Giriş
(1)

plaka değişikliği

j000ker
Merhabalar,arabanın noterdeki işlemlerini tamamlayıp plaka değişikliğini istedik. sonraki aşamalar hakkında bilgisi olan var mı acaba?
Merhabalar,
arabanın noterdeki işlemlerini tamamlayıp plaka değişikliğini istedik. sonraki aşamalar hakkında bilgisi olan var mı acaba?
0
j000ker
(08.05.12)
(2)

The new iPad

faaip de oiad
merhaba duyuru sakinleri. Bugün sonunda son çıkan ipad i alıcam. 16gb wi-fi olanı alacağım ama evimde wi-fi yok. Güncellemeler, program indirmeler vb. için ipad i lap topuma bağlayıp oradan downloadları halledebilir miyim?2. sorum ise ipad için olmazsa olmazsa program önerileriniz nelerdir?
merhaba duyuru sakinleri. Bugün sonunda son çıkan ipad i alıcam. 16gb wi-fi olanı alacağım ama evimde wi-fi yok. Güncellemeler, program indirmeler vb. için ipad i lap topuma bağlayıp oradan downloadları halledebilir miyim?
2. sorum ise ipad için olmazsa olmazsa program önerileriniz nelerdir?
0
faaip de oiad
(08.05.12)
halledebilirsin evet o şekilde, itunes kurup ordan güncellemeleri ve programları alıp ipad ine atabilirsin ama internet erişimi can damarı gibi bir şey ya bir an önce wifi da olmalı bence hiçbir şey olmazsa iphone ya da hotspotlu bir telefondan bluetoothla bağlayıp internete girebilirsin. (biraz önce yanlış bir şey anladım o yüzden halledemezsin yazmıştım kusura bakma eğer o cevabımı gördüysen.)
0
ekaterina
(08.05.12)
(13)

eski pusku giyinmek

harrage
merhabalaroncelikle allahin saat 6'sinda eksi duyuruya duyuru yazdiran vize haftamin cok afedersiniz bi yerlerine koyayim. neyse;yillardan beridir suregelen bir giyim tarzim var. ben eski pusku seyler giymeye bayiliyorum. sanirim bunun bazi nedenleri var (hafiften ogrenci parasizligi , eski giyecekl
merhabalar

oncelikle allahin saat 6'sinda eksi duyuruya duyuru yazdiran vize haftamin cok afedersiniz bi yerlerine koyayim. neyse;

yillardan beridir suregelen bir giyim tarzim var. ben eski pusku seyler giymeye bayiliyorum. sanirim bunun bazi nedenleri var (hafiften ogrenci parasizligi , eski giyeceklerimi sevmem , benligimin derinlerinde kalmis ama beni yonlendiren bir hipsterlik ve/veya hippilik , kendimi oyle rahat hissetmem) ama olucu de degilim yani. yeni seyler alirim uzerime ama iyice eskiyene , yirtik pirtik olana kadar giyerim. yakismiyor diye dusunmeyin , bence cok yakisiyor ama psikolojik bir rahatsizligimda olabilir bu konuda:p

mesela bir tisortumun uzerine yanlislikla klorak falan dokulse hic uzulmem , klorakli falan giyerim onu , evet normal gundelik yasamda , okula giderken falan. hic oyle janti goruneyim , moda seyler giyeyim gibi isteklerim yok. mesela beyaz spor ayakkabimin on tarafina tugla dusmustu(insaat muh. ogrencisiyim) , delinmisti , bildigin yorgan ignesi ile diktim. ve cok guzel gorunuyor bana suan.

tisortumun bir yeri yirtilsa , pantolonumun pacalari iplik iplik olsa falan hic sorun etmiyorum , giymekten de hoslaniyorum.

nedense moda kavramina , ayrica modaya gore giyinen insanlara (yelek giymek , o yaz moda diye kisa sort giymek , tayt giymek , pantolonu cizmenin icine sokmak , fular takmak , ugg giymek-ulan kim seviyor ki bunu zaten-) nedense pek iyi gozle bakamiyorum , sevmiyorum onlari ve olsunler istiyorum(abarttim)

peki simdi; bu bir psikolojik sorun mudur? yani eski pusku seyler giymekten zevk almak bir rahatsizlik midir? insanlar yaparlar mi boyle?

not: erkekim
0
harrage
(08.05.12)
erkek olmasan iyiydi işte. erkek olunca fena bence.
0
in search we trust
(08.05.12)
ne rahatsızlıgı dostum süper tarzın var işte daha ne. eski görünümlü kıyafetlere para veren arkadaşlarım var :) ama...

her yaş grubunada gitmez diye düşünüyorum 23 bilemedin 24 de bırakmak gerek tarzına yakın resmi tarza dönmelisin fikrimce.
0
Neden Jon Soylesene Neden
(08.05.12)
gayet de normalsin ve aynen devam... farzet insanlar yapmaz boyle. ama sen boyle olmaktan haz duyuyorsun. bize ne? kime ne?

temiz ol da, eski pusku olmussun, hic bi onemi yok. ne guzel, kendinle barisik, bu tur sacmaliklar icin kendini kasmayan, modaya kulak asmayan bir ademoglusun.

ugg ne la? adami duz taban yapar la o!

moda ne la? insanin cebindeki son kurusu harcatan, cevreyi kirleten aldatmaca.

eski pusku giyeceklerle insanin arasinda pisikolocik bi bag olusuyo. daha da senin oluyo o giyecek. "beraber islandik biz bu yagmurda, beraber kirlendik biz bu camurda" sarkisini soyluyon icinden.

oyle giyecekler giyerken anne kucagindaymis gibi rahat hissediyosun, grand tuvalet giyinince diken uzerinde oturuyosun. huzurun kaciyo.

hele insaat muhendisi olacaksan, en uygun meslegi secmissin. imrendim valla. santiye kiyafeti gibisi var mi bea!

bonus:

www.habervitrini.com
0
compadrito
(08.05.12)
Ozendim sana :) bu rahatlikla dunya yikilsa umrunda olmaz bence devam et. Sporda guzelbolur. Ben de simdi klasikte mi boyle yapsam:)
0
merakist
(08.05.12)
aynı ben:)) süpersin devam et.
0
xvyz
(08.05.12)
dişi bakış açısından: üstüne klorak dökülmüş t shirtü giyoyrsan (ne kadar temiz olursa olsun) gözümde pis olursun

moda değil yani olay. yırtık converse'ler moda, eee? gözümde pis olduğu gerçeğini değiştirmiyor bu.

eski püskü şeyleri giymek değil de, eski püskü hiçbir şeyi (senin durumunda giysi olabilir bu) atamamak psikolojik bir sorun

edit: emperyalizmin kölesi tarzı yorumlarınız benim fikrimi değiştirmeyecek. karşımdaki "moda"dan ziyade "düzgün" giyinmiyorsa (1 liralık pazardan alınmış t shirt de olur ama rengi solmamış, yırtık yerleri olmamış olacak)BENİM gözümde pistir. SİZİN gözünüzde olmayabilir
0
la noix
(08.05.12)
tüketici toplumun bazı gençlere öğrettiği gibi her şey yeni ve çok az giyilmiş olmalı , ancak bu şekilde var olabilirsin anlayışına bi nebze olsun karşı duruyorsun. bi yanlışlık yok olması gereken de bu zaten. üstüne klorak dökülmesi o giysinin kullanılamaz hale getirmiyor ki sadece renginde bir miktar solma yapıyor. nesne hala işlevsel. ama şuan ki değer yargıları yani çoğunluğa kabul ettirilen moda vb.. şeyler sana hemen onu atıp yeni olanı almanı tembihliyor. bak yukarda sana öğüt bile vermiş birisi pis görürüm seni diye.. gözünde pis olman gerçeğini değiştirmiyomuş , bak bak bak , değer yargısına bak , öğretilenleri nasıl da yayıyor karşıdakine benimsetmeye çalışıyor düşünmek filan yok bunlarda yaptığı şeyi sadece yapılması gerektiği söylendiği için yapan kişiler bunlar.. şu dünyada ürettiğinden çok tüketen insan oğlunun olmasını istedikleri şey bu işte.. tüketici , yok edici , nedensizce ve düşünmeden..

yok dostum , kendini rahat hissediyosan takıl bu şekilde özel hayatında. ama bunu senin yaşantına olumsuz müdahele etmesine de izin verme , iş ortamında mesela.. bunun dışında ne kadar az şey tüketiyorsan o oranda varsın.. tükettiğin şeyler hem bu dünyadan hem de ruhunda bir bir götürüyor herşeyi.
0
kennym
(08.05.12)
hocam kendine göye bir giyim tarzın var. herkesin hoşuna gidecek diye bir şey yok. yani herkes senin giyim tarzını beğenmeyebilir ama sen beğeniyorsan çok da önemli değil. bu yaptığından anarşizm, sosyalizm ne bileyim öğretilene baş kaldırma falan manası çıkaran arkadaşların kafası bir ayrı bence. o kadar derin bir durum yok ortada, zevk meselesi.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(08.05.12)
nefsini kendine köle etmişsin. bundan daha güzel ne olabilir ?
0
yün prenses
(08.05.12)
öğrenciyken takıl okul bitince giyeceklerin az çok belli zaten.
0
bilan
(08.05.12)
kennym söylenebilecek her şeyi söylemiş bence.
0
oldtimer
(08.05.12)
metalara karşı duygusal bağ kurmak çok iyi bir şey değil ama, en rahat giyim şekli de o :)
0
njtbcrn
(08.05.12)
evsiz gibi görünmediğin, bir tarz yarattığın sürece sorun yok bence. bi akustik gitar yada ukulele filan al okul da çal ilgiyi test et :)
he bir de nirvana dinlemeye devam.
0
r_u_h
(08.05.12)
(11)

öğrenci beslenmesi sorusu

yasakani
selamlar,öğrenci adamım. sik gibi odamda yaşıyorum genelde. ara sıra okula gidince yemekhaneden yemeye çalışıyorum ev yemeği kafasını yaşamak için. ha bi de ucuz olduğu için tabi.genel olarak odamda mal mal eycof falan oynadığım için vaktim inanılmaaz kıymetli. ben de bazen günde 2 bazen günde 3 öğü
selamlar,

öğrenci adamım. sik gibi odamda yaşıyorum genelde. ara sıra okula gidince yemekhaneden yemeye çalışıyorum ev yemeği kafasını yaşamak için. ha bi de ucuz olduğu için tabi.

genel olarak odamda mal mal eycof falan oynadığım için vaktim inanılmaaz kıymetli. ben de bazen günde 2 bazen günde 3 öğün sucuklu kaşarlı tost yiyorum. daha sık makarna ya da yumurta yapsam iyi olacak sanırım.

neyse, sorum şu:

paso tost yiyorum ve bu tostun içinde de paso bim'den aldığım ucuz sucuk oluyor. piyasadaki etsel ürünlere pek güvenilmiyor malum.
bi bok olmaz di mi?

mersi.
0
yasakani
(08.05.12)
olur abi. muhtemelen kısa bir süre sonra önce kabız, sonra basur, sonra da kıç ve bağırsakla alakalı tüm hastalıkları yaşayacaksın. 3-4 senelik uzun vadede ise kilo problemlerinin yanında omurga ve boyun problemleri gelişecek. based on true stories.
0
roket adam
(08.05.12)
olur. yediğin şeyleri karbonhidrat, protein bilmemne diye sınıflanırırsan eğer nerede yanlışın eksiğin olduğunu az çok anlarsın
0
05
(08.05.12)
olum yazık lan o mideye:(
arada otur yemek yap, en azından soslu makarna yap.
tamam biz de oyun falan oynuyoruz zamanımız olmuyor ama ben yemek yaparkenki zamana kayıp yada eğlencesiz diyemem, bence senin de hoşuna gidecek.
öyle işte pratik tariflerle lezzetli az zaman alan yemekler yap ve çeşit yemeye çalış.ucuz sucuk neymiş ıyyy!
0
in search we trust
(08.05.12)
arkadaş falan çağır, yalnız yeme. o zaman motivasyon oluyor, üşenmeyip makarna falan yapıyorsun.
0
burfak
(08.05.12)
kalinbarsak kanseri, pankreas kanseri, diyabet, hipertansiyon gibi illetlerin temelleri boyle boyle atiliyor.
0
compadrito
(08.05.12)
arada bir marketten bir levrek falan al. sadece kapaklı bir tavada 5 dakika tutsan pişiyor. 3-4 lira bir şey.
bunun gibi makul şeyler yap arada.
0
yalnux
(08.05.12)
yorumları okumadım ucuz dediğin üç liraya satılan dilim sucuksa bişey olmaz aylarca yedim at gibiyim ama yeni gelmiş şimdi 2-3 liraydı sanırım kangal şeklinde yeme onu ölürsün aldım iki tane daha birini bitiremeden attım çöpe. ciddiyim zehirlenirsin lan.
0
cagdassalur
(08.05.12)
uzun vadede kanser olasılığı da artıyor
0
eleventh american esme has met
(08.05.12)
hastalik ve kanser riski neredeyse her besinde var ondan o büyük bi problem degil.

hazir pizza al dondurulmus cesit olsun ama daha saglikli degil

ben tavuk fileto filan aliyorum gayet ucuz zaten kekik,aci maci bisiler döküyosun afili afili oluyo,saglikli bu.yapimi ise 5-10 dk.

patates kizartmasi deneyebilirsin.sagliksiz.

hazir corba yapabilirsin,bu da cok asglikli degil ama yiyecek dengesi filan falan.

meyveli yogurt yiyebilirsin,saglikli.

bu arada eycof mu kaldi bu devirde.
0
serabetan
(08.05.12)
kanka ben 1 sene lahmacunla yasadim amk.. dogal olarak kilo problemi oluyor
0
kreider
(08.05.12)
yediğin zaman gözle görülür bir şey olmaz ama kan testlerini takip edersen farkı görürsün.

evde kalıyorsan, en kolay yemek tavuktur ve makarnadır. göreceli olarak pilav çeşitleri ve salata da kolay ama elinin hızlı olması gerek.

bir de buzlukta her şeyi saklayabilirsin. her ay sebze alıp, buzluğa yığarsan zaten çıkarıp çıkarıp pişiriyorsun. benim favorim tavuklu bezelye. 20 dkda oluyor.

ikincisi bir yemeği sülale boyu yapıp öğünlük olarak poşetleyip buzluğa kaldırabilirsin. bu da 5 dklık yemek ısıtma süreci oluyor.

bunları ben yapamam dersen anlaş bir kız arkadaşınla, o yapsın bunları.
0
goldentitan
(08.05.12)
(3)

sultanahmet, dolmabahçe gibi yerlerde turistlerle konuşmak

sensible soccer
bir arkadaşımla beraber bu speaking işini ne yapacağız ne yapacağız derken turistik yerlere gidip orada turistlerle konuşma kararı aldık. bugün de keşif amaçlı sultanahmet'e gittik. çemberlitaş'ın oralarda yaklaşık 3 saat takıldık. 2 tane ingiliz çiftle ve bir alman amcayla konuşma şansı yakaladık.s
bir arkadaşımla beraber bu speaking işini ne yapacağız ne yapacağız derken turistik yerlere gidip orada turistlerle konuşma kararı aldık. bugün de keşif amaçlı sultanahmet'e gittik. çemberlitaş'ın oralarda yaklaşık 3 saat takıldık. 2 tane ingiliz çiftle ve bir alman amcayla konuşma şansı yakaladık.
sormak istediğimiz şey, turistlerle muhabbete nasıl girilmeli? bir tanesinde amca gelip bize birşeyler sordu, diğer ikisinde ise yalandan saat sorarak muhabbete girebildik. ikimizde de bu durumda biraz çekingenlik var, ne yapacağımızı bilemiyoruz. ama muhabbete bir şekilde girersek çok rahat konuşuyoruz. tavsiyelerinizi bekliyoruz, sağolun.
0
sensible soccer
(08.05.12)
parkta banklarda takılanlara yanaşın direk böyle böyle, pratik yapmak istiyoruz, iki lafın belini kıralım deyin, genelde baya sıcak bir şakilde giriyorlar muhabbete. hem yalandan diyaloglar kurmak zorunda kalmıyorsunuz.
0
yakuza123
(08.05.12)
Su belki isinize yarar: istanbul.tr.craigslist.com.tr

Hatta english istanbul tandem diye google'layin, bir seyler bulursunuz.
0
crown
(08.05.12)
hic bir ilgisi yokmus gibi gorunse de, begendiginiz bir filmi YouTube'dan tekrar tekrar seyredin. cumle cumle ezberleyin soylenenleri. begendiginiz Ingilizce sarki sozleri de cok yardimci olur. haa bi de cizgi filmler.

bir cocuk ana dilini nasil ogrenir? once iki sene sureyle dinler, kafaya kaydeder, sonra yavas yavas baslar. siz de bol bol dinleyin. ayrica piyesler okuyun.

YouTube'dan Seinfeld izleyin mesela. Ne dendigini anlamaya calisin. Tekrar etmeye calisin. Yuksek sesle birbirinize soyleyin. Diliniz donsun biraz. Baskasi alay etse de, hic siklemeyin. Amerikalilar gibi agzinizi egmeye calisin. Cumlelerinde nasil bir melodi kullaniyorlar, kafaya bunlari kaydedin.

tekrar ediyorum, kafaya cumle cumle kazimaniz lazim. gramer filan kasmayin bu aralar. kafasini gozunu yara yara konusun. tipki cocugun yaptigi gibi hatalar yapmaktan korkmayin!

bonus:

www.dailyscript.com

www.moviescriptsandscreenplays.com
0
compadrito
(08.05.12)
(9)

Uçakta kulak sancısını nasıl engelliyoruz?

sustain
Selamlar.Bugün iç hatlarda gidiş-geliş uçak yolculuğu yaptım. Tam uçak inişe geçeceği sırada kulaklarımda, hatta boğazımda inanılmaz bir ağrı hissetmeye başladım. ve o 10-15 dakika sanki cehennem azabı çektiğim saatler gibi geldi bana.Normalde çok fazla uçak yolculuğu yapan biri değilim ama bu ay bi
Selamlar.

Bugün iç hatlarda gidiş-geliş uçak yolculuğu yaptım. Tam uçak inişe geçeceği sırada kulaklarımda, hatta boğazımda inanılmaz bir ağrı hissetmeye başladım. ve o 10-15 dakika sanki cehennem azabı çektiğim saatler gibi geldi bana.

Normalde çok fazla uçak yolculuğu yapan biri değilim ama bu ay birkaç kez daha binmek zorundayım.

Bu ağrıdan kurtulmanın ya da en azından azaltmanın bir yolu vardır umarım. Yoksa her seferinde yandım :S

Not: Burnu tıkayıp nefes vermeyi denedim o pek yemedi. Daha önce dalış yaparken kulak eşitleme diye öğretmişlerdi. Biraz rahatlattı gibi ama yine de durum çok vahim. başka bir yolu olmalı :S
0
sustain
(07.05.12)
sakız, bi nebze belki...
0
beyimsiz
(07.05.12)
uçak yükselirken ve inerken ağzınızı açmanız(kibarca tabi) oldukça yararlı oluyor ama bazı uçaklarda basınçla ilgili bir sorun olduğundan(özellikle yurtiçi uçuşlarda) yapılabilecek pekte bir şey yok.
0
lunedor
(07.05.12)
sakız çiğne. burun tıkama çok faydalı bi iş değil, açarken yine acıyor. bazı inişlerde (senin kanallarda da darlık tıkanıklık varsa) hiçbişey kar etmiyor ben bi kere ağladım. esneyebilmek de iyi oluyor. ama istemli esnemek zor olabiliyor.
0
kediebesi
(07.05.12)
compadrito
(07.05.12)
başınçla alakalı bir durum.
herhangi bir enfeksiyon belirtisi yoksa (boğaz ağrısı vs), inişe geçerken arar ara burnunu ve gözleri kapatıp nefes vermeye çalış. basıncı dengelersin.
0
efx
(07.05.12)
cogu zaman sadece yutkunmak yeter ama yetmezse:
(bkz: valsalva manevrası)
0
bdiablo
(07.05.12)
enfeksiyon falan varsa çok fazla ağrı yapar, kulakların basınçtan patlıcakmış gibi hissedersin sonra da boğazın acımaya başlar falan. kbb a görünmen iyi olabilir eğer soğuk algınlığı gibi bi şikayetin varsa...
0
gatsby
(07.05.12)
şu kitapta www.kitapyurdu.com benazir kendi kaleminden kulak iltihabı olduğu için ve çok fazla uçak ile seyehat ettiği için bahsettiğin ağrılara dayanamadığını sakız çiğnemenin bi süre fayda edip sonra etkisini yitirdiğinden bahsediyor. uzun süre pis hücrelerde kendi terinin kulağına kaçtığını ve en sonunda şahsi doktorunun ölümü göze alarak kendisini olası ölümden kurtaran yurt dışında ameliyat olması lazım diye bir rapor yazarak kendisini kurtardığından bahsediyor.

benzeştirdim. belki yön gösterici olabilir.
0
cecilia
(07.05.12)
yok malesef. kan basınıcınızı düşürmeniz gerekmekte buda pek mümkün değil.
0
basond
(08.05.12)
(8)

[ sağlık ] 27 yaşında, 74 kilo ve yüksek tansiyon : 17 / 10

enola gay
Bu nasıl mümkün olabilir acaba? 1 gün boyunca ensemde baya bi ağrı vardı (bugüne kadar hiç böyle bir şikayetim olmamıştı). Bugün ağrı devam ettiği için hastaneye gittim ve tansiyonum 17/10 olarak ölçüldü. Hemen dilaltı hap verdiler ve 1 saat sonra 15/10 'a düştü. Şimdi:* Ense ağrısı ile tansiyon ala
Bu nasıl mümkün olabilir acaba? 1 gün boyunca ensemde baya bi ağrı vardı (bugüne kadar hiç böyle bir şikayetim olmamıştı). Bugün ağrı devam ettiği için hastaneye gittim ve tansiyonum 17/10 olarak ölçüldü. Hemen dilaltı hap verdiler ve 1 saat sonra 15/10 'a düştü. Şimdi:

* Ense ağrısı ile tansiyon alakalı mıdır?
* bir arkadaşım nörolojiye gitmem gerektiğini söyledi bu hangi durumda gereklidir?
* gitmiş olduğum hastanede tam kan tahlili, crp falan yapıldı ve doktor anormal bir durum olmadığını söyledi ama hiç bir anomali olmamasına rağmen neden birden bire 17/10 tansiyon çıkar?
* kan tahlillerinde tiroid bezleri ve kolesterol ile ilgili bir şeyler göremedim ama bu testler de gerekli midir?
* çok mu paranoyağım? ama bu yaşta 17/10 çok abartılı bir rakam değil mi?
* her gün tansiyon ölçümü yaptırıp onun dışında hastaneye gitmeyeyim mi? bilemedim.

başak burcuyum o yüzden sağlık konusunda çok paranoyağım evet :(
0
enola gay
(07.05.12)
ense ağrısı tansiyonla alakalı galiba evet, babaannem yüksek tansiyon hastasıydı ve hep ensesi ağrırdı. 17/10 normal değil muhakkak doktora git tekrar ama hangi bölüme gideceğini bilemiyorum.
0
ekaterina
(07.05.12)
ağrı gayet alakalı
17/10 yüksek 12-13 e 7-8 gibi olmalı
nöroloji, KVC, dahiliye her yere gidin valla ne test varsa yaptırın
paranoyak değilsin potansiyel yüksek tansiyon hastasısın
0
niye ama
(07.05.12)
O yaslarda yuksek tansiyon ortaya cikabiliyor, oldukca yaygin. Duzenli olarak olcturup surekliligi olup olmadigina bakmak lazim. Surekli yuksekse ve altinda yatan baska bir sebep yoksa duzenli tansiyon hapi kullanimiyla ile kolayca halledilebilir. Halledilmezse ozellikle goz ve bobreklerde ciddi problemlere yol acabilir.
0
curt
(07.05.12)
yüksek tansiyon baş ağrısı ve ense ağrısı yapar.
kulakların uğuldayabilir.
çok tuzlu yediysen, çok sinirlendiysen, sıcakta çok kaldıysan, çok terlediysen, kendini çok yorduysan vb. tansiyonun çıkabilir.
özellikle istanbul çevresindeysen hava çok boğucu ve sıcak, bu da tansiyonu etkiler.
doktor anomali göremediyse bir şey yoktur.

her ihtimale karşı sabahları 1 diş sarımsak yutabilirsin 2 hafta boyunca falan. çok güzel dengeler tansiyonu. yutarsan pek ağız kokusu yapmıyor, ama sarımsak sarımsaktır tabii.
bunun dışında (tercihen limonlu) su içmek sık sık çiş yapmana neden olur, bu da tansiyonun yüksekken düşmesini sağlar.

bir süre çok tuz da tüketme.
muhtemelen çok sıcakta falan kaldın, terledin, yeterince su da tüketmedin, o yüzden olmuştur.

ama önemseme demiyorum tabii.
arada bir ölçtür, ama anlattıklarından sürekli bir şey çıkacağını sanmıyorum.

edit: geçmiş olsun bu arada
0
blatta hiberna
(07.05.12)
1-Tansiyon yüksekliğinde ense-baş ağrısı, bulanık görme ya da kulak çınlaması olabilir
2-Nöroloji değil kardiyoloji bölümüne gitmen gerekir.
3-Hipertansiyonun büyük bir kısmının sebebi bilinmez. %5 lik bir kısım bir nedenden ortaya çıkar.
4-Tiroid bezinin çok çalışmasına bağlı olarak ya da hiperkolesterolemi gibi durumlarda tansiyon yüksekliği olabilir
5-Abartılı bir rakam değil. 45 yaşındaki kuzenim 20 yıldır tansiyon hastası. 20 senedir ilaç kullanıyor. Önemli olan tansiyonun kontrol altına alınabilmesi
6-Her gün aynı saatte-aynı yerde tansiyonunuzu ölçtürüp kardiyoloji bölümüne başvurmanızı öneririm.

