Giriş
(14)

Herkes kriptodan zengin mi oldu?

mg3929
Var mı çevrenizde milyonlar kazanan? Yoksa 1k 2k gibi paralarla mı giriyor insanlar? 2 senedir ha aldım ha alıcam dedim ve bi türlü cesaret edemedim. Aklıma geldikçe üzülüyorum.
Var mı çevrenizde milyonlar kazanan? Yoksa 1k 2k gibi paralarla mı giriyor insanlar? 2 senedir ha aldım ha alıcam dedim ve bi türlü cesaret edemedim. Aklıma geldikçe üzülüyorum.
0
mg3929
(29.10.21)
Geçtiğimiz kıştan bahara geçtiğimiz dönem girip içeri giren zarar eden de çok var
0
freebird5406_2
(29.10.21)
millette çok para yok zaten. sözlükte bazı yazarlara mesaj attım. öyle çok para yatıran yok sanırım fazla. 5000 bin falan yatırmış toplamda belirli aralıklarla.

bir de şu var. 3 bin lira yatırıyor. bir miktar para kazanınca sürekli reklamını yapıyor insanlar. ama yüklü miktarda kaybedince pek dillendirmiyor. o yüzden herkes kazanıyormuş ve büyük bir fırsat kaçıyormuş bir algı olabiliyor.
0
black mamba
(29.10.21)
büyük kazananları duyamazsın. Çevremde multi milyon dolar kazanan var (cüzdanlarını bildiğim için görebiliyorum) fakat çok sessizleşip hayatlarına bakmaya başladılar artık internette takılmıyorlar :) Biri ülke dışında falan.

ama çok kazananların ortak özelliği 2018-19'da piyasa %80 düşmüşken evdeki her şeyini satıp kriptoya basması, o kadar güvenmesi. Ben memur kafalı davranıp ortalama bir yatırım yaptım, bahsettiğiniz paraların çok daha fazla katını kazanmış olsam da yetersiz buluyorum mesela atıyorum hiçbir şey bilmeden köpekli coin alıp daha çok kazanan da oldu :D çok irrasyonel bir ortam. Ben nft işine geç girdim hala pek bişey almadım, ama şanşa yarım ethere bi projeye girip 30-40 ethere satan tiplerle dolu ortalık. Zengin gerçekten zengin oluyor.
i.ibb.co

Yani tavsiyem seneye falan bitcoin battı gitti patladı %60 düştü haberlerini duyarsan o zaman gir bir bak ne alınabilir diye. Esas para o dönemde alıp 3-4 yıl bekleyerek kazanılır.

edit: ek olarak, Türkiye'de çoğu kişi ortamı cüzdan mantığını, ağları, decentralized exchange'leri vs. anlamadan sadece borsalarda alıp satıyor. Hiç bilmeden margine giriyorlar. Bunlar kumar gibi şeyler. Zamanında "forex ile battı" haberlerini duymuşsundur, oradaki kaldıraç işlemlerini kriptoda da yapıyorlar ve çoğu bir noktada patlıyor çünkü çok patlamaya elverişli ortam.
0
nhk ni youkosu
(29.10.21)
Arkadaşım 36 yaşında emekli oldu ,mühendisti. Çok hikaye var. Kayıplarda bir o kadar fazladır bir çok insanda. Çok çok kazananları duymaman normal.
0
basubadelmevt
(29.10.21)
kripto paradan falan hiç anlamam hiç de alakam yoktur.

benim bi arkadaş, 3 4 bin lira para kazandı, ondan sonra herkese anlatmaya başladı ben şöyle kazandım böyle kazandım. sonra çevresinde gören diğer arkadaşları da başladı bu işe, sonra bu 3 4 bin kazanan arkadaş 50bin zarar yaptı çıktı, ötekiler ne yaptılar bilmiyorum.

yukarıdaki arkadaşın dediği gibi ufak tefek kazananlar heryerde söylüyor ama kaybedilenler hiç konuşulmuyor.
0
killerbee
(29.10.21)
abi %2000 yaptım diyen çok var da genelde koyulan para 20 dolar, 59 dolar olduğu için kimse milyoner olmadı.
0
roket adam
(29.10.21)
Valla biz müstakil bir yazlık aldık işte geçen yaz ama kar %100 falan.

O zaman yazlık almasaydık şuan 2m para olacaktı halbuki ama insan 2 kat kar gördükten sonra çıkmaması için müneccim olması lazım.

Güzel getirisi oldu bize ama bi bok bildiğimizden de değil sadece deli cesareti yüklü giriyoruz.

Mesela 150k shib e bastım geçen. Çıkarsa araba alıcam. Batarsa geçmiş olsun zaten son kalan paramız bu.

4 sene önce bastığımızda da tüm paramız oydu.

Bizim gibi yatırmayın, insanlar intihar ediyorlar bazı düşüş zamanlarında. Cidden ettirebilir, gerek yok.

Keşke milyoner olsaydık da bu yatırdığımız paralar çerez parası gibi olsaydı. O zaman çok riskli gelmezdi.

Bize hep aşırı riskli geliyor. Ama büyük yatırmadan da kazanamıyorsun.

Hiç öyle 100-200k yatırıp da 10x kazandırana denk gelmedim. Öyle olsa milyon kazanmış olurduk ama nerde bizde o şans :/
0
ananiyimioguz
(29.10.21)
üç ay önce 400k tl yatırdım (btc değil)
şu an değeri 1 milyon tl'nin az üstünde.
15 ocak'ta karımı alıp çekileceğim.
0
parcaliham
(29.10.21)
16 bin lira birikmiş paramla 2019da piyasaya giriş yaptım. Başlarda sürekli 1 kazandıysam 3 kaybettim. İnatla mantığını öğrenmeye çalıştım. 2 araba parası kadar paraya çıkarttım. Sonra 1 araba aldım. Bu arada çok sayıda lüks harcama yaptım. Sonra yeniden paramı ciddi şekilde arttırdım. Neredeyse milyoner olacakken mayıstaki büyük çöküşte param %75-80 oranında eridi. Neyseki bedelli paramı da kurtardım. O günden bu yana yeni stratejiler ürettim. Çok şükür kaybettiğim paralara çok yaklaştım. Hedefim bir araba daha alıp sonrasında evimi alabilmek. Artık sadece trade veya hodl yapmıyorum. Kriptodan pasif gelirleri de kovalıyorum. Günde 3-5 dolarlık karlar birikince aylık 1 maaş etkisi yaratıyor. Mininge de başladım. Hayalim 30 yaşından önce hayatımı kurtarabilmek.
0
birmilyonunvarmi
(30.10.21)
Üzülmeyin hocam, herkes 1 yıl önce alsam şöyleydi, 3 yıl önce alsam şöyleydi vs diyor. Atıyorum zamanında 10000$ bassaydınız, emin olun 12-13 bin, en iyimser 15.000 dolar olunca çıkardınız. Kazançlı bir pozisyonu uzun süre taşımak o yatırımı yapmaktan emin olun daha zor. Zaten hodl edeyim dediğinizde piyasa elinizden öyle bir çekiyor ki parayı, sonrakilerde eliniz titriyor.

Mesela bugün bi cüzdan gördüm, 400 gün önce 8000$ lık Shiba almış, bozdurmamış ve şu an 4.3 MİLYAR dolar. Bence cüzdan sahibi ölmüş ya da seed keyleri unutmuş. Kendimi düşünüyorum, hadi mucize oldu 80.000$ a kadar taşıdım. Bozmadığım ve azıcık düştüğü her gün kafayı yerdim. Çok ama çok zor iş bence kripto zengini olmak, olan da şans ve cesaretle oluyor ama bence çok az sayıdalar.
0
fatihdr
(30.10.21)
Valla kazanan da oldu kaybeden de oldu bayagi ancak cogu da oyle cok da bisey bildiginden kazanmadi. Sansa denk geldi. Uzulmenin de geregi yok bence, bilmedigin bir seye herkes giriyor diye girmek zaten akil kari degil.

Onu gec sen daha girmedigin hayali paraya uzuluyorken yillar once 10 bin bitcoine bir pizza alan adamin yerinde olsaydin ne yapardin?

Edit: Rejiden uyardilar iki pizzaymis.
0
j r r tolkien hayrani
(30.10.21)
Şubatta "bu neymiş yaa bakalım hem uğraş olur" diye 500 TL ile girip toplamda 9 bin tl kar ile devam ediyorum. Yazın biraz nakit lazım olunca çektim, onun haricinde bu paraya hiç dokunmayıp yukarıda dendiği gibi absürt karlara ulaşmayı bekliyorum. Sadece, tek bir coin'de kalmadım. Btc ile girip şu anda 6 farklı coin'e böldüm. Sıfıra inse bile bana koymayacak. Al sat ile 3-5 kar edip arttırmaya çalışıyorum. Orada öyle bir param varmış gibi düşünmeden, oyun oynar gibi arada girip müdahale ediyorum.

Kaybetmekten üzülmeyeceğin bir tutarla gir bence, ekstrem bir durum olmadıkça artıyor, artacak.

En kötü paran dolarda kalmış olur, erimemiş olur.
0
Bruce
(30.10.21)
Epey iyi sermaye yapanlar oldu. Zengin oldu diyemem de kenarda güvenceleri oldu derim
0
photo85
(30.10.21)
Çok değil daha geçen ay 0,0050'den 5000 dolarlık $blok aldım, etrafımdaki herkese de aldırdım, şu an 0,090 civarında daha da gidecek gibi, böyle böyle 10 tane yatırım yapıp zengin olabiliyor insanlar ama öyle Binance'a girip olamıyorsun. Misal gate.io ile Binance'ın TOP coinlerine bak biri %70 yapmış diğeri %1500. Bunları keşfedince olmayacak bir şey değil.

Edit: Cevabı yazarken bi sıfır atıp 0,11 olmuş fgljgdlghlgjf
0
Zaman Tamircisi
(30.10.21)
(3)

Gardrop çözümleri

ırene adler
>> Klasik gardıroplardan kullandık bu zamana kadar. Kapağı açıyorsun, askılık kısmı var. Üstte bir raf var bu kadar.Bir de gardırop çözümleri denen bir olay var sanırım. Mesela kemer yeri ayrı, çanta yeri ayrı, gömlekler bir yerde, gece kıyafetleri için bölümler var.Bu gardıroplara nereden bakılmalı
>> Klasik gardıroplardan kullandık bu zamana kadar. Kapağı açıyorsun, askılık kısmı var. Üstte bir raf var bu kadar.

Bir de gardırop çözümleri denen bir olay var sanırım. Mesela kemer yeri ayrı, çanta yeri ayrı, gömlekler bir yerde, gece kıyafetleri için bölümler var.


Bu gardıroplara nereden bakılmalı?Bütçe orta düzey diyebiliriz. Çok pahalı bir şey almaya gerek yok. IKEA'dan bulunur mu? Tam olarak bu işler nasıl oluyor? Klasik gardırop alıp bu bölmeleri sonradan mı ekletiyorsun?
0
ırene adler
(29.10.21)
Çok paranız yoksa ikea tabiiki.
Bir de içine ayrıca raf (kemerlik saatlik vs alabilir/taktırabilirsiniz)
Burada aslında esas mesele ne kadar yerinizin olduğu? Giyinme odanız var mı? Gömülü giyinme odanız var mı? Yani duvardan duvara (tüm duvarlara) dolap yaptırabiliyor musunuz? İç aydınlatmalı falan? Bir de bütçeniz azsa belki genel olarak aldıklarınız da azdır yani zaten böyle bişeye ihtiyacınız yoktur:/ ne lazım bunu iyi düşünün. Gömlekleri ütüleyip rengine göre asan biri var mı evde? Haftada kaç gömlek giyiliyor? Ne kadar ve neden gece kıyafeti tutuyorsunuz? Kaç adet çok kıymetli saatiniz var? Vs vs bir ihtiyaç planı yapın önce.

Bunlar haricinde dolaptan çok ayakkabılık/ portmantoya yatırım yapmak küçük evlerde daha iyi olabiliyor. Gömme dolap gibi portmanto. Ayakkabılık raylı öne açılan/cep model olur, bol raflı olur ve yerden kazandırır. Portmanto kısmına bolca düzenleyici kutular alırsınız falan; şapkalar, az giyilen ayakkabılar, terlikler için. Askıları da dolap mantığında yeni nesil vestiyerlerdeki gibi yaptırırsanız kışlık/yazlık montlar, kalın ceketler için güzel olur.
0
rewlack
(29.10.21)
Ikea'ya gidiyorsun, gardolap (pax) bölümünde bilgisayar başında abiler var, onlarla oturup görsel olarak baştan sona dizayn ediyorsun her şeyi. sana fatura çıkarıyorlar ödüyorsun sonra gelip monte ediyorlar.
0
roket adam
(29.10.21)
İkea çok güzel ama ikea artık ucuz değil ki.
İkea gibi kişiselleştiremesen de çok seçeneğe sahip başka marka düşünüyorum şu an minar mobilya.
İçi falan güzel fiyatı yarı yarıya.
Ama tabii ikea gibi çiz yaptır değil
0
photo85
(30.10.21)
(4)

Bu Dolar, Siyasetin Gündeminden Nasıl Hemen Etkileniyor? Bir Açıklayın

depresif çocuk
Şu olayı açıklayın hele.Başbakan çıktı bir şey söyledi veya saçma bir politik hamle yaptık. Nasıl hemen bu gelişmelerin neticesinde dolarda bir yükselme meydana geliyor, arka planı nasıl işliyor bu olayın merak ediyorum. Yani birileri tetikte bekliyor da en ufak bir ters hareketimizde fişimizi mi çe
Şu olayı açıklayın hele.
Başbakan çıktı bir şey söyledi veya saçma bir politik hamle yaptık. Nasıl hemen bu gelişmelerin neticesinde dolarda bir yükselme meydana geliyor, arka planı nasıl işliyor bu olayın merak ediyorum. Yani birileri tetikte bekliyor da en ufak bir ters hareketimizde fişimizi mi çekiyor? Başbakanın zaten tartışma yaratmayan açıklaması yok, bu da kanıksandı, e o zaman hiçbir şeyin sürpriz olmaması lazım.
0
depresif çocuk
(29.10.21)
Ben bi aileye borç veriyorum veya çocuklarına yatırım yapıyorum iyi eğitim alsınlar gelişsinler bana daha fazlasını kazandırsınlar diye. Aileden birileri dengesiz, ortamı geren şüphe yaratan açıklamalar yapıyor. Ben de bu aile manyak çıktı herhalde, planlarım yatacak diye vazgeçiyorum paramı yani yatırımımı geri çekiyorum. Daha güvenilir gördüğüm ailelere “borç” veriyorum. Ortamı geren, plansız programsız, şiddete açık, hukuksuzluk yapan (sonuçta bugün gazeteciye yarın iş insanına) vs vs aileler kendini değersizleştiriyor.
0
rewlack
(29.10.21)
Türkiyede dolar çok saçma bir hal aldı. Her an her şey olabilir mantığıyla tl çok çok kırılgan hale geldi. Ben tl'nin gerçek değerinin şu şartlarda bile bu kadar berbat durumda olabileceğine inanamıyorum. Geçen polonya cumhurbaşkanı gerekirse savaşırız dedi ab'ye meydan okudu ve zlotyde yaprak kımıldamadı. Tr'de böyle bir söylem olsa dolar min 50 kuruş giderdi. Durumumuz çok kırılgan, sallantıda. Her şeyin olabilme ihtimali var olarak görülüyor bu nedenle tüm açıklamalar hemen tl değeri açısından etki ediyor.
0
mg3929
(29.10.21)
dolar etkilenmiyor, türk lirası etkileniyor. stabil olmayan bir ülkenin parasına kimse yatırım yapmak istemez. ortalık karışır gibi olduğu anda herkes lan bir şeyler olacak herhalde deyip tl satıp döviz alıyor.
0
roket adam
(29.10.21)
sen elinde 100m usd olan bir fonun müdürüsün diyelim.

paranı sağa sola yatırdın. türkiye'ye de yatırayım dedin ama bakıyorsun ki türkiye'de hukuk yok. bu ne demek? mesela bir anda sırf birileri istedi diye bim'e 958 milyon TL ceza gelebilir. daha sen fonun parası ile bim hissesi alacaktın? bim'e çalışan nakliye firmasını satın alıp geliştirecektin falan? noldu şimdi?

peki bim hemen bir hafta içerisinde bu ceza ya karşı dava açıp ödemekten kurtulabilir veya bunu 50m tl'ye çekebilir mi? o hukuksal sistem var mı? yok.

o zaman diyorsun ki sende 100m usd yöneten bir müdür olarak ya benim ne işim var bu memlekette? gideyim kore'ye yatırım yapayım. bir günde saçma sebepten top perakende firmasına 1 milyar tl ceza kestiler itiraz bile edemiyorsun.

hopp gitti 100m usd.

10 müdür olsa 1 milyar dolar
100 müdür olsa 10 milyar dolar
1000 müdür olsa 100 milyar dolar.
0
duyurukullanıcısı
(30.10.21)
(4)

iPhone 13 Pro Max vs Samsung S21 Ultra

basubadelmevt
İkisi arasında kaldım. Hız,ekran kalitesi ve kamera çok önemli. iPhone'u en son iPhone 5'te bırakmıştım. iPhone 5 en iyi modelken kullanmıştım tabi:)Bilgisayarım Windows. İphone 5'ten sonra android kullandim hep. Ama ilk kez bu tarz üst seviye bir model kullanıcam.Şarjı dayansın isterim. Kamerası ço
İkisi arasında kaldım. Hız,ekran kalitesi ve kamera çok önemli. iPhone'u en son iPhone 5'te bırakmıştım. iPhone 5 en iyi modelken kullanmıştım tabi:)

Bilgisayarım Windows. İphone 5'ten sonra android kullandim hep. Ama ilk kez bu tarz üst seviye bir model kullanıcam.

Şarjı dayansın isterim. Kamerası çok iyi olsun. İkisinin de iyi galiba kamera.Oyun arada oynarım.

Sizce ne yapsam ya kararsız kaldım. O paraya öküzde kalmadı galiba artık. Xiaomi,Huawei vb markalar düsünmüyorum. Sizce ne yapayım?
0
basubadelmevt
(29.10.21)
Samsung kamerası ne kadar iyi olursa olsun bir iphone hiçbir zaman olamıyor. O fiyatlara çıkıyorsan iphonedan şaşma
0
mg3929
(29.10.21)
samsung pişmanlıktır.

daha geçen hafta samsung A50'den iphone 11'e geçtim. resmen çağ atladım diyebilirim.
0
delidir yakalayin
(29.10.21)
13 pro max'ı geçen biraz kullandım ve 12 kullanıcısı olarak söylüyorum, her yanıyla müthiş bir cihaz. bütçen olmasaydı samsung, şayomi falan bak derdim ama bu üst segmentte net rakipsiz bence.
0
roket adam
(29.10.21)
13 pro max samsung’un herhangi bir modeline diz çöktürür tövbe istetir, öyle bir telefon.
0
avianthem
(29.10.21)
(6)

antidepresan Vs İş hayatı

duyurukullanıcısı
kendi firmam var. danışmanlık. eu ve türkiye. bazen çok stresli anlar oluyor cidden bu EU firmalarının ayrı bir sinir oynatma katsayısı var.bu durumlarda sinir ve stress ile yapmamam gereken şeyleri yapmaktan çekindiğim anlar oluyor.bu gibi anlarda bir anti-depresan alıp sakin düşünmek mantıklı mı?b
kendi firmam var. danışmanlık. eu ve türkiye.

bazen çok stresli anlar oluyor cidden bu EU firmalarının ayrı bir sinir oynatma katsayısı var.

bu durumlarda sinir ve stress ile yapmamam gereken şeyleri yapmaktan çekindiğim anlar oluyor.

bu gibi anlarda bir anti-depresan alıp sakin düşünmek mantıklı mı?

bugüne kadar hiç kullanmadım hani böyle sinirlerim gelişsin falan diye. cidden, yeminle sıfır. bazen yatmadan önce eğer her yerim kasıldıysa bir tane majezik içerim. normalde de ilaç kullanmam yani.

ama bu aralar katlanılacak gibi değil neredeyse. o sebeple diyorum acaba? kullansam mı?
0
duyurukullanıcısı
(29.10.21)
aç ile alakalı diyebileceğim bir şey yok. Ama sinirin geçtikten sonra da etkisi devam edeceği için ben önermem.

Ama bu tip durumlarda sinirle hareket etmemek, anda kalmak, mantıklı düşünmek, sakinleşmek için meditasyon önerebilirim. Mindfullness falan olabilir.
0
zimbirik
(29.10.21)
@aloha snackbar +1568

İlacı aldım, hoop çok sakinim bam bam bam diye bir durum söz konusu değil antidepresanlarda. Bu tür ilaçlar, uzun dönemli oluyor. Verdiklerinde rahat birkaç ay beklenir, geri dönüşleri gözlemlemek için.

Donanımlı psikolog ve psikiyatristten görüşmenizi tavsiye ederim.
0
put it in your appropriate place
(29.10.21)
iş stresi için antidepresan kullanmak aşırı saçma. işe profesyonel olarak bakmayı öğren, maaşını verirler zamanını alırlar ve olay biter, gerisini fazla düşünme.
0
roket adam
(29.10.21)
Bir uzmana git bence. Derdini anlat sana bir ilaç yazar. Duruma göre bakarsın.
0
komando kani var bende
(29.10.21)
Antidepresanlar ağrı kesici gibi tek seferlik ilaçlar değil.
Düzensiz kullanımda fayda sağlamamasına ek olarak; DAHA KÖTÜ olabilirsiniz. Bilinçsiz kullanımı psikiyatrik başka rahatsızlıkları tetikleyebilir.

İşinin ehli bir Psikiyatrist ile görüşün +1
0
dreamnesiac
(29.10.21)
Antidepresanlar 2 haftadan önce etkisini göstermez.
0
sta
(29.10.21)
(7)

hindistan'da midesinden rahatsızlanan yakınımız

la lykia
bir yakinimiz is seyahatinde hindistan'da su an. pazar gunu gitmisti.bugun sabahtan beri surekli kusuyormus. bir yudum su bilr icse cikariyormus. baska bir seyi yokmus.gittigi sirkettekiler birazdan hastaneye gotureceklermis ama belki bu konuda deneyimli duyurucular vardir dedim.buradan kendisine on
bir yakinimiz is seyahatinde hindistan'da su an. pazar gunu gitmisti.

bugun sabahtan beri surekli kusuyormus. bir yudum su bilr icse cikariyormus. baska bir seyi yokmus.

gittigi sirkettekiler birazdan hastaneye gotureceklermis ama belki bu konuda deneyimli duyurucular vardir dedim.

buradan kendisine onerebilecegimiz seyler var mi sizce?

hastanede serum baglatmasini ve covid testi yapilmasini istemesini onerdik.

akliniza baska bir sey gelir mi?

cok tesekkurler.
0
la lykia
(29.10.21)
hint yemekleri malum, dokunmuş olabilir. muhtemelen serum iyi gelecektir. çok geçmiş olsun. dönene kadar da sade şeylerle beslensin.
0
candide
(29.10.21)
Ne kadar pis olduklarını bir çok yerde okuyabilirsiniz. Hal böyleyken sözde ne türlü temiz koşullar altında tedavi edecekleri bile soru işareti.
Yeme içme konusunda yeni tatlar deneyimler hiç aramasın.
0
Erva
(29.10.21)
Yediği yemekten tut kaldığı otelde duş aldığı sudan bile hastalık kapmış olabilir sayısız örneği olan bir durum, oradaki hastaneler de alışıktır diye tahmin ediyorum doktorlar ona göre aksiyon alır.
0
lappuntamento
(29.10.21)
Su icmek yerine kapali mesrubat icsin.

Dustan bile zehirleniyorsun oyle bir suyu var.
0
divit
(29.10.21)
Ben Nepal'de sudan enfeksiyon kapmıştım. Bir gün boyunca baygın uyudum. Giderken yanıma enfeksiyon ilaçları almıştım. Onları kullandım. Doktora gitme olanağı yoktu, hastane bölge kısıtlıydı
Daha sonra asla yemek yemedim. Uzun süre haslanmis patates domates ve elmayla beslendim. Bisküviyle devam ettim.
Umarım arkadaşiniz hizlica iyileşir. Aslında bu Hindistan'ın neresinde olduğuyla çok ilgili kırsal değilse tasa etmenizi gerektirmez diye düşünüyorum. Hindistan'ın Zengin mahalleri gayet olanaklari iyi yerlerdir
0
fempusay
(29.10.21)
ben de tayland'da benzer bir durum yaşadım. hastaneye gittim direkt, acilde zaten gerekli müdahaleyi yaptılar serum, ilaç vs. sıkıntı olmaz yani.
0
roket adam
(29.10.21)
herkese cok cok tesekkur ederim yorumlari icin.

yakinimiz ludhiana'da iyi bir otelde kaliyor.

gittigi sirketteki yetkililer cok sukur baya bir ilgilenmisler ve iyi bir doktora goturmusler.

doktor da deneyimli biriymis, yemeklerdendir demis, seruma gerek gormemis, mide icin agizda eriyen bir ilac vermis ve onu aldiktan sonra daha iyi olmus. boyle bir ilac varmis yabancilara verdikleri.

ben de belki buradan birinin aklinda kalir, daha sonralari birine yardimci olur diye dusundum, yazmak istedim.

tekrar tesekkur ederim.
0
🌸la lykia
(29.10.21)
(10)

Resmi tatilde mail kontrolü

jjimyl
Bugün resmi tatil değil mi? Niye herkes normal bir günmüş gibi çatır çatır mail gönderiyor çıldırıcam. Resmi tatillerde çok çok acil olmayan bir iş için mail göndermek ne kadar doğru, siz bu günlerde işi takip eder misiniz? İşkolikler mi yapıyor bunu?
Bugün resmi tatil değil mi? Niye herkes normal bir günmüş gibi çatır çatır mail gönderiyor çıldırıcam. Resmi tatillerde çok çok acil olmayan bir iş için mail göndermek ne kadar doğru, siz bu günlerde işi takip eder misiniz? İşkolikler mi yapıyor bunu?
0
jjimyl
(29.10.21)
Saygısızlar yapıyor. Doğru değil. Ama Türkiyede çalışma yaşamında ne dogru oluyor ki?
0
her giriste sifresini unutan adam
(29.10.21)
Abi calisip calismamak kendi tercihleri mail dedigin sey sen bakmadigin surece gormedigin bir sey. Bana da geliyor bir suru mail hicbirine bakmiyorum.
0
floydian
(29.10.21)
@her giriste sifresini unutan adam çok haklısınız..
@floydian çalışsın tabi elinde işi varsa yapsın da mail ile beni niye rahatsız ediyor o maili atmazsa eksik kalmaz sanki
0
🌸jjimyl
(29.10.21)
size tatilse umurunuzda olmasın, okumayın.
0
candide
(29.10.21)
işlerimi yetiştiremeyip mesai sonrası çalıştığım zamanlarda bazen gece mail yazıyorum. ulan simdi gondersem bu saatte calısıyorum imajı mı yapıyor bu derler diye geç teslim et ayarı yapıp yatıyorum. mail sabah gidiyor kendi kendine. millet gece 2de 3te, resmi tatil haftasonu dinlemeden mail atıp duruyor. çözüm olarak bildirimi görsem de bakmıyorum rahatsız olmuyorum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(29.10.21)
Mailden rahatsiz olmak icin maili gormen lazim? Napiyorsun sahsi telefonunda is maili mi acik? Sil gitsin gormezsin dogrusu da bu zaten
0
floydian
(29.10.21)
Tr'de izin günleri mail bildirimlerini kapatmak adettendir. İzin,haftasonu,bayram,deprem,sel dinlemeden çalışan çok yer var.
0
lappuntamento
(29.10.21)
@floydian iş telefonum yok evet. Bildirimleri kapatırsam görmem bu sefer kendi kişisel maillerimi de mi göremeyeceğim bilemedim
0
🌸jjimyl
(29.10.21)
floydian'a katılıyorum ben de. bazen gece uykum kaçıyor, ertesi gününün işlerini halletmeye başlıyorum bir sürü mail atıyorum sağa sola. o an cevap beklemiyorum ki, o adamın mesaisi ne zamansa o zaman baksın. üstelik uluslararası şirketlerde herkesin farklı tatili var, 30 ülkenin tatilini mi ezberleyeceğim? tatilin varsa autoresponder ayarla, notification'ları da kapat, bu kadar basit. sadece iş mailinin bildirimini kapatabilirsin düzgün bir telefon kullanıyorsan.
0
roket adam
(29.10.21)
Özel şirketse veya akademi ortamıysa bana normal geliyor. Değilse muhtemelen tatil bitince mailleri açtığında görür nasılsa kafasında olabilirler :)

Yani aslında "acil şimdi tatilde yapman gerek bu işi" diye bir mail gelmiyorsa bildirimleri kapatırsın sallarsın gider. Bence mailden ziyade telefonla arayıp iş isterlerse görgüsüzlük olur.
0
e mice
(29.10.21)
(3)

Sit alanı olan arsa

curukturpkokusu
Anneannemin Cunda adasında bir arsası var. Dedem zamanında bir sürü ortakla almış, ortakları kimler bulamadığımız için satışı yapılamadı. Tapu da ortak sanırım. Burası sonradan SİT alanı ilan edildi. Şimdi anneanneme yerini bile bulamadığı arsa için bayağı yüklü bir vergi gelmiş. O da bu arsadaki pa
Anneannemin Cunda adasında bir arsası var. Dedem zamanında bir sürü ortakla almış, ortakları kimler bulamadığımız için satışı yapılamadı. Tapu da ortak sanırım. Burası sonradan SİT alanı ilan edildi. Şimdi anneanneme yerini bile bulamadığı arsa için bayağı yüklü bir vergi gelmiş. O da bu arsadaki payını devlete devretmek istiyormuş. Olabilir mi böyle birşey? Hiçbirşey yapılamayan öyle duran arsa için vergi vermek çok saçma değil mi?
0
curukturpkokusu
(28.10.21)
siz böyle söyleyince çok saçma geldi ama sit alanı bile olsa, yatırım yatırımdır mantığıyla devletin alır vergisini.

yapılacak şey vergiyi ödemek ve izale-i şuyu davası açmak.
0
co2s2
(28.10.21)
devretmesin satsın, sit alanını satın alanlar da var. riski yüksek ama getirisi çok olabilen bir alan.
0
liberal
(28.10.21)
arsayı bulun, ortakları netleştirin, sonra yerel halk ile de konuşun. özellikle güneyde sit alanı arsalara bu şekilde çöküyorlar, sonra sit alanı statüsünden çıkarıp üstüne ev otel yapıyorlar. mücadele edin, direkt bırakmayın derim.
0
roket adam
(28.10.21)
(1)

THY kırık bagaj

spacevan
Uçuş gerçekleştirdim, fakat geldiğim de bagajı kırmışlar sağolsun hemen bagaj servisine baavurdum ama saçma sapan bir bavulla değiştirmek istediler. Neyse ben de kabul etmedim form doldurup nakit istedim, fakat 2017 de aldığım için elimde fiş yok onu istediklerini yazmışlar ve başvurumu kabul etmemi
Uçuş gerçekleştirdim, fakat geldiğim de bagajı kırmışlar sağolsun hemen bagaj servisine baavurdum ama saçma sapan bir bavulla değiştirmek istediler. Neyse ben de kabul etmedim form doldurup nakit istedim, fakat 2017 de aldığım için elimde fiş yok onu istediklerini yazmışlar ve başvurumu kabul etmemişler ne yapayım ben şimdi yurtdisindayim arayamiyorum da müşteri hizmetlerini.
0
spacevan
(27.10.21)
Fişin yoksa nasıl claim yapacaksın ki zaten? Tüm havayollarında böyle bu durum, hatta böyle bavul verelim bunla idare et olayı türk işi bir olay diğerlerinde bu bile yok. Benim başıma 2 kere geldi, birinde fiş olmadığı için hiç bir şey alamadım, diğerinde de verdikleri bavulu kabul ettim fena bir şey değildi. Artık bavulların fişlerini saklıyorum bu yüzden.
0
roket adam
(28.10.21)
(13)

230 km hızla öndeki aracın 1 metre dibine girmek...

msb
Böyle videolara denk geliyorum arada. "Tampon yapmak" deniyor galiba :)Yani bunu yapan insanlar aracına, öndeki araca, öndeki aracın sürücüsünün ruhsal durumuna, yolun düzlüğüne, lastiklerinin mükemmelliğine vb vb nasıl bu kadar güvenebiliyor?Hayır 230 km hızla yapacağın bir kazada yoldan spatulayla
Böyle videolara denk geliyorum arada. "Tampon yapmak" deniyor galiba :)

Yani bunu yapan insanlar aracına, öndeki araca, öndeki aracın sürücüsünün ruhsal durumuna, yolun düzlüğüne, lastiklerinin mükemmelliğine vb vb nasıl bu kadar güvenebiliyor?

