Giriş
(30)

Kanada'ya taşınır mıydınız?

whatdreamsnevercome
%100, sorunsuz bir şekilde taşınma imkanınız olsaydı, taşınır mıydınız? Yerimde olsaydınız taşınır mıydınız?Yazılımcıyım, son dönem işlerim iyi gidiyor, iyi bir semte taşındım. Mutluydum, sonra Türkiye her zamanki gibi cıvıtmaya başladı. Gelecek kaygısı başladı, şuan oturduğum semtte uzun süre otura
%100, sorunsuz bir şekilde taşınma imkanınız olsaydı, taşınır mıydınız? Yerimde olsaydınız taşınır mıydınız?

Yazılımcıyım, son dönem işlerim iyi gidiyor, iyi bir semte taşındım. Mutluydum, sonra Türkiye her zamanki gibi cıvıtmaya başladı. Gelecek kaygısı başladı, şuan oturduğum semtte uzun süre oturabilecek durumda olmamaya başladım. Yani bu evden çıksam, mevcut semte tekrar taşınma ihtimalim yok, çünkü kiralar artık 100bin liralara dayandı şakasız. Ve bu semt dışında bir yerde yaşamak da beni tatmin etmeyecek artık (istanbulda çok yerde yaşadım) bunun da sebepleri var. (hem istanbulun, türkiyenin bu kadar derdini kahrını çekip hem de istemediğim semtteki evlere 30-40bin lira kira ödeyemem).

üstüne bu deprem dalgası eklendi. sıradaki depremde bizim oturduğumuz evin yıkılmama ihtimali çok düşük. (evin eskiliğinden ziyade, bulunduğu konum nedeniyle) bunun üzüntüsü var üstümde.

her şey iyi gidip, iyi gelir kazanıp projelerim yatırım almasına rağmen "istediğim evi" satın almamın 20-25 yıldan önce mümkün olmadığını, bu ülkenin fırsatlarının ben ne kadar koşarsam koşayım benden o kadar uzaklaşacağını anladım.

deprem dönemi olan devletin eksikliği, insanların düştüğü haller, istanbul'un, izmir'in, adana'nın vb. önümüzdeki yıllar yıkılacak olması, ev arzındaki yetersizlik, hukukun kalmaması, ekonominin ne yaptığını bilmemesi gibi şeyler beni çok yordu.

çok yordu. tahmni edemeyeceğiniz kadar yordu. çalışıp çalışıp, elimde olmayan koşullar nedeniyle geri düşmek beni çok yordu.

--------

velhasıl önce amerika'ya gidişin yollarını araştırdım. çok mümkün olmadığını anladım kısa zamanda. çok zor, çok düşük ihtimal, uğraşmaya kendimi paralamaya değmeyecek kadar düşük bir ihtimal. avrupa, şu aşamada çok cazip gelmiyor.

kanada ise %100 oluyor, o bölgede de arkadaşlarımız var üstelik. ama baktığım zaman yazılımcı maaşlarını da çok beğenmedim o bölgede. ama hem kalıcı oturum hem vatandaşlık almak daha mümkün.

ülkemi normalde seviyordum, istanbulda yaşamayı da. buradaki arkadaşlarımal buluşmayı da.

ama bir günün sabahı her şeyini kaybetme ihtimali olan bir ülkede bu tür şeylerden de doyasına keyif alamıyorum artık.

siz olsanız taşınır mıydınız?
kanaada çok toz-pembe bir ülke değil. mutsuz olma ihtimalim de yüksek. ama sanki orada bir gelecek var gibi geliyor. en azından ev alabilriim, en azından daha rahat yaşayabilirim. buradaki mücadeleden ve düşüncelerden çok yoruldum.
0
whatdreamsnevercome
(26.02.23)
genel iklim ve buraya olan uzaklığı sebebiyle kanada aklımın ucundan dahi geçen bir yer değil. olağanüstü bir para kazanacağım bir durum yoksa hiç mantıklı gelmiyor bana (şahsi fikrimdir)

(edit: evden çalışan biri için) --> istanbulda 100 bin lira kira vermeden de insan gibi yaşanabilecek bir çok yer var ve deprem kuşağında da değiller. illa caddebostan fenerbahçe takıntısı olan biri değilseniz iyi para kazanan biri istanbulda ülkenin dertleriyle uğraşmadan da iyi bir hayat yaşayabiliyor.

illa yurtdışına taşınacaksam, eğer kalıcı olarak gitmeyi düşünüyorsam ab ülkeleri veya abd'yi, geçici olarak gideceksem hızlıca para vurabileceğim uae gibi ülkeleri tercih ederim.
0
roket adam
(26.02.23)
@roket adam,

işte insan gibi yaşamk konusu baya göreceli hale geliyor o noktada. caddebostan/fenerbahçe bölgesindeki sosyal olanak (köpeğini çıkaracağın devasa parkıdır, çevresindeki sakinliktir şudur budur)/demografik yapı istanbul'da başka yerlerde yok. sarıyerde de ataşehirde de şişlide de oturdum. oraları bir daha tercih etmek istemem.

bilmyiorum belki kendimi ikna etmeye çalışıyorumdur. ama hepsinin ötesinde türkiyede bir gelecek göremiyorum artık. en azından kendim için.

amerika olsa zaten 1 saniye bile düşünmez, sormazdım bile.
kanada benim de çok hazettiğim bir yer olmadığı için sorma fikir alma gereği duyuyorum.
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
Kanada iklim açısından sıkıntılı. Bu sorun olmayacaksa taşınılır. Alım gücü maaşlar ne durumda buna da bakmak lazım.
0
seaman
(26.02.23)
şuan şirketim üzerinden elde ettiğim gelirin aynısıyla kanadada aslında daha iyi bir alım gücüne ulaşıyorum. (bu tabi geçici, dolardaki baskı kalkınca türkiye'de de fiyatlar dolar karşısında yerlebir olacak/yerle bir olmaya mecbur)
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
İstanbuldaki çıtanız kiraların 100k olduğu yerdeyse minimumda ve ona rağmen buradan ev almayı karşılayamıyorsanız o zaman kanadada da eşdeğer bir çıta koyarsanız oradaki yaşamı karşılayamayabilirsiniz gibi geliyor bana.
Şuan demografik yapı olarak fenerbahçe altına inemiyorsanız o zaman kanadada da sizin gibi beyaz yakalı göçmenlerin yaşadığı mahalleler sizin çıtanızın altında kalabilir. Çünkü o mahallelerde de her kültürden her milletten insan olacak ve demografik açıdan sizi tatmin edeceklerini sanmıyorum.
Çünkü sizin içinde bulunduğunuz (bulunmak istediğiniz) çevre türkiyede ve diğer ülkelerde hala iyi koşullarda yaşadığı için kendi ülkesinden ayrılmıyor kolay kolay.

Ama gidip bi demeden bilemezsiniz. Sakinlik, sosyal devlet anlayışı, hayat kalitesi yüksek olacak. Bir şey kaybetmezsiniz gidip bir kaç yıl yaşasanız ve duruma baksanız.
0
zimbirik
(26.02.23)
100% tasinirdim. Hatta tasindim ve asiri memnunum. "Cok kotu ulke, kurulu duzenimiz olmasa aslinda TR muthis"ciler gelecektir birazdan. Herkesin zevkleri, hayata bakisi falan farkli tabii o yuzden genellemek sacma.

Bu arada ev almak demissin de Turkiye'de her turlu ev almak 10 kat daha kolay. Motivasyonunun sadece maddi ise hayal kirikligina ugrayacaksin. O kadar ugrastiktan sonra daha yeni ev alim misal 30 sene mortgage ile, ayni cabayi, para biriktirme disiplinini falan Turkiye'de gostersem su an 3. evi almistim herhalde. Yasamaya deger yerlerinde konutlar Turkiye'ye gore cok cok daha pahali, onu kafanda oturt oncelikle.
0
hot potato
(26.02.23)
Toronto, Vancouver gibi büyük şehirleri emlak açısından bayağı pahalı 1+1 düzgün evler 2000 küsur cad çıkıyordu ben bir ara araştırdığımda. Ev ve muhit hayalin varsa orası da İstanbul gibi emlak krizinde. Daha küçük şehirlerde de işini yapabilir misin düşünmen lazım.

Benim gördüğüm, Hollanda'ya gidenler çok mutlu olup hemen ev alıyor (çünkü devlet yabancılara kredi işini kolaylaştırmış galiba, hemen mortgage'a girebiliyorlar) Hollanda'da iş imkanın var mı bir bak derim. 5 yılda vatandaşlık alabiliyorsun (ama şu an TC vatandaşlığını bırakman gerekiyor)

"çalışıp çalışıp, elimde olmayan koşullar nedeniyle geri düşmek beni çok yordu."
Daha geçen yakın arkadaşımla aynısını konuştuk. İş hayatına başlarken hayal ettiklerimizde bulduklarımız çok farklı ve çok kötü. Maaş olarak dolar cinsinden geriye gitmemek için kasıyoruz yıllardır, bırak zammı :D

Tek seçenek Kanadaysa gidip 5-6 yılımı verip vatandaş olup sonra rahat olayım dersen mantıklı. Çifte vatandaş olmadığımız her an riskteyiz. Kanada (veya herhangi batı ülkesi) vatandaşı olarak gerekirse gidip AB'de de iş ararsın en azından ülkeye girip yüz yüze görüşme ihtimalin olur.
0
nhk ni youkosu
(26.02.23)
iyi kötü mutlu olduğun yerden neden ayrılıyorsun ki? o istediğin evde de otursan saraylarda da otursan kesinlikle mutsuz olacak ve kendine mazeretler yaratıyorsun gibime geliyor. türkiye'de işler çabuk değişir. bugün bozuk ekonomi yarın düzelir. bunların hepsi düzelir. anan baban kardeşin arkadaşların yanında mı, yanındaysa bunlardan maddiyat uğruna ayrılmayı kantara koyduğunda hangisi ağır basıyor hesabını kendin yap.
0
deranzo1
(26.02.23)
cok caresiz olmadikca kanada gocmenlik icin (ulkenin sunduklari bakimindan) cok iyi bir ulke degil.
siralama abd>ab>kanada>avustralya seklinde.

ama abd ve ab'ye gidemiyorsam evet niye tasinmayayim? hic olmadi geri donersiniz yani begenmezseniz. beklentilerinizi gercekci tutarak giderseniz hayal kirikligi da yasamazsiniz.
0
antikadimag
(26.02.23)
Tek tasinma isteğiniz paraysa tartışılır.
Misal Türkiye'de yaşamak baya kötü. O sebepten bana Fransa'da kazandığım paranın 3 katını falan verseler anca gelirim Türkiye'ye. Gelirsem de birkac yil anca çünkü cekemem o hayati uzun süre.

Sizin derdiniz Türkiye'deki hayat değil ama maddi gibi. Bu noktada bir de özellikle emlak demissiniz ama kanada benim de bildiğim emlak konusunda baya sıkıntı. Bence tek derdi emlak/para olan biri için mantıklı değil.
0
logisticsmanager
(26.02.23)
Gelir açısından değecekse gidilir. Onun dışında bir evde 2-3 yaşayan almancı tayfa gibi sadece gitmek için gidilmez.
0
scholar
(26.02.23)
kendim taşınırım. senin yerinde olsam da taşınırdım.

normalde kuzey amerika merakım yok, hatta ABD'den nefret ederim ama buz hokeyini çok seviyorum. soğuk iklim seviyorum. kanada, ABD'nin daha sosyal versiyonu gibi yönetim anlamında. aynı şeyin laciverdi ama biraz daha sevilebilir ve tercih edilebilir geliyor bana. öyle aç açıkta kalmayacaksam gidip yaşamak isterdim. montreal, toronto vs. olmasına da gerek yok yani winnipeg, calgary filan bile olur. veya daha küçük bir yer.

ailesine, dostlarına, yaşadığı yere çok bağlı olan ve başka yerde mutsuz olacağını düşünen insanları anlayabilirim. onlar, "dışarıda mutlu olacağıma burada mutsuz ölürüm" diyebiliyor. bu insanın gitmesinin manası yok mesela, gitmesin. yalnız senin gibi fikirleri, düşünceleri olan insanlar için bence İMKAN DA VARKEN türkiye'de kalmanın manası yok. en kötü geri dönersin. farkındayım bu da kolay bir şey değil ama ben olsam giderdim.

deprem bu ülkedeki sorunların en büyüğü bile değil bu arada. ona gelene kadar öldürebilecek veya psikolojiyi bozabilecek o kadar şey var ki... bu depremi de birkaç aya unuturuz, görürsün. bir daha işte artık ne zaman vuracak olursa. gölcüklü sayılırım. 99'u hatırlıyorum. devamında olanları da. dünyanın hiçbir yerinde "sıradan vatandaş" zaten çok zeki veya bilinçli olmaz. bu sistem, politika, devlet işidir. bu ülkenin başındakiler (akp gitse bile) böyle reformlar yapar mı, güvenilir bir düzen oluşturur mu? sanmıyorum.
0
mark greg sputnik
(26.02.23)
1 2 yıl için taşınabilirdim.
0
dissendium
(26.02.23)
30-40bin lira kiralardan bahseden biri turkiye'nin kaymak tabakasindandir.
kanada, kaymak tabakadan gelen birini zorlar.
seni mutlu edecek evler de burada milyon dolarlardan basliyor zaten.

kanada overrated bir mavi yaka ulkesi, ustunu iklimi, saglik sisteminin bitikligi....Ben olsam amerika'ya bakarim, kanada'ya hic bulasmam.
0
cooperr
(26.02.23)
hali hazırda yurt dışındayım.

kanada için bir firma bana teklif verse ve kabul alırsam, koşa koşa giderim.

vatandaşlık alana kadar da dönmem.
0
rain when i die
(26.02.23)
sadece başlığı okuyarak evet diyorum. söz konusu lüksemburg yada kanada ise gerisi teferruattır.
0
baldan kaymak
(26.02.23)
trde bir yazılımcının fenerbahçeden aşağı oturmam takıntısı şımarıklık. kanadaya gidin biraz burnunuz sürtülür ayaklarınız yere basar.

yazılımcılık burada geçici süreliğine diğer mesleklere göre iyi kazanan bir meslek fakat kanadada bir mavi yakalıdan çok farklı bir maaş almayacaksın. o yüzden gidip görün.
0
nuisance
(26.02.23)
@nuisance,

ya cidden kendinizi böyle mi tatmin ediyorsunuz? "yazılımcılar aslında çok dandik, yakında sürünecekler" diye falan mı tatmin ediyorsunuz? ben hayatımın 10 yılını gecekonduda yaşadım, bir daha da kendimi öldürür ama yine de oralara geri dönmem. tüm ülke gecekonduya dönüşürken ben de buraları terketmek istiyorum. çünkü evet "fenerbahçe şımarıklığı" var üstümde. insan gibi insanlarla komşu olup, dışarı çıkınca bir parkta yürüyüş yapabildiğim bir yerde yaşamak istiyorum. çünkü 7 gün 24 saat çalışyıorum ve zaten tüm 10lu ve 20li yaşlarım fakirlik içinde ölüp bitmişken, bi 20 yılımı daha berbat yerlerde berbat şartlarda berbat kiralarla geçmesin istiyorum.

kanadadaki emlak piyasasını ben de biliyorum bu arada malesef. ama aslında burada anlatmak istediğim şey şu: yüksek kira ödüyorsam, karşılığında bir yaşam satın alayım. yaşam dediğiniz şey de, türkiyenin %99'unun hiç yaşamadığı şeydir.
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
standartiniz ev satin almaksa evet kanada uygun bir yer degil ama ulkeden ve ulke gundeminden uzaklasmak bence insana cok sey katar. isim olsa sizin gibi, giderdim.
0
ala09
(26.02.23)
yazılımcıyım, tr şartlarına göre iyi kazanıyorum. evim var, hatta fazladan evim var başka yatırımlarım da var. fena bir semtte oturmuyorum ama fenerbahçede ev kiralarım daha altı olmaz diyecek kadar uçmadım, sonuçta bir beyaz yaka bordrolu çalışansın.

ticaret yapmadığın veya kendi işini kurmadığın sürece olabilecek şartlar belli, fenerbahçe çok populer bir destinasyon atadan dededen gayrimenkul zenginleri de orayı istiyor ayda 8-10bin usd kazanan digital nomad ta, arap veya rus zengini de...

siz kendi çapınızın farkında olun bence, bunun da en iyi yolu orada en fazla bir mavi yaka kadar olabileceğiniz kanadaya yerleşmek olabilir.
0
nuisance
(26.02.23)
@nuince, ayda 8-10k usd kazanıyorum eşimin maaşı ve şirket ortaklıklarımdaki haklarım hariç. şmdi fenerbahçede yaşamayı isteyebilir miyim?
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
yani hocam sonuçta bu işin hem mantık hem de duygusal tarafı var. genel olarak insanlar trnin olumsuz ruhsal ikliminden duygusal olarak etkilendikleri zaman da gitmek isteyebiliyorlar, bunu anlayabiliyorum. bu gruba dahil olduktan sonra artık gitme gitmeme kararı değil nereye gideceğini tartışmak lazım. siz de belli ki en kaymak tabakadaki bir birey olarak sizi fiziksel olarak etkilemese bile kendinize buradaki ortamdan psikolojik olarak bunaltacak bir hayat kurmuşsunuz. ayrıca bir dönem avantajlı piyasa şartlarından ötürü (düşük kiralar, döviz kazanma vs) fenerbahçe, caddebostan gibi istanbul'un creme de la creme denebilecek şartlarda yaşamışsınız ama bu anormal olan dönem şu anda bitti ve o bölgelerin tekrardan eski seviyelerine ulaşmasından etkilendiniz gibi görüyorum. standart bir beyaz yakanın fenerbahçede yaşaması zaten ütopik bir dönemdi ve bitti veya azaldı, eskiden de yoktu yani böyle bir şey milyonların hayal bile edemeyeceği bir bölge ve döviz kazanan birey de tlnin değer kaybetmemesiyle daha da maliyetli bir yaşam sürmeye başladı (zaten tüm planını tlnin değer kaybına bağlayan bir hayat düzeni kurmak da yanlış olurdu)

kanada dediğimiz yer de dünyanın yüzölçümü olarak en büyük ülkelerinden bir tanesi. emlak piyasasına da hakimim demişsiniz, o zaman tavsiye olması babında, bence şehir bazlı bir duyuru daha açsanız daha isabetli tavsiyeler alabilirsiniz diye düşünüyorum. çünkü sizin derdiniz hem maddi ama biraz da manevi, maddi konu belki daha fazla kazanmanızla çözülür ama manevi olarak bu "bavulunu toplamış olma" hissiyatını çözemezsiniz. belki de gidip birkaç sene bu privileged hayattan uzaklaşıp, standart bir göçmen olarak yaşamak iyi gelecektir (eleştirmek için değil ciddi söylüyorum)

son olarak bir de gideceğiniz yerin vergi durumunu da araştırın derim, yurtdışına iş yaparken tl çok rahat bir ortam sunuyor şu an için kimse vergi falan sormuyor ama mesela kanadada gelir vergisi ödemek durumunda kaldığınız durumu da hesaplamak lazım. (edit. hani zaten düşünmüşsünüzdür de yazayım dedim)
0
roket adam
(26.02.23)
taşınmam. Türkiye'de istanbul'dan başka bir şehre göç ederim. yazılım işi uzaktan da yapılıyor diye biliyorum. gelirim iyi ise, arsa alır ve o arsaya kendi müstakil evimi inşa ederim. depreme dayanıklı ve istediğim şekilde yaparım. istanbul'daki korkunç kutu evlerde kalmam.

neden Türkiye'den ayrılmam? çünkü ailem, sevdiklerim, arkadaşlarım ve anılarım burada. bu kocaman bir ömür demek. hayat demek. başka diyarlarda bunu inşa etmek uzun sürer. insan ömrü kısa. yurtdışı benim için değil, çocuklarımın kendi hayatını inşa etmesi için güzel bir seçenek olur.

tabii benim perspektiften böyle görüyorum. sizin şartları bilmiyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(26.02.23)
Yazdıklarınızdan anladığım oldukça duygusal bir insansınız. Bu sebeple sizin olumsuz bir durumda mutsuz olma eğiliminiz yüksek olabilir.

Öncelikle konu paraysa, Türkiye'de para kazanmak birçok ülkeye göre daha kolay. "Yoooooeeaa ne alaka" demeyin. Maaştan bahsetmiyorum, para kazanmaktan bahsediyorum. Yazılımcısınız, kendi işinizi kurup para kazanma şansınız çok daha kolay birçok ülkeye göre çünkü türkiye'de sistem işverenin zenginleşmesi üzerine. Vergi indirimleri, vergi düzenlemeleri, sık sık gelen vergi afları, maaşların düşüklüğü vb... Vermek zorunda olmadığınız yan haklar... Hele ki yazılım ihracatı yapıyorsanız, yani dolar kazanıp TL ile maaş ve harcama yapıyorsanız muhteşem... Kur farkının yanında yararlanabileceğiniz teşvikler, ihracat sebepli vergide daha da indirim vs....

Diğer konularda yazdıklarınızdan biraz toplumun genelinden "izole" bir hayat aradığınızı anlıyorum. Açıkcası kanada gibi ülkelerde bu aradığınızı bulmanız zor. Bir yazılımcı ortalama 50-60 dolar kazanıyor saatte. Bir tesisatcı 30-40 dolar saat ücretiyle çalışıyor. Yani muhtemelen o dünya para bayılacağınız evinizin, tabii maaş/ev fiyatlarına bakıp alabilirseniz, tam karşınıza koca f150sini park eden bir mavi yakalıyla dip dibe oturma ihtimaliniz yüksek.

Orta sınıf her yerde orta sınıftır:)

Ben maaşla çalışacaksam gitmem. Kendi işimi kurup çok kazanacağımdan eminsem hemen giderim.

Sizin yerinizde olsam oralardan remote iş kovalar, burada yaşarım.
Ya da dubai vb gibi yerleri kovalarım.
0
anten
(26.02.23)
senin için problem türkiye'de yaşamayı sevmen. yani eğer oturduğun muhitte, kiralar uygun ve evler sağlam olsaydı bu fikir aklını böyle meşgul etmeyecekti. o yüzden muhitini depremden az etkilenecek ve sağlam evlerin bulunduğu bir konuma kaydırman olabilir.

benim aylık gelirim senin kadar olmasa da iyi. ama şöyle de düşünüyorum gidersem bu standartı yakalayamam. dayanılmaz olmayana kadar gitmem fikrindeyim
0
paintov
(26.02.23)
Bro Kanada'ya taşınıp da mutlu olan bir tane tanıdığım yok alayı geri döndü, bazısı çoluğunu çocuğunu bırakıp falan geri döndü öyle bir geri dönüş, Kanada sanırım adaptasyonu çok zor bir ülke, ben taşınmazdım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.02.23)
eger belli bir gucunuz var ise usa icin E1 YA DA E2 vizelerini dusunun derim. ben E2 aldim aklinizda soru olursa mesaj atin. kanada hakkinda bilgim yok ama malum usa ve yazilim tartisilmaz.
0
oscar
(27.02.23)
"%100, sorunsuz bir şekilde taşınma imkanınız olsaydı, taşınır mıydınız?"

sonrasını okumadım; net taşınırdım.

türkiye'de hayatımı idame ettirmek için vereceğim çabanın belki iki üç katını verirdim ama en azından düzgün bir ülkede yaşardım ve bu çaba için elimde bir motivasyon olurdu.
0
knight of cydonia
(27.02.23)
hayır. kadıköyde oturmak zorunda değilsin. radiohead, u2, guns and roses dinleyen insanların böyle düşünceleri oluyor…
0
sert siyah krom
(27.02.23)
abi bence boğaza karşı yalıda oturmak istemiyorsan türkiye'de bu gelirle elde edemeyeceğin çok az şey var. ayda 5 bin dolar kredi ödesen 100 bin lira ödemeyse 20 milyonluk ev alabilirsin. o yüzden anlamsız geldi.

ayrıca hedeflere de tek seferde ulaşmak mümkün olmasa da adım adım ulaşılabilir. yani bugün yalı alamasan da ufak bir yer alırsın. 3-5 yıl sonra satıp başka yer alırsın. böyle böyle büyürsün.
0
hknty
(04.03.23)
(15)

Erdoğan muhalefet olunca

sailor
Merhaba,Geçen gün Ruşen Çakır, "Erdoğan kaybedince AK Parti kadroları çözülür, kısa süre içerisinde mevcut oyları dibi görür" tarzında bir yorum yaptı.Bekir Ağırdır da başka bir ortamda, "Erdoğan muhalefet olunca şimdiki muhalefet gibi insaflı olmaz. 300 bin kişiyle Taksim'de miting yapar düzenli ol
Merhaba,

Geçen gün Ruşen Çakır, "Erdoğan kaybedince AK Parti kadroları çözülür, kısa süre içerisinde mevcut oyları dibi görür" tarzında bir yorum yaptı.

Bekir Ağırdır da başka bir ortamda, "Erdoğan muhalefet olunca şimdiki muhalefet gibi insaflı olmaz. 300 bin kişiyle Taksim'de miting yapar düzenli olarak, iktidara hayatı zehir eder. Ülkeyi erken seçime götürmeye çalışır." dedi.

Sizce hangi senaryo daha gerçekçi?
0
sailor
(26.02.23)
A şıkkı
0
Mirket
(26.02.23)
A.
Belli kitleler aynı İstanbul'da olduğu gibi para yiyemeyince, sağa sola kuzen yeğen koyamayinca, tesvikler dagitilmayinca çoğunun siyasi görüşü kalmaz ki yok.
0
logisticsmanager
(26.02.23)
encrypted-tbn0.gstatic.com

En fakiri bile 3 kusak yetecek kadar kenara koydu. Miting yapmaya yemez cunku o sirada yurt disina kacmaya, vatandaslik almaya veya delilleri yok etmeyle mesgul olacaklar.

Asil biz gelen iktidara hayati dar ederiz bunlari hemen yargilamaya, caldiklarinin bir kismini da olsa geri almaya calismazlarsa.
0
another satisfied lover
(26.02.23)
Ne akp 20 yıl önceki akp, ne de rte 20 yıl önceki rte. rte artık muhalefet yapamaz. Başka bir kafayı bir yaşıyor. Ya ülkeyi terk eder, ya da iktidarı bırakmamak için her yolu dener. Allah'ın Trump'ı iktidarı vermemek için neler yaptı, doğru dürüst devletin hiçbir organına sahip olmadığı halde.
0
vizivozo
(26.02.23)
ilki. çünkü tayyipin o eski gücü yok. azalarak bitecekler. akp'nin vadesi doldu.
0
candide
(26.02.23)
benim fikrim; ak parti ve erdoğan'ın seçilmesini sağlayan besledikleri o azınlık tayfa değil bilakis iktidardan doğrudan veya dolaylı hiçbir şekilde fayda amacı gütmeyen, bunu talep etse bile bu talebi gerçekleşmeyen o asıl çoğunluk. bence bu insanların kararı kaybedilmesini ve kazanmasını sağlayabiliyor. örneğin; param yok, yiyecek ekmeğim yok, bir sürü sorunum var ama benim oyum erdoğan'a sözünü söyleyebilen kesim bu noktada belirleyici oluyor.

yani demem o ki doğrudan beslediği o parazit azınlık ilk yenilgide kendisini besleyecek bir başka organizmaya tutunur kalır. şunu unutmayın, para demek güç demektir. ve bu beslenen güç bağımlısı kitle her zaman bir yolunu bulur. (money talks) elbette olası bir yenilgi durumunda her siyasi cenah için hızlı bir reaksiyon verebilmek, toparlanabilmek çok güç olur fakat burada önemli olan sonrasındaki süreçtir. beslenen tayfa kolaylıkla bu saf geçişini yapabilir hatta bunu kimse yadırgamaz ne muhalefet ne iktidar tarafı. ama esas olarak bu bahsettiğim "asıl" çoğunluğun reaksiyonu belirleyicidir. nitekim bekir ağırdır ağabey bunu kastediyor açıklamasında. diğer açıklamlarında da buna paralel ifadeler söylüyor sıklıkla. ve ben bekir ağabey'in açıklamasını rasyonel buluyorum.
0
debian
(26.02.23)
b. ve sadece bu yüzden a.k. partisi seçimi kazanması gerektiğini düşünüyorum.

-ekonomi dibin dibini görmüş durumda. ki dünyanın en büyük depramini gördük, ultra mega yardımlar yapıyoruz söylemini hiç vakit kaybetmeden pompalamaya başladılar.
-yargı tamamına yakın olarak kendi kadrolarında. yeni gelecek bir muhalif bu sebepşe istediğimi,z hesaplaşmayı kolayca yapamayacaktır. ayrıca basın hala büyük oranda ellerinde. yeni gelen muhalif toplumsal kutuplaşmayı engellemek adına zaten çok sert girişimlerde bulunamaz-ihaleci puştları yargılamak, torpille iş veya maddi çıkan sağlayanlara, dini siyaset veya çıkarı için kullananlara gereğini yapmak gibi- ki çok daha büyük dertleri olacak.
-kitlesinin sanıldığı kadar azaldığını sanmıyorum. hala herifi peygamber gibi gören ve algıları kapalı devasa bir kitle var. ellerindeki basınla-hadi o susturuldu, müthiş çalışan fısıltı gazeteleriyle (90 ları ve o zamanlardaki türban eylemlerini hatırlayanlar bilir.tek bir gazetede tv de haber olmamasına rağmen yüzbinlerce kişiyi sokağa dökebiliyorlardı) bakın biz lozanı kaldırıp petrolleri-elmasları çıkaracaktık. bunlar dış güçler. o yüzden ülke bu durumda söylemini çok hızlı yayacaklardır. ve zaten kucağında bomba bulan seçiliş muhalif çok zorda kalacak, muhtemel bir erken seçimle bu sefer daha güçlü bir şekilde yeniden iktidara gelecekler.

kendi adıma ülkede milyonların inandığı lozan yalanının, biten ekonominin ellerinde patlaması için yeniden a.k. partisinin yeniden seçilmesi gerektiğine inanıyorum. ha 3-5 sene daha ülke soyulacak. yaşadığımız her boktan şeyin benzeri yaşanacak. adamın ev hanımı komşu kızı rektörlük yapacak. 5 li çete 15 li olacak doğru. ama toplumsal bir akıl tutulması yaşadık biz. ve bunun bedelini ödememiz gerekli.
0
unabomber
(26.02.23)
erdoğan muhalefet olmaz, hakkınızı helal edin der çekilir.
0
duyurukullanıcısı
(26.02.23)
erdoğan yaşadığı sürece muhafelet olmaz, olamaz.
0
nuisance
(26.02.23)
Ekonomide dibin dibini gördük diyen arkadaşım:

Bu ülke insanının iyimserliğini seviyorum aslında.

Suriyeliler, Afganlar, Afrikalılar, Pakistanlılar için şu an bir cazibe merkeziysek ve büyük buhran Amerikası ile ilgili birkaç kitap okunsa 'dibin dibi' olmak bir yana çok iyi durumda olduğumuz aşikar aslında.

Daha göreceklerimiz var. İnan düşmeye yeni başladık.
0
Mirket
(26.02.23)
Bizim muhalefete hayranım. Darbeler dışında bu ülkede hangi siyâsî lideri yargılandı? Darbe döneminde yargılanan siyâsîler de kahraman edildi ha.

RTE öyle veya böyle kazanma planları hazır olduğunu düşünüyorum. RTE son kez başkanlık yapar, son döneminde cumhuriyet tarihinin en iyi lideri vb. seçilir, madalya verilir, görevi biter, aşırı lüks hayatını devam ederken iktidarlar bile fikir danışır, tarih sahnesinden yavaş yavaş silinir, 7 ceddi de her zaman her yerde kırmızı halıyla karşılanır. Yargılanacaksınız geyiği yapanların alayı saftirik. 12 Eylül darbe anayasasının değiştirilmediği ülkeden bahsediyoruz, Kenan Evren’in yargılanmadan lüks bir hayat yaşadığı, katıldığı programda da çok rahat hem sağdan hem de soldan astırdım dediği ülke burası. Saftiriklere göre RTE ve tayfası 20 yıl iktidarı elde tuttuğu ülkeden harıl harıl kaçma planları yapıyor. Ulan şu an RTE bu özgeçmişle istediği ülkede krallar gibi yaşar. İngiltere'nin, Almanya'nın, ABD'nin vb. 20 yıl Türkiye gibi bir ülkeyi domine etmiş bir siyasi lidere kapılarını mı kapatır. RTE'ye dava açtığınız gibi bu ülkeyi bırak dünya ayaklanır. TV'ler ve basın yüzyılın rezaleti başlıkları atar, ikinci Adnan Menderes vakası, millî irade yok sayılıyor gibi başlıklar...

En çok daha şunu merak ediyorum, "aman AKP'nin tabanı kızmasın, AKP tabanına yaranalım" diye sesini çıkamayan ve malum kitleye yaranan muhalif iktidara gelince cidden bunları yargılayabilecek mi?
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(26.02.23)
açıkçası ben erdoğan'ın kaybedeceğini düşünmüyorum çünkü sosyal medya ve ekşi sözlüğe göre oy dağılımı söz konusu olsaydı çok daha önce erdoğan tarihin tozlu sayfalarına eklenmişti. ama bir türlü öyle olmadı. olmuyor.

benim görüşüm ve gözlemim şu ki; erdoğan taraftarları daha da konsolide olarak çıkarsa bu süreçten kimse şaşırmasın. yani ben buna şaşırmam artık. ama olurda erdoğan seçimleri kazanamayacağını düşünürse öncelikle seçime girmez diye düşünüyorum. girer ve kaybederse de tüm duygusal hayal kırıklıklarına rağmen 2.seçenek daha mantıklı geliyor bana.

her şeyi bir kenara bırakın bu ekonomik krizde dahi akp tek başına birinci parti çıkabiliyorsa hala çoğu ankette bunu görmezden gelmek kendini kandırmak olur. yani adamlar eski sistemde olsak iktidarlar hala...
0
pardus
(26.02.23)
mamaları bi kesilsin görücem ben akp'Li kitleyi.
0
ayseee
(26.02.23)
%50 alamayacağı kesin ama parti olarak hala en yüksek oyu alan parti olabilirler de. İşler karışık.

Bekir Ağırdır'ın söylediği bence doğru ve öyle olursa biz "ulan 10 yıldır biz niye bunu yapamamışız gerçekten muhalefet yokmuş" diyeceğiz bence.

Ama umarım dağılıp giderler. Normal şartlarda hukuksuz her şeyin cezalandırılması gerektiğini düşünüyorum ama pek ümidim yok. Bence herkes tuttuğunu öpüyor ve yanına kâr kalarak hayatına devam ediyor. Burası böyle bir ülke.

benim en büyük korkum, bu kadar kötü şey üzerine altılı masanın gelmesi ve her şeyin onlara yıkılması. Cumhurbaşkanlığını pek kullanadan hızlıca parlamenter sisteme geçmeleri ve sonra yeni bir sağcı iktidar... Sebep sonuç ilişkisi kurma yetisi yok çünkü çoğu insanda. Ha yaşlıların yıldan yıla hayatlarını kaybetmesi işin matematiğini biraz etkiliyor ama ne bileyim.
0
nhk ni youkosu
(26.02.23)
Ben size C şıkkını söyleyeyim. muhalefet bunlardan çekindiği için perde arkasında iktidarla anlaşıp göstermelik bir iki soruşturma dışında şimdiki iktidarı rahat bırakacak. Birçok şey hasıraltı edilecek. Hatta kılıçdaroğlu'nun tam olarak şu demeci gözümde canlanıyor: "Ne yapalım cadı avı mı başlatalım? böyle bir şey olabilir mi?"

Maalesef Türkiye'de seçmen de bazı gazeteciler de fazla saf ya da saf taklidi yapıyor.

Öncelikle AKP içinde çıkar odaklı bulunan bir kitle var tamam. Ama bu partinin içinde duygusal olarak buraya ait hisseden ve ne olursa olsun aşırı bağlı bir kitle de var, hem de sayıları hiç düşük değil. Son İstanbul seçiminde sokaklarda ağlayıp dövünenleri görmediniz galiba. Eğer bu deprem yaşanmasaydı, iktidar rüzgarı bir şekilde arkasına almaya başlamıştı yine.

Diğer konu, küçücük bir muhtarlıktan, üst düzey tüm kurumlara, medyaya, bürokrasiye kendi adamlarını oturtmuş bir iktidar, koltuktan inince, yeni gelenlere hayatı zehir eder. İBB'nin bile çalışır hale gelmesi neredeyse 1 sene sürdü ki sadece belediye meclisi bile ne kadar kitledi imamoğlu'nun elini hatırlayın.

Algı çok kolay manipule edilen bir şey. İktidar el değiştirirse, şimdiki basın sabahtan akşama kadar tüm ekonomik sıkıntıları yeni gelen iktidara yıkacak ve eminim bunda da başarılı olacak. Bürokrasi de ülkeyi tekrar bir erken seçime götürmek için elinden geleni yapacaktır.

