Giriş
(11)

Yazın yapması ekstra zorlaşan şeyler

sekizdokuzon
Malum aktivite dışında:) bence spor yapmak aşırı zorlaşıyor.
Malum aktivite dışında:) bence spor yapmak aşırı zorlaşıyor.
0
sekizdokuzon
(11.06.24)
Spor+1
Temizlik yapmak çok zor, mesela şuan cama kafa atasım geliyor. Bir de çalışırken iş yerinde zor oluyor.
0
rock n roll
(11.06.24)
Uyumak :(

Sıcağı bir yandan, sivri sineği diğer yandan. Bu sabah 5'te uyandım ve geri uyuyamadım mesela. Normalde 8'de çalan alarma uyanamıyorum kışın :d

Onun dışında duhhh bi cevap olacak ama sokakta yürümek, gezmek, kültür turizmi yapmak gibi şeyler yani açıklamaya bile gerek yok zaten.

Benim için pek geçerli değil ama insanlar yemek yemeyi de yazın daha zor buluyorlar.
0
nundu
(11.06.24)
Ben kitap okurken çok zorlanıyorum, bünye iyice ağırlaşıyor konsantre olamıyorum.
0
Lethe
(11.06.24)
klima/vantilator yoksa neredeyse her sey. havanin sicak ve terletici oldugunu farzediyoruz. sicaklayip terlemekten zevk alan da vardir ama :)

yani suyla yapilan aktiviteler disinda belki: dus almak, denize girmek vs.

ama kisin da ayni seyler zor olabilir ve hatta daha fazlasi. belki daha soguk/karli yerlerde. iki ucu boklu degnek. sonbahar ve ilkbahar daha anlayisli olabilir. bulundugun yere de bagli.
0
ermanen
(11.06.24)
Yemek yapmak zor geliyor.
0
reactionic
(11.06.24)
Bir iş için toplu ulaşımla Alsancak'a gidip gelmek de aşırı zor oldu. Bugün deneyimledim. Hiç tavsiye etmem. Kıbrıs Şehitleri'ni yürümek hiç bu kadar zor olmamıştı.
0
Mirket
(11.06.24)
malum aktivite bence gayet iyi yaz icin:) bocek cok yoruyor beni alerjim de var tiksintim de isiriliyorum da. market alisverisi zor brncr poset tasimak, yanan arabaya binmek ve tabii ki sigara sicakta icilmez icilmemeli(eski icici)
0
ala09
(11.06.24)
Bence flört bile keyif vermiyor bu sıcakta, kaldı ki malum aktivite :) @ala09
0
🌸sekizdokuzon
(11.06.24)
yaşamanın kendisi.
ama en önemlisi araba, araba, araba.
0
sparkle kiddle
(11.06.24)
Diğer cevaplara ek olarak benim için örgü örmek. Şu an bir hediye bitirmeye çalışıyorum böyle bütün kucağımı kaplıyor. Piştim :(
0
peki madem
(11.06.24)
@peki madem: örgünün vücuduna değen yerlerine varsa pamuklu nevresim şer, yakar o naylon ipler. Off! Allah sabır versin.
0
🌸sekizdokuzon
(11.06.24)
(15)

İşe girerken planlanmış tatili söylemek. İşe girmeden önce mi sonra mı?

ermanen
Bi işe gireceksiniz diyelim. Aylar önceden planlanmış tatiliniz var ve biletler alınmış. Tatil işe girdikten bikaç hafta veya 1 ay sonra gibi diyelim.İşe girmeden önce mi söylersiniz yoksa girdikten sonra mı? Tecrübelerinize göre nasıl oldu?Girdikten sonra söylenirse mecbur kabul mu ederler ki? ücre
Bi işe gireceksiniz diyelim. Aylar önceden planlanmış tatiliniz var ve biletler alınmış. Tatil işe girdikten bikaç hafta veya 1 ay sonra gibi diyelim.

İşe girmeden önce mi söylersiniz yoksa girdikten sonra mı? Tecrübelerinize göre nasıl oldu?

Girdikten sonra söylenirse mecbur kabul mu ederler ki? ücretsiz izin şeklinde tabii.
0
ermanen
(11.06.24)
tabiiki oncesinden. en azindan dialog, cozum icin adamlara opsiyon saglamis olursun. ha toksik turk sirketiyse "daha yeni basladin ne izni la" diyebilirler.
0
buenosdias
(11.06.24)
girmeden önce anlaşmak ve bilgi vermek gerek.
aynı durumda işe alınanlar hep önden bilgi verdiler bunlardan biri genel müdürdü biride normal uzman ünvanı ile çalışandı.
orta yol bulunuyor işin aciliyetine göre.
0
eja
(11.06.24)
Tabiki önceden.
Sonradan soyleyene iyi gözle bakmam ben.
0
logisticsmanager
(11.06.24)
Ne zaman başlayabilirsiniz sorusunda söyleyebilirsiniz. 5 temmuzda başlayabilirim, ağustosta da 2 hafta tatil planım var vs. gibi.
0
nickini vermek istemeyen uye
(11.06.24)
Ben şimdiki işime girerken senin durumundaydım. 1 haftalık ve işe başladıktan 1 ay sonra gitmem gereken tatilim vardı.

Teklifi kabul ettiğim esnada durumu belirttim. Anlayışla karşılandı, tatilime gittim geldim. Sorun edecek bir durum yok. İşe girdikten sonra bu durumu dayatma derim. Önden bildir kafan rahat olsun.

Ücretsiz izin neden olsun ki. Ücretli şekilde yıllık izninden düşüp gidebilirsin.
0
Lethe
(11.06.24)
tabii ki önceden söylemelisin. önceden söylendiğinde sorun çıkaran şirket görmedim hiç. eğer sorun çıkarırlarsa zaten red flag diyip hiç başlama. sonradan söylersen "mecbur kabul ederler" diye de bir şey olmaz, bir yılı doldurmadan izin kullanamazsın diyebilirler haklı olarak.
0
hrskrs
(11.06.24)
Simdi arastirdim da, Reddit ve Stackexchange sitelerinde de cogu kisi onceden soyle demis.

Sadece bir recruiter'in cevabi "sakin onceden soyleme" demis. bu ise girmeni engelleyebilir demis.
0
🌸ermanen
(11.06.24)
önceden söylemek gerekir, ki sonradan söylerseniz 1 yıl çalışmadan tatil hakkı olmadığı için sorun çıkarabilirler, 1-2 haftadan fazla olmadığı sürece işe alımda da etkisinin olacağını düşünmüyorum, hele kurumsal bir firma ise hiç etkisi olmaz.
0
gezegen olan pluton
(11.06.24)
Abi senin tatilin sebebiyle seni işe almayacak yere neden giresin zaten?
Mantıken düşün misal o döneme her şey planlı, kişi sana hiçbir şey söylemedi. Ise girdi "ha bu arada gelecek ay 2 hafta yokum" dedi. Insanların içinden küfürü yersin.

Herkesin bir fikri var. Ben zamanında bir pozisyona geçmek isteyen geçici pozisyonda olan kişiye bu pozisyon ile arasında fark olduğu ama isterse beraber çalışıp bu eksikleri gidermeye calisabilecegimizi söyledim. Kız da sonra iste birilerinin gazına falan gelip ayrıldı (ki sonra üzgün olduğunu gaza geldiğin söyledi neyse).O dönem liderlik projesindeki arkadaşlar bunun yanlış olduğu, kıza "tabi başvur bakariz" demem gerektiğini böylece temiz 2-3 ay garantiye alacağımı söyledi. Benim etik anlayisima göre bu doğru değil (kisiye umut verip kendimi garantiye almak). Gördüğün üzere herkesin kendi fikri var.

Sen diyorsan ki sonradan söylemek senin anlayisina daha uygun sonuçta kendini garantiye alıyorsun, o zaman sonradan söyle. Ama çoğunluk bulamazsin arkanda, bir de sorun olursa is yerine -1 ile baslarsin direkt.
0
logisticsmanager
(11.06.24)
tatilin süresini kısaltmaya çalışabilirler en fazla
önceden söylemek lazım
0
bir soru sorcam
(11.06.24)
Önceden söylemek lazım. Önceden söylemek işe girişte işe alanın dediği gibi olumsuz dönüş ihtimalini artırabilir ama sonradan söylediğinde işveren o tarihte sana icretli ya da ücretsiz izin vermek zorunda değil. Hatta ilk senede, sözleşmede ek olarak belirtilmediği sürece ücretli izin hakkı yok zaten.

O sebeple yasal olarak çıkan sorunla kalırsın. Önceden söylenince rahat rahat gidersin.
0
nawar
(11.06.24)
önden söylemek daha mantıklı. gireceğiniz iş yerini de zor durumda bırakmamak lazım.
0
co2s2
(11.06.24)
işe bismillah demeden planlı tatil konuşulması negatifte olabilir, her hangi bir etkisi de olmayabilir. bu çalışacağınız firmanın kurumsallaşmasıyla alaklı bir durum. nabza göre şerbet vermenizi önerebilirim.
0
100binZar
(11.06.24)
aklima bisey takildi. ise girmeden onceden kastin nedir? mulakat esnasinda soylemedin mi? eger soylemediysen pratikte ise basladiktan sonra soylemis gibi oluyorsun.
0
buenosdias
(11.06.24)
imzayi atmadan once soylemen lazim.
0
cooperr
(11.06.24)
(12)

Emekliye neden ucuz olsun ki?

michael_knight
Kanun çıkmış. Şehirlerarası otobüs biletleri emeklilere %20 indirimli olacakmış.Bu yük neden otobüs firmalarına yükleniyor ki? Ya devlet ödesin bu farkı ya da böyle kanun çıkarmasın.Sonunda 100 lira olan tüm biletleri 120 lira yapacak firma, olan hepimize olacak.Mesela tesisatçılar için de çıkacak m
Kanun çıkmış. Şehirlerarası otobüs biletleri emeklilere %20 indirimli olacakmış.

Bu yük neden otobüs firmalarına yükleniyor ki? Ya devlet ödesin bu farkı ya da böyle kanun çıkarmasın.
Sonunda 100 lira olan tüm biletleri 120 lira yapacak firma, olan hepimize olacak.

Mesela tesisatçılar için de çıkacak mı böyle kanun. O zaman emekli arayıp çağırdığı zaman "işim çok, bu hafta gelemem" diyecek tesisatçı. Mecburen genç birine telefon ettirtecek.

Bu durum bir yorum farkı mı yoksa dümdüz saçmalık mı sizce?
0
michael_knight
(07.06.24)
Yani anlayamadigimiz bir mantığı yoksa saçmalık.
Işsiz olanı anlarim, ogrenciyi anlarim. Ama emekliyi anlamıyorum.
0
logisticsmanager
(07.06.24)
evet firmalara yüklenmeyecek dediğiniz gibi , o indirim farkını diğer biletlere yansıtacaklar.

mantığı yok. fakirleştiğimiz için gittikçe, emekliye de zam yapamadıkları için bu tarz şeylerle sus payı vermeye çalışıyorlar
0
jülsezar
(07.06.24)
@tnz ben kararın verilme sebebini anlamıyor değil bu yükün özel firmalara yüklenmesini saçma buluyorum.
Saçma bulmamın dışında bu yükün sonradan daha katmerli olarak hepimize taşıtılacağını düşünüyorum.

Mesela "patronun emekli olduğu şirketlerde çalışanlara %20 az maaş verilsin" mi? Çok saçma di mi? Neden çalışanın cebinden çıksın ki? Aynı şekilde özel şirketin cebinden çıkması da mantıksız.
0
🌸michael_knight
(07.06.24)
devlet dayatıyorsa öğrenci indirimini o da olmasın

edit: özel şirket yapıyorsa yapsın yapmalı da hatta ama devlet eliyle zorla olmuyor, olmasın
0
jülsezar
(07.06.24)
@tnz evet bence özel şirketlerde öğrenci indirimi de olmasın. Yani isterlerse kendileri yapsınlar öğrenci müşterileri kazanmak için.
Devletin verdiği hizmetlerde öğrenci-emekli gibi indirimlerin olmasını çok garipsemiyorum ama özel şirketlerde olmasını aklım almıyor.
Mesela ekmekte neden yok bu indirim? Ekmek otobüsten daha önemli bir ihtiyaç.

Fırının ekmeği farklı insanlara farklı fiyata satması ne kadar saçmaysa otobüs bileti de bu şekilde benim gözümde.
0
🌸michael_knight
(07.06.24)
En uygun.com'a ya da benzeri sitelere örneğin İstanbul-İzmir yazar bir günü seçerseniz, otobüs fiyatları arasında, ya da aynı firmanın seferleri arasında ya da 3 gün önceden alınan biletle beş gün önceden alınan bilet arasında bile bu %20 yi komik duruma düşürecek farklar olduğunu görürsünüz.

Yani bu hareket, maddi bir değeri olmayan ama insanlarda sanki bir değer ifade ediyormuş da Devlet emeklisini düşünüyormuş algısı yaratacak bir hareket.

Yani olay da saçmalık, olay hakkında kafa yormak da saçmalık. Yine birileri algıya oynuyor. Hepsi bu.
0
Mirket
(07.06.24)
Ekonomiyi batıran hükümet, emekli maaşlarını kuş kadar yapan hükümet, indirimin masrafının yedirildiği zamlı otobüs biletlerini almak zorunda kalarak özel şirketleri hayatta tutacak olan çalışan kesim olarak biz, sonuç: devletimiz emekliye indirim sağladı. Türkiye klasiği.
0
peki madem
(07.06.24)
İşin şu kısmı da var. Bu otobüslerde uçak gibi kimlik kontrolü yapılmıyor, biletteki isim ile seyahat eden kişinin aynı olduğu nasıl garanti edilecek. Muavinler veya şoför bu işlerle ilgilenmez ki. Bilet başkasının adınaysa kişi otobüsten mi indirilecek.

Kamu bunu özel sektöre dayattığı zaman özel sektör bunu tüm biletlere zam olarak yansıtır telafi eder.

Kısacası bilet fiyat artışına neden olacak mantıksız bir hareket. Kamu bunu bir şekilde telafi edecekse yine herkesin cebinden çıkmış olacak.
0
Lethe
(07.06.24)
mantık 4-5 sene önce aramızdan ayrıldığı için böyle çözümler sunuluyor. iki ucu borçlu değnek oldu. asgari ücrete zam yapılır, bu sefer her şey pahalanır, her şey pahalanınca asgari ücret yetmez olur. tanıdığım iyi bir "ekonomist" vardı. benim alanım ekonomi demişti en son sonra batırdı her yeri. aklınıza yanlış birileri gelmesin. moğolistan'dan bahsediyorum...
0
exlibris
(07.06.24)
Ya devlet yapsin ya boyle kanun cikarmasin mi? Kac yasindasin, nerede yasiyorsun.. kucuksen veya isvicrede falan yasayip bizi merak ediyorsan bi sey diyemem ama bunlar degilse gercekten bu soruyu mu soruyosun :) Devlet neyi ustlenmis ki bunu ustlensin?! Bizde devlet boyle isliyor ve yillardir boyle uyuttular milleti de zaten. Devlet, gecinemeyen emekliye zam yapmaya deger gormuyor ama onlara deger veriyormus gibi gozukmek icin boyle bi sey yaptim diyor. Sorumlulugu baskasina yukluyor. Her zamanki hikaye. Bizim milletimiz de malum sahsa tapmaya devam ediyor boylece. O yapti oluyor cunku.
0
Kittie
(07.06.24)
Saçmalık değil kimseye yüklenildiği yok. Otobüs firmaları özel teşebbüs olmalarına rağmen kamu hizmeti vermektedir. Hatta bazı durumlarda tamamen ücretsiz hizmet vermeleri zorunludur.
0
doharkoman
(07.06.24)
Tamamen saçmalık. Emeklinin dışarı çok çıkması isteniyorsa maaşlarına zam yapılsın. dışarda çay içmeyecek durumdalar.
0
parka
(07.06.24)
(20)

Zorla evlendiriliyor olabilir miyim? + dertleşme duyurusu

top_secret
Bir sevgilim olsun, onunla gezip tozayım hayatı paylaşayım çok isterdim.Uzun zaman olmadı bu, olanlar kısa sürdü çünkü ben sıkılıyordum.Yani ilişki bir süre sonra, "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" e dönüyor. Ben hiç zevk almıyorum ve bir iş bir ödeve dönüyor ilişki,
Bir sevgilim olsun, onunla gezip tozayım hayatı paylaşayım çok isterdim.
Uzun zaman olmadı bu, olanlar kısa sürdü çünkü ben sıkılıyordum.
Yani ilişki bir süre sonra, "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" e dönüyor.
Ben hiç zevk almıyorum ve bir iş bir ödeve dönüyor ilişki, üstümde baskı hissediyorum.

Sonra bir arkadaş vasıtasıyla bi kızla tanıştım. İyi gibi görünüyor uzaktan her şey.
Akıllı, sevecen ve beni çok seviyor.

Ama iletişimimiz konuşmalarımız he geçen gün kötüye gidiyor.
Bana göre o; sürekli dediği olsun isteyen, kendi bildiğinin doğru olduğunu sanan biri.
Mesela "şu beyaz desem; bunun doğru olmadığını kendinin doğru olduğunu söyler ama sonuçta bu beyaz der.

Ona göre kendi; çooook görmüş geçirmiş, hayatın her aşamasını geçmiş biri. Ben daha ergenim, ilişki ne bilmiyorum, evlilik ne bilmiyorum, hatta bi ara arkadaşımın olmadığını filan söyledi yani ben içine kapanık asosyal bir tipim demek istiyor.

Son zamanlar her telefon konuşmamız tartışma, ses yükseltme, onun ağlaması, gerginlikle bitiyor (ona göre normalmiş)

Farklı şehirlerdeyiz biraz uzak mesafe yürütüyoruz.

Birlikte güzel şeyler yapıyoruz, buluştuğumuzda mutlu oluyoruz, ten uyumumuz iyi gibi fakat ne zaman bir gezi vs yapsak sonunda bir tartışma ve gerginlik (ona göre normalmiş) yaşıyoruz.

Ayrıca ben onu çok eleştiriyormuşum, ama yanlış olana yanlış diyorum ama bunu deyince kızıyor ağlıyor beni suçluyor.

Tüm bunlar ışığında biz ciddi düşünüyoruz, tanışalı 6 ay filan oldu, aileler tanıştı, yüzük takıldı sanırım nişanlandık.

Sanırım diyorum çünkü her şey öyle hızlı ve kendi kendine gidiyor ki.

Kız şöyle şöyle yapalım diyor tadımız kaçmasın diye tamam diyorum dediği oluyor.
Tatil ayarlıyor şu tarihte gideceğiz diyor tamam diyorum gidiyoruz.

Bir akarsuda öylece ilerliyorum. Hayır dersem gerginlik oluyor tadımız kaçıyor ben bundan nefret ederim. Kimseyle laf dalaşına girmek istemem ben.

Artık evlenme aşamasına geldik.
Bana gün al salon tutalım diye sürekli söylüyor.
Arkadaşları sürekli soruyormuş ne zaman evleneceksiniz diye cevap veremiyormuş.

Kimse bana neyi ne zaman istediğimi sormuyor.
Evlenmek istiyor muyum veya sürekli tartıştığım biriyle evlenmek istiyor muyum bilmiyorum. Hayır diyemiyorum. Demekten korkuyorum, beni azarlamasından korkuyorum. Bana kızmasından korkuyorum.

Biraz karışık anlattım ama inanın çok sıkışmış durumdayım. Lütfen kendinizi benim yerime koyun ve bana fikirler verin buna çok ihtiyacım var.

Ben zorla mı evleniyorum? Ne yapmalıyım?
0
top_secret
(05.06.24)
Jason bourne gibi bu ortamı arkana bakmadan terket
0
grimavi
(05.06.24)
Koca adamsın. Karşına al ve hislerini açıkça söyle. Sakın evlenme. Gerekirse kötü ol, ne kendine ne de ona bunu yapmaya hakkın yok.
0
gabe h coud
(05.06.24)
Oha amk dünyaya 1 kez geliyorsun ve ayıp olmasın diye 65 yılını sürekli didistigin biriyle mi gecircen
0
abuzer
(05.06.24)
nişanın maksadı zaten budur. bak ciddi bir yola giriyorsun, köprüden önce son çıkış, kesin ve net kararını ver aşamasıdır.

ben ortada evlenmesi gereken bir çift göremedim. bütün evlilikler dört dörtlük olacak, her iki taraf da çok sevecek veya her şeyde anlaşacaklar diye bir kural yok ama siz asgari şartları bile karşılamıyorsunuz bence.

ya 3 gün sonra boşanırsınız ya da cesaret edemeyip senelerce mutsuz mutsuz yaşarsınız gibi duruyor.

iyice ölçüp biçip kesin karar verme aşaması sizin için. geç değil ama erken de değil. birkaç gün içinde karar verin bence.
0
candide
(05.06.24)
"Kimse bana neyi ne zaman istediğimi sormuyor.
Evlenmek istiyor muyum veya sürekli tartıştığım biriyle evlenmek istiyor muyum bilmiyorum. Hayır diyemiyorum. Demekten korkuyorum, beni azarlamasından korkuyorum. Bana kızmasından korkuyorum."

Kesinlikle evlenmemen gerekiyor. Henüz kendini dahi yönetemiyorsun, hayır demenin gereklerini yaşayamıyorsun, ikili ilişkinin dengesini oluşturabilmek için gereken gerilim seviyesini, bunu yönetmeyi öğrenmemişsin, gerilimden korkup kaçtığın için akıntıya kapılmış gidiyorsun.

İşin kötüsü bunların hiçbiri zorla olmuyor, sadece hayır diyemediğin, iletişimi yönetemediğin için oluyor.

Bence ayrıl. Rahatla. Sevgi başka bişey, sevmeden evliliğe girişme. Sıkılıyorsan sevmemişsindir, oradan pay biç. Seven insan -kadın erkek fark etmez- emek verir, sıkılmak şöyle dursun özler, egodan uzak bir kaybetme korkusu yaşar. Yani bağımlılık değil sağlıklı bir bağlılık yaşar. Kendini gözlemlemelisin, sıkılmak sevmediğinin göstergesi, hayır diyememek travmatik bir durum, kendini koruyamadığın iletişimde karşındakini hiç koruyamazsın vs. Bu ilişkide nişanlık anne sen de 5 yaşındaki çocuk durumuna gelirsiniz, gerçekten gerek yok.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
Evlilik şakaya gelmez. Yani şöyle gelmez; evlenmek çok kolay ama boşanmak çok zor olabilir. Maddi-manevi çok yıpranabilirsiniz. O yüzden ciddi bir şekilde kendinize sorun: bu insanla birlikte yaşamaya hazır mısınız? İstiyor musunuz? En ufak şüpheniz varsa "kusura bakma ben yapamayacağım" diyin ve bırakın.

"Beni azarlamasından korkuyorum" tarzı lafları yakıştırmayın kendinize. Çocuğu değilsiniz onun. Lütfen.
0
pispinti
(06.06.24)
kontrolü eline al. Sana yanlış gelen bişeyi söylediğinde sinir krizi + ağlama krizi oluyorsa zaten sevgililiğe bile devam etmen sıkıntı, bir de evlilik diyorsun.

"Tadım kaçmasın diye tamam diyorum" bu da çok yanlış. Sürekli ortayı bulmaya çalışmak yerine, normal hayatın akışında benzer düşünüp benzer planlar yaptığın birini bulursan o zaman evlen.
0
nhk ni youkosu
(06.06.24)
İnsan ilişkide yaptıklarını zorunluluk olarak görmemeli.

Görev gibi hissettiğin şeyleri kendinin zaten seve isteye yapacağı bir ilişki bulman lazım. Karşı taraf için de aynısı geçerli.

Bunlar kişiden kişiye değişir, o yüzden uyuşan kombinasyonda birisini bulmalısın.

Eşim de bazen salıyor sadece senin istediğini yapıyoruz çünkü evlilikti şehir değişikliğiydi vs. bunların tüm yükünü bana atıyorsun sanki kafana silah dayayıp yapmışım gibi, onların suçunu bana attığın için psikolojik baskı hissediyorum, hayatı yaşarken sadece senin merak ettiğin şeyler alınıyor, sadece senin merak ettiğin yerlere gidiliyor, kimse fikrimi sormuyor diyor.

O da böyle bir hayat istemiyormuş. Çünkü genelde onun fikirleri çok para harcamaları yerler oluyor ben orada eleniyorum.

O yüzden gönül isterdi ki kimse böyle hissetmesin, iki tarafın da gönlü olduğu şeyler yapılsın.

Ben de mutlu olmuyorum ki çok gönlü olmayan bir şeyi yaptığımızda. Zaten yüzünden anlaşılıyor yani. Motorla gezsek nee, pleysteyşın oynasak ne... yok ki hanım orada.

O yüzden ona bırakmayı deniyorum, fakat kendisi bir plan-program yapamıyor. Sonra iş yine başa düşüyor. Bu sefer de diyor senin istediğini yapıyoruz hep sdfksdgk saçma bir kısır döngü.

Kadınların arzuları bitmiyor. Benim tek beklentim sorun çıkmasın, koşullar neyse uyum sağlansın, mutlu olunsun, pozitif olunsun... Ama hanımlarımız pek öyle olmuyor.

Hatta şöyle söyeyim öyle gibi yaşayanlar da (mutlu gibi, pozitif, bir şeylere katlanır halde vs.) öyle sürdürdükleri için mutsuz. Yani aslında öyle de mutlu değiller. Sen de zannediyorsun ki ne kadar da anlayışlı bir karım var :)))) Meğer o katlanmak olarak görüyor. Eeeey efendi katlanmak deyince biz nelere katlandık diye çıkışırsan, savaş çığırtkanlığı gibi oluyor, o da aynı söylüyor ortalık kan gölüne dönüyor.

O yüzden seçtiğiniz insana dikkat edin. Benim sütten ağzımın yandığı kriterlerim başkaydı. O yüzden eşim beni tavlayabildi. Ama çok önemsemediğim diğer bu tarz konular, zaman ilerledikçe canımı sıkmıyor değil.
0
ananiyimioguz
(06.06.24)
bu mutsuzluğun yeni ortaya çıkmadıysa ayıp olmasın diye nişanlandın yani? tadımız kaçmasın diye nişanlanılır mı hocam bu hareketin ciddiyetinin farkında değilmiş gibi konuşuyorsun ya da aslında bir yandan da böyle bir yola sokulmanın seni tatmin eden tarafları var karşındaki kişi olmasa da burada sana biçilen rol hoşuna gidiyor. bana sanki ikincisi gibi geldi çünkü bu durumdan o kadar mutsuz olsan onunla tadınızın kaçmasından da korkmazsın tam tersi esas istediğin şey tadınızın kaçması ve sonunda ayrılmak olur. belki hoşuna giden o kocalık rolüyle seni mutsuz eden kişi arasında kaldın. esas istediğin ve istemediğin şeyler neler iyi düşün evlilikten önce de karar ver. nişan atmak da sıkıntı yaratan bir şey tabi ama boşanmak kadar değil öyle düşün.
0
semaforo de medianoche
(06.06.24)
Mutsuz edecek bir ilişkide ısrar edip üstüne bir de ömür boyu nafaka ödeme isteğiniz neden bu kadar yüksek? Kaçın.

"Bir sevgilim olsun, onunla gezip tozayım hayatı paylaşayım çok isterdim."

Bu isteğinizi her önünüze gelenle yaşayamazsınız. Azıcık cesaret lazım ki zaten herkes yazmış.
0
kimlanbu
(06.06.24)
Hayatına giren kadınlar çok da farklı olmayacak ikili ilişkiler her zaman böyledir. İlişkiler karşılıklı fedakarlıklar ister yani ikinizde zamanla değişeceksiniz. Bir yola girmişsiniz o yolu bitirip evlenin bence
0
respect
(06.06.24)
yan yana olsanız 2 ay sürmeyecek ilişkinin 6 ay devam etmesi ve nişanlanmanız...
0
elorelia
(06.06.24)
"Ona göre kendi; çooook görmüş geçirmiş, hayatın her aşamasını geçmiş biri. Ben daha ergenim, ilişki ne bilmiyorum, evlilik ne bilmiyorum," Duyurunun tamamnına bakınca burada biraz haklılık payı var gibi nişanlınızın.

Bir kere ilişkilere "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" şeklinde bakıyor olmanız sıkıntılı bir bakış açısı. Buluşmadığınız kişiyle mi sevgili olacaksınız? Enerjiniz yoksa belki de siz ilişkide olmak için doğru zamanda değilsinizdir nerede kaldı evlenmek...
Lütfen karşınızdaki insanı sırf ideal olduğu için bir maceraya sürüklemeyin. Kendinize zaman tanıyın ve ne istediğinizden emin olana kadar da kimsenin zamanını çalmayın.
0
Kediyi üzdün
(06.06.24)
Sanırım nişanlandık mı? Yok canım ne alaka.
0
Kahvedesu
(06.06.24)
- Birlikte güzel şeyler yapıyoruz, buluştuğumuzda mutlu oluyoruz, ten uyumumuz iyi gibi fakat ne zaman bir gezi vs yapsak sonunda bir tartışma ve gerginlik (ona göre normalmiş) yaşıyoruz.

