Giriş
(6)

sim ya da e-sim gerek (almanya)

klassno
vodafone bizi patlattı, iki telefonda da çalışmıyor roaming. bankacılık uygulamalarına erişemiyorum, yarın bi sim ya da e-sim alsam bu sorunu çözerim dimi? çift sim kartın (aynı telefonda) birinden internet diğerinden numara kullanmak mümkün mü?
vodafone bizi patlattı, iki telefonda da çalışmıyor roaming. bankacılık uygulamalarına erişemiyorum, yarın bi sim ya da e-sim alsam bu sorunu çözerim dimi? çift sim kartın (aynı telefonda) birinden internet diğerinden numara kullanmak mümkün mü?
0
klassno
(16.08.26)
iPhone’da bu oluyor. MobiMatter’dan almıştım ben, Türkiye’de de çalışıyor, kalan paketimi burada kullanıyorum şu an.
0
orient blue
(16.08.26)
e-sim ve mobimatter +1
android'i bilmiyorum ama iphone'da oluyor. internete e-sim'den bağlanıp, banka sms'lerini de tr hattınızdan alabiliyorsunuz. uygulamanın yönlendirmeleriyle bunu çok basit bir şekilde ayarlayabiliyorsunuz.
0
lil siztah
(16.08.26)
işte benim eşekliğim. android (her ikisi de samsung) kullanıyorum. sim veya e-sim olurda a32 telefona takılacak
0
🌸klassno
(16.08.26)
o modellerde esim yok. Almanya'da marketlerde turist simi gibi simler satılıyor mu bir bak, varsa direkt alıp takarsın işini görür. İngiltere'de onlar boş oluyor yine internetten paket satın almak gerekiyor, ama sanırım bazı yerlerde taktığın gibi 10gb 20gb olan şeyler de vardı.

androidde "şu simden internet kullan" seçeneği var, ama telefonu neden istiyorsun sms gelsin diye mi, eğer öyleyse o da oluyor evet Türk hattın hala çalışabilir. (eğer telefon çift simse. Sanırım o modellerde sd kartı çıkarıp oraya sim takılıyordu öyle çift oluyordu)
0
nhk ni youkosu
(16.08.26)
@nhk ni youkosu +1
marketlerde 5gb, 10gb, 20gb sınırsız data vs. gibi hazır tek kullanımlık paketli hatlar var. ya da sadece bir sim kart ve kontör alıp internet sitesinden bulduğunuz bir ön ödemeli tarifeyi de kullanabilirsiniz. ancak yanılmıyorsam ilgili hatları kimlik bilgilerinizle operatörün internet sitesinden aktifleştirmeniz gerekiyordu.

ayarlar menüsünden bağlantılar menüsünü ve sim yönetimini açın. burada arama/mesaj ve data tercihlerinizi yönetebilirsiniz. 2.sim'i taktıktan sonra seçenekler aktif olur. kimi zaman yeni sim ayarlarını telefon göremiyor, o yüzden yeni sim taktıktan sonra telefonu yeniden başlatırsanız iyi olur.
0
tnz
(17.08.26)
bugün paşaport kayıtlı ön ödemeli fiziksel sim aldım. yüce rabbim vodafone'un her yetkilisinin gani gani ...

Gerçi 1 aylık aldığım paket 1 hafta roaminge ödediğimden ucuza geldi tabi. iner inmez yapmayan aklıma da ayrı sövdüm. hepinize teşekkürler ederim.

a32'de ikinci simi takınca arama, sms ve interneti ayrı ayrı seçtiriyor hangi simden olsun diye. seçtim ve düzeldi her şey.
0
🌸klassno
(17.08.26)
(10)

bavul hangi marka önerilir? (anket de var)

klassno
çok seyahat etmesem de, bir yerlere gittiğimde yolculuk genelde sert geçiyor niyeyse; dayanıklı olması iyi olur. türkiye ya da almanya'dan alabilirim. tercihim 3 ya da 4 parçalı set olarak almak, sert ya da yumuşak fark etmez.
çok seyahat etmesem de, bir yerlere gittiğimde yolculuk genelde sert geçiyor niyeyse; dayanıklı olması iyi olur. türkiye ya da almanya'dan alabilirim. tercihim 3 ya da 4 parçalı set olarak almak, sert ya da yumuşak fark etmez.
📊 seçenek eklemeli
amazon basics %0 (0)
samsonite %77.8 (7)
american tourister %0 (0)
muji %11.1 (1)
abidas %11.1 (1)
0
klassno
(14.08.26)
digerlerine gore biraz tuzlu ama muji. american tourister kullanmadim ama samsonite bir bavulum ikinci seyahatimde yamuldu. amazon basics de güven vermiyor.

muji hem saglamlik acisindan hem de kullanim rahatligi acisindan (tekerleri kaymak gibi kayiyor) baya iyi.
0
king lizard
(14.08.26)
Türkiyeden alabilirim diyorsan ve Eminönü Mercan tarafına gidebilirsen kesinlikle şurayı öneririm: share.google

kendi üretimleri, zaten birçok yere üretim yapıyorlar ve biz 4-5 yıl önce Boyner'de atıyorum büyük boy 3000 lira ise buradan 3lü set + 1 büyük valizi 3200 liraya almıştık. Yıllardır İngiltere-Türkiye arası gidip geliyoruz bişey olmadı çok memnunuz. (polipropilen midir nedir kırılmayan dediklerinden almıştık)

Bu tür şeylerde yerli üretimi destekliyorum ben, hem bişey olursa yedek parça bulmak da kolay olur sanırım.
+5
nhk ni youkosu
(15.08.26)
Yerli üretim +1
Cok seyahat eden birisi değilim o yüzden değerlendirmem ne kadar doğru bilmiyorum ama ççs (cavusoglu çanta sanayi) ürünlerine bir bakın derim. Düzgün bir markadır. Yerli üretimin bir avantajı da yedek parça tsbi ki.
+2
kisa
(15.08.26)
bizim ulkede kargadan baska kus bilinmedigi icin tahminim ankette ezici samsonite birinciligi cikar. benim samsonite'lar pek dayanikli cikmadi hemen kirildi gitti o yuzden ben dandik bavul alip 2-3 senede bir yenileme taraftariyim.

yerinde olsam cok buyuk bir bavul almam, max orta boy alirim. yoksa kilo limitini asarsin, bela olur. ucak ici icin mutlaka olculere dikkat et, artik surekli kontrol ediyorlar.

bir de mutlaka 4 tekerli, dik olarak yurutebilecegim bir bavul alirim.
marka bence cok onemli degil.
+3
cooperr
(15.08.26)
herkese teşekkürler, mercana bi gideyim. ççs eskiden vardı ben de 4 5 yıl her ay kullanmıştım, uzun zamandır markayı da ortalarda görmüyorum aklımdan çıkmış.
0
🌸klassno
(15.08.26)
primark'tan it marka set alıyorsunuz; bavul işini uzun yıllar unutuyorsunuz.
hafif paket yolculuk yapanlar için en önemli avantajı, dünyanın en hafif bavulu olması. gayet de sağlam.
0
lil siztah
(15.08.26)
Almanya’ya gittiğinde tkmax’e bak. Amerikan turisterim var. 5 yıldır bişey olmadı. Ama bir daha gittiğimde yine alayım dedim bulamadım başka marka aldım o da iyi.
+1
Ley
(15.08.26)
Albatros diye yerli bir marka var. Hem kaliteli hem de tasarımlarını beğeniyorum.
0
yadigar
(16.08.26)
samsonite'in birinci cikmasi asiri komik. samsonite gibi markalarda öncelik asiri seyahat eden kisiler icin bavulun kendi agirligini minimize etmektir. hafif bavul ve maksimum dayaniklilik beklenir ama bu maksimum dayaniklilik hafif bavul klasmanindaki maksimum dayanikliliktir. yoksa agirligi ön plana koymayan bircok marka var, samsonite'tan daha dayanikli.

asiri seyahat etmeyen, yer kaygisindan ziyade saglamligi ön planda tutan ve seyahatlerini "sert geciyor" diye tanimlayan biri icin eastpak, titan gibi bavullar iyi olur. samsonite degil. (bir samsonite ve pierre cardin kullanicisi)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.08.26)
20 seneye yakındır kullandığım (bunun 10 senesi hayli yoğun kullanıldı) roncato bavulum var. içi dışı sert malzeme kumaş vs yok, temizlemesi silemsi kolay. 2 teker her zeminde rahat devrilmeden sürüklenebilen bir bavul. pek bilerek almamıştım, indirimde diye almıştım ama iyi ki de almışım.
0
nwnd
(19.08.26)
(6)

Kulaklık önerisi?

starbuck
Arkadaşlar yıldım. Kaçıncı denemem bilmiyorum, kısaca anlatayım. Bluetooth kulaklığa bir dört sene önce geçtim. İlk denemem oppo enco air idi, bir sene sonra kulaklıklardan biri az biri cızırtılı ses vermeye başladı. Sonra samsung galaxy buds fe kullandım, sağ tek kısa süre sonra iptal. En son jbl e
Arkadaşlar yıldım. Kaçıncı denemem bilmiyorum, kısaca anlatayım. Bluetooth kulaklığa bir dört sene önce geçtim. İlk denemem oppo enco air idi, bir sene sonra kulaklıklardan biri az biri cızırtılı ses vermeye başladı. Sonra samsung galaxy buds fe kullandım, sağ tek kısa süre sonra iptal. En son jbl endurance aldım, Bluetooth bağlantılı ama sağ ve sol kulaklık birbirine kablolu bağlı. Bunu teknosadan alıp açıp denediğim anda pişman oldum, maksimum ses seviyesi normal bir kulaklığın yüzde yetmişi falan. Neyse dedim idare eder. Sonra sağ taraf az ses vermeye başladı. Dedim tamam allah kahretsin biraz da böyle idare edeyim. Ama geçen gün yanlışlıkla tişörtümle birlikte makineye atmışım (o kadar sıcaktı ki bir an önce üstümü değiştireyim deyip soyunurken kulaklığın boynumda olduğunu unutmuşum) Garip bir şekilde sağ çıktı makineden ama sanırım şarj olmuyor artık, açıldığından birkaç saniye sonra kapatıyor kendini.

Yeni bir kulaklık alıp mümkünse birkaç yılı onunla geçireyim istiyorum. Müziği yüksek sesli dinliyorum, kulaklığı günlük hayatımda sık sık kullanıyorum. Özenli kullanıyorum bu arada, düşürme çizme bozma vs olmadı hiç. Kulaklığı bozacak kadar terleyen biri de değilim, temizliklerini de düzenli yapıyorum. Benim daha ne yapmam gerekiyor anlamadım, neredeyse senede bir kulaklık alışverişi yapmak zorunda kalıyorum. Öyle bir kulaklık önerin ki götürsün beni. Dediğim gibi tek beklentim yüksek seste düşük kalite ses olmaması ve bluetooth olması. Fiyatı da fahiş olmazsa süper olur ama öyle bir öneriniz vardır ki biraz pahalıdır ama tam aradığım gibidir ona da tamamım, yeter ki bu dertten kurtulayım, teşekkürler.

Not: sonradan zortlayan kulaklıkları servise göndermeyi düşündüm ama ne hikmetse garanti süresinden kısa bir süre sonra su koyverdi hepsi. Uğraşıp zaman ve para israfı yapmak istemedim tamiri için.
0
starbuck
(12.08.26)
airpods al özellikle iphone varsa.
+1
jelly bear
(12.08.26)
Iphone kullanmıyorum
0
🌸starbuck
(13.08.26)
amazon siparişime baktım.

Soundcore Anker SoundCore Dot 3i 18 04 2024 tarihinde satın almışım. o zamanın fiyatı 1279 TL vermişim.

ekşi başlığı: eksisozluk.com

bu markayı ve kulaklığı tavsiye ederim fakat bu modelin fiyatlarına baktım bence değmez. yaklaşık 5klık bir fiyatı var çünkü. ayrıca telefonda konuşmak berbat bir deneyim sunuyor karşı taraf için. müzik dinlemek güzel, şarjı 1 haftayı çıkartıyor benim kullanımımda. farklı modellerine de bakabilirsin genel olarak iyi markadır. anker'in alt kuruluşuydu sanırım.
0
ruhlardan esinlenen karga
(13.08.26)
Senin kablolu düzgün bir kulaklık alman gerekiyor. Bir sürü "chifi" (hifi ama çin malı) marka var çok iyi modelleri var biraz araştırıp 25-30 dolarlık bi kulakiçi bile alsan bunların hepsinden iyi ses verecek. Ha telefona bağlamak için usbc to 3.5mm adaptör gerekecek, apple'ınki baya övülüyor hem preamp görevi görüyor vs.
0
nhk ni youkosu
(13.08.26)
www.trendyol.com

ben şunu 3 yıldır sorunsuz kullanıyorum. ben genelde akşamları kullandığım için şarjı en az 1 hafta gidiyor. ses kalitesi de çok iyi. hem de ucuz.
0
nothing in my way
(13.08.26)
Çok uzun okumadım, airpodsta bağlanma problemi 0 şarj da iyi gidiyor bence
-1
cccbehzatccc
(13.08.26)
(10)

James Bond serisi

fildirfildir
Bugüne kadar hiç izlemedim (vurmayın ölürüm). Ne yapmalı nereden başlamalı, istediğimiz yerden başlayabilir miyiz, konular birbirini takip ediyor mu, her filmde farklı bir olayımız mı var? Teşekkürler, iyi akşamlar.
Bugüne kadar hiç izlemedim (vurmayın ölürüm). Ne yapmalı nereden başlamalı, istediğimiz yerden başlayabilir miyiz, konular birbirini takip ediyor mu, her filmde farklı bir olayımız mı var? Teşekkürler, iyi akşamlar.
+2
fildirfildir
(07.08.26)
Zor soru
hayır konular birbirini takip etmiyor.
Bir çok james bond oldu, bazıları sevildi bazıları sevilmedi.
Yayın sırasına göre izlenebilir (her james bond un kendi havası var, hepsini ayrı ayrı görmek güzel olur bence)
Daniel cregli olanları ben ayrıca sevdim onu söyleyeyim ama diğer bondlari bilmek lazım, sadece Daniel creg izlense pek bond havası geçmez.

Çok cok bir tavsiye olmadı ama olduğu kadar işte
Ben ❤️ bond.
+4
kisa
(07.08.26)
valla ben çocukluğumdan beri Pierce Brosnan'lı olanları izleyerek başladım sonra Craig ile devam ettik (sonra bıktım son birkaç filmi izlemedim). Bence Brosnan'lı olanlardan başlayabilirsin kötü adamları ve konuları da süperdir. Çok eski de gelmez, tam sweet spot gibi bence.
0
nhk ni youkosu
(08.08.26)
ben pierce brosnan + daniel craig olanlari izledim sadece. bildigim kadariyla sadece craig'li bond filmlerinde hikaye devamliligi var. bir ara kitaplarini alacaktim da baktigim sitede yoktu.. sonra da gumruk kapandi. :(
0
arakaali
(08.08.26)
Pierce Brosnan öncesi Bond filmleri biraz daha farklı tonda, özellikle Daniel Craig filmleriyle karşılaştırınca daha karikatürize kalıyorlar. Ben de olsam vakit bolluğuna göre ya Pierce Brosnan ile ya da direkt Daniel Craig ile başlardım.
0
salihdt
(08.08.26)
Netflix 'te Daniel Craig 'li olanlar yayınlandı. Bu filmler bir nevi james bond'un yeniden başlıyor hâli gibi. Yapım sırasına göre bunları izle, beğenirsen -ki çok beğenirsin- Dr. No'dan yani ilk James Bond filminden başlarsın yine.
0
etna
(08.08.26)
Prime Amazon'da varken, İlk filmlerini izlemiştim. Sonradan Daniel Craig'li olanları izledim.

Bir platform yayınlasa diğerlerini de izleyeceğim.
0
put it in your appropriate place
(08.08.26)
Prime ara ara hepsi geliyor eşim nedeniyle hepsini izledim ben. Roger Moore Lu olanlar bence komedi soslu, Sean connery li olanlar daha güzel
0
Hallegadola
(08.08.26)
Hemen hemen her sene çekim sırasına göre izlerim, çok zevkli.
+1
kumandanim
(08.08.26)
Genel olarak bağlantı yok. Bond'u oynayan aktörlere göre ayırarak izleyebilirsiniz. Mesela ben şahsen pierce brosnan dönemini çok sevmem benim dönem olsa da, daniel craig dönemi reboot gibi ve bence en başarılı olanları da onlar.
0
denizgonen
(08.08.26)
şu sırayla izleyebilirsiniz

en.wikipedia.org
0
azeroth
(09.08.26)
(13)

Doğal pırlanta - lab grown pırlanta bu işin raconu nedir?

tchuck
kafalar karışık. beğendiğim modelin düzgün gözükmesi için karatın biraz yükselmesi gerekiyor, o da yükselince berraklık ve renk sınıfları "tatmin edici" düzeydeyken benim bütçemi aşmış oluyor.lab-grown için ise bütçem yetiyor (hatta bütçemin altında da kalıyor)şimdi normal koşullarda bakıyorsun lab-
kafalar karışık. beğendiğim modelin düzgün gözükmesi için karatın biraz yükselmesi gerekiyor, o da yükselince berraklık ve renk sınıfları "tatmin edici" düzeydeyken benim bütçemi aşmış oluyor.

lab-grown için ise bütçem yetiyor (hatta bütçemin altında da kalıyor)

şimdi normal koşullarda bakıyorsun lab-grownun tek dezavantajı sataren para etmemesi.
ama doğal pırlanta da satarken hayvan gibi değer kaybetmiyor mu?

labgrownu 120-130bine aldım diyelim, satarken 0tl etti.
doğalını alayım desen aynısı 250-260binlerde olacak %50 zararla satsan yine aynı hesaba denk geliyor.

ama tabi işin raconu nedir bu işlerde onu da bilmiyorum. "lab grown alınır mı hiç" falan diye eleştirilmek de istemiyorum millet tarafından.

"olması gereken" değil de, direkt algı ve "gerçekler" olarak bakarsanız bu işin "doğrusu" nedir?
0
tchuck
(03.08.26)
bi de bu natural pırlantayı satarken yarıya düşüyor kısmını chatgpt söyledi. eğer o kadar düşmüyorsa tabi o zaman senaryom değişir de.

dediğim gibi çok ciddi fiyat farkı oluyor.
ve görünüm olarak da iyi kalite bir lab-grown taş alınca sanırım dışarıdan da natural mı değil mi başkasının anlama imkanı yok?
0
🌸tchuck
(03.08.26)
Teklif için alıyorsunuz sanırım; öyleyse satış değerine neden bu kadar takıldınız anlamadım. Teklifte gelen pır’ını satan tanıdığım olmadığı gibi, en iyisi bile en kötü yatırım sonuçta. Ben olsam lab alır geçerdim; etik olması da cabası.
0
lil siztah
(03.08.26)
Selamlar

Kuyum, mücevherat işlerine hakim değilim ama bildiğim 1-2 şey var. Öncelikle satın aldığın mücevher, elmas dükkandan adımını attığın zaman 2. el statüsüne giriyor ve fiyatı oldukça düşüyor. Nedeni, nasılı nedir bir fikrim yok. Bence sektör dinamikleri olmalı, neticede doğanın en dayanıklı maddesine insan ne yapabilir ki. Başka bir açıklama getiremiyorum.

Diğer nokta ise doğal elmas ile laboratuarda oluşturulmuş olan arasında artık bir fark yok. Yani doğada olandaki gelişim süreci atıyorum 200.000 yıl ise yapay olanda bu süreci hızlandırmanın imkanı bulunmuş. Bu yüzden de galiba amerikanın başı çektiği bir yasal karar ile birlikte gerek doğal gerekse de teknik yöntemler ile oluşturulan elmaslar filan eş kabul ediliyor çünkü sonuç aynı oluyor. Arada farklar vardır ama işin özeti bu.

Kendi adıma bu tür şeylere hiç tamah etmem. Altınmış, ziynetmiş umurumda olmaz doğrusu. Öte yandan alacak olsam estetik güzelliğe göre karar verir, ömür boyu elimde tutacakmış gibi düşünürdüm. Fiyatı düşüyormuş, değeri azalıyormuş diye bakmazdım. Belki yarın bir gün onu ailemden birine verirdim mesela. Bu doğal, lab grown filan türü şeylerde de insanların haklılık payı olmakla birlikte yan yana 10 tane ürün koysak kimse kolay kolay "Bu şu ürün, b sınıfı bir taş" filan diye söyleyemez. İstiyorsanız bir deneme yapın hatta. Satın aldığınız ürüne "Bu lab grown" diyip yüksek bir fiyat söyleyin. Sonrasında da "Ya aslında bir tanıdıktan 2. el gerçek pırlanta aldım" diyip oldukça hesaplı bir ödeme yaptığını anlatın. Emin olun insanların verdiği yanıtlar ve tepkileri değişecektir. Mücevherattan girdik davranışsal psikolojiden çıktık : )
+1
burka
(03.08.26)
Çok karışık değil aslında

Elması elmas yapan o taşa yüklenen zihinsel değer. Bu açıdan eğer sizin için veya simgesel olarak olayın kendi içinde "elmas" önemliyse şekle şemale çok takılmadan elmas tercih edersiniz. Yani "benim elmasım var" diyebilmek mümkün oluyor burada. Hafiften koleksiyoncu psikolojisi var. O şeyin kendisini bizzat elinizde tutuyorsunuz. Lüks tüketim malı alma fikrinin özünde de bu var zaten.

Ancak sizin için bu parça aksesuar olacaksa, belli bir durumda, belli bir şekilde görünmesi, o görünüşün sizin estetik algınıza uyuyor olması onun oluştuğu maddenin ne olduğundan daha önemliyse o zaman sentetik tercih edeceksiniz. Çünkü burada amacınız belli bir objeye sahip olmak değil, belli şekilde görünen bir objeye sahip olmak.

Mesele "sahiplik" ve onun sembolik anlamıysa ufacık bir elmas kaşıkçı elması kadar bir sentetikten daha tatmin edici olabilir. Mesele "görünüşse" tam tersi daha iyi olabilir.
0
akhenaten
(03.08.26)
peki bu laboratuvar taşlarında, seritifkaları tamamsa (gia ve igi), renk ve berraklık istedğim standarddaysa kimin ürettiğinin bir önemi yok doğru muyum?
0
🌸tchuck
(03.08.26)
Hocam lab taşlarda GIA IGI gibi sertifikalar yok, onlar doğal taşlara sertifika veren kurumlar. Lab grownun kendi sertifikaları var, kimin ürettiği görece önemsiz evet, yapay bir taştan bahsediyoruz sonuçta. Renk berraklık istediğiniz gibiyse tamam zaten.


İşin değer kısmına girmeyin hiç, yatırımlık bişey almıyorsunuz, yatırımlık alacaksanız gram altın alacaksınız :)

Bu arada taşta aradığınız renk ve berraklık kriterleri nedir merak ettim.


başka sorunuz varsa cevaplayayım.
0
kumandanim
(03.08.26)
@kumandanim,

GIA ve IGI sertifikaları labgrownlarda da oluyor diye okudum ben? hatta birden fazla yerde okudum sahte mi bu bilgi?

yani anladığım kadarıyla F renk, VS1 berraklık yeterli bana ama çok da kararsızım.

açıkçası en çok çekindiğim şey lab pırlanta alıp da kıymet vermiyormuşum gibi gözükmek. aslında ben görüntüsü daha güzel, daha içe sinen bir şey almak istiyorum. sırf natural olacak diye eşşeğin bi tarafındaki kelebe gibi bir şey almak istemiyorum da. şimdi biri lab-grown diyip bi laf eder vs altında ezilirim diye de tırsmıyor değilim.
0
🌸tchuck
(03.08.26)
Hocam şimdi listeye baktım, düzeltiyorum evet IGI sertifika var ama GIA yok, büyük ihtimalle de olmaz zaten, % 99.9 diyebilirim:)

f vs1 sizin için yeterliyse ok. size şunu söyleyeyim vs1 çok temiz bir taş için kriter ama gerçekten bu kdr temiz bir taş almanıza gerek yok, si1 hatta düzgün bir si2 bile haydi haydi işinizi görür, farkı çıplak gözle göremezsiniz zaten, çıplak göz bir yana lupla bile baksanız göremezsiniz.

O yüzden berraklık yani clarity kriterinizi daha aşağı çekin derim.
F çok güzel beyaz renk bir taştır, bunda da mesela g rengine bakabilirsiniz.

siz bence g renk si2 berraklık istediniz karatta bir taşa bakın, o taşın fiyatı bütçenizi aşmıyorsa bu iş tamamdır. aşıyorsa sonrasını tekrar istişare edelim hocam :)
0
kumandanim
(03.08.26)
@kumandanim abi vallahi şimdi yurtdışu kaynaklara da baktım gia sertifikası var diyor ama uzmanı olduğum bi konu değil zaten kafam da akarışık sdfsd.

G color, si2 berraklıkta ürünler için de yine 1.2 karatta bile 200bin liraları görüyoruz gördüğüm kadarıyla. hani bu ucu ucuna bütçemi karşılar belki ama, bu sefer de karat beklediğimden küçük kalıyor. kafalar allak bullak.
0
🌸tchuck
(03.08.26)
1.2 karat bile demişsiniz aşırı şaşırdım yav. Ben ve arkadaşlarım 0.32 0.40 vs. şeylerle teklif ettik evlendik mutluyuz çok şükür. Normalde buna karşı olan kadınlar da var kimi hiç istemiyor. İsteyen de öyle 1 karat mı istiyor demek vay anasını. Ben olsam eş adayının fikrini alırdım mesela vegan bi kız lab grown'u da ister, dümdüz bi kız illa gerçek taş olacak diyebilir falan.

not: bu arada satışı düşünmeden alıp geçeceksin, zaten boşanırsanız falan kadın satar o da sizi ilgilendirmez :D
0
nhk ni youkosu
(03.08.26)
@nhk,

ben mutluluğa mutsuzuğa dair bir şey mi dedim anlamadım? istediğim modelde karatın biraz daha büyük olması gerekiyor, 1 karatta vs. olması gerekenden küçük duruyor o yüzden "bile" dedim. bir şeyi küçümsemeye çalıştığım veya "bu olmazsa mutsuz olucaz" vs diye değil.
0
🌸tchuck
(03.08.26)
@tchuck, anladım fakat bu işin doğrusu yok işte. Fuzuli olarak şişirilmiş bi piyasada parlak taşlar alıp eşlerimize hediye ediyoruz. Penguenin güzel yuvarlak taşlar bulup eşine vermesi kendini beğendirmesi gibi bişey.

raconu ne diye sorarsan kapitalistler direkt "en az 1 maaş vermelisin" vs. şeyler diyecekler.
0
nhk ni youkosu
(03.08.26)
Bu işin doğrusu yanlışı yok tabi ki. 0,30 doğal pırlanta ile de mutlu olunur 1,00 lable de, mutluluk işini buna endekslemek yanlış bir parametre.

gönlü olmayana 5 ct doğal tektaş yapsan " niye 6 değil bu ? " der. o yüzden herkeste çalışan tek bir mutlak formül yok.

Burada taşın doğal ya da lab olacağı, karatı fln aslında çoğunlukla müstakbel eşinizin hassasiyetlerine göre değişiyor.
+1
kumandanim
(04.08.26)
(7)

Schengen için sigorta yaptıranlar ne kadar süre yaptırdınız?

pembediken
Schengen vize başvurusu yaparken seyahat sağlık sigortası ne kadar sürelik yaptırdınız? Seyahat 1 haftalık ilk Schengen benimki
Schengen vize başvurusu yaparken seyahat sağlık sigortası ne kadar sürelik yaptırdınız?

Seyahat 1 haftalık ilk Schengen benimki
0
pembediken
(29.07.26)
Genel kaide gidiş tarihinden bir gün önceden dönüş tarihinden bir gün sonraya kadar şeklinde.
+1
peki madem
(29.07.26)
1 yıllık 14 euro. hepiyi sigorta ara ara yapıyor kampanya bu fiyattan.
0
brkylmz
(29.07.26)
1 haftalık vize için 1 yıllık sigorta tuhaf olabilir
+1
🌸pembediken
(29.07.26)
başlangıç gittiğim gün, dönüşte 1-2 fazlası (ne olur ne olmaz diye, rötar vb.)
0
sweetoffice
(29.07.26)
Peki madem +1
Başvuru yaparken kaç gün kalacaksan +2 gün yapmak lazım
0
etna
(29.07.26)
ben yıllık sigorta ile başvurmuştum, seyahat süresiyle kısıtlamak "seyahat kadar vize verin" demek gibi oluyor bence. Ya 1 ay 3 ay bişey vereceklerse? Benim ilk vizem 4 gün tatil göstermeme rağmen 45 gün oldu mesela.
+1
nhk ni youkosu
(29.07.26)
@pembediken

tuhaf olmaz hocam, aksine fazla verecekleri varsa da sigortadan dolayı vermeyebilirler.

aynı şekilde tek girişli de yapmayın, multi seçin formda.
+1
brkylmz
(31.07.26)
(3)

Skechers bot kaç numara almalı?