İyi niyetten kastım tam da burada başlıyor. Muhalefette ya da gazeteciler arasında iktidar değişince usulsüzlüklerin peşine düşüleceğini sanan bir kitle var. Muhalefet ve iktidarın perde arkasında görüştüğüne dair bir sürü dedikodu çıktı. Seçim sonrası kimseye dokunulmasın, böylece yumuşak kavgasız gürültüsüz bir geçiş olsun diye.

Tabii tüm bunlar seçimi kaybederlerse ihtimali... Bir de kaybetmeme ihtimali var ki, hiç de az değil. Oyları düşebilir, ama öyle efsane bir kayıp olmayacaktır.

Biraz yaşadığınız mahalleden çıkın, insanlar her şeye rağmen destek veriyor görebilirsiniz.
0
anten
(27.02.23)
(9)

macbook air m1 mi m2 mi?

arveles gibiyim
sizce air alınırken m1 mi m2 mi?hatta air değil de pro mu alınır?
sizce air alınırken m1 mi m2 mi?
hatta air değil de pro mu alınır?
0
arveles gibiyim
(25.02.23)
M2 daha guncel tabi, pro da daha guclu. Zaten fiyatlari da ona gore. Burda ihtiyaclariniz ve butce devreye giriyor.

(Bazi m1'lerde kullanilan ssd'nin m2 modellerinden daha hizli oldugunu okumustum. O konuyu bi arastirirsiniz)
0
brkylmz
(25.02.23)
Bütçe belirsiz bir defa. Benim önerim M2 falan değil, Macbook Pro M1 Pro'dur (14 inç olan), M2 Air yerine. Çok daha uzun süre değerini koruyacak, daha fazla porta sahip, donanımsal özellikleri (mikrofon, hoparlör, kamera... vb) daha iyi olan, kusursuz bir cihaz.

M1 Air sahibi olarak yazıyorum, zamanında M1 Pro'nun böyle çıkacağını bilseydim, acele etmeyip onu alırdım. Tek dezavantajı fanlı olması ama o da çok nadir ve çok sessiz çalışıyor.
0
mada
(25.02.23)
M1 Air, M2 Air, Macbook Pro M1, Macbook Pro M1 Pro (14 inc olan) bu modellerin hepsini kullandım.

Macbook Pro M1-> Touchbar'i hiç sevmediğim için bunu hiç sevmemiştim. Ama hafif, şarjı uzun giden bir modeldi.
Macbook Pro M1 Pro (14") -> Çok ağır, şarjı Airlere göre daha az gidiyor. İnanılmaz bir ses kalitesi var (gerçekten inanılmaz). Eğer ses konusunda çok hassas değilseniz ve yüksek performans ihtiyacınız yoksa almanıza gerek yok.

Macbook Air M1-M2 -> Biri 13 diğeri 13.6 inc. Az da olsa daha fazla çalışma alanına ihtiyaç varsa M2 burda avantaj sağlıyor. Performans konusunda aşırı bir fark görmedim çünkü intelden sonra hepsi fark yarattı. İntelde 1 dakika, m1 pro'da 2 saniyede biten işlem m2 air'de de 4 saniyede falan bitiyor. M2 air m1'e göre biraz daha şık bence tasarım itibariyle. Eğer bütçe izin veriyorsa M2 air alınabilir ama M1'de alsanız çok üzülmezsiniz.

Benim kullandığım modellerin hepsi 16GB'tı. Hangisini alacak olursanız olun 16GB modelini tercih edin derim. Örneğin M1 Air 16GB > M2 Air 8GB.
0
talasas
(26.02.23)
Bilgi verirken abartmayalım. Pro M1 Pro'nun pil performansı Air'den daha iyi. Çok ağır falan da değil, daha büyük bir ekran ve ekstra bileşenler dahilinde 1,3 kilogram yerine 1,6 kilogramlık bir cihaz kullanıyorsunuz. 16 inçlik model değil mevzu bahis.

www.youtube.com

Burada tüm testler var MBA M1 ve MBP M1 Pro, son kısımda yüzdelerle verilmiş zaten.

MBA M1 olsun M2 olsun, kullanıcı tercihlerinin çok çok büyük bir çoğunluğu MBP M1 Pro'nun daha iyi, uzun ömürlü, mantıklı bir tercih olduğu yönünde hemfikir, performans da dahil olmak üzere. Bir tane de MBA M2 ve MBP M1 Pro kıyası bırakayım, yerlilerden;

www.youtube.com

Unutmadan; 512GB SSD kapasiteli MBA M2 ve MBP M1 Pro'nun fiyatları birbirine çok yakın.

m.n11.com

www.pt.com.tr

8 GPU'lu MBA M2 seçerseniz 3 bin lira daha kazancınız oluyor yanlış bakmadıysam. Yakın olsunlar diye 10 GPU seçtim. Performans olarak denk değiller her halükarda.
0
mada
(26.02.23)
@mada, Max Tech videosunda "basit işlerde" Air'in daha iyi pil ömrü olduğunu söylüyor. Benchmark'a girene kadar o önde diyor.

Ki 2 yıl Macbook Air m1 kullanıp satıp birkaç aydır MBP 14" 10core 16gb ram 1tb ssd kullanan biri olarak, bence de öyle. (ağır iş yapmadığım hallerini karşılaştırırsak)

Düz internet, office vb. kullanırken macbook air daha uzun gidiyordu. Standby'da (ekran kapalı uyurken) bile pro gözle görülür güç tüketiyor. Düz iş yapan biri Air'i daha çok sever.

Tabii iş ağır işlere gelince değişiyor. Ben Air'de video kurgu yapmıyordum çünkü evde PC vardı. Şimdi Pro'yu hem kurgu hem internet her şey için kullanıyorum. Ağır işlerde pil ömrü çoğu alete göre daha iyidir, fan var ama render almadığım sürece fanı açmıyor bile falan o açılardan süper.

Bu arkadaşın Pro dediği büyük ihtimalle 13" düz produr. O çok net alınmaz. Macbook Air'i upgrade edip 16gb ram ile almak çok daha mantıklı. +SSD de büyütülebilir.
0
nhk ni youkosu
(26.02.23)
air alacaksan m2 + 16gb ram al cunku temiz 7-8 sene gidiyor alet.

air/pro tercihi ne icin kullanacagina gore degisir.
0
cooperr
(26.02.23)
aradaki fiyat farkı çok önemliyse veya sıkılırsam önümüzdeki yıl yenisini alırım sorun değil diyosan m1 al tamam da en az 5-10 yıl kullanmayı planlıyorsan tabii ki m2 air almalısın. düz performans olarak bakarsan evet çok net fark olmayabilir ama uzun vadeli düşünüyorsan performans kadar donanımsal yenilik de önemli. en basitinden kamera çözünürlüğü m1'de 720p, m2'de 1080p tek başına bunun bile m1'i elemesi lazım. ekran kalitesinde fark var, klavyesi ve ekranı daha büyük, ses kalitesinde farklar var. işlemci farkına değinmedim bile. evet belki o standart bir kullanıcı için direkt fark edilecek bir şey olmayabilir ama 5 yıl sonra görmek lazım bir de. fiyat farkı 2 kat gibi ciddi bir şey olsa değmeyebilir bunlar ama aradaki farka bakarsak bence m1 air almak mantıklı değil.
0
semaforo de medianoche
(26.02.23)
hangisini alirsaniz alin ram upgrade yapin mutlaka. cunku basina anormal bir durum gelmedigi surece uzun yillar kullanacaksiniz.

ha bir de M2'nin kasasi degisik, bildiginiz macbook air gibi kenarlara dogru incelmiyor. bir bakin belki karar vermenize yardimci olur. www.apple.com
0
supergirl
(26.02.23)
m2 aldım arkadaşlar sağolun.
0
🌸arveles gibiyim
(26.02.23)
(14)

Almanyada çalışmak Hk.

Sorucucimcime
Merhabalar.Türkiyede bir otomotiv şirketinde başlangıç pozisyonda yaklaşık 9.5k maaş ile çalışmaktayım.Yakın zamanda almanyada bulunan tesla şirketi için bir teklif aldım ancak işçi sınıfında gideceğim için 2500 euro gibi bir maaş ile başlayacağım söylendi. Şehir olarak pahalı bir şehir olmadığını a
Merhabalar.
Türkiyede bir otomotiv şirketinde başlangıç pozisyonda yaklaşık 9.5k maaş ile çalışmaktayım.
Yakın zamanda almanyada bulunan tesla şirketi için bir teklif aldım ancak işçi sınıfında gideceğim için 2500 euro gibi bir maaş ile başlayacağım söylendi. Şehir olarak pahalı bir şehir olmadığını ama ırkçı olduklarını duydum. Benim tek düşüncem bu maaş ile kıt kanaat mi geçinilir? Örneğin burada bir balığı almak için bile bazen düşünüyor ayda bir yiyorken orada bu maaşa hala aynı şartlarda mı erişebiliyor olacağım? Ve göç etmiş birisinden almanyada bu maaşla olmanın artı eksilerini dinlemek isterim.
Teşekkürler.
0
Sorucucimcime
(25.02.23)
Hangi şehir ve maaşın brut/net olmasını yazarsaniz daha kolay cevap verilir.

9.5 asgari ücret gibi bir para Türkiye'de, o parayla hiçbir şey yapilmaz zaten. O yüzden şu an elinizde sıfır varken başka ülkeye gidip sifirdan baslamak diye bakmak lazım.
0
logisticsmanager
(25.02.23)
Maaşım net brütte 5k gibi bir rakam verildi, şehir olarakta thüringen denildi
0
🌸Sorucucimcime
(25.02.23)
Hocam ben senin yerinde olsam 3'e 5'e bakmam kabul ederim, uzun vadede her türlü bu ülkeden iyi şartlarda olursun, tabii ki şahsi görüşüm.
0
mirty
(25.02.23)
Thüringen ucuz diye biliyorum. 2500 tek basina yasiyorsaniz kotu bir maas degil. Doktor arkadaslarim bu maasla ise basliyorlar. Gecinebilirsiniz sorunsuz sekilde. Iki kisiyseniz biraz zorlayabilir.

Almanya´da masteri olan insanlar bu maas araliginda basliyor devlet dairelerinde ise. Kit kanaat biraz abartili bir tanim olur. Evet, enflasyon ile gecinmek zorlasti, yine de 2500 tek kisinin rahatlikla yasayabilecegi bir maas.
0
buf-e kür
(25.02.23)
Gidilir
0
ala09
(25.02.23)
Avrupa'nın neredeyse her büyük şehrinde kişi 2500 Euro net ile Türkiye'de büyük şehirlerde hatta çoğu sehirde 9500 liradan kat kat daha iyi yaşar, kıyas bile edilemez.

Daha buna çalışma saatleri, tatiller vs girince iyice fark açılacak.
0
logisticsmanager
(25.02.23)
Bana sürekli dedikleri 2500 net, fabrika işçisi olarak.
Peki ne kadar verirler işçiye o eyalette? @edmond honda
0
🌸Sorucucimcime
(25.02.23)
Düşünme git
0
gadlemler
(25.02.23)
Honda dediği ve sizin cevaplar düşündürdü. 2500 net baya iyi para, işçi maaşı olması baya düşündürdü beni. O parayi Fransa'da mühendis bazen alamıyor. Biraz daha aras

Glassdoor'a göre production worker maaşı tesla almanya'da 31 bin brut. Sizin verdiginiz maaşı muhendisler vs anca aliyor. Sonra google yazdım misal, berlin'de verdikleri maas 3500 brut.

Bence bilgileri kontrol edin, hiçbir internet verisi ile uyusmuyor gibi.
0
logisticsmanager
(25.02.23)
bazı arkadaşlar verdiğiniz iş ve maaş bilgisinde hata olabileceğini söylüyor mantıklı savları da var ancak ben o durumu bilmiyorum, doğruymuş gibi yorum yapayım.

burada önemli olan türkiye'de çalıştığınız pozisyonda önünüz ne kadar açık? başlangıç 9.5'dur ama 3 sene tecrübelilere başka kapılar açılıyodur 5-10 sene tecrübeliler çok iyi kazanıyodur vs. o durumda gitmenizi kesinlikle önermem. avrupa ülkeleri maaş skalasının daha dar olduğu yerler ve orada maaşlı çalışan olarak hele de işçi olarak sınıf atlamanız zor hatta imkansız denebilir. türkiye'de ise halkın büyük bir bölümü geçinmenin imkansıza yakın olduğu maaşlar almasına rağmen eğer siz iyi bir sektörde umut vaat eden bir pozisyonda çalışıyorsanız 5 yıla çok güzel yaşanıcak maaşlara tırmanmanız mümkün bizde gelir eşitsizliği maalesef korkunç seviyelerde çünkü. sizin eğer türkiye'de böyle bir umudunuz yoksa tabi ki avrupa'ya gitmeniz mantıklı olan çünkü orada toplumdaki gelir makasının alt ucunda bile insanca yaşanılabilen paralar kazanılıyor.

öte yandan yaptığım yorumlar tamamen ekonomik olarak, başka açılardan bakarsak farklı artılar ve eksilerden de bahsedilebilir ama onlar sizin bileceğiniz iş artık.
0
semaforo de medianoche
(25.02.23)
ajans gibi görünen fake yerler var, size iş bulduk diyorlar sonra başvuru vize bilmemne ücreti 500 euro'yu şuraya yatırın diyip ortadan kayboluyorlar. Öyle bir yer olmasın size yazan yer? İyi araştırın.
0
nhk ni youkosu
(25.02.23)
Anlaştığımız yer öyle bir yer değil ayrıca pasaportum olmadığını ilettiğimde pasaport parasını verelim sorun değil, tüm başvuru işlemlerimizi yaptılar şuan denklik için başvuracaklar herhangi bir para istemediler sadece almanyada maaşınızdan 250 euro alacağız denildi
0
🌸Sorucucimcime
(25.02.23)
Çok teşekkür ederim @edmond Honda aydınlatıcı bilgiler oldu
0
🌸Sorucucimcime
(25.02.23)
kardesim uzundur berlin'de, 2500 avro net fabrikadaki mavi yaka icin inandirici degil.
dikkatli ol dolandirilma, bana da biraz bobrek.avi gibi geldi.
0
cooperr
(25.02.23)
(3)

Kanada okulları hk. (college)

tchuck
çok özet bir soru soracağım;6.5 ielts gereklilik isteyen okullardan kabul mektubu almamız için önce mutlaka ielts 6.5 beyan etmemiz gerekiyor mu? yoksa önce kabul mektubunu alıp, vize işlerini halledip daha sonra okula gelirken ve kaydı tamamlarken 6.5 ielts beyan etme gibi bir opsiyonumuz var mı?v
çok özet bir soru soracağım;

6.5 ielts gereklilik isteyen okullardan kabul mektubu almamız için önce mutlaka ielts 6.5 beyan etmemiz gerekiyor mu? yoksa önce kabul mektubunu alıp, vize işlerini halledip daha sonra okula gelirken ve kaydı tamamlarken 6.5 ielts beyan etme gibi bir opsiyonumuz var mı?

vize süreci 10 hafta sürüyor, öncesi sonrası falan derken bi 3-4 ay önceden başvurmuş olmak en iyisi (en kötü senaryoda. normalde 5-6 al olmalı bence). ielts puanını denkleştirene kadar 3-4 ay harcasak, bir anda 1 yıllık bir periyoda girmiş ve bir çok kayıt dönemini kaçırmış oluyoruz. iş 1.5 seneye kadar bile uzayabilir.

o yüzden soruyorum aslında.
ielts 2 aylık 3 aylık çalışmayla kesin alınır da, önden kabul mektubu alıp vize işini aradan çıkarmanın yolu var mıdır? bilginiz var mı?
0
tchuck
(23.02.23)
ielts yerine duolingo vs. kabul eden college'ler var o mümkün mü bir bak.

Dil puanı olmayan vb. kişilere "conditional offer" verilir genelde. Fakat bu şartı tamamlamadan LoA denen (Letter of Acceptance) mektup verilmez ki bu vize başvurun için lazım. Yani dili halletmeden vizeye başvuramazsın çünkü okula henüz kabul edilmedin. Ama yer kapmak için başvuruyu önce yapıp conditional offer alabilirsin çoğu yerden.

Sonrasında kalmak istiyorsan "designated learning institution" listesine bak, orada var mı kontrol et. Post graduate work permit için bu lazım.

(biz başvurduk, vize geç çıktı ~4 küsur ayda, vizeyi bastırdık ama gitmedik. Ertelemedik de. Başka ülke düşünüyoruz.)

Kanada'daki okullar hemen cevap vermiyor hatta bazen hiç vermiyorlar :D Danışman ile çalışınca onlara hemen döndüler. İngiltere'deki okulların disiplini bunlarda yokmuş baya gevşekler.
0
nhk ni youkosu
(24.02.23)
basvurulara bakanlar genelde pek yardimsever arkadaslar degildir, zorla calisan tipler. listeye bakarlar, butun dokumanlar eksiksiz degilse direk elenirsin, ilk etabi gecemezsin. o yuzden IELTS istiyorsa ve gondermezsen isin zor, bence vakit kaybi olur.
\okuldan kabul gelmeden de vize vermezler kolay kolay.

eger hemen cikmam lazim, IELTS ile simdi ugramam diyorsan tavsiyem universite bunyesindeki dil okullari, dil okuluna diye gelip, IELTS'i kanada'da halledip sonra kaydi degistirmek. Yeni kabul kagidini alip iceriden tekrar ogrenci vizesine basvurup vizeyi uzatarak devam etmek. Ben oyle yapmistim seneler once.
0
cooperr
(24.02.23)
@cooper,

anladım. bu arada eşimle gidicem. ilk 4-5 ay bana çalışma izni olması gerekmiyor (eşim okuyacak). bu yöntem daha makul gibi geliyor bana da. haziran gibi okulun dil okuluna başlayıp eylülde veya aralıkta college'a döndürmek vs.
0
🌸tchuck
(24.02.23)
(5)

chatgpt hk

avatar is back
türkçe yazılan sorulara verilen cevaplar, ingilizce kaynaklardan da erişilmiş bilgilerden mi derleniyor? eğer öyleyse, translate eksiklerini göz ardı edersek türkçe ve ingilizce yazmak arasında fark yok diyebilir miyiz?
türkçe yazılan sorulara verilen cevaplar, ingilizce kaynaklardan da erişilmiş bilgilerden mi derleniyor? eğer öyleyse, translate eksiklerini göz ardı edersek türkçe ve ingilizce yazmak arasında fark yok diyebilir miyiz?
0
avatar is back
(21.02.23)
var aslında. translate anlaşılamaz ama chatgpt yazısı anlaşılıyor.
0
OrangeYellow
(21.02.23)
çok rahat anlaşılıyor derken, 10 yaşında çocuğun da anlayabileceği metinler yazıyor özetler çıkarıyor anlamında mı yoksa bu metni okuyunca "aha chatgpt yazmış" şeklinde bir anlaşılmadan mı bahsediyoruz?

merak ettim çünkü çok güzel metinler yazıyor yapay zeka olduğunu anlamayabilirdim (ama kompleksliğini ölçüp AI olduğunu tahmin eden araçlar var)

soruya cevap: ben Türkçe sorduğumda bazen saçmaladığı olmuştu. O yüzden anladığı şeyleri bile İngilizce daha iyi ifade edebiliyor bence. Büyük ihtimalle o dildeki kaynak sayısından dolayı.
0
nhk ni youkosu
(22.02.23)
@nhk ni youkosu

www.zerogpt.com buradan
0
OrangeYellow
(22.02.23)
ben chatgpt'nin yazıp yazmadığı anlaşılıyor muyu merak etmiyorum ve sormuyorum. sadece türkçe sorulan soruya verdiği cevapları türkçe kaynaklardan öğrendiklerini mi derliyor yoksa tüm bildiklerinin olduğu havuzdan çekip translate edip mi önümüze sunuyor? eğer ikinci dediğim ise tr ya da en yazmanın farkı yok pek. ilki ise bundan sonra full ingilizce yazacağım da
0
🌸avatar is back
(22.02.23)
chatgpt'nin konu hakkındaki cevabı

"Ben bir yapay zeka dil modeliyim ve çok sayıda kaynaktan eğitildim, bu nedenle cevaplarımı verirken hem Türkçe kaynakları hem de diğer dillerdeki kaynakları kullanabilirim. İhtiyaç duyduğum kaynaklarda farklı dillerdeki bilgileri anadilime çevirmek için dil çeviri teknolojileri kullanabilirim. Ancak, tercih edilen dildeki en güncel ve doğru bilgileri sağlamak için genellikle kaynakları doğrudan ilgili dilde araştırmaya çalışırım."
0
kablelvuku
(22.02.23)
(4)

Harici nvme + kutusu

Tisatiaşer
F/p önerileriniz neler olur? Teşekkürler.
F/p önerileriniz neler olur? Teşekkürler.
0
Tisatiaşer
(21.02.23)
nvme isteğinin sebebi form factor olarak küçük olması mı? yoksa hız için mi? piyasadaki nvme destekli kutular satalardan bariz daha pahalı veya pek bilinmeyen markalara ait ve belli bir bilinirliğe sahip markaların sata modellerine yakın fiyatlı. ayrıca çoğu usb 10gbps destekli yani sen gidip saniyede 2-3gb okuyup yazabileceğin bir disk alsan bile bu hıza o kutuyla ulaşamayacaksın. hem kutuyu hem diski daha pahalıya alacağın halde performans açısından 2x bile olmayacak.

eğer alabileceğin maksimum performansı alma amacın yoksa sata m.2 öneririm şahsen.
mesela ugreen kaliteli markadır, telefonla da kullanabileceğin type c tarafı da bulunuyor kablo taşıman gerekmiyor vs. tabi direkt porta taktığından yakındaki diğer portları kapatabilir bu dezavantaj olacaksa farklı modelleri düşünebilirsin veya uzatma kablosu alman gerekir. eğer amacın yüksek aktarım hızı ise usb 3.2 gen2x2 thunderbolt vs. olmalı kullanacağın cihazın da bunu desteklemesi lazım tabi.
bu hızda kutu bulursan da maliyetine değmesi için gidip 2tb bi ssd filan alman gerekir yoksa biraz anlamsız kalır sanki? o noktada da kutu+m.2 ssd yerine samsung kingston vs. markalardan direkt harici ssd almayı düşünebilirsin. daha ucuza gelebilir muhtemelen.

www.n11.com
0
konetsu
(22.02.23)
Evet hızı için istiyordum ama araya kutu girdiğinde hızın düştüğünü bilmiyordum. Gözden geçireyim teşekkürler.
0
🌸Tisatiaşer
(25.02.23)
araya kutu girdiğinde hızın düşme sebebi basit. pcie ile usb arasındaki hız farkı. kutunun kullandığı usb türüne göre alabileceğin maksimum hız farkedecektir. alacağın kutu hızlıysa bile bilgisayarının portu daha yavaşsa yine bağlantıdaki en yavaş parça hızı sınırlayacak.
0
konetsu
(25.02.23)
örnek vereyim ben kutu almadım ama 1tb Samsung ve Sandisk harici ssd'ler var bende.

PC'de usb 3.2 gen1 (2x1 olarak geçen 10gpbs olan) ile 700 mb/s civarı hız alırken kasanın önündeki düz usb3'e takınca 350 mb/s civarına düşüyor. Üretici kutuda yaklaşık 1000 mb/s okuma ve yazma diye belirtmiş. Normalde giriş kaç gbps destekliyorsa 8'e bölüp maksimum değeri bulursun ama pratikte daha aşağısında kalıyor dosya tipine sayısına bağlı. (ve ssd'de dram olup olmamasına bağlı sanırım)

Anakartların sitesinde kılavuzunda vs. direkt yazar ama laptopta kullanacaksan onun bilgisi var mıdır emin değilim.
0
nhk ni youkosu
(25.02.23)
(13)

iş mailini gece yarısı atmak

deartheodosia
evden çalışıyorum, genellikle gece yarısından sonra çalışmak için fırsatım oluyor ya da sabah erken saatlerde ve insanlara saat 03'te, 05'te mail atmanın ne kadar ciddiyetsiz göründüğünü merak ediyorum (yurtiçi ve ayrıca yurtdışı/avrupa).illa ki gün içinde belli saatlere planlanmış şekilde mi gönder
evden çalışıyorum, genellikle gece yarısından sonra çalışmak için fırsatım oluyor ya da sabah erken saatlerde ve insanlara saat 03'te, 05'te mail atmanın ne kadar ciddiyetsiz göründüğünü merak ediyorum (yurtiçi ve ayrıca yurtdışı/avrupa).

illa ki gün içinde belli saatlere planlanmış şekilde mi göndermeli, mail gönderilen saatin bir önemi var mı bunu merak ediyorum.
0
deartheodosia
(21.02.23)
Maili alacak kisi(ler)in mesai saati disinda gondermek hos karsilanmiyor. Belki sirket kulturuyle de alakalidir ama bizde hem ABD hem Avrupa icin alicinin calisma saatlerine gore gonderim zamani belirlenir.
0
sertac akin
(21.02.23)
Valla ciddiyetsizlik değil de gece yarısı ne gerek var insanları rahatsız etmeye? Ölüm kalım meselesi mi? Mesai sonrası acil bir mail olmadıkça işyerinden gelen mailler benim tadımı kaçırıyor. Ben ertesi güne planlanmış şekilde gönderilmeli diye düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(21.02.23)
Ben her zaman mesai saatleri içinde mail, mesaj, telefon işlerini hallediyorum. Alttan alttan her zaman mesai saati dışında ulaşılabilir olmayacağımı sezdiriyorum muhataplara. Mesai dışında birisi aradığı zaman da normale göre belirgin şekilde farklı bir resmiyette konuşuyorum.

Birisi bana mesai saati dışında mail atsa tutup suratına bir şey demem "neden dönüş yapmadın" gibi fantastik triplere girmediği sürece, ama normal de bulmam. İş iştir, sözleşmeyle anlaşmayla belli sınırlar koyarak yapılır. Bu sınırları ihlal eden insanları ihlal dozuna göre garip geliyor gözüme, garip gelmesini de özellikle kendime telkin ediyorum.
0
akhenaten
(21.02.23)
Bence göndermenin bir olayı yok hemen cevap beklemiyorsanız.

Gece gönderip, neden 1 saat içinde dönüş yapmadın demediğiniz sürece bir sıkıntı yok.

Bende de tam tersi, gece birileri bir şey gönderince 24 saat çalışıyormuş da göze girmeye çalışıyormuş hissi yaratıyor.
Hiçbir zaman gece biri yazdı diye kötü hissetmem.
0
burfak
(21.02.23)
"kusura bakmayın şu şu şu sebeple bu saate atabiliyorum ancak..." diye başlanıp atılmasında sorun yok.

ama rutin olarak bu şekilde mail atan birini ben dikkate alamam. mailine geç dönerim, görmedim derim vs...
ayrıca genel olarak da büyük dalga konusu olur.
0
teritori
(21.02.23)
Ben geç saatte mail alirim, mail atarim.
Ama bunu belli kişilere yapıyorum, yani kafaya takmadığıni bildiğim kişilere.

Onun dışında bütün mailleri sabah 08.30a ayarliyorum. Ama benim gibi calisan arkadaslar ile gece birde falan atıyoruz yani.

Akşam 10-11'e kadar umursamadan atiyorum. O kadar kafasina takan devlet dairesnde calissin.
0
logisticsmanager
(21.02.23)
Ortada gercekten ciddi derecede bir mesele yoksa mesai saatleri disinda mail atan kisiyi profesyonel olarak addetmem. Ya isini geciktiriyordur ya kendince caliskan pozu kesiyordur ya da hayatsizin tekidir. Tecrubeyle sabit olusmus yargilar bunlar. Dogru duzgun calisip bunu yapani gormedim henuz. E boyle birine de pek saygi duymam is anlaminda.
0
unidentified floating object
(21.02.23)
8-5 çalışılan işlerde garip durur ama freelance iş vs. ise garip olmaz bence.

Normal şartlarda mailin zamanı olmaması lazım bakan istediği zaman mesai saatinde bakıp cevap atar çünkü. Fakat akıllı telefonlarla birlikte anında bildirim gelmeye başladığı için insanlar dikkat etmeye başladı. Ben de o sebepten işleri gece halledip sabah 8-9'a ayarlıyorum sabah gidiyor.

Yine de, mail telefonla aramak veya whatsapp'tan yazmak gibi bir şey değil. Her saat atılabilmeli normal şartlarda. Çok dikkat eden kişi kişisel telefonuna o maili kurmaz veya iş telefonu vardır akşam bakmıyordur. Sadece bilgisayardan bakıyordur vs. vs.
0
nhk ni youkosu
(21.02.23)
1. kimsenin gözüne girme gibi bi durum yok, freelance kendi işim.
2. soru yalnızca mail için. telefon/whatsapp yok.
0
🌸deartheodosia
(21.02.23)
ben gece gündüz gönderiyorum, verimli saatim o gün için neyse o. herkesin verimli saati farklıdır, belki gece aklıma bir şey geldi gönderdim onun için sabahı beklemem.

alacak adamdan cevap beklemediğin, gece cevap ver diye darlamadığın sürece sıkıntı yok. benim mail bildirimlerim mesela kapalı akşam mesai bitişinden itibaren. rahatsız olan bildirimleri kapatır olur biter.

edit: ek olarak global firmalarda böyle bir kaygın zaten olamıyor. mesaj attığım bi adam japonyada diğeri amerikada. büyük şirketlerde böyle neden şu saatte attın falan olmaz bu yüzden. alan kişi bildirimleri yönetecek rahatsız oluyorsa.
0
roket adam
(21.02.23)
İsveçte çalışma şartları iyi, iş yaşam dengesi mükemmel olduğu halde insanlar şirket telefonlarını yanlarında taşıyorlar. Acil bir durum olursa cevap veriyorlar. Çünkü herkes farkında kimse onları gereksiz bi şey için rahatsız etmez. Bu nedenle kimseye gece mail atılmaz burada. Mail attığın insanın çalışma saatine göre mail atılır. Çünkü diğer türlü senden gelen mailleri sessize alması gerekecek ya da toptan iş telefonunu kapatması gerekecek.
Burada gece rahatsız eden olmadığı için iş telefonu da rahatsız edici bir şey değil.

Bence atmayın gece. Zaten tek bir ayardan gece attığım mailler mesai saati başında gitsin kuralını getirebilirsiniz. Her mailinizi tek tek ayarlamanıza gerek yok yani.
Bu ayarlar boşa konmuyor mail uygulamalarına.
0
zimbirik
(21.02.23)
çalıştığın şirket veya şirketlerin kültürüne göre değişir, kurumsal mı, hangi ülke vs çok değişkeni var. Endişe ediyorsan delay delivery ile saatini ayarla, mesai başlangıcında göndersin, kafan rahat eder.
0
tiny penny
(21.02.23)
Bazi insanlar icin cok daginiksin ve isini zamaninda yetistiremiyorsun o yuzden geceyarilarina kadar calisiyorsun izlenimi yaratabilir.
0
hot potato
(21.02.23)
(2)

Asus Laptop İçin SSD Harddisk

yankee jumping
Merhaba. Benim eski, emektar bi laptop var. Asus N750JK-T4109H. Zamanının en iyi bilgisayarlarından biriydi. Şimdi biraz geride kaldı. 250 gblik SSD var. Ben bunu yükseltmek istiyorum. Bu bilgisayara uygun 1 tb’lik bir harddisk almak istiyorum fakat mevzulardan pek anlamıyorum.
Merhaba. Benim eski, emektar bi laptop var. Asus N750JK-T4109H. Zamanının en iyi bilgisayarlarından biriydi. Şimdi biraz geride kaldı. 250 gblik SSD var. Ben bunu yükseltmek istiyorum. Bu bilgisayara uygun 1 tb’lik bir harddisk almak istiyorum fakat mevzulardan pek anlamıyorum.
0
yankee jumping
(21.02.23)
2.5" sata3 ssd (Samsung, Crucial, WD vb. olabilir)
bakacaksın.

250'liği çıkarıp bunu takabilirsin. Fakat dvd-rom'u çıkarıp ek disk takan da oluyor, onun için plastik yuva gerekiyordu.
0
nhk ni youkosu
(21.02.23)
Yukarıda cevabı verilmiş, SATA III (SATA 6 Gbps'dir asıl ismi) şeklinde 2,5 inçlik bir SSD alacaksın.

Elindeki cihaza fazla yatırım yapma, epeyce eskimiş zaten.

www.amazon.com.tr

Amazon'dan almanı öneririm, garanti açısından özellikle. Bu model işini fazlasıyla görecektir. 1000 liradan fazla verip karşılığında ekstra bir şey alamazsın o sistemde.
0
mada
(27.02.23)
(3)

Macbook Air Ekranı Kaldırınca Laptop'ın Açılması

voodoodoctor
Merhaba,Dün Macbook Air aldım ancak, bu model ekranı kaldırınca direkt açılmaya başlıyor. 2015 model kullanıyordum, böyle bir şey yoktu. Bu yeni bir özellik mi? Eğer bu özelliği kapatmak mümkünse kapatmak istiyorum, nasıl kapatabilirim?Yardım için şimdiden teşekkür ederim.
Merhaba,

Dün Macbook Air aldım ancak, bu model ekranı kaldırınca direkt açılmaya başlıyor. 2015 model kullanıyordum, böyle bir şey yoktu. Bu yeni bir özellik mi? Eğer bu özelliği kapatmak mümkünse kapatmak istiyorum, nasıl kapatabilirim?

Yardım için şimdiden teşekkür ederim.
0
voodoodoctor
(21.02.23)
Yok ya kapanmıyor. Konsoldan komut girince kapanıyor demişlerdi ama yok bende çalışmadı.

Kapak açık şekilde kapattınız mesela, herhangi bir tuşa dokununca bile açılıyor.
0
msb
(21.02.23)
sürekli uyku modunda tutulup ekranı açınca anında açılması en övdükleri yanı. Ki gerçekten güzel. Boşverin çok gerekmedikçe shut down yapmayın hiç.
0
nhk ni youkosu
(21.02.23)
5 senedir shutdown yapmadan kullaniyorum. (Pro ve sonrasinda air)

Hic bir zarari yok aksine cok hizli olmasi avantaj. Kapaliyken batarya da azalmiyor.

Ozel bir nedeni yoksa (aylarca kullanmamak gibi) shutdown yapmayin bence.
0
brkylmz
(21.02.23)
(9)

İspanya da dolar bozdurma

sislerrr
Merhabalar, biraz önce 600 dolar bozdurdum ve 514 euro verdiler. Sizce kazık yedim mi? Her sitesinde farklı bilgi var.
Merhabalar, biraz önce 600 dolar bozdurdum ve 514 euro verdiler. Sizce kazık yedim mi? Her sitesinde farklı bilgi var.
0
sislerrr
(20.02.23)
usd/eur 0.94 görünüyor.

$600*0.94= €564

bayağı komisyon almışlar. Kur farkı ile bu kadar çıkmazdı. (0.9 alsa 540 falan)
0
nhk ni youkosu
(20.02.23)
Banka kartından çekseniz bile tahminen çok daha az kesecektir. Ciddi komisyon almışlar.
0
yeninesiltupcu
(20.02.23)
ispanya'da, portekiz'de ve italya'da da benzerini duymuştum. tr gibi değil baya makas var. direkt kazıklanmışsın şahsi olarak diyemem, herkese öyle yapıyorlar, makas farkı işte. özellikle doğu avrupa'da da var. bir arkadaşım polonya'da 100 öro'yu bozdurup yerine 75-80 öro eşdeğerinde zloti vermişlerdi.

bir daha ki sefere ya tr'den halledin bence ya da direkt eş değer verebilecek yer bakının netten öyle gidin
0
avatar is back
(20.02.23)
Ufak yerdesin herhalde. Rakip yoksa boyle oluyor. Haftasonu tarifesi de uygulamis olabilirler. Italya'da rastlamistim pazartesiler bazi dukkanlar kapali oluyor falan
0
freedonia
(20.02.23)
%10 komisyon kesmiş vay anam vay.
0
Mcfly
(20.02.23)
Dediğiniz gibi arkadaşlar, makas farkı çok burada. Buradan arkadaşlara da bilgi verelim, dolarınızı euro yapacaksınız ülkeden çıkmadan önce yaptırın. %10-%15 arası komisyon alıyorlar ve benim gibi 600 dolardan 40-50 euronuzu kaptırmayın.
0
🌸sislerrr
(26.02.23)
bu olay normal arkadaslar, (normal derken yani isin standardi bu olmus, saf gorduler gecirdiler diye bir sey yok) bir arkadasim euro ile geldi ingiltere'ye. Sterlin almak icin dovizcileri dolastik Londra merkezde. Google'ya yazarsan "1 euro= 0.89" sterlin gozukuyor. Dovizcilerde ise en iyi bulabildigimiz oran "1 euro= 0.81 sterlin"oldu, postanenin oranlari falan daha berbat. Dedigim gibi Londra merkezde durum bu, Burnley'in kasabasinda bozdursan daha beter yolarlar. Bu arada gelmeden alsaydim ne olurdu sterlini diye Italya'ya baglandik, ordaki Milano merkez dovizcisi de 1 euro=0.80 Sterlin cekmis iyi mi:) Hemen hemen ayni oranlar.

