Giriş
(4)

potansiyel overbooking lufthansa

logisticsmanager
Sunexpress lufthansa uçuşu var.Sunexpress dedi ki böyle olanlarda online checkin yok, havalimanından yapılacak ki online checkin 1 gün önce sabah 6da açtıkları için önceden de gidemedim.Sabah 3 saat önce havalimanına gittik, ilk boarding ok ama Lufthansa kısmını veremediler.Şimdi lufthansa koltuk nu
Sunexpress lufthansa uçuşu var.
Sunexpress dedi ki böyle olanlarda online checkin yok, havalimanından yapılacak ki online checkin 1 gün önce sabah 6da açtıkları için önceden de gidemedim.
Sabah 3 saat önce havalimanına gittik, ilk boarding ok ama Lufthansa kısmını veremediler.

Şimdi lufthansa koltuk numarasız boarding pass verdi, kapıda belli olacak durum dedi.

Overbooking olursa ne olacak?
0
logisticsmanager
(14.11.24)
lufthansa’nin web sitesinde yolcu haklarına dair bir doküman vardır tahmin ediyorum. orada yazar. thy’de var mesela. baktınız mı?
0
orient blue
(14.11.24)
robert bosch
(14.11.24)
THY bize kişi başı 400 euro vermişti.(bi kağıt verdiler, sonra o numarayla talep ettik Tl cinsinden gönderdiler vs.) Eğer o güne başka uçuş bulunamasa otel de sağlayacaktı.
0
nhk ni youkosu
(14.11.24)
Birisi kabul edene kadar para teklif ediyorlar + saatine göre otel sağlıyorlar. Aceleniz yoksa kabul edin.

Not olarak, bekledikçe teklif edilen para miktarı artıyor. Ama sizden önce başkası da kabul edebilir. Ona göre doğru anı yakalamaya çalışın :D
0
aguen
(15.11.24)
(4)

Saç ekimi

bugisme
Uzun yıllar boyunca (yaklaşık 7 yıl) saç ekim işini ciddiye almadım. Aynada kendime baktığımda gayet normal saçlı gibi görünüyorum sanıyormuşum. Videolardan baktığımda baya yarı kel olmuş durumdayım ve ilk kez bu yıl bu durum beni (kendimle barışığımdır) rahatsız etmeye başladı. Şu bir gerçek ki saç
Uzun yıllar boyunca (yaklaşık 7 yıl) saç ekim işini ciddiye almadım. Aynada kendime baktığımda gayet normal saçlı gibi görünüyorum sanıyormuşum. Videolardan baktığımda baya yarı kel olmuş durumdayım ve ilk kez bu yıl bu durum beni (kendimle barışığımdır) rahatsız etmeye başladı. Şu bir gerçek ki saçsızlık insanı ciddi anlamda yaşlı ve daha az beğenilir/yakışıklı/ iyi gösteriyor.
Bundan dolayı Antalya/ Ankara veya son çare İstanbul'da bizzat tecrübe ettiğiniz, çim adam gibi yapmayan, memnun kaldığınız bir saç ekim merkezi tavsiyesi alabilir miyim?
0
bugisme
(09.11.24)
Ocak 2023'te doctorzen'de ektirdim. öncesinde alanya'dan çıkmayayım, en fazla antalyada yaptırayım diyordum ama araştırdıkça hem fiyat hem deneyim ve yorum olarak çok fazla fark olduğunu gördüm. istanbul fabrika gibi, sürekli yaptıkları için deneyimler de artıyor, fiyatı da uygun oluyor. gerekirse deneyimlerimi de yazarım.
0
MtKrt
(09.11.24)
saç ekim kliniğinde çalışıyorum. bu saç ekimiii denen icat, dünyadaki her icat gibi beyaz adam için icat edilmiştir. beyaz adamın testosteronu düşüktür. o yüzden bu meret ortadoğuluda pek başarılı olmaz. aç kardeşim redditten tressless subını. bul kendine uygun bir dermaroller. düzenli kendi bakımına başla. yok illa para vercem diyorsan ayda bir PRP yaptır, mezoterapi yaptır. sigarayı bırak. 6 ayda farkı göreceksin.
0
titanyum22
(09.11.24)
yarı kel olduysan saç ekimi önden görünüşünü kurtarır ve seni gençleştirir, ama arka taraflar falan yine açık kalabilir.

sacekimisonuclari.com
şu site çok ünlüdür, herkes fikirlerini ve sonuçları vs. paylaşır. Burada takıl, milletin saçları ekilmeden nasıldı, hangi doktor ekti 3-6 ay sonra n'oldu bi bak. Ben buna göre İstanbul'da bir yer seçmiştim memnun kaldım. (Şişli'de merkezi olan Serkan Aygın'a gitmiştim ben. Eskiden Koç Hastanesinde yapıyordu bir sürü ekibi vardı şimdi işlemleri kendi merkezine almış galiba) Bu arada doktor sadece saç çizgisi ve planlamayı yapar, esas işlemi ekipler yapar ama onların deneyimi ve kontrol edilmesi falan yine düzgün merkezlerde düzgünce olur işte.
0
nhk ni youkosu
(09.11.24)
proscar DHT'yi (saçı döken testosteron) baskılayan bi ilaç, adına bakıp tahmin edebileceğin gibi prostat hastalığı tedavisi için de kullanılıyor. Yan etkisi saçları/kılları da uzatması :D ki saç ektirmeden bunu kullanıp saçını düzelten de var FAKAT yan etkilerini iyi araştır, testosteron baskılamak az buz iş değil ve geri dönüşü olmayan (ilacı bırakınca düzelmeyen) sorunlar oluştuğunu söyleyenler var.

Bu sebeple doktorum tavsiye etmesine rağmen ben kullanmadım, saçlar tuttuğu kadar tuttu. (kullansam daha iyi olurdu tabii) Ha kullanmayacaksan boşuna ektirme demek yanlış ama. Kullanmasan da saçların eskisinden iyi olur, kullanırsan ektirmesen bile saçlar biraz düzelebilir, ektirip kullanırsan en üst etki olur.
0
nhk ni youkosu
(10.11.24)
(26)

Çocuk yapmak mı yapmamak mi emin değiliz

tahirkemalbozoglu
Eşimle olan ilişkimizde herhangi bir sorun yok; mutlu, huzurlu bir yaşam sürdürüyoruz. Fakat yaşımız ilerledikçe çocuk sahibi olma düşüncesi daha fazla gündeme gelmeye başladı. Ancak bu konuda içtenlikle ve kesin bir şekilde “Evet, çocuk istiyoruz” diyemiyoruz.Bunun temel nedeni, çocuk sahibi olmanı
Eşimle olan ilişkimizde herhangi bir sorun yok; mutlu, huzurlu bir yaşam sürdürüyoruz. Fakat yaşımız ilerledikçe çocuk sahibi olma düşüncesi daha fazla gündeme gelmeye başladı. Ancak bu konuda içtenlikle ve kesin bir şekilde “Evet, çocuk istiyoruz” diyemiyoruz.

Bunun temel nedeni, çocuk sahibi olmanın getireceği sorumluluk, kısıtlamalar ve hayatın büyük ölçüde değişeceği düşüncesi. Şu anki özgürlüğümüzden, plansız bir şekilde sırt çantamızı alıp dilediğimiz yere gidebilme lüksümüzden vazgeçmek istemiyoruz. Hayatımızda çocuk öncesi ve sonrası diye ikiye ayrılacak bir dönemin düşüncesi, mevcut rahatlığımızı kaybetmek istemememize yol açıyor.

Öte yandan, çocuk sahibi olmanın getirdiği o “güzel” anılar da çok cezbedici gelmiyor. İçimde baba olma özlemi hissetmiyorum; çocuğumla parka gitme, ona ayakkabı alma gibi hayallerim yok.

Ancak çevremizdeki pek çok arkadaşımız çocuk sahibi oldu. Onları gördükçe, biz de bir şeyleri kaçırıyormuşuz gibi hissettiğimiz zamanlar oluyor. Bu da, “Acaba biz de mi çocuk sahibi olmalıyız?” sorusunu gündeme getiriyor. Şimdi 33 yaşındayız ve evliliğimizin altıncı yılındayız. Böyle karmakarışık bir düşünce içindeyiz çocuk konusunda.
0
tahirkemalbozoglu
(09.11.24)
Hocam keşke sadece ayakkabı almakla kalsa bu sorumluluk, düşünmen gereken yüz tane daha konu olacak, bunların aldığı zaman ve yorgunluğu her şeye rağmen sizi mutlu etmeyecekse zaten karar vermişsiniz :)
0
grimavi
(09.11.24)
Çocuk yapmak size göre değil gibi. İdeal çift olmuşsunuz. Ben oğlumun varlığını hiçbir şeye değişmem ama bu benle ilgili bişey.
0
deer hunter
(09.11.24)
İleri yaşlarda isteyip istemeyeceğinizi, başkalarının büyümüş arkadaş kadar olmuş çocuklarını görünce içlenip içlenmeyeceğinizi düşünün bence. Benim gibi çocuk fikrinden alabildiğine uzak bir kadının bile başkalarının boyu kadar çocuklarını görünce içi sızlayabiliyor, keşke genç yaşımda evlenebilseydim erkeklere güvenebilseydim veya güvenilir birileri girseydi hayatıma da çocuğum olsaydı diyebiliyor. Ama sor şimdi evlenmek ve anne olmak ister misin? Evliliğe evet anne olmaya hayır. Sebep, eskisinden daha sağlıksız ve güvensiz ve huzursuzum. Bu halimle iyi bir anne olamam.

Ama sizin böyle dertleriniz yok görünen o ki. Bence geleceği tahmin etmeye çalışın. Her şeyin bedeli var ve bu dönemde anne baba olmanın bedeli çok ağır artık, haklısınız. Ama yaş geçince hiçbir geri dönüş olmayacağı için şimdi geleceği düşünmeye çalışın derim.
0
muhayyer divan
(09.11.24)
Eşinizin de anne olma özlemi yoksa çocuk sahibi olmamanız hayırlı olur gibi geldi bana. Bir süre hayatınızda rahatlık diye bir şey olmayacak. Nasıl bişi çıkacak onu da bilmiyor insan hele bir de kolikse yandınız zaten. Ben deli gibi çocuk istiyordum ona rağmen zor geldi çocuk bakmak gerçekten çok yoruldum, pişman mıyım değilim yine olsa yine yapardım. Ama benim yapım anaç, arada bunaltsalar da şikayet etsem de seviyorum onlarla ilgilenmeyi.

Tüm arkadaşlarımızın çocuğu var diye çocuk yapılmaz ayrıca. Yine de karar merci sizsiniz ne desek boş.
0
kullanicadi
(09.11.24)
Kedi edinin
0
anon1m
(09.11.24)
Şu anda 33 yaşında önceliğiniz sırt çantanızı alıp çıkmakmış ya. .bu hep böyle kalmayacak, yaş ilerledikçe öncelikler değişecek. Kendinize 43, 53, 63, 73 yaşında hayali ya da gerçek idoller bulun. Onların önceliklerini bir sorgulayın derim ben.

Onların önceliklerinde de yapılmış ve büyümüş çocuk ya da çocuklar yoksa, mesele yok. Yapmayın o zaman.

Yapmayacağım ya da iyi ki yapmamışım diyenleri gördüm de, keşke yapmasaydım diyeni hiç görmedim ben.
0
Mirket
(09.11.24)
@Mirket

O sadece bir rnek, söylemek istediğim herhangi bir sorumluluğun veya seni bağlayan bir şey olmaması, bunu demek istiyorum.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(09.11.24)
Örneğe takılıp kalmadan cevapladım. Anafikri anladım ama cevabım bu.
0
Mirket
(09.11.24)
Keşke yapmasaydım diyenler toplum baskısından ve bunun tabu olmasından dolayı söyleyemiyorlar. Mesela şöyle bir topluluk var: www.reddit.com

40 yaşında ve çocuk istemeyen biri olarak söylüyorum, çocuk dünyanın en munis ve akıllı çocuğu da olsa, zihnsel ve fiziksel engelli de doğsa aynı özveriyle ve sevgiyle bakacağınıza güvenmiyorsanız, her türlü riske rağmen "kesinlikle çocuk istiyorum" demiyorsanız yapılmaması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum.
0
kobuzchu kiz
(09.11.24)
bence siz cocuk genel olarak istemiyorsunuz ya da su an istemiyorsunuz.

simdi yapsaniz cocugunuzu seversiniz tabii ama mutsuz olursunuz gibi geldi. cocuk isteyen biri ama özgürlügüm kisitlanicak yhaaaa diye düsünmez.
0
robert bosch
(09.11.24)
Benim mantığıma göre kimsenin çocuk sahibi olmaması lazım, dediğim gibi bu benim düşüncem, bu benim hayata bakışım. Bir de eğer çocuk istiyorsa kişiler lütfen babalar kendilerini konunun dışında bırakmasın, sürecin hep içinde olsunlar. Bebeğin bütün bakımını anneye yükleyip kenara cekilmesinler.
0
rock n roll
(09.11.24)
net şekilde çocuk istemiyorsunuz yapmayın.
not: yaptılar...
0
basond
(09.11.24)
keşke evli olsam da böyle bir derdimiz olsa...
0
bogurtlenliporsuk
(09.11.24)
Selamlar, öncelikle çocuğa sürekli aynı sevgi ve özveri ile bakacağım demek ütopik ve grotesk bir şey, insanız sonuçta, bunu diyemezsiniz.

Sizin arkadaşınız olsam ve akşam bira içerken sorsanız bunu direkt "abi siz yapmayın bence" diyeceğim bir şey olurdu bu, yukarıdaki söylediklerinize göre.

İmza: iki kız çocuk babası.
0
devorgilla the gunslinger
(09.11.24)
ben yarın öbür gün evlensem ister miyim diye düşündüğümde sizin düşündüğünüze benzer negatif düşünceleri düşünüyorum, öte yandan sizin cezbedici gelmiyor dediğiniz şeyler bana cezbedici geliyor bu yüzden kararsız kalıyorum (senden ve sevdiğin kişiden izler taşıyan bir şey dünyaya getirip yetiştirmek başlı başına çok büyük bir kendini gerçekleştirme tatmini). size onlar da cezbedici gelmiyorsa niye böyle bir kararsızlığınız var anlamadım istemiyorsunuz işte.

insanlar neden yapıyor diye soruyorsanız dediğim gibi kendini gerçekleştirme tatmini var, neslini devam ettirme arzusu var bunlar içgüdüsel şeyler tabi insanda farkında olmadan bulunan arzular. annelik, babalık bir sosyal statü aynı zamanda her şeyden bağımsız bunu isteyenler de var tıpkı karı ve koca olmak gibi. en mantıksal tarafı da yaşlandığında sana yardımcı olabilecek biri olması. evlat gidip annesini babasını evine alıp bakıcak manasında demiyorum da sonuçta bi kuruma yerleştirilecekse de evlat ilgilenecek, bi operasyon geçirecekse de evlat. yaşlı başlı insanların bu tarz şeylerle uğraşması zor bir yerden sonra. hele çok paran yoksa iyice sıkıntı yaşatır yaşlanıp yalnız kalmak.
0
semaforo de medianoche
(09.11.24)
istiyoruz ama ülkenin durumu para durumu vs. desen farklı bişey derdim de, siz baya istemiyor gibi duruyorsunuz sanki. Fakat eşin isteyip sana mı söyleyemiyor ona bi emin ol. (veya 3-5 yıl içinde yapmazsanız bir daha yapamazsınız diye mi son bir düşünüyor vs.)

bu arada hayat evlilik öncesi ve sonrası olarak da ikiye ayrılıyor. Kimisi aynı cümleleri evlilik için kurabilir mesela.
0
nhk ni youkosu
(09.11.24)
İnsanlar her gününü bugünmüş gibi sanıyor. Asıl yanılgı bu. Şu an çocuğun yok ve bu pencereden bakıyorsun. Ama asıl soru şu: peki kıyasını yaptığın şu anki hayatın hep aynı mı kalacak? Hep aynı yaşta ve dirilikte mi kalacaksın? Ya da aynı sağlıkta mı olacaksın? Ya da hep aynı yerde mi yaşayacaksın? Yanındaki eşin ya da aile büyüklerin hep yanında mı olacak? Yıllar hızlıca geçtiğinde belki de yapayalnız kalacaksın. Demem o ki çocuk hep ufak tefek durmadan kaka yapan bir canlı değil. Ona bir şans veriyorsun ve çıktığın hayat yolculuğunda seninle yürüyen, seninle kürek çeken, seninle dinlenen, sana her anlamda ortak olan ve günü geldiğinde de senin arkanı toplayan/ belki de seni gömecek birini yaratıyorsun. Korkunç bir sorumluluk gibi gelebilir kulağa ama insanoğlu binlerce yıllık medeniyet evrimini bir mağara ininde başlattı, milyarlarca insan geldi geçti dünyadan bu döngü ile. Daha iyi bir alternatif yok buna. Demem o ki çocuk yapmak ciddi bir iştir, ama yapmaktan korkacak kadar da değildir. Hayat uzun ve güzel;yalnız yaşayıp heba edilemeyecek kadar hem de...
0
bugisme
(09.11.24)
Bir de bana yaslandigimda bakar diye düşünüp çocuk isteyen insanlara şaşıyorum. Mesela ya bakmazsa? Belki de kaç yaşına gelirsen gel hep sen çocuğuna bakmak zorunda kalacaksın. Engelli ya da hasta bir çocuğun varsa, bu çocuk hep çocuk olarak kalmayacak, yetişkin olduğunda da sen de daha çok yaşlanacaksın bir de yatağa bağımlı bir durumu varsa 70 yaşında bile olsan onun bezini alabilecek misin? Onu kaldırıp, indirebilecek gücün olacak mı?

Bir başka ihtimal de çocuk, sorunları olan bir çocuk olsa ve bu yetişkin olduğunda da devam etse her gün gidip onu karakoldan , adliyeden alabilecek misin yaşın kaç olursa olsun?

Ben bu tip konularda hep kötü ihtimalleri düşünürüm.
0
rock n roll
(09.11.24)
Valla biz de aynı durumdayız, günün birinde bir çocuk yapıcam ama yaşımız da geçiyor, ama bi yandan da gitmek istediğim yerler görecek günler var. O yüzden bir kararsızlık hali içindeyiz. Maddi dertler bir yandan, kaynanamın her gün arayıp ne zaman çocuk yapacaksınız diye baskı yapması bir yandan.

Bence çocuk yapın bu arada ama şimdi değil, biraz daha bekleyin 35 yaşında filan yapın. Ben öyle yapıcam sanırım.
0
turuncu tonlarda
(09.11.24)
@sanemkk

İç karartmak istemezdim aslında ama bunlar da hayatta olabilen şeyler. Keşke hiç kimse böyle ihtimallerle karşılaşmasa. Ben bu konuda gerçekten hep kötü ihtimalleri dikkate alıyorum.
0
rock n roll
(09.11.24)
Çocuklarıma bırakacağım en büyük miras hiç var olmayacak olmalarıdır. | Arthur Schopenhauer
0
ananiyimioguz
(10.11.24)
buna siz karar veremezsiniz, eşiniz karar verecek.
çiftler çocuk kararını birlikte aldık sanarlar, fakat aslında kadın istediğinde olur.

bana kalırsa bunları düşünüyorsanız bir süre daha erteleyin.
çocuk yapma işini de o kadar büyütmeyin, eğer olursa o kendi kaderini yaşayacak.
0
nuisance2
(10.11.24)
hemen çocuk yapın. çok düşünmeyin. yaşınız da uygun. 4 tane tavsiye ediyorum.

çocuk sahibi olmanın sizi zindana atacağını nereden çıkardınız? düşünceleriniz sizi yanıltıyor.
çocuk iyidir. evliliğin neşesi, direği ve çiçeğidir.
0
Leonardo~Da~Vinci
(10.11.24)
Hayatinizi karartmak istiyorsaniz yapin
0
Zetnikov
(10.11.24)
cocuk isi zor, cocuksuz bir hayat ile alakasi yok.
FAKAT, size sarilip bir opucuk kondurdugunda butun dertler kayboluyor.

cocuk evlilik bence kopuksuz kahve gibi bisey, cocuk isine girilmeyecekse zaten evlilik hele bir erkek icin, gavurlarin tanimi ile "golden handcuffs".

o yuzden, yapistir diyorum panpa. 35'den sonra kadinlar icin riskli. bir tane de olsa yapmak lazim. yoksa eksikligini ilerde hissedersiniz.
0
cooperr
(10.11.24)
Çevrenizde nasıl insanlar var, çok bilmiyorum ama çocuk olunca sırt çantanızı kapıp istediğiniz yere gidemeyeceğiniz doğru. Yanınıza almanız gereken bir minik ve onun sırt çantası da oluyor.

Biz 2.5 yaşında çocukla 6 hafta çadır kamplı tur yaptık mesela, benim hayatımın en güzel tatiliydi. Bu yaz için de 6-7 haftalık başka bir tur planlıyoruz ama bu sefer iki çocukla.

Çocuğun sizin özgürlüğünüzü kısıtladığı süre toplam 50 gün kadar. Sonrasında siz kendinizi kısıtlarsanız, çocuk sizi o kadar kısıtlamış oluyor. Pazar sahanı üstünüze atlayan şirin bir bebek hariç.

Çocuk yaparsınız yapmazsınız bilmem, zaten buradan da bir şey söylenmez. Ben baba olunca böyle bir şey yaşamadım, onu söylemeye geldim. Sizin yaşayıp yaşamayacağınız da size bağlı.
0
babilfish
(10.11.24)
(22)

Dolandirici mi bunlar?

Kittie
Biri aradi beni. Bi hukuk burosundan. Ama 990la baslayan bir numara. Bi avukatla konustum. Hic forex hesabi actiniz mi dedi. Evet dedim. Yasa disi faaliyet gosteren bir yerle alisverisiniz oldugundan kara paradan hakkinizda sorusturma acmis masak denildi. Korktum. 115 bin liralik bi adli cezam varmi
Biri aradi beni. Bi hukuk burosundan. Ama 990la baslayan bir numara. Bi avukatla konustum. Hic forex hesabi actiniz mi dedi. Evet dedim. Yasa disi faaliyet gosteren bir yerle alisverisiniz oldugundan kara paradan hakkinizda sorusturma acmis masak denildi. Korktum. 115 bin liralik bi adli cezam varmis ve 7 yila kadar hapsim isteniyormus. 20 bin verirsem yarim saat icinde kapanirmis dosya. (3 saat icinde de 17k bana iade edilecekmis ustelik) Daha once niye haberim olmadi dedim, acik adresimi soyleyip buraya yazi gondermistik 4 ay once dedi avukat. Kendimi avukatimla sizi gorustureyim dedim. Hayir benim oyle bir vaktim yok dedi avukat. Tamam bana iban verin avukatimla da goruseyim biz odeme yapariz dedim gerekirse. Ibani ancak odeme yaparken verirmis.
Hem dolandirici gibi hem degil gibi.
Avukatimi aradim. Bana bi sicil no vermislerdi. Oradan dedi boyle bir avukat var ama bu is bana guven vermedi dedi.
Avukatim pzt adliyede olucam gel orada bakalim birlikte dedi en son.
Su an dusuncem "vakit gecti, uzlasamadim".
Cok korktum ben.
Forex hesabini da 2 hafta kullandim.
0
Kittie
(09.11.24)
Çok dolandırıcı kokuyor.
0
WithWorth
(09.11.24)
Kendi avukatına güven. Telefonla arayıp acele para koparmaya çalışan kişi aşırı scammmer duruyor.
0
nhk ni youkosu
(09.11.24)
Dolandırıcı değilse adımı değiştiririm.
0
fobfilm
(09.11.24)
Bi de avukatim simdi isi bilen birine sormus. Kaldiracli islem yapilmissa bu sucmus. Ama hapis cezasi olmuyormus bu suclarda. 2 yil once 500 dolar yatirip kaybetmistim daha da yatirmamistim. Korkuyorum pzt hesaplarima bloke gelecek diye. Bir de avukat israrla ac googlei beni arastir sicil numarami goreceksin dedi. Varmis gercekten oyle biri ama isim kullaniyor olabilirler. Avukatim da unlu, bilgili biri. Insallah bi sey cikmaz, pzt hallederiz. Edevlette bi sey yok hakkimda. Uyaptan gorursunuz dedi telefondaki adam ama uyapta da bi sey goremedim ki. Bi de bi ara bana "sucunuzu da itiraf ettiniz ses kaydi aliniyor" dedi.
0
🌸Kittie
(09.11.24)
Avukatim bu son cumleyi duyunca iyice sacmalik dedi. Insallah oyledir.
0
🌸Kittie
(09.11.24)
dava açılmadan uyapda gözükmüyor diye biliyorum

ondan ziyade 7yıla kadar hapis istenen hangi sıçta böyle 20 bin verince dosya kapanıyormuş. öyle bir işleyiş mi var :D

vaktim yok vs diyip sizi acele ettirerek para koparmak istiyor belli

bir de niye 17k iade edilecekmiş 6ujyhtefds 3k atayım o zaman. 17kları yok mu onların
0
jülsezar
(09.11.24)
Dolandırıcı. Adliyeye gitmenize gerek yok.
0
10551037
(09.11.24)
Bizi gûldürmek için yazdigin çok belli.
0
Yourcousinmarvinberry
(09.11.24)
%110 dolandırıcı. Avukatının "bana bu iş güven vermedi" demesi büyük falso yalnız.
0
gabe h coud
(09.11.24)
Sikayet varda millet benzer hikayeler yazmis simdi fark ettim. Your cousin berry: yok ya cok korkuttular beni. Ben boyle markete 10 kurus borcum kalsa en gec ertesi gun odeyen biriyimdir falan. Panikledim. Ama avukatsiz is yapmaya yanasmam hicbi konuda. Odeme yapmazdim hicbir sekilde ama gercekse hapse mi giricem, borca mi giricem korkusu yasiyorum
0
🌸Kittie
(09.11.24)
Dolandırıcı. Kaç yaşındasınız kardeşim. Hiç yarım saat içinde öderseniz ındırım olur diyen devlet kurumu mu olur.
0
naylonlee
(09.11.24)
Avukatim da simdi hic gorusmeye bile gerek yok. Biraz daha arastirdim konuyu dedi. Akisina birakalim zahmet etme gelip dedi.
Naylonlee: sen de haklisin.
0
🌸Kittie
(09.11.24)
korkmanı anliyorum, insan bir anda afallıyor ama bir kac gün gecsin, su yazdıklarını okuyunca dolandırıcıymıs diyeceksin.
0
deckard
(09.11.24)
Avukatının tepkısını yeni okudum. Bir daha o avukatla ış yapma
0
naylonlee
(09.11.24)
avukat fazla söylemiş ben 5k ya hallederim o da senin güzel hatrına şunun şurasında kaç kişiyiz :)
0
respect
(09.11.24)
uyap'ta olmayan hiç bir şeye inanmayın.

hiç bir ciddi kurum (devlet ya da özel), "yarım saat içerisinde öderseniz indirim yaparız" demez. en azından 5-10 gün süre verirler ve hatta bu ödeme ile ilgili size bir yazı verirler. telefonda aldığınız IBAN'a kesinlikle ödeme yapmayın.

gelen gelmeyen tebligatlar biraz sıkıntılı oluyor. bazen kapıya kağıt bırakmıyorlar, bıraksalar bile yere düşüyor. bu yüzden iki önerim var.

E-Muhtar diye bir app var. (her muhtarlıkta kullanılıyor mu bilmiyorum.) muhtarlığa sizin adınıza tebligat geldiğinde app'e bildirim geliyor. ben kullanıyorum.

uyap'ı app olarak telefona yükleyin ve e-devletle giriş yapın. tüm bildirimlerini açın. hakkınızda yeni bir dosya vs açıldığında bildirim gelsin (galiba belli sürelerde tekrar giriş yapmanız lazım)

ancak telefonla verilen bilgi üzerine kimseye ödeme yapmayın. kağıt isteyin.
0
co2s2
(09.11.24)
Naylonlee: ben panikle net aktaramamis olabilirim. Avukatim cok iyidir. Laf soyletmem :)
0
🌸Kittie
(09.11.24)
yap desem yapmazsin he +1

böyle bir durumda Türkiye barolar birliği veya üyesi olunan baro sayfasında yer alan "baro levhası"ndan avukatın iletişim bilgilerini bulabilirsiniz: www.barobirlik.org.tr

sizi arayan numarayı ve telefon görüşmesini iletin. avukatın ismi kullanılıyor, bundan habersiz olabilir.
0
tnz
(09.11.24)
Tnz: evet o da aklimizda.
0
🌸Kittie
(09.11.24)
arkadaşlar dolandırıcı demiş ama iftira atmış o avukat benim, masak bakan emri ile şüpheli ip adreslerinden bağlandakjhsdjkahdk şaka bir yana kesin dolandırıcı...
0
basond
(09.11.24)
Olay dolandırıcılık kokuyor ancak uyap konusunda bilgi vereyim. Soruşturma aşaması uyap üzerinde görünmez. Haberiniz olan bir soruşturmanız var ve bunun uyap üzerinde görünmesini istiyorsanız, dosyayı oluşturan savcılığa dilekçe ile başvurmanız gerekir.

Avukat ahmet, dosyanızı oluşturur savcılığa suç duyurusunda bulunur. Bu arada uzlaşmak için sizi arayabilir. İşte bu araştırma soruşturma aşamasında bulunan dosya uyap üzerinde görünmez. Görünmesini istiyorsanız dilekçe ile başvurmalısınız.

