Giriş
(7)

Almanyaya göç videolarının bıktırması

mg3929
Çok abartıldı gibi geliyor bana. Türkiyede zor şartlarda yaşıyoruz doğru ama bu şekilde almanya almanya diye bir sürü içerik olması bıktırdı beni. Neden hollanda değil, ingiltere, isviçre vs değil almanya? Almanyada çok türk olması bir neden olabilir ama bu videoları yapanlar almancılar değil, son b
Çok abartıldı gibi geliyor bana. Türkiyede zor şartlarda yaşıyoruz doğru ama bu şekilde almanya almanya diye bir sürü içerik olması bıktırdı beni. Neden hollanda değil, ingiltere, isviçre vs değil almanya? Almanyada çok türk olması bir neden olabilir ama bu videoları yapanlar almancılar değil, son birkaç senede gidenler. Fransayla ilgili neden bu kadar video ya da içerik yok mesela? Fransa kötü ülke mi? Yaşam şartları bizden düşük mü? Değil.
0
mg3929
(29.11.20)
İngiltere, Fransa ve Almanya arasında göçmen politikası en gevşek olan (en azından Türkler için) Almanya gibi duruyor. İlaveten Almanya'da iş bulmak daha kolay çünkü zaten kalifiye işgücüne ihtiyacı var Almanya'nın. Pandemi olmasaydı bu yıl çok fazla göçmen alacaktı Almanya. Sebebi bu olabilir.
0
himmet dayi
(29.11.20)
çünkü gidenlerin çalıştığı sektörlerin yoğun olduğu ülkelerin başını almanya çekiyor. sektör yoğun olduğu için sadece ingilizce bilerek iş bulabiliyorsunuz. 100 ilan varsa 90 tanesi almanca bilgisi isterken 10 tanesine ingilizce bilerek başvurmanız mümkün. hollandada ise 10 tane ilan varsa 9 tanesi flemenkçe bilgisi istiyor ve kalan 1 iş için dünyanın her yerinden özellikle hindistan gibi eskiden ingiliz sömürgesi olan ve ingilizce konuşabilen insanlarla yarışıyorsunuz. 10 ilana karşı 1 ilan olduğu için almanyada iş bulabilen insanları daha çok görüyorsunuz.
0
nahtoderfahrung
(29.11.20)
@nahto bu gerçek mi ? ben nedense tam tersini düşünüyordum.
0
garavel
(29.11.20)
@garavel hangisinin tam tersini düşünüyorsun abi bir sürü şey söyledim :) ben de almanya'da iş arayan birisi olarak ve etrafımda bir sürü giden gelen insan olduğu için konunun içinden kendi görüşümü bildirdim. almanya dışındaki avrupa ülkelerine artık başvurmuyorum bile nerdeyse. sektör yazılım.
0
nahtoderfahrung
(29.11.20)
Almanya benim bildiğim kalifiye işçi arıyordu en son. Bunun etkisi vardır çünkü Fransa vs aramıyor. Yoksa misal Fransa'da emeklilik, tatil hakları falan daha iyi :) ha tabi Almanya'da daha çok türk var vs etkisi vardir belki.

Bir de Almanya ekonomisi güçlü diye gidiyorlardır. Bu kişinin hayatına ne etkiliyor bilmiyorum tabi, maaşın artmıyor, emekliligi duzeltmiyorlar, ek tatil vermiyorlar ama devlet kâr ediyor.
0
logisticsmanager
(29.11.20)
Almanya sadece Türkiye'den değil; İtalya, Romanya, İspanya ve Solevanya gibi ülkelerden de iş gücü olarak göç alan bir ülke. Adamlar WWII'dan beri bellerini doğrultamadı gitti ara eleman ihtiyacı konusunda.
0
Avoiding The Puddle
(29.11.20)
dünyada en çok göçmen alan ülkelerden biri. bir türk için en çok göç olanağı olan ülke. gidip dönerci olarak da, patron olarak da, yönetici olarak da çalışabileceğiniz bi yer.
0
roket adam
(29.11.20)
(5)

Ne izleyeyim

elma
Herkese sağlıklı ve mutlu haftsonları diliyorum öncelikle :)Umuyorum herkes biraz olsun iyidir..Uzun süredir içinde bulunduğum olumsuz ruh halimden ötürü uzun soluklu bir şeyler izleyemiyorum. Ki normalde film ya da dizi izlemeyi çok severim ama 40 dakikalık bir diziye bile konsantre olamıyorum.O yü
Herkese sağlıklı ve mutlu haftsonları diliyorum öncelikle :)

Umuyorum herkes biraz olsun iyidir..

Uzun süredir içinde bulunduğum olumsuz ruh halimden ötürü uzun soluklu bir şeyler izleyemiyorum.
Ki normalde film ya da dizi izlemeyi çok severim ama 40 dakikalık bir diziye bile konsantre olamıyorum.

O yüzden sizin önerebileceğiniz eğlenceli kısa videolar varsa çok sevinirim.
Güzel dans videoları olabilir, komik içerikli bir şeyler olabilir, artık önerebileceğiniz aklınıza ne geliyorsa hepsi olur :)

Artan vakalar, hasta sayıları, ekonomik zorluklar derken çoğumuz daralıp bunalmış haldeyiz, umarım şu zor günleri atlatıp artık biraz daha rahatlayabileceğimiz günler çok uzak değildir.

Önerileriniz için şimdiden teşekkürler, sevgiler...
0
elma
(28.11.20)
koray birand'ın kayınpederle arjantin gezisi diye 4 videosu var, 10'ar dakikalık olması lazım. izleyince çok keyif almıştım.
0
roket adam
(28.11.20)
sünger bob izliyorum ben
0
bir garip melek
(28.11.20)
spor & extreme sporları seviyorsanız people are awesome videoları çok keyifli
0
MandMs
(28.11.20)
Kardeş payı ve emrah safa gürkan izliyorum ben de vaktim dar keyfim de yoksa. Çok keyifliysem sevdiğim bir filmi 12. kez izleyebiliyorum.
0
IncredibleMau
(28.11.20)
hasan can izliyorum youtube'tan, moralimi düzeltiyor program.
0
anarsika
(28.11.20)
(5)

3d printer tavsiyesi - seçerken dikkat edilmesi gereken noktalar

roket adam
tamamen keyfi kullanım için bir 3d printer almayı planlıyoruz. sürekli kullanmayacağımız için durduk yere tıkanma falan yapmaması lazım, fazla bakım gerektirmemesini istiyoruz. Önereceğiniz bir model var mıdır? Dikkat etmemiz gereken bir şey var mı ek olarak?
tamamen keyfi kullanım için bir 3d printer almayı planlıyoruz. sürekli kullanmayacağımız için durduk yere tıkanma falan yapmaması lazım, fazla bakım gerektirmemesini istiyoruz. Önereceğiniz bir model var mıdır? Dikkat etmemiz gereken bir şey var mı ek olarak?
0
roket adam
(27.11.20)
Teknik tarafina karismak istemiyorsaniz, biraz profesyonele yakin makine almaniz lazim onlar da baya tuzlu.

Fakat zevk icin aliyorsaniz 3d printer'la ugrasmak da zevkli. Zaten internette bir suru know-how bulabiliyorsunuz.

Secim konusunda hangi tur filament basacaksiniz ve yazdirma hacmi onemli olabilir. Baslangic makineleri genelde 220*220*200 mm basim hacmine sahip.

Cogu kisi Ender 3 pro tavsiye edecektir fakat bence Artillery Genius'a bir bakin derim. Hali hazirda bircok iyi donanim stok olarak geliyor, silikon heat ped gibi.
0
seksli harf
(27.11.20)
Fiyat sınırı koymamışsınız, zortrax önereyim. Bütçenize uyarsa alın keyfini sürün.
0
ykyt
(27.11.20)
"durduk yere tıkanma falan yapmaması lazım, fazla bakım gerektirmemesini istiyoruz."

Boyle bir sey yok. Benim evdeki 200 dolarlik makina da, mimarlik ofisimizdeki 3000 dolarlik Ultimaker da bakim gerektiriyor, zaman zaman ariza yapabiliyor. Eger bu tarz problemlerle ugrasamam/ugrasmam diyorsaniz hic girmeyin.

100 dolarin altina da, on binlerce dolara da bir ton yazici var, butceniz nedir?
0
fortisvita
(27.11.20)
Bir Türk markası vardım murat Şen de tavsiye etmişti. En azından muhatap bulunur diye düşünüyorum.
Rigid 3d idi sanırım.
Cihaz hakkında bilgim yok ama murat sen e güvenirim
0
kisa
(27.11.20)
Teşekkürler cevaplar için. Keyfi olduğu için çok bi para aayırmak istemiyoruz, Ender'e baktık biz de 2000 tl civarı işimizi görür gibi görünüyor.
0
🌸roket adam
(28.11.20)
(4)

amazonda 2 puanı olan satıcı nasıl 95 yorum alacak kadar satış yapabiliyor?

aslindasorunumpsikolojik
türkiye amazonda bir satıcı bu adam.satıcı ismini vermem duyuru kurallarına aykırı olabilir.incelemek isterseniz mesaj atsın linki atayım.son 12 ayda 65 yorum, tüm zamanlarda 95 yorumu var.demekki eski bir satıcı.insanlar satıcı puanına hiçmi dikkat etmiyor ? amazon müşterisi bile buna dikkat etmiyo
türkiye amazonda bir satıcı bu adam.
satıcı ismini vermem duyuru kurallarına aykırı olabilir.
incelemek isterseniz mesaj atsın linki atayım.
son 12 ayda 65 yorum, tüm zamanlarda 95 yorumu var.
demekki eski bir satıcı.

insanlar satıcı puanına hiçmi dikkat etmiyor ?
amazon müşterisi bile buna dikkat etmiyorsa çakal satıcılar nasıl ayıklanacak piyasadan ?
0
aslindasorunumpsikolojik
(27.11.20)
Amazonda da parayla yorum kasılıyor maalesef. Lakin yorumları olumlu mu ki hep?
0
olaylar olaylar
(27.11.20)
95 yorum var 65'i negatif. ortalama puanı 5 üstünden 2.
parayla olumlu puan kasma işi değil yani.
adam bariz çok kötü satıcı ama 95 yorum alacak kadar satış yapmış.
her satış yapan yorum yazmaz, en az 200-300 satışı olabilir.
0
🌸aslindasorunumpsikolojik
(27.11.20)
Tek mantıklı açıklama çok ucuza vermesidir,

Mesela yurtdışından gönderim yapan satıcılar var, bunların puanı düşük olmasının sebebi iletişim sıkıntısı ve kargonun gecikmesiydi genelde, fakat aslında insanlara paketleri sağ salim ödediklerinin üzerine ek ödeme yapmadan ulaşıyordu fakat kullanıcı o sinirle 1-2 puan verip paket geldiğinde onu düzeltme yoluna gitmeyebiliyor.

Yerel satıcı ise mantıklı açıklama fiyat oluyor, piyasanın çok altında veriyorsa riski alabiliyor insanlar, bir nevi kumar oynayıp sonra kumardan şikayet ediyorlardır :D
0
atom karincanin torunu
(27.11.20)
Ürünü iyidir, fiyatı da iyidir, satıcısı kötüdür. Olabilir yani.
0
roket adam
(27.11.20)
(9)

Takım elbise

egokalp
merhabalar, bir yeni mezun olarak 2 hafta sonra mülakatım var.bu işlerden hiç anlamam ilk takım elbisem olacak. nereleri tavsiye edersiniz?aslında biliyorum bütçe falan söylemem lazım ama dedigim gibi ortalama takım elbise ne kadardir onu bile bilmiyorum. hatta takim elbise alinca kravat falan da bu
merhabalar, bir yeni mezun olarak 2 hafta sonra mülakatım var.
bu işlerden hiç anlamam ilk takım elbisem olacak. nereleri tavsiye edersiniz?

aslında biliyorum bütçe falan söylemem lazım ama dedigim gibi ortalama takım elbise ne kadardir onu bile bilmiyorum. hatta takim elbise alinca kravat falan da bunun içinde mi oluyor onu dahi bilmiyorum. o kadar cahilim yani.

orta seviye göze abzürt gelmeyecek birşey ariyorum diyelim, tavsiyelerinizi bekliyorum.
0
egokalp
(26.11.20)
her mülakata takim elbiseyle gidilmez, nasil bir is? banka ya da avukatliksa tabi ki ama yazilimcilikta olmaz mesela.

fiyat bilmiyorum ama network, sarar vs bunlarin outlet magazalarina bakabilirsiniz
0
kuehles blondes
(26.11.20)
yeni mezun için pahalı bir takıma gerek yok. işine girince alırsın iyisini. orta düzey için sarar network çok pahalı gelir. bence altınyıldız ve hatemoğlu tercih edilebilir.

hatta daha ucuza getirmek isterseniz bulunduğunuz ilin avm dışı giyim mağazalarında da uygunlarını bulabilirsiniz.
0
iddaaci
(26.11.20)
@kuehles uzman yardimciligi.

@iddaaci tesekkurler yakinimdaki avm de dediginiz magazalar vardi bakacağım. avm dışı yerlere gidip bakamam ama bu dönemde hem corona var hemde aracım yok
0
🌸egokalp
(26.11.20)
Şu anda Damat'ta inanılmaz indirim var. Fit bir vücudun varsa direkt git Damat'tan al derim.
0
roket adam
(26.11.20)
Devlet kadrosu veya kurumsal bir firma mülakatı ise al siyah bir takım elbise bulunsun dolabında. İleride çevreden nikah düğün oldukça giyer paralarsın zaten.
Yaşadığın şehirdeki outlet avmlere bak derim Damatın modelleri güzel oluyor.
0
cilekli pasta
(26.11.20)
altınyıldız fiyat performans olarak iyidir, üzmez. öncelikle oraya bak.

indirim olmadığı müddetçe network, sarar ilk takım elbise için pahalı olur.

kravat için düz şeyler tercih et. örgülü mörgülü, ya da parlak sentetik şeylerden uzak dur. Takım elbisenin rengiyle benzer tonlarda olması yeterli. Siyah takım alıyorsan düz siyah bir kravat yeter.

bağcıklı rugan bir ayakkabı da bakman lazım. derimod f/p olarak iyi olur ayakkabı konusunda. gidip flodan falan bakma ayakkabıya.
0
benevolent sun
(26.11.20)
Takım elbise demek sadece ceket ve pantolon. Gömlek, kemer, kravat filan genelde ayrı almanız gerekiyor ama bazen kampanya ile birlikte de satıyorlar.

Sarar, Beymen, Damat pahalı genelde. Altınyıldız, Hatemoğlu normal, Kiğılı normalin biraz üstü. Süvari daha ucuz.

Kampanyaya denk getirmeye çalışsan iyi olur. Outlet mağazaları da daha ucuz oluyor.
0
havadakarada
(26.11.20)
Ayrıca Altınyıldız fiyat/performans için +1. Yün oranı hakkında da nasıl olması gerektiğini araştırın isterseniz.
0
havadakarada
(26.11.20)
Siyah düz takım elbise alın, zaten her yere giyersiniz. Düğün, iş görüşmesi vs.
Bütçeyi zorlayın, oluyorsa Network veya Altınyıldız.
Sonrasında 10 sene giyersiniz. Üç tane ucuz takım olacağına bir tane düzgün olsun.

Takım elbise kadar fiyatı ve kalitesi, oturuşu ve şıklığı paralel artan başka bir şey yok.
0
burfak
(27.11.20)
(17)

Çin aşısını yaptırır mısınız?

kostüm çok güzel prenses misiniz
Selamlar,Teyzem Ankara şehir hastanesinde pandemi bölümünde çalışıyor. Birçok doktor oraya gelen çin menşeli aşıyı yaptırmış hatta aileleri için de sıraya girmişler. Başka hastanelerde de gönüllü olarak yapılıyormuş zaten.Çinden gelen her şeye karşı çok mesafeliyim, siz güven duyuyor musunuz? Kendin
Selamlar,

Teyzem Ankara şehir hastanesinde pandemi bölümünde çalışıyor. Birçok doktor oraya gelen çin menşeli aşıyı yaptırmış hatta aileleri için de sıraya girmişler. Başka hastanelerde de gönüllü olarak yapılıyormuş zaten.

Çinden gelen her şeye karşı çok mesafeliyim, siz güven duyuyor musunuz? Kendinize yaptırır mısınız ya da en azından risk altındaki yakınlarınız için düşünür müsünüz? Şahsen Almanya'da üretilen aşıyı seçmek isterdim ancak ona ne kadar ulaşabiliriz bilmiyorum.

Fikir belirtenlere şimdiden teşekkür ederim

Edit: Çin'e duyduğum güvensizlik test kitlerinin geri gönderilmesi, İngiltere'nin bozuk pcr testleri için geri ödeme istemesi vs. yüzünden.
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(26.11.20)
güvenmeyip ne yapacağım? corona olup ölüm ihtimalini mi bekleyeyim?
evet, almanyadaki aşı gelse ya da satın alabilsem, tıbbi bilgimle değil tamamen psikolojik sebeplerden pfizerı tercih ederim.

not: öyle bir algı oluştuştu ki çin sanki insanları ddt böcek ilacı gibi aşıyla öldürecek sakat bıracak falan.. bir tek türklerden duyuyorum bir de buna benzer şeyleri yine hayal dünyası yani.
0
jimjim
(26.11.20)
24 yaşındayım, hiçbir kronik hastalığım yok, sporcuyum. Bu sebeplerle ben koronaya yakalanıp atlatmayı yeğlerim. Ama kronik hastalığım olsa, yaşım biraz daha ileri olsa, sırf komplo teorileri var, Çin'in aşısı kötüdür falan diye yaptırmamazlık etmezdim. Adamlar içine zehir koyacak değil ya, en kötü ne olabilir yani.
0
hitokiri kenshin
(26.11.20)
Sıra bana gelene kadar ne olduğu ortaya çıkar zaten. O yüzden yaptırırım.

Çin'den gelen şeylere önyargım yok. Dünyadaki malların önemli bir bölümü Çin'den geliyor zaten. Apple bile üretimini Çin'de yapıyor.
0
himmet dayi
(26.11.20)
Çin aşısı olduğu için değil ama bana niyeyse yeterince test edilmemiş yalap şap piyasaya sürülmüş geliyor o yüzden ilk etapta yaptırmazdım.
0
matilda
(26.11.20)
3 aşıyı da yaptırmayı düşünmüyorum.
0
westblack
(26.11.20)
Valla ben şimdiden olurum ya da olmam diyemiyorum. Gelişmeleri, sonuçları araştırmaları takip eder ona göre karar veririm. Ama şu an yaptırmamaya daha yakınım galiba.
0
Amaranta ursula
(26.11.20)
benim fikrim, şimdi yazdım: eksisozluk.com
0
asbe
(26.11.20)
Vatandaşına değer veren ülkeler aşıya başladıktan sonra düşünebilirim. İlk etapta kobay faresi olmayı düşünmüyorum tabii ki de.
0
roket adam
(26.11.20)
Ben olmayı düşünüyorum. Komplo teorilerini hiç sevmem. Kaldı ki klasik usullerle üretilmiş bir aşı olduğu için en kötü senaryonun antikor seviyesinin düşük olması dolayısıyla korumamasi olacağını sanıyorum.
0
aslil
(26.11.20)
Alman versiyonu varken olmam.

Cin, USA ve Almanya´dan daha etkili bir asi yapsaydi ya da dünyada sadece onlardan ciksaydi asi, olurdum.
0
buf-e kür
(26.11.20)
Asla düşünmüyorum
Uyanık olalım . Çin'den gelen ilk görüntülerde yollarda patır patır insanlar ölüyor düşüyordu (güya)
Şimdi dünyayla dalga geçer gibi eğleniliyor, partiler veriliyor.

Wuhan dışında (ki o kadar kalabalık olmalarına rağmen) diğer önemli şehirlerinde dikkat çeken bir salgın da olmadı.

Bir de aşı çıkarmışlar (tıbbi ekonomi ya da tıbbi kapitalizm)
Bunu pazarlayacaklar. Fakirler için mi ?

Anti virüs yazılımları gibi. satmak için önce virüsü yay sonra anti virüs satın al.

Aliexpress ile Çin'den nerdeyse zamanında bedavaya ürün getirenler için çin aşısı ile korunmak çok zor olmasa gerek .

Biraz düşünen, neden aşı konusunda bu ısrar ve acele edildiği hususunu araştırmalı.
0
Erva
(26.11.20)
Yani bilimsel anlamda guvensizlik duyacak ne gibi bir sebep var bilmiyorum. Sonucta bu asi merdiven alti fabrikalarda cocuk isciler tarafindan uretilmiyor.

Ayrica herkesin kacirdigi onemli bir nokta var bu da Cin'in koronavirus arastirmalari konusunda dunyanin en iyisi olmasi su an. Adamlar 2003'deki SARS'tan beridir haril haril koronavirus calisiyorlar, birsuru bu konuda ozellesmis viroloji enstituleri var hatta birisi de Wuhanda en basindan beri komple teorilerine hedef olan enstitu.

Bu kadar uzun yillardir koronavirus calisip buna asi gelistirmeye calisan arastirmacilara acikcasi daha guvenirim. Cunku on yillardir arastirdiklari konu bu, diger cogu firma gibi opportunistik bir sekilde asi arastirmalarina girmediler. Tabi sonuclar belli olunca gorecegiz ne kadar etkili oldugunu ama gereksiz bir on yargiya sahip olmaya gerek yok.
0
Haldamir
(26.11.20)
4 kişilik ailemde, yarımıza pfizer yarımıza sinovac yaptırma kararı aldık. ikisinden birinin herhangi bir olumsuz etkisinde ailemizin %50'si hayatta kalsın diye.
0
makarnavodka
(26.11.20)
çin'e hiç güvenemiyorum. şu an net konuşmak pek doğru olmaz ama yaptırıp yaptırmamayı ciddi ciddi düşünürüm. uluslararası bir onayı olmadan yaptırmaya hiç sıcak bakmıyorum.türk yetkililerin ya da çin yetkililerin yaptıkları/yapacakları açıklamalara güvenmem. eğer alman aşısı yaptırma şansım olursa içim rahat bir şekilde yaptırırım ancak çin aşısını yaptırsam bile hiç güvende hissetmem.
0
draconas
(26.11.20)
herkes ülkelerden bahsediyor fakat Alman, Amerikan, İngiliz vs. olanlar m-rna aşısı yani daha önce hiç böyle ürün yok ortada. Onun yan etkisi farklı bir etkisi var mı hiç bilinmiyor, şirketler için de iyi fırsat çok büyük bir insan grubu üzerinde deneyip görmüş olacaklar. Halbuki Sinovac'ınki geleneksel aşıymış yani virüsün zayıflamış hali kullanılan vs. Bu yıllardır yapılıyor ve yan etkileri biliniyor. Etkisi m-rna aşıları kadar iyi değil diyorlar o da faz3 tamamlanınca ortaya çıkacak.

Eğer batı kurumları Çin aşısını onaylarsa (Rusya ve Çin'den gelen onaya güvenmem o ayrı, ama batı Çin aşısını onaylarsa) gidip bilerek çin aşısı bile yaptırabilirim.
0
nhk ni youkosu
(26.11.20)
Uzmanlığa saygı duyarım. Güvendiğim bir iki doktora sorarım. Abi ne diyorsunuz derim.siz yaptırdınız mı derim. Yaptır denirse yaptırırım. Bekle denirse beklerim.
0
ycaycayca
(26.11.20)
İlk tercihim aşı olmamak fakat mesleğim yüzünden zorunlu olarak aşı olmam gerekecektir. Umuyorum ki Sinovac aşısını yaparlar. Almanya/Amerika kökenli diye mrna aşısını olacak değilim. Bazılarının bu aşıya ölüp bitmesini ise hakkında hiçbir şey bilmemelerine bağlıyorum.
0
catch the arrow
(26.11.20)
(3)

Otomatik Mail Gönderme Hk.

achilles
Merhabalar, Toplu mail gönderiminde yurtdışındaki hedef müşterilerde özellikle spam sorunu yaşadığımdan, Belli mail adresilerine aynı tanıtım yazısını otomatik tek tek gönderecek bir program mevcut mudur ? Bilen varsa ve cevaplarsa sevinirim.
Merhabalar,

Toplu mail gönderiminde yurtdışındaki hedef müşterilerde özellikle spam sorunu yaşadığımdan,

Belli mail adresilerine aynı tanıtım yazısını otomatik tek tek gönderecek bir program mevcut mudur ?