-> Karşındaki kişi üzgünüm ama bir kezban. Serbest bir gezme ortamında bu gerginliği çıkartan, evde yaşarken en küçük bir sorun anında nasıl davranır ben düşünmek istemiyorum. Üstelik bu gerginliği çıkarmayı kendisi için bir "hak" olarak görürken, bu gerginliği sona erdirmeyi sana "görev" olarak vermiş. KOŞARAK KAÇ.

- Arkadaşları sürekli soruyormuş ne zaman evleneceksiniz diye cevap veremiyormuş. Kimse bana neyi ne zaman istediğimi sormuyor.

-> Kadınlar birbirine bu konularda baskı yapmayı sever. Göreceksin biraz daha cevap vermezse "bu çocuk seni oyalıyor" geyiği yapacaklar, o da sana çemkirecektir.

- Ona göre kendi; çooook görmüş geçirmiş, hayatın her aşamasını geçmiş biri. Ben daha ergenim, ilişki ne bilmiyorum, evlilik ne bilmiyorum, hatta bi ara arkadaşımın olmadığını filan söyledi yani ben içine kapanık asosyal bir tipim demek istiyor.

-> Daha yeni tanışıyorsunuz ve seni aşağılıyor, sürekli suçluyor, küçük görüyor.

- Yani ilişki bir süre sonra, "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" e dönüyor. Ben hiç zevk almıyorum ve bir iş bir ödeve dönüyor ilişki, üstümde baskı hissediyorum.

-> Yine bir ofsayt argüman. İçinden gelmiyorsa, mutlu olmuyorsan, bunu bir görev gib görüyorsan bir ömür bunu nasıl sürdüreceksin?

Anlattıklarından anlaşılan sen ZORLA EVLENİYORSUN VE MUTSUZ OLACAKSIN. İnsaf, bu kadınla aynı eve girdikten sonra hayatın cehennem olur.

Bir ve tek hayatın var, onu da kaprisli, seni aşağılayan bir kadınla ziyan edeceğine kafanı topla. Dünyada tek kadın o değil, daha düzgün, anlayışlı, kültürlü birine illa ki denk gelirsin. Kimse kimseyi bu kadar idare etmek zorunda değil. Bir an önce bitirip yoluna bak derim.
0
Lethe
(06.06.24)
Uzak mesafe ilişkisi yürüttüğünüz için şimdilik birbirinize tolerans gösterebiliyorsunuz.

sen daha alttan alan taraf olduğun için bazı şeyler gözüne batmıyor veya birşey söylemiyorsun çünkü sabır eşiğin daha yüksek.

bunun diğer sebebi de yeteri kadar bir arada vakit geçirmemiş olmanız. mümkünse bir arada minimum ardışık 7-10 gün kadar birlikte vakit geçirin.
artık aynı evde mi kalırsınız veya tatile mi çıkarsınız veya aynı şehirde bulunup günün büyük kısmını birlikte mi geçirirsiniz bilmem.

yakından tanıyıp olacakları görmenizin başka yolu yok anladığım kadarıyla
0
joooper
(06.06.24)
Okurken Peep Show'un Mark karakteri aklıma geldi, o da ayıp olmasın diye evleniyordu yanlış hatırlamıyorsam;)
0
blue rebel motorcycle club
(06.06.24)
İstemediğin şeylere Hayır diyemiyorsun

Tartışma çıkacak korkun var ve tartışmadan kaçınıyorsun

Meli malı düşünce yapısına sahipsin; o öyle olmalı bu böyle yapılmalı bu böyle söylenmeli vb düşünüyor ve bu düşüncelerini ciddiye alıp tavsiye veriyorsun.

Bol bol sempatiye düşüyorsun, empati yeteneğin çok zayıf

İhtiyaçlarının sorumluluğunu alacak cesaretin yok

İhtiyaçların konusunda da net değilsin, elinden tutan seni sürüklüyor, işleri başkasının sürüklenmesi bir bakıma rahat da geliyordur

Normal konuşmaları ima olarak duyuyorsun

İnsanların senin hakkında ne düşündüğünü de tahmin edip düşünüyor olabilirsin tahminim

sosyal ortamlarda kendini ifade etmekten de geri duruyor olabilirsin ek tahminim.

Kanka evlilik seni çok kötü çarpar şu an. Kendine gelemezsin.
Hayatının kontrolü içindeki utangaç çocukta hala. Terapi alıp yetişkin haline bırakmalısın sorumluluğu. Ayrıntı istersen mesaj at brocum.
0
hasmetizm 2046
(06.06.24)
light selami gibi bir ilişki anladım anlattıklarından

ayrılmalısın

tadımız kaçmasın diye her şeye evet denilmez

evlenilmez
0
jülsezar
(06.06.24)
Ailenle iyi kötü bir iletişimin varsa önce onlara aç konuyu. Ana fikir ayrılık olmayabilir ama "Biz daha birbirimizi tanımıyoruz, aceleye geliyor her şey" tarzında konuştuğunda belki onlardan da destek gelecek. Büyük ihtimalle gelir. Sonra gözünü karartıp kıza söyle. Burada anlattığın gibi biriyse "Beni yarı yolda bıraktın, Allah senin belanı versin, ben sana ne yaptım? Zaten hiç sevmemissin. Asıl ben senden ayrılıyorum." falan diyebilir. Bunlara hazır ol. Cevap verme. Söylediğin tek şey olsun, "Daha erken.", "Evlenmek için daha erken." Evet seni hirpalayacak, hakaret edecek, suçlayacak, kendini acindiracak. Ama bunları göze al. Eninde sonunda ne demek istediğini anlar. Kimse kimseye zorla bir şey yaptıramaz ya. O arkadaşlarına mahçup olmasın diye iletişim kuramadigin bir kadınla evlenmek zorunda mısın? Sinirleniyorum cidden bak, yine geliyorlar bana. Hayırdır ya?

Lütfen tavrını koy, olmaz öyle şey.
0
sekizdokuzon
(06.06.24)
(1)

İmes durağındaki iş için?

kænu
Merhaba, arkadaşım imes durağına yakın bir yerde işe başlayabilir. Tek başına yaşayacak ve kedisini yanına alacak. Yakındaki yerlerde kiralar çok yüksek gibi, maaş 28k teklif edilmiş. Sizce metroyla gidip gelebileceği, kadın olarak tek başına sıkıntı yaşamayacağı nerede oturabilir? Bu maaşa mantıklı
Merhaba, arkadaşım imes durağına yakın bir yerde işe başlayabilir. Tek başına yaşayacak ve kedisini yanına alacak. Yakındaki yerlerde kiralar çok yüksek gibi, maaş 28k teklif edilmiş. Sizce metroyla gidip gelebileceği, kadın olarak tek başına sıkıntı yaşamayacağı nerede oturabilir? Bu maaşa mantıklı mı? Öneriniz olur mu?

Teşekkürler.
0
kænu
(03.06.24)
Hocam 28K maaşla tek başına kiraya çıkmak, ev geçindirmek İstanbul'un herhangi bir noktasında çok zor. O metro hattının en ucuz bölgesi Parseller ve Huzur mahalleleri ve oralarda bile kiralar 15K'dan başlıyor.

Üsküdar-Çekmeköy metrosu Sancaktepe-Samandıra'ya kadar uzatıldı, oralar bir nebze daha uygun olabilir. İlla metro ile gidecekse aktarma ile İMES'e gidilebiliyor. Otobüs hatları da mutlaka vardır.

Bence kiraya çıkacaksa yanına ev arkadaşı bulsun şartlar malesef çok ağır. 2+1 bir evde 15-20K bandı kira hiç değilse ikiye bölünebilirse şartlar daha uygun olur. Site içi güvenli, düzgün bir yerde oturma imkanı olabilir.
0
Lethe
(04.06.24)
(14)

Birini işten nasıl çıkarırsınız

sarahkerrigan
Başlık açık aslında ama detaylandırayım, bu konuda hiç tecrübem yok. Sadece bugün aynı takımda çalıştığım bir arkadaş aniden işten çıkarıldı. Son ana kadar söylememişler, adam bugün ofise geldi, mesaj uygulaması üzerinden gayet akşam içeriz muhabbeti yapıldı, iş konuşuldu. Öğleden sonra hesabını kil
Başlık açık aslında ama detaylandırayım, bu konuda hiç tecrübem yok. Sadece bugün aynı takımda çalıştığım bir arkadaş aniden işten çıkarıldı. Son ana kadar söylememişler, adam bugün ofise geldi, mesaj uygulaması üzerinden gayet akşam içeriz muhabbeti yapıldı, iş konuşuldu. Öğleden sonra hesabını kilitleyip işten attılar. 2 sene üzerinde çalışan biri. Gözüme bir performans düşüklüğü de çarpmadı açıkçası.

Bayadır çalışıyorum çalıştığım yerde, ilk zamanlarımda yine bir kişi bu şekilde işten atılmıştı. Hatta atılmadan önceki gün adam gece nöbetine kalıp kritik bir sistem geçişi yapmıştı.

Ben etkilenmedim, iş performansımın da iyi olduğunu düşünüyorum ama böyle sahip olduğumuz işlerin özellikle özel sektörde ne kadar kırılgan yapıda olduğunu hatırlamak mutsuz hissettiriyor.

Özellikle bu konuda deneyimi olan veya yönetici olanlara sorum, bu işin doğrusu bu şekilde mi olmalı? Siz nasıl yapardınız, önceden performansından memnun olmadığınızı açık şekilde belirtir miydiniz?

Ya da diyelim ki aynı şekilde yapacaksınız patron olarak. Ben kovulacağımın ipuçlarını nasıl yakalayabilirim?
0
sarahkerrigan
(03.06.24)
İnsan onuruna uygun bir çıkarmış değil bence. Ama nerdeyse aynısına şahit oldum. Yani yüz kızartıcı bir suçu vardır, ya da ne bileyim firma bilgisi sızdırmıştır vs anlarım.

Bir zamanlar bir bankada çalışıyorum. Genel merkezdeyim. Saat 10 gibi adamın önce sistem kapanıyor. Sanırım sonra bi telefon geliyor. Telde bilgi veriliyor çıkarıldınız gibisinden. Sonra iki tane binanın güvenlik görevlisi geldi adama eşlik ettiler güya ve çıkardılar binadan. Kepazelikti. O güvenlik görevlisi vlilierinin gelmesi vs adam masasını toplarken başımda durmaları... Gerçekten iğrençti. Neden çıkarıldı bilmiyoruz.
0
saturn
(03.06.24)
HR ile birlikte yöneticin nedensiz bir toplantı daveti atmışsa, kovulacağın günün sabahına uyanmışsın demektir.

Pasif agresif tipler öncelikle toplantılara, organizasyonlara davet etmemeye başlar, çalışanı görmezden gelir. Ağzınla kuş tutsan fark etmez. Seninle direkt konuşmak yerine başkası üzerinden konuşur vs.

Ben kovmadan önce bir çok kez güzelce konuşurum, desteklerim. Olmuyorsa, yine yanlış kariyerde ya da şirkette olduğunu söyleyerek gönderirim.

Saygısızlık, kötü niyet görürsem anında kovarım. O başka.

Örneğin, senin başarısız olmanı istiyorum diyen birine, cevap olarak ben mi kovayım sen mi istifa edersin demiştim.
0
gabe h coud
(03.06.24)
Adam kovmak için başka şehirden geldi daha üst düzey yöneticiyle bölge ofisine, normalde sadece yeni projeye başlayınca gelirdi beraber çalışırdık 3-4 gün. Bugünkü olaya ne alaka demiştim hafif şüphelendim ama çok rahatsız edici ya.
0
🌸sarahkerrigan
(03.06.24)
Ben birini işten çıkartacak olsam o kişi sabah işe geldiğinde bunu öğrenmezdi. Bence çalıştığın yerde herkes risk altında. Çünkü o derece profesyonellikten daha da kötüsü vicdan ve empatiden yoksunmuş ki yöneticileriniz. Düşünsene sabah işe gidiyorsun ama aslında dün kovulmuşsun haberin yok :(
0
rock n roll
(03.06.24)
ben de bir kere yaşadım bunu. ortada hiçbir sebep yok ne bir deadline kaçırmışım ne bir işi becerememe gibi bir şey yaşamışım. normal çalışıyorum. ekip liderim de benden memnun gayet (sonra zaten o da istifaya zorlandı). iş yaptığımız firma vpn veriyordu bize ama bazen sorun çıkıyordu. sabah denediğimde bağlanamıyordum o firmadaki adamla yazıştım sorun için adam da anlamadı niye olmuyor diye falan. sonra beni bir konuşmaya çağırdılar kovulmuşum. yetkilerim kapatılmış ondan bağlanamıyormuşum meğer sonra anladım. hiçbir neden de söylemediler şundan oldu bundan oldu diye ısrarla sormama rağmen. şirketi 3 ortak yönetiyordu. konuştuğum yönetici ben bilmiyorum diğerlerine sor ben sadece sana iletiyorum kararı dedi. diğerleri ortada yok. böyle bir kaçma taktiği geliştirmişler 3 ortak.

azıcık insan olanın böyle yapmaması lazım tabi ki. bir anda semaforo'yu kovun diye vahiy gelmediyse bir süreç sonrasında alınmıştır bu karar. sürecin belli bir yerinde uyarılır çalışan şuna dikkat et buna gayret et denir sonra kişinin gelişimi gözlemlenir falan. hadi kovma kararını aldın gidip sabah salak gibi çalışmasını izlemezsin bir şekilde haber verirsin. ha sonra benim için hayırlı oldu kısa sürede çok daha iyi şartlarda bir iş buldum ama o insanlar kendini öyle iğrenç bir pozisyona düşürmüş oldu. maalesef bazen anlaşılamıyor. sadece şu var hissettiğim uyanık olan ve işleyişte en büyük etkisi olan yöneticinin bir yalaka güruhu vardı ben de biraz soğuktum o yöneticiye karşı çalışanların bir kısmıyla "kanki" olup bir kısmıyla olmaması çok profesyonellikten uzak gelirdi bulunduğu konum itibariyle. o adamın beni sevmediğini hissederdim ama bunun kovulmaya kadar gideceğini hiç düşünmedim. o adamın circleında olmayan hemen herkes sıkıntı yaşadı zaten. garip bir yerdi.
0
semaforo de medianoche
(03.06.24)
Bence de oldukça kötü bir yaklaşım, bugüne kadar iş arkadaşlarımdan patronun çıkarmak istediklerine son şans rica ettim, hepsinde performans problemi vardı, büyük hatalar vardı.

bir kaç gün önce işten çıkarılan arkadaş işe geldiği gün gidip patrona birlikte çalışmak istemediğimi, liyakatsiz olduğunu belirttim, deneyelim dediler iyi dedim. daha ilk günden onu istemediğimi, projelerine destek vermeyeceğimi belirttim. Elemanın gidişi sürpriz değildi.

Sizin durumunuzda anlatmadığınız detay yoksa böyle işten çıkarma olmaz. Hele son gün kritik bir iş bitirtmek hiç olmaz. Adama en azından gidip iş bulabileceği bir süre yaratırsın, en kötü 2 hafta önce soylersin, işlerini devreder, kendisini hazırlar vs...
0
kimlanbu
(04.06.24)
hocam sorunuza gelirsek, kovulacağınızın ipuçlarını bilmek pek mümkün değil. zira her firmanın ayrı bir yapısı var. kimisi hiç belli etmez, kimisi de açık açık söyler "şunlara dikkat etmezsen gidersin" gibisinden.

çalışanın işten çıkartılma sebebine göre masasına bile oturtulmadan gönderilmesi "normal" olabilir. özellikle ortada bir güven sorunu veya yüz kızartıcı bir suç durumu varsa bu gibi durumlar olabilir. böyle bir durumda da gerekçe çevreye açıkça söylenmez.

yalnız diğer cevaplarda çalışanın bir anda gönderilmesine takılanlar olmuş. iş kanununa göre birini işten çıkardığınızda zaten 2-8 hafta arası (çalışma süresine göre) bir ihbar süresi bulunur. ancak firma, bu ihbar süresinde çalışanı çalıştırmayıp çalışmış gibi maaşını verebilir. büyük ihtimalle bu firma da, işten çıkarılan çalışan gitmeden bir şeylere zarar vermesin mantığı ile bunu yapmış. yani günde 2 saat çalışma izni yerine 9 saat çalışma izni vermiş, dolayısıyla bir hak yeme durumu yok.
0
shadowfollower
(04.06.24)
Karar verildiyse aynı gün söyleyip göndermek en iyisi ya, öbür türlü ortamı zehirleyenler oluyor dedikodu vs. Zaten onu söyledikten sonra çalışmıyor adam, hani hakkaten "1 ay sonra seni çıkarıcaz" diyip de o 1 ayı normal şekilde çalışarak geçiren insan sayısı çok düşük.

İşten çıkarılma sebebi performans olmayabilir, ama olabilir de. Birebir görüşmede "ya şu şu noktalarda daha iyi olman lazım" dediğimde ciddiye alan insan sayısı çok az oldu. Direkt "bunu düzelt yoksa işten çıkarılırsın" desen de olmuyor, çalışmayı bırakıp iş bakıyorlar falan filan. Yani feedback verilse de işe yaramıyor her zaman.

Kişi için kötü tabi, inşallah çıkarırken fazladan 2-3 maaş eklemişlerdir tazminatına. Ama "1 ay erken haber verelim de iş baksın" yerine, 1 aylık fazla tazminat vermek daha iyi bence şirket için.

Benim de başıma geldi bu arada, dünyanın sonu değil, ama insan bi üzülüyo :)
0
plutongezegendegilmi
(04.06.24)
Yönetici ve patronların %90'ından fazlası bir çalışanı(bir yıldan uzun çalışan çalışanı) işten çıkarmadan önce onu uyarır, düzelmesini söyler, bekler, uğraşır.
Yeni birini bulmak hem zahmetlidir hem de nasıl biri çıkacağı pek belli olmaz. Ayrıca gelince işlere alışması için verimsiz geçireceği bir süre de var.

Bunun istisnası yüz kızartıcı suç, hakaret, tehdit gibi sebeplerdir, onlarda işçi anında işten çıkarılır. Bu durumda bi ipucu da yakalayamazsınız.

Türkiye işçi haklarının iyi olduğu bir ülke. Bir anda işten çıkarılsanız bile düzgün bir tazminat alırsınız. Ardından da 10 ay işsizlik maaşı var. Yani biraz daha rahat olabilirsiniz bu konuda.
4 yıllık, 30 bin TL maaş alan bir çalışan ihbar dahil 168 bin TL tazminat alır şirketten. 10 ay boyunca işe girmezse aylık 16 bin TL işsizlik maaşı alır.

Yani bu maaşla bu durumda işten çıkarılan işçinin toplam 328 bin liralık bir güvencesi olmuş olur.
Ayda 30 bin lira ile geçinmek yerine 10 ay boyunca ayda 33 bin lira ile geçinir. 10 aya kalmadan da umarım iş bulur.

Umarım olmaz ama bir gün bir şirket sizi işten çıkarırsa neye imza attığınıza iyi bakın, en güzeli imza atmamak. Elinizi zorla tutup imza attıramazlar ya. Bu işlere bakan bir avukata ulaşın, yardımcı oluyorlar. Ne kadar ısrar ederlerse etsinler "bu öyle bir belge değil, buna imza atabilirsin" derlerse desinler imza atmayın.
0
michael_knight
(04.06.24)
Her türlü işten çıkartıldım.. Evde otururken mesaj ile, biz senle devam etmek istiyoruzun ertesi günü de. Sonuncusu da işten çıkartma değil süründürme şeklinde oldu. Zorunlu ücretsiz izine çıkardılar.
0
Kahvedesu
(04.06.24)
Düzgün yerde "kötü performans hadi kapı dışarı" olmaz. Performans geliştirme vs diye bir sürü süreç var. Ben misal bir çalışana yaptim ve üstünden 3 yil geçti harbiden de gelistirdi kendini.

Ben hayatımda bir kere jet hizinda isten atilma gördüm. Sonradan öğrendiğim kişi lojistik tekliflerini genelde eski çalıştığı firmaya pasliyormus. Müdürün tanıdığı olan biri "ya size sürekli teklif yapıyoruz ama hiç kazanamiyoruz" demesi ile arastirilinca hop gg wp oldu.

Onun dışında ben de katılıyorum, eğer harbiden bu tarz bir şey yoksa riskli bir yerde gibisiniz.
0
logisticsmanager
(04.06.24)
Atılacağını nasıl anlayabilirsin, sondan başlayayım:

- İş yükün hafiflediyse, sana iş vermekten kaçınıyorlarsa ve bunu sorduğunda seni oyalıyorlarsa;
- Şirkette maaş zamları çok düşükse, sana zam vermiyorlarsa veya enflasyonun çok altında zam veriyorlarsa;
- Mobbing görüyorsan, üzerinde anlamsız psikolojik bir baskı varsa;

işten çıkartılma ihtimalin belirmiş olabilir. İşten çıkartma işveren için maliyetli bir iştir o nedenle öncelikle senin istifa etmeni sağlamaya çalışacaktır.

İşten çıkarılacağını öğrendiğin an o kuruma hemen hiçbir faydan olmaz. Diğer çalışanların da en az etkilenmesi/araya zaman girmesi için bu iş genelde cuma mesai biterken anlık olarak yapılır.

İşin doğrusunu yapmak sadece o günün işi değildir, öncesi de olmalıdır. Örneğin;

- Çalışanın eksik yönlerine dair geri bildirimler verilmeli ve hatta pozisyona göre eğitim, gelişim, mentorluk fırsatları sağlanmalı.

- Performans değerlendirmesi doğru şekilde yapılmalı. Şirketin kendisinden beklentileri makul şekilde aktarılmalı.

Yine de çalışandan beklenen verim alınamıyorsa artık son aşamada profesyonel şekilde kendisiyle bu şekilde çalışmaya devam edilemeyeceği belirtilip yasal ve makul bir çıkış tazminatıyla şirketten uğurlanabilir. Konuya iki taraflı bakıp azami seviyede profesyonel ve insani olmak lazım.
0
Lethe
(04.06.24)
duyduğum kadarıyla savunma sanayide benzer şekilde oluyor. adam sabah normal bir şekilde işe geliyor. ik konuşmaya çağırıyor. atıldığı söyleniyor hakları verilerek. masasına döndüğünde bilgisayarı yerinde olmuyor. güvenlikler eşlik ediyor çıkmasına vs. 20-30 yıllık çalışanlara bile böyle yapıyolarmış kendi isitfa etmezse.
0
jelly bear
(04.06.24)
kurumsal bi yerde çalışıyorum.
yüz kızartıcı durumlar veya yasal konular haricinde bu şekilde çıkarılan olmadı.

performanstan dolayı çıkartılacak kişiler zaten kendini belli ediyor, o kişilerin bile öncesinde yönetici ik v.s. konuşuluo baya böyle ihbar süresi v.s. beklenip çıkarılıyor. kendisi söylemese çıkarıldığı bile anlayamazsınız.

bir de toplu küçülmeler oluyor, o durumda bahsettiğinize şekle benzer bir şey oluyor ama onda da nispeten perforamansı düşük çalışanlar çıkarılıyor.
0
nuisance2
(04.06.24)
(3)

ev alirken odenmesi gereken diger ucretler

antikadimag
daha once hic ev almadim. hayat sigortası, dask, konut sigortası ve tapu masrafı gibi kalemler ne kadar tutuyor? varsayalim 5 milyonluk bir ev.
daha once hic ev almadim. hayat sigortası, dask, konut sigortası ve tapu masrafı gibi kalemler ne kadar tutuyor? varsayalim 5 milyonluk bir ev.
0
antikadimag
(25.05.24)
bir de bu kiracilar ne kadar komisyon aliyor? sanirim sahibinden'deki fiyatlarin sismesinin bir diger nedeni de bu arkadaslar.
0
🌸antikadimag
(25.05.24)
Alıcıdan ve satıcıdan %2 +KDV alırlar da kiracılar almaz onu, emlak komisyoncuları alır.
0
Mirket
(25.05.24)
Konutu nakit aldığında ve banka kredisi kullanmadığında: tapu harcı ve DASK zorunludur.

İşin içine banka kredisi katarsan banka sana hayat sigortasını, konut için DASK ile birlikte yangın sigortası vb. zorunlu tutabilir.

DASK, hayat sigortası ve diğer sigortalar yıllık 6-7K kadar tutabilir. Tapu masrafı evin rayiç bedeline göre belirlenir ve %4'tür.
0
Lethe
(25.05.24)
(4)

İnönü stadında otopark var mı?

kafakopter
Merhaba,Yarın Hayko Cepkin konseri için araçla gideceğiz, stadın kendi otoparkı var mı yoksa aracı nereye bırakacağız güvenli bir şekilde? İçerdeki özel otoparklar ile ilgili çok güzel yorumla okumadım. Araç da kiralık olacak başına bir iş gelmesini istemiyorum. Tüm tavsiye ve yardımlarınıza ihtiyac
Merhaba,

Yarın Hayko Cepkin konseri için araçla gideceğiz, stadın kendi otoparkı var mı yoksa aracı nereye bırakacağız güvenli bir şekilde? İçerdeki özel otoparklar ile ilgili çok güzel yorumla okumadım. Araç da kiralık olacak başına bir iş gelmesini istemiyorum. Tüm tavsiye ve yardımlarınıza ihtiyacım var.

Teşekkür ederim.
0
kafakopter
(25.05.24)
bence araçla gitmeyin. anadolu yakasından gidiyorsanız kadıköy + vapur
0
oekuklu
(25.05.24)
Avrupa yakası, İstanbul'un en batısından gideceğiz büyükçekmece:)
0
🌸kafakopter
(25.05.24)
belki tramvay hattı üzerinde bi yere park edip tramvay ile devam edilebilir. kabataştan biraz yürüme var. eminönü-karaköy civarında baya otopark yeri vardır.
illa stadın çevresinde bi yer bulmaya gerek yok bence. yakınlarda baya yer vardır otopark için.
0
high hopes of the sozluk
(25.05.24)
Yenikapı-Hacıosman metro hattında herhangi bir İspark'a bırakabilirsin. Metro ile Taksim'e gelip stada yürüyerek gidebilirsin.

Örneğin geçenlerde Levent civarında işim vardı, aracımı 4. Levent'teki büyük İspark'a bıraktım. İspark'ın mobil uygulaması oluyor orada tüm otoparkları ve otoparklardaki kapasiteyi gerçek zamanlı görebiliyorsun.
0
Lethe
(25.05.24)
(3)

Döviz bazlı yatırım nelerdir?

dedeminhirkasi
Mesela altın doviz bazlı yatırım midir veya başka neler doviz bazlı yatirimdir
Mesela altın doviz bazlı yatırım midir veya başka neler doviz bazlı yatirimdir
0
dedeminhirkasi
(19.05.24)
S&P ve Nasdaq' tan hisse senedi yatırımı yapabilirsin ya da bunlara yatırım yapan Tefas fonlarından alabilirsin.
Nitelikli yatırımcıysan Döviz ile alınp satılan fonlar da var.
Altın, evet döviz bazlı yatırımdır.
Eurobond alabilirsin veya eurobonda yatırım yapan fon alabilirsin.
0
Mirket
(19.05.24)
Döviz bazlı dediğin yatırım ABD doları ile fiyatlanan yatırımdır. O nedenle Türkiye'de altın bu kadar popüler. "Altın çok yükseldi" dediğimiz şey genelde TL'nin USD'ye karşı değer kaybı nedeniyle oluşan TL bazlı yükseliş.

- Emtia'lar (altın, gümüş, bakır, petrol vs.)
- Kripto paralar
- ABD'de işlem gören hisse senetleri
- Eurobond'lar

dolar ile fiyatlanan/döviz bazlı yatırım araçlarıdır.
0
Lethe
(20.05.24)
Altının fiyatı Türkiye'de 2 şeye bağlı: Altının ons dolar fiyatı ve dolar kuru. Dolayısıyla bu ikisinden biri artarsa fiyatı artar. İkisi birden artarsa katlamalı artar.

Şu ara doları sabit tutuyorlar ama altının ons fiyatı her geçen gün artıyor. Artış sadece dolar/TL kurunda değil. Son 6 ayda altın, dolar bazında da %21 arttı. Çünkü artık doların da enflasyonu var.

Paranızı enflasyona karşı korumak istiyorsanız, en güzeli şu an için : fiziksel altın.

NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(20.05.24)
(22)

Her gün arabayla işe 20 km git gel yapılır mı?

dedeminhirkasi
İşe gitmek için 10 km git 10 km gel hadi 25 km diyelim arabayla mı gitsem toplu taşımayla mi karar veremedim. Toplu taşımayla gidersem eğer 3 vasıta değiştirmem gerekiyor. E böyle olunca da arabayla gidip geliyorum bir süre ama artık benzin de yetistirememeye başladım. Sizce 20 km bir gün için norma
İşe gitmek için 10 km git 10 km gel hadi 25 km diyelim arabayla mı gitsem toplu taşımayla mi karar veremedim. Toplu taşımayla gidersem eğer 3 vasıta değiştirmem gerekiyor. E böyle olunca da arabayla gidip geliyorum bir süre ama artık benzin de yetistirememeye başladım. Sizce 20 km bir gün için normal mi az ki çok mu siz ne dersiniz
0
dedeminhirkasi
(19.05.24)
Uzun süreli bir işse fırsat olduğu anda işe yakın bir yere taşınmak daha iyi seçenek gibi görünüyor
0
diyecevaplandı
(19.05.24)
Rota müsaitse elektrikli bisiklet için güzel bi uzaklık.
Ama trafiğe kalmıyosanız bence 25 km total bi şey değil
0
zimbirik
(19.05.24)
km'de ne kadar yakıt tükettiğine bak, sonra aldığın yol parasına bak. her halükarda konforundan dolayı araba tercih edilir, totalde %20-30 kendi cebinden çıksa bile.
0
numlock
(19.05.24)
Bir gün arabayla git bir gün toplu taşımayla.
0
sevilen progressive türkücü
(19.05.24)
hibritte yapilabilir. tek otobusle gidebilecegin konuma kadar arabayla gidip, park edip devam edebilirsin
0
foster
(19.05.24)
20 km hiç bir şey değil. ben olsam araba devam ederdim.

edit: he bu dediğim trafik yoksa tabi. diğer türlü toplu taşıma her türlü.
0
biergarten
(19.05.24)
üç vasıta çok yorucu olur. bu vasıtalarda hep ayakta mı gidiyorsunuz?
bi de birinden inip birine binmek de olmayacak. hep bekle bekle..

öte yandan sabah ve akşam trafiğini araçta yaşamak var. kaza riski falan var.

ama yine de trafik yoksa her türlü araba derim. masrafı çok olsa bile.

benim iş 18 km. araba var ama servis olduğu için servisle gidiyorum. hiç o trafiği çekemem. (istanbul anadolu yakası)
0
tabudeviren
(19.05.24)
arabaya sırf yakıt masrafı olarak bakmamak lazım. bunun lastik yıpranması var, bakımı var, sigortası-kaskosu var. bunlar hep maliyet.

istanbul için ya işe yakın eve taşınacaksın yada evine yakın iş bulacaksın.
0
my fault
(19.05.24)
Abi napıyorsunuz 10 git, 10 gelsen bahsediyor. Yok lastik yıpranması falan. Çıldırdınız mı.
0
numlock
(19.05.24)
Makul bir çözüm istiyorsunuz sanırım yanlış anlamadıysam bu durumdaevinizi iş yerinize yakın bir noktaya taşıyabilirsiniz ya da motosiklet, bisiklet, elektrikli scooter gibi alternatif ekonomik araçlara yönelebilirsiniz.
0
doharkoman
(19.05.24)
20 git 20 gel yapıyorum, toplu taşıma kullanıyorum. Hem şoförlük hem trafikte beklemek manasız geliyor, mis gibi toplu taşıma
0
kondansator
(19.05.24)
10 km çok kısa değil mi ya. Büyük şehirler algımızı mı bozdu acaba. 10 km benim markete gitme mesafem :D
0
yenibirgüzelnick
(19.05.24)
20 git 20 gel 40km gittim 2 sene. Trafik olmayan bir rota ise kendi aracımı tercih ederim. Trafik yoracaksa varsa servis yoksa toplu taşıma.
0
cilekli pasta
(19.05.24)
20 hatta 25 km gidiş dönüş İstanbul için son derece normal hatta az bile diyecektim ki araç seninmiş. Onun yakıtını, yıpranmasını falan yetiştiremezsin tabii ki. Mesafe diyorsan normal. Hatta 3 vasıta çekeceğine arabayla git gel derim ama "yetiştirememeye" başladım dediğin anda akan sular durur.
0
nawar
(19.05.24)
Bu kadar mesafe tek vasıtayla toplu taşıma olsa bile arabayla gidilir. Tabii aşırı trafikli bir güzergah değilse.
0
mbond
(19.05.24)
20 km ne ki tabiki yapılır. üstelik 3 vasıta değiştirme alternatifi varsa kesin yapılır
0
paintov
(19.05.24)
20 km az bile. arabasız ben gitmezdim asla. şu an bir araba ortalama kmde 3 tl yakıyor. ayda 1750 tl çok değil. işe de arabayla gitmiceksen arabanın anlamı yok. ben git gel 60 bile yapardım şahsen. bu konfordan kısılmaz. 3 vasıta diyosun bi de işkence resmen. eline geçen ekstra 1000 tlye değer mi? ki toplu taşıma da ucuz değil artık. daha az kalıyodur eline.
0
jelly bear
(20.05.24)
10km yol degil+1 bence arabayla gidilesi en iyi mesafe bu. 3 vasita dusunulemez
0
ala09
(20.05.24)
10 km mesafeye bu kadar taşıt değiştirmek durumunda olmak talihsizlik olmuş. 3 ayrı vasıta ile işe gitmek demek; 3 defa vasıta beklemek demek ve bunlara yürümek demek. Sırf yarım saate yakın bu şekilde kaybedersin. Dönüşte de bir yarım saat kaybedersin sana etti 1 saat.

Örneğin haftada 1 kez belki Cuma günleri işe toplu taşıma ile gidebilirsin. Ayda 1 haftalık benzin parandan tasarruf etmiş olursun.
0
Lethe
(20.05.24)
ben her gün 36 git, 36 gel, 72 km yapıyorum. toplam 3 saat. hatta bazı günler trafik çok olunca, 36 km yerine 65 km olan bir yoldan gidiyorum.

10 km gidip gelmek için 90 liralık benzin harcarsınız. toplu taşıma ne kadar tutuyor?
0
co2s2
(20.05.24)
10 km için 3 vasıta değiştirmek çok kötü
0
jülsezar
(20.05.24)
bence arabayla devam et.
0
sizofren06
(20.05.24)
(22)

Türkiye'de işler rayına mı girdi ?

garavel
Öncelikle durun vurmayın, girmediğini ve hala çok kötü olduğunu biliyorum.Ama şunu da farkediyorum, 1-2 sene önceye kadar toplumun çok büyük çoğunluğu yurt dışına göç etmeyi konuşurken ve tek hayat amacı bu gibi iken sizce de bunda bir azalma yok mu? Ya da benim mi karşıma çıkmıyor artık, eskisi kad
Öncelikle durun vurmayın, girmediğini ve hala çok kötü olduğunu biliyorum.

Ama şunu da farkediyorum, 1-2 sene önceye kadar toplumun çok büyük çoğunluğu yurt dışına göç etmeyi konuşurken ve tek hayat amacı bu gibi iken sizce de bunda bir azalma yok mu? Ya da benim mi karşıma çıkmıyor artık, eskisi kadar twitter'da ekşi'de vs konuşulmuyor gibi.

Ülke döviz olarak pahalı kesinlikle evet kabul, ama maaşlar da saçma bir şekilde döviz olarak yüksek gibi. Asgari ücret mesela, tr'de döviz olarak daha yüksek olduğu bi dönem yok galiba. Yazılımcılar, memurlar, doktorlar vs avrupa'da yaşayacağından daha iyi bir hayat yaşıyor gibi.

Doktor grevleri olurdu mesela, bıçak gibi kesildi. Doktor ortalaması 70k-120k arası diyorlar şimdi ne kadar doğru bilmiyorum ama deli para. Almanya - ingiltere vermiyor yani bu paraları kiraları vs de cabası. ( abartı da olabilir )

İstanbul hariç her yerde karı koca memur 40-40 alsa 80 bine gayet iyi yaşar gibi. Öğretmen maaşı mesela full ek dersler dahil 45i geçiyor diyorlar.

Anadolu'da bu rakamlarla yaşamayı saymıyorum hele.

Ben mi yanlışım ? Ne oldu birden böyle ?

Not : Türkiye'de değilim, dışarıdan gözlemdir.


Edit: Arkadaşlar sosyal çürümeye dair içinizi dökmeniz için açmadım ki postu? Ekonomik olarak bir soru sordum. Doktordan, memurdan , yazılımcıdan bahsettim. Ne diye cinayetlerden emeklilerden bahsediyorsunuz anlamadım anne babamın tek gelir kaynakları emekli maaşları ben de biliyorum emekliler için cehennem olduğunu. Sorunun hangi yerinde emekli geçiyor ? Türkiye hakkında '' bazı '' meslek gruplarına olumlu bir şey dedik diye akp'li olmuyoruz hemen.
0
garavel
(19.05.24)
alışıldı, kabullenildi sadece. ben her zaman yurt dışının daha iyi bir yer olmadığını savundum, hatta çoğu alanda türkiyedeki pratikliğin ve rahatlığın asırlarca gerisinde ama "insan hakları" var. bu da yeter zaten.

ekonomik olarak dersen de, türkiye ve genellikle türkler borcu borçla kapata kapata gününe devam ediyor. buna da karşı çıkan olmadığı için, insanlar buna da alışıyor.
0
numlock
(19.05.24)
asgari ücret ülkede çok küçük bir kesimin ücreti oldu. emekliler ihya oldu artık istedikleri KYK yurdunda dilediği gibi tatil yapabilecekler. kentsel dönüşüm adı altında mükemmel kentler kuruluyor. nüfusu gayet az olan istanbul'a göçü artırmak için yeni projeler devreye alınıyor. kanal istanbul artık konuşulmuyor. ekonomimiz zaten uçuyor. doktorlar grev yapmıyorlar zira doktorlara mhrs üzerinden kolayca ulaşabiliyoruz. doktor bile dövebiliyoruz artık. her şey güllük gülistanlık. ve evet depremler olmuyor ve kimseler ölmüyor. gençler dilediği arabayı kolayca alabiliyor. evlenecekler olanlar hemnececik ucuz evlerden alıp hemen yerleşebiliyorlar. evsahibi kiracı ilişkileri son 10 yılın zirvesinde olumlu anlamda. dilediğimiz telefonu bedava gibi yurtdışından satın alıp hemen kullanmaya başlayabiliyoruz. zaten yurtdışına çıkmak o kadafr kolaylaştı. vize başvurun hemen olumlu sonuçlanıyor. göçmenler gitti. reis elindeki sihirli değnekle her şeyi düzeltti. ortam süper kısaca...
0
exlibris
(19.05.24)
Bir aile düşün.
Evde tencere tava ne varsa satmış.
Gırtlağına kadar borca batmış.
Hiçbir banka kredi vermiyor ve kredi kartlarının hepsi patlamış.
Artık tefeciler de borç vermiyor. Tek tük veren tefeci bulurlarsa sevinç nidaları atılıyor.
Bobrekler satışa çıkarılmış.
Ve hala gideri gelirinden çok fazla
ve yetmezmiş gibi dışarıdan evsizleri çağırıp ağırlanıyor.
0
Mirket
(19.05.24)
şöyle de bir şey var, avrupa ve abd'de paran yoksa yoktur, bittin, that's it. türkiye'de parası olmayan bir şekilde, bir meblağ paraya ulaşabiliyor.
0
numlock
(19.05.24)
@dissendium abd başka bir seviye, hiçbir avrupa ülkesi de ona yakın değil. kıyaslamak gibi gaflete düşmüyorum, soru da troll değil.

ama almanyada yapacağı net 3200-3500 eur mesela. 80k net alsam ben gitmem mesela ( almanya özelinde ) 0’dan düzen kurmaya değecek miktarlar değil onu demek istiyorum. türkiye ile avrupayı kıyaslamıyorum ama bugün 100k alan bir doktor ( özel hastanede daha da yüksektir ) avrupa’daki meslektaşından daha iyi yaşayabilir. benim demek istediğim göçe can atan çok özel meslek grupları bıçak gibi kesildi aslında soru yanlış anlaşıldı.
0
🌸garavel
(19.05.24)
@dissendium; öyle bişey yok abi. 1 çikolataya da ülke kötülenmez. kiralar her ülkenin megakentlerinde yüksektir, ha dersen ki ben yozgatta, tokatta yaşarken rahat edemiyorum yobaz kitle yüzünden onu anlarım, o açıdan konu tartışılır. git tut berlinde yeşillikler içinde iki katlı ev bakayım kaç para, veya londrada veya romada veya viyenada veya amsterdamda :)
0
numlock
(19.05.24)
Seçime yakın olumsuz haberler veya yurt dışı ile bizim kıyaslanmamız artar sosyal medyada ama sosyal medya ile oluşan algı her şey değildir. Bir de sokakataki hayatın gerçekleri vardır.

Avrupa ekonomik krize girdiği an dışarıya gidenler geri gelmek için tekrar düşünecektir.
0
diyecevaplandı
(19.05.24)
Yurtdışı çok kötü, Türkiye çok iyi. Gitmeyin sakin, biz kuru croissant soğan yiyoruz.
Ibani atarim.
0
logisticsmanager
(19.05.24)
Sorun devam ediyor sadece kompanse edilmiş durumda. Herkes 5-6 sene önceye göre çok daha memnuniyetsiz. 2019'dan beri çok hızlı bir bozulma oldu ekonomik olarak.

Benin gözümde bir depremle aynı görüntü canlanıyor. Olay olurken insanlar bağırışır, tepki verir ortalık hareketlidir. İnsanlar ölür, binalar yıkılır. Deprem bittikten sonra ölen ölmüştür, yıkılan yıkılmıştır, bağırış çağırış kesilmiştir ama hiçbir şey daha iyi de değildir. Hiçbir şeyin düzeldiği de yoktur, sadece hareket sonlanmıştır. Kimse can havliyle bir şey yapmıyordur. Enkaz altında kalan dahi sessiz sakin birilerini bekliyordur. Benim gördüğüm manzara bu.

Doktorlar, diğer memurlar ve bazı mesleklerdeki insanlar bu süreçte toplu hareket ederek daha çok öne çıktı ve daha sıkı pazarlık yaptılar. Yazılımcıları örnek vermişsiniz bunlar zaten tüm dünyada yükselen bir grup, hem Türkiye'deki fiyat algısının bozulması, hem talep dolayısıyla dünya geneline oranla çok kazanıyor olabilirler.

Ancak birçok iş kolu döngüsel olarak sorunlarla uğraşıyor. Fiyatların artması ve maaşların artan fiyatlara ulaşma çabasının getirdiği sarmal artık kanıksanmış durumda. Ben şahsen artık dönüp dönüp aynı şeylerden şikayetlenmeyi saçma buluyorum ve daha az konuşuyorum bazı şeyleri. Birçok insan da böyledir.

İlk zamanlar "uff şu fiyatlara bak" diye konuşup duruyordu herkes. Şu şu kadar olur mu, bu bu kadar olur mu diye. E oluyor işte, alıştık artık baydı yani muhabbet. Sıkıp dişimizi yaşıyoruz işte. Olan bu.
0
akhenaten
(19.05.24)
dışarıdan bakınca evet öyle görünüyor. ama değil. insanlar kanıksadı sadece, alıştı biraz.

ben avrupa ederinde bi maaş alıyorum döviz ile ve istanbul'da kirada yaşıyorum. bir aldığım şeyi ikinciye alırken aynı fiyata alamıyorum. her gün dikkatli davranıyorum.

avrupanın pahalı bi şehrine bir kaç günlük tatile gittim ve türkiye ile benzer paralar harcadım! üstelik biraz cimri biriyim, ne giyimim ne yaşantım yüksek standartlara sahip değil.

kiram, 5ten 15e çıktı. başka bi eve geçsem 25-30 ödeyeceğim. barınmak ciddi bi mesele. kirası az (ya da normal) olan evden atılmaktan korkuyor. evden çıkarsa emlakçı+komisyon+taşınma derken kira x 3 ödeyecek iyi ihtimalle.

işsiz oranı çok fazla. dükkan sahipleri çok kazanıyor çoğunlukla çünkü onlar da ansızın gelebilecek kira ve diğer masrafları sübvanse etmek için fazla maddi güç sahibi olmak istiyorlar. bu yüzden çalışanına 25bin brüt verirken kendisi en az 10-15 katını kazanıyor. günün sonunda iki kişilik basit bir dürüme beşyüz, iki burger iki biraya bin lira yazıyorlar. asgari ücret 17bin tl ve 6 ay daha zam beklenmiyor.

ülkenin standart maaşı asgari ücret oldu. yeni işe başlayanlara sigorta yapmıyor bir çok işveren ve işe yeni başlayan çok insan 17bin'in altında maaş alıyor. münferit denmeyecek kadar bir oran bu.

termosa kahve koyalım, dışarıda bir parkta oturalım ya da bir bankta oturalım neredeyse mümkün değil. büyükşehirlerde parasız yol kenarına bile oturamıyorsunuz. belki kırsalda boş bi bank bulunur.

ülkede standartsızlık çok yüksek. param var, sağlıklı ve kaliteli bir şey yiyeyim, güzel bi etkinliğe katılayım, iyi bir kıyafet alayım diye bir şey neredeyse mümkün değil. paran varsa bile kalite yok. marketten aldığın her şey zehir neredeyse.

kırsalda yaşayan ve karı-koca memur olan kişi 80-90 alsın hadi. ülkede 5 milyon memur var. ülkenin kaçta kaçına denk geliyor bu? bu çift çocuk sahibi olsa buna kim bakacak? kreşler çok pahalı. birinin yarı maaşı çocuğa gidecek, çalışmasa daha iyi.

döviz bir süredir fazla yükselmiyor. hafif hafif yükseliyor. o yüzden iyi görünüyor durumlar. ama nereye dek gidecek, bir noktada kırılacak mı bilmiyoruz. ederi yıl sonu 40 civarında diye tahmin edilmişti.

kira sorunu olmasa belki "düzelmeye başladık" diyebilirdik belki.

doktorlar 100'ün üzerinde alsın hadi (ne kadar bilmiyorum da halk öyle biliyor). kaç doktor var, 200bin mi, yine ülkenin kaçta kaçına denk geliyor bu oran.

yazılımcılar ve doktorlar artık pek konuşmuyor diyelim. bu da doğru değil. yazılım sektörü de belli bi dolgunluğa ulaştı 5+ tecrübesi olanlar için çok kötü değilse de junior'lar için iş bulmak zor ve asgari ücret lafları ediliyor.

açıkçası trol bi soru olduğunu düşünmüyorum, çünkü ben de sizin gibi düşünürdüm haberlere ve medyaya bakarak. özellikle doların hafif hafif çıkıyor olması bir şeylerin düzeldiğini hissetmemizi sağlıyor. ancak ödenmeyen kredi kartlarına aylık yüzde 5 faiz geliyor. bankalar kredi vermiyor. verse bile yıllık faizleri çok yüksek.

insanlar paralarını harcamak ya da yatırım yapmak yerine mevduatta tutma eğiliminde, mevduat faizleri yüzde elli civarında. kapanan dükkanlar görüyorum bazen.

anadolu da ucuz değil. ilçeler ya da kırsallarda bile kiralar asgari ücretin yarısı ederinde, hadi olsun üçte biri. orada yaşayanlar (eğer memur değilse) asgari ücretten fazla almıyorlar çoğunlukla.

türkiyede memur sayısı 5milyondan az. ülke nüfusu 80milyon. işsizlik istatistikleriyle çok oynandı. açıklanan rakamların iki katı gibi düşünün (bir yıldır iş aramayan, işkur'a kayıtlı olmayan, öğrenci olan, yükseklisans'a kayıtlı olsan ve bir çok kriter işsiz sayılmıyor. halbuki bu insanların çoğu işsiz)

haliyle, gözlemleriniz doğru değil.
0
biseysorcaktim
(19.05.24)
Katiliyorum dolar bazli yuksek olmasi nedeniyle su an kriz azaldi
0
lapaz
(19.05.24)
düzelen bişey yok ama ilginç şekilde mesela öğretim görevlisi maaşı 600 dolarlara kadar düşmüştü bi ara, ben yaparken 800-900 dolardı, şu an 1500 dolar alıyor arkadaşım. Bu kadar artacak ne oldu? Döviz tutuldu. Ama bunun halka faydası var mı => yok. Çünkü ticaret dolar 45 liraymış gibi dönüyor, herkes fiyatını öyle belirliyor.

Bunun bi artısı var, mesela 2023 seçiminden önce dolar tutulurken eşimle acayip dolar biriktirebilmiştik. (kredi kartının asgarisini ödeyip bol bol dolar alıyorduk) Şimdi de 900 değil de 1500 dolar alan kişi ülkedeki harcamasını kısıp veya kredilendirip dolar biriktirebilir. Tabii faizler yükseldi daha yüksek faizle geri ödeyecek ama sonuç olarak bunu yapabiliyorsun. Beyaz yakalının yurtdışına tatile vs. gitmesinin bir sebebi de bu. 1500 dolar Türkiye'de pek bi halt etmiyor ama biriktirirsen batıda hala 1500 dolar = 1500 dolar. Türkiye'de 1500 doların alım gücü 800 dolar gibi.

Anadolu'da yaşam daha iyi ona hep katılıyorum. Ama İstanbul'da 80 bin alabilen biri başka şehirde o maaşı alamıyor. Ama asgari ve bi tık üstünü alanlar büyük şehirler yerine küçük şehirlerde yaşasa hayatları ciddi fark eder.

Özet(tl,dr): Gördüğüm duyduğum kadarıyla Türkiye içinde maaşın dolar olarak artmış olsa da pek fark etmiyor zira 3 dolarlık kahveye 5 dolar, 30 bin dolarlık arabaya 50 bin dolar vermek zorundasın. Yurtdışına da giden gitti, kalanlar alıştı. Türkiye'de bir şekilde yaşanıyor. Mesela geçen yıldan bu güne benim Türkiye'deki kredi kartı limitlerim 5 katına falan çıktı.(1 yıldır İngiltere'deyim)
0
nhk ni youkosu
(19.05.24)
gerçekten açıklayan ve cevap veren herkese teşekkür ederim. soru biraz amaçtan sapsa da genel bilgiler de verilmiş gayet faydalı oldu. ben şahsen işletme mezunu birisi olduğum için şuan ingiltere’de kazandığım miktarın türkiye’de yakınından geçemem bu çok apayrı bir mevzu. orta lisans sahipleri, vasıfsız, mavi yaka için avrupa cennet. türkiye de hala zaten çok kötü bunu tartışmaya gerek yok. ama yazılımcı, doktor gibi çok üst seviye işlerdeki tr maaşlarının avrupa ile arasında eskisi kadar da uçurum yok, o yüzden beyin göçü furyası bi tık azaldı hatta çevremde dönenler de oldu.

mesela londra’ya finansçı olarak 1 sene önce gelen başlangıç için gayet iyi de kazanan arkadaşım geçen ay komple döndü istanbula.

bir de ekonomiden bağımsız, insanlar avrupa’da ırkçılığı tattı o kadar da güllük gülistanlık olmadığını anladı. almanya göç vermeye başladı, hollanda başlığında sağın yükselişi ve uk - abd’ye gitme konuşuluyor vs. gidenler de seçerek gidiyor avrupa olsun polonya bile olsun kafası bitti artık almanya dahi gerilerde.
0
🌸garavel
(19.05.24)
bu kadar balık hafızalı olmayın ya. dolar euro 6 ay stabil gitti diye ekonomi düzelmiş olmuyor. bu ülke daha şunun şurasında iki üç sene önce doların iki ay içinde 8 liradan 18 liraya çıkışını canlı canlı gördü. oradan göz açıp kapayıncaya kadar 30 lira oluşunu da. bir sene sonra doların 60 lira olmayacağının bir garantisi var mı? yok. döviz bazında yüksek dediğin o maaşların kuş kadar kalması iki aylık yeni bir ralliye bakar. yani bu uçurumdan düşerken eskaza birkaç saniyeliğine dala takılınca "iyi ya artık düşmüyorum" demeye benziyor.

evet avrupa'da da enflasyon var ama 1 euro'ya aldığın çikolatanın seneye 2 euro olmayacağını biliyorsun, bunun rahatlığıyla yaşıyorsun. geleceğe dair kaygın azalıyor. insan doğada aslandan kaçan zebra gibi basit bir canlı değil, sadece o anı düşünerek yaşamıyor. gelecekte her şeyin daha kötüye gideceğini görebildiği için şimdiden önlemini alıyor.

yurt dışına göçte bir azalma olduğunu da sanmıyorum. evet bu son ekonomik çöküşün başlangıcında bir dalga oldu, herkesin dilinleydi ve gidenler gitti zaten. sadece o dönemde toplu bir göç dalgasına evrildiği için gündem olmuştu. şimdiyse daha bireysel, ama gitmek isteyen sessiz sedasız gitmeye devam ediyor. benim türkiye'de neredeyse arkadaşım kalmadı.

ps: adettendir, sona bir alım gücü farkı da sıkıştırayım. geçenlerde avrupa'da aldığım arabanın fiyatını asgari ücrete böldüm. yaşadığım ülkede bu arabayı 7 asgari ücretle alabiliyorsun. sahibinden'de türkiye fiyatına baktım. 47 asgari ücret yapıyor. evet türkiye'de işler gerçekten rayına giriyor.
0
sir gawain
(19.05.24)
bırakın ev araba almayı, artık ayakkabı-mont alırken bile alışveriş kredisi kullanıyor insanlar. bu durumda neresi iyiye gidiyor? şu an yaşanmıyor, hayatta kalmaya çalışıyor insanlar. türlü kısıtlamalar, tasarruflar vb. işler iyiye gidiyor, durumlar düzeliyor demek manipülasyondan farksızdır.
0
kondansator
(19.05.24)
Özet geçiyorum.
* Dövizi sabit tutup yurtdışına göre aşırı yüksek faiz veriyoruz. O yüzden döviz yağıyor ama bir noktada balon patlayacak. Çünkü karşılayacak gelir yok.
0
parka
(19.05.24)
Ha balon patlamadan önce büyükbasların ve yabancıların haberi olur, ama bizim olmaz. Hatırlarsanız nas nas deyip dövizi fırlatıp halka kitlemişlerdi. Şimdi tersi olacak.
0
parka
(19.05.24)
İşler rayına mı girdi derken neyi kastettiğiniz belli değil. Yüksek enflasyon ve ekonomi politikası kastediliyorsa ekonomik program başarıyla devam ediyor yaklaşık 9 ay oldu zamana ihtiyaç var (iktisat bilmeyen birine izah etmesi çok zor bu yüzden manipülasyona açık bir konu) Programa göre mayıs ayında enflasyon pik yapacak daha sonra düşüş eğilimine girecek.

Siz Türk toplumunun kanaatine, ne konuştuklarını vesaire ciddiye almayın onlarda tv'den sosyal medyadan (eksisözlük dahil) ne duyuyorlarsa, ne okuyorlarsa papağan gibi tekrar ediyorlar ne iktisat bilgisi var ne metod ne de dünya siyasetini takip etmek... Bizim toplumumuzda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan çok Kim toplumu manipüle ediyorsa ona inanıyorlar albenili sözlere çok fazla itibar ediliyor. Yurtdışına göç furyasıda sosyal medyada pr'ı en çok pr'ı yapılan konu oldu (Ekonomiden bağımsız olarak dünya genelinde ABD'ye göç furyası vardı ve hatta ilk sıralarda Fransa gibi ülkeler vardı Türkiye bu trendde ilk 10'da bile değildi) yoksa Türkiye'den her anlamda kötü ülkeler var bu ülkelerin vatandaşları sağa sola göç etmiyorlar. Yurtdışında yaşayan biri olarak Türkiye'de yaşamak bir çok ülkeye göre iyi insanların yakınmalarını ciddiye almayın.

Medya özelinde sosyal medya (ekşisözlük,twitter vs.) veya bir konunun yaygın kanaatte olması, çok konuşuluyor olması bir ölçüt değildir bu işlerin metodolojisi var. Bilim var yoksa chp'li teyze muhabbetine döner.
0
doharkoman
(19.05.24)
Sagdan soldan degil kendi gordugumu yazicam

1 - suanda her genc yurtdisina kacmaya calisiyor bir cok genc ozellikle kartellere para verip abd ye kacti hemde binlercesi. Buda abd bebek katili diyen yobazlar dahil.
Sadece istanbul ortasindayim benim semtimde genc kalmadi diyebilirim sokakta kimseyide goremiyorum kimi sorsam yurtdisina gitti diyorlar.
Suanda tr de bi ben kalmisim bunu anladim.

2 haberlere baktiysaniz ki hepsi gostermez ama doktorlarda ozellikle almanya tarzi yerlere kactilar yogun bir sekilde. Suanda hastanelerde bazi bolumlere randevu almak imkansiz bazi bolumlere ise en erken cok kovalsrsan gece gunduz 25 gunde belki bos yer bulursun. Doktor acigi olustu.

3 milyonlarca multeci var ve hastaneden cikmiyorlar ucretsiz diye. Bu yuzden tr vatandasi icin randevu almak ozellikle istanbulda asiri zorlasti.


Dipnot

Avusturalyada 4 sene yasadim. İnsan yurtdisinda yasayinca herkesden uzakta kaliyor sahte haberlere bel bagliyabiliyor. Ekonomi ortada dolar ortada alim gucu ortada. 1 bardak cay 5 liraydi oahali diyorduk bugun 30 lira istediler.

Daha dun 1 ispanyadan 1 arabistandan 1 de bangladeşden arkadasim geldi sohbet ettik ve benimle vedalasmaya calistilar dedim ne oluyor. Bana soyle soylediler ; hocam tr asiri pahali olmus biz seneye gelmeyecegiz ucak fiyatlarida cok pahali.
Ayrica onceden kafeye gelince herkes selam verirdi bisuru insan vardi neden simdi gelmiyor kimse dedi. İnsanlarin sanirim parasi yok dedi.

