Giriş
(5)

linked-in premium neden bu kadar pahali?

damba
ben mi yanlis goruyorum, yoksa cidden bunun ucreti 420 tl civarinda mi? inanamiyorum. bi kac insan kaynaklarindan insana mesaj atmak istiyordum, bedeli bu mu olacakti? :( bunun kampanyasi vs yok mu?is bulma surecini hizlandiriyor mu?
ben mi yanlis goruyorum, yoksa cidden bunun ucreti 420 tl civarinda mi? inanamiyorum. bi kac insan kaynaklarindan insana mesaj atmak istiyordum, bedeli bu mu olacakti? :( bunun kampanyasi vs yok mu?
is bulma surecini hizlandiriyor mu?
0
damba
(28.12.20)
linkedin premium'u genelde kurumsal olarak iş yapmak için kullanıyorlar. bundan dolayı yüksek fiyatı sanırım.
0
reanarchy
(28.12.20)
ekleyi seçince davet gönderirken not da yazabiliyorsunuz galiba.
0
geçerkenugradım
(28.12.20)
Tekel çünkü adamlar.
0
roket adam
(28.12.20)
tekel
0
baldur2
(28.12.20)
evet connection olarak ekleyip, bağlantı isteğine meramınızı yazabilirsiniz. daha önce yapmadıysanız premium hesap 1 ay deneme seçeneği ile aktif edebilirsiniz bu arada. sadece bir sanal kart oluşturun limiti olmasın, onu ekleyin ve hesabınızı aktive edin.
0
kobretti
(28.12.20)
(9)

uzaktan çalışırken pazar günü de çalışma konusu

roket adam
selamlar arkadaşlar, global bi firmanın tr şubesinde bir terfi sonucu farklı ülkeler için remote çalışmaya başladım. lakin ortadoğu ve afrika bölgelerinde bazı ülkeler cuma-cumartesi tatil yapıyor, bazıları cumartesi-pazar. bu şartlar altında 6 gün çalışacağım gibi görünüyor. bunun maaşa yansıması n
selamlar arkadaşlar, global bi firmanın tr şubesinde bir terfi sonucu farklı ülkeler için remote çalışmaya başladım. lakin ortadoğu ve afrika bölgelerinde bazı ülkeler cuma-cumartesi tatil yapıyor, bazıları cumartesi-pazar. bu şartlar altında 6 gün çalışacağım gibi görünüyor. bunun maaşa yansıması nasıl olmalıdır?

zam dönemini mi beklemeliyim, yoksa direkt tatil günü çalıştığım süreyi talep mi etmem lazım?
iş kanunu bu konuda tam olarak ne diyor?
pazar günü çalışma, tr'de normal çalışma süresi olarak mı geçiyor yoksa tatil olduğu için ek tarife mi uygulanıyor?

yani tr şartlarına göre haftada 5 gün çalışıp aylık 1000 lira alan bi adam, pazar da çalışmaya başladığında ne almalı?
0
roket adam
(27.12.20)
5 günde toplam çalışma saatin ne kadar molalar hariç? Haftada 45 saatin altındaysa, 45e kadar olan sürenin fazla çalışma ücreti ödenmek zorunda değil ama aştığı anda kanunen ödemek zorundalar.
Şirketin fazla çalışma ücreti ödeme politikası vardır, durumu belirt onlar hesaplayacaklardır. Normalde haftalık tatil gününde yapılan ekstra çalışma 1e 2 oranında ödenmeli. Günlüğün 500 liraysa pazar çalıştığın için 1000 alman gerekir. Ama dediğim gibi, haftalık çalışma saatine göre bunun hesabı değişebilir.
0
Jux
(27.12.20)
Peki bu "toplam çalışma saati" içerisinde "idle time" dedikleri iş beklediğin süre de dahil mi, yoksa etkin olarak raporlanan süre mi baz alınıyor?

Yani atıyorum çağrı merkezindesin, bilgisayar başında oturup çağrı beklediğin süre çalışma süresine dahil mi, yoksa sadece müşteriyle konuşma süren mi dahil?
0
🌸roket adam
(27.12.20)
Eşim uluslararası bir firmada saat farkı olmayan bir sektörde çalışıyor. Dünya yuvarlak.. Pandemi öncesi işi yoğundu. İşten eve geldiğinde de aksilik çıkınca müdahale etmesi gerekebiliyordu. 9 aydır evden çalışıyor. İşi minimum akşam 8’e sarkıyor. Bunun haricinde anlık mail gelebiliyor. Hatta telefon da geliyor gecenin bir vakti.. beterin beteri var anlayacağın :/
0
silah taciri
(27.12.20)
"Yani atıyorum çağrı merkezindesin, bilgisayar başında oturup çağrı beklediğin süre çalışma süresine dahil mi, yoksa sadece müşteriyle konuşma süren mi dahil?"

Masada oturup çağrı beklediğin süre de çalışma süresi. İsterse hiç çağru gelmesin, sen orada bekliyorsan, çalışıyor kabul edilirsin.
0
sorularimicinfeykhesap
(27.12.20)
türk iş kanununda idle time için bir çalışma öngörüsü yok. saatlik ücretle çalıştırılıyor olursun en fazla, onda da sözleşmendeki özel durum geçerli olur. sözleşmende bahsettiğin gibi bir durum için ücret hesabı ayrıca yapılmadıysa idle time çalışma süresine dahil edilir. çağrı merkezlerinde bahsettiğin gibi bir uygulama yok mesela, eğer agent çok idle kalıyorsa işçi çıkarılır, çağrı hacmi daha küçük bir grup tarafından alınır ki idle kalınmasın.
sadece belirlenen mola saatleri düşülür haftalık çalışma saatinden. 7,5 saate kadar olan çalışma için yarım saat mola zorunludur, fazlası için 1 saat. günlük çalışma saati hesabına dahil edilmez bu mola süreleri. 9-18 çalışan birinin günlük çalışma saati genelde 8 fiili çalışma ve 1 saat mola olur. haftada 5 günden 40 saatlik bir çalışma saati çıkar ortaya.

pazarları gün içerisinde bölüm bölüm iş düşüyor anladığım kadarıyla, onu mu sormak istedin? eğer işveren senden tüm gün çalışmana gerek yok diyorsa -tabii bu durumda sen işe her zaman hazır olmayacağını, istedikleri maili anında yanıtlayamayacağını belirtmelisin- fiili işle meşgul olduğun zamanların hesabı yapılır. bu da yine işverene bağlı. pdks ya da benzeri bir sistemden login oluyorsan iş için login olp bitince logout olarak fiili çalışmanı kayda geçirebilirsin. öyle bir şey yoksa ve bu süreyi senin kendi hesabına bırakıyorlarsa bir kronometre tutarsın, dakika hesabı yaparsın. sonra toplamı kaç saat yapıyorsa saatlik ücret hesabına göre hesaplanır.
0
Jux
(27.12.20)
Çok teşekkürler cevaplar için. Idle time öyleyse benim senaryomda uygulanabilir değil çünkü consultant gibi saat bazında ücretlendirilmiyoruz bizim senaryoda. O zaman adamın 6. çalışma gününü de dahil edecek şekilde ücretlendirme yapması lazım gibi görünüyor.
0
🌸roket adam
(27.12.20)
4857 no'lu kanuna göre "sürekli bir işte", "belirsiz süreli iş sözleşmesiyle", "tam zamanlı ve uzaktan çalışma" konumunda olduğunuzu varsayıyorum.

Bu bağlamda kanundaki :

fazla çalışma
fazla sürelerle çalışma

telafi çalışması
denkleştirme

resmi tatil

gibi kavramları inceleyin.

Bu durum uzun sürecekse bence iş hukuku konusunda deneyimli birisinden bilgi alın. Çünkü hem ücret hem de sosyal haklardaki kaybınız uzun vadede artabilir.
0
qaram
(27.12.20)
6 gun calisma kendi kendinize cikarim yapilarak ulasilacak bir sonuc degil.COk major bir degisiklik.Yoneticiniz yada IK'niz size bildirsin, siz neden kesfetmeye calisiyorsunuz.
0
turkuaz
(27.12.20)
IK, yöneticim ve türkiye finans işlerinden sorumlu kişiler 3 farklı ülkede yaşayan 3 farklı kişi. IK ve yöneticime hazırlıksız gidersem boş yapmış olurum, türkiye finansçısı da klasik bir türko olduğu için bi şekilde işi başından sallamak için binbir bahane uydurur. O yüzden haklarını bilerek yöneticiye gitmek çok önemli. Yardımcı olan arkadaşlara teşekkür ederim.
0
🌸roket adam
(27.12.20)
(7)

hangi evde kalsam?

damba
1.seçenek:isyerime 10 dakika, eski bir binada,kagithane'de (kadin basima kagithane'de kalmaktan biraz korkuyorum) Sultan Selim Caddesi üzerinde, merkezi bir yer yani600 tl, tek bir oda, salon yok evde, tek basima kalacagim, diger ev uyeleri memlekette.2.secenek:-isyerime 20 dakika gozukuyor trafiksi
1.seçenek:
isyerime 10 dakika,
eski bir binada,
kagithane'de (kadin basima kagithane'de kalmaktan biraz korkuyorum) Sultan Selim Caddesi üzerinde, merkezi bir yer yani
600 tl,
tek bir oda, salon yok evde, tek basima kalacagim, diger ev uyeleri memlekette.

2.secenek:
-isyerime 20 dakika gozukuyor trafiksiz, (levent'ten fatih'e gidicem ozel --arabayla, trafikle 30 dk olsa?:()
-en yakin arkadasimla ayni evde kalicam,
arkadasim 2 hafta online, 2 hafta evden calisacak, yani virus getirme ihtimali dusuk ama yine de tek yasamaktan riskli,
900 tl,
ev cok guzel ve salonu var.

sizce trafige ve ucretine ragmen tek basima kalmaktansa, yakin arkadasimla, guzel bir evde kalma secenegini degerlendirmeli miyim?
0
damba
(27.12.20)
arkadaşınla anlaşıyorsan 2. seçenek daha iyi gibi görünüyor. kağıthane'nin dandik bölgeleri gerçekten zor olabilir bir kadın için, kiraya da bakılırsa iyi bir yer ya da bölge olma ihtimali yok.
0
roket adam
(27.12.20)
ben olsam 2.seçeneği seçerdim.
0
suicides underground
(27.12.20)
2
0
kisa
(27.12.20)
@roket adam Kağıthane’de işlek bi caddede ama evin eski olduğu için kapı güvenliği vs olduğunu sanmıyorum :(
0
🌸damba
(27.12.20)
Deprem varken eski evde kalmazdım. Parası ne olursa olsun sağlam evi tercih ederdim.
0
sta
(27.12.20)
dediğin muhit, nezihlikte istanbul ortalamasında.
ha bir de hırsızlık demişsin, ona teminat veremem. ama diğer eve hırsız giremeceyeği garanti mi. kapıyı pencereyi sağlama alırsan sen evdeyken girmez büyük olasılıkla, evde olmadığın zamanları kolluyor ve buluyorlar genellikle.
0
esref
(27.12.20)
şöyle bi yürüyünce düşündüm, 2.yi seç
ilk ev, ev değil oda, boğar hem de çok eski, çok yorar
0
esref
(27.12.20)
(3)

Amazon prime kargo

freebird5406_2
Aylık 8 liraya amazon video prime'a üye olduğumuzda amazon.com.tr den yaptığımız her alışverişte kargo ücretsiz mi, yoksa belli aylık kotası mı var ?
Aylık 8 liraya amazon video prime'a üye olduğumuzda amazon.com.tr den yaptığımız her alışverişte kargo ücretsiz mi, yoksa belli aylık kotası mı var ?
0
freebird5406_2
(26.12.20)
Ücretsiz. 5 tl'lik şeyi bile kargo ücretsiz alabilirsin.
0
roket adam
(26.12.20)
Evet ücretsiz, kota yok. Normalde de 50 tl üzeri herşey kargo ücretsiz zaten
0
Unde bach canim
(26.12.20)
Kota yok, sınırsız. 8 liraya bunu yapabilmeleri takdire şayan.
0
halitkin
(27.12.20)
(3)

ipad pro için şarj kablosu

panamera
Merhaba, orijinal kablo 199 tl; elim gitmiyor bir türlü 199 lira vermeye; muadil iyi bir marka var mı? (usbc to usb)
Merhaba, orijinal kablo 199 tl; elim gitmiyor bir türlü 199 lira vermeye; muadil iyi bir marka var mı? (usbc to usb)
0
panamera
(26.12.20)
Ttec kullandım bir süre, işimi gördü.
0
roket adam
(26.12.20)
Baseus aldım amazondan,2 mt olanı. type-c to type-c.
0
arenas
(26.12.20)
ucu paslansa da varsa ugreen diyorum.
0
Fatih_BaKeR
(27.12.20)
(2)

Otomobilden anlamayan birisi ikinci el otomobil alırken bayiiden mi almalı?

clark sehir
Arkadaşlar merhaba.Başlıkta yazdığım gibi sorum net. Malum ikinci el piyasasında dolandırıcılık, araçlar hakkında hatalı bilgiler, al-sattan ötürü hangi arabanın nasıl olduğunun bilinemez hale gelmesi gibi sebepler düşünüldüğünde, benim gibi otomobilden anlamayan fakat otomobil almak isteyen birinin
Arkadaşlar merhaba.

Başlıkta yazdığım gibi sorum net. Malum ikinci el piyasasında dolandırıcılık, araçlar hakkında hatalı bilgiler, al-sattan ötürü hangi arabanın nasıl olduğunun bilinemez hale gelmesi gibi sebepler düşünüldüğünde, benim gibi otomobilden anlamayan fakat otomobil almak isteyen birinin 2. el alırken yetkili bayiilerden alması daha mı iyi olur? Bu konuda ne düşünürsünüz? Yetkili bayiiden alınca karşıda muhattap bulunduğu için daha mı kolay olur her şey, arabalar daha mı sağlam ve düzgün olur? Yorumlarınızı ve benzer tecrübelerden geçen arkadaşların fikirlerini bekliyorum.
0
clark sehir
(26.12.20)
karşında gerekirse dava açarım diye tehdit edebileceğin bi kurumsal yapı olması ile, ne olduğunu kim olduğunu bilmediğin iki üç tane adamın olması arasında ciddi fark var tabii. ancak kurumsal bayilerden alınan (dod) gibi araçların da fiyatı daha yüksek oluyor maalesef.
0
roket adam
(26.12.20)
kurumsal yapıdan elbet alabilirsin ancak normal ederinin 10-15 bin üzerine alman söz konusu olabilir. kendi alacağın 2. el araç çok çok kötü çıkmazsa 10-15 bine zaten motor ölü bile olsa sorunu çözdürürsün.

bütçe ve ihtiyacını olan aracı söylersen yardımcı olmaya çalışabilirim.
0
johnnie w lker
(26.12.20)
(11)

Nişan/düğün alışverisi kazıklanmak

Topalordek
Merhaba, nişan arifesindeyim nerden alışveriş yapsak esnaf kazıklıyor, tanıdık diye gittiğimiz yer bile kazıklayor. Duyardım ama bu kadar tahmin etmezdim, size de denk geldi mi böyle, oldu mu ilginç yaşadığınız şeyler? Ne alsam kazıklıyor adamlar moralim bozuldu ya :) netten alınacak şeyde değil ki
Merhaba, nişan arifesindeyim nerden alışveriş yapsak esnaf kazıklıyor, tanıdık diye gittiğimiz yer bile kazıklayor. Duyardım ama bu kadar tahmin etmezdim, size de denk geldi mi böyle, oldu mu ilginç yaşadığınız şeyler? Ne alsam kazıklıyor adamlar moralim bozuldu ya :) netten alınacak şeyde değil ki çoğu.
0
Topalordek
(25.12.20)
Çeyiz işleriyle uğraşmayı sevdiğini belli edersen her gittiğiniz yerde saçma sapan setleri 2-3 katına kakalarlar maalesef. Yaşanmış olaylar.

Ne istediğinize emin olarak gidip, pazarlık yapıp, gerekirse almayıp çıkacaksınız. Bunu yaparken de yanınızda kesinlikle anne, baba, kaynana falan olmayacak. Özellikle anneler varsa çok dandik şeylere en az 2-3 katı para ödersiniz, satıcılar "ayıp olmasın" kelimesini kullandığı anda iş bitiyor :)
0
roket adam
(25.12.20)
ilişkideki bu işlere kafası basan kimse o yapsın pazarlığı. yani dominant bi figur olsun satıcı karşısında ikileme düşmeyin kendi aranızda.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.12.20)
önce o malın ederini bileceksiniz. sonra:

almayıp çıkar gibi yapmak. +1
0
iddaaci
(25.12.20)
@iddaaci nın dediği gibi,
Önce keşif, sonra taarruz.
0
Erva
(25.12.20)
@roket adam +1 ayrıca çikolata tepsisi gibi şeylerin parçalarını ayrı yerlerden alıp birleştirebilirsiniz. Bazı şeyleri bu tarz nasıl ucuza getirebileceğinizi düşünürseniz birkaç alternatif çıkar.

Yaşadığınız yerde küçük dükkanlar varsa onlardan alışveriş edin, kaliteli ürünler de getiriyorlar (çamaşır vb.). Bu tarz ufak yerlerden bazı şeyleri alarak destek de olabilirsiniz. www.nahil.com.tr Buraya ufak lavanta kesesi yaptırmıştık özel gün için, ısmarlama yapıyorlar.

Biliyorum dikkatlisinizdir ama çok kişinin evde toplanması bu aralar çok riskli, en azından aşılanma sonrasını beklemenizi öneririm. Binde 1 bile risk olsa onu almaya değmez. Hayırlı olsun.
0
kaset
(25.12.20)
Kaziklandiginiza emin misiniz? Hayat cok pahalandi son donemde. Pazara gitsem kaziklandim hissine kapilmadan edemiyorum. Tum tezgahlarda fiyatlar yazdigi halde ve ayni olsa bile.
0
Kirmizibavul
(25.12.20)
Bohça alışverişi mi kaziklandığınız?
Gidin iki nişanlı incik cıncık şeyleri Eminönü'nden alın. Bilmiyorsanız anneler liste versin. Ay biz dandik alırız anlamayız moduna girmeyin geze geze öğrenirsiniz.
Harici şeylerin hepsini internetten alabilirsiniz. Yüzük tepsisinden dökme çikolataya hepsi internette var.
0
cilekli pasta
(25.12.20)
internetten neyi alamadığınızı merak ettim :) çikolata şeker çiçek başka ne yapılıyor nişanda hhhh
0
ala09
(25.12.20)
Toplu cevap vereyim herkese teşekkürler öncelikle :)
Nişanda 10 kişi olacağız iki aile arasında, kısa sürecek. Internetten alacağımız şeyleri tasarım vs beğenmezsek diye korktuk birde kargo süresi malum, nişanı sağlık sebepleri ile erkene aldık. Kazık yediğimiz şeyler atıyorum nişan tepsisi, nişanda yapılan masa süsü eşyaları, çikolata. Mesela bir esnafla Instagram dm den çakma hesapla fiyat sordum nişan setine bir fiyat verdi, arkadaşla laflarken arkadaşım ben orayı tanıyorum adama sorayım dedi, adam demiş eşyaları alın ücreti sonra hallederiz, arkadaşım çok yakın birisi esnafta bunun akrabası neyse ödemeye gittim adam aynı fiyatı aldı benden. Arkadaşımda yanımda tabiki bisey diyemedim dükkan kalabalık. Adam bide laf döküyor ikram yaptık şu hediyemiz şu şöyle bu böyle.
0
🌸Topalordek
(26.12.20)
olm ni$anda sen boyle paniklediysen dugunu yapisin yok.

Her turlu dudukleyecekler, kacisin yok, hepimiz bir sekilde duduklendik, cok fazla kafaya takmamak lazim :)
0
cooperr
(26.12.20)
nişan tepsisi, nişan süsü, ıvır zıvır şeylere tabii ki de ederinin çok üzerinde para ödeyeceksiniz, buna alışın derim :) zorunlu bir şey olmadığından, lüks olduğundan adamlar yapıştırıyor fiyat saçma sapan rakamlar istiyorlar, bu işin kaçarı yok maalesef.

buzdolabı falan alırken kazık yeme ihtimalinizi düşürme şansınız var ama nişan tepsisi, süs, çikolata falan bunlar direkt en çok para kazandıran itemler.
0
roket adam
(26.12.20)
(9)

ofislere dönüş

aziz dostum jack
ne zaman tekrar ofislere dönülür? aşı geldi muhabbetleri de başladı. 1-2 aya dönülür mü?bununla ilgili şirketleriniz planlama yaptı mı? beklentiler ne yönde?
ne zaman tekrar ofislere dönülür? aşı geldi muhabbetleri de başladı. 1-2 aya dönülür mü?

bununla ilgili şirketleriniz planlama yaptı mı? beklentiler ne yönde?
0
aziz dostum jack
(25.12.20)
bizim ofis 12 mart'da kapandi sonra eylul'de %25 kapasite ile acildi kasim'da amac %50 kapasiteye gecmekti, %5 bile dolmadi (gonullu basvurular arasindan). 2021 mart'a %25 hedefi koydu yine ama bir yandan ofifse gitmeyi tamamen gonulluye gecirme plani var.
0
try again fail again fail better
(25.12.20)
mart'a kadar bir aksiyon beklemeyin
0
duyurukullanıcısı
(25.12.20)
kardeşimin çalıştığı şirket mayıs'ta evden çalışmaya dönmüştü, haziran gibi geri döndü ve hala 5 gün gidiyorlar. (taksi parasını karşılıyor ama, birlikte birkaç kişi)

bir arkadaşım da 2 haftada 1 tam hafta gidiyor. Aslında çalışanlar şu an bile çalışıyor.
0
rodriguez2
(25.12.20)
En erken haziran temmuz bence
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.12.20)
bizimkiler bıraktı bunun üzerine düşünmeyi çünkü yukarıda söylendiği gibi hiç uymadı yapılan planlar. şu anda kimse bir daha ofise dönmeyecekmiş gibi çalışıyor; artık ne zaman işler yoluna girerse o zaman döneriz.
0
Jux
(25.12.20)
ben 1.5 yıl bekliyorum. yani 2020 mart - 2021 ağustos
0
ShadowOfMoon
(25.12.20)
Bizde de en son haziran 2021 lafı geçti ama herhangi bir plan yok.
0
peki madem
(25.12.20)
2021 Eylül'ü bulacak gibi görünüyor.
0
roket adam
(25.12.20)
Bizde tarih konuşulmuyor. Herkes aktif olarak aşı olabildiğinde tarih belirleyeceğiz dediler.
0
jazzabel
(25.12.20)
(2)

Youtube'da Bein Sports'dan telife girebilecek kisa bir goruntu paylassam

speedy
Youtube hesabim toptan kapanmaz degil mi? Sadece ilgili video silinir?
Youtube hesabim toptan kapanmaz degil mi? Sadece ilgili video silinir?
0
speedy
(25.12.20)
Daha önceden de bu tarz hareketler yaptıysan hesabın kapatılabilir.
0
roket adam
(25.12.20)
Oha upload eder etmez saniyesinde

This video contains copyrighted material. As a result, it has been blocked worldwide.

dedi
yayinlamadi bile videoyu. Teknoloji amma gelismis abi, bu nedir ya?
0
🌸speedy
(26.12.20)
(47)

Milyonlarca dolarlik hastaliklar.

müptezel dostoyevski
Devletin tek bir kisi icin milyonlarca dolar ilac parasi odemesi dogru mu?Bu sahislar iyilesse bile dunyada gozle gorulur bir degisiklik yaratma ihtimalleri sifir olmasa bile sifira yakin.Hayirseverlerin bagis yapmasindan bahsetmiyorumOzgur iradeleri.Sosyal devlet olmak zorunda miyiz sizce?Sakin cal
Devletin tek bir kisi icin milyonlarca dolar ilac parasi odemesi dogru mu?
Bu sahislar iyilesse bile dunyada gozle gorulur bir degisiklik yaratma ihtimalleri sifir olmasa bile sifira yakin.
Hayirseverlerin bagis yapmasindan bahsetmiyorum
Ozgur iradeleri.
Sosyal devlet olmak zorunda miyiz sizce?
Sakin calacaklarina boyle kullanilsin demeyin
Bambaska konular.
Daha yetiskin bile olmamis cocuklar icin milyonlarca dolar ilac parasi odemesini devletin destekliyor musunuz?
0
müptezel dostoyevski
(25.12.20)
tek bir çocuk dediğiniz çocuk sizin çocuğunuz, kardeşiniz hatta yalnızca akrabanız olsaydı bu soruya vereceğiniz cevabı tekrar düşünün bence. tek bir çocuk nasılsa yenisini yaparım diye mi düşünürdünüz acaba?
0
amugochi
(25.12.20)
bence devletin varoluş amacı budur zaten. bana lazım olduğunda işimi yapmayacaksa ben ona neden bağlı kalayım? saçma sapan iş adamlarına vergi indirimi/muafiyeti yapacaklarına keşke hep ihtiyaç sahiplerine yada tedavi olabilecek hastalara dağıtsalar paraları.

insanı yaşat ki devlet yaşasın.
0
trajikomix
(25.12.20)
amugochi- cevabi dusundum basligi acmadan tabi. devletin bu isleme zorunlulugu olmadigina kanaat getirdim. devlet ayri, hayirseverlerin yardimci olmasi ayri olay. vergilerin tek bir cocugun milyonlarca dolarlik ilac parasi icin kullanilmasi gerektigini dusunmuyorum sonuc olarak, kaanaatim bu yonde oldu

trajikomix - hukumetler degisebilir bu durum da degisir, bunu sadece su an ki hukumet icin ele almayalim, kesin olmamakla beraber abd de sosyal devlet anlayisi olmadigina yonelik cokca yazi goruyoruz, ozel saglik sigortan olsa bile belli noktalarda destek sagliyor, abd bu noktada tek bir kisi icin milyonlarca dolar odemeyip hata mi ediyor? bana kalirsa yaptiklari bir hata yok ortada.

potansiyeli ve yetenegi cok yuksek bir cocuk kesfedilir, onun icin 100 milyon dolar harcanir, dunyayi degistirecegi tahmin ediliyordur, ama hicbir yetenegi daha ortaya cikmamis birileri icin, tum halkin vergisini riske atmak, akil alir gibi gelmiyor
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
Anlayamadım ben, devlet hayrına mı yapıyor? Net ve brüt maaşınız arasındaki farkı bir karşılaştırın. İşçi/memur her ay kötü günler için zaten devlete ödeme yapıyor.
0
kojonotsuki
(25.12.20)
kojonotsuki - zaten buna yonelik hastane ihtiyaclarini karsiliyor devlet, milyon dolarlik ilaclari listesine almiyor. almamakla iyi de yapiyor bana kalirsa. ama surekli instagram ve twitterda buna yonelik algi operasyonu yapiliyor, devlet bu ilaclari listesine alsin diye. devlet bir hayir kurumu mudur? halkin vergisini referandum yapmadan kafasina gore dagitabilir mi?

referanduma gidilip, bir birey icin maksimum hastane saglik harcamalari ust limiti ne kadar olmalidir? gibi bir toplum gorusu alinmak zorunda degil midir ya da ekonomistlerden bu yonde feedback alip karar vermesi gerekmez mi, seffaf ve dogruluk adina.

ben xxxx birim vergi odemisken x birim vergi odeyen biri benim milyonlarca kat daha fazla oranimda saglik harcamasi yapma hakkini nasil kazanabilir? esitlik ilkesine uygun mudur, bence toplum olarak duygusal bakiyoruz bu konuya gibi geliyor
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
her insanın yaşama hakkı vardır, gerçekten aşırı temel bir haktan bahsediyoruz. bakış açınız ableism'e kayıyor. herhangi bir sağlık problemi olmayan çocuğa bile devlet eliyle bir sürü sağlık ödemesi yapılıyordur mesela. bu çocuk ilerde sizin tabirinizle "potansiyeli ve geleceği" olmayan bir insan olacaksa bu para da mı boşuna gitmiş oluyor? samimi bir meraktan soruyorum gerçekten bakış açınızı anlamak için yanlış anlamayın. o zaman bu devlet neden var? (hükümet değil, devlet)

@ala09 size de bir sorum olacak. hadi bu hastalık gerçekten de öyle oluyor diyelim. dünyaya ne annesini, ne babasını, ne onların akrabalığını ne de hastalığını seçerek gelen hasta çocuğun bir kuruş bile almayı hak etmeyecek günahı nedir bu noktada?
0
amugochi
(25.12.20)
Milyon dolarlık ilaçlar, nadir görülen hastalıklar için. Toplam bütçe içindeki yeri minimal.
Bir de, sigortanın mantığı zaten budur, riskin dağıtımı. Milyonlarca insan milyarlarca tl prim öder, kimi doğru düzgün sağlık harcaması yapmadan yaşar gider, başka biri kronik hastalığa yakalanır uzun yıllar tedavi/ilaç harcaması oluşturur.
Sosyal devlet olmak da budur zaten. Aksi, devlet bu iştem neredeyse tamamen elini çeksin, sgk primi almasın, özel sağlık sigortası sistemine geçilsin, ödediğin prim kadar risk kapsamı geniş olsun demek.