Sizin orneginizde ise usd/eur 0.94 gorunuyorken dovizcide 0.856 olmus. Yani gideyim Google'daki fiyattan doviz alayim diye bir sey yok.
0
neck_and_neck
(01.03.23)
Fakat işte Türkiye'de yapsan neredeyse komisyon yokmuş gibi kurlara bozdurabilirsin.

YapıKredi'de çapraz döviz var, şimdi baktım 100 usd'yi 93,17 eur'a çeviriyor şu an. Google'da kur "1 ABD Doları 0,94 Euro"
0
nhk ni youkosu
(01.03.23)
@nhk ni youkosu herkes Turkiye'de yasamiyor iste. Google 1 pound= 1.13 euro deken, Benim banka Barclays 1 pound= 1.08 euro diyor app'inden almak isteyince ki bu onceden rezervasyon yapip, sube secip collect ermis halin, cat kapi bankaya gidersen daha kotu oran verir. Dovizcilere inince daha iyi orandan 1.10lardan euro alabiliyorsun. Ama farkli para birimiyle ulkeye girip, o ulkenin parasini almaya calisirsan duyurudaki durumlar olusuyor makas cok aciliyor
0
neck_and_neck
(01.03.23)
(14)

Oled Tv Kullananlar

sakince
Nasılsınız memnun musunuz? Ben uzun zamandır tv'den uzaklaştım.En son Full Hd'de kaldım öyle söyleyeyim. Kullanım amacım konsol oyunlar akşamdan akşama, birde film vs. Tv izlemiyorum zaten. Bu fiyatlar dahada artacak farkındayım. Muhtemelen tek atış hakkım var. Odaya fazla güneş girmiyor zaten. Özet
Nasılsınız memnun musunuz? Ben uzun zamandır tv'den uzaklaştım.En son Full Hd'de kaldım öyle söyleyeyim. Kullanım amacım konsol oyunlar akşamdan akşama, birde film vs. Tv izlemiyorum zaten. Bu fiyatlar dahada artacak farkındayım. Muhtemelen tek atış hakkım var. Odaya fazla güneş girmiyor zaten.

Özetle: Herkes efsane görüntü ama yanar şöyle böyle diye diye bende korktum açıkcası. Ama teknoloji şans işi ve şanssızlık beni zaten her türlü buluyor. Bişey çıksa üzülmüyüm tabiki....

Ama alacakken de pc'me yakın tutacağımdan 4k görüntülerle bol bol besleyeceğim.. ne önerirsiniz....
0
sakince
(20.02.23)
Biz aldık, karanlıkta film izlemeyi seviyoruz o yüzden siyah kalitesi bizim için önemliydi, çok da memnunuz. Oyun da cabası oldu açıkcası bu kadar farkedeceğini bilmiyordum çünkü.
0
giovanne
(20.02.23)
bütçe ne bilmiyorum ama başlangıç-orta-ileri seviye önerilerimi yapayım. ben de bunlardan birini kullanıyorum mağazada deneyerek almıştım. oyunda ve karanlık ortam da şahane bir icat.

başlangıç lg c2
orta lg g2
ileri sony a95k

lg'nin serileri mart ayında yenilenecek beklerim dersen c3,g3 nisan gibi türkiye'de olur herhalde.
0
a darkness coming
(20.02.23)
değerli bilgileriniz için teşekkür ediyorum açıkcası kafamdan bir bütçe koymadım. @darkness hocam, samsung konusunda ne düşünüyorsunuz. Şimdi bende philips hue serisi var. Samsung da kendi işletim sisteminde onun için uygulamasıda var ışık kontrolü ambiyans vs. ayrıca telefonumdan dex özelliğide olunca, Sony içinde şu türkiyeden çekilme muhabbeti beni korkuttu.
0
🌸sakince
(20.02.23)
bu işi yıllardır yapan, en iyisi LG olarak bilinir. Fakat Samsung da yavaş yavaş oled tv çıkarmaya başlamış, bir tanıdığım aldı panel gayet kaliteli duruyordu.

www.samsung.com
aha şu. Fiyat olarak eşitse LG mi Samsung mu daha mantıklı emin değilim. Ben geçmişte hep LG monitörler kullandığım için biraz sempatim var ama servis durumlarını bilemiyorum.
0
nhk ni youkosu
(20.02.23)
Samsung iyi marka ama bu alanda yeni. LG'nin en eski serilerinde burnout problemi vardı ama adamlar yıllardır bunu geliştirerek çok azalttılar (tamamen yok ettiler mi bilemiyorum, ben de 1.5 yıldır GX kullanıyorum). Demem o ki, en tecrübelisi LG iken başka marka almak riskli olur.
0
507
(20.02.23)
s95b de alınır. c2 alternatifi o da küçük nüans farkları var listeden baktım lg 55 inch için 28.000'den samsung 30.600'den listelenmiş. ikisi de 2022 ilk çeyrek civarı çıkan cihazlar.

bu arada sony'nin türkiye'den çıkması falan önemli değil, ithalatçı olacak servisler vs. çalışmaya devam edecek. bütçe varsa kesinlikle ve kesinlikle sony ama fiyat aşırı yükseliyor.
0
a darkness coming
(20.02.23)
samsung s95b
samsung qn95b
samsung qn90b
ben de yakın zamanda alacağım. yukarıda yazdığım 3 model arasında kaldım. genel olarak ps5 oynamak, haftada 1-2 maç ve film izlemek için kullanacağım. ps5'i sık kullanacak olmam nedeniyle hdmi 2.1 120 hz'e kadar destekleyen bir tv bakıyorum. size de bunları öneririm. şu siteden de kıyaslama yapabilirsiniz:
www.rtings.com
0
golgi aygıtı
(20.02.23)
@golgi aygıtı, qled olanlar (qn) oled değil. O samsung'un zamanında çıkardığı led'in daha iyisi gibi bir şey. (parçalı aydınlatma falandı sanırım)
0
nhk ni youkosu
(20.02.23)
Konu samsung qled’e geldiği için söylüyorum, fiyat/performans olarak bence qled almak daha mantıklı gayet yeterli bir görüntü kalitesi var bence oled farkına değmez ama tabii tamamen zevkler/renkler. İzlediğimiz iki dizi, biraz youtube, oled’e o kadar vermem. Tabii ki oled kalitesi hojdur.
0
awlmi
(20.02.23)
bende eski seri bir lg var görüntü çok güzel ama sağ üstte sik gibi atv ve showtv logosu var :) kalmış orda
0
vincenzo
(20.02.23)
bu kadar cevap herkesin bu süreçten geçtiğini gösteriyor. Karar vermek gerçekten zormuş. Bu zamana kadar projeksiyon düşündüm lazerli olanları düşündüm... en son kendime bi iyilik yapacağım ama du bakalım..
0
🌸sakince
(20.02.23)
LG oled TV'me geforce now desteği de geldi, şimdilik 1080p ama güzel bu teknolojiye sahip olmak sadece TV ile. 120fps desteklemesi de cabası oyun severler için.
0
hasmetizm 2046
(21.02.23)
lg oled cs, c2 ve g2'yi kıyaslarsak cs ve c2 arasında fiyat farkı 2k civarı. aralarındaki tasarımsal farkları geçersek tek fark c2'de %20 brightness booster olması. ancak youtubeda yan yana izlediğinizde normal bir gözün net şekilde göreceği bir fark yok www.youtube.com bir de g2 var onun fiyatı da cs'den 8k pahalı onda da %30 brightness booster var bir de ses diğerlerinde 40w hoparlör sistemi 2.2 iken onda 60w ve 4.2. yan yana c2 ve g2'ye bakınca görüntü açısından burada da çok bariz bir kalite farkı göremedim www.youtube.com ama önemli kısım 5 yıl panel garantisi veriliyor g2'de. f/p ürünü aranıyorsa cs, performans aranıyorsa g2 mantıklı bence o yüzden.
0
semaforo de medianoche
(21.02.23)
peki lg oled tv kullanan arkadaşlar, webos'da philips hue uygulaması var mı?
0
🌸sakince
(21.02.23)
(4)

5.yılın sonunda kira sozlesmesi yenilenmeli mi

irgendwie irgendwo irgendwann
MerhabalarBizim bu ay kira kontratimizin 5.yili doluyor.3300 olan kiramizin 10.000 TL'ye yükseltilmesi icin ev sahibimiz tarafindan bize ihtarname cekildi. Sonrasinda ev sahibi ile konustuk ve rayici de dikkate alarak kiramizi ortak bir kararla 9000 TL yaptik. Fakat tekrardan 5 yillik bir sozlesme y
Merhabalar

Bizim bu ay kira kontratimizin 5.yili doluyor.

3300 olan kiramizin 10.000 TL'ye yükseltilmesi icin ev sahibimiz tarafindan bize ihtarname cekildi. Sonrasinda ev sahibi ile konustuk ve rayici de dikkate alarak kiramizi ortak bir kararla 9000 TL yaptik. Fakat tekrardan 5 yillik bir sozlesme yapmadik. Ev sahibine sozlesme yapmak istedigimizi soyledigimizde elden verilmek uzere 7000 TL depozito istiyor veya sozlesme yapmadan devam edebiliriz diyor.

Sormak istedigim su, biz sozlesme yapmadan devam etmeyi kabul edersek önümüzdeki senelerde ev sahibi bize rayic davasi acabilir mi (yani rayic artisini hali hazirda yaptik)? Veya 7000 TL verip tekrar sozlesme yapmali miyiz?
0
irgendwie irgendwo irgendwann
(20.02.23)
valla hocam ev sahiplerinin hiçbir dediğine güvenme sen kendini sağlama al bugün dediklerini 2 gün sonra unutur zeytinyağı gibi üste çıkarlar, kendini sağlama al muhakkak
0
gencfb
(20.02.23)
5 yıl sonra büyük bir zam yapacaksın diye kanun yok. 5. yılda ev sahibnin kira tespit davası açma hakkı oluyor sadece. yani ileride kira tespit davası açarsa biz 5. yılda rayiç değere yükseltmiştik zaten deme hakkın var. ama mahkeme nasıl değerlendirir bunu bilemeyiz.

yenilenmiş kira kontratında 5 yıl boyunca güvende oluyorsun. bir de her durumda kontratın 10. yılında sebepsiz olarak seni çıkarabilir. yenilenmiş kontratın böyle bir avantajı da var.
0
orpheus
(20.02.23)
yeni sözleşme yaparsanız ve elden 7000 verirseniz, önceki depozito atıyorum 2000tl idiyse 9000 depozito elden alındı yazmanız lazım mantıken. Onu atlamayın.
0
nhk ni youkosu
(20.02.23)
Bence depozito verin ve yenileyin sözleşmeyi. 10.senenizde çıkaramaz sizi böylece. Yeni sözleşmeye önceki depozitoyu da ekleyin ama.
0
Mcfly
(20.02.23)
(4)

Powerbank

tulumba
Selam,Powerbank için ne kadar bütçe ayırmalıyım? Fiyat algım sıfırlandığı için ne uygun ne pahalı ayırt edemiyorum. Ekşi'de Anker marka powerbank genelde önerilmiş. Tip Cli anker powerbank bir tane buldum internette. Fiyatı da 800 tl. Sizce bu paraya daha iyi bir şey alınır mı? Ne önerirsiniz?
Selam,

Powerbank için ne kadar bütçe ayırmalıyım? Fiyat algım sıfırlandığı için ne uygun ne pahalı ayırt edemiyorum. Ekşi'de Anker marka powerbank genelde önerilmiş. Tip Cli anker powerbank bir tane buldum internette. Fiyatı da 800 tl. Sizce bu paraya daha iyi bir şey alınır mı? Ne önerirsiniz?
0
tulumba
(19.02.23)
type-c, power delivery (yüksek watt) falan işin içine girince fiyat artabiliyor ama 18w telefonu hızlı şarj edebilen powerbanklerin 10000mah olanları 300-500 lira arası, 20000mah olanları 800-1000 lira arası benim gördüğüm.
0
nhk ni youkosu
(19.02.23)
Benim bulduğum 10000mah. Type c istememin sebebi telefonun girişi type c. www.amazon.com.tr
0
🌸tulumba
(19.02.23)
usb-c'den çıkış veriyor mu emin olamadım ben. Bazı ürünler sadece oradan şarj oluyor, bazılarında hem şarj oluyor hem dışarı şarj edebiliyor.

Amazon'daki bir görselde sadece iki Usb-A'yı gösterip dual output demiş. Ama iphone 12 şarj et görselinde de usb-c'yi göstermiş.

Bu arada baseus / ugreen vb. marka usb-c to usb-A kablo alıp onunla kullanabilirsiniz herhangi düz powerbanki. Usb-c'den c'ye şarj olsun diyorsanız oradan çıkış verdiğine emin olun. Millet trendyol vb. yerlerde yorumlarda yazmış olabilir.
0
nhk ni youkosu
(19.02.23)
20 binlik intuos mu ne aldık daha geçen 450 civarına. amazon’da vardı. dandik bi powerbanka hiç 1000 falan vermem zaten kaybolup gidiyor. usb c girişi çıkışı her türlü giriş çıkış kablosu da üzerinde.
0
roket adam
(19.02.23)
(3)

IELTS sonucua itiraz

sofu
Speaking 6 geldi, 6.5 olsa hedefim tutuyordu. Çok parlak geçmedi ama yine de denesem mi, itiraz sonucu puanım değişir mi bilmiyorum. Daha önce itiraz edip te puanini yükselten var mi acaba ? Dwğerlendiren kişi göre değişebilir mi sizce puan ?
Speaking 6 geldi, 6.5 olsa hedefim tutuyordu. Çok parlak geçmedi ama yine de denesem mi, itiraz sonucu puanım değişir mi bilmiyorum. Daha önce itiraz edip te puanini yükselten var mi acaba ? Dwğerlendiren kişi göre değişebilir mi sizce puan ?
0
sofu
(18.02.23)
itiraz edip de puanı değişen çok duydum ve gördüm. itiraz ücreti de değişiklik olursa iade ediliyor tarafına ama dediğim kişiler cidden beklediklerinden düşük aldığı için itiraz etmişlerdi. itiraz'da farklı birileri dinliyor sesi ve ilk notunu bilmeden puanlıyor. aynı veya daha düşük verirse değişen bişey olmaz, yüksek verirse yüksek olan geçerli olur
0
avatar is back
(18.02.23)
et değişebilir
0
holy biblo
(18.02.23)
writing ve speaking biraz yoruma açık evet.

Writing'de iyi yazdığımı bildiğim bir metne itiraz etmiştim, 6.5 olan notum 7'ye yükselmişti. Fakat mesela speaking'de her 3 kısımda da güzel ve dolu cevaplar verdin mi, geniş bir kelime ve gramer bilgisi kullandın mı vs. düşün ona göre yap derim. Çünkü verdiğin para puan değişmezse boşa gitmiş oluyor, puan değişirse iade ediyorlar.
0
nhk ni youkosu
(19.02.23)
(10)

Öğleye kadar uyuyanlar, nasıl yapıyorsunuz?

inheritance
Kaçta yatarsam yatayım sabah 7, en geç 8 gibi uyanmış oluyorum. Ben de öğleye kadar uyumak istiyorum, siz nasıl yapıyorsunuz? Bu arada yattığım odada iki kat blackout perde var ve kulak tıkacı kullanıyorum yatarken.
Kaçta yatarsam yatayım sabah 7, en geç 8 gibi uyanmış oluyorum. Ben de öğleye kadar uyumak istiyorum, siz nasıl yapıyorsunuz? Bu arada yattığım odada iki kat blackout perde var ve kulak tıkacı kullanıyorum yatarken.
0
inheritance
(17.02.23)
15 saatfalan uyuyorum ben alarm kurmama ragmen uyanamadigim oluyor o kadar uykuya. tuvalete su icmeye falan da kalkmiyorum. bu huy gibi bi sey eger stres gibi bi sebeple uyuyamiyorsan ayri. cok uyumak asiri kotu bir sey bi uyaniyosun aksam olmus ömur israfi
0
ala09
(17.02.23)
Kaçta yatarsam yatayımdaki maksimum saatiniz kaç mesela? Böyle diyip en fazla 1de yatıyorum diyen falan gördüm çünkü de. 1de yatıp 8de kalkmak normal yani zaten. Ben 3-4'te yatıp 11-12 gibi kalkmayı çok seviyorum mesela. Benim ideal uyku saat aralığım bence bu saatler ama işte işe gitmem gerektiği için yapamıyorum :d

Şöyle haftasonu boş olduğunuz bi günde 2 gibi yatıp 11'e kadar uyumanın keyfi de bir başka tabii, hafta boyunca alamadığınız uykuyu almış oluyosunuz iyi hissettiriyor.

Yani bence önemli olan yatış saati. 12de yattıysan 8de kalkman normal zaten. Çok uykun varsa, vücudun yorgunsa da 10 olur hadi bilemedin. Vücudu yorarsan uyursun
0
nundu
(17.02.23)
erken yatıyorsundur. ortalama olarak en az 8 saat uyuman gerektiğini varsayarsak en erken 2den sonra uyumaya alışırsan başarırsın.
0
paintov
(17.02.23)
Uyumayı çok seviyorum. Bıraksalar 12 saat uyurum. Biraz sevmek gerekiyor. Bu arada perde, kulak tıkacı yanlış bir yöntem olabilir. Neden derseniz bazı sesler insanın uykusunu getirir. Nerede okudum hatırlamıyorum ama saç kurutma makinesi sesi bebeklerin uykusunu getiriyormuş. Ne bileyim, televizyonun kısık sesi de uyku getirebilir. Önce kulak tıkacından kurtulun. Perde de aynı şekilde gün ışığıyla bağlantınızı kesiyor. Ama sabah kapalı, yağmurlu bir havayı görmek uyku getirebilir. Odada temiz hava olması önemli. Daha rahat bir uyku sağlayabilir. Koku olmamalı. Sıcaklık uygun olmalı. Bana göre hafif serin odada uyumak daha kolay oluyor. Bir de en önemlisi yorgun olmak. Fiziksel olarak yorulmak gerekiyor.
0
dissendium
(17.02.23)
normalde uykuyu çok severim.

odanın sıcaklığı uygunsa eğer, mesela bu gece 4'te yatsam en erken 2'de kalkarım alarm kurmadıysam.

perde merdeye de ihtiyaç duymam.

normalde hafta içi maksimum 6 saat uyumamdan kaynaklanıyor bu.
0
rain when i die
(17.02.23)
Ben de senin gibiyim. 5 yaşımdayken de sabahın köründe uyanırdım, 30 yaşımı geçtim hala aynı şey. Geç yatayım erken yatayım içki içeyim yorgun olayım hiç fark etmiyor belki bir saat daha geç uyanırım o kadar.
0
denizgonen
(17.02.23)
Bi nedenle erken uyanmam gerekirse istediğim saatte uyanırım ama uykum olmasa bile sırf tembellik yapmak istersem uyuyabilirim istediğim saate kadar, uyumak süper bir şey çünkü. Bunun için özel bi şey de yapmıyorum klasik işte gözümü kapatıp yatıyorum bi süre sonra uyumuş oluyorum, başka bi numaram yok benim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.23)
sabah 8'de iş başı yaptığın bir işin mi var? Benim uzun süredir öyle gitmem gereken bir işim yok, kafam asıl akşam açılıyor ve en verimli şeyleri 23.00 - 03.00 arası yapıyorum. 3-4 gibi yatınca da 12'ye kadar uyuyorum.
0
nhk ni youkosu
(18.02.23)
oda soğuk(19-20 C), yorgan kalın olsun
0
sttc
(18.02.23)
Biyolojik saat meselesi bence. Sabah 3-4 e kadar içki içip otursak da 6.30 gibi kalkarım :') bebeklik, çocukluk, yetişkinlik hep ayni
0
abuzer
(18.02.23)
(4)

Akbank hesapları arasında döviz transferi

Simrug
1500 dolar havaleye ne kadar kesinti yapilir acaba?
1500 dolar havaleye ne kadar kesinti yapilir acaba?
0
Simrug
(16.02.23)
www.akbank.com

Burada yazıyor.
0
orient blue
(16.02.23)
Baktim dovizle alakali bisey goremedim.
0
🌸Simrug
(16.02.23)
Transferi dene direkt son adımda görürsün. Aynı banka içi havale sayıyor 5-10 liraya gönderiyor olmalı(Garanti’de yaptım)

Başka banka olursa mecbur Abd’den geçiyor swift yapmak gerekiyor.
0
nhk ni youkosu
(16.02.23)
Verdiğim linkte TL ve YP (yabancı para) olarak belirtilmiş. 1500 doların TL karşılığı hangi aralığa denk geliyorsa o kadar masraf çıkacaktır. Nhk’nın dediği gibi deneyerek son adımda da görebilirsiniz.
0
orient blue
(16.02.23)
(19)

Kolonları boydan boya kesilmiş bina

whatdreamsnevercome
annemlerin evinin altındaki cafe (10 katlı bina) bütün kolonları boydan boya kesmiş. boydan boya. apartmanı tutacak kolon yok kenarlar dışında. göbekteki bütün kolonlar yok olmuş.belediyeye şiakyet etmek istedik, tapumuz yok diye şikayet edemiyoruz. kiracıyken şikayet edebilecğimiz hiçbir yer yok.bi
annemlerin evinin altındaki cafe (10 katlı bina) bütün kolonları boydan boya kesmiş. boydan boya. apartmanı tutacak kolon yok kenarlar dışında. göbekteki bütün kolonlar yok olmuş.

belediyeye şiakyet etmek istedik, tapumuz yok diye şikayet edemiyoruz. kiracıyken şikayet edebilecğimiz hiçbir yer yok.

biz ne yapmalıyız? annemler şuan o apartmanda kalmıyor. ama ne yapıcaz yani kulağımızın üstüne mi yatıcaz? gelip burayı denetleyecek kimse yok mu?
0
whatdreamsnevercome
(15.02.23)
eksisozluk.com

öncelikle orada kalmamaları iyi ama taşınmadılar geçici olarak başkasında kalıyorlar gibi mi anlamalıyız bunu? Eğer öyleyse bir an önce yeni ev bulup taşınmaya çalışsınlar. Önce canınızı kurtarın, şikayetleri de yapabiliyorsanız yapın kiracı olarak pek olmuyorsa diğer daireleri uyarın, yöneticiye söyleyin ve apartman girişine not vs. asıp gidin. Bazıları çok umursamaz olabiliyor, o da onların problemi.
0
nhk ni youkosu
(15.02.23)
Afişe edin hocam. Sosyal medya postu olur, ekşisözlük'te başlık olur, şu anda insanlar bu konularda hassas zaten... Bu binanın müstakbel bir enkaz olduğunu bilsin herkes. Birilerinin ticari hırsı yüzünden canı yanmasın artık kimsenin.

Yeryüzü böyle bir cehalet görmedi.
0
msb
(15.02.23)
Gidip cafe'de bir çay içip durumu fotoğraflayın mümkünse. Halk olarak biz el atıcaz bu işe o belli oldu.
0
msb
(15.02.23)
@nhk, evet geçici kalıyorlar çünkü 2 gün önce farkettik durumu. alt katında işyeri olan tüm binaların yıkıldığını görünce, inip cafeye bakalım dedik. yayla gibi cafe. 4-5 metrede bir kolon olması gereken cafenin (dairelerdeki ve otoparktaki kolonlara göre) bi ucundan dieğrni görüyorsunuz.
0
🌸whatdreamsnevercome
(15.02.23)
@msb,

ya afişe etme olayı bile çok şey geliyor, bilmiyorum. daha önce hiç sosyal medyayı bu konularda kullanmadığım için. apartmanda 60 daire var, onlar bile kendi arasında organize olamıyor bu konuda. bilmiyorum, biraz beynim de çalışmıyor sıkıntıdan.

tüm kirlar 2 katına değil, 5 katına çıkmış durumda. alterantif daire de bulamıyoruz bir tülrü. burası nasıl bir ülke. nasıl bir mezarlık.
0
🌸whatdreamsnevercome
(15.02.23)
istanbuldaki eski binaların çok büyük bir kısmında zaten bu dediğiniz durum var. eğer bu durum yoksa da zaten binalar eski olduğundan depremde patlayıp gidecek. siz kendinizi bir an önce kurtarmaya bakın, gerisini oturan düşünsün. afişe etmekle, şikayetle falan uğraşırsanız önce daire sakinleri sonra daire sahipleri sizi linç etmeye çalışır, durduk yere uğraşırsınız. gerek var mı? haber olmadan kendinizi kurtarın yani o binadan.
0
roket adam
(15.02.23)
Bu depremden önce hukuk yoluyla uğraşıp da uzun süre sonuç alamayan birisi vardı, belki görmüşsünüzdür. Aynı şekilde kolonların kesilmesiyle ilgili. Birkaç yıldır dava uzadıkça uzuyordu da depremde yıkılmış zaten bina.

Bence 10 katlı binanın girişine "alt kattaki kafe kolonları kesmiş, helallik almadan evinize girmeyin" gibi bir yazı asarsanız şu sıra gündem de deprem olduğu için çözülür hızlıca.

Bu arada kolonların kesik olduğunu bilip de apartmanda yaşayan diğer insanlara söylemezseniz ve bir şey yaşanırsa vicdan azabı da yaşarsınız, o sebeple de yazı asın derim.
0
michael_knight
(15.02.23)
@roket adma,

üzücü olan da bu. binamız 11 yıllık. baya da düzgün bir bina. büyük ihtimalle her şeyi düzgünce yapılmış. perde betondan tutun 120lik kolonlara kadar hre boku var.

ama cafe amaçlı biri alıp mimar yönetimiyle içinden geçmiş.
0
🌸whatdreamsnevercome
(15.02.23)
barodan destek isteyin
0
idexo
(15.02.23)
kafe yayla gibi boş mu
tavan o yükü tutamaz
0
mantık
(15.02.23)
yaw bu kolon kesme isi de biraz sehir efsanesi.

10 katli bina, kolon acikligi iki tarafa dogru 6 metre olsa icerdeki kolonlar 36m2 alan tasiyor demek.
doseme kalinligi 20cm desek.
02x24 = 4.8kPa
0.5kPa da ivir zivir desek etti 5.3kPa.
5.3 x 36 x 10 = 1908kN
Kolonlar 100cmx50cm desek, 3m kat yuksekligi, 1.5m3 x 10 = 15m3 x 24 = 360kN da kolon agirligi.
1908 + 360kN = 2268kN = 227 ton.

Hepsini kesmisler dedigin kolonlarin herbirinde 227 ton agirlik var en basit hesapla. Kim neyi nasil kesecek, hayal kurmayin.

Transfer slab diye birsey var, oyle bir doseme tasarlarsin ki zemin kattaki kolonlarin hicbiri yukardaki kolonlarla denk gelmez.

Bakiniz --> rb.gy

Duzgun tasarim yapilirsa birsey olmaz..
0
cooperr
(15.02.23)
tavanı kubbeli yaparsın yine gerek kalmaz da üstünde kat var diyor
bir de garaj olsa daha anlaşılır ama bir cafede kolon ne kadar sorun olabilir ki
0
bir soru sorcam
(15.02.23)
belediyeye gidin ve binanın imar planını görmek isteyin. o planda zaten açıkça görebilirsiniz kolon kesilmiş mi yoksa öyle mi normali diye.
0
hlt1985
(15.02.23)
söylendiği gibi, cephedeki kolonlar dışında hepsini kesip de binayı ayakta tutma gibi bir şansları yok. giriş katı ticari kullanım için planlanmış ve buna göre bir döşeme kullanılmış olabilir.

belediyeden binanızın planlarını talep etmeniz ilk yapacağınız şey olmalı.
0
knight of cydonia
(15.02.23)
binayı teste tutmak için tapuya ihtiyacınız var ama şikayet etmek için yok diye biliyorum. bırak kolon kesmeyi tadilat projesi olmadan balkonu içeri alan birinin bile belediyenin fen işlerine şikayet edilmesi sonrası binanın mühürlendiğini gördüm.
0
b1020
(15.02.23)
Fotoğraf çekebiliyorsanız çekin gönderin, adres vs yazın, bir rt grubumuz var çok hızlı yayılıyor. Ama +1 kolonların hepsini kesmiş olamazlar sadece dış kolonlar ayakta tutamaz. Tam emin misiniz kesildiğine?
0
sipsiyah
(16.02.23)
@cooperr: 2268kN=227 ton

Ayrıca doğru. Kolonlar sonradan boydan boya kesilse üst döşeme en azından sehim yapar. O yükün diğer kolonlarca karşılanması namümkün.
0
trixi
(16.02.23)
@trixi

eyw, ben de 20ton az cikti diyorum, kacirmisim. ;)
0
cooperr
(16.02.23)
Belediyeden planları isteyin +1

Buna kiracı olsanız da hakkınız var, hatta binayla alakanız olmasa bile var. Oradan ortaya çıkar her şey.
0
gmzo
(16.02.23)
(7)

ülkede neden telsiz kullanımı bu kadar az?

astronom bey
özellikle polis,itfaiye gibi resmi kurumlarda telsiz var ama sanki kullanılmıyor veya verimli kullanılmıyor.özellikle amerikada bakıyorsun polis bütün iletişimi telsizle yapıyor. devamlı yakasında telsiz var araçta giderken, olaya müdahale ederken doğrudan merkezle telsizden konuşuyor.bizde ki polis
özellikle polis,itfaiye gibi resmi kurumlarda telsiz var ama sanki kullanılmıyor veya verimli kullanılmıyor.

özellikle amerikada bakıyorsun polis bütün iletişimi telsizle yapıyor. devamlı yakasında telsiz var araçta giderken, olaya müdahale ederken doğrudan merkezle telsizden konuşuyor.

bizde ki polislerin elinde hep telefon var devamlı tefonla birilerini arıyorlar. telefon üzerinden talimat alıyorlar. geçen bir video da gördüm polislerden biri silahla adam peşinde diğeri elinde telefon durumu merkeze bildirmeye çalışıyor.
aynısı ambülanslar içinde geçerli merkezi telefonla arayıp hastayı hangi hastaneye sevk edeceklerini öğreniyorlar.

bu deperemlerde belediye başkanı söylüyor telefonla kimseye ulaşılamamış.

telsiz kullanımı yaygın olsaydı anında müdahale daha kolay olmaz mıydı.
0
astronom bey
(15.02.23)
Abi en basitinden telsizle bir frekanstan sadece bir kişi konuşabiliyor, yani ben bi frekansı kullanırken mesela başka bi birim kullanamıyor orayı, o nedenle çok pratik bi kullanım değil aslında. Ha ama Amerikalılar nasıl çözmüştür o kısmı bilmiyorum bizde böyle bir durum var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.02.23)
Aslında altyapımız kötü değildi, 2000'lere kadar moto kuryeler bile telsizle iletişim kurardı. Polisi jandarmayı söylemeye gerek yok, denizlerde hala çok sık kullanımı var.

Sanırım bireysel olarak görevlilerin taşıması ve kullanması telefona göre çok avantajlı değil artık. Araçlarda hala var telsiz gördüğüm kadarıyla.

Ülkemizin neredeyse %97-98'i cep telefonu kapsama alanında, amerikayla karşılaştırmamak lazım. Orada birbirine çok uzak küçük küçük kasabalar vs var sanırım. Coğrafya ile alakalı olabilir yoğun telsiz kullanımı.

Her polis/jandarma/itfaiye/ambulans vs araçlarında telsiz cihazı olmalı, ama bireysel olarak her görevlinin taşıması mantıklı mı bilemedim.
0
john bloor
(15.02.23)
yıl 1999-2000 falan. cep telefonu daha çıkmamışken mahallede bir abimiz vardı. dışarıda elinde telsizle dolanırdı. diğer telsiz de evdeydi. eşiyle iletişimi öyle kuruyordu mahallede. sonra cep telefonu yaygınlaşmaya başlayınca telsizi görmez olduk. o yüzden çok kullanılmıyor.
0
prole
(15.02.23)
Birinci elden bilgi değil de uzaktan gözlemlerim bunlar;

Cep telefonuyla konuşmanın pahalı olduğu günlerde Aycell veya Avea polislere ve şu anda hatırlamadığım başka kamu çalışanlarına çok ucuza ve kendi tarifesindekilerle sınırsız konuşma olan bir paket sattı.
Tam fiyatları hatırlamıyorum ama diğer markalar 100 liraya sınırlı dakikalar satarken bu tarife 30 liraya ve tüm memurlarla sınırsız gibi bir kampanyaydı.

Böyle olunca tüm polisler de bu tarifeye geçti ve bir süre sonra hepsi sürekli telefonla haberleşmeye başladığı için telsizin kullanımı düştü galiba.
0
michael_knight
(15.02.23)
ABD'deki olay ve profesyonel cihazlar nasıl emin değilim ama normal telsizlerin mesafesi 4-5 km sanıyorum. Deprem vb. şeylerde işe yarar ama çok uzaktaki biriyle konuşulmaz herhalde.

Bu arada çok alakasız bir konuda, film için araba sahnesi çekerken mikrofonu radyo frekansıyla verip arkada başka araçtan kaydetmek/dinlemekle ilgili bir video izlemiştim. Radyo sinyali iletmenin de belli mesafeleri kuralları var yoksa suç diyordu.
0
nhk ni youkosu
(15.02.23)
Telsizcilik aslında oldukça önemli ve birçok ülkede devletlerin de oldukça önemsediği bir konu.

Çünkü afet vb durumlarda gsm şebekesi çalışmadığında en sağlam iletişim kanalı telsizdir.

Küçük el telsizleri 4-5 km menzillidir ama profesyonellere yönelik telsiz sistemleri 60-70 km'ye kadar menzile sahip oluyor.

Bir de röleler sayesinde kıtalararası bile iletişim kurabilirsin istersen.

Bu yüzden amatör telsiz grupları vs de çok yaygındır dünya genelinde. Devletler dolaylı da olsa destekler bu tarz organizasyonları.

Birden fazla birimin bulunduğu telsiz operasyonlarında ise farklı yöntemlerle bunu aşıyorlar.

Yurtdışında bütün güvenlik güçlerinin, sağlık ekiplerinin telsizleri var.

Çok basit bir detay gibi görünebilir ama oldukça önemli bir detay. Telefon çalışmıyor çünkü gördük.

Bizim toplumsal alışkanlıklarımız var maalesef bu tarz detayları çok önemsemiyoruz. Kamu görevlileri de ya zor geldiği için, ya üşendikleri için ya da alışmadıkları için telsiz yerine telefonu tercih ediyorlar. Ama bunun ciddi ciddi alışkanlık olarak kazandırılması lazım.
0
anten
(15.02.23)
Eski b tipi lisansli amatör telsiciydim. Telsizi öğrenmek emek, okuma ve pratik gerektiriyor. Her röle'nin kendi kodu ve kodlaması var dolayısıyla günümüz dünyasında çaba gerektiren her işte olduğu gibi insanlar uğraşmak istemiyor. Yaygınlığı azalıyor ancak fanatiklik düzeyinde gruplar halen mevcut. Belirli takvimle konuşan gruplar var.
0
mirty
(16.02.23)
(5)

istanbul'da yaşayanlar home office konusunda ne durumdasınız?

stationary traveller
selamlar, aslında kasım ayındaki düzce depreminden (fena sallamıştı) beri düşünüyordum ama artık son depremle beraber kararımı verdim. çalıştığım starup'ta home office devam edip, memleketime dönmek istiyorum. şu an istanbulda yaşadığım bina 20 yaşından küçük değildir. bu olayı nasıl çözeceğiz? ist
selamlar, aslında kasım ayındaki düzce depreminden (fena sallamıştı) beri düşünüyordum ama artık son depremle beraber kararımı verdim. çalıştığım starup'ta home office devam edip, memleketime dönmek istiyorum. şu an istanbulda yaşadığım bina 20 yaşından küçük değildir. bu olayı nasıl çözeceğiz? istanbul'da eski binalarda yaşayıp memleketinde daha güvende olacak ve home office çalışabilecek kişiler olarak birlik olunması lazım diye düşünüyorum. pandemi bir fırsattı ama dar görüşlü işverenler bunu değerlendiremedi. linkedin'de iyiden iyiye dillendirilmeye başlandı bu olay. siz ne durumdasınız? çalıştığınız yerde dillendirilmeye başladı mı?
0
stationary traveller
(15.02.23)
çoğunlukla home office çalışan bilişim sektörü çalışanıyım.

bu olayı nasıl çözeceğiz?
ya herkes patronuna gidip, yeni bir binada yaşayabilecek gerçek maaşları talep edecek.
ya da herkes yine patronuna gidip, şehir dışında çalışabilmek için gerekli izinleri alacak.
bu şirketle ve kendi politikasıyla alakalı bir şey. şirket bazında birlik olunabilir ama sektörel olarak bir şey yapılabileceğini düşünmüyorum.
0
roket adam
(15.02.23)
@roket adam
konu sadece güvenli bina değil. istanbul (aslında marmara bölgesi depremi) depremi sonrası çevre iller ile beraber 30 milyon insan etkilenecek. marmara bölgesine kara yollarından ulaşım kalmayacak muhtemelen. depremde enkaz altında kalmasak bile sonraki süreçte salgın hastalık, donma, susuz-besinsiz kalma, yağmacılık vs. gibi sorunlar var. güvenli ev olayı çözüm değil bu yüzden
0
🌸stationary traveller
(15.02.23)
home office çalışıyorum 6-9 ay içerisinde doğru planlama ile şehir dışına taşınacağım.

konya'yı düşünüyorum. sırf bu sebepten iş görüşme süreçlerimi askıya aldım.
home office olmayan tüm görüşmelerimi iptal ettim.
bence ses yükseltmedikçe yapılar buna dönüşmeyecektir.
özellikle beyaz yaka çalışanlar bunu yapabilmeli.
ibb başkanı'na da yazdım, geri dönerse şehrin kademeleri olarak depremsiz illerle anlaşılarak aktarılması görüşümü paylaşacağım.
daha önce istanbul adalar'daki at arabaları için özel kalem danışmanıyla konuşmuştum.
umarım faydası dokunur.
0
baldan kaymak
(15.02.23)
Proje bazlı ve ekibe göre değişebiliyor ama hemen hemen tüm projelerimiz uzaktan çalışma yöntemiyle ilerliyor.