Uyap üzerinde görünmüyor oh kafam rahat olayı diye birşey yok.
0
krtkartal
(09.11.24)
@krtkartal : adamlar sadece soruşturma açılmış demiyor, şu kadar da cezanız var diyor. yani soruşturma aşamasını geçmiş, uyap'ta görünmesi gerekmez mi?
0
co2s2
(11.11.24)
(9)

Macbook air alacağım

gregor samsa ya donusen bocek
Halihazırda kullandığım bilgisayar lenovo. Modeli g15 mi ne, AMD a8, 4 GB ram'li bir bilgisayar. Macbook almaya karar verdim. 8 GB ram'li olanını alacaktım, sonra yorumlarda dediklerine göre chrome üzerinde 10-15 sekme açınca kasıyormuş. Benim sık sık yaptığım bir şey bu çoklu sekme açmak. O zaman 1
Halihazırda kullandığım bilgisayar lenovo. Modeli g15 mi ne, AMD a8, 4 GB ram'li bir bilgisayar. Macbook almaya karar verdim. 8 GB ram'li olanını alacaktım, sonra yorumlarda dediklerine göre chrome üzerinde 10-15 sekme açınca kasıyormuş. Benim sık sık yaptığım bir şey bu çoklu sekme açmak. O zaman 16 GB modelini alayım dedim ama bir bilgisayara 60 bin lira vermek makul gelmedi. Sonuçta yapacağım şey office programları kullanmak, internette sörf ve video izleme. Bunlar için 60 bin yüksek gibi geldi.

Bunun 8 GB modelini kullanan vardır. Buna dair fikir rica edeceğim.
0
gregor samsa ya donusen bocek
(09.11.24)
Chrome win'de de gerizekalıca ram kullanıyor safari, firefox, orion gibi chromium tabanlı olmayan bir browser kullanırsanız problem yaşamama ihtimaliniz var.
Safari özellikle macos'un içinde geldiği için baya optimize çalışıyor yalnızca güvenlik mevzusu yüzünden extension'ları çok salak bi hale getirdi. Orion safari gibi webkit kullanırken aynı zamanda chrome ve firefox extension'larını da kullanabiliyor.

8 ram az ama yalnızca mac için değil her şey için az aslında. Belki mac unified memory olduğu için çok sıkıntı çıkarmayabilir, ama uzun ömürlü olmalarıyla meşhur cihazlar olduğu için 8 ileride iyice az gelmesi muhtemel. 4 sene sonra 8gb telefonlar için bile az diyeceğiz gibi duruyor zira.

M3 ve M2 arasında ölümcül bi performans farkı yok. M2 16ram 256 ssd konfigürasyon düşünebilirsiniz.

etrafınızda öğrenci ya da öğretmen varsa pt.com'dan alabilirsiniz
0
hedep
(09.11.24)
15 küsür yıldır MacBook kullanıyorum. safari her zaman daha hızlı çalıştı. ram miktarından bağımsız konuşuyorum.
0
co2s2
(09.11.24)
Ai olaylarından dolayı artık hepsi 16gbdan başlıyor, beleş upgrade oldu aslında.

13 inç m2 air 46.999tl şu an.
www.apple.com
0
nhk ni youkosu
(09.11.24)
M1 Air, 8gb RAM 256gb depolama kullanıyorum. bütçen yeterse yüksek donanım alman ömrünü uzatır cihazın. Benim bütçem yoktu alırken, şu ana kadar en ufak kasma görmedim. Safari'yi aktif olarak kullanıyorum, Chrome ve Opera'da. var bazen iş gereği aynı anda kullanıyorum tarayıcıları hepsinde 5-6 sekme acık oluyor, rahatsız edici bi donma ile karşılaşmadım. Cihazda hem yazılım işleri- hem hesaplamalı simülasyonlar yaptım handikap olarak uzun sürüyor işlem yapması, video edit ile de ilgilendim orda da render süresi falan uzun sürdü, çok çok da kasmadı. 16'ya param yetseydi 16 alırdım bu arada, en azından tedirgin olmadan daha uzun süre kullanırdım
0
Nerdian
(09.11.24)
m1 8 gb kullaniyorum. safari kullaniyorum. arada ram doldu, force quit uyarisi aliyorum.

apple disk swap ozelligi olan bir cihaz. yani ssd'de yer varsa, aktif kullanilmayan ve ram'e yazilmasi gereken bazi bilgileri ssd'ye yazabiliyor. yani 8 gb olsa da daha fazla ram kullanabiliyor. dolayisiyla eger ssd full doluysa yukarida bahsettigim uyariyi aliyorum. ssd'de yer acinca problem olmuyor.
0
antikadimag
(09.11.24)
M3 yerine M2 çipi tercih edip ram'i 16 gb'a çıkarmak mantıklı geldi bana. Fiyatı daha makul. Yalnız ekran boyutu 13 inç. Bunda kararsız kaldım. Mevcut bilgisayarı 10 yıldır kullanıyorum ve ekranı 15.6 inç. 13 inçlik bir ekran küçük gelir mi, onu düşünüyorum. Ekranı büyütmek için 14 bin lira fark verilir mi, ondan da emin olamadım.

Teşekkürler fikirler için, ekran boyutuna karar verip ona göre ikisinden birini alacağım.
0
🌸gregor samsa ya donusen bocek
(09.11.24)
13" olanı kısa bir süre kullanmıştım, pcyi açmak yerine (27" ekran var) macbooku kullanıyordum elim ayağım olmuştu. Macbooklar 16:10 ekran oranı kullanıyor üste doğru birazcık daha yüksek bu rahat hissettiriyor. Bir yerde denk getirip kurcala internete gir bişeyler yap sana yeter mi yetmez mi hissedersin.
0
nhk ni youkosu
(09.11.24)
Şu an 7 yıllık 8gb ram bir MacBook Air kullanıyorum. Her şey tıkır tıkır çalışıyor.
0
babilfish
(10.11.24)
M1 8gb sahibiyim.

Hiç sorun yaşamıyorum. Gerekmedikçe güncellemiyorum. Özellikle yeni update gelir gelmez asla.
Ram yetmedi uyarısı hiç almadım.

Makale,tez yazma/okuma. Bazen 50 sekme pdf açık oluyor. 25-30 sekme word açık oluyor. Endnote sürekli açık
Ders notu vs okuma. Klasik işler için,
YouTube Netflix İptv vs vs için kullanıyorum. Hiç yarı yolda bırakmadı. Kasma olmadı.

Tek yaşadığım kasma olayı word, excel açılırken oluyor bazen. Onun dışında sorunsuz. M1 en based modeli bendeki.
0
jackyr
(10.11.24)
(6)

Macbook Satış Fiyatlandırması

parcaliham
Çok kısa bir cevap arıyorum...2 yıl önce 3800 Euro'ya alınmış, donanımları upgrade edilmiş ve 1 yıl daha applecare'i devam eden bir Macbook Pro'yu 3100 Euro'dan satışa koymak mantıklı mıdır?
Çok kısa bir cevap arıyorum...

2 yıl önce 3800 Euro'ya alınmış, donanımları upgrade edilmiş ve 1 yıl daha applecare'i devam eden bir Macbook Pro'yu 3100 Euro'dan satışa koymak mantıklı mıdır?
0
parcaliham
(08.11.24)
700 € için riske girip almam.
0
phonex
(08.11.24)
en fazla 2bin euro.
o da alıcı bulursanız.
0
nuisance2
(08.11.24)
bence doğrudan 3800 eurodan satışa verin. hatta upgrade de yapmışsınız, 4000 euro falan olabilir.
0
co2s2
(08.11.24)
Duruma göre değişir hangi model hangi upgrade'ler

Kilit nokta emsalleri ne kadara satılıyor.
Yurt dışındaysanız o fiyata alıcı bulmanız imkansız gibi bir şey bence.
0
hedep
(08.11.24)
apple trade-in value olarak ne söylüyor ona bak, o biraz ölü fiyatı. Mesela benim 2300 dolar civarına aldığım upgradeli 14"mbp m1 pro'ya 625 pound diyor. Sanıyorum Türkiye'de sahibindende 750-800 pounda yakın bi paraya satılabiliyor.,

MBP'lerde gördüğüm kadarıyla base modelleri alıp satmak daha avantajlı. Upgrade sen kullanırken işe yarıyor ama satarken bak bu daha üst desen de meh.
0
nhk ni youkosu
(08.11.24)
Hangi MBP’yi satmaya çalışıyorsunuz? 2 sene önce alındıysa M1 de olabilir M2 de. Bunu bilemeyiz.

Gerçi M2 dahi olsa bence çok pahalı. Asla o kadar para vermem, onun yerine gerekirse baz model M4 alır geçerim.

Fiyatlara baktım, Euro dediğiniz için Almanya’yı esas aldım. 2.900 Euro’ya MBP 16 M4 Pro baz model var. Birkaç yüz Euro daha eklenirse güzel bir konfigürasyon çıkar. 2 yıllık M1/2’ye asla vermem sıfır MBP 16 M4 Pro parasını.
0
10551037
(08.11.24)
(8)

Londra’da akşam 19.00’dan sonra bir turist ne yapar?

damba
Birçok yer kapanıyor:) turist olarak Londra’da 19.00’dan sonra ne yapabiliriz?
Birçok yer kapanıyor:) turist olarak Londra’da 19.00’dan sonra ne yapabiliriz?
0
damba
(08.11.24)
bi pub'a girip bira içebilirsin :D biletin varsa 19'da başlayan müzikale girebilirsin.(ucuz son dakika bileti falan bulursun belki) Eminim gece kulübü gibi yerler de vardır ama hiç bakmadım.
0
nhk ni youkosu
(08.11.24)
pub, kokteyl bar, club, sinema, tiyatro, muzikal
0
sertac akin
(08.11.24)
@alkol kullanmayan biri ne yapar?:) pub’lara gitmeyi tercih etmeyen biri?
0
🌸damba
(08.11.24)
canlı müziklere gidip soda içerek dinleyebilirsin
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(08.11.24)
Tiyatro'ya gidin. Daha önce gitmediyseniz, mutlaka gidin. Onun dışinda pub, tek gecelik ..
0
alfired
(08.11.24)
müzikallere gidin mutlaka.
0
tantunisultansuleyman
(08.11.24)
yazılmış
phantom of opereya gidin.(opera değil müzikal tiyatro)
50 yıllık klasik ama hala popüler bir de orjinal yerinde izlemiş olursunuz.
0
nuisance2
(08.11.24)
ben restauranta oturup şarap içiyorum ama tek başınıza zor olabilir tabi tek iseniz.
0
garavel
(08.11.24)
(4)

Full frame'e geçmeli mi? Kalite farkları?

ananiyimioguz
Selamlar herkese, uzun yıllar crop sensör makine kullandım, en son da fujifilm x-t5 e geçtim çünkü elimde fuji lensleri vardı.Bu makine de crop yani aps-c sensöre sahip ama benzer fiyatlara sony'de a7 full frame makineler de var.Full frame daha iyidir diye bir bilgi var kafamda ama doğrulayamıyorum.
Selamlar herkese, uzun yıllar crop sensör makine kullandım, en son da fujifilm x-t5 e geçtim çünkü elimde fuji lensleri vardı.

Bu makine de crop yani aps-c sensöre sahip ama benzer fiyatlara sony'de a7 full frame makineler de var.

Full frame daha iyidir diye bir bilgi var kafamda ama doğrulayamıyorum. Geçmeli miyim, gerçekten ihtiyacım var mı emin değilim. Genelde sokak fotoğrafçılığı, portre, manzara ve şimdi eşimden dolayı makro lens aldık insanların dişlerini çekiyoruz.

Full frame e geçsek ne değişir onu anlayamıyorum. Yani evet daha geniş bir sensör daha geniş bir alandan ışık alıyor, crop sensör onu kırpmış oluyor... ama bunu dengeleyebiliyoruz?

Mesela diyelim ki elimde ff bir makine var ve 50mm f2 lens ile portre çekiyorum.

Aynı değerleri crop sensörde 32mm f1.4 lens kullanarak alamıyor muyum? Teknik olarak alabiliyorum çünkü crop factor x1.5 ve çarpınca aynı oranları veriyor işte.

Ayrıca mesela full frame o makine 24mp, fuji 40mp.

Yani ben zaten istediğim açıları ve ışığı lensler ile elde edebiliyorum. Benim ff e geçmeyerek kaçırdığım ne var? Daha yüksek iso performansı deniliyor, ama zaten 12k ların üstüne çıkmıyorum.

Onun dışında ne avantajı var ff sensörün?
0
ananiyimioguz
(07.11.24)
"benzer fiyatlara sony'de a7 full frame makineler de var."
benzer fiyatsa düşünülebilirmiş. Ben zamanında Sony A7s II'mi sattım, s3'e geçemiyordum çok pahalıydı onun yerine x-t4 almıştım. Video amaçlı. Sonra onu satıp X-H2s'e geçtim.

"Yani ben zaten istediğim açıları ve ışığı lensler ile elde edebiliyorum."
gerek yok o zaman.

Croplu sensörde iç mekan çekimi falan zor olabiliyor, fullframe ile mesela 11-16 lens varsa o genişlikte çekip geçiyorsun.

Alan derinliği gerçekten etkilenir, ff ile aynı f değerinde daha sığ olur. Fakat bu gerçekten gerekli mi veya güzel mi emin değilim. cropta 32mm ile ff'te 50mm aynı olayı tam öyle değil bence, yani yatay olarak evet o kadar görüyor ama lenslerin mm'lerine göre derinlik de değişiyor. 32mm ile yataydan kırpıyorsun ama derinlik etkisi hala 32mm. Lens tele'leştikçe arkaplan daralıyor sana yaklaşıyor aslında.

Eskiden fullframe noise açısından daha temiz denirdi hala da fiziksel olarak öyle olmalı ama sensörler o kadar gelişti ki, bak 12k iso diyorsun :D Eskiden 5D Mark II ile temizce 2000 iso çekebiliyoruz diğer makinelerde 800'ü geçmemek lazım derdik ahaha.

Sensör büyüdükçe çözünürlükten bağımsız detay artıyor olmalı. Keskinlik gibi, tam nasıl anlatırım bilmiyorum. Ama orta format FF'den daha büyük sensörlü kameraları düşün mesela. x-t5 de 40mp, orta format 40-50mp de var.

Prime lens vs. zoom lens farkını araştır. Bence ff'ye geçmek yerine elindeki zoom lens ise onun yerine prime lenslere geçmek daha çok fark ettirir.(16-80 değil de sabit 35mm, 50mm vs.) Daha basit mekanizma daha az optik element = daha fazla keskinlik, daha az bozulma.

Ayrıca X-t5 sensörü gayet güzel sensör. Eskiden FF müthiş derlerken onların sensörü daha fazla dinamik aralık veriyor falan da olabilir tam emin değilim bakmak lazım.

edit: Lightroom'a bayağı başarılı AI destekli yapay sığ alan derinliği özelliği geldi. Yine AI destekli noise reduction geldi. Reddit'te bunlardan sonraki tartışmalarda, madem illa gerekiyorsa orta formata geçin demişler ahaha. Çünkü Fuji vs. orta formatı ucuzlatmaya başladı. Hatta Hasselblad bile ucuzca bi model çıkarmıştı.
0
nhk ni youkosu
(07.11.24)
Teşekkürler nhk, anladım evet tam da şöyle bir video buldum onu izliyordum, daha da oturdu.

youtu.be

FF farkı ister istemez biraz oluyormuş ama bir şekilde kapatabilirim en kötü post-processing, geçmeye gerek yok bence de. Artık fark orta formatta daha belirgin olduğu için o konuşuluyor doğru. Fuji sağolsun 7-8 sene önce baya ulaşılabilir hale getirdi.

Yalnız bilgilerimi pekiştirmeye devam ederken kafamda bambaşka bir soru oluştu. Alan derinliğini konusunda. Alan derinliğinin ne olduğunu, nasıl artırılıp azaltıldığını biliyorum tabii ki fakat fiziksel olarak nasıl gerçekleştiğini kafamda canlandıramıyorum.

Şurada birisi anlatmış yine anlamadım sdjfgh www.youtube.com

Daha doğrusu tam merak ettiğim kısmı hızlı geçiyor. Diş macunu gibi sıkıştırdığınızı düşünün, ışık o kadar hızlı kaçamayacağı için net alan yayılacaktır diyor.

Işık bana pek öyle bir şeymiş gibi gelmedi :D Odak merkezine düşen odağın açısını nesneden uzaklaşarak veya odak uzaklığını sensörden uzaklaştırarak VEYA diyaframı kısarak daraltmak... neden bir alana yaptığımız fokusun etrafındaki görünürlüğü artırsın ya da azaltsın ki?

Bunu tane tane örneklerle açıklayabilir misin :( yoksa ona göre ayrı bir başlıkta sorayım.
0
🌸ananiyimioguz
(07.11.24)
onu fizikçi birinin açıklaması lazım ben de bilmiyorum açıkçası. Gemini'ye sordum pek anlatamadı.

Bu arada sadece ışık ve diyafram değil sensör boyutu da etkiliyor onu işte. FF'de daha sığ denmesinin sebebi o. Mesela küçücük sensörlü kameralarda F1.8'de de çeksen her yer net olabiliyordu(eski video kameralar vs.)

Ama bu olayın fizik kanunu gibi bişey olduğu net. Çünkü gerçekten manuel şekilde diyaframı açıp kısıp farkı görebiliyorsun :) Tabii insan öyle bişey değil mesela karanlıkta göz bebeği çok açılınca alan derinliği düştü uzaklar bulanık falan demiyoruz, ama beynin tamamlamasıyla öyle hissediyor da olabiliriz. Odaklandığımız yerlerin dışı pek net değil aslında, ama görüyoruz bir şekilde.
0
nhk ni youkosu
(07.11.24)
Valla ben de X-T30II kullanıyorum uzun süredir ama fotoğrafların netliğinden bir türlü memnun olamadım. IBIS yok cihazda ve kullandığım lensin OIS'i çok iyi değil. Tahminimce ondan. Geçenlerde Tayvan'a gitmişken Sony A7C'ye kaydı gözüm ama amatör fotoğraf çeken biri olarak benim için taşınabilirlik önemli olduğundan vazgeçtim. Kamerayı elime aldığımda "ben yanımda taşımam bunu" deyip geri bıraktım, ki A7C FF için gayet de küçük bir body'e sahip.

FF'i düşünme sebebim gece fotoğraf çekmeyi ve kontrastları yakalamayı sevmemden dolayı idi. Daha büyük sensör, daha fazla dinamik aralık.
0
synesthesia
(08.11.24)
(18)

Aksanlı konuşmak ve yapmacıklık sorunsalı hakkında bakabilir misiniz?

Zetnikov
uzun zamandır ingilizce konusuyorum 2 tane aksana hakimim mükemmel olmasadasoyle bır sıkıntım var. aksanlı konusunca insanlar ooo guzel falan begenılıyor ama ben konusunca kendımı yapmacık hıssedıyorum kendim gibi değilmişim gibi hissiyata kapılıyorum ve bu sorunu aşamıyorum.ornegın bır amerıkalıyı
uzun zamandır ingilizce konusuyorum 2 tane aksana hakimim mükemmel olmasada

soyle bır sıkıntım var. aksanlı konusunca insanlar ooo guzel falan begenılıyor ama ben konusunca kendımı yapmacık hıssedıyorum kendim gibi değilmişim gibi hissiyata kapılıyorum ve bu sorunu aşamıyorum.

ornegın bır amerıkalıyı taklıt etmek konusurken benimsiyemedim tam olarak nedendir bilmiyorum konusurken gormemıslık sendromu yasıyor gibiyim tabi bu benım kuruntum olabılır.

dedıgım gıbı cevremden olumlu yorum alsamda sankı ozentı damgası yıyebılır mısım gıbı de bı kafa yasıyorum


bu sebeple daha standart bir sekılde yuvarlamadan konusuyorum.
bu seferde sanki verdigim o kadar emek bosuna gıtmıs gıbı gelıyor

ısın ıcınden cıkamadım.

sız aksanlı konusuyor musunuz bu konuda ne yapmamı onerırsınız

sızce senelerdır kendımı gelıstırmısım ortalama bır telaffuzla kendım olarak mı konusayım yoksa amerikalı gibi ileri seviye ama bir taklitci mantıgıyla mı konusayım

dip not : bu sorun yurt dısında yoktu TR ye gelince böyle aksansız konusmaya basladım
0
Zetnikov
(06.11.24)
Benim, ingilizcem fevkalade değil. Çok iyi konuşuyor olsaydım da asla kasmazdım kendimi aksanlı konuşmak için. Yabancılar bizim nasıl konuştuğumuza hiç takılmıyor mesela. Konuştuğumda karşımdaki beni anlıyor mu cevap verebiliyor mu, ben onu anlıyor muyum ve cevap verebiliyor muyum? benim için bu önemli. Bir de aksanlı konuşmak için niye zorlayım kendimi. Benim ana dilim ingilizce değil ki. İngilizce benim sonradan öğrendiğim bir dil.
0
rock n roll
(06.11.24)
turklerle niye ingilizce konuşuyosun? yabancı biriyle konusuyorsan da o kendi aksanına baksın napalım yani. dil taklittir zaten
0
ala09
(06.11.24)
Aksanlı konuşmak kötü algılanıyor sanki karşıya yaranmaya çalışıyormuşum gibi hissediyorum. Onlar basıl Türkçeyi konuşurken aksan yapmıyorsa ben de yapmıyorum. Ha yapana da neden yapıyorsun demem.
0
olaylar olaylar
(06.11.24)
Kelimelerin ağzından aksanlı çıkması için ilgili ülkede bulunuyor olması lazım. Türkiye'de aksansız konuşman çok normal, çünkü İngilizcenin aksanlarını kullanmanın doğru olduğu bir yer değil burası, ayrıca sen de İngiliz veya Amerikan veya bir başka milletten değilsin, kendi ülkende yabancı dili kullanmak zorunda olduğunda aksanlı konuşmana yani daha fazla enerji harcamaya gerek yok. Dolayısıyla emeğin boşa falan gitmiyor. Yıllık izinleri de yurt dışında tatil yapmaya çalışırsın veya ilgili bölgelerden edindiğin arkadaşlarınla sıklıkla konuşursun, aksanını da kaybetmezsin. Üzülecek gerilecek bir şey yok.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
Geçenlerde İdil Bilgen'in bir zoom yayınındaki konuşmasında "miss world" demesine denk geldim, world kelimesi sonuna kadar aksanlıydı ve bizimle konuşurken bu şekilde konuşması çok ağırıma gitti, kanıma dokundu. Yapmacıklıkla ilgisi olmasa da ben bir İngiliz'i veya Amerikan'ı dinlemiyorum, bir Türk'ü dinliyorum, bir Türk olarak.

Bunun en güçlü açıklamasını Fransızlara Japonlara Çinlilerr sorarsan anlatırlar.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
ana dilin değilse aksan bildiğin yapmacıklık. onlar gibi olma çabası. aksan ileri seviye veya iyi ingilizce konuşmak demek değil ki.
bu türkçe konuşanlar içinde böyle. adam doğuda şiveli konuşuyor batıya gelince istanbul Türkçesine dönüyor.

bu durumda en çok bizim türklerde var. izlediğim youtube videolarında hep türkler bu amerikan aksanı yapma çabasında. asyalıya, afrikalıya hele hintlilere bakıyorsun kendi aksanında bam bam konuşuyor. bir bizimkiler özenti.
0
my fault
(06.11.24)
abi kasmayın aksan için ya, karşındaki native olsa bile senin aksanını hiç sallamaz. onun yerine mümkün olduğunca sözcük dağarcığınızı geliştirin. grammer bile bir yere kadar. ben bir şirkette ihracatta çalışıyorum. anadili ingilizce olmayan yüzlerce insanla ingilizce konuşuyorum. bir cümleler kuruyorlar kafayı yersin ama ne dediğini anladıktan sonra hiç sallamıyorum. Turkish english en güzeli. Önemli olan söylemek istediğin şeyi karşıdakinin anlaması, onun söylediğini de senin anlaman. gerisi hikaye geliyor bana.
0
mustafakesekci
(06.11.24)
Ayy doğru dürüst telaffuz bilmeyenler takılıyor birinin aksanlı konuşmasına. Yapamıyorsak sorun yok ama yapabiliyorsanız geri durmayın bence. Özellikle eğitimci iseniz daha iyi aksanlı konuşmanız. Çocukların kulak aşinalığı gelişiyor. Yurt dışında veya yabancı birini dinlerken zorlanmıyorlar. Ek olarak zaten İngilizceye çok maruz kalan veya çocuklukta düzgün öğrenen herkes genelde aksanlı konuşuyor.

Özellikle Türkçede bulunmayan a-e arasındaki açık "e" sesi ve "i-ı" arasındaki sesleri çok çıkaramıyoruz milletçe. Bu ve benzeri sesleri düzgün çıkarana direkt aksan kasıyor diyorlar ama alakası yok. Dil konusundaki kompleksleri asla yenemeyen ve bu yüzden bu konuda bir gıdım ileri gidemeyen bir toplumuz.
0
playing star again
(06.11.24)
Türk'ün cehenneme ihtiyacı yok, biz çekiyoruz birbirimizi aşağıya :(

Ben bu durumu lisedeyken Almanca için yaşadım. Düzgün aksanla konuşunca aşağılamak adına "Almancı" derlerdi. Bu "sınavla bu okulu kazanamadın da yurtdışı kontenjanından İEL'ye giren vasatsın" demek gibi bir şeydi. Üniversiteye girince kurtuldum bu önyargıdan. Bir dilin anadiline en yakın konuşabiliyorsanız konuşmalısınız. Telaffuzu beceremeyenler günlüklerine yazarak ağlayabilirler.
0
SiyamkedisiZorro
(06.11.24)
@ala09 +1

Ayrıca onlarınki eziklik psikolojisi. İngilizceyi yeni konuşan biri gibi konuşmadığın zaman ezik hissedip, kıskanıp, utandırmaya çalışıyorlar aslında. Bunun dışında çoklu kültürel firmalarla çalıştım, denetlemeye gittim, kaç ayrı ülkeden arkadaşım var. Amerikanlar dışında Amerikan aksanı ile konuşmaya çalışan yok. Bir Almanlar biraz yanlış anladıkları Amerikan aksanı ile konuşuyor. Herkes nasıl konuşuyorsa, öyle devam ediyor. İstersen "ayh lukıt tivi" de. Karşıdaki anlıyorsa devam.

Biz de "listening" kısmını çok büyük oranda Amerikan yapımı film, dizi, oyun, müziklerden aldığımız için Amerikan aksanına kayması normal. Aynı şey İngiliz dizilerinin ya da İngiltere'de geçen dizilerin daha popüler olduğunu dönemde İngiliz aksanı için geçerliydi. Su gibi İngilizce konuşurum. Türkler ile konuştuğum zaman dışında aksan konusunda tuhaf hissettirildiğim an olmadı. O yüzden anlıyorum. Sen gönlünden geldiği gibi konuş.
0
nawar
(06.11.24)
Aksan bana hep komik gelmiştir. Lan sen Edinburg'da mı doğdun? Lancashire köyünde mi büyüdün nedir yani? İngilizin karadeniz veya kürt gibi Türkçe konuşmasını düşünemiyorum. Lan ne boş adam der geçerim.
0
Shepard
(06.11.24)
türk bir arkadaşım yanımda aksanlı ingilizce konuştuğunda benim de çok gülesim geliyor. eğreti durduğunu düşünüyorum. aksan doğal sürecinde gelişmediyse (uzun yıllar o bölgenin diline maruz kalmak gibi) bence anlamsız ki bir fransız, rus, ispanyol ingilizce konuştuğunda ana dillerini zorlanmadan tahmin edebiliyorsunuz.
0
brakgn
(06.11.24)
yapmacıklık tabi ki. aksanlı konuşmaya çalışmak yapmacıklık. ha aksanlı bir yerde yaşarsın ve orada öğrenirsin o zaman aksanın olur. ama sen türkiyede yaşıyorsan amerikan aksanı ile konusman komik. aksan öğreneceğine kelime öğrensen daha iyi. ooo güzel falan diyenler havalı göründüğü için öyle diyen dil bilmezler.
0
abelardo
(06.11.24)
dili nereden öğrenirsen öyle konuşursun. Amerikan filmlerden öğrendiysen Amerikan gibi konuşursun.

Türklerin ne düşündüğünü boşver. Ha karşı taraf anlamıyorsa aksanı düzleştirmek (bkz. Türk İngilizcesi) mantıklı ama Amerikan veya İngiliz aksanı konuşana "kasıyor" demek saçma bence.

Ben İngiltere'de bir süre yaşadım şu an da kalıcı geldim gibi inşallah. E buradaki insanları duyup onlarla konuştukça bazı kelimeler ağzımdan otomatik olarak İngiliz RP aksanı gibi çıkıyor. Bırak Türkleri, Amerikanlar duysa ne diyor bu ibiş diyebilir ama burada böyle konuşuluyor :D Türkiye'ye gelip İngilizce konuşacak olsam kendimi "düzeltmeye" yani dümdüz aşırı net konuşmaya çalışsam o da garip.

Dil taklittir. Ben olsam Amerikalı gibi yetiştiysem öyle konuşmaya devam ederdim.
Bu arada Türkçe'yi Fransa'daki doğulu bi Türkten öğrenmiş bi Fransız, baya doğu ağzıyla Türkçe konuşuyordu ahah.
0
nhk ni youkosu
(06.11.24)
aksan bence bir dili olması gerektiği gibi konuşabilmenin bir parçası. aksan yapmayanları veya yapamayanları tamamen normal karşılıyorum. ancak yapanların linçlenmesini anlayamıyorum. sonuçta her kelimenin bir doğru telaffuzu var.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.11.24)
amerikan aksanim vardir benim de. ex de amerikaliydi. cok iyi konusuyorsun falan derdi ayiptir söylemesi.

türkce aksanli ingiliyce konusurken aksansiz oldugunuzu mu saniyorsunuz...
0
robert bosch
(07.11.24)
dogru telaffuz baska aksan baska bisey.
bkz. António Guterres
adamda agir aksan var, ama telaffuzu hatali degil, her dedigi gayet net anlasiliyor.

Anadilin ingilizce degilse, ve ortaokula kadar ingilizce gormediysen aksan normal ve bence yok etmesi imkansiz.

Aksanli konusmanin bence ciddi karizmasi var, birkac dile hakim olmak kolay degil, ve bu diller arasinda kolayca gecis yapabilmek guzel olay.

falan filan..
0
cooperr
(07.11.24)
aksanlı konuşmadım hiç. aksana da sahip olmadım, 94 senesinden beri.

