Giriş
(6)

macbook pro?

contavolta
laptop ihtiyacım var. daha önce macbook'um olmuştu ama paraya ihtiyacım olduğu için satmak zorunda kalmıştım. elimdeki windows bilgisayara ram taktım, ssd taktım bi süre idare etti ama artık kasmaya başladı ve fanı coşuyor ara ara. yazılımla uğraşıyorum, çoğunlukla visual studio code kullanıyorum, o
laptop ihtiyacım var. daha önce macbook'um olmuştu ama paraya ihtiyacım olduğu için satmak zorunda kalmıştım. elimdeki windows bilgisayara ram taktım, ssd taktım bi süre idare etti ama artık kasmaya başladı ve fanı coşuyor ara ara. yazılımla uğraşıyorum, çoğunlukla visual studio code kullanıyorum, o yüzden macbook'ta da bi sıkıntı çekeceğimi düşünmüyorum. asıl amacım uzun yıllar götürecek bir bilgisayar almak istiyorum, bu sebepten macbook almak mantıklı geliyor açıkçası.

aşağıdaki sizce alınır mı? ya da bu bütçede(15bin tl civarı) bunun yerine şunu al diyeceğiniz başka bir laptop varsa onu da alabilirim?

-16 gb ram, 512 ssd'li ve i5 olanı almayı düşünüyorum bu arada.
www.apple.com
0
contavolta
(15.09.20)
Mis gibi alet.
0
plutongezegendegilmi
(15.09.20)
mac kullananlar yazılım dünyasının hipster'larıdır. xps al linux'u bas geç.
0
wiekannich
(15.09.20)
yazılımla uğraşıyorum, windows kullanmayalı neredeyse 20 yıl oluyor. uzun zaman macbook almamak için direnmiştim. sadece görselliğe kapılıp alınan gereğinden pahalı, fancy cihazlar olarak görüyordum. 2014'te dayanamayıp aldım. şimdi keşke çok daha önce yapsaymışım diyorum. çünkü apple'ın sattığı şey bir cihaz değil deneyim. 6 sene oldu hiç bir gün driver, update gibi bir derdim olmadı, hiç dikkatli kullanmama rağmen pili hala %80 işler durumda, oldukça hafif, taşınabilir yani açıp işinizi yapıp kapatabiliyorsunuz.
0
elvan abeyiylegezse
(15.09.20)
windows hantal kotu bir isletim sistemi macbook alinabilir ama fazla pahali, eger cok para sacmak istemiyorsaniz thinkpad+linux da dusunulebilir.
0
zalbarath
(15.09.20)
7-8 yildir yazilim gelistirmek icin mac kullaniyorum
olumsuz bir sey yasamadim, hic ugrastirmadi
0
foster
(15.09.20)
16 inch dusunmez misin? veya en azindan islemciyi upgrade etmeyi dusunebilirsin cunku biri 8.nesil biri 10. nesil.
0
hjarteblod
(15.09.20)
(7)

Yürüyüş ayakkabısı

ırene adler
Herkese iyi geceler.>Yürüyüş için çok rahat bir ayakabbı arıyorum. Yürürken değişik bir deneyim yaratacak, bu ayakkabı tam sana göre dediğiniz modeller var mı? Tartan pistte yürüyorum. Nike'dan Air özellikli bir şey almıştım,ne yazık ki ayakkabı sert. Skechers Light weight modeller nasıldır?Uça uça
Herkese iyi geceler.

>Yürüyüş için çok rahat bir ayakabbı arıyorum. Yürürken değişik bir deneyim yaratacak, bu ayakkabı tam sana göre dediğiniz modeller var mı? Tartan pistte yürüyorum. Nike'dan Air özellikli bir şey almıştım,ne yazık ki ayakkabı sert. Skechers Light weight modeller nasıldır?


Uça uça yürüyeyim,kesfettigim için mutlu olayım ayakkabıyı istiyorum.

Marka farketmez. Asics pek beğenmiyorum görüntü olarak.
0
ırene adler
(15.09.20)
Nike pegasus serisini cok severim, bir inceleyin
0
balpolen
(15.09.20)
Skechers güzeldir ama uzun süreli formunu korur mu süphelerim var, Asics ile jel tabanı ile güzel diyorlar. ben bir ara tabanlık denemiş ve inanılmaz rahat etmiştim.
0
buck rogers
(15.09.20)
Skechers Go Walk 5-Qualify diye bir model aldım giyiyorum, aşırı memnunum.

Hem aşırı rahat/hafif, hem de normalde 1 yıldan uzun spor ayakkabı kullanamayan biriydim, bu 1,5 yıl oldu hala sağlam. Bozulursa aynısından bi daha alıcam.
0
plutongezegendegilmi
(15.09.20)
www.nike.com

www.adidas.com.tr

Bu iki modeli aldım, ikisinden de oldukca memnunum. Nike koşu ayakkabisi aslinda ama ben disarida da giyiyorum.

Azcik sert taban seviyosan nike'in; yok biraz yumuşak olsun diyosan da adidas'in modelini oneririm.
0
boyle buyurdum
(15.09.20)
New Balance 574 ile günde 10 km yürüyorum aldığımdan beri. Harika bir şey.
0
silverleaf
(15.09.20)
Begenmiyorum demissiniz ama Asics gel kayano Cok iyi bence. Ayakta yok hissi, 0 taban ağrısı.
0
65 derece
(15.09.20)
Decathlon’un yürüyüş ayakkabıları gayet hafif ve rahat.
0
arnold schwarzeneger
(15.09.20)
(5)

ÖTV'ye muhalif muhalefet partisi var mı?

ya ben lan neyse
parti programında ötv yi kaldıracağını söyleyen parti var mı?sanki hepsi sinsi sinsi bekliyor.
parti programında ötv yi kaldıracağını söyleyen parti var mı?

sanki hepsi sinsi sinsi bekliyor.
0
ya ben lan neyse
(14.09.20)
Bildiğim kadarıyla Ldp var. O da seçime bile giremiyor. Ne kadar parti sayılır bu saatten sonra bilmiyorum.
0
nhtzmc
(14.09.20)
chp, mhp, hdp, iyip, babacan ve davutoğlu'nun ötv'yi tamamiyle kaldıracağına dair bir sözünü hatırlamıyorum. düzenleme yapılacaklarını söylemişlerdi sanırım.
0
false pretension
(14.09.20)
Tamamen kaldıracağını söyleyen olduğunu sanmıyorum (LDP hariç), ki vaat olsa ne olur? Oy için devlet memuru istihdam etmen ve seni medyada pohpohlayacak kişilere para yedirmen şart. Yapmazsan senin yerine başkası gelir, ÖTV'sini alıp parayı oralara o harcar.

ÖTV'nin TR için çözümü kadınların iş gücüne katılması ve insanların üretkenliğinin (aka. eğitim düzeyinin) artırılması. Ancak bundan sonra kültürü değiştirip, sonrasında da ÖTV'yi kaldırabilirsin. Ama bunun da gerçekleşeceğini sanmıyorum, çünkü hükümetten bağımsız, devletin elde ettiği bir mevziyi güzellikle bıraktığı nerede görülmüş?
0
plutongezegendegilmi
(14.09.20)
Ldp var. Onun dışında geçen Babacan alkoldeki ötvnin çok yüksek olduğunu söyledi.
0
heidi'nin dedesi
(14.09.20)
söyleyen boşa sallıyordur. öyle geldiği an ötv'yi kimse kaldıramaz. kaldırırsa kendi ipini çeker.
0
bohr atom modeli
(14.09.20)
(10)

İşyerinde Kaos

plutongezegendegilmi
20 kişilik bir yazılım şirketiyiz. Startup'ız. Kendimi bir kaosun ortasında buldum, nasıl handle edeceğimden emin değilim, sizin fikrinizi alayım dedim.Şimdi kod yazıp direkt canlıya gönderiyoruz, arada test-staging vs. bir kontrol mekanizması yok. Dolayısıyla canlı servis sık sık patlıyor. Her gün
20 kişilik bir yazılım şirketiyiz. Startup'ız. Kendimi bir kaosun ortasında buldum, nasıl handle edeceğimden emin değilim, sizin fikrinizi alayım dedim.