İzmir, Ankara, Diyarbakır, Gaziantep, Balıkesir vb. birçok şehirden çalışanlarımız var. Deprem özelinde farklı bir konu olmadı şirketin %80'i uzaktan devam.

Birlik olunması konusuna katılıyorum. X firması Linkedin üzerinden yazıyor, haftada 3 zorunlu ofis çalışması diyor. Ofise gidiyorsun, tüm toplantıların çevrimiçi, işin telefonla, Teams ile, Outlook ile. O zaman neden haftada 3 gün zorunlu ofis? Bu şekilde talepte bulunan firmalar ile görüşmediğimi belirtip başından kesip atıyorum. Yılda 2-3 defa iş seyahati şeklinde İstanbul'a gidip gelinse yeterli bence.
0
Lethe
(15.02.23)
benim gördüğüm yerler home office de olsa aynı şehirde olup istendiğinde ofiste olmanı istiyor. Bir çoğu 2-3 gün ofis istiyor. Önceden planlı olunabilse ve haftaya pazartesi toplantı var gelin deseler hızlı tren rotasında olan insanlar gelip gidebilir bence. Eskişehir, Ankara, Konya vb. bu açıdan mantıklı.

Talep edildikçe şirketler şekil alacaktır bence ve esas herkes "düzgün binanın kirası 20 bin, ben 20+x maaş istiyorum" derse ve bütçelerine göre işçi bulamazlarsa o noktada orta yol bulunur. Tabii o zaman İstanbul'da alınan maaşı vermezler büyük ihtimalle, burada 30 alan anadolu şehrinde 20-25 alarak aynı şirkete çalışmaya devam eder böyle şirket de olayı kendi kafasında mantıklılaştırmış olur vs. vs.

Bence devlet de İstanbul'u Anadolunun geri kalanından ayrı düşünmeli artık. İstanbul için farklı bir asgari ücret, farklı vergi (Anadolu'da daha az vergi) gibi şeylerle göç herkes için cazipleştirilmeli, İstanbul da zorlaştırılmalı.
0
nhk ni youkosu
(15.02.23)
(6)

ulaşmayan kayıtsız yurtdışı posta

mrctrk
Merhabalar, İngiltereden Ptt şube teslimi olarak kayıtsız bir posta bekliyorum, gönderim süresi üzeriden 3 ay geçmesine rağmen posta merkez şubesi bize gelen bir şey yok diyor. Bu konuda ne yapılabilir, dilekçe vs gibi ayrıca posta merkezinde veya başka bir yerde kaybolma ihtimalı var mıdır. Ç
Merhabalar,



İngiltereden Ptt şube teslimi olarak kayıtsız bir posta bekliyorum, gönderim süresi üzeriden 3 ay geçmesine rağmen posta merkez şubesi bize gelen bir şey yok diyor.

Bu konuda ne yapılabilir, dilekçe vs gibi ayrıca posta merkezinde veya başka bir yerde kaybolma ihtimalı var mıdır.
Çok teşekkürler şimdiden
0
mrctrk
(15.02.23)
İngiltere'den gönderen kişi ne ile gönderdi? Ulaşabiliyorsanız onların gönderim takip kodunu alın. Tahmin ediyorum ki Royal mail'dır oradan bakarsınız en son nereye girdi çıktı ülke bazında.
0
quaker
(15.02.23)
Valla gelmesi gereken ildeki yurtdışı postanın geldiği ana ptt birimine gidip, oradakiler ile birlikte kendin aramayı deneyeceksin. Bir kez bu şekilde buldum. Ama gelmiş olsa bile 3 ay çok uzun bir süre artık orada da bulamayabilirsiniz.

Tam da bu nedenle bundan sonraki bütün postaları taahhütlü veya kargo ile gönderiyorum. Kolay gelsin.

PS: @quaker'ın söylediği gibi, yurtdışı takip kodu var ise takip edebilirsiniz. Ama yazınızdan onun da olmadığını anlıyorum.
0
yeninesiltupcu
(15.02.23)
hocam geçen yıl Acro diye baya İngiliz Polisinden belge istemiştim gönderdiler, ek para vermemek için takipsiz düz posta istemiştim o hala yok gelmedi. ("According to our records your certificate(s) were dispatched on 20.12.2021 by Standard post, which doesn’t have a tracking number")

Bir süre ses çıkmayınca takipli şekilde ikinci kopya istedim onu istersen İngiltere'deki bir arkadaşına yollayalım dediler, o şekilde çözdüm arkadaşım teslim alıp bana ayrıca takipli kargoyla gönderdi.

UK'den gelen takipsiz kargolarda bir sıkıntı var yani belli.
0
nhk ni youkosu
(15.02.23)
Yurtdışından gelen takipsiz gönderiler çok uzun zamandır ülkemizde adreslerine teslim edilmiyor. Sistemin ve kurumların çürümüşlüğünün bir başka göstergesi. Maalesef şaşırtmadı..
0
hurt
(15.02.23)
hurt +1

PTT bitik, yapilacak birsey yok.
Turkiye'ye kayitsiz kart atardim eskiden, yarisi gider yarisi gitmezdi.
50/50 sansin var yani, turkiye'ye girdigi anda kayboluyor bazi paketler.

onemli seyleri kesinlikle UPS ile yollamak lazim garanti olmasi icin.
0
cooperr
(15.02.23)
Cevap veren herkese tek tek teşekkür ederim, kaybolda riskini en aza düşürmek için postrestant olarak şube teslimi göndermiştim. mail yönlendirme servisinden kayıtsız olarak yönlendirmesini istemiştim, maalesef çok büyük bir hata yaptığımı anlamış oldum. Zarf içerisinde banka kartı mevcuttu.

İlçenin bağlı bulunduğu il postanesine gitmeye çalışacağım yeninesiltupcu nun tavsiyesi üzerine.
0
🌸mrctrk
(15.02.23)
(5)

samsung galaxy s23

azzlack
iphone 13 pro kullanıyorum, değişim kampanyasıyla bunu alsam mı diye çok terdütteyim. hali hazırda aktif bir şekilde apple watch kullanıyorum, bir tane macbook'um var onu satılığa koydum 1 aydır açmıyorum satıcam diye. bunun dışında ios'la alakam yok çok.beni cezbeden tabletim de (iş için kullanıyor
iphone 13 pro kullanıyorum, değişim kampanyasıyla bunu alsam mı diye çok terdütteyim. hali hazırda aktif bir şekilde apple watch kullanıyorum, bir tane macbook'um var onu satılığa koydum 1 aydır açmıyorum satıcam diye. bunun dışında ios'la alakam yok çok.

beni cezbeden tabletim de (iş için kullanıyorum çok) samsung. telefon da samsung/android olsa daha rahat olur gibime geliypr. ayrıca duyduğum/gördüğüm kadarıyla android baya yol almış 10 yıl öncesine göre (stabil çalışma vs.)

ne dersiniz? sonra kendimi sözlükte "android pişmanlıktır" başlığında bulur muyum?
0
azzlack
(14.02.23)
iphone - samsung arasındaki kıyası ikisini de yakın zamanda kullanmış birileri yapabilir ona bir şey diyemiycem ama düz s23 çok manasız bir telefon o konuda uyarmış olayım. şurada www.eksiduyuru.com açıklamıştım sebebini de illa şimdi telefon yenilemek istiyorsan ve samsung'da karar kılarsan ya s22 al ya da s23 ultra

edit: aşağıda yeni cevap yazdım 256 gblık s 23'te ufs 4.0 varmış.
0
semaforo de medianoche
(14.02.23)
pro'dan s-ultra serisine geçmeyecekseniz anlamı yok.

s24 ile alınabilir. üstteki yazarın söylediği başlığı açan da bendim. s20 fe'den yazıyorum.

dip: bu arada söylediğinizde haklısınız, samsung/android ciddi anlamda farkı kapadılar, kamerada bana göre öndeler. tek sorunsal insta uyumluluğu gibi konular, samsung orada da anlaştı insta ile.
0
baldan kaymak
(14.02.23)
yukardaki cevabı editlemek yerine dikkat çeksin diye yeni cevap yazıyorum. 128 gblık model ufs 3.1'miş 256 gblık model ise ufs 4.0. samsung'un resmi sitesinde 256 gblık model stoklarda gözükmüyor ama internette başka sitelerde var. 256 gblık model alınabilir olmuş gayet
0
semaforo de medianoche
(14.02.23)
Android tercihi yapmış gibisiniz zaten, o yüzden alın bence. Samsung S serisi üzmez ama normal şartlarda ip13 pro’su olan birinin en az 2-3 yıl telefon değiştirmesine de hiç gerek yok.

Macbook’u kullanıyor olsaydınız iphone ile kalın derdim, kopyala yapıştır yapmak, mesajları mac’te görmek, dosyaları anlık atmak vs güzel avantajları var ama kullanmıyormuşsunuz zaten.
0
nhk ni youkosu
(14.02.23)
İphone 11-samsung note 10 plus ( tüm not serileri dahil) şu an iphone 13.
Kullanma sıralamam yukarıdaki gibi. Eğer android amiral gemisi alıp uzun yıllar kullanacağım derseniz ultraya geçme şartı ile olabilir. 13 prodan düz s23 bence iyi bir tercih değil.
Benim gibi 1-2 senede bir telefon değiştiren biriyseniz android gerçekten bu konuda çok kötü. Telefon inanılmaz değer kaybediyor ve çok yavaş satılıyor.
Android yavaş vs diyenlere takılmamak lazım amiral gemisi telefon kullanınca hiç yavaş filan değil gayet kaliteli. Benim note 10 +’dan sonra tek aradığım 6.7” ekran oldu ve iphone 13 ile çok rahatım.
Macbook pro ve ipad de kullanıyorum aynı zamanda.
0
webbrowser
(14.02.23)
(5)

Dijital ürünlerin çoğaltılması nasıl önlenir?

sassot
Sattığım dijital ürünleri sadece alan kişi kullansın istiyorum. yani başka bir siteye upload etmesini istemiyorum mümkün mü böyle bir şey.eğitim seti satıyorum, nasıl bunun önüne geçebilirim?
Sattığım dijital ürünleri sadece alan kişi kullansın istiyorum. yani başka bir siteye upload etmesini istemiyorum mümkün mü böyle bir şey.

eğitim seti satıyorum, nasıl bunun önüne geçebilirim?
0
sassot
(13.02.23)
non-possibrü

belki 10-15 yıl sonra blockchain ile beraber digital-eşya sahipliği kontrol edilir ve satış yapan siteler otomatik olarak digital-eşya sahibi olmayan kişilerin satışını engeller

ama diyelim ki sen bir ebook yazdın bunun kopyalanmasını istemiyorsun

elbette yolları var ama o zamanda hem kullanıcı kaybedeceksin hemde çok çok daha masraflı olacak herşey.
0
duyurukullanıcısı
(13.02.23)
geçemezsin. Sadece online izleterek indirmesinin önüne geçebilirsin ki onu bile ekran kaydı alarak kaydedebilirler. (veya şifre paylaşımı her zaman mümkün)

Udemy vb. yerlerin çok tutan dersleri illa torrentte oluyor. Fakat ders Türkçeyse ilgilenen daha az olacağı için zaten korsana düşmesi zorlaşacak.

edit: en iyi şey dersi güncel tutarak veya arada canlı soru-cevap yaparak orijinal almanın değerini kanıtlamak.
0
nhk ni youkosu
(13.02.23)
DRM deniyor bahsettiğiniz konsepte. Bana da çok mümkün gelmiyor ama "digital rights management" falan diye aratarak bakabilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(13.02.23)
Ürünün orijinalini almayı cazip hale getirmediğiniz sürece mümkün değil. Oyun firmaları, dijital yayıncılar bunun için servet harcıyor ama olmuyor.
0
lancelot du lac
(13.02.23)
illaki birileri indirip paylaşır. o yüzden caydırıcı olman gerekir. bu konuda çalışan hukuk bürolarıyla çalış.
0
false pretension
(13.02.23)
(7)

İmar Barışı ve Depremin Sonucu

Mistyimage
Muhalefetin söylemlerinden ve sosyal medyadan gördüğüm kadarıyla depremin kötü sonuçları imar barışına da bağlanıyor. Benim bildiğim kadarıyla bir bina imar barışından yararlansa bile çürük ise kentsel dönüşüm yasasına dayanarak bir kişi bile istese yıktırılabiliyor. İkincisi imar barışından yararla
Muhalefetin söylemlerinden ve sosyal medyadan gördüğüm kadarıyla depremin kötü sonuçları imar barışına da bağlanıyor. Benim bildiğim kadarıyla bir bina imar barışından yararlansa bile çürük ise kentsel dönüşüm yasasına dayanarak bir kişi bile istese yıktırılabiliyor. İkincisi imar barışından yararlanmasa bile iskansız binalara belediyeler sadece ceza kesiyor ve re'sen yıkmıyor. Benim bilmediğim bir şey mi var?
0
Mistyimage
(13.02.23)
kentsel dönüşümü zorlaştırıyor en basitinden eksisozluk.com
0
roket adam
(13.02.23)
@roket adam . Garo Paylan iyi sallamış.

Yapı kayıt belgesinin geçerlilik süresi

MADDE 9 – (1) Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır.
0
🌸Mistyimage
(13.02.23)
kentsel dönüşüm her yerde zorla olmuyor biliyorsun. adam mis gibi tapum var, evlerim kirada neden yıktırayım da kendimi zora sokayım 10 derse ne diyeceksin, diyor anladığım kadarıyla.

zoraki insanların evlerinden atıldığı kentsel dönüşümde zaten alternatif yok ama onu her yerde yapamıyorsun biliyorsundur. ayrıca bu tarz aflar kaçak yapılaşmayı teşvik ediyor. devletin arsasına ev yapan adam hırsızdır senin benim malımı çalandan farksızdır ve af yaptığımızda herkesi buna teşvik etmiş oluyoruz. keza devlet arsası olmasa bile imarsız ev yapmanın zararlarından bahsetmeye gerek yok.
0
roket adam
(13.02.23)
@roket adam imar barışına anlattığın nedenlerle ben de karşıyım. Ancak deprem neticeleri özelinde sordum. İmar barışı olmasaydı da o adamın evi yıkılmayacaktı. Apartman ise zaten maliklerden biri çürük ise imar barışından yararlanmış olsa dahi yıktırabilir.
0
🌸Mistyimage
(13.02.23)
pbs.twimg.com

Devlet sanki kuralsız bina yapımını meşrulaştırıyor. Kırık cam teorisi vardır, bir cam kırıksa öbürünü kırmak kötü gelmez ama kuralların harfi harfine yerine getirildiği yerlerde bunu yapmak daha zordur. Tam da bu yüzden Türkiye'de işler pek yolunda gitmezken AB ülkeleri tarzı yerlerde yolunda gidiyor.

Devlet zaten vergisini vermeyeni, yapmaması gereken yere bina yapanı, şartnamelere uymadan bina yapanı, suç işleyenleri bir noktada affediyor, bu da böyle "oluversin" canım. Genel bakış açısı bu.
0
nhk ni youkosu
(13.02.23)
Bu binalara veya yapılan eklere, en başında izin verilmemeliydi veya yıkılmalıydı.

Dediğiniz gibi bu mevcut yapılara bir şey yapmıyor olabilir ama imar barışı çıktıkça, 1 kişi yapacaksa 100 kişi yapıyor. Ertesi barışta 10 bin kişi oluyor vs. Kaçak yapılaşmayı teşvik ediyor ve çok çok çoğaltıyor bu işler.

Deprem olmasaydı seçimden önce bir daha düşünülüyordu sanırım.


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.02.23)
imar barışı depreme dayanıklı bina yapmayı imkansız hale getiriyor.

şimdi imarsız bir yer var, hatta arsa da hazine arazisi. ben buraya kafama göre bina yapıyorum; çarpık, depreme dayanıksız, beton var mı yok mu belli değil, yapı denetim yok filan. sonra bu evleri çatır çatır kiralayıp güzelce hayatımı bunlarla geçiriyorum. imar affı çıkıyor, tamamen yasal hale geliyor binalar.

ama bunu yıkıp yerine düzgün bir bina yapmak istersem, imar yok deniliyor. @Mistyimage mevzuatı gayet güzel koymuş oraya.

üstelik o dandik binayı yıkıp tekrar yapmak istersem, proje çizdireceğim, yapı denetim olacak, beton testi olacak, falan filan. aynı rantı veren binayı tekrar yapmak için eşşek yüküyle para ödeyeceğim. bütün masraflar cebimden çıkacak, aldığım kira da zerre artmayacak. brüt metrekarede harcamam gereken para 15 bin lira. Devlet o dandik yapıyı yıkmama garantisini vermiş, neden cebimden eşek yüküyle para çıkarayım?

benim o saatten sonra yapacağım belli; devletin gelip düzgün bina yapmasını beklemek ve bu süreçte sesi çıkan kiracıları çatır çatır evden atmak. deprem olup insanlar ölünce "aaa şerefsiz usta dandik yapmış" diyip geçme şansım da cepte; şantiye şefi yok, yapı denetim firması yok, izin veren bürokrat yok, çalışan inşaat mühendisi yok. Sorumlu HÜseyin ustaydı, o da geçen sene rahmetli oldu der geçerim, kimse de bir halt edemez.

ölen de öldüğü ile kalır, haluk levent sağ kalanlara prefabrik ev için bağış toplar. ölenler şehit, kalanlar depremzede, ben de "aaa binam yıkıldı a dostlar" der toki moki deprem desteği filan tekrar yapar geçerim o binayı.

17 Ağustos depreminde yıkılan kaçak binaların yerine aynı kaçak binayı nasıl diktiler, aynen öyle işte.

döngü bu, bu döngü içinde sürekli onbinler depremde ölüyor. yüzbinler evsiz kalıyor, bir avuç insan birey de bu döngünün sefasını sürüyor.
0
babilfish
(13.02.23)
(2)

Bilgisayar önerisi

unseal
Merhaba. Bir dizüstü bilgisayar sahibiyim, 10 yıldır benimle. Yakın zamanda bir bilgisayar değişikliğine gidebilirim. Bu 10 yıllık süreçte bilgisayarını kaç kere evin hatta masanın dışında kullandın deseniz iki elin parmaklarını geçmez sanırım. Masaüstü bilgisayar düşündüm ama 2023 yılında bile Masa
Merhaba. Bir dizüstü bilgisayar sahibiyim, 10 yıldır benimle. Yakın zamanda bir bilgisayar değişikliğine gidebilirim. Bu 10 yıllık süreçte bilgisayarını kaç kere evin hatta masanın dışında kullandın deseniz iki elin parmaklarını geçmez sanırım. Masaüstü bilgisayar düşündüm ama 2023 yılında bile Masaüstü bilgisayarların hattı sayılır büyüklükte olması, kablo kalabalığı vs. bana aşırı saçma geliyor. All in one cihazlara bakıyorum çoğu çöp gibi. Bu türde alınacak tek cihaz imac midir hangi cihazları tavsiye edebilirsiniz.
0
unseal
(12.02.23)
mac mini. taşınabilir ihtiyacı doğsa da artık gidilen her evde, ofiste bir monitör, ekran bulunabiliyor büyük ölçüde. hem de epey uygun fiyatlı ve 13" macbook air kadar hafif.
0
dr doofenshmirtz
(13.02.23)
m2 pro işlemciye ihtiyacın varsa ve küçük bir şey istiyorsan mac mini, m1 işlemci işini görüyorsa imac mantıklı çünkü güzel bir ekranla birlikte geliyor. Ha ama taşıma ihtiyacın olacaksa düz m2 mac mini de iyi ve ucuz tabii.
0
nhk ni youkosu
(13.02.23)
(22)

Depremde cok kapan yasam ucgeni vs iceride kalmak size mantikli geliyor mu?

stavro
Oncelikle sunu soyleyeyim, yuksek kattaysan zaten yapacak bir sey yok mantikli olsa da olmasa da çıkamazsin disari onu ayri tutuyorum.Ama eger cikma ihtimali varsa cikisa nispeten yakinsan bana cok-kapan yasam alani oluştur vs evin icinde kalip iceride onlem alma isi bana hicbir surette hiçbir şekil
Oncelikle sunu soyleyeyim, yuksek kattaysan zaten yapacak bir sey yok mantikli olsa da olmasa da çıkamazsin disari onu ayri tutuyorum.


Ama eger cikma ihtimali varsa cikisa nispeten yakinsan bana cok-kapan yasam alani oluştur vs evin icinde kalip iceride onlem alma isi bana hicbir surette hiçbir şekilde asla mantikli gelmiyor.
Hep böyle düşünüyordum ve bu depremden sonra daha guclendi bu fikrim.

1- Simdi düşünüyorum, coken koca bir binanin icindesin bir sefer. Bir bina sonsuz farkli sekilde cokebilir. Hicbir bina tam olarak birbirinin ayni sekilde cokmuyor nihayetinde. Dolasiyla nereye ne dusecek, tavan ne kadar kasagi inecek, nerede bosluk kalacak asla bilemezsin, kumar.
Televizyonlarda enkazsan sag cikarilan sansli insanlari görüyoruz hep, binlerce kisi ezilerek parcalanarak oldu, bir yasam ucgeni icerisinde falan kalmadi ve korkunc şekilde öldüler, ama haliyle Tv'de bu parcalanmis cesetleri gormuyoruz, sansli olanları goruyoruz. Su ana dek 24.671 kisi oldu en son okudugum rakam. Bunlari sadece rakam olarak görüyoruz ama kurtulanlari kanli canli görüyoruz Tv'de. O mucizeci kurtuluş yaşayanlar kadar şanslı olacak miyiz bakalim?
Bazi binalar var ozellikle alt katlar bildiğin yok, sifir. Yok yatagin yanina cok, yok kolon kirisin yanına cok flaan hikaye, kat bildiğin yok! Nereye siginacaksin o katin içerisinde?


2- Oldu da bina oyle bir şekilde coktu ki sen cokup kapandığın kısımda boslukta kaldın diyelim. Kafana gozune bir parca falan da dusmemesi lazim, o boslukta sana bir blok parçası bir tugla falan kafana dusmemesi seni tamamen korunakli bir alanda birakmasi lazım, kafaya 30*30cm bir parça çarpsa zatrn oldun.

3- buraya kadar saydigim tum iyi ihtimaller gerçeklesti,bolsukta yasam ucgeninde kaldin, kafaya goze sirtina falan bir yerine parca da dusmedi sag salim boşlukta kaldin sag durundasin diyelim. Yikici bir deprem oldu ve sen enkaz altindasin, sana yardim ne zaman gelecek? Binlerce binanın yikildigi bir ortamda senin altında kaldığın binaya yardim gelecek ve seni kurtaracaklar. Sen de o yardım gelene kadar ac susuz kalip olmeyeckesin hayatta kalacaksın. Bir de kis mevsimi ise donmadan kalman gerekecek bir de.
Bunun İstanbul'da oldugunu dusunsenize. İstanbulda semtlerin uydu goruntulerine bir bakın, binalar ic ice dip dibe. Oyle bir yerde size siz hayattayken bir yardim ulasabilecegini düşünüyor musunuz mesela, ben hic sanmıyorum.
Kotumser oldugumu düşünebilirsiniz ama bana sorsarsaniz istnabulda size yardımın zamaninda ulasmasi imkansiz, sahsi fikrim bu yonde.
He yukarisa saydigim tum iyi ihitmaller gerceklesecek hayatta kalacaksınız, yardim da bir sekilde siz hayattayken bolgeye ulasacak ama grlip sesinizi de duymalari lazim bir de o var. Enkazin icinde nerdeysesiniz artik o noktadan sesinizi birileri duyacak. Veya tam techizatli termal kameralı veya kalp atisi dedektorlu ekip falan gelecek.
Tv'de sadece kurtarılanlari görüyoruz ve dolasiyla kurtarılma umidi besliyoruz böyle bir senaryoda. Ama kac kisinin deprem sonrasinda enkazda sag kalip da takip eden surecte yardim gelene kadar iceride oldugunden haberimiz yok, tv hiçbirini gosteremiyor. Birkaç gun sonra kurtarilan 3-5 kisi asiri istisnai ve mucizevi olaylar. Buzdağının alti gorunmuyor. Binlerce kişi öldü nihayetinde.

Simdi yukarıda siraladigim sizi kurtarabilecek iyi ihitmalleri gayet de olagan ihitmaller olarak düşünebilirsiniz (ki ben oyle düşünmüyorum ama neyse) ama bu ihtimllarin hepsini carpinca cikan olasiligi dusunmek lazim. Yani bu ihtimallerin hepsi birden gerceklesmesi lazım evin icinde kalip da kurtulmamiz icin. Yani isvec peyniri olayi, butun deliklerin denk gelmesi lazım. Ama olumsuz ihitmallerin bir tanesi olmeye yetiyor.

Disari cikmaya calismanin da bir suru kotu ihtimali var evet, cikmaya calisirken bina ustune cokebilir en basitinden, cunku zamam hariciyoesun. Vrya çıktığında bina ustune dusebilir sokakta caddede neredeysen. Ama simdi yukarıda saydıklarımla karşılastirinca bana disariya cikmsya calismak (eger cikisa yakin yerdeysen, 5-6katta zaten sans yok onu soykedim yukarida) cok dsha mantikli ve kurtulma sansi cok daha yuksek bir senaryo geliyor. Yani sen disari cik da bina ustune dusese zaten yapacak bir sey yok, iceride kalsan zaten oldugu gibi ustune cokuyor o kesin. Kaldi ki gordugum kadarıyla cogu bina oldugu yere çöküyor istif gibi katlariyla. Yola ya da saga sola yatanlarin sayisi daha az gibi.
İceride sag kalsan bile kurtulusun halen zor ama dışarıya kendini atabilir kurtardiysan en azından isinma, yiyecek icecek bulma sansin var.


Ozet olarak bana iceride kalmak olum fermanını imzalamak geliyor neresen bakarsam bakayim. Deprem aninda planim kesinlikle olabildigince hizli bir sekilde disariya kacmak, hiçbir surete hiçbir sekilde iceride kalma yoluna gitmemek. Bina coktuyse öldün diye bakıyorum ben olaya.
Sizde durum nasıl?
0
stavro
(12.02.23)
Depremi yaşayanlar deprem olurken yerinden hareket etmenin çok zor olduğunu söylüyorlar. Herkes bulunduğu yere çöküyor genelde. Bu durumda dışarı nasıl kaçılacak? Biz ailecek depremi çok yakın illerde çok hissettik. Ben kaçmaya çalışırken dengemi kaybedip düştüm. Yani dediğiniz pratikte olmaz.
Hadi diyelim evden çıktın, bu sefer kapı eşikleri ve merdiven altları daha da tehlikeli. Her türlü bu tür büyük depremde yapılacak en uygun hareketi öneriyorlar.
5-10 sn içinde depremi algılayıp kaçabileceğiniz ortam varsa zaten dışarı çıkarsınız.
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
abi valla sıkıntılı durum ya. şu an annemin oturduğu yerde deprem olsa ben kapıdan fırlarım mesela. çünkü bina yıkılana kadar kendimi sokağa atma şansım var - etraftaki binalar da fazla yüksek olmadığı için kafama gözüme düşmeyebilirler. camdan, balkondan vs. 10-15 saniye içinde fırlayıp gidebilirim, duruma göre daha kısa sürede.

yalnız bir apartmanın ikinci katında ya da daha üstünde yaşıyorsan merdivenlerdeyken (ki bildiğim kadarıyla yapıların en zayıf elemanlarından) pat diye aşağı düşüp ciddi yara almak veya ölmek ihtimal dahilinde. ben o yüzden yaşam üçgeni yapardım eğer 10 saniye içinde sokağa veya en azından apartmanın girişine kadar ilerleme şansım yoksa.

her deprem bu kadar felaket olmuyor. istanbul'daki depremde evet enkaz altında kaldıysan (hatta sokağa çıktıysan bile) öldün demektir ama atıyorum tek şehri etkileyen, 50-60 binanın yıkıldığı bir depremde enkazda sağ kalmak önemli kurtuluş şansı.

bir deprem çantasının yanına hayat üçgeniyle çöktüğünde bence şansın az değil. kafana kepçe filan vurmazlarsa çıkarırlar 3-4 gün içinde, hatta belki daha kısa sürede. fay hatlarının üstünde yaşamayı çok seven bir sülalenin bireyi olarak bir sürü deprem yaşadım, hepsinde öncelikli tercihim evin içinde güvenliği sağlamak oldu kaçmak yerine. ha ev yıkılsa yaşar mıydım orasını bilmiyorum.
0
mark greg sputnik
(12.02.23)
Abi "deprem cantasinin yaninda yasam ucgeninfe kalmak" diyorsun mesela. Didisinin didisi yani.

"Çıkarsin 3-4 gune" bu depremde gorduk abi bunu, bayagi günlerce kimsenin gitmedigi yerler oldu. Yani durum " bir sekilde çıkarız yav" gibi basit
değil aslinda. Dedim ya biliyor muyuz kac kisi basta sag kaldı da iceride beklerken öldü.

Bir de ev başına yikildiginda disarida nasil bir sey yasandi bilemezsin zaten 50-60 bina mi yikildi yoksa sehir dumduz mu oldu. Umutsuzca bekleyeceksin. İstanbul'da deprem bekleniyor, İstanbul icin konsuiyirum zaten istnabulda nasil bir ortam olacagini tahmin edebilirsiniz.


Bir de bu zamana kadar izledigim deprem görüntülerinde gördüğüm genel olarak deprem önce hafif bir sarsintiyla başlayıp birkac saniye sonra hizlaniyor. Yani o ilk saniyelerde depremi hissedersem ben kosarak cikma yoluna giderdim.
İceride kalıp yukarıda sayidigim tum olumlu senaryoların gerceklesmesine bel baglayamam abi, kosarken cikabilirsem çıkarım cikamazsam kaçarken ölürüm diye düşünüyorum.
0
🌸stavro
(12.02.23)
tamam da dışarı kaçabilmek için girişe yakın yerlerde olmak gerekiyor.

girişe yakın değilseniz de tek seçenek merdivenlerden inip dışarı çıkmak. depremde ise ilk çöken yerler merdivenler oluyor.

sonuç olarak evde sağlam bir şeyin yanına uzanıp kendinizi küçültmekten başka seçenek kalmıyor.

pencereden/balkondan atlamayı da düşünmeyin. ya ölür ya yaralanırsınız. bacağınız, ayağınız vs. kırılırsa da öyle binadan uzaklaşamazsınız. bu sefer bina direkt üstünüze devrilir ki, bu içerde enkaz altında kalmaktan daha feci bi ölüm şekli.
0
candide
(12.02.23)
@candide
"tamam da dışarı kaçabilmek için girişe yakın yerlerde olmak gerekiyor."

Abi yazdigimi okumuyor musunuz:)
Bunu ben de soyledim ve bunu soyleyeceginizi bildiğim icin zaten en basta yazdim sonra konuya girdim ama yine ise yaramamış:)
0
🌸stavro
(12.02.23)
Stavro+1 kere +1 ayrıca Antakya'da çöküp kapanan yakınım hayatını kaybetti, binadan dışarı kaçanlar kurtuldu
0
primetime
(12.02.23)
@primetime dediğiniz kişi hariç binadan herkes kaçabildi mi? Kaç katlı binaydı? Kaçanlar kaçıncı kattalardı?
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
Giriş kattaysanız ve kapı kilitli değilse, tabii kiilk sarsıntıyı hissettiğiniz an hemen dışarı çıkın. Depremde ilk sarsıntı nispeten hafif oluyor, o an kaçmak mümkün. Ama sarsıntı hızlanınca, hareket etmek asla mümkün değil. İnsanın dizleri titriyor. Asla dengede durulmuyor. Ben 99 depremini İstanbul'da yaşamış biri olarak bunu söylüyorum. Yani ilk 5 sn'de kaçabilecekseniz kaçın, diğer türlü hareket etmek imkansız.
0
PhoenixRising
(12.02.23)
ben giriş katındayım ama gece kapıları kilitleyip yatıyorum. O bir sıkıntı olabilir ayrıca 7 üstü depremlerde hareket etmek zor diyorlar.

Ben 6 civarı deprem yaşadım onda hareket edebilmiştik ama çıkmak için depremin durmasını beklemiştik. Aslında o an binaya/kadere vs. güvenip durmak, bitince koşmak lazım ki sonuçta da böyle olacak bence. Bazı binalar deprem bittikten sonra, bazıları ikinci depremde, bazıları da deprem anında çökmüş. O anında çöken binaları tespit edip kullandırmamak lazım ama bunun için gereken yapılacak mı dersek, sanmıyorum.

Bu arada, çöken binalarda kurtarılanlar hep en üst kat falandır tahminimce. Giriş katındaki biri olarak bana kötü hissettirdi bu. Kendi avantajım hızlıca dışarı çıkabilmek, madem bunu yapabilirsem yapmalıyım.
0
nhk ni youkosu
(12.02.23)
Saniyeler içinde çıkabilecek durumdaysan çıkılabilir. Onun için zemin veya 1. katta olman lazım. Onun dışında kendini daha çok riske atmış olursun. Merdivenler ilk çöken yerler, çok zayıf yapılıyorlar genelde.

Eğer enkaz altında kaldıysan kurtulman zaten mucize, yüz binde bir gibi düşün. O yüzden enkaz altında kalma ihtimaline yatırım yapmak ve kafa yormak yerine, enkaz altında kalmayacağın bir yaşamın peşinde koşmak daha doğru. Benim tüm planlarım deprem olduğu ve bina çökmediği ihtimalleri kapsıyor, bina çöktüğünde zaten kurtulma ihtimalim minimum. Çök kapan falan bunlara kafa yormuyorum, depreme dayanıklı bina nereden bulurum onu düşünüyorum.
0
roket adam
(12.02.23)
İstediğin cevap bu değil biliyorum ama kesin çözüm bence; yikilmayacak binaya geçiş yapmali. Bir şekilde... İmkansızlıklari ve bahaneleri siralamadan... O binaları belirlemek için de elimizden geleni yapmalıyız. Test yaptırmak, az katlı, sağlam zeminli ev aramak vsvs.