Geçmiş olsun.
0
plastik turambar
(07.05.12)
3 saat sonra tekrar tansiyonumu ölçtürdüm şu an 14/8 görünüyor ama ilginç bir şekilde ensemdeki ağrı hala devam ediyor. Yarın tekrar ölçüm yaptıracağım tabii ki .

önerileriniz için teşekkürler.
0
🌸enola gay
(08.05.12)
Kesinlikle ihmal etmemen gereken bir durum.
Tansiyonun bayağı yüksek.
Ense ağrısı muhtemelen bununla ilgili.
Bulabiliyorsan Nefroloji, bulamıyorsan Kardiyoloji/iç hastalıklarına başvur.
0
i am what i am given
(08.05.12)
ense agrisi, yuksek tansiyonun en meshur belirtisidir.

hic bir anomali olmamasina ragmen birden boyle bir tansiyon ortaya cikmasi, ilk basta yogun stresi dusundurur.

yuksek kolesterolle tansiyonun baslamasinin dogrudan iliskisi yok. her ikisi de damarlari hasat eden hastaliklar.

cok paranoyak olmayi bir tarafa birak, hic paranoyak degilsin. yuksek tansiyon son derece sinsi bir hastaliktir. yilanin basi kucukken ezilir.

gidecegin doktor sana soyleyecektir ama, ben de simdiden yazayim:

sigara iciyorsan, birakmalisin.

tuzu yok denecek kadar azalt.

cay, kahve, kola, ice tea gibi icinde tein, kafein olan her seyi kes. su, TUZSUZ ayran ve ihlamur ic.

uyku apnesi sendromun olup olmadigini anlaman icin, uyku laboratuarinda incelenmen iyi olabilir. uyku apnen varsa yani uyurken solunumun duruyor ve bogulacak gibi oluyorsan, zamanla tansiyonun yukselir.

uykularinin cok duzenli oldugu bir iste calisman gerekir. sabahlara kadar bilgisayar basinda oturmani gerektiren bir isin varsa, vucudun artik isyan bayragini cekmis demektir. hayat tarzini degistirmen, gece onbirden sonra yatman ve her gece en az sekiz saat yirmi dakika kaliteli bir uyku uyuman lazim.

uzun ve TEMPOSUZ yuruyuslerin cok faydasini gorursun. Uzun derken, en az yarim saat sursun. Giderek gunde bir saate kadar cikarirsin.

boyunu yazmamissin. boyun 170 cm ise mesela, o kilo fazla sana. ben senin yerinde olsam, boyumun cm cinsinden ifadesinin son iki rakamindan 5 cikarir ve o kiloyu gecmemeye azami dikkat gosteririm. yani 170 santimetre boyun varsa, 65 kilogram vucut agirligini gecme. vucut gelistirmeci vucudun varsa, cok kasin varsa bi sey diyemem. ama verilen her 10 kilogram, tansiyonu 1 cm dusurur. (Sismanlar icin soyluyorum, senin icin degil). Sisman kisi 100 kilodan 90 kiloya indiginde, tansiyonu 15'ten 14'e iner.

Hazir salca, zeytin, tursu, ketch up, sardalya, cips, sucuk, pastirma, sosis, salam gibi tuzlu seyleri acilen kes. Peynir bagimlisiysan, peyniri aksamdan suya koy, tuzunu cikar, oyle tuket. Icinde sodyum benzoat olan seyleri de kesmen gerekiyor. en ideali, ambalajli ve fabrikada uretilmis bir sey yememen.

Senin durumunda birinin sodyum almasi, bile bile bela aramak demek.

yuksek tansiyon hastasi olup olmadigini anlaman icin, her gun ayni saatte, ayni PROFESYONEL kisi tarafindan, her gun ayni aclik tokluk halinde, ayni tansiyon aletiyle, en az 5 dakika oturur pozisyonda dinlenmis olarak ve on gun sureyle tansiyonunu olcturmen ve bir kagida kaydettirmen gerekiyor. eger paran varsa, ABPM en iyisi. Bazilari buna "tansiyon holteri" gibi uyduruk bir isim takmislar. 24 saat sureyle koluna takiliyor. ara ara tansiyonunu olcuyor. sen gunluk aktivitelerine devam ediyorsun. bu arada notlar alman gerekiyor. sinirliydim, merdiven cikiyordum, kosmak zorunda kaldim, telefonda munakasa ettim, kabizdim ikindim gibi...

sunu hic unutma: dusurulemeyek bir tansiyon yok. "benim tansiyonum dusmuyor, hep yuksek" lafi bir palavra yani.

tansiyon yuksekligi, seni bobrek yetmezligine, felc gecirip yatalak olmana, kalb krizi gecirmene, kalb yetmezligi olmana, aort anevrizmasi olmana, erkeksen iktidarsiz olmana, bacaklarinda damar tikanikliklari olusmasina goturebilecek bir dert. kontrol altinda tutman sart.

su an cok stresli bir donemden geciyorsan, psikoterapi ve hatta hafif endise giderici ilaclar bile gerekebilir. (anneni ne zaman kaybetmistin sen?)

yoga, inancina gore ibadet, trekking, meditasyon teknikleri, huzur verici relaksasyon muzikleri, sehir hayatindan kacip kirlara siginmak, sehir temposundan, koy temposuna gecmek hep iyi gelecek seyler.

seni cok strese sokan bir isin varsa, orta vadede o isten ayrilman lazim. ya da surekli tansiyon ilaciyla yasarsin.

senin once bir kardiyolog, sonra bir nefrolog tarafindan ayrintili olarak degerlendirilmen lazim. ben senin yerinde olsam, isi saglama almak icin, bir de endokrinologa gorunurum.

eger bobregini besleyen atardamarinda darlik var ve tansiyona sebep olan sey buysa, stent ve hatta ameliyat gerekebilir ama nadir gorulur boyle bir sey.
0
compadrito
(08.05.12)
(4)

sil baştan yapmak?

bonjurkes
Önceden benzer bir duyurum vardı, pek birşey değişmedi hayatımda. Yine sorayım dedim.Hayatında olan, zar zor görüştüğün 3-5 kişiyi silip (komple s.ktiri çekip). Hiç tanıdığın yokmuş gibi sıfırdan başlama fikri çok mu ütopik olur? Sanırım 6 hafta serisini doldurmuşumdur, 6 haftadır hafta sonlarımı ev
Önceden benzer bir duyurum vardı, pek birşey değişmedi hayatımda. Yine sorayım dedim.

Hayatında olan, zar zor görüştüğün 3-5 kişiyi silip (komple s.ktiri çekip). Hiç tanıdığın yokmuş gibi sıfırdan başlama fikri çok mu ütopik olur?

Sanırım 6 hafta serisini doldurmuşumdur, 6 haftadır hafta sonlarımı evde geçiriyorum. İnsanları arayıp (zaten 3-5 tane var) her hafta sonu, hadi olm dışarı çıkalım, hadi ama ya falan diye dürtelemekten ve ya kem küm işim var, havamda değilim diye cevap almaktan sıkıldım. Tek başıma da takılmayı sevmiyorum, sanırım hayatımın son 5 senesi böyle geçti.

Birini arayıp, gel dışarı dediğimde ya abi başkasıyla planım var muhabbeti çekiyor, ha gerçekten planı var ama sıkıldım ulan ben. Geçimi zor biri olabilirim (fikrim yok), ya da kafalar kolay uyuşmuyor da olabilirim. Yurtdışından (Erasmus) geldikten sonra insanlara birer pislik gibi bakıyor olabilirim, hatta ulan keşke başka memlekette yaşasam, çifte vatandışlığım olsa Türk vatandaşlığını bıraksam düşüncesindeyim.

İş yerindekilerle bir süre iyi gittikten sonra onlarla da durumlar sıçtı gibi, birbirimizin yüzüne bakarken sorun yok ama arka masamda oturan hatunun işyerinde neredeyse 15 kişilik güruhu doğumgününe çağırıp beni çağırmaması bir bokların yanlış gittiği izlenimi uyandırdı bende. Ha ama yüzyüze konuşurken muhabbet vs oluyor.

Askerden döneli 1 seneden fazla oldu, dönünce doğru düzgün bir ortam yapayım dedim ama, uzun süreli ilk iş deneyimim bu, iş yerinde ayda yılda bir yaptığımız toplu etkinlikler dışında bireyselde pek kimseyle takılmıyorum. Yine sebep olarak karşı masamdaki adamı aradığımda işte abi ya dışarı çıkasım yok, ya da başkasıyla plan yaptım muhabbetlerini dinliyorum.

İş buldum mu mevcut işimi bırakacam, daha da görüşmem onlarla, çünkü yine klasik insanları arayıp ya abi gak guk muhabbeti dinleyecem. Onlar beni ararsa anca görüşürüm.

Bu durumda, tüm insanları silmek için, telefon defterini temizleyip, insanlarla görüşmeyi kessem (daha çok ben arayıp sorduğum için bu işlemi yapmasam), işi ağır çıkar ilişkisine döküp (beni doğumgününe çağırmayan hatuna mesela) iş yerinde bile elimden gelen giderin en önde gidenini yapsam, en azından tek tabanca takılsam ve arayacak kimsem yok olum desem, kafamı rahatlatabilir miyim?

Evde oturmaktan nefret eden bir insanım, ama etrafımda olmayan insanlar sayesinde 6 hafta serisini evde oturarak geçirdim. Haftasonun benim için tek anlamı evde bilgisayar başında oturmak, televizyon izlemek oldu. En çok da cumartesi pazar sabahları geç kalkabildiğim için seviyorum haftasonlarını. Hafta içi de bunları yapsam benim için haftasonunun bir anlamı kalmaz yani.

Ondan sonra artık bir şekilde, yeni işyeri olur, ya da başka şekilde olur tanışacağım insanlarla en baştan başlarım diyorum. Tek başıma gezip tozmaktan da nefret ederim bu arada, ama arkadaş olmayınca tek kalıyorsun maalesef.
0
bonjurkes
(05.05.12)
bir bira ısmarlarım
0
hamaliel
(05.05.12)
geleceğimi gördüm desem yeridir bu yazıda
0
sporty
(05.05.12)
Benim hayatıma benziyor. Evimden uzak bir yerde çalışıyorum, haftasonları eve dönüyorum. Evde durmayı sevmiyorum. Dışarı çıkıp bir çay içiyorum. Yürüyüş yapıyorum. Alışveriş merkezlerine gidiyorum. Her haftasonu bir dvd film almaya çalışıyorum ya da sinemaya gidiyorum. Son 3 haftadır, haftasonları snooker izliyorum. Şimdilik bu kadar. :)
0
koseli cember
(05.05.12)
seni buradan takip edip, su tip sorular sordugunu goruyorlar-biliyorlar mi dersin?

www.eksiduyuru.com

herkesin cagirilip senin disarida birakilman biraz tuhaf.

nefesin kokuyor olabilir mi? ya da cok ciddi ter kokuyor olabilir misin? buna benzer, senin fark etmedigin baska bir sey olabilir mi?

ya da ne biliyim, insanlarla iletisiminde baska bir problem mi var acaba? cok mu laf sokuyosun? kibar degil misin? bunlari bir sorgulasan?
0
compadrito
(05.05.12)
(10)

Felsefe öğrenmeye nereden başlamalıyım?

spartamed
Merhaba arkadaşlar felsefe öğrenmek istiyorum. Akımları, nereden türediklerini vs. vs. Fakat nereden başlayacağımı bilmiyorum.Farz-ı misal Marksizmi öğrenmek için okumaya çalışıyorum ama marksizm anlatılırken yanında sürüyle başka akımdan ve terimden bahsediliyor. Özet: nereden başlamalıyım? Kapital
Merhaba arkadaşlar felsefe öğrenmek istiyorum. Akımları, nereden türediklerini vs. vs.

Fakat nereden başlayacağımı bilmiyorum.Farz-ı misal Marksizmi öğrenmek için okumaya çalışıyorum ama marksizm anlatılırken yanında sürüyle başka akımdan ve terimden bahsediliyor.

Özet: nereden başlamalıyım? Kapital'i okumak istiyorum vs. vs.
0
spartamed
(05.05.12)
kapital bir felsefe kitabı değildir, ekonomi kitabıdır.
0
cro.magnon
(05.05.12)
bence lise felsefe kitabından vb başla. genel ve basit bilgiler olması hem birden bire seni soğutmaz, hem de merakını körükler. sonra merak ettiğin konular ve kişiler hakkında daha detaylı kaynaklara yönelirsin.
0
jangara
(05.05.12)
marx'ı kapital'den öğrenemezsin, önce üzerine yazılmış bir şeyler okumalısın. felsefe öğrenmek istiyorsan thales'ten al bugüne gelene kadar bi 20 sene okursun zaten :)

evet, kimse yardım etmedi deme diye, konuya çok çok çok yabancıysan, roman türü bir şeylerle başlaman daha iyi olur. sofi'nin dünyası gibi mesela. daha sonra ilgini çeken adamların tek tek kitaplarını alıp okuyabilirsin. bu da bayağı meşakkatli bir iş. sen iyisi mi menon diyaloğundan ve sokrates'in savunması'ndan başla. sonra ahmet arslan'ın ilkçağ felsefe tarihini edinirsin. ordan sana yol verir zaten.

sonuç olarak kapital'e gelene kadar çok yolun var. ben de henüz okumadım, hem cesaret edemiyorum hem de olmazsa olmaz bir şey değil bana sorarsan.

not: sakın öyle bodoslama kant mant okumaya çalışma, bütün hevesin kaçar.
0
Demet
(05.05.12)
@demet teşekkür ederim, dediğin gibi başlayacağım normalde sık kitap okuyan biriyim umarım başarırım. tekrar teşekkürler
0
🌸spartamed
(05.05.12)
Orhan Hancerlioglu, Dusunce Tarihi

www.idefix.com

Macit Gokberk, Felsefe Tarihi

www.kitapyurdu.com

Bu ikisiyle baslarsan ise, cok saglam ve derli toplu bir temelin olur. Dagilmazsin.

Bonus: Sophie'nin Dunyasi

www.idefix.com
0
compadrito
(05.05.12)
genel bilgileri ve tarihini öğrendikten sonra disiplinde yoğunlaş. din felsefesi gibi.
0
bilalbaryakrat
(05.05.12)
yol
(05.05.12)
www.netkitap.com

çok da eğlencelidir, çizimli-mizimli.
0
boshi
(05.05.12)
Özet: Kapital'i siktir eyle şimdilik, felsefe tarihi kitaplarıyla ufaktan başla. Sofi'nin Dünyası pek bir önerilir, ama daha çok liselilere yönelik gibidir tarzı. Bana kalırsa onu geç, Felsefenin Öyküsü-William Durant'le başla ufaktan.
0
uyku inadim inat
(06.05.12)
rica ederim, ha bir de "felsefenin öyküsü" bryan magee resimli mesimli, okuması zevklidir.
0
Demet
(06.05.12)
(3)

Yurtdışından yağlı boya tablo getirmek

lmnop
Mümkün müdür? Normal standart bir yağlıboya tablo. Ülke'den çıkarken veya Türkiye' ye girerken sorun yaşar mıyım? Hava alanında valizimi açtırıp kontrol ederler mi?Teşekkürler
Mümkün müdür? Normal standart bir yağlıboya tablo. Ülke'den çıkarken veya Türkiye' ye girerken sorun yaşar mıyım? Hava alanında valizimi açtırıp kontrol ederler mi?

Teşekkürler
0
lmnop
(05.05.12)
Tarihi eser falan değilse bir sıkıntı olacağını sanmıyorum. Ama siz yine de iyice sorup soruşturun.
0
gyroscope
(05.05.12)
212.174.133.188

Valize sigacak bi seyse, bi sorun olmaz.
0
compadrito
(05.05.12)
rulo yapmanı tavsiye ederim. hiç sorun çıkmaz düzgün paketlersen.
0
kalinixta agapi mou
(05.05.12)
(3)

makale aranıyor

okkusapik
http://www.concrete.org/PUBS/JOURNALS/OLJDetails.asp?Home=JP&ID=3069elinde olan ya da ulaşabilen biri yardımcı olabilirse çok sevinirim. odtü'den erişemedim.Craig, R. (1987). "Flexural behavior and design of reinforced fiber concrete members." ACI SP105, American Concr. Inst., 517-563.afkoc54 [at] g
www.concrete.org

elinde olan ya da ulaşabilen biri yardımcı olabilirse çok sevinirim. odtü'den erişemedim.

Craig, R. (1987). "Flexural behavior and design of reinforced fiber concrete members." ACI SP105, American Concr. Inst., 517-563.

afkoc54 [at] gmail.com
0
okkusapik
(05.05.12)
makale aranıyor duyurularında daha çabuk cevap bulursun bence abi, denemediysen. ben bulamadım :(
0
cagdas donem kuramcisi
(05.05.12)
sözlük yazari olmadigimdan onu yapamiyorum ama birisi belki benim yerime yapabilirse ne tatli olur :)
0
🌸okkusapik
(05.05.12)
(bkz: #28437712)

e-mail adresini de ekleyelim, daha cabuk sonuc alirsin. cunku senin gibi sozluk yazari olmayan ama makale bulup gonderen bir grup yardimsever insan var. onlarin sana ulasmasi, sadece e-mail yoluyla olabiliyor.

bonus:

www.dtic.mil

repositorium.sdum.uminho.pt(ISI)_2_AF_TEXT.pdf

link kirildigi icin http'den sonrasini tekrar yapistiriyorum asagiya:

repositorium.sdum.uminho.pt/bitstream/1822/13534/1/IJ(ISI)_2_AF_TEXT.pdf

www.kau.edu.sa
0
compadrito
(05.05.12)
(2)

Bitirme tezim için müzik eserlerinin yazildigi kağıtlar

bile bile lades
Merhaba Arkadaslar,hem müzisyen olduğum hem de kağıt bölümü bitirdiğim için bu bölüme başladığımda bitirme tezimi biraz ilginç bir konuda verdi hocam... şimdi bu da bitmek üzere, bir çok bilgi toparladim. Hatta Almanya Bamberg ve İstanbul Süleymaniye kütüphanesinde eski müzik eserlerinin yazildigi k
Merhaba Arkadaslar,hem müzisyen olduğum hem de kağıt bölümü bitirdiğim için bu bölüme başladığımda bitirme tezimi biraz ilginç bir konuda verdi hocam... şimdi bu da bitmek üzere, bir çok bilgi toparladim. Hatta Almanya Bamberg ve İstanbul Süleymaniye kütüphanesinde eski müzik eserlerinin yazildigi kağıtları inceleme fırsatı buldum. Şimdi konuyu daha da geliştirmek ve bilgisi olanlardan bilgi almak amacıyla sizlere de sormak istiyorum.
Eskiden müzik eserlerinin yazıldığı kağıtların özellikleri nasıldı? örnekleri var mi? bu kağıtlarla ilgili bir tarih, bilgi belge elinizde var mi?
sorular çogaltilabilir. bununla ilgili materyal veya bilgi elinizde mevcutsa benimle irtibata geçerseniz çok memnun olurum.
selamlar...

[email protected]
0
bile bile lades
(05.05.12)
(1)

kanser

lusas
selamlar, karaciğer metastazlı kolon kanserinin gidşatıyla ilgili bilgisi olan bir arkadaş varsa benimle iletişime geçebilir mi?
selamlar, karaciğer metastazlı kolon kanserinin gidşatıyla ilgili bilgisi olan bir arkadaş varsa benimle iletişime geçebilir mi?
0
lusas
(04.05.12)
su cerraha bir e-mail at, belki cevap verir:

vantipdergisi.yyu.edu.tr


www.eniyihekim.com

10 / 10 2 Kasım 2011
İhsan Korkmaz tarafından:
2004 yılında metastatik kolon kanseri tanısı ile Hacettepe Ünv.Hastanesinde kolon amliyatı oldum ve karaciğer metastazlı kolon kanseri tanısı aldım.Daha sonra bir yakınım vasıtasıla E.Ü.T.F Medikal Onkoloji Kliniğinden Dr.Rüçhan USLU'ya yönlendirildim.O dönemde karaciğerimde coklu metastaz vardı.Rüçhan Hocam uygun tedavileri vererek karaciğerimdeki mezatstazları ameliyat edilebilecek hale getirdi ve daha sonra karaciğer ameliyatı oldum.Ameliyattan sonra bir süre daha kemoterapi aldım.Kemoterapim yaklaşık 5 yıl önce bitti.Düzenli kontrolerimi yaptırıyorum.Çok şükür son 5 yıldır sağlığım gayet iyi. Mesleğini yaşam biçimi edinmiş, hastaya yaklaşımı ve göstermiş olduğu mütevazi tavırlarının kendisini her daim başarılı kılmasını diliyorum.

www.annecocuk.com
0
compadrito
(05.05.12)
(6)

Bir kaç ingilizce okunuş

speedy
Arkadaşlar şu sayılar nasıl okunuyor, ingilizce sunum var da2/3 , 10/25 , 3,8 , 36786987
Arkadaşlar şu sayılar nasıl okunuyor, ingilizce sunum var da

2/3 , 10/25 , 3,8 , 36786987
0
speedy
(04.05.12)
2/3 = two third
10/25 = ten twenty fifth
3,8 = three point eight
diğerini de dümdüz okuyosun işte.
0
tepedeki psychedelic adam
(04.05.12)
2/3 two thirds ya da two over three
10/25 ten over twentyfive
3,8 three point eight
36786987 thirtysixmillionsevenhundredeightysixthousandninehundredeightyseven
0
cakabo
(04.05.12)
two third

ten over twenty five

three point eight

thirty six million seven hundred and eighty six thousand nine hundred and eighty seven
0
compadrito
(04.05.12)
eğer kesirli sayı değil de işlemse;

2/3 = two divided by three
10/25 = ten divided by twenty five
0
call of ktulu
(04.05.12)
Birkaç ekstra bilgi de benden:

Halk arasında mesela 250 "two hundred and fifty" değil de "two fifty" olarak okunur.