Şimdi kod yazıp direkt canlıya gönderiyoruz, arada test-staging vs. bir kontrol mekanizması yok. Dolayısıyla canlı servis sık sık patlıyor. Her gün 15-30 dk down time yaşıyoruz. CTO'nun bir konfigürasyon hatası sonucu sunucuyu 2 günlüğüne patlatmışlığı var, düzeltene kadar 1 hafta geçmişti falan.

Cuma günü de ben bir deploy yaptım, hemen ardından başka bir işe daldığım için kontrol etmeyi unuttum. Site patlamış, 5 dk sonra CTO bana yazdı, 5 dk'da düzelttim, toplamda bir 10 dk down olmuş servis. Ama benim şanssızlığım, o esnada CEO'muz potansiyel bir müşteriye demo yapıyormuş. Demo esnasında ürünün çalışmaması sorun. Bu yüzden müşteriyi kaybettiler mi bilmiyorum, ama olabilir.

Olay şu ki, ben daha önce 5-6 kere falan staging kuralım, test ortamı olsun, müşteriye demo yapılırken stabil başka bir ortam kullanılsın (ki bu ortamları da ben kurucam) diye teklif yapmıştım. "Gerek yok" diyip geçmişti CTO.

CEO ile konuştum, aramız iyi. Ama CTO bana kafayı taktı. 5 kere falan "niye kontrol etmiyorsun" diye darladı. En sonuncuyu ekibin önünde yaptı. Müşteriyi kaybetmek sıkıntı, adamın gergin olmasını da anlıyorum, o yüzden "evet, haklısın, tamam" falan diyip geçtim.

Ama asıl düşündüğüm şey şu, böyle bir durum için gerekli önlemleri ben teklif ettiğim halde kabul etmeyen kendisi. CEO'ya "demo yapmadan önce haber ver, deploy yapmayalım, nolur nolmaz" demiştim, o da demodan önce haber vermedi. Üstelik benim canlı ortamı 5 dk sonra kontrol etmem ile 5 dk önce kontrol etmem arasındaki tek fark o 5 dakika. Günlük down süremizin zaten çok altında. Yani 10 dakika demoda sorun oluyorsa 5 dakika da olabilir ve benim bunun için yapabileceğim bir şey yok.

Üstelik gönderdiğim kodda da hata yokmuş. Yani internetten gelen veri üzerinde bir takım işler yapıyorum, elimdeki test datası ile düzgün çalışıyordu, ama şanssızlık, deploy yaptığım anda internetten gelen data benim test ettiğimin (ve ortalama datanın) 1000 katı falan büyüklüğünde, sunucu o yükü kaldırmamış. Böyle bir durum olursa diye sunucuları büyütelim diye daha önceden de teklif yapmıştım, o da kabul edilmemişti.

Bende de hata var, kabul ediyorum. Ama insanım, hata yaparım. "Bundan sonra hata yapmayacağım" diye söz de veremem, yaparım çünkü, o an dalgınlığıma gelir, garantisini veremiyorum. Bence doğru ve profesyonel olan şey, insan hatalarını engelleyebilecek sistemleri kurmak.

Sorum şu: CTO beni tekrar darlarsa ne yapayım? Anlayış gösterip 5 kere "tamam abi" demek bence fazlasıyla yeterli. Oturup "kardeş bak ben sana demiştim, dinlemedin, o yüzden şimdi beni darlama" diyeyim mi? Yoksa tamam diyip geçeyim mi?

Bizim şirkette çatır çutur eleman kovuluyor. Şahsen kovulacağımı sanmıyorum, ama böyle bir şanssızlık yüzünden kovacaksa da kovsun, o da onun ayıbı olur. Ama olay şu, şirket zaten bi 6 aya falan batacak bence, çünkü satış/product ekibi çok kötü. Ben de batana kadar bekleyeyim, sonrasında da uzun bir tatil yaparım falan diye plan yapıyordum. Şu an kovulursam yeni iş aramıycam, ama planlarım bozulmuş olacak.
0
plutongezegendegilmi
(14.09.20)
toxic çalışma ortamı, koşarak uzaklaş. qa veya test ortamı olmayan yazılımın patlaması normal, bunun sorumlusu senin patronundur.
0
nahtoderfahrung
(14.09.20)
ahahah benim eski şirket gibi, inceldiği yerden kopsun bence, "kardeş bak ben sana demiştim, dinlemedin, o yüzden şimdi beni darlama" diyin gitsin.
0
mrtkp1234
(14.09.20)
@nahtoderfahrung valla işler iyi giderken güzeldi ortam ama stres altında manyamaya başladılar. Test/QA yok ve sık sık patlıyor, bundan da genel olarak kimse şikayetçi değil, teknik bir tercih bu. Zaten "niye patladı" da diyemiyor açık açık, onun yerine "niye erken kontrol etmedin" diyor.
0
🌸plutongezegendegilmi
(14.09.20)
bunun önüne geçmek için biz yetki nesneleri diye bir şey kullanıyoruz, test sistemi qa sistemi ve canlı sistemi verileri tamamen farklı bizde, testten geçti, qa'den geçti ve canlıda patlayabilir veri farkından dolayı bu yüzden yazılan kodun live olarak kapatılması ve eski koda geçmesi veya o özelliğin sistemi patlatmak yerine devredışı bırakıldığı bir parametre ile işin üstesinden gelebiliyoruz. alt yapınız imkan veriyorsa böyle bir şey deneyebilirsiniz. bizde canlının patlaması demek büyük olay hele seri üretim yapılan bir fabrikada üretim modülünün durması demek kriz çıkarır. kritik modüllerde ekstra temkinli davranıyoruz.

ama bu ortam toksik çalışma ortamı hiç iyi bir şey çıkmaz bundan bence ilk fırsatla ilerle.
0
nahtoderfahrung
(14.09.20)
20 kişilik firmada bir de ceo pozisyonu mu var?

Biz Ceo'yu rüyamızda görürsek adamı görmüşlüğüm var diyoruz.
0
ihanet kac kisilik
(14.09.20)
20 kisilik sirkette CEO, CTO, CFO lar birbirini kovaliyor. Startup'i kartvizit icin acmislar herhalde, garip..

Madem batacagini dusunuyorsun ve sonrasinda bir sure sure tatil yapacam diyorsun gittigi yere kadar salla basi al maasi diyorum.
0
cooperr
(14.09.20)
@ihanet, cooper: CEO genel müdür demek. Yani tek kişilik şirket bile olsan CEO oluyorsun. Bir de sorumluluk bölüşümü açısından ünvanları baştan belirlemek faydalı. Gerçi hazır küçük şirketken herkesin her kararı verebilmesi bence daha iyi ama, yatırımcıya falan şu bundan sorumlu, bu bundan sorumlu demek gerekiyor herhalde.

@nahtoderfahrung, zaten k8 kullanıyoruz, yani auto rollback implement etmek 2 günlük bile iş değil. Ama kritik bir uygulama değiliz diye buna vakit harcamak istemiyorlar. Overall'da doğru bir karar olabilir ama o zaman bana ekşime.

