Giriş
(14)

Köpek tokalaşamak için patisini uzatınca ne yapıyorsunuz?

shadowcat
İkidir aynı şey oluyor, bugün yine başıma geldi. Tanıdığımız birinin eğitimli büyük bir köpeği var. Numara bol. Daha önceden parka dolaştırmaya çıktığıda ben de koşudan dönüyordum. Karşılaşınca durduk, "Hadi merhaba de shadow'a" deyince tokalaşmak için patisini kaldırıp suratıma baktı bilmiş bilmiş.
İkidir aynı şey oluyor, bugün yine başıma geldi. Tanıdığımız birinin eğitimli büyük bir köpeği var. Numara bol. Daha önceden parka dolaştırmaya çıktığıda ben de koşudan dönüyordum. Karşılaşınca durduk, "Hadi merhaba de shadow'a" deyince tokalaşmak için patisini kaldırıp suratıma baktı bilmiş bilmiş. Ben de tokalaşıp "Naber?" deyip yanağından öpmüştüm, ne yapacağımı bilemedim açıkçası. Bugün de evlerini ziyarete gittik. Yine hoşgeldin demek için patisini uzatınca ben de bu sefer elini sıkıp sallıyarak normal insan gibi sol ve sağ yanaklarından öptüm :D Aynen. Ciddiyim. Bilemiyorum ne yapacağımı, elini uzatıyor sonuçta. Sonra evdekiler bayağı bir güldü.

Öpülmez mi köpek böyle insan gibi?
Tokalaşmak isteyen köpeğe ne yapılır, iş adamları gibi mi tokalaşacağız?
0
shadowcat
(30.09.16)
Öpüşür yaaa öpülmez mi, çok iyi etmişin bence :)) az daha yüz bulsam mıncıklarım ben :))
0
yaren
(30.09.16)
şimdiye kadar hiç patisini uzatan köpekle karşılaşmadım da ben yeni tanıştığım insanları bile yanağından öpmem sadece el sıkışırım. köpeği neden öptün ya adsfghjlk
0
nrmnm
(30.09.16)
benim kopegim de pati uzatiyor. siz de kendi patinizi uzatip selamlayacaksiniz, normal olani yapmissiniz. opmek de guzel tabii.

@nrmnm bunu pek cok kopek yapiyor ve kolay ogrenebildikleri bir numara aslinda.
0
hopeless
(30.09.16)
Öpülür öpülür rahat ol :)
0
chiper
(30.09.16)
Hicbir sey yapmam. Tokalasmadim diye bana kirilacagini sanmiyorum kopegin.
0
stavro
(30.09.16)
Ben kopegimi durduk yere de yanaklarindan, gidisindan falan opuyorum.
Baska kopekler bana pati verirse, tutarim patisini sonra aferim deyip kafasini oksarim.
0
innerbliss
(30.09.16)
Ay cok guldum ya asiri komik bir manzara:) patisini tutup biraksaniz yeterdi ya:)
0
red g
(30.09.16)
patisini tutup "leeeeeen" diye bağırarak kafasını okşama.
0
nice tnetennba
(30.09.16)
verilen selami almak sunettir. dogru olani yappmissin
0
exlibris
(01.10.16)
şu ana kadar hiçbir köpek bana patisini uzatmadı ama uzatsaydı eğer sahibine ayıp olmasın diye ucundan biraz tutar sonra ilk fırsatta gider ellerimi yıkardım.

hayvanları sevmiyorum.
0
köstebek kurabiye
(01.10.16)
Usulca iki yanağından da öpmeyi akıl etmiş bir kişi daha çıkarsa rahatlayacağım. Çünkü galiba bundan sonra hep böyle yapmaya karar verdim :)
Sevgimi gösterebilen biri değilim.
0
🌸shadowcat
(01.10.16)
Şimdiye kadar hiç hayvan öpmedim. Hayvan öpülmez demiyorum ama pati uzatan köpekle tokalaşıp iki yanaktan öpmek komik olmuş :D

Ben hiç böyle bir şeyler karşılaşmadım ama karşılaşsam tokalaşıp ya kafasını Ya çenesinin altını okşar/severim :)
0
nawar
(01.10.16)
sen yine iyi yapmışsın. bayram ziyaretindeydik. kuzenin köpeğini patisini uzattı öpüp alnıma koydum ben...
0
sen de git sen de unut
(01.10.16)
Bizim ofisteki köpek pati uzatabiliyor "patini uzat" denince. Her seferinde çok şaşırıp sarılıyorum. (gerçi ne yapsa sarılmaya hazırım) Bence iyi yapmışsınız, insan gibi davranıyorsa aynı şekilde karşılık verilmek belki hoşuna gidiyordur.
0
anumegha
(01.10.16)
(30)

Kaç iç sesiniz var?

devilred
Kaç iç sesiniz var? Benim iki. Kendi aramızda üçlü yapıyoruz mütemadiyen. İlle tek mi olmalı bu?
Kaç iç sesiniz var? Benim iki. Kendi aramızda üçlü yapıyoruz mütemadiyen. İlle tek mi olmalı bu?
0
devilred
(30.09.16)
benim de iki, çak.
0
evde liyakat kalmamis
(30.09.16)
bir tane "aslansın kaplansın" diyen, bir tane de "s*ktir et sen mi kurtaracaksın dünyayı avel herif" diyen iç sesim mevcut, ikisine de haksızlık etmeden yaşamaya çalışıyorum.
0
devorgilla the gunslinger
(30.09.16)
23.

zaman zaman 200-300 oluyor.
0
la rana
(30.09.16)
bende 5-6 tane var ya. biri çankırı'ya yerleşip fabrikada falan çalışmamı söylerken öbürü "EDEBİYATTA NOBEL KAS KNK" diyor, bir tanesi "para ticarette olum" diyor, birisinin yaşam planı sibirya'ya yerleşmek üzerine kuruluyken diğeri avrupa-amerikacı, "manyak mısın amk sibirya'da ne işin var mal adam" diyor falan. biri "memur ol keyfine bak"çı, diğeri "gerekirse üç sene sokakta yat ama yurtdışı/özel sektör imkanlarını kovala, elinde olanla yetinme, kendine yazık etme" diyor. karışık kafalar. tek bir doğrultuda ilerleyebilsem şu an çok daha farklı bi yerde olurdum muhtemelen ama bir tane beyinle 6 farklı karakteri yönetmeye çalışınca ultimate sığır olarak kalakaldım öyle.
0
der meister
(30.09.16)
biz de ucluyuz.
biri iyi digeri hakikaten fena.
www.oocities.org
0
sergerde
(30.09.16)
iki tane: biri daima olayların iyi tarafından bakıyor ve "aslında öyle olmamıştır o, üzülme boş yere." diyor, diğeri de mütemadiyen (ki en baskını bu oluyor) "sen ne istedin de yolunda gitti ki? bu da bok gibi olacak. ömrünün sonuna dek ezik kalacaksın." şeklinde olumsuz yorumlar yapıp bütün yaşama arzumu silip atıyor. eminim ilki de diğerine benim hakkımda "enayi lan bu, bundan bir bok olmaz kihkihkih" diyordur. haklılar bence. evet.
0
m e b
(30.09.16)
İlginçtir ki bazen kafamda başka insanların seslerini canlandırabiliyorum. Oğuz Atay yapıyordu bunu Tutunamayanlar'da. Örneğin okulda bir hocamı sevmişsem, bazı durumlarda onun ses tonunda düşünebiliyorum. Mesela hoca dün derste bana "arkadaşım sen niye konuşuyorsun" dedi, bugün gereksiz konuşan biri için hocanın ses tonuyla içimden "arkadaşım sen niye konuşuyorsun" diye geçirdim. İçimde tiyatrocu yatıyor da işte açığa çıkarmıyorum.
0
dissendium
(30.09.16)
Genelde tek, bazen 2.
0
stavro
(30.09.16)
Benimki sonsuz galiba, bir sesini duyduğumu bir daha duymuyorum bence, sence? Bence de dedi afsagdsgdgs
0
dene
(30.09.16)
bende bir tane var mütemadiyen bana geri zekalı diyor.
0
nedendir bilinmez
(30.09.16)
siz böyle yazınca bir arkadaşım aklıma geldi. kendisinin iki ismi var, sosyal medya'da bu iki ismi birbiriyle konuşturuyor, tartıştırıyor, sohbet ettiriyor falan. çok gülüyorum okudukça.

benim sanırım 3 iç sesim var. hepsinden de çok memnunum valla :). bazen iki tanesi tek kalana giydiriyor ama olsun, barışıyorlar hemencecik.
0
Phoebe
(30.09.16)
@Phoebe haha sakincasi olmasa da paylassaniz keske.
0
sergerde
(30.09.16)
Herkes ciddi mi.benim düz bir tane
0
cilekli krep
(30.09.16)
Ben de bir tane demeye gelmiştim. Anormal miyim?
0
old possum
(30.09.16)
Bir iç sesim var. Son zamanlara kadar epey uyumluyduk geçen yıldan bu yana hiç anlaşamıyoruz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(30.09.16)
anormal değilsiniz de tek başınıza sıkılmıyor musunuz? ben çok sıkılıyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(30.09.16)
iki kişilikliyim ikisi de canavar
0
bardakigüneşgözlüğü
(30.09.16)
Bir tane. Dışarıdan kibar, hanımefendi bir kişilik sergilerken iç ses tam bir kamyon şoförü. Olayları yorumlarken
"Ya neolacağıdı amuğa goduğum!!"
"Heh şimdi o dediğini de yaparsam bir süre 'Osur osur ipe diz.' modunda yaşarım."
"Her kuşu sktik bi leylek kaldı." diye konuşuyor :D Çogacayip :)
0
chitosan
(30.09.16)
ben zaten en az 5 kişiyim, saymadım ama hepsinin iç sesi ayrıdır muhtemelen.
0
tiny penny
(30.09.16)
1 tane. dışarda ise rutinlerim ve karakterlerim var. içerdekini epey bir eğittim. daha doğrusu aslında akıl hocası olan o. o beni eğitti de bana bu cümleyi kurduracak kadar erdemli. umursamıyor yani. sen öyle san köftehor diyor. işte içerdekinin bağlı olduğu kaynak ise evren. takılma şekli objektif. büyük birlik mi adına ne dersek diyelim işte oradan besleniyor. asıl doğasına göre davranıyor. o olmasa bitmiştim ben zaten...
0
matrix
(30.09.16)
Bir adım daha arttırıp 'İç sesiniz mi var, vallaha mı?' demeye geldim. Şimdi zorlayınca, iç ses yapacağım diye kasınca bir tane oldu. Daha doğrusu belki iç sesim vardır da, sesli konuşmuyor galiba, farkında değilim. Kafamın içinde 'Şunu yap, bunu yap' diyen bir ses yok. Ya otomatik yapıyorum ya da sesi bastırmışım, bilmiyorum.

Ekleme: İç ses, innervoice tanımlarına baktım. Benimki kafada sesli şekilde olmuyor, daha çok 'Bir his geldi' şeklinde oluyor. Dolayısıyla ya bir tane var ya da birden fazla var ama toplanıp tartışıyorlar, bana ortak kararı bildiriyorlar.

Bu arada kendi kendime konuşurum, plan yaparım ama genelde sesli olur toplu taşımada değilsem
0
aychovsky
(30.09.16)
duyuru ahalisi komple şizo çıktı :)

benim iç sesim yok hacı, tek sesli yapıyom asadafg
0
feel the blanks
(30.09.16)
Benim de iki

i.hizliresim.com
0
yue
(30.09.16)
1 tane
0
basond
(01.10.16)
iki iç sesim var biri gazlar diğeri aşağılar, ben de orta yolu seslice bulmaya çalışırım.
0
nice tnetennba
(01.10.16)
Benim de iki. Biri yazık sana diyor öteki koy götüne.
0
benoyledemekistemedim
(01.10.16)
Bende sanırım 2, yer yer yoldan geçen arkadaş da dahil olunca 3 tane oluyor. Birisi york dükü, oldukça modern, diğeri tam bir anadolu çomarı; ara sıra "geleneklerimiz, vatan, millet" diyor, o konuşmaya başlayınca 3. de dahil olup "sana mı kaldı, siktir et, saat de geç olmuş yat uyu" diyor.

Benim favorim 1. ama hayatlar anadolu çomarı.
0
Euxinos007
(01.10.16)
aslında benim sormak istediğim tam olarak cevaplardaki şey değildi.

bir şey düşündüğümde "aslında o cümleyi şöyle kursan daha iyi olurdu" deyip yeniden kuran ya da mesela şarkı söylerken bir sonraki sözü hatırlama anında ondan da sonraki sözü aynı anda hatırlatan ve şarkının akışını bozan bir sesten bahsediyorum ben. hani dexter'da tek iç ses vardır, olanı biteni tek dille anlatır ya, bende bir ses diğerini mütemadiyen takip ediyor. sizde de oluyor mu bu diye merak ettim.
0
🌸devilred
(01.10.16)
devilred şizofreni başlangıcı olabilir mi acaba :/
0
cilekli krep
(01.10.16)
seninki içsesten ziyade hızlı düşünme gibi sanki. şarkı sözlerinde olan mesela. eskiler "son söyleyeceğini ilk söylüyo" derler ya onun gibi. devrik cümlecilerin varlığına neden olan durum da bu bana göre. (kendimden biliyom). rakamlarda olduğunda taktim tehir derdik biz. şimdikiler ne diyorlar bilmiyorum.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.10.16)
(4)

İstanbul Gece Kulübü

hayley williams ile evlenecek genc
Aramaya inanıyorum, ama belki yeni yerler filan keşfetmişsinizdir. çok fazla kriterim yok, sadece elektro/house çalmasın (bu kategoride yeterince yer buldum galiba), reina, anjelique gibi kasıntı olmasın yeter.
Aramaya inanıyorum, ama belki yeni yerler filan keşfetmişsinizdir. çok fazla kriterim yok, sadece elektro/house çalmasın (bu kategoride yeterince yer buldum galiba), reina, anjelique gibi kasıntı olmasın yeter.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(30.09.16)
gece kulubu istiyorsun ve elektronik muzik calmasin istiyorsun? anlamadim ne istedigini. ne tarz muzikler dinlemek istersin?
0
hopeless
(30.09.16)
rock/pop/alternatif

muse, gwen stefani, oasis çok fark etmez. yeter ki elektro olmasın. arianne grande bile olur.
0
🌸hayley williams ile evlenecek genc
(30.09.16)
gece kulubu dedigimiz yerlerde elektronik muzik calar. bu bilinen bir sey. sen bar ariyorsun. zamaninda calistigim tektekci isimli barda da pop/rock/alternatif calardi tam olarak. ama orasi hep bar olmustur. bu tur yerlere bar denir.
0
hopeless
(01.10.16)
O tarz gece klubu degil de cafe/bar bulursunuz. hopeless +1
0
stavro
(01.10.16)
(9)

askere gitmis abiler

brnbrs
Kardesimin tecili kasim da bittigi icin gidip bozdurdu ve kasimda gidersin demisler,uzun veya kisa henuz belki degil.Ama sorun su ki,toza alerjisi oldugu icinkalabalik ortamlarda kalamiyor.uni de ilk yurtta kalmayi dedi hastanelik oldu.tek korkusu ayni seyleri yasamak.Simdi bu cocuk allerjik astim b
Kardesimin tecili kasim da bittigi icin gidip bozdurdu ve kasimda gidersin demisler,uzun veya kisa henuz belki degil.

Ama sorun su ki,toza alerjisi oldugu icinkalabalik ortamlarda kalamiyor.uni de ilk yurtta kalmayi dedi hastanelik oldu.tek korkusu ayni seyleri yasamak.

Simdi bu cocuk allerjik astim bronsiti ilac kullanmiyor ama cok dikkat ettigi icin.

Sormak istedigim gitmeden bi doktora falan gidip askeriyeye bilgi vermesi icin rapor mu alsa?ya da direk askerlik subesine gidip bilgi mi verse,form falan dolduruluyor mu?
0
brnbrs
(30.09.16)
sağlık muayenesinde askeri hastaneye sevk istesin orada anlatsın derdini.
spor yapmaya elverişsiz durumu yoksa bir şey çıkacağını sanmıyorum.
0
gibicibicis
(30.09.16)
hocam koğuşlar battaniyeler, askerlyede banyo hariç her yer toz toprak. bildiğin bütün gün tozun toprağın içinde cebelleşiyorsun yani ben 15 ay yapmıştım, o zamandan bu zamana da hiç bişey değişmemiştir adım gibi eminim.

gitsin askerlik şubesine ya benim durumum böyle böyle, bak zamanında ben kaç kere hastanelik oldum bana bilgi verin desin, askeriye de ki memurlar sivildir ve tam olarak tüm açıklamayı kasmadan yaparlar.


eğer askere gitmeden elverişsiz raporu alabilecekse, askere gittiğinde bu raporu alması en az 7 hatta 8 ay sürer.

örnek bi adamın gözü görmüyo, sarası var sürekli krize giriyodu, tek göz kör yani.

askerlik şubesinde söyledim böyle böyle gidince ordan söylersin dediler sallamadılar dedi, bi ara krizleri çoğaldı, bizim bölük komutanı baktı olmıycak böyle, derhal hastaneye çıkardılar, çocuk 3 aylıkken hastaneye gidip gelmeye başladı , 10 ay sonra çürükraporu alabildi, ağladı ulan 2 ay kalmıoş 2 ay daha yapaydım da çürük demeselerdi ben nerden bileyim böyle olacağını deyip çok zoruna gittiydi.
0
killerbee
(30.09.16)
Ozet geciyorum
Ya curuk alacak ya da cekecek, ucuncu alternatif yok maalesef..
Burasi turkiye ve insanin degeri sifir..
0
alttaraf
(30.09.16)
saglik muayenesinde durumu soylesin, sivil dr. raporu varsa onunda alsin yanina. askeri hastaneye yollarlar. orda netlesir mevzu. ama direkt muafiyet vermiyorlar uzunca bir sureci var.
0
enaz3kedi
(30.09.16)
Askerlikten muaf olma gibi bi dusuncesi yok,tek derdi o kogusta battaniye tozundan bogulmamak.sanirim orda ilac kullanmakta sikinti oluyormus,yani her zaman ilac bulamiyor veya vermiyorlarmis.bunun cozumunu ariyoruz.

Eger uzun donem cikar ve (sanirim yedek subay oluyor bu)o zaman belki ev tutma sansi olur.ama olmazsa kogusta kalmasi buyuk sikinti olucak.
0
🌸brnbrs
(30.09.16)
sivilde düzenli kullandığı ilaçları varsa ordada kontrol altında kullanabilir, sabah akşam revire giderek(er için)

subay olursa zaten kullanabilir

sade koğuş battaniye tozu olarak düşünme, askerlik amelelik, yat kalk sürün koş, spor yap, tatbikata git vs vs herşeyinde toz toprak ve yüksek tempo var yani.

ben nazar değmesin de bünyesi en sağlam insanlardan birisiyim, bilmem daha sağlamı varmdır.

askerde acemi birliğine gitim hasta oldum, bademciklerim şişti 3 hafta kendime gelemedim, doktora gönderiyolar bişey yapmıyo gönderiyo, ikinciye gönderiyolar,kışla içinde ki doktordan bahsediyorum, bu sefer antibiyotik iğne veriyo, sabah oluyosun revirde, akşam 30 yataklı hastaneye gitmen lazım, kışlanın ucu bucağı yok, 2 km yürümen lazım, o kadar büyük biyer ki zaten gitmemişin kaybolmaman içten değil. ya oldu 3 hafta dilim şiş boğazım şiş nefes alamıyom 15 kilo vermişim haberim yok, ilgilenmiyolar, bi gün tepe taklak bi yığıldım, ambulansla hastaneye, 1 hafta yattım iyileşemedim, aradım evdekileri bak böyle böyle çok ciddi bi enfeksiyon geçiriyorum , zordayım bana amoklavin getirin diye, zar zor geldiler içeri sokmuyolar, hani yok anlatıyosun olmuyo, ısrarla tsk nın askerlimize verecek ilacı vardır, sikindirik sikindirik ilaçlar adını sanını duymadığın, en sonunda gizli saktı sokuldu o ilaç, kullandım hakkatan 1 hafta da iyileştim, durumumu şöyle anlatayım, yaklaşık 1.5 su bardağı iltahap çıktı bademciklerimden, dil balon gibi, nefes alamıyosun edemiyosun, öleceğime inandım.

aynen bizim bölükte olan abdulkadir diye bi arkadaşım vardı, sonra usta birliğine gittik beraber, onunla orda karşılaştım, astımı var, çocuk sigara içmez etmez, astım var , bi tıkandı bi gün oldu mosmor, onu muayene ederlerken bende orada yan tarafta muayene oluyodum 30 yataklı hastanede, çocuk ağlıyo, nefes alamıyom diyo, mosmor olmuş bilinç gidicek, oradakiler artık ne süzme şerefsizse, yok senin bişeyin yok senin bişeyin diyodu. kesin asteğmen falandır. böyle bi zihniyet böyle bi sistem düşünün.

abi 15 kilo ne demek ya 85 kilo adamın 3 haftada 70 e düşmesi, ben yine anlayamadım durumu, acemi birliği bitti, izne gititm, beni gören noolmuş olm saan diyo, ne olmuş diyom, erimişsin falan diyo, inanmadım tabi, sonra eskiden kalma fotoğrafıma baktım, hakakten geldiğim noktanın yakından uzaktan o fotoğrafla alakası yoktu.
0
killerbee
(30.09.16)
ASkerdeki muayenede hic onemsemezler boyle seyleri.
0
stavro
(30.09.16)
Soylediginize gore yapcak bir sey yok.cunku suanda alerji ilaci alsada belki kullandirmicaklar orda.korkum iki katina cikti.
0
🌸brnbrs
(02.10.16)
askerde kullanır ilaçlarını onda sorun olmaz. revirciye verir hergün belli saatlerde kullanır.
gitmeden evvel zorlayabildiği kadar zorlasın rapor işini. hatta gittiğinde de katılış-sağlık muayenesinde de iletsin durumunu.

kısa dönem filansa bölük komutanı masabaşı işi filan verir büyük ihtimal. hatta olabiiyorsa revirci olsun.
0
gibicibicis
(02.10.16)
(1)

English grammar in use kitabı olan varsa bana verebilir mi?

xseddx
İstanbul içinde olup English grammar in use kitabı olan varsa bana verebilir mi? Çok methettiler kitabı fakat biraz pahalıymış kütüphanesinde olup da ihtiyacı olmayan varsa eğer..
İstanbul içinde olup English grammar in use kitabı olan varsa bana verebilir mi? Çok methettiler kitabı fakat biraz pahalıymış kütüphanesinde olup da ihtiyacı olmayan varsa eğer..
0
xseddx
(29.09.16)
Advanced olani var. Var derken Pdf.
0
stavro
(29.09.16)
(15)

Klozet kapağını nasıl açıp kapatıyorsunuz?

chicha
Hadi evde bir parça peçeteyle kaldırıyorum/indiriyorum da dışarıdakilere dokunasım gelmiyor. Hele ki bazılarını açıyorum geri düşüyor, bir daha hamle yapasım gelmiyor :/
Hadi evde bir parça peçeteyle kaldırıyorum/indiriyorum da dışarıdakilere dokunasım gelmiyor. Hele ki bazılarını açıyorum geri düşüyor, bir daha hamle yapasım gelmiyor :/
0
chicha
(29.09.16)
ayakkabı ucuyla tabii ki!
0
excespeace
(29.09.16)
evdekini elle, iş yerindekini 3 kat tuvalet kağıdı ile.

çok iğrenmiyorum, çünkü işimi hallettikten sonra elimi iyice yıkarım.
0
himmet dayi
(29.09.16)
senin evde yaptığını dışarıda yapıyorum. bir parça değil de, 2-3 parça alıyorum peçeteyi. elimin hiçbir şekilde temas etmediği bir durum yani. abartmaya gerek yok.
0
nathanieltroy
(29.09.16)
ayakkabı ucuda neymiş yaa azcık kibar olun peçeteyle kaldırıyorum ben korkma ölmezsin.
0
yue
(29.09.16)
Her yerde tuvalet kagidiyla aciyorum. Tuvalet kagidi yoksa zaten girmiyorum.
0
stavro
(29.09.16)
Ayakkabı +1
0
razvan rat
(29.09.16)
valla öyle üzerine işenmiş iğrenç bar tuvaleti falan değilse elimle açarım. ne de olsa sonra yıkıyorum elimi. bazı yanıtlar çok tuhaf.
0
sir gawain
(29.09.16)
evde elimle kağıtsız, dışarda açma gereği duymuyorum çünkü oturarak işiyorum bence siz de öyle yapın

evde açma sebebim de temizlemek
0
mukrime
(29.09.16)
tuvalet kağıdını anlarım da ayakkabıyla açmak şahsen fazla iğrenç. o ayakkabıyı evde, evinin içinde tutuyorsun sonuçta. bakteriyse dert, o bakteri eve girmiş oluyor.
0
windowsguvenlikduvari
(29.09.16)
evden tuvaletimi yapmadan çıkmam. bu sebepten bazen işe geç kaldığım oluyor.
işemek için kapağı ayakkabımın burnu ile kaldırıyorum.
başkasının evinde ise tuvalet kağıdı yardımı ile.
askerde nasıl sıçılırın ciddi ciddi tarifini yapan astsubayları görünce gülmeyin.
tuvalet kağıdı yerine daşla götünü silip atanlardan dolayı tıkanan gider borularını duyarsanız gülmeyin.
gerçek bu, bu ülkenin büyük kısmının tuvalet eğitimi alması lazım.
umumi tuvaletleri düşünün işte.
0
seyduna6687
(29.09.16)
Evde elle açıyorum, işi hallettikten sonra ellerimi yıkıyorum sonra klozet kapağını kapatıyorum, sessiz kapanan kapak olduğu için bir dokunuş yetiyor. Sonrasında da sifona basıyorum.

İş yerinde ise kapağı genelde yan tarafından kaldırıp açıyorum ve de kapatıp sifonu çekiyorum.
0
Tutkun
(29.09.16)
Ayakkabı ile açma olayını yeni duyuyorum. Tam Türk işi yöntemmiş.


Evdekini elle açıyorum, temizlik benim için önemli, o yüzden içim rahat o konuda. Dışarıda kapalı hiç görmedim açıkçası. Peçete ile açmak +1
0
dessy
(29.09.16)
evdekini elimle açıyorum. dışarıdakinin üstünden işiyorum.
0
aşksız prens
(29.09.16)
ne kadar cok "okuz" var su ulkede! bunlar yuzunden cogu yerde (avm, bar-cafe, akaryakıt vb) yerlerde tuvaleti kullanamiyoruz iste bu yuzden!
0
kamyonsans
(29.09.16)
valla mutfaklardaki bakteri sayısının banyolardakinden fazla olduğunu duymuştum. bir kere aşırı hassas olmamak gerek. bu başta takıntılı bir ruh haline sürükler insanı. evimizdeki banyo çok şükür çiçekler gibi koktuğundan elimle açıyorum. sonunda zaten elimizi de yeterince yıkadığımızdan sorun değil. avm'lerde falan ayakkabı ile açmak yeterli oluyor.

çiçek gibi kısmına şunu ekleyeyim. oturur yere, sırtımı duvara dayar, yaş pasta bile yiyebilirim yani banyoda. bazen evin en sessiz yeri olduğundan, ve kaçış gerektiğinde kullanıyorum. çöküyorum bir köşeye elde cep telefonu takılıyorum yani. tabi alaturka bir tuvalet olsa idi bunu yapamazdım. :) bana da aşırı itici gelen yer alaturka tuvaletlerdir.

dipnot: ayakkabı olayını garipseyenler dumur etti beni. ki zaten ayakkabı ile girilen yerler oluyor oralar. ee sorun ne? zaten ayakkabının değdiği yere, kimsenin bir yeri değmiyor ki mantıksal olarak...
0
matrix
(29.09.16)
(4)

Cinler, periler, rüyalar, fallar

basubadelmevt
Yukardaki kavramlarla ilgili yasadıgınız veya duydugunuz mistik hikayeler var mı? Ölüm anıyla da ilgili olabilir. Ekşi linki de olur. Sözlükçülerin basından gecen doğaüstü olaylardan bazılarını okudum, garipti.
Yukardaki kavramlarla ilgili yasadıgınız veya duydugunuz mistik hikayeler var mı? Ölüm anıyla da ilgili olabilir. Ekşi linki de olur. Sözlükçülerin basından gecen doğaüstü olaylardan bazılarını okudum, garipti.
0
basubadelmevt
(28.09.16)
Cinli, perili vs. değilim. Ama birini gerçekten seversem ve görüşmüyorsam o kişiden rüyalardan haber alıyorum. :D

Hasta olan birinin hastaneden çıkacağı gün hastaneden çıktığını rüyamda gördüm. Benzeri 2 olay yaşadım. İkisi de sağlıkla ilgili ama.
0
pomknos
(28.09.16)
Sözlükten birinin bu tarz bir blogu vardı: ruhibirbanyo.wordpress.com
0
pike
(28.09.16)
eksisozluk.com by delikan76
0
etki
(29.09.16)
Duyudugum birsuru hikayeye karsilik yasadigim hicbir sey yok. Ucundan, kiyisindan kosesinde de yok, 0 yani. Insan ve hayvan disinda bir seyle karsilasmadim simdiye dek:)
0
stavro
(29.09.16)
(5)

Sizinle tanıştığıma memnun oldum maili

babilbaligi
Nasıl atılır?Sağda solda tanıştığım ve bir şekilde kartlarını aldığım insanlara böyle mailler atmak istiyorum, ne yazayım?
Nasıl atılır?

