Giriş
(8)

iş hayatı hakkında

wonnka
merhaba bu hissettiklerim normal mi diye size de sormak istedim.ön bilgi: iş hayatında yeniyim 9-10 aydır çalışıyorum. evden 7 de çıkıyor 9 da giriyorum genelde, bazen akşamları da çalışıyorum.bir danışmanlık işinde çalışıyorum ve hakim olmam gereken çok konu ve çözmem gereken bir çok sorun var, tüm
merhaba bu hissettiklerim normal mi diye size de sormak istedim.

ön bilgi: iş hayatında yeniyim 9-10 aydır çalışıyorum. evden 7 de çıkıyor 9 da giriyorum genelde, bazen akşamları da çalışıyorum.

bir danışmanlık işinde çalışıyorum ve hakim olmam gereken çok konu ve çözmem gereken bir çok sorun var, tüm günüm başımı kaldırmadan çok yoğun şekilde bitiyor. yeni mezun biri olduğum için de maaşım epey az. (eski çalışanların da öyle çok maaşı yok)

boş zamanlarımda bile iyi hissetmeyecek seviyeye geldim, kendime hiç zaman ayıramıyorum gibi geliyor hiç boş vaktim yok(normali bu mu bilmiyorum) sürekli tedirgin ve diken üstünde hissediyorum. başka işler de arıyorum bir iş bulamıyorum bu beni daha da tedirgin ediyor yani bir şey olsa çıksam kolay kolay başka iş bulamayacağım.

hislerim karışık anlattıklarım da karışık ama;
bana bir şeyler söyler misiniz ? normal mi hissettiklerim iş hayatı böyle bir şey mi ? tam olarak ne hissediyorum bilmiyorum ama huzurlu değilim.
0
wonnka
(16.11.24)
Hayatımda sadece bir gün bir işte calistim. 17 yaşındaydım. İşten ne zaman cikacagima birinin karar vermesi fikri bana uymadı. O günden bu yana 29 yıldır kendi işimi yapıyorum.
0
deer hunter
(16.11.24)
İşe alışıp, eksikliklerini tamamlayınca daha da azalacak kaygılar. Bence bu süreç normal. Henüz öğrenme ve alışma asamasindasin çok gitgeller olur bu dönemlerde.

İş hayatı bana göre değildi kendi işimi yaptım diyecek seviyeye gelmek için ya başta çok ezilmiş olman ya da anadan babadan zengin olman lazım.
0
dedeminhirkasi
(16.11.24)
Wonka evet ofis beyaz yaka iş hayatı böyle, şu an yeni mezun çarpılmasını yaşıyorsun gerçek iş hayatıyla tanışıyorsun, bir de üniversitenin son dönemi tez mez yazarken, case ler çözerken öğrenciler sanıyor ki bu teorik bilgilerinin bir karşılığı var, bir şeyler yapıyormuş gibi hissettikten sonra iş hayatına giriş çarpıyor insanı, dışardan dinamik görünen aslında oldukça katı kurallı hantal bir dünya ve yer değiştirmek de o kadar kolay değil
0
grimavi
(16.11.24)
wagie wagie get in cagie
all day long yo sweat and ragie
neet is comfy
neet is cool
neet is free from work and school
wagie trapped and wagie dies
need eats tendies, sauce and fries
0
abelardo
(16.11.24)
"ben somuruluyor muyum lan" dogru. farkindalik baslamis. kisa cevap, hissettiklerin normal degil, ortada bir terslik oldugunu gosteriyor. cozum: somurulenlerin orgutlenmesi gerekiyor.

7-9 normal degil elbette. ancak turkiye bok gibi yonetildigi icin ne isci haklari, ne paranin alim gucu, ne dogru duzgun ulasim var. hepsi ust uste binince de sonuc bu oluyor.

bir de yonetim danismanligi gibi fake bir is yapiyorsun. dolayisiyla yogun calisma temposu ve hizli turnaroundlarla, aslinda asil firmalarin yapmak istemedigi isler kilitleniyor. calisana da cv'ye bu adam hayatinin birkac yilini para karsiliginda ipotek ettirmistir, siz de kiralayip kirbaci vurabilirsiniz kabulu ekleniyor. onlar da sirf ileride daha iyi kariyer imkanlari icin duruyor. ben de 2,5 sene yaptim. fazla bile yaptim, imkanin oldugunda normal bir ise gir.

eskiden insanlar yaptiklari isle tanimlaniyordu ve mesleklerini kisiliklerinin bir parcasi haline getiriyorlardi. 1960 sonrasi dunya zenginlesmesinde (2010-2015'e kadar) bunun karsiligi alindi da. abd onderliginde yasanan bu gecici baris ve zenginlesme doneminde buyuyen cocuklar da ailelerinin sagladigi imkanlara alistilar. is hayatina girince de bunun devam edecegini saniyorlardi. okul okudular, ise girdiler, ancak kendilerine vaat edilenlerin bir yalan oldugunun, patlayan saadet zincirinin son halkasi olduklarinin farkina variyorlar yavas yavas. bu nedenle 90 sonrasi nesil calismak istemiyor. cunku karsiliginda bir sey alacaklarina inanmiyor. okullardaki caliskan cocuklar su anda is bulmak ve yasamlarini idame ettirebilmek icin kivraniyor.

2015'ten bu yana dunyada yasanan paranin asiri degersizlesmesi, sifirdan gelen insanin sosyal mobilite imkanlarinin elinden alinmasi ciddi bir sosyal patlamaya yol acacaktir. yani konu senin isinden ziyade cok daha buyuk bir mevzu. 90'lari kacirmayacaktik. emekli ikramiyesiyle sehir merkezinden yeni ev alinan donemlerdi onlar. insanlar bunlari soyleyince yauv romantizm yapiyorsunuz simdi dunya daha iyi deniyor. elbette dunya ilerledi, ancak insan bireylerinin yasam kalitesi ve siradan bireyin toplumdaki rolatif refahi cok daha iyi durumdaydi.
0
antikadimag
(17.11.24)
iş hayatının başlarında böyle çalışırsan hızlı yol alırsınız, biraz sabredin.
0
nuisance2
(17.11.24)
Böyle hissetme sebebiniz uzunlugu. O tempoyu ben su an yapsan sizden kötü olurum. Iş hayatı düzgün olan sirketlerde çalışmak kötü olmuyor, misal ben baya mutluyum.

Ama sizin sirket gibi yerlerde insan lanet ediyor.
Bir iki yıl deneyim alıp bunu normal sartlara indirecek bir yere geçmek lazım.
0
logisticsmanager
(17.11.24)
iş hayatı böyle bir şey miye cevabım kısmen evet kısmen hayır. şu an sıkıntılı bir işte çalışıyorsun anladığım kadarıyla yani evden 7'de çıkarsan normalde 6'da eve girersin. bu çok mu iyi değil tabi ama 7-9'un korkunçluğu yanında bi nebze daha iyi. işinde daha 1 seneyi bile doldurmamışsın o yüzden iş değiştirmekte zorlanman normal. cvde 1-2 sene iş tecrübesi göründükten sonra iş bulma imkanların artacak (alanın gerçekten çok kısıtlı bir alan değilse tabi). daha hızlı geçiş hatta belki alan değiştirip sıfırdan yeni bir kariyer inşa etmek istiyorsan da mt programlarına bakmanı öneririm alanın ne bilmiyorum ama öğrencilik hayatında derslerin iyiyse ve ingilizcen de fena değilse mt programından işe girmek çok zor değil (4-5 yıl öncesine kadar böyleydi en azından) onları takip et. maaşlar başlangıçta öyle olur çok özel bir akademik kariyeri olmayanlar için. yani para ve zaman anlamında daha iyi işler bulacaksındır ilerde bunlar değişir.

öte yandan bazı hisler de değişmiyor maalesef. çok yüksek maaş alsan ve düzgün mesai süresi olan bir işte de çalışsan gene kendine ait az zamanın kalıyor ve emeğini ve zamanını vererek birilerini zengin etmeye çalışıyorsun hissi devam ediyor. ve yerin ne kadar sağlam olsa da iş hayatında her zaman dengelerin hızlıca değişme olasılığı var, tam bir iş güvenini hiç hissedemeyebilirsin. bunları takmak da karakter meselesi tabi. bazısı matrixteki rolünü benimser daha ötesine bakmaz rolünü severek oynar ve mutlu olur. kimisi daha ötesine bakmaya düzeni sorgulamaya meyillidir ve mutsuz olur. senin para ve zaman şartları iyileşince ne tarafta olacağın belli olur sanırım.
0
semaforo de medianoche
(17.11.24)
(25)

Çocuk yapmak mı yapmamak mi emin değiliz

tahirkemalbozoglu
Eşimle olan ilişkimizde herhangi bir sorun yok; mutlu, huzurlu bir yaşam sürdürüyoruz. Fakat yaşımız ilerledikçe çocuk sahibi olma düşüncesi daha fazla gündeme gelmeye başladı. Ancak bu konuda içtenlikle ve kesin bir şekilde “Evet, çocuk istiyoruz” diyemiyoruz.Bunun temel nedeni, çocuk sahibi olmanı
Eşimle olan ilişkimizde herhangi bir sorun yok; mutlu, huzurlu bir yaşam sürdürüyoruz. Fakat yaşımız ilerledikçe çocuk sahibi olma düşüncesi daha fazla gündeme gelmeye başladı. Ancak bu konuda içtenlikle ve kesin bir şekilde “Evet, çocuk istiyoruz” diyemiyoruz.

Bunun temel nedeni, çocuk sahibi olmanın getireceği sorumluluk, kısıtlamalar ve hayatın büyük ölçüde değişeceği düşüncesi. Şu anki özgürlüğümüzden, plansız bir şekilde sırt çantamızı alıp dilediğimiz yere gidebilme lüksümüzden vazgeçmek istemiyoruz. Hayatımızda çocuk öncesi ve sonrası diye ikiye ayrılacak bir dönemin düşüncesi, mevcut rahatlığımızı kaybetmek istemememize yol açıyor.

Öte yandan, çocuk sahibi olmanın getirdiği o “güzel” anılar da çok cezbedici gelmiyor. İçimde baba olma özlemi hissetmiyorum; çocuğumla parka gitme, ona ayakkabı alma gibi hayallerim yok.

Ancak çevremizdeki pek çok arkadaşımız çocuk sahibi oldu. Onları gördükçe, biz de bir şeyleri kaçırıyormuşuz gibi hissettiğimiz zamanlar oluyor. Bu da, “Acaba biz de mi çocuk sahibi olmalıyız?” sorusunu gündeme getiriyor. Şimdi 33 yaşındayız ve evliliğimizin altıncı yılındayız. Böyle karmakarışık bir düşünce içindeyiz çocuk konusunda.
0
tahirkemalbozoglu
(09.11.24)
Hocam keşke sadece ayakkabı almakla kalsa bu sorumluluk, düşünmen gereken yüz tane daha konu olacak, bunların aldığı zaman ve yorgunluğu her şeye rağmen sizi mutlu etmeyecekse zaten karar vermişsiniz :)
0
grimavi
(09.11.24)
Çocuk yapmak size göre değil gibi. İdeal çift olmuşsunuz. Ben oğlumun varlığını hiçbir şeye değişmem ama bu benle ilgili bişey.
0
deer hunter
(09.11.24)
İleri yaşlarda isteyip istemeyeceğinizi, başkalarının büyümüş arkadaş kadar olmuş çocuklarını görünce içlenip içlenmeyeceğinizi düşünün bence. Benim gibi çocuk fikrinden alabildiğine uzak bir kadının bile başkalarının boyu kadar çocuklarını görünce içi sızlayabiliyor, keşke genç yaşımda evlenebilseydim erkeklere güvenebilseydim veya güvenilir birileri girseydi hayatıma da çocuğum olsaydı diyebiliyor. Ama sor şimdi evlenmek ve anne olmak ister misin? Evliliğe evet anne olmaya hayır. Sebep, eskisinden daha sağlıksız ve güvensiz ve huzursuzum. Bu halimle iyi bir anne olamam.

Ama sizin böyle dertleriniz yok görünen o ki. Bence geleceği tahmin etmeye çalışın. Her şeyin bedeli var ve bu dönemde anne baba olmanın bedeli çok ağır artık, haklısınız. Ama yaş geçince hiçbir geri dönüş olmayacağı için şimdi geleceği düşünmeye çalışın derim.
0
muhayyer divan
(09.11.24)
Kedi edinin
0
anon1m
(09.11.24)
Şu anda 33 yaşında önceliğiniz sırt çantanızı alıp çıkmakmış ya. .bu hep böyle kalmayacak, yaş ilerledikçe öncelikler değişecek. Kendinize 43, 53, 63, 73 yaşında hayali ya da gerçek idoller bulun. Onların önceliklerini bir sorgulayın derim ben.

Onların önceliklerinde de yapılmış ve büyümüş çocuk ya da çocuklar yoksa, mesele yok. Yapmayın o zaman.

Yapmayacağım ya da iyi ki yapmamışım diyenleri gördüm de, keşke yapmasaydım diyeni hiç görmedim ben.
0
Mirket
(09.11.24)
@Mirket

O sadece bir rnek, söylemek istediğim herhangi bir sorumluluğun veya seni bağlayan bir şey olmaması, bunu demek istiyorum.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(09.11.24)
Örneğe takılıp kalmadan cevapladım. Anafikri anladım ama cevabım bu.
0
Mirket
(09.11.24)
Keşke yapmasaydım diyenler toplum baskısından ve bunun tabu olmasından dolayı söyleyemiyorlar. Mesela şöyle bir topluluk var: www.reddit.com

40 yaşında ve çocuk istemeyen biri olarak söylüyorum, çocuk dünyanın en munis ve akıllı çocuğu da olsa, zihnsel ve fiziksel engelli de doğsa aynı özveriyle ve sevgiyle bakacağınıza güvenmiyorsanız, her türlü riske rağmen "kesinlikle çocuk istiyorum" demiyorsanız yapılmaması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum.
0
kobuzchu kiz
(09.11.24)
bence siz cocuk genel olarak istemiyorsunuz ya da su an istemiyorsunuz.

simdi yapsaniz cocugunuzu seversiniz tabii ama mutsuz olursunuz gibi geldi. cocuk isteyen biri ama özgürlügüm kisitlanicak yhaaaa diye düsünmez.
0
robert bosch
(09.11.24)
Benim mantığıma göre kimsenin çocuk sahibi olmaması lazım, dediğim gibi bu benim düşüncem, bu benim hayata bakışım. Bir de eğer çocuk istiyorsa kişiler lütfen babalar kendilerini konunun dışında bırakmasın, sürecin hep içinde olsunlar. Bebeğin bütün bakımını anneye yükleyip kenara cekilmesinler.
0
rock n roll
(09.11.24)
net şekilde çocuk istemiyorsunuz yapmayın.
not: yaptılar...
0
basond
(09.11.24)
keşke evli olsam da böyle bir derdimiz olsa...
0
bogurtlenliporsuk
(09.11.24)
Selamlar, öncelikle çocuğa sürekli aynı sevgi ve özveri ile bakacağım demek ütopik ve grotesk bir şey, insanız sonuçta, bunu diyemezsiniz.

Sizin arkadaşınız olsam ve akşam bira içerken sorsanız bunu direkt "abi siz yapmayın bence" diyeceğim bir şey olurdu bu, yukarıdaki söylediklerinize göre.

İmza: iki kız çocuk babası.
0
devorgilla the gunslinger
(09.11.24)
ben yarın öbür gün evlensem ister miyim diye düşündüğümde sizin düşündüğünüze benzer negatif düşünceleri düşünüyorum, öte yandan sizin cezbedici gelmiyor dediğiniz şeyler bana cezbedici geliyor bu yüzden kararsız kalıyorum (senden ve sevdiğin kişiden izler taşıyan bir şey dünyaya getirip yetiştirmek başlı başına çok büyük bir kendini gerçekleştirme tatmini). size onlar da cezbedici gelmiyorsa niye böyle bir kararsızlığınız var anlamadım istemiyorsunuz işte.

insanlar neden yapıyor diye soruyorsanız dediğim gibi kendini gerçekleştirme tatmini var, neslini devam ettirme arzusu var bunlar içgüdüsel şeyler tabi insanda farkında olmadan bulunan arzular. annelik, babalık bir sosyal statü aynı zamanda her şeyden bağımsız bunu isteyenler de var tıpkı karı ve koca olmak gibi. en mantıksal tarafı da yaşlandığında sana yardımcı olabilecek biri olması. evlat gidip annesini babasını evine alıp bakıcak manasında demiyorum da sonuçta bi kuruma yerleştirilecekse de evlat ilgilenecek, bi operasyon geçirecekse de evlat. yaşlı başlı insanların bu tarz şeylerle uğraşması zor bir yerden sonra. hele çok paran yoksa iyice sıkıntı yaşatır yaşlanıp yalnız kalmak.
0
semaforo de medianoche
(09.11.24)
istiyoruz ama ülkenin durumu para durumu vs. desen farklı bişey derdim de, siz baya istemiyor gibi duruyorsunuz sanki. Fakat eşin isteyip sana mı söyleyemiyor ona bi emin ol. (veya 3-5 yıl içinde yapmazsanız bir daha yapamazsınız diye mi son bir düşünüyor vs.)

bu arada hayat evlilik öncesi ve sonrası olarak da ikiye ayrılıyor. Kimisi aynı cümleleri evlilik için kurabilir mesela.
0
nhk ni youkosu
(09.11.24)
İnsanlar her gününü bugünmüş gibi sanıyor. Asıl yanılgı bu. Şu an çocuğun yok ve bu pencereden bakıyorsun. Ama asıl soru şu: peki kıyasını yaptığın şu anki hayatın hep aynı mı kalacak? Hep aynı yaşta ve dirilikte mi kalacaksın? Ya da aynı sağlıkta mı olacaksın? Ya da hep aynı yerde mi yaşayacaksın? Yanındaki eşin ya da aile büyüklerin hep yanında mı olacak? Yıllar hızlıca geçtiğinde belki de yapayalnız kalacaksın. Demem o ki çocuk hep ufak tefek durmadan kaka yapan bir canlı değil. Ona bir şans veriyorsun ve çıktığın hayat yolculuğunda seninle yürüyen, seninle kürek çeken, seninle dinlenen, sana her anlamda ortak olan ve günü geldiğinde de senin arkanı toplayan/ belki de seni gömecek birini yaratıyorsun. Korkunç bir sorumluluk gibi gelebilir kulağa ama insanoğlu binlerce yıllık medeniyet evrimini bir mağara ininde başlattı, milyarlarca insan geldi geçti dünyadan bu döngü ile. Daha iyi bir alternatif yok buna. Demem o ki çocuk yapmak ciddi bir iştir, ama yapmaktan korkacak kadar da değildir. Hayat uzun ve güzel;yalnız yaşayıp heba edilemeyecek kadar hem de...
0
bugisme
(09.11.24)
Bir de bana yaslandigimda bakar diye düşünüp çocuk isteyen insanlara şaşıyorum. Mesela ya bakmazsa? Belki de kaç yaşına gelirsen gel hep sen çocuğuna bakmak zorunda kalacaksın. Engelli ya da hasta bir çocuğun varsa, bu çocuk hep çocuk olarak kalmayacak, yetişkin olduğunda da sen de daha çok yaşlanacaksın bir de yatağa bağımlı bir durumu varsa 70 yaşında bile olsan onun bezini alabilecek misin? Onu kaldırıp, indirebilecek gücün olacak mı?

Bir başka ihtimal de çocuk, sorunları olan bir çocuk olsa ve bu yetişkin olduğunda da devam etse her gün gidip onu karakoldan , adliyeden alabilecek misin yaşın kaç olursa olsun?

Ben bu tip konularda hep kötü ihtimalleri düşünürüm.
0
rock n roll
(09.11.24)
Valla biz de aynı durumdayız, günün birinde bir çocuk yapıcam ama yaşımız da geçiyor, ama bi yandan da gitmek istediğim yerler görecek günler var. O yüzden bir kararsızlık hali içindeyiz. Maddi dertler bir yandan, kaynanamın her gün arayıp ne zaman çocuk yapacaksınız diye baskı yapması bir yandan.

Bence çocuk yapın bu arada ama şimdi değil, biraz daha bekleyin 35 yaşında filan yapın. Ben öyle yapıcam sanırım.
0
turuncu tonlarda
(09.11.24)
@sanemkk

İç karartmak istemezdim aslında ama bunlar da hayatta olabilen şeyler. Keşke hiç kimse böyle ihtimallerle karşılaşmasa. Ben bu konuda gerçekten hep kötü ihtimalleri dikkate alıyorum.
0
rock n roll
(09.11.24)
Çocuklarıma bırakacağım en büyük miras hiç var olmayacak olmalarıdır. | Arthur Schopenhauer
0
ananiyimioguz
(10.11.24)
buna siz karar veremezsiniz, eşiniz karar verecek.
çiftler çocuk kararını birlikte aldık sanarlar, fakat aslında kadın istediğinde olur.

bana kalırsa bunları düşünüyorsanız bir süre daha erteleyin.
çocuk yapma işini de o kadar büyütmeyin, eğer olursa o kendi kaderini yaşayacak.
0
nuisance2
(10.11.24)
hemen çocuk yapın. çok düşünmeyin. yaşınız da uygun. 4 tane tavsiye ediyorum.

çocuk sahibi olmanın sizi zindana atacağını nereden çıkardınız? düşünceleriniz sizi yanıltıyor.
çocuk iyidir. evliliğin neşesi, direği ve çiçeğidir.
0
Leonardo~Da~Vinci
(10.11.24)
Hayatinizi karartmak istiyorsaniz yapin
0
Zetnikov
(10.11.24)
cocuk isi zor, cocuksuz bir hayat ile alakasi yok.
FAKAT, size sarilip bir opucuk kondurdugunda butun dertler kayboluyor.

cocuk evlilik bence kopuksuz kahve gibi bisey, cocuk isine girilmeyecekse zaten evlilik hele bir erkek icin, gavurlarin tanimi ile "golden handcuffs".

o yuzden, yapistir diyorum panpa. 35'den sonra kadinlar icin riskli. bir tane de olsa yapmak lazim. yoksa eksikligini ilerde hissedersiniz.
0
cooperr
(10.11.24)
Çevrenizde nasıl insanlar var, çok bilmiyorum ama çocuk olunca sırt çantanızı kapıp istediğiniz yere gidemeyeceğiniz doğru. Yanınıza almanız gereken bir minik ve onun sırt çantası da oluyor.

Biz 2.5 yaşında çocukla 6 hafta çadır kamplı tur yaptık mesela, benim hayatımın en güzel tatiliydi. Bu yaz için de 6-7 haftalık başka bir tur planlıyoruz ama bu sefer iki çocukla.

Çocuğun sizin özgürlüğünüzü kısıtladığı süre toplam 50 gün kadar. Sonrasında siz kendinizi kısıtlarsanız, çocuk sizi o kadar kısıtlamış oluyor. Pazar sahanı üstünüze atlayan şirin bir bebek hariç.

Çocuk yaparsınız yapmazsınız bilmem, zaten buradan da bir şey söylenmez. Ben baba olunca böyle bir şey yaşamadım, onu söylemeye geldim. Sizin yaşayıp yaşamayacağınız da size bağlı.
0
babilfish
(10.11.24)
(3)

internette görülmeye başlayan kadın erkek karışık judo(?) maçları

semaforo de medianoche
judo mu oluyor bilmyorum da bornozlarla güreşiyorlar gibi bir şey işte. "bro fighting two battles at once" gibi komik captionlarla paylaşılıyor. erotik bir organizasyon falan değil baya ciddi bir spor organizasyonu. örnek olarak 2 tane atayım ama çok gördüm son zamanlarda. 1 https://x.com/R18sok/sta
judo mu oluyor bilmyorum da bornozlarla güreşiyorlar gibi bir şey işte. "bro fighting two battles at once" gibi komik captionlarla paylaşılıyor. erotik bir organizasyon falan değil baya ciddi bir spor organizasyonu. örnek olarak 2 tane atayım ama çok gördüm son zamanlarda. 1 x.com 2- x.com

sorum şu. öncelikle bu judo mu ya da o değilse nedir? ve neden kadınlar ve erkekler birbirine karşı mücadele ediyor bu dövüş sporunda?
0
semaforo de medianoche
(04.11.24)
Jiu jutsu bu.
Anladığım genel olayı eklem bölgelerini vs demobilize etmek olduğu için mixed ama bir fikrim yok neden olduğuna dair.
0
logisticsmanager
(04.11.24)
aklıma kötü kötü şeyler geliyor :) benim gördüklerim bu minvalde olduğundan olsa gerek :)

ciddi olamayacak kadar komik. kadının gücü erkeğe nasıl yetsin, fiziken gelişsen de anotomik olarak erkek güçlü.
0
baldan kaymak
(04.11.24)
@baldan kaymak: kadın var kadın var ve gene aynı şekilde erkek var erkek var. belki daha üst seviye kadınlar daha başarısız erkeklere karşı antrenman yapıyordur veya bu sporun kuralları gereği güçle değil teknikle yarışılan bir spordur bilmiyorum ama vardır herhalde bir sebebi.
0
🌸semaforo de medianoche
(04.11.24)
(5)

eski şirketten kalan teams ve outlook hesabını telefondan kaldırma

semaforo de medianoche
android kullanıyorum (samsung). ayarlardan girip hesaplardan kaldırdım ama teamste ve outlookta hala görülüyor. oradan ayrılırken kaldırmadım hesabı şimdi onlar kapattı mı direkt ya da şifre resetleyip isim falan mı değiştirdiler bilmiyorum artık benim hesaplar log off olmuş şifre ekranında kalmış v
android kullanıyorum (samsung). ayarlardan girip hesaplardan kaldırdım ama teamste ve outlookta hala görülüyor. oradan ayrılırken kaldırmadım hesabı şimdi onlar kapattı mı direkt ya da şifre resetleyip isim falan mı değiştirdiler bilmiyorum artık benim hesaplar log off olmuş şifre ekranında kalmış vaziyetteydi telde çıkışımdan itibaren. teamste yeni hesabı eklemek için silip tekrar kurmam gerekti başka türlü çıkamadım o ekrandan ama hesaplarda var hala eski şirket hesabı da. hatta sabah 9:30'da düzenli gelen bir hatırlatma vardı outlooktan onun bildirimi bile geliyor hala. nasıl kurtulabilirim bu eski hesaplardan.
0
semaforo de medianoche
(31.10.24)
telefonda takvime senkronize outlook, takvim calender uygulamasında iş yeri mail hesabını seçip kaldırmalısın, soldaki 3 noktada hesaplar çıkıyor.
0
eja
(31.10.24)
@eja: ne samsung ne de google calendarda kayıtlı olarak görünmüyor o hesaplar.
0
🌸semaforo de medianoche
(31.10.24)
outlook un kendisinden de kaldırdınız mı?
0
inheritance
(31.10.24)
telefonu sıfırla
0
deepex
(31.10.24)
"ayarlar-hesaplar ve yedekleme-hesapları yönet" kısmındaki hesapları kaldırın. Kaldıramıyorsanız telefonun kullanım hakkı (ara programlar vasıtasıyla) hala şirketin denetimnde demektir.
0
pccopath
(31.10.24)
(13)

erkekler ve parfüm kullanımı

semaforo de medianoche
ben eskiden düğündür balodur bir şey olunca sıkardım ama bi 5 yıldır falan onu bile bıraktım. yaz kış hep deodorant sıkıyorum zaten deodorantla parfüm birlikte sıkılmaz gibi geliyor. tek parfüm sıkmak da kışın belki olur da yazın hiç olmaz gibi geliyor. dolayısıyla parfüm hayatımdan tamamen çıkmış o
ben eskiden düğündür balodur bir şey olunca sıkardım ama bi 5 yıldır falan onu bile bıraktım. yaz kış hep deodorant sıkıyorum zaten deodorantla parfüm birlikte sıkılmaz gibi geliyor. tek parfüm sıkmak da kışın belki olur da yazın hiç olmaz gibi geliyor. dolayısıyla parfüm hayatımdan tamamen çıkmış oldu. sizce nasıl olmalı erkeklerin parfüm kullanımı benim bakış açımda hata mı var deodorantla birlikte kullanılır mı kullanmaz mı bu konuda başkalarının uygulamalarını ve düşüncelerini merak ettim.
0
semaforo de medianoche
(29.10.24)
Kadın ya da erkek farketmez herkes için aynı. Deodorant mutlaka kullanman lazım. Deodorant ter kokmanı engeller. Sadece parfüm olmaz. Parfüm de vücudun her yerine sıkılmaz zaten. Deodorant kullanmayıp sadece parfüm sıkarsan ter korkarsın, parfümün de güzelliğini yok edersin.
0
rock n roll
(29.10.24)
@rock n roll: tamam zaten deodorant sıktığımı yazdım ben de ama deodorant sıkınca onun kokusu var zaten üstüne parfüm de sıkmak kokuları karıştırmıyor mu? aynı yerlere sıkmıyosun evet de sonuçta senin yanında olan biri senden bi koku alacak deodorantın da parfümün de kokusu birbirine karışıyor sanki. direkt birini sıktığın yere yumulursa sadece birini alır da yakınında durunca karışır gibi geliyor bana bu yüzden parfüm sıkmıyorum çünkü ben ikisini birlikte alabiliyorum üstümde.

@arbre: imajımı oluşturdum ben de parfümsüz bir şekilde.
0
🌸semaforo de medianoche
(29.10.24)
Sprey deodorant sıkma. Stick ya da roll on olursa problem olmaz. Ben stick deodorant kullanıyorum, parfümümü sıkınca karışmıyor
0
rock n roll
(29.10.24)
ben bu soruyu dört sene önce sormuşum. cevaplar burada. ben de parfüm kullanmıyorum, her gün duş alıp deodorant kullanıyorum.
www.eksiduyuru.com
0
abelardo
(29.10.24)
bir de şunu da söyleyim kadınlar ve erkekler için parfüm kullanımının tam aynı olduğunu düşünmüyorum günlük kullanımda en azından. kadınlar için günlük hayatta süslülük normal hatta aksi biraz abes görülüyor ve farklı bir güzel koku da süsün bir parçası, ruj sürmek, oje sürmek gibi düşünüyorum. ama dümdüz işe giden, arkadaşlarıyla kafeye bara giden erkekler sıkınca bana o erkek çok dikkat çekmeye çalışıyor gibi geliyor bunu da itici buluyorum kendi adıma, doğru bir düşüncedir değildir bilmiyorum ama bende yarattığı his böyle.
0
🌸semaforo de medianoche
(29.10.24)
Koltuk alti icin Gillette'in jelini 30 senedir kullaniyorum. Tek sürüm ile 3 gun idare eden, internetten bile buyuk icad.

Parfum de her gün sıkarım, evde arabada, işte şişem olur mutlaka.
0
duster
(29.10.24)
Valla bence artık şu kadınları da erkekleri de rahat bırakalım. Kadın süslü olurmuş bu normalmiş de tersi abesmiş. Yok erkek parfüm sıkarsa dikkat çekmeye çalışıyormuş falan .

Kadının da erkeğin de süslü olması ya da olmaması ikisi de normal.
0
rock n roll
(29.10.24)
@rock n roll: ben rahat bırakıyorum zaten kimseye bir şey demedim ki herkes kendine yakıştırdığını içinden geleni yapsın. ben öyle hissediyorum o yüzden günlük hayatta hiç sıkasım gelmiyor diyorum sadece bu soruyu da genel olarak insanların hislerini merak ettiğim için sordum. benim hissim böyle, başkasının hissi, düşüncesi bambaşka olabilir.
0
🌸semaforo de medianoche
(29.10.24)
bende bu parfüm merakını anlamıyorum 3bin 5bin 10bin lira para bayılanlar var. hiç bir kokulu suya bu kadar para vermem.
zaten her gün duş alıyorum üstünede deodorant sıkıyorum, koltuk altınada stick yeterde artar bile.
0
my fault
(29.10.24)
Bir tane günlük, bir tane de özel günler için olmalı bence. Günlüğü belki her gün sıkmam ama özel günler için olanı asla kaçırmam.
0
thesomberlain
(29.10.24)
deodorantla birlikte kullanabilirsiniz, kokular karismaz. deodorantin kokusu gecici ve sadece koltuk altina uyguluyorsunuz (parfum gibi tum vucuduna, kiyafetlerine sikan erkekler var ornek benim kardesim, yapmayiniz)

soyle azcik yaklasinca boynundan tenine yakisan erkeksi bir parfum kokusu gelen erkek direkt level atliyor benim gozumde. parfumu giyim tarziniz gibi, aksesuar kullanmak gibi dusunun.
0
inspired by a true story
(29.10.24)
deodorant ya kokusuz olur, ya da parfum ile ayni set olmalidir. ben kristal deodorant denen seye gectim kokusuz ve oldukca ucuz. sprey zaten bildigin zararli hem dogaya, hem insana. onu soluyorsun siktiktan sonra.

bunun disinda parfum kullaniyorum ama her zaman degil. ornegin ofiste kapali alanda insanlari rahatsiz edecek parfumler var. bu farki anlamadan sikan insani sevmem. ama imza parfumum var, ve onunla gezerim genelde.
0
antikadimag
(29.10.24)
Parfum = para tuzagi bi ise yaramiyor

Deodorant = kokuya engrl olmuyor olan kokuyu bastiriyor

Baska bisey kullan jel gibi
0
Zetnikov
(29.10.24)
(12)

Bir insan neden arkadasi olmadan bir yere gitmez

Zetnikov
Boyle birini taniyorum cay icecek disari cikacak Yemek yiyecek arkadasini ararTek basina hic birsey yapmiyor illa arkadasini arayacakKimse gelmezse hayata küsuyor darilip tripler atiyorBi karakter analizi alabilir miyiz neden boyle
Boyle birini taniyorum

cay icecek
disari cikacak
Yemek yiyecek arkadasini arar

Tek basina hic birsey yapmiyor illa arkadasini arayacak

Kimse gelmezse hayata küsuyor darilip tripler atiyor

Bi karakter analizi alabilir miyiz neden boyle
0
Zetnikov
(27.10.24)
@respect

Bir insan bir defa kendi basina gidip bir kahve icmez mi mesela yada kendi basina tavuk doner yemek gibi seyler.

Adam surekli arkadasla hareket ediyor.

Aklima gelebilecek hersey icin arkadaslarini ariyor

Bu sosyallik mi oluyor gercekten
0
🌸Zetnikov
(27.10.24)
Kendi başına olduğu zaman rahat hissetmiyordur.

Benim de en sevdiğim şey tek başıma aktivite yapmak. Haftada 1 ya da 2 gün tek başıma dışarı çıkıyorum. Yarın dışarı çıkma günüm. Plan yapıyorum ne yapsam diye.
0
rock n roll
(27.10.24)
@rock n roll

İste bunu merak ediyorum insan hic kendine vakit ayirmaz mi yani

Wc ye gitse arkadasini ariyor

Psikolojide bi adi varsa okumak istiyorum
0
🌸Zetnikov
(27.10.24)
benim böyle bir arkadaşım var. kendi ifadesiyle "insanlar ezik sanar, hiç mi arkadaşı yok derler gibi geliyor" diyor bu sebeple dışarda tek başına takılamıyormuş. bana çok mantıklı gelmedi bazı insanlar başka insanların varlığına çok bağlı tek başlarına zaman geçiremiyorlar yalnızlığa katlanamıyorlar. o da öyledir böyle olmasa kendi dediği mevzuyu çok takacağını sanmıyorum o işin bahanesi gibi gelmişti.
0
semaforo de medianoche
(27.10.24)
Bir kere tek başına çıksa bir daha yanına kimseyi istemez.
0
rock n roll
(27.10.24)
kullaniciadi+1 ben de yanimdakilerin arizalarina tahammulsuzum. bu yaninda adam arayan tipler zaten arkadaslik kurmuyo yalniz kalmamak icin konu mankenligine davet ediyor yanina
0
ala09
(27.10.24)
Yalnız dışarı çıktığını öğrenince insanlar anlam veremiyor, sanki bu senin seçimin değil de mecburiyetten yalnız çıkmışsın gibi.

Eskiden çalıştığım iş yerinde patronum çok şaşırmıştı. Beni çok severdi, çok sempatik geliyordum ona. İzin günümde yalnız dışarı çıkmıştım. Ertesi gün sordu. "Dün izin günündü, ne yaptın" dedi. Ben de dışarı çıktığımı söyledim. " Kiminle" diye sordu. " Yalnız" dedim. " Niye yalnız çıktın, dışarı çıkmak istediğini söyleseydin, bir kaç saatliğine kapatırdık burayı, buradaki arkadaşlarla hep beraber gezerdik" dedi :)))
0
rock n roll
(27.10.24)
@ala09

İlginc birsey soyleyeyim o zaman.
Bu eleman arayip bizimle bulusmak isterse butun gun instagramda foto begenip video izliyor konustugu sohbeti falan yok
0
🌸Zetnikov
(27.10.24)
yalnizligi sevmeyen
ailesine ve sevdiklerine bagli
needy evet ama soguk nebale olmasindan iyidir
0
robert bosch
(27.10.24)
Tek başına yaptığı şeylerin haberi size gelmiyor olabilir belki de.
0
akhenaten
(27.10.24)
O benim. Sosyal anksiyete mi acaba temeli? Markete bile yalnız gitmeyi sevmem. Çıkıp kafede oturmak fln, hıyyyy sıfır zevk...

He @aliş09 un dediği gibi yalanciktan da kimseyle ilişki kurmam, o ayr
0
abuzer
(28.10.24)
Ben mesela her şeyi tek başıma yapmayı da seviyorum arkadaşlarımı çağırmadan yemek yemeye de çıkıyorum fakat şöyle bir durum var kafeye mekana filan gittiğinizde tek başınaysanız en kötü yer size veriliyor en kötü hizmeti alıyorsunuz
0
kararsızataletfilozofu
(28.10.24)
(21)

Şu kişi işe alınır mı?

kuehles blondes
Merhaba, şirketimizde bi junior pozisyonuna eleman arıyoruz. Tecrübe vs istemiyoruz, yeni üni mezunu yeter. Kafası sayılara çalışsın, sebep-sonuç ilişkilerini anlasın, farklı kültürlerle çalışabilsin vs. İlan yaklaşık 3 aydır online ve sadece 5 kişi başvurdu. 4ünü eledik, birini ise görüşmeye çağırd
Merhaba, şirketimizde bi junior pozisyonuna eleman arıyoruz. Tecrübe vs istemiyoruz, yeni üni mezunu yeter. Kafası sayılara çalışsın, sebep-sonuç ilişkilerini anlasın, farklı kültürlerle çalışabilsin vs.

İlan yaklaşık 3 aydır online ve sadece 5 kişi başvurdu. 4ünü eledik, birini ise görüşmeye çağırdık. Letter of motivation ı çok jenerikti, her başvurusuna ayrı paragraf döşesin beklemiyoruz ama şirketin veya pozisyonun adı bir kez bile geçmiyordu, bu bendeki ilk eksisi oldu adayın. Ama o kadar kimse başvurmadı ki yine de çağırdık.

Görüşmeye 8 dk geç geldi (toplu taşımanın vs dakik çalıştığı bir avrupa şehrindeyiz), geç geleceğini İKya haber vermedi, geç geldikten sonra özür de dilemedi bizden ve şaka gibi 3-4 kere zaman yönetiminin oldukça iyi olduğundan bahsetti :D
Şirket hakkında basit bazı sorular sorduk, internet sitemizde bulabileceği şeyler, kaç ülkede operasyonumuz var, iş sahamız nedir vs. Hiçbirine cevap veremedi hatta direkt “bilmiyorum” dedi. İş ilanında birkaç teknik terim var, bu işe başvurdu ya, araştırıp araştırmadığını sordum. Ona da hayır dedi. Sektörle ilgili genel sorular sorduk, cevap veremedi. (Sektörün en büyük rakibe karşı dezavantajı nedir vs tarzı)
Sonuç olarak çok kötü bir performans gösterdi görüşmede. Ama müdürüme sempatik geldiği için 1-2 ödev gibi bir şey verip tekrar bir şans vermek istiyorlar. Ben istemiyorum çünkü direkt benle çalışacak, benim junior ım olacak. Bu kadar ilgisiz biriyle anlaşacağımı sanmıyorum. Bana da sempatik geldi bu arada ama yeterli değil benim için. Bu arada üniversitede okuduğu bölüm, ders notları vs oldukça iyi, kafalı birine benziyor, yalan yok.
Müdürümün derdi ise bir an önce birini işe almak o yüzden daha fazla beklemek istemiyor.

Neyse genel olarak merak ettim, böyle birini işe alır mıydınız?
0
kuehles blondes
(27.10.24)
Almazdım. Letter of motivation hiç önemli değil. Diğer söylediklerin çok büyük red flag. Boşuna vakit ve emek kaybınız olur. Kesinlikle almayın.
0
gabe h coud
(27.10.24)
Ben elerdim, eledim de. Neden;

-Gec kalabilir, 8-10 dk icin sorry dememesi cok buyuk olay degil
-cover letter’da mentionlamamasi evet sikinti ama no big deal
-ucan kacan bir metin yazdiysa biraz red flag. Boylelerinin ici bos poset cikiyor. Yasandi karsim shshsj
-sirketle ilgili bilmiyorum demesi, arastirmamasi kesinlikle sikinti. Isi isteyen, pozisyonu ve sirketi biraz sorusturur, en azindan kim bunlar diye bakar.

Eleman yeterince istemiyor sizi bence.
0
mor oje
(27.10.24)
Anladığım kadarıyla çocuk kafası çalışan biri ama şirketi nerdeyse hiç bilmiyor. Yeni mezunsa veya öğrenciyse genelde çoğu yere atıyordur başvuru linkini. Yoğunluğu şu bu derken fırsatı da olmamıştır.