Neyse, bugün olaysız geçti. Bi daha gelirse patlıycam. Kovulursam buradan haber ederim slkdfjgsdjg.
0
🌸plutongezegendegilmi
(14.09.20)
Şirket patlayana kadar he de geç, iş için de kendini darlama.
0
arnold schwarzeneger
(14.09.20)
@plutongezegendegilmi

valla 20 kisilik sirketim olsa ben CEO diye kart bastirmaktan tassak konusu olur sagda solda diye cekinirim, ama sen normal goruyorsan birsey diyemem. :)
0
cooperr
(14.09.20)
yönetemezsin

startup böyle az kaynakla çok iş eşittir gerginlik.
0
orpheus
(15.09.20)
(10)

yüksek sesten rahatsız olmak

kulustur
selam dostlar,yeni bir eve taşındık,bir sokak ötede cami var.daha önce bu kadar yakın oturmamıştım, ilginç bir deneyim oldu.her sabah 6:30'da yataktan fırlıyoruz. ezan sanki evin içinde okunuyor.cami, mahallenin içinde bu kadar yüksek sese insanlar nasıl tahammül ediyor anlamadım.hadi gündüz sorun d
selam dostlar,

yeni bir eve taşındık,
bir sokak ötede cami var.

daha önce bu kadar yakın oturmamıştım, ilginç bir deneyim oldu.

her sabah 6:30'da yataktan fırlıyoruz. ezan sanki evin içinde okunuyor.

cami, mahallenin içinde bu kadar yüksek sese insanlar nasıl tahammül ediyor anlamadım.

hadi gündüz sorun değil, onda bile evin içinde telefon ile konuşmak mümkün olmuyor annemle konuşamadık, ezan bitsin ararım dedim o derece...

çok mutsuz olduk.

içimi dökmek istedim.

çözüm arıyorum...
0
kulustur
(11.09.20)
Zamanla alisiyorsun, zamaninda hem tren hem ucak inis rotasi uzerinde oturuyorduk, gunde 5 defada degil surekli yuksek sese maruz kaliyorduk, 2 ay gecmeden alismistik seslere
0
eja
(11.09.20)
dostum bu öyle yüksek bir ses değil en üst kattayım, minare tam karşımda sabah odada ezan okunuyor sanıyorsun :)
0
🌸kulustur
(11.09.20)
Camları ev sahibi değişirse bi nebze çözüm olabilir
0
photo85
(11.09.20)
camlar çift cam onda sorun yok :)

4-5 kat perde alayım diyorum belki sesi keser ama ses o kadar güçlü ki aramızda 60 metre var ama ses feci.
0
🌸kulustur
(11.09.20)
Sessiz diye taşındığımız semtte sitenin tam yanına cami yapıldığında benzer bir olayı yaşamıştık. Resmen hoca bizim evde okuyordu ezanı. Biz rahatsızlığımızı dile getirmiştik. Site sakinlerinden şikayetler artınca biraz kısmışlardı ya da biz alıştık bilemiyorum. Camları değiştirmek işe yarayabilir.
0
pink cadillac
(11.09.20)
ıssız bir yere taşınmadıkça çözümü yok. oraya da büyük ihtimalle bir süre sonra gelip cami yaparlar.

türkiye'de inanılmaz bir gürültü sorunu var ve büyük çoğunluk bunu kanıksamış, rahatsız olmadan yaşıyor. üst kattaki çocuk gürültüsü, yan dairenin tv gürültüsü, sokaktan bangır bangır müzikle geçen araçlar, egzozu sürücüsünün bir yerine monte etme isteği uyandıran motorlar, trafikte klaksona abananlar, toplu taşımada anırırcasına telefonda konuşanlar, sokak satıcıları, eskiciler... yani bunlar bir kerede aklıma gelenler, daha niceleri var.

dikkat ederseniz hepsi medeniyet yoksunluğu sebepli sorunlar. kısaca çözümünüz medeni bir ülkeye kaçmak veya mevcut durumunuzda namaza başlamak.

ay vallahi daraldım, yangın var diye bağırarak koşacağım sokaklarda.
0
sele zeytini
(11.09.20)
Taşın hocam.

Cami evin hemen karşısında, arada bir tane sokak var. Her yere şikayet ediyorum, 1 hafta kısıyorlar, sonra geri açıyorlar sesini. Noise cancelling kulaklıkta son ses müzik dinliyorum ezan okunurken, yine fayda etmiyor.

Kaç kurtul. Başka çözüm yok.
0
plutongezegendegilmi
(11.09.20)
cami sesi sorun değil de, hoparlör can sıkıcı. ben bu desibelde gürültü çıkarsam tutuklanırım sanırım.
camisiz bir mahalleden ev almıştım, yılların yeşil alanına cami kondurdular. 50 mt filan.
şimdi evi satmayı düşünüyorum + camisiz bir yerden / camiye uzak bir yerden kiralık ev bakıyorum.
0
ankarakecisi
(11.09.20)
Sele zeytini ne güzel açıklamış tebrik ederim. O sese yapacak pek birşey yok. Şikayet etsen kıstık derler yine devam. Desibel olarak sesleri çok fazla ama kim uyuyor işte camilerde.
0
Topalordek
(12.09.20)
Ben de çok rahatsız olan biriyim, genel olarak yolda ya da otobüste yüksek sesle konuşan biri varsa hemen yerimi değiştiririm.

Camları değiştirmek ve alışıyor musunuz bakmak dışında bir çözüm pek yok. Belediyeye şikayet edin ama genelde çok birşey çıkmıyor, yine de deneyebilirsiniz. Baktınız olmuyor valla ben evimi değiştirdim param olunca:(
0
kaset
(12.09.20)
(34)

mutat kelimesini bilir misiniz ve kabaca yaşınız? hukukçu musunuz?

mobildeyim
merhaba. mutat kelimesini bilir misiniz? sanırım tahminen cümle içinde görsem falan değil ama. net bir şekilde bilir misiniz?bir de yaşınız kaç? bilip bilmemeniz buna göre anlam kazanacak. tam yaşınız da şart değil. 20-30 falan dilim de verebilirsiniz. yaşınızı söylemeyi istemiyorsanız söylemeyin am
merhaba. mutat kelimesini bilir misiniz? sanırım tahminen cümle içinde görsem falan değil ama. net bir şekilde bilir misiniz?

bir de yaşınız kaç? bilip bilmemeniz buna göre anlam kazanacak. tam yaşınız da şart değil. 20-30 falan dilim de verebilirsiniz. yaşınızı söylemeyi istemiyorsanız söylemeyin ama söylerseniz daha da iyi olur.

edit: HUKUKÇU MUSUNUZ? bunu da ilave edin lütfen. evet? hayır?
0
mobildeyim
(11.09.20)
33, bilmiyordum
0
lcha
(11.09.20)
32, bilmiyorum.
0
reanarchy
(11.09.20)
e,39, bilmiyordum
0
selam
(11.09.20)
27, bilmiyorum
0
aynenbencede
(11.09.20)
30+ Biliyorum
0
microfiction
(11.09.20)
biliyorum 40+
0
kaptan memo
(11.09.20)
38, biliyorum
0
efx
(11.09.20)
35 Bilmiyordum
0
cleric
(11.09.20)
26, bilmiyordum.
0
Amaranta ursula
(11.09.20)
Biliyorum, 28.

Edit: hatta çok şaşırdım. Bilinmeyebileceğini hiç düşünmemiştim.
Mühendisim.
0
kaptan maydanoz
(11.09.20)
biliyorum 40+
0
naksidil
(11.09.20)
biliyorum ama hiç kullanmadım. 39
0
etna
(11.09.20)
bilmiyordum 38
0
euteamo
(11.09.20)
23, bilmiyordum.
0
ruhen hastayim ben
(11.09.20)
33, bilmiyorum.
0
pati
(11.09.20)
34 bilmiyordum ilk kez duydum.
0
in vino veritas
(11.09.20)
24 yaşındayım, tarih mezunuyum ve bu kelimeyi hiç duymadım. Osmanlıca derslerinde falan duyduysam da unutmuşum.
0
stronzo
(11.09.20)
Biliyorum 30.
Üniversitede öğrendim.
0
megalomaniac
(11.09.20)
35 yaşındayım, 14-15 yıldır biliyorum. avukatım ve biz "mutat değil mutad" olarak öğrendik, şimdi baktım tdkda mutat olarak yazılmış.
hukuk okumadan, mutat-mutad nedir bilecek kimseye rastlamadım.
0
de jure
(11.09.20)
bilmiyordum, yaş 25.

Hatta görünce u’yu kısa okudum.