Hayır 230 km hızla yapacağın bir kazada yoldan spatulayla kazınacağı gerçeğini de bilmemesine imkan yok.

Aramızda bunu yapan var mıdır ve yaparken neler hissediyor merak ettim.

Otobanda bana yapıldığında haşırt diye frene abanasım geliyor.
0
msb
(27.10.21)
Haşırt diye frene abanamazsın. Seni de yoldan çıkarıp takla attırabilir. Yapan olduğunu sanmıyorum.
Yapan da bir şeye güvenerek yapmaz, deli cesareti.
0
neymis
(27.10.21)
ondeki arac olarak fren yaparsaniz hem onu hem sizi spatulayla kazirlar, muhtemelen o da bunu bildiginden kimsenin fren yapmayacagini varsayiyordur herhalde.

ben bu sekil hareketler yapan kisilerin psikolojik olarak cok normal olduklarini dusunmuyorum. adrenalin bagimliligi veya ileri derece gerizekalilik gibi problemleri var muhtemelen.
0
icim urperiyor
(27.10.21)
öle haşırt frenle takla atarsın. adam 230la dibine giriyorsa motoru senden kuvvetlidir bir zahmet kenara çekil.

belli hızdan sonra insan beyni o hızın ne olduğunu algılayamıyor.
0
mikahakkinen
(27.10.21)
@mikahakkinen, 22 yıllık şoför olarak öyle bir durumda "haşırt diye" fren yapmanın sonuçlarını biliyorum elbette :) Ayrıca 230'la dibime girmenin kullandığım aracın motor gücüyle bağlantısını anlayamadım, Alman otobanlarında kullanmıyoruz.

Ha bir de ek olarak (bkz: takip mesafesi)
0
🌸msb
(27.10.21)
Böyle insanların hareketlerinde mantık aranmaz. İleri düzey geri zekâlılık.

Volvo'nuz varsa deneyebilirsiniz frene basmayı.

lh3.googleusercontent.com
0
dissendium
(27.10.21)
Hicbir boka güvenip güvenilmeyecegini düşündükleri yok, sadece dayiyorlar ondeki araca. Bu değişkenleri hesaba katacak kafa olsa onu yapmaz zaten adam gerizekali.

Ben frene bir dokun çek yapıyorum bazen uyuzluk olsun diye ama genelde yuksek hızlardayken arkama dayanan adama yolu verip geçiyorum arkamda durdukca bana da tehlike.
0
stavro
(27.10.21)
Arkanda saatte 230km hizla ilerleyebiliyosa ikiniz de suc isliyosunuz demektir. senin de ondan pek farkin yok yani.
0
steve cruz
(27.10.21)
genelde yavaş yavaş frene basıp daha da yavaşlayıp sağ şeride geçiyorum. arkadaşı 100'e indirmeden bırakmıyorum ama özellikle trafik yoğunsa.
0
roket adam
(27.10.21)
hiç tribe girmeden sağ şeride geçiyorum uygun zamanda. selametle gitsin :)
0
xrated
(27.10.21)
kayınpederim 40 senelik şoför ama takip mesafesi falan bilmiyor. yılla alakalı şoförlük deyimi çok saçma.
motor gücüyle alakası şudur. piyasada araçlarda 220 göstergeli araçlar var ancak o hıza çıkamaz. o hıza belli araçlar çıkar, senin aracın c180 arkadan gelen c63 amgyse bi zahmet kenara çekil. bunu demek istedim. 230la göt göte gitmenin mantıklı bir açıklaması zaten yok.
0
mikahakkinen
(27.10.21)
Tamamen cahil cesareti, gamsızlık, eğitimsizlik.

Çok güçlü ve hızlı bir araban varsa, suç işleyip de çok hızlı gitmek istiyorsan da öndeki aracın tamponuna kadar dayanmaman lazım. Mesafeyi koruyarak selektör mü yaparsın korna mı çalarsın bir şekilde uyar.

Öndeki adamın önünde ani bir şey olsa ve frene dokunsa en az 2 araba perte çıkar, içindeki canları Allah bilir. Yan şeritlerde araç varsa onlar da tehlikeye girer.

Öndeki aracın önüne hayvan çıkabilir, başka bir araçtan düşen bir parça gelebilir, daha önceden yola düşmüş birşey rüzgarla havalanabilir.

Takip mesafesini korumamanın hiç bir savunması olamaz, aynı adamlar erkek ortamında bir silah varsa "sıham mı la ahaha" diye şaka da yapıyordur.
0
John Bloor
(28.10.21)
İnsanları canından, çocukları anasından babasından etmeyi umursamayan ruh hastası, eğitimsiz, aile terbiyesi almamış tipler işte. yol ver geçsin gitsin. itle it olmaya gerek yok.
0
jangbogo
(28.10.21)
o hızlarda gazdan ayak çekildi mi araç baya hızlı yavaşlıyor
ama büyük mallık yapılan
0
bir soru sorcam
(28.10.21)
(12)

İstanbul trafiğindeki artışın nedeni nedir?

admiral
Mahalle aralarında bile trafik sıkışık. Özellikle son zamanlarda daha da arttı. Bunun nedeni ne olabilir?
Mahalle aralarında bile trafik sıkışık. Özellikle son zamanlarda daha da arttı. Bunun nedeni ne olabilir?
0
admiral
(27.10.21)
benim gördüğüm ve sinir krizi geçirdiğim sebeplerin başında herkesin şahsi aracını alıp kendini yollara vurması. her arabanın içini özellikle inceliyorum trafikteyken, her araba sadece 1 kişi var. toplu taşıma kullansalar incileri dökülecek sanırım. ekremin yerinde olsam iş çıkışı ve işe gidiş saatlerinde şahsi araç kullanmayı çok özel durumlar dışında yasaklarım. paşalar toplu taşıma kullanmayı öğrensin.
0
pelovann
(27.10.21)
insanlar covid nedeniyle toplu taşıma kullanmayı azalttı doğal olarak.
paşalıkla ilgili bir durum değil, gayet doğal yani.
taksi bulmanın zorlaşması da aynı sebebe dayanıyor bence.
0
blatta hiberna
(27.10.21)
blatta, istanbul trafiği covidle beraber ortaya çıkmadı malumunuz, ben genel bir yorum yaptım. paşalıkla ilgili bir durum maalesef ki.
0
pelovann
(27.10.21)
Okulların açıldığı ilk günden beri kriz geçiriyorum ben. Okul servisi zorunlu falan olsun, ne güzeldi trafik aylarca swh.
0
akhenaten
(27.10.21)
gelen araplar ile birlikte artan nüfus,
ekonomik sebeplerle yatırım amacıyla alınan araba sayısındaki artış,
covid nedeni ile toplu taşıma yerine özel araç tercihi

artıştaki sebepler bunlar
0
dafuq
(27.10.21)
pandemi nedeniyle özel araç kullanımı çok arttı.
0
co2s2
(27.10.21)
blatta hiberna +1
0
since1907
(27.10.21)
blatta + 1
0
dreamnesiac
(27.10.21)
istanbul nufusundaki artışın nedeni nedir sorusuyla aynı bu sorunun cevabı. 25 milyon vatandaş ufacık bi alana toplanmış ne olacağıdı demek lazım.
0
roket adam
(27.10.21)
Otomatik vitesin yayginlasmasi artirdi. Gecerken dikkat et hepsi otomatik.
Eskiden yetenek sebepli insanlarin yarisi eleniyordu trafige cikamiyorlardi.
Diger yarisi da debriyajdan yoruldugu icin cikmiyordu.

Ben manuel sahibiyken yokusli trafikli yerlere gitmek istemezdim, ise hayatta arabayla gitmezdim sol ayagim felc olurdu.
Simdi tuvalete bile arabayla gidiyorum.

Manuel arabayi da istanbul'da cok zor sattim, soran herkes manuel deyince kapatiyordu telefonu.
0
divit
(27.10.21)
Valla toplu tasimada multeciler gibi surunmemek icin ciddi para verdik arabaya, paşa olmasam da İstanbul halki belki bir nebze trafikten kurtulur diye kendimi toplu taşımada heba edecek kadar erdemli duyarlı ve kolektif düşünen biri değilim sahsen.

Of bu ne trafik yaa diyen insanlarin rahatini degil kendi rahatimi dusunmek tercihim. Trafiğe bayilmiyirim ama iki saat sogukta durakta arac bekleyip ondan sonra tikis tikis aracin icinde saga sola donemeden yolculuk yapmaktansa tikanmis trafikte arababin icinde oturarak muzigimi acip agir agir giderek işten eve gitmek daha mantikli geliyor. Yani buna pasalik mi denir bilmiyorum istanbul trafiği belki azalır diye toplu tasimada sürünmek istemiyoruz genel olarak, olay bu. Ahmet mehmet eve hizli gitsin diye ben neden rahatimi bozuyorum? Boyle bir kolektif düşünceyi kimseden bekleyemezsin.

Arabada da daima tek kisi oluyorum, ne yapayim konu komsuyu arabaya mi toplayayim trafikte kalabalik etmesinler diye? Arabayi zaten toplu tasima lanetinden kurtulmak icin aldik zamaninda, keriz miyiz o kadar mtv, sigorta, benzin, bakim masrafi odeyelim yoksa değil mi?

Trafik artisinin sebebi dedikleri gibi covidden sonra cogu kisinin sahsi aracini kullanmaya baslamasi. Bunun yanı sıra araba fiyatlari surekli arttigi için araba almaya normalde pek yanasmayan insanlar son iki yılda "simdi almazsak ileride asla alamayacagiz" mantigiyla arabaya saldirmak zorunda kaldilar ve cok daha fazla kisinin arabasi oldu.
0
stavro
(27.10.21)
Nufusun 10 milyon olduğu zaman var olan yollar ile, şu anki var olan yollar arasında çok büyük bir artış farkı yok.

Aklıma gelen büyük ilçeleri/semtleri şöyle bi hayal ettim;

Saymaya ve yazmaya başladım ki sildim sonra hepsini, neredeyse eski semt ve ilçelerin tamamının yollarında belki de 50 senedir hiç bir değişim ve genişleme yok.

Aksine yaya kaldırımı için daralmalar bile var, aslında iyi bir inceleme yaparsak belki de 1970-1980'lerden beri İstanbul'un ana arterlerinde hiç bir değişiklik olmadığını görebiliriz.

Sürekli artan araç nufusu, hiç artmayan yollar ile başka bir sonuç imkansız.
0
John Bloor
(28.10.21)
(9)

Emeğin karşılığının olmaması

Cenk Daniels
Çalışıyoruz, didiniyoruz, haftanın 45 saatini bir şirketin modern kölesi olarak geçiriyoruz, fakat sermaye sahibi insanlar hiç çalışmadan parasıyla çok kolay para kazanabiliyor. Bu durumu düşününce motivasyonum düşüyor ve emeğin karşılığının olmadığını düşünüyorum.Usd faizi bonoda %7 seviyelerindeyk
Çalışıyoruz, didiniyoruz, haftanın 45 saatini bir şirketin modern kölesi olarak geçiriyoruz, fakat sermaye sahibi insanlar hiç çalışmadan parasıyla çok kolay para kazanabiliyor. Bu durumu düşününce motivasyonum düşüyor ve emeğin karşılığının olmadığını düşünüyorum.

Usd faizi bonoda %7 seviyelerindeyken, normal mevduat faizi %16 lardayken parası olan parasına değer katarken emek harcayarak para kazanmak zoruma gidiyor bazen.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Teşekkürler
0
Cenk Daniels
(27.10.21)
o sermaye de çalışarak ve doğru zamanda doğru kararlar verilerek kazanılıyor yalnız bunu unutuyorsun. dedenden bir mal kalsa bile dedenin onu elde etmesi lazım yani. o yüzden yaptığın karşılaştırma yanlış. sen de elindeki emeği kullanarak paradan para kazanılacak sermaye elde edebilecek bir iş yaparsan sen de o pozisyona geçersin.
0
roket adam
(27.10.21)
Türkiye'de belli bir kesim bu şekilde. Esas sorun kazanılan paranın anlam ifade etmemesi. Çalışan boşa çalışıyor gibi yani. Bu yüzden Türkiye'de en iyi iş memurluk oluyor.
0
admiral
(27.10.21)
45 saatten fazla çalışanlar da var benim gibi.
ama zengin olanlar için çok dar bir çerçevede tanım yapmışsın.
hepsi aynı değil. kendi bildiklerimden örnekler vereyim.

patron: hala hepimizden daha çok çalışıyor. paranın ve hırsının kölesi olmuş durumda.

patronun arkadaşı: hasbelkader fırsatları iyi değerlendirip ticaret ile zamanında voliyi vurmuş. daha sonra belli yatırımlar (emlak vs.) yaparak istanbul'un dışına kaçmış daha çok hayatın keyfini çıkarmakla meşgul. hatta bir ziyaretinde ben 10 sene sonra geleceğim sen hala eksi 1'de (patronun odası garaj katında) uğraşıyor olacaksın diye patrona laf sokmuştu.

borsacı tanıdık: kendini teknik ve psikolojik olarak çok iyi yetiştirmiş. zamanında çok hatalar yapmış ama tecrübe edinerek artık bağımsız şekilde para kazanan ve 9-5 modern kölelikten kurtulmuş biri.

akraba: o da yıllardır esnaf. süper zengin değil ama ortalamanın gayet üstünde. o da işinin esiri olmuş durumda. gece gündüz aklı fikri iş kovalamakla telefonla konuşmakla geçiyor.

atadan parayı bulmuşları bir kenara koyarsak bu adamlar gibi olmak da kolay değil. o kadar hırs ve motivasyon sahibi değilim mesela. ticaret yürütecek kadar insani ilişkilerim de güçlü değil. sonra kalkıp onlar niye ben niye böyleyim diye söylenmek doğru olmuyor. ben de kendimce borsa ve finans işleri ile emeklilik günlerimde daha rahat etme hayalleri içindeyim.
not: eyt
0
lazpalle
(27.10.21)
Ben aylardır düzgün bir bilgisayar almak için para biriktiriyorum, ben biriktirdikçe bilgisayarın fiyatı da kendini biriktiriyor. Bir türlü denkleşemedik. Bir süredir bunu düşünüyorum.
0
akhenaten
(27.10.21)
aynen öyle düşünüyorum. tarihin her döneminde çalışmak köleliktir. çalışmak ne ara kutsallaştırıldı anlamıyorum.
0
dafuq
(27.10.21)
birisi bir tweet atmıştı, diyor ki fakire 1000 dolar ver, iki haftaya bitirir hepsini. zengine 1000 dolar ver, iki haftada ikiye katlar. birisi de buna cevap veriyor, diyor ki : fakirin yaşaması için o 1000 doları harcaması lazım, zenginin ise yaşaması için zaten parası var, 1000 dolar tamamen ekstra oluyor.

bir yerde de şöyle bir geyik vardı : adam diyor ki, bir haftadır borsada oynuyorum, 1.5milyon dolarla kapattım haftayı. öbürü de soruyor : ooo süper, kaç parayla başladın? öbürü cevap veriyor : 2 milyon dolarla.

şimdi bizim durumlar da bunlara benziyor aslında. fakir adamın ticaret yapması için sermayesi yok. olmayacak da. küçük küçük başlaması da mümkün değil. insanlar hollywood filmlerindeki gibi istifa ediyorum vs diyemiyor.

benim asıl derdim, normalde bir bok olamayacak kişilerin sırf aileleri zengin diye paradan para kazanmaları
0
co2s2
(27.10.21)
@co2s2,

genel hatlarıyla yazdıklarına katılıyorum aslında ama şu cümlene karşı çıkacağım:

"benim asıl derdim, normalde bir bok olamayacak kişilerin sırf aileleri zengin diye paradan para kazanmaları"

şimdi zengin olmayan insanların genelde yakındığı şey, babadan dededen zengin olan insanların şanslı olması ve o hayata hak etmeden ulaşmış olmaları. öte yandan senin bu cümlende bahsettiğin konuyu açarsak, zeka dediğimiz şey de insanın çalışarak kazandığı bir yetenek değil. doğuştan geliyor aynı zenginlik gibi. o yüzden zeki ama fakir bir adamın zengin ama kafası çalışmayan adama laf söylemesi kendi içinde çelişen bir durum.
0
del piero10
(27.10.21)
Bu duruma bi ara fena kafayı takmıştım, nerde okudum nasıl okudum bilmiyorum şu yaklaşım bayağı bir değiştirdi her şeye bakışımı:
Dünyada şuan yaklaşık 100 milyonu aşkın engelli, 157 milyon kronik hastalığa sahip, hala temel besine bile erişme sorunu yaşayan milyar insan var.
Aileden kalan maddi/manevi/genetik (güzellik büyük asset, uzun boy, renkli gözlülük vs gibi çoğaltın işte) bu tip unsurların ötesinde bir çok insan karaciğeri sıkıntılı doğuyor mesela. Biz bizden üstteki sınıfa öykünürken(çok bilenirdim ben eşşek gibi çalışırken emeksiz dünyalarca mal mülkle doğanlara) bizim halihazırda sahip olduğumuz rastgele gelişmiş bir çok başka artıları düşünüyor muyuz ? Şükür değil abi bu öyle algılama şükür falan etme zaten emek sömürüne, sadece hayatın rastgeleliliği ile barış yapmak diyorum ben buna.
Özetle nereye vardım derseniz, bu dünyada denge imkansız. Yaşam varsa kaos var. Haksızlık adaletsizlik var. Kartlar böyle dağıtılmış, annelerimizin yumurtalığına bir sonraki sıradaki sperm ulaşmış olsa, bahsi geçen kronik hastalıklarla doğanlar gibi bir ömür zulüm içerisinde yaşamamız için hiçbir sebep yok. Belki bir sonraki de seni top model yapacaktı kim bilir ? O yüzden oyna devam.
0
wiekannich
(27.10.21)
@del piero10 : zeka tamamen doğuştan mı geliyordur? emin değilim. daha doğrusu çocuğun yetiştirilme biçiminin, en azından zekanın ortaya çıkması anlamında önemli bir faktör olduğunu düşünüyorum. tabii burada da ailenin maddi kaynakları önemli bir faktör oluyor. yani ailenin "mirası" öyle de önemli, böyle de önemli.

ancak, kafası çalışmayan adamlardansa, kafası çalışan adamların iş yapıyor olması daha mantıklı değil mi? ikisi de diğer insanlara haksızlık, adil değil ama işlerin daha verimli olması, daha fazla insanın daha ferah yaşaması için bunu kabul etmek daha kolay.
0
co2s2
(28.10.21)
(41)

Türk olmaktan gurur duyuyor musunuz?

but that was just a dream
Evet/hayırNeden?Yaşınız?
Evet/hayır
Neden?
Yaşınız?
0
but that was just a dream
(27.10.21)
Hayır 21
0
owaki
(27.10.21)
evet, 28
0
wishmaythşngs
(27.10.21)
Hayır çünkü bir insanın kendisinin seçmediği milliyet, doğum yeri vs. şeylerle gurur duyabilmek bana göre dünyanın en saçma şeylerinden biri.
28 yaşındayım.
0
ms brownstone
(27.10.21)
Ms brownstone +1

Benim kendim cabalayip yaptığım ya da secimlerim sonrasında olan bir olay değil.
0
logisticsmanager
(27.10.21)
Yoo.
37.
0
kobuzchu kiz
(27.10.21)
Hayır, 32
0
matilda
(27.10.21)
hayır.
neden duyayım ki her ulus kendince özeldir.
33
0
sizofren06
(27.10.21)
Evet
Çünkü kimliğinin bir parçası ve kendimle barışık bir insanım. Kürt olsam Kürtlüğümle, Ermeni olsam ermeniliğimle gurur duyardım.
28
0
sckxyss
(27.10.21)
Hayır, 23.
0
izza
(27.10.21)
Evet,
sonuçta benim karakterimi, davranıslarımı sekillendiren birsey.
farklı milliyetten de olsam gurur duymama gibi bir düsüncem olmazdı, sadece önemsiz oldugunu düsünüyorsam gurur duymuyorum önemsiz vs. derdim, herseyi dört dörtlük bir millet oldugunu düsünmüyorum.
30
0
durgunfoton
(27.10.21)
evet, duyuyorum.

geçmişinden ve coğrafyasından dolayı (son 100 yıllık tarihten bahsetmiyorum bu arada)

36 yaşındayım/sanat tarihçisiyim
0
love and trust
(27.10.21)
Hayır.
Seçemediğimiz, random gelen şeyler için gurur duymak mantıklı değil de ondan.
24
0
candide
(27.10.21)
George Carlin'in bununla ilgili çok güzel bir konuşması vardı gösterisinin birinde. Linkini aşağıya bırakıyorum. 5:10'dan sonra başlıyor.

www.youtube.com

Cevaplarım;

- Hayır
- Tesadüflerle gurur duyulmaz, mutlu olunur. Mutluluğa değinmeyeceğim.
- 30
0
desdenova34
(27.10.21)
bazı arkadaşlar kişisel bir tarafı olmadığına değinmiş. ona ek bir de, kesinlik de yok. türk olmak. nedir türk olmak? öyle çat diye herkesin aynı şeyi söylediği bir tanımı yok ki. kimi diyecek 5000 yıldır var olan köklü blah blah, öbürü islamla harmanlayacak vs. aynı şey diğer milliyetler için de geçerli. ingiliz olmak. nedir ingiliz olmak? İngilizce konuşmak mı, anne babanın ingiliz olması mı, ingiltere'de doğmak veya yaşamak mı? hepsi mi? ya da kendini ingiliz hisseden herkes ingiliz mi? ne var yani bu türk olmanın içinde? tam da içini doldururken çok şey değiştiği için hayali topluluklar olmaktan öte gitmiyor ve övünecek veya gurur duyulacak bi şey kalmıyor bence. türklük deyince aklıma hep olumsuz şeyler geliyor mesela şu an benim. sorumsuzluk, din simsarlığı, ahlaksızlık vs geliyor valla, çünkü hep böyleleri bu tanımları kullanıyorlar işlerine göre. ama cumhuriyet kurulurken verilen bağımsızlık mücadelesini, kimseye boyun eğmemiş insanlar topluluğunu düşününce güzel bir his de doğuyor. zamana göre de çok değişiyor yani. kendimi böyle açıklama ihtiyacı duymadan evet gurur duyuyorum diyebileceğim çok nadir şey var. örneğin, ailem. onları da kendim seçmedim ama oldukları insan olmaları bile gurur veriyor bana. ne güzel, iyi kalpli, masum insanların çocuğuyum diyorum mesela. yani daha çok şanslı hissetmek gibi. aynı şeyi bu "milletin" üyeleri için söylemiyorum, söyleyemiyorum. neyse çok uzattım ama eğer içini kesin bir şekilde güzel şeylerle doldurabilseydik gurur duyuyorum diyebilirdim sanırım ailem gibi görebilseydim. yine de bu milliyetçilikten değil de ya ne güzel, akıllı, ahlaklı insanlarla bu hayatı/vatanı paylaşıyoruz diyebildiğim için olurdu. yine şanslı hissetmek gibi bir hisle işte. /28
0
erenderk
(27.10.21)
gurur duymak değil ama türk olmaktan memnunum. türk halkının yaptığı yanlış politik tercihlere, ülkenin geldiği duruma öfkelensem de türk olmayı seviyorum. milliyetçi biri de asla değilim.
0
epleindebisous
(27.10.21)
Hayır,31, çünkü herhangi bir milliyete sahip olmak seçim hakkına bağlı olmadığı için gurur duyulacak bir şey değildir.
0
mimetorg
(27.10.21)
31 yaşındayım. evet gurur duyuyorum, uzun ve ihtişamlı bir tarihin parçası olmak hoşuma gidiyor. yunan, iranlı, rus ya da çinli falan olsaydım da muhtemelen yine gurur duyardım.
0
roket adam
(27.10.21)
Hayır ama mesela Fransızların İngilizlerin milletleriyle gurur duymalarını anlayabiliyorum. Felsefeyi, yönetim biçimlerini, makineleşmeyi falan geliştirip dünyaya yön vermişler gurur duyabilirler biz şu an bir şey üreten konumda değiliz. 31
0
nhk ni youkosu
(27.10.21)
Evet. Çünkü atam yunan'ı denize dökmüş. Hehe

bu arada;

sckxyss +1

erenderk +1

29
0
ceketimi alip cikcam
(27.10.21)
bana göre doğuştan gelen şeyler için yani kendimizin seçme şansı olmayan şeyler için gurur duyulmaz. ancak şükür edilebilir.
0
gameofannen
(27.10.21)
Evet.

Türk milleti bağımsızlık için, vatan için canını çokça kez feda etmiş. Bu bana göre çok karakterli ve saygı duyulacak bir hareket. Bunu yapan başka milletleri de takdir ederim.

28 yaşındayım.
0
dissendium
(27.10.21)
Gencken buradaki pek coklari gibi secmedigim seyle gurur duyamam derdim. Fakat baska bir kulturle hasir nesir olunca gurur duyulabilecegini anladim. Yani ben yari Turk yari Zazayim, Turkiye'li olmaktan gurur duyuyorum tum cografyasiyla. Bu bos politik bir inanc degil. Aksine Turkiye insaninin kalitesini karsilastirma yaparak bulmakla alakali. En basta caliskan bir milletiz bu bile bir gurur kaynagi. Caliskanlik da illa super ekonomi ile issizlik, calisan profili ile alakali degil. Annenizin esinizin her kis basi 3-5 kilo salca, bir kac kavanoz tursu yapmaya calismasi, o gida saklama kulturu de giriyor bunun icine, temizlik kulturumuzde.

Evet, 40.
0
2oda1salon
(27.10.21)
Evet,
Yurtdisina gelmeden once boyle bir farkindaligim yoktu, hiçbir seyi olmayan milletler burnundan kil aldirmiyor ya da alman arkadaslarim ikinci dunya savasi ile ilgili birsey sorunca triplere giriyor sanki hakaret ediyormusum gibi. Oysa yunan, sirp arkadaslarimla konusabiliyorum.
Bazi arkadaslarimin kolyeleri var, mesela ulke haritasi degil de atiyorum, ege bolgesi seklinde italyanlarda gordum daha cok.
Bizim problemlerimiz var o ayri.
Milliyetle gurur duymak bos is ama boyle birsey var ve biz bu konuda ezilecek, gurur duymayacak bir millet degiliz.
32
0
spherical
(27.10.21)
Hayir zira bunun icin bir caba gostermedim. Gurur duyulacak bi olay degil

38
0
thesomberlain
(27.10.21)
hayır
25
0
kornisch
(27.10.21)
32.

evetle hayır arasında gidiyorum. başımızdaki islamistler olmasaydı iç rahatlığıyla evet diyebilirdim.
0
false pretension
(27.10.21)
gurur da duymuyorum mutlu da değilim buna karşılık yerinmiyorum ve mutsuz da değilim.

ms brownstone +1

28
0
rahip janick
(27.10.21)
Hayır,

Türk kısmını değiştir yine sonuç değişmez. olayın Türk olmakla ilgisi yok. Sadece milliyet gurur duyulacak bişey değil. Çünkü senin yaptığın bişey yok. Doğuyorsun ve doğduğun toplumun bir parçası oluyorsun. bitti. gurur duymalık durum nerede? yok. Farklı milletlerden insanların olduğu bir ortamda Türk olduğumu söylemekten utanır mıyım? utanmam. Çünkü utanılacak bir durumda yok.