çünkü önemli olan anlaşılır olmak.

senin hissin önemli. yapmacık hissediyorsanız salınız gitsin. benim derdim telaffuz.
arkansas, roosevelt falan önemli.

çocukken trt spikerleri konuşurken nasıl telaffuz hatası yapmıyorlar, nasıl biliyorlar ki nasıl telaffuz edildiğini, ya benim başıma gelirse diye kendi kendime dertlenmiştim.

böyle bir geçmiş hikayeniz olabilir mi? bir yerden bir anı çakılı kaldıysa o hissi çözebilirsiniz. yurtdışında yaşamış ve buraya gelmiş biri olarak aksanlı konuşmanızda bence sakınca yok. ama salın gitsin.
0
janderzel zartanyan
(07.11.24)
(5)

LED - OLED Farkına değer mi?

tchuck
philips ambilight tv alacağım. 65 inçnormal led ekranlar 35-40bin arası.oledler ise 70bin tl.yani ben çok tv izliyorum (yani dizidir filmdir vs.) ama görsel kaliteye ne kadar önem veriyorum bilmiyorum açıkçası.sizce bu farka değer mi?
philips ambilight tv alacağım. 65 inç

normal led ekranlar 35-40bin arası.
oledler ise 70bin tl.

yani ben çok tv izliyorum (yani dizidir filmdir vs.) ama görsel kaliteye ne kadar önem veriyorum bilmiyorum açıkçası.
sizce bu farka değer mi?
0
tchuck
(05.11.24)
yani örneğin: www.mediamarkt.com.tr

vs

www.hepsiburada.com

not: panel hızı vs. gibi şeyler umurumda değil çünkü apple tv kullanyıorum bu arada.
0
🌸tchuck
(05.11.24)
valla eskiden 4k led alacağıma 1080 oled alırım diyordum, bence aşırı fark ediyor. (gerçekten de aşırı fark ediyor bi mağazada yan yana aynı videoyu görsen keşke)

Oledlerde sabit görüntü kalınca yanma problemi vardı ama yazılımla falan çözdüler gibi. Bir de tv izlemiyorsan zaten bişey olmaz. (tv logosu vs. çok sabit kalan şeyler)

Parasına değer mi dersen o senin bileceğin iş. Aslında olede alışmamış göz led'i de sever ve 30 bin liran cebinde kalır. Ama tv bir kere alınıyor 10-15 yıl kullanılıyor dersek almışken iyisini almak da mantıklı.

bu arada bu oled olanın paneli LG imiş. Zaten dünyada birkaç şirket üretiyor bunu. HDR değeri de yüksek görünüyor maks. brightness 1300 nits. Ayrıca 10 bit diyor. Led 8 bit + frc denen sahte şekilde 10 bit renk gösterebiliyor. Bunlar tabii hdr film dizi vs. izliyorsan önemli (gerçi telefonlar bile hdr çekiyor artık)
www.displayspecifications.com
0
nhk ni youkosu
(05.11.24)
Oled demek gerçek siyah demek karanlık odada müthiş bir görüntü oluyor. Aynı zamanda her ne kadar çözdük deseler de yıllar içinde image retaining riski demek.

Buradan sayfalarca anlatılsa bi sonuç çıkmaz gidin bi elektronik mağazasına, oradaki elemanın bik biklerini dinlemeden kısmi kısılabilen led ve oled tv'leri gözünüzle görün ona göre karar verin.

~kendi ekranınızdan baktığınız fark videoları biraz fikir verse de yine arkadan aydınlatmalı bir ekrandan izlediğiniz için gerçek deneyimden uzak olacaktır. Direkt tecrübe etmek önemli.
0
hedep
(05.11.24)
Bence değer ama sizin bileceğiniz iş.
Normal Led aldım, çok pişmanım. Keşke oled alsaydım. Sonuçta 10 yıl yüz yüze bakacağız televizyonla.
0
michael_knight
(05.11.24)
şimdi, hdr (high dynamic range) denen bir özellik var. @nhk ni youkosu, gayet güzel açıklamış nedir, ne değildir diye.
ben de amatör gözlemlerimi yazmak istiyorum.

hdr destekli yayınlar, filmler, oyunlar felan oled'de gerçekten fark ediyor. galiba 4 ay oldu benim eski lg marka led monitörümü satıp, yerine samsung marka oled bir monitör alalı. oyuncu bir adam olmamdan dolayı, oyunlardan örnek vereyim: hdr destekli oyunlarda renkler, dokular vs çok gerçekçi ve canlı görünüyor bir kere. diyelim karlı bir dağda yürüyorsun oyunun birinde. ekrana dokunsan, sanki o karı hissedecekmişsin gibi bir his oluşuyor ki bu da "immersion" için nefis oluyor.

Benzer durumları filmlerde de yaşadım. Ben 32 inçlik monitör için konuşuyorum; ama yazdığım etki televizyonda daha da hissedilir gibi geliyor bana boyutundan ötürü.

Dolayısıyla, öyle yerli kanallardan ve lig maçları harici bir şey izlemeyene önermem oled'i; ancak sizin gibi dizi, film zevki olan kişilere öneririm. seyir zevkini arttıran bir teknoloji. Tek sıkıntısı pahalı olması bana göre.
0
pangea
(06.11.24)
(6)

Media markt'in garanti uzatma + sigorta olayi gerçekçi mi?

aksiyom
Media markt'tan robot supurge alacağız, çalışan kişiler garantiyi uzatalım, garantinin bitmesine yakın supurgeyi getirin ücretsiz bir şekilde batarya değişimi yapılır falan demişler. Bu olay ne kadar gerçekçi? Ben daha turkiyede böyle bir şeyin müşteri lehine çalıştığını görmedim. Tecrübesi olan, du
Media markt'tan robot supurge alacağız, çalışan kişiler garantiyi uzatalım, garantinin bitmesine yakın supurgeyi getirin ücretsiz bir şekilde batarya değişimi yapılır falan demişler. Bu olay ne kadar gerçekçi? Ben daha turkiyede böyle bir şeyin müşteri lehine çalıştığını görmedim. Tecrübesi olan, duyan gören bilen var midir? Media markta hiç bulaşmayın mi dersiniz?
0
aksiyom
(05.11.24)
Sözleşmeyi detaylıca okumadan anlayamayız. Geçmişte telefon için sigorta yaptıran ve camı kırıldığında doğru düzgün karşılanmadığını söyleyenler vardı, ama bu sözleşmede yazıyormuş galiba yüzde bilmemkaçını veriyorlarmış falan. Ücretsiz batarya değişimi de ancak kapasitesi belli bi seviyenin altına düştüyse ve bilmemkaç şarj döngüsünün(cycle) altındaysa kabul ediliyor olabilir.
0
nhk ni youkosu
(05.11.24)
Artı kasko kılıklı paketleri satmak için kırk takla atıyorlar, almayınca yüzünüze bile bakmayıp dönüyorlar. Muhtemelen bu paketlerden iyi prim aldıkları için bu kadar yükleniyorlar.
Örnek bir taahhütname isteyip detaylara bakın. Servisin sağlam diyeceği bir süpürgenin değil pilini, pimini bile bedavaya değiştireceklerine inanmıyorum.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(05.11.24)
Değil.
0
Mistyimage
(05.11.24)
3 gün önce mağazadan telefon satın aldım. Aynı durum benim de başıma geldi. Mağazadan sigortasız ürün satamayacaklarını söylediler. Sigorta içeriğinde üçüncü senenin sonunda orjinal apple pil değişimi olduğu için kabul ettim. Kasko detaylarında %30 muafiyet olduğunu, kalan kısmında hediye çeki olarak verileceğini yazmışlardır. Sigorta poliçenizi dikkatli okuyun.
Sigortayı almak istemiyorsanız, online ödeme yapıp mağazadan teslim al şeklinde alabiliyorsunuz.
0
pccopath
(05.11.24)
O sigortayı alma bi halta yaramıyor
0
rodeocu
(05.11.24)
asla almıyorum, internette ufak bir araştırma ile bile nasıl yalan olduğu görülebilir.
her türlü kullanıcı hatası diyip işin içinden çıkıyorlar veya biz karışmıyoruz sigortayı başka şirket yapıyor onunla görüşün diyorlar.

ps. robot süpürgeyi mediamrktten aldığım için çok pişmanım, 1 hafta sonra fiyatı 5bin tl düştü sürekli fiyat yükseltip düşürüyorlar, cihazı beğenmeyince üst model almak isteyince mağazadan aldım diye değişm yapmadılar birde.
eşke internetten alsaydım arasında 8-9k fark vardı.
0
eja
(06.11.24)
(6)

Hafif, şekerli bira önerisi

morca
Her yerde bulunabileceklerden.
Her yerde bulunabileceklerden.
0
morca
(04.11.24)
Desperados bira çeşitleri
0
hain kostokk
(04.11.24)
"radler" diye aratabilirsin. ya da sprite ve birayi kendin karistirip da icebilirsin.
efesin cok eskiden limonlu bira serisi vardi. ama kalkti galiba.
0
robert bosch
(04.11.24)
eksisozluk.com
ben pek sevmem ama şekerli diyince aklıma bu geliyor. Büyükçe tekellerde falan da oluyordu.
0
nhk ni youkosu
(04.11.24)
1664 kronenbourg blanc diyecektim ben de. tavsiye ederim.
0
potasyum bebek
(04.11.24)
Leffe blond, tatlı mısır tadı verir.
0
Bruce
(04.11.24)
eksiseyler.com

bunu da deneyebilirsiniz.
0
inheritance
(05.11.24)
(26)

sizce bir telefon kaç sene kullanılmalı? siz kaç senedir kullanıyorsunuz?

Zetnikov
elimde 5 senelik telefon var yeni cıkan telefonlara özensem de bu baya iyi bi sıkıntı yasamıyorum.tek sorun kamerası mukemmel degıl suan ıcın. bu yuzden seytan durtuyor* sizce kaç sene kullanılmalı bir telefon android / ios?* siz kaç senedir kullanıyorsunuz ve telefonda sıkıntı yoksa sonsuza kadar k
elimde 5 senelik telefon var yeni cıkan telefonlara özensem de bu baya iyi bi sıkıntı yasamıyorum.

tek sorun kamerası mukemmel degıl suan ıcın. bu yuzden seytan durtuyor


* sizce kaç sene kullanılmalı bir telefon android / ios?

* siz kaç senedir kullanıyorsunuz ve telefonda sıkıntı yoksa sonsuza kadar kullanır mısınız?
0
Zetnikov
(04.11.24)
5. yıla giriyorum. Bozulursa tamir ettiririm, düzelmezse yenisini alırım.
0
rock n roll
(04.11.24)
temmuz 2018'den beri hunharca kullanıyorum.
bozulana kadar veya özellikleri yetmemeye başlayıncaya kadar kullanılması gerektiğini düşünüyorum.
0
candide
(04.11.24)
Huawei p20 kullanıyordum 7 sene oldu, sırf hafıza ve kameradan dolayı değiştireyim dedim. Redmi note 12 pro aldım. 108mpxel kamera var ama b.k gibi çekiyor,7 yıllık telefonumun kamerası 100 basardı
0
seindfeld
(04.11.24)
9.aydayım

iphone 15

beter olsun, kafama edeyim alan. şarjı berbat. son ios’la kasılıyor. samsung s20 fe’m vardı. kardeş baskısıyla bunu aldım. memnun değilim.

şahsen snapdragonlu mümkünse gen 3 ve üstü, samsung s serisi bir cihaz alıp ben ölene kadar kullanayım diyorum. başlarım apple’ına da yenilemeye de.
0
baldan kaymak
(04.11.24)
aslında 5 yıl falan rahat gider ama 2-3 yıl içinde çıkan telefonların kameraları gerçekten iyileştiği için insan onlara geçmek istiyor. Artık çoğu anımız bu telefonlarla çekiliyor çünkü. O yüzden benim ortalamam 2-3 yıl işte. Fakat eski telefonu değişim kampanyasına falan sokmazsam bir aile büyüğüne veriyorum telefon işlevini sürdürmeye devam ediyor. Samsung Galaxy S7 halen aktif şekilde annemde :D bi değiştirmenin vakti geldi ama.
0
nhk ni youkosu
(04.11.24)
samsung galaxy j7 ile 7 yıl oldu sanırım.
0
nothing in my way
(04.11.24)
4-5 senedir galaxy note 10+ kullanıyorum, şuan biraz bataryası öldü ama ölüsü bile iş görüyor.

Daha gençken 2 senede bir telefon değiştirirdim. Şimdi bozulana veya işimi görmeyene kadar devam ediyorum.

İşim ne? Yazışma, sosyal medya, oyun, fotoğraf düzenleme, fotoğraf/video çekme... Şuan bunları yerine getiriyor. Bunları yapıp da sürekli telefon yenileyenleri anlamıyorum. Sanki yenisinde farklı bir şey yapıyor... Yenilikleri de takip ediyorum ama hem android hem iphone tarafonda beni aşırı heyacanlandıra bir şey olmadı. Video/fotoğraf kısmında güzel yenilikler var ama profesyonel değilseniz pek gereği olduğunu sanmıyorum.
0
ananiyimioguz
(04.11.24)
Son dört telefonumu aldığım seneleri düşündüm, 2014 2017 2021 2024 diye gitmişim. 3-4 yıl oluyor ortalama olarak. 2021'de aldığım hariç hepsi Samsung son modeldi, 2021de aldığım A serisiydi.

Şimdi S24 Ultra kullanıyorum. Bi 2-3 sene sonra değiştiririm belki şimdilik memnunum gayet. Telefona yapışık yaşayan biri olduğum için teknolojiyi takip etmek hoşuma gidiyor. Her sene yenisini alacak kadar kasmam ama çok eskitmeyi de sevmiyorum. Zaten eski telefonları da ailemden birine veriyorum hep, o yüzden çöpe gitme ya da ikinci elde satma durumum da olmuyor
0
nundu
(04.11.24)
7. nesil iPhone'u 7 sene kullanip 14. nesil almistim. Bunu da gene o kadar kullanirim herhalde. Genel mantigim alirken en guncelin en ust modelini alip uzun sure kullanmak seklinde.
0
sertac akin
(04.11.24)
2012
2017
2023

yeni telefon alma sikligim boyle.
0
hot potato
(04.11.24)
Ülkenin ekonomik şartları gerekçesiyle eğer gözümün tuttuğu bir telefon varsa ve param da yetiyorsa yeni telefon alırım. Çünkü elindeki telefon da planlı eskitme dahil, bugün yarın zaten su koyuverecek. Telefonsuz kalmamış olursun.

Bir önceki telefonum paspas suyuna düştüğü için tamirci görmek zorunda kaldı, 3 yılı geçmişti alalı. Yine de hâlâ tıkır tıkır kullanılıyor. Samsung idi, yenisini General Mobile aldım, daha ilk günlerde "ulan bunu kenara koyup Samsung mu alsam" dedim yani, çok zor alıştım bu telefona, hâlâ hoşlaşmıyorum ama gittiği yere kadar diyorum işte.
0
muhayyer divan
(05.11.24)
Kullanım amacına göre değişir.
Örneğin, benim için sosyal medyada paylaşım yapmak gibi bir amaç söz konusu değil. Bu yüzden gittiği yere kadar kullanırım.
Kapitalizmin kölesi olmak hoşuma gitmiyor.
0
pro9it9is9
(05.11.24)
2016
2019
2022

3 yilda birmis benim.
0
robert bosch
(05.11.24)
Mümkün olduğunca uzun kullanırım, suyunu çıkarırım.

İPhone 4: 2010 Kasım
İPhone 6S Plus: 2016 Mayıs
İPhone 15 Pro Max: 2023 Aralık
0
10551037
(05.11.24)
yavaşlamadığı, daha doğrusu yeni app'leri yeterince hızlı çalıştırdığı sürece telefon değiştirmem. pil değişimi ve benzer bazı değişim/tamirlerle bir telefon 5-6 sene rahatlıkla gider. son yıllarda yeni telefonlarla yeni bir özellik gelmiyor. cezbedecek bir şey yok açıkçası.

akıllı telefonlardan önce telefonların boyutları küçülüyordu, ekranları değişiyordu, zilleri değişiyordu, internetli telefonlar geliyordu, daha iyi kameralı telefonlar geliyordu. ama artık bu tarz kritik değişimler yok. mesela bende şu anda iPhone XS Max var, bu telefon yerine iPhone pro max alsam yeni bir özellik olmayacak. evet daha hızlı, daha iyi kamerası var, daha iyi bok püsürü var ama o telefonda olan her şey bu telefonda da var.
0
co2s2
(05.11.24)
xiaomi mi 6, mayis 2018'de almistim. ana kart arizasi verdi yeni anakart bulup taktirdim. ekran boyunu ve hala cok stabil calismasini sevdigim icin yenilemiyorum. hafizasi az geliyor ama onu da google photos'la cozuyorum. aldigimda iphone kullanan arkadaslar oha kamerasi cok iyi falan diyordu ama su an fersah fersah geri de tabi ozellikle gece cekimleri :D ama cok onemsemiyorum. bozulana ya da 5g cikana kadar devam gibi gorunuyor simdilik.
0
bay b
(05.11.24)
IPhonelar, 4 sene rahat kullanilir, maddi durum iyiyse yegene vs verilip yenilenebilir, degilse 6-7 seneye kadar gideri var.

Iphone 15 kullaniyorum, yani alali cok uzun zaman olmadi. Gunumuz akilli telefonlarinda sonsuza kadar sikinti olmamasi pek mumkun gorunmuyor. Bir noktadan sonra kullanilamayacak kadar yavasliyor. Oncesinde Iphone 2020 SE vardi, 2-3 sene falan kullanmis oldum. Daha fazla kullanmak isterdim de gunumuz telefon kullanim aliskanliklariyla bataryasi yolda birakiyordu.
0
mbond
(05.11.24)
Su an aynı telefonu 5. Senem ama o da google bedavaya değiştirdi telefonu batarya sisince.

Bana kalsa ideali 5-6 yıl. Ben anladığım benim iki derdim oluyor;
Batarya
Güncelleme

Şu ikisi sağlandigi muddetce zerre umrumda olmuyor geri kalan.
0
logisticsmanager
(05.11.24)
3 sene olmuş. Tamir edilemeyecek şekilde bozulana kadar kullanırım. Önceki telefonlarımı da öyle değiştirmiştim.
0
peki madem
(05.11.24)
Android kullanıyorum. Normal kullanımda 4-5 yıl ömürleri var ama iki telefonum tamamen kullanıcı hatası hatta sakarlığı ile gitti. Sonuncusu ömrünü doldurdu. Birkaç ay önce şu an kullandığım telefonu aldım. 13 yılda 3 Android telefon eskittim. Bu 4.
0
nawar
(05.11.24)
önceki iki akıllı telefonu 7şer sene kullandım. şimdiki galiba 3 senelik. ilki windows phonedu, hala canavar gibi ama mağazasında hiçbir şey olmadığı için mecburen androide geçmiştim. diğerleri android. dağılana kadar kullanıyorum.
0
titanyum22
(05.11.24)
2 yıl. iphone 15 pro max var. 17 pro max alırım.
0
gabe h coud
(05.11.24)
Çalıştığı ve aşırı yavaşlamadığı müddetçe kullanmaya devam ederim. Çalıştığım şirket alışveriş çeki verdiği ve telefondan başka bir şey alınamadığı için mecburen 2 yıl önce değiştirdim son telefonumu. Sadece benzer bir durumda hali vakti yerindeyken değiştiririm.
0
auroraaurora
(06.11.24)
Saydım 2012 den beri 4 telefon değiştirmişim şu an bu dördüncü
0
kullanicadi
(06.11.24)
. verimli çalıştığı, idare ettiği, aşırı yavaşlamadığı sürece değiştirmem telefonu - ki bu da hep 3 yıl a denk geliyor benim için.

. ufak tefek hemen şipşak tamiratla hallolmayacak bir arıza varsa, güvenlik endişelerim sebebiyle tamir e bırakmam yenisini alırım.
0
wilhelmwasmuss
(06.11.24)
ilk telefonlarım 2 sene civarındaydı. hem gençtik o zamanlar hem o telefonların ömrü o kadardı.

2018 - 2022 arası yaklaşık 4 yıl kadar huawei orta kalite bi cihaz kullandım. iyiydi bıraktığımda.
sonra iphone'a geçtim. 2buçuk yıldır iyi. değiştirmeyi bi ara düşündüm yakınıma verip kendime daha iyisini almak için ama memnun olduğum için değiştirmedim. yenileri de ateş pahası, gereksiz bir harcama olacaktı.

orta-üst segment telefonlar 4-5 sene rahat kullanılıyor.
alt segment ucuz telefonlar 2 sene sonra değiştirme ihtiyacı doğuruyor.
0
biseysorcaktim
(06.11.24)
(8)

Türkcell'li biri yurtdışına çıkarken

Mirket
telefonum internetim devam etsin diye (ama ucuzundan) ne yapsın? Kendisi faturalı ve BAE yolcusuTurkcell'in sitesine baktım, bir şey anlamadım. Bi salaklık var sanırım üstümde.
telefonum internetim devam etsin diye (ama ucuzundan) ne yapsın?
Kendisi faturalı ve BAE yolcusu

Turkcell'in sitesine baktım, bir şey anlamadım. Bi salaklık var sanırım üstümde.
0
Mirket
(04.11.24)
e-sim.
0
brakgn
(04.11.24)
e-sim derken Turkcell'i esime geçirmeyeceksin, gittiğin ülkenin hattını sana kiralayan e-sim servisi bulup ondan 3-5-10 euroya falan haftalık GB paketi alabilirsin. Tabii yenice bir telefonun varsa (esim destekli)
esimdb.com

Türk operatörler günlük hayvan gibi para keserek kendi paketini kullandırıyor. Çok daha pahalıya gelir. Galiba günlük 10 euro istiyor, bu şekilde kendi turkcell paketini kullanıyorsun :D www.turkcell.com.tr
0
nhk ni youkosu
(04.11.24)
telefonda esim özelliği varsa bne simden ucuza esim alın.

yoksa ordan hat alsın daha ucuza gelir.
0
jelly bear
(04.11.24)
O zaman ikinci soruyu sorayım. E sim kullanırken, banka mobil uygulamalarında sim değiştirmişsiniz diye arıza çıkıyor mu?
0
🌸Mirket
(04.11.24)
hayır
0
jelly bear
(04.11.24)
1 günlük 1gb yüklü hat pasaporta mühür vuran memur veriyor veya aşağıdaki linkten 1 günlük 10gb esim paketi aktifleştirebilirsin.

www.etisalat.ae
0
Northern Mariner
(04.11.24)
e-sim genellikle en ucuz yollu olanı. veya gidilen ülkeden fiziksel sim alıp kullanmak duruma göre daha ucuz da olabilir.

eğer kişi illa turkcell numarasını yurtdışında kullanmak istiyorsa 1- mevcut paketlerini yurtdışında da kullanabilmek için günlük +350₺ öder
2- turkcell'in www.turkcell.com.tr 2 haftalık yd paketini alır kendi numarasını kullanır. içeriği acayip kötü 2 gb 300dk/300sms 800₺ :)

tabi bunlar illa kendi numaramı kullanmam lazım e-sim başka sim vs olmaz diyenlere.
0
ezkaza
(04.11.24)
e-sim genellikle en ucuz yollu olanı. veya gidilen ülkeden fiziksel sim alıp kullanmak duruma göre daha ucuz da olabilir. ama kişi illa turkcell numarasını yurtdışında kullanmak istiyorsa 2 seçeneği var:
1- mevcut paketini yurtdışında da kullanabilmek için günlük +350₺ öder veya
2- turkcell'in www.turkcell.com.tr 2 haftalık yd paketini alır ve bu paketi kendi numarasında kullanır. (2 gb 300dk/300sms 800₺ :)
0
ezkaza
(04.11.24)
(12)

araç kullanmadan önce ne kadar alkol alıyorsunuz?

duyurukullanıcısı
normalde araç kullanacaksam alkol kullanmam ama son zamanlarda davet çok oluyor herkes bira içerken senin öyle kös kös oturman olmuyor, bu da bizi beğenmiyor herhalde gibi bir hava oluşuyor.bir 33lük, bir 50lik makul müdür? araç kullanmadan önce içmek? nasıl ayarlıyorsunuz?sonrasında kahve falan mı
normalde araç kullanacaksam alkol kullanmam ama son zamanlarda davet çok oluyor herkes bira içerken senin öyle kös kös oturman olmuyor, bu da bizi beğenmiyor herhalde gibi bir hava oluşuyor.

bir 33lük, bir 50lik makul müdür? araç kullanmadan önce içmek? nasıl ayarlıyorsunuz?

sonrasında kahve falan mı yapıyorsunuz?
0
duyurukullanıcısı
(01.11.24)
hic icmiyoruz. milleti memnun etmek icin niye icelim ki?
0
buenosdias
(01.11.24)
Herhangi bir nedenden dolayı içmediğiniz için trip atacak insanlarla takılmayın.
0
peki madem
(01.11.24)
bir 50lik bira sıkıntı olmaz. ama 2-3te dikkat edin.

ayrıca içmedin diye trip atan insanlarla görüşmeyin. içmemekle kös kös oturmanın ne alakası var. içmeyince muhabbet edilmiyor mu?
0
jelly bear
(01.11.24)
max 2 33lük veya tek 50lik ve biraz bekleme süresi promil için okey oluyor ama reflekslerinizi ve kafanızı siz daha iyi bilirsiniz
0
red g
(01.11.24)
Hiç içmiyorum. İçeceksem arabayla gitmiyorum. Kimsenin beni beğenmediği gibi bir hava oluşmuyor, oluşsa da canımdan ve başkalarının canından kıymetli değil.
0
fotrsapka
(01.11.24)
kısa buluşmalarda içmem. uzun buluşmalarda gecenin başında 1 tane 50lik alırım evire çevire yavaş yavaş içerim üzerine de su içerim. 1 taneden fazla içmemeni öneririm :D
0
theseachange
(01.11.24)
Bulusulan insanlar yeni, sifir insanlar
0
🌸duyurukullanıcısı
(01.11.24)
Mekanda alkolsüz bira varsa onu iç.
0
nhk ni youkosu
(01.11.24)
iki tane 33'lük bira (sonra en az 1 saat boşluk) benim için ideal oluyor. geçenlerde iki tane 50'lik fıçı içtim, yarım saat sonra çevirmeye girdim. ehliyetimin gittiğine emindim ama sınırın altında çıktı. kişiye, cinsiyete, kiloya göre, biraya göre vb. değişiyordur tabii içme tavsiyesi değildir...
0
duguit
(01.11.24)
0.
o riske girmeye cesaret edemem.
içecekler sipariş edilirken çevremdekilere "dönüşte araba kullanacağım, onun için size xxx (soda, limonata vs.) ile eşlik edeceğim" diye açıklama yapıyorum.
geçende çok yakın arkadaşımın düğünü vardı, herkes kadehleri yuvarlarken ben ice tea ile takıldım.
alkollü araba kullanmak çok ciddi bir risk. çünkü sizin hiçbir hatanız olmasa bile gelip biri size çarpsa alkollü çıktığınız an başınız büyük belaya girer, hayatınız bile kayabilir. onun için güvenli limit diye bir şey yoktur.
böyle bir riski elaleme ayıp olmasın diye almak çok anlamsız geliyor.
0
la lykia
(01.11.24)
çok uzun bir eventse ve yemek varsa max 2 33'lük. haricinde max 1 33'lük.
0
awlmi
(01.11.24)
içeceksem taksiyle dönerim, ya da 1 33luktwn başkasını içmem. Suçsuz olduğu halde alkollü olduğu için bir arkadaşımın gözümün önünde hayatı karardı sunan hapiste o yüzden içmeyin.
0
mirty
(01.11.24)
(14)

bu paranoyaklık mı?

inheritance
anahtarı kapının dışında unutmuşum, 12 saat kadar kapının dışında kalmış. kilitleri değiştiriyorum. belki birisi anahtarları kopyaladı bilemem. bir şey olmamıştır büyük ihtimalle ama %1 olasılık bile olsa aklımın bir köşesinde ya ben evde yokken birisi kopya anahtarla girerse endişesi olacak.
anahtarı kapının dışında unutmuşum, 12 saat kadar kapının dışında kalmış. kilitleri değiştiriyorum. belki birisi anahtarları kopyaladı bilemem. bir şey olmamıştır büyük ihtimalle ama %1 olasılık bile olsa aklımın bir köşesinde ya ben evde yokken birisi kopya anahtarla girerse endişesi olacak.
0
inheritance
(30.10.24)
tr'de yasiyorsan paranoya falan degil.
0
robert bosch
(30.10.24)
Temkinli olmak iyidir.
0
rock n roll
(30.10.24)
Muhtemelen bir şey olmaz ama değiştirmekte fayda var.
0
nawar
(30.10.24)
Simdi ben de tedirgin oldum. Ben de ayni seyi yaptim gecen ay falan. Hic aklima anahtari degistirmek gelmemisti. Paranoya degil bence, rock n roll +1
0
Kittie
(30.10.24)
O kadar normal ki asla paranoya falan değil.
Ülke özelinde de değil ya böyle şeyler hiç belli olmaz.
Önlem önlemdir ileride pişman olmaktan iyidir.
0
mutekebbir
(30.10.24)
Bence biraz paranoya.
0
but that was just a dream
(30.10.24)
Maalesef evhamsa bile haklı bir evham. İyi yapmışsınız kafanız rahat eder.
0
visnebahcesi
(30.10.24)
Bir kere ben de tüm gece üstünde unutmuştum. Sabah 8'de kapım çalınca (tipik birine bir şey mi oldu acaba turk telasi) panikle açtım bir baktım komşu anahtari gösteriyor, ha tamam deyip girdim içeri.

10 sene falan olmuştur kapı hala aynı kapı.