Sağda solda tanıştığım ve bir şekilde kartlarını aldığım insanlara böyle mailler atmak istiyorum, ne yazayım?
0
babilbaligi
(27.09.16)
günlük iş hayatının içinde sürekli maille uğraşan insanlara atmamanı tavsiye ederim. spam mualamesi görmen ve ciddiye alınmama ihtimallerin var.

bir de tanıştığında zaten tanıştığına memnun olduğunu iletmişsindir muhtemelen, ayrıca bir de maille iletme ihtiyacı neden? diyelim ki kendini hatırlatmak ve yaptığın işle ilgili potansiyel bir müşteri çevresi oluşturmak istiyorsan niyetini açıkça yazmanı tavsiye ederim.
0
dahili meddah
(27.09.16)
@dahili meddah; kartlarını aldım, ama çanta yanımda olmadığı için kart veremedim. o yüzden mail atmak istiyorum.
0
🌸babilbaligi
(27.09.16)
Tuhaf karsilanir. Ama karsilanmayabilir de.
0
stavro
(27.09.16)
Sayın X bey/hanım,
X görüşmesinde kartınızı vermiştiniz. Yanımda olmadığı için kendi kartımı verememiştim/taktim edememiştim. Aşağıda bana ulaşabileceğiniz bağlantı bilgilerim bulunmakta. İyi günler dilerim.

gibi bir mesaj yazılabilir diye düşünüyorum.

not: toplu mail şeklinde değil de herkesin ismine hitaben olursa daha uygun olur.
0
puc
(27.09.16)
tuhaf karsilanmaz, gayet normal. [genis katilimli] toplantilardan/seminerlerden sonra yaninda karti olmayan ve ilerde is yapabilecegimizi dusunen ya da bana hizmet satmak isteyen insanlar mutlaka email gonderiyorlar. tanistigimiza memnun oldum/o gun yanimda kartim yoktu iletisim bilgilerim sunlardir/su konuda isine yarayacak su calismalarim var ekte gonderiyorum gibi mailler geliyor, hatta bir kismi tanistigimizda konustugumuz bazi seylere atif yaparak emaili kisisellestiriyorlar ve kendilerini daha hatirlanir kiliyorlar ki bu daha da iyi oluyor. vaktim oldukca da cevap yaziyorum. network dediginiz sey de boyle boyle de gelisebiliyor zaten.
0
kassiopeia
(27.09.16)
(2)

zürih & nice

haknurrr
milano'dan sonra bu iki şehirden birinde 2 gün geçirip döneceğim. ancak hangisini tercih edeceğim konusunda karar veremiyorum. yardımcı olursanız sevinirim.bu arada yaz sonu için soruyorum yani 3-4 eylül gibi olacak.
milano'dan sonra bu iki şehirden birinde 2 gün geçirip döneceğim. ancak hangisini tercih edeceğim konusunda karar veremiyorum. yardımcı olursanız sevinirim.

bu arada yaz sonu için soruyorum yani 3-4 eylül gibi olacak.
0
haknurrr
(27.09.16)
Zurich pahalidir ama Nice'i bilmiyorum. Bir de ben gitmedim ama Nice'de daha iyi vakit gecirilir gibi.
0
stavro
(27.09.16)
hangi mevsim ?

ikisi de nispeten pahali sehirler, ama nice daha keyifli olabilir.
0
lanc
(27.09.16)
(13)

Tek geceliklerle ilgili

chipie
Anlayamadığım bir nokta var. Tek gecelik ilişkiye girilen insan illa ki bir şekilde beğenilen insan değil midir? Yani fiziksel olarak dahi beğenilmeyen biriyle sevişilir mi? Yoksa sadece ihtiyaç, öylesine fiziksel aktivite gibi olur mu? Fikrinizi merak ediyorum ben güzel ya da yakışıklı bulunmayan y
Anlayamadığım bir nokta var. Tek gecelik ilişkiye girilen insan illa ki bir şekilde beğenilen insan değil midir? Yani fiziksel olarak dahi beğenilmeyen biriyle sevişilir mi? Yoksa sadece ihtiyaç, öylesine fiziksel aktivite gibi olur mu?
Fikrinizi merak ediyorum ben güzel ya da yakışıklı bulunmayan yani en azından hoşuna gitmeyen biriyle sevişilmez diyorum. Yoksa içi alır mı insanın dokunmayı?
0
chipie
(27.09.16)
alkolün miktarına göre değişir bu sorunun cevabı.
0
devilred
(27.09.16)
tinder ı kullanan bi kaç erkeği canlı izlersen o motivasyonun neye benzediğini görebilirsin.
ben anlamıyorum nasıl hayvansı bi içgüdü ama sorunu olmayanlar çok.

yaftalayacak değilim, gördükçe alışıyorum. normal demek ki
0
sttc
(27.09.16)
cinsel açlıkla ilgili. eğer kişi yeterince açsa damacana bile gözüne seksi gözükebilir.
0
nickini degistiren yazar
(27.09.16)
Bu iş çok riskli bir iş. Düzenli seks, pek çok açıdan iyidir.

Ara ara duyuruda da açılan cinsel hastalık başlıklarına bakarsan ne demek istediğimi daha net anlarsın. Güvenlik noktasında da sıkıntılar var, yeni tandığın biri evine geliyor veya sen evine gidiyorsun vs. vs.


Tek gecelik ilişkilerden mümkün olduğu kadar kaçının. Sorunuza gelirsek, tek gecelik ilişkinin doğası gereği beğenmeseniz de olabilir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(27.09.16)
Cinsellik de bir ihtiyaç. Alkolle hiç ilgisi yok. İstek olursa bir insan beğenmediği biriyle de birlikte olabilir. Çok büyütmemek lazım böyle şeyleri.
0
dissendium
(27.09.16)
beğenmediğim insanla da seviştim. pek şaşırtıcı olmadı.

beğendiğim insanla sevişmeye çalışıp hayal kırıklığına uğradığım da oldu. bak bu şaşırtıcıydı. ayak fantazisi olan vs. saçma sapan zevkleri olan insanlar beni irrite ediyor.
0
aydogank
(27.09.16)
yalnız öyle bir sormuşsun ki sanki böyle bir partide insanlar tombala çekip eş seçiyormuş gibi. :) (gerçi onu da fantezi gereği yapanlar oluyordur muhakkak. eş değiştirme partileri gibi.) tek geceliklerde de birbirini çekiyor işte insanlar bir şekilde. ama kabul etme skalası geniş olabiliyor insanların.
0
matrix
(27.09.16)
Hiç tek gecelik ilişki yaşamadım ama devamlı bu şekilde ilişkiler yaşayan yakın bir erkek arkadaşımdan ve başka birkaç örnekten erkeklerin güzellik konusuna önem vermediğini biliyorum. Kadınlar önemsiyor olabilir.
0
petekpare
(27.09.16)
En azindan fiziksel olarak az cok begenilmis olmasi lazim, baska turlu olmaz. Ama gercekten "nefes alsin yeter" mantiginda gidenler var. Inanmazdim ama varmis, gordum.
Kisiye gore degisiyor demek ki. Bana sorsan istemeyecegim biriyle olmaktansa 40 yil iliskiye girmeden yasamayi tercih ederim.
0
stavro
(27.09.16)
valla erkekleri bilmiyorum ama kadın önüne gelenle yatmaz. hele memleketteki tipleri düşündükçe evlerden ırak.
biraz adama benzemeli tabii.
0
vecihi ile fikret
(27.09.16)
Libido insana olmadık şeyler yaptırabilir.
0
arnold schwarzeneger
(27.09.16)
Fiziken beğenmediğim, çekici bulmadığım biriyle katiyyen sevişmem kendime de böyle bi saygısızlık yapmam.
0
chiper
(27.09.16)
ben fiziksel olarak çok beğenmediğim biriyle sevişmem, cinsel açlıktan kendini duvarlara vuran biriyim. her sevişemeyen damacana skmek veya çirkin bulduğu insanların kucağına atlayacak olsaydı erkeklerin %95'i tecavüzcü olurdu. çok şükür "hoşuma giden biriyle ilişkiye giremiyorum o zaman öşek skeyim" diyecek kadar çıldırmadım henüz ben, öngörülebilir bir süre içerisinde çıldıracağımı da sanmıyorum.

ha kimisi de iki biradan sonra babası gelse sevişiyo, onu ben bilmem. ben fiziksel olarak çok çekici bulmadığım sürece olmuyor yani, istemiyorum. tam olarak "damacana skmek"le aynı seviyede geliyor bana, afaki ve tatsız.
0
der meister
(27.09.16)
(19)

Ranzada çişinizi nasıl şeyediyosunuz lan?

kurnaz
şu ranzalar var ya, ister altlı üstlü yataklı olanlar ister bu altı boş olup üstü yatak olanlar(alm: hochbett), bunlarda gece filan çişiniz gelince napıyosunuz abi?ben şunun genişinden almayı düşündüm.http://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/yatak-odalari/karyolalar/ranzalar/20247982/svarta-ranza.aspxha
şu ranzalar var ya, ister altlı üstlü yataklı olanlar ister bu altı boş olup üstü yatak olanlar(alm: hochbett), bunlarda gece filan çişiniz gelince napıyosunuz abi?

ben şunun genişinden almayı düşündüm.
www.ikea.com.tr

hatta şu daha güzel
www.ikea.com

ama gece çişe üşenirim uykum kaçar diye almadım.

var mı bunun çözümü? ya da alışıyo mu insan?

not: şişe demeyin.
0
kurnaz
(27.09.16)
Yetiskin bezi
0
Ufuk
(27.09.16)
Gece isemek icin uyanir mi insan?
0
baharat
(27.09.16)
bu soğukta işerken illa ki kaçacak o uyku zaten. boşver. almak istiyorsan al.
0
ruhen hastayim ben
(27.09.16)
@baharat

ben uyanabiliyorum. ama geceden ziyade sabaha karşı daha uygun zaman dilimi.
0
🌸kurnaz
(27.09.16)
gece tuvalete kalkan biri değilim ama bi dönem bu tip yatakta yatmıştım yurtta. tırmanıp inmesi o kadar zor ve saçma ki. normalde masada değil yatakta takılan biriyim, çay, kahve, laptop, fiş, yiyecek al getir götür o kadar zor ki inip çıkmak.

ben alışamamıştım malesef.
ha bi de tavana yakın oluyosun, bazı durumlarda sıkıntı yaratıyor :/
0
sttc
(27.09.16)
abi o merdivenlerden düşersin. alt kat ile birleşik merdivenlilerden alacaksın. hemde yer kaplamaz. uyumadan hemen önce su içmezsen gece uyanmazsın ama içtin diyelim oradan ineceksin :D bizde 20 yıldır falan var. bazen sürünerek inip çıkıyorum alışırsın yani 2şerli falan çıkarsın ileride. korkma.

cknmobilya.com şuna benzer bişey var bizde.
0
freetakilir
(27.09.16)
en son askerde ranzada yattım ve yukarıdaydım. merdivenden inmeye üşenip yere atlıyordum bazen ki tavsiye ederim. direk çözüm.
0
rain when i die
(27.09.16)
@rrain

abi atlarsam kırarım ben kolu bacağı.
0
🌸kurnaz
(27.09.16)
yatmadan önce çişini yapınca sabaha kadar bir daha gelmiyor. hiç gece çiş için yataktan çıktığımı hatırlamıyorum.
0
matrix
(27.09.16)
Askerde 4 ay boyunca üst ranzada yattım. Hop inip hop zıplıyodum. Çişim varken inmeye üşendiğimi falan hiç hatırlamıyorum. Yüzüstü betona çakılmışlığım da var ama hiç kaza bela olmadı. Alışıyor demek ki insan.
0
IncredibleMau
(27.09.16)
İsemeye usenir mi la insan, kalkip tuvalete gidiyoruz; ilerde prostat olmamak icin.
0
bruceandwayne
(27.09.16)
ben şu an oturduğum yerden tuvalete gitmeye üşeniyorum son iki saattir orda olsam kesin üşenirdim, ama yatarken benim de hiç çişim gelmez yılda bir falan belki kalkıyorumdur işemeye o bile yoktur yani
0
nundu
(27.09.16)
15 sene filan ranzanın üstünde yattım hiç böyle bir sorunum olmadı.
0
nedendir bilinmez
(27.09.16)
aslında güzel fikirmiş. hem yukarısı daha sıcak olur.
ama sevişme durumlarında bazı pozisyonları yapamazsın :)
0
supermatik
(27.09.16)
5 sene yurtta kaldım. Böyle bir sorun yaşamadım, yaşayana da rastlamadım.
0
petekpare
(27.09.16)
Useniyor insan evet. Usene usene kalkiyorsun.
0
stavro
(27.09.16)
2 sene yurtta, 5.5 ay askerde ranzada yattım. Hiç merdiven kullanmadım. Yoktu zaten.

Yurtta gece kalkıyorsam gürültü olmasın diye yere değil sandalyeye atılıyordum.
0
zombi
(27.09.16)
Yatmadan en az 2 saat öncesine kadar yeme-içmeyi kes. Böylece çişin gelmez ve sorunu kökünden halledersin.
0
iwasbornonamountainside
(27.09.16)
@olum herkesin mi kocaman mesanesi var anlamadım ki.

gerçi ben akşamları spora gittiğimden 1 ltye yakın su içmiş oluyorum onunda etkisi oluyor. gerçi 2 saat sonrasına yatıyorum ama etkisi devam ediyo sanırsam.

akşam sıvıyı kesemiyorum ondan.
0
🌸kurnaz
(27.09.16)
(28)

yuva yıkanın yuvası olmaz?

devilred
yuva yıkanın yuvası olmaz tabirini ne kadar mantıklı buluyorsunuz? evli olan kişi meyletmese o yuva yıkılır mıydı gerçekten de? neden suç üçüncü kişiye -o kişi de kadın olur ekseriyetle- atılıyor hep? bana aşırı ikiyüzlü geliyor bu tutum şahsen.
yuva yıkanın yuvası olmaz tabirini ne kadar mantıklı buluyorsunuz? evli olan kişi meyletmese o yuva yıkılır mıydı gerçekten de? neden suç üçüncü kişiye -o kişi de kadın olur ekseriyetle- atılıyor hep? bana aşırı ikiyüzlü geliyor bu tutum şahsen.
0
devilred
(26.09.16)
yalan bi inanc. iki ornek vereyim. bugun cep arabanin anahtarini kaybettin ve x lira kadar masraf cikti yenisi cikartmak icin. bu duruma hay aklimi sikiyim dedin sustun. diger ornek vapurda bir tane ipad buldun ve sahibini aramaktansa cepe attin. ertesi gunu de arabanin anahtarini kaybettin. hay amk adamin ipadini aldik anahtar gitti karmanin amk dedin.


alakasi yok yani
0
seljax
(26.09.16)
Mantıklı bence. Bugün kaç yıllık eşini bırakıp başkasına giden yarın onu da bırakıp bir başkasına gider. Eğer kişi seviyorum dediği evli kişiyi eşinden ayırırsa kendine çok güvenmemeli bence.
0
yaren
(26.09.16)
Yaren +1
Olay guvenle alakali ucuncu kisinin yaptigiyla alakali degil
0
la noix
(26.09.16)
yuvasını yıkan yuvasını bir daha başkası için yine yıkar mantığı. bkz brad pitt
0
benim adim kerim hepinizi severim
(26.09.16)
kimsenin kimseyi ayırdığı yok işte, ikiyüzlü bulduğum tam da bu.
0
🌸devilred
(26.09.16)
Nesi ikiyüzlü ki? Kişi evliliğini kurtarmak yerine başkasına gitmiş. O başkası buna kancayı takmadı da kendi buldu gittiyse dev ahlaksızmış derim. Ama onun bulmadığı, aksine ona yapışan biri varsa ve onu eşinden ediyorsa bunu lanetler insan yani. Normal.
0
yaren
(26.09.16)
Kadına karma bulduğundan filan değil de @yaren'in dediği gibi adamın karakterinin değişmeyecek olmasından ötürü doğru bir önerme.

(bkz: Acun ılıcalı)

1.yi 2. ile aldattı, 2'yi 3. ile, bakalım sıradaki kim.

senin dediğin de doğru ama aslında söz konusu deyimde ''yuva yıkan'' kişi 3.kişi olarak yansıtılmasa daha doğru olurmuş teknik olarak. Yani sanki 3. kişiye karma vuruyormuş gibi algılanıyor ama aslında @yaren'in dediği gibi oluyor.
0
neferkitty
(26.09.16)
pardon da kim kime kanca takabilir karşıdakinin eğilimi olmasa? bırakmak gerekli bu "ahlaksız kadın, kocamı elimden aldı!!!" tavırlarını. kocanın gidesi vardı ve gitti, bu diğer kadının sorunu değil ama nedense sadece diğer kadının (kişinin ya da) sorunu gibi yansıtılıyor, bu çok acayip geliyor.
0
🌸devilred
(26.09.16)
3. kişi çoğunlukla seviştiği kişinin evli olduğunu bildiği için o da suçludur. ünlülerin hayatlarına bakarsanız örnekleriyle çokça görülür. yuvaları yıkan da bu 3. kişiyle olan haşna fişnenin ortaya çıkmasıdır. birinci kadını aldatan herkes 2. yi aldatmaya hayli meyillidir. bu yüzden adam kadar 3.kişi de suçludur.
0
gotic
(26.09.16)
"yuva yıkan" diye net olarak belirtilmiş burada olay. bu tek başına her zaman "evli kişinin meylettiği" bir denklem değil yani. bariz "yıkan" o ise zaten yuvası da olmasın bence. haketmez.
0
matrix
(26.09.16)
3. kişi niye suçlu biliyor musun, evli özneyi alıştığı düzenden kopardığı, bunu zorla dikkat çekerek/uğraşarak yaptığı için. Tekrar söylüyorum, eğer evli özne 3. kişiyi kendi bulduysa suç önce öznenin. Ama 3. kişi de öznenin evli olduğunu bile bile olaya devam ediyorsa, özneye değil onun eşine ve varsa çocuklarına saygısızlık etmiş oluyor. 3. kişi her türlü suçlu yani. Özneyi daha az suçlarlar çünkü evlilik zaten sorumluluk getiren, çoğu zaman sıkılınan veya çatışılan bir kurum, özellikle erkeklerin dışarı kaymasına alışmış bünyeler için hiç de özne suçlu olmaz. Konu sadece özne değil onun ailesi aynı zamanda.
0
yaren
(26.09.16)
karma is a bitch lafına inanırım. yani etme bulma dünyası.
0
shotgunwoman
(26.09.16)
mantıksız ve yersiz bir inanç.

evlilik ve aile elbette kutsaldır.
ama insanların sadece bu kurumlara olan bağlılıkları nedeniyle mutsuz olmalarını gerektirecek kadar da kutsal değil.

meşhurların yaşamlarını örnek göstermek çok saçma, zira hiçbirimizin yaşamadığı kadar "aşırı" hayatlar yaşıyorlar genelde.

eğer evlendiğiniz kişiye duyduğunuz sevgi bittiyse ve bir de başka biri hayatınıza girdiyse ve onu sevdiyseniz, onunla olmalısınız.
ya da mantık evliliği yapsanız da, olması gerekenleri yerine getirseniz de, bir gün başkasına aşık olabilirsiniz.

bu durumlarda sağlıklı olan boşanmaktır, yürümeyen ve aslında kimsenin istemediği bir evliliği sürdürüp herkesi mutsuz etmek değil.
yani evlilik sırf adı evlilik diye her şeyin üstünde olmamalı.
insanlar mutlu olmalı.

gerçekten evli erkek avcısı olan kötü niyetli kadınlar var elbet.
ama "yuva yıkan"ın tanımı nedir?
bir adam başka bir kadına aşık olduğunda, kendi karısını boşadığında, aşık olduğu kadın yuva yıkan mı oluyor?
yoksa sırf adam zengin diye binbir numarayla adamın aklını başından alıp, parası için adamı kafeslemeye çalışan mı?
(burada adamın da aptal olması bir unsur tabii)

bir sürü örnek var, hepsi aynı kefeye koyulamaz.
bazıları da yuva yıkmıyor, ama kendi hayatında çok büyük fedakarlıklar etmek zorunda kalarak yaşıyor o aşk ya da o ilişki için.
bu bilinmediği zaman kimsenin ruhu duymuyor.
ama bu açıkça ve özgürce yaşanmak istendiğinde evlilik biterse, yuva yıkılmış oluyor.
oysa öyle bir ilişkinin devam etmesindense, herkesin açık ve net davranması daha doğru.

olaylar ve durumlar konusunda illa bir yargıda bulunmaya çalışmak yersiz.
her hikayede de suçlu biri olmak zorunda değil.
kimse ilişkilerin içinde ne yaşandığını bilemez.
ve bazı evlilikler de bitmesi gerekirse biter, bitmeli de.

bence de saçma ve ikiyüzlü bir tutum.

(gerçek aşklardan ve gerçek duygulardan bahsediyorum, şımarıklığından onunla bununla ilişki yaşayan ve on kişiyle evlenenlerden değil.)
0
blatta hiberna
(26.09.16)
çünkü yuva yıkanın yuvası yıkıldığında onun sorunu oluyor. aldatan yine aldatıyor, ona giren çıkan yok
0
la noix
(26.09.16)
iki taraf da ahlaksızdır
0
limoncello
(26.09.16)
Limoncello +1, başkasının ahını alan mutlu olamaz.
0
geçerkenugradım
(26.09.16)
yuva yıkan sadece 3. taraf değil ki burada. aldatan kişi de kendi yuvasını yıkmış oluyor teknik olarak.

yani eşini aldatan bir adam, diğer kadın için eşini terk ettiğinde yuvasını dağıtmış olmuyor mu? ben senin görüş açını pek anlayamadım açıkçası. sen 3. kişi odaklı yaklaşıyorsun konuya ben ise yuvayı yıkanın bizzat aldatan eş olduğunu düşünüyorum.

hepsini değil ama yukarıdaki bazı cevapları okudum. arkadaşlar demiş zaten, insan 7'sinde ne ise 70'inde de o oluyor. bugün ortada seni aldatan bir adam varsa eğer bu adam ileride birlikte olduğu kadını da %99 aldatacak ve o yuva yıkılacak.

en azından benim bu sözden anladığım bu.
0
köstebek kurabiye
(26.09.16)
"yuvasını yıkanın yuvası olmaz" denmediği için bariz şekilde üçüncü kişi işaret ediliyor bu söylemde, bu konuda tartışmaya gerek olmadığını sanıyorum.
0
🌸devilred
(26.09.16)
iki taraf da suçludur. en büyük suçluysa elbette ki evli olduğu halde eşini aldattan kişi de. üçüncü kişinin bu kadar üzerine gidilmesinin sebeblerinden biri de bana göre, kadınların bu olayı bi noktadan sonra ego savaşına döndürmesi. diğer kadını toplumda küçük düşürmeye çalışması. örneğin Şeyma Subaş'ının "boşandılar" snap'i, Kıvılcım Ural'ın açıklamaları. bu durum insanlarda antipatiye yol açıyor işte, insanlar da kendilerini böyle avutuyor.

Ha, bana göre burada en büyük suçlu erkek. Hem sadakatsız, hem yalancı hem de eşim dediği kadını küçük düşürülmesine göz yumuyor.

yalnız; evli erkeklere birlikte olan ve daha sonra kendisi de aldatılan onlarca örnek var. bunu da unutmayalım. ona yapan sana da, bana da, yapar işte.
0
demedim mi haydar demedim soyle
(26.09.16)
İllaki "yuvasını yıkan" diye vurgulamaya gerek yok ki. İllaki sahiplik eki belirtmemize gerek yok. Ortada bir yuva var ve bu yuva yıkılıyor. "Yuva yıkmak" sözüne ben dolayısı ile hem kadını hem de erkeği katıyorum. Hatta bunu diyor ve artırıyorum, ben şu ana kadar hiç senin gibi düşünmemiştim. Bunu hep çift taraflı düşünmüştüm.
0
köstebek kurabiye
(26.09.16)
aldatma işi kişinin kendisiyle alakalı bir durum. bir insan birisini aldattı diye bundan sonraki ilişkilerinde de hep aldatacak diye diye bir şey yok. o insanı mimlemek saçma geliyor. aldatmayan insanın bundan sonra da aldatmayacağı garantisi var mı? yok. çoğunluğun aksine ben buna inanıyorum.

bunun dışında soruda asıl sorulmak istenen üçüncü kişiye bok atılırken aldatan eşe daha hafif suçlama yapılması sanırım. buna da katılmıyorum. aksine bekar bir insan neden elalemin karısının, çocuğunun sorumluluğunu üstlensin? adam düşünsün ya da kadın düşünsün kendi karısını ve çocuğunu. adam/kadın daha kendi ailesini düşünmezken ve kendi yuvasını kendisi yıkarken bir tercihte bulunmuş oluyor. bu durumda üçüncü kişinin suçu bundan daha ağır olamaz bence.
0
ruhen hastayim ben
(26.09.16)
"Gidesi varmış demek ki gidiyor" denilmesine ben kesin surette karşıyım. Sensiz (sen=genel) de gidebilir adam. Gitmesi için illa X kişisine ihtiyacı yok.

Bir de tabii hayat seçimlerden oluşuyor. Ve insan seçtiklerini yaşıyor.
0
dessy
(27.09.16)
The Affair de adam 15-20 yıllık karısını ilk defa aldatıp, aldattığı kadınla evleniyor ve bu karısını da aldatıyordu.
Adamın psikoloğu ona dair şöyle bir çözümleme yapıyordu; o 15-20 yıl sürecinde kendisine kur yapan ya da hoşlandığı kadınlar oluyor ama karısını aldatmıyor. Bir kere aldattığındaysa bir eşikten atlamış oluyor. Bunu bir kez yapabildiğini görünce yine yapmakta bi sakınca görmüyor.
0
petekpare
(27.09.16)
Hic mantikli bulmuyorum. Tabiatin oyle mutlak adalet mekanizmasi falan yok. Adaleti saglamak ya da saglamamak sadece insanlarin elinde.

Sana kesinlikle katiliyorum, tum kabahat 3. kadin kisiye yukleniyor sanki adama zorla gunah islettirilmiscesine. Ama aldatan kadin oldugunda isler degisiyor, bu sefer 3. kisiyi (bu sefer erkek) kimse gormuyor ve kadin aldatti oluyor. Kimse "bu adi adam bunu ayartti" demiyor, herkes kadinin kendi insiyatifiyle ihanet ettiginin farkinda ama erkek aldatinca bu kadar farkindalik yok. Eger erkegin takildigi kadin fingirdek bir seyse zaten direkt kadina patliyor olay.

"Kadin sinyal vermezse erkek zaten yanasmaz, kadinda bir sey var ki adam yanasmis" gorusu hakim toplumda. Isin ironik tarafi bu goruse erkekler kadar kadinlar da katiliyor. Arkadas hirsizin hic mi sucu yok?
0
stavro
(27.09.16)
buradaki laf üçüncü kişinin bilerek ve isteyerek yuva yıktığı zamanlar için. çevremde pek çok kere gördüm bunun örneğini . en son uzaktan tanıdığım 2 çocuklu bir öğretmen arkadaşın başına geldi. 3. kişi o kadar kötüydü ki kocasının üstündeki evi sattırıp başka şehirde kendine düzen kurdurdu.
0
yue
(27.09.16)
aldatmak herkesin hakkında büyük konuştuğu ama çoğunluğun o lafları yediği bir mevzudur. pek çok sebebi olabilir. karma, ilahi adalat gibi şeylere sadece gülerim zaten. bazı insanlar bir kişiyle bir hayat geçirebiliyor, bazısı da geçiremiyor. konu bundan ibaret.
bonus: yuva yıkılabilen bir şey değildir.
0
vecihi ile fikret
(27.09.16)
@stavro

aynen aynen. kadın kendi aldatınca da o.ospu oluyor, erkek kendisiyle aldatınca da. ataerkil toplum olmanın sonuçları sanırım bunlar.
0
🌸devilred
(27.09.16)
nice yuvasız insanlar var sokaklarda hiçbirinin de yuva yıkmak nedir haberleri bile yok. ama şuna inanırım sevginin sadakatin olmadığı yerde mutsuzluklar vuku bulur. bir anlık çekicilikle yuvasını yıkan insan bedelini ağır öder. ben buna imtihan diyorum.
0
for day to break
(27.09.16)
(6)

[ANKET] İşinizde yarınınızdan emin misiniz?

tabanzabonanza
Özel sektörde çalışan biri olarak sürekli stres içindeyim. İşimi en çabuk ve en iyi şekilde yapıyorum üstlerim de performansımdan memnun gözüküyor ancak hep bi tedirginliğim var. Sanki ilk fırsatta sana güle güle diyeceklermiş gibi geliyor.Sizde durumlar nasıl?
Özel sektörde çalışan biri olarak sürekli stres içindeyim. İşimi en çabuk ve en iyi şekilde yapıyorum üstlerim de performansımdan memnun gözüküyor ancak hep bi tedirginliğim var. Sanki ilk fırsatta sana güle güle diyeceklermiş gibi geliyor.

Sizde durumlar nasıl?
0
tabanzabonanza
(25.09.16)
Beni işten çıkarmaz işverenim eminim çünkü karakteri ''çalışıyorsa hiç dokunma'' mantığında birisi. İlk birlikte iş kurduğu personeli 5-6 ay önce yanından emekli oldu mesela, diğer çalışanlar da genelde 5-10 senelik. Biraz iş veren ve çalıştığın yerin ailesel ya da kurumsal şirket olması ile alakalı. Çok büyük bir kurumsal şirkette çalışsam ben de stres olurdum. Kurumsal şirketlerde yönetici mekanizmaya esas işveren müdahalesi hoş karşılanmaz ve bu nedenle personelin işten çıkarılma stresi genelde yüksek olur.
0
neferkitty
(25.09.16)
eminim. beni kimse işten çıkaramaz cumaya kadar, çünkü ihbar süremi çalışıyorum.
ofiste çalışanın yeri daha kolay doluyor galiba, ben işini iyi yapan bir mavi yaka olarak kovulacağımı hiç düşünmedim.
0
g7mor
(25.09.16)
Ancak ben ayrilirsam isimden olurum, isten cikarilma ihtimalim cok cok dusuk. Cunku yerine yenisini bulmak cok zor bizim iste, bulunsa bile is yapip yapmayacagi sans isi. Kritik noktadayim yani. O yuzden cikarilmak icin yuz kizartici suc falan islemem lazim.
0
stavro
(25.09.16)
benim yaptığım işi benim aldığım paraya kolay kolay başka kimseye yaptıramazlar, o yüzden eminim.

biraz "tedirgin" hissetmek kariyer olarak seni zinde tutması açısından çok kötü bir şey değil ama sürekli stres içinde kalman da iyi bir şey değil. ya birazcık anksiyetiksin ya da üzerine gereğinden fazla sorumluluk almışsın; performansından memnunlarsa çok stres yapmaya gerek yok.
0
baba jo
(25.09.16)
İki yıl atılcam korkusuyla çalıştım,atılmadım istifa ettim. Sonra zaten her ay bir elemanın değiştiği iş yerlerine duştum bende onlar gibi çıkarıldım.
0
geçerkenugradım
(26.09.16)
asla emin değilim ama atılmak için belli şeyler(kriterler) gerekir. Bu belli şeylere sahip olmadığımı işimi düzgünce samimi şekilde yaptığımı düşünüyorum.

Sonuçta şirket benimle kurulmadı benimle batmaz ve kimse vazgeçilmez değildir.

Şirket kimleri kimleri harcadı ben leblebi gibi çerez kalırım onların yanında.
0
basond
(26.09.16)
(7)

Bilim ve Teknik dergisi abone olmaya değer mi?

winston insani
MerhabalarBilim ve Teknik dergisi hala abone olmaya değer bir dergi mi? Eskiden gayet iyiydi ama son yıllarda özellikle cemaat'in ve/ya da vasıfsız insanların oralarda çalışması nedeniyle kalitesi düşmüş diye duyuyorum hep.Senelik 70 liraymış.https://esatis.tubitak.gov.tr/aboneDergi.htmNe dersiniz?
Merhabalar

Bilim ve Teknik dergisi hala abone olmaya değer bir dergi mi? Eskiden gayet iyiydi ama son yıllarda özellikle cemaat'in ve/ya da vasıfsız insanların oralarda çalışması nedeniyle kalitesi düşmüş diye duyuyorum hep.