Bazen de umutsuzca başvuru yapıldığı oluyor ondan bi anlık yakalanmış olabilir. Bu tipte biri için ikinci şansta bakılacak en önemli kriter “alırsak şirkete bağlanabilir mi ve uzun süreli çalışır mı” tarafına bakmanız gerekiyor. Bazen böyle tipler hem zehir gibi çıkıyor hem de yapışıp şirkete uzun süreli çalışan olabiliyor. Tekrar denenmeli bu şartlarda ama dediğim kriterler üzerinden.
0
avatar is back
(27.10.24)
başıma bir şey gelmeyecekse ben o kadar da kötü bulmadım. çok ihtimam göstermediği belli ama yanınızda işi öğrenip başarılı olabilir, niye olmasın?

> toplu taşıma istediği kadar dakik olsun, neticede toplu taşıma. heyecanlanmış olabilir, geç kaldığı için panikleyip özür dilemeyi düşünememiş olabilir. sonuçta İŞ GÖRÜŞMESİ bu daha, 10 dakika operasyonunuzu o kadar etkileyecekse kolay gelsin, çalıştıracak adam bulamazsınız. atom parçalamıyorsunuz herhalde.

> iş arayan insanlar sadece size başvurmuyor, 50 tane yere yazı yazıp mülakatlara davet ediliyorlar. o da şanslıysalar. kimse bir kuruş almadığı bir işin detaylarını bilmek zorunda değil. operasyonlarınızı, faaliyet alanlarınızı birkaç saat içinde anlatırsınız. zor şeyler değil bunlar. yok eğer zorsa çalışacak çocuğa biraz kolaylık gösterin bir zahmet.

siz kendiniz de sempatik bulmuşsunuz, kafalı görmüşsünüz, niye almayasınız? allah kelamı değil bu sonuçta deneme süresi filan yok mu beğenmiyorsanız gönderirsiniz?

adam gelip orada 40-50 saat mesai harcayacak, karşılığında milyoner de olmayacak. bu şirketlere/kapitalizme bağlılığını anlamıyorum insanların. siz çok mu zenginsiniz mesela, çocuğa niye bu kadar kuruldunuz? gecesini gündüzüne katıp size daha fazla kazandırmak için mi uğraşması gerekiyordu daha işe bile girmemişken?

yaptığınız işleri bu kadar ciddiye almayın, egonuzu bir kenara bırakın derim. hepiniz başkalarını zengin etmek için uğraşan işçilersiniz.
0
mark greg sputnik
(27.10.24)
beklentiniz çalışıp gelmesi yönünde olmuş ama fazla bir beklenti diye düşünüyorum.
her ilana başvurduğu şirket sizin gibi beklentiye girse başvuranın hali ne olur diye düşünün derim.
işi yapabilecek potansiyeli varsa alınır.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.10.24)
Benim kararim negatif olurdu.
Mudure de elemani ise alarak sirketin aldigi riskleri aciklardim...

> toplu tasima vs mazeret degil. Gerekirse taksiye binip zamaninda (hatta 10-15 dk one) varacak gorusme yerine. Yarin obur gun deadline olan bis sey yapmasi gerekirse sIkIntisini siz ceklersiniz.

> sirketiniz hakkinda hicbirsey bilmemesi esittir ise ilgisi olmamasi!!! Derdi bir yere kapagi atip baska bir yere gecene kadar para kazanmak bence.

> Sempatik olmasi bazilarina ilginc gelebilir ama elemandanin bir cabasi yoksa bu da fazla uzun surmez.

> Kafali biri ise soz de geciremezsiniz... bur sure sonra verdiginiz tum isleri kendi kafasina gore yapmaya baslar.

> odev ile sans vermek nedir ya? SInav suresi bittiginde kagidi bos olan ogrenciye sinifta kalmasin diye yarim saat ek sure verip bir de uzerine (kolay) yeni soru verip kagida yazdigi fikraya puan vermeye benziyor.

Haa... alinmaz mi ise? - yukaridaki riskleri goz oununde bulundrarak alirsiniz, ama verim sifira yakin, retention rate sifir, is disiplini eksi !!!
0
parcxerox
(27.10.24)
10 küsür yıldır duyurudayım bu kadar az cevaba rağmen bu kadar tiksindiğim duyuru az olmuştur ahaha yarın bi gün deadline'a yetişemezmiş bak sen. niye? iş görüşmesine sekiz dakika geç kalıp özür dilemediği için. allah sizi kahretsin başka bir şey demiyorum. köle robotlar sizi. daha çok çalışın belki iki kuruş fazla kazanırsınız.
0
mark greg sputnik
(27.10.24)
- letter of motivation benim için hiç önemli olmazdı bunu zorunlu kılan ilanları anlamıyorum zaten genellikle çok anlamsız bir şey (belki bazı pozisyonlarda gereklidir ama benim gördüklerimde öyle değildi), opsiyonel olduğu halde doldurduysa zaten önemsiz kötü olması.
- görüşmeye geç gelinmesi bence önemli bir eksi. mülakattır, sınavdır vs. bu tarz şeylere giderken yaşayabileceğim tüm aksilikleri düşünüp ona göre hareket ederim ve böyle yaklaştığım hiçbir şeye asla gecikmedim. olabilirdi düşündüğümden de büyük aksilikler gelebilirdi başıma ama bu durumda mutlaka karşı tarafa bunu bildirir kusura bakmayın derdim. geç kalıp bir bahane de sunmaması bence işi çok da istemediğine işaret bu sebeple.
- şirket hakkındaki sorulara cevap verememesi bence önemli değil. işi siz öğretecekseniz teknik terimlere cevap verememesi falan da pek önemli değil bence. yani sizin ne aradığınıza göre değişir tabi bu ama işsiz birisi ya da işinden ayrılmaya karar veren birisi üst üste bir sürü ilana başvuruyor hepsini o kadar araştıramaz herhalde. ama bazı pozisyonlarda daha önemli olabilir o detayı bilmiyoruz tabi. yani tamamen teknik bir pozisyonsa şirket hakkındaki soruları bilip bilmemesinin hiç önemi yok ama atıyorum ik'ya ya da satışa falan alınacaksa yaklaşım olarak bu tarz şeylere önem vermesi beklenebilir.

sonuç olarak ben geç kalma mevzusunu ve bu konuda hiçbir şey dememesini önemser üstünü çizerdim. ancak ilan aylardır duruyor ve sadece 5 kişi başvurdu diyorsanız daha iyi birini bulabileceğiniz bir pozisyon değildir belki de. öyleyse bazı şeyler sineye çekilebilir.
0
semaforo de medianoche
(27.10.24)
3 aydır açık olup 5 kişinin başvurduğu şeyde, siz almak zorundasınız gibi görünüyor. Belli ki şartlar veya şehir bişey düzgün değil ki millet başvurmuyor.

Zaman yönetimi iyi diyince siz neden geç kaldığını belirtip onu sormadınız?

Şirketi vs. araştırmadan gelmesi daha kötü bence ama 100 tane yere başvurmuş buraya görüşmeye gelmiş olabilir. Artık öyle oluyor. Z kuşağının da pek eyvallahı yok. Gerçekten ilgisiz mi yoksa anlık mı öyle denk geldi anlamak için tekrar görüşebilirsin bence.

Bu arada, burada muhtaç durumda olan siz gibisiniz onu tekrar hatırlatayım. Ha eğer illa gerekmiyorsa bekleyin bi 3-5 ay daha. Ama alıp deneme süresinde bi bakıp 2-3 ay, ona göre karar vermek de mantıklı.
0
nhk ni youkosu
(27.10.24)
@mark

fazla tepki veriyorsun :) bu nasıl bir tavır, egodan bahsediyorsun ama bir daha oku istersen yazdıklarını. dümdüz hakaret ediyorsun. hiciv falan olsa bari. iyi misin? Herkes fikrini söylüyor. Sen hakaret ediyorsun.

kuehles blondes’in de dediği gibi, onunla çalışacak bu kişi. iş öğretecek. vaktini verecek. kendi başına kasada ya da üretim bandında çalışmayacak. kendisini direkt etkileyecek bir çalışan için temkinli davranması ve doğru kişiyle ilerlemesi en doğal hakkı.

Bu arada, işi hak etmeyen birini işe almak, dışarıdaki hak eden insanların hakkına girmektir. Doğru kişiyi bulana kadar işi kendisi yapsa daha az yorulur.
0
gabe h coud
(27.10.24)
Letter of motivationda kimse her basvurusu icin ayri mektup yazamaz ama yalandan pozisyonun veya sirketin ismini gecirir bir cümlede diye düsünüyorum ama biz de cok önem vermedik, ona ragmen cagirdik zaten görüsmeye.

Gec kalmasi benim icin net negatif puan, insanlik halidir, olabilir, haber vermesi gerekirdi diye düsünüyorum.

Kimse ayni tek ise basvurup o sirketten cevap bekleyip ona göre baska sirkete basvurmuyor. Hepimiz ayni anda belki 20-30 basvuru yapiyoruz. Linkedin‘den bi butona basinca bile basvuru oluyor artik. Ama görüsmeye cagiriliyorsan „bakiyim basvurmusum ama nereye/neye basvurmusum“ diyip o sirket hakkinda genel bir fikri olmasi lazim bence adayin. Sordugumuz soruya cevap veremese bile „sordugun sorunun cevabini bilmiyorum ama sirketle ilgili x konusu dikkatimi cekmisti“ diyip bir fikri oldugunu gösterebilirdi.

Acikcasi görüsme randevusunu 3 gün önceden yollamadik, 2 hafta öncesinden randevusu oldugunu biliyordu, o arada biraz hazirlanabilirdi.
Pozisyon, takim vs hakkinda sorulari var mi diye sorduk, ona da hayir dedi.
Evet, teknik terimler konusunda hakli olabilirsiniz. Baksaydi iyiydi ama bakmamis. Pozisyonun basligi „x planlama“, x ne biliyor musun dedim, hayir dedi. Hicbir sey bakmadiysa o isi isteyip istemedigini nereden bilecek? Bana garip geldi acikcasi.
Sirket ülkenin en büyük ikinci isvereni, stabil, maaslar fena degil, haftalik calisma saati 38,5 saat (reelde de böyle bu arada)

Sorun gercekten birine su anda ihtiyac duymamiz.

@mark lütfen sakin olun, olayi kisisellestirmeye gerek yok :)
0
🌸kuehles blondes
(27.10.24)
Bu arada önceki junior sirketten ayrilmadi, sirket icinde bir üst pozisyona gecti baska departmana. Ve onun basvurusuyla bu basvuruyu karsilastiriyorum, kiyas kabul etmez, cok iyiydi onunki. Hatta o zaman reddettiklerimiz bile bu adaydan iyiydi. (Sebebi eski juniorin görüsmeye cok iyi hazirlanmis olmasiydi)
0
🌸kuehles blondes
(27.10.24)
sadece yol yordam gösterilmemiş bir cevher olabilir, denemekten zarar gelmez. gençlerin genç olduğu için hata yapma hakları olduğunu düşünüyorum. zaten kimse başvurmuyormuş, demek ki iş de süper bir iş değil.
0
titanyum22
(27.10.24)
Bence arayış tarifinize kıyasla yanlış detaylara odaklanmışsınız.

Tecrübesiz junior alıyorsam bakacağım tek şey görüşmede söylediğim şeyleri anlayarak mı, yoksa boş gözlerle mi baktığı olurdu. Anlık olarak bir konudaki kavrayış ve idrak yeteneğini test edecek mantık temelli sorular sorardım. Şirket ve sektöre hakimiyet gibi öğrenilmiş bilgilerin sorgulanmasından bahsetmiyorum.
0
akhenaten
(27.10.24)
bu kisinin ise alinmasi durumunda 4 ay sonra sabahlari ofise gec gelmesine laf etmeniz durumunda size verecegi cevabi yaziyorum: "eger isi bitiriyorsam, saat kacta geldigim neden önemli ki?"
0
alice in potatoland
(27.10.24)
@alice in potatoland bu durum ama cidden önemli degil bizde. Isi bitiriyorsa daha dogrusu is arkadaslarinin ve isin ritmine uyuyorsa ise gec gelmis/erken gelmis önemli degil.
0
🌸kuehles blondes
(28.10.24)
@sputnik hangi galaksiden cevap yolluyor bize bilmiyorum ama bu gezegende begensek de begenmesek de durum bu. Olay kapitalizm, sosyalizm, vs gibi cok derin veya felsefi konular degil. Evrim teorisi...
Is ortaminin (ki Avrupa sehri olarak belirtilmis... Istanbul veya Edirne olmadigini kabul ediyorum) genel talebi bu. Bu tur "tiksinc" detaylara takmayan insanlarin sayisi daha fazla oldugu gunleri de goruruz insallah. O zaman da biz o duruma uyariz. Olay bu kadar basit.
0
parcxerox
(28.10.24)
mark greg sputnik +1111

letter of motivation'i gpt'ye yazdirdim. ilana basvururken icerigini dogru duzgun okumamistim bile, gorusmeden 15 dk once web sitelerine ve linkedin sayfalarina goz attim ve hazirlandigimi dusunmelerini saglayacak iki tane soru hazirladim (su teknolojik gelismeyi bir tehdit olarak goruyor musunuz, su alanda bir yatiriminiz olacak mi gibi genel gecer) bir de gorusmenin basinda sirket ve pozisyon hakkinda verdikleri genel bilgileri not aldim ve ordan da baska sorular urettim. ustune de sirketin personel politikalarini didikleyen sorular sordum.
gorusme bir anda ik ve yoneticinin bana sirketi begendirme cabasina donustu asdjdnd. ben o isi kabul ettim ve aylardir dogru duzgun hicbir is yapmiyorum (biraz benden, biraz sirketten kaynakli) bakin su anda da duyuruda takiliyorum adsncdf

cikin abi bu kafalardan. bir personelden alacaginiz verimin %80'ì ona sundugunuz imkanlardan, calisma ortamindan, uyumlu calismaktan, desteklenmekten, takdir edilmekten vs gelir.
sirketin mevcut personeline sorsaniz "en buyuk rakibe karsi dezavantajimiz nedir" diye, yarisindan cogu bilemez.
0
make a wish
(28.10.24)
kafasının çalıştığına dair emarelere sahipse alırdım.

@mark greg sputnik +1 ek olarak bir şeyi merak ettim; iş görüşmesine o değil de yöneticilerinizden/müdürlerinizden biri "beklenmedik" bir durum karşısında görüşmeye geç katılsaydı o adaydan özür dilenecek miydi?

bir sürü iş görüşmesine gittim, bir iki tanesi haricinde hepsinde 15-20 dakika bekletildim. hepsinde de aynı mazeret: son anda bir durum çıkmışmış da onu halletmişlermişmiş de. ama hiçbiri de özür dilemedi. hem mail hem de çıktı yoluyla cv'm ellerinde olmasına rağmen "bana dair" hiçbir bilgileri yoktu, ellerinde tuttukları cv'mde zaten cevabı olan soruları sordular. yani adamlar bana maaş veriyorsa bedava vermeyecekler, bilgimin ve emeklerimin karşılığında maaş verecekler. ama insan olarak eşitiz ve herkes inceliği hak ediyor.
0
m e b
(28.10.24)
@make a wish: sen o işi istiyormuşsun ki doğru düzgün emek harcamasan bile birkaç pratik yöntemle ilgili gibi görünmeye çalışmışsın. işi istemiyorduysan bile böyle yaparak bana ve muhtemelen seni işe alan kişilere verdiğin imaj bu. duyurudaki söz konusu arkadaş işle hiçbir şekilde ilgili olmadığı gibi ilgiliymiş gibi gözükmeye bile çalışmamış. kendinle kıyaslanacak bir tarafı yok bence örneğin. bu kişinin işi istediği baya şüpheli belki maddi olarak da ihtiyacı yok kariyer olarak da kendine faydalı olacağını düşünmüyor. böyle birinden ne alabilirsin ki? bir de çoğu kişi daha iyi bir fırsat bulduğunda gider başka işe zaten ama böyle bir kişinin gözü çok daha fazla dışarda olur ve çok erken ayrılabilir.

şirketin kazanacağı ekstra 3-5 kuruş benim de umrumda değil sonuçta hepimiz sermayedarlar tarafından sömürülüyoruz bu sebeple maaşlı işlerini çok ciddiye alan insanlar her zaman komik gelmiştir bana. genelde işi çok takmadığımı belli ederim ben enerjimle, yöneticilerle konuşmalarımda bile böyledir bu o yüzden her yerde bana "fazla rahat biri" derler bunlar ayrı. konuya tamamen işe alan kişi gözünden bireyselci bir bakışla bakıyorum. şirketin 3-5 kuruş fazla kazanması ya da az kazanmasını umursadığımdan değil bana ekstra dert yaratmaması (iş yetiştiremeyebilir, yarın projenin ortasında istifa ediyorum diyebilir), çalışma ortamımın tadını kaçırmaması adına almazdım böyle bir kişiyi eğer mecbur değilsem. normalde ekstra dert yaratmasın diye değil fayda sağlasın diye alırsın zaten birini işe ben beklentiyi ekstra dert yaratmamaya kadar düşürdüm bir de.
0
semaforo de medianoche
(28.10.24)
@make a wish, yapmaniz gerekenk yapmissiniz ki. Bu Ben bunda sorun göremedim. Bize isi anlat dese ve ondan sorular türetse gayet memnun olurdum acikcasi :) bu aday hicbir sey yapmadi görüsmede de. letter of motivation deal breaker olmadi zaten, cagirdik görüsmeye.

@m e b evet, özür dilerlerdi. Müdür tel sesini kismayi unutmus, calinca özür diledi hemen böldügü icin.

@semaforo tam bakis acimdan aciklamissiniz, tesekkür ederim.

Bu arada bir genel info daha, devlet sirketiyiz, direkt bakanliga bagliyiz. Sermayedar zengin etme durumu yok ortada :)
0
🌸kuehles blondes
(28.10.24)
(6)

kaç teklif etmeliyim?

ozgur bir kusun hatirati
işten anlayanlar bir el atabilir mi acaba? ablam arabasını satıyor. 2019 vw golf, 1.6, otomatik, comfortline, 45 bin km’de kazasız, çiziksiz, gözümün önündeki araba. piyasasını veremem anca altında bir şey verebilirim, hatta şak diye çıkartıp milyon da veremem 100-200 bin kredi de açman gerekir dedi
işten anlayanlar bir el atabilir mi acaba?

ablam arabasını satıyor. 2019 vw golf, 1.6, otomatik, comfortline, 45 bin km’de kazasız, çiziksiz, gözümün önündeki araba. piyasasını veremem anca altında bir şey verebilirim, hatta şak diye çıkartıp milyon da veremem 100-200 bin kredi de açman gerekir dedim, kabul etti.
kasko bedeli 1100 çıkıyor, sahibindende 1300 civarı görünüyor, al sat yapan bir kişi acil satılacaksa 1200e hemen gider dedi. peki ben ne teklif etmeliyim? 1100 diye düşünüyorum, makul mu? 1 desem ölücülük mü olur?

ilk olarak bu bir fırsat mı? (buraya bir edit: altın bozdurulup verilecek para, yapmalı mıyım kararımı zora sokan bir detay)
ikincisi evet bu paraya 0 egea/ cross, i20, hatta clio falan alabilirim ama bu arabaları istemiyorum. tanımadığım birinden 2. el araba almaya da cesaret edemem, hayatımda böyle bir alış yapmadım.

asıl istediğim araba skoda fabia, ama onun da fiyatı abartı, faizsiz kredisi az. ama acaba yılbaşında daha iyi kampanyalar gelir mi?

kafalar karışık. yardım rica ediyorum.
0
ozgur bir kusun hatirati
(27.10.24)
kasko değeri makuldür. zaten referans alabileceğiniz tek ve en gerçekçi değer bu standart araçlar için (klasikler vs haricinde). sıfır araç aldığınızda ödediğiniz rakam zaten o aracın kasko değeri olmuş oluyor, fazlasını ben olsam vermem. ikinci elde fiyatlar hala şişirme ama yavaş yavaş kasko değerine yaklaşması sevindirici, aklın yolu bir.
0
orient blue
(27.10.24)
Abla ve siz bekarsanız kaça anlaştığınızın hiç önemi yok. Ama en az biriniz evliyse aman dikkat, birbirinize düşman edebilirler sizi.
Medeni durumunuzdan bağımsız, anne-baba, amca, dayı, hala, teyze ve hatta büyükanne-dede gözünde de yargılanıp fırsatçı, çakal, ölücü vs gibi yaftalanabilirsiniz.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(27.10.24)
ikimiz de evliyiz, ablam yurt dışına taşınıyor, paraya da pek ihtiyaçları yok, bu da ikinci araçları zaten. ailemizde öyle şeyler diycek kimse yok ama ben yine de tam hakkını veremiycek olsam da çok düşük bir fiyat vermek de istemiyorum tabiki, verebilceğim maksimuma çıkıyorum, altında kalabilirsem ne ala. biz bir süredir araba bakıyoruz alamadık, onlar da hem satışla uğraşmak istemiyor hem de bizim de işimiz görülsün mantığıyla bize satmak istiyolar.
0
🌸ozgur bir kusun hatirati
(27.10.24)
Ben olsam 1200 e makul fiyata anlaşırım. Vade farksız kredi de ablanın ablalığını göstermesi olur.

Fabia’nın ikinci eli pek gitmiyor. Allah korusun acil satmak gerekse zor araba. Konudan bağımsız tercih etmem.
0
cilekli pasta
(27.10.24)
bu tür şeylerde hak ettiğini vermek ilerideki ilişkiler için önemli ya. Yani onlar gelip 1 milyon ver geç sana verelim dese okey, ama eğer onlar sorduğunda al satçı "acil satıldığında 1200e gider" dediyse ve bu doğruysa, o zaman araç 1200 ediyor demek. Ha işte yukarıdaki arkadaşın dediği gibi, 200-300 binini taksitle alarak ablalık yaparak yardım etmiş olabilir. Normal şartlarda 1 milyon üzeri bir araba alamayacakken şimdi bildiğin temiz arabayı alabilmiş olacaksın hem parasal rahatlık hem kafa rahatlığı.

Ha kasko bedeli 1100 diye aynı şeyi 1100e yapmayı da teklif edebilirsin tabii.
0
nhk ni youkosu
(27.10.24)
ablan sana yardımcı olmak istiyor mu yoksa sadece x'e satacağıma kardeşime satayım mı diyor orası önemli. yardımcı olmak istiyorsa 1 de verilir hatta belki 900 falan da olur ama öyle bir niyeti yoksa olmaz tabi. bence senin teklif düşünmen yerine fiyatı satacak kişinin söylemesi daha doğru, ticaret genelde böyle işlemez mi zaten mal sahibi belirler malının değerini. atıyorum der ki biz normalde 1.300'e ilandan koyacaktık ama sana 1'e sana bırakırım. sen de okey dersin ya da o çok şu kadar olur mu dersin. eğer ablan sana fiyat söylemek yerine senden teklif bekliyorsa amacı sana yardımcı olmaktır herhalde, ona direkt rakam söylemeyim de o kendi ödeyebileceğini söylesin şeklinde bir amaçla. o durumda da 1 derdim ben olsam ama gene de ben söylemek yerine ablama ne istediğini söylemesi konusunda ısrar ederdim.

fırsat mı kısmı da daha ucuza alacaksan fırsat tabi ki. 1.200'lik arabayı 1'e alabileceksen fırsattır işte fırsatın sözlük tanımı bu. ama arabaya ihtiyacın var mı yoksa sırf fırsat diye mi almak istiyorsun onu bilmiyorum ya da normalde en fazla 700-800 bütçe ayırıyodun da bu mevzu çıkınca milyonlara çıkmaya karar verdin ona değer mi diye soruyorsan ödüyebiliyorsan değer bence. 200k ucuza araba almış olacaksın bi sonraki araba yenilemende bunu satarken havadan para bulmuş gibi olacaksın yani.
0
semaforo de medianoche
(27.10.24)
(18)

Acil biraz. Apandisit belirtileriniz neydi

Kittie
Apandisitin oldugu yer sizliyor. Elimle hafif ustunden gectigimde bastirsam cok agAgriyacagini hissediyorum.Bi haftadir istahim yok.Hangi belirtide hastaneye gidiyoruz tam olarak?
Apandisitin oldugu yer sizliyor. Elimle hafif ustunden gectigimde bastirsam cok ag
Agriyacagini hissediyorum.
Bi haftadir istahim yok.
Hangi belirtide hastaneye gidiyoruz tam olarak?
0
Kittie
(25.10.24)
Bende kabızlık vardı, hafif ağrı. Yürüyerek hastaneye gittim hiç kötü değildim yani doktor karnıma bana göre sağ alt kısma bir bastırdı sancı tabi. Hemen dedi apandisit ultrason falan yapıldı meğer patlamış bile doğudan ameliyata..
Tedbirli olmakta fayda var.
0
anon1m
(25.10.24)
siddetli karin agrisi var mi? istah yok derken bir seyleri zorla yiyince kusacak gibi oluyor musunuz? apandisin uzerine biraz bastirinca agriyor mu?

1 haftadir varsa plastrone apandisit de olabilir. her halukarda hastaneye gitmeniz lazim gibi. ama aciliyeti konusunda bir sey diyemiyorum.
0
lemmiwinks
(25.10.24)
Apandisin olduğu yere parmak uçlarınla bassın biri. Sonra da aniden çeksin.
Basarken değil de o ani çekişte hopluyorsan yerinden, hastaneye koş.
0
Mirket
(25.10.24)
Apandist belirtileri genellikle şunları içerir:

Karın Ağrısı: Genellikle göbek çevresinde başlar ve sağ alt karnınıza yayılabilir.
Mide Bulantısı ve Kusma: Ağrı ile birlikte bulantı hissi ve kusma olabilir.
İştah Kaybı: Yemek yeme isteğinde azalma görülebilir.
Kabızlık veya İshal: Bağırsak hareketlerinde değişiklikler olabilir.
Şişkinlik: Karın bölgesinde şişkinlik hissi oluşabilir.
Ateş: Hafif bir ateş gelişebilir.
0
jamswety
(25.10.24)
Karin agrim yok su an.
Aslinda bugun batin cektirdim. Radyolog tam bir vahsiydi. Keske gene acibademe gitseydim. Orda hic boyle seyler olmuyor. Adam canimi o kadar yakti ki. Napiyosun dedim. Doktora da sikayet ettim. Apandisitimin oldugu yere ultrason cihaziyla cok bastirdi. Bence tetiklendi bi sey oldu.
0
🌸Kittie
(25.10.24)
Insallah olmem. Yalnizim. Sabah doktora gidicem sanirim
0
🌸Kittie
(25.10.24)
Mirketin bahsettiği testi yap +1
0
cek
(26.10.24)
Ya bastirmaya korkuyorum :((
0
🌸Kittie
(26.10.24)
ultrason sonucunda bir sey demediler mi? kan tahlili falan yapmadilar mi?

tabi bazen anlamayabiliyorlar. benim plastrone olmustu. siddetli agriyla devlet hastanesi acile gittim. rontgen cektiler, elle muayenede apandis bolgesinde aci olmadi. gaz var dediler, gonderdiler. sonra ozelde ultrasonla bakinca cikti ortaya.
0
lemmiwinks
(26.10.24)
Ultrasondan ckkinca bbastirdigi icin agirdi sandim. Dahkliye de (ben baska sey icin cektirdim bugun onu) surama o kadar bastirdi ki su an agriyor dedim. O da karin agriniz yok ama dedi ve konuyu kapadi.

Aslinda 1 saat once dusta fark ettim. Su tutunca oramin sizladigini fark ettim.
0
🌸Kittie
(26.10.24)
Gaz olabilir, fıtık olabilir, scarring olabilir. Acile gidebilirsin ama cerrah bulabilir misin bilmiyorum.
0
gabe h coud
(26.10.24)
batın ultrasonu çok acıtıyor haklısın ama ben geçen özelde çektirdim o da acıttı. görmek için bastırıyor mecburen

idrar yolu enfeksiyonu da olabilir verdiğin bilgiler. yarına kadar dayanamazsan acile git danış. yarına kadar dayanırsan aile hekimine sor derim
0
titanyum22
(26.10.24)
Idrar yolu enfeksiyonum vArmis. Onu da bugun ogrendim. Ama tam ApAndisit yeri iste bu. Su Anki halimle dayanirim sabaha
0
🌸Kittie
(26.10.24)
Bekleme git acile. İştah ve lokal ağrı mühim belirçiler. Geçmiş olsun
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(26.10.24)
Kadın mısınız? Bazen kadın hastalıkları ile ilgili durumlar da alt kadran ağrısı yapar.
0
master of ceremonies
(26.10.24)
@Kittie, nasıl oldunuz? Geçmiş olsun.
0
dejame
(26.10.24)
Doktora gittim sabah. O sizi hala devam ediyor. Doktor, mirketin dedigi gibi bastirip elini cekti ama agrim olmadi. Istersen genel cerrah da gorsun dedi ama istemedim. Biraz takip edicem bu sekilde.
0
🌸Kittie
(26.10.24)
yakın zamanda patladı benim. akşam 6-7 gibi rahatsızlık hissetmeye başladım ilk başta gaz sıkışması sandım ve gaz çıkarmaya yönelik uğraştım epey. sonunda tuvalete de girdim normalde ufak ufak azalmaya başlaması lazımken zaman geçtikçe ağrı artmaya devam ediyordu. özellikle tam göbek deliğinin altı ve o civarlarda hissediyordum. gece 2-3 oldu iyice artmaya başlayınca şüphelenip acile gittim. doktorlar anlamadı önce bir de gece olmasından ötürü ultrason yoktu tomografi falan çekildim onun sonucunu beklemek uzun sürdü ben 5-6 gibi iyice 2 büklüm oldum artık ağrıdan o seviyeye geldi. sabaha anca çıktı sonuçlar 7-8 gibi teşhis kondu ama o sıralarda ağrım hafiflemişti epey sanırım patlamış ve patlayınca hafifliyomuş ağrı. öğlen anca ameliyata alındım. yani herkeste farklı olabilir tabi ama bendeki tecrübeye göre "apandisit olsa duramazsın"
0
semaforo de medianoche
(26.10.24)
(13)

Kadının ilk adımı attığı ilişkiler

potasyum bebek
Kadının ilk adımı attığı ilişkiler hep mi bitmeye mahkum? Bu ilişkilerin erkeğin çabalamadığı, kadını hazırda gördüğü için devam etmemesi bir şehir efsanesi mi? Sizde veya çevrenizde en başta kadının adım attığı, çaba gösterdiği ve uzun süren herhangi bir ilişki oldu mu?
Kadının ilk adımı attığı ilişkiler hep mi bitmeye mahkum? Bu ilişkilerin erkeğin çabalamadığı, kadını hazırda gördüğü için devam etmemesi bir şehir efsanesi mi? Sizde veya çevrenizde en başta kadının adım attığı, çaba gösterdiği ve uzun süren herhangi bir ilişki oldu mu?
0
potasyum bebek
(25.10.24)
Çok yıllık eski ilişkim böyle başlamıştı. O beni sevip bana geldi. Ben de sevgisine karşılık verdim, onu sevdim. Aradan yıllar geçince o değişti. Bir şeyleri sorun edip, sebep gösterip ayrılmaya çalıştı. Sebep gösterdiği şeyleri büyük ölçüde çözdüm, yani onun için çabaladım. O pek çabalamadı, o yüzden de sonucu değiştirmedi. Çünkü problem o sebep gösterdiği şeyler değildi, onlar sadece bahaneydi. Sıkılmıştı, gitti.
0
gloomy
(25.10.24)
canim potasyumcum, bence ilk adimi kadinin atmasi kötü bir sey degil. hatta bu sekilde ilk adimi erkek atmali yhaaa diyen keko erkekleri de elemis olursun.
avci erkeklerin de agina düsme olasiligin azaliyor.

ama kiymet bilene atmak lazim adimlari. her seyi de bir taraf yapamaz. iki tarafin da caba harcamasi lazim yoksa bir taraf isteksiz demek oluyor zaten.

diger sorundan dolayi da kalbin kirilmis biraz diye düsünüyorum ama kendin olmaktan vazgecme. fakat senin degerini bilen insanlar icin ugras.

ben de hep ilk adimi atarim. hic bekleyemem. ya da karsidaki bir adim atmissa ben kosarim. iyi de oldugu oldu kötü de.
0
robert bosch
(25.10.24)
Yuvayı dişi kuş yapar. Nokta.
0
sekizdokuzon
(25.10.24)
Çok yıllık iki ilişkim böyle başlamıştı. Nasıl başladığı önemli değil. Nasıl devam ettiği önemli, ilişkinin kalitesi önemli.

Bir 'kolay elde edilen kadın' düşüncesi ortaya çıkıyorsa, ya adamda bir kalitesizlik vardır ya da kadında. Ya da ikisinde de.
0
Mirket
(25.10.24)
Bende veya çevremde en başta kadının adım attığı herhangi bir ilişki olmadı.
0
aloha snackbar 3
(25.10.24)
İlk adımı kimin attığı fark etmiyor ama peşinden koşmak ya da koşturmak hiç sağlıklı bir ilişkiye evrilmez.

Eski ilişkimde ilk adımı o atmıştı, ben koşmuştum.
0
gabe h coud
(25.10.24)
Erkeğin adım attığı hatta koştuğu ilişkiler hiç bitmiyor çünkü, değil mi? :D

En uzun ilişkimde kız arkadaşım ilk adımı atmıştı. Ondan sonra da adım atanlar oldu, onlar da benim adım attıklarımla aşağı yukarı aynı sürdü. El yükselteyim, kadının çabalamadığı ilişkiler bitmeye mahkum diyeyim ben de. :)
0
nawar
(25.10.24)
Bu, kimin adim attigina degil adim atilan kisinin karakterine gore degisir. Sirf kadin adim atiyor diye kadini cepte gormek veya tam tersi sadece erkek adim atmali kadin piremses kalmali diye gerim gerim gerilmek asagilik kompleksiyle alakali diye dusunuyorum. Boyleleri illaki hayatin bi yerinde hizlica fire veriyor, herhangi bir konuda kirmizi bayragi dalgalandiriyor.
0
mor oje
(25.10.24)
benim yakın çevremde 2 tane evlilik var böyle sevgililik kısımları dahil biri 10 yıllık biri de 7-8 yıllık yaklaşık. çok da geniş bir yakın çevrem yok zaten. aynı zamanda yakın çevremdeki en sağlam ilişkiler bunlar bence. bana da böylesi daha sağlıklı gibi geliyor aslında. erkeğine kadınına göre değişir tabi genellemelere uymayan da çoktur ama erkek ilk adımı üst üste rastgele 50 kişiye atabiliyor 1'iyle şansı yaver gidiyor ve ilişki başlıyor gibi bir durum var. kadın ise genelde gerçekten sevdiği, etkilendiği, iyi anlaştığı veya anlaşacağını düşündüğü kişiye ilk adımı atıyor. hem de bu şekilde önüne gelene yazan tipleri de elemiş olmuyor çünkü zaten öyle bir erkek olsaydı karşısındaki kadının ilk adımı atması gerekmezdi.

ama robert bosch'un dediği kısım önemli kıymet bilene atmak lazım adımları. yani futbolcuya, voleybolcuya, influencera, bi çeşit az ünlüye veya dümdüz bir clubber boya falan yandıysa gönlün o tarz tiplerin çoğu için ilk adımı kadının atması kolay skordan başka bir anlam ifade etmez. kadınların karşı cinsle ilişki konusunda ciddi bir avantajı var (insanları puanlamanın doğru olmadığını düşünsem de bir şey anlatmak için kullanıcam şimdi) 5-6/10'luk bir kadın bile 8-9/10'luk adamları çok çaba harcamadan tavlayabilir. bunun büyüsüne kapılıp gözü yükseklerde gezen çok kadın da oluyor ama bu tavlama sağlam temellere dayanmayan bir tavlamaysa (arada iyi bir arkadaşlık ilişkisi, gerçek bir elektrik vs. yoksa yani) genelde hüsranla sonuçlanır. erkek için de geçerli aynısı da erkekler zaten kendisinden çok üst ligde olan bir kadını bahsettiğim sağlam temeller (veya ciddi bir ekonomik güç) olmadan tavlayamıyor genellikle.
0
semaforo de medianoche
(25.10.24)
Bana ilk adımı, hatta 2 ve 3. adimlarida atan bir kadin ile 5 yıllık beraberliğimiz oldu. Elbette bu konunun iliskinin bitmesiyle hiç alakasi yok.
0
onheil
(25.10.24)
kadın çabaladığı ile kalıyor adam adam değilse, zorla zorla bir yere kadar kadın genelde sonunda tükeniyor ilişkiyi ayakta tutan olmaktan, erkeğinde işine geliyor
0
eja
(25.10.24)
Ben varım, ilk adımı eşim attı, beni o ısındırdı ilişkiye. 5 yıldır evli ve mutluyuz iyi ki hayatıma girmiş.
0
mirty
(26.10.24)
oldu. Fakat erkeğin bakış açısını iyi anlaman lazım (ki kadınlar bunu rahatlıkla yapabilir bence) gerçekten hoşlandı değer vermeye başladı mı, yoksa "hazır yürüyen var biraz sevişelim" mi dedi. İkinciyse biter.

"çaba gösterdiği"
bu sevmeyen adamı sevdirmeye çalışmaksa, olmaz o. Ama kadın flört başlattı, sonra karşılıklı devam ettiyse güzel işte.
0
nhk ni youkosu
(26.10.24)
(10)

Havalimanlarında su "doldurabilecek" yerler var mı gerçekten?

winston insani
Merhabalar,Geçenlerde bir instagram story'si gördüm, şuna benzer bir şey diyordu;"İçeriye pet şişede su (100 ml üstü sıvı) sokamıyorsunuz bildiğiniz gibi, ama boş pet şişe sokup içeride doldurabileceğiniz yerler bulabilirsinizi"Çok fazla uçakla seyahat etme fırsatım olmadı, 4-5 defa ama bu tarz bir
Merhabalar,

Geçenlerde bir instagram story'si gördüm, şuna benzer bir şey diyordu;

"İçeriye pet şişede su (100 ml üstü sıvı) sokamıyorsunuz bildiğiniz gibi, ama boş pet şişe sokup içeride doldurabileceğiniz yerler bulabilirsinizi"

Çok fazla uçakla seyahat etme fırsatım olmadı, 4-5 defa ama bu tarz bir yer hiç görmedim içeride, gerçekten var mı böyle yerler, tam olarek belirli bir yeri mi tarif etmeye çalıştı acaba?
0
winston insani
(25.10.24)
istanbul havalimanında var

www.istairport.com
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(25.10.24)
bir ay önce sabihadan yurtdışı uçuşumda 750ml su dolu şişem xrayden geçti kimse de bişey demedi.
edit: avrupada tap water çeşmesi muhakkak var havaalanlarında. istanbul havaalanında var. sabiha da yok.
0
dedim ben sana
(25.10.24)
onu bilmiyorum ama kontrol noktasından sonra kapı açılışını beklerken su alabileceğiniz yerler oluyor genelde. esenboğa'da vardı, istanbul'da da dikkat etmedim ama vardır muhtemelen. şaşırmıştım ben de buradan tekrar alabileceksem neden az önce suyumu attım diye.

dolduracak derken lavaboyu kastetmiş olabilir storyyi yabancı biri çektiyse onlar musluk suyunu içme suyu olarak da kullanıyor genelde. veya şu amerikan filmlerinde gördüğümüz okullarda basınca yukarıya doğru içme suyu çıkaran aletlerden olabilir belki.
0
semaforo de medianoche
(25.10.24)
Avrupa'da birçok havalimanında gördüm.

Lyon'da misal pet şişe atmak yerine su bosaltma yeri var, sonra su doldur diye.
0
logisticsmanager
(25.10.24)
evet var. genelde büyük havaalanlarında oluyor.

istanbul havalimanında 18 noktada su sebili varmış mesela. sabiha gökçen'den emin değilim. dünya'da karşılaştığım havalimanlarında genelde oluyor. genelde tuvaletlerin yanında.
0
ermanen
(25.10.24)
var evet çok saçma. suyla giremiyorsunuz ama içerde ücretsiz doldurabiliyosunuz. esenboğa ve istanbul dış hatlarda gördüm doldurdum da. avrupada da her havaalanında vardı gittiğim. 50 ml su bile sokmuyolar kapıdan.
0
jelly bear
(25.10.24)
İstanbul havalimanında sıcak/soğuk su doldurabiliyorsunuz hatta. Sabiha Gökçen'de ve Adnan Menderes'te yok. Benim gördüğüm bütün büyük uluslararası havalimanlarında vardı.

Bir yıl sonra edit: Adnan Menderes'te de var artık. Dış hatlar 230-231 kapılarının ortasında.
0
kobuzchu kiz
(25.10.24)
istanbul havalimanında var +1

Biri A Gate'lerine giderken solda tarafta kalıyor.
0
put it in your appropriate place
(25.10.24)
Amme hizmeti

twitter.com
0
put it in your appropriate place
(25.10.24)
Havaalanına göre değişir, giden yolcu bölgesine geçtikten sonra lavabolara yakın yerlerde su sebilleri oluyor ama nerede olduğunu bulmak problem olabilir veya ters tarafta kaldıysa uzun bir yürüyüş gerekebilir. Güvenliğin ne yapacağı da yerine göre değişiyor, birkaç yıl önce 100ml'den büyük diye boş pet şişeyi geçirememiştim.
0
mikro patlama
(25.10.24)
(5)

Tam gönül işi meselesi

muhayyer divan
SelamBir erkek Bir kadın var, bunlar iş arkadaşı. Kadın erkekten 5 yaş büyük. Bir arada çalıştıkları 9. yıl bitti, kadın erkeği en az 7 yıldır seviyor, zamanında evlenme teklif etmişliği de var fakat erkeğin kız arkadaşı olduğunu sakladığını bilememiş, sonradan pişman oluyor. Erkek alkolik. O zamank
Selam

Bir erkek Bir kadın var, bunlar iş arkadaşı. Kadın erkekten 5 yaş büyük. Bir arada çalıştıkları 9. yıl bitti, kadın erkeği en az 7 yıldır seviyor, zamanında evlenme teklif etmişliği de var fakat erkeğin kız arkadaşı olduğunu sakladığını bilememiş, sonradan pişman oluyor.