Bu konu hakkında değerlendirme yaparken, bakkal hesabı yapmak yerine, sağlık ekonomisi, geri ödeme, nadir hastalıklar gibi konular hakkında bilgi sahibi olup sonra değerlendirme yapmak daha iyi olur.
0
efx
(25.12.20)
Sağlık bir insan hakkıdır ve bu hak, diğer tüm haklar gibi yüzlerce yıllık toplumsal mücadeleler sonucu kazanılmıştır. Bir insanın sağlık hakkına erişebilmesi için illa dünya üzerinde gözle görülür bir değişim yaratma ihtimali olması gerekmez. Sadece insan olması yeterli. Bu tedavilerin neden milyon dolar maliyeti olduğunu sorgularsan daha doğru bir kapı açmış olursun kendine. Hak ve özgürlükler oylamaya tabi değildir, referandumla emeklilik de kaldırılsın mesela, olur mu? Olur dersen şaşırmam tabi.

Hoş xxx vergi ödeyenin x ödeyenden daha fazla sağlık hakkı olduğunu düşünen birine laf anlatmanın beyhude olduğunu düşünüyorum ama umut biz x vergi ödeyenlerin ekmeği işte.

Yurttaşlık kavramı ve bilinci öyle bir erozyona uğradı ki son yıllarda, devleti yönetenlerin ve büyük burjuvazinin hayalini kurduğu ama açıktan diyemediği ne varsa onları dile getiren "ortalama vatandaş" her yerde peydah olmaya başladı.
0
temasettin
(25.12.20)
bakanlığın tek bir kişi için, gerek ameliyat olur gerek tedavi olur milyonlarca lira harcaması doğru. sistemin temel mantığı bu zaten.

ama soruyu sma hastaları için soruyorsan, orada durmak lazım. bakanlık bu konuda resmi olmayan açıklamalar da, ödeme kapsamına almayı çok istiyoruz ama ilaç şirketleri hastaları çok manipüle ediyor, bir çok çocukta ilaçlar yaş kilo vs'den dolayı etki etmediği halde umut vadediyorlar, ve bazı tedavi yöntemleri de faydasız demişti.

bunun gibi bazı nadir ve milyon dolarlık ilaçlarda dönüyor maalesef bu manipülasyon durumu.
0
avatar is back
(25.12.20)
Evet, devlet ödemeli. Kişilerin yaşam hakkı “zenginlerin” vicdanına bırakılmamalı. Ancak devlet önleyici sağlık hizmetlerine de yatırım yapmalı. Nüfus planlamasının din dışı bulunup askıya alındığı, akraba evliliklerinin sözümona din alimleri tarafından özendirildiği bir ülkede yaşıyoruz maalesef.
0
auroraaurora
(25.12.20)
efx- sosyal devlet anlayisini halk benimsemek zorunda mi peki? evet bu ulke vatandasiyiz, ama ileride medeni bir duruma gelirse bu ulke, halkin goruslerine gore sekillenmesi gerektigini dusunuyorum bircok harcama kaleminin. egemenligimiz noktasinda kusku yaratmayacak tum konular, seffaflik ile halkla paylasilmali.
ama sosyal devlet analyisini benimsemene saygi duyuyorum tabi ki
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
amugochi - devlet vatandaslari icin var, osmanli zihniyeti gibi, halk sefalet icinde olsun, devlet ayatka kalsin dusuncesinde degilim. halkimiz refah icinde olmali. egemenligimizi korumali, muasir medeniyetler seviyesinde tutmali. ama toplumun dusuncesini kaideye almali.
sosyal devlet anlayisini benimsemek zorunda degil diye dusunuyorum bu halk.
bu konuyu sizce vakiflara devredemez mi? bircok hayir sever bu vakiflari yonetiyor, halihazirda.
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
r evolution - evet guzel cevap, teknolojiye ve bilime yapilacak her turlu yatirimi destekliyorum.
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
avatar is back - icinde milyon dolar ilac ucreti olan her hastaligi katiyorum konuya, devlet baskidan oturu mecburen ekliyor cogu ilaci. dediginiz durumlar ayri konular tabi, ilac sirketleri kazanc elde etmek icin, yasama umudu pazarliyor.
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
auroraaurora , sunu soracagim, neden destek olmak istemedigim biri icin, vergilerimden o kisiye para gitmesini kabul etmek zorundayim ? medeni bir ulkede her sey seffaf ve halkin onayi alinarak yapilmaz mi? devletin sosyal devlet anlayisi yarin degisebilir, bu degisimi istiyorum, destek olacagim.
dediginiz nufus planlamasi konusunda destekliyorum sizi, nufus planlamasi sart.
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
şu anki devlet yapımızda diğer israflar bitsin sağlık karşılansın evet. Çünkü devlet sürekli alıyor, bize verebildiği nadir şeylerden biri sağlık. (güvenlik bile veremiyor diyebiliriz bak)

Bence vermemesi de makul ama o zaman çalışma hayatında ve aldığımız her üründen bu kadar vergi alınmamalı, herkes paşa paşa özel sigortasını yaptırmalı, yaptırmayan da ölür veya çok borçlanır. Bu sisteme geçersek herkes kendi bacağından asılır ama Türkiye'nin bu düzene gelmesi imkansız gibi (en azından bizim ömrümüz içinde).
0
nhk ni youkosu
(25.12.20)
Türkiye’de sosyal devlet yok ki. O ilaçların ücretinin karşılanması da popülizm sadece. Sizin zihniyetiniz hakim zaten, merak etmeyin. Güvenlik hariç, o da şüpheli, ücretini ödemediğim hiçbir hizmet almıyorum ben bu devletten. Bordroma bakınca hafakanlar basıyor.
0
auroraaurora
(25.12.20)
yani sizin bakış açınıza göre amerika gibi sağlık harcamaları özel sağlık sigortaları kapsamında olmalı, devlet eliyle yönetilmemeli gibi anladım ben. bu durumda devletin benim maaşımdan aldığı vergiyi bana geri vermesi lazım.

devlet buna yanaşmaz, bizden aldığı vergiler oraya harcadıkları paranın yanında gerçekten bir hiç kalıyor. asıl bu vergiler kimin cebine gidiyor onu sorgulamak gerekiyor.
0
bigcaptain
(25.12.20)
Ben de müptezel dostoyevski gibi düşünüyorum. Tedavi kararı farklı sosyal statüler göz önünde bulunularak verilmeli. Geçende 4 çocuğunun 2'si sma hastası olan birinin bir çocuk daha doğurup onun da sma hastası olması gibi bir durum vardı mesela. Bilimsel ve genetik olarak o çiftin belli bir riski varsa ve bu riski aileler üstleniyorsa devletin böyle bir durumda milyonlarca doları 2 çocuğu kurtarmak bile değil daha rahat yaşatmak için harcaması bana adil gelmiyor.

Farklı şirketlerin vergi kaçırıyor olması bambaşka bir konu - onlar vergi kaçırmasa da artan parayla yapılabilecek yine binlerce şey bulunabilir zaten genetik sorunu olduğu belli olan bir ailenin bile bile lades dediği yeni çocukları tedavi etmektense. Toplum olarak bu riski herkes karşılamak zorunda mı?

Zaten bu sma konusunun kesinlikle ilginç şekilde birden gündeme geldiğini düşünüyorum, yani böyle bi hastalık mı yoktu, ilacı mı yoktu bilmiyorum ama acayip karlı bi iş gerçekten.

Edit: yine başka bir örnekle mesela sigara içenlerin ya da alkoliklerin kanser masrafını toplumun geneli ödemek zorunda olmamalı. Bunlar bile bile alınan riskler, ben sağlıklı yaşamaya çalışan biri olarak neden sorumsuz yaşayan insanların masrafını üstlenmeliyim? Ha amenna adamın başına hiç önleyemeyeceği bir şey gelir, o konuda tabii ki devlet baba yardım elini uzatacak. Ama bile bile lades dedin mi orada bence dürüst vergi verenlerin hakkı yeniliyor.
0
roket adam
(25.12.20)
Aynı mantıkla asker polis de olmasın? Savunma sanayi de olmasın? Ne yani teröristler gelip sınırda 3 4 kişiyi öldürecek diye milyonlarca dolarlık harcama yapılıyor? Ne olur biri sokakta seni kurşunlasa? Amaaan güvenlik de neymiş... devletin amacı insanların güvenliğini, sağlığını korumak ve insanı yaşatmak degil midir? Devlet it köpek tayfasına para yedirirken milyar dolarlık vergilerini silerken sesi cikmayan insanlar sma hastarina harcanacak paraya laf ediyor. Burada sizi kastetmiyorum, yalnız değilsiniz. ayni kafada cok sahis var ne yazik ki.
0
sen de git sen de unut
(25.12.20)
Ulusal güvenlik ile bireylerin güvenliği ayrı şeyler. Sınır sorunu bir ulusal güvenlik sorunudur, bireysel bir durum yok yani ortada. Keza sokakta milletin birbirini vurması da bireysel bir sorundan ziyade toplumsal güvenliği tehdit ediyor.

Keza ite köpeğe para yedirilmesini de kimse savunmuyor. Ancak ite köpeğe para yedirilmese bile, artan parayla tüm risklerin farkında olarak halen 3. çocuğu sma hastası olan bir çifte milyon dolar yatırılmasını mantıksız buluyorum. Bir milyon dolar ile bir sürü fakire iş fırsatı doğurabilirsiniz mesela, ya da doğum kontrol kampanyası yapılabilir.

Türkiye'nin bu durumda olmasının sebebi biraz da "aşırı sosyal devlet" olma kasıntısı maalesef, burada böyle bir kaynak yok bu kadar basit. Mesela devlet toki eliyle ucuz konut yapıyor, ucuz konutu alan dar gelirli istanbulda yaşamaya devam ediyor, dar gelirli olduğu için aç kalıyor, bu sefer halk ekmek yoluyla ucuz ekmek veriyorsun, bu sefer iş bulamıyor memur ve belediye kadrolarını şişirip bir sürü insana boş yere para veriyorsun. Bu bir döngü yani. Halbuki toki olmasa, istanbulda yaşayacak kadar para kazanamayan adam başka yerde yaşayacaktı, ne bu kadar darlık olacaktı, ne bu kadar sosyal yardım gerekecekti. Tarım yapması gereken adam köyünde tarım yapacaktı, şehirde iş yapması gereken şehirde yaşayacaktı. Devletin serbest piyasaya çomak soktuğu her alan ekonomiyi alt üst ediyor kısacası. Ben tam liberalizmi desteklemiyorum (sağlık tarafı amerika gibi oluyor çünkü) ama sağlık hizmetlerinin %100 devlet tarafından finanse edildiği bir sistem de türkiyede olduğu gibi özel hastane ve ilaç şirketlerini aşırı zengin yapmana rağmen, sağlıksız bir halk yaratıyor. Para boşa gidiyor kısacası.
0
roket adam
(25.12.20)
Devlet sevmem, ama sağlık için devlet tarafından para harcanmasına/toplanmasına genel olarak karşı değilim (eğitimin devlet tekelinde olmasına karşıyım mesela), hele çocuğa harcanmasına hiç karşı değilim. 80 yaşındaki adam 3 yıl yaşasın diye milyon liralar harcanıyor, çocuğun en azından büyüyüp çalışıp kendini amorti etme ihtimali var.

Onun haricinde bu "fine-tuning" çabası çok riskli. Yani devlet olarak ya ayrım gözetmeden herkesi karşılarsın ya da kimseyi karşılamazsın. İşin içine potansiyel, genetik, zeka şu bu karıştırdığın zaman o iş yarın öbür gün "kürt/alevi çocuklarını tedavi etmeyelim, zaten vatana millete hayırlı olmayacaklar" noktasına iki günde gelir. Kaldı ki potansiyel ölçülecekse bile kim ölçecek? Bunun otoritesini başkasına niye bırakayım?

Aynı şey sigara/alkol tüketimi için de geçerli. Kanser riskinin çoğu genetik, ailesinde kanser geçmişi olanların çocuk yapmasını yasaklayalım, yaparlarsa da "riski biliyordunuz, sizin sorununuz" diyip yardım etmeyelim. Olacak şey değil. Yani olur da nasyonal sosyalist olmamız lazım onun için, olmasak daha iyi bence. Kaldı ki bunun beslenmesi var, hava kalitesi var, milletin götüne analiz cihazı takıp "kızartma yemeseydin sen de, damarlarının yağlanması senin suçun" diyemeyeceğimiz için pratikte de anlamsız bir istek bu.

Onun haricinde bence teoride en güzeli ilaç şirketlerinin, özel hastanelerin çok ağır denetlendiği, ama devlete bağlı olmadığı bir model. Ama onda da adamların senden çok parası oluyor, devleti satın alıyor, kabak yine sana patlıyor, çözemiyorsun. Teorisi güzel de pratiği tatsız.
0
plutongezegendegilmi
(25.12.20)
Plutongezegeni, kesinlikle haklısın. Zaten şu an ideal dünyadan bahsediyoruz. Ancak bir noktada çok hemfikir değilim - bazı genetik hastalıkların riski gerçekten siyah ve beyaz denebilecek kadar net bir şekilde tespit edilebiliyor. Hem toplum sağlığı, hem kısıtlı kaynakların kötüye kullanılmaması açısından bence genetik hastalıklarda bu konuşulabilir. Lakin tabii sigara ve alkol konusu çok ekstrem örnekler, dediğin gibi onları tam olarak belirlemek çok zor.

Mesela bi örnek vereyim, amerika'da bazı sigorta şirketleri abonelerine ücretsiz akıllı saat (apple watch tarzı) veriyor. Gönüllü olarak veri paylaşırsan ve spor yaptığın, aktif bir yaşam sürdüğün tespit edilirse daha düşük sigorta primi ödüyorsun riskin düştüğü için. Aynısı araç kaskosunda da oluyor, bir cihaz yardımıyla araba sürüş profilini çıkartıp, agresif kullanıyorsan çok, sakin kullanıyorsan az prim ödemeni sağlayabiliyorlar ve bu çok mantıklı. Bir birey olarak da %100 desteklerim bunu yani. Bu fine-tuning işini piyasaya bırakıp, devlet mekanizması ile denetleyebilirsen sonuçlar süper çıkabilir. Amma velakin pratikte türkiye gibi bi ülkede bunu yapmak mümkün değil çünkü "sosyal yardımlar" ile yaşayan onlarca milyon "oy" var bu ülkede, yani devlet eliyle dilenci yapılmış milyonlar var maalesef.
0
roket adam
(25.12.20)
roket adam- "sosyal yardımlar" ile yaşayan onlarca milyon "oy" var bu ülkede, yani devlet eliyle dilenci yapılmış milyonlar var maalesef.

mis gibi cevap gercekten cogu duruma.
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
@müptezel dostoyevski zaten sgk, ilaç vs yapılan harcamaları paylaşıyor, gdp'ye kıyasla, gelişmiş bir çok ülkeye kıyasla sağlığa az oranda kaynak aktarılıyor. Ülkenin önemli bir kısmının işsiz, asgari ücretle geçinen insanlar olduğunu düşündüğünde, halka gidip "artık sağlık güvencesi vermeyelim, sağlık sistemini tamamen özelleştirelim" diye sorarsan alacağın cevabın ne olacağını tahmin edersin sanırım.
Artık tüm vatandaşlara belirli bir miktar vatandaşlık maaşının verilmesinin tartışıldığı bir dünyada, sağlık harcamalarının toplam gdp'nin %4.7'sini oluşturduğu Türkiye'nin sağlıkla ve bütçeyle ilgili en önemli konusu bu diyen varsa bir zahmet vizyonunu genişletsin.
0
efx
(25.12.20)
Bahsettiginiz heralde zolgensma.

Bir kere burada sunu atlıyor olabilirsiniz; sosyal devlet olan ülkelerde bu hastaligin bir tedavisi kesinlikle karsilanmali, tedavisi karsilanmayan hastalik sosyal devlete aykırı.

Yalniz şöyle bir olay var; zolgensma pahalı ama spinraza (devletler tarafindan karsilanan) hayat sonuna kadar kullaniliyor, cocuk sürekli hastaneye gidiyor (masraf), ilk yil 600bin dolar kadar sonra her yıl 300bin dolar civari.

Simdi böyle hesaplayinca zolgensma daha ucuza geliyor.

Fransa'da bu zolgensma doktor onay verirse karsilaniyor. Ki tahminim EU yakında alım gücü olayiyla fiyatini falan iyice düşürür.

Neyse, devletin ben bu tedaviyi karşılaşılamiyorum ölün banane demesi kadar saçma bir şey olamaz.
Ha tabi Türkiye'de zolgensma karşilanmasini görmek çok zor bence. Böyle insanlari millete dilenmeye yöneltmek varken.
0
logisticsmanager
(25.12.20)
"Bu sahislar iyilesse bile dunyada gozle gorulur bir degisiklik yaratma ihtimalleri sifir olmasa bile sifira yakin."

"potansiyeli ve yetenegi cok yuksek bir cocuk kesfedilir, onun icin 100 milyon dolar harcanir, dunyayi degistirecegi tahmin ediliyordur, ama hicbir yetenegi daha ortaya cikmamis birileri icin, tum halkin vergisini riske atmak, akil alir gibi gelmiyor"

Kimin yaşayıp kimin yaşamayacağına karar vermek istiyorsunuz yani? Yani devlet bakacak "Lan salak sen daha üniversiteyi kazanamamışsın sen yaşama, sen kazanmışsın da 5 sene olmuş hala bitirememişsin senden de bir bok olmaz, sen de yaşama. Sen zeki çocuğum gel yaşa bakayım."

Bu faşistliğe giriyor olabilir ama emin değilim.

Bir de yani 8 milyar insandan kaç kişi dünyayı değiştirmiş? Hitler'i çocukken çok zeki olarak algılarsak ne yapacağız mesela?

Bakış açını değiştirmen lazım. İnsanlığın amacı evreni fethetmek için her şeyi yapmak olsaydı o zaman bütün insanlık uğruna bu amaç için çalışırdık. Bütün kaynaklarımızı bu amaç için harcardık. Dolayısıyla ayak bağı(!) olacak, kaynaklarımızı sömürecek(!) insanları öldürürdük(!) en kısa zamanda evreni fethetmeye çalışırdık.

Ama bizim böyle bir amacımız yok (belki 2-3 kişinin vardır). Amacımız bu dünyada mutlu mesut yaşamak. Her insanın da yaşama hakkı var. Bütün sözleşmelerde bu hak güvence altına alınmıştır. Kimin yaşayıp kimin yaşamayacağına karar veremezsin.

Bir de eğer iş buralara gelirse sistem daha da karmaşıklaşır. Mesela bütün gün götünün üstünde oturup internete yorum yazan insanlara devlet ağrı kesici bile vermez. Salaklara ekstra salaklık vergisi koyar. Zekilere ise her şey bedava olur vs. vs.

Güzel distopya romanı olur bundan he.
0
ardt
(25.12.20)
j r r tolkien hayrani , cevabniz guzel, iyi bakis acisi, ama devletin olmama olayini halk bireysel sekilde kapatamaz, guvenlik vb cok fazla detay var, devletin olmamasi imkansiz duruyor gunumuz sartlarinda, dunyadaki herkesin iyi niyetli, kotulugun olmadigi vb bir durum olmali ki devletler ortadan kalksin, ki bu da hayal gibi
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
ardt, vergilerimin nerelerde harcanagi noktasinda soz hakki sahibi olmak istemem fasistlik mi? zorunda miyim sizce buna? bize baski yapmis olmuyor musunuz sizce, bi degerlendirmenizi rica ediyorum, bana zorla, odedigin vergi bu kisilere gidecek demis oluyorsunuz su an, istemiyorum ki bunu
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
logisticsmanager , neden olamaz ki, devlet saglik sektorunde soz sahibi olmak zorunda mi? ya da sosyal devlet olmak zorunda miyiz sizce? abd, sosyal devlet degil ornek olarak
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
efx, sizce her birey vergisinin nerelerde harcandigini gormek istemekte ozgur degil mi? ben bu noktalarda hizmet almak istemeyip, baskasinin da benim vergimden bu noktada destek almasini istemiyorsam, bu fona param gitsin istemedigimde bu ozgurluge sahip neden olamiyim sizce, halki buna zorlamak dogru mu
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
"ardt, vergilerimin nerelerde harcanagi noktasinda soz hakki sahibi olmak istemem fasistlik mi?"

Ofansif olmak istemiyorum aslinda ama daha yumusak ifade etmem mumkun degil: eger kimin yasayip kimin yasamayacagina karar vermek istiyorsan ve de kisilerin zekasina bakarak buna karar veriyorsan, kusura bakma ama evet bu fasistligin âlâsıdır. Bakis acini degistirmen lazim acilen.

Yoksa senin fikrine gore şoyle yapmamiz lazim: Vatandaslar IQ derecesine gore vergi versinler. IQ azaldikca vergi artsin. Toplanan vergiler de belli bir IQ'nun ustundeki, yani dunyayi degistirme ihtimali olan kisilere verilsin.

Senin mantigini oturttugumuz zaman gelecek duzenlemelerden sadece biri bu.

Oyle "para benim, nasil harcayacagima ben karar veririm" demekle olmuyor. "Bu cocuk benim" deyip cocugumu öldürebilir miyim ben mesela?
0
ardt
(25.12.20)
bence ikinizin orta noktası şu şekilde bulunabilir: müptezel arkadaşımız ben devletin sağladığı sağlık hizmetlerinden faydalanmayacağım kardeşim, bunun parasını da ödemiyorum diyebiliyor olmalı. böylece şuna buna yardım ediyorum demek zorunda kalmaz, kendi başının çaresine bakar. bunun bir light versiyonu avrupa ülkelerinde (bkz: kirchensteuer) olarak yapılıyor, hristiyan değilsen adam senden kilise vergisi almıyor mesela, bunun gibi seçimler yapılabiliyor olmalı "en azından".

keza emeklilik konusu da aynı şekilde, ben kendim birikim yapabilecek finansal okur yazarlık ve zekaya sahibim kardeşim, devlet bana maaş falan bağlamasın benden sgk primi de kesmesin diyebilsem, eminim ki devletin bana ayıracağı dandik emekli maaşından çok daha yüksek bir para ile emekli olurum. ama şu anda böyle bir seçim sunulamıyor, çünkü devlet kendi ayağına sıkmış olacak, devlet politikası şu anda tamamen "iyi kazanan" beyaz yakalıların sırtından, dar gelirlileri sürdürülemeyecek şekilde sübvanse etmek üzerinden yürüyor. bize bu imkanı tanısa paramın diyanete, tokiye falan gitmesine imkan verir miyim?

ancak bunlar dışında, atıyorum gelir vergisi, kdv vesaire bunların nereye harcanacağı konusunda maalesef o kadar granüler bir seçim şansı sunmak realistik görünmüyor.
0
roket adam
(25.12.20)
"sağlık hizmetlerinden faydalanmayacağım kardeşim, bunun parasını da ödemiyorum diyebiliyor olmalı"

Yani şu durumda x kisisi, devletin ufacik bir parcasi. Devlet iyi almiyorum senden vergi dese, bunun bir karsiligi yok. Yani sistemden tek tek kisiler halinde cikamazsin. Devlet, senin hastanelere giden parani hesaplayip o parayi sana iade edemez.

Kilise ve vergi konusunu bilmiyorum ama orada da cok ozgur bir secim yoktur. Eger hristiyan olarak geciyorsan otomatikman vergi sistemine dahil oluyorsundur ya da sistemde hristiyan gozukmuyorsan dahil olmuyorsundur. Belki hristiyan olup da parasinin kiliselere gitmesini istemeyenler var, bu da olabilir. Kaldi ki o insanlar hala kilisenin kararlarinda soz sahibi olamiyor mesela. Soz sahibi olacak kisileri cok dolayli yoldan seciyorlar.

Bir not: nazilerin sakatlari ve beyin ozurlulerini katletmesinin konumuzla alakasini dusununuz.
0
ardt
(25.12.20)
"Nasil cikamiyor? Turkiyede bile oluyordu bu durum, mesela bireysel emeklilik sistemi vardi. Herkes direkt dahil edilmisti ancak sonradan isteyen cikabiliyordu yani cok zor degil o sistemden cikmak."

Hayir, onu biliyorum tabii ki ama benim kastettigim, benim cebimden cikip da hastane yapimina, saglik calisanlarina giden paranin bana iade edilmesi gibi bir sey yok. Boyle bir sey de gelmeyecek.

"Yani olumlu anlamda gorus bildirrmek bile o yonde bir karar vermeye calisma demek oluyor. 'Bu durumdaki herkes tedavi olsun, kisi secilmezsin' desen bile yine bisekilde 'kimin yasayip yasamayacagina' karar vermeye calismis oluyorsun."

Hocam iste sen burada lafi carpitiyorsun. Evet, belki devletin yasasinda "herkesin tedavisini karsilama zorunlulugu" diye bir sey yazmiyor ama arkadasin bahsettigi ornekte buna sen karar vermis oluyorsun. Arkadas diyor ki, atiyorum mesela bir odada 3 kisi var ölüm doseginde, ayni ilacla duzelecek bunlar ama bu ilaclarin her biri 100 milyon. Devletin kasasinda da bolca para var ama sen odaya giriyorsun ve diyorsun ki "salak olan 2 kisiye bu ilactan vermeyin, sadece zeki olani yasatin"

İste burada kimin yasayip kimin yasamadigina tam olarak sen karar vermia oluyorsun.
0
ardt
(26.12.20)
Ben kimseye kendi goruslerimi empoze etmeyw calismiyorum.

Sozum meclisten disari ama mesela nazileri, onlarin goruslerinden caydirmaya calissam bu da mi fasizme girecek?
0
ardt
(26.12.20)
"Onu gectim klasik 'denize dusse x i mi Y yi mi kurtarirsin' sorusunda bile o secimi yapiyorsun bisekilde"

Orada bir tanesini kurtarabiliyorsun ama. İkisini kurtarman mumkun olmadigi icin o mu bu mu diye soruyor. Bizim olayda ise devletin yeteri kadar parasi var ama "hayir, bu parayi salaklari kurtarmak icin harcamayalim" diyorsun.

Bu ustteki lafi gonul rahatligiyla telaffuz edebilecek biri icin de dusuncelerimi belirttim.
0
ardt
(26.12.20)
ardt - olayimin fasistlik ile uzaktan yakindan alakasi yok ki, fasistlik olgusu bambaska bir sey, yukaridaki arkadas acikladigi icin ekstradan tekrar aciklama yapmayacagim, demagoji yapilacak bir konu degil benimkisi, sadece ozgurluk noktasinda ozgur olma, kazandigim parayi kendim yonetme istegim var, ve bunu istemiyorum diye, toplum tarafindan, senin demin yaptigin gibi, yeterli para var ve bunu niye harcamiyoruz, bir cocugun olmesine goz mu yumacaksin, tepkisi yemis oluyorum, bu bir cocuk iki cocuk olayi degil.

ben gelecegi degistirme olayini sundan dolayi belirttim, gelecegi goruyor olsak, o cocuk dunyayi degistirecek cocuk olsa, harcama yaparsin. ama zaten kimin gelecegi degistirecegini bilme imkanimiz yok. iq su cocukken cok yuksek cikmis insanlar ileride toplumu degistirecek olaylar yapiyor diye bi garanti yok.

ama tabi ki, yetenekleri cok bariz olan kisilere, ozel imtiyazlar taninmali. ama bu imtiyazlarin icerisine, torpil karismamali. kendi cocugunu o imtiyazlarin icine sokacak insanlar olmamali.benim isteklerim gunumuz sartlarinda biraz imkansiza kacabiliyor, bundan dolayi cok yalin sekilde, parami istedigim sekilde kullanma ozgurlugune bagladim olayi.

benim param, ben secmeliyim, devlet veya hukumet, bize bu ozgurlugu getirmeli. umarim bu ozgurluge kavusuruz ileride.
0
🌸müptezel dostoyevski
(26.12.20)
j r r tolkien hayrani - bireysellik ve devlet konusunda durum su, devlet olmadigi zaman, yerine baska otoriye koyabiliriz ya da koymayabiliriz. koymadigimizi farzedelim. 5 milyon nufuslu bir ulkeyiz, dunyada diger ulkeler olmaya devam ederken, biz ulke olmaktan vazgecersek nasil bir sey ile karsi karsiya kalacagiz ? 1 gecede bu duzenin degisme imkani yok, sinirlari nasil koruyacagiz ? ornek veriyorum 5 milyon kisi her konuda fikir belirtme ozgurlugune sahip olalim

gunde milyonlarca karar vermemiz gereken sey olacak, 5 milyon kisi surekli olarak fikir belirtemez

ama bizim goruslerimize en yakin kisileri sectigimizde hukumet partileri oluyor.

buna devlet veya hukumet demeyelim.

ama fikirlerimize en yakin kisileri secmis oluyoruz.

sonucta bize en yakin kisiler, idareyi saglasin diye isbirligi yapiyoruz

dunyada tamamen ulkeler ve sinirlar kalkacak derseniz, bu noktada uyusabiliriz, sinirlara inanmiyorum, iyi veya kotuye inaniyorum.

keske tum toplumlar baris icinde yasasak

olay biraz karisiyor bu konuda.

isteklerim var, ama bu isteklerimin pratige donusmesi cok zor.

devlet ortadan kalkinca, direkt bireysel kalicaz diye bi durumda yok tabi.

ama sonucta adina devlet demesek bile bi mekanizma olusacak.

