Giriş
(2)

Çadır Kamp Alanı Tavsiyesi

jeffmurdock
İstanbul'a arabayla en fazla 3-4 saat uzaklıkta çadır kamp alanı arıyorum. Yakınında trekking yapabileceğim rotalar olan, güvenlik açısından tedirgin olmayacağım bir yer olsun istiyorum.
İstanbul'a arabayla en fazla 3-4 saat uzaklıkta çadır kamp alanı arıyorum. Yakınında trekking yapabileceğim rotalar olan, güvenlik açısından tedirgin olmayacağım bir yer olsun istiyorum.
0
jeffmurdock
(05.01.21)
uçmakdere olabilir. bu mevsimde nasıl olur bilmiyorum ama harika bir yer hem manzara hem yürüyüş için.
0
reanarchy
(05.01.21)
yedigöller tam aradığın gibi.
0
roket adam
(05.01.21)
(4)

Işığı ve Sireni Yanmayan Ambulansın Geçiş Üstünlüğü?

anksiyetik pia
Az önce aracımla dönel kavşağın içindeyken önüme hızlıca beyaz bir servis aracı girdi, teğet kala durdum neredeyse arkadaki araçlar bana çarpacaktı, bir baktım ki ambulansmış, bön bön de suratıma bakıyor içindeki hıyar. Sözde ambulansın ne ışıkları yanıyor ne de sireni çalıyor. Bu şekilde uyarı verm
Az önce aracımla dönel kavşağın içindeyken önüme hızlıca beyaz bir servis aracı girdi, teğet kala durdum neredeyse arkadaki araçlar bana çarpacaktı, bir baktım ki ambulansmış, bön bön de suratıma bakıyor içindeki hıyar. Sözde ambulansın ne ışıkları yanıyor ne de sireni çalıyor. Bu şekilde uyarı vermeden pat diye kavşağın içinde aracın önüne atlaması geçiş üstünlüğü müdür?

Henüz 4 aydır da trafikteyim. Ambulansın geçiş üstünlüğü var ok ama bildiğim kadarıyla ışığı ve sireni yanmıyorsa ambulansa yol vermek zorunda değiliz kavşağın ortasında. Yol istese veririz o ayrı, ama pat diye benim kaza yapmama neden olma hakkını kim veriyor ki bunlara? Ben mi yanlış biliyorum?
0
anksiyetik pia
(05.01.21)
ambulans görevde iken ışıklı uyarıları daimi olarak yanmak zorunda. sesli uyarı ise trafiğin durumuna göre kullanılıyor. kavşak içi sende ise öncelik sende görevde olduğunu belli etmeden geçiş üstünlüğü yok.
0
helenart
(05.01.21)
Yıllardır trafikteyim, ışığı yansın-yanmasın her türlü yol veririm.
Fakat bir kere benim de kaza yapmama sebep oluyordu. Tüm ambulans şöförlerinin harika trafik eğitimi olduğunu düşünmüyorum bu sebeple.

www.memurlar.net

mevzuat bu.
4'üncü maddede geçiş üstünlüğü bulunan araçları söylüyor.
fakat 5inci maddede ayrıntılarda şu var.

"Bu hak, halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmamak, ışıklı ve sesli uyarı işaretlerini
bir arada vermek şartı ile kullanır. Sesli ve ışıklı uyarı işaretleri, zorunlu hallerde en az 150 metreden
duyulabilecek ve görülebilecek şekilde kullanılır."

Sıkıntı burada.
0
la traviata
(05.01.21)
trafikte yeniysen bir numaralı kural her şeyin kurala uygun olmasını beklememek. kendinden büyük araçlara kesinlikle yaklaşmamak, iş gereği aşırı stresli olan adamlardan uzak durmak (ambulans, servis, polis vs). haklı ya da haksız olmak bi yana, oturup kazayla falan uğraşmamak için olayı bu şekilde değerlendirmeni öneririm. zira "kurallara göre yol benim" gibi bi yaklaşım insana kesinlikle kaza yaptırtıyor çünkü haklı olduğunu düşündüğün için (ya da haklı olduğun için) sorumsuz sürücülerle kafa kafaya geliyorsun.
0
roket adam
(05.01.21)
Dun aksam benzeri bir durumu Florya'da yaşadım. Kavsak olmayan, U çekmenin yasak olduğu bir yerden kontrolsüzce ve isik/siren kullanmadan U donen bir ambulans büyük bir kazaya sebep olacakti. Butun olay önümde oldu ve ambulans kesinlikle haksizdi. Dondukten birkaç saniye sonra yedigi haltin farkina vardi ve sonra isiklarini açtı. Sirenleri açmadı bile.
0
pass
(05.01.21)
(7)

alınabilir valiz markası?

mikahakkinen
samsonite it lugage güzel ama pahalı. yani şöle orta seviye marka önerileriniz nedir?
samsonite it lugage güzel ama pahalı. yani şöle orta seviye marka önerileriniz nedir?
0
mikahakkinen
(04.01.21)
Birkaç sene evvel ççs marka aldım, gayet memnunum.
0
vampir akrep
(04.01.21)
Ben de geçen sene baggaj diye bir markadan aldım gayet memnunum
0
kaderimse np
(04.01.21)
En son Boyner'den Pierre Cardin almıştım, kabin bagajı. Baya iyi.
0
himmet dayi
(04.01.21)
american tourister
0
roket adam
(04.01.21)
4 yıldır pierre cardin ve matmazel in birer kumaş valizini kullanıyorum, yılda 3-4 kez uçak görürler, yeni gibiler hala. Matmazel en son kumas valizi bıraktık demişti ama pierre cardin vardır hala boynerde.
0
somethinginthewayshemoves
(04.01.21)
askerlik zamanı a101'e valiz gelmişti, orta boy ve büyük boy almıştım. ara ara takip ediyorum hala geliyorlar. hem çok ucuza gelmişti, hem de baya dayanıklı çıktılar. tavsiye ederim.
0
trajikomix
(04.01.21)
Çcs üzmez
0
kisa
(05.01.21)
(5)

Bir konut tipi isimlendirme

denef
Şimdi bir yapı var bahçe üzerine kurulu,etrafı koru,3 bağımsız kattan oluşuyor,her katın girişi farklı kimse giriş çıkışta bir diğer katı görmüyor,zeminde olanın bahçesi var,sonraki iki katın ise geniş terasları var ve dışarıdan bakıldığında tipi villaya benziyor. Böyle bir konut tipi nasıl tasvir e
Şimdi bir yapı var bahçe üzerine kurulu,etrafı koru,3 bağımsız kattan oluşuyor,her katın girişi farklı kimse giriş çıkışta bir diğer katı görmüyor,zeminde olanın bahçesi var,sonraki iki katın ise geniş terasları var ve dışarıdan bakıldığında tipi villaya benziyor. Böyle bir konut tipi nasıl tasvir edilir,adına ne demek lazım sizce?
0
denef
(04.01.21)
Üçüz villa olabilir
0
Kahir ekseriyet
(04.01.21)
üzgünüm ama düz apartman bu? tek farkı dış kapılarının bağımsız olması.
villa, triple villa vs olması için en önemli kriter müstakillik yani alt/üst komşunuzun olmaması.
görmemem önemli değil, ısıtma/sıhhi tesisat ortak. gürültü durumu vs standart.

bağımsız girişli apartman diyorum ben.
0
jimjim
(04.01.21)
jimjim +1 bagimsiz girisli apartman
0
exlibris
(04.01.21)
aynen, bağımsız girişli apartman doğru cevap. son dönemde villa projelerinde çok ortaya çıkmaya başladı villa diye yutturuyorlar ama bildiğin apartman yani.
0
roket adam
(04.01.21)
Teşekkür ederim herkese,bu arada villa demedim arkadaşlar tipi benziyor dedim. Apartmandan da ayrılan özellikleri var ne villa ne apartman sınıfına girmiyor o nedenle. Böyle bir konut tipi yoktu gerçekten o yüzden ne denir bilemedim.
0
🌸denef
(05.01.21)
(3)

Laptop görüş/ öneri

now im back
Merhaba,Şu an kullandığım laptopı birkaç sene önce günlük kullanım (browser, ms office) için almıştım. işlerimi gördü ama aradan epey bir zaman geçti ve bilgisayar geri kaldı. konsolu da kardeşime vermiştim. arada oyun vs oynayabileceğim, beni birkaç sene rahat götürecek bir laptop bakıyorum. amerik
Merhaba,

Şu an kullandığım laptopı birkaç sene önce günlük kullanım (browser, ms office) için almıştım. işlerimi gördü ama aradan epey bir zaman geçti ve bilgisayar geri kaldı. konsolu da kardeşime vermiştim. arada oyun vs oynayabileceğim, beni birkaç sene rahat götürecek bir laptop bakıyorum. amerikadaki yakınım getirecek. 1000 USD civarında bir bütçe ayırdım.

www.amazon.com

yukardaki bilgisayar epey aklıma yattı. fiyat performans olarak çok iyi görünüyor. bütçeye uygun. arada kafa dağıtmak için f1, gta v oynayabileceğim ideal bir alete benziyor.

yorumlar çok iyi, amazon tarafından da tavsiye edilmiş ama tek tük de olsa problemlerden dert yanan yorumlar var. ürünün uluslararası garantisi yok. orada yakınıma denettirip ilk aşamada bir sorun olup olmadığını kontrol ettirebilirim ama buraya geldikten sonra bir sorun çıkarsa parasını verip hallettirmek zorunda kalacağım. sizce bu riske değer mi? risk almayıp bilgisayarı buradan satın alırsam, %40-50 civarında bir vergiyi peşin vereceğim zaten, risk alasım var ama bu konulardan pek anlamıyorum.

tüm eleştiri ve görüşlere açığım. şimdiden teşekkür ederim.
0
now im back
(04.01.21)
Laptopta oyun konusundan feragat edersen, o kadar para vermişken mis gibi bir macbook alırdım ben olsam. hem ikinci el değerini korur, hem de çok uzun yıllar kullanırsın. Zaten eski konsolcuysan laptopta oyun oynamak mutlaka tatsız gelecektir.
0
roket adam
(04.01.21)
çok oyun oynayan biri değilim aslında ama bazı amele keyiflerim var. haftada iki üç saat gta v açıp taksi sürdüğümde, f1 açıp bir iki yarış yaptığımda kafa olarak çok rahatlıyorum. elimin altında öyle bir imkan olsun, stresli olduğumda joker olarak kullanabileyim istiyorum.

mac konusunda çekingenim. bir kere iphone kullanmıştım. alet sürekli bir şeyi şart koşuyor ben de hayatıma devam edebilmek için ona uyum sağlamaya çalışıyordum. o açıdan korkutuyor beni, uyum sağlayamama endişem var. yine de çok teşekkür ederim tavsiyen için.
0
🌸now im back
(04.01.21)
özellikleri gayet sağlam, istediğiniz şeyleri yerine gayet iyi getirir. bir tek işlemcisini bilmiyorum tam olarak, onu biraz araştırmanızı tavsiye ederim. ben hep intel işlemci kullandım, intel olsa ben de düşünürdüm bunu almayı.
0
reavelyn
(04.01.21)
(28)

Hangisine Abonesiniz?

oekuklu
Aşağıdaki platformlardan hangilerine abonesiniz?NetflixBlutvAmazon primeExxenS Sport PlusBein Connectedit:mubi'yi eklemeyi unutmuşumAyrıca ücretsiz olan Gain ve puhutv yi de kullanıyor musunuz?Sizce de çok fazla platform yok mu? Ki şubatta disney+ da gelecekmiş, HBO hiç yok bile
Aşağıdaki platformlardan hangilerine abonesiniz?

Netflix
Blutv
Amazon prime
Exxen
S Sport Plus
Bein Connect

edit:mubi'yi eklemeyi unutmuşum

Ayrıca ücretsiz olan Gain ve puhutv yi de kullanıyor musunuz?

Sizce de çok fazla platform yok mu? Ki şubatta disney+ da gelecekmiş, HBO hiç yok bile
0
oekuklu
(04.01.21)
netflix = yancıyım
amazon prime = aboneyim
bein connect = digitürk üyeliğim var.
youtube premium var bide.
0
false pretension
(04.01.21)
Netflix, amazon prime, disney plus.

Hbo Fransa'ya geldiginde onu da alacagim.
Sporu izleyecek zamanim olsa onu da alirdim ki bir dönem bein connect de aldim.
0
logisticsmanager
(04.01.21)
Netflix.
Prime'ı kargo için aldım ama sadece Fleabag izledim.
0
black holes in the sky
(04.01.21)
Hiçbiri. Yine de tercihimi Netflix'ten yana kullanırdım.
0
IncredibleMau
(04.01.21)
netflix
blutv (bu ay çıkacağım abonelikten)
amazon prime
bein connect (evde digiturk olduğu için)
youtube premium

çok fazla ama bir şekilde hepsini kullanıyorum öyle ya da böyle.
0
blatta hiberna
(04.01.21)
Hiçbiri
0
epitaf
(04.01.21)
ben de hiçbirine üye değilim. bir tek kardeşimin netflix'i var ama ona da aylardır girmiyorum.
0
ahm1
(04.01.21)
sadece bein connect'te spor paketi alıyorum. süper lig'i içermeyeninden. aylık 24 lira mıydı neydi.

televizyonum yok. televizyonda bir şeye bakmak istersem tüm kanallar açık olduğu için izleme şansım oluyor. onun dışında euroleague, avrupa ligi ve şampiyonlar ligi için de ideal. çok nadiren takılıyor. s sport plus'ta yayınlanan ligleri ve süper lig'i kaçak izliyorum.

netflix denen şeye üye olacağımı hiç sanmam. eğlenceyi bile tektipleştirip ekmek satar gibi dizi çekiyorlar. hiçbir içeriği ilgimi çekmiyor. eminim tek tük güzel olan da vardır ama onları yine filmlerle birlikte torrentten çekerim zaten. mesele para değil, netflix'e verecek param var ama bu tarz oluşumlara destek olmak istemiyorum.

"o zaman çektiği filmi de izleme" diyen olursa gitsin devlete verdiği parayla, vergiyle falan uğraşsın netflix'i savunacağına. şimdi durduk yere niye kendi kendime kimse bi şey dememişken kavga çıkardım bilmiyorum, hoş olmadı ama öyle yani.
0
der meister
(04.01.21)
Netflix ve Amazon prime
0
inheritance
(04.01.21)
Netflix
Blu vardı kapadim ama belki tekrar açabilirim

Bein de var
0
all girls dream
(04.01.21)
hiçbiri.
0
candide
(04.01.21)
hiçbirine üye değilim.

puhutv'de Şahsiyet'i izledim.

ileride amazon prime düşünebilirim.
0
late viper
(04.01.21)
Netflix
0
paramolacak
(04.01.21)
netflix, blu, amazon üçüne üyeyiz.

gain'i indirdim, telefondan bir şeyler izlemeyi sevmedim. eğer bu her şeye para ödeme çılgınlığı devam ederse hepsini iptal ettirip sadece kargo için amazon, müzik için spoti tutar, torrente geri dönerim.
0
roket adam
(04.01.21)
-Netflix kullanıyprum
-Gain indirdim terapist ve 10bin adım için. Tüm bölümler yayınlansın topluca izlerim diye bekliyorum şimdilik içerik izlemedim
-amazon prime almayı düşünüyorum bu aralar
-puhu da şahsiyeti ve babili izledim bir tek
-blu tv de izlemek istediğim bir kaç içerik var belki onların izlerim diye birkaç ay almayı düşünüyorum bir ara
-exxen hiç ilgimi çekmiyor
-disney+ loki için düşünmüyor değilim.
0
yazdonumu
(04.01.21)
Netflix
S Sport Plus
Bein Connect (Digiturk uydu yayını olduğu için bedava verilen connect üyeliği)

Puhu'dan Şahsiyet'i izlemiştim sadece.

Ek olarak IP TV var. Yukarıdakilerin çoğu, hatta Exxen içerikleri bile var. Ama arada takılıp beni delirttiği için S Sport Plus aldım F1 izlemek için.
0
himmet dayi
(04.01.21)
netflix var 3 kişi kullanıyoruz
blutv var, bozkır için aldım ilk, yerli dizi severim, sonra da behzat için kaldım, şimdi özel yapımları hoşuma gidiyor
amazon prime, alışveriş kısmını kullanmak için aldım esas, ucuz diye devam ediyorum
bein connect- digiturk var

puhu da şahsiyet ve dip'i izledim o kadar sonra girmedim.
exxen deneme üyeliği başlattım ücretsiz 1 hafta, iptal edeceğim.
0
fezagezgini_4
(04.01.21)
netflix, blutv, youtube premium şirket veriyor yan hak olarak

amazon prime, bein connect üyesiyim kendim ödüyorum

s sport plus f1 varken almıştım ama sezon bitince yenilemedim
0
ayin yazari
(04.01.21)
Sadece Netflix üyeliğim var. Gain’i de indirdik ama hiçbir şey izlemedim henüz.
0
ms brownstone
(04.01.21)
hiçbirine değilim.
dizi-tv-spor yayını izlemiyorum.
filmler için de torrent kullanıyorum.
mubi trial denedim. komedi gibiydi.

platform üyesi olsam içeriğe mahkûm olurdum. bir süre sonra kanepeye yayılıp "amaan x platformda ne varsa onu izleyeyim" gevşekliğine teslim olacağım da kesin gibi bir şey.

torrent daha zahmetli ve daha çok zaman alıyor ama özellikle biraz sinema tarihine eğileyim, az bilinen dünya sineması örneği izleyeyim filan diyorsan hiçbir platform torrent alternatifi olamaz.
0
filteria
(04.01.21)
torrentsporluyuz
0
alperz
(04.01.21)
Benim aboneliklerim ve önem sıram şu şekilde
Spotify
YouTube premium
Netflix
Amazon
Mubi
Blu tv(iptal edilecek)
0
kaderimse np
(04.01.21)
Strem.io Türkçe içerikler zayıf olsa da para verdiğiniz ve buraya gelmediği için veremediğiniz bütün içerikler var ve bedava.Netflix yancıyım ama izlemeyi planladığım film oradaysa açıp izliyorum aksi halde açmıyorum. Gain telefona indirdim ama TV app i yapmadıkları sürece asla açıp izlemem.
0
guitarissimo
(05.01.21)
Hiçbiri
0
Ven
(05.01.21)
sifir aboneligim var. netflix ve amazon prime'i arkadastan kullaniyorum.
0
hot potato
(05.01.21)
netflix aile hesabı
amazon prime
beinconnect iki arkadaş ortak aldık, herkes kendi takımının maçlarını izliyor.
spotify aile hesabı

puhu ve gain kullanmıyorum.
0
reanarchy
(05.01.21)
Netflix
Youtube premium

Hergün yeni birşey çıkıyor, netflix'i de ayda 1-2 sefer ya kullanıyorum ya kullanmıyorum, 2-3 arkadaşta var onlar takılıyor
0
birbilsem
(05.01.21)
netflix ve amazon prime duzenli uyeyim; ben arada netflix izliyorum sadece
0
sweetoffice
(05.01.21)
(2)

Tripod - telefon için

whatdreamsnevercome
iphone 11'i (ağır yani), monitörün sağına soluna sabitleyebilmeme yarayacak mandallı bir tripod arıyorum.veya alternatif olarak normal bir tripod da olur, yine masaüstünde kullanacağım, webcam niyetine.şuan şu ayakları boncuk boncuk olan tripodlardan var ama taşıyamıyor iphone'un ağırlığını.ilk terc
iphone 11'i (ağır yani), monitörün sağına soluna sabitleyebilmeme yarayacak mandallı bir tripod arıyorum.

veya alternatif olarak normal bir tripod da olur, yine masaüstünde kullanacağım, webcam niyetine.
şuan şu ayakları boncuk boncuk olan tripodlardan var ama taşıyamıyor iphone'un ağırlığını.

ilk tercihim monitör kenarına köşesine mandallanabilir bişey olur, yoksa sabit, taş gibi duracak bir masaüstü t ripoduna yöneliriz.
0
whatdreamsnevercome
(04.01.21)
Hocam ben aynısını hp monitörümde ve macbook'umda denedim ve o mandal ekranı sıkıştırıp görüntüyü bozdu, böyle lcd ekrana bastırırsın ya öyle kötü bir efekt yaratıyor, uzun vadede sıkıntı yaratır diye mandaldan vazgeçtim. O yüzden masa tripoduna döndüm. Şunlardan o boncuklu olmayanlardan herhangi birini alsan işini görür: www.hepsiburada.com
0
roket adam
(04.01.21)
bu hafta bim'e bir kaç çeşit gelecek onlara bakabilirsiniz.
0
naksidil
(04.01.21)
(23)

Ingiltere vs Almanya

Kirmizibavul
Goc etmek icin sadece sizin seciminize kalsa hangisini tercih ederdiniz ve nedenleri nedir? Almanya icin aylik 3000€ net, Ingiltere icin de 3200£ net geliriniz olacağını, esinizin ev hanimi, 3 ve 6 yasinda 2 cocugunuz oldugunu dusunun.Edit: Ingilizce ve almancanizin her ikisinin de c1 seviyesinde ol
Goc etmek icin sadece sizin seciminize kalsa hangisini tercih ederdiniz ve nedenleri nedir?

Almanya icin aylik 3000€ net, Ingiltere icin de 3200£ net geliriniz olacağını, esinizin ev hanimi, 3 ve 6 yasinda 2 cocugunuz oldugunu dusunun.

Edit: Ingilizce ve almancanizin her ikisinin de c1 seviyesinde oldugunu kabul edin. Sehir olarak londra harici olacak sadece.
0
Kirmizibavul
(04.01.21)
Şehir?
0
lcha
(04.01.21)
@icha, editledim soruyu. Londra haric.
0
🌸Kirmizibavul
(04.01.21)
Turkiye'deki durum nedir? Cok mu kotu yani?
ingilizce, almancasi c1 olup, bu krizde bu ulkelerden bu tarz teklifler alabilen adam Turkiye'de kaymak tabakadir zaten. Turkiye'de buyuk bir sehirde yasiyorsa, evi, arabasi, mevkisi hepsi varsa bir anlami yok bence sifirdan sinif dusup tekrardan gocmenlik cekmenin. Bir cok ergen cikip yeter ki y.disi olsun garsonluk yaparim, araba bile yikarim diye gaz verecektir ama o is oyle degil.
0
neverletyougodown
(04.01.21)
@never, yemisim turkiyedeki durumu. Orayi karistirmayalim. Soyledigim seyler farzi muhal. Yani o sekilde dusunun. Teklif falan yok. Iki ulkeyi de bilenler icin soru acik ve net.
0
🌸Kirmizibavul
(04.01.21)
almanya'yi bilmiyorum ama ingiltere icin londra disinda 3200 net guzel para. 2 kisi de calisirsa tadindan yenmez.
0
icim urperiyor
(04.01.21)
Açıkçası Almanya çok bilmiyorum ama Fransa'yi biliyorum fransa'nin genelde yeme içme, araba, teknoloji vs olarak daha pahalı olduğunu biliyorum. Bu sekilde ben almanya derdim. Çünkü 3000€ iyi bir para(ben evli ve esi calismayan biri olarak ben 2580 aliyorum, ev, araba kredisi, hanimin egitim kredisi, benim Türkiye'deki egitim kredim spor cart curt her seyi cikarinca aylik 350€ kenara kaliyor. 300-400bin kisilik bir sehirdeyim. Bu 310€ araba, 50€ egitim, 80€ araba sigortasi gibi seyleri cikarinca ekstra 450€ gibi bir para cikar.). Iki cocuk olmasa cok rahat olursunuz derdim ama çocuk masrafi ne kadar oluyor bilmiyorum. Ama sonucta okula para odemeyeceksiniz vs sıkıntı olmaz.

Buna ek olarak ekonomik olarak düşünürsek de Almanya'da is olanaklari daha fazla, ekonomik olarak kriz vs olasiligi daha az.

Ben her türlü almanya derim, 3bin euro büyük şehir vs (berlin misal kira sikinti denilir hep, aynısı paris/lyon icin de gecetli) değilse çok güzel yeter.
0
logisticsmanager
(04.01.21)
@kirmizibavul, almanya daha istikrarlı ve geleceği parlak bir ülke bence şu aşamada, ingiltere’nin ab’den çıkışı, geleceğinin belirsizliği vs ne kadar çok güven verseler de bi almanya güveni vermiyorlar. onun haricinde avrupa’nın tam göbeğindesin, komşuların müthiş falan.

yine de kesin almanya diyemiyorum, ingiltere öyle bir ülke. sanırım ingiltere derdim.
0
garavel
(04.01.21)
Almanca olmasa İngiltere derdim, Almanca da varmış o zaman Almanya.
0
lcha
(04.01.21)
@Kirmizibavul o halde madem diller c1, Almanya kesinlikle. Ingiltere'de populistlerin ne yaptigini gorduk Brexit gelecek ucucaz diye propaganda yaptilar ve basarili oldular yani halk bunlari yedi. balikcilik uzerinden bile milliyetcilik kastilar, kiyilarimi koruyacagiz, ulkenin balikciligini kurtardik diye. Kimse de demiyor ki aga balikciligin ekonomideki payi %1 zaten kurtarsan ne olur balikciligi kurtarmasan ne olur :) Bizde nasil Osmanlici tipler varsa orda da imparatorlukcu tipler var, yasli, cahil zannediyor ki eskiden oldu gibi Ingiliz Imparatorlugu yonetiyor, somurgelerin abisiyiz falan, gercekte Iskocya'ya, Galler'e bile sozu gecmiyor adamlarin, adam senin daha ulke icinde Covid kisitlamana karsi cikiyor, uymuyor, kendi kuralini koyuyor. Senin artisligin kime, ada ulkesisin zaten, Brexit'te geldi hepten izole olacaksin, gucun, etkinligin azalacak dunyada. Maksimum Amerika'nin emir eri gibi bir gorevin olacak, sanki onceden cok farkliydi neyse. Alman halki gidip de populiste prim vermez, kolay gaza gelip manipule olmaz. Mesela Fransa'da ayni sey var, Macron somurge ziyaretleri yapip, milliyetcilik kasmaya calisiyor. Almanya'da bu tarz numaralar prim yapmaz. Almanya'da kural, sistem var. Ingiltere biraz daha kapitalist, gevsek, kurallar esnek, guclunun, zenginin lehine bir sistem uzerine kurulu. Ekonomiye gelirsek gene Ingiltere'de fabrika, uretim kisitli, her sey disardan aliniyor Almanya'daki is ortami yok kesinlikle. Turkiye ikili iliskilerde ihracat ithalatta arti veriyor Ingiltere'ye. Arti verdigimiz sayili ulke var, biri Ingiltere. Bir de Ingiltere'de cok fazla 3. dunya gocmeni var, Brexit de geldi ustune. bu ne demek, avrupali daha da azalacak, blm muhabbetinden zencisiz reklam cekemiyor adamlar, bu bir dramdir.
0
neverletyougodown
(04.01.21)
İngiltere'de yaşamadım ama almanya asgari şartlarda bile yüksek bir yaşam kalitesi sunan bir ülke. Yakınlığı, kültürün türklere aşina olması, yönetimin stabilliği (merkel vs boris yani), ekonomisi, markaları, iş kültürü, genel kültürü, türk yemeklerine erişim, vs vs her anlamda çok iyi bir ülke.
0
roket adam
(04.01.21)
Cevaplar icin tesekkurler. Efkar-i umumiye Almanya'dan yana. Yalniz kimse Almanya'daki insanin canina ot tikayan burokrasiye ve satilik/kiralik mesken bulamama sorununa deginmemis. Bu iki durum tartinin dengesini bozacak onemde olamaz mi?
0
🌸Kirmizibavul
(04.01.21)
@Kirmizibavul emlak sorunu inan Ingiltere'de daha fazladir. Ozellikle buyuk sehirlerde arz cok kisitli bu yuzden fiyatlar astronomik, 30+ kesim bile paylasimli evlerde yasiyor, evler desen 200 senelik kulustur Victorian evler. 18inden sonra gencler yeni eve tasiniyor muhabbeti bile azalmis, aile yaninda yasayan bir suru genc var bbc falan bunun belgesellerinde yapiyordu. Bir suru kural var, green belt diye atratabilirsiniz kafasina gore yerlesim yeri acamiyor adamlar. Yuksek katli apartman da diktirmiyorlar kolay kolay hadi Londra'daki kodamanlar diker onlara sozleri gecmiyor, baska bir yerde bir suru burokrasisis var, belediyede uyeler karsi cikiyor, community spiriti olduruyormus, yok kendi evlerinin degeri dusuyormus, koye santral dikeceklermiscesine karsi cikiyor adamlar.
Burokrasi her yerde yavas ya Almanya, Hollanda farketmez, kime sorsan devletteki memurundan dert yanar. O degil de aklima geldi simdi:) t24.com.tr Ulan 42 tane gayrimenkulun varmis, gez, ye ic hayatini yasa iste, ne ugrasiyon dilekceyle mahkemeyle
0
neverletyougodown
(04.01.21)
Almanca olmasa ingilitere derdim +1

Cevabım: Almanya. Sebebi: AB içi serbest dolaşım.
0
himmet dayi
(04.01.21)
Bürokrasi ve ev bulmak Avrupa'nın her yerinde problem. En azından memuru rüşvet peşinde koşmuyor.
0
bruce mclaren
(04.01.21)
ingiltere. insanlar iyi bir kere. almanya çok kuralcı, sıkıcı. özellikle sonradan oraya gidenler kendileri de çok sıkıcı değillerse yapamıyorlar. tamam yollar falan güzel medeniyet var ama ikisi arasında seçim yapsam kesinlikle ingiltere seçerim. süper ülke. londra hariç falan demişsin ama londra harika :)
0
anti-kahraman
(04.01.21)
@never bürokrasiyi kendi silahiyla vurma haberi bombaydi. Ilk defa gordum :))
0
🌸Kirmizibavul
(04.01.21)
londra'da iki kisi calisiyoruz gelirimiz 2700+3200 (net).
senin senaryonda olsam yani 1 kisi 3200 kazanacak ve 4 kisi o parayi yiyecek, gelmezdim.

