorum dünya kadar kötü şey görüyoruz duyuyoruz açıkçası güvenemiyorum.

geçen hafta cuma günü işlerimi toparlamaya çalışırken bile bir afra tafralar, laf sokmaya çalışmalar, yok eve gidenler kendilerini izinli sanmasın, evden de çalışılacak sonuçta bu bir idari izin değil vs kendi aralarında konuşur gibi bize duyurmaya çalışmalar. hayırdır bir problem mi var desem, ay yok canıım sadece konuşuyoruz vs diyecekler mesela sanki ben yok yere problem çıkarıyormuş gibi olacağım. lanetler olsun zaten son gün diye sustum, duymamaya çalıştım, bütün dertleri üzerimize oynayıp birimizle kavga çıkartıp içlerini dökmekti ama ne ben ne de diğer anneler sesimizi çıkartmadık nasılsa uzun süre görüşmeyeceğiz diye.

şimdi de pazartesi salı 2 gün kızımı kime nasıl bırakıp gideceğimi düşünmek zorundayım sırf onların çekememezliği yüzünden.

daha önce de buna benzer bir şey oldu mesela, aldım karşıma konuştum en çok sesi çıkan bir tanesini. dedim ki neden böyle yapıyorsun bu senin tercihinse sen kendi seçiminin ben kendi seçimimin sonuçlarına katlanacağız. ben 3 senedir işe uykusuz geliyorum, kakasıydı, kusmuğuydu, hastalığıydı, dişiydi bilmem ne derken bütün hayatımın ekseni kaydı ama ben istedim ben doğurdum bunları göze alarak yaptım bu çocuğu. bir yandan eşimin ailesi de sorunlu insanlardan oluşuyor, bir sürü ailevi sorunla da boğuşuyorum. sen bunların hiçbiriyle uğraşmak istemediğin için kendini bunlardan uzak tuttun. ben bu sorunlarla boğuşurken sen norveçte kuzey ışıklarını izliyordun örneğin. ya da dünyanın herhangi bir yerinde arkadaşlarında geziyor, eğleniyordun. herkesin hayatının kendine göre artısı eksisi var, neden böyle kendi işine yaramayan bir şey olduğunda düşman kesiliyorsun diye sordum.

verdiği cevap şu oldu.

"senin seni seven bir kocan, mutlu bir evin, güzel sağlıklı bir çocuğun var. benimse ne sevenim, ne de sevdiğim var. sen üzülsen bile evine gider ailenle teselli bulursun benim bunları yapma şansım yok. o yüzden sen üzülsen bile tolere edebilirsin ama ben edemem. o yüzden işime gelmeyince sesimi çıkarıp durumun düzeltilmesini istemek benim hakkım."

belki de yanlış düşünüyorum ama bu düşünce tarzı bana bencillik gibi geldi. ben böyle bir şey düşünsem dahi karşımdakine bu kadar açık konuşacak kadar cesur olabileceğimi sanmıyorum açıkçası.

ben bunu saf bir bencillik olarak değerlendirdim. siz olsanız ne düşünürdünüz?

Cevap verenlere şimdiden teşekkürler, sevgiler.
0
kakamelsokoban
(13.11.20)
Akıllı, kültürlü, birikimli demişsin de bence bunlar geri zekâlı. Siz de onları üstünüze şikâyet edin.
0
dissendium
(13.11.20)
Kadınların çalışmasının yasaklanması lazım slkdgjsdgj. Şaka bi yana ortam çok kötüymüş hocam geçmiş olsun.

İkiniz de haksızsınız bence.

İşyerinde verilen maaşın, tanınan hakların sadece işle ilgisi olması lazım, aileyle, iş dışındaki hayatla ilgili değil. O açıdan arkadaşlarınız "ortada bir haksızlık var" demekte haklılar. "Benim çocuğum var zaten hayatım zor vs." şeklinde düşünmeniz hatalı.

Öte yandan devlette çalışıyorsunuz ve bu konuda kararların akıllı mantıklı bir şekilde alınması zaten imkansız. O durumda "o da gelsin" yerine "ben de gitmeyeyim" demek lazım. Bunu kişisel bir mesele haline getirmek manyaklık.

Yine de "onlar yüzünden böyle oldu" diye düşünmeyin, yani size verilen o hak zaten adil değildi, hiç verilmeseydi zaten bakıcı vs. bir şey ayarlamanız gerekecekti. Bakıcınızı ayarlayın. Sadece annelere özel bir düzenleme yapıldığında "yahu onların ne suçu var, onlara da bu hakkın tanınması gerek" diyin, siz de bencillik yapmayın. Belki zamanla düzgün bir iletişiminiz olur.
0
plutongezegendegilmi
(13.11.20)
Aslında sorunun kaynağı bu evden çalışma konusunun tüm çalışanlara eşit olmaması. Çalıştığınız kurumun çalışanlar arasında bir tartışma ortamı oluşmayacak şekilde bunu planlaması gerekirdi. İş yerine çalışmaya gelenlere ek izin mi eklenir, ek maaş mı eklenirdi bu tartışma ortamı oluşmasın diye ayarlamaları gerekirdi. Sizin bahsettiğiniz durumda ister istemez çalışanlar arasında bu şekilde tartışma ortamı oluşması normal.

Siz nasıl iş arkadaşlarınız için dışarıdan baktığınızda "hayatlarını yaşıyorlar, keyifleri yerinde, şanslılar" diye düşünüyorsanız şuan onlarda siz evli, çocuklu olduğunuz için sahip olduğunuz haklar için "ne kadar şanslı, evinde çalışırken keyfi ne kadar yerinde" diye düşünüyorlar. Bu düşüncenin kaynağı da iş yerinin yanlış planlaması.

Onların yaptıkları yanlış size böyle tavırlı davranmaları doğru değil. Sonuçta bu sizin kendi düzenlemeniz değil. Ama sizin tavrınız aynı şekilde yanlış. İnsanların ne yaşadıklarını bilmeden bu şekilde konuşmanız hiç doğru değil. Onların evlilikleriyle ilgili sorunları yok, çocuklarıyla ilgili sorunları yok, eşlerinin aileleriyle ilgili sorunları yok ama başka sorunları olup olmadığını bilemeyiz. Bir insanın dışarıdan hayatı yaşıyor gibi gözükmesi, hayatında sorunlar olmadığı anlamına gelmez. Ben bebek bakıp sabaha kadar uyumuyorken sen gezip tozdun diyemezsiniz. Bilemezsiniz insanlar ne yaşıyor.
0
GoodMorningTeacher
(13.11.20)
Ben bu hikayedeki evlenmemeyi tercih etmiş olan tarafım. Benzer bir durum benim çalıştığım yerde de yaşansa ben de karşı çıkardım. Ama tutup "onlar da işe gelsin" diye değil, hep beraber evden çalışalım madem" olarak ayaklanırdım muhtemelen.

Çocuğu olan birine pozitif ayrımcılık yapılmasını doğru bulmuyorum. Üremek ya da ürememek kişinin kendi tercihidir. Evlenmek de öyle. Ama sırf biri üredi diye ona ek avantaj sağlanıyorsa, hayatında tercih etmediği bir şey yüzünden karşıdaki kişi neden haksızlığa uğrasın ki?

Not: Kendi açından baktığında haklı görebilirsin ama ben de kendi açımdan baktığımda eksik kısımlar görüyorum.
0
lcha
(13.11.20)
Yukarıda yazan arkadaşlara katılmakla birlikte, o insanlar bir şeyler yaşamıyor da olabilir. Keyifleri inanılmaz yerinde de olabilir. Bu da kendi hayatlarını planlamaları sayesinde oluşan bir durum olur. Durup düşünmüşler bir şeylerden fedakarlık etmişler. Siz ise bunları göze almışsınız, böyle bir sorumluluğun altına girmişsiniz. Bu yanlış demiyorum bu arada, ama iki tarafın da seçimleri ve sonuçları söz konusu.

Ancak bunlar iş hayatından bağımsız şeyler. Size “siz çile çektiniz bebek baktınız, bu da ödülünüz, evden çalışın.” Denmemiş. Nedense öyleymiş, bu doğal bir hakkınızmış gibi yazmışsınız. Üzgünüm ama değil. Çocuğunuzu bırakacak yer olmaması vs büyük sıkıntı anlıyorum ama günün sonunda işyerindeki kimseyi ilgilendirmez bu. Tamamen sizin sorununuz. Bunları göze alan sizsiniz. Bu bir pozitif ayrımcılık hakkı doğurmuyor. İnsanlar pandemin ortasında işe gitmek zorundaysa siz de gitmelisiniz, evden çalışılabiliyorsa onlar da çalışabilmeli. Özel hayatınızda ne olduğu burada bir parametre değil.

Arkadaşınız da inanılmaz saçmalamış bu arada eklemeden geçmeyeyim. İkinizin argümanlarını da haksız buldum.
0
anneboleyn
(13.11.20)
Ben de arkadaşlara katılıyorum. Bu noktada "benim çocuğum var, öyleyse başkalarına tanınmayan bir rahatlık hakkı bana tanınmalı" gibi bir şey bana biraz ayrımcılık gibi geliyor. Bu devlete göre pozitif olabilir ama çocuksuz bir vatandaş olduğum için bana bildiğin negatif ayrımcılık yani. Sizin çalışma rahatlığınız, başkalarına ekstra iş yükü olarak da yansıyor veya yansıyacak olabilir. Sizin covid olma riskinizi neden bekar takım arkadaşlarınız üstlensin?

Ancak, bu insanlarla neden bu münakaşaya girdiğinizi anlayamıyorum. Ben olsam devlet vermiş kardeş, paşa paşa hakkımı kullanıyorum der geçerdim. Bunu niye bu kadar kafaya takıyorsunuz ki?
0
roket adam
(13.11.20)
arkadaşlar genel olarak şunu söylemek istiyorum ben burada evden çalışmak benim hakkım demedim yalnızca bana böyle bir hak verilmiş ve ben bunu kullanıyorum dedim. ama arkadaşların sinirlenip muhatap alacağı bir merci değilim ben, şikayet olanlar üst merciye gerekli başvuruyu yapmak yerine gelip bana ve diğer annelere çemkirmeleri, laf sokmaları sizce normal mi yani? eleştirdiğim nokta bu. evet ortada bir haksızlık var ama bu haksızlığı yaratan ben değilim, çözüm noktası da ben değilim bunun için idari kısım var. onlar bana, ben onlara kavga ederek çözülecek bir şey değil bu. hoşuma gitmeyen bir uygulama olduğunda ben de o uygulamaya katılanlara mı surat yaparak çözmeliyim yani?

bir de sen de geziyorsun tozuyorsun diye ona söylememin sebebi başta o arkadaşın senin çocuğun var eşin var hayat sana güzel demesi üzerineydi zaten. sen benim hayatımın olumlu yanlarını görüyorsun ama senin hayatının da bana göre olumlu yanları bunlar dedim. tamamen seçim meselesi sonuçta. kimse kimsenin kişisel tercihlerini ve sonuçlarını eleştirememeli bana göre.
0
🌸kakamelsokoban
(13.11.20)
bu tiplere ne dendiğini herkes biliyor ama haklılar. çocuğu olana neden pozitif ayrımcılık yapılıyormuş? bak kendin söylemişsin "benim tercihim" diye.

sadece küçük çocuğa üzüldüm.
0
ya ben lan neyse
(13.11.20)
Yav zaten haftanın 3 günü, adamları ne zaman görüyorsun da sana surat yapıyorlar da sinirleniyorsun onu gerçekten tam anlayamadım ben. 2 gün de gözünü kapat devam et derim.
0
roket adam
(13.11.20)
@j r r tolkien hayranı evet onlar bir hafta işe gelip çalışıyor diğer hafta idari izinli sayılıyor. biz her hafta evden çalışacaktık. şu an için yapılan uygulamaysa 2 gün işyerinde diğer günler evden çalışma, bizim için idari izin yok.
0
🌸kakamelsokoban
(13.11.20)
Kadınların kadınlara yaptıkları eziyeti çekememezliği kimse kimseye yapmıyor. Bekar kadınların siz çocuklu çalışanlara çemkirmeleri evet yanlış. Bu sorun bence de böyle çözülmemeli.
Bu kararı üst mercilere şikayet edip sorgulatmaları gerekir üst merci de kolaya kaçıp çözümü sizleri iki gün işe getirtmekte bulmuş. Asıl ben o arkadaşın yerinde olsam buna ses çıkarırım. Hep beraber iyi şartlarda çalışmak varken, benim şartım kötüyse onlar da iki gün gelsin madem diyip sakinleşmek çok anlamsız.
Bekar çocuksuz olup evinde yaşlı ya da kronik hasta bakan kadınlar ne olacak peki, onlara sorsak bize de izin verilsin diyecekler.
İş arkadaşınız ya da sizin için tamamen haksızsınız diyemiyorum. Ama bu süreçte işe gitmek zorunda olanlara da fazla mesai, siz evdekilerden bir saat işe geç başlama hakkı gibi iş yükünü az da olsa hafifletecek şeyler yapılsaydı keşke
0
umutsuzevjınıkı
(13.11.20)
Benim durumum birazcık farklı.
Erkeğim. 9 senedir otizmli kardeşime, yasal vasisi olarak tek başıma bakıyorum.
O süre içinde hiçbir çalıştığım iş yerinden bir ayrıcalık istemedim. Hatta ne evli insanların sahip olduğu ek haklara sahip olabildim ne de bekarlar gibi "hayatımı" yaşayabildim.

İnsani açıdan bakarsak:
Ofise zırt pırt çocuk getirilmesi, buldumcuk anne babalar, anne babaların sürekli/bazen ayrıcalık istemeleri duygusal olarak benim de canımı sıkıyor ve kendimi eksik hissetmeme yol açabiliyor. Bu konuda hayatının bir dönemine gelmiş olup da bir şekilde evlenememiş/çocuk sahibi olamamış insanlarla empati kuruyorum.

İş olarak bakarsak: Mevcut haklar neyse o. Evli çocuklu kendine verilmiş haklardan yararlanır, eşi çocuğu olmayan da avucunu yalar. Kimsenin de itiraz etmeye hakkı olmaz.

Orta yol: karşılıklı anlayış.
0
trixi
(13.11.20)
çocuk yapmak gibi tamamen bir yaşam tercihi olan bir konuyla, "bacağını kırsaydın da işe gidemeseydin ama yine de gel deselerdi ne olurdu" gibi tamamen istem dışı olan ve iş yapmaya engel olan bireysel bir sağlık sorununu nasıl bir tutabiliyorsunuz anlam veremiyorum açıkçası.
0
roket adam
(13.11.20)
çocuklu insanlara ayrıcalık tanınması gayet makul bir şey
yasal hakkını hiç acımadan kullan

o çocukların en güzel şekilde yetiştirilmesi, çocuksuz insanların kuzey yıldızlarını izledikten sonra ülkelerine döndüklerinde rahat etmelerini, emekli olduktan sonra emekli maaşlarının yatmalarını sağlayacak

hepimizin vergileri tanımadığımız çocukların okumalarına, insanların tedavi ve sosyal yardım almalarını sağlıyor
böylece sokakta yürürken cüzdanımız için bıçaklanma ihtmalimiz bir nebze engelleniyor
işimizi kaybedersek açlıktan ölme ihtimalimiz azalıyor

bi tek kirli havamız bedava
0
bir soru sorcam
(13.11.20)
çocuklu insanlara pozitif ayrımcılık avrupanın çoğu ülkesinde olan bir şey, bu tiplere sorsak avrupa şöyle güzel böyle güzel ama kıskançlık çekememezlik olunca şark kültürü damarları tutar.
çoğu ülkede çocuklu ailelere vergi indirimi, çocuk parası v.s olur. demek ülkede bunlar olsa bu tipler hasetinden kendi kendilerini yermiş.

bu anlattığın hikayedeki tipler bizim milletin genel çekememezliği aslında, sozlukte de sık sık görürüz, bu meslek niye bu kadar maaş alıyor, niye bu kadar rahat çalışıyor ben eziliyorum o da ezilsin v.s. diye her gün farklı bir konu.

sizin yerinizde olsam alttan almaz direk, hatta bu konuda sert çıkardım bir daha sizin 100metre çevrenizde bu konuyu açmaya cesaret edemezlerdi.
0
nuisance
(13.11.20)
hepsi gerizekalı +1
haklısınız
0
basond
(13.11.20)
Bence haklisiniz. Digerlerinin size gicik olmasi yanlis, size verilmis bir hakki kullaniyorsunuz alti ustu. Bu kurali da siz koymamissiniz neticede. Olmasi gereken sorunu is yerinin cozmesi, en bastan "madem evden calisilabiliyor, herkes evden calissin" idi. Veya illa ofise gitmesi gerekiyorsa birilerinin is yerinin bu durumu bir sekilde kompanze etmesi gerekirdi (ek ucret, ek izin gunu vs).

Sikayetler "hayir onlar da evden calismasin madem, bize mi sordular cocuk yaparken" ekseninden ziyade, "ee oluyormus demek ki biz de evden calisalim o zaman" ekseninde olmasi lazimdi.
0
taurina
(14.11.20)
(7)

Araç çekilmiş

Olric
Merhaba, iki gün önce arabayı park ettiğim sokakta çalışma başlamış ve arabayı çekmişler, o yolu da pek kullanmadığım için dün haberim oldu yani bugün üçüncü gün. E-devlet üzerinden bakıyorum çıkmıyor, 1550'ye mesaj atıyorum cevap gelmiyor, 0212 275 24 00 diye bir numara buldum ama geçersiz numara d
Merhaba, iki gün önce arabayı park ettiğim sokakta çalışma başlamış ve arabayı çekmişler, o yolu da pek kullanmadığım için dün haberim oldu yani bugün üçüncü gün. E-devlet üzerinden bakıyorum çıkmıyor, 1550'ye mesaj atıyorum cevap gelmiyor, 0212 275 24 00 diye bir numara buldum ama geçersiz numara diyor. Acaba başka nerden öğrenebilirim bilen var mı?
0
Olric
(13.11.20)
sokakta esnaf varsa biliyordur onlar o bölgeden çekilenlerin hangi parka gittiğini.
0
hadsafhada
(13.11.20)
Bu websitesi var hocam hangi parka çekildiğini söylüyor ama unuttum onu, ibb’li bir şeydi
0
damba
(13.11.20)
Merhaba, bildiğim kadarıyla belli bölgedeki çekicilerin araçları götürdüğü parklar belli. Direkt ona göre bölgedeki kişilere sorabilirsiniz ceya şnternette bölge ismiyle arama yapabilirsiz. Bir de şöyle bir şey gördüm belki işinize yarar:

Otoparka çekilen araç sorgulaması için "PARK (BOŞLUK) ARAÇ PLAKASI" yazıp 1550'ye SMS gönderdikten sonra aracınızın nerede olduğunu öğrenebilirsiniz.
0
ats
(13.11.20)
155 i arasan ?
0
top_secret
(13.11.20)
en yakındaki yeddiemin otoparkına bizzat gitmenizi öneririm.
0
roket adam
(13.11.20)
Benzer bir durumda ilk gördüğüm çekiciye sormuştum, kamyonla beni otoparka kadar götürmüşlerdi :) Arabayı tarif edince, haa az önce kaldırdık onu diye anlatmışlardı üstelik.
0
scudman1
(13.11.20)
müsait bir yere park etmiş de olabilirler

benim arabayı yakında boş buldukları yere koymuşlar, yerinde bulamayınca baya şok geçirmiştim ama
0
bir soru sorcam
(13.11.20)
(3)

videoculara mikrofon ve yer sorusu

roket adam
arkadaşlar selamlar, genelde iki - max üç kişiden oluşan video interview'ler çekmeye karar verdim. ufak bi odada buluşup muhabbet edeceğiz yani. elimde şu anda rode videomic shotgun kamera var. bir de iphone headset'i, başka da bir şeyim yok. bu mikrofon supercardioid denilen yapıdaymış, direkt dire
arkadaşlar selamlar, genelde iki - max üç kişiden oluşan video interview'ler çekmeye karar verdim. ufak bi odada buluşup muhabbet edeceğiz yani. elimde şu anda rode videomic shotgun kamera var. bir de iphone headset'i, başka da bir şeyim yok. bu mikrofon supercardioid denilen yapıdaymış, direkt directional değil yani.

bunu ben nasıl konumlandırmalıyım ki tam karşıdaki iki kişinin de sesini alsın?
0
roket adam
(12.11.20)
tr.rode.com

polar pattern şekline bak. direkt olarak karşısını ve yanların bir kısmını alıyor.

cdn2.rode.com

yani mikrofonun 150 derece karşısını alabilir.

www.google.com

bu görseller sana bir fikir verebilir.

www.youtube.com
0
killerbee
(12.11.20)
Onu anladım ama ben mikrofonu iki konuğun tam ortasından 1 metre uzağa masaya koyduğumda odada yankı alıyorum. Mikrofon konuşanın dibinde olduğunda ise bu yankı sorunu yok. Dolayısıyla daha efektif bir yolu vardır gibi geldi.
0
🌸roket adam
(12.11.20)
yankı akustik düzenleme ile alakalı, tabi ağzına kadar getirip öyle konuşturursan yankıyı almayacaktır.

senin sorunun mikrofonun yeterli olmaması değil akustik düzenleme kaynaklı room soundu.

akustik düzenleme nasıl yapılır, yankı nasıl kesilir onu araştır. odan sanıyorum ki normalden çok daha boş.

www.akustikkumas.com

bak bu duvardaki şeyleri bu yüzden koyuyolar.

ben avrupa yakası dizisini çok izlerim mesela, tepeden boom ile alıyolar sesi, onda da dehşet yankı sorunu vardır. video falan işin içine girince sıkıntı dekoru bozmadan akustik düzenleme yapabilmek.
0
killerbee
(12.11.20)
(17)

Evi güzelleştiren eşyalar

ats
Merhaba, yakın zamanda yeni bir eve taşınacağım. Zaruri eşyalar dışında evinize ne aldığınızda veya hangi değişikliği yaptığınızda daha mutlu oldunuz? Rahatlık, estetik, fonksiyon vb açılardan olabilir
Merhaba, yakın zamanda yeni bir eve taşınacağım. Zaruri eşyalar dışında evinize ne aldığınızda veya hangi değişikliği yaptığınızda daha mutlu oldunuz? Rahatlık, estetik, fonksiyon vb açılardan olabilir
0
ats
(12.11.20)
C zigon. En sevdiğim eşyalarımızdan biri . bi de lazım olmaz diye düşünülüyor ama orta sehpa şart.
0
matilda
(12.11.20)
Bitki ve tablolar.
0
jazzabel
(12.11.20)
Wallhang/Duvar örtüsü.
0
Amaranta ursula
(12.11.20)
Çalışma odası yapacaksan ergonomik sandalye, uyumlu masa, ekran ve klavye rahatlık açısından inanılmaz fark ediyor.
0
roket adam
(12.11.20)
ışıklandırmaları tepeden aşağı değil de aşağıdan yukarı verince ve renk açısından da akıllı ampüllerle destekleyince çok oturulası oldu o sarı-beyaz sıcaklık anca öyle yakaladım. tavsiye ederim.