38
0
draconas
(27.10.21)
Valla @brownstone u goruyor ve arttiriyorum. Secim imkanin olsa bile sacma. Mesela simdi sorsalar cogu kisi en zengin ya da refah seviyesi en yuksek ulkeleri secer, bu secimden sonra niye 'X ulkesindenim' diye gurur duyar ki insan? Hani isin kisisel ozellik olayini falan gectim direkt bisekilde hazira konmak oluyor bu. Yani atiyorum X ulkesi binlerce yil suren tarihi/kulturu sonucunda 'X gibi olma' tarzinda bir stereotipi kazanmissa sadece secim yaptin diye sen niye direkt gururlanasin ki? Senin o olaya bir katkin olmamis.

Kisaca basta dedigim gibi secim olsa bile sacma. Dolayisiyla cevabim hayir.
30.
0
j r r tolkien hayrani
(27.10.21)
bir insanın gurur duyacağı bir hüneri yoksa milliyetiyle gurur duyar. ülkenin geçmişine, tarihsel insanlarına saygı duyuyorum tabi ama ülkeden dolayı gurur duyması komik.

35
0
kanasla intihar eden adam
(27.10.21)
Evet
Gurur duyacağım bir çok hunerim var ama buna rağmen ülkemi seviyorum. Çünkü benim ülkem tüm ülkelerden daha güzel, tarihim daha şanlı, insanım daha sıcak.
40E
0
etna
(27.10.21)
Hayır.
Eskiden savaşçılık işe yarıyormuş bu yüzden başarılarımız olsa da sağlam bir medeniyet kuramamışız. Savaş işi teknolojiye dayanınca gümlemişiz zaten.
0
vizivozo
(27.10.21)
Evet, 23
0
Josephine.
(27.10.21)
Evet çünkü sckxyss nedenini söylemiş.

30.
0
amateur
(27.10.21)
Tamamen tesaduf eseri olan bir seyden gurur duymak ya da utanc duymak bana sacma geliyor. Sans eseri turk doğmuşum. Dolayısıyla duymuyordum.
33
0
stavro
(28.10.21)
hayir
kendim secmedigim bir sey icin neden gurur duyayim. sadece ataturk atam oldugu icin gurur duyuyorum
29
0
nibba
(28.10.21)
evet çünkü kimliğimin ve geçmişimin bir parçası.
dissendium'a katılıyorum.
burada doğmak tesadüf olabilir ama dedelerimiz bu ülke için savaşmış.
kendi adıma konuşmam gerekirse, iki tane dedem var savaşmış olan.
bazı şeyleri kendimiz kazanmış, (son yıllarda olduğu gibi de) kendimiz kaybetmişiz.

gavur okulu diye tabir edilen okullardan birini bitirdim.
o zaman da aynı şeyi düşünürdüm, sonradan bütün dünyadan insanlarla çalıştığım bir işim oldu, yine aynı şeyi düşünüyorum.
özendiğimiz ülkeler toplumsal olarak bilim, medeniyet vb. konularında çok ileride olsalar da, halklarının bireysel anlamda kendi toplumlarıyla aynı düzeyde olmadığını düşünüyorum.

bunun sebepleri elbette tartışılır ve ülkeye göre bakış açıları elbette değişebilir ama en azından mücadele etmiş ve özgürlüğünü kazanmış birilerinin evladı olmak bana gurur veriyor.

üstelik, tarihte iyi ya da kötü, mücadelesi olan ya da olmayan her millet/ulus/ülke, sadece göçmenlerden oluşsa bile kendi ülkesiyle ve o ülkenin vatandaşı olmakla gurur duyarken, bizim bunu bu kadar hafife almamızın talihsiz bir durum olduğunu düşünüyorum.

36
0
blatta hiberna
(28.10.21)
hayır, gururluk bir durum yok bence de. sadece mutluyum ve kimliğimle barışığım diyebilirim.

yurtdışında kimliğimi aşağılamaya çalışanlara da ayarı veririm, elinde tesbih, ayağında babet çorabı takılan bi tane bile ziya gökalp eseri okumamış ama türkçü geçinen tiplere de.

27
0
makarnavodka
(28.10.21)
hayır ama bundan utanmam tabi. milliyetim üzerinden bana sataşacak insana karşı kullanacağım malzememin olmasından memnunum.

benim seçmediğim, doğuştan gelen bir özellik benim için gurur vesilesi değil. çalışıp çabalayarak elde ettiğim bir ünvan, eser veya kazançtan gurur duyarım ancak.

31.
0
zgrydn
(28.10.21)
neden gurur duyayım ki?

kendi seçimim olsa gurur duyarım ya da millet olarak acayip işler yapmış/yapıyor olsak yine gurur duyarım.
0
co2s2
(28.10.21)
hayır
çünkü burada doğup büyüsem bile türk değilim; ne etnik, ne kültürel ne de toplumun bir parçası olarak.

dolu dolu türk hissetseydim de gurur duymazdım. içinde bulunduğun kültür, millet, toplum için mutlu ya da mutsuz olmak ayrı, gurur duymak ayrı bir şey bence. mesela ingiliz olsaydım mutlu olurdum ama yine gurur duymazdım.

başka milletleri gördüm bizimki iyiymiş diyenleri anlayabilmekle beraber milliyetle gurur duyma meselesinin milliyetin kendinden gelen bir bakış açısı olduğunu düşünüyorum. bu arkadaşların tacik olsaydı, sırf milliyetinden gurur duyma fikrinden ötürü tacik olmaktan gurur duymasından bahsediyorum. bu bağlamda bakıp da objektif olmanın mümkün olmadığını, konseptin kendi kendini beslediğini düşünüyorum.
0
Bruce
(28.10.21)
(5)

Faiz oranları

maq
İyi geceler,annemin bir kredisini incelerken dehşet içinde faiz oranına takıldım ve düşüncemde bir hata mı var diye buraya sormak istedim: 25.000 birim krediden bahsedersek Türkiye’de buna aylık faiz (%2 küsür) uygulanıyor ve 5 yılın sonunda ana para kadar neredeyse faiz alınıyor. Yani 25.000 anapar
İyi geceler,
annemin bir kredisini incelerken dehşet içinde faiz oranına takıldım ve düşüncemde bir hata mı var diye buraya sormak istedim:
25.000 birim krediden bahsedersek
Türkiye’de buna aylık faiz (%2 küsür) uygulanıyor ve 5 yılın sonunda ana para kadar neredeyse faiz alınıyor.
Yani 25.000 anapara+26.000 faiz=51.000 gibi.
Bulunduğum yurtdışında ise bireysel kredide faiz yıllık uygulanıyor.
25.000 birim krediye 5 sene sonunda 2.000 gibi bir faiz uygulanıyor.
25.000+2.000=27.000 gibi bir rakam karsılaştırma açısından…
Bu gerçek mi , mantık hatası bende mi?
0
maq
(27.10.21)
Türk lirası resmi rakamlara göre yılda %17-18 (gerçekte %40+) değer kaybeden bir para birimi.

Bu yıl USD enflasyonu %5 mi ne çıkacak galiba o deli gibi fazla geliyor yabancılara. Almanya vb. Avrupa ülkeleri de negatif faiz uyguluyor diyorlardı doğruysa. Karşılaştırmak anlamsız yani. Ama evet gerçek.

edit: şunu düşün, bulunduğun ülkede belki maaş zammı olarak %1-2 veriliyordur, Türkiye'de %10-15 alıyor çoğu kişi.
0
nhk ni youkosu
(27.10.21)
Hayır mantık hatası yok hesaplamanız gayet doğru hatta daha üzücüsü muhtemelen bir de bunun üstüne dosya masrafı, sigorta, bsmh gibi bir sürü masraf da eklenince tutar büyüyebiliyor.

Türkiye enflasyonist bir ülke, para birimi her gün bir gün öncesinden daha değersiz hale geliyor, haliyle bankalar bana borcunu öderken öyle bir ödemelisin ki borcun bittiğinde ben kar edebileyim diyorlar, haklılar da.

Türkiye'deki tek sorun şu, kredi çekerken öküz gibi faize yüklenen bankalar, mevduat faizine gelince çay kaşığı ile veriyorlar, bugün özel bankalardaki kredi faiz oranı %20'lerde iken, mevduat faiz oranı %15-16 civarında.
0
solo
(27.10.21)
Bu arada şaşırıyorsunuz ama Türkiye'de kredi çekmek yurtdışında kredi çekmekten f
daha karlı, hele de o an itibariyle iyi bir faiz yakalarsanız. Zira

a) Saçma sapan bir ekonomi yönetimi nedeniyle faiz enflasyonun çok altında kalıyor
b) Krediler değişken değil, sabit faizle veriliyor.

Yani örneğin, doların her halukarda TL enflasyonu kadar yükseleceğini varsayarsanız, bugün alacağınız 5 yıllık TL krediyi Dolara koyup, 5 sene sonra her şeye rağmen karlı çıkabilirsiniz... Böyle bir saçmalığın içindeyiz.
0
salihdt
(27.10.21)
@salihdt +1

Haziranda araba almak için 30 bin TL kredi çektik, geri ödemesi 39 bin TL ve 24 ay. Araba şimdiden 40 bin TL değerlendi. Yani ülke şartlarında faizler az bile, o yüzden döviz yükseliyor sürekli,faizler enflasyonun altında kalıyor.
0
gmzo
(27.10.21)
hatan "birim para" üzerinden konuşuyor olman. birim kredi, birim para diye bir şey yok. faiz oranlarını o para biriminin kendi piyasa dinamiklerine göre oluşur. trde yıllık %40-50 enflasyon olurken %17-18 faizle kredi çekmek oldukça mantıklıdır. almanya'da euro faizi %1 iken de ödeyeceğin kredi faizi doğal olarak çok daha düşük olur, yanlış bir şey yok.
0
roket adam
(27.10.21)
(8)

arabanın üstüne kuşlar pisliyor bunu nasıl temizlemeli?

ayseee
arabamı sokakta park edeceğim alan kısıtlı, farklı yerlere çekemiyorum..kuşlar sağolsun hergün arabanın üstüne, kaportaya,cama her yere baya büyük sıçıyorlar. ben ertesi gün ıslak mendille silip üstüne su döküyorum ama doğru mu yapıyorum bilmiyorum. kuşların kakası içinde asit olduğu için boyayı sök
arabamı sokakta park edeceğim alan kısıtlı, farklı yerlere çekemiyorum..kuşlar sağolsun hergün arabanın üstüne, kaportaya,cama her yere baya büyük sıçıyorlar. ben ertesi gün ıslak mendille silip üstüne su döküyorum ama doğru mu yapıyorum bilmiyorum. kuşların kakası içinde asit olduğu için boyayı sökebileceğini söylediler. arabam füme titanyum gri.

sizin bildiğiniz bir temizleme yöntemi var mı? kuş pisliğini nasıl temizlemeliyim?
0
ayseee
(26.10.21)
kurursa iz bırakır, boyayı yakar derler. o yüzden kurumasına izin vermeden alıp üstüne kalıntı bırakmadan suyla temizlemeniz lazım. ıslak cilanız varsa su döktükten sonra silebilirsiniz.

eğer kuruduysa ılık suyla pisliği yumuşatıp almanız lazım. eğer çıkmıyorsa tırnak sürtmeden bezi ıslatıp bezle hafif üstüne bastırarak çıkartmanız lazım. yumuşadıkça çıkarabilirsiniz.

ayrıca buna özel ürünler de mevcut onları kullanabilirsiniz. youtube'da da videolar mevcut.
0
false pretension
(26.10.21)
Benzinlikte tazyikli su sikiyorum ben.
0
stavro
(26.10.21)
kaynar su - ıslak mendil - kuru bez

şuan kaportamda kocaman bir iz var kus pisliği yüzünden, ben ihmal ettim siz etmeyin.
0
trajikomix
(26.10.21)
Daha bugün bir araç baktık. Kuş pisliği kaputta birçok yerin boyasını sökmüş. İlk defa bugün duydum ben de, asit varmış içinde boyayı söküyormuş olayını. Ama doğruymuş şahit oldum.
0
hrvl
(26.10.21)
Kuşlar dışkılarında aynı zamanda idrar da bırakır (üre) bu sebeple boyaya zarar verebilir bir şey örtseniz daha iyi olur. Yine de bol bok temizleme deneyimi olmuş bir kuş sahibi olarak en güzel yöntem bi miktar ıslak bırakıp dışkı yumuşayınce bezle silmek diyorum asla kazımayın. Ilık su döküp 10 dk sonra sileiblirsiniz (Ama kümelenmiş varsa oraya bez koyup üstünde ıslak bırakmak daha iyi yoksa içine su çekmeyebilir)
0
eatpraylaw
(26.10.21)
YouTube da bununla ilgili videolara bakabilirsiniz
0
kleider
(27.10.21)
himmet dayi
(27.10.21)
tecrübeyle sabit, kuş pisliği gerçekten boyayı eritiyor. ya aracı başka yere çekeceksiniz, daha uzağa uygun bir yere, ya da istisnasız her gün yıkatacaksınız. ıslak mendille silmek durumu daha kötü yapabilir çünkü o lekeden ziyade saydam bir sıvı var pislikten akan, ıslak mendille onu temizleyemiyorsunuz.
0
roket adam
(27.10.21)
(7)

Başarılı bir mobil uygulama yapma ihtimali sıfır mı?

Benyinegulerim
İstediğiniz herhangi bir uygulamayı android ve ios için yazacak, yayınlayacak beceriniz var diyelim. Bunun indirilme, beğenilme şansı artık sıfır mı sizce? Şu an teknoloji kanalları artık alanı domine eden şirketler yüzünden bunun mümkün olmadığını söylüyor. Ne düşünüyorsunuz?Edit: söylemek istedikl
İstediğiniz herhangi bir uygulamayı android ve ios için yazacak, yayınlayacak beceriniz var diyelim. Bunun indirilme, beğenilme şansı artık sıfır mı sizce?

Şu an teknoloji kanalları artık alanı domine eden şirketler yüzünden bunun mümkün olmadığını söylüyor. Ne düşünüyorsunuz?

Edit: söylemek istedikleri şey sektör domine ediliyor ve aradan sıyrılmak zor.
0
Benyinegulerim
(26.10.21)
onu söyleyen kimse bir daha takip etme, saçmalık.

teknoloji hiçbir zaman bitmez. sonlanmaz. her zaman devam eder. sadece senin vizyonun sığ ise görüş alanın dar demektir. o sebeple herşey yapıldı diye sanabilirsin.

şurada discord kaç yaşında? cluphouse daha oturmadı bile. daha yapılacak binlerce şey var.
0
duyurukullanıcısı
(26.10.21)
Sıfır değil. Pazarlamaya ne kadar sermaye ayırdığına bağlı. "Uygulamayı yapayım, markete atayım. Orada keşfedilsin." diye düşünürsen tarihin en iyi uygulamasını yapsan da hiç indirilmeyebilir. Günümüzde kulaktan kulağa yürümüyor bu işler. Reklama, tanıtıma parayı basan düdüğü öttürüyor. Piyasayı domine eden şirketlerin gölgesinde kalmak tabii ki beklenen bir şey ama "artık mümkün değil" demek absürt.
0
himmet dayi
(26.10.21)
aslında ihtimal var gayet yok değil de bence tek sıkıntı;

biraz dikkat çeksen, piyasada daha güçlü olan bir şirket daha iyisini veya benzerini yapıp önüne geçebilir ve sönebilirsin.

eğer demek istedikleri o ise haklılar. ama uzmanlık ve geniş çaplı bir altyapı isteyen (herkesin he deyince yapamayacağı) bir ürün ortaya koyarsan bu ihtimali de azaltırsın.
0
ananiyimioguz
(26.10.21)
alakası yok. daha yepyeni tiktok gibi, clubhouse gibi örnekler var. her gün çıkan yeni hypercasual oyunlar var. vesaire, vesaire.
0
roket adam
(26.10.21)
Açıkçası ben "bunun için kesin bir uygulama vardır" diye arayıp bulduğum ve daha önce kullanmadığım bir uygulamayı indireceğim zaman öncelikli olarak kaç kişinin oy verdiğine ve bunların kaçının 4-5 yıldız olduğuna bakıyorum. Örneğin +1m kişi tarafından 4.5 yıldızı olan bir uygulamayı +500k kişiden 4.9 yıldız almış bir uygulamaya tercih ediyorum.

Diğer taraftan kullanıcı etkileşimi daha düşük bir uygulamanın arayüzünü daha çok beğendiysem geliştirici açıklamasına ve yorumlara verdiği cevaplara bakıyorum, samimi geliyorsa riske girip indiriyorum. Eğer klasik esnaf kafasında yazılmış bir şeyse hiç dokunmuyorum.
0
akhenaten
(26.10.21)
bir arkadaşım (32 yaşında), 20'li yaşlarda olan çocukların kurduğu şirkette işe girdi geçen hafta :D Google Play Store'da milyonlarca indirilen bir oyun yapmışlar genç yaşta bile şirket kurup yürümüşler mesela.
0
nhk ni youkosu
(26.10.21)
orpheus
(26.10.21)
(11)

Bu stüdyo daire alınır mı?

adwokat
https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-maltepe-cevizli-ritim-istanbul-da-hazir-kiracili-satilik-studyo-963537158/detayBurda kiralar 2-5-3 civarı. Bunu göz önünde bulundurduğumuzda alım fırsatı var gibi durmuyor mu?
www.sahibinden.com

Burda kiralar 2-5-3 civarı. Bunu göz önünde bulundurduğumuzda alım fırsatı var gibi durmuyor mu?
0
adwokat
(26.10.21)
studyolar ile ilgili duydugum sorun, kiracilarin devamli degistigi, kalanlarin uzun sure kalmadigi, yani bununla ugrasmak zorunda kalabilirsin.
0
baldur2
(26.10.21)
kiraci hep bulunmuyor. cunku 3k kira istiyorlar evet.
sirkulasyon da cok.
12 ay sozlesme yaparim diye de dusunme. onun uygulanabilirligi pek yok pratikte. ugrastirir yani o isler...

diyecegim asil sorun bu ev bos kaldiginda 500-600 aidat sana kalacak.
anca ticari bloktan alinir boyle bir daire.
0
Kittie
(26.10.21)
ofis desen ofis değil, ev desen hiç değil. alınmaz.
0
erenderk
(26.10.21)
Kiracı sürekli değişir, daire boş kalırken de aidatı sana kalır. Vergisini de düşünce mantıklı bir yatırım gibi görünmüyor. Stüdyo daire ancak günlük kiralık işi yapacaksan uygun.
0
roket adam
(26.10.21)
kendinize ofis için düşünüyorsanız olabilir ama yaşandığını düşününce içim daraldı..
0
denizmaniaherif
(26.10.21)
bana pek mantıklı gelmedi.

2000-3000 kira geliri olan yeri, şu andaki mal sahibi neden 410.000'e satıyor? bir dengesizlik var. demek ki bir problem var.

bu tarz yerler çok küçük şirketlere ya da bekarlara/öğrencilere uygun olduğu için sirkülasyon çok olur. şirket ya batar, ya çıkar. öğrenci alır valizini başka eve gider. bekar evlenir vs vs vs vs...
0
co2s2
(26.10.21)
Co2s2 2000-3000 kirası olanı neden 410a satıyor demiş de, zaten 200 kira gibi hesaplayınca doğru çıkıyor şu an çoğu evin satış fiyatı.
0
nhk ni youkosu
(26.10.21)
Sitedeki diğer emsalleri 500den satılıyor. Bunun ucuz olma sebebi içinde kiracı olması diye yorumladım. Kiracı 900 ödüyormuş. Çıkmaya niyeti yokmuş. O yüzden elden çıkarmak istiyor olabilir.

ALırsam zaten kendim ofis olarak kullanacağım için 6 ay içinde kiracıyı tahliye ettirebilirim. 3 sene sonra da başkalarına kiraya verebilirim diye düşünmüştüm.
0
🌸adwokat
(26.10.21)
içerdeki kiracı galiba avukat yani epey uğraşabilirsin.
0
orpheus
(26.10.21)
@orpheus ben de avukatım uğraşırız gerekirse. ama işte değer mi bu fiyat için onu kestiremiyorum henüz. bölgeye çok hakim değilim.
0
🌸adwokat
(26.10.21)
Değmez.

Böyle yerlerde oturmaya niyetli kiracı bulmak çok zordur. Genelde dönemsel olarak ev tutması gereken kişiler ya da durumu iyi öğrenciler vs kalır böyle yerlerde.

Aidat çok yüksektir, yakıt, su vs gibi giderleri de faturada şişirdikçe şişirirler.

Bir ara böyle bir yerde kalmam gerekti 5-6 ay. Odacığın ısınma ve elektrik bedeli şu an oturduğum 100 m2 evden fazlaydı yersen.
0
denizgonen
(27.10.21)
(1)

Personal Cloud / File Server tavsiyesi

faati
Hem Windows (gundelik bireysel isler), Hem Mac (is icin), Hem de Linux (hobi isleri) kullaniyorum. 3 isletim sistemi de 2 ayri cihazda calisiyor. Tum dosyalarima merkezi bir yerden ve tum cihazlarimdan ulasabilmek istiyorum. Disaridayken de evdeki diskte ya da bulutta tuttugum dosyalara rahatlikla e
Hem Windows (gundelik bireysel isler), Hem Mac (is icin), Hem de Linux (hobi isleri) kullaniyorum. 3 isletim sistemi de 2 ayri cihazda calisiyor.

Tum dosyalarima merkezi bir yerden ve tum cihazlarimdan ulasabilmek istiyorum. Disaridayken de evdeki diskte ya da bulutta tuttugum dosyalara rahatlikla erisebilmek de istiyorum.

Dosyalarimin toplami yaklasik 1 TB boyuntunda ve su an iki farkli harici disk uzerinde yedekliler. Bu disklerden biri 4 tb kapasiteli, ortak disk olarak bu harici diski kullanmayi planliyorum.

Bunun icin bir kac alternatif var aklimda ama soru isaretlerim de var;

Alternatif 1. - NAS cihazi almak, ancak cok pahali. O kadar para vermeye gerek yok diye dusunuyorum.

Alternatif 2. - Bosta duran Raspberry Pi cihazim uzerine Samba file server kurmak. Buradaki handikap; dosyalar ev agi icerisinde erilebilir olurken disaridan erisime (portu ozellikle acmazsam) kapali olacaklar.

Alternatif 3. - Yine bosta duran Raspberry Pi cihazim uzerine nextcloud gibi bir personal cloud servisi kurmak. Burada dosyalara ev disindayken de erisebiliyorum ve mobil uygulama uzerinden vb. de erisebiliyorum ancak guvenlik kaygisi yasiyorum bu alternatifte.

Alternatif 4. - Google Drive (One) uzerinden 2 tb alan alip, tum dosyalarimi bu cloud alana yedeklemek. Bu alternatif aylik hatiri sayilir bir odeme gerektirse de sundugu ozellikler, ozellikle de aradigini hizlica bulabilme imkani ile cazip geliyor. Bu noktada her seyi Google'a teslim edecegim ve Google da her seyi son bit'ine kadar indexleyecegi icin yine guvenlik kaygim on plana cikiyor.


Sizin buna benzer bir ihtiyac icin kullandiginiz farkli bir cozum var mi? Bu secenekler arasindan veya farkli bir alternatif oneriniz ne olur?
0
faati
(26.10.21)
hem nas (4 diskli qnap), hem cloud servisi (dropbox, box, icloud, onedrive) kullanan, hem de r-pi'si olan biri olarak tercihim: her zaman iyi bir cloud servisi yönünde olur. fiziksel çözümlerin derdi bitmiyor, artı olarak dışardan erişeyim internete açayım dersen güvenlik sıkıntısı sebebiyle uykusuz kalıyorsun. google zaten her şeyini endeksliyor. kafamın en rahat olduğu seçenek her zaman cloud. bu arada şirketin falan varsa microsoft e3 lisansında 1 tb'lık onedrive içinde geliyor, onu da düşünebilirsin, hem diğer ıvır zıvırları da aradan çıkarırsın.
0
roket adam
(26.10.21)
(4)

29 Ekim Tatili - İstanbuldan kaçış

taha1907
selamlar, bildiğiniz gibi perşembe günü ile beraber 3,5 günlük bir boşluk var, tek kişi olarak, istanbuldan biraz uzaklaşıp kafa dinlemek adına ne tavsiye edersiniz ?sizin planlarınız nasıl ?
selamlar, bildiğiniz gibi perşembe günü ile beraber 3,5 günlük bir boşluk var, tek kişi olarak, istanbuldan biraz uzaklaşıp kafa dinlemek adına ne tavsiye edersiniz ?

sizin planlarınız nasıl ?
0
taha1907
(25.10.21)
herkes böyle düşündüğü için hiç bir yere gidilmez o gün her yerde hayvan gibi kalabalık ve trafik olur.
0
roket adam
(25.10.21)
heyecanlanıp plan yaptım sonra roket'in dediği geldi aklıma ve vazgeçtim. temiz temiz uyuyacağım. kendimi şımartmak için her zamankinden daha lüks bi yerlerde bişeyler yer içerim. eyorlamma bu kadar.
0
rewlack
(25.10.21)
hava güzel olursa istanbul'un avm, restoran, cafe harici yerlerini gezmek sur içinde

istanbul dışı
batı karadeniz tarafları daha az yoğun olur ama dönüş her türlü kitlenir, tem belki açık olur
0
bir soru sorcam
(25.10.21)
30 tane film izlicem.
0
erenderk
(25.10.21)
(2)

Turistik gezi

rosey
Turistik olarak Hangi ülkeye vize alınabiliyor, giriş şartları ve bunların güncel bilgisini öğrenebileceğimiz bir site var mı?Bir arkadaşım bu siteyi attı http://web.shgm.gov.tr/documents/sivilhavacilik/files/Covid-19/SHGM-UGT-20102021.xlsx.htmlAncak bu siteye göre AB ülkesi bazı ülkeler için 25 Eki
Turistik olarak Hangi ülkeye vize alınabiliyor, giriş şartları ve bunların güncel bilgisini öğrenebileceğimiz bir site var mı?
Bir arkadaşım bu siteyi attı web.shgm.gov.tr
Ancak bu siteye göre AB ülkesi bazı ülkeler için 25 Ekim e dek 31 Ekim e dek kapalı yazıyor ancak Eylül ekim ayında bu ülkelere gezmeye gidenler olmuş diye duydum.
Yine bu sitede birçok gelişmiş ülke için 11 gün karantina gerekir yazıyor bu durumda insanlar nasıl geziyor?

Ülkelere giriş şartlarının güncel bilgisini nereden öğrenebiliriz?
0
rosey
(25.10.21)
Ben buraya bakıyorum, en günceli bu gibi www.turkishairlines.com

Ama bu sitede şu an seyahat var denmesi, vize alabileceğin manasına gelmiyor. Mesela abd de şu an turistlere açık, teorik olarak vize de alabiliyorsun ama seneye randevu veriyorlar.
0
roket adam
(25.10.21)
IATA'nın haritası da iyidir:

www.iatatravelcentre.com
0
gidici
(25.10.21)
(14)

Sizin de evli arkadaşlarınız böyle mi? Her şeye eşini katan arkadaş sorunu.

ms brownstone
En yakın arkadaşlarımın 2’si evlendi. Ben evli değilim ve erkek arkadaşım işi sebebiyle yılın yarısını falan yurt dışında geçiriyor. O burdayken de değilken de asla arkadaşlarımı eşleri olmadan göremiyorum. Bu arkadaşlardan biri 2 senedir evli ve sevgilisiyle 8-9 senedir birliktelerdi zaten öncesind
En yakın arkadaşlarımın 2’si evlendi. Ben evli değilim ve erkek arkadaşım işi sebebiyle yılın yarısını falan yurt dışında geçiriyor. O burdayken de değilken de asla arkadaşlarımı eşleri olmadan göremiyorum.

Bu arkadaşlardan biri 2 senedir evli ve sevgilisiyle 8-9 senedir birliktelerdi zaten öncesinde de. O zamanlar da sürekli sevgilisine göre planlarını ayarlardı. Mesela kız kıza tatile giderdik o 2-3 gün sonra bizden ayrılırdı ve sevgilisi gelirdi birlikte kalmaları için. O zamanlar da biraz bıktığım olurdu her şeye dahil etmesinden ama aynı şehirdeydik ve baş başa vakit geçirebiliyorduk yine de. Şimdi farklı şehirlerdeyiz ve kocası olmadan görmedim 2 senedir.

Diğeri de haftanın 3-4 günü benimle aynı şehirde oluyor ve diğer günler başka bir şehre gidiyor. Bu yüzden çok sık görüşemiyoruz ama ne zaman görüşecek olsak 3 kişiyiz. Kendisi, kocası ve ben. Çocuğu seviyorum bu arada ben de ama bazen de kız kıza oturmak istiyorum yani arkadaşlarımla. Düşündüm de en son kız kıza vakit geçirebilmemiz bundan 4 sene önce falanmış.

Yani ikisinin de eşlerini seviyorum aslında ama sürekli geçireceğimiz vakti kocalarına göre ayarlamalarından ve asla tek başlarına buluşmaya gelmemelerinden sıkıldım artık. Bugün 2. bahsettiğim arkadaşımla buluşacaktık ve yine kocasına uymayacaktı. Ben de en son dayanamayıp “bir kere de sen tek gel, onunla sonra da görüşürüz” dedim. Önce olabilir falan dedi ama dün gece iptal etti yine.