Aslında dediğiniz çok mantıklı binada guvenlik vs varsa bile.. tr'de kesinlikle paranoya değil.
0
makbur
(30.10.24)
Ben olsam üşendiğim için "yaşayıp görelim bakalım neler olacak" deyip birkaç gün tedirginlik hissettikten sonra unuturdum ama senin yaptığın daha doğru bence.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.10.24)
O arada ev soyulmadiysa ek korkuya gerek yok bence.
0
hububrad
(30.10.24)
bizde o kadar kaliteli hırsız yok, soyacak olsa hazır ev boş girer soyardı.
0
orpheus
(31.10.24)
o kadar kaliteli hırsız yok +1

kopyalayıp geri getirip takması lazım, zor. Filmlerdeki gibi izini çıkarıp kopyalayan ajan tarzı biri de olamaz herhalde.

Yine de kafa rahatlığı iyidir tabii. Bu arada, kopyalayan biri olduysa evde yokken girmesinden daha korkuncu siz evdeyken girmesi. Gece yatarken anahtarı kapıda bırakmak(iç tarafında) iyidir bu açıdan. Hadi iyi geceler
0
nhk ni youkosu
(31.10.24)
tr'de hirsizlar kilit kopyalamakla ugrasmaz +1
bosuna ugrasma.
0
cooperr
(31.10.24)
ben de yazdım, sonra göndermekten vazgeçtim.

bence de endişelenmekte haklısın ama bizde kopyaladığı anahtarı, "kopyaladığım anlaşılmasın da kilidi değiştirmesinler, birkaç gün sonra gelir soyarım" diye getirip geri takacak zekada hırsız yok. alır anahtarı gider, kopyalamakla da uğraşmaz, aldığı anahtarla girmeye çalışır.

anahtarın kaybolursa ve bulamazsan değiştir. ama kapının üstünde duruyor ise %99 bir sıkıntı olmaz.
0
kibritsuyu
(31.10.24)
(4)

Usb format

tolgan
İyi akşamlar arkadaşlar. Araç içi kamera için 128 gb micro sd kart aldım. Bir önceki 16 gb ve fat ile formatlı kullanıyordum. Bu aldığımı da pc ye takıp format attım ama ya ntfs ya da fat32 şeklinde format seçeneği sunuyor. Attıktan sonra formatı kartı kamera görmüyor ve karta format atın uyarısı ve
İyi akşamlar arkadaşlar. Araç içi kamera için 128 gb micro sd kart aldım. Bir önceki 16 gb ve fat ile formatlı kullanıyordum. Bu aldığımı da pc ye takıp format attım ama ya ntfs ya da fat32 şeklinde format seçeneği sunuyor. Attıktan sonra formatı kartı kamera görmüyor ve karta format atın uyarısı verip kamera bipliyor. Çıkarıp baktığımda da gerçekten kayıt etmemiş. Kamera viofo bu arada. Ben bu kartı nasıl düz fat format atabilirim. Yoksa iade edeceğim. Saygılarımla
0
tolgan
(29.10.24)
exfat var mı listede? Exfat yap.

www.viofo.com

32gb altı için fat32, üstü için exfat diyor. Bir de tek video dosyası 4gb'dan büyük oluyorsa fat32'ye yazamaz zaten.
0
nhk ni youkosu
(30.10.24)
@nhk ni youkosu doğru demiş, kullandığınız Windows sürümü exFAT'i görmüyorsa rufus.ie adresinden Rufus'u indirip yapabilirsiniz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(30.10.24)
genelde kamera ayarlarında sd kart formatla gibi bir seçenek olur ve cihaz kartı kendi kayıt türüne göre formatlayabilir. böyle bir seçeneğin olup olmadığını kontrol ettiniz mi?
0
bravoteam
(30.10.24)
@bravoteam akşam bakacağım hocam. diğer arkadaşların dediği gibi exfat yaptım. youtube'da gördüm şimdi arayüzünde format seçeneği varmış bir de onu deneyeceğim.

cevaplar için çok teşekkürler.
0
🌸tolgan
(30.10.24)
(1)

İngiltere tier-4 vizesi tahmini ücret

encokbenisevinnolur
Bakanlık bursuyla İngilterede doktora yapacak bir arkadaşım var.Toplam ücret sigorta ile beraber ne kadar tutar fikri olan var mı?Doktora süresine tahminen 4,5 yıl diye düşüneceğiz. Farklı yerlerden farklı miktarlar söylenmiş.Tahminen de olsa fikri olan var mıdır?
Bakanlık bursuyla İngilterede doktora yapacak bir arkadaşım var.

Toplam ücret sigorta ile beraber ne kadar tutar fikri olan var mı?
Doktora süresine tahminen 4,5 yıl diye düşüneceğiz.

Farklı yerlerden farklı miktarlar söylenmiş.

Tahminen de olsa fikri olan var mıdır?
0
encokbenisevinnolur
(29.10.24)
vize ücretine gov.uk'den bakarsınız. (£490 galiba)

Onun dışında artık her yıl için 1035 gbp sağlık ücreti alıyor.(immigration healthcare surcharge) Bu eskiden yoktu sanırım son 3-5 yılda gelmiş ve ne yazık ki en baştan peşin alıyor. Vize 4,5 yıl çıkacaksa veya doktora 4,5 diye 5 yıl vereceklerse 1035x5= £5175 ödenecek.
0
nhk ni youkosu
(29.10.24)
(2)

imei kayıt için yurtdışı şartı

0zlem
saçma değil mi? Zaten Telefon parası kadar para alıyorusun. isteyen gitsin kimliğiyle kaydetsin. yd çıkış yapmana ne gerek var
saçma değil mi? Zaten Telefon parası kadar para alıyorusun. isteyen gitsin kimliğiyle kaydetsin. yd çıkış yapmana ne gerek var
0
0zlem
(27.10.24)
zaten olayın kendisi saçma ama senin dediğini yaparsa kaçak telefon getirenlere kapı açar (zaten yapılıyor tabii). Yani kendi yanında seyahat dönüşü bir telefon getirirsen onu kaydettir ve illa kendin kullan diyor. Diğer türlü yurtdışına çıkmadıysan kimden alıyorsun? O kişi madem ithal etsin gerekli vergileri versin diyor işte.

Ben hep söylüyorum, mesela anneme babama 200 poundluk ucuz telefon getirmek istiyorum ama bu kayıt ücreti en üst iphone'a göre belirlenmiş. O da saçma.

edit: evet aşağıda substituent'in dediği gibi amaç yurtdışına giden parayı durdurmak. Yurtdışından 30 eurodan pahalı ürün alamamak bunun zorlaştırılması falan da aynı sebep.
0
nhk ni youkosu
(27.10.24)
Cep telefonunda taksiti de yasaklamışlar.
Peşin ödeyeceksem yarı fiyatına kayıtlı kaçak alırım ben de.
0
parka
(27.10.24)
(21)

Şu kişi işe alınır mı?

kuehles blondes
Merhaba, şirketimizde bi junior pozisyonuna eleman arıyoruz. Tecrübe vs istemiyoruz, yeni üni mezunu yeter. Kafası sayılara çalışsın, sebep-sonuç ilişkilerini anlasın, farklı kültürlerle çalışabilsin vs. İlan yaklaşık 3 aydır online ve sadece 5 kişi başvurdu. 4ünü eledik, birini ise görüşmeye çağırd
Merhaba, şirketimizde bi junior pozisyonuna eleman arıyoruz. Tecrübe vs istemiyoruz, yeni üni mezunu yeter. Kafası sayılara çalışsın, sebep-sonuç ilişkilerini anlasın, farklı kültürlerle çalışabilsin vs.

İlan yaklaşık 3 aydır online ve sadece 5 kişi başvurdu. 4ünü eledik, birini ise görüşmeye çağırdık. Letter of motivation ı çok jenerikti, her başvurusuna ayrı paragraf döşesin beklemiyoruz ama şirketin veya pozisyonun adı bir kez bile geçmiyordu, bu bendeki ilk eksisi oldu adayın. Ama o kadar kimse başvurmadı ki yine de çağırdık.

Görüşmeye 8 dk geç geldi (toplu taşımanın vs dakik çalıştığı bir avrupa şehrindeyiz), geç geleceğini İKya haber vermedi, geç geldikten sonra özür de dilemedi bizden ve şaka gibi 3-4 kere zaman yönetiminin oldukça iyi olduğundan bahsetti :D
Şirket hakkında basit bazı sorular sorduk, internet sitemizde bulabileceği şeyler, kaç ülkede operasyonumuz var, iş sahamız nedir vs. Hiçbirine cevap veremedi hatta direkt “bilmiyorum” dedi. İş ilanında birkaç teknik terim var, bu işe başvurdu ya, araştırıp araştırmadığını sordum. Ona da hayır dedi. Sektörle ilgili genel sorular sorduk, cevap veremedi. (Sektörün en büyük rakibe karşı dezavantajı nedir vs tarzı)
Sonuç olarak çok kötü bir performans gösterdi görüşmede. Ama müdürüme sempatik geldiği için 1-2 ödev gibi bir şey verip tekrar bir şans vermek istiyorlar. Ben istemiyorum çünkü direkt benle çalışacak, benim junior ım olacak. Bu kadar ilgisiz biriyle anlaşacağımı sanmıyorum. Bana da sempatik geldi bu arada ama yeterli değil benim için. Bu arada üniversitede okuduğu bölüm, ders notları vs oldukça iyi, kafalı birine benziyor, yalan yok.
Müdürümün derdi ise bir an önce birini işe almak o yüzden daha fazla beklemek istemiyor.

Neyse genel olarak merak ettim, böyle birini işe alır mıydınız?
0
kuehles blondes
(27.10.24)
Almazdım. Letter of motivation hiç önemli değil. Diğer söylediklerin çok büyük red flag. Boşuna vakit ve emek kaybınız olur. Kesinlikle almayın.
0
gabe h coud
(27.10.24)
Ben elerdim, eledim de. Neden;

-Gec kalabilir, 8-10 dk icin sorry dememesi cok buyuk olay degil
-cover letter’da mentionlamamasi evet sikinti ama no big deal
-ucan kacan bir metin yazdiysa biraz red flag. Boylelerinin ici bos poset cikiyor. Yasandi karsim shshsj
-sirketle ilgili bilmiyorum demesi, arastirmamasi kesinlikle sikinti. Isi isteyen, pozisyonu ve sirketi biraz sorusturur, en azindan kim bunlar diye bakar.

Eleman yeterince istemiyor sizi bence.
0
mor oje
(27.10.24)
Anladığım kadarıyla çocuk kafası çalışan biri ama şirketi nerdeyse hiç bilmiyor. Yeni mezunsa veya öğrenciyse genelde çoğu yere atıyordur başvuru linkini. Yoğunluğu şu bu derken fırsatı da olmamıştır.

Bazen de umutsuzca başvuru yapıldığı oluyor ondan bi anlık yakalanmış olabilir. Bu tipte biri için ikinci şansta bakılacak en önemli kriter “alırsak şirkete bağlanabilir mi ve uzun süreli çalışır mı” tarafına bakmanız gerekiyor. Bazen böyle tipler hem zehir gibi çıkıyor hem de yapışıp şirkete uzun süreli çalışan olabiliyor. Tekrar denenmeli bu şartlarda ama dediğim kriterler üzerinden.
0
avatar is back
(27.10.24)
başıma bir şey gelmeyecekse ben o kadar da kötü bulmadım. çok ihtimam göstermediği belli ama yanınızda işi öğrenip başarılı olabilir, niye olmasın?

> toplu taşıma istediği kadar dakik olsun, neticede toplu taşıma. heyecanlanmış olabilir, geç kaldığı için panikleyip özür dilemeyi düşünememiş olabilir. sonuçta İŞ GÖRÜŞMESİ bu daha, 10 dakika operasyonunuzu o kadar etkileyecekse kolay gelsin, çalıştıracak adam bulamazsınız. atom parçalamıyorsunuz herhalde.

> iş arayan insanlar sadece size başvurmuyor, 50 tane yere yazı yazıp mülakatlara davet ediliyorlar. o da şanslıysalar. kimse bir kuruş almadığı bir işin detaylarını bilmek zorunda değil. operasyonlarınızı, faaliyet alanlarınızı birkaç saat içinde anlatırsınız. zor şeyler değil bunlar. yok eğer zorsa çalışacak çocuğa biraz kolaylık gösterin bir zahmet.

siz kendiniz de sempatik bulmuşsunuz, kafalı görmüşsünüz, niye almayasınız? allah kelamı değil bu sonuçta deneme süresi filan yok mu beğenmiyorsanız gönderirsiniz?

adam gelip orada 40-50 saat mesai harcayacak, karşılığında milyoner de olmayacak. bu şirketlere/kapitalizme bağlılığını anlamıyorum insanların. siz çok mu zenginsiniz mesela, çocuğa niye bu kadar kuruldunuz? gecesini gündüzüne katıp size daha fazla kazandırmak için mi uğraşması gerekiyordu daha işe bile girmemişken?

yaptığınız işleri bu kadar ciddiye almayın, egonuzu bir kenara bırakın derim. hepiniz başkalarını zengin etmek için uğraşan işçilersiniz.
0
mark greg sputnik
(27.10.24)
beklentiniz çalışıp gelmesi yönünde olmuş ama fazla bir beklenti diye düşünüyorum.
her ilana başvurduğu şirket sizin gibi beklentiye girse başvuranın hali ne olur diye düşünün derim.
işi yapabilecek potansiyeli varsa alınır.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.10.24)
Benim kararim negatif olurdu.
Mudure de elemani ise alarak sirketin aldigi riskleri aciklardim...

> toplu tasima vs mazeret degil. Gerekirse taksiye binip zamaninda (hatta 10-15 dk one) varacak gorusme yerine. Yarin obur gun deadline olan bis sey yapmasi gerekirse sIkIntisini siz ceklersiniz.

> sirketiniz hakkinda hicbirsey bilmemesi esittir ise ilgisi olmamasi!!! Derdi bir yere kapagi atip baska bir yere gecene kadar para kazanmak bence.

> Sempatik olmasi bazilarina ilginc gelebilir ama elemandanin bir cabasi yoksa bu da fazla uzun surmez.

> Kafali biri ise soz de geciremezsiniz... bur sure sonra verdiginiz tum isleri kendi kafasina gore yapmaya baslar.

> odev ile sans vermek nedir ya? SInav suresi bittiginde kagidi bos olan ogrenciye sinifta kalmasin diye yarim saat ek sure verip bir de uzerine (kolay) yeni soru verip kagida yazdigi fikraya puan vermeye benziyor.

Haa... alinmaz mi ise? - yukaridaki riskleri goz oununde bulundrarak alirsiniz, ama verim sifira yakin, retention rate sifir, is disiplini eksi !!!
0
parcxerox
(27.10.24)
10 küsür yıldır duyurudayım bu kadar az cevaba rağmen bu kadar tiksindiğim duyuru az olmuştur ahaha yarın bi gün deadline'a yetişemezmiş bak sen. niye? iş görüşmesine sekiz dakika geç kalıp özür dilemediği için. allah sizi kahretsin başka bir şey demiyorum. köle robotlar sizi. daha çok çalışın belki iki kuruş fazla kazanırsınız.
0
mark greg sputnik
(27.10.24)
- letter of motivation benim için hiç önemli olmazdı bunu zorunlu kılan ilanları anlamıyorum zaten genellikle çok anlamsız bir şey (belki bazı pozisyonlarda gereklidir ama benim gördüklerimde öyle değildi), opsiyonel olduğu halde doldurduysa zaten önemsiz kötü olması.
- görüşmeye geç gelinmesi bence önemli bir eksi. mülakattır, sınavdır vs. bu tarz şeylere giderken yaşayabileceğim tüm aksilikleri düşünüp ona göre hareket ederim ve böyle yaklaştığım hiçbir şeye asla gecikmedim. olabilirdi düşündüğümden de büyük aksilikler gelebilirdi başıma ama bu durumda mutlaka karşı tarafa bunu bildirir kusura bakmayın derdim. geç kalıp bir bahane de sunmaması bence işi çok da istemediğine işaret bu sebeple.
- şirket hakkındaki sorulara cevap verememesi bence önemli değil. işi siz öğretecekseniz teknik terimlere cevap verememesi falan da pek önemli değil bence. yani sizin ne aradığınıza göre değişir tabi bu ama işsiz birisi ya da işinden ayrılmaya karar veren birisi üst üste bir sürü ilana başvuruyor hepsini o kadar araştıramaz herhalde. ama bazı pozisyonlarda daha önemli olabilir o detayı bilmiyoruz tabi. yani tamamen teknik bir pozisyonsa şirket hakkındaki soruları bilip bilmemesinin hiç önemi yok ama atıyorum ik'ya ya da satışa falan alınacaksa yaklaşım olarak bu tarz şeylere önem vermesi beklenebilir.

sonuç olarak ben geç kalma mevzusunu ve bu konuda hiçbir şey dememesini önemser üstünü çizerdim. ancak ilan aylardır duruyor ve sadece 5 kişi başvurdu diyorsanız daha iyi birini bulabileceğiniz bir pozisyon değildir belki de. öyleyse bazı şeyler sineye çekilebilir.
0
semaforo de medianoche
(27.10.24)
3 aydır açık olup 5 kişinin başvurduğu şeyde, siz almak zorundasınız gibi görünüyor. Belli ki şartlar veya şehir bişey düzgün değil ki millet başvurmuyor.

Zaman yönetimi iyi diyince siz neden geç kaldığını belirtip onu sormadınız?

Şirketi vs. araştırmadan gelmesi daha kötü bence ama 100 tane yere başvurmuş buraya görüşmeye gelmiş olabilir. Artık öyle oluyor. Z kuşağının da pek eyvallahı yok. Gerçekten ilgisiz mi yoksa anlık mı öyle denk geldi anlamak için tekrar görüşebilirsin bence.

Bu arada, burada muhtaç durumda olan siz gibisiniz onu tekrar hatırlatayım. Ha eğer illa gerekmiyorsa bekleyin bi 3-5 ay daha. Ama alıp deneme süresinde bi bakıp 2-3 ay, ona göre karar vermek de mantıklı.
0
nhk ni youkosu
(27.10.24)
@mark

fazla tepki veriyorsun :) bu nasıl bir tavır, egodan bahsediyorsun ama bir daha oku istersen yazdıklarını. dümdüz hakaret ediyorsun. hiciv falan olsa bari. iyi misin? Herkes fikrini söylüyor. Sen hakaret ediyorsun.

kuehles blondes’in de dediği gibi, onunla çalışacak bu kişi. iş öğretecek. vaktini verecek. kendi başına kasada ya da üretim bandında çalışmayacak. kendisini direkt etkileyecek bir çalışan için temkinli davranması ve doğru kişiyle ilerlemesi en doğal hakkı.

Bu arada, işi hak etmeyen birini işe almak, dışarıdaki hak eden insanların hakkına girmektir. Doğru kişiyi bulana kadar işi kendisi yapsa daha az yorulur.
0
gabe h coud
(27.10.24)
Letter of motivationda kimse her basvurusu icin ayri mektup yazamaz ama yalandan pozisyonun veya sirketin ismini gecirir bir cümlede diye düsünüyorum ama biz de cok önem vermedik, ona ragmen cagirdik zaten görüsmeye.

Gec kalmasi benim icin net negatif puan, insanlik halidir, olabilir, haber vermesi gerekirdi diye düsünüyorum.

Kimse ayni tek ise basvurup o sirketten cevap bekleyip ona göre baska sirkete basvurmuyor. Hepimiz ayni anda belki 20-30 basvuru yapiyoruz. Linkedin‘den bi butona basinca bile basvuru oluyor artik. Ama görüsmeye cagiriliyorsan „bakiyim basvurmusum ama nereye/neye basvurmusum“ diyip o sirket hakkinda genel bir fikri olmasi lazim bence adayin. Sordugumuz soruya cevap veremese bile „sordugun sorunun cevabini bilmiyorum ama sirketle ilgili x konusu dikkatimi cekmisti“ diyip bir fikri oldugunu gösterebilirdi.

Acikcasi görüsme randevusunu 3 gün önceden yollamadik, 2 hafta öncesinden randevusu oldugunu biliyordu, o arada biraz hazirlanabilirdi.
Pozisyon, takim vs hakkinda sorulari var mi diye sorduk, ona da hayir dedi.
Evet, teknik terimler konusunda hakli olabilirsiniz. Baksaydi iyiydi ama bakmamis. Pozisyonun basligi „x planlama“, x ne biliyor musun dedim, hayir dedi. Hicbir sey bakmadiysa o isi isteyip istemedigini nereden bilecek? Bana garip geldi acikcasi.
Sirket ülkenin en büyük ikinci isvereni, stabil, maaslar fena degil, haftalik calisma saati 38,5 saat (reelde de böyle bu arada)

Sorun gercekten birine su anda ihtiyac duymamiz.

@mark lütfen sakin olun, olayi kisisellestirmeye gerek yok :)
0
🌸kuehles blondes
(27.10.24)
Bu arada önceki junior sirketten ayrilmadi, sirket icinde bir üst pozisyona gecti baska departmana. Ve onun basvurusuyla bu basvuruyu karsilastiriyorum, kiyas kabul etmez, cok iyiydi onunki. Hatta o zaman reddettiklerimiz bile bu adaydan iyiydi. (Sebebi eski juniorin görüsmeye cok iyi hazirlanmis olmasiydi)
0
🌸kuehles blondes
(27.10.24)
sadece yol yordam gösterilmemiş bir cevher olabilir, denemekten zarar gelmez. gençlerin genç olduğu için hata yapma hakları olduğunu düşünüyorum. zaten kimse başvurmuyormuş, demek ki iş de süper bir iş değil.
0
titanyum22
(27.10.24)
Bence arayış tarifinize kıyasla yanlış detaylara odaklanmışsınız.

Tecrübesiz junior alıyorsam bakacağım tek şey görüşmede söylediğim şeyleri anlayarak mı, yoksa boş gözlerle mi baktığı olurdu. Anlık olarak bir konudaki kavrayış ve idrak yeteneğini test edecek mantık temelli sorular sorardım. Şirket ve sektöre hakimiyet gibi öğrenilmiş bilgilerin sorgulanmasından bahsetmiyorum.
0
akhenaten
(27.10.24)
bu kisinin ise alinmasi durumunda 4 ay sonra sabahlari ofise gec gelmesine laf etmeniz durumunda size verecegi cevabi yaziyorum: "eger isi bitiriyorsam, saat kacta geldigim neden önemli ki?"
0
alice in potatoland
(27.10.24)
@alice in potatoland bu durum ama cidden önemli degil bizde. Isi bitiriyorsa daha dogrusu is arkadaslarinin ve isin ritmine uyuyorsa ise gec gelmis/erken gelmis önemli degil.
0
🌸kuehles blondes
(28.10.24)
@sputnik hangi galaksiden cevap yolluyor bize bilmiyorum ama bu gezegende begensek de begenmesek de durum bu. Olay kapitalizm, sosyalizm, vs gibi cok derin veya felsefi konular degil. Evrim teorisi...
Is ortaminin (ki Avrupa sehri olarak belirtilmis... Istanbul veya Edirne olmadigini kabul ediyorum) genel talebi bu. Bu tur "tiksinc" detaylara takmayan insanlarin sayisi daha fazla oldugu gunleri de goruruz insallah. O zaman da biz o duruma uyariz. Olay bu kadar basit.
0
parcxerox
(28.10.24)
mark greg sputnik +1111

letter of motivation'i gpt'ye yazdirdim. ilana basvururken icerigini dogru duzgun okumamistim bile, gorusmeden 15 dk once web sitelerine ve linkedin sayfalarina goz attim ve hazirlandigimi dusunmelerini saglayacak iki tane soru hazirladim (su teknolojik gelismeyi bir tehdit olarak goruyor musunuz, su alanda bir yatiriminiz olacak mi gibi genel gecer) bir de gorusmenin basinda sirket ve pozisyon hakkinda verdikleri genel bilgileri not aldim ve ordan da baska sorular urettim. ustune de sirketin personel politikalarini didikleyen sorular sordum.
gorusme bir anda ik ve yoneticinin bana sirketi begendirme cabasina donustu asdjdnd. ben o isi kabul ettim ve aylardir dogru duzgun hicbir is yapmiyorum (biraz benden, biraz sirketten kaynakli) bakin su anda da duyuruda takiliyorum adsncdf

cikin abi bu kafalardan. bir personelden alacaginiz verimin %80'ì ona sundugunuz imkanlardan, calisma ortamindan, uyumlu calismaktan, desteklenmekten, takdir edilmekten vs gelir.
sirketin mevcut personeline sorsaniz "en buyuk rakibe karsi dezavantajimiz nedir" diye, yarisindan cogu bilemez.
0
make a wish
(28.10.24)
kafasının çalıştığına dair emarelere sahipse alırdım.

@mark greg sputnik +1 ek olarak bir şeyi merak ettim; iş görüşmesine o değil de yöneticilerinizden/müdürlerinizden biri "beklenmedik" bir durum karşısında görüşmeye geç katılsaydı o adaydan özür dilenecek miydi?

bir sürü iş görüşmesine gittim, bir iki tanesi haricinde hepsinde 15-20 dakika bekletildim. hepsinde de aynı mazeret: son anda bir durum çıkmışmış da onu halletmişlermişmiş de. ama hiçbiri de özür dilemedi. hem mail hem de çıktı yoluyla cv'm ellerinde olmasına rağmen "bana dair" hiçbir bilgileri yoktu, ellerinde tuttukları cv'mde zaten cevabı olan soruları sordular. yani adamlar bana maaş veriyorsa bedava vermeyecekler, bilgimin ve emeklerimin karşılığında maaş verecekler. ama insan olarak eşitiz ve herkes inceliği hak ediyor.
0
m e b
(28.10.24)
@make a wish: sen o işi istiyormuşsun ki doğru düzgün emek harcamasan bile birkaç pratik yöntemle ilgili gibi görünmeye çalışmışsın. işi istemiyorduysan bile böyle yaparak bana ve muhtemelen seni işe alan kişilere verdiğin imaj bu. duyurudaki söz konusu arkadaş işle hiçbir şekilde ilgili olmadığı gibi ilgiliymiş gibi gözükmeye bile çalışmamış. kendinle kıyaslanacak bir tarafı yok bence örneğin. bu kişinin işi istediği baya şüpheli belki maddi olarak da ihtiyacı yok kariyer olarak da kendine faydalı olacağını düşünmüyor. böyle birinden ne alabilirsin ki? bir de çoğu kişi daha iyi bir fırsat bulduğunda gider başka işe zaten ama böyle bir kişinin gözü çok daha fazla dışarda olur ve çok erken ayrılabilir.

şirketin kazanacağı ekstra 3-5 kuruş benim de umrumda değil sonuçta hepimiz sermayedarlar tarafından sömürülüyoruz bu sebeple maaşlı işlerini çok ciddiye alan insanlar her zaman komik gelmiştir bana. genelde işi çok takmadığımı belli ederim ben enerjimle, yöneticilerle konuşmalarımda bile böyledir bu o yüzden her yerde bana "fazla rahat biri" derler bunlar ayrı. konuya tamamen işe alan kişi gözünden bireyselci bir bakışla bakıyorum. şirketin 3-5 kuruş fazla kazanması ya da az kazanmasını umursadığımdan değil bana ekstra dert yaratmaması (iş yetiştiremeyebilir, yarın projenin ortasında istifa ediyorum diyebilir), çalışma ortamımın tadını kaçırmaması adına almazdım böyle bir kişiyi eğer mecbur değilsem. normalde ekstra dert yaratmasın diye değil fayda sağlasın diye alırsın zaten birini işe ben beklentiyi ekstra dert yaratmamaya kadar düşürdüm bir de.
0
semaforo de medianoche
(28.10.24)
@make a wish, yapmaniz gerekenk yapmissiniz ki. Bu Ben bunda sorun göremedim. Bize isi anlat dese ve ondan sorular türetse gayet memnun olurdum acikcasi :) bu aday hicbir sey yapmadi görüsmede de. letter of motivation deal breaker olmadi zaten, cagirdik görüsmeye.

@m e b evet, özür dilerlerdi. Müdür tel sesini kismayi unutmus, calinca özür diledi hemen böldügü icin.

@semaforo tam bakis acimdan aciklamissiniz, tesekkür ederim.