Vedalastik yapacak bisey yok yani
0
Zetnikov
(20.05.24)
Yurtdışı meselesi: Kalifiye olan, dil bilen, bunu göze alan gitti. Kalan da amiyane tabirle posa zaten. Kim Zort üniversitesi işletme mezunu olan, İngilizcesi a2 seviyesindeki ortalama bir elemanı ülkesine bekler ki?
Maaşlar meselesi: Evet görünürde yükseldi ama enflasyon da bir o kadar arttı. 45 bine nerede yaşıyorsun öğretmen olarak? Evinden çıkmak zorunda kalsan ya da tayin olsa maaşının yarısından fazlasını kiraya vermen lazım. Aynı şey 80 bin kazanan adam için de geçerli. yaşamaktan kastın hayatta kalabilmek ise belki ama çocuk yetiştiremezsin mesela.

bence insanlar sadece hayatta kalmaya çalışıyor. yoksa kapıları açsan türkiye'de 7 kişi falan kalır.
0
wild honey suckle
(20.05.24)
Eğriye eğri, doğruya doğru diyeceksek durum şu.

Türkiye son 4-5 yıldır gerçekten kötü bir dönem geçirdi. Herkes az ya da çok fakirleşti, alım gücü düştü. Bazı sektörler nispeten daha iyi durumda, toplumun bazı grupları felaket durumda.

Son 1 yıldır evet yine yüksek enflasyon var ancak bir şekilde "enkaz kaldırılıyor" tam olarak durumumuz bu. "Rasyonel politikalara" geçildi. Ben bu dönemi böyle tarifliyorum. CDS'lerimiz ciddi düşüşte, ülkeye sıcak para da olsa döviz giriyor, TCMB rezervleri toparlanma aşamasında, halen "yatırım yapılabilir" seviyede değiliz ama derecelendirme kuruluşlarından not artışları geliyor. Haziran ayında Türkiye'nin gri listeden çıkma olasılığı yüksek görünüyor.

Bunlar kısa vadede geniş toplum kesimlerine yansımaz ancak 2001 krizi sonrası dönem gibi düşünmek lazım 2005-2015 gibi bir dönemi yaşayacaksak daha 3-4 seneye ihtiyaç var.

Bana sorarsan ciddi kalıcı hasarlar da var. Örneğin konut konusu. Örneğin gelir dağılımındaki uçurumlar. Bunların giderilmesi artık çoook zor.
0
Lethe
(20.05.24)
Son senelerde yurtdisina gitme orani yukseldi, ayni hizla cozumun orda olmadigini gorenlerin sayisi da artti.

mutlu olan da coktu ama mutlu olmayanlar, her zaman gitmek isteyip nasil yapacagini bilemeyenleri biraz caydirdi.
0
my pink
(20.05.24)
(2)

Kredi çektiğimi kimler görebilir?

1nisan
Mesela tc nomu bilen herhangi biri ya da bankacı tanıdığı olan biri (başka bankadan) kredi çektiğimi görebilir mi? Öğrenebilir mi? Benim banka hesabımda neler döndüğünü beni tanıyan biri öğrenebilir mi? Yoksa bunlar kişisel veri mi?
Mesela tc nomu bilen herhangi biri ya da bankacı tanıdığı olan biri (başka bankadan) kredi çektiğimi görebilir mi? Öğrenebilir mi? Benim banka hesabımda neler döndüğünü beni tanıyan biri öğrenebilir mi? Yoksa bunlar kişisel veri mi?
0
1nisan
(15.05.24)
Güncel durumu bilmiyorum ama 10-15 yıl önce görmek çok kolaydı.
Ev sahipleri kiracı ile ilgili kredi durumu öğrenirdi bankacı arkadaşlarından. Bankacı arkadaşlarım vardı bakıyorlardı.
Hatta bir arkadaşım sevgili yapmıştı, sağlık sigortası şirketinde çalışan arkadaşımız üzerinden daha önce geçirdiği ameliyatlara bakmıştık.

Evet bunlar kişisel veri ama burası da Türkiye. Ben emin olmazdım.
0
michael_knight
(15.05.24)
Bankalarda bireysel kredi ekranlarına yetkisi olan kişiler TCKN üzerinden kişilerin o bankadaki ve diğer bankalardaki kredi risklerini görür.

Bankacıların yaptıkları her işlem loglanır. Teftiş süreçlerinde x,y kişisinin finansal bilgilerinin neden kontrol edildiği sorgulanacaktır. Şube çalışanı olsam böyle gereksiz bir riske girmem.
0
Lethe
(15.05.24)
(2)

İş mülakatlarına nasıl hazırlanıyorsunuz?

inside story
Arkadaşlar selam, Fena olmayan bir özgeçmişim var, alanında hem iyi hem de büyük firmalarda çalıştım. Mülakat esnasında değinmek istediğim her noktaya maalesef değinemiyorum burası biraz benimle ve biraz da görüşmeci ile alakalı. Asıl merak ettiğim soru ise şu; iş görüşmesine başlayınca neler yapıyo
Arkadaşlar selam,

Fena olmayan bir özgeçmişim var, alanında hem iyi hem de büyük firmalarda çalıştım. Mülakat esnasında değinmek istediğim her noktaya maalesef değinemiyorum burası biraz benimle ve biraz da görüşmeci ile alakalı.

Asıl merak ettiğim soru ise şu; iş görüşmesine başlayınca neler yapıyorsunuz? (özellikle ik mülakatlarında)

- Görüşmeci ile merhabalaştıktan sonra hangi soruları soruyorsunuz laf olsun muhabbet dönsün diye?

- Kendini anlatma kısmı geldiğinde ben geçmişten günümüze şurada çalıştım burada çalıştım diye anlatıyorum ama ben anlatırken bile bana sıkıcı geliyor, siz neler yapıyorsunuz?

- bazı noktalara değineceğim zaman kendimi yersiz övecek gibi hissediyorum ve bunu yapmaktan vazgeçiyorum. kafamda deli sorular
0
inside story
(07.05.24)
Kesinlikle muhabbet ederim. Yani en son kendim için is mülakatına geçen sene girdim ve hepsinde de oldukça muhabbetli ortam oldu. Yapım olarak çok ciddi, gülmeyen yerde calismam.
Misal is ortamini sorarim, genel ekip ortamını.
Benim kendi merak ettiklerim;
Erp sistemi nedir ve ne noktada kullaniyorlar. Sap diyorlar sonra her şey elle yapiliyor misal. Buna çok dikkat ederim.
Erp ek olarak optimizasyon uygulaması var mi
Matrix bir yapı var mi
Bu biraz fransiza özel:) ama siz mi sen mi deniyor üstlere. Çünkü bizde ceo bile gelse sen diyorum adama.
Genel çalışan profili, yas ortalamasi (sonuçta herkes 50 yasindaysa bana uymaz)
Gelecek tahminleri, büyüme istekleri neler? Yeni atılım planı var mi? Genel şirket içinde yatay ya da dikey büyüme olanaklari nasıl?


Ben anlatıyorum. Sıkıcı gelmiyor. Kişi özellikle isin icindense spesifik soru sorabiliyor. Bu noktada hatta ben de sorarim. Misal şu an çalıştığım yer borsaya açık Amerikan firması haliyle inventory, freight on board, days on hand her ay ay sonu tahmini ve ay sonu Real vs profit plan falan olayı var. Ciddi stresli süreç ve her firmada yok.


Bunda tavsiyem önceden düşünün kendinizi. Kendinizi taniyin. Sizi siz yapan degerleriniz neler. Ve oportunities to improve dediğimiz şeyler neler. Ben hemen kendimden soyleyeyim; ben çok hızlı bir şeyi anlarım ve bana bir eğitimde "mermi gibi amaca gidiyorsun ama etrafındakiler seni takip edebiliyor mu bakmak lazım" demislerdi, cok doğru. Bu misal gelistirmeye çalıştığım bir şey. Ya da misal çalışanı korurum ben, onun iş yükü artacağına benim artsin diye ama bazen bu onun gelişimine engel olabiliyor bu konuda çok dikkat ediyorum. Ama hayatta en sevmediğim şey iş sebebiyle mesai yapan çalışan.

Neyse yani bence son soruya doğru yaklaşım kendinizi tanimakla oluyor. Ben olsam 2-3 kendinizi ovecek 2 tane de gerçekten kendinizi geliştirmek istediginiz şeyi önceden düşünüp söylerim.
0
logisticsmanager
(07.05.24)
1- İK mülakatlarında boş muhabbet etmem, karşı taraf sorular soruyorsa yanıtlarım.

2- Sıkıcı gibi görünebilir ama orada İK'cı hem CV'ni teyit ediyor, hem konuşma ve kendini anlatma tarzını görüyor. Genellikle de A firmasından neden ayrıldınız, B firmasına geçerken motivasyonunuz neydi diye soruyorlar. Bu sorulara önden hazırlanmak faydalı olur. Karşılıklı soru-cevap olunca sıkıcılık ortadan kalkar.

3- Kendini övmek gibi düşünme, başarılarını mutlaka dile getir. Örneğin bir projede liderlik yapmışsındır, önemli bir sorunu çözümlemişsindir, firmana XXX TL kazandırmışsındır. Sayısal verileri de işin içine dahil ederek başarılarını somutlaştırırsan çok olumlu olur. İş görüşmesinde kendini ukalalık yapmadan ön plana tabi ki koyacaksın. Bunları ifade etmezsen firma için diğer adaylardan ayrışman zor olur.
0
Lethe
(08.05.24)
(3)

levent civarı ev bulmak

duyurukullanıcısı
sarı site dahil bir çok yere bakıyorum ama sanki eskiden daha çok ilan olurduinsanlar başka bir yere mi ilan veriyor? yoksa camlara bakıp orasını aramak mı lazım?
sarı site dahil bir çok yere bakıyorum ama sanki eskiden daha çok ilan olurdu

insanlar başka bir yere mi ilan veriyor? yoksa camlara bakıp orasını aramak mı lazım?
0
duyurukullanıcısı
(02.05.24)
kiralar çok yükseldiği için insanlar mevcut evlerinden eskisi gibi çıkamıyorlar. bu yüzden de boş ev daha az, daha az ilan var.
0
co2s2
(02.05.24)
Emlakçı Çekmeköy'deki evimize 24 saat sonra kiracı buldu. Hem de sahibinden'deki ilanlardan %15-%20 civarında daha fazla talep etmiştik. Siteye ilanı akşam girdi, öğlen kiracıyı buldu.

Levent hem popüler hem de bütçe sorunu olmayan insanların tercih ettiği bir bölge. Evlerin önemli bir kısmı ilana hiç çıkmadan emlakçının ve mal sahibinin tanıdıklarına, sürekli müşterilerine kiraya veriliyor olabilir.

Bunlar bilgi değil, akıl yürütme. Konuyla ilgili bilgi sahibi olan varsa onun dediklerini dikkate alın.
0
michael_knight
(02.05.24)
Genel olarak arz düştü. Takip ettiğim iki mahalle var, ilan sayılarında ciddi düşüşler gözlemliyorum.

%25 olayından sonra ev sahibi "evimi boş tutarım daha iyi" mantığında. Mevcut kiracı çıkmak istemiyor, mahkemeler doldu taştı. Kiracılı evler satılmıyor. Bu nedenlerden ilan sayılarında düşme var.

Bazı satışlar/kiralamalar el altından yapılıyor ve ilana çıkmaya gerek bile kalmıyor. Bölge emlakçıları ile birebir iletişimde olman fayda sağlar.
0
Lethe
(02.05.24)
(8)

uzun uçuşlu yurtdışı seyahati öncesi tavsiyeler?

titanic kemancısı
12 saatlik uçuş ile 8 günlük bir seyahat planım var. Hiç bu kadar uzun süre ve uzun uçuşlu gitmemiştim ve şu an biraz araştırma için de dar zamanım var ama halledeceğim, belki burada da tecrübeli olanlar varsa diye sormak istedim. Nokta atışı hayat kurtaran tavsiyeleriniz varsa çok iyi olur. Aklıma
12 saatlik uçuş ile 8 günlük bir seyahat planım var. Hiç bu kadar uzun süre ve uzun uçuşlu gitmemiştim ve şu an biraz araştırma için de dar zamanım var ama halledeceğim, belki burada da tecrübeli olanlar varsa diye sormak istedim. Nokta atışı hayat kurtaran tavsiyeleriniz varsa çok iyi olur. Aklıma ilk gelen uçuş yastığı ve seyahat dikey ütüsü oluyor, otellerde filan oluyormuş ama orada belki bulamam diye fikrinizi almak istedim.
Bavul güvenliğim için ne tavsiye edersiniz ?

Gidilecek ülke: Güney Kore.

Priz dönüştürücü götürmem gerekiyor mu F tipi yazıyor aynı sanırım yine de emin olmak istedim?
0
titanic kemancısı
(19.04.24)
voltaj ve priz tipi bizdekiyle aynı, herhangi bir adaptör gerekmiyor. temiz bir ülke fazla yabancı marka göremezsin ama starbucks ve pizza hut yaygın. yeme-içme fiyatları pahalı. pizza kola 30-40usd tutar.
0
orpheus
(19.04.24)
havalimanina gitmeden bir bakkala, markete ugrayip su, biskuvit, meyve abur cubur alisverisi yap.
0
buenosdias
(19.04.24)
uyurum diyorsanız uçakta, göz bandı kulak tıkacı iyi olabilir.

bavul güvenliğini hangi aşama için soruyorsunuz, bavulla birlikte trenle gidecekseniz bavulu gören bir yerde oturun, kilit takmak da havaalanı görevlilerin açıp alacağı varsa onu engeller. onun dışında otobüste vs yapacak bir şey yok.

ayırt edici büyük bir şey yapıştırabilirsiniz (sticker) ya da ip kuşak bağlayabilirsiniz başkasının benzetip almaması için

geçen sene video vardı, fransada harekt halindeki flixbus otobüsünden bavulları alıyorlardı, yanında koşup
0
jülsezar
(19.04.24)
Ağrı kesici,
Uçağın sesi rahatsız ediyor, kulaklık veya kulak tıkacı.
Korede hava çok değişkendi, ona göre hazırlıklı gidersin.
Bel çantası, omuzdan çapraz as, ben heryeri böyle gezdim.
Kore bana pahalı gelmişti.
1 yıl Kozmetik alışverişi yapmamıştım koreden alırım diye, bir sürü şey aldım hoşuma giden 3-4 tanesi. Çocuk oyuncağı gibi ürünleri, çok bişey bekleme.
Seulde metro yerine minibüsler var, bence metrodan daha kolay-kullanışlı. Kentkart lazım, havaalanında var mı bilmiyorum otobüs için, büfelerden de alabilirsin.
Ben seul’ü google mapsle gezdim, ama belki kendi uygulamaları daha faydalı olur başka yerlere gideceksen.
Ütüyü otelden istersin.
Airtag atabilirsin valize.
0
durgunfoton
(19.04.24)
THY uzun uçuşlarda seyahat seti veriyor uçak içinde. terlik, göz bandı, kulak tıkacı ve yastık.
Uçuştan önce biraz uykusuz kalırsanız daha rahat uyursunuz. Zaten uçuş başlayınca bütün güneşlikleri ve ışıkları kapatıp uçağı karartıyorlar, ben çok zorlanmamıştım uyumakta. Telefonunuza, tabletinize offline izleyebileceğiniz film, dizi vs yükleyin, uyumadığınız saatlerde izlersiniz. olmadı uçağın eğlence sisteminde de filmler falan oluyor ama zevkinize uyar mı bilemem tabi.
telefon için kulaklık unutmayın. uçuş için aklıma gelenler bunlar.
0
mustafakesekci
(19.04.24)
g.kore'ye ineceğiniz yerel saate göre bir uyku planlayın uçakta. silikon tıkaçlar yardımcı olur. uçakta dağıtılacağına güvenmeyin, yanınızda olsun bir iki çift. ucuz bir şey.

ütü ben olsam almam, gereksiz yük. uçuş yastığı, şişenlerden değilse, yine gereksiz yük (hacim)

bavul güvenliğinden ne kastettiğinizi anlamadım ama şöyle diyeyim. bavulun fermuarlarına takacağınız kilitler 1-2 sn içinde kırılıyor ya da kilitle uğraşmayıp bavulu yarıyorlar bir bıçakla. bavulun ceplerine herhangi bir şey koymayın, en kolay ulaşılan yer. bavula illa değerli bir şey koyacaksanız, fermuar açıldığında hemen görünen bir yere değilde, en dibe bir yere koyun. mümkünse bir şeye sarın, ne olduğu hemen anlaşılmasın.

en önemlisi de, çantanızı bavulunuzu gözünüzün önünden ayırmayın.
0
co2s2
(19.04.24)
uzakdoğu seyahatlerinde en önemlisi kabin bagajı güvenliği. bunun için özel hırsızlık çeteleri var.
bizim bir genel müdür, koleksiyon saatlerini ve yüklüce parasını çaldırmıştı. hatta 1 dolarları ayırmışlar onları almamışlardı. düşünün öyle bir rahatlık. o yüzden çok değerli eşyaları sırt çantasına ve koltuğun altına koyabilirsiniz, ya da boşsa yan koltuğunuza vs.
0
artci sarsinti
(19.04.24)
Bu tip uçuşlarda yapılabilecek en güzel şey uyumak. Geçen ay Osaka'ya 9 saat uçtum, uyuyamadığımdan yolculuk bitmek bilmemişti. Tokyo'dan dönüşüm 12 saat sürdü ama uyuduğumdan daha çabuk geçmişti. Uçakta alkollü bişeyler içersen rahat edersin.

Uyumak için uçakta koltukta başımızı yasladığımız yerde baş sabitlemek için bir aparat var sağdan ve soldan onu katlayınca başın düşmeden uyuyabliyorsun (umarım anlatabildim). Bineceğin uçakta bu yoksa yolculuk yastığı iyi olur. Boynun düşmemesi lazım yoksa uyunmuyor. Katar Havayolu uçaklarında bu dediğimden oluyor. THY'yi bilmiyorum.

Telefonuna dizi indirebilirsin, o da zaman geçmesine faydalı oluyor.

Arada bir yürü, uçakta tur at. Bacaklar uyuşuyor. Koridor tarafında oturmanı tavsiye ederim, oturup kalkması kolay olur.

Konfor için göz bandı, kulak tıkacı, battaniye, uçuş çorabı gibi şeyler uçakta verilir.

Bavul güvenliği noktasında yanından ayırmadığın sürece birşey olacağını sanmıyorum.

Ütü konusuna birşey diyemeyeceğim ben ütü gerektiren bir giyecek götürmüyorum. Senin için çok önemliyse yanında götürmen iyi olur.
0
Lethe
(19.04.24)
(14)

Bu İnsanlar Parayı Nereden Buluyor?

french lover
Bizim şirkette çalışanların ev ve araba gibi varlıklarını satabildiği bir "ilan" sekmesi mevcut. Bakıyorum yeni işe başlayan veya 1-2 yıllık kişilerde 3-4 milyonluk evler, 1-2 milyonluk arabalar mevcut.Matematiğini yapamıyorum, hiçbir şey yemeyip içmemesi lazım. Acaba azınlık bir kesime ait gözlemde
Bizim şirkette çalışanların ev ve araba gibi varlıklarını satabildiği bir "ilan" sekmesi mevcut. Bakıyorum yeni işe başlayan veya 1-2 yıllık kişilerde 3-4 milyonluk evler, 1-2 milyonluk arabalar mevcut.

Matematiğini yapamıyorum, hiçbir şey yemeyip içmemesi lazım. Acaba azınlık bir kesime ait gözlemden tüme mi varmaya çalışıyorum?
0
french lover
(14.04.24)
önceden alınmıştır onlar. ya da aileden gelmiştir.
evet azınlığa bakıp tüme varmaya çalışıyorsun.

6-7 sene önce 100 bin olan ev 3-4 milyon şu an öyle düşün.
0
jelly bear
(14.04.24)
tanıdık bir yerdeki çaycı çocuk (şimdi değil, eski kredi oranlarıyla), maaşının max limitiyle kredi çekip araba almıştı. maaştan 1 lira bile kalmayacak şekilde. benzin alamadığından evin önünde yattı araba aylarca. bu tip insanlar da var. herkes güvenli alanında dans etmiyor :D
0
brkylmz
(14.04.24)
millet aileden zengin. bizim üst kattaki çocuk metrobüs şöförü, altında t-roc var:) bu zenginlik bir tek bizi bulmamış.
0
nothing in my way
(14.04.24)
Onlyfans yapıyor çoğu kişi. Traveler, gezgin tayfa falan çoğu onlyfanscı. Dedim geçen bir kıza gir bu olaya.. ooooo biz çoktan girdik ki dedi.
0
ferenc
(14.04.24)
4 sene önce 500 bin olan araba şimdi 1-2 milyon 2. eli

önceden ya da aileden

önceden aile desteği ile o evi arabaları almak için ailenin çok zengin olmasına da gerek yoktu. ailen destek olur kredi çekersin vs

bir de ufaktan başlayıp 2 yıl sonra satıp daha iyisini alanlar da var kredi ile vs
0
jülsezar
(14.04.24)
Evlerin arabaların o kişilere ait olup olmadığını bilemeyiz.Komisyon karşılığı o platformu kullanıyor/kullandırıyor olabilirler.
0
arenas
(14.04.24)
1-) Bazı insanlara ailesi alıyor, veya miras ile kalıyor.

2-) Düşük faiz ortamında kredi çekip ev araba alanların 200-300 bine aldığı evler şimdi 3-4 milyon, 100 bine aldıkları arabalar da 1 milyon oldu.
0
hayirsiz
(14.04.24)
Matematik hata yapmaz. Tabiki çalışarak alınmıyor onlar. Türkiye'de 1-2 sene çalışma ile iphone zor alınıyor.

Aileden para oluyor genelde. Yani yüzde 99 bir yerden para alıyor geri kalan yüzde 1 için de çok fikir yürütmeye gerek yok.
0
logisticsmanager
(15.04.24)
5 -6 sene önce Ankara’da yeni 1+1’ler 150bin₺ civarındaydı. 30bşn $ civarı yani. Ortamlara beyaz yaka maaşı 5-6 bin₺. 3-5 yıllık çalışan biri peşinatını biriktirip kalanını da kredi ile alabiliyordu. 7 -8 sene öncesinde de ortalama bir Ankara beyaz yaka maaşı ile kredili sıfır araç alınıyordu.
Bahsettiğiniz kişi genç olup bunları almaya yaşı yetmeyebilir ama ailesi, kardeşleri almıştır
0
ya volna
(15.04.24)
ben kanlı canlı yürüyen örneğiyim bu işin.

kesinlikle çalışarak alamazsınız :) en azından o yaşlarda.
0
baldan kaymak
(15.04.24)
şöyle düşünün, borç-harç bir şekilde alıyorlar ve satıyorlar; oradan kar ediyorlar. para o şekilde kazanılıyor, yoksa sabit gelir/maaş ile çok zor
0
sweetoffice
(15.04.24)
Tabi ki aileden gelen varlıklar. İşe yeni başlamış birisi nasıl konut alacak.

Bunun için işe başlamasına da gerek yok. Üniversitede iken çok arkadaşın arabası olurdu, alır-satarlardı..
0
Lethe
(15.04.24)
kesinlikle ailedendir. bazı aileler var, yemez içmez çoluk çocuğuna ev araba gayrimenkul alır. çocuğu çalışmaya başladığında ya da evlendiğinde, kira ödemesin diye illa bir ev alır.
0
co2s2
(15.04.24)
Dinle, gelecekteki zavallı damadın, Tanrı aşkına! Tek çocuğunuzu şımartmanız ve buna fırsatınız olması elbette harika ama her şeyin bir sınırı var. İstekler beyaz altındır. Keşke birisi beyaz çikolata ya da beyaz krizantem vermiş olsaydı, o kadar çok sevinç olurdu ki! Bunu kıskançlıktan değil, bir kişinin kaprisleri sorgusuz sualsiz yerine getirilen bir tür krala dönüştürülemeyeceği için yazıyorum. Bahis oynamayı da severim; www.hayatnotlari.com adresinden iyi oranlar bulabilirsiniz.
0
Farty
(15.04.24)
(7)

Yatay Kariyer Hakkında Düşünceniz Nedir?

french lover
Gördüğüm kadarıyla Türkiye'de herkes bir an önce yönetici olmak istiyor. Almanya menşeili bir şirkette çalışırken 40-45 yaşında hala teknik alanda kalmış, doktorası olan ve bildiğin "iş yapan" adamlar vardı.Bu tarz bir kariyerin Türkiye'ye uyarlanması konusunda siz ne düşünüyorsunuz?
Gördüğüm kadarıyla Türkiye'de herkes bir an önce yönetici olmak istiyor. Almanya menşeili bir şirkette çalışırken 40-45 yaşında hala teknik alanda kalmış, doktorası olan ve bildiğin "iş yapan" adamlar vardı.

Bu tarz bir kariyerin Türkiye'ye uyarlanması konusunda siz ne düşünüyorsunuz?
0
french lover
(12.04.24)
Bence çok güzel bir şey. Herkes müdür olduğu için ortalik dandik kisilerin müdür olmaya çalışması ile kötü halde. Ben misal acayip fantastik bir tedarik zinciri müdürü ile calismistim ama yok, adamda müdürlük ile alakalı hiçbir şey yok. Olmamaliydi.

Ben etrafımda çok görüyorum yatay olarak ve o konularda (misal global trade, sap, finans, us muhasebe vs) acayip önemli oluyorlar.

Türkiye'de malesef yukselince aldığın para ile çalışan olarak aldığın para arasinda ciddi fark var, bundan zor yani. Bu kadar fark olmasa insanlar da bu kadar dikey kariyer peşinde kosmaz.
0
logisticsmanager
(12.04.24)
40+ yaşlar teknik anlamda kişilerin en olgunlaştığı ve damardan mühendislik tasarımları yapabilecekleri yaşlardır. Bizde zihniyet dediğin şekilde bir an önce yönetici olmak şeklinde. İşin maddi boyutu var, firmalar "1 tane çok tecrübeliye o parayı vereceğime 2 tane daha az tecrübeli çalıştırırım" kafasında. Halbuki yatay kariyerler çok mantıklı.

Daha önce çalıştığım bir kurumda böyle insanlara "Danışman" unvanı veriliyordu. Maaş ve yan haklar yönetici müdür ile hemen hemen aynı. Yöneticilik ve idari işlerle uğraşmak istemeyen, mühendislik becerileri çok kuvvetli kişilere bu unvanı verirlerdi. Başka bir firmada bu uygulamayı görmedim, olmalı.

Kimisi de çok tecrübeli olup şahıs şirketi kuruyor ve danışmanlıklar veriyor, dediğin kapıya çıkıyor.
0
Lethe
(12.04.24)
mevzu buyuk ihtimal maas +1

yurtdisinda isinde cok iyi olan bir uzmanin yoneticinden daha cok para alabilme "ihtimali" var, turkiye'de bu zordur herhalde.

yurtdisinda calisan biri olarak yatay kariyer bana gore degildi ben de uzmanlasmak yerine yoneticilige oynamayi tercih ettim, cunku bu doktorali "scientist" abilerin cogunlukla bir "coban"a ihtiyaci oluyor.

su anda cobanlik yapiyorum, 10 civari muhendis ile calisiyorum. Cogu benden cok daha akilli ve egitimli tipler, ama tuvalet kagidi bittiginde ortaya cikan kaosu onleyecek biri lazim, onun da ustesinden geliyoruz ewelallah..

phd = project half done diye bosuna dememisler..
0
cooperr
(12.04.24)
almanya ile turkiye arasindaki en buyuk fark sosyal devlet. almanya'da vergiler yuksek ama mesela toplu tasima iyi, araba almak zorunda degilsin (genelliyorum), egitim iyi, cocugu ozel okula dershaneye falan gondermiyorsun. saglik da yani sekilde diyelim. yani "devletcilik" prensibi uygulandigi icin orta sinif olmak gorece olarak daha acisiz. turkiye ise son ozellikle son 10 senedir vahsi kapitalizm timsali oldugu ve maaslar arasinda da ucurum bulundugu icin o kariyerin calismasi zor.
0
hot potato
(12.04.24)
Tek sorun maaş değil. Türkiye’de hasetlik ve gösteriş merakı var. İnsanlar bu yüzden kocaları veya kendileri müdür olsun istiyor, biri sorduğunda müdürüm demek istiyor.

Oysa ne müdürler var benim uzman maaşımdan az alan. Olay tek başına maaş farkı değil yani.

Ek olarak Avrupa’da insanlar mutlu olmak istiyor bi çok mudur aldığı maaşa oranla da fazla çalışıyor ve mutlu değil. Bizde durum öyle değil 50-60ina kadar çocukları,eşi icin çalışıyor kopek gibi sonra emekli oluyor. Yaşadığı hayattan mutlu mu ? Değil.
0
Mcfly
(13.04.24)
uzun süre stabil yaşantı olunca yükselme gerekliliği olmuyor. Türkiye'de yükselmezsen fakirleşirsin, ki oluyor da zaten.