Sizin de evlenen arkadaşlarınız böyle mi? Eşlerinden ayrı vakit geçiremeyen tipler mi oluyor yani insanlar evlenince? Yani biz evli değiliz ama erkek arkadaşım burdayken de o ve diğer erkekler olmadan kız arkadaşlarımla vakit geçirmek isterim bazen. Sonuçta yakın arkadaşım ve daha özel şeylerimi de paylaşabileceğim kişiler onlar. Ama onlar için böyle bir şey ihtimal dahilinde değil ve bu yüzden sinir oluyorum biraz. Haksız mıyım sizce?
0
ms brownstone
(25.10.21)
ben evli değilim, sevgilim de yok ama benim çevremde durum tam tersi diyebilirim. özellikle eşlerle birlikte olacak şekilde bir plan yapılmamışsa kimse eşini getirmez, eski zamanlardaki gibi sohbet edilir, eğlenilir herkes evlere dağılır. eşlerle birlikte bişeyler yapalım planı da çok olmaz açıkçası.

ablam da eşiyle birlikte çok fazla plan yapmaz mesela, eşinin haftada bir gün üniversite arkadaşları ile düzenli buluşmaları olur, onun dışında da çıkar arkadaşlarıyla görüşür, tatillere gider gelir, aynı şekilde ablam da öyle yapar. sizin arkadaşlarınızın davranışları bana pek normal gelmedi açıkçası. ben bozulurdum ve görüşmek istemezdim sanırım.
0
hypathia
(25.10.21)
Öyle çiftler var maalesef. Yapışık ikiz gibiler. Haklısınız. Bunu bence erkeğin düşünmesi lazım "benim ne işim var?" diye. Ben evli olsam, eşim kız arkadaşıyla buluşacak olsa, "iyi ben de evde PS oynarım" falan derdim. Ama en büyük hata kızda. Dünyada sanki sadece kendisinin eşi varmış gibi davranıyorsa bence hayatınızdan çıkarın gitsin.
0
dissendium
(25.10.21)
Böyle. Eşlere uymadan plan bile yapılamıyor, hatta evlendikten sonra tamamen yokolan arkadaşım var. (Bekarım)
0
dreamnesiac
(25.10.21)
evleneli 6 yıl, ilişki başlangıcı ise 14 yıl olan ben için anlattıklarınız çok ilginç geldi.

bir erkek olarak bana göre eşimin hemcins arkadaşlarıyla olan ortamına girmek aşırı sıkıcı. Hani eşlerle katıldığımız bir ortam olsa ve kafa dengi olsa yine neyse ki o bile çok kafa açıyor.

Evet, birlikte vakit geçiririz, genelde beraber hareket eder, planlama yaparız ancak ben arkadaşım / arkadaş grubumla takılırken, o da kendi arkadaşlarıyla takılırken kimse kimseye "sen gelme" demez ama bir zincir varmış gibi de sürüklemez.
0
foolrules
(25.10.21)
evliyim, etrafımdaki de 1 arkadaşım hariç herkes evlendi neredeyse.
buluşma öncesinde eşli ya da eşsiz olacaksa bu konuşulur, herkes ona göre hazırlık yapar.
erkek erkeğe de buluşuyoruz, eşim de arkadaşlarıyla kız kıza buluşur, bazen de toplu olarak buluşuruz. sürekli eşli buluşmak aşırı saçma.
senin arkadaşlardaki sıkıntı bence kocaları ile alakalı. kıskanıyorlardır, izin vermiyorlardır vs vs. saçma ama böyle, gerici kafalarda herkes maalesef.
0
roket adam
(25.10.21)
benim eşim çağırdığında kız arkadaşlarıyla olan planlarına genelde "ne işim var benim gelmiyorum" derim :)
0
xrated
(25.10.21)
arkadaşının yaptığı tamamen saçmalık

(evliyim ve evli arkadaşlarım var)
0
xdenizx
(25.10.21)
Hocam valla açık açık talep etmekte fayda var. Bazen don sütyen muhabbeti yapmak istiyorum yapamıyorum, tamam eşli de olsun ama birbirimizi tek görmeyeli 4 sene olmuş düşününce de. Bence bi bilsin, eğer yok "ben eşimsiz görüşemem" diyorsa, sen de ona göre beklentiye girmezsin.

bende eşli-eşsiz görüşmeler baştan konuşulur. Kızkıza olmanın keyfi başka.
0
lcha
(25.10.21)
Evli değilim, bende de tam tersi.

Sık görüştüğüm arkadaşlarımın da buluşmalara eşleriyle geldiği oluyor. Ama daha sık eşleri olmadan geliyorlar. Ben de bu arkadaşlardan biriyle 3-4 yıl eşi olmadan görüşemeyecek olsam soğurdum biraz.
0
himmet dayi
(25.10.21)
evliyim. dışarıda çok plan yapmıyoruz zaten ama diyelim ki yaptık, diğerimiz davet edilmediyse o plana dahil olmaz ve bundan rahatsızlık da duymaz. bence de her yere kuyruk gibi eşli gidilmez ama herkes için bu böyle olmalı diyemeyiz. belki sizin arkadaşınıza dümdüz senle tek konuşmaya ihtiyacım var bana vakit ayırır mısın demeniz gerekiyordur. bunu bu düzlükte ifade etmedikçe arkadaşlarınızın tutum değiştireceklerini düşünmüyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(25.10.21)
xdenizx +1
ama aynı zamanda
lcha +1

Evliyim, en yakın arkadaşım evli ve çocuklu, farklı şehirlerde yaşıyoruz. Kısıtlı zamanlarda görüşebiliyoruz artık çoğunlukla. Bir araya gelebildiğimizde önce çocukları babaanneye bırakıyorlar, sonra buluşuyoruz. Arada "ne zamandır baş başa kalamadık ya yeter" deyip eşlerimizi bırakıyoruz, kısa süreli olsa bile en azından bir kahve içiyoruz ikimiz.

Bulunduğumuz yerdeki arkadaşlarımızla da bazen çiftler halinde, bazen kendimiz program yapıyoruz, genellikle önceden belli oluyor zaten plan yaparken. Bu arkadaşların da çoğu evli, bazıları çocuklu.

Yani bütün evli çiftler böyle değil ve sinir olmakta haklısınız. Ama kendi kendinize sinir olacağınıza "bu sefer kız kıza buluşalım, ne zamandır yapamıyoruz özledim," deyin. Yine de olmuyorsa artık zorlamazsınız siz de.
0
kobuzchu kiz
(25.10.21)
Eşiyle kararlaştırmadan plan yapmak benim zihniyetime ters açıkcası. Ben pazar kankilerimle program yaparım ama eşimin benimle yapmayı planladığı bir aktivite vardı mesela benle henüz paylaşmadığı olmaz benim gözümde. Çevrem de bu kafada.
Ama kadın kadına veya erkek erkeğe olan plana siyam ikizleri gibi eşini getirmek bana çok abes geldi. Benim maç muhabbetinde ne işim var ne halt yerlerse yesinler erkek erkeğe.
0
cilekli pasta
(25.10.21)
Evliyim, evli-bekar-boşanmış arkadaşlarım var ve onlarla (eşlerden ayrı) buluşabiliyoruz. Tatil deseniz hadi bir nebze ama yemeğe / çay içmeye de eşinle beraber gitme adam/kadın!

Tatili ayrı tutma sebebim eşler çalıştığı zaman birbirlerine ayıracak vakitleri kalmıyor, e tatil de sayılı gün, o sebeple şeettim.
0
SiyamkedisiZorro
(25.10.21)
2 çocuk babası, 6 yıldır biri olarak, zırp pırt ota boka karısını getiren adam ya maldır yada sünepenin tekidir...
Her yere eşle gitme, eşe saygı göstermek anlamına gelmez.
0
maksat muhabbet
(26.10.21)
(4)

neden bazı şirketler brüt bazı şirketler net maaş veriyor?

la lykia
bazı şirketler brüt maaş veriyor, vergi diliminden dolayı çalışanın eline geçen net tutar yıl sonuna doğru düşüyor.bazı şirketler ise her ay net maaş veriyor, o nete tekabül eden brüt tutar ve vergi kısmı ay ay değişiyor ama çalışan bunu görmüyor.kurumsal çoğu şirket de brüt maaş veriyor.peki neden
bazı şirketler brüt maaş veriyor, vergi diliminden dolayı çalışanın eline geçen net tutar yıl sonuna doğru düşüyor.

bazı şirketler ise her ay net maaş veriyor, o nete tekabül eden brüt tutar ve vergi kısmı ay ay değişiyor ama çalışan bunu görmüyor.

kurumsal çoğu şirket de brüt maaş veriyor.

peki neden kurumsallar brüt maaşı tercih ediyor?
şirket açısından net maaş vermenin avantajı ve dezavantajı nedir acaba?
0
la lykia
(25.10.21)
net maaşta çalışanın eline her ay geçen para aynıdır, şirketin hesabından çıkan para da gittikçe artar.
brüt maaşta çalışanın eline her ay geçen para azalır, şirketin hesabından çıkan para aylık olarak değişmez.

brüt maaş veren şirket finansallarını daha kolay takip eder, planlamasını aylık olarak daha net görür, diğer türlü artan para çıkışlarını diğer aylara rasyolaması gerekir ki işle ilgili kısımları diğer faktörlerden etkilenmeden analiz edebilsin. işe giren çıkan da aylarda değişeceği için biraz daha zor olur. tercih meselesi.

detaylandıralım:

2021 için
brüt 20000 maaş alan kişinin şirkete maliyeti her ay 23.500 TL'dir, 12 ay boyunca değişmez. (Çalışanın eline geçen ilk ay 14.298,20 TL + Agi, son ay 11.138,20 TL + Agi)
Aynı tutarı (14.298,20 + Agi ) net olarak tüm yıl alan kişinin şirkete maliyeti ilk ay 23.500 TL'dir, son ay'da 30.831,47 TL.dir
0
do you remember me
(25.10.21)
Global büyük firmaların hepsinde brüt maaş konuşulur çünkü genel sistem bu şekilde. ABD'de, ingiltere'de, ispanya'da almanya'da avrupa'da hep brüt maaş üzerinden anlaşırsın, şirketi brüt ödeyeceği rakam ilgilendirir. Maaşından yapılan kesinti devletle çalışan arasındaki bir problemdir.
0
roket adam
(25.10.21)
aslında çok acayip bir fark yok.

Türkiye'de gelir vergisi için vergi dilimleri var. çalışanın geliri arttıkça, daha fazla vergi vermeye başlıyor. kümülatif yıllık gelir üzerinden hesaplandığı için, ilk ay gelir düşük olmuş oluyor. vergi düşük dilimden oluyor. aylar ilerledikçe kümülatif gelir arttıkça, vergi dilimi artıyor, aylık vergi artıyor.

eğer net maaş olursa, şirketin ödemesi gereken vergi miktarı ilerleyen aylarda daha fazla olur. bazı şirket bu tarz hesapları sevmiyor.

eğer brüt maaş olursa, şirket sürekli sabit öder ama ilerleyen aylarda çalışanın eline geçen maaş azalmaya başlar. bunu da çalışan sevmiyor.
0
co2s2
(25.10.21)
arge şirketleri net veriyor genelde, yasal bir yanı vardır muhtemelen.
0
nuisance
(25.10.21)
(6)

Bu kişinin yerinde olsanız parayı nasıl değerlendirirsiniz? (otomobil)

hadi ya la
- Emekliliği yaklaşmış bir memursunuz.- Borcunuz yok.- Eşinizle yaşıyor, yazları bol eşya ile yazlığa (100 km) git gel yapıyorsunuz.- Araba beni götürsün, masraf çıkarmasın, başımı ağrıtmasın yeter diyorsunuz.- Elinizde 200 bin km'ye yaklaşmış 2014 model Symbol var.- 30 yıldır sadece Renault kullanı
- Emekliliği yaklaşmış bir memursunuz.
- Borcunuz yok.
- Eşinizle yaşıyor, yazları bol eşya ile yazlığa (100 km) git gel yapıyorsunuz.
- Araba beni götürsün, masraf çıkarmasın, başımı ağrıtmasın yeter diyorsunuz.
- Elinizde 200 bin km'ye yaklaşmış 2014 model Symbol var.
- 30 yıldır sadece Renault kullanıyor, sanayide de yaklaşık 30 yıldır güvendiğiniz bir Renault ustası tanıdığınız var ve sadece ona gidiyorsunuz.
- 150 bin lira civarında bir para geliyor.

Bu durumda otomobili yenilemek mantıklı olur mu?
Garantici bir insana ne önerebilirsiniz?

Aklımda Egea Cross, Corolla gibi arabalar var fakat ben de pek anlamadığım için sizlere danışmak istedim.
0
hadi ya la
(24.10.21)
2017-2018 megane 4 sedan 1.6 joy yeterli gelir diye düşünüyorum. Arkadaşta var güzel araç.
0
signore
(24.10.21)
megane sedan çok mantıklı bu senaryoda. hele dizel de olursa inanılmaz az yakan, acayip geniş kocaman, fena olmayan bir araç almış olursunuz.
0
roket adam
(24.10.21)
megane sedan büyük konfor arttırır. otomatik olursa tadından yenmez. benzil-dizel çok fark kalmadı artık.
0
jelly bear
(24.10.21)
o yaştaki insan, artık pek macera ve uğraş sevmeyeceği için en doğrusu yine renault almak olur muhtemelen. ben olsam megane düşünürdüm arkadaşların dediği gibi. tabi corolla falan da mantıklı yine ama bey baba'nın rahatı için renault daha doğru gibi
0
avatar is back
(24.10.21)
megane sedan+1453

tam olarak bu senaryo için üretilmiş bir araç
0
hadsafhada
(24.10.21)
bunca memurun ve emeklinin bir bildiği var. Megane sedan:)

ustası bol bulunur, yedek parçası ucuz sanayide. Bir de konforlu araç.
0
anten
(25.10.21)
(6)

Sürekli yüksek nabız

serseri sirin
Merhaba arkaşlar. Arkadaşım için soruyorum. Triatlon takımımız var. Birlikte antrenman yapıyoruz.(bisiklet yüzme koşu) Arkadaşımın nabzı sürekli olarak yüksek çıkıyor. Nabız bandı ile ölçüyoruz. Akıllı bileklik ile değil. Direk nabız bandı.Bizim normalde100-130 nabız olduğumuz yerde onun 185 çıkıyor
Merhaba arkaşlar.
Arkadaşım için soruyorum. Triatlon takımımız var. Birlikte antrenman yapıyoruz.(bisiklet yüzme koşu) Arkadaşımın nabzı sürekli olarak yüksek çıkıyor. Nabız bandı ile ölçüyoruz. Akıllı bileklik ile değil. Direk nabız bandı.

Bizim normalde
100-130 nabız olduğumuz yerde onun 185 çıkıyor.

Kardiyoloji ye görün dedik.

Nabız nasıl düşer.

Normal dinlenme nabzı da bizde 70-80 arası ama onda 110-120.

Asıl mesele bu. Nabız nasıl düşer?
0
serseri sirin
(24.10.21)
Nabızı neden düşürmek istediğiniz önemli. Belki doğuştan yüksek nabizlidir. Benim de her zaman 110 120 atar. Ve bir sıkıntısını görmedim.
Ağrısı vs varsa tabi ki görünsün kardiyolojiye.
0
kaptan maydanoz
(24.10.21)
spor geçmişi pek yoktur
kilo fazlası vardır
özellikle yüzerken çok fazla bacak çırpıyordur
kalp damar sorunu vardır

aklıma gelen sebepler bunlar
0
dafuq
(24.10.21)
Nabız düşürecek ilaçları Kardiyoloji verebilir. Tabi önce nedenlerini araştırarak.
0
pro9it9is9
(24.10.21)
yaşlar kaç? 185 genç birisi için çok yüksek değil efor halinde.
0
false pretension
(24.10.21)
uzun süre spora ara verip, sonra birden yüklenince ben de rahatlıkla 185 görüyorum, uzunca bir süre de kalp atışım normale dönmüyor o gün içinde. tamamen kondisyonla alakalı bence.
0
roket adam
(24.10.21)
Bu duyuru ne guzel denk geldi.


Bilmiyorum ne kadar dogrudur ama samsung galaxy watch 3 saatin soyledigi su sekilde;

Dinlenme halinde 48
Yuzerken 187


Ben de urkmustum. Normal anladığım kadariyla
0
stevie
(24.10.21)
(3)

apple watch 7 hakkında ne düşünüyorsunuz, satın alınmalı mı?

kinyas ve kayra 23
ilk kez bir akıllı saat almak istiyorum. aklımda oluşan resim de bu saat var. samsung'un saat'ine baktım yok. yok yani kafaya bunu koyunca diğer akıllı saatler manasız geliyor arkadaşlar. alanlar, ya da alma konusunda tavsiye verebilecek olan arkadaşlar'la bir fikir alışverişinde bulunmak istiyorum
ilk kez bir akıllı saat almak istiyorum. aklımda oluşan resim de bu saat var. samsung'un saat'ine baktım yok. yok yani kafaya bunu koyunca diğer akıllı saatler manasız geliyor arkadaşlar.

alanlar, ya da alma konusunda tavsiye verebilecek olan arkadaşlar'la bir fikir alışverişinde bulunmak istiyorum. ne derseiniz bu konu hakkında?

not: bir de apple'ın sitesine baktım 26 kasım gösteriyor en yakın tarih. başka yerden bulanınız var mı acaba? aklıma takıldı bu mevzu.
0
kinyas ve kayra 23
(24.10.21)
mediamarkt'ta var görünüyor.

www.mediamarkt.com.tr

Bence fiyatı çok. Ben SE kullanıyorum. Arasında fonksiyonel olarak çok fark yok. En azından bu kadar fiyat farkına değecek bir fark yok denebilir.

edit: bu arada iPhone olmadan apple watch kullanılamıyor. onu biliyorsunuzdur diye tahmin ediyorum.
0
himmet dayi
(24.10.21)
Se kullaniyorum aradaki farka degmez diyorum.
0
kuzey li
(24.10.21)
(bkz: apple watch/@roket adam) buradaki tavsiyemi okuyabilirsin, hala geçerli.
0
roket adam
(24.10.21)
(6)

artan konut fiyatları hayatınızı nasıl etkiledi

dafuq
satılık ve kiralık daire fiyatları çok yükseldi. nasıl etkilendiniz? kiranız arttı mı? tek yaşamak zor mu? belki de çok olumlu etkilenmişsinizdir, ev sahibisinizdir.
satılık ve kiralık daire fiyatları çok yükseldi. nasıl etkilendiniz? kiranız arttı mı? tek yaşamak zor mu? belki de çok olumlu etkilenmişsinizdir, ev sahibisinizdir.
0
dafuq
(24.10.21)
kiram artmadı ama taşınma planımı mecburen erteledim veya bazı semtleri listeden çıkarmak zorunda kaldım.
0
orpheus
(24.10.21)
Ev sahibi olsan da içeride kiracı var, anlık etkisini görmüyorsun.

Aynı zamanda kiracı olarak evime daha sıkı sarılmamı sağladı, aynı mahallede, yakın yaşta ve aynı büyüklükte evler 2 katından fazlaya kiralanıyor şu anda. En az 5 sene bu kiranın tadını çıkaracağım lol.
0
Bruce
(24.10.21)
bu sebeple ev sahibi evi satışa çıkardı, normalde satıldıktan sonra 5-6 ayımız var ama sürekli ev göstermek ve ev sahibiyle muhatap olmak sıkıntı. Hatta bizim satışı engellediğimizi falan düşünüyor. (tabii kiracılı evi almak isteyen daha az oluyor, 6 ay sonra anca taşınabilir alan kişi hatta dava vs. olursa daha da uzun) Bu sebeple çok başka bir yerden ev kiraladık. Kira bu evin artacağı haliyle aynı ve daha yeni bina ama yine de tek başıma asla kalamazdım, kardeşimle kalıyorum.
0
nhk ni youkosu
(24.10.21)
ayrı eve çıkamıyorum gözüm yemiyor.
0
jelly bear
(24.10.21)
Yilbasinda alsam x tlye alacagim evi x+x/8 e aldim. Almasaydim. Yilbasinda kiram artacakti.

Bu artislardsn ne evsahipleri ne de kiracilar olumlu olarak etkilenir kirayi tl de yuksek yuzdeylenarttirsa bile dolar karsisinda eriyor. Tl kazanip dolar har adigimiz icin her turlu zarardayiz.
0
kuzey li
(24.10.21)
2020'de kendimi çok ciddi zorlayıp oturmak için ev almıştım 10 yıllık kredi + 3 yıllık ihtiyaç kredisi ile. ev yılda %3 değer kazanır, ödediğim faizi de 2026 gibi amorti eder gibi düşünüyordum. tam tersine sadece 18 ayda tüm faizini ve kredinin tamamını çıkaracak kadar değerlendi. açıkçası ben çok olumlu etkilendim yani standart bir vatandaş olarak. bir sonraki oturmayı planladığım muhit şu anki kadar merkezi olmadığı için oradaki fiyatlar bu kadar artmadı, dolayısıyla resmen bankanın parasını kullanarak x4-5 yaptırdım ödediğim rakama.
0
roket adam
(24.10.21)
(11)

220-250 bin tl civarına hangi otomobili alırdınız?

taqster
Halihazırda çok uzun yol yapan, şehir içinde de oldukça çukurlu kasisli bir bölgede sürüş yapan biriyim. Yani yormayacak ve nispeten darbeleri emebilen bir araç önceliğim.Konforlu, beni sanayiye sokmayacak, otomatik ne alabilirim? Şu anda B sınıfı hatchback kullanıyorum, dolayısıyla C sınıfı hatchba
Halihazırda çok uzun yol yapan, şehir içinde de oldukça çukurlu kasisli bir bölgede sürüş yapan biriyim. Yani yormayacak ve nispeten darbeleri emebilen bir araç önceliğim.

Konforlu, beni sanayiye sokmayacak, otomatik ne alabilirim? Şu anda B sınıfı hatchback kullanıyorum, dolayısıyla C sınıfı hatchback önceliğim. Uzun yolda sığamamak, konforsuzluk bezdirdi biraz. Bu güne kadar çok yüksek km araç da kullanmadım, daha eski premium araçlar gözümü korkutuyor.

Hem düşük km hem de dolu olmaları sebebiyle Megane hatchback düşünüyorum neden mantıksız olacağını ve alternatifler hakkında değerli tavsiyelerinizi beklerim :)

edit: volvo v40, golf vs çok güzel araçlar var ancak benim ulaşabileceğim örnekleri hep 140-170 bin km civarı.
0
taqster
(23.10.21)
corolla hb çıkmış yeni ona bakabilirsin. yine scala, leon tavsiye ederim.
0
xrated
(23.10.21)
280k 2016-17 kadjar
0
mg3929
(23.10.21)
golf 7
0
ehti
(23.10.21)
Çukurlu kasisli ise alma yerine Japon öneririm. Toyota veya Honda
0
rastinon
(23.10.21)
alternatif olarak leon bakabilirsin. 3-4 yıl kullandım, gayet de memnundum. iç hacmi bagajı vs. de gayet yeterli bence.
0
contavolta
(23.10.21)
Japon tavsiye edilir, kullanıp memnun kaldığım Citroen C3 sıfır olarak otomatik alabilirsiniz.
0
kleider
(23.10.21)
Civic lpg
0
divit
(24.10.21)
0 corolla alabilirsin.
0
turbo sadık
(24.10.21)
megane hb çok iyi bir seçenek, özellikle dizeli inanılmaz az yakıyor. sedan versiyonunu epey kullandım, hem çok genişti, hemn çok çok az yakıyordu, hem de uzun yolda vs çok yormadı.
0
roket adam
(24.10.21)
Sıfır için
Egea cross Lounge
Honda city
Clio rs line
Polo life
208 gt line
0
wiekannich
(24.10.21)
Astra k
0
karpuzpeynirekmeksu
(25.10.21)
(6)

airpods pro mu airpods 3. nesil mi?

nimberjack
merhaba duyurucular,airpods 3. nesil ile airpods pro'nun fiyatları şu sıralar biraz birbirine yaklaşmış (apple dışı, amazon gibi satıcılarda pro'ların fiyatı düşmüş yani). bu ikisi arasında kalmış olsanız siz hangisini tercih edersiniz? yani aslında pro'da sadece active noise cancellation ve transpa
merhaba duyurucular,

airpods 3. nesil ile airpods pro'nun fiyatları şu sıralar biraz birbirine yaklaşmış (apple dışı, amazon gibi satıcılarda pro'ların fiyatı düşmüş yani). bu ikisi arasında kalmış olsanız siz hangisini tercih edersiniz?

yani aslında pro'da sadece active noise cancellation ve transparency özelliği var gibi ekstra, buna karşılık airpods 3. nesilde sadece şarj biraz daha uzun gidiyor gibi. airpods pro'nun bir de kulak kanalına giren bir model olması gibi bir durumu var, alacak kişi bu kulak içilikten ne kadar hoşlanıp hoşlanmayacağını bilemiyor. daha önce kulak içi kulaklık kullanmadı bu tarz. ama mesela airpods 2. nesil kullanıp sevdi önceden.

soruya ek olarak, pro kullananlar varsa onlardan genel olarak pro ile ilgili yorum alsak da güzel olur.
0
nimberjack
(23.10.21)
bi kere kulaklık tipleri farklı. biri kulak içi kauçuklu, biri kauçuksuz.
aktif gürültü engelleme başlı başına efsane bir özellik.

bende 1. nesil airpods vardı proya geçtim çok memnunum.
0
jelly bear
(23.10.21)
pro'nun özellikleri çok iyi, özellikle arkada boş gürültü varsa onu engelliyor, ancak kulak içine girmesini ben sevemedim bir türlü, çok ucuza satılan kulak içi kulaklıklar var alın bir tane deneyin sevmeyince kullanılmıyor sonrasında.
0
valkin rockefeller
(23.10.21)
2. nesil airpods almıştım, benim kulağıma uymadı, bildiğin durmuyordu kulağımda, yürürken / bir şeyler yerken düşüyordu. Hatta earpods kullanırken bol olmasını normal sanıyordum, meğer değilmiş.

sonra pro aldım, silikonlarla tam oturdu kulağıma, koşarken bile düşmedi. genel olarak da performansından mutluyum.
0
do you remember me
(23.10.21)
bende pro var. baya memnunum. özellikle noise cancelling özelliği çalışırken çok işime yarıyor. onun sayesinde konsantre olabiliyorum, yoksa gürültü vs. dikkatim dağılıyor. ama ben almadan önce araştırırken bazıları kulağına oturmadığını ve acıttığını söylemişti. gerçi içinden 2 tane daha farklı boyutta silikonu çıkıyor. daha önce kulak içi kulaklık kullandıysanız ve sorununuz yoksa bence pro alınabilir.
0
contavolta
(23.10.21)
pro tam da full kulak içi denemez, yani sennheiserlarınki gibi böyle rahatsız edici bir formda değil. ama ona rağmen beni rahatsız ettiği için ben 1. ve 2. nesil airpodslarla devam ettim. 3. nesil almanın bi avantajını görmüyorum şu an için. hatta pro alacaksanız da bekleyin bence. bir sonraki versiyonda yeni özellikler gelecek vs deniyor. kulaktan sağlık ölçümü vs gbi iddialar var.
0
rentts
(24.10.21)
müzik dinlemek için alacaksan ve kulak içi kulaklık kullandıysan önceden --> pro
telefonla konuşurum vs için alacaksan --> airpods
0
roket adam
(24.10.21)
(2)

Opel astra j kasa otomatik

hrvl
Son araba sorum olmasını temenni ederek başlıyorum.Kullanıcıları varsa yorumlarını rica edebilir miyim? 2015 model 1.4 turbo enjoy active paket. Artısı eksisi, gönül rahatlığıyla al veya kesinlikle alma diyen varsa yorumlarınızı rica edeceğim. Karar aşamasındayız, kullanıcı yorumları çok faydalı ola
Son araba sorum olmasını temenni ederek başlıyorum.
Kullanıcıları varsa yorumlarını rica edebilir miyim? 2015 model 1.4 turbo enjoy active paket. Artısı eksisi, gönül rahatlığıyla al veya kesinlikle alma diyen varsa yorumlarınızı rica edeceğim.
Karar aşamasındayız, kullanıcı yorumları çok faydalı olacak. Şimdiden teşekkürler.
0
hrvl
(23.10.21)
Astra j kullaniyorum ama farkli motor ve vites benimki. Duz dizel var bende. Acikcasi arabadan gayet memnunum. Sizin pakette var mi bilmiyorum ama benimkinde bluetooth radyo ve sis fari yok. Onlar da olsa dort dortluk araba.
0
icim urperiyor
(24.10.21)
Tam belirttiğin birebir aynı model ve yıldaki aracı annem 2-3 sene kullandı. Biraz fazla yakması dışında çok keyifli bir araçtı genel olarak, izolasyonu konforu tipi içi vesaire gayet iyiydi. Genel olarak hiç bir sıkıntı yaşamadık.
0
roket adam
(24.10.21)
(5)

Aşı kartı-Etkinlik sorunu

iyi olmayan gececi
Bir oyuna gideceğiz. Yalnız biletix üzerinden bilet almak istediğimde takıldığım bir nokta var.- Etkinlik alanına gelirken Aşı Kartı veya en geç 48 saat öncesinden yapılmış PCR test sonucunuzu yanınızda bulundurmanızı rica ederiz. Aşı Kartı veya PCR sonucu olmayan misafirlerimiz etkinlik alanına kab
Bir oyuna gideceğiz. Yalnız biletix üzerinden bilet almak istediğimde takıldığım bir nokta var.


