Giriş
(3)

ist-anadolu künefeci

neden beni sevmedin
anadolu tarafında şöyle güzel bi künefe nerede yiyebiliriz?tşkler.
anadolu tarafında şöyle güzel bi künefe nerede yiyebiliriz?
tşkler.
0
neden beni sevmedin
(06.01.26)
ekol künefe, bazı semtlerde dükkanları var.
0
nahtoderfahrung
(06.01.26)
Antephan iyidir; Ümraniye, Çekmeköy, Tuzla gibi ilçelerde şubeleri var.
0
Lethe
(06.01.26)
Özikizler tabi ki. Her zaman favorimdir
0
narod
(07.01.26)
(5)

Borsa, Altın, Tahvil vs.

uykulu
Selamlar, borsayı nasıl görüyorsunuz, bu sene borsadan hayır gelir mi ?Parayı nerede korumak gerekiyor ?Ev alacak para olsa kafa rahat edecek 3 yılda %100 yapıyor Allah bereket versin.Altından bu sene %85 gibi bir şey kazandık, aslında ev almanın mantığı kalmadı.
Selamlar, borsayı nasıl görüyorsunuz, bu sene borsadan hayır gelir mi ?

Parayı nerede korumak gerekiyor ?

Ev alacak para olsa kafa rahat edecek 3 yılda %100 yapıyor Allah bereket versin.

Altından bu sene %85 gibi bir şey kazandık, aslında ev almanın mantığı kalmadı.
+1
uykulu
(05.01.26)
Gerçek alt yapısından haberi olmayanların kazanma uğruna bir şeyler
alıp sattığı , defter, muhasebe, vergi , ruhsat derdi olmayan sadece kasaya girenle ilgilendikleri, normal ticaret yaptıklarını 'sandıkları" yer olarak görüyorum.

Sistemi kuran ve onlara bağlı olanlar köpek balıkları gibi avdan büyük büyük parçaları koparırken, alttaki küçük balıklardan ibaret takım ise bu avdan küçük parçalarla veya sağda solda gördükleri planktonlarla beslenmeye çalışıyor. hatta aç kaldıkları ( zarar ettikleri) oluyor .

Esas yatırım , altındır. Dünya tarihinden beri önemi değişmedi. Savaş , afet ekonomik krizlerde altın kurtarıcı olur.
Yapay yatırım araçları değil .
Altına yatırım yaptım zarar ettim diyen görmedik hiç.
Sadece biraz sabır gerekiyor.
Ayrıca altının önemini anlamak için kripto para firmalarının yatırımlarına bakmak lazım.

Altın ve gümüşün neden değerli olduğunun sebebi de ayrı bir mevzu.
0
diyecevaplandı
(05.01.26)
uzun vadede altın ve gümüş ama fiziki, kısa vadede btc'yi tercih ederdim. uzun vade anlayışım min 2 yıl. kısa vadedeki senaryoda ise 3. aydan sonra kar almak veya düşerse zararı minimize etmek için düşerken ekleme yapmak mantıklı bir tercih olabilir.

eviniz yoksa önce ev alın derim. şu an nakitin bir kısmını kullanıp kalanıyla yatırım yapıp düşük faizli kredi bulup ev almak mantıklı(örn 2.2 altı faiz şu an düşük, seçime doğru yapılandırılabilir). eğer sihirli değneğe denk gelmezsek, önümüzdeki 4 sene yüzde 20'nin altında enflasyon beklentim yok.
0
cisimcik golgi
(06.01.26)
Borsaya şu an baktığımda tepeden %25 düşmüş, dibi görmüş, oradan tekrar çıkmış ve yeni zirvelere giden bir grafik görüyorum. Yan tahtalarda macera aramadan, seçici olmak kaydıyla neden para getirmesin diyorum.

Parayı nereye koyma konusu senin gelirin, risk algın, elindeki nakitle de alakalı. Yatırım tavsiyesi olmamakla beraber kendi adıma 2025'te altın ve gümüş biriktirmiştim, 2026'da altın ve bitcoin ile devam ediyorum.

Ev almanın mantığı şurada, senin için çok büyük bir para vardır, hergün artan ya da düşen bir varlığa yatırmak istemiyorsundur alırsın. Hesapta ya da gözünün önünde fiziki varlık olunca insanın illa ki ihtiyacı oluyor, satıp yerine koyarım diye düşünüyor. Konut öyle değil %1-2'sini satamıyorsun. Kafan rahat oluyor, 2 senede dahi %100 getiren bölgeler var.

Gram altının TL bazında son 15 yıl içinde %30-40 düşüşlü dönemleri var evet ama son birkaç yıldır TL ve USD bazında güven veriyor. Son 2 senedir inanılmaz primli. Bu sene %85 olmasa da yine ciddi bir getiri sağlayacağını düşünüyorum.
+1
Lethe
(06.01.26)
Piyasa çok düştü diye gidip hisseye girilmez bir anda. Hisse 6 ay sonra yükselmeye başlar olan 6 ayınıza olur.
Temkinli yaklaşın.

Kazandıran yatırım fonları var, proların yönettiği fonlar kararsızsanız onları deneyin hiç olmazsa mevduattan çok kazandırır.
0
laf salatasi
(06.01.26)
esas yatırım altın diye bir şey denmiş hiç katılmıyorum. esas yatırım değerli olduğuna inandığınız şeyi düzenli biriktirmektir, hatta çok düştüğü zamanlarda daha çok biriktirmektir. bu altın da olur hisse senedi de.

2000 yıından bu yana ons altın 15 kat prim yapmışken 50-100-1000 kat yapan hisseler var. ha altın daha güvenilir liman derseniz orası doğru. yatırım işi de böyledir zaten. paranın çoğunu güvenilir olanlara azını riskli olanlara yatırırsınız.
+1
lazpalle
(06.01.26)
(4)

venezuela savasi ile birlikte

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
pazartesi günü borsada ne gibi düsüsler ve artislar beklememiz gerekiyor? paranizi kaciracaginiz bir sektör olacak mi?madurolarin kacirilmasiyla birlikte savasta geri dönüs yok gibi :(
pazartesi günü borsada ne gibi düsüsler ve artislar beklememiz gerekiyor? paranizi kaciracaginiz bir sektör olacak mi?
madurolarin kacirilmasiyla birlikte savasta geri dönüs yok gibi :(
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.01.26)
turkiye icin altina kaciyordum.
abd karisirsa nereye kacilir bilmiyorum.
+1
WithWorth
(03.01.26)
Ben bizim borsayı çok etkileyeceğini düşünmüyorum, bu operasyon uzun zamandır bekleniyordu ve görünen o ki çok hızlı şekilde tamamlandı. Venezuela zaten çok uzun zamandır içler acısı halde. ABD'ye cevap verecek hali hiç yok. ABD kendine yakın bir yönetim atayacak ve işine bakacak.

Yatırım noktasında 2025 yılında altın ve gümüş alıyordum; 2026 için altın ve bitcoin olarak devam edeceğim. Yine de çoook seçici olmak şartıyla borsada alım yapılabilir.
0
Lethe
(03.01.26)
savas falan yok yaw, adami terayagindan kil ceker gibi aldilar.
ulke resmen herifi teslim etti.
+2
cooperr
(03.01.26)
Ne covid ne ukrayna savaşı ne İsrail ne bu. Hiçbir olayda yatırımlarima dokunmuyorum, aynı şekilde yatırmaya devam ediyorum.
Marketi zamanlama gibi bir uğraşı yapacak kadar iyi olsam çalışmak yerine trader olurdum.
-1
logisticsmanager
(03.01.26)
(2)

Kredi ve ev işleri, ihtiyaç kredisi ile birleştirsem mi

ShadowOfMoon
Bu sene faizler düşecek ve ev fiyatları uaçacak deniyor. o yüzden geç olmadan ev alasım var.maaş 100 bin diyelim. almak istediğim evler 7 milyon seviyesi. 2.5 milyon birikim var. maaşın %80 muhabbetinden dolayı 2.5 m dan fazla kredi zor çıkıyor ev kredisi yani. 2.5 civarı faiz.aylık ödemesi 70 80 bi
Bu sene faizler düşecek ve ev fiyatları uaçacak deniyor. o yüzden geç olmadan ev alasım var.

maaş 100 bin diyelim. almak istediğim evler 7 milyon seviyesi. 2.5 milyon birikim var. maaşın %80 muhabbetinden dolayı 2.5 m dan fazla kredi zor çıkıyor ev kredisi yani. 2.5 civarı faiz.

aylık ödemesi 70 80 bin yani çok az kalacak. ama 1-2 sene idare edilir zam alana kadar.

bununla birlikte 1 milyon ihtiyaç kredisi çekip daha zorlamak mantıklı olur mu. evler artarsa her türlü karda olacağım da bir daha alamama durumum olacak çünkü yükselirse. bir de almışken biraz daha iyisini alayım. ilerde "keşke biraz daha fazla verip şurdan alsaydım" dememek için.
kart limitleri de 2 milyona yakın. onlarla da altın vs bozup alabilirim de, aylık 200-300 bin ödeme yapmak da tam bir faiz batağı olacak :)

oturmak için alacağm
0
ShadowOfMoon
(03.01.26)
Alacağın ev 2. else bugünkü regülasyona göre en fazla 2,5M TL kredi kullanabilirsin. Bunun aylık taksiti 70.000 TL civarı olur. Geriye kalır 30.000 TL aylık gelir ve 2M TL açık.

Bu konut kredisini kullandıktan sonra 1M TL ihtiyaç kredisi alamazsın. 1M TL ihtiyaç kredisi yine bugünkü regülasyona göre 12 ayda ödenmek zorunda. Aylık taksiti 100.000 TL'yi geçer. Bunu konut kredisi kullanmıyor olsan da çekemezsin. Diyelim ki çektin, yine açığın var ve nasıl ödeyeceksin. 2,5M birikim ve aylık 100K TL gelirle 7M seviyesinde bir konut almak çok zor.

İlk önerim - almak istediğin evin tutarını 5M bandına düşürmen. Konutta adım adım hareket etmekte fayda var. 4-5 sene oturur, kredi anaparasını düşürürsün. İleride günümüzde 5M eden bir konuttan 7M bandına geçmen daha kolay olur.

İkinci önerim - inşaat şirketleriyle birebir iletişime geçip banka kredisini devreye almadan kişiye özel bir ödeme planı oluşturmaya çalışmak.

Konutta bana göre 2019 öncesi döneme geçtik, yani 2019-2023 arası hızlı artışlar değil, enflasyona paralel artışlar oluşmaya başladı. Fiyatların uçmasını beklemiyorum, evet artıyor ama uçmuyor üstelik konut satışları rekor üstüne rekor kırarken.
0
Lethe
(03.01.26)
söylediğin denklemle 7 mio tl lik bir ev alamazsın maalesef. bu kadar kendini zorlamana da gerek yok açıkcası. 2.5 mio tl paran varsa güzel araştırıp kira çarpan oranı düşük bir ev bulup, direkt peşin, iyi bir pazarlıkla alman daha karına olur bence. maaşından biriktirebileceğin parayı da altın bist 100 amerikan borsasına bölüp biriktirirsin böylelikle enflasyona karşı da korunmuş olursun. ben olsam öyle yapardım en azından. 2.5 mio tl lik evin 15-16 bin bandında getiri olması lazım minimumda.
0
visenfoni
(03.01.26)
(4)

Muayeneden muayaneye mtv ödemenin sıkıntıları olur mu?

ShadowOfMoon
2 senede bir falan oluyor; arada bir de hız cezası vs. geliyor. Faizin yüksekliği dışında ve cezaların ilk dönemdeki indirimini kaçırmak dışında, geç ödemenin başka ne sıkıntısı olabilir?araç opel astra 2018
2 senede bir falan oluyor; arada bir de hız cezası vs. geliyor. Faizin yüksekliği dışında ve cezaların ilk dönemdeki indirimini kaçırmak dışında, geç ödemenin başka ne sıkıntısı olabilir?



araç opel astra 2018
0
ShadowOfMoon
(03.01.26)
haber bile vermeden banka hesabına e-haciz koyup çekebilirler. hesabında para yoksa çocuğun için kenara attığın dolar hesabından bile dolar bozup alabilirler.
+2
kibritsuyu
(03.01.26)
Kesinlikle önermem, hadi faiz kısmı bir şekilde tölere edilebilir ama çok basit konulardan bile evlere tebligatlar gidiyor, yine ödemezsen e-haciz uygulanabilir. Bir de aracın satışına da engel diye biliyorum.
0
Lethe
(03.01.26)
hiç bi sıkıntısı olmaz, merak etme. biraz faiz ödersin o kadar.
+1
antihero
(05.01.26)
2023 yılında konan ek motorlu taşıt vergisini belki iptal olur falan diye ödemedim, protesto ettim. birkaç ay sonra oğlum için arada para yatırıp birikim yaptığım dolar hesabından dolar bozarak çatır çatır aldılar.

siz yine bir şey olmaz diye düşünebilirsiniz ama biz de popomuzdan sallamıyoruz, başımıza geleni söylüyoruz.

kaldı ki serbest meslek makbuzu stopajından dolayı devletten vergi alacağım var. kendi vergi dairem ve DİĞER vergi dairelerinde doğmuş doğacak vergi borçlarıma mahsup edilsin diye dilekçe vermiş, iade talebinde bulunmuşum. kendi vergi dairem normal vergi borçlarımı oradan mahsup ederken, ankara'da motorlu taşıtlar ile ilgilenen yeğenbey vergi dairesi dilekçeyi milekçeyi zklemediği için, bu adamın bizde parası var, alacağı var, şuradan alalım demek yerine döviz hesabımı bozarak almayı tercih etti. olan çocuğun parasına oldu.

2025 yılının normal mtv'sini de ödemedim, çekecek diye bekliyorum. yine alacağım var, yine bütün vergilerim oradan ödeniyor, ama yeğenbey temmuz'dan beri çekmiyor. yine e-haciz koyup çekerlerse de ben gidip o vergi dairesinin icra servisini basacağım.
+1
kibritsuyu
(05.01.26)
(12)

istanbul'dan taşınsaydınız nereye giderdiniz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
türkiye sınırları dahilinde olmalı.
türkiye sınırları dahilinde olmalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.01.26)
muğla
+2
jelly bear
(02.01.26)
Sinop, Çanakkale, Balıkesir
0
Amaranta ursula
(02.01.26)
antalya
+3
tahtakafa
(03.01.26)
Balıkesir
+1
ercu cozer
(03.01.26)
ankara
+1
hold the door
(03.01.26)
kar, kış ve soğuktan nefret eden bünyem için net şekilde antalya. yazın çok bunalırsam da toroslar burnumun dibinde.
+1
lazpalle
(03.01.26)
antalya ve muğla'da hamam böcekleri vardır.
-4
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.01.26)
Antalya' ya geldik.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(03.01.26)
ankara, eskişehir, muğla merkez.
+1
mikahakkinen
(03.01.26)
çkale merkez.
+1
biravekahve
(03.01.26)
Kocaeli/Kartepe veya Bolu civarı.
+1
Lethe
(03.01.26)
Bursa
+1
stejerners
(03.01.26)
(13)

Saç ektirmeyi çok isteyip de cesaret edememek; Ne yapsam?

norules
Erkek tipi saç dökülmem var epey bir zamandan beridir. Bu durum beni üzüyor, psikolojimi net şekilde olumsuz yönde etkiliyor. Bir yandan saç ektirmeyi çok istiyorum ama ekimin sonrasındaki o malum süreci çekme fikrine katlanamıyorum. Toplum içerisinde saç ektiren Arap turistler gibi takılmak durumun
Erkek tipi saç dökülmem var epey bir zamandan beridir. Bu durum beni üzüyor, psikolojimi net şekilde olumsuz yönde etkiliyor. Bir yandan saç ektirmeyi çok istiyorum ama ekimin sonrasındaki o malum süreci çekme fikrine katlanamıyorum. Toplum içerisinde saç ektiren Arap turistler gibi takılmak durumundan uyku pozisyonu sıkıntılarına kadar pek çok şey var.

Zahmete, zora çok gelemeyen bir insan tipiyim yani; sizce bu profilde birisi saç ektirme işine girmeli midir? "Nereden girdim ben bu işlere, Allah kahretsin ya" der miyim? Saç ektiren, ekim mevzusuna dair bilgileri olan arkadaşlar ne dersiniz?
0
norules
(18.12.25)
Biraz bekle istersen:
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(18.12.25)
Gir. Eziyetsiz lezzet olmaz derler. Bir şey psikolojini olumsuz etkilemeye başladıktan sonra çekeceğin birkaç aylık sıkıntıya değer bence. Zaten ağrılı süreç max ilk aydaymış.
-1
Amaranta ursula
(18.12.25)
Arap turist gibi takilma evresi o kadar uzun degil bir de abi gozunu seveyim sanki o vakte kadar herkes seni norvecli saniyormus gibi yazmissin :D

Psikolojini bozuyorsa ama ektirmek de istemiyorsan belki baska seyleri degistirebilirsin. Kilo verme, giyim kusam, duzgun disler, belki botoks falan. Hos gerci dis de zahmetli ve iyi bir yere yaptirmak lazim dogal durmasi icin.
+1
hot potato
(19.12.25)
o sıkıntıların hepsi ilk 3-5 gün. Sonra 13-15 gün civarında kafandaki kabuklar dökülüyor ve ektirmiş görüntülü ama daha normal oluyorsun. Sonra onlar dökülüyor bir süre kel kalıyorsun. 3-6 ay arası çıkmaya başlıyor. 6.aydan sonrası güzel. (ekim bölgesi için konuşuyorum. Yanlar arkalar falan normal uzar işte normal şekilde)
0
nhk ni youkosu
(19.12.25)
Geçen yıl saç ektirdim. Açık alan genişse, ensedeki saçlar kalitesizse hiç boşuna ektirme.
0
HellKeePer
(19.12.25)
2019'da saç ektirmiştim, İYİ Kİ ektirmişim. Sadece bu kadar söylüyorum.

Yalnız çok iyi bir klinik seçmen lazım. Ya paraya kıyıp üst segment yerde yaptıracaksın, ya da hiç yaptırmayacaksın bu işin arası yok.
0
Lethe
(19.12.25)
tek derdin bu olsa keşke. bence saç ekiminin %90'ının bariz şekilde fiyaskoyla sonuçlanmasını düşün. yıllar sonra tekrar dökülmeye başlıyormuş zaten. çim adam görüntüsü de cabası.

benim de hep aklımın bir köşesinde saç ektirme fikri ama o yapay görüntü ve 1001 şikayetten dolayı sürekli vazgeçiyorum.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(19.12.25)
saç ektirip de pişman olan yok. zora gelemiyorum sıkılıyorum falan demen de ergen tripleri. alışmışsınız youtube da 2x izlemeye, sıkıldığında kapatmaya, instagramda kaydırmaya, hiçbirşeye tahammül yok artık.

kalk ve google'dan düzgün biryer bul, ara ve randevu al. ayağa kalktığın an %50si bitmiş olacak sürecin. sen ayağa kalkamıyorsun daha. (motivasyon konuşması)
0
plastic_angel
(19.12.25)
ben erkek değilim ama yakın çevremde çok arkadaşım saç ektirdi . senin gibi titiz bir tanıdığım 2 hafta evden çıkmadı sadece kontrole gitti geldi . düzenli bakım ve doktorun söylediklerini uygulayarak süreci kolay atlattı .
ilk 2 gece zorlandı o kadar .
saç ektiren arkadaşlarım doğal saçlı gibiler hiç anlamazsın .
-1
devilone
(19.12.25)
bi cesaretle şubat 2025'te yaptım. geçen hafta wax satın aldım yıllar sonra :) yaptır.
0
summerjam0306
(19.12.25)
Kötü saç ekimi insanı dünyanın en aşağılık insanı hissettiririr. Açık alan çoksa hiç girme. Ya da saç çizgini 18 yaşındaki gibi çizme. Daha geriden çiz, alın açık olsun. 15 yıl önce ektirdim. Şuan iğneli epilasyoncu geziyorum aldırmak için.
0
Caletti
(19.12.25)
2 haftalık sıkıntılı süreç için onlarca yıllık "kafa rahatlığı" kenara atılır mı hocam. operasyon sonuçta bu tabi yarın apandisiniz patlar, fıtığınız çıkar mecbur kalır yine bir takım post-op sıkıntılarıyla uğraşırsınız. sizin psikolojinizi ve özgüveninizi etkilemiyorsa boşverin tabi niye boşu boşuna operasyonla uğraşasanız ama etkiliyorsa değer. yalnız aşırı heveslenmeden önce iyi bir doktordan bir görüşme randevusu alın. para göz değilse karşıdaki genelde sana tavsiye veriyor. köklerin alındığı bölgeki saç kökleri çok zayıf, kafa derin hassas falan diyip iyi sonuç alma ihtimalinin düşük olduğunu söylüyorlar öyle bir durum varsa. dürüst doktor bulmak önemli.
0
semaforo de medianoche
(19.12.25)
Gerek duyuruya gelen cevaplar, gerek özelden eksik olmasınlar mesajlaştığımız arkadaşların söyledikleriyle ekim için gerekli motivasyona ulaşmama ramak kaldı diyebilirim.

Bu hayata bir kere geliyoruz, bu yaşlarımızı bir kere yaşıyoruz. Gözü karartıp girmek gerekiyor sanırım. Keşkelerle, eski fotoğraflara bakıp iç çekmekle bu hayat geçmez...
+1
🌸norules
(20.12.25)
(12)

1+1, halısız dümdüz bekar evi için en iyi süpürge çözümü?

hadi ya la
Siz olsanız ne alırsınız? Normal kablolu, kablolu dikey, kablosuz dikey, robot? Ne alayım?Robot + dip köşe için ucuz bir kablolu dikey düşündüm ama emin olamadım.
Siz olsanız ne alırsınız? Normal kablolu, kablolu dikey, kablosuz dikey, robot? Ne alayım?

Robot + dip köşe için ucuz bir kablolu dikey düşündüm ama emin olamadım.
0
hadi ya la
(13.12.25)
benim kablosuz dikey süpürgem var. kafam çok rahat. tek şarjla 2 kere evi full süpürebiliyorum. haznesi çok kolay boşaltılıyor vs. dyson da değil nispeten ucuz bi philips falnadı.

bence 1+1'de, kedi köpek de yoksa robota gerek yok ya. haftada bir kere 1 saat süpürdüğünüzde bile bayağı iyi kurtarıyor.
-1
gitdaddy
(13.12.25)
Bende kablolu var, torbasız olanlardan. Ucuz, emiş gücü iyi ve benim sakarlıklarıma rağmen hala çalışıyor. Kedim var ama yattığı ve takılmayı sevdiği bir-iki yer dışında pek tüy sorunu olmuyor.
0
gnosis
(13.12.25)
dogru dusunmussun. robot sert zemini halledecek sen haliyi supureceksin.

olur da hali performansi iyi bir urun alirsan irobot gibi, ona da pek gerek kalmayacak. ben irobot ve roborock kullandim. roborockun en pahali modeli. irobot varken haliyi da supurmeye gerek kalmiyor.
0
holy biblo
(13.12.25)
10+ yıl 1+1 evlerde yaşadım; 1+1 eve robot süpürge ve büyük süpürgelere hiç ihtiyaç yok. 40-50 m2 evlerden bahsediyoruz, kapladığı yer dahi göze batıyor.

Dikey bir süpürge fazlasıyla yeter ve az yer kaplar. Şarjlı, kablolu fark etmez. Ortalama bir cihaz sana uzun yıllar yetecektir.
0
Lethe
(13.12.25)
Normal kablolu az ses çıkaran philips modellerinden
0
grimavi
(13.12.25)
Sadece dikey, mümkünse dyson yeter de artar.
0
physcos physcos
(13.12.25)
kablolu, siklonlu, torbasız, yıkamasız.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.12.25)
kablosuz dikey. indirimden samsung jet60 almıştık 1+1 eve aşırı yetiyor. kablosuz ve hafif olduğu için her kullanışımda iyiki almışım diyorum.
0
nolmus yani
(13.12.25)
Kablosuz dikey+1
+1
antihero
(13.12.25)
hiçbiri. kuru temizlik için toz toplayıcı mendil ile mendillerin takılabileceği saplı aparat yeterli. ör: www.rossmann.com.tr
0
tnz
(13.12.25)
erkek arkadaşımda moplu robot var gayet iyi hallediyor.
0
art cat chocolate
(13.12.25)
robot + ucuz dikey.

ben sadece robot kullanıyordum başka süpürge hiç çalıştırmıyodum. ama acil durumlar için kenarda bi süpürge bulunmalı cam kırılır bi şey dökülür falan.

3+1 eve geçtim yine sadece robot kullanıyorum.
0
jelly bear
(13.12.25)
(7)

Akbank chip para

arbre
Akbank sürekli chip para veriyor. 150, 200 TL. Harcamadığım için geri alıyor. Bu nasıl kullanılıyor? Size de geliyor mu? Ne için kullanıyorsunuz?
Akbank sürekli chip para veriyor. 150, 200 TL. Harcamadığım için geri alıyor. Bu nasıl kullanılıyor? Size de geliyor mu? Ne için kullanıyorsunuz?
-1
arbre
(12.12.25)
Bazı online alışveriş sitelerinde geçerli. Hepsiburada mesela.
0
auroraaurora
(12.12.25)
akbankta chippara olayı çok güzel. her yerde geçerli. şöyle ki herhangi bir harcama yapıp daha sonra o harcamayı chippara ile ödeyebiliyorsun mobil uygulamadan.
örneğin 300 tl harcama yaptın diyelim 200 chipparan varsa 200 tlsini direkt ödeyebilirsin. ekstre kesilmeden yapmak gerek sadece.

diyelim 100 tl harcama yaptın 200 chipparan var bu sefer 100 tlsini chippara ile ödüyorsun 100 chipparan kalıyor.
0
jelly bear
(12.12.25)
a101'de geçerli kasada puanları kullanacam diyorsun
0
messina123
(12.12.25)
Peki kredi kartını mı kullanmam gerekiyor? Ben banka kartı kullanıyorum ve kredi kartı bilgilerini bu kartta da görebiliyorum.
-1
🌸arbre
(12.12.25)
puanlar banka kartındaysa, kredi kartın varsa juzdan uygulamasından müşteri hizmetlerine bağlanıp puanlarını kredi kartına aktarabilirsin. evet kredi kartından harcama yapman gerek sonradan chippara ile ödeme için.

ama sadece banka kartın varsa bazı marketlerde, benzin istasyonlarında vs kullanabilirsin. kullanmadan önce akbank posu var mı diye sor. internette de hepsiburada n11 vs geçer.
0
jelly bear
(12.12.25)
Juzdan uygulamasına gir işlemlere gel harcamalarını chip para ile öde yap.
çok şanslısın aslında bonus kartın böyle bir olanağı yok anca alışveriş yaparken puanımdan çekin diye kartı vermek gerek, kartı takmadan puan alamıyorlar.
0
eja
(12.12.25)
Akbank'ı aktif kullandığım dönemde chippara ve milleri direk kredi kartına yatırıp esasen tüm kredi kartı harcamalarımdan düşebiliyordum.

Akbank Wings Black kullandığım dönemde hayatımda ilk kez bir bankanın kredi kartını kullanırken avantaj yaşadığımı hissetmiştim.
0
Lethe
(13.12.25)
(2)

Diyetisyen ücretleri

bogurtlenliporsuk
Devlet hastanesinde diyetisyene gittim, yeme bozukluğumdan ve aşırı kilomdan bahsettim. Verdiği listenin de faydası olmadı. Durum vahim Bir hal almaya başladı. Özelde diyetisyene gitmeye karar verdim. Fakat ücretleri hakkında hiç bilgim yok. Üzerimde para olmadan rezil olmak da istemiyorum. Büyükşeh
Devlet hastanesinde diyetisyene gittim, yeme bozukluğumdan ve aşırı kilomdan bahsettim. Verdiği listenin de faydası olmadı. Durum vahim Bir hal almaya başladı. Özelde diyetisyene gitmeye karar verdim. Fakat ücretleri hakkında hiç bilgim yok. Üzerimde para olmadan rezil olmak da istemiyorum. Büyükşehiri göz önüne alırsak ne kadar tutar aşağı yukarı?
0
bogurtlenliporsuk
(03.12.25)
hastanesine göre değişir, 2000 tl muayenede var 4500 tl muayenede var, doktorun ünvanına hastanenin konumuna sınıfına göre değişir.
0
eja
(03.12.25)
İstanbul Çekmeköy'de bir özel diyetisyen biliyorum, 4 seans 12000 TL. Yani seansı 3000 TL'ye geliyor. Kredi kartı-nakit aynı para.
0
Lethe
(03.12.25)
(13)

Krediyle Araba Alma Olayını Bir Türlü Anlamlandıramıyorum

elektr10
Türkiye'de asgari ücretin 3-4 katı kadar maaş alan biri kredi yükünün altına nasıl girebiliyor? Benim mesela özellikle kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan. Ekstra bir harcamam da yok ama bazen evle ilgili şeyler, market alışverişleri, yemek vs gibi masraflarım
Türkiye'de asgari ücretin 3-4 katı kadar maaş alan biri kredi yükünün altına nasıl girebiliyor? Benim mesela özellikle kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan. Ekstra bir harcamam da yok ama bazen evle ilgili şeyler, market alışverişleri, yemek vs gibi masraflarım fazla olabiliyor. Sigaram yok, içkim de yok gibi.

Bunu insanlar nasıl becerebiliyor gerçekten hayret ediyorum. Kredinin üstüne bir de esnek hesaptan mı para çekiyorlar ya da yatırımlarını mı bozuyorlar bir aydınlatın ne olur.

Hayatımda hiç kredi çekmedim bu arada biraz korkuyorum o tip işlerden.
0
elektr10
(01.12.25)
90000 tl maaş alan biri rahatlıkla 40-50 ödeyebilir. harcama kalemlerine bağlı bu.
kredi korkulacak bi şey değil. enflasyonist ortamda borçlanmak iyidir. borçlanma dışında bi şey almaları zor.
+1
jelly bear
(01.12.25)
hiç arabası yokken arabanın tamamını krediyle alan çok az bir kesim. diğerlerinin zaten zamanla modelini yükselttiği bir arabası var, satıp kalan kısmına kredi çekiyor.
0
ground
(01.12.25)
Endişe edecek bir durum yok. Bugüne kadar 3 ayrı araç kullandım, 3'ü de krediyle alınmış araçlar. Enflasyon olan ortamda para biriktirip mülk, araba almak neredeyse imkansız.

Krediyle ürünün fiyatını sabitlemiş oluyorsun, genellikle kredi bitişinde peşinat+kredi anapara+ faiz < aracın güncel fiyatı eşitsizliği ortaya çıkıyor. Çoğunlukla kar etmiş oluyorsun.

Krediyle ürün alınca her ay başı ilk iş taksitini yatırıp kalan paranla bütçeni yapıyorsun. Bir de maaş zammı falan aldığın zaman bütçen rahatlıyor.

Bizim toplumda dayanışma kültürü de yaygın. Kişiler sıkıntıya girdi mi aile, akraba vs. bir şekilde borçlar ödeniyor.
0
Lethe
(01.12.25)
azımsanmayacak bi kesim aileden destek alıyor. direkt nakit olmasa bile aile evinde oturup kira vermiyor zaten en şanslıları. yoksa diğer türlü 80 bin lira maaş alıp, üstüne kirada oturup bir de peşinat biriktirip kalanı da krediyle araç almak imkansız.
0
elorelia
(01.12.25)
Baska bir soru sormussunuz aslinda ama dayanamadim belki surada durdugu bir kac saat icinde bir baskasi da gorur..

Lutfen eger araba cok elzem degilse yani is icin gerekmiyorsa (konfor degil, araba yoksa kovuluyoruz vs. ), yada engelli aile bireyi, cocuk vb. acil durum veya gunluk kullanimda saglik icin gerekmiyorsa kredi ile araba almayin.

