Giriş
(4)

Yöneticinizden şikayetçiyseniz nasıl çözüyorsunuz?

skr1292
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
skr1292
(20.04.24)
Biraz açar mısın? Ne bakımdan sikayetçisin?
0
rock n roll
(20.04.24)
@rock n roll

işleri çok ağırdan alıyor ağırdan aldığı şeyler birkaç dakika içerisinde çözülebilecek şeyler ama istiyor ki defalarca sorayım. kendisini böyle tatmin ediyor galiba. bunun dışında çözüm odaklı biri değil bana şunu şöyle yapma diyor tamam nasıl yapayım diyorum cevap yok. illa ki sorun yaşanmasını bekliyor.

ilk defa yöneticilik yapıyor. ve sanırım daha önce başka birine iş öğretmiş o iş öğrettiği kişi bunun yöneticisi olmuş. o konuda yarası var. bana iş öğretme konusunda pek istekli değil. kendine güveni de pek yok. büyük bir şirkette normal elemanken şu an çalıştığımız yer çok daha küçük bir yer buraya yönetici olarak gelmiş benden önce.

çok doluyum neyse.
0
🌸skr1292
(20.04.24)
Tek cümlelik cevabı yok. Şirket kurumsal mı, değil mi, yöneticinin ağırlığı var mı bir sürü kriter var.

Beni şikayet eden birisi olsa kulağıma bir şekilde gelir, haksızsam gidip bir dahaki sefere bana söyle derim, düzeltmek için yapıcı önlemler alırım, haklıysam ve art niyet gördüysem önce şahsi olarak uyarırım, tekrarında yönetime iletirim ve sonu genellikle pek iyi bitmez.

Bir kaç dakikada çözülecek bir iş olabilir ama belki yöneticinin daha yüksek önceliğe sahip işleri vardır, belki performansınızdan memnun değildir, belki inisiyatif almanız gerekiyordur.

Böyle bir durumda kendinizi korumak için yapılacak şey çok basit, mail atın, whatsapptan yazın, özetle yazılı kanıt oluşturun. "Konuşmamızda ilettiğim gibi" şeklinde başlayıp ne istediğinizi, ne yapılması gerektiğini yazın, ağırdan alıyorsa artık onun problemi, o işi atlayın, başka işe geçin. Bir adım ötesi onun yöneticisini de cc'ye ekleyip yapın. Ondan sonrasını o düşünsün.
0
kimlanbu
(21.04.24)
çok fazla değişken var konuyla ilgili ama en genel geçer cevap "o yöneticinle konuşarak" olur. profesyonel bir dille anlatırsın derdini ona sinir oluyormuş gibi bir dil değil de işini daha iyi yapmaya çalışıyormuş gibi bir dil kullanmak önemli. bu konuşmadan sonra hala değişim olmazsa ve bu gerçekten orayı senin için çalışılmaz seviyeye getiriyorsa mümkünse onun üstündeki veya dengi birine iletirsin durumu. bu riskli bir durum ama o kişinin arkası ne kadar sağlam veya o şirkette bu tarz personel geri dönüşleri nasıl değerlendiriliyor bunları bilmek iyi olur. bu da olmazsa yeni bir işe geçiş yapmayı deneyeceksin artık çözülemeyedebilir yani böyle bir mevzu.
0
semaforo de medianoche
(21.04.24)
(6)

ankara'da güzel restaurant önerileri

semaforo de medianoche
paraya kıyıp süper keyif alarak bir şeyler yemek isteyince gittiğim bazı yerler var. mesela luigi's, stüdyo pizza, chef bros gibi yerler. sıralı kebap da kebapçıların bu seviyesi sanırım orası da uğranacaklar listemde henüz gidemedim. belki bestekar'daki çin lokantası (adını unuttum) da girebilir bu
paraya kıyıp süper keyif alarak bir şeyler yemek isteyince gittiğim bazı yerler var. mesela luigi's, stüdyo pizza, chef bros gibi yerler. sıralı kebap da kebapçıların bu seviyesi sanırım orası da uğranacaklar listemde henüz gidemedim. belki bestekar'daki çin lokantası (adını unuttum) da girebilir bunların arasına diğer seçenekler kadar üst düzey gözükmese de yemeklerinin kalitesi olarak öyle denebilir. başka var mı önerebileceğiniz bu seviyede güzel yerler alternatif sayısını biraz arttırmak istiyorum.

not: ben çayyolu, ümitköy taraflarına neredeyse hiç gitmiyorum yazdığım yerlerden de göreceğiniz üzere. çankaya, tunalı civarlarını daha çok tercih ediyorum ama oralarda da illaki özel yerler vardır. belki öyle semt bazlı tavsiye vermek daha kolay olur oraları da düşünebilirsiniz tavsiye verirken diye ekleyeyim dedim bunu.
0
semaforo de medianoche
(20.04.24)
Pizza - unica
Tatli - aciktezgah
Pub - cork
Doner - mutlu döner (bim'in yanindaki)
Restoran - goksu
0
mirty
(20.04.24)
afitap meyhane var, çayyolu ve armadada. mezeleri ve etleri inanılmaz güzel. yolun düşerse yağlı kara, kokoreç ve atom muhakkak sipariş et.
0
sarahkerrigan
(20.04.24)
sıralı çok iyi ama alternatifi için köşebaşına da gidebilirsiniz. panora'nın orada.
pizza: unica ve mozz
döner: etyekassap (altınpark civarlarında)
0
mezarstone
(20.04.24)
Balgat ta Gaziantepli Erkan Usta kebapta favorimdir. Kolej de Uygur lokantasi var orasini da begenirim.
0
The_Lollok
(20.04.24)
Atakule'de Pizzeria Alla Torre.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(20.04.24)
unica severim güzeldir, stüdyo pizza biraz daha özel ama bence. chef bros da afitap'tan daha iyi sanki. göksu'ya da gitmişliğim var iyiydi ama tekrar gidecek kadar da gelmedi bana. diğerlerine denk geldikçe bakıcam teşekkürler.
0
🌸semaforo de medianoche
(21.04.24)
(6)

30 yaş üstü karşı cins eski arkadaşları çaya kahveye çağırmak

duyurukullanıcısı
30+ herkesin bir şekilde eşi, sevgili oluyor olmasa bile bir süre sonra oluyor. sevgililik veya evlenme sonrası karşı cins eski arkadaşınızı rahat rahat çaya, kahveye, öğle yemeğine, yeni bir yer denemesine çağırabiliyor musunuz?yoksa biraz mesafe koymaya başlıyor musunuz?
30+ herkesin bir şekilde eşi, sevgili oluyor olmasa bile bir süre sonra oluyor. sevgililik veya evlenme sonrası karşı cins eski arkadaşınızı rahat rahat çaya, kahveye, öğle yemeğine, yeni bir yer denemesine çağırabiliyor musunuz?

yoksa biraz mesafe koymaya başlıyor musunuz?
0
duyurukullanıcısı
(20.04.24)
Eşi ya da uzun süreli sevgilisi varsa davetimi çift olarak yapıyorum.
İş arkadaşı falan gibi düzenli görüştüğüm biriyse o zaman hani eşini de çağırabilirsin demeden plan yaparım ama yine karşı tarafa eşini de dahil etme özgürlüğünü vermiş olurum.

Eğer yalnız biriyse tabi ki yapıyorum plan. Ne olacak.
0
zimbirik
(20.04.24)
aramdaki iletişime bağlı. o kişiyle bire bir olarak yakın bir dostluğum, paylaşımlarım olmuşsa normal plan yapabilirim -o kişi de eşini/sevgilisini yanında getirmek isteyebilir bazen-. ne kadar yakın bir geçmişimiz olursa olsun çok da sık yapamam bunu ama arada bir belki. içimden gelmez yani. ancak o kadar da özel bir muhabbettim olmadıysa zaten çağırmam ama illa çağıracaksam da tek başına çağırmaya utanırdım herhalde.
0
semaforo de medianoche
(20.04.24)
Evlilik dinamikleri çok farklı, erkeğim, eşimi bir erkek arkadaşıyla dışarı göndermem, gurupça gidebilirler, kız kıza gidebilirler vs.

Sevgiliysen daha gevşek davranabilirsin duruma ve karaktere göre.
0
kimlanbu
(20.04.24)
Evli değilim fakat benim gözlemim de şu:

Evliliğin ilk yıllarının heyecanıyla kendini dışarıya kapayan, arkadaşlıklarını sonlandıran kişiler o insanları ve ortamları tekrar yerinde bulamıyor, bir yaştan sonra yeni arkadaşlıklar ve çevre kurmak da zor

Çiftler sosyal anlamda yanlız kalıyorlar ve birbirlerine sarmaya başlıyorlar
0
grimavi
(20.04.24)
Uzun süredir görüşmüyorsam bir anda çağıramam ama evli ya da sevgilisi olan arkadaşlarımla çay-kahve-içki içiyor. Öğle yemeğinde bir yerlere gidiyoruz. Aynı şekilde kocaları ile de aram iyi olduğu için arkadaşlarım olmadan buluştuklarım var tabii ki. Tamamen evlilik öncesi ilişkiye ve evlendikleri eşlerine bağlı bence.
0
nawar
(20.04.24)
sevgilileri ya da esleri bana uygun insanlarsa zaten onlari daha cok seviyor oluyorum flgkh o yüzden cift olarak cagiririm. gelmezlerse de ok. sevgililerinden hoslanmadiysam ikisine de mesafe koyarim cünkü tekli plan yapmam ve cift olarak da onlari hic cekemem.
0
robert bosch
(20.04.24)
(8)

power bi pro'da rapor publish etmek

semaforo de medianoche
şirketçe power bi'a geçme hazırlığında olduğumuz için yeniyiz kurcalaya kurcalaya çözmeye çalışıyoruz bazı kısımları. şöyle bir derdimiz oldu bir departmanla ilgili raporları paylaşmak için o departmana özel yeni bir workspace oluşturduk. o departmanın çalışanlarına o workspace'de yetki verdik. ardı
şirketçe power bi'a geçme hazırlığında olduğumuz için yeniyiz kurcalaya kurcalaya çözmeye çalışıyoruz bazı kısımları. şöyle bir derdimiz oldu bir departmanla ilgili raporları paylaşmak için o departmana özel yeni bir workspace oluşturduk. o departmanın çalışanlarına o workspace'de yetki verdik. ardından oraya publish ettik raporu. ancak biz istiyoruz ki o workspace'deki yetkili kullanıcılar kolay bir şekilde paylaşılan raporu desktop uygulamasında açabilsin. desktopta ve web service kısmında paylaşılan raporlara ait bir klasörleme olsun vs. mesela one drive'da paylaşılan excel'i direkt uygulaamda aç diyerek açabiliyorlar ama burada indirmek gerekiyor. ve esas sıkıntı şu indirip değişiklik yaparsa tekrar aynı adda publish etmesine izin vermiyor. raporu güncellemek isteyecekler belki o departmanın çalışanları ama bunu nasıl yapacaklar. belki bir republish seçeceği vardır bir yerde onu çok araştırmadık ama son kullanıcıdan bahsediyoruz burada direkt gelmediği için o republish butonu sıkıntı son kullanıcıya mümkün olduğunca az kompleks bir çözüm bulmak lazım çünkü.
0
semaforo de medianoche
(19.04.24)
selamlar, raporu indirip öngördükleri değişiklikleri yapıp republish etcekler, bunun nesi zor onu anlamadım açıkçası. aynı ada sahip olsa bile overwrite'a emin misin diye soruyor pbi sen de evet diyosun ve yenisini eskisiyle değiştiriyor.
0
makarnavodka
(19.04.24)
dün müdürümle birlikte inceledik. overwrite yapmaya çalıştığımızda uyarı verdi aynı isimde bir dosya zaten var ya yeniden yayınlayın ya da dosya adını değiştirin diyerek. ama yeniden yayınlama seçeneği de orada çıkmadı. bugün kendim tekrar denedim replace seçeneği çıktı onu seçince üstüne yazdı direkt. dün neden öyle oldu ki anlayamadım şu an.
0
🌸semaforo de medianoche
(19.04.24)
raporun bağlı olduğu dataset ile ilgili bir hata oluşmuş olabilir, bir rapor publish edildiğinde hem raporu hem de semantik dataseti ayrı ayrı yayınlıyor. dataset'in adında da değişiklik olursa çakışma yaşanabilir.
0
makarnavodka
(19.04.24)
ancak power bi desktopa indirip, tekrar publish edilen seçenekte her zaman birbirlerinin değişikliklerini ezme riski olacak.
0
PoscheN
(19.04.24)
@poschen: sanırım onun için ya ilgili departmanda 1 kişiyi editle görevlendirmek lazım ona olmaz diyorlarsa da direkt web servisten editlemeli gibi bir kural koymak gerekecek sanırım.
0
🌸semaforo de medianoche
(19.04.24)
yaptığınız şey çok riskli çünkü ekipte atıyorum 10 kişi varsa 10 kişi raporu indirip değişiklik yapmasın. herkes birbirinin raporunu ezebilir. ekip bir şey istediyse yetkili kişiye istekle giderler o yetkili değişikleri yapar.

raporları embed ederseniz herkes erişir. sizin çalışanların rapora dosya içerisinden erişmesine gerek yok. ya da raporu powerbi.com üzerinden paylaş dediğinizde mail adreslerine link gider o linkten erişebilirler.

developer tarafına erişmelerine hiç gerek yok. raporu indirmek falan çok anlamsız olur şu durumda.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(19.04.24)
Yanlışlıkla yazdığım mesajı editledim. Kısaca tekrar yazayım.

Kullanıcılar yapacakları değişiklikleri web üzerinden yapabilir. Raporun içinde edite tıklayarak bunu yapabilirler. Bu durumda yeni measurement, column ekleyemezler. Dax formülleri yazamazlar. Yeni veri import edemezler, import edilen tabloların birbiri ile bağlantılarını yapamazlar.

Ne yaparlar? Görsellerin yerini değiştirebilir, yeni görsel ekleyebilir, mevcut görsellerin içerisindeki verileri değiştirebilir, filtreler ekleyebilir, yeni sayfa açabilir, burada yeni bir rapor oluşturabilir vs. Ancak bunların hepsini mevcut veri modeli ile yaparlar.

Kullanıcılar ileri düzey ve yapacakları değişiklikler de ileri düzeyse. Dax, measurement, veri import, data modelling vs yapacaklarsa, bu durumda en uygunu ortak bir admin hesabı açıp, power bi desktoplarda da bu admin hesabı ile giriş yapmaları ve publishi yine bu hesap üzerinden yapmaları olur. Kendi hesaplarından da raporları inceleyebilirler. Ancak tüm geliştirmeler admin üzerinden yapılır.
0
PoscheN
(19.04.24)
@kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili: daha önce başka bir bi toolu kullanıyoduk power bi'a geçtik çünkü eskisi merkeziydi ve fazla admin lisansı almak istersen çok pahalıya geliyordu. ancak diğer departmanlar da raporları kendileri düzenleyebilmek istediği için ondan çıkıp power bi aldık. tam olarak ne kadar değişiklik yapmak istediklerini bilmiyorum henüz orada power bi'dan çok iyi anladığını söyleyen birisi varmış o yüzden developer kısmına da erişmek isteyebilirler. yüzlerce kişi çalışmıyor departmanda max 10 kişilik falan dersek burada görev dağılımı net bir şekilde yapılabilir diye düşünüyorum ezme olmadan 1 kişiyi yetkilendirerek. gene de dosyayı sharepoint'e bağlayıp oradan checkin falan yaptırarak indirtmeyi düşündük onun için de.

@PoscheN: ya aslında bana da çok indirmeye gerek olmayacak gibi geliyor sadece 1 kişi yapar onu yaparsa yukarda yazdığım iyi bildiğini iddia eden kişi o da. desktopta geliştirme işi 1 kişiyle sınırlı kalırsa çok da abartmaya gerek yok mevzuyu ama benim müdür niyeyse herkes indirip düzenleyecek gibi bir düzen kurmaya çalışıyor anlatamadım buna gerek olmayacağını ama projeye benden çok daha hakim olduğu için çok da yüksek tondan iddia etmek istemiyorum ne kadar biraz abarttığını düşünsem de. belki benim bilmediğim ya da gözden kaçırdığım bir nokta olabilir diye.
0
🌸semaforo de medianoche
(20.04.24)
(15)

Duyurunun eski hali

rock n roll
Bir ben mi özledim duyurunun eski halini. Eğlenceliydi, ilginçti. Şimdi çok sönük. Tamam arada saçma şeyler de oluyordu ama genel olarak iyiydi. Sizce?
Bir ben mi özledim duyurunun eski halini. Eğlenceliydi, ilginçti. Şimdi çok sönük. Tamam arada saçma şeyler de oluyordu ama genel olarak iyiydi. Sizce?
0
rock n roll
(14.04.24)
+1
Eskiden cok guzeldi. Simdi cok kekremsi.
0
mor oje
(14.04.24)
Kendini çok akıllı zanneden bir iki tip var her duyurumun altına bitiyorlar. Ben İngilizce bir şey soruyorum mesela, adam İngilizce bilmeyenler de yurtdışına gidiyor, bu ne özgüven diye duyuru açıyor. Sanki işim İngilizce!

mor oje+1
0
Kahvedesu
(14.04.24)
+1
0
nawar
(14.04.24)
eksi sözlük yazarligina bagli olmayan bir hesabim daha var. onda en eski cevabimi 2009'da girmisim :)
13 yasinda kaydolmusum, 15 yildir varim :)
önceden cok goygoy dönüyordu su an daha soru cevap odakli ve daha az cevap var sanki.
0
robert bosch
(14.04.24)
+1
1. duyuruyu yönetenler insanları soğuttular. eskiden her başlıkta bir espri, muhabbet olurdu. ben artık yazasım varsa da yazmıyorum. aptal saptal bahanelerle silecekler çünkü o cevabı biliyorum. alttan üstten reklam fışkırsın, içerik önemli değil.
2. samimiyet dağıldı. yeni hesap almak çok kolay, tek seferlikler, farklı isimle devam edenler, küsüşenler...
3. @robert'in dediği gibi daha cevap odaklı oldu ama cevap vermeye istekli kimse olmayınca ne anlamı kaldı ki...
0
her giriste sifresini unutan adam
(14.04.24)
Duyuru kuralları geçtiğimiz aylarda biraz esnetildi artık her şey silinmiyor, artık herkes üften püften ban yemiyor diye biliyorum.

Bu sebeplerden gidenler yüzünden sönükleşti baya evet. Ama bu ufak değişimden sonra yavaş yavaş geri gelirlerse ne mutlu.
0
ananiyimioguz
(14.04.24)
ben de çok özlüyorum :’) 2012’den beri buradayım ama o zamandan bu yana malesef çok şey değişti. alışkanlıktan her gün mutlaka bir kere girerim ne var ne yol şöyle bi okurum ama eski tadı yok. oysa ki harika bir potansiyel ve çok eğlenceli bir formatı var. kullanıcı alımını açıp biraz reklamı yapılsa belki toparlayabilir.
0
theseachange
(15.04.24)
7 yıldır kullanıyormuşum burayı eskisi mi yenisi mi sayılıyorum bilemiyorum. bence bu sitenin çok büyük potansiyeli var veya vardı mı demeli bilemiyorum. quora dünyada ne biçim kullanılıyor, türkiye'de bir muadili olmamasından ötürü kızlarsoruyor gibi alakasız bir site o talebi karşılamaya çalışıyor kısmen. bu sitenin belki reklamını yapacak, tasarımını, içeriğini geliştirecek bütçesi olmadı hiç ama bir şekilde alttan alta popülerleşip para kazandıracak seviyeye gelecekti ve zorla yatırım yaptırtacaktı kendine. ama sanırım site adminleri biraz fazla koruyucu ve müdahil olduğundan küsüp gidenler oldu şahsen ben de bazen gidiyorum birkaç ay sonra bir sıkıntı anında tekrar uğramaya başlıyorum. ilk girdiğim yıllardaki enerjisini de kaybetti bence de. tekrar kazanır ve daha da gelişir umarım.
0
semaforo de medianoche
(15.04.24)
anlık gelen ifşa geceleri... :Sadge
0
cassey
(15.04.24)
ifşa bile yok. çoğu kişi de değişti.
0
baldan kaymak
(15.04.24)
Yazdigim cevaplar siliniyor. Ben de artik cevap yazmamaya basladim mesela.
0
halk
(15.04.24)
yeni/eski fark etmeksizin son zamanlarda girmesem dahi bence kıymeti hiç bilinmeyen kendine has bir yer burası. en alakasız sorularda dahi bilen birinin çıkması mesela paha biçilemez. aynı zamanda, önceki duyurularına bakıyorsun, bundan 10 yıl önce demek böyle hissediyormuşum bunları merak ediyormuşum diyorsun. güzel bir his
0
KUCO
(15.04.24)
eski dediğimiz en az 7-8 sene ve öncesinden bahsediyoruz sanırım. her telden insan vardı. herkesin bildiği gibi çoğu insan küstürüldü ve banlandı. şu anda ben dahil yazanlar da bilgisini paylaşmak istemiyor. efor sarfetmek istemiyor. buna benzer duyurularda 2-3 satır yazıp geçiyor. ben bilgi sorulan konularda bile evet hayır diye cevap veriyorum. cevap doğru ama açıklama yapmak içimden gelmiyor.
0
gabe h coud
(15.04.24)
Eskiden ozlerdim ama artik hayir. Cevremde cesit cesit bilgili insanlar var, akil danisabilecegim cok kisi olunca buranin eksikligi de pek aranmiyor.

Ha sunu ozluyorum zorlayici sorular. Mesela soru goruyorsun acaba ne diye sen de arastiriyorsun falan sana bi katkisi oluyordu. Simdi oyle sorular yok. Benim oldugunda da ben de sormuyorum gerci.
0
floydian
(15.04.24)
Buluşkalar vardı 2 tanesine katıldım hatta dünyalar güzeli bir hanım arkadaşı hala unutamıyorum öyleliydi. İfşalar vardı çok eğlenirdik, random gülme gibi bir kullanıcı vardı onunla ifşa başlatırdık o da gitti.
0
guitarissimo
(18.04.24)
(2)

İran İsrail arasında neden gerilim arttı

sevilen progressive türkücü
Birisi özet geçebilir mi? Tehdit içinde oldukları bir durum mu vardı?
Birisi özet geçebilir mi? Tehdit içinde oldukları bir durum mu vardı?
0
sevilen progressive türkücü
(14.04.24)
iran filistin'in en önemli açıktan müttefiki başından beri ve israil'in baş düşmanlarından hizbullah'ı da tarihsel olarak besleyen bir ülke. bu yüzden zaten bir gerilim vardı. en son asıl amacının hizbullah'la ilişkiler açısından önemli bir iran generaline suikast düzenlemek olduğu söylenen bir saldırıyla şam'daki iran elçiliğini yerle bir etti aralarında bahsettiğim generalin de olduğu 16 kişiyi öldürdü. iran da buna cevap vericez demişti ve verdi.
0
semaforo de medianoche
(14.04.24)
Şamdaki elçiliğin vurulması +1

Büyük resim olarak da filistin'den sonra sıra iran'a gelecek. Abd ve israil işbirliği ile. Bu kısa vadede olmayacak fakat bunu iran da biliyor
0
grimavi
(14.04.24)
(4)

Haftanın 4 günü çalışma muhabbeti

olimpia
Türkiyede ilk defa büyük bir şirket haftanın 4 günü çalışma sistemine geçmiş, haberini gördüm. Önce 1 yıl deneme yapmışlar başarılı olunca geçmişler. Bu sistem hakkında ne düşünüyorsunuz? Böyle çalışmak ister misiniz, istemez misiniz? Bu sistem Türkiye'de tutar mı?Yen̈i iş değiştirmiş biri olarak gö
Türkiyede ilk defa büyük bir şirket haftanın 4 günü çalışma sistemine geçmiş, haberini gördüm. Önce 1 yıl deneme yapmışlar başarılı olunca geçmişler. Bu sistem hakkında ne düşünüyorsunuz? Böyle çalışmak ister misiniz, istemez misiniz? Bu sistem Türkiye'de tutar mı?

Yen̈i iş değiştirmiş biri olarak görüşlerinizi merak ettim
Az önce okuduğum haberin linki;

www.odatv.com
0
olimpia
(14.04.24)
ben serbest çalışan birisi olarak iş varsa çalışırım. iş yoksa keyfime bakarım. kafasında bir adam olduğum için serbest çalışmaya geçtim. benim alanım buna müsait ama her sektör buna uymaz. zaten mavi yakalı ve fazla mesai ücretli işler için yok sayılmış.

türkiyede yıllık izin kullandırma zamanı komple şirketi kapatıp giden firmalar duymuştum. bir ay sonra tekrar açıyorlardı.
0
phonex
(14.04.24)
Vardiyalı ve fazla mesaili çalışılan yerlerde olmaz. Oralar kapasiteyi sonuna kadar kullanıyorlar.
Bunu yapacak yerler öncesinde şirkette küçültmeye gidebilir hatta.
0
sevilen progressive türkücü
(14.04.24)
kim niye istemesin ki böyle çalışmak? kesmiyorsa 4 gün daha etmek isteyen varsa çalışır gene iş çıkarmak isteyen insana iş mi yok? türkiye'de şimdilik tutmaz belki 20 yıl belki 100 yıl sonra olabilir onu bilemem de yakın gelecekte böyle bir şeyin yaygınlaşma şansı yok daha bizde 9-5 çalışma diye bir şey özel sektörde yok yani avrupalı 5 gün çalışırken de 9-5 çalışıyordu zaten bizde şanslıysan 9-6 değilsen 8-6 çalışılıyor. tek tük startuplar falan çıkar uygular şimdilik. bu zaten bizzat üretimde çalışan işçiler için geçerli olabilecek bir şey değil bu arada dünyanın hiçbir yerinde orası da ayrı.

verim kısmına gelirsek de şirketlerde bazı kritik pozisyonlar dışında zaten aktif iş yapılan süre mesai saati açısından haftada 2 bilemedin 3 iş gününe denk geliyor. işin yoğun olduğu zamanlar da insanlar gerekirse akşam da haftasonu da çalışıyor. yani hiçbir şey kaybettirmez esasında ama patronlar çalışanlarının hayatına ipotek koymayı sevdiği için kolay kolay vazgeçmezler o 1 günden.
0
semaforo de medianoche
(14.04.24)
Türkiye'de tutmaz çünkü Türkiye'de hala maaşı asgariden gösterme, sigorta geç baslatma, maaş geç yatirma, yasal olmayan saatler calistirmak gibi olaylar var. Daha bunlari cozememis ülkede 4 gün olmaz. Olursa belki bazı sirketlerde ki onlarda bu dediğim olaylar zaten yok.