5 milyon nufuslu bir ulke, ulke olmaktan vazgecti, kabile sistemi diyecegim bir sisteme gecti diyelim, ahmet isimli sahis bos gordugu butun topraklara ev dikmeye kalkti, dunya benim dedi, topraklar hepimize ait dedi, herkes bos buldugu yeri sahiplensin dedi ornegin, ben sizin kabilenize de katilmiyorum dedi, otoritenizi tanimiyorum dedi, burada sinirlari nasil cizebiliriz ki ?

o zaman sen kendi uzerinde bir guc istiyorsun, durum oyle diyebilirsin, ama sanirim mutlak bir gucun olmasi gerekiyor duzen saglanmasi adina. bu mutlak gucun, seffaf, liyakata uygun, durust ve guvenilir olmasini istiyorum. lakin bir toplumu yonetmekte tamamen durust sekilde olamiyor, karisik biraz durum. basit gormuyorum acikcasi, biraz konu allanip budaklaniyor, konu konuyu aciyor.

su an ki sartlara gore istegime gelirsek, devlet duzenine karsi degilim, ama devlet bireyler icin var, ama bireylere ozgurluk tanimlamasi yapmali. devletin kisitlamalari maksimum duzeyde degil, toplumu ayakta tutacagi kadar olmali. radikallikten uzak olmali ve toplumun genel cikarlari icin calismali.

maksimum ozgurluk ve maksimum secim imkani tanimlamasi yapmali.
0
🌸müptezel dostoyevski
(26.12.20)
"that escalated quickly" diyorum ama @muptezel; devlet sosyal devlet olmak zorunda değil, ben sosyal devlet açısından konusuyorum.
Açıkçası su an Fransa gibi sosyal devletin üstlerinde olan bir yerde mutluyum, disten göz doktoruna hepsi karsilaniyor. Issiz kalirsam 3 yila kadar maas var, covid dönemi yüzde 100 maas karsilamasi yapildi vs.

Bunlari devlet yapmak zorunda değil ama sosyal devlet yapmak zorunda.

Siz temel liberal devlet diyorsunuz; evet devletin polis gibi temel güvenlik dışında hicbir şeyle ugrasmamasi lazım. Misal ev sahibi seni evden mi atacak? Kendi sorunun. Ama Fransa'da misal seni kışın evden atamaz.
Işveren istedigini isten atar. Fransa'da atamaz.
Devlet sagligi karsilamaz, hele 1 milyon euroluk ilaci. Fransa'da karsilar.
Devlet vergi az alir (ki Amerika'da vergiler az değil), Fransa'da daha fazla alir.

Ben sosyal devlet tarafından yasiyorum, siz liberal devletin metro yapmaya bile katilmadigi, vatandasi herhangi bir sekilde isverene karsi falan korumadigi sistem istiyorsunuz, saygı duyarim.
0
logisticsmanager
(26.12.20)
'Birisi gelsin benim sorunumu cozsun, gucunu gostersin baskalarini korkutsun. Ben ona itaat edeyim o da beni korusun'

durum boyle degil

tak diye 1 gecede tum dunyada devletleti yikmak mumkun degil.

kendi icinde bulundugumuz toplumdaki mevcut kosullari, kademe kademe iyilestirip, en mutlak dogruyu deneme yanilma yontemiyle bulmaliyiz.

ben ortaya tek basima cikip tum dunyada sinirlar kalksin, devlet kalmasin, mutlu mesut yasayalim diye ortaya cikip kosturmaya kalksam, bir anlami olmaz.

ama icinde bulundugum toplumda, kisa surede gerceklestirebilecegim, ozgurluk adina yeniliklere yogunlasirsam bunu gerceklestirme imkanim var yasadigim surecte. olaya bu sekilde odaklaniyorum. siz ise genel bir hedefiniz var, olmasini istiyorsunuz, ama o hedefi gerceklestirme ihtimalimiz yok gibi, sadece soylemde kalma durumu daha yuksek degil mi sizce? hayal gibi biraz
0
🌸müptezel dostoyevski
(26.12.20)
j r r tolkien hayran, soylediklerinizi bir yerden yakalayip ele almak gerekiyor, aklinizdaki fikirleri faaliyete donusturmek adina bir cabaniz var mi bilmiyorum, burada fikir paylasiyoruz, muhabbet amacli

benim size sorum su olur, fikir yurutmemi istemiyorsaniz

Benim düşünceme göre ise en başından devlet şeklindeki bir yapının olması yanlış.

bu cumleye karsilik sizden uzun uzun, ulkemiz veya genel dunya adina, devletlerin yikilis surecini ele almanizi rica eder, bunu dinlemek isterdim, bir planiniz var mi,dusundunuz mu buna yonelik daha once, kendim fikir yurutmek yerine, direkt size sorayim, ama bunu eksi duyuru uzerinden konusmak biraz zor olacaktir muhtemelen, sizin bu surec ile alakali aklinizdaki her detayi ogrenmek gerek, milyonlarca milyarlarca sorulacak soru olacak bu buyuk surec ile alakali
0
🌸müptezel dostoyevski
(26.12.20)
Yalniz zolgensma tedavisinden ron swanson gibi libertarian yapiya nereden gelinmis. Devlet yikilsin yerine avm yapilsin.m!

Bence bu konunun devlet olmalı mi diye konusulmasi lazim, iyice konudan uzaklasilmis.

Gecenlerde komedyen yannis pappasin bir şovu vardi; para kazanamazken allahim obama care super lütfen bana yardim edin derdim, simdi para kazanirken baskan kim mi olacak? En az vergi alan, istedigin politikayi yürüt yeterki benden az vergi al diyorum derdi.
Bu da oyle. Ben su an Fransa'da ortalama maas alan biri olarak sosyal devlet haklarindan memnunum ama yilda 100-150 bin euro kazanmam yeni vergi dilimlerine girecegimden allah belasini versin böyle sistemin diyecegim :)
0
logisticsmanager
(26.12.20)
logisticsmanager , biraz degisti konular, ama tabi benim nihai sorum basliktaki konu

Neyse, devletin ben bu tedaviyi karşılaşılamiyorum ölün banane demesi kadar saçma bir şey olamaz.


boyle demissiniz, bunu sosyal devlet anlayisini benimsemis ulkeler icin soyluyorsunuz sanirim, ama bu anlayisi devlet bize dikte ediyor.

lakin referanduma gidilse bi dostun dedigi gibi, ulkenin cogu fakir oldugu icin, bu anlayisi kabul edicek muhtemelen.

al sana yeni bi referandum konusu daha

bireylerin vergilerinin nereye gidecegini secme ozgurlugu olmali mi?

bu referandumu da medya nasil lansederse ona gore sonuc sekillenicek.

ama objektif lansedilirse, yine ayni kitle, vergilerinin nereye gittigini secmek isteyecektir.

ama bu referandum da herkese bu ozgurlugu tanirsak, sizin cocuklarinizi tedavi edecegimiz fonlarimiz azalicak diye lansedilirse, yine ayni halk bu ozgurlugu istemeyip devlet denilen olgunun iradesine birakicak, olaylar guc kimdeyse ona gore sekilleniyor, karisiklasiyor.
0
🌸müptezel dostoyevski
(26.12.20)
ardt +1000
0
eksimeksi
(26.12.20)
mevcut türkiye şartlarında bu konuda bir referanduma zaten gidilemez. çünkü halkın büyük kısmının geliri yine devlet harcamalarına dayanıyor. ya memur, ya memur ailesi, ya devlet yatırımlarında çalışıyor, ya devlet iştiraklerinde çalışıyor, ya da gelirinin büyük kısmı devletten gelen şirketlerde çalışıyor. bu sorunun sorulabilmesi için gerekli sağlıklı ortam, ancak devletin piyasadan mümkün olduğunca çekildiği, ekonomiyi özel iştiraklerin ağırlıklı olarak yürüttüğü, ve insanların da ödedikleri verginin farkında olduğu (brüt maaş alıp vergiyi kendi ödediği gibi) bir ortamda gerçekleşebilir.

atıyorum Imamoğlu istanbulu kazandı evet ama bu başarıda "tapu sorunu çözülmesi", "halk ekmek", "suya zam yapmama" gibi kamu yararının aksine gerçekleşen bir çok propagandanın büyük etkisi var. yapmasın demiyorum ama halkın oy verirkenki kriterlerleri "özgürlük" falan değil, "ekmek" olduğu sürece böyle bir karar verme sürecinden bahsedilemez bence. şimdi sen bu adama sorsan diyecek ki halk ekmekten 1 tiye ekmek alıyordum noldu şimdi alamayacak mıyım diyecek. halbuki biz seni daha düşük vergilerle uno ekmek yiyecek bir gelir seviyesine çıkaracağınız dediğinde buna yanaşmayacak, havadan para indirim ve yardım gelmesine alışmış çünkü.
0
roket adam
(26.12.20)
tartışmayı okumadım ama kendi düşüncem türkiye gibi bir ülkede hayır, karşılamamalı. milyonlarca doları iyileşip iyileşmemesi belli olmayacak tek bir kaynağa bağlamak yerine binlerce başka çocuğun hayat standartları yükseltilebilir.
0
anais
(26.12.20)
(4)

150 bin tl bandında alınabilecek fiyat performans arabası

istebukadar
mümkünse sıfır olsun.otomatik olsun.biraz da az yaksın. konforlu olsun. içeriye ses alma aralığı yüksek olsun.bu şartları sağlayabilen:kia riofiat egeavar sanırım şuan itibariyle.başka önerisi olan var mı?
mümkünse sıfır olsun.
otomatik olsun.
biraz da az yaksın.
konforlu olsun. içeriye ses alma aralığı yüksek olsun.

bu şartları sağlayabilen:
kia rio
fiat egea
var sanırım şuan itibariyle.
başka önerisi olan var mı?
0
istebukadar
(24.12.20)
150 bin civarına otomatik deyince başka bir kriter belirlemek lüks oluyor maalesef. hyundai i10 liste fiyatı da o civarda olabilir belki, ama bulabilecek misiniz o önemli. listenin en uygun fiyatlı versiyonları pek kalmaz satıcıların ellerinde.
0
gkhncnzdgn
(24.12.20)
bu rakamlara aldığın otomatik sıfır araçlar turbo beslemesiz ve benzinli olacaktır. o yüzden yukarıdakileri alsan bile biraz da otomatik şanzuman olması dolayısıyla yakıt konusunda canını sıkabilir. belki 2. el cliolar beklentini karşılayabilir.
0
johnnie w lker
(24.12.20)
sıfır zor.

ikinci el önerim dizel 1.6 polo. elde kalmaz. 100bin km altı temiz bulursan kaçırmadan al.
0
false pretension
(24.12.20)
Sıfırı çok zor. İkinci el önerim: Citroen C4. Acayip az yakar, otomatiktir, konforu eh işte. Egea'dan falan iyi olduğu kesin.
0
roket adam
(24.12.20)
(5)

Aksiyon Kamera alalım ama hangisi?

qxgviper
Bir aksiyon kamera edinesim var ama bu cihazların özellikleri ve farklarına dair hiç bir bilgim yok. marka olarak tamam görüyoruz ediyoruz ama fiyatlar ortada. almışken paraya kıy gopro9 al mı? onun yerine şunu al diyeceğiniz bir model var mı?
Bir aksiyon kamera edinesim var ama bu cihazların özellikleri ve farklarına dair hiç bir bilgim yok.

marka olarak tamam görüyoruz ediyoruz ama fiyatlar ortada.
almışken paraya kıy gopro9 al mı? onun yerine şunu al diyeceğiniz bir model var mı?
0
qxgviper
(24.12.20)
profesyonel şeyler düşünmüyorsan, hobi olarak takılıp kendince videolar kurgulayacaksan
EKEN H9 işini rahatlıkla görecektir.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.12.20)
go pro 5 e para verene kadar sony rx0 veya rx0 mark II alınır.
0
killerbee
(24.12.20)
Bunun cevabını kendiniz vermelisiniz maalesef.

ne amaçla kullanılacak, videoları işleyecek misiniz? hangi yazılım ve donanımla işleyeceksiniz? hangi platformda paylaşacaksınız? kendiniz için mi çekiyorsunuz yoksa paylaşmak için mi? bitrate, dosya boyutu, sağlamlık, pil ömrü, plugin ve aksesuar zenginliği gibi tonla konu var.

yok ben kırk yılda bir arabanın ön camına takar eve geldiğimde de videoyu izleyip silerim diyorsanız tabii ki gopro 9 ya da sony rx'lere gerek yok. ikinci el bir gopro 4-5 ya da çinli muadiller işinizi görecektir. para dert değil diyorsanız gopro9/sony rx/insta360 serisi alınır, kafa rahat eder.
0
orient blue
(24.12.20)
koray birand incelemelerine de bakabilirsiniz :

m.youtube.com
0
qaram
(24.12.20)
Koray Birand incelemelerini izlemeni öneririm tabii ki. Buradaki ana kriter, cihazla ne yapacağın. Eğer bol hoplamalı zıplamalı bir iş yapacaksan, hero 9'un stabilizasyonu inanılmaz iyi. Yok böyle hoplamaya zıplamaya girmeyeceğim ama aksiyonum var dersen, hero 8 fazlasıyla işini görür. Yok aksiyonum da yok, ufak kamera olsun diye alıyorum dersen DJI Osmo Action gayet iyi ama görüş açısı dar biraz.

EKEN vs cihazlar izlenesi görüntüler vermiyorlar, özellikle stabilizasyonları gerçekten başarısız. Sony RX0 da hepsinden daha pahalı ve yine stabilizasyonu bu saydıklarımız kadar iyi değil (ama görüntü kalitesi hepsinden iyi o ayrı)

Yani ne yapacağına ve bütçene göre yukarıda saydıklarımdan birini tercih edebilirsin derim. Bu arada gopro alacaksan amerikadan getirtmeni öneririm zira burada 5 bine satılan hero 9 orada ıvır zıvırlarıyla 2700 lira falan.
0
roket adam
(24.12.20)
(10)

iş değiştirmeli mi değiştirmemeli mi?

yekkyea
Sevgili duyuru sakinleri, 6,5 yıldır ilk işyerim olan yabancı bir firmada iş güvenliği ve yalın üretimden sorumlu olarak çalışıyorum ve kafamı karıştıracak bir iş teklifi aldım. İş değiştirirsem;- çalışmak istediğim alanda (sadece yalın üretim) çalışma fırsatı,- zamsız maaşımın %15 üstü bir maaş,- d
Sevgili duyuru sakinleri, 6,5 yıldır ilk işyerim olan yabancı bir firmada iş güvenliği ve yalın üretimden sorumlu olarak çalışıyorum ve kafamı karıştıracak bir iş teklifi aldım. İş değiştirirsem;

- çalışmak istediğim alanda (sadece yalın üretim) çalışma fırsatı,
- zamsız maaşımın %15 üstü bir maaş,
- daha fazla yan hakka sahip olacağım

- mevcuttaki müdürümün terfi listesinde senin de adın var açıkçası gitmeni istemiyorum demesi
- 2020 yılı sonu zammı için zaten en az enflasyon alacağım.

Sorum şu ki bu bilgilere göre işi değiştirmeli mi değiştirmemeli mi? Yarın teklife geri dönüş yapmadan beni yeşillendirin.
0
yekkyea
(23.12.20)
yabancıyla devam et :-)
0
ankarakecisi
(23.12.20)
firmaların ikisi de yabancı. Mevcut olan amerikan, teklif veren fransız.
0
🌸yekkyea
(23.12.20)
Anlattıkların itibari ile gitmene neden olacak kadar iyi bir teklif verilmemiş. Enflasyonun bu derecede yüksek olduğu bir ülkede %15 fazla maaş için iş değiştirilmez bence.

Muhtemelen zam döneminde teklifte bulunan yer maaşta bir güncelleme de yapmaz.
0
denizgonen
(23.12.20)
"- mevcuttaki müdürümün terfi listesinde senin de adın var açıkçası gitmeni istemiyorum demesi"

mudurler bunu her zaman der. mudurun sana bunun icin cok net bir commitment ve timeline vermedikce inanma boyle seylere. kesin is degistir demiyorum ama inanma buna yani.
0
hot potato
(23.12.20)
Gün sonunda teklif icin revizyon istemek doğru olur mu peki? İcimden bi ses is değiştir konfor alanımı yıkıp mücadele et derken başka bir ses ise kaşınma mevcut şirkette sayılan sevilen birisin diyor. :S
0
🌸yekkyea
(23.12.20)
Ben olsam ben de gitmezdim, arada çok fark yok gibi görünüyor. yan hak olarak da araba falan değilse eğer genelde göz boyama oluyor. Teklifi revize etsinler.
0
roket adam
(24.12.20)
Bayram, tatil yardımı, yeni yılda hediye ceki vs gibi farklar var. Uzun süre ilk is yerinden ayrılmamış olacağım ve buradan başka yere gitmek istediğimde bu konu ayak bağı olacak endişem var. Bir yandan da teklifi veren firma cv de iyi bir etki yaratacaktır diye düşünüyorum. Dünden beri düşüne düşüne hambalaleyy hamballeeyyo oldu beynim.
0
🌸yekkyea
(24.12.20)
hiç öyle kurumsallı yerlerde çalışmadım ama mevcuttaki müdürünle pazarlık/blöf şansın var mı? "gitmek istemiyorum ama siz de en az bir %20 patlatmasanız mı?" gibi? terfinin maaşına, özlük haklarına falan ne kadar yansıyacağı ve ne kadar istediğin de önemli tabii.
0
harfitarif
(24.12.20)
İs teklifi geldiğini kendi müdürüme söylediğimde adımın terfi listesinde olduğunu ama Amerika’nın onay verip vermeyeceğine dair söz veremeyeceğini söyledi. Sanırım değişim istiyorum hayatımda önce teklif yapan firma ile görüşüp revizyon isteyeceğim yaparlarsa zaten giderim. Yapmazlarsa da artık hayırlısı der geçerim. Tüm dostlara teşekkürler
0
🌸yekkyea
(24.12.20)
Dostlar teklifte revize yapıldı %25'e döndü oran. Çarşı karıştı. :) arka planda ardına bakma yolcuu kader almaya geldi seni benden çalıyor. Destek olan herkese çok teşekkür ederim.
0
🌸yekkyea
(24.12.20)
(4)

covid-19 fazla (ek) ölümler üzerine

sting
Fazla (veya ek) ölümler, normal veya kriz dışı koşullar altında beklenenden daha fazla gerçekleşen ölümler anlamına geliyor öncelikle.Amerika Ek Ölümlerhttps://ibb.co/sKPfNMxAlmanya Ek Ölümlerhttps://ibb.co/7YvrVq0Finlandiya Ek Ölümlerhttps://ibb.co/xDLGqcGİspanya Ek Ölümlerhttps://ibb.co/vcTV1LgAyn
Fazla (veya ek) ölümler, normal veya kriz dışı koşullar altında beklenenden daha fazla gerçekleşen ölümler anlamına geliyor öncelikle.

Amerika Ek Ölümler
ibb.co

Almanya Ek Ölümler
ibb.co

Finlandiya Ek Ölümler
ibb.co

İspanya Ek Ölümler
ibb.co

Aynı veriye ourworldindata.org 'den ülke değiştirerek de ulaşabilirsiniz.

Şimdi grafiklere baktığımızda dikkat çeken ek ölüm noktası şu: Nasıl oluyor da ağır bir şekilde kısıtlama ve kapanmalar ilan edildiğinde ölümler birden artıyor? Bu virüs diyelim ki Çin'den t zamanda çıkmış olsun. Bu t zamandaki bulaşı yoğunluğunun değişikliği her ülke için farklı t+x zamanlarında olması gerekir. Yani kapanmalar ve kısıtlamalar ilan edilir edilmez nasıl oluyor da ülkelerin büyük çoğunluğunda ek ölümler olmaya başlıyor? Hepsinin farklı zamanlar da ek ölümleri yaşaması gerekmez miydi? Aynı anda ek ölümler başlaması ancak gökten zembille virüs parçacıklarının ülkelere dağıtılması ile bile olmaz işin içinde yüklerce parametre var. Ama kısıtlama, kapanma ve maske zorunluluğu getirmeyen Finlandiya gibi ülkelere baktığımızda ek ölüm olmadığı gibi hem geçtiğimiz senelerin ortalamasının, hem de geçtiğimizin senin bile altında kalıyor. (İstatiksel olarak geçen seneden fazla olması gerekirken bile)

Yoksa bağışıklık sistemimizin çok fazla tepki vermesi (sitokin fırtınası) yüzünden ölen hastalar gibi devletlerin de hastalığa karşı fazla tepki (kısıtlama, kapanma, maske) vermesinden dolayı mı insanlar ölüyor?

Covid-19'un 2019 yılından beri olduğunu söyleyen çok sayıda haber çıktı (www.ntv.com.tr) Acaba daha da geri gidebiliyor olsak ne çıkabilir? Düşünebiliyor musunuz Eylül 2019'dan beri hiçbir kısıtlama olmadan bu virüs yayılmış olsa insanlığın %60'ına bulaşması kaç ay sürerdi? ve bu virüs zaten aramızda ise neden şimdiye kadar ek ölüm olmaz iken tam da kısıtlamalar ile birlikte ek ölümler patladı?

ekleme 1:
2018'de 57.63
2019'da 58.39
2020'de ise projeksiyona göre* 59.23 milyon kişinin ölmesi beklenirken şuana kadar dünyada 57.685 milyon insan ölmüş**. e peki henüz daha projeksiyonun rakamlarına bile erişmemişken covid'den dolayı ölen 2 milyon insan nerededir? (ayrıca evde kaldığı için sağlık hizmetlerine erişemediği için ölen insanları da bilmiyoruz henüz.)

(*) ourworldindata.org
(**) www.worldometers.info
0
sting
(23.12.20)
her ülkenin durumu kendine özel. veriler birçok şekilde yorumlanabilir, ancak çıkarımların doğru olduğu anlamına gelmez. mesela;

amerika-ispanya

kısıtlama uygulamaları vatandaşlar tarafından yeteri kadar uyulmadığı için peak dönemde çok fazla ölüm veren ülkeler diyebiliriz. sağlık sistemleri de zayıf olduğu için yükü kaldıramadı, çöktü.

almanya'da ise karantiya uygulaması devlet tarafından daha sıkı zorlanmıştı ve vatandaşlar daha bilinçli davrandığı için peak döneminde hafif bir artış oldu. sağlık sistemi çökmedi.

finlandiya'da bir fark yok diyorsun ama kısıtlama, kapanma, maske zorunluluğu getirmeyen isveç'te peak dönemde ölümler çok net görülebiliyor. kısıtlama getirmemek bir çözüm değilmiş demek ki. finlandiya'nın durumu daha çok vatandaşların asosyal olması, toplaşma aktivetilerin azlığı ve insanların sıkış sıkış yerine geniş alanlarda yaşamaları ile alakalı. daha izole bir toplum olduğu için geç etkilenmiş olabilir.

niye kısıtlama başladı an ölümler zıplama yapıldı diye soruyorsan bence nedeni kısıtlama başladığında iş işten geçtiği için olabilir. zamanında kısıtlama yaparken o peak ölümleri göremiyorsun.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(23.12.20)
öncelikle tr için bkz;
twitter.com

bizim iş yerinde çalışanların birinci derece yakınları ölünce bilgilendirme ve başsağlığı maili atılır bütün şirkete.
normalde haftada 2-3 tane gelen vefat mailleri son zamanlarda günde 2 defa gelmeye başladı.
0
nuisance
(23.12.20)
"devletlerin de hastalığa karşı fazla tepki (kısıtlama, kapanma, maske) vermesinden dolayı mı insanlar ölüyor?"

Uzman değilim ancak buna katılmıyorum. Bundan ziyade, devletlerin genelde yumurta kapıya dayanmadan önlem almaması yüzünden insanlar ölüyor. Örneğin son birkaç haftadır agresif bir izolasyon uygulanmasına rağmen ölüm sayısının bizde 250'nin altına düşmemesi, ondan önceki haftalardaki bulaşmanın inanılmaz seviyede olmasından, yani düğünlerin, tatillerin olduğu sezondan kaynaklanıyor. Birkaç hafta izin vermek bile salgının seyrini çok ciddi artırıyor, dolayısıyla onu durdurmak çok daha uzun sürüyor, diye yorumluyorum.
0
roket adam
(24.12.20)
bugun yogun bir kisitlama getirsen, bu kisitlamanin enfekte sayilarina olan etkisini yaklasik 2 hafta sonra, hastanelere yatma sayilarina olan etkisini 3 hafta sonra, olum sayilarina olan etkisini yaklasin 4-5 hafta sonra gorursun.

yani cok kati kisitlamalar uygulanmaya basladiginda olum sayilarinin asiri artmasinin nedeni zaten vaka sayilarinin o ana kadarki en yuksek noktada olmasi.

ayni sekilde kisitlama bitmesi sonrasi vakalar artarken, uzunca bir sure olum sayilari azalmaya devam ediyor. haftalar sonra tekrar artisa geciyor.
0
lamartin
(24.12.20)
(10)

Nabziniz kac cikiyor?

invictae
Akilli bilekligi otomatik olcmeye ayarladim. Sanirim yarim saatte bir olcuyor. Ortalamayi 70'ten asagi vermiyor. Gun icindeki max nabzim da 130- 140'larda. Spor yaparken filan da degil normal durup dururken. Normal mi? Bence pek degil... Sizin takibinizde kac cikiyor nabiz atim sayilariniz?
Akilli bilekligi otomatik olcmeye ayarladim. Sanirim yarim saatte bir olcuyor. Ortalamayi 70'ten asagi vermiyor. Gun icindeki max nabzim da 130- 140'larda. Spor yaparken filan da degil normal durup dururken.


Normal mi? Bence pek degil... Sizin takibinizde kac cikiyor nabiz atim sayilariniz?
0
invictae
(23.12.20)
60-150 arası dalgalanıyorum.
0
hayirsiz
(23.12.20)
Gün içinde 36-71

Dinlenirken 36-45

Spor yaparken 130-175
0
stewie
(23.12.20)
Benim ortalama 75-85 arasi gidip geliyor. Bu arada yukaridaki arkadaş 36 nabizdan bahsetmis. profesyonel bir ekiple yıllar boyu çalışan profesyonel bir sporcu degilse 36 nabiz normal degildir. Doktora görünmesini tavsiye ederim.
0
aslil
(23.12.20)
ben her dakika olcmesi uzerine ayarladim. dinlenirken 62 ortalamam. onun disinda minimum 37 gordum maksimum ise 180 civari
0
yoggi
(23.12.20)
60-70 genelde. 130-140 hiç normal değil.
0
candide
(23.12.20)
sigara içiyorsanız olabilir belki.
0
sinematikcrop
(23.12.20)
Ortalama 60-70 çıkıyor. Bence de bi terslik var hafif yoga yaparken bile 130'u bulmuyorum ben.
0
roket adam
(23.12.20)
Normalde hafif yokusu bile hizli cikmaya caissam hemen tikanirim. Sigara hic icmedim.

Bana da pek normal gelmedi.

İlerleyen zamanlarda bir kardiyolojiye gorunecegim (covid gecirdikten sonra gorunmek istedim) zaten, oraya referans olmasi icin otomatik olcumu actim hatta...
0
🌸invictae
(23.12.20)
Dinlenirken 59 diyor.
Gün içinde normal hali 60-70 arası.
Sporda en fazla 167 gördüm.
0
catch the arrow
(23.12.20)
Normal nabzım 90-110 arası. Spor yaparken hiç bakmadım, ama çok çabuk nefes nefese kalıyorum ve kalbim ağzımdan çıkacak gibi oluyor.
0
Hallegadola
(24.12.20)
(11)

Erkekler için kaliteli-orta denebilecek markalar neler?

marla is in my head
Maalesef eşim çok kötü giyiniyor ve yoğun çalıştığı için alışverişe zaman ayıramıyor. Düzgün kıyafetleri genelde benim hediye ettiğim kıyafetler oluyor. Ben de erkek markalarına hakim olmadığım için Tommy, Lacoste gibi markalara haddinden fazla para harcamış oluyorum. Fiyat olarak bu skalanın altınd
Maalesef eşim çok kötü giyiniyor ve yoğun çalıştığı için alışverişe zaman ayıramıyor. Düzgün kıyafetleri genelde benim hediye ettiğim kıyafetler oluyor. Ben de erkek markalarına hakim olmadığım için Tommy, Lacoste gibi markalara haddinden fazla para harcamış oluyorum. Fiyat olarak bu skalanın altında ama kumaş kalitesi (%100 polyester olmaması) ve kesimleri iyi olan hangi markalar var? Kışın genellikle triko kazak giyiyor. Smart casual tarzda 30'ların sonuna doğru bir beyefendi nerelerden kıyafet alıyor? Memnun kaldığınız yerler hangi mağazalar?
0
marla is in my head
(23.12.20)
Massimo Dutti
0
suicides underground
(23.12.20)
İndirim zamanı w collection
0
kisa
(23.12.20)
Massimo dutti, w collection, network, sarar, lufian, m&s,
Bisse.