bunun disinda karsilastirma yaparsam
hava durumu: almanya
cografik konum, schengen ve ulasim: almanya
kultur: fark yok, multikulturel
ekonomi: almanya
dil: ingiltere
guvenlik: almanya (hatta en buyuk tercih sebebi bu bile olabilir)
saglik sistemi: almanya

londra yerine ingiltere'nin X sehrine de gitsen fiyat olarak kira harici pek birsey fark etmeyecek. londra disinda yol parasi daha pahali, market fiyatlari heryerde ayni.
0
try again fail again fail better
(04.01.21)
kalıcı göç mü acaba? bir kaç seneye dönecek misiniz mesela? bir kaç sene sonra dönme olayı varsa ingiltere diyorum ben de. 3200 cidden londra harici güzel para ve fena olmayan birikimle dönebilirsiniz. kira+mutfak+fatura ingiltere'de bir çok şehirde 1200-1500 bandına kapanır. gerçi çocuk faktörü var ama kreş vs masrafları olarak onu bilmiyorum. havası suyu sizi bağlar ben mesela havasından dolayı ingiltere'ye bayılıyorum.

ama uzun vadeli kalınacaksa almanya daha mantıklı olabilir sosyal yardımlar vs de alma şansınız varsa çocuklar için vs işler pozitife döner. ayrıca ingiltere çok keyifli ülke. futbolundan tarihine, doğasından kültürüne bambaşka coğrafya. almanya bu konuda bana inanılmaz uzak geliyor. hele ingiliz arkadaşların olsun sohbetleri falan keyiflidir. ayrıca millet olarak samimi olduklarına da çok sempatik ve esprili oluyorlar genelde. zeki olmalarını saymıyorum.

ingiltere'de konut sorunu londra harici yok denilebilir ama evler cidden çok eski. kötü değil mesela, ısınma ve bakım sorunları yoktur nerdeyse ama eski işte ne bileyim. ben kesinlikle ingiltere seçerdim. çocukların da geleceğini düşünmek lazım bir de. ingiltere kaliteli eğitimi çok pahalıya sunar, almanya beleşe sunar ama ingiltere kadar çok fazla iyi seçenek sunmaz vs vs
0
avatar is back
(04.01.21)
elbette ingiltere. yani hem kültürel açıdan hem adaptasyon açısından. hem de bir "türk" olarak uk de almanyaya nazaran çok daha iyi bir sosyal statüde olursunuz.
ayrıca eşinizin dil durumu nasıl?

eşinizin çalışmaması eğer geçiciyse sorun olmaz. ama eşinizin çalışmaması almanya ingiltere ve türkiyede de zaten sorun.

bu durumda olsam tek başımayken ingiltere derdim. zira almancam C1 değil.
ama yakın gelecekte ben jimjim, gerçekte buna benzer bir ücret teklifi alamayacağım için ve 2 yılda shengen oturumu alırım diye düşündüğüm için almayayı tercih edeceğim.
0
jimjim
(04.01.21)
Almanya’nın güneyi derim. Hem kozmopolit hem de hava süper. Yazın buradan farklı değil. İngilterr’de yaz mevsimi gibi insanlığın başına gelmiş en harika şey yok.
Almanca da öğrenmesi çok zor zaten, o kadar öğrenmiş olsam başka yet düşünmezdim :)
Almanlar türklerden nefret ediyorlar bu da doğru, bunu takacak kafada hiç olmadığım için yine Almanya. Almanlar sıkıcı falan diyoruz ama 10 sene yaşasak biz de öyle oluruz sanki, adamlarda dert yok tasa yok; hayatın iniş çıkışları yok.
Bugün de Almanya övdüm çokşüküt:)
0
bfm
(04.01.21)
Ikisinde de türk olarak kredin sıfır değil eksi. 10 yıl ing de yaşamış italyan arkadaşım bu kadar grumphy bi millet tanımıyorum almanlar melek diyordu, işin komiği aynı serzenisi o esnada ben almanlar için ona yapıyordum. Varsın sen düşün gerisini...
0
wiekannich
(04.01.21)
@wiekannich, kralicenin kugularini kesip mangal yapan bir milletten daha grumpy kim olabilir? Yurt disindaki tanidiklardan dinledigim kadariyla turkler haybeye irkciliga maruz kalmiyorlar.
0
🌸Kirmizibavul
(05.01.21)
@Kirmizibavul tamam işte o mangal yapan adam sen olacaksın onların gözünde :)
0
wiekannich
(05.01.21)
(4)

Malware

perfectum
Merhaba arkadaşlar,Google search'de saat farkı hesaplayan bir uygulama ararken yanlışlıkla bir siteye tıklamam sonucu (sonu .com ile vs bitmiyor bir anlık dalgınlığıma geldi). Kaspersky Cloud siteyi direkt engelledi. Sizce virüs tarayıcıya vs bulaşmış mıdır ya? :( Adwcleaner ile tarattım ama pek anl
Merhaba arkadaşlar,

Google search'de saat farkı hesaplayan bir uygulama ararken yanlışlıkla bir siteye tıklamam sonucu (sonu .com ile vs bitmiyor bir anlık dalgınlığıma geldi). Kaspersky Cloud siteyi direkt engelledi. Sizce virüs tarayıcıya vs bulaşmış mıdır ya? :( Adwcleaner ile tarattım ama pek anlamam bu işlerden. Eskiden Kaspersky Internet Security kullanıyordum şu an Kasper'in ücretsiz dandik bir uygulamasını kullanıyorum. O yüzden içime kurt düştü. Bu işten anlayanlar yorum yapabilir mi?
0
perfectum
(04.01.21)
Çok çok büyük bir ihtimalle hiçbir şey olmamıştır içiniz rahat olsun
0
milletin efendisi olmaya gelen adam
(04.01.21)
Bu konularda bir numaradır bu, ister ücretli ister ücretsizi Malwarebytes Anti-Malware
0
zekicalik
(04.01.21)
Kaspersky'n varsa bir sıkıntı olmaz. Gayet iyi bir ürün. Bir problem olma ihtimali çok düşük.
0
roket adam
(04.01.21)
Siteyi engellemişse, anlık tespit üzerine değil, daha önce blacklisted olduğu için engellemiştir. O zaman zaten aslı da o siteye hiç ulaşmamış oluyorsunuz. Problem yok yani.
0
dilemma of subscribtionability
(04.01.21)
(14)

bes hakkindaki dusunceleriniz?

pelovann
az once bes'imi iptal ettirdim. dusunceleriniz? mantikli mi bu olay siz ne yaptiniz?
az once bes'imi iptal ettirdim. dusunceleriniz? mantikli mi bu olay siz ne yaptiniz?
0
pelovann
(04.01.21)
mantikli. cok istiyorsan biriksin diye kendin kenara atabilirsin altin vs seklinde
0
ala09
(04.01.21)
ben de oyle dusundum aslinda, cok tesekkur ederim
0
🌸pelovann
(04.01.21)
biriken paranın değerlendirilmesi kısmında, piyasadaki diğer yatırım araçlarına göre kar ettiğini görmedim kimseden.

zorunlu olan hiçbir şey senin lehine değildir.
0
reanarchy
(04.01.21)
bi ton yikama yaglama cektiler zaten aman efendim ayrilmayin neden ayriliyorsunuz vs
iyi oldu boyle bence de
0
🌸pelovann
(04.01.21)
Ben besteyim, o vesileyle ayrı bir birikim yapıyor. neye endeksli olduğunu değiştirebilirsiniz. altın endeksli yaparsınız daha karlı olabilir.
0
fezagezgini_4
(04.01.21)
"bes" tek başına bir yatırım aracı değil. portföyünüzdeki fonları değiştirmeniz gerekiyor çok kar etmek istiyorsanız, tabii öyle olunca risk de almaya başlıyorsunuz.
0
co2s2
(04.01.21)
Benimkini (zorunlu) iptal ettim iki defa. (2 ayrıniş vesilesiyle)

Ama eşiminkinin (zorunlu değildi, biz kendimiz başvurduk) taksitlerini ödüyorum.

Eşim çalışmıyor. Sosyal hizmetler hususunda benim sigortamdan faydalanıyor zaten. Moralmen iyi hissetmesi için sürdürüyorum, neticede "emekli" olmak onun da hakkı gibisinden..

Eğer bes'e yatırdığım parayı eşimin adına bir hesapta altın vs. Olarak biriktirseydik, kendisi en az 10 defa bozup harcamıştı. Bu açıdan faydalı bize.
0
dilemma of subscribtionability
(04.01.21)
Amerikalı teknoloji şirketlerinin hisselerinden oluşan ALR fonunda tutuyorum. Çok güzel getiri sağladı. Bu fona ulaşmamı sağladığı için bile ayrılmayı düşünmem.
0
zoghurt
(04.01.21)
öncelikle iptal ettirdiğimi söyliyim.
ama düşüncem şu,

devlet 30-40 sene sonra emeklilik maaşlarını ödeyemeyecek ve diyecek ki "ben size 2010'lu yıllarda dedim BES diye bir şey söyledim. keşke o zaman bu işi yapsaydınız. geçmiş olsun".
0
teritori
(04.01.21)
Ben de iptal ettirdim. Kendim birikim yapıp değerlendiriyorum, devleti herhangi bi şekilde birikimlerimle ilgili bi işin içine sokmak istemiyorum.
0
roket adam
(04.01.21)
bes aracısı lisansım var aynı zamanda. bende bes yok. 40 yaşından sonra tekrar düşünürüm. belki girerim. çok kötü, öcü gibi bakmaya gerek yok. aslında güzel bir birikim yolu. devlet desteği de kötü değil. bazı şirketler sen 1 yatırıyorsun o 2 yatırıyor, bu şirketlerde efsane bir durum.
0
stewie
(04.01.21)
Ev kredisi çektiğim için çıkmak zorunda kaldım. Söylendiği gibi hem paraya dokunmamak, hem de avantajlı fonlardan yararlanmak açısından iyi.
0
auroraaurora
(04.01.21)
benim bes'im garantideydi, garanti'den de hazetmedigim icin sonlandirdim acikcasi bes'i. belki dediniz gibi banka bazinda dusunuldugunde degerlendirilebilir
0
🌸pelovann
(04.01.21)
Şahsen niyetim vardı Bes'e girmeye ama bir türlü karar verememiştim. 2017 Şubatında şirketim mecburi açınca, dedim kalsın o zaman. Maaşımın yüzde 3'ü Bes'e gidiyor.

4 senede pek bir şey birikmedi ama olsun. 2 kuruş, 3 kuruş bir şekilde kendiliğinden birikiyor.
0
put it in your appropriate place
(04.01.21)
(10)

Nasıl motive kalıyorsunuz?

karaca2
Merhaba. Özellikle geleceğin belirsiz olduğu durumlarda yaptığınız işte, hobinizde, tutkunuzda nasıl motive oluyorsunuz? Dunden beri youtube’ta 2021 felaket senaryolari videolari izledim, cogunlugunun olmama ihtimali dusuk ama ne olacak boyle, nasil yasamaya devam ediliyor? En basitinden yeni bir di
Merhaba. Özellikle geleceğin belirsiz olduğu durumlarda yaptığınız işte, hobinizde, tutkunuzda nasıl motive oluyorsunuz? Dunden beri youtube’ta 2021 felaket senaryolari videolari izledim, cogunlugunun olmama ihtimali dusuk ama ne olacak boyle, nasil yasamaya devam ediliyor? En basitinden yeni bir dil ogrenme hevesim varken bile boyle haberlerde cok dusuyorum ve tum istegim yok oluyor. Her sey mahvolacak, hayallerimi gerceklestiremeyeceksem niye vakit harcayayim diyorum. Cok sacma farkindayim ama siz ne dusunuyorsunuz?
0
karaca2
(04.01.21)
Senin de farkında olduğun gibi çok saçma olduğunu ve aklını bunlarla meşgul etmek yerine yapmak istediklerini yapmanın herkes için daha iyi olacağını düşünüyoruz.
0
temasettin
(04.01.21)
Etten, kemikten varlıklarız. Hayatımızın bir sonu olacak. Bundan kaçış yok. Geleceğimiz zaten belirsiz. Olduğu kadar uğraşıyorum ben. 2020 fantezisine de anlam veremiyorum. İnsanlar evdeyken doğa ve canlılar rahat nefes almıştır. İnsanlar sadece yaptıklarının karşılıklarını alıyorlar. Felaket denen şeyler de Dünya'nın oluşumundan beri aralıksız gerçekleşen şeyler. Bunların farkına varırsak bunlardan korkmamıza gerek kalmaz.
0
dissendium
(04.01.21)
Bir şey yapmamak, cabalamamak için bahane arıyorsunuz gibi geldi bana
0
yarey
(04.01.21)
Hiç bir şey mahvolmuyor. Dili öğrenen öğreniyor yaşayan yaşıyor mutlu olan oluyor. 5 kişi fazla izlesin 20 lira kazanayım kafasında hazırlanmış videoları izlemenin manası yok.
0
avatar is back
(04.01.21)
Her şeyin yolunda gideceği varsayılarak yaşanmalı bence. Aksi taktirde görüşü karartan çok fazla ihtimal var.

Toplasan 70-80 senen var. En güzelini nasıl yaparım diye düşünüp yol alınmalı. Yolda kafana taş düşerse zaten yapacak bir şeyin yok.

Kafana taş düştüğünde "nihai hedefime ulaşamadım, her şey boş" demek saçma bence. O hedefe giderken yapılanlar zaten hayatın kendisi. O hedefe, yani varamadan kafaya taş düşerse vakit boşa gitti denen yere, hiç bir zaman ulaşılamayacak devamlı bir sonrası olacak fakat ulaşmak için uğraşmaktır zaten bize haz veren, tatmin yaratan.
0
Novice
(04.01.21)
Haberler daha çok okunması için her zaman olabilecek en kötü ve en iyi olayları manşete taşır. Hiç bir zaman "seneye de bu seneki gibi aynı olacak" diye bi haber göremezsin. Eğer motivasyonun ıvır zıvır haberlerden etkileniyorsa, haberleri izleme. Felaket senaryoları videolarının hiç kimseye bi faydası yok. Bu "shocking content" dene olaydan uzak durmak mümkün.
0
roket adam
(04.01.21)
spor, iyi beslenme. fırsat buldukça yürüyüş.
haberlere çok bakmamaya çalışıyorum.
0
htolp98
(04.01.21)
O zaman eninde sonunda öleceğiz neden yaşıyoruz?
0
sta
(04.01.21)
4 yaşında bir oğlum var. çocuğun daha ne hayali var, ne de gelecek kaygısı ama hayallerinin kaygılarının olacağı yaşlara geldiğinde onun rahat etmesi için benim bir şeyler yapmam gerekiyor.

yoksa giderim memlekete bir şekilde geçinir giderim.
0
co2s2
(04.01.21)
o komplo teorilerine inananlar eğer samimiyse zaten korktukları o dünyada yaşıyorlar. çiple beynimi ele geçireceklerini düşünüyorsam zaten o korku tarafından beynim ele geçirilmiş demektir. bununla meşgulüm, korkuyorum, hareket alanım kısıtlı. esaret korkusu beni esaret altına almış. bugünümle o korkunç gelecek arasında pek fark yok.

bunları düşündükçe ya bi defolun gidin diyorum ve önümdeki iş neyse onu tamamlamak için daha bir motive oluyorum.
0
evanka
(04.01.21)
(3)

Takım elbisede nasıl minimalist olabilirim? Her gün giymem gerekiyor.

The_Lollok
Resmi bir ekipte çalışıyorum ve üst yönetim vs toplantilarina cok katiliyorum. Her gün takım giyiyorum. Pantolon daha çabuk eskiyor cekete göre. Ortalık ceket doldu. Artık tek renk hep siyah ceket giymeyi dusunuyorum. Altına gri gibi bir pantolon fikslesem nolur? Eskidikce yenisini alirim pantolonun
Resmi bir ekipte çalışıyorum ve üst yönetim vs toplantilarina cok katiliyorum. Her gün takım giyiyorum.
Pantolon daha çabuk eskiyor cekete göre. Ortalık ceket doldu. Artık tek renk hep siyah ceket giymeyi dusunuyorum. Altına gri gibi bir pantolon fikslesem nolur? Eskidikce yenisini alirim pantolonun. Aynı siyahtan bulunmuyor malum. Bir de pantolon kumaş değil de keten yada kanvas mı deniliyor, şu normal pantolonlardan olsa ne olur ki?

Siz nasıl çözüyorsunuz bu işi?

Teşekkürler.
0
The_Lollok
(03.01.21)
Keten ya da kanvas pantolona izin varsa, o şekilde çözmek en temizi. Ama keten ya da kanvas üstüne klasik takım elbise ceketi olmuyor. Ona da ayrı bir ceket koleksiyonu yapman lazım.

Diğer türlü ise kendine daha fazla sayıda pantolon diktirebilirsin, bir çok kişi o şekilde yapıyor.
0
roket adam
(03.01.21)
Bazı markalar çift pantolon/tek ceket olarak satıyor takım elbiseleri. Benim de pantolon kısmı çabuk yıpranıyor ve dolap ceket doluyor haliyle.. bu tarz takım bakabilirsin.
0
silah taciri
(03.01.21)
Alt üst farklı kullan hocam. Tarz sana bağlı spor olur diye düşünme. Tek ceket 3 pantalon 4 gömlek 12li kombinasyon
0
gatherer
(04.01.21)
(5)

doğalgaz olmayan bir yerde müstakil evi nasıl ısıtabiliriz?

etna
bütün evi aynı anda.ısı pompası mı yoksa fuel-oil kat kaloriferi mi?hangisi en ucuza daha çok ısıtır?ya da başka önerileriniz var mıdır?(klimayı elektrik sarfiyatından dolayı, kömürlü kat kaloriferini de çok uğraştırıcı olmasından dolayı eliyoruz)
bütün evi aynı anda.
ısı pompası mı yoksa fuel-oil kat kaloriferi mi?
hangisi en ucuza daha çok ısıtır?
ya da başka önerileriniz var mıdır?
(klimayı elektrik sarfiyatından dolayı, kömürlü kat kaloriferini de çok uğraştırıcı olmasından dolayı eliyoruz)
0
etna
(03.01.21)
Fuel oil almak,depoda saklamak vs zor iş.sarfiyatıda biraz yuksekçe,ısı pompası cok yaygınlaşmadı,verimliliğinide çok bilemiyoruz.kullananlara sormak lazım.

Öncelikle evi yalıtmak önemli,özellikle yazlık evse yalıtım hiç olmuyor.bir arkadaşım pandemi yüzünden yazlığında kalmaya başladı onun evi mantolayıp,otomatik kömürlü kalorifer sistemi kurduk.kışta çok çetin geçmediğinden gayet guzel ısınıyor.

Bizim eski evi sadece somineyle ısıtıyorduk.cok basarılı sominesi ve buna baglı hava pompalama sistemi vardı,yatak odalarına boruyla sıcak hava ufluyordu.bulgarda yaygın bir sistemdir bu,bizimkilerde muhacir birisine yaptırmışlardı.
0
duptıs
(03.01.21)
Yerden ısıtma da bir seçenek ama tesisatı epey uğraştırıcı
0
olaylar olaylar
(03.01.21)
ben de şömine diyecektim. eğer uğraşırım derseniz tüm evi şömine ile ısıtmanız mümkün. duptıs havalıyı söylemiş ama sulu sistemi de var, şömine suyu ısıtıyor, su radyatörlerde gezerek diğer odaları da ısıtıyor. çok da hızlı bir ısınma sağlıyor. eksisi --> sürekli odun atma, ateş açma, kül toplama ile uğraşıyorsun. onların da sistemleri var ama lükse kaçabilir.
0
roket adam
(03.01.21)
Isı pompası doğalgazdan daha uyguna malolur ve fakat ilk kurulum maliyeti doğalgazın 1,5katı. Antalyada yaptık
0
gatherer
(04.01.21)
fuel-oil kat kaloriferi, en etkilisi bu.
0
stewie
(04.01.21)
(19)

bebek büyütmek cidden bu kadar zor mu yahu?

jonestown
ya da madem bu kadar zor neden bunu sürekli söyleyenlerin 2 3 çocuğu var..2 buçuk ay sonra anne olacağım, süreci rahat atlattım diyebilirim ve sonrasını da cidden kafaya takmadım hiç, uykusuz kalmak sürekli onunla ilgilenmek vs hiç stres oluşturmadı üstümde. ama cidden bişeyden çok bunaldım artık..y
ya da madem bu kadar zor neden bunu sürekli söyleyenlerin 2 3 çocuğu var..

2 buçuk ay sonra anne olacağım, süreci rahat atlattım diyebilirim ve sonrasını da cidden kafaya takmadım hiç, uykusuz kalmak sürekli onunla ilgilenmek vs hiç stres oluşturmadı üstümde. ama cidden bişeyden çok bunaldım artık..

yakın ya da uzak etrafımdaki çoğu insan sürekli normal muhabbet arasında bile benim için dünyanın sonu geliyormuş gibi hayatım bitmiş mahvolmuş gibi yorumlar yapıyorlar. en basiti uykuyu unut, hiç uyuyamayacaksın. bunlar iyi günlerin bol bol uyu.. yahu bu bebek hiç mi uyumuyor günde 7 8 saat uyku beklentim zaten yok bebekle ama 24 saat nasıl hiç uyuyacak vakit olmaz ki?

kendini unut hayatın tamamen ona göre olacak diyorlar, nailart çok severim mesela, tırnaklarıma bakıp onu bırak saçını taramaya vakit bulamayacaksın diyolar. yahu saç taramak kaç saniye, duş almak kaç dakika? tamam yeni doğan döneminde belki olabilir ama iddia ettikleri süre 2 3 yıl.

çalışma hayatımda aylarca günde 18 saat çalıştığım, 2 3 saat uykuyla hayatıma devam ettiğim zamanlar oldu. öyle çıtkırıldım bi bünyem yok. yaklaşık 1 sene kendim bakacağım sonrasında çalışma hayatına döneceğim. madem bebek böyle bişey annesi bakamıyor başkası nasıl bakacak bu bebeklere?

bebek tecrübesi olanlara soruyorum, bu iş cidden bu kadar zor mu yoksa insanlar laf olsun diye mi söylüyorlar, onlar mı işbilmez ben mi fazla rahatım?

ha bi de şey var, herşeyi sayıp, ama bi kere gülünce herşeyi unutursun demeleri.. unuttuğun şeyi bana niye anlatıyorsun madem..
0
jonestown
(03.01.21)
doğan çocuğun bir rahatsızlığı yoksa hepsi gereksiz abarti. 6. aydan sonra zaten kendi düzeni olan bir canlı. hayatını çocuğa endeksleyenlerin sorunu kendi hayatlarından vazgeçip bunu bir amaç gibi görmeleri. oysa zaten temel ihtiyaçları sağlandıktan sonra çocuk kendi büyüyen bir canlı.
0
helenart
(03.01.21)
Yeni nesil ebeveynlik zor malesef. Ben, annemler, arkadaşlarım, tanıdığım herkes bir şekilde, sokakta okulda büyüdük. Ama şimdi arkadaşlarımdan kimi görsem çocuğu için sürekli projeler hazırlıyor, her şeyi araştırıyor, TUS'a hazırlanır gibi çocuk bakıyorlar. Biz büyürken bu kadar külfet olmadık. Uykusuzluk konusu doğrudur. Çocuklar gece açıkıp falan uyanıyorlar. Kariyerist değilsen çok da büyük mesele değil. Ama etrafındakilerin senden beklentisi büyük olunca 24 saatin de o çocuk olabilir. Hayırlı olsun. Umarım rahat büyütürsün.
0
prole
(03.01.21)
bebeğim yok, olmasını da istemiyorum. çünkü gerçekten çocuk "yetiştirmek" zor.

sırf uyku değil sorun, stresi var. bebeğin sağlığından endişeli olacaksın, kendi evebeynliğinden şüphe ediyor olacaksın (neden ağlıyor, neden susturamıyorum...), iş stresi, eşinle gerginlikleriniz, artık çocuğum var kendi hayatımı ona göre yaşamak zorundayım, bireyliğim kalmadı... bebek de hep bebek kalmayacak, şimdiden maması var bezi var, para yetiştirmek zor. ileride büyüdükçe derdi masrafı artacak. o ana odaklanmak zor, geleceği de düşündüğünden stres iyice artacak. ya çok hastalanırsa, bir yerine bir şey olursa, kaybolursa, öğrenmede zorluk yaşarsa, doğru ahlakı öğretmezsem, arkadaşlarından derslerde veya maddi durumda geri kalırsa... travma yaşarsa, ya onu kaybedersem...

he çalışan annelere daha zor tabii de çalışmıyorsan daha çok vakit bulabilirsin hobilerine.

bu stresi göze alıp, cesaret edebilenlere tebriklerimi iletiyorum.

hiç iyi yetiştirilmemiş, hep ihmal edilmiş, kötü muamele görmüş bir çocuk olarak çocuk yetiştirmenin gerçekten çok zahmetli ve fedakarlık isteyen bir şey olduğunu düşünüyorum. ay bunları yazarken bile afakanlar bastı.

----
edit: çocuk bu büyür demek yanlış. büyür ama doğru yetişir mi? insan gibi insan olur mu? onun hayatından sen sorumlusun ve tabii ki her şeyini detaylıca düşünüp hesaplayacaksın. oyuncak değil bu, canlı.
0
batlegolas
(03.01.21)
eşinin desteği oldukça önemli. ancak ilk 6 ay neredeyse sadece anneye bağımlı olarak yaşıyor çocuk.

yukarıda aktarılanların da abartı olmadığını ayrıca söyleyeyim. yaşadıkça göreceksin. ancak bir şekilde üstesinden geliniyor.
0
tantunisultansuleyman
(03.01.21)
Eğer çocuğa mama vermeyeceksen(ki verme her annenin sütü bebeğine yeter bu konuda çok netim) evet çok zor. Devamlı emmek istiyor, hiç uyumuyor, hep bir sorun vs.
4.5 yaşında çocuğum var 4 senedir psikoloğa gidiyorum. Doğum sonrası depresyonum hala geçmiyor. Bana çok zor geldi çünkü 2 sene hiç uyumadan emzirdim 1 kere bile biberon ve emzik kullanmadım. Hala doğrusunun bu olduğunu düşünüyorum ama zorluyor işte :)
0
sta
(03.01.21)
konuşanların bir garip psikolojisi var, onu ben bu güne kadar anlayamadım. daha çok laf olsun torba dolsun diye konuşuyor insanlar. veya başlarından geçen zorlu tecrübeleri durmadan anlatmayı severler ya, onun gibi birşey galiba. umarım azalarak biter bu muhabbet, zira hiç hoşlanmıyorum. madem tecrübelerimizi anlatmaya bayılıyoruz, ilk kez anne olacak birine tecrübelerden süzülen olumlu, yapıcı, faydalı sözler söylemeleri gerektiğini düşünüyorum. insanın zihnine baştan olumsuzluklar yüklenince zamanı geldiğinde olaylarla karşılaşınca kötümserliği artıyor. ben bu anlamda anne itiraf sayfalarını da sevmiyorum. kafamızda büyütüyoruz, başkalarında da aynı isyanları görünce iyice kurban psikoljisine giriyoruz. ben böyleydim yani, çok zorlandım ama zorlanmama gerek yokmuş. şimdi geriye bakınca anlıyorum. bebekle evde olmayı planladığım 2 yıl için başka hedefler koymadan kendimi bebeğin ritmine bıraksam daha az sinir stres sahibi olurmuşum.

hiç uyumayacaksınız diye birşey yok, bebek uyudukça uyursunuz. ama bebeğin uyku düzeni beslenmek için 2-3 saatlik periyodlara ayarlı olduğundan biz yetişkinler böyle bölük bölük uykuyla uykumuzu alamıyoruz. o yüzden hiç uyunmamış gibi geliyordur o söyleyenlere :) bakım için de aslında zaman var ama hormonlardan mıdır nedir eskisi kadar elzem olmuyor sanki. o lohusa topuzu illa ki yapılacak, o pijamanın dizleri çıkacak :)
bakınca bebekle ilgilenmek atla deve değil, dediğiniz gibi iş hayatımızda ne projeler yetiştirmişizdir, ne streslerle baş etmişizdir. bence insanı tüketen özellikle bebek çok minikken mekana kısılmış olma hissi.. çevrenizde yardım alabileceğiniz birileri olursa daha mutlu ilerlersiniz süreçte. zaten sonra da bir düzen oturur, alışırsınız.

neticede rahat bir yapınız varsa çok güzel, umarım böyle devam edersiniz. hem siz hem bebeğiniz için en güzeli bu.. sağlıkla sevgiyle büyütün..
0
evanka
(03.01.21)
1. aydan sesleniyorum, uykusuzluk vs. alisiliyor öldürmüyor yani. yalniz hamileyken verilen tavsiyelerden birini ciddiye alacak olsaydim kesinlikle gogus uclari icin hamileyken bakim yapmak gereksinimini ciddiye alirdim. ne dogum ne uykusuzluk, hicbiri gogus ucu yaralari kadar yipratip can yakmadi. gumus kapaktir, kremdir vs.dir hamileyken basla sonra cok canin yaniyor diyen kimseyi dinlemedim asiri pismanim. 1 aylik aglayarak emzirme surecinden sonra ancak iyilesti yaralarim. o konuya odaklanmani tavsiye ederim. firsat buldukca uyu diyenlere de cok aldirma bence, uyku depolanabilen bisi diil sonucta, ne kadar uyursan uyu bebekten sonra yine uykusuz olacaksin ama dedigim gibi öldürmüyor. hamileyken ben de senin gibiydim, dogum sonrasi da ayni kafadayim hala (gerci 1 ay oldu daha sonra delirirsem simdilik bilemiyorum :)) ). bir diger tavsiyem de kimseyi, kimsenin anneligini, kimsenin bebegini kendinle kiyaslama. herkes kendine ozgu cunku. eyyorlamam bu kadar. simdiden hayirli olsun, saglikla gelsin, mutlu bir bebek olsun.
0
in vino veritas
(03.01.21)
Kan değerlerini sürekli kontrol altında tut çünkü özellikle magnezyumun ve vitaminlerin eksikse sağlık sorunları ve depresyon insanın peşini bırakmaz. Mutlaka mutlaka bunlara dikkat edecen.