Uzerinden para kazanamadiginiz ve surekli kesin ve kes deger kaybedecek bir sey icin kredi almak finansal acidan bir gerizekalilik.
+1
wallcan
(01.12.25)
kredi ile bir şey alınca o şeye erken sahip olmuş oluyorsun denklem bu. mesela ben araba almak için 5 sene para biriktirmeliyim, ama şimdiden kredi alıp arabayı alırsam 5sene arabasız kalmadan konforlu bi şekilde yaşayabilirim.

diyelim ki araba bana kredisi ile birlikte 1 milyona mal olsun, satarken de 800e düşmüş olsun. sonuçta ben 5 senedir arabaya biniyorum arabanın değeri düşse bile bu rakam benim konforuma denk geliyor.
+1
Sadece soruyorum
(01.12.25)
Krediden korkmaya devam edin .
Borçlu kalmamanın lüksünü yaşayın.
Genelde meseleyi kredi ile alınacak eşya veya aracın vereceği fayda orantılı bağlı olarak düşünürüz ama ama hayat her zaman düşündüğümüz gibi gitmez.

Beni aradı çoğu bankanın müşteri hizmetleri. genelde dedikleri şu :
" - ya acil bir durum olursa.." :)
Kişiyi adeta korkutarak borca yöneltmenin bir şekli değil mi bu ?
Hayattaki bu acil durumlar onların ima ettiği şeylerden ibarette değil .
Daha bu yakın zamanda salgın döneminde kriz oldu . Kepenk kapatmalar vs. milletin burnundan geldi.
Sevinenler ise daha çok sene sonuna doğru büyük kâr açıklayan bankalar oldu .
Bir tuhaflık yok mu bu işte ?

Tavsiyem çevrenizle arayı her zaman yakın tutun . Birilerinden borç isteyecek yüzümüz olmalı.
İnsanlar arası güvensizlik ve bireyselleşmeyle birlikte çeşitli finans kurumları aile, akrabanın yerini de aldı.
E tabi bu maddi çıkara dayalı yakınlık, borçların bazen katlanmasına , başka bankadan çekilen kredi ile diğer bankanın borcunu kapatmaya giden zorlanmalara sebep olabiliyor.
-3
diyecevaplandı
(01.12.25)
ev kira değil, sosyal hayat yok. akşam ahaber, trt osmanlı dizisi çekirdek. ayda 60 70 kira ödüyor, bimden ucuz yiyecek içecek olup arabası var dedirtiyor olay bu.

hayatında hiç kredi çekmemekte biraz sıkıntılı bir durum. yani onlar ne kadar garipse sen de bir o kadar garipsin.
0
mikahakkinen
(01.12.25)
Turkiye icin konusuyorsak bence araba satin alma aliskanliklari ile ilgili en buyuk sikinti 2025 yilinda hala yatirim sanilmasi. Su an duyuruda "elime su kadar para gecti, nasil yatirim yapayim, araba alma secenegi nasil" sorusu var duyurda son 1-2 gunden. Pandemi donemi cart curt anormalliklerini saymazsak araba depreciating asset'tir. yani oturdugu yerde "yipranir" ve deger kaybeder. ama millet arabanin alis ve satis fiyatlarini altina veya dolara falan cevirmeyi unuttugu icin turk lirasi uzerinden kar ettim saniyor.

kredi ile almakla ilgili: araba gercekten gerekliyse garip bir sey yok. sirf almis olmak icin veya son derece is goren bir araba varken "yenilemis" olmak icin faiz odemek sacma tabii zira o para borsa veya gayrimenkule falan gitmis olsa daha cok deger kazanirdi.

son olarak muhtemelen sanidigin kadar tutumlu degilsin. Asgari ucretin 3-4 kati maas almana ragmen "kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan" kismi sikintili. "evle ilgili seyler falan"in her ay her ay olmamasi lazim.
0
hot potato
(01.12.25)
"borclu olmamanin luksunu yasayin" genele vurulamaz. araba bir asset degildir, teknik olarak deger kazanmaz. ama mulk ve toprak icin aynisi soylemez.

eger ben 15 sene once ilk 50m2 dairemi almasaydim su anda hala kiraciydim, ve isin kotu tarafi artik ev alma olasiligim yavas yavas kaybolacakti.

turkiye'de deger kazaniyormus gibi gozukmesinin nedenleri var, paran surekli deger kaybediyor, limitli arac girisi var bu da karaborsa yaratiyor, bir de surekli vergiler arttiriliyor. yani bir nevi sen devletin alacagi vergiye ortak cikiyorsun. berbat bir sistem tabii. ama uzun vadede zaten surtulebilir degil, bir kazanc kapisi olamaz.

bir de turkiye'de sifir takintisi var, herkes herseyin ilk sahibi olmak istiyor.
riske girerken bu tarz dangalakca geleneklerden siyrilarak adim atmak lazim.

ozetle araba lazimsa, ayagini yerden kesecek bisey al, bitsin gitsin. sifir alip 2 milyon tl krediye girmek zorunda degilsin. yarin gidip istedigim sifir araci alabilirim mesela, ama 10 yasinda bir araca biniyorum, cunku olay sadece 4 teker ustunde yuruyen bur teneke, bunun uzerinde bir anlam yuklemek sacmalik.
0
cooperr
(02.12.25)
@hot potato savurgan olduğumu düşünmüyorum ama kaliteli yemeyi, giyinmeyi ve gezmeyi seviyorum. mesela peynirimi, yumurtamı, zeytinyağımı, etimi iyi yerden alırım... ya da zara'dan 4 tane gömlek değil de x bir markadan 1 tane alıyorum ve yıllarca giyiyorum. bu x marka genelde premium bir marka oluyor.

bunlar tabii kişilik ve alışkanlıklar meselesi. kimisi yemeğinden içeceğinden kısar en son model telefonu, arabayı alır, kimisi de materyalist değil de daha deneyimsel yaşar. ben sanırım ikinci kategorideyim.

benim anlamak istediğim yine de çok savurgan olmasan da bu kredileri ödeyenler nasıl zorlanmıyor ya da bu riske giriyor o garip geliyor bana.

@mikahakkinen evet biraz garibim gerçekten ama kredi yerine daha çok ailemden kredi çekip esnek bir ödeme planı yapıyorum ama tabii bunlar genelde ihtiyaç kredisi oranında oluyor :)
0
🌸elektr10
(02.12.25)
bu ülkede araba en iyi hava atma aracı. adamın giyecek donu olmasa bile o suv'sini alır, havasını atar. onlar mı akıllı, biz mi akılsızız yoksa biz mi akıllıyız, onlar mı akılsız hiç bir zaman çözemeyeceğim. düşündükçe içinden çıkamıyorum:)
0
nothing in my way
(02.12.25)
Herkes cevap vermiş güzel güzel.

Konu hangi orandan ne kadar çektiğinizdir bence. Şu anki koşullarda/oranlarda yüksek miktarda araç kredisi, araç zorunluluk değilse safi zarardır. Ha ne olur hep derim, 1 milyon paranız vardır, 200-300 bin fark ile hem daha iyi hem yeni bir araç alabiliyorsunuzdur, daha konforlu oluyordur, mantıklıdır belki 1 milyona alacağınız aracın açabileceği masraflara karşın bile mantıklı olur ama sadece cüzi bir miktar için mantıklı yine de.

Bu arada bundan 3.5 yıl önce sırf kredi çekebilmek için araba almıştık abimle ortak, yarısına kredi almıştık, oran 1.59'du. 36 ay taksitli, zaten 6. ayda kredi faizini çok rahat çıkarmıştı araç, bazı koşullarda da kredi mantıklı olabilir.

Yani en önemli konu kredi oranı, şu anda türkiye koşullarında ise ev kredisi harici krediler genel olarak mantıksız çünkü %15 kkdf + %15 bsmv var, yani yazan oranın %30 fazlası gerçek faiz oranı. mesela sıfır araç alırken kabul eden bayi bulursanız karta vade farkı ile taksit yaptırmak da mantıklı.

Benim hesabım basit; aylık her şey dahil %4'ü geçmezse borçlanma maliyetiniz makuldür, %3 altına iniyorsa oran bir şekilde nakit kullanmak yerine o borcu kullanırım.
0
atom karincanin torunu
(02.12.25)
(11)

Midye yiyip zehirlendiniz mi hiç?

makbur
Sözlükte baya tartışılıyor ve büyük bir hayretle izliyorum. Lise üniversite döneminde tam böyle çok afedersiniz hayvan gibi içip sictigimiz zamanlarda midye aşırı tüketirdik. Hatta bira içince direkt canım midye dolma çekmeye başlardi (pislik pisligi çeker minvalinde :)) fakat normal zamanda kesinli
Sözlükte baya tartışılıyor ve büyük bir hayretle izliyorum.

Lise üniversite döneminde tam böyle çok afedersiniz hayvan gibi içip sictigimiz zamanlarda midye aşırı tüketirdik. Hatta bira içince direkt canım midye dolma çekmeye başlardi (pislik pisligi çeker minvalinde :)) fakat normal zamanda kesinlikle canım istemezdi.

Yeme de şu şekilde olurdu, bir mekanda alkol alınır çıkışında da seyyar midyeciye rastlanıp adamla pazarlık yapılır ve tepsinin tamamı yenir :)) -nadiren şampiyon vs gibi yerlerde de yerdik-

Uzun zamandır yemiyorum ama baglayacagim yer, ben hiçbir zaman midyeden veya kokorecten zehirlenmedim.

Eminönü sahilde balık ekmek, Beyazıtta balık, sonra ne bilim tavuk dönerdi; şu an bildiğin disarda yemeye korkulacak her şeyi bolca tüketirdik..

Biz mi çok sansliydik zaman mi daha iyiydi vallahi bilemedim..
0
makbur
(19.11.25)
3 5 yilda bir midye yerdim. Cok da severim. Bir yaz ayvalikta midyeden zehirlendim ama boyle bir sey hic yasamamistim. Ölmek uzere oldugumu hissettim. Doktora gitmekten bile geri duran biri olarak sevgilime ambulansi ara dedim. Beynim ve elim kolum arasindaki iletim durmus gibiydi. Elimi kaldirmak istiyorum ama Beynim bu emri elime iletemiyodu.

Sonrasinda bi daha asla midye yemedim
+2
üğpoıuy
(19.11.25)
ben değil.

ama annem 2 sene önce ölüyordu. ölümün kıyısndan döndü. (gerçekten bu arada, mecaz değil)
1 sene önce de bir arkadaşım ölmedi, ama 3-4 defa hastanelik oldu. 15 günden fazla sürdü midye zehirlenmesinden kurtuluşu.

ben de 2 senedir hiçbir şekilde yemiyorum bu yüzden.
annem ölümden dönerken acildeki doktor, gıda zehirlenmesi ölümlerinin 3'te 2'sinin midyeden olduğunu da söylemişti bize.
+1
tchuck
(19.11.25)
eskiden dürüstlük daha ön plandaydı, insanlar yanlış iş yapmaktan korkardı şimdi yozlaşmışlık her sektörde, eski ile şimdiyi kıyaslamak yanlış olur. esnaf krizde yazarkasa falan fırlatıyordu hey gidi hey. restoran sahibi tanıdığım var çorbayı bile çalışana dağıtır ertesi gün tekrar yaparlardı, şimdi o çorbayı bitene kadar satıyorlar

midye ve kokoreç yolumun üzerinde 2 ayda 1 net yiyorum, kumpirde aynı şekilde bu kadar olaydan sonra daha almam sanırım, izmir çeşmede kumsalda gelen seyyar midyeciden senelerce yedik o da güneş altında bekliyordu saatlerce ama günlük olunca zehirlemiyordu sanırım işte esnaf esnaftı eskiden.
+1
eja
(19.11.25)
+bazi yiyecekleri bilmedigim yerden kesinlikle yemem. kokorec ve midye bunlara dahil.
+tavuk ise mumkun oldugu kadar disarda yememeye calisiyorum, yine eger cok cok tanidik bir yer degilse.
+yogun olarak turist avlayan yerlerden uzak durmaya calisirim.
+istanbul'da kazan dibi yedigim yer farklidir, lahmacun yedigim yer baskadir, balik icin birkac yere guvenirim, tavuk suyuna corba icecegim yer bile belli.
+bu mekanlarin hicbiri luks yerler degil, cogu esnaf lokantasi klasmaninda yerler.
+motoru bozdugum oldu ama benim bunyem hassas zaten. zehirlenip hastanelik oldugum hic olmadi.
+2
cooperr
(19.11.25)
Direkt zehirlenmedim ama ishal olmuştum. Sanki vucudum o yediklerimi atmak istiyordu bir an önce. Ondan sonra bir daha yemedim
+1
basubadelmevt
(19.11.25)
Bedava verseler yemeyecegim leş bir yiyeceği dışarıda da yememiş oluyorum
-3
artıküyeolmakistiyorum
(19.11.25)
bilindik bir avm'de öğle arası midye yiyen 8 iş arkadaşım hastanelik oldu.
ben de gayet iyi bir restorandaki isli midye'den zehirlendim. o günden beri yemem 3 sene oldu.
kardeşim de portekizde yediği oyster'dan felaket zehirlendi, hastane de kabul etmedi filan baya kötüydü.
+1
awlmi
(19.11.25)
Lise-üniversite zamanı midye ben de çok yerdim.

Bir kez midye ve karidesli makarna yemiştim, zehirlendim. Midye kabuklarıyla pişirilmişti. Ürtiker (kurdeşen) hastalığı geçirdim vücudumda kızarma ve kabarma oldu. Bu olay y.dışında yaşandı.

Çok severim ama uzun yıllardır midye hiç yemiyorum, karides de çok çok nadir. Midyenin kendisi sağlıksız bir besin olduğu gibi seyyar satıcılar acaba hangi koşullarda hazırlıyor hayal gücünüze bırakıyorum.
+1
Lethe
(19.11.25)
senelerce nerdeyse her hafta sonu yedim. ama hepsi aynı yerde balık pazarındaki golden kokoreç'te. hiç bişi olmamıştı. 5-6 senedir yemiyorum ama.
+1
spirit crusher
(19.11.25)
midyedeki zehirlenmesine benzer zehirlenmeyi vedat milor yaşamıştı. mideyede zehirlenme pirinçte sıkıntı olmadığı sürece, vücuttaki birikimle olur. kokoreçten zehirlenme zor gibi çünkü yüksek ısıda pişen bir şey ve dokunun öldüğü bir ürün. . eflasyonun bu kadar yüksek olduğu ülkelerde malzeme kalitesi düşer, satıcılar zaten dünden ucuz ve kalitesiz ürüne gönüllü.

yani enflasyon her şeyin suçlusu gibi görünse de, vicdan asıl suçlu olan.
+1
mikahakkinen
(19.11.25)
Midye gibi riskli yiyeceklerden uzak duruyorum. Midyeyi geçtim çok ucuz yerlerden çorba bile içmem. Önceki günden kalan yemekleri satıyor bir çok lokanta, restoran.
0
michael harddd
(19.11.25)
(10)

iski su paranız ne kadar geliyor?

eja
830 ile 770 gelmiş son 2ay 14 - 17 m3 kullanmışım 2 kişilik ev, her gün duş, her gün olmasada 2 günde 1 çamaşır makina çalışıyor, esasında rezervuar su kaçırıyor o yüzden çok mu geliyor emin olamıyorum sizde durumlar nasıl?
830 ile 770 gelmiş son 2ay 14 - 17 m3 kullanmışım 2 kişilik ev, her gün duş, her gün olmasada 2 günde 1 çamaşır makina çalışıyor, esasında rezervuar su kaçırıyor o yüzden çok mu geliyor emin olamıyorum sizde durumlar nasıl?
0
eja
(14.11.25)
880 geldi bize de. 2 yetişkin + bebek.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.11.25)
bana cok fazla gorundu tuketiminiz, bizde 2 yetiskin 1 bebek, her gun dus camasir makinasi bulasik makinasi kullaniyoruz 10 m3 en fazla aylik kullanimimiz 400 lirayi gecmiyor o yuzden
0
tahtakafa
(14.11.25)
Bize 730 geldi. Ama önceki aya göre fazla gibi unuttum tekrar bakicam diğer faturaya. Evde 4 kişiyiz. Çamaşır bulaşık makinesi iki günde bir açılır genelde. Duş her gun.
0
egerbiryolcu
(14.11.25)
faturalardan baktım
ekim 2025 - 8 m3 - 399 TL
eylül 2025 - 8 m3 - 389 TL
agustos 2025 - 8 m3 - 381 TL

2 kişi
0
exlibris
(14.11.25)
220-280 arası gelmiş son birkaç ayda. Tek kişiyim.
0
peki madem
(14.11.25)
350-400 arası bizde de 2 kişiyiz, ama duş her gün değil haftada 4-5 gün falan
0
Sadece soruyorum
(14.11.25)
Rezervuar kaçağını hafife almayın, rahatlıkla faturayı katlayabilir.
+1
mikro patlama
(14.11.25)
Lütfen rezervuarını acilen yaptır. Bizim normalde tüketimimiz 6-7 hadi en fazla 8 m3 civarında iken klozetin akıtması sonucu o ay 12 m3 su tüketmişiz. Ben de beklettiğime pişman oldum gerçekten şu kuraklıkta büyük israf.

Bizim rezervuar Kale, Kale'den görevli çağırdım halletti. İki kişi 14-17 m3 su kullanımı anormal.
0
Lethe
(14.11.25)
rezervuar +bin
bu yüzden fatura 1200-1500 ayarında geliyordu; yaptırdık normale indi...
0
suyin
(14.11.25)
Evdeki bütün iç rezervuarların tahliye contalarını değiştirdim birkaç saat sürdü ama yaptım artık akıtmıyor bunu da çevreci sorumluluğu ile sizlerle paylaşıyorum teşekkür ederim 2 ay sonra gelen su faturamla sizi güncelleyeceğim inşallah


edit: su faturası daha çok arttı 19 m3 harcamışım asdasdds yıldım
+1
🌸eja
(09.12.25)
(11)

Evinizde/dükkanınızda kiracı bedavaya oturuyor ne yaparsınız?

mahmuttt
Kiracınız 3-4 senedir emsallerinin 5’te 1’i parasına oturuyor. Civarlar 150 binse 30 ödüyor yani. Size karşı bu fiyat benim hakkım diyerek pişkin, ukala ukala sırıtarak davranıyor. Kira arttırmam diyor. Kira tespit Davası da açtınız 1,5 sene sürecek. O 1,5 senenin alacağınız tutarı da aldığınızda
Kiracınız 3-4 senedir emsallerinin 5’te 1’i parasına oturuyor. Civarlar 150 binse 30 ödüyor yani.

Size karşı bu fiyat benim hakkım diyerek pişkin, ukala ukala sırıtarak davranıyor. Kira arttırmam diyor.


Kira tespit Davası da açtınız 1,5 sene sürecek. O 1,5 senenin alacağınız tutarı da aldığınızda kuş gibi olacak.

Sorum şu: hukuki yolu bekler misiniz? Yoksa giderim kavga çıkarırım tartışırım sert gösteririm mi dersiniz?
Yani hukuk dışı yollara girer misiniz ?
0
mahmuttt
(23.09.25)
sinirini bozarak çözebileceğinize inanıyorsanız yapın ama bence yüzsüz. arabuculukla da olabiliyor. hep dava sürelerini bahane ediyorlar. arabulucu bir avukat bulun ve yasal süreci başlatın. çözülmezse davaya gidiyor. zamanı geldiğinde alırsınız parasını.

benim kiracım da böyle ukalalık yaptı yaptı, internetten bakıp bilgilendi güya. kankam arabulucu avukat. şimdi en ufak bir sıkıntıda kibarca bilgilendirme yapıyor yola geldi. iskender parasına kalıyordu uyanık.
0
gadlemler
(23.09.25)
Abi böyleleriyle çok uğraşıyorum. Kiracın dükkansa yaptığı iş üzerinden vurabilirsin. Tekel 22'den sonra birilerine alkol aldırt. Görüntüle ve şikayet et. Ona da bunu yapacağını söyle.

Sallıyorum camcı. Bina altında cam atölyesi yasak. Git şikayet et gürültü ve belediye encümen kararlarına aykırı diye.

Bunlar mümkün değilse elektriğini suyunu doğalgazını kes. Git nüfus müdürlüğüne burada oturan yok. Kiracı çıktı. Abonelikleri almadı de. Düşür ikametini, bu kurumlara git ve bilgi ver. Bu yol karışık ve memurdan memura alacağın cevaplar değişir.

Kendin kes sayaçları.

Kanuni olarak zamları yapmışsa bu dediklerimi yapma. Kanuni değilse yine yapma. Ama fikir.
0
Shepard
(23.09.25)
yasal yollarla hareket etmek en doğrusu, diğer türlü suçlu durumuna düşebilirsiniz.
0
ruhlardan esinlenen karga
(23.09.25)
Bu tür insanlar hukuk dışı yolları kendileri yapar ama başkası yapamaz diye düşünüyor. Adamın dükkanını, işini baltalayacaksın ve seninle mi uğraşacağım deyip kiranı emsallere çekecek ya da dükkanı kapatacak, öyle mi? Yani ikinci, üçüncü adımı düşündün mü? Bana denk gelsen misliyle karşılık veririm.
0
gabe h coud
(23.09.25)
son yıllarda ev ve kira fiyatları çok artınca eski kiracılar bu durumda ucuz oturur oldu. böyle çok örnek var.
kavga çıkarırım, bıçaklarım diyenler neyin kafasını yaşıyor acaba. alenen suça teşvik ediyorlar.

orta yolu bulmak zorundasınız. kiracı iyi niyetli değilse ve orta yol bulunmuyorsa yasal süre sonuna kadar bekler, sonra başka kiracı bulursunuz.
zaten eski kiracılar ucuza oturur, bu yüzdan kiracılı daireler ucuza ve zor yeni alıcı bulur.
durum gayet olağan ve sık karşılaşılan bir durum.
0
abelardo
(23.09.25)
sen evini kiraya verirken emsallerin altina mi verdin? enflasyonun ve boktan ulke ekonomisinin sorumlusu kiraci mi? evini kiraya verirken yillik ne kadar artis yapacagini belirledin anlastin kiraya verdin. sonra yok ben bu kadar artis yapamam su kadar yapacagim diyemiyorsun. kira tespiti icin 5 yil oturmasi lazim. hep kendi tarafinizdan bakmayin ev sahibi olarak konusuyorum bu kosullarda kiraya veriyorsam buna gore hareket ederim, kiracimla anlasabiliyorsam anlasirim. hukuk disi bir yol ile cozebilen ornekler yok degil ama tam tersi de bolca mevcut evini zararina satmak zorunda kalan insanlar oldu. kiraci sozlesmede belirtilen oranda zammi yapip oturuyorsa senin yapabilecegin bir sey yok maalesef.
0
tahtakafa
(23.09.25)
hukuki yol uzun ve kesin olmadığı için 2. seçenek daha makul gibi duruyor.
0
duyuruuser
(23.09.25)
Oncelikle eski kiracilarin etraftaki rayice gore makul oranda indirimli oturmalari gerekiyor.Ancak sizin durumunuzda rayicin %20sini utanmadan veriyorsa oncelikle iletisimi su sekilde yapardim

5 senelik rayic belirleme zamanina yaklastiginizi bu kafayla devam ederse dava acip rayic bedeli isteyeceginizi yada cikartacaginizi soyleyip uzlasma icin tehdit edin.
Normalde Rayicin %15-20 gibi altina razi olmak iki tarafin da menfaatine iken orta yol bulmaya yanasmazsa uzun vadede kiracinin da kaybina olacaktir.Birkac sinir bozucu kiraciyla bu sekilde muhattap olunca sonraki kiracilarda mecburen bastan sisik kira belirleme yada tahliye taahhutnamesi almak gibi yollara gitmek zorunda kaliyor ev sahipleri.
0
turkuaz
(23.09.25)
3-4 senedir çok ucuza oturuyor demişsin ama davanın 1,5 sene sürmesini çok bulmuşsun. Hatayı burada yapıyorsun.

Bir yakınım sorunlu kiracılı ev satın aldı. Ödediği kira şöyle söyleyeyim rayiç bedel/6. Yani 1 ayda ödemesi gereken kirayı adam 6 ayda ödüyordu ve İstanbul'un en en prestijli bölgesi.

Kira tespit davası açtı, evet 15 ay kadar sürdü mahkeme karara bağladı. Bu esnada sürekli olarak davayı kaybedeceğini, 15 aylık farkı kendisinden tahsil edeceğini, avukat masraflarını da kendisinin karşılayacağını sürekli olarak avukatı aracılığıyla bildirdi. Bu kiracı üzerinde baskı oluşturuyor. Kiracı davayı kaybetti ve temyize de vermemişler. 6x olan kirayı ödemiyor, evden çıktı ve ihtar üstüne ihtar yiyor. Milyonun üzerinde borcu oluştu. Şimdi haber yolluyor, anlaşalım ben de anahtarı teslim edeyim gibisinden. Birkaç ihtar sonrası artık çilingirle kapı açılacak üzerine bir de evdeki hasarlar bilirkişi ile belirlenip tespit davası açılacak.

Tutar kuş gibi kalmayacak. Kira artış hızları eskisi gibi değil. Mahkemeler evet yavaş işliyor ama adile yakın bir kira tutarı tespit ediyor.

- Soğukkanlılığını yitirme, kavga-dövüş sana zarar verir. Haklıyken haksız duruma düşersin. Bu tip yollara kesinlikle girme.

- Kira tespit davanı HEMEN aç. 1 gün dahi kaybetme. Kesin olarak kazanacağın bir dava olduğu için mahkeme masrafı sana yansımıyor. Zaman çabuk geçiyor, avukatın aracılığıyla üstte belirttiğim şekilde sürekli haber yolla. Çekebildiğin yasal tüm ihtarları çek. Kiracı üzerinde yasal tüm haklarını kullan, baskı oluştur. Bir noktadan sonra kendi çıkmak durumunda kalacak.
0
Lethe
(24.09.25)
İçini ferahlatacaksa kira ödemeyip üzerine para isteyip üzerine mafya salan kiracılar var.

İşyerlerinde %25 kuralı yoktu sizinki yine de çok fark etmiş.
0
liberal
(24.09.25)
Hocam ben ev sahibi olarak yazıyorum. Ailemde de çok insan var bu sektörün her aşamasında iş yapan. O yüzden biraz net yazacağım ama bu konularda maalesef ev sahipleri ya da dükkan sahipleri biraz ezbere hareket ediyor.

tabii ki katılabilirsiniz de katılmayabilirsiniz de yazdıklarıma. Önce sorunun kaynağını anlatacağım. Sonra muhtemel benzer durumlarda ben ne yapardım onu söyleyeceğim ama siz kendiniz bildiğinizi yapın yine.

Kira kontratı bir sözleşme.

Baştan iki taraf da haklarını belirliyor.

Ticari bir sözleşme değil ama günün sonunda bir ticaret var ortada.

Ticarette de baştan her şeyi konuşmak lazım, düşünmek lazım. Ve sözleşmeye dökmek lazım.

yani adamın yaptığı pişkinlik değil, imzaladığı sözleşmeye uymak.

atıyorum ben bugün aynı durumda olsam, isterse maaşım 1 milyon tl olsun, ev sahibine derim ki kardeşim sözleşme belli. Sen de imzaladın. Daha da üstüne çıkmam bu sözleşmenin. Adam da bunu diyor size.

Şimdi kira sözleşmenizde kira artışı emsallerine göre yapılacak yazıyor mu?
Büyük ihtimalle yazmıyor. O zaman emsaller sizi ilgilendirmiyor maalesef. En azından kira tespitine başvurabileceğiniz zamana kadar.

Bunu attık kenara.

Bir diğer yanılgı, ev sahipleri gayrimenkulün sürekli yüksek gelir getirmesi gerektiğine inanıyor. Bu bir yatırım. Riskleri var, risksiz bir yatırım değil.
Bir evi kiraya verirken iyi kötü bir 5 yıllık getiri planlaması yapmaya çalışın. Türkiye'de zor ama, yine de tahmini bir enflasyon oranı vb hesaplamak lazım. Getiri bunun altında kalırsa ne yapacaksınız onu mesela planlayın.

İşin özü, ikiniz de aynı sözleşmeye imza atmışsınız.

Şartlar belli.

Adam şözleşmeye yazan oranda zam yaptıysa, şözleşme şartlarına uyuyorsa bir anormallik yok.

Aslında teknik olarak sözleşmeyi siz bozmak istiyorsunuz şu anda.

kiracı size dese ki tefe tüfe çok ben sözleşmenin altında zam yapacağım kabul etmezsiniz.

Şimdi kiracı da size diyor ki sözleşmede anlaştığımızın dışında bir zam istiyorsun kabul etmiyorum.

Bunu anladığınız zaman işiniz ve anlaşmanız daha kolay.

Ben olsam kiracıyla orta yol bulmaya çalışırım.

İlk başta yapıcı olmakta fayda var. Seni de anlıyorum sen de beni anla biraz senden biraz benden yöntemi genelde ılımlı kiracılarda işe yarar.

Çünkü ılımlı yaklaşırsanız, anlaşma ihtimaliniz var.

Ilımlı yaklaşmazsanız, iş inada biner ve tek çözüm kira tespiti talebi olur ya da kiracı tahliyesi. Yani hukuki süreçle ilerlemek dışında seçeneğiniz kalmaz.

Hukuki süreç konusunda kimseye kulak asmayın, en iyisi emlak konusunda deneyimli bir avukata danışın.

Genelde bu emlak konularında avukatı daha deneyimli olan, durumu daha iyi belgeleyebilen kazanıyor. Yani sonuç hiç belli olmaz. Ev sahibinin sosyal medya videosunu (ev lokasyonu üzerine bir video paylaşmış mesela) bulup, "bu adamın kiracısını çıkartıp kendi oturacağı daireye fiziken ihtiyacı yoktur, şu anki kiralık evinde oturmaya devam edebilir" diye itiraz eden avukat var.

İş avukatta bitiyor yani. Ama şuna da dikkat edin. Emlak davalarında avukat parasını her türlü alıyor yanlış bilmiyorsam. Ya ev sahibinden ya kiracıdan. O yüzden avukat kazanamayacağını düşünse bile size kiracıya dava açın bakalım neler yapıyoruz diyebilir. Güvenilir biri olsun.

Yani ben olsam ya düzgünce pazarlığa otururdum, oradan bir sonuç alamazsam da bir emlak avukatına gider ya da sabırla sözleşme süresinin dolmasını beklerdim.

Bunun dışında işlere kalkışmayın sakın. Birincisi hukuki olarak zor durumda kalabilirsiniz. Tehdit, rahatsız etme vb. İkincisi Türkiye'de kimin kim olduğunu bilemezsiniz. Saftirik görünen adama bir laf edersiniz, korkutmak istersiniz. Ertesi sabah 1 kamyon adam sizi kapıda bekliyor olur.

Sizin tanıdığınız birileri vardır. Onun tanıdığı daha büyük birileri vardır.
İş daha da zora gider. Hepsini geçtim adamın psikolojisi yerinde değildir, ters bir laf edersiniz size zarar verir.

O yüzden bu tip konularda her zaman sükunet ve diplomasi çalışır. Çoğu zaman çalışır yani.

Bir de bu tip durumları yaşamamak için lütfen güvenilir, büyük, kendi bünyesinde gayrimenkul alanında deneyimli avukatları olan emlak ofisleriyle çalışın.

İnsanlar kendi kafasına göre ya da mahalle arası emlakçının hazırladığı sözleşmelerle kiraya veriyor. 10 lira emlakçı parası vermemek için 100 liralık zarara uğruyor uzun vadede.

Büyük firmaların sözleşmeleri iyi hazırlanır, olumsuz durumlar için back-up maddeler vardır, taahhütnameler eklenir vs vs.

