Giriş
(9)

Şöyle Bir Yöneticiyi Yargılar Mıydınız?

french lover
Muhafazakar bir yöneticim var, aşırı dindar birisi.Kimseye inancını empoze etmiyor veya bu yönde yargılamıyor ama bazı aktiviteleri kendisi organize ettiği için şöyle durumlar ortaya çıkıyor:Mesela, ekipçe yemeğe gideceğiz. Çok güzel bir restoran var fakat menüde şarap olduğu için orayı eliyoruz. Ve
Muhafazakar bir yöneticim var, aşırı dindar birisi.
Kimseye inancını empoze etmiyor veya bu yönde yargılamıyor ama bazı aktiviteleri kendisi organize ettiği için şöyle durumlar ortaya çıkıyor:

Mesela, ekipçe yemeğe gideceğiz. Çok güzel bir restoran var fakat menüde şarap olduğu için orayı eliyoruz. Veya, kahve alalım dedik ama İsrail-Filistin olayları sebebiyle Starbucks'tan alınmasını istemiyor.
0
french lover
(18.11.23)
Yaptığı doğru değil ama mühür kimdeyse Süleyman o oluyor.
0
Bir ben var benden şurada
(18.11.23)
e statüsü sayesinde bu kendi fikrini dayatmak oluyor, son sözü o söylediği için de kimse karşı çıkamıyor

insanların hassasiyetleri önemli fakat bu konular hep aynı tarafa uygulanmamalı
0
freebird5406_2
(18.11.23)
Evet.
Kendi düşünceleri önemli değil.
Bu mantıkla vejetaryen olan da vejetaryen restoranına götürür.
Kararı müdür almamalı, bu tarz kararlar ortak alınmalı. En azından benim kendi çalıştığım yerlerde aldığı değerler bu şekilde.
0
logisticsmanager
(18.11.23)
güzel bir restoranı menüde şarap var diye eleyen adam / kadın, alkol alan çalışanını da yargılar. sadece bunu dile getirmiyordur.
ve evet, ben de onu yargılarım.
iş hayatında din falan böyle öznel şeylerin konusu bile açılmamalı. yıl olmuş 2023, asgari müşterekte buluşulmalı.
0
asisamus
(18.11.23)
içki içmemiş biri olarak:
parasını işveren ödüyorsa yargılamam (sadece dini değil maddi açıdan da bakalım içki demek extra masraf)
kendi organizasyonunuz ise içki içen biri olsam kısıtlama hissederdim)

ayrıca şu da var ekibin bir kısmı içkiden rahatsız oluyor, bir kısmı olmuyorsa
birlikte hareket etmek için taviz vermek gerekir
bu durumda yine son karar yöneticinin olur
diğer konu ise içki içmeyen biri içki içilen ortamda daha kötü duruma düşer
içen biri ise görece daha nötr kalır içkisiz ortamda
0
bir soru sorcam
(18.11.23)
Hic umrumda olmaz. Yemege giderim her turlu icmesem de olur. Istedigi yerden alsin kahveyi de nedeni fark etmez. isyeri sonucta. Kaliteden odun vermedigi surece beni hic ilgilendirmez.
Mesela ramazanda surat yapiyorsa veya iste benzer bi durum yasatiyorsa anca o zaman dikkatimi ceker. Digerlerini onemsemekle ugrasamam.
0
Kittie
(18.11.23)
Cehenneme giden yollar iyi niyet taslari ile doselidir.Mudur kendi cebinden oduyorsa istedigi yere gotursun ama hasbelkader orada bulundugu icin sirketin verdigi entertainment butcesini kullanirken kendi ideolojik goruslerini dayatmamali.
0
turkuaz
(19.11.23)
açıkçası kendi zaten rahatsız oluyorsa, alkollü mekana gitseniz dahi içtiğiniz alkolün bir tadı olmayacaktır. ya yampiri yampiri süzecektir sizi. muahabbete katılmayacaktır vs.. vs..
alkolsüz mekana gidin ekipçe, yakın iş arkadaşlarınızla ise başka zaman istediğiniz gibi takılırsınız. hiç gerek yok kasmaya.
0
morcivert
(19.11.23)
Güzel bir restoranı eleyip, size tavuk döner ısmarlamıyorsa, yöneticinin o kadar da hatırı/yetkisi/etkisi olsun.


.
0
kartallar yuksek ucar
(20.11.23)
(14)

Bu ilişki ve bu erkek kişi hakkında ne düşünürsünüz?

morca
Biraz uzun olabilir fakat en kısa haliyle anlatmaya çalıştım. :)Erkek tarafı, kadından 5-6 yaş büyük, 40'ların ortasında. Çok olgun, sakin, babacan, hayata karşı yorgun bir ruh. İstikrarlı kararları, tamamen stabil bir hayatı var. Orta yolcu, her şeye güzellikle ve sakinlikle halledenlerden. Ununu e
Biraz uzun olabilir fakat en kısa haliyle anlatmaya çalıştım. :)

Erkek tarafı, kadından 5-6 yaş büyük, 40'ların ortasında. Çok olgun, sakin, babacan, hayata karşı yorgun bir ruh. İstikrarlı kararları, tamamen stabil bir hayatı var. Orta yolcu, her şeye güzellikle ve sakinlikle halledenlerden. Ununu eleyip eleğini asmış ruh halinde, yaşayıp gidiyoruz işte kafasında.

Kadın tarafıysa konuşkan, neşeli, enerjik, girişken. Biraz daha dağınık yaşıyor hayatı. Atılgan, zaman zaman saldırgan, kendi hakkını savunmak zorunda kaldığı için güçlü ve yalnız insana dönüşmüş biri.

İlk olarak kadın erkeğe adım atıyor, erkek kabul ediyor. Arada karşılıklı olarak yoğun bir çekim olmasına rağmen erkek kısa süre sonra kendisini geri çekerek neredeyse kadından kaçıyor ve ''Ben kendi halinde, sıradan, düz bir adamım. Birinin beni olduğum gibi ve sadece ben olduğum için sevebilme, yanımda bulunma ihtimali bana uzak bir rüya gibi geliyor. Sen çok güzelsin, cıvıl cıvılsın. Bu kadın niye benimle diye altında bir numara arıyorum. Böyle düşünmek tabii ki kötü ama hayat bana böyle düşünmeyi öğretti. Birine alışıp üzülmek istemiyorum.'' gibi şeyler diyor. Bu arada erkeğin kayda değer bir geliri, makamı, ünü vs. kesinlikle yok. Kadın da dünyanın en güzel kadını falan değil zaten, belki bir tık ortalama üstüdür olsa olsa.

Kadının biraz bastırmasıyla erkek de duvarlarını yıkıyor, ilişkiye başlıyorlar. Erkek sevgisini açıkça gösteren biri değil ama kadın sevildiğini onun davranışlarından tabii ki anlıyor. Gündelik yaşamına kadını tamamen dahil ediyor, tüm gelecek planlarına katıyor, ailesiyle tanıştırıyor falan.

Sadece erkeğin davranışı biraz baba gibi. Kadını olgunlaştırmaya, büyütmeye çalışıyor sanki ve bunu yaparken bazen yargılayıcı veya kısıtlayıcı olabiliyor. Fakat kadın şımarık biri değil, aksine çocukluğundan beri tanıyanların kendisine olgun dediği bir kadın. Özellikle bu niyette olmasa bile erkek sanki kadını daha uygun, daha iyi olan şeyleri yapmaya ikna ediyor gibi bir tavır içinde. Kadın aslında erkek sayesinde daha düzenli bir hayat yaşamaya başlıyor ama ona belli etmese de zaman zaman kendisini yetersiz, çocuksu hissediyor onun yanında.

Dışarıdan bakıldığında çok alakasız görünen iki kişi. Arada çekim var, güvende olma hissi var, yan yanayken nadir anlar dışında huzur var, eğlenme ve bol bol gülme var, iyi sohbet var, kırk yıldır tanışıyor gibi hissetme var.

1- Böyle bir ilişki yürür mü sizce? Çok alışmadan, bağlanmadan ''farklıyız'' denilip yolları ayırmalı mı?
2- Erkek kişisi hakkında ne düşünürsünüz? Kadını yetersiz mi görüyor, beğenmiyor veya değiştirmeye mi çalışıyor?
0
morca
(14.11.23)
Ilk adim icin katilmiyorum ama biraz rahat batmis gordum bu iliskide. Adam ister istemez enerji emiyor 40larinda unumu eledim elege astim biraz erken göründü bana. Emekli tripli erkekle ne tur aktiviteler yapilir bilemedim. Rahat batmasini cozerse iliski yurur diyorum
0
mess
(15.11.23)
Adam bıkıp boşanmak isteyebilir. Yalnız kalmasına müsade edilirse yürüyebilir.
0
Bir cebinde das kapital
(15.11.23)
çok büyük genellemeler yapacağım ama bir de böyle düşün:

kadından ilgi gelince kendini geri çeken adam özgüvensiz olma ihtimali yüksek biridir. "benim neyimi sevdi ki" diyorsa ileride ya üste çıkar saçma şeyler yapar, eğer her şey yolunda giderse iyi de olabilir tabii. Yani sen kadın tarafısın sanırım, kendini yetersiz görme karşı tarafın bunu sana yansıtıyor olma ihtimalini de düşün.

ilişki yürüyebilir. İlk adımı kadının attığı ve yürüyen ilişkiler var, hatta bu yaşlarda daha da olası, sadece iki tarafın psikolojilerinin uygun olması gerekiyor. Bir de o yaşlarda insanların birbirini değiştirmeye çalışmaması, gerçekten olduğu gibi kabul etmesi lazım. Gençken bile öyle de, 30+'larda kesinlikle öyle.
0
nhk ni youkosu
(15.11.23)
yürür. herkes bir parça ilişkide evriliyor. aman ben değişiyorum, benliğim gidiyor vs. denilerek heba edilmemeli. ikili hayat elbette uyumlanma gerektirir ve siz uyumlanmışsınız bence.
0
o kadar da degil aga
(15.11.23)
Hikâye anlatıcısı olarak başarılı örnek olmuş, betimlemeler roman havasında. +Respect

Adamın mizacı çok bilindik ve sıradan, babacan adama tavsiye verme dersen şaşkın şaşkın bakar sana. Kızgınlık ve öfke halinde sözlü veya fiziksel şiddet yoksa veya kadının kabul edeceği düzeyde ise olur niye olmasın. Güzelken herkes güzel, tartışma kültürü belli eder ilişkinin dinamiğini, gerisi de tarafların kabulüne kalmış. Adam hayatı bildiği gibi yaşıyor, düşüncelerinin kadın kadar farkında olduğunu hiç sanmıyorum. Bunları şeffaf şekilde paylaşma yeteneği olduğunu da sanmıyorum, o yüzden bize soruyorsunuz zaten. Evlilik için acele etmeyin gene de siz
0
hasmetizm
(15.11.23)
Adam biraz mansplaining yapıyor gibi geldi bana.
Kendi yaşadığı hayat sanki en doğrusu da kadına da bu hayatı yaşaması gerekiyormuş gibi öğüt veriyor.
Burada ben aslında bir kötü niyet uyumsuzluk değil de, erkek tarafında bastırılmazı gereken eril bir zihniyet gördüm bu alanda.

Kendi yaşadığı hayatı iyi görüp, kadınınkini eleştirilebilir görmesi, zaten olgun kadını çocuk gibi görüp olgunlaştırmaya çalışması, 35 yaşını geçmiş kadını büyütmeye çalışması vs.
“Daha uygun daha iyi şeyleri yapmaya ikna edici bir tavır içinde”
Adamın gözündeki imaj şu;
Erkek uygun olanı iyi olanı biliyor
Kadın iyi olan ve uygun olana göre davranmıyor.
Bu durumda kadına öneri vermek, onu doğru ve uygun olana yönlendirmek adamın görevi gibi.

İşte buna toksik erik davranış diyoruz.

Adamın düşüncelerinin kaynağının cinsiyetçiliğe dayandığını, kadına ve hayatına gereken saygıyı göstermediğini ve göstermesi gerektiğini anlamadan ilişki yürütemez bu adam. Yanındaki kadına yazık olur. Kadın ya kendine güveninden ve beklediği saygıdan falan ödün verecek, bu erkeğin hep daha iyi bildidiği konularda nasihat dinleyecek. Ya da erkek saygı duymayı öğrenecek.
0
zimbirik
(15.11.23)
Bir an benim son ilişkimi mi anlatıyor acaba dedim. Ancak o kadar benzerlik olur.

Olaylar şöyle gelişiyor efendim.

Erkek kişisi, kadının kendi durağan hayatına uyum sağladığında mutsuz olduğunu görüyor.

Kadın kişisini seviyor ama ona ayak uydurmaya kalktığı taktirde kendisinin mutsuz olacağını biliyor.

Bir tarafın mutlak mutsuzluğuyla devam edecek bir ilişkiden hayır gelmeyeceğini düşündüğü için ilişkiyi sonlandırıyor.

Durum böyle. Yalnız, yazılı ifade beceriniz, kendinizi ifade tarzınız karşısında şapka çıkarıyor, önünüzde saygıyla eğiliyorum. Bu yeteneği heba etmeyin, değerlendirin efendim.
0
Mirket
(15.11.23)
Enerciii diyorum. O yaştaki adamların enerjisi bitiyor bunu kabul edelim. Kadın arada başkalarıyla da görüşsün, bu adamı da yedekte tutsun, ama köpek de çekmesin, o adam kimsenin peşinden koşamaz kendimden biliyorum, adamın enerjisi olduğunda kadın bu adamla takılsın ama tüm enerjisinin karşılığı bu adamda yok onu bilsin, enerjisi varken başka erkeklere de şans versin, yorulunca bu adamın yanında dinlensin.
0
gece abisi
(15.11.23)
Uyumsuz ilişki. Kadın kendisi gibi cıvıl cıvıl biriyle birlikte olsun, bu adam onun ruhunu emer bitirir. Kadın mutsuzlaşır, ilişkiden çıktığında da kendinden çok şey yitirmiş bulur.
0
birgumuspeni
(15.11.23)
Gayet normal giden bir iliski iste. Durup dururken overtinking yapip pismis asa su katmaya gerek yok.Akisina birakip keyif almaya bakin
0
turkuaz
(15.11.23)
Bence yürümez bu ilişki.
0
j r r tolkien hayrani
(15.11.23)
Insanlar kendi korkularini anlatirken kendileri hakkinda cok dogru fikirler verebiliyorlar.
"Birinin beni olduğum gibi ve sadece ben olduğum için sevebilme, yanımda bulunma ihtimali bana uzak bir rüya gibi geliyor."
adam burada kendi icinden geceni, aslinda kendini soylemis bence, sanki daha cok kadini oldugu gibi sevemiyor ve degistirmeye calisiyor gibi geldi bana. aslinda karsisindaki kisiyi oldugu gibi sevemeyen o sanki. sizi sevdigi yonunuzu simdi degistirmeye calisiyor gibi geldi. yurur yurumez bilemeyiz, sizin yapici iletisim becerinize bagli ancak sanki hayatin nasil yasanmasi ve olmasi gerektigini cozmus gibi de bunu dayatmaya calisiyor gibi geldi. oysa ki hepimizin yolu farkli, kimse kimseyi degistiremez, kisi ancak kendisi istediginde degisir ve degismek istemiyorsa da degismez. herkesin kendi yolu kendine dogrudur, kimsenin yolu bir baskasi icin digerinden dogru degildir.
0
songforsomeone
(17.11.23)
adamın her yaptığına bir kulp bulunmuş gibi. kısıtlayıcılık ve babacan olma durumu karşıda kontrol kurmanın bir başka rengi sadece. hatta pembe rengi, çünkü kadın şuan pembe gözlükle bakıyor.
0
rallied
(01.12.23)
Mansplaining demeye geldim ben de :)

Yürür mü yürüyebilir tabii ama dikkatli olmakta fayda var. Farklı olmaktan ziyade mansplaininge maruz kalıyor kadın tarafı gibi geldi bana daha çok.
0
patlamis misir
(01.12.23)
(14)

avrupa'da toplu taşıma

hknty
avrupa'da araba almak çok zor olmamasına rağmen insanlar neden toplu taşıma kullanıyor? çok araba meraklısı biri değilim ama türkiye'de toplu taşıma hayat standardını çok düşürüyor. arabayla 15-20 dakikalık yere 1 saatte gidiliyor. almanya'da, fransa'da falan toplu taşıma çok mu gelişmiş? toplu taşı
avrupa'da araba almak çok zor olmamasına rağmen insanlar neden toplu taşıma kullanıyor? çok araba meraklısı biri değilim ama türkiye'de toplu taşıma hayat standardını çok düşürüyor. arabayla 15-20 dakikalık yere 1 saatte gidiliyor. almanya'da, fransa'da falan toplu taşıma çok mu gelişmiş? toplu taşımada bu süre sorunu oralarda da var mı?
0
hknty
(14.11.23)
Şehirlerin arabaya göre dizayn edilmesi vs insana göre dizayn edilmesi farkı var. Türkiye'de üç şehirde yaşadım. İzmir ve Eskişehir'de çok ters bir yer değilse araba vs toplu taşıma süre olarak hemen hemen aynı oluyor ama toplu taşımada aktarma falan yaparsan biraz yorucu tabii. Arabayla gidince de park sorunu yaşama riski yüksek.

Denizli'de toplu taşıma rezaletti ve her yere taksiyle gitmem gerekiyordu arabam olmadığı için.

Avrupa'da toplu taşıma genel olarak gayet düzenli ve verimli. Amerika vs Avrupa bu alanda çok yapılan bir kıyas. Amerika araba ağırlıklı bir ülke (hatta Kanada'yı da sayabiliriz buna). Avrupa ise genellikle daha çok toplu taşıma ağırlıklı. Toplu taşımayla istediğin yere gitmek, arabayla gitmekten daha pratik oluyor çoğunlukla. Özellikle Avrupa'nın büyük şehirlerinde şehir merkezlerine araba sokmak, park etmek vs hep büyük dert. Onun yerine metro, tramvay gibi raylı sistemlerle gidiliyor ya da bisiklete biniyor coğrafya da uygunsa.

Amerika'da bile artık ordaki araba bağımlı sistemden şikayet eden ve Avrupa'daki şehirleşmeye özenen pek çok insan var. Hem iklim krizi bu konuda büyük faktör hem de şehirleri sadece arabalar için tasarlanmaya mahkum kılan bir durum
0
nundu
(14.11.23)
berlinde toplu tasimanin arabaya gore avantajlari
- gidilecek yere cok fazla aktarma yoksa arabaya gore daha hizli. ornegin benim onceki ev-is arasi trenle 20 dakika, bisikletle 30 dakika, araba ile 50 dakika suruyordu.
- park sorunu buyuk. sehir merkezinde gunluk park ucretleri 10 euro gibi oluyor. ucretli park yerlerinde bile park yeri bulmak zor.
- sehir icinde cok fazla trafik isigi var ve trafik isiklari yaya, bisiklet, ve araba icin ayri ayri duzenlendigi icin isiklarda bekleme sureleri cok fazla. hele sola donus yapilacaksa arabalarin, bisikletlerin, ve yayalarin tumumun gecisini tamamlamasini beklemek gerekiyor ki bazen yesil yaninca ancak iki arabanin gecisine imkan taniyacak zaman oluyor.
- araba ile giderken trafik, park sorunu gibi nedenlerden dolayi ulasacagin zamani kestirmek zor. ama toplu tasimada gidecegin yere ne zaman ulasacagini biliyorsun. ornegin onemli bir toplantin varsa is yerinde, toplantidan 10 dakika once orda olmak istiyorsan toplu tasima ile bunu planlayabilirsin. ama araba ile gidersen ulasacagin zaman yarim saat once de olabilir, yarim saat sonra da bilemezsin.

yani ozetle araba uzun yolda, hafta sonu aktiviteleri icin, gece toplu tasimanin azaldigi zamanlarda, ulasimin zor aktarmali oldugu noktalara erismek icin, acil durumlar, alisveris icin vs avantajli. diger durumlarda toplu tasima buyuk sehirlerde daha pratik.
0
emrahday
(14.11.23)
türkiye'deki gibi uzun sürüyor mu yolculuklar şehir içinde? izmir'de mesela 1 saat sürebilir bir ilçeden başka ilçeye.
0
🌸hknty
(14.11.23)
Ogrenciler yaygin kullanir
Otopark ucreti ve yer aramak merkezi yerlerde sikintilidir
Tr ile kiyaslanmayacak kadar kalitelidir toplu tasima. Saatinde kalkar. Metrobus gibi tiklim tikis olmaz.
Merkezdeyken toplu tasima makul hatta hosuma gidiyordu benim ozellikle biniyodum otobuse, trene.
1 evde 1 araba varsa herkes onu kullanamaz. Herkes tek tek araba alinca da vergisi biraz goze batabilir. Arabasiz ev oldugunu pek dusunmuyorum ama dedigim gibi herkes ayni saatte kullanamaz birinden biri fedakarlik edecek
0
mess
(14.11.23)
Fransa avantajlari;
-yuzde 75-100 oranında şirket tarafından ödeniyor. Araba ile bu yok.
-otobuslerin kendi yollari var. Kimse de o yola girmiyor.
-park etmek çok pahali. Şöyle diyeyim yaşadığım yerde şehir merkezinde 3-4 saat 8€ falan.
-sehirler arac gelmesin diye kurallar koyuyor. Misal karbon salinimi yüksek araclar (bunlarin etiketleri var) sehre giremiyor. Girerse yakalanirsa ceza yiyor. Çoğu sokak arabasiz, arabali olsa da bazilarinda bir şerit araba, bir şerit otobus, bir şerit bisiklet.

Bu arada Avrupa'da bahsettiğiniz hiç yaşamadım (20 dk yer 1 saat). Aksine araba ile 1 saat süren yer toplu taşıma ile 30 dk.

Bu arada toplu taşıma kullanmiyorum.
Ve toplu taşıma tabiki Türkiye'ye oranla gelişmiş.
Bir de çoğu kişinin Arabasi var zaten. Sadece ise gelip gitmekte kullanmiyorlar. Bir de mesai kavrami falan Türkiye'den az olduğu için aksam 4.5 gibi cikiyor millet, bisikletle ya da otobüsle falan. Ama aksam 9da cikarsan tabiki farklı yani
0
logisticsmanager
(14.11.23)
peki trafik için türkiye'deki gibi sıkıntılı şoför profili yüksek mi? türkiye'de motorsiklet kullanmak istiyorum ama üzerime sürerler ya da apaçinin biri makas atar diye endişeleniyorum. bu yüzden hiç girişemedim.
0
🌸hknty
(14.11.23)
Otopark ücretleri inanılmaz pahalı çünkü. Yurtdışında araç kiraladığımızda en çok bize koyan şey park parası ödemekti. Her park ettiğimiz yerde makineyi bulup bozuk para atmaktan bıkmıştım 4-5 günde.
0
jackyr
(14.11.23)
@hknty; yani avrupa ülkeleri arasında fark var. Ama Türkiye ile kiyaslanamaz sürücü profili.
Ben en son ne zaman korna çaldım hatırlamıyorum.
Yalniz motorsikletin ve bisikletin her yerde riski var, sadece Avrupa'da daha az.
0
logisticsmanager
(14.11.23)
Eger merkez disinda yasiyorsan Almanya'da da yarim saatte araba ile gidecegin yere 1 saatte toplu tasima ile gidebilirsin.Ustte yazildigi gibi ana konu merkezde park yeri sikintisi ve park ucretleri. Bir de ickili halde araba kullanmama durumu da toplu tasimaya yonlendiriyor.
0
turkuaz
(14.11.23)
İngiltere Brighton'dan bildiriyorum, her yere giden otobüs var hatlar güzel ama in-bin çok uzun sürüyor. 8km'lik yeri arabayla ne kadar sürede gideriz siz tahmin edin, otobüsle 1 saate yakın sürdüğü oluyor.

ama park etmek dert ve çok pahalı +1

otomobil sigortaları çok pahalı gördüğüm kadarıyla. Bir de insanların paraya bakış açısı farklı. Mesela bir Türk %10-15 fazla para verip otomatik araba alır bence, ben öyle yaparım, burada herkes manuel alıyor. O fark çok göze batıyor. Bir de burada ikinci eli 5 bin pound olan arabaya Türkiye'de 10-15 verildiğini duysalar kalp krizi geçirirler herhalde :D

fakat yine çok ilginç, 2000 pounda güzel bisiklet var ve millet alıp kullanıyor, 2000 pounda araba da var.
0
nhk ni youkosu
(14.11.23)
peki arabaya bakış açısı nasıl? biliyorsunuz türkiye'de bir statü göstergesi anlamsız şekilde. orada değildir diye düşünüyorum. ancak yurtdışına giden türklerin büyük bir bölümü gider gitmez araba alıyor. hatta 4x4 falan alıyor. türkiye'de de istediğiniz kadar para kazanın eğer arabanız yoksa fakirsinizdir insanların gözünde. :)
0
🌸hknty
(14.11.23)
Arabaya bakış açısı gene Fransa için; ayagimizi yerden kessin.
Yani param var, bmw alayim yok. Kendi müdürüm misal temiz aylık 5-6bin euro alıyordur. Eşi de o civarda. Kendinde c3 var eşinde 3008.
Misal toplam binada iki 3 audi falan var. Geri kalani normal arabalar.
Ama buraya gelip ucuz araba görünce coşan Türkler var tabi. Yeni gelen arkadaş ilk hayali a5 almak. Kendisinin 3 katı maaş alan adamlar bile almıyor ama kendisi istiyor :)

Kısacası hayır. Kimse kimsenin arabasına bakmıyor.
0
logisticsmanager
(14.11.23)
Sebebi farkindalik. Herkes araba kullanmak istese trafik dakkasinda kordugum olur. Turkiye'de herkesin arabayla trafige cikmasini engelleyen sey fakirlik/yuksek nufus, avrupa'daysa caydirici politikalar var (bahsedilen trafik isik dizaynlarindan tut park ucretlerine kadar). Bir de her yere arabayla gitmek isteyenleri idare etmek icin habire yollari genisletmeleri, her tarafa otaban yapmalari lazim. Onu yapmak icin de binalari sehri yikmalari lazim. O da avrupa olmaz, ABD olur, yerine gore Turkiye olur.
0
hot potato
(14.11.23)
-Yaşam tarzı
-Şehirleşme
-Lojistik

Yaşam tarzı:
Avrupalılar aslında bizim taşra/köy hayatı gibi yaşıyor. Bol fiziksel aktivite, uzun yürüyüşler onlar için ok. Adam 40 dakika orman içinden yürüyüp market alışverişi yapmaya gidiyor. Sonra da aynı yolu geri dönüyor. Otomobil onlar için ihtiyaç halinde kullanılacak bir ulaşım aracı sadece. Yani ya marketten büyük alışveriş yapacaktır, ya uzak bir yere gidecektir falan. O yüzden bizdeki gibi statü sembolü olarak da konumlamıyorlar. Parası olan adam Toyota Prius da kullanabiliyor.

Şehirleşme:
Avrupa şehirlerinin çoğu küçük. Berlin Paris gibi metropoller dışında. Çoğu şehri yürüyerek en fazla 1 saatte uçtan uca gezebilirsin. buralarda raylı sistem de oldukça gelişmiş. Yani Polonya'da bir ev tutmuştuk. Tren istasyonunun yanında. Polonya'nın bilecik'i gibi bir şehir düşün. Ama evin önünden trene binip Berlin'e ya da Paris'e gidebiliyorsun. Ee tren varken arabayla niye gidesin.

Lojistik:
Otomobil ucuz ama bakımı pahalı ve zahmetli. Yani bizde işten 1 saat erken çıkıp sanayiye uğrayıp periyodik bakımını yaptırabiliyorsun. Elini sallasan usta. Mahalle arasında bile. Orada bir arabanın 10.000 bakımını yaptırmak bir olay. Müsait usta bulacaksın. Randevu alacaksın. Adam sana muhteşem bir işçilik bedeli çekecek vs. O yüzden otomobil gerekmedikçe kullanılan bir şey değil.

Bir de tren ağı çok geniş avrupa'da. 1000 nüfuslu köyden bile tren geçiyor. Zaten şehirler birbirine yakın. Hollanda dediğin ülkeyi baştan başa 4-5 saatte gezersin arabayla. Arkadaşım Köln'de yaşıyordu işi dusseldorf'ta. Trene biniyor. Türkiye'yi düşünsene izmit'te yaşıyorsun ama işin Şişli'de.

Ha bu arada Türkiye'de de toplu taşıma fena değil aslında. ama biz inmeyi binmeyi, yürümeyi sevmiyoruz. Onun da etkisi var. Avrupa'da arkadaşlara takılıyorum hatta oradan oraya 20 aktarmayla gidiyosunuz bayıla bayıla şurada Göztepe'den metroya aktarma yapınca suratınız düşüyor.
0
anten
(15.11.23)
(5)

Bluetooth kulaklık önerisi

Ranchoddas
1200-2000 TL'lik bir bütçem var. Jabra Elite 4 kullanıyordum genel olarak memnundum. Daha iyi bir öneriniz yoksa yine gidip aynısından alıcam çünkü kaybettim :(
1200-2000 TL'lik bir bütçem var. Jabra Elite 4 kullanıyordum genel olarak memnundum. Daha iyi bir öneriniz yoksa yine gidip aynısından alıcam çünkü kaybettim :(
0
Ranchoddas
(14.11.23)
edifier neobuds pro aldım bu hafta, ses kalitesi oldukça iyi, anc de iyi çalışıyor.
edit: sorry ürünün fiyatı artmış, ben sizin dediğiniz fiyat aralığında almıştım
0
veritaslibertas
(14.11.23)
o aralıkta alınacak iki kulaklık var zaten, samsung buds 2 ve jabra elite 4 daha iyisi yok bunların o fiyatta
0
freebird5406_2
(14.11.23)
Ben de Edifier NB820 Plus aldım birkaç gün önce 1850 tl'den. Gidip denemiştim hafta sonu güzel kulaklık, illa kulakiçi olmak zorunda değilse onu da önerebilirim.
0
chicha_v2
(14.11.23)
Jabra Elite 4'de white noise sikayetiniz var miydi?
0
turkuaz
(14.11.23)
hayır ama mikrofonundan memnun değildim.
0
🌸Ranchoddas
(17.11.23)
(3)

Kaliteli erkek spor ayakkabı önerisi atabilecek var mı üzerime?

Dartagnan
Sketchers almayı düşünüyordum. 2-3 haftada yırtıldı yorumları çok görmeye başladım. Vazgeçtim. New balance kullanıyordum senelerdir. Yeni aldığım elimde kaldı çünkü ucuzlasın diye türkiyede üretilmiş orjinal marka altında. Şöyle son zamanlarda gerçekten memnunum dediğiniz marka ve model yazar mısını
Sketchers almayı düşünüyordum. 2-3 haftada yırtıldı yorumları çok görmeye başladım. Vazgeçtim. New balance kullanıyordum senelerdir. Yeni aldığım elimde kaldı çünkü ucuzlasın diye türkiyede üretilmiş orjinal marka altında.

Şöyle son zamanlarda gerçekten memnunum dediğiniz marka ve model yazar mısınız?
0
Dartagnan
(13.11.23)
adidas ultraboostlar koşu ayakkabısı diye geçiyor ama günlük spor ayakkabı olarak giyilecek modelleri de var, memnunum.
0
gule gule
(13.11.23)
spor ayakkabıdan kasıt günlük giymek için sneaker ise reebok classic leather serisini şiddetle öneririm. türkiye'de renk ve model seçeneği az fakat sağlamlıkta 10 yıldır hiç üzmedi. 3 çift var bende, bir çifti 6. yılında, konforundan kaybetti tabii ama geçen hafta 200 liraya boyattım dış görünüş olarak yenisiyle aynı durumda şu an (edit: kışın yağmurda çamurda, yazın da kavurucu güneş altında giydiğimi belirteyim). fiyat olarak da gayet ortalama bir yerde hala.
0
robin crusoe
(13.11.23)
Nike Pegasus ve Adidas Ultraboost serisi konfor ve kalite olarak ust seviyede bence.Ikisi ile de ozel bir bagim var.
0
turkuaz
(13.11.23)
(8)

çıkış voltajı ne demek?

istististist
bir elektronik ürünün 2 farklı versiyonu var. aradaki fark ne diye sordum çinli satıcıya.birinci ürüne: "The output voltage of this product is 20/50kv, which can be adjusted"ikinci ürüne: "The output voltage of this product is about 15kv, which cannot be adjusted."yazmış. ürünü türkiye'de kullanacağ
bir elektronik ürünün 2 farklı versiyonu var.

aradaki fark ne diye sordum çinli satıcıya.

birinci ürüne: "The output voltage of this product is 20/50kv, which can be adjusted"

ikinci ürüne: "The output voltage of this product is about 15kv, which cannot be adjusted."

yazmış.

ürünü türkiye'de kullanacağımı göz önüne alırsak, hangisini tercih etmeliyiim?
0
istististist
(30.10.23)
bu rakamlar çok büyük değerler eğer yanlış yazılmadıysa, ama sizin için önemli olan giriş voltajı.

Bizde giriş voltajları 220-230 volt monafaze, 380 volt trifaze.
0
John Bloor
(30.10.23)
@john bloor;

teşekkür ederim hocam. giriş voltajı ile ilgili satıcıdan bilgi talep edeyim mi? türkiye ile uyumlu olmama ihtimali var mı sizce?
0
🌸istististist
(30.10.23)
bu ürünün çıkışına ne bağlayacaksınız?
ve evet, giriş voltajı önemli. 110volt ise olmaz.
0
kisa
(30.10.23)
@kisa;

çıkışına püskürtücü bir aparat bağlanacak hocam, zaten o aparat da ürünle birlikte geliyor.

türkiye için en uygun giriş voltu hangisi oluyor hocam? 110 volt olandan istemediğimi söyleyeceğim satıcıya, teşekkür ederim.
0
🌸istististist
(30.10.23)
@JB nin dediği gibi, normal prize takacaksanız 220volt.
sanayi tipi yani trifaze elektrikse 380volt olmalı.
0
kisa
(30.10.23)
Giriste 380 volt (3 fazli ise) yada 220 volt (tek faz ise) bir baglanti saglayabilirsiniz ancak 15-20-50 kv voltaj seviyeleri yuksek.Bence siz direk elektrik baglanti semasi falan varsa onu isteyin. Giris gerilimini saglarken toplam elektrik gucu acisindan da yeterli bir baglanti olmali.
0
turkuaz
(30.10.23)
@turkuaz;

yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla çıkış voltajı çok kuvvetli cihazın.

ev tipi normal prize takınca herhangi bir sorunla karşılaşır mıyım?
0
🌸istististist
(30.10.23)
eğer 15-20 kv veriler doğruysa çok yüksek, evde kablo kesitiniz vs yeterli olmayabilir.

yani ben şimdi bunu okuyunca 15.000 volt anlıyorum, yanlış mı anlıyorum? yoksa kv dediğiniz KW mi?