En önemli şeyi söylüyorum mutlaka bunu yap. Bebeğe sen bakıyorsan kocan da eve baksın. Evle ilgilenen biri mutlaka olsun çünkü annenin iş yükü ilk yıllarda azaltılmalı ki anne tükenmişlik yaşamasın, özellikle gerginlik, kaygı, öfke gibi duygular çoğalmasın, bebeğe sütü aracılığıyla bu duyguları yüklemesin. Bunun için annenin bebeğe odaklanması ve bunu yaparken bakımının sağlanması (hiç değilse evin temizliği düzeni ve çamaşırı ütüsü babanın işi olsun yemek ve bebeğin bakımı ve babaya ve bebeğe olan manevi destek annenin işi olsun) çok çok önemli.

Bunu mutlaka sağla. Mutlaka. Yoksa o bebek babanın gözünde kıymetsiz olur, sen de "doğal görevini yapmış" olursun, ortada ailenin ve bebeğin huzurunu önemseyen bir erkek olmaz. Bunu mutlaka yap. Evet ilk aylarda biraz zorlayacaktır bebek ama senin bakımına dikkat edildiğinde hepsi kolaylaşacaktır.

Yalnız kalma. Her işi sırtlanma yüklenme her şeyi ben yapayım diye atlama her şeye. Bebeğine bak kendini sağlam tut moralin halin sağlığın iyi olsun gerisi kolay.
0
1bir1bir1
(03.01.21)
çocuk sahibi değilim ama bebeği olan 30'larındaki arkadaşlarımın söylemlerinden hareketle konuşuyorum, kesinlikle kendi hayatlarının kalmadığından şikayet ediyorlar. tüm hayatları bebeğe endeksli bir şekilde yaşıyorlardı. bu tabii ki iş hayatında proje yetiştirmekten farklı çünkü iş hayatında her zaman yemişim işini abi ya diyebilirsiniz, bi seferlik sallayabilirsiniz, çocukta öyle değil, bir kere bile atlama şansınız yok. her şeyi sürekli mükemmel şekilde yapmak zorundasın, bi kere yanlış yaptığında ufacık bebeğin hayatı söz konusu oluyor. bu sebeplerden ötürü evet çocuk sahibi olmak zor diye hissediyorum ben de. bir de bebeğin çiftlere yüklediği ekstra sorumluluk, hayatın tekdüzeleşmesi, cinselliğin azalması - bitmesi ve çiftlerin birbirinden uzaklaşması gibi bir sorun da oluşuyor, zaten o yüzden belli bi yaştan sonra evlilikleri çocuk yürütüyor diyorlar.

ben de 30'unda evli bir birey olarak çocuk yapmayı ancak "tüm hayatımı bebeğe endekslemeye karar verdikten" sonra planlıyorum açıkçası olursa tabii, yani gezme tozma kendim için yaşama işlerini bi kenara bırakıp sadece çocuk için yaşamayı kabul etmem lazım önce. çünkü en az bi 10-15 sene çilesi var bu işin, sonra da 50 yaşına geliyorsun zaten.
0
roket adam
(03.01.21)
Kesinlikle çok haklısınız, ben de çok rahatsız oluyorum bu sürekli söylenenlerden ve açıkçası çoğunun hazır olmadan, erkenden, mahalle baskısıyla ya da ezberden çocuk yapanlar olduğunu düşünüyorum. Henüz çocuk sahibi değilim ama kardeşlerimle aramızdaki yaş farkı çok olduğu için hem annemlerin gözlemledim, hem de kendim bakımlarında aktif rol aldım. Dolayısıyla iyi bir fikrim var nasıl bir şey olduğuna dair.

Özellikle eltim ve kaynım çok fenaydı bebekleri doğduktan sonra ilk sene. Yok hiçbir yere gidilmiyor, yok gezilmiyor, yok her şey bebeğe göre oluyor. E herhalde yani ne bekliyordunuz? Kenara atacaktınız, siz gezecektiniz de kendi kendine büyüyecek miydi? Kaldı ki eltimin anne ve babası da üst katlarında yaşıyor yani.. Ne zaman isteseler bırakıyorlar çocuğu.

Bilmiyorum bana çok tuhaf geliyor. Kolay değil, elbette çok zor özellikle ilk aylar ama insan kendini hazırlamış olmalı buna. Henüz kendisi yeterli olgunluğa erişememiş insanlar çocuk sahibi olunca böyle oluyor bence.
0
gmzo
(03.01.21)
çocuk algınızla ilgili bir şey ama helenart'a daha çok katılıyorum.

etrafımdaki kendi yaşıtım annelere bakıyorum (ki çok yakın arkadaşlarım da var, dışarıdan bakmıyorum yani) dediğiniz gibi saç baş ayrı yerde.
manikür, pedikür gibi şeyler zaten yok.
perişanlık, devamlı çocuk çocuk çocuk düşüncesi ve tamamen ona endeksli bir yaşam.
hayatları mahvoldu resmen.

diğer yanda, kendi bebeklik resimlerimde annemin lohusayken bile kırmızı ojeli olan elleri, bebekliğim boyunca fönlü ve röfleli saçları ve normal bir hayat.

iki yıl boyunca meşhur bir bebek maması markasında çalıştım, annelerle birebir muhataptım ve bilgi verebilecek konumdaydım.
çocuğun belli bir düzeni olur, "mama saatinde yemiyorsa zorlamayın ve elinizde kaseyle/biberonla peşinde koşmayın ya da her istediğinde emzirmeyin, sonraki mama saatine kadar bekleyin." derdik, dilimizde tüy biterdi.
bunu uygulayan anne yok gibi bir şey.

yakın çevremde "ama istiyor" diye 15 dakikada iki kere bebeğin ağzına meme dayayan anne var.

daha emekleyemeyen bebek için salon eşyalarını salondan çıkartıp, ortasına kocaman yorgan seren var.

çevremdekilerden birinin dört buçuk yaşındaki kızı hâlâ bezine kaka yapıyor.
bir başkası da "belki öğretmenler disiplin verir biraz" diye iki yaşını geçince kreşe göndermeyi planlıyor.

ilk altı ay zordur, uyku düzeni, emzirme veya süt yoksa mama düzeni oturtmak gibi şeyler bazı bebeklerde gerçekten zor olabiliyor.
ama sonrasında bebek ev hayatına uyum sağlamalı, sağlayacak şekilde büyütülmeli.
bebeğin ya da çocuğun her istediğine evet demek, her istediğini yapmasına izin vermek ve hayatınızı ele geçirmesine göz yummak çocuk büyütmek değil, uzun vadede çocuğa zarar vermek demek zaten.

bir de şunu görüyorum.
instagram'da kendini çocuğuna adamış anneleri takip ettikçe, yemek yapmak için çocuğu bir saat parkına koyduklarında bile "kötü anneyim" hissine falan kapılıyorlar.
sürekli bebek bakımı ve annelik forumu okuyup, devamlı sosyal medyadan bu konuları takip ediyorlar.
bunun annelerin psikolojisini aşırı olumsuz etkilediğine birebir şahidim.
0
blatta hiberna
(03.01.21)
5 yasinda bir velet sahibi olarak bildiriyorum: evet zor. evet uyumuyorlar.

oyle incik cincik ilgilerini cok cekecek o yuzden onlar ayaktayken yapamayacagin hobilerini unut. nailart kullum imkansiz yani kendin yapmayi seviyorsan. nerede vakit bulacaksin?

ki bebesini 40 gunlukten itibaren aksam ezani okunur okunmaz yataga dehleyen bir anne olarak soyluyorum bunu. bir de dusun esin etrafindakiler falan cocuklari geceyarisina dek oturtan tiplerdense hepten bitti gun.

esinden destek gormezsen etrafindakiler sinir yuku olursa evet yani soylenenler hakli. dus aliyorsun ama nasil aliyorsun. o sac taraniyor ama nasil taraniyor. yani surekli sana yapisik bir yasam formu. cocuksuz halindeki kafa rahatligi ile bunlari yapman imkansiz.

5 yasindaki danam hala gecenin bir koru uyanir ve yanima gelir salona orada devam eder uykusuna. bu bile arka planda bir tab aciyor beyni surekli mesgul ediyor. o surekli hazir olda sorumluluk hali insani bu kadar yoran sey zaten.
0
2oda1salon
(03.01.21)
@

olumlu düşünceler ve tavsiyeler içim teşekkür ederim, diğerlerine de elbette fikir verdikleri için ayrıca teşekkür ederim.

elbette zor olacak, saatlerce kendime ayıramayacak saçımı başımı yapamıycak her duştan sonra nailart yapamıycak her istediğimde özgürce çıkıp gezemeyeceğim. bunların bilincinde ve biçok şeye doymuş olarak bu bebeği yapma kararı aldık. zaten bebek düşüncesinden önce de eşimle aylar öncesinden çılgın gibi devam eden sosyal hayatımızı frenlemiş bazı insanların hiç yapamayacağı çoğu şeye doymuş durumdaydık. hayatını tamamen başka şeye odaklamak konusuna gelirsek de, hangi insan hayatının hangi döneminde bunun için yüzde yüz hazır hisseder ki zaten? güçlü bi psikoloji ve kabullenmeyi fedakarlık yapmayı bilen bir bireyin bunu da aşılmayacak bir sorun haline getireceğini düşünmedim hiç. bu yüzden de dediğim gibi kafam hep rahattı stres yapmadım ama insanların bunu bu kadar zor yansıtmaları beni cidden geriyor maalesef.

çocuk büyütmek elbet büyük sorumluluk, büyük bilinç isteyen iş ama sağlıklı düşünen her birey o çocuk olduktan sonra bunu yoluna koymayı, delirmeden atlatmayı bilir gibi geliyor hala..
0
🌸jonestown
(03.01.21)
Bebekten bebeğe değişir.
Bir arkadaşım ilk oğlan bebeği hiç uğraştırmadığı için ikinciye cesaretlendiğini, ama sonra ikinci bebekle pişman olduğunu söylemişti.
Ben tek bebekle pes ettim mesela. Çalışma koşullarım kötüydü, mobbing vardı.
Eş ve aile desteği varsa daha kolay olabilir.
0
pro9it9is9
(03.01.21)
doğuma bu kadar az süre kala böyle şeyleri düşünmeniz size yarar değil daha çok zarar getirir. eğer şu durumda değil de çocuk yapmayı düşünme aşamasında olsanız çok daha farklı yazardım ama siz artık annesiniz. bu çocuk dünyaya gelecek ve siz ömrünüz boyunca ona kendinizden daha çok bakacaksınız. bu korkulacak bir şey değil. ben anne değilim ama vakti gelince olmayı çok isterim. siz gerçekten kıskanılacak bir azınlıktasınız. anlattığınız kadarıyla tüm zorlu aşamaları aşmış, sağlıklı bir birey yetiştirecek sağlıklı bir annesiniz. hadi insanların düşüncelerini vazgeçin ve kendi gerçekliğinize odaklanın. bundan 3 ay önce köpek sahiplendim. küçüklüğümden beri istediğim bir şeydi ve o bile bazen işlerimi aksatmama sebep olabiliyor. ama böyle bir durumda asla onu atmayı veya başkasına vermeyi veya ya keşke yapmasaydım tüh dedikleri gibi oldu köpek almak çok büyük sorumlulukmuş demiyorum. çünkü onu seviyorum ve bu bana yük gelmiyor. evet bazı günler uykusuz kalacak, bazı günler duş bile alamayacaksınız çok doğru. ama bunları dünyaya getirdiğiniz yavruyu görünce unutacaksınız çünkü o sizden bir parça.

ayrıca dedikleri kadar abartan kadınlar gerçekten tembel :) işten eve gelip ayaklarını uzatıp yemek bekleyen bir kocanız yoksa, ve en azından yanınızda 3-4 saat duracak bir kişi anneniz/kayınvalideniz veya bir bakıcınız varsa gerçekten abartıldığı kadar zor olduğunu düşünmüyorum. siz de öyle düşünmeyin ve zor olmasın. şimdiden hayırlısı olsun.
0
melina
(03.01.21)
@jonestown

Sevgili arkadaşımız, insanların bu işi bu kadar abartmalarına bakma. Bence dengesizce şikayet ettikleri ve sürekli olumsuzluğa odaklı yaşadıkları için böyleler. Halbuki şöyle bir söz var ki doğaya baktığın zaman da bunun %100 uygulamasını görebilirsin:

"Çocuklarınızı eğitmek için büyük çabalara girmenize gerek yok. Çünkü onlar sadece sizi taklit ederek öğrenirler. Siz kendinizi eğitin yeter."

Bu minvaldeki o yazıyı Üstün Dökmen'in ağzından yazan da var başka kişilerin ağzından yazan da. Ama bu yazı %1500 doğrudur.

Ayrıca anne babalık bir insana hayatı öğretmek demek. Hayatta şimdi ve burada nasıl yaşanacağını öğretmek demek. Sen istemez misin o da evladı olduğunda kendini kendi hayatından tamamen soyutlamak yerine kendi hayatına evladını da onun faydasına olacak seviyede dahil etsin, mesela hobilerini yapmak istediğinde onunla birlikte yapsın, ona yeni şeyler katsın... istemez misin? Bence çocuk büyütmek o kadar da ağır bir yük değil, biz neysek yavrumuz da en az o olacak, ona göre davransak yeterli gibi.
0
1bir1bir1
(03.01.21)
çocuğum yok ama bunun zor olduğunu bilmek için çocuk sahibi olmaya gerek yok bence. o 2-3 tane yapanların bilerek yaptığını düşünmüyorum:) bana kalırsa çok büyük sorumluluk, insanların farkında olmadığı kadar büyük.
0
nothing in my way
(03.01.21)
Çocuğum yok, ama ikiz yeğenlerim var.
Bana göre bebeklik döneminin en büyük zorluğu gaz çıkarmada zorlanan yeğenimin bazen saatlerce ağlamasıydı. Sinir harbi.
1-3 yaş dönemi süper; ama düşmesinler, kendilerine zarar vermesinler diye sürekli takip etmeniz lazım.
3-6 yaş döneminde sürekli oyun ve ilgi istiyorlar. Benim pilimi 2 saatte bitiriyorlar. Onların enerjisi bitmiyor. Öğlene kadar kreşe gidiyorlardı kapanana kadar. Öğleden sonra birkaç saat öğretmenlerinin verdiğini aktiviteyi yapıyorlar. En geç 22.00’de uyuyorlar. Bu da 7-8 saat birlikte oyun oynamanız veya site bahçesinde arkadaşlarıyla oyun oynarken gözlemeniz demek.
Abimin eşi çocuklar 1 yaşındayken çalışmaya başladı. Ev işleri ve çocukların bakımını annem ve kayınvalide üstlendi. Onlar hiç şikayet etmiyorlar, ama ben dayanamazdım valla. Çalışan annenin bakım için desteği olması şart bence. Abimler sosyal hayatlarına son sürat devam ettiler. Allah tüm yeni ebeveynlere benim annem gibi birini nasip etsin. :)
0
auroraaurora
(03.01.21)
Çocuğum yok ama biri bebek iki çocuk bakımı deneyimim var. Zorlukları da var güzellikleri de. Önemli olan sizin kendinizi buna hazır hissetmeniz. Hayatınız değişecek ona göre şekillenecek. Bu bir gerçek. Hayatınızdan kariyer olsun, sosyal hayat olsun doyum almışsanız ve anlayışlı, sorumluluk sahibi bir eşe sahipseniz çok endişe etmeyin. Annelerinde gözlemlediklerim bunlar. Mutluluklar dilerim
0
skywalker.anakinn
(04.01.21)
(3)

Hayvan gibi modem arıyorum

tchuck
evimiz iki katlı, odalarıyla vs geniş bir alana sahip. en köşe odada internet doğru düzgün çekmiyor.diğer yerler için powerline aldım. ama hiç memnun kalmadım. wifi'li powerlinelar 30mbite kadar internet verebiliyor anca.neyse uzatmayayım.salondan hem bütün beton duvarları delip geçip, hem üst kata,
evimiz iki katlı, odalarıyla vs geniş bir alana sahip. en köşe odada internet doğru düzgün çekmiyor.

diğer yerler için powerline aldım. ama hiç memnun kalmadım. wifi'li powerlinelar 30mbite kadar internet verebiliyor anca.

neyse uzatmayayım.

salondan hem bütün beton duvarları delip geçip, hem üst kata, hem terasa yayın yapacak güçte bir modem arıyorum.

ne almalıyım?
0
tchuck
(03.01.21)
böyle bir şeye ihtiyacınız var gibi: www.amazon.com.tr
0
kakam gelmis olamaz mi
(03.01.21)
Standartlar dolayısıyla tüm cihazlar 3 aşağı 5 yukarı benzer çekim alanlarını verebiliyor (çıkış gücünde sınırlama var yani) Nest gibi tp link'in bazı çözümleri gibi doco gibi bir mesh çözümüne yönelebilirsin, ama onlar da acayip iyi bi performans vermeyecektir. olabilecek en iyi seçenek iki kata da ethernet kablosu çekip, 2 farklı verici ile çalışmak.
0
roket adam
(03.01.21)
Her şeyi denemiştim vakti zamanında Ethernet kablosu+Router başka türlü mükemmel olmuyor.
0
monkey
(03.01.21)
(3)

corona ve turkiye

baldur2
mayis-haziran-temmuz bandinda kac kisi asilanmis olur? vaka sayilari ne olur sizce tahminen? kisitlamalar olur mu hic? nedir tahmininiz?
mayis-haziran-temmuz bandinda kac kisi asilanmis olur? vaka sayilari ne olur sizce tahminen? kisitlamalar olur mu hic? nedir tahmininiz?
0
baldur2
(03.01.21)
Sağlık bakanının açıklamalarına bakarsak kaç kişinin aşılanacağını söylemek mümkün değil çünkü bir ajandaları yok gibi görünüyor. Bir aşı planı yapıldığını sanmıyorum: "Ocak, şubat, mart gibi, en geç nisan olmak üzere ilk iki hatta üçüncü aşamada olan kişileri aşılamayı hedefliyoruz," gibi bir açıklama var ki bu bir plan olmadığını gösteriyor.

Gerçekliğe bakacak olursak, geçen yaz muhtemelen günlük onbinlerce vakaya rağmen yazın güney illerinde maske yasağını bile kaldırıp halkı tatile teşvik ettiler. Aynısı olacaktır. 2021'in 2020'den farkı yok. Yine turizmi canlandırmak için kısıtlamalar gevşetilecektir diye düşünüyorum. Vaka sayıları da günlük 5-10 bin olur bence.
0
prole
(03.01.21)
eğer kontrol altına alınır, aşılama hızlıca yapılırsa
geçen yılki haziran temmuzdan sadece biraz kötü olur gibi düşünüyorum koşullar. kısıtlamalar (?) geçen yazdın olduğu gibi olur, vakalar artar.
ortamın sakinleşmesi bir ekim kasım 2021 en erken.

bir ajandaları yok +1 kafalarına göre gidiyor şu an süreç.
0
jimjim
(03.01.21)
nisan-mayıs'tan önce aşılama başlamaz diye düşünüyorum, henüz ortada hiç bir hazırlık yok. kısıtlamalar hafiflese de devam eder, vaka sayıları da geçen yılın temmuzuna göre çok daha yüksek olur (kasım-aralık civarıyla eşdeğer gider muhtemelen)
0
roket adam
(03.01.21)
(7)

cami sesi?

tchuck
dayanılcak durumda değil artık. son 4-5 aydır, caminin hoparlörlerinin ayarlarını yükselttiler,sabah ezanı sanki evin salonunda çalıyor. caminin minaresindeki hoparlörler tam evin karşısında gözüküyor (arada mesafe olmasına rağmen), 5 aydır her sabah ezanında uyanıyorum. denemediğim hiçbir şey kalma
dayanılcak durumda değil artık. son 4-5 aydır, caminin hoparlörlerinin ayarlarını yükselttiler,
sabah ezanı sanki evin salonunda çalıyor. caminin minaresindeki hoparlörler tam evin karşısında gözüküyor (arada mesafe olmasına rağmen), 5 aydır her sabah ezanında uyanıyorum. denemediğim hiçbir şey kalmadı.

cam kapı kapalı olmasına rağmen uykumdan fırlıyorum.
bunu işkayet edebileceğim bir yer yok mudur? derdimi nasıl anlatabilirim?

en azından sabah ezanının sesini daha kısık yapmaları gerekmez mi?
benim şuan bebeğim olsa, mümkün değil uyuması. kanser hastası olsam, tüm gece ağrılarla uğraşıp zar zor uyusam, ne hale düşerim.

yok mu bu işin bir düzenlemesi?
her cami kafasına göre desibel mi belirliyor?

nereye şikayet edebilirim?
0
tchuck
(03.01.21)
Belki CİMER çözüm olabilir.
Evde çocuk var, yeğen var vs. diyerekten yazsanız belki anlayış gösterilir.
Zaten CİMER bir şey yapmazsa da kimse yapmaz.

Ya da direkt gidip caminin imamına falan söylense mi bilemedim.
0
esse classic
(03.01.21)
Yaşadığınız şeyi malesef geçmişte ben de yaşadım. Yapmadığım şey kalmadı. Tek çareyi taşınmakta buldum. Okudugum kadarıyla sizin durum daha kötü hoparlörler karşınıza bakıyormuş yani ses direk size çarpıyor. Bende arada 2 bina vardı. Kısmalarını söylemeniz faydasız bu sefer de 2 sokak ötedeki moruklar ezan sesini duymuyoruz diye şikayete gidip sesi daha da açtırıyor.
0
limonlu eksi
(03.01.21)
Öncelikle belediye ya da siz ses ölçümü yapın bu ölçümün sonucunu kayıt altına alın müftülük belediye kaykamlık başvurun belli sesin üstünün sağlık için olumsuz olduğuna dair bilgileri ekleyin gerekirse doktordan rapor alın ve kurumların cevaplarına göre mahkemeye gidin.
0
zekicalik
(03.01.21)
bende de vardı böyle bir durum. önce gidip caminin hocasına söyledim evde hasta bir yaşlımız ve bebeğimiz var, neredeyse korkuyorlar artık dedim. Allah'tan anlayışlıydı da azalttı sesi. yapmasaydı ikinci gidişimde "hoparlörün sesini kısmadığınız her gün caminin camlarını kırarım" diyecektim ve üçüncüde de yapacaktım.
0
etna
(03.01.21)
Gece yatarken kulak tıkacı kullanın, en azından gelen sesi azaltır.
0
inheritance
(03.01.21)
Camii imamı ile konuştunuz mu? Bir rica belki bu işi çözebilir.
0
roket adam
(03.01.21)
cami, ezan vakti görünüp sonra kaybolanlardan mı hani tam şikayet ediyordun ki kaçtı elinden
sırasıyla müezzin, müftülük, diyanet, cimer diye gideceksin işte
0
esref
(03.01.21)
(21)

evden çalışmaya başlayınca yemek kartınızı yatırdımı iş yeriniz?

ayseee
bizimkiler yatırmıyor. sizde durumlar nedir? yemek yemeye son verdiğimizi mi zannediyolar evden çalışınca acaba?
bizimkiler yatırmıyor. sizde durumlar nedir? yemek yemeye son verdiğimizi mi zannediyolar evden çalışınca acaba?
0
ayseee
(02.01.21)
Yatırıyorlar, hatta arttı bile. elektrik, internet yardımı gibi şeyleri de eklediler az da olsa.
0
Jux
(02.01.21)
Bizim şerefsizler de vermedi.
Biz ekip arkadaşlarıyla biraz hakkımız nedir ne değildir diye araştırmıştık. Sonra talep ilettik. İk dan olumsuz cvp geldi. Kanunen bir hak talep edilebilir diye sağdan soldan duyumları oldu ama... Öylece günler geyor işte.
0
sorularimicinfeykhesap
(02.01.21)
marttan sonra kestiler ama tepki aldılar baya, 3-4 ay yatmadı sonra yatırdılar
0
nahtoderfahrung
(02.01.21)
bizde yemekhane ve servis vardi, evden calismaya gecince ekstra bir sey yapmadilar. ben istifa ettikten sonra aylik 89tl vermeye baslamislar, ekside de gundem oldu.

isbankasinin genel mudurluklerinde yemekhane var, evden calisilan bu donemde 500tl'lik yemek ceki vermisler. (ramazanda oruc tutup yemekhanede yemek yemeyenlere de verirlerdi)
0
fakyoras
(02.01.21)
Bizde en baştaki gibi devam ediyor. Saha ziyareti olmadığı halde benzin parası, hgs falan da devam ediyor.
0
roket adam
(02.01.21)
yattı sağolsunlar.
0
condom kurşunu
(02.01.21)
yatiriyorlar binlerce lira birikti aylardir.
0
in vino veritas
(02.01.21)
yatırıyorlar, yatırmaları lazım. evden çalışırken öğlen yemek yemiyor musunuz?
0
nuisance
(02.01.21)
Ofise giderken yemekhanemiz vardı, yemek kartı vermiyorlardı.
Fakat pandemi başından beri eve geçtiğimiz için yemek kartı tanımladılar herkese evet yatıyor aylardır.
0
ananiyimioguz
(02.01.21)
bizimkiler yatırmıyorlar.
0
dafuq
(02.01.21)
Yatırıyorlar yeni zam yaptılar hatta, market alışverişinde kullanıyoruz, 9 aydır böyle
0
mirty
(02.01.21)
Bizim şirket 1/3'ünü yatırıyor normal yemek parasının. Saçma ve haksız bir uygulama ama patron şirketi olunca...
0
curukturpkokusu
(02.01.21)
Normal yatiriyor arti olarak internet masrafi olarak fazla yatiriyor
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.01.21)
Bizde kart yoktu, ofiste öğlen yemek çıkardı. Evden çalışmaya geçince bununla ilgili bir para yatırılmadı. Konusu bile açılmadı hatta.
0
peki madem
(03.01.21)
Bizde 2020 mart ayında "yemek ücreti istemeyeceğim" evrakına imza attırdı ve eve yolladılar. Sonra tam tamına 79 TL internet parası ödemeye başladı 2020 Aralık ayında. Evet mal zaabı gayserili holding.
0
rastinon
(03.01.21)
aylik yemek karti vardi, simdi yatmiyor. turkiye'nin alaninda (sozde) onde gelen sirketlerinden biri. pandemi oncesi, normal calisma duzenindeyken haftada 1 gun home office alabiliyorduk (ayda 4 gun), aldigimizda da yatmiyor, hakedisten kesiliyordu.
0
bollocks44
(03.01.21)
benim şirkette yatırıyoruz. 3-4 bin lira var kartta.
0
stewie
(03.01.21)
yatiriyorlar.

arkadasimin sirketi yatirmiyor.
0
batlegolas
(03.01.21)
Yatıyor ve zam da yapıldı. Ek olarak internet faturası desteği de yapılıyor 100 liraya kadar. Ofise gidenin taksisi ya da benzini ödeniyor, ofise gitmeyenin yol parası ödenmiyor.
0
denizgonen
(03.01.21)
Yatıyor. Ayrıca bu ay %40 artış yapıldı.
0
synesthesia
(03.01.21)
Genel olarak yatırmadılar. Sadece sürekli giden birkaç personele sonradan yatırmaya başladılar.
0
put it in your appropriate place
(03.01.21)
(7)

ingilizce konuşma pratiği için uygulama önerisi

atar ramazan
merhaba aradığım şey cambly ama ücretsiz olan versiyonu. :) 2021 yılında iletişimin bu kadar kolay ve ulaşılabilir oldugu bir dünyada bu uygulamaya para vermek aşırı saçma geliyor :) tamam cambly profesyonel bir hizmet sunuyor, tamam eğitmenler ile yanlışımız varsa düzeltiyor ama ben ücretsiz ama p
merhaba aradığım şey cambly ama ücretsiz olan versiyonu. :) 2021 yılında iletişimin bu kadar kolay ve ulaşılabilir oldugu bir dünyada bu uygulamaya para vermek aşırı saçma geliyor :)
tamam cambly profesyonel bir hizmet sunuyor, tamam eğitmenler ile yanlışımız varsa düzeltiyor ama ben ücretsiz ama profesyonel olmayan bir uygulama arıyorum. sadece ingilizce bilen,konuşabileceğim bir partner sunan bir platformdur beklentim. önerileriniz varsa sevinirim.

iyi seneler olsun.
0
atar ramazan
(02.01.21)
Chatroulette deneyebilirsin. Pro değil, ingilizce konuşulacak bir çok partner sunar.
0
roket adam
(02.01.21)
chatroulette mi kaldı hocam orası en son bıraktıgımda erkek genital organından geçilmiyordu. ha bir de yazacak değil konuşacak bir ortam lazım. eyvallah yine de.
0
🌸atar ramazan
(02.01.21)
facebook'ta ielts hazırlık için kurulmuş whatsapp grup linki bulabilirsin. whatsapp group english yaz birinin davet linki çıkar. katıl ve hindistanlı bangladeşli kişilerle beleşe konuş :D

ben eskiden bir sürüsüne üyeydim ama şimdi hiçbirinde yokum.
0
tabudeviren
(02.01.21)
Globalpenfriends
0
tulumba
(02.01.21)
şunu hatırlatmadan duramıyorum:

(rakamdan bağımsız) ücret ödeyip karşılığında hizmet almakla rastgele web siteleri, uygulamaların birinden diğerine sekip bir şeyler öğrenmeyi, hatta sana bir şeyler öğretilmesini beklemek arasında uçurum var. dene ve gör.

cambly'i pahalı buluyor olabilirsin ama daha uygun alternatifler de var.

soruna cevap: free4talk. birkaç ay takıl mahadeva shiva'nın kaçıncı avatar'ı şıp diye söylersin.
0
filteria
(02.01.21)
tabudeviren
(02.01.21)
@filteria ahaha çok güldüm bu yorumunuza. buddytalk diye bir app denedim ve ortam tam bahsettiğiniz gibi, hayır olan ingilizcem de hint şivesine kayacak ondan korktum ve sildim :)
cambly konusunda çok haklısınız sanırım bu iş ancak parası neyse vererek olacak.
herkese teşekkürler cevaplar için.
0
🌸atar ramazan
(03.01.21)
(7)

Havalarin durumu ne olacak?

rumpleteazer
Arkadaslar, istanbulda gunlerdir parlayan gunes uzuyor beni, hayatimda ilk kez boyle bir ocak ayi yasiyorum. Yazin bu ulkenin hali ne olacak, dahasi artik hep boyle imis. https://youtu.be/UXiy_Vgqgqk bu videoda Atilla Yesilada nin yorumlarina bakiniz ne kadar aci degil mi? Bizler kendi kesemizi du
Arkadaslar, istanbulda gunlerdir parlayan gunes uzuyor beni, hayatimda ilk kez boyle bir ocak ayi yasiyorum. Yazin bu ulkenin hali ne olacak, dahasi artik hep boyle imis. youtu.be bu videoda Atilla Yesilada nin yorumlarina bakiniz ne kadar aci degil mi? Bizler kendi kesemizi dusunmeyi birakip benzinli araclara donmeliyiz. Uc kurusluk ucak biletleri ile saga sola kacismamaliyiz.havslar yuzunden depresyona girdim. Benim gibi olan var mi?
0
rumpleteazer
(02.01.21)
Valla Boku yiyeli çok oldu, bu saatten sonra yapacak bişey yok, kendimi bildim bileli hobi olarak başlayan bu konularda ki ilgim sonra mesleğim oldu. Senelerdir insanlara,kurumlara, şirkelere, devletlere yurtiçi ve yurt dışlarında anlatmaya çalışıyoruz. Ben kendi üzerime düşeni senelerdir yapıyordum ( hoş bi işe yaramıcak) ama içim rahat.
0
paramolacak
(02.01.21)
Ben türkiye’de bu durumu gözlemledim, bulunduğum avrupa ülkeleri normal sayılırdı. Londra’da ağustos sonunda mont giyiyodum ara sıra, ekimde komple monta başlamıştım, amsterdam keza aynı.