Ben çalışmak isterim çünkü bana göre ideal sistem de o :) belki zamaninda ford'un yaptığı devrim gibi bu da olur bilinmez.
0
logisticsmanager
(14.04.24)
(15)

başka bir dilde yazılan tabelalardan neden rahatsız olunur?

ezkaza
hayatım boyunca bunu anlayamadım. kategorik olarak ingilizce, arapça, rusça veya türkçe tabelalara karşı nötr durumdayım. bir önyargım yok. ancak tabela tarafında tıpkı menülerde olduğu gibi belirli bir standardizasyon getirilmesini destekleyebilirim. örneğin türkçe anadilimiz olduğu için türkçe ola
hayatım boyunca bunu anlayamadım. kategorik olarak ingilizce, arapça, rusça veya türkçe tabelalara karşı nötr durumdayım. bir önyargım yok. ancak tabela tarafında tıpkı menülerde olduğu gibi belirli bir standardizasyon getirilmesini destekleyebilirim. örneğin türkçe anadilimiz olduğu için türkçe olarak ne olduğu belirtilmek koşuluyla diğer başka dillerde de isteyenler tabelasını asabilmeli bence. sonuçta ticari bir işletme bu. ve işletmeci kendi kararını verebilmeli. biraz yeni doğan bebeğe isim koymak gibi düşünüyorum. isteyen istediği ismi koyar. isteyen istediği dilde tabelasını yazar.

diğer yandan özellikle arapça tabelalar konusunda ekstra bir hassasiyet söz konusu iken ingilizce, rusça veya başka dillerdeki tabelalar için bu hassasiyet yok gibi. kendimi bir arapsevici olarak nitelendiremeyeceğim gibi arapça karşıtı olarak da nitelendiremem. bu konuda oldukça şeffafım.
sonuçta türkçe tarih boyunca farklı alfabeler kullanmış bir dil. bugün malesef latin alfabeleriyle yazılan her şey türkçe gibi algılanıyor.

eğer amaç türkçe dilini korumak ise en başta ingilizce tabelalarla mücadele etmek gerekmez mi?
patisseri olmayan pastane veya rent a car olmayan araba kiralama şirketi kalmadı artık çünkü.
ama ingilizce global dil vs diye normalleştirmeyin lütfen. 2 yıl sırbistan'da yaşadım. starbucks tabelası latin harfleriyle yazılmanın dışında kendi dillerindeki okunuşuna göre ve kendi alfabeleriyle de yazılıydı. ingilizce sırbistan'da global değil mi yani şimdi koskoca şirket global markasını tek başına kullanamıyor.
0
ezkaza
(14.04.24)
ingilizce bilmek ve bir şeyleri ingilizce yapmak daha cool geliyor çünkü birçok insana. anadolu'da açılmasa hiçbir şey değişmeyecek üniversitelerde okuyup biosuna bölümünü üniversitesini ingilizce yazanları düşünün mesela. tabela mevzusuyla aynı kökten geliyor.

arapçada ise alfabe latin değil. ayrıca arapça tabeleların birçoğunluğu suriyeli dükkanlarında var. bazı yerlerde kendi mahallelerini kurdukları için neredeyse antipatik geliyor tabi ki tabelaları.

bir de ingilizce bilen ya da ingilizce marka kullanan kişi de yüzde doksan dokuz türk. neyin mücadelesini vereceksin ki? arapça tabelada öyle bir durum yok. mülteci muhabbeti olmasa yabancı tabela indirmenin ben bu kadar yaygın olacağını da düşünmem açıkçası.

benim şahsi fikrim kesinlikle başka alfabe kullanılmaması ve mümkün mertebe hepsinin türkçe olması yönünde.
0
black holes in the sky
(14.04.24)
ingilizce tabelalara dahi sınırlama gelmesi lazım..bunun x sevicilik x düşmanlığıyla alakası yok, tamamen kendimizle alakalı bir durum. tabii halkta bilinç olmadığı gibi bir de buna izin veren yönetici şaklabanlar olduktan sonra hiç umudum yok.
0
gule gule
(14.04.24)
kültür erozyonu dediğimiz durum bu. buradan bana sadece tabela değil, dilin doğru kullanılmaması da geliyor. buradaki amaç kendi kültürünü koruyup kollamak. bunun iktisadi durum için turist için kabul edebilirsiniz. ancak ülkesinde savaş olup maddiyatı sayesinde burada ikamet eden insanlardan böyle bir talep gelirse de verilecek cevap bellidir. "misafir umduğunu değil bulduğunu okumalıdır."
0
phonex
(14.04.24)
aslında olmamak lazım dediğiniz gibi yanında bir yerinde türkçesi de varsa. esnafın bölge şartlarından veya yaptığı işten kaynaklı hedef kitlesi olarak belirlediği bir millet varsa onların diline özgü tabela yapması gayet doğal. ancak şöyle bir şey var bir bölgede farklı dilden tabelaların olması o bölgede o dili kullanan milletten epey bir kişi olduğunun göstergesi. yani rahatsız olunan görünürde tabela gibi ama özünde bu durum oluyor esasında.

hayat tarzı, ideoloji gibi sebeplerden ötürü kendi şehrinde rusların yaşaması rahatsız etmeyip arapların yaşaması edebilir bir kesmi bu da gayet kendi içinde mantığı olan bir durum normal yani. tam tersi araplardan rahatsız olmayıp ruslardan olan bolca insan da var. bunlar kişiye göre değişir ve hepsinin kendine göre sebepleri var. amaç dili korumak değil yani o yüzden ingilizce de global dil olduğundan normal. ayrıca dili korumak da enteresan bir kavram dil canlı ve gelişen bir varlık işte bugün 100 yıl önce kullanılan dil ne kadar farklı geliyorsa bize 100 yıl sonraki türkçe de bugüne göre farklı gelecek muhtemelen beyhude bir çaba.
0
semaforo de medianoche
(14.04.24)
Beni rahatsız etmiyor. Türkçesi belirtildikten sonra isterse Elfçe yazsın. Kültürün böyle şekilci şeylerle korunacak bir şey olduğunu düşünmüyorum, daha kompleks bir olay
0
nundu
(14.04.24)
Bu tip sorular beni çok güldürüyor. Ya dışarıdan aşırı izolesiniz ya da gerçekleri umursamıyorsunuz.
0
sevilen progressive türkücü
(14.04.24)
Eğer ingilizler ülkeye gelip kendi mahallelerini falan yaratmaya baslasaydi belki de dediğiniz daha önemli olurdu.
Ama ben izmir'e geldiğim zaman bazı geçtiğim yerler resmen orta doğu olmuş. Bir sürü arapça tabela falan.
Eğer Türkiye'de arap mahalleleri yaratıyorsak o zaman sorun yok ama amaç bu değilse o zaman sorun var.
Misal al bak şunun aciklanabilir yanı var mi?
www.aykiri.com.tr

Ben de türkücüye katılıyorum yani. Ben iki üç haftalık tatilde bile Türkiye'nin geldiği hali görüyorum ve sonunda birilerinin buna karşı savaş baslatmasi güzel.
Örnek veriyorum Fransa'da da orta doğu, asya vs restoranları var ama isimleri iki isimli oluyor, tabelalar zaten Fransızca. Ben dil koruma konusunda fransiz gibi olmamizi tercih ederim. Misal sizin tepkinizde katıldığım örneklerden biri tobacco shop. Türkiye'de her yer tobacco shop olmuş, kim neresinden uydurduysa. Bunun da duzenlenmesi lazım.
0
logisticsmanager
(14.04.24)
Managerın bahsettiği gibi fransızların tek özendiğim yanı dillerini koruma konusundaki tutumlarıdır. Bizim ülkenin milliyetçisi bile nedense lütfedip diline önem vermez. Sadece dili korumak kültürü korumaya yetmez ama dili korumadan da kültür olmaz.
0
asteriks
(14.04.24)
Çok uzun yazacaktım da üşendim.
@sevilen progressive türkücü +1
demekle yetineyim.
0
Mirket
(14.04.24)
ben hicbiri olmasin istiyorum, o kadar ulke gezdim museum, city centre diye gosteren ingilizce tabela bile yok.
arapca da ise daha fazlasi var.
0
durgunfoton
(14.04.24)
Sevilen progressive turkucu +1
0
Kittie
(14.04.24)
sevilen progressive türkücü +1000
0
ercu cozer
(14.04.24)
İki önerme ile başlıyorum.
* Dil iletişim içindir.
* Tabelalar ticaridir.

Kusura bakmayın, tüccar kime ulaşmak derdinde ise onun dilinde yazar. Oyuncakçının şirin fontlu tabelası çocuğa nasıl hitap ediyorsa araç kiralama şirketi de turiste öyle hitap eder. Fırıncılar fırındır. Bakery değildir. İnadına yazanı göremezsiniz. Ancak pastacılık bize ithal gelmiştir. Haliyle patiseriden Éclair (ekler) almak da tabiidir.

En büyük derdimiz bu olsun. İyi pazarlar.
0
Etanglement
(14.04.24)
Başka dildeki tabelalar kültür istilası çünkü. Turistik bölgelerdeki tabelalar bile bilgilendirici olarak İngilizce alt metinli yapılabilir ama Türkçe olmalı. Bu arada marka adı ile tabela arasındaki ayrımı da yapmak lazım. Marka adlarını da hep yabancı yapmak ezik bir yabancı özentiliği ama verdiğin örnekteki gibi "patisserie" detayı gibi şeylere müdahale edilmeli bence. Yine aynı paragraftaki notunda olduğu gibi yabancı markalar da latin harfleri ile yazılmalı tabii ki.

Marka isimlerine Türkçe dayatamazsın tabii ki ama arapça seçmek isteyen "El Shaarawy Kafe" yazsın. Başka alfabe ile değil. Marka isimlerinde de Türkçe seçenlere teşvik ya da yabancı seçeceklere ekstra yük gelsin. Artık hangisi X'i o dönem daha mutlu edecekse.
0
nawar
(14.04.24)
yanıtlar için teşekkür ederim arkadaşlar,

@sevilen progressive türkücü
ne dışarıdan aşırı izoleyim ne de gerçekleri önemsemeyen bir tipim.
tabelaların hangi dilde olduğu konusuyla ilgilenmek benim dünya görüşümde oldukça gereksiz bir ayrıntı ve salt bu konu üzerinden milletçilik taslamak bana oldukça gülünç geliyor. çünkü milliyetçilik böyle şekilci uygulamalarla değil bu memeleket için katma değer üretmekle veya işini iyi yapmakla ülkeni milletini iyi temsil etmekle çok daha ilgili bir mesele.

tabelalar fransızca olunca ben frankofon bir kültüre sempati duymuyorum. fransızcaya bir hayranlık veya düşmanlık da beslemiyorum. diğer diller için de aynı. bu oldukça gereksiz ve keyfi bir durum çünkü. her dil ve kültür kendi temsilcisi için özeldir. eşimin kardeşinin londra'da bir restoranı var ve ismi türkçe. müşterileri büyük çoğunlukla türkler ve araplar.

tacir hangi kitleye hitap etmek istiyorsa veya bundan da bağımsız hangi alfabeyle hangi dille tabela yazmak istiyorsa yazsın bundan kime ne? gerekli standardizasyonu sağladıktan sonra yazılan dile tepki göstermek bana gerçekten çok gülünç geliyor.

arapça veya başka bir dilde yazılan tabeladan niçin rahatsız olayım ki? arapça tabela asılınca benim türklüğüm niye zarar görsün? ingilizce zaten dilimizi tarumar etmiş maksadın dil ve kültür hassasiyeti olmadığı gayet net burada.

bir süredir alanya'da yaşıyorum burada neredeyse her iş kolunda her yerde rusça tabela görmek mümkün. yani mağazadan restorana ve hatta avukatlık ofisleri bile. ben bundan rahatsız olmuyorum çünkü insanların hedef kitlesi belli. demografi belli. hatta belki mülk sahibi yabancı kendi dilinde tabela asıyor ve burada bir yatırım yapmış oluyor.
bundan bir insan niçin rahatsızlık duyar?
0
🌸ezkaza
(15.04.24)
(5)

yine darbeler hk.

WithWorth
70 muhtırası ve 80 darbesini derin derin işleyen bir çok şiir, roman, dizi, film varken,(örneğin; babam ve oğlum, öyle bir geçer zaman ki, hatırla sevgili, yeni türkü vb. ...)60 darbesinin, 97 muhtırasının neden yok ? (tek tük olan eserleri saymadan ama.)hatta şurada biraz ele alınmış:https://www.ge
70 muhtırası ve 80 darbesini derin derin işleyen bir çok şiir, roman, dizi, film varken,
(örneğin; babam ve oğlum, öyle bir geçer zaman ki, hatırla sevgili, yeni türkü vb. ...)

60 darbesinin, 97 muhtırasının neden yok ? (tek tük olan eserleri saymadan ama.)

hatta şurada biraz ele alınmış:
www.gercekhayat.com.tr

60 ve 97'den yaşananlar üzerinden taraflar bu eserleri çıkarmadı/çıkaramadı ise, gelecek nesillere de bu konuda aktarılacak bir şeyleri yok demek değil mi ?
çünkü 70 ve 80 için yapılan eserler, gelecek nesillere yaşanan duyguları taşıma rolünü üstleniyorlar.
katılıyor musunuz ?
0
WithWorth
(10.04.24)
60 ve 97 sağcıları etkilediği için yok.
70 ve 80 solcuları etkilediği için var.
0
benarrivo
(10.04.24)
bu tarz olaylarla ilgili pozitif bir sanat eseri yapmak biraz riskli yaklaşık 50 yıldır. o yüzden bu tarz eserler acıdan besleniyor ve 80 darbesi toplumun büyük çoğunluğunu etkilemiş darbeyi pozitif bulan kesimler tarafından bile insanlarda yara açtığı kabul edilen bir olay o yüzden onla ilgili yapmak basit. 60 darbesi ise türkiye'yi inkıkap devrimleri öncesine götürmeye çalışan diktatör özentisi bir adamın devrilişiyle ilgili. 80'deki gibi sokaktaki gençlerle değil ülkenin yönetim kadrosuyla ilgileniyor. dolayısıyla 60'la ilgili bir eser yapılacaksa pozitif bir olay olarak anlatması lazım bu da 80'lerden sonra zordu zaten ama malum iktidar yüzünden bugün tamamen imkansız.

97 muhtırasında öyle eserlere konu olacak pek bir malzeme yok zaten ne olacak ki? asılan yok, indirilen yok, çıkarılan yok, işkence yok ülkenin siyasi tarihinde önemli olması ayrı bir şey bir esere konu olabilecek malzemeye sahip olması ayrı bir şey. en fazla belgeseli olur onun. bir de yakın dönem zaten.
0
semaforo de medianoche
(11.04.24)
Halkın duygularına oynamak, algı yaratmak için 60 çok eski, 97 çok yeni.
Ondan olsa gerek.

Son sorduğun iki soru, tarihi tv dizilerinden öğrenen ve senaristi tarihçi sanan, yaratılmak istenen algıya körü körüne inanan, sormayan, sorgulamayan bir kitle için anlamlı olabilir ancak.

Tv. dizilerini 'eser' olarak nitelemen sence de abartı olmamış mı :)
0
Mirket
(11.04.24)
@Mirket hocam görüşlerinize tam katılamıyorum.
Şu sebeple;
Sizin "kitle" olarak nitelediğiniz kesimin, öyle yenilir yutulur bir kesim olmadığını düşünüyorum. Şuan youtube'a rastgele "dizi son bölüm" yazdığımda X dizisi bir haftada 13 milyon izlenmiş. Bu korkunç bir rakam. Diğer diziler de bundan hallice. Yani uzun uzadıya yazmak istemiyorum ama dizi malesef bizim için çok şey ifade ediyor.

Bir de 60 darbesinde sonuçta seçimle gelmiş birisi var. "Asılma" da travmatik bir hadise. O dönemde oy veren kesimin aydınları kitap, şiir vs yazabilirlerdi diye düşünüyorum.
0
🌸WithWorth
(11.04.24)
'kitle' kelimesini daha olumsuz bir tabir kullanmamak için yazdım. Maalesef ki yüzdelerinin çok fazla olması bu gerçekliği değiştirmiyor.

60 ihtilali ile ilgili bir detay da şu:
1980 ihtilaline kadar 1960 ihtilalinin hakkında olumsuz bir yazı yazmak yasaktı. 1980'e kadar 27 Mayıs tarihi Milli Bayram olarak kutlanan bir gündü ve hatta yapıcıları yani Milli Birlik Komite Üyeleri Mecliste tabii senatördü. 80 ihtilalinden sonra ise 60 ihtilali üzerinden çok zaman geçmiş, demode ve hakkında algı yaratacak bir şey yazmaya gerek olmayan bir konu haline geldi.

Bu arada ben bu iki ihtilalin de yapılmasının gerekli olduğu ama sonuçları itibariyle yanlış şekilde yapıldığını düşünen taraftayım.
0
Mirket
(11.04.24)
(5)

karışılıklı yürüşme sonrası bir sonraki aşamaya geç(eme)mek

semaforo de medianoche
hikaye şöyle başladı. anonim bir kız profili twitter'da takip etti beni ben de geri döndüm. sonra bana mesaj atmaya başladı oradan buradan muhabbet etmeye başladık. ben ankara'da yaşıyorum kızın istanbul'da yaşadığını öğrendim. açıkçası aynı şehirde olsak bir date ayarlamaya çalışırdım kızın da iste
hikaye şöyle başladı. anonim bir kız profili twitter'da takip etti beni ben de geri döndüm. sonra bana mesaj atmaya başladı oradan buradan muhabbet etmeye başladık. ben ankara'da yaşıyorum kızın istanbul'da yaşadığını öğrendim. açıkçası aynı şehirde olsak bir date ayarlamaya çalışırdım kızın da istekli tavırlarını görünce ama farklı şehirler olunca hiç sallamadım yazmadım. kız arada bir yazmaya devam etti ama. sık aralıklarla değil de bazen 15 günde 1 bazen ayda 1 falan ve güzel bir muhabbetimiz oluştu. insanlarla frekansı kolay kolay tutan biri değilim ama onunla tuttu. konuşmalarımız keyif veriyordu yani. ben de bazı şeyleri bahane ederek yazmaya başladım buna öylece muhabbetimiz arttı.

bu arada bu kızın küçük bir profili var 40-50 kişi civarı takip ve takip edilen sayısı. ve ara ara üstü kapalı ama bana mesaj veren tarzda tivitler atıyordu. mesela burcumun ne olduğunu biliyor yıldız haritasında benim burcumun çıktığını yazıyor şakayla karışık falan ya da rüyasında ankara'da çok güzel birisiyle date'te olduğunu yazıyor vs. kızın böyle bariz şekilde yürümesini gördükten sonra istanbul'da olduğu için hiç düşünmediğim ilişki işini ufaktan düşünmeye başladım. biraz daha flörtöz konuşmalara girdik falan o muhabbetlerde de biraz ilerledik karşılıklı yürüştük yani. instagram'a da geçtik. ama bir sonraki aşamaya taşımak için napabilirim bunu hiç bilmiyorum.

kalkıp istanbul'a gitmek hiç yüz yüze görüşmediğin biri için çok fazla bir hareket bence onu yapmak istemedim. birbirimizin fotoğraflarını görsek de ve yazışsak da yüz yüze görüşmenin enerjisi farklı belki karşı taraf belki ben hayal kırıklığına uğrayacağız. aynı şehirde olsak kötü date sonrası gider evine normal hayatına devam edersin de başka şehire gitmek çok daha kötü bir etki yaratır bende. ve hala başka şehirdeki biriyle ilişki yaşamak istediğimden emin değilim bu da var. kız henüz üni okuyor ama ilerde ankara'da yaşamak istediğine dair de bir şeyler dedi bana. bir de çok sık konuşmuyoruz. ben zaten genel olarak her gün yazmayı sevmiyorum (aşık olsan severdin demeyin öyle olmuyor bende) karşıdaki kişiden bağımsız bana fazla geliyor. bir de arada 500 km olma durumu olduğundan o da bir frenliyor beni. haftada veya 2 haftada 1 falan konuşuyoruz bazen bir muhabbet 3 gün de sürebiliyor ama genel olarak sıklık az. bir yandan da kız aklımda kaldı. niyeyse benden çok etkilendi gibi böyle böyle aklıma soktu kendini ve konuştukça ben de onu sevdim. sonuç olarak başka şehirde diye hiç bu işle uğraşasım gelmese de sevdiği ve keyifle konuştuğu birisi nadir çıkan birisi olarak çıkanı da sırf başka şehirde diye yok saymak da mantıklı gelmiyor. şimdi ne yapmalıyım sizce?
0
semaforo de medianoche
(09.04.24)
Bence karşıda bir kız yok, fake profil üzerinden oynanan bir oyun.

Kameralı görüştünüz mü?
0
cek
(09.04.24)
Nasıl yani foto görmedin mi hiç?
0
Kahvedesu
(09.04.24)
anonim bir kız profili durup dururken sizleri nasıl takip ediyor abi ya. gerçekten aklım almıyor. nedir bunun formülü :D
0
mr.goodcat
(09.04.24)
internette samimi oldugunuzu sandiginiz her "yürümenin" pesinden gitmeyin abi.

Bana sozlukte yazilan her mesaji ciddiye alsaydim...
0
Yourcousinmarvinberry
(09.04.24)
@kahvedesu: instagram'dan ekleştik yazdım ya, whatsapp falan da var. "birbirimizin fotoğraflarını görsek de" demişim hatta daha ne yazayım.

@cek: daha önce twitter'dan datelerim oldu gerçeği fakei ayırt edebiliyoruz hocam. instagram'dan whatsapp'tan da konuştuk sonra.

@Yourcousinmarvinberry: hocam 18 yaşında değilim ya internetten çok dateim flörtüm oldu sevgilimsi durumlarım bile oldu. "her yürüme"den olsaydı ciddiye alıp burada fikir istemezdim.

@mr.goodcat: 13 yıldır aktif kullanıyorum twitter'ı. hemen her gün tivit atıyorum ilgi alanıma göre insanlarla takipleşiyorum. yıllardır takipleştiğim twitter arkadaşlarım var yani bazen ben birilerini takip ediyorum bazen birileri beni takip ediyor. bazıları erkek bazıları kadın. bu stilde kullanırsan olur yani ama tabi üst düzey olmasına gerek olmasa da fena olmayan bir yazı dilinin olması lazım bir de üstüne bol bol konuşabileceğin bilgili olduğun bir ilgi alanın varsa daha kolay.

@dissendium: fiziksel olarak da tatlı birisi bence beğendim. çok odaklanmadığım için o kısma yazmamış olabilirim de tipi itici gelseydi zaten fikir istemezdim burada. öğrencilik konusunda da kız 3. sınıftı galiba seneye son olması lazım çok detaylı sormadım oraları daha ben mevzuyu pek ciddiye almazken konuşmuştuk bunları.
0
🌸semaforo de medianoche
(10.04.24)
(6)

Site çalışmıyor mu?

Unde bach canim
Çevre ve şehircilik bakanlığının sitesine uzun zamandır giremiyorum.csb.gov.tr sitesi yanında subdomaini olan http://yds.csb.gov.tr/ sitesi de çalışmıyor uzun zamandır. Sorun bende mi yoksa sitede bir sorun mu var?
Çevre ve şehircilik bakanlığının sitesine uzun zamandır giremiyorum.

csb.gov.tr sitesi yanında subdomaini olan yds.csb.gov.tr sitesi de çalışmıyor uzun zamandır. Sorun bende mi yoksa sitede bir sorun mu var?
0
Unde bach canim
(03.04.24)
attığın link sorunsuz açılıyor, fonksiyonları da çalışıyor. giriş yapıp işlem yapmak gibi bişeyler ise onu bilmiyorum, göremedim
0
avatar is back
(03.04.24)
bende de girmedi. İnternet milleni
0
jackyr
(03.04.24)
yurtdisindan denedim acmadi
0
cooperr
(03.04.24)
bakanlığın sitesine girdim attığın linke de girdim. işlem yapmayı falan diyosan bilmem ama girmek ve sayfalarda gezinmek açısından sorun yok. iss: superonline
0
semaforo de medianoche
(03.04.24)
Bende açıldı. Bilgisayardan, chrome kullanarak girdim.
0
akhenaten
(03.04.24)
Yurtdışından ulaşıılamıyor o halde
0
🌸Unde bach canim
(03.04.24)
(16)

İş yerinde arkadaşınız var mı?

skr1292
Var mı yoksa mesafeli mi duruyorsunuz, bunun ayarı nedir?
Var mı yoksa mesafeli mi duruyorsunuz, bunun ayarı nedir?
0
skr1292
(02.04.24)
Bir tane arkadaşım var. Tanışalı çok kısa bir süre oldu ama o kadar sevdik ki birbirimizi artık kardeş olduk.
0
rock n roll
(02.04.24)
Var. Ofiste calisanlarla da müdürlerle de oldukça yakınız(saka, goygoy, genel hayat/aile konusmalari vs). Hiçbir sekilde sorun olmuyor ve çok tatlı bir ofis ortamı var.