Olay her şeyi ayni yerden almamak.
Misal m&s çoraplari iyi, lufian gömlekleri ve pantalonu güzel, sarar polo tişört aldim baya güzel, network gene gömlek, bisse kaliteyi bozmadiysa pahalı ama kaliteli.

Tek tavsiyem alacaginiz üründe kumaş bakarak alin. Network misal pahali marka ama bir sürü polyester kazağı var. Gömlekte bu islere girmezler ama kazak gibi ürünlerde cok fazla polyester oluyor dikkat etmek lazım.

Ayakkabi vs icin ben divarese diyorum.
0
logisticsmanager
(23.12.20)
Kip, Ramsey

edit: kot için mavi, jj
0
xrated
(23.12.20)
massimo dutti ve mango iyidir kumaş konusunda, pamuklu ve yün ağırlıklı genel olarak ürünleri,

ramsey, sarar, network, damat v.b yerel markaların ceketleri, dış giyim ürünleri iyidir ancak diğer triko tarzı ürünleri akrilik ve polyester ağırlıklıdır pek tavsiye etmem.

hemington kumaş ve çeşitlilik anlamında iyidir ancak diğer markalara göre bir tık daha yüksektir fiyatları.

tabi para problem değil dersen vakko da satılan gran sasso ve daniele fiesoli'nin ürünleri hem renk, desen ve kumaş kalitesi anlamında çok çok daha iyidir, outletlerine bakılabilir.

bir de kullanım açısından pamuklu şeyler al derim günlük kullanım için, yün,alpaka, kaşmir ürünler çok güzel olsalar da hassas elyaflar olduğu için makina da falan yıkamak olmuyor, kuru temizlemeye vermek gerekiyor bu da ek masraf oluyor.
0
sealth
(23.12.20)
Mudo ama indirimde, normalde fiyatlar pahalı, Zara Man'i de begeniyorum. Boyner'den de basic şeyleri alabilirsiniz.
0
kaset
(23.12.20)
Kışın smart casual kombin için triko Massimo Dutti, pantolon W Collection’a bakabilirsiniz.
0
cilekli pasta
(23.12.20)
koton a bir bakın derim
0
ankarakecisi
(23.12.20)
Damat (DS olmayan), Tween, Zara.
0
roket adam
(23.12.20)
Dockers. Camel active de derdim ama Türkiyeden çekildi.
0
temasettin
(24.12.20)
Banana Republic.
0
kaptankedi
(10.01.22)
(9)

Yeterli birikiminiz olsa hangi işi kurardınız?

dissendium
Soru başlıkta. Hangi işi kurmayı tercih ederdiniz ve neden?Seçenek çok. İmalat sektörü olabilir, hizmet sektörü olabilir.Teşekkür ederim cevaplar için.
Soru başlıkta. Hangi işi kurmayı tercih ederdiniz ve neden?

Seçenek çok. İmalat sektörü olabilir, hizmet sektörü olabilir.

Teşekkür ederim cevaplar için.
0
dissendium
(23.12.20)
Aşırı birikimim de olsa hiç bir tecrübemin olmadığı işe girmem. Kendi yaptığım işi şirketleştirirdim yine.

Edit: it sektörü, daha özel olarak siber güvenlik üzerine çalışıyorum. bu alanda gördüğüm problemlere derman olacak bi startup kurulabilir.
0
roket adam
(23.12.20)
@roket adam, en az bir tane iş fikri söylerseniz ya da kendi işinizin alanını söylerseniz cevap olarak işime yarar.
0
🌸dissendium
(23.12.20)
Çok sağlam sermaye olsa lojistik sektörüne girerdim. Nakliye ve ambalaj ihtiyacı artacağı gibi bu sektörlerde iyi olmanın önemi de zamanla çok artacak. Ayrıca risk olarak çoğu sektörden daha az riskli.
0
istege bagli sigortasiz
(23.12.20)
En son transportcuma sinirlenip tir isine girmistim,hala buyuyerek devam ediyor.simdide enjeksiyonculara sinirlenip plastik enjeksiyon tesisi kurmaya basladim,yine sifir bilgi sifir alaka bir sektorun icine girdim.
0
duptıs
(23.12.20)
Oyun ya da BTES içerikleri.
0
heritage
(23.12.20)
Hocam buradaki yazilara gore olmaz. Ben yemekten anlarim restaurant kurarim digeri arabadan anlar sanayi dukkani açar. Bence bildiginiz yapabileceginiz is olabilir. Kosgeb tubitak tarim kredi vb hibelere desteklere kredilere bakın. Ab desteklerine bakin. Ithalat ihracat verilerine gore neyi yapmak ic pazarda neyi yapmak dis pazarda rekabet ettirir ekmek yedirir diye bakin. Şahsı goruslerim.
0
optimistbakunin
(23.12.20)
Direkt iş kurmak değil ama pasif gelir yaratabilecek şeyler yapardım. Yani çok büyümeyeceği belli olan, ama küçük bir kesimin sürekli kullanacağı tool'lar kasardım. pinboard.in gibi.
0
plutongezegendegilmi
(23.12.20)
@r evolution, bu soruda iş fikirlerini öğrenmek istedim. O parayla yapacağınız işin ne olduğunu soruyorum.
0
🌸dissendium
(23.12.20)
Hırdavat ithalatı.
İlgilenirsen haber ver
0
etna
(23.12.20)
(3)

500 bin liralık bütçeyle, İstanbul'da merkezi bir yerde ev alabilir miyim?

eurhka
2021'in ilk yarısında teslim edilecek bir proje mesela. Ön satışla alırsam 1+1 ya da 2+1 bir ev bulabilir miyim?Şu sıralar ev arayışında olup aklına yatan projeler bulanlar var mıdır acaba? Yatırım için değil, kendim yaşamayı düşünüyorum.İş yerim levent'te, o yüzden buralara yakın bir yerlere bakıyo
2021'in ilk yarısında teslim edilecek bir proje mesela.
Ön satışla alırsam 1+1 ya da 2+1 bir ev bulabilir miyim?

Şu sıralar ev arayışında olup aklına yatan projeler bulanlar var mıdır acaba? Yatırım için değil, kendim yaşamayı düşünüyorum.

İş yerim levent'te, o yüzden buralara yakın bir yerlere bakıyorum.
Teşekkür ederim.
0
eurhka
(23.12.20)
Projelerde 500binlik ev zor. Gayrettepe ve bomonti taraflarında bakmak da ne kadar sağlıklı bilemiyorum. Karşıda alternatifler var ama buralarda epey sınırlı.
0
Deathrow
(23.12.20)
Anadolu yakasından rahatlıkla bulabilirsin. Ataşehir tarafı kadıköy'e 20 dk falan, metro hattı üzerinde 500 bin civarına rahatlıkla 1+1 bulunur, 2+1 de zorlar. dumankaya ikon'a bakabilirsin mesela.
0
roket adam
(23.12.20)
Levent ve civarı çok zor. +30 yıllık zemin kat belki.
0
ruhen hastayim ben
(23.12.20)
(11)

masa-vida-montaj

zikardo
İkea dan aldığım skarsta masanın alt kısmına gene linkini aşağıda verdiğim signum kablo düzenleyiciyi monte ettim. Matkap yok nasıl delik açıcam diye düşünürken tornavidayla iki üç çevirdim sanki kumun içine sokmuşum gibi direkt girdi, masanın dış kaplaması sert, iç tarafı karton gibi bir malzeme sa
İkea dan aldığım skarsta masanın alt kısmına gene linkini aşağıda verdiğim signum kablo düzenleyiciyi monte ettim. Matkap yok nasıl delik açıcam diye düşünürken tornavidayla iki üç çevirdim sanki kumun içine sokmuşum gibi direkt girdi, masanın dış kaplaması sert, iç tarafı karton gibi bir malzeme sanırım.

Neyse dübeli-vidaları taktım monte ettim, kabloları rafın içine yerleştirken direk dübelle birlikte raf çıktı yerinden. Malzeme çok kof tutmuyor haliyle.

Şimdi bu delikleri ne yapmak lazım ki vidalar tutsun yerinden çıkmasın. Acaba japon yapıştırıcı alıp deliğe boca etsem sonra da dübeli tekrar yerine koysam tutar mı? var mı alternatif fikri olan, daha önce tecrübe eden?
J

www.ikea.com.tr

www.ikea.com.tr
0
zikardo
(23.12.20)
pembe veya beyaz tutkal ile doldurabilirsiniz sanırım. deliklerin de fotoğrafı olsaydı keşke.
0
reanarchy
(23.12.20)
Kağıt petek dolgulu MDF ve sunta. Bu fiyata sattıkları ürüne bak kağıtla doldurmuşlar. japonu boca et ben mutfak masası ayağını bu şekilde yaptım baya sağlam oldu. patex olursa daha iyi olur hemen soğutma spreyi ile sabitlersin.
0
xrated
(23.12.20)
mümkünse masayı ters çevir
deliklere karbonat dök
sonra dübeli yerleştir
japonu dök
beton gibi olur
0
kisa
(23.12.20)
Valla bence kesinlikle böyle bir şey yapma. Bu masaların dışı sert ama içi karton, iki gün sonra çat diye ortadan ikiye ayrılır, modifiyeye gelmiyor bunlar. Ne yaparsan yap düzgün bi şekilde tutmayacaktır.

Malzeme bu: www.youtube.com
0
roket adam
(23.12.20)
@roket adam

evet haklısın içi dandik ama sonuçta o rafa koyacağım hepi topu 2 tane laptop adaptörü bir üçlü priz, hepsini toplasan max 2 kg, o kadar yüke dayanır sanıyorum, zaten bu signum bu masalar için üretilmiş internette araştırdım bu şekilde kullanan bir sürü insan var, kimse düştü diye şikayet etmemiş, belki ben kabloyu yerleştirirken sert çekmesem gene çıkmayacaktı. japonla bir deneyelim bak nasıl olacak.

@kisa
karbonat neden? bir de bu karbonat hani marketlerde gıda reyonunda kabartma tozu vs birlikte satılan karbonat değil mi?
0
🌸zikardo
(23.12.20)
Alçıpan dubeli kullanabilirsin, böylece içi boş da olsa sert olan yüzeyi tutar dubeli.

Kelebek olan tip dubel alacaksın;

cdn.tekzen.com.tr
0
John Bloor
(23.12.20)
neden karbonat sorusunun cevabını ufak bir google aramasıyla buldum, çok ilginçmiş.
0
🌸zikardo
(23.12.20)
John bloor+1
Alcioan dubeli demeye geldim.
0
Kirmizibavul
(23.12.20)
Alçıpan dübeli aklıma gelmemişti çok mantıklı
0
kisa
(23.12.20)
üçlü priz çift taraflı bantla masanın altına yapıştırın, daha pratik olabilir. kalan kabloları da , cırtlarla ya da kablo spiralleri ile düzenleyin.
0
co2s2
(23.12.20)
masayı tanıtan vidyoda adamın oturduğu sandalyenin ismi nedir?
mmapi.ikea.com
0
esref
(23.12.20)
(11)

büyük kazık mı yedim?

birmilyonunvarmi
bugün sabah anahtarı içerde unutup dışarıda kaldım. çilingir çağırdım. adam 1 saat uğraştı açamadı. sonra bu böyle olmayacak kilidi kırmamız lazım dedi. kilidi kırdı. 2 tane kilit getirdi. Birisi alman malı hırsız korumalı falan dedi. diğeri ise bildiğimiz kilit. alman malı kilit + işçiliğe 300 lira
bugün sabah anahtarı içerde unutup dışarıda kaldım. çilingir çağırdım. adam 1 saat uğraştı açamadı. sonra bu böyle olmayacak kilidi kırmamız lazım dedi. kilidi kırdı. 2 tane kilit getirdi. Birisi alman malı hırsız korumalı falan dedi. diğeri ise bildiğimiz kilit. alman malı kilit + işçiliğe 300 lira para ödedim. çok sağlam kazık yemişim gibi hissediyorum. yaklaşık 2 saatlik bu süreç için ödediğim fiyat normal mi?
0
birmilyonunvarmi
(23.12.20)
normal.
0
rose parks
(23.12.20)
Hiçbir şey yapmasa da 100 lira alacaktı zaten
0
olaylar olaylar
(23.12.20)
Normal evet.
0
roket adam
(23.12.20)
Kilitli olmayan kapıyı 1 saate açamaması hayra alamet değil. Biraz lockpicking lawyer izleyip moralinizi bozabilirsiniz.
0
the coon
(23.12.20)
aynısı benim başıma geldi kilidi kırmadan sadece kredi kartıyla 15 dakikada falan açmıştım kapıyı.
0
reanarchy
(23.12.20)
Evet.
0
battal gemalmaz
(23.12.20)
fiyat normal, çilingirin kapıyı açamaması anormal.
0
pisiklet
(23.12.20)
Çok iyi fiyat boşver alman malı bi de
0
fempusay
(23.12.20)
@reanarchy daha önce eski evdeki kapıyı defalarca kez bende açmıştım. hatta komşular kapıda kaldığında beni çağırırdı ama bu yeni evin kapısı bayağı güvenlikli
0
🌸birmilyonunvarmi
(23.12.20)
300 TL bence gayet normal.

kapıyı açamaması anormal değil. bazı çok üst düzey kilitler için her çilingir yeterli gelmiyor.
0
co2s2
(23.12.20)
abartı bir ücret değil. için rahat olsun
0
d e j i n
(23.12.20)
(17)

500 bin lira paranız olsa kaç paralık araba alırsınız?

işimdeyim gücümdeyim
Diyelim ki bir yerden 500 bin lira para kazandınız. Bir daha bu parayı kazanma şansınız yok. Kredisini ödemeye devam ettiğiniz bir eviniz var.Kaç parasını arabaya ayırırsınız?Hangi arabayı alırsınız?Sıfır mı yoksa ikinci el mi alırsınız?Neden?
Diyelim ki bir yerden 500 bin lira para kazandınız. Bir daha bu parayı kazanma şansınız yok. Kredisini ödemeye devam ettiğiniz bir eviniz var.

Kaç parasını arabaya ayırırsınız?
Hangi arabayı alırsınız?
Sıfır mı yoksa ikinci el mi alırsınız?

Neden?
0
işimdeyim gücümdeyim
(23.12.20)
araba almak "zorundaysam" max. 150bin arabaya ayırırdım. gerisiyle yatırım yapardım.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(23.12.20)
Ehliyetim olmadığı için bu soruya cevap vermemin çok anlamsız olduğunun farkındayım ama ödenecek kredim varsa (yani borçtaysam) araba almazdım borcumu kapatırdım.
0
peki madem
(23.12.20)
Ben olsam sabit gelirime göre belirlerdim. Sonuçta masraf arabayı almakla bitmiyor. Ne kadar pahalı bir araba alırsanız sigortası, kaskosu, bakım-arıza masrafları da o kadar artıyor.
0
housedaki topal doktor
(23.12.20)
Ev kredisini kapatır kalanı ile araba alırdım. Krediye girme işini sevmiyorum. Ayrıca arabanın da sabit gideri olacak onu da gözönünde bulundurun.
0
cilekli pasta
(23.12.20)
Dsg şanzımanı olmayan, otomatik, benzinli B sınıfı bir otomobil alırdım 200.000 civarı, clio olabilir
0
freebird5406_2
(23.12.20)
100'e araba, 400 de krediye veya yeni bir ev alıp kiraya verirdim, gelenle de krediyi öderdim. hem evim hem arabam olurdu ve kafam rahatlardı.
0
rose parks
(23.12.20)
180k araba alırdım. Geri kalan para garantim olurdu. Neden 180? Çünku otomatik ve yeni model arabalar o fiyattan başlıyor.
0
Denton
(23.12.20)
Bi 500 de kredi çeker 1 milyonluk araç alırdım.
0
Kahir ekseriyet
(23.12.20)
Bu soruyu cevaplamak için yeterli veri yok. Topal doktorun dediği gibi genel gelirini de paylaşman lazım. 500 bine alınacak arabanın kaskosu yıllık 7-8 bin tl çıkacaktır, vergi, servis, lastik vs dedin mi aylık 1000 tl giderin var. Lüks arabanın masrafı da standart bir arabadan 2 kat falan daha yüksek oluyor.

Örnek veriyorum ayda 20 bin kazanıyorsam 500'ün tamamını arabaya basarım, sıfır alırım ikinci elle falan uğraşmam. Muhtemelen volvo xc40 alırdım. Ama ayda 5 bin kazanıyorsam alacağım araba taş çatlasın 200 bin tl olur.

Ha bir de araba almak zorunda değilsen, sırf yatırım olarak bakıyorsam hiç almam zaten, bildiğin dert ve masraf kapısı çünkü. Gider bi ev daha alırım o zaman istanbulun güzel semtlerinden.
0
roket adam
(23.12.20)
250 ile arac alip, kalan 250 ile yatirim (sepet) yaparim. 100'e otomobil alacaklar ne almayi dusunuyor merak ettim :D
0
tahtakafa
(23.12.20)
200e alırdım. sıfır alırdım.
0
jelly bear
(23.12.20)
Ben 300-400 daha kredi çekip 800-900 bine güzel bir araba alırdım.
0
giovanne
(23.12.20)
150 binlik araba alırdım diyoruz ama o araba da küçük beyaz en az 90bin km'de bir hatchback olacak. 200 ve üstü diyenlere kızamıyorum bu nedenle.
0
bussuru1
(23.12.20)
ev kredisini kapatırım. kalan paraya biraz ekler 2. el preminyum bir araç alırım. 2014 c180 vb. 350 bin
0
mikahakkinen
(23.12.20)
alacağım araba sıfır kilometre otomatik vites bir hatchback araba olurdu.
honda jazz, toyota yaris, opel corsa, ford fiesta gibi bir şey alırdım.

evin kredisini kapatırdım.
bir şeyler kalırsa yatırım yapardım.
0
tabudeviren
(23.12.20)
250 ye falan golf alırdım ben geri kalanı da bilmiyorum artık
0
garavel
(23.12.20)
koladan pepsiden çıkma 98 99 2000 model dizel kangoo alırdım ben. arabayla tek ilişkim bazen eşya taşımak zorunda olmam ve genelde de saçma sapan paralar ödüyorum bunun için.

çevrem de var. eksiğini gediğini herşeyini yaptırsam harcayacağım maksimum para 20 lira tabi öyle üstünden tır geçmiş değil, normal olarak yıpranmış eskimiş bi araç.

benim arkadaş 2500 iraya aldı muayene yok, motor şanzıman pert., arabayı görsen kırmızıymış güneş yanığından pembe olmuş, kapılarda blmemne pepsi yazıları sökülmüş ama güneş yanığından izleri kalmış, ne boya var ne sinyal, içi ahır gibiydi.çok dalga geçtiydim.

adam araç tamircisi zaten, bi topladı arabayı 10 lira para harcadı sanki fabrikadan yeni çıkmış gibi oldu oha dedim yani. parçaları çok ucuzmuş meğerse. zaten elektronik de yok, valla herşeyi sıfır koydu taktı eleman, motoru şanzımanı herşeyi de kendisi topladı, bi kaportacıya 1000 lira falan verdi komple kaporta boya, o da arkadaş ayağına. şimdi iyi de para veriyolar satmıyor. iki sıra koltuk ve bagajlı olan versiyon, arkayı karavan yapıcam diyor.

bir de yakmıyor araba inanılır gibi değil.
0
killerbee
(23.12.20)
(1)

youtube telif hakları

tabudeviren
bir videoda bir şarkının maksimum 20 saniyelik kısmını kullansam video silinir mi? uyarı alır mıyım?yoksa şarkının adı altta geçecek şekilde yayında kalmaya devam eder mi?
bir videoda bir şarkının maksimum 20 saniyelik kısmını kullansam video silinir mi? uyarı alır mıyım?

yoksa şarkının adı altta geçecek şekilde yayında kalmaya devam eder mi?
0
tabudeviren
(23.12.20)
Silinebilir, uyarı alabilirsin, monetize edemeyebilirsin veya reklam çıkar ve sana para yazmayabilir, ya da altta şarkı adı kalacak şekilde yayında kalabilir. Bunun bir garantisi yok maalesef. Copyright strike yememek için bundan kaçınmanı öneririm, zira belli bi sayıdan sonra hesabını çat diye kapatabiliyorlar.
0
roket adam
(23.12.20)
(14)

ebeveynleriniz birbirine sevgisini gösterir mi?

kestane gürgen palamut
çok saçma gelecek biliyorum ama bunu düşündüm geçen gün. anne babalarınız evde, yanınızda vs birbirlerine sevgilerini gösteren bir çift mi? kucaklaşma, yanak yanağa öpüşme, birbirine nazlanma vs. şahit olur musunuz? özellikle ebeveynleri 50 yaş üstü olanlar cevaplarsa sevinirim.
çok saçma gelecek biliyorum ama bunu düşündüm geçen gün. anne babalarınız evde, yanınızda vs birbirlerine sevgilerini gösteren bir çift mi? kucaklaşma, yanak yanağa öpüşme, birbirine nazlanma vs. şahit olur musunuz? özellikle ebeveynleri 50 yaş üstü olanlar cevaplarsa sevinirim.
0
kestane gürgen palamut
(23.12.20)
hayatım boyunca kavga ettiler biri 59 diğeri 58 yaşında
0
nahtoderfahrung
(23.12.20)
Bizim yanımızda birbirlerine sevgi gösterdiklerine hiç şahit olmadım sanırım. Ama kavga da etmemeye gayret ederler bizim yanımızda. Babam 60 annem 56.
0
Amaranta ursula
(23.12.20)
Kavga etmedikleri her günü kendime kar sayardım. Sevgi gösterdiklerini hiç görmedim.
0
irene
(23.12.20)
hayır.

anlaşamayan kardeş gibiler daha çok.
0
elorelia
(23.12.20)
Gösteriyorlar evet. Tam dediğin şeyler. Biri 61 diğeri 59 yaşında.
0
roket adam
(23.12.20)
Arada oluyor. Annem daha sert mizaçlı, Naz yapmayan, sarılmayı bile sevmeyen bir insan. Normalde de çok sıcakkanlıdır, neşelidir, tanıyan çok sever. Babam daha iyi sevgisini gösterme konusunda. Görücü usulü evlenmişler bu arada.

Ben annemin zıttıyım, ancak sevgilim hariç ten temasından el şakasından tokalaşmadan nefret ederim. Koronanın benim için tek iyi yanı tokalaşmamak öyle diyeyim. Ama ilerde ben çocuklarım varken eşimi öpmekten mıncırmaktan çekinmem, sevgiyi gören çocuklar daha mutlu.
0
Hallegadola
(23.12.20)
Evet sıklıkla iltifatlaşırlar. Birbirleriyle sizli bizli konuştukları da oluyor yarı şaka yarı ciddi. 57-66
0
i ve been mistreated
(23.12.20)
Evet gosterdikleri oluyor. Kavgalarini yalnizken ederler.
0
invictae
(23.12.20)
Yaşları 54 53. Evet arada sevgi gösteriyorlar. Babam daha çok fiziksel temasla veya sözle gösteriyor ama annem daha derin şekilde davranışlarıyla gösteriyor.

onları sarılmış TV izlerken gördüğümde mutlu olurum. Annem her sabah babamı öperek yolcu eder kapıdan. Bu hiç kavga etmiyorlar demek değil ama yine de mutlu bir çift bence. :)
0
kaptan maydanoz
(23.12.20)
evet. yaşları ilerledikçe artıyor bu
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(23.12.20)
70 yaşındaki babamın 65 yaşındaki anneme hatunov diye seslenip yemeklerini, emeklerini övmesi haricinde fiziksel bi sevgi gösterisi pek olmaz. Ama kavga ettiklerini bile hatırlamam doğru dürüst, seviyeli bi ilişkileri var. Genelde babam annemi başkalarına överek gösteriyor denebilir. Annem ise öper koklar.

Bazen ben yanlarına gidince evde şenlik havası oluşuyor keyifler yerindeyse, müzik açıp dans ettiriyorum onları heheh.
0
Jux
(23.12.20)
babam annemin saçını karıştırır sevgi gösterisi olarak.
annem genellikle sözleriyle gösterir.

62-56
0
muslugubozukhayrat
(23.12.20)
Belirttiğiniz tüm örnekler + tüm kavgaları
Şeffaf bir aileyiz demek :)
0
cilekli pasta
(23.12.20)
bir çok açıdan mükemmel bir soru sormuşsun, biraz psikoloji bilen biri, herhangi bir kişiyi bu soruya verdiği cevaba göre çok iyi analiz edebilir psikolojik açıdan çünkü sevmeyi, bağlanmayı vb. duygusallık içeren olguları anne-babanın birbirini sevme şeklinden alıyoruz, ebeveynlerimiz birbirine sevgisini göstermemişse biz de ileride partnerimiz-eşimizle olasılıkla bu konuda sıkıntı yaşayacağız.

birini gerçekten iyi tanımak istiyorsam bu soruyu sorulacak sorular arasında rahatlıkla ilk beşe alırım.
0
blue rebel motorcycle club
(24.12.20)
(4)

Bütçe ve Yatırım hesabı için TL mi yoksa USD mi baz alınmalı?

taqster
Merhaba, Gelir, gider, borç ve yatırım durumumu aylık takip ediyorum. Şimdilerde tekrar sıfırdan bir excel dosyası oluşturuyum diyorum. Karar veremediğim bir husus durumumu gözetlemek için TL mi yoksa USD mi baz almalıyım? TRY baz aldığımda kenardaki dövizi, bazı yatırımların USD bazlı fiyatlarını t
Merhaba,

Gelir, gider, borç ve yatırım durumumu aylık takip ediyorum. Şimdilerde tekrar sıfırdan bir excel dosyası oluşturuyum diyorum. Karar veremediğim bir husus durumumu gözetlemek için TL mi yoksa USD mi baz almalıyım?

TRY baz aldığımda kenardaki dövizi, bazı yatırımların USD bazlı fiyatlarını takip etmek için dosyayı her açtığımda manuel olarak TRY/USD bilgisi giriyorum ve yıl içinde gerçekte alım gücüm nasıl değişti hesaplamak çok güç oluyor. USD baz alsam nispeten stabil bir para birimim olacak ancak benim gelir ve giderim her ay farklı rakamlarla ifade edilecek yine hesap sıkıntısı oluyor.

Bu işin makul olanı nedir?
0
taqster
(23.12.20)
gelir gider ve borcun tl değil mi? o zaman tabloyu tl olarak yapmak daha mantıklı.

yatırım hesabının tablosunu tamamen ayır derim. ben o şekilde yapıyorum. yatırımın değer artışını gelir olarak kaydetmiyorum yani.
0
roket adam
(23.12.20)
her giriş satırına o günün USD-TL kurunu girebileceğiniz bir hücre bırakın. tüm çıktı hücrelerinde/satırlarında da hem USD , hem TL görünsün. çok da zor değil aslında. dosyayı oluştururken işi uzatır biraz ama kullanım sırasında ekstra bir yük getirmez.
0
co2s2
(23.12.20)
Cevaplar için teşekkürler.
Her girdiye kur eklemek mantıklı, tam olarak oturtamadım bazı şeyleri ama bakalım :)
0
🌸taqster
(23.12.20)
ben her ikisi açısından da tutmayı tercih ediyorum takip ettiğimde.

daha kolaylaştırmak için; google spreadsheet kullanıyorsan google'dan anlık data çeken =GOOGLEFINANCE("USDTRY") gibi bir formül kullanabilirsin sabit bir hücrede. o anki fiyatı bir yere sabitleyip ona göre güncel durumu görmek istersen de doğrudan oradan bakıp manuel girebilirsin mesela.
0
harfitarif
(23.12.20)
(3)

Siber Güvenlik Tezsiz Yüksek Lisans yapılır mı?

infernalcadre
Yani sormak istediğim zorlanır mıyım?Daha önce açıköğretimden web tasarım ve kodlama ve sosyal medya yöneticiliği bölümlerini bitirdimFakat bu konulara ilgim olmasına rağmen, pek bilgim yok. Bu bilgi azlığım sebebiyle (özellikle kod yazma yada programla dili konusunda) geçmekte zorlanır mıyım?Dersle
Yani sormak istediğim zorlanır mıyım?

Daha önce açıköğretimden web tasarım ve kodlama ve sosyal medya yöneticiliği bölümlerini bitirdim

Fakat bu konulara ilgim olmasına rağmen, pek bilgim yok.

Bu bilgi azlığım sebebiyle (özellikle kod yazma yada programla dili konusunda) geçmekte zorlanır mıyım?