ürünün direkt linkini verseniz bütün kafa karışıklığımız gider aslında.
0
John Bloor
(30.10.23)
(6)

işveren i maaş alamadığım için dava etme hk.

bu yolun yolcusu
merhaba, mühendis olduğum için bir müteahhit firmasına ihaleli bir iş için noterden taahhütname vererek saha mühendisi olduğuma dair evrak aldım. 3 ay boyunca sigortam yattı ancak ben bu işten hiç para alamadım. Şimdi işten noter aracılığıyla istifa ettim ve sgk dan çıkış yapılmış.Sgk dökümlerini gö
merhaba, mühendis olduğum için bir müteahhit firmasına ihaleli bir iş için noterden taahhütname vererek saha mühendisi olduğuma dair evrak aldım. 3 ay boyunca sigortam yattı ancak ben bu işten hiç para alamadım. Şimdi işten noter aracılığıyla istifa ettim ve sgk dan çıkış yapılmış.

Sgk dökümlerini göstererek avukat aracılığıyla bu işverenden maaş almadığım için tazminat davası açabilir miyim? Açsam kazanır mıyım? Sigortam asgari ücretten yatırılmış ancak devletin belirlediği mühendis maaşı üzerinden alacağım tutar hesaplanır mı?
0
bu yolun yolcusu
(26.10.23)
Ücret alacakları 5 yıllık zamanaşımına tabidir yani tabi ki ücret alacağınızı talep edebilirsiniz. Dava açmadan önce arabuluculuk yoluna gitmek zorunlu. Bu işçilik alacağı davası. Siz ücret almadiginizi, işveren ödediğini ispat edecek. Kazanmamaniz için bir sebep yok. Mahkeme ücret konusunda sizin beyanınizla bağlı olabilirdi eğer işveren davayı kabul etseydi ama o ben asgari ücret verdim vs diyecek muhtemelen. Mahkeme de işinizle alakalı sendika ve işçi örgütlerine yazı yazarak ücret araştırması yapacak. Devletin kendi personeline verdiği maaşın bununla bir alakası yok. Özel sektordeki rakamlar esas alınır.

Ben asgari ucretten daha fazla para aldım ama primlerim asgariden yatırıldı bunun da düzeltilmesini istiyorum diyorsanız bu sefer açacağınız dava prime esas kazancın tespiti davası, bunda arabuluculuk yoluna gitmek mümkün değil, çünkü davalı iki tane, biri işveren diğeri SGK. Fakat bu davayı açmadan önce SGK'ya başvurmak gerekiyor . Bu iki davayı beraber de açabilirsiniz ya da işçilik alacağı davası sonlandiktan sonra da, beklemek daha mantıklı olur zira bunda zamanaşımı yok.
0
sanguine
(26.10.23)
çok teşekkür ederim, en kötü asgari ücret üzerinden hesaplanacak anladığım kadarıyla. Primde görünen o çünkü.

Peki ben başlangıçta arabulucu üzerinden istediğim rakamı teklif edebilir miyim?
0
🌸bu yolun yolcusu
(26.10.23)
Avukata danışırsanız o da biliyordur ancak sizin de aklınızda olsun nitelikli işçinin asgari ücretle çalıştırılması hayatın olağan akışına aykırı kabul ediliyor mahkemelerce. Bunla ilgili emsal kararlar var, kendiniz de bir bakın.

Yani sizin sgk kaydınızdaki meslek kodunuz mühendis veya alakalı yönetici ya da teknik pozisyonda bir meslekse asgari ücret için de ayrıca itiraz edebilirsiniz.
0
akhenaten
(26.10.23)
Ek olarak firmanın sgk primlerini eksik yatırması yüksek idari para cezası var ve olası sgk teşviklerini yok ediyor bu ceza. Arabulucu sürecinde bununla da tehdit edebilirsiniz
0
fistikthecat
(26.10.23)
Üstte yazilmis ancak onemli oldugu icin altini cizeyim tekrar. Siz maas aldiginizi ispat etmek zorunda degilsiniz, isveren maas verdigini ispat etmek zorunda.Elinizde is teklifi yada soylesme varsa her sekilde o parayi alirsiniz
0
turkuaz
(26.10.23)
hocam sizin verdiğiniz taahhütnamede veya müteahhitin idareye verdiği anahtar teknik personel taahhütnamesinde sizin branşınızdaki asgari ücret ile çalışacağınıza dair bir ibare olabilir. veya bir maaş da yazabilir. benim eski çalıştığım işlerde verdiğim taahhütnameler bu şekildeydi. dolayısıyla siz davanızı açın, sigorta asgari ücretten yatmış dediğiniz 11bin ise zaten oradan işveren hata etmiş durumda, maaşınıza gelince de inşaat mühendisi asgarisi olarak davada size bilirkişi maaş belirleyecektir.
0
malheiros
(26.10.23)
(18)

Sevgilimin mesajlaştığı kız

Mossy
Sevgilimle 1 buçuk yıldır beraberiz. Başta uzak mesafeydik 8-9 aydır o da İstanbulda yaşıyor genelde boş vakitlerimizi beraber geçiriyoruz. Gel gelelim o buraya yeni taşındığı için hiç arkadaşı yoktu. Kendisinin öyle bir kaygısı yoktu ama bütün zamanını benimle geçirmesi başka hiç sosyal ortamı olma
Sevgilimle 1 buçuk yıldır beraberiz. Başta uzak mesafeydik 8-9 aydır o da İstanbulda yaşıyor genelde boş vakitlerimizi beraber geçiriyoruz.

Gel gelelim o buraya yeni taşındığı için hiç arkadaşı yoktu. Kendisinin öyle bir kaygısı yoktu ama bütün zamanını benimle geçirmesi başka hiç sosyal ortamı olmaması falan bana uzun vadede mantıklı gelmedi ve sevgilimi arkadaş edinmeye teşvik ettim. Neyse bu arada kıskanç bir insan değilim normalde. Ama benim sevgilim instagramdan kendisini takip eden (kendisi çok iyi bir elektrogitarist olduğu için bir takipçi kitlesi var) bir kızla müzik muhabbeti yapmaya başlamış sonra da bestelerini atmış, Instagram o formatları desteklemeyince whatsappa geçmişler vesaire. Bana da kızdan arkadaşım arkadaşım diye bahsedipduruyordu. Bugün dikkatimi cezbetti sordum kaçtır bahsediyorsun kimmiş bu arkadaş diye. Anlattı işte, sen bana arkadaş edin diyordun ben de insanlarla sohbet ediyorum ilgi alanlarımı paylaşıyorum falan dedi. OKEY HER SEY COK GUZEL BU NOKTAYA KADAR. Sevgilim yokken bi whatsappını kurcaladım içime kurt düştü. Yapacağım iş değil normalde. Ama kızla 2 haftadır her gün kısa kısa da olsa muhabbet etmişler, herrr gün. Bunların bazılarında sabah uyanır uyanmaz kıza yazmış günaydınlaşmışlar. Mesaj yerine ses kaydı atmış ki huyu değildir ses atmaz. Zaten hobileri müzik olduğu için bir dünya şarkı atılıyor karşılıklı. Atılan emojiler affedersiniz bi hoşuma gitmedi anlatabiliyor muyum. Okurken bi kıskandım, ilk kez kıskandım kendisini.

Sevgilim de şöyle bir insan çok iyi tanıdığım için söylüyorum, iyi niyetli cidden bazen saf denecek kadar. Etik değerleri çok güçlü ve bana aşık olduğunu herkesin bildiği bir adam. Bugüne kadar hiçbir güven sorunu yaşamadık. Simdi durup dururken yılmazı msnden sileceksin triplerine girmek istemiyorum ama rahatsız oldum yani yeni tanıştığı biriyle bu şekilde samimiyet kurmasına. Sevgilimi tanımasam ve gelip kendisi bana anlatmasa şüphe edicem ama edemiyorum da.

Ne tepki vermeliyim sizce çok asabım bozuldu.
0
Mossy
(26.10.23)
Şüphe varsa şüphe yoktur. Amma bu aşamada ne yapılır bilmem
0
olaylar olaylar
(26.10.23)
uyuyan arıyı siz uyandırmışsınız anladığım kadarıyla, çiçeklerin tadını aldı mı bal toplamaya başlar artık :D

ne yapacaksınız, karşınıza çekip konuşacaksınız rahatsızım diye. erkekler de kadınlar gibi daha iyisini bulduklarında ya da sandıkları zaman çekilmeye eğilimliler, o yüzden konuşurken karşıdakini çok büyütmemeye dikkat edin derim. onun ilgisi üzerinden belirtin rahatsızlığınızı.
0
gule gule
(26.10.23)
Açıkçası sevgilimin konuşmalarını okumuş olmamı tasvip etmiyorum ve bunu gidip ona açıkça söylemek istemem çünkü benlik bir hareket de değil. İkincisi böyle bir konuşma birbirimiz üzerinde fazladan hak iddia etmemize ve ilişkiyi boğucu bir noktaya götürmemize sebep olur diye endişeliyim. Bundan sonra her arkadaş dendiğinde birbirimizi sorguya çeker konuma gelmek istemiyorum.

O yüzden de iki arada bir deredeyim
0
🌸Mossy
(26.10.23)
tekrar konusu gecince arkadasim dedigi kisiden ne aekilde bahsediyo? arkadaslar ama yazisarak mi sadece? bizim de sanal sohbetlerimiz oluyor ama instadan takipledigim biri falan diye aciklarim arkadasim demem. normalde asosyalse ayari tutturamaz ipin ucu kacar. tek edindigi arksdas bu mu? bence silceesin yerine bunun siradandan fazla oldugunu niyetinden emin oldugunu ama karsi taraf bunu ilgi olarak gorecegini vs konusmalisin. onun sana gostermesini saglaman lazim tabi konusma sıklıgını
0
mess
(26.10.23)
Kimse arkadaşına durduk yere sabah uyanıp günaydın diye mesaj atmaz. Bazı şeyler nettir bence. Ben bunu hoşlantı kabul ederim, geri kalan şeylere bakmama gerek kalmaz.

Diğer taraftan, insan hoşlanır bu elinde olmayabilir ancak bunun ilişkisine zarar verecek boyuta ulaşmasına izin verip vermemek kendi seçimi ve kendi elinde olan bir şeydir. Sizin sevgiliniz baya muhabbete dalmış görünüyor. Daha diğer taraftan 1,5 yılda ve bu 1,5 yılında daha kısa süresi beraber geçmişken böyle bir şey oluyorsa o ilişkiye umut bağlamazdım ben.

Burada karar sizin, onun yaptıklarını değiştiremezsiniz. Ya buna göz yumup daha ileriye taşınmasını beklersiniz ya da uygunsuz bulup bitirirsiniz.
0
akhenaten
(26.10.23)
İlişkiler başlar, gelişir ve zamanı geldiğinde son bulur. Önce bunu kabul etmek lazım bence. En kötü taraflardan biri öldüğünde bitecek, ben böyle bakmaya başlayınca biraz kafam açıldı. Eğer zaten ilişkiniz sizin müdahaleleriniz, çabalarınız ve yoğun bakımınız sayesinde yürümeye devam edecekse; bunları sağlayamadığınız ilk an yine bitecek. Bir noktada bitecek ilişkiden şu an güzel vakitler biriktirmek yerine, ileride olabilecek kötü bir ihtimalle bugünlerdeki güzellikleri de hiç etmemenizi öneririm. Anın keyfine varın derim.

Süper kahraman değilsiniz, ilişki içerisinde bir bireysiniz. Karşı taraf nasıl sizi zorla ilişkide tutması etik değilse, sizin de tutmanız etik olmayacaktır. Zaten bu etik sınırlar ihlal edildiğinde ilişki toksik bir tarafa doğru gidiyor.

Bahsini etmişsiniz zaten, partneriniz iyi ve sizi seven biri. O zaman buna odaklanıp anın kıymetini bilin. Olası bir gönül kayması durumunda yaşayacağınız (ve belki hiç olmayacak) duygu hırpalanmaları ile kendinizi bugünden hırpalamayın. Burada en temel olgu sizin iyi olma halinizin zarar görmemesidir. Kendi kendinizin iyi olma haline zarar veriyorsunuz gibi gördüm şu anda. Bunun bir ileri adımı daha sık whatsappları kontrol etmek, sosyal medyada darlamak, bazen gözünüze çarpmayacak şeylerin artık batıyor olması vs. bunlar giderek büyüyecektir.

Partnerinizin belli ki tutku duyduğu müzik gibi bir alan var. Bu alanda tutkusunu paylaştığı kişilerle normal kişiler arasındaki ilişkilerden daha yoğun ilişkiler olabilir. Ama bu illa arkadaşlık ötesine geçecek diye bir durum yok. Arkadaşlık ötesine geçecek bir duruma gelirse zaten partneriniz o kadar da ilişkiye sadık biri değilmiş demektir ve ne yaparsanız yapın bunu değiştiremezsiniz. O anda da yol vermek en iyisi olacaktır. Ama bunları şimdiden düşünüp kendinizi hırpalamayın.

Kendinize iyi bakın <3
0
ManikD
(26.10.23)
hocam ben bu konudan dili yanmış biri olarak, hatta ne dili kalbi komple kendisi yanmış biri olarak fikir beyan edeyim. benim de böyle dünyalar kadar güvendiğim o kadar ki sorsalar kendinden herkesten çok kime güvenirsin deseler direkt aklıma gelen isim eski sevgilimdi. o dünya iyisidir, dürüsttür, yalanı dolanı olmaz, aldatmaz vs vs imkansız yani ben yaparım o yapmaz derdim. ilişkimiz sürerken bu sevgili kişisinin bi arkadaşı vardı, mesajlaşıyorlardı zaman zaman. bi keresinde bana başka bir konuyla alakalı olarak mesajlaşmalarını göstermişti bu kızla. kız samimi samimi konuşuyordu, benimki de terslemiyordu. ama hani arkadaşlarıyla samimi olanlar okusa belki ne var bunda da denebilecek tarzda konuşmalar. ben o gün ona insan arkadaşıyla böyle konuşur mu diye sormuştum da işte arkadaşıdır, benimki de nasılsa güvenilir diye uzamamıştı konu. gel zaman git zaman biz ayrıldık, biliniz bakalım sevgili kişisi hemen kiminle sevgili oldu? :) yani sizi doldurmak vs katiyen istemem de sevgilisi olan insanın karşı cinsle sürekli ve samimi iletişimi, münasebeti hayra alamet değildir. bu kadar güvenmeyin, sonra daha çok üzülüyorsunuz. bence sevgilinizle konuşun, sizi de rahatlatacak şekilde kendisine çeki düzen verirse ne ala, ama yok sevgilisi dururken arkadaşım da arkadaşım diye tutturursa (hem de yeni tanıştığı biri için) geçmiş olsun yol yakınken ayrılmak en güzeli.
0
nic cage
(26.10.23)
Az tanıdığın ve de ustelik internetten tanisigin insanla her gun mesajlasma gunaydinlasma flörttür. Sarki paylasimi zaten olayı romantik boyuta cekmeye cok musait. Kıza senden bahsetmis mi hic bu konuşmalarda?
0
instant crush
(26.10.23)
benim de çok sevdiğim kız arkadaşlarım var. hiç biriyle ayda 3 kere wsp'den konuşmadık. dışarda buluşmamız wsp'de konuşmadan fazladır.

ciddi bir şey olmasa bile, günlük flörtvari konuşmalar, sürekli günaydınlaşmalar ilişkiyi yıpratan, insanın başkasına olan değerini törpülemesine neden olur.

yapacağın şey basit, bir defa kız yazdığında "ben mossy, sevgilisiyim kendisi müsait olunca size döner" dersin ya da aradığında açarsın buyrun kendisine iletmemi istediğiniz bişey varsa söyleyin dersin olur biter. kızın da kafası çalışıyorsa, iletişimi azaltır
0
avatar is back
(26.10.23)
Hic kimse arkadaslarina her gun gunaydin mesaji atmaz +1
Sevgiliniz de olaylarin farkinda olmali ki sucluluk psikolojisiyle bu yeni arkadasini sizinle paylasmaya calisiyor ama bu sonucu degistirmez.
Politically correct kasmaya gerek yok.Sevgilinizi karsiniza alip konusacaksiniz rahatsizliginizi ileteceksiniz.Baska bir yolu yok bu isin.
0
turkuaz
(26.10.23)
Gitaristler aldatır. Çoktan boynuz yemiş olabilirsin. Yemediysen de dikkat et yakındır.
0
adwokat
(26.10.23)
ummadık taş baş yarar.
yüz verme arsız olur, az verme hırsız olur.
bir elin nesi var iki elin sesi va.. dur bu yanlış oldu.

tepki vermeye gerek yok bu tip durumlara bırakacaksın, bir halt yerse hah diyeceksin bu da elendi, yoluna bakacaksın.
0
ananiyimioguz
(26.10.23)
Ya bunun şüphe duyulacak yanı kalmamış ki.
Sor bakalım kaç kişi sabah uyanınca karşı cins arkadaşlarına günaydın mesajı atıyor. Sadece ve sadece hoşlandığın kişiye atarsın. Başka bir açıklaması yok. Ben çok sevdiğim çok iyi anlaştığım arkadaşlarıma bile her sabah günaydın yazıp her gün sektirmeden mesajlaşmam

Geçmiş olsun.
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.10.23)
"Partnerinizin belli ki tutku duyduğu müzik gibi bir alan var. Bu alanda tutkusunu paylaştığı kişilerle normal kişiler arasındaki ilişkilerden daha yoğun ilişkiler olabilir. Ama bu illa arkadaşlık ötesine geçecek diye bir durum yok. Arkadaşlık ötesine geçecek bir duruma gelirse zaten partneriniz o kadar da ilişkiye sadık biri değilmiş demektir ve ne yaparsanız yapın bunu değiştiremezsiniz. O anda da yol vermek en iyisi olacaktır. Ama bunları şimdiden düşünüp kendinizi hırpalamayın "

Kaşe imza mühür sirküler ektedir.
MannikD çok güzel yazmış.
Bu kadar güvendiğin bir erkek arkadaşını şu aşamada öcüleştirmek ikinize de haksızlık olur.
Aralarındaki iletişim sıklığını ve gücünü daha legal yollardan ortaya dökebilirsin, gözünün önünde yaşanmasını sağla ve bunun böyle devam etmesi durumunda masum bir kıskançlık belirtisi göster. Bunda kezbanlık da yok, çok masumane bir şey. Tepkisi ne olacak, mesafe mi koyacak yoksa üste mi çıkmaya çalışacak, içini mi rahatlatacak gör.
0
Bruce
(26.10.23)
Haklısın sizin iş bitmiş uzatmadan bitir
0
basond
(26.10.23)
sen internetten tanıştığın bi erkekle her gün gün mesajlaşsan, günaydınlaşsan o ne düşünürdü? bence hoş karşılamazdı. normal bi durum da değil zaten. erkekler ve kadınlar arkadaş olabilir tabi ki ama her gün mesajlaşacak kadar değil ki bunlar çocukluk arkadaşı değil, daha dün internetten tanışmışlar. erkek arkadaşını saf, iyi niyetli filan gibi tanımlaman komiğime gitti :D saf olan sen olabilirsin bunu düşündün mü?

okuduğunu açık edemeyeceksen gel şu arkadaşınla bi tanışalım filan deyip akışına bırakacaksın.
0
elorelia
(26.10.23)
Çocuğun gönlü biraz o tarafa doğru kaymış. Bu senden vazgeçtiği ya da vazgeçeceği anlamına gelmez.
Al karşına konuş. Bu durum sana normal geliyorsa ki öyle değil, benim gözüme hoş görünmedi ve ben buna müsaade etmem de. Kem küm edebilir ama anlayacaktır hatasını. Sonra yolunuza devam edersiniz.
Öyle bir kafa karışıklığı oldu diye ilişki sonlandırılmaz. Ama göz yumulacak bir durum da yok ortada.
0
Tina
(26.10.23)
Bence üçümüz buluşalım diye bir teklif et bakalım ne yapacak, senden bahsetmiş mi kıza bunu bi anlamaya çalış, 1-2 hafta çaktırmadan üzerine git, bir şeylerin farkında olduğunu ancak gözlem yaptığını hissettir, dönerse senindir, dönmezse hiç senin olmamıştır, önümüzdeki maçlara bakacağız.
0
turuncu tonlarda
(26.10.23)
(5)

Aralık'ta Bosna'ya Balayı Tatiline Gidilir mi?

hvet
Bazı yorumlar hava şartlarından dolayı mahsur kalınabileceği yönünde olunca tedirgin oldum açıkçası. Vizesiz gidilebilecek ülkelerden birine balayı için gitmeyi düşünüyoruz. Daha çok lezzet turu olarak bakıyoruz. Yemeği güzel ve değişik lezzetleri tadabileceğimiz seçenekleri olan yerlere bakıyoruz.
Bazı yorumlar hava şartlarından dolayı mahsur kalınabileceği yönünde olunca tedirgin oldum açıkçası. Vizesiz gidilebilecek ülkelerden birine balayı için gitmeyi düşünüyoruz. Daha çok lezzet turu olarak bakıyoruz. Yemeği güzel ve değişik lezzetleri tadabileceğimiz seçenekleri olan yerlere bakıyoruz. Bosna iyi gibi gelmişti. Seçeneklerimiz: Bosna - Tiflis - Karadağ..

1. olarak Aralık ayında Bosna'ya gitmek çok mu saçma olur?

2. olarak ise tavsiye edebileceğiniz bir yer var mı?
0
hvet
(25.10.23)
Kasimda gittim, bayagi soguktu. Aralikta cok emin olamadim, cok soguk olabilir.
Lezzet turu icin bosna dogru adres degil. Kofte ve borek disinda oyle aman aman bir lezzeti yok. Yine donarsiniz ama bosnadansa belgrad lezzet turu icin daha iyi. Vizeli de olur derseniz yunanistan, lezzet turu icin de sehir turu icin de gayet iyi
0
mor oje
(25.10.23)
bence saçma olmaz. gidilir.

belgrad olabilir, tiflis de olabilir. soğukluk açısından pek bir farkları da olmaz.
0
paintov
(26.10.23)
bosna ve balkanların geneli aralık ayında inanılmaz soğuk olur. bir de o mevsimde istediğiniz gibi gezemeyebilirsiniz.
bu yaz saraybosnadaydım çok güzel bir şehir olmasına rağmen eğer sadece saraybosna'ya gitmey istiyorsanız 3. günden sonra sıkıntıdan ölürsünüz.

bence en azından budva ya da belgrad daha eğlenceli şehirler. ama gene ikisi de çok uzun süre vakit geçirilecek yerler değil maalesef.
bence siz en iyisi mısır hurgada yapın. hem kışın denize girersiniz.
0
wild honey suckle
(26.10.23)
Ben Aralik yada Ocak ayinda Bosna'ya gittim.1-2 gun Saraybosna, 1 gun Mostar ve birkac gun de Bosna'ya 40-50 dk uzakliktaki kayak merkezine gidebilirsiniz eger kayak seviyorsaniz.Biz memnun kalmistik.Karadag yazin gidilmesi gereken bir yer bence.Tiflis konusunda ise fikrim yok.
0
turkuaz
(26.10.23)
Balkanlar vizesiz ve hesaplı olduğu için son yıllarda baya popüler oldu ancak bana göre hiçbir balkan ülkesi seyahat etmeye değmez. Türkiye'de farklı yerleri keşfetmek bana daha mantıklı geliyor. O bölgelerin yemekleri bizim kültüre yakın ve daha kısıtlı.

Balayı içinse ve bütçe varsa vizesiz Asya ülkeleri o tarihlerde daha iyi bence. Tayland, Malezya, Endonezya'nın bazı bölgeleri..
0
Lethe
(26.10.23)
(11)

yurt disina tasinan tasinana mi?

chihirovekohaku
Son aylarda düzenli olarak arkadas, akraba ya da cevremden insanlarin yurt disina tasindigi haberini aliyorum. Birkac yil icinde tasinmaya niyetlenenler de cabasi. Bu gidisle birkac yil icinde akraba ve arkadaslarimin büyük cogunlugu avrupa'ya yerlesmis olacak gibi görünüyor. Sizde durumlar nasil? B
Son aylarda düzenli olarak arkadas, akraba ya da cevremden insanlarin yurt disina tasindigi haberini aliyorum. Birkac yil icinde tasinmaya niyetlenenler de cabasi.
Bu gidisle birkac yil icinde akraba ve arkadaslarimin büyük cogunlugu avrupa'ya yerlesmis olacak gibi görünüyor.

Sizde durumlar nasil?
Böyle bir artis gözlemliyor musunuz cevrenizde?
0
chihirovekohaku
(19.10.23)
6 kişilik arkadaş grubuyuz.
Okulda okurken hiçbirimiz dusunmezdik bile.
Şu an 4 kişi 4 farklı ülkede yaşıyor iki kişi de Türkiye'de kendi işini yapanlar.
Ben giderken bizim okuldan yurtdışında yasayanlara baktım, çok azdi. Şimdi bakıyorum bir sürü kişi gitmiş.
0
logisticsmanager
(19.10.23)
bolumden bir whatsapp grubumuz vardi gecen baktim, herkesin numarasinin basina farkli ulke kodu gelmis.

okulun eski ciktilarina bakinca oran olarak bence bir artis var.
0
gule gule
(19.10.23)
Benim çevremde de çok ama bence isviçre dışında avrupa'da yaşanmaz. Bir arkadaşım almanya'ya gitti, burada mühendisti, orada da aynı işi yapıyor, alım gücü açısından fark yok. İstanbul'un düzgün bir yerinde rezidansta kalıyordu şimdi berlin'de 1 göz odada. İlk başlarda muhasır medeniyetler seviyesi diyerek kendini avutuyordu şimdi sövüyor. muhtemelen dönecek. Irkçılık fazla ve kazançlar aman aman iyi değil. Şansım olursa ABD, tercihen california/new york veya isviçre'ye giderim yoksa Türkiye'de kalırım.
0
Erestor
(19.10.23)
Artık pek görmüyorum. Bazı dönemsel kolaylıklar varken bunlardan yararlananlar oldu. Artık oldukça zor. Giden Almanya'ya gidiyor. Orada türlü racism ve Türk gettolaşmasına maruz kalıyorlar. Almanya gibi elini kolunu sallayanın gittiği yerde gettolaşma kaçınılmazdır. Bu kişiler ne kültürel uyum sağlayabiliyorlar ne de dil öğrenebiliyorlar. Statülü işi olmayanların derin bir yalnızlık yaşama durumları da oluyor.

Almanya'da Türk olmak = Türkiye'de suriyeli olmak. Bu denklemi bozabilmek için ultra zengin olman gerekir.
0
roe
(19.10.23)
arti$ var kesinlikle ama ben cikanlarin, ozellikle "daha cok para" umuduyla cikanlarin 3-4 sene icinde geri donecegini dusunuyorum.
0
cooperr
(19.10.23)
"büyük cogunlugu avrupa'ya yerlesmis olacak gibi"

kalıcı oturma iznini almadan bunu söylemek zor. Ben de şimdilik 1 yıllığına İngilteredeyim belki beni de böyle görüyorlardır ama kalıcı oturum olmadığı sürece her şey boş.(ülkeler git gide sağcılaşıyor, bir yandan insana ihtiyaçları var bir yandan yabancılar göze batıyor, ben önümüzdeki yılların zorlu geçeceğini düşünüyorum) Erken giden her türlü şanslı tabii. Şu an gidilen ülkeler de çeşitli problemlerle boğuşuyor ve o problemler giderek artacak gibi.

14-28 Mayıs seçimi milattı, herkes ümidini kaybetti işine bakıyor artık.
0
nhk ni youkosu
(19.10.23)
Benim çevremde son 6 yıldır giden gidene...instagram'ımda akrabalarım dışında kalan sıra arkadaşlarım sürekli avrupa'dan paylaşım yapıyor
0
cccbehzatccc
(19.10.23)
bende de giden gidene. lisanstan arkadaşlar, yüksek lisanstan arkadaşlar, liseden arkadaşlar, diğer bölümlerden arkadaşlar. fakat kalıcı olmak zor bence. kalıcı oturum alana kadar her zaman topun ağzındasın. şimdiki aklım olsa üniversite lisansı bile avrupada okurdum.
0
rain when i die
(19.10.23)
Benim etrafımda da giden 5 6 aile oldu, biri amerika'dan geri döndü, diğeri almanya'da ancak sırf oğlu için orada kaldığını söylüyor mutlu değil. Biri 3 yıldır Hollanda'da onların keyfi yerinde gibi. Ablamlarda Ocak ayında gidiyor. Böyle bakınca gitmek iyi mi kötü mü halen karar vermiş değilim.
0
mirty
(19.10.23)
Evet, giden gidene. Tanıştığım kişilerden de duyuyorum.
0
Kahvedesu
(20.10.23)
Hic bir gocmen grup duzenini bozup akin akin geri donmez. Bu sadece Turkler icin degil gecerli evrensel bir kuraldir.Nasil ki evlilikte ilk X yil icinde bosanmazsaniz sonrakis enelerde bosanma ihtimali dusuyorsa ayni sey ulkeler arasi göcte de gecerli.Ilk 3-5 senede donmezse gidenlerin cogu kalici olacaklar gittikleri yerde
0
turkuaz
(23.10.23)
(7)

dolar fonu kesinti

yetkili birine benzeyen abi
annem ING'deki fon hesabındaki dolarını çekti. 35.918 doları varken 35.600 dolar verilmiş kendisine. arada 318 dolar çok fazla bir fark. bu kadar kesinti olabilir mi?neredeyse 10'da biri yok paranın.
annem ING'deki fon hesabındaki dolarını çekti. 35.918 doları varken 35.600 dolar verilmiş kendisine. arada 318 dolar çok fazla bir fark. bu kadar kesinti olabilir mi?

neredeyse 10'da biri yok paranın.
0
yetkili birine benzeyen abi
(19.10.23)
10da 1 değil 100de 1 .
+Her fon için belirlenen değer farklı oluyor ama kesilen fon yönetim ücreti olabilir
+Kar dan vergi kesilmiş olabilir
0
bnmzz
(19.10.23)
kesinti oranını bilmemekle birlikte 10'da 1 değil de 100'de 1 oluyor gibi.
0
hrskrs
(19.10.23)
emri verdiginiz tarih ile emrin gerceklesme tarihi farkli olabilir T+1 yada T+2.Siz emri verdiginiz tarihteki degeri gormussunuzdur ancak emir sonraki gun gerceklesmistir vb.

Bir de ustte yazilmis.Kazanctan vergi kesilmis olabilir.
0
turkuaz
(19.10.23)
evet %1.
ama ciddi bir para kesintisi.
bu vergi mi, bankanın kesintisi mi, aradaki fark ciddi.
fona yatırılmasa hiç daha iyiymiş.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(19.10.23)
Bu ne fonu acaba? Dolar fonu demissiniz ancak hangi baz varlik uzerinden degerleniyor fon.Hisse mi, sabit getirili fon mu ?
0
turkuaz
(19.10.23)
@turkuaz

TEB Portföy ING Bank Özel Bankacılık ve Platinum Serbest ( Döviz ) Fonu
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(19.10.23)
fonun yönetim ücreti kesilmiştir.
vergi kesilmiştir
satış günündeki fiyat değişmiştir.

burada komisyon bilgileri yer alıyor.

www.kap.org.tr
0
wct3 org
(19.10.23)
(5)

Birikim olarak sadece dolar almak

bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
Seçim dönemine kadar böyle bir karar aldım maaştan kalan paramla dolar alıyorum. Sizce mantıklı mı?Malum kur korumalı mevduat olayı bitti belli miktarda param şu an TL vadeli mevzuatta. Ama gidişat öyle görünüyor ki dolar yine uçacak o gün geldiğinde en azından kenarda biraz dolarim olsun istiyorum.
Seçim dönemine kadar böyle bir karar aldım maaştan kalan paramla dolar alıyorum. Sizce mantıklı mı?

Malum kur korumalı mevduat olayı bitti belli miktarda param şu an TL vadeli mevzuatta. Ama gidişat öyle görünüyor ki dolar yine uçacak o gün geldiğinde en azından kenarda biraz dolarim olsun istiyorum.

Gerçekten sizce bu dakikadan sonra doların düşmesi imkansız mı? Ya da böyle bir yatırım doğru olur mu?

Tl mevduat çok iy faiz veriyor ama yine de korkuyorum. Bir kısım orada zaten
0
bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(18.10.23)
prensip olarak hiçbir kağıt paradan uzun vadeli yatırım olmaz. doların da yıllıkta %5-6 enflasyonu var. yani dolar eriyor ama TL daha hızlı eriyor aradaki farkı da basit hesapla kazanç gibi görüyoruz ama değil.

neyse ayda 200-300usd gibi ufak birikim ise olabilir tabi daha büyükse biraz zaman ayırıp
fonlar veya uzun vadede daha karlı olabilecek araçlara yatırmak daha mantıklı.
0
orpheus
(18.10.23)
dövize yatırım yapmak paranızın değer kaybetmesini engeller. alım gücünüz aynı kalır.

paranız tl olarak kalırsa enflasyona bağlı olarak alım gücünüz düşer
0
yemrem
(18.10.23)
Dovize yatirim yapmak paranizin deger kaybini engellemez.Dolar euro dahil her kagit paranin kendi enflasyonu vardir ve vadesiz hesapta oylesine tutarsaniz saglam zarar edersiniz uzun vadede.EN kotu ihtimal eurobond falan alin
0
turkuaz
(18.10.23)
TL olsa %150 kaybedecekken, Dolar olunca %5 civarında kayıp yaşarsınız. Bazen de Türkiye'ye has durumlardan dolayı kazanabilirsiniz de.