Buna ek olarak yakin dediğim iki adet arkadaşım var ama farklı departmanlardalar.
0
logisticsmanager
(02.04.24)
is yerinde "BFF" olmaz, olmamali.
cunku ozel hayat ile is hayatini ayirmak lazim.
0
cooperr
(02.04.24)
Ben hep mesafeliyimdir. Biri işten çıkınca hiç üzülmem onun yerine işe giren kişiyle hemen tanışır işime bakmaya devam ederim, biri işten çıkınca hiç üzülmem hiç duygusal bağ kurmam. Ama belli bir düzeyde muhatap oluyorum tabi ki. Öğle yemeğinde denk gelince hayata dair genel sohbetler ediyorum.
0
turuncu tonlarda
(02.04.24)
3-4 tane var ama işyeri arkadaşı olarak, dışarıda çok çok nadir görüşüyoruz.
0
hrskrs
(02.04.24)
Bir iki kişi hariç herkesle aram iyi. Goygoy sohbet çok eğlenceli geçiyor. 4-5 tanesi ile her hafta mutlaka dışarıya çıkarız.
0
ruhen hastayim ben
(02.04.24)
Arkadaşım yok. İş stresli. Rekabetli, ayak kaydırmalı bir ortam. Söylediğin her eşy aleyhinde delil olarak kullanılıyor. Mesela okuldan beri tanışanlar seni asla aralarına almazlar. Bunun ayarı ellerine koz vermemek.
0
1nisan
(02.04.24)
Dışarıda hicbiriyle görüşmüyorum, benimle yakın olmak istiyorlar ama hep belli bir mesafede tutuyorum. İs arkadasindan, özel hayat arkadaşı olmaz , çok nadir istisnalar hariç.
0
sanguine
(02.04.24)
Eşimle eski işyerimde tanışmıştık, şimdi de arayıp hal hatır sorduğum arkadaşlarım var. Mesafeli olarak arkadaşlıklar kurarım. Bugüne kadar problem yaşamadım.
0
mirty
(02.04.24)
Valla 10 yıldır yeni arkadaşlarımın neredeyse hepi iş yerinden. Çok da güzel arkadaşlıklar edindim. İş yerindekilerden arkadaş olmaz diyenleri hiç anlaymadım o yüzden.
0
synesthesia
(03.04.24)
bir ayarı olması gereken bir şey değil ki bu neden bazı insanlar böyle her olaya satranç gibi stratejist yaklaşıyor merak ediyorum. benim ilk iş yerimde çok yakın arkadaşlarım vardı çünkü birlikte çok güzel bir frekans yakalamıştık. o ekipten bazıları şehir değiştirince koptuk ama kalanları hala en yakın arkadaşlarımdan görüşüyoruz arada. bir sonraki iş yerinde ise hiç arkadaşım yoktu çünkü keyifli bir iletişim kurabileceğim tarzda birisi yoktu. şimdiki iş yerinde de ilk iş yerimdeki gibi çok yakın diyebileceğim seviyede olmasa da iyi arkadaşlarım var dışarda takılıyoruz arada.
0
semaforo de medianoche
(03.04.24)
1 arkadaşım var, mesafeliyim
0
9kuyruklukedi
(03.04.24)
ben 28e, 2 arkadasim var (31k, 35k) hayatimi guzel yapan harika insanlar. her hafta en az 2 gun beraberiz. gecen senelerde haftada 5 gun falan birlikte gecirdigimiz bile oluyordu. raki icmeye de gideriz, konsere de doga yuruyusune de. en son gece 2de aa bu ne sirasiymis diye random bir siraya girdik bilet aldik kendimizi rave'de bulduk.

kiz arkadasimi da hemen kabullendiler ekibimize.

herkes karsi cikmis isyerinden arkadaslara da, gunun 8 saati uzaktan da olsa bu insanlarla calisiyoruz. acikcasi arkadaslarim olmasa bu iste durmazdim ben.
0
aguen
(03.04.24)
Olmasın isterdim ama var. Az sayıda çalışan olunca herkes "arkadaş" olmak zorunda kalıyor. İş çıkışı birlikte yeniyor, içiliyor, planlar yapılıyor. Zorunlu katılıyorum. Keşke mesafeli olsak.
0
gnosis
(03.04.24)
Eski şirketimde çok sağlam arkadaşlarım vardı, hepsiyle hala görüşürüz. Yeni şirketimde hiç yok. Bilinçli olarak uzak duruyorum.
0
gabe h coud
(03.04.24)
en yakın arkadaşlarımdan birisiyle ilk çalıştığım şirkette tanışmıştım. o zamanlar yöneticisiydim. sonradan nikah şahidi bile ben oldum ve hala her gün 1 saat konuşuruz.

sonraki şirketteki arkadaşlarla aramızdaki alt - üst ilişkisi, "arkadaş" olmamızı engelledi ama hala 1-2 ayda bir oturur rakı içeriz.
0
co2s2
(03.04.24)
(7)

tekken'deki bir karakter

semaforo de medianoche
erkek bir karakter, %100 insan mıydı robotik bir tarafı var mıydı tam emin değilim. emin olduğum kısım acayip kaslı kocaman bir göğsü vardı bu karakterin. ellerini göğsüne vurarak başlıyordu zaten dövüşe. göğsüyle rakibine uçtuğu bir saldırısı vardı. tekken 5 ya da 6 olması lazım bir ihtimal 4 de ol
erkek bir karakter, %100 insan mıydı robotik bir tarafı var mıydı tam emin değilim. emin olduğum kısım acayip kaslı kocaman bir göğsü vardı bu karakterin. ellerini göğsüne vurarak başlıyordu zaten dövüşe. göğsüyle rakibine uçtuğu bir saldırısı vardı. tekken 5 ya da 6 olması lazım bir ihtimal 4 de olabilir. hangisi bu karakter ya? karakterlerin görsellerine baktım da tanıdık gelmedi oradan. tekken chest attack falan yazınca da bulamadım.
0
semaforo de medianoche
(30.03.24)
Jack.
0
false pretension
(30.03.24)
@false pretension: bu evet ama dediğim saldırıyı asla bulamadım youtube'da ya. göğsünü şişirip uzaktan atlıyordu rakibe göğsüyle onu biliyor musun? bir sürü farklı versiyonu varmış jack'in o da işi zorlaştırıyor.
0
🌸semaforo de medianoche
(30.03.24)
Gögsüne vurma hareketini yapan karakter Gigas.
0
Yourcousinmarvinberry
(30.03.24)
deranzo1
(30.03.24)
@deranzo1: buna benziyor ama değil sanki. ben göğsüyle çarpıyodum rakibe ya burada ayağıyla eziyor. aduket tarzı ya belli bi hakkı vardı ya da belli bir barı doldurunca mı atıyodun öyle kalmış aklımda ama olmayabilir de. benim hatırladığım o hareketi çok severdim ve kullanma şansım olunca direkt yapıştırırdım.

@Yourcousinmarvinberry: tekken 7'de varmış bu 7 hiç oynamadım. zaten dediğim dövüş başında göğsüne vurma hareketini jack yapıyor o yüzden bahsettiğim karakterin jack olduğu kesin.
0
🌸semaforo de medianoche
(30.03.24)
aradığınız hareket ‘body press’ mi?

tekken.fandom.com
0
the guy from batman
(31.03.24)
@the guy from batman: benim aklımda press gibi değil de göğsüyle vurup ileri doğru uçuruyor rakibi gibi kalmıştı ama en yakını bu. başka da benzeri yok sanırım bu olma ihtimali yüksek o yüzden.
0
🌸semaforo de medianoche
(03.04.24)
(9)

İlk Aracımı Çizdim

french lover
Evet, çokça araba başlığı açıyorum şu sıralar ve korktuğum başıma geldi. Bugün olabilecek en aptalca hatadan dolayı aracımın yan kısmı çizildi.Sizce ne yapmalıyım?Böyle kalsın mı?Sanayiye mi gitmeliyim yoksa yetkili servise mi?Bunun maliyeti ne olur, eskisi gibi olur mu?Araç: Peugeot 408https://hizl
Evet, çokça araba başlığı açıyorum şu sıralar ve korktuğum başıma geldi. Bugün olabilecek en aptalca hatadan dolayı aracımın yan kısmı çizildi.

Sizce ne yapmalıyım?
Böyle kalsın mı?
Sanayiye mi gitmeliyim yoksa yetkili servise mi?
Bunun maliyeti ne olur, eskisi gibi olur mu?

Araç: Peugeot 408


hizliresim.com
hizliresim.com
hizliresim.com
hizliresim.com
0
french lover
(27.03.24)
Elinizi pençe gibi yapın, yukarıdan aşağı kedinin pençe atması gibi o alana tırnaklarınızı sürün. Çiziğin olduğu yer tırnaklarınıza takılmıyorsa vernikte kalmıştır, pasta-cila müdahalesiyle çabucak hallolur. Ama tırnaklarınıza takılıyorsa saca kadar inmiştir. O zaman zımpara, boya ve cila ile düzeltilir. Aracın garantisi devam ediyorsa yetkili servise, garantisi bitmişse sanayiye gidin. Mekanik bir durum olmadığından her iki yerde de yapılacak iş aynı, geçmiş olsun.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(28.03.24)
Boyatmazdim ben olsam. Boyaya cok takiliyor herkes satarken (ben dahil).
Pasta cila vb uygulamalar disinda kalici bir sey yaptirmazdim ben olsam. Biraz caniniz yanacak ama araba bu disarda durdukca olabiliyor boyle seyler. Siz yapmasaniz biri geliyor ciziyor.
Gecmis olsun.
0
mor oje
(28.03.24)
şimdi ben demiştim demek istemiyorum ama Yerimde Olsanız? diye açtıgınız başlıkta yazmıştım. siz acemi olarak en başta bu arabayı alarak hata yaptınız. suv araç acemi için tam bir kabus. hele bir de park alanınız da çetrefilli ve dar. yani acemiliginizi atana kadar bu arabada bu gibi şeyler çok başınıza gelecek. bu da arabanız için her defasında deger kaybı size de stres demek. fotograflardan anlaşıldıgı kadarıyla çizikler derin. yani tırnak geçecek düzeyde. en altta attıgınız foto daha sıkıntılı.
--sanayide düzeltme yapan iyi bir usta bulmalısınız. düzeltebildigini düzeltsin. gerisi macun boya
--böyle kalmamalı. bu araba yagmur görecek o boyanın kalktıgı kısımlardan pas yapar
--bence sanayide iyi bir usta. yetkili servise giderseniz kaskonuzu da bozmak zorunda kalacaksınız.
-- 15 bin civarı tutar. tabiki eskisi gibi olmaz. artık boyalı bir arabanız var.

kişisel görüşüm: yaptırın satın 2. el hatchback bir araba alın. acemiliginizi attıktan sonra yine suv bir araca geri dönersiniz (bu 2. söyleyişim)
0
limonlu eksi
(28.03.24)
Öncelikle geçmiş olsun. Nazarlık olur böyle şeyler.

Öncelikle boyasız göçük düzeltme ile oradaki dalgalanma giderilir. sacda esnama veya kırılma yok gibi duruyor.

sonrasında ilgili bölgeye vernik bile olsa bir rötuş yapılmalı. resimden gördüğüm kadarıyla boyayı kaldırıp metal saca kadar inmiş sanırım. Bu gibi durumlarda hava, yağmur vs etkiler ile paslanma başlayabilir bu daha çok can sıkar.
0
janavarorion
(28.03.24)
fotoğraflardan tam anlaşılmıyor ama galiba sadece çizik değil son fotoya bakarsak ufaktan göçmüş gibi de biraz çizilirken. o göçük kısmını düzeltiyorlar genelde onu düzelttiririm ben olsam onu yaptıktan sonra da çizik için boya gerekirse o işe girmem öyle kalsın derim boyasız hallediliyorsa hallettiririm. yok göçük yok sadece çizikse hiç dokunmam acemiyseniz zaten daha sürtmeler falan olacaktır her seferinde uğraşmaya gerek yok satana kadar idare edersiniz.
0
semaforo de medianoche
(28.03.24)
yukarıdaki arkadaş gibi ben de 408in ilk arabanız olmaması gerektiğini yazmıştım. ciddi birşey değil. bence yaptırın. önceden fotoğrafını. çekerseniz satarken çok sıkıntı olacağını sanmıyorum. ciddi bir durum değil. servis yerine özel iyi servisler oluyor bir fiyat alın.
0
paintov
(28.03.24)
Öncelikle geçmiş olsun. İki parça sanırım. Kaskonuz olmadığını varsayıyorum bazı zts'lerde promosyon olarak mini onarım hakkı oluyor policenize bir bakın ücretli yaptırmak isterseniz fazla bir şey tutmaz iki parça Sadece. Yetkili servis veya autoking benzeri kurumsal firmalarla çalışmanızı tavsiye ederim.
0
doharkoman
(28.03.24)
bunu mini onarımcılar yapar. boyatmaya gerek yok göçük var hafif çekmeyle çekilir.

maliyeti çok önemli değil aracın hasarsızlığını bozmaya gerek yok.

eğer acemiyseniz b segment 2. el araç alıp acemiliğinizi attıktan sonra suva geçin bence.

aile değilseniz şehir içince suv ve jip kullanmak bence çok gereksiz.
0
mikahakkinen
(28.03.24)
boyasız göçük düzeltme+ pasta cila

olduğu kadar, boyatmaya veya kasko bozmaya gerek yok.
0
biravekahve
(28.03.24)
(8)

ofiste giymelik polo yaka t-shirt önerisi

mr.goodcat
marka önerir misiniz? 2-3 yıkamada solmasın mümkünse. bir de çuval gibi olmasın kesim olarak. teşekkürler.
marka önerir misiniz? 2-3 yıkamada solmasın mümkünse. bir de çuval gibi olmasın kesim olarak.

teşekkürler.
0
mr.goodcat
(27.03.24)
mhm
(27.03.24)
exlibris
(27.03.24)
vala poloda benim favorim abercrombie ama tr'de yok galiba.
uspolo denedim ama 3-4 yikamada tur$u oldular o yuzden tavsiye etmiyorum.
0
cooperr
(27.03.24)
Avva, Lufian ya da 1. kalite replika lacoste
0
janavarorion
(27.03.24)
Ralph Lauren ve Lacoste. Ama bu markalarin klasik olanlari. Son zamanlarda yenilik getirmek adina degisik desen ve modellerle de polo tshirt cikartmaya basladilar.
0
sertac akin
(27.03.24)
Tommy ve lacoste. Renk konusunda asla sorun yaşatmıyor avva lufian polo gant hepsinde solma renk atması yaşadım ama lacoste ve tommy’de asla. Oldukça da özen gösterir talimatlara uyarım yıkarım ama sonuç değişmiyor maalesef.
0
odiyus
(27.03.24)
geçen yıl united colors of bennetton'dan almıştım çok güzeldi kalıbı ve dokusu. tek renk aldığıma pişman oldum sonra hala varsa o modelden alınır tekrar. ama para sorun değilse lacoste veya tommy tabi.
0
semaforo de medianoche
(27.03.24)
Esprit
0
nekonustukbiz
(28.03.24)
(9)

tek başına yurt dışı gezisi

semaforo de medianoche
çoğu arkadaşım evli oldu, çift oldu artık o yüzden pek birlikte gidebileceğim biri kalmadı. o yüzden tek başıma bir yurt dışı gezisi yapsam mı 1 haftalık diye düşünmekteyim ama biraz korkutuyor da beni. normalde kendi kendime zaman geçirmeyi de severim aslında ama 1 hafta tek başına gezerek geçirmek
çoğu arkadaşım evli oldu, çift oldu artık o yüzden pek birlikte gidebileceğim biri kalmadı. o yüzden tek başıma bir yurt dışı gezisi yapsam mı 1 haftalık diye düşünmekteyim ama biraz korkutuyor da beni. normalde kendi kendime zaman geçirmeyi de severim aslında ama 1 hafta tek başına gezerek geçirmek için insanı sıkabilecek bir süre gibi geliyor, yurt dışına gidip 3 günde dönmek de olmaz. pek sosyal birisi değilim evden çıkmadan 1 ay da yaşarım tek başıma sorunsuz. ama seyahat işi farklı yani yurt dışına gidince odaya kapanıp film izlemek, oyun oynamak gibi bir şey yapmayacağım için aynı şey değil. hatta çok sosyal olmamak, girişken olmamak dezavantaj da olabilir. ne düşünüyorsunuz bu konuda tavsiyeleriniz var mı?
0
semaforo de medianoche
(27.03.24)
seyahatlerimi çoğunlukla yalnız yapıyorum. çok keyif alıyorum. 5 günden uzun kalmadım yalnızken. 1.5 gün zaten yola gidiyor totalde 3.5 gün kalıyor. merak ettiğiniz bi yere güzel bi planla giderseniz sıkılacak zaman bile olmuyor inanın. denemeden bilemezsiniz.
0
dedim ben sana
(27.03.24)
orada seni kimse tanımayacak ki tek başına gez ,dolaş, yürü,bol bol foto çek, bi yerde otur bir şeyler iç sosyalleşmek zorunda değilsin. Bence yalnız yapılabilecek (interneti ve şarjı olan bir telefon ile) en iyi aktivite turistlik.
0
sanguine mcqaer
(27.03.24)
Çok fazla tek gezgin var zaten kimse seni yadırgamaz kafana göre gezersin mis gibi
0
condom kurşunu
(27.03.24)
tek başına katılabileceğin turlar var ve çoğunlukla genç insanlar katılıyor diye biliyorum bunlara. ben katılmadım ama tek katılan arkadaşlardan duydum isimlerini; roar camp ve başka türlü macera.
0
noxie
(27.03.24)
Ben baya baya sadece yalnız başına gezmeye çıkabiliyorum. Başkasıyla olmuyor tam tersine. Büyük rahatlık.
0
d max
(27.03.24)
aynı dertten muzdaripim aslında. vizem de var gitmek istiyorum ama tek başına yurtdışı korkutucu geliyo :(
0
chanandler bong
(27.03.24)
Gezilerini çoğunlukla tek birisi olarak diğerlerine hak veriyorum.

seyahatlerimi çoğunlukla yalnız yapıyorum. çok keyif alıyorum +1

orada seni kimse tanımayacak ki tek başına gez ,dolaş, yürü,bol bol foto çek, bi yerde otur bir şeyler iç sosyalleşmek zorunda değilsin. Bence yalnız yapılabilecek (interneti ve şarjı olan bir telefon ile) en iyi aktivite turistlik. +1

Çok fazla tek gezgin var zaten kimse seni yadırgamaz kafana göre gezersin mis gibi +1

tek başına katılabileceğin turlar var +1

Ben baya baya sadece yalnız başına gezmeye çıkabiliyorum. Başkasıyla olmuyor tam tersine. Büyük rahatlık. +1

Ben baya baya sadece yalnız başına gezmeye çıkabiliyorum. Başkasıyla olmuyor tam tersine. Büyük rahatlık. +1
0
put it in your appropriate place
(27.03.24)
Tek başına seyahat etmek daha keyiflidir kimseye bağlı olmadan özgürce gezebilirsiniz. Vize istemeyen ucuz balkan turları ile ilk adımı atabilirsiniz.
0
doharkoman
(27.03.24)
kimsenin beni yargılaması, tanıması, yadırgaması umrumda değil zaten o tarzda bazı cevaplar gelmiş birkaç tane de onlara istinaden diyorum. derdim sadece tek başıma 1 hafta gezerken sıkılır mıyımdı. zaten ilk kez yurtdışına çıkmış da olucam zorlar mı beni gibi şeyler işte. maddi açıdan da hatrı sayılacak bir masraf yapılacak işten izin al, tarih ayarla, kalacak yer ayarla, vize ayarla, günlerini planla gibi yorucu işlere girilecek yani öyle aman kötü geçerse nolacak denmelik bir durum yok yılda 1 yapılabilecek bir şey benim için max. acaba birlikte gülüp eğleneceğim o keşif heyecanını birlikte yaşayacağım biri olmamasının eksikliğini çok hisseder miyimdi benim endişem.
0
🌸semaforo de medianoche
(27.03.24)
(5)

80 darbesi hk

WithWorth
Arkadaşlar selam, tarafsız kısa cevaplar verirseniz sevinirim.Youtube videolarına bakıyorum da,1)1997 28 şubat'taki temel sözcükler "laiklik-irtica" ise,1997'de irticai çalışma yapan/muhafazakar insanlar,80 darbesi sağ-sol çatışması döneminde ne yapıyordu ?2)Şuan solcu diye ifade ettiğimizde chp'yi
Arkadaşlar selam, tarafsız kısa cevaplar verirseniz sevinirim.
Youtube videolarına bakıyorum da,

1)
1997 28 şubat'taki temel sözcükler "laiklik-irtica" ise,
1997'de irticai çalışma yapan/muhafazakar insanlar,
80 darbesi sağ-sol çatışması döneminde ne yapıyordu ?

2)
Şuan solcu diye ifade ettiğimizde chp'yi anlıyoruz ama
80 darbesinde solcu denilen kesim chp değil, sosyalist oluşumlar mı oluyor ?
chp o dönemde silahlı olaylarda bulunuyor mu ?

3)
solcular, avrupa'da yükselen genç sosyalist hareketlerin türkiyedeki karşılığı olarak ifade ediliyor, hareketlerinin temel motivasyonu bu imiş.
o zaman ülkücülerin temel motivasyonu ne idi?

4)
eğer 80 darbesi ülkücü-sosyalist mücadelesini bitirmek için yapıldı ise, kamuda baş örtüsü yasağının 80 darbesinden sonra gelmesinin nedeni nedir ? çünkü baş örtüsü bu ülkücü-sosyalist çatışmasında alakasız kalmıyor mu ?

5)
chp sol partinin en yüksek oy alan partisi miydi ? eğer öyle ise sosyaslist gençlere "sakin olun gençler, burada sizi siyaseten biz temsil ediyoruz, silaha gerek yok, oturun" diyemedi mi ?
0
WithWorth
(26.03.24)
1.80de dinciler yani irticai faaliyet yürütenler yer altında gizli takılıyorlardı.
2.chp solcu bir parti değildir. kendini sosyal demokrat olarak tanımlar, ancak solculuğun demokratlığı olmaz solcu soldadır. chpden daha sağcı partiler kurulup cumhuriyeti hedef alınca chp sola kaydı.
3.ülkü? ülkücü diyorsan. onlar o dönem devletin gizli örgütlerine girerek tetikçilik yaptı.
4.80 darbesi için sebep aranıyordu, ülkücü ve sol kesim sebep gösterildi ve yapıldı. amerikan düşmanlığını törpüleme amaçlı bir darbe.
5.sosyalist gençler hiç bir zaman chpyi desteklemedi. emep tkp tip tarzı partilerin uzantılarını desteklediler.
0
mikahakkinen
(26.03.24)
1. O dönemde Laiklik tartışılamaz, tartışılması teklif dahi edilemez bi konuydu. Devlet katında da böyleydi, halkın gözünde de böyle. Yaşam tarzı olarak Dindar kesim Sağ görüşün arasındaydı. Siyasal İslam varsa bile ortada görünmüyordu.

2.CHP solcu değildir. Sağa göre solda kalmıştır. O zamanda öyleydi. Belki Solcu'ları hoş görüyordu diyebiliriz ama toplumsal olaylar partiler dışıydı. Belki MHP dışında partilerin bu konuyla bir ilişkisi yoktu. Onlar o an Cumhurbaşkanını seçememekle meşguldü.

3.Avrupada yükselen bir şey yoktu. Solcular DEV GENÇ, Sonrası DEV YOL, DEV SOL vb yapılanmalarla Komünizmi ve Doğu Bloku'na katılmayı istiyordu. Bürokrasi de halk da ikiye bölünmüşyü. Örneğin Polis teşkilatı POL DER ve POL BİR diye ikiye ayrılmış gibiydi. Solcuysan solcu karakola düşersen çay ısmarlanır, sağcı karakolda güzel bir dayak yerdin.Sağcı grubun motivasyonu ülkeden Komünistleri temizlemekti. Gençsen evden yalnız çıkman pek güvenli değildi. Her an bir grup tarafından durdurulup sorgulanıp karşı görüşteysen dayak yiyebilirdin. Öğrenci yurtları ikiye bölünmüş durumdaydı. Görüşüne uygun yurda kaydolur, ekip halinde gezerdin. Günde birkaç ölümlü haber olurdu. Hemen hemen hiçbir fabrika grevler nedeniyle çalışmaz durumdaydı. İşçi sendikalarının büyük ağırlığı vardı. Sıradan bir işçi Bürokratlar kadar maaş alırdı. Ekonomi çökmüştü. Enflasyon 100 ün üzerine çıkmıştı.

4. O dönemde başörtüsü diye bir sorun yoktu. O dönemin filmlerine bakarsan Şulebaş başörtüsü hiç göremezsin. Yoktu. Bu arada konuya meraklısın madem, Şule Şenler kimdir konusunu detaylı araştır bence. Siyasal İslamı 12 Eylül darbesi ya görmezden geldi ya da küçümsedi. Ve bu tehdit olarak görmeme ile Turgut Özal'ın katkıları büyüyüp güçlenmelerine neden oldu.Pensilvanya'da besleyen dış güçleri de ihmal etmeyelim tabi.