Erkek alkolik. O zamanki kız arkadaşından çok olaylı ve acı verici bir şekilde ayrılıyor, anlaşılan o ki kız arkadaşı tarafından kullanılmış hissediyor fakat o ayrılık da "mukadderat" türünde, öyle bir durumda kalınıyor ki ayrılmamaları mümkün değil. Ama erkek kendini çok kötü bir şekilde kullanılmış bırakılmış hissediyor. Bu ayrılık olalı en az 4 yıl oldu.

O günden sonra kesinlikle sevgili edinmiyor, sürekli cinsellik odaklı ilişkiler yaşıyor ve duyurumuzun konusu olan kadına da bunu laf arasında "yok ya ne sevgilim olacak, anca vur kaç, öyle takılıyorum ben" şeklinde, lâkayt bir tavırda söylüyor ama bu kadına da sarkıntılık etmekten geri durmuyor. Kadın bu herifin kendi duygularını kullanmaya çalıştığını düşünüyor. Çünkü erkek hem sürekli kadına hakaret ediyor bel altı küfür kullanmadan konuşmuyor, hem kadının yüz kere ettiği ricayı asla dikkate almıyor pis ağızla konuşmaya devam ediyor, kadının koyduğu tavırları önemsemiyor, önemser görünüp bir süre sonra tekrar aynı şeyi yapıyor hakaret ediyor filan.

Bu arada kadınla iki kez sevişmeye teşebbüs ediyor ama ikisinde de hakaret kelimesi kullanıyor ve kadın soğuyor, erkek ise kadının onu yetersiz bulduğunu sanıyor hakaret ettiği fikrine kapılıyor filan. En son olay, çok minicik bir şey karşısında erkek kadına "bundan sonra bana gerçekten selam bile verme" diyor ve konuşmuyorlar. Her gün yan yana çalışıyorlar bu arada.

Soru şu:

Bu kadın bu herifi neden bu kadar seviyor. Herifle hiçbir kültürel yakınlıkları yok, psikolojik yakınlıkları yok, herifte saygı yok, sevgi zaten yok, başkasına olan hıncını bu kadından çıkaran bir erkeği bu kadın neden seviyor. Bu kadın ruh hastası mı. Evet ise ne o hastalık?
0
muhayyer divan
(25.10.24)
Kadın mal
Erkek de ayrı mal bu arada.

Kadın düzeltirim bunu ben duye düşünüyor bir miktar bence.
Kısaca böyle.
Daha kısası, öyle olsa ne böyle olsa ne. İkisine de ne anlatirsan anlat hiç bir şey değişmeyecek hayatlarında.
Erkek bir şekilde aşık olana ya da yorulana kadar devam
Kadın da erkekle sevişip a adam haklıymış ama. Pislikmis, neden bana böyle yaptı diye tribe girince kadar gidecek.
0
kisa
(25.10.24)
Sevgi nedensel bi' şey değil. Sebep aramak mantıklı değil zira bulunmama ihtimali yüksek.

Adamdan koşarak uzaklaşılacak başka çareis yok.
0
kumandanim
(25.10.24)
@kisa

Erkeği mal olarak değerlendirmek ona iltifat olur diye düşünüyorum. Kadını mal olarak değerlendirmek ise kadına zulüm olur, tek sorun kadının erkeği gerçekten sevmesi çünkü. Birini sevmek mallık değildir. Bu arada kadının erkeği değiştirme düşüncesi yok, sadece en temel görgü kurallarının uygulanmasını istemiş, insanca bir saygı beklemiş, fazlasıyla gösterdiği saygıyı en azıyla bile görememiş. Buna rağmen sevmesini mallık olarak görmek de hakaret oluyor bilmem farkında mısın.

Erkeğin ahlaksız ve kötü biri olduğunu düşünüyorum şahsen.
0
🌸muhayyer divan
(25.10.24)
birini sevmek mallık değildir tabi ama kendine karşı kırıcı ve kaba olmakta ısrar eden birini sevmek ve ondan ısrarla soğumamak bir yerde öyle adlandırılabilir, kimi ruh hastalığı der, kimi mazoşist der, kimi stockholm sendromu der, kimi de daha genel ifadeyle mal der. çoğunlukla kadınlarda bazen de erkeklerde gözlemliyorum ama bu durumu. bazen birine takılıyorlar ve o kişi tarafından ne kadar aşağılansalar üzülseler de hala duyguları devam ediyor psikiyatrik bir durum bence ama dediğim gibi çok kişide görülüyor.

böyle bir arkadaşımı baya zorlamıştım neden hala konuşmaya devam ediyorsun o kişiyle diye, tüm yaptıklarına rağmen hala bir beklenti içinde olması çok garip geliyordu. çok zorlayınca en son şey gibi bir şey demişti "belki de kötü de olsa sürekli bir olay yaşatması heyecan veriyor". daha da sorgulamayı bıraktım ben de.
0
semaforo de medianoche
(25.10.24)
kadinlar boyle toksik tiplere bayilir.
konuda acilmis basligi herkes biliyor sanirim kadinlarin efendi adam yerine pic tercihi seklinde.
ama ayni kadinlar gidip “tum iyi erkeklerin kapilmis olmasi” falan diye de aglar.
erkek tam toksik bir maganda+kiro, kadin da tam bir alaturka model kezban bence.
0
rentts
(26.10.24)
(18)

Şehriye pilavı

nundu
Ben bu şehriye pilavını (etli falan yapılınca Ankara pilavı/tava/güveci falan deniyor sanırım) çok seviyorum. Hatta pirinç ve bulgur pilavından daha fazla seviyor olabilirim ki pirinç pilavını da şehriyesiz sevmem pek. Ama etrafa baktığımda pek yapılıp yenen bir pilav türü değil gibi. Genel olarak p
Ben bu şehriye pilavını (etli falan yapılınca Ankara pilavı/tava/güveci falan deniyor sanırım) çok seviyorum. Hatta pirinç ve bulgur pilavından daha fazla seviyor olabilirim ki pirinç pilavını da şehriyesiz sevmem pek. Ama etrafa baktığımda pek yapılıp yenen bir pilav türü değil gibi. Genel olarak pek sevilmiyor mu ya da pirince göre pahalı ya da yapması daha mı zor?

Siz seviyor musunuz şehriye pilavını? Bugün yemekhane menüsüne bakarken görünce aklıma geldi şimdi, pirinç ve bulguru haftada birer kez yapıyorlar ama şehriye pilavını ayda bir anca yapıyorlar.
0
nundu
(23.10.24)
incikle baya güzel oluyor. onun dışında başka yemeğin yanında ya da tek başına yemedim ben de hiç. her yemeğin yanına uyacak bir şey de tek yenecek bir şey de değil gibi sanki.
0
semaforo de medianoche
(23.10.24)
Hastasıyım diyebilirim. Pirinç pilavı sevmem mesela ama şehriye pilavının has ta sı yım, ilk harflerini küçük yazdım diye kahroluyorum öyle saygım, sevgim var.
0
kumandanim
(23.10.24)
bulgurdan iyidir ama wow yok bana biraz yagli bi sey canlaniyo parlak. arpa sehriye salatasi cok eyi ama
0
ala09
(23.10.24)
çok severim. aynı şekilde pirinç pilavını da şehriyeli tercih ederim. ankara tavaya da bayılırım. şehriye sevmek yanlış bir şey değil, tam tersi çoğunluk şehriyeyi hor görerek yanlış yapıyor. ben her ortamda utanmadan söylerim şehriye sevdiğimi.
0
gman
(23.10.24)
@ala09

Ben bulgur da severim ya hatta böyle salçalı yapılan bulgur pilavını da pirinç pilavına göre daha çok seviyorum sanırım :d pirinç pilavı güzel yapılırsa severim de vasat pirinç pilavındansa bulgur tercih ederim dhshd
0
🌸nundu
(23.10.24)
şehriye dediğimiz şey aslında makarnadır. bu şekilde bakınca şehriye pilavı da kavrulmuş makarna oluyor kimine göre. küçük görülüp burun kıvrılmasının nedeni muhtemelen budur. ben şahsen severim yine de, zaten erişteyi falan da kavurup pişiririm kendim yapacağım zaman.
0
shadowfollower
(23.10.24)
Sevmem +100
0
respect
(23.10.24)
Çook severim, yemekhane hastane menülerinde çıkınca da mutlu olurum. Genelde sade tereyağlı ya da domatesli yapıyorum ben. Çok güzel oluyor. Tane tane oluyor diye hoşuma gidiyor sanırım. Pilavda bulgurda o tane tanelik olmuyor pek, yapışık oluyolar birbirlerine.
0
nolmus yani
(23.10.24)
Hayatımda hiç yemedim :/
0
grimavi
(23.10.24)
benim sıralamam
bulgur pilavı(başbaşı bulguru)> arpa şehriye> iç pilavı> pirinç pilavı
0
my fault
(23.10.24)
Varsa yerim, yoksa aramam. Şehriyeli pirinç pilavı ve çorbasını severim.
0
auroraaurora
(23.10.24)
incik yanında kuş üzümlü falan çekilir de sade yemem. çok yağ çekiyor
0
titanyum22
(23.10.24)
Çok severim. Şehriyeli pirinç pilavını da sade pirinç pilavına tercih ederim.
0
asteriks
(23.10.24)
Ben de çok severim ama kafamda makarna olarak kodluyorum, pilav değil.
0
peki madem
(23.10.24)
1- makarna
2- şehriye pilavı
3- bulgur pilavı


pirinç pilavı benim için sıralamada dahi değil.
0
kumandanim
(23.10.24)
Şehriye pilavı çok kaygan çiğnemeye müsait değil gibi geliyor bana o pilav/makarna yiyorum hazzını vermiyor bana heyecanlandırmıyor, o nedenle tercih etmem pek.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.10.24)
Çok severim, şehriyeli herşeyi çok severim.
0
mirty
(23.10.24)
Bayılırım. Pirinç pilavi hiç olmasa da olur.
Ama sevmeyeni çok çevremde.
0
sinematikcrop
(23.10.24)
(4)

Lost - The Constant

don’t panic
Lost’u baştan sona 3 defa dönmüş biri olarak soruyorum: bu bölüm neden dizinin en iyi, diziler tarihinin de en iyi bölümlerinden biri olarak kabul ediliyor. Lost’un ilk sezon finalleri başta olmak üzere çok daha muhteşem bölümleri vardı. Tabi ki zevkler ve renkler; ama bu bölümde kaçırdığım ne var?
Lost’u baştan sona 3 defa dönmüş biri olarak soruyorum: bu bölüm neden dizinin en iyi, diziler tarihinin de en iyi bölümlerinden biri olarak kabul ediliyor. Lost’un ilk sezon finalleri başta olmak üzere çok daha muhteşem bölümleri vardı. Tabi ki zevkler ve renkler; ama bu bölümde kaçırdığım ne var? bana mı o kadar hitap etmedi acaba?

Teşekkürler…
0
don’t panic
(23.10.24)
Bölümün adı çağrışım yapmadı; bir baktım neymiş diye. Seveni çokmuş gerçekten. İlk üç sezonun herhangi bir bölümü, diğer sezonların toplamından daha iyi bence.
0
auroraaurora
(23.10.24)
buna nasıl bir cevap verilebilir ki "çünkü öyle olduğundan"dan başka. epeydir izlemedim hafızamda güncel değil ama dizinin içinde tek başına film gibi olan, baştan sona heyecanla izlenen, yüksek duygular yaşatan bir bölümdü hatırladığım kadarıyla. benim de en sevdiğim bölümdür.
0
semaforo de medianoche
(23.10.24)
çünkü desmond lost'un en mükemmel karakteridir. onun hikayesini anlatan ve zaman yolculuğu, paralel evrenler, aşk, sevgi, sürpriz son gibi şeyleri barındıran bu bölüm lostun en iyi bölümüdür
0
abelardo
(23.10.24)
çünkü öyle +1
lost'un nirvanası bu bölümdür. desmond david hume dude
0
Improbable
(23.10.24)
(3)

uçuş soruları

semaforo de medianoche
13 saatlik bir yurt dışı uçuşum olacak bu akşam. 2 sorum var. online check-in yaptım ama gene de thy'nin tavsiye ettiği gibi 3 saat önce orada olmama gerek var mı yoksa 2 saat yeter mi? bir de uzun uçuş için genel tavsiyeler varsa onları dinlemek isterim yatmadan uyuyabilen biri değilim o yüzden 13
13 saatlik bir yurt dışı uçuşum olacak bu akşam. 2 sorum var. online check-in yaptım ama gene de thy'nin tavsiye ettiği gibi 3 saat önce orada olmama gerek var mı yoksa 2 saat yeter mi? bir de uzun uçuş için genel tavsiyeler varsa onları dinlemek isterim yatmadan uyuyabilen biri değilim o yüzden 13 saat ayık olacağım diye düşünüyorum yanına mutlaka şunu al, şunu yap gibi bir tavsiye varsa diye sorayım dedim.
0
semaforo de medianoche
(04.10.24)
kulak tıkacı ve soundcanelling kulaklık. göz bandı. şarj bitmesin diye powerbank (hoş artık koltuklarda usb şarj oluyor ama alın yine de). uçak soğuk olursa diye bir parça kalın üst. terlik veriliyor mu bilmiyorum, verilmiyorsa terlik veya kalın çorap, 13 saat ayakkabı sıkar. kıyafetler de rahat eşofmanımsı olsun. bi de yanınıza ıslak mendil alın.

uyumak için ise ben binmeden önce bi kaç kadeh atıp, bir de uçaktaki yemekle yuvarlayıp uyumaya çalışıyorum. ama herkese göre değil, rahatsız da edebilir tuvalet ve su ihtiyacı açısından. bir de kitap okuyabilirsiniz uyutabilir.
0
awlmi
(04.10.24)
Bagaj teslim edecekseniz iki saat yeter normalde.

Bu tür yolculuklarda zerre uyuyamadığım için yaptıklarım şunlar
1 - Rahat şeyler giy; yastık ve battaniye vb. veriyorlar zaten, o çok sıkıntı olmaz ama belki bi sweatshirt olsa iyi olur
2 - Telefon, tablet, kindle ne varsa içerikle doldur ve döne döne bunlara takıl
3 - Saate ve ne kadar kaldığına mümkünse bakma
4 - Uçağın durumuna göre ortadaki dörtlü sıranın koridor yanı bir yeri seç ki hem mümkün olduğunca az yol vermek zorunda kal, hem de istediğin zaman ayağa kalkıp dolanabil.


Uyuyabiliyorsanız en iyisi uyumak tabi. Açıkçası ben pek alkol kullanmıyorum; hem tuvalet durumunu etkiliyor hem de sanırım basıncın etkisiyle baş ağrısı yapabiliyor.
0
salihdt
(04.10.24)
@eileengray: deodorant kutusu 150 ml o yüzden çantama alamıyorum sanırım kayıtlı bagaja vermem gerekecek. boyun yastığı uçakta alınamıyor mu?
0
🌸semaforo de medianoche
(04.10.24)
(5)

Bu laptop film izlemek için yeterli mi?

metematik
Takılma, donma, aksiyon sahnelerinde aksama istemiyorum. Yeterli olur mu?https://www.hepsiburada.com/dell-inspiron-3511-intel-core-i5-1135g7-16gb-512gb-ssd-windows-10-home-15-6-tasinabilir-bilgisayar-f35obf821na25-pm-HBC00001DZIZS
Takılma, donma, aksiyon sahnelerinde aksama istemiyorum. Yeterli olur mu?

www.hepsiburada.com
0
metematik
(29.09.24)
İzlediğiniz platform, video codec ve bitrate'ine göre değişir videonun ağırlığı.

İşlemcisi 11. nesil i5 2.4 ghz ekran kartı onboard. Çok iddialı bir makina değil ama ekran çözünürlüğü de 1080p olduğu için sanmıyorum can sıksın video playback esnasında, gereksiz yere çok yüksek bitrate ya da çözünürlüklü şeyler izlemeye çalışmazsanız.
0
hedep
(29.09.24)
günümüzde sıfır olarak satışı olan, bir hd ekrana ve markaya sahip olan her laptop film izlemek için yeterlidir diye düşünüyorum.
0
semaforo de medianoche
(30.09.24)
4k izleyecem çok yüksek çözünürlük istiyorum dersen düz bilgisayarlar açmaz linktekide açmaz gibi düşünüyorum çünkü GTX1650 ekran kartı ile açamadım videoları doğru codekte bulmak zor oluyor.
standard 1080p izlenir
0
eja
(30.09.24)
gardaş valla bu özelliklerle piyasadaki birçok oyunu ve çok spesifik olmayan programları rahatlıkla çalıştırırsın.
sadece film ve internet için lüks bile sayılır.
0
joooper
(30.09.24)
açar yahu her türlü...

ekranı full hd, yeterli bence.

sadece o rakama çıkıyorsanız şu modelini alırsanız daha güçlü bir cihazınız olmuş olur. donanımsal olarak daha iyi bu attığınızdan.

www.trendyol.com

Bu arada bu son attığım 4k yı da rahatlıkla oynatır hani oldu da tv ye taktınız falan... düzgün codecleri yüklerseniz k lite codec paketini indirip, sorun olmaz. sonra da içinde gelen player ile açarsınız. veya yanına bs player ya da vlc media player kurarsınız codec yükledikten sonra..
0
ananiyimioguz
(30.09.24)
(7)

İş ilanı sahte mi

cakmayazar
Merhabalar,Yurtdışında iş arayışım var . İndeed üzerinden bulduğunu söylüyor ama portala girdiğimde görüntüleyen görünmüyor. Bir de ben a ülkesi indeed hesabım var bunlar usa/canada yazmış . Neyse xxyy olarak belirttiğim firmadan iş tanımı istediğimde aşağıdaki gibi bir açıklama geldi.işin yetenekl
Merhabalar,

Yurtdışında iş arayışım var . İndeed üzerinden bulduğunu söylüyor ama portala girdiğimde görüntüleyen görünmüyor. Bir de ben a ülkesi indeed hesabım var bunlar usa/canada yazmış . Neyse xxyy olarak belirttiğim firmadan iş tanımı istediğimde aşağıdaki gibi bir açıklama geldi.işin yeteneklerimle alakası yok.

Şu an Başka bir şirkette çalışıyorum.bu maceraya part time girilir mi
?
İstenmeyen para transferi ne demek? Vpn ile usa bağlam”ntı görünüp mü yapılıyor?

Hello,

Xxxyy LLC. is a rapidly growing company dedicated to providing
cutting-edge technology solutions that support our clients' businesses
both today and in the future. We take pride in helping people achieve
their project goals and have built a reputation as a reliable,
results-oriented firm in the United States and Canada.

Compensation:
Full-Time: $124,520 annually ($2,120 per week)
Part-Time: $81,760 annually ($1,410 per week)

We are currently seeking an Asset Manager to join our team. In this
role, your responsibilities will include:
Performing unsolicited transactions
Managing deposit and withdrawal instructions
Closely monitoring day-to-day transactions and other related tasks

Additional requirements:
Must be over 18 years old
Current location in Canada or the USA
Access to a computer, mobile phone, and the internet

The position offers both full-time (40 hours per week) and part-time
(25 hours per week) options, with an initial home-based probationary
period. Compensation during the probationary period is $2,120 per week
for full-time employment and $1,410 per week for part-time employment,
with payments issued every two weeks. Post-probation, the annual
salary is $124,520 for full-time and $81,760 for part-time roles.

If you are interested in this excellent job opportunity and a
successful career, please complete the attached application form and
return it via email. We will contact you to continue the registration
process.

Thank you for considering this opportunity to join our team at xxyy LLC. We look forward to hearing from you soon.
0
cakmayazar
(27.09.24)
merhaba, haftada 1500 dolar verecek firma sende kuşku uyandırdıysa buradan seni, firmayı hiç bilmeyen insanlardan medet umma bence. başvuran sen işkillendiğin için ben ne sektöŕü ne seni biliyorum objektif yaklaşır diye düşünüp chatgpt ye sordum. O da bu ne ayak dedi.

Bu iş ilanı, bazı şüpheli işaretler taşıdığı için sahte olabileceğini düşündürtmektedir:

1. "İstenmeyen işlemler": "İstenmeyen işlemler yapma" ifadesi, bir varlık yöneticisi pozisyonu için alışılmadık ve belirsiz bir görevdir. Mevcut finansal işlerde böyle bir ifade genellikle kullanılmaz. Bu, dolandırıcılıkla ilgili olabilecek bir durumdur.


2. Belirsiz Sorumluluklar: İş tanımı çok belirsiz ve işin ne olduğu hakkında net bilgi vermiyor. Gerçek iş ilanlarında görevler açıkça belirtilir.


3. Yüksek Maaş: Verilen maaş ($124.520 yıllık veya haftalık $2.120) düşük sorumluluklar için oldukça yüksek görünüyor. Bu, dolandırıcıların insanları çekmek için kullandığı bir yöntem olabilir.


4. Şirket Bilgisi Eksikliği: Şirketin (Xxxyy LLC.) adı verilmiş, ancak doğrulama ve araştırma yapabileceğiniz somut bilgiler yok. Güvenilir bir iş ilanında şirketin doğrulanabilir bir geçmişi ve bilgileri bulunur.


5. Deneme Süresi ve Yüksek Maaş: Deneme süresi boyunca yüksek maaş verilmesi, dolandırıcıların dikkatini çekmek için kullandığı yaygın bir taktiktir. Ayrıca, deneme süresi sonunda maaşın aynı kalacağı belirtiliyor, bu da şüphe uyandırıcı olabilir.


6. Kişisel Bilgilerin Talep Edilmesi: Başvuru formunun e-posta yoluyla istenmesi, kişisel bilgilerinizi dolandırıcılara vermek için bir fırsat olabilir. Bu tür talepler dikkatle değerlendirilmelidir.



Bu iş ilanı ile ilgili şüpheleriniz varsa, şirketi iyice araştırın, online yorumları ve varlığını kontrol edin, ve kişisel veya finansal bilgilerinizi paylaşmadan önce işin doğruluğundan emin olun.


Tamam ben bi hafta part time çalışayım de 1410 dolar veriyolarsa yersin, hiç toplantı yapıp seni canlı kanlı görmeden cart diye iyi paralar sana da garip gelmiş, cv güçlü olsa bile görmek isterler çalısanı. (sen de onları görmüş olurdun) biraz ayağı yere basmayan herkese atılan olta hazır mesaj gibi duruyor. umarım bu paraları, fazlasını kazanırsın. içine kurt düştüyse, peynir gereksiz büyükse boka sarar seninde şüphen bu yüzden sanırım.
0
libertine
(28.09.24)
@libertine
Yorumun için sağol.
İsmimi ve soyismimi tam türkçe karakterleri ile yazmış. Ayrıca ilk attığı mail ile ikinci mail fontu farklı.
Websayfası vb iyi profesyonel gördüm.
Ek iş olarak yapsam başım ağrır mı onun peşindeyim.
0
🌸cakmayazar
(28.09.24)
Bir de başvuru formu göndermiş.
Aşağıdaki linke yükledim.açarken bir şey sorarsa rakamla bir yazarsın
easyupload.io
Form kolaylıkla sahte bilgi verilebilecek şeyler.
0
🌸cakmayazar
(28.09.24)
şu an değişiklik var mı bilmiyorum ama bu maaşlar abd için baya üst düzey maaşlardı. piyasaya hakim misin değil misin bilmiyorum değilsen "6 figure salary" diye googlela istersen baya her amerikan gencinin hayalidir 6 figure salaryler. seninkinin part time'ı bile neredeyse 6 figure olacak. kişisel bilgi paylaşmamışsın kimsin necisin bilmiyoruz ama çok üst düzey bir cvn yoksa gerçek olamayacak kadar iyi bir teklif bu. cvn böyle maaşları hak ediyorsa da gerçektir herhalde neden olmasın ki? bu paylaştıklarınla bu kadar yorumlayabildim.
0
semaforo de medianoche
(28.09.24)
tekrar merhaba. bahsettiğiniz gibi sadece 1 yazarak dosyayı indirdim. evrak dünyanın en basit metni, bana da çok alengirli geldi. maaşın 6 rakamlı olmasına takılan arkadaşı çok haklı buluyorum, yüzÿuze toplantı isteyip içinize sinmedikçe fazla ciddiye almamanızı öneririm.

bana arada whatsapp üzerinden disney den warnerbross tan sikik ingilizcesiyle muhtemelen hintliler olta atıyor. Canım sıkkınsa kendi dandik ingilizcemle cevap verip eğleniyorum. Senaryo okuyarak para kazanmak istemez misiniz falan diyorlar. biraz onlara benzettim.
0
libertine
(28.09.24)
boyle bir isin kanada'a ederi fulltime olarak senelik max. $50-55k

too good to be true, bobrek.avi
0
cooperr
(28.09.24)
kanada’dan bildiriyorum, bu ilanlar sahte.

hemen “hayirli olsun ise alindiniz yarin baslayin” diyecekler. sonrasinda iki ihtimal var:

1-sirketin portalindan kendinize ekipman siparisi vermenizi isteyecekler, bilgisayar, klavye, ekran, masa vs. bunu siz odeyeceksiniz, ama size iade edecekler parasini (yerseniz). siz odemeyi yaptiktan sonra toz olacaklar.

2-“calismaya” baslayacaksiniz, 2-3 hafta maasiniz biyerlere yatacak. sonra para cekmek isteyeceksiniz ama o da ne? bloke var hesabinizda, vergisi odenmemis, isletimi odenmemis vs vs. paranizi cekebilmek icin once 300$ odemelisiniz. bilin bakalim 300$ odedikten sonra ne olacak?
0
taurina
(28.09.24)
(8)

rahat bir hayat sürmek için

baldan kaymak
kaç m tl’niz olsa yapardınız.yani atıyorum 1 ev 1 araba bankada x m tl dediniz; toplam tutar ne olsa düşünürdünüz.(ev 5m tl araba 2m tl ve bankada da 5m tl olsa toplam 12m tl tamamen bırakırdım dediğiniz bu 12 lik toplam rakamınızı arıyorum, yani ne olsa)
kaç m tl’niz olsa yapardınız.

yani atıyorum 1 ev 1 araba bankada x m tl dediniz; toplam tutar ne olsa düşünürdünüz.
(ev 5m tl araba 2m tl ve bankada da 5m tl olsa toplam 12m tl tamamen bırakırdım dediğiniz bu 12 lik toplam rakamınızı arıyorum, yani ne olsa)
0
baldan kaymak
(27.09.24)
iki kisi icin her sey dahil 10m usd yeterli. cidden "rahat" ederdim o zaman.
0
robert bosch
(27.09.24)
1m usd rahat ettirir.
0
awlmi
(27.09.24)
tl karşılığı sürekli değişir o yüzden usd olarak yazmak daha mantıklı. tabi ne kadar üste çıkarsan o kadar daha rahat olur ama benim hesaplarıma göre 5m usd yeterli.

1.5m usdsine türkiye'de 4 tane ev alır (1 lüks 3 de ortalama üstü) döşerdim rahatça yeterdi. 1m usdsine avrupa'da bir ev alırdım kalıcı oturum izni için bu sayede dünya vatandaşı olabilirdim artık. 500k usd'ye de 2-3 araba alırdım. geriye 2m kalırdı. lüksün sınırı yok ama bu para da kalan hayatımda keyfince yaşamaya yeterdi. sıkılırsam ilgimi çeken bir alanda iş kurar veya var olan bir şirkete yatırım yaparak devralırdım.
0
semaforo de medianoche
(28.09.24)
Bir zamanlar çalışmıştım ben bu konuyu. Kuruşu kuruşuna da hesaplamıştım.

SGK prim ödemesi, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, Ayda 3.000 Dolar harçlık 75.000 Dolarlık Araba, 180.000 Dolarlık ev ve yine 180.000 Dolarlık yazlık dahil, bunların hepsi için 1.090.000 Dolar para gerekiyordu.

Bir de Dolara yılda en az %6 gelir sağlayacak finansal okur yazarlık.
0
Mirket
(28.09.24)
$3-5 milyon nedir amerika'da emekli olmuyoruz sonucta. $1m yeter turkiye icin. abd icin $3-4 milyon lazim en az. cunku cok fazla gider oluyor amerika'da.
0
antikadimag
(28.09.24)
50M tl de olsa, bu idarecilerle, 5-10 yıla pul olur. Kira getiren 15 evim olsa belki. Yani 40-50 milşon yatırımda olursa olabilir. Yoksa 10 milyon da 2 yıla ancak bir araba parası yapar.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.09.24)
hesaplanmisti bu 1.5 milyon dolara ortalama bi bati ulkede calismadan omrunuzun sonuna kadar yasayabiliyorsunuz
0
aguen
(28.09.24)
hocam olaya gercekci yaklasıcam.

eger evın varsa kıra odemıyorsan
ıs yerınde yurume mesafesındeyse ( yada minubusle tas catlasın 20dk mesafede olsun )
hafta sonları 2 gun ızınlıysen

kralsın zaten

allah bereket versın para pulda gozum yok yemınle
0
Zetnikov
(28.09.24)
(28)

Biz diğer milletlerden tarihi eser çalmış olabilir miyiz?

birmilyonunvarmi
Twitterdaki british museumla ilgili bir paylaşıma türk bir hesap bizden şu şu eserleri çaldınız yazmış. Altına da diğer milletler başta araplar olmak üzere en büyük hırsız sizsiniz falan yazmışlar. Var mı bizim de öyle bir durum?
Twitterdaki british museumla ilgili bir paylaşıma türk bir hesap bizden şu şu eserleri çaldınız yazmış. Altına da diğer milletler başta araplar olmak üzere en büyük hırsız sizsiniz falan yazmışlar. Var mı bizim de öyle bir durum?
0
birmilyonunvarmi
(27.09.24)
türkiye'deki tarihi eserlerin %90'ını yunan rum ermeni arap vs inşa etti. sahipleri onlardı, kılıç zoruyla ellerinden alınana kadar. bu bence gayet yeterli.

bergama zeus sunağını inşa eden grek kültürünün devamı olan roma-germen imparatorluğunun bu sunağı bugün üzerine "x x'i seviyor", "çare sarıgül" ayarındaki sprey yazılamalarından kurtarmasına mutluyum mesela.
ayasofya kapısı da gitseydi yemeselerdi :D

not:
doğrudan sorduğunuz mantıkla mesela iskender lahdi en meşhuru olabilir. lübnan'dan kazılarak getirilmiş. eser nereden çıkarıldıysa oraya aitse o gidebilir.
0
patronaj1
(27.09.24)
spesifik bir ornek bilmiyorum; ama o topraklara hukmettigi icin sahip olmak farkli, gidip ulkeden calmak farkli seyler. british museum'da bizden alenen calinan seyler var. once o ayrimi yapmak gerek. bizdeki yunan, bizans, roma eserleri hep bizim cografyaya ait seyler.
0
buenosdias
(27.09.24)
Sanmıyorum fakat bu bizim çok ahlaklı olduğumuzdan değil, coğrafi olarak medeniyet doğuda zengindi ürünler doğu coğrafyasındaydı, ikincisi de avrupa devletlerinin yeraltı kaynakları, casuslukla karışık arkeoloji konusunda daha önce uzmanlaşmış olması bunun üzerine yöntemler geliştirmesi
0
grimavi
(27.09.24)
suriye ırak ve kutsal toprakları ingilizlere kaybederken, onların eline geçmesin diye şaapmış olabiliriz biraz. hani şu kutsal emanetler var ya :)
0
pascha d
(27.09.24)
yav he he. rumlar ermeniler rahat dursaydı biz hala beraber yaşıyor olurduk. kendileri çeteleşip sivilleri katlettiler, haliyle def edildiler. biz kimsenin memleketinden gidip bir şey çalmadık, çalacak gücümüz ya da vizyonumuz yoktu zaten. kendi toprak sınırlarım içinde kalan da benim oluyor haliyle. rumlar yunanistanda yıktıları osmanlı camiilerinin hesabını versin önce bu kadar tarihi eser hırsızlığı konusunda hassassa.
0
titanyum22
(27.09.24)
Devlet eliyle pek olmamıştır, Osmanlı böyle şeylere o kadar ilgisizdi ki Mısır'ı aldıklarında mesela padişah bir tane adamı görevlendirip "git şu piramitleri bi incele şu Sfenks'e bi bak bunlar ne sikküm şeylerdir" dememiş mesela ya da getirtilebilecek parçaları getirmeye tenezzül etmemiş zira böyle yapılar şirke girdiği için günah sayılırdı, bakınız Pargalı İbrahim Paşa sarayının bahçesine 2 tane heykel diktiği için ismi putpereste çıkmıştı, o nedenle böyle çarpma çırpma olayının olacağını sanmıyorum çünkü hem ilgilerini çekmezdi böyle şeyler hem de inceden günah kabul edilirdi, İskender Lahti'ini de artık 19. yüzyıla gelindiğinde bulunup müzecilik merakı nedeniyle muhtemelen Osman Hamdi Bey'in özel çabasıyla gelmiştir İstanbul'a, Kutsal Emanet'ler de Mısır alınarak el değiştiren Hilafet'in temsili olduğu için getirilmiştir, yoksa devletin böyle bir sanat gaspı yapma gibi bir icraati pek olmamış, onun dışında Anadolu'daki eserleri de zaten coğrafi olarak bu topraklar ele geçirildiği için mecbur sahip çıkılmış yoksa isteseler merakları olsa Yunanistan'dan Akropolis'i söküp koyarlardı Sultanahmet'e.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.09.24)
merhaba. istanbul arkeoloji müzesinde şu an bizim toprağımız olmayan lübnan, mısır gibi ülkelerden gelen lahitler var. eserler getirildiği zamanda ülkeler osmanlı imparatorluğu yönetimi altındaydı. yani patronaj nickli arkadaşın bakış açısını hatalı buluyorum.

osmanlı için tarihi eserler hiç önemli olmadı ki. bu bilinç yoktu. ne var ne yoksa isteyen herkes aldı götürdü, karşılığında demiryolu falan yaptılar.

açıkçası şöyle oldu mimar mühendis yolladılar, keşifler yapıldı işaretlendi, şuraya sizin için demiryolu döşeyelim ama yol boyunca sağında solunda 3-5 km neye denk gelirsek alırız tamam mı dediler, biz lan 2-3 taş için ayağımıza gelip yalvarıyolar diye düşündük.

yunan, ermeni, rum, araptan kılıç zoruyla biz bi sey alıp getirmedik. hatti, hitit, sümer, babil zaten burada yaşamışlardı. küçük asya da zorla felsefe yapın lan bize denmedi, ülkeler el değistirdi, bize kalan topraklarda inanılmaz zengin.

british museum un girişinde knidos aslanı var (götürülurken fotografları mevcut o kadar yakın zaman), efsane değil cevat sakirin aldığınız eserler bodrum'um mavisine kavuşsun dediği bodrumdan götürülen onlarca eser var. ingilizlerin kendi topraklarına ait eser sayısı yüzmilyonlar içinde binleri bulmuyor, bunlarında çoğu işgalci vikinglere ait. ( buraya kadar okuyan arkadaşlar için alakalı film önerisinde bulunabilirim "the dig")

Ingilizlere tek kırgın biz değiliz bakınız marvel youtu.be

yunanistan, koca kıta komple afrika, biz yıllardır geri istiyoruz. özellikle yunanistan hemen her hafta kendi eserleri önünde bayrak açıyor (helal olsun)
bunlar kendi iclerinde hırsızlıkla falan cebellesti. Ebay de Bodrum1966 nickli bir müze çalışanı çıktı mağdur oldular.

günlerce bu konuda konuşabilirim sanırım. Ne Türkiye Cumhuriyeti ne Osmanlı kendi toprağı olmayan bir ülkeden bir eser alıp getirmedi. Keske öyle bi gücümuz olsaydı da patlatılan afganistanda ki buda heykellerini, suriyenin palmirasını koruyabilseydik gözümüzün önünde canlı yayında gitti.

kişisel en üzüldüğüm calınan "stargazer"lar. çanakkaleden amerika'ya götürüldüler, bizden olduğunu kanıtladık yıllardır gelmedi. merak eden olursa google "guennol stargazer".
0
libertine
(27.09.24)
bugün dünyadaki ülkelerden kaçı tarihin doğuşundan beri bugün olduğu yerdeydi ve hiçbir yer fethetmeden bugüne geldi? toprak fethetmek ne zaman doğruydu ne zaman yanlıştı ayrı konu ama herkes yaptığı veya yapmaya çalıştığı için o zamanın normaliydi bu, soru açık ve net şekilde eser çalmaktan bahsediyor diğer konu apayrı bir tartışma.

onu geçersek araplar dediyse kutsal emanetler için demiştir başta. osmanlı dönemi özellikle dini açıdan kıymetli şeyler oradan alınıp istanbul'a falan getiriliyor doğal olarak. mezopotamya coğrafyası, kuzey afrika ve suudilerden almışızdır bir şeyler o dönemler tarihi açıdan zengin topraklar neticede. ancak ingilizlerle bu konuda yarışabileceğimiz bir durum yok. bizim herkesten çaldığımızdan fazla sırf ingilizlerin bizden çaldığı eser olabilir. ingilizlerin olayı sadece fethettiği yerlerden merkezleri britanya'ya eser toplamak değil baya özel olarak gidip eser çaldıkları da çok.
0
semaforo de medianoche
(27.09.24)
kutsal emanetler için diye düşünen arkadaşlara sormak istiyorum. arkadaşlar bu eserler türkiye de yaşayan bi kesim için kutsal. suud, vahhabi, şii için kutsal emanet hangisi? güya musa nın değneği/sopası var zaten gerçek olsa israil bizden seve seve alır, kimse iplemiyodur. türkiye de baskın din sünni hanefi, arap ülkelerinde kutsal emanetler kutsal değil ki. sakal, hırka ya kıl', tüy'e tapmak şırk. topkapı da hangi arap ülkesinin bize geri verin dediği kutsal bi emanet var?
0
libertine
(27.09.24)
Gunumuz turkiye sinirlari icinde bulunduysa bizimdir, yunan rum ermeni arap vs olmasi beni baglamaz. kilic zoruyla evet, bunun bedeli de binlerce insanin caniyla odenmis.

bizim de muhtalif ulkelerde yapilmis eserlerimiz var, binayi vincle kaldirip getirin diyor muyuz? Adamlar savasmis almis. Eserleri istiyorlarsa dalarlar, gucu yeten devirir alir.

Ha eser su anda bizim sinirlarimiz disinda olan bir binaya, kalintiya vs aitse geri verilmeli, orasi baska. Zira dunya mirasi diye birsey var, hersey yerinde guzel.
0
cooperr
(27.09.24)
Bizim türklerin tarihi esere ilgisi yoktu ki eser çalsın. Anadolunun birçok yerinde roma dönemi eserler var ama zaten bizim anadolu köylüsünün umrunda değil bunlar. Belki kutsal emanetler vardır o başka.
0
komando kani var bende
(27.09.24)
@libertine: o eşyaların adı senin benim veya herhangi bir arabın kutsal bulup bulmamasından bağımsız "kutsal emanetler" veya "mukaddes emanetler" olarak geçiyor literatürde, ingilizcesi de sacred relics. osmanlı dönemi halifeliğin alınmasıyla birlikte istanbul'a getirilen eşyalar. bugün bir arap onu bizden aldınız diye sinirlenir sinirlenmez onu bilemem ama başka topraklardan çaldığımız en meşhur eserlerden biri bu. sorulunca ilk aklıma o geldi benim. iskender lahdini bilmiyordum mesela öğrenmiş oldum burda.
0
semaforo de medianoche
(27.09.24)
Bu arada biz Kutsal Emanetler'i Araplardan almadık Memlükler'den aldık, Memlükler de Türk bir devlettir ki resmi ismi ed-Devletü't-Türkiyye'dir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.09.24)
araplarda kalsa kutsal emanetleri ya yakar ya satarlardı. canım sahabe türbelerini yıktı adamlar bidat bahanesiyle. asıl amaçları osmanlı izini yok etmekti. araplar bu konuda konuşması gereken son topluluk.
0
titanyum22
(27.09.24)
Tarihimizi asla çalmayla, sömürmeyle, soykırımla değil tam akisine yardımlaşma,özveri ve Allah celle celaluhu rızasını aramayla yaşamış vicdanın sesi olmuş bir milletiz. İnsaflı olan yabancı araşyırmacı ve tarihçiler de bunu belirtir.

Hırsızlık olmuşsa da bu resmen devlet eliyle değil, sorumlu kişilerin kendi yaptıkları bir şey olarak düşünmek lazım.