@de jure
Türkçede sözcükler d ile bitmediği için en yakın sessel karşılığı olan t’ye dönüştürülüyor.
0
cum dederit dilectis suis somnum
(11.09.20)
Biliyorum 35
0
dilemma of subscribtionability
(11.09.20)
32, biliyorum.

de jure +1. Hukuk okuyan herkesin bu kelimeyi bildiğini varsayabilirsiniz.
0
wish i could find a way to disappear
(11.09.20)
28, biliyorum
0
kestane gürgen palamut
(11.09.20)
28, bilmiyordum.
0
plutongezegendegilmi
(11.09.20)
Mutant biliyorum, mutat bilmiyorum. 20-33
0
1837837
(11.09.20)
biliyorum, kullanmışlığım var. 27
0
aquarium
(11.09.20)
27, biliyorum.

tanpınar sık kullanıyor.
0
nickimin hakkini veremedim
(11.09.20)
25, biliyorum, hukukçu

mutad mesken şeklinde çok defalar kullandık
0
vedatchilipeppers
(11.09.20)
25, mutat kelimesi alışılmış anlamına gelmektedir. mutat mesken gibi. her zamanki, alışılmış olarak mesken edinilen yer anlamında kullanılır. hukukçuyum.
0
principlei
(11.09.20)
35, kelimeyi biliyorum (tanıyorum) ama anlamını bilmiyordum.
0
nimberjack
(11.09.20)
40+
"bilindik" demektir diye düşünüyordum. tdk'da alışılmış diye yazıyor. hayatımda hiç kullanmadım. hukukçu değilim.
0
panamera
(11.09.20)
Biliyorum, yaş 35,öğretmenim. Mütemadiyen kelimesinden aklına gelsin bundan sonra.
0
antihero
(11.09.20)
37, bilmiyorum. hukukcu degilim
universiteyi tr'de okumadim.
0
cooperr
(11.09.20)
27 biliyorum.

Babam latince, osmanlıca, farsca, arapca kelimeleri ve etimolojiyi çok sever. Zamanında para karşılığında sorardı. Ordan sanırım.

Hukukcu degilim.
0
jazzabel
(11.09.20)
(6)

nasılsınız?

mrtkp1234
işsizlik + covid psikolojimi çok kötü etkiledi.bir girişimcilik programından kabul aldım ancak, programın sonucunda fikrimin uygulamaya döneceğinden %100 emin olsam da (kodlamaya başladım) nasıl satacağımı bilmiyorum. kendimi pazarlayamıyorum, iş hayatımda zaten bu kötü etkiledi beni, benim başardığ
işsizlik + covid psikolojimi çok kötü etkiledi.

bir girişimcilik programından kabul aldım ancak, programın sonucunda fikrimin uygulamaya döneceğinden %100 emin olsam da (kodlamaya başladım) nasıl satacağımı bilmiyorum. kendimi pazarlayamıyorum, iş hayatımda zaten bu kötü etkiledi beni, benim başardığım şeyleri başkaları kendisi yapmış gibi sunup yükseldiler. ülke ekonomisi zaten kötüye gidiyor.

o kadar doldum ki, çatıya çıkıp yangın var diye bağırmak istiyorum artık.
0
mrtkp1234
(10.09.20)
Niye yangın var diye bağıracaksın?
0
Bruce
(10.09.20)
İyi değilim. Dişlerimi sızlatan, uyutmayan bir migren atağım var. Lanet.

Girişimini nasıl satabileceğin konusunda da güvendiğin birilerinin fikrini alabilirsin bence. Zaten büyük bir kısmını halletmişsin.
0
Amaranta ursula
(10.09.20)
Girişimcilik fikrini konuşalım istersen bir ara?
0
kisa
(10.09.20)
Dünyanın en güzel kadınıyla sevişsemde, 1 milyon dolarım olsa da mutlu olmayacakmışım gibi
0
Denton
(10.09.20)
İdare ediyorum.

Yıllardır startup'larda çalışıyorum, 3-5 bişey öğrendim sayılır. Nasıl satacağın konusunda ben de yardımcı olabilirim.
0
plutongezegendegilmi
(10.09.20)
Bakalım iş mi çıkacak akşam akşam.
Çeşitli fikirlerle ilgilenen bir ufak bir grup biliyorum. Geleceği olan şeyler arıyorlar.
0
kisa
(10.09.20)
(2)

Hangi durumlarda mongodb kullanmak gerekiyor?

tchuck
buna dair çok açıklayıcı bir yayın/ders vs. var mıdır?açıkalyıcılıktan kastım ne;bir projeyi, proje diyagramlarını açıp "bu projede bunları SQL'de tutmalıyız. çünkü şu tablolar birbiriyle ilişki halinde." "ancak projenin şu bölümündeki tabloları mongodb'de tutacağız, çünkü sebebi budur"falan gibi an
buna dair çok açıklayıcı bir yayın/ders vs. var mıdır?

açıkalyıcılıktan kastım ne;
bir projeyi, proje diyagramlarını açıp "bu projede bunları SQL'de tutmalıyız. çünkü şu tablolar birbiriyle ilişki halinde." "ancak projenin şu bölümündeki tabloları mongodb'de tutacağız, çünkü sebebi budur"

falan gibi anlatacak bir şeyler arıyorum aslında.
direkt örnek üstünde.
0
tchuck
(10.09.20)
ya mesela e-ticaret sistemin var.
burada ne tür tabloları mongoda çalıştırmak uygundur?

ilişkisiz tablolardan kasıt ne örneğin? çünkü bir e-ticaret sisteminde ilişkisiz data olamaz. sipariş sepete, sepet ürüne, ürün stoğa, sepet gönderiye, gönderi kargoya vs. bağlı hepsi birer zincir.

olsa olsa bir newsletter sistemi belki ilişkisiz olabilir, ki onu bile kategorize etmen gerektiğinde yine bir ilişkisellik gerekiyor. veya ben ilişkisellik mevzusunu yanlış anlıyorum.
0
🌸tchuck
(10.09.20)
İlişkisellik olmayacak diye bir şey yok. İlişkiyi nasıl kurduğun değişiyor sadece.

Şöyle bi örnek vereyim, diyelim kullanıcının bilgileri (adres, isim vs.) ve önceden verdiği siparişleri göstermek istediğin bir sayfa var.

RBDMS için:

1- Kullanıcının adını, mailini vs. user tablosundan getir. 1 sorgu.
2- Adresler tablosundan adresi bul. 1 sorgu.
3- Siparişler tablosundan user_id'si X olan kayıtları al, sonra ürünler sayfasından o id'lere sahip olan kayıtları getir. 2 sorgu.

Toplam 4 sorguda hallettin.

Mongo kullanıyor olsaydın, "customer" koleksiyonundan bilgiyi çeker, o kullanıcı ile ilgili tüm siparişleri, adresleri vs. aynı dökümanda tuttuğun için işi tek sorguda halledebilirdin.

Tabi burada soru şu: böyle bir döküman yapısı mantıklı mı?

Diyelim x-y tarihleri arasında verilmiş tüm siparişlerle ilgili bir rapor hazırlaman lazım, o durumda bir "sipariş tablosu" daha iyi olur, tüm kullanıcıları gezip oradan veri çekmek biraz daha uzun sürer. Gerçi aggregation kullanarak yine mongo ile tek sorguda yapabilirsin ama RDBMS kadar hızlı olmaz muhtemelen.

Yine aynı senaryo için: raporu ne kadar sürede bir hazırlıyorsun? Ayda 1 rapor lazım, ama kullanıcı sayfası günde 50.000 kere görüntüleniyorsa, mongo kullanmak daha mantıklı oluyor. Çünkü mongo ile aylık rapor satışı hazırlaman RDBMS'e göre 50.000 kat yavaş değil. Veya öyle olsa bile user sayfasının daha hızlı yüklenmesi ux açısından daha tercih edilebilir bir durumsa onu tercih edersin.

Başka bir nokta da şu: Mongo'da bir döküman en fazla 16 MB olabilir. Bir sipariş dökümanda 1 MB yer tutuyorsa ve kullanıcılar 16'dan fazla sipariş veriyorlarsa bu da bir sorun. Genelde mongo dökümanlarında fazla veri tutmak istemeyiz. (Gerçi bunun da çözümü var).