Birkaç gözlemimi yazayım. İngilteredeyiz bir süredir. Enflasyon vurunca buradakiler de ne yapacağını şaşırmış. Mesela 55 yaşında bi postacıyla muhabbet ediyoruz, adam 30 yıldır falan bu işi yapıyor ve her gün sokakta. Bi yükseleyim dememiş. Fakat maaşlar yıllardır sabit gibiyken kiralar faturalar uçuyor İngilizler de zorlanmaya başlamış baya. Ama yine de geçinebiliyorsa okey daha fazlasına gerek yok. Mesela sürücü kursu bakıyorum, mesai saati dışı ve haftasonu kurs veren çok az kişi var ve aşırı talep var randevular 3-5 ay sonraya. Açığı gören bi kapitalist gelir %50 fazla ücretle bile kurs verir bunu doldurur. Yapmıyorlar abi :D Hırs ABD ve Türkiye gibi toplumlara özel galiba.

Türk mantalitesine gelince, eşim Türkiye'de üst bi pozisyondaydı daha da yükselmek üzereydi. Burada herkesle benzer maaş teklifli ilanlar olunca pek hoşuna gitmedi o kadar eğitim ve çalışmamın farkını görmem lazım diyor. Dönersek bu sebeple döneriz:) Bazen (ve bazı insanlar için) psikolojik tatmin de çok önemli oluyor.
0
nhk ni youkosu
(13.04.24)
sme ve yöneticilik iki ayrı kariyer. yatay kariyer değil. onlar sme olmuşlar. türkiye'de kariyer planlaması, liderlik eğitimi, koçluk gibi konularda en iyi danışmanlık firmaları bile ne dediğini bilmez. kaldı ki normal şirketlerde böyle bilinçler ve yönlendirmeler olsun. çalışan da müdürlük ister doğal olarak.
0
gabe h coud
(13.04.24)
(8)

Arabada içeri su alma problemi yaşayan var mı?

psmstc
Böyle bir sorunumuz var. Araç 2012 model golf. Muhtemelen arka taraftan bir yerden su aldığı kanaatindeyiz. Çünkü istetme tekerinin konulduğu kısım ve altı komple su gölüydü açtırdığımızda. Yetkili resmî Servise götürdük nokta tespiti yapamadılar tüm parçaları değişeceğiz diyorlar 100 bin lira fiyat
Böyle bir sorunumuz var. Araç 2012 model golf. Muhtemelen arka taraftan bir yerden su aldığı kanaatindeyiz. Çünkü istetme tekerinin konulduğu kısım ve altı komple su gölüydü açtırdığımızda. Yetkili resmî Servise götürdük nokta tespiti yapamadılar tüm parçaları değişeceğiz diyorlar 100 bin lira fiyat biçtiler o da süreçte artabilir dediler arabanın değeri zaten 500-600 bin liradır.

Özel bir tamirciye götürdük nereden aldığını bulamadılar. Gerçekten Çok bela bir durumla karşı karşıyayız. Araba kış dönemi iç kısmı komple yeşil küf oluyor. Bu sorunu nasıl çözeriz?

Şimdiden teşekkürler.
0
psmstc
(10.04.24)
Daha öncede arkadan kaza sebepli bir sorun yoksa, genelde arka farların kasayla bağlantı noktalarındaki çok küçük boşluklardan kaynaklanır.
Aracın face gruplarına da bir bakın sorun derim.

Yetkili servisin nokta tespiti rayiç değil, kazık fiyat biçmekten ibaret olmalı.
Golf alan biri varını yoğunu bu araç için harcar diye düşünüyorlardır.
0
diyecevaplandı
(10.04.24)
Arac sunrooflu ise %99 problem su mavi hortumlarin yillar gectikce kisalip alttan cikmasi:

www.youtube.com
2013 tiguan icin yasadim ayni problemi.

Daha once de bir sunroof olmayan hatchback focus'da yasamistim. Bagaj ici sag sol taraflari actim, oradaki sac gozlerinin birisi su doluydu. O gozun agzini metal slikonu ile kapattim sorun cozulmustu. Problemi kendiniz bulabilirsiniz, genelde bagaj icinin sag yada sol tarafinda oluyor. Oralari biraz vakit ayirip acarsaniz bulunur.
0
The_Lollok
(10.04.24)
yetkili servis ilgilenmemek için öyle bir fiyat çekmiş. direkt su kaçağı tamirinde özelleşmiş yerler var onları bulup gitmeniz gerekmekte. youtubeda video çeken ustalar var onlara ulaşıp sorun bi deneyimli olanı çıkacaktır.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(10.04.24)
Oncelikle stepne,istetme diye bir yer yok.stepne en olmadi istepne.

Muhtemelen aracin tahliyeleri tikali suyu iceriye kusuyor.sanayide bir otocamci vs olur gidin kilvuz kabloyla butun tahliye deliklerini acsinlar.sorun bu degilse fitilleri kontrol etsinler.bagaj islaniyor dediginiz icin motor tarafindan bir sizinti degildir.arka silecek aksamina bakilsin.

Youtube a wet floor on your car yazip cikan videolari seyredin.

100 bin falanda vermeyin.bir iscilik atilmasi yeterli bir istir.illa verecegim diyorsaniz bana 20 bin atin ben hallederim.
0
duptıs
(10.04.24)
golflerde kroniktir. silikon ile 100 liraya çözersiniz.

www.youtube.com
0
mutlu yillar sana
(10.04.24)
arka farlar olabilir
0
paintov
(10.04.24)
Bende Golf varken sağolsun birisi daha aracı aldığımın 2. haftasında otoparktan çıkarken sol arka çamurluğa vurmuştu. Tekerin üst tarafında göçük oldu, o dönem hemen yaptıramadım ve kış mevsimi idi.

Aracı servise götürüp yaptırmak istediğimde yedek lastiğin olduğu bölümün göl haline geldiğini söylemişlerdi. Kaporta düzeltilince sorun kendiliğinden giderildi. (Kaportacıda yaptırdım)

Aracın arka bölümünde belki fark etmediğiniz bir göçük vs. olabilir, bir de bu gözle ustaların incelemesini tavsiye ederim. Suyu tahliye eden bir bölümde hasar oluşmuş olabilir.
0
Lethe
(10.04.24)
Arka far. Kesin bilgi. Geçmiş olsun.
0
hunharca ben
(11.04.24)
(6)

2024 maaş zamları

iwasbornonamountainside
Özel sektörde çalışan arkadaşlar;1. Hangi sektördesiniz?2. Kaç yıllık iş tecrübeniz var?3. Kaç ay/yıldır mevcut şirketinizde çalışıyorsunuz?4. Yeni yıldaki zam oranınız nedir ve memnun musunuz?
Özel sektörde çalışan arkadaşlar;

1. Hangi sektördesiniz?

2. Kaç yıllık iş tecrübeniz var?

3. Kaç ay/yıldır mevcut şirketinizde çalışıyorsunuz?

4. Yeni yıldaki zam oranınız nedir ve memnun musunuz?
0
iwasbornonamountainside
(09.02.24)
1.yazılım
2. Yaklaşık 5 sene
3. 4 aydır çalışıyorum
4. %50 aldım.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.02.24)
1. Bilişim
2. 13 yıl
3. 1 yıl
4. %40 verildi hiç memnun değiliz isyan bayrağını çektik. :(
0
Lethe
(09.02.24)
1.yazılım
2.13
3.5,5 yıl
4.temmuz 44,7,ocak 52,2
0
prezarlatif
(09.02.24)
hizmet
8
1
%45
0
baldan kaymak
(09.02.24)
1- İhracat
2- 24
3- 18
4- Sabit maaşa %50, prime zam yok. Memnun değilim.
0
kumandanim
(09.02.24)
otomotiv
15
4 ay
%41, eh.
0
pispinti
(09.02.24)
(6)

2. El araç piyasası - son durum

mor oje
Selamlar, Arabami upgrade etme dusuncem var. Su an bakiniyorum ama sanirim 2. El alicam bu sefer. 1- 2023 icin 0 ile maks 10.000 km 2. El arasinda 100 bin tl civari fark var. 2. El dusunuyorum, 0 icin bu kadar fiyat farki vermeye deger mi sizce?2- su an 2. El piyasasi nasil? Kendiminkini satmak icin
Selamlar,

Arabami upgrade etme dusuncem var. Su an bakiniyorum ama sanirim 2. El alicam bu sefer.

1- 2023 icin 0 ile maks 10.000 km 2. El arasinda 100 bin tl civari fark var. 2. El dusunuyorum, 0 icin bu kadar fiyat farki vermeye deger mi sizce?

2- su an 2. El piyasasi nasil? Kendiminkini satmak icin soruyorum. 2022, az km ve hatchback bir aracim var.

3- secim sonrasi 2. El dahil arac fiyatlari cok artar mi? Acikcasi secim oncesi degistireyim diye bir aceleye girdim bir anda..
0
mor oje
(08.02.24)
Mobildeyim editleyemedim: bir parca kredi kullanicam upgrade icin.
0
🌸mor oje
(08.02.24)
1- Değer.

2- Berbat çünkü araç bulunuyor bayilerde. TL bazlı ciddi düşüşler var devam da edecek. Satmak isteyen ciddi satıcılar indirim yapıyor

3- Seçimin ekonomisi yok geçen seneki gibi. Bi etkisi olmaz.
0
Mcfly
(08.02.24)
1) değer ama uygun kredi varsa yüzde 4 ile kredi ise pek mantıklı değil yatırım için falan ise hiç değmez başka şeylere yönelin derim
2) durum kötü biraz fiyat düşmeniz lazım satmanız için
0
bepicolombo
(08.02.24)
Açıkçası 2024 model fiyatlar fazla yükseldi ki normal kur ve enflasyondan ötürü. Otvsiz araçlar da kapis kapış gitti ocakta. Aralik ayı araç almak için mükemmel fırsattı.
En mantıklı seçim az km yapmış 2023 model araçlar.
Bende de 2023 arac var satıp dolusunu alsam mi diye düşünüyorum veya 2024unu alsam mi diyorum en az üzerine 200bin eklemem lazım. Dövizi de tutamayacaklari ortada. Malda kalmak daha mantıklı gibi faiz ile tlde kalmak da çözüm değil.
0
karacigerim vur kadehlere
(08.02.24)
1- Alacağın arabaya bağlı. 1M için değebilir ciddi indirim olur önemli bir fark ama 2M civarına çıkıyorsan 100k TL daha koyup 0 almak bana göre daha mantıklı.

2- Bu soruya net cevap veremeyeceğim ama şunu söyleyeyim. 1 sene önce 585.000 TL'ye sattığım arabanın muadilleri şu an 650.000 TL'den başlıyor. 700K'ya daha iyisi alınır. Önceki dönemleri düşününce fiyat artışı baya sınırlı olmuş, demek ki talep düşük. O dönem USD 18 TL civarındaydı, 1 senelik enflasyon TÜİK'e göre %65.

3- Birçok zam seçim sonrasına ertelendi. Enflasyonun Mayıs'ta zirve yapacağı açıkça söylendi. Şahsen seçim sonrasında USD kurunun yavaştan bırakılacağını düşünüyorum, 35-36 TL civarına kadar salınabilir. Otomatik olarak 0 araç piyasası yükseleceğinden ikinci ele de etki edecektir. Şu an hem kış dönemi, hem krediler çok sınırlı, belli ki talep de düşük. Ben olsam seçim öncesi hallederim.
0
Lethe
(09.02.24)
İkinci el piyasası berbat ötesi. Ağustos gibi ilana koydum, yeni satabildim. Öyle piyasa fiyatına değil, her daim açık ara en uygun fiyat bende olduğu halde, öyle diyeyim.

Fiyatlar enflasyon hasebiyle artabilir bir miktar. Ücretlerle paralel gider diye düşünüyorum. Çok ciddi bir kayıp olmaz bir süre, en azından seçimlere kadar. Seçim sonrası ne olacak hiçbir fikrim yok. gg wp muhtemelen. Ne alacaksam şimdi al demek isterdim ama arabanı satabilmen de zor. Üçe beşe bakma, fiyat kır gerekirse, çabucak elden çıkar. Yoksa zararın büyüyor.
0
mada
(09.02.24)
(5)

Daytrading yapacak birine ne tavsiye verirsiniz?

yazamajor
Bunu öğrenme aşamasındayım ve gözden çıkarabileceğim bir parayla başlamak istiyorum (döviz veya kripto). Öğrendikçe de konu üzerine yoğunlaşıp daha çok parayla ciddi olarak yapma niyetindeyim.Yeni başlayanlara verebileceğiniz tavsiyeler var mı?Başarı oranı yüksek stratejiler var mı bildiğiniz? Tavsi
Bunu öğrenme aşamasındayım ve gözden çıkarabileceğim bir parayla başlamak istiyorum (döviz veya kripto). Öğrendikçe de konu üzerine yoğunlaşıp daha çok parayla ciddi olarak yapma niyetindeyim.

Yeni başlayanlara verebileceğiniz tavsiyeler var mı?
Başarı oranı yüksek stratejiler var mı bildiğiniz? Tavsiye edebileceğiniz indikatörler, analiz metotları varsa duymak isterim.
0
yazamajor
(15.12.23)
Köpekbalıklarıyla birlikte yüzeceksiniz.

Mutlaka bir trade algoritmanız olsun, yani alım ve satımlar için kurallarınız olsun. Bu kurallara uyun. Gerekirse modeli değiştirin. Savaş da çıksa, deprem de olsa modeli yani kuralları uygulayın. Kuralları otomatize etmeyin, manuel işlem yapın.

Komisyon, vergi, stopaj, kur gibi bilgileri her işlem için not edin. Haftalık olarak nerede hata yaptığınızı, veya daha iyi ne yapabileceğinizi belirleyin.

Kaldıraçlı işlem asla yapmayın.

Aldığınız kararların %80'i doğru çıkana kadar kağıt üstünde hayali alım satım yapın. Yani komisyon vergi vs dahil, alım satımlarınızin %80'i bir kuruş bile zarar etmemeli. Tutarlı olunca %80 yani, gerçek işlemler yapmaya başlayabilirsiniz.

Mutlu olun.
0
alfired
(15.12.23)
Oncelikle teknik vs isine girmeden once davranissal iktisat ve daniel kahneman okumanizi oneririm. Traderlarin buyuk cogunlugu, buna cok buyuk fonlar ve yoneticileri dahil, basit bicimde al unut stratejisine gore kaybeder veya daha az kazanir. Bunu daytrade isine girip yeterince kazanamayarak veya para kaybederek ogrenerek tecrube edebilir ve kararlarinizi gozden gecirebilirsiniz, ya da alfired’in dedigi gibi para kaybetmeyerek paper trade uzerinden gorebilirsiniz.

Yeterince sure (aylarca) paper trade yaptiniz ve kazanan azinlikta oldugunuzu gordugunuzde gercek zamanli trade’e dusuk miktarlarda gercek para ile baslayabilirsiniz. Bu esnada iyi bir teknik analiz bilginiz olmali. İfta isimli kurulusun bir okuma listesi var, oradaki kitaplari ogrenmenizi ve bir sistem uzerine yogunlasmanizi oneririm (mesela price action). Sirf bu kitaplari okumak aylarinizi alacaktir.

Baslangicta en onemli dikkat etmeniz gereken sey psikolojinizi yonetmek olacak. Bunun icin patolojik trading kavramini incelemenizi, her seyi kayit altina alarak ve duygulardan bagimsiz sadece bilissel olarak kendinizi tekrar tekrar degerlendirmenizi, bunlari da tum islemlerinizi kayit altina alarak yapmanizi oneririm. Bu esnada -pariteye gore degisir ama- dusuk time frame’lerden kacinmak, kaldirac kullanmamak psikolojinizi yonetmede yardimci olur.

Kisa bir cevap isterseniz: istatistiksel olarak kaybetmeniz cok daha olasi oldugu icin; tavsiyem daytrading yapmayin. Yapacaksaniz da aylarca on hazirlik ve tecrubeniz olmadan kaybedeceginizi (veya hasbelkader kazanirsaniz kazancinizi tutamayacaginizi) bilin.
0
gibicibicis
(15.12.23)
Daytrading düşünen birine verebileceğim tavsiye, daytrading yapmaması ve "yatırımcı olması" olur.

Teknik analizde onlarca indikatör vardır ancak çok sayıda indikatör kafa karışıklığına neden olur. Ben analizlerimde borsa ve kriptoyu ayrı ayrı değerlendiririm. Borsada yükselen kanallar ve fibonacci seviyeleri daha çok iş yaparken, kriptoda haftalık grafikte ichimoku bulutuna bakarım, üstündeyse piyasa yukarı yöndedir diye değerlendiririm. 8 günlük/haftalık basit hareketli ortalama da çok sık baktığım bir indikatör. Ayrıca orta/uzun vadede MACD'yi takip ederim.

Bunların hiçbirini kısa vadeli al-sat için kullanmıyorum, daha ziyade bir varlık o seviyeden alınır/alınmaz/beklenir kararını veriyorum, sonra da o piyasa yukarı devam ettiği sürece tutmaya gayret ediyorum. Teknik analiz tecrübe işidir, deneye yanıla kendi yöntemini geliştirir ve uygularsın. Deneme-yanılma maliyet işidir. Kimseye tavsiye etmiyorum. Küçük yatırımcı ancak "yatırımcı" olursa bu piyasalarda para kazanır. Daytrading'de senin rakibin; yatırım şirketlerinde tam zamanlı işi bu olan ve her türlü yazılım elinin altında olan analistler, bankalar ve piyasaına göre spekülatörler oluyor. Ben kısa vadede işi yeni öğrenip hepsinden üstün gelirim diyorsan kendini denemende fayda var. Başına gelecek en kötü şey en başta ufak bir paradan %10-20 kazanmak olacaktır.
0
Lethe
(15.12.23)
Hobi olarak yine yapın tabii ama uzun vadede kazanma şansınız neredeyse yok.
0
archmage mahmut
(16.12.23)
yapmamasini. Büyük bankalar en iyi üniversiteden mezunlariyla, teknolojileriyle yapiyorlar ve kazaniyorlar zaten. peki kimden? daytrader yapmayan calisan kücük baliklardan.
0
sonsuz
(16.12.23)
(8)

elektrikli araba almak düşündüğüm kadar saçma mı

gece abisi
yolda bi yerde kalsak napacaz, bi de şarj edeceğin yerde sıra varsa of beklemek ölüm gibi lan. bi de araba soğukta bekleye bekleye o batarya hiç olmaz mı voltajı düşmez mi kapalı garaj olmadan olur mu öyle? kafamda deli sorular. ev 6 katta evden de şarj edemeyecem hiçbi zaman..
yolda bi yerde kalsak napacaz, bi de şarj edeceğin yerde sıra varsa of beklemek ölüm gibi lan. bi de araba soğukta bekleye bekleye o batarya hiç olmaz mı voltajı düşmez mi kapalı garaj olmadan olur mu öyle? kafamda deli sorular. ev 6 katta evden de şarj edemeyecem hiçbi zaman..
0
gece abisi
(14.12.23)
Kendi dusuncemi soyliyeyim. Suan icin evin ikinci arabasi olabilir. 3-5 yil sonrasini bilemem. Pazar buyuyecek, beraberinde altyapi sorunlarini getirecek. Bunlar netlestikten sonra tek arac elektrikliye gecilebilir.
0
balpolen
(14.12.23)
Birde yaklasan pil değişimi var, bence henüz erken
0
mirty
(14.12.23)
3-5 kere tesla kiraladim.
araclar pahali, ayni fiyat araliginda enteresan alternatifler var.
extended range versiyonu 120km sabit hizla 300km zor gidiyor.
%10'dan %70'e yuksek hizli sarj ile dolmasi 45 dakika suruyor.
bence teknolojinin oturmasina daha 5-10 sene var.
0
cooperr
(14.12.23)
Kendi adıma mesafeliyim.

Bana göre elektrikli araç almanın ön koşulu aracınıza tahsisli bir otopark yeri ve o yerde şarj etme altyapısının hazır olmasıdır. Bu yoksa her seferinde nerede şarj edeceğim derdi olacaktır ki uzun vadede çok yorar.

Şu an araçlar yollarda ve uzun vadede ne gibi sorunları oluyor, o menziller gerçekten yıllar geçtikçe aynı kalacak mı, bataryanın ömrü dolduğunda ne yapılacak bu gibi konuları bilmediğimden şu an almam. İstasyonların yayılması, şarj sürelerinin kısalması, bataryaların geleceği, bakım servislerinin yaygınlaşması gibi konular bence kritik. Bunlar için de birkaç yıla ihtiyaç var.
0
Lethe
(14.12.23)
evin ikinci aracı olarak eqa250+ aldık. 3 hafta oldu 3000 km yaptık. kapalı garaja wallbox kurdum ve rutin şarjı evde yapıyoruz. uzun yola gidince de yoldaki hızlı şarjlar ile şarj ediyoruz.

her köşede var. plug share uygulamasını indirmiştim, bi' çevrede var mı, nasıl çözerim eve wallbox kurana kadar diye düşünmüştüm. her yerde var.

en uzun 7 saatlik yola gittik. 500 km. bir defa şarj için durduk. onda da avmde oyalanırken geçti süre(45dk). istersen 15-20 dk aralıklarla durarak da çözebiliyorsun ki %80'e kadar çok daha hızlı şarj oluyor.

neyse teknik detaylar her yerde var.

kimi için çok saşma. benim için çok makul bir fikirdi. şimdiye kadar memnunum, 8 yıl batarya garantisi var. 3 sene içinde satmayı düşünüyorum ki alacak kişi 5 yıl garantisi var diye içi rahat alsın.

pil teknolojisi gelişiyor muhabbeti de bana çok anlamlı gelmiyor. bir ara ben de 3 senede bir araçlarda makyaj geliyor, dur şimdi almayalım modunda geziyordum ama ömür geçiyor. bir yandan bir şey bekleyerek ne kazanılacak?

bekleyelim 2025 yılında toyota 1000km menzilli pili 10 dk da şarj etsin falan. ben sevinirim. üçe beşe bakmam elimdekini satar gider onu alırım. o sene de biri gelir, 2000km menzilli 5dk şarj çıkacak bekleyin der. biri de gelir, o hızlı şarj altyapısı daha yok bekle der. sonra başkası çıkar, geçen aylarda tanıtılan elektrikli uçan araçlar yaygınlaşacak 2035 i bekle der.

isteyen bekler, sonu yok.

şartları uyan herkes için güzel, eziyet olacağını düşünen için de cidden gereksiz, sırf hype var diye de alınmaz.

shell,trugo vs ciddi yatarım yapıyor. her yerde daha da hızlı artacak istasyon.

özetle, en sık hangi yolda kullanacaksınız, menzili kurtarır mı, senede kaç defa uzun yola gidiliyor, onda araç kiralasanız, benzinden edeceğin karı karşılar mı, her defasında avm, benzin istasyonu vs. de 40-45 dk geçirmek ve her yolculuğu ufak da olsa planlamak sizin yaşam tarzınıza uygun mu, aracı satarken 2. elde beklentinizin altında satmak sizi üzer mi(teknoloji hızla gelişerek elindeki aracın görece eski kalması sebebiyle) gibi sorulara cevap verip almak ya da almamak lazım.
0
bir ileti paylastim
(14.12.23)
evet çok saçma. elektrikli arabaların bu ülkede tutma şansı yok.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.12.23)
Türkiye'de araba alırken gözetilecek ilk konu aracın ikinci el piyasasıdır.

Bu araçların ikinci el piyasası oluşmadan ben almam. Alana da karışmam.
0
Mirket
(14.12.23)
şarj süresi 10 dakikaya inmedikçe, mesafeler de 1500 km'ye çıkmadıkça ben almam.
kıçıma rahat batmadı henüz.
0
etna
(14.12.23)
(3)

ihtiyaç kredisi sıfır araç kredisini etkiler mi?

jules
selamlar, yarın 200.000tl civarı ihtiyaç kredisi çekeceğim, haftaya da sıfır araba almayı düşünüyorum 300.000 civarı araç kredisi çekmek gibi planım var? ihtiyaç kredisinden dolayı araç kredisinin çıkmama ihtimali var mı?
selamlar, yarın 200.000tl civarı ihtiyaç kredisi çekeceğim, haftaya da sıfır araba almayı düşünüyorum 300.000 civarı araç kredisi çekmek gibi planım var? ihtiyaç kredisinden dolayı araç kredisinin çıkmama ihtimali var mı?
0
jules
(14.12.23)
kredi skorunuza, risk durumunuza, gelirinize göre değişir. ama etkiler tabii ki.
0
faberkastelli
(14.12.23)
araç kredisini firmanın finansmanı veriyorsa %99 çıkar çünkü aracı kaskolayıp rehinliyorlar yani riskleri düşük oluyor bu yüzden ödeme gücünüz yetiyorsa borçları ödemeye kredi puanınızın etkisi daha az olacaktır
0
atom karincanin torunu
(14.12.23)
Şöyle düşün diyelim ki 50K maaşın var. Ev kendine ait kira ödemiyorsun.

5K üzerine bir 10K kredi ödeyebilirsin ancak 20K üzerine bir 25K daha ödeyecek şekilde ödeme planı oluşturmaya kalkarsan banka sana bu noktada 2. krediyi kullandırmaz. Kredi tutarından ziyade aylık ödeme tutarın maaşının yüzde kaçına denk geliyor?

İhityaç kredinden ötürü araç kredinin çıkmama ihtimali evet olur ama kesin çıkmaz da diyemeyiz, senin başta gelirin olmak üzere ödeme geçmişine bağlı.
0
Lethe
(14.12.23)
(7)

İstanbul'u kuzeye taşımak

kiriko
Arkadaşlar İstanbuldaki bu çarpık kentleşme nasıl önlenebilir ve nasıl bir plan yapılabilirdi sizce?Bu trafik nasıl önlenebilirdi.Mesela kuzey yönünde genişleesi sağlanamaz mıydı sizce? Böylelikle daha ferah geniş trafiksiz alanlar olmaz mıydı?
Arkadaşlar İstanbuldaki bu çarpık kentleşme nasıl önlenebilir ve nasıl bir plan yapılabilirdi sizce?Bu trafik nasıl önlenebilirdi.Mesela kuzey yönünde genişleesi sağlanamaz mıydı sizce? Böylelikle daha ferah geniş trafiksiz alanlar olmaz mıydı?
0
kiriko
(13.12.23)
İstanbul'un ciğerleri Kuzey ormanlarından ne kaldıysa gitsin, ne gerek var ki oksijene diyorsan taşınır tabii.

Örneğin tekstili Anadolu'da bir şehre taşıyacak her tür tedbiri almak iyi bir yöntem olabilir mesela.
0
Mirket
(13.12.23)
istanbulu genişletmek yerine istanbula göçün önlenmesi, nüfusun azaltılması lazım. onun için başlıca sektörler anadoluya kaydırılmalı. istanbulu herşeyin merkezi olmaktan çıkartmalı.
0
my fault
(13.12.23)
bir kere istanbul cazibe merkezi olmaktan çıkarılmalıydı. yani nüfusu azaltacak ya da kümeleşmeyi en aza indirgeyecek çözümler sunulmalıydı. ama biz aksine istanbul daha da dolsun üstüste yaşayalım diye projeler geliştirdik. finans merkezi olsun kanal istanbul olsun yüzlerce avm ve rezidanslar olsun hep yanlış politikalar güdüldü. kentsel dönüşüm adı altında yıkılan 2 konut yerine 10 konut yapıldı. eskiden iki aile oturuyordu orada şimdi 10 aile için yer açtık aynı metrekareye.

artık bir çok şey için çok geç istanbul için. ama tersine göç teşvik edilebilir. örneğin emekli olup istanbulda yaşayan adama memleketine taşın, maaşın x tl daha fazla ödeyelim de ya da taşınması için destek ol vs.

almanya'nın nüfusu bizden daha fazla ama adamlar öyle bir yerleşmiş ki büyük şehirlr çok daha dengeli bir nüfusa sahip.

kuzeye taşımak da ayrı bir hata olabilir. bahsedildiği gibi kuzey ormanları da giderse iyice b*k çukuru oluruz.

kısaca bu saatten sonra güzel bir şeyler yapmak çok çok zor.
0
exlibris
(13.12.23)
önlenemez, istanbul daha da patates olacak
0
mysql34
(14.12.23)
Önlenmesi zor. İstanbul hem Anadolu'daki fakirlik yüzünden iç göç alıyor hem de ihaleci-inşaatçıların boğaz ve manzara fotolarıyla başka ülkelere de pazarlama stratejisi nedeniyle dışarıdan talep alıyor.
Kuzeye doğru zaten genişledi. Su havazaları etrafı doldu.
Dışarıdan orman gibi görünen yerlerin içinde, derinliklerinde ilerleyince siteler villa kentler görürsünüz.
0
hebanon
(14.12.23)
İstanbul'u kuzeye genişletmek nüfusa bir 5-10 milyon daha eklemek, daha fazla otoyol yapmak, kaosu artırmak anlamına gelir.

Trafiği önlemenin yolu nüfusu azaltmaktan geçiyor. İstanbul'da trafik ne zaman azalıyor bir düşünün. Bayram tatilleri, sömestr tatilleri, okulların tatil olduğu dönemler. Yani insanların şehir dışına gittiği veya okulların kapalı olduğu dönemler.

İstanbul'un tarihi boyunca neden güney bölümünde yerleşim oldu, bu insanlar kuzeye yerleşmeyi bilmiyor muydu acaba bunu düşünmek lazım. Bu bölgeler yoğun orman ve su havzalarının olduğu bölgeler.