Bu arada bir genel info daha, devlet sirketiyiz, direkt bakanliga bagliyiz. Sermayedar zengin etme durumu yok ortada :)
0
🌸kuehles blondes
(28.10.24)
(1)

fiat 500 nasıldır?

duyurukullanıcısı
2018 modelinin kronik sorunları, çeşitli sıkıntıları var mıdır? küçük bir alan içerisinde git-gel için ideal midir?
2018 modelinin kronik sorunları, çeşitli sıkıntıları var mıdır? küçük bir alan içerisinde git-gel için ideal midir?
0
duyurukullanıcısı
(27.10.24)
otomatik olanı pek sevilmiyor diye duymuştum ama net bir fikrim yok. Sadece şöyle bi bilgim var, İngiltere'de bunlar çok kullanılıyor bir tanıdıkta otomatik olanı vardı bozuldu ve tamirciye "bırakıp" çıkmış. Yaptırmak çok pahalıya geliyormuş ve tamirci kendi tamir edip satacakmış. Sanırım bu sebeple sağda solda gördüklerim de hep manuel.
0
nhk ni youkosu
(27.10.24)
(6)

kaç teklif etmeliyim?

ozgur bir kusun hatirati
işten anlayanlar bir el atabilir mi acaba? ablam arabasını satıyor. 2019 vw golf, 1.6, otomatik, comfortline, 45 bin km’de kazasız, çiziksiz, gözümün önündeki araba. piyasasını veremem anca altında bir şey verebilirim, hatta şak diye çıkartıp milyon da veremem 100-200 bin kredi de açman gerekir dedi
işten anlayanlar bir el atabilir mi acaba?

ablam arabasını satıyor. 2019 vw golf, 1.6, otomatik, comfortline, 45 bin km’de kazasız, çiziksiz, gözümün önündeki araba. piyasasını veremem anca altında bir şey verebilirim, hatta şak diye çıkartıp milyon da veremem 100-200 bin kredi de açman gerekir dedim, kabul etti.
kasko bedeli 1100 çıkıyor, sahibindende 1300 civarı görünüyor, al sat yapan bir kişi acil satılacaksa 1200e hemen gider dedi. peki ben ne teklif etmeliyim? 1100 diye düşünüyorum, makul mu? 1 desem ölücülük mü olur?

ilk olarak bu bir fırsat mı? (buraya bir edit: altın bozdurulup verilecek para, yapmalı mıyım kararımı zora sokan bir detay)
ikincisi evet bu paraya 0 egea/ cross, i20, hatta clio falan alabilirim ama bu arabaları istemiyorum. tanımadığım birinden 2. el araba almaya da cesaret edemem, hayatımda böyle bir alış yapmadım.

asıl istediğim araba skoda fabia, ama onun da fiyatı abartı, faizsiz kredisi az. ama acaba yılbaşında daha iyi kampanyalar gelir mi?

kafalar karışık. yardım rica ediyorum.
0
ozgur bir kusun hatirati
(27.10.24)
kasko değeri makuldür. zaten referans alabileceğiniz tek ve en gerçekçi değer bu standart araçlar için (klasikler vs haricinde). sıfır araç aldığınızda ödediğiniz rakam zaten o aracın kasko değeri olmuş oluyor, fazlasını ben olsam vermem. ikinci elde fiyatlar hala şişirme ama yavaş yavaş kasko değerine yaklaşması sevindirici, aklın yolu bir.
0
orient blue
(27.10.24)
Abla ve siz bekarsanız kaça anlaştığınızın hiç önemi yok. Ama en az biriniz evliyse aman dikkat, birbirinize düşman edebilirler sizi.
Medeni durumunuzdan bağımsız, anne-baba, amca, dayı, hala, teyze ve hatta büyükanne-dede gözünde de yargılanıp fırsatçı, çakal, ölücü vs gibi yaftalanabilirsiniz.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(27.10.24)
ikimiz de evliyiz, ablam yurt dışına taşınıyor, paraya da pek ihtiyaçları yok, bu da ikinci araçları zaten. ailemizde öyle şeyler diycek kimse yok ama ben yine de tam hakkını veremiycek olsam da çok düşük bir fiyat vermek de istemiyorum tabiki, verebilceğim maksimuma çıkıyorum, altında kalabilirsem ne ala. biz bir süredir araba bakıyoruz alamadık, onlar da hem satışla uğraşmak istemiyor hem de bizim de işimiz görülsün mantığıyla bize satmak istiyolar.
0
🌸ozgur bir kusun hatirati
(27.10.24)
Ben olsam 1200 e makul fiyata anlaşırım. Vade farksız kredi de ablanın ablalığını göstermesi olur.

Fabia’nın ikinci eli pek gitmiyor. Allah korusun acil satmak gerekse zor araba. Konudan bağımsız tercih etmem.
0
cilekli pasta
(27.10.24)
bu tür şeylerde hak ettiğini vermek ilerideki ilişkiler için önemli ya. Yani onlar gelip 1 milyon ver geç sana verelim dese okey, ama eğer onlar sorduğunda al satçı "acil satıldığında 1200e gider" dediyse ve bu doğruysa, o zaman araç 1200 ediyor demek. Ha işte yukarıdaki arkadaşın dediği gibi, 200-300 binini taksitle alarak ablalık yaparak yardım etmiş olabilir. Normal şartlarda 1 milyon üzeri bir araba alamayacakken şimdi bildiğin temiz arabayı alabilmiş olacaksın hem parasal rahatlık hem kafa rahatlığı.

Ha kasko bedeli 1100 diye aynı şeyi 1100e yapmayı da teklif edebilirsin tabii.
0
nhk ni youkosu
(27.10.24)
ablan sana yardımcı olmak istiyor mu yoksa sadece x'e satacağıma kardeşime satayım mı diyor orası önemli. yardımcı olmak istiyorsa 1 de verilir hatta belki 900 falan da olur ama öyle bir niyeti yoksa olmaz tabi. bence senin teklif düşünmen yerine fiyatı satacak kişinin söylemesi daha doğru, ticaret genelde böyle işlemez mi zaten mal sahibi belirler malının değerini. atıyorum der ki biz normalde 1.300'e ilandan koyacaktık ama sana 1'e sana bırakırım. sen de okey dersin ya da o çok şu kadar olur mu dersin. eğer ablan sana fiyat söylemek yerine senden teklif bekliyorsa amacı sana yardımcı olmaktır herhalde, ona direkt rakam söylemeyim de o kendi ödeyebileceğini söylesin şeklinde bir amaçla. o durumda da 1 derdim ben olsam ama gene de ben söylemek yerine ablama ne istediğini söylemesi konusunda ısrar ederdim.

fırsat mı kısmı da daha ucuza alacaksan fırsat tabi ki. 1.200'lik arabayı 1'e alabileceksen fırsattır işte fırsatın sözlük tanımı bu. ama arabaya ihtiyacın var mı yoksa sırf fırsat diye mi almak istiyorsun onu bilmiyorum ya da normalde en fazla 700-800 bütçe ayırıyodun da bu mevzu çıkınca milyonlara çıkmaya karar verdin ona değer mi diye soruyorsan ödüyebiliyorsan değer bence. 200k ucuza araba almış olacaksın bi sonraki araba yenilemende bunu satarken havadan para bulmuş gibi olacaksın yani.
0
semaforo de medianoche
(27.10.24)
(9)

avrupa'da hangi ulkede calismali

antikadimag
uluslararasi bir sirketin avrupa ofisine transfer olma durumum var. hangi ulke tercih edilir bunlar arasinda?ingiltereirlandaalmanyahollandaispanyaluxemburggocmen olarak yasam kalitesi, minimum vergi odeme gibi durumlar icin. 30+ bekar erkek.edit: bu arada 1-2 sene yasayip amerika'ya geri donecegim.
uluslararasi bir sirketin avrupa ofisine transfer olma durumum var. hangi ulke tercih edilir bunlar arasinda?

ingiltere
irlanda
almanya
hollanda
ispanya
luxemburg

gocmen olarak yasam kalitesi, minimum vergi odeme gibi durumlar icin. 30+ bekar erkek.

edit: bu arada 1-2 sene yasayip amerika'ya geri donecegim. bu nedenle vatandaslik konularina cok bakmiyorum.
0
antikadimag
(26.10.24)
Min vergi ödeme üstteki ülkeler arasında en az Luxemburg’dur diye tahmin ediyorum. Ancak tercihim İngiltere veya Ispanya olurdu. İspanya’da neresi ama? Katalonya bölgesi mi? O kısım da önemli.
0
kedidir o kedi
(26.10.24)
Vergi acisindan Hollanda avantajli, sanirim ilk 5 yil vergiden muaf oluyordu expat'lar.

Ama olay para ise Avrupa'ya degil Dubai'ye falan gitmeniz lazim, Avrupa'daki insanlar para kazanmak icin oralara gidiyorlar.

Bu ulkelerden baska secenek yoksa cevabim dilini bildiginiz ulke olur.
0
sertac akin
(26.10.24)
bi ara Hollanda'da vergi avantajı hatta mortgage alırken kolaylık vs. vardı galiba ama bitti sanırım. Bi araştır.

Süresiz oturma izni ve vatandaşlığa kaç yılda geçildiği de önemli. İngiltere için 5 yılda süresiz, +1 yıl sonra vatandaşlık. Vergi durumu da şöyle: www.paystream.co.uk
İnsani şeyler bence okey (Londra ve güneyinde yaşarsan), fakat genel olarak eski ve fakirce yaşayan bir ülke. Mesela şu an oturduğumuz apartman 1860'larda otelmiş, o zamandan kalma. Araba almayı düşünüyorum A sınıfı Toyota Aygo var her yerde ben de ondan almayı düşünüyorum. gibi. Amerikanvari şıkır şıkır hayatım olsun diyorsan ya çok kazanacaksın, ya da yeni şeyleri hızlı benimseyen bi ülkeye gideceksin.
0
nhk ni youkosu
(26.10.24)
"Yasam kalitesi" kisinden kisiye cok degisen ve muglak bir kriter. Ozellikle olabildigince az vergi odeyeyim'le birlestirince kafa karistirici.

Gunluk yasam ve entegrasyon icin (i) ingilizce konusan ulkeler (ii) uygun bir sure yasayinca vatandaslik/passport yolu acik ulkeler tercihim olurdu. Yani sirasiyla ingiltere, irlanda, hollanda, luksemburg diye gider benim icin. Turkiye'nin bir tik ustu ispanya acik ara son sirada. (ii) icin daha detayli arastirma yapmak lazim. Vergiye odaklanmak Bana gore kucuk hesap.
0
hot potato
(26.10.24)
alım gücü maaş falan her şey eşitse bence sağlık hizmetleri, güvenlik ve dil konusuna bakın bu ülkelerdeki, ben muhtemelen az insan az sorun ilkesi gereği luxemburg ya da irlanda'yı seçerdim.
0
gezegen olan pluton
(26.10.24)
Bence yeni bir dil öğrenmekle hiç uğraşmayın. İngiltere ve İrlanda arasında bir karar verin.
0
michael_knight
(26.10.24)
Sadece 1-2 sene ise, rahat bir hayat, göçmen olarak daha “welcoming” hissetme, daha iyi hava şartları, daha sıcak insanlar vs gibi sebeplerden ötürü İspanya

Daha iyi ekonomik durum: luxemburg.

Ve belirtildiği gibi Hollanda’da vergi avantajıyla maaşınız iyi olur, ancak, büyük bir ev krizi var dolayısıyla kiralar çok yüksek, hava ve yemekler kötü, insanlarla arkadaş olmak biraz zor, göçmenler (expatlar dahil) aşırı sağcı hükümet sebebiyle siyasette sürekli hedef gösteriliyor.
0
but that was just a dream
(27.10.24)
Vergi olayinda Hollanda'daki avantaj belirtilmis, tam kalkmadi ama oran falan dustu bildigim kadariyla. Hayat genel olarak pahali, harcamalardaki vergiler de genel olarak cok yuksek. Yabanciya aliskin olmalari, guzel cevre duzeni vs avantaj, bunlar olmasa Almanya daha iyi benim gozumde.

Iyi havaya hasretseniz Amerika'da sabit sehrinizde, Ispanya iyi gelebilirdi, yoksa cok da gerek yok. Belli zaten ama gene soyleyeyim, bu kiyaslanan yerlerde bariz en ucuz ulke.
0
mbond
(27.10.24)
almancayi ögrenirim diyorsan almanya yoksa ingiltere veya irlanda.
0
robert bosch
(27.10.24)
(3)

“to be gay” ne demek?

substituent
https://imgur.com/a/JmFxPiPSelamlar, görseldeki işaretli cümle ne anlama geliyor? Günümüzde gay, cinsel yönelimle alakalı ama geçmişte değil miydi de kitaplarda çok geçiyor?be gay ifadesini, İngilizcemi geliştirmek adına okuduğum çoğu kitapta görüyorum. Şu an dostoyevski’nin beyaz geceleri okuyum, ç
imgur.com

Selamlar, görseldeki işaretli cümle ne anlama geliyor? Günümüzde gay, cinsel yönelimle alakalı ama geçmişte değil miydi de kitaplarda çok geçiyor?

be gay ifadesini, İngilizcemi geliştirmek adına okuduğum çoğu kitapta görüyorum. Şu an dostoyevski’nin beyaz geceleri okuyum, çok fazla geçiyor.

Tam olarak ne demek gerçekten bu?

Teşekkürler!
0
substituent
(26.10.24)
sertac akin
(26.10.24)
gay'in kelime anlamı "neşeli."

mesela queer(garip/tuhaf) de 1960'larda falan hakaret olarak kullanılan bir kelime sonradan lgbt komünitesi sahiplenip kullanmış.
0
nhk ni youkosu
(26.10.24)
Mutlu tarzi bi anlami var
0
Zetnikov
(27.10.24)
(1)

usdt karşılığı fiziki dolar

retiredcolonel
teether usdt bazında devamlı bir tahsilatım var. fiziki dolarla takas etmek isteyen birileri olursa anlaşabiliriz. bu tür ihtiyacı olan kişileri bulabileceğim bir platform bilen var mı?
teether usdt bazında devamlı bir tahsilatım var. fiziki dolarla takas etmek isteyen birileri olursa anlaşabiliriz. bu tür ihtiyacı olan kişileri bulabileceğim bir platform bilen var mı?
0
retiredcolonel
(26.10.24)
kapalıçarşı taraflarında bu işi yapan döviz büroları olduğunu duymuştum.

İnsan bulmak zor olabilir (normalde sırf bu iş için bi websitesi vardı ama Türkiye'den ilan veren var mı, gelenlere nasıl güveneceksin vs. zor iş, ismini de hatırlamıyorum)
0
nhk ni youkosu
(26.10.24)
(7)

Neden son cikan bazi telefonlarda hafiza karti destegi olmuyor

Zetnikov
Dikkat ettim de telefon iyi guzel herseyi fullAma hafiza karti destegi yok diyordipnot : Hafizasi isterse 512 olsun bana lazim oluyor bu meret bazen
Dikkat ettim de telefon iyi guzel herseyi full
Ama hafiza karti destegi yok diyor

dipnot : Hafizasi isterse 512 olsun bana lazim oluyor bu meret bazen
0
Zetnikov
(26.10.24)
Ticari bir karar. 256 GB hafızayla satılan telefonla 512 GB hafızayla satılan telefon arasında o hafıza çipinin maliyetinden çok daha fazla satış fiyatı farkı var. Haliyle üreticiler eğer en düşük hafızalı versiyon 256 GB ise "Bu telefon sadece 999 lira" diyor ama sonra satın alma aşamasında "Ama bak bi iki yüz lira daha verirsen iki katı hafızalısını alabilirsin" diyerek sana daha fazla harcama yaptırıyor.
(bkz: Upsell)
0
salihdt
(26.10.24)
çoğunluğa lazım olmuyor çünkü artık, her şey bulutta, bağlantılar hızlı. telefonu olabildiğince yekpare yapıp su/toz geçirmezlik sağlamak açısından da üreticiler tercih etmiyor herhalde. devri geçti yani kısaca.

ben 10 yıldır falan ihtiyaç duyduğumu hatırlamıyorum.
0
orient blue
(26.10.24)
Hız ve güvenlik için
0
grimavi
(26.10.24)
hem ek maliyet hem yer kaplıyor hem çirkin ve cihaz bütünlüğünü bozan bişey hem de cloud satmak için
0
avatar is back
(26.10.24)
orient blue +1

Su geçirmezlik için vazgeçtiler. Ayrıca gereksiz bir şey artık. Telefona 50 bin lira verip, 2 tb bulut alanına yılda 500 lira vermemek mantıksız bir hareket (google drive güncel fiyat 450 lira civarı yıllık 2 tb için).
0
nundu
(26.10.24)
Bulut tabanlı veri depolama merkezlerine ücretsiz kölelik yapmamız için..
Bu şekilde her ne kadar farklı servisler de kullanılsa zamanla senkronizasyon ve servislerin satın alınmalarıyla "big data" oluşumu sağlanıyor.

Başkası gelip bize para verse ona fotoğraf belgelerimizi asla vermeyiz ama hiç bir yetkilisinin yüzünü dahi görmediğimiz free depolama servislerine her şeyimizi verir olduk.
CD/DVD ye kayıt imkanı da yeni nesil notebooklarda yok. Bir zaman sonra usb belleklere kayıt imkanı kalkar mı o da muğlak. windows 11 bile,
hadi her şeyini buluta yedekle.. diye uyarı verip duruyor.

(Verinin adeta kan gibi değerli olduğu bir yerde kan hastalıklarında olduğu gibi internette de bir sanal pandemi muhakkak yaşanacaktır. Devletlerarası gerilimde her zaman asker ve silahlar değil, hackerlar öne çıkacaktır)
0
diyecevaplandı
(26.10.24)
Cloud kiralamak ve su geçirmezliğe ek olarak hafıza hızı da bir faktör.

Millet gidip ucuz micro SD alıp takıyor, artık çok yüksek çözünürlükte foto video çekilen bir dönemdeyiz onu anında kaydedecek hızda depolama lazım. Uygulama ve oyunları hızla açacak hafıza lazım. Telefonun en zayıf kısmı milletin bimden alıp taktığı hafıza olursa "bilmemne telefon aldık kasıyor ve yavaş yea" diyen tipler çıkıyor. Bu da bir sebep.

Mesela v10 v20 v30 diye standart çıkarmışlardı kartın minimum yazma hızı 30mb/s, okuma hızı 80mb/s falan. Bunlar artık telefonların kendi içindeki hafızalara göre çok yavaş.
0
nhk ni youkosu
(26.10.24)
(13)

Kadının ilk adımı attığı ilişkiler

potasyum bebek
Kadının ilk adımı attığı ilişkiler hep mi bitmeye mahkum? Bu ilişkilerin erkeğin çabalamadığı, kadını hazırda gördüğü için devam etmemesi bir şehir efsanesi mi? Sizde veya çevrenizde en başta kadının adım attığı, çaba gösterdiği ve uzun süren herhangi bir ilişki oldu mu?
Kadının ilk adımı attığı ilişkiler hep mi bitmeye mahkum? Bu ilişkilerin erkeğin çabalamadığı, kadını hazırda gördüğü için devam etmemesi bir şehir efsanesi mi? Sizde veya çevrenizde en başta kadının adım attığı, çaba gösterdiği ve uzun süren herhangi bir ilişki oldu mu?
0
potasyum bebek
(25.10.24)
Çok yıllık eski ilişkim böyle başlamıştı. O beni sevip bana geldi. Ben de sevgisine karşılık verdim, onu sevdim. Aradan yıllar geçince o değişti. Bir şeyleri sorun edip, sebep gösterip ayrılmaya çalıştı. Sebep gösterdiği şeyleri büyük ölçüde çözdüm, yani onun için çabaladım. O pek çabalamadı, o yüzden de sonucu değiştirmedi. Çünkü problem o sebep gösterdiği şeyler değildi, onlar sadece bahaneydi. Sıkılmıştı, gitti.
0
gloomy
(25.10.24)
canim potasyumcum, bence ilk adimi kadinin atmasi kötü bir sey degil. hatta bu sekilde ilk adimi erkek atmali yhaaa diyen keko erkekleri de elemis olursun.
avci erkeklerin de agina düsme olasiligin azaliyor.

ama kiymet bilene atmak lazim adimlari. her seyi de bir taraf yapamaz. iki tarafin da caba harcamasi lazim yoksa bir taraf isteksiz demek oluyor zaten.

diger sorundan dolayi da kalbin kirilmis biraz diye düsünüyorum ama kendin olmaktan vazgecme. fakat senin degerini bilen insanlar icin ugras.

ben de hep ilk adimi atarim. hic bekleyemem. ya da karsidaki bir adim atmissa ben kosarim. iyi de oldugu oldu kötü de.
0
robert bosch
(25.10.24)
Yuvayı dişi kuş yapar. Nokta.
0
sekizdokuzon
(25.10.24)
Çok yıllık iki ilişkim böyle başlamıştı. Nasıl başladığı önemli değil. Nasıl devam ettiği önemli, ilişkinin kalitesi önemli.

Bir 'kolay elde edilen kadın' düşüncesi ortaya çıkıyorsa, ya adamda bir kalitesizlik vardır ya da kadında. Ya da ikisinde de.
0
Mirket
(25.10.24)
Bende veya çevremde en başta kadının adım attığı herhangi bir ilişki olmadı.
0
aloha snackbar 3
(25.10.24)
İlk adımı kimin attığı fark etmiyor ama peşinden koşmak ya da koşturmak hiç sağlıklı bir ilişkiye evrilmez.

Eski ilişkimde ilk adımı o atmıştı, ben koşmuştum.
0
gabe h coud
(25.10.24)
Erkeğin adım attığı hatta koştuğu ilişkiler hiç bitmiyor çünkü, değil mi? :D

En uzun ilişkimde kız arkadaşım ilk adımı atmıştı. Ondan sonra da adım atanlar oldu, onlar da benim adım attıklarımla aşağı yukarı aynı sürdü. El yükselteyim, kadının çabalamadığı ilişkiler bitmeye mahkum diyeyim ben de. :)
0
nawar
(25.10.24)
Bu, kimin adim attigina degil adim atilan kisinin karakterine gore degisir. Sirf kadin adim atiyor diye kadini cepte gormek veya tam tersi sadece erkek adim atmali kadin piremses kalmali diye gerim gerim gerilmek asagilik kompleksiyle alakali diye dusunuyorum. Boyleleri illaki hayatin bi yerinde hizlica fire veriyor, herhangi bir konuda kirmizi bayragi dalgalandiriyor.
0
mor oje
(25.10.24)
benim yakın çevremde 2 tane evlilik var böyle sevgililik kısımları dahil biri 10 yıllık biri de 7-8 yıllık yaklaşık. çok da geniş bir yakın çevrem yok zaten. aynı zamanda yakın çevremdeki en sağlam ilişkiler bunlar bence. bana da böylesi daha sağlıklı gibi geliyor aslında. erkeğine kadınına göre değişir tabi genellemelere uymayan da çoktur ama erkek ilk adımı üst üste rastgele 50 kişiye atabiliyor 1'iyle şansı yaver gidiyor ve ilişki başlıyor gibi bir durum var. kadın ise genelde gerçekten sevdiği, etkilendiği, iyi anlaştığı veya anlaşacağını düşündüğü kişiye ilk adımı atıyor. hem de bu şekilde önüne gelene yazan tipleri de elemiş olmuyor çünkü zaten öyle bir erkek olsaydı karşısındaki kadının ilk adımı atması gerekmezdi.

ama robert bosch'un dediği kısım önemli kıymet bilene atmak lazım adımları. yani futbolcuya, voleybolcuya, influencera, bi çeşit az ünlüye veya dümdüz bir clubber boya falan yandıysa gönlün o tarz tiplerin çoğu için ilk adımı kadının atması kolay skordan başka bir anlam ifade etmez. kadınların karşı cinsle ilişki konusunda ciddi bir avantajı var (insanları puanlamanın doğru olmadığını düşünsem de bir şey anlatmak için kullanıcam şimdi) 5-6/10'luk bir kadın bile 8-9/10'luk adamları çok çaba harcamadan tavlayabilir. bunun büyüsüne kapılıp gözü yükseklerde gezen çok kadın da oluyor ama bu tavlama sağlam temellere dayanmayan bir tavlamaysa (arada iyi bir arkadaşlık ilişkisi, gerçek bir elektrik vs. yoksa yani) genelde hüsranla sonuçlanır. erkek için de geçerli aynısı da erkekler zaten kendisinden çok üst ligde olan bir kadını bahsettiğim sağlam temeller (veya ciddi bir ekonomik güç) olmadan tavlayamıyor genellikle.
0
semaforo de medianoche
(25.10.24)
Bana ilk adımı, hatta 2 ve 3. adimlarida atan bir kadin ile 5 yıllık beraberliğimiz oldu. Elbette bu konunun iliskinin bitmesiyle hiç alakasi yok.
0
onheil
(25.10.24)
kadın çabaladığı ile kalıyor adam adam değilse, zorla zorla bir yere kadar kadın genelde sonunda tükeniyor ilişkiyi ayakta tutan olmaktan, erkeğinde işine geliyor
0
eja
(25.10.24)
Ben varım, ilk adımı eşim attı, beni o ısındırdı ilişkiye. 5 yıldır evli ve mutluyuz iyi ki hayatıma girmiş.
0
mirty
(26.10.24)
oldu. Fakat erkeğin bakış açısını iyi anlaman lazım (ki kadınlar bunu rahatlıkla yapabilir bence) gerçekten hoşlandı değer vermeye başladı mı, yoksa "hazır yürüyen var biraz sevişelim" mi dedi. İkinciyse biter.

"çaba gösterdiği"
bu sevmeyen adamı sevdirmeye çalışmaksa, olmaz o. Ama kadın flört başlattı, sonra karşılıklı devam ettiyse güzel işte.
0
nhk ni youkosu
(26.10.24)
(4)

kısa film (kurgu-montaj)

atina
merhaba,özet geçmek istiyorum: bir kısa film çekmek istiyoruz. elimizde canon 250D makine ve 18-55 lens var. ha bir de tripot. elimizden geldiğince güzel göüntüler yakalamak istiyoruz ancak kurgu/montaj denen şey hakkında fikrimiz yok. premiere kullanamıyoruz. maalesef okulumuz bunun eğitimini vermi
merhaba,

özet geçmek istiyorum: bir kısa film çekmek istiyoruz. elimizde canon 250D makine ve 18-55 lens var. ha bir de tripot. elimizden geldiğince güzel göüntüler yakalamak istiyoruz ancak kurgu/montaj denen şey hakkında fikrimiz yok. premiere kullanamıyoruz. maalesef okulumuz bunun eğitimini vermiyor. bu konuda kimlerden nasıl yardım alabiliriz? ücret talep eden yerler olur mu? ya da destek için ücretiz yardım eden olur mu?
0
atina
(25.10.24)
youtube'da bir sürü premiere dersi videosu var, onlardan yararlanabilirsiniz.
0
fobfilm
(25.10.24)
@fobfilm elbette bir sürü eğitim videosu var. çektiğimiz filmin hikayesini anlatabilecek düzeye gelmemiz ne kadar sürer bilmiyoruz. bir sürü bağlama videoları da var ancak sadece video ile öğrenilmeyeceğinin farkındayım. basit videoları telefondan da yapabilirsiniz. biz daha profesyonel yardımdan bahsettik.
0
🌸atina
(25.10.24)
sana çok önemli bir sır vereceğim hazır mısın? izlediğin filmlerin çoğu dümdüz kesmelerden oluşuyor. Proje büyüdükçe programın özellikleri işleri kolaylaştırıyor ama basitçe yapman gereken şey ham dosyaları kesip uygun anlarda birleştirmek.

Bi film aç, her kesme olduğunda durdur. Nereden nereye kestiler bak. (çekim ölçeklerini de bu şekilde öğrenmiş olursun, kaç saniyede bir nasıl kesme yapıyorlar onu da çözersin)

Premiere kullanamıyoruz diye bişey yok, programı bulamıyorsan okey, ama bulup kullanamıyorsan Youtube'dan iki video izleyip deneyemeyecek kadar üşengeçsin demektir. Dümdüz kesip biçip çıktı almak hiiiiç zor değil.

not: öğretim görevlisiydim 7 yıl meslek yüksekokulunda bunun dersini verdim. Profesyonel görüşüm: yardım alma kendin yap ve öğren.

"elimizden geldiğince güzel göüntüler yakalamak istiyoruz" demişsin bu görüntü yönetmenliği. Işık ve kadraj öğrenmeniz lazım, düzgün mekanlar seçmeniz lazım.

"çektiğimiz filmin hikayesini anlatabilecek düzeye gelmemiz"
bu da yönetmenlik. Oyuncuyu ve senaryoyu kullanarak imajlarla bunu anlatmak, özellikle süresini ayarlamak vs. hep deneyim. Kötü birkaç kısa film sonrasında öğrenirsin. Ama dediğim gibi şu an 3 farklı rolden bahsettik.
0
nhk ni youkosu
(25.10.24)
@nhk ni youkosu basit bir film için biraz abartı şeylerden bahsetmişsiniz. kadraj ve ışık konusunda iyi olduğumu söyleyebilirim. fotoğrafçılık bilen ışık ve kadrajı da bilir diye düşünüyorum. benim biraz renklendirme teknolojisi vs. konusunda yardıma ihtiyacım var. yani bir şeyi kes sonra diğer sahneyi de önceden düşünüp o anda birleştir olayından çok renkler ile ilgili çalışma olsun istiyorum farklı zaman ve mekanlarda bazı objelerin renklendirilmesi vs.


bunlar dışında diğer şeyler için yaptıpınız önerilere teşekkür ederim. üşengeçlik konusunu neden söylediniz anlamadım. öğretmenlik refleksi heralde. genelde türkiyede görev yapanların ders anlatırken ikide bir üşengeçsin, tembelsin dediğine benzettim biraz. dersi anlatırken belirli bir otorite sağladığını düşünüyor olmalılar :) kolaylıklar diliyorum size.
0
🌸atina
(10.11.24)
(2)

canavar bir laptop ama?

sutcuyumbensutcu
selamlar asus rog strix 18 aldim. rtx 4090 - 32 gb ram falan var ama nedense oyunlar cok akici degil gibi. hatta dead spacede mesela anlik lag gibi seyler oluyor ufak takilmalar. sinir bozucu. fps 200 oluyor, 190 oluyor, 195 oluyor bundan mi? yani genel olarak oynadigim tum oyunlarda youtubedaki oyu
selamlar asus rog strix 18 aldim. rtx 4090 - 32 gb ram falan var ama nedense oyunlar cok akici degil gibi. hatta dead spacede mesela anlik lag gibi seyler oluyor ufak takilmalar. sinir bozucu.

fps 200 oluyor, 190 oluyor, 195 oluyor bundan mi?

yani genel olarak oynadigim tum oyunlarda youtubedaki oyun videolarindaki akiciligi goremiyorum. sanki series xde 30 fps oynuyormusun gibi neden olabilir?

bu arada nvidia control panelden, windowstan vs hersey maksimum performansa ayarli. bu durumu nasil asabilirim?
0
sutcuyumbensutcu
(25.10.24)
Gsync tarzı bişey vardır o laptopta. Fps ile ekran tazeleme hızını eşit yapacak o ayarı yap. Veya atıyorum ekran 120hz ise oyunu 120 Fps e kilitle. Eskiden vsync ile oyunu 60a kilitlerdik 120 de oluyordur herhalde.
0
nhk ni youkosu
(25.10.24)
sistemden ekran kartını güncelle.
0
jamswety
(26.10.24)
(5)

Özel sağlık sigortası hakkında

sacrilegious
Merhaba,Özel sağlık sigortalarının sıradan bir vatandaş için aylık ortalama fiyat aralığı nedir? Bir kişi 33 yaşında kadın, çalışmıyor ve herhangi bir kalıtsal hastalığı da yok diyelim. Özel sigorta yaptırdıktan sonra yararlanacağı şey de rutin muayene/kontrol işte ne bileyim ilaç falan filan. Özel
Merhaba,

Özel sağlık sigortalarının sıradan bir vatandaş için aylık ortalama fiyat aralığı nedir?