Türkiye evet birbirine girmiş mevsimler izmir falan da bitik.
0
garavel
(02.01.21)
Atilla Yeşilada ekonomist değil mi ya? Ben meteoroloji uzmanlarının söylediklerine bakıyorum. Daha önce böylesi kuraklık 90'larin başında olmuş. Küresel iklim krizinin sonuçları bunlar. Hep böyle mi olacak? Belki. Bireyler olarak az su harcamaya, deodorant, araba kullanmamaya, yani karbon ayak izimizi küçültmeye çalışabiliriz.

Ancak... Bizim günlük hayatımızda saldığımız karbon krizin nedeninin ufak bir kısmı. Fabrikalar, santraller asıl su tüketiminin olduğu yerler. Yani endüstri. Aynı zamanda karbon salınımı da buralarda yoğunlaşıyor. Başında da et endüstrisi geliyor, hem su tüketimi hem de karbon salınımının sorumlusu olarak.

Dolayısıyla öncelikle antikapitalist olmadan durumu düzeltemeyiz. İkincisi, et üretiminin düzenlenmesi gerekiyor. Bu da bireysel davranış değişimiyle değil de ekonomik ve siyasi biçimlerin radikal değişikliğini gerektiriyor. Bireyler olarak hem tüketim alışkanlıklarımızı, davranışlarımızı değiştirmeliyiz, hem de bunun siyasal mücadelesini vermeliyiz.

Sonuç: evet, benin de canımı sıkıyor. Çözüm olarak da bu yukarıdakileri görüp bunlar için uğraşmayı gerekli görüyorum.

Ek: durum tr'ye özgü değil, küresel. Geçen kış İtalya'nın kuzeyindeydim. Tüm İtalyanlar ilk defa kışın kar yagmadigini ve havaların cok sıcak olduğundan şikayet ediyordu. Neredeyse yağmur bile yağmadı geçen kış. Farklı olarak orada normal halk da bunun iklim krizi sebebiyle olduğunu biliyordu ve cumalari eylemler oluyordu.
0
prole
(02.01.21)
Depresyona girmeye gerek yok, bu çoook uzun zamandan beri devam eden bir süreç. Bunları kafaya takmayıp uzun yaz mevsiminin tadını çıkar derim.
0
roket adam
(02.01.21)
prole hay ağzına sağlık ya, konu iklimden açıldığında böyle millet uyuz uyuz hiç önemi olmayan minik detaylarla vicdan mastürbasyonu yoluna gitmiyor mu deliriyorum valla. adam doğayı korumak lazım deyip markette poşet almıyor, alana sövüyor ama 35 çift ayakkabı satın alıyor. bir tane fabrikanın bir haftada harcadığı/kirlettiği suyu ben bir ömür musluğu açık bıraksam harcayamam halbuki. biraz konfordan taviz vermeden, daha kısıtlı yaşamayı öğrenmeden bunu değiştirmenin yolu yok. bu gezegen bu kadar kirliliği kaldırmıyor, bu kadar basit. onu azaltmak da mevcut teknolojiyle pek mümkün değil, tam tersine "mevcut teknolojiyi kullanmamak" ve daha basit bir hayata dönmek şart. e onu da hiçbirimiz yapmıyoruz, millet daha temel haklarını aramayı öğrenemedi, bi' de iklim duyarlılığına mı sahip olacaklar.

@roket adam'ın yazdığını da çok talihsiz buluyorum. "uzun yazın tadını çıkarın" ne demek yahu? tadı çıkarılacak bir şey mi bu? her şeyin dengesi ve zamanı var. ocak ayında 20-25 derecelik hava istanbul gibi bir yer için hiç sevinilecek bir durum değil. yazın nasıl ki havalar ısınıyorsa kışın da karlı, yağmurlu, çamurlu, soğuk olması lazım. bunun su kaynaklarına, tarıma vs. etkisini düşünmek gerek. kışın yetişen sebze ve meyveyi ocak ayında 20-25 derecede yetiştiremezsiniz maalesef. çiftçi biter, fiyatlar daha da artar, bıraktım konforlu yaşamayı besin değeri olan sebze-meyve bile yiyemez hale geliriz. şimdiyi mumla ararız.

gidişat inanılmaz kötü. durum türkiye'yle sınırlı değil bu arada. geçen ispanya'yla ilgili mini belgesel tadında bi şey izledim, içim gitti. meyvenin, sebzenin en güzelinin yetiştiği mis gibi coğrafyada ülkenin yarısı çöl olmaya yüz tutmuş, millet perişan.

çok kötü oldu.
0
der meister
(02.01.21)
Yok sevinin demiyorum, yanlış anlaşılmasın. Bireysel bazda etkinizin inanılmaz düşük olacağı konulardan biri bu. Yani biz milyonlarca kişi inanılmaz bi su tasarrufu da yapsak, elektrikli araba da kullansak, bir yük gemisinin çin'den buraya gelmesi ile aynı karbon footprint'e sahip oluyoruz. Kapitalizmin çarklarından ötürü o yükü başka yöntemlerle de buraya getiremiyoruz. O yüzden dedim genel önlemler dışında bir konuda daha anksiyete sahibi olmaya gerek yok, önleyebileceğimiz bir şey değil çünkü. Konu kapitalizmin kendisini tehdit edecek noktaya gelince insanoğlu kendi yöntemlerini icat edecektir (covid'de olduğu gibi)
0
roket adam
(02.01.21)
iklim degisikligi onumuzdeki yillarda bizi daha cok etkileyecek ama bu yaz da bizi cok zor bir donem bekliyor. benim anlamadigim avrupa'da bu kadar yogun kuraklik yok sanki, avrupanin bir cok yeri yeterli yagis aliyor, biz neden boyle olduk cok uzucu,

bir de su bildigim kadariyla kaybolmuyor, buharlasan su neden yagmur olarak geri donmuyor? ya da bizde buharlasiyor gidip avrupa'ya mi yagiyor?
0
exlibris
(02.01.21)
(8)

hangi evi tutsam

baldur2
1- studyo daire: haftalik kira: 250 birim, faturalar da 30-40 birim.2- 2 odali apartman dairesi: haftalik kira: 350 birim faturalar da 40-50 birim. bir odayi 200-250 arasi kiraya veriyorum yani faturalar dahil ben 100-150'ye kalmis oluyorum. banyo paylasimli.3- 3 odali apartman dairesi: haftalik kir
1- studyo daire: haftalik kira: 250 birim, faturalar da 30-40 birim.

2- 2 odali apartman dairesi: haftalik kira: 350 birim faturalar da 40-50 birim. bir odayi 200-250 arasi kiraya veriyorum yani faturalar dahil ben 100-150'ye kalmis oluyorum. banyo paylasimli.

3- 3 odali apartman dairesi: haftalik kira 500-550, faturalar da 60-70 birim. burasinin da maliyeti bana 50-100 birim oluyor, diger odalari kiraya verirsem. kendi banyom olacak bunda.

bazi faktorler:
3 apartman da ayni muhitte.
benim gelirim de 900-1100 birim arasi degisiyor haftalik. 31 yasinda erkek ve bekarim.

2 ve 3'te apartmana gore yuzme havuzu ve gym olabilir, yataklar double yatak ve yatak odalari gayet buyuk 2 ve 3'te.

artik bu yasta da insanlarla ugrasmak istemiyorum ama bir yandan da studyo dairenin bana neredeyse 300 birime patlayacak olmasi koyuyor. ne dersiniz? bir nevi para ile kafa rahatligi arasinda secim yapmak gibi oluyor sanki?
0
baldur2
(02.01.21)
1
0
elorelia
(02.01.21)
kimseyle uğraşmamak büyük lüks. 1
0
antihero
(02.01.21)
studyo tut. diğerlerinde seks rahat olmaz.
0
kickboxer
(02.01.21)
Kimseyle uğraşmamak büyük lüks kesinlikle. Ben de 1 derdim.
0
roket adam
(02.01.21)
Tek başına 2, olmuyorsa 1.
0
himmet dayi
(02.01.21)
1

Benim eve harcadığım maaşımın %30'u, tek yaşamanın konforu hiçbirinde yok
0
lcha
(19.01.21)
paylaşımlı eve hep öcü gibi bakılıyor ama işin aslı hiç öyle değil bence. kafan gene çok rahat oluyor, kimse ile de uğraşmıyorsun. hemen çok kötü ev arkadaşı bulacağımızı düşünüyoruz nedense. oysa kafa dengi ve ara sıra muhabbet edebileceğin birisi oluyor evde, neden uğraşasın ki. hatta bu gittikçe asosyalleşen dünyada bence aksine çok iyi gelen bir şey ev arkadaşı. ha baktın uğraştırıyor, ev senin. kapıyı gösterir, başkasını bulursun.

ben de 18-24 yaşlarım arasında tek başıma geniş geniş yaşadım. ev arkadaşı fikrine çok uzaktım, tek yaşamaya alışmıştım ve asla biriyle yaşayamam artık diyordum ki, 24 ten sonra ev arkadaşlığı sistemine geçtim, çünkü kabul edelim çok karlı :) şimdi 30 yaşındayım ve hala ev arkadaşım var.

öncelikle şunu söyleyeyim, "birinin evine ev arkadaşı olarak gitmek" vs. "birisi ile birlikte ev tutmak" vs. "evinin bir odasını birine kiralamak" arasında dağlar kadar fark var. düzeni oturmuş evine birini aldığında, bütün düzen ve bütün kuralları koyma hakkı senin oluyor. gelen kişi ev ile ilgili hiçbir şey iddia edemiyor. diğer yandan, gelen kişiyi sen seçiyorsun. o kadar garip tiplerin yanında o kadar düzgün tipler de başvuruyor ki, kiminle anlaşıp kiminle anlaşamayacağını görmek hiç zor değil. ben şahsen bugüne kadar ev arkadaşı seçimlerimde hiç yanılmadım ve sıkıntı yaşamadım.

o nedenle bence 2. seçenek. ben de yıllardır 2. seçeneği uyguluyorum. başlarda erasmuslu öğrencileri alıyordum, 6 ay kalıp gidiyorlar nasıl olsa diye. onlarla da hiçbir sorun çıkmadığını ve aksine giderlerken "keşke kalsalardı" dediğimi fark ettikten sonra her 6 ayda bir uğraşmamak için daha uzun kalabilecek insanları almaya başladım. her seferinde de oda için görüşmeye gelen insanlara kuralları baştan söyledim. eve başkalarını getirmek, temizlik, ortak alanlarda yaşamak gibi konular benim için öncelikli konulardı. bu konularda nasıl davranılmasını beklediğimi söyledim. hassas olduğum noktaları ve bu konularda anlayış beklediğimi söyledim. onlara uymayan bir yer varsa da ortak bir noktada BULUŞMADIK. çünkü o kadar fazla başvuran oluyor ki, içlerinden hem karakterini beğendiğim, hem de istediğim kurallara uyabilecek insanlar bulmak hiç zor olmuyor.

banyonun paylaşımlı olması bugüne kadar hiç sıknıtı yaşamadığım bir konu. insanlar buna neden takılıyor çok anlamıyorum. o tanımadığın ev arkadaşı zaten 1 ay içinde sevdiğin bir arkadaşına dönüşüyor, rahatsız olmazsın onunla aynı banyoyu kullanmaktan. illa özel banyom olmalı diyorsan 3 de olabilir ama evde 2 kişinin olması ile 3 kişinin olması çok fark ettirir. ev büyük de olsa insan sayısının fazla olması biraz risk gibi. ben istemezdim.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(19.01.21)
evi paylaşmadan 2'ye bütçen yetiyorsa 2. değilse 1. elin gâvuruyla mı uğraşıcan boşver.
0
alperz
(19.01.21)
(12)

sokağa çıkma yasağı yok mu?

toucheamore
https://istanbuluseyret.ibb.istanbul/camerabağdat caddesi maaşallah pek kalabalık. bu nasıl sokağa çıkma yasağı?
istanbuluseyret.ibb.istanbul

bağdat caddesi maaşallah pek kalabalık. bu nasıl sokağa çıkma yasağı?
0
toucheamore
(02.01.21)
ataşehir'deyim, herkes dışarıda valla.
0
roket adam
(02.01.21)
Saçma bir şey zaten. İnsanların temiz havayı tercih etmesi sevindirici.
0
catch the arrow
(02.01.21)
haha. turkiye'de hangi kural uygulanmis ki bu uygulansin.
0
baldur2
(02.01.21)
araç kullanmadan yürüme mesafesi diyor, sahil bize yürüme mesafesi çıktık yürüdük ufak alışverişimizi yaptık döndük. muhtemelen caddedeki kalabalık da aynı mantık.
0
orpheus
(02.01.21)
insanlar kapali kalmaktan sikildilar, hava da guzel olunce ekmek almaya, markete cikiyorlar, elinde firin posetiyle yuruyerek edirne-kars gidebilirsin bence :)
0
exlibris
(02.01.21)
aynı linke ben de tıkladım. bomboş işte? 3-5 kişi var. işten dönüyordur. markete gidiyordur vs.
0
glamdr1ng
(02.01.21)
ne elde ediyosunuz uc gun insanlarin evde bes gun disarda sonra dort gun evde durmasindan ne anliyosunuz ki cikanlara NASIL CIKIYO YASAK YHA diye soruyorsunuz. bilimsellikle alakasi olmayan ama konuyu pandemiye baglayip konulan yasaklarin yeterinxe uygulanmamasindan rahatsiz oluyorsaniz saglam bir cezaya muhtacsinizdir.
0
ala09
(02.01.21)
muhtemelen markete diye cikan insanlardi, su anda sadece 1 kisi gorebildim iki kamerada
0
tahtakafa
(02.01.21)
Sokağa çıkma yasağı yok, kısıtlaması var. Muaf olan çok kişi var. Lütfen ikisini karıştıramyalım
0
infernalcadre
(02.01.21)
Cadde gayet boş martıyla geçen bi tip var sadece.
0
condom kurşunu
(02.01.21)
İzmir'de de aynı durum var.
Yasaklara uyan sadece biz miyiz diye düşünüyorum.
Sabahın köründen geceye kadar Tofaş arabalar arabesk müzik çalarak geziyor. Kurye olmayan motorlar mesela. Üzerinde iki kişi böğürerek eğleniyor. Caddeyi kat edip geri dönüyorlar.
Bazılarının dediği gibi sokağa çıkamadığım için böyle düşünmüyorum.
Mecbur olmasa evden hiç çıkmam, virüslü iş ortamına gitmem.
Ama bu denetimsizlik ve cehalet yüzünden biz daha çoook evde otururuz.
Zaten aşının etkinliği de kuşkulu hale geldi iyice. Mutant virüs ortaya çıkınca Pfizer Biontech üretimi durdurdu. Beklemeye geçti.
Önlem almaktan başka şu anda yapacak bir şey yok. Bu yüzden duyuru sahibi haklı. Kıskançlık vs palavra.
0
pro9it9is9
(02.01.21)
İstisnalar kaideyi bozmaz Yasak yok kısıtlama var ve açıklanan rakamlar kısıtlamanın ne kadar başarılı olduğunun ispatı.
0
berkan11
(02.01.21)
(6)

almanya'da iş görüşmesi (mühendis)

bohr atom modeli
merhaba, bir firma yarı zamanlı (yüksek lisans öğrencisiyim) başvurumu değerlendirip görüşmeye davet etti (mailde cv'niz beni sizinle görüşmeye ikna etti yazmışlar). bu benim burada ilk iş görüşmem olacak. büyük bir robotik firması ve ben bir makine mühendisiyim. pozisyon ar-ge. herhangi bir alanda
merhaba,

bir firma yarı zamanlı (yüksek lisans öğrencisiyim) başvurumu değerlendirip görüşmeye davet etti (mailde cv'niz beni sizinle görüşmeye ikna etti yazmışlar). bu benim burada ilk iş görüşmem olacak. büyük bir robotik firması ve ben bir makine mühendisiyim. pozisyon ar-ge.

herhangi bir alanda da olsa almanya'daki iş görüşmeleriniz esnasındaki deneyimlerinizi ve yardımı dokunabilecek noktaları paylaşabilir misiniz?

şimdiden teşekkür ederim.
0
bohr atom modeli
(02.01.21)
alanlar farklı ama bir kez görüşmeye girmiştim skypetan. normal iş görüşmesi işte, kendini tanıtcan, işini, portfolyonu anlatcan, onlar tanıtcak kendini vs..

naçizhane tavsiyem not nefterine hazırlık yap.

giriş
-kişisel bilgiler
-iş bilgileri
-eğitim bilgileri

gelişme
-çalışma şeklim
-yeteneklerim
-başarılarım

sonuç
-firmayla ilgili sorularım
-pozisyonla ilgili sorularım
-relocationla ilgili sorularım

vs.. başlıklar halinde kısa metinler yaz, görüşmede kılavuz olarak kullanırsın.

bol şans karşim.
0
buenosdias
(02.01.21)
ay çok sevindim. bol şans diliyor ve youtube'daki benzer içerikli videoları öneriyorum.
0
rewlack
(02.01.21)
en yakın arkadaşlarımdan biri girmişti online bir mülakata. arkadaşım 10 gün falan şirketin yaptıklarını araştırıp teknik konulara çalışmıştı ama bir soru bile gelmedi teknik soru demişti. ben de bu yönde çok soru soracaklarını sanmıyorum ama şirketi vs iyice araştırmanızda fayda var. muhtemelen sohbet havasında geçecek. ayrıca yüksek lisans çalışmalarınızı 1-2 sayfa yazıya dökün ve bunu birine anlatır gibi kendi kendinize tekrar edin. başarılar dilerim
0
avatar is back
(02.01.21)
öğrenciyken stajyer olarak iş görüşmesine girmiştim (bosch'un global hq'su için). yukarıda sayılanlara ek olarak ilginç bi şekilde bir de zeka sorusu tarzında bir şey sormuşlardı (dünyanın çevresine ip geriyorsun da ipi çıkarıp 1 metre ekleyince geri koyunca ip dünyadan ne kadar uzaklaşıyor gibi), bir de case study tarzı bi soruları olmuştu. onun dışında buenosdias güzel özetlemiş.
0
roket adam
(02.01.21)
Sanirim halihazirda almanyadasiniz.
Gorusme online mi yoksa yuzyuze mi olacak?


CVnize not alin, CVde yazan her nokta icin “bana ne kazandirdi/nasil faydasi oldu?” Ve “bu noktanin bana kzandirdigi seyler icin hangi ornegi verebilirim?” Sorularinin cevabi olsun.
Mesela xy firmasinda staj yaptim - cunku uluslararasi bir ortamda yeteneklerimi gelistirmek istiyordum. 72 milletten olusan bir takimda calisarak interkulturell kompetenzlerimi gelistirdim gibi gibi.

Ya da alakasiz bir staj/deneyim yaziyorsa niye tercih ettiginizle ilgili enteresan bir cevap verebilirsiniz. Mesela atiyorum mak muh olarak reklam ajansjnda calismissinizdir, o da yaziyordur. Cokyonlu olabilmek, farkli acilardan da yaklasmak icin vs biseyler diyebilirsiniz yani.

Onun disinda firmayla ilgili sorabilirler, firmanin onemli bilinen projesi varsa o konuda okuyun. Firmaya neler katabileceginizden ve firmanin size neler katabileceginden bahsedin. Mumkun oldugunca somut orneklerde kalin.

Pozisyona bagli ama gelecekte kendinizi nerde goruyosunuz diye sorabilirler, mesela trye donmeyi dusunuyorum derseniz sikinti olabilir? Siz de sorabilirsiniz bu tarz sorular. Proaktiv olmaniz yarariniza olur bence. Ama kisiye ve gorusmenin akisina da bagli biraz tabi.
0
kuehles blondes
(02.01.21)
Biraz hizli yollamisim. Tabi ki sirkete bagli ve ben de muhendis degilim. Avusturya’daki is gorusmelerim genelde bu sekil gecmisti.

Muhendis arkadasima bazi firmalar ufak testler yaptilar, mesela bir link yollayip 3 saatlik bir test yapmasini istediler bir hafta icinde (yazilimla alakaliydi, 3 saat sonunda test kapaniyodu)
Kimisi sadece eski is yerinde yaptiklarini anlatmasini istedi (ki bu da ilk mesajimdaki noktalarla ortusuyor)

Test vs yapacak misiniz diye sormaniz bence ayip degil ama siz bilirsiniz tabi. Arkadasima hic habersiz test yapmadilar, soylediler
0
kuehles blondes
(02.01.21)
(6)

telefon hatsız mesajlaşma programı

kibritsuyu
oğlana bi tablet aldım, canlı derse girsin, kitaplarını okusun, arada da vakit geçirsin diye. yaş 9.lakin bir mesajlaşma programı iyi olurdu. telefon hattı olmadan whatsapp gibi ama internetten mesajlaşmaya yarayan bir program önerebilir misiniz?samsung, yani android.
oğlana bi tablet aldım, canlı derse girsin, kitaplarını okusun, arada da vakit geçirsin diye. yaş 9.

lakin bir mesajlaşma programı iyi olurdu. telefon hattı olmadan whatsapp gibi ama internetten mesajlaşmaya yarayan bir program önerebilir misiniz?

samsung, yani android.
0
kibritsuyu
(02.01.21)
Slack, rocketchat
0
spacevan
(02.01.21)
Facebook messenger?
0
kuehles blondes
(02.01.21)
Skype?
0
eylul
(02.01.21)
Telegram
0
roket adam
(02.01.21)
discord
0
tahtakafa
(02.01.21)
whatsapp disinda neredeyse butun mesajlasma uygulamalari telefon numarasiz calisiyor. en populer olanlari: discord, telegram, signal, FB messenger, google hangouts, turkcell bip. en basiti hangouts. madem android kullaniyor, zaten bir google hesabi vardir. herhangi yeni bir hesap olusturmadan hem bilgisayardan hem telefondan mesajlasabilir, sesli/goruntulu konusabilirsiniz
0
crucio
(02.01.21)
(3)

Bu kamera ile Youtube'a video çekilir mi?

istambul
Profesyonel değil kişisel bi kanal için düzgün ve net bir görüntüyle video çekilir mi bununla?
Profesyonel değil kişisel bi kanal için düzgün ve net bir görüntüyle video çekilir mi bununla?
0
istambul
(02.01.21)
sadece bel plan, omuz plan, baş plan çalışacaksanız çekilir.
(aydınlatmanızın iyi ve stabil olması gerek )
hareketli ve daha geniş planlar çekecekseniz olmaz.
0
ankarakecisi
(02.01.21)
evet kamera karşısında konuşacağım sadece. o zaman düzgün bi ışık ayarlayayım
0
🌸istambul
(02.01.21)
şu videoda 4:44'ten itibaren adam bu kamera ile çekmiş gördüğüm kadarıyla. normal ucuz bi webcam görüntüsü veriyor, hani sizin için yeterliyse uyar tabii ama bütçeniz varsa daha iyi bir model alabilirsiniz: www.youtube.com
0
roket adam
(02.01.21)
(1)

Bilgeadam maaş sorusu

tum haklari saklidir
Burada yazılım eğitmeni olmayı planlayan bir yakınım var. Ancak maaş konusunda cok farkli bilgi geliyor. Bu kurumun maaş aralığını bilen var mıdır?
Burada yazılım eğitmeni olmayı planlayan bir yakınım var. Ancak maaş konusunda cok farkli bilgi geliyor. Bu kurumun maaş aralığını bilen var mıdır?
0
tum haklari saklidir
(02.01.21)
Bilgeadam'ın kadrosu çok geniş, in house çalışanlar var, taşeron çalışanlar var, bilge adam kadrosunda farklı bir firmaya outsource olarak çalışanlar var. Bu soruya o yüzden net bir cevap alman çok zor.
0
roket adam
(02.01.21)
(3)

fonksiyon tuşlu yazılımcı klavyesi

orpheus
genelde yazılım odaklı kullanıyorum ama arada çizim yaptığım için özelleştirilebilir fonksiyonlu klavyeler işimi çok kolaylaştırıyor.örneğin logitech g103 oyun klavyesinde macrolu özel tuşlar var. tuşa basınca E gönder 200ms bekle A gönder 200ms bekle enter bas gibi macrolar tanımlayabiliyorum.ancak
genelde yazılım odaklı kullanıyorum ama arada çizim yaptığım için özelleştirilebilir fonksiyonlu klavyeler işimi çok kolaylaştırıyor.

örneğin logitech g103 oyun klavyesinde macrolu özel tuşlar var. tuşa basınca E gönder 200ms bekle A gönder 200ms bekle enter bas gibi macrolar tanımlayabiliyorum.

ancak bu oyuncu klavyeleri ile yazı yazmak (kodlamak) tam bir işkence. bu şekilde macro tuşları da olan ve yazıma uygun bildiğiniz klavye var mı ?
0
orpheus
(01.01.21)
Apple'ın alüminyum kasalı kablolu klavyesinde F19'a kadar gidiyor. Teoride F12'den sonrası boş yani o 7 tuşu istediğin gibi kodlayabilirsin.