Başka bir senaryo: diyelim sadece ayakkabı sattığın ve kullanıcıların ayakkabıları çoğunlukla marka üzerinden arattığı/filtrelediği bir siten var. RDBMS kullanıyorsan ayakkabılar tablosunda, her satırda bir de "marka" sütunu tutman gerekirdi. Mongo'da ise "markalar" diye bir koleksiyonun olur, her dökümanın içinde de o markaya ait ayakkabılar olur. Böylece hem veriler diskte daha az yer tutar, hem de aramaların daha hızlı olur.

E-ticaret olayından anlamadığım için örneklerim dandik olmuş olabilir, ama genel fikri verebildim diye umuyorum.

Onun haricinde mongo'nun (benim gördüğüm/yaşadığım) en büyük avantajı flexible olması. Yani startup'sın, db yapın nasıl olacak, hangi veriyi tutacaksın vs. henüz belli değil. Mongo'da A dökümanı X alanına sahipken, B dökümanı Y alanına sahip olabilir. RDBMS gibi en ufak bir değişiklikte tüm tabloyu değiştirmene gerek yok. Bu epey büyük bir avantaj. Ama zaten neyi nasıl yapacağın baştan belli ve tablo yapıların değişmiyorsa bir anlam ifade etmez.
0
plutongezegendegilmi
(10.09.20)
(5)

Krediyi erken kapatmak?

plutongezegendegilmi
58 bin liralık bir kredim var, şu an kapatırsam 44 bine kapanıyor. 4 yıl daha vadesi var.Dolar satıp kapatayım mı? Bir yandan "dolar belki çok yükselir" diye düşünüyorum ama öte yandan bunun analizini banka zaten yapmıştır, dolar o kadar yükselecek olsa bana kredi vermek yerine dolar alırlardı falan
58 bin liralık bir kredim var, şu an kapatırsam 44 bine kapanıyor. 4 yıl daha vadesi var.

Dolar satıp kapatayım mı?

Bir yandan "dolar belki çok yükselir" diye düşünüyorum ama öte yandan bunun analizini banka zaten yapmıştır, dolar o kadar yükselecek olsa bana kredi vermek yerine dolar alırlardı falan diye düşünüyorum, mantıksız mı düşünüyorum acaba?
0
plutongezegendegilmi
(09.09.20)
Kullandığınız faiz oranına göre değerlendirin derim. Düşük faizden kredi alıp dolar alan çok oldu. 4 sene sonra doların değeri ile ödeyeceğiniz rakamı karşılaştırın.
0
karabela
(09.09.20)
Amerikan lirasını verip, Türk lirası borcumu ödemem.
0
allah yazdiysa bozsun
(09.09.20)
mantıksız düşündüğün nokta var evet, usd yükselecek diye bankanın sana kredi vermeyecek olması. bankaların kredi faizlerini belirleyen bir sürü bağımsız değişken var. döviz de bunlardan biridir elbette fakat karar mekanizmasının tek unsuru bu değil. yani banka sana kredi verirken belirlediği faizi tüm bu değişkenleri hesaba katarak belirler. nihayetinde banka kaybetmez. ama sen banka kadar profesyonel takip ve değerlendirme yapamadığın için tek kutupta değerlendiriyorsun.

kredinin erken kapatılması konusuna gelince, geriye yatırım olarak başka usd kalacak mı krediyi kapattıktan sonra, usd'yi alırkenki kur nasıldı, bozduracağınız usd miktarı, dört yılda 14 bin lira gelir bırakır mı size? ileride farklı bir ihtiyacınız olabilir mi, olursa tekrar kredi kullanmak gerekir mi? gerekirse şu an ödediğiniz faiz oranından mı yoksa daha üstünden mi kredi kullanmanız gerekecek? bir sürü değişken var yani.
0
reanarchy
(09.09.20)
Gelirim dolar üzerinden, dolayısıyla o açıdan bir kâr-zarar hesabı yapamıyorum.

Düşündüğüm şey şu: 44 bin tl şu an 6 bin dolar ediyor. 6 bin dolarla 58 bin tl ödemem için (şu an kapatmadığım, taksitlere devam ettiğim senaryoda), doların 2 sene sonra 10 tl, 4 sene sonra 12.5 tl olması lazım. (Çünkü şu an taksitleri ödemek için de dolar bozduruyorum.)

Yani bana öyle bir şey olmaz gibi geliyor (inş. yükselmez o kadar). Tabi 3 sene önce dolar 3 küsür liraydı. Ekonominin daha iyiye gitmesi için de bir sebep yok gibi. Ama dolar 10 lira olur mu ya? İnsaf.
0
🌸plutongezegendegilmi
(09.09.20)
2 yıl önce vietnama gittiğimde dolar karşısında paralarının olduğu değere açımıştım. Şuan o hallere doğru gidiyoruz.. 12 de olur. Ama 15 in sözünü veremem.
0
mobydick
(09.09.20)
(4)

Bir program sürüm içindeki update ile ne kadar değişir? (3.8'den ile 3.9'e)

put it in your appropriate place
Umarım başlıktaki soruyu düzgün sorabilmişimtir? Sürüm içerisinde ne kadar değişkenlik gösterir? Örnek program vereyim.Şimdi youtube'dan Blender Tutorial izliyorum. Arkadaş sürüm 2.8'ini kullanıyor. Ben ise 2.9'u kullanıyorum. Yaptıklarını yapmaya çalışıyorum ama arkadaşın gösterdikleri bazıları, ço
Umarım başlıktaki soruyu düzgün sorabilmişimtir? Sürüm içerisinde ne kadar değişkenlik gösterir? Örnek program vereyim.

Şimdi youtube'dan Blender Tutorial izliyorum. Arkadaş sürüm 2.8'ini kullanıyor. Ben ise 2.9'u kullanıyorum. Yaptıklarını yapmaya çalışıyorum ama arkadaşın gösterdikleri bazıları, çok alakasız yerlerde. Bazılarını buluna kadar canım çıkıyor. Arada google yazıyorum anca öyle.

Sadece bunu Blender olarak düşünmeyin. Belki bende bir sıkıntı vardır, bilemiyorum. Büyük farklar olur mu?
0
put it in your appropriate place
(08.09.20)
Blender çok az kullandım pek fikrim yok biraz sitelerini kurcaladım da yeniliklerde dediğiniz gibi şeyler görünmüyor. Arayüzü falan çok kurcalayıp yerlerini mi değiştirdiniz acaba? Özel ayar yapmadıysanız pek, varsayılana dönmeyi deneyin
0
avatar is back
(08.09.20)
Pek Sanmıyorum, değiştirdiğimi.
0
🌸put it in your appropriate place
(08.09.20)
Şimdi baktım, 2.8'de çok fazla değişiklik yapmışlar. Dolayısıyla 2.8'den 2.9'a geçerken çok fazla bugfix ve görsel değişiklik yaptıklarını tahmin ediyorum. Böyle durumlarda sitesinden açıp bakmak iyi bir pratik:

wiki.blender.org

Yeni öğreniyorsanız aynı sürümü kullanın derim. Biraz aşina olduktan sonra yeni sürümlere geçersiniz.
0
plutongezegendegilmi
(08.09.20)
@plutongezegendegilm teşekkür ederim.