Unde bach canim
Adidas, nike 43 numara giyiyorum. Skechersda kaç numara olur?
Adidas, nike 43 numara giyiyorum. Skechersda kaç numara olur?
0
Unde bach canim
(24.07.26)
doğru ayakkabı numarası cm ölçüsüyle belirlenir. ayağınızın boyunu ölçün 0,5 cm büyüğünü alın.
+1
my fault
(24.07.26)
www.adidas.com.tr

www.skechers.com.tr

ben markaların ölçü cetvellerini karşılaştırıp nokta atışı almıştım birkaç kere. Mesela adidasta 43 1/3 olan = 26,7 cm diyor. Sketchersa bakıyoruz, 42 numara 26,5 cm. Ben rasgele model açtım sen bot vs. alacağın türde başka birkaç şeye de bak aynı mı diye.
0
nhk ni youkosu
(25.07.26)
skechers bot almamali...
0
antikadimag
(25.07.26)
(4)

yeni eve taşınırken ilaçlama

plastic_angel
bi eve geçerken kendi çapımda evi raid ile süpürgelikleri ilaçlasam olur mu? etki eder mi yani? evde bişi yok ama tedbir amaçlı. ev 1+1
bi eve geçerken kendi çapımda evi raid ile süpürgelikleri ilaçlasam olur mu? etki eder mi yani? evde bişi yok ama tedbir amaçlı. ev 1+1
-1
plastic_angel
(22.07.26)
banyo ve mutfakta temizlik yapın, zaten böcek varsa mutlaka ya canlı ya da ölü görürsünüz. ona göre ilaçlama yaptırırsınız. böcek öyle evin her yerinde yuva yapmaz ki.
0
malheiros
(22.07.26)
raid değil de k-othrine ile yapabilirsiniz bu işi. bu ilaç insanlara/hayvanlara zararlı/zehirli değil direkt, sadece böceklere etki ediyor. o yüzden raid gibi zehirlerden daha güvenli. zaten evi ilaçlatmak istediğinizde de firmalar bu tarz ilaçlarla süpürgelik gibi kenar ve köşeleri ilaçlıyorlar. siz evi bu şekilde ilaçlayın, mümkünse 2-3 gün bekleyip evi dip köşe inceleyin, banyoda ve mutfakta böcek ölüsü çıakcak mı diye. böcek ölüsü ile karşılaşırsanız da özellikle kanalizasyondan gelebilecek her türlü açıklığı kapattırın (bazen borularla duvar/tavan arasında açıklıklar kalıyor ve böcek gelebiliyor buradan). bütün giderlere de çekvalfi conta takın ki giderin içinden de gelemesinler (bazen gelebiliyorlar). zaten şu an tam mevsimi, bu şartlarda böcek ölüsü görmezseniz de evde sıkıntı yok demektir.
+2
shadowfollower
(22.07.26)
k-othrine +1000

ben mevsim geçişlerinde falan onu yapıyorum sağa sola. Raid gördüğün böceği öldürür ama sıkınca uzun vadeli koruma yaptığını sanmıyorum.
+1
nhk ni youkosu
(22.07.26)
Maalesef sıklıkla taşınmak zorunda kaldığım için, her gittiğim evde taşınmadan önce k-othrine ile dio köşe ilaçlama yapıyorum. Tavsiye ederim.
+1
strawberry first
(22.07.26)
(3)

Kulak üstü kulaklık tavsiyesi

su492
Bütçe 30 bin gibi düşünüyorum.Aklımda yeni çıkan Momentum 5 var,Oyun, film için de kullanmak istiyorum, Atmos/Spatial Audio özelliği cezbediyor onun için.Sizce ne alayım, baya bir yıl kullanmayı düşünüyorum.
Bütçe 30 bin gibi düşünüyorum.
Aklımda yeni çıkan Momentum 5 var,
Oyun, film için de kullanmak istiyorum, Atmos/Spatial Audio özelliği cezbediyor onun için.
Sizce ne alayım, baya bir yıl kullanmayı düşünüyorum.
0
su492
(21.07.26)
momentum 4 kulak içi kullanıyorum. ondan memnunum. momentum 5 denemedim. ama illa iyidir.

tv izlemek için kulak üstü bowers and wilkins Px7 S2e kullanıyorum. gayet iyi çok memnunum. sadece bunun kafa bantında bir deforme olma problemi var, bunun için amazonda satılan kafa bantları var, ömürlük bir şey. onun dışında ses olarak canavar.
0
galahad reloaded
(21.07.26)
Bluetoothların (pilli olduklarından) uzun ömürlü olacağına inanmıyorum. Ama film ve müzikte(türüne göre) keyif verirler tabii bası tizi daha ona göre ve lezzetli oluyor.

Evde sennheiser hd550 kullanıyorum çok memnunum ama open back kulaklık yani ses de alıyor ses de veriyor sadece evde sessizlikte kullanabilirsin. Ama ses kalitesi ve genişlik olarak bayağı beğeniliyor araştırırsın. (Ama bayağı nötr. Baslar yüksek olsun diyen beğenmez)Gerekirse kablosu padi de değişebiliyor bence esas ömürlük ve kaliteli kulaklıklar bunlar. (Millet 90'larda aldığı hd600ü hala kullanıyor mesela)
0
nhk ni youkosu
(21.07.26)
Bütçe gayet iyi olduğu için bose, sennheiser, bowers and Wilkins px8'e kadar yolu var. Bence Sony W-1000XM6 ya da bir şans verin.
0
kimlanbu
(21.07.26)
(2)

amazon'da macbook genelde satılmıyor mu?

substituent
Günaydınlar!amazon tarafından satılan 1-2 tane macbook gördüm. Yeni macbook çıkacak vs. diye çoğunu satıştan mı kaldırdılar yoksa amazon genelde çok satmıyor muydu?
Günaydınlar!

amazon tarafından satılan 1-2 tane macbook gördüm. Yeni macbook çıkacak vs. diye çoğunu satıştan mı kaldırdılar yoksa amazon genelde çok satmıyor muydu?
0
substituent
(19.07.26)
yoo çeşit çeşit satıyor normalde. dönem dönem model stoğu falan azalıyor olabilir sadece; iphone'da da öyle oluyor. amazon faaliyete başladığından beri tablet, telefon, pc ne varsa oradan aldım. sıklıkla fiyat da kontrol ederim. dönemlik bir durumdur özetle.
+1
lil siztah
(19.07.26)
geçenlerde hepsine zam geldi. Stok bitmiş ve yeni fiyattan yeni stok bekliyor olabilirler.
0
nhk ni youkosu
(19.07.26)
(7)

iphone - batarya değişimi - fatura istenmesi

tchuck
2023 yılında yurtdışından aldığım bir iphone'um var.troy, batarya tdeğişimi yapmak için faturasını talep etti ama hçbir şekilde faturasını bulamadım.hollandadaki bir mediamarkttan almıştım ve mail ile falan iletmemişler faturayı.benimle birlikte, ancak apple storedan alan bir arkadaşımın fatura emai
2023 yılında yurtdışından aldığım bir iphone'um var.
troy, batarya tdeğişimi yapmak için faturasını talep etti ama hçbir şekilde faturasını bulamadım.

hollandadaki bir mediamarkttan almıştım ve mail ile falan iletmemişler faturayı.

benimle birlikte, ancak apple storedan alan bir arkadaşımın fatura emailine shibim.

kendiminki yerine onu göstersem farkedilir mi? veya neye bakıyorlar? gidip o fatura üsütndeki seri numarasını kendi telefonumun seri numarasıyla editleyip göstersem vs. sorgulayabilecekleri bir yer var mı?
-1
tchuck
(19.07.26)
yani mevzuda da bir dolandırıcılık yapmak derdim de yok aslında.
parasını verip batarya değiştirmek için fatura istiyorlar saçma sapan. derdim parasını vereyim de bataryasını yenileyeyim bunun.

gidip cahtgpt ye fatura ürettirsem vs. bunu karşılaştıracakları bir sistem var mı?
-1
🌸tchuck
(19.07.26)
bence hiç girmeyin, telefon tamircisinden fatura sahteymiş gibi laf işitmeye değmez. görebiliyor da olabilirler, çünkü sizin telefondan çıkacak batarya ile yeni takacakları bataryayı sisteme girip kayıt ettiriyorlar. hangi telefona ne girmiş, ne çıkmış hep belli. apple servisleri bu konularda çok agresif, eğer cihaz daha önce apple dışında işlem gördüyse hiç almıyorlar bile. başka bir apple servisine götürün, onlar da aynı şeyi söylüyorlarsa apple dışı servise götürün değiştirin.
0
malheiros
(19.07.26)
faturada telefonun seri numarası falan yazıyordur. problem olur.
+1
co2s2
(19.07.26)
bu gibi şeyleri sormaman lazım .
Bir hizmetten fayda elde edilecekse o da usüle uygun makul yollardan olmalı.
Bunun farkedilmemesi neredeyse imkansız .
Farketmeyen firma kepengi indirsin .
0
diyecevaplandı
(19.07.26)
mediamarkt'ın hollanda web sitesine fatura hangi mail adresinize geldiyse hesapla kayıt olun. siparişlerim kısmında görünebilir belki. başka bir markadan mağazadan aldığım ürünler bile web sitesinde görünüyor mesela.
0
himmet dayi
(19.07.26)
bu çok saçmaymış yahu. Bir açıklama yaptılar mı peki, yurtdışı cihazı mı istemiyorlar veya çalıntı mı diye kontrol için mi istiyorlar? Telefonu ikinci el alsan da aynı durum olabilir. Her halükarda parasıyla değiştirememek çok ilginç.

not: bu arada 2023'te kendin getirdiysen imei kaydını falan yaptırmışsındır herhalde. Onunla ilgili bi kanıtı e-devletten falan (varsa) alıp götürsen kabul ederler mi acaba?

son olarak, Türkiye'deki faturalar doğrulanabiliyor herhalde ama Hollandadakini kontrol edebileceklerini hiç sanmıyorum. Bir de gerçekten faturan olsa bile kabul edip etmeyecekleri belli değil.
0
nhk ni youkosu
(19.07.26)
apple'ın cinsliği mantık aramaya gerek yok. troy apple'ın yetkili servis sağlayıcısı, oem parçaları stok çekebilmek için apple'ın kanser isteklerine uymak zorundalar.
0
redlinetheturk
(20.07.26)
(13)

Damat için saat önerisi..

sonhakan
Bilinen prestijli 50 60.000 tl bandinda indirimde olursa süper olur
Bilinen prestijli 50 60.000 tl bandinda indirimde olursa süper olur
0
sonhakan
(18.07.26)
Noname bir saate bu paraları vermek yazık günah.1000 euroya değer koruyacak veya değer kazanacak saatte alınmaz ama iş görecek bir bileklik vs alınır.
-3
duptıs
(18.07.26)
duptis bey, damada saat takmak adettendir. bir de adam bilekligi ne yapsin kiro gibi.
ben size lorier önericem. oldukca nis bir marka ama saatleri cok kaliteli. tamami el yapimi. türkiye'ye gönderim yaparlar ama gümrük fiyatlari falan nasil olur bilemiyorum.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.07.26)
o butceye alacaginiz en mantikli saat seiko 5 olur. usul, gelenek, prestij takintiniz varsa 10.000 dolar butcesine cikmaniz gerek ki omega, rolex, blancpain gibi saatler alabilesiniz.
0
arakaali
(18.07.26)
Citizen, seiko al geç.
0
jackyr
(18.07.26)
O fiyatlara çıkmak şart mı. 20 bin civarına orient bambino ya da seiko presage alıp geçerdim. Kadran rengi kordon materyali sana kalmış
0
grimavi
(18.07.26)
ben zamanında Tissot Powermatic 80 serisinden sade bi saat beğenmiştim onu almışlardı. Baktım 40-60 civarına var düşünebilirsiniz.
0
nhk ni youkosu
(19.07.26)
Hocam tam geçen sene bugün nişanda tissot le locle saat alındı bana. Modeli eşimle beraber seçtim, öncesinde hayatımda dijital/akıllı saat hariç saat takmamıştım. Hâlâ günlük hayatta akıllı saat takıyorum ama özel eventlerde şık duruyor seviyorum.

www.tissotwatches.com

Bendeki model bundan (20th anniversary mi bilmiyorum ama beyaz kadran üstüne lacivert yazılar). Lacivert kadranlı olan da şık onu da düşünebilirsiniz belki. Bence damat saati olarak citizen tsuyosa ve seiko presage modelleriyle beraber en ideallerden
0
nundu
(19.07.26)
Hamilton
0
baldur2
(19.07.26)
tissot, g-shock, seiko 5 gibi markalardan birden fazla da alabilirsiniz. arkadaş demiş hamiltonların dizaynı çok daha estetik oluyor.
0
ground
(19.07.26)
Eger damadın saat merakı yoksa almayın. Çünkü artık erkeklerin çogunun kola saat takma merakı kalmadı. Takan da akıllı saat takıyor. Bana yıllar önce aldılar dünya para vermişler. Sadece tek bir kez dügün günü taktım bir daha hiç takmadım. Keza arkadaşlarımda da durum hep böyle. Hadi diyelim saat hastası bir damat. Böyle adamlar koluna takacagı saati kendisi seçmek ister. Akrebin yelkovanın katranın tasarımı bile önemlidir bu tipler için. Ama siz gidip kendi zevkinize göre alacaksınız.
0
limonlu eksi
(19.07.26)
günlükte kullansın, casual şeyler giyiyor derseniz ; Tissot Powermatic 80.

çalışma hayatında takım elbise giyiyor, kendisi 365 günümün damadı derseniz ; Seiko Presage ya da Hamilton Jazzmaster.
0
galahad reloaded
(20.07.26)
Tissot iş görür.
0
kumandanim
(20.07.26)
Powermatic 80 Silicium'lu herhangi bir Tissot alacağın en f/p saat olur.

Bir sürü renk/desende modeli var ister internetten ister mağazadan al fiyat farkı olmaz.
0
chicha_v2
(21.07.26)
(2)

norveçten ürün satın alıp ab’ye kargolatmak

xportant
Yalnızca Norveç’te ve sadece internet üzerinden satılan bir ürünü alıp bir AB ülkesine yollamak istiyorum ama ufak ve hafif bir ürün olmasına rağmen ürünün fiyatından daha fazla kargo ücreti çıkıyor. Bu ürünü istediğim AB ülkesine daha hesaplı yollatabilmenin bir yolu var mıdır? Eskiden amerikadanis
Yalnızca Norveç’te ve sadece internet üzerinden satılan bir ürünü alıp bir AB ülkesine yollamak istiyorum ama ufak ve hafif bir ürün olmasına rağmen ürünün fiyatından daha fazla kargo ücreti çıkıyor. Bu ürünü istediğim AB ülkesine daha hesaplı yollatabilmenin bir yolu var mıdır? Eskiden amerikadaniste vardı mesela Türkiye için. Bu tarz bir şey de olabilir. Norveç’te yaşayan ya da yakın zamanda oraya gidecek kimseyi tanımıyorum.
0
xportant
(15.07.26)
Norveç'i bilmiyorum ama yurtdışı gönderilerinde minimum bi ücret oluyor genelde. Mesela UK'de Royal Mail ile çok hafif bişey bile göndersen tracked olursa 8-10 pounddan başlıyor. UPS vb. şirketler 20-30 pounddan başlıyor. Orada da öyle bişey olabilir ve ürün ucuzsa evet ürün kadar masraf çıkabilir.

Bir de EU şimdi paket başına ek 3€ gümrük vergisi olayı çıkardı. Onu da eklerler tahminen.
commission.europa.eu
0
nhk ni youkosu
(15.07.26)
Belki bilmiyorsunuzdur diye belirteyim. Kargo ücretinin dışında alıcıya ayrıca KDV, bilmiyorum ama belki gümrük vergisi, ve işlem bedeli gibi fiyatlar da yansıyacaktır. Norveç'ten alırken KDV'siz alıyor olmalı. Ben Norveç'ten bir AB ülkesine sipariş verdim aşağı yukarı böyle oldu.
0
mbond
(16.07.26)
(9)

Parolalarınızı nasıl yönetiyorsunuz?

lafalasol
alışveriş siteleri, banka hesapları, iş bilgisayarı ev bilgisayarı ve bir çok satın almış olduğum app'in programın şifreleri...Bir de 5-6 mailim var. Artık hiçbiriyle başa çıkamıyorum.Ben eski toprağım arkadaşlar. ICQ ile büyümüş nesildenim ben.Bu sebeple her siteye ayrı bir şifreleme mantığı oluştu
alışveriş siteleri, banka hesapları, iş bilgisayarı ev bilgisayarı ve bir çok satın almış olduğum app'in programın şifreleri...
Bir de 5-6 mailim var. Artık hiçbiriyle başa çıkamıyorum.

Ben eski toprağım arkadaşlar. ICQ ile büyümüş nesildenim ben.
Bu sebeple her siteye ayrı bir şifreleme mantığı oluşturup o minvalde ilerliyordum ancak bu çok zor. Birincisi yazılı olan şifreleri yine şifreleyerek saklamam gerekiyor. Aradan 3-5 sene geçince kendi şifreleme mantığımı anlayamayıp saatlerce bunalıyorum işi çözene kadar.

Yani anlayacağınız bu ablanız 2026'da hala 2006 yılının mantığıyla gidiyor.
Bu sebeple soruyorum bilen çağı yakalamış arkadaşlara, Firefox şifre saklama şeysini kullanıyordum senelerdir ama Firefox'ta güvenlik açığı var dediler, bir de ben senkronizasyon işini sevmiyorum çünkü kontrol benim elimde olsun istiyorum.
Yani işyerinde mailimi girince kabak gibi bütün bilgilerim dökülsün istemiyorum.

VE artık dijital anlamda aşırı bunalmış hissettiğimden Keepass'ten haberdar oldum araştırınca ama kullanmasını öğrenmesi zor geldi ve artık vallahi patlayacağım her mail birbirine bağlı, birinin şifresi gidince bazen tabletten vs çıkınca giremiyorum da mailime.
Tableti satacağım örneğin ama iç sıkıntısı basıyor telefon tablet değiştirince. Çünkü her şeyi baştan istiyor cihazı tanımadığı için.
Namussuzlar bi de her gün yenilik çıkarıyorlar, bu ablanız da napsın hayat gailesini bırakıp teknoloji trendlerini mi takip etsin, kullanıcı sözleşmelerini mi takip etsin?

Ben alet kullanabilen insan kıvamına geri dönsek feci rahatlayıp taşla fındık falan kıracağım ama ne yazık ki faturaları dijital ödemek ve kimlik kartını telefonun arkasından tanıtmak falan gerekebiliyor.

Siz bu durumla nasıl başa çıkıyorsunuz? Tüm ömrümü dijital güvenlik ve program öğrenmeye adamak istemiyorum. En pratik ve sağlam yolu nedir bunun?
0
lafalasol
(13.07.26)
Yani güvenmezsiniz muhtemelen ama ben iCloud kullanıyorum, iOS’un kendi parola saklama uygulamasini. Süresi dolani de değiştirip saklıyor. Android tarafında da olması lazım.
0
orient blue
(13.07.26)
Keepass, Bitwarden, 1Password, Proton Pass, NordPass gibi programlardan hosuna gideni sec. Ben artik hic bir sifremi bilmiyorum. Bir gun oturup tum sifrelerini gireceksin bu sectigin app'e sonra da yeni sitelere girerken o program uzerinden sifre alacaksin, boylece ayni sifreyi 20 yerde kullanma veye sifren calindi sorunlari olmayacak.

Hatta bonus, tum mevcut sifrelerini bu programlarin sifreleri ile de degistireceksin.
+1
compumaster
(13.07.26)
keepass'i kullanırsan parolanın çalınma ihtimali ancak fiziksel makinenin çalınması ile mümkün. Bana kalırsa en mantıklısı.
0
rakicandir
(13.07.26)
bu bitwarden 1pass gibi şeyler bilgileri kaptırsa bile şifreli halde kaptırıyor ve "ana şifren" bilinmeden şifrelerini göremiyorlar. Geçmişte öyle bir iki durum olmuştu. Güvenli duruyor yani. Diğer bi artısı, phishing ile sahte siteye girersen bunlar şifreyi otomatik doldurmayacağı için olaya uyanabilirsin.

Sitelerin ismini içeren şifreler falan tehlikeli, ben çoğu kişinin hatırlamak için öyle yaptığını görüyorum mesela "ismim_eksiduyuru!" falan. İki üç site patlasa bunlar ortaya dökülse, diğer sitelere ne şifre oluşturduğun da tahmin edilebilir hele yapay zeka çağında direkt bulurlar herhalde. O yüzden bu password manager'lar ile her yere bambaşka şifreler oluşturmak çok mantıklı.
0
nhk ni youkosu
(14.07.26)
samsung telefon (samsung pass) ve chrome şifre yoneticisi, chrome ile tüm şifreleri hatırlıyor onları telefona aktardım samsung pass ile zaten telefon app şifrelerinide hatırlıyor. ıcq nesliyim en basiti bu başka app yuklemeden olanı kullanıyorum.
ek olarak yine telefonun not özelliği var girişini şifreledim banka şifrelerinide oraya yazıyorum, kayıt etmiyorum telefonun pass uygulamasına ne olur ne olmaz
0
eja
(14.07.26)
2017'den beri keepass
0
gabe h coud
(14.07.26)
1- standart ve tahmin edilemez bir sifre sahibi olmak lazim. sifrede büyük kücük harf, sayi ve noktalama isareti olmali. örnek: ismin ahmet ozturk, 1986 dogumlusun -> standart ve tahmin edilemez sifremiz bu durumda biraz basit gibi gelecek ve " AhmetOzturk1986. " olacak. Bunu karmasiklastirmak senin elinde.

2- Bu sifre aslinda her sitede bir base olacak sadece. Söyle gibi:
Eksi sözlük: AhmetOzturk1986.es
Gmail: AhmetOzturk1986.g
Linkedin: AhmetOzturk1986.l

gibi gibi.

belirli periyotlarla sifre güncellemesi isteyen sitelerde isler daha da karmasiklasiyor, bu durumda yil/ay timestamp'i eklemek ek bir cözüm olabilir:
Örnegin eksi sözlük her 6 ayda bir sifre degistirmeyi zorunlu tutsaydik ve bu ay güncellemen gerekseydi AhmetOzturk1986.es202607 gibi bir opsiyon secilebilirdi.
+1
kimi raikkonen
(14.07.26)
Lastpass'in çoklu cihaz aboneliğini kullanıyorum. O zamanki fiyatını hatırlamıyorum, ancak verdiğim her kuruş helal olsun. Birçok zor durumda telefonda ayaküstü her yere girip çıkıp işlerimi halledebiliyorum. Dijital işleri çok yoğun olan biri olarak hayat kalitemi çok net arttırdı.
0
demetrius
(14.07.26)
Hepsi telefonun notlar bölümünde, bir de onlar için şifreleme programlarıyla uğraşamam.
0
halitkin
(15.07.26)
(7)

son 1 yilda turkiye nasil sizce?

dokunmakalbime
1 yil once yurtdisina tasindim. sosyal medya, basin vs.. ulkeden uzak kaldim biraz. gecen yil ile bu yil arasinda. ekonomi, siyaset, guzel haberler, kotu haberler vs.. karsilastiririp asagidaki ankete cevap verirmisiniz?
1 yil once yurtdisina tasindim. sosyal medya, basin vs.. ulkeden uzak kaldim biraz. gecen yil ile bu yil arasinda. ekonomi, siyaset, guzel haberler, kotu haberler vs.. karsilastiririp asagidaki ankete cevap verirmisiniz?
📊 son 1 yilda turkiye nasil?

Bu anket sona erdi. 80 oy kullanıldı.

-2
dokunmakalbime
(12.07.26)
Son iki seçenek arasında nasıl bir fark var?

Şu konuda Nato ülkeleri ikincisi, sanırım Dünyada da beşinci olmuşuz. Şahlanıyoruz yani.
www.instagram.com
Dedem de bugün bahsetmiş biraz 22:29'dan itibaren
www.youtube.com
-2
Mirket
(12.07.26)
Çevremiz biribirini yiyor . Türkiye'ye olumlu yansımaları var . Daha da olacak .
NATO toplantısı da önemli bu hususta.
-3
diyecevaplandı
(12.07.26)
oylar ve yorumlar icin tesekkurler.

@mirket: yukaridan asagi siddet daha da artiyor gibi dusunebilirsiniz. ornek:

kotuye gidis normal seyrinde: ekonomi, siyaset vs.. alistik bu ulkede artik.
hersey cok daha kotu: son 1 yilda olanlar iyice beni tuketti.

bu arada dipnot: ilk ikiye oy verenlerin troll olmadigini anlamak icin. o 2 tanesine oy verenler kararlarini etkileyen dinamikleri paylasirsa sevinirim. satasma, saygisizlik, bagnazlik olmadigi surece tikler garantidir:)
0
🌸dokunmakalbime
(12.07.26)
dün gece ani bir karar ile plastikten, oto yedek parçasına, elektronik cihazlardan, oyuncaklara kadar tüm gümrük vergilerine %20-30 arası zam geldi. sence ?
+1
orpheus
(12.07.26)
türkiye fasit bir daire..
0
anon1m
(12.07.26)
bence "kotuye gidis normal seyrinde" ama bu benim karamsarlığımdan dolayı. Ben 2017'den beri ülkenin sürekli batacağını düşünen biriyim, bence benim düşündüğüm kadar kötüleşmedi Türkiye. (:D) Yani her şey kesinlikle daha kötü, ama başkanlık sistemi ve 2023 seçimleriyle halkın yarısı tercihini yaptı zaten ve sistemden dolayı herkes onun sonuçlarını yaşıyor.

Mesela hukuk adalet falan geriye gitti ama çoğu insan sadece ekonomi olarak bakıyor. Öyleyse, benim beyaz yakalı çevrem hiç kazanmadığı kadar yüksek dolar karşılığı TL kazanıyor şu an. Yani 3 yıl önce 1000 dolar maaş alan şu an 2 bin küsur dolar alıyor Avrupa'da tatile gidiyor. Fakat eskiden o 1000 dolarla Türkiyede daha rahat yaşarken şimdi 2000 dolar yetmiyor o yüzden Avrupa tatili daha ucuz geliyor. Böyle aşırı saçma durumlar var.
0
nhk ni youkosu
(12.07.26)
80 darbesinden sonra kotuye gidis hic durmadi ki normal seyrinde devam ediyor.
0
cooperr
(13.07.26)
(17)

Tuvaletten çıkınca ellerinizi yıkıyor musunuz?

deniz kiyisi ve papatyalar
Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, umumi helalarda insanlar ellerini yıkamıyor. Pisuvarı kullananlar da öyle, kabine girenler de. Eskiden böyle değildi sanki. Bu son birkaç yıldır çok fazla seyahat edince dikkatimi çekti. Bunlara bir şey de olmuyor belli ki. O zaman biz niye yıkıyoruz ellerimizi? Hijyen
Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, umumi helalarda insanlar ellerini yıkamıyor. Pisuvarı kullananlar da öyle, kabine girenler de. Eskiden böyle değildi sanki. Bu son birkaç yıldır çok fazla seyahat edince dikkatimi çekti. Bunlara bir şey de olmuyor belli ki. O zaman biz niye yıkıyoruz ellerimizi? Hijyen dedikleri şey bir efsaneden mi ibaret yoksa?
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(11.07.26)
Götünü yıkamayanı anlarım da elini yıkamayan yavşaktır.
+1
mikahakkinen
(11.07.26)
Her zaman, yanımda dezenfektan bulundururum. Bazı lavabolar bok gibi oluyor, o zaman yıkamam. Ama sonrasında lavabo bulur yıkarım.
-1
Kahvedesu
(11.07.26)
Ellerimi mutlaka yıkarım.