Yine mesela 1500'e "one thousand five hundred" yerine "fifteen hundred" denir.

Bir de otobüs numarası, otel odası numarası gibi şeylerde 124'e "one hundred and twenty four" yerine "one two four" denir. Telefon numaraları da her zaman rakam rakam okunur.

Görüleceği üzere her zaman pratik olmaya çalışıyorlar.
0
long live rock n roll
(04.05.12)
Kesirde ustteki say 1'den fazla ise cogul olarak okunur, yani 2/3 two third olmaz, two thirds olur.

3.8'i three point eight seklinde okumak guncel olarak dogrudur. teknik olarak dogru hali ise three and eight tenths'dir. kullan diye soylemiyorum, bilgi olsun. ondaliklari da virgul degil nokta ayiriyor ingilizce'de, ona da dikkat etmek lazim.

long live rock n roll'un gundelik kullanimla ilgili soyledigi seyler dogru ama 250 icin two fifty cok gayri-resmi oluyor, okul ya da is ortaminda ben olsam kullanmam.
0
wpi
(04.05.12)
(6)

anne ben mihmandar oldum!

fletch
saygıdeğer Romalılar,pazartesi gününden başlayarak üst düzey yabancı bir bürokrata bir kaç haftalığına mihmandarlık yapmam gerekli.açıkçası elim ayağıma dolaşır mı diye telaşlanıyorum biraz. sadece eşlik etmenin ve tercümanlık yapmanın ötesinde neler yapılabilir.önerilerinize açığımnot: yer Ankara
saygıdeğer Romalılar,
pazartesi gününden başlayarak üst düzey yabancı bir bürokrata bir kaç haftalığına mihmandarlık yapmam gerekli.açıkçası elim ayağıma dolaşır mı diye telaşlanıyorum biraz. sadece eşlik etmenin ve tercümanlık yapmanın ötesinde neler yapılabilir.önerilerinize açığım

not: yer Ankara
0
fletch
(04.05.12)
sanırım onun isteklerine ve programına göre hareket etsen yeterli. gözünü açık tutup işleri kolaylaştırırsın filan. birkaç hafta da uzunmuş asistanlık gibi. bir de mümkün olduğunca erişilebilir ol adam koşturmasın peşinde.
0
kediebesi
(04.05.12)
sadece onun isteklerini yapıver ve gezdiğin yemek yiyeceğin yerlerin tadını çıakr
bir de dua et sana harçlık versin :)
0
merakist
(04.05.12)
söylenildiği gibi istek doğrusunda hareket etmen yeterli fikrini sorarsa bir hususta beyan edersin
0
libertyaddict
(04.05.12)
güler yüzlü ol, sürekli etrafında olmaya çalış. bazı üst düzey bürokratlar çok taşak herifler çıkıyor. öyle birini yakalarsan kanına girmeye çalış hemen, şakalar, komiklikler. o da senin lakayıt bir hergele olduğundan emin olursa ankara'nın altını üstüne getirirsiniz. (öylesin demiyorum, yanlış anlama. ben öyleydim, kendim gibi de biri denk gelmişti bana.)
0
schopenowski
(04.05.12)
Öncelikle adamın karakterini çözmeye çalışın. Soğuk ve mesafeliyse siz de profesyonel ve resmi bir görüntü çizin. schopenowski nickli arkadaşın dediği gibiyse o şekilde yaklaşın.

Adamın programı dışında, Ankara'da ve çevre illerde gezilip görülebilecek birkaç alternatifiniz olsun cepte. Lazım olabilir.
0
samansapı
(04.05.12)
gideceginiz yerler belliyse onceden, sen bir kesif yap o mekanlara gidip. girisini, cikisini, mekanin huyunu suyunu ogren, kendini asina hale getir o mekanla. boylece, iki acemilik birden yasamazsin. zaten birinci gunun yarisindan itibaren alisirsin hemen, merak etme elin ayagina dolasmaz. hem fistik gibi tecrube olur sana da...

haa bi de, zevzek espriler yapma, ciddi ve mesafeli ol. ama bol gulumse...
0
compadrito
(04.05.12)
(10)

tursu istiyoruum,sarımsaklı,sirkeli,tursu gibi tursu.

lapacııı
ama ailemden uzaktayım,ancak dısarıdan biyerlerden ya da marketlerden almak zorundayım.baslıktaki özelliklere sahip bildiginiz bir tursu markası var mı? hepsi güzel olmuyor bazıları tatsız tutsuz.evet istanbuldayım.
ama ailemden uzaktayım,ancak dısarıdan biyerlerden ya da marketlerden almak zorundayım.baslıktaki özelliklere sahip bildiginiz bir tursu markası var mı? hepsi güzel olmuyor bazıları tatsız tutsuz.


evet istanbuldayım.
0
lapacııı
(03.05.12)
en yakın aileye başvurmalısın. market turşusu güzel olmaz.
0
female demon
(03.05.12)
turşucuya git mesela
google a yazdım bunu gösterdi
foursquare.com
0
elanor
(03.05.12)
istanbul'daysan balat'ın turşucuları ünlü diye biliyorum ben.
0
the stallion
(03.05.12)
İstanbul'daysan Beşiktaş'ta Soydan Turşucusu (turşucus mu acaba, nasıl yazılıyor bu bilemdim şimdi) var, Ortaköy'de de balık pazarının dibindeki sokakta bir turşucu var, orası da nefistir.
0
mocha
(03.05.12)
Beşiktaş Soydan +1 diyorum daha da bi' şey demiyorum.
0
charlesbukowskiineksi
(03.05.12)
kurtuluş feriköy'de pelit turşucusu vardır. o da meşhurdur. iyidir.
0
bilmemkacincinick
(03.05.12)
metal revolution
(03.05.12)
şişli soydan
0
Mügüs
(03.05.12)
compadrito
(04.05.12)
Şişli Soydan kapandı.
0
charlesbukowskiineksi
(07.05.12)
(4)

Tansiyonu, sekeri ve damarlarinda tikanikligi olanlar icin yemek tarifleri

bushwacker
merhabalar,annemin durumunu onceden bi duyuruda belirtmistim: http://www.eksiduyuru.com/index.php?m=d&id=402116kendisi bu yasina kadar hep bol tuzlu yedigi icin ve doktor yagi ve tuzu derhal kesmesini soyledigi icin su anda yemek yemek kendisine epey zor geliyor cunku tat almadigini soyluyor. tuz ve
merhabalar,

annemin durumunu onceden bi duyuruda belirtmistim: www.eksiduyuru.com

kendisi bu yasina kadar hep bol tuzlu yedigi icin ve doktor yagi ve tuzu derhal kesmesini soyledigi icin su anda yemek yemek kendisine epey zor geliyor cunku tat almadigini soyluyor. tuz ve yag kesinlikle yasak, cok az zeytinyagi tuketebilir sadece. sorum o ki yasaklari delmeden farkli baharatlarla (kori olur kisnis olur her turlu baharat olur tansiyona zararli olmadigi surece) lezzetli ve farkli yemek tarifleri biliyor musunuz? nerede bulabilirim boyle tarifleri? ozellikle tansiyon ve seker hastalarina yonelik yemek tarifleri yapan bir site varsa ozellikle super olur, yoksa da yapin lan bence hic fena bi is fikri degil :)

tesekkurler simdiden cevaplar icin
0
bushwacker
(02.05.12)
tuz nihayetinde zararlı bir şey.
yemek masasından tuzluğu kaldırın ve siz de annenize tuzsuz yemek konusunda eşlik edin.
alışma dönemnde eczanelerde satılan sahte tuzlardan kullanabilir.
0
9kuyruklukedi
(02.05.12)
özellikle tarif veren bir site bilmiyorum ama ben yemeklerimi oldukça baharatlı pişiririm. hangi yemeğe hangi baharatların yakıştığını belirlemek biraz zevk meselesi.

örneğin zeytinyağı ile pişirdiğim salçasız yemeklere mutlaka toz zencefil koyarım.

enginar, kereviz,pırasa... gibi. soğan kavrulunca 1 çay kaşığı kadar (tepeleme) toz zencefili ekler 1 dakika daha karıştırır ve içine diğer malzemeleri ilave ederim. zencefili yağda çok bırakmamaya çalışıyorum. tadı acılaşabilir gibi geliyor.

köri, kimyon tuzlu tatlar bana göre. ben de yemeklerimi tuzsuz pişiriyorum. köri patateslere, kimyon da salçalı yemeklere yakışıyor.

fesleğen, kekik, nane; domatesli ya da salçalı yemeklere koyulabilir.
domates kullanıyorsam yemekte kekik ve fesleğen, salça kullanıyorsam da nane kullanıyorum. zaten et yemeklerine kekik yakışır.

toz kırmızı biber, her türlü yemeğe eklenir.
karabiber favorimdir. bir ara içtiğim çaya karabiber eklemişliğim var. ama ben toz karabiberden ziyade değirmen olanları tercih ediyorum. 3 renk, hem iri iri çekilince tadını daha güzel veriyor.

tarçın; yaprak sarması harcına, dolma harcına eklerim mutlaka. üstelik tarçın şeker ihtiyacını keser.

yaprak sarması yaparken harcına nane, zencefil, tarçın ve bol çekilmiş karabiber koyarım.

sarımsak!!!! yemeklerimin baş malzemesi.
bir kaç baş sarımsağı koku geçirmeyecek (bu önemli) bir kabın içine rendelim. (siz havanda dövebilirsiniz)üzerine z.yağı ile hava almasını engelledim. yoğurda eklemek gibi çiğ kullanımlar için değil ama yemek yaparken çok pratik oluyor. 1 çay kaşığı sarımsağı ekliyorum yağa, her yemeğe hoş bir aroma veriyor, piştiği için ertesi gün kokmuyor.

yemeklerimde neredeyse hiç yağ (sadece z.yağı vardır evimde) olmamasına ve tuz kullanmıyor olmama rağmen yemeklerimin lezzetli olduğunu söylerler.

baharat kavanozlarım elimin altındadır; yemeği yaparken koklaya koklaya seçerim bu yemeğe ne yakışır diye...
0
balik kraker
(02.05.12)
bir de size tijen inaltong'un yemek tarifi kitaplarını öneririm. pek çok baharat, sağlıklı unlar, az yağ ve deniz tuzu ile yapılmış çeşit çeşit tarifler var.

siz tuz maddesini atlarsınız :)

son derece sağlıklı ve lezzetli yemek tarifleri var.
0
balik kraker
(02.05.12)
onceki duyurunu simdi okuyorum. yemek tarifiyle filan vakit kaybetme. acilen yapman gereken isleri sayiyorum:

anneni girisimsel nororadyologa gotur. dogrudan girisimsel nororadyologa gidemezsen, dogru durust bir beyin cerrahina gotur ve girisimsel nororadyolog aradigini soyle. eger sah damarina stent takamiyorlarsa, damar cerrahlarinin endarterektomi ameliyati yapmalari gerekiyor.

bunlari yaptirmazsan, annen felc ve yatalak olur ileride.

once bunlari hallet, sonra yemek tarifi filan gibi seylerle ugras. sakasi yok bu isin!
0
compadrito
(02.05.12)
(11)

Çok dertliyim duyuru

bonjurkes
Soruya cevaptan çok durumla ilgili tercihen destek olucu cevaplarınızı beklediğimi belirtmek isterim.İş mevzusu mevzu bahis. İlk uzun süreli iş tecrübem, yaşım azıcık büyük sanırım iş dünyasına yeni girmek için (25), gerçi aynı şirkette 9. ayıma girecem. İşe ilk başladığım zamanda, bağlı olduğum kaf
Soruya cevaptan çok durumla ilgili tercihen destek olucu cevaplarınızı beklediğimi belirtmek isterim.

İş mevzusu mevzu bahis. İlk uzun süreli iş tecrübem, yaşım azıcık büyük sanırım iş dünyasına yeni girmek için (25), gerçi aynı şirkette 9. ayıma girecem.

İşe ilk başladığım zamanda, bağlı olduğum kafa dengi bir müdürüm vardı, iş görüşmesini o yaptı, süper herifti. Geçen ay eleman işten çıktı. Eleman işten çıkınca azıcık tadım kaçtı, zaten işten çıkmadan önce de başka bölüme aldılar bunu, bir nevi sürgün oldu, üstlerden biriyle sanırım yıldızı çok barışmamış. Şirket bu arada 2 ortaklı, ortaklardan biri 30 yaşında öbürü de 26 mı 27 mi ne azıcık cadaloz bir kadın, geçinmesi zor.

Neyse, şirkete girdikten sonra 2 haftada bir şirketten birileri çıkıp girmeye başladı, en başta kimseyi tanımadığım için çok dert olmuyordu. Yeni yıl zamanı 2 günde 11 kişi çıkardılar işten. 5 dakika görüşebilir miyiz diye aralarda gezindi asıl patron, insanların bir kısmı ağladı, bir kısmı da bir karış suratla çıktı, bir kısmı ise arkasına bakmadan bastı gitti. Her şirkette olduğu gibi biz de hatalar yaptık, arkadaşların hayrına oldu, bir daha toplu adam çıkarmayacaz dediler, kahvaltıya götürdüler, gönlümüzü aldılar. Şirket bu arada yeni 1.5 senelik ama sağlam yatırım aldı.

Sonra bir süre ortam duruldu adam çıkarmadılar, sonra insanlar birer ikişier kendileri çıkmaya başladı, genel olarak memnuniyetsizlik öne sürdüler, maaş da bir etkendi tabi, ama hep, onların daha büyük planları varmış, hayırlısı oldu, onlara teşekkür ederiz diye uğurladılar. Bölümde 6 kişiydik, 3 kişi kaldık. Artık durum öyle bir raddeye geldi ki ipimle kuşağım şeklinde takılıyoruz. En kötüsü işten çıkarırlar, bir maaş da tazminat verirler diyoruz, en azından ben diyorum, yanımdaki arkadaş ise, hayırlısı Allah büyük diyor.

Şu zamana kadar iş yükümüz neredeyse hiç yoktu, zamanında çıktık hep, karışanımız yoktu. Fakat pazartesi günü (dün) mail atıp, çok süper bir projemiz var, sizden bir ay boyunca sürekli yoğun çalışmanızı istiyoruz dediler, rahata alıştıktan sonra zor geliyor tabi. Dedik tamam ya sorun değil.

Gelelim işin kıl taraflarına, bu projenin başında cadaloz dediğim şirket ortağı, yanında da onun yalakası başka bir hatun var. Bugün telefon geliyor şirketin öbür ortağından ben de salladım telefonu, o dur diye tahmin etmedim. 1 saat önce yanımda çalışan arkadaş aradı, bize mail atmışlar, bugün de iş yapmamız gerekiyormuş diye. Bu saatte maili gördük, yapacak birşey yok, bari birşeyler diyelim de ortada kalmayalım. Oturup rapor yazdım alelacele, zırt yanıt geldi cadaloz kişiden, böyle rapor olmaz, lütfen düzgün yazalım diye, sigortalarım attı. Bu soruyu da ondan yazıyorum tabi ki, azıcık da içimi dökmek için.

Cadaloz kadınla iletişim kurmak dert, kendisi de genelde emir kipli konuşuyor, adamı fitil ediyor. Saat farkı olmadan mail atıyor (20 dakika önce bir mail attı) iş istiyor. Şimdiye kadar kendisiyle münasebetimiz olmadığı için hiç beni ilgilendirmiyordu, ama şimdi bildiğin başımıza geldi, fitil etti.

Aramızda konuştuğumuzda olm salla, en kötüsü işten kovarlar diyorum, sık dişini diyorlar, 3 kişiyiz zaten, zart diye kapının önüne koyamazlar diye güveniyoruz. Kovulursak en azından elimize para da geçecek. Ama şu kadını takmamayı "kafamda" çözmek istiyorum. Götünü yırtsa da, "olm sen paralı çalışansın, iş karşılığı para alıyorsun en kötüsü güle güle dersin, ya da derler diyorum " kendi kendime ama işte geriyor böyle durumlar arada.

Maaşım zamanında yatıyor, sigortam maaşımdan yatıyor, iş yerinde hayvan gibi yiyecek içecek depomuz var, ölene kadar yiyoruz. Ama ilk başta söylenen zam mevzu kaç aydır sallanıyor, en tepeyle konuştuk, tamam ben halledicem dedi, sürüldükten sonra çıkan müdür yerine gelen geçici kişi, aldığın maaş buymuş buna zam yapılmasını konuşacam, sana da başka bir pozisyon teklif etsem (istediğim güzel birşey) yapar mısın dedi, tabi ki dedim ama şimdi dengeler değişti tabi, adamla görüşemiyorum bile. Şirkette 9. ayım, 1 seneyi doldurursam 2 hafta iznim var diye umuyorum ama şirkette izin mevzuları nasıl olacak o bile belli değil. Ya bana zam yapacaklardı, azıcık sabret diyordum ta ki bu ana kadar, artık ondan da ümidim kalmadı. Aldığım maaş da asgarinin azıcık üstü, artık cumartesi günleri çalışmıyoruz ama günde 9 + 1 mesaimiz var. Edit: İş yerinde konuşup güldüğün, eğlendiğin adamlar işten çıkınca işin tadı kaçtı tabi.

Şunu şunu yap, ya da şöyle düşün takma kafana salla gitsin tarzı fikirler arıyorum. Sonuna kadar okuduysanız da teşekkür ediyorum.

Edit: İlk iş tecrübesinde insanlar direk boğazına kadar boka batar, bu durumlarla mücadele etmeyi öğrenir diye düşünüyorum (yamuluyor olabilirim) benim şu anki durumumda öyle olmadı, muhtemelen bu yüzden bazı şeyler bana bu kadar koyuyor.
0
bonjurkes
(01.05.12)
1 senen dolmadan tasminat alamazsın o yüzden bu kadar rahat olma. yani "amaan nolucak en fazla kovulurum" diye düsünme. zaten bir iş kolay bulunmuyor. yeni kurulmuş bir şirket olduğu belli böyle malca eleman attıklarına göre bir işi oturtamamışlar. sen sakin olmaya çalış kadını fazla ciddiye alma. eğer çok yetkili biri değilse cevap yaz benim mesai saatlerim bellidir bu saatte mailinize cevap vermek zorunda değilim diye. :) ay bilemedim
0
neira
(01.05.12)
okudum okudum sonuna kadar yavaş yavaş okudum.
bence en doğru yoldasın. aynen devam. metanetini koru işini yapmaya çalış. oldu oldu olmadı en kötü kapıya koyarlarsa ciddi ciddi "onnar düşünsün" durumu var. 3 kişi kalmışınız dağa taşa emir kipiyle konuşur artık.
0
cecilia
(01.05.12)
neira, 6. aydan itibaren, firma seni kapının önüne koyduğunda sana ihbar tazminatı vermek zorunda. Sen de 1 ay önceden haber vermek zorundasın ben çıkacam diye.

Cadaloz kadın da CEO şirkettei. Şirket de 60 kişilikti, 40 falan kaldık sanırım şimdi
0
🌸bonjurkes
(01.05.12)
ben de benzer sorunlar yaşıyorum ilk iş olunca biraz sakin olmayı bilemiyor sanırım insan, boşvereceksin hiç takmayacaksın ama işte benim sana tavsiyem burayı geçici olarak görmen artık belli ki oturmamış ne yapacaklarını da bilemeyen bir şirket, bir yandan iş ara bulduğun anda gidersin ama iş aricam diye de çıkma. iş işteyken daha kolay bulunuyor çıksan evde oturacaksın, bu defa o evde oturmanın verdiği bunalımla hiç istemediğin bir işte bulabilirsin kendini. o yüzden huylarına git kovmasınlar, referans falan alırsın belki lazım olur, ayrılsan bile gittiğin yerlerden iyi git bence.
0
ekaterina
(01.05.12)
bu zamana kadar ya işte iyidir fena değildir keh keh diyerek iş arama durumlarını salladım. Aile ise, şirket yeni, sektör boktan o yüzden sürekli iş ara baskısında bulunuyor.

İçime atmayı beceremiyorum bazı konuları, aileye söyleyince de, ben demiştim bik bik diye mevzu uzuyor, o da fitil ediyor beni.

Edit: Bir de klasik, başka bir işi yapabilir miyim, nasıl olur ki, bunu zor bulduk ya nası bulacam başkalarını diye sürekli kafamda dolandırıyorum.
0
🌸bonjurkes
(01.05.12)
gercek hayata hosgeldin. en iyi patron ölü patrondur. bunu hic unutma.

bi daha toplu adam cikarmayacaz lafini biz de cok duyduk. hepsi yalan. icracilar kapiya dayaninca naapacak?

patron tabii ki emir kipi kullanacak. ekmek arslanin götünde. isini cok kolay harcama. sabretmeyi ve filozof olmayi ogrenirsin bu sayede...

on sene sonra, "biz bu saclari degirmende agartmadik olm" dersin, ise yeni giren cocuklara...

tecrube kolay yoldan elde edilmiyor. bu anlattigin, hayat tecrubesinin ta kendisi...

bu iste calisiyorken, daha iyi bir is bulmak icin arama faaliyetlerine devam et. her ne kadar anlattiklarin pire degilse de, gel sen yorgani yakma.

agamsin pasamsin, tabii CEO hanim, nasil isterseniz filan de, bi de adet gordugu takvimi kesfetmeye calis, hareketlerine ona gore ceki duzen verirsin. ekstra alttan alirsin... eee, hayat bu abi, naapcan baska?
0
compadrito
(02.05.12)
başka iş de yapabilirsin neden yapamayasın buraya girmeden önce bunlar da yabancıydı bu işte değişikti sana göre, kendine uygun gördüğün ilanlara başvur bi görüşmelere tekrar gitmeye başla o özgüvenin zaten tekrar yerine gelecektir. bence kesinlikle ciddi olarak aramaya başlamalısın artık, bu arada compadrito+1 diyorum patron ve iş hayatı hakkında.
0
ekaterina
(02.05.12)
haa, bu arada, adet gordugu takvimi kesfedecek olursan, adet donemine yakin, cikolata hediye et patronicene... rahat edersin.
0
compadrito
(02.05.12)
ya kardesım ılk ısın daha neyı kafana takıyosun , ac raggea dinle valla dunya gelse sknde olmaz adamlar cok mutlu stres mtress hak getire..
salla gıtsın , 1 yılı doldurdugunda haftalık ıznını kullan ve bu sureye kadar yenı bı ıs bulabılıyosan ayrıl gıtsın. dert ettıgıne degmez. kendısı gelısmek ıstemeyen , ucun besın hesabını yapan fırmalarda 1 dk durulmaz. hele tepende cadoloz bırı varsa verdıgın emege degmez.
0
kennym
(02.05.12)
hepburn aksini iddia etmedim, tarafıma gelen işleri yapmadığımı söylemedim. Elime gelen işleri yapıyorum.

Zammı iş görüşmesinde söylediler, yılbaşında zam yapılacak diye. İş yerinde iş yapıldığı gibi kişiler verdikleri sözleri de tutmalı.

Aynı zamanda iş ahlakı denen bir kavram da var, bu sadece çalışana işlemez, işverene de işler.