En azından her daim arayıp danışabilirsiniz.
0
anten
(24.09.25)
(20)

bahçe katı ev almak?

goge bakan
ev ışık alıyorsa, güvenlik sorunu yoksa, doğrudan bakımlı bir bahçeye bakıyorsa alınır mı? dezavantajları ne olur?
ev ışık alıyorsa, güvenlik sorunu yoksa, doğrudan bakımlı bir bahçeye bakıyorsa alınır mı? dezavantajları ne olur?
0
goge bakan
(18.09.25)
giriş katının gürültüsü çok olur. hele ki daire sayısı çok ise.
0
lazpalle
(18.09.25)
Bahçe sizin kullanımınıza mı ait olacak ? Eğer bu özelliklerle bahçe sizin kullanımınıza ait olacak ise elbette alınır. Bahçe katlarında en büyük sorun güvenlik. O konuda endişeniz yoksa şehir içinde bahçeli evde oturmak gibisi var mı ? Fiyatı uygunsa kaçırmayın derim.
0
messor
(18.09.25)
eve böcek girmesi, yukarıdan toz, pislik izmarit vb atılması, yağmurda kapının önünün göllenmesi, kedi köpeğin bahçeyi tuvalet olarak kullanması, gürültü, güvenlik. aklıma gelen sorunlar bunlar
0
kisa
(18.09.25)
eğer bahçe kullanımı size ait olacaksa avantajları dezavantajlarına göre daha baskın olur.
bahçeye masa sandalye atıp oturabilecekseniz keyifli olur.
0
duyuruuser
(18.09.25)
böcek/fare/ karınca derdi hiç bitmiyor, kedileri falan arada eve girebiliyor/ ortak alansa çocukların top oynamaları bahçede oynamaları bitmiyor, size aitsede apartman yönetimi yine bir kulp bulup girmek için bahane bulabiliyor, üzerinize sürekli bişey sirkeler, camdan düşürürler.
0
eja
(18.09.25)
gürültü, toz, böcek, su basması.
0
orpheus
(18.09.25)
yerden soğuğu çekmesi, rutubet, gürültü, toz/pislik, böcek, fare, medeniyetle alakası olmayan insanlar
0
nahtoderfahrung
(18.09.25)
tuvalet taşması.
0
antihero
(18.09.25)
Sarıyerde bahçeli bi evde birkaç yıl yaşadık, en son fare bardağı taşıran son damla oldu. Öncesinde akrep, kırkayak tarzı bişey falan rezillik. Ayrıca nem rutubet problem olabilir yerine göre.
0
nhk ni youkosu
(18.09.25)
komşular sürekli bahçeye çöp atacak, tuvalet borusu tıkanıp evini bok basacak, hırsız ilk sana uğrayacak, istediği kadar ışık alsın orası rutubetli olacak :(
0
neira
(18.09.25)
kim ne derse desin bu ülkede giriş ve altı ev alınmaz. özellikle varoş bir semtteyse aman aman. mahallenin çocukları top oynayacak, top sizin bahçeye kaçıp duracak. gürültü sorunundan bahsetmiyorum bile. geri kalan her şeyi arkadaşlar yazmışlar. 4. kattan bahçe katına taşınan biri olarak söylüyorum. öyle bir kerizlik yaptık evet.
0
nothing in my way
(18.09.25)
Eger cephe acik otoparka bakiyorsa, aksamlari araba farlarindan dolayi çok sıkıntı yaşarsınız.
0
nuevo
(18.09.25)
arkadaşla birçok şeyi yazmış, zaten bahçe katının en büyük avantajı bahçe kullanımıdır. Tabiki bahçenin hangi cephede olduğu önemli olmakla birlikte yönetime bahçe alının sadece sizin kullanabilceğinizi konusunda teyit almanız önemli.
0
Rao
(18.09.25)
kedi böcek ve fare. yol trafik gürültüsü. toz alır bol bol. parmaklık yoksa hatta varsa bile güvenlik sorunu olur. bahçe aynı zamanda sivrisinek demektir. bahçeyi kullanabiliyorsanız ama hepsine değer.
0
ground
(18.09.25)
turkiye'de bence alinmaz yurtdisinda cok keyifli olabilir, benim arkadaslarim kimin varsa acayip mutlular.
0
kassiopeia
(18.09.25)
tam olarak dediginiz durumda (ev bol isik aliyor, bahceye bakiyor ve güvenlik sorunu yok) üstelik bahce kullanimi bize ait olan bir daire almistik. bes alti sene sonra onu kiraya verip, dah ao evin borcunu bitirmeden baska ev aldik, oraya ciktik cünkü birincisi apartman gürültüsü oluyor, sonra apartmana her gelen kargocu/postaci yukari cikmamak icin zile basmayi aliskanlik haline getiriyor, bahce kullaniminiz oluyor ama üst kat komsulari komple sizi izliyor.
üst katimizda cocuklu bir aile vardi mesela, cocuk disaridan gelip eve girmek istemezdi, yemin ederim 45 dk kapimin önünde agladigini biliyorum ya.
böcek ya da fare olayi hic yasamadik, ekstra bir yol gürültüsü ya da toz sorunumuz olmadi, tuvaletin geri basmasi iyi bir tesisati varsa olasi degil. bahcemize kedi gelirdi hep ama simdi de geliyor, kendi kedimiz de oldugu icin rahatsiz olmuyoruz. bazisi bir süre bahcede uyuyur, sonra gidiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.09.25)
Varoş veya kültürel seviyesi düşük (ya da size uygun olmayan) (hatta bence sığınmacıların bolca bulunduğu) semtte değilse ve hava kirliliği sorunu da yoksa ben şahsen alırım. Giriş katı çok severim. Hele ki arka cepheyse, sokağa bakmıyorsa.
0
muhayyer divan
(18.09.25)
İyi bir Sitedeki bahçe katı evimizi pandemi zamanında satmıştık. Hayatımın en büyük pişmanlıklarından biri diyebilirim. Bahçe katı ev iyi ve yeşili olan bir sitedeyse tadından yenmez. Mahalle arasındaysa elbette gürültü, araç park edilmesi vs sinir bozucu olabilir.
0
ezkaza
(18.09.25)
Çok keyifli görünüyor ama ben tercih etmezdim.

- Ne kadar düzgün ve lüks site olursa olsun hanzolar her yerde. Bahçene sigara izmaritinden, aklına hayaline gelemeyecek her türlü çöp yukarıdan atılabilir. Bizim sitede bahçe katlarından çok şikayetler duydum. Öyle inanılmaz insanlar var ki senin bahçenin kenarına yemek artığı olarak balık kılçığı bırakıyor ve kedileri besliyormuş (!) bundan şikayet ediyorlardı. Pisliği, kokuyu, böceklenmeyi sen hayal et.

- Bir akrabamın mutfağında karınca oluyordu. İster istemez böcek ve haşerata daha açık oluyor. Hatta iş kedi köpeğe dahi varabilir.

- Özellikle yazları kapıları açıp uyuyamazdım herhalde. Birinin pat diye eve girme hissiyatı oluşuyor ama o benim takıntılı halim. :)

- Cephesine göre gürültü olabilir ama bahçe katları benim gördüğüm kadarıyla çoğunlukla izole tasarlanıyor. Yani mahremiyet yüksekse bu sorun minimumda olur.
0
Lethe
(18.09.25)
merhaba. izmir de bahçe katı, minicik bir toprak alanı olan evden izlenimlerimi aktarayım.

- köpeğim var, gün içinde sürekli bahçeye girip çıkabiliyor, çiş kaka yapıyor, yatıp kuşları izliyor, toprağı eşeliyir büyük kurtarıcı, her gün 3 posta tuvalet için gezdirmek zorunda değilim.

- apartman komşuları kasten hiç çöp atmadılar, sepetle fidan falan sarkıtıp eksene diyorlar yine de rüzgardan saksılarının düştüğü, çamaşırın uçtuğu oluyor. ben uyumsuzluk olmasın diye problem çıkartmıyorum. arada sırada saksı toprak süpürüyorum yani. köpek elalemin donuyla corabıyla oynarken ağzından alıp çöpe atıyorum. mandal çok sık düşüyor. kullanmıyorum ama atmıyorumda. bi gun kapıya biri gelirse mandalları toptan verip göndericem.

- bahceyle uğraşmak güzel, durmaksızın bitki alıyorum. domates biber falan aldım tutmadı. zaten bahcenin kendisinde zeytin ağacı, malta eriği, mandalin totelde 3 ağaç vardı, eriğe doydum o güzel.

- monsterta yetiştirdim coştu, yukarıda bahsettiğim ağaçları led aydınlatmalarla ışıklandırdım. güzel gözükuyor.

- evde bi salonda, bi oda da, bi mutfakta geze geze video izliyorum bazen darlanıyorum bahçede kitap okuyup dizi mizi izlemeye devam ediyorum bu bana sanki dışarı çıkmışım gibi hissettirtiyor.

-üst kat komşu bir gun nevserimlerini farklı bir şekilde katlayıp açmış eve giren tüm ışık kesildi bu mesela rahatsız ediciydi.

- bahceye açılan kapı iki aşamalı, sineklik + normal sürgulu cam. dikkatli olursam eve börtü böcek gelmiyor diger arkadaşların aksine

- yılda bir belediyeyi arayıp vidanjör cağırmak gerekiyor. bahçe giderlerinden taşma ile karşılaştım. gelen tutar/fatura apartmana bölunuyor. yani teras katın çatı akma derdinin apartmana paylaştırılması gibi.

- benim açımdan olumlu yanları, olumsuz yanlarından daha fazla. bunda da köpekle yasamamın etkisi çok. 25 yıl teras katta yasadım şişlide mükemmeldi ama o donem çocukluğum gencliğimdi, köpek yoktu. ardından 13 yıl köpekle müstakil ev en güzel zamanlardı. şu an yeniden bir ķöpekle bahçeli bodrum kattan şikayetim yok.




-
0
libertine
(18.09.25)
(2)

Her yerde saçı dökülen 30 yaş üstü adamlar

chicha_v2
Pamela'nın karşısına çıkmıyorum ama saçlarım dökülüyor.Geçen seneye kadar uzundu ve topluyordum çok anlamadım ama kısa kestirince bayağı seyrek geldi gözüme geçen bi videoda. Kendi halime üzüldüm. Babam da amcam da kel zaten önler çok uzun zamandır yok ikisinin.Ektirmek için nereyi tavsiye edersiniz
Pamela'nın karşısına çıkmıyorum ama saçlarım dökülüyor.

Geçen seneye kadar uzundu ve topluyordum çok anlamadım ama kısa kestirince bayağı seyrek geldi gözüme geçen bi videoda. Kendi halime üzüldüm.

Babam da amcam da kel zaten önler çok uzun zamandır yok ikisinin.

Ektirmek için nereyi tavsiye edersiniz İstanbul'da? 2025 fiyatları ne durumda? Deneme muayenesi gibi bir şey oluyor mu? Atıyorum sen git bir sene sonra gel iyice dökülsün öyle ekelim falan diyorlar mı?
0
chicha_v2
(18.09.25)
Soruların bir kısmına cevap verebilirim.
- Başka duyuruda da belirtmiştim, ASMED Klinik doktorları bu konuda oldukça iyidir. Güncel maliyetleri bilmiyorum ancak sacekimsonuclari.com forumunda güncel bilgiler ve doktor deneyimlerini bulabilirsin.

- İlk muayene elbette oluyor. Saçın ekim için uygun mu, nasıl bir planlama yapılmalı, tek seferde mi iki seferde mi ekim yapılmalı, donör bölgen yeterince güçlü mü-ekim yapmaya uygun mu gibi soruların cevaplanır. Bazı saç tipleri şakaklardan az dökülmüş oluyor, onlara doktor bu aşamada ekim tavsiye etmiyorum diyebilir. Belki de çeşitli takviyelerle saçındaki sorun giderilebilir durumdadır. Bunlar kişiden kişiye değişen şeyler ve muayenede anlaşılır ona göre planlama yaparsınız.
0
Lethe
(18.09.25)
60-70 civarı güncel fiyat 2-3haftaya ektiriyorum.
Klinik ismi veremiyorum.
Donör bölgeye bakılıyor kökler güçlü mü diye
Narkoz olup olmayacağı planlanıyor
Kan testleri yapılıyor
1-2 seans planlaması yapılıyor

Deneme muayenesi ile tek görüşmede bunlar konuşuluyor sonra sadece gün belirleme kalıyor geriye.

Bende daha dökülür mü diye sordum, daha ne kadar dökülecek diye cevap aldım.
Bir aksilik olmazsa eski halinden iyi olacak tabi doğallığı sıklığı artık doktora hastaya bağlı şans
0
kararsızataletfilozofu
(18.09.25)
(13)

2m tl paranız olsa

baldan kaymak
Ne yapardınız?
Ne yapardınız?
0
baldan kaymak
(13.09.25)
Yarısı vadeli yarısı borsa
0
gabe h coud
(13.09.25)
gökten inse keşke şimdi.

ben borsa işlerinden hiç anlamam, keşke anlasam. ama o işlere bulaşacak kadar param olmadı hiç. önce borçlarımı kapatır stresten kurtulurum. kalanı vadeli.
0
art cat chocolate
(13.09.25)
Düzelteyim; vadelide paran var mı desen, yok :) tavsiye verirken riski dağıtmayı düşünüyor insan. Gayrimenkul, altın ve borsada benim yatırımım.
0
gabe h coud
(13.09.25)
Direkt istanbula geri taşınırdım. Bitirdi bu şehir beni.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(13.09.25)
Müteahhit akrabamız var ona verip bir sonraki inşaattan kâr payı alırdık muhtemelen. En kötü ihtimalle şu anın en popüler yatırım araçları olan gümüş ve abd borsasına yatırım yapardım.
0
Sadece soruyorum
(13.09.25)
5 e bölüp
1/4 ile altın ya da altın sertifikası alırdım
1/4 uzun vade vadeliye atardım
1/4 borsa
1/8 gümüş
1/8 nakit ve ya günlük vadelide tutardım ki alım fırsatı gelen borsa kağıtları için
0
pislick0
(14.09.25)
O mertebelerde bi seyler var kenarda. %50 abd borsalari, %30 vadeli, %20 ppf
0
ghilleinthemist
(14.09.25)
yarısı fiziki altın yarısı fiziki gümüş
0
Batuhanolabilir
(14.09.25)
Yüzde yüz msci world index.
Bir diğer düşüncem de stoxx 500 + msci world ex Europe yüzde 50/50 olabilir.
0
logisticsmanager
(14.09.25)
Uzun vadeliyse tamamı altın
0
but that was just a dream
(14.09.25)
- Aylık temettü dağıtan ABD borsa fonları var bir kısmı oraya
- Bir kısım altın, hala gideri var
- Bir kısmına da Aselsan ve Tüpraş.
0
Lethe
(14.09.25)
ev alırım (istanbulda yaşamıyorum)
0
f02561
(14.09.25)
Arabamı yenilerim
0
kararsızataletfilozofu
(14.09.25)
(2)

Rayiç bedel artışları

prole
Bu değerin ve haliyle emlak vergisinin fahiş oranda artışı mevzusu varmış. Şimdi biraz araştırdım, birincisi ikamet ettiğimiz yerin 2026 rayiç bedellerine ulaşamadım. Ulaşamadığım şeyi bilmem de zor haliyle. İkincisi, itiraz dilekçesi verin deniyor 7 Eylül'e kadar, onu da kaçırdık haliyle. E hadi it
Bu değerin ve haliyle emlak vergisinin fahiş oranda artışı mevzusu varmış. Şimdi biraz araştırdım, birincisi ikamet ettiğimiz yerin 2026 rayiç bedellerine ulaşamadım. Ulaşamadığım şeyi bilmem de zor haliyle. İkincisi, itiraz dilekçesi verin deniyor 7 Eylül'e kadar, onu da kaçırdık haliyle. E hadi itiraz etmedik de komşum etti. Komşumun emlak vergisi düşük, bizimki yüksek mi çıkacak? Bu ne iş ben hiçbir şey anlamadım.
0
prole
(13.09.25)
#1610419

Bizim belediyenin sitesinde komisyon kararıyla belirlenen 2026 değerleri var. Duyurular başlığı altında.
Yukarıdaki numaralı duyuruda bu konuyu sormuştum ve gelen yanıtlarda dava açmak gerektiği söylenmişti.
Bu konularla ilgilenen bir avukatla görüştüm. Belediyeye verilen dilekçenin etkili olmadığını, dava açılması gerektiğini söyledi. Ayrıca bilirkişinin karar vereceğini, bir kazanım elde edemeyebileceğimi, az bile artmış diyebileceğini söyledi.
Ben de dava açmadım.
Yalnız, aynı sokakta birisi dava ederse ve olumlu sonuçlanırsa, o sokaktaki tüm binaların yararlanacağını söyledi.
0
pro9it9is9
(13.09.25)
- İtirazlar için dava açılması lazım yılsonuna dek uzatıldı. Kaynak: www.oncememleket.com

- Benim oturduğum site yönetimi güncel rayiçleri iletti. bizde 2,5 katına çıkmış. Belediyenizden öğrenebilirsiniz.

- Komşunun emlak vergisi düşük, senin daha yüksek olmza tabi ki. Rayiç bedeller cadde-sokak bazında belirleniyor. O caddenin rayiç bedeli yüksek bulunduysa düşürülebilir bundan da oradaki tüm konutlar etkilenir.
0
Lethe
(13.09.25)
(10)

10 gün türkiye, avrupa, asya harici bir yere gitmek isterseniz...

OgutucuRecep
nereye gitmek isterdiniz? böyle tatil deniz, güneş vs ? mesela brezilya vs gibi.var mı bir hayaliniz, planınız?
nereye gitmek isterdiniz? böyle tatil deniz, güneş vs ? mesela brezilya vs gibi.

var mı bir hayaliniz, planınız?
0
OgutucuRecep
(07.09.25)
malezya tarafları
0
gurur
(07.09.25)
Güney Afrika
0
sekizdokuzon
(07.09.25)
meksika, küba, karabikler
0
sonsuz
(07.09.25)
madagaskar
hawaii
peru
küba
0
sir gawain
(07.09.25)
Zanzibar
0
hakmut
(07.09.25)
Meksika
0
euteamo
(08.09.25)
Miami
0
kumandanim
(08.09.25)
Afrika'da büyük göç turu çok iyi olurdu.
0
auroraaurora
(08.09.25)
mexico city
0
hot potato
(08.09.25)
Maldivler olabilir. Mauritius ve Seyşel adaları da olabilir.

Karayiplerde Honduras'ın muhteşem plajları var. Meksika da benzer şekilde ama doğru zamanda gitmek lazım. Bahamalar da olabilir. Miami veya Orlando'dan gemiye binip oralara açılmak vardı şimdi.
0
Lethe
(08.09.25)
(4)

Lenslerinizin ( göz) süresini doldurduğunu ne zaman anlıyorsunuz ?

dunyatuhaf
Kimi lensin batmaya başladığından anlıyorum diyor , ben gece gündüz çukrmadığım için sanki lens yağlanmış gibi hissediyorum .arada solusyonla temizliyorum . Batma olmuyor siz neye dikkat ediyorsunuz aylık lenslerde ayın dolmasına mı ? Batmasına mı ? Bey başla bir belirtiye mi ? Bazen hiç bir sorun
Kimi lensin batmaya başladığından anlıyorum diyor , ben gece gündüz çukrmadığım için sanki lens yağlanmış gibi hissediyorum .arada solusyonla temizliyorum . Batma olmuyor siz neye dikkat ediyorsunuz aylık lenslerde ayın dolmasına mı ? Batmasına mı ? Bey başla bir belirtiye mi ?
Bazen hiç bir sorun yaşamasan 40 gün olmuş deyip değiştiriyorum .
Teşekkürler .
0
dunyatuhaf
(02.09.25)
öncelikle night&day lens olsa da lensle uyumak, devamlı takmak iyi bir fikir değil. bu lensler genelde diğerlerine kıyasla daha yüksek oksijen geçirgenliğine sahip olsa da lenssiz hali ile kıyaslanamaz bile, korneanın oksijenini kısıtlıyorsun yine. uzun vadede problem yaşama şansın var. bu anında hissedemeyeceğin kornea incelmesi, göz kuruluğu gibi şeyler olabilir ve kalıcı olur genelde. ben gece çıkarıyor olsam da o tarz lenslerden kullanmıştım gün içinde de oksijeni minimum seviyede kısıtlamak için. arada nadiren lensle uyuduğum da oldu ama devamlı alışkanlık haline getirmedim, yıllarca da lens kullandım takıp çıkarmak öyle zor bişey değil ki... bi süre sonra alıştım ve 1dk bile sürmeyen aynaya bile ihtiyaç duymadığım hale geldi, hatta çıkarırken tek elim bile yetiyordu öyle göz kapağımı tutayım filan demiyordum. ilk tavsiyem bu lensle uyuma alışkanlığını bırakman olur.


gözde riske gerek yok. ben aylık lens kullanırken 30 gün dolduysa bir sıkıntı hissetmesem de değiştiriyordum. günü dolmasa bile batma yapıyorsa değiştiriyordum tabi, lens çizilmiş hasar almış olabilir...

bi noktadan sonra çok sık lensle uyumadığım halde bahsettiğim kuruluk sıkıntısı can sıkmaya başladı. ki tozlu ortamlar vs. de sıkıntı oluyordu. gün içinde bi sebeple batma yaparsa hemen çıkarabilmek istediğimden günlük lense geçmiştim. dediğim gibi aynaya vs. ihtiyaç duymadan lens çıkarabiliyordum zaten, tozdan vs. batma yaparsa çıkarıp atıp gözlüğe geçebiliyordum.

özetle bir sorun hissetmiyorsan 30 gün, batma vs. bi rahatsızlık hissediyorsan veya atıyorum lensi çıkarır/takarken düşürdüysen kirlendiyse gününe bakmadan hemen yeni lense geçmek en garantisi.

sonunda lasikle kurtuldum tabi lens çilesinden ^^ sinan göker'di doktorum da
0
konetsu
(02.09.25)
batmaya başlıyor hemen. mesela takıyorum 10 dk içinde batması azalarak geçmiyorsa ve lensi çıkartıp solüsyonuyla yıkayıp taktığımda da hala geçmiyorsa hemen değiştiriyorum sanki korneamı retinamı ne varsa çiziyor gibi hissettiriyo o batma hissi.
0
matilda
(02.09.25)
görüntü netliği bozuluyor. görüntü netliği gittikten sonra da 2. adım olarak batma yapıyor. ve maalesef ilk günden son güne gözümde kalıyor.
gözümdekini ne zaman taktım hatırlmaıyorum, görüntü kötüleşip batınca bir tur temizleyip 2. şans veriyorum olmadı mı çöpe.
0
nwnd
(02.09.25)
Lenslerim daha hızlı kuruyor gün içinde hissettiriyor. Kuruyunca görme kaliten de haliyle düşüyor. Bu belirtiyi yaşayınca ertesi gün takmıyorum. Sorun olmasa bile 1 ayı geçmem.

Lensleri en azından geceleri çıkartıp solüsyonda bekletmekte fayda var, 7/24 takmak bana sağlıklı gelmiyor.
0
Lethe
(03.09.25)
(6)

Reis Bey Japonya çok mu uzaktır?

dedeminhirkasi
Seneye yapılacak bir Japonya seyahati için örneğin ağustos veya eylül ayinda.. ne zaman uçak bileti bakmam gerekir. En uygun rota nasıl olmalı? Aktarmalı ise hangi ülkeler üzerinden mantıklı olur?
Seneye yapılacak bir Japonya seyahati için örneğin ağustos veya eylül ayinda.. ne zaman uçak bileti bakmam gerekir. En uygun rota nasıl olmalı? Aktarmalı ise hangi ülkeler üzerinden mantıklı olur?
0
dedeminhirkasi
(01.09.25)
Yarın yaşı 30lara yakın japon birini görme ihtimalim var.
uzun süredir Türkiye'de.
ona sorayım istersen.
0
diyecevaplandı
(01.09.25)
bence turla daha iyi olur. vize derdi de yok. indirim yakalayacak zamaninin da var.
0
sonsuz
(01.09.25)
@diyecevaplandi
Sevinirim
0
🌸dedeminhirkasi
(01.09.25)
Tamam bir bakalım.
0
diyecevaplandı
(01.09.25)
instada gokdenizgok diye bir elemanın tourist info center diye bir kanalı var. orda indirimli uçak biletleri, vize vs. paylaşıyor onu takip et.
biz onun sayesinde ocak 2026'ya tokyo gidiş osaka dönüş aldık. 9 günlük. tokyo, kyoto, osaka yapacağız. Türkmenistan veya Çin aktarmalı ucuz biletler oluyor ama saatleri gece falan. havaalanında 8-10 saat uyurum veya yeter ki ucuz olsun sabaha karşı 3-4 gibi binerim diyorsan onları takip et.
0
merhum
(02.09.25)
3-4 hatta 6 ay önceden bakabilirsin. Direk uçuş için THY'nin kampanyaları olabilir. Direk uçan Japon havayolları da vardır diye tahmin ediyorum. Takip edilebilir.

Aktarmalı uçuşlar Dubai, Katar üzerinden oluyor. O havayolları da takip edilebilir. Ortadoğu'dan uçuşlar konforlu oluyor. En ucuz seyahatler Orta Asya ülkelerinden aktarmalı olanlardır. Ücret olarak THY > Katar, BAR > Orta Asya ülkeleri.
0
Lethe
(02.09.25)
(5)

kredi puanım düşük nasıl kredi ya da kredi kartı alabilirim ?

madridista19021902
kredi puanım düşük olduğu için enpara hariç çoğu banka kredi vermiyor. artık a101'in "hadi kredi kartı"na bile düştüm(5000 liralık verdi) 5k-10k bilemedin 20k kredi verebilecek banka arıyorum. tüm kredi kartlarımı toplasanız 60 bin borcum yok üstelik. düşük miktarlı bile olsa kredi alabileceğim kart
kredi puanım düşük olduğu için enpara hariç çoğu banka kredi vermiyor. artık a101'in "hadi kredi kartı"na bile düştüm(5000 liralık verdi) 5k-10k bilemedin 20k kredi verebilecek banka arıyorum. tüm kredi kartlarımı toplasanız 60 bin borcum yok üstelik. düşük miktarlı bile olsa kredi alabileceğim kart biliyor musunuz ? (adını sayacağınız bankaların %95'ine başvuru yaptım red aldım)
0
madridista19021902
(31.08.25)
mobil uygumalar yerine şubeye gidip deneyebilirsin. şubede personele kendi durumunu aktarma, iki hoş sohbet bazen etkili olabiliyor. mobilden albarakaratürk ve kuveyttürkten ret almıştım, şubeye gidip konuşup kredi kartı çıkardım.
0
kojonotsuki
(31.08.25)
On mobile
0
primetime
(31.08.25)
on mobile bile vermiyor malesef :)
0
🌸madridista19021902
(31.08.25)
Getirfinans dene o zaman hocam :)
0
primetime
(01.09.25)
Gelir belgen ve SGK dökümünle beraber bir bankanın şubesinden başvuru yapabilirsin. Online olunca belli kriterlere takılıp alamıyor olabilirsin. Şube kanalından başvuru yaptığında çalışma ve ödeme geçmişinde ciddi sorun yoksa kredini rahatlıkla kullanırsın.
0
Lethe
(01.09.25)
(4)

Nasıl daha iyi bir ev alabilirim ?

dedeminhirkasi
Ankarayı bilenler anlayacaktır derdimi.Mamak ilçesinde oturuyorum. Lanet bir yer.Ev bana ait. 1.5 milyon değerinde araba var. Birikmiş de 1 milyon civarında. Evin değeri tahminim 3.5-4 milyon arası. Benim gitmek istediğim yerler Batıkent, Çakırlar veya Çankaya birlik mahallesi tarafları. Fakat maale
Ankarayı bilenler anlayacaktır derdimi.
Mamak ilçesinde oturuyorum. Lanet bir yer.
Ev bana ait. 1.5 milyon değerinde araba var. Birikmiş de 1 milyon civarında.
Evin değeri tahminim 3.5-4 milyon arası.
Benim gitmek istediğim yerler Batıkent, Çakırlar veya Çankaya birlik mahallesi tarafları.
Fakat maalesef benim bütçeye uygun ev yok. Olanlar da çok eski.
Fakat artık bulunduğum yer fena bunaltmaya başladı.
Kiraya verip kirazıyla uğraşmak ve ben de kiraya çıkıp ev sahibiyle uğraşmak da istemiyorum açıkçası.
Eşim ve ben calisiyoruz. 95 bine yakın para giriyor eve.
0
dedeminhirkasi
(24.08.25)
aslında batıkentten 2+1 bir ev alınır gayet 6 milyona.
0
jelly bear
(24.08.25)
Var gücünle altın, gümüş biriktirip, hökümetin faiz oranlarını inşaat sektörü lehine düşürmesi için duacı olup ve bir de kredi puanının yükselmesi için elinden geleni yapıp sabırlı olacaksın gibi duruyor.
0
Mirket
(24.08.25)
Bu eminevim tarzı yerlerden 2-3 milyon gibi az bir rakama faizsiz krediye girip kendi evini satıp üzerine bir eve girebilirsin pekala. Sıfırdan 4-5 milyona girilip ev alınmaz bu sistemlerle ama 1-2 milyon pekala çekilebilir elinde ev ve araba gibi hızlı nakite dönebilecek mal var. Ayrıca birlik falan pahalı, aşağı öveçler tarafında evler daha uygun, mamak a göre çok daha nezih ve sakin bir yerleşke, çankaya sonuçta. Birliğe göre daha merkezi de ayrıca. Çetin emeç civarına bakın derim. F/p evler bulunabilir.
0
erty_ksk
(25.08.25)
Ev 3,5 + 1,5 araba = 5M. Birikmişi de ekleyince 6M ediyor.

Baktığın konumlarda istediğin evlere ne isteniyor? 1M da kredi kullanırsan aylık ödeme 120 ayda 25 bin civarında olur geriye 70 bin TL aylık gelir kalır. Bu şartlarda arabanı satıp 7M'a kadar çıkabiliyorsun gibi görünüyor.

Elvankent, Eryaman taraflarını da değerlendirebilirsin 5M civarına 2+1, 3+1 konutlar bulunur. Profil Mamak'tan daha düzgün. Bir de arabanı satmamanı öneririm Ankara'da ulaşım araçsız zor.
0
Lethe
(25.08.25)
(24)

Ne yemek yiyorsunuz?

ermanen
soru başlıkta.evde ne yemek yapıyorsunuz? yapılıyor?dışarda ne yemek yiyorsunuz? ne tür mekan/restoran? fast food? esnaf? fine dining?eve ne yemek sipariş ediyorsunuz?evde yeme/dışarda yeme oranı?vs.
soru başlıkta.

evde ne yemek yapıyorsunuz? yapılıyor?
dışarda ne yemek yiyorsunuz? ne tür mekan/restoran? fast food? esnaf? fine dining?
eve ne yemek sipariş ediyorsunuz?
evde yeme/dışarda yeme oranı?
vs.
0
ermanen
(22.08.25)
evde: köfte, pilav, makarnalar, tavuklu yemekler, fasulye, patates, mantı, karnıyarık, alinazik, pizza, fırın yemekleri vb.
her sabah kahvaltı.

dışarda: kebap, hamburger, pizza, lahmacun; döner. bazen açık büfe ev yemeği

eve asla yemek sipariş etmem.

%90 evde %10 dışarda yerim. max %20ye çıkar bu. sadece akşam yemekleri o da.
0
jelly bear
(22.08.25)
Sabah;

çavdar ekmegi+omlet+peynir+çay

ikindi;
biraz kuruyemis ve (varsa) elma

aksam;
tencere yemegi, eger o yoksa çavdar ekmegi arasi domates peynir+sade soda.
0
feastofthedamned
(22.08.25)
Evde mevsim sebzelerinden zeytinyağlı tencere yemekleri
youtube.com

Örneğin bu hem pratik az malzemeli ve lezzetli

Dışarıda yeme olayını azalttım
0
grimavi
(22.08.25)
Bilumum ev yemekleri yapıyorum kisir, taze fasulye, köfte, güveç etc.
Disarda evde yapamayacağım şeyleri yiyorum mangal kebap, pizza (bunu aile evinde yapabiliyorum kendi evimde fırınım yok), baklava, kunefe, katmer vs
Dışarıdan eve hic sipariş vermedim.
%85 evde, %15 arkadaşlarla buluşunca ya da misafir gelince
0
Amaranta ursula
(22.08.25)
Son bi iki ayda evde neredeyse hiç yemek yapmadım hep dışardan söyledim. Ondan önce de makarna, ızgara tavuk bonfile falan yapıyodum.