* Bence sepet yapın (dolar - euro - altın)

* Borsa Türkiye'de riskli iş. Kaybedince üzülmeyeceğiniz parayla borsaya yatırım yapın. Elinizde varsa bir kaç ay içinde satın, çıkın.

* Nisan 2024'e kadar ne alırsanız kar. Sonrası dövizde ralli olur, hepsi birden artmaya başlar. Borsa ne olur bilmiyorum.

NOT: Tahmin edersiniz ki burası Türkiye. Her an, her şey olabilir. Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(18.10.23)
neyin enflasyonu yok ki?
altının karşısına ondan çok değerlenen bi meta koyarsan onu da enflasyona karşı yenilmiş* sayarsın, ki altın son 10 senede yerinde saydı
hissede de böyle
oral-b diş macununda da böyle.
her sene, her gün, o vadenin en çok değerlenen şeyini satın almadıktan sonra bunun sonu yok.
0
lambırcek
(18.10.23)
(10)

Kullanilmayan arabaya kasko yaptirmak

va
Arkadaslar ben yurtdisindayim ve muhtemelen yaz tatiline kadar da donmem. Garajda tam bir yil once sifir olarak aldigim bir aracim mevcut ve kaskosu 2 gun sonra bitiyor.Kasko yaptirmiym diyorum, ne gibi bir eksi yonu olabilir bu durumunun? sigortayi mecburen yaptiricam.
Arkadaslar ben yurtdisindayim ve muhtemelen yaz tatiline kadar da donmem. Garajda tam bir yil once sifir olarak aldigim bir aracim mevcut ve kaskosu 2 gun sonra bitiyor.

Kasko yaptirmiym diyorum, ne gibi bir eksi yonu olabilir bu durumunun? sigortayi mecburen yaptiricam.
0
va
(18.10.23)
kaskoyu yaptırın, hem indirim oranınız artar hem gözünüz arkada kalmaz.
araçta risk sadece kaza değil durduk yerde bir çok şey olabilir.

asıl eğer aracı kullanmıyorsanız trafik çekme belgesi ile trafik sigortası muyane v.s. den kurtulabilirsiniz.
0
nuisance
(18.10.23)
Endişe vermek istemem ancak kapalı garajlarda fare tehlikesi de vardır, özellikle etrafta kedi yoksa .

Elektrik tesisatına kadar kemirebilirler. Kasko düşünürseniz mutlaka kemirgen konusunu kapsayacak şekilde yaptırın.
0
Rao
(18.10.23)
Bazı klozları çıkararak yaptırmayı tercih edebilirsiniz, mesela yedek aracı çıkartın, imm'yi düşürün, tercihen yetkili servis klozunu da çıkartabilirsiniz ama kesinlikle yaptırın derim, su basar yangın çıkar bişi olur üzülürsünüz.
0
atom karincanin torunu
(18.10.23)
Ben olsam yaptırırım.burası türkiye her şey olabilir.
0
mikahakkinen
(18.10.23)
mutlaka yaptırın, doğal afet olur, hırsızlık olur güvenceniz olur.
0
inheritance
(18.10.23)
Bence yaptırmayın. normal sigorta yaptırın.

Dikkat ederseniz korkularımız fareden doğal afete kadar oldukça çok bu da bizi her daim para harcamaya yöneltiyor.
0
diyecevaplandı
(18.10.23)
Artik yurt disinda mi yasayacaksiniz yoksa gecici olarak mi yurt disindasiniz? Yurt disinda yasama senaryosunda ben de ayni durumda kaskomu yeniletmedim.
0
turkuaz
(18.10.23)
bazı kloz/teminatları çıkartın-eksiltin +1
Mesela, ihtiyari mali mesuliyeti dibe çektirin.
Yedek araba, bilmem nerdeki yetkili servis vb gibi kriterleri dibe çekmeyi düşünün...
Ama, yaptırın
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(18.10.23)
keske dememek icin yaptir kafan rahat olsun. bu yanilgiya bir kere dustum az daha kaskoyu yenilemeyecektim pandemide. yenilemeden bir ay sonra arac calindi. kaskodan parasini aldim, kafam rahat. yaptirmasaydim babayi alirdim.
0
tahtakafa
(18.10.23)
araba calınsa ne olacak para pufff
0
sizofren06
(18.10.23)
(11)

ev sahibi ve kiracı arkadaşlara 1 sorum var

bu yolun yolcusu
ev sahibi olsanız aylık 10.000 tl kirayı 12x10.000 tl şeklinde mi almak istersiniz yoksa ocak ayında tek parça 100.000tl şeklinde mi?Kiracı olsanız kiranızı ocak ayında 100.000 olarak yıllık mı vermek istersiniz yoksa 12x10.000 tl şeklinde mi vermek istersiniz?
ev sahibi olsanız aylık 10.000 tl kirayı 12x10.000 tl şeklinde mi almak istersiniz yoksa ocak ayında tek parça 100.000tl şeklinde mi?

Kiracı olsanız kiranızı ocak ayında 100.000 olarak yıllık mı vermek istersiniz yoksa 12x10.000 tl şeklinde mi vermek istersiniz?
0
bu yolun yolcusu
(13.10.23)
peşin 100.000'i tercih ederim ev sahibi olsam, kiracı olsam aydan aya ödemeyi
0
atom karincanin torunu
(13.10.23)
bulunan zamana duruma göre değişir.

mevcutta 100bin tl kredi kullansanız aylık 11bin tl ödersiniz.
kısaca şu an ayda 12bin tl almak daha makul.

tabi bu dediğim sadece finansal hesap, bir de 1 yıllık kirayı peşin almanın rahatlığı var.
0
nuisance
(13.10.23)
Peşin kira alıp kiracılı evin konut kredisine erken ödeme yapmayı tercih ederim çünkü kredi faiz tutarından ciddi tasarruf etme imkanım olur. Kiracıma zam döneminde o şekilde önermeyi düşünüyorum.

Kiracı iken de 6 ay peşin ödeyeyim ev sahibi biraz indirim yapsın diye önermiştim 2015-16 civarında. O dönem enflasyon sorunu hemen hemen yoktu, ev sahipleri buna yanaşmıyordu. Şimdi durum değişti.
0
Lethe
(13.10.23)
Kiracı açısından taksitle ödemek, ev sahibi açısından da peşin almak daha avantajlı.
0
jelly bear
(13.10.23)
pesin alirdim.
0
baldur2
(13.10.23)
vermek istemenin dışında bir şey atayım ortaya, eve 3 kişi talip oldu biri kiralayacak. Peşin veren kapar. Kiracı illa o evi istiyorsa vermek zorunda kalabilir yani. Tabii Türkiye'de ilk gelenle anlaşılıyor ama insan çok ev az, yakında bu kapışma durumuna geçilir veya geçilmiştir bile belki.
0
nhk ni youkosu
(13.10.23)
Bunu matematiksel olarak hesaplamak istiyorsanir net present value seklinde arastirin.Tabi referans faiz ranini ne alacaginiza bagli ama ben evsahibi olsam kesinlikle pesin alirdim
0
turkuaz
(13.10.23)
geçen sene 17 bin kirası olan evi 1 yıllık peşin verecekler diye 15.500 e kiraya verdim. peşin 186 bin tl aldım. iyi mi yaptım bilmiyorum hepsiyle dolar almıştım.

kiracı bu senede peşin para vermek istiyor. bu sene nasıl yapsam bilemedim.
0
ayseee
(13.10.23)
kşracının durumu bozuldu kiraları aksatmaya başladı diyelim o zaman niye peşin almadığınıza üzülürsünüz.
0
jamswety
(13.10.23)
en iyi para gelecek değil, şu an cebimde olandır. alırım.
0
phonex
(13.10.23)
Peşin alıp taksitle vermek isterdim sebep
Enflasyon
0
basond
(13.10.23)
(8)

Paris cikisli Almanya rotasi

Chips
Kasım ayinda 1 haftaligina Almanya'yi gezmek istiyoruz. Hangi sehre kac gun ayirmaliyiz ? Ilk basta ucakla en kuzeye gidip oradan diger sehirlere trenle mi yoksa otobusle mi gecelim ? Genel onerileriniz neler ? Hava cok mu soguk olur :/
Kasım ayinda 1 haftaligina Almanya'yi gezmek istiyoruz. Hangi sehre kac gun ayirmaliyiz ? Ilk basta ucakla en kuzeye gidip oradan diger sehirlere trenle mi yoksa otobusle mi gecelim ? Genel onerileriniz neler ? Hava cok mu soguk olur :/
0
Chips
(09.10.23)
Almanya'da hava çok soğuk olur evet. Köln'e hızlı trenle geçebilirsiniz Paris'ten, rahat bayağı. Hamburg muhteşem bir şehir eğlence için ama cuma cumartesiye denk getirin.
0
whoosie
(09.10.23)
Peki Berlin, köln ve hamburg'a kacar gun ayirmaliyiz ? Ekstra burayi gormedem donme dediginiz neresi var ?
0
🌸Chips
(09.10.23)
Daha munih de var ya. 7 gunu artirabiliriz.
0
🌸Chips
(09.10.23)
Berlin 2 full gun, Dresden 1 gun, Munih 1 gun,Hamburg 1 gun.
Köln'ü pas gecin bence.Zamaniniz varsa gencseniz Berlin'i arttirin.Dresden'e dokunmayin.Dogu Almanyaya gitmisken Prag yaparmiyim diye simdiden kendinizi yoklamaya baslayin
0
turkuaz
(09.10.23)
Elim degmisken bir rota teklifi yazayim:

Paris-Gent-Brugge-Amsterdam-Hamburg-Berlin-Dresden-Prag
0
turkuaz
(09.10.23)
Almanya’da epey şehir gezmiş birisi olarak şöyle bir rota önerebilirim:

Paris -> Strasbourg -> Heidelberg -> Freiburg -> Münih -> Bamberg -> Dresden -> Berlin -> Hamburg -> Paris
0
but that was just a dream
(09.10.23)
@but that was just a dream strasbourga yerine luxembourg koysak ve bu haliyle hangi sehre kac gün ayıralım ?
0
🌸Chips
(09.10.23)
En az 10 gün. Ancak 1 haftanız varsa eğer

Paris -> Freiburg -> Münih -> Bamberg -> Würzburg -> Heidelberg -> Lüksemburg -> Paris

Gibi bir rota da izleyebilirsiniz.
0
but that was just a dream
(09.10.23)
(14)

Arabayı üstüne almayan amca sorunu

but that was just a dream
Herkese merhaba,2 yıl kadar önce baba vefat edince amcam babadan kalan arabayı satın almak istedi biz de sattık. Arabayı aldı, parayı verdi ancak arabayı üstüne almadı. Çok defa söylememize rağmen bir şekilde savsaklıyor ve devir işlemini yapmıyor. Bu arada yediği cezaları vs ödemediği için eve icra
Herkese merhaba,

2 yıl kadar önce baba vefat edince amcam babadan kalan arabayı satın almak istedi biz de sattık. Arabayı aldı, parayı verdi ancak arabayı üstüne almadı. Çok defa söylememize rağmen bir şekilde savsaklıyor ve devir işlemini yapmıyor. Bu arada yediği cezaları vs ödemediği için eve icra tebligatı yazıları vs gelmeye başladı. Üstelik Allah korusun bir ölümlü kaza olsa araba annemin üstüne olduğu için onun da çok başı ağrır. Bu durumda biz ne yapabiliriz, bu arabayı nasıl üstüne aldırtabiliriz?
0
but that was just a dream
(03.10.23)
Arabayı galeriye satarım diyin o koştursun.
0
kimlanbu
(03.10.23)
Üstünden ne kadar vakit geçti bilmiyorum ama arabayı geri almayı denediniz mi? Zorla satamayacağınıza göre parasını iade edip arabayı alabilirsiniz belki.
0
orient blue
(03.10.23)
Cezalar zamanla katlanabilir.
Aracı çalındı diyerek trafikten düşürseniz sonra da kendisi noter vs. uğraşsa tatlı tatlı yanınıza gelse olmaz mı?

Bu arada vefat demişken ailede dededen kalan ve diğer akrabalarla çözümlenmesi gereken miras konusu varsa onu daha önce halledin.

Sanırım ailedeki yaşı en küçük amca bu olmalı :)
0
diyecevaplandı
(03.10.23)
Çalındı demek olmaz, yalan beyandan başınız ağrır.

Annenize bir konudan dolayı icra geleceğini söyleyin, "arabayla çevirmeye filan girme amca, bağlarlarsa geri almamız çok zor" diyin.

Gerisini o düşünsün, ama yalan söylediğinizi belli etmeyin. Üstüne al filan da demeyin, yoksa kıllanır.

Baktınız hakikaten hala iplemiyor, o zaman güvenilir birine yalandan bir senet verin, o da güvenilir bir avukat ile icra işlemi başlatıp arabaya yakalatma kararı çıkarsın.
0
John Bloor
(03.10.23)
@diyecevaplandı evet ailedeki en küçük amca :/
0
🌸but that was just a dream
(03.10.23)
Öğrenciyseniz burs alacağım aile üzerinde araba gözüküyor alamıyorum. Ya bursum kadar bana para ödeyin ya da devir işlemini yapalım burs alamıyorum deyin para vermemek için 2 güne halledersiniz.

Parası, borcu hadi neyse önemli değil de kaza maza olur başınız çok ağrır.
0
koskoca kirpi
(03.10.23)
arabanın fotolarını çekin, sarı siteye koyun, ilan nosunu gönderin, satıyoruz arabayı para lazım diyin.
0
selam
(03.10.23)
Sadece vergileri ve muayene gecikse (bir kaç yıl mesela), inanılmaz faiz alır devletimiz. Cezalara şaşırmayın, ama mutlaka takip edin. eDevletten bakabilirsiniz. Trafik cezası, MTV, muayene, hepsini ayrı ayrı bakmanız lazım.

Geçmişte 5 yıl aynı durumda bir yakınım yüzünden, araba değerinin yarısı kadar ceza ödemiştim. Hiç hafife almayın. Cezaları ödemezseniz de, bu sefer vergi borcunuz ve (sanırım) 5 yılı geçince yurtdışı seyahat yasaklısı olursunuz, arabayı satamazsınız, devredemezsiniz, vs vs.

Amcanızla açık açık ve samimi bir şekilde konuşun derim.
0
alfired
(03.10.23)
kimlanbu +1

arabanin borclari faizleri birikti ya önce borclari ödeyip üstüne al yada arabayi satip icinden borclarin parasini alip kalanini sana veririm diyin.

bak bakalim yarin nasil noterde kosuyorsunuz :)
0
c1b2k3
(04.10.23)
Lafı dinlenecek bir aile büyüğünüz varsa onu araya sokun ve fakat işin ciddiyetini ve telaşınızı belirtin ki, mesela, bir haftada çözsün.
Bu olmazsa, 1 (bir) defa bilgi verip dediğinizi yapın. Diyeceğiniz ve yapacağınız şey de agresif bir şey olsun. Trafikten çektirin mesela. Polise 'amcam aracı vermiyor' derseniz hem yalan olmaz hem de sonuca ulaşırsınız.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.10.23)
Amcanizla iliskinizi de dusunerek en saglam ve iliskinizi az bozacak yontem su olacaktir:

Eger ustune almazsa 2 sene once verdigi parayi geri vereceginizi satisin iptal olacagini soyleyin.
0
turkuaz
(04.10.23)
Öyle bir hatayı vaktiyle ben de yaptım, nasıl yaptıysam hala inanamıyorum.

Elden para alıp birine aracı verdim, bazı bakımların yapılması gerekiyordu. Tahmin edeceğin üzere yaptırmadı ve aracı da üzerine almadı.

Çaresiz en son verdiği parayı iade edip aracı trafikten çektirdim. Muayenesi geçtiğinden satış yapılamıyordu. Trafikten çektirmeye gittiğimde tesadüfen tanıştığım birisi almak istedi, cüzi bir miktara ona sattım.

Diyeceğim o ki açık açık ve sert konuş. Sana 1 hafta süre veriyorum notere gidelim satışı yapalım de. Baktın olmuyor, parasını iade et aracı geri al ilana koy sat.

Resmi prosedürden taviz vermemek, insanların sözüne güvenmemek lazım. Olası senaryoları herkes belirtmiş, yarın başın derde girer.
0
Lethe
(04.10.23)
ne oldu bu is ya merak da ettim acikcasi? nasil ilerledin yazar bey?
0
c1b2k3
(16.10.23)
@c1b2k3

Bu posttan kısa bir süre sonra aradım (yurtdışında yaşıyorum) amca dedim şu arabayı al artık üstüne, annem kendisine araba alacak vergi sorunları vs olsun istemiyoruz. Tamam ama dedi arabanın borçları var, ben de şu an ödeyemem, o yüzden devir teslim yapamayız. Borçları ben ödedim, gittiler notere hallettiler.
0
🌸but that was just a dream
(08.02.25)
(6)

Akşam saatlerinde gelen açlık hissi

baldan kaymak
Ne yaparsam yapayım akşam bu saatlerde bir çorba, ekmek arası birşey gibi bir yemek yeme açlığı hissi geliyor. Yemeden de uyuyamıyorum.1) Bu neden oluyor? 2) Neyi ölçtürmem lazım kontrol etmej için. Canım tatlı değil tuzlu istiyor ağırlıkla. 3) Sizde de oluyor mu?
Ne yaparsam yapayım akşam bu saatlerde bir çorba, ekmek arası birşey gibi bir yemek yeme açlığı hissi geliyor. Yemeden de uyuyamıyorum.

1) Bu neden oluyor?
2) Neyi ölçtürmem lazım kontrol etmej için. Canım tatlı değil tuzlu istiyor ağırlıkla. 3) Sizde de oluyor mu?
0
baldan kaymak
(01.10.23)
Evet maalesef. Yapacak bir şey yoksa, can sıkıntısından. Çözüm olarak akşam yemeğini sağlam yemek işe yarayabilir veya birşeyler yemek yerine birşeyler içerek oyalanabilirsiniz.
0
babemsi
(01.10.23)
Gün içinde yeterli kalori almiyorsaniz akşam saatlerinde illa ki acikiyorsunuz. Ama bu kalorilerin makro değerlerine de bakmak gerek. Örneğin ben güç içinde proteini dengeli yediğim zamanlarda akşam hiç acikmiyorken; glisemik indeksi yüksek besinler tukettigimde ya da karbonhidrat ağırlıklı beslendigimde acikiyorum. Öğünlerinizi bir gözden geçirmekte fayda var.

Akşam yemeklerini çok erken yiyorsanız gece de geç uyuyorsaniz acikiyorsunuz. Yine akşam 18.00den sonra yemek yemeyin efsanesi en geç 11-12 gibi yatakta olanlar için geçerli bence. Sizin uyku saatiniz daha geç saate kalıyorsa illa ki acikirsiniz. O yüzden yemek saatinizi biraz daha geç bir saate alabilirsiniz.

Gün içinde yeterli su icmeyince de acikiyorsunuz daha doğrusu susuzlugu açlık sanıyoruz. Bu bende çok gözlemlediğim bir durum. Az su içtiğim bir dönemdeysem aç sanıyorum kendimi. Halbuki sadece susuyorum. Bunu da gözden geçirebilirsiniz.


Son olarak da psikolojik açlık olabilir. Her gün belirli bir rutin oluştuysa beyin bunu sürdürmek istiyor, dolayısıyla acikiyorsunuz. Bu noktada biraz sabırlı olup yememek gerekiyor. Bazı kişilerde tatlı yeme istegi on planda oluyor, bazılarında tuzlu. Kiminin TV izlerken rutini var, kimisinin de kitap okurken. Ben mesela içki iciyorsam illa ki yanında kıtır bir şey arıyorum. Yemezsem olmuyor mu? Oluyor ama beyin otomatik olarak bunu istiyor ve tat almıyorum. Sizde de rutin oluştuğundan yemek istemeniz normal. Eğer kendinizi tutarsanız ve gün içinde dengeli beslenirseniz bir süre sonra o açlığın geçtiğini görebilirsiniz.

Yine de genel bir kan sayımı da yaptırabilirsiniz ama yukarıdaki nedenlerden biri olma ihtimali yüksek.
0
fraise
(01.10.23)
Öğle yemeğini akşam üstü yersem olmuyor pek.
Paikolojik nedeni birazcık duygusal açlık olabilir.
Ve alışkanlık.
Fizyolojik nedeni metabolizmanızla ilgili olabilir. Gün içindeki saatlerde ve ne yaptığınıza bağlı olarak hızı değişiyor. Bu da yeme isteği uyandırabilir.
Tatlı isteği asabiyet olur şekwrle ilişkilendiriliyor genelde.
Süzün birazcık tansiyonunuz düşüyordur ya da belki şekeriniz de oynuyordur.
Fraise +1 , dahiliye doktorauna gidip kan değerlerinize baktırabilirsiniz.
0
cccbehzatccc
(01.10.23)
3- bende de arada oluyor, daha çok keyifliyken
0
cccbehzatccc
(01.10.23)
Kahve oneririm
0
turkuaz
(02.10.23)
Aynı problemi salatalık yiyerek çözüyorum. Bazen sadece televizyon seyrederken can sıkıntısından, bazen açlıktan, acıkıyorsam kendimi açlıkla baş başa bırakmayıp 1-2 tane salatalık yiyorum. Bazen kahvaltılık sivri biber yiyorum. Muhteşem bir şey.
0
silverleaf
(02.10.23)
(6)

Spor salonu, duş, terleme

Lubb
Spor salonunda spor yaptıktan sonra duş alıyoruz ya; işte ben duştan sonra giyinip spor salonunu terk etme arasında çok terliyorum tekrar. Spor salonunu terden arınmış duş alıp kuru terl etmek isterken, duştan sonra giyinip toparlanırken havadan mıdır nedir vücudumla mı alakalı bilmem yine su içinde
Spor salonunda spor yaptıktan sonra duş alıyoruz ya; işte ben duştan sonra giyinip spor salonunu terk etme arasında çok terliyorum tekrar.

Spor salonunu terden arınmış duş alıp kuru terl etmek isterken, duştan sonra giyinip toparlanırken havadan mıdır nedir vücudumla mı alakalı bilmem yine su içinde kalıyorum. Kış olsa hastalığa davetiye.

Evet sayın gymsharklar;bu neden oluyor ?

Ne yapmak gerek? tavsiyeler?
0
Lubb
(01.10.23)
siz spor yapmayı durdursanız da vücut içeride çalışmaya devam ediyor çünkü. o yüzden sporu sonlandırır sonlandırmaz terleme bitmiyor. sanki aktivitye devam ediyor gibi vücut metabolizmayı çalıştırıyor.

spora başlamadan önceki ısınma gibi, egzersizle soğuma yapılabilir. ya da bir miktar bekleyip vücudun yeniden rölantiye geçmesi beklenebilir. sonra duşa girer kurulanırsanız tekrar terlemezsiniz.
0
kibritsuyu
(01.10.23)
@kibrit aslında soğuma falan da yapıyorum antrenman sonrası.

denemedim ama duşu soğuk alsam faydası olur mu sizce?
0
🌸Lubb
(01.10.23)
Bunun tek caresi evde dus almak. Bazi kisiler terlemeye daha meyillidir.Vucudunuzla inatlasmayin.Spordan sonra ustunuzu degistirin rahat rahat evde alin dusunuzu
0
turkuaz
(01.10.23)
spor bitince kurulanıp bir süre duş için bekleseniz?
Duş sonrası terlemeniz ne kadar devam ediyorsa, o sürede beklemelisiniz belki de.
Bu havalarda çarpılmayın
0
cccbehzatccc
(01.10.23)
Soğuk veya sıcak almanın terlemeye bir faydası olmuyor. İlk anda rahatlatıyor ama giyinince terleme devam ediyor.
0
kibritsuyu
(01.10.23)
Üstü değiş evde duş al +1
0
playing star again
(02.10.23)
(4)

Almanya'da banka hesabı

dusunemedim
Bloke hesabım var, o paranın her ay geleceği bir ciro hesaba ihtiyacım var.N26'yı duydum ama oturum kartı olmadan işlem yapmıyorlarmış.Vivid varmış, o nasıldır?Not: Önceki sorumu duyuru olarak göndermişim, onu sildim.
Bloke hesabım var, o paranın her ay geleceği bir ciro hesaba ihtiyacım var.

N26'yı duydum ama oturum kartı olmadan işlem yapmıyorlarmış.

Vivid varmış, o nasıldır?

Not: Önceki sorumu duyuru olarak göndermişim, onu sildim.
0
dusunemedim
(26.09.23)
Benim cevremde neredeyse herkes Sparkasse müsterisi. Duyuruda gecen iki bankayi da daha önce hic duymadim.
0
reactionic
(26.09.23)
N26 bizdeki enpara gibi, online bir banka. kullanan arkadaşlarım var, memnunlar.

vivid'i çevremde kullanan hiç duymadım.

klasik bir banka hesabı istiyorsan sparkasse. ciro hesabı açabiliyorsun. her yerde atm'si var. ama anmeldung gerekiyor.
0
sir gawain
(26.09.23)
ben ikisini de kullandım. hatta arkadaşlarıma da vivid hesabı açtırmıştım, ama şöyle bir şey oldu bende aradan 5-6 ay geçtikten sonra vivid hesabımı kapatacağını bir ay içinde paramı çekmemi söyledi. bende gerekçelerini sordum, benden bilgi istediklerini bunun sağlanmadığını söylediler, uygulama üzerinden istemişler ama bana öyle bir şey gelmemişti. daha sonra o bilgileri mail üzerinden sağlayınca hesap açık kaldı ama ben n26ya geçiş yaptım. Ama hala vivid kullanan arkadaşlarım var muhtemelen benim ki nadir görülen bir durum idi. n26 önceden istemiyordu oturum şimdi o yeni çıkmış sanırım. Tavsiyem Wise da açabilirsin hem TR para transferin kolaylaşır hem kart gönderiyorlar vs IBAN veriyorlar normal banka gibi kullanabiliyorsun.
0
glore
(05.10.23)
Revolut'u da arastirin derim
0
turkuaz
(05.10.23)
(7)

takintili ruh halimi duzeltmek

karaca2
Merhaba, is yerinde efendiligiyle nam salmis isinde gucunde biri var. Is disinda muhabbetimiz yok zaten cok kendi halinde, ekibindeki insanlarla da cok takilmiyor. Kadin olarak ilk adimi atmak gibi bir sey yapmak istemiyorum cunku geri teperse calisirken iletisim kurmaya cok utanirim. Benden hoslani
Merhaba, is yerinde efendiligiyle nam salmis isinde gucunde biri var. Is disinda muhabbetimiz yok zaten cok kendi halinde, ekibindeki insanlarla da cok takilmiyor. Kadin olarak ilk adimi atmak gibi bir sey yapmak istemiyorum cunku geri teperse calisirken iletisim kurmaya cok utanirim. Benden hoslanip hoslanmadigina iliskin bir emare olsaydi anlardim sanirim. Sorun su ki cocugu asiri takinti haline getirdim. Birlikte olsak ne guzel olurdu diyorum ve bu durumun gerceklesmemesine ciddi ciddi icerliyorum :( Ne zaman online oluyor, nerede yemek yicek gibi sacma salak seyler pesindeyim. Bu ruh halinden kurtulmak icin ne yapmaliyim :(
0
karaca2
(25.09.23)
dışarı çıkmayı teklif et gelirse devam gelmezse uzak durursun.
0
skr1292
(26.09.23)
konusacaksin, olumsuz olursa da hic konusmamis gibi yapip devam edeceksin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(26.09.23)
kahve içmeye davet edebilirsiniz bence.
0
drako
(26.09.23)
Bence uzak dur, hoşlansaydı belli ederdi. Ama şu yapılabilir, partneri var mı diye vs biraz muhabbet açmaya çalışıp hakkında bilgi toplayabilirsn. Belki konuştuğu biri vardır, o yüzden sağa sola pas vermiyodur. Öyle pat diye kahve içmeye çağırmazdm ben olsam.
0
turuncu tonlarda
(26.09.23)
çok efendiyse (bkz: badak) olabilir. çok somut bir ilk adım atmana gerek olmasa da biraz ittirmen gerebilir. ufak ufak bir iki muhabbet açmayı dene bence, akıyorsa ne ala, akmazsa da olmuyormuş der geçersin.
0
hrskrs
(26.09.23)
Kadin olarak ilk adimi atma +1
Ortak etkinlik kovala, ilk adimi attirmayi dene, olmuyorsa he is not that into you
0
WithWorth
(26.09.23)
Bahsedilen erkek profili genelde utangac olur.Bu iliskiyi istiyorsan ilk adimi atmak zorundasin.YOksa hic bir yere varmama ihtimali %100
0
turkuaz
(27.09.23)
(6)

Milli Maçları neden Sezon Başlayınca Yapıyorlar?

jihat
her sene aynı şey. sezon başlıyor, 4-5 maç yapılıyor ve hoop milli ara. Yok o Afrika'ya gitti yok o Güney Amerika'ya yok sakatlandı yok bilmem ne... Bu maçları sezon dışında bir zamanda oynamak mümkün değil mi? neden böyle yapıyorlar?
her sene aynı şey. sezon başlıyor, 4-5 maç yapılıyor ve hoop milli ara. Yok o Afrika'ya gitti yok o Güney Amerika'ya yok sakatlandı yok bilmem ne... Bu maçları sezon dışında bir zamanda oynamak mümkün değil mi? neden böyle yapıyorlar?
0
jihat
(20.09.23)
düz mantık düşünüyorum başka sebebi olabilir.

oyuncular yazın ve sezon öncesi formsuzlar. form kazanmaya yeni yeni başlıyorlar
oyuncuların tatili.
normal sezonda maçlar daha çok izlenir. en büyük gelir kaynağı izleyiciler.
0
patronaj1
(20.09.23)
Takvimde koyacak dogru duzgun yer yok
0
turkuaz
(20.09.23)
Afrika kupası geçtiğimiz yaz yapılacaktı fakat kötü hava koşulları nedeniyle ocak ayına ertelendi

Kupalara katılacak takımların elemeleri sezon içine yayılıyor
0
freebird5406_2
(20.09.23)
mümkün değil. iki yılda bir yaz ayları da dolu oluyor zaten ya dünya şampiyonası ya da kıta şampiyonalarından dolayı. oyuncuların koca senede sahadan tamamen uzak kalabildikleri 15-20 günlük süreç var. bu seviyede spor yapmak için de form tutman lazım, 10 gün topa değmedikten sonra sahaya çıkarsan cortlarsın. haliyle milli maçlar da oyunun parçası olduğu için sezon devam ederken oynanıyor.

kısacası "sezon dışı" diye bi şey yok sayılır.
0
mark greg sputnik
(20.09.23)
uefa takvimi böyle.

milli takım arası yapacaksın diyor uefa.

ligleri bu arada bitir diyor. Şu tarihe kadar şampiyonu belirle vs. düşündüğünüz gibi isteğe bağlı değil.

Federasyon kurallarınca hareket ediyorsunuz.

Uefa bir gün çıkıp ben ligleri mart'ta bitmiş istiyorum demedikçe de değişmez.

ayrıca ülke kollektif futbolları da gelişmez.
0
baldan kaymak
(20.09.23)
Çünkü milli maçlar da sezonun parçası. Milli maçlar külfet değil. Hemen hepsinin işlevi var. Bu çok laf edilen uluslar ligi mevzusu bile boşa hazırlık maçı düzenlenmesin, işlevsel olsun diye kondu. Çok nadir elemelerde fikstür gereği bay geçilen haftaya hazırlık maçı konuyor bizim sok Japonya maçı gibi. Onun nedeni de muhtemelen FIFA sıralamasının adil olması için.

Ben milli maçları, milli araları normal liglerden daha çok seven biriyim. Milli maçları böyle dandik bir olay gibi sezon arasında hadi çıkın oynayın şeklinde ayarlasalar hoşuma gitmez. Sakatlık sporun doğasında olan bir şey yapacak bi şey yok. Senin oyuncun milli maçta sakatlanabilir de, çok iyi performans gösterip değerini de artırabilir bunlar hep ihtimal.

Afrika uluslar kupası da iklim gereği yazın zor oluyor diye genelde kışın oynatılıyor. İki hafta sürüyor zaten ona da yapacak bi şey yok ki Beşiktaşlıyım ben yani bu sezon takımın yarısı gidecek neredeyse
0
nundu
(20.09.23)
(5)

Üsküp 3000TL gidiş dönüş uçak biletine değer mi? 2024 Nisan başı

winston insani
Merhabalar2024 Nisan başı gibi üsküp'e 3000TL'ye gidiş dönüş bileti buldum, değer mi sizce gidip görmeye?Baktım o tarihlerde ortalama 16C derece fln oluyormuş ama, gidip gezmeye değer mi sizce?Teşekkürler.EDIT: Biletler alındı.
Merhabalar

2024 Nisan başı gibi üsküp'e 3000TL'ye gidiş dönüş bileti buldum, değer mi sizce gidip görmeye?

Baktım o tarihlerde ortalama 16C derece fln oluyormuş ama, gidip gezmeye değer mi sizce?

Teşekkürler.