Bir kişi 33 yaşında kadın, çalışmıyor ve herhangi bir kalıtsal hastalığı da yok diyelim. Özel sigorta yaptırdıktan sonra yararlanacağı şey de rutin muayene/kontrol işte ne bileyim ilaç falan filan. Özel sigorta yaptırmaktansa ücretini ödeyip bu hizmetleri almak daha mantıklı değil mi?

Kalıtsal hastalık veya gebelik dışında, işverenin sunduğu bir opsiyon olmadığı halde insanlar neden özel sağlık sigortası yaptırıyor?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.10.24)
Bireysel yapılan poliçeler artık çok pahalı. Sigortam.net gibi yerlerden teklif alın ama 30-40k altında poliçe bulamazsınız bence.

Eğer a plus hastane şartım yok, sgk anlaşmalı özel hastaneler(Medicana, medical park vb) kurtarırsa tss öneririm. Max 10-15k ya çıkar sanırım.
0
robin one persie
(24.10.24)
Özel sağlık sigortası yaptırmanın sebebi sağlık giderini tahmin edilebilir bir fiyatta tutmak.
Sene başlarken o yıl sağlığa kaç para harcayacağını bilmiyorsun. Sıfır da olabilir 1 milyon lira da olabilir. Sigorta yaptırırsan o açıdan kafan rahat oluyor.

Bir de 33 yaşındaki kişi şimdi özel sağlık sigortası yaptırmaya başlarsa mesela belki 35 yaşında bir mide rahatsızlığı başlayacak, sigorta onu da kapsayacak. İleride şeker, kalp, tansiyon vs. pek çok hastalığı başlayabilir ve özel sağlık sigortasını aralıksız şekilde yaptırırsa bu hastalıklarını özel hastanede tedavi ettirebilir.

Muayene, kontrol, ilaç gibi masraflar çok önemli değil ama çok daha büyük masraflar çıkabiliyor.

Mesela babamın çok iyi bir özel sağlık sigortası vardı, kalbinde damar tıkanıklığı olunca bypass ameliyatı olması gerekti. Parayı hiç düşünmeden Amerikan Hastanesi'nde yaptırabildik.

Ben yukarıda insanların neden yaptırdığını açıkladım, bunu mantıklı bulup bulmadığımı söylemedim.

Çünkü şöyle de bir ilginç durum var ki en pahalı veya en zor hastalıklarla karşılaşınca insanın parası, sigortası olsa bile genelde devlet hastanesinde daha tecrübeli, tanınmış hoca oluyor, ona gitmek istiyorsun.
0
michael_knight
(24.10.24)
ameliyat gerektiren umulmadık bir şey olursa karşılasın diye. Biraz da yaşlılığa yatırım işte(tabii o zamana kadar hayvan gibi para ödemiş oluyorsun) Bizimki özel hastanede %50 indirim yaptırıyor muayene olursak normalde 3000 lira ise 1500 veriyoruz. Ayaktaki muayene vb. şeyleri tam karşılayan çok daha pahalıydı. Bu pakete kişi başı 20 bin gibi bişey ödedik biz bu yıl.
0
nhk ni youkosu
(24.10.24)
insanın kendine yapacağı en iyi yatırım sağlık sigortası ya. benim yaş geçti kalıtsal çok hastaık var yapmıyorlar. ayaktan değilde yatan düşünebilirsin, şu an iyi hastanede ayaktan girince bile 2 testle 20 bin tl veriyorsun, ameliyatlar bir ortopedi en az 250 den başlıyor.
0
eja
(25.10.24)
Axa tamamlayıcı sağlık sigortası öneririm. Yeni açılan zincirlikuyu medicana'da geçerli mesela. zaten bu tür sigortalar kırılma gibi yatarak tedavili vb. maliyeti yüksek tedavilerde görüyorsun. etiler dünya göz'de 1 gece kalmalı gözyaşı kanalı ameliyatı oldum. bir kuruş vermeden çıktım. bir de 40 yaştan sonra yavaş yavaş bedensel arızalar başlıyor. ne kadar kendine dikkat edersen et.
0
merhum
(25.10.24)
(14)

Evden aynı tarihte 2. Kez akrep çıkması

irene
Geçen sene ekim ortasında evimde kocaman siyah bir akrep bulmuştum, az önce yine gördüm. Geçen sene ilaçlamacılar bir tane akrep için ev ilaçlatılmaz abla yapma etme demişlerdi, ilaçlatmamıştım. Az önce ev sahibi ile görüştüm, geçen sene apartmanı ilaçlatmıştık, tekrar ilaçlatırız haber vereceğim de
Geçen sene ekim ortasında evimde kocaman siyah bir akrep bulmuştum, az önce yine gördüm.
Geçen sene ilaçlamacılar bir tane akrep için ev ilaçlatılmaz abla yapma etme demişlerdi, ilaçlatmamıştım. Az önce ev sahibi ile görüştüm, geçen sene apartmanı ilaçlatmıştık, tekrar ilaçlatırız haber vereceğim dedi.

Ama ben şu an korkudan delirecek gibiyim. Şimdi sorularım şöyle,

İkinci bir akrebin evde olma ihtimali nedir?
Bu akşam için evde başka akrep varsa nasıl bir önlem alabilirim? Bir arkadaşım geçen sene yatağın çevresine tarçın dök demişti. Galiba yine öyle yapacağım.
Akrep için böyle tablet tarzı falan bir ilaç var mı?
Bir de geçen sene her yere aşırı dikkatli bakmıştım, evde bir delik, açık bir gider borusu bile yok. Camlarda sineklik var, kalorifer borularının zeminle birleştiği yerler falan kapalı. Nereden giriyor olabilir.
0
irene
(24.10.24)
Bosluk olup girebilecegi yerler;

Banyo ve Mutfak musluk giderlerinin duvara baglandiklari noktaları kontrol edin. Bazen açıklıklar olabiliyor.

Sokak kapısı altında boşluk varsa bunun için nalburlarda satılan bantlar var.

Ben de Ege'de deniz dibinde ve evin arkasından ormanın başladığını yerde yaşıyorum; ev içinde eskiden denk geldiğim oluuordu. Sadece yatmadan önce yatağı yorgani yastığı falan kaldırıp kontrol edin. Siz uyurken yanıniza gelip de sizi sokmaz. Duvarda çiyan görüp kaç kere uykum devam etmisimdir :)
0
makbur
(24.10.24)
Kokulu şeyler akrebi uzak tutar, tarçını bilmiyorum ama yerlere lavanta kurusuyla dolu keseler koyabilirsin
0
grimavi
(24.10.24)
+ ayakkabılarınızi giymeden önce yere silkeleyerek giyin. Sineklik ustası bir çocuk vardı burada 3 kere bu şekilde akrep sokmuş:) (yani gene insana kendisi gelip de sokma degil)
0
makbur
(24.10.24)
@makbur +1

Ayak kokusuna zaafları vardır. Ayakkabı içine girmeleri ondandır.
0
Mirket
(24.10.24)
Kükürt akrebi uzaklaştırır. Antep te binalarin çevresine serpildigini görmüştüm.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(24.10.24)
Akrepler asla tek dolaşmaz çift gezerler ona göre tedbir alın
0
administ
(25.10.24)
aynı şey benim de başıma geldi. arada tek akrep görüp öldürüyorum, hiç ikincisine denk gelmedim. en son tüm açıklıkları kapatıp süpürgeliklerin önüne naftalin serpiştirdim epeydir yoklar. korkmayın.
0
Pertev nail
(25.10.24)
Yılan ve akrep oluyor bahçede.
Hep ölülerini görüyorum. Kediler...

Bu kadar kediye rağmen hala olabiliyor. Duvarlardaki çatlaklarda saklanıyorlar.

Büyük bir böcek gibi düşünün. Evde hoş değil tabi. Ama bir soktu öldürdü gibi bir durum da yok herhalde.

Yer:istanbul
0
nop
(25.10.24)
Vardı yoktudan ziyade direkt önlem almak lazım, şunu önermişler
ty.gl
0
Bruce
(25.10.24)
Bu arada gördüğünüz akrebin zehirli olup olmadığını internetten vs. araştırın. Pek olası değil ama tatsız olabilir. Kuzenimi akrep soktuğunda bursa da o tür için hastanenin ilgili bölümü panzehiri elinde bulunduruyordu ama farklı türler için özellikle ender türler için problem olabilir. Korkutmak istemedim ama içim rahat etmedi. Hazırladığınız kadarı ile türünü bulmaya çalışın.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(25.10.24)
sinekliğin altından çok rahat geçebiliyorlar, köy evinde gözümle gördüm. açılır kapanır sineklikti zaten altında baya mesafe var hepsinin, kendi evimdede sürekli büyük arılar geçiyor altından giriyor eve.
lokasyon neresi merak ettim istanbulda akrep var mı ya :/
0
eja
(25.10.24)
İstanbul’un göbeği yani öyle söyleyeyim… sineklik açılır kapanabilir evet ama dışa doğru açıldığı için, bildiğin sıfır aslında pervaza. Akrebin büyüklüğü serçe parmağımdan birazcık daha büyük. Yani böyle bir şeyin geçebilmesi için minimum nasıl bir açıklık olması lazım? Bir de ev ön cepheden birinci, arka cepheden dördüncü kat. Tırmanabilir mi o kadar?
0
🌸irene
(25.10.24)
tırmanır, köyde 3. kata çıkıyorlar, sinekliğe güvenme şu mavi boyamı yapsan çerçevelesen dış pencere çevresini yine bizim köyde uygulayanlar var.
bence eve kedi al şimdi dışarda yavrularda çok, çok seviyorlar böcek bulmayı %100 güvende olursun evde.
0
eja
(25.10.24)
Evimden bir kere akrep çıkmıştı senin dediğinden daha büyüktü. İkincisini görmemiştim 3-5 ay sonra taşınmıştım ama.

Valla akrep nasıldır bilmem ama börtü böcek en ufak delikten girebiliyor. Hiç öyle akrep boyutunda açıklık düşünme bence.
0
nhk ni youkosu
(25.10.24)
(8)

Macbook Air M1 yükseltme zamanı mı?

dejame
2023 başlarında 8GB M1 almıştım. Bilgisayardan çok memnunum ama olabildiğince güncel teknolojiyi kullanmak istiyorum özellikle bilgisayarda. Bu ram bana yetiyor, sadece daha iyi kamera, daha iyi ekran ve daha uzun ömür (ve sonra satarken değerini koruması) kriterlerim var.Şu an benimkinin sıfırı 26,
2023 başlarında 8GB M1 almıştım. Bilgisayardan çok memnunum ama olabildiğince güncel teknolojiyi kullanmak istiyorum özellikle bilgisayarda. Bu ram bana yetiyor, sadece daha iyi kamera, daha iyi ekran ve daha uzun ömür (ve sonra satarken değerini koruması) kriterlerim var.

Şu an benimkinin sıfırı 26,500 TL, M3'ün ise 43,000 TL.
Sizce elimdekini satıp üstüne ekleme yapıp M3 almak mantıklı mı?
0
dejame
(23.10.24)
degil. mac 7-8 sene catir catir gider. illa alacaksaniz biraz daha bekleyin m4 cikacak onumuzdeki sene.
0
antikadimag
(23.10.24)
mantiksiz diyorum. klise olacak ama tam bir "bu soruyu soruyorsan" durumu. sorudan acik bir sekilde maddi kaygin oldugu anlasiliyor ve bunu sifir ve daha pahali bir urun alip eskisini ucuza satarak asamazsin.
0
hot potato
(23.10.24)
Daha uzun ömür için çok memnun olduğun bilgisayarı satmak daha uzun ömür mantığına aykırı bir şey. 15'e satıp daha uzun ömürlü olsun diye 30 vermektense o 30'u hiç harcamama gibi bir imkanın da var.
0
denizgonen
(23.10.24)
bende 16gb m1 var, kısmetse 4-5 sene daha yeni bilgisayar almam.
0
co2s2
(23.10.24)
Hayir degil.
0
nuisance2
(23.10.24)
iki çeşit insan var:

1. Alıp suyunu çıkaran. (bu laptopu 2028'de falan değiştirdiğini düşün)
2. Değeri çok düşmeden satıp upgrade eden.

eğer ikincisi olucam dersen satıp al ama bu sefer uzun vadeli al. 2023'te 8gb M1 almanın sebebi bütçe miydi yoksa bir deneyeyim diye mi aldın bilmiyorum ama çıktıktan 2 yıl sonra aldın aslında. Şu an alırsan güncel alacaksın okey, ama 8gb ramli değil 16gb ramli alırsan daha geleceğe yönelik bir makine almış olursun. Aynı şekilde ssd'yi de upgrade ediyorum ben hep. Kamera ve ekran yeni jenerasyonda pek değişmemiş olabilir bi bak. Miniled ekran çok güzel ama o Pro'larda var o zaman Pro'nun baz modeline geçmen lazım. Bu sefer incelikten kaybediyorsun ama daha iyi ekran ve hoparlör kazanıyorsun.(fan geliyor, bence Macbook Air'in fansız olması harika. Ha ben fanlı Macbook Pro kullanıyorum ama ihtiyacım bu.) Yani aslında m3 mba senin istediğin ekran ve kamerayı vermiyor bence.
0
nhk ni youkosu
(23.10.24)
Elindekini en iyi olasılıkta 20 civarına satıp, üzerine bir o kadar daha koyup deneyim bakımından aşağı yukarı aynı makineyi almaktan bahsediyorsun.

Yerinde olsam harcayacağım parayı dolar olaraka kenara atıp bir sonraki bilgisayarım için biriktirdiğim para gözüyle bakardım. Teknolojide elimdeki çok değer kaybetmeden satıp modeli yenileyeyim fikri genelde çok pahalıya patlar. Ben olsam böyle bir şey yapmazdım. Mac uzun süre boyunca performanslı çalışıyor, elindeki makine eski değil. Harcadığın para aldığın ek performansa asla değmez.
0
10551037
(23.10.24)
2015 air'i 8 sene kullandim, sattim.
m2 air aldim gecen sene, 2030'a kadar yardiririm tahminen.
degistirmek icin cok erken bence.
0
cooperr
(24.10.24)
(16)

Son secimlerde oy vermeye gidenler enayi hissediyo musunuz?

lapaz
İyi ki gitmemisim.
İyi ki gitmemisim.
0
lapaz
(22.10.24)
Oy kullanmayan kıt kafalılar yüzünden seçimi kaybetmiş olabileceğimizi düşünüp biraz üzülüyorum sadece.
0
Bir ben var benden şurada
(22.10.24)
Tavşan dağa küsmüş, dağdaki kötü gidişattan, o dağda yaşadığını unutup kendine pay çıkarmış.
0
Mirket
(22.10.24)
bir ben var benden şurada +1

oy vermek asla enayilik olmaz, vatandaşlık görevidir.
0
blatta hiberna
(22.10.24)
Blatta +1
0
jülsezar
(22.10.24)
Yaş itibariyle ilk oy verdiğim seçim Ekmeleddin'di. Ondan bile pişman olmadıysam diğerlerinden hiç olmam ki tüm seçimlerde oy kullandım. İnce'ye de Kılışdar'a da oy verdim, şu an ikisini de desteklemiyorum ama o tarihlerde doğru olan eylem onlara oy vermekti. Oy verebilecek durumda olup oy vermesem çok pişman olurdum ama. Oy vermeye gitmeyip, verenlere enayi diyecek biri olsam daha da üzülürdüm
0
nundu
(22.10.24)
Bence anlamadığınız husus şu, ülkede büyük ve köklü değişimler yaşanıyor. Uzun süredir yaşanıyor ve bu artık öyle bir noktaya ilerliyor ki ülkenin kültürel ekosistemi değişiyor. Haliyle çölde yaşıyorsanız orada ağaçlarda yayılan mantar hastalıklarına nasıl çare bulacağınızı konuşmazsınız. Yaşadığınız yer eskiden orman olup sonradan çölleştiyse bile bunu konuşmazsınız çünkü ortada ağaç falan kalmamıştır, sizin derdiniz alakasızlaşmıştır. Orada artık çöl fırtınalarına nasıl önlem alacağınızı falan konuşursunuz.

Oy vermemeye devam ettikçe bundan daha çok şaşıracağınız şeyler duymaya da devam edeceksiniz. Oy verenlerin taleplerine göre şekilleniyor bu politikalar, oy getirdiği için partiler bunlara yöneliyor. Ama bu durumda omurgasız oluyorlar, ama şöyle oluyorlar ama böyle oluyorlar. Neticede bir şey oluyorlar, önemli değil. Umursayan yok. Ama sonuçta değişen sizin hayatınız oluyor.
0
akhenaten
(22.10.24)
Oy kullandığım için değil de maalesef chp’ye verdiğim için çok üzgünüm. Tam bir hayal kırıklığı oldu benim için.
0
megalomaniac
(22.10.24)
@Bir ben var benden şurada +6728062

RTE: 26.086.102 oy
KK: 23.873.749 oy
Fark: 2.212.353 oy

Sandığa gitmeyen seçmen: 6.728.062 kişi
Gerçersiz oy (protesto da içerir): 1.020.749 oy

S.Oğan: 2.796.613 oy
M.İnce: 216.470 oy

İnsanlar değişim isteseydi sandıktan değişim çıkardı. 36.847.996 kişi KK'nın cumhurbaşkanı olmasını istemedi. Mevcut durumdan daha kötü olacağını düşünerek oy verdi ya da sandığa gitmedi. Ben sistemden rahatsız olduğumu belirtir şekilde sandığa gidip oyumu verdim. Enayi gibi hissetmiyorum.
0
nawar
(22.10.24)
Kendini gerçekleştiren kehanet: www.psikoterapi.pro:~:text=Kendini%20ger%C3%A7ekle%C5%9Ftiren%20kehanet%20kavram%C4%B1%20g%C3%BCnl%C3%BCk,davran%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20de%C4%9Fi%C5%9Ftirme%20g%C3%BCc%C3%BC%20olarak%20tan%C4%B1mlan%C4%B1r.
0
bu ne bilimsizlik
(22.10.24)
kazananlar enayi hissetmeli, teröristler ülkeyi ele geçirmesin diye ve anca akp ülkeyi kurtarır diye düşünerek onlara oy verdiler. Tam tersi olduğunu gördüler(?). İkinci olarak da Sinan Oğan'a verenler enayi gibi hissedebilir.

Muhalefete verenler ülkenin kötüye gittiğini/gideceğini biliyordu ve farklı bi durum yok. Ha muhalefet partileri de hükümetle anlaşmış gibi duruyor pek bir karşıtlıkları yok o açıdan enayi gibi hissediyorum ben.

Ek olarak, bence oy vermeyenlere yüklenmenin anlamı yok. %87 katılım olan bir seçim zaten aşırı katılınmış bir seçimdir. Öyle herkesin gittiği seçim çok zor, gerçekçi değil.
0
nhk ni youkosu
(22.10.24)
şu hayatta yönetimle ilgili söz sahibi olmak için tek hakkımız var, o da oy vermek. elimizden gelen başka hiçbir şey yok. bu sebeple, oy verdiğim için kendimi hiçbir zaman enayi gibi hissetmedim. bilakis, elimden geleni yaptım diye hissettim.
0
inawen
(23.10.24)
hayır. en azından hesap soruyor, halkı örgütlemeye çalıştı. sesi çıkan tek adam. öte yandan gitmeyene de bir söz söyleyemem kendi adıma. ana muhalefet cexap'ın da ne olduğu ortada. ülkedeki en büyük skandala ses çıkaran yok, yasa tasarısı da reddedilmiş. zahmet olmuş yalandan vermişler.

tavşan dağa sürtmüs, dağı şey yaptım demiş +1. ülke(lerdeki) paranın çok zengin bir avuç insanların elinde toplandığı çağda böcekten farkımız ve yetkimiz yok. alınan kararlara karşı olacak, halkı savunacak bir muhalefet de yok. o yüzden bak keyfine evinde.
0
sarahkerrigan
(23.10.24)
Sonuçlar belli olur olmaz atom fiziğine de profesörlüğe de lanet ettim. Karşı cephenin 'koyun sürüsü' olarak gördüğüm fertlerinden farkım yokmuş. Eklemettin mi nedir, o adama bile oy verdim. Bir daha tövbe. Dayatılan adaya oy moy vermem.
0
auroraaurora
(23.10.24)
siyasetten hala medet umanlar bana enayi gibi geliyorlar evet.
0
abelardo
(23.10.24)
Yalnızca oy vermek çözüm için yeterli olmayabilir, bunu kabul ederim, ama "oy vermedin de ne yaptın onun yerine?" diye sorarlar.

Ben, oy vermemiş olsam, keşke verseydim derdim.
0
burfak
(23.10.24)
iyi ki gitmemişim +1
bu ülkede muhalefet yok, iktidarı başta tutmak için muhalif taklidi yapanlar var
bıktım hepsinden
0
titanyum22
(23.10.24)
(4)

Istanbul-Londra: Ajet mi Pegasus mu?

lamartin
Anadolujet - Ajet gecisinden beri Ajeti kullanmadim, acikcasi AnadoluJet'ken oldukca memnundum. Pegasusla ise hic ucmadim.Ajet'te ilk gecis surecinde buyuk sikintilar yasanmisti ama hala oyle mi, bilen var mi? Sabiha'yi kullanmak istedigim icin bu ikisinden birine mahkumum.
Anadolujet - Ajet gecisinden beri Ajeti kullanmadim, acikcasi AnadoluJet'ken oldukca memnundum. Pegasusla ise hic ucmadim.

Ajet'te ilk gecis surecinde buyuk sikintilar yasanmisti ama hala oyle mi, bilen var mi?
Sabiha'yi kullanmak istedigim icin bu ikisinden birine mahkumum.
0
lamartin
(22.10.24)
Sabiha'dan Londra'ya British Airways de ucuyor.
0
sertac akin
(22.10.24)
pegasus
0
jelly bear
(22.10.24)
ajet acayip rötar yaşamıştım, bir daha uçmam dedim.
0
deartheodosia
(22.10.24)
Wizz air'e de bak. Gatwick e gitmek işime geldiği için Wizz kullanıyorum ben hem bazen çok ucuz oluyor. (İstanbul Havalimanından)

Stansted lazımsa Pegasus tercih ederdim. Veya Sabihadan gitmek istiyorsan Pegasus işte.

Ajet hiç kullanmadım ama hiç iyi şeyler duymadım işte.
0
nhk ni youkosu
(23.10.24)
(9)

ev alırken nelere dikkat etmeli

summerjam0306
üç beş kuruş parayla bi ev sahibi olacağız o da elimize yüzümüze bulaşmasın derdindeyim dostlar.ev satın alırken 10-15 dk ev geziliyor ya nelere dikkat etmek gerekir emlakçıya neler sormak gerekir? fikirlerinizi paylaşır mısınız lütfen?
üç beş kuruş parayla bi ev sahibi olacağız o da elimize yüzümüze bulaşmasın derdindeyim dostlar.

ev satın alırken 10-15 dk ev geziliyor ya nelere dikkat etmek gerekir emlakçıya neler sormak gerekir? fikirlerinizi paylaşır mısınız lütfen?
0
summerjam0306
(21.10.24)
1.önceliğiniz tabiki tapu sahibi ile gidin tapu müdürlüğüne arşivden raporları alın yapay zeka robotlarına sorun raporu ev sağlammı
2.ev ne kadar ses geçiriyor kontrol edin, ömür boyu yukardaki komşunun ayak seslerini hatta konuşma sesleirni duymayın. yeni evler özellikle inanılmaz ses geçiriyor.
3.kuzey cephe ise kışın soğuk olur, güney tercih ediliyor istanbulda genelde.
4.merkezi sistem mi kombi mi
5.aidat ne kadar yönetici var mı apartmanda sorun varmı görevli var mı, asansör sürekli bozuluyor mu
bunların çoğunu emlakçı bilmiyorum diyecektir o yüzden bakıp gözünüze kestirdiğiniz eve tekrar gidip apartman görevlisinin eline 100 kağıt sıkıştırıp sorun.

birde sahibindende baya mesai harcayın evler ne kadar bilginiz olsun, çoğu evi 2-3 emlakçı farklı fiyatlara koyuyor fiyatlar neredeyse 50k 100k fark ediyor son satın alırkende çok istekli görünmeyin pazarlık yapın malum piyasa durgun
0
eja
(21.10.24)
prosedur tapu vs seyler cok bariz ama kesinlikle ses izolasyonuna bakin. ust komsuya cikip biraz gurultu yapin ve yan komsundan da bakin ayni sekilde. bu konu eve ve hatta hayata lanet ettirebiliyor. ozellikle yeni binalar ses konusunda cok zayiflar. ben ev almistim pisman oldum ordan biliyorum.
0
sutcuyumbensutcu
(21.10.24)
10-15 dakika gezmekle yetinme. Emlakçının olmadığı bir ara git yöneticiyle tanış, bir sıkıntı var mı öğren, komşuları sor, evi anlattır.
Tek tek bütün komşuların kapısını çal, nasıl insanlar olduğuna bak. Üst katında okul öncesi erkek çocuk ki biz kısaca onlara 'at' diyoruz, var mı bak.
Ortak kullanım alanlarına öteberi konmuş apartmandan ev alma.
Dairenin yeni badanasız olanı tercih sebebi, akma, kokma var mı görünür.
Zamin katlarda tabana yakın duvarları kontrol et. Rutubet var mı?
Mutfak, banyo ve tuvalette tavanda yaşarma, yeşerme var mı bak. Varsa var idi yapıldı ora yalanına inanma. Tüm pencere kanatlarını ve kapıları, aç ve kapa. Sağlam mı bak.
Eve bir maksimum, minimum göstergeli higrometre termometre koy, 24 saat sonra git bak, rutubet, ısı, kaça çıkıyor, kaça düşüyor.
Ağustos sıcağında da olsa kombiyi yak. Bütün peteklerin, vana tarafı ve diğer taraf ve alt ve üst tarafları ısınıyor mu bak.
Park yeri var derlerse daire sayısıyla park yeri sayısını mukayese et. Her daireye bir park yeri düşmüyorsa var diyene küfret.
Sıcak su akıyor mu tek tek kontrol et.
Laminant parke zeminde ayağını sürü, takılıyorsa su almıştır.
Tüm seramiklere kapı tıklatır gibi tek tek vur. Tok ses çıkıyorsa o fayans bir gün kafana düşer.
Tüm dolap kapaklarını aç kapa, sağlam mı, bak.
İzmir ve daha güneydeysen güney ve batı cepheli ev alma.
0
Mirket
(21.10.24)
+999 mirket

herkes fikrini söylemiş bende söyleyim.

+ ses konusu tamam olabilir ama kopek besleyen var mı bak gece yarısı evın ortasından gelen havlama sesıyle zıplama eşliğinde katil bile olabilirsin. çünkü genelde boyle ınsanlar laftan anlamıyor hiçbirşey yapmayacaklardır tecrubeyle sabit.
2+1 ustu ev satın almanı tavsıye etmem mısal bızım ev 3+1 ve gelen aıleler hep dogudan 10 cocuklular gelıyor ve cok gurultu yapabılıyorlar mırketın dedıgı AT ınsanları da bı ogrensen ıyı olur gece gunduz dıgıdık dıgıdık yapmasınlar delırtırler.

+ şahsen interneti kontrol ederdim. turknetın sıtesıne vs gırıp daıremın en fazla kac mbps ınternet alabıldıgıne bakardım. benım ıcın cok onemlı. bırde bazı yerlerde sınırlı kısıye baglantı verıyorlar port yok dıyorlar ortada kalma

+ kesinlikle semti araştırmak lazım ozellıkle varoş ipsiz sapsızın cok oldugu yerden daire almamak hayatı zehir etmemek lazım.
ben sahsen gucum kotu yerden almaya yetıyorsa toplu tasıma, hastane , spor salonu , market gibi hayati yerlere yakın bıryer secerdım. evin metroya vs yakınsa cok kral olur. özellikle yakın bı otobus duragı metro cok saglam ıs gorur. bunun bı kac tık ılerısı ısyerıne yakın bı yerde ev almak olabılır hergun gıdıcegın ıcın hayat kalıten baya artar. daha az kufur edersın.


söyleyeceklerım bunlar

ozellıkle dedıgım gıbı ev toplu tasıma hastane sporsalonu market vs uzak olursa hıc ıyı olmaz
0
Zetnikov
(21.10.24)
üsttekilere ek

+mümkünse 8-10 yaşından fazla olmasın
+bitişik nizam olmasın
+altında dükkan olmasın
+pay ölçer değil kombili olsun
+okul, park ve camiye maksimum uzaklıkta olsun.
+cadde üstü olmasın en azından arada 2 apartman olsun
+garajı olsun ve yeterli sayıda araç girebilsin
+katlarda dolaşın kapı önlerinde eşya-ayakkabı-ayakkabılık var mı bunlara bakın (komşular hakkında net bilgi verecektir)
+mümkünse komşular orta yaş-yaşlı ağırlıklı olsun. çocuk gürültüsü çekmezsiniz
+mümkünse apartman karar defterine bakın kat maliklerince alınan kararlar neler.(misal bizim apartmanda köpek beslemek yasak. kedi serbest)
0
my fault
(21.10.24)
Ses yalıtımı. Gerisi bir şekilde hallolur
0
pavlis
(21.10.24)
internet ne var (fiber var mı, kablonet var mı) ve cep telefonu şebekesi nasıl çekiyor bak. Bazı eski muhitlerde cep telefonları düzgün çalışmıyor.

Yalıtım gerçekten önemli, benim kiraladığım giriş katı dairenin yanı ofismiş ve aşşırı ses geçiriyordu birinin TC kimlik no'sunu söylediklerinde ben not alabilirdim. O derece.