Logitech craft var ama tuş değil de garip wheel var, kodlamada işe yarar mı bilmiyorum da çizim programları için falan kullanışlı gibi tanıtıyorlar.
0
mirafiori
(02.01.21)
Tanıdığım bazı arkadaşlar bunun için elgato stream deck kullanıyorlar. tamamen özelleştirilebilir ek bir keypad. biraz pahalı ama işini görecektir.
0
roket adam
(02.01.21)
Benim bu işe kafayı takmış 2 arkadaşım kendi klavyelerini yapıyorlar. Aşırı pahalı bir hobi olduğunu zannetmiyorum, ama makronun yanısıra ergonomisini vs. de ayarlayabiliyorsun. Bi tuş yapmış, basınca otomatik {} ekliyor fonksiyonun sonuna falan, ben bayılmıştım, üşenmezsen o olaya da girebilirsin.
0
plutongezegendegilmi
(02.01.21)
(3)

hedefsizlik

FreSh
Geçen gün işyerinde bir muhabbet açıldı, yükselmek müdür olmak vs ile ilgili. Ben müdür falan olmak istemiyorum ya korkutucu geliyor dedim, hedefsiz olur mu dediler. İş hayatına yeni atıldım sayılır(4-5 ay oluyor).Normal mi bu? Moralimi bozdu çünkü bu durum.
Geçen gün işyerinde bir muhabbet açıldı, yükselmek müdür olmak vs ile ilgili. Ben müdür falan olmak istemiyorum ya korkutucu geliyor dedim, hedefsiz olur mu dediler. İş hayatına yeni atıldım sayılır(4-5 ay oluyor).
Normal mi bu? Moralimi bozdu çünkü bu durum.
0
FreSh
(01.01.21)
gayet normal bir durum. bizde de döndü bir ara aynı muhabbet. o açılıştan bu açılışa koşmak, hafta sonu siyasilerin götünden ayrılmamak ve yine siyasilerin dediğini yapmak zorunda olmak -ki bu sosyal medyada ne paylaşacağına kadar varıyor- herkesin kabul etmek isteyeceği bir şey değil. ben de ne kadar az sorumluluk o kadar iyi diyenlerdenim. 1000 lira eksik alırım hayatımı yaşarım, kimsenin götünde gezmek zorunda kalmam. ben 7 yıllık çalışalım ve bir kere bile kendi işimden başka iş yapmak istemedim. işimi seviyorum. hedef dedikleri şey için (müdür, şube müdürü, amir, şef vs.) onun bunun götünü yalayan insanlar çok çevremde. midem bulanıyor hepsinden. he eğer bu ülkede liyakat olsa, gerçekten sınavla, bilgi birikim ile vs müdür olunsa ve müdür olunca da siyasilerin uşağı olmak zorunda kalmasan yükselmek için çabalayabilirsin ama bu sistemde boş iş bence. tabii bu söylediklerim kurumdan kuruma değişir ama çoğu devlet kurumu aynı.
0
motosiklet burclu adam
(01.01.21)
haklı olan sensin. bu dünyaya bir kez geliyorsun. ömrünü hırs, iş, performans vs.. gibi dünyevi saçmalıklarla geçirmek istememen gayet erdemli bir davranış. tabi hedefsiz de olmaz. çalıştığın alanda en iyisi olmaya çalış.
0
buenosdias
(01.01.21)
Azıcık aşım ağrısız başım modunda takılmak da gayet normal bi olay, bu da bir hayat tarzı. Bir sıkıntı yok bunda. Lakin azıcık aşın yetmeyeceği zamanları da düşünmen lazım ve maalesef o zamanlar gelince iş işten geçmiş oluyor. O yüzden yükselme meraklısı olmak iyidir.
0
roket adam
(01.01.21)
(12)

Psikolojinizi nasıl sağlam tutuyorsunuz ?

ismim ibrahim
aralık ayı içinde ailemden covid sebebiyle vefat edenler oldu. sevgilimle ayrıldık, sonra barışmak istedim reddedildim. pandemi başından beri iş gereği tüm gün evdeyim ve bomboşum. sadece maaş alıyorum ama çalışmıyorum. bugün kendimi "ulan aslında bugün deprem olsa da ölsem çok koymaz ya" derken bul
aralık ayı içinde ailemden covid sebebiyle vefat edenler oldu. sevgilimle ayrıldık, sonra barışmak istedim reddedildim. pandemi başından beri iş gereği tüm gün evdeyim ve bomboşum. sadece maaş alıyorum ama çalışmıyorum. bugün kendimi "ulan aslında bugün deprem olsa da ölsem çok koymaz ya" derken buldum. siz nasıl sağlam duruyorsunuz ?
0
ismim ibrahim
(01.01.21)
Benim psikolojim olumsuz şeylerden etkilenmeme gibi bir özelliğe sahip, kovid olup hastanede yattığımda bile fm falan oynayıp Messiye sayırıyodum gelmiyor takıma die. Yani özellikle bişey yapmıyorum, doğal olarak yüklenen bir yazılım heralde. Eskiden ''ulan bi insan hiç mi üzülmez bişeye be'' derdim ama şimdi süper bir özellik olduğunu düşünüyorum. Marttan bu yana ful evdeyim bahçe hariç sokağa adım atmadım, hatta bu durumun süper olduğunu düşünüyorum, millet vallahi ( e normal olarak) kafayı yicek sağa sola çıkamıyor , sosyalleşemiyor die. maşallah bende tık yok
0
paramolacak
(01.01.21)
ekstra bir çaba sarfetmiyorum, çünkü bir şey değişeceğini sanmıyorum. bombok gidiyor işte.
0
2021
(01.01.21)
terapi alıyorum, çok memnunum.
eve spor yapabileceğim bir alan kurdum.
yabancı dil öğrenmeye çalışıyorum.
sevdiğim yiyeceklerle kendimi şımartıyorum.
gezi planları falan yapıyorum.
0
jimjim
(01.01.21)
Kaçış edebiyatı... Fantastik, bilim kurgu ve bestseller aksiyon kitapları okuyorum sürekli
0
aslil
(01.01.21)
tutmuyorum :')
0
synesthesia
(01.01.21)
Hayatımda olumsuz tek bir şey olmasa bile kendini düşük, melankolik hisseden biriyim. Benim kötü hissetmem için kötü şeylerin olmasina gerek yok. Hatta öncesinde kendimi o kadar yoruyorum ki, başıma kötü bir şey geldiğinde üzülecek halim kalmıyor. Gayet metanetli hatta duygusuz karşılıyorum. Mutsuzluğumun nedenlerini aramakla geçiyor günlerim. Hatta geçen bir kitap aldım, 17. yüzyılın başında yazılmış, melankolinin çeşitleri, tedavi yöntemleri üzerine. Yaşadığım geçmez iç sıkıntına anlam vermeye uğraşarak bir gün tüm bunları arkamda bırakacağım umuduyla işime gücüme devam edebilir hale getiriyorum kendimi. Bir de spor yapıyorum.
0
epistemic_regress
(01.01.21)
Beni de çok etkiledi 2020, ağlıyorum arada, geçiyor :)

Gülüp geçeceksin, hayatı fazla ciddiye almamak gerektiğini öğretti 2020.

Kendini şımart. Canın ne istiyorsa onu yap. Tek başıma yaşıyorum ama büyük bir yıl başı ağacı süsledim, moralimi çok düzeltti, eve güzel eşyalar aldım, kıyafet aldım, arkadaşlarıma ve aileme hediyeler aldım.
0
stewie
(01.01.21)
Hayattayım. Hayatta olduğum sürece mücadeleye devam ediyorum, oturup depresif arabesk takılmanın kimseye faydası yok. Kendime yapacak şeyler meşgaleler bulup vakit geçiriyorum.
0
roket adam
(01.01.21)
bol bol meditasyon. yabanci hocalarin budist ve meditasyon uzerine online derslerine katiliyorum surekli. bir yandan almanca ogrenmeye calisiyorum.
0
JohnOakley
(01.01.21)
bi an duyuruyu ben yazdım sandım.

dediğiniz psikolojiyi 2019da yaşamıştım. o günlerden beri sağlam tutmuyorum psikolojimi, tutamıyorum.
0
oekuklu
(01.01.21)
Kabullenerek :)

Bir ara çok ağlıyodum :/

Şimdi artık elimden bir şey gelmiyorsa sorgulamayı bıraktım.
Yapabileceğim bir şeyler varsa onlara odaklanıyorum.
Yaşadığım üzücü tecrübeler için “keşke olmasaydı ama oldu bir kere” diye düşünüp kabullenmeye çalışıyorum.
İnsanız sonuçta, elimizden gelenler de sınırlı, kendime karşı artık daha şefkatli olmaya çalışıyorum.


O güzel şarkının da dediği gibi;

Hayat şarap gibidir, keder de var neşe de :)

Böyle düşününce biraz daha rahatlıyorum.
0
elma
(01.01.21)
Klasik psikanalizden bir örnek vermek istiyorum.
Üretmek, çalışmak ve sevmek.

Nesne/obje bağlamında üretmeyi örneğin hobilerinizle uğraşmayı, çalışmayı bir rutini kırmayı (örn. serbest yürüyüşler...), sevmeyi ise yine sevgi nesnesi oluşturarak ona anlamlar yükleyip ilgilenmek olarak düşünebiliriz.

Pandemi ile ilgili yapılan bir çalışmanın makalesini okuduğumda aslında şu detayı bilmek ve anlamak bir nebze radikal bir görüş geliştirmemize olanak sağlıyor: Bu bize/size has olan bir durum değil. Durumu kabullenerek (global bir işsizlik/eve kapanma vd.) mevcut duruma biraz daha kolay adapte olabiliriz.

Tabii her şeyin başında insan ilişkilerini iyi tutarak sosyalleşmek (uzaktan da olsa) gerçeklik algısını canlı tutmamız adına oldukça yararlı olacaktır.
0
Lir Psikoloji
(04.01.21)
(3)

Ne izliyorsunuz yılbaşında

condom kurşunu
Bize kaldı ve şokopop izledik yeni yıla girdik ne izlesek ya aklımıza bir şey gelmedi. Mücbirle girdik yeni yıla ama pek keyif vermiyor gibi. Başka ne izlenebilir
Bize kaldı ve şokopop izledik yeni yıla girdik ne izlesek ya aklımıza bir şey gelmedi. Mücbirle girdik yeni yıla ama pek keyif vermiyor gibi. Başka ne izlenebilir
0
condom kurşunu
(01.01.21)
Star da ibo şova baktım. Girdim yatağa Bülent ersoy uzun hava dinledim. 2021 in ilk masturbasyonunu icra eder 2021 in ilk gusl abdestini alır sabah 2021 in ilk iş günü ile hayata kaldığı yerden devam ederim.
0
allah yazdiysa bozsun
(01.01.21)
ntvde selami şahin konseri izliyrdum ama kopuyor yayın kapadım.
0
omonia
(01.01.21)
ata demirer izledim, çok keyifliydi.
0
roket adam
(01.01.21)
(5)

e-ticarette

etna
satıcının, gelen siparişleri sadece haftada 2 gün (cuma-cumartesi) kargo yapabiliyor olması bir handikap mıdır? mesela ürünü alacak olan kişi pazartesi günü siparişi verdiğinde onun cuma günü kargoya verileceğini bilirse almaktan vazgeçer mi? (satıcının avantajı işini iyi yapan, sözünde duran ve rak
satıcının, gelen siparişleri sadece haftada 2 gün (cuma-cumartesi) kargo yapabiliyor olması bir handikap mıdır? mesela ürünü alacak olan kişi pazartesi günü siparişi verdiğinde onun cuma günü kargoya verileceğini bilirse almaktan vazgeçer mi? (satıcının avantajı işini iyi yapan, sözünde duran ve rakiplerine göre oldukça iyi fiyat avantajı)
siz böyle alışveriş yapar mısınız?
bu şekilde çalışan satıcılar var mı?
0
etna
(31.12.20)
ürünün kendisinin ne olduğu da esas olarak önemli. mesela hediyelik bir eşyaysa muhtemelen 2-3 gün içinde ihtiyacım olan bir şeydir. Tamir tadilatla ilgili bir ürünse o ürüne acil ihtiyacım olabilir. çiçek saksısı alıyorsam 10 gün sonra gelse de olur.
0
fucking machine in my head
(31.12.20)
haftasonu kargo olacagi icin kargoda da bekler, o yuzden tercih etmem oncelikle ve ozellikle. fiyati cok uygun vb olursa bir ihtimal

not: her seyini netten alan biriyim :)
0
sweetoffice
(31.12.20)
Çok acil olmayan bir ürün için yapılabilir ama yine de ilk tercih olmaz bence. Bence doğru bir strateji değil.
0
elorelia
(31.12.20)
Hayir maalesef. Odemeyi hemen yapiyorsam o kargo mumkun olan en erken zamanda yola cikmali. Bunun mumkun olmayani icin sadece gece vaktini onda da kargo subesinin kapali olmasini 1 aldim. Yoksa yani mumkunse isinlasin.

Bunun tek istisnasi cok cok ozel el yapimi birsey olmasidir. O zaman yapim suresi dahil beklerim.
0
2oda1salon
(31.12.20)
Bir sürü insan sırf kargosu çabuk gelsin diye amazon prime'a ayda 8 lira ödüyor, hepsiburada express'e kargo başına 15 lira ödüyor. Çabuk gelsin diye para ödemeye hazır müşteriler yani.

Geç gönderip tercih edilmeyi bekliyorsan ya çokkk iyi fiyat vereceksin, ya da hiç bi yerde olmayan bi ürün falan olacak. Onun geldisi gittisi dağıtımı vs bir sürü süreç olacak çünkü.
0
roket adam
(31.12.20)
(8)

araba yan aynası kırıldı

reanarchy
Öncelikle selamlar, saygılar herkese.bu sabah işe gelirken ufak bir kaza atlattım. park halindeyken bir araç fazla yakından geçmek istedi sanırım sol yan aynama çarptı ve aynanın plastik çerçevesi kırıldı.servis yaklaşık 2000 tl masraf çıkarıyor, aynanın komple değişmesi gerektiğini söylüyorlar. sad
Öncelikle selamlar, saygılar herkese.

bu sabah işe gelirken ufak bir kaza atlattım. park halindeyken bir araç fazla yakından geçmek istedi sanırım sol yan aynama çarptı ve aynanın plastik çerçevesi kırıldı.

servis yaklaşık 2000 tl masraf çıkarıyor, aynanın komple değişmesi gerektiğini söylüyorlar. sadece çerçeveyi değiştirme şansımız var mıdır acaba?

araç 2017 model peugeot 3008 bu arada.

ikinci bir sorum da, tutanak vs işleri için.

öncelikle e5 yanyolda meydana geldi. marketten bir şey almak için aracımın %90'ını kaldırıma çıkardım. sadece tekerler aşağıda. ayrıca aynı şeritte duraklama yapan önümde arkamda falan bir sürü araç olmasına rağmen ben yine de kaldırıma çıktım ne olur ne olmaz diye. bu arkadaş da uykulu falan mıydı artık bilmiyorum. kendi aynası da kırıldı benim aynam da kırıldı.

şimdi, niyetim kendi aramızda çözmek, sadece çerçeveyi değiştirsin yeter. iş sigortaya intikal ederse; çarptığımız anki fotoğraflar yok. vurduktan sonra 20 m ötede durdu araç. ben kendi aracımı yerimde, onunkini de 20m ötede durduğu yerde fotoğraflarım. ruhsatı, ehliyeti, plakası vs her şeyi mevcut. acaba trafik nasıl sonuçlanır?

teşekkürler.
0
reanarchy
(30.12.20)
gecmis olsun, bu durumlarda yaralanma falan yoksa ilk yapılacak şey araç fotograflarinin çekilmesi ve tutanagin iki surucu de oradayken doldurulması. tutanak doldurulduktan sonra kendi aranızda çözmeyi konuşabilirsiniz. park yapılmaz tabelası var mi o yolda? mesela öyle bir tabela varsa kusur bölüştürülecektir. kusur tamamen karşıya yüklenirse sizi bağlayan bir durum yok, butun masraflar karşı tarafın sigortasından karsilanacaktir ama sizin de tramer kaydınıza aracınızla ilgili bu ücret islenir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(30.12.20)
Geçmiş olsun. Araç satışları 2020'de aşırı düştüğü için servis geçirmeye çalışmış. Sadece kapağı kırılan aynanın tamamı niye değişsin ki? O kapaklar sonradan takılabilir. Ancak gövde renginde ise aynı renk bulamayabilirsin. Bir kaportacıya gidersen o kapağı gövde rengine boyar aracın renk koduna göre.
0
himmet dayi
(30.12.20)
Sadece kapak ise 500-600 tl orjinali, ama ayna gövdesinde kırık çatlak olmadığına emin olun.

Nasılsa karşı tarafın sigortası ödeyecek diye de özel serviste hasar kaydının yükselmesine izin vermeyin.

İsraf hem de, sadece kapaksa komple neden değişilsin?

Geçmiş olsun.
0
John Bloor
(30.12.20)
Servis fazla der. Geçen yaz, benim aracın depo kilidi bozuldu 1600 tl dedi servis . Sanayiye gidip 250 tl parça, 50 tl işçilikle 300 tl ye hallettim.
0
komando kani var bende
(30.12.20)
çarptığı andaki fotolar olmasına gerek yok. olay sonrasında, trafiği de meşgul etmeden foto çekmek önemli. ileride durmuş geride durmuş fark etmez. sonuçta adam çarparken ilerliyordu ve bir yerde durması gerekiyordu.

servis ne diyorsa o. adamlar pazarlık yapmaz genel olarak. aynanın iç aksamında problem yoksa , yan sanayi bir kapakla (varsa) değişim neden olmasın? internetten 3008 yan ayna dış kapak vs gibisinden aratın biraz, çıkar karşınıza.
0
co2s2
(30.12.20)
Geçmiş olsun.
Aynanın tüm fonksiyonlarını (ısıtma,yönlendirme,kör nokta,varsa açılıp kapanma özelliği) kontrol ettiniz ve sadece kapaksa sıkıntı,İkitelli sanayideki çıkmacılardan aracınızla aynı renk kapak bulup alıp taktırabilirsiniz.
Geçen hafta trafik çekicisi, arkadaşın aracının ayna kapağını ve ayna camını kırdı, bu şekilde halletti arkadaşım kaskosu olmasına rağmen.
0
arenas
(30.12.20)
Aynen, arenas'ın dediği gibi sadece kapak kırıldı demeden önce tüm fonksiyonlarını bi deneyin derim. İçinde aynayı yönlendiren zımbırtı o kadar basit bi mekanizma ki rüzgar esse kırılabiliyor. Muhtemelen sadece ayna kapağı değildir.
0
roket adam
(30.12.20)
aynayı düğmeden kapatmayı, aşağı yukarı sağa sola ayarlarını denedim. kontağı kapatınca otomatik kapanmayı denedim. hepsi çalışıyor.
0
🌸reanarchy
(30.12.20)
(11)

Macbook gerçekten pratik mi?

but that was just a dream
Merhaba,1 ay kadar önce macbook pro satın aldım. Aradığım bir şeyi bulmakta, geçişlerde, bir sayfayı kapatmada ve özellikle makale okurken zorlanıyorum. Bir cümlenin altını çizmek için yukarıya gitmek zorunda kalmak can sıkıcı oluyor. Alışamadım sanırım. Alışırsam daha pratik olduğunu anlayacak mıyı
Merhaba,

1 ay kadar önce macbook pro satın aldım. Aradığım bir şeyi bulmakta, geçişlerde, bir sayfayı kapatmada ve özellikle makale okurken zorlanıyorum. Bir cümlenin altını çizmek için yukarıya gitmek zorunda kalmak can sıkıcı oluyor. Alışamadım sanırım. Alışırsam daha pratik olduğunu anlayacak mıyım? Bir de bugün iphone kulaklığını dahi takamadığımı farkettim. Usb'yi biliyordum da bunu beklemiyordum. Dönüştürücü mü almak lazım?

Teşekkürler
0
but that was just a dream
(30.12.20)
öncelikle alışırsın. sonra diğerleri zor gelir ama kaydırma yönünü değiştirebilirsin. sistem tercihlerinden.
0
helenart
(30.12.20)
İlk olarak iphone kulaklığını takamaman macbook ile ilgili değil. Hiçbir Mac ya da PC'ye takılmıyor. Sadece lightning girişli cihazlara (iphone, ipad) takılabilir.

Ben 6 yıldır Macbook ve PC'yi beraber kullanıyorum. Bence mac OS, Windows'a göre daha pratik değil. Windows bana daha pratik geliyor.
Sebeplerini sıralayayım:
1. Windows'ta pencere kapatma butonu sağ üst köşede. Tam olarak köşede yani. O yüzden fare imlecini hızlı bir şekilde sağ üste çekip tek tıkla ya da sol üste çekip çift tıkla pencereyi anında kapatabiliyoruz. Mac OS'te butonun tam üstüne basmak gerekiyor, o da pratikliği öldürüyor. Ayrıca o butondan kapatsak bile ille ki menüden Çık yapmamız lazım ya da Cmd + Q yapmamız lazım ki çalışan uygulama tamamen kapansın.

2. 'Masaüstünü göster' için illa ki touchpad'den bir jest yapmak gerekiyor. Windows'ta sağ alta hızlıca çek ve tıkla.

3. Pencere boyutlandırmak için Mac OS'te Magnet diye bir uygulamaya para vermek gerekiyor. Ancak o zaman windows gibi oluyor (sağa, sola dayayınca ekranın yarısını, yukarı dayayınca tamamını kaplıyor falan). Para vermek istemezsen daha az işlevli ücretsiz muadili Spectacle yüklemek lazım. O da sadece klavye kombinasyonları ile aynı işlemleri yapıyor.

4. Her programın mac versiyonu yok. Bu da pratikliğe olumsuz anlamda etki edebiliyor.

Görüldüğü gibi ufak tefek şeyler. Ama ben 'Mac OS, Windows'tan daha pratik' demezdim. Eğer illa biri daha pratik diyeceksek Windows daha pratiktir.

Hee, bu nedenle Windows daha mı iyidir? Tabii ki hayır. 6 yıldır macbook kullanıyorum demiştim. 1 kere bile formata ihtiyaç duymadım. Hala çok stabil çalışıyor. Windows olsa şimdiye kadar 3-4 kere format atardım muhtemelen. Çünkü Windows hem çok çabuk şişiyor, hem de dış tehditlere karşı hala çok savunmasız. Mac'te en azından virüs bulaştı derdi yok. Ek olarak program kurmak/kaldırmak mac'te çok basit. Windows'ta da basit ama mac os gibi değil.

Özetle: Klavye kombinasyonlarına alışmaya çalışırsan mac daha pratik gelmeye başlayacak ve bir süre sonra alışacaksın. Örneğin MS Word'de bir cümlenin altını çizmek için yukarı çıkmak yerime cmd + U yaparsan zırt diye altı çizilir. Bu windows'ta da geçerli bu arada (Ctrl + U). Programdan çıkmak için cmd + Q, pencereyi/sekmeyi kapatmak için Cmd + W gibi kombinasyonlara alıştıktan sonra fareye ya da trackpad'e bile ihtiyaç duymuyorsun.
0
himmet dayi
(30.12.20)
İşte ben de tam da bu yüzden macbooktan vazgeçtim. Pratik değil ve her opsiyon ayrı bir dert. Yaygın teknolojilerle hep bir uyumsuzluk. Windows 10 yüklü hızlı bir bilgisayara geçtim ve huzura erdim
0
limonlu eksi
(30.12.20)
yaygin kaninin aksine, windows'da is ve islem yapma suresi mac'den daha kisadir. hele ofis uygulamalarinda windows office kullaniyorsan mac'de iskence.
0
buenosdias
(30.12.20)
Bu pratikliklerin kralini mac’te yapabiliyorsunuz. mesela launchpad diye bir olay var mac’te pek kimsenin kullandigini gormedim. spotlight kullanmayi biraktim neredeyse onun sayesinde.

mac iyidir iyidir. biraz hizli kullanan insan izleyip feyz alsan yeter.
0
alperz
(30.12.20)
mac windowstan pratik degil bence de. ama alışılıyor merak etmeyin. ben çok sık kullandigimdan bir iki haftada alışmıştım. siz de duzenli kullanirsaniz çok yakinda alisirsiniz. hem sonra iki sistemde de ceylan gibi sekebiliyorsunuz, hoş bi esneklik.
0
hazen
(30.12.20)
windows'tan mac'e geçmek çok zor. bir dolu alışkanlığınızdan vazgeçmeniz ve yeni bazı şeyler öğrenmeniz gerekiyor.

masaüstünü göstermek için F11 ya da fn + F11 yapmanız gerekiyor.

pencere boyutlandırmak için : yeşilin üstüne biraz basılı tutunca ekranı sol yarıya koy, ekranı sağ yarıya koy gibisinden seçenekler çıkıyor. bana yeterli geliyor. (magnet ya da spectacle yok)
0
co2s2
(30.12.20)
Bence kisisel tercih biraz da. Ben de macbook pro almistim, alisamadim sattim. Benim bilgisayari pat diye kapatip satmaya karar verdigim nokta usb bellek kullanamayacagimi ogrendigim an olmustu. Macos icin formatlanmis usb kullanacakmisim. Onceden icinde verilerim olan usbyi takiyorum, okumuyor milyon dolarlik alet. Yeter dedim sattim ertesi gun. Cunku ugrasmamin bi anlami yok. Windowsta yapamadigim herhangi bisey yok.
0
icim urperiyor
(30.12.20)
Alışmadığınız için öyle geliyor diye düşünüyorum. IT sektöründeyim, mac kadar kullanım kolaylığı sağlayan, elim kolum olan bir işletim sistemi yok. Windows'da düne kadar PDF bile açamıyordunuz ek bi yazılım olmadan, bunda işe yarayacak her şey built-in geliyor.

Sadece alışmak, alışmaya çalışmak ve kurcalamak lazım. Eğer kısayolları kullanmazsan mac gayet yavaş olabilir senin için, ama mesela cmd + space'in ya da spaces'in verdiği konfor ve hızı hiç bir şey vermiyor bana.
0
roket adam
(30.12.20)
mesela icim urperiyor’un dedigi usb meselesinin aynisi windows’ta da var.

windows da mac usb’lerini okumuyor. sen mac’ten sasma hocam. uc bes aya windows’a “bu ne yeaaa” demeye baslarsin.
0
alperz
(30.12.20)
Çare dell xps, ultrabook aleminin efendisidir. Maci de surface i de havada kara tokatlar.
0
wiekannich
(31.12.20)
(3)

Sizce yanlış mı yapıyorum? (Yatırım mevzuları)

hede hodo
Ev alma düşüncesiyle 7.10 lardan dolarımı bozdurmuştum. Yaklaşık 200 bin civarıydı.Sonra vazgeçtim. Parayı biraz vadelide filan tuttum.Sonrasında ise 100 bin civarı 470’den 100 bin civarı da 450’den gram altın almıştım.500 530 olduğunda da daha çıkar diye bozdurmamıştım.Şu an para oraya sabitlendi.
Ev alma düşüncesiyle 7.10 lardan dolarımı bozdurmuştum. Yaklaşık 200 bin civarıydı.
Sonra vazgeçtim. Parayı biraz vadelide filan tuttum.
Sonrasında ise 100 bin civarı 470’den 100 bin civarı da 450’den gram altın almıştım.
500 530 olduğunda da daha çıkar diye bozdurmamıştım.
Şu an para oraya sabitlendi. Çıkmasını bekliyorum ama kısa vade de pek olacak gibime gelmiyor.
Aklıma mesela 50 bin bozdurup kısa Vadeli al sat yapmak filan geliyor. Ama ona da emin değilim.
Siz böyle bir durumda ne yapardınız?
0
hede hodo
(30.12.20)
şu an avrupa birliği kurtarma paketi açıkladı, amerika'da aynı yolda ilerliyo ki biden meclisten geçirebilirse olabildiğince büyük bi paket açıklamak istiyo. yani her iki para birimi de parasal genişlemeye gidecek. bollaşan döviz'in borsa, bitcoin, altın, gümüş gibi sınırlı bulunan yatırımlara yönelmesi bekleniyo. e hali hazırda biz de cari açık veriyoruz ve tabi bide 2-3 ay içerisinde ab ve abd yaptırımları anlaşma sağlanamazsa söz konusu olabilir... kişisel görüşüm 1-2 ay daha döviz bizdeki faiz dolayısıyla ve genişleme abd tarafından ilan edilene kadar bu seyirde ilerler ancak cari açığın sürmesi ve %21'lik asgari ücret zamının işverene yansıtılması dolayısıyla oluşacak enflasyondan dolayı abd'de ki parasal genişlemede açıklanıp piyasa tarafından satın alındıktan sonra başta altın ve para basmayan ülkelerin para birimleri olmak üzere tümü tekrar atağa kalkacak diye düşünüyorum. tabi 1-2 ay sonra mb faizi 3-5 puan daha artırırsa veya hiç sanmıyorum ama bi reform yapmaya karar verirlerse bu kur böyle sürer.

özetlemek gerekirse şu an ekonomi bi adamın iki dudağının arasında. yapacağın şey tamamen şans... bu ülkede kumar sevilmez ama baktığında ülkenin kendisi rulet masası :)

nasıl ama bi dünya laf ettim ama aslında bi şey söylememiş oldum. adam artık vatandaş olarak bizi de kendine benzetti. :)
0
johnnie w lker
(30.12.20)
Elindeki para öyle acayip farklar yaratacak bi para değil. Yerinde olsam parayı altın ya da dolarda bırakır, gün içinde hiç bunlara kafa yormaz işime odaklanırdım. Kısa vadeli al sat eğer pek bilgin de yoksa (yani asıl işin bu değilse) acayip yorucu yıpratıcı ve sinir bozucu bir şey.
0
roket adam
(30.12.20)
şu an mevduat faizi fena değil. usd bir süre yatay kalacak gibi gözüküyor. kısa vadeli bağlayabilirsin.
0
nuisance
(30.12.20)
(2)

Aydınlatma Tavsiyesi Hk

ManikD
Selam Romalılar,Şimdi bir aydınlatma çözümü ihtiyacım var. Masa lambası kullanıyorum. Çalışırken kağıdın üzerine yansıtıyorum, akşam pc de çalışırken göz yormasın diye duvara çeviriyorum, zoom yaparken suratıma çevirip ışık işini çözmeye çalışıyorum.Şimdi sorunum şu lamba yakında kullanımda noktasa
Selam Romalılar,

Şimdi bir aydınlatma çözümü ihtiyacım var. Masa lambası kullanıyorum. Çalışırken kağıdın üzerine yansıtıyorum, akşam pc de çalışırken göz yormasın diye duvara çeviriyorum, zoom yaparken suratıma çevirip ışık işini çözmeye çalışıyorum.

Şimdi sorunum şu lamba yakında kullanımda noktasal bir alana ışık veriyor. Bunu çözmek için masa lambasına bir a4 kağıt tarak ışığın yayılmasını sağlıyorum.

Peki kendinden böyle çözümü olan masa lambaları var mı? Yani masa lambasının ilgili yerine ben led lamba takayım, sonra bir kapağı olsun lambanın ve onu kapatayım. Bu sayede ışık noktasal bir yere değil daha yayılarak yansısın. Beni a4 çilesinden kurtarsın. Hue play gibi aslında istediğim şey. Malum onun içinde dahili ledleri var, ama beyaz bir plastik tabaka olduğundan o ışığı yayıyor. Ama hue play benim için işlevsiz kalıyor diğer konularda.