Covid zamaninda birisi doktora sormuş," hocam anladık bu maskeyi uzun süre takacağız ama elimizi yıkama işi nasıl olacak, o da mı daha devam edecek" diye. Ona çok gülmüştüm 😂
+3
rock n roll
(11.07.26)
Milleti böyle göre göre kimseyle tokalaşmaz oldum. Uzakta duruyorum ki kimse el uzatmasın.
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(11.07.26)
Ben tuvalete girerken de ellerimi yıkıyorum. Hatta 1-2 saat aralığında tuvalete girmemiş olsam sadece masa başında çalışıyor olsam da mola verdiğimde ellerimi yıkıyorum.
+1
Jazz
(11.07.26)
Hem öncesinde hem sonrasında yıkarım. El yıkamayan erkekten tiksinirim, şeyine dokunup yıkamaması çok tiksindirici
+1
gadlemler
(11.07.26)
Her zaman her koşulda yıkarım. Yanımda bir şişe suyla ıssız adada kalsam içmek yerine elimi yıkarım o derece nefret edelim pis elden.
0
yenibirgüzelnick
(11.07.26)
Sık seyehat ediyorum ve dünyanın dört bir yanında varlar. Çok görüyorum, belli ırkların elini sıkarken bile öğüresim geliyor.
0
kimlanbu
(11.07.26)
Bazen zorunluluktan aşırı bakımsız pis tuvalete girersin de musluğun vanasına bile dokunmadan kendini dışarı atmak istersin, öyle bir tuvalete denk gelmediysem evet yıkarım
0
grimavi
(11.07.26)
Kesinlikle. Hatta lavabo iyi değilse/sabun yoksa tuvaleti kullanmam bile.

Çoğu yerde zaten doğru düzgün peçete bile olmuyor. Bu yüzden tuvalete giderken muhakkak yanıma bi paket cep mendil dr atarım. Kriz anları için yanımda kolonya ve cep ıslak mendil de daima vardır. Tuvalet kapısınıda elimi kuruladığım peçete ile açarım asla dokunmam.

El yıkamayandan ziyade, yalandan yıkayana çok şahit oluyorum. Sabun bile kullanmadan 2-3 saniye suya tutuyorlar sadece.
-1
substituent
(11.07.26)
tabii ki yıkarım. umumi tuvaletleri de yani avm tuvaletlerini falan da zorda kalmadıkça kullanmam. ayrıca işe vardığımda yıkarım, eve vardığımda yıkarım falan...

yıkamayanlar var ne yazık ki ve o yıkamayanlardan yemek yediğimiz çok olmuştur kafelerde, restoranlarda.

insanlar gerçekten pis.
+1
art cat chocolate
(12.07.26)
Türk milleti yine dünyada en çok yıkayanlardan. Buna rağmen dışarıda pisuvarda falan işerken direkt giden veya elini şöyle bi suya tutan giden çok gördüm. (ben hep yıkarım)
0
nhk ni youkosu
(12.07.26)
Mutlaka, her zaman, her koşulda sabunla yıkarım.
Biz küçükken bir kamu spotu vardı trt'de:
(bkz: suya sabuna dokunun)
Bizim nesle travmatik ama çok başarılı bir şekilde aşılamıştı bu alışkanlığı...
+1
yadigar
(12.07.26)
Umumi var umumi var. Otomatik musluklu otomatik sabunu olan bir yer ise yıkarım. Ancak sadece küçük tuvaletimi yaptıysam -ki dışarıda büyük yapamam- ve ortalığı pislik götürüyorsa o musluğu bir yerleri elleyeceğime benimkini ellemeyi sonra arabaya gidince elimi kolonya ile yıkamayı tercih ederim.
0
denizgonen
(12.07.26)
Elini yikamayanlar selamimi sabahini keserim o derece!
+1
hlt1985
(12.07.26)
@denizgonen
O musluğu bir yerleri peçeteyle elliyoruz biz.
+1
yadigar
(12.07.26)
valla bizim yüksek lisansta profesörün bile el yıkamadığını görmüştüm pisuvardan sonra. gerçi onların odasında lavabo vardı ama kapıya falan sonuçta o şekilde dokunmuştu.
0
high hopes of the sozluk
(13.07.26)
(9)

Evlilik için uzun bir ilişki şart mı?

stefano
Çevrenizde tanıştıktan 6 ay sonra evlenenler oldu mu? Olduysa evlilikleri nasıl gidiyor
Çevrenizde tanıştıktan 6 ay sonra evlenenler oldu mu? Olduysa evlilikleri nasıl gidiyor
-1
stefano
(07.07.26)
sart degil. evlenip aile kurmaya niyetli insanlar hizlica evlendi ve coluk cocuga karisti. mutlular.

uzun iliski anca arada baska biseyler varken mantikli zaten (okul bitsin, is bulayim, askerden geleyim vs), beklerken otomatikman uzun oluyor. bekleyecek bisey yoksa, niyet belliyse, kafa uyuyorsa evlenip gidin.
0
taurina
(08.07.26)
2-3 ay beraber yaşayınca zaten anlıyorsun nasıl gideceğini
hayatta sınanmak başka bir şey tabii kimsenin başına gelmesin öyle bir şey geldiğinde 50 yıllık eşin bile değişebiliyor ona yapacak bir şey yok.

İş güç hayat düzeni yerindeyse iki taraf için de soru işareti kalmamışsa 1 ayda da evlenirler 10 yılda da
0
croswell
(08.07.26)
bence şart. birbirini her yerde, her şekilde, her muhabbette tanımak lazım. neden acele edesiniz ki? ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşamaya karar vereceğiniz kişiyi seçiyorsunuz.

en az 1 yıl geçsin. 1 yılda çok şey olur çünkü. farklı olaylara nasıl tepkiler verdiğini görürsünüz. beraber bir iki tatile gidersiniz ve oradaki halini görürsünüz. beraber dışarı çıkarsınız, çevresine karşı nasıl olduğunu görürsünüz. arkadaşlarını tanırsınız. iş yeriyle/ailesiyle/çevresiyle yaşadığı sorunlara nasıl tepki verdiğini ve nasıl çözdüğünü görürsünüz. hatta bence 1 yıl da beraber yaşanmalı. evdeki düzenini görürsünüz, neyi seviyor, neye katlanamıyor onu görürsünüz.

ilk birkaç ay iki taraf da çok toleranslı ve özenli oluyor. birbirinize alışıp rahat edince gerçek kişiliğinizi göstermeye başlarsınız. o zaman, o gerçek kişilikleriniz de birbirinizle anlaşabiliyor mu bakmanız lazım. hatta aşk heyecanı hafifleyince, tamam bu kişi hep yanımda deyince sıkılıyor musunuz yoksa hala bağlı mısınız onu görmeniz için de uzun ilişki şart.

birbirini yeterince farklı senaryoda, yeterince rahat bir seviyede tanımadan evlenmek çok büyük bir risk bence.

ben erkek arkadaşımı 3 yıldır tanıyorum ve beraber aynı evde yaşayamayacağımızı anladım. ikimiz de 10 yıldır yalnız yaşayan insanlarız, ev düzenlerimiz hiç uyuşmuyor bunu görmüş oldum. bunu hemen 3 ayda görmedim.
0
art cat chocolate
(08.07.26)
değil bence.

evlilik şans işi. biraz karpuz gibi. içini açmadan bilemiyorsun.
0
kveldulv
(08.07.26)
En az 1 yıl birliktelik diyorum ve evliliğin şans işi olduğuna inanmıyorum
+1
gadlemler
(08.07.26)
"uzun" nedir? aynı evde yaşamadan, iyisiyle kötüsüyle vakit geçirmeden, bayram seyran geçirmeden, tatile gitmeden evlenmek riskli bence.

örnek veriyorum. bir yakınınız vefat etti, nasıl tepki veriyor? bayramda sizin ailenizin yanına giderken laf ediyor mu? bir arkadaşınızın doğumgününe giderken ne yapıyor? ya da hiç tanımadığı kişilerle aynı ortama girince ne oluyor?

işinizden ayrıldınız. ne yapacak?
+1
co2s2
(08.07.26)
6ay riskli bir süre bence, ben "bu kızdan olur" dediğimde daha senemiz dolmamıştı ama akışına bırakıp 1 sene sonunda evlendim.
0
kimlanbu
(08.07.26)
2-3 yıl tanımak iyi olur ama böyle olup boşanan da var, 2 ayda evlenip hala mutlu olan arkadaşım da var. Biraz şans(uyum ve iyi insanla karşılaşmak ve iyi insan olmak)

Yıllarca tanıyıp sonra aldatılan da var.
0
nhk ni youkosu
(08.07.26)
Bence evlilik için duygusal olgunluk şart.
Konuşabilmek sohbet edebilmek, salt bedensel haz dışında toplumsal kimliklerimizle de benzer yerlerden anlamlı işler yapmaya çalışmak şart.
rahat hissetmek güven duymak bu benim arkamdan kuyumu kazmaz duygusu ile hareket edebilmek, yumuşak karnını gösterdiğinde oradan yumruk yemediğinden emin olmak şart.
hem yan yana hem de ayrı ayrı olabilmek her ikisinde de boğulmamak saygıyla sevgiyle devam etmek şart.

bunlardan birine tik atmak eksik kalmışsa biraz daha zaman şart.
:)))
0
mavipenguen
(12.07.26)
(3)

Garaj kumandası kopyalamak kolay mı?

hadi ya la
Trendyol'da satılan bu kumandaya kendi garaj kumandamı kopyalamak istiyorum.Link: https://www.trendyol.com/smackbio/akilli-kodlanabilir-otopark-bariyer-garaj-kepenk-kumandasi-433mhz-p-928946106?boutiqueId=61&merchantId=829740Bendeki kumanda iki tuşlu. Biri garajın, diğeri apartmanın giriş kapısını a
Trendyol'da satılan bu kumandaya kendi garaj kumandamı kopyalamak istiyorum.

Link: www.trendyol.com

Bendeki kumanda iki tuşlu. Biri garajın, diğeri apartmanın giriş kapısını açıyor.

Youtube'da nasıl yapıldığının videoları var ama kopyalanan kumandalar aynı. Linktekini alsam kopyalayabilir miyim?
0
hadi ya la
(04.07.26)
sabit kodlular kopyalanabilir. rolling code kumandaları kopyalayamazsın. ama universal kumandadan (aynı frekansta olması lazım) kumanda protokolünü tanıtıp yeni bir seed kod üretebilirsin. ancak bu kumandayı bir de kapıyı açan karta tanıtman gerekir.
0
orpheus
(04.07.26)
Bu kumandadan 10 tane falan alip kopyaladim, basit, internette videosu var, birkaç kombine hareket var.

Asıl kumanda elde iken bunlari yan yana getirip birkaç tuşa beraber bas bırak yapıyorsunuz oluyor, videoyu seyredin bulun, ben halen ezberleyemedim kombinasyonu, oysa çok basit, sadece master kumanda yani neyi hareket ettireceksiniz onun çalışan kumandasi elinizde olsun, ikisini yan yana tutup kopyalıyorsunuz
0
covered
(04.07.26)
çift tuşlu olan eğer BFT ise o bununla olmuyordu. Ben zamanında deneyip yapamayıp BFT olanı almıştım apartmandaki görevli onunla yapmıştı.

Bu da güzel kumanda çeşitli garaj kapı anahtarlarını falan çok kolay kopyalıyor ama o diğeri farklı frekansla çalışıyor galiba.
0
nhk ni youkosu
(04.07.26)
(6)

yeni albümüm çıktı!

hamsiii
azınlıkta kalmış olan metalci kardeşlerimle de paylaşmak istedim.(git: https://open.spotify.com/intl-tr/album/2zvFzHVJbc9wKmZpbdT4dh?si=C0gEt122Q52JxquE3A_dhg)(https://music.youtube.com/playlist?list=OLAK5uy_loVFiCW3ucee2c73armPPT58o79QHvMdg&si=YdciRJw4uFggpb9c)
azınlıkta kalmış olan metalci kardeşlerimle de paylaşmak istedim.

(git: open.spotify.com

(music.youtube.com
+2
hamsiii
(01.07.26)
ilk şarkıdayım; vokal bayaa iyiymiş.
tebrik eder, bol dinlenmeler dilerim \m/
+1
lil siztah
(01.07.26)
elinize sağlık bi ara düzgün kulaklığımla dinliycem, şu an random laptoptan açıp baktım biraz.

Google'da bi arattım progresif death metal diyor tam sevdiğim tarzlar (gerçi son zamanlarda sadece Haken ve Revocation arasında gidip geliyorum).

Grupla veya sizinle ilgili bilgi alabilir miyim, tek kişinin midi ile hallettiği bi proje mi yoksa grup işi mi, mix mastering yine sizde mi dışarıda mı?(macbookta dinleyince baya temiz duruyor kayıt da mix de ama bakıcam işte) Ben de kendi çapımda grup kurup dağıtmış biriyim ve halen içimde bi prog metal grubu kuracaktık hissi var. O açıdan da sizi tebrik ederim.
0
nhk ni youkosu
(01.07.26)
AI mı?
0
aloha snackbar 3
(01.07.26)
teşekkürler. biz de dinlemeyi madem bu kadar seviyoruz, bir şeyler de yazalım düsturuyla yola çıktık. 2 albümün de hepsi orijinal bestelerimiz. 2 kişi (davulcu ve gitarist) olarak yazdık taa 10-15 yıl önce.

aslında tonlar, mix, mastering SUNO sağolsun, bu şekilde yayınlama imkanımız oldu. Yani evet AI ama kendinden bir şeyler katmaması için bayağı zorladık. :) şimdi 15 sene önce guitar pro çıktısı uyduruk seslerle dinlediğimiz şarkılar, sonunda dinlemesi keyif veren bir hale döndü.
0
🌸hamsiii
(02.07.26)
ilk 3 şarkıyı dinledim, baya kafa yormuşsunuz zamanında belli :) emeğinize, aklınıza sağlık.

ritm gitarları mesela belki en azından çalarak kaydedebilirdiniz -ton çekinceniz varsa çok iyi plug-in'ler var amfisiz dertsiz tasasız hallederdiniz-

yani tamam guitar pro değil ama, en nihayetinde çok gelişmiş bir guitar pro yine sonucunda :)) -mastering ayarlarıyla ne kadar oynama şansı veriyor suno bilmiyorum ama, kayıt dinamikleri abartılı bir "loudness war" mantığında; bütün frekanslar max compressor max, metal müzikte de bunu hakkıyla yapabilmek uğraş istiyor.

genel olarak çok beğendim ama. besteler, kompozisyonlar, sololar falan baya düşünülüp taşınılmış. (bir tek davullar çok yapay geliyor o da suno ai'nin bok yemesi sanırım)
0
makbur
(03.07.26)
@makbur
tamamen katılıyorum Suno'nun bok yemesi kısmına, davulları ne kadar orijinal yazdıysak, o kadar bozma eğiliminde. mesela gitarlar ve sololar vs. çok aynı çalabiliyor ama davula illa ki bir şeyler katmak istiyor. Yine de en bizimkine yakınını düzenledim ben de.

çalsaydık kısmı da doğru ama çok ekstra vakit gerekiyordu ve ayrı şehirlerde bunu yap birbirine yolla, check et vs durumu olduğu için uğraşmadık diyelim.

beğendiğinize çok sevindim, gerçekten o dönemki tüm hayatımız müzikti ve oturup her gün bir şeyler yazmaya çalışıyorduk ve bu bestelerin gerçekleşmesi bizim için çok önemliydi :)
+1
🌸hamsiii
(03.07.26)
(12)

Yurtdışı alışverişi engelinin amacı ne

tadartatmaztadantatar
Malumunuz yurtdışından kargoyla gönderilen herşey (kitap hariç) gümrüğe takılıyor. Böyle olunca çoğu kişi yurtdışından ürün almıyor. Yerel işadamları o ürünleri Türkiye pazarına getirmiyor, hatta çoğu ürünün varlığından bile haberleri yok. Yedek parça zaten hiç getirmezler. Buradaki amaç ne? Vergi a
Malumunuz yurtdışından kargoyla gönderilen herşey (kitap hariç) gümrüğe takılıyor. Böyle olunca çoğu kişi yurtdışından ürün almıyor. Yerel işadamları o ürünleri Türkiye pazarına getirmiyor, hatta çoğu ürünün varlığından bile haberleri yok. Yedek parça zaten hiç getirmezler. Buradaki amaç ne? Vergi alacaksa devlet doğrudan alsın, bir ürün parası da devlete verelim sorun değil. Amaç paranın yurtdışına çıkmaması mı? Yoksa sadece Ticaret Odasının isteği mi?

eksisozluk.com
0
tadartatmaztadantatar
(29.06.26)
yurtdışından alışveriş yapmak, ürün getirtmek yasak değil ki, yurtdışından "gümrüksüz, kayıtsız kuyutsuz" alışveriş yapmak yasak. sen bir ürün parası da devlete vereyim dersen pekala sipariş verebilirsin. gümrüğe takılan ürünü toplayıp yakmıyorlar. adrese tebligat geliyor ürününüz var diye. gidiyorsun, o bir ürün parası ve hatta daha fazlasını devlete ödeyip ürününü alıyorsun. bu şekilde almaya razıysan herhangi bir yasak yok.

yurt dışından ürün getirmenin resmi şekline "ithalat" deniyor. gümrüğüydü, vergisiydi, bir sürü prosedürü ve bunun için yapılması gereken ödemeler var. bu ürünü getirip satacak olan adam şirket kurup resmi yollardan getirdiği için, beleşe getirenlerden rahatsız oldu, "ben o kadar şirket kuruyorum, masraf yapıyorum, yasal yolla getiriyorum, bunlar çıkıp kendi başlarına beleşe getiriyorlar" dedi, yasaklanmasını istedi, devlet de beleşe getirtmeyi yasakladı. ya o adamın getirdiğini alacaksın (ki bütün masrafını ekleyip 3-4 katı fiyata satıyor olacak), ya da kendin getirip o parayı devlete kendin verecek, bir ton da uğraşacaksın.
+2
kibritsuyu
(29.06.26)
bizim yurtdışı siparişle 1e aldığımız ürünü trde 3e satabilsinler diye.
her şeyi getirmiyolar evet.

yurt dışından bedelsiz hediye bile gelemiyor sana.
+4
jelly bear
(29.06.26)
yalnız orada olay tam olarak vergisi de değil bence. Eskiden %20 kdv'sini verip getirebiliyorduk. Sonra üstüne gümrük ücreti çıktı. Ben bunlara okeydim hatta kibritsuyu'nun dediği gibi %100 daha vermemiz gerekse bile bazı şeyler lazımsa getirtebiliriz. Fakat olay onunla kalmıyor ürüne göre çeşitli belgeler, mali müşavir vs. istiyorlarmış şimdi. Dümdüz ptt'ye x lira verme zamanları bitti.
+2
nhk ni youkosu
(29.06.26)
@kibritsuyu
Yasak değil elbette ama gümrükle uğraşmak zorunda kalmak ve fahiş ücretler ödemek yasaktan daha beter. Eskiden lise öğrencileri bile aliexpressten sürüyle ıvır zıvır getirtiyordu. Kayıtsız demişsiniz ama kayda değer birşey de yoktu. İncik boncuk türevi ilginç şeylerdi hepsi.

Ben de diyorum ki devlet bunun vergisini direk alsın. Her türlü teknik altyapıya sahipler. Bir site kurmaya bakar. Falanca siteden falanca ürünü aldım. İşte devletin sitesine ürün faturası/sipariş numarası yüklüyorum. Onun üzerinden direk vergiyi(tercihen 1:1 oranı geçmeyecek) ödüyorum. Gümrükle uğraşmıyorum. Müşavirle uğraşmıyorum. Çünkü ticaret yapmıyorum.

Sonuçta ithalat yapan yüz bin işadamı varsa en az on milyon vatandaş da bu işlere meraklı. Şimdiki sisteme göre devlet daha çok vergi alır ve vatandaş çok daha az para öder. Çünkü anladığım kadarıyla kimse gümrükle uğraşıp bir parça ürüne dünyanın parasını vergi vermek istemiyor ve genel olarak halk yurtdışından ürün almayı bıraktı.

Bence büyük sorun ama çözebilen olur mu bilmem.
0
🌸tadartatmaztadantatar
(29.06.26)
Bir şeyi gereksiz zorlaştırmak da bir nevî yasaklamak aslında.

8-10 yıl önce kedilerimin tuvaletine varana kadar yurtdışından getirtmiştim. Kur farkına ve kargo vb ücretlere rağmen yarı fiyatına geliyordu çünkü.

Şimdi o kadar çok prosedür, o kadar çok ayrıntı var ki bedavaya vericez deseler bile istemem.
+5
anaphylacticshock
(29.06.26)
Hayatin fazla iyilesmesin ve ithal urunlerle doviz talep etme diye.
+3
osssy
(29.06.26)
Gelişmiş ülkelerde gümrük sorun olmuyor. Mesela yakın zamana kadar Abd'de 800$ altı alışverişe vergi yoktu.

Al vatandaşım, dünyada ne canın çekerse al diyor.

Bizim gibi gelişmemişlerde akılları çıkıyor yurtdışına kaçacak para diye.
Vazgeçmeyecekler için de, üzerinden vergiyle prim yapıyorlar
+2
gadlemler
(29.06.26)
çevresindeki ithalatçı grup hiç bir şey üretmeden 1e alıp 5e hatta 10a satmak istediği için sen getirme isteniyor. onlar getirsin havadan para kazansınlar sende rahat rahat kazıklan böylece. tabi sonuçta ne oluyor bir çok ürün gelmiyor. gençler yada arge yapacak kişiler engelleniyor. sanayi sektöründe ticaret bile engelleniyor bizim gibi yurt dışında başka şirket açmak zorunda kalıyorsun.
+1
gercekdunya
(30.06.26)
çinden konteynır mal toplayıp getiren cemaatçiler para kazansın diye.
+1
kveldulv
(30.06.26)
Bazı eşyaları gümrükle bile getiremezsin. Bakanlık onayı derler. Özellikle gıda konusunda. Belge üstüne belge isterler ya da direkt red cevabı gelir.

Gümrük acentesiyle çalışma maliyeti gümrük vergilerinden daha da yüksek olur eğer bireysel bir şey ise. Şirket olarak ithalat yaparsan önemli bir tutar değil elbette. 10 milyon doların içinde 50-100 bin.

Bir organizasyon yapılsa, istekleri toplu halde ithal edip millileştirdikten sonra dağıtsa. O zaman da kar koymak ister. Zaten bunu yapanlar ülkenin esnafı. Kar koymasa bakanlık haksız rekabet der, yasaklar. Bu strip club vari ülkede yaşıyorsan, mecbur kucak dansını alacaksın istesen de istemesen de.
0
gabe h coud
(30.06.26)
Sonra ağlıyorsunuz Cari açık tavan yaptı diye. Devletler özellikle cine karşı önlem almak zorunda. Bu da onun bir parçası
-1
Sattva
(01.07.26)
@Sattva Tamam Çine karşı olsun. Amazon, ebay çinli değil ki? Maalesef cari açık hep vardı, hep olacak.
0
🌸tadartatmaztadantatar
(01.07.26)
(3)

afyonda nerden sucuk ve kaymak alınır?

dedim ben sana
yerel üretici ve fahiş fiyatlı olmazsa sevinirim. alıp memnun kaldığınız varsa tavsiyelerinize talibim. teşekkürler.
yerel üretici ve fahiş fiyatlı olmazsa sevinirim. alıp memnun kaldığınız varsa tavsiyelerinize talibim. teşekkürler.
0
dedim ben sana
(23.06.26)
babamlar son 3-5 yıldır bunlardan sucuk alıyor:
mervesucuklari.com.tr

Onun dışında İtimat Sucukları bilinen sevilen markadır ama bunlar 2-3 kardeş bölündü galiba bi şube farklı diğer şube farklı, tatları da zaman zaman değişiyordu. Şu an nasıl bilmiyorum o yüzden. Yine de üzmez sanırım.
0
nhk ni youkosu
(23.06.26)
Afyon'da oranın insanı Uzun Çarşı der de, sanırım haritalarda Millet caddesi yazar. Araç trafiğine kapalı bir yoldur. O yola girişte sol tarafta Altınay Lokum vardır. Lokumu oradan, Tam karşısında Ahmet İpek ya da onun biraz üstünde İtimat sucukları vardır. Sucuğu onlardan alacaksın. O yolu takip edip göbeği biraz geçince Belediye Çarşısı vardır. Çarşı girişe yüzünü dönünce genelde sol tarafta bir ya da iki köylü, kaldırıma çömmüş kaymak satar. Kaymağı da onlardan alacaksın.
Afyonlular öyle yapar. Diğerleri sosyal medya şişirmesidir.
0
Mirket
(23.06.26)
afyondan alışveriş yapacaksınız madem patatesli ekmeklerinden de alın. kocaman ve mükemmel lezzetli bir şey.
0
ruhlardan esinlenen karga
(24.06.26)
(6)

Schengen visa sorunu

baldur2
10-14 arasi almanya'da olmak icin cok mu gec kaldim? Bulgaristan veya yunanistan'dan alsam?
10-14 arasi almanya'da olmak icin cok mu gec kaldim? Bulgaristan veya yunanistan'dan alsam?
0
baldur2
(22.06.26)
10-14 temmuz almanya için randevu bulmanız zor. Seyahate minimum 15 gün kala işlem yapıyorlar çoğunlukla. Şu an randevu var mı yunanistan veya bulgaristan için?
+1
kablelvuku
(22.06.26)
almanya randevuyu 9 ayda falan atıyor zaten :d
sadece kuzey ülkelerine randevu bulursun en yakın. ama onlarda işlem süresi uzayabilir. danimarkada 2 aydı en son.
+1
jelly bear
(22.06.26)
Almanya'ya 1 senede alabilirsen o bile iyi.
+1
runaway
(22.06.26)
paran ve kanalin varsa 10 günde gidersin
-4
buenosdias
(22.06.26)
bunlar 9 ay sonraya randevu verip bi de kısa vize veriyor bi de üstüne uçak bileti otel vs. istiyor he mi? vay anasını ya.

cevap: gidemiyormuşsun ben de şimdi öğrendim, Türkiye'den schengen başvurularına uzağım.
0
nhk ni youkosu
(22.06.26)
@nhk

aynen oyle absurd otesi bir durum. vizeye basvurmak icin 9 ay beklemek nasil bir uygulamadir akil alir gibi degil. daha cikip cikmayacagi belli bile degil 9 ay bekledikten sonra.
0
🌸baldur2
(22.06.26)
(8)

İngiltere'de nerede yaşanır? Sayın Lordlara:

yeahbutso
Home office çalışılacak bir iş, çocuklar öncelikli.2500 gbp 4 oda bir eve kira verilebilecek max. Londra 1 saat mesafede neresi olabilir? Londra dışındaBana cambridge ideal geliyor ama Dartford ve brighton tavsiye edenler var. Tamamen british yerler ürkütüyor ama Türk Asya lı da belli bir oranın üst
Home office çalışılacak bir iş, çocuklar öncelikli.
2500 gbp 4 oda bir eve kira verilebilecek max. Londra 1 saat mesafede neresi olabilir? Londra dışında
Bana cambridge ideal geliyor ama Dartford ve brighton tavsiye edenler var. Tamamen british yerler ürkütüyor ama Türk Asya lı da belli bir oranın üstünde olmalı.
0
yeahbutso
(17.06.26)
Brighton and Hove ama Hove kısmında.
0
Amaranta ursula
(17.06.26)
Home office demissiniz...
Iskocya veya kuzey irlanda olmaz mi?

Londra icin konusamam ama Bristol, Bath civari da olabilir. Trenle 1,5-2 saat londra.
0
parcxerox
(17.06.26)
Ben yaşamıyorum ama bir arkadaşım Sutton’da. Londra merkeze trenle 45 dakika ve gayet temiz, sakin, güvenli göründü bizim birçok ziyaretimizde.
0
orient blue
(17.06.26)
o fiyata 4 odalı ev bulunabilir mi, piyasa nedir emin değilim ama reading bir seçenek olabilir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(17.06.26)
Surrey tarafına bakın muhakkak
0
mirty
(17.06.26)
Cambridge'de dükkan açmaya çalışıp tutunamayıp Brighton'a gelen tanıdığım biri oldu. Daha "İngiliz" bir yer olarak bahsediyorlar, henüz gidip görmedim.

3 yıldır Brightondayız biz. Eşim geçen aya kadar her gün Londra'ya gidip geliyordu. (trenle 1 saat veya gittiğin yere göre 1.5 saat) Buranın sahil kasabası havasını ve 15dk yürüyerek her işini görebilme olayını seviyoruz. Ama baya merkezi bir yerdeyiz, 4 oda ev bulmak falan imkansız sanırım. Şehir dışına çıkarsan da Brightonda olmanın anlamı kalır mı emin değilim.