Şu dakikadan sonra yapılması gereken bana göre organize sanayi bölgeleri, tekstilkent, kuyumcukent gibi bölgelerin kademeli olarak başka şehirlere taşınmasıdır. Şehrin nüfusunu yavaş yavaş aşağı çekmek ya da en azından artmasını engellemek gerekiyor. Sonrasında ada-pafta bazında kent tasarımını baştan ele alıp gecekondudan bozma yapıları düzenli mahallelere çevirmek gerekiyor (Fikirtepe'nin yeni ve iğrenç şekli değil)

Bu dediklerim asla yapılmayacak, mevcut yönetimin sizin trafik derdinizi çözme, yaşam kalitenizi artırma gibi bir derdi yok. Olsaydı Ankara'daki bankalar gereksiz yere İstanbul'a taşınmazdı. Ne kadar yol, köprü, araç geçişi, trafik, benzin tüketimi = o kadar yüksek vergi ve diğer gelir kalemlerinde artış demek.
0
Lethe
(14.12.23)
super fikir de parasini kim odeyecek? herseyin ustune milyarlarca belki trilyon dolar sifirdan altyapi masrafi demek.

trafik sadece toplu tasimanin iyilesmesiyle cozulebilir.
0
hot potato
(14.12.23)
(3)

Tasit kredisi vs ihtiyac kredisi

balpolen
Merhabalar, bu kredi islerinden hic anlamiyorum. 2 sorum olacak. Ilk olarak ben bir bankaya tasit kredisi icin basvurdum ve onaylandi fakat araci gorunce vazgectik, beklemede kredi. Sorum su, baska bir bankaya da ayni anda tasit kredisi icin basvurabilir miyim? Onlar kac faizle verecek vs diye. Ikin
Merhabalar, bu kredi islerinden hic anlamiyorum. 2 sorum olacak.

Ilk olarak ben bir bankaya tasit kredisi icin basvurdum ve onaylandi fakat araci gorunce vazgectik, beklemede kredi. Sorum su, baska bir bankaya da ayni anda tasit kredisi icin basvurabilir miyim? Onlar kac faizle verecek vs diye.

Ikincisi de acaba diyorum tasit kredisi yerine ihtiyac mi ceksem biraz daha hedef kucultup. Hali hazirda suan onayli tasit kredim varken baska bankaya ihtiyac kredisine basvurabilir miyim?

Tesekkur ediyoree
0
balpolen
(06.12.23)
-aracı taksitler bitmeden satma ihtimalınız varsa , taşıt kredisi yerine ihtiyaç kredisi çekmek daha doğru olur
-başvuru yapmadan önce kredi puanınızı kontrol edin , ve ihtiyaç kredisi başvuru işlemini gelir belgeleri ile birlikte şubeden yapmaya çalışın, bu red alma ihtimalinizi düşürür
0
Rao
(06.12.23)
yalnız ihtiyaç kredi ile taşıt kredisi arasında acayip farklar var şu anda. ne kadar çekince ne kadar sürede ne kadar geri ödeyeceksiniz, bunları iyi hesaplamanız lazım.
0
etna
(06.12.23)
- Kredi fazla beklemede kalmaz, limit tahsis edilir ve bankacınız diyecektir ki limitiniz hazır, (örnek) iki-üç güne kadar kullandırım yapmamız gerekiyor. Başka bir bankanın faizini öğrenmek için kredi başvurusunda bulunmana gerek yok, sorarsın söylerler. En düşük hangisiyse ondan kullanırsın.

- Eğer eksik tutarı karşılayacaksa taşıt yerine ihtiyaç kredisine başvurabilirsin, bunu öneririm çünkü taşıt kredisinde aracına rehin koyuyorlar, kredi kullandırımı esnasında kasko ve sigorta yaptırmak zorunlu oluyor, daha çetrefilli bir işlem. Avantaj olarak da teminat karşılığı kullandırıldığından faizi genelde daha düşük olur.

Onaylı veya kullandığın kredi varken o veya başka bankaya ihtiyaç kredisi başvurusunda bulunabilirsin, kredine oranla gelirin yüksekse, ödeme geçmişin iyiyse, sabit gelirini ispat ediyorsan istediğin krediyi almana bir engel çoğunlukla olmaz.
0
Lethe
(07.12.23)
(7)

Az maaş+araba mı yoksa yüksek maaş+benzin mi

condom kurşunu
Birkaç yerle görüşüyorum sene başında iş değiştiremk için. Şu an mevcut maaşımın %30-40 fazlasını ve şirket arabası veriyorlar. Ben ise mevcut işimde kalırsam en az %50 zam alıcam ki yarıyılda da zam yapılacağı konuşuluyor ama araba yok ben kendi arabamla gidip geliyorum sadece benzin yardımı var.
Birkaç yerle görüşüyorum sene başında iş değiştiremk için. Şu an mevcut maaşımın %30-40 fazlasını ve şirket arabası veriyorlar. Ben ise mevcut işimde kalırsam en az %50 zam alıcam ki yarıyılda da zam yapılacağı konuşuluyor ama araba yok ben kendi arabamla gidip geliyorum sadece benzin yardımı var.

Siz olsanız bu şartlarda iş değştirir misiniz? Şirket arabası alıp kendi arabamı satarak kredi çekip elimdeki parayı da kullanıp ev alma gibi hayallerim var bunu da hesaba katarsanız sevinirim.
0
condom kurşunu
(13.11.23)
Bana göre bir arabanin masrafi çok büyük ihtimal maaşın yüzde 10 rahat eder. Bakim, kasko, lastik.

En mantıklısı dediğiniz şeyi hesaplamak;
Alacaginiz zam - onerilen zam

Kasko + lastik + bakim masrafi ve ev alma hayalinin potansiyel kari.
0
logisticsmanager
(13.11.23)
araca ve senin ne kadar arac sevdigine bakar...

premium veriyorlarsa, marka secme sansim varsa daha az maas + araba diyebilirim.
dandik bir arac veriyorsa, secim sansim yoksa daha cok maasa elim gider, kendi aracimi alir binerim.
0
cooperr
(14.11.23)
Ev almana vesile olacaksa az maaş + araba tabii ki.
0
duguit
(14.11.23)
Diğer firmalarla pazarlığını biraz daha sıkı tut, %50'lere çekmeye çalış. Ev alma konusu kesinse (bu senin hayatın için çok ciddi bir artıdır) iş değiştirmeni öneririm ama diğer türlü iş değiştirdiğine değmez.
0
Lethe
(14.11.23)
+1Lethe bir yakınım kendi aracıyla iş peşinde koşarken kaza yaptı. araç pert oldu, şirket umursamadı bile. kaskosu vardı ama kaskodan para gelene kadar dolar uçtu, fiyatlar katladı; çok mağdur oldu anlayacağın.
kendi aracınla benzin parası için milletin işine koşma!
0
adivar
(14.11.23)
hangisi evine yakın veya ev alabileceğin semte yakınsa onda karar ver. bence eve yakın iş hepsinden daha değerli.
0
my fault
(14.11.23)
kesinlikle az maaş + araba.

Bunun tek istisnası şu olur, aile geniştir, büyük arabaya ihtiyacın vardır, şirket küçük araba veriyordur ve sen mevcut arabanı satamayacaksındır.

Bu senaryo dışında maaş + araba.

Bu arada diğer şirket zam döneminden değil, pozisyon değişikliğinden dolayı artış yapıyor gibi. Bir sonraki zam döneminin ne zaman olacağını ve zam döneminde senin durumunu nasıl değerlendireceklerini sor. Belki terfi sebebiyle 30-40 diye söylediğin zammı alacaksın ve şirketin zam dönemi geldiğinde de ayrıca 40-50.
0
burfak
(14.11.23)
(7)

yeni taşınan evdeki kedinin masrafları sorunsalı

duyurukullanıcısı
yeni bir eve taşındım eskiden orada oturan arkadaşın kedisi var. ev giderlerimiz ortak ama kedinin giderleri de ortak olmalı mı?bana sonradan severken iyidi sökül bakalım mama parasını demesin ?
yeni bir eve taşındım eskiden orada oturan arkadaşın kedisi var. ev giderlerimiz ortak ama kedinin giderleri de ortak olmalı mı?

bana sonradan severken iyidi sökül bakalım mama parasını demesin ?
0
duyurukullanıcısı
(09.11.23)
bence ortak olmamalı
0
sta
(09.11.23)
ortak olmamalı tabii ki.
0
jelly bear
(09.11.23)
ne münasebet yahu tabi ki ortak olmamalı. çocuğu olsaydı bez parası mı verecektiniz mesela? aynı hesap.
0
elorelia
(09.11.23)
Abi bu bencesi sencesi olan bir şey değil kedi evin ortak kullanım eşyası değil hadi bunun masrafını da paylaşacağız gibi bir şey olmaz, kimse de böyle bir şey teklif etmez.
0
Bir ben var benden şurada
(09.11.23)
Öyle birşey tabi ki olamaz, eve çıkıyorsan kira, fatura, aidat gibi giderler paylaşılır. Kedinin masrafı diye kimse talep etmez, saçma olur. :)

Aynı evde yaşıyoruz madem; ben olsam arada markette vs. denk gelirse kediye mama alırım ama karşımdaki kişi bir yerden sonra o işi bana kilitleyecekse hiç girişmem. Tamamen karşımdaki kişinin insanlığına bakarak yapacağım veya yapmayacağım birşey olur.
0
Lethe
(09.11.23)
Ahahah baya güldüm ya hoş bir duyuru olmuş.
Tabi ki ortak olmaz.

Ben bekarken sahiplendiğim kedimin bakımını bile kocama bırakmıyorum, ne münasebet:D
0
kaptan maydanoz
(09.11.23)
Ortak olmaz bu iş. Hiç bir şekilde olmaz.
-Sen az verdin, ben çok verdim.. veya
-o kadar pahalısını almaya gerek yoktu.. gibi sorunlar ileride yaşanabilir.

Kiralık araç misali bakım ve işletme masrafı olan bir şey değil ki kediler.

Kediyi sevmenizin yanında onu koruyup kollamakta olduğunuzun da farkında olmalı en azından.
0
diyecevaplandı
(09.11.23)
(5)

pişmanlıklarınızla nasıl mücadele ediyorsunuz?

sarisinvekotlu
sb.
sb.
0
sarisinvekotlu
(30.10.23)
Pişmanlığı atlatmak için özfarkındalık ve üzerine düşünerek karar vermek lazım. Bu sayede "O anda yapılması gereken en mantıklı şey oydu ve yaptım, günahıyla sevabıyla benim karar, canım sağ olsun" diyebiliyorsun.

Bi de oldu bitti, kendini yıpratmanın bir anlamı yok. Bi daha aynı hatayı yapmamak için, karşına sonra çıkacak benzer durum için kendini hazırlamaya bak.
0
Bruce
(30.10.23)
Etmiyorum :D "iyi halt yemişsin bir daha yapma" diyorum kendime.
0
akhenaten
(30.10.23)
Yapılan hata çok hayati bir meseleye dokunmadıysa şayet ders çıkartıp önüme bakıyorum. Fakat ciddi bir durumla karşı karşıya kaldıysam yapılan hata sonucunda o pişmanlıkla baş etmek gerçekten zor. Onun ilacı da zaman.
0
dedeminhirkasi
(31.10.23)
Bu güne kadar pişmanlığım olmadı. Ama genelde her yaptığıma ve söylediğime çok dikkat ettim, bu da oldukça yıpratıcı ama pişman olmaktan iyidir.
0
babemsi
(31.10.23)
Bir konudan pişman olunduysa geçmişte yaşanmış ve bitmiş bir konu demektir.

- Eğer telafi etme imkanı varsa, bu hayatın herhangi bir alanında olabilir, telafi etmeye çalışırım.

- Eğer telafi etme imkanı yoksa, yaşanmışlık ve tecrübedir derim geçerim. Bu konudan ne dersler çıkardım, ne gibi hatalar yaptım, gelecekte yapmamak için nelere dikkat etmem lazım diye düşünüp ona göre hayatımı şekillendiririm.

Her iki noktada da önemli olan devamlı olarak geçmişe takılmamak ve hayıflanmamak. Sürekli pişman olduğun konuları düşünürsen hayatı kendine zehir edersin, bugünü ve yarını kaybedersin belki sağlığın dahi olumsuz etkilenir. Hayatta herşey var, geçmişten dersler çıkar ve önüne bak. İnsanoğlu hata yapmaya çok müsaittir hatalarından ders çıkarıp kendini düzeltmeye çalıştığın sürece iyiye gidersin.
0
Lethe
(31.10.23)
(9)

Ev alımında para transferi

prole
Tapuya gitmeden önce alıcı ilgili açıklama ile satıcıya parayı havale etse, ardından tapuda imzalar atılsa güvenli olur mu? Zaten halihazırda alıcı ve satıcı için tapuda randevu alınmış durumda.Yoksa bloke çek kullanmak daha mı mantıklı? Bu durumda bloke çekin düzenlenmesi ne kadar sürer?
Tapuya gitmeden önce alıcı ilgili açıklama ile satıcıya parayı havale etse, ardından tapuda imzalar atılsa güvenli olur mu? Zaten halihazırda alıcı ve satıcı için tapuda randevu alınmış durumda.

Yoksa bloke çek kullanmak daha mı mantıklı? Bu durumda bloke çekin düzenlenmesi ne kadar sürer?
0
prole
(30.10.23)
bizimkinde banka bu işi halletmişti. Yani biz bir kağıt imzalayarak şu kadar parayı şu kişiye havale edin dedik, tapuda imzadan sonra şube beni aradı gönderiyoruz tamam mı diye tamam deyince gönderdi.
0
giovanne
(30.10.23)
- parayı siz gönderiyorsanız, satışın olacağın emin olmanız gerekli. dünyanın 1001 türlü hali var, satıcı tapuya gelirken hayatını kaybeder ve bu sefer varisleri bir araya gelemedikleri için satış olmaz falan. normalde olması gereken imza için tapuya 15-20 dk. önceden gidersiniz, bu arada siz müşteri temsilcinize önceden para transferi için talimat bırakırsınız, tapuda buluşunca temsilcinizi arayıp talimatı gerçekleştirmesini söylersiniz.

- bloke çek en fazla 1-2 saate hazır olur, belki 1.000 lira gibi masrafı olur size; fakat ben satıcı olsam, çek hazırlanırken şubede bulunmadığım çeki almam. siz alıcı taraf iseniz bunu mutlaka sorun, bazı insanlar bloke çeki sırf çek olduğu için kabul de etmeyebilir.
0
malheiros
(30.10.23)
Bloke çeki sabahtan bankayla görüşüp hemen ayarlayabilirsiniz. Ama her iki tarafın da o bankada hesabı olmalı sanki.
Açıklamalı havale sizi sıkıntıya sokmaz, hakkınızı arama noktasında işe yarar diye anlatılıyor hep.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(30.10.23)
Bu işin en güveniliri bloke çek. Kendinizi riske etmeyin. Ama biraz masraflıydı ben ev alırken. Yine de risk almaya değmez. Çeki birkaç saat içinde hazırlamıştı yapı kredi.
0
nuevo
(30.10.23)
ben kredili kullanmıştım. kredinin hariç kısmını tapu görevlisi alışveriş tamam mı dediğinde atmıştım. önce satış tarafının imza atmasını beklemiştim. o imzayı atınca parayı hemen göndermiştim. kalan kısım için de bankaya gittik orada benim hesabıma yatırdılar öyle attım
0
kablelvuku
(30.10.23)
Ben bu sene ev sattım, normalde bloke çek kullanma taraftarıydım.

Evi sattıgım kişinin parası a bankasındaymış ben de a bankasından hesap açtım.

Para bana gelecek diye bekliyorum gelmedi, tapuda şerh vardı onu sormak için birlikte girdik sanıyorken satış içinmiş, tapudaki kadın para işleminiz tamam mı dedi ben de hayır dedim, evi alacak kişi cep telefonundan direkt parayı gönderdi, aynı banka olduğu için de arada kredi de kullanmadıgı için para anında bana geçti, ben yine de emin olmak adına banka uygulamasından çıktım tekrar login oldum, parayı görünce imzayı attım çıktım.

Burada dikkat edilecek husus alıcı ve satıcı aynı bankada olmalı yoksa eft işlemi uzayabiliyor, ikincisi de parayı gönderecek yani evi alan kişi eft limitlerini bankadan yükseltmeli, günlük transfer limiti 100.000 TL ise evi aldıgın kişiye para gönderemez, bu yüzden limit ve aynı banka işini halledince imza atarken fast gibi para anında geliyor.
0
liberal
(30.10.23)
Bloke çek, alıcı ve satıcıya güvence verir, işlem son derece basit ve tutarı da makul. Bankada çalıştığım zamanlar bu şekilde ev ve araba alım satımı yapan müşterim, alıcı için talimat hazırlatırdı. Bloke çek aklın yoludur.
0
mahsus mahal
(30.10.23)
En makul yol devletin güvencesindeki "tapu takas sistemi"dir. Devlet bankaları aracı oluyordu bu işe, belki özeller de başlamıştır.

Ama tapuda gerçek alım satım tutarını göstermiyorsanız, kalan en güvenli yol bloke çek ya da imza anında eft/havale.

Tapudaki imza anından önce yollanan para alıcı için riskli, imzadan sollanan para satıcı için riskli.
0
John Bloor
(30.10.23)
Esasen en güvenli metod alıcının güvenilir bir 3. kişiye parasını emanet etmesi ve tapu devrinin ardından o kişinin satıcı hesabına parayı aktarmasıdır. Buna benzer bir uygulama aşağıda var:

www.ziraatbank.com.tr

Gel gelelim pratiğe. Türkiye'de hemen hiçbir tapu devri gerçek bedelinde yapılmadığından bu iş çalışmıyor.

İlk söylediğin yöntemle 3 ayrı ev aldım, sorun yaşamadım. Arada kurumsal bir emlak firması da varsa işlem daha güvenli oluyor. %100 güvenli mi, tabi ki değil. Bloke çek tarzı uygulamalar konut alıcısını daha güvenli duruma getirir tabi ki.
0
Lethe
(30.10.23)
(5)

Aralık'ta Bosna'ya Balayı Tatiline Gidilir mi?

hvet
Bazı yorumlar hava şartlarından dolayı mahsur kalınabileceği yönünde olunca tedirgin oldum açıkçası. Vizesiz gidilebilecek ülkelerden birine balayı için gitmeyi düşünüyoruz. Daha çok lezzet turu olarak bakıyoruz. Yemeği güzel ve değişik lezzetleri tadabileceğimiz seçenekleri olan yerlere bakıyoruz.
Bazı yorumlar hava şartlarından dolayı mahsur kalınabileceği yönünde olunca tedirgin oldum açıkçası. Vizesiz gidilebilecek ülkelerden birine balayı için gitmeyi düşünüyoruz. Daha çok lezzet turu olarak bakıyoruz. Yemeği güzel ve değişik lezzetleri tadabileceğimiz seçenekleri olan yerlere bakıyoruz. Bosna iyi gibi gelmişti. Seçeneklerimiz: Bosna - Tiflis - Karadağ..

1. olarak Aralık ayında Bosna'ya gitmek çok mu saçma olur?

2. olarak ise tavsiye edebileceğiniz bir yer var mı?
0
hvet
(25.10.23)
Kasimda gittim, bayagi soguktu. Aralikta cok emin olamadim, cok soguk olabilir.
Lezzet turu icin bosna dogru adres degil. Kofte ve borek disinda oyle aman aman bir lezzeti yok. Yine donarsiniz ama bosnadansa belgrad lezzet turu icin daha iyi. Vizeli de olur derseniz yunanistan, lezzet turu icin de sehir turu icin de gayet iyi
0
mor oje
(25.10.23)
bence saçma olmaz. gidilir.

belgrad olabilir, tiflis de olabilir. soğukluk açısından pek bir farkları da olmaz.
0
paintov
(26.10.23)
bosna ve balkanların geneli aralık ayında inanılmaz soğuk olur. bir de o mevsimde istediğiniz gibi gezemeyebilirsiniz.
bu yaz saraybosnadaydım çok güzel bir şehir olmasına rağmen eğer sadece saraybosna'ya gitmey istiyorsanız 3. günden sonra sıkıntıdan ölürsünüz.

bence en azından budva ya da belgrad daha eğlenceli şehirler. ama gene ikisi de çok uzun süre vakit geçirilecek yerler değil maalesef.
bence siz en iyisi mısır hurgada yapın. hem kışın denize girersiniz.
0
wild honey suckle
(26.10.23)
Ben Aralik yada Ocak ayinda Bosna'ya gittim.1-2 gun Saraybosna, 1 gun Mostar ve birkac gun de Bosna'ya 40-50 dk uzakliktaki kayak merkezine gidebilirsiniz eger kayak seviyorsaniz.Biz memnun kalmistik.Karadag yazin gidilmesi gereken bir yer bence.Tiflis konusunda ise fikrim yok.
0
turkuaz
(26.10.23)
Balkanlar vizesiz ve hesaplı olduğu için son yıllarda baya popüler oldu ancak bana göre hiçbir balkan ülkesi seyahat etmeye değmez. Türkiye'de farklı yerleri keşfetmek bana daha mantıklı geliyor. O bölgelerin yemekleri bizim kültüre yakın ve daha kısıtlı.

Balayı içinse ve bütçe varsa vizesiz Asya ülkeleri o tarihlerde daha iyi bence. Tayland, Malezya, Endonezya'nın bazı bölgeleri..
0
Lethe
(26.10.23)
(7)

Yurtdışına tur düzenleyen güvenilir firmalar

kahver
Selamlar.Sözlükte hangi tur firmasının başlığını okusam "uzak durun!, sakın yaklaşmayın!" gibi ibareler görüyorum. elbette yemeksepeti'ndeki firmalar gibi her yerin beğeneni beğenmeyeni olabilir. ama yurtdışı gibi masrafı yüksek bir tura katılmak için de riski azaltmak gerekiyor.sizlerin deneyimleri
Selamlar.
Sözlükte hangi tur firmasının başlığını okusam "uzak durun!, sakın yaklaşmayın!" gibi ibareler görüyorum. elbette yemeksepeti'ndeki firmalar gibi her yerin beğeneni beğenmeyeni olabilir. ama yurtdışı gibi masrafı yüksek bir tura katılmak için de riski azaltmak gerekiyor.
sizlerin deneyimlerinden yola çıkarsak, avrupa turlarına katılanabilecek görece güvenilir tur firmaları hangileridir?
teşekkürler.
0
kahver
(19.10.23)
Yurt dışına turla gitmedim, ama son 2 senede Setur, Pronto ve SSC ile yurt içi turlarına katıldım. Setur çok iyiydi. Katılımcı profili, tur otobüsü, rehber ve otel gayet iyiydi. Pronto eh işte. SSC beş para etmez, uzak durun.
0
auroraaurora
(20.10.23)
pronto, ets güvenilirdir, tabi bir sorun olduğunda tur rehberi olanaklara bağlı olarak rezil olma durumu olabiliyor.
0
eja
(20.10.23)
Facebookta birkaç seyahat grubuna üyeyim, orada öğrendiğime göre her ülkenin uzmanı tur şirketi ayrıymış, mesela Kappa Tur İtalya için iyiymiş vb. Öyle bir gruba girip takip edebilirsiniz.
0
kuehles blondes
(20.10.23)
her turda bişeyler ters gidebilir, buna denk gelenler yapıyolardır muhtemelen yorumları. Pronto iyidir.
0
hobarey
(20.10.23)
ben tursuz kendim gezmeyi seviyorum ama arkadaşlarım ets tur ve jolly tur tercih ediyorlar ve sürekli yurtdışına gidip geliyorlar memnunlar .

bir de avrupa turlarında katılım az olunca turlar birleşiyormuş .
0
devilone
(20.10.23)
Ben Tatilsepeti aracılığıyla Tayland turlarına katıldım. Özellikle tur rehberlerinden birisi sanki rehber değil de yurtdışında bizi misafir eden yakın dostumuz gibiydi, çok bilgili, samimi ve düzgün bir insandı. Genel olarak memnun kaldım güzel geçmişti. Jolly ile tur değil ama tatil paketi alıp Kıbrıs'a gitmiştim o da gayet iyiydi, sorunsuzdu.

Bir de bazı tur firmaları ortak hareket ediyor örneğin Japonya paketi diyelim; setur-ets-tatilsepeti aynı turu satıyorlar. Tarihleri, fiyatları ve tur isimlerini incelediğinde aynı tur olduğunu göreceksin. Katılımcıların kimi setur, kimi jolly'den almış oluyor ama tur aynı tur. Bu telaffuz ettiğim tur şirketleri genel olarak iyidir. Avrupa için vize prosedürü sıkıntı oluyor o konuda tedbirli olmanı öneririm.

İnsanları tatmin etmek, özellikle de Türk insanını çok zor. Kahvaltı menüsünden tut, otobüsün kolçağına kadar herhangi birşeyden şikayet etmekten ileri seviye zevk alan bir milletiz, kesinlikle memnun olmuyoruz.
0
Lethe
(20.10.23)
Kesinlikle MNG elit tur.

avrupa turuna gitmiştik, 5 ülke gezdik, şehir merkezinde iyi hotellerde konakladık, rehberimiz gerçekten çok bilgili ve disiplinliydi. tur programımızda hiç aksama olmadan çok keyifle gezdik. tur ücretine her şey dahildi, ekstra tur ücreti vs diye bir şey yoktu. mutlaka araştırmanızı öneririm.
0
isyankar tosbaga
(20.10.23)
(2)

İş değişikliğinde kümülatif vergi matrahı

vatanperver
Yeni başlayacağım işyeri bunu istedi. Ben eski işyerimden henüz ayrılmadım. Son maaşımı da henüz almadım. Hatta, son maaşıma ek, artan izinlerimin ücretini de yatıracaklar.Yine de kümülatif vergi matrahı alabilir miyim? İleride ödenecekleri de sayarak. Yoksa her şey hallolduktan sonra mı istemeliyim
Yeni başlayacağım işyeri bunu istedi. Ben eski işyerimden henüz ayrılmadım. Son maaşımı da henüz almadım. Hatta, son maaşıma ek, artan izinlerimin ücretini de yatıracaklar.

Yine de kümülatif vergi matrahı alabilir miyim? İleride ödenecekleri de sayarak. Yoksa her şey hallolduktan sonra mı istemeliyim bu belgeyi?
0
vatanperver
(17.10.23)
her şey hallolduktan sonra bordro isteyin.
0
rhan
(17.10.23)
Bu belgeyi işten ayrılırken son gün teslim alırsın. İK standart olarak çalışma belgesi, KGVM gibi belgeleri işten ayrılırken sana veriyor. Muhtemelen birkaç tane de belge imzalayacaksındır, varsa PC-telefon iade edersin yine aynı gün. Çıkış prosedürünün bir parçası olarak düşünebilirsin.
0
Lethe
(18.10.23)
(6)

LinkedIn'de yabancıların eklemesi

nic cage
Yeni hesap actim sayilir, baglantim az. Tanımadığım, ortak bi noktamın olmadığı insanlar ekliyor. Reddediyorum ama ne alaka anlamadim. Linkedln boyle bi yer mi yani ortak bi sey yokken de baglanti olsun diye eklenir mi boyle? Siz tanimasaniz da kabul ediyor musunuz kariyeri/konumu iyi insanlari vs?
Yeni hesap actim sayilir, baglantim az. Tanımadığım, ortak bi noktamın olmadığı insanlar ekliyor. Reddediyorum ama ne alaka anlamadim. Linkedln boyle bi yer mi yani ortak bi sey yokken de baglanti olsun diye eklenir mi boyle? Siz tanimasaniz da kabul ediyor musunuz kariyeri/konumu iyi insanlari vs?
0
nic cage
(16.10.23)
Linkedn bir networking aracı. Birbirini tanımayan kişilerle dolu. Ben alanımla ilgili olanları kabul ediyorum, genelde de öyle olur.
0
crimson man
(17.10.23)
Ben herkesi ediyorum hocam, sonrasında abuk subuk paylaşım yapan çıkarsa o zaman bağlantıyı siliyorum
0
overthinker
(17.10.23)
tanimadigimi eklemem, en az 150-200 red vermisimdir.
0
cooperr
(17.10.23)
Linkedin'in amacı bu zaten bir yerde.

Instagram gibi sosyal ağlar aksi belirtilmedikçe kişisel alandır, insanların çevresi, tanıdıkları ve tanımak istedikleriyle etkileşimde olması gerekir. Paylaşımlar kişisel ve özeldir.

Linkedin iş bulmak, iş çevresinde görünür olmak, yeni iş bağlantıları edinmek için olan bir ağ ve kendi iş sahanız içinde gördüğünüz her yerden insanla resmi, kişisel olmayan bir iletişim kurarsınız. Çok fazla özel alan değildir, başkaları tarafından fark edilip iş teklifleri almak, tekliflerinizi iletmek vs. için kullanırsınız. Paylaşımlar resmi ve duyulması istenen şeylerdir.
0
akhenaten
(17.10.23)
Yabancı/Türk diye ayırayım.

Yabancılar iş pozisyonları için ulaşıyor veya cv havuzu oluşturuyorlar. Ulaştılarsa bazı fırsatları beraberinde getirebilir. Ben onları eklerim, bazen de ben onları buluyorum ve ekliyorum :) Özellikle İK şirketlerinden danışmanları.