Celallenmeden önce bunları da düşünün
0
🌸bonjurkes
(02.05.12)
Yalan dolanla, tutulmayacak/tutulamayacak vaatlerle, ütopik kariyer hayalleri ile kandırılan bir genç daha. Limited şirket ismi tescil ettirmek 2000TL olunca, ülke ekonomisine sik kadar katkısı olmayan cep doldurucular, çantacılar için böyle gençler tazecik hedefler oluyorlar. Her ne kadar sen vakti zamanında 60 kişiye maaş verebilecek kadar ciro yapan bir şirket tarafından istismar ediliyorsan da, patronlarının bahsettiğim çantacılardan bir farkı yok bence. Bir adamın, bir sene çalıştıktan sonra izin kullanıp kullanamayacağı belirli olmaz mı arkadaşım? Evcilik mi oynuyorsunuz şirket mi yönetiyorsunuz? Peki ya süper projemiz var, mesai yapacaksınız demek? Mesai ücreti verecek misin peki? Babanın hayrına mı çalışacağım yoksa? Çalıştığın sektör mimarlıksa mesela bir yarışma projesi ise yapacağınız, ya da ar-ge yapan bir şirketse mesela eğer bir tübitak destekli projede çalışacaksan otur çalış sana getirileri çektiğin cefaya değecektir ama, sistematik olarak işçi çıkaran bir müessesenin ben bu amelelere fazla mesai yaptırayım da çıkardığım adamların işlerini tamamlasınlar, ne de olsa dangalak bunlar kafaları çalışmıyor demesinden başka bir şey değil.

Çemkirdikten sonra naçizane tavsiyelerimi vereyim: İş arayın. Kendinize ufak zamanlar yaratabilirseniz iş görüşmelerine gidin ve bu işten edindiğiniz tecrübeyi de hesap ederek daha mutlu olacağınızı bildiğiniz bir yerle anlaşın. Bunun için 1 senenin dolmasını bekleyip izin kullanabilirseniz çok iyi olur mesela. Ama orada kalmayın, akıl sağlığınıza yazık.

Ben de böyle bir ilk iş deneyimi yaşadım. Sonra ayrıldım, 2 de müşteriyi yanımda götürdüm. Mutlu ve mesudum.
0
dusunuyorumoyleysevurun
(02.05.12)
(6)

Kahvaltı için Meyve Suyu

Efiloğlu
Böyle sabahları kahvaltı niyetine meyve suyu içmek istiyorum ama boyalı, katkı maddeli olanlardan değil. Son derece doğal, vitamini bol olanlardan. Nereden bulabilirim? Ne önerirsiniz marka olarak?
Böyle sabahları kahvaltı niyetine meyve suyu içmek istiyorum ama boyalı, katkı maddeli olanlardan değil. Son derece doğal, vitamini bol olanlardan. Nereden bulabilirim? Ne önerirsiniz marka olarak?
0
Efiloğlu
(01.05.12)
portakal al onu sık?
0
uzun sacli mazosist
(01.05.12)
meyve sularının %100 olanları var. içinde şeker veya başka tatlandırıcı, aroma kullanılmıyor.

ancak bunlar da meyve suyu konsantrelerinden yapılıyor. konsantreden yapılan meyve suları taze sıkılmış meyve sularına göre daha çok şeker içeriyormuş. buna dikkat etmek gerekiyor. yani ne güzel %100 meyve suyu diye abanmamak gerek.

migros, carrefour, macrocenter gibi büyük marketlerde taze sıkılmış, katkısız, raf ömrü 3-5 gün olan meyve suları var. "exotic" markanın ismi. bunlar çok güzel ama litresi 5-6 liraya geliyor. en sağlıklı bunlar.

en güzeli evde kendiniz sıkmanız aslında. çok da zor değil.
0
mea maxima culpa
(01.05.12)
pınar'ın portakal suyu gayet güzel. %100 olanı tabi. bir de dimes de iyidir.
0
sinematematikci
(01.05.12)
her öğünde en az 20 25 gram protein almanız gerekmekte (günde 6 öğün yediğinizi düşünürsek) ki meyve sularından bunu karşılamanız malesef pek te mümkün değil. dolayısıyla bir şekilde peynir veya yumurta veya süt ile desteklemeniz gerekmekte.
0
okumayi sevmeyen okur
(01.05.12)
kullanışlı bir katı meyva sıkacağı alıyorsun, sonra manava gidip elma, nar, muz, portakal, havuç beşlisini alıp sabahları sıkacağın içine atıyorsun, sonra köpüğünü süzüp bardağa boşaltıyorsun afiyetle içiyorsun, dişleri fırçalayıp evden çıkıyorsun.
0
calmdown
(01.05.12)
bunu aliskanlik haline getirip, uzun yillar devam ettirirsen, seker hastasi, kolon kanseri ve pankreas kanseri olma riskin yukselir.
0
compadrito
(01.05.12)
(1)

brother laser yazisi alacagim, demin baktim 179 tl, deneyen eden var mi?

inisiyatif almayi seven adam
deneyimlere ihtiyacim var.
deneyimlere ihtiyacim var.
0
inisiyatif almayi seven adam
(01.05.12)
surdaki yorumlari oku:

www.google.com&hl=en&prmd=imvns&source=univ&tbm=shop&tbo=u&sa=X&ei=l_6kT5KfB6226QGKwbygBA&sqi=2&ved=0CIcCEK0E&bav=on.2,or.r_gc.r_pw.r_qf.,cf.osb&fp=db1187cf115279fd&biw=1280&bih=933

linki guzel yapistiramadim, linkin tamamini kopyalayip adres cubuguna yapistir.
0
compadrito
(05.05.12)
(14)

Sizce bir insanı dinlenir kılan nedir?

herşeyi soran adam
Soru yukarıda.Bir insanın diksiyonu düzgün olsa bile dinlenemeyebilirken, bir başkasının diksiyonu spikerlik düzeyinde olmasa da sizi saatlerce kendine bağlayabiliyor? Nedir peki bu iki insan arasındaki farklar?
Soru yukarıda.
Bir insanın diksiyonu düzgün olsa bile dinlenemeyebilirken, bir başkasının diksiyonu spikerlik düzeyinde olmasa da sizi saatlerce kendine bağlayabiliyor?
Nedir peki bu iki insan arasındaki farklar?
0
herşeyi soran adam
(30.04.12)
(git: 403333)

buradaki yanıtlara baktıktan sonra:

---

bu hatipleri dinleyin. özellikleri nelerdir? başkaları ile dinleyin. karışık insanlarla. çocuk olsun yanınızda. yaşlılar. gevezeler. dikkatli dinleyenler. onları gözlemleyin.

kimi ne kadar dinliyorlar?

ve zamanla sizin de hitabetinize ve hitap ettiğiniz kesime göre tarzınız oturacak.

saldırgan kibar cici düz akıcı hızlı... nasıl bir hatip olacaksınız?

---

dinlenir kılmak === anlatılan şey X hitabet

mesela bakan ali babacan çok kötü bir hatip. neredeyse daha kötüsü olamaz. ama adam canavar. odtü'den 4.0 ile mezun.

bir de süleyman demirel var. gelmiş geçmiş en iyi hatip.

ali babacan süper bir konu anlatıyor ama dinleyen yok.

onu demirel anlatsa?

veya demirel saçma bir şey anlatsa?

yani hem konu (metin) güzel olacak hem de hitabet güzel olacak.

---

ve dediğim gibi, hitabet ciddi bir sahne sanatıdır.

kilo tip boy pos KIYAFET çok önemli.

198cm jilet gibi giyinmiş birisi ayrı 155 bir adam ayrı.

ama ne kadar ayrı? ilk 1-2 dakika. sonra hitabet alır sazı.

mesela ilaç mümessileri. uzun boylu bakımlı güzel giyinirler.

ama dediğim gibi, anlattığınız metin de çok çok önemli. yoksa kahvede ciddi bir havada saçmalayan adamlardan farkınız kalmaz.

---

bunu uzun uzun okuyun:

mserdark.com

mesela ufak takılmalar yapmayın denmiş. çok güzel.

adam tam tüm salonu avucuna almış:

"ben.... bu güne kadar... bu sunumu... 800 kez yaptım ay yok 788 kez yoo 798 kez aman yahu yaptım işte çok oldu he he he" yapmayın gibi.

800 de gitsin be adam.

bunlar zamanla oturacak şeyler.

en iyi hitabet: aşk hitabetidir.

kıza olmayan şeyleri söyleseniz yine komik ama kekeme gibi mırın kırın söyleseniz yine komik.

metin de lazım, hitabet de lazım.
0
truvaiti
(30.04.12)
akıcı ve etkili (ses tonu, vurgular vs) bir konuşma
0
neysene
(30.04.12)
akıcı ve kendini tekrar etmeden konuşması. anlatılan şeyin inanılarak ya da yaşar gibi anlatılması dinleyiciyi oldukça bağlar. bu durumda tonlamalar da çok önemli.
0
girl in a coma
(30.04.12)
yani hitabette işte çok farklı hatipler olduğu için, herkesin enstrümanı farklı. bach farklı ibo farklı tarkan farklı pink floyd farklı.

tarzı da hitap ettiği kesim de farklı.

arınç mesela düz konuşur. 3-4 kelimede bir susar, bakar. rte sert konuşur, saldırgandır. zeki müren zaten sanatçıdır. dinletir ama yeri vardır.

ahmet hakan berbat konuşur. her kelimede vurgu yapar-dı, artık azalttı. CUM-HUR-BAŞ-KA-NI AH-MET NEC-DET SE-ZER derdi, dinleyen yorulurdu.

mesela cübbeli hoca gayet güzel konuşuyor. adam şirin cici efendi. hitabetinden ziyade bilgisi daha önde. nefes almadan anlatıyor. ali kırca spiker hatip tarzı ses tonu tam ayarında.

----

şu spikerlik örneğinden VAZGEÇİN.

spiker HATİP değildir. readerdir, okuyucudur.

gezegendeki en berbat hatip banu güven'dir. her salise ama her ama her ama her salise

eee ııı iii eee iii der. daha kötüsü olamaz. anında değiştiririm kanalı. ama millet seviyor, çok ilginç.

---

mesela fatih altaylı. eee ııı der lafı anlaşılmaz ses boğuktur ama adam uyanık bilgili soruları süper konuya hakim çok dikkatli...

----

vs vs vs.
0
truvaiti
(30.04.12)
mesajim bulunsun, sonra okuyucam linkleri

bu arada ingilizcen varsa story telling diye arat, is dunyasi ile ilgili yerlerde oldukca ustunde durulan bir mevzu bu.
0
no christ requiress
(30.04.12)
mesela:

tvarsivi.com

video az ilerleyince konuşan bir tiyatrocu var. sakallı olan.

her saniye eeee diyor. yılların tiyatrocusu ama ben 1 saniye dinlemem. neden eee diyorsun be adam düzgün konuş işte?

--

body language bence şişirilmiş bir balon değilse bile abartıldığı kesin.

siz aslan gibi kükreyerek kendine güvenerek tane tane konuşun da ellerin açısı bacakların sağı solu falan fark etmez.

zaten tüm body language kitaplarının sonunda "bu yazılanlar kültürel sosyal vs vs durumlara göre değişebilir" der.
0
truvaiti
(30.04.12)
bunların da antremanları çok çok var.

mesela, bir konu veriliyor size aralıksız 1 dakika konuşmaya çalışıyorsunuz hemen.

mesela konu kravat. başlayın konuşmaya.

şaka gibi ama insan 20 saniye konuşamıyor. böyle konular hakkında konuşmaya kalkın. MUTLAKA sesinizi kaydedin.
0
truvaiti
(30.04.12)
zarfa bakma mazrufa bak
0
compadrito
(30.04.12)
yalan tabiki. kim daha çok yalan söylerse ya da abartarak konuşursa o ilgiyle dinleniyor bu memlekette, belkide her yerde bilemiyorum o kadarını.
0
blackmail
(30.04.12)
kendisi de iyi bir dinleyici ise dinlenir biridir.
0
ermanen
(30.04.12)
zarf da önemli mazruf da önemli.

ali babacan mesela. net kötü konuşuyor.

ha nedir adamın başarısı belli her şeyi belli ama konuşması nasıl? çok kötü. pazarda limon satsa 1 kişi almaz.

---

diksiyon - hitabet ilişkisi şöyle:

yapıveccen ediveccen diye konuşan adamın sağlam hatip olması çok zor ama sırf iyi bir diksiyon seni iyi bir hatip yapmaz.

güzellik - sinema oyunculuğu gibi.

ikisi birden olsa harika ama çok güzel olup da berbat oyuncu olanlar veya yamuk yumuk sıradan adam olup da harika oyuncu olan var.

----

mesela türkan şoray:

www.youtube.com

2 kelimeyi bir araya getiremiyor.

eee eee demeden nefes alamıyor. dayanamıyorum kapatıcam hemen. 30 saniyede 14 kez eee dedi. eller kollar havada gözler nereye bakıyor kim bilir. hitabet berbat ötesi. kulağımın ayarı bozulacak.

ama kamera karşısında inanılmaz iyi.

ama hülya koçyiğit hitabet olarak da çok iyi.

yani telaffuza çok takmayın.
0
truvaiti
(30.04.12)
bit.ly

ki bu yine en en en en iyi hali. eskiden çok çok çok daha kötüydü. hatta zamanında beyaz ile yakınlaşma olmuştu aralarında. beyaz da kendisi için "hiç de tahmin ettiğim gibi değilmiş" demişti.

mesleğinde nasıl? 1 nolu kadın.

türkçe seslendirmesi nasıl? süper. telaffuzu tam kusursuz istanbul ağzı.

ama hitabet?

olabileceğinin en kötüsü.
0
truvaiti
(30.04.12)
-olay örgüsünü iyi kurmadı (dam diyon kapı diyon hacı amca ne diyon)
-az mimik ve ölçülü el kol hareketleri kullanması ( bkz: akp öncesi trt haber spikerleri)
-vurgu ve tonlamalardaki hakimiyet
-etkileyici ses (bu da benden)
0
cecilia
(30.04.12)
kitap oku gerisi kendiliğinden gelişir.
0
memoxlarge
(30.04.12)
(11)

Güzel konuşmak istiyorum

herşeyi soran adam
Sevgili arkadaşlar, eğer bugünden itibaren, hatip/güzel konuşan bir insan olmak için gerekenleri yapmak istiyorum desem; hergün neler yapmamı önerirsiniz?-hergün sesli kitap oku-o berber tekerlemelerini çalış-nefes egzersizleri yap vs.Bana bu tip önerilerde bulunabilirmisiniz?Güzel konuşan bir insan
Sevgili arkadaşlar,
eğer bugünden itibaren, hatip/güzel konuşan bir insan olmak için gerekenleri yapmak istiyorum desem; hergün neler yapmamı önerirsiniz?
-hergün sesli kitap oku
-o berber tekerlemelerini çalış
-nefes egzersizleri yap vs.

Bana bu tip önerilerde bulunabilirmisiniz?
Güzel konuşan bir insan olamasam bile, en azından elimden geleni yaptım diyerek, vicdanen rahatlamak istiyorum.
0
herşeyi soran adam
(30.04.12)
ankaralı ve konyalı arkadaşlarından kurtul
0
aşksız prens
(30.04.12)
Sen beni tanıyorsun sanırım, benim çevremi onlar oluşturuyor zaten =)
0
🌸herşeyi soran adam
(30.04.12)
diksiyon kursuna gitmeni öneririm. eğer gidemiyorsan diksiyon kitabı al, oradaki eksersizleri düzenli olarak çalış. nefes teknikleri de çok önemli. asıl önemli olan harflerin sesini doğru çıkarmak. doğru sesleri çıkarabilmek için yapman gereken egzersizler kitapta bulunur. saydığın şeylerde doğru.
0
little owl
(30.04.12)
1. Hitabet farkli diksiyon cok farkli.

Sakip sabanci call center a girse kimse almaz ama rahmetli iyiydi.

Sabanci diye de dinlerdik ama yine de iyiydi.

Veya hatun kusursuz ntv spikeridir de toplumda kimse dinlemez.
0
truvaiti
(30.04.12)
2. Genelde dini kesim ( sohbet vaaz hutbe vs vs) ve askeri kesim guzel konusur.

Guzel konusanlari dinleyin.

Erbakan - cubbeli hoca (ayni tarz)
demirel (cok iyidir)
melih gokcek
erdogan (saldirgan hatip)
fethullah gulen
ali kirca (iyidir)
cem yilmaz (4 saatte bir kez eee demez teklemez)
zeki muren
akp sozcusu celik (2 saat ezberden konusur)

bunlar iyidir. Kilicdaroglu abdullah gul bunlar kotu. Iyi olanlari dinleyin mumkunse yakindan izleyin.
0
truvaiti
(30.04.12)
3.

Universite mezunu insanlarin ne yazik ki yuzde 99.99 u her ama her ama her ama her salise

eee eee eee

iiii iii iii

ıı ııı

diyor. Sakin demeyin. Hitabet yapan adami bitirir. Eee derseniz olmaz.

Gecen fatih altay liya tiyatrocular konuk oldular. Berbat otesi idi. Diksiyon harika ama her her her her her her salise

eee eee eeee eeee eee

rezil otesi.

Sesinizi kaydedin ve eee dememeye calisin degil, asla ve asla demeyin.
0
truvaiti
(30.04.12)
4. Cuma hutbeleri iyidir. Cumaya gidin dinleyin. Arada vurgudur tekrardir sesi alcaltma yukseltme vs vs gorursunuz.

5. Saglikli olun. Sigara olmasin. Ses logitech 5+1 gibi ciksin.

6. Hitabet ciddi bir sahne sanatidir. Ortalama bir adami basbakan veya ulkenin trilyonlar kazanan standup cisi yapabilir. Ciddiye alin.

7. Kronometre tutun. Dakikada kac kelime konusuyorlar bakin.

8. Zamanla sizin tarziniz da oturur. Acele etmeyin.

9. Sik antreman yapin. Bir yerde konusun. Sohbet acin bakin kim dinliyor kim dinlemiyor.
0
truvaiti
(30.04.12)
10.

Tam karsilamasa da serdar kuzuloglu'nun

sunum yapmakla ilgili uzun bir yazisi var. Ona bakin.

11. Mumkunse esnaflara takilin. Pazarcilar iyidir mesela. Ciddiyim. Yaslilarla konusun. Cocuklarla ve polislerle konusun. Onlar sizi dinliyorsa herkes dinler.
0
truvaiti
(30.04.12)
1 yıl radyoda program sundum. üniversitede bikaç derse girmişliğim var. proje sunumları...vb tecrübelerim var. bu konuda değerlendirilmesi gereken ilk şey, ağzından çıkanı kulağın duyması olmalı. kendini iyi dinlemen gerekiyor. daha sen kendini dinlemezken ben neden dinleyeyeyim?

ikinci nokta, bahsetmek istediğin konuya yeterince hakim olmak olmadığında konuyu dağıtmadan kıvırmaya yetecek kadar konsantre olmak gerekiyor.

ek olarak, drama eğitimi alabilirsin.

yalnız kaldığında kendini sahnede binlerce insana konuşma yaptığını hayal edip aklına esen konulardan konuşabilirsin.

iyi yalan söyleyen biriysen bunları kolaylıkla becerebileceğini düşünüyorum. 5kişiye karşı konuşmakla 5bin kişiye karşı konuşmak arasında fark yok. biraz özgüven meselesi
0
cokta cokoprens
(30.04.12)
guzel konusma isinin teknik yonunden baska bir boyuta degineyim ben de;

hakkinda konustugunuz konuyu cok iyi bilin, icsellestirene kadar ezberleyin. iste o zaman ee'lemezsiniz.
0
no christ requiress
(30.04.12)
cok oku.

mesela yirmi sene, gunde 4 saat...
0
compadrito
(30.04.12)
(3)

canlı-cansız arası protein tarzı bir şey?

diyarbakir karpuzu
bir şey vardı. ne tam canlı ne tam cansız, protein yapılı bir yaratık, evrim konusunda geçiyordu sanırım adı da protea mı ne o tarz bir şeydi. neydi yav bunun adı gece gece çıldırdım bir bilen?
bir şey vardı. ne tam canlı ne tam cansız, protein yapılı bir yaratık, evrim konusunda geçiyordu sanırım adı da protea mı ne o tarz bir şeydi. neydi yav bunun adı gece gece çıldırdım bir bilen?
0
diyarbakir karpuzu
(22.04.12)
late viper
(22.04.12)
compadrito
(22.04.12)
hah prion. teşekkür ediyorum çok.
0
🌸diyarbakir karpuzu
(22.04.12)
(4)

ellerim ve ayaklarım yaz kış buz gibi...

2superfilm1den
kendimi bildim bileli ellerim ve ayaklarım asla ısınmaz. yazın bile çorap giymeme rağmen buz gibi olur ayaklarım. ellerim de sürekli üşümekten morumsu kırmızımsı renkte olur dışarıdayken.bunun sebebi ne olabilir nasıl geçer?
kendimi bildim bileli ellerim ve ayaklarım asla ısınmaz. yazın bile çorap giymeme rağmen buz gibi olur ayaklarım. ellerim de sürekli üşümekten morumsu kırmızımsı renkte olur dışarıdayken.

bunun sebebi ne olabilir nasıl geçer?
0
2superfilm1den
(22.04.12)
Kadın isen, östrojenden olabiliyor.
0
dampire
(22.04.12)
bunun hafif bi hali de olabilir.

www.mayoclinic.com
0
compadrito
(22.04.12)
muhtemelen demir eksikliği olabilir. kan sayımı yaptırıp öyle ise ilaç tedavisi.
0
lunedor
(22.04.12)
dolaşım problemleri, demir eksikliği falan. Doktora gidersen muhtemelen, "bazı insanlar diğerlerinden fazla üşür. Yapacak bişey yok." derler.
0
hophophoba
(22.04.12)
(12)

Neden mutlu olamıyoruz?

goldentitan
Neden sürekli sahip olmadığımız şeyleri istiyoruz?Hayatımızdan memnun olmayıp kendimizi üzüyoruz?Bu histen kurtulmanın yolu yok mu?Bana sürekli oluyor ve ben sıkıldım bu durumdan.Mesela greys anatomy izliyorum diyelim, başlıyorum düşünmeye başka bir ülkede doğmuş olsaydım, tıp okusaydım nasıl olurdu
Neden sürekli sahip olmadığımız şeyleri istiyoruz?
Hayatımızdan memnun olmayıp kendimizi üzüyoruz?
Bu histen kurtulmanın yolu yok mu?


Bana sürekli oluyor ve ben sıkıldım bu durumdan.
Mesela greys anatomy izliyorum diyelim, başlıyorum düşünmeye başka bir ülkede doğmuş olsaydım, tıp okusaydım nasıl olurdu diye, sonra moralim bozuluyor. Dışarıda bir kızın eteğini beğeniyorum, ben niye böyle güzel kıyafetler bulamıyorum diye düşünmeye başlıyorum. Çok sevdiğim bir pastane var, yabancı. Onun tariflerine bakıyorum diyelim, neden bunlar Türkiye'de yok diye hayıflanıyorum fln.

Eskiden böyle depresif değildim, üniversiteye başladıktan sonra oldu. Nasıl normale döneceğimi şaşırdım.
0
goldentitan
(20.04.12)
bu histen kurtulmanın yolu kendinizden daha az şeylere sahip olanları görebilmeniz.
0
manifeste
(20.04.12)
(bkz: kapitalizm)
0
sinematematikci
(20.04.12)
çok klasik olacak ama insanın aklı genelde sahip olmadığına sahip olmak üzerine çalışıyor. Ha bu ülkede mutsuz olmak için çok neden var gerçi. biraz araştırıp, bilen biriysen nasıl mutlu olabilirsin?
şükür duygusu da önemli elbette ama önceki nesil bu kadar farkında değildi bunların. mesela greys anatomy'i trt kanalları vermese izleyemez ve bilemezdin...

bilmek mutsuzluk getiriyor sonuçta.
0
zartanyan
(20.04.12)
beklentini yüksek tutmayacaksın mesela. nefsinle savaş ve onu yen.
0
yün prenses
(20.04.12)
dostoyevski'nin bir sözü vardır; Eğer hayatta hep mutlu olursam, hayalini kuracak neyim kalır, der. istediğin ve arzuladığın her şeye sahip olduğunda kıymet olgusu ortadan kalkıyor. bu daha derin bir mutsuzluk bile getirebilir.
0
oldtimer
(20.04.12)
sorun aslında mutluluğun ne olduğu ile alakalı.