onun dışında evi güzelleştiren detaylardan biri de TV olmaması. tv izlemiyorum ben yaa havalarından değil de TV olunca bir odada her şey ona endeksli yerleştiriliyor o baya kötü.
0
AlsterWasser
(12.11.20)
boyle bir camasir sepeti: www.ikea.com.tr

bir de camasir kurutma makinesi cok kritik.
0
hot potato
(12.11.20)
C sehpa +1 (tembellik sehpa)
0
since1907
(12.11.20)
ben de yeni eve geçiyorum, şimdilik şunlara göz koydum.
www.fidanburada.com
www.youtube.com
hayallerde ise şu var
matteomauro.com
0
Bruce
(12.11.20)
Kaliteli bir puf. Tekli koltuğun olacak kesinlikle kolçaklı, önünde de bu puf.
0
candanag
(12.11.20)
Otomatik damacana pompasi
0
elorelia
(12.11.20)
Pencerelerin hepsine kaliteli sineklik tel, hayat kalitesini artırıyor
Rahat çalışma koltuğu,
Robot süpürge <3
0
kobuzchu kiz
(12.11.20)
Şaraplık, kitaplık, bej rengi bir berjer yanına loş ışıklı lambader harika bir okuma köşesi oldu, bitkiler, mumlar, yatak odasına ayaklı ayna. Bunlar daha çok görsel ve rahatlık olarak hoşuma gidenler.
Elektroniklere gelirsek kesinlikle iyi bir kahve makinası, filtre kahve makinam vardı şimdi bir de ekstra Nescafe dolce gusto aldım. Iyi bir blender ben tefal perfect mix kullanıyorum memnunum.
0
carmenta
(12.11.20)
Lambader, ayarlanabilir loş sarı ışık.
Bitki
0
ruhen hastayim ben
(12.11.20)
lambader, bitki, berjer +1
0
hazen
(12.11.20)
ben de puf demeye gelmiştim. berjer artı puf +1
0
ozgur bir kusun hatirati
(12.11.20)
Ahşap orta sehpa ve Step halılarına benzeyen az renkli halılar.
Düz renk perde.
Evin bir duvarını farklı renge boyamak, salon ya da yatak odası, ben koyu sarı seçmiştim.
Fazlalıkları ortadan kaldırmak.
Miamano.com'dan uygun fiyatlı resimler, saksılar vb. En azından uygun fiyata farklı ürünler almış olursunuz. www.instagram.com miamano.com
0
kaset
(13.11.20)
-almadan önce hiç beğenmiyordum duvardaki bir lekeyi kapatmak almak için mecburiyetten aldım ama çok sevdim "duvar rafı". üzerine minik bir vazo, birkaç çerçeve falan koydum. şık duruyor.
-oturma odasına büyük bir boy aynası(evi kesinlikle daha geniş gösteriyor ve derinlik katıyor).
-www.trendyol.com bir de bu.
0
penceredengorunenmorbina
(13.11.20)
(18)

alkolsüz veya alkollü restoran

blatta hiberna
merhabalar,bir insan kendi içki içmedikçe, neden gideceği restoranın da alkolsüz olmasını ister?meyhane ya da bar gibi bir yer olsa tamam, zaten bunlar alkollü içki üzerinden dönen mekânlar.yeri geldiğinde küfelik olanlar, kavga çıkaranlar, yan masaya sataşanlar da olabiliyor, o ayrı.normal restoran
merhabalar,

bir insan kendi içki içmedikçe, neden gideceği restoranın da alkolsüz olmasını ister?
meyhane ya da bar gibi bir yer olsa tamam, zaten bunlar alkollü içki üzerinden dönen mekânlar.
yeri geldiğinde küfelik olanlar, kavga çıkaranlar, yan masaya sataşanlar da olabiliyor, o ayrı.

normal restoranlardan söz ediyorum, illa balıkçı ya da ocakbaşı tarzı yerlerden değil.

geriye sadece sokak arası kebapçıları, esnaf lokantaları, fastfood restoranları, mantıcılar, çorbacılar falan kalmıyor mu?
ve bu sosyal hayatı çok fazla kısıtlayan bir şey değil mi?

mesela bir çift olarak giyinip kuşanıp güzel bir ortamda akşam yemeğine (içki içmeden) çıkmayı, bir iş ya da arkadaş toplantısına katılmayı zorlaştırmıyor mu?
yani bir risotto yersin, yanında da su veya maden suyu vb. içersin mesela gibi.

daha önce 1-2 tanıdığımda şahit olduğum bir şey bu.
dini nedenlerle olmadığını söylemişlerdi ama çok didikleyip soramamıştım, anlam da verememiştim.
aşağıdaki duyurulardan birinde görünce aklıma geldi.
amacım kimseyi incitmek değil, samimiyetle sebebini merak ediyorum.

edit:
daha çok yemek yenip hemen kalkılmayacak, bistro tarzı yerlerden bahsediyorum.


edit2:
cevaplar için çok teşekkür ederim.
zaten anlaşılacağını düşünerek "dini sebepler dışında" diye belirtmemek benim hatam tabii ama ben daha çok dini "olmayan" sebepleri soruyorum.
dindar olan, öyle yaşayan birinin restorana, bistroya gitmemesi normal zaten.
0
blatta hiberna
(12.11.20)
Dini neden olabilir, değilse alkol kokusundan rahatsız oluyor olabilirler.
0
fezagezgini_4
(12.11.20)
turkiye'de iken boyle ciddi zengin ama dindar bi musterim vardi, genelde luks kebapciya gidilirdi. icki olmadgina bakma, ickili restoran fiyatina iteliyorlar herseyi.

ayrica risotto'nun yaninda maden suyu icsen bile, yemegin icinde %99 ihtimal beyaz sarap var zaten, fyi.
0
try again fail again fail better
(12.11.20)
Beni mesela bira ve şarap kokusu çok rahatsız ediyor. Migrenim nüksediyor ve midem bulanıyor:/
Bir arkadaşım da dini kaygılardan ötürü gitmediğini demişti.

Edit: @JohnOakley ve @kanlakarisikyagmur+1
Özellikle @johnOkley'in dediği gibi genelde insanlar alkolün etkisiyle sarhoş sapitip çok saçma sapan hareketler yapabiliyor. Birkaç kere sarhoş olmadığını iddia edip mekanda kendini rezil eden arkadaşim olmuştu. Ayrıca bu tipler ısrarla ben sarhoş değilim sarhoş olma eşiğim çok yüksek deyip kendilerini kandırıyor. Bir de sarhoş olma kafası çok farklı haliyle içen karşısındakinin de alkolune eşlik etmesini isteyebilir.
0
Amaranta ursula
(12.11.20)
İçkili restoranların olayı farklı. O yüzden olabilir.

Rakı-balık mekanlarına kimse 1 saatlik bir yemek için gitmiyor. Gidenler en azondan 4-5 saatlik bir 'eğlence' için gidiyorlar. Bu nedenle böyle mekanların gürültüsü çok fazla oluyor. Ortamı da yemek yiyip kalkmak için fazla hareketli.

Ben sadece balık yiyeceksem rakı-balık restoranları tercih etmem.

Bir diğer sebebi de fiyatı olabilir. Normal bir balık restoranda 35 lira vereceğin atıyorum bir kalamar tavaya ortalama üstü bir alkollü mekan 50 lira çekiyor.

Bi keresinde denemek amacıyla evin yakınında bir ocakbaşı restorana gitmiştim. Meğer rakı mekanıymış. 2 tane lahmacun yedim. 50 lira hesapla kalktım :)
0
himmet dayi
(12.11.20)
muhafazakar ailede büyümüş bir ateistim. haliyle çocukluğum hep "alkolsüz" yerlerde geçti. üstelik ben trakya'da büyüdüm hahaha. buna rağmen duyuruyu biraz garipsedim açıkçası... alkol konusunda bu kadar hassas olan insanların yaşam tarzı ve beklentileri zaten farklı oluyor. ayrıca hayır, geriye saydığınız yerler kalmıyor - alkollü içecek satmayan bir sürü restoran var. mesela biz ilçenin en iyi iskendercisine giderdik sık sık. iyi de bir yerdi, pahalıydı. ayran, kola falan satıyorlardı sadece. oturup yemek yer, çay içer, tatlı yerdik. muhafazakar aileler & arkadaş grupları zaten bunu istiyor. onlara hitap eden yerlerin sayısı daha fazla bile diyebilirim.

biz kendi bakış açımızla değerlendirdiğimiz için bize kısıtlı geliyor. mesela ben de şimdi "iyi bir müslüman olarak yaşasam?" diye düşündüğümde acayip sıkıcı buluyorum ama bunun sebebi benim müslüman olmamam. ona inanan, o yaşam tarzını benimseyen insan için bunlar sorun değil. demek ki ona yetiyor, öyle rahat edebiliyor.

kaldı ki bence bu gerçekten hiç dert edilecek bir mesele değil... türkiye'de yaşıyoruz yahu. alkolsüz restorandan bol ne var? asıl "balığın yanında rakı içeyim" deyince zorlaşıyor mesele. ben ankara'da öğrenciyim örneğin, dürümcüden tut da alkolsüz restorana kadar bir sürü yer bilirim ama ocakbaşı falan bilmiyorum örneğin. birilerine sormam, özellikle araştırmam gerekiyor.
0
der meister
(12.11.20)
Ben dine dahil değilim. Ancak içmekten çok hoşlanmam. Kendi keyfim için gideceksen alkolsüz mekan tercih ederim ki sarhoş insanlarla muhatap olmak zorunda kalmayayım. Kalınca incilerim dökülmüyor, ama etrafta içki içen olmadığında kendimi daha güvende hissediyorum ve rahatlayabiliyorum. Içki içenler bağırır çağırır, bazen kavga çıkar, laf atarlar, istisnasız neredeyse hepsi baca gibi sigara içer. Bunlar hoş manzaralar değil. Hele sigara kokusu hiç sevmiyorum. Alkollü adam yanında içince de içme diyemiyorum kavga çıkıyor vay efendim sigara diye.
0
JohnOakley
(12.11.20)
Diğer bir sebep; alkol almayan insan sohbete ayak uyduramaz, kafalar uyuşmaz.
0
kanlakarisikyagmur
(12.11.20)
Benim de çevremde epey bu tarz tip var, alkollü mekanlarda insanların taşkınlık yapabileceğini ve canlarının sıkılabileceğini düşünüyorlar, bi grup insan da alkol değmiş tabaktan yemek bile yemeyecek kadar muhafazakar o yüzden. Try again'in dediği gibi alkol olmayan, ama ayı gibi pahalı olan bir sürü mekan var. Zaten muhtemelen en çok onlar kazanıyordur.
0
roket adam
(12.11.20)
@himmet dayi:

aslında onu demek istemedim.
yani sevgilinle ya da arkadaşınla gidip, uzun uzun oturup sohbet falan edip akşam yemeği yenecek, üstüne kahve içilebilecek herhangi bir yerin de menüsünde içki olabiliyor.
illa balıkçı ve ocakbaşı değil derken bunu demek istemiştim.

big chefs, kırıntı vb. gibi oturup salata yiyip kalkabileceğin, artık bazı avmlerde bile bulunan, ortalama sayılabilecek yerlerde de alkol var sonuçta.
ama ben de her gittiğimde içki içmiyorum mesela.
o tarz daha gündelik yerlerden bahsetmek istemiştim aslında.

@try again fail again fail better:
öylesine bir "restoran yemeği" diye örnek vermiştim, beyaz şarap detayı aklıma gelmedi, doğru.
0
🌸blatta hiberna
(12.11.20)
@der meister:

garipsenecek bir şey yok, duyuruyu dini hassasiyetlerle ilgili olarak yazmadım.
dini nedenlerle gitmeyenlerin nedeni zaten belli.

benim merak ettiğim JohnOakley'in verdiği örnekteki gibi dini nedenleri olmayanların sebepleri zaten.
0
🌸blatta hiberna
(12.11.20)
@b/h

benim aklıma hiç bistro tarzı yerler gelmedi açıkçası cevap yazarken. o tarz mekanlara gitmemeyi tercih etmek bana göre dinle alakalı doğrudan. farklı bir sebep bana saçma geliyor. "hayat tarzı" diyecek olursak zaten o da dinle alakalı. bistroda takılan gençlerin yanında kendini rahatsız hisseden kişi, dinen caiz olmayan şeyler yapıldığı için rahatsız oluyordur. gerisi boş bahane bence.

Bugüne kadar da bistroda kafayı bulup sağa sola rahatsızlık veren bir tipe hiç denk gelmedim. Ayrıca bistrolarda kapalı mekanda sigara da içilmiyor. Direkt barlarda bu yasak delinse de bistrolar içerde sigara içilen yerler değil.
0
himmet dayi
(12.11.20)
dini nedenle tercih etmeyenler migros, carrefour benzeri içki satan marketlere de girmiyor olabilirler. benim tanıdığım kişiler öyle en azından. evin altında kocaman migros var ama oradan alışveriş yapmıyor mesela. hatta migros vb. yerlerden alışveriş yaptığım için garipseyen, oradan alışveriş yapmasan iyi olur diyenler de var. ateist değilim, koyu dinci de değilim ama inancım var.
mekan sahibi, ödediğim parayla içki alacak. o paranın içinde benim param olmasın diye düşünebilir. ama ekmek aldığın fırında içki satılmıyor. fırın sahibi akşam evine giderken 2 bira alacak belki :)
0
sutlu nescafe
(12.11.20)
Ciddi ciddi yemek pesinden kosan bir insansa, zaten nerede olsa yer. Yemek icmek hayatinda onemsiz ise, boyle kurallar koyabilir. Sosyal hayati sinirlayici olarak dusunmuyorum yine de. Baska turlu de sosyallesilir cunku.

Bana da inanmasi guc geliyor ama yemek yemeyi sevmeyen, sofra kulturunden cok uzak duran insanlar da var. Boyle bir insana alkollu mekanlara girmemek bir sorun olmaz zaten.

Travmali (genelde babasi alkolik) arkadaslarimdan birkaci kendilerini huzursuz hissediyor alkol tüketilen yerlerde. Cok yanasmiyorlar aksam yemeklerine. Daha cok kahve icmek icin bulusuyoruz mesela.
0
buf-e kür
(12.11.20)
Bazı Yiyeceklere pişirme sırasında alkol konma ihtimali gitmemeye neden olabilir.
0
yemrem
(12.11.20)
Dini sebeplerle alkollü mekanlarda yemek yemek istemeyen kişilerin gerekçeleri şöyle:

1-) Ortak yıkanan bulaşıklarda alkol kalıntısı kalması.
2-) Havaya karışan ve solunan alkolün de haram olması.

Şaka değil ikisini de duydum ve duyuyorum.
0
pass
(12.11.20)
genelde alkollu mekanlar daha pahalı oluyor.
daha kötüsü alkollu mekanda alkol almıyorsanız genelde garsonlar size iyi davranmıyor hesaptan geçiremeyeceğiz diye.
0
nuisance
(12.11.20)
Benim dini sebeplerle gitmeyen bir arkadasim var, gerekcesi, ilgili mekanlarin kazandiklari parada alkolun payinin olmasi ve bunu haram olarak gormesi; ustune ustluk bu paralarin yine alkol tedarigi icin harcanmasi.

Alkolden para kazanilan bir yerde bulunmasi kendi inananciyla celiskili, kendi harcadigi paranin alkol tedarigi icin kullanilmasi vesilesiyle kendisinin dolayli olarak alkol icilmesine, dolayisiyle gunah islenmesine, neden oluyor ve buna ortak olmak istemiyor.

Alkol kalintisi ya da havadan solunmasindan daha mantikli ve tutarli bence :D
0
taurina
(13.11.20)
İçki içilen yerde bulunmak iyi değil. Sanıyorum ki mekruh idi. Ondan gitmiyorlar.
0
alperz
(13.11.20)
(7)

Yöneticilere Bir Soru

yanqoue
Diyelim ki bir çalışanla şirket için çok uygun bir maaşa anlaştınız. Bu çalışan kısa sürede kendini ispatladı ve olması gerekenden daha az maaş alıyor, ayrıca ekipte ondan daha kötü olmasına rağmen aynı maaşı veya daha fazlasını alanlar var.Böyle bir durumda bu yeni çalışanın maaşına anormalin üzeri
Diyelim ki bir çalışanla şirket için çok uygun bir maaşa anlaştınız. Bu çalışan kısa sürede kendini ispatladı ve olması gerekenden daha az maaş alıyor, ayrıca ekipte ondan daha kötü olmasına rağmen aynı maaşı veya daha fazlasını alanlar var.

Böyle bir durumda bu yeni çalışanın maaşına anormalin üzerinde bir zam yapılması için gerekli inisiyatifi alır mısınız? Ya da hiç hesapta yokken bir maaş düzeltmesi yapılması için gerekli mücadeleyi gösterir misiniz? Yoksa bir şikayet gelmediği sürece bu dengesizlik sizi ilgilendirmez mi?
0
yanqoue
(12.11.20)
Yonetici degilim ama soz konusu duruma bir kere dustum. Patron sonra duzeltici zamlar yapti zaman icinde.
0
cleric
(12.11.20)
Alırdım, aldım da hatta. Bu dengesizlik beni her zaman rahatsız eder
0
kablelvuku
(12.11.20)
maaşında iyileştirme talep ettiğimiz iki arkadaşımız oldu, üst yönetimin de onayıyla iyileştirme yapıldı. gerçekten hakediyordu ikisi de.
0
pati
(12.11.20)
Amerikan geleneği şirketlerde yapılmaz. Çünkü amaç insanlık değil, kar maksimize etmektir. Ne kadar az paraya calistirabiliriz diye bakarlar.
0
JohnOakley
(12.11.20)
Büyük zamlar yerine zamana yayılmış küçük zamların çalışanı daha çok motive ettiğine dair bir yazı okumuştum. O yüzden bu şanssızlığı zart diye düzeltmeye çalışmam, zaman içerisinde adım adım artırırım.
0
roket adam
(12.11.20)
Benim icin 2 kez yapilmisti ben talep etmeden, hem de ayni sirkette :D Artik nasi belese calistirdilarsa demek.
0
taurina
(13.11.20)
adaletli olmak yöneticinin en önemli özelliği olmalı.

eğer iyi çalışan ve maaşı düşük biri var ise maaşını diğerleriyle eşitlemek için elimden geleni yaparım.
0
tantunisultansuleyman
(13.11.20)
(10)

Haşmetlimiz faiz artırımına neden karşı?

soru icin geldim
Niye bu kadar rijit tutum sergiliyor? Kendince sebepleri ne olabilir? Ekonomiden anlamadığım için size soruyorum. Faiz artırımından neden bu kadar nefret ediyor?
Niye bu kadar rijit tutum sergiliyor? Kendince sebepleri ne olabilir? Ekonomiden anlamadığım için size soruyorum. Faiz artırımından neden bu kadar nefret ediyor?
0
soru icin geldim
(12.11.20)
Faiz dinimizce haram iste baska neden yok.
Soran olursa: Herkes parasini faize yatiracak, kimse girisim, yatirim yapmayacak, hazir faiz parasi yiyecek ekonomik cokecek.
0
neverletyougodown
(12.11.20)
Öncelikle nefret degil tercih. MB faiz artirmak yerine olusan acigi hem halka paylastiriyor. Faiz artisi bir ekonomiye verilebilecek en buyuk zararlardan biridir gecici olarak cozum saglasada uzun vade de zarar getirir. Burada faydadan kasit doviz kuru elbette. Fakat doviz artisi sebebiyle olusan fiyat artislari subvanse edilebilir (ki oyle yapiliyor zaten) ve vatandasa fiyat artislari minimum olarak yansir. Bu yil Turkiye'nin kasasina girmesi gereken 60 milyar dolar para dunyadaki ve bolgedeki malum sartlardan dolayi girmedi. Ayrica doviz kurunu artiran bir cok dis faktir var ve dunya genelinde artis soz konusu belli sure sonra doviz kuru eski seviyesine gelecek veya daha da dusecegini dusunuyorum.
0
acebi
(12.11.20)
biz tüketim ve kredi ile büyüyen bir ekonomi olduğumuz için sürekli yatırım, para akışı olması lazım. faizler yüksek olursa girişim, teşebbüs yerine insanlar mevduata yönelir diye istemiyor.

aslında ise mevcut hükümetin yükseliş dönemi türkiye de inşaat sektörünün de yükselişine denk geliyor. işte burada faiz yüksek olursa kimse tutup müteahhitten ev almakla uğraşmaz, faiz yer, müteahhitler vergi kaçırmak pardon kaçınmak için kasalarında nakit tutmadıklarından, sürekli yeni projeye yatırdıklarından kilitlenip batıverirler diye istenmiyor. IMHO
0
sarcophagus
(12.11.20)
temel nedeni islam peygamberinin "faiz ayaklarimin altinda, zinadan beter" demiş olmasi. bu nedenle bankalari da sevmez (görünür). dikkat edin
en guzel Atatürk reklamlarini neden bankalar yaptirir. bunu düşünün.
Ha bu arada, ayni islama gore, yaradan "benden yalnizca kul hakki için af istemeyin" der. Sonuc olarak, faize karşı olup da bu kadar kulun hakkini yemek de ne ola !çelişkiler ülkesi...(bankaci bir abiniz)
0
tunaktunaktun
(12.11.20)
Tez yazmaya gerek yok: Ekonomiden anlamadığı için
0
malheiros
(12.11.20)
Girdi, çıktı, maliyet çok anladığını ben de düşünüyorum. Çevresinde gezinen dalkavuklar faiz haram diye sürekli telkinde bulunduğunu; danışman ordusunun aksini iddia edecek büzüğü olmadığı için adamı dinlediklerini düşünüyorum.

Nasıl ki berat arşa giden dolara Avrupa'nın Çin'i olacaz diye argüman üretti. Adam istiyor diye doktoralı, kariyerli, yıllarca okumuş adamlar islami saçmalıklara kılıf buluyor.

Faiz haramdır. Sorunun cevabı bence bu.
0
baal
(12.11.20)
TR ekonomisinin hatırı sayılır bir kısmını KOBİ'ler sırtlıyor. Faizin yükselmesi, bu kobiler genellikle kredili mevduat hesapları üzerinden para döndürdüğü için ticareti donduruyor. Elinde sermaye olan da ticarete veya başka şeylere yatırmak yerine faize yatırıyor, oturduğu yerden para kazanıyor, yatırım yapmadığı için istihdam da yaratmıyor. Dolayısıyla bu iki senaryo da zaten sıkıntıda olan tr ekonomisini yavaşlatan ve istenmeyen bir durum.

İşin dini yönü klasik anti-akp muhabbeti. Sanki kalan her şeyleri çok islami de faize gelince yok diyecekler :) Fazla para geleceğini bilseler faizi %1000 yaparlar ama diğer arkadaşların da dediği gibi "ekonomik olarak" yüksek faiz türkiye ekonomisinde sürdürülebilir değil. Bireysel ekonomik kaygılar ile kurumsal beklentiler türkiye'de kesinlikle paralel değil, uyuşmuyor. Bireyler ucuza bir şeyler almak isterken kurumlar yüksek kar peşinde doğal olarak.

Bu arada kobi için yine yüksek kur çok büyük bir problem değil - aksine stoklu çalışan esnaf kısa vadede yüksek enflasyon ve kur ortamından ciddi kar ediyor. Kurun oynak olması bir problem sadece.
0
roket adam
(12.11.20)
Türkiye'de bilmiyorum ticaret yaptınız mı ama yatırım krediyle yapılır. Asla anaparadan para harcanarak yatırım vs yapılmaz. Kobiler bile atıyorum araç mi yenileyecekler kredi ile alırlar en basitinden. Bunu şimdi Kobi olarak değil de büyük şirketler olarak düşünelim. Adam yeni cihaz, fabrika vs kuracak. 10m civarı kredi lazım. Buna sen yüksek faizli kredi saglarsan bu adam bu yatırımdan vazgeçer. En temel sebep bu. Kimsenin umrunda değil din, iman, günah.

He bizde ise şöyle. Fabrika vs. Ya da KOBİ'leri korumak değil de inşaatcilari korumak için böyle şu anda.
0
westblack
(12.11.20)
ekselanslarının din sebebibiyle faize karşı olduğunuu düşünüyorsanız, kendisini hiç tanımamışsınız. çin'in müslüman uygurlara yaptığı soykırıma sessiz kalınmasını ve filistin davası uğruna ölenler için, bana mı sordular giderken, demesini hatırlatırım.
faize karşı olmasının sebebi, ülkeye gelir getiren tek sektör olan ve yandaşların kümelendiği inşaat sektörünün sıkıntıya düşmemesi. ha bir de enflasyonun sebebi faizdir gibi saçma bir düşünce de var.
0
vizivozo
(12.11.20)
olayın dinle alakası yok. adam brut force'tan anlıyor.

diyor ki, dünyada her şey güçle, baskıyla çözülür. amacımız faizi düşürmek mi? zorla faizi düşürürüz. enflasyon sebep faiz bilmem ne, bununla ilgilenmiyor adam.

liberal ekonomide ülke ekonomisi büyür, işsizlik azalır, refah artar, ülkeye güven artar, enflasyon azalır ve faizler de azalır.

bu vatandaş diyor ki, ben faizleri zorla düşürtürüm, enflasyonu istediğim gibi göstertirim. ama gerçekte enflasyon yüksek olduğu için ve hatta tüik enflasyonu bile faizlerden yüksek olduğu için eksi faiz veriyor devlet. buna da yatırımcı inanmıyor ve gelmiyor. fx rate yükseliyor. enflasyon daha da yükseliyor. faizler yükseltilemiyor ve bir girdap içine sürükleniyor ülke, sürdürülebilir bir şey değil.
0
stewie
(12.11.20)
(7)

Korona biri nasıl eve davet edebilir?

makarnacanavari
Yahu anlamıyorum.Eşimin babası pozitif olarak evde.Sabah aramış kahvaltıya çağırıyorlar eşimi.Delirdiniz mi dedim!Delirmişler değil mi?Nasıl bir kafa yapısı bu?Cahillik mi başka bir şey mi anlamıyorum!Hayır, bir de diğer oğlu karısını, kızı beraber ziyarete de gitmişler yani. Hepsi okumuş etmiş, az
Yahu anlamıyorum.