Belli ki bizim binalar ve depremlerin şiddeti ne çökmeye kapanmaya, ne dışarı çıkmaya izin verecek.
0
abuzer
(12.02.23)
Gaziantep te 2. Katta yakalandım depreme uyanıktım. Ve ilk titremeye hanımla fırlayıp çocuğu alıp daire kapısına geldik kilidi açtım kapıyı açtım ve artık sallanma aşırı hızlandı ayakta kalma şansı kalmadı mecburen olduğumuz yere çöktük. Tutunduğum kapı eşiği ve elimin altından gidip gidip geldi. Eğer giriş katında olsaydım dediğin gibi kesinlikle dışarı kaçmış olurdum. Bina yıkılsaydı enkazdan değil dışarıda bi yerlerde olurdum. Ama tam uzaklaşabilir miydim bilmiyorum. Çünkü 10 katlı bina dolu etrafım.
0
rodeocu
(12.02.23)
yaşam üçgeninden kasıt zaten ezilmeyecek şeylerin yanında bi üçgen oluşturmak. kat komple ezilirse, kafana bişey düşerse vs. şans yok zaten. kafana yastık falan koy imkanın varsa diyolar. ses vermek için düdük ve suyu komidine koymayı tavsiye ediyolar. deprem çantası bina yıkılmazsa dışarı çıkarken yanına alman lazım. ben balıkesir'de yaşıyorum. izmir, bursa, istanbul varken buraya sıra geleceğini düşünmüyorum. dışarı çıkarsan da yüksek katlı yapıların dar sokakların olduğu yerde yol kalmaz. çıksan da risk yüksek deprem anında. nerenin yıkılacağını bilemezsin. dışarı kaçmama sebebi merdivenlerin sağlam olmaması. düzayak yerdeysen bi yere kapanana kadar çıkabilirim diyosan çık zaten.
0
b1020
(12.02.23)
www.eksiduyuru.com

şurada da belirtildi. 4-5 saniye içerisinde çıkamıyorsan çıkmayı deneme. çıkamazsın zaten. merdivenlere koştuğunda merdivenler çöktüğü için ya da o sallantıda savrulduğun için ölme ihtimalin, çök-kapan-tutun yaptığında ölme ihtimalinden ÇOK daha yüksek.

Bu arada bir yanlış anlaşılma var. Çök-Kapan-Tutun sizi çöken binadan kurtarmak için verilen tavsiye değil. Şimdi bu da yanlış anlaşılmasın. Hedef küçültmek tabii ki yaşam şansınızı artırır. Fakat normal şartlarda binaların, ekranlarda gördüğümüz gibi yıkılmaması lazım. O yıkıldığında zaten yatak, masa, dolap vs. kenarında olmanız muazzam bir fark yaratmıyor. Yani çöken bina olarak düşünecekseniz zaten sabitlediğiniz dolaplar da anlamsız kalmıyor mu?

Tekrar ediyorum. Normal şartlarda binalar tam ya da görece ayakta kalırlar. Çök-Kapan-Tutunlar ve eşyaları duvara sabitlemeler işte bunun için anlatılır. Çünkü bütün bina çökmez ama duvarlar, eşyalar belki tavandan parçalar vs. düşebilir. İşte bu ön çalışmalar ve çök-kapan-tutun sizi buna karşı korur.

Zemin uygun hale getirilmiş ve bina ona göre yapılmışsa o bina belki yıkılıp tekrar inşa edilmeden içine girilemeyecek hale gelebilir ama ayakta kalır. İşte bu yüzden deprem öldürmez, ihmal/hırsızlık/beceriksizlik/kaçak/rüşvet vs. ile yapılan bina öldürür diyoruz.
0
nawar
(12.02.23)
Millet yıkılmayacak binada oturmayı konuşur biz yıkılınca nasıl hayatta kalırız diye konuşuyoruz. Bina yıkılırsa yüksek ihtimalle ölüyoruz, düşük bir şans ile kurtulabiliyoruz.
Uçak duşerse kanat hizasındaki koltuklarda hayatta kalma ihtimali daha yüksek diyor kimileri. Atıyorum, düşen 100 uçakta toplam 3 kişi hayatta kalmış, ikisi kanat hizasındaki koltuklardaymış... Bu kadar az veri ile istatistik çıkarılmaz.



Deprem anında yaşam üçgeni, kaçış beşgeni düşünemiyor insan. Zemin katta bile kırılan camlardan dolayı dışarı kaçış zorlaşıyor.
İzmit 'te kitap gazete yığınları sayesinde hayatta kalan birkaç kişiden dolayı insanlar yataklarının etrafına kağıt döşemişti, ama aylar sonra bile artçı sarsıntı sonrası barakalara çadırlara döndük.

Bina yıkılırsa ezilmemek tamamen şans işi. Sanırım yatakta yakalanırsam kendimi yatağın yanına yere atar başımı kollarımın arasına alırım. Ama yan yatan binada yatakla yan yana kalma ihtimalim tamamen şans yine.

Neredeyse 25 yıl olmuş, hala başucumda bir buçuk litrelik su şişesi bulundururum. Tabi yıkılma durumunda hayatta kalırsak o şişe sırtımıza dayalı şekilde kollarımızı oynatamadığımız için içememe ihtimalimiz yüksek. En iyisi, sosyal olanaklar, ulaşım bakmadan sağlam zeminli, fay hatlarından makul uzaklıkta bir yerlere yerleşmek.

99'un izmit'inde olan kaos, 2023 Istanbul, izmir'inin yanında çok küçük kalır. O da başka bir konu
0
nop
(13.02.23)
Dışarı kaçma imkanın varsa, kaç. Giriş katta filansan camdan atla. Yapacak başka hiçbir şey kalmadıysa çök tutun kapan.

Zemin katta kapının dibindeysen zaten kaç!
0
babilfish
(13.02.23)
Yukarıda yazılanlarin hepsini okudum ve hala fikrim değişmedi açıkçası.

@nawar
Abi merdiven faktoru vs evet bunlsri anlıyorum, disari kacmaya calisirken cok da sansin olmamasini da anlıyorum da (ki giris katindaysam kesinlikle ve kesinlikle her surette kacma yoluna giderim yine de) yukarida saydigim tüm ihitmalleri asip kurtulabilme ihitmalini bu kadar olasi görüyor musunuz gercekten? Yani bu kadar sansli olabileceginizi düşünüyor musunz, bu ihtimalleri dusunup basit temel bir olasilik hesabi yapin.

Evet disari kacmak giris katinda değilsen cok zor bunu anlıyorum, ama cokup kapanıp hayatta kalma ihitmalinin COK daha yuksek olacagini düşünmek cok fazla iyimser kalıyor.

Disari kacmak veya cokup kapanmak, her iki durumda da kurtulma sansin yok dersin bunu anlarim da (giris katsan zaten her turlu kacmak avantajlı, onu saymıyorum) çöküp kapanarak hayatta kalma ihitmalinin cok daha yuksek olması bana hiç gercekci gelmiyor. Fazla iyimser bakıyorsunuz, kurtulma hikayelerine odaklaniyorsunuz. Coken bir binanin içinde ölürsün. Ölmezsen de artçılarda ölürsün, 3-5 gun sonra gelecek olan yardimi beklerken ölürsün, soguktan ölürsün açlıktan ölürsün, ölürsün kere ölürsün.

Kaç kisi ilk anda sag kurtulup artçılarda içerde sıkışarak öldü kim bilir. 99 depreminde eniştem böyle ölmüştü. Cocuklsri başında beklerken sabaha karsi bir artci daha oldu ve ezilerek öldü. Enkaz altindasin yahu, sayisiz riskin altindasin.

Tekrar ediyorum, enkaz altinda sag kaldigini varsayarak söylüyorum bu ihitmalleri, didisinin didisi yani daha baştan zaten sag kalma ihitmalinin cok cok cok az. Uzerine bina çöküyor. İlk anda sag kalma ihitmalinin üzerine saydığım ihitmalleri ekleyin.


Sunu netleşelim;
Bana sorarsaniz binanın yıkıldığı bir deprem senaryosunda kactin, kostun, oturdun, kalktin, yattin, uzandin, balkondan atladin, her halükarda her senaryoda cok yüksek ihtimalle öldün demektir.
Bina yikilirsa ölürsün diyorum ben ozetle.

Yani dışarı kaçma senaryosunda da buyuk ihtimalle olecegim, giris katta olsam bile oyle cok yuksek sans görmüyorum.
Ama su var, disariya kacarak da hayatta kalma ihtimalim cok düşük ama iceride hayatta kalma ihitmalim kat be kat daha dusuk matematiksel olarak zaten.
Eger disari kacamayscaksam son duami eder sevdiklerimi son kez bi düşünür, yaptığım yanlışlardan son pişmanlığımi yasar veda ederim.
0
🌸stavro
(13.02.23)
Bence de kacabilecek durumdayken kacmak en iyisi. bakis aciniza tamamen katiliyorum.

Bize sadece kurtulanlari gosterip buyuk basarisiziliklara ve ihmallere ragmen umut satmayi tercih ediyorlar. boylece dikkatler sorumlulara degil kahramanlara, kahramanlik hikayelerine yoneliyor. Bunu bilincli yapiyorlar cunku her seye ragmen toplumun sukunetini korumasi gerekiyor, bir nevi morfinliyorlar halki. 10 binlerce insan olecek, kurtulan onlarca insan icin hepimizin ici umut dolacak, elimizden geldigince yardim edecez ve rahatlayacaz. bu is bu kadar kolay olmamali.

Deprem, savas gibi konular bir kisinin kisiel onlemleri ile yasam sansini ancak ve ancak belki de binde 1 ihtimalle arttirabilecegi seyler. hepimiz yasam sansimizi binde 1 arttirmak icin kazanma sansimizin cok dusuk oldugu bir kumar oynuyoruz. en iyisi bu kumara hic girmemek.

bu kumara girmemenin 1. ve kazanma ihtimalimizi arttiracak yolu bu toplumu bu kumara sokmayacak insanlari yonetici olarak secmek, bunun icin cevremizi bilinclendirmek.

2. ve yine buyuk ihtimal kazanma itimalimizi arttiracak yolu felaket gelmeden bilincli tercihlerde bulunmak. ornegin daha az katli binalari tercih etmek. kimse saglamlik raporu, deprem yonetmeligi demesin, goruyoruz o saglamlik raporlarininin gercekligini, ve onay verenlerin guvenirligini. hepsi yalan dolan.

televizyonlarin bas bas bagirdigi, aslinda dikkatleri asil noktadan uzaklasitirip sirf bize binde 1 oraninda ihtimalle umut sattigi, deprem cantasi, duduk, fener, yok soyle yatin boyle durun dedigi durumlari gecin. diger hersey makul olur, bu detaylara odaklaniriz ama coken binada kurtulma sansimiz cok az. o nedenle bu olasilikta diger hersey detay kaliyor.

reflekslerin kacmani soyluyorsa kacacaksin baska secenek yok.
0
emrahday
(13.02.23)
şöyle biraz düşününce felaket tellallığı yapıyor gibi olacak ama istanbulda olacak şiddetli bi depremden sonra canlı kurtulmak bi işe yarar mı ondan da emin olamıyor insan. ekonomi ne durumda olacak mesela, ülkenin her şeyi istanbul'da nerdeyse. dışarıda ekmek dışında bişey bulabilecek misin? ülke tekrar inşa edilebilir durumda olacak mı?
0
b1020
(13.02.23)
@emrahday
Aslinda buradaki kullanicilar enkazlar kaldirilirken fiilen bulunmus ve görmüş olsalardı demek istedigim anlaşılacaktı. İlk gun bile enkazlardan çıkan sey sadece ceset!
1-2canlinin çiktigi enkazdan onlarca ceset cikiyor onlarca ceset. Bircok enkazda da o 1-2 kisi de yok sadece ceset. Ezilmis, parçalanmis, boynu kırılmıs, uzuvları kopmuş, aklina gelen ve gelmeyen her sekilde. İc karartici konuşuyorum ama gercek bu.

30binin uzerinde sayı ekrandan sadece rakam olarak gözüküyor ama bunlarin hepsi binalarin icinden cikan ceset, hepsi senin benim gibi insan.

Binanin icinde yasam yok, mucize beklemenin alemi yok. Cokup kapanıp hayatta kalma ihtimalini nasıl düşünebiliyorsunuz anlamıyorum abi.

Ekranlarda kurtulan insanlarla roportaj yapiyorlar ama kurtlamayanjn hicbiri hikayesini anlatamiyor size. Ve onlar binlerce kisi.


@b1020
Valla bina kafama cokecegi durumda en son düşüneceğim şeyler bunlar olur, tek gayem hayatta kalmak olur. Disarida kalayım da ekmek peşine duseyim.
0
🌸stavro
(13.02.23)
Hayatında 1 kere depreme şahit olmuş olsaydın depremde koşarak çıkma hayalinin ne kadar gerçek dışı olduğunu görebilirdin. Yani anlamadığın kısmı anlayabilsem yardımcı olurum. Kafana çökecek olan binadan giriş katta değilsen kaçamazsın. Kaçabiliyorsan muhtemelen o bina yıkılmayacak zaten. Yıkıldıysa da deprem çok uzun sürdüğünden ya da artçı depremlerden birinde yıkılır eğer yıkılırsa. Depremde koşabileceğine olan inancını anlayamıyorum zaten.

Bu arada depremde hayatta kalan herkes ama herkes o yaşam üçgenlerinden biri oluştuğu için hayatta kalıyor. O yaşam üçgeninde de en az yer kaplamanın yolu hedef küçültme zaten. Dediğim gibi normal şartlarda o bina yıkılmamalı. 7.5'te de yıkılmamalı, 7.8'de de yıkılmamalı. Yıkılmayan binada üzerine düşecek şeylerden, devrilen eşyalardan belki de tavanın bir kısmından kopan parçalardan kurtulmak için ÇÖKÜP hedef küçültüyor, KAPANIP hayati organlarını koruyor TUTUNUP o sallantıda savrulmuyorsun.

Haliyle bu ilk depremde yıkılıp dümdüz olan evlerle ilgili bakacaksak 3. katta koşarak kaçmaya çalışan birinin cesedini koridor ya da merdivenlerde bulma ihtimalleri, güvenli bir yere sığınabilmiş birini canlı olarak çıkarmalarından ÇOK daha yüksek. Bir önceki cevapta da söyledim.

"Evet disari kacmak giris katinda değilsen cok zor bunu anlıyorum, ama cokup kapanıp hayatta kalma ihitmalinin COK daha yuksek olacagini düşünmek cok fazla iyimser kalıyor."

Birincisi zaten "çok zor" değil, "neredeyse (%99,9) imkansız" olacak o. İkincisi ise çökecek binada ikisinde hayatta kalma ihtimaline bakacaksak kaçarken %0,1 ise (çok güçlü malzemeler arasında net bir yaşam üçgeni imkanı olmayan bir yerde) çök-kapan-tutun ile kurtulma ihtimalin %3 falandır. Dediğim gibi binalar fay hattı üzerine kurulmadıkça çökmemelidirler zaten.
0
nawar
(14.02.23)
@nawar
hayatımda 1 değil 1den fazla deprem yasadim (17 agustos dahil) ve yukarida da yazdim bunu daha once yaptığımı. Bildigin kactim. Kacabilecegime olan inancim buradan geliyor. Lambur lumbir her taraf salllanirken bildiğin kaçtım abi nesini anlamadin ki? Kurana el mi basayim ne yapayım yani:) Neye inanmak isteyecdgine karar verecek kisi sensin nihayetinde, ben sadece bunu bizzat yaptığımı soyleyebilirim en fazla. Kamera kaydım falan yok ne yazik ki.

"Normak sartlarda bina cokmemeli"
İyi de hocam normal sartlara gore konuşmuyoruz ki zaten binanin coktugu senaryosnuna gore konusuyoruz. Bu depremde binlercesi nasil coktuyse oyle coktugu senaryosuna gore konusuyoruz. Bahsettigin normal sartlar realitede yok, normal sartlar icerisinde olsak kacip kacmama konusunun neyini tartisalim zaten cok sacma değil mi? Oturur bir kosede depremin geçmesini beklerim ben de boyle bir soru aklıma gelmezdi.


3. Kat 5. Kat giris kat cikis kat bu muhabbete yukarida 250 kere cevap verdim onu uzatmiyirum artik.
Son kez sunu soyleyeyim, bahsetigim dışarı kactigim olayda giris kattaydim, ksctim. Yine olsa yine kacarim ayni durumda. 1. Kattaysam balkondan falan atlarım, 1.kat atlsyabilecrgim bir yukseklik. 2. Kattaysam zaten öldüm, mucize icin dua ederim.

Ki iceride hayatta kaldiktan sonraki ihitmallerden de sadece birkaçını yukarida siraladim. Hala bana bu kadar elekten gecip hayatta kalabilecegin ihtimaline bel bağlamak mantiksiz geliyor bana. Hatta tum bu eleklerden geçip kurtulup sonrasinda hastanede haystini kaybedenler de var uzun sure hareketsiz kalmaktan dolayı olan su an adini hatirlamadigin sendromdan dolayı.
0
🌸stavro
(16.02.23)
(22)

Sözlükteki Netflix ve Starbucks boykot ile linçi

put it in your appropriate place
Şahsen sözlükte gündeme gelene kadar ne Netflix ne de Starbucks aklıma gelmemişti. Ne bileyim, başsağlığı duyurusu ve yardım bağışı yapıp yapmadıkları hiç aklıma gelmedi. Gelse bile bakmaya tenezzül etmiştim sanırım.Starbucks'a gitmeye ve Netflix üyeliğine devam edecek misiniz? Nedir düşüncesiniz?
Şahsen sözlükte gündeme gelene kadar ne Netflix ne de Starbucks aklıma gelmemişti. Ne bileyim, başsağlığı duyurusu ve yardım bağışı yapıp yapmadıkları hiç aklıma gelmedi. Gelse bile bakmaya tenezzül etmiştim sanırım.

Starbucks'a gitmeye ve Netflix üyeliğine devam edecek misiniz? Nedir düşüncesiniz?
0
put it in your appropriate place
(12.02.23)
Marka ve ünlülerden hesap sormak yerine olayın muhataplarına yönelmeli. Netflix zaten çöp. Starbucksa da gideceğim evet. Çünkü onlarlık bir mevzu değil. Kapısına dayanmamız gereken asıl sorumlular başka.

Edit: Ha bu arada yardımlar konusunda kendi açımdan vicdanım çok rahat. Fakat bir tane bile gönderi/story/mesaj paylaşmadım çünkü bunların somut bir katkısı yok kimseye. Elimiz iş görsün. Ağzımız laf yapmasın.
0
ruhen hastayim ben
(12.02.23)
Bu tür bir tepkiyi genel olarak saçma buluyorum. Şirketlerin mesaj yayınlaması, destek olması, bağış yağpması vb. güzel şeyler tabi ancak bir şirket destek mesajı yayınlamadı diye buna tepki göstermek anlamsız geliyor. Depremin sonuçlarının suçlusu belli, tepkilerimizi onlara göstermek daha mantıklı... Şahsen bir boykot vb. olacağını, olsa da bunun bu şirketleri herhangi bir şekilde etkileyecek boyuta ulaşacağını da düşünmüyorum.
0
salihdt
(12.02.23)
başıma bir şey gelmeyecekse hiç bir şirketin bağış yapmak zorunda olmadığını düşünüyorum. vergi veriyorsa, suç işlemiyorsa benim için yeterlidir.
baskı yaparak bağış yaptırmayı vandalca buluyorum.
dolayısıyla hiç bir şirketi boykot etmeyeceğim.
sorumluluklarını yapmayan şehir planlamacıları, müteahhitleri, siyasileri, bürokrotları boykot etmek lazım.
0
abelardo
(12.02.23)
bir kere fazlaca "kötü şey yapan" kişi ve kurumlarla muhattap olduğumuz bir dönemde "yeterince iyi şeyler yapmadı" diye gösterilen aşırı tepkiler inanılmaz saçma. bir temel gıda şirketi veya tekstil şirketi olsalar duyarsızlıklarından ötürü bu tarz tepkiler gösterenlerin mantığını anlayabilirim ama netflix ve starbucks gibi tamamen alakasız 2 şirkete bu tepkilerin gösterilmesi garip. tabi böyle küresel çapta bilinen markaların küresel çapta farkındalığın artmasına sağlayacak yardım kampanyaları vs. yapması güzel olurdu ama dediğim gibi bu en fazla yeterince iyi şeyler yapmamaktır. bunun için boykot vs. çok abartılı tepkiler.

öte yandan bu boyutta olup hem de türkiye'de ofisleri olan şirketlerin hiçbir yardım yapmamış olmasının da imkansız olduğunu düşünüyorum. benim şirketim en büyüklerden olmasa da gene de ilgilisinin adını sanını bildiği bir holding. onlar da mesela bağışlarını ve kampanyalarını duyurmamışlardı başta, sadece şirket içi maillerde duyurulmuştu sosyal medyada değil. yani bu şirketlerin de türkiye merkez ofisleri 3-5 kişiden oluşmuyorsa az veya çok bir şeyler yapmışlardır mutlaka.
0
semaforo de medianoche
(12.02.23)
Platforma üyeliğim yok. Türkçe içerikler de üretilen bir platform. Çok fazla üyesi de var.
Duyarlı olmak kötü değildir, her firma yapmalı diye düşünüyorum. Tepki göstermeyi de anlamsız bulmuyorum.
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
Yardım yapabilecek şirketlerin yapması çok iyi oluyor. Örneğin Arçelik-Beko grubunun baya iş görecek aletleri gönderdiğini biliyorum ki bu çok güzel.

Netflix'in öyle bir ürünü yok (ama dizi yaptırıyor sektör bağlantılarını kullanıp o bölgeye ışık ve jeneratör yığabilirdi mesela) fakat yakın arkadaşım şunu söyledi ve mantıklı geldi, bu yabancı şirketler "biz de sizdeniz" diye kültüre adapte olmaya çalışıyor sürekli reklamlar yapıyorlar madem öyle kötü durumda da yanımızda olsunlar. Ayrıca para bağışlamasına bile gerek yok, Netflix'in erişimi çok yüksek, sitede ve sosyal medyada bir duyuruyla veya birkaç ünlü oyuncunun paylaşımıyla çok büyük yardımlar toplanabilir*, uluslararası kitlelerin ilgisi çekilebilir. Şunun için ceplerinden para bile çıkmaz. Bu açıdan bakınca çok mantıklı. Tabii global şirketler de "dünyanın her yerinde sürekli büyük şeyler oluyor hangi birine bunu yapacağız" gibi düşünüyor sanırım.

*örneğin ABD kitlesi olan Hasanabi diye bir twitch yayıncısı 1m dolar topladı. Yuh yani böyle bir adam bile milyon dolar toplayabiliyorsa daha büyük erişimi olanlar neler yapar onu düşünemiyorum. Tabii bu bağışların kitlelere düzgün aktarımı ayrı bir organizasyon. O iyi yapılabilecek mi bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(12.02.23)
@nhk, netflix jeneratör, starbucks kahve vs her şeyi sağladı aslında. reklam yapmadıkları için duyulmuyor ve linç yiyorlar.
0
neira
(12.02.23)
Yardım yapmaları ayrı şey ancak ben bir üzgünüz mesajı yayınlamaları gerektiğini düşünüyorum.

Burada iş yapıyorsun. Deprem olmuş. Senin müşterilerin veya yakınlarının canı yanmış. Bir "üzgünüz", "geçmiş olsun" mesajı koymaları gerekirdi. Yardım yaparmış, gizli yaparmış, hiç yapmazmış kendi bilecekleri iş. Biz, bize yeteriz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.02.23)
Starbucks'a kırk yılda bir giderdim, Netflix desen aboneliğim yok. İkisi için de; bulundukları alanlarda hizmet almayı düşünürsem son tercihim olur. Böyle büyük firmaların doğal afet gibi durumlarda hızlı ve makul reaksiyonlar gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece kendileri değil, iş ortakları aracılığı ile de zor şeyleri hızlı bir şekilde çözebilirler.

Sapla samanı karıştırmamak adına: bu şirketlere sitem etmek ile sorumlulardan hesap sormak bağımsız iki olay.
0
giovanne
(12.02.23)
Netflix ve Starbucks günah keçisi oldular ama benim için hiç sıkıntı değiller, ben bu ülkede milyonlarca lira kazanan ama Twitter kesilince çıkıp tek kelime etmeyen dizicilere şarkıcılara falan daha çok ayarım, para yardımını zaten herkes yapıyor bu işler parayla alakalı konular değil, bu ülkenin Twitter kesilince "ya birader bak bu Twitter'la hayat kurtarıyor insanlar kesmeyin şunu" diye çıkıp 2 çift laf edecek insana daha çok ihtiyacı var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.02.23)
Valla yardim etmek bir zorunluluk değil nihayetinde evet ama lgbt derneğine bagis yapip duyarli gozukmeye calisan bir firma bu durumda bagis yapmiyorsa samimiyetsizdir ikiyuzludur. Onlar insan da bunlar ne?
Hic bir bsgista bulunmamamis olsalardi markaya antipati duymayacaktim ama boyle duyarli gecinip de boyle felaketi gormezden gelmek...
0
stavro
(12.02.23)
Starbucks gerçekten samimiyetsiz bir firma, bunu da burada al-shaya grup tarafından temsil edilmelerine bağladım ben. Globalde bu tarz yardım kampanyalarını daha önceden yapmışlar çünkü. Ama sonrasında tepkiler üzerine güzel kampanya başlattılar buna sevindim. Yine de sbux'a gitmemeye çalışıyorum fiyatlarından ötürü.

Netflix üyesi değilim, torrentçiyim :) Ailemde nflix üyeleri var, onlara da bir şey demem.

Bu bütün markalar için bir case study oldu. Trde iş yapacaksanız bu üllenin yardıma ihtiyacı olduğunda hemen aktif olduğunuzu göstereceksiniz gibi bir mesaj almış olması lazım tüm yabancı firmaların. Öyle parayı alıp gideyim yok artık. Kamuoyu çok aktif, bizi tebrik ediyorum bu konuda. Seve seve bağış yaptırdık adamlara.
0
roket adam
(12.02.23)
zorunlu değiller ama yardım yapmalılardı. eleştirilen konu yardım yapmamalarından önce sosyal medyada ilk 2 gün içinde geçmiş olsun mesajı bile paylaşmamaları değil mi, ben mi yanlış biliyorum? marka kimlikleri herhalde felaketlerde sessiz kalmak ama twitter'dan salak salak esprili içerik paylaşmak? bu firmaların takibini yapıp sosyal medyada paylaşan kişiye teşekkürümü edeyim buradan. starbucks zaten alshaya isimli arap bir gruba ait.

bir de turkcell'in borçlarınızı 1 hafta erteleyeceğiz açıklaması var. düşük zekalı insanlara mı karar verme ve açıklama yapma yetkisi veriyorlar, bilmiyorum?
0
deartheodosia
(12.02.23)
7/24 tweet atan sosyal medyacılar ve şirketler için taziye mesajı yayınlamak zor değil. bağış çok sonradan da yapılır. önemli olan hızlı biçimde aksiyon alabilmek mesaj konusunda.

netflix'i ablamın üzerinden kullanıyordum hatta you'nun son sezonunu izleyecektim vazgeçtim, açmadım bile.
starbucks'a çok nadir giderdim evde kahve yapıyorum zaten. artık gitmem.
0
false pretension
(12.02.23)
ben de ilk kez böyle bir boykota katıldım.

bu felaket normal bir felaket değil çünkü. 20-25 bin öl üyazdıklarına bakmayın. en iyi senaryoda 200-250binden fazla cenaze var. büyük ihtimalle 300-400bin arası. atom bombası atıldığında bile bu kadar insan ölmedi.

bir ülkede iş yapıyorsan böyle bir şeyi görmezden gelemezsin. geliyorsan, 5sn'lik bir metin yayılnayamıyorsan bunun altında kasıt ve kötü niyet vardır.
0
tchuck
(12.02.23)
kapısına dayanmamız gerekenler başka, ama starbucks'a da gitmeyeceğim, netflix'i de iptal edeceğim tabii ki.
0
damba
(12.02.23)
netflixi zaten önceden birakmistim.
en sevdigim marka starbucks, ben bile lincleyecegim. Bir sehre gittigimde oranin starbucks neredeymis vs diye bakar giderim, Seattledakini bile gördüm. ama artik düz kafelerde garson mobbingini cekecegim.

soru gayet net, netflix ve starbucks özelinde sorulmus, kimse bunlari boykot edip digerlerinden hesap sormayacagiz da demiyor.
0
wishmaythşngs
(12.02.23)
şahsen boykot taraftarı değilim. boykot yapanlara asla niye boykot yapıyorsunuz demem ancak söylendiği gibi bu tarz firmalardan çook önce hesap sorulması gereken başkaları var. vakti zamanında bu yapılar düzgün yapılsaydı bu boyutta bir felaketi yaşamayacaktık.

benim şu vaziyette hangi şirket yardım yapmış, hangi şirket taziye mesajı yollamış, bunları araştırıp soruşturacak enerjim yok. umurumda da değil açıkçası. bölgenin ihtiyaçları sağlandığı sürece bunu kim sağlamış mühim değil. tüm enerjimi bu günleri yaşamamıza neden olan siyasilerden, müteahhitlerden ve başkalarından hesap sormaya ayırma niyetindeyim.
0
knight of cydonia
(12.02.23)
Netflix hesabım var. Kullanmaya devam edeceğim. Starbucks'a ayda 1-2 kere gidiyorum belki. Bundan etkilenmeyecek. Bizim milletimiz böyle. Hesap sorması gerekenlere gücü yetmez, gücü yettiğinden çıkarır öfkesini. Devlete dair saçma bir kutsal bakışları var. Bu arada devletçiyim ben, buna rağmen söylüyorum. Twitter ve linç kültürünün böyle saçma sonuçları var. Rüzgar nereden esiyorsa ona göre konum alanlar var bir de.

Yani tabii ki insanlar kullandığı firmaların bu gibi konularda hassasiyet gösterip konuyla ilgili bir açıklama yapmasını ya da el atmasını isteyebilir. Bunu yapmayanları protesto da edebilir. Fakat şu an durum bundan çok farklı yerlere geldi.
0
nawar
(12.02.23)
linci doğru bulmuyorum ancak verilen tepkiyi anlıyorum. en azından tekiye almadan önce bir başsağlığı mesajı yayınlayabilirlerdi. insani bir jest bu.
Starbucks zaten pahalı bulduğumdan gitmiyordum. netflix'i kullanmaya devam edeceğim.
0
Leonardo~Da~Vinci
(12.02.23)
Turkiye'de starbucks'a gitmeyi dusunmuyorum. Netflix'i de herhalde sifre paylasma iptal oldugunda iptal ettiririm. İkisi de gozumde cok buyuk eksi puan aldi. Farkedilen baska bu tarz sirketler varsa ilerde onlari da alirim listeye.

Bu arada sunlar da shaya(starbucks'in turkiyedeki sahibi) grubuna aitmis turkiye'de:
The Body Shop, Debenhams, Topshop/Topman, Miss Selfridge, Dorothy Perkins, Evans, Claire's, Le Pain Quotidien, Starbucks Coffee, Shake Shack, Bath&Body Works, Victoria's Secret, Coast, Warehouse ve Pinkberry,
0
fakyoras
(13.02.23)
Benim bildigim kadariyla bagistan ziyade olayi tanimamis olmalarina tepkili insanlar. Yani sey gibi, ananiz babaniz oluyor, ertesi gun ise gidiyorsunuz ofiste kimse basin sagolsun demiyor, gibi. Demek zorundalar mi? Hayir. Deseler bir sey degisir mi? Hayir. Ama sosyal, duygusal, ve iliskisel kodlar bunun taninmasini gerektirir mi? Evet.

Mesela Caffe Nero "deprem felaketi sebebiyle gecmis olsun diliyoruz. Kurumsal bagsi yaptik. Yemek de yolluyoruz." gibi bir post yayinlamisti hesaplarinda.
0
sopiro
(13.02.23)
(4)

iPhone, Android karşılaştırması

dissendium
Merhaba arkadaşlar. 9 10 bin TL'ye sıfır Samsung almak mı mantıklı, kullanılmış iPhone 8 Plus almak mı mantıklı? iPhone 8 Plus eskidi ama kamerası iyi. iPhone hiç kullanmadım. Alışabilir miyim, bilmiyorum. Siz ne yapardınız? Belki iPhone 10 da olabilir. Üstüne 20 bin TL ekleyip şunu al gibi tavsiyel
Merhaba arkadaşlar. 9 10 bin TL'ye sıfır Samsung almak mı mantıklı, kullanılmış iPhone 8 Plus almak mı mantıklı? iPhone 8 Plus eskidi ama kamerası iyi. iPhone hiç kullanmadım. Alışabilir miyim, bilmiyorum. Siz ne yapardınız? Belki iPhone 10 da olabilir. Üstüne 20 bin TL ekleyip şunu al gibi tavsiyeler istemiyorum. En fazla 12 bin olabilir. Sağ olun.
0
dissendium
(11.02.23)
o paraya ikinci el iphone 11 bulursun, onu alabilirsin.

Samsung A52-53 serisinin modelleri de iş görür iyidir.
edit: eksisozluk.com eksisozluk.com
0
nhk ni youkosu
(11.02.23)
O paraya android olur, iPhone u salla
0
Topalordek
(12.02.23)
Samsung j8 prime'den iphone 13'e gectim. telefon manyagi biri degilim, samsungun yeni modellerinden haberim yok.
izlenimlerimi söyleyeyim,
Iphone'u ilk kullandigimda, bu telefonu aptal amerikalilar icin yapmislar diye düsünmüstüm cünkü hersey cok kolay, sarja taktigimda kendi kendine aciliyor falan, Isik yoksa, karanliksa kamerasi ona göre cekim yapiyor (isik topluyor, biraz daha gec cekim yapiyor).
tavsiyem sifir telefon
ben siradan bir kullanici olarak birsey ayarlamakla ugrasmiyorum.
pisman degilim ama cokta mutlu olmadim.
0
Coma
(12.02.23)
iphone 11den öncesini almak mantıklı değil, önerim bu bütçeyle android alman olur.
0
mister green
(12.02.23)
(5)

Powerbank önerisi

tchuck
bilgisayarımı da şart edebileceğim şöyle bir powerbank baktım;https://www.amazon.com.tr/gp/product/B081NDTG72/87w ile şarj ettiği için fazlasıyla işimi görür gibi gelyior. ama hem fiyatı çok yüksek, hem de gereksiz mi bilemedim.buna ek olarak da 2 tane "telefon şarj etmek için" iyi mah'a sahip ve en
bilgisayarımı da şart edebileceğim şöyle bir powerbank baktım;

www.amazon.com.tr

87w ile şarj ettiği için fazlasıyla işimi görür gibi gelyior. ama hem fiyatı çok yüksek, hem de gereksiz mi bilemedim.

buna ek olarak da 2 tane "telefon şarj etmek için" iyi mah'a sahip ve en azından 18w hızla şarj edebilecek type-c çıkışlı bir poewrbank daha arıyorum. bu konularda neler önerirsiniz acaba?
0
tchuck
(11.02.23)
Anker gayet iyi bir markadır ama ravpower’a da bakmanızı tavsiye ederim. Zamanında yapılmış bilimsel testleri okumuştum, ravpower hem komponent kalitesi hem de akımı stabil verebilmesi açısından en başarılı markalardan biriydi. Ben de kullanıyorum, MacBook’u canavar gibi şarj edebiliyor.

www.ravpower.com
0
orient blue
(11.02.23)
ravpower sanırım saıtşı yok tr'de. bulamadım alışveriş sitelerinde :S

www.amazon.com.tr

bir de şu powerbankleri şarj etmek için şöyle toplu bi şarj cihazı almak istiyorum ama, bunun 2 tane usb-c yerine 4 tane usb c olanı var mıdır acaba?
0
🌸tchuck
(11.02.23)
www.amazon.com.tr

şunu buldum bir de şarj edebilmek için. powerbank konusunda ise müthiş kararsızım.
0
🌸tchuck
(11.02.23)
büyük powerbank alternatiflerim:
www.amazon.com.tr
www.amazon.com.tr
www.amazon.com.tr


telefon için olan alterantiflerim:
www.amazon.com.tr
www.amazon.com.tr

bu arada bu küçük powerbanklerde usb-c genelde cihazı şarj etmek için. bu baya ciddi problem. bu ayrımı nasıl yaparız tam olarak?
0
🌸tchuck
(11.02.23)
xiaomi'nin 20000mah olanı güzel 18w olduğunu iddia ediyor ölçmedim ama hızlı şarj çalışıyor gerçekten.

Bende microusb olanı vardı, yenileri usb-c. Dediğin gibi bazıları sadece oradan kendi şarj oluyor, diğer Usb-A çıkışlardan dışarı veriyor. (bunlar öyle)

Düzgün modellerde usb-c hem in hem out gördüğüm kadarıyla. Mesela yine Xiaomi'nin 45w olanını gözüme kestirdim ben: www.hepsiburada.com

c'den de telefonu şarj ettiğini söylemişler yorumlarda.

Laptop için olanlar çok pahalı. Şu güzel görünmüştü gözüme ama almaya cesaret edemedim.
www.hepsiburada.com (birkaç sorun okudum, şarj etmeyip şarj çekmeye çalışıyor çipinde sıkıntı var diyenler falan var. in/out olunca öyle bir karışıklık mı olabiliyor anlamadım)
0
nhk ni youkosu
(11.02.23)
(1)

Youtube Fundraiser nedir?

plastic_angel
herkes açabiliyor mu? Para nereye gidiyor? Youtube komisyon alıyor mu? Toplam bağış ne kadar görebiliyor muyuz?
herkes açabiliyor mu?
Para nereye gidiyor?
Youtube komisyon alıyor mu?
Toplam bağış ne kadar görebiliyor muyuz?
0
plastic_angel
(10.02.23)
1. monetizing özelliği açık her kanal açabiliyor galiba.