çok mutluyum geberiyorum ohhhhh çıldırdım ulan yeni telefon aldım mutlukuktan beynim aktı seviştim gezegen ters döndü pink floyd dinlerken nirvana'nın tozunu aldım aynı filmi 45. kez izledim kendi salyamda boğuldum orgazmik yiyecek yedim vaginusmusum çözüldü bir arkadaşım var sohbetini dinlerken mutlukuktan altıma işiyorum 5 yaşındaki bebek ile konuştum çok komikti gülmekten bağırsaklarım titredi

diye bir şey yok ki.

ye iç seviş şükret yat kalk spor yap falan hayat bu yani.

100 (hadi 200) sene önce insan nüfusunun yüzde 99.9'u 100 kişiyi ancak tanıyan, yılda 364 gün aynı 2-3 çeşit yemek yiyen, ömrünün yüzde 99u aynı 10kilometrekare yerde geçen ancak 2-3 tane şarkı bilen - bilmeyen yani müzikten ilginç yemekten ipad iphone bilmem neden habersiz idi.

bu ilginç mutluluk arama olayları çok yeni şeyler ve geneli de yalan hatta hepsi.

hayat bu agacım. durum bu yani. yapıcak da fazla bir şey yok.
0
truvaiti
(20.04.12)
neden yasadiginin sebebini bilmiyorsan neden mutsuz oldugunun sebebini de bilemezsin.zenginin de fakirin de ayni yere gittigi bir yerde gayemiz hirslarimizi tatmin etmek degil,birilerine faydali olmak olmali.bak o zaman istesen de mutsuz olamazsin bu kadar net.
0
extraterrestrial
(20.04.12)
nedeni cevrendeki gördüklerinden dolayi daha cok istemen sende benzer durumlarin aynisi bendede ve cevremdeki 1000 kiside daha var.

hep daha fazla,hep daha fazla seklinde bir dayatmanin sonucu bunlar...

su aralar mutlu ve huzurluyum ama eskisi gibi durumlarla karsilastirilmayacak durumda tabi,yani nasi diyim bi saf mutluluk ya da saf huzur degil...

üniversiteye baslamadan önce istedigim seyler vardi,istedigim bi üniversite vardi,üniversiteye basladigimda calismak istedigim sirketler vardi hepsine ulastim...istedigim üniye girdim,istedigim sirketlerde hatta daha fazlasinda calistim,istedigim yarismalar vardi onlari kazandim ama tatmin olmadim,sendede böyledir muhtemelen...

simdiki cagin problemi bu iste,cok bilmek ,bilmenin getirdigi tatminsizlik.
0
serabetan
(20.04.12)
başka türlüsünü bilmediğiniz için tabii ki.

greys anatomy izlediğiniz kadar biraz da kitap okusanız güzel olabilir. ya da direkt zengin koca bulun, o dediklerinizin hepsini yapın.
0
386 dx
(20.04.12)
Dervis Yunus felsefesinden uzaklastiginda mutsuz olursun.

Ne varliga sevinirim,
Ne yokluga yerinirim
Askin ile avunurum,
Bana seni gerek seni...


Kendini su fotograflarda hayal et:

world-poverty.org

1.bp.blogspot.com

help-stop-poverty-forever.webs.com

www.rmminc.org

wonderingfair.files.wordpress.com

3.bp.blogspot.com

filipspagnoli.files.wordpress.com

www.genderacrossborders.com
0
compadrito
(20.04.12)
nirvanaya ulaş
0
lawist
(20.04.12)
yanlış ihtiyaç penceresinden bakıyorsun bence hayata, yani, önceliklerini belirle hayatınla ve kendinle barış bence, hayatını israf olarak görebilirsin ama bulunduğun mevkide yapabileceklerini görmezden gelme. dil öğren, insanlar tanı, hatta bana kalırsa önce kendini tanı.

bir yerde bu sorunun başlıca sebebi toplumun sana dayatması ve kapitalist sistemin yan etkileri, önüne ha bire toplumsal kahramanlar sunması. tabi burası işin derin boyutu, girmeye gerek yok. çoğu tedavi kişide bitiyor en nihayetinde.

neyse venedik'te bir barda okumuştum;

“Let your boat of life be light, packed with only what you need - a homely home and simple pleasures, one or two friends, worth the name, someone to love and someone to love you, a cat, a dog, and a pipe or two, enough to eat and enough to wear, and a little more than enough to drink; for thirst is a dangerous thing. ”

three men in a boat a boat adlı romandan sanırım.

bence bir geçiş aşamasındasın, etrafında dönen değişimleri, fikirlerini, yaptıklarını ettiklerini hayatınla bağdaştırmaya çalış.
0
Dr. Kissingher
(20.04.12)
(14)

Sokakta Kendini Savunma

gerard
Selam,sokakta her gun bi kavga olay oluyor basima bisi gelecek diye korkuyorum. bunla ilgili gelelim sorulara (her seferinde 3 kisinin saldirdigi dusunuluyor):1. bu savunma (kavga) sporlarindan (boks, karate, aikido...) sokak kavgasi icin en etkilisi hangisidir? ve bu ne kadar surede ogrenilir?2. sa
Selam,
sokakta her gun bi kavga olay oluyor basima bisi gelecek diye korkuyorum. bunla ilgili gelelim sorulara (her seferinde 3 kisinin saldirdigi dusunuluyor):

1. bu savunma (kavga) sporlarindan (boks, karate, aikido...) sokak kavgasi icin en etkilisi hangisidir? ve bu ne kadar surede ogrenilir?

2. savunma silahlarindan (biber gazi, elektrosok..) en etkilisi hangisidir?

3. savunma silahi tasimak savunma sporu bilmeyi gereksiz kilar mi yoksa gene de bu sporlardan birini bilmem mi gerekir?

not: saldirganlar da savunan da erkek.
0
gerard
(13.04.12)
boks iidir rocky. ama en iyisi hızlı koşabilmek :)
0
aeroflot
(13.04.12)
1- Savunma sporu ögren dedigin gibi boks karate savunma sporu kategorisinde degil. En güzeli wing chun.
2- elektrosokla öldürme riskin var kalbe yakın bölgelerde ve kullanımı pratik birşey degil. pil takılı gezmen senin için risk. polis çevirdiginde büyük ihtimal sorun olur. o yüzden pili takılı olmadan gezmen gerek o da işine yaramaz. en iyisi biber gazı.
3- sana saldıracak insan zaten saldırıdan bir haber bir kişilik olacagı için çok gerek yok. biraz kalıplıysan hertürlü aklarsın. gercegi o tipler kesici delici alet taşır ve öyle saldırır. ama basit bir kaç hareket ve biber gazı kendini korumana yeter.

tüm bunları yapmak yerine bol bol koş :) sorun oldugunda gözüne kestiriyorsan giriş allah ne verdiyse. baktın gözün kesmiyor kaç :) ciddiyim. Hem başın belaya girmez hemde risk almazsın.
0
Neden Jon Soylesene Neden
(13.04.12)
1-savunma sporları arasında sokak kavgasına daha da yakın olanlar var, wing chun falan, bence onlar daha faydalı olabilir.

3- wing chun silah kullanmayı ve silaha karşı silahsız savunmayı da öğretiyor
0
dampire
(13.04.12)
bana kalırsa öğrenilebilecek en iyi savunma sporu, heryerde işe yarayan silat. bunu kullanınca biber gazına falan da pek gerek kalmıyor. en iyi savunma silahı da beltrame marka criss bir stiletto olabilir, büyüklerinden olursa pek bir caydırıcılığı var.
0
ohtararan
(13.04.12)
Elinde sopayla "hıss hıss" diye dolaşırsan kimse bulaşmaz.

Şaka bir yana
1- wing tsun'u bir savunma sanatı olarak değil saldırı sanatı olarak algılıyorum ben. max birkaç saniye içinde karşındakini hızlı, seri ve isabetli darbelerle etkisiz hale getirmek amaç.

2- biber gazı iyidir

3- savunma sporlarını bildiğin zaman emin ol ki olaylara olan tepkilerin de değişecek. bir savunma sanatını biliyor olarak biriyle karşılaştığında kendine olan güvenin mutlaka karşı taraf tarafından da algılanır. karşıdaki adamı eşşek sudan gelinceye kadar dövebiliyor olacağını bilmek farklı birşey.

en iyi kavga başlamadan bitendir derler

çok zorda kalmadıkça da bulaşmamak lazım kısaca.
0
sli
(13.04.12)
national geographic te bununla ilgili bir dizi var. kendini savunma uzmanları sokakta gelebilecek saldırılara karşı teknikler gösteriyor. anladığım kadarıyla bir açık bulup soluk borusuna vurmak oldukça etkili.
0
r_u_h
(13.04.12)
@r_u_h
o bahsettiğin vuruş ölümcül bir vuruş abi
0
sli
(13.04.12)
allah ne verdiyse vurmayacaksın tabiki, iki parmağınla yumruk attığından daha hafif şekilde vurursan birkaç saniye kıvranır kaçacak zaman bulursun.. krav maga tekniğiydi sanırım. nat geo'daki dizide adam hayvan gibi vuruyo biraz çatlatıyo soluk borusunu. insan vücudu camdan değil abi iki vurmakla kolay kolay adam ölmez. sokakta saldıran adam çıtkırıldım olmaz.
0
r_u_h
(13.04.12)
shinken ryu aikijutsu tavsiye ederim google'da aratırsan videolarına vs. ulaşabilirsin. hocası fırat erdem. ayrıca genel olarak sokakta kendinizi savunabilmeye yönelik (bıçak, silah vb.) eğitimler veriyorlar.
0
9uncu nesilim ama para bende
(13.04.12)
@r_u_h

abi tabii ki allah ne verdiyse vuracaksın ama ne bileyim adam yolda yürürken gelip sana omuz atsa filan da dönüp ayarsız vurursan o şekilde mapus köşelerinde sürünürsün valla burası türkiye. ne bileyim adam boğazına bıçak dayar, kafana silah dayar, tecavüze yeltenecektir filan eyvallah :)
0
sli
(13.04.12)
işte öyle hassas bölgeler hayvan gibi vurmadan ama çokda yavaş olmadan, hem etkisiz hale getirip hem öldürmeyecek şekilde vurmak lazım. yolda omuz atan adamla öldürmeye yeltenen adam arasındaki farkı anlamayan insan kendini savunmayı öğrenmeden önce psikoloğa falan gitsin :)
0
r_u_h
(13.04.12)
arkadaşım benim akrabam 7.dan kareteci avrupada serbest döğüyor, onun bana en önemli tavsiyesi sokakta eğer saldırılırsa çok hızlı koş ve uzaklaş çünki neyle karşılaşacağını bilemezsin bilmeyede kalkma hata edersin, atletizm sporu en ideali bırak seni yakalayamasınla fırtına gibi koş dayak yemekten beter edersin emin ol
0
sunset0771
(13.04.12)
krav maga derim ben de, en etkilisi ve hasini bu sanirim. uzakdogu sporlarinin cogunun bir felsefesi oldugu icin uzmanlasmak zaman aliyor. yok sen bana uzak dogudan bir seyler oner dersen ju jutsu ( brazilian olan degil ama ) ve ninjutsu oneririm. karsindakiler neye ugradigini anlamadan isi halledrsin. tabi sokak kavgasinda neyle karsilasacagin belli olmaz, adam cikarir bicagi sokar b.k yoluna gidersin..
0
toshiro
(13.04.12)
atalar nur icinde yatalar ne demis?

ite dalasmaktansa, caliyi dolasmak yegdir.

bonus:

www.haberler.com
0
compadrito
(14.04.12)
(16)

sigara

anima sola
yakın zamanda bırakan var mı? aslında mantıklı olan yakın zamanda değil uzak geçmişte bırakıp başarılı olanlara ulaşmak.genel bir fikir edinmek istiyorum.haplardan vs bahsediliyor.doktora mutlaka gideceğim ama bu yoldan geçenler varsa yaşadıklarını öğrenmek isterim.
yakın zamanda bırakan var mı? aslında mantıklı olan yakın zamanda değil uzak geçmişte bırakıp başarılı olanlara ulaşmak.genel bir fikir edinmek istiyorum.

haplardan vs bahsediliyor.doktora mutlaka gideceğim ama bu yoldan geçenler varsa yaşadıklarını öğrenmek isterim.
0
anima sola
(11.04.12)
benim babam, korkulu rüyalarından uyandığı bir sabah kendini sigarayı bırakmış olarak buldu. 25 yıllık içiciydi 6 yıldır içmiyor.
hiçbir şey yapmadı.
uyandığı sabah sigaraya yabancılaşmış "bu ne lan böyle" demiş kendi kendine "ne yapıyorum ben bütün gün fırkfırk çekip duruyorum bunu." laps o gün bıraktı. içmiyor 6 yıldır.
0
sanal hayvan
(11.04.12)
sanırım şu aralar baya insan bırakıyor, gözlemlediğim bu.
ben de bırakıyorum. 10 günü geçicek. çok zor oluyor, ben de doktordan destek alacağım. her an sinir ve stresten tekrar başlayabilesim geliyor ancak o an, bu yaşadığım sıkıntıyı tekrar yaşama ihtimalini düşünmek istemiyorum. yani bu bırakma savaşı çok zor. tekrar yaşayamam aynı şeyi. bir kere yaşarım daha iyi. kriz geldiğinde mutlaka git bir şeylerle oyalan. bana az da olsa yarıyor.
0
dessy
(11.04.12)
bizim peder bırakalı 1 yıl oluyor, 20-25 yıl içmiş. geçen yıl hastalandı, doktor 15 gün sonra kontrole sigarayı bırakmamış olarak gelirsen muayene etmem demiş, o da bıraktı.. herhangi yardımcı bişey kullanmadan bırakan daha başka kişiler de tanıyorum ve bunları görünce "insan gerçekten isterse bırakıyor abi gerisi yalan" fikrine saygı duyuyorum...
0
rodeocu
(11.04.12)
10 sene deliler gibi içtim. 4 sene önce bıraktım. içerken devamlı nefret ediyordum.

hiçbir şey kullanmadım. arada ağırlık kaldırdım.

bırakın bence daha da geciktirmeden. yıllar ilerdikçe bırakmak daha zor oluyor. bırakınca da nasıl olursa olsun bırakın bence.

şu bu ilacın yan etkisi sigaranın yan etkisinden yüz kat daha masumdur. benim en büyük bırakma nedenim bağımlı insan olmak idi.

--------------------

kaç senedir içiyorsunuz?
günde ne kadar?
0
truvaiti
(11.04.12)
1997'den beri sigara içmekteydim 2011'in kasım ayına kadar. yaklaşık 14 sene 11 ay sigara içmişim. hastalıkta ve sağlıkta devam etmişim içmeye. ve ortalama 1 paket. gerşi son 1,5 senem tütün sarıp içmekle geçti... sonuç olarak 5 aydır içmiyorum. nasıl mı?
www.idefix.com
mail adresini yazarsan pdfini de atabilirim.
0
aeroflot
(11.04.12)
babam 15-55 arası günde 3 paket uzun marlboro içti. bir gün dedi bırakıyorum ama bir paket daha al akşama bırakayım dedi, almadım. o da gidip almadı bir bıraktı şimdi 62 yaşında.
0
ykyt
(11.04.12)
iradede bitiyor her şey.dedem de bıraktı (akciğer kanserinden ölünce). doktora falan gitmeden bırakanlar tanıyorum.sigaranın hayatınızda boşalttığı yeri başka bir şeyle doldurmanız gerekecek.yemekle doldurmaya kalkarsanız kilo alırsınız. günde 1 avuç kuruyemiş olabilir, ya da çekirdek..Ben hiç içmedim ama şahit oldum, bi arkadaşım ha deyince bıraktı. ilk zamanlar cebinde taşıyordu,sonra iğrenmeye başladı.yıllardır içmiyor.ilk haftayı atlatmak biraz zor, sonrası kolay
0
quaketrigger
(11.04.12)
ama destek alacaksanız da alın.

yani:

"vay her şey irade sakın başka bir şey kullanma kullanırsan iradesiz zavallısın" görüşüne KARŞIyım.

ha diğer tarafta destek ürünlerinden de mucize beklememek lazım.

daha önce bıraktınız mı? girişim oldu mu ?
0
truvaiti
(11.04.12)
ben de 8 ay önce bıraktım. sigarayı 10 yıldır severek içiyordum. sevdiğim bir şeyi bıraktım sırf ileride zararını görmemek için. herhangi bir hap, doktor danışmanlığı vs. almadım. öyle zart diye bıraktım. ben bile şaşırıyorum hala.
0
sir gawain
(11.04.12)
sigarayı deli gibi isteme anları toplamda 3 dk civarında sürüyormuş. yani isteyince sakin olup nefes alıp markete bakkala gitmeden çakmak arayışına girmeden 3 dakika tavana bakarsanız geçiyor.

bıraktım 1.5 sene olacak neredeyse.
0
uyuyanadam
(11.04.12)
çok uzun bir süremi senin için bilemem ama yaklaşık 5 ay oldu bırakalı. orta okulun sonların tek tük içmeler lisede paket alıp bitirmeler üniversite de paket taşıma en son olarak tütün sarıp içme geçmişim dahilinde herhangibir uzman yardımı,doktor yardımı olmadan bıraktım.hasta oldugum zamanlarda nefret ederdim yine bir gun hastalandım ve içemedim nefret ettim bıraktım.

kriz zamanlarında sinirlendiğinde içmek rahatlamak istiyorsun ama yeltenme git biyerleri yumruklar $ınav çek mekik çek ağırlık kaldır (derdim önceden olsa) ama bunları yapabilirsin de derin derin nefes almak daha iyi geliyor. hem bi yere vurup elini kolunu sakatlamıyorsun hem öfkeni kontrol altına alıyorsun hemde sigarayı bırakma konusunda emin bir adım daha atmış oluyorsun.
0
Bysb
(11.04.12)
bir de:

"bir kerede bıraktın bıraktın yoksa zavallı iradesizsin" tutumuna da KARŞIYIM.

bıraktıkça kendinizi bedeninizi tanıyacaksınız. ben 4 senelik bırakmamdan önce bir kez 6 bir kez 4 ay bir kez 1 ay, 2-3 kez 1 hafta, onlarca kez 1-2 gün bıraktım.

bence çoğu insan "yaaaa ama bırakırım da ya yeniden başlarsam" diye korkuyor ve kendini kandırıyor.

hangi şeyi ilk seferde kusursuzca gerçekleştirdik ki? sigarayı da bırakın, bu size güç katar en azından BIRAKABİLECEĞİNİ görürsünüz.

bizim bölük komutanı mesela, devamlı propaganda yapardım bıraksın diye. kızınızın gençliğini göremeyecekseniz falan şeklinde.

o da bana "on kusur senedir ıcıyorum bır gun bırakmadım artık bırakabılecegımı hayal edemıyorum" derdi.

neyse sonra 6 ay bırakmıs sonra telefondan konustuk ilk dedıgı sey "yenıden basladım evet ama en azından bırakılabılecegını gordum"

yani:

destekli desteksiz
kilo alarak almayarak
yeniden başlayarak veya başlamayarak

NE OLURSA OLSUN bırakın da yeter ki bırakın.
0
truvaiti
(11.04.12)
whyquit.com

yorumlayacak olursak ilk 3 gün günde 5 6 defa delirecek kadar canınız isteyecek, 3. gün doruğa ulaşacak bu isteklerin sayısı ancak sonra azalmaya başlayacak.

bu istekler en fazla 3 dakika sürecek ama bu süre size daha uzunmuş gibi gelecek, o yüzden saate bakabilirsiniz 3 dakika boyunca.

bir hafta sonra tekrar bir isteğinizde artış olacak ancak sonrası hep yokuş aşağı.
0
uyuyanadam
(11.04.12)
aeroflot söylemiş. ben de tekrar etmek istiyorum. Gördüğüm en başarılı yöntem Allen Carr'ın bırakma yöntemi. Kitabı ve DVDsi var. İnternette de pdf formatında bulabilirsin.

Ben de çok önyargıyla yaklaşmıştım, kitapla filmle sigara mı bırakılır diye. Ama bundan daha kolay, eğlenceli ve sağlıklı başka yöntem yok. Kitap hiç öyle düşündüğünüz gibi sağlıktan, şundan bundan bahsetmiyor. Sadece bıraktırıyor, o kadar.

Hayır reklam parası almadım.
0
kiarostami
(11.04.12)
3 ay içmeyip saçma sapan bir bahaneyle geri başlamış iradesiz kişiden ufak tefek bilgiler:

1- Sigarayı bir seferde bırakmak şart değil. Bırakın, bırakmanın zorluklarını yaşayın evvela. İnsanların kesin olarak sigarayı bırakması genellikle 2 ya da 3. denemelerinde gerçekleşiyor. (Kaynak vermeye üşendim şu anda) İlk denememde sanıyorum bir hafta içmemiştim. İkincide çok daha hazırlıklıydım ve çok daha az zorlanarak 3 ay boyunca içmedim. Artık sigarayı bırakmanın bir kabus olmadığını biliyorum. Hangi aşamada neyle karşılaşacağımı iyi biliyorum. Bu bilince erişmenin büyük faydası var. Tabii gönül ister ki ilk denemende bırakabilesin.

2- Allen Carr cidden etkili. Ben videosunu izlemiştim. PDFsi de muhakkak yararlı olur.

3- Cold turkey (çotank diye bırakma) iyi bir yöntem olsa da -ki ben öyle bırakmıştım- nikotin bantlarına (ya da sakızına) ya da ilaçlara da düşman olmamak lazım. Azımsanmayacak faydaları oluyor. Yine de ilk denemede cold turkey yöntemini öneririm, nikotinsizliğin çok da korkunç olmadığını görebilmen açısından.

3- Spor, naneli şeker ve tespih sigarayı bırakanın en büyük dostlarıdır.

Benden bu kadar.

Edit: Allen Carr yönteminin (aslında yöntem de değil, adam anlamadığım şekilde insanın beynini yıkıyor ve sigara içmeni engelliyor) ne kadar etkili olduğu konusunda şahsi deneyimimi de aktarayım. Bahsettiğim ilk sigarayı bırakma deneyimim tamamen kazayla oldu.

Bir torrent sitesinde bu videoya rastlayıp indirmiştim. Bir süre harddiskte öylece durdu. Bir gece uyku tutmadı, yapacak da bir şey bulamayınca fosur fosur sigara içmek suretiyle bu videoyu izledim. Aklımda bırakmakla ilgili en ufak bir düşünce yoktu. Video sona erdi, ben bir hafta sigara içmedim. İkinci denememde yine o videoyu izledim. Hala anlamış değilim ne anlatıyor da bu kadar etkili oluyor ama bir şekilde içirtmiyor işte.
0
terelelli
(11.04.12)
(git: 393994)
0
compadrito
(12.04.12)
(15)

6 yıllık ilişkimi bitirdim

atını seven kovboy
6 yıl boyunca her an yanımdaydı ve ona o kadar alışmıştım ki. Ondan ayrılalı 5 gün oldu ve şu an öyle bir noktadayım ki beynim zonklamaya başladı. Evet itiraf ediyorum Winston Box sensizlik başıma vurdu.Sigarayı bıraktığımdan beri birşeyler yemek, içmek istiyorum. Akşam yalnız kaldığımda sürekli yiy
6 yıl boyunca her an yanımdaydı ve ona o kadar alışmıştım ki. Ondan ayrılalı 5 gün oldu ve şu an öyle bir noktadayım ki beynim zonklamaya başladı. Evet itiraf ediyorum Winston Box sensizlik başıma vurdu.