Kahvaltı yapmıyorum, öğle yemeklerini hastane yemekhanesinden yiyorum haftaiçi. Yemeği beğenmezsem hastane içinde kafeterya var oradan ev yemeği, mantı, döner vs bi şeyler yiyorum.

Akşam yemeklerinde dışarıdan tavuk pilav, makarna, tost, sandviç, bowl, hamburger, lahmacun, döner, noodle sıklık sıralamasında söylüyorum. Biraz evde yemek yapmaya dönmem lazım yine ama. Son 3 ayda evde yapıp yediğim gün sayısı 1 sanırım. %99 dışarıdan oluyor lol. Ondan önceki bir yılı düşünürsek %60 dışarıdan %40 evde olabilir
0
nundu
(22.08.25)
ev yemekleri yapıyorum. türlü, patates oturtma, patlıcan oturtma, tas kebabı, orman kebabı, hindi sote, mantarlı hindi ya da tavuk sote, kuru fasulye, taze fasulye, barbunya, ıspanak, pırasa, tavuk haşlama vs. vs.
dışarda ben mantı ve makarna çok severim o tarz şeyler ya da iskender, kebap, lahmacun gibi şeyler. arada da canım ev yemeği çekerse ve dışardaysam ev yemeği yerim.
eve haftada 1 bazen 2, bazen 2 haftada bir sipariş veriyorum. eve %80 mantı gelir eğer teksem.
çoğunlukla evde yiyorum. eve sipariş de dediğim oranda işte.
0
matilda
(22.08.25)
evde istediğim her yemeği yapıyorum.
zorunda kalmadıkça dışarıda yemiyorum. yersemde basit o anlık açlık ihtiyacımı ucuz şekilde karşılayacak şeyler.
hiç eve sipariş etmiyorum.

%99,99 ev %0,01 dışarısı
0
my fault
(22.08.25)
Protein olacaksa Kıyma kavurma, köfte, tavuk sote, bazen fırında somon, bazen nadiren kavurma filan pişiriyorum. Kışın düdüklü yemeği yaptığım oluyor. Yanına sebze tencere yemeği ya da fırında ızgara sebze, bazen salata, bazen pilav oluyor. Arada bir gimbap yapıyorum evde keyifli oluyor. Dışarıda yemem çok az 2 ayda bir filan o da sosyal amaçlı yoksa hiç yemem. Evde yemek yapmak kaliteli malzemeyle bile daha ucuz. Mesela 2 kişilik döner yeseniz düzgün yerde 1600 tl o parayla rahat 2 kilo kıyma alınıyor zaten. 1 gün önceden ne yemek yapacağımı planlar ona göre buzluktan eti vs çıkarıyorum ya da iş çıkışı markete gidiyorum, son ana bırakılırsa yorucu oluyor. Önceden planlayınca çok pratik oluyor her şey.
0
titanic kemancısı
(22.08.25)
Nadiren iki öğün genelde tek öğün yiyorum.
İki öğün;
Evde standart kahvaltı tabağı hazırlıyorum.
İş yerinde uyguladığım diyete uygun bir yemek yapıyor aşçı benim için genelde sebze ve et grubundan oluşan doyurucu bir yemek oluyor bu.

İzin günlerimde de evde kahvaltı dışında sebze sote, köfte, yoğurt vs böyle basit pratik şeyler hazırlıyorum.

Programım yoksa dışarıda yemeyi bıraktım, sipariş vermeyi zaten aylar öncesinden bırakmış durumdayım.
0
mutekebbir
(22.08.25)
Dönem dönem değişiyor.

2 yıl kadar akşam yemeği yapmayı bırakmıştım. Bu aralar salata (sadece soslu), meyve veya kendi yaptığım kekten yiyorum. Evden çalışıyorsam öğlen ve akşam makarna veya hazır vegan döner/köfte vb. yapıyorum.

Öğlenleri işteysem genelde ev yemekleri yapan bir yere gidip baklagillerden bir şeylerle salata yerim. Uzun zamandır evde tencere yemeği yapmadığım için iyi oluyor. Pizza, noodle ve vegan/vejetaryen bowl da seviyorum.
0
auroraaurora
(22.08.25)
Benim hanımın mesleği yemek. Bu sebepten her gün her gün farklı yemek yiyoruz. Şunu diyebilirim; senede 300 farkli tarif yapıyor. O yüzden sürekli farklı dünya mutfakları falan, evin her yeri kitap, dergi doldu.

Bense düz adamım, öğle yemekleri bende. Sebze, karbonhidrat ve protein yapıp geçiyorum. Genelde somon köftesi, tavuk, dondurulmuş karışık sebzeler falan. Ya da konserve sardalya tavada pisirip salata falan.
0
logisticsmanager
(22.08.25)
@grimavi

guzelmis o kabak yemegi. pratik ve saglikli. arada ben de daha sade kabak yemegi yapiyorum.

zeytinyagli soyle bir versiyonu da var:
www.nefisyemektarifleri.com
0
🌸ermanen
(22.08.25)
@titanic kemancısı

gimbap bi kere yillar once Kore restoraninda yemistim heralde. adini unutmusum. susiye benziyor zaten. Kore'de misin yoksa? ya da Kore yemekleri seviyorsun. Kore restoranina gitmeyeli cok uzun zaman oldu.
0
🌸ermanen
(22.08.25)
@logisticsmanager

hanimin yemek meslegi olmasi guzelmis ve dunyanin cogu mutfagini denemek guzel ayricalik. ben de gezdigim yerlerde denemeye calistim.

yalniz 300 kusur cesit yemek de fazla gelmiyor mu ya? hepsini begenebiliyor musun? belki hanim yaptigi icin mecburiyetten de begendiklerin oluyordur :D
0
🌸ermanen
(22.08.25)
@ermanen metro marketlerde nori yosunu satılıyor, pirinci farklı sadece bizim pirinçten o da suşi pirinci diye satılıyor. ton balıklı, turşulu, mayonezli, sebzeli filan yapıyorum orijinal şeklinde susam yağı filan var onlar yok bende, olan malzemeyle yapıyorum daha çok :D. Kendi damak tadıma göre uyarladım biraz internette çok çeşitli videolar var tavuklu filan yapan da oluyor doyurucu bayağı. Sarmak için bambusu da 50 tl ye filan satılıyor, Kore’de yemiştim orijinalini ama arada bir evde de yemek güzel oluyor. Tek nori yaprağı ile yapıyorum pakette bayağı var alınca, buzdolabında saklıyorum uzun süre malzemesi oluyor böylece. Normalde gimbaba pirinç sirkesi katılmazmış, suşiye katılırmış sadece ben bilmeden onu da almıştım metro marketten bir iki damla pirince ekliyorum boşa gitmesin diye güzel oluyor. İyi sarmak için sebzeleri vs çok ince kesmek lazım birkaç video izlediktan sonra kolay oluyor yapması :d
0
titanic kemancısı
(22.08.25)
Egeliyiz. Taze fasülye börülce bamya semiz otu çorbası.
Et olarak pirzola köfte.
Dışarıda kebepçıdan başka yemekçi yok. Farklı dünya mutfağı olursa deniyoruz.
Bölgemizde pide ünlü ve riskli olmadığı için ayda bir dışarıda yiyoruz. Eve de sadece pide söylüyoruz. Otlu peynirli kapalı pide ve kuşbaşı pide söylüyoruz.
0
mikahakkinen
(22.08.25)
@ermanen; abi canin kuru fasulye istese sipariş vermen lazım yoksa hayatta aklina gelmez =d bir de o kadar fazla yapıyor ki birkaç tarif oluyor, hastası oluyorum. Ama 2 hafta sonra ne olduklarıni unutmuyorum. Bana diyor hangisi soyle tekrar yapayim, diyorum nasıl hatırlayayim 300 tariften =d

Onun dışında yüzde 95i çok güzel. Yiyemedigim belki iki kere falan yılda.
0
logisticsmanager
(22.08.25)
evde pilav çeşitleri, nadiren makarna, farklı patates yemekleri, patlıcan, nohut tava, tavuk, köfte, ali nazik, hazır mantı, hindi, kabak ama genelde kıymalı kabak sandal gibi, kabak graten, pırasa graten falan.. sebze yemeklerini çok fazla tek başına yiyemem o yüzden kıyma koyuyorum genelde içine. eskiden hazır dondurulmuş çok yerdim şu an yemiyorum şinitzel falan da uzun süredir yemedim pratikliğine rağmen. bakliyatları hazır alıyorum konserve ya da paketli yayla'nınkiler gibi. ya haşlanmış şekilde ya yemek.

dışarıda ağırlıklık olarak pide, lahmacun, köfte. fast food genelde pizza butik burgercilerden hamburger. fine dining gitmem. güzel bir esnaf lokantası bulsam ağırlıklı olarak oradan yerim aslında.

eve sipariş edeceksem eskiden çok tavuk döner dürüm söylerdim artık söylemiyorum. söyleyeceksem dürümle'nden. yine genelde pizza lahmacun. güzel bir işkembeci var et yemekleri ve pide, lahmacun falan da yapıyor son zamanlarda oradan söylüyorum. porsiyonu bol ve doyurucu çok aç olmayınca oradan bir çorba söyleyip yanında gönderdikleriyle doyuyorum genelde.

dışarıda yeme oranı daha fazla maalesef.
0
black holes in the sky
(22.08.25)
şu sıralar hafta içi kahvaltı yapmıyorum. öğle yemeğini şirkette yiyorum. akşam bir kase yoğurt içine protein tozu. hafta sonu programa göre, davetler vs. çok değişiyor.
0
gabe h coud
(22.08.25)
Büryan yiyorum.
0
runaway
(22.08.25)
dışarıdan yemeyi çok çok azalttım. hemen her tür yemeği yaparım ama kısa sürede yapılanları tercih ediyorum. bir de el işçiliği olanları hiç yapmıorun sarma içli köfte gibi. o kadar uğraşıp kısa sürede bitmesi mantıksız geliyor.
0
ground
(22.08.25)
Evde: Sulu sebze/bakliyat yemekleri, başta somon olmak üzere balık çeşitleri, ev köftesi, küşleme/pirzola/kuzu şiş tarzı etler, zeytinyağlı çeşitleri, makarna üstü ton balığı/hindi, basmati pilavı (çok severim).

Dışarıda: Genellikle balık/kırmızı et çeşitleri. Rutin gittiğim yerler var; Rota Balık, Kavak Doğanay, Fevzi Hoca, Trabzon Kültür Derneği, Marmara Et, Nusret Burger, Günaydın gibi. Saray İşkembe'de sakatat çorbaları içerim.

Eve sipariş verirsem: Genelde döner oluyor, bazen de Adile Sultan ev yemekleri.

Haftaiçi günde üç öğün, haftasonu 2 öğün yiyoruz. Haftalık toplam 19 öğün yemeğin 2 veya 3'ü dışarıdandır. Haftasonu gezmeye çıkınca mecburen dışarıda yiyoruz.
0
Lethe
(22.08.25)
%80 evde yerim.

bitkisel beslenme uyguluyorum ama işlenmemiş olanlar mümkün olduğunca ya da minimal işlenmiş olanlar.
0
elite crew
(22.08.25)
Sabah küp peynir %0.03 yağlı

Öğleden sonra mercimek çorba 1 kase
Pancar, kuru fasulye, nohut, yoğurtlu roka; içeren bowl minik

Akşam ise bi avuç karışık yemiş 2 adet muz
0
baldan kaymak
(22.08.25)
(7)

oslo'da 5 gün

lil siztah
bir ay sonra bir konser için oslo'ya gidip, 5 gün oralarda bulunacağım. klasik avrupa ülkelerine plansız, elimde görsel rehberle gidip, anıttı, müzeydi gezerken vakti dolduruyorum. fakat ilk bakışta oslo'da bu kadar kültür gezisi yapacak yer yok gibi anladım; genelde doğa gezileri öneriliyor sanırım
bir ay sonra bir konser için oslo'ya gidip, 5 gün oralarda bulunacağım. klasik avrupa ülkelerine plansız, elimde görsel rehberle gidip, anıttı, müzeydi gezerken vakti dolduruyorum. fakat ilk bakışta oslo'da bu kadar kültür gezisi yapacak yer yok gibi anladım; genelde doğa gezileri öneriliyor sanırım. çok yoğun bir dönemde olduğumdan araştıracak pek vaktim yok; hatta öyle ki rezervasyonları yaptırmamış olsam gidesim bile yok.
özetle, bu 5 günü nasıl değerlendirmemi önerirsiniz?
0
lil siztah
(17.08.25)
oslo'da 5 gün... biraz iddialı. eğer şehir dışına çıkmalı ve o bahsedilen doğa gezileri gibi şeyleri ekstra araştırıp yapmaya girişmeyecekseniz pek de yapacak bir şey yok. bence iyi bir otel tutun. bilgisayarınızı da alın. biraz tatil + gezme gibi planlayın. her gün 1-2 turistik yer gezip, birkaç şey yiyip dinleneceğiniz tarzda bir gezi olsun.
0
gitdaddy
(17.08.25)
düşündüm yazacak pek bişey bulamadım.

merkezde papyon restoran var. sahibi türk. ortamcı biridir. eğlenmek istersen takıl ona.
0
yurtsuz john
(17.08.25)
İskandinav ülkeleri görece sıkıcı. Yapacak fazla birşey olmuyor.

Ben olsam Getyourguide tarzı uygulamalardan Oslo ve çevresinde başta doğa turları olmak üzere etkinliklere bakıp onlara katılırdım.
0
Lethe
(18.08.25)
konser ne zaman bilmiyorum ama ben indiğim gibi bergen'e geçerdim orda 1 2 gün takılır öyle dönerdim oslo'ya.
0
dedim ben sana
(18.08.25)
eger konser gezinin tam ortasinda bir gune denk gelmiyorsa, fiyort turuna cikin, sanirim oslo'daydi viking muzesi tarzi bir yer vardi enteresan bir de biz opera/konser binasinda konsere gitmistik
0
kassiopeia
(18.08.25)
@kassiopeia, tam ortasına denk geliyor :/
operaya bakmıştım, önceki ve sonraki hafta çok güzel temsiller varken benim gideceğim hafta bomboş ne yazık ki..
0
🌸lil siztah
(18.08.25)
oslo için bir gün yeterli şehir i gezmek için. şehir genellikle pahalı olduğu için öyle kafanıza göre mekanlara girip çıkamıyorsunuz. çünkü pahalı. özellikle sonbahar falan olduğunda da millet iyice evlerine çekiliyor. internetten herhangi bir etkinlik bulursanız kaçırmayın. yemek biraz sıkıntılı genellikle süpermarketlerden hazır balık, peynir ekmek arası falan takılıyorsun. üşenmeyin. öyle halledin bence.

buraya bir kaç mekan atayım.

maps.app.goo.gl
maps.app.goo.gl
maps.app.goo.gl
maps.app.goo.gl
maps.app.goo.gl
0
duyurukullanıcısı
(18.08.25)
(38)

Gerçekten Şekerli ve Gazlı İçecek İçmiyor musunuz?

elektr10
Geçenlerde bir duyuru görmüştüm. Ne kadar sıklıkla kola içiyorsunuz diye. Duyuru ahalisinin %95'i neredeyse hiç içmiyorum demişti ve bu durum beni en az haftada bir kola içen biri olarak düşündürdü. Yaklaşık 3 haftadır da içmiyorum.Gerçekten de siz içmiyor musunuz? Neden? Bir tanesi barsakları mahve
Geçenlerde bir duyuru görmüştüm. Ne kadar sıklıkla kola içiyorsunuz diye. Duyuru ahalisinin %95'i neredeyse hiç içmiyorum demişti ve bu durum beni en az haftada bir kola içen biri olarak düşündürdü. Yaklaşık 3 haftadır da içmiyorum.

Gerçekten de siz içmiyor musunuz? Neden? Bir tanesi barsakları mahvediyor deyince hakikaten tiksinti geldi ve içmemeye karar verdim.
0
elektr10
(14.08.25)
hiç içmiyor değilim kola çok az içiyorum. asitli olarak cola-schweppes-maden suyu harici içtiğim içecek yok. colayı da çok nadiren içiyorum.

en çok ayran içerim. onun dışında evde yaptığım limonata. onda da şeker var. haftada bir kola çok değil ya. her gün içenler var.

cola her açıdan zararlı hem içeriği hem asidi yüzünden.
0
jelly bear
(14.08.25)
cola zero o da haftada bir kere.
0
administ
(14.08.25)
Yılda 1 tane belki. Şekerli geliyor, ayrıca hiç de güzel değil.
0
mor oje
(14.08.25)
Kalorisiz olanları her gün içiyorum. Ayrıca ben haftanın 5 günü ağırlık çalışıyorum haftanın 7 günü proteini karbonhidratı yağı ölçülüp tartışmış aynı yemekleri yiyorum sigara kullanmıyorum içki içmiyorum, pastayı böreği doğumgününden doğumgününe yiyorum, buna rağmen kola içiyorum diye bağırsaklarım bozulcaksa bozulsun artık ne yapalım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.08.25)
hiç içmiyorum öyle bir alışkanlığım oluşmadı küçükken eve alınan bişey değildi, galiba en son 7-8 sene önce 1 kere içmiştim kola, ömrü hayatımda toplasan 5i geçmez içmişliğim. gazlı içecek sevmiyorumda en fazla ice tea şeftali o da nadiren, su en iyisi.
0
eja
(14.08.25)
Senede 1 falan heralde, o da kola değil de Fanta. Çok bira içiyorum, haftanın 4-5 günü günde 6 tane fln. O yüxden kola vb. içmiyorum. Bira yoksa ayran, maden suyundan devam.
0
kumandanim
(14.08.25)
Coca cola yıllardır hiç içmedim. Nadiren Niğde gazozu tarzı ürünler tüketirim. 2 hafta önce 1 kutu sprite içmiştim.

Benim hikayem şu şekilde, lise-üniversite civarında günde en az 1 lt kola içerdim. Bir gün midemde aşırı bir ağrı ve yanma hissettim, bu iş böyle olmaz dedim kolayı bıraktım. Bıraktım diyorum çünkü bağımlılık yapan birşey.

Artık asitli olarak sadece sade maden suyu içiyorum. Tek bir marka tüketmemeye özen gösteririm, hepsinin mineral değeri farklı. Beypazarı, Kınık, Sarıkız, Uludağ vs. içiyorum. Özellikle yazın ve bazı yemeklerle iyi gidiyor.
0
Lethe
(14.08.25)
Senede 3-4 kez içiyorumdur, onda da 330ml kutuyu bitiremiyorum. Eskiden ice tea içerdim, aşırı şekerli tadı hoşuma gitmediği için en az 10 yıldır onu da bıraktım. Ayran da çok nadir içiyorum. İçecekleri sağlıklı/sağlıksız olduğu için değil, tadını sevmediğim için içmiyorum :)

Soğuk soft içecek olarak sade maden suyu, buzlu kahve, ara sıra evde yaptığım ice tea/limonata, ara sıra portakal suyundan başka bir şey içmiyorum galiba.
0
kobuzchu kiz
(14.08.25)
Zero olanları içiyorum.
0
gobekliraki
(14.08.25)
haftada 1-2 cola zero
0
gabe h coud
(14.08.25)
Zero olanları neredeyse her gün içerim. Sadece kola bayiyor. O sebepten 1 hafta içsem ikinci hafta başka bir şey içmem lazım.
0
logisticsmanager
(14.08.25)
Gerçekten içmiyorum.
0
Amaranta ursula
(14.08.25)
Gerçekten içmiyorum. 10 15 yaşlarındayken çok fazla içiyordum, sonra annemler zararlı diye almayı bıraktı. Ben de aramamaya başladım görmeyince canım istemedi. Üniversitede fast food yediğim zamanlar tek tük içerdim. Zincir fast food da sevmez oldum sonra, yani aşağı yukarı 10 senedir falan içmiyorum. Yalnız ben yemeğin yanında da illa içecek arayan birisi değilim. Su, soda, kahve, ayran bunlar bana yetiyor. Nadiren limonata, ev yapımı ice tea gibi şeyler içebiliyorum.
0
kullanicadi
(14.08.25)
Yaklaşık 3 aydan fazla süredir içmiyorum.
Kola yada gazlı içecekler yerine;

Ayran, maden suyu yada kefir içiyorum.
En güzeli kefir.
0
stay with me
(14.08.25)
Arada içiyorum. Uzun süre ara verip bir bardak içince tadı çok şekerli ve ağır geliyor bu sayede tekrar uzun süre içmeye ara verebiliyorum.
0
grimavi
(14.08.25)
Her gün içiyorum.cola light,hastasıyım.günde 4-5 kutu tüketiyorum.
0
duptıs
(14.08.25)
kutu kola, sprite vb atıyorum dolaba. 2 günde 1 kutu kola civarı içebiliyorum çok sıcaklarda
0
kondansator
(14.08.25)
evet içmiyorum ayda yılda 1 içerim.
0
sizofren06
(14.08.25)
30 yaşıma kadar neredeyse her gün içiyordum. Su niyetine icetea içiyordum. Tartıda 100 kiloyu görünce bir sabah kalkıp bütün şekerli gazlı yiyecek,içecekleri kestim. Son 5-6 yıldır hiç birini içmiyorum. Sadece su içiyorum. Tek içtiğim gazlı içecek maden suyu.
0
my fault
(14.08.25)
ortalama ayda 1 litre içiyorum kola/gazoz ya da sarı kola
bazen aylarca almadığım içmediğim oluyor. aramıyorum da.
bazen canım istiyor bir iki bardak.

not: bir şekilde ara verip içmezseniz, sonra hiç aramıyor ve canınız istemiyor.
şekeri çok fazla. uzun süre içmedikten sonra tekrar içince gerçekten nefret ettiriyor kendinden, mide bulandırıcı.
0
biseysorcaktim
(14.08.25)
icmiyorum cunku bos kalori ve sagliksiz. sagliksizligi gazdan oldugunu dusunmuyorum, icindeki katki koruyucu, dandik sekerler vs problem bence. yilda 1 ya da daha seyrek cok canim isteyip gazoz ictigim oluyor.

bira ve soda iciyorum. bir de nadir de olsa sikma portakal suyu vs tarzi seyler.
0
lemmiwinks
(14.08.25)
gerçekten içmiyorum, çocukken çok içerdim ama ne yazık ki.
sonra bir ara uzun süre içmedim, 4-5 ay tekrar düştüm batağa.
ondan sonra hiç içmedim 2012 yıl başından beri olması lazım.
binde bir şekersiz redbull falan içtim, bir ara yine şekersiz monster batağına düştüm. yani şekersiz de olsa bin tür tatlandırıcı vs.
monster batağındayken yine şekersiz mountain dew gördüm çok sıcaktı hava bir kaç kez de ondan içtim. bunların hepsi son 4-5 ay içinde oluyor. sonra dedim bunları içen zero falan da içer kendine gel sonra tekrar kestim. su ve maden suyu içmeye çalışıyorum.
hava ısınınca da limonata eksik olmaz dolapta, yine şekersiz.
0
bay b
(14.08.25)
çocukluğum ve gençliğimin bir dönemi gazlı içecekler, bisküviler, atıştırmalıklar ile geçti. uzun zamandır içmiyorum, çünkü gerçekten hiç bir faydası yok, normal ve sağlıklık beslenmeye alışınca tatları filan da çok kötü geliyor. gerçekten yılda 1 ya da daha az içiyorumdur artık
0
sweetoffice
(14.08.25)
Hiç içmiyorum. Gelmiş geçmiş en saçma içecek olabilir kola gazoz falan, ikamesi olabilecek envai çeşit içecek var gayet lezzetli.
0
encokbenisevinnolur
(14.08.25)
Hiç içmiyorum, en son 4-5 sene içmişimdir tahminim. İçecek olarak şekerli bir şeyi sevmiyorum zaten, onun yerine çikolata/güzel tatlı yerim illa şeker yiyeceksem. içecek için alınan şeker ve kalori boşa bana harcanmış bir kalori hakkı gibi geliyor sfdsd. Kola sevmiyorum, maden suyu içiyorum.
0
titanic kemancısı
(14.08.25)
Hamburger, patates, pizza falan yanında içiyorum. Bunun dışında içmiyorum. Hatta ne canım çekiyor, ne de aklıma geliyor. O da Diet/Zero/Max gibi şekersiz olanlarından.
0
nawar
(14.08.25)
Evet, yıllardır içmiyoruz almıyoruz.
Daha dün markalı olan limonatalardan ikram edildi. aşırı sıcak sebebiyle soğuk olduğu için mecburen bir bardak aldım.
İçeriğindeki kimyasal katkı koruyucu maddelerin (adı her neyse artık) rahatsızlık veren tadı hemen belli oldu.
0
diyecevaplandı
(14.08.25)
yemeğin yanında kola yoksa dünyası kararan iğrenç bir bağımlı olarak hem duyuruyu hem de cevapları acı bir tebessümle okudum. gazlı içeceklere hiç ilgisi olmayan, bir şey içecekse maden suyu ya da ayran vs. tercih edip gazlıları/şekerlileri hiç aramayan insanlara öyle imreniyorum ki...

ben küçük yaştan beri alışığım. bir noktadan sonra zaten "duygusal bağlanma"ya döndü olay. buzdolabımda her zaman kola olmalıdır. mümkünse küçük şişelerde/teneke kutuda veya ağzı çok iyi kapatılmış şişelerde olmalıdır hem de çünkü asidi kaçtığında sevmem. bu konuda hassasiyet geliştirdim, "gurme" de denmez ama "kola keşi" oldum.

zamanında o dönemki sevgilim, verdiğimiz siparişin yanında kola gelince gerçekten oturup ağlamıştı. gidip lavaboya dökmüştüm ama o an çektiğim acıyı ben bilirim. ona söz verdiğim için tam 40 gün (saymıştım) hiç şekerli içecek tüketmedim. sonra kendi aramızda sessiz bir anlaşma oldu bir nevi, "bundan bir bok olmaz" dedi, ben ona "senden geçerim guladan geçmem" dedim, devam ettim.

bak ben iki sene sigara içmedim. daha kısa süreli olsa da farklı denemelerim, "başarılarım" oldu. alkolik oldum - içme şansımın olmadığı günlerde günlük sorumluluklarımı minimum eforla aradan çıkarıp sadece uyurdum. onu da kestim. şimdi ayda sadece belki bir akşam 2-3 tane bira içiyorum, "oturmuşken 9 tane daha içeyim" diye hissetmiyorum.

ama bu kolayı hayatımda sadece KIRK GÜNLÜĞÜNE, o da köpek gibi aşık olduğum kişi hüngür hüngür ağladığı için bırakabildim.

bu kolanın bağımlılık düzeyinden ziyade benim gerizekalılığımın bir göstergesi bence ama yine de kamu spotu şeysi yapmış olayım: içmen guzum. iç organlarım kuru üzüme döndü, ağzımda diş kalmadı, tartılacağım zaman tırlarla beraber en yakın kantara giriyorum ama yok akşam yemeğinin yanında veya bilgisayar başında çalışırken kola içmeyeceksin desen tarlası yanmış emmi gibi çökerim bi duvarın dibine ağlamaya başlarım.
0
der meister
(14.08.25)
Yaz aylarında bazen içiyorum.
0
runaway
(14.08.25)
20 senedir filan
0
mantık
(14.08.25)
Herkesin bu kadar rafine zevklerinin olması çok ilginç yobaz tayfa İsrail malı diye içmiyor buradaki aydınlık tayfa sağlıksız diye içmiyor o zaman kim içiyor bu kadar kolayı üretilen kola belli satılan kola belli hepsini ben içiyorum olamam.
0
kizil karga
(14.08.25)
Çok aramam ama tatile gidince ve konsept herşey dahil olunca aşırı bir tüketim farkettim ki ben de çoğu zaman kendimi içerken buldum.
Bu durum kola tüketiminin oteller sayesinde top yaptığı izlenimini oluşturdu bende.
0
va
(14.08.25)
üretilen kola belli satılan kola belli hepsini ben içiyorum olamam.

geçen seneyle aynı satışı yapmış ciro olarak
enflasyonu hesaba katarsak en az %60 düşüş var
0
mantık
(14.08.25)
hayatim boyunca hic icmedim hazli icecek. 5-6 yasindayken kola denemistim ve o gazliligin agzimda yarattigi histen nefret etmistim. fanta, sprite vs hepsi ayni oldugu icin kendimi bildim bileli icmedim.

bu sebeple cok uzun bi sure bira da icmedim, 22-23 yasindan sonra fln icmeye basladim :D

ice tea ictim ama alternatif olarak ara sira, fast food yerken fln. simdilerde hic icmiyorum denebilir, en son ne zaman ictim hatirlamiyorum. fast food yemeyince onu da icmemis oluyorum.
0
taurina
(14.08.25)
Ayran, su, kefir, elimle sıktığım limon dışında tüketmiyorum

Çay kahve dahil
0
baldan kaymak
(14.08.25)
ben içmiyorum, belki 15 yıl oldu. sıfır diyemem ama ancak bir restorana gidilir içecek birşey olmaz vs. toplamda yılda 2-3 kutu kola. evde zaten bulunmaz. bu arada içince de aşırı şekerli şerbet içer gibi geliyor, zaten içemiyorsun.

dışarıda yemeklerde soda veya bira tercih ediyorum.
0
orpheus
(14.08.25)
Arada içiyorum ben, bazen et yemeklerinin yanında kola içmeyi severim.
0
ekimoloji
(14.08.25)
icmiyorum. les gibi bir seyi zorla, reklamla, algi yonetimiyle hayatimizin icine soktular. ne idugu belirsiz tuhaf bir icecek.

dogal seyler yiyip iciyorum. limonata yapiyorum, ayran, salgam iciyorum.
0
antikadimag
(15.08.25)
(27)

iş arkadaşının talebi

Mirabel
İş arkadaşınız çocuğunu okula kaydettirmek için sizin evinizde oturuyormuş gibi göstermeyi teklif etse kabul eder misiniz? Yakınlık: 10/6
İş arkadaşınız çocuğunu okula kaydettirmek için sizin evinizde oturuyormuş gibi göstermeyi teklif etse kabul eder misiniz? Yakınlık: 10/6
0
Mirabel
(13.08.25)
Ederim
0
Rondak
(13.08.25)
Etmem
0
kullanicadi
(13.08.25)
Hayır
0
gabe h coud
(13.08.25)
Ön not: Güncel şartları bilmiyorum.