EDIT: Biletler alındı.
0
winston insani
(19.09.23)
Gayet sudan ucuzmuş. Bence gidilir ya Nisanda, ekipman (bot, sıkı bir mont vs) tam olduktan sonra gezilir
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(20.09.23)
birde 6 taksit yaptırırsanız tadından yenmez
0
alp9900
(20.09.23)
Beklentiyi çok yükseltmezseniz gayet keyif alınacak bir şehir. Ayrıca 3000 lira şu piyasada sudan ucuz. Otobüsle izmir eskişehir gidiş dönüşe 1000 lira verdim bu hafta yani düşününce :')

Üsküpte bir günü Matka Kanyonu'na ayırabilirsiniz, baharda güzel olur gibi. Onun dışında gitmedim ama Manastır (Bitola) ve Kalkandelen (Tetovo) gibi Osmanlı şehirlerine bakılabilir, ülke küçük zaten çok uzak değildir ikisi de.
0
nundu
(20.09.23)
Daha once gitmediyseniz yeme icme icin bile gidilir. Dunyada en guzel borek yiyebileceginiz yerlerden biri.Sadece borek de degil.Arastirirsiniz.
0
turkuaz
(20.09.23)
turkuaz'a ek olarak köftesi de diyorum.
0
d max
(20.09.23)
(8)

turk kulturunu bilen ve almanya'da yasan birine turkiye'den ne goturulur?

Sour
merhaba, almanya'da yasayan arkadasima turkiye'den ne gotursem farkli olarak? almanya'yi belirtmemin nedeni her yerin turk marketi, turk restorani vs. kaynamasi. dolayisiyla orada ne bulunmaz bilmiyorum. yiyecek tarzi bir sey olabilir ama her sey var midir orada. olsa bile kaliteli bulunmayabilir di
merhaba, almanya'da yasayan arkadasima turkiye'den ne gotursem farkli olarak? almanya'yi belirtmemin nedeni her yerin turk marketi, turk restorani vs. kaynamasi. dolayisiyla orada ne bulunmaz bilmiyorum. yiyecek tarzi bir sey olabilir ama her sey var midir orada. olsa bile kaliteli bulunmayabilir diye dusunuyorum. sizin tavsiyeniz olur mu?
0
Sour
(14.09.23)
bence kaliteli antep fistigi her yerde cok sukse yapiyor, sevmeyen yok. sirf "farkli" olsun diye garip bir sey goturursen yenmez/kullanilmaz cope gider.
0
hot potato
(14.09.23)
Acilin, ALmanyada yasayan biri olarak bana ne getirilse mutlu olurdum acikliyorum

- Kaliteli peynir, Findik, cevizli sucuk ( tatli olan), antep fistigi,ceviz
0
turkuaz
(14.09.23)
@turkuaz cevizli sucuk yok mu orada? ceviz, findik vs. vardir ama kaliteli yoktur sanirim?
0
🌸Sour
(14.09.23)
ayhan sicimoğlu zeytinyağı
0
abi bi dizi buldum on numara
(15.09.23)
Zeytinyağı +1 ayrıca antepfistiginin alasını bulur Almanyada
0
primetime
(15.09.23)
ben de katiliyim muhabbbete...

geleneksel giyim olarak ne olabilir?
0
mor.inek
(15.09.23)
simdi internetten baktim da neredeyse hicbir sey sokamiyoruz almanya'ya. sut urunleri dahil.
0
🌸Sour
(16.09.23)
Sour, kaliteli cevizli sucuk yok Almanyada.Ayni sekilde kaliteli ceviz findik de bulmak zor.Bu arada ekleyeyim sut urunlerini Almanyaya sokmak yasak.ben genelde o riske giriyorum :)
0
turkuaz
(17.09.23)
(5)

yatirim/birikim sorusu

pasaklıpepee
yurtdisinda yasayan biri normal kenara attigi para haricinde her ay 100 - 200 eur gibi bir parayi tlye cevirip, borsaya koysa mantikli olur mu ya da aptalca mi olur sizce? alim satim icin degil, hisseler uzun vadeli duracak. sonucta duz eur olarak birikmesi de bir yere kadar fayda sagliyor.
yurtdisinda yasayan biri normal kenara attigi para haricinde her ay 100 - 200 eur gibi bir parayi tlye cevirip, borsaya koysa mantikli olur mu ya da aptalca mi olur sizce?

alim satim icin degil, hisseler uzun vadeli duracak. sonucta duz eur olarak birikmesi de bir yere kadar fayda sagliyor.
0
pasaklıpepee
(14.09.23)
aktif yatırım yapmak en mantıklısı bana göre yani herhangi bir yatırım aracını ucuzken toplayıp pik yaptığında satıp sonrasında ucuz kalmış diğer yatırım araçlarına geçiş yapmak ve türk borsasını dolar bazında bakmanız lazım tl bazında bakarsanız yanılırsınız.
0
Rao
(14.09.23)
Yasadigin yerin ekonomisi ve finans sistemi hakkinda bilgi edinsen genel olarak senin acindan iyi olur kisa ve uzun vadede. Yani dunyada 100+ ulke arasindan (cogu daha gelismis ve verimli) neden Turkiye'yi secer bir insan tum yatirimini yapmak icin? Buna cevap verebiliyorsan sorun yok.
0
hot potato
(14.09.23)
yasadiginiz yerde de yatirim hesabi acabilirsiniz.Benim hem TR'de hem yurtdisinda yatirim hesabim var
0
turkuaz
(14.09.23)
TL'ye çevirmesi hata olur. EUR olarak emlak fonu biriktirmesi en güzeli.
0
alfired
(14.09.23)
denildigi gibi turk borsasina ve yatirim araclarina doviz uzerinden bakmaniz gerekiyor. mesela son donemlerde cok goruyorum, borsa su kadar artti, gectigimiz iki yilda su yatirim fonu %200 getirdi filan diye. fakat tl'nin degeri dusuyor, yani dolar bazindaki getiri oyle sandiginiz gibi degil. karsilastirmalar genelde yuzde uzerinden yapiliyor duz mantikla.
0
Sour
(14.09.23)
(8)

Önce kirip sonra özür dileyen yeni sevgili

polopan
Son 4-5 haftadir görüstügüm kiz her sey normal ve güzel giderken olmayacak bir seyden dolayi maraza cikartip telefonda "bana saygisizca davraniyorsun, kendimi kullaniliyormus gibi hissediyorum" tarzi kirici seyler söyledi. Ben sükunetimi koruyup seni anliyorum deyip konusmayi sonlandirdim. Biraz yen
Son 4-5 haftadir görüstügüm kiz her sey normal ve güzel giderken olmayacak bir seyden dolayi maraza cikartip telefonda "bana saygisizca davraniyorsun, kendimi kullaniliyormus gibi hissediyorum" tarzi kirici seyler söyledi. Ben sükunetimi koruyup seni anliyorum deyip konusmayi sonlandirdim. Biraz yeni iliski anksiyetesi belirtileri gösteriyordu zaten, bir seylerden tetiklendigini düsündüm ve uzatmadim. Bugün uzunca bir sesli mesaj gönderip özür diledi, asiri reaksiyon verdim, büyütülecek bir sey degildi cok üzgünüm, buzlari eritip kaldigi yerden devam etme fikrine acik misin dedi. Ben duygusal ve hassas bir insanim böyle inislerim cikislarim olabiliyor dedi. Daha önceki görüsmelerimizde de arada bir duygularinda cabuk yükselisler ve düsüsler yasadigini söylemisti. Bazen hizli reaksiyon veriyorum, olgunlasmamis insan davranisi gösteriyorum, sonradan düsününce farkina variyorum demisti. Kenara not alip devam etmistim, simdi uygulamali görmüs oldum.

Acikcasi bu sikintisiyla aktif olarak basa cikmaya calismadikca kendisiyle saglikli bir iliski kurulabilecegi konusunda pek bir umudum yok. Öte yandan kendini taniyip anlamaya calismasi, bazi seyler karsisinda olgun davranamadigini acikca paylasmasi, özür dileyip telafi etmeye calismasini da görmezden gelmiyorum. Iyi bir terapistten yardim almasi gerekir gibi hissediyorum ama ben psikolog degilim, üstten bakarak konusmak ve teshiste bulunmak istemiyorum. Sadece kendim uzun süre terapi almis biriyim, kendisinin hic terapi deneyimi yok söyledigi kadariyla. Yaslarimiz da az degil, 30 üstüyüz ikimiz de.

Bu tarz bir durumda nasil davranmak gerekir?

Edit: Araya bir kac ekstra detay ekledim.
0
polopan
(11.09.23)
bir defa şans tanınabilir diye düşünüyorum. esas bundan sonraki davranışları önemli zaten. istikrarsız bir insansa sağlıklı bir ilişki kurulamaz evet. "normalde" 30 yaşını geçmiş bir insan böyle hataları bir ilişkinin toplam süresi boyunca 1 ya da 2 kez yapar. O hakkını başta kullanmış olsun.
0
sanguine
(11.09.23)
Kişisel olarak hatasız ve mükemmel olduğunuzu düşünüyorsanız, hanımefendi hayatınız boyunca aradığınız partner değilse, aşık olmadıysanız, hayal kurmuyor, heves dolmuyorsanız, uğraşması zor bir durum olacaktır. Otomatik tepkiler (eylem ve söz) çocuklukta kazanılmış şeyler oluyor genelde, psikolojiye merakınız yoksa, destek olmak sizin için yük ise vedalaşın derim. Profesyonel destek de alsa süreci tek kişilik olmayacaktır, tüm farkındalıklarının suçlamasını en yakınındaki kişiye yapar insanlar kendini keşfetme ve baştan sevme aşamasında. Buna alanı olmayan veya bu alanı yaratacak tecrübesi olmayan birisi için zor bir deneyim olacaktır.
0
hasmetizm
(12.09.23)
Ingilizce cok guzel bir ayrim var, emotional vs sensitive. Ikisi ayni sey degil. Hepimiz hassas olabiliriz ancak duygusal olgunluk verdigimiz tepki ile ve nasil bas ettigimiz ile ilgilidir. Bunun yaninda sizin de tetiklendiginiz durumlar vardir ve baskalarina gore gereksiz ya da fazla olabilecek tepkileriniz olabilir. Ikili duygusal iliskiler genellikle yaralarimizla en cok sinandigimiz iliskiler oluyor, bag kurma ihtiyacimiz, kendimize dair inanclarimiz vs hepsi gun yuzune cikiyor. 4-5hafta karar vermek icin, bence, yeterli bir sure degil, konusa konusa devam etmeyi tercih ederdim. Bunun yaninda hem onun hem sizin tarafinizdan boyle olaylar yasanmasi gayet normal, hepimiz koca bir gecmisle, sorunlarla doluyuz, kimse copsuz uzum degil. Kim icin caba gostermeye, sabirli olmaya deger, kim sizin icin bunu dusunecek, bunlari zaman gosteriyor.
0
kassiopeia
(12.09.23)
Sizin için overanalyze modumu serbest bırakayım iki dakka :D

Senaryo 1- Alındığı durum gerçekten kendi açısından ya da genel görüşe göre haklı görülebilecek bir sebepti ancak çeşitli nedenlerden (yaş, kaybetme korkusu, hatalı bağlanma biçimi vs.) geri adım atıp kafasında sizin ilişkiyi bitirme ihtimalinizin korkusundan kendini kurtardı. Bu çok kötü bir durum, tehlike çanları çalıyor.

Senaryo 2- Alınma sebebi kendi açısından haklı olmasına rağmen sizin kendisini yeterince tanımadığınızı kabul ederek size ılımlı yaklaşma yolunu seçti. Bu anlaşılır bir şey, ancak konuyu sohbet havasında ele alıp açıklaması iyi olurdu.

Senaryo 3- Alınma sebebinin haksız olduğuna inandığı için özür dileyip konuyu tatlıya bağlamak istedi, bu olumlu ama dengesiz bir durum. Gelecekte bunun tekrarı muhtemelen olacaktır.

Senaryo 4- Alınma sebebi genel kabule göre haksız görülebilecek bir durum ve kendisi de aslında böyle düşünüyor ama karakter yapısı haksız olduğunu düşünmesine engel oluyor ve konuyu kapatmak istiyor, bu durumda büyük ihtimalle sizi alıştıra alıştıra duruma adapte etmeye çalışacaktır bilinçli ya da bilinçsiz şekilde.

Senaryo 5- Başka ufak nedenler vardı, bunları sizle konuşmadı zaten alınmış haldeyken üstüne bir şey daha olunca fazla tepki verdi ve verdiği tepkinin o olay bazında abartılı kaçtığı belliydi o da tatlıya bağlamak istedi. Her insan saçmalayabilir, bu tatlıya bağlama tavrı gelecekte alacağı tavra göre olumlu ya da olumsuz olabilir.

Velhasıl: Ortada belli ki konuşulmayan bir şey var. Bu şey büyümeden konuşsanız iyi olur. "Arada böyle olabilir" demek bunun altında bir sebep yatmadığı anlamına gelmiyor. Neden arada böyle olabildiğini, hangi korkusunun bunu tetiklediğini, o an ne hissederek böyle yaptığını konuşup anlamaya çalışın. Eğer ilişkide gelecek görüyorsanız sert yapmak yerine bu korkusunun endişesinin yersiz olduğunu telkin ederek ilerleyin. Bunun için psikolog olmak gerekmiyor aslında, bu da temel insani bir yaklaşım. Şu zamanda sorunsuz insanı kim görmüş ki siz bulasınız :D
0
akhenaten
(12.09.23)
4 / 5 hafta içinde henüz yeni tanışıyorsunuz. Arıza (!) çıkardıktan sonra üzerine düşünen, yazmak yerine de sesiyle (tonlama) sizden özür dileyen ve bu esnada da hatasını kabul eden birisi candır bana kalırsa. İyi anlaştığınız, heyecanlandığınız birisini bulmak kolay değil ki hemen atalım, yerine yenisi gelsin...
0
charbiel
(12.09.23)
Gercegi soylemek gerekirse bu sekilde toksik cevap veren kisiler sonradan duzelmiyor.Iliski gelecege evrilirse muhtemelen 15 sene sonra da bir seylere bozulup surat asan bir karakterle birlikte olacaksin.
0
turkuaz
(12.09.23)
Yaşlarınız kaç olursa olsun; şimdiye kadar ilişki içerisinde bulunduğunuz bireyler ki; aileler dahil, bazen olaylar karşısında alınan aksiyonlarda belirleyici olabiliyor. İlişkilerin başlarındaki heyecan yerini rutinlere bırakmaya başladığında ezber tepkiler de ortaya çıkıyor. İlişkiyi yaşadığınız kişiyle de buraya içinizi döktüğünüz gibi konuşursanız, birbirinizin ihtiyaçlarını daha bet duyar ve karşılamaya hevesinizin olup olmadığını anlayabilirsiniz. "Her türlü konforsuz duygunun temelinde, karşılanmamış ihtiyaç vardır." der Marshall Rosenberg. "Olmayacak bir şeyden dolayı mazara çıkarttı" olarak yorumladığınız şey, onun için karşılanmamış bir ihtiyacının sonucunda ortaya çıkan duygu ve beden dili olarak size yansıdı. Bu olayı sizin "kırıcı" olarak adlandırmanız da sizin karşılanmamış bir ihtiyacınız ve sonrasında yaşadığınız duygudur. Düşünceleri duygulardan ayırmak, kendini ifade edebilmek, o an kişide ve karşısındakinin iç dünyasında ve bedeninde neler olup bittiğini daha iyi anlamak için kullanılan çok sade ve etkili bir iletişim metodu var. Bazen terapiye gerek kalmıyorx bazen de terapi alabilmek için ilk adım olabiliyor. İlginizi çektiyse Şiddetsiz İletişim'i araştırabilirsiniz.
0
from where i ride
(12.09.23)
uzak dur. yol ver gitsin.
0
ayseee
(12.09.23)
(6)

Çalışma hayatı ve spor

Lubb
Haftaiçi 9-6 iş durumunda düzenli sporu haftaya nasıl entegre edebilirim? *Özellikle yemek yapma,yeme, sindirme, açlık tokluk, saat konularını da düşünürsek.*A) İş çıkışı yemek yemeden spor mu? -- (salon doluluk oranı yüksek tabii o saatler. o kötü)B)İş çıkışı ev yemek yapma yeme 2 saat bekleme sonr
Haftaiçi 9-6 iş durumunda düzenli sporu haftaya nasıl entegre edebilirim?

*Özellikle yemek yapma,yeme, sindirme, açlık tokluk, saat konularını da düşünürsek.*

A) İş çıkışı yemek yemeden spor mu? -- (salon doluluk oranı yüksek tabii o saatler. o kötü)

B)İş çıkışı ev yemek yapma yeme 2 saat bekleme sonra spora gitme -- (resmen uyumadan önce spor yapmak gibi bir şey oluyor bu da)

C)İş öncesi sabahtan yapıp olayı bitirme -- (zen modu bu çok zor tabi)


Spordan kasıt: çeşitli cardio disiplinleri ve ağırlık (başlangıç seviye)


Bonus soru: başlangıçta kaç gün gitmek iyidir haftada?
0
Lubb
(07.09.23)
A ya da c.
A olursa spordan önce bir şeyler atistirabilirsiniz. Yemek gibi yemek yemediginiz sürece sorun olmaz.

B işlemiyor. Yemek yedikten sonra uyku geliyor falan filan.
0
logisticsmanager
(07.09.23)
Gereksiz hesaplar yapıyorsun düşüneceğin en son şey bunlar. Öncelikle süper bi bilgi vereyim antrenmanda kullandığımız kas karbonhidratları bir gün önceki gün yediğimiz yemeklerden gelir, bu bilgi çepte. Akşam iş çıkışı antrenmana gideceksin, antrenmana gidene kadar kahvaltı yaptın öğle yemeği yedin arada bir şeyler atıştırdın, o da kan şekerini dengeleyip antrenman psikolojini düzenledi, bu bilgi de cepte. Akşam antrenmana gidip antrenmanı yaptın 1 saat, eve geldin yemeğini yaptın ya da haftalık olarak hazırlayıp böldüğün yemeği yedin, yemek yemenin saati önemli değil ister akşam dokuzda ye ister gece birde hepsi olur, ben 2-3 sene gece 1 gibi yedim, yediğin yemekle uyku saati arasına 1 saat koy yeter. Neyse, yemeğini yedin, yani ertesi günkü antrenmanın enerjini yükledin o da tamam, bitti gitti işte.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.09.23)
b yi yapıyorum 2 senedir.

7 de evdeyim 8 gibi yemeği yiyorum 9.30 spor 11.30 dönüş duş derken 00.00 uyku 07.45 uyanış.

hayat dersen işte..
0
garavel
(07.09.23)
Eger bu spor isini kisa vadeli olarak gormuyorsan A. C herkese uymaz, cok saglam bir disiplin ister.Cok zordur
0
turkuaz
(07.09.23)
salon 6'da açılıyorsa 5'te kalk. ama bunun için de akşam 9'da yatman gerek. bir de ev-salon-ev-ofis-ev yolculukları olacak her gün.

çok zor bir durum be düşman başına...

bu arada pazartesi-çarşamba-cumartesi-pazar giderdim ben olsam. haftada dört gün hakkını verirsen yeterli ve bu planda iki ofis günü telef oluyorsun sadece.
0
alperz
(08.09.23)
Ben ilk başladığımda haftada 3 spor yapıyordum. 2 sefer iş çıkışı, 1 sefer de haftasonu bir gün.

İş çıkışı spora geçmek en mantıklısı ancak aç karnına spora geçilmez. Örneğin 19:00 da başlıyorsan 17:30-18:00 civarı mutlaka birşeyler yemiş ol. Bu yemek yoğun karbonhidrat, yağ içermemeli; şekerli ürünler de tüketme. Pratik olsun diye diyorum; dardanelin ton balıklı-mısırlı-enginarlı ürünleri var onlardan tüketebilirsin. Biz ofisin yan tarafında bazen de uygun fiyatlı tavuk-pilav yapardık.

B seçeneği olabilir ancak yemeğini önceden yapmış olursan. Bir de ev-iş-spor salonu nasıl bir mesafe aralığında onu bilemiyoruz. İş çıkışı 1 saatte eve mi geçiyorsun, evden çalışıyorsun ve spor salonun çok yakında mı (benim 1 sene boyunca öyleydi)

C seçeneğini yapan arkadaşım var. Tabi yapması zor, erken kalkmakla ilgili sorunun olması lazım. Yine de yapılabilir.


Bence en makulu revize ettiğim şekilde A seçeneği.

Başlangıçta haftada 3 gün bence makul. 1 seansı haftasonuna alırsın üstteki sorunların hiçbiri olmaz. Baktın haftaiçi çok sıkıntı oluyor, haftasonu 2 kez spor yaparsın
0
Lethe
(08.09.23)
(16)

Avrupa'da kalifiye olarak çalışmak saçma mı?

hold the door
Bir akrabam bilgisayar mühendisi, 5 sene tecrübeli, odtü mezunu, 2-3 sene savunma sanayide çalışmış geçen sene de almanya'ya gitmiş net maaşı 3500 euroymuş. Eleman burada da 7x asgari ücret alıyormuş (savunma sanayi değil) zaten. Böyle birinin avrupa'ya gitmesi saçma değil mi? Kendisi ile çok konuşm
Bir akrabam bilgisayar mühendisi, 5 sene tecrübeli, odtü mezunu, 2-3 sene savunma sanayide çalışmış geçen sene de almanya'ya gitmiş net maaşı 3500 euroymuş. Eleman burada da 7x asgari ücret alıyormuş (savunma sanayi değil) zaten. Böyle birinin avrupa'ya gitmesi saçma değil mi? Kendisi ile çok konuşmadım babası çok memnun değil diyordu.

Ben de aynı ayar bir okulda bilgisayar mühendisliği okuyorum, bizim okuldan 2014'te mezun biriyle konuştum, top 20'de bir yerde master yapmış, new york'ta adı bilindik bir yerde senior machine learning engineer. 400 bin dolar brüt maaş alıyor. Yani iki profil arasında uçuk farklar yok ama kazançları uçuk.

İsviçre ve abd'de bu tarz maaşlar olabiliyormuş sadece. avrupa'daki faang'ta bile maaşlar aman aman iyi değilmiş.

Ben abd veya isviçre'ye gitmek istiyorum ama orada da çalışmak çok zormuş. Burada abd'de çalışan mühendisler var. Nasıl yapabiliriz o işi?

master yapmak paralıymış ona o kadar para bulamam. phd'yi de kafa kaldırmaz. Ama master yapmayı spesifikleşmek adına kendi okulumda olsa düşünüyorum. veya almanya'nın önde gelen üniversitelerinden birinde yapsam abd veya isviçre'ye geçebilir miyim?

not: hazırlığı geçemedin ne abd'si demeyin lütfen, bugün ielts itirazım olumlu sonuçlandı bölüme geçiyorum. bi dal h.o alırım :)
0
hold the door
(07.09.23)
Naçizane önerim herkesin hikayesi ve şansı farklı. İngiltere haricinde kıta Avrupasında sosyal devlet anlayışı insanın yaşam kalitesini yükseltir. Bunu ABD'de bulamazsınız. Öte yandan Avrupa size diline hakim olsanız da yabancı olduğunuzu hissettirir, ABD'de herkes göçmen. Siz önünüze bakın, okulunuzu iyi notlarla bitirin, yabancı dilinizi geliştirin, mümkünse bir sene yurtdışında okuyun ondan sonra gelecek tekliflere göre karar verirsiniz.
0
SiyamkedisiZorro
(07.09.23)
Avrupa'da faang'da calisiyorum, dediginiz seyler tek kriteriniz maas ise gecerli. Buradan ABD'ye giden bazi tanidiklarim maaslari artmis olsa da geri donmeyi dusunuyorlar, calisma sartlari ABD'de cok farkli. Zaten o parayi vermeseler calistiracak insan bulamazlar, imkani olan herkes Avrupa'ya gelir. Ozetle parayla huzur satin alamazsiniz :)

Bu arada Isvicre ozelinde, orada calisan arkadaslarimdan bildigim yurt disi tatili bile luks diyorlar cunku giderler cok fazla. Cilginca para kazaniyorlar ama ayni sekilde harciyorlar da.

Sirf para kazanma odakliysaniz Singapur ve Dubai'ye de bakabilirsiniz, 5-10 sene calisip para biriktirip sonra Avrupa'ya gecip ev alan insanlar cok o sekilde.
0
sertac akin
(07.09.23)
Bu kulaktan dolma bilgilerle hareket etmemek gerek. İsviçre için Türkiye'den başvuru yapan birinin işe alınma ihtimali çok çok düşük mesela. Çünkü ülkede 'işe başvuru yapanlardan önce isviçre vatandaşları, sonra avrupa birliği vatandaşları ve isviçre'de ikamet eden avrupa birliği vatandaşları, sonra isviçre'de ikamet eden üçüncü ülkelerin vatandaşları en son üçüncü ülkelerden başvuruları yapan kişilerin işe alınabilmesi' mümkün. Siz Türkiye'den başvuru yapan biri olarak en son gruptasınız, şirketin kanıtlarla sizden başka aynı işi yapabilecek başka kimse olmadığını açıklaması gerek. haliyle bu ihtimal de çok düşük oluyor.

Türkiye'den isviçre'ye çalışmaya gidenlerin geneli ya gerçekten çok top grupta olan, özel işler yapan insanlar ya da şirket içi transferle geçiş yapmış kişiler. Bunun için de belirli bir şirkete girmiş olmanız, kendinizi kanıtlamış olmanız ve o şirketin isviçre ofisinin olması gerekiyor mesela.

Ayrıca her ülkenin alım gücü, insanların hayattan beklentileri vs çok farklı. İyi ölçüp tartmak gerek. Hollanda bence Türkiye'den giden biri için daha avantajlı şu sıralar.

Yine isviçre için alım gücü oldukça yüksek ama giderler de fazla. Yurtdışı tatili lüks olması pek inandırıcı gelmedi bana zira garson olarak çalışanlar bile senede bir de olsa yurtdışı tatili yabailiyor ama pahalı mı? evet çok pahali bir ülke. Gelir de ona eşit seviyede.
0
fraise
(07.09.23)
kuzey amerika'da denk getirirsen $400k seviyesi hayal degil, oyle ucup kacan bir cv'ye de ihtiyacin yok. o seviyede kazanan birkac arkadasim var, master falan da yok elemanlarda. dikkat edilmesi gereken ortada bir bit yenigi olmamasi. bazi yerlerde fazla para vermelerinin nedeni seni o sehre cekmek cunku etrafta bisey yok..

avrupa'da bildigim kadariyla $400k seviyesi maaslar pek mumkun degil. isvicre'de zaten kolay kolay calisma izni vermiyor.

yurtdisinda yasayan biri olarak 3500 avro/ 7k asgari maas versusunu ben hala TR alir diyorum cunku 3500 avro dise dokunur bir para degil. yurtdisina cikacaksan parasal olarak rahat olman lazim. o da benim icin ayda net $10k seviyesinden basliyor.
0
cooperr
(07.09.23)
tek amaç para ise tabii ki abd, dubai, singapur filan daha çok para veren yerler. ama almanya'daki iş yaşam dengesini ve huzuru yakalamak zor olabilir.
0
king lizard
(07.09.23)
abd'ye gitmek kolay degil. ya ofis ici transfer yaparsin, ya da okul icin gelirsin. baska yolu yok. oyle abd'deki islere basvurup is teklifi almak gibi bir olay yok.

ayrica arada ucurum var. abd istedigi kadar cok calistirsin, 2 kati mi calistiriyor? hayir, ama maaslar en az 2 kati ve sektorune gore 4-5 katina kadar cikabiliyor.

almanya'daki master'in abd'ye bir faydasi olmaz. abd'de yapman lazim cunku calisma izni ile geliyor ogrenci vizesi, ancak oyle ise alirlar.
0
antikadimag
(07.09.23)
3500 aylik/net alaninda uzman, savunma sanayi tecrubesi olan bir bilgisayar muhendisi icin az. bundan 10 sene once iyi bir maasti, ama su anda "high qualified" diye tanimlanabilecek biri icin az. ayrica soz konusu kisi bekar ise maasi evlilere gore daha az olacaktir, vergi kesintisi nedeniyle.

bu maaslara calisanlar yok mu? elbette var. cunku bu kisilerin amaci kalici oturum veya vatandaslik alincaya kadar idare etmek olabilir. bunlari aldiginda daha guclu maas pazarligina oturabilir.

ya da bazilari is-yasam dengesi icin almanyayi tercih ediyor olabilir, ornegin 30 is gunu senelik izin gayet iyi bir imkan olabilir.

evli ve cocuklu olanlarda cocuklarinin gelecegi, ucretsiz egitim, cocuklari icin alman vatandasligi bir hedef olabilir.

abd ozellikle yazilimcilar icin cok daha iyi imkanlar sunuyor, ama herkes yeni ulke,tekrardan calisma izni prosedurleri gibi konulara o an hazir olmayabiliyor. ya da evli ve cocuklu olanlar icin maasin yaninda isten kuvulmamma guvencesi on planda olabiliyor.

ayrica abd icin 400 bin yillik/brut maas herkes almiyor, bu ortalama ustu bir maas. ayni sekilde almanya icin 3500 aylik/net maas da herkes almiyor, bu ortalama alti bir maas bu nitelikte biri icin. o nedenle iki ornekten, bir ortalama ustu maas ile bir ortalama arti maas uzerinden genelleme yapmak biraz yaniltabilir.
0
emrahday
(07.09.23)
AB'de (ab dedim ama almanya) ulaşacağın max maaş 90K ondan sonrası daha yüksek pozisyonlar ancak bu pozisyonlara çalıştım geldim olmuyor kolay değil. Gidebiliyosan amerikaya gidiceksin tutunacaksın para orda. 34 te geldik buraya artık yarı enerji kalmış bize abd gelmez. Sakin sıkıcı hayat, araçla bütün avrupa geziliyor, şarap peynir italya ispanya, Amerika başka bir dünya, ne güzel kafiyeli yazdım sana
0
abi bi dizi buldum on numara
(07.09.23)
ben özellikle doktorlarin almanya tercihini sacma buluyorum.
3000-3500 doktora ögrencisi maasi. alim gücü yüksek oldugu icin yetiyor ama iyi bir para degil.
iki ülke arasinda farklar var, bana göre amerika is odakli ama almanya'da insanlar hayat odakli.
0
Coma
(07.09.23)
ABD de hem gelir vergisi hem de ürünlerde vergi var. Millet öğle arası yapmadan çalışıyor. Yemek molası yok. Frozen food tan obezite oranı %40 Lara yakın. Ortam fazlasıyla hardcore.
0
roe
(07.09.23)
daha bölüme başlamamışsın bu kafa ösym kafası açıkcası. abd mi avrupa mı da açıkcası sadece maaşa bakarak değerlendiremezsin. tercihlerde sadece buna bakarsan büyük oranda mutsuz olursun. örneğin odtü'den mezun olup kendine kıyas olarak asgari ücretten ne kadar kazanıyorum diyen birinin vizyonu yoktur.

bence okul sürecince yurtdışı tecrübesi edinmeye çalış. yolunu daha kolay bulursun.
0
blackkmamba
(07.09.23)
Dünyadaki en saçma şey kaç asgarî ücret aldığını hesaplamaktir. Bunu trilyon kere söyledim sözlükte. Paranin değerini kaç asgarî ücret olduğu ile hesaplayamazsin.
Senin mantığına göre 3 asgari ücret 2 asgarî ücreti geçmeli ama geçmiyor iste. Bunu da Avrupa'da yasamayan uzaktan bilemez çünkü sığ bakış açıları.

Arkadaşın az alıyor. 5 sene denetimli adam hele almanya gibi maaslari Fransa'dan fazla olan ülkede benle aynı parayı alıyor ki ben yazılımcı değilim. Tabiki düşük maaş alıyor.

Bu arada Avrupa'da yaşamanın tek olayi para değil. Bunu da bakış açısı sadece para olan birine anlatmak zor maalesef. Eğer bakış aciniz paraysa dubai, singapur, abd iyi seçenekler. Denildiği gibi İşvicre almaz.

Bu arada 400 bin dolar adamin cvsi ile bahsettiğin kisinin cvsi hic de aynı durmuyor. Biri 9 yildir mezun tahminen o kadar deneyimi var ve top 20 master demissin. Diğeri 5 yıl deneyimli. Nasıl aynı cv?

Bu arada Türkiye'de 7 asgari üstü alan arkadaşım var ama Avrupa'ya gidecek çünkü ülkeden bıkmış halde. Biz de benzer sebeplerden gittik. Yani giden insanlarin tek olayi para değil.
7 asgari ücret sana türk halkindan, siyasetinden fanus içinde uzaklaşmak için yeterli değil.
Hatta ben sunu diyeyim; bugün ortalama gelirim 3500, Türkiye'ye 6-7bin eurodan aşağı gelmem, onda bile 2 sene falan anca gelirim. Bana ve benim gibi insanlara asıl Türkiye'ye gelmek için iki katı falan para ödenmesi lazım ki orayı çekelim.

Neyse daha mezun olmana var, milyon tane fikrin olur. Benim arkadaş singapur'da falan çalışmıştı hatta is öğrenmek için.
0
logisticsmanager
(07.09.23)
bence gayet güzel soru sormuş arkadaş yaşına göre, güzel de cevaplar gelmiş.

"olay sadece para değile" farklı bir açısı daha ekleyeyim;
türkiyede dahi örneğin 10 asgari ücret yerine 6-7 asgari ücret alayım ama sorumluluğum, mesai saatlerim daha az, kafam rahat olsun diyebilirsin. diyen insanlar var.

şahsen çalıştığım şirkette yönetici olmak istemeyen profesyonelleri biliyorum, yönetici olsa %30 daha fazla olacak ama stresi belki x2.
kısaca her şey daha fazla kazanmak değil.
0
nuisance
(07.09.23)
Almanya'da bir ABD sirketinde calisiyorum.En buyuk korkum ABD'ye merkez ofise cagirmalari. Her seyden once ABD'de maaslar daha yuksek dogru.Universiteden yeni mezun, yazilimci ve competitive bir karakter icin ABD dogru adrestir katilirim.Hele de FAANG'da isbasi yapabiliyorsa kariyer ve para anlaminda onu Avrupa'ya gore cok daha aciktir.Maaslar esdeger pozisyonlarda X2-X3 olabilir o da dogrudur ama belli bir yastan sonra- ki 35-40 'li yaslardan bahsediyorum Avrupa'nin baska guzel oncelikleri oluyor bunlari birakmak istemiyorsunuz.Anlatmasi zor ama Avrupa yasamak icin daha keyifli bir yer.Almanya'da yasayan biri icin tum Avrupa elinin altinda ama ABD in the middle of nowhere gibi hissettiriyor bana.Sanki dislileri calisip sizi ezecek gibi geliyor.