Aile olanlar Hove'da oturuyor ve güzel evler var, ama Londra kiralarıyla aynı buralar. O açıdan eğer sahil ve relax kafa özel olarak cezbetmiyorsa* güney batı Londra'daki yerler daha iyi olablir. (*mesela Brighton lgbt'lerin en rahat yaşadığı, ateist oranı yüksek bir yer. Ben bilerek bu 'özgür' yere gelmek istemiştim.)

Aile olanlar Richmond ve Twickenham gibi yerleri çok methediyor. Okul ve hastane işine bir bakmanız lazım bence. Benim işim düşmedi ama çocuğum olsa veya planlasak ilk bakacağım şey bunlar olacak.

Bol şans
+1
nhk ni youkosu
(17.06.26)
dartford'da bir arkadasim yasiyor, tatli bi yer ama baya köy.

4 odali olup 2500un altindaki yerler icin milton keynes, luton'a bakilabilir.
+1
fakyoras
(18.06.26)
chelmsford'da bir arkadaşım var. ben de toplamda 20 gün kalmışımdır, hem sevimli küçük bir yer hem de Londra merkeze trenle sadece 35 dk.
0
co2s2
(19.06.26)
(3)

taksimetre açılış ücreti

kibritsuyu
normal sarı taksilerden bahsediyorum.taksimetre 65 liradan açılıyor. ondan sonra kilometrede 40 lira yazacak şekilde azar azar artıyor. indi bindi ücreti ise 200 lira.şimdi ben şunu anlamadım. eskiden indi bindi diye bir ücret yoktu. taksimetre açılış ücreti vardı. insen de binsen de o açılış ücreti
normal sarı taksilerden bahsediyorum.

taksimetre 65 liradan açılıyor. ondan sonra kilometrede 40 lira yazacak şekilde azar azar artıyor. indi bindi ücreti ise 200 lira.

şimdi ben şunu anlamadım. eskiden indi bindi diye bir ücret yoktu. taksimetre açılış ücreti vardı. insen de binsen de o açılış ücretinden başlardı. iki adım da gitsen o açılış ücretini öderdin. açılış ücreti zaten indi bindi yaparsan adamcağız mağdur olmasın diye vardı.

şimdi taksicilerimiz üzülmesin diye indi bindi ücreti diye bir şey çıkardılar. kısa mesafe de gitsen, taksimetre daha az da yazsa en az 200 lira ödüyorsun.

peki o zaman açılış ücretinin ne anlamı kaldı? niye yüksekten açılıyor lan? zaten kısa da gitsem 200 ödeyeceğim. açılış ücretinin ne işlevi kaldı ki? kilometresi 40 liraysa sıfırdan başlat, kilometrede 40 40 yaz. niye bana 200'ü daha çabuk doldurtup geçirtiyorsun?

açılış ücretini beğenme indi bindi koy. indi bindi sınırı çabuk dolsun diye üçte birini anında dolduracak kadar bir de açılış ücreti koy, istersen gel bi de .tüme koy anasını satayım.

açılış varsa indi bindi niye, indi bindi varsa açılış niye? benim yanlış yorumladığım ne var?
+3
kibritsuyu
(15.06.26)
taksi meselesi taksicileri memnun etme üzerine kurulu. yolcuları değil. bunu fark edince sorun ortadan kalkıyor. devlet halkı düşünseydi sarı taksi terörü diye bi şey olmazdı.
+6
jelly bear
(15.06.26)
Açılış ücretinin işlevi mesafeye bakılmaksızın inip bindiğin o süreyi falan kapsaması. 200 lira eşiğini boş ver. Mesela 10 km yol gittin. 400 TL ediyor sadece mesafe. Üstüne de 65 diğer sabit giderler olarak geliyor, 465 ödüyorsun. 20 km gidersen de 800 + 65 ödüyorsun. Sonuç olarak gittiğin mesafe değişse de inip binerken ya da müşteri beklerken harcanan o süre değişmiyor ve bu gider sabit gider olarak alınıyor.
+1
himmet dayi
(15.06.26)
haklısın bu durumda 200'den açılıp ilk 5km hiç artmaması lazım, sonra yükselmesi lazım.

veya 65'den açılacak ve sonra neyse o, 130 lira tutarsa 130 vericem 200 değil.
+2
nhk ni youkosu
(15.06.26)
(5)

600k araç

deranzo1
bu miktara otomatik bir araç bulabilir miyiz? kısa süre ayağı yerden kesecek seviyede olsa yeter. bir süre sonra elden çıkaracağım yani satış piyasası da canlı olursa iyi olur
bu miktara otomatik bir araç bulabilir miyiz? kısa süre ayağı yerden kesecek seviyede olsa yeter. bir süre sonra elden çıkaracağım yani satış piyasası da canlı olursa iyi olur
0
deranzo1
(13.06.26)
Peugeot çok bulursun ama tavsiye edilmiyor. Opel Corsa 1.2 Twinport çok var.
-4
arbre
(13.06.26)
Accent Era. Parçası/tamiri ucuz, kolay satılır.
+1
tingen
(13.06.26)
belki daha iyi şeyler de vardır (varsa onları al), ama benim en ucuz otomatik diye bildiğim araba şu: Citroen C1 / Toyota Aygo / Peugeot 107 (hepsi aynı araba, Toyota motoru ile üretildi).
0
nhk ni youkosu
(13.06.26)
Hyundai grubuna bak ama c1, smart vs. Kullandığı 3 silindir 1.0 motor alma. Sorunlu piston kıran bir motor. Büyük sıkıntı. Bazı yarislerde de var.
0
jackyr
(15.06.26)
www.linkedin.com

Bi bakın isterseniz. Rakam bütçenizin üzerinde fakat son rakam üzerinden konuşursanız bir orta yol bulabilirsiniz. Onun dışında yeni araç aldığım için biraz piyasa bilgim güncel. O rakamlara çok bir alternatif bulunmuyor fakat ben tesadüfen 600K 2007 1.6 Golf Comfortline otomatik denk getirmiştim.
Yine Megane 3 de o rakamlara yakın denk getirmiştim bir bakın isterseniz bu seçeneklere
0
kablelvuku
(15.06.26)
(2)

yatak seçme?

inheritance
15 yıldır kullandığım yatağı değiştirmek istiyorum. baktığım her markada şikayet var. yatsan'a baktım, öven de var söven de. işbir yatak da aynı şekilde. yataş'ı ise öven yok söven çok. memnun olanlardan çok şikayeti olan yazıyor biliyorum ama okudukça almaktan vazgeçesim geliyor. mağazada 5 dk dene
15 yıldır kullandığım yatağı değiştirmek istiyorum.

baktığım her markada şikayet var.
yatsan'a baktım, öven de var söven de. işbir yatak da aynı şekilde. yataş'ı ise öven yok söven çok. memnun olanlardan çok şikayeti olan yazıyor biliyorum ama okudukça almaktan vazgeçesim geliyor. mağazada 5 dk deneyip nasıl rahatmış diyebiliyorsunuz?

omurga sorunlarım var, ortopedik olması önemli. yatak, baza, başlık beraber alacağım. ne kullanıyorsunuz? memnun musunuz?
0
inheritance
(12.06.26)
15 yıldır o yataktan memnunsanız ve eskidi diye değiştiriyorsanız o yatak hala üretiliyorsa ondan alın geçin.
0
denizgonen
(13.06.26)
çoğu marka bilmemkaç gün (2-3 ay) kullan beğenmezsen iade et/değiştir diyordu ama pratikte neler soruyorlar kolayca değiştiriyorlar mı bilmiyorum.

Biz Yataş cool and wool mu ne bi modeli beğenip almıştık memnunuz. (bunlar çok kişisel şeyler, kimi içine gömüleceği yatağı seviyor kimi sert seviyor.)
0
nhk ni youkosu
(13.06.26)
(8)

Hesaba giren aylık 3000 usd sorun çıkarır mı?

runaway
Masak falan peşime takılır mı?
Masak falan peşime takılır mı?
0
runaway
(11.06.26)
Evet. Sorun olur.
+1
gabe h coud
(11.06.26)
bi şey olmaz
-1
jelly bear
(11.06.26)
her ay giriyorsa bi noktada fark edip vergisinin peşine düşebilirler evet.
0
nhk ni youkosu
(11.06.26)
Dyzenliyse olur
0
kisa
(11.06.26)
Masak için ufak, vergi dairesi için büyük bir tutar.

Vergisini sorarlar.
0
kibritsuyu
(12.06.26)
Zennetmiyorum, insanlar 1 mişyona kadar eticaret yapıyor
0
gadlemler
(12.06.26)
paranın kaynağını belgeleyebildiğiniz ve varsa o para ile ilgili vergi/harç vs. varsa ödediğiniz sürece problem olmaz. isterseniz her ay milyon milyon usd girsin.

ha ama açıklayamazsanız problem olur. burada takılmanız gereken yer masak değil, vergi dairesi.

her ay düzenli gelen bir para, kanunen ticari kazanç veya serbest meslek kazancı olarak değerlendirilir.

Maliye, geriye dönük 5 yıllık banka hareketlerini inceleme yetkisine sahiptir. Eğer bu 3.000 USD bir hizmet veya ürün satışı karşılığında geliyorsa ve ortada fatura yoksa, ileride vergi cezası ve faiziyle karşılaşabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
yurt dışından gelen maaş ise sorun olmaz.

türkiye'den birisi gönderiyora üzerine de tapu falan varsa kira geliri m diye yine sorarlar yine sorarlar. bugun sormasalar da sektörel araştırma olur orada yine sorarlar.

En sorulmayacak bir şirkette çalışan iseniz savunmanız daha kolay olur.
0
liberal
(12.06.26)
(4)

Tarabya mahallesi hakkında

walterwolf
Selamlar arkadaşlarİstanbul tarabya mahallesi nasıldır ikamet açısından?Özellikle kemal Atatürk lisesi civarlarında yaşanır mı?Demografik yapı nasıldır?Genelde gecekondu gibi evler var ama bilemedim.
Selamlar arkadaşlar

İstanbul tarabya mahallesi nasıldır ikamet açısından?
Özellikle kemal Atatürk lisesi civarlarında yaşanır mı?
Demografik yapı nasıldır?
Genelde gecekondu gibi evler var ama bilemedim.
0
walterwolf
(08.06.26)
Tarabya güzel ama bahsettiğin yerde gecekondu tarzı yapılar var evet. Mesela biraz gerisinde Sanatçılar Sitesi var, 3 yıl falan orada yaşadık gayet nezih güzel yerdi AMA binalar 1990 civarı yapılmış diye biliyorum ve test edildiler mi sağlam mı bilmiyorum. Ben olsam buna bakardım. (zemin olarak iyi olmalı ama)

Karşı caddeden içeri girince Ferahevler Mh. var. Oralar daha "mahalle" ama o gecekondulardan daha iyi olabilirler.
0
nhk ni youkosu
(08.06.26)
Bina tipi önemli değilde içinde yaşayanlar daha önemli. Gecekondu tipleri mi yaşıyor yoksa daha nezih kesim mi?
-1
🌸walterwolf
(08.06.26)
kemal atatürk lisesi dediğiniz istek kolejlerinin lisesi mi? o bölgeler gayet iyidir. nezih insanlar vardır.
0
co2s2
(09.06.26)
yaşanmaz, aşırı gürültülü, haftasonu sahilde 100 bin kişi var. sokakları kabus gibi daracık, araba koyacak yer yok. aşırı rüzgarlı ve suç oranları ciddi şekilde artan bir yer.
0
xu
(09.06.26)
(15)

Paris'i abartılmış bulmak ve önyargılar. (ve Louvre Müzesi)

put it in your appropriate place
İmkanlarım sayesinde iyi gezdiğimi düşünüyorum ve böyle giderse baya da gezmiş olacağım.Neyse o kadar geziye rağmen henüz Paris'e gitmedim. Anlamsızca Paris'e ön yargım var. Öyle merak da etmiyorum açıkçası. Yine de hazır imkanım varken belki Eylül ayında gidebilirim. Gideyim de aradan çıksın diye.B
İmkanlarım sayesinde iyi gezdiğimi düşünüyorum ve böyle giderse baya da gezmiş olacağım.

Neyse o kadar geziye rağmen henüz Paris'e gitmedim. Anlamsızca Paris'e ön yargım var. Öyle merak da etmiyorum açıkçası. Yine de hazır imkanım varken belki Eylül ayında gidebilirim. Gideyim de aradan çıksın diye.

Birde millet Louvre Müzesine ölüyor bitiyor. Benim hiç ilgimi çekmiyor. Bir arkadaşım diyor Paris'e git ve illa Louvre müzesine de ziyaret et. Dedim ilgimi çekmiyor ya, gitmem. Adam öfkelendi lan. Ne demek gitmem. Hayır ilgimi çekmiyor, meraklısı değilim kral. asdhjksahdk

Yani Mona Lisa, iyi güzel hoş. Tamam başyapıt ama gideceğim şimdi Mona Lisa ve diğer resimlere bakacağım, diyeceğim oo güzel yapmış. Öyle devam edeceğim. Hiçbir şey anlamadan bakmış olacağım.

Kendimi geliştirmiş biriyim ama resim konusunda düz adamım. Karikatür karakteri (bkz: Düz Adam Sami)'den farkım yok resimde. Dolasıyla Louvre Müzesi ve diğer sanat müzelerine gitmek pek anlamlı olmuyor benim için.

Bir arkadaşım gitmişti birkaç sene önce. Çok pis diyordu. Hafif hayal kırıklığına uğramıştı.

Çevrenizde var mı Paris'e gitmeyip ön yargılı olan veya gidip ne biçim şehir lan burası diyen?
0
put it in your appropriate place
(07.06.26)
paris sanat sepet sevmiyorsan seveceğin bi şehir değil.
binaları sokakları güzel. bazı metroları ve sokakları pis cidden.
ama avrupada çoğu yer böyle ki zaten. müze, bina, saray, güzel sokaklar falan.
e bunları sevmiyosan parisi de sevmezsin.
disneyland güzel ilgin varsa.
ben gittim ama müzeler ilgimi çekmiyor. aklımda müzelerle ilgili ne kaldı dersen sıfır. resim-heykel-tarihe pek ilgim yok.
müzik-tiyatro severim daha çok.
ama ortam, güzel binalar, sokaklar parklar vs görmek istiyosan gidebilirsin. ha bi de eyfel.
0
jelly bear
(07.06.26)
ben. paris ve fransa asla ilgimi cekmiyor.

cok fazla zengin turist ülkesi ve sehri. fransiz mutfagi da bok gibi bence. sacma sapan seyler. baget dümdüz ekmek nedir allasen...

fransizca duymayi da görmeyi de sevmiyorum. fransiz sinemasi da cogu zaman cok sapikca geliyor. fransiz ressamlar da benim tarzim degil.

fransa'da strasburg'da gittim hic begenmedim. cannes bildigin konyaalti sahili gibi bir sey var. nedir bu tatava yani..
louvre ve bir tane daha büyük müze var orada. koleksiyon olarak iyidirler diye düsünüyorum.

baya biased büyük ihtimalle ama fransa sevmiyorum. atatürk'e de kemal diyip duruyorlar. bi düstur cekin siz önce dlfkjg
-2
Purple life
(07.06.26)
Görev gibi seyahat etmek benim aklımın almadığı bir şey. Aradan çıksın nedir, marketten yoğurt alır gibi. Hitap etmiyorsa gitme, yapma.
+5
sekizdokuzon
(07.06.26)
@sekizdokuzon, doğru diyorsunuz. Merak ettiğim başka şehirler var. Bir tanesine direkt uçuş yok.
-1
🌸put it in your appropriate place
(07.06.26)
Paris eyidir hojtur ama benena.

Paris turist olarak güzel eyvallah ama sana katılıyorum aman aman bir albenisi bende de yok.

Kendini kasmadan gideyim notre dame göreyim louvre göreyim şanzelizede bi turlayıp geleyim dersen tamam.

Ama anlam yüklenecek vizyon katacak rüya yaşatacak vs saçmalıkları barındıran bir yer değil.
Heryer çöp pislik+1
-1
basond
(07.06.26)
ben de özellikle avrupayı epey bir gezdim. Fransa'nın güneyine filan da gittim ama hiç Paris merakım yok. bir de hep nasılsa bir gün iş güç vs bi sebepten yolum düşer diye hiç öncelik vermedim, yaş 40 oldu yolum da düşmedi yani:) Eyfel falan hiç ilgimi çekmiyor. Louvre yine de görmek isterim tabi ama maksat müzeyse adres Londra olmalı.
0
awlmi
(07.06.26)
Bunun sendromu var: tr.wikipedia.org

Ben 10 küsur yıl önce gitmiştim.(10 yıl önceye göre şimdi sokaklar daha pis ve tehlikelidir tahminen.) Görülmesi gereken bir yer derim ama ilk 5 şehrime girmeyebilir. Mesela ben Edinburgh'tan çok daha fazla etkilendim. Londra'yı da daha üste yazarım.

Louvre güzel ama ben Orsay müzesini daha çok sevmiştim, daha bildiğim sevdiğim resimlerin orijinallerini görmüştüm mesela.

gitmek istemiyorsan gitme yav. İlla tik atıcam diyorsan da birkaç gün git oradan ya yukarı Belçika Hollandaya geç, ya da Cannes Nice vs. güneyde takılıp İtalyaya geç fıstık gibi İtalyayı dolaşırsın.
+1
nhk ni youkosu
(07.06.26)
Ben paris'e iki kere gittim. Fransa'da yaşayan biri olarak hiçbir güç beni orada yasatamaz amma lakin turist olarak (Fransızca konuşan biri olarak) ben severim. Tabi yemeğini yemeği, kültürel şeyleri falan. Kişi bunlardan hoşlanmıyorsa olmayabilir (bu arada louvre gitmedim.)
Biraz ne istendiğine bağlı. Bence görülmesi gereken bir yer ama Fransa'da görülmesi gereken çok yer var.
Açıkçasi kutsal kitapta yazıyor gibi tatil yeri yapmamak lazım:) nereyi istiyorsaniz oraya gidin. misal millet barcelona çok seviyor ama beni de hiç etkilememis yerlerden biriydi. Kişiye bağlı yani. Zorla tatil yapmaya gerek yok.
Bu arada Türkiye'de tabiki Fransa/Paris önyargısı var.
Biraz gidip eksi'de new york, londra, los angeles vs her yeri okuyun. Bir sürü sevmeyen çıkacak. Yani her yeri sevmeyen kişi var. Fransa'ya karşı ekstra olabilir bilmiyorum (misal Fransa Irak savaşına katılmadığı ve onaylamadığı için Amerikalılar ekstra sevmezlerdi bir dönem). Dediğim gibi redditte okursanız çok seven de var, o yüzden fikrinizi bence kendiniz verin, kimin ne dediğine çok bakmayın.
+2
logisticsmanager
(08.06.26)
dunyanin en onemli sehirlerinden, hatta xiv louis zamanindan napoleon'a kadar dunyanin en onemli sehri olmus bir yerden bahsediyoruz. dolayisiyla ben herkesin bir kere gitmesi gerektigini dusunuyorum. tayland degil ki bu istemiyorsan gitme diyelim.

istanbul, roma, paris, londra, amsterdam, new york, tokyo, petersburg, pekin. bu sehirlere herkes gitmeli.

louvre'da sadece tablo yok. 10 bin yillik heykel falan da var orada. cok zengin bir koleksiyon. paris'i ben de cok sevmemistim. cografi olarak bir esprisi yok. tekrar gitmek icin bir istek yok icimde. ama onemli bir yer ve gitmeden rahat edemezdim.
+1
antikadimag
(08.06.26)
Zevkler,renkler...
Hoşuna gitmiyorsa,aramıyorsan boşver.
+1
denizciman
(08.06.26)
pariste 1 sene kadar yaşadım. yaşamak için zor bir şehir. müze ve şehir yapısı olarak güzel. evet abartılıyor olabilir ama dünyada paris gibi bozulmamış kaç şehir var? 2. dünya savaşında bile zarar verilmemiş bir şehir. başkent anlamında bakarsan dünyanın en tarihi ve en sanatsal şehri olabilir. ayrıca 1 haftada falan gezemezsin tamamanı bitirmek çok zor. turistik yerleri 1 hafta olabilir ancak detaylı gezmek zaman alır.
ayrıca arkadaşlar parisi boklayana kadar ne gördünüz allahını severseniz ya.
0
mikahakkinen
(08.06.26)
Ben de geçen yıl ön yargılı gittim. Fakat gayet güzel bir şehir. Mutlu ayrıldım.
0
adivar
(08.06.26)
Istanbulda yasamiyorum ama istanbul paristen güzeldir. Bogaz var bi kere.
-1
Purple life
(08.06.26)
Pesin not: Fransa'da yasiyorum. Bu yasadiginiz sadece Paris icin degil hemen hemen pek cok Avrupa sehiri icin gecerli. Yani bir sehri turist gozusyle geziyorsaniz o sehrin size sunduklarini tam olarak anlayamiyorsunuz. Yani asil Paris Louvre, Luksemburg Parki, Notre Dame, Eiffel falan degil. Bu Istanbul'a gelip Ayasofya, Sultanahmet, Topkapi Sarayi'ni gezmek gibi bir sey. Istanbul biraz Yeni Raki reklamlarindaki gibi aslinda. Gezdiginiz sehirlerden zevk almak istiyorsaniz o ruhu yakalamaniz lazim, bu da aslinda zor, anlatilabilir bir sey degil ama oradan birilerini taniyor olmak kolaylastiriyor (belki de bunsuz mumkun degil). Bundan 3, 4 sene once bir karikatur gormustum, bir ulkeye/sehre tasinmis olmak demek x muzesi, y katedrali neyse yaninizda olmasina ragmen nasil olsa bir ara giderim diye hic ugramamis olmak demektir diyordu (bu minvalde bir seydi). Cunku o turist kafasindan cikinca gercek hayata karisiyorsunuz ve bir sehrin size gercekten (iyi, kotu) sunabileceklerini deneyimlemeye basliyorsunuz. Eger turist olarak bunu kirmak istiyorsaniz size tavsiyem farkli bir yere gitmeniz. Avrupa'da belki Reykjavik olabilir, hem de kisin. Bosverin, kardan hicbir yeri gezemeyin. Iste o zaman gercek Izlanda ruhunu yasamis olursunuz. Bati'da belki New York City olabilir. Kuba olabilir. Asya'nin cok buyuk bir kismidir zaten. Imkan varsa Cin'e veya Japonya'ya gidin. Bu arada sunun da etkisi var: Biz zaten yari Avrupaliyiz. Istanbul mesela diger Avrupa sehirlerinden cok da farkli degil. Dolayisiyla bildigimiz, gordugumuz seyler. Ben Avrupa'da yasadigim icin is harici Avrupa'da seyahat etmiyorum. Zaten her sehir birbirine benziyor. Hatta bunun da bir karikaturu var: Every European City diye: keenbeanstudio.myshopify.com

Objektif degerlendirmelere bakarsak yazan herkese katiliyorum. Mimari acidan korunmus, bakimli, fakat bazi yerler pis ve tekinsiz. Acikcasi tehlikeli bir sehir olarak goruyorum. Bazi bolgeler komple bizim eski Esenler Otogar'i gibi, tipler falan. Istanbul gibi kaotik buluyorum. Guzel restoranlar var fakat bu da eger cok zengin degilseniz ciddi bir ayirt edici ozellik degil.
+4
Sour
(08.06.26)
Paris benim de hiç ilgimi çekmiyor. İş seyahatinde aktarma yapmıştım birkaç saat geçirdim. Bir daha gidesim gelmedi. Tüm Fransa'ya karşı bir önyargım var aslında. Dünyada görülecek o kadar çok yer var ki bir tanesi eksik kalabilir bence.
0
peki madem
(08.06.26)
(19)

aracın trafikten men edilmesi

kibritsuyu
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil."şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.aracın ne kabahati va
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.

bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil.

"şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.

aracın ne kabahati var ki? alkollü yakalanan sürücüye ceza kes, ehliyetini de al, bunlar tamam. aracın kabahati ne? arabayı bıraksanız da başkası kullansa olmuyor mu?

hayatımda alkollü direksiyon başına geçmedim, park cezası dışında ceza yemişliğim de yok. başıma geldiği için değil, sırf merakımdan soruyorum.
-1
kibritsuyu
(04.06.26)
Ceza dediğimiz şey, suçlunun canını acıtmak değil mi?
Bilmiyordum öyle bir ceza olduğunu. Hoşuma gitti. Caydırıcılığı yüksek.
+2
Mirket
(05.06.26)
olay daha çok aracın alıkonulması olarak algılıyorum ben. yani sen desen ki bu aracı başkası kullanabilir, araca el koymuyoruz gelsin alsın diye... o ehliyetine el konan kişi o aracı yine kullanır. her gün çevirmeye girmiyor sonuçta, her gün ehliyet sorulmuyor. araç elindeyse kullanabilir.
+6
konetsu
(05.06.26)
çevirmeyi yapanlara da bağlı olarak, o sırada limitin altında çıkmayan kimse yoksa arabada birilerini çağırıp arabayı bağlatmadan devam edebiliyorsunuz yola. Polis çevirme noktasında beklemeni istemezse çekiciyi hemen çağırıyor
0
klassno
(05.06.26)
suçlunun canını acıtalım. yüksek para cezası keselim, suçluya ait ehliyete el koyup araç kullanma yetkisini elinden alalım.

soru da bu zaten, arabanın suçu ne? arabayı cezalandırdığın zaman hiç suçu olmayan, konuyla alakası bile olmayan, o arabayı kullanabilecek başka bir aile ferdini de cezalandırmış oluyorsun. alkollünün ehliyetini aldın zaten o kullanamaz. başkası niye kullanamasın?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Alkollüye arabasını verenin, kullandıranın da canı yanıyor böylece.
Babasının ya da şirketin arabasıyla aleme akan kişi, alkol almama konusunda daha büyük baskı hissetmez mi?
+3
Mirket
(05.06.26)
iyi de suçun şahsiliği diye bir şey var.

düşün mesela adam ailesiyle oturduğu evin bir odasında illegal madde üretiyor.

polis gelsin, adamı götürsün tamam, mahkeme tutuklasın, para cezası versin tamam. ama ailesini de sokağa atıp eve el koysa, "burada imal etti, evini kullandıranın da canı yansın" dese olur mu?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Yeterince izah edilmiş ama idrak etmemek için direniyorsun. Verdiğin örnek de alakasız.
+1
kullaniciadimvar
(05.06.26)
yeterince izah edilmemiş, verdiğim örnek de bire bir aynısı. ortada suç var, suçlu var, suçla alakası olmayan kişiler var ve içinde suç işlenmiş bir mekan var. daha nasıl alakalı olabilir?

idrak ediyorum ama ikna olmuyorum. demek ki ikna edebilmek için daha mantıklı argümanlara ihtiyacınız var.

varsa söyleyin, yoksa "anlatılmış ama anlamıyon" diye salak muamelesi yapmanın alemi yok.

hadi sizin güzel hatırınız için ruhsat sahibi başkası ise ona da ceza verelim, arabasını sarhoşa verdi diye.

hala ikna olmuyorum. ARABANIN, o içinde motor ve koltuklar olan tekerlekli teneke parçasının suçu ne?

"canını yakmak için malına el koymak", "baskı hissettirmek için alakasız kişileri de mağdur etmek" şeklinde bir cezanın mantığı nedir?

direksiyon başında telefonla konuşurken yakalanan adamın da telefonunu alalım. hatta herhangi bir trafik cezası yiyen adamın malına mülküne de çökelim, böylece bunun korkusuyla baskı hissetsin.

böyle ceza mı olur?
-1
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
doğru mesela evde o arabayı iki kişi kullanıyorsa fena bi durum. Ama devlet insanların ehliyetsiz de o arabayı kullanacağını öyle kanıksamış ki arabaya el koyuyor demek ki.

youtu.be
Burada anlatılan Almanlar gibi olmadıkça bu böyle devam eder. :D
+2
nhk ni youkosu
(05.06.26)
Merak ettim, biraz baktım, anladığım kadarıyla ikinci kez alkollü araç kullanırken yakalanmak ya da aracın sigortasız olması gibi durumlarda araca da ceza geliyor. İlk kez ceza yazıldığında araç trafikten men edilmiyor.