Eşimin babası pozitif olarak evde.
Sabah aramış kahvaltıya çağırıyorlar eşimi.

Delirdiniz mi dedim!
Delirmişler değil mi?
Nasıl bir kafa yapısı bu?
Cahillik mi başka bir şey mi anlamıyorum!

Hayır, bir de diğer oğlu karısını, kızı beraber ziyarete de gitmişler yani. Hepsi okumuş etmiş, az çok bilgililer (ha bana göre okumuş cahiller o ayrı)

Yani sürekli kahvaltıya davet ederler eşimi bir de. Biz hep beraber kahvaltımızı yaparız, işe öyle gider. Hala haftada bir iki ararlar. Buna da acaip tilt oluyorum ama çok takılmasam da bu hastalık devam ederken hala bu amaçla aramaları çok sinir bozucu değil mi?

Eşimin de benden gizli gitmesinden çekiniyorum açıkçası. Neredem bulaştım şu aileye hakikaten tek pişmanlığım
0
makarnacanavari
(11.11.20)
Ara şikayet et baskın yapsınlar eve
0
lcha
(11.11.20)
Cidden çok acayip. Delirmişler evet. Ben olsam büyük olay çıkarırım.
Okumuş olmak cahil olunmayacağı anlamına gelmiyor. Eşinizle açık açık konuşun, gerekirse bilimsel makalelere başvurun :) sizin endişeleriniz yersiz değil çünkü. Size bu sebepten tavır alırlarsa da sallamayın. İlla birilerinin ölmesi gerekiyor sanırım insanların durumun vahametini anlaması için.
0
sevenay
(11.11.20)
Kafayı yemişler. Şikayet etmekte fayda var.
0
battal gemalmaz
(11.11.20)
Önemli olan konu eşinin hareketi. Gidelim der mi, ya da gider mi sence? Bence asıl problemin o olabilir.
0
roket adam
(11.11.20)
Ama şu da var; hiçbir semptom göstermeyen ama gayet virüs pozitif olan ve sağa sola bulaşmasına istemeden ve farkında olmadan sebep olan insanlar da çok. Belki sen de öylesin. O ne olacak?

Bundan bu kadar korkmayın. Biz bir süreç geçiriyoruz, hayat resmen bize biz fırsat sundu, sağlıklı olmanın ve kalkınmanın kitabını yazabilecek bir fırsat. Korku en büyük engel hatta boynumuza bağlamayı tercih edeceğimiz veya etmeyeceğimiz kocaman bir kaya. Lütfen korkmayın şundan. Gider ama sarılmaz dokunmaz. Olabildiğince dikkatli ve temiz hareket eder, hem örnek ve itici kuvvet de olur. Korkmayın. Açık söylüyorum sadece plasebo etkisiyle iyileşenler varsa sadece noseboyla ölenler de hastalananlar da çok var. Korkmayın.
0
1bir1bir1
(11.11.20)
Eşim bana korkusundan gitmez ama ısrarlarını da kırmak istemez. Bilmiyorum. Kendisi de geçirdi. Korktu. Çocuk çok etkilendi vs bunları da göz önğne alır herhalde.

Bu arada @1bir1bir1 yani paranoyaklık derecesinde değilim tabi. Asemptomatik olup da çevremde kimseyi hasta etmemek için, eldiven ve maskesiz markete gitmiyorum. Mümkün olduğunca da eve sipariş veriyorum. Kendimize ait bahçe dışında da pek sosyalleşmiyorum son bir aydır. Yazın biraz rahatlamıştık kabul ediyorum ama asemptomatik olup da bulaş riski ile pozitif olduğunu bile bile, aciliyeti olmayan tamamen keyfi bir durumda ailemi riske atmaya kimsenin hakkı yok. Kusura bakmasın kimse.
0
🌸makarnacanavari
(11.11.20)
Eşiniz de okumuş bir insan olmasına rağmen sadece sizden korkusundan gitmeme kararı alıyorsa bir oturup düşünmek lazım.
0
bass solo take one
(11.11.20)
(14)

Komşu Daire Karantinada

birisi
Sevgili duyuru ahalisi.. Karşı komşumuzun evini az önce karantinaya almışlar. Dairenin kapısına yazı asılmış ekipler tarafından. Gündüz dışarı çıktığımda bir şey yoktu az önce olmus olay.Evde 1,5 yaşında bir bebeğimiz var.. Dikkat etmem gereken bir şey var mı rutin tedbirlere ek olarak?Olur da komşu
Sevgili duyuru ahalisi.. Karşı komşumuzun evini az önce karantinaya almışlar. Dairenin kapısına yazı asılmış ekipler tarafından. Gündüz dışarı çıktığımda bir şey yoktu az önce olmus olay.

Evde 1,5 yaşında bir bebeğimiz var.. Dikkat etmem gereken bir şey var mı rutin tedbirlere ek olarak?

Olur da komşu karantina şartlarına uymazsa hes uygulaması üzerinden ihbar etmem yeterli mi? İhbar sonrası komşuyla papaz olur muyum?
0
birisi
(11.11.20)
Gerekli önlemleri alıp “abartmayın”
0
asaf
(11.11.20)
Biz aynı evin içinde hastalanmadık tabi ama önlemsiz de olmaz. Binada düzenli ilaçlama yapılsın. Olmuyorsa siz apartmanda maskesiz durmayın. Dokunmayın bir yere vs. Eşimin babasına da muhtemelen alt komşusunun hasta olmasından dolayı geçti. Kimseye haber vermemişler çünkü. Bina içi pencere varsa sürekli açık durmasına dikkat edin bence. Ve evet, çıkarlarsa gelen giden olursa şikayet çok önemli. Ben öyle bir komşumu şikayet ettim. Gelen giden oldu mu bilmiyorum tabi. Kadın pozitif çocuklarla parka markete gidiyordu. Neyse işte yapanlar oluyor.
0
makarnacanavari
(11.11.20)
Nasıl şikayet ettiniz? @makarnacanavari
0
🌸birisi
(11.11.20)
Virüs yarın size de bulaşabilir. İnsanlardan nasıl muamele görmek istiyorsanız karşınızdakilere de o şekilde davranın.
0
kanlakarisikyagmur
(11.11.20)
asansör kullanmayın,
sağa sola dokununca mutlaka elleri temizleyin,
çocuğunuz apartmanda sağa sola dokunmasın
eve gelen kargo vs paketlere dikkat edin, kargocu sucu falan da mesafe bırakın temas kurmayın

yeterlidir. her gün farkında olmadan onlarca pozitif insanla temas kuruyoruz zaten. komşuları da sakın ola rahatsız etmeyin.
0
emfuzi
(11.11.20)
Rahatsız etme niyetimiz yok onları.. Sonuçta bir salgın var ve enfekte olmuşlar.. Acil şifalar diliyorum onlara.. Karantina şartlarına uyduklari sürece hiç sıkıntı yok.

Maalesef asansör kullanmama şansım yok.. 15. katta oturuyoruz..

Ama ekstra dikkatli olacağız tabi ki..
0
🌸birisi
(11.11.20)
Hahah şanslısınız, bir sürü insan covid oldu daire karantinası ilk defa görüyorum. İnsanlar dışarıda + - beraber takılıyorlar resmen.
0
roket adam
(11.11.20)
Maskeye ek olarak tek kullanımlık eldivenlerden kullanabilirsiniz belki en azından apartman içerisinde asansör kullanırken vs. @emfuzi gayet güzel anlatmış zaten, dışarısıyla etkileşiminizi en aza indirmeye çalışın kargocu, varsa apartman görevlisi, sucu vs. ye karşı da tedbirlerinizi alın onların apartman içinde ne kadar önlem aldıklarını bilemezsiniz. Ben olsam mecbur olmadıkça bir şey sipariş etmezdim mesela. Karşı komşunuz olduğu için kapınızın önünde çok oyalanmamaya özen gösterebilirsiniz ayakkabıları içeride giyip çıkarmak gibi. Şimdiden kötüyü düşünmeyin belki komşularınız tüm karantina şartlarına uyacaklar ki herkes için en hayırlısı bu. Siz de dikkatli olduğunuz sürece birşey olacağını düşünmüyorum. Sağlıklı günler.
0
carmenta
(11.11.20)
rutine ek hiçbir şey yapmanıza gerek yok. komşunuzun tek farkı sadece biliniyor olması yoksa siz de bile şu an virüs taşıyor olabilirsiniz ama haberiniz bile yoktur. ortalık o kadar çok pozitif ile dolu ki, kendi önlemlerinizi almaktan başka çareniz yok.
0
surprise
(11.11.20)
Gecmis olsun.
Eger evlerinden cikmayacaklarina eminseniz, koridoru dezenfekte etmek icin soyle bir sey kullanabilirsiniz belki.

www.ttmedicalgroup.com
0
65 derece
(12.11.20)
65 derece
(12.11.20)
Mesafe ve maske kurallarına uyarak kapılarını çalın. Geçmişolsun dileklerini iletip market alışverişi vs. bir ihtiyaçları olursa aramaları için telefon numaranızı verin. Bu size hastalık bulaştırmaz. Ama bugün ona yarın size. Komşuluk önemli.
0
Mirket
(12.11.20)
Mirket+1

Bizim apartmanda komşumuzun annesi Covid+ oldu. Kendileri haber verdiler apt grubuna. Biz de apartmanca elimizden geleni yaptık.
0
SiyamkedisiZorro
(12.11.20)
Evde kal uygulaması var. Orada ihbar bölümünden şikayet oluşturdum. Bir de 155’i aradımnkayıt aldılar. Gelen giden oldu mu tabi bilmiyorum.
0
makarnacanavari
(15.11.20)
(10)

Klima Tavsiyesi

patates
Merhaba,Klima alacağım ama sektörden bi haberim. Hangi marka iyidir? Nerden almak mantıklı?
Merhaba,

Klima alacağım ama sektörden bi haberim. Hangi marka iyidir? Nerden almak mantıklı?
0
patates
(11.11.20)
daikin hitachi york mitsubishi her zamanki gibi
mitsubishi love ben :)
hangi tip istiyorsunuz onu diyin de. samsungtan da uzak durun.
0
turbo sadık
(11.11.20)
salona alacağım için duvar tipi alacağım.

12000 BTu yeterli olacaktır diye düşünüyorum. Ev çok soğuk ısıtmak ilk amacım.
0
🌸patates
(11.11.20)
daikin f/p olarak çok iyi
çok araştırdım (1 yıl kadar) daikin aldım.
0
erty_ksk
(11.11.20)
@turbo sadık +1
arçelik ürünlerini öneririm. yıllardır sorunsuz kullanıyoruz.

klima almadan önce keşif ekibi isteyin. gelsinler. söyledikleri ölçüde alışverişinizi yapın. söylediklerini dinleyin. mesela tek bir odaya 18bin btu koyup tüm evi ısıtıp soğutamazsınız. kapılar, kirişler çok şeyi değiştiriyor. bunun gibi senaryolar var.
dış ünitenin nereye takılacağı çok önemli. baştan keşif ekibiyle belirleyin. koyacakları yer işinize gelmeyebilir.
birde alacaksanız kış mevsiminde alın. yazın gelmeleri haftalar sürebiliyor.
0
cliquot
(11.11.20)
daikin'e f/p'si iyi diyen de ne bileyim??

daikin fiyat olarak yüksektir, ama canavar gibidir. vestel beko arçelik gibi markalar için f/b oranı yüksek diyebiliriz
0
co2s2
(11.11.20)
merhaba teşekkürler.

ben zaten soğuıtmadan çok ısıtma için istiyorum. evim bahçe katı ve ev verimli ısınmıyor. yaklaşık 35-40m2'lik bir salonum var. 9000 - 12000 BTU yeterli olacaktır sanırım diye düşünüyorum.
0
🌸patates
(11.11.20)
Ben de alırken epey araştırmıştım, fiyat - performans olarak vestel önerdiler, gayet memnunum. Genel olarak arkadaşların yazdığına ek olarak bilinmeyen markalardan uzak durmanı öneririm, servis çağırdığında yaygın olması önemli diyorlar.
0
roket adam
(11.11.20)
arçelik diyorum. türkiye'de LG ortaklığıyla üretim yapıyorlar. ürün çok iyi. faturayı da göçertmiyor. servisi de başarılı, fiyatı da uygun.

35-40 metrekare için, 12bin'den daha düşük olmaz bu arada. 3 kuruş tasarruf için sakın ola 9bine filan yönelmeyin.

son olarak, cevapları tikleseniz ne güzel olur. insanlar emek emek yazmış :)
0
fever
(11.11.20)
Arçelik +1
0
since1907
(11.11.20)
mitsubishi fujitsu daikin
toshiba greee

ve diğerleri... vestele yanaşma.
0
mikahakkinen
(11.11.20)
(4)

Yeni macbook'lardaki m1 çipi?

but that was just a dream
Hakkındaki görüşleriniz nelerdir?Eskisine göre inanılmaz fark eder mi?
Hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Eskisine göre inanılmaz fark eder mi?
0
but that was just a dream
(11.11.20)
Fark edeceğini tahmin ediyorum zira benzer mimarideki işlemcinin kullanıldığı iPad pro'lar bir çok intel işlemciden daha hızlı şu anda. Isınma ve throttling konusunu da çözdük diyorlar. Şu anda mac almak yerine birkaç ay beklemeyi tercih ederdim incelemeleri görmek adına.
0
roket adam
(11.11.20)
Ben heyecanlandım ya.

Performans olarak çok farkedeceğini zannetmiyorum. Çünkü teorik olarak daha hızlı olsa bile bu runtime'da x86'dan RISC çevrimini nasıl yaptıkları belli değil (bir yazı bulamadım ona dair). Baya kara büyü dönüyor orada.

Ama bu sayede RISC yaygınlaşır, programlar, derleyiciler buna göre evrilirse işlemci piyasası canlanır, çünkü RISC tasarlamak kolay. Intel/AMD duopoly'si yerine az buçuk para bulan yetenekli mühendislerin işlemci çıkarabildiği bir dünya hepimiz için daha iyi olur.
0
plutongezegendegilmi
(11.11.20)
tüm macbook serilerini bu işlemciye geçirmedikleri sürece deneme amaçlı devam edecektir, sonrasında evrimleşeceği yeri göreceğiz. şu an 13 inch ve 16 inch performans cihazları hala intel işlemcide. deneme periyodu olarak görüyorum.
0
ludwig boltzmann
(11.11.20)
ben m1 çipli air almayı düşünüyorum. intel işlemci olanlar büyük bir indirim yaparsa anca alırım sanırım.
0
pardus
(11.11.20)
(17)

insanlar pahalı arabaları nasıl alıyor?

batlegolas
istanbul'un sıradan, orta-alt maddi duruma sahip diyebileceğimiz türden insanların yaşadığı bir mahallesinde oturuyorum.sokakta geziyorum, bir tarafta bmw, bir tarafta son model nissan, bir tarafta audi... geri kalan araçlar eski model ve ucuz arabalar. üc dört tane pahalı araba var.zengin olsalar b
istanbul'un sıradan, orta-alt maddi duruma sahip diyebileceğimiz türden insanların yaşadığı bir mahallesinde oturuyorum.

sokakta geziyorum, bir tarafta bmw, bir tarafta son model nissan, bir tarafta audi... geri kalan araçlar eski model ve ucuz arabalar. üc dört tane pahalı araba var.

zengin olsalar bu uyduruk mahallede oturmazlar. zengin olmayan da öyle araba alamaz.

nasıl oluyor bu?

hayalimdeki araba 400 bin lira. maaşım 3 bin lira. neden bu kadar imkansız ki? maaşım 10 bin olsa da alamam ki.

insanlar 400 bin liralık arabayı nasıl alıyor?

pencereden bakıyorum, masmavi nissan qashqai. çok güzel. nazarı değen bir insan olsam şimdiye patlamıştı.

lan etraftaki tek düzgün, yeni ev benimki. bizim binadan birine de ait değil. kimin lan bu araba? manyak mısın, bu mahallede işin ne?
0
batlegolas
(10.11.20)
kilit kelime "maaşım" çoğu maaş almıyor maaş veriyor.
mahallemizdeki tavukçu(bildiğin çevirme tavuk) a7 ye biniyor mesela.
0
basond
(10.11.20)
Aylık gelirin belli bi seviyenin üstünde olduktan sonra bir noktada borca girip al-sat yaparak bu rakama ulaşıyorsun. Mahalle uyduruk olabilir ama içinde yaşayanların yaptığı işleri bilmiyoruz. Beyaz yakalı gibi düşünme, esnaf vergi ödemiyor mesela, aylık kemiksiz 10-15 bin lira kaldırıyorsa ki çok normal rakamlar, bir süre önce de borca girdiyse rahatlıkla şu an 350-400 binlik araba sahibi olabilir. 2018 ortası gibi 130 binlere satılan araçlar şu an 300'ü geçti zira. Tavsiyem gücünün yettiği küçük rakamlarla yatırım yapmaya başlaman, zaman içerisinde o para değerlenecek ve yeni aracına sermaye olacak.
0
roket adam
(10.11.20)
bahsettiğiniz paraya sahip olan insanlar pek vizyonlu olmuyorlar. mesela o vizyon buradaki çoğu insan var, paramız olsa nezih bir yere taşınırız, güzel araba alırız, şık giyiniriz, saçımıza başımıza dikkat ederiz vs. ama bahsettiğiniz grup -ki benim yaşadığım yerde de mevcut- kurulu düzenini bozmaz, yaşıyoruz işte diye düşünür. bu tipler için en önemli şey araba olduğu için ona ekstra önem gösterirler. biz mesela yurt dışına gider diyar diyar gezip kültürleriniz, ama onların aklının ucundan geçmez. özetle paranın bir kısmı yanlış insanlarda.
0
rose parks
(10.11.20)
Baba parasıyla alıyorlar.

İçlerinde istisna elbette vardır ancak çoğu aileden zengin. Maaş veriyor, ticaret yapıyor diyenlere bakma. Maaş verecek düzeye gelmek o kadar kolay değil.
0
kickboxer
(10.11.20)
son cümlesi hariç rose parks +1
herkesin ideali kültürlenmek ya da dünyayı gezmek olmak zorunda değil, böyle mutlu oluyorsa doğru insan yanlış insan ayrımı yapmayı doğru bulmuyorum ben. öte yandan bu durum ciddi bir gösterge o insanların hayata bakışı açısından. "araba sevdası" hala bir ülke gerçeği.
0
Bruce
(10.11.20)
Onlar da maaşı 3000 TL olan nasıl geçiniyor diye gıpta ederek düşünüyor olabilirler.
400.000 TL değerindeki hayallerde yer alan araba yerine, ikinci el 60-70bin TL'lik hyundai accent gerçeğini yaşamak için çalışmalıyız.
0
Erva
(10.11.20)
Babam 12 yaşımda vefat etti, 0 baba parası aldım bugüne kadar.
BMW ye de bindim, ülke ülke de gezdim, şimdi daha konforlu bir aracım var.

Maaşlı iş + bol bol freelance iş diyelim.
Yazılımcıyım.

İlla baba parası veya illa yandaş olmaya gerek yok.
Yandaşlığın yanından bile geçmedim, hiç bir zaman.
2002 de destekleyenlerden bile değilim (ki zaten 2002 de öğrenciydim)

3 bin maaşla zor
ama 3 bin maaş alıyorsan, ben neyi yanlış yapıyorum diye sorgulayabilirsin.
0
summatinyourteeth
(11.11.20)
Şimdi aileden zengin olan var.
Onun dışında leasing yapan da var.
Gene aynı şekilde kendi isi olup vergiden düşen vardır (teyzem ve ortağı vergiden düşmek için kendilerine ford cmax almislardi birer tane sirf vergi oduyor).
Onun dışında şirketin verdiği vardir (çalıştığım şirkette düz müdürlerde octavia, üst müdürlerde a5 ve c serisi mercedes vardi. Arkadasim yeni ise başladı müdür olarak yeni kasa focus verdiler).

Bu arada bu Türkiye'de var. Çalıştığım sirket Avrupa'da kimseye araba vermiyor. Belki İsviçre'dekiler alir. Onun dışında müdür diye araba yok. Kendi müdürüm kar payi, aylik 5000€ vs vs derken Citroen c3 kullaniyor. Sefim de 2006 a3'e biniyor. 100 kisilik binada pahali arabasi olan 3 kisi var galiba. A6, 3.20 ve a5. Bir iki tane de eski lexus var ama onun dışında hep normal arabalar.

Ben Türkiye'de çok kafaya takardim araba isini. Şöyle 3 sene geçti mi araba eskimis gelirdi. Vallaha buraya geldigimde hic umursamadigimi fark ettim artik.

Neyse yani, bence kafaniza takmayin. Araba güzel bir şey, özgürlük ama Türkiye'de biraz fazla abartılmış durumda araba/yeni araba/2-3 senede yenileme vs olaylari.
0
logisticsmanager
(11.11.20)
Ha bir de; aldiginiz para düz çalışan parasi. Ama Türkiye üçüncü dünya ülkesi olduğu için amacı düz calisani mutlu etmek degil, düz calisandan daha cok nasil vergi almak. O yüzden sizin araba alamamaniz "normal" oluyor. Ama değil. Ayni tatil yapamamak, et yiyememek, ps5 alamamak gibi şeyleri normallestirilmesi gibi.
2006 clio vardi. 500-1000 euroya satardim satsam. Asgari ücretin yarisi yani.
Kısacası sıkıntı sizde degil, ülkede.
Bir de sukredin lol.
0
logisticsmanager
(11.11.20)
3 bin maaşla cep telefonu bile almak için 6 ay beklemen gerekir arabayı falan geç..

Ben herkes baba parası demiyorum ama çoğunluk öyle. Aile şirketi falan da olabiliyor.

İstanbul'da yaşayan biri minimum 30 bin kazanarak o aracı 2 sene de alabilir. 30 bin demek günde 1000 lira demek. Bu paralara çıkmak için yapılan işte büyük tecrübe lazım. Tabi yapılan işteki vergi, kira vb giderler de var. Elde 30 kalması için 40 kazanman lazım.

Kendi işini yapıyosun diyelim yanında çalıştırdığın elemanın sana maliyeti 5000 lira. Öyle maaş vermek kolay değil.
0
kickboxer
(11.11.20)
"zengin olsalar bu uyduruk mahallede oturmazlar."

cok zengin degilseler bile ticaret gelirleri falan vardir. Bir de varos bir ailenin biraz zenginleyince cart diye elit bir mahalleye tasinacak hali yok zira bu tip insanlar icin ait olduklari bolgeden kopmak zor. Tasinacak olsalar yeni komsularina ayak uydurmalari falan gerekirdi. Ote yandan araba kisa yoldan statu arttiran bir sey. Hic ugrasmadan senin ve diger komsularin kanina girmisler mesela.
0
hot potato
(11.11.20)
2020 model S serisi Mercedes dealerindan satin aldigim yeni bir aracim var, aileden destek hic yok, haftada 7 gun calisiyorum, taseron firmayim buyuk bir firma icin, stres ve problemler cok fakat yasadigim yer Amerika, burada araba fiyatlari daha dusuk Turkiye'ye gore fakat Turkiye'de olsam, buyuk bir sirketin taseron islerini alabilsem burada yaptigim gibi, gene cok rahat binerdim ayni model araca orada da, maasli calismak cok iyi bir secenek degil fakat herkesin patron oldugu, herkesin ust duzey manager oldugu bir dunya duzeni mumkun degil, insanlarin cok az bir kismi digerlerinden siyrilip farkli ust seviye bir hayat kurabiliyor, %10 dan az bence dunya genelinde bu rakam, Amerika'da dogup buyumus fakat zar zor eski model bir Ford alabilen insanlarda var burada.

Kimse baskasi icin is firsatlari yaratmiyor genellikle yakin aile bireyleri disinda(torpil veya zengin bir aileden gelmek), kendi sansini kendin yaratmalisin, oncelikle kendini ve etrafini kesfetmekten baslamani tavsiye ederim.
0
nosmoke
(11.11.20)
Ticaret yapanlar parayı vuruyor ya. Hele ithalat-ihracat yapanlar acayip. İş yaptığımız firmaların sahipleri BMW M5, Audi RS6, Porsche Panamera, Maybach S500 falan biniyor.