Senelik 70 liraymış.

esatis.tubitak.gov.tr

Ne dersiniz? Ücretten değilim ama bu dergi değer mi alınmaya?
0
winston insani
(25.09.16)
hayır bence. internetteki kaynaklar daha çeşitli. yakında kütüphane olan bir şehirdeyseniz. kütüphanelerin aboneliği vardır. orda takılabilirsiniz.
0
coderlovescoder
(25.09.16)
Ben e dergiye aboneyim.ama ekim ayından itibaren ek olarak eski sayıların kopyalarını verecekler galiba bu yüzden basılı dergiye abone olmak da mantıklı olabilir.hükümetlerden konjuktürden bağımsız olarak yaklaşık 27 yıldır okuyorum.evt bir çok şey değişti ama bana hala en mantıklı bilim kaynağı gibi geliyor. Bu konudaki indikatörüm Emrehan Halıcı o olduğu sürece işlerin çok boktan olmadığına dair inancım var.
0
delicevat
(25.09.16)
Evde 1999 yılının sayıları var. Efsane yazılar hazırlamışlar. Son yıllarda yüzüne bakmadığım bir dergi. Gözümün önünde bilimle ilgili bir şeyler dursun diyorsan alabilirsin.
0
dissendium
(25.09.16)
Eksisi gibi degil o dergi. Bir ise yaramiyor artik.
0
stavro
(25.09.16)
Selçuk alsan vural altın şahin koçak yok. Yerlerini dolduracak kimse de yok. Yemişim öyle kadroyu lan. Yemişim öyle camiayı. Yemişim öyle popüler bilimi. Yemişim öyle süreli yayını.
0
kargn
(26.09.16)
Nö. O paraya new scientist alırız.
0
babilbaligi
(26.09.16)
Tübitak artık Tübitak'lığını, TDK da TDK'lığını kaybetti. Eski TDK'lılar Dil Derneği'nde genelde ama eski Tübitak'lıların bir kısmı ve onların öğrencileri Bilim ve Gelecek dergisinde. O yüzden, Bilim ve Teknik almaya değmez ama Bilim ve Gelecek gerçekten tadından yenmiyor. Bilim ile ilgili bilgi için Bilim ve Gelecek'e, dil ile ilgili olanlar için Dil Derneği'nin yayınlarına başvuruyorum.
0
aychovsky
(26.09.16)
(29)

istabulda yaşayan her fert 10 bin tl maaş mı alıyor yoksa duyurucular mı

mahone
çok iyi standartlarda yaşıyor?istanbul'da yaşamla ilgili her soruda, o paraya yaşanmaz, aman buraya gelme, yok ulaşım yok kiralar, yok o yok bu.kesinlikle bu tavsiyelerin haklı olduğunu düşünüyorum. ancak milyorlarca insan yaşıyor bu şehirde. ve herkeş plazmalarda çalışmıyor, ne bileyim çok yüksek m
çok iyi standartlarda yaşıyor?

istanbul'da yaşamla ilgili her soruda, o paraya yaşanmaz, aman buraya gelme, yok ulaşım yok kiralar, yok o yok bu.

kesinlikle bu tavsiyelerin haklı olduğunu düşünüyorum. ancak milyorlarca insan yaşıyor bu şehirde. ve herkeş plazmalarda çalışmıyor, ne bileyim çok yüksek maaşlar almıyor ve rezistanslarda oturmuyor. ama yaşıyorlar, çalışıyorlar, evleniyorlar...

geçen okudum 7000 tl anca yeter diyor istanbul'da yaşamak için. neye göre 7000 ama? bekar bir erkek, yeni evli çocuksuz bir aile, bekar bir kadın vs vs.

neden bu kadar abartılıyor bu istanbul'Da yaşama işi?
0
mahone
(24.09.16)
Ayrıntılarını bilmiyorum sadece arkadaşımdan duyduğumu yazacağım sana. 1400 tl'ye Ege'de güzel bir ilde kirada yaşayan bekar bayan arkadaşım, daha çok kazanmak için İstanbul'a yerleşti. Şu an haliyle kat be kat fazlasını alıyor fakat geri dönmenin planlarını yapıyor. Artık neye ne kadar harcıyor bilmiyorum ama bahsettiğine göre o ilde ne harcıyorsa 2 katından daha fazla oluyormuş masrafı.
0
zontican
(24.09.16)
Tabii ki herkes yeterli standartta yasamiyor. Ama vatandas burada yillardir yasiyor, ailesi isi gucu evi barki her seyi burada. Kurulu bir duzeni var ve IStanbul disinda yapacak hicbir sey yok mesela. Kendisi mecbur oldugu icin boyle yasamaya devam ediyor yeterli standartta yasayamiyor olsa bile ama soruyu soran Istanbul'a gelmek icin soruyor, vatandas da bu parayla zor gecinirsin diye soyluyor. Yani isin gercegini soyluyor insanlar cevapta. Istanbulda bilmemkac liranin altinda yasamaz demek "ben bu paranin ustunde kazaniyorum" demek olmuyor ki.
0
stavro
(24.09.16)
hayır duyurucular çok zenginmiş ya da çok iyi standartlara sahipmiş gibi poz kesmeyi seviyor sadece. öte yandan, istanbul'da iyi standartlara sahip olmayı bırak hayatta kalmak bile çok zor benim için. nefret ediyorum şahsen, okul olmasa bir saniye bile arkama bakmam. gerçi sktimin yerinde HER ŞEY istanbul'da olduğundan, başka yere gitsen iş bile bulamıyorsun.
0
der meister
(24.09.16)
Ayda 6 bin TL net gelirim var. 3500 civarı borçlara gidiyor 2500 kalıyor. Kira+faturalar+mutfak+anne giderleri+kardeş giderleri (kardeşe harçlık, anneye gezenti) derken bana bi çay içimlik kalmıyor kardeşim. Köpeğim var sabah akşam onla parka çıkıp hava alıyorum çok şükür. Ona da aylık fix 200-250 gidiyor. Güzel hayvan oldu ama, seviyorum kendisini.

Edit: Maaşlı çalışmıyorum kendi işim. Maaş+sigorta+vergi ödüyorum ekstra olarak.
0
chiper
(24.09.16)
stavro +1
işin gerçeği söyleniyor.
0
manuel mandalina
(24.09.16)
Keşke buradaki herkes on bin lira maaş alsa...
Öyle bir şehir ki bir köşesinde zar zor geçindiğin parayla öteki köşesinde kolaylıkla yaşıyorsun. O duyurulara cevap verirken herkes kendi etrafına göre değerlendiriyor tabii ki. Stavro'nun dediği gibi kendisi o paranın üstünde kazandığından değil de gelecek olana uyarı olsun diye söylüyor.
0
chipie
(24.09.16)
Gecenlerde bir ilan vardı burada. 1+1 1250 lira da kirası. Ev değil ahir bozması bir yer.
Ev kiraları anladığım kadarıyla 2000 lira civarı. Ben daha o kadar maaş almadim hic :/

Hatta ilanı da bulayım
www.hurriyetemlak.com

Nasıl yasıyorlar orada bilmiyorum.
0
balik kraker
(24.09.16)
3.000 lede yaşarsın ama ona yaşamak dersen tabi. 10 bin ile yine şehrin efendisi olamazsın. Ev kiraları gerçekten çok pahalı. Memura göre bir şehir değil kesinlikle. Memur buraya gelirken 10 kere düşünsün.
0
ıch will
(24.09.16)
tamamen sallamasyon. türkiye de o paraları kazanmak için müdür - genel müdür falan olmak lazım. ya da kritik bi görevde kafası çalışan bi adam olman lazım. mesela bi inşaat şirketindeki hakediş mühendisi/şefi gibi.

bi firmada sekreter olsan kazanamazsın banka çalışanı olsan yine o kadar alamazsın. lcw gibi mağazalarda müdür olsan yine 7000-10000 alamazsın. istisna şubeler vardır belki.

ben y.dışında beyaz yaka olarak çalışıyorum sözlükçülerin sıradanmış gibi 7000 10000 civarı yazdıkları paraları ancak burada alanlar var. o da euro kurundan dolayı. kaldı ki herkes de almıyor bu paraları burda da.

yani özetle geneli aç sosyete malesef. ..
0
ergenpezeveng
(24.09.16)
o mallara aldirma. ben 4000 lira maas aliyorum. ailemle kalip 3000'ini kenara atiyorum her ay. kirada olsam bile gene 2000 atardim kenara. lukse kacmadan, cimri gorunmeden ucuza yasamayi biliyorum sadece.
0
mayeskuel
(25.09.16)
@mayeskuel aile yanından ayrılınca masrafı sadece 1000 tl artacak sanıyor. O para kiraya yetmez, faturası mutfağı derken ay sonunda ailesinden borç isterken bulur kendini.

Ben İstanbul'da kendi işimi yaparak 8000 tl kazanıyordum, konsere gece klübüne falan gitmem, evde hanımla otururum. Arabam yok, sigaram yok.

Para yetmedi bir sahil şehrine taşındım (Kuşadası). İstanbuldaki son 8 ayda birikimim hiç artmamış.

Var sen düşün daha az kazananlar nasıl yaşıyor.
0
harzem
(25.09.16)
Herkes 10 bin kazanmıyor denilmişte , bugün eşyamı taşıyan nakliyeci günde 2-3 iş yapıyorum en az dedi. Adamın arabayı çalıştırması 100 tlden başlıyor. Günde en az 400 lira giriyor cebine. ilkokul mezunu adam 8-9 bin rahat kazanıyordur. Tesisatçı bir tanıdığım 10 bin kazanıyor. Memur arkadaşlar ise bodrum katlarda yaşam mücadelesi içinde
0
ıch will
(25.09.16)
Bizim mahalledeki fırının kirası 17.000 lira, artık ne kadar kazanıyor allah bilir.
0
angelus
(25.09.16)
Ben de cok dusundum bir aralar bunu. Istanbul ve maaslar hakkinda vardigim kanilar;

- Istanbul'da beyaz yakalarin cogu amerikancilik oynayan insanlar. Kazandiklari para fena degil. Hayatlarindan genel olarak memnun "genc" insanlar. Kimisi 3500-4000 tl kazaniyor kimisi 7-8 bin tl. Ve aradiklari her sey istanbul'da. Sosyal hayat, degisim, mekan, eglence, havaalani, ozgurluk, sex vs. Bu kisilerin cogu doymayan ve doymayacak insanlar. Para yetmiyor demelerindeki sebep de su; Atasehir'de ev kirasi 2250 tl, aidat, fatura vs nasi yetsin. o zaman git ucuz bir yerde otur. O zaman da trafik, muhit vs dert yanmalar. Belki haklilar ama su konuda haksizlar. Hemen kiyaslamayi kucuk sehirde en iyi yerde kira 1000 tl olarak yapiyorlar. Bu yuzden 3-4 bine krallar gibi yasanir diyorlar. Fakat o kucuk sehirlerde sosyal yasam, imkan, eglence, havaalani vs yok. Dogru duzgun kafe bile yok. Bu yuzden evet insanlar harcama yapmiyor. Donere 21 tl yazan mekan olursa da hemen batiyor. Arz talep cunku. Nusr-et bu yuzden Istanbul'da var, aksaray'da yok.

- diver gordugum ise, insanlarin cogu istanbul ve cevresinde buyudugu icin oraya cok bagli ve neredeyse asik olmus. Asgari ucretle calisan birisini taniyordum, "abi aksam su bogazdsn gecince her seyi unutuyorum" diyordu her gun. Ve bunu belki onlarca kisiden daha duydum, hepsi az kazanan insanlar. ailesi orda, arkadaslari orda. Psikolojik ve sosyolojik olarak kendilerini istanbul'a , yani en kalabalik ve en guclu insanlara ait hissediyorlar. Bu yuzden istanbul'un nufusu hic azalmayacak, deprem olsa bile. Devlet bile oraya tasinmak istiyor. Cunku en gucluler orada. Firma, takim, en guzeller, en iyi arabalar, unluler vs vs.

- son grup da farkli arayis halinde olup istanbul'a alisanlar. Para yetmiyor lafini en cok bunlardan duyarsin. Genelde istanbullu degiller, uni'den sonra istanbul'a tasinmislar. Aldiklari para istanbul piyasasina gore az asagida. En ufak bir durumda istanbul'dan tasinma plani yaparlar. Fakat maastan ziyade aliskanliklari onlara izin vermez. Bu yuzden dogru maas kiyaslamasi yapamazlar. Bak sunu da cok gordum mesela; anadolu'da 1500-2000 tl'ye calisip istanbul'a gocenler. Bu arads bu maas anadoludaki maalesef maaslar. Yok oyle en kral ev 500-600 tl oh masraf yok olaylari. Cag degisti. Istanbul'da da telefon ve internet faturasi ayni yozgat'ta da. kredi cekince banka aa tamam sen yozgattasin az faiz verelim demiyor. Arabana sigorta yapilirken tamam yozgatta kaza maza olmaz deyip bedava yapmiyorlar. Iste bu grup, maas olarak hani tuik hep yayinlar ya fakirlik siniri diye, onu azicik yakalamis fakat ileriye tasimamis grup. Istanbul'dan kopmak ister fakat cesaret edemez, alismistir cunku.

Onemli olan hangi gruba ait oldugun.
0
sana guluyorum sadece
(25.09.16)
neden bu kadar abartiliyor? ego durumlari.

neye gore 7000? yazan kisinin idealindeki standartlara gore.

kirada oturuyorsa biraz da hesapsiz biriyse tek basina bir evde 7000'i rahatlikla gecer.

hesapli kitapli biriyse daha ucuza yasayip biraz daha dusuk standartlara da razi olabilir...
0
idexo
(25.09.16)
arkadaşlar. şaka gibi gelecek ama gerçek. istanbulda karı koca 7000tl'den aşağı para alırsanız düzgün yaşayamazsınız. ben sebeplerini anlatacağım ister beğenin ister beğenmeyin.

1. Düzgün yaşayabileceğiniz bir lokasyondan ev tutmak aşağı yukarı 2000TL'dir. Bakın "Düzgün" diyorum, o yüzden bana 50 yıllık her tarafı rutubet kokan evleri örnek göstermeyin. Onlar "düzgün olmayan" hayatlar içindir. Veya beylikdüzü, avcılar gibi şehre 1 saat mesafeli yerler ide göstermeyin. Çünkü günde 2-3 saat yolda geçirmek de "düzggün bir yaşam" sunmaz insana.

2. "Düzgün" bir hayat için, gününüzün en azından bir öğününde et bulunmalı. Bakın tekrar "düzgün" diyorum, yoksa makarna pilavla da yaşarsınız ama "düzgün" değildir. O yüzden şu "düzgün" kısmını kafamıza güzelce kazıyalım. Etin kilosu 45tl ile 70tl arası değişiyor. Aylık mutfak masrafına rahatlıkla 2 kişilik bir aile için 750TL yazabiliriz başka bir deyişle. Hiç daha az olmaz demeyin.

3. Temizlik eşyalarına da ayda 150TL civarı para kesin gider.

4. Aidat 100TL diyelim.

5. Fiber internetiniz olsun, bir de digiturk d-smart gibi bir şey. İkisine toplam 100TL diyin ayda.

6. Elektrik doğalgaz su 200TL diyin hepsine.

7. "Düzgün bir hayat" dediğimiz için, haftada bir gün dışarıda alkollü veya alkolsüz yemek yiyin eşinizle. 2 hamburger 2 bira 100tl yapıyor mesela. Öyle söyleyeyim. Ayda 400-500TL buna harcayın.

8. Yine "Düzgün" bir h ayatınız olsun diye, ayda 2 kez tiyatroya falan gidin. Aşağı yukaru 50TL'den başlıyor zorlu center'daki vs. tiyatrolar. Buna ekstra yemek masrafı yazmıyorum, yukarıdaki 500TL'nin içine yazıyorum, ama tiyatro/gösteri vs. işine 100-150TL yazın.

9. Giysi, kozmetik, kişisel bakım alışverişleriniz olacak. Ok bunu dödnemsel yaparsınız, aylığa vurdunuz mu da 2 kişi 100TL'den fazla harcar her ay en az.

10. Yol parası.

11. Nefes alan her insanı kredi kartı veya kredi borc vardır biryerlerden. Ev taşırsınız kredi çekersiniz, eve eşya alırsınız kart kullanırsınız, telefonunuz düşer kırılır telefon alırsınız vs. O yüzden aylık en az 200TL kredi borcu da yazıyorum :)) Ki kredi kartlarına en az aylık 500TL ödeyeceksiniz bir şekilde, ama onu yazmıyorum he.

12. Öğrenim krediniz varsa, (4 sene boyunca ödendiği için bunu baya bildiğin kalem olarak yazıyorum çünkü bana giriyor ve koyuyor) 270TL yazıyorum aylık gider. (eşinizde de varsa....)

13. Ayda 1 kez tatile çıkmayın, 2 ayda 1 kez tatile çıkın. Hadi onu da çıkmayın, 3 ayda 1 kez tatile çıkın "düzgün" bir hayat diyoruz. Öğrenci hayatı demiyoruz. 2 kişi git gel yol parası en az 300TL tutacak bir kere, haftasonu tek gün konakladınız 2 gün tatil yaptınız, yaz 200 kağıt. Oralardaki harcamalarla birlikte 700-800tl yi de öyle silin. Aylık ortalamasıan 300TL diyelim bunu da :)

Ben toplamadım siz toplayın işte ya.
0
tchuck
(25.09.16)
bu arada bakın kişisel standart durumları falan değil bu yazdıkalrım.

Düzgün, ortalama bir hayat.
Arabanız yok, kendinize ait eviniz yok. 3 ayda bir haftasonlarınızı günlük tatile harcıyorsunuz. Arada bir dışarıda yemek yiyebiliyorsunuz ve arada bir tiyatro vb. etkinliğe gidebiliyorsunuz.

Btün senaryo bu. Lüks hiçbir şey yok.

Şimdi birazdan birileri gelip et yemeyi tiyatroya gitmeyi tatil yapmayı lüks sayabilir.
O tür hayatlar "düzgün" hayatla değildir. Köle hayatıdır, ona göre konumlandırın yazdıklarımı.
0
tchuck
(25.09.16)
gecenlerde benzer bir duyuruda "hepinizden fazla kazaniyorum" diyen birinin eski duyurularina bakmistim. iclerinde yazdigiyla tamamen alakasiz seyler vardi. mesaj attim hayirdir diye, mesajini sildi, ozur dilerimli filan bir seyler yazdi.

cogu kisi olmak istedigi kisiyi temsil ediyor internette, duyuruya bakma yani sen :) hepimiz 190, kumral, yesil gozlu, altinda bmw'si olan tipleriz.


istanbulda yasamak pahali, ucuz degil. ben hic istanbul disinda yasamadim ancak tatilde bile gordugum kadariyla diger iller daha ucuz. ( pazar urunleri - evler vs..)
0
fakyoras
(25.09.16)
O duyuruya ben de en az 7000 tl yazmıştım galiba. Hala da dedigimin arkadasindayim, duyuruda sorulan 2 çocuklu kirada yaşayacak bir ailenin minimum geçimi sorulmuştu.

Utopik para da kazandığım yok am gercekciyim, 6 sene ıstanbulda kaldım. Evlenip çocuklarımın geleceğini kuracaksam ıstanbulda, kusura bakmayin ama 7000 bile yetmez. Bunun gelecek planı var, düğünü var,hastalığı var .var da var. Aksi takdirde sürekli geçimi düşündüğünüz mutsuz bir hayatınız olur. Dışarıda yediginiz yemeğin parasını bile düşünür olursunuz.

Ha madem bu parayi kazanamıyorum ıstanbulda yaşamam. Sirf bogaz manzarası için yaşam standartlarini düşüremem. Zaten ben ıstanbulda barinamadim okul bitince.aileden de destek alamıyorum. Şehir değişikligine gittim hic de pişman degilim.
0
cabiday
(25.09.16)
bi de şeye hastayım

abi adam çiğ köfteci şu kadar satsa şu kalır maliyeti zaten şu filan :) o zaman adamın o semtte işi ne :)

Nakliyeciler şunu alıyo filan sen adamı sadece senin evi taşırken gördün belki kışın işi olmuyo adamın belki de bazen taşıdığı yük ve gittiği yer icabı 3 gün kamyonda yatıyor o adam duş alamıyor. kışın eksi bilmem kaç derecede lastiği patlıyor aracı hasar veriyor.

kaldı ki evine git bak standardı senim benim gibi. ben (büyük nakliye şirketi sahibi hariç)kendi çapında kamyonuyla eşya taşıyan ya da ufak bi taşıma şirketi oşan adamların boğaz manzarı evlerde filan oturduğunu görmedim.

ya da bi taksicinin yazın Bodrum'da yatıyla koy koy gezdiğini görmedim. o yüzden bu hesaplara hiç girmeyin.

ha ticaret yapan adam beyaz yakadan tabi ki çpk kazanacak o adam dükkanını sabah 7 de açıyor gece 12 de kapatıyor sen müdür 30 dk geç bıraksa demediğin kalmıyor. adam haftasonu dahil açıyor dükanı sen haftasonu p dükkandan ekmek gazete vs alıp evde keyif yapıyosun. bırak da adam o günlerin saatlerin farkını kazansın.
0
ergenpezeveng
(25.09.16)
al işte... düzgün yerde kira 2 bin lira, iki ayda bir tatil diyen adam var. bunlara tabii ki 7-8 bin lirayı beğendiremezsin. dünyanın neredesinde 2-3 ayda bir tatile çıkmak standart ya? kaç tane insan yapabiliyor bunu? nasıl hayatlar, kafalar, hesaplamalar bunlar?
0
der meister
(25.09.16)
@der meister,

ne demek ya 2-3 ayda bir tatil çok?

bir haftasonu eşini alıp ağvaya 2 günlüğüne gitmek mi lüks?
2000 lira kira mı lüks? sahibinden.com'a beşiktaş yaz, kadıköy yaz ev arat bakalım kaç para kira çıkacak.

istanbulda 25km uzaklıktaki çekmeköyde bile eli yüzü düzgün binalar 1200tl den başlıyor kim neyden bahsediyor allah aşkına.

2-3 ayda bir tatil illa ki yurtdışı veya otel tatili demek değildir. eylülde kapadokyaya gidersin, yılbaşında ağvaya gidersin, baharda karadenize gidersin, yazın da senelik iznini kullanır 1 hafta tatil yaparsın. naptı? 2-3 ayda bir tatil yapmış oldu. bu mu lüks?
0
tchuck
(25.09.16)
kaç tane insanın yapabiliyor olmasıyla ihçbir ilgisi de yok.

üledeki 10 kişiden 7si yapamıyordur zaten. çünkü ülke dediğiniz yerdeki herkes fakirin dibi. orta gelirli dediğin adamlar fakir. her normal insan sinemaya tiyatroya gidip 2-3 ayda bir haftasonu tatilini yapabiliyor olmalı. o haftasonları evde göt büyütmek için değildir. ama ne yazık ki bu ülkede göt büyütmek dışında bir şey yapamıyorsunuz çünkü kendinizi ortagelirli sanan fakirlersiniz.

ve fakirlik de "düzgün bir yaşam" değildir.
0
tchuck
(25.09.16)
son not: yoksulluk sınırı 4335TL, gidip o yoksulluk sınırındaki giderlere bakın bakalım. İNSAN GİBİ BİR HAYAT yaşamanın yanından bile geçemez o giderler.

15 yıldır fakirliği öyle bir kanıksamışsınız ki, normalde ortagelirli insanın yapması gereken şeyleri lüks görmeye başlamışsınız.

zengin adam her ay yurtdışında tatil yapan adamdır.
ortagelirli adam senede 1 defa 1 haftalık tatil yapan, onun dışında da 3 ayda bir şehir dışında biryerlere kafa dinlemeye gidebilen adamdır.

diğerleri fakirdir.
0
tchuck
(25.09.16)
istanbul artık zenginlerin şehri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor...yaşam çok mu pahalı evet , ama buna rağmen her gün artan bu kalabalık nereden geliyor diye bende uzun uzun kafa yorarım...

şöyle olaylarla kendime kısa kısa cevaplar veririm zaman zaman...

iki bina yapıldı bizim semte(çok yapıldıda bunlar örnek için :)

biri 200 bine sıradan ortalama bi ev...20 daire var mahalle apartmanı diyebiliriz

aynı bölgeye 1. binanın yakınınada site yapıldı...Site bu reklamlarda gösterilen içinde at koşturabileceğin sevgilinle çimenlerde oturup denizi seyredebileceğin bi site değil...normal bi site...ortalamanın üzerinde dairelerin fiyatı 500 bin...saymadım ama 80 dairenin üzerindede daire vardır

bu soruyu soran arkadaşa "hangisi daha zor satılır" diye bir soru sorsak muhtemelen sitenin daha zor satılacağını söyler...yanlış anlaşılmasın arkadaş olayın dışında biri olduğu için onu örnek gösterdim...kaldı ki bende aynısını düşünürdüm...ama gelgelelim istanbulda 100 dairelik site ortalama 500 binden satıldı 1.bina hala daireleri satmaya çalışıyor...

kısacası parası olan kesim ile parası olmayan kesim arasında ciddi bir fark oluşmaya başladı...parası olan gelip direk alabiliyorken olmayan veya az olanda alamıyor...ama burada tuhaf olanda ne biliyomusun...o siteden daireleri alan paralı adamla parasız adamlarında içiçe yaşadığı bi şehir istanbul...değişik bi kaos var...kaos içinde düzen var...

cafeye gittiğinde herkes zengin , ortamlarda herkesin parası var , sosyal medyada herkes güzel bi hayat yaşıyor ama gelgelelim herkesin borcu var bu şehirde...

doğma büyüme istanbulluyum ve ayda ortalama 3000-4000 tl arası kazanıyorum...ailemle yaşamama rağmen henüz bi birikim yapabilmiş değilim...çünkü standart bi harcaması olan biri bile parayı harcıyor çünkü şehir sürekli talep ediyor...arkadaşlarınızla bir gün oturup kahve içip yemek yemeniz ortalama 30tl ile 50 tl arasında değişir...farklı bi aktivite yapalım akşam için dersen iyi bi mekanda kafadan 50 tl ile 250 tl arası minimum harcaman olucaktır...bu rakamları ben yine alt baremden aldım yoksa gecede 1000 tl harcayanlarda mevcut...bunlara faturalar , ev harcamaları , kişisel harcamaları ve diğerlerini eklediğinde inan çok absürt rakamlar çıkıyor ortaya...

ben bi uygulama sayesinde her yaptığım harcamamı not almaya başladım çünkü kazandığım paranın artık nereye gittiğini takip edemez olmuştum...para kazanıyorum ama ay sonu bir türlü param olmuyordu bende böyle bi yöntem seçtim...yaklaşık 4-5 aydır düzenli harcamalarımı yazıyorum ve inan ekstra harcamaları görüp çıkarmama rağmen yine ciddi anlamda giderim oluyor...bunları ayrıntılı yazmamdaki sebep bekar biri bile zor geçiniyorken evli birinin bu şehre gelmesini tavsiye etmiyorum...şehirdeki insan nüfusundaki artış , insan kalitesinin hergeçen gün kalitesini kaybetmesi ve yerine gelen magandaların nüfusunun artması, trafik ve beraberinde getirdiği stresler inanın bu şehri artık yaşanmaz bi yer yaptı...onun için diğer şehirlerde bu kadar harcama yapmadan daha az stresli bi hayat yaşayacağınızı tahmin etmiyorum...
0
KingDagos
(25.09.16)
tchuck ve stavro'ya da katılıyorum.

bunun tamamen kişinin/kişilerin hayattan beklentisiyle ve alıştığı yaşam düzeniyle ilgisi olduğunu düşünüyorum.

mesela mutfak masrafı çok göreceli bir şey.
bim'in mantısını yiyerek ayda 200 lira mutfak masrafı da yapabilirsiniz.
ama tchuck'un dediği gibi normal beslenmek istiyorsanız, yani sebzesi, meyvesi, eti, tavuğu vb. o zaman aylık mutfak masrafı iki kişi için bin liraya yaklaşıyor zaten.

ama birine tavsiye verirken, "gel istanbul'a ya, bim falan idare edersin" diye bir şey söyleyemezsiniz, çünkü bu normal bir yaşam düzeni değil.
herkes ömrünü öğrenci evinde yaşar gibi geçirmek zorunda değil ve insanların hayattan beklentileri olmalı.
yani ölçüyü orada tutmak mantıklı olmuyor.

düzgün yerde ev tabii ki 1500-2000 liradan başlıyor.
bağdat caddesi üstündeysen zaten bunun 3-4 katı, yani düzgün yerden kasıt orası değil.
düzgün yer demek, alıştığın, kendini güvende hissettiğin, senin dengin olduğunu düşündüğün kişilerle paylaştığın, acayip kaliteli olmasa bile "nezih" muhit demek.

6-7 yıl önce gecekondu mahallesi olan şerifali denen yer, ataşehir'in üst tarafları, şimdi kartal-kadıköy minibüs yolu hattındaki evlerle yarışıyor kira konusunda.
asıl siz nerede yaşıyorsunuz ben onu anlamadım.

dışarıdayken araba olmasa bile, otobüs, metro kullandığınızda zaten günde 20 lira civarı yol parası veriyorsunuz eğer karşıya geçiyorsanız.
deniz otobüsü falan demiyorum bile.

bunları kalem kalem hesapladığınızda ciddi bir tutar ediyor.

ben çorbayla beslenir, rutubetli evlerde oturur, ayakkabımı pazardan da alırım, plastik sentetik fark etmez derseniz, üç-beş binle mis gibi geçinirsiniz.
ama bu kimseye tavsiye edilecek bir yaşam olmaz.
yaşamakla hayatta kalmak arasındaki fark bu zaten.

yaşamak başka bir şeydir.
tatil, ufak tefek konforlar, acil durumlarda ödenmesi gereken şeyler çıkarsa onları ödeyebilme esnekliği, bir ihtiyacını alırken iş görsün diye değil beğendiğin ve istediğin için alabilmek, hobilere sahip olabilmek, spor yapabilmek, birkaç farklı kalitede olan ihtiyacın için birkaç seçeneğe sahip olabilmek, karın doyurmak için değil keyif alarak yemek, canın bir şey isterse onu yiyebilmek, örtünmek için değil kendini şık ve rahat hissederek giyinmek vb. yaşamak "en azından" budur.

o yüzden tutup, "gel, her şeyin en son kalitesinden faydalanırsın, beslenemezsin, hiçbir sosyal aktiviten olmaz, hep fiyat yelpazesinin en sonundaki ürünlere muhtaç olursun, kuruşu hesap edersin, ama istanbul'da yaşa" denmesi mantıksız.
buradakilerin yüzde 70inden fazlası öyle yaşıyor, o ayrı.
ama stavro'nun dediği gibi, olması gereken şeye göre tavsiye veriliyor.
0
blatta hiberna
(25.09.16)
Hem sozlukte hem de burada cok alakasiz cevaplar veriliyor. Ayda 100 tl digiturk desen, iki kere disarida hamburger bira desen, her ay kyk desen vs vs. Iyi de birader bunlarin istanbul'la ne alakasi var? Ben anadolu'dayim benim de kyk odemem var. Elektrik faturami taksitlendirdim..

Ben gecen sene bir baslik acmistim, istanbul pahaliliginin cok abartilmasini anlatiyordu. Mesaj kutum kufurlerle dolmustu. (?) Halbuki son donemde izmir ve ankara da istanbul'la yarisiyor. Bunun en onemli sebebi kira/gelir indeksi. Gidip kadikoy, besiktas icin ornek vermeyin bir zahmet. Hem dunyanin bin yillardir tarihiyle turist noktasi olan, her seyin (ulasim, okul, restaurant vs) merkezi olan muhitleri ornek vereceksin hem de 7000 tl maas yetmez diyeceksin.