Avrupa : Daha keyifli yasam, is &ozel hayat dengesi,Cocuklar icin okul olanaklari, Arkadas cevresinden kopmama yada daha az kopma, Yerel halkin daha soguk olmasi ama buna ragmen sizin gibi Turkiyeden gelme beyaz yakalarin daha cok olmasi,Yabanci dil ile ilgili engeller
ABD: Yuksek maas &kariyer, irkcilik olmamasi, Avrupaya mesafe ve saat farki yuzunden Avrupa&Turkiye'deki cevrenizden kopmak, Ingilizcenin avantaji

Ben Otuzlu yaslarin sonunda tercihimi ALmanyadan yana yaptim ancak 25 yasinda ODTU mezunu bekar bir bilgisayar muhendisi olsam ABD'yi denerdim
0
turkuaz
(07.09.23)
aynı şeyleri yaşayıp türkiyeye geri döndüm şu an londra'dan. aşırı saçma oralara gidip o şekilde yaşamak. eskidenmiş o işler. ya da hiç bir şeyin olmayacak türkiyede o zaman gidersin anlarım. şimdi zaten global işler yapıyoruz. türkiye'de de iyi kazanıyorsan gidip kalmanın çok büyük bir anlamı yok bence. git bir süre çalış, tecrübe kazan, dön en mantıklısı gibi.
0
mhmtt
(08.09.23)
Bu sorunun cevabı beklentiye göre değişir.
Öncelikle eğitim, kariyer ve para kazanma becerisi bambaşka konular.
Avrupa'ya giden insanlar genelde yanlış beklentilerle gidiyor.

Türkiye'de asgari ücretten hallice kazanacak bir mavi yakalı ya da zanaatkar için Avrupa muhteşem. Ama beyaz yakalı için maddi olarak çok efsane farklılıklar olmaz çoğu zaman.

Denklem basit, Türkiye'de kazancınız düştükçe, elinizde bir mesleğiniz olduğu sürece Avrupa'nın size yaşatacağı sıçrama büyüyor. Ama özellikle Türkiye'de iyi kazanan ve iyi standartlarda yaşayan insanlar için Avrupa maddi olarak o kadar avantajlı değil. Orta ya da üst seviye çalışanlar arasında Avrupa'dan teklif alıp, "türkiye'de daha iyi şartlarım" diye reddeden de çok insan var.

Avrupa, özellikle kuzey avrupa "para kazanmak" için tercih edilebilecek yerler değil beyaz yakalı için. Ama refah standartını korumak için tercih ediliyor. Kuzey Avrupa sana para değil, standartlaşmış bir refah sunuyor. Çünkü Türkiye'de iyi kazanan kalifiye bir adam da olsan 6 ay işsiz kalsan sefil oluyorsun.

Kuzey Avrupa'da sana bu güvenceyi sunuyor. İşsiz de kalsan, genel müdür de olsan yaşayacağın hayat standartı arasında uçurum yok. Elbette kolay değil Avrupa da ama çalışma şartları vb daha insani. Genel olarak avrupa'daki mantık herkese asgari bir refah sunmak üzerine. O yüzden yazılımcı, finanscı, tesisatçı, terzi, oto tamirci fark etmez bunlar kazanç olarak birbirine yakın olabiliyor. O yüzden almanya'da bir boya ustası da, mühendis de paris'te haftasonu gezisi yapabiliyor.

Yani beklentiniz bu yöndeyse, Avrupa'ya gidin. Almanya'da bir yüksek lisansın tabii ki AB sınırlarında iş bulma şansınızı artıracağı aşikar.

Ama önceliğiniz para ise durum başka. Zaten para kazanmak isteyen insan maaş kovalamaz. Kendi işini kurup büyük kazançlar elde edebileceği yerler arar.

Ama biz maaş özelinde bakalım. Avrupa'yı zaten anlattık yukarda.
Avrupa'da bir iş bulduğunuzda sizi genelde standart çalışan olarak istihdam ederler. Expat gibi değilsiniz yani orda tam.
Mesela global bir şirketin berlin ofisinde iş bulduğunuzda size standart bir almana sunulan maaş ve imkanlar verilir. Fazlası değil.

Ama aynı şirketin dubai ofisinde ya da singapur ofisinde iş bulduğunuzda size cazip bir "expat" paketi sunulur. Mesela almanya'dakinden daha yüksek bir maaş, pozisyona göre acayip yan haklar (ev kirasının ödenmesi, çocukların okul parasının ödenmesi, full+full sağlık sigortası, yılda birkaç kez ülkene gidip gelmek için uçak biletleri, araba vs.). Çünkü Almanya'da çalışmak isteyen binlerce insan bulabilir her şirket. ama dubai'ye gönderecek ya da orada kalmak isteyecek kalifiye adam bulmakta zorlanıyor. Bu durumda orada çalışanlara böyle paketler sunuyor. Mesela kuzenim polonya'da yaşıyor. Çalıştıkları şirkete bir italyan gelmiş. Böyle bir expat paketiyle. Adamın polonya'yı seçme sebebi, şirketin çocuklar için özel okul ücretini ödemesi. İtalya'da bu imkan sunulmadığı için adam daha az insanın tercih ettiği polonya'ya gidiyor orada iyi bir özel okulda çocuklarını ücretsiz okutmak için.

Türkiye'deki kalifiye bir insan için BAE (Dubai), Singapur, Hong Kong, Kore, Doğu Avrupa (polonya, macaristan, romanya, ukrayna vb), Kuzey Afrika, Asya-Pasifik, Türki Cumhuriyetler gibi yerler çok daha büyük kazanç fırsatları sunuyor. Bir de Türkiye'den bir insanın avrupa'da iş bulması kolay değil. İnanılmaz bir cv ya da çok ihtiyaç duyulan spesifik bir özellik lazım. Ama bu ülkelerde bulabiliyor. Bu ülkelerde global bir şirkette bir süre geçirdikten sonra o şirketin avrupa ofislerine sıçramak daha kolay.

Dediğim gibi bu kısım önceliğiniz para diye anlatıyorum. Bilgisayar mühendisliği okuyormuşsunuz. Muhtemelen en hızlı para kazanabileceğiniz alan yazılım olur. Bu alanda birincil önceliğiniz "para kazanmak" madem, kendi işinizi oluşturmak daha büyük ve önemli bir konu. Ne iş yapacağınızı ben söyleyemem bu basit bir web geliştirme ofisi de olabilir, bir oyun şirketi de olabilir, bir saas da olabilir... O zaman da mesela ilk tercih almanya, ingiltere gibi gelişmiş ülkeler mi olur? Mesela ankara anlaşmasıyla falan londra'ya, berlin'e giden çok oldu. Ama orada zaten bu ihtiyaçları karşılayan zibilyon tane şirket var. Onlarla nasıl rekabet edeceksin?

Kendi işini yapıp para kazanmak için, o sektörün henüz gelişmediği yere gidersin. GElişmiş ülkede "para kazanmak" daha zordur. Gelişmekte olan ülkede birçok sektörde boşluklar vardır, işinizi iyi yaptığınız sürece boşluğu kapatabilirsiniz. Hatta Türkiye'nin ucuz iş gücünü kullanıp Avrupa'ya pazarlayabilirsiniz vs... Bunlar da fırsat.

Amerika ve İsviçre çok ayrı caseler.
ABD kazancın da, kaybın da çok uçlarda olabileceği bir ülke.
Avrupa'ya benzemiyor. Daha çok Türkiye gibi.
O yüzden çalışma şartları daha sert, rekabet daha sert.
Ama kazancı ya da kazanç potansiyeli de ona göre.
ABD'de mesela teknoloji alanında doğru hamlelerle 6-7 haneli yıllık kazanmak gayet mümkün.
Tabii abd'de büyük batmak da olası.
0
anten
(08.09.23)
(9)

Araç Koltuklarındaki Deri Gerçek mi, Yapay mı?

pantepember
Selamlar.Araç almayı düşünüyorum. Ama bazı modellerin koltukları ve direksiyonları deri kaplı. Bunlar gerçek deri mi, yoksa yapay mı, merak ediyorum. Çünki vegan bir hayat sürüyorum ve gerçek deri koltuklu bir araca sahip olmak istemem.Araçlarda genellikle hangisi kullanılır? Ve belirli bir araçta b
Selamlar.

Araç almayı düşünüyorum. Ama bazı modellerin koltukları ve direksiyonları deri kaplı. Bunlar gerçek deri mi, yoksa yapay mı, merak ediyorum. Çünki vegan bir hayat sürüyorum ve gerçek deri koltuklu bir araca sahip olmak istemem.

Araçlarda genellikle hangisi kullanılır? Ve belirli bir araçta bu durumu nasıl öğrenebilirim? İkinci el eski model alacağım için üreticilerin sitelerinde bu bilgiyi bulaibleceğimi sanmıyorum.

Mesela,
Jeep Grand Cherokee
Chevrolet Epica
Hyundai Santa Fe


Teşekkürler.
0
pantepember
(03.09.23)
gerçek deri olsa özellikle belirtilir. muhtemelen hepsi suni deri yani aslında deri değil, deri hissi veren sentetik malzemeler.
0
orient blue
(03.09.23)
Belirttiğiniz modeller ilgili markaların üst sınıf modelleri olduğundan yüksek ihtimalle gerçek deridir. İlgili modellerin user's manual aramalarıyla ulaşabilirsiniz muhtemelen.
0
Smithsonian
(03.09.23)
Eski araçların çoğunda gerçek deri var.

Ama yeni araclarda sentetik ürünler başladı. Volvo misal komple bıraktı deriyi ancak sentetik.

Kısacası eski premium araç alırsanız gerçek deri olmasi olasılığı yeniden çok fazla.

Marka, yil, model, paket vs arastirarak daha fazla bulursunuz gibi.
0
logisticsmanager
(03.09.23)
Wj kasa cherokee var, gerçek deri
0
mirty
(03.09.23)
suni deri zamanla dökülüp şu hale geliyor: derivesen.com

hiçbir otomobil üreticisinin bunu göze alıp suni deri koyacağını sanmıyorum.
0
inheritance
(04.09.23)
@inheritance Ben öyle olduğunu sanmıyorum ama teşekkürler yine de.
0
🌸pantepember
(05.09.23)
Modelden modele degisiyor.
Ornegin Jeep Grand Cherokee'nin trim'ine gore sahte deri, sentetik kaplamali gercek deri yada kaliteli gercek deri olabiliyor.
0
malmoth
(28.03.24)
cogu arac ureticisi genelde opsiyon olarak gercek deri koltuk sunar. dolayisiyla almak istediginiz aracin trimini (donanim seviyesi) ogrenip internetten aratacaksiniz. su model gercek deridir, digeri yapaydir diye bir ayrim yok. ayni modelde de farkli opsiyonlar sunulabiliyor.
0
antikadimag
(28.03.24)
Ayni marka aracin ayni serisinde bile bazi modeller deri bazilari suni deri.Ayrintili sekilde arastirip da bulacaksiniz tek tek
0
turkuaz
(28.03.24)
(9)

Köln mü Berlin mi?

put it in your appropriate place
Almanya vizesi aldığımdan dolayı gitmek için gideceğim. 2 gün kalırım diye düşünüyorum, dolasıyla bir kriterim yok.Bundan dolayı Köln mü Berlin mi?
Almanya vizesi aldığımdan dolayı gitmek için gideceğim. 2 gün kalırım diye düşünüyorum, dolasıyla bir kriterim yok.

Bundan dolayı Köln mü Berlin mi?
0
put it in your appropriate place
(31.08.23)
Kessssinlikle berlin
0
wild honey suckle
(31.08.23)
berlini tek geçerim.
0
Phoebe
(31.08.23)
ilk kez gidiyorsan almanya'ya, berlin.
0
senin anonim
(01.09.23)
Berlin
0
AlsterWasser
(01.09.23)
Köln´den bildiriyorum, cevap Berlin.
0
buf-e kür
(01.09.23)
Berlin kölnde bir şey yok
0
abi bi dizi buldum on numara
(01.09.23)
köln'de siyah bir katedral var, bir de köprü var üstünde yürüdüğün. başka da bir şey yok.

berlin'de sırf mitte'yi dolaşsan iki güne anca gezersin.
0
sir gawain
(01.09.23)
berlin ama beklentiyi yüksek tutmayın. herhangi bir avrupa başkentine göre epey sıradan bir şehir.
0
nathanieltroy
(01.09.23)
Berlin, ancak gezilip gorulecek yerlerin guzelce bir listesini cikartin
0
turkuaz
(01.09.23)
(11)

Evlilikte parasal mevzular

sacrilegious
Açıkça sormak istiyorum: evlilikte parasal mevzular nasıl oluyor? aslında biz sevgiliyken ortaklaşa ödüyorduk bir şeyleri hep. 1 ay önce evlendik ben işi bıraktım ve onun işi sebebiyle başka bir ülkeye taşınıyoruz. Birikimimle okul ücretini ödeyeceğim. Onun dışında ekstra harcayacağım bir birikimim
Açıkça sormak istiyorum: evlilikte parasal mevzular nasıl oluyor? aslında biz sevgiliyken ortaklaşa ödüyorduk bir şeyleri hep. 1 ay önce evlendik ben işi bıraktım ve onun işi sebebiyle başka bir ülkeye taşınıyoruz. Birikimimle okul ücretini ödeyeceğim. Onun dışında ekstra harcayacağım bir birikimim yok. Şimdi nasıl olacak peki? Eşime bunu direkt soramadım. Nasıl soracağımı bilemedim yani. Onun maaşı yatacak her ay. Ben mesela babadan harçlık alır gibi kocamdan her hafta para mı isteyeceğim :( Ya da bana kartını mı verecek? Sizde nasıl olurdu bu durumda?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(28.08.23)
Eylül'de aynı durumda olacağız, eşim master yapacak ben iş bulacağım henüz iş de yok :D

Ortak hesap açabiliriz, olmadı birikimleri biraz biraz orada açacağımız hesaba aktarırız planlı şekilde çok açılmadan harcarız. Avrupa'da Revolut app vs. kullanılıyor diyorlar iki farklı kişiye aynı kredi kartı giriliyorsa gireriz veya illa deposit gerekiyorsa ara ara ikimize de deposit ederiz biz. Düzgünce konuşup planlamak lazım ama.
0
nhk ni youkosu
(28.08.23)
Ortak hesap +1. O açılana ve debit kartları gelene kadar da revolut hesap açıp apple paye ve bir bankaya(maas hesabının oldugu) baglayabilirsiniz. O durumda maaşı olan kendi revolutuna para yukleyip diger eşe anında gonderebilir. Bizde alışverişten sorumlu kişi digerine benim revolutta kalmadı para diyordu, digeri de birkaç hafta yetecek miktarı gonderiyordu.
0
ayheytmayselfenvanttuday
(28.08.23)
Ortak hesap en güzeli, diğer türlü gerçekten harçlık alıyor gibi hissedersiniz. Umarım siz de kendimize uygun bir iş kapısı yaratabilirsiniz
0
kondansator
(28.08.23)
Ortak hesap +1

Eşimin bana oranla cüzi bir geliri var ama ortak hesap yapıyoruz.
0
logisticsmanager
(28.08.23)
evlilikte en önemli şey açık iletişim bunu direkt eşinle konuşman gerek, ona direkt anlat kafandaki soru işaretlerinden de bahset
0
mysql34
(28.08.23)
bizim ortak hesabımız yok ancak ortak kredi kartımız var. ay başı maaşlar yatıyor kredi kartı tutarı ikiye bölünüyor o bölünen kısımlar ile kredi kartı ödeniyor. kira ve faturaları da öyle yaptıktan sonra kalan paralar şahısların özel harcamaları için kalıyor.

gibi gibi..
0
wild honey suckle
(28.08.23)
Turkiyede kari-koca calisirken yurt disina tasinip sadece kocanin calistigi durumu yasiyoruz biz de. Evlilikte senin paran benim param mevzuu olmaz.Benim 3 tane kartim var.Debit kart ve kredi kartlarindan biri zaten esimde duruyor.Ayrica yetecek kadar nakit de bulunur evde.Evlilikte senin paran benim param mevzuunu asarsaniz oyle zannettiginiz gibi harclik isteme-verme gibi seyler olmuyor.
0
turkuaz
(28.08.23)
ek kartlar hanimda, oradan harciyor.
ayrica nakit veriyorum gerektigince.
buyuk harcamalar yapmadan once "genelde" nezaketen haber veriyor, ben de vazelin ile on hazirligimi yapiyorum.
0
cooperr
(28.08.23)
Evliliğin ilk yıllarında eşim henüz işe girememişti. Yaklaşık 1 sene civari. O dönemde ben sizin yaşadığınız durumları yaşamasın diye doğrudan kartlarımı eşime vermiştim. Gelen tüm parayı da ona veriyordum. Ben ufak şeyler için para ayırıyordum. Harcamaları da zaten kartlar ile yapıyorduk. Kart ödemeleri geldiğinde de eşimden para istiyor, öyle ödüyorduk.

Halen de aynı durum devam ediyor. Eşim ile de bu muhabbete hiç girmedik bu nedenle.
0
drako
(28.08.23)
Evlilikten sonra işi bıraktım. Direkt evlilikle alakalı değildi bırakmam. İşi dolayısıyla benim kredi kartlarımı kullanıyoruz, ben de kullanıyorum kendim için. O ödüyor. Ama dikkat ediyorum harcamalarıma...
Bekleyen bakalım bir şey diyecek mi? Arada nakit verir, acil birşey varsa ben de isterim..hiç problem yaşamadık. Kemer sıkılması gereken bir aysa, sesli düşünürüz.
0
gadlemler
(28.08.23)
Öncelikle çekinecek bir durum yok açık açık konuşmalısınız.

İşi bıraktığını, okul döneminde gelirin olmayacağından nasıl bu işi yaparız gibisinden sorarsın.

Ben olsam cüzi limitli bir ek kart çıkartırdım, ayrıca hesabına her ay belli bir tutar yollardım ve oradan harcama yapmasını söylerdim.
0
Lethe
(28.08.23)
(5)

Ayakkabı Seçmeme Yardımcı Olur Musunuz?

depresif çocuk
1) https://www.massimodutti.com/tr/kahverengi-deri-bot-l120582502) https://www.massimodutti.com/tr/koyu-kahverengi-kal%C4%B1n-suet-bot-l120592503) https://www.massimodutti.com/tr/siyah-deri-bot-l120642504) https://www.massimodutti.com/tr/kahverengi-napa-chelsea-bot-l120522505) https://www.massimodut
0
depresif çocuk
(23.08.23)
Sıralama olarak aynen paylaştığınız gibi :) bence siz zaten alacağınız modeli başa koyarak niyeti belli etmişsiniz. 4 ve sonrası gözlerimi kanatıyor
0
janavarorion
(23.08.23)
6 resmi kıyafet dışında hemen her renk kıyafetle iyi gidiyor bence. Ben genel olarak toprak tonlarını severim. Gardrobumun renk skalası munsell kataloğu gibi.
0
akhenaten
(24.08.23)
2-1-3 benim tercihim
0
paintov
(24.08.23)
2 ve 6 dışındakileri sevdim
0
ananiyimioguz
(24.08.23)
Massimodutti ayakkabilariyla degil tekstil urunleriyle unlu bir yer diye biliyorum.Ayakkabilari dayanikli midir?
0
turkuaz
(24.08.23)
(13)

sıfır arabayı sürtmek?

ikiicidisibirkisi
uykunuzu kaçırır mı?sedan araçla tam girilen park yerine 0 suv u zorla park etmeye çalışırken sağ arka çamurlukta bulunan dodiği sürterek girdiniz diyelim.karanlıkta hasar tespiti de yapamadınız haliyle.kaçtı mı yani uykunuz? rahat uyumak için aracı çıkarıp hasar tespiti yapıp yeniden aynı yere sokm
uykunuzu kaçırır mı?

sedan araçla tam girilen park yerine 0 suv u zorla park etmeye çalışırken sağ arka çamurlukta bulunan dodiği sürterek girdiniz diyelim.

karanlıkta hasar tespiti de yapamadınız haliyle.

kaçtı mı yani uykunuz?

rahat uyumak için aracı çıkarıp hasar tespiti yapıp yeniden aynı yere sokmak suretiyle rahat uyur musunuz yoksa plastik zaten birşey olmaz diyerek kafaya takmaz mısınız?

ha diyelim gitti dodik ne yapardınız?

bakın ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.
0
ikiicidisibirkisi
(18.03.23)
olan olmuş der geçerim. üzülürdüm ama fazla takmazdım. yaptırır geçerdim. allah ağır kazadan korusun.
araba çizilir hasar görür.
0
jelly bear
(18.03.23)
plastik zaten yarın gündüz gözüyle bakarım der uyurum
0
freebird5406_2
(18.03.23)
moral baya bozulurdu da uykum kaçmazdı. zaten bahsettiğin kısımda da olur öyle şeyler. ciddi bir problem değil
0
paintov
(18.03.23)
yeni suv'la beton saksıyı görmedim, parktan çıkarken beton saksıyı devirince haberim oldu. bi canım sıkıldı 2-3 dakika, sonra da amaan dedim. napalım be abi. geçmiş olsun. bakarsınız sonra ne var ne yok.
0
wct3 org
(19.03.23)
mala psikolojimi bozacak kadar değer vermiyorum. araba dediğin şey sokakta duran ve sokakta gezmesi için üretilmiş bir şey. tabii ki çizilecek eskiyecek vs vs.
0
roket adam
(19.03.23)
kafam orada takılı kalmasın diye flash ile falan bakıyorum ben. illa ki canım sıkılırdı ama yapacak bir şey yok, plastik aksam diyerek kendimi rahatlatırdım.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(19.03.23)
Park yerinden çıkarken normalde indirmem gereken şu kilitli direkler oluyor ya o açık halde geri geri geldim ve arabanın sağ alt kısmını vurdum daha alalı birkaç ay olmuştu.

O an çok üzüldüm, sonra biraz teselli ettim kendimi ama her gördüğümde ne malım diye kendime kızdım. Hala da yaptırmadım öyle duruyor.

Çok daha kötü bir kaza olacağına bunlar olsun boşver sıkma canını.
0
chicha_v2
(19.03.23)
Şöyle söyleyeyim, tamponu düşürsem bile yine takmam. Napayım anasını satayım parası neyse verir yaptırırım der geçerim. Sıfır olması da çok umrumda olmaz çünkü eninde sonunda o arabanın bir yerlerine bir şey olacak zaten bundan kaçış yok.
0
gallienus
(19.03.23)
Tabi sevinmem de üzülmem de. Yani mala bu kadarcık bir zarar geldiğinde -ki zarar görmemiş olma ihtimali de var- ağlayacak gibi hissediyorsam, uykularım kaçıyorsa acaba o mala sahip olacak bir ayarda mıyım diye düşünürüm açıkçası.
0
denizgonen
(19.03.23)
Üzülürüm bakarım mutlaka sonra gider uyurum
0
basond
(19.03.23)
İnsanların arabaları depremde enkaz altında kalıyor. Bakış açınızı bu şekilde genişletmenizi tavsiye ederim.
0
Cekcekli
(19.03.23)
Gecen aykı deprem felaketinden sonra mala gelen hiç bir seye uzulmuyorum.İnsanların tüm hayatı 15 saniyede nasıl degişti gördük.Arabanın çizilmesine takmak biraz lüks kalıyor bu dünyada
0
turkuaz
(19.03.23)
gs'ın galibiyet serisi gibi düşün illa ki patlayacaktı
kafan daha rahat sürersin
kusursuz araba daha çok yorar
0
bir soru sorcam
(19.03.23)
(18)

Yaslanmaktan mutsuz olmak

abuzer
Arkiler s.a gelin dertlesek31 yaşımı doldurdum sanırım gecenlerde. 30 u gectigimden beri zamanın geri dondurulemez oluşu canımı sıkıyo :) ölüme yaklaşmak... Seviyorum çünkü yaşamayı. daha gençsin diceksiniz de değil bence. Max 30-40 yıla ölürüm heralde. Yani şimdiye kadarki kadar daha yaşarım Max. V
Arkiler s.a gelin dertlesek

31 yaşımı doldurdum sanırım gecenlerde. 30 u gectigimden beri zamanın geri dondurulemez oluşu canımı sıkıyo :) ölüme yaklaşmak... Seviyorum çünkü yaşamayı. daha gençsin diceksiniz de değil bence. Max 30-40 yıla ölürüm heralde. Yani şimdiye kadarki kadar daha yaşarım Max. VE BU ÇOK AĞĞĞZZZ :///

zaten artık zaman aşırı hızlı geçiyor :/ sizce de öyle diil mi 30 yaş üstü kardeslerim?

Yaşadığın anları güzel yasa diyenler olacaktır. Bence eppey de güzel yasiyorum aslında. 1-2 ayrıntı dışında her şey tıkırında.

Napak? Var mı bu histen kurtulmanin yolu? Yoksa siz "ölsek de kurtulsak" modunda misiniz:')
0
abuzer
(20.11.22)
30lar ilerledikce bu his artiyor kesin bilgi yayalim :))
Durumu kabullenmek, geriye donup bakinca ulan guzel gunler gecirdim, sunlari sunlari yaptim diyecek sekilde zamani degerlendirmek, hayal ettiklerinizi elden geldigince gerceklestirmek bi cozum.
0
mor oje
(20.11.22)
Yürü git,alalalala :))))

Yok yok haklısın. Hayat güzel. Yaoacak bir şey yok ama. Mevcut hali en iyi şekilde yaşayıp çok da düşünmemek lazım.
Senin derdin çok bir derdin olmaması aslında.
0
kisa
(20.11.22)
Sürekli seyahet eğlence gibi şeylerle gerçeklerden kacabilirsin mesela ama eninde sonunda yakalar seni. O yüzden kabullen ve çok da şeetme
0
kisa
(20.11.22)
32 yaşındayım, katılıyorum. hayatı hem iş hem seyahat vs adına tadına varacak şekilde yaşadığımı düşünüyorum, hatta daha iyi yaşayamam gibi geliyor ama yine de zamanın geçmesi evet çok koyuyor insana.
0
roket adam
(20.11.22)
Yakında gençleri kıskanacagim diye korkuyorum
0
kisa
(20.11.22)
Yaş 27 boşuna yaşıyorum hissi var bende de hiç keyif almıyorum.
0
darkwizard
(20.11.22)
Geçen yine bir başka duyuruya yazdım mı yoksa yazıp sonra sildiğim onlarcasından biri miydi hatırlayamadım ama yazayım yine.

yanlış hatırlamıyorsam bir filmde duymuştum. karakterlerden biri zamanla ilgili endişesi olan diğerine "şu ana kadar yaşadığın hayat uzun geldi mi sana" diye soruyor. 35 belki 40larında olan da evet diyor. diğeri de "işte önünde yaşayacak bir o kadar hayatın daha var" diyor. basit bir düşünce ama benim aklımda baya yer etti. zaman bundan sonra biraz daha hızlı geçecek, daha az verimli geçecek, daha az kayda değer olacak ama nihayetinde aklının ermeye başladığı yaşı 20 falan kabul etsen, kendi hür iradenle özgürce karar verip yaşayabildiğin hayatın 10 seneden ibaret olduğunu düşünsen, önünde bunun aynısından 4 tane daha var.

kafayı zamanla çok erken yaşlarda bozmuş biri olarak anlıyorum bu psikolojiyi ben. benim kendi çözümüm evlenip çoluk çocuğa karışmak. ilk çocuğu elime aldığım zaman omuzumdan büyük bir yük kalkacağını hissediyorum. benim için ahsen umut verici bir düşünce bu.
0
IncredibleMau
(20.11.22)
@incre, benim çözümüm de benzer. Hep çok mantıklı gelmissindir bana zaten. Ama onu da yemiyo.. :')
0
🌸abuzer
(20.11.22)
çok sağol, güzel böyle şeyler duymak :P şurda kaç kişiyiz otuzlarının başlarında
0
IncredibleMau
(20.11.22)
Ölsek de kurtulsak modundayım. Yaşanabilecek şeyler bitmez ömrün ne kadar olursa olsun, bu arayış hali beni çok yoruyor. Öldüğümde gözüm açık gitmeyecek tatmin seviyesinde yaşadım, bardağın dolu tarafına bakıp doydum ben kalkıyım diyorum.
0
Bruce
(20.11.22)
yaşlanmak diilde bedensel sorunlar yaşayacak olmak zoruma gidiyor :) öyle bir dönemdeyiz ki nerede ise her sene müthiş teknolojik gelişmeler, bilimsel çalışmalar oluyor öldükten sonra bunlardan haberim olmayacak, çok koyuyor :)

bunlardan sonrası amaan bu ne be dünün aynısı :=)
0
selam
(20.11.22)
kesinlikle zaman asiri hizli geciyor + yaslanmaktan asiri mutsuzum. onumde secenek olsa sonsuza dek yasamak isterim
0
hot potato
(21.11.22)
İşte bunlar hep görelilik kuramı. 1 yaşında birinin 2 yaşına kadar geçirdiği 1 yıl ömrü kadarken, 60 yaşında birinin 61 yaşına kadar geçirdiği 1 yıl önrünün 1/60 ı kadar. Ondan dolayı yaşlandıkça zaman hızlanıyor galiba. Ama iyi haber insan ömrü uzuyor.
0
yazdonumu
(21.11.22)
abuzer yoksa sen ben misin? ben de gectigimiz gunlerde 31 yasimi doldurdum ve ayni seyleri hissediyorum.

30'dan sonra artik her seye gec kalmis gibi bir his var uzerimde. guzel bir isim var, vs ama artik gelecege umutla bakma durumunu kaybettim. bu safaktan sonra atomu parcalayacak halimiz yok.

benim aklima gelen cozum evlenmek. bir yuva kurup cocuk falan yapmak artik. sadece asik olabilecegim son bir kadin ve onunla beraber yaslanmak... otesinde bir beklentim yok hayattan.
0
antikadimag
(21.11.22)
Zaman cok hizli geciyor evet ama bence 30lu yaslar cok cok daha guzel 20li yaslardan. 40lar daha da iyi olur umarim. Yani su an 38 yasindayim, hep bu yasta kalacagimi bilsem bir an bile uzulmem.

Tavsiyem yok. Olmekten kacinmak gibi bir secenek de yok. Dusundugumde kafamin icinde alarm caliyormus gibi bir panik yasiyorum. O yuzden dusunmemeyi seciyorum.
0
sopiro
(21.11.22)
Ben ölmekten ya da hayatın kısalığından değil de parça parça ölmekten korkuyorum. 20'li yaşlarda yapılacak şeyler ayrı, 30'lar ayrı vs. 60 yaşında tutup da 20'lik arkadaş topluluğunda gibi davranamam sonuçta.

Yapabileceğim şeyleri istediğim gibi yapamıyor olmak sıkıyor canımı.

Bunla nasıl baş ediyorum? Edemiyorum :D
0
akhenaten
(21.11.22)
Tamam 20ler ayrı 30lar ayrı 60lar ayrı ya, heh işte, ben 60lardakileri istemiyom :') çok saçma.. nene olmak istemiyom.

Aslında bir daha hiç 20 yaşında olamayacak olmak canımı sıkıyo:') yaşamayı çok seviom
0
🌸abuzer
(21.11.22)
yasımı fıksleme ımkanı olsa sececegım yas otuzlarda olurdu. 31-32 falan olurdu muhtemelen.Benım omrumun en guzel yasları bunlardı sımdıye kadar. 40 ustunden bıldırıyorum
0
turkuaz
(21.11.22)
(14)

Doktor maaşı zabıta maaşı olayı doğru mu?

avatar is back
Döner vs ile doktor çok daha fazlasını kazanmıyor mu? Zabıta maaşı öğretmeni mühendisi herkesi tokatlamış o ayrı zaten de.. Ne kadarı doğru ne kadarı yanlış?
Döner vs ile doktor çok daha fazlasını kazanmıyor mu? Zabıta maaşı öğretmeni mühendisi herkesi tokatlamış o ayrı zaten de..

Ne kadarı doğru ne kadarı yanlış?
0
avatar is back
(17.01.22)
Doktor maaşı doğru. Daha fazla değil cidden. Herkes 20-30 yıl öncesinde yaşadığımızı, doktorların düzgün para kazandığını zannediyor. Bu günlere geleceğimizi bilsem tıp okumazdım asla. Bizim buradaki yan dal yapan uzmanlar 9-10bin alıyordu. Yandal uzmanı ya yandal! 6 yıl tıp, 4 yıl uzmanlık, 2 yıl zorunlu, 2 yıl da yandal eğitimi...
0
helena
(17.01.22)
Benim doğu Anadoluda şu an uzmanlık eğitimini tamamlamaya çalışan arkadaşlarım minimum 12-13 civarı alıyorlar ben inanmıyorum doktor maaşlarının doğruluğuna
0
mg3929
(17.01.22)
devlet hastanesindeki memur çıplak maaşı öyle. döner çok değişken. dönerden 20 de alan var, 5 de.

edit: doktorların, hakimlerin, savcıların açık çekle maaş alması gerektiğini düşünüyorum. maaşlarının ne olacağına kendileri karar versinler. canını, adaleti emanet ettiğin insanlara güvenmek gerekiyor. aynı zamanda mezuniyeti, uzman doktorluğu, hakimliğe ve savcılığa geçişi çok daha zorlaştırmalılar. üniversite sayısı azaltılmalı. ilk 20 binin üstü bu görevlere gelmemeli. parayla tıp okunmamalı.
0
gabe h coud
(17.01.22)
ciplak maasi soyluyorlar genelde. doner ve ek odemeler soylenmiyor. donerden cok az alanlar da var tabi bu arada.
0
antikadimag
(17.01.22)
tus çalışıp bir alanda uzmanlaşmazsanız doktorluğun hiçbir getirisi yok.
0
rose parks
(17.01.22)
Kendini zabıta ile karşılaştıran bir doktor tweet'i vardı. Onun doğru olmadığına yemin ederim ama ispatlayamam. 21 yıllık doktor, doçent nasıl 10 bin lira maaş alsın. O doktorun para basması lazım. Sadece bir yerden aldığı maaş olabilir belki.
0
dissendium
(17.01.22)
doğru, devlet hastanesinde uzmanlığı olmayan doktor dört senedir çalışıyor. en son yatan maaşı 7500₺.
başka bir arkadaşım geçen sene mezun oldu. altı ay önce işe girdi, x bir firmada operasyon sorumlusu, aldığı maaş 7500₺.

doktorlar hak ettikleri paraları kazanmıyor, çoğu alternatif yollar arıyor. bir çoğunun alternatif yolu da ya yurt dışı, ya işte botoks motoks öyle şeyler artık. zabıtaya hiç şaşırmadım.
0
evde liyakat kalmamis
(17.01.22)
Degil, muhtemelen docentlik gelirini paylasmis.