Bilen varsa ve cevaplarsa sevinirim.
0
achilles
(25.11.20)
Bu tarz işler için mailchimp gibi otomatik göndericiler kullanılıyor. Elle veya programla yapacağın mailing'lerde kesinlikle spam sorunu yaşamaya devam edersin.
0
roket adam
(25.11.20)
sendblaster
0
hay sikfuck
(26.11.20)
Mailchimp eğer ayarları doğru yapılırsa çok güzel çalışıyor, ancak belli bir noktadan sonra çok pahalı. Bu yüzden başka seçenekler varsa ben de öğrenmek isterim.
0
cursor
(26.11.20)
(5)

Reynmen in evi

black mamba
Şu ev hangi semtte ve ne kadardır? Bahçesine bayıldım. Komşularla pek bir ilişkinin olmayacağı izole bir yer. Şöyle bir arsa alsak tek katlı bir ev yapsak etrafıyla ilişkiyi kesebilir miyiz?https://youtu.be/nTYDDNdrdZM
Şu ev hangi semtte ve ne kadardır? Bahçesine bayıldım. Komşularla pek bir ilişkinin olmayacağı izole bir yer. Şöyle bir arsa alsak tek katlı bir ev yapsak etrafıyla ilişkiyi kesebilir miyiz?

youtu.be
0
black mamba
(25.11.20)
arsanın bulunduğu yere göre değişir. Fakat bahçe olsa bile komşu varsa sorun var. Köpeği, müstakil diye son ses açtığı müziği, bahçesinde partisi mangalı, vs vs rahat yok yani öyle hayal ettiğiniz gibi. en yakın insan 1km ötede olursa rahat olur.
0
zoghurt
(25.11.20)
hadımkoy olabilir ya da zekeriyakoy. büyük bi ihtimal ajansı tutmustur. araştırırsan bulursun. böyle cok yer var istanbul'da. her gördüğüne asık olursun
0
koela
(25.11.20)
6 milyon TL ... daha geçen gün bakmıştım fiyatlara
0
xdenizx
(25.11.20)
Link var mı? Hangi bölge burası?
0
🌸black mamba
(25.11.20)
kilyos, şile, zekeriyaköy, beykoz, bir çok bölge var. özellikle istanbulun karadeniz kıyısında bunun gibi binlerce ev var. hatta ev kullanışsız bile sayılabilir, katları çok küçük olmuş. aynı bunun gibi etrafı ağaçlarla çevrili, kendi otoparkı ve bahçesi olan yerler mevcut.
0
roket adam
(25.11.20)
(18)

Ömür geçip gidiyor bir bok yapamadım ve saygı görmek istiyorum hissi

işimdeyim gücümdeyim
İçimi dökmeye geldim. Uzun olacak kusura bakmayın.Yaş 32.Maddi anlamda zor bir çocukluk geçirdim. Bu zorluk beni sevmediğim bir mesleği yapmaya (bir tür memur) yönlendirdi. 22 yaşımdayken babam öldü. Aynı yıl çalışmaya başladım. Bir süre babamdan kalan borçları ödedim. Mesleğimin 3. yılındayken evle
İçimi dökmeye geldim. Uzun olacak kusura bakmayın.

Yaş 32.

Maddi anlamda zor bir çocukluk geçirdim. Bu zorluk beni sevmediğim bir mesleği yapmaya (bir tür memur) yönlendirdi. 22 yaşımdayken babam öldü. Aynı yıl çalışmaya başladım. Bir süre babamdan kalan borçları ödedim. Mesleğimin 3. yılındayken evlendim. Beşinci yılda çocuğum oldu. Aynı yıl ilk arabamı aldım. Yedinci yıl evimi aldım ve kredisini ödemeye devam ediyorum. 10. yılda iki seneliğine yurt dışında (bir arap ülkesi) bir göreve geldim ve şu an Türkiye'dekine göre çok daha güzel bir maaş alıyorum. Yani maddi/ailevi açıdan hiçbir sorunum yok, çok şükür.

Çocukluğumdan beri bilgisayar mühendisi olmak istemiştim. Bahsettiğim sebeplerden dolayı olmadı. 11 yaşımdan beri bilgisayar ve internet dünyası ile iç içeyim. Web siteleri oluşturuyorum, kod yazıyorum, bu işten çok olmasa da para da kazanıyorum.

Bu bahsettiğim işleri yaparken kendimi çok iyi hissediyorum, kendilerine iş yaptığım kişilerle görüşmeler yaparken kendimi değerli hissediyorum. Saygı görüyorum. Fakat asıl işimde bu değeri ve saygıyı göremiyorum. Demek istediğim bana saygısız davradıkları değil. Saygıyı hak edecek değerde bir iş üreten pozisyonda değilim. İş arkadaşlarımın %90'ı boş adam.

Olmam gereken yerde kesinlikle değilim hissini iliklerime kadar yaşıyorum. Mesela bir adam görüyorum, mobil uygulama yazmış, aylık gelirim xx.xxx lira diyor. Diyorum ki bu adam bilgisayarla/programlamayla en fazla birkaç yıl önce tanışmıştır, adam benim hayalimi yaşıyor. Ben ise memur kafasıyla, çocukluktan beri içinde olduğum sektörde silik bir tüketiciden başka bir şey değilim.

Dediğim gibi, yaş 32. Ne kadar ömrümüz var bilemeyiz fakat "adam yerine konulmak", "saygı görecek işler başarmak" ve maddi açıdan kimseye eyvallah etmeyecek noktaya gelebilmek konusunda çıtayı bir türlü yükseltemedim.

Konuşmayı dün öğrenmiş, ondan anlamam, bundan anlamam diyen kekoya amirim çekiyorum. Ayıya dayı demekten anam ağladı arkadaşlar.

Ömür de kısa. Böyle geçer mi?
Vallahi bir bilgisayarcı dükkanı açıp format atsam işe suratımda kocaman bir gülümsemeyle gidip gelicem gibi geliyor. Bir yazılım firmasında çalışsam teknik açıdan çok iyi pozisyona gelebileceğimden eminim ama orada da artistlik yapacak bir sürü insanla karşılaşıp gelen gideni aratır moduna girmekten korkuyorum.

Evet, param var, helalinden kazanıyorum, kimseye muhtaç değilim ama saygı görebilmek... Bu yaşıma kadar hiç hissetmediğim duygular bunlar. Yolda görsem selam vermeyeceğim adama gerçekten de selam vermemek istiyorum.

Sizde de var mı böyle bir durum?

edit: tolkien hayranı ve ona katılanların cevaplarına karşı bir açıklama yapma gereği hisettim. arkadaşlar benim saygı görme isteğimden kasıt diğer insanların bana saygı göstermesini istemem değil aslında. ortaya koyduğum iş itibariyle, kişiliğimden bağımsız olarak, yaptığım işe saygı gösterilmesini istiyorum. senin bu yaptığın işi herkes yapabilir gibi değil de x bu işten çok iyi anlar şeklinde tanımlanmak istiyorum. son olarak şunu söyleyebilirim ki bugüne kadar 50 farklı meslektaşımdan duyduğum cümle şu "senin yerinde olsam, x,y,z işlerinden anlasam bu işi yapmazdım" yani ortada net bir şekilde oraya ait olmama durumu var. ego ile ilgisi yok. bir arkadaş "bilgisayar dükkanında format atma" cümlemden ne demek istediğimi gayet iyi anlamış ama siz de haklısınız ben kendimi tam olarak ifade edemedim.
0
işimdeyim gücümdeyim
(25.11.20)
yaşım 32, bilgisayar mühendisiyim, şu ana kadar milletin çalışmaya can attığı şirketlerde çalıştım, ara ara bi bok yapmadım hissi bana da geliyor.
0
oz suser
(25.11.20)
Şu an kısaca yazıyorum ama işin özü kendine saygı. Büyük şeyler başarmışsin, gurur duymalisin
0
kisa
(25.11.20)
David Graeber dayının Bullshit Jobs diye bir kitabı var. Sanırım benzer bir iş yaptığınız için değersiz hissediyorsunuz. Unabomber manifestosunda da bu maddi açıdan doyurucu ama hiçbir tatmin hissi vermeyen işlerin toplumu nasıl kemirdiğinden bahsediyordu.

Yazılımcı olsanız da dönem dönem benzer şeyler hissedeceksiniz. Teknik açıdan çok iyi bir pozisyona geldiğinizde günün yarısını toplantılarla, diğer yarısını diğer yazılımcıların yazdığı kodu review ederek, "şunu nasıl yaparım" sorularına cevap vererek, gönderilen CV'lere bakarak geçireceksiniz.

Ev ve araba sahibi olmak artık beyaz yaka için lüks olmaya başladı (özellikle bekar veya aileden varlıklı değilse) Ben olsam kendimi şanslı azınlıktan sayar, hayattan keyif almaya bakardım.
0
bruce mclaren
(25.11.20)
Ben de mobile developer olarak çalışıyorum ve doktora yapıyorum. Ama bi bok olamadim hissi yüzünden psikolojik destek aldım uzun bir süre. Hala bi bok olmuş degilim ama bununla yaşamayı öğrendim.
0
kaptan maydanoz
(25.11.20)
Başkalarından saygı görmek istiyorsunuz hissi, içerde bi yerlerde kendinize saygı göstermeniz gerekli hissinden geliyor olabilir mi?
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(25.11.20)
j r r tolkien hayranı +1
Saygı görmek istiyorsanız saygı duyacaksınız. Benim hayat görüşüm budur. Siz de biraz geçmişten gelen üzücü günlerden sonra gelen rahatlama sendromu var gibi. O yüzden de diğer insanlara biraz daha üstten bakmaya başlamışsınız.
0
bigcaptain
(25.11.20)
bu hisler benide yokluyor ara ara.

yazilimcilikta okul ve iyi egitim muhakkak onemli. ama kendini gelistirmis cok adam var ve kimse bu adamlarin okulunu sorgulamiyor. benim onceki sirketteki liderim gida muhendisiydi mesela ve muthis adamdi. simdi almanyaya gitti.

xxx kazaniyorum diyen adam cok. kazanan da cok. ama sizin ihtihac duydugunuz para degil sanirim. paranin onemsiz oldugunu iddia etmiyorum tabii.

bence ihtiyac duygudunuz saygiyi insanlarin sorunlarini cozerek kazanabilirsiniz. kendi isinizden bahsetmiyorum.

eger yazilim gelistirerek birilerinin sorunlarini cozerseniz, hem saygi hem para kazanmaniz muhtemel.

ama ilk etapta dogrudan parayi hedeflemek cok makul gorunmuyor. bir sure daha sevmediginiz isinize tahammul edip, bu ketenpereden kurtulmaniz gayet mumkun.
0
foster
(25.11.20)
ben de size farklı bir açıdan bakma fikri vermeye geldim.

öncelikle diğer arkadaşların da söylediği gibi maddi olarak kendinizi şanslı sayabileceğiniz bir konuma gelmişsiniz ve içinde bulunduğunuz bunalım sizi bunu görememeye itiyor.

eğer işiniz sizi gerçekten yormuyor ve sizden bir şeyler çalmıyorsa, önce bulunduğunuz konum ve elde ettiklerinizle mutluluk duymaya çalışın. bunu yaparken de bununla yetinip şükür loopuna düşün demiyorum bakın. halihazırda sahip olduklarınızla mutlu olmayı denedikten sonra kendinize, sizi mutlu eden şeylerden daha fazla ekleyerek zevk almayı öğretin. daha fazla kod yazın mesela. ama bunu mesleki bir zorunlulukla değil de keyif almak için yapacak olmanın rahatlığını hissederek yapın.
yani ben olsam öyle yapardım.
umarım daha da mutlu olursunuz.
0
baharat
(25.11.20)
bu sistemin ve toplumun getirdigi devamli kendini gelistir, hep daha iyisi ol baskisinin bilincaltiniza yerlesmesi de bir faktor bence boyle dusunmenizde.


sal gitsin baba.
0
baldur2
(25.11.20)
Somut bir hedefiniz olması güzel bir şey. Türkiye'deki çoğu insanın bir hedefi ve hayalı yok. Düz ve klişe bir hayat yaşıyorlar ve farkında değiller.

Yalnız, sahip olduğunuz hedef ve hayal kendinizin için. Bir başkaları tarafından saygı görebilmek adına olmasın rica ediyorum. Bu benim için de geçerli.

Kendimden örnek vereceğim. Kendi adıma yapmaya çalıştığım; pişman olmayacağım ve iyi ki bu hayatı yaşadığım diyeceğim bir hayat yaşamak.

Biraz geçmişe gidiyorum. Sene 2017 (o zaman yaş 28) kendime verdiğim bir sözüm vardı. 35 yaşıma geldiğinde sahip olduğum tek şeyin kitaplar olmayacak. 35 olmadan gerçekleştirdiğim birkaç hedef/hayal oldu. Bunlar zaman içerisinde değişiyor, eviriliyor.

Kimseye hesap vermek zorunda değilsin, değilsiz. Belki hedeflerimizi/hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını bulamayacağız ama bunun çabasını göstermek bile başlı başına bir macera. Hedeflerimizi ve hayallerimizi gerçekleştirmeye çalışırken gösterdiğimiz çaba/efor belki bizi çok farklı bir noktaya taşıyacak.

Ayrıca hangi sektöre gidersek gidelim, onlarca/yüzlerce gerizekalı insanlar çıkacak. Keşke olmasalar ama varlar.

Aileniz var, çocuğunuz var. Umarım hep birlikte mutlu hayat yaşarsınız.

Son olarak: j r r tolkien hayranı +2
0
put it in your appropriate place
(25.11.20)
"Konuşmayı dün öğrenmiş, ondan anlamam, bundan anlamam diyen kekoya amirim çekiyorum. Ayıya dayı demekten anam ağladı arkadaşlar."

valla ben burada jrr ve ona katılanlar gibi bir şekilcilikten ziyade mesleğin getirdiği yetersiz ortamdan yakınma görüyorum. yani benim ünvanım şöyle havalı olsundan ziyade, yaptığı işin kattığı manevi tatmin hissinden bahsediyorsun sanırım?
şu cümleden anladım:
"Vallahi bir bilgisayarcı dükkanı açıp format atsam işe suratımda kocaman bir gülümsemeyle gidip gelicem gibi geliyor."

eğer öyleyse bunda kötü bir taraf yok, benim için de kazandığım paradan çok yaptığım işin niteliği önemlidir. insan yaptığı işte katma değer üretemediğini düşündüğünde daha iyisini yapmak için motivasyon bulamıyor, bu da sıradan ve sıkıcı iş ortamı demek. challenge'lar bazı insanları hayatta tutan şeydir, bu açıdan seni anlıyorum ve söylediklerine katılıyorum.

ama şu saatten sonra maceraya gerek yok, risk alamayacak kadar kaybedecek şeyin var.
o yüzden iş harici bir tatminiyet geliştirmeye bakacaksın. hobi kısmına odaklanacaksın ilgi alanlarında, onlardan mutlu olmaya çalışacaksın. mevcut ekonomik düzende ne yazık ki çok çok az kişi hem iş hem de ücret tatminini bir arada sağlayabiliyor. daha gerçekçi yaklaşman gerekiyor. o sevmediğin iş hayatındaki sorumlulukları yerine getirmeni sağlıyor, sadece bu anlamda bile saygı duyup üzerine çok düşünmeden devam edeceksin. geri kalan zamanlarda seni mutlu eden şeylerle uğraşmaya devam.
0
Jux
(25.11.20)
seninle hemen hemen aynı durumdayım. 2 yıllık bilgisayar teknolojisi ve programlama bitirdim. dgs'yle top 10'daki üniversitelerin birinde bilgisayar mühendisliğini kazandım. okulu okurken kpss'ye girdim. iyi bir puan alarak bir devlet kurumunda vhki pozisyonuna yerleştim. o gün bugündür vhki'yim. 33 yaşındayım. bir taraftan okurken bir taraftan çalıştım. benden daha niteliksiz müdürlerin egolarıyla uğraşıyorum. okul okurken şöyle bir hisse kapılıyordum. okulda atom çarpıştırıyoruz, işyerinde mağara adamlarıyla mamut avlıyoruz. okul ile işyeri arasında o kadar fark vardı yani.

okulu benimle birlikte bitirenler şu an çok iyi yerlerdeler. birçoğu aselsan'da, havelsan'da, vs'de. tamam ben de çok parlak bir öğrenci değildim. ama okul okurken niteliklerini benden düşük gördüğüm insanlar şu an özel sektörde çok havalı unvanlara sahipler. bunların hepsi asgari ücretle işe başladılar. hatta bazıları uzun süreli staj adı altında para almadan çalıştılar.
0
nickini degistiren yazar
(25.11.20)
Motivasyonunuz çok makul gelmedi bana, yani "saygı görmek". İnsan olarak böyle zaaflarımız var ama mesela sizin amirinize gösterdiğiniz saygı gerçek bir saygı mı? İsteklerimiz başkalarının bizim hakkımızdaki düşüncelerine bağlı olduğunda bunları gerçekleştirmek bir hayli güç oluyor kimsenin zihni üzerinde tasarrufa sahip olmadığımız için.


@jrr hayranının dediklerine katılıyorum bu yüzden. Kendinizi ve başkalarını ne fazladan gömün ne de fazladan yüceltin ikisi de sakıncalı bence.
0
playing star again
(25.11.20)
Bir de demişsiniz ki "Bir yazılım firmasında çalışsam teknik açıdan çok iyi pozisyona gelebileceğimden eminim ama orada da artistlik yapacak bir sürü insanla karşılaşıp gelen gideni aratır moduna girmekten korkuyorum.". Madem kendinize bu kadar güveniyorsunuz neden memuriyeti bırakıp bir şirkette işe başlamıyorsunuz? Bence cevabı açık, her şeyin bir bedeli vardır. Devlette vasıfsız birine amirim dersiniz ama işiniz garantidir, olağanüstü haller olmadıkça kimse sizi işten atamaz, maaşınızı kesemez, sigortanı ödemiyorum, tazminatını vermiyorum diyemez. Ama özelde bir sürü risk alırsınız. Birine amirim/patronum çekseniz dahi sizi işten atabilir işinizi düzgün yapmazsanız. Ha tabi bu en kötü senaryo ama, hayalinizi yaşamaktan sizi alıkoyan bir şey yok aslında kendi konfor alanınız dışına çıkma korkunuz dışında.
0
playing star again
(25.11.20)
Playing star again çok güzel yazmış, ben de tam o minvalde bir şey yazacaktım. Sizin yaşadığınız şey, her şeyi riske atıp böyle bir maceraya girememenin kompleksi. Müdürün garip tipler olması, vs vs herkesin yaşadığı şeyler. Ben de IT sektöründeyim, bir sürü dingil var maalesef.

Bu "x bana artistlik yaptı halbuki benden daha aşağı", "bu bana üst olamaz mal bi adam", "ben onlardan daha zekiyim ama z" gibi komplekslerden arınıp, meseleye daha temiz bakmanız lazım. Yolda görsen selam vermeyeceğin adama gerçekten de selam vermemek istiyorsan aileden zengin olman lazım ne yazık ki.
0
roket adam
(25.11.20)
selamlar, şunu yazmak istiyorum ben de.

devlet kurumunda çok kısa süre, öğrenciyken yarı zamanlı olarak çalıştım. hakikaten çok mal insanlar vardı, üstüm olan. yahu bu insanlar nasıl girmişler memur olmuşlar derdim. çok da güzel hakları vardı. vasıfsızlardı ama o insanları kolay kolay kimse de atamazdı işten.

sonra mezun oldum, 5 yıldır özel sektörde çalışıyorum. mesleğimi ve gün içerisinde yaptığım işi seviyorum. yöneticilerim kalifiye insanlar, sizin belirttiğiniz o saygıyı görüyorum. ama özel sektör ne demek biliyor musunuz? benim o işi iyi yapmam, saygı görmem ama bu nedenle de üstüme iş yıkılmaya devam etmesi demek.

hızlı olduğum için saygı görüyorum.
düzgün çalıştığım için saygı görüyorum.
patronum da yöneticim de beni seviyor, çünkü işlerine yarıyorum.

saldırgan amaçla söylemiyorum yanlış anlamayın, buyurun o zaman istifa edip şansınızı istediğiniz yerde deneyin. ama ayrılmadan önce artılar/eksiler listesi yapın muhakkak. şimdiki işinizde kaybedeceklerinizi göz önünde bulundurun. bundan rahatsızlık duymayacaksanız, bunu göze aldığınız noktada her şey sizin.
0
noxell
(25.11.20)
kendimi yanlış ifade ettim sanırım, soruma edit yaptım arkadaşlar. son paragrafa bakabilirsiniz.

@tolkien hayranı ve ona katılanlar
0
🌸işimdeyim gücümdeyim
(26.11.20)
Anladığım kadarıyla başlığı okuyanların büyük çoğunluğu "saygı" kısmına takılmış.

İsteklerinin ve yaşama arzusunun farkında olan birisinin bu koşullarının kabul görmesini istemesi kadar doğal bir şey olamaz. Birilerinin değil kendi hayatımız için çalışmalıyız.