Oncelikle;

1) Istanbul'u yine istanbul gibi olan metropollerle karsilastirman lazim. gidip konya'yla erzurum'la degil.

2) maaslari da buyuk sehirlerle karsilastirman lazim. O da sadece Izmir ya da ankara ile.

3) kesinlikle kisisel giderleri hesaba katmayacaksin. Banane kardesim her ay 200 tl parfum, deodoranta harciyorsan. Ya da bunlar antalya'da cok mu ucuz. Antalya'da 2500 tl maas alan fakat hugo boss parfum kullanan adam ne yapsin peki?

4) bekarsan 4500-5000, evli ve cocuksuzsan 7-8 bin tl istanbul'da gayet iyi paradir. Anadolu'da ne izmirde ne ankarada bu paralari uzun bir sure goremezsin.

Not: turkiye gibi bir ulkede 2-3 ayda bir tatile cikip para harcamak lukstur. Spor salonu zaruri degildir. Kozmetik harcamasi zaruri degildir. Iki hamburgere 100 tl vermek istanbul pahaliligi degil salakliktir. Ayni sosyo ekonomik yerler uzerinden kiyaslamayi yapman lazim. Hobiler uzerinden gider kiyaslamasi yapilmaz.

www.expatistan.com?

Mesela bu izmir/istanbul kiyaslamasi. Izmir istanbul'dan her anlamda sadece yuzde 20 daha ucuz. Yani izmir'de 4000 tl = istanbul'da 5000 tl. Izmirde 4bin kazanma sansin istanbul'da 5bin kazanma sansindan az. Fakat istanbul'da cok sayida kisisel gider yaratma sansin izmir'den fazla.

Ha bir de su lafa bitiyorum; "tabi buna yasamak denirse?" Bak bak, beyefendi her ay 400 tl hamburger + bira yapamayacak, iki uc ayda bir yurtici/yurtdisi tatil yapamayacak. "O zaman tabi yasanir, ama buna yasamak denirse". Avrupa'da sarap 2 euro, hamburger + bira 5 euro. Yeri geliyor ciftler hostellerde kaliyor. Ama bizim beyefendiler illa 100 tl hamburger bira yapacak.
0
sana guluyorum sadece
(25.09.16)
@sana guluyorum sadece,

eee abi o kadar yazmışsın ama işin sonunu bekarsan 4500-5000, evliysen 7500-8000tl ye bağlamışsın?

biz de farklı bir şey söylemedik ki. evliysen 7500-8000tl, bekarsan 4500 civarı paraya iyi standartta yaşam sürersin. ama ötesi değil. mesela ev alamazsın? araba almak içi alternatif konforlarından vazgeçmen gerekir vs.

ama yaşamın kalitesiz mi olur? kesinlikle hayır. tatilini yaparsın, ihtiyaçlarını gidersin, bir sonraki ayı nasıl getiricem diye düşünmezsin.

ama bu paraların altında geçim sıkıntısı olmasa da, "düzgün yaşam sıkıntısı" çekmeye başlarsın.
0
tchuck
(25.09.16)
bu arada, "tatil lükstür, kozmetik zaruri değildir" cümlelerini anlamış değilim?

biz öğrenci evi yaşamını "standart" olarak mı kabul edeceğiz?
"türkiye gibi bir ülke" ne demek? türkiyedeki insan insan değil mi?

normal her insanın standardı tatile gitmek, kozmetik harcaması yapabilmek, kendine düzenli olarak temiz ayakkabı kıyafet alabilmek ve sosyal hayatı sekteye uğramayacak düzeyde yaşayabilmektir.

bunu yapamıyorsan orta gelirli değilsindir. ortagelirli değilsen de fakirsin demektir. formül bu kadar basit.
formülün türkiye hali, avrupa hali yoktur. bunu yapabilecek paran var mı yok mu, buna bağlıdır yalnızca. 2. bir faktör yok yani.

türkiyenin %90'ının fakir olması, fakirliği bir normal standart yapmıyor.
normal standartlar belirlenmiş, yoksulluk sınırı 4300tl iken sen çıkıp 3500tl kazanıyorum ama yoksul değilim diyemezsin. (yoksulluk sınırı 4 kişilik aile için geçerli bunu da not düşelim. ama dediğim gibi, yoksulluk bu sınır. ortagelir sınırı değil)
0
tchuck
(25.09.16)
(21)

yanaktan öpüşme sorusu

manuel mandalina
arkadaşlarımla yanaktan öpüşürken yanağımı yanaklarına dayıyorum: onda biri aynı şeyi yaparken, onda dokuzu dudaklarıyla yanaklarımı öpüyor. bir kaç kez yanaklarım öpülürken aynı şeyi yapmaya meylettim, açı kurtarmadı. bana kalsa sadece el sıkışırım ama böyle öpüşürken sadece yanak değdirmek sanki s
arkadaşlarımla yanaktan öpüşürken yanağımı yanaklarına dayıyorum: onda biri aynı şeyi yaparken, onda dokuzu dudaklarıyla yanaklarımı öpüyor. bir kaç kez yanaklarım öpülürken aynı şeyi yapmaya meylettim, açı kurtarmadı.
bana kalsa sadece el sıkışırım ama böyle öpüşürken sadece yanak değdirmek sanki samimiyetsiz gibi kaçıyor. aksini de ben beceremiyorum. siz nası yapıyorsunuz?

edit: öpüşmeyenlerin verdiği cevaplar soruya cevap değil. ayıp olmasın diye tikliyorum ama belirteyim yani.
0
manuel mandalina
(24.09.16)
Şimdi düşündüm de aynı anda hem sen hem de karşındaki insan yanakları öpemeyeceğine göre, ya o senin yanağını öpecek ya da sen onun yanağını öpeceksin. Aynı anda her iki bireyin yanakları öpemeyeceği aşikar olduğuna göre, yanakları değdirip "muck" sesi çıkarmak daha bi mantıklı geliyor.

Derdini sikeyim diyecektim ama sonradan mantıklı geldi soru.
0
zontican
(24.09.16)
ben öpmüyorum. karşıdaki erkekse öptürmüyorum da açıyı denk getirip.
0
la rana
(24.09.16)
Mümkünse selamla geçiştiriyorum, tokalaşmak veya öpüşmek filan bana göre saçma.
0
xaxxbczczaaxax
(24.09.16)
@jrr, anlık bi hareketten bahsediyoruz. kim hangi tarafı öpecek diye sözleşmek mümkün değil malumun.
0
🌸manuel mandalina
(24.09.16)
dudaklara yakın yerlerden öpüyorum. açı denk geliyor. erkek kadın fark etmiyor. yanağın ön tarafları. ummmahh diyorum bir de. seviyorlar. erkeklerin çoğu tepki gösteriyor ama.
0
empty man
(24.09.16)
(git: www.youtube.com

"Yanaktan 45 derece diyagonal patlatırsın" en formüle edilmiş açıklama zannedersem Cem Yılmaz'ınki :)
0
d max
(24.09.16)
Ben de yanağı öpmek yerine öpülenlerdenim.

Ahahah. Pasif miyiz lan biz?
0
Adramelekhh
(24.09.16)
Kız güzelse ya da sevdiğim biriyse tam öperim.
0
dissendium
(24.09.16)
Sadece el sıkışmak istiyorsan sadece el sık. Neden şuursuz toplumun tecavüzüne uğramaya sessiz kalıyorsun.
0
Batuhanolabilir
(24.09.16)
@dmax, olmuyor öyle işte.
@adra, olabilir valla..

@batuhan, bilmiyorum abi. arkadaşlarımın hemen hepsi öpmeye uzanıyor, geri durunca ayıp oluyor gibi geliyor işte. bunu ben de çok düşündüm. örneğin bi arkadaşım var, alamancı, o böyle öpüşme sarılma karışımı bişey yapıyor. şöyle diyim, kafayı senin kafanın yanından arkaya uzatıp sırtını pışpışlıyor. herkese de başarıyla uyguluyor bunu. nasıl başarabildiği benim için büyük bir muamma. karşımdaki nereye çekerse oraya gidiyorum ben otomatikman.
0
🌸manuel mandalina
(24.09.16)
Öpene yanak uzatiyorum, yanak uzatani da ben öpüyorum hafiften.
0
chipie
(24.09.16)
Bazisi sahiden dudaklari buzusuk olarak yaklasiyor. Ona yanagimi uzatiyorum. Opucugun sol tarafina gectigimizde o yanagi ben kapmaya calisiyorum. Ahahahas. Dusununce aynen bu sekilde.

Gecende cok sakalli birini optum. Olmasi gerekenden daha usulca ve yavasca ilerledi isler. Bir yanagi o muntazm optu, bir yanagi ben.
0
shadowcat
(24.09.16)
ben de kontrolü karşı tarafa bırakanlardanım. bunun daha beteri de bırak yanağı direkt alnın kenarı ile tokuşma şeysini yapanlar. büyük ihtimal ucu ülkücülere çıkan salakça bir şey o da.
0
matrix
(24.09.16)
Yaptığım şeyleri sıralayayım:

Eğer çok yakın bir erkek arkadaşımsa gayet sarılırım, öpme olmaz.
Eğer daha az yakın bir erkek arkadaşımsa zenci selamı vardır ya yandan tokalaşıp hafif sırta vurma, hah işte ondan yaparım.
Eğer çok yakın bir kız arkadaşımsa al yanağım senindir diyerek uzatırım. Çünkü öpmeyi sevmem, onlar da genelde öpmeyi tercih ederler.
Eğer daha az yakın bir kız arkadaşımsa ya yavşakça "x naber yea" der geri çekilirim ya da tokalaşmadan, hafif omuzdan tutarak yanak yanağa öpüşürüm. Klasik tokalaşma + yanak yanağa öpüşme inanılmaz samimiyetsiz geliyor çünkü.

Gerçi böyle yazınca bütün bunları planlıyor gibi gözüktüm ama artık vücuduma işlediğinden midir nedir, her şey gayet doğal gelişiyor.
0
sesee
(24.09.16)
Aci denk gelmeyince "dur opeyim" diyip denk getirerek opuyorum ben. Herkese yapmiyorum ama. Erkekse zaten opmuyorum.
0
stavro
(24.09.16)
@matrix, @empty'nin yazdığını okuyunca aklıma geldi tokuşma. "tokuşmadığın takdirde her türlüsü mübah" yazacaktım da konu dağılmasın dedim. zira en fenası o. bir de bence ülkücülük bir yana, geyfobik bir hareket olması da muhtemel.

anlaşılan bir kısım erkekler bunu kendi aralarında yapmaya alışık ama bir erkek arkadaşım benimle de ısrarla böyle öpüşmeye çalışıyor. her seferinde kontrolü ele alıyorum valla, asla öpüşmem öyle. toslayacak gibi uzattığı kafasını kafamın tepesiyle ittirip nizami pozisyonu sağlıyor ve normal öpüşmeye çeviriyorum.
0
🌸manuel mandalina
(24.09.16)
@sesee, sen yazınca hatırladım, onu da ekliyim. ben asla tokalaşarak öpüşemiyorum. el ve kafa aynı anda uzatıldığında, ki erkekler genellikle böyle yaklaşıyor, eli havada bırakmak pahasına karşımdakinin omzunu tutup öyle öpüşme pozisyonu alıyorum.
0
🌸manuel mandalina
(24.09.16)
Ben acikcasi yanak degdirenleri samimiyetsiz buluyorum, o ne yani, degdirmesin bosuna, sinir olurum. Hadi opmeyeceksin, bari havayi op, ses ciksin, opuyor gibi olsun.

Ayni anda opmek zor evet. ama yine de cabaliyorum ben, yanaga denk gelmezse havayi opuyorum artik. Ama zaten cok yakin olmadigim insanlari pek opmem. Elini sikarim sarilirim falan.
0
yuzır
(24.09.16)
ben de yanak degdirenlerdenim. degdirirken aynı anda ' muah, muck' gibi opuyormuscasina ses çıkarırsan idare ediyor.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.09.16)
@yuzir, bana da samimiyetsiz geldiğinden çözüm arıyorum. Örneğin el sıkışırken, elinin ucu ile ya da çok gevşek tokalasanlara karşı bakışım değişiyor ister istemez.
0
🌸manuel mandalina
(25.09.16)
beni kimse opmuyor :(
1.bp.blogspot.com
0
yons
(25.09.16)
(5)

düğün salonunu şikayet etmek

cedex
eve 150 metre filan ama sanki evin içinde halay çekiliyor. bunun limiti vs yok mu? saat erken ama gürültü çok fazla.şikayet etsem ilgilenirler mi? sahibi de mafya diyorlar gerçi.
eve 150 metre filan ama sanki evin içinde halay çekiliyor.
bunun limiti vs yok mu? saat erken ama gürültü çok fazla.
şikayet etsem ilgilenirler mi? sahibi de mafya diyorlar gerçi.
0
cedex
(24.09.16)
gece 12 den sonra müziğe sınırlama geliyor diye biliyorum ama onun haricinde pek faydası olmaz bence. ama sen yine de şikayet et
0
gazozailacatmauzmani
(24.09.16)
Kabahatler kanununda şöyle bi madde var:

Gürültü

MADDE 36.- (1) Başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.

(2) Bu fiilin bir ticarî işletmenin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

(3) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.


Lakin, yazılı olmasa da gece 12'yi geçmeden karışmazlar buna. Yaşadığın muhite göre de değişiyor bu. Saat 2-3'e kadar yazlık mekanlarda bangır bangır müzik çalan yerlere bişey olmuyor mesela.

Fazla şeyapmamak lazım.
0
zontican
(24.09.16)
düğün salonu ruhsatlı yer kabahatler kanunu falan işlemez 12 olmadığı sürece. tekrar hatırlatıyorum ruhsatlı. demekki yeni taşınmışsınız oraya yeni rahatsız ettiyse bu da bu durumu bilerek taşındığınızı gösterir.
0
c1b2k3
(24.09.16)
Siz sikayet edin ilgilenirler. Belediyeler o konuda isyerlerini epey sikistiriyor.
0
stavro
(24.09.16)
ruhsatlı olmasıyla ses desibeli sınırını aşacak diye bir şey yok. ruhdst sınırlar dahilinde kalması ile alakalı. çevre şehircilik bakanlığı bakıyor belediye bakmıyor bu şikayetlere. ellerinde desibel aleti ile gelip ölçüm yapıyorlar. alo 181 arayacaksınız
0
oscar
(24.09.16)
(3)

cihangirdeki merdivenler

in vino veritas
eskiden oturup bira sarap filan iciyorduk denize karsi. hala oturuluyor mu orda, gitsek oturup sakin sakin biramizi sarabimizi icebilir miyiz yoksa yasak mi? (2 kiz olucaz)
eskiden oturup bira sarap filan iciyorduk denize karsi. hala oturuluyor mu orda, gitsek oturup sakin sakin biramizi sarabimizi icebilir miyiz yoksa yasak mi? (2 kiz olucaz)
0
in vino veritas
(24.09.16)
tabii ki. en güzel zamanıdır hatta.

üstünüze bir şeyler almayı unutmayın ama :)
0
dusunuyorumoyleysevurun
(24.09.16)
sorunuza yardımcı olamayacağım zira uzun zaman oldu. beni de bir arkadaşım götürmüştü ama tam noktasını unuttum. tarif edebilir misiniz :)
0
yassi
(24.09.16)
devam ediyorlar hala.
0
stavro
(24.09.16)
(9)

yıldız teknik bilgisayar vs boğaziçi işletme?

tosiba
'ama ikisi birbinden çok ayrı bölümler' demeden, siz hangisini seçerdiniz?itü bilgisayar da olabilir yıldız yerine, orası net değil. bunu da göz önüne alalım.
'ama ikisi birbinden çok ayrı bölümler' demeden, siz hangisini seçerdiniz?

itü bilgisayar da olabilir yıldız yerine, orası net değil. bunu da göz önüne alalım.
0
tosiba
(24.09.16)
türkiye de bütün puan türlerin de 1. olsam dahi boğaziçi işletme
0
taha1907
(24.09.16)
bogazıcı ısletme.
0
pamuk helvalar cebe
(24.09.16)
Elbette boğaziçi işletme, çünkü cevaplarken 30 yaşındayım ve network katkısı çok yoğun olacaktır ama hedefinize göre seçim yapın siz ne olmak istiyorsunuz.
0
eoryan
(24.09.16)
Ytu bilgisayar cunku isletme istemezdim.
0
stavro
(24.09.16)
boğaziçi işletme de olsa ileride ne yapacağım kaygısı yaşamak istemezdim. O yüzden yıldız teknik bilgisayar seçerdim. Çok farklı sektörlerde çalışma imkanı tanıyan bir bölüm bilgisayar mühendisliği. Kendini geliştiren mühendis işletmecinin gireceği işlere de girer. Ayrıca yıldız teknikte iyi bir okul
0
Cruyff
(24.09.16)
itü bilgisayar boğaziçi işletmede kararsız kalırım
diğerinde boğaziçi işletme
0
limoncello
(24.09.16)
buradakilerin dediklerini tekrarlıyorum boğaziçi işletme.

yıldız bilgisayardan çıkan adamla boğaziçi işletmeden çıkan adamlara bakın. çok basit.

yıldız bilgisayarın facebook sayfasına.

bir de boğaziçi işletmenin facebook sayfasına bakın.

oradaki kişiletin çalıştığı yerleri bir karşılaştırın, cevap çok basitleşecek.
0
kurnaz
(24.09.16)
iş hayatında boğaziçi mezunu çok insan tanıdım, gerçekten farklılar ve farklı yerdele. odtü ve itü mezunlarında da olumlu yönde farklılık var ama yıldız mezunlarında ekstra bir özellik göremedim.
0
dafuq
(24.09.16)
İkinci seçenek sizin bölümünüz sanırım. Ben bilgisayar mühendisliği diyorum. İşletme yönetimi çok leş bir iş. En kurumsal firmada bile çalışsan senin işin çarkların dönmesini sağlamak. 10 yıl da çalışsan, 20 yıl da çalışsan, hep aynı şeyler önünde dolaşıp duracak. Bilgisayar mühendisliği okursan teknik bilginle işinden çok zevk alabilirsin. İnsanlarla çok muhatap olmazsın. Bir web sitesi tasarlayarak bile zengin olabilir ve yoluna bakarsın. Diğer türlü 10 bin dolar maaş da alsan stres yaşayacağın açık.
0
dissendium
(24.09.16)
(6)

lykia yolunu yalnız yürümek vs. grup bulmak

uckac
orada yoldaki insanlarla tanışarak da yapılabilir diyen arkadaşlarım da var. ama ben işi sağlama alıp birlikte gidebileceğim birilerini bulmaya çalışayı düşünüyorum. öncesinde de böyle bir tecrübem yok. fikri olan?
orada yoldaki insanlarla tanışarak da yapılabilir diyen arkadaşlarım da var. ama ben işi sağlama alıp birlikte gidebileceğim birilerini bulmaya çalışayı düşünüyorum. öncesinde de böyle bir tecrübem yok. fikri olan?
0
uckac
(24.09.16)
Tecrüben yoksa tek gitme.
0
Adramelekhh
(24.09.16)
konuya cevap değil de söylemek istedim, ne güzel dertleriniz/heyecanlarınız var lan. gerçekten. gece gece duygulandım. bu içten gelen birşey sanırım, sosyo-kültürel birşey herhalde. vay arkadaş. hep böyle güzel yaşayın.
0
mete kudur
(24.09.16)
Likya yolu komple tabelalandirilmis olmasi lazim, tek basiniza da olsaniz kaybolmazsiniz normal sartlarda.
0
stavro
(24.09.16)
likya yolu artık çok yürünen ve popüler bir trail. tek yürümekte problem olmaz.

stavro +1
0
cedex
(24.09.16)
@mete kudur uzun sure sonra issizim, vaktim var, beni baglayan bir sey yok hayatim boyunca ilk defa, issizim diye endiselenmektense tadini cikarmaya calisiyorum. Bastim istifayi, kapattim evi barki, tavsiye ederim.
0
🌸uckac
(24.09.16)
Yola en kolau etabi arastirip oradan baslamak istiyorum. Bitiminde sonrakini yurumeyi dusunecegim. Yolda kesin birileri olur mu? Ihtimal ortalama nedir?
0
🌸uckac
(24.09.16)
(14)

sinir bozucu izleyiciler

Esinsin
araba parkederken mesela durup bakan tipler ha çarptı ha çarpacak modunda izleyenler bir benim mi sinirimi bozuyor ota boka sinirlenen bir sinir hastası mıyım acaba ? sinir oluyorum arkadaş bu tiplere kadın, erkek farketmiyor kimi kadın çocuguyla durup izliyor acaba parkedebilcek miyim diye ? ben bu
araba parkederken mesela durup bakan tipler ha çarptı ha çarpacak modunda izleyenler bir benim mi sinirimi bozuyor ota boka sinirlenen bir sinir hastası mıyım acaba ?
sinir oluyorum arkadaş bu tiplere kadın, erkek farketmiyor kimi kadın çocuguyla durup izliyor acaba parkedebilcek miyim diye ? ben bunu kadın şöfor olmama bağlıyorum ve iyice delleniyorum. 6 senedir her gün 100 km araba kullanıyorum o bakan ayılardan daha fazla trafiğe çıkmışlığım var ama nedir kadınım ya ondan öküz gibi bakma hakkına sahipler.
ay sinir oldum
saygılar
0
Esinsin
(23.09.16)
Park ederken biri bakınca geriliyorsan demek ki sen de araç sürüşüne çok güvenmiyorsun.
0
arnold schwarzeneger
(23.09.16)
@arnold schwarzeneger nerede geriliyorum demişim ?
0
🌸Esinsin
(23.09.16)
zaten bu ülkede trafik adamı psikolojik olarak bitiriyor belki takıntı da olmuş olabilir.. beklemeye tahammülü yok kimsenin!
0
redeath
(23.09.16)
bana da denk geliyor izleyiciler. eğer rahat park edebileceğim bir yerse hiç istifimi bozmadan temiz temiz park ediyorum. biraz daha zorlanacağım bir alansa etrafta izleyen dayılara "bari yardım edin" diyorum. "gel, gel" diyorlar :) avantaja çeviriyorum.
0
ofelia
(23.09.16)
arnold+1. parkını geliştirmen gerekli olabilir. zaten iyi park eden kadın pek görmedim :) tabi ki ben hariç :B tshaha diye güler geçerim bana denk gelse öyle biri..bu arada bi kadın olarak kadınların şu zenci psikolojisinin sıktığını söylemeliyim :/
0
cosmicgadin
(23.09.16)
düzgün park edebiliyor musunuz yoksa normalden uzun mu sürüyor? eğer park konusunda çok becerikli değilseniz mevzu cinsiyetiniz değil becerikli olmamanız kanımca. absürt manevralar yapan (kadın ya da erkek) biriyle karşılaşırsam ben de izliyorum açıkçası, yalan yok. arkadan yaya, çocuk geçebilir. birini uyarmak gerekebilir. ayrıca eğlenceli.
0
zgrydn
(23.09.16)
Sen de arabayı park et, sonra vur kapını git :) Şaka bir tarafa o bizim millette hastalık, bana da sürekli park ederken gel gel yapanlar denk geliyor gül geç napabilirsin.
0
elikası
(23.09.16)
takilma ya, birini oyun oynarken izlemek gibi.

ayrica dun bir cipin donus yapmasini seyrederken baska bir arabaya nasil surtturdugunu ve cekip gittigini gordum. bakmasam nasil plakayi alip ispikleyecektim cizilen arabaya?
0
jimicik
(23.09.16)
Ben hiç böyle bir duruma maruz kalmadım ama park edemeyen adamı izlemeyi severim. Hatta Snap bile çekiyorum bazen eğlenceli oluyor :) bana da senin park ta biraz Problem var gibi geldi
0
gozu acik sevisen yahudi
(23.09.16)
Arnold +3

Aksi halde "they see me rollin they hatin" modunda olman gerekirdi.
0
la rana
(23.09.16)
"@arnold schwarzeneger nerede geriliyorum demişim ?"

ben vereyim cevabı.

"geriliyorum" kelimesini kullanmak şart değil, en başta başlıkta demişin "sinir bozucu izleyiciler" diye.

"sinirimi bozuyor, sinir oluyorum, iyice delleniyorum, ay sinir oldum"

daha nerede diyeceksin geriliyorum diye işte, bas bas bağırıyor duyuru.

sinir oluyorsan sen de araç sürüşüne çok güvenmiyorsun +1.

ben erkeğim park ederken izleyen var mı yok mu diye farkında bile değilim. arabayı çoğunlukla eşim kullanır, o park ederken de fark etmedim hiç izleyen. eşim de hiç fark edip şu herif de durdu izliyo yav falan demedi. demek ki o da fark etmiyor.
0
kibritsuyu
(23.09.16)
Bence, zamanında insanlara gözünü dikip bakmanın ayıp olduğu öğretilmediği için bakıyorlar.

Ben iş yaparken dikilip bakıyorlar, konferans tercümanıyım, işim gereği bir camdan kabin içinde çalışıyorum, adam/kadın, konferansı izlemiyor, maymun seyreder gibi, ağzı açık kabini izliyor, ya da işi abartıp, cebinden telefon çıkarıp kameraya çekiyor--ve bilemiyorsunuz o çekim nerelerde dolaşacak :(

hafriyat izleyen bir neslin ahvadıyız, o yüzden bence.
0
cedilla
(23.09.16)
Benim de sinirim bozulur bizim milletin bu huyuna. Park edemeyen birini gorduler mi bir de kadinsa tamam, o an neyle ilgileniyor olursa olsun ici gucu birakip herkes o arabayi izler.

Arkadas bakmalarindan rahatsiz oluyorum demis, siz gelmis "demek ki iyi parkedemiyorsun" diyorsunuz.
Parkeder veya parkedemez, orada dikilip okuz gibi bakmanin alemi yok.
0
stavro
(23.09.16)
milletimiz izlemeyi seviyor +1 geçen trafo değişti millet yola sandalye çekecekti nerdeyse bütün mahalle 12 ye kadar onu izledi.

asıl ışıkta mal mal bakanlar sinir bozucu oluyor. gerilmeyle falan hiç alakası yok bence. gayet rahat kendi halimdeyken durup izlemek istiyorlar. hatta dün geri geri yola çıkacağım zaman kırtasiyenin önünde oturan amcanın birisi yardıma bile koştu gel gel yaptı :D teşekkür manasında selam çakıp geçtim. halbuki amca geri kamerası var zaten etrafımı senden iyi görüyorum. boşver hiç sinir olma ben alıştım artık hiç umrumda olmuyor.
0
yue
(23.09.16)
(22)

bu insana ne yaparlar ve kötü biri miyim

devilred
şurada bahsettiğim olay için arandım az önce çağrı merkezi tarafından, söz konusu kurye hakkında gerekli işlemin yapılacağını söylediler. https://eksisozluk.com/entry/63090672kısa bir duraklama anının ardından "tamam" dedim, işinden de olsa hak ettiğini düşünüyorum ama içim de hiç rahat değil. ne ya
şurada bahsettiğim olay için arandım az önce çağrı merkezi tarafından, söz konusu kurye hakkında gerekli işlemin yapılacağını söylediler.

eksisozluk.com

kısa bir duraklama anının ardından "tamam" dedim, işinden de olsa hak ettiğini düşünüyorum ama içim de hiç rahat değil. ne yaparlar bu insana ve tamam dediğim için kötü, acımasız biri mi oldum? bizi bitiren hep bu gereksiz vicdanımız değil mi?
0
devilred
(23.09.16)
haklısın.
0
seyduna6687
(23.09.16)
vicdan yapmana gerek yok. herkes isini dogru duzgun yapsa cok daha iyi sartlarda yasiyor olabilirdik.
0
kassiopeia
(23.09.16)
sana yapan baskasinada yapiyor emin ol. Iyi yapmissin
0
England
(23.09.16)
İşini doğru yapmayan birini şikayet etmişsin sıkıntı yok.
0
tiksinmedenuyanmak
(23.09.16)
Bir kalem satın almıştım internetten, aras kargo elemanı beni aradı, dedi ki abi ben senin kargoyu kaybettim, maaş günü gelince zararını karşılayalım...

Tamam dedim, insanlık halidir, olur. Şubeden aradılar kargonu teslim aldınız mı diye, adam işinden olmasın diye evet aldım dedim. Maaş günü geldiğinde bizim eve gelip anneme o kalem o kadar para değilmiş yalan söylüyor oğlun demiş. Dellendim tabii öğrenince, şubeyi bastım. Bağırıp çağırdım, hatta alttan almasalar, bir kelime ters laf çıksa ağızlarından camları indirecektim. Ortamın tansiyonu bayağı yükseldiği için adam paşa paşa geldi ve paramı verdi, özür diledi.

Demem o ki, o adamlar kadar çirkefleşebiliyorsan şubeyi git asıp kes.
0
la rana
(23.09.16)
Ya ben bu kadar nefreti ve adam isini kaybedecek olsa bile tamam diyebilmeyi anlamiyorum. Karsi komsun azili dusmanin olsa senin icin paketi alir mi? Hadi aldi diyelim. Sonucta eninde sonunda bu kargo teslim edilmezse ne oldu bu kargoya diye soracaksin ve sirket bir sekilde sana bunu kanitlamak zorunda. Teslim alanin adi mutlaka oluyor. Oradan bir sekilde bulacaksin. Bazen kargocular geri goturup sen de bir daha ofise kadar gitme diye yapiyorlar bunu.

Ben herseyimi internetten aliyorum. Bir kere paketimi karsi apartmanin gorevlisine teslim etmisler adam sabah kendi apartmaninin kargolarini alirken. Adam da demems ki bizde boyle birisi yok, almis. Adi sani belli. Gidip aldim. Sacma mi, inanilmaz sacma. Ama ofise dedim ki ben yoksam lutfen baskasina teslim etmeyin. Döndüm geldim. Bana dese teslim edeni isten cikaralim mi? Sacmalama derdim. Ki dusun paketim yaban ellerde ve teslim alan da sesini cikarmiyor, ikamet baska yani :D Ne bileyim. Uyarilir. Issiz birakilmaz. Vicdani dinleyip "issiz kalmasin ama uyarin boyle olmaz dersen" vicdanin senin neyini bitirecek yahu, alisverisinin kapina gelme durumunu mu?

Ustelik kurye, birey olarak degil, sirket sorumlu. Yalnizca musterinin sahsina teslim edilecek diye bir kural cikarsinlar sirket olarak, o zaman kurye bunu delip komsuya teslim ederse suclu olsun, isini yapmiyor olsun. Adam isini yapiyor, yaptigi iste ayni ikamet adresinde ismini ve kimlik bilgisini aldigi muddetce teslim etme yetkisi var demek ki.
0
shadowcat
(23.09.16)
@shadowcat

resmen saçmalamış durumdasın. ayrıca doğrudan bana teslim edilmiş görünüyordu kargo, bunu da belirttim zaten yazdığımda, düzgün okuyalım bi zahmet.
0
🌸devilred
(23.09.16)
Hiç acımasız biri olmadın yüzde yüz haklısın. ilk defa duyuyorum imza olmadan kargo'nun başkasının eline verildiğini. hatta benden hep kimlik isterler.