5.CHP solun en yüksek oyu alan partisiydi ama o dönem bürokrasi çok güçlüydü. Siyasilerin söz hakkı yoktu. CHP'nin sol'a birşey söyleyecek gücü yoktu.

Sorularda yok mu? Bu kanlı bölünmüşlüğü bastırmak için yapılan 12 Eylül, ekonomiyi düze çıkarmıştır ki bunu kimse söylemez. Bölünmüşlüğü ortadan kaldırdı. Başlangıçta sola sağa eşit mesafede gibiyken, sonraan Sağ'ı bizim oğlanlar olarak gördü.Bu sağı kayırma en çok siyasal islama yaradı.

Bu cevabı bir ihtimal silerim.
0
Mirket
(26.03.24)
1. 28 Şubat doğrudan dindarları, "siyasal İslamcıları" ve dini sembolleri hedef almıştır bu yüzden tema "laiklik" veya "irtica" minbvalindedir 80 darbesi ise ağırlıklı olarak sağcı ideoloji ve solcu ideoloji arasındaki çatışmadan kaynaklı devlet otoritesindeki boşluk gerekçe gösterilerek yapılmıştır. Muhafazakarlık ile dindarlığı karıştırıyorsunuz sanırım dindar insanları sormak istediniz mesela akıncılar grubu.

2. CHP solcu bir parti değildir sol ideoloji 80 darbesinden sonra büyük oranda yok edildi bugün bu ideolojideki siyasi partiler belki en fazla %1'lik bir kitleyi temsil eder.

3. Milliyetçilik, antikomunism

4."baş örtülü" öğrenci sayısındaki artış ve baş örtüsünün laikliğe karşı siyasi bir simge olduğu düşüncesi.

5. CHP sol düşünceyi temsil eden bir parti değil ayrıca Atatürkçülük solcu bir düşünce değil.
0
doharkoman
(26.03.24)
Bu arada;
Cumhuriyet tarihini anlamak için birkaç mihenk taşı olarak şunlara da bakmak gerekir. Başkaları da vardır da şu an aklıma gelenler:

-Sovyetler Birliği'nin Türkiye den toprak iddiaları, Stalinin Kars ve Ardahan'a Hallenmesi
-Ceketi koysak seçtiririz dönemi
-İngiliz Şövalyesi Sunay'ın Laik okullar hakkındaki düşünceleri ve girişimleri
-Amerikan Barış Gönüllüleri'nin Türkiye faaliyetleri
-Mİ Tin kuruluşunda CI A yardımı mı katkısı mı diyelim
-Şule Şenler
-Deniz Gezmiş ve 71 Muhtırası, sebep sonuç
-Büyük Adana Mitingi
-Bazı kişilerin sahneye çıkışlarındaki benzerlikler
0
Mirket
(26.03.24)
1- kafandaki türkiye siyasi skalasını pek doğru oturtamamışsın sanırım. sağcılar solcular islamcılar diye 3 farklı grup yok islamcılar da sağcı. türkiye sağını alt kırılımlarına ayırırsak oradaki bir grup olarak özelleştirebiliriz ama ana başlık olarak sağın altında. o dönemde hem tsk'nın yapısı ve gücünden hem de ortada şimdiki gibi 20 yıldır algısı bazı konularda değiştirilmiş bir halk olmadığından irticai işler için fazla alan yoktu sadece ama türk-islam falan muhabbeti gene olan bir şey neticede. yani ocakların içinde gerici tipler var. ayrıca en milliyetçilikten uzak islamcının bile baş düşmanı komünisttir yine milliyetçi değil. bu arada şimdi seküler milliyetçilik diye yeni bir akım var ama bu yeni bir olay. gençler arasında yükselse de eskiden böyle bir şey yok dolayısıyla türkiye'nin siyasi kadrolarında karşılığı da yok. bu kesimin sevdiği mansur yavaş'ın mhp'den ayrılırken yazdığı mektuba ya da ümit özdağ'ın bazı eski muhabbetlerine bakarsan veya iyip kadrosundaki bazı isimlerin geçmiş durumlarına, açıklamalarına (mesela istifa eden yavuz ağıralioğlu iyi bir örnek, hatta merak akşener de öyle) bakarsan daha net anlayabilirsin durumu. yani güncel akımı görüp milliyetçi ve siyasal islamcı kesimi çok farklı alakasız insanlar olarak sandığını düşündüğümden diyorum bunu.

2- şu an solcu diye ifade ettiğimizde chp'yi anlamıyor olmamız lazım. ortanın solu diyor chp kendine zaten. o zaman da öyleydi. tabi sol mu sağ mı dersen solda elbet, seçmeni hatta üyeleri arasından silahlı olaylara karışan da vardır belki o şekil.

3- motivasyon kelimesinin anlamını düşünürsek dediğinizden sola motivasyon olmaz en fazla etkileyen sebeplerden biri olabilir. solun motivasyonu sosyalist, komünist devrim olur sağın motivasyonu da solcuları bertaraf edip faşist devlet yönetimi sağlamak.

4- 1'de dediğime geliyor yine tabi ki bugün islamcı dediğimiz kesim de sağın içindeydi ve taraftı. alakasız değil. ama sağcılara karşı yapılmış bir şey de değil bu yasak aslında sadece ülkeyi siyasetsizleştirme çabasının bir parçası. çünkü siyasi simge bir tarafı var olarak görülüyor başörtüsünün.

5- solda sayılıyor chp evet ama öyle dediğim gibi ortanın solu chp sadece. çatışmalardaki kitlenin partisi veya örgütü değil yani o yüzden niye dinlesin çatışanlar. ki o zamanlar ufak görüş ayrılıklarından bile 50 tane fraksiyon oluşup ayrı örgütlenmeler doğuyor dünkü örgütünü dinlemeyecek hale gelen adamlara chp'nin laf etmesi ne alaka? ayrıca 2 taraf kavga ederken 1 tarafa niye siz oturun densin daha iyi öldürülebilmeleri için mi? ya taraflardan biri kazanacaktı ya da 2 tarafı da birlikte susturacaklardı 2.'si oldu. ancak bunu yapanlar da başta 2 tarafı da susturma gibi bir niyet gösterirken sonra daha taraflı oldu ya da tarafını göstermeye başladı demek daha doğru olur belki.
0
semaforo de medianoche
(27.03.24)
(3)

Süper kupa niye geçen sene oynanmadı?

avatar is back
Haziranda lig ve kupa şampiyonları belliydi, haziran sonuna doğru veya hadi olmadı temmuzda vs olması gerekmez miydi? Ne saçmalıktı ki taa aralığa falan uzadı ordan nisan oldu şimdi yine erteleniyor?
Haziranda lig ve kupa şampiyonları belliydi, haziran sonuna doğru veya hadi olmadı temmuzda vs olması gerekmez miydi? Ne saçmalıktı ki taa aralığa falan uzadı ordan nisan oldu şimdi yine erteleniyor?
0
avatar is back
(20.03.24)
Arabistan'da oynatmak istediler o yüzden yaz ayları olamazdı. 2023 yılı içerisinde oynatmak gerekiyordu o yüzden 29 Aralık yaptılar. forma bayrak krizinden dolayı 2024 e sarktı.
0
skr1292
(20.03.24)
normalde ağustos'ta lig başlamadan 1 hafta önce oynanır süper kupa ancak o dönem 2 takımın da avrupa ön elemeleri olduğu için lig ortasına ertelediler. sonrası da malum.
0
semaforo de medianoche
(20.03.24)
fenerbahçe tüm transferlerini yapmış, takım form tutmuş, avrupada turları atlıyordu. tüm maçları farklı kazanıp yenilmezlik serisi vardı.
o sırada galatasaray daha transferlerini tamamlamamıştı, takım daha form tutamamış, icardi daha tatilden dönmemişti.
0
my fault
(20.03.24)
(3)

Ev için TV- OLED?

kojonotsuki
Eve TV alacağım. Çok fazla marka-model var. ama marka LG gideyim dedim. ürün olarak da OLED.https://www.hepsiburada.com/lg-oled55c34la-55-139-ekran-uydu-alicili-4k-ultra-hd-webos-smart-led-tv-p-HBCV00004EPWNJhttps://www.hepsiburada.com/lg-oled55cs3va-55-139-ekran-uydu-alicili-4k-ultra-hd-webos-smart
Eve TV alacağım. Çok fazla marka-model var. ama marka LG gideyim dedim. ürün olarak da OLED.

www.hepsiburada.com

www.hepsiburada.com

bu iki ürün arasında ne fark var bilen var mı? biri c3 modeli, diğeri cs3.

1- lg oled tavsiye eder misiniz?
2- salon çok büyük değil. ona rağmen 65 inch alsam mı diye düşünüyorum. ne dersiniz?
0
kojonotsuki
(17.03.24)
Geçen ay tv aldım, ama lg değil de samsung. O yüzden 1. maddeyi atlıyorum, ama OLED güzel teknoloji, baya farkediyor LED ekrana göre.

Benim salon 30 m^2, tv'ye koltuğun uzaklığı 4 metre. Herkes 65" çok büyük olur falan demişti ama tam kararında bence. Hatta 75" alacaktım da OLED yoktu o boyutta, o yüzden 65" aldım. Bence aradaki mesafe 3 metre üstüyse 55 alma.
0
plutongezegendegilmi
(17.03.24)
youtube'da karşılaştırmasını arat istiyorsan. ben daha önce bakmıştım c2 ve cs farkına gözlerini kısıp 53 derecelik bir açıyla çok dikkatli baktığın zaman falan hissedeceğin farklar var sadece. ucuzunu almak mantıklı bence o yüzden cs almıştım. esas hissedilen fark oled'le 4k uhd'yi kıyaslandığında yaşanıyor aynı ekran teknolojisi kategorisi içinde o kadar ciddi farklar olduğunu düşünmüyorum.

başka bir oled kullanmadım ama lg ya da samsung'dan şaşmak pek doğru değil olanakların çok kısıtlı değilse. belki philips de denenebilir bunlar dışında. lg oled de güzel gayet. samsung'la karşılaştırma videolarını aratabilirsin bunun için de.
0
semaforo de medianoche
(18.03.24)
Kac metreden izleyeceksiniz bilmiyorum ama ben 4 metreden 65 inc oled izliyorum ve bazen kucuk oldugunu dusunuyorum.Izleme mesafeniz kac metre?
0
turkuaz
(18.03.24)
(6)

her sabah yağlı hissetmek - duş alma zorunluluğu hissetmek

avatar is back
istisnasız hep böyleyim yıllardır, duş almadan işe gittiğimde daha çok kötü hissediyorum, önceki akşam 6-7de bile almış olsam aynı şey oluyor. saçım baya kısa ama sürekli sıfıra vursam rahat etsem diyorum çünkü kafama zeytinyağı dökülmüş hissiyatı var, aynada baktığımda saçlarım baya normal, yağlı g
istisnasız hep böyleyim yıllardır, duş almadan işe gittiğimde daha çok kötü hissediyorum, önceki akşam 6-7de bile almış olsam aynı şey oluyor. saçım baya kısa ama sürekli sıfıra vursam rahat etsem diyorum çünkü kafama zeytinyağı dökülmüş hissiyatı var, aynada baktığımda saçlarım baya normal, yağlı görünmüyor bile ama o kafada yüzde hissiyat var işte.

bunun çözümü nedir? sabun da şampuan da kullansam bu hissiyat aynı. gün içinde elimi yüzümü yıkar ferahlarım yani temiz de tutuyorum aslında cildi ama eksik mi yapıyorum?

önerileriniz nelerdir? cilt saç kremleri mi kullansam ne dersiniz?
0
avatar is back
(17.03.24)
Aynı hissiyat bende de var ama saçla yağla ilgili değil. Pis hissediyorum kendimi. Onun için her sabah duş alırım mutlaka.

Keşke herkes öyle olsa.
0
Mirket
(17.03.24)
++

Her sabah duş alırım. Bazen akşamdan aldıysam bile (halı saha sonrası vs) sabah yine de saçımı yıkarım. Tatil günü olsa bile.
0
jackyr
(17.03.24)
Hissiyat mı gerçek mi önce ona emin olup, hormon kontrolü veya psikolog diyorum.
0
nhk ni youkosu
(17.03.24)
aslında öyle değilse ama hissiyatsa problem sadece sorununuzun çözümü psikologdadır sanırım. ancak gerçekten sebumlarınız fazla çalışıyor da olabilir. bende öyle mesela her gün mutlaka saçımı yıkarım, işe gitmeden önce de haftasonunda da. seboreik dermatit var zaten bende. his mi gerçek mi bunu da anlayacak kişi sizsiniz.
0
semaforo de medianoche
(17.03.24)
Temiz olduğunuz halde öyle hissediyorsanız psikolog. Vucudu her gun yıkamakta sorun yok ama saç her gün yıkandıkca daha fazla yağlanacak ve dengesi bozulacak. Ben her gün yıkadığım dönemde artık sabah yıkadıysam aksama yağlanıyordu. İki güne bire alıştırdım.

Yüzde de yağlı his varsa, nemlendiri kullanılmayan cilt kuruyunca sebum üreterek dengelemeye çalışıyor ve cidden yağlanıyor. Bu yüzden yüze nemlendirici kullanmak gerekli.
0
jazzabel
(17.03.24)
Çözüm burada.


twitter.com
0
cloudybloody
(18.03.24)
(12)

Aradigim hic bir filmi uye oldugum platformlarda bulamiyorum

kafamdabiseyvar
Nereden bulup izliyorsunuz? Tesekkurler
Nereden bulup izliyorsunuz? Tesekkurler
0
kafamdabiseyvar
(14.03.24)
çok haklı bir isyan. Fakat artık insanlar "şu film güzel izleyeyim" demiyor da platforma ne geldiyse onu izleyip geçiyor.

Spesifik film arıyorsam google'da aratıyorum zaten netflix prime vb. yerde varsa gösteriyor, yoksa malum ortamlar... (torrent)
0
nhk ni youkosu
(14.03.24)
Dayatılan filmlerden daral gelince malum ortamlara vurdum kendimi.
Utanıyorum ama böyle.
0
Mirket
(14.03.24)
film platformlarının çalışma mantığı bu değil zaten. orada film aramaktan ziyade katalogdan bakılır ne var diye beğenilen açılır. eğer katalogdan izlemek sizi kesmiyorsa çeşitli alternatifler var. ya filmin sonuna izle ekleyerek googlelayıp bakarsınız ya torrent kullanırsınız (stremio da bir nevi torrent)
0
semaforo de medianoche
(15.03.24)
Paralı platformlar aradığımız filmi bulalım diye değil, kendi yaptıkları çöpleri seyirciye dayatma yeri haline geldiği için bulamıyorsunuz.

Ben uzun zamandır abidikfilmizle nokta com ve benzeri sitelerden izliyorum film ve dizileri. Asla utanmıyorum ve gocunmuyorum, hatta bunun bir hak olduğunu düşünüyorum. Altyazı gelecek diye platformun kendi dizisinin bile Türkiye'ye gelmesi aylar sürüyor. Kötü çeviri ve sansür de cabası. Apple TV'den kiralayıp izlediğim Bade Runner 2049'da bir sahneye sansür uygulanmış, filmden kesilen bir kesit dahi vardı.

Korsan güzel. İstediğim zaman istediğim filmi izliyorum, geldi mi gitti mi derdi yok.
0
10551037
(15.03.24)
Stremio
0
floydian
(15.03.24)
swatchseries.mx/home
0
ruhlardan esinlenen karga
(15.03.24)
www.neredeizlenir.com
0
etna
(15.03.24)
Sanırım Mubi hariç her platforma üyeyim ama son izlediğim üç filmden ikisini malum ortamlardan indirip izledim. ben internetteki filmizlehadişimdiizle tarzı sitelerden bi şey izlemeyi hiç sevmiyorum reklamıdır, dandik görüntü kalitesidir vs o yüzden hâlâ old school indirip izliyorum. Stremio da güzel ama arşivciliğin yerini tutmuyor :D
0
nundu
(15.03.24)
sflix
0
peki madem
(15.03.24)
jamswety
(15.03.24)
Çok haklı bir isyan internetiydi, alışverişiydi, 2341124 kişiye bölünen üyelikleriydi derken kaç tane platform var ama yine de istediğim diziler/filmleri bulamadığım oluyor çoğu kez. Türkiye ve bulunduğu bölgeyle ilgili saçma sapan telif hakları mevzusu var. ABD Netflix'ine bakınca derya deniz. Bir ara ücretsiz denemedeyken VPN ile faydalanıyordum.

Parasıyla yasal olarak, bir yandan da 1500 reklam ve virüs ile uğraşmamak için tonla para akıtoyursun. Karşılığında onların sana sundukları 3 çözüm var. VPN, Torrent veya HDFilmCehennemi!
0
nawar
(15.03.24)
Stremio, İptv vs kullanılabilir.
0
jackyr
(15.03.24)
(1)

Dune- Ankara'da nerede izleyeyim?

bir fincan kahve ile film izlemek
SelamlarAnkamall imax iyi olsa hadi imax'te izleyeyim diyeceğim ama o salonda değmez gibi. Beğenmiyorum ankamall'in imax'ini. Fazla basık, sanki cep salona imax perdeyi sıkıştırmışlar gibi duruyor. o yüzden imax için fazla para gömmek istemiyorum.Bunun dışında nerede izlememi önerirsiniz?Büyülüfener
Selamlar

Ankamall imax iyi olsa hadi imax'te izleyeyim diyeceğim ama o salonda değmez gibi. Beğenmiyorum ankamall'in imax'ini. Fazla basık, sanki cep salona imax perdeyi sıkıştırmışlar gibi duruyor. o yüzden imax için fazla para gömmek istemiyorum.

Bunun dışında nerede izlememi önerirsiniz?

Büyülüfener kızılay? Panora? Armada? Veya aklıma gelmeyen başka seçenek varsa önereceğiniz, alırım
Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(14.03.24)
imax diğer salonlardan üstün her türlü görüntü ve ses açısından ama koltuklarını rahatsız buluyorum ben de. ben gene de bu tarz görselliğiyle sesiyle öne çıkan büyük bir prodüksiyon olunca imaxte izleme taraftarı olduğum için oraya gittim imax'e değecek film yılda 1 geliyor zaten. senin için katlanılmaz kötüyse büyülü fener kızılay normal salonlar arasında en iyisi bence. imax'e gitmiyorsan cinemaximuma (şimdiki adıyla paribu cinverse miydi neydi) gidilmez zaten önde arada 1 saat reklam oluyor hem de avmnin alakasız kalabalığına dalıyosun hoş değil. büyülü fener'in büyük salonları iyidir.
0
semaforo de medianoche
(14.03.24)
(9)

yüzde kac artisla daha kücük sirkete gecersiniz

robert bosch
selam dostlar,büyük bir sirkette calisiyorsunuz diyelim.daha kücük ama benzer is yapan sirketten teklif aldiniz. title bir üstü ama cook benzer. yüzde kac maas artisi sizi oraya gecmeye ikna eder?
selam dostlar,

büyük bir sirkette calisiyorsunuz diyelim.
daha kücük ama benzer is yapan sirketten teklif aldiniz.

title bir üstü ama cook benzer. yüzde kac maas artisi sizi oraya gecmeye ikna eder?
0
robert bosch
(14.03.24)
%25-30
0
gabe h coud
(14.03.24)
Şimdiki yerde kafan rahat ve çalışma düzenli mi? Esas sorum bu olurdu. Küçük yere geçince fazla mesai, aksayan ödeme, yapılmayan zam, ekstra iş vb. çıkma ihtimali var. Yoksa %30min + holosko.
0
prole
(14.03.24)
ben de bunu anlamıyorum. çok yeni açılmış her an tutunamayıp gidebilir hissiyatı verecek kadar dandik duran bir şirket değilse şirketin küçüklüğünün önemi ne ki? aldığım maaş + yan haklarım neyse önemli olan o zaten. fazla mesailer falan büyük şirketler de olmuyor mu sanılıyor ben kendim de büyük bir şirkette çalışıyorum başka büyük şirketlerde arkadaşlarım da var oluyor gayet pozisyonuna göre değişiyor.

daha önce de küçük şirketlerde de çalışmış biri olarak tek reel artısı büyük şirketin bence direkt esas patronla pek muhattap olmamak. küçük yerlerde genelde iç içe olabiliyorsun şirketin sahipleriyle ve genelde manyak oluyorlar. büyük şirkette de müdürünle direktörünle muhattap olursun onlar da şansına manyak çıkabilir ama direkt mal sahibi olunca manyaklık ihtimali artıyor bence. onun dışında mesela etkinlikler desen bazı start uplar var birçok büyük şirketten daha güzel etkinlikler düzenliyor ya da yan haklar desen daha iyi veriyor bunlar şirketten şirkete değişen şeyler küçüklük büyüklükle orantılı değil.

sonuç olarak büyük küçük olmasından bağımsız herhangi bir şirkete eğer işimde mutsuzsam aynı maaşa da geçebilirim ama maddi manevi mutluysam %30.
0
semaforo de medianoche
(14.03.24)
Oncelikle if it ain't broke, don't fix it. Ortada sorun yoksa para icin kolay kolay degismem. Minimum 50% olmasi lazim benim icin. Atiyorum yeni yerde stresim artmissa, yoneticilerle, is arkadaslarimla frekansim tutmamissa, ulasim surem artmissa ne yapayim ben maas artisini.
0
freedonia
(14.03.24)
Thetruenorth +1. Burası Türkiye küçük şirket kapının önüne koyabilir her an. Büyük şirket insana da değer veriyorsa kıpırdanma kolay kolay.
0
Mcfly
(14.03.24)
Sahip olduğum yan hakları düşününce rahat yüzde 70 olur.

Yan haklarımı yazayım;

- Tamamlayıcı sağlık sigortası
- 3 ayda bir çift maaş.
- İndirimli uçak bileti hakkı (Ayda 5 kere)

Özellikle 3 ayda bir çift ile indirimli uçak bileti çok büyük nimet benim için. Uzakdoğu'ya biletler 4500 - 5000 türk lirası git gel.

2023 Ağustos ile 2024 Şubat arası 6 aylık schengen vizem vardı. 4 Defa git gel yaptım ki 3ü eylül ve ekim aylarındaydı. Kasım ayında diş tedavi olduğum için hem masraf çıktı hem 3 hafta sürdü. Yoksa gene giderdim illa.

Dolasıyla en az yüzde 70.
0
put it in your appropriate place
(14.03.24)
%100 üne geçmedim para yanında ek haklarıda karşılamalı
0
basond
(14.03.24)
@dissendium +300
0
nawar
(14.03.24)
Burada soru benim için küçük ne kadar küçük.
Ben şu an 100 bin kişilik sirketteyim, yıllık geliri 20 milyar dolar üstü.
Ama büyük şirket getirdiği sıkıntılar var ve bölgede belli geçmişi olan, yeni atilimlar yapan çok daha küçük sirketler var. Birinden çok ciddi teklif almıştım misal.
Buradaki soru küçük ne kadar küçük ve gelecek görüyor musunuz. Misal benim için yıllık gelir 1 milyar dolar falan küçük. Daha azı daha da küçük. Ama bunlarda farklı firsatlar olabiliyor.