Dersler;

TSBG-611 Kişisel ve Kurumsal Bilgi Güvenliği 3 Zorunlu
TSBG-612 Bilgisayar Olay Analizi ve Müdahale Teknikleri 3 Zorunlu
TSBG-613 Kritik Altyapılar ve Güvenliği 3 Zorunlu
TSBG-614 Siber Güvenlik ve Savunma Politikaları, Stratejileri ve Hukuku 3 Zorunlu
TSBG-615 Araştırma Yöntemleri 3 Zorunlu
TSBG-621 Adli Bilişim: Teknikler, Teknolojiler ve Yöntemler 3 Zorunlu
TSBG-622 Casus, Fidye, Vb. Yazılımlar ve Korunma Yöntemleri 3 Zorunlu
TSBG-623 Siber Güvenlik Operasyon Yönetimi 3 Zorunlu
TSBG-624 Güvenli Yazılım Geliştirme ve Yazılım Güvenliği 3 Zorunlu
TSBG-625 Siber Güvenlikte Güncel Tehditler (Apt, Iot, vb.) Korunma Yöntemleri 3 Zorunlu
TSBG-691 Dönem Projesi 0
0
infernalcadre
(22.12.20)
Zor bir tarafı yok çünkü tezsiz yüksek lisans programı denilen olayın baştan sona içi boş. Konular da gördüğüm kadarıyla ancak yüzeysel bilgi sunacaktır bu konularla ilgili. Bununla uğraşacağına, IT üzerine sertifikaları kovalasan daha faydalı olabilir (ccna, cissp vs gibi)
0
roket adam
(22.12.20)
Derslerin hiçbirinde kod yazmanı gerektirecek bir şey yok. En fazla "bu iş için X programı kullanılıyor, onun için de şu komutları kullanıyoruz" seviyesinde bir şeyler olur. Onda da 3-5 satır şey ezberlemen gerekir. O da zorlamaz bence.
0
plutongezegendegilmi
(23.12.20)
biraz geç bir cevap oldu belki ama söylemiş olayım, bu alanda çok büyük açık var. açık her sene daha da büyüyor.

bu bölüme ön ayak olan isim siber güvenlik derneği kurucusu ve aynı üniversitede bu dersleri veriyordu. derneğin faaliyetleri sonucu bu program açıldı.

tezsiz olduğuna kanmayın, buradaki diğer bölümlerden çıkma 3-4 tane dönem projesinin Tübitak'ın konferanslarında sunulduğunu gördüm.
0
teknopark
(30.06.21)
(10)

ofiste çalışırken vs evde çalışırken

aziz dostum jack
mesela,1- yemek alışkanlığınız değişti mi? sabah kahvaltı yapıyor musunuz artık?2- ofiste çalışırken normalde öğlen arasına çıkıp yemek yiyorsanız şimdi de aynı şekilde mi yapıyorsunuz?3- mesai saatlerinin bir önemi kaldı mı? önceden kaçta başlıyordu kaçta bitiyordu iş, şimdi düzeniniz nasıl?4- evde
mesela,

1- yemek alışkanlığınız değişti mi? sabah kahvaltı yapıyor musunuz artık?
2- ofiste çalışırken normalde öğlen arasına çıkıp yemek yiyorsanız şimdi de aynı şekilde mi yapıyorsunuz?
3- mesai saatlerinin bir önemi kaldı mı? önceden kaçta başlıyordu kaçta bitiyordu iş, şimdi düzeniniz nasıl?
4- evde çalışırken ara verip ekşi sözlük/youtube takılıyor musunuz?
0
aziz dostum jack
(22.12.20)
Hayır yapmıyordum yine yapmıyorum.
Yemeğe çok acil bir durum yoksa çıkardım şimdi yemeği ekran başında yemek zorunda kalıyorum.
Mesai saatleri esnedi diyebiliriz iyi taraflar da var kötü tarafları da. En azından mesai sonrası eve gitme çilesi bitti diye avunuyorum.
Evet yoksa kafayı yerim.
0
tuborg yesili
(22.12.20)
1- yapmıyordum, artık arada yapıyorum

2- öğlen dışarı çıkardım. Artık kahvaltı ve öğleni birleştiriyorum genelde. Olmazsa atıştırmalıklarla geçiştiriyorum

3- Önemi var hala. Ama sabahları daha geç başlıyorum artık, 10 gibi mesaimi başlatıyorum (9 normalde)

4- takılıyorum
0
kojonotsuki
(22.12.20)
1- zaten kahvaltı ediyordum simit peynir, şimdi güzel sofra kuruyorum
2- öğle yemeği yemiyorum, arada çok acıkırsam ufak bi tost yapıyorum
3- işimin mesaisi hep değişkendi, hala değişken. ama trafik, yol derdim olmadığı için yürüyüş, spor vs yapacak çok vakit kalıyor.
4- tabii ki takılıyorum. insan makina değil ki kesintisiz sürekli üretken olmak imkansız.
0
roket adam
(22.12.20)
1-Aynı. İşte de kahvaltı yapıyorduk, değişmedi.
2-Aynı. Öğle arası vaktinde işi bırakıyorum başka şeylerle uğraşıyorum. Yemek yemiyorum.
3-Kalmadı. Genellikle hep pc başındayım. Akşam da çalışıyorum, gece de, sabaha karşı da.
4-Evet. Hatta takip ediliyorsa sıctık. İş yerinin VPN'i falan açık çünkü. Neyse şimdiye kadar bir şey olmadıysa devam :)
0
ananiyimioguz
(22.12.20)
1- yapmıyordum yine yapmıyorum
2- ofiste çalışırken yemek ve kahveye 1,5 saatmiz gidiyordu. evdeyken aynı şekilde yapmıyorum bilgisayar başında geçiştiriyorum
3- öncedne bilgisayarı ofiste bırakabiliyordum. şimdi tatsız şekilde esnedi
4- çokça. ama işte de yapardım youtube olmasa da. şimdi de video vs izlemiyorum ama arada başka sitelere bakıyorum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.12.20)
1- kahvaltı yapardım artık yapmıyorum
2- evet, skype da kendimi away e alıyorum bir saat boyunca asla telefon mail açmam. Toplantı falan koyuyorlar öğle arasına, yemek saatim diyip kaçıyorum valla.
3- 5ten sonra kimseye cevap vermiyorum. Ben zaten tek başıma çalışıyorum. Bana şunu yap bunu yap diye pek iş vermiyorlar her şeyimi kendim ayarlıyorum. Her zaman mesai yaparım ama kimseye cevap vermem. Bir kaç kişi haftasonu akşam 10da arıyordu, biraz sert bir şekilde uyardım bir daha aramadılar. Bunun tek istisnası yurtdışından gelen işler. Yurtdışında bir toplantı oluyor bana göre gece 2, e katılıyorum mecburen.
4- genelde takılmam, dikkatim dağılıyor elimdeki işi hemen bitirmezsem fenalık geçiriyorum çünkü sırada çok şey var.
0
jazzabel
(23.12.20)
1-önceden kahvaltım 2 adet poğaçaydı şimdi şahane anne kahvaltısı
2-şirkette 12-1 arası yemek saatiydi mutlaka yemeğe çıkardım, şimdi kahvaltı öğle yemeği birleşti gibi. 9-12 arası herhangi bir zamanda kahvaltı yapıyorum.
3-mesai önemli evet, ama duruma göre esneyebiliyor, çok yoğun olduğum zamanlar sabah 8:00-gece 24:00 çalıştığım da oldu, ama önemli bir iş/toplantı yoksa bazen 10:00 gibi uyandığım, akşam 16:00 gibi bilgisayarı kapattığım oluyor. normalde mesai 9:00-18:00
4-İş yoğunluğuna bağlı olarak nefes almadan çalıştığım, tuvalete bile gidemeden aralıksız 5 saat toplantı yaptığım oluyor. Bazen de hiç iş olmuyor sabahtan akşama kadar netflixte dizi seyrediyorum
0
zikardo
(23.12.20)
1- yapmazdım, artık yapıyorum.
2- öğle yemeği vardı, artık yok.
3- kaldı, daha az çalışıyorum genel olarak.
4- evet. ofiste de yapardım gerçi.
0
plutongezegendegilmi
(23.12.20)
1- evet degisti. ofiste en son sadece oglen yemegi yiyordum, evde de aksam yemegi. simdi evde gec kahvalti, sonra aksam yemegi. cok da degismemis aslinda. :)
2- bilgisayar basinda kahvalti ediyorum su an mesela. eksi sozluk, duyuru, twitter falan.
3- 8:30 - 17:30 genelde, biraz esneyebiliyor hem lehime hem aleyhime.
4- cok yogun olmadikca uzun uzun takiliyorum. yogunken cok az miktarda yine bakiyorum.
0
lemmiwinks
(23.12.20)
Ofiste öğünler arasında atıştırıyorum. Evdeysem akşam yemeğini 17.00 gibi yediğim için aralarda bir şey yemiyorum.
Öğün atlamıyorum iki durumda da.
Mesai saatim aynı. Evdeysem arada kestiriyorum, dizi izliyorum. Evet, keyfim yerinde.
0
auroraaurora
(23.12.20)
(6)

Üst kattaki komşunun gürültüsü

basingse
Arkadaşım(erkek, öğrenci, tek başına kalıyor) üst komşusundan gelen seslerden rahatsız olduğu için (küçük bir çocuk var ve sürekli zıplıyor, bağırıyor ya da duvarlara vuruyor) kapılarına gidip durumu anlattı. Kapıya çıkan kadın(küçük çocuğun annesi) durum hakkında bir şey yapamayacağını sert bir dil
Arkadaşım(erkek, öğrenci, tek başına kalıyor) üst komşusundan gelen seslerden rahatsız olduğu için (küçük bir çocuk var ve sürekli zıplıyor, bağırıyor ya da duvarlara vuruyor) kapılarına gidip durumu anlattı. Kapıya çıkan kadın(küçük çocuğun annesi) durum hakkında bir şey yapamayacağını sert bir dille belirtti. Bununla birlikte hastanede çalıştığına dair gereksiz bilgiler de sundu. Tam o sırada işten gelen eşi ise kapıda bekleyen ve şikayette bulunan birine rağmen olaya alaka göstermedi. Akabinde ise gürültüler yine de devam etti. Aradan geçen birkaç haftadan sonra evde ders çalıştığımız bir gün, arkadaşım aşırı gürültüden(bu arada gerçekten yukarıdan birileri sürekli vuruyor, çocuk bağırıyor ancak asla yapma dur anlamında sesler duymuyorduk) rahatsız olunca yukarı sandalyeyle hafifçe belli aralıklarla(ses arttıkça) vurdu. Bu gürültüleri yine de durdurmadı ve üzerine kadın kapıya geldi. Ben çıkmadım ama konuşmaları dinledim. Kadın yine kötü bir üslupla arkadaşıma söylendi. Ben bu çocuğu bir odaya tıkayamam, kilitleyemem, yaptığın çok zoruma gitti, ne yapayım bu çocuğu, çağıracaksan polis çağırırsın madem vb. tarzı söylemler. Halbuki bu durum arkadaşımın problemi değil. En başından beri tahammül istese ve kötü bir üslupla davranmasa daha hoşgörülü olunabilirdi. Bu kadının arkadaşımın öğrenci oluşundan, toplum açısından arkasında kimsenin durmayacağına inanmasından ve arkadaşımın herhangi bir hareketinde kendini toplumsal ya da hukuki olarak mağdur göstermenin kolay olacağını bildiğinden yaptığını düşünüyorum. Bu sebeple de ona; eğer kapına gelirse mutlaka telefonundan ses kaydını aç ve öyle konuş uyarısında bulundum. Cumartesi gününde beri ise yukarıda sürekli misafir var ve farklı çocuk sesleri ve gürültüler de eklendi. Polisi aramaktan çekincemiz hala var ancak yılmıyorlar da. Hem suçlu hem güçlüler, söylendikçe tepesine çıkıyorlar. Sizce durmaları ya da biraz korkmaları, saygı göstermeyeceklerini biliyorum ama çekinmelerini sağlayacak bir yol var mıdır?Finaller yaklaştıkça durum kızışıyor, apartmanda yönetici de yok bu arada garip bir yer. Ev sahibine haber verecek arkadaşım ancak onun da en fazla ne yapacağını bilmiyoruz.Yazarsanız çok sevinirim.En azından fikirlerinizi almış olurum, şimdiden çok teşekkürler.
0
basingse
(22.12.20)
konu o kadar yaygın ki, sadece iki tane sözlük başlığı bırakmaya geldim. genelde bu tür olaylarda çözüm elde etmek çok zor anladığım kadarıyla.

(bkz: üst kattan gelen koşan çocuk sesi)
(bkz: apartmanda çocuk beslemek yasaklansın)
0
nimberjack
(22.12.20)
Yüksek sesle müzik açıp kulak tıkacı kullanmak olabilir.
0
prizmatik
(22.12.20)
Apartman yaşamı böyle, yapabileceğin hiç bir şey yok. Polis de çağırsan durup dururken bi aileye ceza yazmazlar ki yazsalar bile bi kere susacak sonra yine bağıracak çocuk. Bir şey değişmez yani çocuklu apartman dairesinin sorunları bunlar.
0
roket adam
(22.12.20)
İnanın çocuktan ziyade bu tutum beni rahatsız ediyor, öğrenci nasıl olsa hiçbir şey yapamaz, ezdiği yanına kar kalıyor durumu. Belki caydırıcı bir şey bulurum diye düşündüm zira hoş görü ve medeni bir konuşma aksi yönde tepkime verdi
0
🌸basingse
(23.12.20)
sandalyeyle vurmaya devam. kapına gelirse de, ben bu sandalyeyi bir odaya tıkayamam, kilitleyemem, dersin
0
esref
(23.12.20)
benzer bir durumda arkadaşım çaresiz. üst katın ev sahibinin genç çocukları kalıyor ve insanlık dışı bir yaşam sürüyorlar gürültüden yana. gençlerin kendileriyle, ev sahibinin bizzat kendisiyle, apartman yönetimiyle ve bizzat kendi evinin sahibiyle konuşuldu, elde var sıfır.

çok üzgünüm ama çare taşınmak.

edit: bu esnada artık işi dalgaya vurunca şu videonun sonundaki mesele gelmişti aklımıza "bunu mu denesek?" diye, o derece çaresizlik: www.youtube.com
0
harfitarif
(23.12.20)
(3)

apartman boyama ve ücreti sorunu

Tochinoshin
Haziran, temmuz ve ağustos'ta çatı yenilemek için 17 dairelik apartmanda daire başı her ay 500 lira toplandı. Daha doğrusu çoğu kişi ödemedi hala, çatı yapıldı. Bugün de bir zarf içinde ödemediğiniz takdirde hukuki işlem başlatılacaktır yazmış yönetici. Ödemeyenler kararın verildiği toplantıya katı
Haziran, temmuz ve ağustos'ta çatı yenilemek için 17 dairelik apartmanda daire başı her ay 500 lira toplandı. Daha doğrusu çoğu kişi ödemedi hala, çatı yapıldı. Bugün de bir zarf içinde ödemediğiniz takdirde hukuki işlem başlatılacaktır yazmış yönetici.

Ödemeyenler kararın verildiği toplantıya katılmamış, herkes katılsa red çıkardı zaten. Biz hiçbir imza atmadık. Fatura istiyoruz, karar defteri istiyoruz göstermediler hala.

Bunlar muhtemelen işi ucuza yaptırıp pahalı gösterdiler, karar için de çok az imza atıldığını biliyoruz. Şuan biz ne yapabiliriz? Haklarımız neler ve ne tavsiye edersiniz?
0
Tochinoshin
(22.12.20)
Sizin itiraz etme hakkınız var, direkt mahkemeye verebilirsiniz yönetimi.
Tanıdık avukat vs. varsa o daha iyi bilir süreci. Ama siz her türlü mahkemeye verebiliyorsunuz.
0
esse classic
(22.12.20)
Eğer yönetici ile aranız bozuksa, denetçi vardır ona danışın ve alınan teklifleri, faturaları göstersin.

Ben de yöneticilik yaptım. Toplantıya gelmedikleri için az imza ile karar alındı diye bir şey olmaz. 1. toplantı yapılır eğer çoğunluk yoksa ertelenir ve 2. toplantı çoğunluk aranmadan yapılır. Eğer yönetim planında aksi bir madde yoksa, 2 kişi ile bile karar alabilir yönetici.

Yapabileceğiniz şey, eğer bu toplantı size gündemi ile birlikte tebliğ edilmediyse ve diğer toplantıya katılmamış çoğunluğa da tebliğ edilmediyse, siz haklısınız. Hukuki olarak ne yapabilirsiniz bilemem ama yönetici, falan dava mı edersiniz ne yaparsınız.

Fakat, herkese düzgün bir şekilde tebliğ edilmiş ama kat malikleri katılmamış veya vekil de göndermemiş veya atamamışlarsa yapabileceğiniz bir şey yok. O toplantıda yönetici size aldığı teklifleri veya çıkarttığı maliyetleri sunacaktı büyük ihtimalle.

Yöneticinin de kusura bakmayın ama işi zor, en üst kattakiler tavanımız küfleniyor diye ensesinde boza pişirecekler, yönetici bunu yaptırmak için toplantı konularına ekleyecek ama kimse gelemeyecek. Yönetici ne yapsın? Sonra arkasında küfür ediyorlar bir de çalışmıyor diye...
0
malheiros
(22.12.20)
Malheiros'un belirttiği gibi, eğer yönetici kafası çalışan bi tipse iki kez davet edildiğine dair gerekli kanıtları sunar, son toplantıda olan çoğunlukla karar aldık, gelmeyenler de kabul etmiş sayıldı der geçer. Bu tarz olaylarda tavsiyem böyle şeyler olmadan önce de yönetimde aktif olmanız. Çatı akıyorsa tüm apartmanın sorunudur sonuçta.
0
roket adam
(22.12.20)
(4)

iş bilgisayarı / takip

taha1907
selamlar, iş bilgisayarında vpn kurulu değil, bütün sitelere de girebiliyorum. hangi sitelere girdiğimi vs takip edebilirler mi ?
selamlar, iş bilgisayarında vpn kurulu değil, bütün sitelere de girebiliyorum. hangi sitelere girdiğimi vs takip edebilirler mi ?
0
taha1907
(22.12.20)
Bilgisayarınızda herhangi bir log management cihazının agent ı kurulu mu diye kontrol edebilirsiniz, kuruluysa loglanıyordur yani evet izleniyordur. 5651 yasasına göre loglanmanız gerekiyordur normalde ama bazı şirketler halen yeterli güvenlik önlemine sahip değil. o yüzden izlenmiyor da olabilirsiniz vpn kullanmıyorsanız.
0
camene87
(22.12.20)
Edebilirler. İsterlerse klavyeden hangi tuşa bastığını bile takip edebilirler.
0
himmet dayi
(22.12.20)
Daha önceden kurulmuş bazı log tutan programlarla olabilir.
0
Erva
(22.12.20)
Edebilirler, vpn'e bağlı olmana gerek yok izlenmen için.
0
roket adam
(22.12.20)
(6)

yatırım amaçlı ev

sayha
istanbulda tavsiye edebileceğiniz bölgeler var mı acaba? ileride değerlenme potansiyeli olan, deprem riski düşük.
istanbulda tavsiye edebileceğiniz bölgeler var mı acaba? ileride değerlenme potansiyeli olan, deprem riski düşük.
0
sayha
(22.12.20)
Ben olsam eve para vermezdim.
0
allah yazdiysa bozsun
(22.12.20)
İstanbul'da deprem riski düşük olan bir yer olduğunu düşünmüyorum
İstanbulda -5 kot dahi olsa her yer para eder
0
paramolacak
(22.12.20)
istanbul'un kuzeyi; kemerburgaz ve arnavutköy. deprem riski düşük, yeni binalar, değerlenme potansiyeli yüksek.
0
Sour
(22.12.20)
Ev alınmaz, ama Çekmeköy tarafından arsa alabilirsin.
0
malheiros
(22.12.20)
istanbul'un karadeniz kıyıları yapılaşmaya çok müsait. o bölgeye yapılan 4-5 şeritli otobanlar boşuna yapılmadı. istanbulda sağ ve sola genişleyecek pek alan kalmadığı için şehir yukarı doğru genişleyecek önümüzdeki 5-10 yılda.
0
roket adam
(22.12.20)
Halkalı Atakent
evin değeri 2 kat attı 4 senede
kira da 1 gün boş kalmadı, ilk aldığım fiyatı çıkarttı
0
summatinyourteeth
(22.12.20)
(12)

Sizin De Malınız Kıymetli Mi?

silah taciri
Yiyecek içecek mevzularında paylaşmayı severim ama başka konularda paylaşmayı sevmiyorum, başkasından da böyle bir beklentim olmuyor. Korkarım emanete bir şey olur diye.. Hem benim verdiklerim hem de aldıklarım. Böyle stres olduğum için bir talebim olmuyor acil bir durum söz konusu değilse. Mesela b
Yiyecek içecek mevzularında paylaşmayı severim ama başka konularda paylaşmayı sevmiyorum, başkasından da böyle bir beklentim olmuyor. Korkarım emanete bir şey olur diye.. Hem benim verdiklerim hem de aldıklarım. Böyle stres olduğum için bir talebim olmuyor acil bir durum söz konusu değilse. Mesela bir kuzen benim profesyonel makineyi istemiş. 12bin - 13bin değerinde bir alet. Buna bir şey olduktan sonra artık tartışsan ne olur, tartışmasan ne olur.. Versen bi türlü vermesen bi türlü..
0
silah taciri
(22.12.20)
deneyimler sonucu, kendime bir limit belirledim. çok candan olduğum dostlarım-akrabam dışında belirli bir miktarın üstünde değeri olan şeyleri ödünç vermiyorum. gerçi şu da var, kimse de istemiyor, o miktarda bir şeyi ödünç isteyip de riske atmak istemiyorlar.
böyle bir kötü tecrübesi olmayan kişiler sanırım daha rahat istiyor. bahsettiğiniz değerdeki bir fotoğraf makinesini de asla vermeyin, derim. bir şey olsa karşıdaki muhtemelen yenisini alamayacak. bir yerini çatlatsa özür dileyip geçecek ama siz her baktığınızda sinir olacaksınız. ne gerek var. 13 bin liralık şeyi vermediniz diye kimse de size cimri demez. buradan en önemli nokta sanırım "vermem banane" değil de, kibarca o makinenin sizin için önemli olduğunu belirtip kusura bakma ama veremem, demek sanırım.
0
lovemyself
(22.12.20)
yok valla katiyen vermem bilgisayardır, elektroniktir, enstrumandır, kolay alınmıyor kimse kusura bakmasın. kimseden de bişey istemem.

hele fotoğraf makinası, bi kere güneşe kaldı çek , at çöpe gitsin. sensöre dokun, lense dokun yine bi ton uğraş.

abi o seviyede bi makina istiyorsan kusura bakma da gidip alacaksın yani. alamıyorsan da telefonla çekmeye devam.

ha diğer alternatif gidip kiralasın.

zaten istemiş olayı ters, demek ki üçüncü kişi vasıtasıyla haber göndermiş.
0
killerbee
(22.12.20)
elimde ne vasa veririm.
0
co2s2
(22.12.20)
Annem babam kaedeşim hariç kimseye bir şeyimi vermem. Para istese veririm de eşyamı vermem bu da saçma ama böyle yani
0
hindistan cevizi
(22.12.20)
Valla ben genelde veriyorum ama pek isteyemiyorum nedense. Tek avantajı ben verdiğim için benim ihtiyacım olduğunda da herkesin çekinmeden çoğu şeyi vermesi.

Verirken tüm sorumluluk sana ait bak diyerek veriyorum ve arkasında duracak arkadaş veya akrabalara veriyorum. Malım o kadar kıymetli değil anlaşılan. Arabaymış, prof makinaymış, bilgisayarmış, alın kullanın lazımsa arkadaşlar, aile ne güne var. Şu ana kadar da bir pek bir sorun yaşamadım. Tek tük yaşadıklarım da çözüldü.

Ha iş artık insan kullanmaya girerse o zaman vermem tabii ki.
0
ananiyimioguz
(22.12.20)
Aslında kabahat bende.. aile arasındaki mevzularda fotoğraf olayını ben makineyle hallediyorum. İsteyen taraf profesyonel fotoğrafçılık konusunda bir şey bilmiyor, deneyim yok, makineyi de bilmiyorlar. Hayır, olmaz desem kötü oluyorum. Cihaza bir şey olsa ne yaparım düşünmek bile istemiyorum..
0
🌸silah taciri
(22.12.20)
Bende de var bu huy. millete çok yemek ısmarladım ayıptır söylemesi ama iş malımı paylaşmaya geldi mi değişik bir insana dönüşüyorum.geçen bir arkadaş telefonun şarjını istedi ertesi gün getiresiye kadar gözüme uyku girmedi. Cimri bir insan değilim ama bu insanların menfaatçiliğine, beleşçiliğine ve vurdumduymazlığına ayar oluyorum.
0
komando kani var bende
(22.12.20)
Zerre umursamam, ama tabiki samimiyetime bağlı. Aksine mutlu olurum, geçmişte tam tersiydim zamanla maddelere çok önem vermez bi boyuta evrildim.
0
wiekannich
(22.12.20)
Benim değerinden bağımsız olarak eşyam kıymetlidir. Paylaşıp geri gelmeyen oldu en küçük, en basit şey bile olsa sonra sana lazım olduğunda ve elinin altında olmadığında yaşadığın pişmanlık öğretiyor. Ben de mümkün mertebe vermiyorum eşyamı kimseye.
0
Kediyi üzdün
(22.12.20)
Eğer kuzenin senin kullandığı gibi kullanıyorsa makineyi, örneğin ne bileyim blog için foto çekme, stock foto çekme vb. ver. Ama footoğrafla hiç ilgili olmayıp, arkadaşının doğum gününde, nişanında öylesine fotoğraf çekmek için istiyorsa verme. Benim işim var makineyle de.
0
malheiros
(22.12.20)
eskiden cok kiymetli idi, sonra bir objeye cok deger verirsem objenin mutlaka basina birsey geldigini gordum. arabami arkadasa emanet ettim, pert oldu. Laptop emanet ettim calindi, kitap verdim kayboldu, vs.

Artik beni maddi olarak ciddi sikintiya sokacak seyleri vermiyorum. Verirsem de basina ne gelir diye dusunmuyorum, onemsizmis gibi davraniyorum, bir sekilde geri geliyor :)
0
cooperr
(22.12.20)
O kişinin yetkinliğine ve mali durumuna göre veriyorum ben de. Mesela araba kullanımına güvenmiyorsam arabayı vermem, ya da fotoğraf makinanım yenisini alacak durumu kesinlikle yoksa vermeye imtina ediyorum. ama genelde veriyorum yani, mal ya bu ölüm yok ucunda boşver. ancak geri isteme vs gibi durumlarla hiç karşılaşmadım, işi bitine getiriyorlar genelde

mala çok kıymet verince mutlaka bir şeyleri ıskalıyorsun, ya mala bir şey oluyor hayat sana öyle bi ders veriyor, ya da öyle bi şey oluyor ki lan yemişim malını keşke verseydim diyorsun. bana hep öyle olduğu için biraz da.
0
roket adam
(22.12.20)
(8)

Fiyatı düşen monitörü yeniden almak?

chicha_v2
Geçen hafta bir monitör aldım Amazon'dan 3660 tl'ye.Yeni yıl indirimlerinde ne var ne yok diye bakarken monitörün fiyatının 3290 tl'ye düştüğünü fark ettim.Sizce değiştirmeye değer mi? Amazon koşulsuz iade alıyor monitörü ama IPS panel biraz piyango olduğu için de macera aramayayım diyorum. Ne dersi
Geçen hafta bir monitör aldım Amazon'dan 3660 tl'ye.

Yeni yıl indirimlerinde ne var ne yok diye bakarken monitörün fiyatının 3290 tl'ye düştüğünü fark ettim.

Sizce değiştirmeye değer mi? Amazon koşulsuz iade alıyor monitörü ama IPS panel biraz piyango olduğu için de macera aramayayım diyorum. Ne dersiniz?

www.amazon.com.tr

Tekrar sipariş verdim, banka kampanyası ve amazon uygulamasına özel kodla beraber iyice uyguna geldi. Teşekkürler :)
0
chicha_v2
(22.12.20)
Bence alinir iyi bir indirim olmus
0
tahtakafa
(22.12.20)
aldığın açılmamış paketi eski ürünmüş gibi iade et. bu sayede kullanılmış ürünü iade alırlar almazlar endişesi yaşamazsın.
0
nuisance
(22.12.20)
@nuisance Böyle olur mu cidden? Barkod her üründe aynıdır herhalde de seri no'yu tutmuyorlar mı bir yerde?
0
🌸chicha_v2
(22.12.20)
nuisans'ın dediği gibi yapabilirsin, yapmışlığım var.
0
roket adam
(22.12.20)
@chicka_v2 seri numara tuttukları ürünler var(apple ürünleri, cep telefonları, televizyon v.s.) bunlarda yapamazsınız zaten, fakat mönitörde sorun olacağını düşünmüyorum.
bunu anlamak için gönderdikleri faturada ürün seri numarası var mı kontrol edebilirsiniz.

üstelik satıcı amazon, bir sorun yaşacağını sanmıyorum.
0
nuisance
(22.12.20)
Monitorunde sıkıntı yoksa riske girme bence.
0
prizmatik
(22.12.20)
%99 seri numarası takibi vardır. Yoksa çok komik olur zaten.

21 yy'da seri numara takibi olmayan ürün sayisi az hele monitör gibi elektronik üründe.