Maas = yillik gelir/12

Bunun disinda paylasimlar gercegi yansitmaz.
Ben de bu ay komik bir maas aldim paylassam gulerler ama gercek gelirim bu degil.
0
divit
(17.01.22)
Bahsettikleri ana maas, bir de döner falan var.
Yalnız döner benim bildiğim değişken bir para ve emeklilige katilmiyor.

Kısacası şirkette size 10 bin lira verilirken asgariden sigortaniz yatinca nasil şirketi ıfsa edesiniz geliyorsa aynisini buraya da uygulayin.

Ki döner denilen olay değişken, garanti değil. Herkes ayni parayı almiyor.

Bence insanlar böyle "yok ya yalan çok iyi aliyorlar" falan dedikçe birkaç yil sonra devlette doktor bulamayınca da umarım doktorlarin iyi maas aldığını düşünürler ve O zaman doktor bulmak için maas artirilirsa da karsi çıkarlar. Özele giden adama dokunmaz zaten onlar rahat.
0
logisticsmanager
(17.01.22)
denizlide uzman doktor, döner ile birlikte toplam 10bin alıyor. şimdi yurtdışını araştırıyor, zabıta maaşını bilmiyorum
0
yemrem
(17.01.22)
İlgili gonderiyi tweetter'da yollayan Erhan hoca ile uzun süredir takiplesiyoruz. Kendisini yakından takip ediyorum.Erhan hoca gibi birinin ABD'de alacagı para yıllık 400-450K USD'dır. Yok 10 bin paylasmıs bir de doner odeme falan varmıs aslında 15-20 bın TL imis vs. bunlar cok ayıp geliyor bana. Boyle bir kardiyologun duz zabıtayla aynı maası alması Turkiye'nin ayıbıdır.
0
turkuaz
(17.01.22)
ABD'de doktor olmak Türkiye'ye göre daha zor, eğitim süreci, elenme süreci vb şeyler daha zor. Eğitim süresi daha uzun. ABD ile kıyaslamak mantıksız çünkü TÜrkiye'de yaşıyor ve burada doktor olmuş. Ona bakarsan Afrika ülkelerinde olanlar ne yapsın.

Esas mesele şu, ekonomik kriz nedeniyle alım gücü düştü. Doktor artık araba, ev falan alamıyor. Marka giyinemiyor. Çoğunun doktor olma motivasyonu para olduğu için de böyle ağlamalar başladı.

Uzman doktor 12-13 civarı alıyor diye biliyorum. Özelde çalışanlar daha fazla alıyorlar. Bundan kaç sene öncesinde özel bir hastanede çalışan beyin cerrahı bir tanıdık aylık 60 bin tl'den fazla maaş alıyordu. Şimdi 100 bin tl'yi bulmuştur. Ameliyat yapan bir göz doktoru aylık 300 bin tl'ye çıkabiliyor. Bu paraları kazanabilmen için özelde çalışacaksın, ameliyat falan yapacaksın. Masa başında oturan dermatologa bu paraları kimse vermez.

Zabıtanın işi doktora göre çok da kolay değil. Bir sürü sorunlu tiple uğraşıyorlar. Dilenci vb tiplerle 10 dk muhatap olan sinir krizi geçirir. Bu adamların işi bunlarla uğraşmak. Esnafı denetlemek vb. Bu tip işlerde muhatap olunan kitle cahil ve sorunlu insanlar. Çelik gibi sinir lazım.
0
garylineker
(17.01.22)
mezun sayısı arttıkça daha da doğru olacak
cerrahi branşları ayrı tutarsak
girmek için zeka sonrası için ezber gerekiyor
0
bir soru sorcam
(17.01.22)
ABD'de doktor olmak hem zor hem pahalı, 250-500.000 arası borçla mezun oluyorsunuz.

türkiyede ise maaşlar çok yüksek değil maalesef. eski maaşlar yalan oldu. özele geçenler iyi kazanıyor. o yüzden devlette adamakıllı inan kalmadı
0
KaraSakall
(17.01.22)
(13)

Her gün 50 dk bisiklet çok mu ?

garavel
Merhaba, yeni bir eve taşınacağım ve işime yakın olsun diye özellikle o bölgeden ev bakıyorum. 1-2 beğendiğim ev var bisikletle 25 dakika diyor en beğendiğim ev. 25 geliş 25 gidiş sizce ideal mi ? Normalde düzenli spor yapıyorum ( bacak günlerine çok ağırlık vermiyordum bu manada iyi olur ) ama 25 d
Merhaba, yeni bir eve taşınacağım ve işime yakın olsun diye özellikle o bölgeden ev bakıyorum. 1-2 beğendiğim ev var bisikletle 25 dakika diyor en beğendiğim ev. 25 geliş 25 gidiş sizce ideal mi ? Normalde düzenli spor yapıyorum ( bacak günlerine çok ağırlık vermiyordum bu manada iyi olur ) ama 25 dakika da çok mu sanki ?

Bu arada bulunduğum yer londra. Tam merkez değil ama şehir dışına yakınım. Yani trafik az gibi düşünebilirsiniz bisiklet yolu vs var ama hava genelde yağmurlu 7-8 derece. Teşekkür ederim şimdiden.

25 çok ise sizce max kaç olmalı ?

Baktım şimdi 7.5 km imiş bir gidiş. 6.2 km lik bir yol da var 20 dk gösterdiği ama ilk niye 25 lik yolu tavsiye etti ben de anlamadım.
0
garavel
(27.12.21)
Valla bana çok geldi. Yağmurlu havada daha zor olur sanki. Bence en fazla 30 dk olmalı.
0
Amaranta ursula
(27.12.21)
Yoo gayet guzel bence. Hizli gidicem diye kasmadan, yavas yavas gidince 25 dakikada variyorsan guzel. Ama kisin yagmurlu havada surmeyi bir deneyimlemen lazim. 1-2 gun 25 dakika sur herhangi bi saatte, belki de "bu havada bisiklet falan surulmezmis ya" diyeceksin.
0
hlot
(27.12.21)
Şimdi yol var, yol var. Düz yolsa hiçbir şey değil 25 dakika. Ama eğim varsa iş değişir. Terlemeden ulaşıyorsanız 25 dakika iyi.
0
dissendium
(27.12.21)
ya aslında londra hakkında söylenen yağmur olayı biraz efsaneleşmiş gibi. izmir'den geldim mesela geldiğimden beri izmir'de çok daha fazla yağmış, bazen önümüzdeki 10 gün burada yağmur göstermezken izmir'de her gün gösteriyordu ben baktığımda.

tabi işte adı çıkmış bir kere belli de olmaz yağmurlu diye düşünüp ona göre planlıyorum herşeyi.

@dissendium dümdüz yol. daha evlere internetten bakıyorum ve süre hesaplıyorum gidip gelme deneyimim olmadı ama o bölge düz hep.
0
🌸garavel
(27.12.21)
Almanyaya geldiğim sene 25 dakikalık ev-is arası yolu bisiklet ile alıyordum ancak bunu sadece hava durumu musait oldugunda yapabildim.Mesafede sıkıntı yok.Sorun hava durumu.Daha cok Nisan-Eylul arası yapabildim.Kisin cekilmiyor.
0
turkuaz
(27.12.21)
50 dakika git gel harikaymis. benim tek yon 50 dakikadan fazla. Ofis geri acildiginda tekrar gitmeye baslicam haftada 3 gun. Londra'nin havasi dusunuldugu kadar sert degil, bus lane, cycle lane, 25 dakika rahat rahat gidersin. asiri giyinme bi jersey bi soft shell jacket isini gorur. hava soguyunca bi base layer giyersin. Ortalama commuter hizi 15/20mph, maps yerine kendinde hesaplayabilirsin sureyi.

benim yol
ibb.co
0
try again fail again fail better
(27.12.21)
erasmustayken okul ve yurdumun arasi da hemen hemen 25 dakikaydi, yolun %85'i duz oldugundan rahat geciyordu. fakat yagmur yagdigindan bisiklet icin yagmurlugunuz da olsa muazzam bir işkence. süren her türlü sürüyor tabii, yagmur sirasinda ben bitmesini beklerdim apartmanlarin dibinde millet hic aldirmazdi.

bi de bazi sabahlar kahvaltiya vaktim olmuyordu hemen bisiklete atlayip gitmek durumunda kaliyordum, okula varinca acliktan butun vucudum titriyordu. yani kahvaltiyi erteleme gibi bi sansiniz da pek yok gibi. belki benim vücudumun tepkisi bu şekildedir, bilemedim.
0
michonne
(27.12.21)
@try again sizinkinin yanında benimki hiçbir şeymiş.

ibb.co

20 dklık mesafe de var var ama ilk öneri olarak 25 çıkıyor sebebini anlayamadım, o halde 20-25 baya ideal gibi.
0
🌸garavel
(27.12.21)
rota olusturma isini city mapper'da yapmani oneririm. o da birkac farkli rota oneriyor hizli, normal ve sessiz rota gibi. acelen varsa ornegin hizlidan gidersin ama muhtemelen ana cadde otobus/taksilerle birlikte. quiet route secersen sokak aralarindan sessiz sakin ama daha uzun surede gidersin vb.

ben senin yerinde olsam hergun ayri yerden giderim, en azindan ben oyle yapiyorum
0
try again fail again fail better
(27.12.21)
düz olduktan sonra hiç sıkıntı değil.

bi tane alt üst yağmurluk alır gidersin yağmurlu havada da, ayaklar ıslanmasın diyede bot kılıfları falan var. naylon olduğu için de bi torbaya falan tıkıştırabilirsin çok yer tutmaz.
0
killerbee
(27.12.21)
günlük git gel 2 saatlik yol yapıyordum her gün. totalde 50dk rotanızda yokuşlar yoksa hiç de yorucu değil. yalnız yağmur işi biraz can sıkıcı.
0
lazpalle
(27.12.21)
Londra'da yagmurlu ortamda olmaz. Bisikler surerken surekli gozune su girmesi hos bir sey degil. Yine surekli islak/yari islak is yerine varmak cekilir dert degil. Ki stresli oldugun, gec kaldigin donemler olacak, ise varinca ust degisme plani islemez. Sen en az %50 toplu tasima kullanacakmis gibi hesapla, yagmurluk falan her gun her gun kurtarmaz.

"ya aslında londra hakkında söylenen yağmur olayı biraz efsaneleşmiş gibi. izmir'den geldim mesela geldiğimden beri izmir'de çok daha fazla yağmış" - Bu kiyasi anlamadim, zaten izmir col iklimi, bir londra asiri yagisli diyen yok ki. Gozlemden ziyade istatistiklere bakalim: google'a gore londra'ya senede ortalama 690mm izmir'e 700mm yagmur yagiyormus. Asagi yukari ayni yani, sadece birinde yagmurun cogu kisin yagiyor digerinde yil boyu. Neyse izmir'de de gidilmez zaten.
0
hot potato
(27.12.21)
7.5 km commute icin sinir kabul ediliyor cogu arastirmaya gore. kullandiginiz bisiklet tipi ve kondisyonunuza gore ilk basta sizi zorlayabilir.
hollanda'da yasiyorum, commute icin 5-15 km mesafelerde yol, sehir, e-bike hepsini denedim yillarca. nacizane tavsiyem sehir bisikletinden sasmamaniz olur kullanim pratikligi acisindan tabi bu da hantalligi beraberinde getirecek. son zamanlarda e-bike kullanmaya basladim, anladim ki bosuna hammallik yapmisiz senelerce. e-bike'in maliyeti yuksek, ben kiralama secenegine basvurdum, siz de deneyip begenirseniz satin alabilirsiniz
swapfiets.co.uk

kilif kiyafetten bahsedilmis gerci ama ben de yine kendi tecrubelerimi anlatayim. yagmur tabi ki mesele ama bunun kolayi var ona gelecegim, esas sorun is yerine vardiktan sonra kiyafet degistirme ihtiyaci. e-bike ile bunu ortadan kaldiriyorsunuz, pasa pasa terlemeden ise gidiliyor.

yaz/kis, yagmur camur giderim derseniz o oncelikle su gecirmez, nefes alabilir gore-tex benzeri yagmurluk almalisiniz. altina giydikleriniz de nefes alabilir malzeme degilse cok anlami kalmiyor. buharlasan yeri atamazsaniz islak kalmaya devam eder bedeniniz. yagmur pantalonu sart, siki yagmurda 3-5 dk icinde pantalonunuz islanir, kurumazda kolay kolay butun gun ofiste islak gezmek zorunda kalabilirsiniz. dechatlon'un kislik bisiklet malzemeleri genelde iyi degildir ama 900 serisi yagmur pantalonu gayet iyi. ayakkabilari da kapatiyor ama %100 etkili degil, yine gore-tex malzemeden yapilmis ayakkabi/bot kullanmak mantikli olacaktir. bunlara ek olarak su gecirmez malzemeden yapilmis eldiven kullanmak da sart.

bisiklete tekrar donecek olursak, e-bike en iyi secenek. bisikletiniz hangi tip olursa olsun mutlaka camurluk olsun. yagmurlu havalarda jant fren ( rim brake ) ile mesafe de uzuyor. bunun icin yagmurlu havalara ozel fren papuclari var ama en iyi secenek disk ya da kontra pedal frene sahip bisikletler. vites sistemi de shimano nexus gibi gobekten kapali sistem olursa bakimi, temizligi ile de ugrasmaniza gerek kalmaz. zinciri tamamen korumali ya da zincir yerine belt drive kullanan bisikler de bu is icin daha uygun.

yil boyunca ise bisikletle gidip gelmek, ozellikle de iklimi soguk ve yagmurlu ulkelerde bunu yapmak zannedildigi kadar kolay ve romantik bir mesele degil. bahsettigim ufak detaylari goz onune alirsaniz bunu mumkun oldugunca konforlu hale getirebilirsiniz.
0
whisky
(27.12.21)
(6)

Bu arabanin sorunu ne?

turkuaz
BMW X3, 60.000km'de ikinci el olarak aldim.Garantisi varAsfaltta biraz hafif kusur olan yollara girdigimde tekerler asfalttaki kusurlu yuzeylere deger degmez direksiyonda kontrolsuz sekilde kiprasma hissediyorum.Kiprasma dedigim direksiyonu sanki bilerek cok hafif saga yada sola cevirmisim gibi tepk
BMW X3, 60.000km'de ikinci el olarak aldim.Garantisi var

Asfaltta biraz hafif kusur olan yollara girdigimde tekerler asfalttaki kusurlu yuzeylere deger degmez direksiyonda kontrolsuz sekilde kiprasma hissediyorum.Kiprasma dedigim direksiyonu sanki bilerek cok hafif saga yada sola cevirmisim gibi tepki veriyor arac. Kisaca yolda ne varsa direk direksiyonda hissediyorum.Bunu en cok 40-80 km hiz araliginda hissediyorum.Ayni yolda baska arac kullansam eminim yoldaki bu mini kusurlari direksiyonda hissetmezdim bile.Yeni sofor degilim,15 senelik surus tecrubem var.BU sorun yorucu olmaya basladi cunku ufak tefek yol kusurlarinda her defasinda asiri dikkatli olmak zorunda kaliyorum.Dikkatimi dagitiyor.

Daha once Megane,corolla,passat,Jazz vb. daha alt segment otomobiller kullandim ancak hic boyle bir sorun yasamamistim. Lastik basinclari normal.

Nasil bir sorun olabilir sizce? Direksiyon kutusunda bir sorun olabilir mi?

Bir de ustte bahsettigim konuyla ilgisi var mi bilmiyorum ama 50-70 vb. hizlarda iken bazen araci seritte merkezde tutmak icin direksiyonu duzeltme ihtiyaci duydugumda direksiyonun sert oldugunu ufak milimetrik dokunuslarla araca kumanda edemedigimi hissediyorum.Sanki dereksiyona olmasi gerekenden fazla guc harcamak zorunda kaliyorum gibi. Her turlu goruse tesekkurlerimle
0
turkuaz
(13.10.21)
öncelikle bilgisayara bağlayarak kontrol ettirin. direksiyon kutusunda sıkıntı varsa direkt çıkar.

onun dışında rot balans ayarı istiyor olabilir. jantta yamulma olabilir. yanlış lastik basıncı da olabilir.
0
false pretension
(13.10.21)
selam, yanlis anlamadiysam direksiyonu siki tutmadiginizda saga sola savrulacaginizi hissediyorsunuz. ilk defa bmw bir arac surdugumde ben de o sekilde hissettim fakat o sadece bir 'his'. ayni yolda yavas yavas direksiyonu birakarak gitmeyi deneyin, aracin kendini birakmadigini ve bir sorun yasamadiginizi goreceksiniz. aslinda direksiyon size yolla ilgili bir feedback veriyor, diger araclar bu hissi yok etmis ve daha sentetik bir surus sagliyor size.
0
ahoy kaptan
(14.10.21)
daha önce kullandığınız arabalar önden çekişliymiş. x3 ise ya arkadan çekişli, ya da arkaya daha fazla güç veren 4 çeker. arabanın sağa sola kayması ile ilgili hissiyatınız bundan olabilir. ama yine de direksiyon kutusunu bir servise göstermekte fayda var.
0
co2s2
(14.10.21)
@ahoy kaptan, aslinda tam olarak sanki arac surerken hafif kusurlu bir yola geldigimde arkada oturan 5 yasindaki cocugum direksiyonu hafifce 2-3 santim saga yada sola cevirmis de sonra direksiyon eski yerine kendiliginden gelmis gibi hissediyorum.Gercekte olan ise direksiyonu bu sekilde oynatan cocugum degil yolun durumu :)
Ben yoldaki kusurlari bu kadar hissetmek istemiyorum aslinda :))

@co2s2, evet BMW 4 ceker.Buna da bir bakayim.Bununla ilgili aktive-deaktive edilecek bir sey vardir belki
0
🌸turkuaz
(15.10.21)
@turkuaz : onu iptal etmeniz fark etmez , sonuçta yine arka tekerlere verecek gücü. öne vermeyecek (bildiğim kadarıyla) ama tam zamanlı 4 çekerler daha fazla yakıt sarfiyatına sebep oluyor gibisinden bir düşünce var.
0
co2s2
(15.10.21)
Yol tutus olarak bmw, diger saydigin araclardan daha ustun oldugu icin daha once bmw kullanmadiysan sana garip geliyor olabilir. bmwnin direksiyon tepkileri sert olur. Bir baska neden de buyuk ihtimal senin aracinda run flat lastikler var, lastikler uzerinde eger RFT yaziyorsa, stepne yoksa lastiklerin runflattir. O tip lastikler de normal lastiklere gore sert oluyor ve yol bozukluklarini daha cok hissettiriyor.

Direksiyon sertligine gelince, direksiyonu yumusak olan bir bmw henuz karsima cikmadi, bu araclarin tipik ozelligi.
0
cooperr
(17.10.21)
(5)

portföy takip programı

rentts
kesin vardır da ben bulamadımelimdeki döviz altın btc ne varsa kaçtan aldıysam girişini yapacağım programaprogram bana anlık döviz altın btc endeksinden veri çekerek karımı zararımı söyleyecek.var mı bu tarz bişi kullanan?ne önerirsiniz?
kesin vardır da ben bulamadım
elimdeki döviz altın btc ne varsa kaçtan aldıysam girişini yapacağım programa
program bana anlık döviz altın btc endeksinden veri çekerek karımı zararımı söyleyecek.
var mı bu tarz bişi kullanan?
ne önerirsiniz?
0
rentts
(13.10.21)
www.benzinga.com

Ben coinmarketcap kullanıyorum ama sadece kripto eklenebiliyor. BIST için YKB'nin Yatırım Dünyam uygulaması var. Oradan takip ediyorum. Altın/Dolar vb. yatırımım yok.
0
himmet dayi
(13.10.21)
google docs bir cogunu anlik aliyor ama formulleri senin girmen lazim tabi.
0
bay b
(13.10.21)
Altın hariç diğer şeyler için Delta app güzel.
0
nhk ni youkosu
(13.10.21)
Excel bu isi hepsinden iyi yapar.Fazlasina gerek yok bence
0
turkuaz
(13.10.21)
investing sitesinden/uygulamasından yapabilirisin.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.10.21)
(7)

Ev hissesi mi, vadeli mevduat mı?

psmstc
Şuan işsizim. 80 bin birikmişim var. Vadesiyle idare ediyordum. Babam daire alalım diye bir teklif yaptı. Sen para yatır, paran kadar hisse senin olsun diyor. Fakat böyle bir durumda belli süre fiziki gelirim olmayacak. (Tadilatı, kiracı bulunma süresi vs.)Sadece her ay babam belli bir miktar yolluy
Şuan işsizim. 80 bin birikmişim var. Vadesiyle idare ediyordum. Babam daire alalım diye bir teklif yaptı. Sen para yatır, paran kadar hisse senin olsun diyor. Fakat böyle bir durumda belli süre fiziki gelirim olmayacak. (Tadilatı, kiracı bulunma süresi vs.)Sadece her ay babam belli bir miktar yolluyor. Onu kullanacağım.

Siz böyle bir yatırıma girer misiniz?
0
psmstc
(13.10.21)
faiz yedigin surece o para eriyecek. o yuzden ev almak bu durumda faizden daha mantikli olabilir. faizi yemiyor olsan veya para dovizde dursa daha az erir, ev ile yakin olabilirdi ama bu durumda ev mantikli. bir sure idare edebiliyorsan tabi. tadilat cok surmeyecekse bu donemde kiraci bulmak kolay, evler cok hizli tutuluyor. tabi kiradan senin payina dusen miktar da faizden az olabilir, o paraya gercekten ihtiyacin varsa onu da dusun.
0
lemmiwinks
(13.10.21)
İşsiz olduğum için girmezdim. İşsizken 80 binin tamamını eve yatırmak mantıklı değil. Toptan mal alıp, pazarda ürün satmak daha makul şuan. Ya aranızda anlaşmazlık olursa babanız parayı keserse ne olacak? Ya da evle alakalı sorun olursa sizin paranız ne okacak? Kiracı buldunuz ya ödemeleri zamanında yapmazsa?
0
GoodMorningTeacher
(13.10.21)
faizle geçinilmez. o parayı değerlendir.
0
sizofren06
(13.10.21)
hisseli ev aldıktan sonraki plan ne? kira getirisi mi yüksek ya da çok değerlenecek bir bölgede mi? bana mantklı gelmedi yani hisseli eve girmek. tek başına alabiliyor olsan neyse.
0
elorelia
(13.10.21)
Sanki her iki yöntem de hatalı gibi.

1. Faiz ile geçinilmez sadece bir yanılgıdır bu, yarın stopaj %5'den %15'e çekildiğinde aylık faiz kuşa döner zaten sürekli faiz indiriliyor. Ayrıca ana paran her geçen gün eriyor.

2. Elindeki tüm parayı tek bir yere yatırıp parasız kalmak da büyük risk bilemedim.

Gerçi şu ara elinizdeki parayla da yapabileceğiniz pek bir şey yok gibi.
0
solo
(13.10.21)
Ben olsam 80 bin TLlik Eregli hissesi alirdim
0
turkuaz
(13.10.21)
Vadeli. boş ver evi filan. Nakitte kalmak iyidir. Tüm nakidi gömme betona.
0
nedendir bilinmez
(13.10.21)
(20)

Dogum gunumde ailemin yaptiklari

Bikit
Dun dogum gunumdu. Benim icin zorlu bir yildi. Kanser tedavisi gordum/hala goruyorum youlm daha uzun. Eglenip parti yapabilecek bir durumum yok ama ailemle olmak istedim ve haftasonunu ailemle bahce evimizde gecirmeye karar verdim. Dun babamla sehre indik bana pasta almak icin. 5 pastane gezdim iste
Dun dogum gunumdu. Benim icin zorlu bir yildi. Kanser tedavisi gordum/hala goruyorum youlm daha uzun. Eglenip parti yapabilecek bir durumum yok ama ailemle olmak istedim ve haftasonunu ailemle bahce evimizde gecirmeye karar verdim. Dun babamla sehre indik bana pasta almak icin. 5 pastane gezdim istedigim pastayi bulalim diye. Mum maytap aldik.

Aksam kutlayacagiz zannederken annem yarin 2 akrabasinin gelecegini o zaman kutlamamizin daha iyi olacagini soyledi. Belki abin supriz yapar esiyle gelir dedi. O akrabalarimizi seviyorum zaten dedim tamam.

Dogum gunu cok onemli degil ama sembolik de olsa mum falan uflenir, dilek tutulur sonucta. Dun bir suru arkadasim aradi kapina geldik nerdesin pasta aldik bilmem ne diye. Yokum dedim. Gitmedim kendi evime. Cogu telefona bakmadim.

Bugun oldu akrabalar geldi. Bahcede otururken babamin arkadasi ve arkadasinin esi geldi. Gubre getirmisler. Zorla gelin gelin diye darladilar insanlari iceri aldilar. Kahve kurabiye ikrami falan. Sonra annem cay koyuyor adamlar biz kalkalim dedikce kalkmayin diyorlar. Pasta var guzel diyorlar. Ben de baska odaya gittim. Sonra annem geldi pastani keselim hadi dedi. Dedim anne ne alaka. Tanimadigim insanlarla mum mu ufleyecegim. Mum uflemezsin canim soylemeyiz dogum gunun oldugunu dediler. Dedim siz yiyin madem pastayi ben istemiyorum. Bunlar cikardilar yediler. Bana da 1 dilim getirmisler sagolsunlar. Evde ikram edilecek milyonlarca yiyecek/icecek var. Sonra da cektim geldim evime.

Abim de geliriz demisti sonra esi bi pazarimiz var baska zaman kutlariz biz demis. Onlar da gelmediler. Bu durum beni uzdu sonucta. Soylesem ne var bunda cik artik hastalik psikolojisinden diyecekler. Cok garip insanlar. Sizce boyle bir seye uzulmekte haksiz miyim? Uzulmek bana iyi gelmez biliyorum ama uzuldum. Ailem hep baskalarinin ihtiyaclarini benim ihtiyaclarimdan daha onemli goren insanlardi zaten.
Ben mi abartiyorum?
0
Bikit
(03.10.21)
sen haklısın. incitici evet, üzüldüm. incelik beklemişsin yapamamışlar maalesef.
0
veritaslibertas
(03.10.21)
Haklısın sonuna kadar.
0
yankee jumping
(03.10.21)
haklısınız, özel bir şey istemişsiniz ve cılkını çıkarmışlar. üzücü olmuş sizin için. bence çekinmeden söyleyin. anlasınlar hatalarını.
0
golgi aygıtı
(03.10.21)
Abartmıyorsun, haklısın çok büyük bir düşünceizlik. Hastalığının eveliyatını bilmiyorum, ailen bu konuda nasıl ve ne kadar detek oldu diye ama ailen de olsa bu tür insanların yanında kalmaman için açık bir mesaj sana bu bana kalırsa. Bir an önce evin ayrı değilse ayır ve kendi hayatını kur.
0
e mice
(03.10.21)
Sal gitsin ,
Tedavi sürecinde de ailen kadar yanında olan olmamıştır zaten .
Git 1 pasta al . Tekrar kes , üfle mumunu . Annen babanla beraber yap hatta .
Tedavi sürecin için diyorum , nereleri atlatıp gelmişin, bunlara takılma .
0
dunyatuhaf
(03.10.21)
duyuruda bu hafta bu tarz 3. duyuru resmen aile terörü var

ne hissettiğini anlıyorum, sonra da pasta kesilir yenir daha görkemli kutlanır ama her şey zamanında güzel, özel bir şey de istememişsin sadece o pasta doğum günün olduğu akşam kesilecekti etrafındakilerle alkışlayıp sarılacaktın o akşam olacaktı istediğin bu kadar küçük bir şey
0
freebird5406_2
(03.10.21)
Valla olaylar daha cok isin oncesiyle falan da baglantili bence. Eger aile daha onceki yillarda da dogum gunlerini cok onemsemiyorsa, bu sekilde bir durum cok da garip degil. Belki senin buna bu kadar deger verdiginin farkinda degillerdir ya da belki de her seye direkt normalmis gibi devam etmenin ve senin ustune cok dusmemenin daha iyi olacagini dusunmuslerdir. Bilinmez.

Ne olursa olsun bence pek takilma bu duruma, 'duygusalligim tuttu' deyip gec ve moralini yuksek tut. Gecmis dogum gunun de kutlu olsun bu arada.
0
j r r tolkien hayrani
(03.10.21)
Haklısınız. Doğum günümü önemsemesem de insanı bi beklentiye soktuktan sonra böyle saçma bir hareket yapmaları beni de üzerdi. Hastalıkla falan alakası yok bence ama aileler "kusur"larınızı yüzünüze çarpmak için fırsat kaçırmıyorlar.

Umarım bir an önce sağlığınıza kavuşur ve aileden de yakın ilişkiler kurabileceğiniz insanlarla tanışırsınız.
0
eatpraylaw
(03.10.21)
Haklısınız ama yinede babaniz sizinle beraber 5 pastane gezmiş. Size kıymet verilmiş demekki. Düşüncesizlik olmuş biraz sadece. Sadece abinizin eşi sıkıntılı ve onu dinleyen abiniz.

Arkadaşlarınız pasta alıp evinize kadar gelmiş. Seviliyorsunuz yeterince. Yeni yaşınız kutlu olsun.
0
meraklitursucu
(03.10.21)
Haklısın ama yapacak çok bir şey yok gibi
0
all girls dream
(03.10.21)
Haklisiniz ama canınızı sıkmayın. Üzerine çok düşünmeyin incelik gosterememisler yeni yaşınızın tadını çıkarın bunlar hiçbir şey :)
0
ddenizz
(03.10.21)
Doğum günün kutlu olsun, nice senelere:) sen haklısın ama boşver. Düşünüp canını sıkmak pek mantıklı değil.
0
elorelia
(03.10.21)
Geçmiş olsun öncelikle. Hastalığınızdan ayrı annem babam bana aynı şeyi yapacak o yabancıların yanında rezil ederdim omları çeker giderdim. Çok kötü yaptıkları.
0
Hallegadola
(03.10.21)
Nice senelere bu arada allah daha güzel doğum günüleri nasip etsin size.
0
Hallegadola
(03.10.21)
bu kadar kalın kafalının arasında hastalanmak doğal oluyor maalesef. "bir pazarımız var" lafını sana taşıyan kim, bunu kimden duyuyorsun merak ettim. Bunu söyleyen kişi terbiyesiz tamam da bunu senin duyanilmeni sağlayan kişi de ultra salak.
doğum günün kutlu olsun, mutlu olacağın nice senelere.
0
adivar
(03.10.21)
Nice mutlu yaslara :)

Icinizde yasamayin,kirildiginizi iletin
0
turkuaz
(03.10.21)
Dogum gunun kutlu olsun, butun dileklerin gercek olsun :)
Ben dogum gunu olayini sevmiyorum. Hic kutlamadim desem yeridir ama hislerinde haklisin. Abarti yok. O naktada ben olsam, ben bile uzulurdum. Gene de yapacak birsey yok dememelisin. Bunun hesabini sor. Ama yikarak degil, yaparak. Onlar senin ailen. Aile her seydir. Ilk firsatta anne, babayi ve kim gerekiyorsa topla alalede bir pasta kes ve mumlari ufle. Acik ve net bir sekilde tavirlariniza uzuldum de. Bir daha olmasin diye de ekle. O kadar.
0
Kirmizibavul
(03.10.21)
Çok haklısın ama dunyatuhaf +1
0
osssy
(03.10.21)
insan çok kolaylıkla yapılabilecek şeyler yapılmadığında çok inciniyor, haklısınız ama bunun bir önemi yok. hislerinizin, üzüntünüzün önemi var. kendinizi haklı çıkarmaya çalışmadan dümdüz direkt kırıldığınızı söyleyin ve içinizde tutup dert edinmeyin.

bu arada iyi ki doğdunuz. nice mutlu yıllarınız, nice mutlu yaşlarınız olsun.
0
evde liyakat kalmamis
(04.10.21)
ailen ayip etmis - haklisin
bunlara uzulmeye gerek var mi? yok

insan ister istemez uzulur tabi haklisin ama umursamamaya calismak senin icin daha iyi olacaktir, belli ki toksik kisiler aile bile olsa.
nice mutlu senelere ve gecmis olsun.
0
bay b
(04.10.21)
(7)

Eski şirketten kalan yıllık izin hakları

yazar yazmaz yazan yazar
Arkadaşlar, eski şirketten tazminatlarımızla birlikte çıkışımız verildi ve aynı gün yeni şirkete devrolduk. Benim 42 günlük yıllık izin hakkım arada buhar oldu.Yeni şirkete sorduğumda bizlik bir durum yok eski izinler geçersiz eski şirketten talep edin dedi. Eski şirket ise biz sizi tüm haklarınızla
Arkadaşlar, eski şirketten tazminatlarımızla birlikte çıkışımız verildi ve aynı gün yeni şirkete devrolduk. Benim 42 günlük yıllık izin hakkım arada buhar oldu.