Bizden Batı'ya gidenler veya Avrupa'nın bu konuda ne olduğu zaten belli.
Diğer yandan düşünmemiz gereken ise bizden dışarı gidenler ne şekilde gitti?
Konu bazı kaynaklarla ele alınmış:
www.haksozhaber.net
0
diyecevaplandı
(27.09.24)
"Bizden Batı'ya gidenler veya Avrupa'nın bu konuda ne olduğu zaten belli"

Bizden batıya gidenlerin çoğu aslında gizli saklı çalıntı değil, ingilizler bunların değerini biliyor ve osmanlıya soruyor, osmanlı paşaları ve valileri tamamen bilgisiz olduğu için istediğinizi alın götürün diyorlar umursamıyorlar

Hani meyve bahçesi olan dayı girin bahçeden poşet poşet toplayın helal olsun der ya onun gibi davranıyor osmanlı valileri tarihi eserlere
0
grimavi
(27.09.24)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet: burada eserlerin çıkış yerlerinden başka topraklara götürülmesi konuşuluyor. bildiğim kadarıyla kutsal emanetler islam peygamberlerinin eşyalarını içeriyor, gene bildiğim kadarıyla bu peygamberlerin hepsi arap yarım adasında veya kuzey afrika taraflarında yaşamış ve günümüz türkiye'sinin sınırlarında hiç bulunmamış, etnik köken olarak da türklükle alakası olmayan (çoğunlukla arap) insanlar. yani "kutsal emanetler"e araplara ait denilebilir bu durumda. memlüklerin yönetici sınıfının türk olmasının bu konuyla pek ilgisi yok. ayrıca memlüklerden alındığı bilgisi de çok doğru değil, halifelik abbasilerdeydi ve son zamanlarında abbasi halifeliği memlük devletine sığınmıştı. yavuz sultan selim memlük devletinin yanında bir arap devleti olan abbasi halifelğini de yıkarak halifeliği ve kutsal emanetleri devraldı.
0
semaforo de medianoche
(27.09.24)
Kutsal Emanetler Araplara ait kültürel bir miras ya da bir tarihi eser ya da benzer bir eşya değil, yani Araplara ait değil; İslam dininde Halifelik diye bir kavram var ve Kutsal Emanetler de Halifelik kimdeyse onun tasarrufunda olan sembolik eşyalar sadece, bu eşyalar da Halifelikle birlikte bize geçti ve sonra bu kurum lağvedilince burada kaldı, bu emanetler de Arapların değil İslam dininin özelinde olduğu için bu eşyaların Araplara ait olduğunu ve onlara verilmesi gerektiğinini düşünmek gereksiz oluyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.09.24)
"Osmanlı böyle şeylere o kadar ilgisizdi ki Mısır'ı aldıklarında" :DDD
osmanlı mısırı aldığında müzecilik diye bir şey yoktu

anadoluda ırakta şamda hicazda balkanlarda eserleri türkler inşa etti, bu işin ruma ermeniye kalması sonraki mesele

kutsal emanetler arap emanetleri değil, bu din arapların değil, bu replik tivitıra ait, sinyaller karışmasın

osmanlı mısırı aldığında, zaten mimari ihtiyacını görecek tekniğe sahipti
piramit=mimarlık beginner
cami=mimarlık proficieny

osmanlı mısırı aldığında ne yaptığına dair bir kayıt var mı da konuşuluyor, yoksa sallıyor mu konuşanlar?

osmanlı, mısırdan elit aileleri ve alimleri zorla getirdi, bu bilgi bende var, elit aile getirdiyse mimari teknikleri, savaş tekniklerini de incelemiştir

o gün mısırın fende fizikte osmanlıyı ileriye atacak bir şeyi yok
miladi -10- senesindeki iskenderiyeden sözetmiyoruz, koca imparatorluktan sözediyoruz

"zira böyle yapılar şirke girdiği için günah sayılırdı"
tüh ya keşke osmanlı da bunu bilseydi, sultanahmet meydanında yılan başlı sütun var, ileride melek figürlü dikilitaş var. yüzyıllarca şirke girdiler girdiler çıktılar
0
lambırcek
(27.09.24)
Bro anlamadığın her şeyi sana büyük bir sabır ve mutlulukla anlatırdım ama senin anlaman için muhtemelen köy kahvesinin bir tık altında anlatmam gerekeceği için konuyu o kadar düşürmek istemiyorum ya kusura bakma, piramitle cami karşılaştırmandaki potansiyelin bende böyle bir izlenim oluşturdu kusura bakma, belki başka bir duyuruda :) Ayrıca o proficieny değil proficiency olacak.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.09.24)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet: bugün bizim tarihi eser diye müzelerde gördüğümüz bazı şeyler de eski inanışların çeşitli kutsal kalıntıları (sacred relic). her tarihi eser bir sacred relic değildir ama her sacred relic bir tarihi eserdir aynı zamanda. bunlar araplara geri verilmeli diyen yok ama nasıl ingilizler truva'dan çıkan eserleri bizden çalıp müzelerinde sergiliyorsa bizim de bunları araplardan iradeleri dışında aldığımız (yani çaldığımız) bir gerçek.
0
semaforo de medianoche
(27.09.24)
türkiye de türkler olarak karar verilememiş gibi duruyor. kuzey afrika berberiydi, mısır kıptiydi adamların kimlikleri çalındı hepsine arap diyoruz. türkiye cumhuriyeti ya da osmanlı imparatorluğu, kendi toprağı olmayan olan hangi ülkeden neyi "çaldı"? hangi müzede, eserin ismi ne? standart bizim dıger ülkelere yaptığımız başvurular gibi o sakal kılı, şu hırka bizim topraklarımıza girildi, haberimiz yokken çalındı diyerek bir başvuru duyan var mı? kutsal emanetleri verelim hadi kim istiyo anlamadım? bizden başka kimin için kutsal? kabe anahtarı, örtüsünü, sakalı, hırkayı kutsal sayıp geri hangi arap ülkesi istiyor? sünni eğlencesi, mustafa armağan yazısı paylaşan adam var. nesi kutsal? arap görse müzede kıl tarihi eser mi der, israil musa nın sopası türkiye ne alaka der, kutsal emanet ne? ingilizcesini yazmış sağolsun arkadaş relic ne bilmiyoduk aydınlandık.

bizim aldığımız eserleri aldığımız zaman aralığında aldığımız topraklar bizim toprağımızdı.
0
libertine
(27.09.24)
@ libertine
sevmiyor olabilirsin
Mustafa armağan diye biri hiç mi doğru söylemez?

Mesela,
İsmail Saymaz da bana yakın biri değil ama arada bir doğru konuştuğu hak verdiğim konuşmaları var.
Hatta bir konuşması vardı geçen günlerde. Kendin dinlesen "montaj" dersin sanırım.

Körü körüne tamamen reddetmekle olmuyor.

Araplar için de, kutsal emanet kutsal emanettir.
İslam'ı temsil eden her devlet için bunlar çok önemlidir.
Bunlar sıradan birilerinden kalan eşyalar değildirler.

@semaforo de medianoche
biz onlardan çalmadık.
Bunlar bize kaldı.
Çalmış olsaydık ( ki zaten öyle bir şey yok) daha başka sözde zulüm ve haksızlıklar yapmış olduğumuz da sıralanırdı.
(Sözde ermeni katliamı mı ?
Öyle bir şey de yok.)

Neyse konu uzun böyle şeyleri inançla birlikte anlamak lazım.
"Araplardan çaldık veya aldık" demek konuyu gereksiz yere taşır.

İslam'da ırkçılık yapmak yoktur.
İslam olmadığı anda Arap, Türk. Kürt.. diye birilerinin ayırması veya parçalaması kolaylaşıyor.
Dikkat etmekte fayda var.
0
diyecevaplandı
(28.09.24)
mustafa armağan'ın yazdığı yazıyı okudum. hiç şaşırmadım. müzeciliği başlatan adamı batı hayranlığı ile suçluyor. bomboş bok atmak.

tekrar soruyorum abiler hepiniz yetkili birine benziyorsunuz, aga kim istiyor sakal kılını, hırkayı? bin farklı fraksiyon var, sünni hanefi olarak burada kutsal diyolar ama kim umursuyo? Kipti arap mı istiyo, hanbeli, şafi, şii, caferi, nusayri, suud, hurufisi boku pusurü kimin için önemli? boko haram verin bize yakacaz mı diyo? kim umursuyo?
hangi müzede neyi sergileyecekler? muhammed in evinde klima var şu an. arabın ne tarihi hassasiyeti olabilir?

islam ırkçılığın ta kendisidir. arap, türk, kürt birbirlerinden ayrı insan topluluklarıdır. arabın empoze edebildiği kültürüne islam denir.
0
libertine
(28.09.24)
@arbre yolladığın makaleyi okudum teşekkür ederim. açık açık ingiltere ve fransa en çok müslüman bizim tebamız öyleyse bizim söz hakkımız var diyerek fahri paşa isminde kim, nereli olduğu bile belirtilmeyen bir adama söz hakkı tanımışlar. Bu arap eleman medineden peygamberin ıvır zıvırını aldınız demiş, Şükrü Paşa da kim tanımıyorum ama helal olsun, tam olarak Halife bizdik, hilafet bizim istediğimizi alırız, demiş sonra susmuşlar. Fahri paşa kimdir, nerenin arabı makale belirtmiyor. 1917 de almış cevabını tekrar soru sormamış. siz de aynı cevabı resmi evrakta okuyabilirsiniz. benimle paylaştığınız için teşekkür ederim.

nerenin arabı bu emanetleri nerede sergilemek için geri istiyor beni aydınlatırsanız çok sevinirim.
0
libertine
(28.09.24)
@kaleci
itiraz yok tabii, sataşma var :D

baya baya,
piramit büyük, turistik, avrupa övüyo=iyi
kafasındasın, bilmediğin konuda bilmediğinin de farkında değilsin. bu ezberlerin yeri facebok. gramer hocası çıkagelsin.

artık sana değil bi gören aklı selim çıkar da tartışırız diye yazıyorum

piramit: primitif mimari-mühendislik tekniği, yığılarak yükselen yapı
bkz 2-3-4000 sene öncesi, bkz mayalar

cami: ileri teknik, kolonların üstünde yükselen yapılar
bkz o günden bugüne kolon kirişle yükselen yapılar

Yavuz sultan selim mısırı fethettiğinde ordunun başındaydı
gözüyle gördüğü ülke için "git bak bakalım ne var ne yok" demediğini iddia ediyorsun
psikoz başlangıcı mı, yoksa sıkıntın Yavuz'la mı?
0
lambırcek
(28.09.24)
Osmanlı, o dönem kendi egemenlik sınırları içindeki eserlerden istanbul'a nakletmiş. Mesela, o dönem lübnan'da bulunan lahitler, istanbul arkeoloji müzelerinde. Yoksa, ingiltere gibi kendi egemenleğinde olmayan yerlerden taşıma yok bizde.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.09.24)
Cevapları çok sevdim ancak bi kaç tanesinde “Avrupalılar çalmadı, biz verdik şeklinde yanıtlar var”. Buna ekleme yapayım. Bu tamamen doğru değil, kısmen doğru.

Mesela Çanakkale’deki Truva müzesinde Truva çalışmalarını başlatan, devletten izin ve yardım alan, eserleri çalan çalarken yakalanan, yargılanan, siyasi olarak da bizi uğraştıran birinden bahsediyor. Her hırsıza müze yapılacak değil ya, bu kili gibi kimler vardır.


Tarihi eser hırsızlığı konuşunda Avrupalıların yanına yaklaşamayız.
0
biseysorcaktim
(28.09.24)
(15)

Ankara'yı İyi Bilirim Diyenlere Soru

deadwampir
Sizce Ankara'nın gelir seviyesi en üst olan fakat evleri yeni olmayan semtleri hangileri?
Sizce Ankara'nın gelir seviyesi en üst olan fakat evleri yeni olmayan semtleri hangileri?
0
deadwampir
(19.09.24)
Ayrancı
0
grimavi
(19.09.24)
Kavaklıdere? Tunalı?
0
Amaranta ursula
(19.09.24)
ayrancı, kavaklıdere civarları ve bahçelievler, emek civarları. tabi gelir seviyesi en üst seviye kişiler bu semtlerde yaşıyolarsa eğer en yeni evlerinde oturuyor genelde eski evlerde ortalama gelir seviyeliler de oturabiliyor. yeni ev de az olduğundan en üst gelir seviyesindeki kişiler başka semtleri (beytepe, yaşamkent, çayyolu, oran, incek) daha çok tercih ediyor artık.
0
semaforo de medianoche
(19.09.24)
bilkent.
0
jelly bear
(19.09.24)
Bilkent +1
0
NowWeAreFree
(19.09.24)
tunalı, ayrancı
0
janderzel zartanyan
(19.09.24)
Cinnah Caddesi ile Hoşdere Caddesi'nin arasındaki bölge
0
Mirket
(19.09.24)
oran
0
dedim ben sana
(19.09.24)
Gop, ayrancı, bilkent, Angora, kurtulus
0
primetime
(19.09.24)
Ben ayrancidayim gelir seviyesi en üst kimseyi görmedim.

Bilkent, Angora, Beysukent, Mesa kesin bilgi
0
mirty
(19.09.24)
GOP
0
alfired
(19.09.24)
Çok ilginç.

Yukarıda söylenen semtlerin haylisi 30 sene önce haritada yoktu. 'Evleri yeni olmayan' sözünden ne anlaşıldıysa.
0
Mirket
(19.09.24)
Ankara'daki semtlerin çogu aslinda eski. Hangileri yeni diye sorsan cevap vermesi kolay olurdu.

Ben Turan Günes(Çankaya) ve Hosdere(Çankaya) diyorum.

Çünkü oradaki evlerin çogu 5 katli apartmanlar ve ort. 30 yillik binalar. Ama içinde yasayanlar Ankara'nin en tasakli memur kesimi.
0
Yourcousinmarvinberry
(19.09.24)
Gop+1
0
ashleybon
(20.09.24)
kimse oran dememiş mi?

edit: demiş
0
kibritsuyu
(20.09.24)
(5)

iş teklifinde isteyeceğim maaş

semaforo de medianoche
bir iş teklifi alma aşamasındayım teklifi yarın verecekler sanırım ancak maaş beklentisini güncel maaşımdan ne kadar yüksek istemeyelim piyasayı iyi bilenler varsa bir fikir danışmak istedim. teklif alacağım şirket direkt 2025 maaşından başlatacağını söyledi o yüzden ona göre bir beklenti söylememi
bir iş teklifi alma aşamasındayım teklifi yarın verecekler sanırım ancak maaş beklentisini güncel maaşımdan ne kadar yüksek istemeyelim piyasayı iyi bilenler varsa bir fikir danışmak istedim.

teklif alacağım şirket direkt 2025 maaşından başlatacağını söyledi o yüzden ona göre bir beklenti söylememi istediler. ben de şu an çalıştığım şirkette ara zam almadım. 2024 için tüik oranına göre enflasyon beklentisi %45 civarıymış. asgariye %40 zam gelse bizim şirket de o civarda zam yapar diye düşündüm. aslında şu anki şirketim zam oranları asgariye göre çok daha iyi olurdu normalde ama şirket bir sıkıntıya girdi bu dönem 2025'te satılacak galiba o yüzden asgari kadar zam olur diye bir söylenti var. beklenti olarak %50 fazlasını söyledim o yüzden. az mı söyledim acaba diye bir soru işareti oluştu kafamda.

bir de şu anki işimde çok rahatım. genel müdürden daha rahatım belki de. iş güvenliğim çok yüksek, arkadaşlık ortamım keyifli, iş yüküm az, iş konusunda 0 stres gerginlik, üstlerim çok tatlı insanlar en ufak bir laf etmezler bana kral gibi takılıyorum ofiste. bana kalsa buradan emekli olurum ama sıkıntım şu uzman olduğum alanda ayda yılda bir iş çıkıyor köreldim epey kendi alanımda. kariyer anlamında burada daha ileri gidebileceğim bir konum da yok bence. hep bu seviyede kalırım burada kalırsam gibi geliyor en fazla kıdemli uzman olurum. o yüzden üzülerek de olsa bir yerde buradan ayrılmam gerekiyor diye düşünüyorum. teklif veren firma da ülkenin en büyük şirketlerinden birine outsource olarak almak istiyor beni. ben direkt o büyük şirketin ekibiyle yürüttüm mülakat sürecini outsource şirket sadece arada bağlantıyı sağladı gibi zaten o büyük şirketin ofisinde çalışıcam direkt. mülakatı yaptığım o büyük şirkette yönetici olarak çalışan kişinin bana dediği proje bittiğinde şirketin beni kadrosuna alma ihtimalinin yüksek olduğu. çok iyi bir kariyer yolu olabilir orada benim için ama %100 de kesinliği yok tabi belki sorun yaşarım vs. bilemiyorum.
0
semaforo de medianoche
(18.09.24)
ilk iki paragrafi okurken uzaklara daldim, kendimden geçtim, "adam bildigin paradisodaymis" dedim...

Soruna cevap: Tas yerinde agirdir ve konfor paradan önce gelir. Teklifi geri çevir.
0
Yourcousinmarvinberry
(18.09.24)
Fazla rahatlık belirli bir yaş ve tecrübeden sonra maalesef sizi sadece köreltir ve geride bıraktırır. Hayat önde gidenlerle ilerliyor, teklifi değerlendirin. İşler umduğunuz gibi gitmezse de başka bir sürü opsiyon var.

Arada görüyorum böyle yeni iş, maaş, işsizlik vs soruların altında kötümserlik basanları. Gerçekçilik başka kötümserlik başka. Ben ilkinden yanayım, bence siz de olun.

Hayat buradaki insanların ve kafanızdaki tilkilerin sandığı kadar küçük değil. Herkes için de aynı işlemiyor. Sizin hayatınız, sizin parametreleriniz.
0
@stubborn inferno
(18.09.24)
sorum aslında teklifi kabul etmek etmemekten ziyade bu şartlar altında maaş olarak % kaç fazlasını istememin mantıklı olduğu. dediğim gibi 2025 maaşından bahsediyoruz ama.
0
🌸semaforo de medianoche
(18.09.24)
tuik %45 diyorda hissedilen o degil tabiiki. sirket degistirecegin icin riske giriyorsun ve maas yukseltmenin en iyi yolu ziplamak zaten.

ben olsam %50-60 (enflasyon ayarlamasi) + %25 (ziplama) = %75-85 civari fazla maas icin tirmalarim.
0
cooperr
(18.09.24)
bu şartlarda ben iş değiştirmem, özellikle outsource çalışmam, proje bazlı proje bitince bağlı olduğunuz şirket sizi başka projeye verebilir, asıl çalıştığınız şirketin hiç bir yan hakkından yararlanamazsınız vs.. ben olsam ocakta mevcut şirketimin yapacağı zammı görüp onun üstüne %30 veren yeni bir yer bakmak.

outsource çalışılmaz.
0
benaslinda
(19.09.24)
(14)

flortunuz fotografinizi paylasirsa

sanxis
birkac haftadir flort ettiginiz, karsilikli olarak birkac arkadasla tanistiginiz flortunuz size sormadan instagram hikayesinde ikinizin fotograflarinizi paylassa, ustune de whatsapp profil fotografinizi ikinizin fotografi yapsa tepkiniz olurdu? ciddi dusunuyor, demek ki benden cok hoslaniyor diye se
birkac haftadir flort ettiginiz, karsilikli olarak birkac arkadasla tanistiginiz flortunuz size sormadan instagram hikayesinde ikinizin fotograflarinizi paylassa, ustune de whatsapp profil fotografinizi ikinizin fotografi yapsa tepkiniz olurdu?

ciddi dusunuyor, demek ki benden cok hoslaniyor diye sevinir miydiniz?
bana sormadi, biz daha sevgili degiliz diye rahatsiz mi olurdunuz?
0
sanxis
(17.09.24)
bana sormadi, biz daha sevgili degiliz diye rahatsiz olurdum.
the talk önemli
0
robert bosch
(17.09.24)
Rahatsız olmam da, biraz clingy gelir.
Ciddi düşünmek böyle bir şey değil, ki bikaç hafta flört sonrası ciddi düşünüyorsa o da ayrı sıkıntı.
0
Bruce
(17.09.24)
başkalarının gözünün önüne koyması güzel bir şey. gizli saklı işler çevirmiyor.

asıl sevgilisi olup hiçbir şekilde onun varlığına dair bir şey paylaşmayandan korkacaksın. (ima yoluyla bile, yan yana el bile paylaşmamak)

"ciddi dusunuyor, demek ki benden cok hoslaniyor" olabilir.
ama böyle düşünmen için yapılmış bir oltalama da olabilir :)
0
tabudeviren
(17.09.24)
Ben yasadim bunun benzerini shshhs. Adam o kadarrr yuksekti ki daha flortun 2-3. haftasinda ilk paylasacagi storymizi planlamis, beni tek cektigi bi foto vardi o. Hadi artik ben foto paylascam falan diyor shshsj.

Arkadaslarina (ve ortak is gecmisimiz oldugu icin ortak arkadaslarimiz da var haliyle ve ben onay vermemistim) bahsetmeye baslamis birlikteyiz diye, anneye kardese soylenmis falan. Yurt ici yurt disi tatil hayalleri kuruyor bir yandan. E dedim biz daha birlikte degiliz flort ediyoruz? Biraz rahatsiz edici.

Bir tik ilerisi olarak sizinkinde “riza olmadan” paylasma var. Bence dogru degil cunku iliskiye baslamis olsaniz bile yine de bi sorulur. Ikinizin fotografi ya sonucta? Ozel hayat nihayetinde. Ben istemezdim mesela dur bi yigidim diye.

Cabuk yukselip cabuk mu dusuyor, bu durtusellik ne ola ki, her duyguyu fazla yogun mu yasiyor ya da burda ozne ben degilsem, adam kendi hayalini, bu hayali gerceklestirebilecegi gorece uygun birini bulunca yasamaya mi basladi diye diye sorgulamalara giriyor insan haliyle..
0
mor oje
(17.09.24)
buna erkek tarafi olsa buyuk ihtimal sevinir, hatun tarafi kizabilir. buyuk ihtimal kizar.
0
cooperr
(17.09.24)
Rahatsız olurum. Niye bu telaş, kime ne gösterme derdinde diye düşünürüm. Ciddi düşünmek böyle bir şey değil.
0
asteriks
(17.09.24)
Sevgili değil, daha flört ediyorken bana sormadı diye bir rahatsız olurdum.
0
nawar
(17.09.24)
Seviştik mi?
Evet.
Kız arkadaşım mısın?
Evet.
Erkek arkadaşım mısın?
Evet.

You may proceed.

Bu yaşanmamışsa, rahatsız edici. Bitiririm yüksek ihtimalle.
0
gabe h coud
(17.09.24)
Oha amk manyağa çattik derim
0
abuzer
(17.09.24)
Sevinirdim
0
NowWeAreFree
(17.09.24)
Başkasına nispet olsun diye yapıyordur.
0
Kahvedesu
(17.09.24)
flörte olan hisse bağlı. bazısına baya tutulabiliyor insan öyle tutulduğum heyecanlandığım bir flörtse sevinçten havalara uçardım. ama bi bakalım nasıl biriymiş hoşlanır mıyım sever miyim acaba diye düşündüğüm bir flörtse rahatsız olurdum dur ya daha ne olduk ki derdim. birilerine mesaj vermek için beni kullanıyor mu diye bir soru işareti de olurdu.
0
semaforo de medianoche
(17.09.24)
aşırı aşırı rahatsız olurum ve kaldırmasını isterim.
0
deartheodosia
(17.09.24)
Buraya başlık açıp sorduğuna göre sen rahatsız olmuşsun. İyi düşün, bu tarz olaylar her zaman denk gelmez. Çok güzel bir başlangıç olabilir ancak karşı tarafa fotoğraf olayını açarsan herşey başlamadan bitebilir.
0
HellKeePer
(18.09.24)
(12)

Stalk bağımlılığından nasıl kurtulurum?

duygusalatasi
Ben de bunu sorayım. Bir sürü değil, tek bir kişi var hesabını sık sık kontrol ettiğim. Instagram hesabım yok (kapat diyecekler için söylüyorum) ama profili açık olduğu için giriş yapmadan da bakabiliyorum. Kendimi meşgul edince de geçmiyor o merak duygusu, dışarıda bir şeyler yaparken bile bir dürt
Ben de bunu sorayım. Bir sürü değil, tek bir kişi var hesabını sık sık kontrol ettiğim. Instagram hesabım yok (kapat diyecekler için söylüyorum) ama profili açık olduğu için giriş yapmadan da bakabiliyorum. Kendimi meşgul edince de geçmiyor o merak duygusu, dışarıda bir şeyler yaparken bile bir dürtü şeklinde bunu hissediyorum. Birkaç saatte bir hemen girip bakıyorum ne paylaşmış diye, çok da aktif ve sürekli paylaşım yapan birisi. Eski sevgilim değil, bir hemcinsim. Biraz alışkanlık oldu gibi. Ne önerirsiniz?
0
duygusalatasi
(16.09.24)
bir şekilde hesabını gizli yapmasını sağlamak lazım :D
0
jülsezar
(16.09.24)
Hesabı bize söyle biz söyleyelim hesabını kapat diye
0
kisa
(16.09.24)
Ara ara birkaç gün gizli yapıp geri açıyor, her seferinde pusuda bekleyip tekrar başlıyorum ben de :) @jülsezar

Biri peşinde de diyecek misin? @kisa
0
🌸duygusalatasi
(16.09.24)
Takip etmenin nedeni nedir?
0
kullanicadi
(16.09.24)
Isim vermem.
0
kisa
(16.09.24)
Ya da bir kaç seri foto beğenirsek kapatır belki de
0
kisa
(16.09.24)
Merak, saçma bir şekilde kendisi ve hayatı hakkında bilgi sahibi olma isteği. @kullanicadi

Ben daha çok kendimle ilgili bir çözüm arıyorum açıkçası. @kisa
0
🌸duygusalatasi
(16.09.24)
O konuda bir şey diyemem :s
0
kisa
(16.09.24)
Insta aç, başka hesapları da takip et normal kullanıcı ol.
Sık sık girdiğinde zaten onu da sık sık görmüş olacaksın. Merakın giderilecek, hem de özellikle o insanı stalklamamış olacaksın. Belki de bu döngüyü devam ettiren stalkluyor olma halindir ve bitince merağın da geçer?
0
Bruce
(16.09.24)
kendisi ve hayatı hakkında bilgi sahibi olma isteğinizin temelini bulmanız lazım, sizde hangi duygu ve/veya düşünceye karşılık geliyor? kıskançlık? özdeğer? özgüven? yetersizlik hissiyatı? bunlara benzer başka duygularda olabilir. o hissiyatı kendinizde tespit edip çözmeden veya en azından çözmek için adım atmadan kurtulmanız zor biraz.
0
Phoebe
(16.09.24)
hepsinin sahte olduğunu hatırla, özenle çekilmiş 2,3 kareden biri o paylaşılan.
0
selam
(16.09.24)
bruce +1. benim bir arkadaşım da var böyle hesabı yok ama bazen birini belleyip sürekli giriyor profiline. kendi hesabı takipleştikleri olmadığı için kafada tek o var ama hesap açsa takip ettiği onlarca yüzlerceden birisi olacak o kişi. bir uygulamayı düzenli olarak kullanan birisinin o uygulamada hesap açmaması çok garip bence o arkadaşıma da çok dedim ama tamam ya diyip sonra vazgeçiyor. o kişiye hala takıntılı olabilirsin tabi hesap açsan bile ama en azından özellikle onu stalklıyor olmaktan kurtulursun.
0
semaforo de medianoche
(16.09.24)
(5)

Manchester United neden eskisi gibi başarılı değil?

Bir ben var benden şurada
Yıllardır şampiyon olamıyor Avrupa liglerinde bir başarısı yok, neden böyle oluyor? Yani City ile United'ı bu derece ayıran fark ne oldu son yıllarda, Ferguson gider gitmez çöküşe geçti, takımı zirvede tutan yegane ayrıntı menajerleri miydi? Hayır bakıyorum hala dünyanın en zengin kulüplerinden para
Yıllardır şampiyon olamıyor Avrupa liglerinde bir başarısı yok, neden böyle oluyor? Yani City ile United'ı bu derece ayıran fark ne oldu son yıllarda, Ferguson gider gitmez çöküşe geçti, takımı zirvede tutan yegane ayrıntı menajerleri miydi? Hayır bakıyorum hala dünyanın en zengin kulüplerinden para pul sıkıntısı da yok City'nin piyasa değeri 1,726 milyar dolar United'ın 1,498 milyar dolar, niye böyle oldu ve bunun kırılma ve tekrar eskisi gibi olma ihtimali var mı sizce?
0
Bir ben var benden şurada
(14.09.24)
Çünkü bir Koç aileside orada var
0
etna
(14.09.24)
Sahibiyle alakalı olduğunu sanmıyorum abi Glazer ailesi 2005'te kulübün çoğunluk hissesini almış, o tarihten sonra 5 sene üst üste şampiyon olmuşlar bir kez Şampiyonlar Ligi'ni almışlar, ondan sonra bir gece ansızın "hadi kulübün içinden geçelim" dememişlerdir herhalde.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(14.09.24)
kötü yönetildi çünkü. cl aldı dediğinde ferguson vardı zaten, ferguson varken futbol yönetimi gene iyiydi ama o bırakınca tek bir doğru iş yapamadılar nerdeyse. glazerlardan nefret ediyor manulular o yüzden. tekrar değişebilir mi değişebilir tabi aşırı zor değil 2 yıllık doğru yapılanmaya bakar. arsenal de mesela belki manudan daha umutsuz duruyordu şu anda city tökezlerse enselerindeler. liverpool bir ara çok kötüydü kloopla toparlanıp şampiyonluk gördüler. 2 yıl üst üste doğru kararlar almaları yeterli olur.
0
semaforo de medianoche
(14.09.24)
Immanuel Tolstoyeski podcastinde dinlemiştim, Amerikalılar kulübü satın aldıktan sonra bildiğin sagmislar, içini bosaltmislar diye anlatiyordu.

Hatta söyle bir detay vardı kulüp satıldığında parasal deger olarak ilk ucteymis şu anda baya asagilarda.

Kahvedeki adam gibi kaynaksiz belgesiz anlattım ama o herif boşa sallamaz :)
0
makbur
(14.09.24)
nepotizm.

ten hag, onana, anthony, maguire vs vs çok pahalı ve kötü transferler

şurada bi arkadaş bahsetmiş.

www.reddit.com

2005'de 2.ciymiş şimdi 5.

en.wikipedia.org

Sir Ferguson bırakmadan aydınlık zor görünüyor.
0
mutlu yillar sana
(15.09.24)
(3)

banka fonu veya onun gibi bir yatırım aracı

semaforo de medianoche
geçenlerde bir yemekte konuşuldu ama sonra konu dağıldı soramadım. birisinin parası faizdeymiş de bankadan aramışlar böyle bir şey önermişler sizin için daha iyi olur diye. o da geçmiş çok memnundu hem getirisi daha iyi hem de para kullanılamaz olmuyor anladığım kadarıyla. o anda sordum fon olduğu i
geçenlerde bir yemekte konuşuldu ama sonra konu dağıldı soramadım. birisinin parası faizdeymiş de bankadan aramışlar böyle bir şey önermişler sizin için daha iyi olur diye. o da geçmiş çok memnundu hem getirisi daha iyi hem de para kullanılamaz olmuyor anladığım kadarıyla. o anda sordum fon olduğu için para kaybetme riski de var mı diye yok geliri standart falan bir şeyler dedi devamında başka bir muhabbet girdi. doğru terimler kullanmamış olabilir bu arada arkadaş banka fonundan kastı yatırım fonu mu yoksa banka fonu diye özel bir çeşit var mı bilmiyorum. nedir bu arkadaşın kast ettiği şey sizce? ve geçmek mantıklı mı?
0
semaforo de medianoche
(14.09.24)
Şaka gibi ülke.

Evet yatırım fonu. Hala parasini faizde değerlendiren insanlar olduğu gerçeği karşısında dehşete düşüyorum.
0
deer hunter
(14.09.24)
şahsen benim dövizdeydi param epeydir bazı planlarımdan ötürü ama yeni tlye geçtim onun planını yapıyorum daha öncesinde birikimlik bir param yoktu zaten yabancıyım konuya o yüzden. bu yatırım fonunun çeşitleri de var gördüğüm kadarıyla bize uygununu nasıl bulucaz.
0
🌸semaforo de medianoche
(14.09.24)
muhttemelen para piyasası fonundan bahsediliyor. PPF vadeli mevduat gibi ve günlük olarak paranı çekebiliyorsun. 32 gün vs bağlamadan faizden yararlanabiliyorsun. getirisi de faize göre 1 puan vs daha fazla gibi.banka vadelide tutmaa ppf al 1-2 puan daha iyi kazanırın falan demiştir. ppflerin riski düşük bu arada genelde artan bir grafiği var.

mesela www.tefas.gov.tr aylık getirisi % 4,3
0
exlibris
(14.09.24)
(2)

Türk dizisinin çekildiği şehri/ilçeyi bulmaca

yanlishayvan
Ayak işleri dizisinin şu bölümünün başında yer alan yer neresi?https://dizipal811.com/bolum/ayak-isleri-1x2-c051. sezon 2. bölüm
Ayak işleri dizisinin şu bölümünün başında yer alan yer neresi?

dizipal811.com

1. sezon 2. bölüm
0
yanlishayvan
(14.09.24)
bölüm sonundaki teşekkürlerde istanbul valiliği, belediyesi falan var sadece. yani il olarak istanbul'da büyük ihtimal. deniz de görülüyor bölümde marmara kıyısı olamaz oralarda böyle ferah yapılanma pek yok diye biliyorum. istanbul'u çok bilmiyorum ama karadeniz'e kıyısı olan zengin ilçesi varsa orasıdır bence. sarıyer, beykoz falan gibi.
0
semaforo de medianoche
(14.09.24)
sanırım kemerburgaz tarafları, tam emin olmamakla birlikte.
0
🌸yanlishayvan
(14.09.24)
(14)

Yaratıcı iyi biri değilse?

ananiyimioguz
Selamlar duyuru, biraz kafa açmaya geldim.Hemen her dinde yaratıcının kudretinden, gücünden, bağışlayıcı/affedici olmasından ve ona inanları mükafatlandıracağından falan bahsedilir.Tabi ben şahsen dinin de ilkel olandan en az çürütülebilene doğru insanlar tarafından evrimleştirildiğini düşünüyorum a
Selamlar duyuru, biraz kafa açmaya geldim.

Hemen her dinde yaratıcının kudretinden, gücünden, bağışlayıcı/affedici olmasından ve ona inanları mükafatlandıracağından falan bahsedilir.

Tabi ben şahsen dinin de ilkel olandan en az çürütülebilene doğru insanlar tarafından evrimleştirildiğini düşünüyorum ama sorum biraz inananlara aslında.

Allah, yaratıcı, tanrı.. artık ne diyorsanız, ya bizim kafamızda oluşan "iyi" den çok uzakta ve tam anlamıyla "kötü" bir karakterse? Yani şeytandan bile kötü bir varlık düşünün. Sonuçta onu da o yaratmadı mı? Şuan tüm sıfatlar o tarz bir boyutta anlamsız kalacaktır fakat demek istediğim şu aslında;

Tanrının bize kendini tanıttığı bir hal var ya. Ya aslında onun tam tersiyse ve sadece bu şekilde bilinmek için kurguladıysa bu düzeni? Olamaz mı? Olabilir.

Belki kaostan, acılardan besleniyor ama bizim tam tersi şekilde düşünüp inanmamızı istiyor olamaz mı? Bunun böyle olup olmadığı hakkında net bir kanı var mı elimizde? Bence yok.
0
ananiyimioguz
(31.08.24)
Ben bir inananım, ve benim için Kur'an, Allah'ın kendi sözleridir. Kuran'da yazılan her şey, Allah'ın iyi niyetli olduğunu gösteriyor bana. Okumayı, öğrenmeyi, cahil kalmamayı, yalan söylememeyi, başkasının malına ve namusuna bakmamayı öğütluyor ve bana göre bunlar kötü birinin söyleyeceği şeyler değil. Emrettiği yapılması gereken her şeyin hiç bir kötü tarafını görmedim ben.
0
etna
(31.08.24)
Yin yang gibi düşünüyorum ben.
Ayrıca tanrı fikri, temelde kişinin sadece yaratma iyilik kötülük değil kendi kavrayisinin ötesinde omnipotent bir varlığının imkanliligini kabul etmesi, dolayısıyla kendi aklının ve kendi esdegerlerinin aklının, dusleminin gücünün ötesinde bir varlığın, var olabileceği fikrini içeriyor.
Bu felsefi cevaptı.

Onun dışında @etna +1 ve şunu eklemek isterim: "...bütün güzel isimler O'na aittir."
0
encokbenisevinnolur
(31.08.24)
@ etna, şu anki iktidar sahipleri de benzer öğütleri veriyorlar ama kendileri 1000 katını yapıyorlar. yani tamam biz insanız diyeceksin ama herhangi bir varlık, yani iyiyi de kötüyü de bilen bir varlık, kötü olup da kendini iyi tanıtamaz mı?
0
🌸ananiyimioguz
(31.08.24)
ben inanan biri değilim ama sen de sorum inananlara diyerek inanç kavramından bahsetmişsin zaten yani dediğin gibi bir inanç meselesi bu. elde böyle bir net kanı olsa veya aksinin kanıtı olsa inanmak ya da inanmamak diye bir şey olmazdı ortada, yeşil yapraklı bitkilerin fotosentez yapıyor olduğuna inanmak veya inanmamak diye bir şey olmadığı gibi. inanmak için net kanıt gerekmiyor. yaratıcığının iyiliği kötülüğü kavramına gelirsek bir de işin satanizm boyutu var tabi onlar da farklı bir inanan. her inanan da yaratıcının iyiliğine inanmıyor sanırım.
0
semaforo de medianoche
(31.08.24)
Ben bir yaratıcı varsa onun mutlak iyi (veya kötü) olmak zorunda olmadığına inanıyorum. Neden sadece iyilik bekliyoruz? Sadece insan ürünü olup olmadığı bile belli olmayan çeşitli inanışların bize aktardığı bu olduğu için değil mi? Ama dediğim gibi ben böyle inanıyorum. semaforo de medianoche de bahsetmiş. İnanmak için herhangi bir kanıta ihtiyacımız yok, tıpkı tanrının iyi/bağışlayıcı/affedici olduğuna inananların yaptığı gibi. İnanışlar için net bir kanı beklemek, aramak, ummak komik değil mi? :)
0
duygusalatasi
(31.08.24)
İnanma kasları asla çalışamayanlar için bulduğum çözüm şu:

Tanrı insanın beynidir, bizim bilinç ile bilemediğimiz ve hatta bilemeyeceğimiz, hatta asla öğrenemeyeceğimiz pek çok şey beynimizde ve günlerimizde kayıtlıdır, zira beynin sadece %5'ini çözebildik diyorlardı en son... İyi kötü gibi çeşitli değerler de insanın kendi algısıdır, yaratımıdır. Dolayısıyla Tanrı ne iyidir ne kötüdür ama insanın kendine verimli ve sağlıklı bir yön çizebilmesi için Tanrının iyi olduğuna ve aslında iyiliğin iyi olduğuna inanması/tutunması gerekir.

İnanmak doğal bir ihtiyaçtır ama bazı bünyeler bu doğal ihtiyaçtan yoksun doğarlar. Onlar için bulduğum çözüm bu.

Buna göre Tanrı eğer insanın O'nu kötü olduğu halde iyi bilmesini istiyorsa insanın gittikçe daha çok tanrılaşmasını sağlamak amacındadır, insanın yapısı iyiliğe daha yatkın ve yakındır çünkü. İyi doğru güzel olanla rahat eden insan kötülüğe alışmak için kötülüğe beyninde zevk duygusunu atamalıdır, kötülük kavramıyla zevki birleştirmelidir ki kötülüğe meyledebilsin.

Halbuki mesela İslamiyette Tanrı insanların yalan söylemek dedikodu etmek hak yemek gibi kötülüklerden kaçınmalarını isterken bunların insanlara çok tatlı geldiğini ve bunlardan zevk aldıklarını biliyor. İnsanın özünde değilse de gelişim aşamasında kötüye gittiğini biliyor yani. Bana göre Tanrı değil yetişkin insandır kötü olan.
0
muhayyer divan
(31.08.24)
Günlerimizde değil genlerimizde. Şerrrrrefsizin oğlu telefonun düzeltme zekâsızlığına sövüyorum evet.
0
muhayyer divan
(31.08.24)
Sorunun muhatabı değilim ama bazen öyle şeyler oluyor ki bi yaratıcı var ve özel olarak bizimle t.şak geçiyor gibi geliyor. Böyle bakınca evet olabilir.

Sümerlerde Enlil olması lazım, bu tanrı insanları altın çıkarsınlar diye çalıştırmak üzere yaratmıştı. Neden olmasın. Yani illa kötü de olmak zorunda değil, deney yapan bilim insanları kötü insanlar mı? Fareler açısından bakarsak kötü olabilirler ama insanlar için yararlı iyi şeyler yapıyorlar mesela.

bu arada ben de hep şeyi düşünmüşümdür. Yaratıcı kötü değil de, bunların hep gerçek olduğu senaryoda şeytan da varsa ve bir dini yaratıcı göndermiş gibi simüle ederek insanları kandırdıysa, aslında tanrıya inanıyoruz diye şeytanın kitabına tapıyorlarsa ve kötü şeyler yapıyorlarsa... mesela yani.
0
hansolo
(31.08.24)
Kuran okusaydın cevabını alırdın, iyi mi kötü mü diye.
0
numlock
(31.08.24)
Sorunun eski muhatabiyim ;) ex müslüman (lise) new ateist... Cevab hakkım doğar

Son paragrafa cevab: olabilir, buna dair net kanıt yok elimizde. Çok zorlarsak @etna'nin cevabına geliriz işte Maxxxx

Ama adı üstüne inanç.. inanıp geciyosun. Neden inandigimiza bakınca soru da komiklesiyo= annem babam öyle anlattı çünkü ;) annem yakın zamana kadar Facebook'ta 5 arkadasim paylaştı şeklinde de referans veriyodu bilimsiz bilgilere

Bı de yine @etna cevabında geçen Kur'anda hep iyi şeylerin olması. Yuooo kadını şöyle taslayin böyle dövün diye de detaylı tarif veriyor saolsun hata yapmasın erkolar diye<3 bu sizin için sorun yaratmıyorsa o ayrı .. ya da "orada kadının ağzını burnunu kırın dedi ama bı sorun neden dedi" şeklinde mantığa burume yapiyorsaniz zaten sorun yok
0
abuzer
(31.08.24)
@abuzer öyle bir şey yok, bilgi kirliliği yaratma. İftira atan kadın 4 şahit eşliğinde 80 kırbaç cezası alır o kadar. O dönemler için de oldukça adaletli bir ceza.
0
numlock
(31.08.24)
Yani önce 4 kişinin şahitlik etmesi gerekir iftira attı diye.. Cüme yanlış anlaşılabilir diye açıklamak istedim.
0
numlock
(31.08.24)
@numlock, önce oku özet çıkar sonra konusalim
0
abuzer
(31.08.24)
Hocam quantum matematiginfen oturu tanri yok. O yuzden sorunuza cok bi yanitim yok
0
lapaz
(31.08.24)
(4)

Ankara için kahvaltı ve tatlı mekanı önerisi?

bir fincan kahve ile film izlemek
SelamlarHer Ankara'ya gidişimde hep aynı mekanlara gittiğimi, aynı şeyleri yaptığımı fark ettim. Bu sefer farklı lezzetler denemek istiyorum. Tek başıma takılacağım. Kahvaltı için olur, tatlı için olur farklı ve f/p mekan öneriniz varsa alırım. Tam olarak nasıl bir lezzet istediğimi ben de bilmiyoru
Selamlar
Her Ankara'ya gidişimde hep aynı mekanlara gittiğimi, aynı şeyleri yaptığımı fark ettim. Bu sefer farklı lezzetler denemek istiyorum.