Bir iki komşuyla veya apartman yöneticisi vb. biriyle görüşmek de iyi olur. Mesela yine kiracı olarak gittiğim bir binada herkesin tavanı akıyormuş borularda problem varmış, bir yıl bize de olunca anlamıştım :D Apartman grubunda konuşurken sonradan çok muhabbeti yapıldı. Ev benim olsa üzülürdüm.
0
nhk ni youkosu
(21.10.24)
Cep telefonu cekmesi ve bina yasi olayi cok saglam bilgi dikkat et
0
Zetnikov
(22.10.24)
binanin iskani (yapi kullanim izni) olsun mutlaka, iskani yoksa alma.
0
cooperr
(22.10.24)
(6)

2025 sonu dolar kuru beklentiniz nedir?

green eyed penguin
ekstra soru : pahalılık, enflasyon vs. her şey katlanarak ilerlerken dövizin artışı nasıl durdu?
ekstra soru : pahalılık, enflasyon vs. her şey katlanarak ilerlerken dövizin artışı nasıl durdu?
0
green eyed penguin
(20.10.24)
60 lira civarı olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.10.24)
2024'te 7 lira artmışken gelecek yıl 30 liraya yakın artmasını bekleme sebebiniz nedir?
0
🌸green eyed penguin
(20.10.24)
Newton'un hareket yasaları madde 3 nedeniyle böyle düşünüyorum, dolar kurunu ne kadar baskılarsan bu baskının karşılığı aynı derecede ve ters yönde büyük olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.10.24)
normal şartlarda TL'nin değer kaybetme hızına bakıp tahmin yapılabilirdi.(Bronson, covid, savaş vs. ekstra bişey olmazsa) Yani yıllık enflasyon %30 olacaksa dolar şimdiki değerinden %30 yüksek olacak gibi. Fakat tam işlemiyor gibi sanki.
0
nhk ni youkosu
(20.10.24)
iç savaş çıkacak bence. 45 veya üstü diyorum ben
0
ferenc
(20.10.24)
Bu yılı 36 bitirse, gelecek yılı da 45 civarı bitirmesi makul olur. TL'deki reel değerlenme hedefi sebebiyle %30'lara düşecek resmi enflasyondan fazla artmaması istenir. Faiz konusunda beklenmedik bir şey yapılmadıkça da ulaşılabilir.

1. Pahalılık enflasyon vs doları aralıksız artırmaz. Dolar artışı bunları artırır. Asıl yön dövizden mal enflasyonuna olur.
2. artışı nasıl durdu? dolar uzayda kendi kendine artan bağımsız bir değişken değil. birileri ellerindeki TL ile dolar aldığı için artıyordu. neden alıyorlardı? TL getirisi çok kötü olduğu için. şimdi neden almıyorlar? TL getirisi iyi olduğu için.
3. Bir yılın ortalama kuru, yılın kapanış kuru demek değildir. 250 günlük dolar kurlarının ortalamasıdır...

ÖZET: FAİZ.
0
507
(21.10.24)
(17)

suv araba niye çok seviliyor

alp9900
çevremde herkes suv araç alma peşinde bunun genel sebebi nedir? aile olanları anlıyorum ama bekarlar bile suv peşinde aynı paraya skoda superb vb araç almak yerine niye suva yönelmekteler.
çevremde herkes suv araç alma peşinde bunun genel sebebi nedir?

aile olanları anlıyorum ama bekarlar bile suv peşinde aynı paraya skoda superb vb araç almak yerine niye suva yönelmekteler.
0
alp9900
(19.10.24)
Daha havalı olduğu algısı
0
Mirket
(19.10.24)
benim çevremden duyduğum tek sebep yüksek olması.
0
nhk ni youkosu
(19.10.24)
pahalı olması ve bizdeki klasik "pahalı olan havalıdır" algısı

bana göre 360 derece kamerası yoksa hiçbir anlamı olmayan bir araba, buldozer gibi kullanıyorlar
0
titanyum22
(19.10.24)
peder steysin araba hastasi ama artik inip binmekte zorlandigi icin soverek SUVa gecti, baya rahat etti hastasi simdi..
0
cooperr
(19.10.24)
Hatchback’ten suv’a gecmis bir kadin olarak;

-En onemlisi yolda kadin sofor diye zaten ciddiye alinmazken, araba hb olunca kucuk araba diye de onemsenmezken, suv ile birlikte biraz daha ‘gorulur’ olunuyor. Bu da ustune kirma gibi durumlari bir nebze olsun azaltiyor.
-Diger neden; daha genis ve konforlu. 4 kisi de olsa arabada, cok tikis tikis olunmuyor.
-Bagaj daha genis. Bavullar sigiyor.
-Kisisel sebep; yere yakin arabalardan bunalmistim. Yuksek olmasi yolda da rahat ettiriyor.
-cok guzel gorunuyor. Daha cok benzin yaksa da konforu her seye deger.^^
0
mor oje
(19.10.24)
cok rahat cünkü.

-bagajlar genis. iki büyük bagaji icine kaydirarak sokabiliyorsun
-arka yolcularin mesafesi genis oturmasi cok rahat
-arabaya binerken hic egilmiyorsun
-sokakta park etmek vs zor olabilir ama arabalarin alanlarinin belirlendigi park yerlerine de rahatca girebiliyor
0
robert bosch
(19.10.24)
bu ara popüler, yüksek hb araç popüler bence. sonunda suv hb işte ürettiler tutuyor.
0
baldan kaymak
(19.10.24)
Yüksekte olmak güvende hissettirip kontrolün sende olduğu özgüvenini yaşatıyor, yüksek bir yere çıkıp seni izleyen bir kediyi düşün aynı onun gibi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.10.24)
Türkiye'de biraz araba gelince insanlar neden suv almali anladim.
Yollar kötü, tümsekler kafadan savma yapilmis ne yaparsan yap altı vuruyor vs.
Ben sirf bu sebepten tr'de yasasam suv ya da yüksek araç alirdim.
0
logisticsmanager
(19.10.24)
Hepimizin sadece kasislerden rahat geçmek icin, ara ara araziye çıkmak icin aldiimizi saniodm...

Female
0
abuzer
(19.10.24)
2 ay önce Suv (C suv) alan biri olarak, sebplerim (Bekarspor)
en önemlisi araçta kredi kampanyası vardı cazip geldi. :)
Superb'i çok istiyordum açıkçası ama Superb'e param yetmedi Octaiva'ya da 1.8 milyon vermek ne bileyim :) Cupra da radarımdaydı ama doğuş otomotiv sağosun yardım olmadı fiyatta
Bagaj derdi olmaması. (haftasonları kampta tek balıma araçta bile yatabiliyorum :))
Başka bir nedeni yok bunlar sadece.
0
spacevan
(19.10.24)
ben bunu trend olarak görüyorum, yakın zamanda da fastback ve liftback araçlar moda olacak herkes onlara yönelecek.
0
gezegen olan pluton
(20.10.24)
Türbanlılar çok seviyor. SUV türbanlı aracıdır.
0
ferenc
(20.10.24)
Bende alana kadar ne gerek var diyordum, simdi cok seviyorum. Bahsettiğim suv gercek suv ama yuksek hatchback değil. Wj kasa grandcherokee var bende.

Sebepleri;
Cocuk ve köpekten dolayı bagaja ihtiyacım var.

Yüksek, çevre görüşü iyi

Gerçek 4 çeker, araziye girmek hoşuma gidiyor.

Çoğunlukla hanım kullanıyor, sıkıştıramiyorlar.

Dizel, arac 2.5 ton ama yakıtı çoğu düz benzinliden az.

Altını vurma derdi yok.
0
mirty
(20.10.24)
big car means small *icks. ozguven pompaliyor
0
ala09
(20.10.24)
Büyük araba olayını küçük sikle ilişkilendirme varoşluğunda bulunmanın bir anlamı yok, benim 1,55 boyunda kadın bi komşum var Ford Ranger Raptor kullanıyor, zannediyorum siki yok ama güvende hissediyor kendisini o arabayla, Kia Picanto alsa itiyle serserisiyle uğraşacak neden uğraşayım diyor muhtemelen.
0
Bir ben var benden şurada
(20.10.24)
valla ben arabadan pek anlamam, belki daha iyidir ama türkiye'de gösterişten başka bir şey olamaz ya.
0
nothing in my way
(20.10.24)
(3)

böyle bir uzatma kablosu tipi var mı?

avatar is back
odanın ortasındaki prize takacam ama çift çıkışlı olsun odanın sağına 2-3 kablo için götürecem diğer tarafta da en az 1 cihaz için gerekecek. duvar çok uzun ve ne alakaysa tek bir tane priz var boydan boya :D buna çözüm üretmem lazım ama fikir bulamadım. daha doğrusu 2 tane 3'lü priz + bir tane de 3
odanın ortasındaki prize takacam ama çift çıkışlı olsun odanın sağına 2-3 kablo için götürecem diğer tarafta da en az 1 cihaz için gerekecek. duvar çok uzun ve ne alakaysa tek bir tane priz var boydan boya :D buna çözüm üretmem lazım ama fikir bulamadım. daha doğrusu 2 tane 3'lü priz + bir tane de 3 giriş alabilecek kablosuz fiş priz düşündüm ama bu sefer de pahalı oluyor.
0
avatar is back
(19.10.24)
Elektrikciye gidip anlatsan istediğin uzunluklarda yapar
Gerekli kablo ve anahtarları alırsan sende evde yapabilirsin.
0
etna
(19.10.24)
önce ölçü almanız gerekecek, ana prize takılacak 3 yol ( 5 yol vb. ) için mesafe ölçeceksiniz bu hub olacak, sonrasında hangi odalara dağıtacaksanız hubun olduğu yerden ölçü alıp ona görede yine 3 yol vb. ile götürecekseniz. Öçü aldıktan sonra ihtiyacınıza göre olan uzunlukları internette hazır set olarak ayrı ayrı alıp kullanabilirsiniz.

Ancak ısıtıcı vs. takacaksanız kablonun kalitesi ve uzunluğu önemli aksi durumda ısınmaya bağlın yangın riski oluşabilir buna da dikkat etmek lazım.

Hub birleşme noktalarını 3 lü piriz olmadanda kabloları soket yardımıyla bağlayarak da yapabiliriniz ama görüntü ve sağlamlık açısından iyi olmaz.
0
Rao
(19.10.24)
o duvarın arkasında oda varsa priz varsa oradan ikinci prizi vs. çekebilirsiniz aslında. Tabii duvarı minik delmek, diğer prizden kablo çekmek falan gerekiyor babam bi şekilde yapmıştı zamanında. Elektrikçiler halleder ama kaç para isterler bilmem. Ayrıca elinizden geliyorsa siz de tek prizi çıkarıp ikili priz takabilirsiniz. Mesela şu(bunun arka kısmı aynı boyuttadır, yani tekli priz olan yere sığıyor)
www.trendyol.com
0
nhk ni youkosu
(19.10.24)
(2)

adobe audition silence

daglien
konuşmaların olmadığı tüm boşluklar otomatikman silence nasıl yapılıyor?
konuşmaların olmadığı tüm boşluklar otomatikman silence nasıl yapılıyor?
0
daglien
(19.10.24)
Strip silence olarak geçiyor aradığınız özellik.
Audition'da kullanmadım link bırakıyorum.

helpx.adobe.com
0
hedep
(19.10.24)
Şu an pc başında değilim ama, üstte favorites kısmında delete silence olduğunu hatırlıyorum.

Fakaaat aradığın şey konuşulmayan yerleri sessizleşip silinmemesiyse onu gate diye arat. Mesela effects-> dynamics efekti atıp gate'i açıp atıyorum -30db threshold belirleyip onun altına indiği anda kapat, çıktığıbda ses gelsin diyebilirsin. Attack ve release milisaniyesini artırarak daha doğal hale getirebilirsin
0
nhk ni youkosu
(19.10.24)
(2)

çıktı fiyatı

mark greg sputnik
dostlar iyi geceler,elimde yaklaşık 700 sayfalık bir metin var. bunu siyah-beyaz olarak bastırmak istiyorum, arkalı-önlü. öncelikle merak ettiğim şey şu: bu mekanlar arasında fiyat farkı oluşturacak bir miktar mı? değilse zaten sanırım çok önemi yok. yok eğer öyleyse, ankara'da bunu en ucuz nerede y
dostlar iyi geceler,

elimde yaklaşık 700 sayfalık bir metin var. bunu siyah-beyaz olarak bastırmak istiyorum, arkalı-önlü. öncelikle merak ettiğim şey şu: bu mekanlar arasında fiyat farkı oluşturacak bir miktar mı? değilse zaten sanırım çok önemi yok. yok eğer öyleyse, ankara'da bunu en ucuz nerede yaptırabilirim? cilt vesaire aramıyorum, 350 küsür sayfaya basıp verse yeterli.

aşağı yukarı ne kadar olur maliyeti bir de bunu merak ediyorum.
0
mark greg sputnik
(17.10.24)
Üniversitelerin çevresindeki bir copy center bul (buradan tavsiye gelebilir) veya direkt İstanbul'da bir yere bastır kargoyla al.

www.deltacopycenter.com
sayfası 18 kuruş diyor güncelse.

www.vivacopy.com
bu 28 kuruş diyor.

Ben birkaç yıl önce bile sayfasına 1 tl alan yerler de görmüştüm :D Bu sebeple çok sık baskı alan böyle merkezler iyi. 350 yaprak diyince ona göre fiyat da söylerler herhalde.
0
nhk ni youkosu
(17.10.24)
Kök çarşısı ya da Beta copy
0
Amaranta ursula
(17.10.24)
(9)

Otomatik vites araba kullanan biri manuel'i ne kadar sürede öğrenir?

ferenc
Hiç manuel araç kullanmadım. Ders almadan kendi kendime öğrenmem mümkün müdür?
Hiç manuel araç kullanmadım. Ders almadan kendi kendime öğrenmem mümkün müdür?
0
ferenc
(14.10.24)
Ben sadece ehliyet alırken manuel kullandım 300 sene önce falan sonra hep otomatik kullandım, geçen sene bi vesileyle manuel araç kullanabilir miyim acaba diye bi merak oluştu birkaç saatte trafiğe çıkabilecek kadar ilerleme kaydettim, motor hafızası geri geldi ama aman evlerden ırak deyip bıraktım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.10.24)
YouTubedan izleyip arabanın tepkilerine bakarak deneye yanıla öğrenmen mümkün ama biri öğretse 2 saat kurs alsan daha mantıklı.

Bu arada dizel arabayı manuel kullanmak çok fark ediyor. Dizel aşırı rahat. (torku mu bişeyi yüksekmiş gaz vermeden sadece debriyajla bile hareket ediyorsun. Yani stop ettirmek çok zor. Araba ve modeline göre kavrama noktası değişiyor mesela ben babamın arabasıyla manuele lanet etmişken şimdi Ford fiesta dizel manueli çok sevdim)
0
nhk ni youkosu
(14.10.24)
Temel mekaniği ne kadar öğrendiğine bağlı. Trafikte alışmak panik ve öfkeyi kontrol edip kullanmaya bağlı. 3. haftanda yokuşta kalma, trafik ortasında stop etme, aracı kaldıramama gibi endişelerin geçmiş ve rahat kullanıyor olursun. Araba yine stop eder arada ama manuel kullandığın ilk zamanlardaki gibi küfür kıyamete dönmez.

@Kaleci gibiydi benim de düz vites tecrübem. Trafik olan ya da yokuşu olan yerlere girmemeye çalışıyordum rölantiye ya da 1. vitese düşmeyeyim diye. Kırmızı ışık dahil bir yerde kalınca çok küfür ediyordum. Kavrama noktasına alıştığın anda oyunlardaki "skill unlock" gibi bir anda geçiyor hepsi.
0
nawar
(14.10.24)
ilk 10 sene manuel kullandım açılın.

öğrenirsin ama zaman alır. sen sıfırdan öğrenmeyeceksin, alışkanlık değiştireceksin. insan beyninin alışkanlık üretmesi 19 gün alıyor diye okumuştum ve tecrübe etmiştim. 19 gün boyunca her gün trafiğe kapalı yerde kullan. arabayı dikkatli dinle, titreşimlerini hisset (oyş) ilk başlarda bol ol istop ettireceksin. ama tamamen alışmadan lütfen trafiğe çıkma.
0
titanyum22
(14.10.24)
hiç kullanmadı ise 100-200 km sürer öğrenmen
0
gezegen olan pluton
(14.10.24)
ogrenmenin dereceleri var. normal trafikte gidecek kadar ogrenmen 1 hadi en fazla 2 gun surer. ancak yokuslarda kendine guvenmen daha uzun zaman alir.
0
antikadimag
(14.10.24)
hiç kullanmadıysan kendi başına öğrenmen çok zor.
0
gabe h coud
(15.10.24)
Esasında öğrenebilirsin ama motor kas hafızası gelişene kadar arabayla zor bir manevra yapman gerektiğinde ya da arabayı çalışma alanına getirip götürürken zorlanacağın için yanında düz vites kullanıcısı birinin olmasında büyük yarar var.

Ayrıca, düz vites kullanıcısı biri hatalarını sana anında söyleyip nasıl gidereceğini de anlatacağı için yine yanında birinin olması yararlı olur.
0
10551037
(15.10.24)
modern bir araçsa (mesela yokuş kalkış desteği sistemi varsa) bir kaç saatte çok yoğun olmayan trafiğe çıkabilirsiniz.

dur-kalk yaparken ya da yürüme hızında giden trafikte giderken hele bir de hafif bayırda ışıklara falan takılırsanız zorlanırsınız. o durumlar için hazırlklı olun ve pratik yapın. onun dışında sorun olmaz.
0
biseysorcaktim
(15.10.24)
(6)

Chemex'te Kahve Nasıl Yapılır?

Bluesque
Ne yaptıysam yapayım, hangi çekirdeği kullanırsam kullanayım kahvenin aramasını alamıyorum -üzerinde bahsedilen notalardan bağımsız bir şekilde. Öğütücüm Encore, kitapçığında önerilen öğütme derecesi olan 20'yi kullanıyorum. 30gram kahveye 500ml öneriliyor, bana çok sert geldiği için fazla su kullan
Ne yaptıysam yapayım, hangi çekirdeği kullanırsam kullanayım kahvenin aramasını alamıyorum -üzerinde bahsedilen notalardan bağımsız bir şekilde. Öğütücüm Encore, kitapçığında önerilen öğütme derecesi olan 20'yi kullanıyorum. 30gram kahveye 500ml öneriliyor, bana çok sert geldiği için fazla su kullanıyorum sadece, tek fark bu. Ne önerirsiniz? Teşekkürler şimdiden.

Tik'ler gelecektir :)
0
Bluesque
(13.10.24)
kahvenin öğütülme derecesine bağlı su hemen aşağı akıyor olabilir, biraz daha ince çekersen suyla daha çok vakit geçirebilir.

Kahve çok kavrulmuşsa tadı kalmıyor olabilir. Düzgün yerden düzgünce kavrulmuş kahve al dene. Bu arada sert geldi diyorsan bence fazla kavrulmuş bir kahve olma ihtimali yüksek. Üstüne daha çok su koyunca yine tadı seyrelir.
0
nhk ni youkosu
(13.10.24)
Evet, bu dediklerinizi yapıyorum. Aldığım çekirdekler iyi aslında, çok kavrulmuş da değil kesinlikle, farklı kavurucuları da deniyorum ama hayalimdeki tada ulaşamadım nedense.
0
🌸Bluesque
(13.10.24)
Sertliği yumuşatmak için daha fazla su kullanmak bir çözüm değil, tds düşer profil gölgelenir, tat aroma sığ hale gelir.

Ben de oyumu yüksek kavuruma veriyorum, eğer damak tadın doğru kalibre olmuşsa tabii. kahveyi söyle bakalım, iyi çekirdek kime göre neye göre. Hangi filtreyi kullanıyorsun bir de onu bilmek lazım. Keza suyu kaç derecede dökmeye başladın, kaç saniyede döktün gibi teknik detaylar da etkiler. Ve tabii ki musluk suyu kullanmadığını umarak konuşuyorum.

Hepsinden öte, chemex pek de ideal olmayan bir yöntem nitelikli kahve demlemek için. V60 yerine niye chemex?
0
Bruce
(13.10.24)
Teşekkürler.

En son denediğim kahve: Coffee Department- El Borbollon. Petra'nın Chemex filtreleini kullanıyorum. Suyu 100 derecede döküyorum ahah :)

V60'ı kapasitesi göreceli olarak daha az olduğu için kullanmadım, bir de cam daha sağlıklı geliyor. Bazen 3-4 bardak demlediğim oluyor Chemex'le. Ama iyi bir öneri, V60'ı da araştırayım.

Arıtılmış su kullanıyorum ama musluk suyu denebilir mi bilemedim :)
0
🌸Bluesque
(14.10.24)
Kahve check, filtre check, arıtma suya şerh düşüyorum.
Kaynadıktan sonra oda sıcaklığında 40-50 saniye bekletmek gerekiyor suyu, kaynar kaynamaz dökmemek gerek ama kaynar olsa da bu kadar fark yaratmaması gerekir. Geriye bir tek damağının kalibrasyonu kalıyor, onu da buradan anlayamayız zaten.

Nitelikli kahveyi pour over olarak tek seferde 3-4 bardak demleyemezsin bir de. Bence o sevdadan vazgeç. Kahve ve su miktarı arttıkça dengeler değişiyor, logaritmik artışla yürümüyor. Elindekilerle ölçüyü yarıya indirip denersen farkı görürsün diye düşünüyorum.
V60'ta 25 gr kahveden fazlasını kullanmamak gerek mesela, o da jenerik ölçüye göre 400 ml yapar. O da soğuyunca profili çeşitlenen bazı çekirdekler için fonksiyonel oluyor. Yoksa demlemeden 2 saat sonra içilen bir kahvenin hayrını görmek çok zor.
0
Bruce
(14.10.24)
@Bruce
Teşekkürler.

Suyu bekletmeyi ve Chemex için önerilen 30g -500ml ölçüsüne tam uymayı denedim; biraz daha iyi oldu ama tad sorunu aynı. V60'la tadın daha net ayrıştırılabildiğini okudum ben de; sanırım onu da deneyeceğim.

Damak tadı meselesi için, kahveyi bütün ev ahalisine yapıyorum; notalar konusunda onlar da ayrıştıramıyorlar :)
0
🌸Bluesque
(14.10.24)
(1)

İnternetten vitamin ya da ginseng alır mısınız?

komando kani var bende
Merhaba internetten vitamin, ginsensg alır mısınız alırsanız bunların orjinal olduğunu nasıl anlayacağız?
Merhaba internetten vitamin, ginsensg alır mısınız alırsanız bunların orjinal olduğunu nasıl anlayacağız?
0
komando kani var bende
(13.10.24)
vitaminler.com var, supplementler ile aynı yerin.(bunun İstanbul'da mağazaları vs. var) Buna güvenmeyeceksek neye güveneceğiz diyerek alıyordum zamanında.
0
nhk ni youkosu
(13.10.24)
(11)

Hükümete kızmamaya başladım

ananiyimioguz
Yani neden kızıyoruz ki? Onların kendi başlarına bir şeyleri düşündüğünü, planladığını, kurguladığını falan düşünürseniz, evet odağınız onlar olabilir ama bu adamlar bakkal bile yönetemeyecek adamlar. Birileri tarafından getirildiler, birileri tarafından yönlendiriliyorlar.En son baktım mesela günde
Yani neden kızıyoruz ki? Onların kendi başlarına bir şeyleri düşündüğünü, planladığını, kurguladığını falan düşünürseniz, evet odağınız onlar olabilir ama bu adamlar bakkal bile yönetemeyecek adamlar. Birileri tarafından getirildiler, birileri tarafından yönlendiriliyorlar.

En son baktım mesela gündeme, anayasayı değiştireceklermiş. Tam sövecektim dedim ki zaten plan bu değil miydi. Atatürk'ün engellediği gidişatı tekrar yaratmak. Sanki başkası gelse, ona yaptıramayacaklar mı? Türkiye için çizilmiş bir yol var, buna kim engel olabilir mevcut düzende?

Zaten yıllardır baş kaldıranlar öldürüldü, ordu zayıflatıldı, adalet kalmadı, eğitim bitirildi, demagojik yapı değiştirildi araplar ülkeye getirildi, cumhurbaşkanına tüm yetkiler verildi... Bu adamlar bunları tek başlarına düşünüp de sistematik bir şekilde bu kadar "kötülük" yapamazlar. Yakında anayasa da değişir, şeriat da gelir, suriyeliler parti de kurar, kürtler özerk olur.....

Halka da kızamıyorum cahildi cahil gidiyorlar, hak ediyorlar.

O yüzden kızamıyorum artık bir şeylere, ne yapmak lazım onu da bilmiyorum kaderimize boyun eğeceğiz herhalde?
0
ananiyimioguz
(13.10.24)
Halka bal gibi kızılır çünkü onlarınki cehalet değil kötülük. Cahil halk seviyesini geçeli 9 sene falan oldu. Bu millet şark kafalı, kendinden olmayanın yok olmasını isteyen, küçük hesaplar peşinde koşan, çıkarcı ve ahlaki değerleri olmayan bir halk.
Bu halkın seçtiği bir hükmet de bundan daha fazlası olamaz.
0
Bruce
(13.10.24)
Hâlâ halktan ne kadar korkulduğunun farkında değilsin demek ki. Korku dağları bekler demişler, halbuki cesaret korkmamak demek değildir, korkuyu yenmek ve gerekeni yapmak demektir.

Bu ülkeyi ve bu halkı da o cesarete sahip insanlar korudular zaten. Korkularına sarılanlar değil.

Ayrıca hükümete kızamamak hükümeti haklı veya doğru kılmıyor hatırlatırım. Doğru nerede, kim haklı, olması gerekenle olan arasındaki mesafe ne... Bunları görmezden mi geliyorsun? Herkes gibi?? Kızamamak aslında sürüye uymaktan kaynaklanıyor bence.

Ucunda ölüm mü var, evet ölüm var. Şu veya bu şekilde ölüm var evet. Ama İsviçre şartlarında yaşasak da ölüm var ki. Her türlü ölmeyecek miydik en son, hayata ne zaman kazık çaktık?

Nesilleriniz yoksa evet kimseyi ciddiye almazsınız rahatlıkla bana ne dersiniz, benden sonrası tufan dersiniz. Nesilleri olanlar ne yapacak? Çok severim çok güvenirim dediğiniz arkadaşlarınızın ortaklarınızın nesilleri ne yapacak? Demek sevmiyormuşsunuz. Hangisi??

Bi tutarlı olmakta fayda var. Artık hükümete kızamıyorum demek omurgamı kaybettim demektir. Bunu ilan etmek de hiç iyi bir şey değil bana göre.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
Ben bu "üst akıl", "CIA planları", "Büyük Ortadğu Projesi" teorilerini çok gerçekçi bulamıyorum. Bunun da bir iki nedeni var.

Birincisi bunlar çok büyük ölçekli planlar; Amerika da dahil olmak üzere dünyadaki herhangi bir ülkenin kendi iç işleri için bile bu kadar büyük planları bu kadar uzun süre yönlendirebilecek kabiliyeti yok. Sebebi de basit; işin içinde bir sürü değişken var. Bu demek değil ki ülkelerin farklı ülkelerle ilgili beklentileri ya da planları olamaz, birbirlerini etkilemeye çalışmazlar vb. Bunu Türkiye de çevresindeki ülkelerle ilgili sürekli yapıyor zaten. Ancak bu normal "Kendi çıkarlarına göre uluslararası ilişkileri yöentmeye çalışma" sürecini bir çeşit mistik boyuta taşımak anlamsız. Zaten Amerika, Avrupa, Çin, Rusya, İsrail... Dünya'da büyük güç diye adlandıracağınız ülkelerin yaptıklarına bakınca da bunların öyle bir nevi kukla oynatıcı gibi diğer tüm ülkeleri parmağında oynatan büyük güçler olmadıklarını görebiliyorsunuz.

Diğeri de kendimizi fazla abartmamız. Türkiye bölge açısından önemli bir güç olabilir ancak bundan ibaret işte. Sanki bütün dünyanın 100 yıldır hiçbir işi yokmuş da sürekli Türkiye üzerine ince ince planlar yapılıyormuş anlatısı saçma.

Bunların sebebi ne, neden böyle oluyor vb. konusuna gelince de aslında şuna bakmak lazım; Dünya'da demokrasisi sorunsuz (Ya da en azından az sorunlu), "medeni" diyebileceğimiz, insan haklarını, ifade özgürlüğünü, hukukun üstünlüğü vb. konuları çözmüş kaç ülke var ki zaten? Yani bir "Norveç" olmak istisna ne yazık ki, başka bir kültür ve geçmişle yoğurulmuş bir insan kitlesi, onu da daim kılacak ekonomik bir düzen ve tabi ki bir miktar da bu kurumları kurarken ve sürdürürken büyük kırılmalar yaşanmaması konusunda şans gerektiriyor. Ama görece tersi; yani çeşitli şekillerde popülizmin kucağına düşüp belli bir lider ya da güç odağı etrafında şekillenen varyasyonları ise çok daha kolay.
0
salihdt
(13.10.24)
dun biri entry olarak yazmisti, 100 bin limitli kredi kartlarindan savunma sanayiinde kullanilmasi icin toplanacak paranin yuzde 20'sini dusmana harac olarak versek zaten bize saldirmazlar. oyle iste.
0
baldur2
(13.10.24)
e yani. akp bu durumun bir sebebi değil, sonucu. adamlara cumhuriyet verildi, gene gittiler kul olacak padişah buldular kendilerine. ama "cahil" söylemine katılmıyorum ben de. ortada örgütlü kötülük ve kullanışlı aptallar var.

bugün 120 yıl öncesinden anadolulu bir osmanlı vatandaşı çıkagelse, abdülhamite tapıldığını görse kıçıyla gülerdi.
0
titanyum22
(13.10.24)
@Mehmettheslim hatalısın. hukukta "kanunun ruhu" diye özetleyebileceğimiz bir mevzu var. muhtemelen hayatında bile duymadın. 4. madde, özü bakımından tamamen ilgili maddeleri korumaya yönelik bir tavır takınır ve bu tavır, maddenin kendisi için de ruhu bakımından geçerlidir.

ilk 3 madde sırasıyla; devletin şeklini, ikinci madde tanımını ve yönetsel bakımdan hangi temellere dayanacağını, üçüncü madde ise bayrağı, milli marşı, başkenti, dili ve bütünlüğü tanımlar.

dördüncü madde ise tam olarak şu şekilde;
madde 4 – anayasanın 1. maddesindeki devletin şeklinin cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2. maddesindeki cumhuriyetin nitelikleri ve 3. maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

sözün özü, kanun, anayasa, hukuk gibi kavramlar sadece ama sadece yazı ile, ne yazdığıyla sınırlı kalacak şekilde değerlendirilemez. "öz" ve "ruh" da hukuki bağlamda önemlidir.
0
thedepressed
(13.10.24)
@salihdt, Neden ütopik olsun, afganistan, suriye, venezuela yı falan görmüyor musunuz, şu anki haline durduk yere kendi kendine mi geldiler?