Ülkede ne yazık ki sürü psikolojisi var bir kişinin hatalı yorumunun peşinden herkes gidebiliyor maalesef.
0
Avoiding The Puddle
(27.11.20)
(6)

macbook pro intel işlemcili alınır mı?

solitude ov the lonliest star
16 inç şu an satışta olan modeli sizce alınır mı? final cut pro kullandığım için m1 işlemcili modeller işimi aksatmıyor, m1 desteğini hemen verdiler zaten ama 13 inç modeller fazla küçük ve 2 adet Thunderbolt 3 portu resmen acımasızlık. 16 inç m1 modelleri ne zaman gelir bilmiyorum. martta 2021 earl
16 inç şu an satışta olan modeli sizce alınır mı? final cut pro kullandığım için m1 işlemcili modeller işimi aksatmıyor, m1 desteğini hemen verdiler zaten ama 13 inç modeller fazla küçük ve 2 adet Thunderbolt 3 portu resmen acımasızlık. 16 inç m1 modelleri ne zaman gelir bilmiyorum. martta 2021 early modelleri duyurur diyenler var, 2021 sonuna kadar gelmez diyenler var. özel konfigürasyon alacağım, sizce 16 inç m1 modelleri beklemeli miyim yoksa intel işlemcili modellerden tatava yapmadan alıp geçeyim mi?

www.pt.com.tr şu versiyonu almayı düşünüyorum, direkt mağazadan alacağım.

bir de, iş yerinde apple kullanıyoruz ama kendim macbook piyasasına hakim değilim, linkteki ürünü alsam kafama eserse 16 inç m1 modelleri geldiğinde değiştirmek istersem aletin ikinci el fiyatı çok zarara uğratır mı? hem 16 inç modelleri beklerken hem de m1 modellerin daha incik boncuk incelemeleri düşer, daha yeni bir teknoloji sonuçta.
0
solitude ov the lonliest star
(25.11.20)
benim aklıma maddi boyutu geliyor, şimdi m1i lanse ettiler, başarılı olduğunu da gördüler kalkıp 10 bin lira m1 için fark isterlerse ve o zaman yani istediğin modelin m1li versiyonu çıktığı zaman dolar euro da alır başını giderse hiç alamayabilirsin bile.

türkiyede yaşamanın sıkıntıları işte.
0
killerbee
(25.11.20)
Maddi acidan zorlamayacaksa, ben olsam m1 islemciyi beklerdim. Hem de bu sure zarfinda m1 islemci kullananlarin geri donuslerini de gormus olursunuz.
0
brkylmz
(25.11.20)
intel icin gec apple silicon icin erken cok pis bir donem. m1'in her ne kadar performans ustunlugu olsa da eksikleriyle bir 1. nesil urun oldugu bariz. yerinde olsam 2. nesil urunleri beklerim.
0
eksimtrak
(25.11.20)
@eksimtrak +1, gundelik hayatta kullandigin app'lerin performansina gore karar ver. mesela henuz blender c4d falan calistiramiyor bildigim kadariyla, o app'lerin uyumlu hale getirilmesi lazim. veya yazilimcilarin kullandigi docker vesaire. ben de 2. nesili beklerdim acil alman gerekmiyorsa. ha ama benim acil almam gerektigi icin intel islemcili macbook'u aldim, su an gumrukte. birkac sene icinde m1'in gidisatina gore eldekini satip uzerine biraz koyup alirim. su anda gelen incelemeler cok iyi ama hala net degil, tam performans degil, uyumluluk yeterli degil. benim icin. kendi kullanim aliskanligina gore incelemelere bakip karar ver derim.
0
hjarteblod
(25.11.20)
açıkcası 1-2 sene bekleyecek lüksüm yok çünkü ağırlıklı olarak apple motion ve final cut pro kullandığım ana programlar zaten. 2021'in ikinci çeyreğine kadar idare edebilirim. araştırmaya devam edeyim ama 16 inçlik m1 modellerini bekleyeceğim gibi duruyor. cevap veren herkese teşekkürler.
0
🌸solitude ov the lonliest star
(25.11.20)
Apple Motion ve FCPX zaten Apple Silicon'un en çok fark yaratacağı uygulamalar olacak deniyor. Ben olsam ben de beklemeyi tercih ederdim.
0
roket adam
(25.11.20)
(5)

Yayıncılık, kutu açılışı, ve mini maket yapımları için

myopati multi minicore
Bir ürün önerirmisiniz. Herkes logitect c922 pro streamer falan diyor. Ama ben aslında küçük diy projeleri yapmayı seviyorum. yani maket yapsam bu kameraların oto focusolsun masa üzeri çekim olsun bu işler için ne kullanılır? tam derdimi anlatamadım belki.Yani hani sadece ellerin gözüktüğü yapım vid
Bir ürün önerirmisiniz. Herkes logitect c922 pro streamer falan diyor. Ama ben aslında küçük diy projeleri yapmayı seviyorum. yani maket yapsam bu kameraların oto focusolsun masa üzeri çekim olsun bu işler için ne kullanılır? tam derdimi anlatamadım belki.Yani hani sadece ellerin gözüktüğü yapım videoları oluyor ya onlar neyle çekiliyor.
0
myopati multi minicore
(25.11.20)
Genellikle o sınıfta Webcam'lerden ziyade DSLR fotoğraf makinaları kullanılıyor. İkinci el, webcam özelliği olan ucuz bir DSLR alırsan istediğin videoyu istediğin kalitede çekersin, yakın için de gerekirse makro lens takarsın.
0
roket adam
(25.11.20)
bu konulara yabancıyım ama siz anlıyorsunuz. Bana bir ürün tavsiye edermisiniz aklınızda varsa yoksa araştırıcam tabiki. Black fradayde belki hızlıca alırım diye düşünüyorum.
0
🌸myopati multi minicore
(25.11.20)
soruna cevap tepeden sadece ellerin göründüğü videolar sanıyorum ki go pro gibi action camler ile yapılıyor. kimse dslr kurmakla uğraşmaz tepeye zaten fix fokuslu kameralar. yani fokusları sabit.

özelliklerine bak, belirli bir noktodan sonsuza kadar netler bu kameralar. go prodan bi tık kaliteli görüntü verenler sony rx0 ve rx0 II serisi

eski bi dslrimi (nikon, bunu özellikle söylüyorum nikon en teknolojiksiz firmalardan birisidir, mesela aynı zamanda çıkmış canon, sony gibi kameralar kablosuz olarak çatır çatır bilgisayardan bile kontrol edilebiliniyorken benimki wifi aparatsız, kabloyla ve programa da ayrı para vererek yapabiliyordu bunu) tavana monte etmiştim usb kabloyla bağlamıştım, istediğim tüm değerlerini fokusuna kadar çat çat mouse ile bilgisayardan ayarlayıp, fotoğraf ve video çekebiliyordum. canon, sony ve panasonic gibi markaların hepsinde de vardır bu dslrlerde.

canlı yayın yapmayacaksan web kamerasına para vermek yazık olur. canlı yayın yapacaksan bile yine yazık olur artık cep telefonlnarı, dslr kameralar hatta go prolar bile webcam olarak kullanılabiniyor(go proyu salladım tabi ama o olmaz öteki olur olur yani atla deve değil.)

sırf merakımdan 2013 model dsrimi, 2015 model cep telefonumu web cam olarak kullanmayı denedim, gayet başarılı.
0
killerbee
(25.11.20)
Bütçen varsa Sony ZV-1 epey işine yarayacak tam senlik bir ürün. Hem profesyonel bir foto makinası özellikleri taşıyor, hem webcam olarak kullanılır streamlerde müthiş kalite elde edersin, hem de ürün çekimi vs için çok başarılı modları var. Gopro da kullanabilirsin arkadaşın belirttiği gibi, DSLR kadar kaliteli olmaz ama yine de Webcam'den çok daha iyi olur. Senin stabilizasyon ile çok işin olmadığı için mesela hero 7-8 alman mümkün. Gopro'ların sıkıntısı az ışıkta kaliteyi düşürüyorlar maalesef.
0
roket adam
(25.11.20)
ARKADAŞLAR İYİKİ VARSINIZ. araştırmaya girsem fotoğrafcı olup çıkardım. Dediklerinize bakıcam. Hakkaten cep telefonları bile kullanılıyormuş. zoom için gidip web cam alıcaktım yalandan. özetle c922 ye vericeğm parayla alıcagım performans değmez. Biraz daha bütçeyi artırmam gerekecek.
0
🌸myopati multi minicore
(25.11.20)
(3)

gömlek+ceket'e sırt çantası

diffarentiationation
laptop koymalık yakışır mı? tavsiyeniz var mı?
laptop koymalık yakışır mı? tavsiyeniz var mı?
0
diffarentiationation
(25.11.20)
Kaft olabilir. Laptop sığan modeli vardır sanırım.
0
the coon
(25.11.20)
Ceket üstüne sırt çantası giymek kötü oluyor, ceketin omuz kısımlarını aşındırıyor, ayrıca biraz ergenimsi bi görüntü oluşturuyor. El çantası tavsiye ederim. Ozpack öneririm.
0
roket adam
(25.11.20)
Sirt cantasi degil ama Kaft'in tek askili modeli erkeklerde takim. Elbise ile de cok guzel duruyor.
0
invictae
(25.11.20)
(9)

otomobilde kademeli ötv indirimi hikayesi doğru mu?

avatar is back
ilk önce al satçıların önüne geçmek için bir çalışma var dendi, şimdi de aracını 2 yıl satmama sözü verene yüzde 30, aracını 3 yıl satmama sözü verene yüzde 40, aracını 4 yıl satmama sözü verene yüzde 50 aracını 5 yıl satmama sözü verene yüzde 70 ötv indirimi uygulanacak.gibi haberler dönüyor. peşp
ilk önce al satçıların önüne geçmek için bir çalışma var dendi, şimdi de

aracını 2 yıl satmama sözü verene yüzde 30,
aracını 3 yıl satmama sözü verene yüzde 40,
aracını 4 yıl satmama sözü verene yüzde 50
aracını 5 yıl satmama sözü verene yüzde 70 ötv indirimi uygulanacak.

gibi haberler dönüyor. peşpeşe bu duyumlar biraz heyecan yaptı ama hiç inanasım gelmiyor. böyle bir şey yapar mı devlet? ek olarak bu tip gelişmelerden kimi güvenerek takip edip bilgi sahibi olabiliriz?
0
avatar is back
(25.11.20)
inanılmayacak kadar saçma. ekonomi böyleyken ötv'den feragat edeceklerini düşünmüyorum. araçlar için ötv reformu gelir, hurda araç indirimi gelir ama bu gelmez bence.

Mesut Bıyık bu konularda hükümete yakın birisi. Ondan haber alabilirsiniz bu konularda.
0
false pretension
(25.11.20)
bu dediğiniz şey imkansıza yakın. üst model araçlarda çılgın gibi ötv alıyorlar, yüzde 70 indirim yapsalar ben 10 yıl satmama sözü verip alırım.

şu da var, devlet niye al satçıların önüne geçmeye çalışsın ki? devletin ne zararı var? devlet vatandaşı değil kendi cebini düşünür. her al sat işlemi devlet için ekonomik girdi, noter harcı, plaka harcı şu budur. benim alıp 5 yıl satmayacağım araçta devlet nasıl kar edecek?
0
trajikomix
(25.11.20)
engelliler ötvsiz araç alıyor. ona bile sınırlama koyduktan sonra, bu anlatılan olmaz, olamaz, olabilemez.
0
sutlu nescafe
(25.11.20)
Bunu kim uyduyduysa iyi uydurmuş. Böyle bir şey olması imkansızın da ötesinde.

Bırakın araçlardan alınan ÖTV'yi kademeli kaldırmayı, adamlar milletin aldığı oyun konsollarından alınan %20 ÖTV'yi sözde "geçici" olarak %50'ye çıkardılar, sonra o "geçici" süre bitince tekrar uzattılar. Eminim o süre de bitince kalıcı hale gelecek.
0
battal gemalmaz
(25.11.20)
Recep tayyip erdogan'in chp'ye katilmasi daha olasi.


Ciddi ciddi otv indirimi bekleyenlere inanamiyorum.
0
baldur2
(25.11.20)
sanmiyorum cunku bu sekilde satislari kitlersin ve yakin zamanda genel dunya ve turkiye ekonomisi vergi indirimine uygun durumda degil.

Bu otv isinden geri donus nasil olacak merakla bekliyorum. Bu vergileri zamaninda verenlerin magduriyetleri ne olacak?

Saniyorum tek secenek otv'yi yavas yavas azaltmak ve insanlara alacaklari yeni arabalara donuk, eskiden verdikleri otvler uzerinde vergi kredisi verip yeni arac almaya tesvik etmek.
0
cooperr
(25.11.20)
Hiç birşey imkansız değildir.

Korona biter. Hükümet değişirse neden olmasın.
0
ycaycayca
(25.11.20)
İmkansız bu. Hükümet değişse bile zart diye birkaç milyar dolar para birden oluşmayacak hazinede. Hükümet de uzunca bir süre daha değişmeyecek muhtemelen.
0
roket adam
(25.11.20)
benim insanım arabayı satamazsa perte çıkartır raiç bedel üzerinden sigorta firmasından alır parasını yine satmış olur. :)
0
reanarchy
(25.11.20)
(9)

Ne zaman normale döneriz?

deveyidiken
Malum, aşı çalışmalarına dair bir ton haber duyuyoruz son zamanlarda. Bu gidişata göre sizce ne zaman "oh be" deriz? Ne düşünüyorsunuz?
Malum, aşı çalışmalarına dair bir ton haber duyuyoruz son zamanlarda. Bu gidişata göre sizce ne zaman "oh be" deriz? Ne düşünüyorsunuz?
0
deveyidiken
(24.11.20)
aşı çalışmasının olması bir çözüm değil ki. yüzde100 çalışan bir aşı olsa bile ilk etapta yeteri kadar üretilemeyebilir. hadi üretildi diyelim, içinde çip var beynimizi kontrol edecekler, civa var felç olacağız, domuz kanı varmış ben olmam diyen tipler bitmeyeceği için aşı herkes olmayacak zaten.

tamamen sallayarak 2022 başı diyorum.
0
sutlu nescafe
(24.11.20)
Eski "güvenli" günlere hiçbir zaman dönemeyeceğimizi düşünüyorum ben, aşıyı insanlar "kurtarıcı" gibi görüyor ama öyle bir olayı da yok aşının, aşı dediğin belli bi süre koruyuculuğu olan bir ilaç öyle aşılanınca Adamantium verilmiş Wolverine gibi olmayacağız, %100 koruma garantisi olmadığı için bir şekilde ikircikleneceğiz yine, bu durumda virüs bir şekilde etkisiz hale gelmediği sürece (herhangi bir ilaçla ya da doğal yoldan) öyle ya da böyle bu süreç devam edecek.
0
angelus
(24.11.20)
uygun fiyatlı ilaç+aşı geldiğinde.
Uygun fiyatlı ilaç: maksimum 1 dolar.

Covid oldum 19 kişiye bulaştırdım, sonrasında ilacı aldım iyileştim.
diğer 19 kişi ilaçları almadan önce 287 kişiye bulaştırdı, ilaçları aldı.
287 kişi 3575 kişiye bulaştırdı, ilaçları aldı.

Asıl problem bulaştırıcı olmak, inkübasyon süresi ve semptom göstermeyen kişiler.

Bu döngü sadece bulaştırılan kişilerin aşılanması ve bağışık olması ve ilacın olmasıyla kırılabilir.

Tamamen kişisel teorim: aşı ve ilaçlar ile birlikte dünya nüfusunun bir kısmı korunacak, bir kısmı feda edilecek.
Pesimistliğim nedeniyle üzgünüm.
0
ludwig boltzmann
(24.11.20)
Biraz pesimistim bu konuda. Kafadan en az iki yıl var diyorum. O da tamamen silineceğine ilk etapta ihtimal vermiyorum. İki yıl dediğim de aşının stabil hale gelip yaygınlaşması falan.

Beni asıl işin psikolojik boyutu düşündürüyor. Diyelim dediler ki her şey bitti tamam, gerçekten rahatlayıp maskeleri çıkarabilecek miyiz? Sanmıyorum. İşin endişe boyutu, psikolojik sonuçları daha uzun süreli olacak gibi
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.11.20)
2021 sonu diye umuyorum.
0
cooperr
(24.11.20)
Valla pandeminin ilk aylarında da böyle sorular soruluyordu. Tahminler arasında yaz sonu diyen birçok kişi vardı o yüzden pek tahmin yürütmek istemiyorum
0
olaylar olaylar
(25.11.20)
Artık normalimizin bu olduğunu düşünüyorum. Aşıların durumu da net değil, belli bir takvim plan yok ortada her kafadan ses çıkıyor. Zaten çember gittikçe daraldı. Davulun sesi uzaktan da hoş gelmiyordu ama şu sıralar kulağımın dibinde çalıyor.
0
istege bagli sigortasiz
(25.11.20)
Bu iş ya önümüzdeki yaz sakinleşir ya da dünyada büyük çaplı kriz ve dönüşümlere şahit olmaya başlarız diye düşünüyorum.
0
gmzo
(25.11.20)
Global bi firmada çalışıyorum, hem yerel hem global olarak önümüzdeki yıl eylül-ekimden önce bir şey değişmesini beklemiyorlar. Dünyadaki genel memnuniyetsizliği kırmak ve biraz daha enerji basmak için aşı muhabbetini çıkardılar ama hala ortada somut bir sonuç yok. Tamamen psikolojiye oynuyorlar şu anda büyük isyanlar çıkmasın diye.
0
roket adam
(25.11.20)
(5)

İkinci Monitör Tavsiyesi

put it in your appropriate place
İkinci Monitöre ihtiyacım var. Niyetim program öğrenmek. İşte kod yazmak, grafik tasarım, Excel yanı sıra İngilizce çalıştığım oluyor ara ara. Tek ekradan çok zor oluyor.Monitör alacağım ama kaç inç alayım ve marka önemli mi?
İkinci Monitöre ihtiyacım var. Niyetim program öğrenmek. İşte kod yazmak, grafik tasarım, Excel yanı sıra İngilizce çalıştığım oluyor ara ara. Tek ekradan çok zor oluyor.

Monitör alacağım ama kaç inç alayım ve marka önemli mi?
0
put it in your appropriate place
(24.11.20)
mutlaka ips ekran olmalı. 24 inç için min 2k daha büyük inçler için mutlaka 4k.

Marka olarak dell çok güzel. Yazılımcı olarak yazıyorum.
0
demirKamil
(24.11.20)
www.hepsiburada.com

Bende bundan var, çok memnunum.
0
hayirsiz
(24.11.20)
24" yeter bana diyerek başladığım serüveni her zamanki mükemmeli bulma takıntım sebebiyle 44 inchte noktaladım. Eve taşırken de kırdım ekranı. 14" ile devam ediyorum yine. Yetiyomuş meğer.

Mağazada ekran ölçülerine mutlaka bakmanı tavsiye ederim. Youtube'dan çok inceleme videosu izlemiştim ama eve getirip masaya koyunca gereksiz büyük olduğunu anlıyosun. 27" fazlasıyla yeterli. Ultrawide olursa daha kullanışlı olur.
0
IncredibleMau
(25.11.20)
1080p olacak ise 27'' de önermiyorum. demirKamil'in dediği gibi 24 inçten daha büyük olacaksa 4K olmalı. Aksi çok yakından bakacağın için görüntü kaliteli olmaz.

Bunun dışında mutlaka yükseklik ayarı yapılabilen bir şey olsun. Monitörün de altına kitap koymak ile uğraşma.
0
himmet dayi
(25.11.20)
Masan küçük. Dell Ultrasharp'ın 22-24 inçlik full hd modellerinden birini al geç. Dell önermemin sebebi, yan dönebiliyor ve yükseklik - derinlik ayarı var - özellikle buna dikkat etmeni öneririm ısrarla. Dell U2412M kullanıyorum ben, çok memnunum. Bir de HP 24cw var karşımda, onun altına kitap falan koymak zorunda kaldım yükseltmek için, sabit kasalı monitör.
0
roket adam
(25.11.20)
(15)

para harcamanın rahatsızlık vermesi

montakristokondu
Arkadaşlar yargılayıcı ve eleştirel tavırlar için bu soruyu sormuyorum öncelikle bunu belirteyim ben de durumun normal olmadığının farkındayım.küçüklüğümden beri biriktirmeye karşı bir takıntım var, bir şey alacak olsam biriktirir alırdım, ailemden toplu para istemezdim, gençken kyk biriktirip yurtd
Arkadaşlar yargılayıcı ve eleştirel tavırlar için bu soruyu sormuyorum öncelikle bunu belirteyim ben de durumun normal olmadığının farkındayım.

küçüklüğümden beri biriktirmeye karşı bir takıntım var, bir şey alacak olsam biriktirir alırdım, ailemden toplu para istemezdim, gençken kyk biriktirip yurtdışına gittim şimdi 4-5 bin tl bandı maaşlı bir işte çalışıyorum, bir ev alacak param var kenarda ve bunlarla yatırım yapıyorum, fon, hisse, temettü, kripto. sürekli sermaye büyütmeye yönelik bir eğilim içindeyim. örnek vereyim, para 290 bin iken 300 bin hedefi koyuyorum. maaşı da o hedefe ulaşmak için kullanıyorum.

ulan diyorum bu ay maaşımdan kuruş arttırmayacağım, hepsini harcayacağım, yok yine olmuyor.

velhasıl sağda solda hepimizin en az bir kere denk geldiği üstünde yırtık süveter olan toprak zengini trilyonluk emmi gibi öleceğim diye korkuyorum.

erkek, yaş yolun yarısının 5 eksiği.
0
montakristokondu
(24.11.20)
Kadın olsam kaçardım sana :) tamam güzel de ne soruyosun şimdi sen? Nasıl kurtulurum diyorsan birikim hedefi yerine şunu alıcam bunu alıcam diye hedef koy kendine. Harcayamadıktan sonra paranın ne kıymeti var.
0
antihero
(24.11.20)
Soru ne hocam? Bundan kurtulmak istiyorsanız kargo bekleme sevdasına tutulmanız lazım. Ben marketten vs alışveriş yapınca mutlu olmuyorum ama kargo beklerken mutlu oluyorum valla.

Hobi edinmeniz lazım. Epoksi, resim, ahşap yakma veya boyama vs gibi bir hobi seçin ve harcama yapın.
0
Fusha
(24.11.20)
kendinizce mutlu ve yeterli harciyorsaniz ne mutlu, kimsenin kafasina uygun yasamak zorunda degilsiniz.
0
duygusuzromantik
(24.11.20)
Senin yatırımdan anlamayan versiyonunum :) ortaokuldan beri biriktirdiğim parayla üniversite bitince farklı bir şehre taşındım, ev tuttum fln, yine o zamandan beri alıp sakladığım eşyaları evimde hala kullanıyorum. Ucuz bulduğum ve bozulmayacak olan şeyleri de alıp stokluyorum. Mutluysan devam et :) ama arada kendini şımartmak için ufak harcama hedefleri koyabilirsin.
0
pati
(24.11.20)
şöyle bir şey var, bir şeyin ederi neyse veririm rahatsız olmam, ihtiyacımı da alırım esirgemem yani aşırı cimriler belgeseli gibi bir durum yok, ama şu var mesela öğlen yemeğe gidelim diyor ofistekiler, tabi beyaz yakalılık var hep lüks yerlere gidilecek, gitmesen olmuyor, o durumlarda verirken rahatsız oluyorum. bunun dışında hep bir sermaye büyütme çabası. @r evo, süresiz mod kısmını düşünmem gerekiyor galiba, yarın bir araba çarpsa yokuz.
0
🌸montakristokondu
(24.11.20)
valla ben kadınım ama kaçmam size :) bunun bilinçaltınızda psikolojik bir sebebi var belli ki. biriktirmek güzel şey de tam @r evolution'ın dediği gibi süreniz belli değil, yarın kalp krizi geçirip ölmeyeceğiniz, araba çarpıp yatalak olmayacağınız ne malum? dünya malı dünyada kalır bu kadar biriktirme manyağı olmaya gerek yok. savurun demiyorum ama paranın harcanmak için kazanıldığını da unutmayın.
0
candide
(24.11.20)
maaştan değil de yatırımlarınızdan bir kazancınız olduğu zaman, normalde asla harcamayacağınız kadarlık kısmını "havadan gelmiş para" gibi düşünüp harcasanız iyi olabilir belki.

hatta bu harcamayı da teknolojik bir ihtiyacınızı gidermekte kullansanız çok yerinde olur, teknolojik ürünler kolay kolay ucuzlamıyor zaten yine yatırım gibi olur.
0
owaki
(24.11.20)
hocam selam,
benzer sureclerden gecmisiz.

sirf cevap yazabilmek icin giris yaptim, aksam aksam :)

bende surekli birikim yapardim. gelirimin yuzde yetmisini biriktirdigim zamanlar oldu. resmen varyemez amca gibiydim. cok param oldu ama mutsuzdum.


sonra bu konu hakkinda arastirma yapip, hem finans hemde isin psikolojisi tarafinda egitmeye karar verdim.

cok basit iki hap bilgiyi paylasmak istiyorum sizinle;

yatirim yapmayacaksan birikimin hic bir onemi yok. bence zaten bu asamayi cozmussunuz. hisse alimi, temettu geliri elde etmeye calisma, fonlar vs gayet yerinde ve dogru yaklasimlar.

ikinci muhtesem onemli bilgi su;
butce yonetimine gecmek gerek. ve gelirin en az yuzde 15nin eglence butcesi olmasi gerek.

eglence butcesi sadece eglenmek icin kullanilir. sinema, tiyatro, netflix, oyuncaklar, oyunlar vs.

eglence butcesi, biriktirilemez. devredemez. baska amacla kullanilamaz. yani gidip o paraya kiyafet alamazsiniz. kiyafet almak icin ayri bir kisisel butce, saglik, egitim, yatirim, genel giderler vs gibi her kalem icin ayri bir butce.

hic bir butce digerinin harcamasina karisamaz.

diyelim ayin son gunu. eglence butcesinde 100 tl para kaldi. o gece saat 12 den sonra o para ya cope gidecek ya da eglence icin kullanilacak :)

bu konular hakkinda okumalar yapiyorsaniz, muhtemelen babil'in en zengin adami kitabini gormustursunuz.

orada da butcenin yuzde 10nu biriktirmenin yeterli olacagini salik veriyordu.

benim bu butceleme methodunu anlatan profesor ise; en degerli butcenin eglence butcesi oldugunu, surekli buyuk birikimler yaparsaniz bir yerden sonra hayatinizin gri olacagini ve calismaktan zevk alamayacaginizi anlatiyordu.

butceleme de kendinize ozel kurallarda olusturabilme sansiniz oluyor. ornegin ben yuzde 3 yardim butcesi olusturdum. o butceyi sadece cevreme yardim etmek icin kullaniyorum. oyle bir butce olmasa da insanlara yardim ederim, problem degil. ama o zaman bunu takip etmesi cok guc olur. ve bazen yardim etmek istemeyip oteleyebilirim.

mesela gecmisteki garip dusuncelerim neticesinde soyle bir sey olustu; udemy de super kurslar var. ama gram alasim gelmiyor. 30 lirayi cope atsam umrumda olmaz, ama udemy vermek zoruma gidiyordu. egitim butcesi olusturdum. o para egitim disinda hic bir amacla kullanilamayacagi icin, illa bir sekilde orada harcayacagim zaten hissiyle harcayabiliyorum.

yine ayni sekilde, giyim butcem de var :)
0
foster
(24.11.20)
@foster uzun uzadıya yazmışsınız çok da tatmin edici bir cevap müziği kapatıp okudum. yıldızlı bir tik verdim farzedin, ufkumu açtı cevabınız teşekkürler. o kitabı da gördüm ama okumamıştım, bakacağım.
0
🌸montakristokondu
(24.11.20)
hayat kalitenden ödün vermiyorsan sorun değil aslında.

diğer türlü bu davranış bir tür istifçilik. okb konusunda tecrübeli psikolog/psikiyatr yardımcı olur.
0
orpheus
(25.11.20)
boşa tabii harcama, kendine yatırım yap. sana güzel bir örnek vereyim.