Kaç fazlasina? Fransa piyasasına göre yüzde 15-20 arası. Ama sadece para yetmez. Misal hangi erp, hangi ürün üretiliyor, başka ulkelerde fabrika var mi vs vs. Yani sırf para olarak bakmam.
0
logisticsmanager
(14.03.24)
(2)

Cv'de iş tecrübesini daha uzun yazmak sıkıntı yaratır mı?

skr1292
Örneğin 1-2 aylık çalıştığımız bir iş yerini cv'de 5-6 ay yazmak sıkıntı çıkarır mı? SGK dökümü istemedikleri sürece sorun olacağını düşünmüyorum, siz ne diyorsunuz?
Örneğin 1-2 aylık çalıştığımız bir iş yerini cv'de 5-6 ay yazmak sıkıntı çıkarır mı? SGK dökümü istemedikleri sürece sorun olacağını düşünmüyorum, siz ne diyorsunuz?
0
skr1292
(11.02.24)
Bir işyerinde gerçek olmayan çalışma süresini öne çıkarmaktan çok gerçekten uzmanı olduğunuz hususları öne çıkarmak daha doğru olur sanırım.
0
diyecevaplandı
(11.02.24)
yaratmaz. bu işler genelde beyanla kalıyor tümden yalan bir tecrübe uydurmadığınız sürece 3 ay fazla yazmışsın eksik yazmışsın hayırdır demez kimse.
0
semaforo de medianoche
(12.02.24)
(5)

baldurs gate 3'te sizce en iyi party kombinasyonları

semaforo de medianoche
karakterim warlock (sehhar) ve şu an act 2'de shadowlands'te takılıyorum ve 7 levelim. başta shadowheart, laezel, astarion'la birlikte geziyodum. başlarda ekibin saldırılarının damage pointleri düşükken astarion'un stealth attackları baya yüksek kalıyodu ekibe göre ve tuzak imhası, kilit açması fala
karakterim warlock (sehhar) ve şu an act 2'de shadowlands'te takılıyorum ve 7 levelim. başta shadowheart, laezel, astarion'la birlikte geziyodum. başlarda ekibin saldırılarının damage pointleri düşükken astarion'un stealth attackları baya yüksek kalıyodu ekibe göre ve tuzak imhası, kilit açması falan çok iş görüyordu. ilerledikçe ekibin dpleri yükseldi astarion tek düze kaldı üzülerek çıkardım onu fireball falan açılınca yerine gale aldım çok iyi 4'lü oldu.

ben warlock olduğum için wyll'i hiç düşünmedim ama karlach ve astarion'la oynamak istiyorum aslında. karlach ve laezel çoğu durumda aynı anda fazla olur gibi geliyor laezel'e hem adamantinden ağır zırh yaptım hem de githyankilere +1-4 psişik hasar bonusu veren bir kılıcı var aksiyon taşkınıyla her kısa dinlenme başına 4 saldırı yapabiliyorum bunlar olunca karlach'ın da bazı kendine has özellikleri olsa da biraz zayıf kaldı sanki ben de laezel'i seçtim. shadowheart'tan da bazen sıkılıyorum aslında ama hem command büyüsü çok iş görüyor hem de özellikle shadowlandste ışıltı hasarları çok işe yarayabiliyor ruh muhafızları, lathander'in ışığı falan.

sürekli aklım dışardakilerde kalırken bu 4'lüyle devam ediyodum artık neyse diyerekten ama şimdi halsin de seçilebilir hale geldi iyice kafam karıştı. çok keyifli bir sınıfa benziyor druidler ama kimi çıkarıcam şu 3'lüden hiç bilemedim. druidler bazı konularda clericlerle örtüşüyor ama hem o kadar ışıltı hasarı yok hem de command büyüsü yok shadowheartın en sevdiğim özellikleri yok yani. laezel'i çıkarsam onun combat gücünü de dolduramaz. gale'deki fireballdan vazgeçmek de kolay değil en iyi bölge hasarı veren büyü. çok kararsız kalıyorum en sonunda da uğraşmamak için gene aynı ekipte kalıyorum genelde. böyle de oyunun tadını tam çıkaramamış olurum gibi düşünüyorum. sık sık değiştirmek de bir seçenek ama şimdi benzer yeterlilikleri olanlar arasında en iyi itemleri birine veriyosun ya sürekli değiştireceksin onları o da sıkıcı bir iş onu yapmazsan da bir alt sınıf itemlerle takılıyosun yani elde mercedes varken volkswagen'la gezmek gibi oluyor o da hoşuma gitmiyor. siz nasıl hallediyosunuz bu konuyu ve genel görüşleriniz neler ekip oluşturma konusunda?
0
semaforo de medianoche
(09.01.24)
Baldur's Gate'in en güzel yanlarından biri hikaye anlatma kısmı. 3 karaktere takılı kaldığında diğer karakterlerin o bölgelerdeki/kişilerle yaşayacağı diyalog seçeneklerini veya bazı olası/alternatif anları kaçırıyorsun. O yüzden bazı yerlerde hikayeye göre ekibi değiştirdim hep. Hikaye tercihlerinden dolayı 1 companionu kaybetmişsin mesela. O yüzden onunla olacak olayları göremeyeceksin. Onun gibi.

Bunun dışında ben fighter ile oynadığım için Astarion+Shadowheart+Gale ile dengeli/klasik ya da Astarion+Shadowheart+Lae'zel ile "döve döve gitme" taktiği ile oynadım çoğunlukla. Gerçi ben hemen hemen her oyunda fighter/paladin bazen barbarian alırım. O yüzden bu stile alışığım.

Karlach'ı iyi oynayabiliyorsan onu, diğer tüm senaryolarda Lae'zel'i tercih ederim ben. Halsin ile tanklamayı düşünmüyorsan birinin hasarı karşılaması gerekli. Astarion'u istemiyorsan biraz o yöne level vererek Shadowheart ile istediğin rogue eylemlerini karşılayabilirsin ama tersini yapabilmek için Shadowheart'tan gelecek heal desteğini en iyi Halsin'den alabilirsin. Uygun dağılım biraz daha Druid ile de biraz daha ofansif büyüye yönelirsen ile Karlach-Astarion-Halsin deneyebilirsin yani eğer istiyorsan. Bence çok tek-düze olur ama o ikisini istediğin için yazdım. Gale'i ya da Wyll'i heal'a da yönlendirerek Halsin yerine koymak onların tek kollarını bağlamak gibi olur.
0
nawar
(09.01.24)
ben ilk seferinde kendi karakterim fighter+lazel fighter+astarion rogue+gale wizard ile oynadım, iki fighter ile çok iyi tanklama yapılıyor, yakın dövüşte çok iyi hasarlar çıkartıyorsun, çarpışa çarpışa oyunu bitirdim.

bir ara wizard karakter+lazel+shadowheart+astarion ile tekrar giresim varda bakalım.

wizard sınıfı varken diğer büyü kullanan sınıflar bana biraz gereksiz geliyor.

barbarian sınıfı da ilerleyen seviyelerde fighter'ın yanında çok zayıf kalıyor.

item çeşidi çok oyunda tüccarlardan satın alamıyorsan, çalmayı dene, her yere gir lootla, oyun gereğinden fazla güçlü ekipman veriyor, bu konuda sıkıntı yaşamaman lazım.


fextralife'nın class ve buildlerine bir göz at bakmadıysan,
baldursgate3.wiki.fextralife.com
baldursgate3.wiki.fextralife.com

son olarak tadını çıkaramıyorum gibi düşünmemek lazım, oyun boyunca yaptığın seçimlere, karakterinin sınıfına göre çok farklı diyalog opsiyonları çıkıyor, benim vuruşa vuruşa geçtiğim goblin kampı kalesini, başka oyuncular hiç combata girmeden geçmişler, baldurs gate gibi oyun çok zor çıkıyor, farklı farklı buildler, karakterlerle tekrar tekrar oynanabilir.
0
sealth
(09.01.24)
@nawar karlach hangi açıdan daha iyi ki sence ben mi çok yanlış kullanıyorum onu merak ettim. 4 turda maksimum kaç hasar verebileceklerini hesapladım laezel ve karlach'ın. karlach ilk turda hiddeti aktif ettikten sonra tur başına 3 saldırı yapabiliyor (2 aksiyon 1 bonus aksiyon) bendeki kılıcı max 20 hasar veriyor +2 de hiddet bonusu var. ilk tur 44 sonraki turlar 66 hasarı var 4 turda 242 hasar verebiliyor şu an kendisi. laezel'in silah ise max 21 hasarda ama +4'e kadar gith bonusu var kılıcının 25 etti. bir de özel saldırıları (silahsızlandırma, dikkat dağıtma vs.) ekstra hasarlı yakın dövüşte 32 hasar veriyor bende şu an. normalde 1 turda 2 saldırı yapıyor ama aksiyon taşkınıyla bir turda 4'ü bulabiliyor 1 turluğuna olsa da. tur başına 1 özel saldırı 1 normal saldırı yaparak ilerlersek 1 turda 57'si var aksiyon taşkınlı turunda da 114 oluyor. 4 tur için toplarsak 285 ediyor ve karlach'ı rahat geçiyor. ki eğer yakın dövüşe giremezsen karlach'ın menzilli saldırıları çok düşük laezel orada da fena değil özel saldırılarının menzilli opsiyonları da mevcut. hem de hasar yanında özel saldırılarıyla önemli avantajlar sağlıyor düşürme, silah düşürtme, dikkat dağıtma gibi. karlach'ın artıları çok daha minör kalıyor bence bunların yanında. ateş hasarı veren bir bossta falan mantıklı olur ama ona direnci olduğundan.

@sealth item konusunda sıkıntım yok haritanın tamamını gezerek ilerlemeye özen gösteriyorum bu yüzden lootlar olsun yan görevler olsun pek kaçırmıyorumdur diye düşünüyorum. act 1'in haritayı tavaf ettim hem underdark'ı hem dağ geçidini bitirip öyle geçtim act 2'ye. ama demek istediğim sonuçta atıyorum 2 tane dev kılıç kullanan karakterin varsa ikisine de iyi kılıçlar verebiliyosun ama birinin ki az biraz daha iyi oluyor illaki. bu 2 karakteri sık sık değiştirmek gibi bir düşüncem olursa her seferinde o kılıçları da değiştirmeyi istemem sıkar yani. sadece silah olsa mevzu neyse de zırhı, yayı, miğferi, yüzüğü, kolyesi, eldiveni, çizmesi var daha. bunu demek istedim.

warlock oynamak çok hoşuma gidiyor bu arada. sorcerer'ı bilmiyorum ama wizard ve warlock baya farklı sınıflar esasında wizard warken ne gerek demelik bir durumu yok bence ona. hem karizma puanıyla diyaloglarda epey iş görüyor ana karakterin için önemli bir özellik bu hem bazbüyüsü mistik patlama epey kullanışlı bir olay hem de uzun kılıç falan kullanabiliyor benimki bu elflikle mi ilgiliydi hatırlamıyorum gerçi de neyse yani büyücü tutabilse bile yakın dövüşte kullanmak istemezsin ama warlock girebiliyor o işe de mecbur kalındığında. hem de büyücülerle ortak büyüleri var ama çoğu farklı ben gale'le ikisine tamamen farklı büyüler ekledim 1-2 şey dışında. sadece farklı olsun istediğimden de değil aynı büyüler az çıktı bazı temel şeyleri saymazsak tabi. mesela warlock'a fireball öğretemiyosun wizard'a da hunger of hadar ikisi de en iyi crowd control büyüleri benim şu ana kadar gördüğüm. kalabalığa ikisini birlikte kullanabilirsen en zor dövüş bile aşırı kolaylaşıyor artık veya ikisinden biri düşer ölür falan bir şey olursa en azından diğerini kullanabiliyorum o açıdan güzel oluyor. warlock'un tek kötü tarafı sadece son seviyesinin spell slotlarını kullanması ama o da en azından hızlı dinlenmeyle doluyor.
0
🌸semaforo de medianoche
(10.01.24)
karlach'ı berserker(başıbozuk?) subclassı seçerseniz, hiddet modunda Enraged Throw ile uzaktan da çok güzel damage veriyor. Tavern Brawler feati ve fırlatma dmg yükselten eldiven de yardımcı oluyor.
0
unalub
(10.01.24)
Özelliklerin Türkçe isimlerini bilmiyorum. Yine de gerek çoklu hedefe vurma, gerek ekstra saldırı turları, gerek de barbar özellikleri ile çok ciddi hasar verebiliyor. Soul coin ve güzel item ile herkesi döve döve indirebilir. Saldırı zarlarında da "modifier" konusunda daha "şanslı" diyebiliriz. Ben Lae'zel'i kullandım ama genelde. Daha çok yönlü bir karakter. Karlach kadar kağıt edemiyorsa da savunma ve saldırı dağılımı ile daha etkili bence. İnternette herhangi bir sitedeki sıralamada da Karlach'ı çoğunlukla en üst tier'da görme sebebin de biraz bunlar. Aldığın traitler ve dağıttığın skiller de önemli fark yaratıyor. Onun için de build kurcalayabilirsin.

Ben 2-3 ay sonra tekrar oynamayı düşünüyorum. O sırada herhalde 6. büyük yama gelmiş olur. Ben 2. patch sırasında bitirdim sanırım. Son Act bug doluydu. Arada patch notlarına baktım çıktıkça hikaye içinde değişiklikler bile olmuş. Cut sceneler, bug fixler, farklı ilerlemeler vs. merak etmiyor değilim ama vaktim yok pek.
0
nawar
(10.01.24)
(10)

istanbul için en az kaç tl iyi bir maaştır?

nathanieltroy
çevremde o kadar çok insan 20-35 bin arası kazanıyor ki özel sektörde, ekşi'de ilgili başlıklarda sürekli 70-90 bin kazananları görmek çok garip geliyor. eğitimli bir çevrem var ve o civarda kazanan kişi sayısı gerçekten az diye biliyorum. onlar da yönetici pozisyonunda veya daha spesifik bir meslek
çevremde o kadar çok insan 20-35 bin arası kazanıyor ki özel sektörde, ekşi'de ilgili başlıklarda sürekli 70-90 bin kazananları görmek çok garip geliyor. eğitimli bir çevrem var ve o civarda kazanan kişi sayısı gerçekten az diye biliyorum. onlar da yönetici pozisyonunda veya daha spesifik bir meslek icra ettiklerinden o parayı kazanıyorlar zaten.

sizin "tek başına yaşayan bir kişi en az şu kadar kazanıyorsa iyi kazanıyodur" dediğiniz maaş nedir? yani bu parayı kazanan çok zorlanmaz, standartlarından çok ödün vermez, ayda 1-2 kere gider zara'dan istediği kazağı alır, konserine gider, hafta sonu rahat rahat birasını içer dediğiniz, gerçekçi miktarı soruyorum.
0
nathanieltroy
(17.12.23)
halihazırda İstanbul'da olanla sıfırdan başlayacak olanın rakamı çok farklı bence.

Eğer yeni kiralıyorsan 20 bin kira, 20 bin emlakçı, 20 bin taşınma parası vs. vereceksin. Ancak ailesiyle yaşayan, ev arkadaşı/sevgilisiyle kalan veya %25 zam yapa yapa az kira veren biri o paraya geçinebiliyordur.

Dediğin şeyler 60 binden başlar bence.
0
nhk ni youkosu
(17.12.23)
ekşi'de sürekli yüksek maaşlar görmenin sebepleri var. birincisi gidip de 20 bin maaş alanlar pek yazmıyor o başlığa doğal olarak 70-80 alanlar yazıyor. ikincisi yalan söyleyenler vardır elbet online ortam kimse kimseyi gerçekten tanımıyor neticede kendini çok kazanan biri olarak göstermek isteyen insanlar çıkar muhakkak bu ortamda az veya çok.

soruya gelirsem eğer rahat yaşamak için baz aylık gelir ülkedeki tüm metropollerde 25-30k bence. baz ücretten kastım kirasız, faturasız, mutfak alışverişsiz sadece kendine harcadığın bir yaşamdan bahsediyorum. bu parayla aynı tarif ettiğin hayat yaşanır üstüne azar azar birikim/yatırım da yapılabilir. tek başına kiraya çıkacaksan tabi bu 25-30'un üstüne kiranı, faturalarını, mutfak alışverişini ekleyip öyle bulursun fiyatı mesela ankara için 50k civarı oluyor bu durumda rahat yaşatacak maaş. biriyle yaşayıp bölüşeceksen giderleri 40 olru atıyorum kendi durumuna göre o baz kısma eklenecek miktar yani.
0
semaforo de medianoche
(17.12.23)
1994 yılından beri (bkz kriz) izlediğim bir konu. Düzgün bir ev aylık 750 USD civarıdır.

Aylık 2bin USD net ile geçinirsiniz ama bir şey kalmaz.
Aylık 3bin USD net ile insan gibi yasayabilirsiniz.

Bu rakamlar neredeyse hiç değismedi bence. Kriz olsa da aynı, olmasa da. Sadece krizde TL maaş düşük kalır.

Asgari ücret filan hikaye her zaman.
0
alfired
(17.12.23)
@nhk+1(Yalniz bu nick de hep aklimda khk olarak kalmis :D )
Kira fiyatlarinin bu derece arttigi bir yerde dogal olarak sifirdan yasam kurmak da daha guc hale gelmistir. Yasanabilecek uygun bir evi sifirdan bulmak ortalama olarak 15-20 bine mal olacagi icin ve ortalama gelirin 1/3 unun kiraya gidebilecegini de hesaplarsak 60 bin en uygunu bence.

Bundan daha azi ile yasanmaz mi? Tabii ki yasanabilir ancak bu sekilde yasamak icin de deli gibi bir yasanabilecek yer aramak gerekir -ki bu da cogu zaman sana ulasim maliyet ya da ucreti olarak geri doner- ya da oncesinde bisekilde kalacak yerin ayarlanmasi seklinde olur bence.
0
j r r tolkien hayrani
(17.12.23)
Kiradaysan ankara 50 istanbul 65 derdim
0
lapaz
(17.12.23)
ortalama 60k kendi kendinizi döndürmeniz için gayet yeterli.
0
isveperver
(17.12.23)
Aylık 150k kazanıyorsa iyi kazanıyordur bence. Birikim de yapar, yurt dışına tatile de gider, arabasını da alır.
0
archmage mahmut
(17.12.23)
iyi ve istanbul çok göreceli bir durum. herkesin iyi algısı farklı. iyiden kastınız ne bu kişiye göre değişir. atıyorum hafta sonları yurtdışına bir iki günlük tatile gidebilecek kadar maaşı imkan tanıyorsa bu iyi mi mesela? kriter bu mu?
veya tek maaşla kira ödenecek mi? evet ise ev hangi semtte? istanbul hangi istanbul? gebze de istanbul beylikdüzü'de beşiktaş'ta. bunların hepsi denklemi baştan başa değiştiren hususlar. dolayısıyla çok parametre var. keskin konuşmak mümkün değil. 100bin tl maaş istanbul'un lokasyon farketmeksizin çoğu yerinde yeterlidir. ama 50 bintl kimi yerde sadece kira gideridir. yani özetle bunun bir formülasyonu yok.
bu değişkenler ve onların ağırlığı sonucu belirler.
0
ezkaza
(18.12.23)
istanbulda tek basinaysan 65-70, coluk cocuk varsa 100+ lazim.
0
cooperr
(18.12.23)
300-450 bin iyi maaştır.

20-30'larında tek yaşayan biri için 100 bin üstü.

şunu rahatlıkla alamıyorsa iyi maaş almıyor.
www.network.com.tr
0
gabe h coud
(18.12.23)
(8)

2000-2008 arası PC oyunları

abelardo
Bu yıllarda çıkmış hala oynanabilen sevdiğiniz oyunlar hangileridir?İzometrik oyun olsa daha iyi olur. Ama GTA tarzı oyunlar da olabilir
Bu yıllarda çıkmış hala oynanabilen sevdiğiniz oyunlar hangileridir?
İzometrik oyun olsa daha iyi olur. Ama GTA tarzı oyunlar da olabilir
0
abelardo
(17.12.23)
Portal 1
0
archmage mahmut
(17.12.23)
Red alert 2
0
unabomber
(17.12.23)
Red alert 2
0
nahtoderfahrung
(17.12.23)
No one lives forever
0
dorian greyfurt
(17.12.23)
Rct2. İzometrik. OpenRct2 olarak hala geliştiriliyor.
0
inheritance
(17.12.23)
mass effect
0
azeroth
(17.12.23)
portal +1. witcher 1 combat sistemi falan başta garip gelse de alışınca oyun çok keyifli witcher serisinin en iyi hikayesi bu oyunda bence ve rpg özellikleriyle de keyif veriyor. fallout new vegas 2010 yapımıymış ama 2 yıl çok önemli değilse bu oyunu da baya keyifle oynamıştım 2-3 yıl önce
0
semaforo de medianoche
(17.12.23)
kadirgali huseyin olmayan adam
(17.12.23)
(6)

bunlar ne iş yapıyor olabilir?

rusalka
dün dışarıda otururken hiç tanımadığım birilerinin konuşmasına kulak misafiri oldum. kadarıyla adam arkadaşına parasını nasıl değerlendirdiğini anlatıyordu. tanıdığı bir abisi varmış. bu abisi kuru üzüm (?) alıp satıyormuş bir yerlere. adam her ay bu abisine belli bir miktar para veriyormuş o da onu
dün dışarıda otururken hiç tanımadığım birilerinin konuşmasına kulak misafiri oldum. kadarıyla adam arkadaşına parasını nasıl değerlendirdiğini anlatıyordu. tanıdığı bir abisi varmış. bu abisi kuru üzüm (?) alıp satıyormuş bir yerlere. adam her ay bu abisine belli bir miktar para veriyormuş o da onun parasını da kullanıp satış sonucunda adamın verdiği paranın üstüne %20-25 fazlasını koyup geri veriyormuş. adam bunu arkadaşına anlatıyordu her ay 100 verip 125 alıyorum diye ve parayı verdiği abisine çok güveniyormuş ona çok kazandırmış falan filan. konuşmanın bu kadarını duydum da benim takıldığım ve merak ettiğim kısım kuru üzümle bu kadar kâr ediliyor olabilir mi :D bu parayla yasa dışı bir şeyler yapıyor olabilirler mi? başka bir seçenek olarak başta kâr diye yemleyip sonra adamı dolandıracak olabilirler gibi geldi bana. gündemdeki haberler yüzünden normal düşünemiyorum gerçekten legal yollardan bu kadar kârlı işler yapılabiliyor mu?
0
rusalka
(16.12.23)
bir seçil erzan vakası daha. ilk başlarda parayı verirler zincir döndükçe. sonra bi yerde patlar.
0
jelly bear
(16.12.23)
düşünüyorum da hiç bir işte böyle bir kar marjı yok, üzüm alsa 100 verip 200'e satarsa 25'ini hadi buna verdi diyelim.
1. si 200'e satamaz.
2. si %25'ini bile olsa bir süre sonra veremez.

aklıma şu fıkra geldi direk;
www.dunya.com
0
rhan
(16.12.23)
Hala böyle şeylere inanan var mı?
0
parka
(16.12.23)
Kuru gidada o kadar kar marji yok, ya salliyor ya da dolandiriyor.
0
brkylmz
(16.12.23)
100 verip 200'e satmasına gerek yok ki 125'e satsa veriyor işte arkadaşının parasını işletmiş oluyor kendi beyanına göre tabi. bu konuyu adam kendi kendine açtıysa veya bir şekilde nereden geliyor bu paranın kaynağı dedirtecek hikayeler anlattıysa arkadaşının sorması için olay muhtemelen ponzi şemasıdır. yok gerçekten diğeri ortada hiç öyle bir konu yokken sorduysa gerçek olabilir ama gene enteresan tabi sınırsız bir kuru üzüm ticareti kaynağı mı var dünyada ne kadar verirsen o kadar üzüm alırım mı diyor birileri. pek mantıklı durmuyor da önemli olan nasıl durduğundan ziyade karşıdaki bunu size ne şekilde anlatıyor ona göre ponzi veya değil kararı %100 isabet oranıyla bulunabilir.
0
semaforo de medianoche
(17.12.23)
Gerçekten de arkadaşına kıyak geçen kuru üzüm ticaretcisi biri de olabilir.
Ben de arkadaşa bi miktar verdim, kendininkine kattı, benim parayı da işletiyor.
Ama bunu bir kaç kişiye yapıyorsa büyüm ihtimalle ponzidir
0
zimbirik
(17.12.23)
(2)

İşaret dilini bilmek iş sahibi olma açısından ne kadar etkilidir?

Zetnikov
merak ediyorum genel olarak insanlar cv de ingilizce yanında işaret dili bildigimizi görseler işe girme ihtimalimiz artar mıumarım anlatabilmişimdir. işten işe değişirse mesela hangi işleri kastediyorsunuz lütfen yazınız
merak ediyorum genel olarak insanlar cv de ingilizce yanında işaret dili bildigimizi görseler işe girme ihtimalimiz artar mı

umarım anlatabilmişimdir. işten işe değişirse mesela hangi işleri kastediyorsunuz lütfen yazınız
0
Zetnikov
(12.12.23)
İnsanlarla iç içe olduğunuz bir işiniz varsa işe yarar. 10 yıl önce işaret dili öğrenmiştim daha bu yıl işime yaradı, işitme engelli bir velim var.
0
ruhen hastayim ben
(12.12.23)
bu sadece işten işe de değil seni işe alacak kişiden kişiye göre de değişir. belki işte hiçbir gereği yoktur ama işveren senin işaret dili bilmenden bir çıkarım yapar karakterinle ilgili vs. bir şekilde pozitif etkisi olabilir. ruhen'in dediği gibi insanla yapılan işlerde gerçekten fayda da sağlayabilir psikologluk, doktorluk, yüz yüze satışçılık, öğretmenlik, vezne görevleri, garsonluk gibi daha 1000 çeşit iş sayılabilir bunların işlerinde her an işitme engelli birisiyle karşılaşma olasılığı var çünkü. ancak tabi patronun böyle bir hassasiyeti yoksa veya hiç böyle bir personele ihtiyaç duyduğu an yaşamamışsa ne kadar insanla yapılan iş de olsa hiç fayda da sağlamayabilir dediğim gibi işverene bağlı esas bunlar.
0
semaforo de medianoche
(12.12.23)
(5)

tr'de dolar üzerinden maaş alıyorum. yüzde kaç maaş zammı istemek normal?

mhmtt
şirket merkezi yurtdışında ama sahipleri hep türk bu arada.yıllık maaş zammı dolar enflasyonu üzerinden olsa çok az oluyor.. title değişikliği olmadığını düşünelim yüzde kaç istesem iyi? %30 nasıl olur? şu an güncel net maaşım 3100 dolar bir de
şirket merkezi yurtdışında ama sahipleri hep türk bu arada.
yıllık maaş zammı dolar enflasyonu üzerinden olsa çok az oluyor..
title değişikliği olmadığını düşünelim yüzde kaç istesem iyi? %30 nasıl olur? şu an güncel net maaşım 3100 dolar bir de
0
mhmtt
(04.12.23)
şirkete ceo falan olmadıysan ne %30'u hocam. abd'de ekim sonundaki 12 aylık enflasyon %3.2'ymiş. aralık sonunda benzer bir oranda olacağını düşünürsek %5 zam, kendi adına çok başarılı bir yıl geçirdiğini düşünüyorsan belki %10 zam istenebilir.

edit: kendini muhtemelen türk şirketlerinde tl maaş alan arkadaşlarınla karşılaştırdığın için %30 falan düşündün ama öyle düşünme. tlyle %50-60 zam alacak kişilerin maaşı yıl içinde dolar bazında deli gibi eriyecekken seninki erimeyecek yani onların maaşı gibi zamla aşırı boostlanmaması belki ilk 1-2 ay tadını kaçırsa da sorun değil aslında.
0
semaforo de medianoche
(04.12.23)
dolarda %30 zam mı?
imkansız gibi bir şey terfi-iş değişikliği yoksa
%10 olursa öp alnına koy
0
jelly bear
(04.12.23)
Geçen sene şu an maasiniz 57bin lira.
Su an maasiniz 90 bin lira. Aradaki fark yüzde 55.
1 yıllık enflasyon; yüzde 62.
Aradaki fark yüzde yüzde 5-6. Yüzde 30 demeniz sizin yüzde 100 zam almaniz demek lira üzerinden.