Bizim başımıza daha saçması geldi. Eşime alkollü araç kullanmaktan ceza yazıldı. (Limit altında olduğuna emindi, hastaneye gidip kan verdi, itiraz davası açtı, ceza iptal edildi. Bu da 3,5 ay sürdü ama o ayrı mesele.)

Yanında yabancı bir arkadaşımız vardı, onun ehliyetini kabul edip arabayı ona teslim ettiler. Ama itiraz davası sürerken arabanın muayene vakti geldi, ruhsat eşimin üstüne, eşimin ehliyeti alınmış, biz bu ceza gözüktüğü için araca muayene randevusu alamadık. Bu sefer ben çevirmeye girsem muayenesiz araç diye ceza yiyeceğim. Arabayı trafikten men etmeseler de bir saçmalık çıkarmayı beceriyorlar.
+2
kobuzchu kiz
(05.06.26)
belirli şartlarda oluyor zaten ama amaç caydırıcılık. akp nin belki de tek düzgün uygulaması. bana kalsa aracın anahtarla boydan boya çizilmesi, çamurla sıvanması, arka cama tehlikeli sürücü yazılması gibi şeyler bile yaparım. yokssa gçmen kaçakçılığında kullanılan araçlar, sahibinin haberi yoksa yüzlerce kilo uyuşturucu yakalanan araçlar bile trafikten men edilmiyor.
+1
ground
(05.06.26)
alkollü araç kullanan adamın malını 2 aylığına müsadere ediyor işte. ceza gibi ceza. daha ne yapsın!?
+3
babilfish
(05.06.26)
birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler.

aracın trafikten men edilmesi de aynı şekilde. araç sahibi aracıyla işlenen kabahatlerden sorumlu. aracının düzgün kullanılmasını tesis etmek durumunda. ufak tefek kabahatlerde sadece para cezası varken, bazı daha büyük kabahatlerde araç trafikten men edilerek araç sahibine "bilader buna neden izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" denilmiş oluyor. aracın trafikten men edilmesi için de, ehliyetsiz kullanmak, alkollü kullanmak ya da aracın suça falan karışması gerekiyor sanırım.

olayın ölçeğini küçültelim. sen bana arabanı verdin. ben de gittim olmadık bir yere park ettim, park cezası yazdılar. ceza plakaya yazılıyor, benim ehliyetime gelmiyor, sen ödemek zorunda kalıyorsun. "ben kullanmıyordum, co2s2 kullanıyordu" desen bile, devlet "bilader neden buna izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" demiş oluyor. işlediğim kabahatin ölçeğini büyütünce, devlet de sana daha ağır cezalar kesiyor, çok çok büyütünce de aracı trafikten men ediyor.
+3
co2s2
(05.06.26)
Fransa'da bu tarz haberlere bakarken karşıma çıkıyor; ehliyeti önceden kaptirmis zaten, ehliyet olmadan kullanıyor arabayı.
O sebepten mantıklı çünkü bu mallar hiç umursamadan devam edecek, altından arabasını da alıyorsun ki gene yollara düşemesin.
Bir kere alkollu yakalanır da ikincisi artık salaklik kategorisinde olur ve bu kişinin arabasi olmamali.
+3
logisticsmanager
(05.06.26)
"birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler."

ya işte tam olarak onu soruyorum zaten abi. biri benim telefonumu alıp yasadışı iş yaparsa BENİM başım belaya girer, TELEFONUMA bir şey olmaz. alırlarsa en fazla incelemek için alırlar, telefonsuz kalsın da aklı başına gelsin diye değil.

benim internetimden girip yasadışı iş yaparlarsa BENİ alır götürürler, İNTERNETİMİN başına bir şey gelmez, modemimi söküp el koymazlar internete bundan girilmiş diye.

arabanın sigortası yoksa, uygunsuz egzozu varsa, muayenesi yoksa, şasi numarası tutmuyorsa, ne bileyim arabayla ilgili bir sıkıntı varsa al götür parka çek arabayı. şoförü suç işledi diye altındaki arabayı niye alıyorsun?
+2
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Asıl saçma olan ehliyete el konulması. Çünkü ülkenin yarısı ehliyetsiz araç kullanıyor. Ehliyetinin olmaması, el konması veya iptal edilmesi araba kullanmasına engel değil.
Arabanın bağlanma olayı araba kullanmasını engellemenin tek yolu tabi tek arabası varsa. Araba başkasının ise o zaman sahibi böyle birine araba vermemeli. Verdiyse sonuçlarına katlanmalı.
Ayrıca drift cezası, abartı egzost, modifiye gibi cezalarda araç bağlama en etkili yöntem. Çünkü araba bunu yapan tipler için en değerli şey. Bu elinden alınarak cezalandırılması kadar doğal birşey yok. Bu bile yetersiz bana kalirsa trafikten men bir daha o aracı geri alamama olmalı.
Aynı durum taksi sahipleri için de geçerli. Şoför yolcuyu dolandırıyor, yolcu seçiyor cezası sadece ehliyete el koyma, taşıma belgesi iptali olamaz. Ona bu aracı verenede ceza kesiliyor.

Veya Alkollü araç kullanmanın cezası doğrudan hapis olmalı. Öyle yok ilk sefer 6 ay yok ikinci sefer şu kadar ehliyete el koyma, arabaya el koyma saçmalıkları olmamalı.
+1
my fault
(05.06.26)
cezayla canını acıtmak için değil.

adam zaten kurallara uymadığı için ceza alıyor.
arabayı bağlamazsan ertesi gün yine kullanacak.

2 ay arabasız kalınca cezanın caydırıcılığı yükseliyor.
+3
duyuruuser
(05.06.26)
@kibritsuyu : devlet "arabanı ona buna verme, senin de başına belaya girer" diyor. kaldı ki pratikte işler böyle yürümüyor. mesela araç sahibi olmayan şöför alkollüyse, aracı hemen bağlamıyorlar, araçta başkası varsa kullanmasına izin veriyorlar ya da araç sahibi yakında bir yerdeyse gelip aracını almasına izin veriyorlar.
+3
co2s2
(05.06.26)
araba suç mekanı değil, suç aleti. söylediğin örnekte, o illegal maddeleri üretmekte kullandığı aletlere de el koyarlar zaten. mesela benim tenceremdi bırakın diyemezsin.

arabayı evde başkalarının kullanacak olmasının bir önemi yok. mal sahibi kimse cezayı o çekmiş oluyor arabasız kalarak.

arabasız bırakmak hem caydırıcı ceza, hem o suçun tekrar işlenmesini önlemek demek.

yani arabasız bırakmak bir ceza yöntemi. araba cansız bir varlık sonuçta, arabaya verilen bir ceza değil bu.

tam doğru bir örnek mi şu an emin olamadım ama mesela küçük bir iş yeri düşün. patron, o şirketiyle bi haltlar çevirse o şirket kapatılır. çalışanlar da işsiz kalır suçları olmamasına rağmen. şirketi bırakın biz çalışalım diyemezler.

telefonu da incelemek için aldıklarında, o kadar da kısa bir süre sonra vermiyorlar. o da temkinli olman için bir ceza işte.

ayrıca evde işlenen suça bağlı olarak, suç mahali olduğu için gerektiği kadar süre kullanım yasağı koyabilirler, mekanları mühürleyebilirler.
+2
art cat chocolate
(05.06.26)
(11)

macbook pro vs air

runaway
m5 air ya da pro alacağım. air alıp 24gb ram'li almam mı yoksa pro 16gb ram mi daha mantıklı?
m5 air ya da pro alacağım. air alıp 24gb ram'li almam mı yoksa pro 16gb ram mi daha mantıklı?
0
runaway
(02.06.26)
Proya ne için ihtiyacınız olduğundan 100% emin değilseniz pro almanız gerekmez bence. Air + daha çok ram bana her türlü daha mantıklı geliyor.

Hatta m4 air bile alabilirsiniz specleri artırıp
+1
aguen
(02.06.26)
Aslında air taşınabilirlik açısından daha iyi geliyor ama almışken uzun süre idare etsin istiyorum
0
🌸runaway
(02.06.26)
normal kullanıcı için 16gb ram yeterli çünkü unified memory var. bunun yerine en az 500gb disk seçeneği alın (unified memory için gerekli). dışarıda kullanmayı düşünüyorsanız mutlaka pro alın. air'in olayı fansız olması ve bunun beraberinde daha kolay mobillik getirmesi fakat diğer yandan çok ısınınca gücü düşürüyor çünkü bu şekilde soğutma sistemi var.
0
veri
(02.06.26)
ne için kullanacaksınız? air mi pro mu sorusuna ancak buna göre cevap verilebilir. ofis programları çalıştırıp, video, müzik, sosyal medya içerik tüketimi yapacaksanız air. grafik, modelleme, müzik gibi konularda üretim yapacaksanız pro. @veri nin dediği gibi air de aktif soğutma sistemi yok bu yüzden pro nun yaptığı işleri yapmaya kalktığınızda yoğun performans sorunları yaşarsınız. lakin 24 gb mb air ile 16 gb mb pro m5 lerin fiyatları aynı. eğer sadece içerik tüketimi yapmak için alıyorsanız 16 gb ram bile yetebilir size. 16 gb lik m5 air leri de düşünebilirsiniz.
0
issiz karga
(02.06.26)
daha iyi ekran(miniled) ve hoparlör (+hdmi, sd kart girişi, daha yüksek güçlü 3.5mm jack vs) --> macbook pro

uzun ömür --> ram'i ve ssd'si yükseltilmiş Macbook Air

macbook pro eğer m5-pro ve üzeri işlemcilere geçmezsen öyle performans olarak pek bişey değiştirmeyecek. Ama ona ihtiyacın olsa zaten bilir m5 pro işlemcili mbp bakardın. O zaman burada tek olay ekran gibi görünüyor.

Bu arada kısıtlı bütçe olduğu için şu da düşünülebilir: Air'i 16gb ram'li alıp SSD'yi yükseltmek de bir seçenek. Ram yetmezse swap ile SSD'yi kullanıyor zaten. Ama standart kullanıcı bu aleti 5-10 yıl kullanabilir o yüzden önümüzdeki yıllarda AI özellikleri daha çok ram gerektirir mi, evet olabilir. O yüzden 24 almak da mantıklı.
0
nhk ni youkosu
(02.06.26)
8 gb ram’li baz model m1 Air 6. Yılın sonunda hala 10+ saat pil ömrü veriyor ve içerik tüketimi için hala fazla güçlü. Özellikle pro’ya ihtiyaç yoksa söylendiği gibi (video işleme vs.) Air alıp geçin. Pahalı ürünü ikinci elde satmak daha zor.
+1
orient blue
(02.06.26)
seneler önce benzer bir ikilemde kalıp pro almıştım. sıradan bir kullanıcı olduğum için hiç de bir artısını görmedim. 2-3 yıldır çalıştığım yerden verdikleri air'i kullanıyorum. zerre kadar eksiklik hissetmedim. bu ikilemde kalıyorsanız zaten pro'yu kullanmak için özel bir sebebiniz yoktur. air iyidir.
0
but that was just a dream
(02.06.26)
taşınabilirlik ve uzun sure idare etsin diyorsan direk "air" yaw.
m4 alirsan 7-8 sene goturur.
0
cooperr
(03.06.26)
yazın klimasız ortamda cihazı zorlayacaksan pro al. sonra elin yanıyor.
0
yedigimiztavuk
(03.06.26)
bunu soruyosanız air yeterli olur.

13 yıllık air var evde hala çalışıyor, ilginç şekilde.
0
gurur
(03.06.26)
M1 air var bende, 2019 yılında almıştım. İlk defa bu sene şarjı daha hızlı tükeniyor, o kadar. Dümdüz kullanıcı iseniz air diyorum ben de.
0
charbiel
(04.06.26)
(7)

Kurutmalı çamaşır makinesi kullananlar?

awlmi
bebek bekliyoruz, çamaşır kurutma makinesine ihtiyacımız var ama alanımız çok dar olduğundan çamaşır ve kurutma birlikte olan bir makine almak zorunda gibiyiz. aksi halde iki makine için baya bi tadilatla uğraşıcaz ki kiracıyız ve 1 sene sonra muhtemelen evden ayrılacağız. kullananlar memnun mu? pro
bebek bekliyoruz, çamaşır kurutma makinesine ihtiyacımız var ama alanımız çok dar olduğundan çamaşır ve kurutma birlikte olan bir makine almak zorunda gibiyiz. aksi halde iki makine için baya bi tadilatla uğraşıcaz ki kiracıyız ve 1 sene sonra muhtemelen evden ayrılacağız. kullananlar memnun mu? problem yaşıyor musunuz? marka model önerisi olursa makbul geçer.
0
awlmi
(02.06.26)
Tam model hatırlamamakla birlikte samsungun son modelleri güzel ve gerçekten kurutuyor. Fakat normal 30 derece yıkama artı kurutma 5 saate yakın sürüyor. (İki ayrı makine olsa da yıkama 1 küsur, kurutma yüke bağlı 2-3 saat sürüyordu zaten)

Benim korkum filtre kısmı. Ayrı kurutma makinemizde filtre kısmı vardı her seferinde temizliyorduk. Yıkama kurutma ortak olanlarda (veya bizimkinde) nedense yok. Tüyler iplikler nereye gidiyor bir yeri tıkıyor mu makine uzun kullanımda elimizde kalır mı görücez. Ama yer yoksa yapacak bişey yok, bence alınır.
+1
nhk ni youkosu
(02.06.26)
bende bosch var. çok memnunum. eski bir model.
0
co2s2
(02.06.26)
imkan varsa ayrı alın demeye geldim. ya da samsung almayın. kardeşimde vardı samsung'un kurutmalı makinesi. birkaç sene içinde çok kez servise gitti. en sonunda vestel'in normal çamaşır makinesi ile değiştirdiler. nhk ni youkosu'nun dediği filtre konusu var bir de.
0
inheritance
(02.06.26)
Samsung’un kurutmalı modelini 8 senedir kullanıyoruz. Çeyiz için almıştım sonra annemlere yazlığa taşıdık. 3 senedir de ayrı ayrı Siemens çamaşır ve kurutma makinelerini kullanıyorum.

Samsung tüyü havı kapaktaki lastiğe biriktiriyor. Islak mendil ile silmek gerekiyor her kullanım sonrası. Mevcut makinem 1.5 saatte dolap kuruluğunda veriyor ama Samsung 3 saatte kurutuyor yıkama da eklenince bayağı zaman kaybı. Yeri olmayana mecburiyetten önerebilirim ama önceliğim ayrı makine olur. Balkon kapalı ise balkonu da düşünebilirsiniz seneye taşınacaksanız.
0
cilekli pasta
(02.06.26)
İkisini de kullandım. Kesinlikle ayrı ayrı olanı alın derim. Kurutma makinesinin sadece bir prize takılması yeterli. Banyo haricinde de bir yere koyup suyunu boşaltabilir ileride evinize taşınınca da üst üste koyabilirsiniz.
0
denizgonen
(03.06.26)
ben yerim olmadığı için samsung'un kurutmalı makinesini almıştım. yerim olsa direk kurutma makinesi alırım çünkü tüyü tozu hep lastiklere birikiyor her kurutma sonrası lastik içlerini kapağı ıslak mendille temizliyorum bıktımmm. bu da yetmezmiş gibi o tozlar havalanıyor banyom toz altı oluyor.
normal kurutma makinelerinde filtrede birikiyor bu tozlar.
benim de bebeğim var kurutmayı hiç kullanmıyorum desem yeri zaten 3 saat sürüyor hatta bazen nemli bırakıyor, çocuğun küçülmeden giyeceği 3 ay zaten bir kıyafeti onu da çektiriyor, nemli kalırsa asmak zorunda kalıyorum br de ıslak mendille temizlemesi vs ay fenalık geldi içime yazarken. direk kurutmadan asıyorum artık.
zaten evden çıkacaksanız eve göre karar vermeyin makineyi yıllarca kullanacaksınız. bir odaya koyuverin kurutma makinesini.
0
rayde
(03.06.26)
tozları toplayamadığınız için kurutma sonrası kötü oluyor. içi toz doluyor, kurutmalar da doluyor ama birlikte olanların hiç şansı yok.

ayrı alıp yer yoksa üst üste koyun, benim tavsiyem bu şekilde.
0
gurur
(03.06.26)
(5)

İngiltere turist vizesi (e-visa) sorunları

nefertarii
Ben bu zımbırtıya 15 Mayıs'ta başvurdum. UK Immigration app'ini de indirdim. Web browser'dan gov.uk hesabımı da oluşturdum. En son bana şu başlıklı bir email geldi "Your eVisa has been linked to your account". Ancak bu maildeki linke tıklayıp, uygulamayla QR veya connection code eşleştirmesi yapmaya
Ben bu zımbırtıya 15 Mayıs'ta başvurdum. UK Immigration app'ini de indirdim. Web browser'dan gov.uk hesabımı da oluşturdum. En son bana şu başlıklı bir email geldi "Your eVisa has been linked to your account". Ancak bu maildeki linke tıklayıp, uygulamayla QR veya connection code eşleştirmesi yapmaya çalıştığımda "We cannot show proof of your status" diyor sayfada.

Ben anlamadım, vizem çıktı mı çıkmadı mı?
0
nefertarii
(31.05.26)
turist vizesi de yakınlarda e-vizeye geçti. Artık pasaportu bile almıyorlar sadece VFS'te parmak izi verip foto çektirip geliyorsun. Vize çıktığında hesap açmak için yine app üzerinden pasaport ve yüz kontrolü yapıyor.

@nefertarii, "Your application for a United Kingdom (UK) visa has been successful." yazan mail geldi di mi? Daha sonuç gelmeden sen hesap açmışsın gibi geldi bana.

Annemlere daha geçen gün çıktı, kardeşim bu dediğin işlemleri yapıp bağladı başta görünmüyormuş bugün baktığında görebildi. Bekle sistemin güncellenmesi de vakit alıyor olabilir.

edit: bu arada sen tekrar qr kullanmamalısın, o browserdan yaptığın hesap açma kısmını app'e aktarmak için kullanılan bişey diye biliyorum. Bir de çıksa mail gelse bilirdin bence mailde açıkça şu şu tarihler arası iznin var diyor. Sonra sıradaki işlem olarak hesabın varsa şuradan bak, yoksa şuradan hesap oluştur diyor.

Şuradan view e-visa kısmından bak:
www.gov.uk
0
nhk ni youkosu
(31.05.26)
email geldikten birkaç gün sonra sisteme düşüyor
hızlandırılmış başvuru yapmadıysan 2 haftada sonuç açıklanmasını beklemek epey iyimser.
0
fistikthecat
(31.05.26)
Hayır gelmedi henüz öyle bir email. Ama "Your eVisa has been linked to your account" diyorsa onaylanmış demek değil mi?
0
🌸nefertarii
(31.05.26)
@fistikthecat, o şans ya. Annemler 25 Mayıs pazartesi parmak izi verdiler cuma günü mailler geldi aşırı şaşırdık. Normalde 2-3 hafta evet ama biz bu hafta tam tersini yaşadık yani.

@nefertarii, hayır o hesap açanlara giden genel bi maildir değiştirmeyi akıl etmemişlerdir bence :D Ama sen onu açarken başvuru numaranı, pasaport numaranı falan verdin çıkınca/çıkarsa orası otomatik güncellenir.
0
nhk ni youkosu
(31.05.26)
Update: Red yedim. Şahıs şirketi olarak şahsıma ve şirketime ait olan hesap dökümlerini incelemeye zahmet etmemiş beyinsiz reviewer ve paranın nerden geldiğini görmüyorum diye red vermiş.
0
🌸nefertarii
(01.06.26)
(8)

Öğretmenevi veya polisevinde nikahsız konaklama sorun olur mu?

runaway
Odaya bayan arkadaş çağırsak sıkıntı çıkarırlar mı?
Odaya bayan arkadaş çağırsak sıkıntı çıkarırlar mı?
-6
runaway
(31.05.26)
bir öğretmenevinin websitesinde direkt kabul etmiyoruz diyordu. Hepsi öyle olabilir tahminen.
0
nhk ni youkosu
(31.05.26)
Sıkıntı
0
üğpoıuy
(31.05.26)
Randevu evi mi la orası
+1
kullaniciadimvar
(31.05.26)
Ogretmenevinde nikah cuzdaniniz yoksa karsi cinsinizle ayni odada kalamazsiniz.
0
narod
(31.05.26)
erzincan orduevi ve öğretmen evinde izin vermediler. erzurum ve vanda da.
0
mikahakkinen
(31.05.26)
İki ayrı oda tutmadığınız sürece nikahsız aynı odada kalmanız pek mümkün değil
+1
apocalipy
(31.05.26)
Iki ayri oda tutun, gerisine karismazlar
+1
mezzosprite
(01.06.26)
tam tersi. polisevindeki resepsiyona "bana bu gecelik bayan arkadaş lazım" dersen onlar ayarlıyorlar.
+3
matematisyen
(01.06.26)
(5)

schengen giriş çıkış sistemi - Amsterdam havalimanı

but that was just a dream
Herkese merhaba,Annemin haftaya Amsterdam'a uçuşu var. Geçtiğimiz 3 yılda 3 kere daha gelmişti ama anladığım kadarıyla bu yeni giriş-çıkış sistemi nedeniyle kiosklardan pasaportunu okutup kayıt yaptırması gerecek. yoksa yanılıyor muyum? Yakın zamanda Schengen vizesiyle Amsterdam'a gelen oldu mu acab
Herkese merhaba,

Annemin haftaya Amsterdam'a uçuşu var. Geçtiğimiz 3 yılda 3 kere daha gelmişti ama anladığım kadarıyla bu yeni giriş-çıkış sistemi nedeniyle kiosklardan pasaportunu okutup kayıt yaptırması gerecek. yoksa yanılıyor muyum? Yakın zamanda Schengen vizesiyle Amsterdam'a gelen oldu mu acaba? Deneyiminiz nasıl? Zira annem yaşlı ve İngilizcesi yok, bu işi kendisinin halledememe ihtimali çok yüksek. Bu durumda yardımcı olan personel vs oluyor mu? Yakın zamanda deneyimi olanlar paylaşabilirse çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler.
-1
but that was just a dream
(31.05.26)
Geçen hafta İtalya ya ondan önce de Almanya'ya girmistim. Amsterdam farklı mı bilmiyorum ama kiosktan değil normal polislerin olduğu noktalardan giriş yapılıyor. Ve biraz uzun surebiliyor ;( kimilerine çok fazla soru sorulabiliyor. Amsterdam tecrübem yok ama yine de bilgi amaçlı yazdım belki bı faydası olur.

Gördüğüm kadarı ile hızlı yani bence kiosklu geçişler başka ülke vatandaşları içindi : (

annenizin tc pasaportu varsa muhtemelen o da polisli noktalardan girecektir.
Fotoğraf çekme ve parmak izi alma işleri de polislerin yardımı ile oluyor hemen. Almanya da olmuştu mesela bu işlemler ama İtalyada direkt geçtim. Ayrıca almanyadaki polis zar zor da olsaTürkçe konuştu nereliydi anlayamadim (İngilizce konusabilirdik ama o Türkçe konuşmayı tercih etti) nakit mi harcayacaksin nerde kalacaksın bı iki gereksiz soru sordu, italyadaki de yunandi ve hoşgeldin komşi dedi verdi,

Bence annenizde de sorun olmayacaktır. Ama annenizin içi rahat etsin diye şunu yapabilirsiniz, polisin sorular sorma ihtimaline karşı,
Adınızın adresinizin ve numaranızın olduğu dilekçe yazıp (benim adresinde şu kadar süre kalacak vesaire bilgiler içeren) fotoğrafını annenize atın bir şey sorarlarda telefondan gosterir.
+1
a perfect lie
(31.05.26)
Amsterdam'ı bilmiyorum hocam. Bu sistemin ilk zamanlarında İtalya'ya gittik, tecrübe aktarmış olayım. Cihazda Türkçe seçenek yoktu, görevliler de yardımcı olmaya çalışsalar da Türkçe bilmiyordu. Yolculardan İngilizce bilmeyen birini görmedim, böyle bir durumda etraftaki İngilizce bilen birinden yardım istenebilir diye düşünüyorum, ortam buna müsaitti.

Pasaport polisiyle karşılaşırsa o da Türkçe bilmeyecek. O yüzden kağıda genel bilgileri yazma önerisine katılıyorum. Zor durumda Google translate vs. de kullanabilir, onun da ön hazırlığını yapabilirsiniz.
+1
matlii
(31.05.26)
Ne olursa olsun henüz düzgün çalışmıyor hiçbir yerde, geçen ay Amsterdam da kiosklar devre dışıydı, direkt polise gidiyorsun. İspanya ve İtalya'da kiosklar aktif ama peşine gene polise gidiyorsun.
+1
kimlanbu
(31.05.26)
Valensiya için yazayım;

İlk, cihaza pasaportu tarattım. Türkçe seçeneği vardı. Tarattıktan sonra diğer tarafa gittim. Orada vizeyi tarattım. Parmak izini okuttum. Fotoğraf çekti. Kapı açıldı. Geçtim.
+1
put it in your appropriate place
(31.05.26)
3 Nisan'da Amsterdama girdik böyle. (Esas 10 Nisan sonrası başladı diyorlar ama biz gittiğimizde de vardı)

önce sırayla makinelere yönlendiriyorlar(fazla sayıda makine vardı gayet sistemliydi), orada parmak izi, foto vs. verip sonra yine polis sırasına giriyorsun. (yani saçmalık, hiçbir şeyi hızlandırmıyor. Oradaki polis senin fotonu çekip parmak izini almıyor onun işini kolaylaştırıyor sadece)

Fakat Mayıs'ta da Hamburg'a gittik orada 3-5 makine vardı ve optional gibiydi. Galiba bu işi beceremeyen havalimanlarında bu sistemi kapatmışlar. Biz yine önce makineye gidip sonra sıraya girmiştik görevli adam çok iyi yaptınız demişti (ha ne oldu girişte sadece kaç gün kalacağımızı falan sorup aldılar foto çekmediler parmak izi vermedik-çünkü makine ile zaten yapmıştık) Almanya'da pasaportu okutunca sistem direkt Türkçe olmuştu. Hollanda'da olmadı.

Bence annenize sizin ağzınızdan yazılmış bi mektup + telefon no verin gerekirse sizi arasınlar.

not: yani bu sistemle kaydolunca e-kapıdan geçemeyeceğiz öyle herkesin umduğu şey yok bence. Yine polis sırasına giriyorsun ama polisin işi daha kısa sürüyor.

not2: hmm galiba ileride düşünüyorlar ama şimdilik benim gördüğüm tüm e-gates'te EU citizens yazıyordu valla.
travel-europe.europa.eu
+1
nhk ni youkosu
(31.05.26)
(18)

"Babamı arayabilir miyim?"

deniz kiyisi ve papatyalar
Son iki günde sokakta tekinsiz veletler bu soruyu sordular. Telefonu vermedim tabi de acaba bir çeşit dolandırıcılık mı bu? Denk gelen var mı böyle bir şeye?
Son iki günde sokakta tekinsiz veletler bu soruyu sordular. Telefonu vermedim tabi de acaba bir çeşit dolandırıcılık mı bu? Denk gelen var mı böyle bir şeye?
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(23.05.26)
dolandırıcılık olmasa bile telefonu alıp kaçabilirler en basitinden.
ekonomi bozuldukça, bizde de sokakta telefonla konuşanların elinden çekip çalmalar çoğalacak korkarım.
dün istanbul kart yüklerken, kızın biri makinadan çıkan fişleri topluyormuş. benim yükleme tamamlanınca, daha kartı alamadan fiş verme düğmesine basmak üzere önüme atladı. kartı kapacak sandım. o fişleri niye topluyor, ne işine yarayacak, hiç anlamadım. tuhaf tuhaf işler..
+2
lil siztah
(23.05.26)
Bana da 2 gün önce genç bir kız sordu. Telefonunuzu kullanabilir miyim dedi. ben de vermedim. Yeni bir şeyler deniyorlar galiba
+1
Rondak
(23.05.26)
gerçekten yardıma ihtiyacı olma ihtimaline karşı "telefonu vermem ama numarayı söyleyin arayayım hoparlörden konuşursunuz" mu desek acaba?
çünkü benim birkaç ay önce böyle bi yardıma ihtiyacım olmuştu da. şehirlerarası seyahat için evden çıktım bi 10 dk gittikten sonra telefonumun nerde olduğunu bilmediğimi fark ettim. arabada çok fazla eşya vardı ve telefonumu evde mi unuttum yoksa çantalardan birinde mi bilmediğim için arabadan inip birinden telefonuyla kendimi aramayı rica ettim sağolsun izin verdi. hatta telefonla arabaya girip dinledim falan çalıyor mu diye. çalsa boşa eve dönmemiş olacaktım.
+1
mezzosprite
(23.05.26)
ben yolda beni çevirenlere cevap bile vermiyorum. dinlemeden yok de geç.
ne olacağı belli olmaz. devir iyilik yapma devri değil. gözün açık olacak karşındakinin her şeyi yapabileceği bir dönem.
+1
my fault
(23.05.26)
@lil siztah
O fişleri şirketler "yol/ulaşım yardımı" için istiyor bazen. Kendi arabasıyla gelen bile akbil gişelerinden toplamak zorunda kalabiliyor.