2. Para Turkish Philanthropy Funds'a gidiyor. Onlar da şuraya veriyor: "Ahbap, ACEV, TOG, İhtiyaç Haritası, TEGV gibi çeşitli sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir şemsiye platform olan Afet Platformu'na gidecek. "
www.tpfund.org

3. Almıyor. Hatta gönderim ücretlerini bile karşılıyormuş + bu bağış olduğu için ABD'de vergiden düşülebiliyormuş bu sebeple çok şirket vergi vermek yerine böyle yerlere bağış yapmayı tercih ediyormuş.

4. Havuz ortak zaten hangi kanal olursa olsun, sağda görünen sayı. Şu an 408 bin dolar.
www.youtube.com

Gelecek Bilimde açtı bu işi ama Barış Özcan bu fundraising'i Türkiye'ye getirdi. Normalde burada kullanılabilen bir özellik değilmiş ama Özcan'ın bağlantıları sayesinde aktif edilmiş.
0
nhk ni youkosu
(10.02.23)
(4)

Macbook pro’dan oyuncu bilgisayarına geçiş

webbrowser
Selamlar, 2019 13” i5 8 gb ram base model macbook pro kullanıyorum. Arada oyun oynama isteğim geliyor ama tabi ki oynayamıyorum. Macbook prodan hangi laptop’a geçersem beni pişman etmez?25k civarı bütçem var.Bir yandan da masaüstü bir pc toplama fikri de mantıklı geliyor. Mobil olmadığım için sorun
Selamlar, 2019 13” i5 8 gb ram base model macbook pro kullanıyorum.
Arada oyun oynama isteğim geliyor ama tabi ki oynayamıyorum. Macbook prodan hangi laptop’a geçersem beni pişman etmez?
25k civarı bütçem var.
Bir yandan da masaüstü bir pc toplama fikri de mantıklı geliyor. Mobil olmadığım için sorun olmaz.
0
webbrowser
(10.02.23)
3060ti ekran kartlı Asus Rog veya TUF vb. bir şey bulursan işini görür.

Düzgün 3060ti'lı pc 30-35 bin falan tutuyor ekran hariç. Geçen aylarda liste yapıp bakmıştım.
0
nhk ni youkosu
(10.02.23)
25k ile alınacak oyun bilgisayarı pek memnun etmez. Bütçeyi 40k'ya falan çıkarabilirseniz orta üstü bir sistem kurabilirsiniz.
0
lancelot du lac
(10.02.23)
ben playstation veya xbox öneririm. yıllarca pc'de oyun oynadım, hala da oynasam oynarım ama ps5 aldıktan sonra hiç elim gitmiyor.

bütün gün pc başında çalıştıktan sonra koltuğa uzanıp hızlıca oyuna erişebilmek büyük rahatlık
0
another satisfied lover
(10.02.23)
eğer radeon rx6000 serisi ve intel işlemci ile bir masaüstü toplarsan hem macos hem de windows kullanabilir böylelikle her iki taraftan da kopmazsın.

bakınız hackintosh
0
alperz
(11.02.23)
(11)

evleri yikilanlara dask'in ne faydasi olacak

theconqueror
bilmedigimden soruyorum, bugun yabanci bir arkadas yabanci bakis acisiyla sordu "bu insanlarin sigortasi var mi" (hic aklima gelmemisti inanin), ben de dedim "zorunlu deprem sigortasi var ama ne ise yarar bilmiyorum". Daskin bu insanlara ne faydasi olacak, odeme mi yapilacak?
bilmedigimden soruyorum, bugun yabanci bir arkadas yabanci bakis acisiyla sordu "bu insanlarin sigortasi var mi" (hic aklima gelmemisti inanin), ben de dedim "zorunlu deprem sigortasi var ama ne ise yarar bilmiyorum". Daskin bu insanlara ne faydasi olacak, odeme mi yapilacak?
0
theconqueror
(10.02.23)
evet evin belirlenen inşaat maliyeti üzerinden para alacaklar
0
freebird5406_2
(10.02.23)
belirli bir miktarını ödüyor ama evin gercek degerinin altında oluyor genelde. deprem bölgesindeki evlerin %50'sinde dask yokmus.
0
tadellesever
(10.02.23)
Şu an gerçek piyasa rayiçlerine göre İsntabul'da evin değerinin %10'unu falan ödüyor. Onda da eğer yanlış beyan varsa, projede şartnamelerde aykırı durumlar varsa falan ödememek için klozlar var. Geçen ABD'de hortum felaketi olduğunda sigortası olanlara eksperlerin kontrole gelip hemen onay verdiklerini ve insanların paralarını aldığını okumuştum. Bizde bu zorlama sigorta ile nasıl ve ne kadar zaman sonra ödeme olacak ben de merak ediyorum.
0
malheiros
(10.02.23)
şu an yan dairemiz 2,5 milyara satılıyor, biz 650 bine aldık, dask poliçesindeki teminat tutarı 152.160,00 tl. güncel ev ve eşya fiyatlarını düşünerek sen hesapla kime ne faydası olacak.
0
halanne
(10.02.23)
dask çoğunda yoktur. bizim evde de yoktu hatta ben zorunluluktan yaptırdım. verdiği para baya az bu arada. ancak 1 yıl falan yeter belki. ev almaya falan yetmez. düşününce hiç yoktan iyidir yine. prim tutarı çok düşük çünkü. 150 tl falan senelik.
0
jelly bear
(10.02.23)
Abi şimdi maliyet falan deniliyor ya, ben işe yaradığını görmedim.
Bak bizim abinin İzmir'de yıkılan evi için bilmem kaç yüz bin lira ekstra para istendi çünkü yetmiyor.

Ailem sırf bu deprem sonrası özel sigorta yaptırdı hep. Yetmeyecek çünkü asla.
0
logisticsmanager
(10.02.23)
dask’ın amacı inşaat maliyetini karşılamak, evin rayiç değeri dask’ın konusu değil.

şu an metrekare başına 3000 lira ödüyor, tavanı da 640.000 lira.

tabii malum enflasyon ortamında ne kadar karşılar bilmiyorum ama yine de olmazsa olmaz. ona ilave olarak konut sigortası da yapılırsa dask’tan eksik kalan kısmı tamamlanır, rayiç değerde ya da ona çok yakın tazminat alınabilir. eşyaları da sigortalatsanız onların da bedelini alırsınız.
0
orient blue
(10.02.23)
evin 3-5 milyon tl olması önemli değil ki burada, toprak yerinde duruyor o eve o değeri veren şey konumu.

Binanın yapım maliyeti kaç o önemli ve dask büyük çoğunluğunu veriyor diye biliyorum. Yani 150 bin veriyorsa o ev 200'e yapılıyor diye hesaplayıp o parayı veriyorlardır. Yani atıyorum 20 daire var 20 x 150bin = 3 milyon tl'ye veya biraz üstüne o bina komple dikilebiliyorsa sorun yok.(bilmiyorum yetiyor mu?) Tabii her dairede dask yoksa kalan miktar nereden gelecek o sıkıntı.

Evin içindeki eşyalar mallar için de ayrı sigortalar var.
0
nhk ni youkosu
(10.02.23)
Evin değerini belirleyen etmenler var. Havuzu olması, bahçesi olması, arsa konumu, spor salonu olması. Dask bunlara göre fiyat belirlemiyor. Oradaki herkesin sigortası olsaydı benzer binayı yapmak ne kadar mal olacaktı ona bakıyor. Eşyalara da bakmıyor. O yüzden etilerdeki bir bina ile esenyurttaki bir bina benzer primlere sigortalanıyor.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(10.02.23)
Dask zorunlu değil mi? Nasıl çoğu ev sigortasız olabiliyor? Denetimi yok mu?
0
bitanisanseversin
(10.02.23)
Ucuz olsun diye benim apartmanı küçük gösterdiler mesela, emlakçı yanımda pazarlık ettiği için biliyorum. Ev sahibi ben değilim o düşünsün. 45 yıllık binanın giriş katında oturuyorum burası hiç sağlam değil.
0
peki madem
(10.02.23)
(4)

Evi kendim taşımak

logisticsmanager
Ev kiraladim, şimdi evi taşımak lazım.Evimde;Demonte edilecek kanepeDémonte edilecek tv sehpasi ve kitaplikBuzdolabıÇamaşır makinesiBüyük ekran tvÇalışma masasi160*200 yatak80*200 iki adet yatak altı karyola140*200 yatakDemonte edilebilir karyolaOrta sehpaOnun dışında iste mutfak esyalari vs vs var.
Ev kiraladim, şimdi evi taşımak lazım.
Evimde;
Demonte edilecek kanepe
Démonte edilecek tv sehpasi ve kitaplik
Buzdolabı
Çamaşır makinesi
Büyük ekran tv
Çalışma masasi
160*200 yatak
80*200 iki adet yatak altı karyola
140*200 yatak
Demonte edilebilir karyola
Orta sehpa
Onun dışında iste mutfak esyalari vs vs var.

Şimdi nakliye 1000-1200€ arası olacak.
Kendim arac tutsam her şey dahil 250€ falan tutacak.

Kafama takilan tek olay buzdolabı. 6. Kattayim ve asansöre sığmıyor.
Çağıracak bir arkadaşım da yok, yani var ama buzdolabi tasimak riskli. Hanimla da zor olur yani 45 kg kadin.

Buzdolabini acaba saglam bir taşıyıcı alsam, baglayarak asagi indirebilir miyim merdivenlerden yavaş yavaş?

Yoksa parayı verip profesyonel taşıma mi yaptirayim?
Edit: para birimini yazmamisim çok saçma durmus yoksa ülkede 250 liraya hiçbir şey olmaz:(
0
logisticsmanager
(10.02.23)
Hocam hayatı taşınmakla geçen biri olarak söyleyeyim. 3 kere kendim taşıdım evi çoğu 1+1 idi. Hiç öyle kafandaki gibi kolay olmuyor. Her seferinde keşke verseydim de taşısalardı diyorum.
1.si hanım yardım etmiyorsa 4. git gelde yorulacaksın kesileceksin.
2.si düşürme durumunda direkt aradaki fark kadar zarardasın. bir tv nerden baksan 10k.
3.sü yorulduğuna değmeyecek.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(10.02.23)
Hocam taşınılan yer kaçıncı kat.

Çamaşır makinesini bile çok zor taşırsın ondan sonra lanet edersin. Bir de tek günde tek kişiyle olacak iş değil.
0
nickini vermek istemeyen uye
(10.02.23)
Türkiye'de bir kere tüm dolapları söküp, streçleyip, baloncuklu şeye sarıp taşımış biri olarak, mümkünse girmeyin o işe. Dolaplar bir şekilde olur (bayağı vakit alır) ama beyaz eşyayı sarmak ve taşımak daha zor bence. İlla ikinci kişi gerekecek o da paralı tuttuğun biri olacak falan. Param varsa verir geçerim. (+ taşınılan evde tekrar kurması var. Kendin yapınca onu parça parça uzun bi süreçte yapıyorsun diğer türlü adamlar akşama kuruyor)

Tabii Fransa'daki taşımacılar nasıl bilmiyorum, mesela Türkiye'de artık mutfağı bardakları tabakları bile kendileri aralarına kağıt yerleştirip sarıp kendileri paketliyorlar. Öyle bir servis varsa hiç düşünmeyin. Ama siz her şeyi yapın biz büyük parçaları ve paketleri götürürüz diyorlarsa orada oturup bir düşünürdüm.
0
nhk ni youkosu
(10.02.23)
Buzdolabini acaba saglam bir taşıyıcı alsam, baglayarak asagi indirebilir miyim merdivenlerden yavaş yavaş?

bu senin spor geçmişine bağlı 1.90 boyunda 120 kiloysan olabilir. ama belini sakatlama riskine değer mi bilmiyorum. türkiyedeki kavruk 1.70-70kg adamlar nası yapıyor dersen mesleki uzmanlık.
0
orpheus
(10.02.23)
(12)

Getir yardım kampanyası

mirafiori
ust edit: ahbap'in kredi kartiyla bagis secenegi varmis, yeni mi cikti bilmiyorum ama herkesi oraya yonlendiriyorum https://bagis.ahbap.org/bagisGüvenilir mi? Yurtdışından bağış yardım yapmak isteyen arkadaşlarım var ama bankalar 10-15€ komisyon alıyor. Çoğunun kriptoyla alakası yok adını duymamışla
ust edit: ahbap'in kredi kartiyla bagis secenegi varmis, yeni mi cikti bilmiyorum ama herkesi oraya yonlendiriyorum bagis.ahbap.org

Güvenilir mi? Yurtdışından bağış yardım yapmak isteyen arkadaşlarım var ama bankalar 10-15€ komisyon alıyor. Çoğunun kriptoyla alakası yok adını duymamışlar. Akut’un sitesinde kartla yardım yapılabiliyor şimdiye kadar onu öneriyordum ama instagram’da getiri görmeye başladım. Nasıl bir yardımda bulunuyorlar rahatlıkla önerilebilir mi?
0
mirafiori
(10.02.23)
kızılayı önerebilirsiniz
0
hizirbey
(10.02.23)
bagislar genelde vergiden dusulebiliyor bunun icin gerekli slipler lazim, kredi karti ile odeme yapanlara nasil ilerliyor o surec bilmiyorum, ama o konu dert degilse ahbap veya akut's yonlendirin, ikisinin de ingilizce sayfalari var.

eger vergi slipleri onemliyse bulundugunuz ulkedeki bagis sistemlerine bakin, kizilhac, cesitli UN birimleri, Oxfam, CARE vb "humanitarian relief" kuruluslarina yonlendirin. su an hepsinin turkiye depremi icin ayri bagis topladiklari kampanyalari var.
0
taurina
(10.02.23)
kızılay'a bağış yapacağınıza direkt okçular vakfı'na ya da ensar vakfı'na yapın. aynı şey zaten.

ahbap'a veya akut'a yapabilirsiniz yardımın amacına ulaşacağından emin olmak için.
0
fatihkkk
(10.02.23)
www.youtube.com
Bu bağış diğerleri kadar hızlı gitmeyecek ama en kolay buradan Youtube'dan gönderebilir. (325 bin dolar toplandı şimdiye kadar, bu sistem Türkiye'de yoktu Barış Özcan ön ayak oldu)

Sanıyorum pazar veya pazartesi bu sürekli devam eden yayın bitecek, tüm para ABD'deki Turkish Philanthropy Funds'a gidecek onlar da şunlara gönderiyormuş:
"Yardımlarınız Ahbap, ACEV, TOG, İhtiyaç Haritası, TEGV gibi çeşitli sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir şemsiye platform olan Afet Platformu'na gidecek." www.guidestar.org
0
nhk ni youkosu
(10.02.23)
Ahbap’a yonlendirmeye calisiyordum fakat soyledigim sorunlarla karsilastilar. Kizilayla ilgili de bagislarin ensara gittigi falan soyleniyor dogrudur degildir bilemem ama ben dogru olduguna inanip onermemeye calistim.

Ulkelerdeki organizasyonlarin red crosslarin bagis toplamalari var evet ama onlar da ne kadar direk olarak etkiliyordur ona guvenip oneremiyorum iste. 5-10€ atmak isteyen ogrenci arkadaslarim var uluslararasi bir organizasyonda bu paralar kayboluverebilirmis gibime geliyor

Vergiden dusmek gibi bir soru soran olmadi simdiye kadar oyle bir sorun oldugunu sanmiyorum
0
🌸mirafiori
(10.02.23)
mümkün mü bilmiyorum ama gerekirse ilgili ülkenin yasalarına göre izin alarak siz toplasanız paraları?

öğrenciler, gençler 5 euro 10 euro yardımları sizin revolut veya o tarz neyiniz varsa size atsa mesela. siz tek seferde bağış yapacağınız için 10-15 euro kesinti sorun olmaz.

bilemiyorum tabii oradaki sosyal yapı buna müsait mi diye.
0
fatihkkk
(10.02.23)
Komisyonlari goz ardi edebilecek kadar para toplaycak insan tanimiyorum malesef. 100€ toplasak 15€ kesinti yine. Kaldi ki 15€ kesinti, 20€ atmak isteyen bir arkadastan istenen miktardi, yuzde ile calisiyorsa 100€’da faha fazla olacaktir
0
🌸mirafiori
(10.02.23)
tamamen akıl yürütmeye çalışıyorum. çok saçmaysa da kusura bakmayın. acaba size atsalar mesela 100 euro falan topladığınızda siz crypto gönderseniz. tek kişide toplama konusunda sorun yoksa sonrasında btc ile falan atabilir tek kişi. mutlaka biri vardır anlayan.
0
fatihkkk
(10.02.23)
Getir'e güvenmek yerine sokağa at derim. İnsanlıktan uzak bir firma yardım mı topluyormuş?
0
Kahvedesu
(10.02.23)
ilk ahbap demeye geldim ama sorunlarla karşılaışlış sonra youtube aklıma geldi bende daha bugün gördüm katılımcıları görünce ve youtube kurumsallığı da olunca bence çok uygun bir seçenek.
kızılay ve afad için ise aman ha diyebiliyorum üzülerek.
asıl uyarmak istediğim konu ise asla kendiniz üzerinden bir yol üzertmeyin.
( bu kişiden kişiye değişir ama zamanında tüm harcamaların herşeyin makbuzlu olduğu bir organizasyon düzenledik. başımıza gelebileceği sezdiğimiz için herşeyi belgeli faturalı yaptık. sonra arkamızdan hiçbirşey bulamayınca kesin kendilerine çıkar sağladılar diye söylenti çıkarmışlardı. önemsemedik biz kendimizi bildiğimiz için ama sadece bir öneri. )
0
yag sogan salca
(10.02.23)
Getiri bilmiyorum ama sakın Kızılay ve AFAD a, ve cumhurbaskaninin gösterdiği herhangi bir yere bağış yapmayın, direkt AKP örgütlerine gidiyor para.
0
sanguine
(10.02.23)
kızılay’ı imza attıkları bitmek bilmeyen tüm rezaletlerine rağmen öneren varsa kızılay’dan faydalananlardandır direkt. yani bir değil iki değil, bütün herkes biliyor artık nasıl olduklarını.

yardım kuruluşu önerim maalesef yok.
0
deartheodosia
(10.02.23)
(8)

Ev kiralamadan önce binanın sağlamlığıyla ilgili bir şey

regina phalange
İsteniyor mu yoksa dışı güzelmiş içi güzrlmiş diyip tutuluyor mu? Ya da istense de bunu hemen verrvilecek ev sahibi var mı ki?
İsteniyor mu yoksa dışı güzelmiş içi güzrlmiş diyip tutuluyor mu? Ya da istense de bunu hemen verrvilecek ev sahibi var mı ki?
0
regina phalange
(09.02.23)
'Deprem yönetmeliğine uygun' ilanıyla satışa sunulan yeni apartman çökmüşken, seni nasıl bir belge tatmin eder ki?
0
Mirket
(09.02.23)
binayı şartnameye aykırı üreten adam
binanın sağlam olduğuna dair sahte belge göstermeyi 100 kat kolay yapar.

ahlaksızlık , hukuksuzluk, tek adam rejimi olan bir ülkede hiçbir belgenin/sözün hükmü yoktur
0
aslindasorunumpsikolojik
(09.02.23)
Direk denetim firmalarına parasını verip yaptırabileceğiniz beton testleri varmış. Şu flood'da görmüştüm. twitter.com

Bunun yanında müteahhitten zemin etüd raporu da istenebilir. Belki doğrudan raporu çıkaran jeoloji mühendisleri odasına da başvurup ilgili arazi için raporun bir kopyası alınabiliyordur ama emin değilim. Sorup öğrenmek lazım
0
otonomo
(09.02.23)
Hayır sadece 2000 sonrası mı yapılmış ona bakıyor çoğu kişi (ve İBB'nin yayınladığı zemin raporu var aratırsan çıkar) Çoğu yerde de yanlış söylüyorlar mesela 20 yıllık dediği bina "yea 26-27 yıl önce yapılmış galiba" çıkıyor.

Ben yıllardır emlakçıların paralarını hakedebilmeleri için apartmanın ve evin artı eksilerini rapor halinde sunmaları lazım diyorum ama bunu yaptıracak güç ancak devlet. Mesela aynı evi yıllar içinde farklı kişilere genelde aynı emlakçı veriyor, evdeki sıkıntıları apartmandaki sorunları takip edip raporlasın. Benim tavanım aktı mesela geçen, apartmanda çoğu kişinin başına gelen bir boru problemi olduğunu yeni öğrendim. Bunların online vs. bir yerde kayıtlı olması lazım arabaların tramer geçmişi gibi.

Daha ciddi zemin ve betonla-demirle ilgili şeyleri de belli yıllarda inceletmek zorunlu olmalı mühendisler bilir artık onu. Bina ilk yapıldığında, sonra her 10-20 yılda vs. neyse artık.
0
nhk ni youkosu
(09.02.23)
residans ise statigini hangi firmanin yaptigina bakmak lazim.
normal apartman ise yapacak pek birsey yok..
0
cooperr
(10.02.23)
İşte sıkıntı burda. Normalde devlet/belediye iskan veriyorsa bunun testini yapmış, depreme dayanıklı olduğunu söylemiş olması gerekiyor. Şimdi diyolar ki ev alacağınız zaman depreme dayanıklı mı bakın, ölçümlerini yaptırın vs. Yahu kim ev alırken pazardan elma alır gibi bir evi gidip alıp geliyor ki? Süreçte belki onlarca ev geziliyor, olacak gibi olan üç dört ev olmuyor en son bir ev alınıyor. Şimdi her evden deprem raporu mu istesin ev alacak insanlar? Hadi belki büyük şirketlerin projelerinden alınacaksa olabilir bu ama onun dışında emlakçıyla ev gezmeli türde ev alımında bu imkansız geliyor bana.

O yüzden cevap: bilemeyiz maalesef. Normalde 2000 sonrası evler iyidir deprem yönetmeliğine göre diyorduk ama bu depremle onun da yalan olduğunu öğrendik. Bugün twitterda takip ettiğim bir inşaat mühendisi; 2000-2010 arası denetimler sıkıydı, o ara yapılan binalar daha güvenilir. Son üç beş yılda imar affı olsun denetimsizlikler olsun yine yapı kalitesi düştü dedi. O yüzden sıfır ev yerine 15 yıllık ev bakılabilir belki
0
nundu
(10.02.23)
yeni binalar için semtine bakarım genelde iyi semtlerde fiyat yüksek olduğu için kaçak daha az olası. ikinci kriter evin iç malzeme detayı örneğin kapılar, pencereler, mutfak gibi. burda kaliteli güzel malzeme kullanılmışsa yapının geri kalanının da öyle olduğunu varsayarım. aslında en sağlam yol binada yaşayanlarla, yöneticiyle konuşmak.

bir de eskiden altında banka şubesi olan binaların daha güvenilir olduğu gibi bir algı vardı. ne kadar doğru bilmyorum.
0
orpheus
(10.02.23)
beton testinin de hiç bir anlamı olmadığını anladım ben, de ki kaliteli betondan yapıldı yeterli demir kullanıldı vs, statiği hesaplayan adam 7 değil de 6 şiddetine göre hesapladıysa yine bir işe yaramıyor, 90 saniye değil 40 saniyelik sallantıya göre hesap yaptıysa yine yaramıyor, yani binaın statik hesabını bilmek tüm yapım sürecine şahit olmak dışına kesin emin olmak mümkün değil gibi gerçekten. hiç bir belgenin hükmü yok bu kadar vicdansız insanların elinde. yapılabilecek tek şey az katlı binalara sağlam zeminli semtlere yönelmek..
0
sipsiyah
(10.02.23)
(9)

Rönesans rezidans

Mcfly
Bunun nasıl o şekilde yıkıldığını açıklayabilecek bi mühendis mimar arkadaş var mı ?
Bunun nasıl o şekilde yıkıldığını açıklayabilecek bi mühendis mimar arkadaş var mı ?
0
Mcfly
(09.02.23)
bina bir bütün halinde devrilmis. simdiden bir sebep söylemek zor ama zemin iyilestirme yapilmadigi durumlarda bu tarz devrilmeler oluyor.
0
ben de
(09.02.23)
3 yıldır Rönesans'ta oturuyordum. Hala inanamıyorum. Şehir dışından gelen insanlar, yabancılar, sporcular, doktor, öğretmen gibi insanlar orada oturuyordu çünkü yepyeni binaydı. Güvenliydi. Gördüğüm kadarıyla eski evler gibi katların arası ezilmemiş, temelden kaynaklı bir mühendislik hatası var gibi gözüküyor. Ama o kadar devasa bir yapı ki Çin Seddi diye şakasını yapıyordum hep. İçinde hala canlı insanların olduğu söyleniyor, termal kamera tespit ediyor. Gerçekten çok merak ediyorum tam olarak neden yıkıldığını. Hala inanamıyorum canlı olduğumuza.
0
hadi ya la
(09.02.23)
bir bilgim yok ama geçenlerde deprem dalgasının binaya paralel veya dik gelmesiyle ilgili açıklama yapan biri olmuştu. (sanırım ekşi'de okudum)

Fayın tipine bakmadan tasarlanmış olup tüm güç devirecek şekilde gelmiş olabilir. Tam tersi ince kısmına gelse hiçbir şey olmayacaktı belki de.(ama arsa bu şekildedir vs.)

ben binayı bilmiyordum baktım şöyleymiş:
i01.sozcucdn.com
i01.sozcucdn.com
0
nhk ni youkosu
(09.02.23)
Çökme olmadan bir bütün olarak devrilen binalar için zemin sıvılaşması var diyorlar haberlerde gördüğüm kadarıyla.
0
dissendium
(09.02.23)
o isten mimarlar anlamaz.
buyuk ihtimal zemin sivislasmasi kaynakli.
0
turbo sadık
(09.02.23)
Fotolardan birşey demek zor. Üniversite hocaları daha sonra bu örnekleri toplayıp, hasar tiplerini ve yapılan yanlışları özetleyen raporlar yazarlar, hatta öğrencilere ders diye gösterilir. 99 sonrası böyle olmuştu. Zemin sıvılaşınca temelle birlikte topyekün kayıyor, devriliyor. Burada sanki yapı zemin kattan kopmuş gibi tıpkı makasla kesilmiş gibi.. ilk aklıma gelen binanın kısa yönde ki deprem kuvvetini alan yeterli perde elemanı olmaması. Nhk nin eklediği fotoda Bodrum kat full perde duvar. Diğer ihtimalde binada sıfır kotu altı ve üstünde aşırı rijitlik farkı olması ve deprem yükünün yapıda dağılmak yerine zemin kat birleşimdeki perdelerde yoğunlaşması. Zemin katın bodrum ile birleşimi zayıf tasarlanmış veya kötü inşaa edilmiş de olabilir.
0
ya volna
(09.02.23)
binanın bu şekilde devrilmesi olduğu yere çökmesine göre daha mı avantajlı? merak ettim... normalde alt katlardakiler zor kurtulur ama burada alt kattakilere pek birşey olmaz gibi sanki? hiçbir dairenin üstünde onlarca katın tonlarca yükü yok daha az enkaz altındalar sanki? kurtulanların oranı çöken binalara kıyasla daha yüksek mi şimdiye kadar?
0
konetsu
(09.02.23)
yikim genelde tek sebeple gerceklesmiyor, coklu sebepleri oluyor.
benim tahminlerim:

1 - deprem yanal bir yuk, bina salinim yaparken zeminde bir tarafin yuku artiyor, bir tarafinki azaliyor, hatta sifirlanabiliyor. Sifirlandiysa bina yerinden kalkmaya basliyor ve sonunda agirlik merkezinin oldukca yukarda olmasindan dolayi devrilebiliyor. Arabalardaki geyik testi gibi diyebiliriz. Manevra sirasinda bir tekerlek yerden kalkarsa ve arac yuksekse, taklaya gelebiliyorsun. Bunu engellemenin yolu genelde kazik cakmak ama bu binada kazik sistemi var mi bilmiyorum.

2- Uzun suren buyuk depremlerde binalar rezonansa girebilir. O da su demek, bina sallamaya basladiginda genelde depremin tersi yonde hareket ediyor, ama zaman uzadikca haraket yonu depremin yonuyle esitleniyor. O zaman depremin etkisi katlanarak artiyor. Bina rezonansa girmis olabilir.

Vs...
0
cooperr
(09.02.23)
Ekşi'den bir yorum:

Depremde çöken bina, inşaat kalitesinin düşük olmasından kaynaklanmıyordu. İnternette yer alan inşaat süreci fotoğraflarından, binanın boşluklu çekirdekli olduğu, desteklemek için çok sayıda kiriş ve çerçeve kullanıldığı ve kolonların mükemmele yakın yerleştirildiği görülebilir. Beton dökümü düzgün bir şekilde yapılmış ve kalıp işçiliği iyiydi.

Ancak, zemin etüdü ve tasarımında bir hata olduğu ve otoparkın ve sosyal alanın tabanının sıvılaşarak binanın buraya doğru eğilmesine neden olduğu görülüyor. Bu da temelin zayıf zemine batmasına ve binanın da onunla birlikte eğilmesine neden oldu. Kolonlar üzerindeki yukarı doğru çekme kuvveti dikkate alınmamış ve binanın eğildiği taraftaki kolonlar kırılırken, diğer taraftaki kolonlar sağlam kalmıştır.

Görünüşe göre ana zayıf nokta, binanın uzun yekpare bir yapı olması, düzgün bir şekilde ayrılmaması ve girişte zayıf bir zemin oluşturan nispeten uzun kolonlara sahip olmasıydı. Kısmen sıvılaşmış zemin ile yumuşak zeminin birleşimi yapının çökmesine neden olmuştur.

Sonuç olarak, bina zemin etüdü ve tasarımındaki bir hata nedeniyle çökmüş, temelin zayıf zemine batmasına ve binanın eğilmesine neden olmuş, yapının kendisi de düzgün bir şekilde ayrılmamış, zayıf bir zemine ve nihai çökmeye yol açmıştır.
0
hadi ya la
(09.02.23)
(4)

maras/antep depreminde yikilan yigma (kagir) yapilar

ben de
merhabayapi stoguna paralel olarak sosyal medya ve gazetelerdeki yikilan bina örneklerinin cogu betonarme.elinde son depremde yikilan yigma yapilara ait adres/fotograf/video olanlar paylasabilir mi lütfen?tesekkürler.
merhaba

yapi stoguna paralel olarak sosyal medya ve gazetelerdeki yikilan bina örneklerinin cogu betonarme.

elinde son depremde yikilan yigma yapilara ait adres/fotograf/video olanlar paylasabilir mi lütfen?

tesekkürler.
0
ben de
(09.02.23)
sayıca hem yapı hem nüfus olarak az olduğu için şimdi gündeme düşmez. hasar tespit çalışmaları yapıldıktan sonra rapor olarak yayımlarlar.
0
b1020
(09.02.23)
ben de merak ediyorum bunu. Özellikle İstanbul'da 40-50 yıllık betonlar çöp ama o kadar yıllık 2-3 katlı yığma binalar ne durumda acaba...
0
nhk ni youkosu
(09.02.23)
varsayım olarak yazıyorum net bilgim yok ancak hataydaki cumhuriyet kuruluş dönemlerinden veya öncesinden kalma hükümet konağı, kilise, çarşı gibi yapılar sanırım yığma. bunlar yerle bir oldu.
0
calmdown
(09.02.23)
@calmdown çok teşekkürler. bu yapıların fotoğraflarını bulmaya çalışayım.
0
🌸ben de
(09.02.23)
(14)

Deprem sonrası otoparka inmek

nhk ni youkosu
Bir olası senaryo da benden:Deprem bitti bina yıkılmadı, direkt dışarı çıkabiliriz veya en alttaki otoparka gidip arabayı alıp çıkabiliriz (ama ya bina üstüne çökerse veya merdivenler sıkıntılıysa? otopark kapısı açılacak mı o da bir sıkıntı)Fakat arabayı almak uyumak, başka yere gitmek vb. için iyi
Bir olası senaryo da benden:

Deprem bitti bina yıkılmadı, direkt dışarı çıkabiliriz veya en alttaki otoparka gidip arabayı alıp çıkabiliriz (ama ya bina üstüne çökerse veya merdivenler sıkıntılıysa? otopark kapısı açılacak mı o da bir sıkıntı)

Fakat arabayı almak uyumak, başka yere gitmek vb. için iyi olacak.

ne yaparsınız?
0
nhk ni youkosu
(09.02.23)
Ilk depremde yikilma, catlak olusmadiysa artcida yikilma sansi daha dusuktur
diye
hic bir bilimsel yani olmayan, sadece kendimi rahatlatacagim bir dusunceyle, iner arabayi alir hemen disari cikarim.

bilimsel degil, tamamen kendi uydurmam, kimseye ornek teskil etmesin.
0
Corc
(09.02.23)
Otoparka asansörle inme konusu sıkıntılı bence ama artçıları beklemektense kesinlikle merdivenlerden uçarak aşağı iner arabayı alır kaçardım.
0
vedatchilipeppers
(09.02.23)
aslında doğru olan depremden dışarı çıkabiliyorsan çıkman. bir sürü hiç eve girmemen.
2. artçı ile çok yıkılan ev oldu.

ki bazı evler artçı olmasa da yıkıldı. çünkü gücünün %99unu kaybetmişti. videolarda gördük.

ben olsam heralde panik halde arabayı alır açık bi alana geçerdim.
0
jelly bear
(09.02.23)
Böyle bir durumda sizin gibi otoparka telaşla inecek bir sürü insan olacak.

Öncelikle elektriklerin kesik olacağını unutmayın. Yani kapalı otoparksa zifiri karanlık olacak. Telaşla kontrolsüz hareket eden çok olacaktır. Herkes aynı anda çıkışa gidecek.

Arabayı çıkarmaya çalışırken sağa sola çarpanlar, karanlıkta otoparkta yürüyenleri koşturanları fark etmeyip çarpanlar vb. bunlar çok olası senaryolar.
Özellikle residence tarzı yüzlerce dairenin olduğu binaların otoparkları.

Bir de aynı anda bir sürü araç çıkışa yönelecek, orada yığılma olacak. Hele bariyerli, otomatik kapılı vs bir otoparksa arabayla çıkış konusu epey uzun sürebilir. Kapıda kuyruk da oluşabilir.

Böyle bir durumda öncelik her zaman can güvenliği olmalı.

Dışarı çıkmayı başardınız. Bina sağlam duruyor. Komşularınızla koordineli bir şekilde araçları çıkarmayı konuşabilirsiniz. Ya da varsa açık otopark alanı orayı tercih edin.

Benim oturduğum sitede 1000'in üstünde daire var. Otoparkta en boş halinde bile 100'ün üstünde araç oluyor. Düşünsenize aynı anda 100 arabanın son sürat çıkmaya çalıştığını

İşte bu yüzden büyük sitelerde özellikle deprem tatbikatları, toplanma alanları çok önemli. İnsanlara ilk olarak bu noktaya ulaşmaları tembihlenmeli. ama eminim buna rağmen birçok insan hemen arabasına koşacaktır.
0
anten
(09.02.23)
Deprem sırasında merdivenler ya da asansörler kullanılmaz. Depremden sonra merdivenleri kullanabilirsiniz ama asansör yine kullanılmaz. @Corc'un dediği, kendisinin de ifade ettiği üzere bilimsel yanı olmayan ve yanlış bir bilgi.

Geri kalan her şey için @anten +yıldızlı 1
0
nawar
(09.02.23)
Şart değilse arabayı almam. Şart ise önce yakınları dışarı çıkarırım, garaj kapısı ve rampası sağlam mı kontrol ederim, sonra hızla merdivenle inip arabayı çıkarmayı denerim. Anten'e katılıyorum bu noktada. Bizim sitede 41 katlı 3 bloktan 1000 daire var ve tek şeritli fakir bir mahalleye çıkıyor. O yoldan çıkmak imkansız olacaktır.
0
roket adam
(09.02.23)
deprem anında binanın en riskli-kurtulması en zor hatta imkansız alanı olan bodruma inmezdim.