Sermayem olsa ben de girerim şu ticaret işlerine. Ama öyle çiğköfte, dönerci değil, elektronik falan.
0
efreet sultan
(11.11.20)
turkiye'de araba konusunda sacma sapan bir durum var, araba fiyatlari abzurdluk derecesinde yuksek. asgari ucret ve civarinda dolasan insanlarin ikinci el bir arac almayi akillarina bile getirme olanaklari yok.

benim kullandigim formul senelik burut gelir/3. Bunun ustune cikinca araba odemelerini yapmakta zorlaniyorsun. Senin burut gelirin 3500x12= 42000 ise mesela, senin aslinda 14000 birim civarinda bir araca binmen lazim.

Bu formul yurtdisinda eli yuzu duzgun ulkelerde isliyor zira araba fiyatlari ikinci elde dusuk, ama turkiye'de islemiyor. En ucuz araba 125bin dersek, senelik 369bin gelir lazim, o da aylik burut 30bin tl yapiyor. 50binlik bir arac alalim desek, ayda 12bin birim gibi bir para yapmak lazim. Dolayisiyla asgari ucretlinin tofasa bile binme olasiligi yok.

eger muhit cok nezih degilse senin gordugun araclar ya sirket aracidir, ya misafirlige gelenlerin aracidir, ya da senin mahallede bazi gizli zenginler var eve degil araca yatirim yapiyor.
0
cooperr
(11.11.20)
standart 2 ev kirası gelirin olsun,2000 x 2=4000
evde 6 maaş olsun ,6x2000 =12000
4 bin gider kalan 12 bin.
tam bir yıl önce ,orta sınıf 520 ve kasaların 2. ellerini biriktirdikleri paralarla alabilirler.
göçmenler, beraber yaşar bu namuslu yolu bu arabalar için.
bide vergisiz ticaret, yasdışı insan-mal satısı var, öle gizli saklı değil heryerde var bu.
ufak mütehitler, kalan arsayı satanlar, zamanında başkası için hapis yatanlar.
zamanında güzel yere dükkan açan yada sabit yerde ticaret yapanlar, çoook çook daha fazla kazanabilir.
ama kültür sabit olduğundan ,mekan da sabit kalır mahalleden gitmezler.
hatta belli bir yıl sonra memlekete bile gitmezler.
0
bugga
(11.11.20)
Kimse değinmemiş ama o arabaların çoğu şirket aracı. Benim eski şirketimde müdürlerin araçları Audi'ydi. Nerden baksan şirkette 10-12 Audi var. Toplam beyaz yaka 60 kişi falandı zaten.
0
himmet dayi
(11.11.20)
Genç yaşta pahalı araba alan tanıdıklarımın çoğu babalarının kurduğu yapım, yıkım, inşaat, petrol, otomotiv firmalarından gelen paralarla alıyorlar.

Maaşlı çalışanlardan sadece pilotlar alıyor. 50.000-80.000 arası kazandıkları için.
0
Pranarian
(11.11.20)
(5)

silent hill 2 oynayan var mı

marul hirsizi
varsa görüşleriniz nelerdir.not: soruya edit yaptım.
varsa görüşleriniz nelerdir.

not: soruya edit yaptım.
0
marul hirsizi
(10.11.20)
Yakın zamanda değil ama üni yıllarında not tuta tuta oynamıştık. Teknik değil de içerikle ilgili bir soruysa yardımcı olabilirim.
0
lüzumsuz adam
(10.11.20)
Yakın zamanda değil fakat bu zamana kadar herhalde 3-4 defa oynamışımdır
0
apocalipy
(10.11.20)
Bu kadar içine çeken bir shadow of the colossus olmuştu beni. Hikayesiyle, atmosferiyle, ses-müzikleriyle (Akira Yamaoka faktörü) her şeyiyle çok güzel bir deneyim.

In my restless dreams, i see that town.. :v
0
lüzumsuz adam
(10.11.20)
Şimdi oynamak istiyorsan çok zorlanırsın onu söyleyeyim :D Ama değer mi baba diyorsan? Hikayesi oyun tarihinin ilk beşi içerisine girer, müzikleri aynı şekilde harika. Atmosfer de o zamana göre kıyaslarsan çok iyi ama o zamanlardan bu zamanlara ne atmosferler gördük.

ayrıca bulmacaları resident evil serisine göre daha akıllıca ve keyifli. Silent hill serisinin en iyi oyunu bence. Oyunun en önemli olayı hikayesi ve karaktere rahatlıkla bağlanabilmen. O duyguyu, yalnızlık hissini ana karakterle birlikte sen de yaşayabiliyorsun. O hissi çok iyi vermişler. Sadece ana karakter değil, o yalnızlıkta karşılaştığın yan karakterler bile bir şekilde ilgini çekiyor ve çok iyi yazılmışlar. Ve bunlar sürekli karşına çıkmıyorlar. Bokunu çıkarmamışlar, bildiğin yalnızsın ya oyunda. Serinin diğer oyunlarında bunun boku çıkıyor mesela.

Ne kafayla, nasıl bir ilhamla yapmışlar bu oyunu bilmiyorum ama harika bir oyun. üst düzey yani.

* Spoiler vermeden bu kadar övülüyor. Oynayan herkes spoiler vererek anlatsa nasıl bir şey olduğunu herkes görür. Ne kafayla yapıldığının olayı işte o verilecek spoilerlarda gizli :D
0
eazy
(10.11.20)
Acayip keyifli oyundu, ciddi ciddi korkmuştum açıkçası. Ben çok beğenmiştim.
0
roket adam
(10.11.20)
(4)

teknik pozisyonlarda çalışanlara soruyorum

pati
kendim gibi amelelere yani.ne sıklıkta müşterilere gidiyorsunuz? müşteriye gitmiyorsanız, müşterilerle ne sıklıkta ve ne şekilde muhattap oluyorsunuz? müşterilerin size karşı tavırları nasıl?ilave: hangi departmanda çalışıyorsunuz? arge, üretim, kalite kontrol, vs.?
kendim gibi amelelere yani.

ne sıklıkta müşterilere gidiyorsunuz? müşteriye gitmiyorsanız, müşterilerle ne sıklıkta ve ne şekilde muhattap oluyorsunuz? müşterilerin size karşı tavırları nasıl?

ilave: hangi departmanda çalışıyorsunuz? arge, üretim, kalite kontrol, vs.?
0
pati
(10.11.20)
İş yerine göre değişiyor benim için. Önceki iş yerimde ayda 2-3 defa yurtdışına kesin giderdim müşteri ziyareti amacıyla. Son iş yerimde neredeyse hiç gitmiyordum. Ancak yurt içi müşterilere bakan arkadaşlar haftada bir gidiyorlardı işin yoğunluğuna/aciliyetine göre.

Sektör: Otomotiv
Pozisyon: Proje yöneticisi/lideri
0
himmet dayi
(10.11.20)
Selam,

arge-analist

genellikle gitmiyorum. eski zamanlardan beni tanıyan ve özellikle benimle görüşmek isteyen birkaç müşteri var. sesimi çıkarmıyorum onlara da. onun dışında görüşmem ve irtibatım yok.
0
kenarortay
(10.11.20)
tamirciyim tamir ettiğim alete gitme şansım az oluyor ve şirketin malı oluyor genelde.
%99 o bana geliyor.

Ha müşteri ile muhatap olmuyorum o iş başkasına ait.
0
basond
(10.11.20)
IT teknik çalışanıyım, son 9 ayda 2 kere müşteriye gittim sadece, tamamen webex üzerinden yürütüyoruz işi.
0
roket adam
(10.11.20)
(14)

Babamın durumu ne olur?

nediyimkisimdi
Merhabalar. Ablam ve eşinin test sonucu pozitif çıktı (bugün beşinci gün) Babamda bir semptom yoktu ama 65 yaş üzeri olduğu için ve kronik rahatsızlıkları olduğu için test yaptılar o da pozitif. Babamda böbrek yetmezliği var bir de 4 yıl önce akcigerindeki kitle yüzünden sağ akcigerinin yarısını ald
Merhabalar. Ablam ve eşinin test sonucu pozitif çıktı (bugün beşinci gün) Babamda bir semptom yoktu ama 65 yaş üzeri olduğu için ve kronik rahatsızlıkları olduğu için test yaptılar o da pozitif. Babamda böbrek yetmezliği var bir de 4 yıl önce akcigerindeki kitle yüzünden sağ akcigerinin yarısını aldılar. Test dün yapıldı. Böbreklerden dolayı ilaç veremediler. Şimdilik hala bir semptom yok. Tomografi de temiz. Eve gonderdiler takip edeceğiz dediler. İlac kullanamadigi için git gide ilerler mi? Doktor böyle ayakta semptomsuz atlatanlar da var dedi ama daha cok yeni olduğu için erken konuştu gibi geliyor. Sanki yatırıp takip etseler daha mı iyi olurdu? Başından savmış olamaz değil mi belki gerçekten semptomsuz atlatır ciğerlere inmeden?
0
nediyimkisimdi
(10.11.20)
testlerin güven aralığı düşük deniyor pozitif için. tomografi temiz çıkmış olması sevindirici.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(10.11.20)
benim çevremde gördüğüm covid'e yakalanan insanların neredeyse %70i ilaç kullanmadı. ölsem de kullanmam ne olduğu belirsiz bi ilaç, dünya sağlık örgütü şöyle böyle dedi vb vb gibi.

ya bazıları grip gibi hafif kas ağrısıyla atlattı, bazılarında sadece yüksek ateş oldu.

yani ilaçsız iyileşen çok insan gördüm ben tabi ama babanızın durumu ağırlaşır mı hafif mi atlatır, yoksa hiç semptom göstermez ileride başka bir hastalık mı çıkartır onu kimse bilemez.

zira covid için kronik kalp damar hastalığı diyolar ve çoğu şey bilinmiyor.

benim annemin de akciğer kanseri dolayılısyla sağ akciğerinin yarısı alındı. ben de çok endişeleniyorum ne olur ne biter, malum hastalık var hep hastanedeyiz elbet kapacağız diye.
0
killerbee
(10.11.20)
testleri de doktor bir arkadaşım şöyle anlattı,, testlerin doğruluk oranı oldukça yüksek yüzde 90 üzeri ama net sonuç alabilmek için 4. 5. ve 6. günlerde test yaptırmak gerekir çünkü virüs bundan sonra boğaz ve burundan başka yere geçiyor, o zaman 3 tane test yaptığımız negatif çıkan insanın bile akciğerlerinde hasar görebiliyoruz demişti.
0
killerbee
(10.11.20)
Arkadaşımın babası 80 yaşında covid oldu, bir sürü kronik hastalığı vardı, kanser atlatmıştı falan, bi kaç gün yatıp atlattı. Takip edin tabi, ama semptomsuz atlatan da çok insan var.
0
plutongezegendegilmi
(10.11.20)
Yaşı yüksek olsa bile semptomsuz atlatan çok kişi var. Yatırıp takip etme diye bir olay yok şu anda, evde siz izleyeceksiniz, nefes darlığı vs olduğu an 112'yi arayacaksınız. Moralinizi bozmayın.
0
roket adam
(10.11.20)
çok geçmiş olsun. pozitif çıktıktan sonra yapılacak bir şey yok. ama iyi açıdan bakarsanız, en başında yakalandıysa sıkı takipte olacağı garantisi var. en ufak bir terslik görürseniz hızlıca hastaneye yatar. Endişenizi anlıyorum, aynı durumda kim olsa endişe eder, ama verilen örneklerde de olduğu gibi sorunsuz atlatabilir.
0
lcha
(10.11.20)
Doktor haklı olabilir. Eğer bişeyi yoksa zaten hastanede yatması daha kötü bence. Bu hastalıkta doktorların tercihi evde geçirilmesi oluyor zaten.

Babanıza şunu söyleyin, en ufak bir sıkıntısını bile acil bir şekilde söylesin size. Sık sık kontrol edin ve bol vitamin sağlıklı beslenme vs. dikkat etsin. 10 gün kadar kendine ekstra iyi baksın. Sorun olacağını sanmıyorum. Geçmiş olsun
0
infernalcadre
(10.11.20)
Çok geçmiş olsun. Babanıza MaşaAllah diyelim, Allah şifalar versin.

Bence siz yine de vitaminini, sebzesini, meyvesini, bitki çayını bu aralar eksik etmeyin.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(10.11.20)
Son gelişme: böbrek değerleri düşmüş. Akcigerinde nokta kadar da olsa zaatture başlamış. Genel durumu hala iyi. Evde tedavi olmaya devam edeceksiniz dediler. Sanki tutulum var böbrek ve cigerlerde diye düşünüyorum. İlerleyecek bu hastalık
0
🌸nediyimkisimdi
(10.11.20)
ilaç tavsiyesi vermek istemiyorum fakat bu virüs kan pıhtılaşmasına neden oluyor, doktorunuza danışıp kan sulandırıcı kullanabilirsiniz.
0
nuisance
(10.11.20)
Merhabalar,

Halam kalp ve şeker hastası. Ciğerinde iki yerde kristallenme tespit edildi. bugün 15. güne girildi. Ateşi kalmadı ama hala bitkin. (hastaneye yatmadı)
Bu süreçte yazacağım veya nacizane tavsıye edeceğim şey moral bozmamak ama asla da hafife almamak olur. Olabildiğince takibini yapın ve en ufak bir olumsuzlukta (ateş, solunum sıkıntısı) hemen doktorunuzu arayın.

Kalpten geçmiş olsun diliyorum, umarım en kısa zamanda herkes iyi olur.
0
urthoalvar
(10.11.20)
çok geçmiş olsun. semptomsuz test yaptırmanız iyi olmuş, hastalığı ilk aşamada yakalamışsınız. babam 82 yaşında atlattı. daha önce yazılanlar gibi moralinizi bozmayın ama devamlı takipte olun.

annemle babam beraber geçirdiler hastalığı, biri 77, biri 82 yaşında. tansiyon, ateş ve oksijen oranını devamlı takip edin. evde yoksa satürasyonu ölçen oksimetre bulundurun, parmaktan kandaki oksijen oranını ölçüyor ve covid için bu çok önemli. günde 2-3 kere aynı saatlerde bu takibi yapın, ateş 38 üstüne çıktığında duş ve parol bir süre rahatlık sağlıyor. anormal bir durumda mutlaka hastaneyi arayın.

evde bakım olarak biz bol C ve D vitamini, sarımsaklı su, bol bol su filan idare etmiştik. Satürasyonu takip etmeyi unutmayın. Çok geçmiş olsun, inşallah bu süreci evde rahatça atlatırsınız.
0
miranda
(10.11.20)
Hocam elden bir şey gelmez. Oksijen ihtiyacı olana kadar evde takip. İnşallah yayılmaz. Süreç resmen nasip.
0
andlee
(10.11.20)
Nasıl oldu babanız?
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(21.11.20)
(5)

Apple monitörünü laptopta kullanma

nickaramaktanbiktimben de bunickisectim
Merhaba elimde bulunan apple monitörünü, mevcut laptopumun ekranı küçük olduğundan hdmi ile bağlamayı düşünüyorum. bunu yapmam mümkün mü?
Merhaba elimde bulunan apple monitörünü, mevcut laptopumun ekranı küçük olduğundan hdmi ile bağlamayı düşünüyorum. bunu yapmam mümkün mü?
0
nickaramaktanbiktimben de bunickisectim
(09.11.20)
Bildiğin monitor ise mümkün tabii ki.
0
himmet dayi
(09.11.20)
hangi apple monitorü olduğu önemli. muhtemelen apple thunderbolt display'dir elinizdeki, onlarda hdmi çıkışı yok, thunderbolt to hdmi dönüştürücü falan almanız lazım.
0
roket adam
(09.11.20)
mac versiyonu. 10.6.8
0
🌸nickaramaktanbiktimben de bunickisectim
(09.11.20)
laptop da apple mac mi?
0
fever
(09.11.20)
APPLE MAC
MODEL = a1224
İMAC 20/2.4/1GB/250GB/8D-İEA

CONTAINS:FCC ID:QDS-BRCM1024
Mac versiyonu. 10.6.8
0
🌸nickaramaktanbiktimben de bunickisectim
(09.11.20)
(16)

Yakınlarınızdan corona olup, hayatını kaybeden oldu mu?

silver apple
Önceden genelde haberlerde duyuyordum ama bu sıralar coronaya yakalanan çok duymaya başladım. Komşular, iş arkadaşları vb...
Önceden genelde haberlerde duyuyordum ama bu sıralar coronaya yakalanan çok duymaya başladım. Komşular, iş arkadaşları vb...
0
silver apple
(09.11.20)
evet oldu
0
clones
(09.11.20)
Olmadi. Kuzenimin kayinpederi 17 gun entube kaldi 65+ yasi. Simdi cok iyi masallah. Umarim olmaz. Annem astim hastasi, korkuyorum
0
matilda
(09.11.20)
Eskiden yakınlarda duymazdım ama bu ara çok duymaya başladım ya. Yan binadaki yakın komuşumuz Ordu'da kapmış, hataneye almışlar. Babamın amcası, epey yaşlı o da kapmış durumu kötüymüş. Gidici diyorlardı en son. Bir kız arkadaşımız, bahçelievler taraflarında oturuyor. Kapmış, bütün aile evde 10 gündür.

Ölen olmadı ama çok olan duymaya başladım bu aralar. Dıdısının dısını duyduklarım da ayrı var yani. Bence durum sahiden kötü ya, eskiden burada hep sorarlardı yakınlarınız var mı kapan diye hep yok derdik. Şimdi var diyorum.
0
eazy
(09.11.20)
Is arkadasimin once babasi 10 gun sonra annesi vefat etti
Cok sevdigim bir mihmandarim, ustadim vefat etti
Esimin dedesi vefat etti
0
summatinyourteeth
(09.11.20)
oldu.
0
msb
(09.11.20)
2 kisi var. Biri 80 yasinda hic bir saglik sorunu olmamis/olmayan, eli ayagi tutan, her gun bisiklete binen sapasaglam biriydi. Digeri 45 yasinda, gut hastasiydi.
0
taurina
(09.11.20)
Uzak akrabalardan ölen 4-5 kişi var hepsi yaşlıydı.

Bir de arkadaşım vefat etti 35 yaşında gayet sağlıklıydı inanamadık.
0
jazzabel
(09.11.20)
Yakınlardan şükür olmadı. Babamın Bi arkadaşı öldü.
0
cosmicgadin
(09.11.20)
Maalesef. Uzun yıllardır yakın oldugumuz bir aile dostumuz. Çok üzgünüm günlerdir inanamıyorum. 48 yaşındaydı.

Bir de bir tanıdığımın babaannesi vefat etti.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.11.20)
Arkadaşımın eşi 37 yaşında kronik rahatsızlık ve sigara kullanımı yok. Malesef kaybettik.
0
suicides underground
(09.11.20)
Ölen olmadı ama çevremde korona gittikçe yayılıyor. İş çevremden, şirketten ve komşularımdan çok kişi korona oldu, oluyor. Dün yoğunluk haritasına baktım, her taraf kıpkırmızı...

Dikkatli olmakta fayda var.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.11.20)
amcam(75), halam(65), babaannem(99), teyzem,(60 küsür) eniştem(80 küsür), bir tane uzak akraba(o da 70 küsür) vefat ettiler.
0
rahmi pinkfloydoglu
(09.11.20)
yoğun bakımda bir hastamız var şu an, dedem.
0
roket adam
(09.11.20)
Yakın arkadaşlarımdan ve akrabalarımdan olmadı ama daha uzak olduğum arkadaşlarımdan, çevremden, iş hayatından tanıdıklarımdan maalesef 20'den fazla kaybımız oldu. Hele 4-5 tanesi hiçbir bilinen sağlık sorunu olmayan, düzenli spor yapan, sigara kullanmayan, 25-30 yaş arası gençlerdi.
0
iwasbornonamountainside
(09.11.20)
Butun bu Corona karmasasi ilk basladiginda (Nisan) bir arkadasimi (35 yas) kaybettim. Nasil oldu anlamadik, yogun bakim, entube derken cok hizli gelisti.

Annem ve teyzem (65 Yas) Mayis'ta oldular. Annem grip gibi atlatti, teyzem 2 gun hastanede yatti.
0
cleric
(09.11.20)
oldu
0
ehti
(09.11.20)
(16)

trendyol indirimleri

atina
trendyol indirimlerinden mi ürün almak gerekir yoksa black friday mi beklenmeli?alınacak ürün elektronik alet( e-okuyucular)
trendyol indirimlerinden mi ürün almak gerekir yoksa black friday mi beklenmeli?

alınacak ürün elektronik alet( e-okuyucular)
0
atina
(09.11.20)
bence hiçbiri, çünkü indirim falan yok ortada sanki her gün dahada artıyor herşeyin fiyatı.İhtiyaciniz var ise en iyi zaman hep bugün
0
girişemeyengirişimci
(09.11.20)
Ben de az evvel baktım da indirim göremedim.
0
her giriste sifresini unutan adam
(09.11.20)
@girişemeyengirişimci orası öyle ama black friday için de çok az kalmadı mı?
0
🌸atina
(09.11.20)
@her giriste sifresini unutan adam

hocam aradığınız şey ne bilmiyorum ama benim aradıklarımda az buçuk indirim var. ben kobo kitap okuyucu arıyorum. ama Kobo'nun Nia ve Clara HD modelleri arasında kaldım.
0
🌸atina
(09.11.20)
indirim dedikleri şey ürünün 6 ay onceki fiyatı :) yurtdışını bilemem ama Türkiye'de black friday kandirmacadan öte gidemiyor. zira trendyol her ay efsane indirim muhteşem indirim şoyle indirim böyle indirim diyor ancak ortada indirim falan yok şöyle ki indirimli dedikleri aynı ürün farklı sitede zaten indirimsiz hali aynı fiyat. Çok çok sıkı takip etmek ve ürün fiyatını bilirsen belki uygun bir şeyler bulabilirsin. Bence bu kadar vakit kaybetmek yerine (indirim kovalamak) ihtiyacın olduğu zaman o anki en uygun site/yer almak daha mantıklı
0
girişemeyengirişimci
(09.11.20)
@girişemeyengirişimci

Daha 3-4 saat gecmeden yine eski fiyatlardan veriyorlar
0
🌸atina
(09.11.20)
trendyol indirimleri patates. ben olsam amazonun kindle getirtmesini beklerim.
0
roket adam
(09.11.20)
@roket adam

amazon'un kindle getirtmesini derken?

kindle var daha uygun fiyata ama almıyorum. kobo daha iyi modeller çıkarıyor bence.
0
🌸atina
(09.11.20)
favladığım ürünlerin coğu yaklasık 4-5 tl düşmüş,
bazısı kıyafetler ve ayakkabılar 15 tl düşmüş

onun dısında bir sey göremedim
0
blackgirl00
(09.11.20)
@blackgirl

almak istediğiniz ürüne odaklanıp onu kovalayaın. şu an 1.400-1.500 bandında olan ürünü az önce 1.000 tl'ye aldım :) acaba ne zaman gelir :D

çok mutluyum çok kitap okuyacağım
0
🌸atina
(09.11.20)
Bugün içeriden esas indirimin 27'sinde olacağını öğrendim. Acil değilse bekleyebilirsiniz bence.
0
silverleaf
(09.11.20)
@silverleaf

maalesef aldım. istihbarat biraz geç geldi :)

bu arada 9-12 kasım diyor trendyol için. ekstradan 27 kasımda mı indirim olabilirmiş.
0
🌸atina
(09.11.20)
@atina, evet esas indirim 27'sinde olacakmış. Kaynağımı söyleyemiyorum ama öyleymiş :)
0
silverleaf
(09.11.20)
@silverleaf

Black friday zamanları işte. Kaymaktan pay alıyorlar :)

Ben aldım ama ne yazık ki :)
0
🌸atina
(09.11.20)
@atina
Ayni ürün grubunu takipteydim, link alabilir miyim belki ben de faydalanirim ? :)
0
leben
(09.11.20)
@leben :)

(git: www.eksiduyuru.com)


Böyle bir duyuru daha açmıştım. 3 seçenek vardı ben clara'yı tercih ettim.
0
🌸atina
(09.11.20)
(6)

Marmara depreminde bina yıkılmadı diyelim; peki ya sonrası?