Akbil dedim, gişe dedim. Siz onu istanbulkart dolum otomatı anlayın :)
+1
yadigar
(23.05.26)
Türkiye'ye 1 haftalığına geldim ve bu durum 2 kez başıma geldi. (aileme falan anlattım böyle bişey olursa vermeyin diye) Bence normal değil.

gerçekten iyi niyetli olsalar bile sıkıntı. Çünkü aradığı kişi X ile bağlantılı çıksa sen aradığın için seni ifadeye çağırabilirler öyle bi ülke burası :D
+1
nhk ni youkosu
(23.05.26)
sesli düşünüyorum.

iyi ses:
gençler parasız, dilenme kültürü de normalleşti. metrolarda da milletten istiyorlar.

kötü ses:
yeni jenerasyonun aile ilişkileri kötü. sokakta babalarını arama ihtimalleri düşük.
0
buenosdias
(23.05.26)
Benzer bir durumda kalmıştım. (Arabayı detaylı temizlik için gece onda tanıdık detailingciye bırak, dönüşte metroda şarjın bitsin, hep arabadaki şarj aletine güvendiğin için boş bataryayla ortada kal ve meteo'da aksaklık olsun) Böyle zor bir durumda ne yapacağımı bilemedim. Bir genç kız telefonuyla uğraşıyordu. Gece evden aniden pijama/eşofman arası bir kıyafetle ve yalınayak terliklerle çıkmışım. Saç baş da dağınık, berduş gibi görünüyorum. Güvenli bir mesafeden en uysal ve kibar ses tonumla rica ettim, "eşime WhatsApp'tan 'kocanızın şarjı bitmiş merak etmeyin" yazabilir mi diye... Hem yazılı delil hem de whatsapp olduğundan en başını ağrıtmayacak ve korkutmayacak yöntem o aklıma geldi.

Allah razı olsun, dedi ki 'arayayım, sesinizi de duysun'. Çok makbule geçti.

Kendinizi garantiye alarak, yardımcı olmaya çalışabilirsiniz. Mesela "telefonu veremem ama numarasını söyle, sms ile haber vereyim ben yazarım ne ise mevzu" gibisinden. HTS kayıtlarında arama içeriği yok. Süre, arayan, aranan, baz istasyonu lokasyonu gibi veriler var. Ama sms'lerin metni de tutuluyor. Böyle durumlarda mevzuyu net bir şekilde içeren bir sms atarsanız, sadece o mesaj yüzünden başınız ağrımaz. Anxak, arama mevzusu sakat olabiliyor...
Bilginize.
0
yadigar
(23.05.26)
-babamı arayabilir miyim
-evladım hasta
-yolda kaldım
-bir şey sorabilir miyim
-bana x yiyeceği alır mısın
-restoran çöpü eşeleyen "fakirler"
-ana caddeye ateş yakıp "ısınmaya" çalışanlar
-fırçasını düşüren ayakkabı boyacıları

Büyükşehirde yaşayanlar bu saydıklarıma metelik bile vermez. Dilimde tüy bitti izah etmekten.
+7
yurtsuz john
(23.05.26)
10 kişinin gerçekten yardıma ihtiyacı oluyor, problem çıkmıyor. Ama 11. kişi problem çıkarınca tüm insanlar böyle/insanlara güven olmaz bla bla bla

Karşıdakinin ses tonu, hal hareketi, nezaketi tüm niyetini belli ediyor zaten. Eğer sizden birisi bunu rica ettiysede nazikçe neden yapmak istemediğinizi söyleyin. İyi niyetle yaklaştıysa zaten anlayış gösterir. Ama yüzüne bile bakmayıp görmezden gelince siz de o yardım isteyen kişinin gözünde 11. kişi olacaksınız.

Dünya böyle. Zaten herkes iyi niyetle yaklaşsa hiçbir soru kalmazdı, hukuka gerek olmazdı. Ama bunu bahane edip 11. kişi olmanın manası yok.
Dünyada herkes kötü bi siz iyi değilsiniz.
-3
substituent
(23.05.26)
Ben genelde insanlara yer tarifi için bir şey sorabilir miyim derdim. Bana da biri bir şey sorabilir miyim deyince defalarca yer soracak zannedip duraksiyordum ama iki saniyede bambaşka bir dert olduğu (tanıtım, reklam, zorla bağiş, dinlemeye mecbur tutma) gibi şeyler... anlaşılıyordu. O yüzden gerçekten büyükşehirlerde insanlar artık kurunun yanında yaş yansa da bir şey rica edenlere dönüp bakamiyor.
+1
egerbiryolcu
(23.05.26)
Telefonu isteyenler tekin tipler değildi diye belirttim zaten dostlar. Yardım meselesi değil bu. Benzer durumda yardım etmişliğim oldu elbette. Benim kastettiğim şey bu çocuklar birilerini arıyor da acaba telefon üzerinden iş mi çeviriyorlar idi.
+1
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(23.05.26)
Herşey olabilir. Telefonu alıp kaçabilir de. Bundan 15 sene önce bu taktikle telefonu alıp kaçıyorlardı. Bir arkadaş telefonu verdi, adam yürüyerek uzaklaşınca hop hop nerede dedi. Adam da siktir lan deyip kaçmıştı.
+1
runaway
(23.05.26)
Telefonunuzu dolandırıcılık veya bir suç için kullanabilirler, tehdit gibi. Bunu ispat etmenizde mümkün değil maalesef. "Ben yapmadım" deseniz bile, bunu mahkemede ispat etmeniz imkansıza yakın.

Birisi size para gönderiyim çek, hesabını kullanıyim, kredi kartını kullanıyim, telefonunu kullanıyim vs. derse uzak durmak lazım. Gitsin devletin resmi kurumlarından, karakoldan destek alsın.

.
0
kartallar yuksek ucar
(23.05.26)
Hukukçuyum. Kesinlikle vermeyin. tekrar ediyorum kesinlikle vermeyin. Eğer inanıyorsanız sadece mesaj atmasına izin verin mesajda siz yazın.
+2
ground
(23.05.26)
telefonu alıp kaçacak
+1
co2s2
(23.05.26)
Bir çocuğu ekleyebilir, bir çocuğa mesaj yazabilir. Sonra büyükleri seni tehdit edip şantaj yapmaya kalkar. Başın ağrır. Kimseye de anlatamazsın
0
hebanon
(23.05.26)
Tekinsiz bir çocukça vermemekle iyi etmişsiniz, ben telefon verdiğimde yanımda konuşturuyorum ya da biraz köşeye sıkıştırıyorum alıp kaçmasın diye. Ama asıl problem alıp kaçması değil birine suç olan bir şey deme ihtimali. Bu zamana kadar görmezden geldim ki artık önemsenmeyecek bir durum değil bu.

—-

Şarjım bitmiş ya da telefonum kullanılamıyor İsa ve birini aramamız gerekiyorsa biz ne yapalım? Eskiden büfelerde kontörlü telefonlar vardı ya da sık şık Türk Telekom’un jetonlu telefonları vardı. Artık kullanılmıyor ya da yoklar. Varlar mı hala?

Yani cebimde kredi kartı var ve telefonumun şarjı bittiyse iki dklık bir görüşme yapmam ne şekilde mümkün?
0
biseysorcaktim
(24.05.26)
(9)

evinizde komşuların konuşma sesi duyuluyor mu?

asap raki
ne sıklıkla duyuluyor ve bundan rahatsız oluyor musunuz? benim salonumda yandan ve alttan sürekli konuşma sesleri var. millete evde konuşmayın da diyemiyorum. apartman yaşamı diyip geçiyor musunuz?
ne sıklıkla duyuluyor ve bundan rahatsız oluyor musunuz? benim salonumda yandan ve alttan sürekli konuşma sesleri var. millete evde konuşmayın da diyemiyorum. apartman yaşamı diyip geçiyor musunuz?
0
asap raki
(03.05.26)
Duyuyorum ve bazen kafalarını gürzümle ezmek istiyorum.
+1
kizil karga
(04.05.26)
normal konuşma duyulmuyor, kavga duyuluyor. rahatsız olmak gibi değil de polis aramak falan gerekir mi diye dinliyorum
0
mezzosprite
(04.05.26)
eski evimde daha çok duyuyordum. apartman yaşamı deyip geçiyorum maalesef.
0
black holes in the sky
(04.05.26)
Apartman yaşamı değil bu. Ne hikmetse 30 yıllık binalarda böyle bi sorun yokken son 10 yılda falan yapılan binaların çoğunda duvarlar direkt muhabbeti dinleyebileceğin kadar ses geçiriyor.
+2
nhk ni youkosu
(04.05.26)
evet maalesef.
0
inheritance
(04.05.26)
Normal konuşma -misafir gelmesi ya da tartışma gibi özel bir durum yoksa- duyulmuyor (apartman 50 senelik, her katta tek daire var).
Ancak ben de bu aralar gece 2’ye kadar süren ve sabah 5’te tekrar başlayan kapı çarpma ve eşya çekme sesinden muzdaribim.. Bu aralıkta uyuyabildiğimle kalıyorum çoğunlukla.
0
lil siztah
(04.05.26)
takribi 17 yaşında bir evdeyim. alttan üstten yandan ses gelmiyor.
0
co2s2
(05.05.26)
Duyulmuyor.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Kavga varsa yan komşuyu duyabiliyorum.
0
kimlanbu
(05.05.26)
(10)

Torrent Bitti Mi?

princess eugenie
Geçen gün biutiful filmini izleyeyim dedim, hiçbir platformda bulamadım, doğru düzgün site de bulamadım, e bari torrent indireyim dedim de hangi siteden nasıl arıyorduk? Güvenilir güncel kullandığınız torrent siteleri var mı?
Geçen gün biutiful filmini izleyeyim dedim, hiçbir platformda bulamadım, doğru düzgün site de bulamadım, e bari torrent indireyim dedim de hangi siteden nasıl arıyorduk? Güvenilir güncel kullandığınız torrent siteleri var mı?
0
princess eugenie
(19.03.26)
Yify'da çoğu film var
0
nothing in my way
(19.03.26)
public tracker olarak ext.to en aktif kullanılan genel tracker.
tgx gidince yerini alan bu oldu diyebiliriz.
0
konetsu
(19.03.26)
-zamunda
-1337x
-kickassto

bu siteleri hala kullanıyorum. bittorrent ile indiriyorum.
+2
yurtsuz john
(19.03.26)
1337x kullanıyorum ben de.
0
himmet dayi
(19.03.26)
stremio
0
orpheus
(19.03.26)
bitmedi, µTorrent 2.2.1 ile yıllara meydan okuyorum.
0
late viper
(20.03.26)
bence sıkıntıda. Y kuşağı olarak bizim el atmamız ve hayrına filmleri harddiskte tutup seed etmemiz lazım.

Ben geçen 1960'larda yapılmış birkaç filmi aradım, birkaçını 3-4 peer ve seeder'dan zor indirdim. Mesela indirdikten sonra ben seed etmedim, aslında etsem iyi olurdu.

www.reddit.com
0
nhk ni youkosu
(20.03.26)
zamanında bu filmi indirip arşivlemiştim dilerseniz wetransferden gönderebilirim
0
koela
(20.03.26)
buldum herkese teşekkürler
0
🌸princess eugenie
(20.03.26)
stremio var torrent isleri icin. kimsenin download ile ugrastigi yok artik sanmam. platform bagimsiz yabanci herseyi izliyorum cayir cayir.
0
warrior princess
(20.03.26)
(14)

pringles

orpheus
bizim tekelde pringles görünce aldım (250tl) nerden buldun diye sorduğumda spottan geldi dedi de. yurtdışı üretimi olduğu belli. üzerinde türkçe hiçbir yazı yok. neyse sorun o değil. bu meret bildiğimiz pringles classic olmasına rağmen aşır aşırı tuzlu ve garip bir kıvamlı yağ tabakası kaplı. sanki
bizim tekelde pringles görünce aldım (250tl) nerden buldun diye sorduğumda spottan geldi dedi de. yurtdışı üretimi olduğu belli. üzerinde türkçe hiçbir yazı yok. neyse sorun o değil. bu meret bildiğimiz pringles classic olmasına rağmen aşır aşırı tuzlu ve garip bir kıvamlı yağ tabakası kaplı. sanki yedikten sonra insanın ağzının içinde bir katman bırakıyor gibi. bizim yerli pringles da böyle bir sorun yoktu ne yağ ne de tuz. tuzlu derken böyle hafif bir tuzluluktan bahsetmiyorum zehir gibi tuzlu.
0
orpheus
(15.03.26)
Cakma pringles yemissin iste hahahahah
-15
Purple life
(15.03.26)
çakması mı var ? çakma olduğunu sanmıyorum çünkü cipsin kalınlığı ve o patates tadı birebir aynı. sadece çok tuzlu ve yağı garip.
+1
🌸orpheus
(15.03.26)
Kapali carsida hermes in hermesin yaptigindan daha iyi olan cantalarini satiyorlar gkfkfk
Her seyin cakmasi olabilir
Tik vermedigin gibi eksi vermissin. Yok artik.
-13
Purple life
(15.03.26)
çünkü mantığa veya bilgiye dayalı bir yorumda bulunmuyorsun. düşünmeden bence böyle hahaha deyip geçiyorsun ve bu cevabın benim gözümde bir değeri yok.
+6
🌸orpheus
(15.03.26)
Dedi soru postu acip icinde tek bir sorusu bulunmayan ve cakma pringles i gömmüs mantikli insan…
-12
Purple life
(15.03.26)
Üstünde nerede üretilmiş yazıyor?
Bir de Türkiye'de herkes herşeyin çakmasini yapabilir. Sonuçta bala glikoz şurubu koyulan, zeytin yağına başka yag katılan bir yer.
+2
logisticsmanager
(15.03.26)
made in usa yazıyor ama importer libyada bir adres. bir de ilginç bir not var.
consumer service for all arabic countries bla bla.... türkçe yazı yok yazıların hepsi arapça ve ingilizce. bunun middle east için üretilmiş bir varyasyon olduğunu düşünüyorum.
üreticiler ürünlerin içeriğini lezzetini ülkeyelere göre ayarlayabiliyor.
+1
🌸orpheus
(15.03.26)
çakma olması mümkün, neyin çakması yok ki.

ama çakma olduğunu söylemek, en azından bunu bir şeye dayandırarak söylemek dururken, "çakma yemişsin ahaha salak" tarzındaki bir cevabın şahsen benim gözümde de cevap değeri yok.

ben çakma olmasından çok üretim yerine göre içerik farklılığı olabileceğini düşündüm. hatta belki domuz yağı.

üretim yerine, içeriğine bakın.

şu köşedeki benzincinin marketinde de var o fiyata. o da çakma getirmemiştir herhalde.
+9
kibritsuyu
(15.03.26)
ürünlerin ic pazar ve dis pazar tatlari degisiyor. abd'de ictiginiz fanta, yediginiz snickers, pringles, magnum vs. ab'de, türkiye'de, japonya'da ayni degil cünkü her ülkenin regulationlari farkli oluyor ve ona uygun olmayan ürünleri o ülkede satamiyorlar. bu sebeple dis pazara özel üretim yapiyorlar.
mesela haribo: abd ve türkiye'de yapay renk ve misir surubu kullaniliyor, ab'de dogal aromalar ve dogal seker (sucrose) kullaniliyor. ayni zamanda ab'de seker orani %20 daha az.

pringles ic pazardan cekildigi icin türkiye ic pazarina yapilan eski alistiginiz pringles'i bulmaniz mümkün degil artik. o tat farki belki bundan ötürüdür.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.03.26)
Suudi arabistanda geçen hafta fazlaca maruz kaldım oğlum sağ olsun. Tadı mis gibi bizim alıştığımızdı.
0
cilekli pasta
(15.03.26)
Orjinal pringles grey market ithalat çok popüler oldu son zamanda.onunla beraber kinder,ferreronun resmi ithalar olmayan ürünleri vs de çokca geliyor.
0
duptıs
(15.03.26)
kutuda 100 gr'ında kaç gr tuz var yazıyor? Mesela İngiltere'de satılan versiyon (Original olan) 100gr'da 1gr tuz içeriyor. Ben daha önce sanki 0,85gr olan versiyonunu da gördüğümü hatırlıyorum. ABD ve Arap ülkeleri için daha tuzlusunu yapmış olabilirler.

edit: made in USA yazıyorsa bence kesin öyle, zira bizim yediklerimiz hep Belçika'da yapılıyor olmalı.
USA: smartlabel.kelloggs.com
AI buradaki sodyum 1.35g'a denk geliyor diyor.

www.pringles.com
bu 1g.
+1
nhk ni youkosu
(15.03.26)
@nhk ni youkosu
100gr - 1gr tuz diyor ama tad olarak başka bir gariplik var. çok tuzlu demek az kalır. zehir gibi yenmeyecek tuzlu. nasıl desem ağız kuruluğu da yapıyor. hani bazı şeyleri yedikten sonra dişlerde ilginç bir doku oluşur kayganlık kaybolur. içindeki madde ne ise böyle bir etkisi vardı.
0
🌸orpheus
(15.03.26)
Çakma değil normali o şekilde zaten.

Yurt içinde ve yurt dışında bu malum cipsten mütemadiyen alıp yerim.

Bu markanın ürünlerinde özellikle son 5-6 yıldır bir istikrar sorunu var.
Bazen cips dilimleri ekstra kalın oluyor, bazen ekstra ince ve tüm kutu dağılmış şekilde. Tuz oranını da ayarlayamıyorlar.
Kellog firması için genel bir üretim zaafiyeti var. Standarttan çok uzaklar. Özellikle de belirttiğiniz kırmızı paketli olan originals olanda.
Yedikten sonra çoğu zaman rahatsız ediyor nasıl bir yağ varsa artık.

Ama dediğim gibi önceleri bu durum yoktu ya da bu kadar belirgin değildi.
Dünyanın farklı noktalarında denedim genel olarak bir üretim sorunu yaşıyor bu firma.
+2
ezkaza
(15.03.26)
(5)

Hastanede bahşiş veriyor musunuz?

ekimoloji
Doğum yaptıktan sonra annem, hastanede “adamlar bahşiş bekledi sonuçta ilk çocuğunuz” diye söylendi. Sonrasında çocuğu sünnet ettirdik yine aynı şekilde yanlarında ben yokken çocuğu getiren hasta bakıcıların benzer beklentiyle eşime baktığını söyledi. Konum devlet hastanesi. Bana saçma geliyor, işle
Doğum yaptıktan sonra annem, hastanede “adamlar bahşiş bekledi sonuçta ilk çocuğunuz” diye söylendi. Sonrasında çocuğu sünnet ettirdik yine aynı şekilde yanlarında ben yokken çocuğu getiren hasta bakıcıların benzer beklentiyle eşime baktığını söyledi. Konum devlet hastanesi. Bana saçma geliyor, işlerini yapıyorlar ekstra ilgi yok bir şey yok neden işlerini yaptıkları için bahşiş verelim ki? Diye düşünüyorum ama yanlış düşünen ben miyim merak ettim. Görgüsüzlüğü yapan bizsek bir daha sefere düzeltelim. Ben doğunca babam bayağı yüklü bahşiş vermiş hemşirelere mesela, hemşirelerin alması da garip geldi.
+3
ekimoloji
(12.02.26)
Var var bu saçmalıklar var.
Ben yeğenlerimin doğumlarında öğrenmiş bulundum. Hayırlı olsuncu adamlar var. Geliyor, hayırlı olsun gözünüz aydın cart curt bir şeyler söylüyor, ellerini ovuşturuyorlar. Bir dede bir taraftan, öbürü öbür taraftan ateşliyor. Böyle deli saçması bir düzenek görmedim. Çocuk doğdu diye bahşiş vereceksek bari doğumu yapan adama verseydik, siz ne alakasınız diye düşünüyor insan.

Aynısının bir de sıfır araba alınca, arabayı bayiinin kapısına getireni var mesela. O da bekliyor. Pompacı bekliyor falan. Evlenme sürecinde zaten tutan tuttuğunu gıdıklıyor. Bizim kültürümüz hep birilerini yolmak üzerine. Hayatında pozitif bir gelişme yaşandıysa, hiç tanımadığın insanlar onlara para vermeni istiyor.
+4
cay koy geliyorum
(12.02.26)
vermek zorunda kalıyorsun, özel hastanede (koç falan değildir muhtemelen, ama diğerlerinde) bile böyle. adam başında kırk defa geçmiş olsun, geçmiş olsun diye dolanıyor. bir kampanya başlatıp cimer'e yazalım, iyi olur.
+1
malheiros
(12.02.26)
doğumu bilemem ama bence yaşlı bakımı ve yaşlı birinin hastanede yatmasıyla ilgili durumda verilebilir. Sonradan da değil, ilk yattığında bahşiş vermeyi düşünürüm ki iyi baksınlar (tuvalet banyo vb. şeylere yardımcı oluyorlar sanırım, geçmişte dedemde bişeyler duyduğumu hatırlıyorum ama küçüktüm tam emin değilim)
0
nhk ni youkosu
(12.02.26)
ben dogdugumda (cerrahpasa'da) babam tüm hemsirelere bahsis dagitmis.
hatta bir hemsireye ek bahsis verdirtmis annem. sonbahar bebegiyim. hava sogukmus, emzirmeye anneme getirirken battaniyesiz getiriyormus. annem bir demis, iki demis, bakmis kadin düzelmiyor, ben zaten kuvözde yatiyorum sariliktan, o sicak ortamdan cikarip beni altimda sadece bez ile battaniyesiz getiriyormus hep, annem babama anlatmis durumu. babamdan ek bahsisi alinca battaniyemle getirilmeye baslanmisim. kadinin huyu düzelmis. var yani.
siz yanlis düsünmüyorsunuz ama düzen bu. türkiye'de yeni dogumda bebeklerin dövülerek sakat birakildigini düsününce, ben sahsen hemsirelere birer cumhuriyet bile takabilirim cocuguma bir sey yapmasinlar diye.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.02.26)
soruya cevap degil; ama zengin degilseniz turkiye'de bahsis baskisi yapanlara herkesin ayni tepkiyi vermesi gerekir. ben genelde surat yapanlara, bak kardesim ekonomi ortada. hepimiz gitgide fakirlesiyoruz. bu ortamda kimseye bahsis vermem. hadi eyvallah diyorum.
+2
buenosdias
(13.02.26)
(9)

Yurt dışına çıkınca internet bankacılığı uygulamalarında sıkıntı oluyor mu?

santimantal
Birkaç yıllığına yurt dışına çıkma ihtimalim var.Aileme ait faturalar yine kredi kartımdan ödenecek.Maaşım Türkiye'de hesabıma yatırılacak.Yani mali işlerim Türkiye'de imişim gibi devam edecek.İşlerimi internet bankacılığı uygulamalarından sürdüreceğim.Türkiye'deki cep telefonumu orada da kullanmaya
Birkaç yıllığına yurt dışına çıkma ihtimalim var.
Aileme ait faturalar yine kredi kartımdan ödenecek.
Maaşım Türkiye'de hesabıma yatırılacak.
Yani mali işlerim Türkiye'de imişim gibi devam edecek.
İşlerimi internet bankacılığı uygulamalarından sürdüreceğim.
Türkiye'deki cep telefonumu orada da kullanmaya devam edeceğim.
Banakalardan giriş vb. işlemler için SMS gönderildiğinde sorun oluyor mu?
Yoksa yurt dışında bir numara alıp bankalara da o numarayı mı bildirmek daha iyi?

Bu konuyla ilgili deneyimlerinizi paylaşırsanız güzel olur.
0
santimantal
(10.02.26)
Bende is bankasi var. Uygulamayi falan guncellediginde veya bir sure giris yapmayinca tekrar sms teyidi yaptiriyor. Turk hattin acik kalacaksa bankadaki telefonu degistirmene gerek yok bence. Banka yabanci hatta sms yollarken sikinti yasabilir mi? Belki.
0
hot potato
(10.02.26)
Ben “tarifen yurt dışında geçerli” paketlerini kullanıyorum, Türkiye’deymişim gibi her şey çalışıyor.
0
orient blue
(10.02.26)
Garanti, Akbank, Kuveyttürk uygulamaları çalışıyor. Telefona ilk uygulama kurulumundan sonra SMS onayı bile istemedi.
0
mbond
(10.02.26)
bildirimle giriş yapıyorsan zaten sorun yok. Farklı hat alıp taksan bile kullanabiliyorsun. Fakat sms gelmesi gerekirse Türk hattın gerekecek (bu arada yeni telefonların çoğu çift sim, o şekilde iki hat takılı kullanıyorum ben)

Problem olmuyor yani. Ama havale-eft-swift vb. limitini artırman gerekecekse şimdiden yap mesela. (gerçi bazı bankalar kimliğini NFC ile okutup görüntülü görüşme ile bağlanıp vs. yapmana izin veriyor. Ama bazıları hala dilekçe istiyor galiba)
0
nhk ni youkosu
(10.02.26)
Yurtdışındayım, hayır sorun yok hatta wificall ile arama bile yapabilirsin. Telefonun ve hattının bu özelliği olmadı yeterli onu araştırıp kontrol edebilirsin. İşbankası ve enpara kullanıyorum zaten mesaj vs bildirim olarak da düşüyor, bankacılık uygulamaları için ekstra bişey yapmana gerek yok.
Hattımı da en son turkcell vodafone belasından kurtarıp kontorlu bimcelle çektim.
0
tuborg yesili
(11.02.26)
romanya'dayım.
enpara hesabını aktif olarak 6 yıldır burada kullanmaya devam ediyorum.
eski telefonumda türk sim kartı takılı.
3d şifreleri oraya geliyor sms olarak.
eski telefon hücre verisi kapalı tamamen.
aktif olarak kullandığım telefonda rumen sim kartı var.
enpara uygulaması da onun içinde.
kullanırken hiç sıkıntı yaşamadım.
40 yılda bir türk hattına lira yüklüyorum.
0
rain when i die
(11.02.26)
ticari bankacılıkta problem yaşayabilirsiniz. onun dışında günlük hayatınıza devam edebiliyorsunuz.
0
galahad reloaded
(11.02.26)
kesinlike sorun oluyor. özellikle seni 444lü telefonlardan aradıklarında ulaşamıyorlar. sen arayamıyorsun vs birçok saçma sorun yaşadım ben.

salak bankalardan biri ilk kez bir ibana eft yaptığında 444lü numaradan beni otomatik arayıp 1e basmamı istiyordu ama tuş çalışmıyordu vs.

herşeye hazırlıklı ol. %100 bir konuda sorun yaşayacaksın.
0
plastic_angel
(11.02.26)
Her sey rutin devam ederken sorun olmuyor ama telefon/telefon numarasi degisikligi gerektiginde sms'e ulasabilmek onemli.Bende yurt disinda yasarken Turk hatti olmamasina ragmen Enpara ve Yapi kredide tum bu degisiklikleri yapabildim ama Ziraat ve Halkbank olmadi ornegin.Her sey rutinde iken degisiklik yok ise hepsi calisiyor
0
turkuaz
(11.02.26)
(6)

Android'den iPhone 15 Plus 256 gb

baldan kaymak
Sizce geçmek mantıklı mı yapan var mı?Edit: Buna neden, niçin eksi (-) verdi ilgili kullanıcı anlamak gerçekten güç. mod'lar görmüyor mu?!
Sizce geçmek mantıklı mı yapan var mı?

Edit: Buna neden, niçin eksi (-) verdi ilgili kullanıcı anlamak gerçekten güç. mod'lar görmüyor mu?!
0
baldan kaymak
(01.02.26)
ben androidden ıphone a geçiş yapıp da pişman olmayan görmedim çevremde, mutlaka bir süre sonra o android e dönülüyor, büyük rahatlık.
0
darthvader
(02.02.26)
amaç ne, androidde ne eksik geliyor? android telefonun ne? bunları bilmeden cevaplamak zor.
0
nhk ni youkosu
(02.02.26)
Ben 3 sene önce androidden ios a geçtim. Androidi çok uzun zaman ve severek kullanıyodum. Çok da mutluyum.
0
chanandler bong
(02.02.26)
Her şey işlevsellik değil, iphone 15 kullanmak istiyorsanız iphone 15 alın. Şu an iphone 15 gayet yeterli bir telefon, ancak 2023 çıkışlı.