- Etkinlik alanına gelirken Aşı Kartı veya en geç 48 saat öncesinden yapılmış PCR test sonucunuzu yanınızda bulundurmanızı rica ederiz. Aşı Kartı veya PCR sonucu olmayan misafirlerimiz etkinlik alanına kabul edilemeyecektir. Uygulanacak kuralların detaylarına "Coronavirüs-Covid-19-Hakkında-Bilgilendirme" sayfasından ulaşabilirsiniz.

Şimdi bu ne demek oluyor?

Ben iki aşımı da oldum. Pandemi döneminde sinemaya giderken sadece hes kodumuzu söylerek girebiliyoruz. Bugüne kadar hiç covid de geçirmedim. Burada benden beklenen ve oyunu izlemem için yapmam gereken şey nedir? O gün salona giriş yaparken hes kodunu söylemek ve bileti göstermek dışında başka bir şey yapmam gerekiyorsa eğer ne yapmam gerekiyor?

Şimdiden çok teşekkürler.
0
iyi olmayan gececi
(23.10.21)
E-Nabız'ı indirip aşı kartınızı oluşturun.
0
lancelot du lac
(23.10.21)
hes kodunu okuyorlar konser girişinde, isim soyadı biletle karşılaştırıyorlar, orada aşı durumun direkt çıkıyor zaten.
0
roket adam
(23.10.21)
Aşı kartını pdf indirip telefonda bulundurun ama hesle geçirirler muhtemelen.
0
baal
(23.10.21)
ne pdf'i yahu hangi devirde yaşıyoruz? kırtasiyede bastırıp bi de pres kaplatın bari. "kart" diyince böyle kartona basılıp pres kaplanmış bir şey düşünmeyin.

hes uygulamasında aşı kartı bölümü var zaten. açın telefondan gösterin aşı kartını. hes uygulaması hepimizde var artık.
0
kibritsuyu
(23.10.21)
İndir deyince pdf iniyor zaten. Kağıda basılı pdf diye bir şey mi var? Hskajaj
0
baal
(23.10.21)
(18)

Türkiye'ye kız arkadaş getirmek

altin yumurtlayan lavuk
Şu an yabancı kız arkadaşımla birlikte Kore'de yaşıyoruz. 1 seneden fazladır burada yaşıyorum ve buranın güvenliğine oldukça alışmış durumdayım. Amerika'ya geçmeden önce yaklaşık 1 seneliğine Türkiye'ye dönmek istiyorum. Bu sırada kız arkadaşım benimle birlikte İstanbul'a yerleşmek istiyor. Burası i
Şu an yabancı kız arkadaşımla birlikte Kore'de yaşıyoruz. 1 seneden fazladır burada yaşıyorum ve buranın güvenliğine oldukça alışmış durumdayım. Amerika'ya geçmeden önce yaklaşık 1 seneliğine Türkiye'ye dönmek istiyorum. Bu sırada kız arkadaşım benimle birlikte İstanbul'a yerleşmek istiyor. Burası inanılmaz güvenli ve neredeyse hiçbir suçla karşılaşmıyoruz. Hadi biz alıştık metrobüsteki mutsuz insanların agresyonuna ve trafiğe zamanında ama kızı bi anda bunların ortasına getirmeye çekiniyorum ve onun güvenliği için endişe ediyorum açıkçası. Lâkin bu kadar uzun süre ayrı kalmak da pek mümkün değil gibi duruyor. Sizin düşünceleriniz neler? Yurtdışından Türkiye'ye kız arkadaşını getiren oldu mu aranızda?
0
altin yumurtlayan lavuk
(22.10.21)
Şahsen abarttığınızı düşünüyorum. Evet, aşırı güvenli bi şehir olmadığı kesin ama her gün bomba patlıyor gibi anlatmışsınız. İlk etapta etiler, caddebostan, ataköy gibi nispeten nezih yerlerde zaman geçirirsiniz. bence bu bölgeler birçok Amerika şehrinden daha güvenli. Amerika'da cinayet oranı Türkiye'nin 2 katı neredeyse. Amerika Türkiye'den daha tehlikeli desek yanlış olmaz. Üstelik bireysel silahlanma konusunda da arada nasıl bir uçurum olduğu aşikar.

Bence Türkiye ile ilgili asıl tehlike ekonomik. Çok detayına girmeye gerek görmüyorum ama ekonomik anlamda bir probleminiz yoksa çok endişe edeceğiniz bir şey değil İstanbul'da yaşamak.
0
himmet dayi
(22.10.21)
himmet dayı+1, endişeniz mutsuz, sinirli ve kibarlıktan nasibini almamış insanlarla bir arada yaşamak olsaydı anlayabilirdim, elbette İstanbul için süper güvenli bir şehir denemez ama ben İstanbul'da yaşayıp yaşamamaya karar verecek olsam çekincelerim güvenliğimden yana olmazdı.

Kendisi de burada yaşamak istiyorsa, pamuklara sarıp sarmalamaya gerek yok bence. 1 yıllığına Istanbul'da yaşayan yabancı tanıdıklarım oldu (erkeklerdi fark yaratıyorsa), şikayet ettiklerine rastlamadım, her gün cinayet işlenmiyorsa her şehirde 1 yıllığına yaşanabileceğini düşünüyorum, üstelik her ne kadar sürekli farkına varamasak da İstanbul özünde çok güzel bir şehir, ben olsam yerleşir tadını çıkarırdım.
0
(22.10.21)
Şahsen abarttığınızı düşünmüyorum.
post pandemi sürecinde iyice çığrından çıktı herkes. her yer gergin insan ve psikolojik şiddet dolu. her gün bomba patlamıyor diye düşünmeyin nerdeyse her gün bir kadın öldürülüyor mesela, bi de bıçaklanarak, camlardan atılarak, boğazı kesilerek falan. (gönül ilişkilerinden, eski eşlerinden aile fertlerinden biri öldürdüğü için normal cinayet istatistiği gibi düşünmeyin) kız arkadaşınız ne düşünecek bu konuda?
trafik kaos olmuş. 30 yıldır istanbulun çok yerinde aktif olarak trafikte bulundum. bu yılki hali asla görmedim. seneye nasıl olacak?
deprem?
fenotipi yabancı olduğunu bağıracak, turist diye her yerde kazıklanacak.
sözlü, fiziksel cinsel tacizlerden bahsetmiyorum bile
vs vs vs


bi tweet vardı "çocukken biz de dayak yedik bize bişey olmadı diyenler onlara bişey olmadığını sanıyor" diye. heh aynen öyle, istanbulda yaşayanlar olarak biz, bu şehrin bize ne kadar kötülük ettiğini, nelere maruz kaldığımızı farkedemiyoruz.
0
rewlack
(22.10.21)
rewlack gerçekçi bir şekilde yaklaşmış ve haklı da.

benim düşüncelerim neler? amerika'ya geçmeden önce yaklaşık 1 sene neden türkiye'ye gelesin ya da neden koreli bir insanı buna maruz bırakasın diye düşünüyorum. gelme arkadaş yani, aklı mantığı yerinde olan insan burada gelip 1 sene niye kendini harap etsin?
0
yviene
(22.10.21)
Açıkcası istanbulun bi çok yeri güvenli olmasa bile görülmeye ve kısa bi süre yaşanmaya değer. Bazı semtlerinde aklınızdaki problemleri hiç yaşamazsınız.

Şu şekilde bi yol izleyebilirsiniz.
Güvenli bi semtte oturmanız lazım. Fenerbahçe ile bostancı arasında bi yerlerde oturursanız bu bahsettiğin problemleri yaşam alanı içinde ve çevresinde yaşamazsınız.

İşe gidiş geliş saatlerinde istanbuldaki gerginlik seviyesi biraz daha tırmanıyor. Ama gezmelerinizi vs haftaiçi mesai saatlerine kaydırırsanız bu agresyonla normal sınırlar içinde karşılaşırsınız. Tahammül edemeyecek ya da kişiyi huzursuz edecek bi seviyede değil bu saatlerde. Kalabalık bi avrupa şehrindeki kadar.

Mesela kahvaltıya mı gideceksiniz, o zaman haftaiçi gidersiniz, güzel bi akşam yemeğine haftaiçi çıkarsınız. Haftasonu ve rush hourlarda caddebostandan uzaklaşmazsınız.

Bu yöntemle ben herhangi bir nahoş durum yaşayacağınızı ya da huzursuz edecek bir ortama gireceğinizi sanmıyorum. Gittiğiniz yer de amerika neticede. Aynı problemleri endişeleri size yaşatacak bir yer.
0
zimbirik
(22.10.21)
evet, türkiye cehennem gibi bir yer. işçiler, kadınlar, çocuklar, hayvanlar en büyük zararı gören kesim diyebiliriz. ama bilhassa kadınların güvenliği konusuna değinildiği için oradan ilerleyeceğim. kadincinayetleri.org burada da göreceğiniz üzere (keşke görmeseniz, keşke olmasa bunlar), cinayetlerden sorumlu kişiler genel olarak kadınların yakınları. yani eğer kız arkadaşınızın yaşamına dair bi kaygınız varsa ve eğer Türkiye'ye girdiğinizde siz bir caniye dönüşmeyecekseniz veya sizin akrabalarınız birer cani değilse hayır çok büyük ihtimalle cinayete kurban gitmeyecek (abd vs diğer ülkelerde olduğu kadar risk var diyelim, silahlanmayı düşünürsek belki daha az). bu cümleleri kurmak bile bir tuhaf da neyse. taciz tecavüz de şayet burada hissettirildiği gibi olsaydı ne ben ne başka kadın yakınlarım dışarda gezebilirdik heralde. gecenin bir körü esenyurt'ta turistik geziye çıkmazsa başına bir şey gelmez diye düşünüyorum. ülke davar dolu, orası da doğru. ama onlar var diye ülkeye girmeyeceksek zaten salalım gitsin. onlar varsa biz de varız yani. soru da biraz "kız arkadaşımı getiriyorum yemezsiniz dimi" gibi olmuş. biz yemeyiz ama tabii davarların arasına 'getirirseniz' yiyebilirler. kız arkadaşınızın çocuk olmadığını düşünüyorum. heralde sizin aktarımlarınız, kendi okudukları, araştırdıkları vs düşünüp 'gelip gelmeyeceğini' kendisi karar verebilir. maddi sıkıntılarınız yoksa güzel bir semte yerleştiğiniz sürece neredeyse kaymak tabakadaki gibi keyifli bir yıl süreceğinizi düşünüyorum.
0
erenderk
(22.10.21)
himmet dayıya katılıyorum. eğer fanusta büyümüş, hayatında sokak görmemiş bir insansanız evet istanbul aşırı tehlikeli bir yer. istatistiklere göre ise bir çok bilinen şehirden daha güvenli bir şehir. fanusta büyümüş ve korede yetişmiş bir insan olarak esenyurta falan taşınacak haliniz zaten yoktur, o yüzden güzel bir semtte yaşayacağınızı varsayarak mutlaka kız arkadaşını da getir derim. bu harap olma, metrobüs, ölme bitme muhabbetleri aşırı fakir insanlar için, 3-4-5 bine kendini heba edecek tayfadansan zaten burada işin yok.
0
roket adam
(22.10.21)
himmet dayi, hocam içinde yaşarken biri söylese aynı tepkiyi verirdim kesinlikle. ama dışına çıktığım anda çok çok daha fazla absürt gelmeye başladı İstanbul'da sıradan bir günde yaşadığım olaylar. benim için gelmişken başına bir şey gelmesi ihtimalinden korkuyorum açıkçası.

yviene, Türkiye'de şirketim var işleri yoluna koymam gerekiyor Amerika'ya geçmeden önce. O yüzden gelmek zorundayım ve bu kadar uzun süre ayrı kalmak istemiyoruz.
0
🌸altin yumurtlayan lavuk
(22.10.21)
Sana bir sey olmasi kiza olmasindan daha olasi.
Erkekler 3 kat daha fazla cinayete kurban gidiyor.

Ben olsam getirmem squid game gibi sehir. Aynen boyle soyle kabul ederse gelsin.
Hatta alice in borderland izlediyse o daha cok benziyor.
0
divit
(22.10.21)
Şimdi ilk olarak ben zaten "İstnabul Seul'den daha güvenlidir." demiyorum. Ek olarak Türkiye'de ve özellikle İstanbul'da yaşanan absürt durumları da inkar edecek değilim.

Söylemek istediğim şey, Kore'de de yaşasa bir insan için "İstanbul'da yaşayamaz, aman getirme, burası cehennem." durumunun olmadığını düşünmem. Tabii ki tehlikeli olabilecek bir şehir. Ancak Türkiye genelinde yaşanan olayların tamamını tek kişi günlük hayatında yaşıyormuş gibi düşünmek bence mantıklı değil.

Güney Kore'de yaşamadım. Ancak ABD'de 6 ay kadar yaşamışlığım var. Üstelik yerli halkı birçok eyalete nispeten hoşgörülü bir yerdi. Ancak gelir dengesizliği olan her ülkede olabileceği gibi orada da gece belli bir saatten sonra başınıza bir iş gelmesi çok olasıydı.

Sözün özü; evet belki biraz garip gelebilir alışma sürecinde ama gelir seviyesi ortalama üstünde insanlar için İstanbul gayet normal bir şehir.

Bi de squid game denmiş. Yok daha neler.
0
himmet dayi
(22.10.21)
Yurt disina yerlestigimizde esim "erkekler surekli bana bakmiyor, istedigim kiyafeti giyebiliyorum, nasil bir dert cekiyormusuz Turkiyede arkadas" seklinde dert yanmisti.

Bundan 4-5 once Istanbul'un nispeten daha iyi yerlerinde yasayacaksaniz gelin sorun olmaz derdim ama son gelisimde gordum ki insanlar daha elit yerlere kactikca, kactiklari seyler de onlari oraya dogru kovalamis. Ulkenin sikinti degmemis yeri kalmamis.
0
cleric
(22.10.21)
Ekleme yapayim.

Orta ve ustu muhitlerde takilan, orta sinif bir insan icin kavga dovus siddet vs... riski Istanbul'da hala cok az. Ama bir sekilde denk gelirseniz kisa ve uzun vadede cok sikinti yasarsiniz. Polis bulmak, bulsaniz dert anlatmak, mahkemede adalet aramak vs... bunlar sizi hayattan tiksindirir.
0
cleric
(22.10.21)
buraya getirmemenin alternatifi 1 sene ayrı yaşamak mı?

kız arkadaşın türk olsa ve buraya gelip "sevgilim beni güvenlik sebebiyle türkiye'ye getirmek istemiyor, acaba benden uzak mı kalmak istiyor" diye sorsa herkes ayrıl coco derdi. başka da yorumum yok.
0
Bruce
(22.10.21)
bence buna kız arkadaşınız kendi karar vermeli. Beraber gelip İstanbul'da bir süre vakit geçirme imkanınız varsa o şekilde deneyin derim. Öyle bir bahsetmişsiniz ki sanki kız arkadaşınızın hiçbir iradesi yok, bütün sorumluluğu sizin üstünüzde.

bu coğrafyada güvenlik için endişe etmeyi bir yere kadar anlayabilirim ancak yetişkin bir kadın nerede yaşayacağına dair kendi kararını verebilir diye düşünüyorum.

belki bir süre burada yaşamayı düşünürseniz, o da tamamen yerleşip yerleşmeme konusunda bir karara verebilir. belki sizin içinizde daha rahat olur bu durumda?
0
patlamis misir
(22.10.21)
arkadaşlar evet ülkede bir çok şey çok iyiye gitmiyor, ancak her 3 taksiciden 2'si tacizci, 5 erkekten 4'ü tecavüz ediyor, sokağa çıkamıyoruz, öldük bittik tadında bir psikolojiniz varsa gerçek manada psikoloğa gitmenizi öneririm. bunlar psikolojik bir problemin belirtileri. bunun aksine istanbulda 20 milyon insan her gün işine evine sorunsuz bir şekilde varıyor. bunlar içerisinde 1-2 kişiye denk gelme ihtimaliniz özellikle büyük şehirde olduğunuzu baz alırsanız çok, ama çok zor. yaşam kalitesi demiyorum, ama güvenlik açısından bu duruma göre şu an çok iyi bile denebilir, bu kadar adamı rusya'da ufacık bu alana toplasan 3. dünya savaşı çıkardı.

yurtdışı ile karşılaştırırken neresiyle karşılaştırdığınız da çok önemli tabii arkadaşlar, 20-25 milyon insanın yaşadığı ny, moskova, bangkok gibi şehirlere göre istanbul çok daha güvenli bir şehir net olarak. ha gidip de avrupanın max 200-500 bin nufuslu köyleriyle karşılaştırırsanız tabii ki burası huzursuz gelir. dediğim gibi, eğer böyle düşünüyorsanız ağır anksiyete sahibisiniz, böyle yaşanmaz kesinlikle pro yardım alın derim. rakamlar da burada: www.numbeo.com
0
roket adam
(22.10.21)
baslik biraz fantastik olmus

sanki ithalat yapmak uzere olan biri soruyormus gibi

onun disinda roket adam +1
0
foster
(22.10.21)
İstanbul yaşam kalitesinin oldukça düşük olduğu bir yer. 250 şehir arasında 192. sırada. Yaşanılabilecek birkaç semt var. Bunlar dışındaki yerler ulaşım açısından sorunlu yerler.

Bütün bu dertlerden kurtulmanın yolu çok para kazanıyor olmak. Ama yine de trafik sorununu parayla çözemiyorsun mesela. Bu yüzden bence merkezi bir bölgede birkaç sene yaşayıp sonra da uzaklaşılması gereken bir şehir.

Şiddet konusuna gelirsek bir örnek vereyim.
Kaldırımda yürüyorum. Karşımdan motosiklet geliyor, 2 kişi binmişler. Burası kaldırım ne yapıyorsunuz dedim. Üstüme yürüdüler. Düşün 2 kişi tek adamın üstüne yürüyorlar. Bu olay üstelik caddebostan'da oluyor.

Hadi her şeyi geçtim. Evli olmadan birlikte yaşayacaksanız iyi semt ve apartman lazım. Diğer türlü sorun yaşarsınız. 5000 TL üstü kira ödeyebilmeniz gerekir. İşiniz nerede olacak, toplu taşıma kullanacak mısınız falan bütün bunlar önemli. Bence metrobüs kullanılacaksa bu şehre gelmek büyük bir çılgınlık.
0
roe
(22.10.21)
istanbul'un neresi? ve istanbul'da ne yapacak?

yani fenerbahce'de yasayip her yere taksiyle gidip luks mekanlarda takilmak da bi yasam bicimi.

esenyurtta yasayip minibusle metrobusle dandik bi yere calismaya gitmek de bi yasam bicimi.
0
icim urperiyor
(23.10.21)
(13)

hangi aracı alırdınız?

megacracker
seçenekler aşağıdaşehir dışına arada çıkacağım, istanbulda kullanacağım cogunlukla90 beygir az gelir diye düşünüyorumama uzun arabada da park sıkıntısı yaşayacağımsiz olsanız hangisini tercih edersiniz, neden?https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-opel-sahibinden-aile-araci-964631900/detayh
seçenekler aşağıda
şehir dışına arada çıkacağım, istanbulda kullanacağım cogunlukla
90 beygir az gelir diye düşünüyorum
ama uzun arabada da park sıkıntısı yaşayacağım
siz olsanız hangisini tercih edersiniz, neden?


www.sahibinden.com

www.sahibinden.com

www.sahibinden.com

www.sahibinden.com

www.sahibinden.com

www.arabam.com
0
megacracker
(22.10.21)
Oyum Golf’e hatta paylaşmak riskli bence zira du bakalım temizmiş alabilir miyiz acaba diye düşündüm. Araba arıyoruz bir süredir(3 ay oldu) sıfır mı ikinci el mi bagajı yeter mi derken alacak para eridi. Sedan sevmiyorum kesinlikle ama Opel de iç mekan konusunda değişiklik yapmayı sevmiyor tüm arabalarının konsolları birbirine benziyor.
0
kullanıcıadımbuolsun
(22.10.21)
Golfü alırdım ben olsam.
0
alaimisema
(22.10.21)
Arabalar neredeyse 200 bin km'de. Bir tanesi 140 binde, o da Polo. Biri de 87 binde. Benim oyum 87 binlik olanda ama bu kadar çok dizel araç seçtiğinize göre az yaksın diye düşünüyorsunuz. Bu kadar para verip 200 binde araç alınmaz. Çok masraf çıkarmaya aday araçlar hepsi.
0
himmet dayi
(22.10.21)
Passat tabiki ama dsg vitesine iyi baktırın çok sorunlular.
0
ketkaratudun
(22.10.21)
100 bin üstü araç alma, bu araçların hepsi masraf çıkarma adayı şu anda. paranın yettiği daha alt model bir araç al, 180 bin civarına manuel egea var o bile bunların hepsinden daha rahattır.
0
roket adam
(22.10.21)
insignia kronik sıkıntılı bir araç. dizellerde baktığınız araçlar ise dizel için yüksek kmli araçlar. ustanı bulup almanız gereken araçlar.
0
mikahakkinen
(22.10.21)
200bin üstü dizeller çok sıkıntılı. Ömürleri 200-250 denebilir. İyi bakımlı benzinli de bu oran 300-350 bile olabilir.

Passatın şanzımanı iyi bir ustaya gösterip düşünürdüm. Maalesef 200binlere gelmiş dizel düşünmezdim. Ha 6-8 ay kullanır yine değiştiririm diyorsan o ayrı
0
avatar is back
(22.10.21)
200bini geçmiş dizel almazdım. Birde dsg de çok km yapanı almam. 45binde golf var bende ama üsttekilerden astra secerim.
0
Topalordek
(22.10.21)
Evet 200 bin km yapmis arac, bununla daha ne kadar konforlu gidebilirsiniz? Bu kadar yuksek km de arac almayi cok riskli buluyorum acikcasi
En dusuk km li 1 numara, polo da kotunun iyisi 140 binde. Diger soylediklerinin de dogru oldugunu varsayiyoruz tabi
0
Pufpuf
(22.10.21)
cevaplarınız ve araştırmalarım sonucu dizel 200000 kmlik araçlardan, opellerin hantal olduğu yorumları, passatların da yüksek bakım onarım maliyeti çıkarabileceği nedenleri ile vazgeçtim, park sorunu yaşamamak için sedanları da eliyorum

fiyat aralığı 150-190k lira arasında
doğru düzgün golf ya da leon olmayacak sanırım bu aralıkta
dolayısıyla temiz bir polo ya da ibiza'ya kalacağım gibi görünüyor-100000 km ve altı
otomatik olması lazım

gerçekçi mi düşünüyorum? öneri ve düşüncelerinizi alabilir miyim ? :)
0
🌸megacracker
(23.10.21)
clio 1.3 tce 130 beygrlik edc versiyonunu al. roket gibi.
0
xrated
(23.10.21)
Clio hic bakmadim, bu modele bakacagim, peki elden çıkarmak volkswagen kadar kolay olur mu
0
🌸megacracker
(24.10.21)
Clio çok mantıklı bence de, ve istediğin zaman aynı gün satarsın. Çok yaygın bir araç, yedek parçası ucuz, servisi ucuz, az yakıyor, her türlü mantıklı.
0
roket adam
(24.10.21)
(3)

Pasaport teslim sürelerinde sıkıntı mı var?

dergus
Arkadaşlar green card başvurusuna yetişsin diye pasaport çıkarayım diyorum ama epey geç geliyormuş bu aralar. Yarın başvuru yapacağım. 9 Kasım'da green card deadline'ı.Yetişir mi sizce?
Arkadaşlar green card başvurusuna yetişsin diye pasaport çıkarayım diyorum ama epey geç geliyormuş bu aralar. Yarın başvuru yapacağım. 9 Kasım'da green card deadline'ı.

Yetişir mi sizce?
0
dergus
(21.10.21)
10 günde geldi eşiminki, ekim ayında başvurdu. ist - ataşehir.
0
roket adam
(21.10.21)
11 ekimde başvurdum hala basım öncesi kontrol aşamasında.
0
cassey
(21.10.21)
6 iş gününde teslim alan tanıdığım var.
0
denizgonen
(22.10.21)
(19)

Çocukken eve misafir geldiğini gördüğünüzde ne hissediyordunuz?

ya ben lan neyse
okuldan geldiniz, kapıda yabancı ayakkabılar var. ne hissediyordunuz?üzüntü, sevinç, endişe vs.?
okuldan geldiniz, kapıda yabancı ayakkabılar var. ne hissediyordunuz?

üzüntü, sevinç, endişe vs.?
0
ya ben lan neyse
(21.10.21)
Ben cok seviniyordum ya. Hatta bizde yatıya kalırlarsa falan daha çok seviniyordum. Nedendir bilmiyorum.
0
primetime
(21.10.21)
"poff simdi hos geldiniz diye iceri girip tonla soruyla muhatap olucam"

kek, pasta, pogca gibi artilari oluyordu ama normalde annem bu tarz seyleri pek yedirmezdi cocukken zararli derdi.

sinir ve mutluluk karisimi bir duygu diyebilirim yani
0
Kittie
(21.10.21)
Pek beklenmedik misafir gelmezdi, öyle eve gidip de ayakkabılarla pek karşılaşmadım, annemin günü olan zamanlar olurdu, o günleri severdim, sevdiğim yemekler yapılmış olurdu, onun haricinde de ya sevdiğim yakın akrabalar gelirdi ya da babamın birlikte müzik yaptığı arkadaşları gelirdi, şarkılar türküler söylenirdi, o günleri de severdim ama kimi çocuklar vardır birileri geldiğinde havalara uçarlar, kimse gitmesin isterler, öyle olmadım hiç bir zaman.

Şimdilerde ise misafir kavramından hoşlanmam, evime pek gelen giden olmaz.
0
(21.10.21)
Büyük bir huzursuzluk.
Yalancı sevgi gösterileriyle karşılaşacağım, bir sürü insanla muhatap olacağım için rahatsız olurdume.
0
pro9it9is9
(21.10.21)
Huzursuzluk
0
abuzer
(21.10.21)
Sevinirdim, çocuğuz tabii çakmıyoruz bişeyden. Evi de dumanaltı yaparlardı kendileri yetmezmiş gibi. Şimdi hepsi gereksiz varlık. Akbabalardan bahsediyorum.
0
izza
(21.10.21)
Mutluluk. Yatıya kalsın isterlerdim +1
0
sta
(21.10.21)
Huzursuzluk. Misafiri çocukken de sevmezdim hala da sevmiyorum.
0
ms brownstone
(21.10.21)
Gergin bi neşe.. tansiyonlu yani ama totalde pozitif bi his.
Genelde anneme saha çok misafir gelirdi. Sosyalleşiyor diye sevinirdim. Bi de tabii mutfaktaki güzel gıdalar : )
0
rewlack
(21.10.21)
sıkıcı. ben de kittie gibi düşünüyorum.
0
roket adam
(21.10.21)
Valla ben cocukken bu tur seyler ustune pek dusunmezdim. Hatta oyle ayakkabilara falan bakip girdigimi de hatirlamiyorum, oyle direkt girerdim. Girip evde misafir gorduysem de pek aldirmazdim.

Ergenlige yakin zamanlarda o fazla ayakkabilar falan sikinti olusturmaya basladi. Cunku biliyordum ki is sadece orda kalmayacak, gidip kendi odamda takilsam bile annem odaya gelip 'oglum git bakkaldan sunu al, oglum bunu al' vs diye darlayacakti. O yuzden evde fazla ayakkabi gorunce yonumu degistirip direkt internet cafeye gitmisligim de coktur.
0
j r r tolkien hayrani
(21.10.21)
çok mutlu oluyordum. 30 yaşındayım şimdi ve misafir hiç sevmiyorum.
0
spartamed
(21.10.21)
Genel olarak hosuma giderdi, merak ederdim kimler geldi acaba, hemen kafamda ihtimaller belirirdi. Gelmelerinden rahatsiz olduğum bir akrabamoz yoktu, genel olarak sevinirdim.
0
stavro
(21.10.21)
çocukken de huzursuz olurdum şimdi de huzursuz oluyorum. evin düzeni bozuluyormuş gibi hissediyordum o zamanlar, farklı şekilde davranmam gerekiyordu sanki. halbuki öyle yaramaaz bir çocuk da değildim. şimdi de gelenleri memnun etme kaygısı hissettiğim için sevmiyorum.
0
rahip janick
(21.10.21)
hiç sevmezdim. mümkünse onlara görünmemeye çalışır, görünürsem de kısaca görünüp odama geçerdim.
0
tabudeviren
(21.10.21)
ben eve plansız gelen kimseden hoşlanmadım. hele de böyle sağdaki soldaki çat kapı gelen komşulardan hiç hoşlanmadım.
0
andlee
(21.10.21)
Ben okulun dibinde bir sitede oturuyordum. Annem hem benim hem de kardeşimin sınıf annesiydi. Okul aile birliğindeydi. Aşırı iyi bir komşuydu. Ve bir sürü günü olurdu. Doğal olarak eve her geldiğimde genellikle misafir olurdu. Ayakkabıdan misafir tahmini yapmaya çalışırdım. Genelde babam gelene kadar giderlerdi. Annem her seferinde önlerine koyacak bir şeyler bulurdu. Hele günü varken. Tüm sınıf arkadaşlarım benim annem yemek yapıyor diye benimle eve gelirlerdi. Bazıları benden önce gelirdi hatta. Annem aşırı güzel yemek yaptığı için bir de iyi misafir ağırladığı için çok gelen giden olurdu. Ama ben o günleri çok severdim, şimdi çok özlüyorum. Keşke o ayakkabı tahmini yaptığım ana ışınlansam, hayatta tek derdim derslerim olsa.