Tek başıma takılacağım. Kahvaltı için olur, tatlı için olur farklı ve f/p mekan öneriniz varsa alırım. Tam olarak nasıl bir lezzet istediğimi ben de bilmiyorum ama kruvasan olur, tatlı krep olur vs. böyle şeyleri güzel yapan bir mekana gitmek isterim. Gitmişken de bilgisayarımı açıp çalışabileyim.

Çok mu şey istedim bilmiyorum ama böyle işte teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(29.08.24)
bageli manyak güzel ama bilgisayarınızı açıp çalışabilir misiniz bilmiyorum küçük bir yer sıra bekleyen olursa çok oturmanız hoş karşılanmaz belki. lets bake artizan'ı duymuştum bir de kahvaltısı beğenilen ama kahvaltı için gitmedim hiç akşamüstü tatlısına gitmiştim birkaç kere.
0
semaforo de medianoche
(29.08.24)
@semaforo de medianoche; siz bageli manyak güzel deyince orada manyak'ı övmek için kullandınız sandım, Google 'da bakınca fark ettim mekanın adı öyleymiş:)
Teşekkürler
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(29.08.24)
kafada direkt mekan ismi olarak kodlandığı için hiç fark etmemişim o durumu :D ben farabi'deki şubelerini biliyorum bu arada çayyolu'na da açmışlar bir yer.
0
semaforo de medianoche
(29.08.24)
muse artizan aradığın yer.
0
theseachange
(29.08.24)
(14)

İçki içmeyi sevmeyen insan

Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
Bu kişi benim, yani içki içmesini sevmiyorum, özel günlerde içmesini de sevmiyorum içki içmek benim için zevkli bir şey değil çünkü tadını lezzetini vs hiçbir şeyini sevmiyorum, bana yaşattığı ruh halini de sevmiyorum sarhoşluk çakırkeyif hali benim için hoş bir şey değil, ayrıca herhangi bir dini i
Bu kişi benim, yani içki içmesini sevmiyorum, özel günlerde içmesini de sevmiyorum içki içmek benim için zevkli bir şey değil çünkü tadını lezzetini vs hiçbir şeyini sevmiyorum, bana yaşattığı ruh halini de sevmiyorum sarhoşluk çakırkeyif hali benim için hoş bir şey değil, ayrıca herhangi bir dini inancım da yok yani beni engelleyen bir durumum da yok tek neden içkiyi sevmiyor oluşum. Tamam hiç içmiyor değilim kardeşimle falan bir araya geldiğimizde birkaç bira içerim ama 2-3 sene hiç içki içmediğim de oluyor ama insanların bunu anlamlandıramamasını anlamıyorum, neden oluyor bu?

Mesela arkadaşlarla dışarı çıkıyoruz, ben 1 tane bira alıp 10 saatte içiyorum bazen onu bile yapmıyorum, bana tip tip bakıyorlar içmiyorum diye, ulan beni 40 senedir tanıyan insanlar bunlar birader rahatsız oluyorsanız çağırmayın beni diyorum ertesi hafta yine çağırıyorlar yine aynı muhabbet kardeşim neden içmiyorsun derdin ne diye soruyorlar bana, böyle bir soru olabilir mi ya sanki su içmiyorum diyormuşum gibi bir tavır, neredeyse içki içmediğim için özür dileyecek hale geliyorum, bakın ben neredeyse 100 yaşında bir insanım ve içki sigara vs kullanmıyor oluşumun tek nedeni bunları sevmemek ve bu sosyal ortamda acayip tepki gören bir hale gelmiş, kardeşim bırakın ben de maden suyu içeyim hem böylelikle arabayı kullanacak ayık biri de oluyor herkes mutlu olacak ama "yok lan al sen de şunu iç" deyip burnuma dayıyorlar bira şişesini, sırf bu nedenle arkadaşlığımı bile kestim ama yine hayatımdan çıkaramadım bu insanları, niye böyle oluyor?
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.08.24)
Bizim insanların bir alkol iki mangal muhabbeti hiç çekilmiyor.

Her alkol alındığında, her mangal yapıldığında bıkmadan usanmadan aynı muhabbetler yapılır, etraftaki insanlara aynı davranılır. Adet. Alkol içilen bir ortamda içmeyen tek kişiyseniz buna maruz kalırsınız. Başka nasıl davranılması gerektiğini bilmiyor insanlar.
0
akhenaten
(28.08.24)
Çoğunluk içiyorsa şaşırıyorlardır. Ben de alkol kullanmıyorum, sigara da içmiyorum. İş yerimde sigara içmeyen tek bendim, şaşıran olmuştu biliyor musun? :))
0
rock n roll
(28.08.24)
Reis parti kur, üye olalım kalabalikmisiz

Ama bı de gürcü şarabı denesen efso bisi? Zaaa xd
0
abuzer
(28.08.24)
içki içilen ortamda içmeyen olursa hoş olmuyor bence. herkes saçmalarken aklı başında bir kişi ortamı geriyor. ama evet arabayı kullanacak ayık birisi iyi bir şey.

sigara olayı hepten saçmalık. sigara kafa yapmayan bir şey sonuçta, içen de aynı içmeyen de aynı oluyor ortamda. sigara içmeyene garip davranmak mallık
0
abelardo
(28.08.24)
Dini sebepli ya da değil, içki içmeyen kişiye saygım var tabii ki önden belirteyim.

Ama şimdi içki çok geniş kültüre sahip bir mevzu. Şarabı ayrı viskisi ayrı kokteyli apayrı, bira desen en "ucuz" içki onun bile apayrı tarihi kültürü var antik mısıra kadar giden. Yani cine vodkaya ve bilimum başka içkiye girmedim de. Bu kültürün bir ucundan dahil olmak ve bu konuda meraklı olmak kaliteli bir zevk. Ama gidip barda şişe efes içerken "sen niye içmiyosun" demek saçma bence. Hiç ulaşılmayan bi şey değil sonuçta, canın istemiyorsa içmezsin. İçmiş olmak için içmek belli bi yaşta bitmeli de ülkemizde hem içkinin hâlâ sosyal ortamda tabu olmasına bağlı cool olarak görülmesi hem de gereksiz pahalı olmasından dolayı "gelmişken içelim" fikri yaygın oluyor.

Tadını sevmeme olayı bana biraz tuhaf geliyor ama ya. Her içkinin apayrı tadı var. Neyin tadını sevmiyorsunuz? Bira desek bin çeşit bira var, şarap zaten apayrı işte yukarıda saydım çeşitleri. Hepsinin tadı çok farklı, kendi içlerindeki çeşitleri de farklı. İnsanlar o yüzden "bunu dene seversin" demek istiyor olabilir. Bi yandan da @abelardo +1 herkes çakırkeyifken ayık insan olsun istenmiyor genelde. Yine de tabii ki arabalı ortamlarda içmeyen bir kişi olması gerekiyor :D

Mobilden yazdığım için çok karman çorman oldu da temel düşüncemi anlatabildim umarım
0
nundu
(28.08.24)
İçki içmeyi 25 yaşımda bıraktım. Müzisyenim ve barlarda da çalıyorum.
Neden içmiyorsun sorusu o kadar fazla geliyor ki ben de inanamıyorum. İnanılmaz kaba bir soru bu içki içmenin ön tanımlı gelmesini geçtim alkolizm atlatmış olabilirim, dindar olabilirim, böbreklerim rahatsız olabilir, bambaşka bir sağlık problemim olabilir bunları kimseye açıklamak zorunda olmamam lazım.

Hoş hiçbiri de değil bu sebeplerin iyi bir şey değil bu, sağlıklı da değil zaten deyip bırakmıştım sigarayla birlikte yıllar evvel.

Sakallarım bi dönem uzundu, içki de içmediğimi görenler fena halde mümin olduğumu varsayıyordu :D Ezbere yaşıyoruz.
0
hedep
(28.08.24)
dini sebep olunca ortada tartışmaya açık olmayan bir konu oluyor. dini sebebi yoksa da kişi biraz asosyaldir veya öyle olmasa bile bar, meyhane tarzı ortamlarda sosyalleşmeyi sevmiyordur başka yerlerdir onun ortamı. o zaman zaten tam tersi o kişinini içmemesine değil içmesine şaşırırsın. ama öyle sebepler, durumlar olmayınca barlarda marlarda arkadaşlarıyla takılan ve sağlık durumları, inanç vs. gibi net bir engeli olmayan bir kişinin içmemesi biraz garip bunu da kabul etmek gerek sanki. çok içmeyi sevmiyorum max 2 bira ya da 2 cin tonik falan der anlarım da sık sık barlı ortamda takılan veya öyle bir çevresi olan birinin içmemesini ben de garipserdim. insanlarda ufaktan alkol belirtileri başlayınca içmeyen için zor bir ortam oluyor bir kere ama sen de içersen tam tersi normalinden daha da keyifli bir ortam oluyor. bir nevi grup etkinliği aslında o yüzden öyle takılan birinin içmemesini garipserdim.
0
semaforo de medianoche
(28.08.24)
Aynıyız valla. 31 yaşındayım, sigarayı ilk kez geçen piknikte içtim:) Babamın en sevdiği şey içki olmasına rağmen ben ona hiç çekmemişim. Ne bileyim hayatta çok daha güzel şeyler var bana göre. Bunların tadını hiç merak etmedim, etmem de. Dindar da değilim.
0
nothing in my way
(28.08.24)
Ben de böyleyim. İçki içmek sanki bir sekülerlik veya kafa insan olma nişanesi gibi algılanıyor. İçki içilmediğinde direkt muhafazakar gibi kodluyor insanlar, uyuz oluyorum bu duruma. Ayrıca velev ki muhafazakarım sana ne..

Şimdiye kadar denediğim içkilerin tadını pek sevemedim, güzelleri vardır muhakkak ama hiç karşıma çıkmasa ölene kadar içki aramam. Hafif sarhoş olmak keyifli olabilir ama benim bedenimi genelde fiziksel olarak çok kötü etkiliyor. Midem ilk yudumdan itibaren cayır cayır yanıyor, belli bir süre sonra kendimi hasta ve yorgun gibi hissediyorum, başım dönüyor, midem bulanıyor, yer yer istifra ediyorum. Ertesi gün de bu etkilerin geçmesi çok zaman alıyor. Vücudum resmen bu maddeyi istemiyor ve derhal dışarı atmaya çalışıyor. İnsanlar bu etkileri nasıl tolere edebiliyor hayret ediyorum.
0
playing star again
(28.08.24)
Geçenlerde teyzemin tanıdığı benim hiç tanımadığım hiç görmediğim yaşlı bir karı koca teyzemi ziyarete geldi, teyzem istedi diye ben de ağırladım onları. Birkaç gün sonra doğum günümü kutlamaya gelmişler, hediye de almışlar. Sırf bir kez görüştük diye. Biraz menfaatperestlik de var çünkü teyzem statü olarak onların üstünde, teyzeme bir bağları var bu anlamda. Dolayısıyla ufak bir yaltaklanma söz konusu.

Kimse bana sormadı doğum günü kutlamak ister misin, ister isen bu insanlarla kutlamak ister misin, burada kutlamak ister misin vs. Bi alışmışlar doğum günü olan kişi doğum günü kutlar, biz de gidelim biz de kutlayalım. Bildiğin tepeden inme emrivaki şeklinde kutlama yapmaya kalkıştılar.

Teyzeme dedim ki ben istemiyorum, doğum günü kutlamayacağım, neden böyle bir şey yapılıyor ki? Teyzem de gitmiş konuşmuş, istemiyor vs. Kös kös geri dönmüşler.

Kabalık gibi duruyor ama o hareket bir hatır ve saygı hareketi değildi, bir göz boyama ve elde etme hareketiydi. Beni kullanmaya kalkıştılar kendimi kullandırmadım.

Senin durumla ortak tarafı, herkesin kafasındaki kemikleşmiş önyargılar, peşin hükümler. Bir şeyler içmek sevilir düşüncesi, dışarı çıkınca veya özel günlerde içilir yargısı. Sebep?? Sevmeme hakkım yok mu benim diye birkaç kişiye üzerine geldikleri takdirde çıkışıversen rahat edersin aslında. Tamam kırmamak hatır saymak vs iyi ama sevmediğin istemediğin hem de tamamen keyif ve hatta yerine göre lüks sayılabilecek şeyleri yapmaya da mecbur kılınmamalısın. Üstelik beden sana aitken.
0
muhayyer divan
(28.08.24)
yalnız değilsin. kırk yaşında adamım, dini inancım yok ve bir sene içki içmesem aklıma bile gelmez. tamamen sosyal içiciyim, sırf yanımdakilere eşlik etmek için içerim kendimi bildim bileli. hele rakı votka gibi ağır şeylerde hiç yokum, anca bir iki bira, şarap ya da kokteyl.

üstelik içki cenneti bir ülkede yaşıyorum, marketlerde uygun fiyata alabileceğim yüzlerce çeşit içki var, benim yerimde başkası olsa delirirdi herhalde. markete girdiğimde içki reyonunu direkt pas geçiyorum, bakmıyorum bile.
0
sir gawain
(28.08.24)
Kimse sevmek, içmek zorunda değil. Ama insanlar genelde içince gevşiyor, daha rahat bir ortam oluyor. İçmeyen biri o ortamı kaldıramayıp sohbete uyum sağlamayabiliyor. Böyle birini ben de içki masasında tercih etmem. Bu tarz bir uyumsuzluk yoksa içmemen sorun olmamalı, kime ne.
0
asteriks
(28.08.24)
Abi o yaslarda da böyle olması garip. Bizim bir grup var, 6 kişi falan. Bir kişi dininden, bir kişi çok icmediginden, biri de spordan icmiyor. Geri kalan 3 kişi iciyoruz. Vallaha bir farkini göremedim pek.

Alkol güzel şey misal bir old fashioned. Ama icmek öyle çok da önemli değil yani. Yas ilerledikce daha az iciyorum ama senin arkadaş grubunda öyle değil gibi :/
0
logisticsmanager
(28.08.24)
vay bee
bu yaşta alkol almayanlar da varmış. alkol sosyalleşmenin mesneti oldu.
tebrikler.

valla parti kurarsan ben de gelirim :)

ben üstelik çay, kahve de içmiyorum. bıktım insanlara sevmiyorum demekten.
0
janderzel zartanyan
(29.08.24)
(8)

duyurunun japonya görmüşlerine japonya gezisi sorusu

semaforo de medianoche
daha önce birkaç başlık açmıştım bu konuda hatırlayanlar olabilir. artık gerekli motivasyon bulundu, endişeler bertaraf edildi, bütçe oluşturuldu ve gezi planı somutlaştırılmaya başlandı. bir süredir araştırıyorum gezilecek görülecek yerleri yapacağım rotayı belirlemeye çalışıyorum bu konularda da s
daha önce birkaç başlık açmıştım bu konuda hatırlayanlar olabilir. artık gerekli motivasyon bulundu, endişeler bertaraf edildi, bütçe oluşturuldu ve gezi planı somutlaştırılmaya başlandı. bir süredir araştırıyorum gezilecek görülecek yerleri yapacağım rotayı belirlemeye çalışıyorum bu konularda da sona geldim artık. son detayları da netleştirip ona göre uçak biletini ve otel rezervasyonunu yapmak kaldı geriye. bu aşamadan önce duyurunun japonya görmüşlerinden de bir son fikir alabilirsem çok iyi olur diye düşündüm.

yolda geçecek kısımları çıkarırsak 7 tam gün gezmeye ayırabileceğim (zorlarsam 8 yapma ihtimalim de var ama çok zorlamasam iyi olur). tokyo + kyoto yapmayı düşünüyorum ancak bir ihtimal sadece tokyo da olabilir daha rahat gezebilmek ve tokyo'dan kyoto'ya ulaşımın finansal, fiziksel ve zihinsel yüküyle uğraşmamak adına. ama o kadar gitmişken kyoto'yu da göreyim düşüncesi ağır basıyor gibi şu anda. öyle yaparsam 4-5 gün tokyo, 2-3 gün kyoto gibi düşünüyorum. çok geniş vaktim olmayıp ucu ucuna gezeceğim için gitmeden planı iyi yapmam lazım. önce tokyo - kyoto gün bölümünü sizce nasıl yapmalı kısmını sormak istiyorum. ben 5'e 2 gibi düşündüm ama emin değilim. sadece tokyo mu yoksa tokyo + kyoto mu konusunda da düşüncelerinizi söyleyebilirsiniz tabi dediğim gibi şu an %90 tokyo + kyoto tarafındayım.

2.'si de özellikle tokyo'da nereye ne kadar ayırmak gerektiğinden emin olamıyorum. aslında kyoto'ya gitmeme ihtimalini hala düşünmemin önemli sebeplerinden biri de bu. mesela biri demiş ki asakusa, ueno, akhibara hızlı hızlı 1 günde gezebilirsiniz. mesela ben bakıyorum gezilecek yerlere akhibara'da büyük elektronik marketlerde belki bir kaybolurum saatlerce çıkamam belki de hiç sarmaz bu ne derim 10 dkda çıkarım. sega building denen oyun binaları için de benzer şeyler geçerli. yani demek istediğim ben akhibara'da 1 tam gün geçirsem de doyamayabilirim ama belki gidip görünce 2 saatte biticek bende daha fazla durmak istemeyeceğim. akhibara'yı örnek olarak söyledim gezilecek tüm bölgeler için benzer şeyler söylenebilir. planlamanın bu kısmında nasıl düşünmek gerek japonya'yla ilgili? çok detayına girmeyeyim not aldığım yerlerin daha fazla uzatmamak adına ama tokyo'da başlıca gidilecek yerler belli zaten asakusa, akhibara, shinjuku, shibuya, harajuku, ginza not aldığım gezilecek tapınaklar, parklar, caddeler, mekanlar bu bölgelerde. bir de tsukiji pazarına giderim bunlar dışında tokyo'da. sizce bu kadar günlük planı olan biri için ne kadar öncelik verilmeli bu konuda yardımcı olabilirseniz çok iyi olur benim için. "şurada çok uzun takılacak bir şey yok 1-2 saat yeter", "buraya 1 akşam ayırsan yeter", "burada 1 gün geçirmeni tavsiye ederim hak ediyor orası" tarzı yol göstermeler işime yarayabilir. bir de akşam/gece de görülebilecek yerler ve mutlaka gündüz görülmesi gereken yerler ayrımı da işime yarar.
0
semaforo de medianoche
(28.08.24)
Alışveriş yapacaksan, teknoloji olsun don kişot olsun, onun için ayrı zaman ayır, insanı çok yoruyor. Japonlar sessiz ama sürekli atari salonu gibi yapay bitir gürültü var.
Ağrı kesici ve iyiy bir ayakkabın olsun bol bol yürümek için.
Ben bir tek ginza’da sıkılmıştım çünkü lüks alışveriş yapamadığım için :(
Eğlenmene bak.
0
Coma
(28.08.24)
Görmüş değilim; ancak ben de seyahat planını somutlaştırma evresindeyim 2025 ilkbahar ya da sonbahar için. Kyoto plan içerisindeyse Osaka ve Nara da değerlendirilebilir. Bunu da düşünerek 4+3 düşünebilirsiniz. Tabi bu öneri Japonya'nın kırsalı, tarihi ve doğası da ilginizi çekiyorsa geçerli :) İyi yolculuklar şimdiden.
0
lüzumsuz adam
(28.08.24)
akhibara özelinde söyleyim ben de senin gibi düşünüyordum. benim için büyük hayal kırıklığı oldu. gitmeden önce gidilmesi gereken dükkanları vs de listeledim hepsine de uğradım ve hiç kafamda canlandırdığım gibi bi yer çıkmadı. evet çok büyk tekno marketler var ama fiyatlar hiç ucuz değil. ben figür falan çok alırım diye düşünüyordum hiç aradığım bir şeyi bulamadım. baya bir hype var akhibara için ama gerçekte hayal kırıklığı.

gitmişken shibuya sky'a mutlaka çık. biletli ve rezervasyonlu gidiliyor

onun dışında planet labs müzesine bence git ben çok sevdim. tokyo merkezden gitmek biraz meşakkatli ama benim hoşuma gitti.

tapınakların da bi numarası yok asakusa ya gitsen yeter. asakusa yı tokyo nun sultanahmeti gibi düşünebilirsin.

shinjuku, harajuku falan gezmek için güzel yerler. akhibara ya sabah erkenden git ama beklentin çok büyük olmasın. hatta akhibara dan aldığım bazı teknolojik aletlerin türkiyeyle hemen hemen aynı fiyat olduğunu geldiğimde fark ettim. bi tık daha ucuzdu sadece ama oradan buraya taşımaya değecek bi ucuzluk değildi bence.

bir de her yerde kredi kartı geçiyor, kredi kartı kullanmanı öneririm, sadece otomatlardan su vs alman gerekirse diye bozukluk bulunsun yanında. ama havalimanında 500 1000 dolar bozdurayım Yen alayım deme bence gereksiz hammallık olur.
0
rentts
(28.08.24)
Öncelikle tokyo da yapılabilecek şeyler daha fazla olmasına rağmen ben kyotoyu daha çok beğenmiştim. Yani bence gitmişken kyotoyu da görün.Sadece tokyo olmasın Biz shinkansenle geçmiştik yol yormamıştı. Bir de Fujiyi görmek istediğimiz için bizim gezimiz savruk olmuştu. Ama fujinin etrafı da güzeldi. Göllerin olduğu bir bölge vardı doğası filan güzeldi. Kyotoda da bambu ormanlarının olduğu bölge güzeldi. Bir yerlere tırmandık, maymunlar, dere, şelale. Biz gezimizi biraz trenle yolculuk etmek ve yemek üzerine kurguladığımız için diyeceklerim sanırım bu kadar. İyi eğlenceler dilerim.
0
a perfect lie
(28.08.24)
Tokyo kyoto osaka ve hiroşimayı gezdik detaylı yarın yazayım çok yorgunum
0
basond
(28.08.24)
Burada ne beklediğin önemli
Dersen ki ben figür alayım anime bakayım vs tokyoda günler haftalar harcayabilirsin ama japon kültürü göreyim dersen kesinlikle kyotoyu görmelisin. Gece otobüsleri ile gidebilirsin ki hem ekonomik hem vakitten tasarruf olabilir. 5 gün tokyoya ayırdık biz ama bence çok biz tokyoyu pek sevmedik kyotoya 4 gün ayırdık daha da kyotoda gezerdik kültür anlamında kyoto çok daha japonya. Diğerlerini düşünmediğin için yazmıyorum mutlaka günlük biletlerden alın metro otobüs vs çok kullanıyorsunuz büyük yer malum.
0
basond
(29.08.24)
@basond: gidiş gelişin ikisini de gece otobüsüyle yapmak fiziksel olarak çok zorlar diye düşünüyorum çünkü otobüslerde uyuyabilen biri de değilim ama gidiş otobüs geliş shinkansen olabilir gibi. bilet alma kısmını da bilmiyorum googlea yazıyorum "tokyo kyoto bus ticket" ama çıkan siteler ne kadar güvenilir bilmediğin bir kültür olunca tam emin olamıyorum onları nasıl halletmek lazım sizce veya orada istasyondan mı almalı istediğim gün / saatte bulamama ihtimalim olur öyle de sanırım.

açıkçası yalnız olacağım için tokyo daha hareketli olduğundan geceleri tek başıma da keyifle takılacağım ortamlar olabilir gibi düşündüm. kyoto biraz doğal güzelliği fazla ama sakin bir şehir intibası uyandırdı çok sıkılır mıyım akşamları diye endişe ettim. o konuda ne dersiniz? 5'e 2 diye düşünmüştüm o yüzden ama geceleri o kadar fark yoksa 4'e 3 de olabilir. ilk gün erken gidersem araşiyama taraflarından başlarım gezmeye ormanı gezdikten sonra çevredeki birkaç yere de bakıp akşamüstü merkezi taraflara dönerim belki bir tapınağı da aradan çıkarırım o sırada. ertesi gün gion bölgesini fushimi inari'yi kiyomuzudera'yı gezerim gece veya sabahtan da tokyo'ya dönüp uçağıma doğru giderim diye düşünmüştüm 2 gün için ama tabi pratikte de 2 güne sığabilecek bir plan mı gitmeden emin olamıyorum.
0
🌸semaforo de medianoche
(30.08.24)
Hareketlilik konusunda tabi tokyo daha hareketli ama arayan her yerde hareket buluyor gece otobüsleri konforlu öne perde falan çekiyorlar karşıdan gelen araçlsrın farları yolcuların yüzüne gelmesin diye ama uyuyamam derseniz birşey diyemem tokyoda sürekli yapacak şey var tapınakları aman aman değil tokyoda ama kyotodakiler güzel. Ha aman tapınak tapınak 50 tane görmeme gerek yok kafa bikaç yer göreyim sonra akayım derseniz kyoto 2 gün yeter kalanı tokyoya ayırın.

Tokyoda tapınaktan çok bölge gezersiniz.
Mendebur lemur japonya yazarsanız orada figür teknoloji alışverişi hakkında video görürsünüz 1.5 da izleyin hhızlı hızlı fikir verir
0
basond
(30.08.24)
(4)

şirket satılması sonrası durum

semaforo de medianoche
bir enerji şirketinin it departmanında uzman seviyesinde çalışıyorum. değişen piyasa koşullarından ötürü şirketim borcunu ödeyemeyecek duruma geldi ve bu sebeple satılacak. 2025'e kadar gerçekleşecek muhtemelen satış işlemi. bu satın alım sonrası ilk olarak üst yönetim direktörler falan komple değiş
bir enerji şirketinin it departmanında uzman seviyesinde çalışıyorum. değişen piyasa koşullarından ötürü şirketim borcunu ödeyemeyecek duruma geldi ve bu sebeple satılacak. 2025'e kadar gerçekleşecek muhtemelen satış işlemi. bu satın alım sonrası ilk olarak üst yönetim direktörler falan komple değişir diye düşünüyorum. bu tarz bir şeyler yaşamış veya buna tanık olmuş birisi varsa bu konudaki düşüncelerini merak ediyorum. satış sonrası benim işimin de tehlikeye girme olasılığı nedir sizce? tehlikeye girerse ne kadar sürede sıra bana gelebilir? bu arada işimde iyiyim ama departmanda pek kritik bir rolüm de yok açıkçası.
0
semaforo de medianoche
(27.08.24)
Kimin alacağı önemli. Türkiye organizasyonu küçük ama global yapısı olan bir şirketse üst yönetim harici pozisyonlar kalabilir. Aynı kadrolar için bir değerlendirme yaparlar ama satın alan şirketin çalışanı avantajlı olur. İki kere böyle bir birleşme/satın alınma yaşadım ve yönettim.
0
gabe h coud
(27.08.24)
@gabe h coud: şu an kesinleşmiş bir satım yok ama 2 şirket konuşuluyor. birisi yabancı bir şirket. çok global denir mi bilmiyorum ama türkiye'de ve başka birkaç ülkede daha faaliyet gösteriyor epey paralı bir şirket, alım için daha istekli olduğu söyleniyor. diğeri de türkiye'nin en büyüklerinden olmasa da bilinen holdinglerinden birisi. enerji dahil 4 alanda faaliyet gösteriyormuş onlar da. bu ikisinden birisi alacak sanırım.
0
🌸semaforo de medianoche
(27.08.24)
Doğrudan teknoloji olmadığı için it departmanına en son sıra gelir. Hiçbir şey olmasa bile 3-4 yıl rahatsınız hocam. Hırslı biriyseniz yükselmek için de fırsat. Yeni gelen projesiyle gelir: yapay zekaymış, argeymiş, yeni teknoloji falan uçup kaçar.

Yeni yönetimin kadrolaşması, kendi ekibini kurması, yeni gelen ekibin sizden know how'ı alıp sizi harcaması kısa zamanda olacak işler değil.

Alacak şirket holding ise ve kendi teknoloji şirketi varsa belki sizi oraya taşır. Ama o da kısa sürede olacak iş değil.

Korkunuz yeni şirketin: "Ulan biz bu it'ye ne kadar para harcıyormuşuz, kapatın gitsin" demesi galiba. Şu anki şirket, o kadar borca rağmen böyle bir şey demiyorsa yenisi zaten demez.
0
nickini vermek istemeyen uye
(27.08.24)
@nickini vermek istemeyen uye: it'yi kapatma gibi bir ihtimal yok zaten ortada halihazırda bir it departmanı varken tamamen outsourcea taşıması daha masraflı ve saçma olur da personel çıkarmak istese şirkette çıkacak ilk 3-5 kişiden biri benim aslında rahatsız eden o. iş yüküm az ve kritik bir rolüm yok. beni çıkarıp benim supervisora yükleyebilirler isterlerse sorumluluklarımı. bu özellikle bazı dönemlerde benim supervisorun iş yükünü çok yüksek seviyeye çıkarabilir ama yapmak istenirse yapılabilir yani. benden önce böyleymiş zaten ama o şekilde işlerde geri kalındığı için beni aldılar işe o supervisoru rahatlatmam için yani. eleman çıkarmak için cadı avına girişirler mi acaba benim korkum.
0
🌸semaforo de medianoche
(27.08.24)
(7)

teorik bir merak sorusu

semaforo de medianoche
diyelim ki bir dolar milyarderiyle hasbelkader tanıştınız sizi sevdi size yardım etmek için 10 milyon dolar gönderdi banka hesabınıza. havadan yatan para olarak böyle bir miktar sanırım maliyenin radarına giren bir miktardır. muhtemelen soruşturulur durumunuz ama sonuç olarak ne olur acaba? bir sıkı
diyelim ki bir dolar milyarderiyle hasbelkader tanıştınız sizi sevdi size yardım etmek için 10 milyon dolar gönderdi banka hesabınıza. havadan yatan para olarak böyle bir miktar sanırım maliyenin radarına giren bir miktardır. muhtemelen soruşturulur durumunuz ama sonuç olarak ne olur acaba? bir sıkıntı yaşar mısınız bu sebepten ve sonuçta rahat bırakılır mısınız?
0
semaforo de medianoche
(26.08.24)
Vergiyi parayi alan mi verecek? Yoksa zengin adamin 10 milyon dolari zaten vergilendirilmis paraysa, baskasina verilen paraya devlet gene de karisir mi?
0
mbond
(26.08.24)
10m usd mi bir para degil?
insanlar ucup kaciyor.

birine "vermek" icin cok yüksek bir miktar. ailen bile sana o kadar para veremez diye düsünüyorum.
0
robert bosch
(26.08.24)
@arbre: mevzu işletmeler için büyük para olması değil ki sen resmi şekilde bir ticaret yapmadan bir hizmet vermeden hesabına havadan 10 milyon dolar giriyor. bunun illegal birçok sebebi olabilir, yasadışı bahisten uyuşturucuya, kaçakçılığa vs. zaten soruşturma da bu sebepten açılır ama soruşturma sonunda "x kişi beni sevdiği için verdi valla başka bir amaç yok" savunması geçerlilik görür mü.

sorum sadece teorik böyle bir şey olur olmaz konum değil tekrar hatırlatıyım. tanııdğım bir milyarder yok zaten.
0
🌸semaforo de medianoche
(26.08.24)
Veraset ve İntikal vergisinin "İntikal" kısmı bu gibi zamanlar için var. Banka tabi ki kaynağını sorabilir ancak en nihayetinde bir kişi başka bir kişiye kendi hür iradesiyle hediye vermek istiyorsa, hediyeyi veren kişinin illegal bir amacı yoksa, paranın kaynağı illegal değilse, aklıyla ilgili bir sorunu yoksa... O para en nihayetinde yardım yapılan kişiye geçer. Bu noktada bu bir gelir olduğu için de vergisi çıkar; onun için intikal limitlerine falan bakmak lazım (Hediyenin de hala, tıpkı piyangodan kazanılan para gibi intikal vergisi içinde değerlendirildiğini hatırlıyorum)
0
salihdt
(26.08.24)
Geçenlerde benim de aklıma gelmişti böyle bir şey ya :) Bi anda birisi hesabıma milyon dolar yollasa başıma ne gelir acaba diye :)

soruda ''milyarder'' dendiği için 10 m dolar gayet az bir para bu arada. Bir milyarder için çerez muhtemelen. Hesabından eksilse 2 ay sonra anca farkeder :d

benim de cevabım @salihdt ile aynı sayılır bu arada. Eğer ortada yasadışı bir durum yoksa Piyangodan kazanılan parayla aynı şekilde olur sanırım vergilendirme de. O da havadan gelen bir para sonuçta.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(26.08.24)
@orta buyuklukte bir ulkenin krali: ben hesap hareketinde belli bir miktardan sonra (sınır nedir bilmiyorum tabi) maliyenin takibine takılınıldığını biliyorum ama yasadışı kumardan, bahisten kazanılan parayla hayrına verilen paranın ayrımı nasıl yapılıyor onu bilemedim. belki böyle bir ayrım yapılamadığı için her havadan yatan belli bir miktar para aynı muameleyi görebilir diye düşündüm o yüzden sormak istedim. takip edilir paranın izi falan diyeceksiniz ama o zaman yasadışı kumardan gelen paraya ilk kaynağında da el konulabilir öyleyse madem oranın kaynağının pis işler olduğu belli neden bana para gönderemeden el konulmuyor gibi sorular belirdi kafamda.
0
🌸semaforo de medianoche
(26.08.24)
@semaforo de medianoche yok yasadışı bahisten kazanlılanda sorun oluyordur elbet. Benim bahsettiğim legal olandan edililen kazançtı.

yani şöyle düşünelim milyarder dedik. diyelim ki parayı gönderen kişi elon musk. adamın kim olduğu belli kaynağı belli. Bunda vergisi alınır para sizin olur. Ama diyelim ki hasan yolladı parayı. Kim bu adam ? O parayı nereden kazanmış bize neden göndermiş ? Parasının kaynağının araştırması yapılır her şey legalse yine vergisini ödeyip paramızı alırız gibi geliyor. Ha tabi burası Türkiye işler çok ayrı yerlere gidebilir emin olamadım :)
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(27.08.24)
(14)

kokteyl mokteylciler! sen hangi kokteylsin?

ala09
ne seversiniz diyerek ılımlı kalacağım asıl sorum ise şu; kuzu kulağı kokteylinde ne var abi? bütüm mekanlar, festivaller kuzu kulağı, dümdüz cin limon, evde yapılan. binlerce tarif varken kuzu kulağı şişirilmiş bi kokteyl değil mi? cin karşıtı sanılmasın ha sadece viski içmeye kokteyl bara gitmeyec
ne seversiniz diyerek ılımlı kalacağım asıl sorum ise şu; kuzu kulağı kokteylinde ne var abi? bütüm mekanlar, festivaller kuzu kulağı, dümdüz cin limon, evde yapılan. binlerce tarif varken kuzu kulağı şişirilmiş bi kokteyl değil mi? cin karşıtı sanılmasın ha sadece viski içmeye kokteyl bara gitmeyeceğim gibi cin limon için de... sevgilerimle
0
ala09
(19.08.24)
Ben hayatımda daha iğrenç bişey içmedim. İçtikten sonra günlerce kuzu kulağı yiyemedim ki bayılırım.
Kahveli kokteylleri çok severim.
0
numlock
(19.08.24)
Ben passionfruit ile yapılan ekşi-tatlı karışık yanaklarımı kamaştıran kokteylleri çok seviyorum. Onun dışında viskili kokteyller de gayet güzel, klasiklerden whiskey sour tercihim oluyor.
0
vedatchilipeppers
(19.08.24)
Ben bir ekşi bağımlısıyım. İçtiğim kokteyllerin de olabilecek en ekşi kokteyller olmasını seviyorum. İyi yapılmış bir margarita severim. En sevdiğim meyve greyfurt, greyfurtlu kokteyl denk gelince affetmem.

Kuzukulağı kokteyli geçen de sormuştum, ben seviyorum ya. Kuzukulağı muazzam bir ot yani o ottan bu lezzet nasıl çıkıyor hâlâ anlamıyorum :D kokteyli de iyi bir tarifle yapılırsa çok lezzetli. Ama hepsi aynı değil yani bilmiyorum standart tek bir "kuzukulağı kokteyli" tarifi yok bence. Farklı kokteyllerde tamamlayıcı olarak konuyor. Şu an net mekan/kokteyl ismi veremem ama çok iyisini de içtim, ehh fena değil olanı da. Bak şimdi düşününce aklıma geldi sanki Eskişehir'de varuna'da içtiğim iyiydi diye aklımda kalmış.

Neyse yani en bilinen temel kokteyllerden Margarita; mekana özgü kokteyllerden de içindeki malzemelerden ekşi/tatlı oranı ennn yüksek olan kokteylleri tercih ediyorum. Tatlı içecek sevmiyorum pek zaten.

Edit: bi de bu kuzukulağı kokteyli olayı iki sene önceye kadar baya hipsterdı ya. Bu kadar popülerleştiğini de hiç fark etmemişim. Çok az mekanda sunulan, gizli bir kokteyl malzemesi sanıyordum hâlâ kuzukulağını :D
0
nundu
(19.08.24)
genel olarak kokteyl sevmiyorum, hangi içki ise sek içmek daha büyük keyif veriyor bana. ancak bazı mekanlar güzel kokteyller yapabiliyor, tercihen aroma vb. değilde gerçekten taze ve mevsiminde olan ürünlerle yapılan kokteyller daha iyi oluyor.
0
sweetoffice
(19.08.24)
erikli kuzu kulaklı çok güzel oluyor bence ekşi sevenler için
0
jülsezar
(19.08.24)
Zencefilli olanları seviyorum, menüde adında mule geçen bir kokteyl var ise ben oradayım.
0
peki madem
(19.08.24)
espresso martini'yi evde hem kolay hem hızlı hazırlayabiliyorum, tat olarak da çok hoşuma gidiyor. yaz kış içebiliyorum.

sıcak yaz günlerinde mojito ferahlatıcı oluyor. maden suyuyla yapınca o kadar şekerli de olmuyor, baymıyor.
0
MtKrt
(19.08.24)
kuzu kulağı sour severiz ya, ekşimsi, fresh, rahat içimli.

onun dışında cin bazlı kokteyller kalp ben. daha hafif, üst üste içtiğinde daha içilebilir oluyor. viski bazlı olunca ağır gelebiliyor ve daha çabuk çarpıyor (içindeki miktara göre)

bazen tatlı, bazen ekşi, öncesi ve sonrasında ne içtiğine göre değişiyor.

espresso martini candır bu arada. hastasıyız.

ayrıca istanbulda olanlar için cocktail talks'un içmeli eğlenmeli workshop'ı ve fahri konsolos'un değişik kokteyllerini aşırı tavsiye ederim.
0
mor oje
(19.08.24)
Dönem dönem insanlar bir şeye yükselir ya normal bunlar.
Bence fena değil, içilir.

Benim için bir kokteylin en önemli şeyi içinde zencefil olması, başka bir şeyin önemi yok.
Bunun dışında viski bazlı kokteylleri sevsem de cin candır.
0
mutekebbir
(19.08.24)
Kuzukulağı güzel yapılmazsa kötü salata içmiş gibi oluyor. Benim en sevdiğim kokteyl barında "kuzukulağı, yeşil elma, portakal likörü, cin"le yapıyorlar ve çok güzel oluyor.

Rom ve meyve seviyorum ben, dolayısıyla özellikle kokteyl için çıkmadıysak ama dümdüz bira şarap içesim yoksa mojito içiyorum. Rom bazlı, ekşi ya da tatlı ekşi, meyveli, vanilyalı her türlü kokteyl benim canım. Baharatlı, acılı kokteyller de ok ama dönüp dolaşıp tatlı ekşi rom kokteyllerine varıyorum her seferinde.
0
kobuzchu kiz
(19.08.24)
gördüğüm kuzu kulaklı kokteyller bana da çok basit geliyor hiç denemedim o yüzden kokteyl içiyorsam biraz daha farklı şeyler içmek istediğim için oluyor genelde yoksa cin tonik, vişne votka, mojito falan içerim klasik şeyler en azından. bazılarında o da klasik mertebesine geçmiştir o ayrı ama beni hiç cezbetmedi.

ben genelde acılı kokteylleri ve tatlı kokteylleri severim. ekşileri sevmiyorum pek. biberli miberli yakan bir şey veya tarçınlı marçınlı tatlılı bir şey görürsem onu alırım.
0
semaforo de medianoche
(19.08.24)
zencefil acısını seviyorum, o yüzden ben de moscow mule gibi kokteyllere gidiyorum. Ne kadar acı o kadar iyi. Bazen kırmızı biberle daha da acı yapıyorlar. İşte onlar benim favorim.

Yoksa standart cin soda.
0
thracia
(19.08.24)
Old-fashioned.
Beni old-fashionedda yikasinlar yikasinlar.
0
logisticsmanager
(19.08.24)
Aperol Spritz'im. Karakter olarak da.
0
gabe h coud
(19.08.24)
(16)

bir ürünü satan kişiden alsam internete koyup satsam bi sıkıntı olur mu?