@j r r tolkien hayrani minor değişikler vardır diye, karşılaştırma yapmadım ama google ararken sürüme göre arıyordum. işte 2.90 abc diye.
0
🌸put it in your appropriate place
(08.09.20)
(4)

DEHB'de ise yaramayan Concerta ?

the chief designer
Merhaba,Durum basliktaki gibi,DEHB tanisi aldim ve Concerta 72mg a kadar ciktigim halde bana misin demiyor. Yakin zamanda doktorumu degistirmem gerektigi icin durumu acikladigimda yeni doktorun yorumu"ise yaramiyorsa DEHB degilsin" oldu ki,literaturde sadece metilfenidata degil,amfetamine de cevap v
Merhaba,
Durum basliktaki gibi,DEHB tanisi aldim ve Concerta 72mg a kadar ciktigim halde bana misin demiyor.
Yakin zamanda doktorumu degistirmem gerektigi icin durumu acikladigimda yeni doktorun yorumu"ise yaramiyorsa DEHB degilsin" oldu ki,literaturde sadece metilfenidata degil,amfetamine de cevap vermeyen vakalar gordum.
Bunun nedeni ne olabilir? Neden ilaca cevap vermiyorum? Bunun bir izahi olsa gerek?
Simdiden tesekkurler.
0
the chief designer
(07.09.20)
Ve unuttugum diger soru: Concerta'ya cevap vermemem metilfenidat esaslı diger ilaclara (ritalin&medikinet) cevap vermeyecegim anlamina mi geliyor?
0
🌸the chief designer
(07.09.20)
"İlaca cevap vermek" ne demek? Çalışmak istemiyorsanız, ilacı alsanız da çalışmayabilirsiniz, ilaç sizi zorla çalıştırmayacak.

Lise/üniversite zamanlarında 10+ yıl ilacı kullandım, kullanırken hala odaklanma sorunu yaşadığım zamanlar oluyordu. ÖSS'den bunalıp erken çıktım falan öyle düşünün.

Şu an kendime uygun bir çalışma yöntemi keşfettim, ilaçsız gayet güzel idare edebiliyorum. Belki yaşın ilerlemesinin de etkisi vardır, bilmiyorum. Ama asıl olay kendi temponuzu bulabilmek diye düşünüyorum. İlaç vs. yardımcı şeyler sadece.
0
plutongezegendegilmi
(07.09.20)
@plutongezegendegilmi +1 ilaç sadece yardımcıdır. Sizin için adım atabileceğiniz küçük bir aralık sağlar, ama o adımı atmak için sizin isteğiniz ve çabanız olması lazım. Herhangi bir ilacın siz adım atmadan sizin hayatınızı, yaşam düzeninizi değiştirebileceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.
0
cursor
(07.09.20)
"ilaca cevap vermemek"den kasit,ilaci aldigim zamanla almadigim zaman arasinda (sevdigim ya da sevmedigim aktiviteler icin de durum ayni) hic bir fark olmamasi.
Hani beni bir anda oturtup irade manyagi birine cevirmesini beklemiyorum,onun farkindayim.
0
🌸the chief designer
(07.09.20)
(12)

Size komik gelebilecek bir MAC sorusu

basond
Merhaba bu MAC bilgisayarlarda delete tuşu yok? word excel kullanırken sütunda yazılanı silmek istediğimde backspace e basınca sütunu sil satırı sil vs gibi seçenekler çıkıyor içinde yazılanı silmiyor? Biz mi yanlış yapıyoruz nedir çözümü? delete olsa del ile kolayca siliniyor satır içi ama MAC bilg
Merhaba bu MAC bilgisayarlarda delete tuşu yok? word excel kullanırken sütunda yazılanı silmek istediğimde backspace e basınca sütunu sil satırı sil vs gibi seçenekler çıkıyor içinde yazılanı silmiyor? Biz mi yanlış yapıyoruz nedir çözümü? delete olsa del ile kolayca siliniyor satır içi ama MAC bilgisayarda yapamadık.
0
basond
(06.09.20)
Clear contents vardı bir yerde, onu kullanıyorum ben.
0
opucuk baligi
(06.09.20)
excel ve word'de tam olarak ne yapmak istiyorsun anlamadım ben. backspace = delete zaten. sorun nedir?
0
alperz
(06.09.20)
sütundaki yazıları tek tek silmek değilde çift tıklayıp komple silmek istiyorum

yani tabloda yazılanları tek tek backspace ile silmek değil istediğim satırın hepsini seçil silmek. satırı seçip sil dediğimde silmiyor seçenek veriyor satırı sil vs gibi eşimin bilgisayarında caps alabilirsem paylaşayım

edit:prntscr.com
0
🌸basond
(06.09.20)
fn + backspace kombosu del tuşu olarak çalışıyordu. bir de onu deneyin.
0
plutongezegendegilmi
(06.09.20)
elma backspace yap.
0
alperz
(06.09.20)
@pluton denedik çalışmıyor

@alper elma yı anlayamadım?
0
🌸basond
(06.09.20)
command tuşu yani. bizim gibi dedeler elma diyo o tuşa hala eskiden elma simgesi vardı orada.
0
alperz
(06.09.20)
shift + backspace ile deneyin. cmd + backspace satırı komple siler.
0
helenart
(06.09.20)
istiyorsanız video çekip atayım ben mi yanlış yapıyorum acaba yada istediğimi anlatamıyorum da olabilirim.
0
🌸basond
(06.09.20)
shift +backspace ile silemedi ise video çek :)



not: backspace'in sildiği yönün tersine silmek için fn + backspace olacak.
0
helenart
(06.09.20)
ya murphy devreye girdi video çekerken shift backspace işime yaramadı fn+backspace oldu
ya bilgisayar benle dalga geçti yada atladığımız bir şey var ama sonuç olarak çözüldü.
Yardımcı olan herkese çok teşekkürler.
0
🌸basond
(06.09.20)
fn+backspace'le yapabildim ben dediğinizi.

yani bir tablo yaptım wordde, üç sütunlu 3 satırlı. ortadaki satırdaki sütunlara bişeyler yazdım. sadece orta sıradaki üç sutunu seçtim sonra, fn+backspace yapınca içerikleri temizledi, satırı ve sütunları bıraktı, uçurayım mı bu satırı komple diye sormadı.

edit: meğer ben cevabı yazarken yapabilmişsiniz :)
0
nimberjack
(06.09.20)
(2)

internetten manav alışverişi hk.

sizofren06
1- manav alışverişinizi hangi siteden yapıyorsunuz?2- güvenilir ve uygun mu?
1- manav alışverişinizi hangi siteden yapıyorsunuz?

2- güvenilir ve uygun mu?
0
sizofren06
(06.09.20)
Migros Sanalmarket çoğunlukla. İstegelsin veya getir de kullanıyorum daha acil ihtiyaçlar için.

Hepsi de güvenilir ve hiç sıkıntı yaşamadım pandemi başladığında sarkmalar ve stok sorunları dışında.

Fiyatlar migros seviyesinde, daha ucuzu için pazara gidiyorum.
0
chicha_v2
(06.09.20)
Migros sanal market +1

Genelde verdikleri saat aralığında geliyorlar. Bazen çok şey alıyorum, getiren eleman taşımakta zorlanıyor, o biraz kötü. Ürün fiyatları marketle aynı, ekstra kargo ücreti oluyor.

Özellikle sebze/meyve için çürük çarık getirdiklerine hiç şahit olmadım. İyi yani epey.
0
plutongezegendegilmi
(06.09.20)
(5)

noise cancelling kulaklık kullanan var mı? sesi tamamen kesiyor mu?

durme
ben kulaklıkla pek müzik dinlemiyorum, o yüzden ses anlamında kalite aramıyorum. tek aradığım özellik dışarı seslerini kesmesi. pahalı olmaması tercihim bu yüzden. üst komşumuz sürekli sandalye itip çekiyor, artık duymak istemiyorum, bu sesleri keser mi? sadece ses kesme özelliğini kullanabiliyor mu
ben kulaklıkla pek müzik dinlemiyorum, o yüzden ses anlamında kalite aramıyorum. tek aradığım özellik dışarı seslerini kesmesi. pahalı olmaması tercihim bu yüzden. üst komşumuz sürekli sandalye itip çekiyor, artık duymak istemiyorum, bu sesleri keser mi?

sadece ses kesme özelliğini kullanabiliyor muyuz müzik dinlemeden?



teşekkürler
0
durme
(05.09.20)
devamlı ve belirli bir frekanstaki sesi keser onlar. uçak, metro vb. sesleri kesiyor daha çok.
izlediğim onlarca incelemeden bunu anladım. senin için tıkaç lazım.
0
sutlu nescafe
(05.09.20)
xiaomi anc usb (type-c) girişli kulaklığı bir deneyin derim.

dilediğiniz kadar kesmeyebilir ama muhakkak sonuç alırsınız.

www.hepsiburada.com
0
mcsword
(06.09.20)
Eğer müzik açıksa bütün sesleri kesiyor. Müzik açık değilken, çok yüksek sesleri kesmiyor ama düşük sesleri kesiyor.