Yeni şirkete sorduğumda bizlik bir durum yok eski izinler geçersiz eski şirketten talep edin dedi. Eski şirket ise biz sizi tüm haklarınızla beraber devrettik o yüzden yeni şirkette hakkınızı arayın diyor.

Ben arabulucuya başvurdum bu arada ve uzlaşılamadı olarak tutanak tuttuk. yani şu an direkt iş mahkemesine başvurabiliyorum.

sorum şu, Ben eski şirkete dava açsam yıllık izin ücretime çöktüler diye ve mahkeme "eski şirketle alakalı bir durum yok" kararı verirse davaya otomatikman yeni şirket dahil olur mu? Eğer öyle olursa beni direkt kovarlar niye hakkını aradın diye.

Yeni şirkete dava açman gerekir derler mi yani? yoksa direkt "yeni şirket de davaya dahil olacaktır duruşma şu güne ertelenmiştir" diye karar çıkabilir mi?

Yeni şirketin başını ağrıtmadan (maalesef) bu işten sıyrılabilir miyim yani?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(30.09.21)
Siz su an yeni sirketinizde hangi tarihli girisli gorunuyorsunuz?

Eski sirketiniz tum haklarinizi devrettik derken neyi kast ediyor?

Hak kelimesinden kasitlari kazanilmis olan iscilik alacaklariniz mi yoksa is sozlesmesi ile duzenlenen sartlar mi yani henuz kazanmadiginiz iscilik alacaklari mi?

Yani hak derken maasinizi, unvaninizi, sartlarinizi diyor olabilirler mi?

Eger kidem tazminati verildiyse yani eski sirketteki iscilik alacaklariniz sifirlanacak sekilde gecis yaptiysaniz izin ucretinizi eski sirketin vermesi lazim.

Arabulucuya sirket avukati gelmedi mi?
Eski sirketin avukatina ulasma sansiniz yok mu? Siz tum haklariniz derken neleri kastediyorsunuz diye sorsaniz?

Cok buyuk ihtimalle eski sirket uzerine yatiyor.

Bir de yeni sirkete nasil devroldunuz? Devrolmaktan kastiniz ne? Eski sirket ile yeni sirket arasinda yasal bir bag var mi?
0
la lykia
(30.09.21)
yeni şirkete gireli 2 yıl oldu.

haklardan kasıt; tazminatınızı verdik, yıllık izinlerinizi devrettik diyor yani.

arabulucuya şirket avukatı geldi. bizim açımızdan hiçbir problem yok her şeyimiz yasal. kalan yıllık izninizi yeni şirketten talep edeceksiniz dedi.

eski şirketle yeni şirket arasında hiçbir bağ yok. eski şirket özel bir kurumdu. yeni şirket kamuya (belediye) bağlı taşeron bir kurum.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(30.09.21)
eski şirketten çıkarken tazminatınızı aldıysanız, sanki yeni şirketin meseleyle alakası kalmamış gibi geliyor
0
co2s2
(30.09.21)
Yeni şirketin konuyla hiçbir alakası yok. Yıllık izinler şirketten şirkete devredilmez. Siz haklarınızı alırken yıllık izinler dahil edilmedi ise hakkınızı eski şirketten talep edeceksiniz.
0
himmet dayi
(30.09.21)
personelin özlük hakları bir şirketten diğerine devir olmaz. eski şirketten çıkarken tamamı ödenir, yeni şirkette sıfırdan başlar.

istifa, işten çıkarılma veya devir fark etmez. bir şirketten ayrılırken kullanmadığınız yıllık izniniz varsa, kullanmadığınız izin kadar günlük ücreti nakit olarak alırsınız.

muhtemelen "eski şirketten tazminatlarımızla birlikte çıkışımız verildi" dediğiniz kısımda size kullanmadığınız yıllık izinlerinizin ücretleri de ödendi. yani kullanmadığınız izninizin parasını nakit olarak aldınız. gün olarak tatile çıkabilecek bir izniniz yok. işin doğrusu, olması gereken de bu. verilmediyse onu da eski şirketten talep edeceksiniz.
0
kibritsuyu
(30.09.21)
eski şirket size çıkış vermişse sorununuz eski şirketledir. dava ile alırsınız.
ama yeni şirket ile eski şirket arasında organik bağ varsa eski şirket te yeni şirket de sorumludur (müteselsilen) organik bağ biraz teknik bir dava.

dava açacaksan eski şirkete açarsın ama yeni şirketi de müdahil yaparsın (zorunlu dava arkadaşı)
0
fistikthecat
(30.09.21)
Eski sirketi dava ile tehdit edin anlsmazlarsa dava edin
0
turkuaz
(30.09.21)
(18)

mutsuzken, depresifken veya tükenmiş hissettiğinizde ne yapıyorsunuz?

dnzy 1
bu gibi durumlarda kendinizi toparlamak, kendinize gelmek, daha iyi hissetmek için neler yapıyorsunuz?
bu gibi durumlarda kendinizi toparlamak, kendinize gelmek, daha iyi hissetmek için neler yapıyorsunuz?
0
dnzy 1
(28.09.21)
Dua ediyorum, yüzüyorum, yıldızları seyrediyorum, ağlıyorum, odun kırıyorum
0
cosmicgadin
(28.09.21)
Dışarı çıkarım. Film izlerim.
0
dissendium
(28.09.21)
Spor ile ter atmak, efor harcamak bana iyi geliyor. Özellikle de 10-15 tur koşmak.
0
burka
(28.09.21)
O haldeyken insanın hiç bi şey yapası gelmiyor işin özü ben de bu yukarda yazılanlara inanasım gelmiyor. Ben daha da dine çöküyorum dostum. Gülme garantili eş dost varsa o an onu arıyorum yoksa sevdiğim belgesel ya da tv programı bulmaya çalışıyorum. Bu da yoksa uyurum.
0
fıytfıyt
(28.09.21)
Uyuyorum.
0
data
(28.09.21)
Yürüyorum, uyumak da bir çözüm ama hayatı boşa yaşıyor hissi veriyor bana.
0
neymis
(28.09.21)
insanların ne şartlarda çalışıp nelerle mutlu olduğunu görmek açısından iyi oluyor;

www.youtube.com
0
onemoremile
(28.09.21)
kedi köpek videoları izliyorum. tatlı, komik, awww anları olsun hepsi işe yarıyor bende.
0
yviene
(28.09.21)
Yürüyorum. Son bir aydır imkanım varsa pilatese gidiyorum, ter atmak, spor yapmak iyi geliyor.

İçinden çıkamıyorsam terapiste.

Çok fenaysan psikiyatriste gidiyorum :)
0
ruh i tibbiye
(28.09.21)
komik video ve dizi izliyorum. dua ediyorum, aileme ya da sevgilime ağlayıp sonra gözyaşlarımı siliyorum ve sen neleri başarmadın üstesinden gelmedin ki diyerek yoluma devam ediyorum.
0
Hallegadola
(28.09.21)
Uyuyorum +1
O kadar fazla uyuyorum ki uyandığımda bu işin sonu artık depresyon hemen toparlanmalısın deyip yapabileceğim ne varsa saldırıyorum;
-Yemek yapıyorum
-Kahve yapıyorum
-Önümdeki süreç için yeni planlamalar yapıyorum
-Sürükleyici olduğunu bildiğim ve sevdiğimi bildiğim bir dizi ya da filme sarıyorum.
-Kulaklığımı takıp yürüyüş yapıyorum

--Üsttekilerin hepsini yapıyorum ve anca toparlıyorum.
0
mutekebbir
(28.09.21)
icip sarki dinliyorum, soyluyorum ve uyumaya calisiyorum. ama uyyuyamiyorum
0
ala09
(28.09.21)
sevdiğim müzikleri/grupları dinliyorum, bateri çalıyorum.
0
foolrules
(28.09.21)
sevdiğim, iyi hissettiren dizileri 153.kez baştan izliyorum.
0
gmzo
(28.09.21)
Gidip cocugumun saclarini kokluyorum
0
turkuaz
(28.09.21)
Depresyondan kaçmıyorum/ kaçamıyorum. O anki hüznü yaşayıp kafamı biraz toplayınca elimde ne var, neden memnun değilim, ne yapabilirim, neden yapmıyorum konuları üzerine düşünüyorum. Eğer çözüm bulamazsam, ki bu dönem öyle oldu, içinden çıkamadım. Yardım almayı deniyorum şu an.
0
curukturpkokusu
(28.09.21)
İçiyorum
0
vedatchilipeppers
(28.09.21)
ormanda yürümek veya 24 saat uykusuz kalmak bilimsel olarak depresyon üstünde hafifletici etkisi olduğu ölçülebilen aktiviteler. bunları yapıyorum. kaçık prens podcast dinlerim (konu psikoloji üstüne, kendimi anlamamı sağlıyor). çok çok ciddi bir konu değilse mutsuzluğumun sebebi stand-up falan izlerim (halim varsa gidip canlı izlerim yoksa netflix).
0
elvan abeyiylegezse
(01.10.21)
(10)

yurtdışında farklı yerlerde uzun süre yaşamış olanlara bir soru

de jure
farz edelim ki türkiye'de bir işiniz var ve haftada 1-2 gün online çalışarak, vergi, ofis kirası, istanbulda ev kirası vs. ödedikten sonra ayda 50-60 bin lira arası kazanıyorsunuz.3-4 ay yurt dışında, sonra 2-3 ay istanbul'da, sonra yine 3-4 ay yurtdışında yaşamak gibi bir planınız var.yurt dışında
farz edelim ki türkiye'de bir işiniz var ve haftada 1-2 gün online çalışarak, vergi, ofis kirası, istanbulda ev kirası vs. ödedikten sonra ayda 50-60 bin lira arası kazanıyorsunuz.
3-4 ay yurt dışında, sonra 2-3 ay istanbul'da, sonra yine 3-4 ay yurtdışında yaşamak gibi bir planınız var.
yurt dışında her seferinde farklı bir ülkede veya şehirde eşyalı ev kiralayıp yaşayacaksınız.
yurt dışındayken, 3-4 ay boyunca aynı ülkede veya şehirde olma zorunluluğu da yok yani, 2 ay güney almanya'da bir kasabada, 2 ay da zürih'te falan yaşasanız da olur. bunun dışında büyük şehirlerde yaşamak da şart değil; ormanlı, göllü, nehirli bir kasaba da olur, suç oranının düşük olduğu, manzaranın güzel olduğu, canımız sıkıldığında 1-2 saat içinde yakındaki bir büyük şehre veya plaja vs gidilebilecek yerler de olabilir. şimdilik tek kriter gidilecek yerin avrupa olması.
önümüzdeki 3 seneyi bu şekilde geçirecek olsanız yani her biri 3er aydan toplam 6-7 kere yurtdışına çıkacak olsanız, nereleri tercih ederdiniz?
0
de jure
(24.09.21)
Şehirden kaçıyorsam.

Fransa sahilleri
İspanya sahilleri
Portekiz Algarve bölgesi (faro, portimao vb)
İtalya Adalar (Sardinya)

Az kültür falan da yaşayım diyorsanız
Londra (Yakın şehirler de olur Reading, Slough)
Berlin
Paris
Lizbon

Hem şehir olsun hem beni daraltmasın diyorsanız küçük ama herşey olan şehirler
zurih
basel
munich
nice
lizbon
0
Corc
(25.09.21)
Ben mantıklı adamım. Para konuşur. Giderim Yunanistan, Hırvatistan gibi bir ülkeye hem paramı kazanırım hem tatilimi yaparım hem ucuz olur. Kışın da böyle Prag, Krakow vs daha cosy olan orta Avrupa şehirlerine kaçarım. Öyle Londra, Munich, Zurich, Paris Barcelona falan buralarda yaşamak ucuz değil, huzurlu da değil ya neyse. Özellikle İskandinavya'dan uzak dururdum, dünyanın en gereksiz en sıkıcı en düşmanca havası olan yerleri.
0
bana kedicik derdi
(25.09.21)
Ek bir bilgi.
Ayda 50-60 bin ile avrupada 1+1 de güzel beyaz yakalı hayatı yaşanır.

Ama asyaya gidersen
Tayland, malezya
Baya kral hayatı yaşarsın.

Benim en büyük hayalim mesela
Kick box (muay thai) kursuna katılmak taylandda 3 aylık.

Tiger Muay Thai
Kurs + denize sıfır villa + yemek paketleri var 2 3 bin dolara aylık
0
Corc
(25.09.21)
Ayda 50-60 bin tl, kısacası 5-6 bin euro ile Avrupa'da yaşayamayacagin şehir yok.

Ben olsam kışları kış turizmi olan yerler (alpler civarı güzel).
Fransa normandiya/Bretagne bölgesi de güzel gezmelik. Bunun dışında çoğu büyük şehire de giderim.

Yazın; vallaha bütün akdeniz sahilini gezerim heralde. İtalya/yunanistan/fransa/ispanya hepsinin güzel sahil yerleri var+adaları.

Nordik tarafına kuzey isiklarini görmek icin giderim, başka da birşey için gitmem.


Hatta bütün bunlari yapmak için 4x4 ikinci el araç alırım. Canim isteyince gider daglara çıkarım, canim ister gider sahile inerim. Ufak şehirlere giderim falan. Tahminen 10 bin euroya mis gibi arac vardir, aylik sigortasi da max 80 euro falan olur. O gelirle zaten koymaz.
0
logisticsmanager
(25.09.21)
Direkt olarak baslica buyuk sehirlere git sirayla ve bunlari tecrube et. Paris, Berlin. Londra, Amsterdam, Stockholm Frankfurt, Madrid falan iste... Kucuk kasabalari bunlarda yasarken de kesfedersin haftasonu vs. Hem bunlar dururken kucuk kasabalara gitmek anlamsiz hem de bir cevren veya ugrasin (universite gibi) olmadan kucuk kasabada 3 ay gecirmek verimsiz.
0
hot potato
(25.09.21)
merhaba,
buna benzer bir durumdayiz yil boyunca 3 farkli yerde donup duruyoruz, halletmeniz gereken bir kac teknik detay var.
oncelikle pasaportunuz hangi ulkeye ait? Turk pasaportunuz varsa vize ve turist olarak kalacaginiz icin 90 gun siniriniz var. eger bir ab ulkesinde 90 gunden fazla kalacaksaniz oturum izni almaniz gerekli. yine AB'de pek cok ulkeden 2 aydan daha uzun sure ev kiralacayacaksaniz registration/ikamet kaydi zorunlulugu var ve bunu da turist olarak Turk pasaportu ile yapmaniz pek mumkun degil. Ozetle AB'de 90 gunden fazla turist vizesi ile kalamazsiniz ( istisnalar vardir, ya da ben yanlis biliyor olabilirim elbette uzman arkadaslar duzeltir. )

Oturum izni, mavi kart ya da AB pasaportunuz varsa eger bu mumkun. Bu isi yapacaksaniz dikkat etmeniz gereken sey istediginiz yerlere high season'da gitmemek. aksi takdirde bir kac ay icin ev bulmak zorlasiyor ve kiralar da dogal olarak yuksek oluyor.

Kis aylari icin tavsiyem Portekiz olur. Kasim - Mart arasi ozellikle guneyi gayet guzel. Lizbon'da kiralar son bir kac yildir cosmus durumda ama sehir de her yil daha kozmopolit oluyor. 20'li yaslarimda olsam hic dusunmez tercih ederdim. Biraz daha sessiz sakin isterseniz bati kiyilari var, Cascais cok uzel ama zengin muhiti biraz kuzeye giderseniz santa cruz gibi sahil kasabalari var ufak tefek. Dalga sorfune de merakliysaniz cennet gibi.
Bunun disinda Portekizin guneyi ozellikle kis aylarinda daha sakin. Faro - Tavira civarinda cok guzel plajlar var. Evlerin cogu yazlik icin kullanildigindan kisin ev bulmak da daha kolay.

Bahar aylari icin nacizane tavsiyem Turkiye'nin guneyi olurdu. Nisan - Haziran arasi hem kalabalik yok hem de hava ve deniz muhtesem.

Yaz aylari icinse Orta ve kuzey Avrupa mantikli. Insanlar yaz tatiline giderken kendi evlerini kiraya veriyorlar, uygun fiyatli ev bulmak mumkun. Kuzeye gittikce gunler uzuyor, hava duzgunse eger 5'te paydos yaptiktan sonra 11'e kadar gun isi altinda parklarda, sahilde vakit gecirmek mumkun. Hayat sakin ve yavas.

Ilk basta soyledigim gibi Turk pasaportu ile bunu yapmaniz mumkun degil, o konuda sorununuz yoksa 5-6 bin euro ile bu dongude mutevazi, huzurlu bir hayat yasarsiniz.
0
whisky
(28.09.21)
@viski
90 günden fazla kalamama olayını, öğrenci vizesi-dil kursu vs ile çözerim diye düşünmüştüm, çözemez miyim?
0
🌸de jure
(29.09.21)
bilemiyorum, tecrubem yok o konuda.
0
whisky
(29.09.21)
2 ay ve ustu kaldigim yasadigim sehirler avrupa icin;

Cordoba
Paris
Guney Fransa Kirsali(Montpellier civari)
Carcassonne
Orta Fransa Kirsali(dordogne)
Nitra
Krakow

Bunun disinda guney amerika ve asya'da da benzer sureler bulundugum oldu.

Kesinlikle fransa'nin cogu yerini oneririm, mubarek ulkede her sey var, dunyadaki tum ulkeleri tek bir ulkeye hapsetmisler gibi. Sehirleri ayri guzel, kirsali ayri guzel, tabi hicbir ozelligi olmayan yerleri de var elbet.

Yazdiginiz plan dogrultusunda, multikulturel buyuk sehirleri de, sirin koy kasabalari da cok seven biri olarak;

Paris
Amsterdam
Madrid
Carcassonne(yaz vakti)
Cordoba Yahut Granada Baharda
Fransa'nin dordogne bolgesinden bir kasaba yahut koy(Hérault da olur, denize yakin dagda yasanilabilir)
Iyice jungle isteniyorsa belki Ardeche(cok iyi bir komun hayati tadi alinabilir)
Krakow'da kesinlikle bir mevsim, yaz olmasina gerek yok.
Budapeste'de sonbahar olabilir.

Benim gibi cok ozellikli gorunmeyen ama bolge sosyolojilerine merakli bir gozlemciyseniz dogu avrupa'daki slovakya slovenya hirvatistan gibi ulkelerin kucuk sehirlerine bakilabilir.

Avrupa degil ama Avrupa; Fas degerlendirilmelidir, Fas avrupa'ya istanbul'dan cok daha yakin. vs vs.bahsettiginiz hayat guney amerika'da vs de cok guzel yasanir, neler var neler...
0
hewit
(08.10.21)
Porto-Lizbon
Yunanistanda herhangi bir yazlik sahil
Fransa
Hirvatistan ve Karadag sahil kesimleri
Bunaldiginizda partileme zamanlari Berlin
Sirasi gelince Belgrad-Sofya
Kiev

Sanirim ilk baslayacagim ulke Portekiz olurdu
0
turkuaz
(08.10.21)
(8)

Teams kullanan var mı?

plastic_angel
şirket için yazışmalarda historye ulaşmak çok zor değil mi? hem yavaş hem de çok eski bir yazışmayı bulduğunuzda sadece ilgili mesajı gösteriyor. öncesinde sonrasında ne yazışmışsınız göremiyorsunuz. Sizde de aynı mı durumlar?
şirket için yazışmalarda historye ulaşmak çok zor değil mi? hem yavaş hem de çok eski bir yazışmayı bulduğunuzda sadece ilgili mesajı gösteriyor. öncesinde sonrasında ne yazışmışsınız göremiyorsunuz. Sizde de aynı mı durumlar?
0
plastic_angel
(24.09.21)
teams yazismak icin igrenc bir uygulama.
slack rulz.
0
the end of time
(24.09.21)
bizde de aynı durumlar. nefretlik uygulama
0
kablelvuku
(24.09.21)
yavaş.
0
sanal uyku
(24.09.21)
Off ben de kullanmak zorunda kaldım ilk kez ve nefret ettim. Ben dil kursu için kullanıyorum ve chat kısmına hoca yazıyor sadece ve şimdilik bahsettiğiniz sorunu yaşamadım. Yine de genel olarak dosyaların bazen açılıp bazen açılmaması, yavaş olması falan sinir ediyor beni de.
0
ms brownstone
(24.09.21)
teams'i yazışmalar için kullanan ilk defa duydum, mesajlaşması rezalet bir uygulama.

biz sadece görüntülü görüşmeler ve konferanslar için kullanıyoruz.
0
mrtkp9993
(24.09.21)
Ben geçmiş bir mesaj arayacaksam, bilgisayardan değil telefondan arama yapıyorum mesajlar içinde. Daha hızlı ve sağlıklı sonuç verdiğini düşünüyorum telefondan.
0
hrvl
(24.09.21)
sirket skype'dan teams'e gecti, simdilik bir yavaslik yok. Geriye donuk butun mesajlar hizli aciliyor.
0
cooperr
(24.09.21)
telekonferans icin kullandigim en iyi uygulama diyebilirim.Yazisma icin uygun degil
0
turkuaz
(24.09.21)
(10)

Fatih vatan caddesinde isyeri olan biri nereden ev tutmalı.

istebukadar
İstanbula gecme durumu var. Nerelerden ev bakmalıyız is için ulaşımı kolay , kiraları orantılı vs.
İstanbula gecme durumu var. Nerelerden ev bakmalıyız is için ulaşımı kolay , kiraları orantılı vs.
0
istebukadar
(05.09.21)
bütçeni yazmadığın sürece isabetli bir cevap alman zor.
0
roket adam
(05.09.21)
Maaş 7500 bandında.
0
🌸istebukadar
(05.09.21)
şehremini bence o taraftaki en düzgün yer. Ben de orda oturuyorum. Ancak kiralar çok pahalı, diğer türlü de aksaray metrosu (tek araç) istikametinde bahçelievler yayla tarafı iyi olabilir ancak kiralar orda da çok uygun değildir. Gerçi artık kirası uygun olan yer de yok istanbulda
0
icerden cikan adam
(05.09.21)
araba ile mi gelinecek?
0
turkuaz
(05.09.21)
Arabam yok. Tek kişiyim.
0
🌸istebukadar
(05.09.21)
ben de emniyete yakın kısımda oturuyorum.
öncelikle kiralar özellikle son bir yılda çok yükseldi,
fatihte fazla 0 veya az yıllık ev bulamıyorsun, evler genellikle eski, yani hem yeni ev olsun hem fatihte olsun diyorsan işin zor baştan söyleyeyim.

fatih merkez : benim de oturduğum yer, dar sokaklar, yanaşık evler, suriyeli nufusu özellikle belli sokaklarda fazla. oturulabilir, ancak çok pipirikli isen sıkıntı olabilir, hatta çok pipirikli isen genel olarak Fatihte işin zor.

şehremini, çapa, fındıkzade - bir tık daha iyi ancak oralarda da dar sokaklar, yanaşık evler vs var.

biraz uzağında koca mustafa paşa var - görecelidir ancak nispeten daha iyi olabilir ancak vatandan bu yerlere göre daha uzak.

aksaray- yusufpaşa - daha yoğun suriyeli nufusu var, nispeten daha kötü.

karagümrük - nispeten daha kötü, suriyeli ve roman nufüs ağırlıklı - sıkıntılı mahalleler mevcut ama iyi yeri de olabilir tabi ki, kiraları daha ucuzdur.

yavuz selim- çarşamba - sofu mekanları - bir tık daha uzak vatan caddesine, pek nezihte değil.

yakın yerleri böyle sıralayabilirim.

bir minibüs, dolmuş uzaklıkta cevizlibağ var, cevizlibağda rezidans-nef türü yerler var, 1+1 düşünebilirsin ama kiraları uçmuştur kesin.

şansın bol olsun.
kolay gelsin.
0
antti sumiala
(06.09.21)
eyüp - alibeyköy tarafına bakmanı öneririm ama kiralar oralarda da yüksek sayılır maalesef, maaşının yarıdan fazlasını verme ihtimalin yüksek yeni bir eve.
0
roket adam
(06.09.21)
en fazla yarım saat gidiş yarım saat geliş olursa iyi olur. Bir de aktarma mesela ekstra ücret alınıyor mu istanbulda durum nasıl? 1+1 olabilir. Birikmiş 110 bin TL param var ama o paraya da ev olmaz .
0
🌸istebukadar
(06.09.21)
Kira olarak aidatla birlikte 2300 bandında bulunamaz mi acaba ?
0
🌸istebukadar
(06.09.21)
valla kardeşim üşenmedim baktım, eyüp -fatih ilçesinde max 15 yaşına kadar kirası max 2300 lira olan 8 ilan çıkıyor onlar da kiralık oda falan. eski ev bakarsan da yapısal sorunları, deprem riski falan sıkıntısı var. denildiği gibi maaşından en az 3000-3500 lirayı ayırman lazım, onda da yaşayacağın ev yine ufak, muhtemelen eski bir ev olacak yani. artı olarak yol parasını da hesaba kat mutlaka çünkü aylık istanbulkart 300 lira küsür zaten.
0
roket adam
(06.09.21)
(1)

Yurtdışında yaşamak ve vekaletle satış

baldan kaymak
Diyelim ülkeden ayrılıyoruz. Araba vs satabilmesi için birine vekalet verdik. Bu durumda satılınca ücretini gönderebiliyorlar mı bize?edit: satışa konu malvarlığının yabancı ülkede vergilendirme olayına takıldım. sonuçta ülke dışından gelir var. ülke ekonomisine etkisi olacak. üretim dışı ekonomi. p
Diyelim ülkeden ayrılıyoruz. Araba vs satabilmesi için birine vekalet verdik. Bu durumda satılınca ücretini gönderebiliyorlar mı bize?

edit: satışa konu malvarlığının yabancı ülkede vergilendirme olayına takıldım. sonuçta ülke dışından gelir var. ülke ekonomisine etkisi olacak. üretim dışı ekonomi. prosedür var mı diye merak ettim.
0
baldan kaymak
(02.09.21)
Yasadigin ulkeye gore degisir ancak kazancin vergisini isteme ihtimalleri yuksek.Capital gain tax seklinde aratin bulundugunuz ulkede
0
turkuaz
(02.09.21)
(7)

Pegasus Kabin Bagajı

bussuru1
Merhaba,Pegasus kabinde ufak boyutlu valizlere izin veriyor diye biliyorum ancak buna ilaveten sırt çantası da alabiliyor muyuz kabine? Yakın zamanda Pegasus’la seyahat eden birileri vardır umarım.Teşekkürler.
Merhaba,

Pegasus kabinde ufak boyutlu valizlere izin veriyor diye biliyorum ancak buna ilaveten sırt çantası da alabiliyor muyuz kabine? Yakın zamanda Pegasus’la seyahat eden birileri vardır umarım.

Teşekkürler.
0
bussuru1
(01.09.21)
%95 alırsın. Yanlış yönlendirmek istemem ama ben küçük bir şehirden kalkışta 1 el valizi 1 sırt çantasıyla rahatça bindim. 1’de bagaja gitti zaten. Rezervasyon yaparken tek parça deniyordu korkmuştum da ama sallayan yoktu
0
avatar is back
(01.09.21)
yurtiçi yurtdışı? Normalde yeni gelen kurallar dahilinde tek parça ama sabiha gökçenden binerken göz yumabiliyorlar, esas problem yurtdışından dönüşte. Mesela ukrayna ve belgrad dönüşlerde tek parça dışında kadınların el çantalarına bile izin vermediler, ufacık içine cüzdan telefon vs zor sığan çantaları bile zorla tek parça bagajların içine sokturdular yoksa almadılar.
0
zikardo
(01.09.21)
Sitesinde bir bavul bir de el çantasına izin var diyordu.
0
oyokbuyoknevar
(01.09.21)
gitmeden önce ben de buna çok takılmıştım ama geçen hafta sahibi gökçenden gidip geldim. dönüşüm de belgraddandı, kabin boy bagaj ve küçük sırt çantamla herhangi bir sıkıntı yaşamadım.
0
gap
(02.09.21)
kabin bagajı + küçük sırt çantası + bez çanta ile yurtiçi ve yurtdışı seyahat ettim. sorun olmadı.
0
south park in kapusonlu uyesi
(02.09.21)
yaz başında fethiyeden dönerken sırt çantamı bıraktırmışlardı. Sadece el çantasıyla binebildim.
0
zimbirik
(02.09.21)
sirt cantasinin tipine bagli. Eger laptop cantasi tipinde birseyse ben hic sorun yasamadim ancak sirt cantasi gorunumunde devasa bir cantaysa sorun yasarsiniz
0
turkuaz
(02.09.21)
(14)

Erkekler ve halhal?

The colors of my sea perfect color me
Erkekler neden halhala bu kadar ilgili?Bilegimde görüp de o halhal mi? diye sormayan erkek yok neredeyse. Yani ayak bileğinde sarılı zincir daha ne olabilir ki? Bu ilginin sebebi nedir? Sadece estetik görünmesi mi? Çağrıştırdığı başka ne anlami var? Herhangi bir saatten ne farkı var?Teşekkürler.
Erkekler neden halhala bu kadar ilgili?

Bilegimde görüp de o halhal mi? diye sormayan erkek yok neredeyse. Yani ayak bileğinde sarılı zincir daha ne olabilir ki?
Bu ilginin sebebi nedir? Sadece estetik görünmesi mi? Çağrıştırdığı başka ne anlami var? Herhangi bir saatten ne farkı var?

Teşekkürler.
0
The colors of my sea perfect color me
(01.09.21)
ayak fetisizmi?
0
alevli deniz sortu
(01.09.21)
@alevli deniz şortu
Ayak da görünmüyor ki. Spor ayakkabınin içinde. Halhalin olduğu kısım pantolon havuç model olduğu için yarım karış dahi görünmüyor. Hani ayak görünse ok.
0
🌸The colors of my sea perfect color me
(01.09.21)
cinsel pozisyonlar çağrıştırıyor olabilir hayal gücü
0
freebird5406_2
(01.09.21)
benim de hoşuma gider ama herhangi bir cinsel çağrışım yapmadı açıkçası. ya estetik göründüğünden ya da az rastlanır olmasından.
0
lazpalle
(01.09.21)
Estetik bence. Bilekte güzel duruyor.
0
westblack
(01.09.21)
ben hiç sevmem halhal ama birinde görsem sorarım sanırım aa halhal mı o diye. Bilekliğe göre daha nadir, ilginç bi sözcük, barış manço şarkısı akla geliyor, muhabbet oluyor sorunca vs pek çok sebebi olabilir.
0
nundu
(01.09.21)
Muhabbet açmak için soruyorlardır. Halhal araç gibi görünüyor sadece.
0
lüzumsuz adam
(01.09.21)
Dinledigin muzige de ilgiliyiz.
Olayi baglayana kadar rol kesiyoruz.

8 saate kadar fransiz filmleri konusurum.
0
divit
(01.09.21)
CUnku kadin vucudunun en estetik ve zarif kismi ince ayak bilekleridir.Ince ayak bilekleri sanat eseri gibi bir sey.Halhalin bununla cok ilgisi var
0
turkuaz
(01.09.21)
Halhal epey seksi bir şey. Elbette ince bilekli bronz bir tende.
0
kukuleta
(01.09.21)
Sormalarının amacı muhabbet olabilri, yoksa o halhal değil de ne olabilir ki , halhal mı diye sorsunlar

Bana hiç çekici ve estetik gelmiyor.
0
ceketimi alip cikcam
(01.09.21)
"ayakcilar" halhali begenir, ince bilekte guzel durur.
"o halhal mi yaw" diye soran abilerin alayi ayak/bacak hastasi..
0
cooperr
(01.09.21)
Çünkü nadir karşılaşılan bir aksesuar, muhabbet açmak için bire bir.
0
John Bloor
(02.09.21)
o halhal mi 'den sonra 'bakabilir miyim?' sorunu yokluyor.
0
duyurukullanıcısı
(02.09.21)
(23)

Doktorlugun tercih olarak fiyat (bedel)/performans orani rezalet degil mi?

robokot
Hekimligi bir aşk olarak goren kisiler bir kenara (bunun azinlik oldugunu dusunuyorum) - "iyi bir gelecek" icin tip fakultelerini dolduran gencler genelde hayatlarinin nasil sekillenecegini biliyorlar mi? gecmis hikayesini, bugun gunluk yasantisi / temposu / sorumlulugu / yukumlulukleri ve bunlara k
Hekimligi bir aşk olarak goren kisiler bir kenara (bunun azinlik oldugunu dusunuyorum) - "iyi bir gelecek" icin tip fakultelerini dolduran gencler genelde hayatlarinin nasil sekillenecegini biliyorlar mi? gecmis hikayesini, bugun gunluk yasantisi / temposu / sorumlulugu / yukumlulukleri ve bunlara karsilik kazandiklari ortalama paraya baktigimda acimadigim bir doktor gormedim.

bu sadece turkiye'de de degil, yabanci doktorlarda da benzer seyler goruyorum ama turkiye hele ekstra kotu.

hayvan gibi calis, derece yap, kazan, sonra 6 sene egitim, son 3 senesi pratik ve hastanelerde ofisboy gibi gorulme, itilip kakilma, uzun saatler... sonra mecburi hizmet! kalk git yasadigin yerden duyanin bir ucuna butun hayatin askiya alinsin. uzmanlik istiyorsan hayvan gibi yine calis tekrar ki TUS veresin (hem de yks / öss all starlara karşı), hadi onu verdin tekrar egitim 3-6 sene - yas kemale eriyor bu arada ama hayatini yoluna koyamiyorsun neden? uzmanlik aldin yallah mecburi hizmete! yan dal yaptin, yallah mecburi hizmete... tum bunlardan sonra istedigin bir yerde yasayabilecegin de garanti degil.

hadi tum bunlari atlattin, 36 saat nobetler, ozellikle turkiye'de hastanelerde siddet - zor sartlarda calisma. hikayelerini dinledigim kadariyla yukarida bahsettigim tum bu surecte mobbingin allahini yiyorlar bir de, hiyerarsi cok kati. alt ust iliskileri cok belirgin. en dandik sirkette insan kaynaklarina gidilip olay yaratilacak seylerin 10 katina millet gikini cikarmiyor.

sistem seni turkiye'ye de bagliyor, cogu diger meslekli gibi baska ulkelere mobilitenin onunde diger mesleklere gore cetin engeller var.

bu kadar inanilmaz tempolarda gecen gunduzun olmadan calisiyorsun, kendini tehlikeye atiyorsun (en az 1 kere covid gecirmemis doktor kaldi mi?) aldigin maas hafif tecrubeli bir muhendis maasi bile degil bazen. rezillik degil mi ya? hekimlik aşkı olmayan, sadece buyuk umutlarla bu ise girmis "tip mi bilgisayar muhendisligi mi?" sorusu aklindan gecmis biri icin tam bir cehennem olmali. ki gosterilen cabayi alinan egitimi dusunelim, o kadar emegi en dandik meslege bile versen cok daha iyi para kazanirsin ve cok daha esnek bir hayat tarzin olur zaten. fiyat (bedel) performans orani cok dusuk bir tercih bence, yaniliyor muyum?

cevrenizde tercihlerini "tip olsun da neresi olursa olsun" diye dolduran gencler nasil bir hayatlari olacagini biliyorlar mi genelde? yoksa sadece tıp diye mi yaziyorlar? yoksa ben ortalama (dunyaya hekim olmak icin gelmis olmayan) bir doktorun hayatini yanlis mi yorumluyorum?
0
robokot
(01.09.21)
Statü var. Parası da kötü değil. İş garantisi de var.
0
roe
(01.09.21)
statü pek umursadigim bir sey degil sahsen, kimseye de doktor diye ozel bir sey hissedecek degilim ama anlayabilirim sanirim kimisi icin onemli oldugunu.

parasi kotu degil de... verdigin emege, ilerlemek icin yaptigin fedakarliklara ve gundelik calisma tempona bakinca da mi iyi parasi? bence degil ya hic. ben bir doktorun %10'i emek gostermemisimdir herhalde - ne lisede, ne universitede, ne sonrasinda. ne mecburi hizmete gittim, ne ekstra zorlu sinavlara calistim ne pandemide onlerde savastim... bir uzman doktordan daha cok kazaniyorum oturdugum yerde altimda donla - ama bu bana ozel degil. Bir doktorun %50'si emek gosterecek biri HERHANGI bir meslekte cok daha fazlasini kazanmaz mi kolayca? f/p kotu derken bundan bahsediyorum. tip doktoru olmayan biri icin 9 / 12 yil kicinin uzerinde sadece kitap karistirarak egitim bir doktora derecsi demek. statuyse o da statu: "dr. bilmemkim" bu insanlar benzer surede egitim + mecburi hizmetler ve stresli ortamda calisma, gunduzu gecesi belli olmayan bir hayat temposuyla cok az kazaniyorlar bence.
0
🌸robokot
(01.09.21)
Tıp fakültelerini genellikle ailelerinden uzakta, yatılı olarak fen lisesi okuyanlar tercih ediyorlar. Tercih değil aslında, bir zorunluluk, öğrencinin ailesinin durumu belli, kendi geleceğini sağlama alması lazım. Tıp, diş hekimliği, eczacılık, hemşirelik bölümlerini tercih ediyorlar onlar için geleceklerini sağlama alacakları bölümler bunlar. Garanti işe, garanti maaşa ihtiyaçları var. Bu ülkede hangi meslekler bu garantiye sağlıyor ya da sağlayacak?