Kısacası kimse size o zammı vermez.
0
logisticsmanager
(04.12.23)
dolar enflasyonu tek basina bir sey ifade etmiyor malesef, kur artiisindan daha berbat bir enflasyon var memlekette. ben de yabanci para ile maas aliyorum hic cekinmiyorum isterken sonucta yasam kalitesi ortada. siz kimseye pek kulak asmayin masraflariniz dahilinde sizi memnun edecek en yuksek rakamdan kapiyi acin hocam.
0
bay b
(04.12.23)
Dostlar %30 aldım zammı. İnanmak başarmanın yarısıdır.
0
🌸mhmtt
(25.01.24)
(7)

Masa (Kutu) Oyunları

AlsterWasser
en az 2 kişi ile de oynanabilecek bildiğiniz en eğlenceli ve sürükleyici masa oyunları hangileri?favorileriniz neler board game konusunda.edit: en az iki kişi ama fazlası da olur. grupça olduğumuzda da oynanabileceleri de önerebilirsiniz tabii.
en az 2 kişi ile de oynanabilecek bildiğiniz en eğlenceli ve sürükleyici masa oyunları hangileri?

favorileriniz neler board game konusunda.

edit: en az iki kişi ama fazlası da olur. grupça olduğumuzda da oynanabileceleri de önerebilirsiniz tabii.
0
AlsterWasser
(27.11.23)
sub-terra ve suç günlükleri. ama suç günlüklerinde sadece 5-6 senaryo var ve sonrasında oyun bir işe yaramıyor ek paketleri olmadan.
0
oldtimer
(27.11.23)
iki kişiyle oynanabilecek dokuztaş (üçtaş versiyonu da varmış), mangala, go, gomoku gibi satranç, dama, tavla kadar klasik olmasa da gene klasik denebilecek zeka & strateji oyunları var. özelleşmiş kartlı oyunlar var mesela witcher gwent kart oyunu vardı bunu fiziksel olarak türkiye'de oynatan yer var mı bilmiyorum (pc için ayrı oyunu yapılmıştı) ama bu tarz kartlarla (yu-gi-oh da epey oynanırdı bir dönem) oynanan oyunlar var. bil bakalım kim oyunu vardı çocukken severdim. birbirinin alnına isim yapıştırıp sorular sormalı oyun oynanabilir. jenga da 2 kişilik oynanır sanırım.

edit: 2 kişiyle sınırlı değilse soru bence en keyifli oyun vampir köylü ya. illa bir kutu mutu olsun istenirse secret hitler de oynanabilir ama hiç para vermeye gerek yok bir kağıt kalem bulup kura çektirilmesi yeterli.
0
semaforo de medianoche
(27.11.23)
catan (dünyanin en iyi board game'i olabilir)
ticket to ride (bu da favorilerimden)
pandemic (co-op o yüzden herkes sevmeyebilir)
carcassonne (daha light ama zevklidir)
dixit (en az 4 kisi ve sohbet muhabbet esliginde oynanabilir)

kalabalik gruplarda (6 kisi üstü) oynanacak en iyi oyunlar roleplay oyunlari. secret hitler yazilmis zaten. ama ben werewolf'u daha cok seviyorum.
0
sir gawain
(27.11.23)
Cash and guns(silah prop u)
Exploding kittens(belki 400 kez oyandim)
0
lapaz
(27.11.23)
6 kisi üstü için ben werewolf +500
Exploding kittens(belki 400 kez oyandim) +500
0
put it in your appropriate place
(27.11.23)
Dokuz taş çok keyifli
Basit görünüp derin olan bir oyun
0
sadegazoz
(27.11.23)
ihtilal kutu oyunu
0
Hallegadola
(28.11.23)
(6)

iş yerinde zorbalık yapan çalışma arkadaşı

anlamsiz geliyor
selamlar. mevcut iş yerimde birlikte çalıştığım arkadaşım son zamanlarda oldukça zorba davranışlar sergiliyor. şu zamana kadar maytaba aldım yanlış mı yaptım bilmiyorum ama dozu arttırdığı için canım oldukça sıkılmaya başladı. önceki iş yerimde de benzer bir davranışı yapan arkadaşa rahatsız olduğum
selamlar. mevcut iş yerimde birlikte çalıştığım arkadaşım son zamanlarda oldukça zorba davranışlar sergiliyor. şu zamana kadar maytaba aldım yanlış mı yaptım bilmiyorum ama dozu arttırdığı için canım oldukça sıkılmaya başladı. önceki iş yerimde de benzer bir davranışı yapan arkadaşa rahatsız olduğumu tekrar aynı davranışı yapmaması söyledikten sonra aramız oldukça buz olmuştu. (tamamen başka bir konuydu) sonra da sosyal medyadan falan silmiş (çok da umrumda değildi de neyse). şimdi bu durumda süreci nasıl yöneteceğim gerçekten bilmiyorum. yöneticime söylemek aklımdan geçiyor (bu arada şakayla karışık bir kere o da takılmıştı ben de ne alakası var deyip biraz sert çıkmıştım) ama bu durumda da diğer çalışma arkadaşlarıma bana tavır almasından endişeleniyorum. her gün yüzyüze çalıştığım insanlar sonuçta bunlar.
0
anlamsiz geliyor
(24.11.23)
İşyerleri arkadaş edinmek için gidilen yerler değil. Sizin de böyle bir söylemeniz yok zaten o yüzden rahatsızlığınızı karşı taraf ile görüşerek dile getirin. Daha sonra ister tavır koyar ister koymaz sizi ilgilendiren bir durum değil. Amirle bu konuyu konuşmanız sonraki süreç eğer hala devam ederse o zaman görüşürsünüz.
0
dedeminhirkasi
(24.11.23)
zorbaca davranışları biraz daha açma şansınız varsa daha iyi anlayıp daha iyi yorum yapılabilir. anlattığınız kadarıyla cevap verecek olursam da o dediğiniz konuşma önceden yaşadığınız durum gibi birisiyle aranızı tamamen buz yapabilir yine. böyle olması sizi rahatsız etmeyecekse yapın tabi ama sorma şeklinizden bunu da istemiyorsunuz gibi anlıyorum o yüzden ondan önce o kişiye rahatsızlığınızı ima yoluyla anlatmayı deneyebilirsiniz bence. veya direkt söylersiniz ama böyle uzun ve sert bir konuşmayla değil de o kişi tekrar o davranışları sergilediğinde anlık olarak net ama kısa ve olayı çok da ciddileştirmeyecek bir tonda uyarabilirsiniz.

yöneticiye söyleme işi gerçekten de son çare olmalı çünkü kendin konuşmadan etmeden bir şey denemeden direkt yöneticine gidersen onun gözünde sen de kendini "çocuk gibi kendi sorunlarını kendi çözemeyip şikayete gelen tip" durumuna getirebilirsin. yöneticiye anlatma noktasına geldiğinde yöneticine gerçekten de yapacak başka bir şeyi kalmamış dedirtmelisin.
0
semaforo de medianoche
(24.11.23)
detay yok. en önemlisi bu kisi patrona vs. yakin mi?
zorbalik yaptiklarinda cevap verdigin icin tavir almak isteyen alsin. seni önemsemeyeni sen de önemseme.
biraz alan ac yalnizken, ezik bu desin, sonra topluluk icin de iyice bir boz ama sizin benimle kisisel bir proleminiz mi var seklinde.
0
wishmaythşngs
(26.11.23)
daha önce yaşadığın olaydan pek ders almışa benzemiyorsun, bir yerde nasıl başlarsan öyle gider.

ilk olayda bundan rahatsız olduğunu belirtecektin, senin için dalga geçip unutacağın bir konu değil demekki dalga geçmeyecktin, hoşlanmadığını gözünün içine baka baka söyleyecektin. o gün yapamadın bu gün yapacaksın.

eşşek kadar insan o da, dikkat ederim diyip tekrarlamaması gerekir, çocuk gibi küsecekse küssün.
0
selam
(27.11.23)
İşin içinde iş, ekmek, para gibi unsurlar varsa arkadaşlık falan yok. İş dışında muhabbet kurma, selamlaşma. İşin neyse onu yap. Ne fazlası ne eksiği.
0
ferenc
(27.11.23)
yöneticiye söylersen daha kötü olur, düzgün bir şekilde iş arkadaşınla konuşman lazım. bir kere eskisi gibi arkadaş olmanız zor, devamında ne olacağı ise o anki bağlama bağlı... yani en makul olan tepki özür dilemesi, bir daha bunu yapmaması ve sana kin de beslememesi olurdu. ama muhtemelen "ya ben nereden bileyim" ya da "herkese yapıyorum onun alınacağı tuttu" falan, bu tarz bir dışsallaştırma ile olumlu benlik imajını korur, sen de o iş yerinde benlik yüceltmek için kullandığı gündelik bir nesne olarak devam edersin...

bununla beraber eğer sen kuracağın diyalogta ona, yaşananların yegane sorumlusunun o olmadığını hissettirebilirsen yukarıda bahsettiğim savunma mekanizmasını tetiklemeden işi çözebilirsin
yani, "ya işte, böyle böyle oldu/böyle böyle bir dönemden geçiyorum, çok stresliyim, çok şakayı kaldıramıyorum bazen sana da patlamaktan korktum, öyle bir an olursa şimdiden kusura bakma" gibi, tabi ben böyle yazdım, o şu şekil konuşur diğeri bu yöntemi beğenmeyebilir
0
Coyote
(29.11.23)
(6)

Asgari Ücret Zammi Hakkında

kaiserr76
Merhabalar,Malum ülkenin %60 yakını asgari ücret ile calisiyor. Zam sonrası herşey fiyatı artacak yineOcak ayında ne kadar zam beklentisi nedir ?Almam gereken bazı beyaz esyalar var. Artış sonrası zam gelir mi ?Şimdiden alsam mı ? Gelecek 1 ayda neler olabilir var mı bir tahmini olan.
Merhabalar,

Malum ülkenin %60 yakını asgari ücret ile calisiyor. Zam sonrası herşey fiyatı artacak yine

Ocak ayında ne kadar zam beklentisi nedir ?

Almam gereken bazı beyaz esyalar var. Artış sonrası zam gelir mi ?

Şimdiden alsam mı ? Gelecek 1 ayda neler olabilir var mı bir tahmini olan.
0
kaiserr76
(24.11.23)
min. 15 olur

zam gelmeme ihtimali chpnin seçim kazanması gibi bi şey
0
yanlishayvan
(24.11.23)
16-17 bin arası bir fiyat konuşuluyor. eğer öyle olursa dolarda 40 lira üstünü görürüz hele 17 bin üstü olursa dolar 45 lirayı görür.
0
my fault
(24.11.23)
türkiye bir enflasyon ülkesi ben doğduğumdan beri ocak ayları bol zamlı geçer her zaman için ki son yıllarda daha da fazla zamlı geçiyor enflasyon rekorları kırdığımız için. 1 günde çılgın bir zam gelmese de ocak şubat aylarında özellikle kademeli kademeli zamlanır muhtemelen kurdaki artışla orantılı olarak.

asgari ücret artışı arttırmıyor ama fiyatları o konuda düzelteyim. enflasyon arttığı için asgari ücret de dahil olmak üzere tüm devlet ve özel sektör çalışanlarının maaşı arttırılıyor. bu yapılmazsa ücretliler yaşayamayacak seviyeye gelir çünkü o yüzden yapılmak zorunda olan bir şey bu. sonra bunun da etkisi oluyor enflasyona tabi ki ama demek istediğim maaş artışı - enflasyon artışı döngüsü sebep değil sonuçtur. kötü ekonomi yönetimi bu döngüye sokar. yıllık %100'den fazla enflasyon varken ya fazla zam yapmak enflasyonu fazla etkiliyor o yüzden biz %10 zam yapalım bu yıl dersen bangladeş'e döner ülke bir anda yani.
0
semaforo de medianoche
(24.11.23)
16 rahat olacak bence.
0
nothing in my way
(24.11.23)
zam için bahane lazım. arabalarına kuş şey yapsa zam yapıyorlar.
asgari ücret artışının ya da genel anlamda çalışanlara ödedikleri ücretlerin artışının giderler içindeki payı çok az.
biste açık şirketlerden bunu görebiliyoruz. çalışan giderleri yüzdesel olarak azalsa bile sundukları ürün/hizmet ücretleri zamlanıyor.
çünkü bahane hazır ve herkes de buna çok önceden hiç lan acaba demeden inanmış.
türk iş açlık sınırı al, bu sene tek sefer olacak diyorlar ama muhtemelen olmayacak, 6 aylık enflasyonu ekle, seçim goyfoyunu ekle hemen hemen nokta atışı bulursun yeni asgari ücreti.
0
kixo
(24.11.23)
bu konu döviz kuru ilede ilgili bir durum, zaman yaklaştığında netleşmeye başlar, ancak maximum olarak o zamanki döviz kuru ile 500 usd tl karşılığını geçmeyecek şekilde revize ederler diye düşünüyorum
0
Rao
(25.11.23)
(2)

İşten ayrılma / iş arama izni ücreti

horizon
Merhaba23 ekim itibari ile işten ayrıldım ayrılmadan önce iş arama iznim olan günlük 2 saati toplu olarak kullanarak 2 hafta erken çıkış yaptım.insan kaynaklarında çalışan bir arkadaşım bu 2 haftalık iş arama izni ücretinin de ödenmiş olması gerektiğini söylüyor ama bana mantıksız geldi bu konuda bi
Merhaba

23 ekim itibari ile işten ayrıldım ayrılmadan önce iş arama iznim olan günlük 2 saati toplu olarak kullanarak 2 hafta erken çıkış yaptım.

insan kaynaklarında çalışan bir arkadaşım bu 2 haftalık iş arama izni ücretinin de ödenmiş olması gerektiğini söylüyor ama bana mantıksız geldi bu konuda bilgisi olan var ise bilgilendirebilir mi
0
horizon
(06.11.23)
sorduğun soruyu tam anlamamakla birlikte günlük 2 saat sana verilen yasal hak. ister işten resmen ayrılacağın tarihine kadar her gün işe gider 2 saat erken çıkarsın istersen de yaptığın gibi o saatleri toplu kullanıp 2 hafta -veya ne kadar zaman oluyorsa o kadar- hiç işe gitmezsin bunun bir önemi yok. sonuç olarak sen o süre sonuna kadar o şirketin çalışanısın ve çalışan olarak işverenin de sana maaşını ödemeli. patronla konuşup anlaştıktan sonra farklı çözümler de mümkün tabi ama anladığım kadarıyla sen 2 haftalık paranı bırakarak çıkmışsın. bunu bilerek yapmadıysan gereksiz olmuş.
0
semaforo de medianoche
(07.11.23)
sanki arkadaşınız haklı gibi.
o 2 saatler, o işe gitmediğiniz halde, gitmişsiniz gibi ücretlendirilmesi gereken saatler.
15 gün 2'şer saat izninizi kullanarak çalıştığınızı var sayalım. Ayın 1'inde başladınız ve 15'i ilişik keseceksiniz. 15'i dahil ücretlendirilirsiniz. Topluca sonda kullanayım derseniz 13'ü dahil dolu dülu çalışır, 2 gün boşa çıkarsınız. Ama yine 15'inde işten çıkış yapardınız.
Tabii, işverenin bu şartlarda biriktirip sohda topluca kullanmanız işine gelir gelmez mi ona göre işin pratiği değişir. O da 'topluca vereyim, 3-5gün az prim yatırırım' diye bir beklentiye girmiş olabilir.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(07.11.23)
(6)

hipodromda at yarışı izlemek

semaforo de medianoche
daha önce hiç gitmedim fakat hep bir gitmek istemişimdir. önümüzdeki cumartesi güzel bir yarış varmış diye duydum ama şimdi her etkinliğe internetten bilet almaya alışmış biri olarak öyle bir şey bulamadım. at yarışlarında böyle bir olay olmuyor mu? gidip yarış günü hipodromdan mı bilet alıyoruz? öy
daha önce hiç gitmedim fakat hep bir gitmek istemişimdir. önümüzdeki cumartesi güzel bir yarış varmış diye duydum ama şimdi her etkinliğe internetten bilet almaya alışmış biri olarak öyle bir şey bulamadım. at yarışlarında böyle bir olay olmuyor mu? gidip yarış günü hipodromdan mı bilet alıyoruz? öyleyse çok kuyruk oluyor mu bilet için yarıştan ne kadar önce gitmeli? hadi internetten bilet bulamamayı geçtim tam olarak yarış saatini programını gösteren bir bilgi de bulamadım. o gün ankara'da hitit yarışı olduğu yazıyor ama saati falan yok yani. bu bilgiyi nerden bulabilirim? gibi sorularım var.

bir de dediğim gibi cahiliyim mevzunun. o yüzden genel olarak hipodromda yarış seyir keyfini arttıracak öneriler varsa (mesela filmlerde dürbün götürüyorlar ya o tarz öneriler işte) onları da dinlemek isterim.
0
semaforo de medianoche
(06.11.23)
direkt gidip giriyorsun, bilet falan yok. dürbün falan da gerek yok bence.
0
eurhka
(06.11.23)
peki saat kaçta başlıyor kaçta bitiyor ona nerden ulaşabilirim? bir de orada bahis yapılabiliyor sanırım ama kalabalık oluyor mu bahis gişeleri? oynayabilmek için ne kadar önden gitmek gerekir onu anlamak için soruyorum.
0
🌸semaforo de medianoche
(06.11.23)
gün boyu yarış oluyor. koşu programından şehre özel bakabilirsin.
20-30 gişe var istanbul'da, öyle sıra falan yok. Koşular 30 dk arayla oluyor gibi.
0
eurhka
(06.11.23)
www.tjk.org

Haftada bir gün bazı pistlerde tatil olur genelde, buradan takvime bakabilirsiniz.

Mesela yarın adana ve kocaeli varmış, öbürgün istanbul ve elazığ. İstanbul için ilk koşu 14:00 son koşu 18:00

Yarım saatte bir var +1
0
John Bloor
(06.11.23)
5 gün kalan günün programı daha belli değil mi ki onu bulamıyorum ama? bir de hitit koşusu tüm güne mi deniyor tek koşuya mı tek koşudur sanki. öyleyse hangisi hitit koşusu olacak birinci mi sonuncu mu ya da aradakilerden biri mi? bir de hitit koşusundan bağımsız soruyorum gün içindeki koşular arasında bir hiyerarşi oluyor mu yani konserde önden küçük gruplar çıkar en son ana grup çıkar gibi burada da öyle bir şey var mı yoksa yaşıtların hepsi benzer önemlerde mi oluyor?
0
🌸semaforo de medianoche
(06.11.23)
Hitit koşusu, Gazi koşusu gibi geleneksel koşular da o her yarım saatte olan koşulardan biri gibi saatinde koşulur.

Bahise de katılır bu koşular, çok geç saatte de olmaz çok erken saatte de. Ama net bir koşu sırası var mı hatırlayamadım.
0
John Bloor
(08.11.23)
(13)

Hobileriniz neler?

lapaz
Hafta ici icin hobim azaldi gibi hissettimBi sorayim neye baslayabilirim diye.
Hafta ici icin hobim azaldi gibi hissettim
Bi sorayim neye baslayabilirim diye.
0
lapaz
(18.10.23)
Motosiklet sürmek. Hatta şu an sürdüm, bi kafedeyim.

Futbol. Kombine sahibiyim. Galatasaray nerde ben orada.

Youtube içeriği ve sosyal medya içeriği. Güzel anılar biriktirdim.

Eksisözlükte yazıyorum. Beğenisiz 1 tane entry'im yok. Hobi amaçlı olmak zorunda değil, amaçsız hobi bu sonuncu.

Yakında spor'a ve karavan life başlamayı umuyorum, şu latte'm bitsin de. Swh.

Valla işin aslı sevdiğin şeyi bulmak için denemek lazım. Ama yüzde yüz bu yaptıklarım hobi midir? Değildir. İşte zamanı doldur.

Çok kaliteli aktiviteler bile bir yerden sonra monotonlaşıp sıkıyor. Sürekli yeni şeyler denersen iyi gelir.

Mesela yakında hiç ilgim olmamasına rağmen keman kursuna yazılıp 3 ders gidicem sadece.
0
baldan kaymak
(18.10.23)
bu tür her soruya ilk verdiğim cevabı veriyorum, puzzle yapmak. ama bende biraz hastalık haline gelmiş durumda. 1000 parça puzzle ı en yavaş halimle bir günde bitiriyorum, mutsuzken, mutluyken, canım sıkılmışsa, rahatlamak istediğimde, sakinleşmek istediğimde hep kendimi puzzle yaparken buluyorum.

onun dışında klasik müzik dinlemeyi seven biri olarak hayatımda hiç operaya gitmemiştim, 6-7 ay önce deneyimlemek istedim operaya aşık oldum, şimdi sürekli opera etkinlikleri peşinde koşuyorum, müthiş bir şey.

çok fazla vakti olan biriyim ve boş boş oturunca depresyona giriyorum o yüzden bunlardan birini yapmıyorsam evde makas, silikon tabancası, vidalama aleti, boya vs elime ne geçerse do it yourself yapıyorum. bazıları berbat oluyor bazen güzel şeyler çıkıyor. tabi amaç keyifli vakit geçirmek.

yıllar geçtikçe kitap, müzik film vs den uzaklaşıp kendi kendime bişeyler yapmaya yöneldim sanırım. hiç birşey bulamıyorsam yeni yemek tarifleri vs deniyorum. tam olarak sıralaması ile en çok vakit ayırdığım şeyler bunlar.
0
hypathia
(18.10.23)
son zamanlarda darta ve briçe sardım. ikisinin de sıkıntısı başkalarına ihtiyaç duyulması maalesef. onun dışında film, dizi, oyun ve futbol gibi klasik şeyler var bunlar yalnız da hallediliyor şükür.

bir de "Çok kaliteli aktiviteler bile bir yerden sonra monotonlaşıp sıkıyor. Sürekli yeni şeyler denersen iyi gelir." demiş arkadaş. bu bakış açısını çok doğru bulmuyorum. insan yapısı gereği dönem dönem sıkılacak, içinde bir boşluk hissedecek. bunu her yaşadığında eskisini boşvereyim yeni bir şey bulayım kafasına girerse hem yanlışa sürüklenebilir, hem de bu işin sonu yok yani yorar. sadece hobi konusunda söylemiyorum birçok şeyde (iş, eş, arkadaşlar vb.) yaşanabilicek bir durum bu. o hisse çok kapılmamakta ve bunun normal olduğunu kabullenmekte kabullenilemiyorsa da profesyonel bir yardım almakta fayda var. önemli olan temelde sevdiğiniz şeyleri bulmak. zamanla insanın zevkleri, tercihleri değişebilir tabi o ayrı.
0
semaforo de medianoche
(18.10.23)
Ben puzzle yapıyorum hocam inanılmaz keyifli oluyor. Öncesinde çok zor bi puzzledan başlamamak lazım ben de basitten zora doğru ilerledim.
0
overthinker
(18.10.23)
deri ürünler yapıp eşe, dosta hediye ediyorum. hem ortaya bir eser çıkmış oluyor hem de sevdiğim birini sevindirmiş oluyorum.
0
sinek kral
(18.10.23)
1/24 ölçekli maket araba yapmak, antika bir araba ve motosikletim var bunların mekanikleriyle uğraşıyorum. Akvaryumum var aquascaping ile uğraşıyorum bi taraftan. 5 yıldır düzenli olarak
boks ile uğraşıyorum. Çocuğum olana kadar trombon çalıyordum her haftasonu çalışmamız vardı ama artık oraya gidemiyorum vakitsizlikten onu özlüyorum ama yapacak birsey yok.
0
mirty
(18.10.23)
fotoğraf çekmeyi ve düzenlemeyi seviyorum.
gitar çalmayı ve söylemeyi de.
bir de film - dizi - oyun var hayatımda. youtube kanallarını da sık takip ediyorum. bilim-tarih-haber-eğlence kanalları.

nadiren frizbi ve badminton oynuyoruz.
yine nadir de olsa balık tutmaya gidiyorum.
kitap da çok nadir okuyorum onu artırmam lazım.
0
ananiyimioguz
(18.10.23)
Bireysel hobi: Kanaviçe yapıyorum, dikiş öğreniyorum, ekmek-kek-pasta yapıyorum, operaya baleye gidiyorum.
Aile boyu hobi: Lego yapıyoruz, Duolingo'dan İspanyolca öğreniyoruz, tiyatroya konsere gidiyoruz, arkadaşlarla kutu oyunları oynuyoruz, zor yemekleri evde yapmayı deniyoruz. Bir de şehre yakın yerlere keşfe gidiyoruz, antik kent, müze, restoran, park, sahil falan geziyoruz ama hafta içi hobisi değil tabii bu.
0
kobuzchu kiz
(18.10.23)
havuza gitmeye calisiyorum her hafta.
0
mess
(18.10.23)
birkaç aydır tığ işine sardım. iş düşünmemek için mükemmel yöntem. yazın crop'lar yapıyordum, şimdi çanta yapıyorum. ilk çantamı bir arkadaşıma hediye ettim, çok mutlu oldu, ben de mutlu oldum.
0
nonik
(18.10.23)
- tenis
- yelken
- bitki bakımı
0
elvan abeyiylegezse
(18.10.23)
3d tasarım yapıp 3d printer ile basmak.
hazır tasarımları da basıyorum çocuğa oyuncak yapıyorum seviyor kırdıkça yenisini basıyorum.
0
basond
(18.10.23)
Örgü örmek. Hediye işlerini de bu şekilde hallediyorum.
0
peki madem
(19.10.23)
(8)

dizilerde filmlerde meshur olmus sarkilar

lemmiwinks
neredesin firuze - ya evde yoksanleyla ile mecnun - bu kiza kadarabuzer kadayif - cak cakulan istanbul - yanarimgibi baska ne sarkilar var?
neredesin firuze - ya evde yoksan
leyla ile mecnun - bu kiza kadar
abuzer kadayif - cak cak
ulan istanbul - yanarim

gibi baska ne sarkilar var?
0
lemmiwinks
(11.10.23)
filmde mi meşhur oldu, zaten meşhur muydu bilmiyorum ilk aklıma gelen youtu.be
0
gule gule
(11.10.23)
yabancı damat - üstüme basıp geçme yar
0
freebird5406_2
(11.10.23)
çak çak abuzer kadayıf için üretilen bir şarkı zaten filmde meşhur olmuş diyince önceden olup film dizi sayesinde meşhur olmuş şarkıları soruyosun gibi anladım.

kavak yelleri - pinhani şarkıları
av mevsimi - hayde gidelum
kaybedenler kulübü - bağrı yanık dostlara
ıssız adam - anlamazdın
bir başkadır - gündüzüm seninle (önceden de meşhurdu ama o ara x10000 oldu meşhurluğu)

bunlar geldi aklıma
0
semaforo de medianoche
(11.10.23)
ya evde yoksan orhan gencebay'ın şarkısı. diğer 3üyle aynı kategoride değil.

film için yapılmış ve meşhur olmuş şarkıları mı soruyorsunuz yoksa filmle beraber patlamış hali hazırda varolan şarkıları mı?
0
brkylmz
(11.10.23)
bir günah gibi (ajda pekkan) - aşk-ı memnu
unut beni (gece yolcuları)- hayat bilgisi
0
matilda
(11.10.23)
yalan dünya - yakalarsam tık tık

türkçe olmak zorunda değilse:

stranger things - running up that hill
supernatural - carry on wayward son
the bodyguard - i will always love you
0
knight of cydonia
(11.10.23)
fırat ağıtı-eşkiya
fasulye-eyvah eyvah
organize işler bunlar-organize işler
gel ya da git-unutursam fısılda
shape of my heart-leon (hep türkçeden gidilmiş ama yazmasam olmazdı)
0
zihua
(11.10.23)
Şu sıralar netflix'teki kulüp yoluyla janet-jak esim'in şarkıları çok popi olmaya başladı. Ben bu insanları fi tarihinden beri severek dinliyordum, bi allahın kulu da tanımazdı. Şimdi arada açınca "aa bu kulüpte çalan şarkı di mi çok güzel" diyorlar :D

Kendi bilinirliklerinin artmasına sevindim ama ben bu konuda hiç iyi hissetmiyorum :D

örnek: yo era ninya
0
akhenaten
(12.10.23)
(3)

Kuru otlar üstüne hk. birkaç soru

ananiyimioguz
Spoiler içerebileceğinden, izlemeyenler varsa okumayabilirler.1- Öğrencinin yazdığı aşk mektubu gerçekten hocaya mıydı yoksa sevdiği bir erkek çocuğaydı da bizim manyak hoca mı kendine yordu?2- Yine öğrenci, hocanın mektubu yırtıp atmadığına nasıl ve neden bir türlü inanmadı?Ve öğrenciyi sinirlendir
Spoiler içerebileceğinden, izlemeyenler varsa okumayabilirler.