Münir
Büyük Marmara depremi için stresliyiz. Oturduğumuz ev sıfır bina, iskanında perde tünel sistem yazıyor. Bu anlamda binadan sağ çıkarız diye düşünüyoruz ancak ortamın kaosunu düşününce iç daralması mevcut tabi. Çünkü bulunduğumuz mahallede sağlam binalar olsa da eski yapılar da çok ve fazlasıyla yıkı
Büyük Marmara depremi için stresliyiz. Oturduğumuz ev sıfır bina, iskanında perde tünel sistem yazıyor. Bu anlamda binadan sağ çıkarız diye düşünüyoruz ancak ortamın kaosunu düşününce iç daralması mevcut tabi. Çünkü bulunduğumuz mahallede sağlam binalar olsa da eski yapılar da çok ve fazlasıyla yıkım bekleniyor (Anadolu yakasındayız). Biz de kapsamlı 2 adet deprem çantası hazırladık, 2 kişiyiz. Çanta bize birkaç gün için yeter ancak 2 haftalık yiyecek stoğu oluşturun diyen var. Arabamız da mevcut ancak o karışıklıkta aracı çıkarabilir miyiz? Yiyeceği suyu nereye stokluyorsunuz? Kedimiz de var; kedinin mamasını da koyduk çantalara ama bu çantalar ancak 3-4 gün idare eder bizi. Yiyeceği - suyu arabaya stoklayalım desek; araç çıkarabilecek miyiz meçhul. Hadi bina yıkılmadı ayakta kaldı; biz nasıl ayakta kalıcaz? Kaos için fazla uzakta aramayalım desek; Avrupa Yakası için çok daha kötü olur ancak Anadolu yakasında da E-5 in üstünde Gülsuyu, Sultanbeyli gerçekleri var. Evine güvenmekle de bitmiyor ki stres; hadi bina yıkılmadı hayatta kalma planlarınız neler? Haydi biraz dertleşme olarak düşüncelerimizi paylaşalım mı :(?
Not: Evet biraz anksiyete oluştu.
0
Münir
(08.11.20)
öncelikle bu panik hali ile plan falan yapılmaz. birbirinizi gazlar gerersiniz.

sakin olun.
0
duyurukullanıcısı
(08.11.20)
önce sakin ol+1
kaçma değil, enkazda ölmeme çantam var. bina eski çünkü. çıkabilirsem ya ilk anda amatör birileri ya da yakınlarım (beni bulacakları noktayı biliyorlar) kurtarır.
planım bu. bir yıla kadar ist.u terketmeyi düşünüyorum.

ist.depreminde yıkım büyük olursa öyle arabayla falan çıkmanız zor sanırım.
ayrıca izmirde marketi gördünüz sanırım.
depreme nerde ne şekilde yakalanacağınız belli değil.
temkinli fakat sakin olun derim.
0
jimjim
(08.11.20)
Yapacağınız şey sağ kurtulusaniz doğru izmit e doğru yürümek olmalı.
Gebze feribot Yalova vs.
Şehirden uzaklaştıkça oralarda yardım bulunabilir.
0
kisa
(08.11.20)
Perde túnel sistemle yapılmış sıfır bina almakla zaten önlemlerin %99'unu almışsınız. 17 ağustos depreminde bile istanbulda ciddi bir tedarik zinciri problemi olmadı. Eşkiyalar da yaşayanlara değil, enkaza dadanıyor. Dolayısıyla bu kadar stres yapmana gerek yok, alabileceğin max önlemi almışsın zaten.

Ha 4 gün boyunca devlet duruma el koyamaz da o denli bir kaos olursa zaten çok daha büyük problemlerimiz var demektir, o zaman da alacağın diğer önlemlerin bir önemi kalmıyor. Öyle bir durumun da dünyada örneği yok.
0
roket adam
(08.11.20)
Yukarıda ki arkadaşlara katılıyorum. İzmite yürümek +1 uzaklaşmak lazım.

Arabaya da bir deprem çantası koyabilirsiniz. Araçla kaçamazsanız bile orada yedek malzemeniz olur. Deprem çantasını belki alamazsınız, hasar görür ya da evde yakalanmazsınız ama arabaya ulaşabilecek durumda olursunuz.
0
fezagezgini_4
(08.11.20)
o zaman 6 aylık yiyecek ve su stoğu yap.
parayı dolarda altında tutmakla aynı kapıya geliyor.
ben pandemi için 6 aylık su, yiyecek, ilaç ve normalde eve aldığım her malzemeden stokladım mesela.

depremde en kötü kanalizasyon sistemi çöker. böyle bir durum içinde bahçeniz varsa tuvalet yaptırın. çok fazla miktarda ıslak mendil alın tuvalet işide tamamdır.

deprem sonrası anarşi hırsızlık gibi olaylar için silah alın. en kötü pompalı tüfek alın.

elektrik kesilme ihtimaline karşı jeneratör ve fazla miktarda mazot alın.

kısaca bugünki medeniyet düzeyimizle, 15-20k masraf yapıp, 1 sene evden çıkmadan yaşayacak kadar stok yapmanız mümkün. bu malzemelerde evde fazla yer kaplamaz.
mesela ben makarnaları 10 litre pet su şişesinin içine dolduruyorum mis gibi.
0
aslindasorunumpsikolojik
(09.11.20)
(2)

Covid merak sorusu

the real brad pitt
Merhaba. Tamamlayıcı Özel sağlık sigortası olan biri rahatsızlansa. Anlaşmalı özel hastaneye gitse. Noluyor. Süreç yani. Mesela özel sigorta karsılıyor mu. Ve hastane napıyor. Kişi iyiyse bile ilaç veriliyor mu. Neye göre yatış yapılıyor. Tşk.
Merhaba.

Tamamlayıcı Özel sağlık sigortası olan biri rahatsızlansa. Anlaşmalı özel hastaneye gitse. Noluyor. Süreç yani. Mesela özel sigorta karsılıyor mu. Ve hastane napıyor. Kişi iyiyse bile ilaç veriliyor mu. Neye göre yatış yapılıyor.

Tşk.
0
the real brad pitt
(08.11.20)
Ozel sigorta degil ama sgklilar icin olay soyle
Hastaneye yatis eger virus cigerlere kadar inmisse yapiliyor. Tanidiklarim bu sekilde yatis yapti ve 2 gun sonra yogun bakimlik oldular. 65yas ustu kisiler. 1 bucuk aydir hastanedeler.

Ilac olayi da test pozitif cikinca eve gelen ekiplerce tarafiniza iletiliyor.

Bu surecte ozel hastanelerin covidli hasta almadiklarini duydum. Pandemi hastanesine veya sehir hastanesine gidilmeli.
0
nax
(08.11.20)
Özel sigortada pakete ve şirkete göre değişiyor. Arayıp sormanı öneririm.
0
roket adam
(08.11.20)
(13)

Kart aidatı ödüyor musunuz?

Simrug
Garanti 140 lira kesmiş. Kartı iptal etmeyi düşünüyorum da.
Garanti 140 lira kesmiş. Kartı iptal etmeyi düşünüyorum da.
0
Simrug
(08.11.20)
Hayır enparada yok zaten, iş bankasında da aidatsız kredi kartı kullanıyorum. Eksiklik hissetmedim
0
tuborg yesili
(08.11.20)
ödemiyorum asla da ödemem. zaten harcama yaparak bankaya para kazandırıyorum. aidatsız karta geçin. mh arayın aidatı iptal etsinler.
0
jelly bear
(08.11.20)
Ödemiyorum neden almıyorlar bilmiyorum. Maaş müşterisiyim diye mi emin değilim
0
cemallamec
(08.11.20)
Çok yıllardır aidat ödemediğim kartlar kullanıyorum(Enpara, cepteteb), asla herhangi bir karta aidat ödemem.
0
hakmut
(08.11.20)
Enpara +1. Ödemiyorum.

Yapı Kredi'de maaş hesabı olduğu için, Yapı Kredi'ye de ödemiyorum.
0
put it in your appropriate place
(08.11.20)
Yıllardır ödemiyordum, son 3 aydır maaş müşterisi olmadığım için bu ay 140 TL'yi kitlemişler. Mail attım ya iade edin ya da kartı iptal ediyorum diye. Zaten enpara kredi kartı vardı, gerek yok.
0
işimdeyim gücümdeyim
(08.11.20)
Aidat kesiyorum diyen bankayla ilişik kesiyorum. Geçen ay ziraat kesmiş, bir dilekçe yazdım iade ettiler. Ama telefonla olmuyor, şubeye uğradım, mail de olur mu bilmiyorum.

Ararsanız iptal edeceklerdir, şanslarını deniyorlar sanırım.
0
epitaf
(08.11.20)
Arkadaşım geçen ay garanti'yi telefonla arayıp aidatın geri ödemesini aldı. Ancak para puan (ya da bonus her neyse) olarak iade ettiler.
0
himmet dayi
(08.11.20)
ödemiyorum da garanti daha iyi bonus veriyor sanki. öğrenciyken babam ek kart çıkartmıştı aidat ödüyodu ama öğrenci halimle 100lerce lira bonus birikiyordu bedava alışveriş yapıyordum belki aidattan fazladır. Şimdi vakıfbank maaş hesabı var onun kredi kartını kullanıyorum belki öğrenciliğin 10 katı harcamam var yine de 3 kuruş puan birikiyor vakıfta.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(08.11.20)
Her banka aidatlı ve aidatsız olmak üzere müşterilerine 2 seçenek sunmak zorunda, o nedenle aidatsız olanı tercih ettiğim için ödemiyorum.
0
paramolacak
(08.11.20)
Teb kredi kartı kullanıyorum. Yıldız müştri olduğum için almıyorlar 3 senedir.
0
spacevan
(08.11.20)
halk bank paraf kullaniyorum, 67 lira kesmisler, arayio sormadim iade edin diye, sonucta her ay icin 5 lira kesmis bosver dedim
0
alttaraf
(08.11.20)
Garanti miles & smiles platinum, 340 lira mı ne ödüyorum iki karta. Yıllık benefitleri 340'ı geçtiği için karlı bir alışveriş oluyor.
0
roket adam
(08.11.20)
(6)

Kurutmali camasir makinesi tavsiyesi

nefertarii
Hangi markalari tavsiye edersiniz? Electrolux'un bazi modellerini gordum bayagi ovulmus; nelere dikkat etmeliyim?tesekkurler
Hangi markalari tavsiye edersiniz? Electrolux'un bazi modellerini gordum bayagi ovulmus; nelere dikkat etmeliyim?

tesekkurler
0
nefertarii
(07.11.20)
kuzenimde arçelik var ve memnunlar.
0
sutlu nescafe
(07.11.20)
yeriniz ve bütçeniz varsa çamaşır ve kurutma makinesini ayrı ayrı alın. ısı pompalı olmasına ve A+++++ (ne kadar + o kadar az fatura) olmasına dikkat edin.

bütçe durumuna göre - bosch - electrolux - hoover(f/p) tercih edilebilir.
0
tom creo
(07.11.20)
@tom creo yerim yok maalesef ki; o yuzden ikisini beraber almak istiyorum.
0
🌸nefertarii
(07.11.20)
kurutmali camasir makinesi duzgun kurutmuyor benim deneyimimde. simdiki makineler de oyleyse verim alamazsiniz. yer yoksa kurutmasiz alin gitsin.
0
hot potato
(07.11.20)
Arçelik kullanıyoruz, gayet memnunuz. Kazan kapasitesi önemli, çünkü 8 kilo yıkama 5 kilo kurutma oluyor. 8'i birden atıp full kurutamıyorsun.
0
roket adam
(07.11.20)
Bosh kullanan var ailede, cok memnun
0
65 derece
(07.11.20)
(6)

Golf 2. Periyodik bakım

jamiro
Merhaba. Golf model aracımın 2. Periyodik bakım zamanı geldi. Aynı zamanda garantisinin de bittiği zaman oluyor kendileri. Araç manuel 1.0 tsi. Servis ücreti bu sene yaklaşık 1500 lira. Sadece yağ ve filtreler in bu fiyat. Aşırı fazla. Garanti de bitiyor. Sizce değer mi serviste yaptırmaya?
Merhaba. Golf model aracımın 2. Periyodik bakım zamanı geldi. Aynı zamanda garantisinin de bittiği zaman oluyor kendileri. Araç manuel 1.0 tsi.

Servis ücreti bu sene yaklaşık 1500 lira. Sadece yağ ve filtreler in bu fiyat. Aşırı fazla. Garanti de bitiyor. Sizce değer mi serviste yaptırmaya?
0
jamiro
(07.11.20)
dsg ise ileride sorun çıkarma ihtimaline karşın servise götürmeyi düşünürdüm. iyi niyet garantisi ile sorun çıkarsa güzel fiyatlara tamir ediyorlar.

edit: koca manuel yazısını görmemişim. aferin bana.
0
sutlu nescafe
(07.11.20)
Manuel araçta DSG olmaz zaten de, diğer aksamlar için iyi niyet garantisinin bozulmaması için 7. yılına kadar yetkili servis en mantıklısı.

Arkadaşımın Seat Ibiza'sının turbosu bozuldu. İyi niyet garantisi kapsamında değiştirdiler.
0
himmet dayi
(07.11.20)
garanti olayı gözde çok büyütülüyor. kasko yaptırmayan adamlar gidiyor garanti süresini uzatıyor. 300-350 TL'ye özel serviste bitirin gitsin. düşünmeye gerek yok.
0
unidentified
(07.11.20)
@unidentified haklı.
Özel bir servise gidin.

hatta yakınlık kurmaya çalışın.
Ustanın İşi düzgin olursa sonraki sefer de geleceğiniz hissini verin.
Garanti büyütülecek bir şey değil . Daha çok kendimize güvenmememizle ilgili bu konu.

Özel servis olsun yetkili servis olsun işin içinde "insan" unsuru var.
Arıza nedeniyle telefonunu ya da arabasını garantiye gönderip eskiden daha kötü halde teslim alan çok insan var. Mahkemelik bile oluyorlar.

Araç garantisi bitenler için bir de bazı markalar samimiyetsiz şekilde güya kampanya yapıyorlar:
Garantili günlerde boğazınızı,cebinizi sıktığımız yetmedi, garanti bitimi sonrası sizi özel servislere kaptırmamak için %'de bilmem kaç bakım indirimi başlattık.. diye.
Zaten araç garantiliyken o indirimli bakımı özel servisler daha görece daha itinalı yerine getiriyor.

Fiyatlar uçtu ama yine de yeni Araç alacaklara diyeceğim , aracı bilmem kaç binlira indirimli aldık diye sevinmesinler. yıllık bakım için baştan (oluyorsa) pazarlık yapın. Yoksa o indirimin acısını ozaman çıkarıyorlar

Yok elimizden kurtulur da bize gelmezseniz aracınız garanti dışı kalır demelerine aldırış etmeyin. Bildiğim kadarıyla garantis süresi içinde Aracın sadece başka servisler tarafından onarım ya da değişim yapılan parçası Garanti dışı kalıyor (Bununla ilgili mevzuat var )
Yani aracın elektrikle ilgili bir sorunu yapıldıysa koskoca motor vs. parçalar garanti dışı kalmıyor.

Facedeli araç gruplarında bazen araç bakımı sonrası " acaba kazıklandık mı, geçirdiler mi a dostlar " diyerek fatura paylaşanlar oluyor . Anladığım kadarıyla Sanırım vurgunlardan biri antifirizli cam suyundan kaynaklanıyor :)

şimdi reklam olmasın ama bimde yaklaşık 15 TL olan 5 litrelik cam suyunu baştan alın araç bakımına gitmeden önce kaputu açıp bir zahmet siz ekleyin. 20-30 TLniz cepte kalsın.
0
Erva
(07.11.20)
Ben de sürekli yetkili servise götürüyorum, 200 bin liralık araba için 1500 lira bir şey değil. Özel servislerde nasıl tokatladıkları belli değil, en azından yetkili servise güvenme şansın var
0
roket adam
(07.11.20)
Tanidik usta ozel servisten daha iyidir. Ozel serviste cay kahve ikrami yapilir sadece. Paranızı yedirmeyin bunlara. Ozel serviste 300 tl ye biter bu is. Yazık.
0
luluki
(08.11.20)
(2)

Videocu arkadaşlara sorumdur // renk sorusu

roket adam
Mesleki bir takım videolar çekmeye başladım. Final Cut Pro X ile kurgu yapıyorum, hatta Apple Motion ile görsel 3d ıvır zıvır efektler bile ekleyebiliyorum artık. Amma velakin şu renk olayına kafam basmıyor, ilgimi de çekmiyor. Böyle normal iphone kamerası ile çekilmiş farklı farklı ortamlardaki değ
Mesleki bir takım videolar çekmeye başladım. Final Cut Pro X ile kurgu yapıyorum, hatta Apple Motion ile görsel 3d ıvır zıvır efektler bile ekleyebiliyorum artık. Amma velakin şu renk olayına kafam basmıyor, ilgimi de çekmiyor. Böyle normal iphone kamerası ile çekilmiş farklı farklı ortamlardaki değişik değişik videoları, bir bütünlük sağlayacak renk paletine oturtmak için otomatik bir yöntem var mıdır?

Mesela geçen bir video hazırladım, uzun yıllardır farklı telefon ve kameralarda, açık kapalı farklı ortamlarda çektiğim bir çok görüntüyü arka arkaya veriyorum kısa sürelerle. Birbirinden aşırı derecede kopuk duruyorlar. Bu lut falan filan olayları ile tek tıkla otomatikman bir bütünlük sağlayacak palete oturtamaz mıyım final cut pro içerisinde? Yoksa mesela youtuberlar, diziciler falan oturup her bir sahne ve sekansı sıfırdan mı renkliyorlar davinci gibi uygulamalarda?
0
roket adam
(06.11.20)
profesyonel hayatta evet önce beyaz dengesi ve ışıklar düzeltilir, sonra nasıl görüntü isteniyorsa ona göre 'grading' yapılır.

sen çekerken beyaz dengeleri ve ışıklarına dikkat edebilirsin. Biri çok patlak diğeri karanlık, birinin beyaz dengesi bozuk olursa uğraşman gerekir. Bir de telefonlar kendi işlemlerini uyguluyorlar, zaten benzetmen zor. Mümkün olduğunca ham çekip işlemek en iyisidir. Sen işlenmiş şeyleri düzeltmeye çalışıyorsun. Mesela sony'nin, canon'un kendi color science'ları vardır ve uğraşmazsan gerçekten birbirinden çok farklı görünürler.

Yapman gereken şey önce beyaz dengelerini eşitlemek, (her çekimde 1sn beyaz bi kağıt göstersen veya mekanda varsa kurgu programının renk kısmından orayı gösterip otomatik yaptırabilirsin aslında. Ben Davinci kullanıyorum ama Finalcut'ta da vardır eminim) Sonra ışık seviyelerini levels veya curves efekti ile düzeltirsin. (veya daha kolay "shadows-mids-highlights" varsa oradan. Sonra hepsine hazır lut atsan benzer bir şey çıkar. Çünkü zaten çoğu şeyi eşitledin. Lut sadece senin de manuel olarak yapabileceğin rengin otomatik filtre hali.

not: davincinin bile son versiyonuna "match clips" geldi aslında. Yavaş yavaş yapay zekalı şeyler gelmeye başlıyor böyle. Finalcut'ta da olabilir bir araştır derim. Fakat aynı mekanda çekilmiş farklı kameralar için daha iyi çalışıyor bunlar. Bambaşka şeyler göstersen neyi eşitleyeceğini bilemez.
0
nhk ni youkosu
(06.11.20)
Aynen hocam, aslında sıkıntım o, ham çekemiyorum. Elimdeki ekipman ve çekim yaptığım ortamlar ona uygun değil. Dolayısıyla dediğin gibi farklı markaların, farklı farklı modellerinin farklı videoları farklı ortamlarda çekilmiş olarak bulunuyor bende.

Ancak "match clips" dedin mi bana anahtar kelimeyi vermiş oldun. FCPX'te de aynı özellik varmış, denedim şimdi, çok iyi olmasa da idare etti açıkçası, teşekkür ederim: support.apple.com
0
🌸roket adam
(06.11.20)
(9)

Araç yeri tutan mafya komşu şimdi de engelli park yerine başvurmuş.

ananiyimioguz
Merhabalar, bizim en alt komşu yaşlı huysuz bir amca. Oğlunun biri de makam şoförü. Sürekli apartmanın önüne duba koyup işkal ediyorlar. Oğlu gelince de çekiyorlar. Gün içinde araç gelirse yaşlı amca ve diğer çocukları kavga çıkartıyor kovuyorlar. 7 senedir var bu olay. Yıldı herkes.Birkaç kere zabı
Merhabalar, bizim en alt komşu yaşlı huysuz bir amca. Oğlunun biri de makam şoförü. Sürekli apartmanın önüne duba koyup işkal ediyorlar. Oğlu gelince de çekiyorlar. Gün içinde araç gelirse yaşlı amca ve diğer çocukları kavga çıkartıyor kovuyorlar. 7 senedir var bu olay. Yıldı herkes.

Birkaç kere zabıta geldi dubaları birkaç kere kaldırdılar. Olmayınca en sonunda ceza kestiler. Sonra pes edip bir süre duruldular.

Şimdi yaşlı adamın %70 engelli kartı var diye belediyeye dilekçe yazdığını ve apartmanın önünün engelli park yeri yapılması talebinde bulunduğunu öğrendik.

Yapılsın iyi hoş da. Oraya kendi araçlarını koymayacaklar yine. Oğlunun iş yaptığı bir aracı koyacaklar. Yaşlı amcanın da araçla işi yok. Bu durumda ne yapılabilir? Tüm apartman ile inatlaşıyorlar. Adamlar eski toprak sahipleri. Satmışlar yan yana yeni apartmanlar yapılmış. Çingenelermiş. Resmen buralar bizim biz koyarız sadece kafasındalar. Ayda bir kaç kere yumruklu kavga çıkıyor.

Bunları nasıl durdurabiliriz? Adamın raporu var ama gayet sağlam. Arabalık da bir durumu olmuyor. Zaten kendi araçlarını koymuyorlar dediğim gibi. Akşamları oğlu pahalı sayılabilecek bir araç çekip bırakıyor. Şimdi engelli yeri yapıldıktan sonra o aracı koyarlarsa, şikayet edebilir miyiz burası engelli kişiler dışında kullanılıyor diye?