Sigarayı bıraktığımdan beri birşeyler yemek, içmek istiyorum. Akşam yalnız kaldığımda sürekli yiyip içiyorum, özellikle meyve ve çikolata. Lakin kilo almaktan da korkuyorum. Yemek konusunda "önüme ne gelirse yerim" hayat felsefesine sahip olduğum için hangi tür abur cuburlar kilo aldırmaz pek bir fikrim yok.

Ayrıca şu an iş yerindeyim. Ne yapsam da kafamı dağıtsam diye düşünüp duruyorum. Şu an ki halet-i ruhiye ile müdürü dövmekten korkuyorum. Hiç olmazsa birşeyler yazın da onları okuyayım bari.

Tavsiyelerinize ihtiyacım var,özellikle sigara bırakan arkadaşların...

Düzeltme:İlişki sorusu sanıp duyurumu okuyan,vaktini aldığım Güzin Ablacı gençlikten özür dilerim
0
atını seven kovboy
(10.04.12)
bol bl su iç
0
cedric tweedledee
(10.04.12)
nikotin bandının işe yaradığını duydum. onun dışında, tüm aburcuburlar kilo aldırır. o sunta kıvamındaki eti formlardan filan alabilirsin ağzın boş durmasın istiyorsan. bir de sakıza çok abanma daha çok acıktırır.
0
in vino veritas
(10.04.12)
bende aynı durumdayım. benim üstelik 12 senelik bir ilişkiydi :(
o kadar sinir basıyor ki, başlayasım var sırf bu siniri yaşayıp, etrafımı incitmemek için :(
bahse mi girsek napsak?
0
dessy
(10.04.12)
bir kulaklık bul ve son ses en sevdiğin şarkıları dinle. metal falan da olsun arada... gerçekten yardımı olur... bir de zaman her şeyin ilacıdır, unutma...
0
anonimyususer
(10.04.12)
oniki sene boyunca günde minimum 2 paket içtikten sonra bi' gecede mnakodum piçin. altı ayda 18 kilo alıp 3 ayda on kilo verdim. 4 buçuk senedir de ağzıma komadım paşam.

you can.
0
charlesbukowskiineksi
(10.04.12)
Sigarayi birakmakla yapmissin. Zevkin neyse abur cubur adi altinda faydali seyler ye. Film falan uzle iste.
0
natalz
(10.04.12)
Sağ elinle de yaşadığın ilişkini bitirebilirsen her şey yoluna girecek.
0
ggm
(10.04.12)
1997'den beri sigara içmekteydim 2011'in kasım ayına kadar. yaklaşık 14 sene 11 ay sigara içmişim. hastalıkta ve sağlıkta devam etmişim içmeye. ve ortalama 1 paket. gerşi son 1,5 senem tütün sarıp içmekle geçti... sonuç olarak 5 aydır içmiyorum. nasıl mı?
www.idefix.com
mail adresini yazarsan pdfini de atabilirim.
0
aeroflot
(10.04.12)
Abur cuburdan vazgeç bir an önce. Zaten sigarayı bırakanın bir kilo alma durumu olurken sen abur cuburla tüy dikme. Yaz geldi bol karpuz dönemi -yaşasın-. Ayrıca insanlar 10 yıllık ilişkisini bebeği varken arkasına bakmadan bitirebiliyor. Her şey olacağına varır.
0
saphira
(10.04.12)
seviyorsan git iç bence:)
şaka bir yana tebrikler. bu maalesef çok görülüyor. sigarayı bırakınca millet yemeye vuruyor kendini. meyve iyi ama çikolata fena kilo yapar.
bağyansan sakız çiğneyebilirsin meselam.
0
benaslindayohum
(10.04.12)
(git: 387922)
0
compadrito
(10.04.12)
ohaaa beş gün oldu diyip emeğini çöpe atmamak için devam et bence. tebrikler!
0
mahnita
(10.04.12)
champix çok işe yarıyor.
0
croupier
(10.04.12)
Altın kurala göre bunu atlatabilmeniz için ilişkinin yarısı kadar süre geçmesi lazım. Daha işiniz var.
0
386 dx
(10.04.12)
dayan kardeş ocak ayında bende bıraktım aynen senin gibi abandım abur cubura 14 kilo filan aldım ama olsun veririm verecemde ama o ilk zamanlarda ki bol abur cubur yeme ihtiyacım kalmadı. ha bide sözlükteki sigarayı bırakmak başlığını okudum bol bol iyi geldi sabret kurtul inşallah
0
ferr
(10.04.12)
(5)

en güvenilir hava tahmini sitesi ne?

hickork
pazar günü bi etkinliğimiz olacak. ikiye ayrılmış durumdayız. yağmur yağacak diyo bazı siteler, bazıları yağmayacak diyo. peki en güvenilir hava tahmini sitesi ne?
pazar günü bi etkinliğimiz olacak. ikiye ayrılmış durumdayız. yağmur yağacak diyo bazı siteler, bazıları yağmayacak diyo. peki en güvenilir hava tahmini sitesi ne?
0
hickork
(05.04.12)
compadrito
(05.04.12)
AccuWeather:Some sun with spotty showers diyor
iphone hava durumu da yahoo dan alıyor sanırım some sun with showers diyor.
macbook weather da pazar için some sun with spotty showers diyor.

yorumu size bırakıyorum.
0
skywalkeremre
(05.04.12)
hava.yandex.com.tr
www.poseidon.hcmr.gr (Çok detaylı, hava sıccaklığı, rüzgar, yağış gibi parametrelerle ve 3 günlük çeşitli zaman dilimlerinde hava tahmini verir ve genelde isabetlidir.)
0
sakman
(05.04.12)
weather.com
0
lancelot du lac
(05.04.12)
poseidon +1
0
Jaaaccckk
(05.04.12)
(8)

new york'ta kaç berber vardır

daglien
bugün ki iş görüşmesinde maruz kaldığım sorulardandı. cevabı önemli değil sanırım, cevaba giden yolda izlenilen yöntem esas olan sanırım. ya da ben mi yanlış yorumladım?
bugün ki iş görüşmesinde maruz kaldığım sorulardandı. cevabı önemli değil sanırım, cevaba giden yolda izlenilen yöntem esas olan sanırım. ya da ben mi yanlış yorumladım?
0
daglien
(05.04.12)
Doğrusunuz.
0
daddy
(05.04.12)
disq
(05.04.12)
hangi pozisyon için görüştünüz bilmiyorum ama eğer "internetten araştırır öğrenirdim" gibi bir cevap beklenilerek sorulmadıysa, cevap soruyu soranın sol kulağını çınlatıcı nitelikte bir cevap olmalı.
0
9kuyruklukedi
(05.04.12)
ne kadar yaratıcılık yoksunu insanlar arkadaş, bari insan türkiyede bir şehri sorar. internette araştırdım genelde chicago'da kaç berber vardır diye soruyorlarmış.
0
sanal hayvan
(05.04.12)
olay sizin soruya verdiginiz cevap degil,nasil bir yol izlediginiz ,nasil bir "approach " yaptiginizla alakali.

cevabinizi güzelcene temelleyebildiyseniz,neden o cevabi verdiginizi güzelce aciklayabildiyseniz olumludur ,diger türlü zaten bu sorularin dogru cevabi yoktur.
0
serabetan
(05.04.12)
demek iş görüşmesine girmeden önce şehirlere göre berber sayılarını da ezberleyecez, hmmm.
0
compadrito
(05.04.12)
siz bana,newyork"taki berberlerin sayısını öğrenmenin ne faydası olacağını açıklayın, ben de size newyork"taki berberlerin sayısını öğrenip bildireyim.
0
izole
(05.04.12)
brain teaser soruyorlar mı hala yahu..
sonuna job interview falan koyarak google.
0
cgcore
(06.04.12)
(4)

Antibiyotik fayda/zarar meselesi.

abartakus
Hipokratlar,Adana Nobelciler.Halihazırda faranjitle boğuşurken antibiyotiklerin ne kadar gerekli olduğu hususu bir kez daha gündemim haline geldi. Basit bir hastalıkta antibiyotik kullanımı gerekli midir? Başka ülkelerle Türkiye arasında bu konuda bir farklılık var mıdır?Selamlar
Hipokratlar,Adana Nobelciler.

Halihazırda faranjitle boğuşurken antibiyotiklerin ne kadar gerekli olduğu hususu bir kez daha gündemim haline geldi. Basit bir hastalıkta antibiyotik kullanımı gerekli midir? Başka ülkelerle Türkiye arasında bu konuda bir farklılık var mıdır?

Selamlar
0
abartakus
(05.04.12)
başka ülkeleri bilmem, ABD'yi bilirim. reçetesiz antibiyotik alamazsın. dolayısıyla, antibiyotik kullanıp kullanmaman gerektiğine, sen değil, hekim karar verir.
0
compadrito
(05.04.12)
Aslında sormak istediğim,oradaki sağlık sistemi içinde de antibiyotiğin bu kadar yaygın kullanılıp kullanılmadığı. Yani elbette hekim önerir ama her hastalığa da antibiyotik önermek doğru mu?
0
🌸abartakus
(05.04.12)
compadrito
(05.04.12)
gayet açıklayıcı teşekkür ederim.

akdeniz ülkelerinde belirgin bir şekilde antibiyotik kullanımı fazla. acaba bu mevsimsel birşey mi yoksa tesadüf mü araştırmak lazım...
0
🌸abartakus
(05.04.12)
(14)

Emzik mi parmak mı

bitter cikolata
Doktor emzik verme dedi, vermedim, 3 buçuk aylık oolacağız bu hafta. Şimdi parmak ve hatta komple elini emmeye başladı. İkilemde kaldım. Emzik vereyim mi yoksa parmağını mı emsin diye. Doktor emzik konusunda nedense çok katı ama parmağını emdiğini daha konuşamadık. Sizce?
Doktor emzik verme dedi, vermedim, 3 buçuk aylık oolacağız bu hafta. Şimdi parmak ve hatta komple elini emmeye başladı. İkilemde kaldım. Emzik vereyim mi yoksa parmağını mı emsin diye. Doktor emzik konusunda nedense çok katı ama parmağını emdiğini daha konuşamadık. Sizce?
0
bitter cikolata
(03.04.12)
bebeğin emziği kabul etmeme ihtimali de var. kardeşim bebekken baş parmağını emerdi ve tüm uğraşlara rağmen (ki buna emziği ağzına bantlamak da dahil) emziği kabul etmedi. parmak emmek için iyi değil derler, parmağı inceltirmiş; ne kadar doğru bilmiyorum. emzik daha ideal bir şey sanırım emmek için.
0
devilred
(03.04.12)
bize de verme dedi, sebep olarak mikrop uruyor dedi. ama parmagini emince emilen parmak inceliyormus. bi de her eline aldigini agzina goturuyor zaten, mikrop her yerde.

emzigi sik sik kaynatmak lazim. baska bir zarari varsa bilmiyorum.
0
simendifer treni
(03.04.12)
emmek bebek için bir refleks. doktorun amacını merak ettim. yani mikrop üremesi mi, ağız/damak yapısı için mi, ileride alışkanlığa dönmesin diye mi niye yani? illa emecek. emzik vermezsen elini emecek. yani belli bir yaşa kadar (annesinden hariç) bir alternatifi olmalı mutlaka bence.
0
kibritsuyu
(03.04.12)
abi anlamıyorum bu son yıllardaki bebek büyütmeyi steril ortamda gerçekleştirme trendini. kardeşim biz emzik de emdik, hayvan gibi duman altı evde büyüdük, sokakta paslı çivilerle oynadık, kediye tırmalandık köpeği ısırdık da birşey olmadı, şimdi aman evde bebek var sigara içme git sokakta iç, yok çocuğun astımı var yok mikrop bilmemne..
yeminle anlamıyorum.
0
aboutablank
(03.04.12)
doktorun bırakması zor olur dedi. e parmağa alışırsa onu da bırakması zor olacak? anlayamadım ki.
@aboutablank, biz öyle büyüdük bişey olmadı diyorsun da, her gün patır patır kanserden gidenleri de mi görmüyorsun? Tamam çok steril yaşamaya ben de karşıyım ama sigara konusunda yanlış düşünüyorsun.
0
🌸bitter cikolata
(03.04.12)
yani pasif içici olarak büyüyen bebek ileride kanser mi oluyor yani yanlış mı anladım?
bence kanseri sadece sigaraya bağlamak hatta suçun büyük bir payını gene sigaraya yüklemek çok yanlış bence. bu kadar sağlıksız hormonlu sebze meyve, fastfood, manyetik alanlar, radyo frekansları, hergün karşısında durduğun bilgisayar ekranından yayılan ışınlar, gdo lu besinler, aldığın alkol, rafine edilmiş şeker, tuz.. daha saymamı ister misin bilmiyorum.

burada sigara savunuculuğu yaptığım düşünülmesin sakın ancak, bence bu kadar steril ortamda büyüyen çocuklar aslında arızalı büyüyorlar zira küçükken zararlılarla karşılaşıp gerekli defans mekanizmalarını geliştiremeyince de ileride en ufak bir patojenle karşılaşınca hasta oluyorlar. bence hani dumanaltından kastım kırahathane değil ancak normal sigara içilen bir ortamda bir 1-2 yaşına gelmiş çocuğun ciğerleri daha sağlıklı bile gelişebilir. falan filan.

neyse konuşuyorum ben öyle ya, nedense tepem attı bi..
0
aboutablank
(03.04.12)
damak kaşınıyordur, emzik değil, diş öncesi bebelere alınan damak kaşıma aparatlarından al, hem sert hem yumuşak olanlar var, ben 5 tane aldım bunlardan birini kullanmadı benim sıpa, parmak, yuncaklar falan idare ediyor. bu arada emzik tutan çocuk da azdır, her bebe kabul etmiyor emziği.
0
alchemistt
(03.04.12)
@alchemistt, çıngırağımız çok ama daha kavrama yeteneği gelişmedi.

@aboutablank, size diyecek sözüm yok, oldu olacak küçük yaşta içirelim sigarayı da ciğerleri alışsın:)
0
🌸bitter cikolata
(03.04.12)
hayır sadece sigaraya takılmış olmanıza anlam veremedim sadece. sadece söylemek istediğim bu kadar üzerine düşülmemesi gerektiğiydi, emzik de olur parmak da olur.

son dönemdeki çocuklaırn sık sık hastalanma nedenlerini en azından önceki kuşaklara oranla, arttığını biliyor muydunuz? nedenini ben size söyleyeyim, artık mahalle kavramı sokakta oyun kavramı kalmamış, çocukların evden dışarı çıkmadan bilgisayar/playstation karşısında çocukluklarını geçiriyor olmalarından. yoksa dışarı çıksalar günlük patojenlerini alsalar, kediden köpekten diğer hasta arkadaşlarından mesela, bağışıklık mekanizmalarını kuvvetlendirseler bu kadar hastalanacaklarını sanmıyorum..
sigara-pasif içicilik konusunda da tabiki hakısınız, ancak bir bilemedim iki kişinin evde sigara içiyor olmasının çocuk için çok zararlı olacağını sanmıyorum eğer ev de havalandırılıyorsa eğer.
0
aboutablank
(03.04.12)
komple elini emen akilli olur diyollaa...
mikroptan korkma. emeklemeye baslayinca yerleri yalayacak. yalamasi da gerekiyo zaten.
0
compadrito
(03.04.12)
yok ben hijyen konusunu düşünmüyorum. zaten emzik de kullansam 3 saniye kuralını uygulayacağım, yere düşen şey 3 saniyede kirlenmez. Ama benim korkum 5 yaşında hala emzikle gezen ya da elini emmeden uyuyamayan bir çocuk sahibi olmak. Ya da sırf emziği bıraksın diye emziğin üstüne sinek koymak, acı sürmek, eline acı salça sürmek istemiyorum. o yüzden karar veremiyorum. bırakayım elini mi emsin yoksa emzik mi vereyim diye.
0
🌸bitter cikolata
(03.04.12)
emziği bırakır.
0
kibritsuyu
(03.04.12)
verin emsin çocuk.
iki çocuğum var, ikisine de emzik verdik. olması gereken yaşta bıraktı ilki, diğeri daha küçük.
uykudayken ağzında emzikle uyumasın çok uzun süre yeter.

ben bakkaldan gidip emzik alacak yaşa kadar emmişim. gayet de sağlıklıyım. böyle icatlar çıkartan doktorlara uyuz oluyorum.
0
spankenstein
(03.04.12)
mythbusters, "3 saniye kurali" dedigin seyin, sehir efsanesi oldugunu ispatladi. yok oyle bi kural.
0
compadrito
(03.04.12)
(15)

hocaya mail atmak

2enkucukasalsayidir
şu maili atıp yatmak istiyorum. ama bir türlü bitirişi yapamıyorum mailde. hocam ... için istediğiniz fotoğraf ekte bulunuyor. sonra ne diyeyim sizce? nasıl bitireyim?
şu maili atıp yatmak istiyorum. ama bir türlü bitirişi yapamıyorum mailde.

hocam ... için istediğiniz fotoğraf ekte bulunuyor.

sonra ne diyeyim sizce? nasıl bitireyim?
0
2enkucukasalsayidir
(02.04.12)
Tesekkurler?
0
hala pek bi superkahraman
(02.04.12)
teşekkürler de garip olmuyor mu? neye teşekkür ediyorum ki? şey gibi mi hani konuşma yaptıktan sonra teşekkürler deyip konuşmayı bitirmek falan.
0
🌸2enkucukasalsayidir
(02.04.12)
iyi geceler.
0
irrasyonel kedi
(02.04.12)
Saygilarimla,
0
compadrito
(02.04.12)
saygılarımla çok mu resmi olur ?
0
🌸2enkucukasalsayidir
(02.04.12)
Cok resmi oluyo diye begenmezsen, elimizde,

Sevgi ve Saygilarimla,

diye bi model daa var.
0
compadrito
(02.04.12)
sevgilerle yaz gecsin gitsin allasen

ben öyle yaziyorum.
0
serabetan
(02.04.12)
Merhaba hocam,

İstediğiniz fotoğraflar ektedir.

Saygılarımla
2enkucukasalsayidir
0
kayranin kedisi
(02.04.12)
cdnimg.visualizeus.com

Meali: Önemli değil ne diyeceğin aslında.
0
long live rock n roll
(02.04.12)
Sevgiler, saygılar de. İkisi bir güzel gidiyor.
0
joker hakki
(02.04.12)
ben hep kolaylıklar diliyorum.
0
montreal
(02.04.12)
iyi çalışmalar dilerim
0
kermit06
(02.04.12)
xyz

Saygılarımla
Ad Soyad
0
ex902
(02.04.12)
hocam resmi bulmam biraz zaman aldı. gecikme için özür dilerim.

desem sadece nasıl? sonuna bişey koymadan.
0
🌸2enkucukasalsayidir
(02.04.12)
yirmi saattir aynı mevzuda mısın hâlâ? aş bunları artık. cosmicstring hocamızın dediğini yap. duyurunun akademik temsilcisi o. tikleri atmayı da unutma bu arada. ayıbolüyö...
0
compadrito
(03.04.12)
(7)

beynim, mutsuzluktan mı çalışmıyor?

rastgelebiri
arkadaşlar bir sıkıntım var. bir örnekle açıklamaya çalışayım:tarih'e deli gibi bir ilgim var. deli gibi ama öyle böyle değil. sadece 840GB yerli-yabancı tarih belgeseli arşivim var. tekrar tekrar falan izliyorum hepsini. keza pek çok yazılı dökümanım da var elimde. sadece ekrana bakmıyorum, keza ol
arkadaşlar bir sıkıntım var. bir örnekle açıklamaya çalışayım:

tarih'e deli gibi bir ilgim var. deli gibi ama öyle böyle değil. sadece 840GB yerli-yabancı tarih belgeseli arşivim var. tekrar tekrar falan izliyorum hepsini. keza pek çok yazılı dökümanım da var elimde.

sadece ekrana bakmıyorum, keza olaylar arasında da bağlantılar kurmaya çalışıyorum. şu anda 4-5 bardak vokta içir bana, bir üniversitenin tarih bölümüne konferansa bile gelirim. nazi almanyası'nı anlatabilirim örneğin. güzel de anlatırım.

gel gör ki bir tartışma ortamında olsun, bir sohbet ortamında olsun hiç birisi aklıma gelmiyor. eve geldikten 2-3 saat sonra falan ''yahu ben bu örneği neden vermedim'' ya da ''ee ben bunu neden anlatmadım'' diyorum. kafam çalışmıyor resmen. çok şey biliyorum ama hiç birisi aklıma gelmiyor.