önce ilk fırsatta dışarı çıkarım. binayı ve çevre binaları dışarıdan gözle kontrol ederek hasar tespiti yaparım. artçıların ne zaman geleceği belli değil bu yüzden binada risk görüyorsam uzaklaşırım. ayrıca denildiği gibi ortalıktaki kaos geçmeden kabalık otoparktan araç çıkarmak imkansız gibi.
0
orpheus
(09.02.23)
deprem sarsılması bittikten sonra ilk fırsatta dışarı çıkmalısınız. deprem durumunda asansör kullanılmaz. merdivenler de binaların en zayıf yerleridir. buralarda vakit kaybetmeyin. bir kısım vatandaşımız eşya almak için evine girdiği sırada 2. depreme yakalanarak vefat etti, yani hasar tespit yapılmadan eve girmek de pek mantıklı durmuyor. deprem çantasıyla en yakın toplanma alanına gitmek lazım.
0
b1020
(09.02.23)
yanlis biliyor olabilirim ama kapali garajlar ayni anda siginak olarak üretilmiyor mu? mesela bizim istanbuldaki binanin kapali garaji(8 kat 8 daire ve 8 araclik otopark) ayni anda siginak olarak insaa edildi ve öyle kayitli. oraya güvenirim yani.(2015 yapim)

önce ailemle disari cikar,etrafin durumana göre tek basima gidip arabayi cikartirdim. garaj kapilari manuel olarak da aciliyor iceriden zincir ile
0
c1b2k3
(09.02.23)
Önce canımı düşünürüm. Dışarı çıkarım. Dışarıda ne olup bittiğini, depremin ayrıntılarını öğrenirim. Sonra otoparkın durumunu kolaçan ederim, çıkış ve yoğunluk var mı şeklinde. Arabayı illa alacaksam bunlardan sonra alırım
0
mellifica
(09.02.23)
o zaman temel olarak, kapalı değil açık otopark daha mantıklı çıkarımı yapıyorum şu an. Eskiden hep kapalı otoparklı bina bakardık sanırım artık deprem bölgesinde tersi daha mantıklı.

Çünkü İskenderun'daki arkadaşlarım arabalarıyla akrabalarının olduğu köye gittiler ve o sayede bir şekilde yemek-su-ateş vs. buluyorlar. Başlangıçta toplanma alanı, ısınma, yemek, tuvalet falan olmuyor ki İstanbul'daki durumda çok daha uzun sürecektir. Tabii arabayla şehri terk edecek yol da kalmaz sanırım veya aşırı trafik olur. Ama yine de o depremde sağ kalmak ve şehri terk etmemek de çok riskli olacak gibi geliyor bana.

edit: benimki de tek apartman 20 araba falan var. Büyük rezidanslar siteler güvenli tasarlanmıştır diye umuyorum ama onlarda da insan kalabalığı çok dediğiniz gibi.
0
🌸nhk ni youkosu
(09.02.23)
ilk çöken merdivenler,asansör boşlukları ve balkonlar olmaktadır. bilin de.
0
deepex
(09.02.23)
99 depremini izmitte yaşadım.
tabi depreme zihnen hazırlanmak, bina sallandığında deprem çantasını alrıım, merdivenden kaçarım, şunu yaparım diye planlamak hiç yapmamaktan iyidir.

ama deprem olduğunda bu planların hiçbirisi aklınıza gelmeyecek. o an panikle saçmada olsa aklınıza ilk gelen şeyi yapacaksınız. bir amaca yönelik hareket etmeyi deneseniz bile çok büyük ihtimalel yapamayacaksınız.

depremin sizi odanın içinde savurma gücünü yaşamadan tahmin edemezsiniz.
99 depreminde 1 dakikaya yakın salladı.

amcam yıkılmayan evde, deprem süresince yatak odasının kapısına ulaşıp yan odaya çocukların yanına geçememiş. bildiğin yerde emekleyerek kapıya ulaşamamış.
aynı amcam kendisinde kalan yeğenini unutup onsuz bahçeye inmişler. dakilar sonra aileden birisinin aklına gelmişte eve dönüp yeğeni indirmişler.

başka örnek annem yatakta kitlenip kalmış, rahmetli babamın omzuna boynuna tırnaklarını öyle bir geçirmişki babam annemden kurtulup yatakdan çıkamamış.

kendimden örnek vereyim. çatı katında deprem esnasında hemen uyandım, kendimi üstü açık terasa attım. deprem sürecinde değil binadan çıkmak, ayağa kalkamadım.
2 ayağımın üstüne kalkmayı her becerdiğimde sarsıntı beni yeniden yere yapıştırdı. ulan bu böyle olmayacak deyip kedi gibi sürüneyim bari dedim, onu bile beceremedim zaten sarsıntı bitti.


ayrıca filmlerde hani yüzlerce binlerce at toplu halde koşar, çok güçlü bir nal sesi gelir. işte ben şahsen o sesin 100 kat güçlüsünün topraktan geldiğini duydum. ancak bu kadar tarif edebiliyorum. sadece o ses bile insanın donup kalmasına yeter.

deprem oldu koştum merdivenden dışarı attım kendimi diyenler, deprem değilde depremcik oldu desinler.

depreme depremden önce hazırlanılır.
deprem olunca şunu bunu yaparım demek, ancak deprem teğet geçerse uygulanabilir.
0
aslindasorunumpsikolojik
(10.02.23)
önce kendimi kurtarırdım. 10 15 dk sonra bina yıkılmadıysa arabayı alırdım alabilirsem
0
gizemli dede
(10.02.23)
(3)

Depremde ev yıkılınca tapu ne oluyor?

burakdonmez95
Evin değerini biri karşılıyor mu? devlet, müteaahhit falan? yoksa arsadan mı bir pay veriliyor insanlara, ne oluyor tam olarak? sıfıra sıfır mı kalıyor elde?
Evin değerini biri karşılıyor mu? devlet, müteaahhit falan? yoksa arsadan mı bir pay veriliyor insanlara, ne oluyor tam olarak? sıfıra sıfır mı kalıyor elde?
0
burakdonmez95
(08.02.23)
dask = evi tekrar yapmak için gereken para (ama apartmanlarda birinin sigortası var öbürünün yoksa o apartmanı yapacak parayı nereden buluyorlar bilmiyorum)
0
nhk ni youkosu
(08.02.23)
Şimdi normal şartlarda 500 metrekare bir arsa var diyelim, tapuya bu kayıtlı. Üzerine yapılan şeyler de bu arsanın sahibinin olur, tek tapu. Ancak apartman yapılınca kat mülkiyetine geçiliyor, her daire bağımsız bölüm olarak tapuya kaydediliyor. 10 daire yapıldıysa her daire sahibinin arsa üzerinde 50/500 hissesi olur apartman yıkılınca.
0
signore
(08.02.23)
Dask varsa sigorta bir kısmını veriyor. Diğer türlü enkaz kaldırlıyor e senin hissedar olduğun boş bir arsa kalıyor ortada
0
efruz
(08.02.23)
(6)

İstanbul'da deprem açısından yüksek riskli bölgelerdeki yeni binalar?

jonas
Başlıktaki "yeni"den kastım, 99 depreminden sonra yapılmış, yani 99'un o darbesini yememiş olan yapılar diyeyim.İstanbul'da deprem açısından yüksek riskli bölgelerdeki 99'dan sonra sağlam ve hakkıyla yapılmış binaların, beklenen İstanbul depreminde yıkılma olasılığı ne düzeylerdedir acaba? Bölge ris
Başlıktaki "yeni"den kastım, 99 depreminden sonra yapılmış, yani 99'un o darbesini yememiş olan yapılar diyeyim.

İstanbul'da deprem açısından yüksek riskli bölgelerdeki 99'dan sonra sağlam ve hakkıyla yapılmış binaların, beklenen İstanbul depreminde yıkılma olasılığı ne düzeylerdedir acaba? Bölge riskli olsa da bina sağlamsa güvenli hissedebilir miyiz? Bu konuda bilgi, fikir sahibi olan arkadaşlar paylaşırsa sevinirim.
0
jonas
(08.02.23)
Depremin büyüklüğüne bağlı abi biraz da bu. Yani yapanlar 7 şiddetine dayanıklı bina yapar ona göre malzeme kullanır ama 7,8 büyüklüğünde deprem olursa nasıl kurtulacak ki. ha İstanbul'da maks. 8 büyüklüğünde deprem olur da sen 8,5'a dayanabilecek bina yaparsın o zaman bi şey olmaz.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(08.02.23)
en iyi yapılan bile depremin merkezine göre rezonans vb. ters durumlara göre yıkılabiliyormuş galiba.

Fakat 2007 sonrası düzgün yapılan bir bina genelde dayanır diyorlar. Zaten amaç ilk depremde çökmemesi, gerekirse ağır hasar alıp yine senin kaçabilmen. İkinci 7 üzeri olursa (geçen olduğu gibi) o çok ekstrem bir durum.
0
nhk ni youkosu
(08.02.23)
bu depremde şunu gördük; yeni bir site yapılıyor 3 bina var. 2 bina sağlam kalıyor ama 3. bina yıkılıyor.

bulunduğu konuma/toprağa/temele, yapılırken kullanılan malzemeden çalınıp çalınmamasına, binada ikamet edenlerin/iş merkezlerinin kolonları yıktırmalarına göre vesaire değişiyor. o kadar çok etken var ki.

yıkılmaz dersin yıkılır, yıkılır dersin yıkılmaz. ben artık tamamen şans meselesi olduğuna inanıyorum.

ha bir de evin yıkılmaz ama işte olursun çalıştığın iş yeri yıkılır, seyahatte olursun kaldığın otel yıkılır, bir yakınının evinde olursun onun evi yıkılır…
0
deartheodosia
(08.02.23)
Parayı kıyıp mühendisliğe önem verdiğin sürece istediğin yere istediğin binayı dikebilirsin. Binayı, fayın (özellikle yanal atımlı) ortasından geçeceği şekilde yapmadığın sürece sorun yaşamazsın.

2020'de yapılan çeliğinde ucuza katılmış, belediyesine rüşvet verildiği için denetlenmemiş, işçiliği kötü, mühendisi boş üniversitelerin birinden mezun olan vasıfsız eleman olan binanın yıkılma ihtimali 1990 yılında, bu konulara dikkat edilerek bilinçli kişiler ile tecrübeli mimar ve mühendisler tarafından yapılan binaya göre çok daha yüksek.
0
nawar
(08.02.23)
2018den sonra deprem bölgesi harıtaşandırması değişti. Yapının koordinatlarını girince deprem riski şak diye çıkıyor. 2018 öncesinde, birinci, ikinci gibi deprem risk sınıflandırması yapılıyordu. Yani 2018 sonrasında küçük alan kaplayan bir mahalle yanda köyün deprem riski bağlı şehirden fazlaysa dikkate alınmaya başladı. Bu açıdan 2018 öncesi yapılanlar riskli mi yani derseniz- pek sayılmaz..
gelelim hangi şiddette depreme dayanacağı: deprem risk haritaları tam da bunun için hazırlanıyor. 7-8 gibi güçlü deprem oluşturabilecek bir bölgenin risk haritasında çıkan değer de buna uyumlu oluyor.
Deprem yönetmeliği bina hasar alsın ama içinden insan çıkabilsin der. Tabii rafineri ya da hastane gibi yerler de şartlar çok sıkı.
99 sonrası deprem yönemliğine uygun projeşendirilmiş ve düzgünce yapılmış bina yerle bir olmaz.
İkinci konu zeminin durumu, bunun içinde sondaj yapılır, laboratuvar testleri ile zeminin ne kadar kuvvet taşıyacağı hesaplanır. Yanyana iki bina yıkılıyorsa sorun ya projelendirme de ya da yapım aşamasında.
Dikkat edilecek konular bununla sınırlı değil; yapı dayanımlı için daha kapsayıcı bakmak lazım, dere yatağında bir evi ne kadar güzlü yaparsan fark etmez, temel altındaki toprak binayı ve temeli beraberinde sürükleyip öteler. Maalesef İstanbul’da dere yatağında bir sürü ev var.
Diğer bir konu ise, deprem anında zeminin normalden farklı davranıp davranmaması, bu bir sır değil ama dikkatlı gözle fark edilir ve önlenebilir fakat ilave masraftır. 99 depreminde yerin içine giren binalar buna bir örnek.
Özetin özeti: içiniz rahat değilse, yapının projelerini yapan firmaya bakın. Tr de projelendirme yanlışı pek olmaz. Sonra müteahhit firmaya bakın. Kiracısınız ve bunlara bakacak durumunuz yok; yapı basit be sade görünmeli yani kolon kiriş sistemi sade, her kiriş bir kolonu tutan şekilde olmalı. Kiriş kirişe binmesin, ya da çok az olsun. En iyi otopark ve bodrum katdan anlarsınız.
0
ya volna
(08.02.23)
99 ve öncesi yapılan binalar yıkılacak.

99-07 arası yapılan binalar öncesi ile aynı yönetilmeliğe göre yapıldı. Tek artısı depremden sonra insanların korkudan bir miktar daha işine önem verip yapması olabilir. Bence riskliler, muhtemelen yıkılırlar.

2007 den sonra projelendirilen ve 2008ve sonrası biten binalar kağıt üzerinde yıkılmaz.

Normal şartlarda bina inşa edileceği zemine göre projelendirilir. Bölge ve zemin yapısına göre, bölgenin deprem potansiyeline göre boyutlandırılır. O bölgede gerçekleşebilecek en büyük depremin bir tık büyüğü olması durumunda bile kolon kiriş birleşimlerinde çatlaklar olabilir, duvarlar yıkılabilir ancak bina asla yıkılamaz. Hesaplama buna göre yapılır.

Öldüren deprem de değil, bina da değil. Öldüren sürece haksız kazanç saglamak isteyen şerefsizlerdir. Malzemeden çalar, projeyi kopyala - yapıştır yapar. Denetçiye para verir vs vs.
0
yercekimini kendine ceken adam
(08.02.23)
(10)

peki bundan sonra ne yapmalıyız? İstanbul hasarlı binalarla ilgili

hopp
Kaç gündür şunu düşünüyorum.Teyzemin oturduğu bina 99 da aşırı hasar görmüştü, zaten fakir bir semt kimse taşınmadı, ama muhtemelen yıkılacak en ufak depremde. Bunun gibi orada 10 tane bina biliyorum.Ne yapılacak bu gibi binalar için? Devletten ümidim yok, 1. sorum; ücretle bir ekip getirsem mesela
Kaç gündür şunu düşünüyorum.
Teyzemin oturduğu bina 99 da aşırı hasar görmüştü, zaten fakir bir semt kimse taşınmadı, ama muhtemelen yıkılacak en ufak depremde.

Bunun gibi orada 10 tane bina biliyorum.

Ne yapılacak bu gibi binalar için? Devletten ümidim yok,
1. sorum; ücretle bir ekip getirsem mesela ben karşılasam ne kadar tutar bilen var mı bina etüdü?
2. sorum; diyelim oturulmaz belgesi aldım, o insanlar nerede oturacak vs. buna çözüm getirilir mi sizce?

sizce hızlı İstanbul çözümleri alınır mı?
0
hopp
(08.02.23)
Bir iki aya kadar unutucaz maalesef, hadi 5-6 ay olsun. Umursamazlık genlerimizde var sanırım.

Planlanan raporlarda 500 bin hasar alması beklenen bina var İstanbul'da, bunların 50 bin tanesi yıkıma uğrayacak yazıyor.

Deprem bir doğa olayı, mutlaka olacak, ama dua edelim de yazın olsun, 7 şiddetini geçmesin, gündüz olsun.

Allah korusun, Allah böyle bir acıyı ülkemize tekrar yaşatmasın.

1. En az 10 bin lira tutar, en son 5 bine yaptırmıştım sene 2019.

2. Oturulamaz belgesi alınıp, tapuya şerh düşülüp, hala içinde yaşanan bir sürü bina var.

Devlet ya da belediye size bir olanak sunmuyor, "binanız çürük yıkıp tekrar yaptırın" diyor.

Hiç bir olanak sunmuyor derken, inşaat ve yıkım için gerekli harçları vergileri vs almıyor.
0
John Bloor
(08.02.23)
Para toplayarak veya aidatlara gore bir uzman getirilerek kontrol ettirilebilir. Binada bilen veya tanidigi olan da olabilir. Toplanti yapilip hemen konusulabilir hemen. Bina da onemli, zemin yapisi da. Ikisi de arastirilabilir. Ayrintili sorularina tam cevap veremiyorum maalesef.

Devletten umidim yok demissin ama su link yararli:
www.csb.gov.tr

not: tabii ben bir vatandasin ne yapabilecegini soyledim. tabii ki de, genel anlamda, sehir/devlet neyse sehri/ulkeyi depreme gore yapilandirmali, denetlemeli, kurul olusturmali vs.

not2: simdi konu hasarli bina oldugu icin yazmamistim ama roket adam da yazmis zaten en mantiklisini. en iyi/hizli cozum guvenli bir binaya veya sehre tasinmak. tabii herkes icin de o kadar kolay degil. mustakil ev de dusunulebilir.
0
ermanen
(08.02.23)
Öncelikle, bence, bütün şehri yeniden inşa edip mesela Tokyo kadar depreme dayanıklı hale getirilmediği sürece ülkenin işi çok zor. Yani mesela siz olası bir depreme, dayanıklı bir binada yakalanıp herhangi bir hasar almadan kurtulabilirsiniz. Ancak İstanbul'un mevcut yapısı ve ölçeği düşünüldüğünde, devletin buraya herhangi bir kaynak yettirebilmesi mümkün değil. Bakın nüfusu görece küçük olan şehirlerde bile bu kadar büyük organizasyon sorunları ve insan kaynağı eksikleri varken, bizzat o kaynakların bulunduğu şehirde deprem yaşandığında, dolayısıyla belki o kaynaklarının bir çoğunun kullanılamaz hale geldiği bir ortamda kim nasıl temel ihtiyaçlara ulaşacak, organize olacak, tedaviye erişecek...

Öyle semtler var ki yukardan baktığınızda bir tane boş alan göremiyorsunuz. Yani evi yıkılmayıp da kurtulan insanların kaçabileceği bir boşluk yok.
0
salihdt
(08.02.23)
haklısınız fakat durumlar böyle diye oturup ölmeyi mi bekleyelim?

10 bin lira ciddi bir para umarım bu işi uyguna yapanlar türer bu durumdan sonra, en azından oturulmaz belgesi alınırsa herkes bunu bilerek oturacak bundan fazla bir şey yapamam zaten, maneviyi geçtim öyle bir maddi gücüm yok yani. o insanlarda zar zor geçinirken bu masraflarla kirada baska bir yerde oturmaya adım atamaz.
0
🌸hopp
(08.02.23)
o belgeyi alınca ev sahipleri "120m2 evimi 80m2'lik yeni evle değişmem, hem o arada kaç yıl nerede kalacağım" kavgasına tutuşuyor bildiğim kadarıyla.

2002-2010 arası ekonomi tıkırında giderken yapılmayan şey bu ekonomiyle hiç yapılamaz. Ek olarak Türk insanı çok kaderci, herkes kulağının üstüne yatıp bekleyecek bence. Sadece sen ben yeni yapılmış evlere çıkabilirsek çıkacağız (ben geçen yıl 7 yıllık bi binaya geçtim İstanbul'da yaşadığım en yeni bina bu şu an)
0
nhk ni youkosu
(08.02.23)
Devletten, ülkeden bir şey beklemeyin zaten. İstanbul gibi bir yerde milyonlarca konutun yenilenmesi imkansız.

Binaya test falan da yaptırmakla uğraşmayın, test yaptırsan çürük çıksa bile evdeki herkesin bir şekilde ikna olması gerekiyor kentsel dönüşüm için. (bkz: #115038124)

Ev sahibiyseniz hızlıca satıp, depreme dayanıklı olduğu düşünülen bir konuta taşının. Kiracıysanız zaten taşının. Onun dışında yapılabilecek hiç bir şey yok.Kafa yormayın, o evlerden bir an önce kurtulun yapabileceğiniz en iyi ve mantıklı şey bu.
0
roket adam
(08.02.23)
sorun şu, teyzemin oturdugu binaya o getirdi herkesi, ona güvenerek oturdular eski komşusu müteahhiti oldugu için. adam ortada yok zaten ama teyzeme de bir tepki olusuyor haliyle. eğer çözümü olan olursa ben de yardımcı olmak istiyorum elimden geldiğince
0
🌸hopp
(08.02.23)
Üstad sen kendini, teyzeni kurtar, gerisi kendi düşünsün. Müteahhitin bile sorumluluk almadığı yerde sizin kitlesel bir hareket beklentiniz olmamalı zaten. Boşu boşuna gerginlik yaratırsınız kendinize.

Şimdi kendi cebinden karot testi yaptırtsan, çat diye bina çürük çıksa başınıza neler gelir düşünebiliyor musunuz? Yolladığım entry'i okumanı ve ibret almanı tavsiye ederim :)
0
roket adam
(08.02.23)
apartmanlarda fikir birliği sağlanamıyor, insanlar evlerini boşaltıp kiraya çıkacak maddi gelire sahip olamıyor, yenilendiğinde evlerinden daha küçük eve sahip olmak istemiyorlar vs vs.

ayrıca yeni yapılacak evin olası depremi atlatacağı konusu kesin mi? yeni yapılan binalar da bakıyorsun sanki kumdan yapılmış gibi çöküyor.
0
deartheodosia
(08.02.23)
İstanbul'un birinci derece deprem bölgesinde muhtemelen ilk depremde yıkılmasına kesin olarak bakılan bir evde kiracayım.
Bunu bile bile burada oturmamın nedeni tamamen ekonomik sebepler, yöneticiye dedim ''bu evler biliyorsunuz sıkıntılı kentsel dönüşüm vs neden yapmıyorsunuz, evi yıkçaklar, üstüne cepten para vericez, onun da üstüne kiraya çıkıp bir de tonla kira parası vericez, o kadar param olsa sence burda oturur muyum?'' dedi.

1. Soruna cevabım yok
2. Soruna, cevabım oturulmaz belgesi alınsa bile devlet bi yardımda bulunmadığı için oturmaya devam edecekler.
0
ebeş
(08.02.23)
(2)

Afet anlarinda telefon kullanimi

speedy
Haberleşmelerinizi kısa mesaj servisi (SMS) ve internet tabanlı mesajlaşma yazılımları üzerinden yapın.gibi uyarilar cok donuyor twitter'da vs afet durumlarinda. Burda kastedilen cep telefonundan gereksiz aramalar yapmamak degil mi? Ev telefonlari dahil mi, ev telefonundan ev telefonunu arasam mesel
Haberleşmelerinizi kısa mesaj servisi (SMS) ve internet tabanlı mesajlaşma yazılımları üzerinden yapın.

gibi uyarilar cok donuyor twitter'da vs afet durumlarinda. Burda kastedilen cep telefonundan gereksiz aramalar yapmamak degil mi? Ev telefonlari dahil mi, ev telefonundan ev telefonunu arasam mesela?
0
speedy
(07.02.23)
ev kablolu bir şey farklıdır.

sabah İskenderundaki arkadaşımla mesajlaştık sms gerçekten çalışıyor. İnterneti yoktu ama mesela. Telefon(mobil) sanırım çok bant genişliği gerektirdiği için herkes ararsa kilitleniyor.
0
nhk ni youkosu
(07.02.23)
Her baz istasyonunun belli bir kapasitesi var diye cok basitce ozetleyeyim, en zor kurulacak baglanti arama ile olur ve cok yuklenme olunca basarisiz olma olasiligi en yuksek olan da aramalardir.

bugun oglen 2. buyuk deprem sirasinda ankara'da bile telefonlar calismaz oldu. yine benzer sebeple konserlerde stadyumlarda vs. de arama yapilamadigi olur.
hem kendinizin iletisim kurabilmesi hem de acil durumlarda kapasiteye yuklenmemek icin arama yapmamak onerilir.


sms'ler oyle degil mesela. baz istasyonu var mi diye telefonunuzun kontrol ettigi surekli sinyalin icine dahil gibi bir sey ekstra bir yuk getirmiyor. ve gitmedi mi o an, biraz sonra bir daha dener daha stabildir.

yine internet de benzer sekilde bir aramadan daha stabil baglanti kurulur dijital veri oldugundan.


kablolu iletissim buna dahil degil, ev telefonundan arayabilirsiniz
0
aguen
(07.02.23)
(7)

Türkiye'de ev kiralama avrupa gibi olur mu?

logisticsmanager
Şimdi malum Türkiye'de şu popi olan tahliye taahhütnamesi var ama benim tahminim eninde sonunda bu kalkacak kiralama için. Kendi düşüncem tabi.Bu noktada Türkiye avrupa gibi olur mu? Örnek ben kiralamak için şu belgeleri sunmak zorundayım;Gelirim kiranin 3 katı olmalı, olmazsa ev sahibi genelde redd
Şimdi malum Türkiye'de şu popi olan tahliye taahhütnamesi var ama benim tahminim eninde sonunda bu kalkacak kiralama için. Kendi düşüncem tabi.

Bu noktada Türkiye avrupa gibi olur mu? Örnek ben kiralamak için şu belgeleri sunmak zorundayım;
Gelirim kiranin 3 katı olmalı, olmazsa ev sahibi genelde reddeder.
3 aylık maaş bordrosu
Geçen yılın vergi beyannamesi
Ev sahibinden aldığım son üç aylık kira ödenmiştir belgesi
Sirketimden alacağım kontratim hakkında belge

Sebebi? Aynı Türkiye'deki gibi kiracilar yasa ile korunur, kışın evden çıkarmak yasaktir ve dava vs iki sene sürer. Buna ek olarak bir normal kiralik eve bir kiradan fazla depozito istemek yasaktır haliyle zarar verilse yeterli olmaz
Ev sahipleri bu kuralları bildiği için ve bile bile risk alip sonra aglamamak için çok titizdirler. Hatta bunu bilip kiralık ev yatırımı yapmayan insan çok var. Çünkü çok riskli.

Türkiye'de gelir mi bu? Çünkü bu böyle gitmez yer gök dava dolu.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
sanmiyorum zira turkiye'de surekli cok katli ev yapiliyor. arz sonsuz. avrupa ise plancilik alikskanliklari, yerel politik sebeplerden vs cok kisitlayici. "Gelirin kiranin 3 katı olmalı, yoksa reddediyorum" diyen ev sahibi talebin cok oldugu bir yerde degilse aylarca ev bos sekilde kiraci arayabilir cunku kiracilarin secenegi cok.
0
hot potato
(04.02.23)
kiracilar kirasini odeyemiyorsa bu kiracinin geliri az diye mi saniyorsun? maasin kiranin 3 kati oldugunu beyan etmediler diye mi :D
ev sahipleri turkiyede cok gariplesti. cogunun maasi, kendilerini ustun gordukleri kiracilarinin maasindan dusuk o da bir maaslari varsa tabii. yine cogu almis zamaninda cercop bi daire simdi milyonluk dairem var diye 10k'dan kapi aciyor en varos semt bile lol.
o davalar ortadaki firsatciliktan olusmus olabilir mi yani?!
0
Kittie
(04.02.23)
şu an zaten düzgün ve iyi bir ev tutmak istiyorsan bunların çoğunu yapmanı istiyorlar. bordro, findeks kredi notu, kefil bunlar hep istenen şeyler. ben 2028’de 1+1 tutarken bile bordro ve kefil göstermiştim. kafası çalışan adam işini sağlama alır. çalışmayan da avukatlarla uğraşır maalesef.
0
roket adam
(04.02.23)
@hot potato; kesinlikle değil. Aylardır boş olan evler gosterebilirim. Genel mantık "öylesine kiraya verecegime boş kalsın". Bizim şu anki ev iki aydır piyasadaydi. Ha kesinlikle çok talep edilen yerler de var.

@roket adam; ben evi buldum, gördüm, kiraladım.

@kittie; yok demek istediğim bu tahliye taahhütnamesi sözde kendini garantiye almak için ama çoğu bunu "seneye çevre kiralar 5 kat artarsa hemen 5 kat istemek için kullanirim" diye istiyor. Bu ortadan kalkinca zaten daha dikkatli olmalari gerekecek.
0
🌸logisticsmanager
(05.02.23)
adam sana güvenmiş vermiş o zaman. benim çevremdeki kişilerde dediğim gibi çok ince eleyip sık dokuyorlar artık özellikle nispeten daha pahalı evlerde.
0
roket adam
(05.02.23)
3 kat olayı olursa ev sahibi aleyhine olur çünkü şu an maaşının %40-50'sini kiraya veren çok var. Diğer türlü kimse yüksek kiraları karşılayamaz. (ha bu şekilde yaşam masraflarından kısıyorlar o ayrı)
0
nhk ni youkosu
(05.02.23)
Kaç ay önce deli gibi ev arıyordum, şansa şahane bir ev bulup kiralamıştım. Gerçi hayatım tersi mers oldu şimdi şehir değiştirdim ama olsun. Buralarda bile kısmi şekilde öyl. Bi kere ev bulamadık. Bulduklarımız ise; Yahu ev sahipleri deli gibi belge istiyor, kefil evliyse kefilin eşini bile istiyor ki onların bile işi gücü maaşları sorgulandı. Çalışma kağıdına kadar istendi. Yani bir ev görüp, “evet bunu beğendim. Tutuyorum, tu tu yoo rum,tttuuttum” demek kalkmıştı. Sen tüm bilgileri veriyorsun seçenekler arasındaki en iyi işe güce gelire kariyere sahip olana veriliyor. Şirketi bile inceleyeni vardı. Bazı lokasyonlarda böyle demek. Saçmalık ama. Kariyeri ve maaşı ve gelecek iş durumu şahane bile olsa ev sahiplerini mahveden dolu insan var.
0
halboyle
(05.02.23)
(4)

Türk sinema tarihiyle ilgili bir kitap alacağım. Hangisi en iyisidir?

santimantal
-
-
0
santimantal
(04.02.23)
Alim Şerif Onaran'ın iki ciltlik "Türk Sineması" kitabı geçmişi detaylı anlatıyordu. Fakat 90 sonrası için başka kitap bakman lazım.

Özet bir tarih için de "Türk Sinemasının Kilometre Taşları" (Şükran Kuyucak Esen) olabilir.
0
nhk ni youkosu
(04.02.23)
TÜRK SİNEMA FİLMLERİ ANSİKLOPEDİSİ
www.academia.edu
0
ankarakecisi
(05.02.23)
Vakti zamanında aldığım YL dersinde şu kitaplar üzerinden işlemiştik

Nijat Özön - Türk Sineması Tarihi (1896-1960 arası)
Ali Karadoğan - Modernist Estetik (1896-2000 arası)
0
kendi helvasını kavuran zombi
(05.02.23)
Mail adresini mesaj olarak yazabilirsen sana pdf atabilirim. Başlıca eserlerin pdfleri bende var :)
0
Corpsebridee
(05.02.23)
(11)

Grip - Nezle Olmamak ve sağlıklı olmak için ne yapıyorsunuz?

put it in your appropriate place
Harbiden ne yapıyorsunuz? Bir kışı sadece bir kez nezle, griple geçirirken grip geçirmekten helak olmaya başladım.Eylül ayında bir kez grip.Aralık ayında bir kez nezle ve sinüzit.Geçtiğimiz hafta da gripimsi ve nezlemsi gibi bir şey geçirdim. Helak olmayı abarttım ama hayatımı bir şekilde etkiliyor.
Harbiden ne yapıyorsunuz? Bir kışı sadece bir kez nezle, griple geçirirken grip geçirmekten helak olmaya başladım.

Eylül ayında bir kez grip.
Aralık ayında bir kez nezle ve sinüzit.

Geçtiğimiz hafta da gripimsi ve nezlemsi gibi bir şey geçirdim. Helak olmayı abarttım ama hayatımı bir şekilde etkiliyor.

Spora gidiyorum, tam rutine biniyor ama hastalık olunca sekteye oluyor. Spor haydi neyse sosyal hayatı da etkiliyor. İşe gidiyorum, hasta hasta ne geliyorsun tribi oluyor.

Düzgün beslenmeye çalışıyorum, düzgünden kastım fast-food'dan uzak durmak vs.

Sağlıklı ve Grip Nezle olmamak için ne yapıyorsunuz?
0
put it in your appropriate place
(04.02.23)
Çok saglıklı beslendigim söylenemez ama bagışıklıgımı yuksek tutacak şekilde besleniyorum, uşenmedigim gunler spor yapıyorum ve toplu taşıma/market harici oldum olası (pandemiden falan önce de) insan içine kalabalıga girmem.

Stes ve uykusuzlugun da bagışıklıgı kötu yönde etkiledigini kendi uzerimde gözlemledigimden beri bu ikiisine de dikkat etmeye çalışıyorum :)

Son olarak hijyen konusunda da bazen psikopat derecesinde titiz olabiliyorum. Başka bişi kalmadı zaten diyeceksin de bunları istemeden yapıyorum :D
0
e mice
(04.02.23)
grip asisi olmaya basladigimdan beri (son 5-6) senedir hic grip olmadim, belki alakasi vardir.

Herkesin dokundugu yuzeylere dokunmaktan kacinmak. Kapi kollari, asansor dugmelerine dirsekle veya serce parmakla dokunmak, sonra bunu agzima goturme ihtimalimi dusunuyor.
0
hot potato
(04.02.23)
Geçen haftalarda final döneminde belki de bin farklı öğrenciyle muhatap oldum (sınavlar gözetmenlikler) n95 maske sayesinde bir şey olmadı.

En düz çözümü bu.
0
nhk ni youkosu
(04.02.23)
Ben hep üşüyünce hasta oluyorum. Üşümeyeceğin şekilde giyin. Ağzını burnunu kapat. Eskiden atkı, eldiven yaygındı. Şimdi kimse kullanmıyor. Vücudunu fazla yorma. Dinlenmek önemli. Uyku önemli. Fırsat bulunca uyu. Banyodan sonra hemen giyin. Saçlarını hemen kurut. Bol bol el yıka. İnsanlara çok yaklaşma. Biraz da soğuğa dayanıklı olmaya çalış. En küçük soğukta kombiyi açma. Bunlar vücut direnciyle bağlantılı şeyler. Fast food yorumuna katılmıyorum. Fast food genelde et içeriyor. Az da olsa protein almış oluyorsun. Düzgün beslenmek ille sebze yemek değil.
0
dissendium
(04.02.23)
şuan sağlıklı besleniyorum ama lisede her öğünüm dışarıdan söylediğim şeylerdi diyebilirim... 2.5-3 yıl önce de yine devamlı fastfood, pizza, döner dürüm vs. yiyordum nasıl beslendiğim genel sağlık durumumu etkilese de hastalanma konusunda fark yaratmadı. en sağlıksız beslendiğim dönemlerde bile hasta olmadım. en son hasta oluşum 2006-2007 filandı.
15 yıldır problem yok.

üşümenin de hiçbir etkisini görmedim. dışarıda kar yağarken kolsuz veya kısa kollu tişört üstüne ince yağmurluk giyip önünü kapatmadan gezdiğim de oldu. sağanak yağmurda bisikletle okula gidip derste kuruduğum da. bu kış daha kombi açmadım mesela, salonun camı içten çatlak, giriş kattayım altım bodrum yani alt komşudan gelen bi sıcaklık da yok. ev kuzey cephede önü açıklık ve yüksek bir bölgede, şehrin en rüzgarlı ve soğuk kısmı. gribi nezleyi geçtim covid de olmadım ve hiçbir önlem almadım. maske de kullanmadım dezenfektan vs. de.

stres-uykusuzluk denmiş ikisi de bolca var bu arada :D duştan sonra da tam kurumadan nemli saçlarla yaz kış rüzgar kar vs. demeden dışarı çıkıyorum.
0
konetsu
(04.02.23)
+1 nhk

n95 koruyucu oluyor.

spor salonları hastalık kapmak için en uygun yerlerden biri. hastanelerle yarışır öyle diyeyim. korunma tedbiri olarak yanınızda ufak dezenfaktanlardan bulundurun. ayrıca aletlerin üzerine koyduğunuz havluyu kesinlikle yüzünüze sürmeyin.

birde virus blocker pastiller oluyor. onlardan kullanabilirsin, piyasada var.
0
false pretension
(04.02.23)
Grip ve nezle virusleri havada cok kalmiyor. Genelde hasta insanlarin agzindan ve burnundan yuzeylere dusen sivilarla bulasan hastaliklar. Coronavirus ise bunun tam tersi, havada uzun sure kaliyor ama yuzeylerde dayaniksiz.

Elimi yikamadan burnuma ve gozlerime surmuyorum. Her eve geldigimde cep telefonunu dezenfekte ediyorum. Disarida bile olsa el yikamadan asla yemek yemiyorum. Hasta insanlara cok yaklasmiyorum. Hasta insanlarin dokundugu yerlere cok fazla dokunmamaya calisiyorum. Toplu tasimada maske takmaya devam ediyorum. Bunlar etkili oldugundan emin oldugum seyler.

Gunde 40 dk yuruyus, ara sira sinav ve barfiks disinda spor yapmiyorum.

Seker, beyaz undan yapilma mamuller, doymus yag tuketmiyorum ama bunlarin hastalanmamakla iliskisi olduguna dair bir iddiam yok.

Takviye, multivitamin vb kullanmiyorum. Hepsinin para tuzagi oldugunu dusunuyorum.