Ben genelde kahvecilerde falan çalışıyorum, orada kulaklığı takarsam (müziksiz ama toplantı falan) ortam uğultusunu ve etraftaki insanların konuşmalarını, mekan müziğini falan duymuyorum. Ama biri kahkaha atarsa, sandalyeyi sürükleyerek çekerse falan duyuyorum.
0
plutongezegendegilmi
(06.09.20)
Xiaomi true wireless, blueant pump air 2 ve bowers & wilkens kullandim,
Ne kadsr keserse o kadar vacum yapiyor. Bence rahat degil 100 liraya 3m’in fabrika icin mesafeye gore duymayi ayarlayabildigin kulakliklar da var.m, onlar da rahat degil. Rahat degil iste
0
artikyeterbe
(06.09.20)
Bende bose QC 3 var. 2010'da almıştım. Söylendiği gibi sabit gürültüleri iyi kesiyor, uçak, vapur motoru vs... İnsan sesini falan azaltıyor ama yok etmiyor müzik açmadan. Ama müzik açtın mı baya kopuyorsun dünyadan. Yeni kulaklıklarda belki ilerlemiş olabilir.

Ama müzik dinleme derdi yoksa 3M kulak tıkaçlarından alın. Ses kesmeli kulaklığa vereceğiniz paraya değmez.
0
mirafiori
(06.09.20)
(4)

Banvit salamlar kaliteli midir?

trablon
tenya menya bişiler diyorlar salamlar için.kaliteli salam alın diyorlar çiğ yemek için. pınar daha pahalı banvid sağlıklı mıdır yoksa pınar mı tercih etmeliyim?
tenya menya bişiler diyorlar salamlar için.kaliteli salam alın diyorlar çiğ yemek için. pınar daha pahalı banvid sağlıklı mıdır yoksa pınar mı tercih etmeliyim?
0
trablon
(05.09.20)
Salam genelde pek önerilmiyor. Banvit bu sektöre de mı girdi bilmiyorum. İçeriğinde tavuk vs olabilir. Pınar salamı severek tuketirdim.
0
primetime
(05.09.20)
Hocam ayıptır söylemesi bi kere İtalya'ya gittim. Orada yediğim şey salamsa, buradakiler salam değil, plastik. Bıraktım ondan sonra salam yemeyi, şimdi tanıdık kasaba sucuk yaptırıyorum onu yiyorum, başka da hazır et yemiyorum.

Bahsettiğim fark lezzet değil, yani o da var ama, onun et olduğu belli. Buradakinin ne olduğu belli değil. İlla yiyeceğim diyorsanız da iyi pişirip yiyin.
0
plutongezegendegilmi
(05.09.20)
@pluton Malesef Türkiye'deki salam kültürü ile Avrupa kiyaslanamaz. Burada Türkiye'deki salama benzeyen tek şey almanlarin sarimsakli salami var o.

Bir dönem et firmasinda staj yapmis biri olarak iade alinan ürünlerin (et, tavuk vs) geri dönüşüm yapıp salam sosis olduğunu söyleyebilirim. Kısacası kalite bekleme salam sosis gibi ürünlerden. Kalite ancak füme et, sucuk gibi şeylerde olabilir.
0
logisticsmanager
(05.09.20)
tenya falan olmaz ama gene de yeme bence, banvit ya da pınar fark etmez bu arada, ikisi de artık etlerden yapıyorlar ürünleri, nasıl yapıldığını görsen zaten yemezsin.
0
zikardo
(06.09.20)
(11)

sizce ev kirası, maaşın yüzde kaçı kadar olmalı?

Transa
sb
sb
0
Transa
(05.09.20)
yüzde 10-40 arası olabilir. keyfinize göre. yarısını geçerse göçersiniz :-(
0
ankarakecisi
(05.09.20)
20-25'ten ötesi yorar.
0
roket adam
(05.09.20)
Almanya'da 30% civarını geçince ev sahipleri uzak duruyor sizden. Bence de ideali 35% civarını çok geçmemesi. Maaşın yarısını ev kirasına verirsem, nasıl tatil yapacağım, hangi hobime para kalacak, nasıl hafta sonu bir yere giderim?

Öğrenciliğimde de bursumun yarısını vermiyordum kiraya, hep bu hesapla geçindim.
0
buf-e kür
(05.09.20)
Cesitli formuller var, senelik burut maasin/40 gibi.
0
cooperr
(05.09.20)
Bana gore en fazla yuzde 25. Yuzde 30 son. Yuzde 40 falan hayatini kisitlayabilir.
0
baldur2
(05.09.20)
%30-35 civaridir. hep hesabimi buna gore yaparim. alacagim maas kiranin uc katindan daha azsa olmem ama gecim sikintisi cekerim.
0
yoggi
(05.09.20)
bütün gelirin 25-35% arası diyelim. gerçekçi rakamlarsa genelde 40% oluyor tek çalışanlı aileler için.
0
dirildimde geldim
(05.09.20)
Fatura + ev giderleri (yemek dahil) + kira %25'i geçmeyecek şekilde ben rahat yaşayabiliyorum, sonrası sorun oluyor.
0
plutongezegendegilmi
(05.09.20)
25i geçmemeli.
0
nuisance
(05.09.20)
%33 işyerine ve iş sonrasi aktivitlere max. yakınlık için!
0
artikyeterbe
(06.09.20)
%25 maks. ama o kadar da zengin degilsiniz.

refah icin ise %20 maks. bunun alti sizi standart olarak yukari ceker.

%6 altindaysa ve odediginiz para kendini cikariyorsa kazanmaya baslarsiniz.
0
baldan kaymak
(06.09.20)
(4)

The Rain sarıyor mu?

fezagezgini_4
Sizce dizi genel olarak sürükleyici mi, temposu nasıl, bölüm bitince diğer bölümü hemen izleme isteği uyandırıyor mu ?Teşekkürler.
Sizce dizi genel olarak sürükleyici mi, temposu nasıl, bölüm bitince diğer bölümü hemen izleme isteği uyandırıyor mu ?

Teşekkürler.
0
fezagezgini_4
(03.09.20)
Başta pff saçma falan diyorsun. Ama fena sarıyor. 3 günde 3. Sezona geldim, karakter derinliği olmamasına rağmen.
0
sacrilegious
(03.09.20)
Şu an açıp izledim, trailer'ı bile baydı.
0
plutongezegendegilmi
(04.09.20)
dandik bir dizi ama sarıyor.
0
sting
(04.09.20)
İlk bölüme zor dayandım.
0
nhtzmc
(04.09.20)
(6)

Yabancı şirketlere iş başvurusunda kariyer.net cvsi göndermek abes mi olur?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Yabancı şirketlere iş başvurusu yaparken kariyer.net cvsi göndermek şirketler tarafından tuhaf bulunur mu? Birkaç yere kariyer.net cvsi gönderdim ama olumsuz bir izlenim bırakır mı sizce? Yoksa artık direk Europass mı göndereyim? Kendi deneyimlerinizi de paylaşırsanız sevinirim. T
Merhaba arkadaşlar,

Yabancı şirketlere iş başvurusu yaparken kariyer.net cvsi göndermek şirketler tarafından tuhaf bulunur mu? Birkaç yere kariyer.net cvsi gönderdim ama olumsuz bir izlenim bırakır mı sizce? Yoksa artık direk Europass mı göndereyim? Kendi deneyimlerinizi de paylaşırsanız sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(03.09.20)
Kariyer.net CV'yi Ingilizce veriyor mu bilmiyorum da benim onume ustunde baska bir markanin logosu olan bir CV gelse "daha kendi CV"sini hazirlamaya usenen, ozensiz bir aday" diyerek direkt elerdim.
0
crown
(03.09.20)
Kariyer.net üzerinden basvurmadiginiz herhangi bir iş için kariyer.net cvsi göndermek abes. Başka bir ayrıntıya gerek yok.
0
elorelia
(03.09.20)
hazır şablonların bulunduğu siteler var, onlardan birini kullanıp biraz özenerek güzel bir cv hazırlayabilirsin.
0
barabas
(03.09.20)
Çok abes, çok saçma bence de.
crown +1
0
neynep
(03.09.20)
Ben umursamazdım ama başka bir şirketin logosunun olması kafa karışıklığına yol açabilir.
0
plutongezegendegilmi
(03.09.20)
Açık soyliyeyim; is başvurusu icin geliyor cvler ama cok benzer oluyor. Yeni ise giren bir arkadas profesyonel sporcu ayni zamanda, boyle onu da vurgulayan bir template ile yapmis oldukca enteresan gelmişti.