15 sene birlikte aynı şirkete girdiğimiz arkadaşım. seni cebinden çıkarır. ailesiyle yaşıyor hala ve ne kazandıysa %95'ini biriktirirdi. kendisine en ufak bir şey almazdı, kursa vs de gitmezdi. odun gibi geçti 15 yıl. 15 yılda hiç bir yere gelemedi. denetim şirketindeydik, 2 yıl çalıştı ayrıldı. 2 yılda ne yükseldiyse odur. hala bir yerde muhasebe elemanı. para biriktirmiştir mutlaka. ama maaşın kendine yatırım yaptıkça katlanacağını unutma. öyle bir yere gel ki, böylelerin 15 yılda biriktirdiğini bir kaç ayda kazan. yani, harcayarak bitiremeyeceğin kazancın olsun.
0
stewie
(25.11.20)
Her işte dengeyi, orta yolu bulmak lazım.

Paranızı hem gerekli şeylere harcayın, hem de kötü günler için bir kenara para koyun.

Para amaç değil, araçtır! Önce ne için para biriktirmeniz gerektiğine karar verin ve buna göre harcamalarınıza yön verin. Ama illa biriktirmeyim, harcayım diye de para harcanmaz. Kendinize bir hobi, keyif alanı bulun.


.
0
kartallar yuksek ucar
(25.11.20)
30 yaşında birinin 4-5 bin tl maaşla 300 bin tl biriktirmiş olması müthiş bir olay. Aç susuz gezmen lazım yani. Bence biraz tadını çıkarmaya başla artık, gerçekten yazık yani. Arkadaşların dediği gibi hobi, sosyallik, gezme tozma, kendine ayıracağın bir parayı bütçele ve harca. Elektronik olur, gezme olur, sosyallik olur bir şeylere aksın o para. Sürdürülebilir bir şey değil seninki çünkü, bir yaştan sonra depresyona girersin hayat geçti gitti ben ne yaptım diye.
0
roket adam
(25.11.20)
Ben de half life oynarken gidip sürekli healt doldururdum. Hep full healt ile gezme takıntım vardı. Sonra kafaya bir head shot. Herşey iptal.

Olumlu dünya. Borcun harcın olmasın, beslenme, barınma ve yaşlılığa teminat tamamsa, gerisini ye gitsin. Yoksa birileri yiyecek.
0
goklerdengelenkarar
(25.11.20)
Kimi işten çıkıp eve geldiğinde müzik dinlemeden, birkaç sayfa kitap okumadan uyumaz. Kimi maç izler sürekli.
Acaba fon,hisse,kripto işleriyle uğraşmak hobiniz gibi mi olmuş? Ya da zamanınızın çoğunu bunlarla geçiriyorsanız bi tür bağımlılık. Pek bilgim yok ama bunlar epeyi vakit alan şeylerdir diye düşünüyorum. Sanki tutumluluk ya da cimrilik değil sizinki. Parayla oynamak.
Her ne ise yarına çıkacağımızın garantisi yok diye düşünmek lazım.
0
oyokbuyoknevar
(25.11.20)
(8)

İş piyasası ne durumda? (tr/dünya)

bluewhale
Turkiyede ve dünyada(avrupa/k.amerika vs) iş piyasasının şuan ki durumuyla ilgili bilginiz geçen senelerle kıyaslama şansınız var mı ? iş bulmada, değiştirmede sorunyasıyor musunuz? Pandemi büyük anlamda etki ediyor mu?
Turkiyede ve dünyada(avrupa/k.amerika vs) iş piyasasının şuan ki durumuyla ilgili bilginiz geçen senelerle kıyaslama şansınız var mı ? iş bulmada, değiştirmede sorunyasıyor musunuz? Pandemi büyük anlamda etki ediyor mu?
0
bluewhale
(24.11.20)
Avrupa'da kendi kısıtlı çevreme (arkadaşlar, ofis ortamı ve uzaktan tanıdıklarım) bakarak pek bir değişiklik olmadığını söyleyebilirim. Maaşlar ve bonuslar aşağı yukarı aynı. Ben başta bu dönemde iş değiştirmeyi riskli buluyordum ama yılbaşından sonra alternatiflere bakmayı düşünüyorum.
0
bruce mclaren
(24.11.20)
Ingiltere berbat. Zaten Brexit muhabbeti vardi anlasamadilar senelerdir, firmalar onumuzu goremiyoruz hard brexit gelecek bilmemne diye alim yapmiyordu bir de ustune virus cikti. Is degistirmek falan cok buyuk luks herkes isini koruma derdindee, hizmet sektoru coktu zaten.
0
neck_and_neck
(24.11.20)
ben burdan hareketle görüşümü söyleyeyim. sürekli iş değiştirme ile ilgili sorular soruluyor. tam sene sonu, bütçeler bitti/bitiyor, şirketler yeni eleman alımlarına başlıyor ocak ayı için. bence gayet canlı sadece süreçler çok uzun anladığım kadarıyla.
0
regina phalange
(24.11.20)
Ben hukuk camiası için söyleyeyim işler kesat. Millette o kadar para yok ki avukata da para vermiyolar. Çok iyi yerde bürosu olan pandemiden önce çok kazanan bi arkadaşım hiç iş yok diye ağlıyor başka bi arkadaşım kapattı bürosunu memleketine döndü. Bi arkadaşımın geçen sene 2250 lirayla stajyer avukat olarak girdiği şirkete bu sene başka bi arkadaşımı 1500 e aldılar piyasa durgun demişler.
0
hindistan cevizi
(24.11.20)
Pandemi sürecinde 3 kez iş değiştirdim, bu tabi benim salaklığım ama it tarafında piyasa hareketli diyebilirim burdan yola çıkarak :)
0
anneboleyn
(24.11.20)
IT'de piyasa epey hareketli. Türkiye'de bile bir sürü pozisyon açıldı bu yıl.
0
roket adam
(25.11.20)
Ben IT'de terfi aldım. İşe giren çıkan vb. derken bu fırsatı öngörüyordum zaten, beklediğim gibi de oldu. Yurtdışına bağlı bir şirkette çalışıyorum.
0
burka
(25.11.20)
(Avrupa) Teknoloji, muhendislik vb... alanlarda mart nisan civari bir panik hali vardi, herkes durmus veya yavaslamis onunu gormeye calisiyordu, ise alimlar da azalmisti. Su an cogu firma sistemlerini oturttu calismaya devam ediyor. Ise alimlar da normale donmeye basladi.

Hizmet vb... sektorler devletlerin aldigi kararlardan cok etkilendiler. Ozellikle part time islerle gecinen ogrenci ve gocmen kesim issiz kaldi, bazi devletler bu kesimler icin yardim programi yapiyorlar.
0
cleric
(25.11.20)
(16)

Aracınıza hangi firmadan yakıt alıyorsunuz?

iwasbornonamountainside
Elbette şubeden şubeye göre bile değişir ama sizce genel olarak en kaliteli, temiz, sorunsuz, güvenilir akaryakıt firması hangisi en çok hangi firmayı kullanıyorsunuz ve neden?
Elbette şubeden şubeye göre bile değişir ama sizce genel olarak en kaliteli, temiz, sorunsuz, güvenilir akaryakıt firması hangisi en çok hangi firmayı kullanıyorsunuz ve neden?
0
iwasbornonamountainside
(24.11.20)
Opet alıyorum ama Shell olsa Shell alırdım.
0
angelus
(24.11.20)
Shell cok fark ediyor
0
cedex
(24.11.20)
Shell. Benden önceki sahibi hep shell'den alıyormuş, ben de öyle devam ediyorum. Başka denemedim hiç.
0
pati
(24.11.20)
shell genelde. yakında yoksa opet.
0
theseachange
(24.11.20)
BP
0
kisa
(24.11.20)
Shell
0
roket adam
(24.11.20)
shell
0
bordeaux
(24.11.20)
Shell.
0
since1907
(24.11.20)
shell
0
olutaklidi
(24.11.20)
Dizel için konuşacak olursam Shell. Uzun süre Opetten aldım ancak Shelli deneyince hissedilir performans farkı oldu.
0
sumuklurakun
(24.11.20)
Opet ya da Aytemiz.

Aytemiz yol üstü olduğu için. Yoksa genelde Opet'ten alırım ama çok da ayırt etmem. Shell'den de aldım, BP, Total'den de aldım.

Adı sanı belli olmayan yerlerden almıyorum sadece.
0
himmet dayi
(24.11.20)
Shell
0
mikahakkinen
(24.11.20)
shell
0
battal gemalmaz
(24.11.20)
Petrol ofisinin kendi işlettiği istasyonundan alıyorum
0
dadasalon
(24.11.20)
Opet ama cok da guvensigimden degil. Aliskanlik olmus bir de bana yakin. O yuzden tercih ediyorum. Bir ara shell den aliyordum
0
exlibris
(24.11.20)
Shell alıyorum çok sıkışık durumda değilsem başka aramam ama olursa BP alırım opet, petrol ofisi vb. olanlara hiç güvenmiyorum.
0
Uncle Sam
(24.11.20)
(7)

HGS Borcum neden cikmiyor

Sebastian
araci aldim, hgs almadan 3-5 kez kopruden gectim parali yollar kullandim. 1 hafta sonra hem borcu odeyeyim hem de hgs alayim diye ptt ye gittim. borc yok dediler, karti verdiler.. neden borc cikmadi? ne oldu benim o gecisler? her yerden baktim borc harc yok diyor.. sonra sonrun olmasin bunlar ne yap
araci aldim, hgs almadan 3-5 kez kopruden gectim parali yollar kullandim. 1 hafta sonra hem borcu odeyeyim hem de hgs alayim diye ptt ye gittim. borc yok dediler, karti verdiler.. neden borc cikmadi? ne oldu benim o gecisler? her yerden baktim borc harc yok diyor.. sonra sonrun olmasin bunlar ne yapmak lazim?
tesekkurler simdiden
0
Sebastian
(24.11.20)
edevletten plaka ile kaçak geçiş sorgulama yapmayı denedin mi?
0
reanarchy
(24.11.20)
@reanarchy evet yaptim bir ceza gozukmuyor
0
🌸Sebastian
(24.11.20)
İkinci el aldıysanız ve önceki sahibi iptal etmeyi unuttuysa onun hesabından düşmüştür.
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(24.11.20)
@gsgsgsgsgsgsgsgs evet ikinci eldi... soylemek lazim simdi adama o zaman, neyse tesekkurler
0
🌸Sebastian
(24.11.20)
Paralı otoyolların kendi sitesine girip de sorgulama yaptın di mi? ICA, yavuz sultan selim köprüsü, avrasya tüneli, izmir otoyolu vs hepsini sorgula derim. 1 sene sonra avukatlık olarak gelmesin cezalar.
0
roket adam
(24.11.20)
15 gün içinde borç gözükmüyor, 15 gün sonra borç görünüyor.

Ayrıca e-devlet ilgilenmiyor o borçla, karayolları ilgileniyor oradan bakmanız lazım. 4 katı olmuştur şimdi, geçmiş olsun. :(
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(24.11.20)
İkinci else bile hgs üzerinden değil, plaka üzerinden görünmüyor mu borç? Dolayısıyla sizin üzerinize olmalı.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(24.11.20)
(6)

gumruk vergisi 900$

habula
arkadasim amerikadan bana 2 tame gopro yollayacak degeri 900$gumrukte ne kadar vergi oderim bunlara ?vergiyi odedikten sonra rahat cekebilir miyim ? sorun cikmaz degil mi ?
arkadasim amerikadan bana 2 tame gopro yollayacak degeri 900$

gumrukte ne kadar vergi oderim bunlara ?

vergiyi odedikten sonra rahat cekebilir miyim ? sorun cikmaz degil mi ?
0
habula
(24.11.20)
gümrük vergisi %20'dir.

bazı durumlarda gümrüğe ek KDV ve hatta ötv de alınıyor. kdv oranı %18. neye göre değişiyor bilmiyorum açıkçası.
0
prodeq
(24.11.20)
Gumruk vergisi odemezsiniz diye biliyorum ben. Laptoplarda gumruk vergisi olup omamasindan bagimsiz dedigim. Sadece kdv ve otv odenir.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(24.11.20)
avrupa gümrük birliği sebebiyle avrupa'dan gelen ürünlerde gümrük uygulanmayabilir ama amerika gümrüğe tabi diye biliyorum.
0
prodeq
(24.11.20)
Vergisini ıvır zıvırını ödedikten sonra sorun olmaz da her şeyi eklediğinde Hero 9 alacaksan TR'den alman daha ucuza geliyor. En temizi bavulda getirmek.
0
roket adam
(24.11.20)
1. %20 vergi gümrük vergisi değil KDV'dir Avrupa'dan gelirse %18 diğer ülkelerden gelirse %20 ödersiniz.

2. ab gümrük birliğine üye ülkeyiz Avrupa'dan gelirse muafiyetler var ama bu konuyla ile alakası yok.

cevap olarak;

eşyanız gümrüğe takılırsa beyanname vermeniz istenebilir o zaman gümrük vergisi ve kdv ödersiniz. takılmadan gelirse yine vergiyi kapıda öder eşyayı teslim alırsınız.
0
xdenizx
(24.11.20)
Çok ilginç cevaplar vermişler vergi yok falan diye Gümrükte KDV ödenmez, Laptopta ÖTV yoktur;
www.ticaret.gov.tr

xdenizx'in dediği gibi %18'e %20'lik vergiler var, ek olarak ürün ÖTV 4 Nolu listede bulunan ürünlerden biriyse ekstra %20 vergi çıkar.
Gümrük şu aralar ne durumda bilmiyorum ama normalde 2 taneye bir şey dememeleri gerekse de sen bunu ticari amaçla getirtmişsin yeğenim diyebilirler.

Ek olarak arkadaşınız o cihazı eyalet vergisi de ödeyip alıyorsa bu ürün size pahalıya patlar gibi gleiyor.
0
atom karincanin torunu
(24.11.20)
(12)

iş hayatında para mı huzur mu?

patos64
aslında direk böyle sorunca soru eksik olacak. şöyle açıklayayım, 4 sene civarı bir iş hayatım var ve beş parasız birisiydim ilk zamanlar. evlenecek olsam düğün yapamazdım, araba alsam alamazdım, rahatça dışarıda yiyip içemezdim bile. okul bitti iş hayatına başladım, aklımda işlerden ziyade hep ani
aslında direk böyle sorunca soru eksik olacak. şöyle açıklayayım, 4 sene civarı bir iş hayatım var ve beş parasız birisiydim ilk zamanlar. evlenecek olsam düğün yapamazdım, araba alsam alamazdım, rahatça dışarıda yiyip içemezdim bile. okul bitti iş hayatına başladım, aklımda işlerden ziyade hep ani gelişen bazen benim bazende tanıdık faktörüyle aklımda olmayan işlerde çalıştım, parayı seçtim. para biriktirmeyi seçtim. çok pişman mıyım? değilim, hatırı sayılır bir birikim yaptım. şuanki işim en çok maaşı olan işim ama 24 saat vardiya sistemi ve yorucu, dinlenmesi az vs. 2.5 sene direndim, en sonunda geçen hafta istifa ettim. tabi pandemi vs iş bulmak zor ama, kendime şunu söyledim;
öyle ya da böyle pandeminin neredeyse 1 senesini çalışarak geçirdim, dayanacak psikolojim artık kalmadı, belki 5-6 ay taş çatlasın 1 sene daha çalışabilirdim ama artık gemileri yakmışken çıkmak istedim. artık alanımla iş bulmalıyım dedim, işsiz kalma fedakarlığını kendime yapıp er ya da geç, maaşı standart bile olsa alanımla ilgili iş bulmam gerektiğini, yaşımın çok geçmeden bu kararı almak istedim. çalıştığım yerde gece gündüz karışık vardiyanın getirdiği uykusuzluk düzeni bir yana, baskısı bir yana, dinlenmesi bir yana, bir çok sorun vardı, elle tutulan tek şey paraydı. 2.5 senenin karşılığı türkiyede belki 5 seneye eşdeğerdi. ama bir yere kadar dedim.

bu benim hikayemdi, siz ne düşünüyorsunuz? doğru mu yanlış mı? sizin de böyle deneyiminiz var mı?
0
patos64
(24.11.20)
ikisi de. bu ikisi arasinda bir tercih yapmanin anlami yok. is hayatinda huzurluysan ama paran yoksa hayatinda huzurlu degilsin demektir. is hayatinda huzursuzsan ama paran varsa yine huzursuzsun demektir. her turlu mutsuzsun yani. mutlu oldugun isi yaparken para kazanmanin bir yolunu bulacaksin mecbur. istisnasiz her iste cok para kazanabilen insanlar var. memuriyet kafasindan cikinca oluyor. "boyle calisir yaslanir giderim" dedigin an kaybedersin. alanin ne bilmiyorum ama eminim senin alaninda veya direk alakali is yapabilecegin alanlarda ozellesip dikkat cekip sevdigi isi yaparken para kazanan bir suru insan vardir. onlardan olmaya cabalamak varken neden para ve huzur arasinda tercih yapasin?
0
robokot
(24.11.20)
Huzur

Eski işimde maaşım yaklaşık %20 daha fazlaydı fakat çok daha stresliydi.
Şimdi kafam o kadar rahat ki anlatamam.
0
but that was just a dream
(24.11.20)
İkisini de defalarca bulup kaybeden biri olarak "huzursuz etmeyecek kadar para" diyorum. Aşırı stresli şartlarda kazanılan paranın bedeli daha ağır oluyor. Sadece huzur olsun ben strese gelemem dersen o da az paraya dayalı huzursuzluk getiriyor.
0
istege bagli sigortasiz
(24.11.20)
hayat dediğimiz 3 gün, yarına çıkacağımızın garantisi yok. o yüzden huzur daha mühim bence.
0
candide
(24.11.20)
Huzur. Tercihim bu yönde oldu. Para ve kariyer hırsım yok, önemli olan huzurum olsun. Mezun olduğumdan beri aynı yerde çalışıyorum, 10 yıl bitti. Duyuruda 3-5 yıllık mühendisin beğenmediğini sıkça gördüğüm bir maaş alıyorum, kariyer fln zaten yok. Ama kafam rahat.

Sen de iyi yapmışsın bence.
0
pati
(24.11.20)
Bence de en doğrusunu yapmışsın, bir kere geliyoruz dünyaya. Umarım en kısa zamanda hayal ettiğin gibi bi iş bulursun
0
euteamo
(24.11.20)
fazla huzur da cildi bozar cok memur kafali degilsen. bir de para huzuru pek sevmiyor, huzursuz ortamlarda yeseriyor. nerde hareket orda bereket.

ben ortasi iyidir diyorum, seni baymayacak kadar huzursuz olmali ama zehirleyecek kadar toksik olmamali.
0
cooperr
(24.11.20)
günlük yaşamın 3/4 saatindeki hayat ihtimali için, gününün büyük çoğunluğunu geçirdiğin yerde huzur olmazsa o 3/4 saatinde bir anlamı kalmıyor. genel olarak huzur derim.
0
selam
(24.11.20)
Parası olmayan insanlar Huzur'u
Huzur'u olmayan insanlar para diyecek.

Vardiyalı sistem acayip berbat bir sistem. aynısını 4 sene önce yapmıştım, istifa ettim bende hoş şimdi huzurlu muyum? hayır, daha çok para mı kazanıyorum? evet.
0
paramolacak
(24.11.20)
Kardeşim hayat kısa tabii güzel hoş br şey de, pandemide işten çıkıp ne yapacaksın asıl önemli soru o. Gezeceğim desen gezemiyorsun, restorana gidip bi yemek yiyeyim desen yiyemiyorsun, saçma sapan bir dönem. Bence bu dönem yapılabilecek en iyi şey çalışmak, başka türlü vakit geçmiyor çünkü. Tüm bu değişkenlerden bağımsız olarak pandamı çok çalışmak için çok iyi bir dönem.
0
roket adam
(24.11.20)
Parasızlık da huzursuz ediyor. Bir dengede olmalı diyorum ben +1

Benim de hem parasız, hem huzursuz olduğum bir dönem oldu. Allah bir daha göstermesin, hala sağlığım üzerindeki etkileriyle cebelleşiyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(24.11.20)
işimin ücreti ve şartları çok iyi ama genel olarak huzursuzum. yine de parasız olmaya tercih ederim bu durumu. kendimi şımartarak rahatlayabiliyorum bir nebze de olsa.
0
theseachange
(24.11.20)
(10)

150.000 tl'niz olsa hangi otomatik vites arabayı alırsınız?

ayseee
şartlar benzinli olması2015'den eski olmamasıotomatik viteshangi 2.el arabayı alırdınız bu paraya?kullanım alanı = şehir için günde maximum 30dk.
şartlar

benzinli olması
2015'den eski olmaması
otomatik vites

hangi 2.el arabayı alırdınız bu paraya?

kullanım alanı = şehir için günde maximum 30dk.
0
ayseee
(23.11.20)
polo
0
ayin yazari
(23.11.20)
Polo
0
stewie
(23.11.20)
@stewie @ayın yazarı hangi modeli link atabilir misiniz?
0
🌸ayseee
(24.11.20)
www.sahibinden.com

şuradan şehir filtreleyip temiz olanlara bakabilirsin
0
ayin yazari
(24.11.20)
(bkz: kia rio)


sıfır değilse veya tanıdıktan almayacaksam hayatta polo almam.
0
lancelot du lac
(24.11.20)
Asla polo almam. Dsg arızası diye google da aratin ve görün. Tercihim toyota yaris.
0
luluki
(24.11.20)
Dün sözlüğe biri şunun gibi birşey yazmıştı.
Kafam rahat olsun diyorsan japon arabasi.
Kıçım rahat olsun diyorsan alman arabası.

Bence nmicra,jazz, yaris falan bakın.
2 yaşında polonun şanzıman arızası verdiğini gördüm.
0
ycaycayca
(24.11.20)
jazz polo corsa yaris
0
mikahakkinen
(24.11.20)
Ben de polo alırdım, tertemiz araba, şekli de güzel konforu da.
0
roket adam
(24.11.20)
Şubatta sevgilim sıfır otomatik Polo almıştı 140 bine. Şubattan kasıma kadar bile aşırı pahalandı araba.

Valla biz memnunuz şu an için. Polo iyidir, Alman arabası iyidir. Ama jazz ve yaris opsiyonuna da katılıyorum +1
0
Hallegadola
(24.11.20)
(5)

Hacklendim mi ne oldu?

baldur2
Hem reddit hem de Microsoft Outlook'tan hesabiniza baskasi erismis olabilir uyeliginizi dondurduk, sifrenizi degistirin mesaji aldim.Neler oluyor acaba? Sifrelerimi degistirmeyi basardim bu arada.
Hem reddit hem de Microsoft Outlook'tan hesabiniza baskasi erismis olabilir uyeliginizi dondurduk, sifrenizi degistirin mesaji aldim.