Zetnikov
kafama şu takıldı cevremde goruyorum bişeyler satıyorlar ama reklam yapmayı yada online satmayı bilmiyorlar. ürünler güzel ben bunları alıp pazarlayamaz mıyım illaki adamdan izin mi almam gerek yada anlasma falan? ben bu kişilerden tek tek yada toplu alsam kendime stok yapsam sonra trendyola falan k
kafama şu takıldı cevremde goruyorum bişeyler satıyorlar ama reklam yapmayı yada online satmayı bilmiyorlar. ürünler güzel ben bunları alıp pazarlayamaz mıyım illaki adamdan izin mi almam gerek yada anlasma falan?

ben bu kişilerden tek tek yada toplu alsam kendime stok yapsam sonra trendyola falan koysam adam kendi ürününü görse bana bişey deme hakkı var mı?

ben kar koyup pazarlamasını yapacagım?
0
Zetnikov
(19.08.24)
@geveze yazar

Hocam kanunen falan taklaya gelmeyelim ama arastirmaya devam edecegim.
0
🌸Zetnikov
(19.08.24)
Hiçbişey olmaz şahıs olarak satarsan.
0
numlock
(19.08.24)
Olmaz tabi ki. Sen senden alan müşterilere satış sonrası destekleri verecek misin mesela? Garanti,teknik servis, iade vs süreçleri.Yetkili satıcı olman lazım. Başın büyük belaya girer.
0
Godless
(19.08.24)
ticaret dediğin bu zaten? herkes üreticiden mi alıyor ürünü?
ürünü elinden çıkartmak isteyeni var, batanı var, kampanya yapanı var, var oğlu var.
0
selam
(19.08.24)
Düşündüğünüz şey çok mantıklı, ancak bunu fark eden ilk kişi olmadığınız için bu tür satışlardan düzenli gelir elde etmeye başladıkça maliye kapınızı çalıyor sen bunu meslek edinmişsin peki o halde hani bizim payımız diyor.

Eğer devletin dikkatini çekecek kadar satışınız olmayacaksa zaten uğraşmanıza değmez. Ancak bu şekilde başlayıp zamanı geldikçe gerekli işlemleri yaparak şirketleşebilirsiniz. Adım adım ilerler. Yine de kendi başınıza sessiz sedasız böyle devam edemeyeceğinizi bilin. Neticede banka hesabınıza sürekli bir para akışı olacak.
0
akhenaten
(19.08.24)
Mal senin olduktan sonra önceki sahibi bir şey diyemez. Yoksa üreticiden sana kadarki herkes söz sahibi olurdu.
Madem pazarlamacılığına güveniyorsun durma yap hocam.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(19.08.24)
ürünü aldıktan sonra senindir ister sat, ister çöpe at kimseyi ilgilendirmez. yazıldığı gibi 2 nokta önenmli bunu 1-2 seferlik bir şey olarak yapmaz da düzenli yapıp mesleğe çevirirsen işini resmileştirmen ve vergi ödemen gerekir. bir de satış sonrası hizmet gerektiren garantili ürünlerde sıkıntı yaşarsın zaten ürünün garantisi sen alınca başlamış olacak bunu belirtmeden satarsan dolandırıcılığa da girer durum. bu 2 noktaya dikkat edersen istediğini yaparsın davalık bir durum değil kendi malını sana satan birisi senin de başkalarına sattığını görürse en fazla ürünü sana satmayı kesebilir ya da zam yapar yasal bir sıkıntı yok. maliyeye şikayet edebilir ama resmileştirdiysen ticaretini sıkıntı olmaz o da.
0
semaforo de medianoche
(19.08.24)
Arkadaslar peki adamin markasi varsa ustunde nasil olacak

Tisort aldik diyelim adam etikete menekse tekstil yazmis mesela
0
🌸Zetnikov
(19.08.24)
Soran ürün belirtmemiş. Marka ve garanti cevapları koca bir IF.
0
nano mercy
(19.08.24)
tescilli markalarda firmalar senden ürünü yetkili bir satıcıdan aldığını, ürünün o markaya ait olduğunu ispatlamanı istiyor.

mesela diyelim ki; X firması (media mark) samsung marka televizyon almış olsun 10.000 adet, satabildiğini satmış satamadığı kalmış, televizyonun bir üst modeli çıkmış ve onu da sipariş geçmek istiyor, samsung da diyor ki en az 10000 adet sipariş vereceksin, media mark'ın elinde eski televizyonlar var deposu dolu ve boşaltması lazım, bu nedenle samsung'dan ilk aldığı fiyatın altında satışa koyuyor.

sen gidip o televizyonları alıyorsun, aldığın malın faturasını media mark firması fatura keserken samsung marka, Y model, Z yapımı, F bişiysi diye tek tek seri numaraları dahil belirtiyor. 100 tane mi aldın, elindeki fatura da 100 tane seri numarası olacak, o seri numaraları kutunun ve içindeki tv ile eşlenik olacak. kutudaki seri no ile içindeki seri no eşleşmiyor mu? geri göndereceksin, elinde ki irsaliyedeki seri numaraları ile kutularda ki eşlenmiyor mu geri göndereceksin, kapiş?

pazar yeri senden kıllanıp nereden aldın bu tv'leri diye belgeleri istediğinde bu faturayı ve irsaliyeyi gönderiyorsun, onlarda samsung'a gönderiyor bunlar sizin malınız mı yoksa bu herif çakma mal mı satıyor diye, samsung diyor ki ben bu seri numaralarını media mark firmasına gönderdim, pazar yeri de bakıyor sana faturayı kesen media mark firması, sorun yok devam et diyor.

tshirt, ayakkabı vb. ürünlerde de aynısı geçerli, sen o markanın ürününü satmaya yetkilimisin veya yetkili bir bayii'den mi aldın? yetkili bayii den aldıysan sorun yok.

gaydırı gubbak teskstilin ürettiği, gaydırı gubbak tshirtleri, gaydırı gubbak firması bile umursamazken senin bu kadar umursuyor oluşun hakkatten takdire şayan.
0
selam
(19.08.24)
menekşe tekstilin malını, zetnikov tekstil diye satmadığın sürece sorun yok.

aldığın malın faturasında menekşe tekstil, Y model, X renk, 10 adet tshirt diye yazıyorsa sorun yok.

sen, menekşe tekstilden toplu aldığın malı, pazar yerinde sattığında faturayı keserken malın cinsi yazan yere menekşe tesktil, Y model, X renk, 1 adet tshirt diye kestiğin sürece sorun yok.

faturasını kestiğin mal ile müşteriye gönderdiğin mal arasında bir fark yoksa sorun yok.
0
selam
(19.08.24)
bak sen şunu yap en iyisi, git bir pazar yerinden dandik bir şey satın al,

satın aldığın paket eline ulaştığında, paketin içindekini, faturasını, kutusunu, nasıl paketlendiğini falan yırtıp atmadan incele, not al, fotoğrafını çek. sonra tekrar not al.

not: yıllık 120 bin liralık satışı geçiyor isen (net kar değil, toplam tüm müşterilerinden aldığın toplam miktar) devlet diyor ki sen gündelik hayatını idame ettirmek için evindeki çamaşır makinesini, televizyonu ikinci el olarak satıp faturalarını ödeme niyetinde değilsin, sen bu işi ticarete dökmüşsün, kar ediyorsun para kazanıyorsun, git bir şirket aç, bana da vergisini öde.

gidip şirketini açıyorsun, online oturduğun yerden şirket açabilirsin, hiç bir yere gitmeye gerek yok, yine online oturduğun yerden bir muhasebeci tutabiliyorsun, bir yere gidip muhasebeci aramana gerek yok.

şimdi malı aldın, 100 bin liraya, sattın 120 bin liraya, bunun 100 bin lirası masraf, malı aldığın yerin faturasını koyuyorsun, net karın 20 bin lira ooldu, benim yemek yemem lazım ki şirket çalışabilsin, elektirik faturasını ödemem lazım ki şirket çalışabilsin, kiramı ödemem lazım ki şirket çalışabilsin, yoksa şirket diye bir şey ayakta kalamaz, para kazanamaz. bunları da o 20 bin liradan düşüyorsun, ne kaldı elinde ? 5 bin lira mı? onunda gelir vergisini, damga pulunu, stopajını ödüyorsun, ne kaldı elinde? 2 bin lira mı? allah bin bereket versin.
0
selam
(19.08.24)
senin direk elinle fatura kesmenede gerek yok, e-fatura diye bişi var, pazar yerlerinin bu e-fatura kesen firmalarla entegrasyonu var, satıcı olarak hesap açtıktan sonra ilgili menülerden benim faturalarımı X firması kesiyor diye seçiyorsun.

malın satıldığında, pazar yeri senin için e-fatura kesen firmaya haber veriyor, e-faturan otomatik olarak hazırlanıyor, sana bir mail geliyor, o maili indirip print ediyorsun, ürünün paketine yapıştırıyorsun, paketleyip gönderiyorsun.

hemen hemen her şey otomatik artık, senin yapman gereken tek şey, ürünü bulmak, pazar yerinden hesap açmak, admin panelden ürününü anlatan şeylerini girmek, fotoğraflarını yüklemek, fiyatını belirlemek.

kargo, pazar yeri komisyonu, iade maliyeti, muhasebe, e-fatura, reklam vb. şeyleri de hesaba katman lazım ve fiyatı buna göre belirlemen lazım.

bunun da kabaca formülü x * 3, kimi ürün ve pazar yerleri için * 4, x sen bir malı toptancıdan kaç paraya aldığın, 100 tane ürün aldın, adet başı 10 liraya mı aldın? (10 * 100 = 1000 lira verdin toptancıya) pazar yerine 30 lira gireceksin. bu 30 liranın da %10 u kadar kar edersen ki çok iyi bir kar oranı bu. %1, %2 ile çalışıyor çoğu satıcı.

şimdi diyebilirsin ki kardeşim 10 liraya aldığımı 40 liraya sattım, yüzde 400 kar koydum, resmen adam kazıklıyorum, dolandırıyorum. nasıl oluyor da %1 kar ediyorum.

muhasebecine öpücük vermeyeceksen, e-fatura kesen firma dayının değilse, pazar yeri amcanın değilse, eniştenin kargo firması yoksa, reklam yaptığın yer teyzenin değilse durum bu.
0
selam
(20.08.24)
hatta sana biraz daha ticaret bilgisi vereyim, bir ürünü bedavaya sadece kargo parasına alabilirsin.

numune diye bir şey var, gittin bir kalem üreticisi buldun diyelim, firmaya diyorsun ahanda benim vergi numaram, ahanda daha önce kestiğim faturalar, ahanda bana daha önce mal satmış adamların kestiği faturalar. bana ürettiğin kalemlerden mavisinden, kırmızısından, yeşilinden numune gönderirmisin,

adamlar hayhay diyor ve kargo parasına başka hiç bir ücret ödemeden birer adet gönderiyorlar, gönderdikleri malın kargosuna da numune/bedelsizdir diye yazıyorlar, gümrük vergisi falanda ödemiyorsun, gelen paketi açıp bakıyorsun, gönderdikleri kalem senin istediğin gibi bir kalem mi? mavi istemiştin, mavi tam istediğin tonda mı, boyutu eline uygun mu, bu kalemin standartları türkiyede satışa uygun mu? bunları inceliyorsun.

bu şekilde bedavaya mal almış oluyorsun, alibabaya gir, oradaki satıcılara mesaj at, ben bu ürününüzü çok beğendim türkiyede satmak istiyorum, türkiyeye hiç mal gönderdiniz mi, türkiyede satıcınız var mı, ben bu işlerin acemisiyim bana biraz anlatın bu mevzuat nasıl işliyor diye, en fazla 30 dakika içinde cevap veriyorlar.

hatta sen türkçe yaz, alibaba onu çinceye çeviriyor. onların çince yazdıklarını da sana türkçe gösteriyor.
0
selam
(20.08.24)
arkadaşlar hepinizin yazısını okudum cok tesekkur ettim bu konuyu kayedicem tekrar okuyacagım.

bir sorum daha var. gene tisortten ornek olsun sanki daha rahat gibi. adamla anlassam desem ki markanı basma etikete sadece XL L M S beden yaz olur mu boyle birşey? adamdan cok mal alıcam kabul eder mi. burada bir sürü ara sokaklarda tekstilci var. ne fark eder.
0
🌸Zetnikov
(20.08.24)
sen gözünü bir adama kestirmişsin, şunu desem kabul edermi, şöyle olur mu böyle olur mu diyorsun, git adama sor? allahmıyız biz nereden bilelim o üretici hangi şartlarla çalışıyor?

türkiye de tshirt üreticisi 1000 kişi, bunların kimisi belirli markalara üretim yapıyor, kimisi kendi ürününü üretip satıyor, kimisinin elinde makine var, ne istersen onu üretiyor, sana malı indiriyor. kimisi ben üretirim gelir sen alırsın diyor, kimisi depomda mal var gel al der, kimisi parayı peşin ister, kimisi vadeli çalışır, kimisinin makinesi pamuk ip ile çalışır, kimisinin makinesi keten ile, her üretici kendi şartlarında üretim yapıyor.


yapacağın şey bulabildiğin tüm üreticilere ulaşmaya çalışmak, mail atmak, telefon etmek, mesaj atmak, derdini her birine anlatmak hangisi ile anlaşabiliyorsan onunla çalışmak. kimisi peşin para ister, kimisi vadeli çalışır, kimisi 5000 parçadan aşağı üretmem der, kimisi depoda malım var gel al der. kimisi senin istediğini üretecek makinem yok der. yani bu işin bir tane formulu yok.

bulabildiğin kadar üreticiyi bulup konuşacaksın. bir adamın malını gözüne kestirdin, adam sana satmıyorum derse naapcan vaz mı geçecen?
0
selam
(20.08.24)
(6)

Lost favori karakteriniz?

abelardo
benimkisi Desmond ! :)en samimi adam oydu. gizli ajandası olmayan, kasıntı olmayan, sorunlu olmayan.tek yaptığı şey tuşlara basmaktı :)sizinkisi hangisiydi? bir sebebi var mı?
benimkisi Desmond ! :)

en samimi adam oydu. gizli ajandası olmayan, kasıntı olmayan, sorunlu olmayan.
tek yaptığı şey tuşlara basmaktı :)

sizinkisi hangisiydi? bir sebebi var mı?
0
abelardo
(18.08.24)
sayid'ti diye kalmış kafamda. en mert adam oydu sanki.
0
gitdaddy
(18.08.24)
Shannon. Adada ilk haftadan günes kremi bitti diye cingar cikarmisti. Boone a valizlerden günes kremi arattiriyordu.
0
sonsuz
(18.08.24)
Hurley
0
numlock
(18.08.24)
john locke, desmond hume, daniel faraday. bunlar en klas karakterlerdi benim için. john locke'a facebookta sayfa açmıştım hatta o zamanlar (dizinin 3. veya 4. sezonu yayınlanırken). beğenmek için arattığımda bulamamıştım ve ben bir sayfa kurayım demiştim. en son baktığımda hala binlerce beğenisi vardı sayfanın dünyanın dört bir yanından.
0
semaforo de medianoche
(20.08.24)
@semaforo: john locke hiç sevmezdim ve onu sevenleri bbg evinden eray sevenlere benzetirdim hahahah
0
🌸abelardo
(20.08.24)
desmond hume kral adamdı brathaa
0
mysql34
(20.08.24)
(13)

tek başına yurt dışı tatili motivasyonu

semaforo de medianoche
bununla ilgili daha önce de sordum ama bu sefer daha farklı açıdan soracağım. geçtiğimiz senelerde arkadaşlarla yurt dışı tatili ayarlamaya çalışmıştım ama parası olanın vakti yoktu, vakti olanın parası yoktu bir şekilde gidemedik sonuç olarak. o yüzden artık bu yıl tek gitmeye karar verdim. gitmeyi
bununla ilgili daha önce de sordum ama bu sefer daha farklı açıdan soracağım. geçtiğimiz senelerde arkadaşlarla yurt dışı tatili ayarlamaya çalışmıştım ama parası olanın vakti yoktu, vakti olanın parası yoktu bir şekilde gidemedik sonuç olarak. o yüzden artık bu yıl tek gitmeye karar verdim. gitmeyi düşündüğüm yer japonya. balkanlara gitsem bile 50k gidiyor her türlü o kadar harcamışken 100k vereyim japonya olsun dedim orası çok daha fazla ilgimi çektiği için (kafama yatan başka bir yer olursa değiştirme ihtimalim var gideceğim ülkeyi ama vizesiz yerleri düşünüyorum sadece).

kesin kararlıydım ancak bileti alırım o zamana dediğim tarih aralğı yaklaştıkça emin olamamaya başladım tekrar. arada sırada tek başına çıkıp takılmayı (self date de diyorlar buna internette) seven biriyim aslında. birkaç gün önce yaptım bunu en son daha önce gitmediğim güzel bir yerde yemek yedim üstüne farklı kokteyller deneyebileceğim bir yere geçip birkaç kokteyl içtim. güzeldi ancak 5-6 gün üst üste bunu yapmak sıkar gibi geliyor ben bunu ayda 1 bilemedin 2 yapıyorum. insan sosyal bir paylaşım içinde bulunacağı birini arar sanki. japonya'da öyle tanımadığın insanlarla bir anda sosyalleşebileceğin bir kültür var mı bilmiyorum ama ingilizcem de aşırı akıcı değil yani iletişim kurabilirim tabi öyle kötü de değil ama ingilizcede komik falan olabileceğimi sanmıyorum düz ve sıkıcı muhabbet ederim en fazla gibi.

aklımdaki gezi planını anlatayım bir de. sabah uyanıp kahvaltını yapmak ardından gezmeye değer yerleri gezmek akşama doğru oraya özgü şeylerle güzelce karnını doyurmak akşam ve gece de pub gibi bir yerde içmek. plan mı hatalı tek başına gezecek birisi için yoksa plandan bağımsız ben mi önyargılıyım. bilemedim daha önce tecrübesi olan veya tecrübesi olan birini yakından tanıyan varsa düşüncelerini tavsiyelerini öğrenmek isterim.

eğer önemliyse yaş 31, cinsiyet erkek.
0
semaforo de medianoche
(16.08.24)
yani bende tek takılmayı seven biriyim. ben olsam giderdim.
0
sizofren06
(16.08.24)
Aklıma Lost in Translation filmi geldi bi izle derim haha. Tam hatırlamıyorum bile ama japonyada yalnız olan birkaç kişi hakkında olduğu aklımda.

Avrupa falan olsa rahat gezersin de, japonya gibi daha egzotik bir yeri yorumlama paylaşma ihtiyacı da var bence.
0
nhk ni youkosu
(16.08.24)
@arbre: daha önce arkadaşlarımla bir yerlere gittiğimde hep bu tarz geçirdik günleri çok da eğlendik ama tek başıma hiç şehir, ülke vs. gezmedim daha önce aynı plan tek başına uygulayınca sıkıcı olabilir belki evet. tek başına gezmek için daha iyi bir plan nasıl olabilir tavsiye verebilir misin?

@sizofren06: ama ben dediğim gibi ayda 1-2 kere yapınca seviyorum üst üste 5-6 gün nasıl hissettirir bilemedim.
0
🌸semaforo de medianoche
(16.08.24)
cold feet yapmaya gerek yok. planina sahip cik ve git.

orada da planlayabilirsin hangi sehirlerde nerelere gitmek istedigini. bileti al ve planlamalara koyul.
0
robert bosch
(16.08.24)
ben de bir solo travelerım. arkadaşımla hiç yurtdışına çıkmadım/çıkamadım sizinkilere benzer sebeplerden. ama hayatı ertelemeyi sevmiyorum. benim isteklerim başkalarının şartlarına bağlı olmamalı. şu durumda tabiki. normal zamanda da sosyal birisiyseniz sıkılabilirsiniz. ama bunu da denemeden bilemezsiniz. planınız da benim çıktığım seyahatlerdeki uyguladığım şey. ama motamot bağlı olmuyorum. bazen yoruluyorum günü erken bitirip otele dönüyorum. bazen listemdeki bi yer daha fazla ilgimi çektiği için orda daha fazla zaman geçirip sonraki yeri atlıyorum vs. bizim insanımız da yalnızlık ve terkedilmişlik duyguları karışıyor bence. kaç gün ayırdınız bu seyahat için bilmiyorum ama 3gece 4günlük gidebileceğiniz bi yerlerden başlasanız daha iyi sanki. 2 gün zaten yolda geçiyor. 2 tam gün gezeceğiniz bi yerde de tek başınıza sıkılmazsınız sanıyorum ki. ben her zaman denemekten yanayım. denedim sevdim/sevmedim diyip özeleştiri yapmak bana daha mantıklı geliyor. tabi ki karar yine de sizin.
0
dedim ben sana
(16.08.24)
ben hem arkadaş grubumla hem de solo seyahati çok severim. ikisinin de kendisine göre üstün olduğu yönler var.

senin sevip/sevmeyeceğini hiçbirimiz bilemeyiz ama bir kere hayata geliyorsun ve bir kerecik bile solo seyahati denememek çok garip olmaz mıydı? ne olursa olsun git tek başına gez bence bak bakalım nasıl oluyor.
0
gitdaddy
(16.08.24)
Geçen hafta londradaydım. Sıfır plan program. Aklımdaki rakamın 5 katını harcadım.
İyice plan program yap. Tek başına tatil daha güzel.
0
numlock
(16.08.24)
ben gittiğim her yerde date uygulamalarından birkaç tane gay bulup nereleri gezeyim neresi ilginç diye sorarım. hatta buluşup beni ortamlara sokmalarını isterim. kadınlar bu konuda pek iyi değil, çok fazla mekan bilmezler. adamı kullan at. fotonu çektir, hesabı ödet, eğlencene bak. güzel japon hatun bulursan da (pek olası değil ama) onla takıl.
0
plastic_angel
(16.08.24)
Öncelikle tek gitmek isabetli bir karar olmuş. Bir ara ben de arkadaşlara isyan edip tek takılmaya başladım. X ülkeye gidelim diyorsun, başta tamam hadi gidelim oluyor. Zaman gelince kimi diyor bütçem yok kimi diyor ben senin tatil planını çok beğenmemiştim, şunu şunu yapıcaz dersen gelirdim. Sizle mi uğraşıcam be.

Japonya biraz kapalı bir toplum ve pek İngilizce konuşamazlar. Yani sosyalleşme anlamında Avrupa gibi olmayablir ama turistler vs. illa ki ortam yakalarsın. Sana da bağlı.

Yalnız kalmayayım dersen tur paketi alabilirsin tavsiye ederim. Tur grupları genelde güzel oluyor tek bile gitsen insanlarla kaynaşırsın. Tura her zaman dahil olmak durumunda değilsin yani gündüz onlarla gezip akşama kafana göre takılabilirsin. Bizim katıldığımız turlarda tek gelenler de kolayca sosyalleşiyordu.

Japonya'yı bilen bir rehberle gezmek mantıklı. Alfabe bize ters okunmuyor, trenlerde bilet alabilmek sıkıntı, İngilizce bilen çok az ama yine de yardımsever bir toplum haklarını yemeyeyim.

Japonya'da yapacağın etkinlikleri iyi araştır (Örn: Getyourguide üzerinden) ve çok önceden biletini al. Aşırı kalabalık bir ülke, her yerde her konuda sıra var. Normal bir restorantın önünde bile 15-20 kişinin sıra beklediğini görebilirsin. Bir gösteri, müze, eğlence vs. katılacaksan biletini 1-2 ay önceden almanı öneririm abartmıyorum. 1 hafta önceden üst seviye restorantlarda yer bulunmuyor. Zamanın bolsa sorun yok ama 1 haftalığına gireceksen Japonya doğaçlama gezilecek bir yer değil, çok şeyini kaçırırsın.
0
Lethe
(16.08.24)
28 yaşında kadınım, şu an bunları tüm gece uykusuz kaldığım ve sonunda ulaştığım yurt dışı tatilimden tek başıma yazıyorum. Ben de yalnız gezmeye eşlik edecek insan bulamamaktan dolayı başlamıştım. Zamanında korkmuştum da. Üzerinden yıllar geçti ve dönüp baktığımda o insanların meşguliyetleri hiç bitmemiş hala devam etmekte ama benim tecrübe ettiklerim zenginleşmiş.

Vaktin var, paran var, özgürlük var, gençlik var. Gençliğini çarçur etmeden yaşa işte. Yılda 5-6 gün tek başına bir yere gitmek nedir ki koca bir ömrün içinde?
0
ruhen hastayim ben
(16.08.24)
@Lethe: turu düşündüm ben de ama hem genelde turlarla ilgili şöyle bir izlenimim var kısıtlı sürede çok şey yaptırtmak için oradan oraya koşturuyorlar öyle olunca gezdiğin gördüğün yerlerin de tadını çıkaramıyorsun gibi geliyor. bir de planlar programlar nasıl oluyor bilmiyorum da tatile gidip de sabah 8'de kalkmak istemem açıkçası. bir de oralara tur seçenekleri daha azdı sanırım en son baktığımda tekrar bir bakıcam ama. eylül sonu ekim başı gibi düşünüyorum gitmeyi. tabi gitmişken güzel yerlerde yemek isterim o kadar sıkıntı mı o iş. hani 3 michelin yıldızlı yer zaten abartı olur ama o kadar lükse kaçmayan güzel yerlerde yerim diye düşünüyordum. google çevirinin kamera özelliği iş görür diye düşünüyorum çoğu durumda. eşlik edecek rehber bulması kolaysa ve aşırı pahalı değillerse faydalanabilirim.
0
🌸semaforo de medianoche
(16.08.24)
İzlenimin doğru. Turlar kısa sürede olabildiğince fazla yeri gezdirme adına yoğun geçiyor. Bazı yerlerin tadına doyuyorsun, bazı yerlere süre yetmiyor ama hiç görmemekten iyidir. Japonya turunda bize de biraz öyle oldu.

Başka ülkelerde sorun olmaz ama Japonya'da önden rezervasyon işi çok yaygın o nedenle uyardım. Örneğin ben Kobe Beef yiyeceğim zaman istediğim restorantlarda yer bulamadım, nispeten istemediğim bir yerde ancak yer ayırtabildim. Oraya kadar gidip de tatmamak olmazdı. Özellikle tatmak istediğin bir lezzet var ise önden yerini ayırt.

Tur konusunda örneğin 3 gün boyunca Tokyo'dasınız. İlgini çeken gün ya da günlerde tur ile takılırsın, katılımın çok da şart olmadığı gün ya da günlerde bireysel takılabilirsin.

Tamamen tercih meselesi turlu ya da tursuz ikisi de iyi geçer. Önemli olan planı iyi yapmak, görmek gereken yerleri atlamamak ve bilet/rezervasyon gerekiyorsa önden almak. Türkiye'den tur paketi almana gerek yok Japonya içi de birkaç saatlik turlar satın alıp farklı milletlerden insanlarla sosyalleşebilirsin. Bu da 3. yol. Benim hatırladığım Getyourduide üzerinde Tokyo şehir turu, içki tadım turu vb. turlar vardı.
0
Lethe
(16.08.24)
kisiden kisiye gore degisir. ben bu kadar kati goruslu degilim. tek basina gitmenin de birileriyle gitmenin de avantajlari ve dezavantajlari var. tecrubeme gore tavsiye istiyorsaniz bence plani kabaca yapin, siz cok detayli bir plan yapmissiniz gibime geldi. sabah icin kahvalti filan demissiniz. akisina birakin.
0
Sour
(16.08.24)
(7)

Hindistan ın olimpiyat başarısızlığı

benaslindayohum
Ya bu adamlar nasıl bu kadar başarısız olabiliyor? Bir milyar nüfus var bir altın bile yok. Ne biçim ülke böyle
Ya bu adamlar nasıl bu kadar başarısız olabiliyor? Bir milyar nüfus var bir altın bile yok. Ne biçim ülke böyle
0
benaslindayohum
(12.08.24)
Kriket dışında başarılı oldukları pek spor yok. Kriket delisi tüm ülke ve muhtemelen ülkedeki spor algısı krikette başarılı olmak üzerine. Sporun diğer alanlarına yönelik pek altyapı sistemleri de yok. Tokyo 2020'de ciritte bir altın madalya almışlardı da baya olay olmuştu yani (ilginç bir şekilde bu olimpiyatlarda da Pakistan altın madalya aldı aynı branşta hem de olimpik rekor kırarak).

Mesela aynı coğrafyada Bangladeş'in 170 milyon nüfusu var ve henüz hiçbir olimpik madalyaları yok. Pakistan'ın da 240 milyon nüfusu var ve toplam 11 madalya almışlar tarihleri boyunca. Yani bu bölge dünyada genç nüfusun afrika ile beraber en yüksek olduğu yer ama spora gerekli altyapı desteği ve önem verilmiyor kriket hariç. Bunun sonucu olarak 17 milyon nüfuslu ve çoğu yaşlı nüfus olan Hollanda sadece Paris 2024'te 15'i altın 34 madalya alırken bu üç ülke tarihlerinde toplamda bu sayıyı zar zor geçiyor
0
nundu
(12.08.24)
nufüs da bir parametre bu işlerde ama nüfustan çok daha önemli parametreler var.

- güçlü bir ekonomi lazım ki devlet tesis yatırımları yapabilsin antrenörler ve sporculara düzgün para kazanma imkanı sunulsun ki insanlar spora yönlensin ve tek odakları spor olabilsin.

- spor kültürü lazım ülkede. yukarda ekonomi dedim ama dünyanın en zengin ülkesi de olsan spor kültürüne sahip değilse ulusun spora doğru düzgün yatırım yapmazsın. spesifik spor branşlarından ziyade genel olarak bir spor kültüründen bahsediyorum burada. mesela abd'de eğitim sistemine spor çok entegre ve atletizm, jimnastik, yüzme, basketbol vs. hepsini kapsıyor bu, çocuklar ilkokul lise çağında birçok spor dalını deneyimliyebiliyor, buradaki yetenekler teşvik ediliyor ve böylece ulusal bir spor kültürü oluyor. böyle genel bir kültür yoksa da ne kadar çok branş özelinde bir ulusal kültür olsa o kadar iyi bizdeki futbol, voleybol veya hindistan'daki kriket kültürü gibi. hindistan'da genel bir spor kültürü yok ve kriket dışında özel olarak bir spor kültürü de pek yok.

- başta güçlü ekonomi dedim ama ondan daha da önemlisi gelir eşitsizliğinin mümkün olduğunca az olması lazım. hindistan'ın devlet ekonomisi büyük olabilir ama gelir eşitsizliğinin yüksek olduğu bir ülke. bu ne demek küçük bir kesim çok zenginken büyük kesimler çok fakir. çok fakir kitlelerin de pek sporla işleri olmuyor doğal olarak. avrupa'da abd'de o seviye fakirlik daha az yaygın.

- genetik faktörler. iyi sprinterlerin çoğu siyahi (hatta karayip kökenli), iyi basketbolcularun çoğu siyahi, iyi uzun mesafe koşucularının çoğu afrikalı, iyi masa tenisçilerinin, badmintoncuların çoğu asyalı oluyorsa bir sebebi var. kültürel sebepler de var tabi ama genetik yatkınlıklar da söz konusu. uzak doğuluların çevikliği, siyahların hızı ve dayanıklılığı onlara avantaj sağlıyor. ortadoğu bölgesi ve güney asya bölgesi sportif açıdan en dezavantajlı fiziksel yapıya sahip bölgeler. uganda, botswana, saint lucia çıkıp altın alabilirken hindistan'ın türkiye'nin altın alamamasında bu da önemli bir sebep. (hindistan'la bu konuda aynı kefede değiliz tabi bizde genetik çeşitlilik çok daha fazla balkan genleri, kafkas genleri, ortadoğu genleri, orta asya genleri, lazı, çerkezi, vs derken farklı farklı fenotipler mevcut ama bizim de çoğumuz spora bir avrupalı veya afrikalı kadar yatkın değil. hindistan'da çeşitlilik de az)

yukarda saydığım faktörler senin nüfusunun spordaki başarı yüzdesini belirler. bunlarda çok kötüysen hindistan gibi milyar nüfusun da olsa bir başarı elde edemezsin. ancak bu parametrelerde iyiysen nüfusun arttıkça başarın da artar. bu parametlerde iyi tek ülke abd ve çin değil ama biri 300 küsür milyon diğeri de 1 milyar nüfuslu olduğu için olimpiyatları onlar domine ediyor. almanya, italya bir yere kadar gelebiliyor, isveç, finlandiya da bir yere kadar.
0
semaforo de medianoche
(12.08.24)
Olimpiyata bağlı olarak çok başarılı olabiliyorlar.

Örneğin satrançta çok iyiler. Fizik, matematik olimpiyatlarında çok iyiler. Ama atletizm yok bunlarda
0
ferenc
(12.08.24)
ben olimpiyatlardan şu çıkarımı yaptım; iyi ve kaliteli beslenen madalyayı alır.
0
gameofannen
(12.08.24)
Gameofannen +1

Birde hibdistanla ilgili belgeseller izlemistim 1 tane ortam yokki spor yapsin egitim alsin yada saglikli yemek yesinler. Çöplük gibi ülke.
0
Zetnikov
(12.08.24)
Orta çağda yaşamıyoruz. Salt nüfus lütuf değil zulüm. Bizim ülkede genç nüfus, kalabalık cart curt itelemeye çalışıyorlar ama göğüs göğüse çarpmışmaya ya da tarla sürmeye göndermeyeceksen hiçbir işe yaramıyor.

Nüfusun yüksek olmasının geniş havuz oluşturarak birçok aday çıkarmaya yaraması için eğitim, disiplin ve beslenme şart. Türkiye'de bu konuda 0/3 bizim durumumuz. Bizden 15 yaşında çıkan sporcu ile nüfusu yakın olup madalyaya doyan ülkelerden çıkan sporcuların vücutları ve eğitimleri arasında büyük fark var. Müsabakalarda çocuğu gibi duruyor bizimkiler, sikletlere ayrıldığında ise disiplin ve eğitimdeki eksiklikler yüzünden hepsinde bir aşırı heyecan ve panik var. Yüzüp yüzüp kuyruğunda patlıyoruz.

Hindistan bundan daha beter eğitim ve beslenme sorununa sahip. Orada artık havuz inanılmaz büyüdüğü için arada denk gelebiliyor bazı sporcular. Biraz da görece daha iyi bölgelerinde bu konuda istekli ve destek alabilecek kişiler çıkabiliyor.
0
nawar
(12.08.24)
Adamlar benim sorumu çalmış analiz yapmış adiler
edition.cnn.com
0
🌸benaslindayohum
(15.08.24)
(15)

Sevgiliyi övmek hakkında

moonie
Karşılıklı iç dökelim diye çok katmanlı bir soru soruyorum. Sevgilinizi ne sıklıkla övüyorsunuz? Beğenmediğiniz durumda dahi o mutlu olsun diye övüyor ya da beğendiğinizi söylüyor musunuz?Geçenlerde soru sormuştum en yakın arkadaşı olan kadın ve kadının kızı ile kızın sevgilisiyle tatile giden (eski
Karşılıklı iç dökelim diye çok katmanlı bir soru soruyorum. Sevgilinizi ne sıklıkla övüyorsunuz? Beğenmediğiniz durumda dahi o mutlu olsun diye övüyor ya da beğendiğinizi söylüyor musunuz?

Geçenlerde soru sormuştum en yakın arkadaşı olan kadın ve kadının kızı ile kızın sevgilisiyle tatile giden (eski) sevgilim bey hakkında. Kadın benimki adım atsa yapıştırıyordu "adamsın, aslansın, kralsın" laflarını.

Sonra üniversitedeki eski sevgilimi düşündüm. Amatör rock grubu vardı, Kadıköy'de sahne alıyorlardı. Bir klip çekmişlerdi kendi imkanlarıyla ama tam rezaletti. Nasıl bulduğumu sormuştu, "fena değil ama şunlar şöyle olsa daha mı iyi olurdu sanki?" diye birkaç öneride bulunmuştum tüm tatlılığımla. Çok alınmış ve ben müzisyen olmadığım için "sen ne anlarsın ki zaten?" demişti. :P Hala amatör klipler çekiyor, sözü bestesi kendisine ait şarkılar yayınlıyor ve her biri bambaşka kalitesizlikte fakat karısı hepsinin altına "yine süpersin, müziğe farklı bir seviye getirdin, helal olsun, yüzyılın şairisin" gibi cümleler döşemiş. Bariz kötü ama hepsi.

Bir ara da stand-up yapmak isteyen bir sevgilim vardı. Ona "komik değilsin, oralara çıkıp kendini rezil etme" diyememiştim çünkü çok hevesliydi. Gösteri tarihinden önce neyse ki başka bir sebepten ayrılmıştık.

Böyle anlarda bazen şeyi düşünüyorum, beğenmesek de beğendim mi demeliyiz? Kalbi kırılmasın, mutlu olsun diye kusurunu söylememeli miyiz? Övesimiz yoksa da övmeli miyiz? Kendini geliştirme imkanı nasıl bulacak hep böyle yaparsak? Karşılıklı olarak birbirimizi beklemeyeceksek, hatalarımızı gün ışığını çıkarıp süpürmeyeceksek birlikte olmamızın anlamı ne?

Ha ben yine ne düşünüyorsam onu söylüyorum, sadece gerçekten beğendiğimde bunu dile getiriyorum fakat erkeklerin çoğunun beklentisi tam tersi gibi geliyor artık. Gelin bunu konuşalım.
0
moonie
(11.08.24)
Hocam senin ilk yaşadığın olay aslansın kaplansın övgü değil başka birşeydi

Ben stand up yapmak istiyorum diyen birine ama sen komik değilsin denmez

Ama biri gelip ya 5dk lık bir set hazırladım fikrini almak için sana göstereyim derse dürüstçe iyisine iyi kötüsüne kötü dersin

Yani insanların hevesini kırmaya gerek yok bu hayatta bir çok şeye heves ediyoruz bundan başka şeyler öğreniyoruz, senden fikir istenirse fikrini belirt :)
0
grimavi
(11.08.24)
@grimavi, benim olay övmekten ibaret değildi, biliyorum da bu övülme hali de pek hoşuna gidiyordu. Onun da büyük etkisi vardır diye düşünüyorum. Tarih yakın olunca örnem vereyim dedim. :P
0
🌸moonie
(11.08.24)
yani bence aslında içinizden gelmeden öveceğiniz insanla olmuyor, içinizden gelerek övdüğünüzle yürüyor zaten genelde. tersi de mümkün ama külfet ve yorar bir süre sonra. uyum meselesi kısaca. aynı perspektiften bakabildiğiniz, benzer şeyleri beğenebildiğiniz kişilere yönelirseniz içinizden gelmeyen şeyleri daha az yapmak zorunda kalırsınız diye bir teorim var :) he hiç mi beğenmediğimiz halde beğenmiş gibi yapmıyoruz? illa ki yapıyoruzdur ama iki tarafın uyumlu olduğu ilişkilerde daha az oluyor.
0
in vino veritas
(11.08.24)
Hayat her konuda bir formül uygulayacak kadar basit değil ne yazık ki.

İnsan ilişkide olduğu kişiden destek görmek ister. Bazen morali bozuk olur moralini düzeltmek için destekleyici şeyler söylenir. Bu durumda illa objektif olmak gerekmiyor. Amaç burada sizin eleştirinizi almak değil, desteğinizi hissetmek.

Ancak sizin yardımcı olabileceğiniz, uzman olduğunuz, fikir sahibi olduğunuz, yetkin olduğunuz bir konuda fikrinizi almak üzere sizden eleştiri bekliyorsa orada da objektif şekilde usulünce söyleyeceklerinizi söylersiniz.

Bu ikisi birbirinden çok farklı konular. Görünürde ikisinde de sizin görüşünüz soruluyor olsa da birinde destek bulmak hedefleniyor, diğerinde fikir almak.

Dürüst olacağım derken heves kırmanın, yüz düşürmenin ya da destek olacağım diye gaz pompalamanın bir anlamı yok. Her şeyin bir dengesi var. Nerede nasıl yaklaşmanız gerektiğine siz karar vermelisiniz.
0
akhenaten
(11.08.24)
Ben de tam olarak sizin gibiyim. Kötüyse kötü derim kalp kırmamaya çalışarak. Ama maalesef sürekli onay bekleyen insanlara ne derseniz deyin kalpleri kırılıyor. Benim eşim de onlardan biri. O yüzden artık kötü bulsam bile fikir belirtmemeye çalışıyorum çünkü üzülüyor hevesi kırılıyor vs. Yapacak bir şey yok sanırım fikirlerimi kendime saklayacağım.
0
sacrilegious
(11.08.24)
Sevgili insanın en yakınıdır. Yakınlık da samimiyet gerektirir. Şimdi ben onun yaptığı bir şeyi beğenmezsem ama çok beğenmiş gibi davranırsam o zaman o ilişki samimi bir ilişki olmaz. Belki bir konuda çok yeteneksiz ama inatla o şeyi yapmaya çalışırsa yeteneksizliğini benden duysun başkasından duyacağına.

Aynı şekilde o da bana söylesin. Sonuçta sevgilim olan kişiyle ilişkim samimi olsun isterim. Onun yanında kendim gibi olamayacaksam ne anlamı var? Bir söz var ya hani bir şeye, bir şey demek diye. Kaba olmasın diye yazamıyorum buraya.
0
rock n roll
(11.08.24)
insan gercekci degilse yuzune vurmak gerekir. ben bunu cok yapiyorum cunku bazi seyler bariz oluyor. insanlarin bazen ne kadar salak ve hayatin gerceklerinden bihaber olduguna inanamiyorum.
0
bohr atom modeli
(11.08.24)
Kötüyü görmek ya da iyiyi görmek biraz bizim elimizde. İnsan olarak negatifi görüp negatif üzerine konuşmaya daha yatkınız. Pozitife dönmek ve olumlu şeyleri görme algısı biraz pratikle gelen bir şey.
Bence sende bu durum mevcut. Her konunun negatifi pozitifi var aslında. Ama manitanla sadece negatif gördüğün şeyler hakkında feedback veriyorsan o zaman bi tık toksik kalıyor.