Özetle siz böyle bir masa lambası biliyor musunuz? Gördünüz mü? Yada tavsiyeniz ne olur?
0
ManikD
(29.12.20)
öyle masa lambaları var mı bilmiyorum fakat biz çekimlerde şu tür, kelvini + filtreleri + ışık gücü ayarlanabilir yarı profesyonel ışıklar kullanıyoruz.
www.sahibinden.com
0
ankarakecisi
(29.12.20)
Hocam senin ilacın kıskaçlı bir tripod üzerine takılmış Ulanzi VL49. Video ışığı olarak geçiyor. En ucuz çözümün bu olur.
0
roket adam
(29.12.20)
(7)

ilk araç için 0 km mi ikinci el mi

condom kurşunu
yani kişinin 0 km araç alabilecek parası var, ama acemiliğini atmak için 2.el mi almalı yoksa nasıl olsa birkaç ay sonra aldığı fiyatın baya bir üstüne satabileceği için 0 km'yi mi alması daha mantıklıdır?
yani kişinin 0 km araç alabilecek parası var, ama acemiliğini atmak için 2.el mi almalı yoksa nasıl olsa birkaç ay sonra aldığı fiyatın baya bir üstüne satabileceği için 0 km'yi mi alması daha mantıklıdır?
0
condom kurşunu
(29.12.20)
0
0
jamswety
(29.12.20)
yılsonu kampanyalarından sıfır km alsın.
0
drystedb efficacious
(29.12.20)
Bu sene yalan oldu. Ocak-şubat gibi kampamya olmaz mı ki :/
0
🌸condom kurşunu
(29.12.20)
Acemi ise ikinci el vurup kırsa da içinin acımayacağı bir şey alsın.
Zamanında bana sıfır alma kaza yaparsan üzülürsün diyenleri dinlemedim. 18 yaşında ehliyeti yeni almış olmanın verdiği heyecan ve acemi çocuk halimle o hatayı yaptım.
Araba sonuçta nüfusumuza geçirmiyoruz, her zaman satılıp yenisi alınır ama acemiliği atmak için içinizi yakmayacak bir şey bakın bence.
İyi şoför olmak için sadece arabayı iyi kullanmak yetmiyor. Trafiği de öğrenmeniz alışmanız lazım.
0
battal gemalmaz
(29.12.20)
acemilik olsa da olmasa da sıfır alma taraftarı değilim normalde, fakat son zamanlarda piyasada araç bulunamaması vb. sebeplerden ikinci ellerin fiyatları da almış başını gitmiş.
ben olsam düşük kilometrede, çok pahalı olmayan bir araç alırdım.
0
gkhncnzdgn
(29.12.20)
Sıfır alsın tabii ki, acemi adam bi de sanayicilerle kanka mı olacak?
0
roket adam
(29.12.20)
Vallaha acemi dedigimiz ne yapacak frenle gazi karistirip dükkana mi girecek bu kadar mi acemi?
Benim de ilk arabam sifirdi hic de sıkıntı yasamadim, bir kere park önünde arac varken tam balkon altinda bir garip beton mu ne varmis, ona park yerinden cikarken carpmistim baska da olmadi.

Açıkçası Türkiye'de ikinci el cok sikinti, cok dikkatli almak lazım. Ben misal su an yaşadığım ülkede ikinci el de alırım çünkü hem yasa olarak korunuyorsun hem de belli galeri gibi yerler ya da direkt otomobil bayileri arabayi satarken 2yila kadar garanti veriyor. Bu kafa rahatlığı demek, Türkiye'de varsa böyle ikinci el de alabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(29.12.20)
(9)

ev almaya nasil cesaret ettiniz?

the end of time
merhaba, sorum ev almak icin kredi cekmeyi ve 20+ yil borc odemeyi goze alanlara. nasil cesaret ettiniz? kiraya verdiginiz ile krediye odediginiz para arasinda nasil bir fark var? (aylik olarak kiraya x verip, krediye 2x vermek gibi)ev aldiktan sonra yasam standardiniz degisti mi? diger giderleriniz
merhaba,

sorum ev almak icin kredi cekmeyi ve 20+ yil borc odemeyi goze alanlara.

nasil cesaret ettiniz?
kiraya verdiginiz ile krediye odediginiz para arasinda nasil bir fark var? (aylik olarak kiraya x verip, krediye 2x vermek gibi)
ev aldiktan sonra yasam standardiniz degisti mi? diger giderlerinizden kismak durumunda kaldiniz mi?

omrumuzun sonuna kadar kira odemek istemiyoruz, ancak kredi cekip 30 sene onu odemek de korkutucu geliyor. bana ev sahibi olmak ile ilgili guzel seyler soylerseniz cok sevinirim.

tesekkurler simdiden.
0
the end of time
(28.12.20)
kredi maksimum 5 yıl ödenmeli. bu bütçeye göre bir ev bakın.
0
jelly bear
(28.12.20)
20 sene kirada oturanlara, evden çıkmak zorunda kalanlara, duvarına çivi çakamayanlara sorarak motive olabilirsiniz :p
0
ala09
(28.12.20)
Ev sahiplerinin attıkları kazıklar motive etti. Kiralık ev bakarken ki yaşadıklarım kararımda etkili oldu. Zaten kredi ödemesem uzun yıllar kira ödeyeceğim. Belli ön ödeme yapıp kredi çektik. Kiranın nerdeyse iki katı kredi ödedim ilk başlarsa. Ama aradaki makas her geçen yıl kapandı. Şimdi ev kirası daha çok. İlk 2 yıl zorlandık şimdi iyiki almışım diyorum. Ev sahibi derdi yok.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(28.12.20)
ben alırken max 10 yıl kredi veriyorlardı, ondan sorunun hedef kitlesinde değilim, ama 10 yıllık kredi için yanıtlayayım.

elime toplu para geçmişti. biraz da biriktirip ev alayım dedim. bir yandan ev ararken bir yandan da para biriktirdim. acelem yoktu zaten. bir anda denk geldi, yapıştrdım. cesaret edilmeyecek bir şey yoktu yani özel sektördeyim ama işim devlet memurluğu gibi garanti. evi aldığımda ev fiyatları ve faizler de düşüktü.

700 tl kira ödüyordum, 1300 tl kredi ödemeye başladım. ilk başlarda zordu ama 1-2 seneye toparladım. güzel tarafı hala 1300 ödüyor olmak :) en büyük zorluğu büyük evden sonra küçük eve alışmak oldu, ilk taşındığımda sürekli bir yerlere çarpıyordum.

son olarak, ödeniyor bitiyor. benim 70 taksit bitti, 50 kaldı. barınma parasını her türlü ödeyeceksin zaten, böyle ödediğin para boşa da gitmiyor. değiştirmek istediğin zaman satarsın elinde para olur.
0
pati
(28.12.20)
kirada oturuyordum. birikmişim de vardı. faiz oranları düşmeden önce ev sahibiyle pazarlık yaptım, şansa o ara faizler de düştü baya. 4 senelik krediyle ev sahibi oldum.

eğer bir gün ödeyemeyecek olursam evi satar kredi borcunu kapatırım, kalan parayı köşeye atar aile evinde kalırım. ki bu ihtimalde evin satış fiyatı alış fiyatının üstünde oluyor
0
oekuklu
(28.12.20)
Yılbaşında 10 yıllık kredi çektim. 15 de çekerdim lazım olsa, kartı da sayarsak 3 ayrı krediyle aldım evi. Birkaç sebebi var:

1) TR enflasyonu çok yüksek, kredi faizleri hükümet eliyle düşük tutuluyor. Karlı bir faiz oranı yakaladım (0.99). Elimde peşinat yeterli değildi üstüne ihtiyaç kredisi çektim, hatta düşün o kadar param kalmadı ki vergiyi kredi kartıyla ödedim taksitlendirdim.
2) İşsiz kalırsam ne olacak sorusunu düşündüm, işsiz kalırsam kirayı da ödeyemeceğim sonuçta. Değişen bir şey yok.
3) Bir süre kirada oturdum, dünyanın en boktan şeylerinden biri. Durup dururken evi satar, çık der, zam ister, kafana göre eve çivi çakamazsın, tam bir istim üstünde olma durumu. Zaten oturduğum ev satıldıktan sonra buna karar verdim. Tek yere borçlanmak (banka), bir sürü adamın nazıyla uğraşmaktan daha kolay.
4) Çok sıkışırsam satarım ya da kiralarım diye düşünüyorum. Ölene kadar aynı yerde yaşamicam sonuçta. Ama her halükarda kiracı olmaktan daha kolay işim.

Zaten bu sene korona başlamıştı, o yüzden çok bi harcamamız yoktu. Ama evet yaşam standardım kısıldı tabii, ciddi feragat ettim (ciddi derken lükslerimden feragat ettim yani) Lakin ihtiyaç kredisinin üçte biri bitti, aylık 1800 lira vergi taksidi de bu ay bitti. Farklı kredilerim de yakında kapanacak, üstüne bi de zam aldım mı eski moduma yaklaşırım. Kira gerçekten sokağa para atmakla eşdeğer, en azından para biriktiriyorum diye düşünüyorum.

Ev alırken 10 yıllık projeksiyon yapmıştım, ev yıllık %1, %3, %5 değerlenirse ne olur diye bakmıştım. %5'lik değerleme projeksiyonunda 6. sene değerlemesine daha 1. yılda ulaştı zaten. Yüksek enflasyon işte.
0
roket adam
(28.12.20)
2 yil ortadogu`da calistim.
0
camussar
(28.12.20)
bi kere 20 30 sene kredi diye bişey yok keşke olsa. 15 sene maksimum. 15 senelik çektim. eğer peşinatın varsa ve yaşadığın şehirde kalıcıysan yani bi düzenin varsa direk almalısın.
baya cesaret ettim çok da iyi yaptım 2 seneye zaten kiradan ucuza geliyo. kendi evinde oturmak mükemmel bişey. kira derdin ev sahibi derdin ama evin duvarlarını da çok delmeyeyim derdin yok. yaşam standardım yükseldi tabiki kendi evimde oturuyorum :) beni ömrünü kirada geçirenler anlar.

@ala09 evet o kişi benim. ev alın :)
0
entropik
(28.12.20)
Bir akşam ekşi sözlükte takılırken konut kredılerının faizlerinin düştüğü başlığına girdim, ne kadar düşmüş olabilir ki diye düşünüp halkbanktan hesaplama yapayım bakayım dedim, deyiş o deyiş ertesi gün gidip evi aldım. İstanbulda kirada oturuyorum, memleketten yatırımlık 1+1 alıp kiraya verdim, 5 yıl vade ile çektim krediyi. Yarısını ben yarısını kiracı ödüyor aylık taksidin. Yarın öbürgün satıyorum deyip aldığım para ile çeker yurt dışına giderim o para beni 1 sene yaşatır. Ya da bıktım lan istanbuldan diyip memlekete dönüp asgari ücretle iş bulsam bile kiradan aldığım parayıda üstüne koyduğumda istanbulda ortalama bir beyaz yakalı ile eş oranda bir gelirim olur.
0
paramolacak
(29.12.20)
(2)

internet bağlantı sorunu

nonik
merhabalar,internet servis sağlayıcımız Turknet. birkaç hafta öncesine kadar ufak tefek kopukluklar haricinde bir problem yaşamıyorduk. bir süredir de laptopların bağlantısında sorun yaşamamamıza rağmen televizyon, playstation ve cep telefonlarından wifi bağlantısı sağlayamıyoruz.bugün turk telekom
merhabalar,

internet servis sağlayıcımız Turknet. birkaç hafta öncesine kadar ufak tefek kopukluklar haricinde bir problem yaşamıyorduk. bir süredir de laptopların bağlantısında sorun yaşamamamıza rağmen televizyon, playstation ve cep telefonlarından wifi bağlantısı sağlayamıyoruz.

bugün turk telekom hattımızı kontrol etmiş fiziksel olarak, arayıp hattın verilerinin gayet güzel olduğunu ama veri akışı göremediklerini söylediler. ben de laptoptan aktif bağlantımın olduğunu ancak diğer aletlerden bağlanamadığımızı anlatmaya çalıştım; bana modemde problem olabileceğini söylediler. hatta laptoptan da başka internete bağlısınızdır falan dedi adam. yahu kendi modemime bağlıyım işte. sorun modemde olsa ona da bağlanamamam gerekmez mi? mesafe problemi de yok tv gayet modemin dibinde.

sorun ne olabilir?
0
nonik
(28.12.20)
Laptoplar bağlanabiliyorsa sorun turk.net'te ya da telekomda değil. Modemle ilgili bir sıkıntı olabilir gerçekten de. Modemi sıfırlamayı deneyebilirsin, olmadı eski bir modelse direkt yenisini almak da gerekebilir.
0
roket adam
(28.12.20)
modem de problem.
0
jamswety
(28.12.20)
(8)

amazon alışveriş deneyimi

bnmzz
- Bu siteyle ilgili çok olumlu şeyler okuyordum ama son zamanlarda baya olumsuz yorumlarda görmeye başladım. Özellikle kullanılmış mal satılması durumu çokça var gibi. Bunun nedeni iade aldıkları ürünü tekrar satıyorlar. Mesela portakal sıkacagı adam temizlemden iade etmiş ve bildiğin lekeli halde k
- Bu siteyle ilgili çok olumlu şeyler okuyordum ama son zamanlarda baya olumsuz yorumlarda görmeye başladım. Özellikle kullanılmış mal satılması durumu çokça var gibi. Bunun nedeni iade aldıkları ürünü tekrar satıyorlar.

Mesela portakal sıkacagı adam temizlemden iade etmiş ve bildiğin lekeli halde kullanıldığı belli şekilde kargolamışlar . Yorumlarda denk gelince almaktan vaz geçtim.

-Kendi alışverişimde de benzer durum yaşadım , üstünde üniversite demirbaşıdır yazısı yapıştırılmış ürünü yolladılar . Ve adam içindeki ürünü de değiştirmiş galiba başka bir şey vardı içinde . İade ettim geri sıkıntıda çıkmadı ama zaman kaybı sonuçta

- Şimdi 7bin tl civarı piyasası olan bir ürünü çok ucuza koymuşlar. Ve 10 gündür elim gidiyor almıyorum. Ama her gün fiyatı düşüyor :) Ellerinde tek kalan sıkıntılı ürünleri tekrar uygun fiyattan koyuyor olabilirler mi? Yorumlarda 7-8 sene öncesi yabancı kullanıcıların yorumları çıkıyor.
Deneyimi olan duyumu olan var mı satış politikaları hakkında? Üründe sıkıntı olduğunu fark edemeyebilirim , gözle görünür bir sıkıntısı yoksa. Sonuçta sıfır diye alıyorum ama bildiğin 2. el almış olacağım gibi düşündürüyor.

Şu anki almayı düşünme nedenim 2. el fiyatından biraz ucuza garantili almış olacağım. Ve üründen 1 tane var o nedenle düşük galiba fiyatı. Yada dediğim gibi sıkıntılı iade edilip duran bir ürün.
0
bnmzz
(28.12.20)
Satıcının amazon olduğu ürünlerden tercih ediyorum hiç bir sorun yaşamadım. Geçenlerde 10000 mah belkin marka powerbank’i 60 liraya almıştım. Sıkıntısız geldi. Haa daha önce kullanılıp kullanılmadığını powerbankte anlayamam neticede ama bi sorunum yok.
0
kaderimse np
(28.12.20)
amazon turkiye les bir yer. dogru durust irtibat no'su yok. hersey yolundaysa sikinti yok; ama birseyler ters gidince ugras dur.

diger bir konu da avm gibi bir yer dusun. magazalar var. magazalarin bozuk, kirik urunler satmasini avm engelleyebilir mi? hayir. adam cok dusuk puan alinca kapatip yeni isimle yeni magaza acabiliyor./
0
buenosdias
(28.12.20)
geçenlerde hanıma braun satin 7 saç düzleştiricisi aldım. 562,00 TL / 6 taksit.
diğer sitelerde 523,00 - 530,00 TL arasında idi. ama satıcı da amazon olduğu için fazla vereyim nasılsa adamlar sağlam dedim. çünkü hiç sorun yaşamamıştım. prime üyeliği de olunca aldım geçtim. ertesi gün kargoda hasarlı paket açıklamasıyla geri gitmiş ürün. ben ürünü dahi görmedim. iade işlemi yapmışlar sorup sormadan. hiç göndermediklerini düşünüyorum. ama orası muamma. parayı iade ettiler etmesine de banka yüzünden 6 ayda taksit taksit alacağım 562 lirayı :) olan kartın limitine oldu. çok sıkıntı değil belki ama; kartımda limit olmasa ya da daha pahalı bir şey almış olsam fena mağduriyet yaşayacaktım.

o yüzden 7 bin - 5 bin tl civarında alacağın ürün için eğer böyle bir şey yaparlarsa ve taksitle almışsan kart limiti bakımından sıkıntı yaşarsın. son ürünse riske girme. ama taksit düşünmüyorsan iade edersin, iade konusunda sıkıntı çıkarmıyorlar.

bu arada daha önce aldığım ürünlerde 2.el'lik bir durumla karşılaşmadım.
0
Improbable
(28.12.20)
Satıcısı amazon olan ürünlerde iade olayı çok kolay, müşteri hizmetleri ile konuşmak da oldukça basit. Bir risk varsa bile (ki ben hiç denk gelmedim), tak diye iade edebiliyorsun. Ayda 10 sipariş veriyorum (5 liralık çöp torbası bile dahil buna), 3-4 kez iade etmek zorunda kaldım, ne müşteri hizmetleriyle konuşurken bekledim, ne de zorluk çıkardılar.

Amazon olmayan bir ürün de iade ettim, açıkçası bir problem yaşamadım. Ama tabii yaşayan var mıdır onu bilmiyorum.
0
roket adam
(28.12.20)
İade etmede sıkıntı olmuyor zaten ama arkadaş da demiş kredi kartı limiti doluyor.
Ellerindeki bozuk yada çalışmayan ürünü fiyatı düşürüp satmaya çalışıyorlar gibi geliyor artık bana, ön yargı oluştu. Fiyatı çok uygun olduğu için bir kez daha deneyecek gibiyim. Satıcı Amazon.com.tr , diğer ilanlarda da aynıydı.
0
🌸bnmzz
(28.12.20)
bahsedilen taksitli iade işlemi amazon'a özgü bişey değil bu arada, hepsiburada da yaşadım aynı şeyi.
0
Jux
(28.12.20)
taksitli işlemler iadeleri taksit taksit gözükse bile tamamının limiti açılıyor kredi kartında.
isterseniz bi kontrol edin limitlerinizi.
0
nuisance
(28.12.20)
Bahsettiğim ürünü aldım biraz geç gelmesi dışında bir sıkıntı yaşamadım (8 günde geldi -Ankara). Sıfır kutusunda geldi.
0
🌸bnmzz
(05.01.21)
(8)

Enjektör Temizleyici - Dizel

Novice
Serviste parça olmadığı için mazot filtresi değiştirilmedi. 15 bin bakımı yerine gecikmeli olarak 20-25 arası değişen filtre çok soruna yol açar mı? Araç 30 binde.Parça gelene kadar bu sıvıyı (Technolit 900 453) alın tam depoya ekleyin dediler fakat ürün sitesinde çeyrek depoya uygulanır yazıyor.İnt
Serviste parça olmadığı için mazot filtresi değiştirilmedi. 15 bin bakımı yerine gecikmeli olarak 20-25 arası değişen filtre çok soruna yol açar mı? Araç 30 binde.

Parça gelene kadar bu sıvıyı (Technolit 900 453) alın tam depoya ekleyin dediler fakat ürün sitesinde çeyrek depoya uygulanır yazıyor.

İnternette çeyrek depoya ekle, depoyu doldur karışsın diyen de var. Kullanımı tam olarak nasıl?

Ve sizce bu ürünler güvenilir mi? Kullanan var mı?
0
Novice
(28.12.20)
O tarz ürünleri kullanmayın. 30.000 km de ne enjektör temizleyicisi? Araç 30.000 km de diyorsunuz. Servis sipariş oluştursun, 1 hafta içinde gelir. Atla deve değil ki bu mazot filtesi gibi bir kritik parça. Tamam serviste o an stokta olmayabilir ama siparişle getirtilebilir.
0
Arthur Dayne
(28.12.20)
tırstım ben. bu nasıl bir servis ki hem mazot filtresi yok hem de falanca ürünü kullan deyip o ürün ellerinde yok? yetkili servis mi bu?
0
sutlu nescafe
(28.12.20)
1. Yakıta karıştırılan kimyasalları KESİNLİKLE kullanmayın mazot pompasına zarar verebilirsiniz. İlla depo, enjektör temizliği falan yaptıracaksanız BOSCH veya SIEMENS'in özel servisleri var buralarda yaptırabilirsiniz.

2. Mazot filtresi kolay kolay sorun çıkarmaz bir sonraki bakımda değiştirebilirsiniz hatta çok uzun süre değiştirmeden kullanabilirsiniz bir şey olmaz. En fazla çıkarabileceği problem arabanın çekişinde düşme olur.

3. Dizel yakıt sistemleri dayanıklıdır kolay kolay arıza çıkarmaz ama arıza çıkarsa da maliyetli olur.

4.Türkiye'de akaryakıt belli bir standartta dilediğiniz akaryakıt istasyonundan akaryakıt alıp kullanabilirsiniz yeter ki yakıt katkılarını KESİNLİKLE kullanmayın.
0
berkan11
(28.12.20)
Yakıta da yağa da hiç bir zaman hiç bir şey karıştırmayın.

30 binde arabanın mazot filtresi değişmedi diye dünya durmaz, sıkıntı yok.

Hele ki bi önceki bakımda 15 binde değiştiyse hiç gerek yok, sıkıntı yapmayın.

En kötü senaryoyu söylüyorum, kaçak göçek dandik mazot alırsınız, pislikten filtre tıkanır, araba mazotu düzgün çekememeye başlar. Filtreyi değiştirir devam edersiniz.
0
John Bloor
(28.12.20)
Hangi özel servise gittin bilmiyorum ama bi daha gitme. Aracın acayip egzotik bir şey değilse mazot filtresi max bi iki günde gelir, adamlar sana katkı satmaya çalışıyor.
0
roket adam
(28.12.20)
Araç Dacia Sandero. Filtre gümrükten geçmemiş, hiç bir serviste bulamazsınız falan diyorlar. 6 ay gelmez falan..
0
🌸Novice
(28.12.20)
Oto sanayide bir iki oto parçacı gez bulursun, sadece o modele özel bir filtre değildir %99. Üniversal bir modeldir ve sandero dahil bir çok modele uyumludur.

Ama önemi yok, bir dahaki bakımda değişirsin, yakıta bir şey katma.
0
John Bloor
(28.12.20)
istanbul'daysan yeni sahrada oto ozan var. ona bi sormanı öneririm.
0
sutlu nescafe
(28.12.20)
(5)

linked-in premium neden bu kadar pahali?

damba
ben mi yanlis goruyorum, yoksa cidden bunun ucreti 420 tl civarinda mi? inanamiyorum. bi kac insan kaynaklarindan insana mesaj atmak istiyordum, bedeli bu mu olacakti? :( bunun kampanyasi vs yok mu?is bulma surecini hizlandiriyor mu?
ben mi yanlis goruyorum, yoksa cidden bunun ucreti 420 tl civarinda mi? inanamiyorum. bi kac insan kaynaklarindan insana mesaj atmak istiyordum, bedeli bu mu olacakti? :( bunun kampanyasi vs yok mu?
is bulma surecini hizlandiriyor mu?
0
damba
(28.12.20)
linkedin premium'u genelde kurumsal olarak iş yapmak için kullanıyorlar. bundan dolayı yüksek fiyatı sanırım.
0
reanarchy
(28.12.20)
ekleyi seçince davet gönderirken not da yazabiliyorsunuz galiba.
0
geçerkenugradım
(28.12.20)
Tekel çünkü adamlar.
0
roket adam
(28.12.20)
tekel
0
baldur2
(28.12.20)
evet connection olarak ekleyip, bağlantı isteğine meramınızı yazabilirsiniz. daha önce yapmadıysanız premium hesap 1 ay deneme seçeneği ile aktif edebilirsiniz bu arada. sadece bir sanal kart oluşturun limiti olmasın, onu ekleyin ve hesabınızı aktive edin.
0
kobretti
(28.12.20)
(9)

uzaktan çalışırken pazar günü de çalışma konusu

roket adam
selamlar arkadaşlar, global bi firmanın tr şubesinde bir terfi sonucu farklı ülkeler için remote çalışmaya başladım. lakin ortadoğu ve afrika bölgelerinde bazı ülkeler cuma-cumartesi tatil yapıyor, bazıları cumartesi-pazar. bu şartlar altında 6 gün çalışacağım gibi görünüyor. bunun maaşa yansıması n
selamlar arkadaşlar, global bi firmanın tr şubesinde bir terfi sonucu farklı ülkeler için remote çalışmaya başladım. lakin ortadoğu ve afrika bölgelerinde bazı ülkeler cuma-cumartesi tatil yapıyor, bazıları cumartesi-pazar. bu şartlar altında 6 gün çalışacağım gibi görünüyor. bunun maaşa yansıması nasıl olmalıdır?

zam dönemini mi beklemeliyim, yoksa direkt tatil günü çalıştığım süreyi talep mi etmem lazım?
iş kanunu bu konuda tam olarak ne diyor?
pazar günü çalışma, tr'de normal çalışma süresi olarak mı geçiyor yoksa tatil olduğu için ek tarife mi uygulanıyor?

yani tr şartlarına göre haftada 5 gün çalışıp aylık 1000 lira alan bi adam, pazar da çalışmaya başladığında ne almalı?
0
roket adam
(27.12.20)
5 günde toplam çalışma saatin ne kadar molalar hariç? Haftada 45 saatin altındaysa, 45e kadar olan sürenin fazla çalışma ücreti ödenmek zorunda değil ama aştığı anda kanunen ödemek zorundalar.
Şirketin fazla çalışma ücreti ödeme politikası vardır, durumu belirt onlar hesaplayacaklardır. Normalde haftalık tatil gününde yapılan ekstra çalışma 1e 2 oranında ödenmeli. Günlüğün 500 liraysa pazar çalıştığın için 1000 alman gerekir. Ama dediğim gibi, haftalık çalışma saatine göre bunun hesabı değişebilir.
0
Jux
(27.12.20)
Peki bu "toplam çalışma saati" içerisinde "idle time" dedikleri iş beklediğin süre de dahil mi, yoksa etkin olarak raporlanan süre mi baz alınıyor?

Yani atıyorum çağrı merkezindesin, bilgisayar başında oturup çağrı beklediğin süre çalışma süresine dahil mi, yoksa sadece müşteriyle konuşma süren mi dahil?
0
🌸roket adam
(27.12.20)
Eşim uluslararası bir firmada saat farkı olmayan bir sektörde çalışıyor. Dünya yuvarlak.. Pandemi öncesi işi yoğundu. İşten eve geldiğinde de aksilik çıkınca müdahale etmesi gerekebiliyordu. 9 aydır evden çalışıyor. İşi minimum akşam 8’e sarkıyor. Bunun haricinde anlık mail gelebiliyor. Hatta telefon da geliyor gecenin bir vakti.. beterin beteri var anlayacağın :/
0
silah taciri
(27.12.20)
"Yani atıyorum çağrı merkezindesin, bilgisayar başında oturup çağrı beklediğin süre çalışma süresine dahil mi, yoksa sadece müşteriyle konuşma süren mi dahil?"

Masada oturup çağrı beklediğin süre de çalışma süresi. İsterse hiç çağru gelmesin, sen orada bekliyorsan, çalışıyor kabul edilirsin.
0
sorularimicinfeykhesap
(27.12.20)
türk iş kanununda idle time için bir çalışma öngörüsü yok. saatlik ücretle çalıştırılıyor olursun en fazla, onda da sözleşmendeki özel durum geçerli olur. sözleşmende bahsettiğin gibi bir durum için ücret hesabı ayrıca yapılmadıysa idle time çalışma süresine dahil edilir. çağrı merkezlerinde bahsettiğin gibi bir uygulama yok mesela, eğer agent çok idle kalıyorsa işçi çıkarılır, çağrı hacmi daha küçük bir grup tarafından alınır ki idle kalınmasın.
sadece belirlenen mola saatleri düşülür haftalık çalışma saatinden. 7,5 saate kadar olan çalışma için yarım saat mola zorunludur, fazlası için 1 saat. günlük çalışma saati hesabına dahil edilmez bu mola süreleri. 9-18 çalışan birinin günlük çalışma saati genelde 8 fiili çalışma ve 1 saat mola olur. haftada 5 günden 40 saatlik bir çalışma saati çıkar ortaya.

pazarları gün içerisinde bölüm bölüm iş düşüyor anladığım kadarıyla, onu mu sormak istedin? eğer işveren senden tüm gün çalışmana gerek yok diyorsa -tabii bu durumda sen işe her zaman hazır olmayacağını, istedikleri maili anında yanıtlayamayacağını belirtmelisin- fiili işle meşgul olduğun zamanların hesabı yapılır. bu da yine işverene bağlı. pdks ya da benzeri bir sistemden login oluyorsan iş için login olp bitince logout olarak fiili çalışmanı kayda geçirebilirsin. öyle bir şey yoksa ve bu süreyi senin kendi hesabına bırakıyorlarsa bir kronometre tutarsın, dakika hesabı yaparsın. sonra toplamı kaç saat yapıyorsa saatlik ücret hesabına göre hesaplanır.
0
Jux
(27.12.20)
Çok teşekkürler cevaplar için. Idle time öyleyse benim senaryomda uygulanabilir değil çünkü consultant gibi saat bazında ücretlendirilmiyoruz bizim senaryoda. O zaman adamın 6. çalışma gününü de dahil edecek şekilde ücretlendirme yapması lazım gibi görünüyor.
0
🌸roket adam
(27.12.20)
4857 no'lu kanuna göre "sürekli bir işte", "belirsiz süreli iş sözleşmesiyle", "tam zamanlı ve uzaktan çalışma" konumunda olduğunuzu varsayıyorum.

Bu bağlamda kanundaki :

fazla çalışma
fazla sürelerle çalışma

telafi çalışması
denkleştirme

resmi tatil

gibi kavramları inceleyin.