Ek olarak bunlar sokakta oturma, küfürleşme, içki ve esrar içme, merdivende oturma, aile kavgaları gibi sıkıntılar yaşatıyorlar mahalleye. İmza toplamaya da korkuyoruz çünkü sokakta tanıdığımız tanımadığımız çok fazla eş dostları var. Biz ne yapacağız çıldırdık artık. Bi sıkıntılı adama çatsalar durulacaklar da hepimiz uğraşmayalım diye bulaşamıyoruz, bizim arkamız yok ki..
0
ananiyimioguz
(06.11.20)
araç ruhsatında engelli aracı yazması lazım diye hatırlıyorum. onun haricinde engelli park kartı almak gerekli. eğer o yoksa ihbar ederseniz araç çekilir. teoride böyle. gerçekte nasıl bilemiyorum.
0
sutlu nescafe
(06.11.20)
Valla zabıta bir tanıdığı olan varsa soralım ya ne yapılabilir. Yer Kağıthane.
0
🌸ananiyimioguz
(06.11.20)
makam şoförlüğü yaptığı kişiyi veya şirketi bulup şikayetinizi oraya bildirin, mevzu iş olunca kuyruğu kıstırabilir. hatta esrar içtiği, küfür ettiği bir kaç video ve fotoğrafla gidin de görsün şoförünün ne mal olduğunu.
0
montakristokondu
(06.11.20)
sırf engelli kartı var diye park yeri verilmiyor. engelli aracı olması lazım, o plakaya özel ayırıyorlar o yeri. başka araç koyarsa da polis çağırıp çektirebiliyorsun. yani haketmediği halde yer ayırtıp başka araba koyarlarsa polis çağırıp siz de çektirebilirsiniz aracı.

ha nedir, haketmediği halde park yeri ayırtabilecek kadar polisle, zabıtayla vs. irtibatı olan biriyse zaten ne yapsanız da fayda etmez.
0
hadsafhada
(06.11.20)
Buraya yazdiklarınızı CİMER'e yazın.
0
acebi
(06.11.20)
oradan taşının en temizi bu.
0
nuisance
(06.11.20)
Bunları nasıl durdurabiliriz --> durduramazsınız. Belli ki o bölgede nüfuzlu bi aile. Uğraşmaya değer mi? Ben olsam bu kadar kafaya takıyorsam ben de taşınırım.
0
roket adam
(06.11.20)
arabasına zarar vermek dışında şansınız yok.
ingilizceniz varsa bu konuda google'da çok ilginç fikirler var.
basit bir operasyonla motoru kucaklarına aldırabilirsiniz.
araba zarar görünce kimin makam şoförü ise işten kovacağından sorun bitecektir.
ha derseniz dağbaşımı kardeşim burası, valla dağbaşı bu ülke ne yazıkki.
0
aslindasorunumpsikolojik
(07.11.20)
Valla hak veriyorum, maalesef. Ama ya camdalar ya sokaktalar. O iş biraz yaş. Anca üstüne tuğla atarsın :D Sahibi de dışarıda durduğunu bilmiyorsa sıkıntı çıkartabilir. Ama en çok rahatsızlığı dile getiren biziz. En üst katta da biziz. Bizim aracımız da aynı sokakta bir yerde olabiliyor. Bizden şüphelenirlerse iş bizim araca sıçrar uzar gider :/
0
🌸ananiyimioguz
(07.11.20)
(9)

Bu sıva çatlağı mı?

matilda
Selam herkese, Bizim bina 35 yıllık. 2 sene önce taşındık biz. Bakıldığında bina bayağı sağlam duruyor. Kolonlar kalın kalın. Salonun arka tarafında ortada görüntüyü etkileyecek kadar ortada kalan bir yerde bir kolon bile var yani bayağı kolon var iyi gibi duruyor. Lakin bizim salondaki 2 kolonda (b
Selam herkese,
Bizim bina 35 yıllık. 2 sene önce taşındık biz. Bakıldığında bina bayağı sağlam duruyor. Kolonlar kalın kalın. Salonun arka tarafında ortada görüntüyü etkileyecek kadar ortada kalan bir yerde bir kolon bile var yani bayağı kolon var iyi gibi duruyor.
Lakin bizim salondaki 2 kolonda (biri bayağı kalın bi kolon) bu şekilde çatlaklar var (fotolar ekte) yakın çektiğimi ben kazıdım bıçakla. Bıçakla daha fazla kazıyamıyorum. Bıçağın ucunu sokuyorum biraz ama minicik giriyor daha çatlak olsa girer miydi bilemedim.
Bu arada bizim evi boyayan dangalak 90 metrekare evi yarım günde boyadı. Boyadan da kaynaklı olabilir belki. Bu kolonun olduğu yerin tam üstünden üst komşunun evine su basmıştı. Kolondan da su aktı haliyle o da boyayı kaldırmış sıvaya zarar vermiş vs olabilir. 2 aylık evliydik bu olduğunda.
Siz ne düşünüyorsunuz bu deprem yüzünden çok korkmaya başladım.
0
matilda
(05.11.20)
bıçakla kazıma al eline bi tane çekiç pıt pıt pıt sivri ucuyla hafif hafif vurarak dök. öyle görürsün.

ya da elleme çek fotosunu yönetime bildir, bi şekilde inceletsinler. komple apartmanı, kimin evinde ne çatlak varsa yoksa.
0
killerbee
(05.11.20)
bunun sıva çatlagı olup olmadıgını böyle asla anlayamayız. uzman birinin sıvayı kazıyıp arkasına bakması lazım.
0
limonlu eksi
(05.11.20)
Bir kaç fotoğraftan bunu anlamak mümkün değil. İmkanınız varsa lütfen eski evde oturmayın.

Sıvalarda bu tip çatlaklar olabilir ancak bunların taşıyıcı sisteme zarar verip vermediğini detaylı bir incelemeyle anlayabiliriz.
0
sylr
(05.11.20)
Orada çatlak olsa da olmasa da deprem açısından 35 yıllık binada oturmak riskli.
0
roket adam
(05.11.20)
su veya rutubet kaynaklı çatlak böyle olmaz, daha kabarma gibi olur. kaldı ki bir kere su almayla sıva yine kabarmaz. bir de zaten önce dışa bakan duvarlarda başlar bu tarz kalkmalar.
sert bir şeyle çatlağın tam üzerine değil de sağına soluna vurarak sıvayı dökmeye çalışın. kolayca dökülmüyorsa daha çok endişelenebilirsiniz.
0
ensar
(05.11.20)
Kolon çatlamadan o sıva kolay kolay öyle çatlamaz. Kaldı ki sıva çatlağı diyelim, sıvayı o kadar çatlatacak nem ortamı ne demir bırakır ne çimento. Uzmanı değilim.
0
pass
(05.11.20)
sivanin soyulup betona bakilmazi lazim.
"kolonlar kalin" gibi gozlemler pek birsey ifade etmiyor.
"Bina 99'dan once yapilmissa boktandir" iddiasina katilmiyorum kesinlikle, bina kalfa isiyse depremden once sonra fark etmez sikinti cikabilir. Ulkede 450bin muteahhit varmis, bunlarin yarisindan cogunun kopek kulubesi yapamayacak kalibrede oldugunu unutmamak lazim.
0
cooperr
(05.11.20)
www.emirhanaydin.com.tr:~:text=Kolon%20%C3%87atlak%20Tipleri,kolonlarda%20meydana%20gelen%20d%C3%BC%C5%9Fey%20%C3%A7atlaklard%C4%B1r.

yalova.csb.gov.tr

Binanın farklı oturmasından ötürü oluşan çatlaklar veya deprem çatlakları olsa 45 derecelik çatlaklar olarak kendini gösterir. genelde kolon kiriş birleşim yerlerinde yani deprem momentinin(eğilmesinin) maksimum olduğu yerde olur. düşey yük çatlağı olmadığını, sıva çatlağı olduğunu ümit ediyorum.
0
trixi
(05.11.20)
fotoğraflar konusunda emin olamadığım için ortalığı bulandırmak istemiyorum ama yukarıda kolon çatlamadan sıva kolay kolay çatlamaz yazmış bir arkadaş, alakası yok. tam tersi. sıvalar deplasmana karşı koyamaz haliyle ve aşırı kırılgan olur. sıva çatlağı olması gayet de beklenen bir durum yani.
0
ben de
(06.11.20)
(5)

Enfeksiyonu ciğere inen covid-19 hastası yaşlı amca için hastane?

durbakalim
Merhaba,Bir arkadaşımızın babası covid-19 virüsüne yakalandı ve malesef enfeksiyon ikinci kez ciğere tutunmuş. Devlet hastanelerinde yer olmadığı söylenmiş yetkililer tarafından. Telefonla aranılan özel hastanelerin de hiç birinde yer bulunamadı. Yatak imkanı olan hastane arıyoruz, ilgisi, bilgisi o
Merhaba,

Bir arkadaşımızın babası covid-19 virüsüne yakalandı ve malesef enfeksiyon ikinci kez ciğere tutunmuş. Devlet hastanelerinde yer olmadığı söylenmiş yetkililer tarafından. Telefonla aranılan özel hastanelerin de hiç birinde yer bulunamadı. Yatak imkanı olan hastane arıyoruz, ilgisi, bilgisi olan arkadaşlardan acil dönüş bekliylorum.

77 yaşında kalp hastalğı olan (stent takılı) bir hasta. Şehir söylemeyi unutmuşum aceleyle, İstanbul'dayız. Gerekirse civar illere de götürülebilir.
0
durbakalim
(05.11.20)
Şehir de belirtseydiniz
0
Take it away honey
(05.11.20)
hasta kötüyse acile başvurun yatış kararı verilirse yer aranıp sevk edilir sağlık bakanlığınca.
0
hadsafhada
(05.11.20)
112'yi arıyorsunuz, onlar buluyor. Biz o şekilde yaptık dedem için. Ambulans geldi, kendileri buldular yeri.
0
roket adam
(05.11.20)
112 arayın +1.

onlar nereye yatıracaklarını bulurlar. siz telefonla aradığınızda kimse siz uygun yer var demez.
0
fever
(05.11.20)
112 yi arayip sizin gibi yer yok yaniti alan tanidigim medilife bagcilarda yer buldu ama baya oldu bu olay olali, ozel hastanelerin cogu kabul etmiyor tum hastaneleri tek tek arayip kabul edip etmediklerini sorup buldula, birde atasehir florence aliyor diye biliyorum cok gecmis olsun
0
eja
(05.11.20)
(6)

Bu sirket ciddi midir sizce?

ala09
Is basvurumu reddettikleri maile boyle yazmislar ama beni impressive bulmuslar mi yoksa otomatik herkese mi boyle yolladilar sizce?"Thank you for your interest in the XXX position at YYY. While your skills and background are impressive, we have decided to proceed with other applicants who more close
Is basvurumu reddettikleri maile boyle yazmislar ama beni impressive bulmuslar mi yoksa otomatik herkese mi boyle yolladilar sizce?

"Thank you for your interest in the XXX position at YYY. While your skills and background are impressive, we have decided to proceed with other applicants who more closely fit our needs at this time."
0
ala09
(05.11.20)
Otomatik cevap.
0
roket adam
(05.11.20)
herkese böyle yolladılar.
0
dafuq
(05.11.20)
bir kac gun once bana gelen bir cevap: We have reviewed your application. Unfortunately, you are not the right fit for the position at this time.
Boyle gercekci ol en azindan canimi ye.
0
neverletyougodown
(05.11.20)
Otomatik benzerini gecende arkadas da aldi.
0
karlmarx
(05.11.20)
Otomatik, aynından bende de var farklı kurumlardan
0
JohnOakley
(05.11.20)
mail otomatik ama ve fakat içerik ciddi.

çoğu IK sistemlerinde, qualified adaylarla da disqualified adaylara farklı mailler gidiyor.

demek ki sizi pozisyona uygun bulmuşlar, kısa listeye almışlar ama pozisyona daha uygun bir adayla yola devam etmişler.
0
fever
(05.11.20)
(5)

3g interneti yerel ağa aktarmak(raspberry pi'li soru)

hoot
merhaba arkadaşlar, sabit internet bağlatamayınca turktelekom evde wifi aldık. internet gelince iptal ettireceğim için modem almamıştım. şimdi bu hattı eşimin çift hatlı telefonuna takıp paylaşım yaptık ancak eşim internet açıkken kendi hattından arayamamaya başladı. 3g vınn'ım var ama elimdeki adsl
merhaba arkadaşlar, sabit internet bağlatamayınca turktelekom evde wifi aldık. internet gelince iptal ettireceğim için modem almamıştım.

şimdi bu hattı eşimin çift hatlı telefonuna takıp paylaşım yaptık ancak eşim internet açıkken kendi hattından arayamamaya başladı.

3g vınn'ım var ama elimdeki adsl modem, usb modemden internet paylaşılmasını desteklemiyor.

ben bu modemi elimdeki raspberry pi'ye taksam, onu da ağ kablosuyla modem/router'a aktarsaminterneti yerel ağa paylaştırabilir miyim?
0
hoot
(04.11.20)
ugrdmr.wordpress.com

şurada benzer bir şey yapmışlar, ama sizin bir de vınn'ı pi'a tanıttıktan sonra, pi'ın lan'ından modeme o bağlantıyı nasıl bridge edeceksiniz? mutlaka yabancı kaynaklarda yapılmışı vardır. araştırın.
0
malheiros
(04.11.20)
Birebir aynı şeyi birkaç ay önce yaptım. Biraz linux bilgin varsa kolayca yapabilirsin. O eski 3G Vınn'ların hızı inanılmaz düşük, birkaç megabit internet ancak alabiliyorsun. Benim lokasyonum nispeten merkezi olmasına rağmen (ist-ataşehir) çok yavaştı maalesef. Vınn'ı da boşuna almış oldum.

4G destekli bir usb stick bulman lazım yani özetle.
0
roket adam
(05.11.20)
yok yahu o kadar yavaş değil, 6 mbit alabiliyorum fast.com da, bu bana yeter
0
🌸hoot
(05.11.20)
ama şuan daha büyük bir problemim var, o da bu hilink modem saçmalığından dolayı modem mass storage modundan 3g moduna geçmiyor
0
🌸hoot
(05.11.20)
Hocam bir adrese gidiyodun modemi taktıktan sonra, alet seri modem olarak tanınıyordu, sonra da gidip bir komut yazıyordun kalıcı olarak mass storage modunda çıkıp seri modem oluyordu diye hatırlıyorum. USB mode switch falan muhabbeti şeklinde aratabilirsin. Ama vınn'ı usb'den bağlayıp aldığın hızı, raspberry pi'ye bağlayıp, bağlantıları köprüleyip raspberry'i kendi bilgisayarına takınca alamayacaksın. Gerçi ben pi zero kullandım belki ondan da olabilir ama vın normalde birkaç mbit verirken bu işlemden sonra 1 megabiti zor gördüm, latency de felaketti.
0
roket adam
(05.11.20)
(4)

atasehir zemin

grinito
internetten arastirmama ragmen net bilgi bulamadim.atasehir zemin nasil deprem acisindan teknik bilgisi olan yanitlarsa cok sevinirim
internetten arastirmama ragmen net bilgi bulamadim.atasehir zemin nasil deprem acisindan teknik bilgisi olan yanitlarsa cok sevinirim
0
grinito
(04.11.20)
bugün sözlükte paylaşılmış, ibb'nin ilçe ilçe analizi. olası bir depremde hangi ilçenin hangi mahallesinde kaç hasarlı bina olur, kaç kişi ölür gibi ilginç tablolar var.
linkten ilçeyi seçip pdf'i indirebilirsiniz.

depremzemin.ibb.istanbul
0
juninho77
(05.11.20)
bence asıl soru "binam, bulunduğum bölgenin zemin yapısına uygun temel mühendisliği hizmeti almış mı?" olmalı.

mesela binanız kayalık zeminde diyelim. eğer malzeme, tasarım ve uygulama üçlüsünde hata varsa, zemininizin sağlam olmasının bir önemi yok.

yani bugünkü mühendislik bilgisiyle kil zemin üzerinde 40 katlı binayı 8.0'lık depreme dayanacak şekilde tasarlayabilirsiniz. zemin mühendisliği ve zemin iyileştirme teknikleri bunun için var sonuçta.

depremzemin.ibb.istanbul

İBB'nin hazırladığı Mikrobölgeleme haritalarında, Ataşehir'in zemini C sınıfında gösterilmiş. Yani "Çok sıkı kum, çakıl ve sert kil tabakaları veya ayrışmış, çok çatlaklı zayıf kayalar".
0
einsteinin kedisi
(05.11.20)
ataşehir sınırını politika çiziyor zemin tabakasını doğa. oturduğun parsele kadar inmen lazım. yeni eprem haritasında maksimum zemin ivme değerini bulabilrsin.
0
sarcophagus
(05.11.20)
Zamanında ben de soruşturmuştum, zemine değil özellikle binaya odaklanın demişlerdi ataşehir için. Bina eskiyse riskli olabilecek bir bölge diyorlardı.
0
roket adam
(05.11.20)
(7)

Kişisel gelişim planı yapıyormusunuz?

spacevan
Selam Sayın Romalılar,Başlıkta da belirttiğim gibi kişisel gelişim için bir plan yapıyormusunuz? yapıyorsanız nasıl yapıyorsunuz? Kullandığınız bir yöntem var mı? Ben iki senedir başladım bu olaya ama çok efektif gitmiyor. Şöyleki onenote üzerinden yıllık olarak bir plan hazırladım sonra ise planlar
Selam Sayın Romalılar,
Başlıkta da belirttiğim gibi kişisel gelişim için bir plan yapıyormusunuz? yapıyorsanız nasıl yapıyorsunuz? Kullandığınız bir yöntem var mı?
Ben iki senedir başladım bu olaya ama çok efektif gitmiyor. Şöyleki onenote üzerinden yıllık olarak bir plan hazırladım sonra ise planları sınıflandırma yaptım. Aylık olarak ilerlememlerimi işliyordum fakat etkili olmuyor artık ve ilerlemeleri tam anlayamadığım için motivasyonum da sıkıntı oluyor. Bunun yerine asana veya trello gibi uygulamalar üstünden bçalışma yapsam? Tabi ki yöntmeler ya da verimlilik kişiden kişye değişir ama sizlerinde varsa bir yöntemi nasıl birşey uyguluyorsunuz?
0
spacevan
(04.11.20)
Evet yapıyorum, iş, spor ve kitap okuma olarak belirledim üç alanımı. Birincisi hedeflerini ölçebiliyor olman lazım, ikincisi çok küçük hedefler koyarak başlamak lazım, motivasyon ancak öyle çözülüyor. Örnek veriyorum: ü

2020'de ayda 1 kitap okuyacağım dedim, şu anda 13'teyim, hedefimin ilerisindeyim.
Karantina kalkınca haftada en az 2 kere sportif bir aktivite yapacağım dedim, mutlaka yapıyorum, hiç bir şey yapamıyorsam yoga yapıyorum. Bunları strava ile loglayıp takip ediyorum.
İş konusundaki plan çok ayrı bir şey detayına girmeyeyim. Yani çok büyük, etraflı planlar yaparsan kaybolursun boğulursun. Hemen yarın başlayabileceğin, çok küçük hedefler koyman lazım.
0
roket adam
(04.11.20)
yapmıyorum. çünkü uymayacağımı biliyorum. o disipline sahip değilim, sıkıştırılmaya (baskıya?) gelemiyorum, kendi kendime baskı yapmak istemiyorum. yazdıklarını okuyunca, düşününce bile daraldım bak. neyse, uymayacağım belli olan planı da yapmıyorum haliyle.
0
pati
(04.11.20)
Yapıyorum. Tamamen uyabiliyorum diyemem ama elimden geldiğince hedeflerimi gerçekleştirmeye çalışıyorum.

Sert kapaklı bir not defteri aldım, ona yazıyorum. Sık sık kontrol ediyorum.
0
hayirsiz
(04.11.20)
@cat in the that ve @hayırsız Defter ile hiç verimli olacağını düşünmüyorum benim için. Tabi herkes için durum farklı ama yine de teşekkürler. Defter işini biş planlamasında kullanıyorum daha efektif oluyor ama ne bileyim farklı aktiviteleri oraya yazmak ve sürekli yanında bulundurmak falan çok efektif gelmedi. Ama yorumlarınızi için teşekkürler.
@roket adam: belki dediğiniz gibi planları çok paraçaya bölmek daha mantıklı gibi. Teşekkrüler
@pati :Sıkışaltırma veya baskı olarak değilde normal günlük aktivite gibi düşnmek lazım. İlk başlarda sıkıcı gelse de rutin haline gelince güzel oluyor ama sonra benim gbi de olunabiliyor.
@j r r tolkien hayrani:siz de umarım başlar devam ettirirsiniz. Be nde işte uymayınca vicdan oluyor o yüzden daha huzursuz hissediyorum.
0
🌸spacevan
(04.11.20)
planla yapamıyorum ben onu. meraklı ve ilgi alanları olan bir insan olarak bana uygun bir şekilde geliştiriyorum kendimi. herkesin her konuda gelişmiş olmasının imkanı yok zaten, sırf bir şeylerimi geliştirdim diye yapılan gelişimlerin suni ve balon olduğunu düşünüyorum. motivasyonun sıkıntı olması da bu yüzden. benim hayat felsefemde bir şeyi yapmak için motivasyon arıyor ve ihtiyaç duyuyorsam aslında o şey benim için uygun değilmiş diyip kalkışmıyorum bile. öte yandan ilgimi merakımı çeken ve yaparken tatmin olduğum "gelişim" konularında ise kendiliğimden devam ediyorum.
0
Bruce
(04.11.20)
Ben normalde plan ve düzen hastasıyım ama bu konuda yapamam çünkü çok değişkenim. Sürekli farklı konulara merak salıyorum ve oralardan yeni şeylere geçiyorum. Kişisel gelişimle alakalı bir haftalık ve aylık planlar yapınca bu beni sadece streslendiriyor. Bazı anlar geliyor canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Bazı anlar geliyor inanılmaz verimliyim. Canım bir şey yapmak istemediğinde vicdan azabı yaşamak istemiyorum.

Bu yüzden ben genel hedefler koyuyorum. İş dışında kafamı rahatlatacak ekstra hobi bulayım diyorum 2-3 tane şey yapıyorum. Kendimi bu konuda geliştirmem lazım diyorum o alanla alakalı kitap, video, eğitim bakıyorum gibi. Biraz daha spontane gidiyor.
0
jazzabel
(04.11.20)
@Bruce Teşekkürler yorumunuz için, evet ilgi alanının olması büyük bir motivasyon kaynağı fakat farklı alanlarda bilgiler edinmekte bence çok önemli. Ben alınan bir bilgnin ilerde mutlaka karşına çıkacağına inanan biriyim. İşte bazı uzun süren hedefler için bir anda oturup çalııp bırakmak bana mantıksız geldiği için planlama yapmak bana doğru geliyor. Tekrar teşekkürler yorumunuz için.
0
🌸spacevan
(04.11.20)
(8)

Sizce halk ne yapmalı?

1bir1bir1
SelamDeprem meselesi gündemde. Bir süredir İstanbul için zaten konuşuluyordu, bir anda İzmir'i vurdu. Manzara ortada. Sonuç yine aynı, "sağlıklı/sağlam" binalardan ev kiralarmak ve satın almak daha da zorlaştı, denetleme mekanizmaları yine doğru çalışmayacak, yine birileri sadece konuşacak ve bunun
Selam

Deprem meselesi gündemde. Bir süredir İstanbul için zaten konuşuluyordu, bir anda İzmir'i vurdu. Manzara ortada. Sonuç yine aynı, "sağlıklı/sağlam" binalardan ev kiralarmak ve satın almak daha da zorlaştı, denetleme mekanizmaları yine doğru çalışmayacak, yine birileri sadece konuşacak ve bunun üzerinden sadece seçim propagandası yapacak, halk yine kesesine göre evler seçmek durumunda kalacak ve bu sebeple belki evin ve binanın dayanıklılığına dair belge peşine düşmeyecek çünkü o belgeye bile güvenmeyecek vs.

Bu durumda bu halk göz göre göre ölüme gitmiş olmuyor mu? Sizce halkın istüne düşenler nelerdir?
0
1bir1bir1
(04.11.20)
halk zaten deprem için hiçbir şey yapmayan bir partiyi ülkeye başkan seçti. yani dedi ki benim depremle falan işim olmaz.

deprem paralarını biz müteahhitlere verdik onla otoyol yapıldı. nasıl zengin oldu adamlar senin verdiğin otoyol parası ile bi bilsen dediler. halk yine aynı adamları iktidar seçti.

halk zaten seçimini yapmış durumda. benim için deprem, eğitim önemli değil demiş. bunlar sadece sonuç.

halkın üzerine düşen kendisini yöneten insanı seçebilmektir. onuda yapamazsan sonuçlarına katlanırsın.
0
duyurukullanıcısı
(04.11.20)
1 Göz göre göre ölüme gidiyoruz
2 O Halk üstüne düşeni 10 seneler önce yapçaktı kusura bakmasın.
0
paramolacak
(04.11.20)
halk en fazla oy vereceği kişileri değiştirebilir. kişisel olarak da sağlam zeminli yeni binaya taşınabilir. başka da hiçbir şey yapamazlar.
0
candide
(04.11.20)
Halk kendini kurtarmalı. Devletten bir şey beklemek için çok geç. Boşuna hayıflanmaya gerek yok, halkı bu konuda kurtaracak bir irade yok ve olmayacak da.

Örnek veriyorum, maltepe'de oturuyorsun ama binan hasarlı, yeni binalar da pahalı mı? Tuzla'ya, gebzeye gideceksin. Yapacak başka bir şey yok.
0
roket adam
(04.11.20)
halkın üzerine düşen görev denetleme mekanizmasını doğru yapacak kişileri seçmek. yoksa yaptığı seçimlerin sonucuna katlanır. halk denen topluluktan bahsediyorsak ancak toplumsal görevlerinden sorumlu tutabiliriz onları. yoksa parası olan iyi eve taşınıyor zaten.
0
Bruce
(04.11.20)
bu halk demokrasiden vazgecip diktatörlük bozuntusu bir sistemi seçti. yani pek ümit yok.
yine de ne yapılmalı dersen, o gılışdar gitmeden akp gitmez diyim.
0
prizmatik
(05.11.20)
bireysel olarak, icinde yasadiginiz yapiyi tetkik ettirip, durumunu ogrenip, buna gore kacis plani hazirlamak gerek. yapinin durumu cok kritikse, kendi yukuyle (deprem, ruzgar, sel olmadan) ayakta zor duruyorsa, cok acil bir cozum gerek. baska turluyse, duruma gore.

malum-u aliniz, turkiye'de yapi stogu kotu durumda. bilhassa koyden kente gocun patladigi, 99'a kadar olan surecte dikilen pek cok apartmanin plansiz projesiz, kontrolsuz, hesapsiz, kitapsiz, korkunc uygulama yanlislari ve malzeme kusurlari ile uretilmis. oyle ki, 99 depremlerindeki yikimlar kuresel olcekte muhendislik icin bir laboratuar islevi gormustu. "ha, geri zekali gibi etriye demirini bir metrede koyarsak boyle oluyormus demek ki", "duz demir ve metre karede 500 kg tasiyan rezil bir betonla bile bu kadar ayakta kalabiliyomus" gibi cikarimlar elde edildiydi.