O yüzden kutu acma riskine girerler mi bilmiyorum açıkçası ama o kontrolu edip size sikinti cikarabilirler ürün degisimi yaparsaniz.
0
logisticsmanager
(22.12.20)
Eğer satıcı amazon ise hiç bi türlü bir riskin yok. Seri no kontrolü yapmıyorlar (dediğim gibi bizzat denenmiş olay), yaparlarsa da en fazla yanlış iade kabul etmiyoruz derler, sen de yeni aldığın ürünü geri alır, yeni ürün için olan fiyattan tekrar iade prosedürü başlatırsın. Sıkıntı olmaz yani, sadece uğraşmış olursun.
0
roket adam
(22.12.20)
(3)

Beats solo 3 wireless nasıl satılır?

soru icin geldim
Alan yok 2017 yılında 1600 liraya alındı. Bana lazım değil 700 liraya ilana koydum dönüp bakan bile yok. Gerçi insanlarda haklı pek gerekli bir alet değil. Takas bile kabul ediyorum bilgisayar ekran kartı,ram gibi parçalar olabilir ama ses seda yok malesef duruyor ilanda. Satabilme durumum nedir? Ne
Alan yok 2017 yılında 1600 liraya alındı. Bana lazım değil 700 liraya ilana koydum dönüp bakan bile yok. Gerçi insanlarda haklı pek gerekli bir alet değil. Takas bile kabul ediyorum bilgisayar ekran kartı,ram gibi parçalar olabilir ama ses seda yok malesef duruyor ilanda. Satabilme durumum nedir? Ne yapmam lazım?
0
soru icin geldim
(21.12.20)
yakın zamanda 900 civarına satıldı sıfırı o kulaklıkların. bir ara daha da düşmüştü. beats sevmem ama garanti hizmetleri gerçekten iyi, yenisiyle değiştiriyorlar vs. demek istediğim 200 lira daha verip kullanılmış ürün almak yerine garantili yenisini almayı tercih etmek mantıklı olur. fiyatı düşürün sahibindende çıkar birileri bence. takas illa ki çıkar nasıl çıkmamış hayret.
0
not dark yet
(22.12.20)
Biraz daha fiyat düşüp letgo'ya falan koyabilirsin, ama arkadaşın dediği gibi şu dönemde bi kulaklığa 700 lira verecek adam gider sıfır alır hijyen açısından. Şahsen ben ikinci el almazdım.
0
roket adam
(22.12.20)
Şu an yanılmıyorsam pazar fiyatı 900-950 lira arasında. En azından bu fiyatlara bulunabilir. Böyle bir dönemde herkes hijyene ekstra dikkat ettiği için de o fiyattan gitmesi zor. Tavsiyem fiyatı 500 bandına çekmeniz.
0
aynabugusu
(22.12.20)
(2)

Radyo yayını gibi YouTube podcast kayı ve telif sorunu Hakkında

paramolacak
Selamlar,haftada bir kendi kendime radyo programı yapar gibi podcast ler kaydedip yutuptan yayınlasam ve bu yayınlarda o hafta çıkan parçaları çalsam telif yeme ihtimalim yüzde kaçtır ? Birde bu açıklama kısmında lisanslayan kısmında vs o şarkıların bilgilerini girsem sorun olur mu sizce? Spoti de b
Selamlar,

haftada bir kendi kendime radyo programı yapar gibi podcast ler kaydedip yutuptan yayınlasam ve bu yayınlarda o hafta çıkan parçaları çalsam telif yeme ihtimalim yüzde kaçtır ? Birde bu açıklama kısmında lisanslayan kısmında vs o şarkıların bilgilerini girsem sorun olur mu sizce? Spoti de bi podcast dinliyorum mesela o çalıyor böyle sistemle yutup ücretsiz olduğu için yutuptan yana kullanıyorum tercihimi.
0
paramolacak
(21.12.20)
eğer hesabı monetize etmezseniz bir şey olmaz diye biliyorum. monetize ederseniz de sanıyorum tüm videodaki sesleri otomatik kaldırıyor.

benim yüklediğim videolar var, bazı parçaların albüm kapakları önünde parçalar çalıyor. youtube otomatik olarak sanatçının bilgilerini girdi ve youtube reklamları falan sanırım onlara gidiyor. yani kimse bana dava falan açmadı. yıllardır da yayında.
0
malheiros
(21.12.20)
Monetize etseniz de etmeseniz de, şikayet edilse de edilmese de copyright strike alabilir ve hesabınız kapatılabilir. Youtube algoritması, Unlisted olarak eklediğim bir radyo yayınındaki zor anlaşılır bir parçayı bile tespit edip "hoop birader" diyebilecek kadar gelişmiş bi algoritma. Dava açılmaz ama hesabınız kapatılır yani.
0
roket adam
(21.12.20)
(9)

Softshell Montunuz var mı

esref
tavsiye eder misiniz, artısı eksisi nedir, ne marka/model tavsiye edersiniz
tavsiye eder misiniz, artısı eksisi nedir, ne marka/model tavsiye edersiniz
0
esref
(21.12.20)
Var, rüzgar geçirmiyor, hafif, içine bir ince polar ya da triko ile kullanıyorsun bahar aylarında
0
freebird5406_2
(21.12.20)
Var, tavsiye ederim, decathlon'dan almıştım ben.

Rüzgar geçirmemesi süper bi olay. Ya @freebird'ün dediği gibi ya da kışın içime bunu giyip üstüne ince bi mont/hırka falan giyerek kullanıyorum ben, süper oluyor.
0
plutongezegendegilmi
(21.12.20)
www.morhipo.com
1 aydır kullanıyorum. çook memnunum.
alanya'da kışları kapişonluyla üşüyerek geçiren biriyim, özellikle bisiklet kullanırken.
rüzgar almıyor, su almıyor. motor sürerken de denedim gerçekten işe yarıyor.
gayet sıcak tutuyor ama çok soğuk bir yerdeyseniz içinin biraz daha polar gibi dolu olanı var. mavideki öyleydi. bu ince ve benim için tam ayarında.
0
MtKrt
(21.12.20)
softshell kullanmadım, almak istedim ama sonradan vazgeçtim. ( maddi sebepler, iyi bir şey alayım dedim.)

softshell, serin havalarda giyilebilen bir şey.

bunu kışın giy diyen insanlar, sıfırın altında sıcaklık görmeyen insanlar olabilir. o sebeple nerede yaşadığın önemli. bunu mont gibi kullanmak saçma olur yağmurlu ve soğuk bir şehirde yaşıyorsan.

gömlek+100'lük polar+550 dolum kaz tüyü içerikli mont ve GORE-TEX kabuk ile ancak sıcak durabiliyorum rakımın 2000 olduğu soğuk bir şehirde.

ne amaçla kullanacaksın burada asıl sorun.
0
blue eyes white dragon
(21.12.20)
decathlon'dan almıştım ben de bisiklet için, bence bi işe yaramıyor incecik bir şey.
0
roket adam
(21.12.20)
@blue İstanbulda giyeceğim. belki kısa mesafelerde motorsiklete binerim. softshellin polar katmanının ist. soğuğuna karşı koruyacağını düşünüyorum. istanbulun sağanak yağmurları daha çok sıkıntı veriyor. bendeki mont sıcak tutsa da suyu fiyuuvt diye kaydıramıyor

@pluton, @mtkrt, şapkası rüzgarda fitifit dalgalanıyor mu yoksa kalınca mı, bağcıklardan sıkmasan da sabit duruyor mu
0
🌸esref
(21.12.20)
@esref benimki şapkasızdı, bilmiyorum. Ayrıca şehir Ankara, o kadar rüzgar olmuyor.
0
plutongezegendegilmi
(21.12.20)
verdiğim linktekinin şapkası oldukça hafif ama naylon poşet gibi uçmuyor. isteğe bağlı takılıp çıkarılabiliyor da.
0
MtKrt
(22.12.20)
mont da var pantalon da. ikisini de kışın dağda giyiyorum. zaten genelde dağcılıkta kullanılan bir kumaş kendisi. yeni yeni gündelik giyime girmeye başladı.
0
argent dawn
(22.12.20)
(11)

Kadikoydeki rezidanslar

ala09
konum olarak bana mantikli gibi ama orada oturan eden var mi butcemi biraz zorlarim tutarsam. pismanlik yasamamak adina hangi yapi daha guzel ve kullanim alanlari genis(havuz gibi) veya en uygun fiyatlisi gibi avantajli olan gozunuze carpan oldu mu?
konum olarak bana mantikli gibi ama orada oturan eden var mi butcemi biraz zorlarim tutarsam. pismanlik yasamamak adina hangi yapi daha guzel ve kullanim alanlari genis(havuz gibi) veya en uygun fiyatlisi gibi avantajli olan gozunuze carpan oldu mu?
0
ala09
(20.12.20)
ben sadece şunu söyliyim. o rezidansların kira ücreti bazen uygun olabiliyor ama aidattan çok geçiriyorlar. aylık aidatı mutlaka sorun.
0
elektr10
(20.12.20)
Fikirtepedekilerden bahsediyorsaniz eger aidati mutlaka ogrenin +1. Ayrica Yüklenici firmalar iskan almamislar, isinma duzgun calismadigi halde cok yuksek gelen faturalar, cogu daire bos oldugu icin yuksek gelen aidatlar, düzgün calismayan guvenlik gibi sorunlari oldugunu duymustum.
0
65 derece
(20.12.20)
uzak dur, keriz avlıyorlar orda
0
nahtoderfahrung
(20.12.20)
fikirtepe evet :)

insaati bitmemis o yuzden imkan yok daireden baska diye okumustum cocuk parki bile sikintili diye. su ana kadar degisen bir sey oldu mu yorumlar eskiydi
0
🌸ala09
(20.12.20)
Kesinlikle uzak dur.
0
sckxyss
(20.12.20)
Cok tesekkurler ben de evlenince oturmak icin arastiriyorum :) guzel oldu
0
🌸ala09
(20.12.20)
Uzak durmanızı tavsiye ederim.
0
suicides underground
(20.12.20)
Uzak dur diyenler neden uzak dur diyor bilmiyorum ama projesine gore duzgun yerler var. Kentplus gibi ses yalitimi, ısınma sorunları gibi kronik sorunları bulunan yerler de bulursunuz, Concord gibi lokasyonu ve bina sakini profili bozuk projeler de, Nuhoğlu gibi daha düzgün projeler de. Nasıl bir yer aradiginiza bağlı olarak mesela Nuhoglu'nun 3 binasi arasında bile farklar olabilir. Arabanızın olup olmaması bile etken.
0
pass
(20.12.20)
Kentplus Kadıköy'den kesinlikle uzak durun. Diğerleri için yorum yapamayacağım.

(bkz: https://eksisozluk.com/kentplus-kadikoy-rezaleti--5515977)
(bkz: https://eksisozluk.com/kentplus-kadikoy-yonetim-rezaleti--6732252)
twitter.com
0
rachel
(21.12.20)
Otomobilin varsa güzel bir bölge fikirtepe, ama araban yoksa gerçekten güvenlik riski var hala.
0
roket adam
(21.12.20)
kadıköyde rezidans yok (henüz)
fikirtepe'de görmüşsünüzdür.
0
jimjim
(21.12.20)
(17)

götüren götürmemiş mi?

Pertev nail
merhaba, kafamı kurcalayan bir durumu sormak istiyorum.şu anda 40 yaş üzeri olan, geçmişte orta gelire sahip insanlar arsa, ev, araba falan alarak şu an maddi olarak çok iyi duruma geldiler. istanbul'da tüm arsalar doldu, herkesin arabası var, ev almak mümkün değil. son yıllarda işe başlamış, babada
merhaba, kafamı kurcalayan bir durumu sormak istiyorum.

şu anda 40 yaş üzeri olan, geçmişte orta gelire sahip insanlar arsa, ev, araba falan alarak şu an maddi olarak çok iyi duruma geldiler. istanbul'da tüm arsalar doldu, herkesin arabası var, ev almak mümkün değil. son yıllarda işe başlamış, babadan bir şey kalmayan gençler bitik durumda. bırakın evi düzgün bir araba dahi almaları en az 5 yıl yemeden içmeden çalışmakla mümkün.

velhasıl, alan almış, götüren götürmüş gibi geliyor bana. satın alma gücünün görece iyi olduğu zamanlar bir daha gelecek gibi durmuyor. reel ücretler yerlerde. ne yapsın bu gençler?
0
Pertev nail
(17.12.20)
valla yapacak bi şey yok.
aynen dediğiniz gibi.
yapacakları tek şey var aileboyu calısıp hayatları boyunca 1 ev sahibi olmak.
0
sizofren06
(17.12.20)
20 yıl öncede aynı muhabbet ediliyordu çok iyi hatırlıyorum. ama haklısın çok daha zorlaştı ve zorlaşyor.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(17.12.20)
onların çocuklarına kalacak. ailesinde mal mülk olmayan bir şeye sahip olamaz.
0
Andrew
(17.12.20)
İş hayatına 2000'lerin başında atılmış olan insanları gözlemliyorum çevremde, çoğunun kafası çalışmıyor. Canavar gibi gençler iş arıyor ama.

Bi tanesi ile sıklıkla muhatap oluyorum, kesinlikle beynini kullanmaması gereken bir işten ekmeğini kazanmalıymış. Galerici tipi var. Ortalarda geziyor bi halt yapıyormuş gibi, tek küpesine tükürdüğüm. Neyse. Onlardan çok daha nitelikli insanlar şimdi iş arıyor velhasıl. Yani, katılıyorum.

KPSS'de bile, 73'ler, 75'lerle 2006'da atanan mimar, mühendis tanıyorum. Şimdi girenlerin 95'i garantilemesi gerekiyor atanabilmek için yazık ki.
0
gayda
(17.12.20)
dünyada yeni nesil için bi şey kalmadı. şanslı %1-2'lik kesim youtuber, influencer falan olup oradan yürüdü. %5-10 kadarı da gece gündüz çalışır, 10 parmağında marifet olur, zaten işkoliktir vs. o şekilde devam eder.

şu an dünyada teknik lise veya üniversite öğrenimi görüp de haftada 40 saat mesaiden sonra "ben yokum eyvallah" diyebilecek lükse sahip, fazla kazandığında ek mesai ücreti alabilen, kazandığı parayla ev-araba alma şansına sahip olan insan sayısı çok az.

durum türkiye'de ekstra kötü diğer yerlerde de çok iyi değil. geçen hollanda için bir tablo görmüştüm reddit'te. maaşlar yıllardır yerinde sayıyor ama enflasyon da düşük zaten, eyvallah iyi güzel ama atıyorum 10 yılda gelir %20 artmışsa aynı dönemde ev fiyatı %200 artmış, bu tarz acayip bir fark vardı.

biz aç karnımızı doyuramıyoruz daha ama dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile artık gençler mal mülk sahibi olmakta zorlanmaya başladı. kanada desen hepsine çinliler çöktü mesela.

parayı sahip eden grup her geçen gün biraz daha güçleniyor, dünyanın her yerinde zenginler daha da zengin olurken insanlar kitleler halinde fakirleşiyor ama neyse biz jeff bezos övmeye, elon musk yalamaya, "çalış senin de olur" zihniyetiyle hiçbir şeyi sorgulamadan yaşamaya devam edelim. kesin tembel olduğumuz için fakirizdir hepimiz.
0
der meister
(17.12.20)
son yıllarda işe başlamış -görece genç- bir insanın hayali, amacı neden ev araba almak olsunki? bunu da bi düşünmek gerek.

ne yapsınlar? göç edebilirler.
0
jimjim
(17.12.20)
''Götüren götürmüştür'' demek çok iddialı hemde haksız bir itham. Bu muhabbet 20 yıl öncede vardı daha eskidende de vardı. Ülkemizde maddi durumu kötü olanlar olduğu gibi maddi durumu çok iyi olan bir çok insanda var. Mesela tacirler, iş adamları, doktor, mühendis, mimar, avukat gibi görece gelir seviyesi yüksek kesimler mevcut. 1980'lerden itibaren Türkiye'de hızla artan orta sınıf var. Bunun haricinde ev fiyatları arzın talebi karşılayamamasından kaynaklı olarak yükseliyor. Merkezi yerlerdeki ev fiyatları artık şehirleşme ve rant dolayısıyla normal insanların alabileceği noktada değil. İstanbul için konuşmak gerekirse İstanbul'da 3 farklı gelir grubu var zengin, orta, fakir ve her sınıfın yaşadıkları semt, o semtlerdeki ev fiyatları, kiraları, temel tüketim ürünleri ve erzak fiyatları farklı.
0
berkan11
(17.12.20)
Ben tam 30 yaşındayım, sakın gösteriş gibi algılanmasın ama benim de evim (kredili tabii ki) arabam (kredisi bitmek üzere) var. İkisinde de ailemin tek kuruş bir katkısı yok. Yani halen mümkün bu tarz şeyler. Her ay çok az da olsa bir birikim yapmak, birikimleri değerlendirmek, sürekli kazancı artırmaya odaklanmak, kazancın agresif bi şekilde artabildiği sektörlere yoğunlaşmak, sonra da devletin dağıttığı negatif reel faizli keriz kredilerini yakalamak şeklinde bir formülüm var, şu ana kadar tıkır tıkır işliyor. Burada kilit nokta şu, cazip olan sektörler çok değişti. Mesela 80'lerde bankacılar, 90'lar ve 2000'lerde inşaatçılar çok kazanıyorken, şu anda bilişimciler nispeten daha rahat bir hayat yaşıyor. Bu rüzgarı da yakalamak önemli.

Ancak yeni nesil müthiş bir negatif propaganda ve "yapamazsınnnn" ile büyüyor ki böyle bir kariyeri hayal bile edemiyorlar şu anda. Ama bu ülkede dediğim gibi kalburüstü bir beyaz yaka sınıfı var ve ciddi paralar kazanabiliyorlar. Hatta internet sayesinde global pazardan iş almanın kolaylaşması ve döviz - tl dengesinin alt üst olması dolayısıyla çok düşük döviz rakamının bile türkiyede iyi bir hayat yaşamaya yetmesi bunu daha da cazip hale getirdi. 90'ların çocuklarının hayal edemeyeceği fırsatlar var şu anda elinizde. Ancak bunu ne bileyim yazılımla uğraşmak yerine ekşide siyaset tartışmak için kullandığımızdan fark edemiyoruz.
0
roket adam
(17.12.20)
Okul okumayıp erken yaşta iş hayatına atılarak bütün fırsatları zorlarsan belki götürme şansın olabilir.

Üniversite okudun ve ilk yılında kazanıp kalmadan bitirdin. Şansın çok iyi gitti hemen iş buldun diyelim. Yaş oluyor 23. Çok özel bir yeteneğin yoksa başlangıçta alacağın en iyi özek sektör maaşı 6-7 bin. Ayda 2 bin kenarı atsan yılda 24 bin yapar. Maaşın arttı ve 50 bin kenarı attın diyelim yine değişen bir şey yok. Bir ev bir araba yemeden içmeden 20 sene sürer en az.

Çevremde 30'larındaki bir doktorun hiçbir şeyi yok. Mühendislerin de aynı şekilde. Ama okumamış ve hayata erken atılmış olanlardan iyi durumda olanlar var
0
kickboxer
(17.12.20)
Kafasi yatirima birikime calisan insan okusa da okumasa da bir seyler sahibi olabiliyor. Burada kilit nokta tuketime ne kadar mesafeli yaklastigin. Kendi adima ortalamanin epeyce uzerinde kazaniyor olmama ragmen birikimmis yatirimmis hic o kafalarda olamadim. Kazandigini gunubirlik harcayanlardandim ama belki bi son 5-6 aydir bir seyler kafama dank etti, olgunlastim sanirim :) 3-5 kenara atiyorum, belki bi krediye vb girerim.
Bu arada alan aldi satan satti fikrine katilmiyorum, yatirimlik arsa hala var, yatirim olanaklari kolay kolay bitmez ama ozellikle yeni nesilde de ogrenilmis bi caresizlik yok degil. İnanmiyor olacagina.
0
msb
(18.12.20)
mesela kickboxer'ın hesabından gidelim. yılda 24k kenara attın, dolara bastın örneğin oldu sana yılda 35k. İki senede 70 bin etti. İki sene sonunda 70 bin üstüne devlet vergi indirimi yaptı ya da düşük faizli keriz kredisi çıkardı, azıcık borçlanıp 100 binlik araba aldın. 2 sene içinde araba oldu mu 200 bin. noldu, 4 senede 200 bin tl servet yaptın.

bu fırsatları yakalayamayan arkadaş ayda 2 bin tl kenara atsam ne olacak dedi, atsa bile 24*4 anca 96 bin kenara koyabildi, onu da evlilikti, gezmesiydi oydu buydu yemediyse. fırsatları değerlendiren vatandaş tam iki katı servete ulaştı. yani bu iş biraz bununla ilgili. ilk aracımı alırken 88 bin tl kredi çekip 134 bin tl'lik bir araç almıştım, 3 sene krediliydi. herkes manyak mısın olum dedi, şu an o aracın kullanılmış ikinci el hali 300 bine gidiyor, hadi 270 olsun. evet ödemek kolay değildi ama kredi faizlerini düşsen bile çok ciddi bi para birikmiş oldu. yeni mezun arkadaşlar bu sistemi biraz anlamakta zorlanıyorlar genel gördüğüm. bir de instagram jenerasyonunun getirdiği acayip bi tüketim hırsı da var tabii. tüm bunları alt alta yazınca, okuyabilenler ve iyi kötü kazanabilenler için dünyanın çok az yerinde olan acayip fırsatlar var bu ülkede. garip boşluklar var yani enteresan bi şekilde.
0
roket adam
(18.12.20)
fakat şu var, mesela yaşıtlarım ev araba aldı belki ama ben deli paralara bilgisayar, kamera, lens yatırımı yaptım. Cidden bilgisayar + kamera + lens'in biraz üstüne 2015'te araba alabilirdim ve o araba şimdi 250 bin falan, elimdekilerin değeri öyle değil :D Elimdekilerle o kadar kazanacak iş de yapamadım. Ama işim gereği bulundurmam da gereken şeyler. E n'apayım şimdi?

Ek olarak gençlerde öğrenilmiş çaresizlik var doğru, fakat ben üniversite okurken iyi bir laptop 2000-3000 liraydı, şimdi en az 8000 hatta daha fazla. Fakat o zaman ilk işe giren biri nasıl oluyorsa 1500-2000 alabiliyordu, şimdi 4000 teklif ederlerse iyi. "Bir şeyler yapabilmek için elde etmen gereken ekipmanlara" bile daha geç ulaşabiliyorsun.

Şu an öğretim görevlisiyim, valla benim 2010'da aldığım ve artık beğenmediğim kamerayı çocuklar sorup "hocam iyi mi iş görür mü" diye getiriyorlar. Çok kötü.

Maaşla çalışan biri de üst yerlere gelse 15-20 bin mi kazanacak mesela? O parayla bile şu an 300 bin olan arabayı, seneye 350 bin olunca alabilecek misin?

Bence gençler temel eğitimi aldıktan sonra para kazanabilecekleri e-ticaret, yazılım, 3d tasarım (bu hep atlanır mesela, mimar arkadaşlarım mimarlık işi bulamadı ama çatır çatır kanadaya 3d model satıyorlar) öğrenmeliler.

Ben 30 yaşında bunlara yeni uyanıyorum.
0
nhk ni youkosu
(18.12.20)
Bu her zaman konuşulur, 10 yıl önce de 20 yıl önce de 30 yıl önce de aynı şeyler konuşuldu durdu. Karamsar olan hep karamsardı, iş bitirici olan hep iş bitirdi. Yakın tarih için Levent Kırca parodileri, uzak tarih için yeşilçam filmlerine bakabilirsiniz.

Benim gençlere nacizane tavsiyelerim;

Aldığını şeylerin fiyatına bakmayacak birikime erişene kadar gereksiz alışveriş ve harcama yapmayın.

Alkol, sigara, gece hayatından da bütçeniz güçlenene kadar uzak durun.

Sürekli para emen, ölü yatırım gerektiren hobiler değil de, para kazandırmasa bile koyduğunuzu geri alabileceğiniz hobiler ile ilgilenin.

Üniversite bittiğinde sizi istihdam etmek isteyenlerin çokça olacağı bir üniversite bölümüne gitmeyecekseniz okul ile zaman kaybetmeyin.

Okumayı sevmiyorsanız, işe yarar bir bölüm kazanmadıysanız, sırf aileden uzaklaşıp üniversite gençliği hayatı yaşamak için okula gitmeyin.

Mutlaka ticareti deneyin, ticaret bilen bir tanıdık/yakın yanında takılın bir süre. O havayı koklayın, küçük de olsa bir sermaye bulup ticareti deneyin.

Eliniz yatkın ise bir ustalık konusunda kendinizi geliştirmeye çalışın, hatta üniversite okumayacaksanız hiç zaman kaybetmeyin ve karar verdiğiniz bir sektörde bir ustanın yanına girip işi öğrenin.

Birikim yapmayı küçümsemeyin, ben inşaatcıyım, bugüne kadar onlarca daire üretip sattım. Hemen hemen hepsini asgari ücretle çalışan ya da biraz üstü maaş alan insanlara sattım.
0
John Bloor
(18.12.20)
Götüren götürmemiş. O zaman da böyleydi şimdi de böyle. Sana bileciğin köyünden tarla almak mantıksız geliyorsa, onlara da senin şimdi tüh dediğin yatırımlar mantıksız gelirdi. Her zaman bir mücadele var, bu mücadelenin bir kazananı bir kaybedeni var. Bu sürekli olacak. Tek değişken zaman. Geri her şey aynı.
0
Frederick Co
(23.12.20)
bu tespitte baya bir haklılık var, "20 sene öncede böyle diyorlardı" diye yazanlar yanılıyor.
bununla ilgili kerim rota'nın nefis bir yazısı vardı, hatta sözlüğe düşmüştü okumayanlar mutlaka okusun derim;
www.paraanaliz.com

ben ilk işe başladığım 2010-2011 yıllarında 10+ yıl tecrübeli uzmanlar 5bin dolar karşılığı tl maaş alıyordu 5bin!
şimdi ben tecrübe olarak o seviyelere geldim buraya aldığım maaşı yazmayayım ama çok komik bi rakam dolar olarak.
hem TL değere karşı müthiş değer kaybetti, hem de özel sektörde maaşlar reel olarak azalıyor sürekli.
yeni işe başlayanları hiç düşünemiyorum bu durumda.
0
nuisance
(23.12.20)
Bu olay tamamen zamanı yakalamakla ilgili. Mesela çok daha önceye gidelim 70 li yıllarda gurbete gidenler kazandıklarını yine köylerinde tarım arazisi alarak değerlendirdiler. Çünkü bildikleri tek yatırım aracı buydu. Daha sonraki nesil metropollere aktı, fırsatçılık ve acımasızlık ve orman kanunları geçerli idi. Bazıları kazandı çoğu arada kayboldu gitti. Şu anda 40 yaş üzeri olanlar o kuşağın devamı beyaz yaka tabirinin ilk temsilcileri hatta. Çoğu ikini bir dil öğrenemedi böyle bir ihtiyaç duymadı. Bilgi bu kadar ulaşılabilir değildi. Mesleki anlamda tercihler dar ve bu coğrafya ile sınırlı idi.

Günümüzde standart olanın kazanma şansı çok az. Babadan dededen kalma meslekler ve uzmanlıklarla yırtmak kolay değil. Bir çok meslek aslında ölmek üzere olan zanaatlar gibi. Araba diye bir şey bulunmuşken dünyanın en iyi semercisi olmak için uğraşmamak lazım. Topraksız tarım çıkmışken iki dönüm tarladan ne kazanırım şeklinde düşünmemek lazım. Babadan dededen şanslı olmayanlar için biraz vizyon ve cesaret gerekli. Artık ortalama donanımda bir insan için kazanmak daha zor ama fırsatlarda eskisinden çok daha fazla.
0
istege bagli sigortasiz
(23.12.20)
türkiye'nin bu konudaki tek sıkıntısı herkesin başarıyı büyük şehirlerde yakalamaya çalışması. istanbul gibi bir şehrin nüfusu 16 milyon arkadaşlar yazıyla "on altı milyon".

100'bine araba alıp 200bine 2 sene sonra satmanız servet kazanmak değildir 100'bin aldığınızda 100bin+2sene'ye satmak demektir. bir şey kazandığınız yok sadece banka hesabınızdaki sayılar büyümüş oldu. hatta amortisman hesabı ve enflasyonu kattığınızda muhtemelen para kaybetmiş olabilirsiniz.
0
nahtoderfahrung
(23.12.20)
(3)

uzaktan yüksek lisans

bbb_1
selamlar,uzaktan yüksek lisans nasıl oluyor zor mu kolay mı, faydalı mı, faydasız mı?bilen birisi aydınlatabilir mi?
selamlar,

uzaktan yüksek lisans nasıl oluyor zor mu kolay mı, faydalı mı, faydasız mı?
bilen birisi aydınlatabilir mi?
0
bbb_1
(17.12.20)
Orta, faydasız (ek ödeme için işe yarıyorsa faydalı, memurlara filan)
0
infernalcadre
(17.12.20)
Kamu görevlisi iseniz veya bir evrakta görünmesi gerekiyorsa işinize yarayabilir.
0
murtiii
(17.12.20)
Internetten ders izlemeye konsantre olabiliyorsan (günde 3-4 saat falan) faydalı olabilir. Olamıyorsan hiç zorlama.
0
roket adam
(17.12.20)
(8)

Yurtdisinda oto kiralamadan gelen cezada...

mirafiori
Sirket bize mail atti ceza yediniz, size ulasacak, bu arada bize 10 gun icinde 40€ verin cezayi isleme parasi diyor. Kiralamada kullandigimiz kart artik olmadigi icin otomatik cekememisler heralde. Simdi ceza adrese gelince oderiz orasina bakariz zamani gelince de, bu firmaya para vermesek bisey olu
Sirket bize mail atti ceza yediniz, size ulasacak, bu arada bize 10 gun icinde 40€ verin cezayi isleme parasi diyor. Kiralamada kullandigimiz kart artik olmadigi icin otomatik cekememisler heralde. Simdi ceza adrese gelince oderiz orasina bakariz zamani gelince de, bu firmaya para vermesek bisey olur mu? Bir daha kiralamak gerekirse baska firmadan kiralariz icabinda.