Bu durum uzun sürecekse bence iş hukuku konusunda deneyimli birisinden bilgi alın. Çünkü hem ücret hem de sosyal haklardaki kaybınız uzun vadede artabilir.
0
qaram
(27.12.20)
6 gun calisma kendi kendinize cikarim yapilarak ulasilacak bir sonuc degil.COk major bir degisiklik.Yoneticiniz yada IK'niz size bildirsin, siz neden kesfetmeye calisiyorsunuz.
0
turkuaz
(27.12.20)
IK, yöneticim ve türkiye finans işlerinden sorumlu kişiler 3 farklı ülkede yaşayan 3 farklı kişi. IK ve yöneticime hazırlıksız gidersem boş yapmış olurum, türkiye finansçısı da klasik bir türko olduğu için bi şekilde işi başından sallamak için binbir bahane uydurur. O yüzden haklarını bilerek yöneticiye gitmek çok önemli. Yardımcı olan arkadaşlara teşekkür ederim.
0
🌸roket adam
(27.12.20)
(7)

hangi evde kalsam?

damba
1.seçenek:isyerime 10 dakika, eski bir binada,kagithane'de (kadin basima kagithane'de kalmaktan biraz korkuyorum) Sultan Selim Caddesi üzerinde, merkezi bir yer yani600 tl, tek bir oda, salon yok evde, tek basima kalacagim, diger ev uyeleri memlekette.2.secenek:-isyerime 20 dakika gozukuyor trafiksi
1.seçenek:
isyerime 10 dakika,
eski bir binada,
kagithane'de (kadin basima kagithane'de kalmaktan biraz korkuyorum) Sultan Selim Caddesi üzerinde, merkezi bir yer yani
600 tl,
tek bir oda, salon yok evde, tek basima kalacagim, diger ev uyeleri memlekette.

2.secenek:
-isyerime 20 dakika gozukuyor trafiksiz, (levent'ten fatih'e gidicem ozel --arabayla, trafikle 30 dk olsa?:()
-en yakin arkadasimla ayni evde kalicam,
arkadasim 2 hafta online, 2 hafta evden calisacak, yani virus getirme ihtimali dusuk ama yine de tek yasamaktan riskli,
900 tl,
ev cok guzel ve salonu var.

sizce trafige ve ucretine ragmen tek basima kalmaktansa, yakin arkadasimla, guzel bir evde kalma secenegini degerlendirmeli miyim?
0
damba
(27.12.20)
arkadaşınla anlaşıyorsan 2. seçenek daha iyi gibi görünüyor. kağıthane'nin dandik bölgeleri gerçekten zor olabilir bir kadın için, kiraya da bakılırsa iyi bir yer ya da bölge olma ihtimali yok.
0
roket adam
(27.12.20)
ben olsam 2.seçeneği seçerdim.
0
suicides underground
(27.12.20)
2
0
kisa
(27.12.20)
@roket adam Kağıthane’de işlek bi caddede ama evin eski olduğu için kapı güvenliği vs olduğunu sanmıyorum :(
0
🌸damba
(27.12.20)
Deprem varken eski evde kalmazdım. Parası ne olursa olsun sağlam evi tercih ederdim.
0
sta
(27.12.20)
dediğin muhit, nezihlikte istanbul ortalamasında.
ha bir de hırsızlık demişsin, ona teminat veremem. ama diğer eve hırsız giremeceyeği garanti mi. kapıyı pencereyi sağlama alırsan sen evdeyken girmez büyük olasılıkla, evde olmadığın zamanları kolluyor ve buluyorlar genellikle.
0
esref
(27.12.20)
şöyle bi yürüyünce düşündüm, 2.yi seç
ilk ev, ev değil oda, boğar hem de çok eski, çok yorar
0
esref
(27.12.20)
(3)

Amazon prime kargo

freebird5406_2
Aylık 8 liraya amazon video prime'a üye olduğumuzda amazon.com.tr den yaptığımız her alışverişte kargo ücretsiz mi, yoksa belli aylık kotası mı var ?
Aylık 8 liraya amazon video prime'a üye olduğumuzda amazon.com.tr den yaptığımız her alışverişte kargo ücretsiz mi, yoksa belli aylık kotası mı var ?
0
freebird5406_2
(26.12.20)
Ücretsiz. 5 tl'lik şeyi bile kargo ücretsiz alabilirsin.
0
roket adam
(26.12.20)
Evet ücretsiz, kota yok. Normalde de 50 tl üzeri herşey kargo ücretsiz zaten
0
Unde bach canim
(26.12.20)
Kota yok, sınırsız. 8 liraya bunu yapabilmeleri takdire şayan.
0
halitkin
(27.12.20)
(3)

ipad pro için şarj kablosu

panamera
Merhaba, orijinal kablo 199 tl; elim gitmiyor bir türlü 199 lira vermeye; muadil iyi bir marka var mı? (usbc to usb)
Merhaba, orijinal kablo 199 tl; elim gitmiyor bir türlü 199 lira vermeye; muadil iyi bir marka var mı? (usbc to usb)
0
panamera
(26.12.20)
Ttec kullandım bir süre, işimi gördü.
0
roket adam
(26.12.20)
Baseus aldım amazondan,2 mt olanı. type-c to type-c.
0
arenas
(26.12.20)
ucu paslansa da varsa ugreen diyorum.
0
Fatih_BaKeR
(27.12.20)
(2)

Otomobilden anlamayan birisi ikinci el otomobil alırken bayiiden mi almalı?

clark sehir
Arkadaşlar merhaba.Başlıkta yazdığım gibi sorum net. Malum ikinci el piyasasında dolandırıcılık, araçlar hakkında hatalı bilgiler, al-sattan ötürü hangi arabanın nasıl olduğunun bilinemez hale gelmesi gibi sebepler düşünüldüğünde, benim gibi otomobilden anlamayan fakat otomobil almak isteyen birinin
Arkadaşlar merhaba.

Başlıkta yazdığım gibi sorum net. Malum ikinci el piyasasında dolandırıcılık, araçlar hakkında hatalı bilgiler, al-sattan ötürü hangi arabanın nasıl olduğunun bilinemez hale gelmesi gibi sebepler düşünüldüğünde, benim gibi otomobilden anlamayan fakat otomobil almak isteyen birinin 2. el alırken yetkili bayiilerden alması daha mı iyi olur? Bu konuda ne düşünürsünüz? Yetkili bayiiden alınca karşıda muhattap bulunduğu için daha mı kolay olur her şey, arabalar daha mı sağlam ve düzgün olur? Yorumlarınızı ve benzer tecrübelerden geçen arkadaşların fikirlerini bekliyorum.
0
clark sehir
(26.12.20)
karşında gerekirse dava açarım diye tehdit edebileceğin bi kurumsal yapı olması ile, ne olduğunu kim olduğunu bilmediğin iki üç tane adamın olması arasında ciddi fark var tabii. ancak kurumsal bayilerden alınan (dod) gibi araçların da fiyatı daha yüksek oluyor maalesef.
0
roket adam
(26.12.20)
kurumsal yapıdan elbet alabilirsin ancak normal ederinin 10-15 bin üzerine alman söz konusu olabilir. kendi alacağın 2. el araç çok çok kötü çıkmazsa 10-15 bine zaten motor ölü bile olsa sorunu çözdürürsün.

bütçe ve ihtiyacını olan aracı söylersen yardımcı olmaya çalışabilirim.
0
johnnie w lker
(26.12.20)
(11)

Nişan/düğün alışverisi kazıklanmak

Topalordek
Merhaba, nişan arifesindeyim nerden alışveriş yapsak esnaf kazıklıyor, tanıdık diye gittiğimiz yer bile kazıklayor. Duyardım ama bu kadar tahmin etmezdim, size de denk geldi mi böyle, oldu mu ilginç yaşadığınız şeyler? Ne alsam kazıklıyor adamlar moralim bozuldu ya :) netten alınacak şeyde değil ki
Merhaba, nişan arifesindeyim nerden alışveriş yapsak esnaf kazıklıyor, tanıdık diye gittiğimiz yer bile kazıklayor. Duyardım ama bu kadar tahmin etmezdim, size de denk geldi mi böyle, oldu mu ilginç yaşadığınız şeyler? Ne alsam kazıklıyor adamlar moralim bozuldu ya :) netten alınacak şeyde değil ki çoğu.
0
Topalordek
(25.12.20)
Çeyiz işleriyle uğraşmayı sevdiğini belli edersen her gittiğiniz yerde saçma sapan setleri 2-3 katına kakalarlar maalesef. Yaşanmış olaylar.

Ne istediğinize emin olarak gidip, pazarlık yapıp, gerekirse almayıp çıkacaksınız. Bunu yaparken de yanınızda kesinlikle anne, baba, kaynana falan olmayacak. Özellikle anneler varsa çok dandik şeylere en az 2-3 katı para ödersiniz, satıcılar "ayıp olmasın" kelimesini kullandığı anda iş bitiyor :)
0
roket adam
(25.12.20)
ilişkideki bu işlere kafası basan kimse o yapsın pazarlığı. yani dominant bi figur olsun satıcı karşısında ikileme düşmeyin kendi aranızda.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.12.20)
önce o malın ederini bileceksiniz. sonra:

almayıp çıkar gibi yapmak. +1
0
iddaaci
(25.12.20)
@iddaaci nın dediği gibi,
Önce keşif, sonra taarruz.
0
Erva
(25.12.20)
@roket adam +1 ayrıca çikolata tepsisi gibi şeylerin parçalarını ayrı yerlerden alıp birleştirebilirsiniz. Bazı şeyleri bu tarz nasıl ucuza getirebileceğinizi düşünürseniz birkaç alternatif çıkar.

Yaşadığınız yerde küçük dükkanlar varsa onlardan alışveriş edin, kaliteli ürünler de getiriyorlar (çamaşır vb.). Bu tarz ufak yerlerden bazı şeyleri alarak destek de olabilirsiniz. www.nahil.com.tr Buraya ufak lavanta kesesi yaptırmıştık özel gün için, ısmarlama yapıyorlar.

Biliyorum dikkatlisinizdir ama çok kişinin evde toplanması bu aralar çok riskli, en azından aşılanma sonrasını beklemenizi öneririm. Binde 1 bile risk olsa onu almaya değmez. Hayırlı olsun.
0
kaset
(25.12.20)
Kaziklandiginiza emin misiniz? Hayat cok pahalandi son donemde. Pazara gitsem kaziklandim hissine kapilmadan edemiyorum. Tum tezgahlarda fiyatlar yazdigi halde ve ayni olsa bile.
0
Kirmizibavul
(25.12.20)
Bohça alışverişi mi kaziklandığınız?
Gidin iki nişanlı incik cıncık şeyleri Eminönü'nden alın. Bilmiyorsanız anneler liste versin. Ay biz dandik alırız anlamayız moduna girmeyin geze geze öğrenirsiniz.
Harici şeylerin hepsini internetten alabilirsiniz. Yüzük tepsisinden dökme çikolataya hepsi internette var.
0
cilekli pasta
(25.12.20)
internetten neyi alamadığınızı merak ettim :) çikolata şeker çiçek başka ne yapılıyor nişanda hhhh
0
ala09
(25.12.20)
Toplu cevap vereyim herkese teşekkürler öncelikle :)
Nişanda 10 kişi olacağız iki aile arasında, kısa sürecek. Internetten alacağımız şeyleri tasarım vs beğenmezsek diye korktuk birde kargo süresi malum, nişanı sağlık sebepleri ile erkene aldık. Kazık yediğimiz şeyler atıyorum nişan tepsisi, nişanda yapılan masa süsü eşyaları, çikolata. Mesela bir esnafla Instagram dm den çakma hesapla fiyat sordum nişan setine bir fiyat verdi, arkadaşla laflarken arkadaşım ben orayı tanıyorum adama sorayım dedi, adam demiş eşyaları alın ücreti sonra hallederiz, arkadaşım çok yakın birisi esnafta bunun akrabası neyse ödemeye gittim adam aynı fiyatı aldı benden. Arkadaşımda yanımda tabiki bisey diyemedim dükkan kalabalık. Adam bide laf döküyor ikram yaptık şu hediyemiz şu şöyle bu böyle.
0
🌸Topalordek
(26.12.20)
olm ni$anda sen boyle paniklediysen dugunu yapisin yok.

Her turlu dudukleyecekler, kacisin yok, hepimiz bir sekilde duduklendik, cok fazla kafaya takmamak lazim :)
0
cooperr
(26.12.20)
nişan tepsisi, nişan süsü, ıvır zıvır şeylere tabii ki de ederinin çok üzerinde para ödeyeceksiniz, buna alışın derim :) zorunlu bir şey olmadığından, lüks olduğundan adamlar yapıştırıyor fiyat saçma sapan rakamlar istiyorlar, bu işin kaçarı yok maalesef.

buzdolabı falan alırken kazık yeme ihtimalinizi düşürme şansınız var ama nişan tepsisi, süs, çikolata falan bunlar direkt en çok para kazandıran itemler.
0
roket adam
(26.12.20)
(9)

ofislere dönüş

aziz dostum jack
ne zaman tekrar ofislere dönülür? aşı geldi muhabbetleri de başladı. 1-2 aya dönülür mü?bununla ilgili şirketleriniz planlama yaptı mı? beklentiler ne yönde?
ne zaman tekrar ofislere dönülür? aşı geldi muhabbetleri de başladı. 1-2 aya dönülür mü?

bununla ilgili şirketleriniz planlama yaptı mı? beklentiler ne yönde?
0
aziz dostum jack
(25.12.20)
bizim ofis 12 mart'da kapandi sonra eylul'de %25 kapasite ile acildi kasim'da amac %50 kapasiteye gecmekti, %5 bile dolmadi (gonullu basvurular arasindan). 2021 mart'a %25 hedefi koydu yine ama bir yandan ofifse gitmeyi tamamen gonulluye gecirme plani var.
0
try again fail again fail better
(25.12.20)
mart'a kadar bir aksiyon beklemeyin
0
duyurukullanıcısı
(25.12.20)
kardeşimin çalıştığı şirket mayıs'ta evden çalışmaya dönmüştü, haziran gibi geri döndü ve hala 5 gün gidiyorlar. (taksi parasını karşılıyor ama, birlikte birkaç kişi)

bir arkadaşım da 2 haftada 1 tam hafta gidiyor. Aslında çalışanlar şu an bile çalışıyor.
0
rodriguez2
(25.12.20)
En erken haziran temmuz bence
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.12.20)
bizimkiler bıraktı bunun üzerine düşünmeyi çünkü yukarıda söylendiği gibi hiç uymadı yapılan planlar. şu anda kimse bir daha ofise dönmeyecekmiş gibi çalışıyor; artık ne zaman işler yoluna girerse o zaman döneriz.
0
Jux
(25.12.20)
ben 1.5 yıl bekliyorum. yani 2020 mart - 2021 ağustos
0
ShadowOfMoon
(25.12.20)
Bizde de en son haziran 2021 lafı geçti ama herhangi bir plan yok.
0
peki madem
(25.12.20)
2021 Eylül'ü bulacak gibi görünüyor.
0
roket adam
(25.12.20)
Bizde tarih konuşulmuyor. Herkes aktif olarak aşı olabildiğinde tarih belirleyeceğiz dediler.
0
jazzabel
(25.12.20)
(2)

Youtube'da Bein Sports'dan telife girebilecek kisa bir goruntu paylassam

speedy
Youtube hesabim toptan kapanmaz degil mi? Sadece ilgili video silinir?
Youtube hesabim toptan kapanmaz degil mi? Sadece ilgili video silinir?
0
speedy
(25.12.20)
Daha önceden de bu tarz hareketler yaptıysan hesabın kapatılabilir.
0
roket adam
(25.12.20)
Oha upload eder etmez saniyesinde

This video contains copyrighted material. As a result, it has been blocked worldwide.

dedi
yayinlamadi bile videoyu. Teknoloji amma gelismis abi, bu nedir ya?
0
🌸speedy
(26.12.20)
(47)

Milyonlarca dolarlik hastaliklar.

müptezel dostoyevski
Devletin tek bir kisi icin milyonlarca dolar ilac parasi odemesi dogru mu?Bu sahislar iyilesse bile dunyada gozle gorulur bir degisiklik yaratma ihtimalleri sifir olmasa bile sifira yakin.Hayirseverlerin bagis yapmasindan bahsetmiyorumOzgur iradeleri.Sosyal devlet olmak zorunda miyiz sizce?Sakin cal
Devletin tek bir kisi icin milyonlarca dolar ilac parasi odemesi dogru mu?
Bu sahislar iyilesse bile dunyada gozle gorulur bir degisiklik yaratma ihtimalleri sifir olmasa bile sifira yakin.
Hayirseverlerin bagis yapmasindan bahsetmiyorum
Ozgur iradeleri.
Sosyal devlet olmak zorunda miyiz sizce?
Sakin calacaklarina boyle kullanilsin demeyin
Bambaska konular.
Daha yetiskin bile olmamis cocuklar icin milyonlarca dolar ilac parasi odemesini devletin destekliyor musunuz?
0
müptezel dostoyevski
(25.12.20)
tek bir çocuk dediğiniz çocuk sizin çocuğunuz, kardeşiniz hatta yalnızca akrabanız olsaydı bu soruya vereceğiniz cevabı tekrar düşünün bence. tek bir çocuk nasılsa yenisini yaparım diye mi düşünürdünüz acaba?
0
amugochi
(25.12.20)
bence devletin varoluş amacı budur zaten. bana lazım olduğunda işimi yapmayacaksa ben ona neden bağlı kalayım? saçma sapan iş adamlarına vergi indirimi/muafiyeti yapacaklarına keşke hep ihtiyaç sahiplerine yada tedavi olabilecek hastalara dağıtsalar paraları.

insanı yaşat ki devlet yaşasın.
0
trajikomix
(25.12.20)
amugochi- cevabi dusundum basligi acmadan tabi. devletin bu isleme zorunlulugu olmadigina kanaat getirdim. devlet ayri, hayirseverlerin yardimci olmasi ayri olay. vergilerin tek bir cocugun milyonlarca dolarlik ilac parasi icin kullanilmasi gerektigini dusunmuyorum sonuc olarak, kaanaatim bu yonde oldu

trajikomix - hukumetler degisebilir bu durum da degisir, bunu sadece su an ki hukumet icin ele almayalim, kesin olmamakla beraber abd de sosyal devlet anlayisi olmadigina yonelik cokca yazi goruyoruz, ozel saglik sigortan olsa bile belli noktalarda destek sagliyor, abd bu noktada tek bir kisi icin milyonlarca dolar odemeyip hata mi ediyor? bana kalirsa yaptiklari bir hata yok ortada.

potansiyeli ve yetenegi cok yuksek bir cocuk kesfedilir, onun icin 100 milyon dolar harcanir, dunyayi degistirecegi tahmin ediliyordur, ama hicbir yetenegi daha ortaya cikmamis birileri icin, tum halkin vergisini riske atmak, akil alir gibi gelmiyor
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
Anlayamadım ben, devlet hayrına mı yapıyor? Net ve brüt maaşınız arasındaki farkı bir karşılaştırın. İşçi/memur her ay kötü günler için zaten devlete ödeme yapıyor.
0
kojonotsuki
(25.12.20)
kojonotsuki - zaten buna yonelik hastane ihtiyaclarini karsiliyor devlet, milyon dolarlik ilaclari listesine almiyor. almamakla iyi de yapiyor bana kalirsa. ama surekli instagram ve twitterda buna yonelik algi operasyonu yapiliyor, devlet bu ilaclari listesine alsin diye. devlet bir hayir kurumu mudur? halkin vergisini referandum yapmadan kafasina gore dagitabilir mi?

referanduma gidilip, bir birey icin maksimum hastane saglik harcamalari ust limiti ne kadar olmalidir? gibi bir toplum gorusu alinmak zorunda degil midir ya da ekonomistlerden bu yonde feedback alip karar vermesi gerekmez mi, seffaf ve dogruluk adina.

ben xxxx birim vergi odemisken x birim vergi odeyen biri benim milyonlarca kat daha fazla oranimda saglik harcamasi yapma hakkini nasil kazanabilir? esitlik ilkesine uygun mudur, bence toplum olarak duygusal bakiyoruz bu konuya gibi geliyor
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
her insanın yaşama hakkı vardır, gerçekten aşırı temel bir haktan bahsediyoruz. bakış açınız ableism'e kayıyor. herhangi bir sağlık problemi olmayan çocuğa bile devlet eliyle bir sürü sağlık ödemesi yapılıyordur mesela. bu çocuk ilerde sizin tabirinizle "potansiyeli ve geleceği" olmayan bir insan olacaksa bu para da mı boşuna gitmiş oluyor? samimi bir meraktan soruyorum gerçekten bakış açınızı anlamak için yanlış anlamayın. o zaman bu devlet neden var? (hükümet değil, devlet)

@ala09 size de bir sorum olacak. hadi bu hastalık gerçekten de öyle oluyor diyelim. dünyaya ne annesini, ne babasını, ne onların akrabalığını ne de hastalığını seçerek gelen hasta çocuğun bir kuruş bile almayı hak etmeyecek günahı nedir bu noktada?
0
amugochi
(25.12.20)
Milyon dolarlık ilaçlar, nadir görülen hastalıklar için. Toplam bütçe içindeki yeri minimal.
Bir de, sigortanın mantığı zaten budur, riskin dağıtımı. Milyonlarca insan milyarlarca tl prim öder, kimi doğru düzgün sağlık harcaması yapmadan yaşar gider, başka biri kronik hastalığa yakalanır uzun yıllar tedavi/ilaç harcaması oluşturur.
Sosyal devlet olmak da budur zaten. Aksi, devlet bu iştem neredeyse tamamen elini çeksin, sgk primi almasın, özel sağlık sigortası sistemine geçilsin, ödediğin prim kadar risk kapsamı geniş olsun demek.

Bu konu hakkında değerlendirme yaparken, bakkal hesabı yapmak yerine, sağlık ekonomisi, geri ödeme, nadir hastalıklar gibi konular hakkında bilgi sahibi olup sonra değerlendirme yapmak daha iyi olur.
0
efx
(25.12.20)
Sağlık bir insan hakkıdır ve bu hak, diğer tüm haklar gibi yüzlerce yıllık toplumsal mücadeleler sonucu kazanılmıştır. Bir insanın sağlık hakkına erişebilmesi için illa dünya üzerinde gözle görülür bir değişim yaratma ihtimali olması gerekmez. Sadece insan olması yeterli. Bu tedavilerin neden milyon dolar maliyeti olduğunu sorgularsan daha doğru bir kapı açmış olursun kendine. Hak ve özgürlükler oylamaya tabi değildir, referandumla emeklilik de kaldırılsın mesela, olur mu? Olur dersen şaşırmam tabi.

Hoş xxx vergi ödeyenin x ödeyenden daha fazla sağlık hakkı olduğunu düşünen birine laf anlatmanın beyhude olduğunu düşünüyorum ama umut biz x vergi ödeyenlerin ekmeği işte.

Yurttaşlık kavramı ve bilinci öyle bir erozyona uğradı ki son yıllarda, devleti yönetenlerin ve büyük burjuvazinin hayalini kurduğu ama açıktan diyemediği ne varsa onları dile getiren "ortalama vatandaş" her yerde peydah olmaya başladı.
0
temasettin
(25.12.20)
bakanlığın tek bir kişi için, gerek ameliyat olur gerek tedavi olur milyonlarca lira harcaması doğru. sistemin temel mantığı bu zaten.

ama soruyu sma hastaları için soruyorsan, orada durmak lazım. bakanlık bu konuda resmi olmayan açıklamalar da, ödeme kapsamına almayı çok istiyoruz ama ilaç şirketleri hastaları çok manipüle ediyor, bir çok çocukta ilaçlar yaş kilo vs'den dolayı etki etmediği halde umut vadediyorlar, ve bazı tedavi yöntemleri de faydasız demişti.

bunun gibi bazı nadir ve milyon dolarlık ilaçlarda dönüyor maalesef bu manipülasyon durumu.
0
avatar is back
(25.12.20)
Evet, devlet ödemeli. Kişilerin yaşam hakkı “zenginlerin” vicdanına bırakılmamalı. Ancak devlet önleyici sağlık hizmetlerine de yatırım yapmalı. Nüfus planlamasının din dışı bulunup askıya alındığı, akraba evliliklerinin sözümona din alimleri tarafından özendirildiği bir ülkede yaşıyoruz maalesef.
0
auroraaurora
(25.12.20)
efx- sosyal devlet anlayisini halk benimsemek zorunda mi peki? evet bu ulke vatandasiyiz, ama ileride medeni bir duruma gelirse bu ulke, halkin goruslerine gore sekillenmesi gerektigini dusunuyorum bircok harcama kaleminin. egemenligimiz noktasinda kusku yaratmayacak tum konular, seffaflik ile halkla paylasilmali.
ama sosyal devlet analyisini benimsemene saygi duyuyorum tabi ki
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
amugochi - devlet vatandaslari icin var, osmanli zihniyeti gibi, halk sefalet icinde olsun, devlet ayatka kalsin dusuncesinde degilim. halkimiz refah icinde olmali. egemenligimizi korumali, muasir medeniyetler seviyesinde tutmali. ama toplumun dusuncesini kaideye almali.
sosyal devlet anlayisini benimsemek zorunda degil diye dusunuyorum bu halk.
bu konuyu sizce vakiflara devredemez mi? bircok hayir sever bu vakiflari yonetiyor, halihazirda.
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
r evolution - evet guzel cevap, teknolojiye ve bilime yapilacak her turlu yatirimi destekliyorum.
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
avatar is back - icinde milyon dolar ilac ucreti olan her hastaligi katiyorum konuya, devlet baskidan oturu mecburen ekliyor cogu ilaci. dediginiz durumlar ayri konular tabi, ilac sirketleri kazanc elde etmek icin, yasama umudu pazarliyor.
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
auroraaurora , sunu soracagim, neden destek olmak istemedigim biri icin, vergilerimden o kisiye para gitmesini kabul etmek zorundayim ? medeni bir ulkede her sey seffaf ve halkin onayi alinarak yapilmaz mi? devletin sosyal devlet anlayisi yarin degisebilir, bu degisimi istiyorum, destek olacagim.
dediginiz nufus planlamasi konusunda destekliyorum sizi, nufus planlamasi sart.
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
şu anki devlet yapımızda diğer israflar bitsin sağlık karşılansın evet. Çünkü devlet sürekli alıyor, bize verebildiği nadir şeylerden biri sağlık. (güvenlik bile veremiyor diyebiliriz bak)

Bence vermemesi de makul ama o zaman çalışma hayatında ve aldığımız her üründen bu kadar vergi alınmamalı, herkes paşa paşa özel sigortasını yaptırmalı, yaptırmayan da ölür veya çok borçlanır. Bu sisteme geçersek herkes kendi bacağından asılır ama Türkiye'nin bu düzene gelmesi imkansız gibi (en azından bizim ömrümüz içinde).
0
nhk ni youkosu
(25.12.20)
Türkiye’de sosyal devlet yok ki. O ilaçların ücretinin karşılanması da popülizm sadece. Sizin zihniyetiniz hakim zaten, merak etmeyin. Güvenlik hariç, o da şüpheli, ücretini ödemediğim hiçbir hizmet almıyorum ben bu devletten. Bordroma bakınca hafakanlar basıyor.
0
auroraaurora
(25.12.20)
yani sizin bakış açınıza göre amerika gibi sağlık harcamaları özel sağlık sigortaları kapsamında olmalı, devlet eliyle yönetilmemeli gibi anladım ben. bu durumda devletin benim maaşımdan aldığı vergiyi bana geri vermesi lazım.

devlet buna yanaşmaz, bizden aldığı vergiler oraya harcadıkları paranın yanında gerçekten bir hiç kalıyor. asıl bu vergiler kimin cebine gidiyor onu sorgulamak gerekiyor.
0
bigcaptain
(25.12.20)
Ben de müptezel dostoyevski gibi düşünüyorum. Tedavi kararı farklı sosyal statüler göz önünde bulunularak verilmeli. Geçende 4 çocuğunun 2'si sma hastası olan birinin bir çocuk daha doğurup onun da sma hastası olması gibi bir durum vardı mesela. Bilimsel ve genetik olarak o çiftin belli bir riski varsa ve bu riski aileler üstleniyorsa devletin böyle bir durumda milyonlarca doları 2 çocuğu kurtarmak bile değil daha rahat yaşatmak için harcaması bana adil gelmiyor.

Farklı şirketlerin vergi kaçırıyor olması bambaşka bir konu - onlar vergi kaçırmasa da artan parayla yapılabilecek yine binlerce şey bulunabilir zaten genetik sorunu olduğu belli olan bir ailenin bile bile lades dediği yeni çocukları tedavi etmektense. Toplum olarak bu riski herkes karşılamak zorunda mı?

Zaten bu sma konusunun kesinlikle ilginç şekilde birden gündeme geldiğini düşünüyorum, yani böyle bi hastalık mı yoktu, ilacı mı yoktu bilmiyorum ama acayip karlı bi iş gerçekten.

Edit: yine başka bir örnekle mesela sigara içenlerin ya da alkoliklerin kanser masrafını toplumun geneli ödemek zorunda olmamalı. Bunlar bile bile alınan riskler, ben sağlıklı yaşamaya çalışan biri olarak neden sorumsuz yaşayan insanların masrafını üstlenmeliyim? Ha amenna adamın başına hiç önleyemeyeceği bir şey gelir, o konuda tabii ki devlet baba yardım elini uzatacak. Ama bile bile lades dedin mi orada bence dürüst vergi verenlerin hakkı yeniliyor.
0
roket adam
(25.12.20)
Aynı mantıkla asker polis de olmasın? Savunma sanayi de olmasın? Ne yani teröristler gelip sınırda 3 4 kişiyi öldürecek diye milyonlarca dolarlık harcama yapılıyor? Ne olur biri sokakta seni kurşunlasa? Amaaan güvenlik de neymiş... devletin amacı insanların güvenliğini, sağlığını korumak ve insanı yaşatmak degil midir? Devlet it köpek tayfasına para yedirirken milyar dolarlık vergilerini silerken sesi cikmayan insanlar sma hastarina harcanacak paraya laf ediyor. Burada sizi kastetmiyorum, yalnız değilsiniz. ayni kafada cok sahis var ne yazik ki.
0
sen de git sen de unut
(25.12.20)
Ulusal güvenlik ile bireylerin güvenliği ayrı şeyler. Sınır sorunu bir ulusal güvenlik sorunudur, bireysel bir durum yok yani ortada. Keza sokakta milletin birbirini vurması da bireysel bir sorundan ziyade toplumsal güvenliği tehdit ediyor.