Neler oluyor acaba? Sifrelerimi degistirmeyi basardim bu arada.
0
baldur2
(23.11.20)
Eğer bilgisayarında bir zararlı yazılım varsa ve birileri o yazılım aracılığıyla sana ulaşıyorsa, şifrelerini değiştirmen bu aşamada yeterli değil. Kaspersky gibi bir AV ürünüyle ne varsa tarat derim.
0
roket adam
(23.11.20)
monitor.firefox.com

haveibeenpwned.com

Şu iki yeri kontrol edin, özellikle mail hesabınızı iyi korumaya alın, telefon numaranızı kaydetmeye bakın
0
atom karincanin torunu
(23.11.20)
redditte başıma benzeri geldi ama outlook'da başıma gelmedi.

büyük ihtimalle şifreniz açığa çıktı ve sizin hesabınızı deneyip girdiler.

şifreleri hiç kullanmadığınız şekilde belirleyin.
0
false pretension
(23.11.20)
chrome kullanıyorsanız chrome'da url yazılan yere chrome://settings/passwords yazın. orada ''Güvenliği ihlal edilmiş xx şifre'' yazıyor da olabilir.
0
blue eyes white dragon
(23.11.20)
Mail ve google gibi yerlerde kullandığın şifreleri başka sitelerde kullanma.
0
the coon
(23.11.20)
(8)

Sıfır Arabanın Benzinlisi Alınır mı?

berhudar ol evladim
Hibrid araba mı almak lazım artık?Benzinliler elimizde mi kalır, çok mu değer kaybeder?E bakıyorum millet hala dizel arıyor, alıyor. Îzahlı cevaplarınızı beklerim.
Hibrid araba mı almak lazım artık?
Benzinliler elimizde mi kalır, çok mu değer kaybeder?
E bakıyorum millet hala dizel arıyor, alıyor.

Îzahlı cevaplarınızı beklerim.
0
berhudar ol evladim
(23.11.20)
Türkiyede bu dediğin mantelite yok malesef. Hangisinin piyasası var, hangisi az yakar, yedek parçası ucuza bulunur mu bunlara bakacaksın. Millet ne yapıyorsa onu yapmak en iyisi
0
olaylar olaylar
(23.11.20)
Hibrid araçların geleceği uzun değil. YTL gibi geçiş formu resmen. Elektrikli araçlar yaygınlaşınca Hibrid falan kalmaz. O yüzden şu anda benzinli ile hibrid arasında pek fark görmüyorum ben "ilerde değer kaybetme açısından".

Şu anda benzinli araç tabii ki alınabilir. Dizel araç az yakıyor ama daha pahalı. Benzinli çok yakıyor ama daha ucuz. Siz kullanım miktarınıza göre bir başabaş noktası belirleyip ona göre karar verebilirsiniz.

Yıllar önce Dizel-Benzinli araç arasındaki fiyat farkı ile Benzin-Motorin yakıt arasındaki fark 15 yılda kapanıyordu. Yani Yılda yaklaşık 10 bin km yapan biri için 15 yıl sonra dizel araç almak daha avantajlı hale geliyordu.

Şu anda bu hesap değişmiş olabilir ama çok km yapılmayacak ise dizel aracın sıfırı çok mantıklı olmuyor
0
himmet dayi
(23.11.20)
Bizdeki ÖTV, KDV ve MTV politikalarından dolayı, ülkemizdeki araç alırken ne kadar yakar, masrafı ne oluru karşılaştırarak araç alırsan zarar edersin. Normal ülke olsa hibrid al derdik elbette. Hatta full elektrik al. Ama bizde hala dizel en ekonomik...
0
malheiros
(23.11.20)
hibritin elde kalma olasılığı benzinli arabaya göre daha fazla (en azından şimdilik). türkiye için en az 10 sene var hibritliye alışıp dizelden vazgeçmesi için.
0
false pretension
(23.11.20)
hibridin bence de esprisi yok, almam. Simdilik benzin/dizel devam. Elektrik yayginlasinca full elektrikliye gecilir ama onun hele ucuncu dunya ulkelerinde 2050'ye kadar falan yayginlasacagini zannetmiyorum.
0
cooperr
(23.11.20)
hangi hibrit? plugin hibritleri anlamıyorum gerçekten. bence gereksiz.

yılda kaç km yapacaksınız? eğer düşük km ise dizel işine hiç girmeyin. tar tar tar tar araba kullanmak çok yorucu.
0
co2s2
(23.11.20)
Bir çok araçta artık dizel opsiyonu bile yok. Ben şahsen özellikle dizel almadım kamyon sesi yüzünden, bir çok insan da partikül filtresi, arızasının maliyetleri, adblue, kamyon sesi ve benzeri sebeplerden dizel tercih etmiyor binek araçlarda. Bildiğim kadarıyla satış rakamlarında da benzinli şu anda daha önde binekte, yani dizel arayanlar nispeten 2. planda kalmış.

Hibrit'i ben de henüz deneyimlemedim, bence gerek yok şu an için.
0
roket adam
(23.11.20)
Diğerleri ne yazmış okumadım, bazı şeyleri tekrar etmiş olabilirim. Tam tersi avrupada dizel biteceği için dizeller biraz elde patlayabilir. Yani değeri düşer, 2. elde manuel araç gibi görülür.

Normalde otomobil için daha sağlıklı(az sorun, ucuz bakım, sessiz) olan benzinli motorlardır. Bu sebepten benzin fiyatının düşük olduğu abd vb yerlerde dizel otomobil neredeyse yoktur. Bizde de çok azdı aslında. 2000lerde dizel oranı yüzde 15 falandı. Sonradan yakıt fiyatlarıyla vs teşvik edildi. Şu an avantajı bitti, ama eski kafalılar hala almaya devam ediyor.

Bazı araçlarda aradaki fiyat farkını (50-60K) çıkartmak için yılda 50-100K km yapmak lazım. Taksi değilseniz o fark çıkmaz. Dizelin 5 yaş ve sonrası bakımları da üzer insanı. Az yakıyor diye sevdiğimiz megane geçtiğimiz 2-3 yılda 2 major sorun çıkardı. Biri radyatördü 2K diğeri enjektör 4K sanırım. Totalde 6K masraf. Benzinli ve düzenli bakım gören bir araçta bu düzeyde sorunları daha geç yaşarsınız. Benzin rulez!!! :)

Edit: O kadar yazdım ama hibrite cevap vermemişim. Ben de olsam almazdım henüz. 10 yıla hepimiz tamamen elektrikli araçlar kullanıcaz gibi. Ama henüz yeterince yaygınlaşmadı. Şu an pek bir avantajı yok.
0
the coon
(24.11.20)
(4)

Youtube telif sorunu

paramolacak
Merhaba,Bir YouTube kanalı için video hazırlıyorum sadece sesli bir anlatım olacak 20 dakika falan sürecek video çekimi olmayacak yani anlatan kişi kendini kamerada göstermeyecek onun yerine şu aşağıda ki video ve onun gibi videolar kullansam telif yer miyim ?https://www.youtube.com/watch?v=X7egK9R3
Merhaba,

Bir YouTube kanalı için video hazırlıyorum sadece sesli bir anlatım olacak 20 dakika falan sürecek video çekimi olmayacak yani anlatan kişi kendini kamerada göstermeyecek onun yerine şu aşağıda ki video ve onun gibi videolar kullansam telif yer miyim ?

www.youtube.com
0
paramolacak
(23.11.20)
Yeme ihtimalin var.
0
roket adam
(23.11.20)
youtube, geçen yıldan itibaren mpeg7 teknolojisini kullanmaya başladı. (hani mp3 sesleri tanıyor ya onun görüntülü versiyonu.)

en.wikipedia.org

yani youtube artık görüntüleri de tanımlayabiliyor ve senden önce birilerin yüklediği görüntüleri kullanırsan telif hakkını ihlal etmiş olursunuz.
görüntüyü de kullandırmayabilir.
0
ankarakecisi
(23.11.20)
Çok teşekkür ederim bilgiler için peki ne yapayım sizce nasıl bir yol izleyeyim bu anlattığım durum ile ilgili.
0
🌸paramolacak
(23.11.20)
20 dakikalık bu tarz video çekmek zor değil ya, al telefonu dolaş çiçek böcek yol vs çek derim. En garanti yöntem bu. Telif leş bir şey.
0
roket adam
(23.11.20)
(4)

Koronadan fenalaşan kişi için hastaneden refakatçi istenmesi

birsürüsorumvarr
Merhaba, bir tanıdığım bu şekilde hastaneye çağırıldı. Kardeşi koronadan hastanede yatıyordu. Hastaneden aramışlar, hastanız fenalaştı refakatçi lazım diye. Böyle bir uygulamayla karşılaşan var mı? Çok mantıksız geldi o yüzden sormak istedim. Deneyimlerini paylaşabilen olursa çok memnun olurum.Şimdi
Merhaba, bir tanıdığım bu şekilde hastaneye çağırıldı. Kardeşi koronadan hastanede yatıyordu. Hastaneden aramışlar, hastanız fenalaştı refakatçi lazım diye. Böyle bir uygulamayla karşılaşan var mı? Çok mantıksız geldi o yüzden sormak istedim. Deneyimlerini paylaşabilen olursa çok memnun olurum.

Şimdiden teşekkür ederim.

Ek: Hasta şu an iyiymiş ama hasta bakıcılar yetmiyor diye yardım için tanıdığımı çağırmışlar. Yani hastanız ölüyor haberiniz olsun tarzı bir şey değil. Yer doğu karadeniz.
0
birsürüsorumvarr
(22.11.20)
Ben aylar önce duydum böyle bir şey. 60 yaş üstü bir tanıdığın annesi hastalanınca siz bakacaksınız dediler. Kadıncağıza yatak bulunamamış, epey bekletilmiş. Sonra da ölmüş zaten. Yer Konya.
0
fadetoreality
(23.11.20)
Benim dayim verilen ilaclardan dolayi dengesini yitirip gece dusup kafasini gozunu kirmis... beyin kanamasi gecirdi sonrasinda bir suru is cikti.
Refakatci kalinmasi iyi olur. Bakicilar her zaman yetisemiyor.
Bu arada dayima bakmaya giden annem tum onlemlere karsi virusu kapti. Hemen ona da ilac tedavisi basladilar. Hafif atlatti.
Ilaclar delirium denilen bir yan etki yapabiliyormus. Sonuclari kotu olabiliyor.
0
nax
(23.11.20)
Evet böyle, iki hafta önce biz de aynısını yaşadık. Dedem yoğun bakımdan servise indirildi, "hastane çok yoğun olduğu ve bakacak kimse olmadığı için" "covid + refakatçi bulmamız gerektiği" söylendi.
0
roket adam
(23.11.20)
Evet, bizde yogun bakimdan odaya cikinca cagirdilar ama bizimkinin durumu agirdi, yaninda birinin bulunmasi sartti zira 2 ay YB surecinden sonra kaslari calismiyordu, devlettede yakinimin anlattigi kadari ile hemsire durumu agir olmayana sabah 1 kere gelip ates tansiyon olcuyor, diger tum islemleri kapidan hallediyorlarmis
0
eja
(23.11.20)
(2)

60 yaş üstü ve kronik hastalığı olanlarda Covid-19 seyri

fadetoreality
Annem ve babam şimdilik hafif öksürük ve ateşle geçiriyorlar. Babamın şikayetleri 8 gündür var. Annemin 2-3 gün. Babamın tomografisi, annemin röntgeni temiz. Şiddetli bir vücut ağrısı gibi başka bir şikayetleri yok.Hipertansiyon, diyabet, astım, obezite gibi hastalıkları olduğu için korkuyorum, ama
Annem ve babam şimdilik hafif öksürük ve ateşle geçiriyorlar. Babamın şikayetleri 8 gündür var. Annemin 2-3 gün. Babamın tomografisi, annemin röntgeni temiz. Şiddetli bir vücut ağrısı gibi başka bir şikayetleri yok.

Hipertansiyon, diyabet, astım, obezite gibi hastalıkları olduğu için korkuyorum, ama az virüs alıp hafif geçiriyor olabilirler diye umuyorum, çünkü maskesiz hiçbir yere gitmediler. Özellikle ikinci hafta sitokin fırtınası nedeniyle şiddetlenebiliyor galiba ve yüksek riskli gruptalar.

İleri yaşta ve/veya kronik hastalığı olup böyle hafif geçiren tanıdığınız var mı? Böyle grip gibi atlatma ihtimalleri var mı, yoksa büyük ihtimalle şiddetlenecek ve hastanelik olacaklar mı?

Herkese geçmiş olsun.
0
fadetoreality
(22.11.20)
Eniştem 84 yaşında. Benim bildiğim şeker hastası ama kesin başka hastalıkları da vardır. Ayakta bir haftada atlattı. Biraz öksürdü sadece. Halam da 75 yaşında falan ve o da şeker hastası. Biraz boğaz ağrısı dışında belirti bile göstermedi.
0
catch the arrow
(22.11.20)
Geçmiş olsun, bunun gerçekten bir algoritması yok. Babam 61 yaşında, dedem 85 yaşında. Babamda hipertansiyon, obezite, dedemde parkinson, obezite, damar tıkanıklığı, vs vs olmasına rağmen babam hastaneye gitmeden, dedem ise birkaç gün yoğun bakımda kalarak atlattılar. O yüzden kafana takma.derim.
0
roket adam
(23.11.20)
(8)

dyson pure

in vino veritas
bu arkadasi kullanip memnun olan var mi? berbat alerjilerimden biktim artik bunu alsam ise yarar mi? hakkinda biraz yorum okudum ama memnuniyet derecesi cok yuksekmis gibi gelmedi, supurgesi gibi fanboylari yok sanirim. o yuzden bunun varligini ogrenince muadillerini de gorme sansim oldu, fiyatlari
bu arkadasi kullanip memnun olan var mi? berbat alerjilerimden biktim artik bunu alsam ise yarar mi? hakkinda biraz yorum okudum ama memnuniyet derecesi cok yuksekmis gibi gelmedi, supurgesi gibi fanboylari yok sanirim. o yuzden bunun varligini ogrenince muadillerini de gorme sansim oldu, fiyatlari yari yariya olanlar da varmis kullandiginiz varsa tavsiye edebilir misiniz? artik nefes alabilmek istiyorum :(
0
in vino veritas
(22.11.20)
Biz delonghi marka almıştık bi tane hava temizleyici, modeli hatırlamıyorum. Gerçekten odanın havasını değiştiriyordu. Dyson'un da işe yarayabileceğini düşünüyorum. Delonghide sorun filtresini değiştirmek gerekiyordu ama yedek parçacıda yedek filtre 0 alet kadardı o yüzden bir daha kullanmadık.
0
mirafiori
(22.11.20)
Venta diye bir marka var. Alman mali ona da bakabilirsiniz.
0
absolutelydevastated
(22.11.20)
O biraz gereksiz pahalı bence başka markalara yönelin.

Bende xiaomi air purifier 3h var, sadece bademcik ameliyatı olduğum zaman 1 hafta kullandım. Sonra baktım odam tozlanmıyor, boşa çıktı. 1000 liraya bırakacağım sıfır gibi.
0
ananiyimioguz
(22.11.20)
Filtreleri çok pahalıydı diye hatırlıyorum ben de, o yüzden vazgeçmiştim.
0
roket adam
(23.11.20)
bu da fos oyleyse, anlasilan bize yine uykusuz alerjik geceler :( tesekkurler yukaridakiler.
0
🌸in vino veritas
(23.11.20)
dün sipariş verdim.
winix zero pro ile arasında kalmıştım.
0
vaktiyle iyi biriydi
(29.11.20)
@vaktiyle iyi biriydi memnun kalirsan bana da yazabilir misin biz de alalim?
0
🌸in vino veritas
(29.11.20)
takip ben de geceleri uyuyamıyorum alerjiden :(
0
eatpraylaw
(30.11.20)
(3)

İstanbul'da Yeni Bina Ev Almak, Müteahhitler ve Kredi

princess eugenie
Merhaba,İstanbul'da ev almaya niyetlendik, cebimizde alacağımızı düşündüğümüz ev 100 lira ise 25 lira para var. Krediye uygun evler için 75 lira kredi çekilebiliyor diye biliyoruz. Gel gör ki bütün müteahhitler bu evi 100 liraya satıyorum ama bu evin rayiç bedeli 45 lira, biz rayiç bedel üzerinden s
Merhaba,

İstanbul'da ev almaya niyetlendik, cebimizde alacağımızı düşündüğümüz ev 100 lira ise 25 lira para var. Krediye uygun evler için 75 lira kredi çekilebiliyor diye biliyoruz. Gel gör ki bütün müteahhitler bu evi 100 liraya satıyorum ama bu evin rayiç bedeli 45 lira, biz rayiç bedel üzerinden satış yapıyoruz aksi halde bize çok vergi geliyor, o yüzden onun %75'i üzerinden ancak 33 lira kredi çekebilirsiniz, yani 67 lira cebinizde olması lazım diyorlar.
Biz de almak istediğimiz ayarda bir evi asla alamıyoruz. onun yarısı kadarlık bir evi almamız lazım anca.

Bunu nasıl aşabiliriz, ne yapmak lazım?

Müteahhitten değil siteden veya başka bir insandan mi almak lazım?
Bu saçmalığı yapmayan ev-site-proje bilen var mı?
0
princess eugenie
(20.11.20)
filtreyi 1-5 yıl aralığına indirgeyin. sahibinden almaya çalışın. birkaç yıllık evler çok yıpranmamıştır, ayrıca birçok ufak tefek eksiği giderilmiştir.

müteahhite vergi ver diyeceğine halkın ortasında küfür etsen yarabbi şükür der.
0
sarcophagus
(20.11.20)
Bu rayiç bedelin düşük gösterilmesi olayı, ileride evi satarken de başınızı ağrıtan bir olay. Müteahhitten değil de hazır yapılmış binadan almanızı öneririm.
0
roket adam
(20.11.20)
O halde marka değeri olan firmalardan alacaksınız. Örneğin; gül inşaat, emlak konut vs.
0
Unde bach canim
(20.11.20)
(2)

15 kisilik bir villa tutucaz nerde nereyi tutalim

mhmtt
Soyle ki turkiye sinirlari icinde 3-3 tutacagimiz bir ev ariyoruz. Herhangi bir yer olabilir, iyi vakit gecirelim, ucret olarak bir sinir yok nerde boyle bir yer buluruz nereye bakalim
Soyle ki turkiye sinirlari icinde 3-3 tutacagimiz bir ev ariyoruz. Herhangi bir yer olabilir, iyi vakit gecirelim, ucret olarak bir sinir yok nerde boyle bir yer buluruz nereye bakalim
0
mhmtt
(19.11.20)
Airbnb’den sapanca’da tutmustuk biz de.
0
icim urperiyor
(19.11.20)
Madem tr sınırları içinde Bodrum'a giderdim ben olsam, binlerce çeşit mis gibi villa var.
0
roket adam
(19.11.20)
(6)

2021 Yazı

gmzo
Nasıl olacak sizce, tatil, gezme tozma bakımından?Şu an durumlar kötü ama 2020 yazını bile rahat geçirdi insanların çoğu, o yüzden her şekilde 2021 yazında gezer herkes gibi geliyor. Çok fena yurtdışı planı yapasım var, bunaldık iyice yahu :(
Nasıl olacak sizce, tatil, gezme tozma bakımından?

Şu an durumlar kötü ama 2020 yazını bile rahat geçirdi insanların çoğu, o yüzden her şekilde 2021 yazında gezer herkes gibi geliyor. Çok fena yurtdışı planı yapasım var, bunaldık iyice yahu :(
0
gmzo
(19.11.20)
herkese aşı yapılabilecek mi o sıkıntı muhtemelen pasaport kontrolünde aşın var mı diye kontrol ederler.
0
aziz dostum jack
(19.11.20)
2021 yazı, 2020 yazından beter olacak, planlarınızı erteleyin. aşı maşı gelmeyecek o tarihe. bunlar boş hayaller.
0
matilda
(19.11.20)
@matilda, bunu neye dayanarak söylüyorsunuz? ne olduğu bilinmeyen, tüm dünyayı perişan eden virüsün dördüncü ayında bile sınırlar açılıp 2-3 ay boyunca neredeyse her şey normale dönmüşken aşılar çıkmaya başladıktan sonra mı "daha kötü" olacak?

hani yaza düzelmeyecek, yaz için plan yapmanızı önermem vs. deseniz neyse de "2021 yazı 2020 yazından daha kötü olacak" çok iddialı ve abartılı bir ifade değil mi?
0
der meister
(19.11.20)
Türkiye için 2020 yazından bir farkı olacağını sanmıyorum. Altı üstü 6-7 ay sonrasından bahsediyorsunuz, o döneme kadar türkiye gibi bir ülkeye aşı gelmesi, organizasyonu yapılması imkansız, gelse bile bir çok insan zaten yaptırmayacak haklı olarak. Büyük ihtimalle hiç bir şey değişmez ve kısıtlamalar devam eder.
0
roket adam
(19.11.20)
Vallahi meister'a katıldım, bu kadar iddialı konuşunca biraz daha açıklama gerekiyor @matilda.
0
🌸gmzo
(19.11.20)
mayıs ayı içerisinde maske zorunluluğunun artık kalkacağını ve tamamen eskisi gibi olamasak da normale dönmeye başlayacağımızı düşünüyorum.
0
dis kapinin mandali
(20.11.20)
(3)

Ofis sunucusuna uzaktan VPN erişim seçenekleri güvenlik karşılaştırması

cirkus
Selamlar.Şirket içindeki sunucuya ofis dışından erişim için kullanılacak yöntemler arasında en yaygın olanı genelde ağa bağlı olan firewall cihazın sslvpn servisini kullanmak oluyor. Lakin bunun için firewall cihazların client uygulamalarını çalıştırmak, kullanıcı adı şifre girmek vs gibi işlemler g
Selamlar.

Şirket içindeki sunucuya ofis dışından erişim için kullanılacak yöntemler arasında en yaygın olanı genelde ağa bağlı olan firewall cihazın sslvpn servisini kullanmak oluyor. Lakin bunun için firewall cihazların client uygulamalarını çalıştırmak, kullanıcı adı şifre girmek vs gibi işlemler gerekmekte ve zaman kaybedilmektedir.

Öteyandan Windows Server işletim sistemlerinde halihazırda mevcut olup arada firewall cihazı olmadan yapılandırılabilecek VPN bağlantı köprüsü daha pratik gibi gözüküyor. Client makine bir kereye mahsus sunucu bilgilerini, Active directory kullanıcı adı ve şifresini giriyor bağlanıyor kaydediyor ve sonra tekrar bağlanmak istediğinde sağ alt köşedeki ağ bağlantı noktalarında bu vpn noktasını şirket ismiyle görünüyor, tek tıkla hızlı bir şekilde bağlanabiliyor.

Sizce ikinci yöntemin tercih edilmesi güvenlik anlamında yüksek bir tehlike barındırıyor mu, yoksa bahsedilen pratikliğin tolere edilebileceği kadar düşük bir risk mi mevcut.