99 depreminden sonra algi birazcik degisti. yonetmelikler goreceli olarak uygulanmaya baslandi. ama kok neden ortadan kalkmadi. turkiye'deki curume oldugu gibi duruyor. araziden, imardan, insaattan kazanan para baldan tatli. denetim, yasa, kolluk hepsi (insaat filminin son sahnesi gibi) cenazeler topraktan cikmaya baslayinca suclu suclu birbirine bakiniyor. bu yuzden, yeni bir yapinin depremi sag salim atlatacagina, yapiyi yerinde gorup muayene etmeden, deneye tabii tutmadan, kimse kefil olamaz.

elbette yukarida konustugumuzun oncelikli odagi ikamet edilecek apartman dairesi icindi. iyi ya, depreme misafirlikte mi, yolda mi, is yerinde mi, okulda mi, tunelde mi, sinemada mi, yemekte mi denk gelecegiz? evimizin saglamligindan emin olsak dahi, yolda kopru uzerimize yikilmayacak mi? misafir oldugumuz evde uzerimize duvar devrilmeyecek mi? is yerimiz sapasaglam kalacak mi? bu sorularin yanitini siz veremezsiniz. bunlarin yaniti icin "devlet" diye bir kurum var. bu kurum, bizi korumuyorsa, depremden korunmak icin verdigimiz haracin uzerine cokup alakasiz yerlerde bunlari har vurup harman savuruyorsa, bizi felaketle basbasa birakip ustune "keske hasarli evlerde oturmasalarmis" diyorsa, tek yapabilecegimiz yapici, pozitif bir dille anlatmak, kamuoyu olusturmak, sabirla didinmek vs.

baska yollar cok denendi. ben omrumun bir donemini yapi deprem laboratuarinda gecirdim. politika kanallarini gordum, gozledim. halkin yasadigi bir kenar mahalleyi sokak sokak, apartman apartman gezip muayene ettim, kosullarini, yasantilarini, soylemlerini tecrube ettim.

benim nacizane gorebildigim, secebildigim budur. yurunmesi gereken buyuk bir mesafe var. cok daha kotu, rezil durumlardan cikmis, kurtulmus halklar var. motivasyon onemli. dirayet, sabir onemli. vakit onemli.
0
viva paulista
(05.11.20)
(3)

Kırık monitör ekranı ve garip görüntüler

IncredibleMau
Geçen 43" monitör aldım ama biraz haşin davrandığım için köşeden kırmışım.10 dakika öncesine kadar kırık alanı kullanamamak dışında sorun yoktu ama şimdi videodaki gibi bir durum var. Neye işaret bu? kırığı sineye çektim idare ediyodum ama yakında kullanılmaz hale gelir mi? Yüzüme falan patlamaz değ
Geçen 43" monitör aldım ama biraz haşin davrandığım için köşeden kırmışım.

10 dakika öncesine kadar kırık alanı kullanamamak dışında sorun yoktu ama şimdi videodaki gibi bir durum var. Neye işaret bu? kırığı sineye çektim idare ediyodum ama yakında kullanılmaz hale gelir mi? Yüzüme falan patlamaz değil mi?


streamable.com
0
IncredibleMau
(04.11.20)
lcd ekran bu o kırık yayılacak vücuttaki morluk gibi, muhtemelen yayıldıkça kısa devre yapıyor
0
nahtoderfahrung
(04.11.20)
Aynen, bu mutlaka yayılacaktır. Yüzüne patlamaz ama kullanılmaz hale gelir muhtemelen.
0
roket adam
(04.11.20)
giderek büyür. o kırık mikro titreşimlerle ilerliyor. ayrıca ekran olarak gördüğün panel aktif bir malzeme yani içinde transistörler vs var. oradaki kısa devrelerden etrafındakileri de boza boza ilerliyor.
0
orpheus
(05.11.20)
(3)

Yuzde kac zamin alti yeni is bakmaya baslama esigidir?

proletarier aller lander vereinigt euch
Bu seneki ekonomik cokuntuden sonra sizce yuzde kac zamin altinda yeni is bakinmaya baslanmali?
Bu seneki ekonomik cokuntuden sonra sizce yuzde kac zamin altinda yeni is bakinmaya baslanmali?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(04.11.20)
Ben hiç zam yapmasalar bile yeni işe bakmayı düşünmem, piyasa acayip fena, ben garantici bir insan olduğum için yeni heyecan arancak zaman değil diye nitelendiriyorum şu durumu ki hoş gittiğim yerde de 3 aşağı 5 yukarı aynı olacaktır diye tahmin edıyorum durumlar
0
paramolacak
(04.11.20)
Hiç zam almayan kişiler varken sırf zam yapılmaması ayrılma sebebi olmaz bence. Bi de sektöre şirkete göre değişiyor zam oranı. Mesela bizde %10 üzeri zam c-level onayı gerektiriyor. Avrupa'da bizdeki gibi enflasyon yok tabii, tr işin policy dışına çıkmak zorunda kalıyoruz.

Zam verilmez alınır diye bişey de var aslında. Almayı denemek, güzel pazarlık yapmak gibi detayları da hesap ettikten sonra baktın maaş güdük kaldı, işte seni tutan bişey de yoksa yeni ufuklara yelken açabilirsin.

Tabii bi de şimdiki maaşın piyasaya oranla nasıl ona da bakmak lazım. Aldığın zamdan fazlasına iş bulabiliyor musun, o da önemli.
0
Bruce
(04.11.20)
Yeni işe bakmak için neden zammı bekliyorsun ki? Her zaman yeni işe bakılır, bunun bir sezonu yok. Kafandaki belli bir artışı yakaladığın anda da iş değiştirirsin. Tabii iş değiştirmenin bir çok riski de var (genelde işten çıkarmalarda ilk gelen ilk gider mesela), hayatına göre bu riskleri göğüslemen gerek.
0
roket adam
(04.11.20)
(4)

İstanbul için haftalık/aylık kalacak yer problemleri

atina
İstanbul için konuşuyorum. bazen iş görüşmeleri, bazen de sırf kafa dinlemek için geliyorum ancak sürekli aynı arkadaşta kalmak sorun olabiliyor. oteller çok pahalı. hele günlük dairelere bakıyorum da günlük 70-80 tl falan deniliyor. ben 2-3 haftalık ya da aylık kalabileceğim oda nasıl bulabilirim?
İstanbul için konuşuyorum. bazen iş görüşmeleri, bazen de sırf kafa dinlemek için geliyorum ancak sürekli aynı arkadaşta kalmak sorun olabiliyor. oteller çok pahalı. hele günlük dairelere bakıyorum da günlük 70-80 tl falan deniliyor. ben 2-3 haftalık ya da aylık kalabileceğim oda nasıl bulabilirim? bunun güvenli ve aynı zamanda daha az maliyetli yolu yok mudur? couchsurfing tarzı bir yer de aramak saçma geliyor. bütçem aylık 300-400-500 diyebileceğm bir tutar.
0
atina
(04.11.20)
Yok mudur --> maalesef yok. İstanbulda aylık 500 liraya kalınacak yer olsa şehrin nüfusu 80 milyon olur.
0
roket adam
(04.11.20)
evarkadasi.com a bak kanka bulabilrsin ordan
0
olaylar olaylar
(04.11.20)
mesaj kutuna bakar mısın @atina
0
olivia
(04.11.20)
(7)

Trendyol - rezalet sayılır mı? (özetli)

hadi ya la
1. 25 Haziran'da Trendyol'dan telefon aldım, ürün ayıplı geldi; çalışmıyor.2. İade talebi istedim, geri yolladım, 9 Temmuz'da reddedildi.3. Ürün geri yollandı. Bu sefer özür dilediler, sorunumu anlatan dilekçe ile birlikte iade etmemi istediler, yolladım, 30 Temmuz'da reddedildi.4. Ürün bana geri yo
1. 25 Haziran'da Trendyol'dan telefon aldım, ürün ayıplı geldi; çalışmıyor.

2. İade talebi istedim, geri yolladım, 9 Temmuz'da reddedildi.

3. Ürün geri yollandı. Bu sefer özür dilediler, sorunumu anlatan dilekçe ile birlikte iade etmemi istediler, yolladım, 30 Temmuz'da reddedildi.

4. Ürün bana geri yollandı, tekrar iade talebi oluşturdum, her seferinde kusura bakmayın ürün satan kişiye gitmiş, bu sefer bize gelsin para iadesi yapalım gibi şeyler söylediler. 3. kez tekrar iadeyi reddettiler 4 Eylül'de.

5. Durumu müşteri hizmetlerine anlattım, elektronik ürün olduğundan biz onu tekrar satamayız, servise yollanacak dediler. Yine de iade kodu oluşturdular. Bana ayıplı ürün geldi, ben mi uğraşacağım bununla? 4. kez iade reddedildi 14 Eylül'de.

6. O günden beri telefonu da geri yollamadılar. Nerede olduğunu sorduğumda bana kargonun gönderi kodunu soruyorlar. Kargo şubesi telefonu açmıyor, öğrenemiyorum. Elimde sadece Trendyol'un bana verdiği iade kodu var.


Özetle durum bu. Param gitti, elde de telefon yok.
Ne önerirsiniz?
0
hadi ya la
(04.11.20)
sözlüğe yaz, baya büyük rezalet bu.
0
diffarentiationation
(04.11.20)
Rezalet. Ayıplı mal servise gitmez. Satıcı iade almak zorunda.
0
himmet dayi
(04.11.20)
Sözlüğe kesin yaz. Bunun dışında elindeki dokümanlarla hiç beklemeden tüketici hakem heyetine başvur, Trendyol'dan dönüş alamazsan da oradan kesin sonuç çıkar.
0
elikası
(04.11.20)
25 haziran nere 4 ekim nere yahu.

öncelikle kredi kartıyla ödediysen (cüzdandan falan değilse yani) bankaya harcama itirazında bulun. kargo takip bilgilerini vs. bu itiraza ekle. banka parayı geri yatırabilir. sonra trendyol ne halt yerse yesin.
0
mr.goodcat
(04.11.20)
1- sözlük
2- şikayetvar
3- tüketici mahkemesi

Twitter'ı asla sallamıyor Trendyol. Bu da bonus bilgi, boşa efor gitmemesi için.
0
lcha
(04.11.20)
Rezaletin kralı. Yazık olmuş valla, epey uğraştırmışlar.
0
roket adam
(04.11.20)
Bence hemen bulunduğun ilçenin tüketici hakem heyetine başvur. Faiziyle beraber geri iste paranı.
0
turuncu tonlarda
(04.11.20)
(18)

Fransa’da ne iş yapacağım?

le jeune turc
Merhaba Arkadaşlar,Evlilik vasıtasıyla 1 ay önce Fransa’ya geldim. Çalışma iznim var.Lisansım ve yüksek lisansım Türk dili üzerine.1 yıl üniversitede yabancılara Türkçe öğrettim. O alanda sertifikam da mevcut.Gerek Türkiye’nin giderek bataklığa sürüklenmesi gerekse de Türk imajının bataklığa çoktan
Merhaba Arkadaşlar,

Evlilik vasıtasıyla 1 ay önce Fransa’ya geldim. Çalışma iznim var.
Lisansım ve yüksek lisansım Türk dili üzerine.
1 yıl üniversitede yabancılara Türkçe öğrettim. O alanda sertifikam da mevcut.
Gerek Türkiye’nin giderek bataklığa sürüklenmesi gerekse de Türk imajının bataklığa çoktan saplanmış olması nedeniyle bu alanda bir gelecek göremiyorum.

Fransızcam A2-B1 arasında. İngilizcem B2-C1 arasında. Bayağı iyi anlayıp konuşurum ama burada pek bir geçerliliği yol. Sürücü ehliyetim yok. Aracım veya bisikletim yok. Bisikletim olsa dahi dizlerim ve belim çok sağlam değil. 1 yıl askerlikten sonra zaten eklem romatizmasından muzdarip olan bedenim özellikle dizlerini eline aldı. Diz meselesi Uber tavsiyeleri için, bel meselesi de inşaat işleri için. Ağır kaldırırsam iyice mahvolurum diye düşünüyorum.

Lille’deki abartısız bütün restoranları ve fast-food mekanlarını gezip bulaşıkçı veya temizlikçi arayıp aramadıklarını sordum. Çoğu yer işleri kötü olduğundan iş aramama bile şaşırdı. 15 kadar yere öz geçmişimi bıraktım.

Karantina malumunuz. Kasım sonuna kadar restoranlar paket satışı dışında kapalılar. Alışveriş dışında günde 1 saat sokağa çıkma iznimiz var.

Bir Fransız restoranının sahibi ile iş görüşmesi yaptım karantina başlamadan önce. Karantina bitmeden 1 hafta önce beni ara, deneme yapalım deyip kendi numarasını verdi.

Bayağı meşhur bir dönerci zincirinin sahibi de öz geçmişimi aldı. Bu işlere kardeşinin baktığını ama öz geçmişimi mutlaka ileteceğini söyledi.

Karantina olmasaydı belki o Fransız restoranında başlayabilirdim.

Şubat’ta askerliği bitirince Mart’ta evlenmeyi planlıyorduk. En geç Haziran’da da burada olurum diyordum. Kovid patlayınca Ekim’de gelebildim. 8 aylık işsizlik de özgüvenimi çok düşürdü.
Bütün restoranlara tek tek girip bulaşıkçı arıyor musunuz diye sorabilecek özgüvenim ve hırsım var ama uzun süreli işsizliğin ardından dilini ileri düzeyde konuşamadığım ve şu an karantinada olan bu ülkede ne iş yapacağımı şaşırmış durumdayım.

İlerisi için ticari fikirlerim mevcut ancak şu an uygulayabilecek sermayeye kesinlikle sahip değilim. Sıfırım hatta.

1 aydır bütün masrafları eşim karşılıyor. En az bir ay daha öyle olacak olması bir de kısıtlılık hissi beni biraz bunalttı. İlk aydaki bütün mutluluk hormonlarımı tüketmiş gibiyim. 2 sene önce üniversitede sözleşmeli de olsa okutmandım, mesleki tatmin yaşıyordum. Geçen sene de bu vakitler gomtanım gomtanım diye dolanıyordu insanlar. Ha ben kendimi çok kaptırıp muvazzaf gibi takılmıyordum ama üstüne uzun süreki işsizlik gelince insan bir sudan çıkmış balığa dönüyor.

Adam gapağı evropaya atmış nabaceğanı bize zoruyo yauv diye düşünmemenizi rica ediyorum. :(
0
le jeune turc
(04.11.20)
Kapağı avrupa’ya atmak bu olmamalı ya. Üzüldüm. Yerinizde olsaydım alanımda iş bulmaya çalışır, mesleğimi icra etmek için yeni yollar denerdim. Gerekirse fransa’dan diploma alırdım. Bunu düşünmeniz uzun vadede hayattan aldığınız tatmini artırır.
0
ruhen hastayim ben
(04.11.20)
Fransa'da üniversite mezunları işçi olarak çalışabiliyorsa fabrikalara başvurun derim. Özellikle otomotiv sektöründe iş bulma şansınız olabilir. Mesleğinizi yapmayacaksanız meslek öğrenebilirsiniz.
0
dissendium
(04.11.20)
boynunu eğme, oraya giderken işsiz olacağını biliyordun neticede, yenge de bunun farkında olması lazım; konuşmuşsunuzdur illa ki. hele ki bu kısıtlamaların olduğu dönemde iş bulmak çok daha zordur, o yüzden kendini kötü hissetmene gerek yok. aranızdaki iletişim ne şekilde bilmiyorum ama 1 ay iş bulamadın diye senin hakkında kötü düşünmüyordur elbet. moralini bozup kötümser bakarsan onu da üzmüş olursun, tatsızlık üstü tatsızlık.

iş aramaya devam tabii ki. şuraya bak diye bir fikir veremem ama moral bozmak için daha erken, gider gitmez hop diye kapmayacaklardı neticede seni. ekstra olumsuz bir durumda değilsin yani. ayrıca ben senin şu anki şartlarında olmayı bile kabul edip yerinde olmak isterdim. millet bir dayanağı olmadan gidiyor, senin native eşin var bi de! hala şanslısın, bişey kaybetmiş değilsin, kendine gel, her şey güzel olucak.

bu arada bekar baldızın varsa tanıştırabilirsin bizi, gelirim beraber işsiz oluruz şlkdfgda

edit: whoosie aşağıda güzel bir noktaya değinmiş. benim fransa'da doğup buraya göçen çok türk tanıdığım var, hepsi de yamuk türkçeli. orada türkçesi gelişsin isteyen türk kesin bulunur.
0
Bruce
(04.11.20)
Abi avrupa dediğin talep edilen mesleğin yoksa yalan. senin şu durumda yapabileceğin restoranların açılmasını bekleyip onlara başvurmak. özellikle turk restoranlarını googledan bul , git ve konuş. normal zamanda kesin ihtiyaç var ama pandemiden dolayı şuan olmaya bilir.
Bir de online alışveriş yapılan sanalmarket tarzı oluşumlar, onların depolarında her zaman elemana ihtiyac oluyor(sipariş falan hazırlıyorsun vs)Ayrica forklift sertifikası alıp depolarda operatorluk yapılabilir.
3. seçenek kendi işini kurmak
4. seçenek meslek okulu okumak
0
bluewhale
(04.11.20)
17 yaşında yanlış yönlendirme ile amcamın yanına okumaya diye gittim. 6 ay dayanamadım ve geri döndüm. çok az fransızcam ve hiç ingilizcem yoktu. bence dil ve diploma avantajın var. ben bir yenge mağduru olarak döndüm. senin gibi dil avantajım olsa zorlardım o zamanlar çok ah ettim. iş bulmak çok zor.

pariste yaşayan kuzenim lise mezunu olarak iş bulamadı ve türkiyeye geldi. tek farkı fransızca bilmekti. izmirde belçika firmasına telefonla müşteri hizmeti deneyimi verdi.(yaklaşık 6 ay) daha sonra parise zorunlu geri döndü. burdaki tecrübesini ekleyip bir iş buldu. 1300 euro maaş alıyor. pariste kıt kanaat geçiniyor.

zorlamazsan olmaz zorla.
0
mikahakkinen
(04.11.20)
Yabancılara Türkçe eğitim konusunda Türk imajından dem vurmuşsunuz ama hedef kitleniz aslında Türkçe öğrenmek isteyen yabancılar değil, çocuğu Türkçe öğrensin isteyen Türk göçmenler olabilir, o tarafı denediniz mi hiç komünite gruplarından falan?
0
whoosie
(04.11.20)
Hocam Leboncoin üstünden al sat falan yapsaniz, belli bir birikim olunca araç alıp Uber denersiniz. Haftasonu geceleri falan eglence yerlerinde çok iyi para kazaniyorlardi.
0
spacevan
(04.11.20)
internet üzerinden diplomalarınızı falan yazıp online türkçe eğitimi verebileceğiniz mecralara başvurmaya ne dersiniz?
mesela camblydeki hocaların çoğu öğretmeye çalıştıkları dil dışında mükemmel değiller.
0
baharat
(04.11.20)
moralini bozmak gibi olmasın ama diz ve bel sorunların varsa garsonluk-bulaşıkçılık gibi işleri de tavsiye etmem, hatta über yap daha iyi yani, o kadar yorulmazsın. bahsettiğin iki işte de sıklıkla ayakta duracaksın, nasıl olacak ki o?

e-ticaret işine mi girsen acaba? ben de çok bilmiyorum ama al-sat yaparak güzel para kazananlar varmış. -mış tabi, ben duyduklarımı söylüyorum. bu arada türkçe öğretme işini bence çok da hafife alma, akademideki insanlar daha farklı kafada olabiliyorlar, görmüşsündür illa ki. yani atıyorum, sırf türksün diye hor görmeyecek üniversiteler/hocalar vs olabilir. olmama ihtimali yüksek tabi ki de, öneride bulunuyorum işte. çalışabileceğin üniversitelerdeki türk hocalarla irtibata geçsen, belki bir öneride bulunabilirler. ek olarak doktora programlarına başvurup, varsa teaching assistant olaylarına girebilirsin, ta'lere çok kötü para vermiyorlar çünkü, yani açlıktan ölmezsin. sözel alanlarda durum biraz zorda, kabul ediyorum ama denemekten ne çıkar?

bir de bulunduğun yerdeki türk topluluklarına vs bakabilirsin belki. kardeşimin arkadaşı kanada'ya gitmişti, o şekilde ev-iş herşeyini ayarlamıştı. gerçi eşim almanya'dayken çok kazık yediği olmuştu ama onun da bazı işleri hallolmuştu tanıdıkları sayesinde.

bir inşaat işi değil de, tesisat işi tarzı şeyler olabilir, çok ağır kaldırman gerekmeyebilir ama ben yine zorlanacağını düşünüyorum. yine de şunu da örnek vereyim: kardeşimin bir arkadaşı kanada'da ev tadilatı yaparak -yer karosu döşeme vs- iki ayda araba çekti altına -ikinci el ama olsun yani, bence yine de süper- öyle işlere de bakabilirsin belki, eğer çok zorlanmayacağını düşünürsen.

edit: evet bir de online ders de verebilirsiniz, o da var.
0
pasp
(04.11.20)
tercümanlık yapmaya çalışın türkçe - ingilizce vs. online olarak. hatta bir an önce fransızca öğrenip fr-ing - tr yapabilirsiniz. iyi para var ama işte fr öğrenmek lazım.
0
matilda
(04.11.20)
Fransızca bilginizin yetersiz olması büyük sorun. Üniversitelere, Türkçe kursu olan bölümlere okutman olarak başvurabilirsiniz. Lille şehrinde durum nedir bilmiyorum ancak değil Avrupa’da Hindistan’da bile Türkçe okutmanlık yapan TDE mezunları var.
whoosie doğru demiş, bir ilerisine gidip, Türk konsolosluğu eğitim ateşeliğine de yazın. Onlar bir talep olursa şişe yöneltirler.
0
buf-e kür
(04.11.20)
Aklıma gelenlerin bir kısmı yazılmış, ben de şu 2 şeyi ilave edeyim.
-Fransada faaliyet gösteren vakıflarda ya da derneklerde (araştırın tabi, başınıza dert olacak bir yer olmasın) Türkçe kursları veriliyor, oralara bakabilirsiniz ya da Türk-Fransız Ticaret Derneği vardı, buralarla iletişime geçin, işin dış ticaret kısmında(operasyon kısmında özellikle) iş bulabilirsiniz.
-Meslek edindirme kursları vardı, iş garantili. Bir arkadaşım başvurup gitmişti, hala var mı bilmiyorum, bahsettiğim 10 yıl önceydi, bir araştırın bu söylediğimi isterseniz.
0
Rh Negatif
(04.11.20)
Üstad kaç kere konuştuk aslında ya. Keşke yakın bir yerde olsan da yardım etsek ama aramızda yarım gun var neredeyse...
Bir kere ehliyetin olmaması kötü olmuş, burada hem pahali hem daha zor.
Onun dışında Lille gene büyük şehir, bir sey cikabilir. Deneyim istemiş ama şöyle bir şey var misal;
www.indeed.fr

Onun dışında kafana bu kadar takma. Esinin geliri varsa hallolur. Biz 4 ay esimin ailesinin yaninda yasadik ben iş bulana kadar. Bunlar ilk basta normal kafana takma. Türkiye'de bile is yok ki sen dilini bilmedigin yerde Türkçe diplomasi ile geldin.

Bu arada sana diyeceğim tek sey; temizlik firmalarina girmeye calis. Benim çalıştığım yerin temizligini yapanlar cok memnun genelde. Agir kaldiracak edecek isleri yok. Bence oldukça ideal bir is ve dil bilmene de cok gerek yok (acikcasi calisanlarin cogu yabancı türk abi vardi emekli oldu, simdi yunan bir abla var, sonra afrikali var cezayirli var).
Sana tavsiyem bu kadar motiveysen esinle falan beraber böyle is edinme kurslarini falan bulmaya calis. Acikcasi burada ofiste düz adam olmak yerine tamirci/cilingir/boyaci/tesisatci/elektrikçi olmak cok daha iyi. Bu tabi fransizcan iyilesince yapilacak is.
Onun dışında lille tarafinda üretim var ama üretime dil bilmeden girmen zor açıkçası. Yoksa fabrikada isci olmak falan iyi.