Yatılı misafir sevmedim ama.
0
Hallegadola
(21.10.21)
Sevinirdim. Büyüklerin konuşmasını dinlemeyi severdim.
0
zimbirik
(22.10.21)
- Odama kacayim da muhatap olmayayim.
- Aha yakalandim, simdi aile zoruyla muhattap olmak istemedigim insanlarla zorla opusecegim konusacagim.
- Evet abi okul iyi okul guzel, soracak baska bi sorun da yok, mecburi okul nasil sorunu sorduysan tuvalet bahanesi ile kaciyorum. Zaten okuldan geldikten sonra uyuyana kadar 5 saatim var, izninle gozlerim kizarana kadar bilgisayar oynayayim.
- Evet annem arkamdan "Girdi magarasina" yorumunu da yapip beni tanimadigim insanlara gomdugune gore ic rahatligi ile oyun oynayabilirim.
0
cleric
(22.10.21)
(4)

amazon iade

oz hakiki tosun pasa
amazondan bir sipariş verdim ve iade etmek istedim ama iade işlemini yapınca şu yazı çıktı."Para iadenizi işleme alıyoruz. Ürünü bize iade etmenize gerek yok!Bu ayrıntıları [email protected] adresinize gönderdik. İade işlemleri ürün bize ulaştıktan sonra 3 gün içerisinde başlatılacaktır."ürünü iade etm
amazondan bir sipariş verdim ve iade etmek istedim ama iade işlemini yapınca şu yazı çıktı.

"Para iadenizi işleme alıyoruz. Ürünü bize iade etmenize gerek yok!

Bu ayrıntıları [email protected] adresinize gönderdik. İade işlemleri ürün bize ulaştıktan sonra 3 gün içerisinde başlatılacaktır."

ürünü iade etmem gerek mi değil mi? sanırım bende kalacak ürün öyle değil mi? mahçup da oldum amazon'a. :') bir şekilde karşılığını ödemek istiyorum. yapabileceğim bir şey var mı?
0
oz hakiki tosun pasa
(21.10.21)
müşteri hizmetlerini ara sor önce emin ol. bunun sebebi neymiş sor bakalım.
0
neira
(21.10.21)
Ürünü bize iade etmenize gerek yok dediyse sıkıntı yok, ürün sende kalıyor paranı geri yolluyorlar. Bana da 2-3 kere oldu. Uğraşmak istemiyorlar + düzenli müşteriysen sana kıyak geçiyorlar işte.
0
roket adam
(21.10.21)
Kargo parasıyla uğraştığımıza değmez paranı iade diyoruz ürün sende kalsın diyorlar. Genelde 25-30 TL lik ürünlerde böyle yapıyorlar.
0
robin one persie
(21.10.21)
ürün ne ve ne kadar ücreti?

bana aynı şeyi söylemedi. kod verdi, kodu kargoya vererek iade edeceğim.
0
false pretension
(21.10.21)
(3)

Kredi alırken sorulan geliriniz ne kadar sorusu

sckxyss
Bugüne kadar 10'dan fazla kredi kullandım. Bir kez vakıfbank bordro sordu, bir kez de enpara iş telefonumdan aradı. Bunun dışında kimse ne bordro istedi ne çalıştığım yeri teyit etti. Geliriniz ne kadar diyor x diyorum, yanlış beyan vermeyin bla bla diyip geçiyorlar. Bu güven nereden geliyor? Niye k
Bugüne kadar 10'dan fazla kredi kullandım. Bir kez vakıfbank bordro sordu, bir kez de enpara iş telefonumdan aradı. Bunun dışında kimse ne bordro istedi ne çalıştığım yeri teyit etti. Geliriniz ne kadar diyor x diyorum, yanlış beyan vermeyin bla bla diyip geçiyorlar. Bu güven nereden geliyor? Niye kontrol etmiyorlar? ( Kredi skorum 1200'un altındaydı çoğu krediyi çektiğimde)
0
sckxyss
(20.10.21)
Düşük rakamlı çektiysen bir şey sormadan çat diye verebiliyorlar.
0
roket adam
(20.10.21)
bankalardaki para hareketleri, önceki ödenmiş kredilerin, kredi kartı harcamaların ve ödeme alışkanlıkların vs. üzerinden seni profillemiş oluyorlar.
0
orpheus
(20.10.21)
Elinde zaten data var. Bir de imzaladığın kapı gibi sözleşme var. yalan söyleyebilirsin. ama bir sorun halinde yalan beyanda bulunduğun ortaya çıakrsa ki kolayca çıkar, sen uğraşırsın banka değil.

O güven sana değil bankanın kendine ve avukat ordusuna olan güveni.
0
anten
(20.10.21)
(8)

Maaş zamları belli oldu mu

condom kurşunu
En azından konuşulmaya başlanmıştır. Çevremde birkaç şirket yıl ortasında zam verip ocakta tekrar yapacağız falan diyor. Bizimkiler uyuyor gerçi de sizinkiler ne durmda?
En azından konuşulmaya başlanmıştır. Çevremde birkaç şirket yıl ortasında zam verip ocakta tekrar yapacağız falan diyor. Bizimkiler uyuyor gerçi de sizinkiler ne durmda?
0
condom kurşunu
(19.10.21)
Bizde konusulmuyor ama ocak zammi allahin emri cunku sene ortasinda zam olacak denirken bir anda olmayacak karari alindi. Maaslar eridi haliyle
0
floydian
(19.10.21)
Bizde maaş zamları yılda bir kez nisanda yapılıyor, brüt maaş üzerinden hesaplanuyor.

nisan 2021: %16,8
ekim 2021: %28,79

ama hala enflasyona yenik düşmüş durumda maalesef.
0
roket adam
(20.10.21)
Ekim sonunda düşünüyoruz. %15.
Nisan’da %15-20 daha.
0
gabe h coud
(20.10.21)
normalde yılda 1 kere ve ocak ayında zam alıyorduk. bu sene ilk kez yıl içinde ekstra zam yaptılar maaşlar eridiği için. eylül ayında %18 gibi bir şey yapıldı. bu zam yapılırken bize söylenen, ocak ayında bu oranın altında olmayacağı yönündeydi. net oran aralık ayında belli olurmuş.
0
ilgeru
(20.10.21)
Biz konuştuk. Yılbaşında %30 düşünüyoruz dediler, ben %40 istiyordum.

Ama şirket o kadar kötü durumda ki hiç umudum yok açıkçası.
0
plutongezegendegilmi
(20.10.21)
Bizde yılda bir kere ve Nisan'da yapılıyor zamlar. Ocak'tan Nisan'a kadar olan farkı da veriyorlar ilk maaşta.

Performansa göre bir yüzde veriliyor ama ortalama %15'ten fazla vereceklerini sanmıyorum. Geçen Nisan %11 gibi bir şey almıştım, üzücü tabi.

Maaşlar net ama eriyor böyle olunca. Bakalım ne olacak.
0
chicha_v2
(20.10.21)
Bu oranlar doğruysa vay bizim şirketin haline 4-5 yıldır %7-8 gibi zamlar alabildik. Bu sene de en iyi ihtimal öyle olacak. Sirket bu arada Türkiyenin önde gelen kurumlarından birisi.
0
skoylu
(20.10.21)
maaşlar yıllardır gevşek bir şekilde dolara sabitlenmiş durumda. çok acayip bir hareketlenme olmazsa, 3-4 ayda bir kur güncellenmesi yapıyoruz. şirketin geliri de dolar olduğu için en doğrusu bu şekilde oluyor.
0
co2s2
(20.10.21)
(8)

iş değiştime

delidir yakalayin
yeni bir iş teklifi aldım ve kafama karıştı. bırakıp gitmelimiyim yoksa yeni maceralara yelken mi açmalıyım sizin fikriniz nedir ? mevcut iş:8500 net maaş2 maaş bonus.servis (zaten aracımla gidip geliyorum)yemekhanede yemek (öğle yemeği yemiyorum)sadece yatış karşılayan öss.eve uzaklık 15 kmteklif ;
yeni bir iş teklifi aldım ve kafama karıştı. bırakıp gitmelimiyim yoksa yeni maceralara yelken mi açmalıyım sizin fikriniz nedir ?

mevcut iş:

8500 net maaş
2 maaş bonus.
servis (zaten aracımla gidip geliyorum)
yemekhanede yemek (öğle yemeği yemiyorum)
sadece yatış karşılayan öss.
eve uzaklık 15 km

teklif ;

12500 net maaş.
2 maaş bonus.
750 benzin yardımı
750 ticket
15 bin tl yıllık eğitim bütçesi.
full öss.
eve uzaklık 40 km.

yeni yerde iş daha fazla. mevcut işimde genelde yatıyorum. yeni yerde daha profesyonel yöneticiler var. mevcut yer daha spontane yönetiliyor. yeni yer biraz uzak. taşınrsan destek oluruz dediler. yer istanbul veya büyük bir şahir değil. iş değiştirmekten acayip tırsıyorum. 6 senelik emeğim de var ortada. bilemiyorum altan.
0
delidir yakalayin
(19.10.21)
mevcut yere böyle bir teklif aldığını ve kalmak istediğini ancak maaşında iyileştirme yapılırsa kalacağını söyle. 11.500+ yaparlarsa kal. yoksa ben olsam değiştirirdim.
0
himmet dayi
(19.10.21)
Ben olsam giderdim. Daha profesyonel, daha cok is var (yatmamak ve kendini gelistirmek icin guzel) ve daha fazla para veriyorlar. Daha ne olsun?
0
vudin
(19.10.21)
Ben olsam değiştirirdim. Bazen korkmamak lazım
0
sta
(19.10.21)
Çalışma saatlerinden bahsetmemişsiniz. Gecesi gündüzü, tatili olmayan bir işle 8 5 çalışılan bir iş karşılaştırılamaz. Çalışma saatleri benzerse değiştirme zamanı gelmiş.
0
dissendium
(19.10.21)
@vudin zaten yatmaktan dolayı kendimi geliştiremediğimi düşünüyorum. (it sektörü)

@dissendium çalışma saatleri aynı. çalışan sayısı daha az. ama daha çok sistemden sorumlu olacağım.
0
🌸delidir yakalayin
(19.10.21)
iyiymiş. biraz yol yap. değiştir gitsin. :-)
0
ankarakecisi
(19.10.21)
ocak ayında şimdiki yerden ne kadar zam alırsın? %50'nin altında gibiyse direkt bas git.
0
zgrydn
(19.10.21)
Ben olsam giderdim.
0
roket adam
(19.10.21)
(3)

Ethernet portu wireless a çevirmek

o kadar da degil aga
Merhaba,Özel bir cihazımız var ve üzerinde sadece ethernet port var. Biz yaklaşık 15 mt ilerideki bir yine kablolu modeme (wireless özelliği yok ve değiştirmemiz mümkün değil) kablosuz bağlamak istiyoruz. POE cihazla bunu yapabiliyorduk ancak şebeke gürültüsü çok fazla ve verim alamaz olduk. Biz bu
Merhaba,
Özel bir cihazımız var ve üzerinde sadece ethernet port var. Biz yaklaşık 15 mt ilerideki bir yine kablolu modeme (wireless özelliği yok ve değiştirmemiz mümkün değil) kablosuz bağlamak istiyoruz. POE cihazla bunu yapabiliyorduk ancak şebeke gürültüsü çok fazla ve verim alamaz olduk. Biz bu cihazın portuna ethernet to wireless bir cihaz taksak, diğer tarafa da eşleniğini taksak bu iş olur gibi. Ama böyle bir cihaz var mı? Nasıl yaparız bu işi?
0
o kadar da degil aga
(19.10.21)
tplink in ap leri bu modda çalışabiliyordu. kurulumda 4 moddan birini seçiyorsunuz, wireless olmayan cihaza ethernet üzerinden wireless özelliği katıyordu. model bilmiyorum ama muhtemelen hepsi yapacaktır
0
kisa
(19.10.21)
aradığınız şey: client bridge destekleyen herhangi bir cihaz. tp-link'te olması lazım denildiği gibi. yoksa herhangi bir bilişim bayisine sorun, söylerler.
0
roket adam
(19.10.21)
teşekkürler. client bridge cihaz bakmaya başlıyorum.
0
🌸o kadar da degil aga
(19.10.21)
(2)

pırlanta tektaş hk

vampir akrep
merhabalar,Geçen hafta kurumsal kuyumcuların birinden bir adet hrd antwerp sertifikalı bir pırlanta tektaş yüzük aldım. Bugün ise hrd antwerp türkiye ofisinin sahte sertifika düzenleyip yolsuzluk yaptığı haberini gördüm. Arkadaşlar ne yapmak lazım şimdi? Elimdeki yüzüğü kime sorup fikir almalı? Kuru
merhabalar,

Geçen hafta kurumsal kuyumcuların birinden bir adet hrd antwerp sertifikalı bir pırlanta tektaş yüzük aldım. Bugün ise hrd antwerp türkiye ofisinin sahte sertifika düzenleyip yolsuzluk yaptığı haberini gördüm. Arkadaşlar ne yapmak lazım şimdi? Elimdeki yüzüğü kime sorup fikir almalı? Kurumsal firma bu durumda arka çıkar mı sizce?
0
vampir akrep
(19.10.21)
Zaten saticilar bizi ilgilendirmez dedigi icin olay ortaya cikmis.

"Konuya ilişkin aradığımız İstanbul Mücevherciler, Kuyumcular ve Sarraflar Derneği Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırımtürk, “Ben pırlantadan pek anlamam, siz Kuyumcular Odası Başkanı ile konuşun” derken Kuyumcular Odası Başkanı kendisine bıraktığımız nota rağmen tarafımıza bir dönüş yapmadı."

Yaziyor haberde.

Bosver zaten pirlanta gercek bile olsa bir degeri yoktu, geri goturunce para vermiyorlar.
0
divit
(19.10.21)
pırlanta zaten divit'in dediği gibi değeri olan bir şey değil, piyasasının %70-80 altına verirdin verebilsen de. geçmiş olsun.
0
roket adam
(19.10.21)
(4)

Citroen C4’leri nasıl bilirsiniz?

hrvl
Sevgili duyuru sakinleri, yeni bir araba sorusu ile karşınızdayım. 2012 model benzinli/dizel farketmez otomatik vites C4’ler hakkında ne düşünürsünüz? Şu an için aynı modellerde Opel Astra ile C4 arasında kaldık. C4 bir tık daha uygun fiyatlı. Ama etrafımızda hiç kullanan yok. Görüşlerinize talibim,
Sevgili duyuru sakinleri, yeni bir araba sorusu ile karşınızdayım.
2012 model benzinli/dizel farketmez otomatik vites C4’ler hakkında ne düşünürsünüz? Şu an için aynı modellerde Opel Astra ile C4 arasında kaldık. C4 bir tık daha uygun fiyatlı. Ama etrafımızda hiç kullanan yok. Görüşlerinize talibim, artık sarı sitede gezmekten yıldım. Alalım şu arabayı, siz de kurtulun ben de kurtulayım.
0
hrvl
(19.10.21)
2006 C4 kullandim, sevmedim.

Alirken baya hevesliydim, ooo hiz sabitleyici bile var falan diyodum. Ama araba bildigin ucuz.

Kullanirken beni uyuz eden bi kac ornek vereyim; mesela isitmali ayna yoktu benim kullandigim 2006 kasada. Azicik yagmur yagsa yan aynalar iptal.

Cam silecekleri sadece 3 seviye. Normalde genelde arabalarda ilk seviyenin kendi icinde ayarlanabilir seviyeleri var, en yavas olani atiyorum 30 saniyede bir, en hizlisi 5 saniyede bir, sonra ikinci seviyeye gecersin normal hizda mesela 3 saniyede bir, ucuncu seviye en hizlisi. C4’de bu yoktu. Hafif yagmur yagsa bile ilk seviyeye cekiyorsun, her 5 saniyede bir siliyor. E cam kuruyken silecek takiliyor gicirdiyor. Lan bunun yavaslatma secenegi olmaz mi? Yok. Ayar oluyordum mesela.

Sellektor tusu koymamislar abi arabaya. Yani farlari aciyorsun. Ittirince uzunlar yaniyor. Normalde cubugu cektirince uzunlarin yanmasi ama tusun orda takili kalmamasi lazim. Yani cektirip sellektor yapabilirsin veya ittirip uzunlari yakabilirsin. Bunda oyle degil. Cektirme secenegi yok. Yani uzunlari “ac kapa ac kapa” yapamiyorsun. Ben genelde korna yerine sellektor yaparim cevredekileri rahatsiz etmemek icin. Her seferinde uyuz ederdi beni.

Bu ozelliklerin hepsi 2005 fabia’da var bu arada. Hem daha eski hem bi sinif kucuk arabada olan seyler c4’de yoktu. Kullaniciya yonelik detaylar bunlar.

Belki ust kasasinda vardir ama bu c4’un ucuzluk hedefiyle uretilmis bir araba oldugu gercegini degistirmez.

Su an 2010 astra j kullaniyorum, her yonuyle cok memnunum. Benimki bos kasa, Bluetooth radyo ve sis fari yok. Onlarin oldugu kasayi alirsan dort dortluk bi araba olur.
0
icim urperiyor
(19.10.21)
2 senedir 2012 1.6 ehdi mcp C4 kullanıyorum. epey dolu bir araç bu güne kadar bana çıkardığı tek sıkıntı ön takımın hassas olması. 6 ay - 1 sene içinde önden tıkır tıkır sesler gelmeye başlıyor. sanayiye gidip bakım gerekiyor. iyi yanı yakıtı gerçekten çok düşük. şehir içi 5.5 litre civarı.

bunlar dışında bilinen kronik sıkıntıları

- arka amortisörler epey serttir kasisten geçerken tekme yemiş hissi olur, yavaş geçeceksin.

- mcp şanzıman alışkanlık ister biraz hantaldır, öğrenene kadar yokuşlarda şaşırtabilir ama alıştıktan sonra sorun yok. ayrıca çok az arıza yapar ve tamiri ucuzdur.
0
orpheus
(19.10.21)
Sıfır km olarak 2006 dizel manuel c4 kullandim. Ömrümde kullandığım en kalitesiz ve sorunlu araçtı. Ancak yakıt tüketimi ve performansı iyiydi.
0
nhtzmc
(19.10.21)
Tam belirtitğin modeli ve kasayı yıllarca kullandım. Dizeli inanılmaz az yakan, konforlu ve keyifli bir araçtı. Çok seviyordum. sadece otomatik vitesi biraz sallantılı.
0
roket adam
(19.10.21)
(3)

spor ayakkabı rahatlığında bot markaları

oldz
daha önce kullandığım botlar çok klasik botlardı ve giymesi dert yürümesi bi dertti. artık spor ayakkabı konforunda su geçirmeyen botlara bakmak istiyorum.hangi markaları kullanıyorsunuz?
daha önce kullandığım botlar çok klasik botlardı ve giymesi dert yürümesi bi dertti. artık spor ayakkabı konforunda su geçirmeyen botlara bakmak istiyorum.

hangi markaları kullanıyorsunuz?
0
oldz
(19.10.21)
Camper?
0
otopsicocugu
(19.10.21)
decathlon'dan aldığım kar botları airmax'lerim kadar rahat.
0
roket adam
(19.10.21)
north face berkeley serisi
0
lesmiserables
(19.10.21)
(7)

Dikey mi robot mu? (Süpürge)

blackidom
Dikey diye yola çıkıp o kadar para vermişken robot alalım bari noktasına geldik. İyi mi ettik? 4bin tl bütçeye ne alınır?
Dikey diye yola çıkıp o kadar para vermişken robot alalım bari noktasına geldik.
İyi mi ettik? 4bin tl bütçeye ne alınır?
0
blackidom
(18.10.21)
robotun yaninda kotu de olsa normal supurge sart. robot koseleri falan alamiyor veya bazi yerlere giremiyor. normal supurge yoksa dikey akar.
0
fakyoras
(18.10.21)
mobilyaların altı süpürgenin girebileceği kadar yüksek değilse robot süpürgeye verilen paraya yazık bence.
+ olarak ucuz da olsa ek bir süpürge daha mutlaka gerekiyor.
0
roket adam
(18.10.21)
Eski kablolu süpürgeyi atıp kablosuz dikey süpürge satın almak hayatımda verdiğim en doğru kararlardan biri olabilir.

Ben Bosch flexxo serie 4 aldım. Gayet modüler bişey. Ön tarafı sökülüp el süpürgesi niyetine de kullanılabiliyor, farklı uçları haznesinde muhafaza edebiliyorsunuz.Eviniz büyükse ve bazı yerleri uzuun uzun almayı seviyorsanız çalışma(pil) süresi size çok da yetmeyebilir. Dikey süpürgelerin o açıdan biraz daha kat etmesi gereken yol var.

Robot süpürge bana şu an için gereksiz bir ürün gibi geliyor. Bizim şirkette alanlar var. Memnun olduklarını da söylüyorlar ama keriz damgası yememek için mi bilmiyorum. Ne bileyim, benim evde basamak var mesela. Bir de robot süpürge ile tavanı temizleyebilecek misiniz?
0
trixi
(18.10.21)
normal, dikey ve robot olmak üzere 3 süpürgem var. aralarında tuhaf bi şekilde en az kullandığım dikey oldu. yalnız yaşayan biriyim, gelenim gidenim de fazla yok, ayrıca evde halı da kullanmıyorum o yüzden benim için en kullanışlısı robot süpürge oluyor. haftada bir ya da iki açtığımda her zaman temiz kalıyor. ayda bir de gerekirse büyük süpürge yaptım mı bana fazla fazla yetiyor.

robot süpürge olarak viomi v3 kullanıyorum, vakum kısmından çok memnunum ama paspas kısmı nedense bana yetersiz geliyor. normal düzenim robot süüpre + vileda şeklinde. yani sorunun cevabı kişinin evine, yaşam şekline, eşyalarına göre çok değişebiliyor.
0
hypathia
(18.10.21)
İkisi birbirinin muadili ürünler değil. Robot süpürge her gün çalışsa da erişemeyeceği yerler oluyor. Bir de her ne kadar çekiş gücü iyi diye lanse edilse de özellikle halı üzerindeki performansı klasik bir süpürge ya da şarjlı süpürge kadar iyi değil. Dolayısıyla evde hiç süpürge yok ise sadece robot süpürge yeterli olmayacaktır. Ancak halihazırda kablolu bir süpürge varsa robot süpürge derim. Şarjlı süpürge size sadece ekstra konfor sağlayacak. Yoksa onun yaptığı işi kablolu süpürge de yapıyor. Evde hiç süpürge yoksa şarjlı süpürge.
0
himmet dayi
(19.10.21)
Bizde de üçü var. Robot, dikey ve kablolu. Robotu aldığımızdan beri kabloluyu hiç kullanmadık.
0
pispinti
(19.10.21)
Bir senedir robot kullanıyoruz, evde tek bir halı var, mobilyalar da yüksek. Normal süpürgeyi sadece arada bir halıyı iyice temizlemek için çıkarıyoruz. Süpürge mop pro, mopu da kullanıyoruz haftada 1, vileda derdinden de kurtulduk. Kenarları filan gayet iyi alıyor kenarları süpürmüyor diyenler neye göre yorum yapıyor bilmiyorum. Sadece kapı arkası kalıyor, oraları da Black&Decker el süpürgemiz var aklımız gelince onunla temizliyoruz. Çok memnunuz. Evden çıkarken ayarlayıp, gelince ortamı tertemiz bulmak paha biçilemez.
0
gmzo
(19.10.21)
(2)

Macbook Pro m1 max gerekli mi?

tchuck
grafikle işi olmayan bir yazılımcı için m1 max'e gerek var mı?10 çekirdekli CPU’ya, 16 çekirdekli GPU’ya ve 16 çekirdekli Neural Engine’a sahip Apple M1 Pro çipyeterli olmaz mı?yoksa GPU yu artıran m1 max işlemciyi de kenara atmamak mı gerek? (eğer bir fark yaratıyorsa 7-8 bin lira fark ödeyebilirim
grafikle işi olmayan bir yazılımcı için m1 max'e gerek var mı?

10 çekirdekli CPU’ya, 16 çekirdekli GPU’ya ve 16 çekirdekli Neural Engine’a sahip Apple M1 Pro çip

yeterli olmaz mı?
yoksa GPU yu artıran m1 max işlemciyi de kenara atmamak mı gerek? (eğer bir fark yaratıyorsa 7-8 bin lira fark ödeyebilirim. ama ihtiyaç yoksa böyle bir farkı ödemeye de gerek yok diye düşünüyorum)

neural engine ikisinde de aynı diye gördüm (eğer makine öğrenme yazılımlarında bir desteği oluyorsa)

özet: m1 max için 7-8bin lira fark ödemeye değer mi?
0
tchuck
(18.10.21)
bence m1 pro 10 çekirdek (1 yükseltilmiş) genel pro kullanıcıya ok bi alet.

Pro max gpu olarak kopmuş vaziyette gibi gözüküyor.

~(ram alabildiğine koyma fikrim devam ediyor 32 ise 32 64 ise 64 :D)
0
hedep
(18.10.21)
kağıt üstünde bakarsak hedep haklı ama benchmark'ları bekleyip öyle karar vermekte fayda var diye düşünüyorum.
0
roket adam
(18.10.21)
(5)

Yabancı Konsolosluğu Mahkemeye Vermek

orgutitirafcisi
13 ağustos günü idata aracılığıyla italya vizesine başvurdum. planlanan seyahatten yaklaşık 2,5 ay önce. fakat, bugün itibarıyla gidişime 2-3 gün kalmış olmasına rağmen vize hala tarafıma ulaşmadı. muhtemelen de ulaşmayacak. italya'ya eğitim vizesi için başvurmuştum. çünkü bir devlet kurumu olan bir
13 ağustos günü idata aracılığıyla italya vizesine başvurdum. planlanan seyahatten yaklaşık 2,5 ay önce. fakat, bugün itibarıyla gidişime 2-3 gün kalmış olmasına rağmen vize hala tarafıma ulaşmadı. muhtemelen de ulaşmayacak. italya'ya eğitim vizesi için başvurmuştum. çünkü bir devlet kurumu olan bir üniversiteden doktora kabulü almıştım. dilenci falan değilim, italya devletinden bir halt dilenmiyorum anlayacağınız. zaten onların daveti üzerine bir başvuru yapıyor ve bu yönde ciddi bir harcama yapıyorum (kalacak yer+uçak bileti+vize başvuru ücreti+aracı firmanın ücreti vs). dolayısıyla bu işten hem maddi hem de manevi zarara düşmüş haldeyim. ve burada çok ciddi bir keyfiyet, insan hakkı ihlali ve ırkçılık seziyorum. evrakları eksiksiz ilettiğim halde işin buraya geleceğini hiç düşünmemiştim. geçmişte ingiltere, isviçre, romanya vizeleri almış biriyim. hiçbir vize başvurumda bu kadar ciddiyetsizliğe maruz kalmamıştım.

tabii burada detaylarına girmem çok uzar diye meseleyi çok kısa özetledim. benim sizlere sorum şu. ben bu italyan devletinden şikayetçiyim. bu konuda bir yargı sürecini nasıl başlatabilirim? maddi ve manevi zararım büyük. kimse bana hikaye anlatmasın, bir eu vatandaşı bu tarz muameleye maruz kalmıyor da sırf türkiyeliyim diye ben böylesine hakarete uğruyorsam bunun adı ayrımcılıktır. ben italya'ya turistik seyahat planlamıyorum, italyan devletine ait bir kurumun daveti üzerine bütün bu maddi ve manevi planları yapıyorum. ve bunun sonucunda 2,5 ayda bir cevap bile alamıyorum. sanırsam uluslararası hukukun alanına gireceği için bu işin uzmanını bulmak maddi ve manevi anlamda zor bir iş olsa gerek. bu konuda hukukçu, sivil toplumcu arkadaşların fikir ve önerilerine açığım. örnek veriyorum, uçak bileti aldık, sonra vize bir türlü gelmedi. bileti ücretsiz iptal etme hakkım da sona eriyor. bunun bir karşılığı yok mu? ya da her şey geçtim, benim iki senedir hazırlandığım, o kadar emek ve vakit ayırdığım yurt dışında doktora yapma hayalimin çalınmasının bir karşığılı yok mu? eğer bir ülke bir başka ülkenin vatandaşına böyle davranmıyor da bana sırf türkiyeliyim diye bunu yapıyorsa bunun karşılığı yok mu? bu süreçte benim yaşadığım stresin bir karşılığı yok mu? Hiçbir mazeret belirtmeksizin benim seyahat hakkımın ihlalinin bir bedeli olmayacak mı?
0
orgutitirafcisi
(18.10.21)
şöyle düşün bu ayrımcılığın türk olduğun için yapıldığını ispat edebilecek misin ? türk olduğun için vize verilmemesi ayrımcılıksa, on küsür avrupa ülkesi elini kolunu sallayarak italyaya girebiliyor. demek belli ülke vatandaşlarına pozitif/negatif ayrımcılık yapmak hukuki. özetle konsolosluğa karşı bir yaptırımın olamaz. her sene senin durumunda binlerce insan var. en fazla yazı yazar cevap beklersin. orada da kendi kanunlarına göre itiraz edemeyeceğin bir yanıt verirler konu kapanır.

ayrımcılıksa gel azarbaycan vatandaşı kız arkadaşıma türkiyede çalışma vizesi alabilmek için 2 aydır harcadığımız parayı ve sıkıntıları anlatayım sana. suriyeli olsa ertesi gün çözülürdü konu.
0
orpheus
(18.10.21)
belki de dediğin doğrudur ama kanıtlanması çok zor. Corona'dan dolayı yavaş çalışıyorlar diyebilirler, ama 2,5 ay da az süre değil mesela İngiltere en fazla 3 ay önce başvurabilirsin daha erken verme zaten diyordu. Bir ihtimal buradan yürüyebilirsin ama sonuç olarak sana bir cevap gelecek, o gelene kadar okulu bilgilendirmen daha mantıklı.

Bu arada İtalya'da doktorada ders yapılıyor mu bilmiyorum ama doktora daha esnek bir şey yahu, vize 20 gün sonra çıksa da gidip başlayabilirsin bence okulla hocalarla iletişime geç bir.