Hintli satışçılar bazen ekliyor onları direk reddediyorum. Sağlayabileceğim bir fayda yok.

Türkler için de direk ekler geçerim reddetmenin gereği yok. Genelde İK şirketleri ekliyor, bana uygun pozisyonları oldukça iletişime geçiyorlar faydalı oluyor. Ayda 2-3 firma genellikle ulaşıyor ve görüşmek istiyorlar. Mevcutta çalıştığım pozisyon için Linkedin aracılığıyla bana ulaştılar, iyi ki de ulaşmışlar.
0
Lethe
(17.10.23)
daha önce ekledim ve bu sayede ingiltere'den birkaç freelance iş aldım.
0
anten
(17.10.23)
(11)

ev sahibi ve kiracı arkadaşlara 1 sorum var

bu yolun yolcusu
ev sahibi olsanız aylık 10.000 tl kirayı 12x10.000 tl şeklinde mi almak istersiniz yoksa ocak ayında tek parça 100.000tl şeklinde mi?Kiracı olsanız kiranızı ocak ayında 100.000 olarak yıllık mı vermek istersiniz yoksa 12x10.000 tl şeklinde mi vermek istersiniz?
ev sahibi olsanız aylık 10.000 tl kirayı 12x10.000 tl şeklinde mi almak istersiniz yoksa ocak ayında tek parça 100.000tl şeklinde mi?

Kiracı olsanız kiranızı ocak ayında 100.000 olarak yıllık mı vermek istersiniz yoksa 12x10.000 tl şeklinde mi vermek istersiniz?
0
bu yolun yolcusu
(13.10.23)
peşin 100.000'i tercih ederim ev sahibi olsam, kiracı olsam aydan aya ödemeyi
0
atom karincanin torunu
(13.10.23)
bulunan zamana duruma göre değişir.

mevcutta 100bin tl kredi kullansanız aylık 11bin tl ödersiniz.
kısaca şu an ayda 12bin tl almak daha makul.

tabi bu dediğim sadece finansal hesap, bir de 1 yıllık kirayı peşin almanın rahatlığı var.
0
nuisance
(13.10.23)
Peşin kira alıp kiracılı evin konut kredisine erken ödeme yapmayı tercih ederim çünkü kredi faiz tutarından ciddi tasarruf etme imkanım olur. Kiracıma zam döneminde o şekilde önermeyi düşünüyorum.

Kiracı iken de 6 ay peşin ödeyeyim ev sahibi biraz indirim yapsın diye önermiştim 2015-16 civarında. O dönem enflasyon sorunu hemen hemen yoktu, ev sahipleri buna yanaşmıyordu. Şimdi durum değişti.
0
Lethe
(13.10.23)
Kiracı açısından taksitle ödemek, ev sahibi açısından da peşin almak daha avantajlı.
0
jelly bear
(13.10.23)
pesin alirdim.
0
baldur2
(13.10.23)
vermek istemenin dışında bir şey atayım ortaya, eve 3 kişi talip oldu biri kiralayacak. Peşin veren kapar. Kiracı illa o evi istiyorsa vermek zorunda kalabilir yani. Tabii Türkiye'de ilk gelenle anlaşılıyor ama insan çok ev az, yakında bu kapışma durumuna geçilir veya geçilmiştir bile belki.
0
nhk ni youkosu
(13.10.23)
Bunu matematiksel olarak hesaplamak istiyorsanir net present value seklinde arastirin.Tabi referans faiz ranini ne alacaginiza bagli ama ben evsahibi olsam kesinlikle pesin alirdim
0
turkuaz
(13.10.23)
geçen sene 17 bin kirası olan evi 1 yıllık peşin verecekler diye 15.500 e kiraya verdim. peşin 186 bin tl aldım. iyi mi yaptım bilmiyorum hepsiyle dolar almıştım.

kiracı bu senede peşin para vermek istiyor. bu sene nasıl yapsam bilemedim.
0
ayseee
(13.10.23)
kşracının durumu bozuldu kiraları aksatmaya başladı diyelim o zaman niye peşin almadığınıza üzülürsünüz.
0
jamswety
(13.10.23)
en iyi para gelecek değil, şu an cebimde olandır. alırım.
0
phonex
(13.10.23)
Peşin alıp taksitle vermek isterdim sebep
Enflasyon
0
basond
(13.10.23)
(8)

ilk kez yurtdışına çıkacak biri nereye gitsin?

baldan kaymak
ilk kez bunu yapacağız. Dil sorunumuz yok. Sadece hiç çıkmadık.Fiyat performans yerler çok ok olur, birşeyleri çözene kadar. Bir de vize için vs destek almak şart mı? Hangi vize danışmanlığı önerirsiniz?Teşekkürler.
ilk kez bunu yapacağız. Dil sorunumuz yok. Sadece hiç çıkmadık.

Fiyat performans yerler çok ok olur, birşeyleri çözene kadar. Bir de vize için vs destek almak şart mı? Hangi vize danışmanlığı önerirsiniz?

Teşekkürler.
0
baldan kaymak
(12.10.23)
bence de ilk olarak vizesiz bir yere gidin. karadağ'a ek olarak bosna ve sırbistan da olabilir diye düşünüyorum, gerçi bu ara kosova muhabbetinden dolayı sırbistan biraz gergin. buralar hem yakındır, hem çok yabancılık hissedeceğiniz yerler değildir hem de balkan coğrafyasına-kültürüne ilginiz varsa "turistik gezi" havasında güzel deneyim de sunabilirler. türk vatandaşları için çok güzel olduğunu düşünüyorum ben. hem yabancı memleket gezisi hem de eve yakın hissedebiliyorsun. hem görece ucuz (avrupa ülkelerine kıyasla tabii). ne istiyorsan var :)

mısır'ı özellikle kadınsanız hiç önermem, gittiğimden değil ama reddit'teki "bir daha asla ziyaret etmeyeceğiniz ülke?" sorularına hep mısır diyorlar.

vize için kesinlikle danışmanlığa ihtiyacınız yok bu arada. belgeleri toplama kısmı baş ağrıtabiliyor, bissürü angarya çıkabiliyor ama para vermeniz gereken bir işlem değil. yerine göre duyuruya sorsanız bile ahali olarak sizin vize işini hallederiz, vizeye başvurma kısmı para verip destek almayı gerektirecek kadar zor veya karmaşık değil. ha kafam rahat etsin uğraşamam derseniz sanırım öyle bir seçenek de var, detayını bilmiyorum.

vize isteyen bir yere gidecek olursanız muhtemelen aracı firmaya başvurmanız gerekecek. bu kafanızı karıştırmasın. atıyorum ispanya vizesini zortello diye bi firma veriyo olsun... ispanya konsolosluğu başvuru toplamak için onları görevlendirmiş demektir burada. yani konsolosluğa ya da başka bi yere başvurmanıza gerek yok; zortello'nun istediği belgeleri, onların istediği şekilde kendilerine teslim edeceksiniz. onlar konsolosluğa gönderecekler. tam anlamıyla "aracı" oluyorlar. bu herhangi bir acentaya para verip iş gördürmek gibi değil; bi nevi mecbursunuz, bazı konsolosluklar doğrudan başvuru kabul etmeyip bu tip firmalarla anlaşmalı yapıyor bu işi.
0
mark greg sputnik
(12.10.23)
Şuan Sofya'dayım. 1 leva 15 TL. Şehir tam turistik bir yer. Çoğu yere yürüyerek gidebiliyorsunuz. Edirne'den 3 saat sürüyor. Beklentilerimin çok üstünde bir şehir burası. Tabii bu benim beklentilerimle alakalı.
Bence burayı bir değerlendirin.
0
drmuhendis
(12.10.23)
tura katılabilirsiniz. ilk yurtdışı tecrübem tur ile olmuştu. ne nasıl yapılır, yol yordam öğrenmek için kendi adıma faydası olmuştu epey. İkinci kez da gene tura katılmıştım. O turda bir sonraki sefer kendim gidiyorum demiştim.
0
put it in your appropriate place
(12.10.23)
Vize alabilmek sorun degilse ilk basta Hollanda, Belcika, Isvec gibi duzenli, sistemli, a'dan b'ye ulasmasi kolay ve acik olan yerlere gitmek Turkiyemsi kaotik yerlere gitmekten (karadag, bulgaristan, misir gibi ornekleri goruyorum) cok daha rahat olacaktir. Daha once hic yurt disina cikilmadiysa "dil sorunumuz yok" demeyin bence.
0
hot potato
(12.10.23)
savas olmasa ukrayna derdim. sirbistana gitmeye gerek yok bence eger fest olursa baharda novi sadin gideri var. makedonya uygun hem biletleri hem konaklama olarak eger casinoda egleniyosaniz tercih edilebilir. karadag olabilir ama karadag cok yazlik yer kisin gidilmez. tiflis bence xmasta olabilir. bu vizesiz yerlerde turk turist cok oluyor. vize alayim derseniz prag, viyana dolaylari ya da roma, floransa
0
mess
(12.10.23)
Amsterdam, İsviçre
0
abi bi dizi buldum on numara
(13.10.23)
avrupaysa,
ben balkanlari hic önermiyorum, hem tam yurtdisi gibi olmayacak hem de yaslaninca gidersin.
Türkiye'den daha kötü yerlere mesela Misir, fas vs. gidenleri zaten anlamiyorum ya da benim canim tatli.
bence almanya, hollanda, vs gibi ingilizcenin daha cok konusuldugu ülkeler ilk deneyim icin, sonra portekiz, ispanya gibi ingilizcenin az konusuldugu yerler daha uygun.
0
durgunfoton
(13.10.23)
Avrupa'ya gidilecekse İtalya ve Çek Cumhuriyeti en başta olabilir. Tarihini ve şehirlerini korumuş bölgeler. Balkanları ve İskandinav bölgelerini önermiyorum.

Asya bölgesini de öneririm. Tayland, Malezya, Vietnam bizim için çok farklı, otantik ve çok keyifli bölgeler. Vietnam'da vize prosedürü var diğerlerinde yok. Uçak bileti hariç çok hesaplı bölgeler.

Vize konusunda proseürleri eksiksiz yerine getirmek yeterli danışmanlık almaya gerek yok.

İlk gidiş turla olursa daha kolay olur rehberler eşliğinde.
0
Lethe
(13.10.23)
(4)

iş ararken görüşme ayarlayan şirketin şu hatasına nasıl yanıt verirdiniz?

bohr atom modeli
merhaba. almanya'da yaşayan bir mühendisim ve bu sıralar yeni bir iş bakıyorum. yarın için bir şirketle bir görüşme ayarlamıştık ve bunun için şu an çalıştığım yerden izin aldım.tam son gün öğleden sonra bana yönetici sekreterinden "sistemde oluşan bir bug dolayısıyla cv'niz ile ilgili yanlış bir bi
merhaba.

almanya'da yaşayan bir mühendisim ve bu sıralar yeni bir iş bakıyorum. yarın için bir şirketle bir görüşme ayarlamıştık ve bunun için şu an çalıştığım yerden izin aldım.

tam son gün öğleden sonra bana yönetici sekreterinden "sistemde oluşan bir bug dolayısıyla cv'niz ile ilgili yanlış bir bilgi gelmiş o yüzden yarınki görüşmeyi iptal etmek zorundayız" diye bir mail geldi.

haliyle sinirlendim. siz bu durumda tamamdır teşekkürler deyip geçer miydiniz yoksa bir iğneleme yapar mıydınız?
0
bohr atom modeli
(11.10.23)
kkapı açık değil ki ama reddettiler gibi oldu.
0
🌸bohr atom modeli
(11.10.23)
diyecek bir şey yok
0
jelly bear
(11.10.23)
Sistemde oluşan bug güzel bahane olmuş, böyle bug mı olur. Belli ki başta görüşelim dediler sonra muhtemelen başkasını almaya karar verdiler seni çağırmaktan vazgeçtiler.

İğneleme yapılmasına yapılır da sana bir faydası olmaz, sadece içini rahatlatırsın. Salla gitsin.
0
Lethe
(12.10.23)
Yalan soylediklerini sanmiyoeum. Baskasini begenim vazgecmis olsalar o sekilde derlerdi.

Ama senin durumunda yapacak bi sey yok.
0
zimbirik
(12.10.23)
(4)

Ankara istanbul yht

photo85
Ankara istanbul yht tam olarak kaç saatte varıyor? Sitedeki bilgi doğru mu yoksahep rötar mı yapar? Uçak yerine ankaradan sabah seferi ile yola çıksam kaçta söğütlüçeşmede olurum ve buradan çağlayana dek kaç dakikada metrobüs ile varırım?
Ankara istanbul yht tam olarak kaç saatte varıyor? Sitedeki bilgi doğru mu yoksa
hep rötar mı yapar?
Uçak yerine ankaradan sabah seferi ile yola çıksam kaçta söğütlüçeşmede olurum ve buradan çağlayana dek kaç dakikada metrobüs ile varırım?
0
photo85
(06.10.23)
rötar yapabiliyor tam saatinde kalksa bile. bir kez başıma geldi, eskişehirden sonra 40 dkk sorun oldu raylarda.
0
andy kaufman
(06.10.23)
ankara eskişehir
ankara istanbul
çok kullandım, hiç rötar hatırlamıyorum, varsa da kayda değer değil demek ki. sitede yazan saat doğru yani ama çok çok önemli bi işiniz varsa bi önceki trene binin. hem uçak da rötar yapabilir nihayetinde.
0
elorelia
(06.10.23)
süresinde gidiyor arıza vs yapmazsa.
0
jelly bear
(06.10.23)
Çok kullandım. Rötar hatırlamıyorum vaktinde kalkıyor. Senin sefere denk gelir, o da şanssızlık olur artık. Yazan saatleri dikkate almakta sakınca yok.

Uçağa göre daha mantıklı. Özellikle de Söğütlüçeşme'de inip Çağlayan'a metrobüsle geçmek süreyi baya kısaltır. Metrobüs ile Çağlayan'da olmak yarım saati geçmez. Şehiriçi trafiği bypass ediyorsun.

Uçakla gitmeye kalsan Ankara'da bekleyeceksin, İstanbul'da SAW'dan karşıya geçmen uzun sürecek.
0
Lethe
(06.10.23)
(9)

Önceden planlanmış tatil ve yeni bir işe başlamak

FreSh
Arkadaşımla 2 ay kadar önce kampanyadan ucuz yurtdışı bileti bulup Ocak 2-3-4 tarihleri için bilet aldık ve yurtdışında olacağız. Bugün de daha önce görüştüğüm bir şirket beni aradı ve sürecin olumlu olduğunu söyledi ben de tekliflerini kabul ettim.Şimdi ben bunları yarın arayıp böyle böyle baştan b
Arkadaşımla 2 ay kadar önce kampanyadan ucuz yurtdışı bileti bulup Ocak 2-3-4 tarihleri için bilet aldık ve yurtdışında olacağız. Bugün de daha önce görüştüğüm bir şirket beni aradı ve sürecin olumlu olduğunu söyledi ben de tekliflerini kabul ettim.
Şimdi ben bunları yarın arayıp böyle böyle baştan bilginiz olsun mu diyeyim yoksa ise girdikten sonra mi söyleyeyim? İlla yaşayan olmuştur bu durumu. Baştan dürüst olmak artı mıdır?
0
FreSh
(06.10.23)
işe girdikten sonra söyle. 3-4 gün olacağından çok sorun olacağını sanmıyorum. genelde "önceden planlanmış" dediğinde anlayış gösteriyorlar, benzer durumu yaşamıştım.
0
ilgeru
(06.10.23)
İse girerken yetkili kimse, ik ya da müdür, ona, önceden belirlenmiş sağlık amaçlı bir seyahat olduğunu söylersin. Ama önemli bir şey olmalı, keyif amaçlı olursa belki yine izin verirler ama hoş karşılanmayabilir
0
etna
(06.10.23)
Bir şey olmaz herkes izin alıyor böyle durumlarda.
0
kaptan maydanoz
(06.10.23)
Böyle bir durumda kesinlikle ise girerken bu tarihlerde planlanmis seyehatin oldugunu belirtmen gerekir. Ise girdikten sonra söylenirse, o tarihler uygun degil, 1 hafta sonra gidersine kadar uzar bu sohbet :)
0
VIPCH
(06.10.23)
Benzeri başıma geldi sözleşmeyi imzalamadan yöneticime söyledim. Bilip kabul ederek onayladılar.
0
Amaranta ursula
(06.10.23)
Önden söylemen gerekir. Baştan dürüst olmak her zaman artıdır ama burada önden söylediğin için dürüst olduğunu düşünmelerinin artısından çok, kabul aldıktan sonra söylemenin eksisinin yaratacağı etki daha büyük bence. Güven sarsarsın daha ilk aylardan.
Bir de 2-3-4 Ocak tarihi birçok işletme için önemli tarihler, belki iş yükü çok fazladır ve planlamalarını yeni eleman o günlerde çalışacak diye yapmışlardır. Pozisyonun ve ne iş yapacağın da önemli.
0
hrskrs
(06.10.23)
ben önden söyleme taraftarıyım. 3-4 gün bir şey zaten bence sorun olmamalı ama tr'de farklı biraz durumlar. ekipte birileri huysuzluk edebilir. o yüzden baştan söyleyip kurtulun derim ben.
0
felfela
(06.10.23)
Aynı durum başıma geldi. Haziran'da işe başladım ancak Şubat civarı Temmuz ayı için tatil paketi almıştım. Yani yeni işe başladıktan 4-5 hafta sonra 1 haftalık izne çıkmam lazımdı.

Teklifi kabul etme esnasında durumu belirttim, ekibe haber verildi bir sorun olmadı. Sorun olacak bir durum yok baştan belirtmen yeterli olur.
0
Lethe
(06.10.23)
Herkese teşekkürler :) söyledim ve yeni yoneticim sorun olmaz dedi.
0
🌸FreSh
(06.10.23)
(14)

Arabayı üstüne almayan amca sorunu

but that was just a dream
Herkese merhaba,2 yıl kadar önce baba vefat edince amcam babadan kalan arabayı satın almak istedi biz de sattık. Arabayı aldı, parayı verdi ancak arabayı üstüne almadı. Çok defa söylememize rağmen bir şekilde savsaklıyor ve devir işlemini yapmıyor. Bu arada yediği cezaları vs ödemediği için eve icra
Herkese merhaba,

2 yıl kadar önce baba vefat edince amcam babadan kalan arabayı satın almak istedi biz de sattık. Arabayı aldı, parayı verdi ancak arabayı üstüne almadı. Çok defa söylememize rağmen bir şekilde savsaklıyor ve devir işlemini yapmıyor. Bu arada yediği cezaları vs ödemediği için eve icra tebligatı yazıları vs gelmeye başladı. Üstelik Allah korusun bir ölümlü kaza olsa araba annemin üstüne olduğu için onun da çok başı ağrır. Bu durumda biz ne yapabiliriz, bu arabayı nasıl üstüne aldırtabiliriz?
0
but that was just a dream
(03.10.23)
Arabayı galeriye satarım diyin o koştursun.
0
kimlanbu
(03.10.23)
Üstünden ne kadar vakit geçti bilmiyorum ama arabayı geri almayı denediniz mi? Zorla satamayacağınıza göre parasını iade edip arabayı alabilirsiniz belki.
0
orient blue
(03.10.23)
Cezalar zamanla katlanabilir.
Aracı çalındı diyerek trafikten düşürseniz sonra da kendisi noter vs. uğraşsa tatlı tatlı yanınıza gelse olmaz mı?

Bu arada vefat demişken ailede dededen kalan ve diğer akrabalarla çözümlenmesi gereken miras konusu varsa onu daha önce halledin.

Sanırım ailedeki yaşı en küçük amca bu olmalı :)
0
diyecevaplandı
(03.10.23)
Çalındı demek olmaz, yalan beyandan başınız ağrır.

Annenize bir konudan dolayı icra geleceğini söyleyin, "arabayla çevirmeye filan girme amca, bağlarlarsa geri almamız çok zor" diyin.

Gerisini o düşünsün, ama yalan söylediğinizi belli etmeyin. Üstüne al filan da demeyin, yoksa kıllanır.

Baktınız hakikaten hala iplemiyor, o zaman güvenilir birine yalandan bir senet verin, o da güvenilir bir avukat ile icra işlemi başlatıp arabaya yakalatma kararı çıkarsın.
0
John Bloor
(03.10.23)
@diyecevaplandı evet ailedeki en küçük amca :/
0
🌸but that was just a dream
(03.10.23)
Öğrenciyseniz burs alacağım aile üzerinde araba gözüküyor alamıyorum. Ya bursum kadar bana para ödeyin ya da devir işlemini yapalım burs alamıyorum deyin para vermemek için 2 güne halledersiniz.

Parası, borcu hadi neyse önemli değil de kaza maza olur başınız çok ağrır.
0
koskoca kirpi
(03.10.23)
arabanın fotolarını çekin, sarı siteye koyun, ilan nosunu gönderin, satıyoruz arabayı para lazım diyin.
0
selam
(03.10.23)
Sadece vergileri ve muayene gecikse (bir kaç yıl mesela), inanılmaz faiz alır devletimiz. Cezalara şaşırmayın, ama mutlaka takip edin. eDevletten bakabilirsiniz. Trafik cezası, MTV, muayene, hepsini ayrı ayrı bakmanız lazım.

Geçmişte 5 yıl aynı durumda bir yakınım yüzünden, araba değerinin yarısı kadar ceza ödemiştim. Hiç hafife almayın. Cezaları ödemezseniz de, bu sefer vergi borcunuz ve (sanırım) 5 yılı geçince yurtdışı seyahat yasaklısı olursunuz, arabayı satamazsınız, devredemezsiniz, vs vs.

Amcanızla açık açık ve samimi bir şekilde konuşun derim.
0
alfired
(03.10.23)
kimlanbu +1

arabanin borclari faizleri birikti ya önce borclari ödeyip üstüne al yada arabayi satip icinden borclarin parasini alip kalanini sana veririm diyin.

bak bakalim yarin nasil noterde kosuyorsunuz :)
0
c1b2k3
(04.10.23)
Lafı dinlenecek bir aile büyüğünüz varsa onu araya sokun ve fakat işin ciddiyetini ve telaşınızı belirtin ki, mesela, bir haftada çözsün.
Bu olmazsa, 1 (bir) defa bilgi verip dediğinizi yapın. Diyeceğiniz ve yapacağınız şey de agresif bir şey olsun. Trafikten çektirin mesela. Polise 'amcam aracı vermiyor' derseniz hem yalan olmaz hem de sonuca ulaşırsınız.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.10.23)
Amcanizla iliskinizi de dusunerek en saglam ve iliskinizi az bozacak yontem su olacaktir:

Eger ustune almazsa 2 sene once verdigi parayi geri vereceginizi satisin iptal olacagini soyleyin.
0
turkuaz
(04.10.23)
Öyle bir hatayı vaktiyle ben de yaptım, nasıl yaptıysam hala inanamıyorum.

Elden para alıp birine aracı verdim, bazı bakımların yapılması gerekiyordu. Tahmin edeceğin üzere yaptırmadı ve aracı da üzerine almadı.

Çaresiz en son verdiği parayı iade edip aracı trafikten çektirdim. Muayenesi geçtiğinden satış yapılamıyordu. Trafikten çektirmeye gittiğimde tesadüfen tanıştığım birisi almak istedi, cüzi bir miktara ona sattım.

Diyeceğim o ki açık açık ve sert konuş. Sana 1 hafta süre veriyorum notere gidelim satışı yapalım de. Baktın olmuyor, parasını iade et aracı geri al ilana koy sat.

Resmi prosedürden taviz vermemek, insanların sözüne güvenmemek lazım. Olası senaryoları herkes belirtmiş, yarın başın derde girer.
0
Lethe
(04.10.23)
ne oldu bu is ya merak da ettim acikcasi? nasil ilerledin yazar bey?
0
c1b2k3
(16.10.23)
@c1b2k3

Bu posttan kısa bir süre sonra aradım (yurtdışında yaşıyorum) amca dedim şu arabayı al artık üstüne, annem kendisine araba alacak vergi sorunları vs olsun istemiyoruz. Tamam ama dedi arabanın borçları var, ben de şu an ödeyemem, o yüzden devir teslim yapamayız. Borçları ben ödedim, gittiler notere hallettiler.
0
🌸but that was just a dream
(08.02.25)
(8)

2024 net asgari ücret ne kadar olur sizce?

angina pektoris
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
angina pektoris
(03.10.23)
14-15 bin lira civarında olur tahmin ediyorum.
0
orient blue
(03.10.23)
Net 16 olur.
0
kimlanbu
(03.10.23)
2024 yili icin enflasyon beklentisi %33. verecekleri zam %35 falan olacaktir ve tek seferlik zam verilecek eskisi gibi. belki secim var diye %40 falan yapabilirler. benim tahminim 15-16.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.10.23)
Seçim var en az 16.500.- TL olur beklentisindeyim.
0
koskoca kirpi
(03.10.23)
o günün kuruna göre yine 450 dolar civarı olur. 2-3 ay sonra 400 dolar seviyelerine hatta altına düşer.
aslında sanayicinin, tekstilcinin, üreticinin ihracatta rekabetçi olabilmesi için asgari ücretin 350 doları geçmemesi lazım.
0
my fault
(03.10.23)
16500
0
cooperr
(03.10.23)
14’e el sıkışılır. Dolar 30 olsa aralıkta 470$ olur normali hep böyle hatta 13750 bile olabilir. %40 üzerinde asgari zammı, seneyenin enflasyonunu körüklemektir. Umarım o hataya düşülmez
0
avatar is back
(03.10.23)
Düz hesap net 15.000 TL olur diyorum.

Aylık enflasyonlar %5 civarı çıkıyor 6 ayda basitçe %30 kadar zam lazım.
0
Lethe
(04.10.23)
(7)

ev almak

yuvarlanantencereninkapagi
yaşadığımız yerde kiralar 20- 25 bin civarı. Arabalardan birini satacagiz, elimizde totalde 1m küsur olacak. Max 1.7 milyon civarında bir ev alabiliriz. Oturmak için alıyoruz. Bu kredi faizleriyle ev almak mantıklı mı?
yaşadığımız yerde kiralar 20- 25 bin civarı. Arabalardan birini satacagiz, elimizde totalde 1m küsur olacak. Max 1.7 milyon civarında bir ev alabiliriz. Oturmak için alıyoruz. Bu kredi faizleriyle ev almak mantıklı mı?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(28.09.23)
bence oturmak için hemen her zaman alınabilir çünkü faizler düşerse konut fiyatları artar. toplam maliyet üç asagi beş yukarı aynı olur.
0
orient blue
(28.09.23)
oturmak icin aliyorsaniz mantikli +1

meclis acilinca buyuk ihtimalle sifir ev kredisi adi altinda bir duzenlemeye gidecekler orada da bina yasi onemli olacak. belki o zaman simdikinden daha dusuk oranli faiz olacak ama mal sahipleri de fiyat artirir kredinin aciklanmasi ile birlikte.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.09.23)
Oturmak için ev almak mantıklı. Ayrıca faizler düşerse "yeniden yapılandırma" yapabileceğinizi de hatırlatayım.
Fakat 25 bin lira kiraların olduğu mahallede oturan biri 1,7 milyona satılan evde yaşamakta zorlanır.

Belki de oturmak değil de değerinin altında satılan ve iyi kira getirisi olan yatırımlık bir ev bakmalısınız.
0
michael_knight
(28.09.23)
eğer kiracı iseniz ilk eviniz olacaksa sırf kafa rahatlığı için bile alınır, şu vahşi enflasyon döneminde ve fırsatçı bazı ev sahipleri yüzünden her türlü alınır. Bunu kiracı biri olarak söylüyorum.

Ancak burada faizlere yüksek olduğu ve piyasa daraldığı için pazarlık gücünüzü sonuna kadar kullanın, farklı evler için teklifler verip bekleyin, biraz sıkışıklığı olan biri kabul edecektir.
0
Rao
(28.09.23)
Oturmak içinse ve imkan varsa direkt konut alınmalı, hiç beklenmemeli.

Yüksek faiz de olsa TL bazında borcu sabitlemek de mantıklı. 0,69 sürecinde yaşadım yarın bir kredi kampanyası olursa fiyatlar anında zıplıyor.

İleriki dönemde kredi faizleri düşebilir ya da eline para geçer ara ödeme yaparsın borcun anapara kısmını düşürüp faizden tasarruf edersin. 700K kredinin 10 yılda aylık ödemesi belirttiğin kira seviyesinde ve 10 sene boyunca sabit kalacak. Bu sene 25 isteyen, seneye 30-35 isteyecek haliyle. Onu da dikkate al.
0
Lethe
(28.09.23)
@michael_knight evet oturmakta olduğumuz evden daha kötü bir ev alabileceğiz ama sorun değil. ev kredisi ve kirayı birlikte odeyemeyiz malesef :(
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(28.09.23)
Daha az peşinatla daha pahalı bir ev almayı planlıyoruz. Oturmak için mantıklı bence çünkü kiracı olmak mümkün değil artık.
0
elorelia
(28.09.23)
(4)

Emlak yatırımı mantıklı mı

metal69
Ankara Demetevler'de 1,5 milyon liraya 3+1, 30 yaş üstü bir daire aldım. 1 milyon peşin verdim, 500 bin 5 senelik kredi çektim. Mantıklı bir hareket mi yoksa elimdeki 1 milyonu daha efektif kullanabilir miydim?
Ankara Demetevler'de 1,5 milyon liraya 3+1, 30 yaş üstü bir daire aldım. 1 milyon peşin verdim, 500 bin 5 senelik kredi çektim.