Teşekkürler.
0
cirkus
(19.11.20)
VPN olarak L2TP, PPTP veya IKEv2 protokollerini kullanırsan Windows bunları native olarak desteklediği için aşağıdan sağ tıklayıp çat diye girebilirsin dediğin gibi. Kullandığın firewall ne bilmiyorum ama çoğunda zaten L2TP desteği olur mesela, onu aktif hale getirip dediğin gibi bağlanabilirsin.

docs.microsoft.com

Bunların güvenilir olup olmaması tamamen konfigürasyonuna bağlı: www.howtogeek.com

Bir güvenlik firmasına danışmanızı ısrarla öneririm, zira yanlış bir konfigde içeri girip tüm dosyalarınızı şifreleyebilirler.
0
roket adam
(19.11.20)
Bir sunucuyu doğrudan internete açmak risk barındırır. Birebir açmasanız bile IPSec protokolü için belirli bir aralığı açmanız gerekir. Burada risk protokollerde çıkabilecek zafiyetleri ne sıklıkla takip edip haberdar olacağınızdır.

uygulama katmanında oluşacak bir zafiyette, internete doğrudan açık kapısı bulunan internal bir sunucu büyük risk içerir. özellikle bunun domain ortamına entegrasyonu da var ise tüm domain ortamınızı bu zafiyetin yüzeyi haline getirirsiniz.

firewall üreticilerinde de, vpn servisleri için son 6 ay içerisinde ciddi zafiyetler tespit edildi ama bunların etki alanı daha düşük oluyor ve üretici kısa sürede yama paylaşıyor. neticede içeride hiç yoksa bir segmentasyona tabi oluyorlar. ayrıca ilgili firewall'ların clientlarında session kaydedebilir, sadece password yazarak bağlanabilirsiniz.

uzak bağlantı yapacak kullanıcı sayısı fazla değil ise remote admin tool'ları da iş görebilir.
0
kobretti
(19.11.20)
Her ikinize de tesekkur ederim arkadaslar. Soylediklerinizi detayli inceleyecem. sevgiler saygilar.
0
🌸cirkus
(20.11.20)
(5)

Türkiye'de programlama ile ilgili reklam verilebilecek en mantıklı yer?

winston insani
Merhabalar,Küçük bir youtube kanalım var programlama ile ilgili. Çok önem veriyorum kanalıma ve küçük bir reklam bütçesi de ayırdım.Instagram'a bir süredir story olarak reklam veriyordum ama pek etkili olduğunu söyleyemem. Sizce en etkili yer neresi olabilir bir programcı youtube kanalı için reklam
Merhabalar,

Küçük bir youtube kanalım var programlama ile ilgili. Çok önem veriyorum kanalıma ve küçük bir reklam bütçesi de ayırdım.

Instagram'a bir süredir story olarak reklam veriyordum ama pek etkili olduğunu söyleyemem. Sizce en etkili yer neresi olabilir bir programcı youtube kanalı için reklam verme olarak?

Fikirleriniz?
0
winston insani
(19.11.20)
uygulama üzerinden yapılabileceklerin tanıtıldığı reklamlar öğrenci platformlarında verilebilir. bence sayısal tüm bölümlerin öğrenmesi gereken temel şeyler var.
0
sttc
(19.11.20)
ben programlama ilgili bir youtube kanali ile ilgili reklam gordugumde tam tersine uzak duruyorum. cunku reklamlarin cogu bir urunun(ide, test tool, library, bulut sistem) tanitimi oluyor. ilgi duydugum alanda birsey ogreneyim diyorum ilk basta birkac temel bilgiden sonra basliyor tanittigi araci anlatmaya. yani bircogu bilgi acisindan doyurucu olmuyor.

en etkili reklam youtube onerileri algoritmasi oluyor. genelde izledigim videolarila ilgili yine ayni kalitede baska kanallari oneriyor. ayrica yine ayni sekilde izledigim videolara anlatici baska kanallara da referans verebiliyor. alaninda iyi uzmanlarla ortak videolar cekiliyor, ve o ortak videolardan tanimis oluyorum diger kanali da. etkinliklerde konusmacilardan ogrendigim kanallar olabiliyor vs. yani ozetle referans ile ilerleyen tanitim cok daha etkili oluyor.
0
emrahday
(19.11.20)
Hocam pure teknik programlama içeren yayınlar türkiye'de tutmuyor. izleyici sayını artırmak istiyorsan ennn beginner seviyedeki insanlara yönelmen lazım ki kitlen geniş olsun, onu da yapan 5 milyon kişi falan var şu anda. "Aylık 10 bin tl kazanmak ister misin - yazılım öğren ücretsiz hem de" temalı bi reklam yapıp altını desteklersen devamı gelebilir, ama ben teknik çatır çatır ilerleyeceğim türkiyede 3 kişiye hitap edeceğim dersen hiç uğraşma derim.
0
roket adam
(19.11.20)
unlu birileriyle sohbet edip kanala yuklemek, twitter'da yine unlulerle muhabbetler, tartismalar ise yarayabilir. ya da yine twitter'da unlu birilerinin ff vermesi ise yarayabilir. ilgi cekici konulu videolar twitter'da reklam olarak verilebilir belki. benim bildigim cogu yazilimci twitter'da cok takiliyor, yazilimla ilgili bircok insan takip ediyor.
0
lemmiwinks
(19.11.20)
diğer youtube videoları?
0
co2s2
(19.11.20)
(10)

ev masrafı

kondansator
2 kişilik bir evin aylık masrafı ne olur sizce?elektrik, su faturalar ve mutfak masrafı dahil
2 kişilik bir evin aylık masrafı ne olur sizce?
elektrik, su faturalar ve mutfak masrafı dahil
0
kondansator
(19.11.20)
lokasyon: ankara

kira: 1100
aidat: 290+15
su:35
elektrik:60
internet: 90
mutfak: 600 (minimum)

iki taraf da çalışıyor haftanin 5 günü 8-18 arası ev boş.

ha bi de kedicik:50 tl
0
kablelvuku
(19.11.20)
yasanilan yere gore degisecektir. moda'da tek yasayan bir birey için durum:

kira: 2600
aidat: 50
elektrik: 100
su: 100
dogalgaz: 400
internet: 80
mutfak: 700 (disarda yapilan harcamalar dahil degil)

2. bir kisi ile elektrik, su, dogalgaz ve mutfak masrafi maks. 1000 lira daha eklerdi bunlarin ustune.
0
hazen
(19.11.20)
Mevkii - Isparta
Kira: 1100
Aidat: 100
Elektrik: 125
Su: 30
İnternet: 160
Mutfak: 800-1000
Doğalgaz: 400
0
armagan abanuz
(19.11.20)
ankara cankaya;
kira 3.000
aidat 200
elektrik 100
su 80
dogalgaz son ft 80 (kombi sadece 2 gun acilmisti)
internet 60
mutfak 4.000-5.000 (icki dahil)
0
sweetoffice
(19.11.20)
Lokasyon: İstanbul/Ataşehir

Kira: 1700
Aidat: 50
Su: 27
Elektrik: 58
Doğal gaz: 11 (geçen ay)
İnternet: 85-95
Mutfak: Hiçbir fikrim yok. 1000-2000 ortalama. Ayda maksimum 3-5 kere dışarıdan yiyorumdur. Her şeyi kendim yapmaya özen gösteriyorum.

Tek kişiyim
0
ruhen hastayim ben
(19.11.20)
lokasyon: nevşehir

kira: 850
aidat:40
su:30
elektrik:80
intetnet:85
doğalgaz:200
mutfak: 750-1000
0
oxxo
(19.11.20)
ist - ataşehir

kendi evim, eşimle yaşıyorum
aidat: 700-800 arası (sıcak su soğuk su ısınma dahil)
elektrik: 250 civarı
internet: 100
mutfak: 7 24 evden çalışıyoruz, 1000 lirayı geçiyor aylık, dışarıdan yemek hariç çok yememeye çalışıyoruz.
0
roket adam
(19.11.20)
Kira ödemiyoruz, aylık 400 aidat var. Toplam ne kadar masraf olabilir diye araştırıyoruz. Konum İzmir
0
🌸kondansator
(19.11.20)
Lokasyon: Bursa, 2 kişi ve 5 yaşında çocuk

Kira: Ödemiyorum ama sitede 2000 civarı
Aidat: 250
Su: 70
Elektrik: 150
İnternet: 75
Mutfak: Tutmadım hesabını
0
piotr
(19.11.20)
lokasyon : istanbul / b.düzü

aidat : 150
su : 40
elektrik : 80
doğalgaz : 80 (şu an)
internet : 85
mutfak : 500

iki tarafta çalışıyor.
0
xdenizx
(19.11.20)
(7)

bu sıkıntı hangisinden kaynaklanıyor?

kibritsuyu
akılsız televizyonuma xiaomi mi box s bağlayarak netflix izliyorum. ama izlediğim bütün dizilerde istisnasız bir şekilde efektlerin ve müziklerin sesi çok yüksekken, konuşma sesleri çok düşük. sesi konuşmalı sahnelere göre ayarlasam, efektler, müzikler bangır bangır oluyor. kumandayı alıp sesini kıs
akılsız televizyonuma xiaomi mi box s bağlayarak netflix izliyorum. ama izlediğim bütün dizilerde istisnasız bir şekilde efektlerin ve müziklerin sesi çok yüksekken, konuşma sesleri çok düşük. sesi konuşmalı sahnelere göre ayarlasam, efektler, müzikler bangır bangır oluyor. kumandayı alıp sesini kısıyorum, bu sefer konuşmalar duyulmaz oluyor. sürekli elde kumanda efektte kıs, konuşmada aç yapa yapa izliyorum. hatta türkçe diziyi yine türkçe altyazılı izliyorum ki, hem müzik hem konuşma olan sahnelerde ne konuşulduğunu anlayabileyim.

bu netflix'in genel bir problemi mi, mi box s'in bir ayarsızlığı mı, yoksa dizinin gerizekalı ses mix'çisinin işi mi? ona göre sövecem.
0
kibritsuyu
(19.11.20)
tv'nden kaynaklanıyor büyük ihtimalle. soundbar satmak için tvlere artık aşırı dandik hoparlör koyuyorlar, aynı sıkıntıyı ben de yaşadım tvmde. ses sistemi alınca düzgün ses almaya başladım.
0
roket adam
(19.11.20)
tv'de kötü de olsa bir ayar menüsü vardır, oradan ses modunu konuşma/dizi/film neyse artık o şekilde değiştirmeyi dene.
0
marlonbranda
(19.11.20)
ama aynı televizyondan normal televizyon kanallarını izlerken böyle bir sıkıntı yok.
0
🌸kibritsuyu
(19.11.20)
cihazın kendi ses ayarı var onları kontrol edin, televizyonun da ses ayarlarını kontrol edin. çok çeşitli ayarlar olması lazım oralarda
0
pislick0
(19.11.20)
versiyon veya dublaj kaynaklı da olabiliyor. ben tvde netflixde hiç sorun yaşamazken söylediğin sorunu prime video da dublajlı filmlerde yaşıyorum. soundbar kullandığımı da belirteyim.
0
wampex
(19.11.20)
audio jacklarından kaynaklanabilir
0
izmirduyuru
(19.11.20)
izlediğiniz dizilerdeki dil ayarlarında (cihazın ayarında değil, diziyi izlerken pause ettiğinizde çıkan menüdeki ayarlarlda) 5.1 olan dilleri değil de, stereo olan dilleri seçip deneyin. normalde 5.1 ses sistemlerinde konuşmalar orta kanaldan gelir, sizde orta kanal olmadığı için cihaz 5.1'i stereo'ya çevirirken saçmalıyor olabilir mi?
0
co2s2
(19.11.20)
(8)

Nicin MacBook ve Hangisi?

buf-e kür
Son aldigim iki laptopta malzemenin inanilmaz sekilde kotu olmasindan, ekranin yanindaki incecik plastigin kirilip dokulmesinden, orasinin burasinin -neredeyse hep masaüstü kullanilmasina ve tasinir haldeyken yipratilmamasina ragmen- kirilip dokulmesinden biktim. Tamiratin cok pahali oldugu bir ye
Son aldigim iki laptopta malzemenin inanilmaz sekilde kotu olmasindan, ekranin yanindaki incecik plastigin kirilip dokulmesinden, orasinin burasinin -neredeyse hep masaüstü kullanilmasina ve tasinir haldeyken yipratilmamasina ragmen- kirilip dokulmesinden biktim.

Tamiratin cok pahali oldugu bir yerde yasiyorum, eskiden oldugu gibi, bir laptop alip onu en az bes sene kullanmak istiyorum.

Oyun oynamiyorum, zaten sürekli kullandiğim masaüstü bilgisayarda Windows kullanmiyorum, Windows kullanma aliskanligim yok gibi. Windows yüklü laptopta da Mendeley disinda kullandigim cok az program var.

Kisacasi dizüstünde performansin cok yüksek olmasina gerek yok. Aradigim en onemli ozellik saglam olmasi. Evet bu kadar. Saglam, dayanaklı olacak.

2. el cok eski ThinkPadler var, saglamlıklarıyla ünlü. Kullanan arkadaslarım cok memnun. 30 kilo olmalari benim icin bir sorun. Mac kullanıcıları da uzun süre ayni Maci, büyük sorunlar yasamadan kullandiklarini söylediler. Bir fangirl durumu yok, tersi de söz konusu degil. Aradigim kriterlere uyuyorsa macbook almaktan korkmuyorum.

Alacaksam hangisini alayım? Neden alayım? Fiyat karsilastirmasi yapmadan anlatir misiniz?
0
buf-e kür
(19.11.20)
bazı maclerin klavyeleri kelebek klavye olarak geçiyor, yani ömürleri çok çok kısa, ne alacaksın bilmiyorum ama mac alacaksan buna dikkat et.

macler aluminyum kasa oluyor, yani sağlamlıktan ziyade hafiflik ve incelik üstüne odaklanıyolar.

maclerin pil performansı çok iyi, stabilitesi çok iyi, windows gibi aşırı bir kaynak kullanmıyor kendisi için.

2010 ve 2013 model 2 tane macbook'u olan arkadaşım ikisini de aktif ve sorunsuz olarak kullanıyor, tabi malının kıymetini çok iyi bilmesiyle ünlüdür.

bir de maclerde dikkatimi çeken bazı problemler oldu, mesela bazı nesillerin ekranlarında leke kaldı, bazılarının ekranları soyuldu, bazılarının pilleri patlıyor dendi geri çağırıldı, yani bu geçmişe baktığımızda çok da şahane kusursuz bişey üretmemişler aslında.
0
killerbee
(19.11.20)
Gecenlerde Apple'ın kendi ürettiği M1 çipi tanıtıldı. Tanıtımda piyasadaki en iyi işlemciden daha güçlü, daha az güç tüketiyor diye tanıttılar. Hangi işlemci falan söylemediler hal böyle olunca benim gibi insanlar hadi ordan, marketingini yiyim dediler ama internetten dolaşan benchmarklar gösteriyor ki gerçekten çok daha verimli ve önceki tüm maclerden ve piyasadaki çoğu muadil laptoptan daha hızlı.

Yeni tanıtılan Macbook Air ve Pro (ve mac mini) hepsinde aynı chipset var. Yani aynı işlemci, aynı ekran akrtı, aynı ram, aynı ssd. Air'in farkı içinde fan yok. Günlük bir kullanıcıysan, 4K video editlemiyorsan (ki editlemiyorsun) bence macbook air gayet tatlı bir laptop. Pili de çok uzun gidiyor.

Yeni bir mimari olduğu için eski programlar belki tam performans çalışmayabilir ama zaman geçtikçe uyumluluk artacaktır. Bu sırada zaten Safari'yle internetlemek gibi basit işlemlerde etrafı tokatlıyor gibi duruyor.

Kasa zaten %100 aluminyum, çıktığından beri kendini kanıtlamış ve değişmemiş bir tasarım ve üretim kalitesi. Diğer markalar her zaman macbook kalitesine ulaşmaya çalışıyor ama çok azı ulaşabiliyor. Klavyeler falan bastırınca böyle esniyor çoğu laptopta, ekranlar bükülüyor. Macbook'ta benim gözlemlediğim böyle bir sorun yok. Apple Stora ya da bilimum elektronik shopa gidersen gözlerinle görüp ellerinle hissedebilirsin zaten.

Mac OS da, iOS gibi uzun süreler götürebilen bir yapıa sahip. Ben 2011 iMac'imi hala günlük işler ve light productivity (basit rhino modelleme,blender,photoshop,illustrator) kullanıyorum sorunsuzca. 2020'de "icat" edilmiş bir aletin 5 sene gitmemesi için bir neden görmüyorum.

Özet Yeni M1 çipli Macbook Air.
0
mirafiori
(19.11.20)
6 senedir macbook air kullaniyorum, hic sikinti cikartmadi, 1 kere format attim bir tane shareware musallat oldugu icin.

Aldigim ilk apple laptop idi, bir daha pc'ye donmem herhalde. 1100 cycle yaptim pili hala 5 saat rahat gidiyor. Oldukca hor kullandigimi soyleyebilirim, son 2 senedir zaten ustune bizim veledin dokmedigi sey kalmadi, ekran parmak izi dolu vs.

Apple'in satis sonrasi servis destegi inanilmaz. 2 sene once elime bir tane 10 senelik macbook pro gecti, acilip kapaniyordu, ne yaptiysam cozemedim. Apple'a goturdum bir bakin ama cop ise para harcamak istemiyorum dedim. Sabah verdim aksamustu aradilar gel al diye, bir numarasi yok, herseyi update ettik dediler geri verdiler, 1 dolar odemedim. Birak bilgisayari porsche 911 alsan boyle bir servis sekli yok.

Ikinci eli cok saglam, elime gecen macbook pro'yu $900'a okuttum gitti, ilan verdim ertesi gun sattim ki cok ucuza koymadim.

Yeni nesil m1 cipli air al bir tane bu is huzur icinde cozulsun..
0
cooperr
(19.11.20)
Kısaca şöyle anlatayım:
Mutfakta, balkonda müzik dinlemek, bazen video dizi filan izlemek için 2009 Unibody
Macbook kullanıyoruz.
0
battal gemalmaz
(19.11.20)
Çok paran varsa MacBook. Eskiden anlayabiliyordum ama SSD yaygınlaştığından beri normal Windows PC'ler de cayır cayır yıllarca çalışıyor. Şu an kullandığım PC'yi 4 yıldır kullanıyorum bi kere tıklamadı.

Apple düşmanı falan da değilim, telefonum, kulaklığım vs hep Apple ama bence macbook en gereksizi (işle ilgili ihtiyacınız olmadığını varsayıyorum).
0
noluyo yaa
(19.11.20)
Sağlam bilgisayar istiyorsan mac al tabii ki, gayet mantıklı. Sadece 2018 sonrası bir model al, belirttiği gibi arkadaşların 2016-2018 arası klavye problemleri vardı. Alabileceğine n yeni mac'i alırsan uzun süre kullanırsın.
0
roket adam
(19.11.20)
7 sene hp kullandım. 2 senedir de macbook air. ilki de gayet iyiydi ama çok ağırdı. en nefret ettigim şey, agir pc. her seyi zorlastiriyordu. omzum agriyordu vs. sirf bu yuzden macbook aldim. hem hafif hem de saglam. anlamiyorum bile cantada oldugunu. muthis bi rahatlik. bazen ısınma yapıyor ama yeni modellerde bunu çözmüşlerdir belki. kullanima alismak da oyle zor değil. birkac gunumu almisti benim sadece. kisaca, mac tavsiye edilir. pisman olacagini düşünmüyorum.
0
hazen
(19.11.20)
2012 yılında aldığım macbook'u 2019 yılına kadar kullandım. Bi de öyle günde 6-8 saat değil, baya baya her gün en az 12-14 saat kullanmışımdır. Çok sağlam alet.

Ne iş için kullanacağından tam bahsetmediğin için model konusunda emin olamıyorum. Normalde yeni M1 işlemcili air'lar çok iyi görünüyor, ama Mendeley sadece Windows'ta çalışıyorsa M1 işlemcili air riskli, windows desteği olacak mı, olursa nasıl olacak, windows olmasa bile wine ile çalıştırabilir misin, çalıştırsan performans nasıl olur, hiç belli değil.

Ben 2019 pro (16 inç) aldım 6 ay önce falan, aşırı memnunum. Hedefim yine günde 12 saat kullanıma rağmen beni en az 5 yıl götürmesi. Yani boyut/ağırlık sorun değilse M1 air yerine düşünebilirsin ama performans ihtiyacı olmadığı için biraz boşuna para harcamış da olabilirsin.

Bir de 2019 sonrası macbook'ların klavyesi mükemmel, çok yazı yazan biriysen önemli oluyor, o yüzden macbook alacaksan kesinlikle 2019 ve sonrasına bak.
0
plutongezegendegilmi
(19.11.20)
(8)

Ofis iletişim rezaleti

soru icin geldim
Ben bu insan müsveddelerine sıfıra yakın çiziksiz darbesiz macbook verdim kontrol ettirmek için. Cihazı aldım şimdi arka kapakta 2 vida takılı tam tamına 8 vidayı takmamışlar. Vida yerleri boş. Cihazın durumunada kullanıma bağlı çizik ve hasarlar var demişler cihazda gram çizik yoktu bunlardan tesli
Ben bu insan müsveddelerine sıfıra yakın çiziksiz darbesiz macbook verdim kontrol ettirmek için. Cihazı aldım şimdi arka kapakta 2 vida takılı tam tamına 8 vidayı takmamışlar. Vida yerleri boş. Cihazın durumunada kullanıma bağlı çizik ve hasarlar var demişler cihazda gram çizik yoktu bunlardan teslim aldığımda darbe ile aşınma olduğunu farkettim. Ayrıca şifre koymuşlar şifrenin ne olduğunu bulamadım,söylemediler yarın arayıp sorucam şifreyi.
Cihazın sorununu bile tespit edememişlerdi ben telefonla söylediğimde edebildiler. Macbook yurtdışından alınma garantisi vs. yok.
1 yıl öncede telefonumu kullanıcı hatası diye garanti dışı bırakmışlardı bu insan müsveddeleri.
Ya ben şimdi ne yapabilirim? Bunları nereye şikayet edeyim ne yapayım arkadaşlar bir yol gösterin nolursunuz akşamdan beri sinir ve moral bozukluğundan yerimde duramıyorum.Huzurum kaçtı.
0
soru icin geldim
(18.11.20)
Tuketici mahkemesine tutanak tutturaral verebilirsiniz. Cihaza cok dokunmadan parmak izleriyle test ettirebilirsiniz. Ugrasmak isterseniz tabi.

Size gelince. Iyi dersin pahalisi makbuldur. Ucuz mal alacak kadar zengin degilmissiniz ama pahali mali ucuz cozumleyecek kadar zengin oldugunuzu gorebiliyorum.

Benim tavsiyem. Sakin olun. Ugrasmayin. Baska bir yer bulun. Temizce halledilmesini isteyin. Isinde iyi olan insanlar var. Hayatiniza devam edin. Bosverin. Bunu da unutmayin, ne yapmamaniz gerektigine dair size ani olarak kalsin.

Not: cizik meselesini gordum. sinirlendim bende. haklisiniz.
0
baldan kaymak
(18.11.20)
ürünler karışmış olabilir mi
0
sen nasıl bir insansın
(18.11.20)
Bana da ürünler karışmış gibi geldi hocam. Farklı şifre koyma olayı çok saçma, bunlar yetkili servis yani böyle bir prosedür yok. Adam kafasına göre şifre koyamaz. Ortada farklı bir şey olmalı.
0
roket adam
(18.11.20)
Cihaz benim cihazım hocam seri numarasından baktım. Belli yani. Ya ben bunlara ne yapayım şimdi?
0
🌸soru icin geldim
(18.11.20)
Thh yurtdışından satın alınmış garantisi olmayan cihazlara yardımcı oluyor mu?
0
🌸soru icin geldim
(18.11.20)
Hayatımda gördüğüm en .. servis
Arkadaşımında iPhone'u boydan boya çizik yollamışlardı.
0
stillalive
(18.11.20)
Apple’ı arayabilirsin. Garantisi olmasa da böyle bir durumla ilgilenirler
0
her giriste sifresini unutan adam
(18.11.20)
Hocam Türkiye'deki servislerin hangi markanın olursa olsun kalitesine asla güven olmaz. en temizi servise verirken servis önünde açacaksınız videoyu sağını solunu altını her yerini videoya çekeceksini servis elemanınıda bi yerde kadraja alacaksınız, yarım dakika yeterli olur bu video için. Bu şekilde ürün teslim edeceksiniz. Şahsen ben asla güvenmem. Bu durumda ne yapılacağını bilemiyorum ama bu tarz olaylara en net çözümdür. Geçmiş olsun.
0
philiptraum
(19.11.20)
(2)

Tek pencereyi paylasma + yonetebilme programi

mirafiori
Es zamanli olarak hem hostun hem de baglananin kontrol edebilmesi lazim (TeamViewer gibi) AMA ayni zamanda sadece tek bir pencere/uygulamanin paylasilmasi lazim. (Skype'ta falan seciyoruz ya tum ekran, sadece fotograf goruntuleyici, photoshop vs...)Nasil yapabiliriz bunu, 6-7 tane program yukledim b
Es zamanli olarak hem hostun hem de baglananin kontrol edebilmesi lazim (TeamViewer gibi) AMA ayni zamanda sadece tek bir pencere/uygulamanin paylasilmasi lazim. (Skype'ta falan seciyoruz ya tum ekran, sadece fotograf goruntuleyici, photoshop vs...)