Bu kargo çalışanları hep böyle yapıyor ben de anneler günü hediyesi yollamıştım, kapıya kadar göndeririz dedikleri için de yurt içini seçmiştim. ötekiler dürüstçe dediler, kapıya kadar götürmeyiz orası küçük bir yer olduğu için şubeye çağırırız diye. ama maalesef yaşlı annemi şubeye çağırmışlar. Bana yaptıkları açıklama da: çalışandan kaynaklı tembellik olmuştu. kısaca çok iyi yapmışsınız. keşke herkes sizin gibi duyarlı olup şikayet edebilse daha az olur böyle sorunlar.
0
for day to break
(23.09.16)
Internette hepimize dogrudan teslim edilmis gorunuyor. Anladim okudugumu. Ofise gittiginde imzasiyla kimin aldigini goruyorsun.

Bir de krem peynir'in soyledigi seyleri retorik olarak baska bir dilde bir de anekdot katarak anlattim, o kadar. Soylemek istediklerim ayni.

Cevap: En azindan gerekli islem nedir diye sorabilirdin.
0
shadowcat
(23.09.16)
ben muhtemelen uzatmazdim ama senin sikayetini de yadirgamadim. firmayi kotu yapan yonetim evet ama sonucta kimse basina gelen sacmaligi yonetime iletmezse o kisiler o firmalarda calismaya devam ederler. sirketi olusturan calisanlari sonucta ayni zamanda.

her seyin tikir tikir isledigi ulkelere ozeniyoruz. onlar nasil oyle oldu peki? sistemin duzgun calismasi icin boyle olaylar yasanmasi lazim. cunku isimizi dogru yapmak icimizden gelmiyor. o zaman basimiza vura vura ogretilmesi lazim.

diger yandan kuryenin siz subeye gitmek durumunda kalmayin diye yapmis olma ihtimalini dusunmemistim. evet, bu da mumkun. oyleyse yazik olmus.
0
jimicik
(23.09.16)
@jimicik

öyle bile olsa bana haber verip benim onayımı almak zorunda değil mi? medyum muyum ben de bileceğim nereye, kime bıraktığını?

@birkaç kişi

ille kargonun kaybolmuş olması mı beni mağdur yapacaktı, bunu anlayamadım. eğer oysa söz konusu, daha önce teslim etmiş gösterip ben bir ay sonra olay çıkarana kadar teslim etmediklerini bilmedikleri bir kargom var. kaldı ki kuryeyi değil, şubeyi şikayet ettim ben.
0
🌸devilred
(23.09.16)
Sen haklısın, kargo şirketi seni adreste bulamadığında araması lazım. Aradığında da 'komşunuz x kişisine teslim edebiliriz arzu ederseniz' diyebilir, onaylarsan eder, onaylamazsan da şubeye götürür. ulaşamadıysa da şubeye götürmeli. bilgin dahilinde olmadan birisine teslim edilmesi kabul edilemez.

burada sorun, daha önce de bahsedildiği gibi, bir sürü yönetim hatası olduğu bilinen kargo şirketinin sana direkt olarak ve yalnızca elemanı suçlayarak gerekli işlemin yapılacağını bildirmesi. vicdanını rahatsız ediyorlar, bilerek de olabilir bilmeyerek de. belki sen şimdi 'şikayet edince gariban çalışanı işinden ediyorlar' diye düşünerek bir dahaki sefere şikayet etmekten vazgeçeceksin ve işlerine gelecek? yapmaları gereken telefonda 'yaptığımız hatadan dolayı özür dileriz, durumu şirket olarak değerlendiriyoruz ve ileride tekrar yaşanmaması için gereken önlemleri alıyoruz.' demekti. gerisi şirket politikası. ama bir şirketin çalışanının hatası yalnızca o çalışana yüklenemez, sorun da burada başlıyor.
0
gmzo
(23.09.16)
haklısın.

şu sonuca göre davranacak insanları anlamıyorum, o yüzden her şey müstehak. ne geldiyse "bana dokunmayan bin yaşasın"cılıktan geldi zaten. bu tipleri ciddiye alma.

ürünün başına bir şey gelmemiş olması, sürekli böyle olacağı anlamına gelmiyor. kendi paranla rezil olmamayı istemek ne zamandan beri vicdansızlık, anlamıyorum. bazıları sokaktan topluyor heralde.
0
piremses
(23.09.16)
abartmışsın biraz babuş.
0
dedim dedim de kime dedim
(23.09.16)
sonuna kadar haklısın. vicdan yapıcak bir durum söz konusu değil gönlün rahat olsun.
0
sta
(23.09.16)
karşı komşu telefonu cukkalasaydı nolcaktı? teslim edilen kısmına senin adını girmişler, kamera vs de yoksa nasıl ispatlayacaktın? kaldı ki ispatlamak için bi ton uğraşacaktın. herkes zor şartlar altında çalışıyor. bahanesi olmamalı.
0
elorelia
(23.09.16)
Gerekli işlem yapılmayacağı için sorun yok.
0
dissendium
(23.09.16)
karşı komşumuzun on yaşlarındaki kızı bile "telefonunuz geldi" diyerek bana verdi kargoyu, demek ki konuşulmuş paket içeriği. ancak karşılaşırsak selam vereceğim bir aile olarak neden bilsinler ki benim neyi ne kadara aldığımı?
0
🌸devilred
(23.09.16)
dostum hic abartmamissin. abartmissin diyen insanlarin cogunluk olmasina bakma. dostlar alinmasin ama bu gosterdiginiz hosgoruyu ve empatiyi lutfen elinde olmadan hata yapanlara gosterin. kargo calisani bu kargonun hangi sartlarda teslim edilebilecegini biliyor. komsuya vermezse isten mi atilir? patron mu kizar? ben pek sanmiyorum. kargo sahibi gelir subeden alir. yani bu olayla sınırlı olarak şu gayet acik ki, kargocu emekci kardes bile bile lades yapmis. peki nasi yapiyor bunu? kargo sirketi bu tur olaylara musade ettigi icin tabi ki..m

kargo sirketisin sen, kayitsiz posta servisi degilsin ki atip gidesin. kargonun bir anlami var. eger ozenli ve guvenli bir sekilde isleri yetistiremiyorsan kapasitenin ustunde is almayacaksin. yok eger kar elde edemedigini soyluyorsan sektorden cikacaksin.

bence bir adim ileri gidip kargonun karsi komsuda da olmadigini soyleyecektiniz. o sube bir gun delirecekti ve sirf bu isle saatlerce ugrasacaklardi. ertesi gun kargoyu aldiginizi belirtecektiniz. sikayete gerek kalmafan, herkese tatli bir (!) tecrübe olacakti..
0
her giriste sifresini unutan adam
(23.09.16)
Bu arada haklısın. Aynısı başıma geldi. İki yıl önce aldığım bir telefonu üst katımızda oturan yengeme bırakmışlardı. Amcam torunuyla beraber telefon kutusunu açıp telefonuma bakmışlardı ki bu en uyuz olduğum şeydir. Komşun da kutuyu açıp bakabilirdi. Bahsettiğin kargo şirketiyle uzun süredir temas halindeyiz. Annem Avon üyesi olduğundan her ay 300-400 liralık ürün geliyor eve. Bizi artık tanıdıklarından arada bir komşuya bırakıyorlar. O şirket bir ara batma eşiğindeydi. O yüzden pek standartlara uymuyorlar. Eğer bu durumdan rahatsız olduysan gerçekten şikayet yoluna git. Komşunun hiçbir suçu yok. Onları tanımaman kötü biri oldukları anlamına gelmez. Bir de çoğu çocuk paketin boyutuna bakarak o şeyin telefon olabileceğini az çok tahmin eder.
0
dissendium
(23.09.16)
kutunun boyutu deve kadardı, okumayan bilemez içinde ne olduğunu.

karşı komşuyu tanımadığımı söylemedim, suçlu olduklarını da söylemedim. kaldı ki bu konunun benim karşı komşuyu tanıyıp tanımamamla alakası yok. uygulama tamamen yanlış.
0
🌸devilred
(23.09.16)
Bir sey yapacaklarini sanmiyorum da yaparlarsa da haketmis. Vicdan gerektigi yerde kullanilir, gerekmeyen yerde yaptigin vicdan acimasizliktir. Ona vicdan denmez. Iyilik mantikla desteklenmezse iyilik olmaktan cikar.
0
stavro
(23.09.16)
(34)

doğduğunuz mevsimle sevdiğiniz mevsim arasında

harvey
bir yakınlık var mı? Sonbahar doğumluyum ve bu mevsimi seviyorum, peşinden kışı severim, ilkbahar da hoşuma gitmiyor değil fakat peşinden hiç haz etmediğim yaz geldiği için arada bir soğukluk var. Sizde durumlar nasıl, yaz doğumlu olup kış seven ya da kışın doğup yaz delisi olan ters örnekler var mı
bir yakınlık var mı? Sonbahar doğumluyum ve bu mevsimi seviyorum, peşinden kışı severim, ilkbahar da hoşuma gitmiyor değil fakat peşinden hiç haz etmediğim yaz geldiği için arada bir soğukluk var. Sizde durumlar nasıl, yaz doğumlu olup kış seven ya da kışın doğup yaz delisi olan ters örnekler var mı aramızda?
0
harvey
(22.09.16)
Mart'ta doğdum ama sonbaharı daha çok seviyorum ben.Kış ikinci tercih ama Mart- Nisan arası ne giyileceği belli olmayan ayarsız mevsim olduğu için pek sevmiyorum :)
0
neferkitty
(22.09.16)
Mart dogumluyum. Mart aslinda ilkbahar geciyor ama ben kistan sayiyorum, ilkbaharda depresyona giriyorum genelde, kis <3
0
yuzır
(22.09.16)
kışın doğdum. kışı, karı severim.
karı derken yanlış anlaşılmasın..
0
very big cat you.
(22.09.16)
Nisan'da doğdum ama ilkbaharı hiç sevmem. Sonbahar iyidir.
0
dissendium
(22.09.16)
Yaz doğumluyum, kış insanıyım.
Yazı hiç sevmem.
0
pike
(22.09.16)
ilkbahar doğumluyum sonbahar en sevdiğim
0
shotgunwoman
(22.09.16)
kışın doğdum, baharı severim, yaz insanı olduğumu söylerler.
0
gis
(22.09.16)
Ben güneşli cıvıl cıvıl hava seviyorum yaz sıcağı yaşatmayan. Bahar aylarını çok seviyorum aslında ve mayıs doğumluyum.

Ancaaak..Şu bahar alerjisi...Ne zaman bahar gelse mayıs gelse ben hapşu hapşu, gözler yaşlı dolaşıyorum polenlerden falan.

Yani ben seviyorum da o beni sevmiyor :..(
0
qazaqwsx
(22.09.16)
kışın doğdum kışı severim. askerde olmadıkça tabii.
0
bohr atom modeli
(22.09.16)
Kışın doğdum ama tam bir yaz insanıyım:)
0
archery
(22.09.16)
Kış doğumluyum ama ilkbahar seviyorum = yok
0
fragile lady
(22.09.16)
Martta doğdum, ilkbaharı seviyorum ama Mart ayını çok sevmiyorum çünkü soğuk oluyor. Kıştan da tiksiniyorum :/
0
petekpare
(22.09.16)
kışın doğdum, kışı seviyorum.
0
Goldstein
(22.09.16)
Aralık ayında doğdum ve kış mevsimini çok severim. Bana soğuk olsun, buz olsun, kar olsun, pus olsun!

Kış mevsimi bana mutluluğu çağrıştırır her zaman çünkü doğum günüm var, birkaç gün sonra yeni bir yıla giriyoruz, herkes yılbaşı telaşı içinde oluyor, birbirine hediyeler alıyor, heyecanlanıyor. Gerçekten şahane bir ayda doğduğumu hissediyorum.

Kış haricinde ilkbaharı da çok severim çünkü doğa uyanıyor, her yer mis gibi çiçek kokuyor, hava açık olsa da serin olmaya devam ediyor. Hem çocukluktan beri ilkbahar okulların kapanmasının yaklaştığını müjdelerdi bana, hala bu şekilde hissediyorum, mutlu oluyorum çünkü öğrenciliğim bitse de meslek dolayısıyla okullardan hala kopamadım.
0
köstebek kurabiye
(22.09.16)
Var. Ocakta doğdum kış seviyorum. :)
0
mutlusismankedi2015
(22.09.16)
petekpare +1, belki egeliyim diyedir bilemem. bahar-yaz geçişi benim sevdiğim havalar.
0
aydogank
(22.09.16)
aralıkta doğdum. en çok sonbaharı, sonra kışı seviyorum. özellikle yağmuru o kadar çok seviyorum ki az önce yağmur başlayınca işi gücü bırakıp yağmuru seyretmeye cama koştum.
0
hayirsiz
(22.09.16)
Mart doğumluyum, ilkbaharın sonu + yaz insanıyım
0
lesmiserables
(22.09.16)
Eylül doğumluyum ve çöl sıcaklarını seviyorum. Güneş enerjisiyle yaşayan insanım.
0
jazzabel
(22.09.16)
İlkbaharda doğdum. İlkbaharı sevmiyorum, en sevmediğim mevsim olabilir. Sonbaharı seviyorum.
0
nawar
(23.09.16)
yazın doğdum, yaz insanıyım. kışın beyin hücrelerime kadar donuyorum.
0
devilred
(23.09.16)
ağustos doğumluyum allah belasını versin her sene geberiyorum 40 derece yapış yapış nemli istanbul sıcağında
0
marie trintignant
(23.09.16)
var. sonbahar çocuğuyum (:
0
Ufuk
(23.09.16)
1 haziran doğumluyum. kışı o kadar seviyorum ki 60 yaşına gelsem bile çocukluk heyecanımı kaybetmeyeceğim tek alan kış olabilir. istisnasız her sene eylül-ekim dedin mi özellikle sibirya'daki şehirlerin hava durumlarını takip etmeye başlarım. keza yaşadığım yerin de. sonbaharın üşüten, "üzerime bi şey almam lazım" dedirten ilk anı kadar özel ve güzel şey azdır. bir yere taşınacaksam, şehirle ilgili aklıma gelen ilk sorulardan biri "kışın soğuk olur mu, kar yağar mı?" olur mesela... örneğin italya'ya yerleşecek olsam roma'da yaşamaktansa küçük bir kuzey italya şehrinde yaşamayı tercih ederim. kışın kar yağıyo çünkü. evet.
0
der meister
(23.09.16)
nisan'da doğdum. ilkbaharı severim. sonbaharı severim. kışı çok çok severim. yazı hiç sevmem. misal şimdi yaz bitti bitiyor ya, bayram ediyorum. adeta dirilmeye başladım.
0
matrix
(23.09.16)
Temelde var, küçük bir açıdan yok. Yazın hastasıyım ve Ağustos ayında doğdum. Bu açıdan tutuyor ama ben Ağustos ayını hiç sevmem çünkü yazın son ayı. İçimi hüzün ve telaş kaplar, zamanı tutmaya çalışırım. Mayıs'ın ikinci yarısı ve Haziran'ı çok seviyorum. Yazdan başka mevsimi mevsimden saymam, geri kalan zamanda sadece yazın gelmesini beklerim.
0
aychovsky
(23.09.16)
mart basi dogumluyum, yazi severim. kistan soguktan hoslanmam
0
ne istedigini bilmeden aglayan cocuk
(23.09.16)
Yazin dogdum kesinlikle yazi severim.
0
stavro
(23.09.16)
aralık'ta doğmuşum.

soğuğu hiç sev-e-miyorum, herkes daha tişört giyiyorken ben çoktan üşümeye başlamış oluyorum. ve alerjim var muhtemelen.

fekat çok sıcağa da dayanamıyorum, bodrum'da bir akşam vakti havuz başında sıcaktan bunalıp bayılmışlığım var.

istanbul için söylüyorum; mayıs, haziran, temmuz'u seviyorum.
0
holy diver
(26.09.16)
deli gibi var hem de... kasım doğumluyum; sonbahar ve kışta bildiğin mutlu oluyorum.

lanet bir yazı geride bırakmaya çalışıyorum hala. hava güneşli olduğunda mutsuz oluyorum. 2-3 haftaya tam anlamıyla istediğim havalar gelecek. bu mutluluk işte. yaklaşık 6 ay da kalacak o istediğim hava.

şimdi onlar düşünsün...
0
mermize
(26.09.16)
İlkbahar doğumluyum, ilkbaharı çok severim ama yaş ilerledikçe sonbaharı daha sever oldum.
0
SiyamkedisiZorro
(26.09.16)
yazın doğdum, sonbahar ve ilkbaharı severim. yazı sevmem pek hatta :)
0
dessy
(26.09.16)
Yaz doğumluyum yazı seviyordum. Son sıcaklık artışları sıktı, artık yazı sevmiyorum. İlkbahar ve sonbahar güzel. Kış zahmetli. Bir yere gideceksin on kat giy çıkar. Atkısı eldiveni şemsiyesi paltosu çizmesi...
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.09.16)
kışı severim mayıs doğumluyum
0
basond
(26.09.16)
(5)

jackie chan'in cok eski bir filmi vardi

stavro
Film Jackie chan'in parasutle altadigi sahneyle son buluyordu.Bilen var mi bu filmi?
Film Jackie chan'in parasutle altadigi sahneyle son buluyordu.
Bilen var mi bu filmi?
0
stavro
(22.09.16)
bakşa varmı aklında kalan sahneler?
eski filmlerini izlerdim çünkü belki aklımda canlanır?
0
basond
(22.09.16)
ben kimim diye bir filmi var bu adamın. hafızasını falan keybediyor. olabilir mi?
0
zizou
(22.09.16)
www.imdb.com

bu mu?
0
paçalı don
(22.09.16)
www.youtube.com
Armour of God?
0
RedGoldGreen
(23.09.16)
Evet bu, @pacali @redgold tesekkurler.
Ama benim aradigim film bu dedigim film degilmis aslinda, yanlis filmi ariyormusum neyse:)
0
🌸stavro
(23.09.16)
(6)

11-15 Şubat arası nereye gidilir?

tchuck
barselona ya gitmek üzereydik ama bazı yorumlar dedi ki "akdeniz ülkelerine yazın gidin"siz olsanız nereye giderrdiniz?pegasustan faydalanmak lazım :(avrupa olun, vizeli vizesiz farketmez.
barselona ya gitmek üzereydik ama bazı yorumlar dedi ki "akdeniz ülkelerine yazın gidin"

siz olsanız nereye giderrdiniz?
pegasustan faydalanmak lazım :(

avrupa olun, vizeli vizesiz farketmez.
0
tchuck
(22.09.16)
Valla o dönemde her yer soğuk olur ben gene akdeniz ülkesi seçerdim
ispanya bence güzel seçim.
0
basond
(22.09.16)
Hicbir yere gidilmez aslinda o yuzden pek farketmez. Bana kalirsa guneye gidin, Barcelona'yi iptal edip de daha iyi bir secenek yok subat ayinda avrupa icin.
0
stavro
(22.09.16)
Prag ya da amsterdam bence.kisin en guzel sehirler.
0
astrid
(22.09.16)
tam tersi asıl kışın oralara gidilir. hava ılık olur mis gibi gezilir.
0
cekilmis gayfe
(22.09.16)
Geçen sene tam da aynı tarihlerde barselonadaydım,yine barcelona diyorum.
0
archery
(22.09.16)
Mobilim editleyemedim ama bir seçenek olarak portekiz de olabilir.
0
archery
(22.09.16)
(14)

Bu mevsimde nasıl ayakkabılar giyiyorsunuz?

fraise
Sandaletler vs artık kalktı; bot için erken. Bez ayakkabılar güneşli havalarda giyiliyor da yağmurda olmuyor. Spor ayakkabıyı her giysiyle uyduramiyoruz. Evden cıkarken 10 dakika düşünüp yine spor ayakkabı giyiyorum.Siz neler giyiyorsunuz? Nubuk tarzı ayakkabılar olur mu acaba?Teşekür ederim şimdide
Sandaletler vs artık kalktı; bot için erken. Bez ayakkabılar güneşli havalarda giyiliyor da yağmurda olmuyor. Spor ayakkabıyı her giysiyle uyduramiyoruz. Evden cıkarken 10 dakika düşünüp yine spor ayakkabı giyiyorum.

Siz neler giyiyorsunuz? Nubuk tarzı ayakkabılar olur mu acaba?

Teşekür ederim şimdiden herkese.
0
fraise
(22.09.16)
Yaz kis spor ayakkabi giyiyorum ben. Beyaz spor ayakkabiyi her kombine yakistiriyorum. Cok kurtarici bi parca.
0
turuncu sufle
(22.09.16)
Spor ayakkabı. Bot icin de erken degil bence hani cok kislik botlardan degilse, giyenler gordum ben yagmurda.
0
rayde
(22.09.16)
Normal spor ayakkabi, bazen goretex spor ayakkabi.
0
stavro
(22.09.16)
Ben de yaz kış spor ayakkabı giyenlerdenim. Kar çamur olmadıktan sonra bot giymem kolay kolay.
0
köstebek kurabiye
(22.09.16)
spor ayakkabı giyiyorum ben de, bugün keşke biraz daha kışın giyilecek bi ayakkabı giyseydim diye düşündüm açıkçası maç yapmış çocuklara döndüm çünkü.
0
pamuk helvalar cebe
(22.09.16)
sipor ayakkabı ve casual.
örnek: www.google.com.tr
www.markafoni.com
0
seyduna6687
(22.09.16)
ben son raddeye kadar spor ayakkabı giyiyorum artık olmayacak durumda 12839123 kilo harleyleri devreye sokuyorum sonra spora devam.
0
gozu acik sevisen yahudi
(22.09.16)
gün itibarıyla yağmur çizmesi sezonunu açtım.
0
çakıstes
(22.09.16)
Spor ayakkap giyerim. İzmir'in yağmurlu günlerinde su geçirmeyen spor ayakkap giyiyorum ama.
0
teknikekip
(22.09.16)
az yağmurlu ise spor ayakkabı, çok yağmurlu ise www.decathlon.com.tr
0
hypathia
(22.09.16)
deri ayakkabı. sizin dalga geçtiğiniz deri ayakkabılarım ;_: ne ıslanıyor ne terletiyo.
0
shotgunwoman
(22.09.16)
babet giyiyorum.
0
for day to break
(22.09.16)
Son iki gündür bot giyiyorum çok mutluyum :) İzmit soğuk yağmurlu
0
mutlusismankedi2015
(22.09.16)
spor ayakkabı. kar zaten yağmıyor. çılgınlar gibi yağmur yağmadığı sürece bot giymiyorum. bazen deri oxford. gerçi el yapımı oxfordlarim çalındı geçen. acısı çok taze :((((
0
yuvarlanantencereninkapagi
(23.09.16)
(24)

her iş kazasına "iş cinayeti" denmesi sadece bana mı itici geliyor

teritori
selam,öncelikle iş güvenliği konusunda çok netim. kimsenin burnu bile kanamaması için götünü yırtacaksın patron olarak. yasalarda gerekli olanlardan daha fazla önlem alacaksın hatta. o yasaların bir sike derman olmadığını biliyoruz.neyse sorum şu.özellikle sosyal medyada bütün iş kazaları için iş ci
selam,

öncelikle iş güvenliği konusunda çok netim. kimsenin burnu bile kanamaması için götünü yırtacaksın patron olarak. yasalarda gerekli olanlardan daha fazla önlem alacaksın hatta. o yasaların bir sike derman olmadığını biliyoruz.

neyse sorum şu.
özellikle sosyal medyada bütün iş kazaları için iş cinayeti diyen bazı hesaplar var. bunların içinde gazeteler dergiler de mevcut. atıyorum, adam emniyet kemerini takmadı, iskelede ayağı takıldı düştü. buna dahi iş cinayeti diyecek potansiyeldeler.

dediğim gibi iş güvenliği konusunda çok hassasımdır ancak bu tavır beni rahatsız ediyor.

sizde de aynı düşünce var mı?
0
teritori
(22.09.16)
solcu zirvalari iste. ben de senin gibi dusunuyorum sanirim tam olarak.
0
nigeo
(22.09.16)
ben örneklerinizdeki gibi bir duruma iş cinayeti dendiğini görmedim. ülkede pek iş kazası yok. daha çok iş cinayeti var, ondan olabilir. eğer bütün önlemler alınmışsa, kısaca tüm gereklilikler yapılmışken buna iş cinayeti deniyorsa; art niyet vardır zaten. herhangi bir kesimin zırvası değildir ama. bir tarafa yıkmamak lazım.

beni de asıl şaşırtan her iş cinayetine kaza işte, olur böyle demek. bu işin fıtratında dendi, yakın zamanda. oradan hesap edin.
0
windowsguvenlikduvari
(22.09.16)
ornek yanlis bence; "adam emniyet kemerini takmadi" diye bir cumle yok. Takmiyorsa cikmayacak/calismayacak. Bu is cinayetidir. Kavramlari suclu/sucsuz diye ayirmayin, kendi hatasi yahu diye bakmayin adama o hatayi yapma firsatini vermemek mesele zaten. Bu ulkede dusup olmus adama eminyet kemeri giydirip baglamamis adam diye savciya savunmaya yapan var. Az suclu, cok suclu, iyi niyetli vs. bu kavramlar suistimale acik kavramlar. Yasalar zaten her olaya is cinayeti olarak bakmiyor bu sebeple zaten 23423423 tane evrak imzalaniyor ama genel kavram olarak force major durumlar harici is cinayetidir benim fikrim.
0
wallcan
(22.09.16)
windowsguvenlikduvari +1

İşveren gereken önlemleri almadıysa ve işçinin bu önlemlere uymasını sağlamadıysa iş cinayetidir.
0
fotrsapka
(22.09.16)
zamanında bu iş kazaları/cinayetleriyle nam yapmış tuzla tersanelerinde çalışan bir arkadaşım vardı. onun anlattıklarına göre, çoğu kaza işçinin bireysel hatası yüzünden oluyor, çünkü adamlar inanılmaz derecede cahil diyordu. gaz kaçıran oksijen tüpünü ağzında sigarayla söndürmeye giden adam var, tek tek hepsinin başına isg'ci de dikemiyorsun diyordu.

yine aynı şekilde zonguldak'ta kömür ocağında çalışan birisi de, ortamdaki gaz miktarını algılayıp tehlikeli seviyeye geldiğinde uyarı veren cihazın başlığını poşetle kapatıp bantlayan(öterse uğraşmayalım diyeymiş) işçilerden, ocakların derinlerinde gizli gizli sigara içmeye çalışan işçilerden vb. bahsetmişti.
0
hypervaskulerdondurucu
(22.09.16)
o potansiyelde oldukları elbette bir yorum. ama ülkemizdeki kazaların hemen hemen tamamı önlem eksikliğinden kaynaklanıyor. tüm önlemlerin alındığı durumda olan kazalar %3-4 dolyında olarak ifade ediliyor.

yani adamlar %96-97 haklı.
0
babilbaligi
(22.09.16)
emniyet kemeri takmadığı için düşen işçi gayet güzel bir cinayet örneğidir.

Senin gibi bu işi hafifleştirmeye çalışanlar arttıkça, cümleler yumuşadıkça bu tip olaylar normalleşiyor. biz bunu bu kadar dillendirmezsek yarın "hepimiz insanız hata yaparız, bu hata neticesinde 5 kişi can verdi. ufacık bir hata halbuki. olur böyle şeyler" denecektir.