EU vatandaşı bu muameleye maruz kalmıyor çünkü gidip kaydolması için tahminen vizeye bile ihtiyacı yok. Bu arada sen evrakları full vermene rağmen kabul etmeyebilirler de. Her şeyi düzgün verip vize reddi alan biletleri yanan onlarca kişi var emin ol. Türkiye vatandaşıyız ve durumumuz bu evet. Yani dava vs. uğraşmak yerine işini halletmeye çalış derim, vize cevabı gelsin bir (ret veya kabul), sonra düşün. Bu arada okulla iletişime geç.

Bu arada İtalya'nın da Akdeniz ülkesi olduğunu unutma. ben turist olarak gezerken bile fark etmiştim, çok gevşek bir ülke orası işler cidden böyle yavaş yürüyorsa şaşırmam. Ek olarak şunu yazayım, ben Kanada express entry'e başvurdum ve geçen yıl çıkan-kabul edilen biriyle yazıştım, 1,5 yıldır vize bekliyor mesela :D normalde sitesinde ortalama 6 ay yazmasına rağmen corona dolayısıyla 1.5 hatta 2 yıla uzadı oranın başvuruları. Eğitim işine kimi ülke daha öncelik veriyor, İtalya'yı bilmiyorum işte..

"benim seyahat hakkımın ihlalinin bir bedeli olmayacak mı?"
olmayacak. İstese seni ülkesine sokmaz, bir şey de diyemezsin. Zaten pasaport-vize olayıyla serbest dolaşım diye bişey kalmamış, 100 yıldır falan insanlar böyle tutsak durumda ve doğduğun ülkenin prestijine bağlı bu hakkın kısıtlanabiliyor veya çok zorlaşıyor. Okuldan kabul almakla devletten vize almak farklı şeyler, ek olarak vizeyi alsan havaalanındaki polis bile seni ülkeye almayıp geri gönderme hakkına sahip. Gerçekleri bilerek kabul ederek ileriye bakman daha doğru olur diye düşünüyorum ama gerginliğini de anlıyorum ben de İngiltere'de master yaptım ve kabul edilecek miyim edilmeyecek miyim gerginliğini yaşadım. Şansıma İngilizler daha sistemli düzenli insanlar.

edit: ek olarak, bence hemen gerilme vize çıkarsa geç de olsa o doktorayı yaparsın ama gerilmeden İtalya'nın sistemine alışmaya çalış. İleride başka şeyler için de o devletten izin alman, süresiz oturma izni alman vb. gerekebilir. En başta banka hesabı açtırman da uzun sürebilir, belki ev kiralarken de sorun çıkabilir. Yurtdışına giden çoğu insan gergin şeyler yaşıyor ne yazık ki.
0
nhk ni youkosu
(18.10.21)
öncelikle yorumlarınız için çok teşekkür ederim arkadaşlar.

dediklerinize katılıyorum. yani buradan hukuki manada hemen bir sonuç almak kolay görünmüyor. Zaten bu avrupa devletleri bizim gibi aşağılık gördüğü bireylere bu çileleri çektiriyorlarsa burada belli legal dayanakları vardır. sonuçta sen bir bir birey olarak karşında koskoca bir devlet ve hukuk sistemi ile muhatap oluyorsun ve aranızda çok ciddi bir güç eşitsizliği var. fakat işte tam da bu noktada hem de bir sosyal bilimci olarak olaya biraz daha sosyal mücadele çerçevesinde bakıyorum. yani evet, hukuken kendilerini bir korumaya almış olabilirler ama ortada insanların maddi ve manevi bakımdan yıpratıldıkları ortada. yani burada en temel evrensel insan hakkı ihlallerinden bahsedilebilir. bununla niye mücadele etmiyoruz? herkes bir köşeye sinerse ben de bu muameleye maruz kalırım, siz de kalırsınız, bizim çocuklarımız da kalır. yukarıdaki mesajımda da söylelmeye çalıştığım gibi vize meselesini bir lütuf haline çevirmişler. sanki ben onlardan bir şey dileniyorum gibi. böyle bir şey yok ki. ben bir birey olarak gerekli sınavlardan geçmiş ve pek çok kişiyi geride bırakarak bir italyan üniversitesinde okuma hakkını elde etmişim. sonraki aşama olarak bir vize prosedürü yerine getiriyorum ve buradan da haklı olarak bir sonuç bekliyorum. bu prosedürü doğru bir şekilde yerine getirirsem buradan da standart bir cevap almam gerekiyor. modern devlet bürokrasisi budur. orada prosedürü yerine getirirsen keyfiyet olmaması gerekir. eğer kafalarına göre karar veriyorlarsa nerede kaldı liyakat şu bu. kısacası bir hak elde etmişken bu hakkın kullanımına engel olunması benim insan haklarımı ihlal etmektir bana göre. geçmişteki toplumsal mücadeleler şunu gösteriyor. sen buradan bir mücadele alanı başlatırsın, kamuoyu oluşturursun ve ya cebren ya da hukuk yoluyla bu uygulamaları tersine döndürürsün. mesela aihm'e gidersin orada bir "x kararı" çıkar, bu bir içtihat haline gelir ve bundan sonra devletler buna uygun davranmak zorunda kalırlar.

bu arada yukarıda belirttiğim gibi 2 sene kadar evvel bir de isviçre vizesi almıştım. orada da buna benzer bir gerginlik olmuştu. benden istedikleri bir belgeyi ben vermeyi reddetmiştim. çünkü o benim özel hayatıma dair beyan etmek istemediğim bir bilgiydi. yine de vizeyi alabilmiştim. bu vize konularında bizim gibi insanların fazla uysal oluşundan çok rahatsızım. benim asıl anlamadığım şey şu. internetten de biraz bakınıyorum ama binbir türlü ayrımcılıkla mücadele bakımından bir yığın sivil toplum kuruluşu varken bu vize meselesini sorun eden bir hukukçular grubu, bir sivil toplum örgütü niye yok? bu sadece benim sorunum değil. hepiniz birtakım olumsuz anılarınızdan bahsediyorsunuz. niye buna karşı mücadele verilmiyor? arkadaşlar, şu an gerçekten çok öfkeliyim. ne zaman vize alacak olsam bu konsolosluklarla bir gerilim yaşıyorum ama bir şekilde hep yetiştirirlerdi. ilk kez bu sefer böyle bir şeyle karşılaştım ve hakzsızlığa uğradığımı düşünüyorum. ilginiz için tekrar teşekkkür ederim.
0
🌸orgutitirafcisi
(18.10.21)
"covid dolayısıyla başvuruları doğru zamanda proses edemiyoruz, ülke olarak vize başvurularını şu kadar sürede cevaplama gibi bir taahhütümüz zaten yok, bir dahakine seyahatlerinizi daha önceden planlamanızı öneririz" şeklinde bir yanıt dahi alamayacağın bir sürece gireceksin. adamın kendi ülkesi deyip geçiyor. almanya vizesine itiraz ettiğinde 12 hafta itiraz cevaplama süresi veriyor, o da kesin değil. amerika vizesinde administrative processing 2 ile 24 hafta sürüyordu en son, ee ne diyeceksin acele edin mi diyeceksin.

pakistan'da schengen red oranı %40'lardaymış düşünebilyior musun, 2 kişiden birinin bir ton uğraşla yaptığı başvurusu reddediliyor. bizde de öyle olmaya başladı işte, bu kadar olayın üstüne bence gayet de normal. özetlemek gerekirse bunun bir karşılığı yok, bürokrasi budur. bu arada eğitim vizesi için 2.5 ay gerçekten çok kısa bir süre, şu an turistikler için bile bir çok ülkede inanılmaz bekleme süreleri var.
0
roket adam
(18.10.21)
Ben nasil mucadele edersin bilmiyorum ama sana vizenin gercek sebebini soyleyim, bizim devlet vizenin zorlastirilmasini istiyor.

Hatta 80'lerde ilk koyduran da bizim devletin kendisi.

Sonra gittikce kolaylasti.
2005 gibi giden tanidigin varsa sor ankara'ya gider gibi gidebiliyordun. Eu vatandasi gibiydik.

Sonra vize firmalari cikardilar. normalde devletin ozel bilgi sayip verilmesine engel olmasi gereken bilgileri(gelirin,parmak izin,biyometrik foton) vermelerine destek oldu devlet.

Bu is hep bilerek zorlastiriliyor.
Ikincisi dedigin gibi belgeleri vermesen de vize alabiliyorsun ama herkes kuzu kuzu veriyor.

Ben mahkemeden bir sey cikacagini sanmam ama keske versen.
0
divit
(19.10.21)
(21)

akp'li dayılar haklı mı?

yazar yazmaz yazan yazar
öncelikle "dayı" diyerek sempatikleştirmek zorunda kaldığım için üzgünüm. çünkü başka türlü açsam duyuru silinirdi.ekonomi bu kadar kötüyse (kötü değil berbat) halk çok fakirleşmişse bu kadar araba nasıl geziyor yollarda? dünyanın en basit ara sokağında bile park edecek yer yok. tüm otoparklar tıklı
öncelikle "dayı" diyerek sempatikleştirmek zorunda kaldığım için üzgünüm. çünkü başka türlü açsam duyuru silinirdi.

ekonomi bu kadar kötüyse (kötü değil berbat) halk çok fakirleşmişse bu kadar araba nasıl geziyor yollarda? dünyanın en basit ara sokağında bile park edecek yer yok. tüm otoparklar tıklım tıklım. 50binlik araba olmuş 250bin lira ama hâlâ patır patır satılıyor.

kahvecilere gitsen aynı şekilde 3 fırtlık kahve 20 liradan başlıyor ve kasada kuyruk var o kahve bir gecede 40 liraya çıksa o kuyruğun yine olacağına adım gibi eminim. çoğu da öğrenci bu arada.

bu nasıl olabiliyor? günübirlik mi yaşıyor insanlar? bugün buldun bugün ye mi diyorlar? herkesin bir ek geliri, babadan kalma arsası mı var nedir yani fiyatlar ne kadar artarsa artsın bu kalabalıkların azalmama sebebi?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(18.10.21)
sığ düşünme ile alakalı.

ekonomi, ortalıkta bukadar çok arabanın olması, park edecek yerlerin olmaması ya da kahvecilerde sıraların olmasına göre iyi ya da kötü olarak beirlenmiyor. o yüzden cevap aslında burada gizli.

hangi ortama girerseniz o ortama göre kriterlerle karşılaşırsınız. parası olmayan kimseyi kahvecide göremezsiniz, tıpkı kahvecinin kapısından çıktıktan sonra karşılaştığınız ya da gördüğünüz insanların ancak %1'inin kahvecide olması gibi. Aynı şekilde, parkı, bahçesi çevre düzenlemesi olmayan bir şehirde daracık sokaklarda iki üç arababının bile tüm sokağı kaplaması gibi.
Ya da 15 yaşında 250 bin km üstü arabasına neden insanlar 100 bin liradan fazl istiyor sence? Ekonomi iyi olduğu için mi? Eli bol da ancak malı mı kıymetli sadece? Eskiden neden böyle değildi?

eskiden aldığın bir hizmeti aynı kalitede aynı fiyata alabiliyor musun bunu sorgulayarak başlamalısın sorularına.
0
foolrules
(18.10.21)
arabasi olmayanlar ne olacak?
siraya girmeyenler ne olacak?
akpli dayi gibi bakarsan akpli dayi gibi gorursun
0
nibba
(18.10.21)
İstanbul veya Ankara gibi bir büyük şehirde yaşıyorsan bunun en önemli sebebi şu yanılgı: Şehirler çok kalabalık ve çok fakir olduğu gibi çok da zengin var.

Akp'nin zengin ettiği kesim de hiç azımsanacak seviyede değil. Birileri fakirleşirken onların cebindeki parayla zengin oldular ve son model BMW'lere, Range'lere, Porsche'lere biniyorlar.

Orta sınıf (kaldığı kadarıyla) da lan üç günlük dünya biriktiriyorum biriktiriyorum ne ev ne araba alabiliyorum moduna giriyor bence ve gerekirse o zengin hayatını yaşıyormuş gibi yapmak için borçlanıyor. Bir hafta Bodrum'da tatil yapıp senenin geri kalanını kredi kartlarına çalışan çok insan var.

Bir de araba özelinde artık millet arabayı yatırım aracı olarak gördüğü için anasının altınını, babasınının birikmişini falan toplayıp krediyle vs. alıyor arabayı üç ay geçmeden o yılki maaşından artıracağından fazlasına satıyor. Sonra başka araba alıyor, onu satıyor. Önceden öğretmenler falan yapardı bunu artık eline biraz para geçen herkes al-satçı oldu. Devlet de sağ olsun bunları göt etmiyor yönetim anlayışıyla fiyatları yukarı tırmandırmaya devam ediyor. Daha bugün sıfır arabalara %15 civarı zam gelecek haberi vardı kurdan dolayı. İkinci eller de değerlenecek bu durumda örneğin.
0
chicha_v2
(18.10.21)
haklılık payın var; ama şöyle bir durum da var. o arabaları alanlar, kahvecileri dolduranlar da fiyatlardan şikayetçi. tam tersini düşünelim. arabaların hiç satılmadığı, kahvecilerin bomboş kaldığı bir durum olması için ülkede kıtlık olması yada afganistan gibi olmamız lazım. benim için kriter araba yada cafe değil. yurtdışına çıkabilmek, rahatça tatil yapabilmek, istediğin şeyi alabilmektir.
0
buenosdias
(18.10.21)
yüzdeci kesim geldi. aramızda kim her gün kahveye 20 lira veriyor? çoğu ayda 3-4 kere kahve içiyor. kim her ay tatile gidiyor? bir yıl önceden erken rezervasyon yaptırıp yılda 1 hafta tatile gidip bütün yıl ödüyor insanlar. ayda 3-4 kere kahve alanlar bile kahvecileri kalabalık yapabiliyor. yılda 1 hafta tatil yapanlar kısıtlı tatil mekanlarında yoğunluk yaratıyor. şimdi git datça'ya bak, insan göremezsin. ülkede çalışanların yarısından fazlası asgari ücret kazanıyor. 2800 lira kazanıp da 250 bin liralık araç almıyor tabii. hangi araçlar hangi yolda geziyor? istanbul'dan tüm ülkenin geneline yorum yapılamaz. istanbul'da ülkenin tüm araç sayısının yarısı var. son bir kaç senede yoldaki araçların modellerine bakarsan hep yerinde sayıyor eskiye göre çok daha az yeni model araç var.

orta kesim için, 30-50 bine aldığı araç 100-150 bin oluyor. o zaman maaşı 3-4 bin şimdi 7-8 bin, 100 bin kredi çekiyor 250 bine yeni aracını alıyor.

evini 2012-2015'te 200 bine almış. şimdi oradan 3 bin kira alıyor. vaktinde mallananlar bu zamanları daha az kayıpla atlatıyor.

ben 2007'de ilk işe girdiğimde 2 bin lira maaş alıyordum. 10 maaşımla araba alabiliyordum. iphone bir maaş ediyordu. şimdi aynı yerde yeni işe girenler 3-4 bin alıyor, 10 aylık maaşlarıyla toros bile alamazlar.

en yoğun dönemde bodrum'a 1 milyon insan gidiyor, e hepsi bu işte. sen de ben de oradayız temmuz'daki bayram tatilinde.
0
gabe h coud
(18.10.21)
ben akademisyenim, eşim öğretmen. ikimiz de devlet memuruyuz, ek gelirlerimizle birlikte ülke şartlarına göre iyi kazanıyoruz. pandemiden önce her yaz 15 gün yurtdışında tatil yapıp, tüm ihtiyaçlarımızı hiç düşünmeden satın alıp, dışarıda her keyfimiz istediğinde arkadaşlarımızla bira içmeye gidiyorduk. ki o zamanlar da ekonomik daralma başlamıştı. ona rağmen 3 sene önce ayda 6 bin tl kenara koyabiliyorduk.

şimdi ne oldu? 200 bin tl kadar biriktirebilmiştik 3-3 buçuk senede. araba fiyatları fırladı. çocuk yapmak istediğimiz için arabaya ihtiyacımız olacaktı. arabalar her ay 10-15 bin tl zamlanıyor, fakat biz her ay 10-15 bin tl kenara koyamıyorduk. sonunda tüm altını, dövizi satıp, acil durumlar için kenara 3-5 bir şey ayırıp, kredi çekip araba aldık. 4 ay önceydi bu. şu an sarı siteye koymaya kalksak, satın aldığımız fiyattan 40 bin tl daha fazla yazacağız (diğer ilanlardaki emsal fiyatlara göre).

peki kenara 6-7 bin tl koymaya devam edebiliyor muyuz? işte burada koca bir kahkaha atabilirim. 3 sene önce 6 bin tl koyabiliyorsak, şu an en azından bir 8-9 bin tl'yi bulmuş olmalıydı kenara attığımız para resmi enflasyona göre. en son ne zaman arkadaşlarımızla buluşup dışarıda bira içtik, hatırlamıyorum. en fazla ikimiz gidip birer tane içip kalkmışızdır. kimse arayıp dışarı çıkalım demiyor bile, evlerde takılıyoruz bir araya gelirsek de :) ayakkabı mont alırken eskiden düşünmezken (aşırı pahalı markalardan satın almıyorduk zaten), şimdi ortalama ürünler için 3 defa düşünüp alıyoruz. market harcamamız 3 katına çıktı. aylık 1900 tl kredinin üzerine 2500 tl arttıracağız diye göbeğimiz çatlıyor.

siz bir de esnafa sorun, gelen giden sayısı aynı mı pandemi öncesine göre diye. ya da gelenler aynı parayı bırakıyorlar mı kalkarken acaba? kadıköy'ün ortasındaki avm'de mağazaların 3'te 1'i boş, baya dükkanı kapatıp gitmişler. kadıköy diyorum. yukarıda biri inditex gömlekler 400 tl olmuş, hala satıyor diyor. napsın herkes pazardan mı giyinsin? çıplak mı gezsin? inditex dediğiniz nedir ki? o sizin gördüğünüz insanlar da mekânda iki kahve içmese, 1 tişört almasa ülkeyi kapatıp gidelim zaten.
0
gmzo
(18.10.21)
önceki cevaplar +1

"bu nasıl olabiliyor? günübirlik mi yaşıyor insanlar?" sadece bu kısma cevaben yazacağım, evet. çünkü yıllarca çalışsam da aldığım maaşı hiç hiç hiç harcamadan biriktirsem de bir mülkiyet sahibi olamayacağımı düşünüyorum. belirsiz bir geleceğe yatırım yapmaktansa yaşadığım şu anı keyifli geçirmek istiyorum. tamamen şahsi bir durum tabii.
0
south park in kapusonlu uyesi
(18.10.21)
nüfus fazlalığı (biri almasa/gitmese öbürü alıyor) ve aile desteği bunu yaratıyor. Çevremde birkaç arkadaşım evlendi, aileleri + kredi desteğiyle ev aldılar mesela. Kendi maaşlarıyla almaları imkansızdı ama şu an bu şişen piyasada bile ev alabildiler. Arz az olduğundan onlar ev alarak ev fiyatlarının daha da artmasına katkıda bulunmuş oldular mesela.

Ben yıllardır direnip araba almıyordum, artık "ya şimdi alıcam ya da ömür boyu alamayacağım galiba" kafasına geldim. Şu an alabileceğim araba da 150-200 bin lira civarı bişey ha. Patır patır satılmasının sebebi bendeki bu düşünce, eskiden "eskiyen şey ucuzlar ikinci el alırız" kafasındayken artık "almadığın her gün zarardasın, alabiliyorsan anında al" kafasına geldik. Babam anlatırdı eskiden de enflasyon bu şekildeymiş herhalde.

Kahveci örneği, e bugün gitmedin yarın 50 lira olacak o kahve? Gençliğimizi yaşayalım biriktirip ne yapacağız diyor o gençler. Mesela biz zamanında euro 2,5 lirayken Avrupa'ya gidip gezebildik, şimdiki gençler onu da yapamıyor oturup Beşiktaşta kahve içiyor ne yapsın.
0
nhk ni youkosu
(18.10.21)
Ülkede ekonomik sıkıntı var mi yok mu diye bakmak istersek bir şehir bir ilçe "burada araba var o zaman sıkıntı yok" ya da "kahveciler dolu o zaman nerede sıkıntı" acayip sığ bir düşünce olur.
Bir kere Türkiye kişi başı araç sayısında baya geride bir ülke. Bu veri eski de olsa hadi 20 sıra atlasın;
www.nationmaster.com

Benim ailemde bir araç vardı ben okurken.
Benim şu an yaşadığım ülkede iş arkadaşlarım çocuklarına araba lease ediyor okurken rahat gitsin diye.

Buna ek olarak kahveci dediğiniz yeri doldurmak o kadar da zor değil. Kahve şu an alkolden daha ucuz ve 20 lira kahve alıp bir kaç saat gecirebilirsiniz; çünkü ülkede kahveci/avm dışında yer kalmadi. Yeşil alan yok, tenis alani yok, park yok hiçbir şey yok. Insanların yapabileceği şey bu. Hobi desen binlerce lira.

Ekonomik kriz var mi diye bakmak gerekirse hane borçlanması, kredi kartı borçları, ozel/devlet kredi oranlari vs bir sürü şey var. Böyle gözlemler hiçbir şey aciklamaz anca AKP'li dayılar arasinda ya da günlerde falan konusulur.
0
logisticsmanager
(18.10.21)
Ekonominin psikolojik boyutuna da bakmak lazım. Tüketici psikolojisi, alım gücü ve yaşam standartları kapsamında da düşünmek lazım.

Son 2-3 yılda alım gücünde ve yaşam standartlarında düşüş olmayan kaç kişi var?
Benim çevremdeki gözlemim herkesin alım gücü de yaşam standartları da az ya da çok düştü. Tabii ki benim çevremdeki gözlemim bilimsel ve geçerli bir veri değil ama işin bir de bu kısmı var demek istiyorum.

Yaşam standardından kastım sadece et, peynir almak değil. Her sosyoekonomik, sosyokültürel kesimin kendine göre bir yaşam standardı var.

Farklı açıdan bakalım; daha üst sosyoekonomik kesimden aklıma gelen, çevremde de ya aynısı ya benzerini gördüğüm birkaç örnek:

Her ay yurt dışına tatile giden adam onu yılda 2-3'e düşürdü.
Audi'ye binen adam şu an Toyota'ya biniyor.
Teknesi, yazlığı olan adam satmak zorunda kaldı.
İkinci fabrikasını kuracak olan sanayici vazgeçti.
Çocuğunu özel okula gönderen aldı, devlet okuluna verdi.
En pahalı özel okula gönderen alıp daha ucuzuna verdi.
Her hafta sonu dışarıda rakı-balık yapan ayda 1'e düşürdü.
x şirketinden genel müdür olarak emekli olan adam freelance danışmanlığa başladı.

Örnekler daha da artırılabilir.

Bu örneklere bakınca amaaan derde bak da diyebilirsiniz ama hayatı boyunca bolluk ve lüks içinde, para derdi olmadan yaşayan bir insanın o hayatını tamamen kaybetmesi de bir travma.

Ekonomik ve kültürel seviyeden bağımsız olarak ne olursa olsun hayat standardını kaybetmenin insanda farkında olsa da olmasa da travma yarattığını düşünüyorum. Ve bu çabuk alışılabilen, hemen uyum sağlanabilen bir travma da değil bence. İnsanlar ucundan kıyısından eski hayat standartlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Kaybettiklerini kabul etmek veya görmek istemiyorlar. En basitinden onun için deli gibi faiz oranları ile kredi çekip tatile çıkıyorlar.
0
la lykia
(18.10.21)
Okyanustan bir bardak su doldurup, " ee hani bunda balina yok?" demeye benziyor bu bakış açısı.

Büyük şehirlerdeki alışveriş merkezlerinin bulunduğu semtlere bakarak ülkenin ekonomik durumu hakkında çıkarım yapmanın bundan hiçbir farkı yok.

Herhalde ekonomik kriz dendiğinde ortamın "i'm lagend" filmindeki gibi olmasını, böyle post apocaliptic, nükleer savaş sonrası madmax ortamı falan olmasını bekliyordunuz. Ancak o zaman ikna olunacak kriz olduğuna sanırım.

Ülkenin %40'ından fazlası asgari ücretle geçinmeye çalışıyor. Eğer bir çıkarım yapılacaksa buyrun buz gibi bir istatistik. E o zaman nasıl herkesin altında gıcır gıcır arabalar dediğinizi duyar gibiyim. Bir kaldırsanız mı kafanızı acaba biraz daha yukarı doğru? Yaşadığınız şehrin kenar mahallelerine doğru bir bakın isterseniz orada da latte'lerini almak için kuyruk bekleyen insanlar görebilecek misiniz? Akşam üzerine doğru semt pazarlarına bir inin isterseniz. Karşılaştığınız insanlara bir sorun, nasıl alıyorsunuz bu arabaları diye.

Bu ülke sadece sizin gittiğinizde gözünüze çarpan yerlerden ibaret değil. Yoksulluğun, fakirliğin en sert yaşandığı semtlere zaten sizin yolunuz düşmüyor diye o yoksulluk yaşanmıyor sanıyorsunuz. Bu ülke sizin tahayyül ettiğinizden çok daha büyük bir yer, hatırlatmak isterim. Bir de böyle düşünün.
0
thracia
(18.10.21)
ekonomi kötüleştikçe orta sınıf azalır, alt ve üst sınıf artar. bu cümlem üzerine düşünün.
0
candide
(18.10.21)
akp'li dayılar dünya gerçeklerinden kopmuş durumdalar.

evde pazardan alınmış bir demlikle çay demlediğinde keyfi yerine geliyor adamın. çıkıp güzel bir yerde iki çay içmeyi kendine hak görmüyor.

ayağımızı yerden kessin yeter mantığıyla araba alıyor (alabilirse). doblo gayet yeterli geliyor. almanya'daki muadili station passat'a biniyor, ama türkiye'deki akp'li dayı bunu kendine hak görmüyor.

ayda yılda bir tavuk alınca et yedik diyor. kırmızı eti kendisine hak görmüyor. öyle bir bilinç yok.

pazardan kıyafet alıyor, gidip düzgün bir alışveriş yapmayı kendine hak görmüyor.
0
co2s2
(18.10.21)
çok ciddi bir nüfus (20 milyondan fazla insan yani) ufacık bir alanda (istanbul) sıkışmış durumda. istanbul dediysem de şile de istanbul çatalca da, oralar değil, bildiğin e5 hattında belçika'dan, hollanda'dan fazla insan yaşıyor. bu kadar insan arasında zengini de var tabii ki. zengini de çok daha fazla zengin. mutlaka kasada kuyruk olacak, mutlaka trafik olacak. zaten 50 araba arka arkaya gelse istanbul'un her yerinde trafik kilitlenir, e 50 arabayı da arka arkaya getirirsin koskoca türkiyede yani. artı üstüne bir de gelen göçmen, turist kalabalığı var, deli gibi para eziyorlar orada burada. e tabii ki kalabalık olacak.

bu arada ciddi bir fomo etkisi de var. şu an devlet en ufak bir kampanya yapsa gider dişimden tırnağımdan artırır arabamı yeniler, bir ev daha alırım. aç kalırım belki ama yaparım bunu. neden, devlet orta sınıftan topladığı vergilerle piyasa koşullarının tersine aşırı avantajlı şekilde para dağıtıyor. bu şartlar altında maaşını ipotek ettirip ev araba almayan adam ekside kalıyor. devlet senden çalıp, kredi kullananları besliyor yani.
0
roket adam
(18.10.21)
ya ben de şunu anlayamıyorum mesela. toplumun her kesimi aynı oranda tasarruf etmek zorunda mı? yukarıda da dedim, kriz beni bir asgari ücretli kadar etkilemiyor. belki 5 tane değil ama 3 tane inditex ürünü almaya devam edeceğim. yılda 5 kere değil 2 kere yurtdışına çıkacağım. iphone'umu 2 sene değil 3 sene kullanacağım. ee, ne şimdi ülkede genel bir kriz yok mu demek bu? benim gibi insanların varlığı; herkes rahat, refah seviyede, sıkıntı yok anlamına mı geliyor? herkes kendine göre tasarruf yapıyor, benim de tasarrufum bu. uygun bir şey arayışında olmak zorunda değilim, benim keseme uygun. peki ya geri kalanlar?

üstelik tüketim çılgınlığının bir sebebi de para biriktirerek yapılabilecek hiç bir şey kalmaması. adama kazak alma diyorsun ayda 200 lira biriktirsin. hadi 2 bin tl de kenara koysun. yılda yaptı 25 bin tl. kendine bir iphone alır anca. onun dışında para biriktirip, tasarruf yapıp ne alacak bu adam? eskisi gibi değil ki 6 ay kendini kasıp araba peşinatı yapasın. z kuşağı da vuruyor kendini tatile, ne yapsın adam. kardeşim benden daha kalifiye bir çalışan, aramızda 6 yaş var, benim kariyerimin başlangıcındaki fırsatları, ekonomik durumu hayal bile edebilecek durumda değil. hep tasarruf et diyordum ona da. artık gez diyorum. ayda 2 bin tl biriktirsen ne olacak.

ekonomiyi anlamaya çalışmak istiyorsanız zenginlerden değil, kenar mahallelerdeki ailelerden başlamanız gerekiyor. restoranları değil, mahalleleri analiz edin. o zaman daha net bir tablo çıkıyor ortaya. ortalama insanı o zaman görüyorsunuz. yoksa 2 milyon adamın yaşadığı mahallede 30 kişi kapasiteli bir restoran dolmuş diye bir analiz sağlıklı olmaz. önemli olan 2 milyon haftada kaç kere et yiyebiliyor? insanlar ekmek, makarna yiye yiye aptallaştılar resmen, yazık günah.
0
roket adam
(18.10.21)
@roket adam +1

Mesela birkaç sene önce filtre kahve makinesi alırken, Delonghi'nin en iyilerinden birini almıştık, bozulduğunda gittik Carrefour'dan kampanyalı en basic Philips makineyi aldık birkaç ay önce. Bu görüşe göre krizin kabul görmesi için illa ki Sinbo kettle ile su kaynatıp ne idüğü belirsiz Nescafe 3ü 1 arada içiyor olmamız lazım.