1- Öğrencinin yazdığı aşk mektubu gerçekten hocaya mıydı yoksa sevdiği bir erkek çocuğaydı da bizim manyak hoca mı kendine yordu?

2- Yine öğrenci, hocanın mektubu yırtıp atmadığına nasıl ve neden bir türlü inanmadı?
Ve öğrenciyi sinirlendiren mektup konusu muydu sadece?

3- Köydeki psikopat kılıklı ama içli olan gence ne oldu bir ipucu kapan oldu mu?
0
ananiyimioguz
(09.10.23)
1- hocayaydi çünkü hoca atmadı
2- bence hoca okurken gördü, sinirlenme mevzusu biraz ergenlikle de alakalı tam açıklaması yok hocanın bi anda ters davranması gayet yeterli bi neden
3- klasik yarım kalmışlık nerdeyse her filminde bi tane böyle karakter var
0
olaylar olaylar
(09.10.23)
1- hocaya olduğunu mektubu alan hocalar da ima etti zaten o konuda şüpheli bir durum yok
2- okurken girmişti kız içeri ben de orada hissetti diye düşündüm
3- veteriner - samet ve onun konuşmsaında söylendi zaten bazen dağa çıkıyor (örgüt kampına) ortadan kayboluyor aylar sonra bir bakıyorsun kahvede taş diziyor gibi bir muhabbet vardı. ortadan kaybolduysa o tartışmalardan sonra gene dağa çıktı demek yani.
0
semaforo de medianoche
(09.10.23)
2- orada Samet “ben de öğretmenime aşıktım bir daha o kadar güçlü duygular hissetmedim” anlamına gelen şeyler söylüyor. Yani şu an sevime öyle güçlü duygular beslemiyor ve aşkını ergenlik heyecanı olarak görüyor. Bunu öğrenince Sevim ters yaptı.

Benim anladığım bu şekilde.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.10.23)
(14)

Atlet (iç çamaşırı olan)

Lubb
Atlet giyer misiniz?Yazın çok sıcak olduğu zamanlardan bahsetmiyorum. Onun dışında genel olarak?Neden giymezsiniz ya da neden giyersiniz ?
Atlet giyer misiniz?

Yazın çok sıcak olduğu zamanlardan bahsetmiyorum. Onun dışında genel olarak?

Neden giymezsiniz ya da neden giyersiniz ?
0
Lubb
(24.09.23)
giymek faydalı, özellikle ter emme/soğuğa karşı katman olarak değerli, sentetik giysilerin tene değmesini de azaltıyor

migrostv.migros.com.tr
www.otsicgiyim.com
0
azeroth
(24.09.23)
Hep giyerim.

1. Bir yaz atletsiz uyuyordum. Böbrek ağrısı olarak döndü. Dertsiz başıma dert almıştım.

2. Terleyince çıkarıp atabiliyorsun. Tişörtü terleyince çıkarıp atarsan bir ayda yıkanmaktan mahvolur.

3. Terin tişörte ıslaklık olarak geçmesi kötü bir görüntü.
0
dissendium
(24.09.23)
tshirt’ün altında çok kötü görünüyor, sırf bu yüzden bile giymem. yazın zaten giyilmez de kışın da sadece tshirt ile çıkmıyoruz, onun üstüne bir ya da birden fazla katman giyince en alta bir de atlet anlamsız geliyor bana.
0
orient blue
(24.09.23)
yazları hariç giyerim. soğuğa karşı fayda sağlıyor. ekstra bir katman a-oluyor
0
paintov
(24.09.23)
atlet işi tamamen bir alışkanlık. eskiden hep giyerdim (yazlar hariç tabi) giymeyenler nasıl yapıyor anlayamazdım o kadar elzem gelirdi. o sarıcılığı tutuculuğu falan olmadan bir kış geçirmeyi düşünemezdim yani. sonra bir bıraktım aslında hiçbir gereği olmadığını tamamen alışkanlık olduğunu farkettim. yani şu anda giymiyorum çünkü gerek yok.

şunu da belirteyim eskiden hayatında hiç spor yapmamış epey zayıf birisiydim. yetişkin bir erkeğin ne kadar az kas kütlesi olabilecekse o kadar az kas kütlem vardı sanıyorum. bir dönem düzenli spor yapmaya başladım ve en azından hala yağ kas oranı açısından kaslı veya fit denecek kıvamda olmasam da ortalama veya ona yakın bir erkek seviyesine geldim kas oranı açısından. sonradan okuduğuma göre kas kütlesi yağdan çok daha fazla sıcak tutuyormuş insanı ve üşümeyi azaltıyormuş. atleti bırakışım da o döneme denk gelmişti etkisi vardır belki.
0
semaforo de medianoche
(24.09.23)
Eskiden hep.

Artık hiç.
0
baldan kaymak
(24.09.23)
Atlet formunda olanları en son lisede giymişimdir. Kışın sweatshirt falan giyince altına eski tişörtlerimden giyiyorum. Gömlek falan giymem gerektiğinde bi şey giymiyorum pek.

Yazın da çok terleyen biri olmama rağmen atleti hiç denemedim ve bilmiyorum tişörtün içine ıslak ıslak atlet giysem rahatsız eder gibi geliyor.

Hem çirkin olduğu için giymiyorum hem de çok ihtiyaç hissetmiyorum genel olarak. Mesela böyle yaşlı hocalar beyaz gömlek içine atlet giyince o atlet görünür ya. O görüntü aşırı çirkin geliyor gözüme.
0
nundu
(24.09.23)
Yaz kış hep giyerim. Yüzde yüz pamuk, hafif, ince ve fitilli tarzda olanından. Resmen ihtiyaç, zorunluluk bana. Tişört altına da giyerim. Sıcak havalarda da giyerim.
0
yadigar
(24.09.23)
Her zaman giyerim. üstteki cevaplarda da belirtildiği üzere ten ve üst giysi arasında tampon görevi görür . Kullanışlıdır.
0
diyecevaplandı
(24.09.23)
Gömlek ile evet. Önceden kafaya takardim ama açık söyleyeyim yaş geldikçe nedense daha erkeksi geliyor bilmiyorum. Evli adamim zaten ne göğüs kılım varmış ne atlet varmış böyle son yıllarda çıkan şeyler umrumda degil.

Bu arada gömlek altına giymeyi şundan da severim; atletin dokusu gömleğe göre daha yumuşak bu sebeple tenime gömlek degmesinden daha iyi oluyor.
0
logisticsmanager
(24.09.23)
hep giyerim, giymezsem tuhaf hissediyorum.
0
baldur2
(24.09.23)
beyaz kıyafetlerle tshrtgömlek gibi kesinlikle giymem.
atletformunun belli olmayacağı daha çok lacoste tarzı tshrtlerle giyerim araba kullanırken sırt çok terliyor.
kışın sadece tshrt üstü sweet vs vs.
0
jamswety
(24.09.23)
yaz-kış giyerim. kıyafetlerimi de iyi kumaştan almaya çalışırım o sebeple atletim tampon olsun çabasında değilim ama alışkanlık herhalde. rahat edemem atletsiz.
0
dilhun
(24.09.23)
Yazın giymem, atlet niyetine ince askılı budy, üşümemek için. ille üşüyorum.
0
gadlemler
(25.09.23)
(7)

türk korku filmleri önerisi

rhan
iyi diyebileceğiniz hangi filmler var.dabbe saçma, siccin iyiydi.
iyi diyebileceğiniz hangi filmler var.
dabbe saçma, siccin iyiydi.
0
rhan
(24.09.23)
Ada: zombi düğünü
0
abuzer
(24.09.23)
musallat
0
baldur2
(24.09.23)
Baskın karabasan. Daha iyisi yok
0
alimcgraw
(24.09.23)
dediklerinin tarzından çok farklı ama küçük kıyamet fena değildi
0
semaforo de medianoche
(24.09.23)
küçük kıyamet +1
0
nothing in my way
(24.09.23)
cinli perili değil ama psikolojik korku tadında küçük kıyamet + 1. burada yazan diğer filmleri izledim. ada zombilerin düğünü korku-komedi türünde eh belki ama gerisi çöp. hele bu hasan karacadağ ekolü olanlar (arapça bir terim + iki nokta üst üste + isim tamlaması) resmen dayanılmaz oluyor.
0
sir gawain
(24.09.23)
Kabuslar Evi dizisi vardı 13 bölüm, her bölümde ayrı bir hikaye işliyorlardı 13 film gibi düşünülebilir :)
0
koskoca kirpi
(24.09.23)
(4)

çok güzel hareketler nasl başladı

ShadowOfMoon
şu an youtubedan seyrewtmeye başladım. aslında bir dmet tiyatro seyrediyordum. sonlara doğru çok güzel hareket oyuncuları doldu ve mecbur bir demet bitince bir de çok güzeli göreyim dedim.bir demetteki tecrübeli oyuncuların hiçbiri yok tabi. neden böyle bir konsept seçtiler. yani mesela arada demet
şu an youtubedan seyrewtmeye başladım. aslında bir dmet tiyatro seyrediyordum. sonlara doğru çok güzel hareket oyuncuları doldu ve mecbur bir demet bitince bir de çok güzeli göreyim dedim.

bir demetteki tecrübeli oyuncuların hiçbiri yok tabi. neden böyle bir konsept seçtiler. yani mesela arada demet akbağ filan gelmek mi istemedi.

bu oyuncular bayağı alkış alıyor şu an yani çok güzel hareketlerde ve sevilyor. belli ki fanları da vardı zamanmında ama şu an hepsi silinip gitti gibi. araştırdım çoğunu insrtagramlarına baktım. piyasada olan 1-2 kişi hariç göremedim. şansı mı değerlendiremediler yoksa zaten kaliteli değiller miydi.

sarp apak da mesela bkmden çık maymış.

bir demet tiyatroya da bir sürü oyuncu gelip büyük dizilere geçiş yaptı. ata demirer şafak szer uğramayan yok diziye. nasıl yapabildi yılmaz bunları

1i bitirip 2ye niye geçti bir de. reytingler mi düştü. bir demeti kaldırdılar çünküreytingler azalmış. sonra tekerar tvlere geleyim diye böyle bir şeye girişti belli ki. türkiyede ilk oldu. benzerleri çıktı ali sunalınki gibi.
0
ShadowOfMoon
(05.09.23)
Ortaya karisik bir soru olmus, ben de ortaya karisik bir cevap yazicam.

Ben bir demet tiyatro'yu cocukken izliyordum. Yetiskinligimde komik gelmiyordu.

Cok guzel hareketlere eski kadronun girmemesi iyi olmus, cunku cok guzel hareketler 1 bayagi iyi (butun skecler degil tabii ki ama oguzhan, ibrahim, eser'in yazdigi skecler, zeynep'in skecleri falan cok iyi). Artik yeni bir kadro, yeni bir nesil gerekiyormus demek ki.

1'in sonuna dogru da skeçler kotulesmeye basladi, sonradan eser "tukenmistik artik" diyecekti. Normal bence, 100 kusur bolum cekmislerdi zaten.

Bana gore bir daha hicbir sey cgh 1'in yanindan gecemedi. Ali sunal'in yaptigi cok kotuydu. Cgh 2 de kotuydu. Demek ki cgh 1'deki ekip şansa bir araya geldigi icin ortaya boyle bir iş cikabildi.
0
ahm1
(05.09.23)
bdt'deki oyuncular tiyatro sanatçılarıydı çoğunluğu. hatta sağlam oyuncular da vardı. o zaman tv çok yaygın olmadığından böyle bir iş yapmışlar. görünür olma imkanı azdı o zamanlar. şimdi her hafta bir bölüm çekiyor çgh. demet akbağ, rahmetli erdal tosun, olgun şimşek, settar tanrıöğen, engin günaydın gibi büyük oyuncuları öyle her hafta televizyona çıkaramazsın. kendileri çıkmaz ilk önce.

bkm bir tiyatro-kültür merkezi. doğal olarak buradan tvye geçen çok oyuncu var ve iyi oyuncular da var.
0
paintov
(06.09.23)
çghb bkm mutfak projesi. bkm mutfak da bkm'deki yılmaz erdoğan falan gibi esas ustalardan eğitim alan daha işin başlarında olan ama yetenekli kişilerden oluşuyor. haftalık skeç şovu meşhur isimlere yaptırmak için çok uygun bir konsept değil zaten böylesi daha uygun. dünyada da bu tarz işler yıldızlarla yapılmaz ama kendi yıldızlarını yaratır ya da haftalık farklı farklı yıldızlar kullanırlar (her hafta aynı isimle devam edilmez). burada da bazen ünlü konuk oyuncular olmuş olması lazım.

aslında oyunculardan burada kendini gösterdikten sonra yükselen epey isim oldu yani yukarda dediğim gibi kendi yıldızlarını yarattı. ersin korkut baya filmde oynadı ve oynuyor da sanırım. eser yenenler, oğuzhan koç, ibrahim büyükak üçlüsü kendi şovlarını yaptı. oğuzhan müzikte ilerledi baya, ibrahim gişede sevilen filmler yazıyor ve oynuyor hala. büşra pekin de baya filmlerde dizilerde başrol oynadı, bülent emrah parlak da öyle ama biraz siyasi olarak sivrildiği için o tarz işlerde oynuyor genelde, aslında metin yıldız baya yükselmişti dizilerde oynuyordu ama sonra karısına şiddet uyguladığı haberleri çıktı falan öyle çekilde piyasadan. magazinsel olarak pelin öztekin de gündeme geliyor ara sıra. murat eken ve şahin ırmak biraz beklentilerin altında kaldı denebilir baya sevilmelerine karşın sinema ve tv'de fazla iş yapmadılar ama onlar dışında sevilen tüm isimler bir şekilde parladı sanırım.

1 bitirip 2'ye geçmek de çok doğru ifade değil bence çghb bitmişti esasında. çünkü çok çekildi yukarda arkadaşlar da yazmış her hafta her hafta aylar yıllarca skeçler yazmak kolay değil. aradan yıllar geçti (8 yıl geçmiş) ve çghb artık güzel bir nostalji olunca neden tekrar yapmıyoruz dendi. eski kadrosuyla artık olamayacağı için (yukarda yazdığım gibi birçoğu kendi yoluna gitti farklı projelere girdi) yeni kadrosuyla yapıp yeni yıldızlarını yaratmayı düşündü muhtemelen. ben izlemedim şahsen ama pek başarılı olmadı diye biliyorum. ilki türkiye toplumunda ciddi iz bırakmış bir iştir ama.
0
semaforo de medianoche
(06.09.23)
Bir demet tiyatro, tiyatroydu, usta işiydi. Çghb adı üstünde mutfak, yetenekleri olanların öne çıktığı. Çok da ünlüsünü çıkarttı, bazısı özel hayatı sebebiyle geri kaldı. Ali sunal'ın yaptığına 2 dakikadan fazla dayanamadım, güldür güldür korkunç bence, oyunculuk da skeçler de. Çghb 2 de sevemedim. Eskileri izlemek en iyisi bu durumda =)
0
mslny
(06.09.23)
(5)

briç öğrenmek istiyorum

semaforo de medianoche
ankara'da yaşıyorum. google'a yazdım ankara briç kursu diye güncel olarak 1-2 kurs gördüm de birbiriyle aynı mı bunlar bilmiyorum ama saat günü pek uymuyor bana. başka kurslarda var mıdır internette çıkmayan? belki bir internet grubu vardır falan. ya da başlamak için tavsiye ettiğiniz başka bir yönt
ankara'da yaşıyorum. google'a yazdım ankara briç kursu diye güncel olarak 1-2 kurs gördüm de birbiriyle aynı mı bunlar bilmiyorum ama saat günü pek uymuyor bana. başka kurslarda var mıdır internette çıkmayan? belki bir internet grubu vardır falan. ya da başlamak için tavsiye ettiğiniz başka bir yöntem olur mu?
0
semaforo de medianoche
(05.09.23)
1. Bu kitabı okuyun, anlayın, kendi kendinize pratik yapın. www.nadirkitap.com

2. Kafa dengi bir arkadaşınız mutlaka olsun. Hep onunla eş olun.

3. Briç kulübüne gidin. Okulda veya kahvede turnuvaya gidin. Mumkünse katılın.

Sonrası gelir zaten.
0
alfired
(05.09.23)
yutub ne güne
0
holy biblo
(05.09.23)
funbridge diye bir app var telefonlar için, hem öğretmek hem oynamak için
0
pislick0
(05.09.23)
briç öyle aşırı zor bir oyun değil 1-2 gün araştırsan çözersin.
0
gizemli dede
(05.09.23)
@holy biblo: yutub var da oyunu oynayarak öğrenmek lazım ya. tercihen yüz yüze bir ortamda olmadı online ortamda tercih ederim yoksa tek başına teorisini öğrenmenin ne zevki var.

@pislick0: bu uygulama işi mantıklıymış teşekkürler.

@alfired: 2. maddede patlıyorum burada çevremde bilen yok. ama öğrendikten sonra o kulüplere tek gidersem birilerine dahil olabilir miyim bilemedim.
0
🌸semaforo de medianoche
(06.09.23)
(3)

cermodern film gösterimleri

semaforo de medianoche
en son 2 yıl önce gittiğim için o zamamdan bu zamana çok şey değişmiş olabileceğinden bazı sorularım var.1- gitmek istediğim filmde şu an internette tüm yerler dolmuş gözüküyor bilet alınamıyor ama gişede bilet satılıyormuş film günü. bu kesin oluyor mu yani internet satışına çıkmayan ayrı bir konte
en son 2 yıl önce gittiğim için o zamamdan bu zamana çok şey değişmiş olabileceğinden bazı sorularım var.

1- gitmek istediğim filmde şu an internette tüm yerler dolmuş gözüküyor bilet alınamıyor ama gişede bilet satılıyormuş film günü. bu kesin oluyor mu yani internet satışına çıkmayan ayrı bir kontenjan var sanırım değil mi? varsa gişedeki biletler ne kadar sürede bitiyor bilgisi olan var mı? bir de izlenebilir bir yerde mi oluyor yani 5 km öteden küçücük ekrana bakıp hayal gücümüzle izleyeceksek filmi manası yok.

2- ben gittiğimde arabayla girmekte sorun olmamıştı rahatça parkımı yapmıştım içeriye. hala öyle mi? kontenjan artmış olabileceğinden belki bu konuda sıkıntı çıkmış olabilir diye sormak istedim.
0
semaforo de medianoche
(02.09.23)
Ben de bilet arıyorum. Sosyal medya hesaplarından hemen biletler tükendi diye post paylaşıyorlar. Bu nedenle orada satılma ihtimaline güvenemedim.
0
Kahvedesu
(02.09.23)
bilet satışını bilmiyorum.
açık alanda yerlere oturarak izliyorsunuz. perde büyük, projeksiyon iyi, ses kalitesi iyi. park yeri sorunsuz. en son 25-TL idi.
0
ankarakecisi
(02.09.23)
@kahvedesu bu sene gitmedim ama instagramdan takip ediyorum orada 7'de gişe satışı başlayacak diye yazıyor. daha önceki gösterimlerde de story atıyolardı gişe satışı başlamıştır diye. ek kontenjan ayırıyolar gibi düşündüm o yüzden ben yoksa direkt 7'de gişe satışı başlayacak demezler herhalde.
0
🌸semaforo de medianoche
(02.09.23)
(12)

İnstagram kullanmak gerekli mi gereksiz mi ?

madurumdamadurum
Merhaba,hayatımda hiç ama hiç kendi fotoğraf ve durumlarımı paylaştığım instagram hesabım olmadı ve bunun eksikliğini hiç hissetmedim. Çevreden gelen insta ne? kullansana? gibi tepkiler olunca sıkılmaya başladım kendimce gereksiz bişey olduğunu bana ulaşmak isteyen yada hayatımı merak eden biri ile
Merhaba,
hayatımda hiç ama hiç kendi fotoğraf ve durumlarımı paylaştığım instagram hesabım olmadı ve bunun eksikliğini hiç hissetmedim. Çevreden gelen insta ne? kullansana? gibi tepkiler olunca sıkılmaya başladım kendimce gereksiz bişey olduğunu bana ulaşmak isteyen yada hayatımı merak eden biri ile görüşmek daha iyi geldiği için hiç girişmedim.