Emniyet kemeri takmayı unutmak veya takmayı reddederek bir vinçten düşmek mesela. Cinayettir dedik. neden? Çünkü sen oraya bir önleyici sistem koyarsın, emniyet kemeri takılmadığında vincin yükselmesi engellenir. çok ucuz bir poka-yoke'dir bu mesela.
0
theli
(22.09.16)
windowsguvenlikduvari ve wallcan +1

gerekli önlemler full alınmış her şey %100 doğru ama yine de o adam imkansız sebeplerle ölmüş falan o zaman ok ama zaten bu "kaza"ların çoğu önlem alınmamasından, ya da alınan önlemi uygulatamamaktan kaynaklı. terimi biraz yozlaştırmışlar mı evet, ama haksızlar mı hayır. türkiyede yaşanan iş kazalarının hepsine yakını cinayettir.
0
freya
(22.09.16)
bir arkadaşım çalışmış ekolü de gelmiş. evet hep bir arkadaşlar böyle örnekler görüyor. vallahi benim bir arkadaşım da demir-çelik fabrikasında çalışıyor. vinçten düşen bir parça işçinin bacağını kırıyor. adamı tehdit ediyorlar, eğer söylersen bunu çıkarmayız seni buradan diye. kağıt imzalatıyorlar adama.

bu arkadaşlar da bitmez asla. heh evet hep cahil bu insanlar. nerede ölüm deyip atlamaya çalışıyorlar. uğraşmayalım falan diyorlar tabi. işvereni görmeyenler için söylemesi kolay tabi.
0
windowsguvenlikduvari
(22.09.16)
Normal bir tanım bence. Çünkü göz göre göre ölüm geliyor. Baret takan adama iş kazası geçirdi dersin, ama baret takmayan birinin şantiyeye girmesi intihar gibi bir şeydir.
0
dissendium
(22.09.16)
cengiz semercioğlu tarzında duyuru olmuş.

emniyet kemerini takma zorunluluğunu getirmeyen patron suçsuz, takmayan işçi suçlu. oh ne ala
0
burya
(22.09.16)
@burya: hayır, takmayan işçi de suçlu.

emniyet kemeri takmayan işçiyi çalıştıran patron durumdan sorumlu kişi.
0
babilbaligi
(22.09.16)
@killerbee

tabi ararsın. neden aramayasın? her şeyin harika gittiği, hukuk kurallarının işlediği bir ülkede ararsın tabi. ama burada arasan da öyle olmuyor. hukuk da parası olanın tarafında çoğu zaman. hele ki korkular varken. adam işe girememekten değil, o kazanlardan birine atılmaktan korkuyor inanın. arkadaşsa, bizimki de arkadaş. oradan biliyorum.

ayrıca cinayettir. ben sizi bilerek radyasyonlu bir odaya çalışmanız için sokarsam, gerekli kıyafetleri giydirmeden; iş uğruna canınıza kast etmiş olurum. bu da cinayettir. kafasına sıkmakla aynı şey. yani kişinin kafasına silah tutup çalış demek yerine, odaya atıp çalış deniyor sadece.
0
windowsguvenlikduvari
(22.09.16)
tr dünyada en fazla iş cinayetlerinin yaşandığı ülkelerden birisi.

hangi apartman iskelesinde kemer var? kemeri geçtim korkuluk bile yok.

birileri böyle ihmal sonucu ölümlere fıtrat dediği sürece bizler cinayet diyeceğiz. "bizler" kim? insan olduğunu düşünenler. solcu falan da değilim.

insan yaşamının solculukla ilgisi yok. evet bu işin peşinde olanlar solcular çünkü onlar eleştirmesini biliyor ve diğerleri gibi "ama devletime zarar gelmesin" demiyor.

kemerini takmadığı için ölen birinin sorumlusu aynı zamanda patronu ve hatta şefidir. takmıyorsa ceza verirler ya da işten atarlar.

ayrıca insan ölümlerini normalleştiren sağcı zırvalarına inat böyle şeyler daima savunulmalı.
0
kupigometa
(22.09.16)
15 bin kişinin çalıştığı tüm türkiye'de faaliyet gösteren bir firmanın iş güvenliği sürecini koordine ediyorum. net olarak söyleyebilirim ki iş kazalarının % 90'ı alınan önleme uymama veya önlem alma sorumluluğu olan kişinin gerekli önlemi almaması nedeniyle gerçekleşir. insan davranışları bilgisayar algoritmaları gibi değil, bir klasöre erişimi kısıtladığınızda kafanız rahat o klasöre -hackerlar hariç- kimsenin girmeyeceğini düşünebilirsiniz. ancak çalışma ortamında öyle olmuyor.

tamam bir çok küçük işyerinde her adam her işi yapar mantığı olabilir ancak türkiye'nin çoğunluğunu oluşturan sanayi, hizmet, inşaat vb. alanlarda genelde her adam her işi yapmıyor ancak kazalar hep işçinin üstüne vazife olmayan işlere el atması sonucunda oluyor. art niyetli olsanız bile işveren vekili veya yönetici kusuru bulamayacağınız onlarca kaza örneği verebilirim burda.

bazen kaza görüntülerini izliyoruz, konuşmaları dinliyoruz. aklınızın alamayacağı kadar saçma şekilde kazalar oluyor. adam kilitli trafo odasının kapısını tornavidayla açıp içine giriyor mesela. orada çarpılıp ölse iş kazası mı olur iş cinayeti mi ?

inşaatlarda en sık olan kaza yüksekten düşme. adam çıkarken kemeri takıyor, tepeye çıkınca şef, uzman vs. gidince birbirlerine bağlayıp çalışıyorlar. düşerse ikisi birden düşüp ölüyor. uç örnek gibi gelebilir ama bu tür olaylar günde defalarca olan şeyler. her seferinde birileri ölmüyor olması tamamen şans.

bir diğer konu da iş güvenliği önlemlerine işçileri inandırabilmek, ikna edebilmek. eğitim vermeden imza attıran işveren elbet vardır, onlar sonradan ortaya çıkıyor zaten ama gerçekten ciddi ciddi verilen eğitimleri 100 kişiden 5 kişi ya ciddiye alır dinler ya dinlemez. beyaz yaka çalışanda bu daha da düşüktür, onların farklı bir kibiri var.

neyse çok uzatmak istemiyorum, bazı kazalar gerçekten iş cinayeti. insanları göre göre ölüme gönderiyorlar ama tüm kazalara iş cinayeti demek fazlaca romantizm içeriyor.

türkiye'de ayda en fazla ölümlü iş kazası olan dönem haziran-temmuz dönemidir. bu yıl rekor kırarak 2 ayda yaklaşık 500 kişi hayatını kaybetti. halbuki kurban bayramında insanların kendi hatası nedeniyle 1 haftada 500'den fazla kişi hayatını kaybetti.

mesela bu yılın başında bir mezbahada kolunu kesen bir kasap kan kaybından öldü, iş cinayeti dendi. bu bayramda 8 kişi kendini kesip öldü, görünmez kaza dedik.
0
tuzzluk
(22.09.16)
insani bakış "iş cinayeti"dir, daha sağ ve sığ bakış ise iş kazası der geçer. insanlıktan nasip alıp almamakla ilintili tamamen...
0
hosein
(22.09.16)
hala işçi yüzünden diyenler var. ben anlamıyorum. yahu bu ülke cayır cayır çocuk işçi çalıştırmıyor mu? 2015 itibariyle 57 çocuk işçi öldü mesela. ama yok kaza evet. türkiye ekonomisine yön veren falan filan evet.
0
windowsguvenlikduvari
(22.09.16)
@windowsguvenlikduvari

sapla samanı ayırmak lazım. türkiye'de aşırı bir denetimsizlik var, yani herşey saldım çayıra mevlam kayıra modunda gidiyor. ama durum böyle diye genelleme yapılamaz. yapılırsa kazaların önüne asla geçilemez çünkü sorunu yanlış yerde aramış oluruz.

türkiye'de kazaların 1. nedeni eğitimsizliktir, cehalettir. bunda suç kimin orası ayrı bir konu, bence cehalet en büyük devlet politikası. ancak bu eğitimsizlikten kaynaklanan on binlerce kaza nedenini "önlem almama" olarak kabul edersen yanılırsın. zaten yanılıyoruz. türkiye'de kazaların % 90'ı alınan önlemlerin uygulanmasındaki eksiklerden oluşuyor.

tüm kazalara iş cinayeti diyerek topu, önlem almakla yükümlülere atarsak sorunu çözemeyiz. dediğim gibi çözemiyoruz da zaten, yıllardır iş güvenliği konusunda 1 adım ilerleyemedik.
0
tuzzluk
(22.09.16)
Guvenlik konusunda takintili biriyim. Su arabayi yolunu karsisina cek desen emniyet kemerini takar oyle cekerim.
Is kazalarinda en az isverenler kadar (en az diyorum bak) calisanlar da kusurlu. Kim ne derse desin, kesinle durum boyle tr icin.

Bircok is kazasinin ben de cinayet oldugunu dusunuyorum. Ama bir o kadar da cinayet degil ahmaklik olanlar var. Turk milleti guvenlik onlemi almayi sevmiyor. Herhangi bir fabrikaya, insaata ya da imalat yapilan bir yere gidip kisa bir gezinti yaparak durumun vehametini gorebilirsiniz. Calisan adam usengecliginden gozluk takmiyor, baret giymiyor, onlem almiyor, makineyi calistirirken talimata uymuyor falan da filan. Mustehak. Tedbirsizlik olum getirir, dolayisiyle goz gore gore olume davetoye cikarmak benim gozumde cinayettir. Duruma gore isverenin isledigi cinayettir ya da dedigim gibi calisanin hatasidir ve ona da intihar derim.

Akli basinda bir insana emniyet kemerini takmasini soylersin, talimatlari calisma ortaminda ilgili yerlere asarsin ve adam da olum hos bir sey olmadigi icin bu talimatlara uyar. Ne yapalim, hayatini tehlikeye atmasin onlemini alsin diye kirbaclayalim mi adami?
Enmiyet kemerini takmamak gibi seyler kesinlikle cinayet degildir. Herkesin basina kurallara uyuyor mu diye denetlemek icin nobetci mi koyacak adam? Guvenlik icin gerekli talimatlari verdiysen, gerekli tum ekipmani da tedarik ettiysen bir isveren olarak sorumluluk tamamen senden cikmistir. Adam afedersin gerizekaliysa yapacak bir sey yok.
Neden emniyet kemeri takmamasina musade etmeyecek ortam saglamak zorunda olsun ki? Akli basindaysan, okuma yazma da biliyorsan gereken talimatlara uyarsin, olur biter.
Kimse kimsenin hayatina o kisinin kendinden daha fazla sahip cikmak zorunda degil. Bu tamamen sacmalik.

Bir de bunlarin hangi birini garantileyeceksin. Bareti takmadan calisamasin diye silikonla adamin kafasina mi yapistiracaksin? Isverenin sorumsuzlugu suc oluyorken calisanin kendi sorumsuzlugu neden suc olmuyor. Calisan gerizekali olup kendi hayatini dusunmeyip, sorumsuz davranma hakkina sahipse isveren de sorumsuz davranma hakkina sahip o zaman.
Emniyet kemerini arabada takmamak icin kemeri koltuga takili birakan insanlarin oldugu bir ulkede yasiyoruz. Ayni aptallik bir fabrikada oldugu zaman neden cinayet oluyor? Emniyet kemerini takmadigi icin trafik kazasinda paramparca olan adam icin neden otomobilin ureticisinin isledigi cinayet demiyoruz o zaman? Emniyet kemeri takmamama musade etti araba ureticisi, takmadan araba kullanacak ortami sagladi bana, benim kurnazlik yapip emniyet kemerinden kurtulmama bir care bulmadi, olursem cinayettir bu..

Adam guvenlik ekipmanini kendi takmasa bile isverenin sorumlulugudur diyenler imalathaneleri ve calisanlari bir gezsinler ve ne durumda oldugunu gorsunler.
Adam kaynak yapiyor, gozluk yok, koruyucu yok bir sey yok. Ne yapacagiz, gozlugu zincirleyecek miyiz adamin suratina?

Deste halinde kagit kesen giyotin mesela. Uretici adam giyotunun hem sag hem sol yanina buton koymus, ayni anda basili tutman gerekiyor giyotinin inip kesmesi icin. Urretici adam 2 buton koymus ki bir takim gerizekalilar (bu ifadeyi cok kullandim afedersiniz) bir eli butondayken diger elini giyotinin altina falan atmasin kartonu duzelticem diye. Avrupali uretici bunu yapmis. Bizde adam bunu kullanirken ne yapiyor?
Bir eliyle butona basiyor, oradan sesleniyor "sssst lan Mahmut su butuna bassana benim elim dolu", diger elini makinanin calisma alaninda tutuyor, parmaklari gidiyor.
Evet aynen bu oluyor. Bu adama ne yapacaksin sen? E bu adam gerizekaliysa isverenin sucu ne burada?
Bu adam da gerizekalidir buna cinayet diyen de. Insanda biraz mantik olur.

Turkiye icin kosuyorsak bircogu (bana gore) isverenin dolayli isledigi cinayet olmakla birlikte bircogu da kesinlikle cinayet degil, intihar. Calisanin kendi insiyatifiyle intihara tesbbusu ya da intihari.
0
stavro
(22.09.16)
@tuzzluk

durun ayırayım sapla samanı. sizin işçiden anladığınız sadece fabrikalarda çalışan işçiler sanırım. tabi siz de haklısınız. mesela ev işlerinde çalışanlar, hani şu gündelikçi dediğimiz, hala işçi sayılmıyor bu ülkede. sigortalı olabilme imkanları daha düne kadar yoktu bile. onların ölümü işçi ölümü olarak geçmiyordu mesela o rakamlara. haberlerde işçi denmez bunlara mesela. ilerliyorum samana doğru şimdi. tarım işçileri var mesela. bu ülkenin bir gerçeği. mevsimliktir üstelik bunlar. daha yeni yeni belirli eğitimler veriliyor bu insanlara. temel sağlık eğitimleri üstelik bunlar. çadırlarda barınan bu işçiler için işverene prefabrik ev yapılma zorunluluğu hala getirilmiş değil. devlet eliyle yaptırılan evler tarlalara uzak. işçi orada kalamıyor zira tarlalara gidebilmek mümkün değil. herhangi bir ilaçlama yapılmıyor. yılan sokuyor mesela bu insanları. en yakın hastane 40 km ötede. işverenin götürme gibi bir yükümlülüğü yok. o da götürmüyor. iyi gidin diyor. sonra işçi işveren kavgası görüyoruz işte televizyonlarda. kendi gözleriyle görmüş biri olarak söylüyorum bunları.

samana geldik mi? durun devam edeyim. tarlalarda çocuklar çalıştırılıyor. sosyal güvenceleri yok. zorla çalıştırılıyorlar. paralar eksik veriliyor. yevmiye değil kabala sistemiyle paralar dağıtılıyor mesela. nedir kabala? kelimenin kökenini bilmiyorum ama orada çalışan işçiler, çıkardığın ürün kadar para aldığını söylüyor. istediğin kadar çalış diyor işveren. sonra da çuvalların başına gelip, bunda çalı çırpı çok. 10 kilosu yalan bunların diyor. ilerleyeyim biraz daha. tuvalet yok tarlalarda mesela. su yok. ondan sonra bu çağda kim veremden öldü falan gibi sözler yine televizyon başında. burada önlemler alınmış mı yani şimdi? yoksa diğer yüzde 10'un içinde mi kalıyor? anlamadım ben.

ben yarın bir gün yeni bir işe girsem, bana eğitim veriliyor mesela. thy'ye gireyim şimdi. hop bilmem ne eğitimi. 2 ay. ondan önce iş yok. eğer eğitim olsa sorun dediğiniz gibi o zaman o işveren o eğitimi vermekten de sorumlu olmalı. ama tabi işçi olunca durum farklı.
0
windowsguvenlikduvari
(22.09.16)
@windowsguvenlikduvari

sapla samanı ayırmak lazım derken tam olarak bunu kast ediyorum zaten. insanları göz göre göre ölüme gönderiyorlar, bunlar iş cinayetidir dedim. sen de benim iş cinayeti olarak gördüklerimi benim önüme sap-saman diye çıkarıyorsun.

iş cinayeti olan var olmayan var. bunu ayırmayıp hepsi iş cinayeti dersen iş cinayetleri artarak devam eder. bir olaya sadece işveren suçlu veya işçi suçlu gözüyle bakamayız ki, ben şahsen öyle bakmıyorum. yıllardır bu işin içindeyim, verdiğin örneklerin işçi açısından çok daha kötülerini gördüm, yaşadım. tam tersini de yaşadım.

yani her işin iyisi de var kötüsü de. çok önlem alan da var hiç almayan da. alınan önleme harfiyyen uyan da var, uyacağı bir önlem bulamayan da, önemi hiçe sayan da. bu yüzden diyorum ki sapla samanı ayırmak lazım, bu yüzden her kaza iş cinayeti değildir. çok iyi incelemek lazım kazaları.

tazminat almak için elini koparan adam gördüm ben, neyse ki kamera vardı da mahkemede itiraf etmek zorunda kaldı. olayın sadece işveren tarafı yok ki, sen git makinanın korumasını sök, çalıştır içine elini sok. sonra tazminat istiyor ama oranın şefi var, iş güvenliği uzmanı var, vardiya amiri var... işveren hariç bi dünya suçsuz adam var, tazminatın hepsini patrondan almıyor ki devlet. kafasına göre bölüyor. tabi buradan da ölenler bilerek öldüler anlamı çıkmasın. her türlü insan var ülkede, kazaların da yüzlerce farklı nedeni olabilir.

bugün bu örneği verdiğin işverenler dünün işçileri. bir çok işçi tanıyorum, işçiyken sikayet edip patron-taşeron vs olunca aynısını kendi işçisine yapan. olay tamamen eğitimsizlikten başlıyor.
0
tuzzluk
(22.09.16)
@tuzzluk

ben zaten buna karşı çıkmadım, duyurunun ikinci cevabı da benim. orada art niyetli durumlardan bahsettim. elbette her zaman işveren suçlu değil. ama öyle bir söylediniz ki, türkiye'deki kazaların %90'ı alınan önlemlere uymayan işçilerden kaynaklıymış. siz dediniz bunu. ben buna karşı çıkıyorum. önlem alan çok az kişi var. alınan önlemler yarım ya da eksik. önlem alınmasını savunurken, önlem alana laf edecek değilim. sapla samanı da tam bu noktada ayırdım. bir sektör söyleyin ki her alanında önlem alınmadan iş başlayamaz olsun. madencilik mi, tarım mı, demir çelik mi? ah evet var ama önlem almadan işe başlamayan firmalar. yok değil. 5 tane sayarız işte hep beraber maksimum.
0
windowsguvenlikduvari
(22.09.16)
bende aynı düşünce yok.

buna iş cinayeti diyebilir miyiz? twitter.com
0
kupigometa
(22.09.16)
Müthiş birbirinize girmişsiniz gençler.
Bir kaç kişi de bana sallamış, normalleştiriyormuşum filan :)

Neyse herkese teşekkür ederim. Ben merak ettiğim cevabı aldım.
0
🌸teritori
(25.09.16)
(9)

kafa ameliyati basarili olursa neler olur, gelin senaryolar uretelim

sergerde
merhaba. simdi bu frankenstein operasyonu olursa olu insan bedenine kabul eden insanin kafasini mi takcaklar? olu bedeni nasil calistircaklar? bi sebepten olmus adam sonucta, onun tamirini mi yapacaklar once? kalp kriziyse falan? kalp mi takcak napcak. ne is o? cok ilginc ya. simdi bu kafasi nakledi
merhaba.
simdi bu frankenstein operasyonu olursa olu insan bedenine kabul eden insanin kafasini mi takcaklar?
olu bedeni nasil calistircaklar? bi sebepten olmus adam sonucta, onun tamirini mi yapacaklar once? kalp kriziyse falan? kalp mi takcak napcak. ne is o?

cok ilginc ya. simdi bu kafasi nakledilen kardes elini kaldirmak istediginde nasil kaldircak? nasil baglayacaklar? mavi kabloyu maviye, kirmiziyi kirmiziya mi:b

reklam mi bu muhabbet? bu ameliyat? ama var sanki calismalar kopeklerde nakil mi yapilmisti sanki cok eskiden bi yerde okumustum?

konu uzerinde sacmalayalim mi biraz? ya da arastirmalarda bulunanlar oldu mu?

ilerisi icin de urkutucu degil mi. vov. ameliyat basarili olursa nerelere gider ki? var mi dusunceleriniz? biraz beyin firtinasi yapalim mi? kotumser senaryolar cizelim hadi. korkutucu. katasrofik.

(su borsa kitabi onerisi icin bi onceki duyuruma bi bakar misiniz bide ya:d belki gozunuzden kacmistir. atayim; www.eksiduyuru.com aliyorum valla. en kotu satarim.)
0
sergerde
(22.09.16)
eskide organ mafyası olurdu, eğer kafa nakli gerçekleşirse ileride bir zaman da beden mafyası da olur kesin. hem de sadece sağlık için değil daha güzel vücuda sahip olmak için bile olabilir.
0
hlt1985
(22.09.16)
kafa da eskiyor sonucta :)
vucut 18 lik çıtır ama kafa 90 lık alzheimerli dede olursa ne olcak :)
0
supermatik
(22.09.16)
net saçmalık bence. böyle bir şeyi yapmak için kafadan bi 200 sene var.
0
matilda
(22.09.16)
beyin ölümü gerceklesenlerin bedeni kullanilacak. komada vs, vucut saglamken vucudu bitik olan insanla degis tokus yapilacak. bu konuda hafizam beni yaniltmiyorsa 1969da robert white diye bi doktorun hayvanlar uzerinde calismalari var. ilginc goruntulere sahne olmus internetten ingilizce aratirsaniz bulabilirsiniz.

velhasil, beyni saglam insanlar icin bi alternatif olabilir, ama beyin de bi sure sonra tokezleyecek. bence kusursuz sekilde basarili olsa bile sadece bazi kisilerin 2 kat fazla yasamasini saglar. bi sure sonra beyin iflas ettiginde istedigin vucudu tak, fayda etmez. yine de basarili olmasi cok zor.
0
icim urperiyor
(22.09.16)
ya zor o is demeyelim. yapacaklar da bakalim biz gorebilecek miyiz.

icim urperiyor, hah ben de o adami diyodum. bakayim. e vucut iflas etti yeni bi bedene. beyin hangi sartlar altinda iflas eder ki? beyin tumoru mu? kirilma ya da hasar gordugunde mi? kanamada mi? kac omur yasayabilecekler artik. cok iyi ya.
0
🌸sergerde
(22.09.16)
Yapacaklar ama biz göremeyeceğiz bence. Boyundan aşağısı felçli bir insanın kafasını beyin ölümü gerçekleşmiş ancak vücudu sağlam birine nakil edebilirler.
Yaşamı uzatmak için (yaşlılığa karşı) yapılabileceğini sanmıyorum, vücut ne kadar yaşlanıyorsa kafa ve beyin de o kadar yaşlanıyor.
Kötümser senaryo tabii ki insanların bedenleri için kaçırılıp öldürülmeleri olur.

Ben daha çok beyin naklini merak ediyorum, vücut-kafa aynı ama kişi değişiyor, hatıralar, alışkanlıklar, kişilik vs ne olur. Keşke görebilseydik o günleri.
0
peggy
(22.09.16)
off peggy beyin nakli daha iyi ben onu hic dusunmemistim. nasil olur kimbilir. var mi yazarlar boyle senaryolar cizen. bizden bisey cikmayacak ben onlari bulup okuyayim :D
0
🌸sergerde
(22.09.16)
Basarili bir deneme yok, kopek maymun herneyse. Hayvan deneklerin hepsi kisa sure icinde oldu. Hatta zamaninda bir doktor kafa naklini becerecem diye bir suru maymun katletti.

Uzerine arastirma yapacak bir sey yok, neyin arastirmasini yapacaksin, hangi kaynaktan?
Kafa nakli diye bir sey yok.
0
stavro
(22.09.16)
basaridan ne bekledigimize bagli olarak, kafayi baska bedende yasatan calismalar var ama o beden hukmettiren calisma yok.

madem komple teorisi uzerinden gidiyoruz, bu isin temel prensipleri auschwitz'de, unit731'de, sovyet rusya'da deneme yanilma yontemiyle zaten coktan belirlenmistir diyorum ben. muhtemelen basarisiz oldu. cunku vucut ve kafa arasindaki kan ve soluk/yemek borusu baglantisini yapmak cok kolay fakat yeni kafanin vucudu kontrol etmesi icin gereken sinir hucrelerinin baglantisi zor. bu problemin cozumu ayni zamanda felcli hastalar icin de bir cozum. yani gelecekte bir gun 'felc' diye bir problem ortadan kalkarsa anca o zaman kafa nakli icin endiselenmeye baslayabiliriz.
0
icim urperiyor
(22.09.16)
(6)

Thy de çalışma şartları nasıl?

lion de la Turquie
Uzmanlarin Şartları hakkında bilgisi olan var mi arkadaşlar?
Uzmanlarin Şartları hakkında bilgisi olan var mi arkadaşlar?
0
lion de la Turquie
(22.09.16)
DHMİ'de çalışan bir arkadaşım THY beni çaycı olarak alsın bugün bırakırım demişti bir gün bana.
0
gozu acik sevisen yahudi
(22.09.16)
Iyi. Erken paydos, indirimli ucak bileti, piyasa sartlarinda iyi maas vs.
0
stavro
(22.09.16)
Hangi şartlar? Sosyal hak, maaş, iş yoğunluğu?

@stavro uçak dolarsa bindirmiyor kalıveriyorsun havaalanında.
0
fuzzy olmak istemistim
(22.09.16)
çok iyi.
0
pinkpeony
(22.09.16)
genel olarak iyi diye duydum ben. çalışan arkadaşlarım memnun hayatlarından.
0
eloharp
(22.09.16)
sendikal hakların var işte, hava iş in sitesine gir orda maaşlara kadar herşey var parça parça
0
nucleon
(22.09.16)
(20)

kedi sevgisi nasıl bir şey?

for day to break
bazen kucağıma alırım, tüylerini filan okşarım ama öyle büyük keyif almam. hatta çöp atmaya giderken hafiften tekme attığım bile olur. burda yazıyorlar tontiş yavrum, şımarık bebişim filan. evlat sevgisi gibi mi?
bazen kucağıma alırım, tüylerini filan okşarım ama öyle büyük keyif almam. hatta çöp atmaya giderken hafiften tekme attığım bile olur. burda yazıyorlar tontiş yavrum, şımarık bebişim filan. evlat sevgisi gibi mi?
0
for day to break
(21.09.16)
evet, evlat sevgisi gibi. çocuğum olsa belki bu kadar sevebilirim. ama uzun bir süre bir hayvanla vakit geçirmek, onun sorumluluğunu üstlenmek gerekiyor. sonrasında hayvanlara karşı daha yakın hissediyorsun kendini.
0
lesmiserables
(21.09.16)
Tarif edemem. Saygıyla sevdiğin insanlar vardır ya, onun gibi.
0
chiper
(21.09.16)
Bunun cevabı da anne olunca anlarsın gibi bir şey. Yavru bir kediye birkaç gün bakmıştım. Bebekten hiçbir farkı yok. Çocuğun gibi oluyor bi süre sonra...
0
petekpare
(21.09.16)
Henuz connection kuramadigin icin cok anlamiyorsun.karekteri sana uyan bir hayvanla karsilastiginda bildigin aileden birisi olup cikiyor.

Su duyurumda resimleri var,bu arkadaslar dogduklari gece ilk ucaga esek yukuyle para odeyip turkiyeye geldim ben.evden cikmadik uzun sure.

www.eksiduyuru.com
0
duptıs
(21.09.16)
normal hissettiklerin geçen bir yerde okudum insanların sadece %15 i kedi seviyormuş çok küçük bi azınlığız aslında.
0
yue
(21.09.16)
Kedi sevmeyeni anlarım da hayvana neden "hafiften tekme atmak"? Pamuk gibi insanım normalde, sokakta kendi halinde oturan kediyi kovalayan iki katım yaşındaki kadına bağırdım, size zararı yok, ellemeyin yeter.
Bu azarlama seansından sonra, kedi sevgisi galiba çok acayip bir şey ya. En yakın arkadaşımın kedisi beni ailesine kattı, otururken gelip saç diplerimi temizlemeye çalışıyor falan, kendimi seçilmiş hissediyorum, "aman da teyzesinin tontiriği" diye saçma sapan seviyorum hayvanı.
0
kobuzchu kiz
(21.09.16)
ne güzelmiş ya siz anlatınca imrendim. ben de öyle bir şey yok maalesef. köpeklere karşı büyük merhametim vardır gözlerinin içine bakamam. veek veek diye ağlar gibi ses çıkardıkları zaman canım çok yanar ama öyle sadece bir kediyi bir köpeği sorumluluğunu alacak kadar sevemem. ama çocukken tavşan görmek için büyük risklere girmiştim. birde leyleklerle atları çok severdim. belki de eğitimle alakalı çocukken hayvan sevgim pekiştirilseydi şimdi kedilerle mutlu olan biri olabilirdim. ya da yue'nin dediği gibi doğuştan.
0
🌸for day to break
(22.09.16)
bir kaç haftalıkken aldık, annem kendi oğlu gibi sever. ev kedisi ama bir misafir bile tekme atmaya kalksa muhtemelen komaya sokana kadar döverim, kimse alamaz elimden.

kardeş, evlat sevgisi gibi.

edit : çocuk gibi karakterleri var hepsinin, dışardan bakan için hepsi kıllı tüylü yaratıktan öte görünmez.
0
kimlanbu
(22.09.16)
tekme mi? sevmek zorunda değilsin de, hafiften de olsa "tekme" nedir? savunmasız bir canlıya ne tekmesi?

evet evlat sevgisi.
0
mutlusismankedi2015
(22.09.16)
dostum kedileri sen korkutuyorsun galiba çağırınca çoğu gelmiyor
0
uzman pratisyen
(22.09.16)
evine taş koysan seversin ya bi süre sonra. ben deli gibi korkardım kedilerden şimdi ikinci kediyi kafamda yatırıyorum yani çünkü benim. bi kere kendi hayvanını sevmeye başlayınca da diğerlerine daha empatiyle yaklaşıyor daha tatlı buluyorsun ama sokaktaki kedilerin %1ini falan seviyorum. sonuçta sokaktaki insanların %1ini bile sevmiyorum görece iyi. ayrıca hafiften tekmeden kastın inşallah ittirmek falandır :')
0
freya
(22.09.16)
senin gibi biri bunu asla anlayamayacak.
0
devorgilla the gunslinger
(22.09.16)
freya bazen gözlemliyorum bazılarında hayvan sevgisi ile insan sevgisi ters orantılı işliyor gibime geliyor. facemde hayvanlarla ilgili bir sayfa var, sayfa admini hayvanlara övgüler düzerken o. çocuğu insanlar, sizin kafanızı şöyle kırmak, burnunuzu böyle dağıtmak isterdim gibi yazılar yazıyor. mesela bak burda da adam yazmış kedime zarar veren olursa onu komalık ederim gibi. bence bir hayvana çocukca sevgiyle bağlanan insanlarda böyle piskopatça davranışlar olmaz diye tahmin ediyorum. masumca seven vardır elbet ama kimileri dışlanmışlıktan hayvanlara sığınıyor, kimi de show yapıyor diye düşünüyorum ben.
0
🌸for day to break
(22.09.16)
Boyle kucagina alip sikmak minciklamak istiyorsun. Sahsen her kediyi o kadar sevmiyorum. Bazi kedileri kucaklayip uyumak istiyorum ama bazilari o oyle degil. Kedisine gore.
0
stavro
(22.09.16)
Senin gibi adamları dövüyorum ben. Çocuklardan daha çok seviyorum kedileri. Sevmesem gene döverdim gerçi senin gibi adamları. Kendinden güçsüz ve zararsız bi canlıyı tekmelediği için.
0
hasmetizm 2046
(22.09.16)
Ben de senden güçsüzüm ama sen de beni döveceğini söylüyorsun. Abim de seni dövsün mü? :)
0
🌸for day to break
(22.09.16)
Benim kedim öldü, iki sene once 8 martti tarih. on bes yildir arkadasimdi o benim, o gun tum hayatim degisti. kedi sevgisi boyle bisey abi, sevgisi baska paralel, ayriligi baska.
0
evde liyakat kalmamis
(22.09.16)
o kedinin gırrr yapması yok mu?
o yeter.
0
lonelyman
(22.09.16)
ya bir tane resim görmüştüm, kedi vardı ve şöyle diyordu:
-bana yemek verme ama yemeğimi de dökme, bana su erme ama su kabımı da devirme, beni sevme ama bana zarar da verme.

o aklıma geldi nedense.



cevap olarak da şöyle diyeyim; evet, hiç kimse bir şeyi/birini sevmek zorunda değil. bu yapısal bir şey bence, hamurunda yoksa olmuyor işte. bazıları gibi "hayvan sevmeyen insanı hiç sevmez!!!111!!" diyemem çünkü cidden hayvan sevgisi aşırı olanlar insan da sevmeyebiliyor ya da hayvanları sevmese de insanlara çok değer verebiliyor, bunu çoğu kişi de görebiliyordur zaten. ben kedileri, köpekleri görünce üzülüyorum. çünkü bana göre, insanın bir eksiği olsa "ben açım, susadım." vs. diyebiliyorlar ama bunlar maalesef öyle değil. bu şehirleşme giderek onları daha da zor duruma düşürüyor, doğal yaşamlarını giderek daraltıyor, yok ediyoruz. üzülüyorum işte. elimden gelse hepsini doyuracağım, bakımlarını üstleneceğim ama yapamıyorum.
0
m e b
(22.09.16)
Bir defasında hasta olmuş ve iki gün yatağından kalkamamıştı. Onun başında iki gün boyunca üzüntüden ağlamıştım. Çevremdeki bütün insanlardan daha çok sevdiğim bir evlattır benim için.
0
BuddyGuy
(22.09.16)
(3)

Kadıköy veya Göztepe taraflarında bildiğiniz bir Yoga merkezi var mı?

dessy
Ben bir tek Nefess yogayı görüyorum, bunu bilen, öneren var mı?Veya bu bölgelerde önerebileceğiniz bir yer?
Ben bir tek Nefess yogayı görüyorum, bunu bilen, öneren var mı?

Veya bu bölgelerde önerebileceğiniz bir yer?
0
dessy
(21.09.16)
Var. Bir tanidigim gidiyor. Bakip soylerim neresi oldugunu, mesaj atin unutmayayim. Bahariye'de biryerlerde olmasi lazim.
Edit: www.facebook.com
0
stavro
(21.09.16)
caddede cihangir yoga var.
0
sta
(21.09.16)
göztepe ssk'nın köşesinde bi binada yoga vardı. 4. 5. katta olması lazım.
0
tchuck
(21.09.16)
(1)

Erkek giyim önerisi

chicha
Alışveriş yapmaya üşeniyorum ama havalarla birlikte kışa merhaba alışverişi de yapabilirim, bir sonraki yaz giyebileceğim tişört/şort da depolayabilirim.Şu an hangi markalarda/sitelerde gözünüze indirim çarpıyor? Öncelikli olarak işte giyebileceğim gömlek, pantolon ve sonbahar/kış için giyebileceğim
Alışveriş yapmaya üşeniyorum ama havalarla birlikte kışa merhaba alışverişi de yapabilirim, bir sonraki yaz giyebileceğim tişört/şort da depolayabilirim.