Ama bu durum insanınfarkında olup düzeltebileceği bir şey. Evrimsel olarak eşeştirel düşünmek bi tık daha öne geçirmiş bizi. Ama bu sesi bastırıp her şeyin iyi yanlarını da algılamaya başlamak gerekiyor.
İyi sanlarını formalite gibi kötü eleştiri öncesi anlatıya giriş olarak veriyorsan partnerine, ona da kimse inanmıyor işte. Karşı tarafla alakalı konularda iyi konuları görmeyi içselleştirmen lazım.


Ben eşimi az övüyorum. Biraz geliştirmeye çalıştığım bi şey. Negatifi sormadığında negatif bi şey söylemiyorum çoğuklukla. Hele performansını iyileştirmek gibi bi niyeti yoksa o zaman negatif şeyleri konuşmaya hiç gerek yok.
0
zimbirik
(11.08.24)
Yapıcı olmak kaydıyla olumsuz ve olumlu çok feedback veririm. Nudging yaparım.
0
gabe h coud
(11.08.24)
Ben genelde överim. Ama yalakalik olsun diye değil gerçekten ona hayran oldugum icin. Bu duyguya sahip olmadigim biriyle olmam zaten.

Stand up yapma komik degilsin demek cok ekstrem? Ben zaten cok komik bulmadigim biriyle birlikte olmam. Farzet ki ben gözümde büyütüyorum ve benim gazimöa showu yapmis olmamis aman bosver insanlar mal zaten falan derim. Ama gercekten böyle düsündügüm icindir bu. Aman özgüveni kirilmasin diye degil.

Bu kadar içten, pozitif düsündügüm ve bunu gösterdigim icin de seviliyor oluyorum acikcasi. Birine oran böyle, suyun söyle falan dersen karşıdakini sogutursun.
0
sonsuz
(11.08.24)
insan sevgilisine karşı biraz yapıcı olmalı sanırım. herhalde fazla rasyonalistsiniz. milletçe bir şeyler yapmaya çalışan insanlara karşı maalesef olumsuz tutumumuz var.

kendimden örnek verirsem, ender eroğlu yani norm ender bizim sokakta beraber top oynadığımız, problemli ergen portresiydi. çocuk kendi kendine bir şeyler yapmaya çalışıyordu müzikle ilgili filan ama ortaya çıkan şeyler çok saçma sapan düzeyde gibi geliyordu.
hatta ben böyle birisi olduğunu bile uzun süren unuttum açıkçası. fakat çocuğu etrafında birileri desteklemiş olmalı ki debelenip debelenip tanınmış, pek çok kişinin saygı duyduğu bir karaktere dönüştü.
belki de arada sizin gibi gömen sevgilileri de olmuştur, bilemeyiz. üst düzey icralar bir anda ortaya çıkmıyor.
0
adivar
(12.08.24)
kocasını gerçekten beğendiği için övüyordur belki de. beğenmediğini nerden çıkardın?

bir de cidden destek görmek için nasılım diye sorduğumda bana da partnerim şu şu özelliklerini geliştir filan dese bozulurum.
0
kaptan maydanoz
(12.08.24)
polaritede kadın erkeği övmez. o annesinin işidir.
erkeğe sadece yaptıklarının dişil üzerindeki etkisi ifade edilir.

örnek: kasların beni güvende hissettiriyor. sokakta elimi tutuyor olman bana güven veriyor. sofrayı toplamama yardım etmen beni mutlu ediyor falan gibi işte.

ne o aslansın kaplansın. sirkte mi yaşıyorlarmış :D
0
janderzel zartanyan
(12.08.24)
insanlara göz göre göre yalan söylememeli bence. şahsen ben o kadar rahat yalan söyleyebilen insandan korkarım. hem de birini kötü olduğu bir işte iyi olduğuna inandırmak destek olmak değil aksine kötülük. yalan söylememek demek de kırıcı olmak demek değil tabi ki. karşıdakini üzmeyecek bir tonda yapıcı geri bildirim verebilmek en ideali olur.

son günlerde twitter'da bir akım var mesela kadınlar çok kötü görünen bir kısır resmi atıyor sevgililerine nasıl olmuş diye soruyorlar. çok güzel olmuş aşkım gibi bir cevap verirse testi geçti falan diye paylaşıyorlar. çok şaşırttı beni bunun hoşa gitmesi gerçekten. bu kadar rahat yalan söyleyebilen birileriyle birlikte olmak istemezdim ben şahsen.
0
semaforo de medianoche
(12.08.24)
* eski sevgilinin amatör rock grubu vardı ve sahne alıyorlardı" ise demek ki hitap ettiği , beğenildiği bir ortam var. senin beğenmemen yada rezalet bulman kişisel zevklerinle ilgili olabilir. o anda kişisel zevklerin ve alışkanlıklarınla düşünüp hareket etmek yerine hayatındaki insanın ortaya koyduğu performansı anlamaya , o lezzete alışmaya çalışmak daha kıymetli geliyor bana.

ben müzik zevkine , damak zevkine hiç aşina olmadığım insanlarla vakit geçirip sonradan onların keyif aldığı şeylerden ben de onlar kadar keyif alabildiğim çok zamanlar hatırlıyorum.

ecnebi buna ; "acquired taste" diyor.
0
loch ness
(12.08.24)
(11)

doğum günü kutlama paradoksu

semaforo de medianoche
doğum günü için beklentilere giren biri değilimdir normalde. şimdi yaklaşık 10 aydır falan yakınlaştığım bir arkadaş grubum var iş yerinden. önden şunu da belirteyim gruptaki tek erkek benim 3 de kız arkadaş var. bu gruptan biri için 3-4 ay önce doğum günü yemeği düzenlendi yenildi içildi eğlenildi.
doğum günü için beklentilere giren biri değilimdir normalde. şimdi yaklaşık 10 aydır falan yakınlaştığım bir arkadaş grubum var iş yerinden. önden şunu da belirteyim gruptaki tek erkek benim 3 de kız arkadaş var. bu gruptan biri için 3-4 ay önce doğum günü yemeği düzenlendi yenildi içildi eğlenildi. benim doğum günüm de 23 temmuz, grupta başka bir arkadaşın da 27 temmuz x diyelim bu arkadaşa. böyle olunca ben herhalde ikimize ortak bir organizasyon ayarlanır zamanı gelince diye düşünmüştüm o zamandan. özel bir beklenti değil bu da yani madem böyle bir şey yapılıyor grupta aynısı herkese yapılır herhalde. hem de 2 doğum günü üst üste olduğundan 1 taşla 2 kuş vurulur daha rahat olur millete de dedim. neyse iş yerinde görüştük kutladılar doğum günümü, ofise pasta masta söylendi ama bir organizasyondan bahseden olmadı. bu arada 3 ay önce kutladık dediğim arkadaşın da dışarda yemeği ayrıydı ofiste pastası ayrıydı (bence ikisine birlikte hiç gerek yok o ayrı). ben de x'le konuştum onun bildiği bir şey var mı diye, bir de zaten grupta en yakın olduğum kişi x ayrı bir samimiyetim var onunla. o da baya şaşırmıştı duruma, üzgündü. olmadı biz ayrıca bir şey yapalım falan dedi garip geldi diğerlerinin tavırları ikimize de.

şimdi bunların üstüne birkaç saat önce yani cuma akşamı haftaya x için doğum günü yemeği yapalım diye bir mesaj geldi bana. 3 ay önce doğana yemek ayarlanıp şu an o topa girilmemesini de aklamıştım ben aslında kendi içimde. demek ki o zaman öyle bir moddaydı millet bu sıra değiller falan dedim kendi kendime. bir de o zamanlar iş dışında da sık görüşüyorduk gecelere kadar oturuyorduk son 3 aydır ofis dışında çok nadir görüşüyoruz. o da gruptaki bizi organize eden arkadaşın ilişkiye başlamasından kaynaklı aslında. ama şimdi ben bu duruma acayip fitil oldum yani aralarında 4 gün olan 2 kişiden 1'i için yemek verilip diğerine kutlayıp geçmek hakaret gibi bir şey. en başta dediğim gibi doğum günü hiç önemli değil benim için gerçekten de bu hareketin beni pek sallamamak gibi bir karşılığı olması canımı sıkan şey. bana sürpriz mi yapılmaya çalışılıyor diycem ama sürpriz niyeti olsa hiç söylenmezdi x'e doğum günü yemeği yapalım diye. ayrıca zaten bir yerde yemeğe gidilecek nihayetinde en geç 1 gün öncesinde söylemen lazım durumu, sürprizlik bir şey olmuyor bir yere gitmeli organizasyonda. öğlen atılan mesaja cevap veresim gelmedi hala mevzuyu anlamlandıramadğım için.

benim aslında napacağım belli ama sizin yorumunuz ne bu duruma ve siz somut bir karşılık verir miydiniz onu merak ettim? benim tepkim ve davranışlarım çoğunluktan çok mu farklı kaçıyor onu merak ediyorum aslında. ben gene 27'sini beklerim diye düşünüyorum tepki vermek için. saçma da olsa bir sürpriz ihtimali var hala ama ondan sonra duruma göre bakarım. bakarımdan kastım şöyle normalde insanlara küsen veya trip atan biri değilim normalde. sadece kırıldığım, canımı sıkan davranışları olursa birinin o kişinin o özelliğini not alır ona göre davranırım ben de. mesela yalanını mı yakaladım güvenmem bir daha ya da beni ekmeye mi çalıştı hiçbir yere çağırmam bir daha ama grupça görüşünce o kişiyle eskisi gibi goygoyumu yapmaya devam ederim aynı şekil. burada da arkadaşların 27'sindeki tavırlarına göre ilişkimi şekillendiririm. yüzlerine gülmeye devam ederim ama bende pek değerleri kalmaz.
0
semaforo de medianoche
(27.07.24)
1. "Ağaca dayanma kurur, duvara dayanma çöker, insana dayanma ölür, Tanrıya dayan O ne kurur ne çöker ne de ölür" derler. Keşke sıfır beklentiye yaşayabilen insanlar olabilsek... Ama adalet de olsa illa ki bir beklentimiz oluyor işte, olmak da zorunda çünkü burası dünya, burada hayat Cennet hayatı değil. Onun için adalet beklentisini, kendimiz âdil insanlarsak gayet de olağan ve makul buluyorum.

27'sinde olup bitenlere göre değerlendiririm ben de. Ama beklediğim adaleti görememişsem gülerek ve daannn diye "eee benim için doğum günü yemeğini ne zaman organize edeceksiniz bakalım, hediyelerinizi merak ediyorum" diyebilirim. Aslında hediyeleri hiç katmam işin içine, benim doğum günümü kutlamayı ne zaman düşünüyorsunuz diye sorarım ama.

Şahsen benim adalet duygum vardır, içgüdüsel bir adalet titizliğim vardır. Bunu sağlamayan insanlar gözümde değerlerinden epey kaybederler. Seni haklı buluyorum ve diğer arkadaşlarını da gevşek buluyorum, özür dilerim. Hepsini gevşek buluyorum, x dahil.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Arada kaynamış olabilir bir şekilde. Büyük tepkiler vermeye gerek yok ama şakayla karışık hatırlatılır sebebi öğrenilebilir. Bilinçli şekilde bunu yapmaları için senden nefret ediyo olmaları lazım çünkü
0
abuzer
(27.07.24)
Unutmuş olabilirler ya çok takılmayın bence.
Bende de eskiden vardı böyle şeyler benim doğum günümü kutlamayan insanınkini ben de kutlamazdım. Bir yıl o kadar yoğundum ki kendi doğum günümü unuttum :)
O günden sonra bıraktım artık bunları.

Bilmiyorlardır belki direkt bir tepki olsa ne bileyim davet edilmezdin en basiti.
Ben olsam söylerdim tripli değil de şaka yaparak araya beni de sıkıştırın derdim:):)
0
mutekebbir
(27.07.24)
"Takılmayın olur öyle" vs. diyenlere katılmıyorum. Ortada bir çifte standart var, o yüzden de böyle hissetmekte haklısınız.
0
crinix
(27.07.24)
Beklentiye girmeniz normal. Eğer doğum gününe bu denli önem verilen bir ekipseniz size ne yapacakları turnüsol görevi görür. Hafif sitemle sebebini sorardım ben. Bundan sonra sizin hayatınızda gerçekleşecek önemli şeylere de benzer kayıtsızlık ve ayıp olmasın yaa tarzı tepkilerle karşılık verebilirler.
0
black holes in the sky
(27.07.24)
3 kadın 1 erkek demişsiniz. Benim de iş yerimde 2 kadın 1 erkek böyle bir grubumuz var ve bazen erkek olanı sallamıyoruz. Çünkü böyle şeylerden sıkılır, istemez gibi geliyor. Erkeklerin kadınlardan daha az duygusal/beklentisiz olduğu kalıbı hepimizin davranışlarına işlemiş, toplumsal cinsiyet rollerini kanıksamışız hepimiz. En güzeli açık açık sorup rahatsızlığınızı dile getirmek. Zihin okuyamıyoruz maalesef.
0
ruhen hastayim ben
(27.07.24)
yanıtları okumadım ama erkek olduğunuz içindir. kadınlar böyle şeylere daha çok önem veriyor, erkeklerinki sallanmıyor. söyleyin benimkini niye atladınız diye, bunda bi şey yok.
0
deartheodosia
(27.07.24)
toplu cevap: kızların arasında daha farklı bir iletişim var tabi ve evet ben her şeyi onlar kadar takmıyorum bu tarz konularda ama bu kızı erkeği olan bir şey değil bence. yani x'e, y'ye, z'ye yemek verelim semaforo'yu salla gitsin durumuna takılmayacak bir insan var mı cinsiyetten bağımsız olarak sanmıyorum. hani başka planlarım olduğundan bahsederim dg için o zaman olabilir ama öyle bir şey de yok hatta onlarla takılıcaz nasıl olsa diye başkalarını geçiştirdim tam tersi. bir de dediğim gibi x'le birlikte kutlanabilecekken sadece onunkini kutlayıp benimkini es geçmek garip olucak biraz. unutulacak bir şey de değil çünkü kutladılar zaten ofiste. konuşucam tabi bu konuyu en kötü şakayla karışık falan söylerim bir şeyler muhakkak ama x dışındakilerin çok da rahatsız olacağını sanmıyorum.
0
🌸semaforo de medianoche
(27.07.24)
Xle bu durum hakkında dertleşmişsiniz. O yüzden sanırım ona yemek yiyelim dediklerinde, sadece benim değil semaforonunki de kutlayalım der, demeli. Yerinizde olsam ben de bozulurdum.
0
asteriks
(27.07.24)
geçmiş yaş günün kutlu olsun!!!

insan insanın kurdudur. ilk yapıldığı için ücret fazla gelmiştir. ayrıca 3 ay önceki fiyatlar arasında da fark arttı. susmayı tercih etmişlerdir.
0
janderzel zartanyan
(27.07.24)
kızlarıınn arasındaaa kıvırcııık lahanaaa.
abi ne işin var üç kadının arasında, öyle arkadaş grubu mu olur allasen. drag falan değilsen sal gitsin, muhtemelen onlar da senin salmanı bekliyorlar ondan böyle göz göre göre öküzlük yapmışlar. 27si geçti naptın merak ettim bu arada :))
0
titanyum22
(28.07.24)
(11)

Hoşlanılan kişiyi gözde çok büyütünce ne yapalım?

duygusalatasi
Onu kendimizden üstün görünce, hak etmediğimize inandığımızda mesela. Ve artık şöyle düşüneceğim, diyerek zihnimizden ve kalbimizden geçenleri hemen değiştiremediğimizde. Ne yapalım, ne düşünelim, kendimize ne diyelim de bu hislerden kurtulalım? Eğer önemi varsa benim hikayemde malum kişi bir erkek.
Onu kendimizden üstün görünce, hak etmediğimize inandığımızda mesela.

Ve artık şöyle düşüneceğim, diyerek zihnimizden ve kalbimizden geçenleri hemen değiştiremediğimizde.

Ne yapalım, ne düşünelim, kendimize ne diyelim de bu hislerden kurtulalım?

Eğer önemi varsa benim hikayemde malum kişi bir erkek.
0
duygusalatasi
(23.07.24)
Ama soylediq sana, bas geç uzun vadeli dusunme
0
abuzer
(23.07.24)
Böyle durumlarda bahsettiğin kişiye ya çok yaklaşacak ya da göremeyecek kadar uzaklaşacaksın. İki türlü de büyü bozulur. Esas soru, sen büyü bozulsun istiyor musun?
0
sekizdokuzon
(23.07.24)
S.çarken düşün
0
grimavi
(23.07.24)
Yan yana görenler genelde bana senin bu adamla ne işin var diyor aslında. Bahsettiğim bu değil. Benim kendi kafamda kurduğum ve dert ettiğim şeyler çoğu. Beni yetersiz mi görüyor acaba, kesin beğenmiyor gibi düşünceler.
0
🌸duygusalatasi
(23.07.24)
Kamu spotu = Her gün eski sevgilisini sözlükte halka açık şekilde tehdit eden ama kızın babasından korkup koşa koşa evden kaçan birinden yeterlilik dersi almayınız lütfen.

Kimseyi gözünüzde büyütmeyin hocam. Onlar sizi büyütsün.
0
ruhen hastayim ben
(24.07.24)
Gözde küçüleceğine büyüsün. İlişkiyi diri tutar.
0
gabe h coud
(24.07.24)
aranızda karşılıklı bir aşk varsa ve böyle bir eziklik tribine girip adama saçını süpürge etme kıvamına gelmek gibi bir psikoza girmiyorsan bir şey yapmana gerek yok bence öyle kalsın. ne güzel işte sen onu gözünde büyüt o da seni büyütsün gül gibi geçinip gidilir böyle.

yok senin sevgin tek taraflıysa ya da henüz bilmiyorsan karşı tarafın hislerini o zaman sıkıntı biraz bu karşıyı ilahlaştırma işi. kötü yanlarına odaklan onları tekrarla kendine derim ama ben bu moda geçince direkt soğuyorum karşıdan. ben daha kontrollü yaparım o işi dersen denenebilir ama zor bence onu başarmak. ortada bir şey olma ihtimali kalmadıysa bu moda geçmek lazım sanki o yüzden sizde durum ne aşamada bilmiyorum. eğer bir şey olma ihtimali varsa hala onun yerine kendi iyi yanlarına odaklanabilirsin. fiziksel ve karakter olarak pozitif özelliklerini düşün tekrarla kendine sık sık ve adamın seviyesine çıkar kendini bu şekilde.
0
semaforo de medianoche
(24.07.24)
sıçarken düşün +1 o da insan nihayetinde, maks ne kadar kusursuz olabilir ki? HELE DE BİR ERKEK... ayrıca ilişkide olduğun birini kendinden üstün görüyorsan özgüven ve özsaygı ile ilgili çalışmanı öneririm, en basitinden bu konularda yazılmış psikoloji kitapları okuyup sorununu kökten düzeltebilirsin.
0
Mossy
(24.07.24)
Bu konuda en sık kullanılan ve önerilen yöntem onu tuvalette kaka yaparken hayal etmek.

Eğer bu kişiyle bir ilişki içindeyseniz bu düşünceleriniz söyleyin. Size yeterince iltifat etmiyor, sizin hakkınızda düşündüğü güzel düşünceleri paylaşmıyor olabilir. Bunu söyleyince bol bol iltifat duyarak daha iyi hissedersiniz. Bundan sonra da bu konuda daha dikkatli bir partneriniz olmuş olur.

Eğer bu kişiyle ilişki içinde değilseniz onun da herhangi biri olduğunu kendinize hatırlatın. Kusursuz bir insan yok.
0
michael_knight
(24.07.24)
Nasilsa birakip gideceksin günün birinde, bunlari da düsün.
0
Yourcousinmarvinberry
(24.07.24)
Yorumum silinmis.. saygilar……
Bi daha yaziyorum


Ilk heyecan doneminde hormonlar ve duygular daha coskun oluyor, bunu bildiginde aslinda bunun hormonlardan kaynaklandigini kaniksadiginda bir tik normallesiyor. + daha once ilk zamanlarda gozunde buyutup aslinda oldugundan cok daha fazla gordugun ama sonra “bu muymus” dedigin insanlari bi aklindan gecir, bu da onlardan biri goreceksin. + kendine zaman tani. Heyecan bu. Mantiksiz bisi yapma tabii bu surecte.
0
mor oje
(24.07.24)
(9)

Ben neden hasta olmuş olabilirim?

la traviata
Yazlıktayım.İnanılmaz bir boğaz ağrısı, yutkunma sorunu ve ağrı ile devlet hastanesine gittim. doktorun başında yüzlerce hasta vardı, zaten bana da sıra 1,5 saatte geldi.hızlıca baktı ve enfeksiyon olduğunu, antibiyotik ve ağrı kesiciler yazacağını söyledi ve gönderdi. herhangi başka bir tektik yapı
Yazlıktayım.

İnanılmaz bir boğaz ağrısı, yutkunma sorunu ve ağrı ile devlet hastanesine gittim. doktorun başında yüzlerce hasta vardı, zaten bana da sıra 1,5 saatte geldi.

hızlıca baktı ve enfeksiyon olduğunu, antibiyotik ve ağrı kesiciler yazacağını söyledi ve gönderdi. herhangi başka bir tektik yapılmadı. ilaçları kullanmaya başladım.

4 şeyden şüpheleniyorum

1- günde belki en fazla 1-2 saat açık kalan klima.
2- denize gittiğimde (ege) soğuk da olsa her girişimde 1-2 saat denizden çıkmadan kalmam.
3- aldığımız-içtiğimiz sular. (sebil erikli, çay vs ise arıtmaya bağlı suyla yapılıyor.)
4- bir gece çok bunalmıştım ve iki pencere arası uyumuştum sabaha kadar. o gece de çok esiyordu.


Diyelim 1 haftada iyileştim. Neye dikkat etmem lazım bunlardan?

Siz nasıl önlemler alıyorsunuz bu tarz bir hastalık yaşamamak için? yaz vakti ilk defa böyle bir şey yaşıyorum. geçen gün izlediğim videoda doktorlar soğuk su içmek ve soğuğa maruz kalmak hasta etmez diyordu.


bonus olarak da boğaz yumuşatıcı tavsiyelerinizi alırım.

serin günler. teşekkürler.
0
la traviata
(23.07.24)
Geçmiş olsun.
Soğuk hasta etmez diyorlar evet de pratikte gayet ediyor. Bence vücut alıştığından fazla soğuğa maruz kalınca kendini korumak maksatlı ekstra çabalıyor bu da bağışıklık sisteminizin zayıflamasına ve var olan virüslere karşı güçsüz düşmene sebep oluyor.

Boğaz için önerim de şu:
Biraz bal, zencefil, limonu karıştırarak macun gibi yapıp yiyebilir veya bu karışımı içtiğiniz ılık içeceklere karıştırabilirsiniz.
0
Kediyi üzdün
(23.07.24)
Çok detaylı düşünmüşsünüz, ancak salgın var. Yakalananlar hep baş ve boğaz ağrısından şikayetçi. Son 2-3 haftada hasta olan birçok insan tanıyorum. Doktor da enfeksiyon var demiş zaten. Kapmamak için elimden geleni yapıyorum.
0
akhenaten
(23.07.24)
Hasta olmakla ilgili mızmızlanmıyorum aslında. Geçer elbet.

Fakat aynı salaklığı yaparak tekrar bu hale gelmek istemiyorum.

Bir süre soğuktan uzak duralım bakalım.
0
🌸la traviata
(23.07.24)
doktor enfeksiyon olduğunu söyleyince tatmin olmadınız mı da kendinize başka sebepler arıyosunuz?

Saydıklarınızın hiçbiri hasta etmez, mikroplar hasta eder. Birinden mikrop kapmışsınızdır. Cevap bu kadar basit. Ama hadi seçenek seçenek gidelim;

1- Klimanın bakımı ve temizliği yapılmıyorsa ve bakteri üretimi gerçekleştiyse belki bir ihtimal ama yine de sanmıyorum.
2- Denizin soğuk olması hasta etmez, deniz suyu da iyi bir sinüs temizleyicidir. Plajda hasta birisi varsa ondan kapabilirsiniz
3- Eriklide de, sebilde de bakteri olduğunu sanmıyorum.
4- İstediği kadar essin, boğazınızda enfeksiyon yapamaz.

Yani sonuç olarak muhtemelen başka birinden kaptınız işte :)
0
nundu
(23.07.24)
şu an salgın var +1.

çevremde çok hasta var böyle.

hatta covid'in değişik bir varyantının dolaştığı söyleniyor. ben ilk covid'i yaz sıcağında geçirmiştim mesela :/

çok şiddetli boğaz ağrısı kolay kolay denizden, klimadan olmaz. birinden ya virüs ya bakteri kaptınız muhtemelen.

ama tabii başkasından virüs / bakteri kaptığınızda bir de rüzgarda, soğukta falan kalırsanız bünye güçten düşüyor kediyi üzdün'ün dediği gibi.
0
la lykia
(23.07.24)
aynısı başıma geldi.
cumartesi sabahı bir uyandım yutkunamıyorum boğazımın acısından. dedim herhalde klima çarptı. ama sadece boğaz ağrısı var. sıcak bişeyler içip yumuşatmaya çalıştım geçer dedim ama geçmedi, dün doktora gittim çok kötü kızarmış ve iltihap olmuş dedi, antibiyotik, ağrı kesici ve gargara yazdı.

boğazınızı yumuşatmak için gargara alın. tantum verde gargara verdi bana, yaptıkça ağrı geçiyor.
0
veritaslibertas
(23.07.24)
nundu'nun dediği kısmen doğru ama kısmen de yanlış. evet bakteriler, virüsler bizi hasta eden ama bunlar neden bizi bazen hasta ederken bazen etmiyor bunun da sebepleri var tabi. kış günü saçınızı yıkayıp ıslak ıslak dışarı çıkıp bir yarım saat gezerseniz hasta olursunuz mesela çünkü bu mikroplar için elverişli bir ortam oluşturup direnmenizi zorlaştırıyorsunuz. saydıklarınız üzerinden gidersek:

1- normalde 1-2 saat klima o kadar da etkilemez ama bazı bünyeler ekstra hassas olabiliyor klimaya. bir de nasıl çalıştığı önemli çok güçlü ayarda direk ağzınıza ağzınıza estiriyorsanız mesela o zaman farklı.

2- soğukken denize girmek ve hem de uzun kalmak hastalığı tetikleyebilir evet. sanırım üşüme hissetmiyorsunuz ki uzun uzun kalıyorsunuz ama yapmasanız daha iyi. yaparsanız da hemen ılık bir duş alıp çok iyi kurulanın.

3- hazır sularda bir sıkıntı olmaz, arıtma suda da olmaması lazım zaten çayda kaynatıyorsunuz bir de. bunda sıkıntı olduğunu sanmıyorum hazır suların enfekte olması durumunda çok daha toplu bir salgın olur zaten.

4- ceryanda saatlerce uyuyup hasta kalmamak için taş gibi bir bağışıklığa sahip olmak gerekiyor sanırım.

özetle yazdıklarınızdan en kaçınılması gereken maddeler 4 ve 2.
0
semaforo de medianoche
(23.07.24)
Ben 2 hafta önce boğaz iltihabı olmuştum doktor bulaşıcı birisinden kapmışsın dedi.
0
komando kani var bende
(23.07.24)
tüm cevapları özenle okudum. bir çoğuna da dikkat edeceğim.

ama insan sevdiği şeyden (ki sebep onun olup olmadığı da belli değil) feragat istemiyor ilk hasta olduğu anda.

mesela denizde ilk girişte en az 1-2 saat olmak benim için terapi gibi. tek başına düşünmek, kurmak veya çevremden birileriyle sohbet etmek. bundan feragat etmek istemiyorum.
fakat bir süre klima kullanılmayabilir o sorun değil.

yakın zamanda çok yakından bir temizlik ürünü solumadım bundan olduğunu düşünmüyorum @geveze.

bu cevaplardan ve öğrencilerimin ailelerinden geri dönüşlerinden anladım ki bu ara bu sorunu yaşayan çok.
geçmiş olsun herkese.
0
🌸la traviata
(23.07.24)
(4)

çok fazla medikal durumum var ve bu sinirmi bozuyor artık

semaforo de medianoche
tamam öyle büyük bir rahatsızlığım yok ama küçük küçük o kadar fazla şey var ki hayat yaşanmaz kılınmaya başladı gibi hissediyorum. yaş da 30 bu arada. liste şu şekilde:-seboreik dermatit (10 yıldır şiddetli şekilde devam ediyor sağolsun hiç yalnız bırakmıyor beni), -saç dökülmesi, -yüksek taban (dü
tamam öyle büyük bir rahatsızlığım yok ama küçük küçük o kadar fazla şey var ki hayat yaşanmaz kılınmaya başladı gibi hissediyorum. yaş da 30 bu arada. liste şu şekilde:

-seboreik dermatit (10 yıldır şiddetli şekilde devam ediyor sağolsun hiç yalnız bırakmıyor beni),
-saç dökülmesi,
-yüksek taban (düz tabanın tersi),
-alt çene biraz arkada ameliyat dediler ona da ama olmayı düşünmüyorum görünüş olarak öyle bariz bir sıkıntı yok,
-her çeşit fıtık (göbek fıtığı ameliyatta düzeltildi, kasık için de 1 yıla falan ameliyata girmeyi düşünüyorum, bel ve boyun ciddi seviyede değil şu an),
-omurgada asimetri (skolyoz değil ama asimetrikmiş omurgam mesela sol omuz başım sağdan az bir şey yukarda gibi. tek başına bir şey değil bu ama fıtıklar falan solda oluşuyor bende hep oraya yükleniyormuşum bu asimetri yüzünden),
-içten olan burun eğriliği (bu nerdeyse herkeste var gerçi baya tanıdığım ameliyatını oldu bunun),
-diş etlerinde genetik bir problem normal birine göre çok daha fazla diş taşı oluşumu oluyor o yüzden azami dikkat göstermem gerek yoksa çok hızlı şekilde diş kaybedilirim,
-göz tansiyonu (şu an ilaç kullanmıyorum ama düzenli kontrole gitmem gerek),
-oldukça hafif seviyede de olsa bir el titremesi de var,
-damarlarım inceymiş bir de sanırım 2 dk bağdaş kursam acayip uyuşur bacaklarım. milletle birlikte oturduğumuz yerden birlikte kalkarız herkes normal yürür ben 2 dk uyuşmanın geçmesini beklerim yürüyebilmek için,
-son olarak da iç basurumun olduğunu öğrendim,
-bir de bağırsaklarım fazla kıvrımlıymış onun özel bir adı var mı bilmiyorum da gevşetmek için ilaç verdi doktor.

annem babam da sağlıklı insanlar genel olarak yaşlandıkça bazı ufak tefek sıkıntıları çıktı birçok insan gibi ama benim yaşlarımda falan böyle şeyleri yok pek. evet belki yukarda saydıklarımın hiçbiri aşırı ciddi değil ama hepsi küçük küçük rahatsız edici sinir bozucu şeyler ve bu kadarı bir araya gelince gerçekten sinirim bozulmaya başladı ve kendimi yarı sakat gibi hissediyorum artık. abartıyor muyum acaba yoksa gerçekten sağlıklı denebilecek insanlar arasında en şanssızlardan biri miyim nedir anlamadım.
0
semaforo de medianoche
(22.07.24)
Bir kere "alt çene biraz arkada" diye ameliyat edilmez, önde diye de ameliyat edilmez. Bunu geç, tamamen kendine ameliyat çıkarmak için yapılmış bir konuşma bu.

Yüksek taban için kendine alabildiğine özen göstermen lazım, çok yorulmayacan, uygun ayakkabı ve terlik giyecen vs. Genetik zaten, bunu da geç.

Seboreik dermatit, saç dökülmesi, göz tansiyonu ve iç basur yaşama düzenini ve beslenme anlayışını değiştirip doğruyu uyguladığında %90 düzelecek şeyler. Çözümü var yani.

Omurgada asimetri, içten burun eğriliği, diş eti problemleri ve bağrsak kıvrımlılığı... Bunlardan birinin veya hepsinin yine kendilerine iş çıkarmak için uydurdukları bazı şeyler olup olmadığını bilmiyoruz.

Bir de sanırım sağlık konusunda çok hassaslaşmışsın, sürekli her yerinden ses geliyormuş gibi hissediyorsun anladığım kadarıyla. İnsan tepeden tırnağa bu kadar sıkıntı yaşayınca doğal olarak bu hale gelir, normal bu.

Ben 42 yaşındayım sana sıkıntılarımı saysam ve buradan birkaç kişi daha saysa "ben genelden çok farklı değilim" dersin. Evet şu bilim çağında bu kadar hastalık yaşamak da neyin nesi ama şu anki gerçeklik bu.

Bak sen ne yap: Uykularını düzene sok, mutlak değişmez kural koy kendine, gece en geç 12:00'de derin uykuya geçmiş olacam de (bu da en geç 23:30'da yatmış olmayı gerektirir), sabah vakitlice kalkıp güneşle selamlaş her gün, acıktıkça ye ve doğru beslen, yeterli hareketini eksik etme, temiz havanı suyunu mutlaka al, psikolojik sağlığına hizmet edecek güzel şeyler de yap (aileyle iyi ilişkiler kurmak, doğru mesafe oluşturmak, işini iyi yapmak, helal kazanmak, dedikodudan uzak durmak, arkadaşlarla veya tek başına güzel faaliyetler, tiyatro sinema konser, kitap okumaca hobi yapmaca vs)

Bunların sonucunda yeterince iyi hale geleceksin diye düşünüyorum. bazı şeyler genetik miras kalıyor, olduğu gibi kabul etmekte fayda var. Sözlük'te gedik ahmet pasha nickli bir doktor arkadaş var bir trafik kazasıyla vücudunun belden aşağısı felç kalmış, adam 40 yaşında ve 10 yıldır böyle. Allah korusun böyle şeyler de olabilirdi. Mevcut iyiliğinin tadını çıkarmak da mümkün.

Konuşmak istersen mesajlara buyur gel.
0
muhayyer divan
(22.07.24)
@titanic kemancısı: listeye bakınca sorunlarımın çoğu omurgasal gibi aslında hocam. daha bugün profesör bir gastroentrologdaydım kolonoskopi falan oldu en son orada bunlar çıktı işte onun sıkkınlığıyla yazdım zaten bunu da. verdiği ilacı kullanıcam bakalım.

@muhayyer divan: normalde dişlerin birbirine basması lazım benim üst dişler öne gelip alt dişleri kapatıyor tamamen. telle tedavi oluyor aslında bu durum ama tellik seviyenin ötesinde dendi benimki için. sağlıklı sindirim, uzun vadeli ağız diş sağlığı ve çeneden başlayan omurga için tavsiye edildi ama zor bir ameliyat olduğu için düşünmüyorum olmayı. diğer kendilerine iş çıkarmak için mi acaba dediğiniz şeyler de net aslında burun eğriliği için semptomların artmazsa bence ameliyata gerek yok dedi zaten doktor ve bu neredeyse bizim millettin hepsinde var az veya çok seviyede, diş eti olayını ablamın birkaç dişini kaybetmesi sonucu öğrendim onda konuyu iyice araştırdılar bir adı vardı durumun da unuttum. ben de diş etlerinden hep sıkıntı yaşadım ve ücretsiz olarak gittiğim diş hekimi arkadaşım hep diş taşı durumumun çok sıkıntılı olduğunu söylerdi sonra ablamda genetik denen durumu söyleyince bende de ondan şüphelendiğini söyledi. yılda 1 diş taşı temizlemeye gitsem bile normal bir insanın temizliği 1 bilemedin 2 seans sürerken benim temizlik 3-4 bol kanlı zorlu seans şeklinde geçiyor. açıkçası kendime sıkıntı aradığımı sanmıyorum. listede bir damar inceliği bir de omurga asimetrisi dediğim durumlar dışında hepsi çok somut tetkikleri olan durumlar zaten. o ikisini de gene doktorlar söyledi ve bir ek kazanç durumları da yoktu bunları söylemekten bilemiyorum.

"Ben 42 yaşındayım sana sıkıntılarımı saysam ve buradan birkaç kişi daha saysa "ben genelden çok farklı değilim" dersin. Evet şu bilim çağında bu kadar hastalık yaşamak da neyin nesi ama şu anki gerçeklik bu."

aslında benim merak ettiğim kısım da bu zaten. yani bende yakın yaşlarımdakilerin ortalamasına göre çok daha fazla mı sağlık sıkıntısı var yoksa biraz fazla olsa bile o kadar da fazla değil mi benim gibi çok insn var mı nedir bunları merak ediyorum.
0
🌸semaforo de medianoche
(22.07.24)
sen doktora çok gitmişsin. muhtemelen özele.

bu ülke söz konusu olunca 30 yaş için hepsi normal. italyaya yerleşip seboreik dermatiti düzelen insan biliyorum. sd'nin olayı eminim sen de biliyorsundur ki gluten. ama gluten var gluten var. italyada her gün sandviç yiyerek sd geçirdi benim arkadaş. yapacak bir şey yok.
0
titanyum22
(22.07.24)
yoldan 10 kisi cevirsen 8inde bu yazdiklarinin cogu vardir.
didikledikce baska seyler de cikacaktir, didiklemeyi ve mukemmelliyetciligi birak.
0
cooperr
(22.07.24)
(8)

tenise başlamak istiyorum

nathanieltroy
selamlar. hiç spor yapmayan biri olarak en azından hafta sonları bir şey yapmak istiyorum. tenis ezelden beri çok eğlenceli geliyor ama ilk kez oynama isteği oluştu. fakat biraz korkuyorum. çünkü yapabilir miyim bilmiyorum. ben genel olarak toptan falan korkan biriyim, sanki vururken topu tutturamaz
selamlar. hiç spor yapmayan biri olarak en azından hafta sonları bir şey yapmak istiyorum. tenis ezelden beri çok eğlenceli geliyor ama ilk kez oynama isteği oluştu. fakat biraz korkuyorum. çünkü yapabilir miyim bilmiyorum. ben genel olarak toptan falan korkan biriyim, sanki vururken topu tutturamazmışım falan gibi geliyor :) belki çoğu yeni başlayan için öyledir zaten ama sormak istediğim şu: tenis herkesin iyi kötü öğrenebileceği bir spor mudur? bi yandan kolay gibi bi yandan da başlayınca zor olurmuş gibi görünüyor. en azından bi arkadaşımla hafta sonları düzgün oynayabilecek seviyeye gelebilir miyim çok zorlanmadan? kişisel yeteneklerin de etken olduğunun farkındayım tabii, herkes için farklıdır mutlaka ama ortalama biri için soruyorum.
0
nathanieltroy
(15.07.24)
Tenis ciddi kondisyon ister söyleyim.
0
numlock
(15.07.24)
Bir süredir tam olarak aynı kafadayım.
Ama kendime çok güvenmediğim için tenis değil de squash kararı aldım.
Hatta az önce decathlona gidip squash raketi ve topu aldım.

Bence tenisten çok daha iyi, birine ihtiyacın yok bir kere, yanında arkadaşın olmasa bile tek başına yapabilirsin. Bence bunlar avantaj.
Bir de benim amacım öyle profesyonel devam etmek falan değil hayatıma hareket katsın diye heves ettim.
0
mutekebbir
(15.07.24)
Tutuş, vuruş tekniklerinin (kendi kendine değil, ders alarak) çok iyi öğrenilmesi gereken,
Çok iyi ısınmanın ihmal edilmemesi gereken (gerçi bu her spor için geçerli ama teniste daha önemli)
(Bence ) belirli bir yaştan sonra heves edilmemesi gereken bir spor.

Genellikle elit kesimin tercih ettiği, sosyalleşmenin çok kolay olduğu kaliteli insanlarla tanışmanın yolu. Güzel bir spor.

Kapının anahtarını kilitte çevirebilmenin ne büyük bir nimet olduğunu insana öğreten tenisçi dirseği hastalığının çok kolay kapılabileceği bir spor.
0
Mirket
(15.07.24)
42 yaşında tenise başlamış biri olarak söyliyim mutlaka sizin seviyenizde birileri olacak ve onlarla oynayacaksınız, sonuçta şampiyon olmak için gitmiyorsunuz spor için gidiyorsunuz ve bence yapılabilecek en mantıklı seçeneklerden biri. korkmanız gereksiz, bi şort bi spor ayakkabı çok da pahalı bir spor değil.
0
ravenudon
(15.07.24)
Pilates dersinden, pt dersinden daha uygun. 2 sene yaptım. Tavsiye ederim.
0
gabe h coud
(15.07.24)
yaparsınız. bir hocadan ders almanız gerek. paketler genelde 10 saat oluyor. tam hatırlamıyorum ama 5-6 dersten sonra kendi seviyemdeki arkadaşlar ile oynamaya başlamıştım. partner bulmak biraz sıkıntı olabiliyor. bunun için de bu işi size yakın bir kulupte başlayarak çözebilirsiniz. kulupte hocalar ders verir ayrıca başlangıçta raket vs de almanıza gerek kalmaz. sonra hoca ile beraber size uygun bir raket seçersiniz.
0
surprise
(16.07.24)
İçinden bile geçersin hocam , az kendine güven ya.

İmkan varsa özel ders , yoksa belediyelerin kursu bile olur. (Belediyelerin kursları kalabalık oluyor biraz) ; varsa etrafınızda 8-12 ders arası özel ders veren biri , işinizi görür. Ben özel dersin de 4lü gruplar halinde alınması taraftarıyım gerçi , pahalıya gelmesin.