örneği sadece tarih konusu ile vermek istedim. keza her durumda her konuda aynıyım. beynimin içerisinde binlerce şey dönüyor ama hiçbir şey söyleyemiyorum bazen. anlık hafızamda ciddi sorunlar var.

işimi sevmiyorum, bir ailem yok, tek başıma yaşıyorum, ve çok mutsuzum.
bunlar mutsuzluktan olur mu? yoksa cidden bir şeyler ters mi gidiyor?

teşekkürler arkadaşlar.
0
rastgelebiri
(01.04.12)
Aynısı banada oluyo ama bence bu birazda unutkanlıkdan hiç doktora gittin yada bi psikoloğa onlar yardımcı olabilir belki ben pek takmıyorum...mutlu olmaya bak küçük şeylerden mutluluk çıkarmalısın bence...
0
Makber
(01.04.12)
o değil de, aşırı bilgi karşısında duraksama da olabilir. sadece osmanlı tarihi sadece batı tarihi gibi. bence alanınızı daraltın. bir de madde kullanmayın.

madde: alkol sigara çay kola kahve.

spor yapın.
0
truvaiti
(01.04.12)
O genelde insalarda olur o an aklına gelmez sonra keşke şunları şunları söyleseydim gibi çözümü bilmiyorum ama o genel bir sorun dert etmeyin.Bunun mutsuzlukla bir alakası yok.
0
basond
(01.04.12)
kendine guven adamim..
0
hilhan
(01.04.12)
Bol bol pratik yapamak lazim. bu kadar tarih takintisi da cok saglikli olmasa gerek.
0
ozdek
(01.04.12)
ben de aşağı yukarı benzer bir yapıdayım. kendimden hareketle bir tahminde bulunayım; onca şeyi "başkalarına anlatacağım" düşüncesiyle öğrenmedin. sadece o bilgilere olan açlığını tatmin etmişsin. başkalarına anlatmak için hazır şeyler olmayabilir. şahsen ben de öyle pek anlatamam bildiklerimi. tamamen saçmalıyor da olabilirim :)
0
zrosse
(01.04.12)
ogrendiklerin, henuz kanina karismamis. yeterli zaman gecmemis. demini almamissin henuz. zamanla oturur bilgilerin.

sevilmeyen is, yalniz yasama, mutsuzluk. hafizayi cok etkiler.

sevebilecegin bir ise gecebilmek icin girisimlere baslasan iyi olur. bu soyledigim bes sene icinde de olabilir, acelesi yok.

ama hayatinda koklu bir degisiklige gitmezsen, sevilen is, sevilen es, aile kurmak vs; omrun kisalir.

bekar ve bosanmis erkekler daha kisa yasiyolar. 7-13 sene daha kisa.
0
compadrito
(02.04.12)
(6)

istenen mi, istediğin mi?

qari
selam insanoğlu,fizik okuyordum bıraktım 2. sınıfta. sevmediğimden değil lan. iş yok. seviyordum 2-3 formülden sayfalarca ispat yapmayı. sanki beynim ait olduğu yerdeydi. hoşuma gidiyordu uykulu uykulu serkeş gibi dolaşıp huzur içinde bilim adamlarının yaptıklarını kattıklarını anlamak. işlem yapmak
selam insanoğlu,

fizik okuyordum bıraktım 2. sınıfta. sevmediğimden değil lan. iş yok. seviyordum 2-3 formülden sayfalarca ispat yapmayı. sanki beynim ait olduğu yerdeydi. hoşuma gidiyordu uykulu uykulu serkeş gibi dolaşıp huzur içinde bilim adamlarının yaptıklarını kattıklarını anlamak. işlem yapmak matematiği ve doğayı anlamayı seviyordum. çok özlüyorum o günlerimi lan. anlatamam.


sonrasın da orta gelirli aile olmam sebebiyle işe girmem gerekti. şimdi part time çalışıyorum, fakat okuluda bıraktım. ygs ye tekrar gireyim de radtoloji radyoterapi gibi bana göre zevksiz fakat iş olanağı yüksek bölümlere gireyim de para kazanayım rahat edeyim dedim. bu kararımda hatun kişinin de katkısı oldu zira kendisi de memur oldu okurken. 2.5 yıl olmakta ilişki. işte planlarda ileride beraber olmak var. herneyse ygs'ye de adam gibi hazırlanamadım. toplamda 90 neti geçemiyorum.

fakat benim yaş 23 oldu. bu saatten sonra istediğimi yapmam abest kaçmaz mı? mimarlara çok özeniyorum. işin ayrıntısını falan bilmiyorum fakat çok heyecanlı olmaz mı? hesap yapıyosun vs. tasarladığın çizin-proje hayat kazanıyor bir süre sonra karşında dikiliyor. hayalini karşında görmenden daha fazla mutlu edecek ne olabilir ki?

bezmiş değilim şu an için.

ne söylersiniz gençler yaşlılar?
0
qari
(31.03.12)
istediğin şeyi yapmaya çalışmak her zaman daha iyidir bence.
0
cilgin fantezilerin adami
(31.03.12)
Ya şunu kafanıza sokun artık be: "Bu saatten sonra" diye bir şey yok!
0
grgn
(31.03.12)
24 yaşında yeniden başladım. şu an benden mutlusu yok.

grgn +1 geç diye birşey yok.
0
mahone
(31.03.12)
@seracik, bir anlık heves değil benimkisi, uzun süredir kendime söyleyemediğim bir konuydu.
0
🌸qari
(31.03.12)
@Batuhanolabilir, ilk yazdıklarını düşünücem. tartıyorum her haltı şimdi bu böyle olsa şu şöyle olsa diyerekten.

son yazdıklarına katılarak destekliyorum. tercüman olmuşsun. işte ben de onu diyordum dostum . ne güzeldir heyt bee
0
🌸qari
(02.04.12)
ABD'de kirk yasinda tip fakultesine yazilan var. sen daha bebeksin, bebek!
0
compadrito
(02.04.12)
(5)

içinde içki/sofra geçen resimler

fenerliyim ama feneri delgado
öncelikle, fotoğraf değil resim aradığım. ünlü ressamların içinde içki, bar, yemek sofrası geçen eserlerini arıyorum.
öncelikle, fotoğraf değil resim aradığım. ünlü ressamların içinde içki, bar, yemek sofrası geçen eserlerini arıyorum.
0
fenerliyim ama feneri delgado
(29.03.12)
son akşam yemeği-tr.wikipedia.org(tablo)
0
kelepir
(29.03.12)
daha az sayıda kişiden olusabılır, tek kişi olabilir, vs.
0
🌸fenerliyim ama feneri delgado
(29.03.12)
google'da van gogh ile absinthe yan yana gelince istediğiniz resimlere ulaşmış oluyorsunuz :)
0
this is heavy
(29.03.12)
(1)

sözlükten hayrullah amazingogullari

frutos
adlı arkadaşa bana ulaşmasını söyleyebilirmisiniz..
adlı arkadaşa bana ulaşmasını söyleyebilirmisiniz..
0
frutos
(29.03.12)
bu mesaji silme. mesajin linkini mesaj attim hayrullah abiye. ama adinin yaninda, caylak ve lanetli diye dugmeler vardi. ne demekse?

edit: hayrullah abiden su mesaj geldi:

-hayrullah amazingogullari- çaylağım kardeşim ben, o kısımlara maalesef çaylak olduğumdan ötürü giremiyorum.
0
compadrito
(29.03.12)
(4)

Uzman Doktor ve Operatör Doktor arasındaki farklar

bunlarolmaz
arkadaşlar farklar nelerdir? operatör doktor daha üst bir şey midir cahilim bu konularda biraz. aydınlatırsanız sevinirim.
arkadaşlar farklar nelerdir? operatör doktor daha üst bir şey midir cahilim bu konularda biraz. aydınlatırsanız sevinirim.
0
bunlarolmaz
(28.03.12)
operatör doktor, cerrahi uzmanlığı olana denir. ikisi de aynı seviyededir
0
la noix
(28.03.12)
operator doktor, hangi doktorun ne iş yaptığını bilmeyen vatandaş, ameliyat olacağı zaman kime gideceğini anlasın diye kullanılmaktadır. türkiye'den başka hiçbir ülkede kullanılmamaktadır.
0
salak oldugum icin burdayim
(28.03.12)
operatör doktor girişim yapan doktora denir. illa ki cerrah olması gerekmez. örneğin kemik iliği nakli yapan bir hematolog da operatör doktordur.
0
sle
(29.03.12)
operatorun eli picak tutar, uzmanin picaknan isi olmaz. girisimsel kardiyologlar, koroner anjiyo, stent mtent yapmak icin kasigi picaknan deliyolarsa, sayilmaz. picaknan deel de, baska seynen deliyolarsa, zaten mesele yok.
0
compadrito
(29.03.12)
(16)

sigarayı bırakıp başarılı olanlardan ricam

tebaloeyy
bıraktım lan sabah ben de. 7 yıldır içiyordum, en fazla 3 gün bırakmıştım, o 3 gün bile harikaydı koku alma duyum gelişmişti falan, ama onun dışında bi etki görmedim. Sizden ricam şu ki; zamanla karşılaşacağım olumlu etkileri söyleyin destek olun hem belki başkalarına da yardımcı oluruz :)
bıraktım lan sabah ben de. 7 yıldır içiyordum, en fazla 3 gün bırakmıştım, o 3 gün bile harikaydı koku alma duyum gelişmişti falan, ama onun dışında bi etki görmedim. Sizden ricam şu ki; zamanla karşılaşacağım olumlu etkileri söyleyin destek olun hem belki başkalarına da yardımcı oluruz :)
0
tebaloeyy
(28.03.12)
1 hafta sonra falan, sabahları otobüs çarpmış gibi kalkmıyorsunuz. ben en çok bunu sevmiştim. bi de koku ağız tadı olayına ek olarak, 2-3 hafta içinde nefesinizde bariz bir fark hissedebilirsiniz. son 2 yıldır benim burnum tıkalıymış ve ben farkında dğeilmişim, o kadar söyliyim.
0
celeron 300a
(28.03.12)
içtiğin sudan tat alıyorsun
0
zidan
(28.03.12)
bırakmadım hala içiyorum ama hastalandığımda bir süre içmemek zorunda kalmıştım.

-odan, giysilerin sigara kokmuyor,
-ağzında at götü yalamış gibi bir tatla uyanmıyorsun (onun yerine ilaç tadı vardı gerçi)
-balgam yok,
-hırıltı yok

mis. ne bok yemeye başladım tekar bilmiyorum.
0
vakumlu
(28.03.12)
çok iğrenç biliyorum ama

her sabah balgam tükürmüyor insan. burnun boğazın açık hep.
0
cecilia
(28.03.12)
fiziksel performansin 3 katina cikiyor.
0
uyuyanadam
(28.03.12)
ben 3 dk da bir oksuruyordum en sson.
Birakali 1 yildan fazla oldu 3 defa oksurmemisimdir.
0
uyuyanadam
(28.03.12)
oky.beybii..üstün piss kokmuyorr.. sonra böyle ortamlarda kaldın diyee .. üstün kokmasın diye orda bulunmak istemeyecen.. sabah kalkınca mikrop bi tat olmayacak ağzında..
0
Barbunya2
(28.03.12)
spor sinema is... 1/2 saatten fazla kapali yerde durmak zorunda kalinca sikinti basmiyor.
0
uyuyanadam
(28.03.12)
peki kilo alma mevzuu metabolizmanın yavaşlamasından mı yoksa yemeğin artırılmasından mı ? çünkü daha fazla yiyebileceğimi sanmıyorum ama 5 kilo alsam da harika olur.
0
🌸tebaloeyy
(28.03.12)
ben kilo aldim sebebi yemeyi fazlalastirmasiydi ama buna ragmen kesinlikle daha hareketli ve aktifim. Hele alma niyetindeyseniz super iste.
0
uyuyanadam
(28.03.12)
iki sene sonra, solunum yollarinin ceperini kaplayan mikro tuyler yani cilialar yerine gelecek, solunum yollarin, (bronslar, bronsioller) benimkiler gibi olacak. su anda sende cilialar yok. cilialar cigerine havayla giren mikroparcaciklari tutmaya ve disari atmaya yariyor.

kanser (sadece akciger kanseri degil, baska kanserler de) olma riskini cok azaltmis olacaksin.

kendine saygin artacak. sigara icenlere ve sigaraya baslayanlara aciyacaksin. arkadaslarini sigaraya baslatanlara kufredeceksin.

hic olmazsa gunde yarim saat yol yurumek gibi bir egzersizi devam ettirebilirsen, kendine en buyuk iyiligi yapmis olacaksin.
0
compadrito
(28.03.12)
Yıl sonunda bir pantolonunun cebinden 2500-5000 lira çıkacak.
0
skatheist
(28.03.12)
bence en büyük faydası psikolini düzeltmek.

nikotin çok güçlü bir uyarıcı. artık çok daha sakin, uysal mantıklı birisiyim. 10 sene deli gibi içtim, 4 sene oldu bırakalı.

edit: psikoli nedir, brokoli gibi. psikoloji olacaktı.
0
truvaiti
(28.03.12)
10 yil ictim, tam 3.5 yil oldu birakali. ilk aylarda kimse kaale almadi ama simdi tum cevrem, yakinlarim hayran nasil yapabildim diye. cogu denedigi halde birakamadi ama ben inadettim. tekrar tekrar deniyorlar , her seferinde ayni sikintilari, zorluklari yasiyorlar. onlari gordukce bir daha bu sikintiyi ne cekicem yea dedim, kesinlikle sigarayi bir daha hayatima sokmamaya kararliyim. zaten o kadar memnunum ki. simdi aklima bile gelmiyor, kokusunu duyarsam bile yabanci bir sey bana artik. nasil icmisim, nasil bu kadar gereksiz birseyi surekli tasimisim, pis kokmusum, kendime zarar vermisim inanamiyorum. ilk yil her zaman aklina gelecek ama zaman o kadar cabuk geciyor ki, sonunda tamamen kurtulacaksin, azmetmeni dilerim. en azindan bir daha bir daha birakma stresine ve sikintisina girmemek icin.
0
freefroglet
(28.03.12)
çocuk yaşta sigaraya başladım. 12 yıl içtim. 6-7 ay önce bıraktım. sağlıklı beslenip haftada üç gün spor yapıyorum. hayatımı bir karadeniz yaylasında çimen olarak devam ettirmeyi amaçlıyorum:)

açık söyleyim, kötü koku dışında olumlu bir etkiyle karşılaşmıyorsun. yani bariz bir değişiklik olmuyor hayatında. öyle bir beklentiye girmene gerek yok çünkü asıl değişiklik dokularda organlarda vs. farkedemeyeceğin şeyler oluyor. 40 yaşında kanser olup ölecekken, ölmüyorsun mesela. çoluğunun çocuğunun mürüvvetini falan görüyorsun. öyle 3. günde ağzımın tadı değişti, 5. günde enerji doldum falan gibi şeyler bunların yanında saçma geliyor bana.

koku meselesine gelince... çok kısa bir süre sonra sigara içen biri yanına geldiğinde sigara kokusunu alıp rahatsız olmaya başlıyorsun. sigara içilen bir ortamda bulunup akşam eve gittiğinde üstünü çıkarırken "ben eskiden hep böyle mi kokuyordum" diyorsun. aslında sigara içerken bundan çok daha kötü koktuğunu farkediyorsun. bu benim için iyi bir motivasyon oldu hep.
0
dursunkaptan
(28.03.12)
hep bırakmak isteyip bırakamayanlarla karşılaşırdım. Bırakmanın olumlu etkilerinden çok, bu kadar kurtulanın olduğunu görmek motive etti beni :)
0
🌸tebaloeyy
(28.03.12)
(6)

Istanbul'da yabanci misafirimizi goturebilecegimiz restoranlar?

cbe
Sultanahmet, Laleli, tarihi yarimada tarafinda bir yerlerdeyiz. Buralara cok uzak olmayan iyi bir restoran ariyoruz. Kisi basi 50 liradan fazla ucret odemek istemiyoruz.Kebap cesitleri, Pide/etli etmek cesitleri ve bunlara ek olarak turk ev yemekleri olursa da kabulumuz.Simdilik sozlukten vedat milo
Sultanahmet, Laleli, tarihi yarimada tarafinda bir yerlerdeyiz.

Buralara cok uzak olmayan iyi bir restoran ariyoruz. Kisi basi 50 liradan fazla ucret odemek istemiyoruz.

Kebap cesitleri, Pide/etli etmek cesitleri ve bunlara ek olarak turk ev yemekleri olursa da kabulumuz.


Simdilik sozlukten vedat milorun gittigi yerlere bakiyorum ama pek bir sey bulamadim.
0
cbe
(27.03.12)
Ziya var gülhane parkı girişinde, tavsiye ederim, kişi başı 20tl civarına gelir.
0
zamanin otesinden gelen edit
(27.03.12)
Galata'da Tarihi Karakoy Balikcisi var, bir arastirin dilerseniz.

edit: fiyat kistasinizi gormemistim, burasi luks sayilabilecek bir yer ama gene de aklinizda olsun.
0
crown
(27.03.12)
Eminönü hamdi'nin kebapları iyidir. Turistik bir yer. Alkole abanmazsanız 50 tl kişi başı tutabilir. akşamları rezervasyon gerekli
+ karaköy lokantası
0
spankenstein
(27.03.12)
Sultanahmet köftecisini ziyaret edin mutlaka.
0
cakabo
(27.03.12)
compadrito
(27.03.12)
herkese cevaplari icin tesekkurler.
0
🌸cbe
(28.03.12)
(2)

pdf'den excel dosyası

kibritsuyu
sevgili garanti bankası hazretleri mükellefimin banka ekstresini pdf formatında gönderdi. dosyadaki bilgiler tablo şeklinde. ilk sütun tarih, ikinci sütun açıklama, üçüncü sütun tutar, dördüncü sütun bakiye.lakin pdf benim hiçbir işime yaramıyor, çünkü kağıt baskıdan farkı yok. excel olsa tek tek hü
sevgili garanti bankası hazretleri mükellefimin banka ekstresini pdf formatında gönderdi. dosyadaki bilgiler tablo şeklinde. ilk sütun tarih, ikinci sütun açıklama, üçüncü sütun tutar, dördüncü sütun bakiye.

lakin pdf benim hiçbir işime yaramıyor, çünkü kağıt baskıdan farkı yok. excel olsa tek tek hücreleri seçerim, toplatırım, satır silerim. hatta muhasebe programım otomatik olarak excel dosyasını okuyup kayıtlarını yapar.

ben şimdi bu pdf halindeki dosyayı sütun sütun olacak şekilde excel dosyası yapabilir miyim? kopyala yapıştır yaptım, satır satır oldu ama hepsi uç uca olacak şekilde ilk sütundaki gücreye geldi. nasıl sütun sütun ayırırım bunu?
0
kibritsuyu
(26.03.12)
Abbyy FineReader diye bir program var. PDF'i word'e veya Excel'e çevirebilirsin.
0
himmet dayi
(26.03.12)
(3)

sigarasız yaşam detoksu.

yanginmerdiveni
selamlar.sigarayı bıraktım. ic organlarıma verdiğim hasarı -olabildikce- en kısa zamanda fixlemek ve sağlıklı olayım istiyorum. yoğurt akciğeri temizler, bilmemne karaciğere iyi gelir tarzı, x besinlerin hangi organlara iyi geleceğini öğreneyim diyorum.edit: eklemeyi unutmusum cevap gelince farketti
selamlar.
sigarayı bıraktım. ic organlarıma verdiğim hasarı -olabildikce- en kısa zamanda fixlemek ve sağlıklı olayım istiyorum.
yoğurt akciğeri temizler, bilmemne karaciğere iyi gelir tarzı, x besinlerin hangi organlara iyi geleceğini öğreneyim diyorum.

edit: eklemeyi unutmusum cevap gelince farkettim. kendi capımda sporcuyum aynı zamanda
0
yanginmerdiveni
(26.03.12)
kekik suyu diyorum ama içmek cesaret ister:)
0
hlt85
(26.03.12)
spor hepsine iyi gelir sanki.
0
kobretti
(26.03.12)
lungrepairsmoking.com

mumkun oldugu kadar cesitli baharat kullan.

kirmizi, mor, koyu yesil gibi rengi olan ve fabrikada uretilmemis, toprakta, agacta yetismis yiyeceklerden tuket. bir yiyecek ne kadar az islenmis/muamele gormusse, o kadar iyi.

sarmisak ve yesil sogana ozel bir onem ver.

akdeniz diyetine agirlik ver.

cesitli kuruyemis ye (findik, fistik, badem, ceviz vb). ama bunlari abartirsan kilo alirsin.

abartmadan egzersiz yap.

dedigin gibi yogurt banko tabii.

demek ki, her aksam cacik yiyecen. zeytinyagli, naneli, kekikli, sarmisakli, dereotlu tarafindan.
0
compadrito
(26.03.12)
(3)

hepimiz ölücez (mi?)

in vino veritas
http://gundem.milliyet.com.tr/-marmara-da-fay-geriliyor-/gundem/gundemdetay/26.03.2012/1519893/default.htmciddi ciddi bu istanbul depremi hepimizi yerle bir edecek mi yoksa bir kısım vatandaşın da dediği gibi tam kentsel dönüşüm zamanı rant çabası mı bu üst üste gelen açıklamalar?
gundem.milliyet.com.tr

ciddi ciddi bu istanbul depremi hepimizi yerle bir edecek mi yoksa bir kısım vatandaşın da dediği gibi tam kentsel dönüşüm zamanı rant çabası mı bu üst üste gelen açıklamalar?
0
in vino veritas
(26.03.12)
bi kere deprem kesin olacak. it's only a matter of time dediğimiz cinsten. (cevaplarımın arasına ingilizce laflar da yazıcam, herkes geliştireyim diyip duruyor, geliştirin anasını satayım buyrun) eh yakın tarihte istanbul boşaltılmayacağına göre o sırada orada insanlar da olacak. eh bu insanların da güvende olması hepimizin isteği. kentsel dönüşüm bir kere oldu bitti şeklinde birşey değil 15-30-50 yılda kendiliğinden oluyor, binalar eskiyor, tarzlar eskiyor vs. ha bu furyada çürük çürük binaları insanlara kakalıyorlarsa bilemem. şu yeni yapılan bilmemne towers hadiselerini, evlerin üzerinden geçen dev viyadükleri hayretle izliyorum. geçen düşündüm belki de tanrı bekliyor, en güzel en büyük binayı yapsınlar sonra bi sarsalarım diye vakit kolluyor. burası öyle garip bir coğrafya ki dünyada yer tabakasının en ince olduğu 3 yerden biri van mesela. hele zamanında egenin ortasında patlayan yanardağını tarif etmek bile mümkün değil, şu an geride bıraktığı deliğe bakınca içim ürperiyor. en son meksikada çok ciddi bir deprem oldu, gugıl meps ile oraya bir bakın, 2500 km uzunluğunda, 5 km çökmüş - veya yükselmiş orasını bilemem - bir fay hattı. yani şu an muhallebi üzerinde olmaktan hiçbir farkımız yok açıkçası dünyaca.
0
kediebesi
(26.03.12)
nüfus olarak 3te 1i gidici. dinciler şimdiden bölge bölge el koyacakları yerleri kararlaştırdılar bile. oturduğun binadan sağ çıkabilmeye bak.
0
faaip de oiad
(26.03.12)
compadrito
(26.03.12)
(4)

Ankara'da donut

Sabac
internetten öğrendiğim kadarıyla hepsi kapanmış. mcdonald's da satmıyor artık, nereden alabiliriz şöyle kaliteli donut bilen var mı?
internetten öğrendiğim kadarıyla hepsi kapanmış. mcdonald's da satmıyor artık, nereden alabiliriz şöyle kaliteli donut bilen var mı?
0
Sabac
(25.03.12)
ikea'da var ama pek sevmedim ben.
0
badiparmagi
(25.03.12)
iyi olmuş kapandığı. sağlığa çok zararlı bi şey o.

edit: sen zaten kaybedilmissin. ben bunu senin icin yazmadim, bu soru nedeniyle gorup heves edecekler icin yazdim. bir kisiyi bile kurtarsam, kardir.
0
compadrito
(25.03.12)
sağlığa zararlı olup olmadığına bırakın da ben karar vereyim isterseniz.
0
🌸Sabac
(25.03.12)
güvenparkta dolmuşların bıraktığı yerde hosta falan var ya ordaki pastanede vardı sanırım. donut olmasa da berliner falan gibi şeyler var, iş görür.
0
njtbcrn
(26.03.12)
(7)

yemek yapmak

estruda
yemek yapmayı bilmiyorum, bir yerden başlamak istiyorum. böyle pratik ya da neblim kolay bir yemek çeşidi var mı bildiğiniz? siz fikir verin ben internetten tariflerine bakar giririşim. soslu makarna falan demeyin onlar ev yemeği gibi hissettirmiyor.
yemek yapmayı bilmiyorum, bir yerden başlamak istiyorum. böyle pratik ya da neblim kolay bir yemek çeşidi var mı bildiğiniz? siz fikir verin ben internetten tariflerine bakar giririşim. soslu makarna falan demeyin onlar ev yemeği gibi hissettirmiyor.
0
estruda
(25.03.12)
zeytinyağlı pırasa
patates yemeği
bezelyeli patatesli tavuk
...

olabilir mi?
0
minguinho
(25.03.12)
mantarlı - mısırlı - soya soslu tavuk sote. tadının çok güzel olduğunu görünce dayanamayıp yeni yemekler yapmak isteyeceksin.
0
in vino veritas
(25.03.12)
tavuk göğüs etini küp şeklinde ufak ufak ince ince dilersiniz.
ardından bir kapta karışltırdığınız yumurtaya bandırır üzerine un serpiştirsiniz peyder pey,
tavada hafif yağ vardır ve tavaya koyar pişirirsiniz.
kısık ateşte pişerse daha iyi olur yoksa yüksek ateşte dışı pişmiş içi çiğ olacaktır. pişirirken pulbiber gibi baharatlar da ekle.
------

haşlanmış patatesi ufak parçalara ayır yine. ardından tavaya hafif yağ ekle ve patatesleri koy tavaya. pul biber, kırmızı biber, nane vs dilediğin baharatları ekleyerek kavur. 3 4 dk sürer sürmez. pratik ve lezzetlidir.

afiyet olsun, tik atmayı da unutma=)

kuru fasulye, patates yemeği, nohut vs hepsi aynı yöntemle yapılıyor. bunları da denemelisin. sözlükte çok güzel tarifler verilmiş onlara da bak.
0
dahinnotha
(25.03.12)
bulgur pilavı yap hem yapımı kolay hem de pirinç pilavı gibi lapa olma ihtimali yok

afiyet olsun :)
0
bego
(25.03.12)
kahvaltı için;
kırmızı biber, sucuk, sosis, kaşarı vs'yi küçük, küçük kesip bir kaba koy.
3, 4 adet yumurta kır üstlerine. kekik, tuz ve pul biber katarak çırp.
azıcık zeytin yağı döktüğün teflon tavaya boşalt karışımı ve sağlı sollu kısık ateşte kızart.
oldu mis gibi omlet.
0
pangea
(25.03.12)
Sana güzel pilav yapmayı anlatayım. Gençler siz de not edin:

Kişi başına bir çay bardağı pirinci derin bir kaba koy. Üzerine biraz tuz ve bolca kaynar su ekle, biraz karıştır, dinlenmeye bırak. 15-20 dakika yeter... Sonra bir teflon tencereye tereyağ ve arpa şehriye koy, kavur. Bu da ölçüne ve zevkine göre değişir ama abartma. Şehriyeler koyulaşmaya başlayınca pirinci süz, onu da ekle, karıştıra karıştıra iyice kavur. Pirinçler şeffaflaşmaya başlayacak bir süre sonra. Bu sırada kenarda kaynamakta olan suyu da pirince ekle. Dikkat: eğer sert ve tane tane pirinç seviyorsan su miktarı pirincin 1,5 katı; daha yumuşak seviyorsan da 2 katı olsun. Sonra biraz tuz ekle, karıştır. Eğer yanında etli veya tavuklu yemek yoksa et veya tavuk bulyon ekleyebilirsin ama onu da abartmadan azcık koy. Ocağın altını kıs, tencerenin kapağı varsa kapa. Suyu iyice çekinceye kadar pişsin. Su çekilince ara ara karıştıra karıştıra kısık ateşte pişirmeye devam et. Teflon olmazsa bu noktada altına yapışır. İyice piştiğine kanaat getirince ocağı kapat, bir süre kendi dinlensin...