İlköğretimi bu şekilde okumuşum lisede öğrendim, adresinde kayıtlı olduğum kişileri tanımıyorum bile. Bizimkiler ayarlamış, onlara yansıyan bir şey olsa illa ki bilirdim.
0
encokbenisevinnolur
(13.08.25)
ederim ne zararı olacak ki?
0
jelly bear
(13.08.25)
Tercih etmem ama sanırım gönülsüz kabul ederdim.
0
ruhen hastayim ben
(13.08.25)
Ederim. Ben de şu an kendi oğlumu öyle okutuyorum. Çünkü evim şehir dışında ve gidebileceği tek okul da köy okulu.
0
strawberry first
(13.08.25)
Mobil edit: tanıdığın tanıdığına rica ettik, kırmadılar sağolsunlar.
0
strawberry first
(13.08.25)
ederim
0
eurhka
(13.08.25)
Ederim
0
kisa
(13.08.25)
Adreslerinde kimlik numarasi var artik,

Gecen sene jandarma soruyordu
apartmanda bu kisiler var mi diye.
0
designer
(13.08.25)
Ederim. Yalnız artık şöyle bir durum var muhtemelen bundan arkadaşınızın haberi yok. Okul yönetimi kayıt sırasında bulunduğu adrese bağlı son 2 ayın kendi adına kayıtlı elektrik ya da su faturasını görmek istiyor. Bunu İbra edemezse kayıt yapmıyor geçen hafta arkadaşın başına geldi.
Edit: tabi her okul yönetimi ister mi bilmiyorum bahsi geçen okula büyük ilgi varmış.
0
dream
(13.08.25)
etmem

adamın borcu olsa haciz gelse direkt benim evime gelecekler.
0
orpheus
(13.08.25)
Etmem. Elalemin cocugunun bende ne isi var. Yarin bir gün is yerinde catisma yasarsin pedofil diye dava acar.
0
sonsuz
(14.08.25)
benden adres isteyenlere kil oluyorum.
genelev isletmiyoruz kardesim, benim adresi isteyen herkese kullandirtsaydim benim evin nufusu 20yi gecerdi herhalde.

cevap kesinlikle hayir..
0
cooperr
(14.08.25)
Benim annemin evinde bu şekilde 10-15 çocuk vardır, bugüne kadar bir zararı olmadı. Yakında bende aynı duruma düşeceğimden empati kurarak ederim diyorum.
0
mirty
(14.08.25)
eskiden oluyordu ama güncel bilgi milli eğitim artık en az 6 aylık 2 fatura istiyor.
nüfus kayıt yapsa bile hileli işlem diye işaretliyor.sonra ceza geliyor hadi onu ödediler okul bu sefer caz yapıyor.
okula gitsinler 50 bin ateşlesin.
0
jamswety
(14.08.25)
Kabul etmem. prensip olarak böyle abuk subuk istekleri kabul etmiyorum. ne alaka yani
0
benarrivo
(14.08.25)
Kabul et bi hayrın olsun. Çocuk Okula başladıktan 1 ay sonra zaten senin evden çıkacaklar. Her şey normale dönecek. Milyonlarca insan yapıyor bunu.
0
luluki
(14.08.25)
Bana sorsalar gel yap derdim. Ama once fatura olayini okula sor derdim. 2 tane fatura olmayinca direkt kayit almiyorlar artik.

50-100 bin arasi bir bagisla adres isini bertaraf edebilir.
0
brkylmz
(14.08.25)
10/10 olsa bir ihtimal düşünülür, diğer türlü kesinlikle yapmam.
0
Lethe
(14.08.25)
İyi bir muhitte iyi bir okulda okutmak istiyorlar çocuklarını, bu noktada hak verdiğim için pek hoşuma gitmese de kabul ederdim
0
hayalhayal
(14.08.25)
İş "arkadaşı" diye bir şeye inanmıyorum o yüzden hayır.
0
selamun aleykum kitty
(14.08.25)
Kabul ederim. Annemlerin evine çok çocuk geldi gitti öyle.
Bir ay sonra geri taşıyacaklar +1
0
cilekli pasta
(14.08.25)
benim oğlanı kaydetmek istediğimiz okul için eski iş arkadaşım ile konuşuyorduk, ertesi gün benim tanımadığım, adresi uygun bir arkadaşına söylemiş, o da ok demiş, telefonunu bana verdi, aradım, tc'mi istedi, e-devletten davet gönderdi, ben de adresi taşıdım, kayıt yaptıktan 2-3 ay sonra da geri aldım.
0
altinci nesil caylak
(14.08.25)
bizim ne dedigimiz onemli degil. cunku karakterle paralel bir durum. empati yap, sen o durumda olsan ve rica etsen hayir cevabi almak seni uzer miydi? tabi burada empati yaparken tam empati yapmak lazim. ben bekarim cocugum yok o yuzden boyle bisey istemem demek yeterli bir empati degil. cunku arada ince bir cizgi var. anne, baba olmak ve cocugunun gelecegi icin cok samimi olmadigin insandan boyle bisey istemek de olabilir anneyim ,cocugum var herkesten herseyi isteyebilirim krolugu da olabilir.
0
buenosdias
(14.08.25)
sadece çocuksa ederim. yok cezası varmış bilmem ne millet neler yapıyor.
0
bay b
(14.08.25)
(2)

pendik - maltepe hattında hafif/diyet yemek tarzı mekanlar

tabudeviren
akşam yemeği için, sipariş getirebilecek veya mekana gidip yiyebileceğim hafif yemek satan yerler bakıyorum. neler vardır?
akşam yemeği için, sipariş getirebilecek veya mekana gidip yiyebileceğim hafif yemek satan yerler bakıyorum. neler vardır?
0
tabudeviren
(12.08.25)
adile sultan ev yemekleri var online sitelerde. zeytinyağlıları falan var. migrosun bowl'larını da baya övüyorlar.
0
gobekliraki
(12.08.25)
AVM'lerde Happy Moons oluyor, oranın fit menüleri var düşük kalorili olur. Tavsiye ederim.
0
Lethe
(12.08.25)
(4)

Vize tarihini geri çekme işine inanayım mı

turk kizi
amerika için başvurdum nisan 2027'ye gün verdi hehe1 haftadır girip bakıyorum daha erken çıkar mı diye ama ağustos 2027de falan var şu an uygun gün. eski sistemde botlarla filan değiştiriyomuş insanlar diyolar ekşide ama yeni sistemde henüz bir şey yok sanırım. acaba en azından 2026'da alabilme ihti
amerika için başvurdum nisan 2027'ye gün verdi hehe
1 haftadır girip bakıyorum daha erken çıkar mı diye ama ağustos 2027de falan var şu an uygun gün. eski sistemde botlarla filan değiştiriyomuş insanlar diyolar ekşide ama yeni sistemde henüz bir şey yok sanırım. acaba en azından 2026'da alabilme ihtimalim var mı bu vizeyi merak içindeyim.
0
turk kizi
(12.08.25)
Kesinlikle inan ben de bayağı işe yaradı çok çok öne almıştı ama geceleri dene saat gece 2.00 gibi
0
gobekliraki
(12.08.25)
evet geçen ekim 2025e aldım. baya rahat alındı. gruplara gir açılınca yazıyolar.
0
jelly bear
(12.08.25)
Geri çekiliyor ben 6 ay kadar geri çekmiştim. Hatta 1 hafta sonrasına bile yer bulmuştum çok da hızlı davrandım ama muhtemelen bir bot benden önce kaptı.

Gece saatlerinde ara ara kontrol etmen lazım. 2026'ya çekilir. Bir de hem Ankara hem İstanbul şeklinde bakarsan daha iyi olabilir, benim baktığım dönemde Ankara'da daha yakın tarihli boşluklar oluyordu.
0
Lethe
(12.08.25)
ban yersiniz. yeni sisteme geçildi.

takip edin, arada açılıyor.

ben manuel bir şekilde başvurudan sonra 2 3 aya çekmiştim.

saçma sapan kişilere pasaport bilgilerinizi de vermeyin.
0
kveldulv
(12.08.25)
(12)

Audi mi ww mi skoda mı?

agreas
Selam arkadaşlar, Audi, ww, skoda 2023 ve üstü modeller arasında belirgin farklar nelerdir? Ortalama 2.5 milyon bütçeye hangisini tavsiye edersiniz? Siz olsanız ne alırdınız?
Selam arkadaşlar, Audi, ww, skoda 2023 ve üstü modeller arasında belirgin farklar nelerdir? Ortalama 2.5 milyon bütçeye hangisini tavsiye edersiniz? Siz olsanız ne alırdınız?
0
agreas
(11.08.25)
VW ile Skoda ayni motoru kullaniyorlar. Skoda eskiden alt segmentte yer alirken artik gunumuzde aradaki fark kapandi. Halen yine Vw nin alti gibi dusunebilrsin. Ama Seat kadar da degil yani. ikinci elde vw in de bir farki oluyor insanimiz polo ve golf e cok duskun. Ben bu ikisinden birini alacaksam Skoda tercih ederdim. Ki zaten Skoda suruyorum.

Audi premium segment. Motorlar ayni altyapida olsa da Audi ler genelde TSI in yukseltilmis versiyonlarini kullaniyor. Yani VW dekiyle ayni motor diyemezsin. Bu yuzden Audi yerine VW denmez yeni. Hani paran yoksa denir tabi de ama onun disinda sacma bir versus olur. Ama Audi alacagima BMW tercih ederdim ben o da ayri bir konu.
0
nuevo
(11.08.25)
hatchback seviyorsan a3, sedan seviyorsan superb.

vw alınmaz.
0
jelly bear
(11.08.25)
Hangisini daha kolay satabileceksem olur.
0
sonsuz
(11.08.25)
3'u de giderleri kismak icin cok cok buyuk oranda ayni platformlari, ayni parcalari kullaniyor. ben olsam bunlari almazdim. vw skoda'dan daha kaliteli ic malzeme kullaniyor. bir de bazi yenilikler once vw'da kullaniliyor sonra skoda ve seat'e veriliyor. herhalde en optimumu vw'dir. ama butce kaygili secim yapacaksan en mantiklisi skoda.

edit: olay sadece platformda bitmiyor. dupeduz cok ciddi sayida parca maliyet kismak icin beraber kullaniliyor. bu cok enteresan bir iddia da degil, youtube'da bu isin detaylarina giren araba parcalayanlar var bakarsaniz. bu demek degil ki tum parcalar ayni, ama ciddi oranda benzerlik var maliyet dusurmek icin.
0
antikadimag
(11.08.25)
vw grubunda platform ayni dogru ama parcalar da ayni bakis acisi dogru degil.
hem jetta hem de a4 kullandim, surus dinamikleri iki aracin ciddi olarak farkli, alt takim parcalari degisik. frenler falan da farkli zaten.

audi'nin olayi quattro ama eger 4 ceker olmasi umrunda degilse bence audi almaya gerek yok.

diger premium markalar arasinda en az bas agritani audi olur, ben olsam bmw'ye kesinlikle bulasmam, dipsiz kuyu.
0
cooperr
(11.08.25)
3ü de vag grup, mqb altyapısını kullanır. Kalite ve işçilik olarak audi>vw>skoda. audi a3 sportback alırdım.
0
mutlu yillar sana
(11.08.25)
Audi yada skoda
0
madurumdamadurum
(11.08.25)
bu iş sadece markayla olmaz sizin araçtan beklentileriniz ve model bazında aracın sizin beklentilerinize verdiği karşılıkla ölçülür. bana sorarsanız ben 2.5 milyona yıla çok takılmadan 2020 üstü a4 alırdım

edit: düşünürseniz g20-g30 kasa bmwler son derece sorunsuz ve mükemmel arabalar. bmw eskisi kadar sorunlu araçlar üretmiyor.
0
tabii lan manyak mısın
(11.08.25)
Belediye baskaninvardi bidene,
millet Audiye binerken
ben passatla mi gezeyim..

Audi iyi araba heral.
0
designer
(12.08.25)
3üde vw grubu. fark yok deniyor ama fark illa ki var. malzeme kalitesi, motor gücü, yazılım farkı vb. çok fark edilemeyecek farklar var. 3üde tr de prim yapan araçlar. a3 ve golf arasında karar veririm. suv olacaksa q2 ve troc arasında karar verirdim. audide 2.5'a çıkıyorsam bmw yi seçerdim.
0
mikahakkinen
(12.08.25)
Audi iç malzeme kalitesi, konforu fark ettiriyor. Test sürüşü yaptığında net hissedeceksin. Motor anlamında spesifik farkları bilemiyorum. Özellikler anlamında araçlar arasında çok ciddi fark kalmadı, opsiyon satın alarak birçok eksik özelliği edinebilirsin. Konfor ve güvenlik unsurlarını bir arada düşününce genel olarak Audi diyorum. Ben 2,5M gibi bir para ödeyip Skoda veya VW'a binmek istemezdim.

- SUV takıntısı yoksa Audi A3 ideal.
- SUV'da Audi Q2'yi tavsiye etmiyorum Audi hiç yatırım-güncelleme yapmıyor. VW T-Roc RLine paketi düşünülebilir.
0
Lethe
(12.08.25)
Hocam elde motor, şasi ve iç donanım havuzu var. VW grubu araçlar onların kombinasyonu. Suv, hatchback, sedan fark etmeden bunları kullanıyorlar.

Audi A3'ün 1.5 150hp motoru; seat leon, cupra formentor'de de var.
Cupra Formentor'un iç dizaynı; VW ID4, Audi q5 e ile çok benzer.
Taigo'da ibiza ve polo ile ciddi benzerlikler var.

2020'lerde VW, sadece VW olduğu için daha pahalıydı. İnsanlar bildiğin eski usül, dik el frenli araba aldı sırf vw olsun diye. Seat ve Skoda'yı pazarlamak için de Audi'ye yaklaştırdırlar. Golf yerine aynı paraya daha güçlü leon alınabiliyordu ve leon'un donanımı audi'ye yakındı. Kısaca bütün markaları hem fiyat hem de algı olarak eşitlediler.
0
nickini vermek istemeyen uye
(12.08.25)
(4)

Mini avrupa turu

takıl yani takmıyo belli
Yeşil pasaportu yeni aldım. İlk defa yurtdışına çıkacağım. Avrupa turları hangi siteden alınır en güvenilir site hangisidir acaba? Bu konuda tecrübesi olanlar yazarsa çok sevinirim
Yeşil pasaportu yeni aldım. İlk defa yurtdışına çıkacağım.
Avrupa turları hangi siteden alınır en güvenilir site hangisidir acaba? Bu konuda tecrübesi olanlar yazarsa çok sevinirim
0
takıl yani takmıyo belli
(10.08.25)
20 günde 75 ülke gezdiren avrupa rüyası gibi yerler siteler var. İnstagramda post atılacak yerleri 5 dk gezdirip dünyayı gezdiriyoruz diye reklam yapıyorlar.
0
mikahakkinen
(10.08.25)
Pronto setur jolly dışında bi tura bulaşma. Bi yakının tavsiye ederse o tur şirketine katıl.

Tarih..italya
Alışveriş...fransa
Kar kış..isviçre
Deniz... yunanistan
Camii han hamam...balkanlar
Eğlence... almanya hollanda
0
luluki
(10.08.25)
Coral travel, gezinomi.. ikisinden de tur almıştim. Pisman olmadım.
0
camlicagazoz
(10.08.25)
Tatilsepeti üzerinden Tayland, Japonya turları aldım memnun kaldım. Jolly'den Kıbrıs tatil paketi almıştım; uçak-transferler-otel gayet sorunsuzdu.

Adı duyulmamış seyahat acentelerinden paket alma, bir yakınım dolandırıldı aylarca parayı kurtarmaya çalıştılar. Kurumsal yerleri tercih et, "daha ucuz oluyor şuraya yöneleyim" diye düşünme.

Bir de bu tatil paketleri genelde geri ödemesizdir. Ertelemek durumunda kalabileceğin riskli tarihler seçmemelisin. Kesin olarak gidebileceğin tur tarihlerini seçmelisin ki paran yanmasın. İyi tatiller şimdiden.
0
Lethe
(10.08.25)
(9)

Şirkette birim değiştirmek

0zlem
Bazen böyle bir şey mi yapsam acaba diyorum ve meramımı kime anlatsam “birim şefin seni vermek istemez” diye bir cevap geliyor. (Adı ayşe olsun)Böyle bir durumda; “ayşe benim sahibim mi kim ki o beni vermek istemiyormuş” demek istiyorum. Yanlış mı düşünüyorum?
Bazen böyle bir şey mi yapsam acaba diyorum ve meramımı kime anlatsam “birim şefin seni vermek istemez” diye bir cevap geliyor. (Adı ayşe olsun)

Böyle bir durumda; “ayşe benim sahibim mi kim ki o beni vermek istemiyormuş” demek istiyorum. Yanlış mı düşünüyorum?
0
0zlem
(07.08.25)
Yanlış düşünmüyorsunuz.
Tabiki sefinizin ne düşündüğü önemli ama lider olan kişi calisanlarinin mutluluğu ve gelisimini de önemsemeli.
Ek olarak birim değişikliği genelde şirketlere çok iyi gelen bir şey.
0
logisticsmanager
(07.08.25)
@logistic

Ne demeliyim böyle cevap gelirse? Ne daha uygun olur?
0
🌸0zlem
(07.08.25)
Ayşe senle diğer birimler arasındaki kurumsal bağlantı, yok sayamazsın. Onun yerine neden gitmek istediğini ayşeye anlatıp, öbür yandan gideceğin birimin ayşesinin de seni istemesini sağlaman lazım.

Ayşeler birbirileri arasında anlaşmadığı sürece sorun çıkar. Çatışma durumunda hangi birimin ayşesi güçlüyse o senin sahibin olur.

Tüm bunlardan bağımsız, Ayşeler ve sen haricindekilere bok yemek düşer, onlara bişey demek zorunda niye hissediyorsun?
0
Bruce
(07.08.25)
Bruce +10
Gidecegin birimin aysesinin seni istemesini saglaman lazim ve hangi birimin aysesi gucluyse o senin sahibin olur.
Dogru dusunuyorsun. Su anki aysenin diger birimler arasinda baglantisi yoksa bi sey demek zorunda degilsin bana kalirsa.
0
sey mi dostum
(07.08.25)
Fikir belirtebilir. Ötesi mobbing olur, ya da şu olabilir ötesi kısmında o birimde sana ihtiyaç vardır, şimdi bekle bakarız der.

Bir de böyle konularda onun bunun lafıyla da hareket edilmez ya da hareketsiz kalınmaz, kaldı ki Ayşe bunu birinden duysa ve arkasından iş çevirdiğini/cevirecegini düşünse haksız olmaz.
0
encokbenisevinnolur
(07.08.25)
Birim değişikliği sebebini şu anda bulunduğun yerde yapamıyormuşsun gibi yansıtma.

Farklı bir birimde daha tecrübe kazanmak istiyorum de.

Tıp öğrencilerinin rotasyon sistemi gibi.
0
anaphylacticshock
(07.08.25)
birisi böyle derse, "demek ki ortaya koyduğum iş beğenilmiş" dersiniz ve gülümsersiniz.
0
co2s2
(08.08.25)
Birim değiştirmeyi istemek, özellikle benzer fonksiyonları barındıran birimlerse genellikle olumsuz algılanan bir durum. Arkandan "zaten uyumsuz, ayrılmak istiyor, bahane üretiyor" gibi konuşulur. Senin için negatif olur.

Öncelikle hangi birime geçeceksin ve neden/hedefin nedir bu kafanda net olmalı. Hangi sektördesin bilmiyorum ama diyelim ki yazılım analisti pozisyonundasın. Mevcut pozisyonunda başarılısın kendini ispatladın, üzerine kendi çabanla gittin yazılım geliştirme eğitimleri aldın ve konuyu sevdin. Kariyerini uzun vadede bu yönde ilerletme hedefin var. Bu durumda örneğin performans görüşmesinde konuyu açabilirsin. Hatta önden yemekte veya molalarda bu tip bir kursa başladığını, yazılım geliştirme işini de çok sevdiğini söylersin, yöneticini hazırlarsın o da bilir. Bu gayet doğal. Yazılım geliştirme alanında ilerlemek ve şirketine bu tarafta katkı sağlamak istiyorsun.

Başarılı bir çalışansan yöneticin seni bırakmak istemeyebilir ancak kimse kimseyi zorla çalıştıramaz. Örneğin anlaştınız, yerine birisi alınana ve sen ona işleri aktarana dek mevcut ekibinde çalışmaya devam edersin, sonra yeni yere geçersin. Bana göre en ideali bu.

"Ben Y birimine geçmek istiyorum" diye bir anda pat diye ortaya çıkmamanı öneririm. Bir de bunlar şirketin ihtiyacı ve biraz da gönüllülük esaslı. Agresif ifadeler süreci baltalar.

Bir de "meramını" fazla kimseye anlatma. İş ortamında kimseye güven olmaz, biri gider anlatır. Yarın zam/terfi dönemi geldiğinde "nasılsa gitmek istiyor" diyip senden keserler, niye düşük zam aldığına anlam veremezsin.
0
Lethe
(08.08.25)
Ayşe'nin seni bırakmak istememesi kadar doğal bir şey yok. Ayşe'nin yerinde sen olsan sen de aynı şekilde davranırsın emin ol. Çünkü işleyen bir süreç var ve senin gidişin ile o çark sekteye uğrayacak ve bunun sonuçları Ayşe'yi direkt etkileyecek.

Yapman gereken şey basit; ama şirket içinden ama dışından kendi yerine birini bul ve Ayşe'ye birim değiştirmek istediğini söyleyerek alternatifinin de hazır ve yeterli olduğuna ikna et. Bunu yaparsan işler çok hızlı hallolur. Yok bu benim işim değil, niye ben uğraşıyorum vs dersen işin zor.
0
thracia
(08.08.25)
(5)

Saç Ekimi Hk.

lynda.com
Selamlar,2026 başında saç ektirmeyi planlıyorum, bu konuda daha önce araştırma yapmış veya deneyimlemiş sevgili duyurucu arkadaşlarımın önerilerine talibim. Istanbul genelinde; bu işin piri diyebileceğiniz, ünlülerin/iş insanlarının gözdesi, uluslararası üne sahip, önereceğiniz kişiler var mıdır? Fi
Selamlar,

2026 başında saç ektirmeyi planlıyorum, bu konuda daha önce araştırma yapmış veya deneyimlemiş sevgili duyurucu arkadaşlarımın önerilerine talibim.

Istanbul genelinde; bu işin piri diyebileceğiniz, ünlülerin/iş insanlarının gözdesi, uluslararası üne sahip, önereceğiniz kişiler var mıdır? Fiyat önemsiz.

Şimdiden çok teşekkürler!
Sevgiler.
0
lynda.com
(05.08.25)
En iyisini soruyorsan 2 doktor var.
Istanbulda Koray Erdogan
Ankarada Muttalip Keser

Muttalip Keser tum islemleri kendisi yaptigi icin benim tercihim o olmustu. Ama operasyonu 4 gune bolerek tek basina gerceklestirdigi icin daha yorucu senin acindan. Ama en iyisini soruyorsan kesinlikle Muttalip Keser. Ikincisi de Koray Erdogan.

Ayrica yeteri kadar greftin yoksa Muttalip Keser seni reddediyor. Sadece basarili sonuclar alacagi kisilerle calisiyor. Piyasadaki diger yerler ne olursan olsun gel diyor.

Edit: Bu arada cevrendekilere sordugunda herkes kendi doktorunu onerir. Bu sac ekim isi boyle. Herkes memnun kaldigini soyler ve onerir. Arastirmalarini genis tut, 1-2 kisinin fikrine dayanarak karar verme.

Bu doktorlar Greft basina euro uzerinden fiyat belirliyorlar piyasanin 3-4-5 kati oduyorsun ve randevu bulmak zor oluyor. 6 ay sonraya falan anca yer buluyorsun.
0
nuevo
(05.08.25)
En iyi doktor diye bir şey yok en iyi yer de yok. Hemsire ekiyor saçı. Önemli olan saçının yapısı. İstersen en pahalı klinikte diğerlerinden 10 kat fazla para ver bir şey değişmez. Ancak daha iyi hizmet ilgi alırsın o kadar. Çok iyi yerlerde biliyorum yapan da. Ama saç derin kellik yapın saçının neyden döküldüğü önemli.
0
koela
(05.08.25)
sac ekimi sonrasi pek memnun olani görmedim, çok seyrek duruyor.
0
designer
(05.08.25)
Bu işi deneyimlemiş biriyim. Koray Erdoğan ve Mutallip Keser ikilisi A+++ seviyesindeyse ona en yakın klinikler B seviyesinden başlar diyebilirim. Hemşirenin değil süreci uçtan uca plastik cerrahın yürüttüğü klinik var (evet saç traşından, greftlerin çıkarılmasına ve ekimine, en son pansumana kadar hemşire müdahale etmiyor, sadece doktora yardımcı oluyor). Saçekimsonuçları forumunda insanlar ekim aşamalarını paylaşıyor oradan da bakabilirsin.

Senin soruna direk cevap vermek gerekirse bu kişi sadece Koray Erdoğan olur, kliniğinde orada başka doktorlar da var. 2026 başına planlıyorsan şimdiden randevu sorabilirsin.
0
Lethe
(06.08.25)
9 ay önce Sibel Ulusan'da ekim yaptırdım sonuçtan memnunum. Ekim sonucunu olumlu / olumsuz yönde etkileyecek çok fazla faktör var.

-Seyrek alan genişse genelde tek ekim yeterli olmuyor, 2. ekim gerekiyor.

-Seçilecek klinik hayati derecede önemli. Personel deneyimli olmalı. İşlem sırasında Nekroz oluşmamalı , bu problem karşısında o an müdehale etmeleri gerekir.

-Ekim kadar alım işlemi de o kadar önemli. Dönör bölgesi homojen görüntüsünü kaybetmemeli. Ense ve kulak arkasındaki saçlar ortantılı şekilde alınmalı. Dönör bölgesi kötü gözüken çok fazla ekim örneği var.

-İşlem sonrasındaki takviyeler arasında yer alan 5000 biotin ve 4/1 proscar sonuca olumlu yönde etki ediyor. Proscar yan etkileri araştıralarak tercih edilebilir.

-Serkan Aygin, Koray Aydoğan, Asuman İstanbul’da isim yapmış uzman isimler. Bütçe problem yoksa üçü de tercih edilebilir.
cdn.resimupload.org
0
HellKeePer
(06.08.25)
(12)

amerika vizesine başvururken

turk kizi
eski schengenler falan olsun diyorlar ya benim 10 yıl önce erasmus için aldığım vize dışında vizem yok. amerika vizesi almayı garantilemek için ordan randevu çıkmasını beklerken schengen vizesi mi almaya çalışayım birkaç günlük seyahat planlayıp?
eski schengenler falan olsun diyorlar ya benim 10 yıl önce erasmus için aldığım vize dışında vizem yok. amerika vizesi almayı garantilemek için ordan randevu çıkmasını beklerken schengen vizesi mi almaya çalışayım birkaç günlük seyahat planlayıp?
0
turk kizi
(05.08.25)
iyi de schengen vizesini de ilk kez aliyorsun. muhtemelen 1-2 haftalik vize verecekler ne kadar katkisi olur bilemedim.

Asil siz randevuya baktiniz mi Amerika vizesi 2 yil sonraya randevu veriyor. Schengen 2 yil degil ama 6 ay falan bekleme listesinde bekliyorsun Almanya icin.
0
nuevo
(05.08.25)
schengen ve uk vizesinin katkısı olur evet

randevu öne çekilebiliyor
0
jelly bear
(05.08.25)
UK almaya çalışayım mı aynı derecede etkisi olacaksa? sanırım daha kolay. Benim için şu an çok fark etmez neresi olduğu, amerikayı kolaylaştıracak herhangi bir yere 3-5 günlüğüne gidebilirim.
0
🌸turk kizi
(05.08.25)
uk daha etkili bence. evet alabilirsin
0
jelly bear
(05.08.25)
bence yararı olur. ben alırken evraklara doğru düzgün bakmadılar bile, pasaportları kontrol etti, gidiş amacımı sordu, welcome to the united states dedi vizeye onay verdi.
0
gobekliraki
(05.08.25)
Bu insanlarin olusturdugu bir yalan aslinda.
Hic yurt disina cikmamis tanidigim direkt aldi. Ne kadar duzgun konustugula, tamamen tatil amacli gittigine ikna etmenle ilgili. Tanidigim, ilk kez yurt disina cikma firsatim oluyor ve abdden yana kullanmak istiyorum demis. Aldi.
0
Kittie
(05.08.25)
yalan değil. biz hiç çıkmayan alamaz demiyoruz. çıkanın şansı daha fazla olur diyoruz.

keza 50 ülkeye gitmiş biri de reddebilebilir.istisnalar kaideyi bozmaz.
0
jelly bear
(05.08.25)
kim diyormuş eski schengenler olsun diye? abd vizesinde bunlar umurlarında olmaz. genelde görüşme yapılan memurun inisiyatifinde olur. hiç alakasız şekilde red ya da vize alan tonla insan var.
0
bay b
(05.08.25)
Schengen ya da UK vizesi olması şart değil. Bunların olması size ABD vizesini garanti etmeyeceği gibi olmaması da ABD vizesinin reddedileceği anlamına gelmez. Bununla ilgili bir kaide ya da istatistik yok. Ancak vize başvurusunu değerlendirecek memur daha önce yapmış olduğunuz Schengen bölgesi ya da UK ziyaretlerine ve vizelere bakar ve "bu kişinin vizeyi ihlal etmediğini görüyorum ve vize aldığına göre maddi olarak bunu karşılayabildiğini anlayabiliyorum" yorumunu yapabilir. Bu tabii ki yorumdur ve kişiden kişiye göre değişir.

- Faydası olur mu? Evet.
- Olmasa da olur mu? Evet.
0
himmet dayi
(05.08.25)
Benim mevcut pasaportta Schengen vizesi hiç yoktu. Eski pasaportumla en son 2019 yılında Hollanda'dan almıştım, 2024'te ABD'den vize aldım.

2022'den itibaren seyahat geçmişim; KKTC, Japonya, Tayland, Singapur, Maldivler gibi ülkeleri kapsıyordu. ABD'yi gerçekten turist olduğunuza ikna etmen lazım. Görüşmeye bir tatil plan yapmış olarak gidin. İkna derken zaten oraya gittiğinde (bana göre) vize alıp almayacağın %90 belli. ABD gibi bir ülke sadece 3-4 tane soru sorup vize alıp almayacağına karar vermeyecektir, adli sicil kaydından SGK dökümüne, tapu verilerinden kredi skorlarına tüm verilerimiz ve hatta sosyal medya datamız onlarda eminim ki var ama ispat edemiyorum. :) Vize görüşmesi bu sürecin tamamlayıcısı oluyor.