Bir eksiklik hissetmezsiniz, zaten artık telefon modelleri birbirinin aynısı hep. Herkes bundan yakınıyor. Yine de eski modelleri güncellemeler yoluyla takoza çevirme ihtimalleri her zaman var. Bu açıdan 16 modellerine bakmayı düşünebilirsiniz.
0
akhenaten
(02.02.26)
Telefonla ultra işlerin yoksa, pişman olmazsın ama wow da demezsin.
0
gobekliraki
(02.02.26)
tam da dediğin şekilde iki buçuk sene önce geçiş yaptım.
telefonum xiaomi 11t pro idi, şimdiki telefonum iphone 15 plus 256 gb.

iphone'un üç tane güzel yanı var; kamerası, arayüzü ve genel olarak grafikleri. ben sadece kamerası için geçiş yapmıştım, android'e kıyasla gayet memnunum. hatta android'lerde sosyal medyaya attığımız fotoğraflar bozulmasaydı iphone'a geçmezdim bile. onun haricinde hiçbir ama hiçbir esprisi yok. hatta seni aptal yerine koyan, en basit işlemlerde bile kırk takla attıran, seni devamlı ama devamlı bir şeylere abone olmanı zorlayan yapısı var.
pişman olabileceğin ve artık mücadele etmeyi bırakacağın bazı şeyler:
-"iphone donmaz" içi boş bir klişe, gayet de donuyor. mesela bende birçok kez kamera en başta siyah ekranda kalıyor, uygulamadan çıkıp yeniden giriyorum.
-metin düzeltme işlemi çok kötü. android'deki gibi yanlış harfin olduğu noktaya tıklayıp silip yeni harf yazdırmıyor; ya kelimenin başına ya da ısrarla sonuna getiriyor imleci. bazen yanlışlıkla metni seçiyorsun ama vazgeçme olayını hala çözemedim. bu yüzden "muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine" gibi bir şeyde harf hatası yapmışsam stres yapmak yerine komple silip yeniden yazıyorum.
-2026 yılında hala istediğin şarkıyı zil sesi yapamıyor, bilgisayarındaki kendi arşivini kolayca aktaramıyorsun.
-uygulamaların büyüklüğü android'e göre çok daha büyük ve uygulama zamanla şiştiği için android'deki gibi önbellek temizleyip yer açma olayı yok. komple uygulamayı silip yeniden kurman lazım.
-bildirim panelinde her "ekran yönü kilitli" işareti var ama sessizde durduğuna dair hiçbir ibare yok.
-fotoğraf arşivleme/saklama yöntemi android'deki gibi kolay değil. fotoğraf kalitesi, uygulamaların şişmesi, uygulamaların kendi başına bile yüksek yer tutması sebebiyle yer açma amacıyla fotoğraflarını bilgisayara aktarmak tam bir işkence. maalesef yenik düşüp icloud aboneliği satın almak zorunda kaldım.
-yıl 2026 ve numara yazarken yanlış yazdığın numarayı komple silip yeniden yazman gerekiyor. (örneğin 0581 123 12 34 yazdın ve arama yapacaksın, 8'i düzeltmen lazım, düzeltmiyor, 8'e kadar komple silmen lazım.
-mesaj gelir, bildirim gelmez. bildirim gelir, hatta titrer ama bakarsın hiçbir şey yok.
-kafasına göre sesli kafasına göre sessiz modda takılıyor.
-face ıd kafasına göre yüz okuyor ya da okumuyor. okumayınca şifreyi girmeye çalışıyorsun, şifrenin yarısında yüzünü okuyor ve şak diye başka yerleri tuşlamış oluyor, uygulama açmış ya da birini aramış oluyorsun.
-yıl 2026 ve hala ana ekran allah'a emanet; alfabetik sıralama seçeneği bile yok.
-maile ek koymak işkence.
-çağrı geçmişi çok kötü.
-siri tam bir salak, seni tek bir seferde anlaması için 5 yaşındaki bir çocukla konuşuyor gibi konuşman lazım. (araç sürerken daha çok belli ediyor salak olduğunu)
-airdrop çoğu kez çalışmıyor, sorun çıkarıyor.

daha bir sürü saçma salak halleri var da bunlar aklıma gelenler.
+2
m e b
(02.02.26)
(7)

2018 Mazda Cx-5 alınır mı?

dirildimde geldim
Fiyatı çok uygun dış kozmetiği içi şahane durumda fakat araç 223.000KM de. Evin 3. arabası olacak diğer araçlar ufak olduğu için uzun yolda kullanmayı planlıyorum. Dediğim gibi fiyatı çok uyguna gelecek onun dışında tek korkum KM'sinin yüksek olması. motor 2.2 skyactive-d 4x4 manuel şanzımanbelirtme
Fiyatı çok uygun dış kozmetiği içi şahane durumda fakat araç 223.000KM de. Evin 3. arabası olacak diğer araçlar ufak olduğu için uzun yolda kullanmayı planlıyorum. Dediğim gibi fiyatı çok uyguna gelecek onun dışında tek korkum KM'sinin yüksek olması. motor 2.2 skyactive-d 4x4 manuel şanzıman

belirtmeyi unutmuşum arkadaşlar yurtdışındayım, parça konusunda evet biraz problemli fakat vergi o kadar çok değil


edit: aracı aldım, bi kaç arkadaş özelden fiyat sormuş. 9.800€ ödedim arkadaşlar.
0
dirildimde geldim
(30.01.26)
Yüksek vergi, yüksek tüketim, pahalı parça, çok düşük piyasa, yaşlı gibi, km çok, manuel vites, fiyatı da bu yüzden uygundur.

Türkiye şartlarında ben almazdım.
+1
orient blue
(30.01.26)
fiyatı uyguna gelmesinin sebebini orient belirtmiş. fiyatı çok uyguna gelecek diye bu aracı almaktansa makul km'li ikinci eli daha kuvvetli makul fiyatlı ve bir araç bakardım.
0
awlmi
(30.01.26)
mazda kullandim, motor sanziman problemi cekecegini sanmam. kullanmasi zevkli performansli araclardir.

mazdalarin en buyuk problemi pas, korozyon yoksa aracta alinir.

kaldirip mutlaka altina bak, camurluklari iyi kontrol et, bagajda yedek lastigin etrafina bak, kapi altlarini kontrol et.
0
cooperr
(30.01.26)
reddit'çilerin favori otomobillerinden bu. Fakat 2018 model araba baya km yapmış, lastikler ne durumda en son ne zaman değişmiş? Frenler nasıl, debriyaj nasıl? Alacaksan bunlar masraf çıkaracak mı bi baktırıp bilerek al bence.
0
nhk ni youkosu
(31.01.26)
aslıda Türkiye'de belli bir segment için alınan her arabaya ortalama aynı paraları veriyorsunuz denebilir. çünkü birisi yakıttan, öbürü vergiden, diğeri parça ve ustadan o parayı bir şekilde çıkartır.

mazda kesinlikle alınabilecek arabalar listesinde sorunsuzluğu ile liste başı çeker. büyük keyifle binersiniz. büyük huzurla sürersiniz... temiz, düzenli, bakımlı kullanıldığında arıza çıkartmaz. yağ bakımları düzenli yapıldı ise, motor içine asla çeşme suyu girmediyse, antifriz kullanılıyorsa bunun dışında sizin bakacağınız bir şey kalmıyor. gerisi tamamen experin işi.
ama mazda gibi arabaları genel itibariyle yaşadığınız şehirden almak daha sağlıklı. bunun sebebi de şu: bu arabanın bakımlı ve sorunsuz olduğunu istediğiniz kadar expere gösterin tam tespit edememe riski her zaman var. bu yüzden bu gibi arabalarda eğer yetkili servis dışına çıkıldıysa "hangi servise onarıma gidildiğine dair" soru sorun. gerek birlikte, gerekse yalnız, ustasıyla görüşün ve arabanın genel hali hakkında bilgi almak istediğinizi, daha önce bakıma hep oraya geldiğini, sizin de orayı tercih edeceğinizi ve gün gelip satışa çıkarınca alacak kişiye de yine tüm bakımlarının o serviste yapıldığının rahatlığıyla satacağınızı, ama bir sorun varsa bilmek istediğinizi çünkü satın aldıktan sonra yine o sorun için oraya gelineceğini, o yüzden en baştan bilmek istediğinizi çok da kibar olmayan, esnafın hoşuna gideceği bir dille ifade edin...

arabada kronik bir şey varsa ve gerçekten düzenli olarak bir servise gittiyse araba ustaları tarafından tanınacaktır ve topa girmek istemeyen usta size arabanın durumunu söyleyecektir.

ben sorunsuzluk arıyorum ama sorun çıkarsa da parça / usta fiyatını dert etmem diyorsanız mazda doğru tercihlerden biri.
ama uzun yolu düzenli yapacağım, hem konfor hem rahatlık arıyorum diyorsanız alternatifler mevcut... fakat hiç bir alternatif, o fiyata o kaliteyi size vermeyecektir. mazda piyasası düşük, satışı yavaş olması sebebiyle ucuz araçtır. kötü olduğu için değil.

vergisinin yüksekliğini 3. araba alacak olan bir kişi olarak çok düşüneceğinizi zannetmiyorum. alternatifinde alacağınız herhangi 1.6 araçtan alamayacağınız keyif ve yol huzurunu size verecektir. yok ben vergiyi de endişe ediyorum diyorsanız zaten mazda ve benzeri araçlardan çıkıp daha ekonomik alternatiflere (konfor faktörünü de eleyerek) yönelin derim.

km'sine gelirsek, büyük motorlu ve dizel araçlar doğru kullanıldıkları taktirde o km'ler çok değil... mazda gibi sorunsuz bir araçta, hele ki dizel motorda eğer doğru kullanıldıysa size yarım milyon km daha götürür. japon olması + mazda olması sebebiyle ve hali hazırda elinde 700.000km'de olan ve hala kullanılan bir japon harikası aracı olan biri olarak söylüyorum.

dizel'de dikkat etmeniz gereken uzun yolda düşük vites / yüksek devir ile dpf temizliğini aralıklı olarak yaparsanız, uzun yola çıkmadan önce ister würth ya da liqui moly gibi markaların enjektör temizleyicilerini, mercedes'in önerisine uyarak 1/5 oranında gaz yağını ya da dot 4 fren yağını fullemeden önce depoya boşaltıp uzun yola çıktığınız taktirde temizlenmiş ve yağlanmış enjektörlerinizi de dert etmeden kullanabilirsiniz.
0
hiphopotam
(31.01.26)
@hiphopotam aracı satın aldım ama sen kalbime su döktün. çok teşekkür ederim, bence de çok güzel bir araç satın aldım. aracı ustalarıma gösterdim, düşünmeden al dediler. ve aldım.
+1
🌸dirildimde geldim
(31.01.26)
Mazda zevk arabasıdır, sorunsuzdur. Düz adama sorarsan alma der zaten ülkede tutmamasının sebebi bu. Bi kere Mazda'ya alışırsan başka araca binmen zor olur.
0
mirty
(31.01.26)
(8)

Tr'den Almanyaya para transferi

Purple life
TR'deki euro hesabimda bulunan bir miktar parayi Almanya'daki euro hesabima euro olarak göndermek istiyorum.en uygun yollusu nedir? Swift icin 1500€ ödeme cikiyor.Wise vs güvenli midir? kullanan oldu mu? kesinti daha az mi gercekten?miktar ~200k€türkiye'deki bankayla sorun yasar miyim? bi arada yurt
TR'deki euro hesabimda bulunan bir miktar parayi Almanya'daki euro hesabima euro olarak göndermek istiyorum.

en uygun yollusu nedir? Swift icin 1500€ ödeme cikiyor.

Wise vs güvenli midir? kullanan oldu mu? kesinti daha az mi gercekten?

miktar ~200k€
türkiye'deki bankayla sorun yasar miyim? bi arada yurt disina döviz gönderilemiyordu sanki?
-1
Purple life
(28.01.26)
Wise bro.
-1
Kahvedesu
(28.01.26)
200 k euroyu direk havale edersen banka bloklar ve sana masak sebepli niye diye sorar.seninde makul sebepler sunman gerekir.wise ufak meblağlar için sorunsuz ama bu rakamı yüksek kabul edecek bu sefer avrupa için sorgulanacaksın,paranın kaynağını isteyecek vs.önce neden istediğinin evrağını hazırla sonra kendi bankandan gönder.

Buradan bir arkadaşımız bu paranın biraz yükseğini ingilterede kendi hesabından türkiyeye çekti.vergisi ödenmiş,kendi resmi parası olmasına rağmen her iki taraftada sıkıntı yaşadı.bı rakam senin için olağan değilse problem başlıyor.ben 10-20 k sorunsuz gönderebiliyorum,eşimin olağanı benden yüksek vs.vs.
0
duptıs
(28.01.26)
@duptis, ama benim sorum bu degil ki.

1. masraf olarak en uygunu nedir?
2. tr'deki parayi cikarmada sorun yasar miyim
0
🌸Purple life
(28.01.26)
2-türkiyeden çıkarırken sorun yaşayacağını yazdım cevabımda.masak soruyor nereye gönderiyorsun diye.sebebini açıklaman lazım.

1-wise en ucuzlardan birisi ama günlük limitleri var.50000 euro olması lazım.
+1
duptıs
(29.01.26)
Wise yapamazsın ki, TR EURO hesabından Wise Euro hesabına yapacağın işlem de swift zira!

Türkiye'de ancak aynı bankadaki farklı Euro/dolar/gbp vs. hesapları arası döviz transferi normal havale gibi oluyor. Mesela senin Garantide hesabın var, Wise'ın Yapıkredi'de Euro hesabı olsa oraya göndersen bile swift oluyor bu. Ancak Wise'ın her bankada döviz hesabı olsa, sen oraya atsan onlar da Almanyadan transfer etse o olurdu. Ama bunu yapmıyorlar. Şu an açıp yine denedim, add money-> Euro diyince Belçikada bir banka ibanı veriyor. Parayı oraya atacağına Almanyadaki bankana atarsın zaten.

Wise'ın olayı anında "TL" gönderip, orada istediğin paraya çevirip karşı ülkeden çekmek. veya ben İngiltere'den GBP atıyorum, bozup TL yapıyorum, sonra anında TL hesabıma eft yapıyor. Bu şekilde kolaylık sağlıyor 1-2 gün swifti beklemiyor ve yüksek fee vermiyoruz. Exchange'den kazanıyor.

Yani wise ile zaten teknik olarak yapamazsın bence. Ben direkt aynı para birimini deposit edip karşıdan çeken duymadım hep bir çevrim var. Bu senaryoda 200 bin euroyu TL'ye bozup Wise'a atıp geri Euro alman gerekiyor. Benim bildiğim ve arada kullandığım bu. Yanlışsa açıklasınlar.
+1
nhk ni youkosu
(29.01.26)
200k€ icin 1500€ aslinda %1 bile degil, makul bir fiyat. Lakin hem Türkiye‘deki bankaya, hem almanya‘daki bankaya hem de Almanya‘da Finanzamt‘a bu parayi deklare edip kaynagini gösterebilmen lazim. 2016da böyle bir miktar transfer etmistik, TRden Avusturya‘ya. Direkt ben deklare edince sikinti olmadi.
0
kuehles blondes
(29.01.26)
@kuehles, haklisin benlis bakmisim meger 4% imis.

EU ici aninda 0 masrafla eft yapabildigimiz icin bana cok fazla geliyor.
0
🌸Purple life
(29.01.26)
bankaniza sorun direkt. varsa musteri temsilciniz ile gorusun, hem TR hem DE'de.
ben oyle yapmistim. TR'daki temsilcim ile gorusmus bir transfer emri yazmistim. ayni sekilde alici tarafindaki (EU ici) temsilcimle gorusup (mail atip) xx miktarda para gelecegini ve paranin kaynagini belirtip, bildirilmesi gereken yerler ve belgeleri sormustum.
onden herseyi hazirlarsaniz max 2 gun icinde geciyor. 2 sene once bu sekildeydi en azindan.
0
65 derece
(29.01.26)
(6)

banka şubesinden tek seferde usd çekme limiti

in vino veritas
bunlar sürekli güncelleniyordu, en son ne oldu bilen var mıdır? her şubeye göre değişiyor olabilir mi acaba ve ne kadara kadar önceden haber vermeksizin çekebiliyoruz? banka işbankası
bunlar sürekli güncelleniyordu, en son ne oldu bilen var mıdır? her şubeye göre değişiyor olabilir mi acaba ve ne kadara kadar önceden haber vermeksizin çekebiliyoruz? banka işbankası
0
in vino veritas
(28.01.26)
çok dağ başı şube değilse bir kaç bin usd ödeyebilirler. ama siz yine de riske etmemek için önceden haber verin şubeye. 300-500 falan verirler muhtemelen ama 100 bin milyor usd falansa önceden haber vermek allahın emri...
0
exlibris
(28.01.26)
Belli bir limiti yok. O an hiç olmayabilir bile. 2-3 kere başıma geldi. Şubede hiç yokmuş. Dolar hiç yoktu, 500 euro zor bulup vermişlerdi.

Arayıp söyleyin. İstediğiniz kadar getirirler.
0
nickini vermek istemeyen uye
(28.01.26)
eğer acil gerekiyorsa birkaç şube dolaşın hatta mümkünse daha zengin (veya ticaret dönen) mahallelere gidin.

Garanti Bankasının Maltepe'deki şubesi 2000 dolar veremezken Sarıyer'den çok daha fazlasını çektim. (habersiz gittim öyle)
0
nhk ni youkosu
(28.01.26)
limit her şubede aynıdır. önceden haber vererek giderseniz daha iyi olur. etrafında ithalat ihracat yapan firmaların olduğu şubelerde daha fazla döviz bulursunuz.
0
co2s2
(28.01.26)
Kendi şubenden çekmen için belli bir üst sınır yok. Ama alt sınır da yok. O yüzden önden haber vermek gerekiyor. Tüm paranı aynı gün alabilirsin.

“Hazır şu kadar paranı trink diye veririm sana” diye bir taahhütte bulunan bir banka bilmiyorum.
0
lazor
(28.01.26)
şubeye göre değişmez ama bankaya göre değişir. bir de evet kendi şubenizden çekmeniz lazım, başka şubeden çekerseniz inanılmaz masraf alıyorlar. halkbankta durum bu şekilde. önceden haber verin. ben olsam bin dolar için bile olsa arardım. olmayabiliyor çünkü anlık olarak.
0
elorelia
(29.01.26)
(5)

Video kayıt cihazı

sacrilegious
Selamlar,Eşimin babası eşimi küçükken hep kameraya çekmiş, şimdi bizim de çocuğumuz olacak; ben de aynı şekilde anı biriktirmesi için eşime bir video kayıt cihazı almak istiyorum. Fiyat araştırması hiç yapmadım ama ayırmayı düşündüğüm bütçe 10-15 bin gibi. 1-2 sene sonra ilgisi devam ederse cihazı y
Selamlar,

Eşimin babası eşimi küçükken hep kameraya çekmiş, şimdi bizim de çocuğumuz olacak; ben de aynı şekilde anı biriktirmesi için eşime bir video kayıt cihazı almak istiyorum. Fiyat araştırması hiç yapmadım ama ayırmayı düşündüğüm bütçe 10-15 bin gibi. 1-2 sene sonra ilgisi devam ederse cihazı yenileyebiliriz.

Aksiyon kamera / mini kamera gibi bir şey mi almalıyım? Ne önerirsiniz?

Teşekkürler.
0
sacrilegious
(25.01.26)
Fotoğraf makinesi daha kaliteli çeker. Canon 2000D bakabilirsiniz. Ama aynalı makineler büyük, ağır, kullanışlı olmaz. Aynasız mantıklı. O da pahalı. En az 35, 40 bin. Ama bunların kalitesine hiçbir telefon, kamera ulaşamaz.
-5
arbre
(25.01.26)
Böyle bir amaç için dslr hantal olur. Netleme, düşük ışık koşullarda performansı tatmin etmeyebilir.
Telefonunuz dışında illa bir alternatif istiyorsanız. Dji pocket 3 gibi doğrult ve çek şeklinde pratik şeylere yönelin derim.

Sağlıklı mutlu ömürler..
+1
anon1m
(25.01.26)
eskiden kasetli kameralarla çekilen şeyin en iyi yanı kendi kayıt medyaları olmasıydı (kaset yani). Şu an hala o kaset duruyordur, dijitale aktarılabilir (uzun zaman sonra bozulmalar olabiliyor ama yine de okey)

şimdi iyi bir telefonla çekerseniz aslında çok kaliteli kaydetmiş olacaksınız fakat dosya denizinin içinde video ve fotolar kaybolup gidecek. İyi bir arşivleme/yedekleme şart.

Benim çocuğum olsa son iphone'u alır onunla çekerdim (video kalitesi diğer telefonlardan net şekilde daha iyi) çünkü en iyi kamera yanındaki kameradır. Fakat sırf bu işe özgü bir şey istiyorsanız dji pocket, action veya gopro gibi kameralar iş görebilir tabii. (kafanızdaki fiyata da daha uygun)

not: dslr veya aynasız kameralar fotoğrafı daha iyi çeker (o da raw çekip işlersen). Videoda bilmeden bulaşmayın. Son 3-5 yılın iphone'u size çoook daha iyi anı videosu kaydedecek emin olun. (sebebi de şu, telefonlarda auto hdr'ı açarsanız ışığı optimize ediyor. Sizin gözünüzle gördüğünüze daha yakın bir video ortaya çıkarıyor. Kamera ile çekilen şeyde "şurası niye çok karanlık" "burası niye patlamış" "şunu tam pozlayamamışım" "burası net değil" gibi bir sürü derdiniz olacak.)
+1
nhk ni youkosu
(25.01.26)
ben kuzenime bunu aldım yılbaşı hediyesi
www.amazon.com.tr

delirdiler mutluluktan. sanırım aradığınız fiyat bandında.
yanında milyon tane aparat geliyor. 2 tane de hatta batarya. bir bakın yorumlara ve videolarına/deneme videolarına derim.
+1
la traviata
(25.01.26)
ekstra cihaz almak yerine, telefonla çekeceğiniz videoları düzenli olarak yedekleyeceğiniz bir sistem kurun.

google drive
YouTube
fiziki bir hard disk
0
co2s2
(26.01.26)
(12)

Havva neden şeytanlaştırılmıyor?

plastic_angel
Hristiyanlarda Eva bizde Havva . Ademi cinsel ilişkiye zorlayan o değil mi ? Niye kötülüğün simgesi değil bu kadın?
Hristiyanlarda Eva bizde Havva . Ademi cinsel ilişkiye zorlayan o değil mi ? Niye kötülüğün simgesi değil bu kadın?
-8
plastic_angel
(20.01.26)
Semavi dinlerde yaratılan (ve şeytanlaştırılan) ilk kadın için (bkz: lilith)
+1
kobuzchu kiz
(20.01.26)
ne alaka cinsel ilişkiye zorlamış falan. öyle bi şey yok islam’da. yasak elmayı yemek için ikna etti.
+2
deartheodosia
(20.01.26)
Siz biraz konuya uzak kalmışsınız. Öncelikle yukarda belirtildiği gibi cinsel ilişki için zorlamıyor. Yasak meyveyi yediriyor, bunun için de zorlamıyor gerçi. Bu da tevratta böyle, kuranda sadece şeytanın bu ikiliyi kandırıp meyveyi yemelerine yol açtığı söyleniyor. Ek olarak tevratta da bu olay anlatılırken adem ve havva beraber yılanla konuşuyor, meyveyi ilk havva yiyor, ademe de o uzatıyor. Yine zorlama yok.

Ama bu haşin çıkışınız ilginç gelmedi değil swh.
0
akhenaten
(20.01.26)
yasak meyve denen şey cinsel ilişkinin bir metaforu değil mi? gerçekten oturup elma soyup mu yediler yani?
+2
kibritsuyu
(20.01.26)
@kibritsuyu kabuklu yemiş de olabilirler, ama şaka bir tarafa bu olayın cinsel ilişki açısından yorumlanması çok sonraları gelişiyor. Detayına çok hakim değilim, ancak bunlar dini yorumlardan çok edebi yorumlar. Dini olarak bunun en ileri gittiği durum sanırım havvanın ademe meyveyi uzatması ve onun da itiraz etmeden yemesini, kadının, kadınsılığını kullanarak erkeği baştan çıkarması vs. gibi yorumlamalarıdır. Ama bu senaryoda bile meyve yine meyve.

Yahudiliğin en erken mitleri bunlar. Bu anlatılarla çağdaş neler neler var. Baya Eski Mısır, Asur, Sümer dinlerinin hayatta olduğu bir zamanda oluşuyor bu anlatılar. O dönemde meyve çoğu zaman gerçekten meyvedir.
+1
akhenaten
(20.01.26)
Elma işi efsane ya da çevrim hatası gibi görülüyor daha çok. Asıl konu "Bilgelik" ağacından yiyip gözlerinin açılması, özgür irade sahibi olmaları, masumiyetlerini kaybetmeleri. Ayrıca Havva'ya daha ne olsun "doğum sırasında çile çekeceksin, kocana tabi olacaksın" diye bizzat tanrı onun üzerinden tüm kadınları bir nevi cezalandırıyor. İbrahimi dinlerin tamamında da "İlk şeytana uyan" olarak görülmesi ve yerilmesi de cabası.
0
salihdt
(20.01.26)
Yasak meyve aslında bilgi ağacının (tam olarak the tree of the knowledge of good and evil) meyvesi, suçları sevişmek değil tanrının sözüne karşı gelmek. Bununla beraber kendi çıplaklıklarının ve cinselliklerinin bilincine varıyorlar ama o kısım ikincil sonuç.

İncil'de yaradılış kitabı bölüm 3'ü okuyabilirsiniz fakat özetle:
Tanrının sunduğu bütün imkânlara rağmen o izin verilmeyen tek ağacın meyvesini yeme, aslında insanın iyiyle kötüyü bilme, tanrı gibi olma arzusunun da ilk arketipidir.
(Şu makaleden: dergipark.org.tr)
+2
kobuzchu kiz
(20.01.26)
toplumsal kabule göre erkek kadından üstün değil mi zeka, yaratılış vb. olarak? ademin kafası hiç zerre çalışmıyor mu da kendi köprücük kemiğinden yaratılmış ve kendisine denk olmadığı varsayılan havvanın lafını dinliyor? adem şuursuz mu? her gel diyenin dediğini yapıyor anlamı çıkıyor sizin bu teorinizden. bu durumda konunun havvayla hiç ilgisi yok ki.
+1
Phoebe
(20.01.26)
Yılan Havva ile konuşuyor ve Havva koparıyor elmayı tevrata göre. Kuranda yok zaten olayın detayı. Benim sorum bambaşka.
-1
🌸plastic_angel
(20.01.26)
aslında semavi dinler havva'yı şeytanlaştırmaktan daha aşağıda bir konuma koyuyor. lilith gibi şeytanlaştırılsa beraberinde bir akıl ve güç de atfedilmiş olacak. oysa havva yaratılış mitinde o kadar akılsız ki yılan kandırmak için adem'i değil onu seçiyor. çünkü güçsüz olan, kolay manipüle edilebilir olan o. yani havva kadın olduğu için şeytanlaştırılamayacak kadar zavallı bir varlık. o yüzden üzeri merhametle örtülü bir acıma duygusuyla yaklaşılıyor kendisine.
0
sir gawain
(20.01.26)
0
nhk ni youkosu
(20.01.26)
kuranda neden bu olay detaylı anlatılmıyor bunu sorgulamakla başlayınca işler kopuyor zaten.

havva, eva yılan demek. havvadan kasıt lilith. kuranda ademin eşinin adı geçmez. soyun devamı işte bu ademin adı geçmeyen eşinden.
0
Hallegadola
(21.01.26)
(14)

Bu Amerikalilar ICE polisine niye tepki gosteriyorlar?

tantamount_to_equivalent
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah,
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah, fatura olur ne bileyim, banka kartini, ogrenci kimligini goster. Bir sekilde halledersin gecersin. Ulan bunlarda gbt'ye bakma falan da yoktur simdi, suclu icin kacak icin ne kebap ulke. Trump icraat yapiyor, senin yararina iste. Woke medyanin, demokratlarin toksikligi resmen. Kacirdigim bir sey mi var?
-10
tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
kimlik taşıma kültürü yok galiba, üstüne kimliğe bile bakmadan ters kelepçeyi takıp bir yere götürüyorlar (kaç tane ABD vatandaşını almışlar).