Şu an hangi markalarda/sitelerde gözünüze indirim çarpıyor? Öncelikli olarak işte giyebileceğim gömlek, pantolon ve sonbahar/kış için giyebileceğim ayakkabı arıyorum.
0
chicha
(21.09.16)
Su an indirim falan bulamazsin. Sezon yeni aciliyor.
0
stavro
(21.09.16)
(9)

Pegasus kabin bagajı - 50 litrelik sırt çantası

razvan rat
Pegasus sizce bu sırt çantasını kabin içine kabul eder mi yoksa illa ki uçak altı bagaja mı alacağız der? Nedir bunun kriterleri?https://www.decathlon.com.tr/forclaz-sirt-cantasi-50-litre-id_8300838.html
Pegasus sizce bu sırt çantasını kabin içine kabul eder mi yoksa illa ki uçak altı bagaja mı alacağız der? Nedir bunun kriterleri?

www.decathlon.com.tr
0
razvan rat
(21.09.16)
dolu halde bunu kabine sokmazlar
0
nrmnm
(21.09.16)
pegasus sirt cantalarina cok da seyapmiyor. bi ryanair, easyjet degil yani.

boarding pass'inizi alip bankoya falan ugramadan direkt ucusa gidin.
0
brkylmz
(21.09.16)
arpenaz 40lt ile onurair'de uçtum, kabine aldılar. 8 kg sınırını geçti, 9.5 kg geldi yaklaşık. ama demirden yapılmış bir şeye sokmamı istediler, ona sığınca ok dediler. bunu fransa'da bir fransız istedi. türkiye'den giderken sorduk, tartmadan, ölçmeden olur dediler.

50lt'nin biraz fazla gelme olasılığı var bence. pegasus'u bilmiyorum tabi. ve yurtiçi ise daha dikkatsiz olabilirler.
0
lemmiwinks
(21.09.16)
alırlar bunu.
0
jamiro
(21.09.16)
bunun bi değişiğini sokmakla ilgili çeşitli araştırmalarım sonucunda fotoğraftaki kadar doldurmazsam sokarım kararına vardım, hatta buradan bir kullanıcı da buna benzer bi sırt çantası sokmuş. çok doldurmazsan sıkıntı çıkmaz zaten brkylmz'ın da dediği gibi yaparsan.

pegasus'un resmi sınırlarına biraz uyuyor biraz uymuyor bu çanta, onlar daha çok el bavulu gibi düşündüğü için bu gibi çantalar uzunluk açısından sınır aşıyor ama en olarak da ince geliyor. boyunu kısa tutarsan ve 8 kiloyu geçmezse almama durumları olmaz bence. resmi ölçüler 20 cm x 40 cm x 55 cm şeklinde, 55 cm'yi geçirmezsen sorun kalmaz.
0
baba jo
(21.09.16)
Kullanici fotolarina baktim, alirlar gibi geldi. Yani trden cikista net alirlar da yurtdisinda havalimanina gore uyuzluk yapabilirler. 9 kilo oldu kabin bagaji diye esya cikarmamizi istediler en son viyanada.
0
kuehles blondes
(21.09.16)
aynı soruyu ben bir ay kadar öne sormuştum :) sorunsuzca bindim, rahat da sığıyor o alana. benden başka aynı çantaya sahip olanlar da vardı.

(git: 1116475)

ayrıca evden çıkarken de tarttığımda 9 kilo filandı. tartan, soran olmadı. ama ben bankoya filan uğramadım. online check-in'imi yaptım, makineden biletimi çıkarttım havaalanına gidince sonra da uçağa gittim. istanbul-atina, pegasus.
0
tepedeki psychedelic adam
(21.09.16)
el bagajı boyutu 55x40x23 ve 8kg olmalıdır. Türkiyede ağırlığı pek sallayan yok.bu çantanın boyu 62x32x24 . Sokabilirsin de sokamayabilirsin de görevliye bağlı.
0
nuevo
(21.09.16)
Normalde alinmaz ama alirlar.
0
stavro
(21.09.16)
(1)

hey there be there

lonelyman
ne demek bu şimdi ben bir mana veremedim.
ne demek bu şimdi ben bir mana veremedim.
0
lonelyman
(21.09.16)
"Huuuhuu orada ol (yanina gelicem falan)" boyle anladim ama yanlis anlamis da olabilirim.
0
stavro
(21.09.16)
(6)

Firma E-Devlet Şifremi İstiyor Ne Alaka?

arockm
Merhaba araç kiralayacağım firma e devlet şifremi istiyor, vermemek lazım değil mi? SGK'ya bakacakmış vs. Ne yapayım?
Merhaba araç kiralayacağım firma e devlet şifremi istiyor, vermemek lazım değil mi? SGK'ya bakacakmış vs. Ne yapayım?
0
arockm
(21.09.16)
e-devlet şifrenizi kesinlikle kimseye vermeyin.
0
senolll
(21.09.16)
saçmalık. öyle bir şey yok. sgk ya bakmanın başka bin tane yolu var.
0
mahone
(21.09.16)
hayatımda duyduğum en büyük şerefsizlik.

kenar mahalle yerlerinden araç kiralamayın arkadaşlar. bi bakmışsınız paranıza da, banka hesabınıza da konmuşlar.
0
tchuck
(21.09.16)
e devlet sifresi kisiye ozeldir, kimseye vermeyin! arac kiralama sgk'nizi napacakmis ?
0
kamyonsans
(21.09.16)
Bunun hicbir sekilde hakli bir gerekcesi olamaz. Hicbir sekilde e-devlet sifrenizi istememeliler, vermeyin. Sebebi ne olursa olsun. Sgk'ya bakmak icin e-devler sifrenize ihtiyaclari yok, dokumu siz alip verirsiniz kendilerine gerekirse.

Edit: Arac kiralayacagim kismini atlamisim, ben de bir firmaya ise gireceksiniz saniyorum . Oyleyse zaten sacma olurdu da arac kiralayacaginiz yer istiyorsa sacma da degil direkt art niyet.
Sikayette bulunun, vermemekle kalmayin. Hatta tekrar arayip e-devlet sifresini niye istiyorsunuz, vermesem olmaz mi falan diye konuyu acip konusmayi kayda alirim. E-devlet sifremi istediklerini kanitlamak icin.
0
stavro
(21.09.16)
muhtemelen dolandiricilardir.
0
idexo
(21.09.16)
(7)

Forex'te Kazanan Var mı?

aradaki uzaklik
"Yav çok tehlikeli, yav çok batan var" vs. olaylarını geçtikten sonra, bu işe full time mesai harcayıp çalışan, okuyan, uygulayan ve pratik yapan ve sonrasında da (belki 6 ay, belki 1 yıl sonra) yavaş yavaş kazanmaya başlayan birileri var mı çevrenizde?
"Yav çok tehlikeli, yav çok batan var" vs. olaylarını geçtikten sonra, bu işe full time mesai harcayıp çalışan, okuyan, uygulayan ve pratik yapan ve sonrasında da (belki 6 ay, belki 1 yıl sonra) yavaş yavaş kazanmaya başlayan birileri var mı çevrenizde?
0
aradaki uzaklik
(21.09.16)
Ben kazandim. Kazandigim halde biraktim, dusun artik.
Tavsiye mi istiyorsun? Hic bulasma, tavsiyem bu. Yok cok meraklaniyorsan 100usd ile basla, batir ve cik. 100usd kaybetmen canini acitmaz en azindan.

Ayrica full time veri inceleyip analiz falan yapmak zaman kaybindan baska bir sey degil. Araci firmalarin sana onerdikler hemen hemen her sey hikaye. Basit birkac prensiple ilerleyip tonla veri inceleyen adamlardan fazla kazanmak bile mumkun. Ama hep kazanan olmak zor.
0
stavro
(21.09.16)
%15 kazanan var, %85 kaybeden var.
Sen pay biç işte.
0
cakabo
(21.09.16)
İddia oynamakla aynı şey. Kumar seviyorsan oyna. Hevesini almak için stavro nun dediği gibi 100 dolar ile gir batırana kadar devam et.
Yüzlerce kilo altın milyonlarca dolar batıranı gördüm, bizzat biliyorum. Bulaşma.
0
poseidon1
(21.09.16)
Firmaların risk raporlarına göre her 100 kişiden 80-85'i kaybediyor ki bence gerçekten kazananlar 2%'i geçmez. Kime sorsan bulaşma diyor. Forex bence bir okyanus, hava bozuk olduğunda ancak usta sörfçüler bu okyanustan sağ çıkabilir.

Kendine sadece bir enstruman belirle mesela USDTRY veya Brent Petrol ya da Altın, bunlar üzerinde çalış ve uzmanlaşmaya bak ve de sıfır kaldıraçla işlem yap ki paran sıfırlanmasın.

Çevremde yok ama twitterda önceden takip ettiğim biri vardı, yıllık USD bazında 80% kazandığını söylüyordu, arada bunu doğrulamak için ekstre falan da gösteriyordu, geçimini bu işten temin ediyor ve müşterileri vardı. O bile Forex'e gelmeyin s.kerler diyordu.
0
Tutkun
(21.09.16)
Yakın dostum uzmanı bunun. Firmada yönetici falan yani, ortak arkadaşın parasını batırdı :) genelde üç kazanıp beş kaybediyorlar. Büyük oynarsan büyük kazanırsın geyiği her yerde var ama paranın sıfırlanma riski varsa ne gerek var allasen.
0
hasmetizm 2046
(21.09.16)
Abi girmeyin. Ben sağlam kaybettim ama sadece ben değil konuşun şirketinizle zaten girenlerin 80%den fazlası kaybediyor ki bunu bazı şirketler daha düşük gösteriyor.
Ek olarak kaldıraçlı işlemlerde fazlasıyla risk bulunmakta. Doğru karar verseniz bile dalgalanmalarda tüm paranızı kaybedebiliyorsunuz.
0
EXXE01
(21.09.16)
Forex şirketlerinin internet sitelerine gir, orada kazanma kaybetme oranları paylaşılıyor zaten. birz iyimser yazdıklarını farzetsek bile kaybeden oranı ciddi yüksek.
0
poseidon1
(21.09.16)
(4)

kredi kartı şifremi girmeden nasıl parayı çekti?

tamam onu da ben yaptım
bonus kartım var internet ve telefon ile alışverişe kapalı.bugün bir alışveriş yaptım kartı verdim, adam kartı sokup şifre sormadı.pos üzerinde gezdirip geri verdi.nasıl çekti ki parayı? anlayamadım
bonus kartım var internet ve telefon ile alışverişe kapalı.

bugün bir alışveriş yaptım kartı verdim, adam kartı sokup şifre sormadı.

pos üzerinde gezdirip geri verdi.

nasıl çekti ki parayı? anlayamadım
0
tamam onu da ben yaptım
(20.09.16)
50 tl altı ise temassız çekmiştir?
0
sta
(20.09.16)
0
nrmnm
(20.09.16)
temassız çekmiştir. ama ben üst limit 25 tl diye biliyorum belki sonradan 50 tl'ye çıkarmışlardır.
0
ruhen hastayim ben
(20.09.16)
Sifre girmeden cekilebliyor ki zaten. Ama sifresiz cekim yaptiginda senden imza almasi lazim normalde. Normalde oyle cekim yapmamali.
Temassiz cekimden ayri konusuyorum, 50tl'yi gecebilirdi de sifresiz. Ama dokundurup verdigi icin sizinki temassiz cekim.
0
stavro
(20.09.16)
(23)

grip aşısı yaptırıyor musunuz?

shotgunwoman
sb. not: işbu sadece ankettir. yaptırmıyorum çünkü öldrürüyoooaaağ gibi şeyler demeyin plz.
sb.

not: işbu sadece ankettir. yaptırmıyorum çünkü öldrürüyoooaaağ gibi şeyler demeyin plz.
0
shotgunwoman
(20.09.16)
hayır.
0
basond
(20.09.16)
hayır.

Edit: bu arada son 3-4 senedir hiç grip olmadım. Önceden sürekli hastalanırdım ve bağışıklık sistemim çok zayıftı. Şu an canavar gibiyim, kedi sahiplendikten sonra bağışıklık sistemimin tavan yaptığını düşünüyorum :)
0
neferkitty
(20.09.16)
hayır, faydasız hatta zararlı diyorlar bi de ihtiyaç duymuyorum zaten gerek yok aşıya

edit: yaptırmıyorum çünkü öldürüyooooooağ demedim ki, sadece kamuoyunda zararlı olduğu söyleniyor ve ben de sevgili ülkemizde güvenemediğim için tercih etmiyorum ama en önemli sebebim ihtiyaç duymamam zararlı olmasa bile gerek duymuyorum bunu da belirttim.
Ayrıca; vermezsen verme, bize milletimiz yeter,hıh !
0
limoncello
(20.09.16)
Hayır, grip olmuyorum genelde.
0
Adramelekhh
(20.09.16)
diyorlar öyleymiş gibi tevatür tıbbi bilgilere tik vermiyorum. haberiniz olsun. insanlarda algı değişimine neden oluyor sonra. bu yüzden belirttim zaten yukarda.
0
🌸shotgunwoman
(20.09.16)
hayır çünkü iğneden korkuyorum.
(al sana tevatür ^_^)
0
baba jo
(20.09.16)
no. hayvan gibi de grip oluyorum altı ayda bir.
0
devilred
(20.09.16)
Geçen sene yaptırdım hiç hasta olmadım. Ondan önceki sene 7 kere falan olmuştum. Bu sene gene yaptırmam lazım unutmadan
0
hasmetizm 2046
(20.09.16)
Hayır. Ama senede 20 defa falan hastalandığım için yaptırmayı düşünüyorum bu yıl.
0
buff
(20.09.16)
Hayir. Sorumsuzum.
0
stavro
(20.09.16)
son yillarda yaptirmadim ancak 7-8 sene kadar once bir kac yil arka arkaya yaptiriyordum. cok da iyi koruyordu.
0
exlibris
(20.09.16)
Hayır.
0
köstebek kurabiye
(20.09.16)
Ben bi kere vurdurdum. İğne yani.
0
bigbadabum
(20.09.16)
no
0
for day to break
(20.09.16)
Sadece 1 kere çocukken grip aşısı oldum sanırım. Hayatım boyunca da 2-3 kere grip olmuşumdur. Bu sene olmayı düşünüyorum çünkü her türlü pislik ve mikrobun içine düştüm.
0
Lim5
(20.09.16)
Ben geçmişte 3-4 sene kadar her sene yaptırmıştım, faydalı olmuştu, hastalanma sıklığım azalmıştı. En az son 5 yıl ya da daha uzun zamandır aşı olmuyorum ve her nedense artık pek hastalanmıyorum da.
0
mikro patlama
(20.09.16)
Yaptırmıyorum. Geçtiğimiz kış 2-3 kere şiddetli grip geçirdim, bu sene yaptırabilirim.
0
pike
(20.09.16)
en son ne zaman asi oldugumu hatirlamiyorum. allaha emanet yasiyom
0
der meister
(20.09.16)
Son 18 senede bi tek domuz gribi salgininda asi olmustum
0
la noix
(20.09.16)
evet. gribe yakalanmıyorum sayesinde. grip virüsü mutasyona uğramış olsa bile yakalandığınızda çok hafif şekilde atlatılıyor basit bir nezle gibi.

grip virüsü ağır bir virüstür. vücutta tahribatlar bırakır. gözlere bile zararı vardır. korunmaya çalışmak önemli.
0
eski solcu
(20.09.16)
her sene babam yapıyor ben istemesem de. faydasını kesinlikle görüyorum.
0
zawisza
(20.09.16)
hayır +1
0
ruhen hastayim ben
(20.09.16)
İlk kez gecen sene annemin zoruyla yaptirdim. Hic hasta olmadkm. Bu senede yaptiricam
0
matilda
(21.09.16)
(3)

Schengen ispanya

rurouni
shengen vizesine başvurucaz,(ispanya için) hesap olarak vadeli hesabı göstersek problem oluyor mu acaba? daha önce vadesiz hesapta para göstermiştik. üstüne bir de maaş hesabını gösteririrz tabi.daha önce o şekilde başvurup olumlu sonuç alan var mıdır?
shengen vizesine başvurucaz,(ispanya için) hesap olarak vadeli hesabı göstersek problem oluyor mu acaba? daha önce vadesiz hesapta para göstermiştik. üstüne bir de maaş hesabını gösteririrz tabi.

daha önce o şekilde başvurup olumlu sonuç alan var mıdır?
0
rurouni
(20.09.16)
Aktif olarak işleyen bir hesap istiyorlar. Sıkıntı olabilir.

"Banka hesabı: son 3 aya ait dökümü olan son 15 gün içinde işletilmiş imzalı, kaşeli şahsi banka hesabı (10 güne kadar kalınacak seyahatler için 600 Euro veya karşılığı, 10 günden sonra kalınacak her gün için günlük 60 Euro veya karşılığı ek bakiye gerekmektedir)"
www.vfsglobal.com
0
razvan rat
(20.09.16)
Problem olmaz.
Var tabii ki.
0
stavro
(20.09.16)
O hesap sana mı ait? Evet.
İçinde paran var mı? Evet.
İstediğin zaman gidip çekebilir misin? Evet.

O yüzden ne sorun olacak :)
0
eleutheiros
(20.09.16)
(3)

Tarikat işleri

idlsdzdl
Sevgili duyurucular,Bi arkadaşıma -kendi halinde çok dindar olmayan bir kadın arkadaşım- yeni erkek arkadaşı bir tarikat mevzusundan bahsetmiş. Sarımsak şeker tuz zeytini hayatından çıkarıyorsun demiş. Bu hangi tarikat? Böyle bişey var mı? Varsa sebebi, mesnedi nedir? Bi bilen varsa aydınlatsın.
Sevgili duyurucular,
Bi arkadaşıma -kendi halinde çok dindar olmayan bir kadın arkadaşım- yeni erkek arkadaşı bir tarikat mevzusundan bahsetmiş. Sarımsak şeker tuz zeytini hayatından çıkarıyorsun demiş. Bu hangi tarikat? Böyle bişey var mı? Varsa sebebi, mesnedi nedir? Bi bilen varsa aydınlatsın.
0
idlsdzdl
(20.09.16)
Canan Karatay tarikatinin kuzeni.
Saka bir yana tarikatlari az cok tanirim ama boyle bir sey duymadum.
0
stavro
(20.09.16)
şeker tuz zeytin
hayatımda ilk kez duydum bir tarikat için. hatta zeytin Kuran'da da geçer, ilginçmiş orası :) yemeğe de tuzla başlanır genelde, şaşırdım.

Sarımsak genelde perhizlere dahil edilir, kokusundan ötürü büyük ihtimalle.
0
fakyoras
(20.09.16)
@stavro güldürdün :)

Ben de hiç duymadım. Muhtemelen biri veya her ikisi olayı çok yanlış anlamış. Tarikatlerde giyim, davranış ve zikir üzerine dersler, kurallar olur.


.
0
kartallar yuksek ucar
(20.09.16)
(14)

Bu olay Turkiye'de olsa, Turk kadininin tepkisi ne olurdu?

bollocks44
Oncelikle amacim tartisma baslatmak, Turk kadinina sallamak falan degil. Sadece ne tepki verirlerdi, kadinsaniz ne tepki verirdiniz onu ogrenmek. Ona gore yorum yazarsaniz sevinirim.https://i.redd.it/zd3pupvj1lmx.gif
Oncelikle amacim tartisma baslatmak, Turk kadinina sallamak falan degil. Sadece ne tepki verirlerdi, kadinsaniz ne tepki verirdiniz onu ogrenmek. Ona gore yorum yazarsaniz sevinirim.

i.redd.it
0
bollocks44
(20.09.16)
ayy ben bazen bisikletle giderken cok yoruluyorum motorlu kadin yada erkek suruculere "beni de gotur gittigin yere" sarkisini soyluyorum arkalarindan.

coyote +1

edit: yalniz bu soruyu tr yi dusunerek cevaplamadim ben tr de yasamadigim icin :D
0
fıytfıyt
(20.09.16)
Bu geçenlerdeki aynalı "arkanda dünyanın en güzel kızı var" denemesine benziyor. Olmuyor işte, zorlamamak lazım. Elini tutmayı bırak, merkezden uzak bir yerde öyle yürürken arkadan motorlu biri gelse laf atmasın taciz etmesin diye dua eder Türk kızı. Hatta tecavüze uğrayabilir de, yollarda tek dolaştığı için suçlu da çıkabilir. Bi de elini tutsa ohoo, tecavüzcüye tam indirim sebebi.

Ortalama bir Türk kadını maalesef bu şekilde yaşıyor. Paranoyak ve suratsız olmamız da bundan kaynaklı. Keşke başka bir yerde, başka bir zamanda doğsaymışız. O yüzden ben de elini tutmam, hatta direkt kapkaççı muamelesi yaparım.
0
whoosie
(20.09.16)
bir tepki vermezdim ama elimi de uzatmazdım. hayır öyle kibirden vs değil, korkardım. yüzüne tekme yiyen hemcinsimin haberinin dumanı üstünde.. bugün sırf o tekme atan adama benzeyen birini gördüm diye arkama baka baka geldim işe. bu ülke kadını da erkeği de paranoyak yapıyor. Bu ortamda yetişmiş biri olarak yurtdışına yerleşsem bile insanlara tam olarak güvenemeyeceğime eminim
0
eksi sozlugun tatli insani
(20.09.16)
Tirsardim olum zaten oyle seyler oluyor ki yanimdan biri gecince bile tirsiyorum.
0
neira
(20.09.16)
Yabancı biriyle mümkün mertebe fiziksel temas kurmak istemem. Elimi çeker hatta düşürürdüm adamı panikle.
0
petekpare
(20.09.16)
Erkegim.
Turkiye'de olsa elini vermezdi buyuk ihtamlle kimse. Bugun ben kadin olsam ben de vermem ve sonuna kadar da hakliyim.

Bizim kulturde ne kadar cok kadinla yatarsan o kadar prim yapiyorsun, ortamlarda o derece havan oluyor, o derece gipta ediliyor ve o derece kendini iyi hissediyortsun. O yuzden bizim erkek milleti onune gelene salliyor afdersin. Yani sinekten yag cikartmak gibi mi diyeyim, bu deyim pek uymadi ama nerede nefes alan bir disi varsa (bu cevreden biri olur, gittigin kurstan biri olur, isyerine yeri giren kadin olur, musteri firmadan ziyarete gelen genc kiz olur falan) biz turk erkekleri hemen skor arttirabilmek icin yataga atilabilitesini analiz ettigimizden sebep yapisma ihtimalimiz yuksek oluyor. Batida elini verirsin sana guzelce yaklasan motorcu abiye ama burada elini verirsen kolunu kurtaramayabilirsin o yuzden.
Evli barkli da farketmiyor, siz kadinlar her gun onlarca kisi tarafindan dedektorden geciriliyorsunuz guzel ulkemizde. Dunya'nin her yerinde vardir ama yuzdeye bakmak lazim. Bizim erkeklerin %70'i falan dedektor. Sinyal aldigi ya da aldigini sandigi o da olmadi alacagini tahmin ettigi an yapisiyor.
0
stavro
(20.09.16)
Muhtemelen motor o kadar yaklaşsa önce kapkaççı sanıp tırsarım. Elini uzatsa tutmam ama "ulan ne cana yakın insanlar varmış be" diye düşünürüm.
Karşılık vermesem de böyle olaylar hoşuma gider.
Karşılık vermiyorum çünkü insanlara güvenim yok.
0
mutekebbir
(20.09.16)
Başka bir ülkede olsam elimi elbette ki ben de uzatırdım ama Türkiye'de takdir edersiniz ki böyle bir hareket pek sağlıklı sonuçlar doğurmaz ve elimi uzattığım için bana her şey müstehak görülür.
0
fragile lady
(20.09.16)
ben bu gif'i başka bir duyuru için araştırmıştım. bunlar birbirine yabancı insanlar değil yalnız:
www.reddit.com
www.youtube.com
kızın kapüşonlusunun kolunda motosiklet grubunun logosu var.
0
misterturist
(20.09.16)
ben uzatirdim elimi ya. biraz dusunmeden, otomatik tepki olarak yani. arkadasim herhalde diye dusunurum. bir de motosiklet seveni severim, araba olsa uzatmayabilirdim. tehlikeli gelir.
0
jimicik
(20.09.16)
ne tatlı bir şey. keşke biz de yapabiliyor olsak.
fakat yapamayız.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(20.09.16)
yumruk mu geliyor diye kendimi korumaya çalışırdım.
0
yue
(20.09.16)
geçen gün bi çift arkadaşımız boğaziçinden arabayla geçerlerken kızın kolu camın dışında havadaymış. ekipmanlı bir motorcu arkadaş da yanından geçerken eli farkedince muzip bi bro fist yapmak istemiş. tam yumruk teması sağlanacakken arka koltuktaki yolcu birinin yanaştığını farkedip kızı uyarmış, o da panikleyip zipp diye çekmiş elini, motorcunun selamı havada kalmış. kızcağız olayı anlayınca hayli üzülmüş. hatta eşine yetiş şu motorluya bro fist yapıcam demiş ama geçip gitmiş tabi motorcu. bu örnekte arabanın güvenliğinde olan, eşinin yanındaki evli bir kadın söz konusu elbette ama sonuç halen yarı pozitif :)
0
kaichi
(20.09.16)
hemen tutardım. çok eğlenceli görünüyor.
0
jonestown
(20.09.16)
(10)

Muhabbet kuşu serbest bırakılırsa yaşar mı

gonul_isleri
Muhabbet kuşum var bir tane. Yurda geçeceğim için mecburen bakamayacağım artık. Serbest bıraksam doğaya salsam yaşayabilir mi yoksa ölür mü? Kafese hazır yeme alışık sonuçta bunlar. Sahiplendirmek için ilan da girdim ama isteyen olmazsa ne yapayım?şehir: kayserikuş sahiplendirildi
Muhabbet kuşum var bir tane. Yurda geçeceğim için mecburen bakamayacağım artık. Serbest bıraksam doğaya salsam yaşayabilir mi yoksa ölür mü? Kafese hazır yeme alışık sonuçta bunlar. Sahiplendirmek için ilan da girdim ama isteyen olmazsa ne yapayım?
şehir: kayseri
kuş sahiplendirildi
0
gonul_isleri
(20.09.16)
Ölür. Kuş satan yerlere, pet shop'lara bırakabilirsin.
0
himmet dayi
(20.09.16)
yaşamaz, dışarda kesinlikle ölecektir
0
killerbee
(20.09.16)
kesinlikle ölür.
beslenemez bi yere düşer kalır. kedinin biri gelip öldürür.
esnafa söyle ona sahip bulunur. berber bakkal falan alır koyar dükkana.
0
mhcr
(20.09.16)
ya mekanı yaz biri alır koyar evine işte.
0
babilbaligi
(20.09.16)
şehir neresi?
0
kibritsuyu
(20.09.16)
sahibinden.com'da ucretsiz sahiplendirme ilani acabilirsin

edit: zaten oraya ilan verdiysen baska yerlere ilan ver. yalnizca son care olarak goturup bir petshop'a birak.
0
idexo
(20.09.16)
Yasamaz. Ben de sonradan ogrendim. Hayvana iyilik yapayim diye evdeki kusu saldim evdekiler izin vermemesine ragmen.
0
stavro
(20.09.16)
şehir kayseri
0
🌸gonul_isleri
(20.09.16)
facebook'ta muhabbet kuşu yardım sayfasına üye ol. ücretsiz sahiplendirmek istediğini yaz. mutlaka biri çıkacaktır.
0
inspired by a true story
(20.09.16)
sahiplendirdim tamamdır
0
🌸gonul_isleri
(21.09.16)
(2)

Instagram hesabimi gecici olarak kapatmistim, parolayi unuttum acamiyorum

stavro
Normalde Facebook gibi tekrar giris yaptigimda acilacakti ama ben parolayi bilmiyorum, FB ile giris yapiyordum, simdi parola soruyor, hatirlamiyorum. FB ile giris yapmak istedigimde simdi normal kullanici adi ile login yap diyor. Parolayi sifirlamak istedigimde de - muhtemelen hesabi dondurdugum ici
Normalde Facebook gibi tekrar giris yaptigimda acilacakti ama ben parolayi bilmiyorum, FB ile giris yapiyordum, simdi parola soruyor, hatirlamiyorum. FB ile giris yapmak istedigimde simdi normal kullanici adi ile login yap diyor. Parolayi sifirlamak istedigimde de - muhtemelen hesabi dondurdugum icin - bu kullanici adi yok diyor, ayni sekilde mail adresime de.
Nasil kurtarabilirim hesabimi? Bir suru fotograf vardi:)
0
stavro
(20.09.16)
İnstagram kapatılan hesapları yok ediyor (idi). Aynı kullanıcı ismini alamıyor, hesabını tekrar aktif hale getiremiyor, eski paylaşımlarını koruyamıyor (idin). Muhtemelen bunlarda bir değişiklik olmadığı için böyle olmuş. Geçmiş olsun.
0
plajda baretle dolasan muhendis
(21.09.16)
Iptal etmiyor, fotograflari vs. sakliyor. Kurtardim:)
0
🌸stavro
(21.09.16)
(4)

Melatonin kullanan var mi?

stavro
Bunu kullansam basima bir sey gelir mi? Bir de cok cesit var, hangisini alacagimi sasirdim, neye gore karar verecegim, en pahali olani mi alayim?
Bunu kullansam basima bir sey gelir mi? Bir de cok cesit var, hangisini alacagimi sasirdim, neye gore karar verecegim, en pahali olani mi alayim?
0
stavro
(20.09.16)
Ben varım. Başına bir şey gelmez. Türkiye'de sadece Melatonina 3 mg var. Yurtdışındaysan 1 mg'lıklarından al yeter. Melatonina, Nature's Bounty, Nature Made, Espara, GNC iyidir.
0
Lim5
(20.09.16)
Uyumak için alıyorsan, sihirli değnek olmadığını hatırla. Işığı, bilgisayarı, telefonu kapatarak yatman gerekir.
0
plajda baretle dolasan muhendis
(21.09.16)
Ben kullanıyorum arada. 3-5 mg baş ağrısı yapabilir, bulabildiğin en düşük mgyi almaya çalış. 3-5 varsa da kırıp kullanabilirsin.

uykunu getirmiyor ama sanırım daha iyi uyuyorsun.
0
april12th
(21.09.16)
Benim vucut saati alt-ust vaziyette. Alakasiz saatlerde uykum oluyor ama gece uykum gelmiyor. Onun icin kullanacagim.
0
🌸stavro
(21.09.16)
(2)

15F boğaziçi köprüsü beykoz'a gidiş durağı

latte nevermore
merhaba,15F hattı ile beykoza giderken köprüde inip bu otobüse binebilmek için nerede beklemek gerekiyor? boğaz köprüsünden inince merdivenleri indiğimizde kadıköye gidenine binebiliyoruz. ama tam karşısında bir durak olduğunu hatırlamıyorum. bu durak nerededir acaba?teşekkürler
merhaba,

15F hattı ile beykoza giderken köprüde inip bu otobüse binebilmek için nerede beklemek gerekiyor? boğaz köprüsünden inince merdivenleri indiğimizde kadıköye gidenine binebiliyoruz. ama tam karşısında bir durak olduğunu hatırlamıyorum. bu durak nerededir acaba?

teşekkürler
0
latte nevermore
(19.09.16)
Inip koprunun Anadolu hisari tarafina dogru cikiyorsun, boyle virajda bir durak var, orasi.
0
stavro
(19.09.16)
tam karşısında bir durak yok. eskiden, 20m falan aşağısında bir durak vardı ama yol genişletme çalışmaları sırasında kaldırdılar mı ne oldu, tam bilemiyorum. o durak yerinde durmuyorsa beylerbeyi'ne yürümelisin.

edit: durak yerinde duruyor görünen o ki. 18 no.lu köprü durağı.
www.iett.istanbul
0
manuel mandalina
(19.09.16)
(22)

Bu kadina yapilan elestiriler sizce hakli mi haksiz mi?

stavro
http://www.ntv.com.tr/galeri/yasam/italya-guzeline-ecem-uzgor-benzeri-elestiri,exw5ktej8UmkIdFsjc29vg/SX8SWcpFbEODwZvo3CxFkwFikirleri alayim.
www.ntv.com.tr
Fikirleri alayim.
0
stavro
(19.09.16)
Eleştirileri başlatan hortlağa bak bir de birinci seçilen kıza bak, sence hangisi daha güzel?
Ben seçecek olsam birinci seçilen kızı seçerim, eleştiriler hem haksız hem de kıskançlık barındırıyor.
0
xaxxbczczaaxax
(19.09.16)
güzellik yarışması belirli bir kalıp içinde yapılıyor
bence YARIŞMAYI KAZANMAK için uygun vücuda sahip değil.
0
basond
(19.09.16)
Haksız. Kadın muazzam güzel. 42 beden şişman değil balık etidir. Şişman görmemiş gibi konuşuyolar. Gerçekten şişman olanları nası niteliyolar merak ettim. Herhalde insan yerine koymuyolar.
0
yaren
(19.09.16)
Ben elestiren kadinin hangisi olduguna bakmamistim, simdi baktim ve elestiren daha guzel, net.
Ama elestirenin sifatina degil, direkt elestirinin dogru olup olup olmadigina bakiyoruz.
0
🌸stavro
(19.09.16)
Eleştiren kadın doğal bir güzel değil, her tarafı estetik dolu. Dudakları bile şişirilmiş. Birinci seçilen kız ise tamamen doğal.