ABD vizesini "garantilemek" diye birşey yok ancak güzel bir seyahat geçmişi, düzenli gelir ettiğin iyi bir meslek elbette şansını yükseltir. Bu, "seyahat etmemişler vize alamazlar" demek de değil. Olasılıklar üzerinden konuşuyoruz.
0
Lethe
(05.08.25)
bunlar bizim uydurdugumuz hurafeler yaw.

bir tanidigimiz var adam yurtdisindan nefret ediyor, hayati boyunca hic yurtdisina cikmamis. oglunu amerika'ya yolluyor ve oglu amerika'da birini buluyor evlenecek. 60 yasinda hayatinda ilk kez pasaport aliyor ve ilk kez vize icin konsolosluga gidiyor. adama 1 senelik vize veriyorlar dugune gidip geliyor, ben de gittim ordan biliyorum.
0
cooperr
(05.08.25)
Yaşlı kişiler kolay alıyor. Bunun dışında evet önce schengen olursa daha iyi. Önce schengen, sonra Kanada ve sonra da ABD vizesine başvuru yapmak daha da iyi.
0
hebanon
(05.08.25)
(3)

Satıcı sahibinden'de ilanını neden kaldırmış olabilir? (i20 fiyatı nasıl?)

ya ben lan neyse
610 bine ilk sahibinden i20 sense 58.000 km'de kazasız araba satıyordu adam. 2 saat sonra ilanını kaldırmış.bu fiyat nasıl? birisi hemen satın almış olabilir mi?
610 bine ilk sahibinden i20 sense 58.000 km'de kazasız araba satıyordu adam. 2 saat sonra ilanını kaldırmış.

bu fiyat nasıl? birisi hemen satın almış olabilir mi?
0
ya ben lan neyse
(29.07.25)
Fiyatı yükseltmek için düzenlemiş olabilir ilanı. Hemen yayına girmiyor düzenleyince
0
gobekliraki
(29.07.25)
Dolandiriciydi. Kapora aldi kaldirdi ilani.
0
duster
(30.07.25)
- Bazen insanlar ilanı açmadan sağa sola haber veriyor onlardan birisi aracı almak istemiş olabilir. Kişinin almaya niyeti varsa ilandan kaldırabilir misin diye ricacı oluyor.
- Belki fiyatın düşük olduğu konusunda uyardılar vazgeçti.
- 2 saatte sahibinden.com üzerinden satılmış da olabilir. Ben Golf ilanı vermiştim ilana koyduğum gün 5 kişi aradı ve aracı görmek istedi. İlk görmeye gelenle anlaştık satışı yaptım. i20'nin piyasasını bilemiyorum.
0
Lethe
(30.07.25)
(6)

Bu CV’ye sahip birisi ne maaş alır yaklaşık?

garavel
Yaş 27, üni’de bilgisayar mühendisliği mezunu.https://imgur.com/a/JFmlYGl
Yaş 27, üni’de bilgisayar mühendisliği mezunu.

imgur.com
0
garavel
(28.07.25)
100-150 arası alır. 200e kadar yolu var.
0
jelly bear
(28.07.25)
garanti teknoloji banka teknoloji firmaları arasında en iyi maaşı veren şirket sanıyorum duyduğum kadarıyla. 5 yıldır çalışıyor, title almamış. 130-150 bandı derdim.
0
awlmi
(28.07.25)
full time'a geçtikten sonra hiçbir title geçişini yazmamış. junior->mid->senior. muhtemelen mid-son ya da senior'dür 5 yıl olduğunu düşününce. net 150k tl diyorum. +- 10k oynar.
0
gitdaddy
(28.07.25)
max 150
0
buenosdias
(28.07.25)
150K biraz fazla gibime geldi, 5 yıl deneyimin karşılığı 2500-3000 USD civarı yani 100-120K bandında olabilir.
0
Lethe
(28.07.25)
fullstack görünüyor. minimumu 100k'dır.
0
false pretension
(28.07.25)
(24)

Bile isteye çocuk yapmamış kişi taniyor musunuz?

dedeminhirkasi
Yaş geldi geçiyor, evleneli 8 sene oldu.Ben 34 hanım 33.Biz şuana kadar isteyerek çocuk yapmadık. Ama bir yanimiz da korkmuyor değiliz yahu. Geç mi kaliyoruz vs. Of offf… bu konuda net istiyor veya istemiyor diyemiyoruz kendimize. Sizin çevrenizde böyle yasını almış ve bilerek çocuk yapmayan çift va
Yaş geldi geçiyor, evleneli 8 sene oldu.
Ben 34 hanım 33.
Biz şuana kadar isteyerek çocuk yapmadık. Ama bir yanimiz da korkmuyor değiliz yahu. Geç mi kaliyoruz vs. Of offf… bu konuda net istiyor veya istemiyor diyemiyoruz kendimize. Sizin çevrenizde böyle yasını almış ve bilerek çocuk yapmayan çift var mı?
0
dedeminhirkasi
(27.07.25)
Ben. Benim de sıkça geliyor bu şeyler aklıma. Kabullendim artık, çocuğum olmayacak. Ona göre yaşıyorum hayatımı da. Kabullendikten sonra biraz da rahatladım. Gelecek kaygım yok denecek kadar az mesela.
0
gobekliraki
(27.07.25)
bir tane var. onlar da gec tanismis insanlar. 40-50 yasinda evlenen tipler.

genclikte birlikte olup cocuk yapmayan tanimiyorum. bu kadar dürtün de varsa neyi bekliyorsun ki? cocuk yapmak da ha diyince hemen olmuyor. bir bekleme süresi, islem falan gerektirebiliyor. yapicaksaniz ona göre yapin. ikinci cocuk icin zaten gec bile kaliyorsunuz. 35 yas sonrasi düsük riski falan filan her sey artiyor.

cocuk istemiyorum diyen tiplerin cogu zaten hali hazirda bekar oluyor.
0
sonsuz
(27.07.25)
Var. Evlendiklerinde 30'un altındalardı ve hiç çocuk istemediler.
0
peki madem
(27.07.25)
Ben. Gerçi bekarım ben evlenmeyi de düşünmüyorum. Yaş 36.
Bir aile yakınımız yakın zamanda evlendi, 45 civarı var yaşı, onun da eşi evlenmeden önce çocuk istemediğini söylemiş öyle anlaşarak evlenmişler.
0
Batuhanolabilir
(27.07.25)
Sizin yaşlar civarı bir çift arkadaşım net istemiyor. Eğer yapacaksanız iyi yaşlardasınız.
0
1917
(27.07.25)
Çift değilim ama çocuk istemedim. Sanırım biraz bu yüzden evlenemedim, önemli değil. Çok âşık olsam sevildiğime inanabilsem falan yapar mıyım, hiç sanmıyorum. Çünkü benden o çocuğu huzurlu insan yapacak bir anne olmaz. Huzursuz insan yetiştirmek de istemem.

Bence anne baba olmanın psikolojik temellerini araştırın, bende ne var ne yok diye düşünün. Sorumluluk almak istemiyorsanız yapmayın çünkü yalnız kalmış bir bebek/çocuk/ergen, yetişkin olduğunda ya çok bağımlı biri olur herkese salça olur kıymeti olmaz çile çeker, ya da çok bağımsız olur kimseye bağlanamaz konfor alanı bir acaip olur herkese çile çektirir. Bunun vatan haini yetiştirmeye sebep olup olmayacağı meçhul, bence çok ciddi bir sorun. Ben istemedim. Kendinizi gözlemlerseniz doğruyu bulursunuz.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
tanıdıklar var , karı koca çalışıp ancak geçiniyorlar.
Bu sisteme bir köle daha hediye etmek istemiyoruz diyorlar.
0
Rao
(27.07.25)
Var, hem de birkaç çift var.

Hiçbiri de büyük yaşlarda evlenmiş kişiler değillerdi.
0
fraise
(27.07.25)
Ben. 41 yaşındayım, eşim 43 yaşında. 40'ı geçince "hani çocuk yapmıyor musunuz" diye soran münasebetsizler de azaldı, keyfimiz yerinde.
0
kobuzchu kiz
(27.07.25)
ben 43 esim 38 yaşında 14 yıllık evliyiz biz de yapmadık.
0
oscar
(28.07.25)
bence bu konudaki düşüncenizi netleştirin. çünkü eğer çocuk isteyecekseniz geç kalıyorsunuz bence. istemiyorsanız sorun yok. ama istiyorsanız şu saatten sonra ne kadar geç o kadar kötü.
0
elorelia
(28.07.25)
Henüz geç değil daha yolunuz var ama konuyu oturup netleştirmek lazım. Kimisi evet en başından istemiyor ve yapmıyor. Kimisi vaktiyle istememiş ve pişmanlık duymuş, "şimdiki aklım olsa" diyor.

Genelleme yapıyorum; aile ve akraba ilişkilerine çok önem veren, sosyal çevresi kısıtlı kimseler çocuk olmadan ileride mutsuzluk ve pişmanlık yaşayabilir. Özellikle çocuk yapmayan kişiler sanki genellikle maddi durumu üst seviyede, sosyal çevresi geniş, gezmeyi ve seyahat etmeyi sevenler oluyor ve onlar da çocuksuz mutlu oluyor.

(İki cümle de yüzeysel genelleme ve şahsi gözlemim niteliğindedir)
0
Lethe
(28.07.25)
ben 36 olucam, eşim 41. biz de yapmadık. yapmayı da düşünmüyoruz.
türkiye'nin ve dünyanın haline bakınca bir çocuğa yapabileceğimiz en büyük iyiliğin onu hiç dünyaya getirmemek olduğuna karar verdik.
0
matilda
(28.07.25)
ben 35, eşim 32 yaşında. evlenmeden önce de evlendikten sonra da hiç çocuk istemedik. muhtemelen hiçbir zaman da istemeyeceğiz.
0
dylancash
(28.07.25)
evet var, hatta bir taraf cok istedigi ve diger taraf istemedigi icin bosandi bir tanidigim cift. karsilikli istemeyeip devam eden tanidigim da cok
0
sweetoffice
(28.07.25)
biz de 36-32 sizle aynı durumdayız.
özellikle yapmayan çiftler tanıyorum, biri abim. istemiyorlar, başka bir sebep duymadım. çok ikilemli bi konu gerçekten.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(28.07.25)
2 çift 32lerdeler bilerek isteyerek 8 senelik evliliklerinde yapmadılar, isteyerek evlenmeyende var hayat bunlar üzerine dönmüyor.
tatile gidince bir kere daha anladım çocuğun zorluğunu çocuksuz çiftler mis gibi tatil yaparken anne babalar yemek-ağlama-uyku dertleri ile uğraşıyor. hatta tanıştığım 1 çift genç kuzenlerine ayrı oda almış çocukları onlara birazda olsa satmak için.
0
eja
(28.07.25)
Biz varız
39-44 yaşlar. Planlamıyoruz, olmaması için dikkat ediyoruz.
Hayatımızı çocuk ile şekillendirmek istemiyoruz, manevi olarak yeterli sabrı taşımıyoruz. Etrafımızdaki çocuklarla gayet iyi diyaloğumuz var ama 7/24 bir çocuğun sorumluluğunu taşımak istemiyoruz.
Realist ve mantıklı insanlarız. Bizim için doğrusunun bu olduğuna en başından karar verdik.
Yalnız etrafımda bu konu ile ilgili net olmayanlar genellikle eninde sonunda çocuk sahibi oldular. Muhtemelen siz de o yolda gidiyorsunuz.
0
nwnd
(28.07.25)
"Ben üniversiteye giderken sabaha kadar o içer eğlenir, ertesi gün de okula /işe gider hiçbir şey olmamış gibi çalışırdım. Ama şimdi kafam kaldırmıyor aabbii."

Bu cümleyi pek çok kişiden, belki kendinizden de duymuşsunuzdur. Çünkü o yaşlarda o kadar enerjik olmanızın bir sebebi de, evrimsel olarak çocuğun ihtiyaç duyacağı bakımı, ilgiyi sağlayabilmeniz için. Bildiğiniz gibi bizim türümüz doğduktan sonra uzun süre ekstra bakıma ihtiyaç duyuyor. Öyle at gibi doğduktan 10 dakika sonra kırlarda koşamıyoruz malum.

son 250 senede antibiyotik, ilaçlar, teknoloji sanayi devrimi vs ile hayatı yaşayış şeklimiz ve yaşam süremiz çok değişmiş olsa da aslında 5 bin sene önceki insandan genetik olarak hiçbir farkımız yok. O yüzden 30'ların sonlarında biyolojik olarak çocuk doğurabiliyor olsanız da o çocuğun bakımı için gereken enerjiniz, sabrınız maalesef asla 20 yaşındaki gibi olmayacak. Bu işin sadece bir boyutu bu arada. Ekonomi vs boyutları kişiden kişiye değişir, onu siz değerlendirirsiniz.

Sorunuza gelince, çevremde 10 senedir evli olup ilk günden bu yana çocuk yapmama kararını uygulayandan tutun, birlikte yaşarken çocuk yapmak için evlenip sonra bu karardan vaz geçen pek çok çift mevcut. Bu bahsettiğim insanların hiçbirinin en küçük ekonomik sorunu da yok bu arada.
0
thracia
(28.07.25)
bizim çevrede ne kadar yapmayacağız diyen kim varsa hepsi yaptı. yapmayan kalmadı.
0
xenocidee
(28.07.25)
Siz cocuk yapin bence. Bu konu kararsizlik goturecek bir sey degil. Yani su ise girsem mi gibi bir sey degil.
Yalniz dikkat edin bu cocuk yapma karari tamamen size ait olsun, etrafin e hadi artik anne baba olun demesiyle bu yola girmeyin. Ve isin maddi ve manevi tarafini iyice dusunun. Sonra pisman olabilirsiniz cocuk sahibi oldugunuz icin. Cok pisman anne baba var ama kimse konusamiyor bu konulari
0
Kittie
(28.07.25)
yaw tabiiki herkes cocuk yapmak zorunda degil.

ama "geç mi kaliyoruz" endisesi varsa, yaslar 35e yaklasmissa ve ustelik 8 seneden beri mutlu mesut takiliyorsaniz, "helva yapsanaaaaa" diorum.

"bu ivvvrenc dunyaya bir cocuk getirmektense..." bu bahane de baydi yaw..
0
cooperr
(28.07.25)
biz istiyoruz ama hala işimiz hayatımız oturmuş değil gibi (ama dünya kötüye gidiyor belki de hiç tam istediğimiz gibi olmayacak)

son trend şu, 35'e kadar çocuk yapacaksın ve eğer ikinciyi istiyorsanız ve arada 3-4 yıl olacaksa ileride sıkıntı olmasın diye kadın yumurtasını donduracak. Yani benim hanıma tavsiye edilen bu. 35(e)-33(k) biz şu an.

Tabii isteyince hemen olup olmayacağı da meçhul.
0
nhk ni youkosu
(28.07.25)
Hayatım boyunca Trkiye'nin birçok yerinde tanıdığım yüzlerce aileyi gözden geçirdim.
Taraflardan birinin sağlık problemi veya doğrudan kısırlığı ve eşinin bunu kabullenmesi şeklinde çocuksuz aileler tanıyorum ama bile isteye çocuk yapmamış bir tek aile bile tanımamışım. Cevapları görünce şaşırdım. Yeni bir trend olmalı.
Bu konuda düşüncemi ortaya koymak isterim.
İnsan ömrünü çocukluk, gençlik, olgunluk ve yaşlılık diye dört evreye bölebiliriz. Ne kadar süreceğini kimsenin bilemeyeceği, artık herhangi bir şey için enerjinin kalmadığı, konfor alanının haddinden fazla küçüldüğü yaşılılık evresinde çocuksuz ailelerin veya bireylerin bu dönemini haddinden fazla mutsuzlukla geçireceklerinden eminim. Bu, kendilerine bakacak bir çocuklarının olmadığından değil. tuttuğun takımın galibiyetine sevinmen mağlubiyetine üzülmen gibi, aidiyet duyduğun insanların varlığıyla var olduğun, onların yaptıklarıyla sevinip üzüldüğün, onlarla var olabildiğini hissettiğin bir dönemde 'onlar'ın olmamasının acısını yaşıyacakları için.
Ben güçlüyüm, ben kendimi düşündüğüm için yapamam geekini de kapsamlı düşünemeyen heyecanlı ergen kafası olarak niteliyorum, çünkü bu alemde insan gerçekten zavallı bir birey. Kedi sevgisi sömürmek bir yere kadar idare eder sizi.

Son olarak şunu ilave edeyim. İki tane boyu kadar çocuğu olan boşanmış kadının, yumurtalıklarının işlevsiz kaldığını öğrendiğinde hüngür hüngür ağladığını, günler sonra konuştuğumuzda da bir daha anne olmayı asla istemem ama bir anda olamayacağımı öğrenince nefes alamaz oldum. çok garip bir duygu dediğine şahidim.

Yani bazı şeyler içgüdüseldir. İçgüdüyü sadece güçlüyken bastırabilirsin. Ve doğruyu gördüğünde çok geç olacağını bilmek gerek.
0
Mirket
(28.07.25)
(5)

Ümraniye kalburüstü bölgeler

osssy
Ümraniye'de komşuların düzgün olduğu, site gibi olan ya da otopark problemi olmayan hangi bölgeler var? Yamanevler ya da Atatürk bölgeleri nasıldır? Teşekkürler.
Ümraniye'de komşuların düzgün olduğu, site gibi olan ya da otopark problemi olmayan hangi bölgeler var? Yamanevler ya da Atatürk bölgeleri nasıldır? Teşekkürler.
0
osssy
(23.07.25)
tantavi mahallesi hem ümraniyenin merkezine çok yakın, hem de ümraniye kargaşasına o kadar uzak bir yer, yeni binalar güzel, genelde otoparklı ve sokaklar daha düzenli...
0
exlibris
(23.07.25)
atakent, adem yavuz mh.
0
duyuruuser
(23.07.25)
En iyisi atakent, ümraniyeyi bilmeyenler bu mahalleyi duymuştur. Çoğu sitenin bahöesi vardır. Komşusu armağanevler çok popüler değildir ama iyidir. Marmara bölgesi klasik türk mahallesi, atakent e göre daha ucuz. Finansmerkezine yakın, bak derim. Kadıköy sonrası yaşadım.
0
gadlemler
(24.07.25)
Sinpaş'ın sitelerin bakabilirsin; Aşağı Dudullu tarafında Gökorman, Aqua city gibi siteleri var kriterlerine uyar. Daha ileride Aqua manors, Central life da var ama Çekmeköy'e bağlı olabilir emin olamadım.

Buyaka-Meydan AVM'lerinin yan tarafında güzel siteler var derli toplu bir bölge.

Yamanevler'de Avrupa Konutları var, bölgeden izole bir site. Ümraniye'nin dezavantajı bu sitelerde oturuyorsun güzel ancak etraftaki profil bambaşka. Mesela Avrupa Konutları'nın bulunduğu bölge ile hiç alakası yok.
0
Lethe
(24.07.25)
Şerifali,mehmet akif,tatlısu mah genelde otoparklı siteler ve apartmanlar mevcut.Gürültü seviyesi düşük.
Atatürk,yamanevler artık doldu taştı,yaşanmaz oldu.
0
arenas
(24.07.25)
(6)

istanbul havalimanından kadıköy

turk kizi
taksiyle ne kadar tutuyo biliyo musunuz? havaist mi yapsak taksi mi kararsızım ama 2 bavul bi 8 kilo çantayla havaistin bıraktığı yerden eve çıkmak zor olacak gibi. Taksi alır mı emin olamıyorum ordan, 5 dk falan çünkü.
taksiyle ne kadar tutuyo biliyo musunuz? havaist mi yapsak taksi mi kararsızım ama 2 bavul bi 8 kilo çantayla havaistin bıraktığı yerden eve çıkmak zor olacak gibi. Taksi alır mı emin olamıyorum ordan, 5 dk falan çünkü.
0
turk kizi
(22.07.25)
yaklaşık 50-55 km sanırım, o da 1.500-1.600 TL tutar diye düşünüyorum.
0
mustafakesekci
(22.07.25)
sabiha'dan bakırköy en son 1700 civarı tuttu, aşağı yukarı aynı mesafe.
0
lebaron
(22.07.25)
bence havaistle en yakın yere git (ineceğin yerden bir önceki yer gibi). oradan taksi çevir :) valizi gören havaalanına gideceğini sanıp hemen alır zaten.
0
gobekliraki
(22.07.25)
tam cevap degil; ama bunu soracak kadar zengin olmadigin icin. epey pahali tutuyor. 35 euro falan. hani kirk yilda bir yapiyorum demek icin bile pahali. bence havaist yap.
0
buenosdias
(22.07.25)
Saatlik araç kiralama uygulamalarını tavsiye ederim. Getiraraç, Tiktak gibi. Kampanyası indirimi olunca uyguna geliyor müstte belirttiğin sorunlarla da uğraşmıyorsun.
0
Lethe
(22.07.25)
Metroyu araştırmanızı tavsiye ederim. Raylı sistem trafiksiz.
Metro + gayrettepeden taksi zaman ve maddi olarak daha makul olabilir.
0
cilekli pasta
(22.07.25)
(11)

Kredi Kartı Yıllık Aildatını Geri Alabiliyor Musunuz?

hunharca ben
Kredi Kartı Yıllık Aildatını Geri Alabiliyor Musunuz?Garanti ile çalışıyorum, %75ini iade edelim dediler. Bugüne kadar hep %100'dü.İlk aramada aldığım cevap buydu. Kapatalım dediğimde bu birime bakan arakdaş olur hemen gibi bir şey oldu. Dedim hemen kapanır mı evet, dedim 2. teklif olur mu olmaz? Bu
Kredi Kartı Yıllık Aildatını Geri Alabiliyor Musunuz?


Garanti ile çalışıyorum, %75ini iade edelim dediler. Bugüne kadar hep %100'dü.

İlk aramada aldığım cevap buydu. Kapatalım dediğimde bu birime bakan arakdaş olur hemen gibi bir şey oldu. Dedim hemen kapanır mı evet, dedim 2. teklif olur mu olmaz?

Bugüne kadar bir lafımı ikiletmeyen banka bye bye çekiyor. Şaşırdım. Tersimde pistir, kapatırsam kapatırım, yazarım bunu bir kenara :) dönem borcum, araç kredim oldukça işlem hacmi yüksek.

Siz bankalarınızla hangi blörf oyununu oynuyorsunuz da kabul ediyorlar.
0
hunharca ben
(16.07.25)
canlı destek varsa onu deneyebilirsin.

ben genelde aidatsız kart alıyorum uğraşmamak için.
0
jelly bear
(16.07.25)
garanti zaten bonus olarak teklif ediyor.

1 kere iş bankası'na blöf yaptım, anında kapattılar. o günden beri de iş bankasıyla çalışmıyorum. keyifleri bilir valla.

eğer kapatmayı göze alıyorsanız bi ileri aşamaya taşıyın blöfü ama limitiniz yüksekse bence hiç inatlaşmayın, kabul edin.
0
brkylmz
(16.07.25)
yapıkredi için müşteri hizmetleriyle görüşmemden sonra aidatın %75'ini yatıralım dediler. ben de tamamını istedim, vermediler. eğer yatırmazsanız kartı kapatırım dedim, olur dediler. kartı kapattırdım ardından cimer'e başvurup ödediğim miktarı tamamıyla geri aldım.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.07.25)
bir tane aidatı olan kartım var, iş bankası black. o da aidatı hak ediyor. geri almaya çalışmıyorum.
0
gabe h coud
(16.07.25)
2. kez arayıp yine %75 iade olacaksa tamam diyip, en çok kullandığım bu bankayı farklı bir bankaya tercih edeceğim.

Bu ay bu kadar harca dedikleri dışında bonus kazanamıyorum zaten. El alışkanlığı sadece.
0
🌸hunharca ben
(16.07.25)
yok İş bankasından alamadım. ben de direkt iptal ettim.

iptal etmek istediğimi söylediğimde bir de blöf yapıyorum muamelesi yapıyorlar. o daha sinir bozucu.
0
ya ben lan neyse
(16.07.25)
teb bonus kullanıyorum.

müşteri hizmetleri sırasıyla(iade olmaz, %50 bonus verelim, %100 bonus verelim) tekliflerini sundular, her seferinde hayır kapatın kartı dedim, en sonunda aldıkları ücretin tamamını iade ettiler.
0
zikardo
(16.07.25)
Öğrencilikten beri İş Bankası kredi kartı kullanıcısının banka asla burnundan kıl aldırmıyordu ne zamanki hesapta fazla para oldu o zaman kesilen ücret kadar puan verelim demeye başladılar.
0
ekimoloji
(16.07.25)
Yakın zaman önce, 600 küsür lira gibi inanılmaz yüksek bir meblayı kart aidatı olarak yansıttıklarını gördüm. hemen iş bankası'nı arayıp 10 küsür yıldır kullandığım kredi kartını iptal ettirdim. iyi ki iptal ettirmişim diyorum, kredi kartı lanet bir şey.
0
istististist
(16.07.25)
Ben de iş bankası black kart kullanıyorum aradığımda iptal etmediler.

Başka kart olsa şey yapardık ama bu kart süper bir kart bakın siz de şu kadar indirim bu kadar mil kazanmışsınız harcamışsınız falan dediler ikna oldum hemen asgkdl
0
chicha_v2
(17.07.25)
Bankalar eskisi gibi değil, eskiden kapatayım dediğin zaman direk aidat iadesi olurdu, ekstra bonuslar vs. verilirdi. Yorumlarda İş Bankası Black karttan bahsedilmiş, banka o kartın aidat iadesini kendi personeline dahi yapmıyor geçen bir personelle bunun muhabbetini yapıyorduk. O nedenle ben de almaktan vazgeçtim. Büyük bankalar bireysel müşteri havuzunun çok büyük çoğunluğunu elde tuttukları için sizin kaybınız onlar için o kadar önemli değil. Daha az şubeli küçük bankalarda şansınız daha yüksek.

Ciddi bir mevduatın vardır, yüksek hacimli işlem yapıyorsundur ancak o şekilde bankalar kart aidatı ve işlem komisyonlarından (örn: swift) muafiyet sağlıyor. Bunu gördüm.

Lafın kısası, aidata takıntılıysanız aidatsız kredi kartları kullanın. Yok ben illa aidatlı kullanıcam, bonusu mili olsun diyorsanız kredi kartı kampanyalarını dikkatli takip edin, aidattan daha yüksek bir fayda sağlamaya çalışın. Aidat kesilince şansınızı deneyin belki bir miktar iade veya harcama koşuluyla bonus alırsınız. Üçüncü seçenek bir önceki paragrafta ama o sınıftaysanız zaten kredi kartı aidatı ile uğraşacak bir profil değilsinizdir.
0
Lethe
(17.07.25)
(19)

evlenmeden önce konuşulması gereken konular?

goge bakan
iki tarafın da beklentilerini ayrıntılarıyla aktarması gereken konular nelerdir tecrübelerinize göre?
iki tarafın da beklentilerini ayrıntılarıyla aktarması gereken konular nelerdir tecrübelerinize göre?
0
goge bakan
(15.07.25)
Gelecek planlari. Yasanilacak ülke, cocuk yapilacak mi vs kesin konusulmali
0
sonsuz
(15.07.25)
Kim evde ne işi yapacak kesinlikle konuşulmalı. Roller belirlenmeli. Eve yapılacak maddi katkı.
Akrabalar evde kalabilir mi?
Sürekli memleket dedikleri boz çöplüğe gidecek miyiz? Evimize gelip aylarca işgal edecekler mi?
Kardeşleri mal ve sürekli arkalarını toplayacak mıyız? Velileri için de aynısı geçerli. Çocuk olacaksa aileler gelecek mi, bakıcı mı, işten çıkacak mı?

Devam ederdim ama bunlar iyi bir başlangıç diyebiliriz.
0
Shepard
(15.07.25)
Arada bir salonda tek yatılsa sorun olur mu gibi şeyler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.07.25)
Ekonomi nasıl sağlanacak ve çocuk yapılıp yapılmayacağı

Kişilerin kariyer planları ve yurtdışı planlarının olup olmaması

Bunlar sanki şirket mülakatı gibi duruyor insanlar konuşulmasını ayıp sanıyor, aşk sevgi her şeyi çözer ne gerek var diye düşünüyor fakat aşk sevgi hayatta her şeyi çözmüyor

Kaleci saçlı +1
Arada salonda tek yatabilir miyim, bu bende de var, hatta sevgilime sormuştum tamam demişti ama ayrıldık
0
grimavi
(15.07.25)
@Arbre, yalan söyleme gecmisi olan biri neden sana dogruyu söylesin
0
sonsuz
(15.07.25)
Evlenme kararı bence daha çok hislerle alınan bir karar. What is your gut saying yani için alıyor mu karşındakini, içine siniyor mu?
0
sekizdokuzon
(15.07.25)
Bazilari abarti olabilir ama yuzeysel olarak konusmakta fayda var:

0) Nerede yasanacak? Islere yakin? Ailelere yakin? Kimin isi/ailesi? Yurt disi? Sahil kasabasi? Kendi eviniz? Kira?

1) cocuk yapilacak mi? evet ise nasil buyutulecek, kim bakacak? dini gorusler neler, adetler neler, ailesel beklentiler neler? (mesela sunnet olacak mi, sunnet dugunu olacak mi, kupe takacak mi, ya gay olursa, ya ozel ihtiyacli olursa vs)

2) cocuk olmuyorsa alternatifler neler? evlat edinmek, koruyucu ailelik, IVF vs seyler nasil halledilecek?

3) Ailesel genetik hastalik var mi? Tasiyicilik var mi? Ilerde ana babaniz, daha sonra siz parkinson, ALS filan olunca ne olacak? Kim bakacak?

4) Mal varliginiz ve genel butceniz nasil paylasilacak? Kim calisacak? Neye ne kadar para harcayacaginiza nasil karar vereceksiniz? (1000$ a canta almak, 20000$ a motosiklet almak, kirada oturmak, ev almak, arabayi yenilemek, banyoyu yenilemek vs gibi seyler nasil konusulacak?)

5) Olunce ne olacak? Mal varliginiz esinize mi, cocugunuza mi, kardesinize mi, ana babaniza mi kalacak? Nasil pyalasilacak?

6) Cocuklarin egitimi nasil olacak? Kaliteli okul --> kaliteli mahallede yasamak, ozel okul, yurt disi vs gibi seyler.

7) Tatillerde ne yapacaksiniz? Memleket? Deniz kum gunes? Yurt disi? Evde oturmaca?

8) Evcil hayvan yaklasimlariniz? Yarin ocuck kedi istedi mesela, olay cikacak mi?

9) Ana baba kardes amca oglu vs surekli yakanizda olacak mi? Finansal olarak olur, kapiniza fiziksel olarak olur. Neyi nereye kadar tolere edeceksiniz?

10) ayri ayri disari cikacak misiniz? cikinca birbirinize ne kadar hesap vereceksiniz?
0
taurina
(15.07.25)
Para, iç ilişkiler ve dış ilişkilerin sınırları.
0
encokbenisevinnolur
(16.07.25)
Evlilik sözleşmesi ve boşanma durumunda malların nasıl paylaşılacağı. Bunu baştan konuşmazsan sonra büyük sıkıntı yaşarsın.
0
runaway
(16.07.25)
koca kontenjanindan 10 seneyi devirdim.

evlendigim kadin ile su anda evli oldugum kadin arasinda daglar kadar fark var, cocuktan sonra bambaska bir faza gecti, hormonlarin etkisi falan herhalde.

o yuzden bastan ne konusursan konus, evlilik organik ve dinamik birsey statik degil, sen istedigin kadar plan/anlasma yap.. o is oyle yurumeyecek, uyarayim.
0
cooperr
(16.07.25)
Kosulsuz birbirini sevmek degilmiydi ?
0
designer
(16.07.25)
Oturulup konuşulduğunda mantıklı konuşan, ama iş icraate geldiğinde yapmayan o kadar çok insan var ki, ben bu konuşmaların çok bir işe yarayacağını düşünmüyorum.

Yine de genel hatlarıyla bir imaj çizmek adına yukarıdaki yazılanlara katılıyorum.
0
ananiyimioguz
(16.07.25)
Çok uzun vadeli konuşmak çok yararlı olmayabilir çünkü evliliğin akışında karşındaki insanla beraber senin de görüşlerin/hayata bakışın değişecek. Temelde şunlar konuşulabilir:

- Çocuk yapmaya sıcak bakılıyor mu; bir taraf çocuk isterken diğeri kesinlikle karşı ise baştan evlilik yapmamak lazım.

- Genel olarak finansal konular; evin geçimi nasıl sağlanacak, karşılıklı beklentiler neler, ev-araba gibi alımlarda nasıl hareket edilecek.

- Sosyal hayatlar nasıl ilerleyecek; örneğin eşini oturduğu siteden dışarı çıkarmamakla övünen (!) bir arkadaşımız zamanla malesef boşandı. Yine boşanan bir çift biliyorum; arkadaşım yarım saat kahve içmeye gel(e)mezdi, "eşim sorun çıkarıyor" derdi. Sonrası hüsran.

- Y.dışı veya şehirdışına taşınma hedefi ve planı var mı, varsa nereler -> bu konu ÇOK KRİTİK. Evlilik sonrası zorla kadının/erkeğin memleketine taşındırma hikayelerini çevremde 4-5 çiftte gördüm. Boşanan da oldu aman dikkat.
0
Lethe
(16.07.25)
@cooperr +1 kadın tarafı olarak konuşuyorum, doğuran kadın olmasına rağmen erkekler daha fazla lohusa gibi davranıyor. Konuşulduğu gibi gitse her şey keşke…
0
ekimoloji
(16.07.25)
üstte yazılanlar konuşulmalı ama her şeyden önce bir süre beraber yaşanılmalı.
benim gözlemlerime göre erken dönem boşanmaların en büyük nedeni hiç beraber yaşamamaları.
0
my fault
(16.07.25)
madde madde yazanların çoğu bekar bence. ne konuşursan konuş evlendikten sonra düşünceler, mevcut durumlar illa ki değişecektir.