Gelişiminiz olacak , her türlü öğrenirsiniz. Ancak tenis ayakkabısı almanızı tavsiye ederim.
0
ketcapli dondurma
(23.07.24)
ben koşu bandında ya da dışarda bir yerlerde dümdüz koşmaktan nefret ediyorum. kondisyon ve fitlik kazanmak için böyle sağlam fiziksel aktivite yaptıracak bir oyun lazım diye düşünürek başlamak istedim. bir arkadaşla gittik direkt oynamaya başladık o daha önceden oynamış bir dönem yetenekli de birisi, benim ilkti. maalesef sizin dediğiniz gibi oldu topu tutturamadım bazen, tutturduğumda da auta attım genelde. öyle olunca pek zevkli olmadı o yüzden bir daha gitmedim ama belki hocadan ders almaya gitsem daha farklı olurdu bilemiyorum. ben masa tenisinde de hiç iyi değilimdir bu arada gözlemlediğim kadarıyla masa tenisinde iyi olanlar bunda da yetenekli oluyor. bilardo, dart, bowling gibi isabet gerektiren sporlarda fena değilimdir aslında çok iyi olmasam da kötü de değilim ortalamayım diyeyim onlarla alakası yokmuş demek ki.

enteresan şekilde çok iyi servis atıyordum yalnız duran toplara iyi vuruyorum diye şakasını yaptım ama karşıdan gelince sıkıntı oluyordu.
0
semaforo de medianoche
(23.07.24)
(2)

su bazlı güneş kremi (seboreik dermatitlerin yüzüne sürebileceği)

semaforo de medianoche
bende seboreik dermatit olduğu için yüzüme yağlı bir şey sürmemem lazım. su bazlısı da var sanırım bunların bu durumda hangisini önerirsiniz?
bende seboreik dermatit olduğu için yüzüme yağlı bir şey sürmemem lazım. su bazlısı da var sanırım bunların bu durumda hangisini önerirsiniz?
0
semaforo de medianoche
(09.07.24)
Seboroik dermatit olan biri için Doktor reçete etmişti

EAU Thermale Avene SPF50
0
Mirket
(09.07.24)
@mirket: gördüğüm kadarıyla su bazlı gibi bir ibare yok bunda cilt tipi olarak da yağlı cilt dememiş hatta şaşırdım o yüzden ama araştırayım bunu bir teşekkürler.
0
🌸semaforo de medianoche
(09.07.24)
(6)

Göğüste kabuğumsy kızarıklık ve kaşıntı

oldz
Randevu bulamıyorum arkadaşlar cildiyeye, belirtiler kaşıntı okuyor arada sırada tam olarak değil ama ince bir kabuklanma durumu da var, hangi kremi kullanmak lazım geçmesi içn?
Randevu bulamıyorum arkadaşlar cildiyeye, belirtiler kaşıntı okuyor arada sırada tam olarak değil ama ince bir kabuklanma durumu da var, hangi kremi kullanmak lazım geçmesi içn?
0
oldz
(29.06.24)
Egzamadır. İnce ise Bepanthol Sensiderm dene.
0
prole
(29.06.24)
sadece göğüs ortasında mı var? seboreik dermatit muhtemelen ama orada olup yüzdeki t bölgesinde olmaması ilginçmiş. egzama denilen şeyin asıl adı atopik dermatit ellerde kollarda çok olur. seboreik dermatit ise yağlı egzama diye de geçer vücudun yağlı bölgelerinde olur. göğüsler, t bölgesi, saç derisi gibi. sizde azsa bepanthol sensiderm alıp yatıştırabilirsiniz. çoksa kortizonlu kremler var (ketoral) onlardan kullanmanızı öneririm ama onları sürekli kullanamıyorsunuz prospektüsünü iyi okuyun max 5 gün falan üst üste kullanım süresi.
0
semaforo de medianoche
(29.06.24)
Fotoğraf çekip koysan daha iyi anlaşılır da, sadece sıcaktan isilik bile olabilir o.
0
muhayyer divan
(29.06.24)
sedef olabilir. dermovate, temetex gibi kremler var ama kortizonlu. isterseniz önce nemlendirici kullanın. nivea, neutregena gibi markaların.
0
tabudeviren
(29.06.24)
Seboreik dermatit, Dermovate merhem. İnce bir tabaka şeklinde uygulayın fazla sürmeyin sürdükten 10-15 dk sonra peçete ile silin veya yıkayın yıkarken de ketoral tarzı bir şampuan kullanabilirsiniz günlük duş almayı ihmal etmeyin ve kesinlikle ilaç sürdükten sonra o bölge güneş görmemeli
0
apocalipy
(29.06.24)
Herkese teşekkürler arkadaşlar, bepanthol sensiderm kullandım 3. Gün ne kızarıklık ne de kaşıntı kaldı
0
🌸oldz
(04.07.24)
(4)

Dönerin içine ne konabilir?

armagan abanuz
Konumuz tavuk döner. Değişik tarifler arıyorum. Mesela çıtır soğan güzel gidiyor dürümün içinde. Başka neler eklenebilir?
Konumuz tavuk döner. Değişik tarifler arıyorum. Mesela çıtır soğan güzel gidiyor dürümün içinde. Başka neler eklenebilir?
0
armagan abanuz
(23.06.24)
2 yemek kaşığı tahin
2-3 yemek kaşığı yoğurt
1 diş sarımsak
1/2 adet limon suyu

Savurma sosu icin bu tarifi yazmislar bayiliyorum<3
0
ala09
(23.06.24)
Hiçbir fikrim yok ama özellikle Lübnan ve Suriye yemeklerini bence bir araştırın, çok iyi tavuk yapıyorlar. Fikir edinebileceğiniz şeyler bulabilirsiniz.
0
10551037
(24.06.24)
yunanistan'da almanya'daki dönerlerde içine konulanlara bakabilirsiniz onlar bizden biraz farklı şekilde tüketiyor. gerçi oralarda tavuk döner diye bir şey var mı sadece et mi yapıyorlar bilmiyorum ama yunanlar mesela bizim cacığın biraz daha yoğurt kıvamına yakın olan bir versiyonunu koyuyolardı galiba. sos olarak bir sürü şey yapılabilir zaten tavuğa giden tüm soslar sanırım tavuk dönerin üstüne de yakışır. tavuk dünyası, sayrem gibi yerlerin menülerine bakabilirsiniz oralarda zaten tavuk sabit sosu değiştiriyorlar o soslardan damağınıza uyanlardan evde yapabileceğinizi veya alabileceğinizi seçip deneyebilirsiniz. salataya konulan bazı sebzeler de denenebilir sanki mesela ince doğranmış nar ekşili mor lahana koysan biraz fena olmaz gibi geldi şu an tamamen farazi konuşuyorum yani denemek istersen denenebilecek çok şey çıkar manasında. bazı baharat karışımları da denenebilir.
0
semaforo de medianoche
(24.06.24)
sence guacamole gider mi dersin? daha once hic duymadim, gormedim.
0
Sour
(24.06.24)
(21)

Sigaraya baslamam lazim

tantamount_to_equivalent
Dunyanin en sacma, en ergen sorusu olacak ama sigaraya baslamam lazim. 2 haftadir sabah aksam adini sayikladigim, sirilsiklam asik oldugum kizla isyerinde molalarda yaninda olabilmek icin sigaraya baslayacagim. Kendisi icmiyor ama arkadaslari var, o sayede o ortamda bulunabiliyor, ben oyle icmeden y
Dunyanin en sacma, en ergen sorusu olacak ama sigaraya baslamam lazim. 2 haftadir sabah aksam adini sayikladigim, sirilsiklam asik oldugum kizla isyerinde molalarda yaninda olabilmek icin sigaraya baslayacagim. Kendisi icmiyor ama arkadaslari var, o sayede o ortamda bulunabiliyor, ben oyle icmeden yanlarina giremem. Gunde 1-2 dal icebilsem yeter, baska icmem zaten. Hangi marka iyidir, havalidir, hangi paketten alayim? Yarin parkta alistirmaya yapacagim, pazartesi icerim yaninda:) Oksurme, balgam falan olmaz insallah, sonra rezil olmayalim. Cok ciddiyim, nasil basliyoruz bu merete?
0
tantamount_to_equivalent
(22.06.24)
Sigara icmeyen insanin yaninda sigara icersen o sevdaya elveda de.
0
floydian
(22.06.24)
Kelimeler kifayetsiz. Sigara kurtulunması çok zor bir zıkkım. Günde 1-2 tane ile kalmayacaksanız muhtemelen. Başka bir yol düşünün. Kadının sizi sigara içtiğiniz için reddetmesi olasılığını da göz ardı etmeyin.
0
auroraaurora
(22.06.24)
Hayatın boyunca ne kadar aptalmışım diye hatırlayacağın günler yaşıyorsun.

En aptalca sebepten sigaraya başlayan adam olarak tarihe geçebilirsin.
0
Mirket
(22.06.24)
Yas kac 12 mi? Al bi eline kahve katil aralarina, niye olmadigin bi insan gibi davraniyorsun?
0
Feriyaanim
(22.06.24)
@Mirket Niye aptalca sebep olsun hocam ask iste, var mi otesi? Millet ask icin katil oluyor, daglari colleri asiyor bizim sigara mi cok oldu simdi:) Hayatimda 2. kez gercekten asik oldum belki de sondur.

@Feriyaanim 35'e merdiven dayadik
0
🌸tantamount_to_equivalent
(22.06.24)
"Dunyanin en sacma, en ergen sorusu" %100 haklısın.
"2 haftadir sabah aksam adini sayikladigim, sirilsiklam asik oldugum kız" için böyle bir merete başlanmaz.
"Kendisi icmiyor"sa sigara içen bir erkek olarak büyük ihtimalle eksiden başlarsın.
"icmeden yanlarina giremem", gayet girebilirsin, al eline bir bardak çay kahve gir.
"Gunde 1-2 dal icebilsem yeter, baska icmem zaten" dünyanın en büyük yalanı, hiç bir zaman 1-2 dalda kalmaz.
"Yarin parkta alistirmaya yapacagim, pazartesi icerim yaninda" bir günlük alıştırma kurtarmaz, rezil olursun.
"35'e merdiven dayadik" şok oldum, bu yaşa iyi gelmişsin.
0
hrskrs
(22.06.24)
Başlama. Kızı bırakır, sigaraya devam edersin.
0
sekizdokuzon
(23.06.24)
Yanına gidip direkt senden hoşlanıyorum desen daha az saçma olur.

Sigara dışında bir yol bul bence.
0
Cesario
(23.06.24)
Vozol markalı elektronik sigaralardan alın. 12000 çekimlikleri öneririm. Mentollü, elmalı vs aromalıları var. Öksürme ve bağımlı olma ihtimalinizi minimize etmiş olursunuz. Arkadaşla sohbeti ilerletebildikten sonra da rafa kaldırırsınız.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(23.06.24)
Birisi bana böyle bir sigaraya başlama hikayesi anlatsa inanmazdım, bir insan bu kadar saçmalayamaz derdim.
Ayrıca kız içmiyorken kız için sigaraya başlamak, sonrasında kızdan "küllük gibi kokuyorsun öte git" cümlesini duyma riskini almak da ne bileyim, garip.
Sigaraya başlayan insanların %90'ı "arada bir yakarım o kadar ya, ben bağımlı olmam" diyerek başlamış insanlar.
Valla çok enteresan bir soru.
0
pianeta
(23.06.24)
@floydian +123456789

Kendine yapacağın en büyük kötülük olur, saçmalamamalısın.
0
muhayyer divan
(23.06.24)
Yani sigaraya para, zaman ve sağlık harcayacağına o kaynakları cesaret edinmek için harcasan çok büyük sonuçlar alırsın. Kızla yakınlık kurmak için onun içmediği şeyi niye içesin ki? Ya senden hoşlanmazsa? İçtiğinle kalırsın, resmen saçmalık bu. Ayyy.
0
muhayyer divan
(23.06.24)
Elektronik sigaradan da lütfen ayrıca uzak dur, akciğer hava keseciklerini birbirine yapıştırarak söndürdüğü ve bunu gerçek sigaradan daha çabuk yağtığını göstermişler. Lütfen. Çok saçma bu ya. Yaş 35 lütfen biraz cesur olur musun artık?
0
muhayyer divan
(23.06.24)
Vazol vb olmayan kendin dolum yapabileceğin düzgün bir elektronik sigara al ve bu cihazda sadece nbase denilen 0 nikotin ve aroma içermeyen vg/pg karışımını tüket minimum zararlı duman ihtiyacı karsilayici budur, onun dışında kesinlikle tütün ve tütün mamulu nikotinli aromali urunler vs tüketme kendine en büyük ihaneti etmis olursun (2 ay önce 24 yıl içip sigarayı tamamen bırakmış ve ben senelerce ne büyük aptallık etmişim diyen adam konuştu)
0
apocalipy
(23.06.24)
Kısa parliament
0
optimistbakunin
(23.06.24)
kendisi icmeden dahil olabiliyorsa sen neden icerek dahil oluyorsun anlamadim
0
foster
(23.06.24)
Diğer sorularınıza baktım, troll gibi durmuyorsunuz. Bu düşünce yapısıyla 35 yaşına kadar iyi gelmişsiniz yorumuna katılıyorum. "kendisi içmiyor ama o ortamlarda bulunabiliyor" demişsiniz. alın kahvenizi elinize girin işte o ortama bunu engelleyen ne var?

Sigara çok kuvvetli bir bağımlılığa sahiptir. Hem fiziksel hem de sosyal olarak. Bırakması çok zordur. Hayatınızın geri kalanını bu tarz hareketlerle sıkıntıya sokmanız sizin için iyi olmaz.
0
pispinti
(23.06.24)
niye bu kadar garipsenilmiş bu soru anlamadım. iş yerlerinde sosyallik için en önemli şey sigara molaları sigara içmeyen birisi 5-0 geride başlıyor ortama. şahsen ben de içmiyorum ama molaya inerim yine de. çok yakın değilsen inen ekibe seni çağıran olmuyor senin de molalara inmen fark etmiyor senden daha uzak oldukları birisini bile sigara için çağırırlarken seni unutabiliyorlar içmiyor diye düşündükleri için. başlarda hep tek başıma iniyordum o yüzden sonra birkaç kişiyle yakın arkadaş olduğum için artık önemi kalmadı her türlü çağırıyorlar ama sigara içiyor olsaydım çok daha rahat ve hızlı kurabilirdim o yakınlığı ilk 1 yıl ciddi yalnızlık çektim mesela. önceki iş yerimde çok daha kötüsünü yaşadım sigara içsem farklı olabilirdi orada da gibi düşünüyorum bazen. yani iş yerinde ortama girebilmen için en kolay ve hızlı yol sigara içmek diğer türlü biraz zor ve biraz da şansa kalmış oluyor.

soruya gelirsem bence ilk başta kahve mahveyle in yanlarına selam ver. baktın 1-2 indin kahveyle olmuyor vozol mozol öneririm.
0
semaforo de medianoche
(23.06.24)
sosyallik için sigara mı içilir?

ben 28 yaşındayım hiç sigara içmedim. 10 arkadaşım daha var benle yaşıt ve hiç sigara içmemiş. asla da içmeyiz.

yine de iş yerinde arkadaş bulabiliyoruz. sigara molasına asla çıkmam ben. üstüme siner, nefret ederim.

sigara içmeyen biri olarak sigara içen biriyle ciddi düşünemem. evlenilmez o adamla. evi kokutur. kendisi kokar. öpüşülmez bile. iğrenç.

sizin kız da içmiyormuş, böyle düşünebilir.

böyle saçma bir sebepten sigaraya başlamak hata. sigara başlamak genel olarak hata.
0
art cat chocolate
(23.06.24)
ulan bu duyuru ana, babadan beter, icmiyorum anasini satayim:)
0
🌸tantamount_to_equivalent
(24.06.24)
içerde yaq

git kıza en iyi muhabbet sigara bölümünde oluyor, sen de içmiyorsun filan
0
bir soru sorcam
(24.06.24)
(14)

gaza getiren şarkılar

yetkili birine benzeyen abi
athena-arsız gönül gibi gaza getiren şarkılar neler var?ben mesela! uçarım mesela! yerlere göklere sığamıyorum!gibi...
athena-arsız gönül gibi gaza getiren şarkılar neler var?

ben mesela! uçarım mesela! yerlere göklere sığamıyorum!

gibi...
0
yetkili birine benzeyen abi
(07.06.24)
Farklı bir motivasyonlarla yak bütün fotoğrafları dinliyorum.
0
sekizdokuzon
(07.06.24)
Motivasyonla*

Benim bu telefonu değiştirmem lazım.
0
sekizdokuzon
(07.06.24)
o biraz isyan :)
ben motivasyon arıyorum.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(07.06.24)
Sözlerimi geri alamam geldi aklıma o zaman.
0
sekizdokuzon
(07.06.24)
youtu.be
Rashit - ben anlamaz

Ari barokas
youtu.be
0
grimavi
(07.06.24)
ingilizce olur mu? orijinali de fena değil ama şu versiyon beni uçuruyor açıkçası.

www.youtube.com
0
moonie
(07.06.24)
athena'nın bir sürü şarkısı bu kategoride değerlendirilebilir bence yaşamak var ya, 12 dev adam (sözler modunuza tersse sadece müzik olarak da gaza getirici), marş söylerken yumruk göklerde gibi. duman senden daha güzel toplu söylemesi en güzel türkçe şarkılardan herhalde. cem karaca bindik bir alamete, barış manço lambaya püf de de sözleri bilmem ama müzik olarak direkt insanı kıpır kıpır yapan şarkılar.

edit: bunlar dışında avusturya işçi marşı, ciao bella, katyusha, goran bregovic - kalasnjikov, the a la menthe
0
semaforo de medianoche
(07.06.24)
İleri marşı

youtu.be


Yürü, bu yol şeref zafer yolu

Karşında bekliyor seni tanyeri.

Yürü, atıl devir karanlığı.

Durma yürü, haydi ileri.

Varsın gel desin sana,

Yeşil gölgeli çamlar.

Ninni fısıldayan dereler,

Şen nameler, gülen bir bahar.

Hayır, sakın yolunda kalma sen.

Dağları yıkan gücünle sars her yeri.

Atam diyor; öğün, çalış, güven.

Durma yürü, haydi ileri![
0
jülsezar
(07.06.24)
Iron maiden - Fear of the dark
Pantera - walk
0
logisticsmanager
(07.06.24)
queen - don't stop me now.
meat loaf - bat out of hell.
0
inheritance
(07.06.24)
tarkan - adımı kalbine yaz - ozinga club mix www.youtube.com

özlem tekin - aşka dair www.youtube.com
0
exlibris
(07.06.24)
Spor motivasyonum: Rammstein-Deutschland
youtu.be
0
mor oje
(07.06.24)
hrskrs
(07.06.24)
bad to the bone
0
black holes in the sky
(07.06.24)
(20)

Zorla evlendiriliyor olabilir miyim? + dertleşme duyurusu

top_secret
Bir sevgilim olsun, onunla gezip tozayım hayatı paylaşayım çok isterdim.Uzun zaman olmadı bu, olanlar kısa sürdü çünkü ben sıkılıyordum.Yani ilişki bir süre sonra, "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" e dönüyor. Ben hiç zevk almıyorum ve bir iş bir ödeve dönüyor ilişki,
Bir sevgilim olsun, onunla gezip tozayım hayatı paylaşayım çok isterdim.
Uzun zaman olmadı bu, olanlar kısa sürdü çünkü ben sıkılıyordum.
Yani ilişki bir süre sonra, "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" e dönüyor.
Ben hiç zevk almıyorum ve bir iş bir ödeve dönüyor ilişki, üstümde baskı hissediyorum.

Sonra bir arkadaş vasıtasıyla bi kızla tanıştım. İyi gibi görünüyor uzaktan her şey.
Akıllı, sevecen ve beni çok seviyor.

Ama iletişimimiz konuşmalarımız he geçen gün kötüye gidiyor.
Bana göre o; sürekli dediği olsun isteyen, kendi bildiğinin doğru olduğunu sanan biri.
Mesela "şu beyaz desem; bunun doğru olmadığını kendinin doğru olduğunu söyler ama sonuçta bu beyaz der.

Ona göre kendi; çooook görmüş geçirmiş, hayatın her aşamasını geçmiş biri. Ben daha ergenim, ilişki ne bilmiyorum, evlilik ne bilmiyorum, hatta bi ara arkadaşımın olmadığını filan söyledi yani ben içine kapanık asosyal bir tipim demek istiyor.

Son zamanlar her telefon konuşmamız tartışma, ses yükseltme, onun ağlaması, gerginlikle bitiyor (ona göre normalmiş)

Farklı şehirlerdeyiz biraz uzak mesafe yürütüyoruz.

Birlikte güzel şeyler yapıyoruz, buluştuğumuzda mutlu oluyoruz, ten uyumumuz iyi gibi fakat ne zaman bir gezi vs yapsak sonunda bir tartışma ve gerginlik (ona göre normalmiş) yaşıyoruz.

Ayrıca ben onu çok eleştiriyormuşum, ama yanlış olana yanlış diyorum ama bunu deyince kızıyor ağlıyor beni suçluyor.

Tüm bunlar ışığında biz ciddi düşünüyoruz, tanışalı 6 ay filan oldu, aileler tanıştı, yüzük takıldı sanırım nişanlandık.

Sanırım diyorum çünkü her şey öyle hızlı ve kendi kendine gidiyor ki.

Kız şöyle şöyle yapalım diyor tadımız kaçmasın diye tamam diyorum dediği oluyor.
Tatil ayarlıyor şu tarihte gideceğiz diyor tamam diyorum gidiyoruz.

Bir akarsuda öylece ilerliyorum. Hayır dersem gerginlik oluyor tadımız kaçıyor ben bundan nefret ederim. Kimseyle laf dalaşına girmek istemem ben.

Artık evlenme aşamasına geldik.
Bana gün al salon tutalım diye sürekli söylüyor.
Arkadaşları sürekli soruyormuş ne zaman evleneceksiniz diye cevap veremiyormuş.

Kimse bana neyi ne zaman istediğimi sormuyor.
Evlenmek istiyor muyum veya sürekli tartıştığım biriyle evlenmek istiyor muyum bilmiyorum. Hayır diyemiyorum. Demekten korkuyorum, beni azarlamasından korkuyorum. Bana kızmasından korkuyorum.

Biraz karışık anlattım ama inanın çok sıkışmış durumdayım. Lütfen kendinizi benim yerime koyun ve bana fikirler verin buna çok ihtiyacım var.

Ben zorla mı evleniyorum? Ne yapmalıyım?
0
top_secret
(05.06.24)
Jason bourne gibi bu ortamı arkana bakmadan terket
0
grimavi
(05.06.24)
Koca adamsın. Karşına al ve hislerini açıkça söyle. Sakın evlenme. Gerekirse kötü ol, ne kendine ne de ona bunu yapmaya hakkın yok.
0
gabe h coud
(05.06.24)
Oha amk dünyaya 1 kez geliyorsun ve ayıp olmasın diye 65 yılını sürekli didistigin biriyle mi gecircen
0
abuzer
(05.06.24)
nişanın maksadı zaten budur. bak ciddi bir yola giriyorsun, köprüden önce son çıkış, kesin ve net kararını ver aşamasıdır.

ben ortada evlenmesi gereken bir çift göremedim. bütün evlilikler dört dörtlük olacak, her iki taraf da çok sevecek veya her şeyde anlaşacaklar diye bir kural yok ama siz asgari şartları bile karşılamıyorsunuz bence.

ya 3 gün sonra boşanırsınız ya da cesaret edemeyip senelerce mutsuz mutsuz yaşarsınız gibi duruyor.

iyice ölçüp biçip kesin karar verme aşaması sizin için. geç değil ama erken de değil. birkaç gün içinde karar verin bence.
0
candide
(05.06.24)
"Kimse bana neyi ne zaman istediğimi sormuyor.
Evlenmek istiyor muyum veya sürekli tartıştığım biriyle evlenmek istiyor muyum bilmiyorum. Hayır diyemiyorum. Demekten korkuyorum, beni azarlamasından korkuyorum. Bana kızmasından korkuyorum."

Kesinlikle evlenmemen gerekiyor. Henüz kendini dahi yönetemiyorsun, hayır demenin gereklerini yaşayamıyorsun, ikili ilişkinin dengesini oluşturabilmek için gereken gerilim seviyesini, bunu yönetmeyi öğrenmemişsin, gerilimden korkup kaçtığın için akıntıya kapılmış gidiyorsun.

İşin kötüsü bunların hiçbiri zorla olmuyor, sadece hayır diyemediğin, iletişimi yönetemediğin için oluyor.

Bence ayrıl. Rahatla. Sevgi başka bişey, sevmeden evliliğe girişme. Sıkılıyorsan sevmemişsindir, oradan pay biç. Seven insan -kadın erkek fark etmez- emek verir, sıkılmak şöyle dursun özler, egodan uzak bir kaybetme korkusu yaşar. Yani bağımlılık değil sağlıklı bir bağlılık yaşar. Kendini gözlemlemelisin, sıkılmak sevmediğinin göstergesi, hayır diyememek travmatik bir durum, kendini koruyamadığın iletişimde karşındakini hiç koruyamazsın vs. Bu ilişkide nişanlık anne sen de 5 yaşındaki çocuk durumuna gelirsiniz, gerçekten gerek yok.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
Evlilik şakaya gelmez. Yani şöyle gelmez; evlenmek çok kolay ama boşanmak çok zor olabilir. Maddi-manevi çok yıpranabilirsiniz. O yüzden ciddi bir şekilde kendinize sorun: bu insanla birlikte yaşamaya hazır mısınız? İstiyor musunuz? En ufak şüpheniz varsa "kusura bakma ben yapamayacağım" diyin ve bırakın.

"Beni azarlamasından korkuyorum" tarzı lafları yakıştırmayın kendinize. Çocuğu değilsiniz onun. Lütfen.
0
pispinti
(06.06.24)
kontrolü eline al. Sana yanlış gelen bişeyi söylediğinde sinir krizi + ağlama krizi oluyorsa zaten sevgililiğe bile devam etmen sıkıntı, bir de evlilik diyorsun.

"Tadım kaçmasın diye tamam diyorum" bu da çok yanlış. Sürekli ortayı bulmaya çalışmak yerine, normal hayatın akışında benzer düşünüp benzer planlar yaptığın birini bulursan o zaman evlen.
0
nhk ni youkosu
(06.06.24)
İnsan ilişkide yaptıklarını zorunluluk olarak görmemeli.

Görev gibi hissettiğin şeyleri kendinin zaten seve isteye yapacağı bir ilişki bulman lazım. Karşı taraf için de aynısı geçerli.

Bunlar kişiden kişiye değişir, o yüzden uyuşan kombinasyonda birisini bulmalısın.

Eşim de bazen salıyor sadece senin istediğini yapıyoruz çünkü evlilikti şehir değişikliğiydi vs. bunların tüm yükünü bana atıyorsun sanki kafana silah dayayıp yapmışım gibi, onların suçunu bana attığın için psikolojik baskı hissediyorum, hayatı yaşarken sadece senin merak ettiğin şeyler alınıyor, sadece senin merak ettiğin yerlere gidiliyor, kimse fikrimi sormuyor diyor.

O da böyle bir hayat istemiyormuş. Çünkü genelde onun fikirleri çok para harcamaları yerler oluyor ben orada eleniyorum.

O yüzden gönül isterdi ki kimse böyle hissetmesin, iki tarafın da gönlü olduğu şeyler yapılsın.

Ben de mutlu olmuyorum ki çok gönlü olmayan bir şeyi yaptığımızda. Zaten yüzünden anlaşılıyor yani. Motorla gezsek nee, pleysteyşın oynasak ne... yok ki hanım orada.

O yüzden ona bırakmayı deniyorum, fakat kendisi bir plan-program yapamıyor. Sonra iş yine başa düşüyor. Bu sefer de diyor senin istediğini yapıyoruz hep sdfksdgk saçma bir kısır döngü.

Kadınların arzuları bitmiyor. Benim tek beklentim sorun çıkmasın, koşullar neyse uyum sağlansın, mutlu olunsun, pozitif olunsun... Ama hanımlarımız pek öyle olmuyor.

Hatta şöyle söyeyim öyle gibi yaşayanlar da (mutlu gibi, pozitif, bir şeylere katlanır halde vs.) öyle sürdürdükleri için mutsuz. Yani aslında öyle de mutlu değiller. Sen de zannediyorsun ki ne kadar da anlayışlı bir karım var :)))) Meğer o katlanmak olarak görüyor. Eeeey efendi katlanmak deyince biz nelere katlandık diye çıkışırsan, savaş çığırtkanlığı gibi oluyor, o da aynı söylüyor ortalık kan gölüne dönüyor.

O yüzden seçtiğiniz insana dikkat edin. Benim sütten ağzımın yandığı kriterlerim başkaydı. O yüzden eşim beni tavlayabildi. Ama çok önemsemediğim diğer bu tarz konular, zaman ilerledikçe canımı sıkmıyor değil.
0
ananiyimioguz
(06.06.24)
bu mutsuzluğun yeni ortaya çıkmadıysa ayıp olmasın diye nişanlandın yani? tadımız kaçmasın diye nişanlanılır mı hocam bu hareketin ciddiyetinin farkında değilmiş gibi konuşuyorsun ya da aslında bir yandan da böyle bir yola sokulmanın seni tatmin eden tarafları var karşındaki kişi olmasa da burada sana biçilen rol hoşuna gidiyor. bana sanki ikincisi gibi geldi çünkü bu durumdan o kadar mutsuz olsan onunla tadınızın kaçmasından da korkmazsın tam tersi esas istediğin şey tadınızın kaçması ve sonunda ayrılmak olur. belki hoşuna giden o kocalık rolüyle seni mutsuz eden kişi arasında kaldın. esas istediğin ve istemediğin şeyler neler iyi düşün evlilikten önce de karar ver. nişan atmak da sıkıntı yaratan bir şey tabi ama boşanmak kadar değil öyle düşün.
0
semaforo de medianoche
(06.06.24)
Mutsuz edecek bir ilişkide ısrar edip üstüne bir de ömür boyu nafaka ödeme isteğiniz neden bu kadar yüksek? Kaçın.

"Bir sevgilim olsun, onunla gezip tozayım hayatı paylaşayım çok isterdim."

Bu isteğinizi her önünüze gelenle yaşayamazsınız. Azıcık cesaret lazım ki zaten herkes yazmış.
0
kimlanbu
(06.06.24)
Hayatına giren kadınlar çok da farklı olmayacak ikili ilişkiler her zaman böyledir. İlişkiler karşılıklı fedakarlıklar ister yani ikinizde zamanla değişeceksiniz. Bir yola girmişsiniz o yolu bitirip evlenin bence
0
respect
(06.06.24)
yan yana olsanız 2 ay sürmeyecek ilişkinin 6 ay devam etmesi ve nişanlanmanız...
0
elorelia
(06.06.24)
"Ona göre kendi; çooook görmüş geçirmiş, hayatın her aşamasını geçmiş biri. Ben daha ergenim, ilişki ne bilmiyorum, evlilik ne bilmiyorum," Duyurunun tamamnına bakınca burada biraz haklılık payı var gibi nişanlınızın.

Bir kere ilişkilere "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" şeklinde bakıyor olmanız sıkıntılı bir bakış açısı. Buluşmadığınız kişiyle mi sevgili olacaksınız? Enerjiniz yoksa belki de siz ilişkide olmak için doğru zamanda değilsinizdir nerede kaldı evlenmek...
Lütfen karşınızdaki insanı sırf ideal olduğu için bir maceraya sürüklemeyin. Kendinize zaman tanıyın ve ne istediğinizden emin olana kadar da kimsenin zamanını çalmayın.
0
Kediyi üzdün
(06.06.24)
Sanırım nişanlandık mı? Yok canım ne alaka.
0
Kahvedesu
(06.06.24)
- Birlikte güzel şeyler yapıyoruz, buluştuğumuzda mutlu oluyoruz, ten uyumumuz iyi gibi fakat ne zaman bir gezi vs yapsak sonunda bir tartışma ve gerginlik (ona göre normalmiş) yaşıyoruz.

-> Karşındaki kişi üzgünüm ama bir kezban. Serbest bir gezme ortamında bu gerginliği çıkartan, evde yaşarken en küçük bir sorun anında nasıl davranır ben düşünmek istemiyorum. Üstelik bu gerginliği çıkarmayı kendisi için bir "hak" olarak görürken, bu gerginliği sona erdirmeyi sana "görev" olarak vermiş. KOŞARAK KAÇ.

- Arkadaşları sürekli soruyormuş ne zaman evleneceksiniz diye cevap veremiyormuş. Kimse bana neyi ne zaman istediğimi sormuyor.

-> Kadınlar birbirine bu konularda baskı yapmayı sever. Göreceksin biraz daha cevap vermezse "bu çocuk seni oyalıyor" geyiği yapacaklar, o da sana çemkirecektir.

- Ona göre kendi; çooook görmüş geçirmiş, hayatın her aşamasını geçmiş biri. Ben daha ergenim, ilişki ne bilmiyorum, evlilik ne bilmiyorum, hatta bi ara arkadaşımın olmadığını filan söyledi yani ben içine kapanık asosyal bir tipim demek istiyor.

-> Daha yeni tanışıyorsunuz ve seni aşağılıyor, sürekli suçluyor, küçük görüyor.

- Yani ilişki bir süre sonra, "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" e dönüyor. Ben hiç zevk almıyorum ve bir iş bir ödeve dönüyor ilişki, üstümde baskı hissediyorum.

-> Yine bir ofsayt argüman. İçinden gelmiyorsa, mutlu olmuyorsan, bunu bir görev gib görüyorsan bir ömür bunu nasıl sürdüreceksin?

Anlattıklarından anlaşılan sen ZORLA EVLENİYORSUN VE MUTSUZ OLACAKSIN. İnsaf, bu kadınla aynı eve girdikten sonra hayatın cehennem olur.

Bir ve tek hayatın var, onu da kaprisli, seni aşağılayan bir kadınla ziyan edeceğine kafanı topla. Dünyada tek kadın o değil, daha düzgün, anlayışlı, kültürlü birine illa ki denk gelirsin. Kimse kimseyi bu kadar idare etmek zorunda değil. Bir an önce bitirip yoluna bak derim.
0
Lethe
(06.06.24)
Uzak mesafe ilişkisi yürüttüğünüz için şimdilik birbirinize tolerans gösterebiliyorsunuz.

sen daha alttan alan taraf olduğun için bazı şeyler gözüne batmıyor veya birşey söylemiyorsun çünkü sabır eşiğin daha yüksek.

bunun diğer sebebi de yeteri kadar bir arada vakit geçirmemiş olmanız. mümkünse bir arada minimum ardışık 7-10 gün kadar birlikte vakit geçirin.
artık aynı evde mi kalırsınız veya tatile mi çıkarsınız veya aynı şehirde bulunup günün büyük kısmını birlikte mi geçirirsiniz bilmem.

yakından tanıyıp olacakları görmenizin başka yolu yok anladığım kadarıyla
0
joooper
(06.06.24)
Okurken Peep Show'un Mark karakteri aklıma geldi, o da ayıp olmasın diye evleniyordu yanlış hatırlamıyorsam;)
0
blue rebel motorcycle club
(06.06.24)
İstemediğin şeylere Hayır diyemiyorsun

Tartışma çıkacak korkun var ve tartışmadan kaçınıyorsun

Meli malı düşünce yapısına sahipsin; o öyle olmalı bu böyle yapılmalı bu böyle söylenmeli vb düşünüyor ve bu düşüncelerini ciddiye alıp tavsiye veriyorsun.

Bol bol sempatiye düşüyorsun, empati yeteneğin çok zayıf

İhtiyaçlarının sorumluluğunu alacak cesaretin yok

İhtiyaçların konusunda da net değilsin, elinden tutan seni sürüklüyor, işleri başkasının sürüklenmesi bir bakıma rahat da geliyordur

Normal konuşmaları ima olarak duyuyorsun

İnsanların senin hakkında ne düşündüğünü de tahmin edip düşünüyor olabilirsin tahminim

sosyal ortamlarda kendini ifade etmekten de geri duruyor olabilirsin ek tahminim.

Kanka evlilik seni çok kötü çarpar şu an. Kendine gelemezsin.
Hayatının kontrolü içindeki utangaç çocukta hala. Terapi alıp yetişkin haline bırakmalısın sorumluluğu. Ayrıntı istersen mesaj at brocum.
0
hasmetizm 2046
(06.06.24)
light selami gibi bir ilişki anladım anlattıklarından

ayrılmalısın

tadımız kaçmasın diye her şeye evet denilmez

evlenilmez
0
jülsezar
(06.06.24)
Ailenle iyi kötü bir iletişimin varsa önce onlara aç konuyu. Ana fikir ayrılık olmayabilir ama "Biz daha birbirimizi tanımıyoruz, aceleye geliyor her şey" tarzında konuştuğunda belki onlardan da destek gelecek. Büyük ihtimalle gelir. Sonra gözünü karartıp kıza söyle. Burada anlattığın gibi biriyse "Beni yarı yolda bıraktın, Allah senin belanı versin, ben sana ne yaptım? Zaten hiç sevmemissin. Asıl ben senden ayrılıyorum." falan diyebilir. Bunlara hazır ol. Cevap verme. Söylediğin tek şey olsun, "Daha erken.", "Evlenmek için daha erken." Evet seni hirpalayacak, hakaret edecek, suçlayacak, kendini acindiracak. Ama bunları göze al. Eninde sonunda ne demek istediğini anlar. Kimse kimseye zorla bir şey yaptıramaz ya. O arkadaşlarına mahçup olmasın diye iletişim kuramadigin bir kadınla evlenmek zorunda mısın? Sinirleniyorum cidden bak, yine geliyorlar bana. Hayırdır ya?

Lütfen tavrını koy, olmaz öyle şey.
0
sekizdokuzon
(06.06.24)
(12)

dışkılama sonrası kanama

semaforo de medianoche
bir haftadır falan dışkılama sonrası peçetede ve tuvalette kan görüyorum az da değil miktarı. diyeceksiniz ki böyle bir şey varsa doktora git hemen. doğru yorum da bu olur tabi ama şöyle bir şey var bende başka hiçbir rahatsızlık yok. yani öyle çok ağrılı, acılı bir şey falan yaşamıyorum normal tuva
bir haftadır falan dışkılama sonrası peçetede ve tuvalette kan görüyorum az da değil miktarı. diyeceksiniz ki böyle bir şey varsa doktora git hemen. doğru yorum da bu olur tabi ama şöyle bir şey var bende başka hiçbir rahatsızlık yok. yani öyle çok ağrılı, acılı bir şey falan yaşamıyorum normal tuvaletimi yapıyorum hayatıma negatif bir etkisini görmeyince de hastaneye gitmeye üşeniyorum açıkçası. 1-2 sene önce de böyle bir şey yaşamıştım sonra kendiliğinden geçmişti. bir sorayım dedim tıbbi bilgisi olan biri veya benzer bir şey yaşayan, kendi yaşamasa da çevresinde duyanların yorumları varsa belki karar vermeme yardımcı olur negatif bir etkisi olmasa bile gene gitmeli miyim doktora?
0
semaforo de medianoche
(04.06.24)
Her halükarda doktora git. Dışkıda kan, hele ki 1 haftadır çok ciddi şeylere sebep olabilir.
0
numlock
(04.06.24)
Hiç ağrı sızı olmadan bol kanamalı hemoroid atakları yaşayan bir arkadaşım ameliyat oldu, hayat kalitesi yükseldi. İleride belki sıklığı artacak, rahatsızlık vermeye başlayacak, tedavisi de daha zor olacak bir şeyi ihmal etmeyip doktora gidin bence. (Genel cerrahi ilgilenir.)
0
kobuzchu kiz
(04.06.24)
@kobuzchu kiz: gastroenterolojiden randevu almak daha doğru olmuyor mu öyle düşünmüştüm ben de bilmiyorum detayını. bir de arkadaşınızın hiç ağrısı sızısı yoksa hayat kalitesini yükselten ne oldu ki onu da anlamadım tam.
0
🌸semaforo de medianoche
(04.06.24)
Doktora gidin. daha iyi olur.
0
diyecevaplandı
(04.06.24)
Ağrılı olmasına gerek yok. Sürekli bir kanama varsa her seferinde birkaç damla gibi görünen kan akışı, hızlıca kan değerlerinizi düşürmeye başlar. Kan değerleriniz düştüğünde kendinizi daha yorgun, bitkin hissetmeye başlarsınız. Vücudunuzdaki kan miktarı azaldığında, kalbiniz mevcut kanı organlarınıza daha hızlı pompalamak zorunda kalır. Bu da kısa vadede çarpıntı, eğer önlem almazsanız da aniden kalp krizi geçirmenize neden olur.

Özetle bu hiç hafife alınacak bir durum değil. Hemen doktora gidin ve duruma müdahale edin.
0
thracia
(04.06.24)
Doktora görünmek şart. Gastroenteroloji veya genel cerrahiye görünebilirsiniz. Tatsız bir muayenesi var ama yapacak bir şey yok. Geçmiş olsun.
0
pispinti
(04.06.24)
gastroenterolojiye gidin direk.

hemoroid veya makat çatlağı olabilir. Ya da inflamatuar bir bağırsak hastalığının başlangıcı olabilir. Ertelemeyin doktora görünün.
0
nuevo
(04.06.24)
çok ciddi bir durum. bir an önce doktora gitmelisin
0
abelardo
(04.06.24)
Acı var desen hemoroid veya fissür derdim ama bu başka bir şey gibi. Hemen git doktora.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.06.24)
Dur biraz gözünü korkutayım.
Hemoroidden ülseratif kolite, kolon Ca ya kadar her şey olabilir. Bağırsaklarda sinir olmadığı için ağrı sızı vermez. Allah korusun da bir gün tuvalette kan boşaltırsınız, acile yetiştirmekte zorlanırlar.

Hiç zaman geçirmeden bir Gastroentoroğa gidin. Acile gitseniz de ilgilenirler. Ciddi bir durumdur.
0
Mirket
(04.06.24)
dostum annemde boyle olmustu, dur bi kolonoskopi yaptirayim dedi (doktor kendisi), kolon kanseri cikti. o ana kadar da kanser bizim icin hep baskalarinin basina gelen bir seydi. sifir tip bilgisiyle bir sey diyemem, ama doktora gitmemen cok buyuk hata olur
0
lamartin
(04.06.24)
proctolog.
0
oldz
(04.06.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.