Makyajını geçtim, yüz etleri çekilmeye başlamış. Makyajı akarsa bir hortlakla karşılabilirsin.
Boşuna dememişler "Güzellik gözün gördüğünün ötesindedir." diye, bu kadının ruhu bile çürümüş.
0
xaxxbczczaaxax
(19.09.16)
Bu kadını kim eleştirmiş bilmiyorum, kusura bakma detaylı incelemedim linki ama bu kadın -benim gözümde- bariz şişman. Tabii buna karşı çıkacak arkadaşlar olacaktır ama ne yazık ki fikrimi paylaşmak istedim ben de. Kadında da erkekte de fit ve hafif kaslı vücuttan hoşlananlardanım ben.
0
köstebek kurabiye
(19.09.16)
kusura bakmayın, güzellik anlayışının 36 bedenle sınırlandırılması zaten başlı başına saçmalık. yapılan eleştiriler haksız. güzellik yarışması adı altında dayatılan tektipleştirme ziyan. bayağı çığır açıcı bir gelişme olmuş, keyifle okudum.
0
evde liyakat kalmamis
(19.09.16)
bu tarz yarismalarin belli gelenek ve kurallari vardir. bugune kadar secilenlere bakarak bu sene kuralin bozulup bozulmadigini da dikkate almak gerek.

fakat son zamanlarda biliyorsunuz "butun kadinlar guzeldir" akimlari var. ister istemez politik dogruculuk yaparak -bu yarismalar bile- yeni topluma ayak uyduruyor olabilirler. meghan trainor'u -ne elle tutulur bir yetenegi ne de guzelligi olmadigi halde- topluma boyle satiyorlar mesela.

burada tartisma konusu "elestirilerin hakliligi"ysa tekrar kurallarin ve bugune kadarki gelenegin incelenmesi lazim.

ben de birinci olan kadinin vucut tipini cekici buldum ve elestiren kadini begenmedim ama yarismanin jurisi olsam kendi begendigimi degil, kural ve gelenege uygun olani tercih ederdim. begendigim sadece beni ilgilendirir.

edit: bir de soyle dusunun. vucut gelistirme yarismalari oluyor. politik dogruculuk yapip gobekli adami secemezsiniz oyle degil mi?
0
idexo
(19.09.16)
"Guzellik anlayisi" denen sey, insanlarin cogunun guzel buldugunun guzel, guzel bulmadigının da guzel degil olarak kabul edilmesi degil midir? Guzellik anlayisi dedigimiz sey senin benim guzellik anlayisimiz degil mi? Yoksa guzellik otoritesinin hukmu mu?
Bana sorarsaniz guzellik otoritesi diye bir sey yok ve kimse guzelligi ozellikle su bedenle bu kiloyla sinirlandirmaya calistigi yok. Biz insanlarin cogu belli bir bedende buyugunu, vucuduna gore belli bir kilodan fazlasini guzel bulmuyoruz gayet dogal olarak, olay bu. Bu beden siniri deginiz sey de kendiliginden olusuyor bana sorarsaniz. Sahsen bana guzel gozukmeyen buyuk bedenlere **hicbir baski altinda kalmadan** "guzel degil cunku cok sisman" diyorum. Ben ve benim gibiler boyle bir kampanya pesinde degil, bize guzel gozukmeyene "guzel degil" diyoruz genelde. Guzellik otoritesi tarafindan kandirildigimi dusunmuyorum.
0
🌸stavro
(19.09.16)
cloud.mail.ru

Alacakaranlık dizisinin bir bölümüdür ve bu konulara değinmiştir.
0
xaxxbczczaaxax
(19.09.16)
skinny fat'li mankenler (kate upton) ve anoreksik modelleri görmekten gına gelmişti, iyi oldu bu.
0
nice tnetennba
(19.09.16)
bence de yarışma beden standartlarına uygun değil, bu güzel değil demek anlamına gelmiyor ama güzellik ve modellik yarışmalarında belli boy ve kilo-beden standardı vardır, bunu karşılamıyorsa katılmaması gerekir, nasıl almışlar hayret. Diğer 2 kız daha güzel, eleştiren kim bilmiyorum
0
limoncello
(19.09.16)
guzellik konusuna gelirsek eger: guzellik dediginiz seyin belli kurallari ve kaideleri var fakat guzel: "seksi" de olabilir, "estetik" de olabilir, "sirin" de olabilir... yani sonu yok. dolayisiyla kisisel bir yonu oldugu kesin bir kere.

ote yandan genel ya da norm olarak incelerseniz bazi ozelliklere sahip kimseler, normal oldugunu kabul ettigimiz herkese "guzel" gelecektir.

bunun genellemelerini duymussunuzdur bir 90 60 90 var mesela.

peki neden? cunku yetiskinler icin konusursak vucudunuz sizin ne kadar "fertil" oldugunuzu ele veriyor.

ya da yanaklarinizin kizarmasi ve/veya dudaklarinizin kizarmasi normalde kanin bu bolgeye toplanmasindan olur ve bilin bakalim erkeklere ne sinyal verir bu kirmiziliklar? tabi ki kadinin uyarildigini gosterir bir cesit "ciftlesmeye hazirlik" belirtisi gibi.

bu yuzden makyaj'in da bir kadini daha cekici yapmasinin sebebi bilincaltinizda "ben uyariliyorum" iluzyonunu yaratmasindandir.

son olarak da "sirin" hayvanlara bakin geneli yavrudur. bir yavrunun yavru oldugunu gosteren bazi emareler vardir. bunlar bize sirin gorunmesine sebep olur. savunmasizdir vs..
0
idexo
(19.09.16)
eleştiren(ler) o kızdan daha beter.
0
limoncello
(19.09.16)
bu kadına şişman diyen net gerizekalıdır benim gözümde.
0
nothing in my way
(19.09.16)
modeller kıyafetleri daha iyi göstersin diye uzun ve zayıf olmaları gerekiyor. kısa, ortalama boydaki bir modelde kıyafet kırışık ya da salık durabilir. aynı şekilde ortalama, kilolu bir model giysiyi kırıştırır, hatta giysiye kendi formunu verir. güzellik yarışmasına katılanlarla modeller aynı şeymiş gibi bir genel düşünce oluştu insanların kafasında. oysaki ortalama boydaki bir insanın uzun bir insandan daha güzel olması daha olası, çünkü ortalama boylarda çok daha fazla insan var.

aynı şey kilo için de geçerli, ama kilo insanın yüzünü ve vücut şeklini değiştirebilir. çarpık bacaklı biri kiloluyken çarpık olmayan bacaklara sahip gibi durabilir. çoğu kilolu kadının memesi olduğundan büyük olur. güzellik yarışmasına katılanların yaş aralığı 18-25. çoğu kişinin 23-25 yaşlarına kadar yüzü oturmaz yüzde bebeksi bir et olur. 18 yaşında yüzü güzel birinin 24 yaşında yüz güzel olmayabilir. varmak istediğim nokta güzellik yarışmasındaki insanlar o anki güzelliklerine göre yarışırlar. bu yüzden belirtilen kilo, yaş boy aralıklarındaki kadınların o anki güzellikleri önemli olan.

bu bir güzellik yarışması olduğu için modeller için yapılan bir yarışma olmadığı için yapılan eleştiriler haksız. eleştirilen kadını güzel bulmadım, 3. olanı da beğenmedim. yolda daha güzel bir sürü kadın görüyorum.
0
cikis yolu
(19.09.16)
aslında bence de güzellik ve modellik yarışması aynı değil ama Türkiyede son 15 yıldır yapılan güzellik yarışması adı altındaki yarışmaya bak ne kadar tipsiz, suratsız uzun boylu ve zayıf kazulet kız var, dereceler hep onlardan çıkıyor. Resmen boya göre seçiyorlar. Şu son dönemde kaç tane gerçekten güzel diyebileceğimiz hem yüzü güzel hem fiziği hoş kız çıktı o yarışmalardan. Sıfır. Çıta gittikçe düştü.
0
limoncello
(19.09.16)
@limoncello, türkiyede güzellik yarışması ve modellik yarışması aynı şeymiş gibi kabul ediliyor. zaten hollanda gibi uzun boylu olmayan bir ülkedeyiz. uzun boylu belli bir yaş aralığında olan kızların kaçı zayıf? hem uzun boylu hem zayıf olan kızlardan kaç tanesi bu yarışmalara başvuruyor? hem uzun boylu hem zayıf hem de bu yarışmaya başvuran kişilerin işlek bir caddeden geçen her boy ve kilodan oluşan kadın topluluğundaki bütün kadınlardan güzel olma olasılığı çok düşük. abd gibi güzellik yarışması ve modellik yarışması ayrımı olan ülkelerde katılımcılar boy, kilo ve yaş olarak daha geniş aralıklarda dolaşıyorlar.
0
cikis yolu
(19.09.16)
sabahtan beri bu kızın fotoğraflarına bakıyorum.

bu kadın. kadın bu. yemişim yapılan eleştirileri. zayıf olacak diye düz erkek poposuna döndürdüler kadın poposunu. meme desen en küçük memeli en iyi sayılacak neredeyse. kadın kıvrımdır. 36 beden, 34 beden diye diye çocuk bedenine sokuldu kadın. hayatım boyunca audrey hepburn tarzı kadınlar bir kere bile ilgimi çekmedi. zaten millete sorsak monica bellucci, salma hayek de obez gibi görülüyordur...

bu kadın son zamanlarda gördüğüm en güzel ve en kadın gibi kadınlardan biri. enfes.
0
mermize
(19.09.16)
kadının fiziğini çok begendim.
yarışmayı kazanabilmek için var olan ' belirli kriterler'kiloyla mı alakalı ki, zannetmiyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(19.09.16)
baktığımda hafif dolgun ve güzel bir kadın görüyorum ben. dolgun olmak güzel olmaya mani değil.

o bu değil de benim asıl merak ettiğim şu: bu güzellik yarışmalarının kime, neye faydası var? sahiden soruyorum, kime, neye faydaları var? ne işe yarıyor burada seçilen insanlar daha sonra? işe yarayana rastladınız mı ya da? güzelse güzel yahu, bana ne.
0
devilred
(19.09.16)
fıstık gibi kadın. eleştiriler gereksiz olmuş.
0
yüzyıllık yalnızlık
(19.09.16)
(16)

telefonlar üzerine

devilred
telefonu telefon ölene dek kullanananlardan mısınız, yoksa bir yeni modelin çıkışını dört gözle bekleyenlerden mi? telefon değiştirme sıklığınızı, nedenlerinizi yazar mısınız? bir de şu bir üst modeli heyecanla bekleyen insanların motivasyonu nereden geliyor acaba?
telefonu telefon ölene dek kullanananlardan mısınız, yoksa bir yeni modelin çıkışını dört gözle bekleyenlerden mi? telefon değiştirme sıklığınızı, nedenlerinizi yazar mısınız?

bir de şu bir üst modeli heyecanla bekleyen insanların motivasyonu nereden geliyor acaba?
0
devilred
(19.09.16)
Şu an aldığım maaşın iki katını alıyor olsaydım yılda 1 tane kesin alırdım. İlk akıllı telefonum 4S'ti. Yurtdışındayken gayet hesaplı olduğu için 5S aldım. Şu an onu kullanıyorum. Muhtemelen bi 5-6 ay içinde ya 6S alırım ya da yurtdışından getirtme imkanım olursa 7 alırım.
0
himmet dayi
(19.09.16)
arasin mesaj atsin(o da whatsapp sadece) bir de spotify i kullanabileyim yeter. marka onemli degil. bozulana kadar kullanirim. diger insanlari ben de anlamiyorum
0
qazaqwsx
(19.09.16)
Telefon ölene, artık kullanma beni diye yalvarana kadar kullananlardanım. Eşyalara çok bağlanıyorum, kolay değiştiremem hiçbir şeyimi. Buzdolabım bozulduğu için yeni dolap aldım mesela, nefret ediyorum ondan, sanki eve düşman girmiş gibi böyle sert sert açıp kapatıyorum falan kapısını.
İlk akıllı telefonumu alalı da çok olmadı. Alınca da pişman oldum çünkü çok da bi numarası yokmuş, boşuna bi sürü para.
0
buff
(19.09.16)
samsung note serisinin her yeni modelini heyecanla bekledim ve çıktığı gün aldım. ihtiyacım olduğundan değil elbet ama merakım var yen teknolojik şeylere. işime yaramayacak da olsa yeni modeldeki yeni bir özellik heyecanlandırıyor beni. mesela note 7'deki iris tarama, kalemindeki çevirme özelliği vs. bu özellikleri çok kullanıyor muyum? hayır ama merak işte. note 8'i heyecanla bekliyorum :D
0
animalman
(19.09.16)
sanırım 7 plus alıcam. aldığım telefonda beni 5-6 sene götürecek büyük ihtimalle. buna benzer bir soru için 6s plus alırım demiştim ama fikrim değişti.
şimdiki telefonum n70. 7-8 sene oldu heralde. her yeni telefon çıkınca alacak kadar param yok.
0
sutlu nescafe
(19.09.16)
Az önce bu konu ile ilgili duyuru açtım, 2. soruyu kendim için yanıtlayayım.
Güzel bir telefonum vardı, nisan ayında bozuldu. Yeni bir telefon almak icap edince bu sefer şansımı IOS'tan yana kullanmak ama en sonuncusunu beklemek istedim. Nisan'dan beri üst modeli dört gözle bekleyen benim. O motivasyonu da şuradan alıyorum: rehbere ( ya da herhangi bir uygulanaya) dokununca yaklaşık 2 dakika bekleyen (gerçekten bu kadar yavaş, abartmıyorum) çok daha eski bir telefon ile idare ediyorum, sabır nedir bu telefonda öğrendim:( bir çok kişinin ikinci gün hiç düşünmeden çöpe atacağı yavaşlıkta bir telefondan kurtulmak güzel bir motivasyon yarattı bende.
0
jamiro
(19.09.16)
ben kontratım 2 senede bir bedava telefon verince değiştiriyorum. yoksahayatta 300-500€ verip değiştirmem.

ayda 15€ veriyorum hatla beraber. şimdi sony m4 aqua verdiler.
0
kurnaz
(19.09.16)
şu ana kadar iki şekilde telefon değiştirdim: ya kullandığım telefon artık eskimekten kullanılamaz hale geldi, ya da bir şekilde elime beleşe yeni model telefon geçti (kampanya, çekiliş, hediye falan), ben de eskisini anneme falan verip onu kullanmaya başladım.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(19.09.16)
Bir üst modeli heyecanla bekliyorlar. Çünkü telefon sürekli yanında gezdirdiğin tek eşya. Bu eşya da eğer çok pahalı, en son model vs. olursa bunu herkese gösterebilirsin ve bununla hava atabilirsin. Kendinde gösterecek kayda değer niteliği olmayan insanlar için bu bir kurtarıcı eşyadır.

Telefonumda ihtiyaç duyduğum şeyler: Arama yapmak, Whatsapp, Navigasyon, Kamera, El feneri. Bunları rahatlıkla sağlayan, çalışan bir telefonum olduğu sürece yenisini almam.
0
hümanist tabutçu
(19.09.16)
bozulana kadar kullanıyorum, son on beş yıl içerisinde 4 kere telefon değiştirdim.
0
evde liyakat kalmamis
(19.09.16)
Telefon olene dek kullananlardanim. Sikligi telefonun omrune gore. Su anki telefonu asiri yavas oldugu icin degistirecegim ama.
Ilk telefonum icine su kacip bozulmustu degistirdim, 2.sini arkadasa gosterek"bak takoz gibi, hicbir sey olmaz buna" diyip firlattinca bozuldu degistirdim, ondan sonrakine kum kacmisti bozudu, ondan sonraki de duruyor.


O insanlarin motivasyonu pazar aksamki maci heyecanla bekleyenlerle ayni.
0
stavro
(19.09.16)
Bu 3. telefonum, ilkini 18 yaşında almıştı babam nokia 6230'du, sene 2004. Sanırım ilkinin canı çıkmıştı da 2009/2010 civarı ikincisini aldım. İkincisini yurtdışında tuvalette unutunca da bunu. 2 senedir kullanıyorum. 12 yılda 3 iyi bir rakam bence.
0
kaymaktutmayansicaksut
(19.09.16)
Yukaridaki arkadaslari goruyor ve arttiriyorum 16 yil icerisinde 3 kez telefon degistirdim..
0
mirandaiam
(19.09.16)
ben 5 senedir samsung x660 diye bir şey kullanıyormuşum. (modelini bilmiyordum, bataryasını çıkarıp şimdi baktım). o sıralar benim telefonum yoktu, arkadaşım yurtdışına giderken bana vermişti bunu. benden önceki mazisini bilmiyorum ama 2005 çıkışlıymış. bataryasını lastikle tutturuyorum. artık tuşları da basmamaya başladı. dışarıda taş falan aranıyorum tuşlarına basmak için. eş-dosttan verelim diyenler oluyor ama gerek yok diyorum. yeni bir işe girersem alırım ama aileden çıkma falan. tuşlarının basmaması sıkıntı yaratır artık. telefonla ilişkim bu düzeyde.

benim de 13 senede 4 tane olmuş. 1'i evden çalınmıştı. 1'ini kırdım. diğeri de herhalde evdekilerle takasa gitmişti, tam hatırlamıyorum.
0
misterturist
(19.09.16)
ölene kadar.
telefonum öldü, ekranı okunamayacak biçimde kırıldı, 6 ay falan oldu, halen kullanıyorum. mahalle baskısına direnebildiğim kadar da kullanıcam.

edit: akıllı telefonların çıkışından çok sonra aldım telefonumu, halen onu kullanıyorum. okulda asistanlar dersten 5 dk önce mail atma adeti geliştirmese daha da almazdım. benim aldığım esnada, çıkmasının üstünden iki yıl geçmiş eski bir modeldi bu arada.
0
manuel mandalina
(19.09.16)
30 yaşımdayım bugüne kadar 3 telefon kullandım.

ilk telefonum ngage idi. 7 sene filan kulladım.

sonra 5800 aldım ama teknoloji çok geçiş dönemindeydi. internete giremez oldum ram yetmedi bi 3 4 yıl onu kullandım. sonra 2012 idi sanırım note2 aldım. hala onu kullanıyorum. daha da 2 sene filan götürür gibi geliyor. belki seneye note7 çok ucuzlarsa alırım fiyat tatmin etmezse almam.
0
ergenpezeveng
(19.09.16)
(12)

bu fıkra komik mi

Sandman
İki adam otururken üç tane yirmi yaşında kız gelir kızları gören adam arkadaşına bu kızlarda neyin nesi diye sorunca adam arkadaşına altmışlık karımı bozdurup üç tane yirmilik aldım
İki adam otururken üç tane yirmi yaşında kız gelir kızları gören adam arkadaşına bu kızlarda neyin nesi diye sorunca adam arkadaşına altmışlık karımı bozdurup üç tane yirmilik aldım
0
Sandman
(19.09.16)
:(
0
siradam
(19.09.16)
kusarak ağladım.
yapma ne olur sormamış ol böyle sorular.
0
basond
(19.09.16)
...
0
jamiro
(19.09.16)
Mantıklı
0
Batuhanolabilir
(19.09.16)
Çok kötü
0
olabilir ya da olmayabilir
(19.09.16)
gülümsedim.
0
doxanikee
(19.09.16)
Olmamis.
0
stavro
(19.09.16)
Abi cok igrenc ya.. Ben, inanilmaz sikindirik fikralara bile gulen ben burda caresiz kaldim.
0
mesudiyeli mesut
(19.09.16)
nasii?
0
vadidekikaktus
(19.09.16)
yemin ediyorum fıkranın komik olmayışına güldüm :)
0
m e b
(06.11.16)
ben güldüm ama sanırım belirtmem gerek, ayarında yapılmış absürt komediye bayılırım
0
tejeve
(06.11.16)
ben eskiden ne zaman bu adamın duyurusunu görsem "öööf" diyodum ama artık çok gülüyorum ya. biranın ilk içişte iğrenç gelmesi ama sonra biraya bayılmak gibi bi şey. ben çok güldüm kardeşim eline sağlık asjfakfla. ne kullandığını özelden yazsana pahalı değilse edinmeye çalışayım
0
der meister
(06.11.16)
(14)

size istediğim kadar soru sorabilir miyim, çok sorarsam kızar mısınız?

for day to break
s.b?
s.b?
0
for day to break
(19.09.16)
Ben kızmam.
0
Adramelekhh
(19.09.16)
sor
0
basond
(19.09.16)
ben çok basitse kızarım.

18 yaşını aşmış adamın bilmesi gerekenler vardır bence.
0
kurnaz
(19.09.16)
başkası olsa belki kızardım ama sana kızmam. hadi yine iyisin.
0
der meister
(19.09.16)
sen sor ama cevap vermeyebiliriz.
0
pembe baytar
(19.09.16)
sor reyiz.
0
dead and broken
(19.09.16)
bana sorabilirsin, salakça sorular sormazsan kızmam. sıkıcı sorular sorarsan kaçarım.
0
evde liyakat kalmamis
(19.09.16)
Kimseye soru yuzunden kizmam:)
0
stavro
(19.09.16)
2,5 yaşındaki oğlum günde en az 250 kez bu ne? diye sorduğu için şerbetliyim, kızmam kimseye soru sorduğu için
0
animalman
(19.09.16)
Her soruyu sorabilirsin ama her soruna cevap alamazsın.
0
yirmisantim
(19.09.16)
Akıl süzgecinden geçmemiş ve ana sayfayı fazlasıyla meşgul eden, ana sayfada nickinin hakim olduğu fazlalıkta soru sorarsan hesap gözümüzde mimlenir.

Edit: te allahım, insan denen varlık binbir çeşit hakikaten.
0
kaymaktutmayansicaksut
(19.09.16)
der meister, sağ ol.

pembe baytar, canın sağ olsun.

kaymaktutmayansicaksut, senin gözünde mimlendiği sürece problem yok.
0
🌸for day to break
(19.09.16)
burda kendini bi bok zannedenler var, boşver sen onları :) sor bacım :)
0
davy_jones77
(19.09.16)
douchebag, kotamı üç versen bile yeterdi ama cömert davranmışın sağ ol.

davy_jones77, ne yapacan idare edeceğiz böyle tipleri de.
0
🌸for day to break
(19.09.16)
(20)

hic evlenmem diyen

basubadelmevt
var mı aramızda benim gibi?Ailem baya baskı yapıyor, istemiyorum yahu kararım kesin.Cocukta istemiorm zati.Siz de nasıl durumlar? Yasım 33 cinsiyet erkek
var mı aramızda benim gibi?Ailem baya baskı yapıyor, istemiyorum yahu kararım kesin.Cocukta istemiorm zati.Siz de nasıl durumlar? Yasım 33 cinsiyet erkek
0
basubadelmevt
(19.09.16)
evlenmem demiyorum da beni alan olmaz o yüzden evlenemem diye düşünüp ona göre gelecek planı yapıyorum. bu sayılır mı (32 yaş erkek)
0
genc irisi
(19.09.16)
32 erkek, karşı değilim ama düşüncem evlenilcek doğru insanı katiyen bulamıyacağım şeklinde. bi kere buldum demiştim 3 4 sene devam ettik tam evlenicekken ayrıldık, hayatta 2 . kez bulunabileceğine katiyen inanmıyorum.
0
killerbee
(19.09.16)
ben evlenmem demedim hiç illa evlenmem gerek de demedim.
Hayat buluşturdu yollarımızı sevdik birbirimizi evlendik.
Çok mutluyuz.

33 erkek.
0
basond
(19.09.16)
ben de istemiyorum. çocuk da istemiyorum, o yüzden bence de bir anlamı yok. kurum olarak bir fonksiyonunu göremiyorum.
0
nilmiye
(19.09.16)
kısa vadede böyle bir planım yok demeyi tercih ediyorum. Hiç evlenmem çok iddialı bir cümle, hayat insanı nereye götürür bilinmez. Aileden şaka yollu baskı oluyor tabi ama gülüp geçiyoruz hep beraber. 32e
0
dostlarorkestrasi
(19.09.16)
bu ülkede evlenmek çocuk yapmak hiç içimden gelmiyor, trafik bile çekilmiyor ki..
0
redeath
(19.09.16)
7 yıllık ilişkinin bitmesiyle dikiş tutturamamış bir şekilde yaşadım. ve 3 yıl gibi bir süre herhalde evlenemem artık diyerek dolandım durdum. Son 2 yıldır ise yeğenimin hayatımıza girmesi sonucunda evliliğe bakış açım değişti sayılır ama uygun insanı bulamadım henüz. bulursam neden olmasın (34 erkek)
0
Abraxass
(19.09.16)
ben de bekarım yaş 32
zaman feci geçiyor.
evlenmem demiyorum da zaman geçtikçe daha zor.
0
lonelyman
(19.09.16)
30 yaş üstü bekar erkek veritabanı gibi olmuş cevaplar :) asla evlenmem demiyorum ama çok zor bulurum gibi geliyor çünkü evlilik zor ve korkutucu. muhtemelen ben de belli bir yaşı geçersem evlenmeyeceğim diye düşünmeye başlarım.
26 k

gerçekten istemiyorsan aile baskısının önemi yok. onlar da anlayacaklar bir noktada kararlı olduğunu.
0
ofelia
(19.09.16)
asla evlenmıycem ve asla çocugum olmayacak, erkek, 35.. sebebi uzun bosver, ama yalnız değilsin.
0
alttaraf
(19.09.16)
evlenebileceğim ilişkiler yaşadım, bi sebeple olmadı bitti, çocuk yapmaya ise 30 yaşıma kadar belki olabilir diye bakıyordum ama 30 dan sonra tamamen vazgeçtim. artık evlenmek isteyeceğim biri ile karşılaşacağımı düşünmüyorum. bu yaştan sonra çocuk yapmayı asla düşünmüyorum. evlat edinme konusunu duruma göre değerlendirebilirim belki. 35,k.
0
hypathia
(19.09.16)
Var, her seyi geciyorum; ayni insanla hayatimin sonuna kadar beraber olma dusuncesi korkunc geliyor bana,. Kendime bile katlanamiyorum bazen amk, birak baslasini. Bebek, cocuk falan da hic sevmem ayrica.

29 ergeg.
0
mirandaiam
(19.09.16)
26 erkek. Diyorum.
0
brad pitt
(19.09.16)
29e. Asla evlenmem demiyorum ama büyük olasılıkla evlenmeyeceğim, gidişat o.

Fakaaat asla çocuk sahibi olmam, bunda kararımın değişmeyeceğinden eminim. Bana göre değil.
0
eloharp
(19.09.16)
26 erkek, bursada yaşıyorum, boğa burcuyum. demiyorum. hayatımı adayacağım hanım hanımcık bir kız arıyorum. tercihen ekşi duyuru hanımlarını çok cana yakın buluyorum.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(19.09.16)
"hiç evlenmem" demeyi de en az "evlenmek istiyorum" demek kadar saçma buluyorum. insan en azından "o"nunla evlenmek istiyorum" falan demeli. yani evliliğin kendisini özne haline getirmek olmaz. o en fazla araçtır. o aracın kullanımı için gerekli koşullar bir araya gelmişse neden olmasın? diyorum.
0
matrix
(20.09.16)
yaşım 25 cins makinacı erkek, evliliğin kıyısından iki tarafın kafa uyuşmazlığı temeliyle kıyısından döndük. tek çocuk olduğum için kafam bağımsız ve yalnız hareket etmeyi seviyorum, belki "bencil"im. bu nedenle pek evleneceğimi sanmıyorum yani "çeken olmaz" beni pratik hayatta, benim de tahammül çok üst düzey değil zaten.

ayrıca sevgililik - arkadaşlık gibi ilişki kavramlarını karıştırmaktayım ve anlamlandıramamaktayım.
0
rain when i die
(20.09.16)
Evlenince usanırım diye korkuyorum. Öyle kafanızda canlandırdığınız usanma durumu değil. Aşkın ölmesi dedikleri şey. Sevgi devam ederse ne ala. Ama bir yere kadar da değil mi o? Kendime güvenemiyorum. Aldatma meselesi de değil. Tembellik. İstekler karşısında yorulma meseleleri... Erkek, 29.
0
empty man
(20.09.16)
Yaş 35. Zerre kadar istemiyorum ve çocuğa tahammülüm yok lakin çok yoğun duygusal baskı var ailede.
0
arnold schwarzeneger
(21.09.16)
Evlenmem diyen ben varim ama bana baski falan da yapilmiyor, kendi kendime evlenmem diyorum.
0
stavro
(21.09.16)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.