Aslında tıp fakültelerinin durumu sizin yazdığınız gibi değil. Fakültedeki eğitimleri, sonraki stajları sizin yazdığınız gibi yorucu bir süreç değil. Evet sıkı bir çalışma, disiplin var, bunu özellikle öğrencilere baskılıyorlar, hatta bu baskı diş hekimliği bölümünde daha fazla. Ama insanla uygulamalı çalıştıkları için böyle bir sistem var. Bu sistem olmazsa, olmaz. Bu sistem tıp fakültelerinin taban puan sıralamasına göre de ne yazıkki esniyor. Zorunlu hizmetten de çok az doktor şikayet ediyor.

İnanılmaz fazla emek verip doktor oluyorlar, maaşları az konusuna katılmıyorum. Doktorlar uygulamalı bir sağlık eğitimi alıyorlar ve bunu uyguluyorlar. Ortalama bir tıp fakültesi mezunu için doktor maaşı normal. Meslek olarak bakarsak üreten, kendisini geliştiren doktor sayısı ülke geneline göre çok az. Elbette üreten, kendisini geliştiren, alanında en iyi olan doktor zaten hak ettiği maaşı kazanıyor. Ama bunun dışında kalanlar için maaş normal. -tabiki ekonomiye göre maaşları daha uygun olabilir, ama doktor oldukları için üreten, yapan meslek grupları ile aynı maaşı almaları mantıklı değil- Her mesleğin, bölümün kendi zorluğu var işte.

O alt üst ilişkisi, baskı ilk yıldan başlıyor yukarıda saydığım bölümlerde. Bir yerden sonra çok normalleşiyor olan biten. Birde sürekli olan bir durum değil. Bunun dengesini sağlıyorlar fakültelerde. Asistan öğrenciye kötüyse, profesör iyi davranıyor.
0
GoodMorningTeacher
(01.09.21)
Kesinlikle rezalet.
Statü yok.
Parası kötü.
Sadece işsiz kalmayacaklarını umuyorlar.
Nasıl bir bedel ödeyeceklerinin farkında değiller.
0
pro9it9is9
(01.09.21)
TIP mi bilgisayar muhendisligi mi ikileminde kalan kusura bakmasin da bu bedeli odeyecek.

Boyle bir ikilemde kalinmamasi lazim. Bilgisayar muh mi elektrik elektronik muh mi ikilemi olsa anlarim ama boyle alakasiz bolumler arasinda nasil ikilemde kalinir

Soruya gelecek olursak ne kadar statu yok denilse de toplum nazarinda statusu en yuksek meslektir.
Sunu unutmayin.Bizim gibi toplumlarda hayata yenik baslayan kisilerin yirtmak icin egitim ve meslek secimi tek sanslari.Bu sanslarini kulanirken gencler mumkun oldukca garanti tercih yapmaya calisiyorlar.DOktorlugun zorlugunun herkes farkinda ancak doktorluk disinda bu gruptaki insanlar icin makus talihini tersine dondurebilecek garanti bir meslek yok.Is garanti, kazanc genel ortalamanin ustunde,statusu cok iyi. Tek kotu tarafi ortalamanin cok cok ustunde calismaniz bekleniyor.Insanlar calisirim ne olacak, baska sansim mi var kafasiyla bunu gormezden geliyor.

Zaten bu mantik yuzunden son donemde doktorlugu tercih eden gencler genelde kaymak tabakanin ailelerinden cikmiyor. Ya doktor anne babanin cocuklari yada sosyoekonomik durumu daha kotu ailelerin cocuklari oluyor genelde.Bu son kisim sahsi yorumumdur herhangi bir veriye dayanmiyor
0
turkuaz
(01.09.21)
Tıp eğitimi yukarıda söz edildiği gibi basit bir uygulamalı eğitim, "meslek lisesi" eğitimi değil. Ciddi bir mental çaba var temelinde.
Bu nedenle de vasıfsız işçi maaşı almaları (özellikle asistanların) hiç kabul edilebilir bir durum değil.
Oğlum bu yıl üniversite tercihi yaptı. Söylediği şu: anne, tıp okumanın bir mantığı var mı, yok. Bak, bir imza yüzünden ağır ceza mahkemelerinde sürünüyorsun. Bak, bir cerrahın parmakları kesildi, hayatı kaydı.
Hariçten gazel okumak kolay.
0
pro9it9is9
(01.09.21)
Valla bence de emek/getiri oranı çok düşük, ama manevi tatmini vardır diye düşünüyorum.

Yani bizim sektörde Google'da bile çalışsan temelde çöp (a.k.a reklam) satıyorsun. Sektörün büyük kısmı benzer şekilde çöp satmak üstüne. Okumuş etmiş o kadar insanın tek amacının "nasıl daha iyi çöp satarız, nasıl patronları daha zengin ederiz" olması baya trajik bişey aslında. Bankacılık, e-ticaret, sosyal medya, oyun, habercilik vs. vs. kullanıcıyı exploit etmek üstüne olmayan çok az iş kolu var. Ya da devlete, askere, istihbarata çalışıyorsun. Beni epey rahatsız eden bişey bu mesela.

Öbür tarafta ağrı kesici bile versen en azından birinin derdine derman oluyorsun. Tertemiz iş.

Ayrıca yurtdışına gitme olayı da çok zor değil gördüğüm kadarıyla. Bizim doktor arkadaşlardan baya giden oldu, gittikleri yerde daha iyi para + daha düzgün çalışma şartlarına sahipler. TR dışında makas o kadar da açık değil yani.
0
plutongezegendegilmi
(01.09.21)
Net rezalet.

Aynı puanı alan mühendis arkadaşlarım (makina-bilg-elektrik) yarısı yurtdışında kalanı aselsan tai de falan çalışıyor.
0
adventchant
(01.09.21)
sadece f/p olarak değerlendireceksek, kendini iyi donatmış onkoloji, onkolojik cerrahi, dermatoloji, gastroenteroloji, beyin cerrahi uzmanının f/p oranına yaklaşabilecek meslek bulunmuyor.
0
altinci nesil caylak
(01.09.21)
Eskiden (10+ yıl) doktorlar orantısız derecede çok kazanıyorlardı ve saygınlıkta zirveydi. Şu anda da iyi kazanıyorlar ama işte eskiden kazanılan tutarlar kadar olmadığı için tatmin etmiyor.

Tıp öğrencileri bölümlerine girdiği andan itibaren üniversitenin diğer bölümlerine nazaran el üstünde tutulur, hocaları keza öyle, üni bütçelerinin büyük bir kısmı üni. hastanelere ayrılır… e sonuçta bu el üstünde tutulan kişiler kendi deyimleri ile “ayak işi” yapmaya başlayınca memnuniyetsizlik doğuyor.

Bedel/fiyat endeksine de anca belli branşlar dahil edilebilir. Yoksa bir aile hekimi neyin bedel/fiyat endeksini yapabilir? Cerrahi branşlar desen anlarız da o da zaren tus’ta barajı geçen herkesin kazanabileceği bölümler halinde şu an. Çünkü hekimler diğer tüm insanlar gibi rahat/risksiz çok para kazanmak istiyor.
0
giovanne
(01.09.21)
- Sonsuza kadar maas ve is garantisi
- Yesil pasaport
- Yuksek maas(vali ile ayni neredeyse)
- Yilda minimum 20 gun izin
- okuldan sonra tek satir okumadan emekli olabilme imkani
- guclu meslek lobisi

Bundan daha iyi bir meslek olsa en yuksek puan onun olurdu.

Doktorlar da memnun olmasa istifa etme sanslari var.
E-ticaret yapabilirler, getir kuryesi olabilirler, yazilimci olabilirler.

Banka bile ayricalikli hizmet veriyor.
www.qnbfinansbank.com

Statu muhabbetine hic girmedik daha. kiz tavlamada avantaj, ev tutarken avantaj..
Akraba ve arkadaslarin gereksiz yalakaligi...
0
divit
(01.09.21)
TR için kesinlikle katılıyorum. Yurtdışını bilmiyorum ama türkiyede doktorluk şu anki maaşını değil 2 katını versen yapamayacağım bir şey. Zamanında burada anlatmıştım (bkz: #90534842) toplumun en eğitimli ve en zor yetiştirilen kesimi, en eğitimsiz kesiminin önüne yem gibi atılıyor resmen. Yemişim yeşil pasaportunu.
0
roket adam
(01.09.21)
Valla katılmakla katılmamak arasındayım.

Bizzat tanıdığım 3 doktor arkadaşımı örnek vereyim:
1- TUS'u da kazanıp okuyup dişini sıkıp, kendi muayenehanesini açıp 40 yaşına gelmeden ev-araba-villasını alıp oturan var
2- 6 yıllık eğitimi bitirip TUS yerine dil çalışıp yurtdışına taşınan var.
3- 6 sene okuyup TUS'a girmeyip, işyeri hekimliği yapıp, farklı iş yerlerini bağlayıp 1 ev 2 son model arabasını almış olan var.

Özetle, eşek gibi çalışıyorum ama bunların hiçbirini yapamıyorum. Çalışıp emek harcayıp sürünen doktor arkadaşım yok ama çalışıp emek harcayıp hala evi arabası olmayan diğer meslek sahibi arkadaşlarım var (kendimi de bu gruba dahil ederim) O nedenle doktorlara oturup ağlamak yerine, komple sisteme bakalım bence.
0
lcha
(01.09.21)
Maalesef öyle ya.

Her bir cümlene hak verdim okurken. Ben mühendisim, kardeşim doktor. Önceden de zordu arkadaşlarımdan biliyorum ama son yıllarda iyice zorlaştı.

Taşrada belki saygı duyuyordur hala insanlar ama büyük şehirde köpek gibi bakacaksın ukalalığıyla geliyorlar. Mağara adamı gibi muayene sırasında içeri dalıyorlar, usülden, konuşmaktan haberleri yok. En ufak bir şeyde doktora patlamak için bekliyorlar. Acile gelenlerin inanılmaz bir çoğunluğunun sorunu poliklinikte çözülebilecek, acil olmayan şeyler. Bir de onları eğlemek için uğraşıyorlar. Geçenlerde bir hasta sizce benim başım ağrıyor mu diye sormuş kardeşime :)

İş arkadaşları ve yöneticileri de hastalar ve yakınları gibi doktorlara kötü davranıyor. Mobbing almış başını gitmiş. Denildiği gibi okulda da öyle olduğu için çok anlamıyorlar ama özel sektörde onda biri yaşansa birkaç sene yiyecek tazminat kazanırsın. Hastane yönetimi sadece sayılarla ilgileniyor. Nöbet boyunca 200'den az hasta baktığında yavaşsın diyerek baskı yapıyorlar. Dakikada bir hasta bakmanı ve o hastaların başına bir şey gelmemesi lazım bu kez malpraktis derdi ile baş başasın. O zaman da hiçbir yöneticinin arkalarında duracağını sanmıyorum. Biz böyle bir şey demedik diyip kenara çekilecek tıynetteler çoğunlukla.

Yeri geliyor tüm günün yorgunluğunu bir teyzenin Allah razı olsun'u geçiriyordur ama uzman olsan dahi profil aynı. Ancak niş alanlarda çalışıp, kendini kanıtlayıp, özel muayenehanede muayene başına 400-500 tl aldığın noktada rahat edersin.

Aklı olan başka bölümlere gitsin bence. İyi kötü fakültede olan da ya gidecek ya kaderine razı gelecek.
0
chicha_v2
(01.09.21)
kesinlikle rezalet. ancak aşk, tutku,idealler dışında tıp yazan liseli genç profili orta direk veya altı ailelere mensuptur.
-anlaşılsın diye abartarak örnekliyorum- hiçbir sabancı durduk yerde bu kadar çile çekmez, çok kafalıysa bile gider en iyi okullarda ekonomi okur, işletme okur döner mis gibi kariyer yapar, yükselir maddi manevi tatmin olur. çünkü garantici olmasına gerek yokyur, sınıf atlama ihtiyacı hissetmez.

tıp doktorluğu neredeyse hala türkiye gibi genç ve zorluklardan gelerek kurulmuş bir ülke için hala saygın ve önemli bir meslek; hala eski dönemlerdeki koşullar hatırlanarak sınıfsal bir geçiş mesleği olarak görülüyor, görece daha çok kazandırdığına inanılıyor. büyük göçlerden önce bir süre daha böyle devam edecek. iyi doktorlar avrupaya gittiğinde, çığ gibi artan vakıf üniv.leri mezunları çoğaldığında tıp da pek çok meslek gibi itibar kaybedecektir buralarda.


son soruya dönecek olursak, yineliyorum o çocuklar galatasaray lisesinden, saint joseph'ten, istanbul erkekten falan mezun olmuyor genelde. yozgatın bir kasabasından mezun 17 yaşındaki çocuğun en büyük hayali hala tıp fakültesi hatta doğuda, taşrada falan bir tıp fakültesi bile büyük birşey. diğer türlü de hep çile olacak ona; tüm çevresinde zaten çileli ve üstelik karşılık alamamış bir kitleyi görerek büyüyor. ne istesin?

son derece haklısınız.
0
rewlack
(01.09.21)
Doktorun nerede çalıştığına bağlı.
Kendi muayenehanesindekiler 8 ayrı ev sahibi olabiliyor. Adamlar darphane gibi para basıyor.

Her mesleğin cilvesi var. İlk yıllarda çileyi çekip sonra tonla para kazanılacaksa asgari ücretle yaşayıp ölen insanların ülkesinde çok şanslılar bence
0
photo85
(01.09.21)
kötü niyetli art niyetli doktorlar olabilir, bence en saygı duyulması gereken hatta en saygı duyduğum meslek. adalet bak. çalışıyorum savcı hakime gram saygım yok. çünkü doktor kadar saygın olamıyorlar, makam mevki olarak kendilerini üst görseler de bence doktor daha saygın bir meslek. paradan puldan çok saygı hazzı daha önemli olabilir.
0
mikahakkinen
(01.09.21)
cevaplar icin tesekkurler arkadaslar. cok iyi kazanan kisilerden statu kazanan kisilerden ornekler verilmis, dogrudur onlar da vardir.

benim daha cok onemsedigim burada, "para kazanmak", "araba ev sahibi olmak" ile "hayatinin kontrolunun elinde olmasi", "gorece stressiz bir yasam" ve en onemlisi "elindekinin tadini cikarabilecegin zamaninin ve kafa rahatliginin olmasi" arasindaki baginti.
0
🌸robokot
(01.09.21)
Doktor ya da her meslekte yozgat'ın köyünden çıkanlar var. Robert Kolej, Galatasaray Lisesi mezunu doktor arkadaşlarım var. ÖSS birincisi doktor arkadaşım var.

Tercih meselesi. Doktorluk bu ülkede en prestijli mesleklerden ancak doktorların çalışma şartları kötü. Çok yoğunlar. O şekilde yaşamdan keyif almak zor. Ama bu kişiler hayatları boyunca sürekli disiplinli yaşamış insanlar. Herkes barlarda sabahlayacak diye bir şey yok. 3-5 yıldır instagram'da hava atılabilecek işler popüler oldu. Barista denilen garsonlar kasılıyor falan..

Çok yüksek puan alıp tıp seçmeyen biri mühendislik okusa yine özel sektörde çürüyecek. özel sektörden bıkıp Kpss kasarak kamuya geçmek isteyen çok mühendis var.
0
roe
(01.09.21)
Bence siz cok yanlis gelmissiniz.
0
balpolen
(01.09.21)
konudan bağımsız olarak, aradığınız sözcük ücret. ücret/performans oranı.
0
akhenaten
(01.09.21)
uzun vadede değil. türkiye'de doktor sayısı nüfusa oranla çok çok az. o yüzden kazançlar uzun süre düşmeyecek. hala ortalamanın çok üzerinde. belli başlı alanlara yönelirse de bir genel müdür kazancına ulaşır.

asistanlık sürecinde zaten odtü mezunu bir mühendis kadar para kazanıyorsun.

belki tek zorluğu asistanlıktaki uzun nöbetlerdir. bir de insanlarla muhattap olmayı sevmiyorsan o kadar insanla iç içe olmak sevilmeyince yapılmayacak şey değil. onun dışında avantajı çok.
0
black mamba
(01.09.21)
bugun debeye 1. siradan girmis su entry de bu soruyu sorarken toparlamaya calistigim dusuncelerimi ozetliyor: eksisozluk.com

...ki mecburi hizmet(ler)e deginmemis bile.

@akhenaten, tesekkurler ama yok, aradigim bir kelime yok. fiyat / performans standart bir kalip ya, sakayla karisik onu kullandim. yoksa fiyat tarafinda doktorun cektigi eziyetlerin toplami var.
0
🌸robokot
(04.09.21)
(23)

arkadaşım haklı mı

eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
selamlar. çok kısa bir sorum olacak. arkadaşımın elektronik sigarasının (iqos) şarjı bitmişti ve benim evimdeydik. type c şarj aleti var mı dedi. var hatta istersen daha hızlı şarj eden de var ona takayım dedim. olur kanka dedi. tüm diyalog bu kadar bu arada. ben de bilgisayarımın type c şarjına tak
selamlar. çok kısa bir sorum olacak. arkadaşımın elektronik sigarasının (iqos) şarjı bitmişti ve benim evimdeydik. type c şarj aleti var mı dedi. var hatta istersen daha hızlı şarj eden de var ona takayım dedim. olur kanka dedi. tüm diyalog bu kadar bu arada. ben de bilgisayarımın type c şarjına taktım. alet hem şarj olmamış hem de bozulmuş. arkadaşım diyor ki sen bozduğun için yenisini almalısın. arkadaşım haklı mı?
0
eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
(01.09.21)
Bence sen haklısın ya, çok önemliydiyse yanında getirecek arkadaş. Bilerek mi bozdun, takmasaydi
0
olaylar olaylar
(01.09.21)
Herhalde eski arkadaşım demek istediniz .
0
delikedidilimiyedi
(01.09.21)
tatava yapmam yenisini alırım, elim değmişken bir de yeni arkadaş bakarım. bu kadar.
0
xaloc
(01.09.21)
yenisini al muhabbetini yapmamalı ya yakın bir arkadaş. bir de senin belirgin bir hatan yok.
0
biravekahve
(01.09.21)
İletişimi keserim.
0
hayirsiz
(01.09.21)
Sen e-sigara kullandın mı? Sanırım cevap hayır. O zaman nasıl şarj olacağını bilme imkanın yok. Arkadaşın haksız. @sen nasıl bir insansın +1
0
nawar
(01.09.21)
o e-sigara standart type c ise zaten sen ya da senin adaptarörünün bozmuş olmasına imkan yok. hızlı adaptör olup olmamasının bir önemi yok, e-sigara hızlı şarj olmuyorsa.
0
vizivozo
(01.09.21)
Eğer imkanın varsa, yeni bir tane alıp köpeğin önüne atar gibi at elemanın önüne. Hatta komidinin üstüne 50 tl bahşiş bıraktım çıkarken at cebine de. sonra da arkadaşına yol ver. Eğer imkanın yoksa arkadaşına deh çek gitsin. Millet iyice arsız olmuş...
0
nifak tohumu
(01.09.21)
Arkadasin saka yapiyor olabilir mi?

Ciddi ise ben olsam alirdim bir daha da yuzune bile bakmazdim
0
turkuaz
(01.09.21)
Beyin özürlü arkadaşın haksız. Sen zaten demişsin. Böyle böyle takayım mı diye. O da kabul etmiş. Senlik hiç bir şey yok. Fakat arkadaşının bu tsvri çpl çirkin. Kesinlikle ve kesinlikle muhabbeti keserdim
0
limonlu eksi
(01.09.21)
yenisini alır iletişimi keserdim
0
Hallegadola
(01.09.21)
Senin bir suçun yok diye düşünüyorum. Ancak type-c bir giriş standardı, her type-c ürünü birebir aynı spesifikasyonda değil, o yüzden sırf girişi uyuyor diye farklı şarjları cihazlarınıza takmayın derim.
0
roket adam
(01.09.21)
al ve iletisimini kes bu eski arkadasinla
0
bay b
(01.09.21)
Sen onay almadan bir şey yapmamışsın, arkadaşının ricasını ondan da onay alarak gerçekleştirmişsin. Arkadaşın haksızlıkta uzay.
0
zimbirik
(01.09.21)
arkadaşın haksız. hatta zararlı birisi. koşarak uzaklaş
0
dafuq
(01.09.21)
ahahaha millet kafayı yemiş ya. o arkadaşı çöpe at +1
0
makarnavodka
(01.09.21)
alma sakin. cakala bak
0
ala09
(01.09.21)
Arkadaşın biraz haklı. "type-c'den taksam şarj olur mu acaba?" diye sormuş olsan ve o da sana "tak bişey olmaz" demiş olsa normalde onun aklına belki gelmeyecek şeyi fikir olarak sunduğun için 3/1 4/1 oranın hatalı olurdun. Ama sen "type-c şarjına taktım" diyerek onun adına karar almışsın. İkiniz de bozulup bozulmayacağını bilmiyorsunuz ama teklif eden de sensin, pratikte yapan da sensin. Bu da seni kusurlu yapar bence.

Fiyatı 500 ise mesela en az 350-400 gibi bişeyi senin vermen lazım. Hatta ben olsam bunun pazarlığına da hiç girmem alırım direkt yenisini. Aranızda ne tür bir konuşma geçti bilmediğimiz için iyi arkadaş kötü arkadaş çıkarımı yapılamaz. Bozulduğunu fark ettiğiniz anda sen hemen atlayıp "ben para vermem haberin olsun" dediysen eğer arkadaşlıktan çıkarılması gereken sen olursun. O yaptıysa aynısını bu kez o kötü falan..

Ver parasını gitsin işte çok büyütecek bişey yok.
0
IncredibleMau
(01.09.21)
haksız.

eşya onun eşyası.
şarj aletini yanında taşımak onun sorumluluğu.

sen ona kendi sorumluluğunu yerine getirmesi için kendi malını vermeyi teklif edip yardımcı olmak istemişsin.

bunu değerlendirip kullanması ya da bu kabloyu bilmiyorum şimdi bozmasın diye kullanmaması gereken o.

velev ki ısrar etseydin, yok abi bozar demesine rağmen üsteleseydin bile onun hatası olur, 'hayır, takmaycagım' deme lüksü vardı her türlü. 18 yaş üstü akli dengesi yerinde bir bireyse kararlarını manipulasyonlarla değil kendi aklıyla alması gerektiğini bilmeli.
0
kurcalamabozarsin
(01.09.21)
böyle bir durumda "yenisini almalısın" diyen adamdan şüphe ederim.
gerçekten o zaman bozulduğundan emin misiniz?
önceden bozuk olan şeyi bile siz bozmuşsunuz gibi göstermeye çalışmış ve yenisini istemiş olabilir.

gerçekten o anda bozulduysa bile, bunda sizin sorumluluğunuz yok.

iki durumda da, arkadaşı çöpe +1
0
blatta hiberna
(01.09.21)
Sakın ha alma, iletişimini de kes.
0
lcha
(01.09.21)
Bu kadar cevabın arasında benim karşıt görüş kabak gibi sırıtıyor. Bu kadar insan haksız olamaz diyerek soruyu tekrar okudum ve şuna kanaat getirdim: arkadaşın kesinlikle haklı.

"type c şarj aleti var mı dedi. var HATTA İSTERSEN DAHA HIZLI ŞARJ EDEN DE VAR ona takayım dedim. olur kanka dedi"

Talep edilen şey cihazı şarj edebilecek bir type-c şarj aleti, teklif edilen hızlı type-c şarj aleti. Adamın hızlı şarj etmek gibi bir isteği yok. Onayı o vermiş olabilir ama bunu aklına sokan sensin. Cihazın bozulmasına sebep olacak yöntemi teklif eden sensin, az ya da çok niye bundan mesul olmayasın??

Kim öder konusu biraz çifkefleşince muhakeme de biraz kaybolmuş ama önceki cevabımda da dediğim gibi, aranızdaki diyaloğu bilmiyoruz.
0
IncredibleMau
(01.09.21)
İqosun membahı olan ülkelerden birindeyim, mağazaya götürürse yenisiyle hemen değiştirirler. Bu tarz sorunlarda kullanıcı hatası vs bakmadan değiştiriyorlar bilginiz olsun.
0
tuborg yesili
(01.09.21)
(15)

Hangi durumda hesabı erkeğin ödemesi gerekir?

nickini degistiren yazar
Hangi durumda hesabı erkeğin ödemesi gerekir? Hangi durumda alman hesabı yapılması daha doğru olur.1) kız ve erkek ilk buluşmaya (date) çıkıyor. İleride sevgili olma potansiyelleri var.2) kız ve erkek zaten sevgili.3) kız ve erkek arasında duygusal bir bağ yok. Sadece arkadaşlar.
Hangi durumda hesabı erkeğin ödemesi gerekir? Hangi durumda alman hesabı yapılması daha doğru olur.

1) kız ve erkek ilk buluşmaya (date) çıkıyor. İleride sevgili olma potansiyelleri var.
2) kız ve erkek zaten sevgili.
3) kız ve erkek arasında duygusal bir bağ yok. Sadece arkadaşlar.
0
nickini degistiren yazar
(30.08.21)
kim davet ediyorsa o öder.

karşıdaki paylaşmayı teklif ederse senden hoşlandım demiş olur.

karşıdaki o zaman şurada da bir tatlı veya drink alalım derse hoşlandım demiş olur.

eğer karşıdaki hiçbir şey demez ve cidden davet eden öderse 'bugün de doyduk çok şükür' gibi bir şey oluyor.
0
duyurukullanıcısı
(30.08.21)
1. davet edenin ödemesi makul ama diğer taraf hesabı paylaşmayı teklif etse şık olur, paylaşmazlarsa çıkışta tatlı, kahve falan ısmarlar ya da bir dahaki buluşmayı kendisi öder.

2. Ne fark eder? Kimde para varsa, o sırada kimin cüzdanı kolaydaysa, ekonomik durumlarına göre... Sürekli erkeğe ödetmek çok çirkin.

3. Arkadaşlar arasında çok para muhabbeti dönmesi tatsız bir şey olduğu için ufak tefek şeylerde (kahve içtik kalktık, sabah fırından iki poğaça aldık...) fark etmez, lafını etmek bile tatsız, bazen biri bazen diğeri öder. Pahalı bir yere gidildiyse paylaşılır.
0
kobuzchu kiz
(30.08.21)
davet eden öder. onun dışında niye erkek ödesin? hiçbir durumda ödememesi gerekir.
0
sana bir sarki yazdim fernando
(30.08.21)
Kobuchu+1. Bunun cinsiyetle alakası yok.
0
Phoebe
(30.08.21)
1-2-3 ben öderim elimden geldiğince, ama ben kariyerde hızlı yükseldiğim için belli bir seviyeye geldim, takıldığım arkadaşlarım hala öğrenci veya yeni mezun maaşı alıyorlar vs.

Genelde ben ödeyip, sonraki buluşmada kahve falan tarzı bir şeye çevirip onlara kahve ısmarlattırıyorum. Date için de böyle arkadaşlarım için de, varken sevgililerim için de öyleydi.

Kırılacak bir insansa vs. zaten anlaşılıyor o zaman da 50/50 paylaşıyoruz.
0
aguen
(30.08.21)
1 - ben öderim.
2 - ivir zivir seyleri ben öderim ama oturup restoranda 3er cesit sey yendiyse ortak ödenir.
3 - yine ortak.
0
reactionic
(30.08.21)
1- davet eden
2 ve 3 : ortak, sırayla
0
Hallegadola
(30.08.21)
1. erkek çoğunluklu ama teklif kadından geldiyse kadın.

2. yaşlara, konumlara, maddi durumlara bağlı.
özellikle 30-40 yaşındaki insanların "dur bende 20 lira var" falan hesaplarına girmesi ya da "sen ne yemiştin?"ler falan erotizmi öldürüyor.
20'lerde kimde varsa o öder ya da bölüşülür, o önemli değil.

yani önemli olan kimin ödediğinden çok, tek tarafın ödemesi.
"hesabı bölüşmek" biraz liseli hareketi olabiliyor ve ilişkilerin havasını bozuyor bence.

3. herkes kendi hesabını öder, daha doğrusu bence kuruş hesabı yapmak yerine direkt ikiye bölünür, ödenir işte.
bir tarafın durumu yoktur, nakit akışında sorun vardır, gerekirse arkadaşımın hesabını çekerim arada bir.
ya da çeşitli sebeplerde "bugün benden olsun" diyebilir bir taraf.
0
blatta hiberna
(30.08.21)
1, 2 ve 3. durumlarda özel bir davet konusu yoksa Alman hesabı olmazsa Amerikan hesabı ödenmelidir. 1. ve 3. durumda (özellikle) erkek davet etti ise erkeğin ödemesi gerekir (kadın davet ettiyse de kadın öder). 2. durumda üstünde parası olan ya da o an cüzdanına daha kolay ulaşan öder.

Genel olarak hesabı davet eden öder. Bunu diyen kullanıcılara +1
0
nawar
(30.08.21)
Nadir buluştuğum biriyse ben ısmarlamak isterim, centilmenlik+içinden gelmek. Sık görüştüğüm biriyse bir dengeye oturmasını beklerim. Burada bir gerginlik varsa o iletişim sürmez zaten..
0
her giriste sifresini unutan adam
(30.08.21)
Doğu kültüründe her durumda erkek öder.
Ve bence 1 ve 2.durumlarda erkek, 3 nolu durumda bazen kız bazen erkek ödemeli.
Bugüüne dek hep hesap paylaştım ve fazla fazla ben ödedim
Hayatın gör dediği şu : niyeti ciddi erkek zaten hesap kitap tutmuyor
Etrafımda da kimin sevgilisi hesap kitap yapmadan 2 nolu durumda hesap ödediyse devamında hep evlenme teklif ettiler
0
photo85
(30.08.21)
1. Davet edenin ödemesi daha doğru, alman usulü de problem değil bence.
2. Ortak
3. Ortak
0
Josephine.
(30.08.21)
1-2 erkek oder.
Arkadaslarsa kabaca ikiye bolerler.Yada sirayla ismarlarlar
0
turkuaz
(02.09.21)
Erkeğim. Karşı taraf ben ödeyeyim demediği sürece her durumda ben öderim.
0
hayirsiz
(02.09.21)
1)Önceden tanışıklık varsa, davet kabul edilmişse demek ki karşı taraf görüşmek istiyor. Bu durumda davet edenin ödemesi makul.

Ancak yüzünü hiç görmediğin biriyle online ortamdan tanışmışsan herkes kendinin hesabını öder. İlk buluşma suistimali diye bir şey var günümüzde. Buna düşmemek lazım

2)Bazen kadın, bazen erkek. Mesela yemeği erkek öder sonra kahve içilirse kadın öder gibi gibi.

3)Bölüşülür ya da sırayla
0
roe
(02.09.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.