Legal bir birim olmayabilir, yüzü maskeli garip bi organizasyon.

Ek olarak, ABD'de milletin "devlete karşı silahlanma hakkı" var. Orası o kadar özgür bi ülke öyle düşün. Böyle polismiş ice'mış falan öttürürler ve öttürmeliler.
+1
nhk ni youkosu
(19.01.26)
Özetle ABD ve "eski dünyanın" devlet ve vatandaşlık algıları çok farklı. ABD tarihi çok bilinmiyor ülkemizde. O yüzden cidden kısa bir cevabı yok bunun. Konuya ilginiz varsa Halil İnalcık'ın çevirdiği Allan Nevins'in ABD tarihi diye bir kitabı var. Bunu okursanız iyi bir temel olur, ABD nasıl kuruldu ve nasıl farklılar sorusuna cevap olur. Bunun üstüne modern politikalara göz atarsanız durumu anlarsınız.

Çok kabaca özetlersek bildiğiniz gibi ABD karma göçlerle kurulmuş bir devlet. Bu açıdan göçmenlik kavramı bu insanların tarihsel farkındalığının bir parçası. Meseleye salt olgusal olarak bakamıyorlar. Hikayeleri, tarihleri, varlıklarının her yerinde göç temalı şeyler var. Buna ek olarak köleliği çözme biçimleri (abd iç savaşı vs.) gibi çok girift bir takım süreçler var. Neticede "diversity" politikaları bu ülkede doğuyor.

Biz ve yaşadığımız dünyanın geneli soya dayalı bir tarihsel zincire sahip. O yüzden birçok şey anlamlı gelmiyor. Örneğin dünyada az ülkede vatandaşlık kan bağıyla değil doğumla kazanılıyor ve abd bunlardan biri.

ABD'nin bir yarısı (çoğu demokratlar) bütün bu tarihsel süreci günümüze uyarlayarak "biz göçlerle var olduk, hala yeni göçmenlere yer var" anlayışı içinde. Diğer yarısı ise (çoğu cumhuriyetçiler) günümüzle geçmiş arasında net ayrım yaparak "bizim uluslaşma aşamamız sonlandı, yeni göçe yer yok" ayrımını yaşıyor.
+8
akhenaten
(19.01.26)
Olayların esas sebebini bilmiyorum ama
üstteki ilk yorum için diyeceğim ,
ABD'de de milletin "devlete karşı" silahlanması herhalde bir ilüzyondan ibaret olmalı.
Trum bir kaç gün önce isyan yasasını devreye koyacağını belirtti :
t24.com.tr

Sanırım isyan yasası işlerse, demokrasi , insan hakları, seçimler, özgürlük heykelinin anlamı vs bir süreliğine
hatta kanlı şekilde rafa kalkar.
Saddamdan sonra Irak'a getirdikleri(!) daha sonra da İran'a havale ettikleri özgürlüğün 10'da birini bulmaları zor.
2021' deki kongre binası baskınını hatırlayın. Sonrasında protestoculardan evinde bir şekilde ölenler de oldu.

Önceki Biden yönetimiyle de hala çekişme halinde Trump.
+1
diyecevaplandı
(19.01.26)
"Devletin polisi senin icin calisiyor"luk bir durum yok. Herkes vergi veriyor, devlet topladigi vergilerle ne dogru duzgun egitime ne sagliga yatirim yapiyor, para bunlara gidiyor seklinde bir arguman var. Bir de mesela 25 senedir orada yasiyan kimseye bulasmayan gocmenin kime ne zarari var, niye bunlarin hayatini karartiyorsunuz zevk icin gibi bir mantik da soz konusu.

Buna "icraat" demek garip bir mentalite.

Onun haricinde zaten batida besin zincirinin direkt en dibindeki turk/ortadogulu/musluman gruba mensup birinin "woke" gibi terimleri kullanmasi ise hepten sac bas yoldurucu. Arkadasim o woke hakareti senin kullanman icin degil, zaten hedefinde sen varsin.
+3
hot potato
(19.01.26)
ABD polisinin en küçük olumsuzlukta öldürme mantığı akıl işi değil. Yarış arabasıyla polisten dakikalarca kaçıp terör estiren white'ların roketle vurulması gerekiyor o zaman. Bu tipleri helikopter kovalıyor, canlı yayında tüm ülkeye izletiyorlar. Normal bir göçmen neden 1 saniyede öldürülüyor? Bu ikiyüzlülük sorgulanması gereken bir şey.
0
arbre
(19.01.26)
@hot potato
besin zincirinin en altindaymisiz, woke kelimesini kullanamazmisiz falan bu derece assagilik kompleksine girmeye gerek yok. Siz hic Tr disina cikmadiniz diger gocmenleri hic gormediniz galiba? Burka giyenlere, bebege bas ortusu takan 8 cocuklu ortadogululara kadin sunneti, akraba evliligi seminerleri duzenlemekle mesgul AB sehirlerinin belediyeleri. Pakistan, Hindistan, Banglades, Afrikalilar temizlik nedir bilmiyor, adamlar bakkal, restoran aciyor, pislikten adamin dukkanina giremiyorsun. Ne eti yedikleri belli degil, gidanin saklama kosullari falan hicbir sey bildikleri yok. Ulkesindeki ic savastan mi kacmis, suclu mu katil mi tecavuzcu mu ne oldugu belli degil cogunun. Bati Turk gocmeni bulsun, opsun basina koysun. Tamam ulkede isler yolunda gitmiyor ama kendinizi bu kadar kucumsemeyin ayrica son donemde deli beyin gocu oldu. Imajimiz daha da iyilesiyor.
Kaldi ki cok sukur dis gorunus avantajimiz da var. Zenci degiliz, kahverengi degiliz, batili gibi giyinip, batili gibi yiyip iciyoruz. Diger gocmenlerden ulkesindeki Yerel kiyafetiyle dolasan var, salvar giyen var, kabileyi birakip gelen var, adam daha yerlesik hayata gecmemis, mizrak falan tasiyor, ustsuz dolasiyor:)

x.com
-1
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
ABD'yi Türkiye'den hatta avrupa'dan anlamak çok zor.

ABD adı üstünde Birleşik Devletler. Bir federasyon. Aslında Avrupa Birliği'nin hadi biz artık tek bir devlet olalım dese ortaya çıkacak şey gibi düşünün.

ABD'de şu an eyalet dediğiniz yapılar aslında bir zamanlar bağımsız devletlerdi. ABD'nin mantığının anlaşılması için bu kadar detaylı anlatıyorum. O yüzden eyalet valileri merkezden atanmıyor. Her eyalet kendi valisini kendi seçiyor. Hatta valiler aslında teknik olarak devlet başkanı gibi neredeyse. Bazı alanlarda valilerin yetkileri başkandan daha fazla. Başkanın verdiği bazı kararları uygulamama yetkisi var. Her eyaletin polisi kendisine ait.kendi atamalarını yapıyorlar. Yani fransa polisi ingiltere'de neyse, abd'de eyaletler arası durum o.

O yüzden FBI var, eyaletler üstü yani federal polis. Interpol gibi, her eyalette çalışabiliyorlar.

Bir diğer konu da ABD özel mülkiyetin, bireysel hakların çok çok ön planda olduğu bir memleket. Bu Türkiye'de çok kolay anlaşılabilecek bir şey değil bizim kültürümüzde özel mülkiyet olayı çok yeni daha. ABD'nin kuruluş felsefesi bunun üzerine.

Bu yüzden hesap sorulabilirlik çok fazla. Bu sebeple de ABD kamu görevlileri çok sert. Böyle bir sistemi ancak çok net kurallarla döndürebilirsin. Ve bu kadar büyük ve karmaşık bir sistemde taş kağıt makas durumu var. her birim başka bir birimden güçlü, başka bir birimden güçsüz.

Bunların tamamını aklınızda tutun.

Şimdi gelelim ICE'ye. ICE dediğin göçmenlik ve gümrük bürosu. Yani aslında evrak işleriyle dönen bir kamu kurumu. ama son dönemde ICE memurları özel harekatçılar gibi ağır silahlarla sokaklarda gezip önüne geleni gözaltına alıyor, insanları kovalıyor vs. Evlere girme yetkileri yok ama manipülasyonlarla insanları evlerden çıkarmaya çalışıyor ki gözaltına alabilsin.

Çünkü seçim vaadi olan kaçak göçmenleri gönderiyoruz propagandası yüzünden sokaktan adam topluyorlar. Gönderdikleri adamları da şöyle yolluyorlar. Mesela adam legal olarak amerika'da öğrenci. Ama ice yakaladı. Merkeze aldı. Manipule ediyorlar, avukatıyla görüştürmüyorlar ya da oyalıyorlar. Arada diyorlar ki bu kağıtları imzalayacaksın. Bazıları korkup imzalıyor. İmzaladıkları kağıtlardan bazılarında ABD'yi terk etme sözü vermiş oluyorlar. Aslında legal olarak orada bulunan birini böyle deport ediyorlar. Sırf kotalarını doldurabilmek için.

Ama asıl sorun bu yönetimsel baskıyla, ICE memurları legal sınırları epey zorluyor şu anda. Bir de bizdeki bekçiler gibi işsiz gençleri toplayıp sen artık ICE memurusun, al silahın al yetkilerin gibi bir durum da oldu.

Bunlar yüzlerini kapatıyorlar, kimliklerini gizliyorlar, kameralarını kapatıyorlar, sokaklarda kafalarına göre takılıyorlar ve ellerinde de epey ağır silahlar var. Tipleri görsen özel harekatçı gibiler. Ve bunun yasal zemini ciddi ciddi tartışılıyor. Şimdi yukardaki örnekleri şundan anlattım, ABD'de polisin bile sokakta herkesi durdurup rastgele kimlik kontrolü yapması çok reaksiyon alır. Ortada bir şüphe olması lazım. Şimdi bu adamların sokakta insanları durdurma şüpheleri de ten rengi genelde. Bu da ayrı bir tepki sebebi.

Bir de bu adamlar federal yetkili. Ee şimdi sen bir eyalete gidiyorsun, o eyaletin düzenini sağlayan polisleri var. Ama 2 tane ice arabası geliyor bir anda şehir meydanında insan kovalamaya başlıyor ee bu da bir kaos.

Ama son olay hastaneye giden bir kadını çekip vuran bir ice memuru yüzünden büyüdü. Kadını geçirmiyorlar, kadın arabayla gitmesi gerektiğini acil bir hastane işi olduğunu söylüyor. Kadın memurların arasından geçip gidiyor. Bir tanesi aracın arkasından ateş ederek kadını öldürüyor. Kendini "beni öldürecekti" diye savunuyor ama videosu çıktı kadın uzaklaşıp gitmesine rağmen direkt kafadan vuruyorlar.

Kadın bir de ABD vatandaşı doğma büyüme. Haliyle kıyamet kopuyor.
+3
anten
(19.01.26)
@tantamount_to_equivalent
tam olarak demek istedigim bu iste. batili sagcinin gozunde pakistanli'dan ustun oldugun varsayimin tamamiyle yanlis.
0
hot potato
(19.01.26)
"trump'in polisi" algisi var anladigim kadariyla ki polislere bala sovuyorlar hatta engel oluyorlar adamlar pek bisey yapmiyor..anladigim kadariyla bu arkadaslarin etki alani ve gucu limitli, trump defacto olarak kendi gerillasini yaratip sinirdan iceri surmus gibi bir durum var ortada. yoksa normal polise boyle bir tavir oldugunu gormedim, cunku kim vurduya gidersin.

olay sari okuzu vermemek, buna eyvallah cekerlerse trump kendisine oy vermeyen %50nin ustunden gececek, gocmen olayi bir "deneme" (bence)
+1
cooperr
(19.01.26)
@hot potato:
Orasi dogru, asiri sagci irkcinin gozunde tum yabanci aynidir. Kacak Somaliliyi deport edelim, kacak Turk kalsin diye bir sey olmaz zaten. Demek istedigim biz epey elit kaliyoruz gocmenler arasinda cunku seviye cok dusuk, tum ucuncu dunyayi almis Avrupa, ABD. Ama dili bildikten sonra, topluma karistiktan sonra kolay kolay irkcilik gormeyiz, farkedilmeyiz, blend in oluruz. Maalesef hintlinin, zencinin oyle bir sansi yok. Manyagin biri durup dururken yoldan cevirip ofkesini kusabilir. Biz bu acidan epey sansli ve ilerdeyiz diger gocmenlere gore. O yuzden asagilik kompleksine gerek yok.
0
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
@tantamount

seninki biraz wishful thinking, adamlarin gozunde hepimiz "fuckin immigrant"iz..
biz blend olamiyoruz zaten, gocmenlik ne onu bilmiyoruz. bavulu alip cikan gocmenim diyor, gocmenlik tek basina cikip kicini kurtarmak degil.
adamlar yakin akrabalarla beraber uzuyor, geride hicbirsey hickimse birakmiyor.
bizim bir ayagimiz orda biri burda. boyle gocmenlik falan olmaz.
0
cooperr
(20.01.26)
ileride ülkemizdeki göçmenler deport edilmeye başlanırsa (in my dreams), bizdeki göçmen seviciler de polis gördüğü yerde zorluk çıkartıp bağıracak. her toplumda var böyleleri.
+1
parka
(20.01.26)
- oncelikle olaya herkes politik bakıyor. su an nasil polis akp nin polisi algısı varsa ( kismen doğru ) ice da trump'in adamları olarak bakıyor demokrat taraftarları ve o yüzden karsi da cikiyorlar.

- Amerika da birine nerelisin diye sorsan sana German - American ya da Irish - American / Italian - American fln der. Yani adamların göçmen algısı ile bizim tr deki göçmen algısı bambaşka. adamlar göçmenlik konusuna cok aliskin zaten herkes göçmen olarak gelmiş. göçmen karsitligi asla bizdeki gibi degil bu yüzden sert müdahalelere karsi cikiyorlar.

- 8 yildir Amerikaayim ve gördüğüm eger göçmenler olmasa bu ülkede herseyin fiyati artar ve ayak islerinde calistiracak adam bulamazsın. su an NYC de tum yemek dagitanlar göçmen ( bir cogu kaçaktır ) ve NYC de hava - 10 fln adamlar bisikletle yemek dagitiyor. sen bunu hic bir beyaz amerikaliya yaptiramazsin ya da saatine $40 $50 verirsen bir ihtimal 3 gun yapar. zaten tum tarımda calisanlar fln latin. bilincli insanlar bunun farkında.
+1
oscar
(20.01.26)
Bugün ona yarın sana. Ev baskını, işyerine girip adam toplama, uzun süreli gözaltılar , orantısız güç kullanma . Bunlar normalleşirse sonradan herkes bundan zarar görür. Devleti de yöneten insanlar ve bunu pekala kendi menfaatlerine kullanabilirler.

Amerika'da temel insan hakları konusunda yüksek bilinç var. İce sadece sıradan vatandaşlar tarafından eleştirilmiyor. Trump yargıyla da kavga ediyor.
+1
hebanon
(20.01.26)
(13)

Y.dısında yasayan arkadaslar emeklilik konusu kafanızı kurcalıyor mu?

bluewhale
Özellikle sonradan gidenler, ve avrupada çalışanlar ve 30 yasını gecmis olanlar..bildiginiz gibi avrupada ortalama emeklilik yası 65-67 ve giderek artıyor. trden borclanma ile biraz daha önce emekli olayım derseniz dünya kadar para verip bağkurdan çok dusuk bir maas ile emekli olabiliyorsunuz yok av
Özellikle sonradan gidenler, ve avrupada çalışanlar ve 30 yasını gecmis olanlar..bildiginiz gibi avrupada ortalama emeklilik yası 65-67 ve giderek artıyor. trden borclanma ile biraz daha önce emekli olayım derseniz dünya kadar para verip bağkurdan çok dusuk bir maas ile emekli olabiliyorsunuz yok avrupada yası beklerim derseniz oradada sisteme conradan dahil oldugunuz için yine cok dusuk bir maas soz konusu. Bu konuda bir planınız var mı ? ABD yi özllikle eledim çünkü oradaki emeklilik imkanları dünyanın geri kalanına göre oldukça iyi diye duydum.
+1
bluewhale
(19.01.26)
Sorunuza cevap değil ama şunu yazacağım; face’te epic retirement club diye çok kalabalık bir sayfa var, onu takip ediyorum. Orada ağırlıkla amerikalılar var, ve aksine, pek çoğu vergiler yüzünden, ya downsize olayını, ya da Avrupa’da emekli olacak ülke danışıp duruyorlar birbirlerine. Bakış açısı kazanmak üzere o sayfaya da bir bakmanızı öneririm. Anlık, dünyanın pek çok yerinde emekli olmaya dair bilgi paylaşımı mevcut.
+1
lil siztah
(19.01.26)
türkiyede de 60 ki emeklilik yaşı. çok farkı yok
0
jelly bear
(19.01.26)
Türkiye İngiltere'de çalıştığım yılları sayabiliyormuş "parasını verirsem", bi baktım eşimle kişi başı 20şer bin euro gibi bi şeye TR'de de emeklilik hakkı elde edebiliyoruz galiba. Buna şöyle bakarsak, geçmişte çalıştıklarımız + 20 bin euro ile 65'den sonra maaş elde ediyoruz, mantıklı bile olabilir.

UK'de emekli olmama 30 küsur yıl var galiba ve şu anki parayla ayda 950 pound gibi bişey veriyorlarmış.

Her türlü dünyada genç nüfusun azalmasıyla "emeklilik ponzisi" çökecek bence. Yani her şeyi düzgün yapsak bile aç kalabiliriz. Ayrıca özel emeklilik gibi para biriktirmemiz ve borsa vb. yerlerde bunu katlamamız lazım. Ama ona da baktım mesela Amerikadan ETF alsak(ilk 50 şirket veya QQQ vs. vardı) 1980-2000 arası her ay düzenli para yatırmış olsan dolar bazlı yerinde sayıyorsun, 2000-2020 arasında 20 yıl yatırsan birkaç katına çıkıyor. Bu da tamamen içinde bulunduğun dönemle ilgili şans.
+1
nhk ni youkosu
(19.01.26)
ABD'de emeklilik imkanlari iyi degil. Sirketin katki (company match...) sagliyorsa sagliyor ama bu herkese otomatik saglanan bir olanak degil. Emeklilikte olene kadar yiyecegin parayi calistigin sure icinde kendin biriktirip buyutmen lazim. Onun disinda social security var ama bu tek basina yasamak icin yetecek bir para degil.

Senin de her ay kazandigindan kenara koyup biriktiriyor ve yatirim yapiyor olman lazim.

Ben Kanada'dayim. Calistigim sirketin dahil oladugu bir emeklilik sistemi var. Her ay prim oduyorum. Kendim de kenarda biriktiriyorum.

Aslinda Turkiye'ye gore cok farkli degil durum. Benim babam ogretmendi mesela ve su an "emekli". Gorece rahat yasiyor olmalarinin sebebi emekli maasi degil, emekli olana kadarki surecte habire tasarruf yapip ev falan almis olmalari. Yoksa tek emekli maasiyla kirada oturmak cok rezillik olurdu. Ozetle birisinin seni "emekli" ilan etmesine ek olarak kendin de bir seyler yapman lazim.
+2
hot potato
(19.01.26)
4 yildir amerika'da calisiyorum ancak sadece 1 senedir social security oduyorum. maasin %8'i buna gidiyor. abd'de emekli olabilmeniz icin 10 sene calismaniz yeterli. 10 sene calistiktan sonra 67 yasinda odemeleri alabiliyorsunuz. 62 yasinda da alabilirsiniz ama o zaman ciddi kesintiler var.

9 sene kadar daha calismam gerek burada devam edersem. 10 seneyi tamamlayinca odedigim primlere gore hesapladim $2k yatiyor aylik ve bunu dunyanin her yerinde alabiliyorsun. ben cok gec social security odemeye basladigim icin bu miktar boyle. 20 sene odeyenler $3k, 30 sene odeyenler $4k civari aliyor. tabi bu orta-ust bir maasa gore hesaplandiginda boyle.

turkiye'de donup saydirip bagkur'dan emekli olmak benim icin mantikli degil cunku cok eksigim var. ama amerika'da yillari tamamladiktan sonra turkiye'de ssk'li bir ise girip calismam gerekir. bu da emekliligi cok ileri atiyor benim icin.

ancak avrupa'da da cogu ulkeye odediginiz social security'leri geri alabiliyorsunuz diye biliyorum. abd'de boyle bir sistem yok ve 9 sene calisip vergi odesen bile 10 yila tamamlamadigin noktada odedigin butun para ile baskalarinin emekliligini finanse etmis oluyorsun.

ama 30 seneye dunya'nin cok daha farkli ve tuhaf bir noktaya evrilecegini dusunuyorum. cunku cok acik sekilde yaslanan nufus, uzayan omur, ve azalan nufus artma hizina hep beraber baktigimizda sistemin birkac seneye tikanacagini gormek zor degil. zaten dunyada isciye ihtiyacin azaldigi bir donemden de geciyoruz. cok daha radikal bir sistem degisikligi olacagini ongoruyorum 30 seneye. o nedenle cok dusunmuyorum simdilik. ayni sosyal guvence ve devlet sisteminin devam etmesi mumkun degil. milyonlarca insan aclikla bogusur ve devlet yardimiyla yasamak zorunda kalir bu gittikce daralan sistemde.
+2
antikadimag
(19.01.26)
antikadimag abd derken kastettiğim buydu 10 seneyi doldurup iyi bir para almak mumkun (abd de kalmamak lazım tabi) avrupada bu yok, tr bağkur maaşı 400 usd falan sanırım.
0
🌸bluewhale
(19.01.26)
6 yıldır romanya'da çalışıyorum.
türkiye'de de 2 yıl çalışmıştım.
klasik anlamda emekli olamayacağıma eminim.
yaşadığım ülkede bireysel emeklilik sigortası ödemiştim bir süre. hala para var.
o yüzden, düşünmeden "oyna devam" diyorum kendime.
+1
rain when i die
(19.01.26)
turkiye'de sigorta girdi/cikti yaptirmistim. buyuk ihtimal toplu oderim zamani gelince.
yurtdisinda yasamak cok zor emekli olarak, amacim sepet yapmak.
cift emekli maasi + birkac kira ile turkiye'de konforlu yasanir.

emekli olarak yurtdisinda yasanmaz, yerlisi bile ucuz sicak ulkelere kacma pesinde zaten.
+1
cooperr
(19.01.26)
Açıkcası soruya denk gelene kadar aklıma dahi gelmiyordu. :) Zaten Avrupa'da çok uzun kalacağımı sanmıyorum. Mekan farketmeksizin 60-70 arası bir dönemde emeklilik olacak gibi görünüyor. Ben daha çok mevcutta verimli olabileceğim yaşlarda nasıl iyi para kazanırım sorusuna cevap arıyorum, birşeyler deniyorum. Hüsranla sonuçlanırsa pişman olabilirim. Türkiye'de 10 yıl aktif çalışmışlığım var ona da güveniyorum biraz. Geri dönsem çalışmaya devam etsem gerekli gün sayısını rahat doldururum.
+1
mbond
(19.01.26)
antikadimag + 1

ben kendi isimi yaptigimdan bu emeklilik primi fln odemiyorum ve acikcasi beni de bu düşündürüyor. olabildiğince yatirim yapıp onlarla gecinme planım var ilerisi icin.

benim gördüğüm Amerika da emeklilik maaşları cok cok dusuk, $1200 - $1400 Maas alanları gordum. hatta amerika da kari koca bu rakamlarla emekli olup evlerini de kiraya verip Tayland fln taşınanlar var. amerika da geçinemiyorlar ya da standartları cok dusuyor.

beyaz yaka gibi calisanlar gördüğüm kadarı ile emeklilik harici de özel yatirim fonlarına da para yatırıp ileri de oralardan da para alıyorlar.
0
oscar
(20.01.26)
balkanlarda yaşıyorum burada kazandığım parayla 2 daire satın aldım. kira geliri 800€ daha 33 yaşındayım, yaşlanmadan 2 tane daha alsam 1600€ eder. bir çok ülkede yaşarım.
edit: bahsetmek istediğim amerika'dan kanada'dan örnekler verilmiş. gurbetçiysen amacın para kazanmak ve rahat bir hayat yaşamaktır. adam demiş ki şuan ki konumumda 1000$ verecekler bana yaşlanınca. bende diyorum ki kafamı kullandım ufak bir yatırımı büyütüp 2 daire satın aldım 2 tane daha kesin alırım bu gidişle.
günün sonunda nasıl açlıktan ağzı kokan balkanlarda ben keyif içinde yaşıyorken siz bu kadar sefil olacaksınız? ben mi yoksa siz mi yalan söylüyorsunuz?
-1
dirildimde geldim
(20.01.26)
endişelenmenize gerek yok çünkü türkiye'de de reel anlamda bir emeklilik yok. sgk şuan bile emeklilik maaşlarını bütçeden destekle ödüyor. bu gidişle 20-30 sene sonra kuvvetle muhtemel ya emekli maaşı olmayacak ya da şu ankinden beter olmasa da olurdu denilecek düzeyde olacak.
0
biravekahve
(20.01.26)
avrupa, amerika, ya da turkiye farketmeksizin tum dunyada emeklilik sistemi cokuse gidiyor. su andaki sartlarda dahi emekliligin getirisi odenen prime gore mantiksiz gozukuyor ki gelecekte de bunun daha kotuye gidecegi cok acik.

o nedenle emeklilik denilen sey bize gosterilen bir havuc, ve bu havucun pesinde kostukca bu sistemin kendini idare edip, problemler gelecege birikerek erteleniyor.

iste tum bunlar nedeniyle avrupada yillardir odedigim primleri geri alma imkanim olsa, isverenin adima odediklerini kaybetme pahasina alirim. emeklik primi odeme zorunlulugum olmasaydi ve onun yerine kendim yatirim yapsaydim en azindan cocuklarima birakabilir, veya birikim uzerinde tum kontrol bende olurdu.

ozetle bir yalanin pesine kosmaya niyetim yok ama maalesef kanunlar sistemden cikma ozgurlugu de tanimiyor.
+2
emrahday
(20.01.26)
(4)

trafik kavşak sorusu

kixo
https://streamable.com/717kve0.20 de kavşak içinde niye duruyor? yani teknik olarak yol hakkı kavşağın içindekilerde değil mi?yine aynı kavşaktan çıkarken sinyal vermesi gerekmez mi?
streamable.com
0.20 de kavşak içinde niye duruyor? yani teknik olarak yol hakkı kavşağın içindekilerde değil mi?
yine aynı kavşaktan çıkarken sinyal vermesi gerekmez mi?
0
kixo
(17.01.26)
kural olarak evet, hatta düz gelene yol ver tabelası da vardır.

Fakat hep derim Türkiye'de bunların tasarımı yanlış. Kimse düz gidememeli şöyle olmalı:
bicycledutch.wordpress.com

Burada sanki dönel kavşaktaki ana yola bağlanıyor gibi oluyor durmak zorunda kalıyor. Millet de dümdüz gelirken yavaşlama/durma ihtiyacı hissetmiyor. Yolun tasarımı kuralı doğal olarak anlatmalı.
0
nhk ni youkosu
(17.01.26)
Bu ülkede, kavşak içindekilere yol verilmesi gerektiğini bilen adam sayısı çok az. Yol vermezsen ya da kontrollü çıkış yapmazsan altına alıverirler adamı.
0
Mirket
(17.01.26)
Yanlış görmediysem bu dönel kavşak değil, dolayısıyla kavşak içindekinin geçiş önceliği yok. Düz gidenin önceliği var, o yüzden yol veriyor.

Yani “kavşak içindekilere yol verilmeli” diye genel bir kural yok. Kavşak türüne göre değişen kurallar var. Zaten tabela ile belirtilir. Tabela yoksa kontrolsüz kavşaktır bu videodaki gibi.

Edit: herhangi bir işaret yok. Dönel kavşak işareti de olmadığına göre burası kontrolsüz kavşak. İçeridekinin önceliği yok.
-1
orient blue
(17.01.26)
sen sola dönüyorsun ancak karşı taraf düz gidiyor. diğer tarafta yol ver işareti yoktur bile. sola dönenin tarafında da yok zaten.
0
osssy
(17.01.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.