Mantıklı bir hareket mi yoksa elimdeki 1 milyonu daha efektif kullanabilir miydim?
0
metal69
(27.09.23)
Kiracılı, aylık 8 bin.
0
🌸metal69
(27.09.23)
benim dede uğraşıyor gayrimenkulle, daire 15 sene altında kirasıyla çıkarıyorsa parasını karlı bakar. 20 sene üstüne selam vermez.

sizin durumda da yaklaşık 15-16 sene civarı gözüküyor, daha iyisi bayağı karlı olurdu. elbette daha efektif araçlar vardır, fakat bu da bence gayet iyi bir yatırım olmuş. tabi bu yeni yasalarla ne desek boş bugün başka yarın başka.
0
gule gule
(27.09.23)
mantıklıya benziyor ama işlem bittikten sonra mantıksız
0
bir soru sorcam
(27.09.23)
Gayrimenkule gömülmeyen para çarçur olabiliyor. Ayrıca enflasyon ortamında krediyle iş yapmak da mantıklı. Konut almak her sene zorlaştırılan bir iş, o nedenle yaklaşımın doğru. Bugün almadığını yarın alamıyorsun.

30+ yaşındaki dairelerin sorunları artıyor. Ara ara evin içi ve binanın genel masrafları sana maliyet yaratabilir.

Bir de 3+1 dairede aileler oturuyor ve çok uzun yıllar evden çıkmıyor, kira tutarı düşük kalabilir. O konuyu kontrol altında tutabilirsen iyi olur. Bu iki sebepten ötürü benim tercihim daha yeni ve 1+1 bir daire olmuştu.

İnsanların sosyal medyada arsa-borsa uçup kaçtığına bakma, konut riski en düşük ve getirisi iyi seviyede bir yatırım şekli. Hayırlı olsun.
0
Lethe
(27.09.23)
(2)

yazılımda workshop ne demek oluyor?

plastic_angel
bir araya gelelim workshop yapalım demenin meeting yapalım demekten farkı ne? içeriğinde ne konuşuluyor?
bir araya gelelim workshop yapalım demenin meeting yapalım demekten farkı ne? içeriğinde ne konuşuluyor?
0
plastic_angel
(22.09.23)
workshop icinde bircok toplanti barindiran, yogun toplanti programi oluyor. genelde koklu bir degisiklik oldugunda veya yeni bir sey konusunda ekip bilgilendirilecekse ve planlama gerekiyorsa yapiliyor. cogunlukla da workshop bittikten sonraki gunlerde ve haftalarda daha detayli teknik ve planlama toplantilari olur, is yogunlugu artar. yogun gunlerin habercisidir.
0
emrahday
(22.09.23)
Meeting (toplantı) dediğin zaman herhangi bir konuda genellikle tek seferde biten, statü görüşmesi olur veya belli bir konuda karar verilmesi gereken bir süreç olur, bu şekilde ilerler.

İşin içine workshop kavramı giriyorsa genellikle farklı ekiplerin bir arada teknik konularda çalışıp kavramsal tasarımlar yaptığı bir süreç gelişiyor. Bu genelde tek seansta bitmez, birden fazla çalışma toplantısı şeklinde olur. Yorucu geçecektir.

Örneğin bir yazılım modülü geliştireceksiniz; hangi ekranlar olmalı, veritabanı tasarımı nasıl olmalı, ne kadar depolama alanı lazım vs. farklı ekiplerle detaylı çalışırsınız. Tabi duruma göre değişir.
0
Lethe
(22.09.23)
(6)

İstanbul’da nüfusu az sakin trafiği az bir muhit var mı?

psmstc
Soru başlıkta. Veya İstanbul’a günübirlik gidip gelinebilir, yaşanılabilecek bir ilçe var mı. Teşekkürler.
Soru başlıkta. Veya İstanbul’a günübirlik gidip gelinebilir, yaşanılabilecek bir ilçe var mı. Teşekkürler.
0
psmstc
(22.09.23)
Beykoz ve Çatalca'nın köyleri var. Şile ve Riva var.
0
michael_knight
(22.09.23)
Nasıl bir yaşam tarzı aradığını tam anlayamadım ama şehir planlaması düzgün yapılmış, yolları-caddeleri geniş ferah, çok yüksek katlı yapılaşmanın olmadığı Kurtköy civarı var. Yenişehir ve özellikle Çamlık tarafı çok sakin ve yeşildir. Son derece yaşanır güzel bir bölge. Sosyal alanları da son yıllarda gelişim göstermiş ben baya beğendim.

İstanbul'dan çıkayım ama araçla istediğim zaman kolayca geleyim diyorsan Kocaeli-Çayırova tarafında Akse Mahallesi'ni tavsiye ederim. Mutlukent ve civarında çok güzel yeni siteler yapıldı, diğer bölgelere göre planlı ve düzgün gelişim gösteriyor. Kurtköy'ün 7-8 yıl önceki haline benzetiyorum.

Çekmeköy'ün kuzey bölgeleri de benzer şekilde hem yeşil, hem de düşük yoğunluklu yapılaşma var.

Avrupa yakasında ise Göktürk bölgesini öneririm.
0
Lethe
(22.09.23)
İlçe mı muhit mi? Ataköy Bakırköy dediğine uyuyor bence
0
abelardo
(22.09.23)
yesilkoy/florya, marmaray ile 20 dakikada sirkeci.
ama haftasonu trafik kitleniyor uyarayim, millet sahile akin ediyor.
0
cooperr
(22.09.23)
Tuzla mis gibi.
0
alimcgraw
(22.09.23)
Ulus
0
ruhen hastayim ben
(22.09.23)
(6)

Avusturya vizesi

amsterdam otlu sigarası
Avusturyanın çok zor vize verdiğini okudum. 5 kişiden biri alamıyormuş. Avusturyaya gitmeden başka ülkeden vize alsak avusturya bizi kapıdan reddedebilir mi? Ya da bu vizeyi almak için kesinlikle taşınması gereken şartlar neler? Yakın zamanda alan varsa yardımcı olursa sevinirim.
Avusturyanın çok zor vize verdiğini okudum. 5 kişiden biri alamıyormuş. Avusturyaya gitmeden başka ülkeden vize alsak avusturya bizi kapıdan reddedebilir mi?

Ya da bu vizeyi almak için kesinlikle taşınması gereken şartlar neler? Yakın zamanda alan varsa yardımcı olursa sevinirim.
0
amsterdam otlu sigarası
(18.09.23)
Almanya schengeni ile ilk ülke olarak İtalya'ya sorunsuz giriş yapmıştım. Schengen vizesi olduktan sonra aiport görevlileri sorun çıkarmıyor. Mega kıl bir görevliye denk gelirseniz bilemem.
0
useless
(19.09.23)
Avusturya eger belgeler tamsa vize reddi ihtimali cok dusuk olan bi ulke - benim deneyimlerime gore.
Tum schengen vize belgeleri hemen hemen aynidir, avusturya’ya basvurun, o belge listesi onunuze gelecektir.

Onun disinda Macaristan/Slovakya/Cekya/Almanya gibi ulkelere de basvurup Avusturya’ya girebilirsiniz “asil hedefim x ama viyanadan transit gidiyorum” filan diye. Ama bileti gormek isterler mi bilmem.
Neyse sonuc olarak diger ulkelerden zor degil almasi.
0
kuehles blondes
(19.09.23)
sorun şu ki vize başvurusu için tarih de vermiyorlar :))
0
🌸amsterdam otlu sigarası
(19.09.23)
Genel olarak "şu şu şartlara sahipsen kesin vize alıyorsun" diye bir durum yok.
Vize görevlisinin temelde bakacağı 2 konu;
1) Başvuru sahibi ülkesine geri döner mi?
2) Ülkemde kaldığı süreyi geçireceği kadar parası var mı?

Günümüzde 1. sorunun cevabı daha öne geçmiş durumda. 2. sorunun daha spesifik ve sayısal bir cevabı olabiliyorken 1. soru daha göreceli. Buna odaklanırsak;

- Düzgün bir mesleğin ve işin, düzenli ve yüksek gelirin var ise ve bunu ispatlıyorsan (bana göre en önemlisi),
- Daha önceden schengen vizelerin varsa ve sorunsuz girip çıktıysan; schengen dışı ülkelere de zaman zaman seyahat ediyorsan,
- Banka hesaplarında "düzenli" birikimlerin var ise,
- Üzerinde konut, araç vb. mülkler var ise,
- Belgelerini eksiksiz teslim ettiysen;

Vize almaman için bir neden görünmüyor.

Avusturya'dan çok endişe ettiysen, Slovakya'dan başvuru ve giriş yap. Red oranı %9 imiş. Bratislava-Viyana dip dibe.

www.aa.com.tr

Günümüzde bunların hepsini kenara koyuyorum, vize için randevuları açmıyorlar. Dolayısıyla nereden randevu buluyorsan oraya yönelmen mantıklı olur. Ben İspanya'ya öylesine bakmıştım aylarca randevu yok. İş gibi çok mecbur bir konu yoksa açıkçası Schengen bölgesine gitmem, gitmiyorum da.
0
Lethe
(19.09.23)
avusturya'nin vize verip vermemesi gercekten doneceginize inanip inanmamasina bagli. belgelerin tam olup olmamasi bence kimseyi ilgilendirmiyor. yaz basinda eksik belgelerle vize basvurusu yaptik, istenen sacma bir belge yerine de atarli bir dilekce yazdik, 3 gunde cikti vizemiz. donecek kisi uluslararasi organizasyonda calisiyordu yillardir, avusturya'da kalmayacagina inandiklari icin oldugunu dusunuyorum tamamen. bence avusturya vize verip vermeyecegi belirsiz ulkelerden biri.
0
songforsomeone
(19.09.23)
aldım bugün vizeyi. her ne kadar sabaha kadar evde belge çevirmek zorunda kalsam ve istanbula randevu açılmadığı için sabahın 8.30'unda bursa'daki vize merkezinde olmak zorunda kalsam ve hayatım allak bullak olsa da...
0
🌸amsterdam otlu sigarası
(23.11.23)
(5)

Kamburluk ve rounded shoulders icin spor onerileri

zimbirik
6 yaşından beri tum gun masa başında oturduğum bir hayat düzenim var. Şuanda da bilgisayar başında calisiyorum ve kamburlugum gittikçe artıyor, sabitleniyor gibi. Bana oyle bir spor onerin ki o kas gruplarını calistirsin ve one gelen omuzlarımı geri ceksin, duruşumu düzeltsin. Ama sorduğum şey egzer
6 yaşından beri tum gun masa başında oturduğum bir hayat düzenim var. Şuanda da bilgisayar başında calisiyorum ve kamburlugum gittikçe artıyor, sabitleniyor gibi.

Bana oyle bir spor onerin ki o kas gruplarını calistirsin ve one gelen omuzlarımı geri ceksin, duruşumu düzeltsin.
Ama sorduğum şey egzersiz hareketi değil, spor tipi.
“Mesela tenis oynamanın o kas gruplarına faydası olur, kamburluğunu düzeltir” Gibi bir öneri arıyorum. Egzersiz hareketlerini sırayla yapmaktan sıkıldığım icin sürdürülebilir olmuyor. Gyme gitmek, aletlerde çalışmak bana aşırı sıkıcı geliyor.

O yüzden dans çeşid, grup dersi, raketli sporlar, farklı tarzda oyunlar vs her seye açığım. Bana bir spor önerir misiniz?
Lütfen konu ile ilginiz/ bilginiz yoksa oneri vermeyin.
0
zimbirik
(18.09.23)
Bahsettiğin şey dans ederek ya da tenis oynayarak düzelebilecek bir şey değil, gym'e giderek de düzelmez, şanslıysan eğer uygun bir fizik tedavi süreci ile düzelir zira yamulan omurga olduğu için omurgayı düzeltmek gerekiyor, onun için de dans etmek etkili bir yöntem değil, tenis oynarken kullandığın kaslar da yamulmuş omurgayı düzeltmez. Dediğim gibi şanslıysan fizik tedaviyle falan kurtarırsın ama derecesine göre cerrahi yöntemler de tavsiye edebilir doktor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.09.23)
öyle bir spor yok, belli hareketlerle düzeltebilirsiniz. düzeldikten sonra da sporla kasları güçlendirip tekrarlamasına falan engel olabilirsiniz. yani spor dalı ana değil ara etmen olur ancak.
0
candide
(18.09.23)
ağırlık çalışarak ve bilinçlenerek duruşunu düzeltebilirsin. nitekim ben düzelttim.

omuzların öne düşüklüğü sırt kaslarının zayıflığından ve göğüs kaslarının gergin oluşundan kaynaklanıyor. sırtını güçlendirirsen, göğsünü de açarsan işin hallolur.

örneğin barbell row, seated cable row, barfiks gibi şeylere abanman gerekecek.
0
alperz
(18.09.23)
10 aydır haftada 3 gün mat pilates yapıyorum. pilates hocama tam olarak masa başı çalışma, kamburluk, omuz düşüklüğü, mouse tuttuğum elimde ve bileğimde güç kaybı, bel ve omuz ağrısı vb. şikayetlerimi anlattım. şu an görenler sen ne yaptın kendine, boyun mu uzadı diye dalga geçiyorlar, o derece düzeldi duruşum ve şikayetlerim %70 falan azaldı.
0
Phoebe
(18.09.23)
Sana benzer bir hayat şeklim vardı. Pandemi esnasında evde oturmaktan ve evde çalışmaktan artık vücut "(" şeklini almıştı. Uyguladığım yöntemlerle 35 yaşında "boyun uzamış" tepkileri aldım. Boy tabi ki uzamadı ama vücut parantez formundan "I" formuna geldi, boyum uzamış gibi oldu.

Üstteki cevaplar doğru, bu sorun dansla-tenisle-oyunla düzelmez.

Sorunu çözmek istiyorsan düzenli egzersizler yapman lazım. Omuz, sırt, göğüs kaslarını çalıştırıp özellikle de esnetmen gerekiyor. Bir spor salonunda spor eğitmeni ile çalışmalısın. Kendi başına belli ki motivasyonun yok, neyi nasıl yapacağını da bilemezsin. Bu iş aletlerden ziyade mat üzerinde, benchte veya duvara yaslanarak çeşitli egzersizler gerektiriyor.

Örneğin şu videodaki tarzda egzersizler çok yardımcı oluyor, ben buna benzer şeyler uyguladım:
www.youtube.com

Sıkıcı ve sürdürülebilir olmadığını söylemişsin, bir eğitmen ile çalışırsan düzenli ve motivasyonlu olarak bu işi götürürsün, sıkıcı olmaz. Bu etabı geçtikten sonra da kas gruplarını güçlendirirsin. Hayatına tahmin edemeyeceğin ölçüde pozitif etkisi olacak. Bu kadar uzun uzun boş yere yazmıyoruz emin ol.

Aradığın cevap bu değildi biliyorum ama doğru cevap bu.
0
Lethe
(19.09.23)
(7)

Asgari ücret ne kadar olur ?

skr1292
Tahmininiz nedir ben en az 15 bin yaparlar diyorum.
Tahmininiz nedir ben en az 15 bin yaparlar diyorum.
0
skr1292
(13.09.23)
tek sefer zam gelecek 2024 yilinda onu da dusunursek %35-40 civari bir zam yapacaklardir, secim de var diye %50 bile yapilabilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(13.09.23)
bu birazda tuik e bağlı , ancak yerel seçimlerin öncesinde olması ve yüksek enflasyon , ve yılda bir defa arttırılacağı için %50 üzeri bir oran da olabilir
0
Rao
(14.09.23)
seçim olmasaydı 30-40. seçim olduğu için 50-55 gibi bir şey olur.
0
golgi aygıtı
(14.09.23)
Geçti o günler. %25 maksimum. Onu bile yapmamaları lazım. Faiz arttırmaya devam edeceklerse zaten durgunluk yaratacaklar bir de asgari ücrete %50 artış yaparak işsizliği iyice körüklerler. Şimşek bu artışı yapmaz seçimlerin sıcaklığı geçtiğinde 2024 sonbaharı gibi de affını ister.
0
Jazz
(14.09.23)
türk-iş aralık ayı açlık sınırı %10-15 üstü.
0
nuisance
(14.09.23)
%40 en az
0
ShadowOfMoon
(14.09.23)
Düz hesap 15.000 TL olacak diyorum. %30 kadar bir artışa tekabül ediyor.
0
Lethe
(14.09.23)
(12)

Satılacak evdeki kiraciyi çıkarmak ne kadar etik?

sckxyss
Bir evimiz var. Başka bir ev alacağımız için evi satacağız. Ev 2 aydır ilanda ama satılmadi. Hem piyasa durgun hem kiraci olan evi almak istemiyorlar pek.Bizim kiracı 12 yıllık. 10 yılı geçtiği için kanuni olarak 3 ay önceden ihtar çekip çıkarma hakkımız var. Ben kiracıyi çıkaralım usulüne göre öyle
Bir evimiz var. Başka bir ev alacağımız için evi satacağız. Ev 2 aydır ilanda ama satılmadi. Hem piyasa durgun hem kiraci olan evi almak istemiyorlar pek.
Bizim kiracı 12 yıllık. 10 yılı geçtiği için kanuni olarak 3 ay önceden ihtar çekip çıkarma hakkımız var.
Ben kiracıyi çıkaralım usulüne göre öyle deneyelim diyorum. Anne baba ayıp olur diyor. Sizin fikriniz nedir?
0
sckxyss
(12.09.23)
Ayıp olur ama kiraciyi çıkarın. Yapacak bir şey yok.
0
allah yazdiysa bozsun
(12.09.23)
Kiracılı evi kimse almak istemiyor. Şu ortamda satma şansınız düşük. İyice zorlanırsınız, en az 300-400 bin TL'de düşük vermek zorunda kalırsınız.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.09.23)
Aklı olan kiracılı ev almaz. Alırsa da epey bir fiyat kırılmasını ister. Yine de önce kiracı ile konuşun, durumu anlatın. Anlaşamazsanız çıkarma yoluna gidersiniz. Zaten yeni ev almak için elinizdekini satıyorsunuz. Belki sizden rüşvet ister evden çıkmak için. Taşınma masrafları + kira falan gibi. Zaten anlayışla karşılamazsa "ayıp" masadan kalkmış olur.
0
nawar
(12.09.23)
bence ayıp olmaz, sonuçta 3 ay sonra çık demiyorsunuz, bu gibi durumlarda kendi çıkarınızı düşünmeniz lazım. yasa size hak tanımışsa gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. ayrıca evi alacak insan belki kiraya vermeyecek kiracı olsa bile çıkaracaktır.
0
Fodera
(12.09.23)
Bizimkiler de bir benzeri. Kiracı 2000 lira kira veriyor. Komşu dairelerde kiracılar 12000 lira kira veriyorken bu durum böyle. Bizimkilere söyleyince de beni susturuyorlar. Ayıp olurmuş. Yani sizin mesele Anne ve babayı ikna etmekte. 10 yıl dolduguna göre elveda deme hakkınız var
0
limonlu eksi
(12.09.23)
satış işlemiyle birlikte sonuç olarak kira sözleşmesi de devredilecek. alıcı istiyorsa hiçbir sebep göstermeksizin siz nasıl çıkartabiliyosanız o da çıkartabilir, fesih sürelerine uyarak.

evi alan yeni malik nasıl olsa çıkarabilirmiş deyip vicdanınızı rahatlatıp aynı şekilde siz de çıkartabilirsiniz, karar sizin.
0
jimmydarmody
(12.09.23)
12 yıllık olsa dahi çıkarmak için belli prosedürler ve dava süreci var.
ayrıca ihtar çekmeniz için belirli süreler oluyor sözleşme tarihine göre.

o nedenle bu yola gidecekseniz bir an önce başlayın yasal işleme yoksa konu çok uzar.
0
nuisance
(12.09.23)
Kiracıyı çıkarmalısınız.

Kiracı olmaması evin değerini belki 50 belki 100 bin TL yükseltecek veya satılıp satılamayacağını belirleyecek. Anne-babanızın kiracıyı çok sevdiği için, ona ayıp olmasın diye harcayabileceği 50-100 bin lirası varsa dokunmayın kiracıya.
0
michael_knight
(12.09.23)
2 sene once kiracili sattik, fiyatta bir dusus falan olmadi.
yeni sahibi ihtar cekip 6 ayda cikartabiliyor, yasal prosedur boyle.
0
cooperr
(12.09.23)
Etik.
0
koskoca kirpi
(12.09.23)
Uzun yıllık kiracınızmış. Elbette bir hukukunuz vardır. Açık açık konuşun buraya yazdığınız gibi. Madem evi satmanız gerekiyor, hoşuna gitmese de karşı tarafın, anlayışla karşılamak zorundalar. Dersiniz “İnsanlar yatırımdan ziyade içinde oturmak için ev arıyor, müşteri bulanıyoruz. Siz eğer bulabilirseniz… falan, filan” Önden yolunu yapın yani…
0
yadigar
(12.09.23)
10 yılı geçtikleri için kanun sana çıkarma hakkını veriyor. Bunda etik olmayan bir durum yok.

Öncesinde kiracın ile uygun bir dille konuyu konuşmak, hatta almak istiyorsa evin satışında onlara öncelik vermek hoş olur. Kiracılı evlerin satışı şu dönem ciddi sorun. Kimse 3-5M para ödeyip de ayda 5000 TL civarı kira almak istemiyor. Boş ev çok daha hızlı ve makul fiyata gider. Kiracılı evi satman zorlaştığı gibi, fiyat olarak aleyhine olur. Şartlar 2 sene öncesi gibi değil.

Benim ailem de kiracı idi, 10 yılı doldurmaya yakınlardı. Aracımı sattım, onlara da 0.99 faizle zorla kredi çektirip kirada oturdukları evin yarısı büyüklüğünde (130'lardan 65 metrekareye düştüler) ev aldırdım. Günümüz şartları böyle tedbirler gerektiriyor. Ev sahibi evden çıkın deseydi ya kirayı 3x yapacaklardı, ya da çıkacaklardı. Kanunun nadiren ev sahibini koruduğu durumlardan biri.
0
Lethe
(12.09.23)
(3)

Bir şeyin pahalı yada ucuz olduğunu nasıl anlayabilirim ?

WithWorth
Temel lokanta ve market/süpermarket ürünlerinden bahsediyorum.Kendi gelirimden bağımsız olarak soruyorum, bir hikaye var bilirsiniz; vehbi koç lokantada kutu kolayı pahalı bulduğu için almıyor vs.Örnek olarak; şuan ülker çikolatalı gofret 15 tl görseniz ? normal mi ?
Temel lokanta ve market/süpermarket ürünlerinden bahsediyorum.

Kendi gelirimden bağımsız olarak soruyorum, bir hikaye var bilirsiniz; vehbi koç lokantada kutu kolayı pahalı bulduğu için almıyor vs.

Örnek olarak; şuan ülker çikolatalı gofret 15 tl görseniz ? normal mi ?
0
WithWorth
(09.09.23)
Her ne kadar dış dünyadaki piyasa durumuna göre kıyaslama yapsakta bu biraz da kişinin geliri (kazancı) doğrultunsunda değişen bir durum aslında.
Bir markanın yazısı logosu var diye alınan ürün bile zengin biri için uygun fiyatlı sayılabiliyor.

Kutu kola örneği burada çok uygun bir örnek değil. Lokanta, sonuçta bu hizmeti masaya getirdiği için bir kâr üstüne ekleyecek. O nedenle şehir merkezinden uzak bir sahilde şişe su vb. gibi içeceklerin fiyatının katlanmasından bir farkı yok bu durumun.

Kola değil de örneğin pilav üstü kuru fasülyenin lokantalara göre fiyat karşılaştırması yapmak daha olur.
0
diyecevaplandı
(09.09.23)
Dediğiniz gibi kazançtan bağımsız bu.

Bir şişe su markette 1 tl, mağazada 20 tl.
O zaman demek ki bu su pahalı.

Türkiye'de satın alabiliyorsam pahalı değildir diye bir algı var. Zaten o yüzden fiyatlar çok şişik mekanlarda falan. Halbuki avrupalı bu aradaki farkın sebebini sorar. Bizde sorduğun zaman "paran yoksa gelme" bakışı atıyor hemen garsonlar bile.
0
anten
(10.09.23)
Şu an fiyat algısı diye birşey kalmadı, bugün çok pahalı ama yarına göre ucuz. Bunu geçiyorum.

15 TL gofret için bence pahalı; çünkü bitter çikolata da o civarda. Gofret bitter çikolatadan daha ucuz olmalı.

Özellikle restorantlarda içecekler aşırı derecede pahalı ve milleti aptal yerine koyar cinsten. 6'lısı 18 TL olan sodanın tanesi 40 TL'ye satılıyor. Burada somut bir karşılaştırma yapabiliyoruz.

Örneğin işlenmiş et, saf etten daha ucuz olmalı; eğer birim fiyatı daha yüksekse pahalı olduğunu düşünürüm. İşlenmiş ette et miktarı az ve ucuz katkı maddeleri gramajı yükseltiyor.

İthal bir ürünün fiyatı Türkiye menşei üründen pahalıysa fiyatı yüksekmiş derim. Türkiye'de ekonomi dengeleri çok değişti, dolar bazlı ciddi anlamda pahalı bir ülkeyiz. TL kazanıp Euro/Dolar bazında enflasyonla mücadele ediyoruz. O nedenle ithal ürün daha ucuz olmalı.
0
Lethe
(10.09.23)
(4)

Krediyle Araç Satın Alma Adımları

pantepember
Selamlar,İlk kez araba satın alacağım. Halletmem gerekenleri listelemeye çalışıyorum. Yardımcı olursanız çok sevinirim.1- Satın alınacak araç bulunur ve sahibiyle anlaşmaya varılır (belli bir yaştan daha büyük araçlar için kredi verilmiyor. Doğru mu?).2- Aracın ekspertiz değeri hesaplatılır.3- Aracı
Selamlar,

İlk kez araba satın alacağım. Halletmem gerekenleri listelemeye çalışıyorum. Yardımcı olursanız çok sevinirim.

1- Satın alınacak araç bulunur ve sahibiyle anlaşmaya varılır (belli bir yaştan daha büyük araçlar için kredi verilmiyor. Doğru mu?).
2- Aracın ekspertiz değeri hesaplatılır.
3- Aracın ruhsatıyla bankaya kredi başvurusu yapılır.

Doğru mudur? Eksik veya yanlış adımları eklemem veya düzeltmemde yardımcı oşabilir misiniz?

Not: Kredi çekme konusunda da tüyolarınız olursa çok makbule geçer. Hangi bankadan, hangi tür kredi gibi. Almayı düşündüğüm araçların en genci 12 yaşında. Fiyat aralığı ise 350-500 bin TL. 250-300 bin TL naktim var.

Teşekkür ederim.
0
pantepember
(08.09.23)
bazı galerilerde kimlikle hemen kredi kullandırma olayı var. galerici örneğin koç finans ile anlaşmalı sana anında kredi ayarlayabiliyor.
0
alp9900
(08.09.23)
Araçlarda ekspertiz değeri hesaplama diye bir prosedür yok, kasko bedeli vardır ve bunlar bellidir. Bir de bazı bankalar belli yaş seviyesine kadar araçlara kredi kulandırıyor. Örneğin Halkbank en fazla 5 yaşındaki arabaya kredi kullandırır. Banka bazında böyle kriterler olabiliyor.

1- Aracın sahibi ile anlaşıyorsun.

2- Ruhsat ile bankaya kredi başvurusunda bulunuyorsun. Kredi limitin onaylanırsa araç sahibi ile notere gidiyorsun.

3- Noterde aracın devri senin üzerine yapılıyor. Devirden sonra da satıcının hesabına kredi tutarı geçer. Tam bu esnada bazı bankalar aracın trafik sigortası ve kaskosunu kendi sigorta şirketleri üzerinden zorla yaptırabilirler. Sen o sırada başka sigorta şirketinden daha uygun teklif bulabiliyorsan onu yaptır.

Taşıt kredisinin prosedürleri zorlayıcı. Ben İş Bankası'nda perişan olmuştum. Ayrıca aracın üzerine rehin koyduklarından kredi bitmeden satmaya kalkarsan prosedürlerle uğraşırsın.

O nedenle faiz oranı olarak aynıysa veya önemli bir fark yoksa taşıt kredisi kullanma, ihtiyaç kredisi kullan. Fiyat aralıkların düşük zaten.
0
Lethe
(08.09.23)
1 5 yaş üstüne kredi çıkmaz.
2 araç sahibi aracın fiyatını beliler, satış fiyatına kadar bankanın açtığı limit belli.
3 aracın ruhsatıyla ilk olarak bankaya gidin para çıkmıyacaksa çok uğraşırsın. bu ara bankalar kolay araç kredisi vermiyor.

0 araç alımında firma krediyi kendi ayarlar. elinizde bir miktar paranız yoksa banka size çok da fazla bir para vermez.
0
mikahakkinen
(08.09.23)
Ek bilgi:
Kredide araç yaşı sınırı:
Yapıkredi: 12
Vakıfbank: 6
0
🌸pantepember
(08.09.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.