Nasil yapabiliriz bunu, 6-7 tane program yukledim birini yapan oburunu yapamiyor.

Ofiste bilgisayarlar arasi projelerin real time takibi ve anlik mudahalesi icin boyle bir sistem ariyoruz ama tabi baglanan kisi, obur insanin o an ne yaptigini (facebook, whatsapp, ne bileyim herhangi bisey) gormesin.

Paylasimin surekli olmasi sart degil ama isteyenin istedigi zaman girebilmesi gibi bir bonus guzel olur.
0
mirafiori
(18.11.20)
Webex Meetings'de anlattığınız şey yapılabiliyor ama hiç denemedim açıkçası.
0
reactionic
(18.11.20)
Zoom'da da var.
0
roket adam
(18.11.20)
(9)

bu tampon adam olur mu? v2

kibritsuyu
ufacık şey için elli kara soru sordu demeyin, acemisiyim bu işlerin. ilk sorum: (git: 1453485)üç ayrı yerle görüştüm.toyota yetkili servisi efe plaza:"tamir olabilir, ama sökünce bakarız, tamir olmayabilir de. biz sökeriz, (ankara) şaşmaz'da `rs servis` veya `autoking` isimli onarımcılara göndeririz
ufacık şey için elli kara soru sordu demeyin, acemisiyim bu işlerin.

ilk sorum: (git: 1453485)

üç ayrı yerle görüştüm.

toyota yetkili servisi efe plaza:

"tamir olabilir, ama sökünce bakarız, tamir olmayabilir de. biz sökeriz, (ankara) şaşmaz'da rs servis veya autoking isimli onarımcılara göndeririz, onlar tamir ediliyorsa onarıp geri gönderir, biz de tamponu komple boyayıp takarız. tamir edilmiyorsa da değiştiririz. tamirat en az 1000-1200 civarı tutar, değişirse sen ona 1500 daha ekle, araç da 7-8 gün kalır" diyor.

rs servis (yetkili servisin de sökünce göndereceği yer) (tinyurl.com):

"bu tamir edilir, tamponu komple bile sökmeyiz, tek tarafını söker, tamir eder ve tamponun yarısını boyarız, hatta bu arada tampondaki diğer sürtmeler de boyanır, 500 civarı masrafı çıkar, pazartesi alırsak çarşamba da veririz" diyor.

sigortacımın tavsiye ettiği sanayide bir kaporta ustası (tinyurl.com):

"tamponu komple söker kaynakçıma gönderirim, gelince sadece çatlağın orayı boyarım, diğer sürtmelere de rötuş yaparım 500-600 tutar. sürtülen yerleri de boyarsam yarısını boyamam gerekiri o zaman 100 daha ekle, araç 3-4 gün kalır" diyor.

hangisini seçeyim?

serviste kasko dosyası açtırmadan tamir oluyor mu olamıyor mu söylemiyorlar. ya dosya açılacak, tamir oluyorsa da kaskodan, değişiyorsa da kaskodan gidecek. ya da dosya açılmayacak, tamir ediliyorsa d cepten ödenecek, tampon değişiyorsa da cepten gidecek. tamirat ucuzsa cepten vereyim, pahalıysa, değişim geekiyorsa kaskoyu devreye sokayım falan olmuyormuş öyle, önden karar verip ona göre bırakacaz yetkili servise.

tamirat ve lokal/yarım boyanan yer dışarıdan belli olmasın istiyorum. hepsinin iddiası belli olmayacağı yönünde elbette.

nedir öneriniz?
0
kibritsuyu
(18.11.20)
Benim başıma gelse 2 numarayı seçerdim ama arabanız yeniydi diğer konudan hatırladığım ve garantisi devam ediyor. Toyota yetkli servisine gitmeniz iyi olur , kasko biraz şişiyor 2-3 sene ödenen 2 bin sizden yine çıkıyor kasko yaptırırken fazla veriyorsunuz ama 1 hafta araba serviste kaldıysa kasko 1 haftalık kiralık araba getiriyor. en azından altınızda araba olur.
0
bnmzz
(18.11.20)
bir yandan servis söksün taksın, servis orijinal boyasıyla boyasın istiyorum, bira yandan da şu kadarcık şey için sigorta dosya açtırıp tramer kaydı oluşsun istemiyorum. o yüzden de emin olamıyorum.
0
🌸kibritsuyu
(18.11.20)
Ben de yetkili serviste yaptırırdım, yepyeni araba.
0
roket adam
(18.11.20)
Yetkili servisten yaptırmak demek, kasko dosyası açtırmam demek, bu da tramer hasar kaydı demek.

Serviste tertemiz yaptırıp hasar kaydı mı, ustada onarım yaptırıp hasar kayıtsız mı? Yani hasar kaydına değip değmeyeceğine emin olamıyorum, yoksa ben de servisten yanayım.
0
🌸kibritsuyu
(18.11.20)
kaskonun yenilenme tarihine kadar bekle yeni kaza olmazsa ve indirim oranın>tamir masrafıysa kendin yaptır

tramerde gözükmesine de çekinme bu vergi oranları ve galeri sistemiyle çok rahat satarsın arabanı fiyatını makul söylendimi
0
bir soru sorcam
(18.11.20)
basit bir olay için kasko deldirmeye değer mi bunu düşünün. seneye size yapacakları hasarsızlık indirimi, ustaya vereceğiniz paradan fazla olur mu? yetkili servise de gözüm kapalı güvenemiyorum ben, orada da tamirinin içinize sinmeme ihtimali var. gerçi sizin yetkili servis hakkında bir şey diyemeyeceğim. ben olabilecek en az maliyet en fazla güven oranını tutturduğum yere yaptırırdım. şu durumda rs servis gibi gözüküyor.
0
olutaklidi
(18.11.20)
dolaylı olarak araba sektörüne yakın olan birisi olarak

rs servise gönderir cepten yaptırırdım. yetkili serviste tamirat yapıp sıfır parça olarak faturalandırıp kaskoya o şekilde işletirlerse tramerde 2000liralık hasar görünecek.

orjinal boya diye birşey yok, araçların şasi numarasına göre renk kodları var bunu boya tedarik eden yerlerden alıyorlar. araç beyaz olduğu ve düz renk olduğu için boya tutmaması gibi birşey söz konusu olmaz. gri ve simli boyalı araçlarda fark olabiliyor.
tamponu sökmek basit, 7-8 tane vida ve oturması için plastik ayakları mevcut.
0
Northern Mariner
(18.11.20)
Hocam yetkili servise kesinlikle götürmeyin. Allem eder kallem ederler o tamponu değiştirirler ki zaten girizgahını da yapmışlar, tamir edilemiyorsa değişir diye.
Bu kadar ufak şey için tampon değiştirmeye gerek yok, yazık.

3üncü seçenekteki sürtülen yerleri de boyarsam dediğindeki sürtülen yerler neresi tam anlamadım. O ters c gibi parcanın kenarındaki yeri diyor galiba. Orası ve alttaki çatlak için yarım boya filan çok gereksiz. Sizin burda titizlenmeniz gereken kısım, tamponun içinde kırılan ya da deforme olan klipslerin orijinaliyle değişmesi ve o alt çatlağın içerden sağlam bir şekilde tamir edilmesi olmalı. dışarda boyalık bir iş yok, rötüş yapılsa da gayet güzel olur bence. Daha önce çok benzer bir durum başıma geldi. Ankara hipodromun at sahipleri ve jokeylerin giriş yaptığı araç girişinden girerken arka tamponumu ordaki sarı boyalı beton saksılara taktım, tamponun ucu aynı sizinki gibi çıktı ve kenarları çizildi. Tamponu geri yerine taktırıp kendim rötüş yaptırdım. Aracın boyası simli beyazdı, boyacıda aynı boyadan yaptırdım makinede. oje fırçası gibi minim bir rötuş fırçasıyla boyadım oldu.
0
battal gemalmaz
(18.11.20)
Basit Bi işlem için arabanın bu kadar uzun kalmasına şaşırdım, benm arabaya arkadan geçirdiler tampon paramparça oldu, sabah gittim yeni tampon aldım verdim ustaya akşama teslim yapıp teslim etti. Sadece hızlı sürme boya tam kurumadı dedi. Siz de neden bu kadar uzun sürüyor anlamadım.
0
valarmurgulis
(18.11.20)
(2)

Yaka Mikrofonu Önerisi

paramolacak
Merhaba,Arkadaşlar ile podcast kaydı yapacağız maksimum 200 tl ye kadar önerebileceğiniz yaka mikrofonu var mı?Sevgiler
Merhaba,

Arkadaşlar ile podcast kaydı yapacağız maksimum 200 tl ye kadar önerebileceğiniz yaka mikrofonu var mı?

Sevgiler
0
paramolacak
(18.11.20)
Geçen ben de epey araştırdım, şunu çok övüyorlar: www.amazon.com.tr
0
roket adam
(18.11.20)
Linki de paylaşılmış, Boya iyidir. İncelemelerine bakın derim. Ben kullanıyorum ve memnunum.
0
le jeune turc
(18.11.20)
(4)

Airpods Pro Gürültü Engelleme hakkında

kismisolungac
Airpods pronun bu özelliği hakkında arkadaşımla ikiye ayrıldık. Gerçek çalışma mantığının nasıl olduğunu bir türlü google da ikna edici şekilde bulamadık. Hangisinin doğru olduğu konusunda bizi aydınlatacak biri var mıdır? Çok teşekkürler şimdiden.1. Gürültü engelleme modu herhangi bir müzik açık ol
Airpods pronun bu özelliği hakkında arkadaşımla ikiye ayrıldık. Gerçek çalışma mantığının nasıl olduğunu bir türlü google da ikna edici şekilde bulamadık. Hangisinin doğru olduğu konusunda bizi aydınlatacak biri var mıdır?
Çok teşekkürler şimdiden.

1. Gürültü engelleme modu herhangi bir müzik açık olmadan aktif edildiğinde dışarıdan gelen tüm gürültüyü engeller.

2. Gürültü engelleme modu müzik açıkken aktif edildiğinde dışardaki hiç bir gürültüyü duymazsınız. Müziksiz aktif edildiğinde gürültüyü sıfırlama gibi bir özelliği yoktur.
0
kismisolungac
(18.11.20)
Müzik olsa da olmasa da dışarıdan gelen gürültüyü engelleyebiliyor.
0
roket adam
(18.11.20)
1-yanlış. anc'nin "tüm gürültüyü engellemesi" gibi bir iddiası yok. belilri frekanstaki tekrar eden sesleri engeller anc. motor sesi, metro tren uğultusu, klima bilgisayar fanı vb. insan sesleri, yükselip alçalan frekansları engelleyemez. bu her anc kulaklık için geçerlidir. çok başarılı olanlar engelleyebildiğini çok iyi engeller.
airpods pro kulakiçi yapısından ötürü pasif nc'ye de sahip, yani kulağı tıkadığı için anc 'siz de bir engelleme yapıyor. ikisini birleştirince arada fark edilir bir azalma oluyor. ama komple izolasyon mümkün değil.

2-anc + pnc'nin üzerine sesli bir müzik açarsan evet, dibinde bando çalmadığı sürece dış sesleri duyman zor.
müzik açık olmasa bile anc kullanılabiliyor, anc'nin engellediği tarzdaki gürültüyü azaltırsın müzik açmasan da.
0
Jux
(18.11.20)
1- tamamen engeller diyemeyiz ama bunun muzik calarkenki seviyede olmasi lazim. calisma mantigi disardan gelen muzigi kulak icine bakan mikrofon sayesinde notralize etmesi seklindedir. yukarida da bahsedildigi gibi surekli seslerde basarili olsa da ani gelisen seslere etki etmez (bunu sormadiniz ama mantigi anlatmak icin detay veriyorum)

2- muzik etkisiyle sesi duymamaniz tabii ki daha olasi ama bunu NC muzikle calisiyor gibi yormak yanlis.

hatta sony'nin mi bose'un mu NC kulakliginda bu aciklama yaziyordu da simdi direkt bulamadim "muzik dinlemeseniz de gurultu engeller" gibi.

alakasiz not: Airpods Pro bana gurultuyu hic engellemiyor gibi geldi bu arada ama kulagima uygun olan lastigi takmadim diye olabilir, bilmiyorum.
0
yoggi
(18.11.20)
Ben başka bir airpods pro denedim. Müzik olmasa da bir gürültü engelleme özelliğinin aktifleştiğini hissediyorsun. Aynı şekilde şeffaflıkta öyle. n11 den yeni almıştım. Apple seri numarasını sorgulattım, buldu ama buna rağmen umarım super copy değildir diyorum:D Burası türkiye seri numarasını bile orjinalden kopyalamış olabilirler. Bugün servise götüreceğim.
0
🌸kismisolungac
(18.11.20)
(11)

Fark yarattı dediğiniz bir diş fırçası var mı?

ofelia
Bir arkadaşım story atmış geçen şu tahta saplı, fırçası da dışarıdan bakıldığında çok düz, şovsuz görünen diş fırçalarını diş doktoru önermiş de hayatı değişmiş. Öyle influencer falan değil normal biri, baya övmüş işte fırçayı. Ben bunları bir süredir görüyorum ama hiç incelemedim. Bende de elektrik
Bir arkadaşım story atmış geçen şu tahta saplı, fırçası da dışarıdan bakıldığında çok düz, şovsuz görünen diş fırçalarını diş doktoru önermiş de hayatı değişmiş. Öyle influencer falan değil normal biri, baya övmüş işte fırçayı.

Ben bunları bir süredir görüyorum ama hiç incelemedim. Bende de elektrikli olanlardan var. Fırçaları da değişik değişik, 3d beyazlatma bilmem ne. Siz ne yapıyorsunuz, ne kullanıyorsunuz?

Cidden denediğinizde "oo bu da ne güzelmiş, ağzım dişim bayram etti" dediğiniz bir diş fırçası var mı?
yoksa hepsi aynı mı?
bu elektrikli vızır vızır dönenlerin bir sakıncası var mı?
çünkü çok uzun zamandır kullanıyorum bırakayım mı artık?
0
ofelia
(18.11.20)
curoprax 5460 diş hassasiyeti olanlar için efsane bir fırça. şu an elektrikli diş fırçası var. saçma sapan yerlerde de hassasiyet oluşmaya başladı. tekrar curopraxa dönmeyi düşünüyorum

galiba böyle yazılmıyor ya.
0
kablelvuku
(18.11.20)
Elektrikli degistirdi benim hayatimi. Daha az eforla daha iyi temizliyor. Vazgecmem ben kolay kolay herhalde
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.11.20)
son 2 diş doktoruda en basic, dümdüz olanlarla yukardan aşağı fırçalayın ve muhakkak diş ipi kullanın demişlerdi. gerçekten de çok rahatladım 1,5 senedir. ben de e o kadar reklamı yapılıyor diğerlerinin yok bilmem ne kıvrımlı, yok elektrikli, yok şuralara ulaşan falan diye gülmüştüm. adamda adı üstünde reklam onlar demişti :).
0
Phoebe
(18.11.20)
Ben de elektriklinin gerçekten daha çok temizlediğini hissediyorum nedense. Uzunca bir süre kullandım, aynı temizlik hissini normal fırçalar vermiyor. Ama dişçi değişim tabii.
0
roket adam
(18.11.20)
kablelvuku+1

5 senedir falan curaprox 5460 kullanıyorum. gayet memnunum. fiyatları inanılmaz arttı yalnız buna aşırııı derecede üzgünüm :'(
0
dedim ben sana
(18.11.20)
www.amazon.com

2 yıldır bunu kullanıyorum. ondan önce de bir alt modelini kullanırdım. 15 yıldır elektrikli diş fırçası kullanıyorum. dişlerim çok sağlıklı, diş beyazlatma yapmadan bembeyaz.
0
stewie
(18.11.20)
benim için tepe supreme. doktorum tavsiye etmişti. curaprox dahil, bundan daha yumuşak hisli bir fırça kullanmadım.
0
sir gawain
(18.11.20)
baya uzun suredir curaprox 5460 kullaniyorum ben de. bir seyahatte unuttugum ve bulamadigim icin baska bir firca almistim, resmen tuvalet fircasi ile fircaliyormus gibi hissetmistim.

Bu yuzden curaprox +1 diyorum.
0
65 derece
(18.11.20)
ben birkac tane dis fircasi kullaniyorum. ama dis macunu pek kullanmiyorum. yatmadan once filan bazen...

oral b'nin en ucuz elektrikli modeli var. macunsuz da fircalasan o temizlik hissini veriyor o yuzden seviyorum ama sevmedigim yanlari da var. mesela firca arkasinda kalan plastigin dise carptiginda biraktigi his beni rahatsiz ediyor.

bir tane taha sapli varm yumusak killi. tahta olmasi yukaridaki sebepten guzel cunku plastik gibi sert bi vurus olmuyor. bundan da memnunum.

tatilde yolda izde normal killi katlanabilir model tasiyorum. zor oluyor ama hic yoktan iyidir...
0
supergirl
(18.11.20)
Vallla ben söz konusu dişlerim olunca oldukça hassasım o yüzden geçenlerde arayışa girip sormuştum burada: eksiduyu.ru
1 aylık curaprox 5460 kullanıcısıyım memnunum, öneririm.
0
Amaranta ursula
(18.11.20)
Elektrikli fırça kullanıyorum. Normal elektriksiz çoğu fırça ve macun beni huylandırıyor. Huylanmamam için fırçanın biraz sert olmadı ve şeffaf telli olması, macunun ise jel kıvamında olması lazım. Ama elektrikli fırça hızlı döndüğü için macunun ve fırçanın dokusunu pek hissetmiyorum ve daha iyi temizliyor.
0
playing star again
(18.11.20)
(6)

Bilge Adam'da outsource olarak çalışmanın avantajları/dezavantajları neler?

opethian
Şöyle ki Bilge Adam aracılığıyla başka bir firmada çalışma durumu var. Outsource çalışma için +/-'leri nelerdir bu kurumun?
Şöyle ki Bilge Adam aracılığıyla başka bir firmada çalışma durumu var. Outsource çalışma için +/-'leri nelerdir bu kurumun?
0
opethian
(17.11.20)
Deneyiminiz ve uzmanlık alanınıza göre değişir
0
fever
(18.11.20)
Bilge adam değil ama outsource genelinde bilgi verecek olursam, amiyane tabirle birden çok kocan olur. Şirket içine her zaman bir tık mesafede olursun. Eskaza sana ödenen maaşla Bilge adam'in senim üzerinden kazandığın parayı öğrenirsen lanet edersin. Anında başka firmaya gönderilebilirsin. Not:6 yıllık outsourcespor
0
mirty
(18.11.20)
+net maaş
+bilge adam da 20000 liralık eğitim hakkı

-bilge adam’dan ayrıldığında 1 yıl içinde outsource çalıştığın firmada veya firmanın müşterilerinde işe başlarsan tazminat ödüyorsun.
0
goodman
(18.11.20)
bilge adamda daha önce outsource çalışmış çok arkadaşım var birincisi mesela diyelimki seni firmaya gönderdiler bir pandemi oldu direk ilk gönderilecek adamsın (gerçek hayat hikayesi) seni eve gönderirler ve bir dahada arayıp sormazlar sana başka iş de bulmazlar senin iş bulup da ayrılmanı beklerler oda işten uzaklaştırılan insan sayısı 100 e yakın olunca bulmak imkansıza yakın öyle evde bekler durursun senin sırtından 10 000 tl kazanır sana 5000 tl vermez bile outsource olduğun firmanın hiç bir hakkından faydalanamassın (özel sağlık sigortası yada prim) gitmeyin çalışmayın böyle firmalarda

+bilge adam da 20000 liralık eğitim hakkı

udemyde kat kat kalitelisini bulacağın 5 para etmez eğitime 5000 TL ister eğer 1 sene içinde işten çıkarsan bilmem kaç katı ceza tazminatı ödersin
0
baknedicem
(18.11.20)
bilge adam üzerinden outsource eleman alan bir firmada çalışıyorum:

+'sı, olur da kadro açılırsa ana firmaya geçme imkanın olması. ana firmanın elemanıymış gibi onların eğitimlerini alma şansın.
-'si, genellikle marketing bütçeleri ile yıllık olarak açılıyor, ilk depremde işten çıkartılma riskin var. ana firmada çalışanların haklarının hiç biri sende olmuyor. ana firmaya göre daha düşük maaş alıyorsun.

özet: başka alternatifin yoksa denenebilir ama kalıcı bir iş olarak düşünme.
0
roket adam
(18.11.20)
hiç bir artısı yok hocam.

- net maaşını gününde alırsın.
- tamamlayıcı özel sigorta yapıyorlar ancak oda iyi bir sigorta şirketi değil.
- eğitim için genelde kurum içi kontenjan yok derler ya da açılacak olsa bile sana açılmayacak diyorlar.
- sertifika alacaksan 1-2 yıl çalışman gerekli eğer bu süreyi tamamlamadan çıkarsan sertifika sınav parası son maaştan kesiyorlar.
- hiçbir iş garantin yok. asıl firma seni istediği anda gönderebiliyor. bilge adam direk sözleşmeyi iptal ediyor. çok nadir olarak farklı iş sunuyor.
0
yazsamromanolur
(18.11.20)
(6)

kışın sahilde nasıl bisiklet sürüyorsunuz?

ayseee
koruyucu ekipmanım yok. kalın bir sweet ve eşortman ile süreyim dedim bugün sariyer-emirgan arası götüm dondu. kışın bisiklet sürerken üşümemek için ne giymek/almak lazım?
koruyucu ekipmanım yok. kalın bir sweet ve eşortman ile süreyim dedim bugün sariyer-emirgan arası götüm dondu. kışın bisiklet sürerken üşümemek için ne giymek/almak lazım?
0
ayseee
(17.11.20)
En soğuk rüzgarlı havalarda bile güzel bir içlik beni sıcak tutmuştur. Rusya soğuklarında bile aynısını yapmıştım.
0
heidi'nin dedesi
(17.11.20)
Hocam tam açık yarama tuz döktün valla. Birebir aynı sorundan muzdaribim. Alta north face içlik + eşofman, üstüme decathlon'dan termal içlik + bisiklet montu aldım ama düz yolda terliyorum, rüzgarda üşüyorum, eve her seferinde mutlaka burnum akarken giriyorum. Sonuç olarak kışın bu işin bana göre olmadığına kanaat getirdim.
0
roket adam
(17.11.20)
Ankara'da arada bir soğuk moğuk demeden motora biniyorum, termal içlik, kot ve mafsallı uzun dizlikler baya iyi tutuyor. Üst taraf üşümüyor ama eve geldiğimde sıcak suyun altına girmeden ısınamıyorum.
0
antihero
(17.11.20)
Under armour içlik, uzun kollu bisiklet forması, decathlon bisiklet ceketi yetiyor 10 dereceye kadar. Daha da soğuklarda bir kolsuz içliğim daha var onu giyiyorum ama çoğunlukla yukarıdaki gibi.

Alttan da kışlık tayt yeterli oluyor.