Cezanin scanini bile atmamislar ben ne bilecem ayrica ceza var mi yok mu
0
mirafiori
(17.12.20)
E iste cezanın scan’ini?
0
pass
(17.12.20)
Cevap verip legal olarak ''maili okudugunuza gore parayi verin'' durumuna dusmemek icin cevap vermek istemedim
0
🌸mirafiori
(17.12.20)
ceza addiniza geliyor, vize, pasaport gibi seylerin fotokopisi bundan isteniyor zaten. adiniza islenmis cezayi ödemezseniz seneye buradaki "vizem reddedilmis ne yapabilirim" sorunuzu cevaplamak oldukca zevkli olur yazarlarca.
0
duygusuzromantik
(17.12.20)
Cezayi odemeycegim demiyorum, firmanin kestigi isleme parasini odemzsem ne olur diyorum. Igneli yorum yapana kadar iki satir okusaniz gorursunuz.
0
🌸mirafiori
(17.12.20)
Kiralık aracın trafik cezası nasıl senin adresine ulaşacak ki? Eğer plakaya yazıldıysa yine kiralama şirketine ulaşacak. Sen o 40 euroyu ödemezsen adamlar da sen parayı yollasan bile tüm parayı yollamadığın için cezanı ödemez, debt collection muhabbetine gider konu. Bu normal bir uygulama, sıradışı bir şey değil yani.
0
roket adam
(17.12.20)
Cezayı şirkete yazıyorlar, şirket de polise benim adımı adresimi bildiriyor. Bu adresi bildirme işlemi için 40€ istiyorlar. 40€, şirketin cezayı ödeme parası değil yani.

Şirket zaten çoktan bildirdi (bildirmiş olması lazım) polise benim bilgilerimi. O yüzden bu 40'ı adamlara vermesek ne olur ki?
0
🌸mirafiori
(17.12.20)
cezayi isleme parasi isteme haklari var, ödemezseniz zaten onlar icra takibi baslatacaklar, belli bir ücret üzerine cikinca mahkemeye düsecek mevzu ve ayni bahsettigim durum olacak.

kisacasi parayi ödemeniz gerekiyor maalesef.
0
duygusuzromantik
(18.12.20)
cevaplar yine efsane :)

arac kiralik, sen aracla cezayi kameradan yedin. Ceza sirket adina kesilir, kamera araci kimin kullandigini nerden bilsin? Senin adina ceca gelmez, gelemez, gelebilemez.

Sirket coktan cezayi odemistir, faiz yememek icin. Dolayisiyla mevzu senine arac kiralayan sirket arasinda. Devlet parasini almistir coktan.

Normalde senin kredi kartindan cekerler, ama kart iptalse sictilar. 40 avro icin kolay kolay kimse senin pesine dusmez cunku adamlara bunun masrafi cok daha fazla olur. Ya silinir gider ya da siz bir daha onlardan kiralamaya kalkarsaniz tahsil ederler.

Ben olsam, cezanin kopyasini isterim, tarihi ve saati kontrol ederim eger dogruysa oderim, uzatmam. Yok degilse, atiyorum ben araci 5'de teslim etmisim adamlar cezayi 6da yemis, beni baglamaz derim gecerim.
0
cooperr
(18.12.20)
(25)

Sahilde hoparlörle şarkı dinlemek görgüsüzlük müdür?

huçi kuçi
Kendime katlanabilir kamp sandalyelerinden ve bir de şu kablosuz hoparlörlerden aldım. Deniz kıyısında oturup bira, müzik ve dalga sesleri eşliğinde yalnızlığımı çeşnilendirmek istiyorum. Hoparlörün sesini gümbür gümbür açmaya niyetim yok, o esnada sahili benimle birlikte paylaşacağını varsaydığım d
Kendime katlanabilir kamp sandalyelerinden ve bir de şu kablosuz hoparlörlerden aldım. Deniz kıyısında oturup bira, müzik ve dalga sesleri eşliğinde yalnızlığımı çeşnilendirmek istiyorum. Hoparlörün sesini gümbür gümbür açmaya niyetim yok, o esnada sahili benimle birlikte paylaşacağını varsaydığım diğer insanlardan makul bir uzaklığa konuşlanıp yalnızca bulunduğum alanı şenlendirecek kadar ses vereceğim. Sahil dediğim Çanakkale'nin Yeni Kordon'u. Kumsalın bitiminde bankların bulunduğu, insanların gelip geçtiği bir yer (fotoğrafı eklendi). Ben kumsalda oturuyor olacağım. Sizce bu beni, başkalarının sükunet arayışına aldırış etmeyen düşüncesiz bir dallama yapar mı?
0
huçi kuçi
(17.12.20)
teksen niye kulaklık takmıyorsun önce herkesin aklına gelen bu soruyu sorayım.
çünkü ne kadar uzağa kaçıcam insanlardan desen de oraya gelip oturmak isteyen biri sesi duyup sen fark bile etmeden giderse sana sövebilir. bu da seni düşünceli ama farkında olmadan dallama yapar.
0
Jux
(17.12.20)
Hayata Ziraat'ten emekli, bakkala bile kravat takıp giden Nuri Bey gibi bakan biri olarak cevap veriyorum. Evet yapar. Kulaklık neyinize yetmiyor?
0
kobuzchu kiz
(17.12.20)
Konuşma sesinin şiddetini aşmazsanız bence sorun yok. Ben olsam kulaklıkla dinlerdim ama. Rahatsızlık verecek kadar sesi açmazdım zaten ama o ses şiddeti de beni tatmin etmezdi, o yüzden kulaklık tercih ederdim.
0
orient blue
(17.12.20)
Kulaklık yerine hoparlör tercih etme nedenim müziğin yanı sıra dışarının seslerini de duymak istemem, özellikle de dalgaların sesini.
0
🌸huçi kuçi
(17.12.20)
Başkalarınıda eğlencesine davet etmekten çekinmeyen, eğlenceli ve pozitif olma gayesinde biri yapar.
0
docrivers
(17.12.20)
Başkalarına temas eden her şeyiniz rahatsız edebilir. Dinlediğiniz müziğin sesi, konuşma sesiniz, sigara dumanınız, telefon ışığınız, ağız kokunuz, parfüm kokunuz vs.

Kamusal alanda herkese duyurarak müzik dinleyenlerin genellikle kendini ıspatlama alt metniyle hareket ettiğini de düşünüyorum.

Dalga sesler için dış sesi aktaran kulaklıklar tercih edilebilir.
0
pass
(17.12.20)
Günbür gümbür açmayacağını söylemişsin. Rahatsız olan dibine değil biraz daha uzağa geçer oturur. Müzik dinlemek hakkınız. Kulaklıkla dinlemek zorunda değilsiniz.
0
hepbiarayisicinde
(17.12.20)
Konuşma sesini geçmediği sürece açın gitsin, bir ekşi sözlük yazarı gelip de hede hödö derse ağzına bir tane vurup yollayın bilgisayarının başına. Dikkatli vurun, sivilceli yerine gelirse patlar, darp raporu falan alırlar.
0
armagan abanuz
(17.12.20)
ben bunu sık sık yaparım. milletin dibine girmeden, sesi de çok açmadan kendi kendime hoparlorumle dinlerim bir şikayet almadım.
0
delidiyorum
(17.12.20)
ben ve tanıdığım diğer tüm insanlar, ''allahın kekosu'' yorumunu yaptıktan sonra mümkünse uzaklaşma yoluna gidiyoruz.
0
reanarchy
(17.12.20)
dalga sesini duyacak kadar az acacaksan senden mbaska kimse duymaz zaten. ama fazla ses acacaksan ben sana maganda gozuyle bakardim.
0
buenosdias
(17.12.20)
Ben sorun etmezdim öyle dinleyen birine denk gelsem.
0
plutongezegendegilmi
(17.12.20)
dinle ya ne olacak, kesinlikle görgüsüzlük değil bu. hem bluetooth hoparlörler ne amaçla üretildi ki başka, evimizde dinleyelim diye mi? herhalde dışarıda dinleyeceğiz.

ben istanbul'un bilumum sahil ve parklarında, kamplarda vs hep müzik açarım, arkadaşlarım açar, oraya gelen başkaları da açar. bugüne kadar kimse ne bize laf etti, ne de biz birilerinden en ufak rahatsız olduk. zaten biraz uzaklaştığında ses hiç duyulmuyor bile. kendin de deneyebilirsin.

bazen özellikle yaylalarda bangır bangır -bence kalitesiz- müzikler açan dayılar oluyor, arabadan açıyorlar hatta. elbette hoş değil ama senin durumla karşılaştırılamaz bu. ses seviyesi önemli bir kriter.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(17.12.20)
Yakınınıza gelip de sizden daha çok ses çıkaran bir cihazla hiç haz etmeyeceğiniz bir müzik türünü dinleyecek birileri olursa, şikayet etme hakkınızı kendi elinizle en baştan kaybetmiş olursunuz.

Lütfen sahillerde, kamp alanlarında, piknik alanlarında, aracınızda cam açıkken yüksek ses ile müzik dinlemeyin.
0
John Bloor
(17.12.20)
bangır bangır açmayacaksan aç dinle. insanları ses seviyesiyle rahatsız etmeyecekse yalnızca müzik duyduğu için rahatsız olacak varsa da siktirsin başka yerde otursun.
0
baharat
(17.12.20)
gorgusuzluktur. baskalarina kendi muzigini dinletmek -onlar istemedigi surece- dayatmadir. yanlis anlamayin, sorunuza cevap. yoksa bu soruyu dusunup sormanizbile sizin medeni bir insan oldugunuzu gosteriyor.

bluetooth hoparlorler disarida muzik dinlemek icin degildir. kisik da olsa duyuldugu surece baskasina rahatsizlik verir. sirf baskalari yapiyor diye bunun normallesmemesi gerekir. hic kimse yoksa olur, ama yok uzaktayim duyulmaz vs. duyulur. ben duyarim ve sizin bolgeden uzaklasana kadar icimden soverim.

benimle ayni fikirde olan arkadaslarin verdigi cevaplar bana umut verdi. keske bu cevabi verenler bir ulkede; hoparlorden muzik dinlemenin hak oldugunu dusunen, BT hoparlorlerlerin acik alanda muzik yayini yapmak icin oldugunu dusunen ve ustteki kufurbaz sahis gibiler ayri bir ulkede yasasa. oyle bir ulke olsun ki onlara herkes hoparlorden muzik dinliyor olsun, ama herkes.

biz de kendi guzel dunyamizda kulaklik diye bir icadin nimetlerinden faydalanirken bilmeden birilerinin hayatini zindan etmemis olalim.

baska yerde oturcakmisim haspam muzik yayini yapacak calacak diye.


suna bakin ve hayal edin. bir trende, metroda bir vagondaki herkes sessiz ve hepsi bunu bilerek biniyor. kulakliktan dinlenen muzigin bile sesini belli bir seviyede tutman gerekiyor. telefon konusmasi vb yok.

www.amtrak.com

hep bunun hayaliyle yasiyorum. su an maalesef birinin kulakliksiz izledigi instagram story'lerine maruz kalmamak icin ben muzik dinlemek zorundayim. teknoloji ilerledikce mi bozuluyoruz yoksa yeni jenerasyon mu buna sebep oluyor bilmiyorum ama umarim gurultu yapmanin ayip sayildigi gunler yakindir.
.
0
supergirl
(17.12.20)
Ben de rahatsız oluyorum açıkçası, bir süre sonra herkes bt hoparlör getiriyor, sonra diğerlerinin sesini bastırmak için sesi daha cok açıyorlar, leş gibi bi ortam oluyor. Tek kulaklıkla dinlemek en iyisi bence.
0
roket adam
(17.12.20)
hic haz etmem acik havada baskasinin duyacagi sekilde muzik dinleyen insandan. butun keyfim kacar.

dalga sesini dinlesene sadece kardes? muzigi baska zaman dinlersin.
0
yoggi
(17.12.20)
yaptığınızın köpek ulumasından farkı yok. kulaklık tak.
0
duyurukullanıcısı
(17.12.20)
Sahil kenarına oturmuş bir avuç grubun birbiri arasındaki konuşmaları, gülüşmeleri gürültü gelmiyor da, kısık sesle açılmış müzik sesi mi gürültü geliyor?

Bana göre topluma açık alanda, bir sahil kenarında, eğer ki insan grupları varsa, çıkardıkları her ses o ekosistemin bir parçasıdır. Yüksek desibelde olmadıktan sonra benim için hiçbir farkı yok. Kendi alanınızda hafif bir müzik açabilirsiniz ben rahatsız olmazdım. Millet ne kadar huysuzmuş arkadaş. Tahammül eşiği de kalmamış kimsenin.

@kiyiya vuran dildolar +1
0
ananiyimioguz
(17.12.20)
Keko diye dallamalara bakma onlar medeniyet kavramina arka tarafindan bakiyorlar . Tofasci edasiyla sokagi inletmiyorsan eglenmene bak rahatsiz olan gelip 2 metre yanina oturmaz zaten
0
ishak77
(17.12.20)
darılmaca yok ama bana bayağı kıroca geliyor açıkçası. çünkü aklıma direkt arabadan müzik dinleyenler geliyor.

he ama sesini mümkün olduğunca az açarsan belki kabul edilebilir.
0
hlot
(17.12.20)
haspam müzik sesi duymayacakmış
yapmayın etmeyin allah aşkına caddeye çıktığınızda mekanlardaki müzik seslerini de mi kestiriyorsunuz?
ses seviyesi rahatsız edici olmadıkça isteyen istediğini dinler, mekandan mekana da o seviye değişir.
kusura bakmayın da duyduğun her sesten rahatsız olmak medeniyet falan değil
0
baharat
(17.12.20)
ya başkan o hoparlörlerin zaten kulannım amacı evde müzik dinlemek değil. rahatsız olmayacağın ölçüde aç keyfine bak, yurtdışında çok ülkede bulundum kimse kimseye karışmıyor bile herkes istediği ölçüde takılıyor bu gibi konularda türklerde acayip bir kompleks var.

o zaman yan tarafta da 5-6 kişinin konuşup kahkaha atması da beni rahatsız ediyor ne yapayım kalkıp susun diye mi uyarayım. mantığa bak.

çok açmadığın sürece aç gayet keyfine bak abi nolucak.
0
garavel
(17.12.20)
Tolkien üşenmemiş yazmış, ellerine sağlık.

Gençler herkes sizin gibi iyi niyetli değil, kısık sesle dinlemek elbette kimseye zarar vermez. Ama bu kısık ses seviyesini kim belirleyecek?

Biz medeni bir toplum değiliz, herhangi bir şeyin ucunu gevşettikmi sonunu alamıyoruz.

Bakın bu insanlara da gidin sorun, kimseyi rahatsız etmediklerini iddia edecekler eminim.

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com
0
John Bloor
(17.12.20)
(5)

yurtdışında yazılım

entegre
yurtdışında da yazılım firmaları türkiyedeki gibi sürekli mesaili ve stresli mi çalışıyor? bu işin doğasında olan bir şey mi yoksa türklere özgü mü?
yurtdışında da yazılım firmaları türkiyedeki gibi sürekli mesaili ve stresli mi çalışıyor? bu işin doğasında olan bir şey mi yoksa türklere özgü mü?
0
entegre
(15.12.20)
iki arkadaşım çalışıyor biri hollanda biri ingilterede. Adamlarda iki haftalık bir sprint oluyormuş günde 8 saat çalıştıklarında bile o sprinti ikinci haftanın ortalarında bitirebiliyorlarmış.
Firmadan firmaya farkedebilir ama fazla mesai yaygın değil diye biliyorum. Son dönemde iş çıkış saatinden sonra ofiste kaldığı için uyarı alan türk bilişimci hikayeleri duydum. Fazla mesai ülke kültürüne yerleşmiş durumda sadece yazılım değil ki.
0
amusan
(15.12.20)
bu arada işin doğasında olan şey sürekli kendini geliştirmek için fazladan araştırmak, birşeyler yapmak. İş yetişsin diye 12 saat çalışmayı bize söylenmeden de aman iş yetişsin diye yapıyoruz o kadar alıştık.
0
amusan
(16.12.20)
"gerektiginde"(bkz: production'in patlamasi) sabahlara kadar mesai yapmak bu isin dogasinda var evet. Her gun duzenli olarak mesaiye kalmak hicbir isin dogasinda yoktur. amusan'in dedigi gibi ulke kulturu ve insanlarin haklarini bilmemesi/aramamasi ile alakali bir durum. sirket kulturu, mesaiye kalmanin gerekecegi durumlari yok etmek/minimize etmek uzerine olmali. mesela, cuma gunleri ya da tatil zamani hicbir production servisinde guncelleme yapmamak, trafigin cok fazla oldugu yada calisanlarin genel olarak izinli oldugu Christmas, bayram gibi zamanlarda guncelleme yapmamak yada azaltmak bu tur onlemlerin basinda gelir. herseye ragmen "pager duty" denilen kavram mevcut ve eger nobetci sen isen gece 3'te alarm ile uyanip sorunu duzeltmek bu isin dogasinda var
0
crucio
(16.12.20)
mesai kısmına arkadaşlar değinmişler ama stres kısmına da ben değineyim, şu anda it sektöründe stressiz bir iş yok. çünkü ne yaptığınızı bilmiyorsanız iki tuşla koca şirketleri batırma ihtimaliniz gerçekten de var. özellikle de güvenliğin de son dönemde aşırı önem kazanmasıyla bu iş 5 kat daha stresli bi hal aldı, artık kodun sorunsuz çalışması endişesinin yanında içinde güvenlik açığı da olmaması da önem arz ediyor. o yüzden rahat bir hayat arıyorsan yazılım değil, başlı başına it sektörüne hiç bulaşma derim, çünkü herhangi bir bireysel hata zınk diye şahsi hayatı ve kariyeri zedeleyebilecek bir şekilde vitrine çıkabiliyor.
0
roket adam
(16.12.20)
stres konusunda roket adam'in soylediklerine katilmiyorum. bu da gerci biraz sirket kulturu ile alakali. buyuk oturmus sirketlerde hic kimse yaptigi hatadan dolayi cezalandirilmaz. onceki calistigim sirkette yaptigim bir hata yuzunden 500milyoln android telefon hata vermeye basladi. post-mortem yapip sorunun neden oldugunu arastirip, bir daha olmamasi icin nasil onlemler almaliyiz konularini konusup konuyu kapattik.

daha gecen hafta calistigim sirkette butun sistemler coktu. yaklasik 1 saat boyunca hicbir rezervasyon alamadik. sirkete maliyeti milyon dolarlar seviyesinde oldu. yine ayni sekilde RFO(Reason For Outage) dokumani hazirlanacak ve gerekli onlemler alinacak.

dun Google'in butun servisleri(Gmail, youtube, drive, maps) tum dunyada saatlerce calismadi. Google'a maliyeti hesaplanamaz bile. kimse isinden olmayacak.

kasitli yapilmadigi surece hata ne kadar buyuk olursa olsun, hic kimse isinden olmaz. boyle bir stres soz konusu olmamali. ama deadline vardir, yetismesi gereken ozellikler vardir, prod calismiyordur onun stresi olur.
0
crucio
(16.12.20)
(3)

Fikir/Proje Telifi veya Patenti Nasıl Alınır?

lancelot du lac
Merhabalar. Bir öğrencim (lise öğrencisi) halen geliştirmeye devam ettiği mobil uygulamanın patentini (veya telifi mi olur) almak istiyor.Ancak bu konularda hiç bilgimiz yok. Türk Patent Enstitüsü ile görüştük, çok uçuk ücretlerden bahsettiler. Nasıl bir yol izlemeli? Öyle çok bir ticari boyutu yok
Merhabalar. Bir öğrencim (lise öğrencisi) halen geliştirmeye devam ettiği mobil uygulamanın patentini (veya telifi mi olur) almak istiyor.

Ancak bu konularda hiç bilgimiz yok. Türk Patent Enstitüsü ile görüştük, çok uçuk ücretlerden bahsettiler.

Nasıl bir yol izlemeli? Öyle çok bir ticari boyutu yok olayın. En basit ve ucuz yolla nasıl halledebiliriz?
0
lancelot du lac
(15.12.20)
Fikrin telifi olmaz, uygulamanın olur diye biliyorum. Ayrıca, bu tarz bir uygulamanın çok hızlı bir şekilde çin'de, avrupa'da, amerika'da kopyalandığı takdirde dünyanın en kral telifini de almış olsanız bu adamlarla uğraşacak vaktiniz ve maddi durumunuz olmadığı için yine mağdur olacaksınız. Tavsiyem telife falan para ayırmak onunla uğraşmak yerine uygulamayı bitirilmesine odaklanıp bol bol reklamını yapmanız yönünde olacak. Ancak belirli bir kullanıcı sayısına ulaşmış ve gelir modeli oturmuş bir uygulamanın kopyalanması zorlaşır.
0
roket adam
(16.12.20)
Merhaba, madem ticari tarafı pek yok, bu durumda aşağıdaki yarışma yolu ile başvurun.

www.patentleturkiye.gov.tr
0
cursor
(16.12.20)
boş bir patent-telif sizi korumaz. tpe sitesine girin bir heves alınmış ilk 2-3 sene ücreti ödenmiş ve sonra terk edilmiş onbinlerce patent-faydalı model mevcut.

patent arsa gibi alayım kenarda dursun bir belge değil. zaten amacı da bir fikre engel olmak değil geliri fikrin orjinal sahibi kazansın ama bunu ürüne dönüştüremeyecekse de insanlara engel olmasın.

ulusal patent-faydalı model almak zor veya masraflı bir iş değil. en fazla 1000-1500 lira tutar ve tpe sitesinde adım adım nasıl alınacağı var. tabi bir marka-patent vekili ofisi ile çalışırsanız bu rakam 5-10 bin liralara çıkar.

iş fikri varsa biraz girişimcilik öğrenmesi ve bu komuniteler içinde aktif olması gerekir. bu sayede bir fikir bir işe-ürüne nasıl dönüşüyor ya da dönüşemiyor. fikirler neden aslında değersizdir gibi kavramları öğrenir.
0
orpheus
(16.12.20)
(7)

takıldığınız siteler

parcaliham
Instagram ve twitter kapattım.ekşisözlük artık eskisi kadar sarmıyor.kendimi boşlukta buldum :)siz gün içinde hangi sitelerde zaman geçiriyorsunuz?
Instagram ve twitter kapattım.

ekşisözlük artık eskisi kadar sarmıyor.

kendimi boşlukta buldum :)

siz gün içinde hangi sitelerde zaman geçiriyorsunuz?
0
parcaliham
(15.12.20)
Ekşi duyuru, ekşi şeyler
0
valarmurgulis
(15.12.20)
reddit :)
0
lcha
(15.12.20)
eksi chat
donanim arsivi
sci-news.com
youtube
quantumtechhd
hornbach
0
turbo sadık
(15.12.20)
boardgamearena
0
aziz dostum jack
(15.12.20)
face+twi+insta+ekşi yok bende de. gün içinde baktıklarım:
youtube (özellikle kexp, tiny concert gibi kanallar)
1000kitap, goodreads
amazon.com.tr
ekşi duyuru
0
her şey
(15.12.20)
Quora. Nası bir algoritması varsa artık müthiş alakalı şeyler çıkarıyor karşıma. Redditte ilgi çekecek şeyler bulmakta zorlanıyorum.
0
IncredibleMau
(15.12.20)
twitter, reddit, hackernews, linkedin, ekşi, paticik. özellikle twitter çok vaktimi alıyor çok kişi takip ediyorum.
0
roket adam
(15.12.20)
(13)

6 kişinin online oynayabileceği bir oyun...

la traviata
Merhaba.Min. 20 yıllık 6 yazlık arkadaşıyız.Hepimiz farklı şehirlerdeyiz.Belli zamanlarda online görüntülü konuşma yapıyoruz.İstediğimiz şey şu ki,hepimizde bilgisayar/laptop var.Zamanında iskambilinden riskine kadar bir sürü oyun oynuyorduk çocukken yazlıkta.Haftada bir kez bir oyun başında toplana
Merhaba.
Min. 20 yıllık 6 yazlık arkadaşıyız.
Hepimiz farklı şehirlerdeyiz.
Belli zamanlarda online görüntülü konuşma yapıyoruz.

İstediğimiz şey şu ki,
hepimizde bilgisayar/laptop var.
Zamanında iskambilinden riskine kadar bir sürü oyun oynuyorduk çocukken yazlıkta.

Haftada bir kez bir oyun başında toplanalım, maksat sohbet tabii ki yine.

* Hangi platformda yapalım bunu? Bir oyun satın alıp onun networkunde mi?
* Online platformlar yeterli mi?
* Önereceğiniz bir oyun var mı?
* Atıyorum oyun 5 kişiliktir, 1i izlemek durumunda olacaktır, o da kabul.
* Sesli chati nereden halledeceğiz, oyun içinden mi, whatsapptan falan mı?

(Bilgi: 1 kişinin bilgisayarı mac, 5 kişinin windows. Bu düşünülerek cevaplanabilir ama gerekirse o 1 kişi de emektar pc'sini çıkarıp kurabilir)

Ps4'te sadece oyun oynayan birisi olarak bu tarz pc oyunlarına uzağım.

Teşekkürler.
0
la traviata
(15.12.20)
don't starve oynayın. aynı anda 6 kişi oynayabiliyordu galiba.
0
sir gawain
(15.12.20)
arkadaşlığınız sağlamsa among us :)
0
passion rules the game
(15.12.20)
steam'den counter strike veya half life alırsınız, cayır cayır oynarsınız. sesli chat'i de discord üzerinden halledersiniz. biz öyle yapıyoruz genelde.

maksat sadece sohbet ise haxball bile oynayabilirsiniz sesi yine discorddan halledip. sarıyor.
0
roket adam
(15.12.20)
among us.

hem arkadaşlığınızı da test etmiş olursunuz.
0
duyurukullanıcısı
(15.12.20)
Makineleriniz sağlamsa battlefield V alın oynayın. İnanılmaz keyifli oluyor takım ile oynamak.

Ekleme: İletişim için biz skype kullanıyoruz. Ama discord da çok yaygın oyun.
0
battal gemalmaz
(15.12.20)
@roket adam +1

Biz de 30 yaş civarı adamlar olarak covid sürecinde bir süre counter oynadık. Telefonlardan discord grubu kuruyorduk. Oldukça zevkli oluyordu.
0
the coon
(15.12.20)
discord kullanmaya karar verdik, bu cepte tamamdır.

oyunun pahalı olmaması gerekiyor. oyuna çok konsantre olmamız gerekmiyor.
herkes her şeyi kaldırabilecek yaşta ve bilinçte. eğlenceli tipler.

pintipanda'da şimdi uno ve risk gördüm. onlar da olabilir.
among us da bir alternatif oldu.

fps tarzi oyun çok istemiyoruz.

başka öneri?
0
🌸la traviata
(15.12.20)
Masaüstü oyun seviyorsanız steam'de tabletop simulator var, içinde çeşit çeşit masaüstü oyun var, catan falan oynarsınız.
0
kobuzchu kiz
(15.12.20)
Minecraft önerebilirim. Fazla basit geliyorsa modlu minecraftı daha da öneririm. Mesela Tekkit isimli modda petrol, güneş enerjisi, çeşit çeşit makineler falan var. Roket yapıp aya falan gidebiliyorsun. Zevkli bir oyun, özellikle çok kişi ile oynanırsa daha da zevkli oluyor.
0
uyecik
(15.12.20)
Killing Floor. Her türlü bilgisayarda çalışır. Ucuz. Oyuncu sayısı ayarlanabilir (maksimum 6 idi sanırım) Hamachi ile kendi aranızda oyun kurup oynamak çok kolay. Farklı karakterler seçip yardımlaşmak mümkün (biri medic olup diğerlerine yardımcı olabilir mesela)
0
bruce mclaren
(15.12.20)
gameranger üzeriden age of empires oynanabilir. ya da steam'de risk var bedava, o da bayağı eğlenceli.
0
bohr atom modeli
(15.12.20)
risk'in online versiyonu bir nevi, at war: atwar-game.com

yıllar önce 5-6 arkadaş deli gibi oynardık bunu bir ara. inanılmaz keyifliydi. kavga dövüş eksik olmazdı herkes birbirini sürekli arkadan vurduğu için. nefis oyundur, çok fazla detayı olmadığı için baş da ağrıtmaz.
0
der meister
(15.12.20)
rocket league
standart 3vs3
oyun içi konuşma/yazışma seçenekleri var.
epic games store üzerinde ücretsiz ancak mac desteği bitmiş.
0
late viper
(15.12.20)
(8)

Türkiye pazarına giren firma için e-ticaret tavsiyeleri

havadakarada
Herkesin büyük küçük genel tavsiyelerini bekliyorum ama bu işlerin içinde olanlar bunu da belirtirse sevinirim. Zaman ayırdığınız için çok teşekkürler.
Herkesin büyük küçük genel tavsiyelerini bekliyorum ama bu işlerin içinde olanlar bunu da belirtirse sevinirim. Zaman ayırdığınız için çok teşekkürler.
0
havadakarada
(14.12.20)
İlk olarak şunlar yapılmalı, sonra şu vs tarzında belirtebilirsiniz.
0
🌸havadakarada
(14.12.20)
Müşteriyle ilişkiyi düzgün tutup kargoyu da güzelce halledebilirse başarılı olacaktır.
0
murtiii
(15.12.20)
Yıllar önce satan taraf şimdi sadece alıcı taraf olarak ;

Vaat ettiğiniz ürünü eksiksiz gönderin.