@my fault haklı bence, ama maalesef ki türk aile yapısı buna çok uygun değil. evlenmeden önce en az 1 yıl beraber yaşanması çok daha sağlıklı olur. elimde yetki olsa zorunlu yaparım hatta.
0
bobinhoo
(16.07.25)
böyle bir liste hazırlamak mümkün değil. bazı şeyler zaten kendini belli eder. kaldı ki karşınızdaki yalan da söyleyebilir. ilişki içinde bazı şeyleri çözüp halledemiyorsanız, karşı tarafı tanıyamayıp soru sormaya ihtiyaç duyuyorsanız zaten evlilik konusu rafa kaldırılmalı. sadece çocuk konusu netleştirilebilir belki.
0
elorelia
(16.07.25)
bekarken bir evde yaşayıp sonra boşananlar insan değil mi? iyi ki elinde yetki yok ergenus
0
lambırcek
(16.07.25)
Görücü usulü evlilikler dışında bu konuların tamamında hiç konuşmadan kendiliğinden oluşmuş bir hemfikir olma veya ortayolu bulma uzlaşısı yoksa, sonradan konuştuklarınızı notere onaylatsanız bile pek bir işe yaramıyor.

Ayrıca, madem konuşmaya karar verdiniz, şunları da konuşun,

Taraflardan biri kaza geçirip omirilik felçli olursa ne olacak,
Taraflardan biri ölümlü kaza yapıp hapse düşerse ne yapılacak,
Taraflardan birinin abla ve eniştesi kaza yapıp ölür de 3 yeğen başa kalırsa ne olacak
Anne ve baba aynı anda alzheimer ya da yatalak olursa ne olacak
Taraflardan biri ömür boyu ödeyeceği bir dolandırılma olayıyla karşılaşırsa ne olacak
Bebek serebral parsi olursa ne olacak

Akraba kalabilir miymiş? Ne kadar pembe bir dünyanız var.
Evleniyor musunuz evinizin odasına kiracı mı seçiyorsunuz belli olmuyor.
0
Mirket
(16.07.25)
(6)

yapay zekanın bile bir şey diyemem valla dediği seyahat sorusu

orgyadakull
18 temmuz akşamı krakow a iniyorum. ta ki 25 temmuza kadar. orada hiç kimsem yok. biletlerim de iptal etmek değiştirmek ücretli.daha otel bulamadım yarın halledecektim. sonra almanyada yaşayan arkadaşım ya orada 6 gece ne yapacaksın atla amnayaya gel orada 3 gece kal yeter dedi. mantıklı da.ama dönü
18 temmuz akşamı krakow a iniyorum. ta ki 25 temmuza kadar. orada hiç kimsem yok. biletlerim de iptal etmek değiştirmek ücretli.daha otel bulamadım yarın halledecektim. sonra almanyada yaşayan arkadaşım ya orada 6 gece ne yapacaksın atla amnayaya gel orada 3 gece kal yeter dedi. mantıklı da.ama dönüş biletim buradan. pegasus üzerinden seyahat sigortası yaptırdım o sigorta baya kapsamlı ama almanya etabı için de geçerli mi bilmem. teavi giderleri- kayıp bavul-işte uçağa bir şekilde binememe kaçırma bile var şu an okuyorum.

bu sigorta benim almanya etabı için geçerli mi?
almanyaya gidip 3 gece de orada kalıp sırf uçağa binebilmek için krakow a geri döner miydiniz ?
almanyaya gidip krakow biletini yakıp oradan izmire bilet alır mıydınız
0
orgyadakull
(13.07.25)
Flixbus’tan gidiş dönüş otobüs bileti alsana. Max 1000 liraya halledersin. Uçak aynı kalsın
0
messina123
(13.07.25)
hangisi ucuzsa onu yapardım ben. daha önce ankara-londra-edinburgh-londra-ankara yapmışlığım var. almanya dönüş daha ucuza gelcekse direkt ordan dön. yoksa krakowa git.
0
jelly bear
(13.07.25)
Ben olsam Almanya'ya gitmek yerine Polonya'da başka yerlere giderdim. Trenler düzgün işliyor. Yakınlarda olan Wroclaw da güzel mesela. Varşova trenle 4 saat kadar. Ama ben tek başıma tatili seviyorum siz 6 gün sıkılırım illa ki birisi olsun diyorsanız bilemedim. Almanya'daki arkadaşınız Polonya sınırına yakın mı? Yoksa güneybatıda falan mı ona göre de değişir aslında.
0
peki madem
(13.07.25)
arkadaşım durtmund ya uzak gibi. yarın otele ödeme yapacağım her ihtimale karşı 3 gece yapayım bari
0
🌸orgyadakull
(13.07.25)
- Sigorta kısmını tam anlayamadım yani o seyahatinle alakalı birşey. Bugüne kadar hiç yaptırmadım gereklilik hissetmedim ihtiyacım da olmadı.

- Krakow'da bulundum, 6 gece fazla olmuş. 6 gece Avrupa'da Paris, Roma dışında herhangi bir şehir için de fazla zaten. Arkadaş edinirsin 3-5 gece beraber takılırsın öyle güzel olur ama nşa 6 gece orada kalmana gerek yok. Avrupa'da bir yerde bir yere gitmek genelde zor olmuyor. Arkadaşın eğer gezmeyi eğlenmeyi seven biriyse ben olsam 3 gece de oraya uğrardım.

- Bileti yaktığında bir miktar tutar iade oluyor. Ben olsam muhtemelen uçak için Dortmund'dan Krakow'a dönmeye üşenirdim. Çok ciddi bir fiyat farkı olmuyorsa yakılabilir. Sonuç olarak biletini yakmazsan Almanya'dan Krakow'a bir şekilde ulaşman gerekecek onun da maliyeti var. İşin maliyetinden ziyade hangi opsiyonda tatilini en iyi şekilde geçirirsin ona göre hareket et. Vizeydi prosedürdü bizim açımızdan kolay olmuyor. Gitmişken en iyi şekilde tatil yapmak lazım.

Son olarak da tatil planın hatalı olmuş. Avrupa genelinde evet şehirler çok güzel uzun uzun kalınır bunun sınırı yok ama Roma, Paris gibi şehirler dışında 6 gece bir şehir için fazla oluyor. Onun yerine şehrine ve ülkesine göre 4+3 veya 3+2+2 gibi planlamalar yaparsan tatilin daha güzel geçer. Örneğin Krakow'dan Varşova'ya trenle gidilebiliyor ve hızlı bir tren seçeneği de vardı şimdi tam hatırlamıyorum 2-3 saatte varıyordu galiba.

Buradan Polonya dandik ülke gezmeye değmez sonucu çıkmasın. Polonya Türkler arasında pek popüler değil ama ben öneririm 1 hafta gezi yapılır çok da güzel olur.

Ayrıca başka alternatifler önereyim; 3 gece Krakow'un yanına daha yakın olan Prag veya Budapeşte eklenebilir, çok da güzel olur.
0
Lethe
(14.07.25)
teşekkürler arkadaşlar.güzel bilgiler edindim oteli 3 gün tuttum. keşke dönüş biletini opsiyonlu alsa idim ama sigortaya 17 euro verene kadar. ama o da gerekli bir yerde. tüm hastalıklar salgında orada mahsur kalmadan tutun da halk ayaklanmasına kadar türkiyeye ambulans uçakla getirilmeye her teminat var ful kapsamlı.bir teminat daha var aslında uçağı kaçırma teminatı. onu kullanırım belki
0
🌸orgyadakull
(15.07.25)
(16)

Japonya kötüleme

michael_knight
Pek çok insan Japon kültüründen müthiş bir hayranlıkla bahsediyor. Halbuki biraz daha okuyup araştırınca pek çok saçma, çirkin, akıldışı kültürel öğeler de var bu toplumda. Japon kültürüyle ilgili kötü şey var mı aklınıza gelen?
Pek çok insan Japon kültüründen müthiş bir hayranlıkla bahsediyor.
Halbuki biraz daha okuyup araştırınca pek çok saçma, çirkin, akıldışı kültürel öğeler de var bu toplumda.

Japon kültürüyle ilgili kötü şey var mı aklınıza gelen?
0
michael_knight
(11.07.25)
terör örgütlerinin yuvasi olan avrupa gibi olmadi,

sabanci toyota ile ortaklik yapip guney doguya fabrika kuracagini ifade edince kardesini pkk vasitasi ile öldürdulerdi,

sam amca ve papanin cocuklarinin bize yaptiklarini yeni nesillere anlatin,

bosver japonu kotulemeyi,
azginliklarinin bedelini odediler II.dunya savasinda.
0
designer
(11.07.25)
Ataerkil ötesi olmaları. Kadınlara iş hayatında ikinci sınıf vatandaş gibi davranıyorlar, onlar için kadının görevi eş ve anne olmak.
Hoşuma gitmeyen diğer alışkanlıkları genç kız görünümüne karşı olan sapkın yaklaşımları.
Bir de küçük çocukların genç kız ile oyuncak bebek karışımı göründüğü bir akımları var. Adını bulmaya üşendim ama küçücük çocukların öyle görünmelerine izin vermek yanlış geliyor.
0
boyalı kuş
(11.07.25)
eksisozluk.com
sürüsüyle var. ilk aklima gelen hustle culture. adamlar kendilerini öldürene kadar calisiyorlar.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.07.25)
japon adult film dunyasi. Bazen o derece hastalikli fantezi turleri, sapkin hayal gucu urunu seyleri var ki psikolojisi yerinde insanlar bunu uretemez diyorsun. Adamlar her filme kod verip sistematik hale getirmis. Her firma uzman oldugu fantezi kolunda calisiyor
0
freedonia
(11.07.25)
netflix'te bir seks belgeseli vardı. bir bölümünde japonya işlenmişti. eşler birbirine 'seni seviyorum' demiyor, teşekkür ediyor. evli çiftler çocuk yapmak dışında seks yapmıyor, erkeğin cinsel ihtiyacını hayat kadınlarıyla gidermesini eşi normal karşılıyor. bunun gibi çok acayip kültürel normları var. yeni kuşakla birlikte azalmış olabilir ama gerçekten de sıkıntılı derecede tutucu ve ataerkil bir toplum.

seks konusu başlı başına sıkıntılı zaten. küçük kız çocuğu merakı, tentacle türü garip hentailer, tecavüz fantezileri, kadının sekste sadece pasif ve acı çeken taraf olarak tasvir edilmesi vs.
0
sir gawain
(11.07.25)
2012'de (bkz: marubeni) nin davetlisi olarak gittim. Grubumuz tokyo'ya ayak basar basmaz ilk olarak akihabara'da 4 katlı devasa bir sex shop'a götürdüler. Dedim "noluyoruz?"

Rehberimiz vardı, kurosaki (Ichigo değil), 25 yaşında genç bir marubeni çalışanı. Boş zamanımızın birinde mini etekli, öğrenci kıyafetli bir genç kızın şarkı söyleyip dans ettiği bir video izliyordu telefondan. 1, 2... En son sordum neden izliyorsun hep diye... Ay sonunda birimindeki herkes (kadın ve erkek) aynı mini etekli kostümü giyip peruk takıp dans edeceklermiş, katılım zorunluymuş... (bkz: never nuke a country twice)

Seyahatte belki yirmi çeşit olumlu deneyimim oldu, kabaca çalışkanlık, sorumluluk bilinci, disiplin ve temizlik ile alakalı, ancak olumsuzları paylaşmamı istemişsiniz.

Birkaç bara almadılar bizi kyoto'da gaijin (turist diyelim) olduğumuz için. Bir tanesi gönülsüzce kabul etti rehberimizin ricalarıyla. Kareoke'de enka söyleyince ben gerçi işin rengi değişti. Başta suratımıza bakmayan adamlar, ayrılırken sokağa çıkıp arkamızdan eğildiler durmadan kaç defa...

Galiba milliyetçilikleri avrupa'nınkinden çok da farklı değil. Yani adamların kültür ve değerlerine saygı duyup benimsediğinizi görünce ancak kabullenebiliyorlar sizi...
0
yadigar
(11.07.25)
ikinci dünya savaşı öncesinde inanılmaz katliamlar, insanlık dışı işler yapmaları. (bkz: nanking katliamı)

ve Almanların aksine geçmişte hata yaptıkları kabul etmeyip, geçmişle bağlarını koparmamaları.
0
king lizard
(11.07.25)
japon hukuk sistemi de çok sorunlu biliniyor. bir şeyden suçlanan mahkeme karşısına çıkan kişi yüzde dokasanın üzerinde hüküm giyiyor...
0
anon1m
(11.07.25)
Etnik kökenli olmayan bir ayrımcılık anlayışları var, merak eden burakumin kavramını araştırabilir.
0
10551037
(11.07.25)
ekşide çok detaylı bir girdi vardı. neredeyse bildiğimiz her şey yanlışcasına.hatta taciz edilen bir kadın veya kızın bunu şikayet etmesi bile ayıp karşılanıyormuş falan. bulursam eklerim.
0
ground
(11.07.25)
gayet ırkçı, dışarıya iyi görünüp içten içe üstün ırk olduğunu düşünen çekik gözlüler. uzak doğunun almanı japonlardır.
0
mikahakkinen
(11.07.25)
Japonya'da çocuk pornosu legaldir.
0
feastofthedamned
(11.07.25)
sapık kapalı bir toplum nefret ederim bu ülkeden
0
Hallegadola
(11.07.25)
Japonya’da ruhsal rahatsızlıklara kötü gözle bakılıyor, bu yüzden insanlar psikoloğa/terapiye vs. gitmekten çekiniyor. İntihar oranı da oldukça yüksek, özellikle gençler ve erkekler arasında. Bir de "hikikomori" denilen bir durum var, bazı insanlar yıllarca evden hiç çıkmadan, toplumdan tamamen kopuk bir şekilde yaşıyor. Toplum baskısı ağır orda.

Bi de aklıma deprem ülkesi oldugu geldi. Cok deprem oluyor. Ona tabii hazirlar buyuk olcude, bizim gibi degiller. Ama risk var hep ve tsunami olursa daha olumcul oluyor.
0
ermanen
(11.07.25)
Japonya'da yaşamadım ama kültürlerine ilgi duyduğumdan seyahat ettim ve nerede Japonlarla ilgili bir belgesel olsa izlerim.

Toplumda aşırı çalışma kültür var. Gece 23:00 sularında bir etkinlikten otele dönerken trende birsürü takım elbiseli belli ki plaza çalışanı olan insan vardı. Demek ki bu saatlere kadar çalışma çok yaygın diye düşündüm. Yine benzer şekilde 70-80 yaşlarında insanlar otobüslerin park ettiği yerlerde trafik polisi gibi ya da müzelerde etrafı düzenleyen/temizleyen görevli olarak çalışıyorlar. Yani toplumda aşırı bir çalışma var ve çalışmayan kişilerin toplumda işe yaramaz, gereksiz insanlar olarak görüldüğü ve dışlandığı rehberlerce de söyleniyordu. Birçok yerde bizim için "ne gereği var ki" diyebileceğimiz işlerde çalışıyorlar. Çalışmak elbette iyidir ama çalışmayan kişilerin toplumdan dışlanması ve iş hayatında kişilerin kendi sağlıklarını tehlikeye atar ölçüde rekabet olması sıkıntılı.

İnsanların yalnız oluşu/sosyalleşme ciddi bir problem. Bir belgeselde izlemiştim yalnız yaşayan bir Japonun cenazesi evinde belki de aylar sonra bulunabiliyor, cenazenin olduğu yerde siyah bir iz kalmıştı ve onu kazımaya çalışıyorlardı. Yani sosyal ilişkiler arkadaş/akraba/komşuluk belli ki çok çok zayıf. +90 Youtube kanalında bu gibi konularda çok sayıda video var.
0
Lethe
(11.07.25)
bu bahsedilen akıldışı ve insanlık dışı bir çok problem onlar tarafından da problem olarak görülüp yeni nesillerce azaltılmaya çalışılıyor.

çocuk pornosu olayına ben de şaşırmıştım. 10 sene kadar önce yasak gelmiş, artık legal değil.

ataerkil bir toplum olduğu ve kadınlara çok değer verilmediği filmlerde de görülüyor.

geçen bir youtube videosu izlemiştim. oradaki genç yaştaki kadınların neredeyse tamamı erkek arkadaşının onları aldatmasını normal karşılıyor.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
(19)

Ev alıp kiraya vermeyinciler

Chips
Kendimin daha önce açtığı duyuruda da, az önceki başka duyuruda da direkt olarak "kiraya vermek için ev alma" önerilerinde bulunuyorlar. Ancak günümüzde 10 tane evi olup sadece kira geliriyle çok iyi durumda yaşayan insanlar var. Tabi ki anlıyorum eğer kötü bir kiracıya denk gelince mahkemeler yılla
Kendimin daha önce açtığı duyuruda da, az önceki başka duyuruda da direkt olarak "kiraya vermek için ev alma" önerilerinde bulunuyorlar. Ancak günümüzde 10 tane evi olup sadece kira geliriyle çok iyi durumda yaşayan insanlar var.

Tabi ki anlıyorum eğer kötü bir kiracıya denk gelince mahkemeler yıllarca sürüyor ve bunaltıcı bir süreç oluyor ama gerekli önlemler alınarak düzgün profilde birilerine kiraya vermenin nesi ölü yatırım bunu anlayamıyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz ? Onlarca evi olanları aptal olarak mı düşünüyorsunuz :)
0
Chips
(07.07.25)
dostum şu anki mevcut konjonktürde yatırım için ev almak bence de gereksiz ve zarar. senin dediğin onlarca evi olan insanlar zamanında almışlar ve eskisi gibi bu kadar yatırım alternatifleri de yoktu.

biz de istanbul'da iyi bir muhitte evimizi boş tutuyoruz maalesef. çünkü öncesinde kiracıdan çok çektik. eşyalı bir şekilde duruyor arada kalıyoruz/temizletiyoruz evde birilerinin olduğu anlaşılsın diye.

dediğin gibi iyi profilli biri bulunsa veriliri ama onlar da bazen sorunlu olabiliyor.

sonuç olarak eğer kendin için alacaksan istanbul'da ev sahibi olmak mantıklı ama yatırımlık ev alacaksan bence gerek yok.
0
elektr10
(07.07.25)
Ev kirasını ne kadar arttıracağını TUİK verilerine bakarak devlet belirliyor.

Tuikin enflasyon verileri gerçeği yansıtıyor diyorsan elbette ev kiralamak güzel bir yatırım çeşididir.

Ayrıca Devlet iki defa %25 zam yapabilirsin dedi. O iki %25 zam yapmış ev sahipleri şu an hala Tuik zammını o %25 ler üzerine yapmak durumundalar.

Bir üçüncü %25 in gelmeyeceğinin garantisi yok.

Bu sene sabit gelirlilere Tuikin belirlediği enflasyonun altında zam yapıldı. Yani sabit gelirliler kira ödeme konusunda bu sene zorlanacaklar ve muhtemelen ev sahiplerine doğru zorlanacaklar.

gibi durumlar var eskiden olmayan.
0
Mirket
(07.07.25)
Her yatırımda bir risk vardır evini kiralamanın da belli yatırım riski var. Oturacak yedek evin varsa; kiracıyla uğraşırken yedek gelirin varsa böyle bir yatırım yapmak mantıklı ama sadece kiracı eline bakmak tek ev için mantıklı bir yatırım değil. 10 tane evi olan adamın zaten bu şekilde birikmiş yatırımı olduğu için etkilenmiyor. Ben bunu tek bir tane lüks arabaya bütün parayı yatırmaya benzetiyorum; lüks bir aracın yedek parçasını -servisini vs hemen halledemezsin ve o lüks arabayla kaza yaptığında yedek aracının olması gerekir. Eğer yedek aracın yoksa ve aylarca zorluk çekeceksen o araba sana uygun değildir.
0
titanic kemancısı
(07.07.25)
Ben bu ifadeye kısmen katılabilirim. Düz-mantık "Türkiye'de yatırımlık ev alınmaz, ölü yatırım" demem, "ne olursa olsun kesin al" da diyemiyorum. Ben yatırım yapma tarafına şartlı olarak daha yakınım. Bugüne dek kendim de dahil olmak üzere vaktiyle konut almadığı için pişmanlık duyanı çok gördüm.

Türkiye'de mülk edinmek her sene biraz daha zorlaşıyor. Konut yatırımının en önemli avantajı parayı bir mülkte kilitlemek ve kira getirisi elde etmek. Günümüzde para biriktirmek, parayı elde tutmak enflasyon nedeniyle çok zor. İmkan varsa yatırımlık konut alınabilir pişmanlık duymazsınız ancak kiracı profiline ÇOK dikkat edilmeli.

1+1, kiracı sirkülasyonunun yüksek olduğu, beyaz yaka profilin kaldığı/kalacağı ve tercihen site yerleşimli konutlara yatırım yapılır. Prim yapıyor, kolay kiraya veriliyor, profil düzgün. Kiracılı olmasına rağmen satışı hızlı oluyor. 2+1 veya 3+1, kiracının 10-12 yıl çıkmayacağı evi kiraya vermeyi ben de riskli ve sorunlu bulurum, öyle bir yatırıma girmem.

Bu konu pandemi sonrası alevlendi. Para çok hızlı değer kaybederken kiralar da hızlı bir şekilde tırmandı. Kira rayici 50000 TL iken öyle kiracı var ki 7-8 bin TL ödeyerek kalıyor. Kanunen belki sorun yok kitabına uygun ama diğer tarafın mağdur olduğu kesin. Öte yandan ev sahibi kira tespit ya da ihtiyaçtan ötürü tahliye davası açtığında haklı dahi olsa 3 yıl civarında mahkeme sonuçlanıyor. İnsanların en sıkıntı çektiği konu bu.

Oturacak evin varsa, kenarda belli bir paran bulunuyorsa konut halen cazip. Birçok bölge geçen yıllarda USD bazında önemli kazanmış. Aylık kira getirisi temettü gibi oluyor. Alırsın, kiracı bir noktada çıkar çouk çocuğuna bırakırsın oturur. E daha ne olsun.

Bir de geçiş dönemi bana göre tamamlandı. Konut ve kira fiyatlarında artık parabolik değil, 2010-2018 arasında olduğunu gibi daha lineer ve enflasyon ile korelasyon halinde artışlar görüyoruz/göreceğiz. %25 tavanı gibi uygulamalara gerek kalmadı. Her yatırımın kendince riski vardır ancak konut göreceli en düşük risklisi. Bu tip bir yatırım senin profiline uygunsa değerlendirebilirsin, değilse farklı şekilde paranı değerlendirirsin.
0
Lethe
(07.07.25)
%25 limiti ve tuik enflasyonu nedeniyle artık o zenginler yurtdışından ev alıp kiraya veriyor.
0
merhum
(07.07.25)
Kiracilarda egilim isi hukukuna ve hakkaniyetine uygun yapmak iken, çakal ev sahiplerinde durum tam tersi.

Ise buradan bak istersen bir de.
0
feastofthedamned
(07.07.25)
Bunun tek bir formülü, tek bir cevabı yok. Genelde şehir belirtmeden sorulan sorularda hereksin aklına İstanbul geliyor ancak bu durum çok yanlış.

Büyükşehirler haricinde 3 Milyona 2 adet 1+1 i ev alıp , sadece referans sistemi ile devlet memurlarına evini 5 yıldır kiraya veren arkadaşım var. Kendi oturduğu ayrı bir evi var, ve aylık 30 bin tl kira geliri var. Sizin tamamen risk iştahınız ve aylık geçnebilieceğiniz para durumunuz ile alakalı bu iş. Arkadaşımın yakın zamanda 1 ev daha alıp aylık gelirini 45 bin tl ye sabitleyip hayatına daha az çalışarak devam etmek var.

Küçük şehirlerde oturacağınız bir ev, iyi kötü bir arabanız ve 3 tane de kirada eviniz varsa bu paralar gayet yaşanabilir bir tutar.
0
ebeş
(07.07.25)
bunu diyenlerden birisi benim.
pandemi dönemi sözleşmemizde tüfe yazmasına rağmen bir gecede %25 zam kuralı uydurdular ve kiracılarda bunu uyguladı. o iki sene devlet eliyle kiralara zam yapılmadı. o zamandan bu zamana kadar bedava oturdular.
biz kiracımıza çık dedik çıkmamak için diretti mahkemelik olduk sonunda daireyi sattık kurtulduk. yeni ev sahibi mafyatik bir tip seve seve çıkmak zorunda kaldılar. çıkmasa şuan 10bin lira kira veriyordu. alt dairesi daha yeni 48bine tutuldu.
kira davası açtık önce arabuluculuğa gitti yok görüşme yapılamadı yok avukatı bağlanmadı diye 2-3ay öyle yediler. ardından mahkeme açıldı 10 ay sonraya gün verildi. ondan sonra mahkemede itiraz ettiler bir 8 ay daha uzadı. altı üstü kira rayiç bedel davası 2 yıldan fazla sürdü.
bu süre zarfında satmaya karar verdik evi göstermek istemedi zar zor emlakçı alıcı getirdi. gelenlerde kiracılı diye vazgeçti. gelenlere çıkmayacağım beni çıkartamazsın dedi. zor zar sattık.
hep haberlerdeki kiracı ev sahibi kavgalarını izlerken abartıyorlar diyorduk durum hiç öyle değilmiş.

ayrıca 5 yıl süre dolmadan kira artış davası açamıyorsun, 10+1 yıl dolmadan tahliye davası açamıyorsun.

yani bunlarla uğraşacağım, üç kuruş para için rezil olacağım diyorsan çok mantıklı bir yatırım.

onlarca evi olanların evleriyle çoğunlukla emlakçılar ilgileniyor. kardeşimin ev sahibinin aynı sitede 15 tane evi var her şeyi ile emlakçı ilgileniyor.
sende 10 tane ev alacaksan verirsin emlakçıya o uğraşır durur sen gelen parayı sayarsın.
0
my fault
(07.07.25)
Evi çocuğuna yatırım için alırsın. Çocuk büyüyene kadar da boşta kalacağına 3 kuruş kira geliri alayım dersin. Burası ortadoğu. Uzun vadede En iyi yatırım ev ve altındır.
Çocuğu olan ev alsın. Çocuğun yoksa ve istemiyorsan ev yatırım değildir.
0
luluki
(07.07.25)
Ev almak ve kiraya vermek daha önce karlı bir işti ancak bana göre: şu an resmen enayilik. Alınmışın zararı olmaz ancak onlarca evi olanlara şu an sorsan %90'ı aynı yatırımı yapmaz.

Ev alıp kiraya veriyorsun. Zaten, Tüik enflasyonundan dolayı, 2 sene sonra kira kuşa dönüyor. 12 sene kiracıyı evden çıkartamıyorsun. Çıkarttın diyelim eve giriyorsun ki, 12 sene aldığın kiradan daha fazla zarar vermiş. 300-400 bin tadilat parası veriyorsun.

Daha geçen komşu söyledi. Abisinin havuzlu villası varmış, kiracı 2 bin TL kira veriyormuş. Senelerdir uğraşıp duruyorlar. Kağıt üstünde kirayı artırma, haklı sebeple kiracıyı çıkartma gibi haklar var ama pratikte neredeyse YOK GİBİ.

Ev fiyatları artıyor, alıp kenara koyayım diyorsanız, bunun da pek çok sıkıntısı var.

Tavsiye etmem ama emlak yatırımı yapacaksanız, iyi araştırıp, yurt dışında yapın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.07.25)
1-2den fazla gayrimenkulu olanla mesela oturduğu dışında 1 evi olan için durum ayni değil bence.

10 tane evi olan için 11.yi almak mantıksız değil, çünkü sayısal olarak o aşamaya geldiğinde ayrıca bir gelir kalemi haline gelmiş oluyor. Birinde ikisinde kiracı kaynaklı veya başka sebeple çıkan masraf, mahkeme harcaması vs can sıkmayacak bir şey olabilir o durumda. Aman bunu mu dert edecem diyip, gerekirse avukata verip kafanız rahat yaşamaya devam edebilirsiniz.

Ama mesela bir evin var, ikinciyi de almışsın zamanında ya da ana babadan kalmış vb. Onu kiraya verip, mesela kredi taksidine bağlayınca dert sahibi etmesi daha olası. Aksama oldu mu yaşamınız zorlaşır çünkü.
0
encokbenisevinnolur
(07.07.25)
cocukken hatirliyorum rahmetli babam cok ugrasmisti kiracilarla. mahkeme vs de olmustu diye hatirliyorum. hatta o kadar ki bikip evi satmisti. :D sonradan baska bir yerden aldigi ev yillarca kiracisiz olarak kaldi bu yuzden. biz vefattan sonra kiraya verdik, talihliyiz ki duzgun kiraci geldi.

ulkede hukuk sistemi calismadigi icin manyak kiraci gelirse cok ugrastiriyor. okuyoruz internette. yani su an ben de ev alsam kiraya vermekten cekinirim acikcasi. dusunsene biri cikiyor diyor ki kira zamlari en fazla %25 olabilir. boyle sacmalik olur mu? tamam %25 yapalim biz ama sen de bizim paramizin degerini koru o zaman? ama bu yok. :))
0
arakaali
(07.07.25)
o isi iyi cevirebilmek icin "gaddar" olman lazim.
ben bu isten iyi kazanan birini taniyorum, ama adam gerekirse kisin ortasinda kiracisini coluk cocuk kapiya koyar acimaz, bunu yaptigina ben bir kere sahit oldum ve beni asiri uzmustu.

ben vicdan yaparim, coluk cocuk kapiya koyamam. benim gibiysen sakat aktivite.
umrumda olmaz diyorsan baska.
0
cooperr
(07.07.25)
3+1 ev : 4.500.000
aylık getirisi : 20.000
yıllık kazanç : 240.000

enflasyon %0 olduğunu kabul edersen,
240 / 4500 = %5 yıllık kazancın var,
enflasyon yükseldikçe
ve aylık kiraya güncelleme gelmiyorsa
yıllık kazanç %1 e kadar düşer,

enflasyon + evin yıpranması + kiracısız geçen süre
pek kazanç olmuyor,
al sende biraz oyalan...
0
designer
(08.07.25)
Onlarca evi olanların %99,99'u cimri çıkıyor, kiralara yaptıkları zamlar emsallerinden çok daha fazla oluyor. Evlerinde oluşan yapısal bozuklukları yaptırmaya yanaşmıyorlar vs vs. En kötü ev sahibi profili oluyorlar yani.

Kendini bu konuda gözetim altında tutabileceksen, ihtiyacı olana destek olabileceksen, fahiş kira artışından uzak durabileceksen, paragöz olmayabileceksen yap tabii. Ama sırf kira geliriyle yaşamak saçma geliyor bana. İnsanın tutunacak tek dalı kiraları olursa bütün sorunu da kiracıları olur, saçma bu. Zararlı.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
eskiden evin kredi taksidi, kiranın iki katıydı,
aylar geçtikçe kira,kredi taksidine yetişiyordu,
şimdi yine öyle olursa yani kendi kendini öderse olabilir.
0
designer
(08.07.25)
iki türlü ev yatırımı vardır.
kire geliri için ve değer artışı için.

ben elimdeki parayı koyayım, en fazla 2-3 sene içinde satar kar ederim diye düşünenenler için kiraya vermemek mantıklı çünkü boş daire daha kolay ve daha yüksek fiyata satılıyor.

ya da konut alındı fakat oraya daha sonra kendin taşınmayı planlıyorsun o süreçte yine kiraya vermek mantıklı değil


ayrıca düm düz kiraya vermek ekonomik olarak gerçekten mantıklı değil. (eşyalı kısa süreli merkezde airbnb yapmak hariç onlar karlı olabiliyor)
0
nuisance2
(08.07.25)
2-3 Sene için konut yatırımı yapılmaz. Konutta minimum süre 5 senedir. 5 sene ve sonrasında satarsanız, vergi alınmaz. Ancak 3 sene sonra, 2 milyona aldığınız evi 10 milyona sattınız diyelim. Kabaca 8 milyonun gelir vergisini ödersiniz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.07.25)
bir ev almaya niyetlenmiştim, evin fiyatı diğer evlere görece uygundu.
Emlakçıya sorduğumda içeride kiracı var, kirasıda şu kadar demekten başka bir ilgi vermedi.
Sonra kendim bölgeye kitap, hizmetliden sordum, kiracının 8 yıla yakın ayın evde olduğu ve eve çökmüş olduğu bilgisini aldım.