Pilav güzel olsun, gerisi çok önemli değil.
0
samterk
(25.03.12)
sogan (nasil kiyarsan kiy, senin zevkine kalmis), zeytinyagi, salca

bu 3'luyu ayni anda bir araya koydun, cok kisik ates actin.

bunun uzerine ne dograrsan dogra, sana yemek olur.

tencerenin kapagini acik tutma, sik sik acip bakma, mumkun oldugunca az suyla pisirmeyi dene. (deneme yanilma yontemiyle, hic su koymadan pisirmeyi bile becerirsin)

yemege yakisacak baharat kombinasyonlarini dene. kendince cesitli maceralar ara.
0
compadrito
(25.03.12)
(6)

mutlu olmak vs mutsuz olmak

in vino veritas
beni çok mutlu edeceğini bildiğim biri var tanıdığım. sorsan dünden razı bana kul köle olmaya. ama olmayınca olmuyor. ona karşı bir şey hissedemiyorum. bir de çok sevdiğim ve beni de çok seven biri var ama onunla da olmuyor. 5 yıllık bir sevgililik geçmişimiz var kendisiyle, ama olmayacağını görüyor
beni çok mutlu edeceğini bildiğim biri var tanıdığım. sorsan dünden razı bana kul köle olmaya. ama olmayınca olmuyor. ona karşı bir şey hissedemiyorum. bir de çok sevdiğim ve beni de çok seven biri var ama onunla da olmuyor. 5 yıllık bir sevgililik geçmişimiz var kendisiyle, ama olmayacağını görüyorum. mümkün değil, nedeni yok, öyle..

sevginin peşinden gidip olmayacağından emin olduğum kişiyi umutsuzca beklemeye devam etmeli miyim yoksa beni el üstünde tutacağından emin olduğum kişiye şans vermeli miyim? çıldırıcam napmalı?

sevgi mi mantık mı kararsızım. beni mutlu edecek kişiye şans versem ona karşı ne hissederim onu da bilemiyorum. öfff ne zor!!
0
in vino veritas
(25.03.12)
geçen gün ceyhun yılmaz radyo programında şuna benzer bir laf etti. %100 aynı cümleyi hatırlamıyorum fakat şöyle ki:

"herkes sevdiği değil sevildiği kişiye gitse dünya rayına oturur"
0
mr rosebud
(25.03.12)
hayat çoktan seçmeli bir sınav. ama bu sınav sadece iki şıktan ibaret değil.

yani demem o ki, bu iki kişi arasında kendini kapana sıkışmış hissetme. işaretleyebileceğin yüzlerce, binlerce başka seçenek var.

ama şöyle de bi mantık hatası var söylediğinde: "beni çok mutlu edeceğini bildiğim biri var" diyosun. e, maksat mutlu olmaksa, ver şansı ona, ve seni mutlu etsin.
0
compadrito
(25.03.12)
ne oluyor, ne olmuyor onu bir bilsek belki daha makul cevaplar verilir. lakin eldeki verilerle, ikisi de degil gibi geliyor bana.
0
fortisvita
(25.03.12)
ne mantık ne sevgi bekleme niye bekliyorsun
0
stayout
(25.03.12)
dediğin gibi, olmayınca olmuyor.
bir şey hissetmedikten sonra seni el üstünde tutsa da pek bir şey ifade etmiyor. aksine bu sefer gönlüne göre birini bulunca onu yüz üstü bırakıp gidiyorsun. o daha fena. zira; kozmik bu işler, kimseyi yüz üstü bırakmamak lazım.
0
tanterosa
(25.03.12)
sevmek güzeldir ama sevilmek daha güzeldir.
ne olursa olsun, sizi seveni tercih edin.

Sevdirmeye gayret etme kendini, sevilmeye terket. ///Charles Bukowski///
0
pesen
(25.03.12)
(5)

görme engelli bi abimiz

hope ender
vardı. türk sanat müziği söyler. metin şentürk değil.neydi onun adı yahu?
vardı. türk sanat müziği söyler. metin şentürk değil.

neydi onun adı yahu?
0
hope ender
(25.03.12)
bildiğim bir muammer ketencoğlu var ama o da halk müziği söyler, balkan türküleri filan.
0
marikaki
(25.03.12)
Kani Karaca olabilir mi? www.youtube.com
0
sinematematikci
(25.03.12)
(bkz: Hüdai Aksu)
0
compadrito
(25.03.12)
üçü de değil.
0
🌸hope ender
(25.03.12)
Mustafa oruç, Salih Kahraman. Salih Kahramansa yaşa derim.
0
Dr. Kissingher
(25.03.12)
(4)

ayrılık, şiir, fotograf

10032007
merhabayın,konusu ayrılık olan bir şiir bulup bi kaç dizesini ya da tamamını 5 kare fotograf ile anlatmam gerekiyor, çok öyle şiir bilen biri değilim o yüzden yardım istiyorum.
merhabayın,

konusu ayrılık olan bir şiir bulup bi kaç dizesini ya da tamamını 5 kare fotograf ile anlatmam gerekiyor, çok öyle şiir bilen biri değilim o yüzden yardım istiyorum.
0
10032007
(25.03.12)
şükran kurdakul - kırlaştı saçlarım
piktobet.blogspot.com

nazım hikmet - memleketim
www.siirler-sairler.com
0
lancelot du lac
(25.03.12)
(bkz: ayrılanlar için)

onu fotoğraflamak zor olur diye sana bunu buldum:

her satiri
mendirege dizili karabataklara benzeyen
bir mektup birakarak
balikci koyundan
sisler icinde uzaklasan kayik gibi
bir sabah usulca ayrildin
koynumdan

butun yolcularini
bogaz koprusunun caldigi
araba vapurunun
bos seferleri
gibi yanlizca ruzgar
gezinir sensiz
yuregimde

durgun bir sudur aslinda deniz
ki cocuklarin acemi oltalarini denedikleri
kuytu bir iskelenin
tahtalari altina yazdigim
ayrilik siirini okudukca
dalgalanir...

sunay akin

bonus: www.youtube.com
0
compadrito
(25.03.12)
ayrılık masanın üstündeydi cıgara paketinde
gözlüklü garson getirdi onu ama sen ısmarladın
kıvrılan bir dumandı gözlerinin içinde senin
cıgaranın ucunda senin
ve hoşça kal demeğe hazır olan avucunda
ayrılık masanın üstünde dirseğini dayadığın yerdeydi
aklından geçenlerdeydi ayrılık
benden gizlediklerinde gizlemediklerinde
ayrılık rahatlığındaydı senin
senin güvenindeydi bana
büyük korkundaydı ayrılık
birdenbire kapın açılır gibi sevdalanmak birilerine ansızın
oysa beni seviyorsun ama bunun farkında değilsin
ayrılık bunu farketmeyişindeydi senin
ayrılık kurtulmuştu yerçekiminden ağırlığı yoktu tüy gibiydi diyemem
tüyün de ağırlığı var ayrılığın ağırlığı yoktu ama kendisi vardı
vakit hızla ilerliyor gece yarıları yaklaşıyor bize


ya da



tuttum elinden yürüdük
yürüdük güneşin altında karları çıtırdata çıtırdata
o yıl erken gelmişti bahar
o günler Çobanyıldızına haber uçurulan günlerdi
Moskova bahtiyardı bahtiyardım bahtiyardık
yitirdim seni ansızın Mayakovski Alanı'nda yitirdim ansızın seni oysa
ansızın değil çünkü önce yitirdim avucumda elinin sıcaklığını senin
sonra elinin yumuşak ağırlığını yitirdim avucumda sonra elini
ve ayrılık parmaklarımızın birbirine ilk değişinde başlamıştı çoktan
ama yine de ansızın yitirdim seni

nazım hikmet-saman sarısı
0
Demet
(25.03.12)
sana bu satırları
bir sonbahar gecesinin
felç olmuş köşesinden yazıyorum.
beşyüz mumluk ampullerin karanlığında
saatlerdir, boşalan kadehlere
şarkılarını dolduruyorum,
tabağımdaki her zeytin tanesine
simsiyah bakışlarını koyuyorum
ve, kaldırıp kadehimi
bu rezilcesine yaşamların şerefine içiyorum:
burası agora meyhanesi
burda yaşar aşkların en madarası
ve en şahanesi
burda saçların her teline
bir galon içilir
sen, bu sekiz köşeli meyhaneyi bilmezsin
bu sekiz köşeli meyhane seni bilir.
burası agora meyhanesi
burası arzularını yitirmiş insanların dünyası.
şimdi içimde sokak fenerlerinin yalnızlığı
boşalan ellerimde
kahreden bir hafiflik.
bu akşam
umutlarımı meze yapıp içiyorsam
elimde değil.
bu da bir nevi namuslu serserilik.
dışarıda hafiften bir yağmur var
bu gece benim gecem
kadehlerde alaim-i semaların raksettiği,
gönlümde bütün dertlerin
hora teptiği gece bu
camlara vuran her damlada
seni hatırlıyorum
ve sana susuzluğumu...
birazdan plaklarda şarkılar susar,
kadehler boşalır,
umutlar tükenir
mezeler biter
biraz sonra
bir mavi ay doğar tepelerden
bu sarhoş şehrin üstüne,
birazdan bu yağmur da diner.
sen bakma benim böyle delice efkarlandığıma,
mendilimdeki o kızıl lekeye de boşver
yarın gelir çamaşırcı kadın
herşeyden habersiz onu da yıkar;
sen mes'ut ol yeter ki
ben olmasam ne çıkar.
dedim ya:
burası agora meyhanesi
bir tek iyiliğin tüm kötülüklere
meydan okuduğu yer
burası agora meyhanesi,
burası kan tüküren
mes'ut insanların dünyası...

(bkz: agora meyhanesi/@demyra)'ya teşekkürler.
0
compadrito
(25.03.12)
(1)

Kurşun kalem uzmanlarına...

hewit
Efendim, geçen sene kalebodur firmasının eşantiyon kalemini kullanıyordum, çok çok iyi bir kalemdi, siyah tahtası filan vardı. evvelinde tipik faber-castel kalem kullanırdım. neyse efendim gel zaman git zaman bu kalemler bitti, kırtasiyeden aldığım normal kalemler bana çok kötü gelmeye başladı(çizim
Efendim, geçen sene kalebodur firmasının eşantiyon kalemini kullanıyordum, çok çok iyi bir kalemdi, siyah tahtası filan vardı. evvelinde tipik faber-castel kalem kullanırdım. neyse efendim gel zaman git zaman bu kalemler bitti, kırtasiyeden aldığım normal kalemler bana çok kötü gelmeye başladı(çizim filan yapmıyorum, sadece yazı yazıyorum)

ortalama bir kırtasiyeden en pahalı kurşun kalem olan lyra markasını aldım(tipik faber castel 1 tl, lyra 2.5 tl) ancak eski kalemlerin yüzde biri kalitede bile değildi, sürekli elimi kirleten, çok çabuk biten bir kalemdi zira kalebodur'un kalemi neredeyse 2 ay gider elim kalemtraşa gitmezdi. bu mübarek lyra 2 haftada bitiyor en fazla.


neyse, sonuç olarak çok dertliyim, ben bu eski kullandığım kalitede kurşun kalem nereden nasıl bulurum efendim. hangi markadır, nerede satılır bu ayar kalemler.

yer: istanbul
0
hewit
(24.03.12)
kurşun kalem hayranıysanız, istiklal'de galatasaray'a yakın ama adını bilmediğim kırtasiyecide şunlardan alabilirsiniz efendim.

cdn.dickblick.com

bağımlılık yapar, demedi demeyin...
0
compadrito
(24.03.12)
(12)

Sosyal fobi ve depresyon

ordinaryday
Merhaba..Bende sosyal fobi var.Özellikle bir yıldır daha da artış gösterdi buna bağlı olarak da depresyondayım diyebilirim.Hiçbir şey yapmak istemiyorum evde kalıp uyumak istiyorum sürekli.21yaşındayım üniversite öğrencisiyim fakat okula sınavdan sınava gidiyorum.Kimseyle konuşmak istemiyorum çok ça
Merhaba..Bende sosyal fobi var.Özellikle bir yıldır daha da artış gösterdi buna bağlı olarak da depresyondayım diyebilirim.Hiçbir şey yapmak istemiyorum evde kalıp uyumak istiyorum sürekli.21yaşındayım üniversite öğrencisiyim fakat okula sınavdan sınava gidiyorum.Kimseyle konuşmak istemiyorum çok çabuk sıkılıyorum.Zorla gülümsüyorum,konuşuyorum resmen.Birisi bir şey sorduğunda hemen cevaplayamıyorum,hazır cevap olamıyorum..Mantıklı da düşünemiyorum salak gibiyim.Mesela bir kitapta ne anlatıldığını ya da bir dizinin konusunu karşımdaki kişiye anlatamıyorum heyecanlanıyorum cümleler birbirine giriyor,yüzüm kızarıyor..Ayrıca unutkanlık da var.Kitap okumak da istemiyorum bu yüzden hemen unutuyorum anlatılan şeyi..Psikoloğa gidemem,derdimi anlatamam.Kendi başıma sizce nasıl bu durumu aşarım? Neler yapmam gerekir? Bir şeyler yazarsanız neler yapmam gerektiğine dair sevinirim...
0
ordinaryday
(24.03.12)
Psikoloğa gidemem demişsiniz. Gidin. Buradan gelen tavsiyeler günü kurtarır ancak. Hem zaten psikologlar/psikiyatristler derdinizi anlatırken bir şeyleri gizleyeceğinizi bilir.

Gidince anlatamayacaksınız, saklayacaksınız, reddedeceksiniz vs vs. Onlar bunlara alışkın. Gidin, onların dediklerine güvenin. Buralarda çare aramayın.
0
godo je dosao
(24.03.12)
Biliyorum farkındayım ama gerçekten bunu yapabileceğimi sanmıyorum.Hadi anlat derdini dese hiçbir şey diyemem dilim tutulur gibi geliyor..
0
🌸ordinaryday
(24.03.12)
godo je dosao +1

Aynısı bende de vardı, başka nedenlerden gitsem de artık görüşmeler sosyal fobi üzerine dönmeye başladi. Bir şekilde o noktaya geldik ve üzerine gittik.

Şimdi görsen, olaylar olaylar!

Nasıl bir götüm kalktıysa, zincirimi koparmış gibi saldırıyorum etrafa şuan. Yolda abuk bi hareket yaptığını gördüğüm elemanla açıktan dalga bile geçiyorum (evet ayarı biraz kaçırmış olabiliriz).

Atlattığın zaman ÇOOOKKKK büyük bir rahatlığa ereceksin. Dünya bambaşka bir yer olacak gözünde. Daha ayrıntıya giremiyorum zira çekmeyen bilemez bu illeti..

Maddi imkanların mani olacak kadar kötü değilse, mutlaka git. Kötüyse de git!

edit: biri (örneğin ben) senin yerine arayıp, bundan muzdarip olduğunu söyleyebilirim mesela =))
0
lazor
(24.03.12)
E tamam işte. Herkese öyle gelir. Bu insanlar da tam bu dediğinizin eğitimini alıyor. Hatta götümden sallayacağım ama bunun bir süreci de vardı kendilerine okutulup öğretilen. İnkar, yüzleşme, öfke, kabullenme gibi.

Onlar bir şey anlatamayacağınız ihtimalini biliyor. Gidin bir doktora.
0
godo je dosao
(24.03.12)
Ancak devlet hastanesine gidebilirim..Size ilaç verdiler mi yoksa konuşarak mı hallettiniz?
0
🌸ordinaryday
(24.03.12)
Psikiyatristler psikologlara kıyasla ilaç vermeye daha yatkın olur. En azından hep öyle söylenir.

Ama bırakın versinler ilaç. Hiçbir doktor zevk için ilaç vermez. Bana ilaç vermişti doktorum. Ben de kullandım. Aspirin bile içmeyen ben, bir bildiği vardır deyip kullandım. Çünkü muhakkak bir bildiği vardı.

Ve ayrıca sadece ilaç verip salmaz kapı önüne hiçbir doktor. Öyle bir endişeniz olmasın.
0
godo je dosao
(24.03.12)
yaşın ufak. yolun başı. doktora git mutlaka. ne derim diye düşünme, o seni konuşturmanın bir yolunu bulur. adam okulunu okumuş bunun. biraz da sen gitmeden önce nelere değineceğini ana hatlarıyla kafanda tasarlarsın olur biter. sınava gitmiyorsun sonuçta. devlet hastanesinde öyle uzun uzun konuşulmuyor diye biliyorum ayrıca.

bir de tavsiyem, kendine ilgini çeken bir uğraş bul ve o konudaki yeteneklerini geliştir. ne bileyim, müzik olur, spor olur, karikatür olur, fotoğraf olur... her ne yapacaksan da öyle 2-3 ayda bırakayım deme, uzun soluklu yap. özgüvenin artar. mutlu olursun.
0
youkoso hitori bocchi
(24.03.12)
paragraf yapmaya baslayin. bir nevi montla sic turevi.

emin olun ise yarayacak, bir baslangic olacak. (ciddiyim)
0
no christ requiress
(24.03.12)
Hayır ilaç falan almadım. Bir süre sonra "doğru ya laaannn" diye bir aydınlanma oluyor. O zaman her şey değişiyor işte. Ne kadar saçma yaşadığını anlıyorsun..

Beni psikiyatrın kendisi, psikologa yönlendirmişti. Konuşarak hallettik şükür. Yanlış bilmiyorsam, bu durum fiziksel işleyişlere etki ederse ilaca başvurulabilriyor. :)

Not: Ben de 21 yaşındaydım..
0
lazor
(24.03.12)
yazılı ifade gücün o kadar yüksek ve kendini o kadar iyi ifade etmişsin ki, sen de ilk seferinde, yazarak götürürsün ve derdini o şekilde anlatırsın. hatta şu sorduğun sorunun yazıcıdan çıktısını alsan, o bile olur. ondan sonrası, soru cevap şeklinde çorap söküğü gibi gelir. psikoterapist bu işin profesyoneli. seni o çözemezse kimse çözemez. merak etme. psikoterapiste gitmeni ben de çok destekliyorum. psikiyatrlık bir durumun varmış gibi durmuyor.

laap diye ilaca başlama, önce psikoterapiste devam et. çok şeyler değişecek hayatında. psikoterapistine ve bize duacı olacaksın sonunda.
0
compadrito
(24.03.12)
Merhabalar. Oncelikle salak gibi degilsiniz. Atlatilabilecek bir durum yasiyorsunuz. Ancak benim onerim psikiyatr yerine psikologa gitmeniz. Hatta onermiyorum siddetle ustune bastira bastira soylemek istiyorum.

Inanin cok cesitli psikiyatra gittim. Genellemiyorum bakin ama, oyle, tek yaptiklari hi him, hi him diyip dinleyip numune ilaclardan verip yollamak.

Psikologlar bu isi kokten hallediyorlar hem de konusarak! Ilac kullanmanizi ise ben acikcasi onermiyorum. Psikologunuz da onermeyecektir muhtemelen. Cunku o ilaclar insani aptallastiriyor. Su an sikayet ettiginiz durumdan bile kotu hale gelebiliyorsunuz.

Ben de tecrubelerimi paylasmak istedim. Yaslarimiz denk sayilir. Bir arkadas ararsan, mesaj atman yeterli :)
0
serkan temiz
(24.03.12)
bir dönem bununla uğraşmış biri olarak şunları söyleyebilirim:

1-sosyal fobi insanın diğer insanların yanında kendini rahatsız hissetme durumudur.bu bazen içsel sıkıntı ya da bunun fizyolojik tepkileri şeklinde olabilir (karın ağrısı,mide bulantısı,yüzde kızarıklık vs.) fobinin çaresi de gayet basittir; üzerine gitmek.

2-ne kadar zor olsa da hayatta olağan olan şeylerin olağan olduğunu kabul etmelisin.bunu zihnen değil tüm benliğinle kabul et.

3-benim tavsiyem karşı cins bir uzmandan tavsiye almak olacaktır.psikolog ya da psikiyatrist orasını bilemem.neden karşı cinsten olacak?sosyal fobinin üzerine gitmek için.yanında kendini çok rahat hissettiğin bir uzmanla maça 1-0 yenik başların.benim dediğim gibi olursa ilk 10 dakikada 2 golü atar,rahatlarsın. (tekrar ediyorum,sadece şahsi tecrübedir,diğer yol denenmemiştir)

4-@youkoso hitori bocchi +1.ilgini çeken bir uğraş çok önemli ama aynı anda okuldaki başarını da üst sıralara taşıman şimdi olmasa da yakın zamanda sana büyük fayda sağlayacaktır.dersleri sakın ihmal etme.

5-imkanın varsa (zamanın var zaten,belli), part time bir iş bak.bunun da bir kaç faydası olacak.öncelikle insanlarla zorunlu olarak iletişime gireceksin ve böylece sosyal fobinin üzerine gideceksin.ilk zamanlar zor olsa da o insanlara alışacak ve tanıştığın yeni insanlar üzerinde pratik yapmaya başlayacaksın.hatta direkt satış danışmanı gibi her gün başka müşterilerle iletişim kurabileceğin bir iş bulursan o daha da iyi olacaktır.işler iyi giderse kendine olan güvenin gelir.yok, çok zorlanırsan yine çarenin de bu olduğunu unutma.hayata ve insanların arasına katılmak ve arada kaybolmak zorundayız.

6-problemsiz, ilerisini çok da kafaya takmayacağın duygusal bir ilişki de faydalı olabilir.böyle bir imkan yoksa yine bulduğun yerde karşı cinsle iletişime geç,arkadaş olarak geçirilen zamanların da çok faydası olur.

7- evde geçirdiğin zamana da bir kısıtlama getirirsen olay bitmiştir.

başardığında şunu göreceksin:aslında hayatımızda ve çoğu ilişkimizde birden fazla seçenek mevcut ve o seçenekler, karşımızdaki insanla olan diyaloğumuzun çeşitlenmesi sonucu ortaya çıkıyor.sosyal fobi olayını halledip kontrolü tamamen ele geçirdiğinde, bir çok test yapmak isteyeceksin,kendinin ve başkalarının sınırlarını bilinçli olarak ve meraktan dolayı zorlayacaksın.sırf bunun için bile bu mücadeleye değer.o noktada zaten bırak sosyal fobiyi,normal bir insanın bile bir adım ilerisinde olacaksın.çoğu insanın bilmediği bir olumsuzluğu kendi açından avantaja çevirmek gibisi yok bu hayatta :)

geçmiş olsun :)
0
phil_1999
(24.03.12)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.