Ödeme alındıktan sonra 1-3 iş günü içinde onay ve gönderiminin içini esnetmeyin.

Ödemesi alınmış ürünü en kısa sürede onaylayın , paketleyin ve gönderin. Ödemesini yapmış insan için o 3 günlük vaat küfür gibi gelir. Ne kadar hızlı işlem o kadar tekrar alışveriş.

Sorun çıkınca , yokuşa sürmeyin. Ekşide amazon başlığında en büyük övgü geri dönüşler ve iade kısmında.

Hayırlı işler bol kazançlar.
0
synax
(15.12.20)
Ürününüze güveniyorsanız iade politikasını cömert tutun ve zorluk çıkarmayın. Alanların büyük kısmı "en kötü ihtimalle iade ederim" diye alacak ve asla iade etmeyecekler. Apple taktiği.
0
roket adam
(15.12.20)
Güzel tavsiyeler için teşekkürler. Müşteri bulma anlamında neler yapılabilir o konuda da tavsiye alırsam sevinirim.
0
🌸havadakarada
(15.12.20)
düzgün paketleme ve hızlı kargo her zaman kazandıracaktır. pazaryerlerinde mutlaka olun, fiyat avantajınız olsun/olmasın. kendi sitenizi de mutlaka kurun. pazaryerinde alışveriş kapan kesim araştırırken kendi web sitenize de ulaşıp fiyat avantajını görüp sizden de alacaktır.
0
gazozailacatmauzmani
(15.12.20)
ne satıyorsunuz aslında onu bilmeden çok boşa sallamak olur.

edit: hadi bi tane her firma için geçerli bir şey söyleyeyim. iyi arayüz. amazon değilsen müşteri kaybedersin kötü arayüz ile. amazon da o arayüzle nasıl bu kadar büyüyor anlamak zor gerçi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.12.20)
müşteri bulma konusu upuzun bir konu ama yine ürün iyiyse 1) word of mouth marketing konusuna eğilin derim (arkadaşını getir tarzındaki hediye çekleri), ikincisi instagram reklamları çok işe yarıyor anladığım kadarıyla.
0
roket adam
(15.12.20)
(5)

İdari para cezası nereden görünür? İtiraz etsem bir sonuç çıkar mı?

Unde bach canim
Sokağa çıkma yasağında kız arkadaşımda kaldığım evden ekmek almaya giderken kaldığım ev ikametim olmadığı için ceza kestiler. İkametin burası mı dediklerinde yok dedim ortaya çıkar diye. Ekmek mevzuuna inanmadılar. Bana tutanak yazmadan imzalatmadan kimliğimin fotoğrafını (önlü arkalı) çekip ceza sa
Sokağa çıkma yasağında kız arkadaşımda kaldığım evden ekmek almaya giderken kaldığım ev ikametim olmadığı için ceza kestiler. İkametin burası mı dediklerinde yok dedim ortaya çıkar diye. Ekmek mevzuuna inanmadılar. Bana tutanak yazmadan imzalatmadan kimliğimin fotoğrafını (önlü arkalı) çekip ceza sana gelir gidebilirsin dediler. Bu İdari ceza oluyor herhalde. Ve internette vergi dairesi sitesinde gözüktüğü söyleniyor. Eve tebligat gelmeden önce ne zaman gözükür bu sitede?

Olay geçen hafta pazar günü oldu bu arada. Ve buna itiraz etsem bir sonuç çıkar mı bu şartlar altında. Ve tutanak tutmadıkları için usulsüz bir ceza olayından yürüyebilir miyim? İmzam olmadığı için kendilerince “imza atmaktan imtina etti” gibi yalan beyanat verdikleri için.

Korkutmak için yapmadıklarına eminim bu arada, bu konuda bayağı katılar çünkü.
0
Unde bach canim
(14.12.20)
O cezalar idari mülki amir (kaymakam-vali) tarafından onaylandıktan sonra düşer sisteme. Birkaç ay sürebilir.
Geçen yıl radar cezasına itiraz ettim, kaybettim. Dava masrafları 11 ay sonra dün yansıdı sisteme.

İtirazdan bir şey çıkacağını sanmıyorum. İmza attırmak zorundalar mı ki ?
0
tss
(14.12.20)
Sokağa çıkma yasağı olduğu için kendi ikamet ettikleri yerde kalanlar dahi bir gün önceden alış veriş yapıyor bu nedenle.

itirazdan lehine bir sonuç çıkması zor.
0
Erva
(14.12.20)
Ben itiraz ederdim, makul gerekceleriniz var, sonuç çıkacağını düşünüyorum.
0
o sopa bi gun elimize gecmez mi
(15.12.20)
İtiraz edebileceğin ne var ki elinde? Tutanak tutarlar, imza atmadı deyip geçerler. Birkaç aya ceza düşer sisteme.
0
roket adam
(15.12.20)
@roket adam, imza atmadı demeleri yalan beyan mesela.
0
🌸Unde bach canim
(15.12.20)
(18)

Cyberpunk 2077'yi iade ettim. Sizce iyi mi yaptım?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Birçok insan gibi ben de CP 2077'yi önsiparişle almıştım. Oyuna hiç dokunmadım. Oyun yerin dibine sokulduğu için iade ettim dün. En büyük sebebi de değiştirilemez olan kötü yapay zeka, diyalog ve Life Path seçimlerinin etki etmediği ile ilgili eleştirilerdi. Oyunlarda grafikten ço
Merhaba arkadaşlar,

Birçok insan gibi ben de CP 2077'yi önsiparişle almıştım. Oyuna hiç dokunmadım. Oyun yerin dibine sokulduğu için iade ettim dün. En büyük sebebi de değiştirilemez olan kötü yapay zeka, diyalog ve Life Path seçimlerinin etki etmediği ile ilgili eleştirilerdi. Oyunlarda grafikten çok içeriğe, hikayeye, kaliteye önem veririm. Oyunda Fallout, Deus Ex, Skyrim tadında bir şeyler bulabileceğimi düşünmüştüm. Ama beklentilerimi karşılamayacağını düşünerek iade ettim.

Diğer yandan da şimdiye kadar oynadıkları en iyi oyunun CP 2077 olduğunu söyleyen bir sürü insan var. Kafam karıştı. Siz nasıl buldunuz oyunu? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(14.12.20)
saçma 1 aya fixlerlerdi o bugları
0
egokalp
(14.12.20)
nerden satın aldın? eğer steamse 2 yada 4 saat (emin değilim) oynadıktan sonra geri iade edebiliyorsun. keşke bi oynayıp iade etseydin. milletin yorumlarına takılarak oyun oynanmaz.
0
false pretension
(14.12.20)
tolkien hayrani +1
0
himmet dayi
(14.12.20)
Oynamadım. Oynayanların çoğu ilk heyecanla öve öve bitiremeyebilir.
Önemli olan negatif yönler.
Oyun bize böyle reklam edilmemişti.
Şimdiye kadar oynadıkları en iyi oyunun bu olduğunu söyleyenler ise bundan önce Battlefield ve COD'u öven kişilerle hemen hemen aynı kişiler. O yüzden negatif konuşanlar biz oynamayanlar için daha önemli.

iyi etmişsin. Patch, dlc vs ile oyunu harika yaptıkları zaman oynarsın.

Bilgim yok fikrim bol bildirdi.
0
Amory Lorch
(14.12.20)
ben de epeydir takip ediyorum ama oynamadım, üretici firma bile bug'lı olduğunu kabul edip yakında patch çıkaracağını belirtti. üretici bile kabul ettiğine göre harbiden sıkıntılar var demek ki, bence de mantıklı. ileride patch'ler çıkınca alırsın
0
roket adam
(14.12.20)
iyi yapmışsın abi mesela ben alsam ben de iade ederdim çünkü oynatacak alet yok.

şaka maka abartıldığını düşünüyorum ama bakalım bekleyip görcez
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.12.20)
2 saat oynadım, oyun oynayan birisi değilim, popüler diye iyi olacağını düşünerek ön sipariş geçmiştim.
Oyuncu birisi olmadığım için kesin bir şeyler söyleyemem ama çoğu internette açıkça görünüyor, yani çatıda polis spawn olması falan rezalet aslında. Peki iade eder miyim? Yapmayacağım muhtemelen, 50 tl mastercard promosyonu ile almıştım, 200 tl çok para değil bence ama beklenti oluşturup onu sunamamaları sorundur.
Ben mart nisan'a kadar beklemeyi planlıyorum şu anda o zamana kadar çoğu şeyin toparlanacağını düşünüyorum.
0
atom karincanin torunu
(14.12.20)
Oyunu yerin dibine gömenler de göklere çıkarıp oynadığım en iyi oyun diyenler de bence yanılıyor. Ortalama bir oyun çıktı. Buglar var. Efsane bir hikaye anlatımı yok, ama üzerine düşünülmüş bir oyun. Aşırı övenler sanırım başka oyun oynamamışlar yada hypeları boşa gitmesin diye aşırı övüyor, aşırı gömenler sanırım yaşadıkları hype'ın karşılığını tam bulamadıklarından gömüyorlar. Sonuçta bu aşırıcıların suçlusu yine firma. Böyle bir hype yarat, sonra ertele ertele ama ertelerken çok daha iyi olacak diye insanları bilmem kaç sene beklet, çıkmasına günler kala her yerde pr yap (9gag vs). Şimdi bu çıksın. Hani Xbox one'lar çıktı CP özel tasarımlı, kollar falan akıyor ama işin komiği CP özel tasarımlı xbox one'da sorunlar yaşıyorsun. İlginç kafalar.

Ama dediğim gibi ne aşırı övülecek ne gömülecek bir oyun. Güzel denebilecek bir oyun. İade etmedim ben. Etmem de. Güncellemeler gelmeden de oynamam ama. Dursun kenarda. Ekibi zengin etmem ama iyi motivasyonu olan bir ekip. Ubisoft gibi düz insanların yanına en azından hayal edebilen insanlar pazarda yaşayabilsin. Zaten oyunun fiyatı tam ederi. Ne 1 kuruş fazla ne 1 kuruş az (pc için konuşuyorum).

Oyuna sanmıyorum Şubat'a kadar zam gelsin. Bu kadar hata vs. den sonra zam yapmaya elleri gitmez. Bahsi geçen büyük güncellemeler sonrası temel buglar giderse eğer bence tekrar al, oyun kültüründe bir parça olsun derim. Bu nedenle bence büyük hata yaptın, aman almak istersen bi daha bu fiyata bulamazsın diyemem. Bir daha bence bu fiyata bulursun. Ama çok iyi şeyde yaptın diyemem bence oyun kültüründe adı sıkça anılacak bir oyun. Bir mekaniklerini falan denemekte, şans vermekte fayda var.
0
ManikD
(14.12.20)
bi kaybın yok, ileride daha ucuza bugları çözüldükten sonra alır oynarsın istersen.

bence de aşırı şişirilmiş bi oyun, yani daha hiç bişey yokken ortada deli gibi reklam ve pr yapıyolardı, öve öve bitiremiyolardı.

çok bi meraklısı değilim de öyle aşırı sağlam bir sistemin yoksa grafikleri rezil ötesi oluyor gördüğüm kadarıyla, maymun gibi modeller.

ayrıca multiplayer'ı bile olmayan bir oyuna kesinlikle para vermem. günümüzün oyunları oldukça kısa sürede bitiyor zaten. korsanını bile indirip oynamam.
0
killerbee
(14.12.20)
Oynayıp baksaydın bi +1

Neyse, ben oynadım ve beğenmedim. Çok bug var, kontroller tatsız, hikaye kısa. İade edemiyorum, edebilsem de etmezdim gerçi. Şirketi seviyorum, Witcher serisi süperdi, bu da böyle olsun, napalım.

Patch'leri bekleyip 2-3 ay sonra tekrar oynayacağım, ama fikrim ne kadar değişir bilemiyorum tabi.
0
plutongezegendegilmi
(14.12.20)
Arkadaşlar, hepinize de görüşlerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Aslında iade etme sebebim kesinlikle buglar falan değil. Hepinizin de söylediği gibi er geç düzelir patchlerle. Oyunu göğe çıkaranların da yerin dibine sokanların da ortak görüşü oyunda NPC'lerin yapay zekasının yok denecek kadar kötü olması, Life Path seçeneklerinin ve diyalogların hikayenin gidişatına yön vermemesi yönündeki eleştirilerdi. Sürekli bunların reklamını yapmışlardı. Bir Fallout, bir Deus Ex, bir Skyrim kalitesinde bir şey bekliyordum. Aksiyon değil de RPG mekaniklerinin ağır basacağını söylemişlerdi sürekli. Bunların patch ile falan düzeltileceğini düşünmüyorum, en azından yakın zamanda. Bunları düzeltseler bile uzun bir zaman alacağını düşünüyorum.

20 yıldır oyun oynuyorum. Oyun kültürüm zengin yani. Burada oyun tavsiyesi istenince direk paragraflar halinde oyun önerileri yapıyorum. Onun dışında belki oyunu iyi hale getirdiklerinde alabilirim.
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(14.12.20)
İyi yaptın.
Ama böyle hevesle bir şeye atlamak sonra olumsuz eleştirilere göre bir şeyi iade vermeyi hayatınla ilgili konularda da bu kadar çok benimseme
0
Erva
(14.12.20)
Yani ucuza alip bir daha o fiyata alamayacak olsan belki de sunun surasinda bir iki aya düzgün fiyatlara alirsin en kötü sonraki steam indiriminde falan.

Oyun sonuçta ha simdi oynadin ha 6 ay sonra. Cok da bir önemi yok, aldigin zevk hala ayni.

Playstation ve xboxda alanlara yazık olmus. Bildigin dolandırdılar geri de veremiyorlar.
0
logisticsmanager
(14.12.20)
Oynayıp bakmak lazım, birimizin iğrenç olarak nitelediği oyunu başka birimiz bayılarak oynuyoruz sonuçta.

Henüz oynamadım, videolarını izledim. Bence 9/10.
0
hayirsiz
(14.12.20)
Yapimci firma ozur tweeti atip, konsol oyuncularinin 21 aralik tarihine kadar oyunu iade edebileceklerini soyledi. Bu aciklama onemliydi cunku psn’den yapilan alisverislerde eger oyun indirildiyse iade edilemiyordu. Ps ile anlasip bunu saglamislar. Aklinizda olsun.
0
eazy
(15.12.20)
Tam senin istediklerine önem veren Orhun Kayaalp öve öve bitiremedi. Deus Ex hayranı bi adam ve aşırı keyif aldığını söylüyordu. Hikaye yönü ağır basıyor dedi
0
nundu
(15.12.20)
nundu orhun örneği vermiş ama bu konularda orhun'u ciddiye alma.

Orhun'un oynadığı 5 oyun var;

Deus ex
Deus ex HR
Deus ex MD
Cyberpunk 2077

Bi de dilencilik yapma oyunu mu ne vardı onu oynuyordu. Change Homeless diye bir şey :DD

Adam pek oyun görmediği için beğenmiş olabilir. Başka beğenen kişilere bakarsan daha iyi olur senin için :))))
0
eazy
(15.12.20)
@eazy Orhun Kayaalp hakkında o kadar haklısınız ki cevabınızı okuyunca gülmeden duramadım. Şimdiye kadar oynadığı en güzel oyun Deus Ex serisindekiler olabilir. Onun dışında nerede dandik bilinmedik Indie oyunlar var gidip onları buluyor :D

Bir de ana akım yayıncılar, oyun bilirkişileri falan ne kadar kötü olsalar da ana akım oyunları öve öve bitiremiyorlar. Nihayetinde yedikleri kaba pislemek olur. Olumsuz noktalara değinip geçiniyorlar. Ama Ubisoft ve Ea oyunlarını beğenmezlerse atış serbest oluyor :D
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(15.12.20)
(3)

Macbook pro 13” kılıf, usb, mouse, klavye örtüsü, çanta önerileri??

but that was just a dream
Merhaba,13” pro için İngilizce klavye örtüsü, mouse, kılıf ve çanta önerilerine ihtiyacım var. Ek olarak normal usbleri kullanabilmem için bir aparat almak istiyorum. Kullanıp memnun kaldığınız önerlerinizi bekliyorum.Teşekkür ederim
Merhaba,

13” pro için İngilizce klavye örtüsü, mouse, kılıf ve çanta önerilerine ihtiyacım var. Ek olarak normal usbleri kullanabilmem için bir aparat almak istiyorum. Kullanıp memnun kaldığınız önerlerinizi bekliyorum.

Teşekkür ederim
0
but that was just a dream
(14.12.20)
klavye örtüsü --> kullanmıyorum, ekranda iz yapıyor.
mouse --> evde apple magic trackpad kullanıyorum, dışarıdaysam logitech m195
kılıf ve çanta --> ozpack marka kahverengi laptop kılıfı kullanıyorum.
usb için aparat --> apple'ın kendi aparatlarını kullanıyorum (usb c to usb, bir de multiport adaptörleri). farklı markaların çakma adaptörlerini denedim ancak rastgele zamanlarda problem çıkardılar, uğraşmadım gittim apple aldım.
0
roket adam
(14.12.20)
Kılıf ve çanta: thule

Usb için aparat: çok para vermeye gerek yok, hepsiburadada 15-20 liralık aparatlar iş görür. Eğer all in one bakıyorsanız (ethernet, hdmi, sd okuyucu vs) kingstonın 300-400 bandında bir ürünü var, ona bakabilirsiniz.
0
kojonotsuki
(14.12.20)
kılıf için logitech ve thule, çanta için doğrudan thule.
klavye örtüsü iz yapıyor.
mouse kullanmayın derim, apple'ın touchpad'i çok işlevsel.
usb aparatları için de ya apple'dan alın, ya da adam gibi markalardan alın.
0
co2s2
(14.12.20)
(12)

Kurumsal bir firmada brüt maaş ne kadar söylemeliyim? (İstanbul)

elektr10
Merhaba,Yaklaşık 6-7 yıldır yurt dışındayım o yüzden Türkiye pazarına çok hakim değilim.5-6 yıllık bir tecrübeye sahibim. Yurt dışında çeşitli global kurumsal firmalarda çalıştım. 3 yabancı dilim var biri çok iyi(C1), diğeri "derdimi anlatacak kadar" (B1), diğeri ise temel düzeyde(A1/A2).Özgeçmişim
Merhaba,

Yaklaşık 6-7 yıldır yurt dışındayım o yüzden Türkiye pazarına çok hakim değilim.

5-6 yıllık bir tecrübeye sahibim. Yurt dışında çeşitli global kurumsal firmalarda çalıştım. 3 yabancı dilim var biri çok iyi(C1), diğeri "derdimi anlatacak kadar" (B1), diğeri ise temel düzeyde(A1/A2).

Özgeçmişim ve referanslarım bana göre çok iyi. Zaten referanslarımın ikisinden biri Facebbok HQ'da diğeri büyük bir global şirkette director.

İstanbul'dan global bir şirketten iş teklifi aldım. Reklam/Pazarlama departmanı. Daha ayrıntılı söyleyecek olursam hem yaratıcı hem de strateji içeren bir pozisyon mevcut. Senior bir pozisyon değil ama Jr da değil. Sizce yıllık brüt maaşı ne söylemeliyim?

Şimdiden teşekkürler.
0
elektr10
(14.12.20)
bu bilgilerle cevap vermek zor. pozisyon nedir, orada kazancin nedir vs.. ama kabaca soyle dusun. orada maasin tl olarak 30.000'e gelse burada verecekleri 12 bini gecmez. bi de referansini abartmissin ama o cok onemli degil. isi yapacak referanslarin degil cunku.
0
buenosdias
(14.12.20)
A1/A2 düzeydeki yabancı dili ben CV'ye yazma taraftarı değilim. O dilde bir metin ya da e-posta geldiğinde işini halledemiyorsan ve o dilde cevap yazamıyorsan yabancı dilim var demek bana abartılı geliyor.

Aylık brüt olarak 16-18 bin diyorum.
0
himmet dayi
(14.12.20)
@buenosdias referanslarım aslında çalıştığım kurumları anlatıyor bence önemli bir kriter. en azından hakkımda bilgileri olur nasıl bir çalışan olduğumla alakalı. Almanya'da yaşıyorum asgari ücret zaten 1550 euro brüt. o kıyasa girersem işi vermezler bana :) aylık 12 bin brüt mü demeliyim?

@himmet dayı o dilde bir e-posta gelirse cevaplarım gibi ya ama tabii gidip o adamla stratejik konuları konuşamam :)
0
🌸elektr10
(14.12.20)
aylık 12 brüt demeyin tabi, o para sene başı 8000 civarı sene sonları gelir vergi diliminden dolayı 7200 falana denk geliyor. 800 euro'ya çalışacak halin yok. sen neden brütü söylüyorsun bilmiyorum, şirket mi istedi? bilmiyorsanız uyarayım, brütü söyleseniz de o parayı almıyorsunuz, vergileri falan şirket ödüyor hocam, elinize net geçecek.

şimdi oecd'den baktım almanya ve türkiye yaşam maliyetleri olarak, almanya 2,87 oranında daha pahalı. euro farkını göz önünde bulundurursak karşımıza 3,36 oranında daha pahalı bir türkiye çıkıyor. teknik olarak almanya'da 3000 euro net kazanıyorsanız türkiye'de aynı standartlar için 10.080tl net maaş almanız gerekiyor.

tüm bunlar genel aylık masraflara göre kıyaslanmış hesaplamalar. faturalar mutfak masrafları ulaşım toplu taşıma kira vs.

ancak birikim, teknolojik ürünler araç vs sahipliği isterseniz konu değişiyor. yaptığım hesaplamaları "almanyada 1500 euro aylık giderin türkiye karşılığı 5040tl" olarakta görebilirsiniz.
0
avatar is back
(14.12.20)
@avatar is back genelde brüt soruyorlar yurt dışında ondan burada da brüt söylemek uygundur diye düşündüm. o zaman net söyliyim 9k-10k arası düşünüyorum diyeyim.

çok teşekkürler detaylı bilgi için.
0
🌸elektr10
(14.12.20)
12bin brütle istanbulda orta halli bir hayat yaşayamazsın.

orta seviye Kadıköy-Maltepe arasında bir 2+1 ev 2-3bin kira
orta seviye yaşam şartlarında yiyecek masrafın aylık 2-3 bin
sosyal hayattı tatildi ihtiyaclardı derken gidecekler derken aylık 7 liradan aşağısı seni orta direğin altına götürür.

3 dil biliyorsan fb gibi globallerde çalıştırysan 20 brütten aşağı kapıyı açma.
0
prezarlatif
(14.12.20)
Türkiye'de aylık net maaş konuşuyoruz. Bir de isteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü... 15bin - 20bin gibi olur mu mesela?
0
co2s2
(14.12.20)
yurtdışı maaşını tl olarak yaz %50 arttır.
örn: 3000.eur ise aynı pozisyonda birinin maaşı 4500 tl diyebilirsin bence. tr den yurtdışına gidenlerde maaşlarında bunun tersi değişim olduğunu gördüm genellikle.
0
erty_ksk
(14.12.20)
Bu tarz bir pozisyonda aylık net 15 binden aşağı adam çalıştıracaklarını sanmıyorum. Ben olsam brit 22-25 bin seviyesine çıkardım. Zaten şirkete fazla gelirse, sana döneceklerdir. Kapıyı yüksekten aç, onlar düşürsünler öyle pazarlık yapın. Ancak bu işi istiyorsan almanyada asgari ücret şu kadar, siz ne veriyorsunuz tarzı bir muhabbete girme. Buna verilecek tek cevap o zaman almanyada çalışmaya devam et olur. Ülkeler farklı.
0
roket adam
(14.12.20)
- her türlü net maaş üzerinden anlaş. (tr'de genelde -yönetici pozisyonlarına temettü dağıtan şirketler hariç- aylık net/brüt üzerinden konuşulur.)
- ortalama hesaplaması şu şekilde olabilir: pozisyonun (jr.) başlangıç maaşı + her tecrübe yılı başına x 1000/1500 -tl (bunlar hep net)
0
emininsel
(14.12.20)
sadece bir yoruma yorum yapmaya geldim. adamların kafasında 12 vermek varsa; ben 22 istiyorum dersen... pazarlık falan etmezler, böyle fark kapanmaz diye düşünüp eyvallah ugurlar olsun derler. pazarlık %15-25 için yapılır %70 için değil.

asıl soruyla alakalı: bu sektörde linkedin'de bir dolu adam bulmanız mümkün. 1-2 sine sektör maaşları ne civarda diye sorsanız elbette biri yorum yapar. bu kadar kör şekilde dalmamış olursunuz. ülkelerin pahalılık kıyasıyla maaş mı belirlenir. niş, beyaz yakalı bir iş bu. hamburger almıyorsunuz.
0
507
(14.12.20)
Görüşme teklifi direkt firmadan mı geldi, yoksa headhunter mı kullandılar? Headhunter aracılığıyla olduysa, görüştüğünüz kişiye çalıştığınız firmaya benzer firmalarda, benzer pozisyon için nasıl bir aralık olduğunu sorabilirsiniz.
0
efx
(14.12.20)
(5)

sınavda kopyayı tespite ilişkin bu haber doğru olabilir mi? (teknik olarak)

fistikthecat
https://www.memurlar.net/haber/943256/online-kopya-ornegi-sinav-bir-tane-sorulari-cozen-4-kisi.htmlözetle diyor ki, sınava uzaktan bağlanmış öğrenciye yardım edenler. üniversitede öğreninin bilgisayarına hangi IP girmiş onu tespit etmiş. birisi online sınava girdiğinde online sınavı gerçekleştiren k
www.memurlar.net

özetle diyor ki, sınava uzaktan bağlanmış öğrenciye yardım edenler. üniversitede öğreninin bilgisayarına hangi IP girmiş onu tespit etmiş. birisi online sınava girdiğinde online sınavı gerçekleştiren kuruluş sınava girenin bilgisayarına nasıl erişir,

bu hukuki de değil açık rıza gerektirir de teknik olarak nasıl mümkün anlamadım.
0
fistikthecat
(14.12.20)
Zoom, Webex gibi yazılımlarda böyle bir özellik yok, ancak kullanılan sınav programı özel bir programsa, arka planda çalışan diğer uygulamaları veya genel network trafiğini izleyebiliyorsa (teknik olarak mümkün) ve öğrenci de sınava girebilmek için bu uygulamayı kurduysa, evet teknik olarak bu mümkün.
0
roket adam
(14.12.20)
yüzyüze eğitim'de uygulanan sınav metodunu birebir pc ortamında deneyen aptal okulların var böyle bir yeteneği. okulların kendi toplantı uygulamalarını indiren öğrenciler bu tip şeyleri maalesef kabul etmiş oluyor. hatta geçenlerde ders esnasında tarayıcıdan hangi sitelere girildiğini de görebildiklerini görünce şok olmuştum. bunu yapan hoca utanmadan bunu sınıf wp grubunda paylaşıp "arkadaşlar kopyaya yeltenenler, google'da arama yapanlar var" vs diye paylaşanlar var. akıl alır gibi değil inanılmaz
0
avatar is back
(14.12.20)
@avatar okulların kendi programları hangileri mesela?
0
damba
(14.12.20)
Üniversitenin uzaktan eğitim merkezi tabanlı sistemiyle yapanlar çok rahatlıkla her adımı görüyor. Biz de öyle. Öğrenci hangi sekmeyi açtı, yeni sekmede ne kadar kaldı, hangi soruya geri döndü, hangi soruda kaç saniye kaldı hepsi kayıt altında.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(14.12.20)
Moodle mesela. Bir de bu kopya olayları can sıkmaya başladığı için hukuksal süreç sıkıntılı biraz, dünya da asla sallanmıyor gizlilik falan, bizde de özel üniler sallamıyor, şimdi de yök tüm ünilere kopyaya müsade etmeyin de ne bok yerseniz yiyin tadında mesajlar gönderdi.
0
giovanne
(14.12.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.