Neyse cok uzadi; ilk bakista direkt bir çözüm yok gibi covid sebebiyle. Pole emploi, indeed vs gibi sitelerden Türkçe bilen arayan islere baksan en ideali gibi.

Ben biraz düşüneyim tekrar bir sey cikarsa sana yazarım.
Bu arada lille'de yasamak zorunda misiniz? Yoksa mobil misiniz?
0
logisticsmanager
(04.11.20)
Bir fikrim yok ancak sabır dilemek istedim. Türk dili diploması ile fransada iş aramak çok zor iş gerçekten. Kolaylıklar diliyorum.
0
roket adam
(04.11.20)
Arkadaşlar cevaplar ve desteğiniz için hepinize çok teşekkür ederim.

Ekipman eksikliğimi giderir gidermez iTalki gibi sitelerde çevrimiçi ders ve Youtube olayına başlayacağım. Açıkçası askerlikten sonra biraz hamlasam da Türkçe öğretimi en iyi yaptığım iş. Bir zamanlar Youtube'a ders videoları yüklemiştim. O videolardan beni bulmaya devam eden, Reddit'te bile videolarımı paylaşan insanlar var. Ekipman işini çözer çözmez tekrar girişeceğim.

Garsonluk, tezgahtarlık, temizlik, bulaşık işlerinden anlarım. Yapmışlığım da çok öğrenciyken. Burada da Indeed üzerinden çeşit çeşit pek çok işe başvurdum. Başvurmaya da devam ediyorum. Bulaşık işinde sanayi tipi bulaşık makinesi sayesinde belim çok zorlanmadı.

Amazon'a başvuramıyorum çünkü aracınız olmadan gidemeyeceğiniz bir yerde.

Paris'te Türkçe öğretimine dair bir iş bulursam burada yaşayan bazı insanların yaptığı gibi hızlı tren için aylık bilet alıp 1 saat gidiş 1 saat dönüş şeklinde orada çalışabilirim.

Yüksek lisans tezimin çok uzun sürmesi ve arş. gör. kadro sınavlarında hep ikinci olmak beni akademiden bayağı soğutmuştu, aklım bir yandan hep doktora yapmakta. Umarım Fransızcayı C1 seviyesine çektiğim zaman böyle bir şansa erişirim.

Al sat meselesine gelince, aklımda harika bir kırtasiye ürünü fikri var. Türkiye'den getirtip buradaki kitapçılara ve kırtasiyelik eşya satan yerlere toptan satmayı istiyorum. Ancak bunun için bir şirket kurmam ve önce bir sermayeye sahip olmam gerekiyor.

Buradaki Türk kitlesi düzgün Türkçe bilmemeyi kendine sorun etmiyor gibi bir intiba mevcut bende. O yüzden kafadan ilk elediğim seçenek hep bu oluyordu ancak denemek lazım. Haklısınız.

Eğitim ateşeliğine yazmak aklımın ucundan bile geçmemişti.

Hepinize tekrar tekrar teşekkür ederim arkadaşlar. Hem cesaret verdiniz hem de aklıma gelmeyen fikirler verdiniz. Baldız olayına çok fena patlattım kahkahayı. Bütün arkadaşlarım soruyor ancak ne yazık ki baldızım evli. :D
0
🌸le jeune turc
(04.11.20)
Alınma ama avrupa sana göre değil. Eğitim, meslek ve beceri anlamında oranın sana ihtiyacı yok.
0
indifferent
(04.11.20)
Hocam esinizin masraflari karsilamasina takilmayin. Evlilik de bu zaten, zor zamanda birine destek cikmak. Hem ulke degistirmissin oyle her sey pat diye yoluna girmeyecek tabii. Kesinlikle o konuya enerjinizi harcamayin.

Ileride bu yazdiklariniza emin olun guleceksiniz ve arkadaslariniza anlatacaksiniz.
0
oscar
(05.11.20)
(3)

YouTube Kanalına Video Yüklenmiş

arcali
Gmail hesabına mail geldi az önce yabancı birisi üç tane video yüklemiş. Hemen videoları sildim ve kanalı gizledim. Gmail şifresini değiştirdim. Bu nasıl olabiliyor? Kime şikayet etmem gerekir?
Gmail hesabına mail geldi az önce yabancı birisi üç tane video yüklemiş. Hemen videoları sildim ve kanalı gizledim. Gmail şifresini değiştirdim. Bu nasıl olabiliyor? Kime şikayet etmem gerekir?
0
arcali
(04.11.20)
bi tür virüs hocam o, spam video yüklüyor kanalına. google hesabınla bir yere onay vermişsin ya da sen farketmeden yapmış bunu. şifreni değiştiremez ama o izini iptal etmezsen yüklemeye devam edebilir ve 400-500lere kadar video yükleyebiliyor, ekstra uğraştırır.
0
marlonbranda
(04.11.20)
Video yüklemesine izin vermedim, gmail hesabına/şifresine ulaşmadan yapması zor olduğu için şifremi değiştirdim. Tüm aboneliklerimi sildim ve YouTube'a geri bildirimde bulundum.
0
🌸arcali
(04.11.20)
Bilgisayarında bir virüs olabilir mi? Kaspersky tarzı bir uygulama kurmanı öneririm.
0
roket adam
(04.11.20)
(3)

spora yonelik olmayan akilli saat onerisi

appdata
arkadaslar merhaba.akilli saat almayi dusunuyorum. ama butun baktigim saatler spor yapanlara yonelik. oysa benim sporla pek alakam yok (keske olsa ama yok iste)ben olayin daha cok teknoloji tarafindayim.yani google asistan ile iletisim kurabilecegim, nfc ile kredi karti ödemesi yapabilecegim, muzik
arkadaslar merhaba.

akilli saat almayi dusunuyorum. ama butun baktigim saatler spor yapanlara yonelik. oysa benim sporla pek alakam yok (keske olsa ama yok iste)

ben olayin daha cok teknoloji tarafindayim.
yani google asistan ile iletisim kurabilecegim, nfc ile kredi karti ödemesi yapabilecegim, muzik dinleyebilecegim, arayuzunu-menusunu ozellestirebilecegim, uygulamalar kurabilecegim, evimdeki diger akilli cihazlara (tv vs.) baglayabilecegim, malesef ekstrasistol rahatsizligim oldugu icin ekg ve kalp ritmi olcebilecegim, navigasyonu basarili olan vs bir akilli saat ariyorum. var midir onerisi olan.

huawei watch gt2 pro çıkmış yeni, ona baktim ama o da spor yapanlara yonelik olmus.
0
appdata
(03.11.20)
fossil gen 5
0
malheiros
(03.11.20)
Saydığın kriterlerin hepsini apple watch karşılıyor AMA hayatını tahmin ettiğin kadar değiştirecek bir cihaz değil yani.
0
roket adam
(03.11.20)
@malheiros
Tesekkurler, senin yonlendirmenle inceleme videolarini izliyorum su anda.

@roket adam
Evet apple watch zaten akilli saatin en akilli olani, ama iphone istiyor. Iphone ve ios sevmiyorum.
0
🌸appdata
(03.11.20)
(7)

Uykuya daldıktan sonra birkaç kez uyanmak?

lafıolmaz
Merhabalar,Uzun zamandır doğru dürüst uyuyamıyorum. Kafamı yastığa koyup hiç uyanmadan sabaha kadar uyuduğum gün sayısı son altı ayda 10-15 civarıdır. Geçen haftadan beri 11'de yatağıma girdikten sonra, saat 1, 4 ve 6 gibi uyanıyorum. Hâliyle gün içerisinde sersem sersem dolaşıyor, konsantrasyon güç
Merhabalar,

Uzun zamandır doğru dürüst uyuyamıyorum. Kafamı yastığa koyup hiç uyanmadan sabaha kadar uyuduğum gün sayısı son altı ayda 10-15 civarıdır. Geçen haftadan beri 11'de yatağıma girdikten sonra, saat 1, 4 ve 6 gibi uyanıyorum. Hâliyle gün içerisinde sersem sersem dolaşıyor, konsantrasyon güçlüğü ve şiddetli baş ağrısı çekiyorum. Sesli şekilde kitap okuduğumda kelimeleri sık sık değiştirdiğimi fark ettim. Canımı ziyadesiyle sıkmaya başladı bu durum.

Yaşadığım problemin neden kaynaklanıyor olabilir?
Daha önce böyle bir sorunla karşılaşıp aşabilen varsa tecrübelerini benimle paylaşabilir mi?
0
lafıolmaz
(03.11.20)
Gün içerisinde seni etkileyen, geren olaylar yaşıyor olabilir misin?
Ben genelde bu tip durumlarda sizinle benzer şeyleri yaşadım.
0
sevilen progressive türkücü
(03.11.20)
Kahve vs içiyor musun son dönemde çok? Bende o uyanma olayını kahve ve alkol yapıyor.
0
roket adam
(03.11.20)
horlama , uyku apnesi, çevresel faktörler, havasız oda, klima , yatak gibi bir çok etken olabilir.

ben olsam önce yatağın yönünü değiştiririm, sonra yatağı ters düz ederim, bir de kulak tıkacı takarım.
0
janavarorion
(03.11.20)
normali bu değil mi zaten. ölü gibi hiç uyanmadan 7 saat ben hiç uyumuyorum. gece içinde arada bir uyanmak normal değil mi ?
0
kelepir
(03.11.20)
normali en az 6 saat hiç bir şekilde uyanmamak.
anksiyete, kaybetme korkusu, iş korkusu, gibi bir şeyler olabilir. içki değil.
not: uzman değilim, yaşım fazla :-)
0
ankara06
(03.11.20)
Simdi sizin yazinizi okuyunca ben de fark ettim ki uyku duzenim aslinda hep boyleymis. Aksam 12 gibi yatiyorum periyoduk olarak 3-5 ve 6 da kesin kalkiyorum, hem de tam uyanmis vaziyette. O kadar zor ki :(((
Ben is stresine bagliyorum genellikle isleirm yogun oldugunda boyle oluyor. Ama baska cozumler varsa ben de okumaya geldim :)
0
cossecant
(04.11.20)
ben de şüphelenip baktım internette gece bir kaç kez uyanıp tekrar uyumak anormal bir durum değil. gece içinde uyanıp saate bakıp ooo daha sabaha çok varmış diyip uyumaya devam etmenin zevki var :) gece uyandıktan sonra tekrar uyuyamamak sıkıntı
0
kelepir
(04.11.20)
(6)

rj45 çakıyorum ama olmuyor?

Sir Anthony Hopkins
merhaba network uzmanı arkadaşlar,elektronik dükkanından 200metre cat6 kablo ile rj45 socket aldım, iş yerinde çakmak için pense vardı, yeni switch de aldım.şöyle bir sorun var 5 kere socket çaksam ancak biri çalışıyor, çalışanların bazıları ise az bir harekette bağlantı kopuyor.gözle kontrol ediyor
merhaba network uzmanı arkadaşlar,

elektronik dükkanından 200metre cat6 kablo ile rj45 socket aldım, iş yerinde çakmak için pense vardı, yeni switch de aldım.

şöyle bir sorun var 5 kere socket çaksam ancak biri çalışıyor, çalışanların bazıları ise az bir harekette bağlantı kopuyor.
gözle kontrol ediyorum renk düzeni, uçların uzunluğu gayet iyi görünüyor.


işin acemisi değilim elimde yatkın renk kodlarında dikkat ediyorum.

a) pense bozuk desen bakıyorum penseye bozulacak bir parçası yok,
b) kablo desen orta kalite kablo işte içinde + şeklinde plastikte var.
c) socketler desen plastik şeffaf socket işte.

bu konuda bana bi yol gösterin?
0
Sir Anthony Hopkins
(03.11.20)
Ethernet için 100m sınır değerdir. Dikkat ettiniz mi ona?

Bir de 568 miydi, a ve b standardı var. Kablo üzerinde yazan neyse o standarda uygun çakmayı deneyin
0
kisa
(03.11.20)
kablo cat5 konnektör cat6 ise yeterince sıkı tutmaz.

cat6 kablo cat5 kabloya göre daha kalın. ( 22awg vs 26 awg)

serverfault.com
0
orpheus
(03.11.20)
kablo kılıfı ile beraber jakın içine giriyor değil mi? penseyi basınca kablo kılıfını jak sıkıştırıyor o şekilde yerinde tutuyor.
0
malheiros
(03.11.20)
Evet ben de kılıfı söyleyecektim, ben de çok uğraştım zamanında. Pinlerin içeride olması yeterli değil, kılıfın da içeride olması lazım ki tutsun + kılıf dışarıda olursa zaten gbit bağlantı kesinlikle sağlayamıyorsun pinler oturmuş olsa da.
0
roket adam
(03.11.20)
Patch mi Cross mu bağlantı yaptığının da önemi oluyordu diye hatırlıyorum

www.somut.net
0
Northern Mariner
(03.11.20)
cat5-cat6 rj45 her türlü uyar. Uydurmayı bilmek lazım. Şunlara dikkat edin.

1. kablonun dış plastik kısmı jack'ın içine girecek. kablo ve jack bir bütün olacak. Öyle sağa sola kafasını sallamayacak.
2- Bütün uçlar eşit olarak sonlanacak. Yani jack'ın içinde biri ilerde biri geride olmayacak . Çakarken 1-2 kere kontrol edin.
3- Switch dediğin için corss ihtimali yoktur. Bu yüzden Renk kodları önemli değil. Ama 2 uç aynı olmak zorunda.
4- RJ-45'in dişlerine dikkat edin. Hepsi düzgün olmalı. Bazen bazı dişler yukarda kalıyor. Kabloya temas etmiyor.

Varsa iş yerinden test cihazınıda al. Her kabloyu test et.
+ olarak bazı insanlar kabloları soyuyorlar. Sakın kabloları soymayın.
0
ycaycayca
(04.11.20)
(5)

Her şeyden cabuk vazgeçen bir insana neden güven duyulmaz?

ElfElf
Ben yapi gereği biraz kolay pes eden biriyim yani olursa olur olmaz sada çok şeyimde kafasındayım . bu gamsız hallerim mi diyeyim ne diyeyim çok eleştiri almaya başladı son zamanlarda. Bilemiyorum kendimi değiştirmeye de pek niyetim yokk. Bu benim savunma mekanizmam.vazgeçmeyen, kararlı, inatçı insa
Ben yapi gereği biraz kolay pes eden biriyim yani olursa olur olmaz sada çok şeyimde kafasındayım . bu gamsız hallerim mi diyeyim ne diyeyim çok eleştiri almaya başladı son zamanlarda. Bilemiyorum kendimi değiştirmeye de pek niyetim yokk. Bu benim savunma mekanizmam.vazgeçmeyen, kararlı, inatçı insanlar neden seviliyor bunu da anlamış değilim. Bence,böyle insanlar fazla cabuk gaza geliyor. Kitaplardaki filmlerdeki hayali karakterlere fazla özeniyorlar. Gerçek dünya KitaPlardaki filmlerdeki ka-dar karmaşık değil. Bi ise başlarsın, zorla güzellik olmaz ise, yarım bırakırsın. Kendini üzmeye, inat etmeye ne gerek var anlamıyorum. Biraz psikolojik danışmanlık alanı olaraktan kullandım burayı ama 1 aydinlatirsaniz su kardeşinizi...
0
ElfElf
(03.11.20)
Her şeyden çabuk vazgeçenler istikrarsız oluyor, haliyle güven vermiyor. Hayatın tümünde olmasa da ufak bi alanda yer kaplıyor bu. Öyle aman aman bir zorunluluk değil bana göre de ama bazen gerekli
0
olaylar olaylar
(03.11.20)
Dediğin tarzın söktüğü yer var sökmediği yer var. Mesela iş bulup çalışması gereken 2 çocuklu bir baba bir iki iş bulma girişiminden sonuç alamadı diye amaan çok da şeyimde deyip yatmalı mı? Hayır. Yani vazgeçmeme davranışının gerekli olduğu yerler var. Ama öyle konular da var ki, teklif tekrar ısrar'dan fazla uğraşmak olmaz. Israr bile fazladır. Bazı konularda tekrar bile çok lüzumsuz olabilir. İşin o tarafı da ayrı. Bunları iyi ayırt etmek ve dengesini kurmak lazım.
0
1bir1bir1
(03.11.20)
Hayat zorluklarla dolu, kolay bir şey yok çünkü.
0
roket adam
(03.11.20)
Bir gün benden de çabuk vazgeçerse diye tedirgin oluyor insan.
0
bitse de gitsek
(03.11.20)
yukarıdakiler +1
"zorla güzellik olmaz"daki zorluk eşiği buradaki asıl mesele.
zora gelemeyen insan güven vermez çünkü hayatta her şey kolay veya bırakılabilir olmuyor.
kimse de önüne ne çıkacağını bilemez.

mesela uç bir örnek belki ama çocuk yaptın, çocuk engelli doğdu.
ne yapacaksın?
"olmadı bu çocuk, bakımı da zor" diye bırakıp gidecek misin?
o zorluğa katlanabilir olman lazım.

ya da bir iş kurdun, olmadı.
"e olmadı yapamıyorum" diye oturan adam hayatta ne uzar ne kısalır.
zaten birkaç kere olmayacak ki, sonra onun neden olmadığını anlayıp oldurabil.

yani herhangi bir anlamda başarı kendiliğinden gelmiyor.
o olmadı, bu olmadı demek istikrarsızlık ve başarısızlığı getirir.
iyi ebeveyn olmak da, işinde iyi olmak da, iyi bir eş olmak da, hayatı iyi yaşayabilmek de bir şeylerin peşini bırakmamayı gerektiriyor.

gamsızlık, kolay pes etmek ve çabuk vazgeçmek aynı şeyler değil bu arada.
0
blatta hiberna
(04.11.20)
(6)

istanbul anadolu yakasinda site

lemmiwinks
evleri genis, saglam, onu acik, havuzu ve genis yesil alani olan, ulasimi cok zor olmayan ama ana yolun dibinde olmayan (gurultu olmasin), cok yuksek katli olmayan (max 8-10), mumkunse kiralari 3+1'ler icin 5-6 bin tl'yi gecmeyecek, deprem riski daha dusuk bolgelerde olan, 15 yildan yeni site tavsiy
evleri genis, saglam, onu acik, havuzu ve genis yesil alani olan, ulasimi cok zor olmayan ama ana yolun dibinde olmayan (gurultu olmasin), cok yuksek katli olmayan (max 8-10), mumkunse kiralari 3+1'ler icin 5-6 bin tl'yi gecmeyecek, deprem riski daha dusuk bolgelerde olan, 15 yildan yeni site tavsiye edebilir misiniz?

cekmekoy, umraniye, uskudar, beykoz, atasehir, sancaktepe (ulasimi nispeten kolay yerleri) oncelikli ama digerleri de degerlendirilebilir.
0
lemmiwinks
(02.11.20)
fuaye sitesine bir bakin derim.
0
turbo sadık
(02.11.20)
Kartal Esentepe' de And pastele bakmanızı öneririm. 185 m2 ortalama 5000 tl
0
obscure
(02.11.20)
Fuaye güzeldir katılıyorum daha düşük bütçe ile Resim İstanbul’da güzeldir.
Aydos ormanının karşısında Samandıra gişelerin dibinde. Araç varsa karşıya geçiş özellikle rahat oluyor Levent’e sabahları 40 dakikada giderdim iki sene önce.
0
cilekli pasta
(02.11.20)
suryapı exen'e bakabilirsin. kule kısmı değil, site kısmında.
0
roket adam
(02.11.20)
Aydos country olabilir belki.
0
rayde
(02.11.20)
fuaye +1
0
since1907
(02.11.20)
(6)

Yakin zamanda evlenenlere bir soru

ala09
Ev esyanizi kaca mal ettiniz her seyiyle? (Alim yaptiginiz tarih civarini ve ev buyuklugunu de belirtirseniz aydinlatici olur) cok tesekkurler
Ev esyanizi kaca mal ettiniz her seyiyle? (Alim yaptiginiz tarih civarini ve ev buyuklugunu de belirtirseniz aydinlatici olur) cok tesekkurler
0
ala09
(01.11.20)
Evlenmedim ama ocak ayında sıfırdan ev düzdüm, evlilerin aldığı herşeyi aldım 75 civarına mal oldu. Herşey orta segment. Beyaz eşyalar beko.
0
antihero
(01.11.20)
hocam ben de yakın zamanda bu işlere girişeceğim. bazı modellere baktım eğer mağazadan alacaksam internet fiyatlarına %20 ekliyorum. yaklaşık bir meblağ çıkarıyorum.

@antihero verdiğiniz fiyata koltuk, yatak, halı, perde vs dahil mi?
0
jepa
(01.11.20)
25 yıl evlilikten sonra (gümüş yıl) yeni eve sıfır eşyaya geçtik. buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, tost makinesi 11.000- tuttu. kampanyalı fiyatlarla Bosch
0
ankara06
(01.11.20)
@jepa saydıkların dahil, mutfaktaki takımlar dahil, ev 3+1. patates soyacağına kadar dahil. ama şimdi fiyatlar uçmuştur tabi.
0
antihero
(01.11.20)
Bir ay olmadı arkadaş 60 bin liraya enzadan yatak odası yemek odası salon koltuk takımı aldık dedi. Yatak, halı, perde, mutfak eşyası, televizyon, beyaz eşya, ev tekstili derken 100ü geçer banko.
0
cilekli pasta
(01.11.20)
her şeyi almadan önce excel listesi yapmıştım, 2+1 her şey dahil 60 bin civarı tuttu. tarih haziran 2020. yalnız modern tipte döşedik, öyle koca koca yatak odası takımları, vitrinler falan filan almadık. fonksiyon olarak ne gerekiyorsa o.

markalar: ikea, arçelik, enza home, istikbal.
0
roket adam
(01.11.20)
(6)

airbnb ilk kez kullanacağım

han20
tavsiye var mıdır? istanbul'da mevki farketmeksizin bir daire arıyorum. kiralık arıyordum, o iş uzayacak gibi en azından 3-4 günlük airbnb yapayım dedim.bölge farketmez, sadece güvenli ve temiz bir tüm daire bakıyorum. bütçe 250-300 tl arası.biraz baktım, çoğu otel odası sanki. bir de güzel site diy
tavsiye var mıdır? istanbul'da mevki farketmeksizin bir daire arıyorum. kiralık arıyordum, o iş uzayacak gibi en azından 3-4 günlük airbnb yapayım dedim.

bölge farketmez, sadece güvenli ve temiz bir tüm daire bakıyorum. bütçe 250-300 tl arası.

biraz baktım, çoğu otel odası sanki. bir de güzel site diye kanıp fuhuş yuvasının ortasına düşmeyelim a dostlar.

var mıdır tavsiye?
0
han20
(01.11.20)
Günlük kiralık evler yasal olmadığı için çoğu otel odası artık airbnb'ye düşüyor. Cart diye polis baskınının ortasında kalabilirsin yani.
0
roket adam
(01.11.20)
@roket
Günlük kiralık ev konsepti ile airbnb arasında fark yok mu hiç?
0
🌸han20
(01.11.20)
butik otellerdeki odalar yada rezidans dairelere bakabilirsin. Ayrıca bazı ev sahipleri minimum gün kuralı koyuyorlar, bu da önleyici olabiliyor.

450 liralik indirim ref linkim: abnb.me

biz geçen sene yurtdisi gezilerinde surekli olarak ref linklerden yeni 3-4 hesap acip eskileri kapatarak epey bir indirim aldık :) biraz sistemi sömürmek gibi görünsede aslında sadece temizlik parası vs diye kestikleri yüksek komisyonu vermemiş oluyoruz.
0
Northern Mariner
(01.11.20)
Bi KHK ile el attılar o duruma, sanırım baya otel gibi kimlik bildirimi yapıp vergi falan ödemeleri gerekiyor, hani "gel abi burası benim evim gecelik 200 lira kal" modundaki yerler şu anda yasal değil diye biliyorum. www.hukukihaber.net
0
roket adam
(01.11.20)
@roket
benlik bir sorun yok o zaman. gerekli bildirimleri yapacaksa airbnb ve ev sahibi, kafa rahat konaklayabilirim.
0
🌸han20
(01.11.20)
şişli'de müsait dairem var. Kısa süreli Kiralayabilirim. mesaj atıyorum.
0
olivia
(02.11.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.