İki uc senede bir nezle olurum; grip en son ne zaman oldum hatirlamiyorum. COVID olmadim.
0
aloha snackbar
(04.02.23)
grip asisi +1

Son 3 yildir surekli oluyorum, bazen gunluk burun akintim oluyor ve geciyor. gecmiste zaturre de gecirdim bulabilsem zaturre asisi da olacagim.

bir de ben sosyal ortamlardan mumkun oldugunca uzak duruyorum. toplu tasima vs. kullanmiyorum, hala markete giderken maske takiyorum. eve misafir kabul etmiyorum, babamda multipl myeloma denen bir rahatsizlik var ve enfeksiyona karsi cok dikkatli olmamiz gerekiyor. babam sayesinde baya baya mevsimsel hastaliklardan korunur olduk.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(04.02.23)
bir allah'ın kulu da yazmamış.

d vitamini... dünyada en çok eksikiği görülen, bağışıklığı güçlendiren ve bilhassa üst solunum yolları enfeksiyonu semptomlarının hafif atlatılmasını sağlayan vitamindir. ayrıca takviye kullansanız bile kolay kolay sınırı aşamazsınız ama yine de kan testi verip kullanmada fayda var. düşük çıkmamasından ziyade optimum seviyede olması daha önemlidir. aynı şekilde bağışıklık için çinko da önemli bir mineraldir ama ciddi anlamda düzenli ve sağlıklı bir beslenmeniz varsa takviye olarak alınmasına gerek yoktur. fakat d vitamini öyle değil... güneş yoluyla almanız için bile birçok faktör var. örneğin güneşlendikten sonra duş almamak, suya değmemek gibi. kaldı ki güneşin cilde yarardan çok zararı var.

yüksek yoğunluklu spor yapmak bağışıklığı düşürür ve vücudu savunmasız hale getirir. eğer performans için değil de sağlık için yapıyorsanız, antrenman hacmini abartmayın.

onun dışındaki şeyler klasik, herkesin bildiği...
0
motosiklet burclu adam
(05.02.23)
Covid sayesinde maskenin faydalarını görmeye başladık. n95 tavsiye ederim. tabi öpüşme mesafesinde sohbet eden mal tanıdıklar yüzünden gözden virüs kapmak mümkün o yüzden d vitamini c vitamini de ek faydalıdır.
0
kurbanlik koyun
(05.02.23)
D vitamini alıyorum. Haftada 1 gün günde 2 kez. Ayrıca kapalı yerlerde avm ve toplu taşımada maske kullanmaya devam ediyorum. Şimdilik hiç hasta olmadım. Bi kere olur gibi oldum bi nurofen içtim hastalanmadım.
0
naksidil
(05.02.23)
(10)

telefon galerinizde toplam kaç fotoğraf/video var

pikap
"tümü" bölümündeki sayıyı merak ediyorum. ve temizlik yaparken nasıl bir yol yöntem izliyorsunuz. özellikle fotoğrafçılığa ilgi duyanlar veya bir şekilde her gün çok fazla fotoğraf video biriken kişilerin durumunu merak ediyorum.
"tümü" bölümündeki sayıyı merak ediyorum. ve temizlik yaparken nasıl bir yol yöntem izliyorsunuz. özellikle fotoğrafçılığa ilgi duyanlar veya bir şekilde her gün çok fazla fotoğraf video biriken kişilerin durumunu merak ediyorum.
0
pikap
(04.02.23)
22900 adet varmış. ara ara oturup gereksiz olanları temizliyorum ben canım sıkıldıkça. biriktikçe işin içinden çıkılmıyor
0
roket adam
(04.02.23)
511 tane var. Yarısı saçma sapan ekran görüntüleridir. Herhangi bir depolama yapmıyorum. Bilgisayarımda da 0 fotoğraf var.
0
ruhen hastayim ben
(04.02.23)
7104.
Hiç temizlemem, hepsi onedrive'a yükleniyor telefon doldukça eskiden yeniye birkaç bin silip yer açıyorum :D 2014'te çektiğim ekran görüntülerini şu an drive'dan açıp bulabilirim ama durma sebebi gerekli olması değil silmeye uğraşmıyor olmam.
0
nhk ni youkosu
(04.02.23)
12500
0
gurur
(04.02.23)
27378 fotoğraf 1312 video
0
gabe h coud
(04.02.23)
250 foto, video yok herhalde.
0
Erestor
(04.02.23)
31323. biri alip temizlesin allah askina
0
ala09
(04.02.23)
123 bin. telefon değişse de fotoğraflar hep icloudda kaldığı için çok uzun yılların birikimi.
0
deartheodosia
(04.02.23)
2700. aklıma geldikçe temizliyorum, birikmesine fırsat olmuyor.
0
juliette
(04.02.23)
yeni temizlenmiş hali 20609 fotoğraf, 863 video. Çalışırken çok fazla fotoğraf çekmem gerekiyor.

256gb dolmaya başladığında en eskiden başlayıp 100-150gb yedekliyorum.
0
kimlanbu
(04.02.23)
(17)

istenmeyen/kazara hamilelik

ala09
korunursun ama o %5 %10 ihtimaller gerceklesir buna tamam. ama esinin korunmasini istememek ustune de kazara kadinin hamile kalmasi olayina inanalim mi? butun arkadaslarim bu yalana inaniyor. eskiden vardi ya biri bir yere bosalmis da uc gun sonra bi kadin oraya oturmus hop hamile kalmis xd hikayele
korunursun ama o %5 %10 ihtimaller gerceklesir buna tamam. ama esinin korunmasini istememek ustune de kazara kadinin hamile kalmasi olayina inanalim mi? butun arkadaslarim bu yalana inaniyor. eskiden vardi ya biri bir yere bosalmis da uc gun sonra bi kadin oraya oturmus hop hamile kalmis xd hikayeleri gibi. boyle istemeyerek hamile kalanlarin iddiasi disari bosalarak korunmak oluyor. benim dinledigim hikayelerde de erkeklerin cocuk istemesi veya olmasina sevinmesi seklinde sonuclaniyor. bana biraz destek cikar misiniz bu cahil kadin arkadaslarima tek basima aptal muamelesi yapmak istemiyorum
0
ala09
(03.02.23)
Ya neyine destek çıkalım karşında hem korunmayan hem de hamile kalıp kazara hamile kaldım diyen bi gerizekalı var, geri çekilme yöntemi bi doğum kontrol yöntemi değil ki kazara olsun geri çekilme yöntemi rus ruleti gibi denk gelebilir de gelmeyebilir de. Rus ruletinde mermi denk gelirse "ya kazara oldu" diyebiliyor musun? Diyemiyorsun. Bu da öyle.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(03.02.23)
Benzer bir hikayeyi en son 25 yıl önce filan okudum, Tonguç mastürbasyon yaptıktan sonra damlayan spermlerinin üstüne yanlışlıkla dişi kedisi oturmuş ve de Kötü Kedi Şerafettin böyle dünyaya gelmişti :)

Eşimin korunmasını istemiyorsam (kadın erkek far ketmez) çocuk sahibi olmak istiyorumdur.

Edit: Geri çekilmeyi bir korunma yöntemi sanıp, kazara hamile kalmak salaklık da olsa gerçek bir durumdur.

Ama eş korunuyorken "sen artık korunma" demek ve sonra hamilelik olması yok daha neler!
0
John Bloor
(03.02.23)
(tahtaya vurarak başlıyorum) millet "hamileymişim çok şaşırdım" diyince biz de şaşırıyorduk ama birçok çiftin korunmadan seviştiğini anladım ben. Sonra da şaşırıyorlar :D yani en basitinden prezervatif kullanıp hamile kalan kaç kişi vardır ki? O an patlasa bişey olsa yine anlayıp ona göre önlem alırsın yani.

edit: bu çocuk isteyen ama "hadi yapalım" diyemeyenlerin psikolojisi olabilir gibi geldi şimdi. İçten içe istiyorlar, bu şekilde akışına bırakıyorlar belki de.
0
nhk ni youkosu
(03.02.23)
Korunmasını istemeyip kazara nasıl oluyo ki? Korunmazsan, dışarı da boşalsa çocuk ihtimali hiç de az değil zaten. Kazara falan da olmuyo bu, gözünü kapatıp kalabalık yolda ksrsıdan karşıya geçmeye çalıştığında araba çarparsa kaza olmaz onun gibi geliyor bu durum bana.
0
nundu
(03.02.23)
:) geçenlerde eşimle konuşmuştuk bu konuyu. nasıl istenmeden hamile kalınıyor diye. bir türlü çıkar yol bulamadık. yani kondom patlasa anlarsın önlemini alırsın zaten. dışarı boşalmayı beceremeyince (zamanlamasını tutturamayınca) bu "kazayla" hamilelik gerçekleşiyor işte. başka mantıklı açıklaması yok.

dışarı boşalmak bir doğum kontrol yöntemi değil tabii ki ama biz 3 yıldır bu şekilde "korunuyoruz" tanesi 10 lira olan ve hazzı %90 azaltan bir muşambayı takacak halim yok. doğum kontrol hapı/iğnesi kadının anasını ağlatıyor, hormonları mahvediyor eşime bu kötülüğü yapamamam. bunu da eledik. spiral varmış o da çocuksuzlara tavsiye edilmiyor.

"dışarı boşalmaktan" başka çare kalmıyor. bunu da saniyelik çok iyi ayarlamak gerekiyor. 3 yıldır kaza çıkmadı çok şükür:)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.02.23)
cahillik ama bana da @nhk nin dediği gibi hissettirdi, sorumluluktan kaçıp olayı kazaya bağlamak

karşındakileri ikna edemezsin, düşüncelerini söyler yürürsün
0
freebird5406_2
(03.02.23)
bu işin kazası korunmazsan olur. korunan birinin kaza ihtimali çok zor. tüp bebek aşılama vb tedavi yapan doktorlardan sıra dahi alınamıyor. hamile kalmak o kadar zor bir denk gelme olayı ki kazayla olma ihtimali çok zor.
0
mikahakkinen
(03.02.23)
Yani yalan mı değil mi bilmem ama kim kondom kullanmak ister ki zaten, kimse keyfinden takmıyor sonuçta. Eşi istemiyorsa başka şekilde korunsunlar, kadın spiral taksın veya ne bileyim bir sürü yöntem var. Ayrıca dışarı boşalma bir yöntem değil, içeri boşalma olmadan korunmasız seks yaptı diye 2 kez hamile kalan arkadaşım var yanlışlıkla. Aşırı doğurgan bir kadın. Şimdi korunmadan penetrasyonu bırak değse yine mi hamile kalıcam diye triplere giriyor. Herkes de istiyor ki hem ayranları dökülmesin hem de bazı tatsız olaylar yaşanmasın. Göze alamayan korunsun bir sürü yöntemi var bunun artık.
0
vedatchilipeppers
(03.02.23)
Cehaletinden mutlu olan insanları kurcalamayın, eğitmeye kalkmayın.

Elbette bir çok çeşidi vardır ama benim tahminim bu çiftlerin çoğu geri çekilme yöntemini uyguluyor. Tabi bu yöntemde hamile kalınabiliyor, kalınca da şaşırıyorlar.
Hassas konular bunlar, birisi söyleyince öyle detayı çok sorgulanmaz. Çok yakın arkadaşınızsa zaten sorup konuşursunuz ne demek kaza diye.

Bu konuyla tam alakalı değil ama Boris Becker'in başına gelmişti. Kadın oral seks yapıyor Boris'e. Sonra kadın Boris'ten aldıklarıyla bir şekilde hamile kalıyor. DNA testi de yapılmıştı, çocuk Boris'ten. Boris de diyor ki "e biz şey yapmadık ki!". Bu olayda Boris'in babalık sorumluluğu nedir, ne olmalı diye tartışılmıştı bir süre.
0
michael_knight
(03.02.23)
michael_knight'ın dediği gibi örnekler de olabiliyor evet, sanırım Drake prezervatifin içine ketçap falan sıkıyordu spremlerimi çalıp çocuk yapıyorlar diye asdas.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(03.02.23)
@yazar yazmaz yazan yazar aynı sekilde dikkat ediyoruz sanırım bu da bana çok ürkütücü geldiği için "gerçekten geri çekilme" veya "kaza olsa da bi şey olmaz" rahatlığı arasında fark olduguna inanıyorum :)
0
🌸ala09
(03.02.23)
ya bu devamlı hamile kalan kadınları/hamile bırakan erkekleri anlamıyorum ben asıl. bu nasıl bir doğurganlıktır, dölleme yeteneğidir ya? geri çekilmeyle hamilelik de zor bir şey yani bu şekilde hamile kalan varsa doğursun.
0
deartheodosia
(03.02.23)
benim çevremde kimse hamile kalamıyor. takvim takibi, yumurta çatlatma iğneleri, tüp bebek tedavileri. görünürde bir sıkıntıları da yok. bu kadınlar da 91 doğumlu. kazara hamile nasıl kalınıyor ben de onu anlamıyorum, korunmasan bile hamilelik öyle kolay bir şey değil.
0
deartheodosia
(03.02.23)
Direkt çevremde penetrasyon olmadan hamile kalabilmiş biri var. Bu kadar doğurgan olsaydım el ele tutuşmazdım bile çok korkunç. Öte yandan da düzenli olarak çocuk için çaba gösterip hamile kalamayanlar da var. İnsanın “bu işler kısmet” diyesi geliyor.
0
ruhen hastayim ben
(03.02.23)
Eşinin korunmasını (doğum kontrol hapı ya da iud) sağlık sebeplerinden istemiyorsa ve kendisi de prezervatif kullanmak istemiyorsa buna rağmen hamile kalıyorsa tabii ki istenmeyen/kazara hamilelik olabilir. Vücut ısısı, regl döngüsü, dışarı boşalma (bu yöntem komik ama neyse) vs. olaylarına da bakmıyorlarsa o artık kazadan çıkmış oluyor tabii. Eşinin korunmasını dini sebeplerden istemiyorsa ayrı bir seviyede o, söyle de dalga geçelim.
0
nawar
(03.02.23)
Yorumlari okurken aklima suradaki yenge geldi m.youtube.com
0
Kahvedesu
(03.02.23)
Ben de hep adetten önceki beş gün, sonraki yedi gün mu neydi güvenlidir diye hareket ettim hiç de hayal kırıklığı olmadı ama şimdi bakıyorum da Allah korumuş. Ovulasyon tarihini saptıran şeyler var, ev taşımak, yola gitmek vs. muhtemelen bottle bir şey sonucu hamile kalınmıştır.
0
bir varmis bir yokmus
(03.02.23)
(16)

Şu an ev alınır mı? Alınmazsa parayı nasıl saklayayım?

Unde bach canim
Elime mülk satışından 1 milyon lira geçti. İyi kötü bir daire almayı planlıyorum(kendim oturmak için. Kredi işine falan bulaşmadan bu meblağa şu an ev almak mantıklı mı?Sorma sebebim şu; seçim sonrası iktidar değişirse yabancılara konut satışı vs nedenlerle evlerin değeri düşebilir belki dövizde bir
Elime mülk satışından 1 milyon lira geçti. İyi kötü bir daire almayı planlıyorum(kendim oturmak için. Kredi işine falan bulaşmadan bu meblağa şu an ev almak mantıklı mı?
Sorma sebebim şu; seçim sonrası iktidar değişirse yabancılara konut satışı vs nedenlerle evlerin değeri düşebilir belki dövizde bir miktar düşüşle aynı paraya daha mantıklı ev alınabilir mi düşüncesi.

Eğer şu an ev falan alınmaz diyorsanız seçimde iki ihtimali de(iki ittifakın da kazanma durumu) göz önüne alınırsa parayı seçim durumlarından ve sonrasından korumak için neye yatırmalı?
0
Unde bach canim
(03.02.23)
AKP kaybederse ve gelen iktidar yabancılara konut satışını yasaklarsa fiyatlar gerçek rakamlarına iner. Çünkü şuan ev fiyatlarında kime ne saplarsam o kardır kafası var. İzmir özelinde söyleyeyim ev fiyatlarında 3 milyonlar 10 milyonlar havalarda uçuşuyor. Bir çogunun da o fiyattan satışa koyduğu evleri elinde patladı. 7 ay önce 6 milyondan ilana koyulan ve benim favorilere ekledigim ev şuan 2.800 milyona kadar düştü. Bana kalırsa gerçek fiyatı o bile değil. Ama işte bir yabancı bulurum saplarım derdinde adam.

Nereden bakıyorsun bilmiyorum ama 1 milyona 3 büyük şehirde varoş mahallesi dışında ev yok.
0
limonlu eksi
(03.02.23)
Ev fiyatlarının kısa zaman içinde düşeceğini sanmıyorum. O dediğiniz olsa bile uygulanması yıllar alır
0
anais
(03.02.23)
Çok bilinmeyenli bir problem:)

Öncelikle ev fiyatlarının bu seviyelerde olmasının yabancılarla çok alakası olmadığını düşünüyorum çünkü verilere göre yabancı konut satış oranı %4 civarındaymış. hadi %10 olsun yine bu kadar etkileyemez gibi. Yılda 1,6 milyon civarında konut satışı olmuş 2022'de yaklaşık. Yani tahminen 60-70bini yabancılara satılmış. Yani bunları denklemden çıkartınca bile sayıyı çok etkilemiyorlar. TAbii ben bunu aşağıdaki istatistiklere göre yorumluyorum.
www.bloomberght.com:~:text=Yabancılara%20yapılan%20konut%20satışları%202022,konut%20satışı%20ile%20İstanbul%20aldı.

Piyasa hiç bunlara göre fiyatlanmayabilir. Ama yine benim şahsi görüşüm, ev fiyatlarındaki artışın hiçbir rasyonele dayanmadığı yönünde. Yani yurtdışında gördüğüm her şehirde belli bölgelerde metrekare fiyatları aşağı yukarı bellidir. Sen aynı semtte aynı nitelikte evleri aynı fiyata alabilirsin.

Şimdi bizde mesela aynı site içinde benzer niteliklte, aynı metrekarede 2 ev açıyorum. Linkini de bırakayım:
www.sahibinden.com

Oturup metrekare fiyatlarına bakarsanız, arada çok komik farklar var.
Birinin m2 fiyatı 120bin, diğerinin m2 fiyatı 66 bin.

Başka bir bölgede, aynı metrekarede, aynı nitelikte ve iç dizaynda 2 daire var.
Biri 1milyon 750, diğeri 2 milyon 750... Daha farklı bir bölgede yine site içi 2 villa, biri 6 milyon istiyor, diğeri 18... Evlerin içleri metrekareleri falan aynı.

Bu şunu gösteriyor, bu piyasada fiyatlamalar hiçbir rasyonelle yapılmıyor. Adam evine bakıyor diyor ki burası en az 2 milyon eder... Ertesi gün yan komşsunu bakıyor "bu 2'ye satıyorsa bizim evin boyası daha kaliteli, bizimki 3 eder"....

Yabancı etkisi ancak şöyle olabilir, adam bu fiyatı düşünürken "ya belki piyasayı bilmeyen bi yabancıya denk gelir ona ittiririm bu fiyattan" diyebilir.

Böyle bir piyasada hiçbir mantıklı iniş ya da çıkış beklemem ben:)

Özellikle bizde insanların tek bildiği yatırım aracı gayrimenkul olduğu için, herkesin de malı kendine kıymetli olduğu için kimse evinin fiyatının aşağı düşebileceğine inanmak istemiyor. O yüzden fiyatlar sürekli yukarı çıkma eğiliminde.

Ha burada esas konu şu: herkes evine istediği fiyatı çeker ama satabiliyor mu ya da kaçtan satıyor? Onlara bakmak lazım.

Bunu uzun uzun anlattım çünkü piyasada mantıklı bir fiyatlama beklememek lazım. Vaktiniz varsa oturur bir semtin ortalama metrekare fiyatını hesaplar, ona göre değerlendirirsiniz evler ucuz mu değil mi?

Nakit konusu ise ayrı bir konu. Bu enflasyon ortamında ucuz kredi alabiliyorsanız, nakitin tamamına dokunmadan ucuz krediyle ev alıp, eldeki nakiti de yıllık getirisi enflasyonunda çok üstünde olan birkaç fona ve benzeri yatırım araçlarına dağıtmak bir taşla 2 kuş vurmayı sağlayabilir.

Hem ucuz kredi alarak evi çok uyguna almış olursunuz, hem de elinizde kalan nakiti de bir yandan işleterek oradan da kazanmış olursunuz.

Ha ben fonmuş, eurobondmuş bunlarla uğraşamam derseniz, eldeki nakiti peşinat yapıp biraz borçlanarak ev almayı da düşünebilirsiniz.

1 milyona trink ev bulmak kolay olmayabilir piyasada en azından büyük şehirlerde.
Ama küçük şehirlerde hiç borçlanmadan da nakit ev almak mümkün olabilir bu fiyata. Ama dediğim gibi burada kredi faizi belirleyici. Yani ucuz kredi çıkıyorsa, krediyi çekip eldeki nakiti ayrı değerlendirmek de bir seçenek.

İşin sonunda biraz hesap kitap bakacaksınız. Size en uygun gelen neyse kararı siz vereceksiniz. Kimse size yatırım tavsiyesi veremez şunu yapın diye yasak zaten. Burada yazılanlar da bir yatırım tavsiyesi değil, bilgilendirme diyelim.

Umarım yardımcı olmuştur. Kolay gelsin, kazançlı bir yatırım olur inşallah sizin için.
0
anten
(03.02.23)
Gözüne kestirdiğin bir ev varsa,
Deprem sonrası yapılmış ise,
Kirasıyla 15-20 senede kendini amorti edebiliyorsa (Bu satırı büyük harfle yazacaktım)

Hiç düşünmeden al.

Yalnız, ben senin yerine olsam, ev alacaksam ve yıllık %20'ye (hatta %25) kadar faizli kredi bulabiliyorsam. Mümkün olduğunca fazla kredi kullanarak alırdım evi. Paranın kalanı olursa da yıllık getirisi %8 üstü bir eurobond alırdım.
0
Mirket
(03.02.23)
@anten, ev fiyatlarını sadece yabancıya satış etkilemiyor ki. Yabancıya yapılan kiralamalar da fiyatı arttırıyor. mevcut hükümetin sürekli kredilerle desteklemesiyle de artıyor. dövizi baskılaması nedeniyle de artıyor.
0
vizivozo
(03.02.23)
öncelikle, 1 milyon "tl" olarak bakıyorsan fiyat düşmez bence.

Çünkü potansiyel senaryo bence şu: doların artması muhtemel ama ev 1.5m ise 3m olmayacak 2m olacak. Bu sebeple şimdi 100 bin dolar olan ev 80 bin dolara düşecek. Ama elinde 1m TL olan kişi yine ev alamayacak.

Seçim sonrası döviz düşer fikri mantıksız değil ama ortak düşünce şu an doların 18,8'de zorla tutulduğu. Kaçtan kaça düşecek bu belirsiz.
0
nhk ni youkosu
(03.02.23)
Anadan babadan ev kalacaksa ev almak şu şartlarda gereksiz. Bir de 1 milyona cidden ev yok. Araba parası oldu artık o.
0
ruhen hastayim ben
(03.02.23)
oturmak için gerekiyorsa tabi ki alınır. yatırım için iyi zamanlama değil.
0
tiny penny
(03.02.23)
Valla açıkçası ben bu ülkede bir şeyin fiyatının gerçekten düştüğünü görmedim. Bu dediğim ev-araba-altın-dolar her şey için geçerli.

Şu gerçeği bilmek lazım biz her zaman çift hane enflasyonla yaşayan bir ülkeydik. Ama şimdi >%50 enflasyonla yaşıyoruz. Yani demem o ki ekonomi toparlamaya başlasa bile en fazla bu fiyatlar yerinde sayacak veya daha az zamlanacaktır. Çünkü yeni fiyatların piyasası oluştu bile. Ve bu şeyler modası geçen insanların vazgeçebileceği şeyler değil (ev-araba vs) insanlar bunları her zaman alacaklar. Çünkü ihtiyaç her zaman olacak.

Son olarak ytd
0
nuevo
(03.02.23)
Ev fiyatlarının düşeceğini sanmam. Bu ortamda sıfır ev için 1,2den ikinci el için 1,29dan kredi cekmek bedava. Krediden korkmayın aldığınız yanınıza kar kalır.
0
karacigerim vur kadehlere
(03.02.23)
1 milyona ev falan yok. 1 milyonu peşinat yapıp 3 milyon da kredi çek 0.69 ile, oturacağın güzel bir ev al. Yatırım diyorsan, ev almak ilk üç seçenekte bile olmamalı. 1 milyonu 1 eve bağlayıp oradan nasıl bir gelir elde etmeyi bekliyorsun ki?
0
vedatchilipeppers
(03.02.23)
yatırım için neden alınmaz onu anlamadım açıkcası ben, temmuz 2020’de projeden yatırımlık daire aldık inşaattan 900 bin tl’ye, hala daha taksidini ödüyoruz evin bitmesine 1 sene civarı kaldı ve aynı projeden evler 4 milyona gidiyor şu an. isteyen dolar kuru şu bu diyerek de bakabilir ne getirmiş götürmüş.

yatırım için de dünyanın her yerinde olduğu gibi gayet de alınır, ama şu an mı? işte onu bilemiyorum. 900 bin tl’yi 1+1’e verirken o paraya 1+1 mi olur delirdiniz mi diyen çoktu 2.5 sene önce bize, şimdi durum malum. keşke imkan olsaymış da 1 tane daha alsaymışız.
0
hayati cozemeyen adam
(03.02.23)
siyaset rüzgarına kapılıp hareket edersen çok üzülürsün.
iktidar değişse enkaz devraldık diye yine her şey zamlanacak çünkü ekonomide güven kazanmak zaman alır. Piyasanın gözlemlemesi gerekecek o yüzden hiç bir şey düşmez ve artış yönünde seyreder.
ha iktidar aynen kalırsa da doları dizginlemeyecekleri ve salacakları artık sağır sultan bile biliyor.
sözün kısası bugün almaya gücün yetip te almadığımız her şey için ileride pişmanlık duyacağız. tek gerçek.
0
jamswety
(03.02.23)
@hayati cozemeyen adam,

Biz de (ailem daha doğrusu) o şekilde bir hayli kâra geçtik, aktiflerimiz de çoğalıyor doğrudur. Bu da bir yatırım türü elbette, daha garantici bir bakışla. Eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek gibi olmasın ama bir milyonla daire almaktansa üç tane ev kiralayıp mal sahibine de bir güzellik yaparak (burası şahsi yeteneğe kalır biraz) alt kiracılık hakkı eklerim sözleşmeme, akabinde o üç daireye 150’şer bin harcayıp daireleri premium bir hale getirip günlük 1500 liradan kiralarım; hadi operasyon yükü az olsun diye aylık 30 bin liradan kiralayalım. Biraz bu kafada yaklaşıyorum ben ama elbette direkt alıp parayı bağlamak da bir opsiyon.
0
vedatchilipeppers
(03.02.23)
@hayati cözemeyen adam

Onun sebebi şu, iktisadi olarak bir gayrimenkulun değer kazanması için, birçok farklı konuda rasyonel sebepler lazım.

bölgenin sosyoekonomik seviyesinin yükselmesi (istanbul fikirtepe gibi)
bölgeye yatırım gelmesi (bir üniversite, hastane, avm, sanayi bölgesi vb)
bölgenin altyapısının güçlenmesi,
bölgenin kuvvetli bir ulaşım ağına kavuşması (metro, metrobüs, tren vb.)
Ya da çok talep gören bir bölgede arzın oluşmaması lazım...

bu kriterler önemli. Ya da...

Sizin durumunuzdaki gibi, henüz daha proje aşamasından alınması gerekir. Daha ortada proje yokken inşaat firması evi daha ucuza satar ki önden sermaye oluştursun. Bina tamamlandıkça fiyatları artırır. Zaten toplam fiyatlamayı bunu planlayarak yapar.

Yani ancak bu kriterler sağlanırsa, evin fiyatının yükselmesi beklenir.

Türkiye'de ise hiçbir gayrimenkul fiyatı böyle belirlenmiyor şu anda. Tamamen "kafamıza göre" bir piyasa söz konusu. Yukarda 3 örnekte de verdiğim gibi, aynı site içinde aynı tipte aynı metrekarede evler arasında bile metrekare fiyatı 2 katına kadar değişebiliyor. Bunun hiçbir mantıklı açıklaması yok.

İşte o yüzden yatırımın değerinin tam ölçülemediği bir piyasada yatırım yapmayı birçok rasyonel yatırımcı mantıklı bulmuyor.

Sizin örneğiniz farklı. Siz projeden almışsınız. Projeden 900'e alınan evin fiyatı şu an 4 milyona çıkabilir. Enflasyon etkisi olmadan hesaplanınca neredeyse %400 artmış fiyat. Ama asıl soru, bitmiş projeden 4 milyona alınan evin 3 sene içinde %400 artıp artmayacağı. Ha bu arada sizin örneğinizde 4 milyon satış rakamı olabilir ama, 4 milyona satın alan var mı bunun da araştırılması gerekebilir.

Çünkü şu an bizim gayrimenkul piyasamız düşündüğümüz kadar kârlı olsaydı, amerikalı, avrupalı yatırım firmalarının istanbul'da bir tane bile ev bırakmaması gerekirdi. Yabancı inşaat firmalarının şantiyelerinden geçilmemesi gerekirdi. Ama öyle bir durumda yok. Ben senden alıyorum 4 milyona. 1 sene sonra ilan koyuyorum 8 milyona, o ilandan alan adam ilan çıkıyor 20 milyona. Kendi kendimize birbirimizin parasını çarpıyoruz şu anda:) İstanbul'daki ev de %400 artıyor. Bi bakıyorsun yozgat'ta önümüzdeki 50 yıl aynı kalacak mahalledede adam %400 artırıyor fiyatı.

Bu arada sektörel raporlara bakınca da ortalama fiyatlarda aslında bizim konuştuğumuz kadar artışlar yok. Yani bölgesel belli bölgelerde ivmeler var ama genel ortalama reel satışlara yansıyan ortalamalar aslında bu kadar yüksek de değil. En azından enflasyon seviyesiyle ilerliyor.

Demin de dediğim gibi sizin örneğiniz, kazancınız projeden aldığınız için. Şimdi 4 milyona alanlar 3 sene sonra bu kadar kazanabilecek mi? Bir de son 3 sene çok enflasyonist ve piyasaların delirdiği bir dönem. Enflasyon sakinlerse seçim sonrası, 4 milyona alan adamların evleri belki bu kadar hızlı değerlenmeyecek.

Gayrimenkulu tercih etmeyen yatırımcıların bir diğer sebebi de şu, tüm yumurtaları aynı sepete koymak istememsinden. Yani enflasyon ve fiyatlar sakinlerse, tüm sermayesini bağladığı yatırım elinde patlayabilir diye korkuyor. bunun yerine yatırımı ve riski bölüyor. Fon, hisse, eurobond vb gibi dağıtıyor.

Son 3 yılda gayrimenkul fiyatlarından çok daha hızlı ve büyük yükselen fonlar var mesela. Ya da hisseler, üstelik temettü de veriyor aynı kira gibi. Adam diyor ki ben tüm parayı tek mala bağlayacağıma dağıtayım.

Gayrimenkul elbette iyi bir yatırım aracı olabilir, ama satın alma şartları, piyasa koşulları, bölge potansiyeli vs çok iyi değerlendirilmeli.

Mesela, elinde nakiti yoktur. Ucuz kredi denk getirir. Onunla bir anda mal sahibi olur. 2 sene sonra kredinin geri ödemesi atıyorum 3 milyonsa, evi 5 milyona satar. krediyi kapatır 2 milyon nakiti olur bir anda. Bu adam elinde parası yokken para kazanmış olur. Mesela önceki kredi indirimlerinde bunu yapan çok oldu.

Ama şimdiki kredi fırsatlarında belli bir süre satış engeli var galiba emşin değilim ama bakmak lazım.

MEsela aynı dönemlerde nakitini eve bağlayanlar, mesela 2010-2015 civarı ev alanların bir bölümü evlerin fiyatları arttığı halde, döviz ve altın fiyatlarının gerisinde kaldığını gördü.

duyuru sahibinin sorusunun cevabı bu yüzden biraz muğlak.

Ama ev almayacaksa da parasını tl olarak değil yine bir yatırım olarak saklaması enflasyona karşı korumak adına iyi olabilir.

Yani aslında piyasayı iyi koklayan her zaman kazanıyor. Ama maalesef türk insanında ev her zaman kazandırır gibi bir algı var. O yüzden evinin değerinin düştüğünü kabullenemiyor kimse düşüşlerde.
0
anten
(03.02.23)
@anten bilgiler için teşekkür ederim, demek istediğim genel olarak “ ev yatırım aracı değildir “ çok doğru gelmiyor bana. bugün çoğu metropolde insanlar yatırım için ev alıyor. canlı kanlı örneği olarak arkadaşımın kayınbabası londra’dan 2015’de £350.000 e aldığı evin şuan piyasa değeri £550-600 civarı. londra, paris, amsterdam gibi metropoller çok ayrı tabii ki ama, türkiye’de de uygun fiyata güzel ev alınırsa gayet yatırım olabilir onu demek istedim. borsa gibi yani, doğru kağıda doğru zamanda girersen değerlenir, ya da batıradabilir. ev tabii ki getiri / risk olarak daha azdır ama mantık aynı gibi sanki. 1 milyona olur mu tabi orası ayrı, bence bugünün şartıyla olmaz..
0
hayati cozemeyen adam
(03.02.23)
(3)

Udemy kursu

dissendium
Merhaba arkadaşlar. Udemy'de kurs vermek herkes için mümkün mü? AutoCAD, Solidworks gibi çizim programları için kurs oluşturmak istedim. Öğrencilere, çalışanlara faydalı olabileceğini düşünüyorum. Mühendisim ama akademisyen, öğretmen değilim. Para için yapmayı düşünmüyorum. Sembolik olarak ücret düş
Merhaba arkadaşlar. Udemy'de kurs vermek herkes için mümkün mü? AutoCAD, Solidworks gibi çizim programları için kurs oluşturmak istedim. Öğrencilere, çalışanlara faydalı olabileceğini düşünüyorum. Mühendisim ama akademisyen, öğretmen değilim. Para için yapmayı düşünmüyorum. Sembolik olarak ücret düşük olabilir. Bu mümkün mü? Bu şekilde kurs oluşturan var mı? Teşekkür ederim cevaplar için.
0
dissendium
(02.02.23)
mümkün. Belli teknik şartları sağlarsan (ses & video kalitesi) kursunu upload edersin. Bir onay sonrası yayınlanıyor, onay da içerik değil teknik kalite ve kurallara uygunluk oluyor işte. (başka yerin reklamını yapmama vb. kurallar)

support.udemy.com

Free de yapabilirsin paralı da, paralıda alt sınır var çeşitli kategoriler var istediğini seçiyorsun. Free olanda öğrenciler sana soru soramıyor, bi de galiba 2 saat limiti getirmişlerdi daha uzun şeyi bedava veremiyorsun.
0
nhk ni youkosu
(02.02.23)
Youtube'a koyup soru/cevap gibi şeyler için discord açabilirsin belki bedava olsun istiyorsan. Hem daha çok kişi faydalanır hem de en kötü reklam gelirlerinden falan üç beş bi şey kazanabilirsin izleyenlerin cebinden para çıkmadan.
0
nundu
(03.02.23)
Udemy ticari bir platform genelde ücret ister. Ama bazı eğitmenler ücretsiz kurs da koyuyor bu mümkün.

Yine de youtube ücretsiz içerik için daha doğru bir platform çünkü birçok insan youtube'u arama motoru gibi kullanıyor.
0
anten
(03.02.23)
(4)

Swift ücreti

Mistyimage
Fiba'dan Almanya'ya 5000 Euro swift yaptım , muhabir bankanın da ücretini ödeyeceğime dair seçeneği tıkladım. 93 TL. masraf çıktı. 1.5 aydır ekstra masraf yansımadı. Swift bu kadar ucuz mu?
Fiba'dan Almanya'ya 5000 Euro swift yaptım , muhabir bankanın da ücretini ödeyeceğime dair seçeneği tıkladım. 93 TL. masraf çıktı. 1.5 aydır ekstra masraf yansımadı. Swift bu kadar ucuz mu?
0
Mistyimage
(02.02.23)
Karşı tarafa tam 5000 ulaşmış mı? Sizin veya karşı tarafın euro hesabından euro bazında işlem ücreti kesilmediğine emin misiniz?
93 tl bedava gibi bir şey.
0
mikro patlama
(02.02.23)
ben tam tersi swift ile ödeme aldım. Gönderilen paradan 11 dolar kesilmişti, burada Garanti üstüne gelen fon ücreti diye 86 dolar kesti :/ (miktar büyüktü)
0
nhk ni youkosu
(02.02.23)
swift komisyonu olan para sonradan kesilmiyor, o an, anında kesiliyor. sizden 5 cikti karsiya 5 vardi. 93 tl disinda 2 taraftan da kesilen hic bi rakam yoksa 93 tl masraf almistir.

aradaki banka sayisina ve bankanin anlasmasina gore farkli ucretler cikabiliyor.
0
wct3 org
(03.02.23)
Evet söylemeyi unutmuşum. Karşı taraftan kesilmesin seçeneğini işaretledim. Karşı tarafa tam gitti.
0
🌸Mistyimage
(03.02.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.