Sizce insta gerekli mi gereksiz mi? kullanan neden kullanıyor ve bırakmayı düşünüyor mu?
0
madurumdamadurum
(14.08.23)
çok güzel tematik hesaplar var

şu ara sanırım en çok yemek tarifi hesapları ve çizim grafik gibi yeteneklerini paylaşan hesapları takip ediyorum

herkes kendine göre güzel içerikler bulur
0
freebird5406_2
(14.08.23)
çok güzel tematik hesaplar var +1

herkes kendine göre güzel içerikler bulur +1 ama isteyen bulur.
0
put it in your appropriate place
(14.08.23)
Kişisel olarak kullanımı sormaktayım, elbette bende fake dediğimiz sadece gündem eğlence amaçlı takipte bulunuyorum ancak kişileri takip etme hikaye bakma atma gibi bi merakım yok
0
🌸madurumdamadurum
(14.08.23)
asiri zaman harcamaya yonelik dizayn edilmis bir uygulama. hic girme bence. gunde 3 saat harciyorsam bunun 2 saat 50 dakikasi cop. Faydasi 1'se zarari 10.
0
hot potato
(14.08.23)
iki Instagram hesabım var şu anda.
birisinde yakın akrabalar ve yakın arkadaşlarım var.

diğerinde ise full ingilizce hesaplar takip ediyorum. önüme sürekli ingilizce metinler düşüyor ve sürekli okuyorum. dünyada olan bitenden anında haberdar oluyorum. o haberlerin daha sonra türkiye'de yapıldığına şahit oluyorum.

mesleki şeyler de takip edilebilir, tematik şeyler de takip edilebilir. mesela ana hesabımda ressamların tablolarını, kuşları kelebekleri paylaşan hesapları da takip ediyorum.
0
tabudeviren
(14.08.23)
On yıldan uzun süredir insta hesabım var. Kendi fotolarım var ama toplasan 15 tane falandır
Her yaptigini gezdiğini yediğini koymak ne kadar saçma ise hiç foto koymamak ta o kadar garip bence. İkisinin ortası iyidir.
Her yaptigin şeyi koymak zorunda değilsin ama koy üç beş bir şey ayda yılda bir.
0
abelardo
(14.08.23)
sık görüştüğün konuştuğun arkadaşların vardır ama onların dışındakilerin hayatından haberdar olmak senin hoşuna gidecekse kullan. üniden arkadaşına, liseden hatta ilkokuldan arkadaşına bakıp nerelere geldi bu çocuk vay be demek veya şunun çocuğu olmuş ne tatlı demek kısacası bir dönem hayatında olan insanların hayatlarından genel hatlarıyla haberdar olmak için iyi bence. sevdiğin biriyse yerine göre yazarsın eski günleri yad edersin belki bir buluşursun vs. sevgilin / eşin yoksa ve olsun istiyorsan zaten şart gibi bir şey instagram. insanlar yalnız kaldıkça eski defterleri karıştırıyor yani sen bir hikayeye yazarsın veya sana yazarlar o şekilde belki bir ilişkiye başlamana vesile olabilir. bunlar dışında yakın çevremle ilgili gelişmeleri bile bazen oradan öğreniyorum. ne kadar yakın da olsan sonuçta yetişkin insanlar olarak kimseyle 7/24 birlikte olamazsın her şeyini her an konuşamazsın. arkadaşın başka arkadaşıyla bir yere gitmiştir mesela senin de ilgini çekiyodur orası aa güzel miydi birlikte de gidelim falan dersin.

sana aç denilmesinin sebebi de insanlar kendi yaşamlarını diğer insanlara göstermek istiyor kendilerini daha iyi tanıtabilmek istiyor o yüzden aç diyor olabilirler. açıkçası kendi olduğundan çok farklı bir hayat yaşıyor gibi gösteren insanlar da var onlar ayrı ama genel olarak kendini daha iyi tanıtabilmek için kullanışlı bir uygulama olduğunu düşünüyorum. yani bir insanın yanına gidip ben şunu şunu yapmaktan hoşlanıyorum, şöyle yerlere gitmeyi severim, şöyle bir hobim var demezsin ama bir story atıyosun ve bu yönünü görmüş oluyor çevren. bu sayede bazen aslında uzak olduğunu düşündüğün kişilerle bile iletişim kurabilirsin.

kısacası sosyal çevreyle iletişim açısından da çok işlevi var. ama bunların hiçbiri senin umrunda da olmayabilir tabi. bir de bazı insanlarda bağımlılık boyutunda sanırım öyle bir şeye giderse tehlikeli şahsen ben ofise gittiğim günler çok sıkıldığım için 1 saat falan kullanabiliyorum ama onun dışında günde 15 dk falan ayırıyorumdur max yetiyor gayet.
0
semaforo de medianoche
(14.08.23)
2 tane ınsta hesabım var. Birisinde arkadaşlar ve akrabalar var diğeri gizli. genelde ben 2. dünya savaşı tarihi, film, dizi gibi hesapları takip ediyorum ve günde sadece 30 dakika giriyorum.
0
slm ben yalnız komando yasin
(14.08.23)
gereksiz ve yorucu.

bir arkadaş "takip etmek lazım, yoksa geri kalıyorsun" demişti. hiçbir şeyden geri kaldığın yok. adamın bundan kastı "2 senedir görmediğim x kişisi yeni sevgili yapmış", "bilmemkim abd'ye yerleşmiş" gibi saçma sapan şeyler, bana ne bunlardan? bu insanlar çevremdeyse zaten ne yaptıkları illa ki kulağıma gelir. bunların dışında da zaten kafeye gittiklerini, konsere, tatile gittiklerini öğreniyorsun, saçma sapan şeyler.

yine de amacına bağlı tabii. ne bileyim, sürekli bir sürü insanla tanışıyorsundur, sana instagram hesabını soruyorlardır, e olmadığı için de iletişimde kalamıyorsun belki. belki olsa çevrene eklemiş olucan, bir şey olduğunda mesaj atabilicen vs. salladım yani.

bana göre zaten "short"lar, "reels"lerin hepsi leş, saçma sapan içerikler. ama bundan keyif aldığını söyleyen yeni nesilden biri vardı, garip gelmişti.

karşı cinsin (veya ilgi duyduğun cins(ler)) doğal güzelliklerine bakmak için de kullanabilirsin :) belki birisi de bulunabilir.

genel olarak çok boş (tüketilen her şey entelektüel olmak zorunda demiyorum), leş, gereksiz bir ortam. 500 tane arkadaşın var diyelim, bunların kaçı senin için önemli olabilir ki? 400 tanesiyle iki cümle bile konuşmamışsındır muhtemelen. peki bunların hafta sonu bir yere gittiğini neden görmek zorundayım?

insanlar mutsuz ve özgüvensiz. dolayısıyla instagram'dan alacakları like'larla mutlu olmaya, hayata tutunmaya çalışıyorlar. oradaki like'ların değerlerini belirttiğini sanıyorlar.

bir de türkiye, dünyada en çok sosyal medya kullanan 2-3 ülkeden biri (maalesef bütün kötü özelliklerde başlardayız). o yüzden türkiye ortalamasına göre karar verme bence.
0
ahm1
(14.08.23)
insanların birbiriyle saçma rekabetlere girdiği, birbirlerine çalım atıp durdukları, vitrinden bir yer.

sevdiğin arkadaşların vardır, iletişimi kesmek istemiyorsundur, ne yaptıklarını merak ediyorsundur, o zaman anlamlı olur.

ben hala takip etmeye değer bir sayfa olduğunu düşünmüyorum, twitter bu konuda daha iyidir.
0
kesmekes laleler
(14.08.23)
uzerinden para kazanmiyorsan veya sosyallesmeye calismiyorsan bos is. faydali yonlerinden faydalananlari tebrik ediyorum benim iki gordugum seyden biri reklam. arkadaslar icin ise cok instagram jargonlariyla, sakalariyla sohbet ettiklerinden seni de orda gormek istiyordur benim dm saat basi 10 reels dusuyo. bulusmasak da muhabbet suruyor. cay kahve paylasmanin modasi gecti evet
0
mess
(14.08.23)
Su anda 100 kisi ile takiplesiyorum 80 tanesini kaldirsam hayatimda hicbir sey degismez. 20 tanesi de akraba yakin arkadas vs.
0
baldur2
(15.08.23)
(3)

vantilatör / taşınabilir klima tavsiyesi

semaforo de medianoche
home office çalıştığım için odamda pişiyorum. direkt gidip en ucuzunu almak istemiyorum en pahalısını almak da gereksiz olur muhtemelen. bir klasik vantilatörler var, bir kule vantilatörler var, bir taşınabilir klimalar var, bir de ufak masa vantilatörleri var. sizce hangisini almak gerekir? ben kar
home office çalıştığım için odamda pişiyorum. direkt gidip en ucuzunu almak istemiyorum en pahalısını almak da gereksiz olur muhtemelen. bir klasik vantilatörler var, bir kule vantilatörler var, bir taşınabilir klimalar var, bir de ufak masa vantilatörleri var. sizce hangisini almak gerekir? ben karar veremedim. ona karar verince o kategoride hangi marka model daha f/p ürünü olur onu da bilmiyorum. mesela xiaomi'nin 2klık vantilatörü var gereği var mı o kadar para vermenin? en ucuzunu seçsem de hiç memnun etmez veya kısa sürede elimde kalır gibi geliyor ona da girmek istemiyorum. bu konularda fikri olan yazabilirse sevinirim.
0
semaforo de medianoche
(14.08.23)
taşınabilir klimalar sanıldığı kadar pratik değil. su tahliyesi için dışarıya boru çıkışı sağlaman gerekiyor. hava soğutucular var klima benzeri makineler, buzla falan çalışıyorlar. ama onların makul olanını ben de bulamadım fiyat/performans olarak. bence klima en temizi ve güzeli. evde 2 tane klima var ama çalışma odamda yok, klima gerçekten yaşam kalitesini yükselten bir şey. oda değiştirince anlıyorum. :D kıy paraya al hocam.
0
motosiklet burclu adam
(14.08.23)
ankara'da yaşıyorum o yüzden 1 aylık bunaltıcı sıcak için klima bence gereksiz veya fazla lüks diyeyim. o yüzden vantilatör tarzı bir şey yeterli olur. odam konumu itibariyle hiç esmiyor yoksa salon falan püfür püfür de benim oda hem cephesi itibariyle fazla sıcak hem de esmiyor.
0
🌸semaforo de medianoche
(14.08.23)
Direkt bilgisayar başı için şunu kullanıyorum:

www.akakce.com

Çalışırken gayet yeterli geliyor ama odada genel serinlik sağlamaz elbette.

stick şeklinde xiaomi ve taklit usb fanlardan onlarcası bozuldu elimde, ama bu dayanıklı, daha önce de kullanmıştım.
0
kukuleta
(14.08.23)
(4)

Seboreik dermatit ve sakal

sorucu
Seboreik dermatitle cebelleşiyorum 23 senedir. Yine bir cildiyeciye gittim. Bir şeyler verdi de gene bir gelişme yok. Bana en çok ızdırap veren sakal bırakamamak. Sakalım uzadığı gibi çenemdekiler coşuyor kızarıyor, kaşınıyor. Anca güzelce tıraş olacağım ki birkaç gün sonra geçecek. Bunun önüne geçe
Seboreik dermatitle cebelleşiyorum 23 senedir. Yine bir cildiyeciye gittim. Bir şeyler verdi de gene bir gelişme yok. Bana en çok ızdırap veren sakal bırakamamak. Sakalım uzadığı gibi çenemdekiler coşuyor kızarıyor, kaşınıyor. Anca güzelce tıraş olacağım ki birkaç gün sonra geçecek. Bunun önüne geçebilen var mı? Hiç olmazsa sakal bırakabileyim ama kaşıntıdan perişan oluyorum öyle bir şey yapınca.
0
sorucu
(11.08.23)
Ben gecemedim. Belki belli noktada duruyordur ama sakal birakasim zaten yok ama tatillerde falan da belli noktada daraliyorum.

Ben çözümü sadece Fransa'da olan lityum içeren bir jel ile buldum. Onu kullandigimdan beri hayatım değişti. Saç diplerim dışında yüzümde hiçbir şey olmuyor artık. Ama lanet jel sadece Fransa'da var...

pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
0
logisticsmanager
(11.08.23)
benim saç derimde de bi 15 senedir var herhalde. kaşıntım yok. coresatin sarı kutu yıllardır kurtarıcımdır, sürerim geçer 1-2 hafta rahat ederim sonra tekrar çıkar falan... normal şampuanıma ek olarak vichy dercos (yeşil) kullanmaya başladım. iyi geliyor diyebilirim, rahatlatıyor. sakalda da işe yarayabilir, isterseniz bir deneyin.

hiçbiri kalıcı çözüm değil tabii ki. boşuna doktorlarda sürünmeye gerek yok. kendine en iyi çözümü bulup alışmak lazım.
0
motosiklet burclu adam
(11.08.23)
Yaklaşık 20 senedir çekiyorum ben de.
Sakal konusu beni de sinirlendiriyordu, hiçbir şekilde uzatamıyordum. normalde 8-10 günde bi traş makinsyla keserdim. 2022 başında bi dönem oldu sakallarım uzamış bulundu 2-3 haftalık. Biraz daha dayanınca artık sakallı bi' birey oluverdim. 1,5 senedir sakallı bi tip olarak devam ediyorum.

Sanırım o sınırda dayanabilirsen ve cok fazla elin sakalına gitmezse daha az sıkıntılı geçiyor o dönem.
0
ir10
(12.08.23)
sakaldan kasıt nedir tam olarak kirli sakal bile bırakamamak mı yoksa uzatamamak mı? benim biraz uzayınca sorun oluyodu ama ir10'un dediği gibi bir eşiği geçene kadar dayandım sabrettim ve baya hacı sakalı seviyesine uzatıp öyle gezdim bir yıl. hatta sanırım kısa sakalda elini direkt cildine sürebildiğin için daha çok sıkıntı oluyor uzayınca 1-2 hassas nokta dışında daha rahatladı gibi geldi bana.

onun dışında bioderma sensibio ds+ modelinde 1 yüz temizleme jeli 1 de krem var. günlük olarak yüzünü onunla yıkayıp ardından sorunlu bölgelere kremini sürersen baya iyi koruyucu özelliği var bence. ama cildin fazlaca kötüleştikten sonra rahatlatma konusunda pek iyi değil işlevi o yüzden rahatlatıcıdan ziyade koruyucu bence. şampuan olarak da gene aynı sensibio ds+ şampuanı var veya head & shoulders clinical strength bu ikisi bana iyi geliyor ama kişiden kişiye değişiyor tabi o bunları aynı şekilde sakala yüze de kullanırsın. bioderma'nınki bana dermatolojik olarak daha iyi gibi geliyor head & shoulders'ınki biraz fazla kurutma odaklı sanki ama ikisi de kafada kaşıntı olmasını önlüyor bende.
0
semaforo de medianoche
(12.08.23)
(4)

Maaş pazarlığı

kondansator
Patron dün yeni maaşımı söyledi, eskiye göre %28 civarı bir artış olmuş. Ben daha az yaparlar da itiraz ederim gibi düşünmüştüm. Düşündüğümün üstünde bir tutar gelince itiraz etmedim. Şimdi basınca da oran olarak düşük geldi. Dün konuşup bugün itiraz da mızıkçılık gibi geliyor. Siz ne yapardınız, bi
Patron dün yeni maaşımı söyledi, eskiye göre %28 civarı bir artış olmuş. Ben daha az yaparlar da itiraz ederim gibi düşünmüştüm. Düşündüğümün üstünde bir tutar gelince itiraz etmedim. Şimdi basınca da oran olarak düşük geldi. Dün konuşup bugün itiraz da mızıkçılık gibi geliyor. Siz ne yapardınız, bir kaç ay sonra yeniden gündeme getirmek mantıklı olur mu acaba
0
kondansator
(02.08.23)
şimdiden söylemekte fayda var bırak %28i, %40 yapsa bile itiraz etmek gerekir.
0
durbidakka
(02.08.23)
genel piyasaya göre ortalama bir zam yapılmış. ne düşük ne yüksek yani. 2024 başında da zam alacaksanız o tarihten önce konuşmak mantıklı olabilir.
0
al sana nick it
(02.08.23)
rahatsızlığın varsa ya şimdi konuş ya da ocak 2024'ü bekle. 1 gün geçtikten sonra laf etmekte anormal bir şey yok ben bu sürede düşündüm, hesapladım, soruşturdum (artık hangisi veya hangileri makul gelirse sana) ve bu zammın yeterli olmadığına kanaat getirdim diye girersin. esas birkaç ay beklemek saçma olur 1 hafta içinde söyledin söyledin dediğim gibi. söylemezsen öbür zam dönemine artık.
0
semaforo de medianoche
(02.08.23)
Şu an tüm firmalar kendine göre bir zam oranı belirlemiş. Genellikle %25, %30, %35 ve %40 duyduklarım arasında. Bence bugün uygun bir dille konuşabilirsiniz. 1 gün çok geç sayılmaz bizde de genelde ertesi gün gelip bir şey daha yapılamaz mı şeklinde konuştu İK müdürüyle.

Akşam düşündüm, hesapladım oran olarak bir kaç puan üstüne çıkamaz mıyız, ekonomik koşullar vs. Ki emin olun herkes aynı şeyleri sözlemiştir. Bizde memnun olan kimseyi görmedim.

En fazla hayır der zaten ne olacak ki iteyenin 1 yüzü kara vermeyenin 2 yüzü :) Vermezse gelecek zam döneminde konuşursunuz.
0
hiçmiyok
(03.08.23)
(5)

Yeni işe girilecek yere zam var mı diye sormak?

asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
selam. Bir ay sonra işe başlayacağım. Bana teklifi verdiklerinde beş ay önceydi. Teklif de euro üstündendi. Şimdi geldim, ev bakıyorum kiralık. O yüzden de ik'ya sordum zam var mı, varsa bilgilendirebilir misiniz diye. Dönmedi. Etrafımdakiler de niye sordun, zaten euro üstündenmiş, daha başlamadan z
selam. Bir ay sonra işe başlayacağım. Bana teklifi verdiklerinde beş ay önceydi. Teklif de euro üstündendi. Şimdi geldim, ev bakıyorum kiralık. O yüzden de ik'ya sordum zam var mı, varsa bilgilendirebilir misiniz diye. Dönmedi. Etrafımdakiler de niye sordun, zaten euro üstündenmiş, daha başlamadan zam mı sorulur, dönmediyse bir sorun vardır vs gibi bir sürü şey söylediler.

Ben neden sorulmayacağını anlamadım veya neden cevap alamadığımı. Kiralar o günden bu yana %50 artmış ben şurada (evet, dövize rağmen) maaş zammı sormuşum bi ona göre ev bakacağım. Neden bu kadar olay yaptılar?
0
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(01.08.23)
sorabilirsin bence sıkıntı yok. attıgın maili gmailden falan attıysan karantinaya yakalanmıştır, okumamışlardır belki.
0
hasansabbah
(01.08.23)
5 ay önce euro 20ydi, su an 29. Zaten yüzde 45 zam oldu bu mantıkla. 1000 euro olsa 20 bin yerine 29 oldu.

Yani sorabilirsiniz de çok çok normal karsilanacagini sanmam o da Euro yükseldiği için. Eğer 5 aydaki enflasyon bu orandan düşükse bakmazlar bile. Ama euro yukselmeseydi mantıklı olurdu.

Yani size ik "tamam da euro zaten artti" derseniz elinizde cevap varsa olur.
0
logisticsmanager
(01.08.23)
normal karşılanacağını sanmıyorum kısmını halen anlamıyorum. sorabilir tabi ki. avrupada'da enflasyon var. euro isterse 50 tl olsun yine de sorabilir. bu mantıkla TL'ye bölüp düşünmek çok yanlış.
0
hasansabbah
(02.08.23)
anlamadım işe başlayacağınız tarih önceden belli değil miydi? yani 5 ay önce size 6 ay sonra şu maaşla işe başlayacaksınız denmedi mi? euronun artmasından falan ziyade garip olan bu işe başlama maaşında anlaştıysan başlamadan zam sormak baya garip. ama garip sadece neticede ölümcül bir günah da değil bir şey olmaz nolacak. saçma olan veya olmayan aklına takılan her soruyu sorabilir çalışan. ya ikcı yoğundur dönmeyi unutmuştur ya da dediğim sebeplerden çok garip gelmiştir soru ignore etmiştir.
0
semaforo de medianoche
(02.08.23)
@semaforo, dediğin gibi 6 ay sonraya adjust edilmiş bir maaş olsa anlayabilirdim ama o dönemde benim seviyemdeki çalışanların maaşı bana teklif edilenle aynıydı. daha önce çalıştığım şirkette daha ise başlamadan beni arayıp maaşlarda enflasyon düzeltmesi yaptık, başladığında artık şu kadar alacaksın demişlerdi. Bana yoktan şu kadar fazla para verin demiyorum yoksa.
0
🌸asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(02.08.23)
(6)

Türkçe'de yazma becerilerimi nasıl geliştirebilirim?

lodlest23
Herkese selam.İleride Ekşi'de yazar olmayı hedefliyorum bunun yanı sıra ileride blog açabilirim veya medium.com gibi sitelerde kendi içeriğimi oluştarabilirim.Ancak bunun için Türkçe'ye olan hakimiyetimi yetersiz görüyorum. Türkçe'mi geliştirmek, meramımı çok daha iyi bir şekilde yansıtmak için beni
Herkese selam.

İleride Ekşi'de yazar olmayı hedefliyorum bunun yanı sıra ileride blog açabilirim veya medium.com gibi sitelerde kendi içeriğimi oluştarabilirim.

Ancak bunun için Türkçe'ye olan hakimiyetimi yetersiz görüyorum. Türkçe'mi geliştirmek, meramımı çok daha iyi bir şekilde yansıtmak için benim nasıl bir yöntem izlememi önerirsiniz. (Türk Edebiyatından kitaplar, gazeteler, imla kurallarıma uymak için Grammarly'nin Türkçe muadili gibi).
0
lodlest23
(30.07.23)
Bence Türk klasiklerini okumak en doğrusu olur sizin için. Klasikler için söylüyorum, Türk yazarlar Türkçeyi en doğru en iyi şekilde kullanıyorlar.
0
megalomaniac
(30.07.23)
grammarly'nin türkçe muadili var mı bilmiyorum fakat anadiliniz için buna ihtiyacınız olduğunu da düşünmüyorum. çünkü probleminiz gramer değil sizin. bol bol okumaktan geçiyor bunun yolu. yazmak istediğiniz türdeki yazılara bakın. farklı konu ve üsluplardaki yazılara bakın. deneme kitapları okuyun. felsefi kitaplar okuyun. bunların hepsinde argümanların yapılandırılmasına, bağlamın oluşturulmasına ve korunmasına, örneklerin verilişine, kompozisyon düzenine, anlamın aktarımına dikkat edin. metni yalnız zevk için değil o metnin nasıl oluştuğuna dikkat ederek okuyun kısacası. sonra bol bol yazın. okuduğunuz kitaplar hakkında yazabilirsiniz. ya da aklınıza gelen herhangi bir şey için.

üniversitelerin edebiyat bölümlerinde doğan günay'ın metin bilgisi kitabı okutulur. o kitabı okuyabilirsiniz.
0
black holes in the sky
(30.07.23)
Bunun kolay bir yolu yok ne yazık ki... Yazı dilini doğru kullanmak için doğru şekilde yazılmış edebi ürünlere maruz kalmalısınız. Ben klasikleri bu amaçla kullanmak için önermiyorum çünkü klasik kitaplarda çok eski kalıplar da kullanılıyor. Günümüz edebiyatına yoğunlaşmanız daha faydalı olur.

Bu bir iki kitapla ve birkaç ayda kazanılacak bir alışkanlık değil, onun için önerilerden ziyade ilgi alanınıza uyan konu ve kategorilerde yeni çıkan bütün kitapları okuma alışkanlığı kazanmanız faydalı olur.

Bunun yanında, doğru yazı yazıyor olmak akıcı ve anlaşılır yazı yazdığınız anlamına gelmez. Dili nasıl etkili kullanacağınız daha karmaşık bir süreç. Metin yazarlığından tutun iletişim teknikleri ve hatta reklamcılık üstüne yazılmış şeylere göz atabilirsiniz.
0
akhenaten
(30.07.23)
Yazım kuralları ve noktalama işaretleri konularına çalışıp test çözmeniz gayet faydalı olabilir. Yanlışları düzeltirsiniz. Bunun yanında, siz bir yazı yazarsınız ve bir Türkçe öğretmeni yanlışları düzeltir.

Mesela bu yanınız için bir düzeltme: Türkçe, İngilizce gibi dil isimlerinden sonra kesme işareti kullanılmaz. "Türkçemi"
şeklinde yazılır.
0
havadakarada
(30.07.23)
okumak önemli tabi ama sadece okuyarak olmaz okuyarak yaşadığınız teorik gelişimi kendinizi zorlayıp bir şeyler yazarak pratiğe dönüştürmeniz lazım. şahsen bunun için aktif şekilde twitter hesabı kullanmanızı tavsiye ederim. gündem hakkında yorum olur, aklınıza gelen şaka olur, tespit olur, tivitlere cevap vermek olur yazmaktan çekinmeyin. blog yazmak vs. de iyi tabi ancak o baya bir mesai oluyor bir yerde. tivit atmak ise pratik. günde 10 tane 20 tane atabilirsin boş kaldığın anlarda hiç kendini kasmadan böylelikle daha sürdürülebilir bir şey oluyor bloga kıyasla. hem imlanı geliştirirsin arada bu nasıl yazılıyordu diye bakarak hem de anlatımını geliştirirsin zamanla.

bir de okumak sıkarsa izlemek de olur duruma göre. mesela nuri bilge ceylan'ın kış uykusu filminin senaryosu değme edebi eserde yok. böyle filmlere de bakabilirsin arada.
0
semaforo de medianoche
(30.07.23)
Arif Hikmet Par'ın tarih öncesi yazdığı bir kitap var. Bana zamanında çok faydalı olmuştu.

www.nadirkitap.com

Bunun dışında, bol bol kitap okuyacaksınız. Her eserde kafanızda yeni ışıklar yanıyor...
0
yadigar
(30.07.23)
(4)

Altyazı 10 saniye geride, nasıl düzeltirim? (Mac)

hadi ya la
MKPlayer ile öyle bir ayar olmadığı için yapamadım, GomPlayer ile nedense ses gelmiyor.Başka bir uygulama veya yöntem önerir misiniz?
MKPlayer ile öyle bir ayar olmadığı için yapamadım, GomPlayer ile nedense ses gelmiyor.
Başka bir uygulama veya yöntem önerir misiniz?
0
hadi ya la
(29.07.23)
vlc playerda altyazı gecikmesini ayarlayabiliyorsun
0
jelly bear
(29.07.23)
subtitle workshop macte çalışmıyor mu? çalışıyorsa indirip altyazıyı açıp edit, timings, set delay kısmından istediğin kadar ileri geri alabilirsin. istersen tamamını istersen bir bölümünü vs.
0
semaforo de medianoche
(29.07.23)
Vlc çözer
Ya da online subtitle editorler var(mış) hepsini seçip 10 saniye çekiştirebilirsiniz.
0
hedep
(29.07.23)
turkcealtyazi.org şurdan her türlü altyazıyı ileri/geri çekiştirip yeni dosya halinde edinebilirsiniz.
0
beatbox yapan metalci
(29.07.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.