Ayrıca akp kurulduktan sonra paraları nereden buldu açıklar mısınız?

@Mehmettheslim, hocam hem milli egitimde hem askeriyede atatürkçü insan kalmadı ne alakası var şimdi darbe ile
0
🌸ananiyimioguz
(13.10.24)
Saydığınız ülkelerin tarihlerine baktınız mı mesela? Ya da en azından "Dış güçler olmasaydı Afganistan Ortadoğu'da adeta bir İsviçre, hadi en azından bir Romanya olurdu" diyebiliyor musunuz? Bazı kavramlar çok karışıyor bence; bu ülkelerin iç işlerine birileri karışmaya çalışmıştır, mesela Afganistan Rusya ile Amerika arasında kalmıştır, üstüne İran'ın da etkisine girmiştir ancak sanki bunlar Afganistan'a özgüymüş gibi davranmak ve bunları komplo teorisi boyutuna taşımak anlamsız. Ona bakacak olursak Rusya da Amerikan seçimlerini etkilemeye çalışıyor ya da Çin sürekli Amerika'da nüfuz arttırıyor; kim kuklacı, kim kukla?
İlkel kabilelerden beri topluluklar birbirleriyle bu tür etkileşimlere giriyor ve güçleri yettiğince bir şeyleri kendi çıkarlarına kullanmaya çalışıyorlar ancak kilit nokta "Güçleri yettiğince" işte ve güççleri de Türkiye gibi bir ülke için 100 yıllık planlar yapıp bunu işletecek boyutta değil, zira ülkelerin tamamı; Amerika da dahil sağa sola savruluyor zaten.

Ak Parti yurtdışındaki ülkelerce desteklendi ancak bunu da komplo teorisine bağlamanın anlamı yok. O dönemki siyasi iklimde mevcut aktörlerin hiçbir kredisi kalmamıştı, Ak Parti ılımlı bir muhafazakarlık çerçevesinde batıyla iyi ilişkiler ve stabilite vaadetti ve ülkeye de bu stabilite sayesinde, uluslararası para piyasasındaki dinamiklerin neticesinde parasal genişleme yaşanıyor olmasının da etkisiyle bol bol para geldi. Ancak o para iktidarda kim olursa olsun gelirdi zaten; zira genç nüfusu olan, işçilik ücreti düşük, ithal tüketime aç bir ülkeydik, AB için devasa bir pazardık mesela.

Hayır bir de failed state durumuna düşmüş; mesela iç savaşla uğraşan ya da kanlı bir devrim yaşamış ve şerri yönetime geçmiş, milyonlarca vatandaşı Avrupa kapılarına mülteci olarak dayanmış bir Türkiye tam olarak hangi şekilde kimin işine yarıyor ki sürekli dış güçlerin bunu istediğini varsayıyoruz?
0
salihdt
(13.10.24)
turkiye'de her ne kadar cok skandallar donse de bir devlet gelenegi vardir. hukumet sinirlari zorladi son 20 yilda ama bir seviyeyi asamaz. 2013 yilinda halk buranin oyle cetvelle siniri cizilen ulkeler gibi olmadigini gosterdi herkese.

yani biz oyle ya da boyle 1000 yildir bu cografyadayiz ve bu halkin bazi refleksleri var ki daha bence yarisina bile sahit olmadik uc bir durumda neler olabilecegine dair. suriye falan gibi ulkelerle karistirmamak lazim.
0
bohr atom modeli
(13.10.24)
ben dünyada da bir değişimin eşiğinde olduğumuza ikna oldum. Dünyadaki 100 küsur yıllık milli devletler de, demokrasi de son zamanlarını yaşıyor olabilir sanki. Ben bir noktada nüfus yapısından dolayı demokrasinin tartışmaya açılacağına emin gibiyim. (oylara katsayı falan getirilebilir, ki mantıklı da olur) Ayrıca 4-5 yılda bir seçilen insanların uzun vadeli plan yapacak güdüsü yok.

Mesela tarih derslerinde Kavimler Göçü diye okutulurdu, belki 100 yıl ileriden baksak bizim yaşadığımız yıllara da aynısı denecek. İçinde yaşarken bazı şeylere isim koyamıyoruz. Tabii dünya uzun soluklu bişey, mesela bu halihazırdaki devletler çökecek desek, bizim ömrümüze denk gelmeyebilir 70 yıl sonra da olabilir bu.

Halktaki refleks de gidişatta ses çıkarmayıp son anda ucundan kurtarmak gibi. Mesela bu göç meselesini halk başta (oylarla) çözmeyip en son patlarsa elimizde şiddet vakaları, tehcir vs. bulabiliriz. Bu kadar global bir dünyada bunu mantıklı gösterecek adamlarımız da yok. İçimize (atıyorum) 8 milyon insan alıp, son anda kovmak için bir hamle yapıp zararlı çıkıp, üstüne ambargo yediğimizle kalırız. Hani akıl nerede?
0
nhk ni youkosu
(13.10.24)
Makyavelli'nin çok güzel bir lafı vardır. "Eğer bir millet iktidarda bulunan kişilerin şerefsizliğini, alçaklığını, hırsızlığını, yalnızca kendi siyasi görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa, o millet erdemini yitirmiştir. Erdemini yitiren millet bir gün vatanını yitirir."

Yapacak birşey yok bu millet kendi düştü.
0
komando kani var bende
(13.10.24)
(6)

2024 yılında kırık slim kasa ps3 almaya değer mi?

grimavi
Temiz bulabilir miyim yoksa o makinalar çok yorulmuştur artık ısınır çipi yanar anakartı yanar çöp olur mu dersiniz ?Online oynamaya ihtiyacım yok, oynamak istediğim 15-20 tane hikayeli oyun var, rdr, bioshock, dishonored, last of us gibiBunları da haftada 2-3 saat oynayabileceğim için (bazen de hiç
Temiz bulabilir miyim yoksa o makinalar çok yorulmuştur artık ısınır çipi yanar anakartı yanar çöp olur mu dersiniz ?

Online oynamaya ihtiyacım yok, oynamak istediğim 15-20 tane hikayeli oyun var, rdr, bioshock, dishonored, last of us gibi

Bunları da haftada 2-3 saat oynayabileceğim için (bazen de hiç fırsat olmaz) bana 1-2 sene rahat gider diye düşünüyorum, beklentim bu kadar
0
grimavi
(12.10.24)
Hiç PS almadım ona cevabım yok.

Bunların hepsi pcye geldi veya geliyor(rdr), bioshock remastered falan çıktı ben olsam ortalama ucuzca pc veya laptop alırdım hem başka işlere de yarar hem daha kaliteli oynarım. Ama para vermeye hiç gerek yok diyorsan bilemem.

Bu arada Bioshock (hikayesini ve tasarımlarını) en sevdiğim oyun serisidir. Dishonored da bayağı iyi. İyi eğlenceler! Yakında steam halloween indirimleri falan da gelir, oyun almak için de alet almak için de güzel zamanlar.
0
nhk ni youkosu
(12.10.24)
Kendi adıma konuşacaksam;

Ps3 almanın pek bir mantığı yok. Alacak olsam en kötü Ps4 alırdım.
0
put it in your appropriate place
(12.10.24)
15 senelik üzerine 4 model çıkmış ikinci el elektronik aletlere para vermeye değmez. Grafikler de tatmin etmeyecek. 5 pro çıkmak üzere. 5'lerin fiyatı daha uygun hale gelir o zaman. O da olmazsa en azından 4 pro. Bahsettiğin hikayeli oyunların yenilenmiş versiyonlarının ya da yeni olanlarının önemli bir kısmı görsel. Onu göremeyeceksen tadını alamazsın.
0
nawar
(12.10.24)
Ps 3 Alma.

İkinci el ps5 ya da ps5 düşün.

Grafikleri Atari gibi geliyor artık ps4ün
0
jackyr
(12.10.24)
Hocam siz ps4 ve ps5 grafiklerini gördüğünüz için ps3 size atari gibi geliyor da bende o kısım olmadığı için hala güzel geliyor ps3 :) bu açıdan bakalım
0
🌸grimavi
(12.10.24)
Hocam sen zengin olduğu halde çocukluğundan kalma, babasını içeren travma kaynaklı hayali ile kavrulduğu için Ferrari yerine Murat 124 alan Nuri Bilge Ceylan karakteri misin? İşte yenisi/yenileri var. Al geç :)

Benim de PS'im olmadı ama cafede oynadım, arkadaşta oynadım. Bilgisayarda da grafik farkını görebiliyoruz. Hani daha iyisi bilinmeyen bir şey olsa neyse ama... :)
0
nawar
(12.10.24)
(11)

2006 model bir araç alınır mı?

gregor samsa ya donusen bocek
Toyota yaris. 1.0 motor. Km'sini henüz öğrenemedim. 300 bin. Manuel vites. Açıkçası beni götürsün yeter modundayım. Ama arabalardan anladığım da yok. Bu araç beni kaç yıl idare tahminen? Elimde patlamasından korkuyorum sadece. Hasarı, değişeni falan yokmuş bu arada.
Toyota yaris. 1.0 motor. Km'sini henüz öğrenemedim. 300 bin. Manuel vites. Açıkçası beni götürsün yeter modundayım. Ama arabalardan anladığım da yok. Bu araç beni kaç yıl idare tahminen? Elimde patlamasından korkuyorum sadece. Hasarı, değişeni falan yokmuş bu arada.
0
gregor samsa ya donusen bocek
(12.10.24)
çok da bilmem ama internet aleminde ucuza eski bi araba alacağım desen manuel olsun ve Japon olsun derler. Bu yüzden nokta atışı gibi duruyor. Fakat hasar değişen yok olayını iyi bi sorgula. 300 bin km yapan araçta illa bişey vardır. Biri sokakta durduk yere çarpmıştır çizmiştir bişeyler vardır.
0
nhk ni youkosu
(12.10.24)
Toyota olması iyi güzel de küçük hacimli motorlar fazla gitmiyor diye biliyorum km çok yüksek olmasın
0
hebanon
(12.10.24)
2007 honda city satiyorum 1.4 92binde 2019 da paraya ihtiyacım oldu kasko sisirmesi yapıp (amblemlere, vidalara kadar yazdırdım siz düşünün nasıl bir şişirme) kaskodan ciddi para aldım şu anda bu haliyle yetkili servis bile talip araca ama nihai kullanıcıya vereceğim en azından yalan dolanımız yok 2006 ve 300bin km araçta hasar, değişen olmaması imkansız gibi birşey ona kayıtlı hasarı yoktur diyelim
0
apocalipy
(12.10.24)
bakimli ve agir hasari yoksa toyota/honda 500bin rahat goturur..
0
cooperr
(12.10.24)
@apocalipy yalan söylüyor. Kasko keriz mi ederinden fazla ödesin? Bir de yetkili servis talip demiş... 15 yıllık araca servis niye talip olsun? Talipse versene. Gelmiş servise vereceğime kullanıcıya vereceğim diyor. En azından yalan dolanımız yok diyerek herkese dışkı atıyor abimiz, kendisi ise temiz. Böyle diyenden uzak durmalı ticarette.
0
Shepard
(12.10.24)
Şurası yanlış anlaşılmış: Araç 300 bin km değil, fiyatı 300 bin. Kaç kilometrede olduğunu bilmiyorum. Satan kişi de çok yakın bir arkadaşımın eski sevgilisi. Yani özellikle hasar konusunda bana bile bile yalan söyleyeceğini sanmam, zaten emin olmak için ekspertize götürün demiş.
0
🌸gregor samsa ya donusen bocek
(12.10.24)
18 senelik araçta dış cepheden çok kaputun altı önmeli
hortumlar sağlam mı
triger lastikse ne zaman değişmiş
fren diskleri, hidrolik sıvılar ne alemde
önerilen ağır bakımlar yapılmış mı

masraf çıkarsa bunlardan çıkar
0
bir soru sorcam
(12.10.24)
Hem düşük motor hem atmosferik, şehir içi bir şekilde kullanılır zorlaya zorlaya 90-100 km hıza çıkarsın ama sonrası allah kerim, ayrıca yokuşa falan denk gelirsen canını çok sıkar, yakıt masrafı da nispeten yüksek olur, şehirlerarası yolda çok hantal kalır. Ben normalde almam ama sen "bütçem buna yetiyor bi zar atayım" dersen olabilir ama ben almam, düşük motor turbo değilse ölüm gibi bir şey olur ama kimse ölmez ama biraz tat kaçırır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.10.24)
1.0 turbosuz motor çok hantal kalır.
Onun yerine biraz daha para ekle 1.3 motorlu olanını al.
0
angina pektoris
(12.10.24)
ihtiyacın varsa genellikle şehir içi kullanılacaksa aracı mekanik durumunu araştırıp, doğru fiyattan neden alınmasın.
enflasyonist ortamda en kötü durumda yatırım yapmış olursunuz. Söylediğiniz aracın ikinci el satışlarıda çok hızlıdır.

Ancak, aracın bakımları zamanında yapılmıştı, özellikle , motor durumu , yağ yağma vs. var mı mekanik durumunu araştırıp varsa belirtilmeyen problemleri için tamir masrafı kadar fiyattan düşüp alınabilir.
0
Rao
(12.10.24)
en önemli soru şu, 2006 yaris hem eski kasa var hem yeni kasa. eski kasaysa alınmaz yeni kasaysa alınır bence. eski kasası çok eski duruyor 1999'dan falan kalma sanırım.
0
duguit
(12.10.24)
(2)

amatör fotograf ve video cekıyorum sizce dogru yolda mıyım?

Zetnikov
bır kac haftadır cekım yapıyorum en kalıtelı yaptıgım cekım ayarı su bılıyorum amatorum ama dedıgım gıbı foto yada vıdeo cok kalıtelı cıkıyor o yuzden herseyı manuel ayarlayıp profesyonel kasma ıstegım de gıttı uzun vadedeaperture priority secıyorumdıyaframı en dusuge alıyorumıso whıte balance vs ay
bır kac haftadır cekım yapıyorum en kalıtelı yaptıgım cekım ayarı su bılıyorum amatorum ama dedıgım gıbı foto yada vıdeo cok kalıtelı cıkıyor o yuzden herseyı manuel ayarlayıp profesyonel kasma ıstegım de gıttı uzun vadede

aperture priority secıyorum
dıyaframı en dusuge alıyorum
ıso whıte balance vs ayarları auto yapıyor

kalıte ayarları maxlıyorum

portremsı cekımde sıngle shot yapıyorum
vıdeo da contınuous af shot yapıyorum


bu sekılde guzel cekımler yapıyorum (bana gore)

ne yapayım manuel cekım ıcın yardırayım mı makınanın hesaplaması hatasıza yakın gıbı geldı cok guzel. her defasında ısıgı ıso yada beyaz dengesını nasıl ayarlıcam bılemıyorum
0
Zetnikov
(11.10.24)
aperture veya shutter priority çekip geç ikisiyle birden uğraşmana gerek yok FAKAT:

1- aperture/diyafram ile alan derinliğini belirlersin. En düşüğe alıp geçiyorum deme. Ne istediğini bil, ona göre tercih et. Sen arkası flu şeyler seviyorsun portrede vs. okey.

2- hızlı bir şeyi yakalayamak istediğinde veya tam tersi uzun pozlama gece arabaların ışıklarının izini çekmek istediğinde vs. bu sefer shutter priority'e alıp shutter'ı ayarlaman lazım.

white balance, eğer raw çekiyorsan pek önemli değil. Jpeg ise doğru yap. Ama aynı mekanda çektiğin fotolar benzer görünsün diye bi ayar çeksen iyi olur. Makinede kelvin ayarı varsa onu gir(çok basic Canonlarda yoktu mesela), yoksa beyaz kağıt/duvar/bilmemne göster.

Yani manuel ayarları eziyet için değil, istediğin şeye ulaşmak için kullan. Mesela diyafram veya shutterı ayarladın görüntü istediğinden karanlık(veya aydınlık) çıktı, bu sefer poz telafisi denen şeyi kullanıp makineye "daha parlak/karanlık çek" demen lazım. Manuelde elle yapacağın şeyi sen makineye söylüyorsun, o hangi ayar otomatikse onu oynuyor.

ISO'yu auto yapma. Makinenin sensörü neye izin veriyorsa ona göre bak (eski makineler 800 isoda bile kötü olabilirken yeni sensörler 6400'de temizce foto çekebiliyor) Çok daha spesifik bir bilgi ama amatörler iso ne kadar düşük o kadar iyi sanıyor, gren açısından evet ama sensörün hassasiyeti açısından her sensörün optimal bi aralığı var. Mesela Fuji'ler 640 isodan sonra daha çok dinamik aralık sağlıyor. (daha parlak ve daha karanlık yerlerden alacağın detay gibi düşün)
0
nhk ni youkosu
(11.10.24)
@nhk ni youkosu

kardeşim klavyene saglık cansın

suan ogrenıyorum sadece sorun sukı

ısık ıso konusunda hocam anlamıyorum suan yanı bana makınanın kararı daha mantıklı gelıyor suan gozum ısık ve ısoyu ayırt etmede ıyı degıl
0
🌸Zetnikov
(11.10.24)
(7)

Su Sızıntısı Sorunu

PhoenixRising
Merhaba Arkadaşlar;Annem bir siteye yeni taşındı. Alt kat komşusu “banyonuz su sızdırıyor, bir tesisatçı çağırın” diye gece 23:30’da kapısını çalmış. Annem de, banyosunda en ufak bir ıslaklık bile olmadığını söylemiş. Onlar da, “belki mutfaktan banyoya geliyordur, ev sahibinize söyleyin, tesisatçı v
Merhaba Arkadaşlar;
Annem bir siteye yeni taşındı. Alt kat komşusu “banyonuz su sızdırıyor, bir tesisatçı çağırın” diye gece 23:30’da kapısını çalmış. Annem de, banyosunda en ufak bir ıslaklık bile olmadığını söylemiş. Onlar da, “belki mutfaktan banyoya geliyordur, ev sahibinize söyleyin, tesisatçı ve sıva ücretini karşılasın.” demişler. Yönetime haber verelim dendiğinde de “bu konuda yönetim ne yapsın ki?” diye itiraz etmişler.
Şimdi;
1- Annemde en ufak bir sorun yokken, neden tesisatçı çağırsın? Tesisatçıyı aşağı kattakinin çağırması gerekmez mi?
2- Belki de sorun yan dairede veya yağmur giderlerinde vs? Niye ev sahibini işin içine hemen sokuyoruz?
3- bu durumda yönetimin devreye girmesi gerekmez mi?

Başına daha önce böyle bir olay gelmiş olan var mı? Nasıl bir yol izleyelim?
0
PhoenixRising
(10.10.24)
1. Banyo tavan akıntısı üst katın sorumluluğundadır.
2. Aşağı inip bakın. Yağmur oluğuyla ne alakası olduğunu kontrol edin.
3. Gerekmez. Çünkü konunun ortak kullanım alanıyla alakası yok.
0
Mirket
(10.10.24)
su uygun bulduğu yerden sızar, sorun sizin dairede olmayabilir üst katta başka daireden geliyor bile olabilir ama sizden de olabilir...bu sebeple bakılması lazım.

Ben alt kattaki o kişi olmuştum. Üsttekiler bizde bişey yok dediler, ama onların vanasını kapatınca durduğunu görmüştük.(bizim mutfak tavanı şıp şıp damlıyordu, açıp kapatınca da hemen etki etmez 3-5 saat içinde etkisini görüyorduk) Onların yerleri kırıldı, mutfak değil de yanda yatak odasından geçen bi boru varmış bir şekilde çatlamış, oradan aktığı ortaya çıkmıştı. Onlar boyacı ayarladılar bizim tavanı da boyatıp hallettirdiler.

bu arada anneniz yeni taşınmış, bir süredir kullanılmayan bir daire şimdi kullanılmaya başlayınca aktıysa sorunun size olma olasılığı yüksek işte. Kiradaysanız ev sahibine haber verin siz de.

edit: yönetim şöyle yardımcı olabilir, o daireleri bilen/yapan sitenin tesisatçısı falan varsa daha önce benzer şeyler görmüştür yaşamıştır. Tespit kolay olur.
0
nhk ni youkosu
(10.10.24)
komşunuz haklı. banyonuzda ıslaklık olmayabilir. ama banyo tesisatınızda sıva altı borularda sızıntı olabilir.neticede sizden alt kata sızıyor. yönetim bu konularla ilgilenmez. binanın ortak tesisatı degil. sorun sizin tesisatınız.
onun dışında kırmadan bir aletle su kaçagının yerini nokta atışı bulan tesisatcılar var.
0
limonlu eksi
(10.10.24)
Komşunuz haklı sadece sizin daireden sızdığına emin olmak için inip görün nereden geliyor olabilir diye
0
basond
(10.10.24)
yanlış bir saatte kapıya gelmiş olabilir ama akıntı o saatte başladıysa yapacak birşey yok. ev sahibini neden işin içine sokmamak istiyorsunuz ki veya sorun neden sizde değil? soruları garip karşıladığımı belirtmek isterim.

yapmanız gereken ev sahibini arayıp konuyu bildirmek kendisinin bir usta getirip getirmeyeceğini sormak getirmeyecekse kendiniz yaptırıp kiradan düşeceğinizi bildirmek, tabiki faturaları ibraz ederek
0
eja
(10.10.24)
Ev ile ilgili sikintilar ev sahibinin sorumlulugundadir. Aynisi bizde de oldu. Sigorta halletti.
0
Kahvedesu
(10.10.24)
Kiraci olmak bu gibi durumlarda ev sahibi olmaktan cok daha guzel. Ustte yazilmis.Ev sahibine yazacaksiniz ve o gerekli kisileri yonlendirecek.Yonlendirmede tembellik yaparsa siz bulup kiradan duseceksiniz.
0
turkuaz
(10.10.24)
(8)

Macbook yanına iPad gerekli diyenler?

dejame
Günümün çoğunu ekran başında geçiriyorum ve bundan zevk alıyorum. Yıllardır kalemiyle birlikte iPad alma hevesim vardı ama bir türlü ikna olamadım. Bir şey alacağım zaman 6 ay düşünürüm.Macbook Air M1 kullanıyorum ve çok memnunum. Ama bir yandan istiyorum ki sağa sola giderken, kafede, yolda tableti
Günümün çoğunu ekran başında geçiriyorum ve bundan zevk alıyorum. Yıllardır kalemiyle birlikte iPad alma hevesim vardı ama bir türlü ikna olamadım. Bir şey alacağım zaman 6 ay düşünürüm.

Macbook Air M1 kullanıyorum ve çok memnunum. Ama bir yandan istiyorum ki sağa sola giderken, kafede, yolda tabletimi ve kalemi çıkarıp sunum hazırlayayım (iş gereği), notlar alayım, bir şeyler karalayayım istiyorum. Belki yaratıcı tarafımı bile körükler?!

iPad Air M2 çok uygun gözüküyor, 5k fiyatı olan Apple Pencil Pro ücretsiz gelecek. 24,699 TL toplam.

Fikirlerinize ihtiyacım var.

A) Bende Macbook ve iPad var, hiç heves etme. Telefon ve bilgisayar yeterli.
B) İkisini birlikte kullanıyorum ve zevk alıyorum, ayrıca işlerimi kolaylaştırıyor, çok pratik. Bence al.
0
dejame
(09.10.24)
ipad'im vardi sattim. gereksiz, bana gore degil. macbook kullaniyorum. bi ara heves ettim kalemini falan aldim not alayim dedim ama olmuyor.
0
antikadimag
(09.10.24)
ipad sevengillerdenim, epeydir yenilemedim ama şu an o kadar eskidi ki yok sayılır.
Yine almayı da düşünüyorum. Kullanacak yer buluyorum yani.

Ama m1 air taşınırlık açısından sıkıntısı olmayan bir alet şarj ömrü de baya iyi aslında kafede çalışmak için yeterli.

Tamamen sizin kullanım senaryonuza göre aşırı işinizi de görebilir, bu ne be de diyebilirsiniz. Üretim tarafında hala tırt bence ipad, (bir çok uygulama var üretim için, o uygulamalarla yapılmış geçerli sonuçlar da var ama çizim harici ipad ile daha kolay oldu diyebileceğimiz bir şey yok gibi. ekstra kısıtlama katıyor iş akışına) hele macos ile kıyaslayacak olursak. Ama sidecar vs 2. ekran yaparım macos uygulamasını kalem ile kullanırım senaryoları için çok iyi.
0
hedep
(09.10.24)
Bende Mac ve Ipad var, iş için iyi olur demiştim. 3 yıl oldu iş için kullandığım süreyi toplasam 10 saati geçmez sanırım. Yemek yerken youtube’dan bir şey izlemek ve FM oynamak için iş görüyor :) ha unutmadan, tabii ki kalemini de aldım :)
0
but that was just a dream
(09.10.24)
iPad çok güzel tablet ama tabletler üretimden ziyade tüketime daha uygun cihazlar. Tabletle üretirim ya da bilgisayardaki üretime tablet katkı sağlar diyorsanız alın.
0
10551037
(09.10.24)
air varken ipad cidden gereksiz.
0
jelly bear
(09.10.24)
Ipad bence dokunmatik ekranlı laptoplardan sonra gereksiz kalmaya başladı. İlla kalem, dokunmatik ekran, taşınabilirlik diyorsan microsoft surface pro al. İşlemcisi bir m4 veya m3 olmasa da kötü değil. Sıradan kullanıcıyı üzmez.
0
ferenc
(09.10.24)
hevesin varsa bi noktada ipad alırsın sanırım ama macbook varsa yanına esas yakışan şey iphone bence. (birlikte her işini görürler)

Macbook Air yeterince hafif ve güzel, ipad'e küçülmene gerek yok işini laptopla tertemiz hallet derim ben.

bu arada bende ipad air 4 var, artık 4-5 yıllık oldu herhalde. O bile her işi görüyor bazen macbook'a ikinci ekran olarak kullanıyorum. Zamanında foto düzenlediğim de oldu. Ama hayatım artık macbook oldu, tablet sadece yemek yerken bişey izlemelik ekran gibi duruyor. Kalem de var bazen not alıyorum ama meh.

bu arada, tablet yerine macbook'u satıp 15" air'e geçmeyi düşünebilirsin bence.
(ben pc ve m1 macbook air'imi satıp 14" m1 pro mbp'ye geçmiştim. Çok memnunum. Video işleri yaptığım için m1 pro işlemciyi seçmiştim normal insanın ona da ihtiyacı yok.)
0
nhk ni youkosu
(09.10.24)
2010 dan beri sadece ipad kullanıyorum,üretimsel bir durumum yok sadece tüketiciyim.bütün işim,gücüm herşeyim iki ipad üzerinden faal şekilde yürüyor.birisi tamamen ticari,diğeri kişisel kullanım.ilave bir ipad de ticari olanı backuplıyor.watsapp ı da direk yukleyebilsem telefon kullanmayı da bırakabilirim.

Bence al.
0
duptıs
(09.10.24)
(8)

hukuk mu ekonomiyi gelistirir, ekonomi mi hukuku?

antikadimag
sb.
sb.
0
antikadimag
(09.10.24)
Ekonomi hukuğu nasıl geliştirecek?
0
Bruce
(09.10.24)
merhaba. yumurta/tavuk gibi düşündünüz sanırım ama ekonomi hukuka doğrudan ayar çekmemeli. kanunlar ekonomiyi düzenler. habil kabil i öldürünce göklerden bir hukuk geldi, ilk bildiğimiz efsane de olsa bu sanırım. sonra hamurabi, sonra on emir.

hukuksuzluk, ekonomide bozulmayı besler. ekonomide bozulma da hukuksuzluğu besler bununla beraber, kanun ekonomiye çeki düzen verir, para kanuna çeki düzen verirse çarpıklık artar.
0
libertine
(09.10.24)
Tarihsel bakarsan ekonomi hukuku geliştirmiştir herhalde.

Mesela uzak yere satış yapmak için birleşip şirket/birliktelik kurmak, sigorta(zararın ortaklaşa karşılanması), banka işleri falan hep ekonomiden çıkmış şeyler. Sonra kural koyuyorsun hukuk oluyor.
0
nhk ni youkosu
(09.10.24)
Hukuk yaşanan sorunlar/ihtiyaçlar üstüne gelişiyor.

ekonomi hukuku geliştiriyor mu pek sanmıyorum ama ticari anlamda büyük şirketlerin kanunların hazırlanması noktasında hükümetlerin üstünde bir güce sahip olduğunu düşünüyorum.
0
diyecevaplandı
(09.10.24)
Hukuk, insanın hayvanlardan farklı olarak adalet ve zulmü birbirinden ayırabilme kabiliyetinden doğar.

Ekonomide ve sosyal hayatta zulüm düzeni yerine adaletli düzeni tesis etme aracıdır.

Ekonomi de insanın hayvanlardan farklı olarak faydalı ve zararlıyı ayırabilme kabiliyetinden doğar.
0
hebanon
(09.10.24)
son donemde dusunuyorum da hukuksuzluk ekonomik cokuntuyu getiriyor. bu net. sanirim hukuk ekonomiden daha ustte, onu duzenleyen bir olgu.

yani zenginligin oldugu arap ulkelerinde ne hukuk var, ne de insani bir yasam.
0
🌸antikadimag
(09.10.24)
ekonomi hukugu ancak parasi olanin ceza almamasi seklinde gelistirir(!)
0
baldur2
(10.10.24)
(bkz: dar koridor)
0
synesthesia
(10.10.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.