Ayaklarım çok üşüyordu onun çözümü de ayakkabı kılıfı oldu terliyor bile artık ayaklarım havaya göre.
0
chicha_v2
(17.11.20)
Mutlaka rüzgarlık veya rüzgar geçirmeyen bir mont. İçinize de ter tutmayan hızlı kuruyan bisiklet forması, çok soğukta ayrıca yine ter tutmayan içlik giyebilirsiniz. Rüzgarlık fermuarlı olmalı duruma göre terlememek için havalandırabilmelisiniz.kafa için buff üstüne kask. Bacaklar için bisiklet taytı çoğunlukla yeterli olur. eldiven de şart.
0
creepy
(17.11.20)
Ne amacla bisiklet surdugunuze bagli. Ulasim amacli ya da soyle bi gezinme amacliysa normalde ne giyorsaniz onu giyebilirsiniz. Ben 4-5 dereceye dusene kadar normal kiyafet ustune deri ceketle gezen bir insanim, altimda ds kot olur genelde, bisiklete de oyle biniyorum.
Eger spor olarak yapiyorsaniz kendi giydiklerim:

Hava 5-6 dereceye kadar (ruzgar yoksa)

Incecik yun atlet (markasi has yun) (hizli kuruyor, nefes aliyor, islanmiyor)
-bu arada bir base layer daha olabilir, havaya gore-
Ustune nefes alan ince polar
Bu derecelerde ruzgar varsa ustume ruzgarlik da olan yagmurluk. (Ama bundan nefret ediyorum. Ruzgar gecirmeyen bisiklet yelegi siparis ettim ucuz bulunca, daha gelmedi)

Alta decathlonun en ucuz kislik kosu tayti, ayaga kalinca yun corap, merino yunu karisimli (ayaklarim usuyebiliyor)

Daha alt dereceleri henuz soyleyemeyecegim cunku kisin bisiklete binmeye devam etmeye bu sene karar verdim. Su ana kadar da 3 derecenin altina hic dusmedi henuz bindigimde.

Kaskin altina skull cap denilen kafayi saran kask alti beresi giyiyorum. (Bu 9-10 derece altina dusunce fix cubku kafasi terleyen bir insanim) ve benimki windproof, harika.

Elimde ince bir eldiven oluyor (goretex windproof) ama kis mevsimi icin yetersiz kalacak muhtemelen.
Boynumda buff oluyor, yanaklarimin alti usurse cekiyorum hemen biraz yukari.

Onemli olan gogsu korumak. Ruzgar icinize islemedikten sonra cok sorun degil soguk.
Bu arada ben de evde olanlarla idare ediyorum, sadece skull cap yeni ve aldigima cok memnunum. Kask takmiyorsani almak zorunda degilsiniz ama kask takin zaten.

Baktim kisin binmek hosuma gidiyor, o zaman biraz daha uygun kiyafetler toplamayi dusunuyorum tabi.
0
kuehles blondes
(18.11.20)
(4)

Arabaya vaktinden önce bakım- mantıklı mı?

kojonotsuki
Şu anda araba 84 binde, en son bakımı 76.600'de yaptırmıştım, bir dahaki bakım 86.600 (daha 1 yılın dolmasına oldukça var). Ayın 26'sında ankaraya gideceğimden arabanın bakımını tanıdık ustada yaptırayım diyorum. Ankaraya gidene kadar araba 85 bine yaklaşmış olur zaten.Sizce biraz erkenden bakım yap
Şu anda araba 84 binde, en son bakımı 76.600'de yaptırmıştım, bir dahaki bakım 86.600 (daha 1 yılın dolmasına oldukça var). Ayın 26'sında ankaraya gideceğimden arabanın bakımını tanıdık ustada yaptırayım diyorum. Ankaraya gidene kadar araba 85 bine yaklaşmış olur zaten.

Sizce biraz erkenden bakım yaptırmak saçma mı? Yoksa ustan ordayken yaptır, istanbuldaki çakallarla uğraşma mı?
0
kojonotsuki
(17.11.20)
Ben uzun yola çıkmadan önce bakımı yaklaşmışsa yaptırıyorum, yolda kalsan daha büyük sıkıntı.
0
plutongezegendegilmi
(17.11.20)
Gidip döneceksen dönünce yaptır, yok gidip uzun süre orada kalacaksan gitmeden hemen önce 85 bin gibi yaptır.

1-2 bin km önemi yok az veya çok, yeter ki yağ eksiltme olmasın.
0
John Bloor
(17.11.20)
Bakım değil de genel bir kontrol yaptırın sadece.
0
Erva
(17.11.20)
Yaptır gitsin derim, 1 - 1500 km için yağ eksiltme vs risklerine girmeye gerek yok. Ustan oradaysa kafan rahat olsun.
0
roket adam
(17.11.20)
(9)

İnşaattan ve sözleşmeden anlayanlar bi bakabilir mi?

kukuleta
Böyle sözleşme vb konularından anlamayan ama inşaatçı kişilerden de çok çekmiş biri olarak şöyle bi sözleşme hazırladım.Mevcut müstakil evin arsasında bulunan müştemilata ikinci kat çıkılacak.Yaklaşık 80-90 metrekarelik bir alan diyelim. Belediye izin vb o ayarlayacakmış. Söz uçar yazı kalır diyerek
Böyle sözleşme vb konularından anlamayan ama inşaatçı kişilerden de çok çekmiş biri olarak şöyle bi sözleşme hazırladım.

Mevcut müstakil evin arsasında bulunan müştemilata ikinci kat çıkılacak.
Yaklaşık 80-90 metrekarelik bir alan diyelim. Belediye izin vb o ayarlayacakmış.

Söz uçar yazı kalır diyerek bunu yapacak olan kişiyle bi sözleşme yapalım dedik.

Sizce nasıl? Bir de fiyatlar nasıl bu işten anlayan birinin yorumuna ihtiyacım var.

Sözleşme: ibb.co
0
kukuleta
(17.11.20)
ben anlamam insaattan ama asagida bazi yorumlarim var.

hangi olcude ytong kullanilacagi ve markasinin da ytong olmasi gerektigi eklenebilir. ytong bazen gaz beton yerine kullanilabiliyor cunku.
diger kisimlarda da marka belirtebildiginiz her yerde belirtin.
sulu zeminler icin de egim su giderine dogru yapilmamis olursa ustlenici duzeltmekle yukumludur gibi bir sey eklenebilir.
odemenin ne zaman nasil yapilacagi eklenebilir.
0
lemmiwinks
(17.11.20)
Ödediğiniz ücrete bağlı olarak kaliteli bir iş için ödeme yapıyorsanız her ürün için "Kaliteli malzeme kullanılacaktır" veya "Ortanın üstü kalitede malzeme kullanılacaktır" gibi şeyler de ekleyin ki örneğin boyada vs. gidip en ucuza kaçmasınlar. Kalite belirtmezseniz kafasına göre takılır.
0
hitokiri kenshin
(17.11.20)
Fiyat iyi bence. Sadece belediye kısmını tahmin edemiyorum. Bence belediye tarafındaki tüm izinlerin alınması ona, vergi veya harçların ödenmesi size ait olsun. Eğer çok kötü işçilik yaptırmaz ise, sizin verdiğiniz paraya değer ve o da para kazanır. Sadece bazı eksik gördüğüm şeyleri yazıyorum, diğer arkadaşlar da eklerler:
- Duvarların, pencerelerin, kapıların yerleri için basit bir plan ekleyin ki, o kadar duvar konuşmadık demesin
- Kapıların ve pencelerin aksesuarlarını dahil edin
- Pencerelerde iç dış denizlikler, kapılarda eşikler vb. dahil edin
- Çatıda yağmur oluğu ve inişlerini dahil edin
- Elektrikte sigorta kutularını, olacaksa televizyon, telefon prizlerini, anten kablolamasını dahil edin
- Alt katın elektrik tesisatını değiştirecek yazmışsınız, her yeri kıracak mı? kırdığı yerleri geri yapacak mı? çok iş...
- Isıtma için, kalorifer sıcak-soğuk su borularını döşeeme içinde saklı olan tipte mi istiyorsunuz, yoksa boruların aççıkta gittiği türden mi onu belirtin
- Mutfakta davlumbaz ve ocak dahil mi yazın
- Banyo için küvet mi istiyorsunuz, duş teknesi mi vb..
0
malheiros
(17.11.20)
tse belgeli denilmis ama piyasadakilerin hepsi oyle, mutlaka marka ve model belirtin
0
sweetoffice
(17.11.20)
İş süresinde bitmezse ne olacak? Sözleşmede belirtildi mi? Kullanılacak malzemeler hangi marka? hangi sınıf? bunların ayrıntılı belirtilmesi gerekiyor. mesela mantolama da malzeme kalınlığı nedir? çatı karkası için hangi malzeme kullanılacak? İş planı nedir? Bu şekilde sözleşme çok havada kalmış.
0
istege bagli sigortasiz
(17.11.20)
Tam benim işim, ama fotolar çok küçük, okunamayacak kadar küçük. PC bağlanıyorum, ondan mı acaba?
0
John Bloor
(17.11.20)
Kimse dememiş ki mevcut bir yapıya kafana göre ikinci kat ekleyemezsin diye. Mevcut yapının kolonlarının (yığmaysa duvarların) ikinci katı tașıyacağının garantisi nedir? Oraya yalandan yazılan profil ebatlarının ve "kendi ağırlığını taşıyacak şekilde" talimatlarının bir karşılığı yok. Müștemilat diyerek önemini azaltabiliriz ama insan yaşıyorsa/yaşayacaksa göz önünde bulundurulması gereken ilk husus budur. İzinler belediyedeki eş dostla çözülür belki ama risk alıyorsunuz haberiniz olsun.
0
temasettin
(17.11.20)
Ben de "belediye işi yükleniciye aittir" olayını anlayamadım genel olarak. Arsada ikinci katı atabileceğiniz bir imar izni yoksa mesela, onu da mu inşaatçı halledecek? Yoksa kaçak yapı yapıp geçecek misiniz? Bir de sözleşme ihlali durumunda ne olacak, peşin ödemeyecek misin zaten? Diyelim ki adam kusura bakma kardeş yapamıyorum dedi, b planın nedir? Burası türkiye, sözleşme biraz zayıf kalıyor maalesef.
0
roket adam
(17.11.20)
Gözüme takılan dış cephe mantolama için eps kalınlığı yazılmamış, 5 cm idealdir.

Gerisini @Malherios çok güzel yazmış, yanlız benim kafama takılan fiyatlar oldu.

Mesela banyoya, mutfağa filan baktım bu fiyatlara yapmak imkansız gibi.

Mutfak dolabına lake boya yapmışsınız ama mümkün değil, kırmızı High Gloss kapakla yapacaklar mesela, lakeyi kim kaybetmiş de biz bulak?

Sanki madde madde her iş için fyatlandırmak yerine toplam fiyat yazılıp yapılacak işin içeriği böyle ayrıntılı yazılabilir.

Yani giriş kısmına işin ne olacağı özet geçilir, iş bitiminde eksiksiz ve tamamlanmış şekilde ikamet etmeye uygun bir mesken olacağı belirtilir.

Ayrıntılar da madde madde yazılır, hiç bir maddeye itiraz etmeyen yükleniciye de ben olsam hayatta iş vermem :)
0
John Bloor
(17.11.20)
(7)

Türkiye'nin Yakın Tarihi Kitap tavsiyesi

siradan cinko karbon pil
dünya ve türkiye'nin yakın siyasi tarihini anlatan, siyasi islamcıların veyahut yılmaz özdil gibi yazarların yazmadigi objektif kitap tavsiyelerinizi alabilir miyim?
dünya ve türkiye'nin yakın siyasi tarihini anlatan, siyasi islamcıların veyahut yılmaz özdil gibi yazarların yazmadigi objektif kitap tavsiyelerinizi alabilir miyim?
0
siradan cinko karbon pil
(17.11.20)
(bkz: Türkiye'de geri kalmışlığın tarihi) tek geçerim, bütün bakış açını değiştirecek bir kitap.
0
roket adam
(17.11.20)
fahir armağanoğlu ve oral sander in kitapları
0
dmrkprn
(17.11.20)
ezeriko
(17.11.20)
Mete Kaan Kaynar'in kitaplarını tavsiye ederim.

Türkiye'nin 1950'li Yılları
Türkiye'nin 1960'li Yılları
Türkiye'nin 1970'li Yılları
0
put it in your appropriate place
(17.11.20)
İsmail Cem ve Sina Akşin’in kitapları.
0
leo1905
(17.11.20)
1960'tan Günümüze Türkiye tarihi-Suavi Aydın-Yüksel Taşkın

Türk Demokrasi Tarihi-Kemal Karpat

Demokrasi Sürecinde Türkiye-Feroz Ahmad
0
stronzo
(17.11.20)
bay pipo
reis
cem erseverin itirafları
0
azeroth
(17.11.20)
(4)

Kısa sureli ınternet bağlantısı

sanguine
Yaza kadar internet kullanmayan bir akrabamda kalacağım da internet bağlattirmak istedim. En ucuzu Türksatta 40 lira ama taahhüt istiyor. Taahhut istemeden bunu nasıl çözerim. Üst komşuya söyledim yarisini vereyim diye kabul etmedi. 12 ay kendimi baglamak istemiyorum çünkü taşınacağım sonra.
Yaza kadar internet kullanmayan bir akrabamda kalacağım da internet bağlattirmak istedim. En ucuzu Türksatta 40 lira ama taahhüt istiyor. Taahhut istemeden bunu nasıl çözerim. Üst komşuya söyledim yarisini vereyim diye kabul etmedi. 12 ay kendimi baglamak istemiyorum çünkü taşınacağım sonra.
0
sanguine
(17.11.20)
donanım haber gibi yerleri takip et, hattını devretmek isteyenler oluyor bu tahaaüt olayından.

türksatta şöyle bişey var, ikamet adresini aldırdığını düşünelim, o adrese türksat bağlatıp, altyapısı olmayan bir yere taşınırsan, tahaüütü iptal ediyolar.

kimse kimseye internet vermez bu devirde, devlet büyüklerine 2 sövsen adam hiç yoktan karakol, savcılık uğraşır. yadırgamamak lazım yani.
0
killerbee
(17.11.20)
Türknet taahhütsüz, sanırım bi firma daha vardı taahhütsüz olan.

İnternetten girip bakın, alt yapı varsa bir iki güne bağlanır. 85 TL
0
John Bloor
(17.11.20)
Aynen, türknet taahhütsüz direkt.
0
roket adam
(17.11.20)
Netspeed, turknet, mileni.

Bu üçü var
0
westblack
(17.11.20)
(9)

Ev geçindirmek

kondansator
Günaydın, evlendiğinizde evin masrafları için nasıl bir yol izliyorsunuz? Maaşın yarısını ortaya atıp masraflardan kalanı birikim yapan duydum.ya da faturaları benzini ayrı ayrı bölüşüp birikim yapmayan. Tam nasıl bir paylaşım yapalım bilemedik. Şahsi harcamalarımızı minimuma indirip masrafları çık
Günaydın, evlendiğinizde evin masrafları için nasıl bir yol izliyorsunuz? Maaşın yarısını ortaya atıp masraflardan kalanı birikim yapan duydum.ya da faturaları benzini ayrı ayrı bölüşüp birikim yapmayan. Tam nasıl bir paylaşım yapalım bilemedik. Şahsi harcamalarımızı minimuma indirip masrafları çıkınca altın yapmak istiyoruz aslında
0
kondansator
(17.11.20)
Kira, kredi, faturalar gibi sabit giderleri bolusuyoruz. Bir kismini eşim ödüyor, bir kısmını ben ödüyorum. Bolusme oranı maaşın yüksekliğine göre tabi. Eşim benden daha yüksek maaş aldığı için büyük gider kalemlerini o ödüyor.

Sabit giderlerden kalan tutar ile de ay içindeki mutfak, gezme, dışarıda yeme içme vs gibi diğer ıvır zıvır şeyleri o an kim müsaitse o ödüyor.

Ben mesela maaşı alır almaz altın alıyorum. Eşim de birikim yapıyor kendi hesabından.

Biz hiç şöyle yapalım böyle yapalım diye konuşmadık açıkçası, böyle gelişti.
0
elorelia
(17.11.20)
Günaydın, yeni evlendiğinizi umuyor, mutluluklar diliyorum.
İlk zamanlar garip gelir para olayları, haklısın. İkiniz de çalışıp kazanıyorsanız süper. Şahsi harcamalarınızdan kısıp hayattan kopacak vaziyette birikime adamayın kendinizi. En kolayı tek bir hesapta parayı toplayıp ordan harcama yapmak. Sabit giderker vs ödendikten sonra kredi kartlarını da aradan çıkarıp bütçenize uygun şaşırmadan aylık harcamalarınızı yapın. Her ay sonu ne kazandığınız ne harcadığınız ay sonu ne kadar kenarda kaldığını net göreceksiniz. Döneme göre, harcamalarınızı ayarlayabilir, birikimlerinize yön verebilirsiniz. Bütçenizin şeffaf olması da çoğu parasal gerginliği ortadan kaldıracaktır. Kadın kısmı için erkeklere saçma gelebilecek harcamaları, erkek için kadına saçma gelen harcamaları tartışmak ya da üzerinden mutsuzluk elde etmek ilişkiye zarar verir. Makul seviyede bunlara devam etmenizde sakınca yok. Toplam maaşınızdan min. %20-25 ay sonu ayırabiliyorsanız sorun yok. Geliriniz iyiyse bu oranın %40-50 olmasını sağlayın. Güzel bir birikime, takı vs de varsa 1-2 yıl içinde erişebilirsiniz. Güzelden kasıt ortalama bir ev almak için peşinat seviyesinde.
Bişeyleri birlikte yapmak, birlikte almak, birlikte kazanıp birlikte harcamak, kısacası aile olup ona göre yaşamak keyifli. Buna odaklanın derim. Ayrı bütçeler, ayrı hesaplar, sen şunu ver ben bunu alayım, şunu öde bende yok vs ilişkileri bana anlamsız ve yorucu gelmiştir herzaman. Art niyet olmasa da sürekli hesap yapıyor olmak mental olarak saçma.
Mutlu ve huzurlu bir birlikteliğiniz olmasını dilerim.
0
erty_ksk
(17.11.20)
Tüm masraf ve birikimler bana ait. Eşim kendi ihtiyaçlarını karşılıyor, benden para istemesin yeter şeklinde plan yaptık, + olarak bazen ondan ihtiyaçlar için az da olsa para alıyorum. Düğün altın ve takılarına da büyük yatırım (ev, araba) olmadığı sürece dokunmuyoruz. Karşılıklı olarak neye para harcadığını tartışmak çok yıpratıcı bir şey, onun kuaförü makyajı bilmemesi bana saçma gelirken benim de bazı harcamalarım ona saçma gelir. Eğer mümkünse böyle herkese imkan tanıyacak şekilde ayırabilmek en temizi.
0
roket adam
(17.11.20)
kredi hesabına her ikimiz de ortak aynı miktarda para gönderiyoruz. onun dışında ev masraflarını bölüştük, doğalgaz senin elektrik benim gibi. ortak bir hesabımız var, her ay para artıran oraya gönderiyor, yatırım hesabı gibi düşündük. onun dışında maaşlarımızı tek bir yere aktarmadık, herkes kendi kredi kartını öder kimse kimsenin alışverişine kuaförü vs. karışmaz yeme içme vb. durumlarda duruma göre o an kim müsaitse o öder. büyük bir harcama olacağı zaman birbirimize danışırız. bence herkesin kendine ait bir hesabı ve bütçesinin olması güzel bir şey. aksi takdirde para muhabbeti cidden ilişkiyi yıpratabiliyor.
0
wendyangelamoiradarling
(17.11.20)
Gelen tüm para bir hesaba yollanıyor ve tüm ödemeler yapılıyor. Kalan paradan cüzdan nakit harçlıkları alınıyor. Geriye kalan tutar da birikim oluyor. Her şey şeffaf, sıkıntı yok.
0
adivar
(17.11.20)
Para ortak havuzda
Kira, bok püsür ödemeleri yapılıyor.
Ek kart var eşimde, ay sonu kart ödeniyor.
Kalan para direk dolar veya pound olarak saklanıyor.

Kartı kontrol etmiyoruz, kim ne almak isterse alıyor.
Bu tabii paran varsa olan iş.
2 asgari ücretli karı koca olsa, ne aldın, ne almadın diye takip eder insan.
Kartlara ortalama 10-12 bin ödeniyor ayda.
0
summatinyourteeth
(17.11.20)
İkimiz de maaşlı çalıştığımız sırada şöyleydi;
herkesin maaşı kendi hesabında duruyordu. Herkes kendi günlük ihtiyaçlarını kendi hesabından karşılıyordu. Faturaları ve mutfak masraflarını genelde benim hesabımdan ödüyorduk. Eşim de maaşından artan parayı kenara koyuyordu. Kimsenin diğerinden para istememesi açısından güzel oluyordu.
Son bir yıldır ortak çalışıyoruz ve ben şahıs olarak fatura kestiğim için neredeyse bütün gelir giderler benim üzerimde toplandı. İşler biraz karıştı. Eşimde benim adıma bir kredi kartı var. Ben hesaptan harcıyorum, o karttan harcıyor. Evden çıkmadığımız için gelirin büüyk kısmı benim hesabımda birikiyor.
0
chavezding
(17.11.20)
genel giderleri kira fatura fln ben ödemesini yapıyorum. market ve pazarada ben gidiyorum. hanımda mayışından kendi ihtiyacı kadarını alıp kalanını bana yolluyor. birikimide ben yapıyorum. tabiki hanımada bilgi vererek. büyük bir kalem bir şey alınacağı zaman mesela telefon gibi birlikte değerlendirip yine ben alıyorum, kampanyaları fln takip ediyorum. ikimizde yaklaşık aynı mayışı alıyoruz. ben biraz daha hangi banka daha çok faiz veriyor, dolar altın ne durumda daha sık takip ediyorum. birde hanımda da herhangi bir acil durum için bir miktar ilave parada(milyor seviyesinde) dokunulmamak üzere birikiminde duruyor.

bu erkek hegomanyası gibi anlaşılmasın, bunun tam tersi olarak annem, babamda bizim 180 derece zıt olduğumuz bir durum vardı. benim yaptığımın aynısını daha ilkel yöntemlerle annem yapıyordu. babam anneme mayışını gönderiyordu. her ay ortaklaşa bir hesap yapıyorlar sonra annemde al bunları yatır diye babamı kurye olarak kullanıyordu.
0
morcivert
(17.11.20)
biz evli değildik ama evli gibiydik. evin masraflarıyla ilgili şöyle bir yol izliyorduk:

ben herşeyi karşılarım aşkım sen merak etme :)

maaş hesabı dışındaki tüm banka hesapları ondaydı. maaş gelir gelmez ona gönderirdim. mobil uygulama onda yüklü. tüm ödemeleri oradan yapar, kalanı da birikim yapardı. benim bir de borsada hesabım var, ben yönetiyorum. ara sıra şu kadar altın, dolar, hisse, nakit var diye özet geçerdik birbirimize.
0
stewie
(17.11.20)
(4)

Bu virüs mü?

kedikumunaiseyenadam
Telefon internetini bilgisayara aktardığımda hiç işlem yapmama rağmen 10-15 dakikada 400 mb'a yakın veri harcadı. https://i.hizliresim.com/wOXy0D.png resimde anlık toplam alınan veri 312 kb gözükürken resource monitorde bu kadar harcayacak bir uygulama gözükmüyor. Mining midir bu nasıl temizleyebili
Telefon internetini bilgisayara aktardığımda hiç işlem yapmama rağmen 10-15 dakikada 400 mb'a yakın veri harcadı. i.hizliresim.com resimde anlık toplam alınan veri 312 kb gözükürken resource monitorde bu kadar harcayacak bir uygulama gözükmüyor. Mining midir bu nasıl temizleyebilirim?

i.hizliresim.com
0
kedikumunaiseyenadam
(16.11.20)
güncelleme falandır yav ne virüsü

windows 10'a virüs girmesi çok zor zaten özellikle uğraşman lazım, e bir de ekstra olarak antivirüs de kurulu sende, endişe edecek bir şeyin yok yani.
0
kim bilir
(16.11.20)
Kaspersky de kurulu anladığım kadarıyla, muhtemelen güncellemedir diye düşünüyorum ben de. Mining olsa kaspersky izin vermez.
0
roket adam
(16.11.20)
Güncellemedir.
0
hayirsiz
(16.11.20)
Eğer bilgisayarı telefon üzerinden internete bağlıyorsanız o bağlantıyı "tarifeli bağlantı" olarak ayarlamanız bilgisayarın güncelleme işlemlerini o ağ üzerinden yapmamasını, böylece kotanızdan yememesini sağlar.

support.microsoft.com
0
faithless
(17.11.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.