Öte yandan lise son sınıf kızı için dershane parası toparlayamayan akrabam var. Kendi işleri de pandemi sebebiyle oldukça sıkışık olmasına rağmen sevgili babam destek oldu da, çocuk geleceğe dair hayal kurmaya devam edebiliyor bir nebze. Yoksa hayal kurma hakkı bile olmayacaktı, bence bundan ağır kriz olamaz.
0
gmzo
(18.10.21)
bahsettiğiniz fakir, kenar mahalleli kesimin %99'u akpli ama o iş nasıl oluyor o zaman?

yani ekonomik krizi iliklerine kadar hissedenler akp'li, teğet geçenler akp'li değil. tamtersi olması gerekmiyo mu? neden böyle bu ülke ya:(
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(18.10.21)
öncelikle türkiyede nüfusuna oranla düşük seviyede araç satılıyor. medya avrupa'da 6.7. sıradayız diye övünüyor ama nüfusu hiç söylemiyor. türkiye eğer avrupalı sayılacaksa almanya ile birlikte avrupanın en kalabalık ülkesi ancak almanyada 6 kat daha fazla araç satılıyor. örneğin aşağıda verdiğim linkte görüleceği üzere bizim nüfusumuzdan çok daha az sayıdaki ülkeler bile bizi geçmiş durumda.

(git: www.aa.com.tr)

(git: eksisozluk.com)

peki kim alıyor bu araçları? aslında büyük oranda araç alanlar değişmiyor bana göre. zaten halihazırda otomobili olan insanlar araç değişimi yapıyor.. eşine, oğluna kızına araç alabilen kaç aile vardır ki? trafiğin olması veya parklarda çok araç varmış gibi görünmesi de otopark sıkıntısı ve yanlış planlamadan dolayı bir ilüzyon sadece.

şunu da belirtmek isterim ki ülkeler geçmiş yıllara göre değil o anki dünya sıralamasına göre değerlendirilmeli. türkiyede gençler akp öncesi de dünyada ne popülerse o ürüne sahipti zaten.. örneğin yaşı yetenler hatırlar herkeste bir walkman vardı ya da levis pantolon satışı revaçtaydı vs.
0
jepa
(18.10.21)
karapara aklama ekonomiyi ayakta tutuyor, hepimiz neoliberal sistemdeyiz olmayan parayı harcıyoruz. tamamen subkektif yazdım ekonomist değilim.

toplumun orta üst ve üst zengin kesimi etkilenmiyor çünkü bu adamlar zaten her halükarda para kazanbiliyor ve mal varlıkları var. ancak orta alt alt kesim gayet fakirleşti. peynir alırken sebze alırken artık daha da fazla düşünüyor insanlar. akpli dayılar için bir şey değişmiyor, bu dönemde mal varlığı edindikleri için akp döneminde hep böyle olacak sanıyorlar.
0
mikahakkinen
(18.10.21)
Bence bu ülke bu yönetimi dibine kadar hak ediyor. Ülkedeki gelir dağılımı belli ekonomi böyle gittiği sürece de trafikte araç sayısının azalması gerekmiyor hatta ekonomi böyle giderse araç sayısı artabilir bile. Ekonomide kişi başına düşen gelirin artması da araç sayısını artması anlamına gelmeyebilir önemli olan gelirin dağılımıdır ve bu ülke ile birlikte dünyada da gelir dağılımı felakete doğru gidiyor.
0
bartholomew87
(18.10.21)
ekonominin iyiligi bunlara endekslenemez ki.

haftada 1 cikip kahve icen ogrenciler var ama, biriktirdigi parayla yurtdisina tatile gidebilecek veya araba alabilecek ogrenciler var mi? veya 2-3 kursa yazilip kendini gelistirme imkani olan? yok. ekonomisi iyi olan ulkelerde bunlar var.

luks araba olayini ben de anlamiyorum, benim butun sulalem senelerdir hep ikinci el b en fazla c sinifi arabaya biner. yani cidden kimler nasil aliyor bu arabalari bilmiyorum. bana cogunlugu ak parti yandasi gibi geliyor. 5 bin nufuslu ilcede 1500 oyla secilen belediye baskani, kendi kayinbiraderine 1.5 milyonluk ihale verdi diye cikti gecenlerde. 1.5 milyonu bulan afedersin anadolu comari gidip bi bmw cekiyor tabi altina.

asil bakilmasi gereken orta ve alt sinifin ne kadar et yedigi, ne kadar tatil yaptigi, araba ve elektronigin ne kadar ulasilabilir oldugu, haftada kac saat calistigi, ne kadar kendini gelistirdigi-kitap okudugu vs. asil zenginlik budur.
0
icim urperiyor
(18.10.21)
(14)

Muzik festivalinde temizlikci olarak calismak

neverletyougodown
Yer y.disi, 3 gunluk bir muzik festivalinde geceleri 12 saatten cleaning staff olarak calisicam (tek seferlik gecici is). Degisik ortam gorurum, tecrube olsun diye kabul ettim saka saka Saati 14 euro 36 saatten temiz para 3 gece icin:) Bir anda atladik ama hata mi ettik acaba? Cadirlardan kondom fal
Yer y.disi, 3 gunluk bir muzik festivalinde geceleri 12 saatten cleaning staff olarak calisicam (tek seferlik gecici is). Degisik ortam gorurum, tecrube olsun diye kabul ettim saka saka Saati 14 euro 36 saatten temiz para 3 gece icin:) Bir anda atladik ama hata mi ettik acaba? Cadirlardan kondom falan mi toplayacagiz biz simdi, korona muhabbeti de var, cer cop pislik saglimizdan olmayalim, geceleri de soguk olur, 10 derece falan gerci ama yagmur yagarsa kotu, butun gece ayakta insan mahvolur ya. Neyse yapayim mi bu isi, yoksa yol yakinken vaz mi geceyim, Turkiye'den beyaz yaka hanim evlatligi da var biraz?
0
neverletyougodown
(09.09.21)
Bu kadar dert ediyorsan çalışma hocam silah zoruyla çalıştırmıyorlardır neticede. Dediklerinin hepsi olabilir.
0
Zaman Tamircisi
(09.09.21)
soruya soru ile cevap vereyim, düşünmeden mi hareket edersin hayatta?
0
evimin paspasi
(09.09.21)
Benim böyle bir şey yapmam için festival headliner'larına bayılmam lazım. Gidecek param yoksa paraya ihtiyacım var demektir, bu durumda hem çalışıp hem de konserleri dinlemek win win.
Zaten festivallerdeki hijyen beklentisi de düşük, öyle başında şefin sürekli bıdı bıdı yapacağını da sanmıyorum. Festival seni çekiyorsa yap bence.
0
Bruce
(09.09.21)
@evimin paspasi meselede aksine dusunmemek yok, fazla dusunmek var gibi ama yorumuna da saygi duyarim

@bruce hocam dedigim gibi gece isi. bizim calistigimiz saatlerde yok muzik, aksam 10 da muzik bitiyor, millet dagiliyor falan biz basliyoruz sabah 10a kadar
0
🌸neverletyougodown
(09.09.21)
Geçici işse seve seve yapardım. Ne olacak. Farklı bir tecrübe.
0
ruhen hastayim ben
(09.09.21)
öğrencilik yıllarında konserlerde çalışmış( yurtdışı dahil) tecrübeli biri konuşuyor. Zaten ortam falan hayal, o kadar yorucu ki saat gelsin de eve gidip dinleniyim modunda oluyor insan. 3 gün festivallerde en yorucu gün tabiki son gün.

Ben de işin zorluğu ve keyfi yanı için değil, getirisi için çalışıyordum çünkü ihtiyacım vardı. Bahsettiğin rakam güzel, tak eldivenini kulaklığını, konsantre bir şekilde çalış. Covid bir risk ama o konuda hem organizasyon hem de sen hassas olmalısın. Daha önce tecrübe etmediysen bu iyi bir deneme olabilir senin için. baktın çok yıprandın bir dahaki sefere 500 euro verip izleyici olursun.
0
papa ikinci jambon
(09.09.21)
Ben seve seve yapardım. Hele ki yurtdışında hiç tereddüt etmezdim. Farklı bir tecrübe. Zaten en sevdiğim anılarım da hep deliler gibi yorulduğum zamanlara ait. :)
0
violetsky
(09.09.21)
Tam olarak tereddutun ne ki? En kotu ihtimalle birakip gidersin. Zaten bu ihtimali goz onunde bulundurup fazladan eleman istihdam etmis olacaklar.
0
hot potato
(09.09.21)
ya öğrencilikte her iş yapılır tabii doğru ama müzik festival tuvaletleri askerdeki tuvaletlerden sonra hayatımda gördüğüm en pis 2. ortamlar olabilir. ben bu hastalık döneminde o işe girmezdim sanırım.
0
roket adam
(09.09.21)
Sansliysan cuzdan, saat bulup kazancini katlarsin, mis gibi is iste. Gunduz olsa yapilmaz bak. Yasitlarin egleniyor, sen onlarin onunden copunu aliyorsun, goz goze gelmekten falan utanir insan, Guantanamo'da boyle izdirap veren iskence turu yoktur. Tam Ferihalik sahne, Feriha cop toplarken okul arkadaslarina rasliyormus festivalde. Gerci Feriha ordan da siyrilirdi, babam temizlik hizmeti veren sirketin sahibi ben iscilere goz kulak oluyorum falan derdi:)
0
freedonia
(09.09.21)
@roket adam ne ogrencisi hocam 30 yasinda adamim:) Tuvalet olayini hic dusunmemistim ya, ben elimde cop alma cubugu dolasacam butun gece diye hayal ediyordum, tuvaleti hatirlattigin kotu oldu simdi, hem onu ozel sirket yapiyordur ya, kurulumu wastei bilmemnesi adamlarin sorumlulugudur tuvalet isinin, kesin gocmeniz en zayif halkayiz diye en pis isi bize iteleyecekler var ya
0
🌸neverletyougodown
(09.09.21)
tuvaletleri kendi şirketi temizliyorsa da, yine de tuvalet temizlersin, ama tuvalete yapmayanlarınkini.

kafanı karıştırmak bir yana, sen üstüne düşündükçe ayakların geri geri gidecek. kafana koy, gözünü karart, şu an bu yapılacak de, acıdan hislerden sıyrıl ve yap.
0
mimo
(09.09.21)
Paraya çok ihtiyacı olan bir öğrenci sorsa yapılabilir derdim ama 30 yaşında ve bu kadar ayrıntı düşünen biri için uygun bir iş değil bence. Başlığı görür görmez festival tuvaletleri canlandı benim de gözümde.

Zaten çalışıp aynı zamanda grupları dinleyebileceksiniz sanmıştım ama öyle bir durum da yok galiba. Festival tuvaleti temizlemek için hiçbir sebep kalmadı bu durumda bana göre :D
0
ms brownstone
(10.09.21)
gidip yenikapi'da milletin bokunu, cercopunu toplamaktan farki yok. sadece yer ve zaman farklı.
0
buenosdias
(10.09.21)
(19)

Neden IKEA evi olamıyoruz?

silverleaf
Komik bir başlık oldu ama arkadaşlarla üzerine konuştuğumuz bir konu bu. Tüm eşyalarımızı IKEA'dan alsak bile evlerimizde o İskandinav evlerinin havası sizce neden olmuyor? Pek çok arkadaşım evinin çoğu eşyasını IKEA'dan ya da bu tarz nordik tarzda eşyalar satan yerlerden aldı dünyanın parası verip.
Komik bir başlık oldu ama arkadaşlarla üzerine konuştuğumuz bir konu bu. Tüm eşyalarımızı IKEA'dan alsak bile evlerimizde o İskandinav evlerinin havası sizce neden olmuyor? Pek çok arkadaşım evinin çoğu eşyasını IKEA'dan ya da bu tarz nordik tarzda eşyalar satan yerlerden aldı dünyanın parası verip. Ama ısrarla o hissi kimse alamıyor. Bu işin sırrı nedir, iç mimar tutmadan aynı hissi alabilme ihtimalimiz yok mudur? :)
0
silverleaf
(09.09.21)
muhtemelen perde farkıyla iskandinavlığı ucundan kaçırıyorsunuz.
0
evde liyakat kalmamis
(09.09.21)
alanım değil ancak aile mahalle baskısı mevcut. evimizi az eşyayla döşedik eşimin teyzesi eviniz çok boş dedi.
bence evlerimiz uygun değil galiba. iskandinav evleri müstakil ve büyük pencereli evler.bizde dışı gösterişli ismi elit içi lümpen siteler mevcut.
0
mikahakkinen
(09.09.21)
ikea nın reklam fotografları başarılı. reklam ne kadar yanıltıcıysa o kadar başarılı maalesef. yanii isveçlilerin evi de o havayı vermiyor.
0
halk
(09.09.21)
tavan yüksekliği ile alakalı olabilir. bizde çok basık.
0
deligine yuvarlanmis tavsan
(09.09.21)
gayet oluyor. sizin olmuyordur : )
halı perde gibi detaylar.
renk ve minimalizim önemli.

1. desenli, karışık/çoklu veya uyumsuz renkli kumaşlar tercih ediliyordur. aynı şey duvar boyaları ve yer döşemeleri, kapılar için de geçerli.
2. kesin çok ve gereksiz eşya vardır. biblolar, süslemeler, örtüler, kılıflar, masa süsleri, çerçevede fotoğraflar, kumaş içeren ürünler, kalabalık yaratan detaylar ve aksesuarlar...
3. ev aydınlık değildir.
4. yeşil bitki sayısı azdır. saksılar sade ve düz renk değildir.
5. duvarlarda çerçeveler gelişgüzel yerleştirilmiş ve içindekiler de rastgele seçilmiştir.

işin sırrı sadelikte. "arındırılmış" bir atmosfer yaratabilmekte. ikeadan beyaz ektrop almak var, allı güllü cafcaf çiçek desenli kılıflı bi ektrop almak var.
0
rewlack
(09.09.21)
tavan yüksekliği ve eski tip pencere boyutları yüzünden o his oluşmaz. galerili müstakil bir evin olsun bak neler oluyor. :)
0
xrated
(09.09.21)
ışıktan dolayı, katalog ya da internetteki fotoğraflarda ortamın konseptine göre sıcak ya da soğuk ışıklandırma ile çekim yapılıyor haliyle çok güzel fotoğraflar görüyoruz, fotoğraftaki köşe lambanın aynısını alıp evimize koyunca aynı etkiyi vermiyor çünkü görünmeyen aydınlatmalar pencereden yine özel olarak ayarlanmış içeri vuran gün ışığı vs
0
freebird5406_2
(09.09.21)
minimalizm ve minimalist felsefeyi yiyip bitirmemiz lazım o hissi alabilmek için. olay sadece eşyalarda değil yani :)
0
duyulmasi gerektigi kadar
(09.09.21)
olmasin ya birak, ben de seviyorum ama yurtdisinda kaldigim yer ikeadan dösenmis, cok özendigim birsey olmasina ragmen biktim.
+instagramda taglardan aratip insanlarin evlerine bakabilirsin, ikea fotolari yerine
0
durgunfoton
(09.09.21)
Çünkü böyle şeylerde özgün değiliz. Bize ait özgün bir şey ortaya konammadıpı zaman, dışarıdan ithal taklitçilikle his almaya çalışıyoruz. Cilt, dış görünüm, konsept, tema değişiyor. değişiyor ama tarihsel bir süreç içinde kültür ve alışkanlıklarla bu topraklarla arada istenmese de bir bağ var.
Kişi evinde Feng Şui'ye varana dışarıdan ithal uygulamalar ve nesnelerle nasıl değişim yaparsa yapsın uymuyor.

Cem yılmaz buna benzer bir konuda skecinde bahsetmişti:
Evlilik töreninde damat elinde ışın kılıcıyla içeri giriyor ama kayınbaba ve validenin ellerini öpüyor. Dolayısıyla olmuyor, tutmuyor.

İskadinavyayı yakından bilmem tanımam merkezi yerlerden çok kıyıya yakın yerlerdeki evler yer şekileri nedeniyle birbirinden uzaktır. Bu evler arası uzaklık insanlar arası ilişkilerde de çoğunlukla soğukluk, yabancılaşma olarak etki eder.

Bu psikoloji ve kültür mimariye veya diğer eserlere de etki eder.
Klasik eski türk evleri dendiğinde görselleri bile insanda kendine yakın sıcak bir etki oluşturur.
Oysa iskandinav mimarisi daha soğuktur .
Kıyas yapmak isteyenler için :
i.hizliresim.com

Dış görünüm böyle ise içerisi ne bakmaya da çok gerek yok .
Gerçekte bizden olmayan belli markalar üzerinden his ve heyacan yaşamakta sanırım çok normal bir şey olmasa gerek.
0
Erva
(09.09.21)
Cunku yasamaya uygun degil. Yan sehpa koyuyorlar ustune de kocaman bi vazo e kahveyi nereye koycaz?
0
floydian
(09.09.21)
Basık tavanlı, yamuk duvarlı, pimapenli küçük pencereli evlere ne yapsanız sırıtır. Türkiye'deki evler çok çirkin ne yazık ki. Yetmezmiş gibi bir de son 10 yılda peydahlanan AKP mimarisi sayesinde her şey iyice göz kanatır hale geldi.
0
yürümeyin
(09.09.21)
çünkü:
1. türk evlerinin mimarisi iskandinav tipi değil, türk tipi. odaların birbirine konumu, büyüklüğü küçüklüğü, pencerelerin büyüklüğü küçüklüğü, konumu, kapıların yeri çok farklı. örneğin ikeada hiç bir model evde kalorifer peteği yok, petek oldu mu bütün yerleşim planını ona göre yapman lazım. hatta iskandinav evlerinde her 1,5 metrede bir priz olma zorunluluğu var, türkiyede koca salonda bir tane priz var. ordan oraya uzatmalarla kablo taşıyorsun. ikeada bir model evde hiç uzatma kablosu gördünüz mü?? prizler de bizdeki gibi göz hizasında değil yerden 30-40 cm yüksekliğinde, kolayca bir eşya arkasına saklayabiliyorsun. duvarın ortasından yere kadar uzanan bir kablo düşün, al sana bütün iskandinav büyüsü gitti.
2. ışıklandırma. ikeada sadece model evlerin ışıklandırması değil mağazanın genel aydınlatma sistemi, örneğin tavan spotları vs de bir ilüzyon yaratıyor. bu sadece ikea değil tüm mobilyacılar için geçerli. en varaklısı bile evde teşhirde durduğu gibi durmaz.
3. kombinler. her şeyi ikedadan alsanız bile parçalar arasında renk, desen, model, tarz uyumu olmadıkça o hava da olmuyor. parçalar tek tek güzel olabilir ama birlikte kullanıldığında o ambiyansı vermeyebilir.
4. evler türk tipi olduğu gibi yaşam da türk tipi. ben şahsen iskandinav tarzının türk yaşam tarzına uygun olduğunu düşünmüyorum. ha bayılıyorum o ayrı.
5. aksesuarlar. sadece eşyalar değil aksesuarlar da yaşam tarzını yansıtıyor. geyik figürü mesela. iskandinav toplumlarında geyik etinden, sütünden, derisinden, kürkünden faydalanılan neredeyse tapınılan bir hayvan. türkiyede geyik diyince akla sadece muhabbet gelir. evin her yerine geyik desenli aksesuar koysan dalga geçerler. sadece yakışmaz da, sırıtır.
6. yapay da olsa güneş ışığına ihtiyaç. adamların memleketinde 6-7 ay güneş yok, geriye kalanda da güneş en tepede olsa bile bizdeki gibi cayır cayır bir ısı ve ışı kaynağı değil. bu yüzden evlerinde renk skalası hep beyaz ve toprak tonlarda olsa da, güneşin eksikliğini hissettirmeyecek sarı-sıcak tonlamaları ve ışığı yansıtacak şeyleri kullanıyorlar. bizim 5 ay çöl sıcağında kavrulan memlekette bu tür yapay şeylere ihtiyaç yok.
7. evin genetiği iskandinav tarzına göre değilse, eşyanın iskandinav olması iğreti duruyor, doku uyuşmazlığı oluyor. evi sıfırdan o tarza uygun inşaa edersen anca bir nebze olur.
8. neden bir nebze çünkü bizim kültürel ve etnik genetiğimiz de iskandinav değil, göze estetik gelse de kodlarımızda olmadığı için bişeyler eksik kalıyor.
0
halanne
(09.09.21)
evler az ışık alıyor, pencereler ufak
perdeler genelde 50 kat, perdeleri de ikea'dan alınmıyor
odada mutlaka imajı bozan eşyalar oluyor, ayı gibi halılar gibi
çok fazla ıvır zıvır eşya oluyor mutlaka sağda solda
versaire vesaire.
0
roket adam
(09.09.21)
Perde,duvar boyası, halı ve duvardaki raflar vs farkı var.
0
sta
(09.09.21)
cam manzarası ağaçlık olmuyor
yer döşemeleri onlarda gerçek tahta oluyor ve cilasız oluyor
en çok da cam şekli belirliyor evin durumunu. onların camları daha farklı bizde pimapen :)
0
my pink
(09.09.21)
küçük detaylı aksesuarları atlıyorsunuzdur. tabi ki renk uyumu önemli. arada patlatan rengi de iyi seçmeniz gerekiyor. mesela benim gri koltuğumun üstünde turuncu bir yastık var. gibi.
0
psychosocialll
(09.09.21)
Cevaplar cok uzundu kardes okuyamadim, durumum yoktu.

Bence en onemli sebep tavan yuksekligi ile pencere.
0
invictae
(09.09.21)
kataloglarda gordugun evler ne kadar sade gorunseler de fonksiyonel degiller.
0
rm
(09.09.21)
(8)

Boşluğa düştüğünüz dönemlerde eskilere yazar mısınız/arar mısınız?

jonas
Hani bazen hayatımızda yeni birileriyle tanışamadığımız, uygun birilerini denk getiremediğimiz dönemler olur.O tür dönemlerde, iletişimi kesmiş olduğunuz eski takıldıklarınıza/kız arkadaşlarınıza whatsapp'tan yazar mısınız veya direkt arar mısınız?"O kadar zamanın ardından hayırdır, nereden çıktın ş
Hani bazen hayatımızda yeni birileriyle tanışamadığımız, uygun birilerini denk getiremediğimiz dönemler olur.

O tür dönemlerde, iletişimi kesmiş olduğunuz eski takıldıklarınıza/kız arkadaşlarınıza whatsapp'tan yazar mısınız veya direkt arar mısınız?

"O kadar zamanın ardından hayırdır, nereden çıktın şimdi?" diye terslenir miyim diye ben bundan hep bir çekinirim. Olumsuz geri dönüş alacağıma hiç yazmayayım daha iyi diye düşünüp baştan gurur yaparım, yazamam.

Siz ne yapıyorsunuz?
0
jonas
(09.09.21)
Eski sevgilimin yerine yenisini bulamadığım zaman ona ulaşmıyorum. Çünkü ilişki bitmiş. "Ben kimseyi bulamadım, seni bir yoklamak istedim" düşüncesiyle yapılan mesajların/aramaların niyeti baya belli oluyor. Ben bana bu şekilde gelen arama ve mesajlara cevap vermiyorum.
0
GoodMorningTeacher
(09.09.21)
Şu an evliyim ama evet eskiden yaptığım bir şey. Eski sevgili olmasa bile eski takıldığım herkesi arama potansiyelim vardı.
0
roket adam
(09.09.21)
Nasıl eski olduğuna göre değişir. Gönül ilişkisi yaşayıp ayrıldıklarıma asla yazmam.

flört olmuştur ama kopukluk olmuştur, bi daha görüşmeyelim gibi bir muhabbet geçmemiştir, fb'dir fwb'dir, bunlara yazılabilir. Nereden çıktın dedirtecek kadar eskiye yazmam tabii.

Sanırım bunu 2 kere yaptım daha önce, biri olumlu oldu diğeri olumlu olacaktı ama ilk başta olumlu olmamasına sebep olan şey bi daha ortaya çıkınca yine olumsuz oldu.
0
Bruce
(09.09.21)
Eskiler torun torbaya karisti arayamiyoruz artik :)

Ara ara, ben hep arardim engeli yemek icin.
0
divit
(09.09.21)
Ara yaaa terslenmek güzel oluyor gülüyorsun kendine vay bu hallere de düştüm falan :D korkma hayatta reddedilmek terslenmek de vardır. Ve bunları tadarak büyüyüp gelişiyoruz. Kişisel gelişim kitabı yazsa cok kıymetli olur bu dediklerimiz tabi :D
0
fıytfıyt
(09.09.21)
boşluğun derinliğine göre değişir. gurur yapacak bir şey yok. engel yemek de iyidir arada :)
0
dafuq
(09.09.21)
Aramam, yazmam. O insanla iletişimimi bitirmek istemişim bir kez. Kimse yok diye neden istemediğim bir insana katlanayım tekrar? Yalnızlıktan da hiç sıkılıp gücenmem ayrıca.
0
Mossy
(09.09.21)
kadınlar hemen arkasından konuşmaya başlıyor. ilişki nasıl bir ilişki olursa olsun (sevgili, fb, fwb, ons vs.) hemen dedikodusunu yapıyorlar. dillerine düşeceğime keserim boynuma asarım zirvede bıraktım derim.
0
selam
(09.09.21)
(13)

Eski fotoğrafları saklıyor musunuz

heathen
Laptopta, drive’da vs saklıyor musunuz eski fotoğraflarınızı? Binlerce fotoğrafı videoyu silmeye kıyamayan sayılı manyaklardan biri miyim diye düşünüyorum bazen. Açıp bakmıyorum da çoğuna tekrar. Duruyorlar öyle. Gerekli gereksiz hepsi var.
Laptopta, drive’da vs saklıyor musunuz eski fotoğraflarınızı? Binlerce fotoğrafı videoyu silmeye kıyamayan sayılı manyaklardan biri miyim diye düşünüyorum bazen. Açıp bakmıyorum da çoğuna tekrar. Duruyorlar öyle. Gerekli gereksiz hepsi var.
0
heathen
(09.09.21)
tabii ki.
0
Ufuk
(09.09.21)
kolay kolay bir şey silmem. msn konuşmaları bile duruyor yıllar önceden. hatta geçen öyle bir bakarken farkettim şimdilerde her şarkısı milyonlar dinlenen birkaç kişiyle zamanında saatlerce msnde muhabbetler etmişiz. bu logları saklamasam hatırlamayacağım bile. vay be dedim görünce.

çok pis film arşivi de yapardım ancak günümüzde artık film arşivi yapmak çok anlamsız hale geldiği için ve "şu kısa hayatta bir filmi bir insan en fazla kaç kere izleyebilir ki" diye düşünerek sildim ve attım hepsini.
0
kim bilir
(09.09.21)
Ne fotoğraf/video ne sohbet geçmişi...
Hepsini saklarım.
Arkadaşlarım bir şey demeye korkar 4 yıl önceki konuşmadan ekran görüntüsü atma ihtimalime karşı.

Diskte saklıyorum her şeyi bunu da sabit değil ama yılda bir gibi bir periyotta kontrol ediyorum anlık gerekli olup da alınan ekran görüntüleri, birden fazla olan fotoğraflar gibi gözden çıkarılacak şeyleri siliyorum.
Hafıza doluluğundan whatsappta temizlik yapmam gerekse konuşmaları (tamamını değil) önce maile yedekliyorum.

Ben bu durumumdan biraz rahatsız oluyorum, ne zaman yeter ya temizleyeyim artık şunları diye başına geçsem elim varmıyor ama.
0
mutekebbir
(09.09.21)
Saklayamıyorum. Ki ben evi her temizlediğimde bir poşet eşya atan insanım. Fotoğraflar da belli bir süre sonra azalıp gidiyor haliyle.
0
ruhen hastayim ben
(09.09.21)
saklarım 10 yıllık falan arşiv var, her telefon backup aldığımda whatsapp konuşma database'ini şifresiz hale getirir öyle yedeklerim telefonu
0
nahtoderfahrung
(09.09.21)
Saklıyorum. Şimdi değil yaşlanınca tek başıma rakımı içerken bakıp bakıp ah be gençlik diyip depresyona gireceğim.
0
materyalist imam
(09.09.21)
Saklıyorum.

Benim için milli servet gibi bir şey. Belki bugün değil ama yaşlanınca çok değerleneceğine inanıyorum.
0
deveyidiken
(09.09.21)
arkadaşlarım arasında arşivlerle ünlü biriyim. yandex, dropbox, icloud her yerde çeşit çeşit fotoğraflar saklıyorum liseden beri. düzenli değil ama 2-3 ayda bir tüm fotoğraflara bakıp duygulanırım.
0
golgi aygıtı
(09.09.21)
fotoğraf bakmayı çok sevdiğim için saklarım ama ergenlik dönemimde kendimi görmeyi hiç istemediğim için o dönemi yok ettim diyebiliriz
0
kestane gürgen palamut
(09.09.21)
saklıyorum maalesef aşağı yukarı 2006'dan beri. ama silmek istiyorum bazen. eski fotolara bakmak bana neşe vermenin aksine canımı sıkıyor.
0
roket adam
(09.09.21)
E tabii ki. Ergenken hem çok foto çekilmezdim hem de hafıza kartımı kaybettiğim için fotolarım yok oldu o zamandan :(

Şimdi pcde + cloudda + cold storage 3 yerde tutuyorum. Ara sıra bakarım. İlk kez geçenlerde iki fotoğrafımı(zı) bastırdım vs. Güzel şey bence
0
aguen
(09.09.21)
saklıyorum. aksini düşünemem
0
dafuq
(09.09.21)
Saklıyorum
0
2027
(09.09.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.