Keza ite köpeğe para yedirilmesini de kimse savunmuyor. Ancak ite köpeğe para yedirilmese bile, artan parayla tüm risklerin farkında olarak halen 3. çocuğu sma hastası olan bir çifte milyon dolar yatırılmasını mantıksız buluyorum. Bir milyon dolar ile bir sürü fakire iş fırsatı doğurabilirsiniz mesela, ya da doğum kontrol kampanyası yapılabilir.

Türkiye'nin bu durumda olmasının sebebi biraz da "aşırı sosyal devlet" olma kasıntısı maalesef, burada böyle bir kaynak yok bu kadar basit. Mesela devlet toki eliyle ucuz konut yapıyor, ucuz konutu alan dar gelirli istanbulda yaşamaya devam ediyor, dar gelirli olduğu için aç kalıyor, bu sefer halk ekmek yoluyla ucuz ekmek veriyorsun, bu sefer iş bulamıyor memur ve belediye kadrolarını şişirip bir sürü insana boş yere para veriyorsun. Bu bir döngü yani. Halbuki toki olmasa, istanbulda yaşayacak kadar para kazanamayan adam başka yerde yaşayacaktı, ne bu kadar darlık olacaktı, ne bu kadar sosyal yardım gerekecekti. Tarım yapması gereken adam köyünde tarım yapacaktı, şehirde iş yapması gereken şehirde yaşayacaktı. Devletin serbest piyasaya çomak soktuğu her alan ekonomiyi alt üst ediyor kısacası. Ben tam liberalizmi desteklemiyorum (sağlık tarafı amerika gibi oluyor çünkü) ama sağlık hizmetlerinin %100 devlet tarafından finanse edildiği bir sistem de türkiyede olduğu gibi özel hastane ve ilaç şirketlerini aşırı zengin yapmana rağmen, sağlıksız bir halk yaratıyor. Para boşa gidiyor kısacası.
0
roket adam
(25.12.20)
Devlet sevmem, ama sağlık için devlet tarafından para harcanmasına/toplanmasına genel olarak karşı değilim (eğitimin devlet tekelinde olmasına karşıyım mesela), hele çocuğa harcanmasına hiç karşı değilim. 80 yaşındaki adam 3 yıl yaşasın diye milyon liralar harcanıyor, çocuğun en azından büyüyüp çalışıp kendini amorti etme ihtimali var.

Onun haricinde bu "fine-tuning" çabası çok riskli. Yani devlet olarak ya ayrım gözetmeden herkesi karşılarsın ya da kimseyi karşılamazsın. İşin içine potansiyel, genetik, zeka şu bu karıştırdığın zaman o iş yarın öbür gün "kürt/alevi çocuklarını tedavi etmeyelim, zaten vatana millete hayırlı olmayacaklar" noktasına iki günde gelir. Kaldı ki potansiyel ölçülecekse bile kim ölçecek? Bunun otoritesini başkasına niye bırakayım?

Aynı şey sigara/alkol tüketimi için de geçerli. Kanser riskinin çoğu genetik, ailesinde kanser geçmişi olanların çocuk yapmasını yasaklayalım, yaparlarsa da "riski biliyordunuz, sizin sorununuz" diyip yardım etmeyelim. Olacak şey değil. Yani olur da nasyonal sosyalist olmamız lazım onun için, olmasak daha iyi bence. Kaldı ki bunun beslenmesi var, hava kalitesi var, milletin götüne analiz cihazı takıp "kızartma yemeseydin sen de, damarlarının yağlanması senin suçun" diyemeyeceğimiz için pratikte de anlamsız bir istek bu.

Onun haricinde bence teoride en güzeli ilaç şirketlerinin, özel hastanelerin çok ağır denetlendiği, ama devlete bağlı olmadığı bir model. Ama onda da adamların senden çok parası oluyor, devleti satın alıyor, kabak yine sana patlıyor, çözemiyorsun. Teorisi güzel de pratiği tatsız.
0
plutongezegendegilmi
(25.12.20)
Plutongezegeni, kesinlikle haklısın. Zaten şu an ideal dünyadan bahsediyoruz. Ancak bir noktada çok hemfikir değilim - bazı genetik hastalıkların riski gerçekten siyah ve beyaz denebilecek kadar net bir şekilde tespit edilebiliyor. Hem toplum sağlığı, hem kısıtlı kaynakların kötüye kullanılmaması açısından bence genetik hastalıklarda bu konuşulabilir. Lakin tabii sigara ve alkol konusu çok ekstrem örnekler, dediğin gibi onları tam olarak belirlemek çok zor.

Mesela bi örnek vereyim, amerika'da bazı sigorta şirketleri abonelerine ücretsiz akıllı saat (apple watch tarzı) veriyor. Gönüllü olarak veri paylaşırsan ve spor yaptığın, aktif bir yaşam sürdüğün tespit edilirse daha düşük sigorta primi ödüyorsun riskin düştüğü için. Aynısı araç kaskosunda da oluyor, bir cihaz yardımıyla araba sürüş profilini çıkartıp, agresif kullanıyorsan çok, sakin kullanıyorsan az prim ödemeni sağlayabiliyorlar ve bu çok mantıklı. Bir birey olarak da %100 desteklerim bunu yani. Bu fine-tuning işini piyasaya bırakıp, devlet mekanizması ile denetleyebilirsen sonuçlar süper çıkabilir. Amma velakin pratikte türkiye gibi bi ülkede bunu yapmak mümkün değil çünkü "sosyal yardımlar" ile yaşayan onlarca milyon "oy" var bu ülkede, yani devlet eliyle dilenci yapılmış milyonlar var maalesef.
0
roket adam
(25.12.20)
roket adam- "sosyal yardımlar" ile yaşayan onlarca milyon "oy" var bu ülkede, yani devlet eliyle dilenci yapılmış milyonlar var maalesef.

mis gibi cevap gercekten cogu duruma.
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
@müptezel dostoyevski zaten sgk, ilaç vs yapılan harcamaları paylaşıyor, gdp'ye kıyasla, gelişmiş bir çok ülkeye kıyasla sağlığa az oranda kaynak aktarılıyor. Ülkenin önemli bir kısmının işsiz, asgari ücretle geçinen insanlar olduğunu düşündüğünde, halka gidip "artık sağlık güvencesi vermeyelim, sağlık sistemini tamamen özelleştirelim" diye sorarsan alacağın cevabın ne olacağını tahmin edersin sanırım.
Artık tüm vatandaşlara belirli bir miktar vatandaşlık maaşının verilmesinin tartışıldığı bir dünyada, sağlık harcamalarının toplam gdp'nin %4.7'sini oluşturduğu Türkiye'nin sağlıkla ve bütçeyle ilgili en önemli konusu bu diyen varsa bir zahmet vizyonunu genişletsin.
0
efx
(25.12.20)
Bahsettiginiz heralde zolgensma.

Bir kere burada sunu atlıyor olabilirsiniz; sosyal devlet olan ülkelerde bu hastaligin bir tedavisi kesinlikle karsilanmali, tedavisi karsilanmayan hastalik sosyal devlete aykırı.

Yalniz şöyle bir olay var; zolgensma pahalı ama spinraza (devletler tarafindan karsilanan) hayat sonuna kadar kullaniliyor, cocuk sürekli hastaneye gidiyor (masraf), ilk yil 600bin dolar kadar sonra her yıl 300bin dolar civari.

Simdi böyle hesaplayinca zolgensma daha ucuza geliyor.

Fransa'da bu zolgensma doktor onay verirse karsilaniyor. Ki tahminim EU yakında alım gücü olayiyla fiyatini falan iyice düşürür.

Neyse, devletin ben bu tedaviyi karşılaşılamiyorum ölün banane demesi kadar saçma bir şey olamaz.
Ha tabi Türkiye'de zolgensma karşilanmasini görmek çok zor bence. Böyle insanlari millete dilenmeye yöneltmek varken.
0
logisticsmanager
(25.12.20)
"Bu sahislar iyilesse bile dunyada gozle gorulur bir degisiklik yaratma ihtimalleri sifir olmasa bile sifira yakin."

"potansiyeli ve yetenegi cok yuksek bir cocuk kesfedilir, onun icin 100 milyon dolar harcanir, dunyayi degistirecegi tahmin ediliyordur, ama hicbir yetenegi daha ortaya cikmamis birileri icin, tum halkin vergisini riske atmak, akil alir gibi gelmiyor"

Kimin yaşayıp kimin yaşamayacağına karar vermek istiyorsunuz yani? Yani devlet bakacak "Lan salak sen daha üniversiteyi kazanamamışsın sen yaşama, sen kazanmışsın da 5 sene olmuş hala bitirememişsin senden de bir bok olmaz, sen de yaşama. Sen zeki çocuğum gel yaşa bakayım."

Bu faşistliğe giriyor olabilir ama emin değilim.

Bir de yani 8 milyar insandan kaç kişi dünyayı değiştirmiş? Hitler'i çocukken çok zeki olarak algılarsak ne yapacağız mesela?

Bakış açını değiştirmen lazım. İnsanlığın amacı evreni fethetmek için her şeyi yapmak olsaydı o zaman bütün insanlık uğruna bu amaç için çalışırdık. Bütün kaynaklarımızı bu amaç için harcardık. Dolayısıyla ayak bağı(!) olacak, kaynaklarımızı sömürecek(!) insanları öldürürdük(!) en kısa zamanda evreni fethetmeye çalışırdık.

Ama bizim böyle bir amacımız yok (belki 2-3 kişinin vardır). Amacımız bu dünyada mutlu mesut yaşamak. Her insanın da yaşama hakkı var. Bütün sözleşmelerde bu hak güvence altına alınmıştır. Kimin yaşayıp kimin yaşamayacağına karar veremezsin.

Bir de eğer iş buralara gelirse sistem daha da karmaşıklaşır. Mesela bütün gün götünün üstünde oturup internete yorum yazan insanlara devlet ağrı kesici bile vermez. Salaklara ekstra salaklık vergisi koyar. Zekilere ise her şey bedava olur vs. vs.

Güzel distopya romanı olur bundan he.
0
ardt
(25.12.20)
j r r tolkien hayrani , cevabniz guzel, iyi bakis acisi, ama devletin olmama olayini halk bireysel sekilde kapatamaz, guvenlik vb cok fazla detay var, devletin olmamasi imkansiz duruyor gunumuz sartlarinda, dunyadaki herkesin iyi niyetli, kotulugun olmadigi vb bir durum olmali ki devletler ortadan kalksin, ki bu da hayal gibi
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
ardt, vergilerimin nerelerde harcanagi noktasinda soz hakki sahibi olmak istemem fasistlik mi? zorunda miyim sizce buna? bize baski yapmis olmuyor musunuz sizce, bi degerlendirmenizi rica ediyorum, bana zorla, odedigin vergi bu kisilere gidecek demis oluyorsunuz su an, istemiyorum ki bunu
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
logisticsmanager , neden olamaz ki, devlet saglik sektorunde soz sahibi olmak zorunda mi? ya da sosyal devlet olmak zorunda miyiz sizce? abd, sosyal devlet degil ornek olarak
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
efx, sizce her birey vergisinin nerelerde harcandigini gormek istemekte ozgur degil mi? ben bu noktalarda hizmet almak istemeyip, baskasinin da benim vergimden bu noktada destek almasini istemiyorsam, bu fona param gitsin istemedigimde bu ozgurluge sahip neden olamiyim sizce, halki buna zorlamak dogru mu
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
"ardt, vergilerimin nerelerde harcanagi noktasinda soz hakki sahibi olmak istemem fasistlik mi?"

Ofansif olmak istemiyorum aslinda ama daha yumusak ifade etmem mumkun degil: eger kimin yasayip kimin yasamayacagina karar vermek istiyorsan ve de kisilerin zekasina bakarak buna karar veriyorsan, kusura bakma ama evet bu fasistligin âlâsıdır. Bakis acini degistirmen lazim acilen.

Yoksa senin fikrine gore şoyle yapmamiz lazim: Vatandaslar IQ derecesine gore vergi versinler. IQ azaldikca vergi artsin. Toplanan vergiler de belli bir IQ'nun ustundeki, yani dunyayi degistirme ihtimali olan kisilere verilsin.

Senin mantigini oturttugumuz zaman gelecek duzenlemelerden sadece biri bu.

Oyle "para benim, nasil harcayacagima ben karar veririm" demekle olmuyor. "Bu cocuk benim" deyip cocugumu öldürebilir miyim ben mesela?
0
ardt
(25.12.20)
bence ikinizin orta noktası şu şekilde bulunabilir: müptezel arkadaşımız ben devletin sağladığı sağlık hizmetlerinden faydalanmayacağım kardeşim, bunun parasını da ödemiyorum diyebiliyor olmalı. böylece şuna buna yardım ediyorum demek zorunda kalmaz, kendi başının çaresine bakar. bunun bir light versiyonu avrupa ülkelerinde (bkz: kirchensteuer) olarak yapılıyor, hristiyan değilsen adam senden kilise vergisi almıyor mesela, bunun gibi seçimler yapılabiliyor olmalı "en azından".

keza emeklilik konusu da aynı şekilde, ben kendim birikim yapabilecek finansal okur yazarlık ve zekaya sahibim kardeşim, devlet bana maaş falan bağlamasın benden sgk primi de kesmesin diyebilsem, eminim ki devletin bana ayıracağı dandik emekli maaşından çok daha yüksek bir para ile emekli olurum. ama şu anda böyle bir seçim sunulamıyor, çünkü devlet kendi ayağına sıkmış olacak, devlet politikası şu anda tamamen "iyi kazanan" beyaz yakalıların sırtından, dar gelirlileri sürdürülemeyecek şekilde sübvanse etmek üzerinden yürüyor. bize bu imkanı tanısa paramın diyanete, tokiye falan gitmesine imkan verir miyim?

ancak bunlar dışında, atıyorum gelir vergisi, kdv vesaire bunların nereye harcanacağı konusunda maalesef o kadar granüler bir seçim şansı sunmak realistik görünmüyor.
0
roket adam
(25.12.20)
"sağlık hizmetlerinden faydalanmayacağım kardeşim, bunun parasını da ödemiyorum diyebiliyor olmalı"

Yani şu durumda x kisisi, devletin ufacik bir parcasi. Devlet iyi almiyorum senden vergi dese, bunun bir karsiligi yok. Yani sistemden tek tek kisiler halinde cikamazsin. Devlet, senin hastanelere giden parani hesaplayip o parayi sana iade edemez.

Kilise ve vergi konusunu bilmiyorum ama orada da cok ozgur bir secim yoktur. Eger hristiyan olarak geciyorsan otomatikman vergi sistemine dahil oluyorsundur ya da sistemde hristiyan gozukmuyorsan dahil olmuyorsundur. Belki hristiyan olup da parasinin kiliselere gitmesini istemeyenler var, bu da olabilir. Kaldi ki o insanlar hala kilisenin kararlarinda soz sahibi olamiyor mesela. Soz sahibi olacak kisileri cok dolayli yoldan seciyorlar.

Bir not: nazilerin sakatlari ve beyin ozurlulerini katletmesinin konumuzla alakasini dusununuz.
0
ardt
(25.12.20)
"Nasil cikamiyor? Turkiyede bile oluyordu bu durum, mesela bireysel emeklilik sistemi vardi. Herkes direkt dahil edilmisti ancak sonradan isteyen cikabiliyordu yani cok zor degil o sistemden cikmak."

Hayir, onu biliyorum tabii ki ama benim kastettigim, benim cebimden cikip da hastane yapimina, saglik calisanlarina giden paranin bana iade edilmesi gibi bir sey yok. Boyle bir sey de gelmeyecek.

"Yani olumlu anlamda gorus bildirrmek bile o yonde bir karar vermeye calisma demek oluyor. 'Bu durumdaki herkes tedavi olsun, kisi secilmezsin' desen bile yine bisekilde 'kimin yasayip yasamayacagina' karar vermeye calismis oluyorsun."

Hocam iste sen burada lafi carpitiyorsun. Evet, belki devletin yasasinda "herkesin tedavisini karsilama zorunlulugu" diye bir sey yazmiyor ama arkadasin bahsettigi ornekte buna sen karar vermis oluyorsun. Arkadas diyor ki, atiyorum mesela bir odada 3 kisi var ölüm doseginde, ayni ilacla duzelecek bunlar ama bu ilaclarin her biri 100 milyon. Devletin kasasinda da bolca para var ama sen odaya giriyorsun ve diyorsun ki "salak olan 2 kisiye bu ilactan vermeyin, sadece zeki olani yasatin"

İste burada kimin yasayip kimin yasamadigina tam olarak sen karar vermia oluyorsun.
0
ardt
(26.12.20)
Ben kimseye kendi goruslerimi empoze etmeyw calismiyorum.

Sozum meclisten disari ama mesela nazileri, onlarin goruslerinden caydirmaya calissam bu da mi fasizme girecek?
0
ardt
(26.12.20)
"Onu gectim klasik 'denize dusse x i mi Y yi mi kurtarirsin' sorusunda bile o secimi yapiyorsun bisekilde"

Orada bir tanesini kurtarabiliyorsun ama. İkisini kurtarman mumkun olmadigi icin o mu bu mu diye soruyor. Bizim olayda ise devletin yeteri kadar parasi var ama "hayir, bu parayi salaklari kurtarmak icin harcamayalim" diyorsun.

Bu ustteki lafi gonul rahatligiyla telaffuz edebilecek biri icin de dusuncelerimi belirttim.
0
ardt
(26.12.20)
ardt - olayimin fasistlik ile uzaktan yakindan alakasi yok ki, fasistlik olgusu bambaska bir sey, yukaridaki arkadas acikladigi icin ekstradan tekrar aciklama yapmayacagim, demagoji yapilacak bir konu degil benimkisi, sadece ozgurluk noktasinda ozgur olma, kazandigim parayi kendim yonetme istegim var, ve bunu istemiyorum diye, toplum tarafindan, senin demin yaptigin gibi, yeterli para var ve bunu niye harcamiyoruz, bir cocugun olmesine goz mu yumacaksin, tepkisi yemis oluyorum, bu bir cocuk iki cocuk olayi degil.

ben gelecegi degistirme olayini sundan dolayi belirttim, gelecegi goruyor olsak, o cocuk dunyayi degistirecek cocuk olsa, harcama yaparsin. ama zaten kimin gelecegi degistirecegini bilme imkanimiz yok. iq su cocukken cok yuksek cikmis insanlar ileride toplumu degistirecek olaylar yapiyor diye bi garanti yok.

ama tabi ki, yetenekleri cok bariz olan kisilere, ozel imtiyazlar taninmali. ama bu imtiyazlarin icerisine, torpil karismamali. kendi cocugunu o imtiyazlarin icine sokacak insanlar olmamali.benim isteklerim gunumuz sartlarinda biraz imkansiza kacabiliyor, bundan dolayi cok yalin sekilde, parami istedigim sekilde kullanma ozgurlugune bagladim olayi.

benim param, ben secmeliyim, devlet veya hukumet, bize bu ozgurlugu getirmeli. umarim bu ozgurluge kavusuruz ileride.
0
🌸müptezel dostoyevski
(26.12.20)
j r r tolkien hayrani - bireysellik ve devlet konusunda durum su, devlet olmadigi zaman, yerine baska otoriye koyabiliriz ya da koymayabiliriz. koymadigimizi farzedelim. 5 milyon nufuslu bir ulkeyiz, dunyada diger ulkeler olmaya devam ederken, biz ulke olmaktan vazgecersek nasil bir sey ile karsi karsiya kalacagiz ? 1 gecede bu duzenin degisme imkani yok, sinirlari nasil koruyacagiz ? ornek veriyorum 5 milyon kisi her konuda fikir belirtme ozgurlugune sahip olalim

gunde milyonlarca karar vermemiz gereken sey olacak, 5 milyon kisi surekli olarak fikir belirtemez

ama bizim goruslerimize en yakin kisileri sectigimizde hukumet partileri oluyor.

buna devlet veya hukumet demeyelim.

ama fikirlerimize en yakin kisileri secmis oluyoruz.

sonucta bize en yakin kisiler, idareyi saglasin diye isbirligi yapiyoruz

dunyada tamamen ulkeler ve sinirlar kalkacak derseniz, bu noktada uyusabiliriz, sinirlara inanmiyorum, iyi veya kotuye inaniyorum.

keske tum toplumlar baris icinde yasasak

olay biraz karisiyor bu konuda.

isteklerim var, ama bu isteklerimin pratige donusmesi cok zor.

devlet ortadan kalkinca, direkt bireysel kalicaz diye bi durumda yok tabi.

ama sonucta adina devlet demesek bile bi mekanizma olusacak.

5 milyon nufuslu bir ulke, ulke olmaktan vazgecti, kabile sistemi diyecegim bir sisteme gecti diyelim, ahmet isimli sahis bos gordugu butun topraklara ev dikmeye kalkti, dunya benim dedi, topraklar hepimize ait dedi, herkes bos buldugu yeri sahiplensin dedi ornegin, ben sizin kabilenize de katilmiyorum dedi, otoritenizi tanimiyorum dedi, burada sinirlari nasil cizebiliriz ki ?

o zaman sen kendi uzerinde bir guc istiyorsun, durum oyle diyebilirsin, ama sanirim mutlak bir gucun olmasi gerekiyor duzen saglanmasi adina. bu mutlak gucun, seffaf, liyakata uygun, durust ve guvenilir olmasini istiyorum. lakin bir toplumu yonetmekte tamamen durust sekilde olamiyor, karisik biraz durum. basit gormuyorum acikcasi, biraz konu allanip budaklaniyor, konu konuyu aciyor.

su an ki sartlara gore istegime gelirsek, devlet duzenine karsi degilim, ama devlet bireyler icin var, ama bireylere ozgurluk tanimlamasi yapmali. devletin kisitlamalari maksimum duzeyde degil, toplumu ayakta tutacagi kadar olmali. radikallikten uzak olmali ve toplumun genel cikarlari icin calismali.

maksimum ozgurluk ve maksimum secim imkani tanimlamasi yapmali.
0
🌸müptezel dostoyevski
(26.12.20)
"that escalated quickly" diyorum ama @muptezel; devlet sosyal devlet olmak zorunda değil, ben sosyal devlet açısından konusuyorum.
Açıkçası su an Fransa gibi sosyal devletin üstlerinde olan bir yerde mutluyum, disten göz doktoruna hepsi karsilaniyor. Issiz kalirsam 3 yila kadar maas var, covid dönemi yüzde 100 maas karsilamasi yapildi vs.

Bunlari devlet yapmak zorunda değil ama sosyal devlet yapmak zorunda.

Siz temel liberal devlet diyorsunuz; evet devletin polis gibi temel güvenlik dışında hicbir şeyle ugrasmamasi lazım. Misal ev sahibi seni evden mi atacak? Kendi sorunun. Ama Fransa'da misal seni kışın evden atamaz.
Işveren istedigini isten atar. Fransa'da atamaz.
Devlet sagligi karsilamaz, hele 1 milyon euroluk ilaci. Fransa'da karsilar.
Devlet vergi az alir (ki Amerika'da vergiler az değil), Fransa'da daha fazla alir.

Ben sosyal devlet tarafından yasiyorum, siz liberal devletin metro yapmaya bile katilmadigi, vatandasi herhangi bir sekilde isverene karsi falan korumadigi sistem istiyorsunuz, saygı duyarim.
0
logisticsmanager
(26.12.20)
'Birisi gelsin benim sorunumu cozsun, gucunu gostersin baskalarini korkutsun. Ben ona itaat edeyim o da beni korusun'

durum boyle degil

tak diye 1 gecede tum dunyada devletleti yikmak mumkun degil.

kendi icinde bulundugumuz toplumdaki mevcut kosullari, kademe kademe iyilestirip, en mutlak dogruyu deneme yanilma yontemiyle bulmaliyiz.

ben ortaya tek basima cikip tum dunyada sinirlar kalksin, devlet kalmasin, mutlu mesut yasayalim diye ortaya cikip kosturmaya kalksam, bir anlami olmaz.

ama icinde bulundugum toplumda, kisa surede gerceklestirebilecegim, ozgurluk adina yeniliklere yogunlasirsam bunu gerceklestirme imkanim var yasadigim surecte. olaya bu sekilde odaklaniyorum. siz ise genel bir hedefiniz var, olmasini istiyorsunuz, ama o hedefi gerceklestirme ihtimalimiz yok gibi, sadece soylemde kalma durumu daha yuksek degil mi sizce? hayal gibi biraz
0
🌸müptezel dostoyevski
(26.12.20)
j r r tolkien hayran, soylediklerinizi bir yerden yakalayip ele almak gerekiyor, aklinizdaki fikirleri faaliyete donusturmek adina bir cabaniz var mi bilmiyorum, burada fikir paylasiyoruz, muhabbet amacli

benim size sorum su olur, fikir yurutmemi istemiyorsaniz

Benim düşünceme göre ise en başından devlet şeklindeki bir yapının olması yanlış.

bu cumleye karsilik sizden uzun uzun, ulkemiz veya genel dunya adina, devletlerin yikilis surecini ele almanizi rica eder, bunu dinlemek isterdim, bir planiniz var mi,dusundunuz mu buna yonelik daha once, kendim fikir yurutmek yerine, direkt size sorayim, ama bunu eksi duyuru uzerinden konusmak biraz zor olacaktir muhtemelen, sizin bu surec ile alakali aklinizdaki her detayi ogrenmek gerek, milyonlarca milyarlarca sorulacak soru olacak bu buyuk surec ile alakali
0
🌸müptezel dostoyevski
(26.12.20)
Yalniz zolgensma tedavisinden ron swanson gibi libertarian yapiya nereden gelinmis. Devlet yikilsin yerine avm yapilsin.m!

Bence bu konunun devlet olmalı mi diye konusulmasi lazim, iyice konudan uzaklasilmis.

Gecenlerde komedyen yannis pappasin bir şovu vardi; para kazanamazken allahim obama care super lütfen bana yardim edin derdim, simdi para kazanirken baskan kim mi olacak? En az vergi alan, istedigin politikayi yürüt yeterki benden az vergi al diyorum derdi.
Bu da oyle. Ben su an Fransa'da ortalama maas alan biri olarak sosyal devlet haklarindan memnunum ama yilda 100-150 bin euro kazanmam yeni vergi dilimlerine girecegimden allah belasini versin böyle sistemin diyecegim :)
0
logisticsmanager
(26.12.20)
logisticsmanager , biraz degisti konular, ama tabi benim nihai sorum basliktaki konu

Neyse, devletin ben bu tedaviyi karşılaşılamiyorum ölün banane demesi kadar saçma bir şey olamaz.


boyle demissiniz, bunu sosyal devlet anlayisini benimsemis ulkeler icin soyluyorsunuz sanirim, ama bu anlayisi devlet bize dikte ediyor.

lakin referanduma gidilse bi dostun dedigi gibi, ulkenin cogu fakir oldugu icin, bu anlayisi kabul edicek muhtemelen.

al sana yeni bi referandum konusu daha

bireylerin vergilerinin nereye gidecegini secme ozgurlugu olmali mi?

bu referandumu da medya nasil lansederse ona gore sonuc sekillenicek.

ama objektif lansedilirse, yine ayni kitle, vergilerinin nereye gittigini secmek isteyecektir.

ama bu referandum da herkese bu ozgurlugu tanirsak, sizin cocuklarinizi tedavi edecegimiz fonlarimiz azalicak diye lansedilirse, yine ayni halk bu ozgurlugu istemeyip devlet denilen olgunun iradesine birakicak, olaylar guc kimdeyse ona gore sekilleniyor, karisiklasiyor.
0
🌸müptezel dostoyevski
(26.12.20)
ardt +1000
0
eksimeksi
(26.12.20)
mevcut türkiye şartlarında bu konuda bir referanduma zaten gidilemez. çünkü halkın büyük kısmının geliri yine devlet harcamalarına dayanıyor. ya memur, ya memur ailesi, ya devlet yatırımlarında çalışıyor, ya devlet iştiraklerinde çalışıyor, ya da gelirinin büyük kısmı devletten gelen şirketlerde çalışıyor. bu sorunun sorulabilmesi için gerekli sağlıklı ortam, ancak devletin piyasadan mümkün olduğunca çekildiği, ekonomiyi özel iştiraklerin ağırlıklı olarak yürüttüğü, ve insanların da ödedikleri verginin farkında olduğu (brüt maaş alıp vergiyi kendi ödediği gibi) bir ortamda gerçekleşebilir.

atıyorum Imamoğlu istanbulu kazandı evet ama bu başarıda "tapu sorunu çözülmesi", "halk ekmek", "suya zam yapmama" gibi kamu yararının aksine gerçekleşen bir çok propagandanın büyük etkisi var. yapmasın demiyorum ama halkın oy verirkenki kriterlerleri "özgürlük" falan değil, "ekmek" olduğu sürece böyle bir karar verme sürecinden bahsedilemez bence. şimdi sen bu adama sorsan diyecek ki halk ekmekten 1 tiye ekmek alıyordum noldu şimdi alamayacak mıyım diyecek. halbuki biz seni daha düşük vergilerle uno ekmek yiyecek bir gelir seviyesine çıkaracağınız dediğinde buna yanaşmayacak, havadan para indirim ve yardım gelmesine alışmış çünkü.
0
roket adam
(26.12.20)
tartışmayı okumadım ama kendi düşüncem türkiye gibi bir ülkede hayır, karşılamamalı. milyonlarca doları iyileşip iyileşmemesi belli olmayacak tek bir kaynağa bağlamak yerine binlerce başka çocuğun hayat standartları yükseltilebilir.
0
anais
(26.12.20)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.