Hatta öyleki ev sahibine alayınız gelse beni bu evden çıkaramaz demiş. Bende kendi oturacağım ve bu işlerle uğraşmak istemediğim için evi almaktan vazgeçtim.

Demek istediğim, bu sadece benim gördüğüm bir örnekti, bu tip kiracıların yüzde oranı nedir bilmiyorum ama ekonomininde en azından yakın tarihe kadar iyiyi gitmeyeceğini düşünürsek , bu tip sorunların azaltmayıp , artma eğilimi göstereceğini tahmin etmek zor değil. Kaldıkı kanunlar kiracıdan yana.

Hal böyle iken karar vermek kişinin kendi karekterine ve sabrına bağlı bir şey bana göre.
0
Rao
(08.07.25)
(7)

faizler ne olur

baldur2
sizce 2026 ortasina kadar nasil bir trend goruruz?
sizce 2026 ortasina kadar nasil bir trend goruruz?
0
baldur2
(06.07.25)
dolar hala cayır cayır artıyor. bırakın düşmesini, 2 gün sabit zor kalıyor. Ayrıca hala çok yapay bir grafiği var. bir usd eur grafiğine bakın, bir usd tl.

Faizler hala yetersiz bence.
ytd
0
substituent
(06.07.25)
Genelde yurt disi bazli finans kuruluslari yil sonunda %35-40 arasini ongoruyor.

Ama bu ulkede artik birsey ongormek cok zor. Gundem cok degisiyor. Ama dovizin artmasi gerekiyor ozel sektore ve turizme zarar veriyor bu durum.
0
nuevo
(06.07.25)
hükümet bir politika olarak faizi yüksek tutuyor. seçime kadar yüksek faiz yüksek enflasyon gidecekler bence.

bizde fakirleşeceğiz böylelikle.
0
duyurukullanıcısı
(06.07.25)
daha içeri alınacak çok belediye başkanı var bu iklimde faiz indiremezler. yada ingiliz bakanı yollarlar.
0
my fault
(06.07.25)
Seneye bu zamanlar 25 civarı olur
0
avatar is back
(06.07.25)
Genele katılmıyorum, %30'a doğru düşüş yönünde bir trend göreceğiz. İlk indirim bu ay olacak.
0
Lethe
(07.07.25)
Çok ters bir durum olmazsa, gözüken : her ay, yavaş yavaş faizleri indirecekler.

Bu kredi kullanacaklar için iyi iken, ekonomi için çok kötü. Açıkca kredi kullananlara servet transferi yapılacak.

Yapılacaklar belli: TL'den uzak durun, sağlam metallere devam. Kiracı iseniz, bir an önce evinizi alın. Yatırımlık ev kesinlikle almayın!


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.07.25)
(18)

Canım çok tatlı istiyor bee

dedeminhirkasi
Kilo verme sürecindeyim. 179, 77 kilo.Ekmek, makarna vs yemesem de lanet olası tatlı isteği gitmiyor. Hurma filan yiyorum ama zevksiz bir sevisme gibi oluyor o da. Tatsız tuzsuz. Alip götürmüyor o isteği.Var mı tavsiyeniz ?
Kilo verme sürecindeyim. 179, 77 kilo.
Ekmek, makarna vs yemesem de lanet olası tatlı isteği gitmiyor. Hurma filan yiyorum ama zevksiz bir sevisme gibi oluyor o da. Tatsız tuzsuz. Alip götürmüyor o isteği.
Var mı tavsiyeniz ?
0
dedeminhirkasi
(02.07.25)
bowl yap. rafine seker yerine bal falan kullanirsin. tarifim yogurt, rasberry, damla cikolata ve kinoa. cikolatayi istege gore artirabilirsin meyve de sekerli zaten. muzlu da olabilkr
0
ala09
(02.07.25)
Muz ustu tarcin veya muz, fistik ezmesi, bi gidin damla cikolata (istege bagli), kakao ve yumurtayi cirpip firinla, saglikli brownie oluyor.
0
mor oje
(02.07.25)
Ketojenik diyette değilsen akşam altıdan önce meyve yiyebilin
0
sekizdokuzon
(02.07.25)
Tatlı yememek için tüm alternatifleri denedikten sonra muhtemelen yine tatlı yiyeceksin, onun yerine kestirmeden küçük bi porsiyon tatlı yersen sadece tatlının kalorisini alırsın diğer türlü tüm alternatif ürünler+tatlının kalorisini alacaksın, doğru çözüm tatlıyı yiyip sonra diyete kaldığın devam etmek.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.07.25)
Bir de tatlıdan uzak kaldıkça ilk denemende aslında ne kadar manasız bir yiyecek olduğunu fark ediyorsun. Sabır.
0
sekizdokuzon
(02.07.25)
kaleci+1

diyetini yine yap ama tatli da ye ama adam gibi yemek lazim her seyde oldugu gibi.
0
gule gule
(02.07.25)
Ne kadar oldu başlayalı. Aylar yıllar olmadıysa biraz daha sabret geçecek o istek.
0
encokbenisevinnolur
(02.07.25)
Ceviz hurma ve yumurta.
Cevizi un haline getirip yumurta ile yoğurun. Daha sonra dilimlediğiniz hurmaları ekleyip istediğiniz boyutta kurabiye şekli verin. Fırında yağlı kağıt üzerinde 13 15 dk 180 derecede pişirin.
Afiyet olsun.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(02.07.25)
daha fazla protein alin, gercekten TOK oldugunuzdan emin olun. sonra bi de su icin ustune.

bu esnada da illa yiyecekseniz bari caninizin cektigi seyi, az porsiyon olarak yiyin. 10 farkli alternatif + caninizin cektigi sey olacak yoksa, o daha kotu.
0
taurina
(02.07.25)
ye gitsin. kilon abartı değil.
0
runaway
(03.07.25)
Gece uykusunu doğru ve kaliteli uyumaya çalış. Göreceksin ne tatlı krizi kalacak ne iştah dengesizliği. Kesin ve net bilgi, her yere de yayabilirsin.

Hatta d vitamini, magnezyum ve omega 3 takviyeleri konusunu da aile hekiminle konuş derim. Magnezyumu olmayan vücut gevşeyemez, sürekli stresli kalır ve sürekli kana şeker yükler, şeker azaldıkça açım ya da enerjim yok sinyali verir, şeker ister. Bu önemli.

Geçmiş olsun.
0
muhayyer divan
(03.07.25)
Diyetisyeler bu durumdaki kişilere çubuk tarçınlı su tavsiye ederler. Sürahinin içine 2-3 adet çubuk tarçını koyup o şekilde içtiğinde kan şekerini dengeliyor ve tatlı isteğini azaltıyor imiş.

Yine diyetisyen işi eczanelerde satılan gummy ürünleri var. Bunu bir süre eşim kullanmıştı, tatlı isteğini bastırdığını söylüyordu. Jelibon gibi canın tatlı çektikçe 2-3 tane ağzına atıyorsun. Lezzeti fena değil ben de yemiştim.
www.pttavm.com

Ayrıca tavsiye edebileceğim %80 bitter olacak şekilde çikolata. Yoğun kakao olduğundan çikolata/tatlı isteğini bastırır. 2-3 diş yemek yeterli oluyor. Bitter oran daha düşük olmamalı. Tatlı isteğin geldikçe bunu yapabilirsin.

Bir de tatlı isteği olması normal yani sıfır şekere kendini şartlama derim. Bu şekilde insan bir yerde patlar. Ben paketli gofretleri, pastayı, ekleri ve yazın dondurmayı çoook tüketirdim, günde 2 paket magnum yiyordum. Şimdi dondurmayı ortalama 2 haftada 1 tüketiyordumdur. Paketli gofret, pasta vs. almıyorum. Meyve tüketiyorum en azından doğal şeker. Vücudu aşırı şekerle yormamak lazım.
0
Lethe
(03.07.25)
kilon gayet normal görünüyor. kadınsan ve estetk kaygılarla yapıyorsan bilemem
0
ground
(03.07.25)
En çok işime yarayan çıkarmak yerine eklemek oldu.

www.youtube.com
0
peki madem
(03.07.25)
Wasa üzerine şekersiz fıstık ezmesi sürüyorum ve üstüne muz dilimliyorum. Tatlı isteğimi kesiyor. Yarar belki.
0
boyalı kuş
(03.07.25)
yeme yeme zararli, su ic bol bol. bi sure sonra geciyor o istek.
0
bay b
(03.07.25)
cok fena :(

bitter cikolata falan ye bari. zaten cok tatli yemeyen biriysen sütlü cikilotlar cok yapay ve asiri sekerli geliyor. bitter bir parca ye. evet büyük parcalarindan alma. tek tük paketli olanlardan al. ben öyle yapiyorum yani :)
türk kahvesiyle sadece ve bi de tatli krizi gelince :(
0
sonsuz
(03.07.25)
yogurt tarcin cig kuruyemis ve orman meyvesi karisimi benim tatli istegimi fazlasiyla kesiyor.
kendi kendinize cikolata yapabilirsiniz, hindistancevizi yagi, kakao ve eritrit,

ya da banana bread; 3 muz (mumkun oldugunca eski), 2 yumurta, 2 yemek kasigi badem unu ve bi paket kabartma tozu 45dk firinda. gibi gibi.

ayrica tahinli tum tatli tarifleri (seker icermeyen) cupcake filan,

bir kasik yerfistigi ezmesi ve yogurt karisimi buzlukta sonra dondurma gibi yemek

bir suru alternatif var aslinda abartiya kacmadiginiz surece. mesela muzlu ekmegi yapip dilim dilim dondurup caniniz istedikce bir dilim yiyebilirsiniz, mesela uzerine biraz fistik ezmesi (sekersiz) ya da tahin.
0
kassiopeia
(03.07.25)
(19)

ne zaman kitap okuyorsunuz?

sonsuz
gün icinde, hafta icinde, yil icinde hangi zamanlarda kitap okuyorsunuz?
gün icinde, hafta icinde, yil icinde hangi zamanlarda kitap okuyorsunuz?
0
sonsuz
(02.07.25)
Sabah işe giderken
Akşam işten dönerken
0
ebeş
(02.07.25)
ekser akşam saatleri işten sonra. hafta sonları evdeysem kahvaltı sonrası.
0
biravekahve
(02.07.25)
sesli kitap sayılırsa: arabadayken, yürüyüş yaparken, evde yemek hazırlarken
0
inheritance
(02.07.25)
Genelde haftaiçi saat 21:00 den sonra okuyorum. Günün sevdiğim bir kısmı; iş tamamlanmış, yemek yenmiş, kendime ayırdığım sessiz sakin ortamda dinlendirici oluyor.

Yazın çok sıcak havada konsantre olmaktan biraz zorlanıyorum, onun dışında sorun yok. Yıl içinde sormuşsun ona da cevap vereyim dedim.
0
Lethe
(02.07.25)
Kurgu ise yatmadan önce kurgu dışı gün içinde.
0
anon1m
(02.07.25)
canım istediğinde.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.07.25)
gece yatmadan önce. çoğunlukla bir sayfa okuduğum gibi dalıyorum. iyi mi yapıorum kötü mü bilmiyorum. ama bu şekilde okuyan biri kitap okuyorum sanrısına kapılmamalı.
kindle'dan okuyorum çünkü hem karanlıkta okunabiliyor hem tek elle tutulabiliyor.
kindle'da olmayan basılı kitapları bi türlü bitiremiyorum.
gün içinde, sokakta, metroda, kafe'de, birini beklerken falan okuma huyum 0'a indi. hepsinin yerini telefon twitter, eksi falan aldı. bir türlü geri döndüremedim. halbuki o anları kitapla doldurmak çok iyi oluyordu.
0
biseysorcaktim
(02.07.25)
aksam ya da yatmadan once
0
koela
(02.07.25)
@birseysorcaktim arti 1. aynisini yapiyorum. kitap okuyorum amac olmuyor arac oluyor, resmen uykum gelsin diye kindle'i yalan tutup 1-2 sayfa ancak okuyoruz. gozler kapaniyor zaten hemen.
0
baldur2
(02.07.25)
-sabah işe giderken (20-25 dakika)
-akşam işten eve dönerken (20-25 dakika)
-akşam uyumadan evvel bir-iki saat.
-hafta sonu planım yoksa ara vererek birkaç saat.
0
m e b
(02.07.25)
birinin evine gittiğim zaman kitaplıktan seçip başlıyorum aniden namaza duran aile efradı gibi. ya da kahve içmeye falan çıktıysam aşırı iştahla okumak istiyorum. bir de havaalanında beklerken açşık susuzluk gibi vuuruyor okumamak. airportta kitapçı olsa mesela çaycıdan çok iş yapar gibi dergi hele uf. Ama düz günlük rutinimde, evde çok zor
0
ala09
(02.07.25)
hafta sonu ve tatilde.
0
gabe h coud
(02.07.25)
Okumuyorum. Eksikliğini de hissetmiyorum
0
runaway
(02.07.25)
iş saatleri dışında kalanların çoğunda.

Storytel i de çok kullanıyorum, bir işle uğraşırken filan yüksek sesle dinliyorum. Yürüyüşte filan hem dinliyorum, hem okuyorum.
0
a perfect lie
(02.07.25)
genelde haftasonlari. hafta icinde ancak aksamlari bos oluyor ve cok az okuyabiliyorum.
0
antikadimag
(02.07.25)
Evden calistigim gunlerde bazen oglenleri (muge anli tatile girdi :(( ), bazen de aksamlari. Hafta sobu ise gunduz. Gun isiginda okumayi daha cok seviyorum
0
mor oje
(02.07.25)
Yaz aylarinda, tatilde
0
narod
(03.07.25)
yemek yerken ve uyumadan önce. haftasonu kahve içerken.
0
unalub
(03.07.25)
yürürken, yemek yaparken, resim yaparken sesli kitap, akşamları fiziki kitap
0
yemrem
(03.07.25)
(18)

Çalışanın sürekli borç ve avans istemesi

Shepard
Çok iyi çalışan bir çalışma arkadaşımız var. Evini taşıdı, yardımcı olduk avans vererek. 1 ay kadar önde maaş olarak.Hemen her gün avans istiyor. Veriyoruz ama kendisini de uyardık, yoruyor herkesi. Avans verdiğim gün gitmiş çalışma arkadaşlarından borç istemiş. Şu ana kadar 3 kişiden farklı zamanla
Çok iyi çalışan bir çalışma arkadaşımız var. Evini taşıdı, yardımcı olduk avans vererek. 1 ay kadar önde maaş olarak.

Hemen her gün avans istiyor. Veriyoruz ama kendisini de uyardık, yoruyor herkesi. Avans verdiğim gün gitmiş çalışma arkadaşlarından borç istemiş. Şu ana kadar 3 kişiden farklı zamanlarda birden fazla kez borç almış. Aylardır ödememiş. Dün öğrendim borç olayını. Dün avans istedi. Yeni taşındığı ev eşyalıymış. Eski evdeki eşyaları yazlığına taşıyacakmış. Mümkün değil dedim. Yarım maaş istiyordu. Neyse borç aldığı bir çalışma arkadaşına demiş ki "Shepard'dan iste, sana verir. Sen de bana verirsin". Personel de böyle bir durum var rahatsız oluyorum diye bana şikayet etti. Borç isteyen rütbe olarak yüksek.

Şimdi ben de rahatsız oldum. Adam herkesten borç istiyor. Başkasının avansı ile alamadığı avansı alma peşinde. Şirketteki personel borç ver, ver bana ver durumundan şikayetçi ve bence tedirginler de çünkü şimdi bize neler yapar bu borç isteyen, uğraşır, iş kitler veya sadece surat asması bile yeterli güzelim ortamı bozmaya.

Ne yapmalıyım onu çözemedim. Akıl verin please. İşten çıkartmak hariç diyelim.
0
Shepard
(30.06.25)
Bu semptomlar bana kumar, bahis borcu gibi göründü. Çok dikkatli araştırıp karar verin, bu aralar sözlükte benzeri durumlar çok yazılır oldu.
0
burka
(30.06.25)
ne yapmak lazım? vermemek lazım. bu durumu yaratan kendisi, senin patron olarak yapabileceğin şey tedbir almak.
ortamı bozabilir evet, ama sürekli borçlu olarak devam eden bir çalışan haline gelirse ki hele de sorun kumar gibi dipsiz bir kuyuysa ortamın bozulmasından daha büyük sorunlar olur.
zaten alkdığı borçlarla taşınma işini halletmiş olmalı. en fazla taşıma şirketini sen bulur parayı verir faturayı alır maaşından kesersin.
ortamı bozar hale geldiğinde de hızlıca uyarı peşine de işten çıkarmak mecburiyeti
0
kisa
(30.06.25)
benim eski çalıştıgım yerde çok iyi çalışan ama herkesten borç alan bir arkadaş vardı. sonra birgün herkesin borcunu patlatıp işi bırakmıştı. tabi arada senet v.s olmadıgı için paralar nanay olmuştu. anlattıgınız hikaye bu sebeple çok tanıdık geldi.
borç vermeyin.şirket kurallarını tekrardan hatırlatın. hatta tekrardan egitimden geçsin. Kurumsal firmalarda saçmalayan personeli genelde tekrardan egitime alırlar kendine gelsin diye. borç konusunda bankalara yönlendirin. borçlanma işini bankalarla halletmesi gerektigini belirtin. (muhtemelen bankalarada borç takmıştır)

batık bir gemiyi yüzdürmeye çalışıyor gibi görünüyorsunuz
0
limonlu eksi
(30.06.25)
Kumara düşmüş kuvvetle muhtemel. İşiniz zor. Çıkışını yapmanız en olası tazminatını verip.
0
drako
(30.06.25)
isten cikarmak haric soyleminde ciddi isen, ve kumar, uyusturucu gibi bir bagimliligi yoksa kenara cekip konusacak ve duruma gore bir daha tekrarlamamasi sozu karsiliginda izin, tedavi, tatil, son seferlik yuklu avans gibi seyler teklif edicen.
0
buenosdias
(30.06.25)
benim öyle bir iş arkadaşım vardı. bir kere cuma günü pazartesi ödemek üzere borç istedi ve verdim. sonra her ay düzenli olarak borç istedi. yok dedim ama 3 sene her ay istemeye devam etti. her seferinde hayır dedim, yine de istedi adam. inanılmaz bir şey.

onun da olayı, gelirinden çok daha fazlasını harcadığı bir evliliği vardı. eşi top model gibi bir şey. ona sözler vermiş, seyahatlere gideriz, onu bunu alırız diye. gırtlağına kadar borç içindeydi adam. sonra para yetmeyince eşi ayrıldı da kurtuldu dasjfşasd
0
gabe h coud
(30.06.25)
Yorumlara katılıyorum, şahıslardan bu kadar borç isteniyorsa belli ki bankalar nezdinde borçlanacak bir limit kalmamış, konu şirketten avans alma ve kişilerden ayrı ayrı isteme noktasına gelmiş. Muhtemelen aile ve akraba kanalları çoktan tüketilmiştir.

Bizim böyle bir tanıdık var, açıkçası bunalımda olduğunu düşünüyorum. Pek çalışma taraftarı değil, hayattan bıkmış. Farklı işlere girip çıkıyor. Ailesinin ihtiyaçlarını sağdan soldan borç adı altında para alarak karşılıyor ve ödemiyor. Sizin profil buna uymuyor gibi görüyorum ama belli olmaz tabi. Geriye kumar, uyuşturucu ve kadın seçenekleri kalıyor.

Ne yapılmalı? Öncelikle avans verme işini kesmek lazım. Şu aralar çok avans talep ettiğini, çalışma arkadaşlarından da borçlar aldığını ve ödemediğini, maddi sıkıntının kaynağının ne olduğunu usulünce sormak gerekir. Her ne kadar "çok iyi çalışan" biri olsa da bu iş bir noktada patlar, çalışma motivasyonu kalmayacak ve işi bırakacaktır. Kısacası derdini öğrenmeye çalışıp uyarmak lazım. Şirket içinde bu tip konulara izin verilmediği, devam edilecek olursa yolların ayrılacağı noktasında biraz sert uyarı yapmak gerekiyor aksi durumda kişi kendini toparlamayacaktır. Yani derdini anlamaya çalışın ama katı kuralların olduğunu da hissettirin. Şahsi fikrim bu yönde.
0
Lethe
(30.06.25)
bu döngüye girip çıkanı görmedim hatta zamanla daha arsızlaşıp normalleştiriyorlar ve borç vermediğin için kötü sen oluyorsun.
0
carisch
(30.06.25)
Bir hatira anlatayim,
santiyedeki herkese cesitli bahanelerle annem hasta, borc verdim xe alamadim ama simdi bana lazim vs. vs. borc takan, sonunda santiyede gerektiginde kullandigimiz sirket kredi kartini calip, para cekip kendi kartini bir ay atlatip, tekrar kendi kartindan para cekip geri sirket kredi kartina yatiran bir personelim vardi. cok iyi dunya tatlisi herkesin sevgilisi bir cocuktu. benden de borc para aldi tabii.

Biz de olayi insanlarin artik birbirine ya bu cocugun durumu iyimi surekli para istedi benden demesiyle farkettik. Bir baktik herkes ten para almis. Hatta bir suredir bir iki haftadir santiyede ofiste yatiyormus. Kirasini odemediginden ev sahibi kovalamis.

Ozetle hazir farketmissiniz, acilen cozun. Isten cikarmak haric demissiniz ama bazen tek yol kolu kesmektir.
0
wallcan
(30.06.25)
neden bu çalışana işten çıkarma hariç bir çözüm bulunmaya çalışılıyor ben de bunu anlamıyorum. İşyerinde hepimiz para kazanmak için bir arada bulunuyoruz ve bu arkadaş sürekli para istiyor, borcu borçla kapatmaya yönelik girişimlerde bulunuyor işyerine parasal huzursuzluk sokuyor. Yarın bugün bu arkadaşın müşterilerden de para talep edip etmeyeceği ve de şirketin kazançlarına yönelik bir girişimde bulunmayacağı belirsiz.

Şirket içi bu tarz sorunları zamanında yakından görmüş biri olarak bu işin pek de iyi yöne gitmediğini söyleyebilirim. Bu arkadaş belli ki bankalarla iletişimi kaybetmiş, ardından ailesi ile de iletişimini kaybetmiş, şimdi de iş arkadaşlarından para almaya çalışıyor o kaynağı kapatınca da şirketin dış paydaşlarına da benzeri taleplerde bulunacak. En başında tutanağı tutup alacaklarınızı alıp kovun adamı.
0
denizgonen
(30.06.25)
Tasinma hikayesi dogru olabilir. Bizimki de tasinmisti, hem de cok uzaklara (oncesinde herkese borc takarak tabi)
0
freedonia
(30.06.25)
sirkete olan borclari kapanana kadar avans vermeyeceginizi soyleyin, kisisel borclarina bir sey yapamazsiniz, is arkadaslari kendileri dusunecekler. isten cikarmak icin bir sebebiniz yok zaten anladigim kadariyla, isini yapan birisi.
ancak, rutbe olarak yuksek birinin astlarindan borc istemesi durumunun onune gecmeniz lazim. bunu nasil yaparsiniz bilemem ama mobbing tanimina girmese de kesinlikle dogru degil, zira rutbesi dusuk olan hele hele de o kisiye dogrudan bagli ise, o kisi icin cok hassas ve kirilgan bir konu.
0
kassiopeia
(30.06.25)
Çok düşünecek bir şey yok aslında, tek kelime: yok. Ya da "hayır" siz iyi çalışıyor işi bırakırsa cuvallariz diye falan kastiysaniz (baska bir sebebi varsa da bilemiyorum, bu bulabildiğim tek mantıklı açıklama olduğu için böyle tahmin ettim) bu calisan sorunu degil yönetimsel bir sorun demek ki.
0
encokbenisevinnolur
(30.06.25)
Agzi laf yapan, herkesle iyi gecinen kisilerin ortaliga borc takip isinden istifa edip kacmasini o kadar cok duydum ki.
0
turkuaz
(30.06.25)
avans ve borç vermemekle çözebilirsiniz. başka yolu yok. sizi yolmasına izin vermeyin.
0
koela
(30.06.25)
Iki konu dikkatimi cekti. Birincisi, ust bir poziyondaki kisi altlarindan borc istiyorsa, hatta altina git sundan borc iste bana ver diyorsa bu buyuk bir sorun. Ust-alt iliskisini suistimal ediyorsa dogrudan isten atilma, hic degilse tenzili rutbe sebebi. Ikincisi, yazligi olan biri ivir zivir icin borc istiyorsa, bu da sorun. Diger arkadaslar gerekeni soylemis zaten.
0
osssy
(30.06.25)
Konuştum, özür diledi. Daha dikkatli bla bla bla bla bla bla vs vs olacakmış. İyi çalıştığı için direkt kovmak istemedim, düzeni bozulsun istemedim, 1 ay kadar avans ile önde paracıklar gitsin istemedim. Ama şimdi en ufak fişi bile sorgulayacağız. Allah kimseyi güvenmediği adamlarla aynı ortamda yaşamakla test etmesin. Çok tenks ulan develer.
0
🌸Shepard
(30.06.25)
Kesinlikle kumar oynuyor. İnşallah diğer arkadaşlarının çalışma performansını etkilemez. İşten çıkarmak dahil bunu önlemini düşünün bence.
0
etna
(30.06.25)
(11)

yazın dışardan ne yemek söylüyorsunuz?

semaforo de medianoche
aslında sadece yazlık da değil genel bir soru. dışardan yemek söylemek durumunda kaldığımda hamburger, lahmacun, tavuk yemeği, asya yemeği söylüyorum genelde. böyle bir döngünün içindeyim son zamanlarda. arada mantı ve pizza da giriyor seçeneklere ama az. sıktı biraz bu döngü. sizin söyledikleriniz
aslında sadece yazlık da değil genel bir soru. dışardan yemek söylemek durumunda kaldığımda hamburger, lahmacun, tavuk yemeği, asya yemeği söylüyorum genelde. böyle bir döngünün içindeyim son zamanlarda. arada mantı ve pizza da giriyor seçeneklere ama az. sıktı biraz bu döngü. sizin söyledikleriniz neler? biraz seçeneklerimi genişletiyim istiyorum
0
semaforo de medianoche
(26.06.25)
Hak ettiysem; İskender.
İyi bir şey yaptığıma inanmak istersem; ev yemeği, sulu yemek (Adile Sultan benzeri)
Gece şımardıysam; kokoriç
Fazla harcamayayım ama iyi doyayım dersem; tavuklu pilav
Şımardıysam ve doymasam da olur, bir de çay demlerim dersem: çibörek
İyi bir yer bulduysam parasını umursamadan; döner porsiyon
İlginçlik olsun diye; kumpir
Canım çeker ve bol soğan da yemek istediğimde; tava ciğer
Evde dursun, yemekten sayılmaz diye düşünerek; çiğ köfte kiloluk



Sen yazmamışsın ama benim ilk aklıma gelen; kebap, onu unuttun herhalde.
0
michael_knight
(26.06.25)
Ben fasfakir olduğum için dışarıdan yemek söyleyemiyorum ama ofiste bu ara bowl a sardılar. Bana da söylüyorlar sagolsunlar.
0
sekizdokuzon
(26.06.25)
Pizza veya burger king-mcdonaldstan falan menu. Hepsi berbat ve pahalı.
0
runaway
(26.06.25)
Dışarıdan yemeyi bıraktım. Aşırı sağlıksız ve kalitesiz. Artık midem kaldırmıyor
0
messina123
(26.06.25)
Hasta gibiysem beyran veya paça çorbası sipariş ederim.
İş yoğunluğundan yemek yetiştiremediysek yakındaki balıkçıdan balık.
0
Lethe
(26.06.25)
@michael_knight: adana söylerdim eskiden ama sıktı epeydir. onun dışındaki diğer kebaplar da eve söylenecek şeyler değilmiş gibi geliyor bana. iskender söylüyormuşsun mesela şaşırttı iskender restoranda yenir bana göre. kumpir özlemişim bak çok aç olmadığım bir zaman iyi gider teşekkürler.

@sekizdokuzon: pek bowl insanı değilim. denedim çok benlik değil. veya iyisini yemedim bilmiyorum ama benim sevmediklerimi arkadaşlarım bayıla bayıla yiyordu.
0
🌸semaforo de medianoche
(26.06.25)
migros hemen karpuz peynir.
0
mikahakkinen
(27.06.25)
Plus Kitchen Bowl ve Plus Kitchen Mezze
Bonamade
Mezzaluna
0
gabe h coud
(27.06.25)
Genelde acil durumda dışarıdan söylüyorum mesela geçen yemek pişirirken tüp bitti ve yenisi gelmek bilmedi o zaman söyledim. Eve çok yakın pideciden söylüyorum çünkü hemen geliyor. Üşenmezsem çıkıp çiğköfte aldığım oluyor yaz mevsimine daha uygun olarak.
0
peki madem
(27.06.25)
Zeytinyağlı söylüyorum.
0
ruhen hastayim ben
(27.06.25)
evde hazır paketli yemek tutuyorum bir kaç çeşit.
dışarıdan söylemek istemediğimde ama evde de yemek yapmak istemediğimde çok iyi oluyorlar.

mesela yoğurt + mercimek çorbası + bir dilim ekmek güzel bi öğün oluyor.

migros hemen'de çeşitli paketli yemekler bulunuyor. dışarıda bir restorant'tan söylemek yerine bunlar da alternatif.
aynı sağlıksızlık seviyesindeler.
0
biseysorcaktim
(27.06.25)
(5)

ikinci el satışında 6 ay şartı var mı ?

nivoandmira
Merhaba, aracımı ikinci el alalı 4 ay oldu şimdi satışı söz konusu, noterden satışı yapınca 6 bin km ile 6 ay sorunu yaşar mıyım ve e devletten bakınca temmuzun sonunda mtv vergisi gözüküyor. ben mtv yi ödemeden satabilir miyim ? Şimdiden teşekkürler
Merhaba, aracımı ikinci el alalı 4 ay oldu şimdi satışı söz konusu, noterden satışı yapınca 6 bin km ile 6 ay sorunu yaşar mıyım ve e devletten bakınca temmuzun sonunda mtv vergisi gözüküyor. ben mtv yi ödemeden satabilir miyim ? Şimdiden teşekkürler
0
nivoandmira
(22.06.25)
bireyselde yasak yok. ticaride o. aynı sene içinde 3ü geçmezse satış sorun olmaz. temmuz ayına girince ödemek zorundasın
0
jelly bear
(22.06.25)
mtv ödemeyeceksen 1 temmuzdan önce satmam gerekir. 1 temmuzdan itibaren noterde borç çıkar.
0
adivar
(22.06.25)
senin araç kaç km'de? 80k km'de araç aldım 84k km oldu satar mıyım gibi bişeyse o seni ırgalamaz
0
avatar is back
(22.06.25)
O kurallar sıfır araç için. Siz zaten 2. El almışsınız.

6bin km yapma şartı yok. En az 6bin km'de olma şartı var.

Yani millet sıfır araçların fiyatını şişirmeain, stoklamasın diye var.

Eğet araç 6000 km'yi geçmişse, aldığınız gün bile satabilirsiniz.

Eğer aracı sıfır almışsanız ve satacaksanız en az 6000 km yol yapmanız yahut altı ay veklemeniz lazım. Siz 2. El almışsınız.
0
yadigar
(23.06.25)
Ben geçen sene Ağustos ayında ilk sahibinden bir araç satın aldım. Araç trafiğe çıkalı 5 ay kadar olmuştu ve 5500 km civarındaydı. Satış için 6 ayın dolması gerekiyordu veya 500 km yol yapılması lazımdı. :) 15-20 gün kadar beklemiştik.

Sen halihazırda ikinci el aldığından sorun olmaz. Vadesi geçmeden MTV'yi ödemeksizin satışı yapabilirsin ama vadesi geçtiyse noterde satış yapılamaz. Önce borcunun kapatılması lazım.
0
Lethe
(23.06.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.