Ben kendim kullandigim sade bir template var, bir yerden almadim, kendim yaptim. Ama böyle europass vs gibi şeyler yerine size özel olmasi daha iyi olabilir.
0
logisticsmanager
(04.09.20)
(4)

Cocuklarin sudan korkmamasi ama guvende olmalari

SevdaliBulut
Gecenlerde bir video izlerken farkettim, ben sanki ogluma biraz fazla korumaci davraniyorum. Dalgalara yaklasmasina izin vermiyorum (hint okyanusu bu arada). havuz merdivenlerinde falan da asiri korumaciyim. ziplamasin, dusmesin, duserse su yutar falan. oglan 4.5 yasinda.. Siz nasil yapiyorsunuz? Ne
Gecenlerde bir video izlerken farkettim, ben sanki ogluma biraz fazla korumaci davraniyorum. Dalgalara yaklasmasina izin vermiyorum (hint okyanusu bu arada). havuz merdivenlerinde falan da asiri korumaciyim. ziplamasin, dusmesin, duserse su yutar falan. oglan 4.5 yasinda..

Siz nasil yapiyorsunuz? Nedir bu isin ortasi?
0
SevdaliBulut
(03.09.20)
beline kadar gelen suda acil müdahale edebilecek kadar yakında duruyorsanız deniz kısmında bir problem olmaz. havuz merdivenleri ise tehlikeli benim gözümde.
0
winston
(03.09.20)
Kendi çocuğum yok ama ablam deniz kenarında sürekli 1-2 metre uzaktan izliyor, olabildiğince karışmamaya çalışıyor tehlikenin ne olduğunu öğrenebilmesi için. Yeğenimin henüz yapmadığı bir şey için önceden uyarmıyor, yani merdivenlerde zıplamıyorsa zıplama demiyor. Riskli şeyler yapacak gibi olursa dikkatini başka bir şeye çekmeye çalışıyor.
0
fotrsapka
(03.09.20)
4-5 yaşındayken babam beni tutup tutup havuza denize fırlatıyordu, ben de yüze yüze çıkıyordum sdfgsfg.

Çocuğum olsa kıyamam muhtemelen ama çok riskli bir şey değil, bi sıkıntı olursa gider tutarsınız, ardından 1-2 ağlar geçer, nolcak.
0
plutongezegendegilmi
(03.09.20)
Havuz merdivenleri sıkıntılı, ama normal deniz ve mutedil dalgalarda kol mesafesinde serbest bırakırdım. Önemli olan o anda başka bir şeyle (özellikle telefon) meşgul olmamanız.
Benim çocuklarım o minnak dönemi geçtiler ancak iki olayı halen titreyerek hatırlarım:
1- Çocuk wc'den çıktıktan sonra duş alıp bana gelecek yeleğini giyip tekrar havuza girecekti, duşa doğru yürürken gördüm, sonra telefon çaldı. Konuşmadım, sadece kim olduğuna baktım. Kafamı tekrar çocuğa çevirdiğimde havuzda çırpınıyordu. Aklım çıktıydı.
2- Biri 5 diğeri 3 yaşında iki yeğenim var (o zamanki yaşları). Büyük olan havuzda babaanne ve dedeye nasıl daldığını, dipten oyuncağı alıp çıktığını gösteriyor. 4 yetişkin havuz kenarında buna bakıyorlar. Ufaklık da havuzun biraz ilerisinden giriyor suya, o da kendini gösterecek, ama kolluklarından birisi hava kaçırıyor. Ben balkondan baktığım için (yukarıdan, daha geniş bakış açısı ile) gördüm çocuğun çırpındığını. Neyse, az su yuttu ama bir şey olmadı.
0
SiyamkedisiZorro
(03.09.20)
(2)

Çalışma amacıyla şu 2 laptop arasında kararsız kaldım, fikirleriniz?

winston insani
MerhabalarAkıllılık edip 1 sene önce almadığım laptoplar 2 katına çıktı :( İşim yazılım olduğu için (full .NET yazıyorum, yoksa ilk aklımda mac pro vardı), yadigar laptopum ölmek üzere. Mecburum artık. (bkz: artık bilgisayar almanın mümkün olmaması)Biriktirdiğim paraların hepsini iyi bir laptopa göm
Merhabalar

Akıllılık edip 1 sene önce almadığım laptoplar 2 katına çıktı :( İşim yazılım olduğu için (full .NET yazıyorum, yoksa ilk aklımda mac pro vardı), yadigar laptopum ölmek üzere. Mecburum artık.

(bkz: artık bilgisayar almanın mümkün olmaması)

Biriktirdiğim paraların hepsini iyi bir laptopa gömmek istiyorum, çünkü artık işimi yapamaz hale geldim nerdeyse. F/P olarak şu 2 laptop güzel gözüktü gözüme bu arada. Sizin başka tavsiyeleriniz varsa onlara da talibim tabi.

www.hepsiburada.com

www.hepsiburada.com
0
winston insani
(02.09.20)
Fiyatlar uçmuş hakikaten, bu ne yahu.

Dell XPS kullandım daha önce, kötü bir alet değil ama Ubuntu yüklerken sorun yaşamıştım. Yani Ubuntu var ama Chrome üzerinde hardware acceleration problemliydi. Belki çözmüşlerdir, belki sizin onla işiniz olmaz, ama benim için çöp olmuştu alet.

16-17k gömmeye niyetliyseniz mac alsanıza? .net falan geliştirmiyorsanız mac'teki rahatlık hiçbir yerde yok.
0
plutongezegendegilmi
(02.09.20)
yaklaşık iki yıldır şu* ürünü kullanıyorum. ben de yazılım geliştiriciyim ve iyi bir cihaz. bu serinin güncel versiyonunu bir inceleyebilirsiniz.

kişisel bilgisayarım asus. iki buçuk senelik kullanımdan sonra ekranında çizgiler oluşmaya başladı. farklı model asus kullanan başka arkadaşlarımda da oldu bu olay. asus'larda bilinen kronik bir durum. o yüzden o markaya artık mesafeliyim. verdiğiniz linkteki cihaz 1 TB ssd'ye sahip. ben olsam 512'den fazla ssd'li almazdım. standart kullanım için ssd, depolama için harddisk kullanırdım. gerçi bunu deme sebebim fiyatı biraz daha düşük olsun diye. 512gb ve 1tb arasında ne kadar fiyat farkı var bilmiyorum, belki çok yoktur.

bu ikisi arasından alacak olsaydım dell'i seçerdim. asus'un tasarımı güzel ancak güven vermedi.

* www.hepsiburada.com
0
biseysorcaktim
(02.09.20)
(14)

Acaba hasta mı oldum ?

minikbrowni
Bir kaç gündür hafif baş ağrısı varDünden beri öksürük var ama aşırı değil sanki boğazında bişey kalmış gibi gıcık gibi öksürsem geçecek gibiBugün öğleden sonradan beri hafif sıcak hissediyorum kendimi yüzüm vücudum sıcak gibi ama ayaklarım soğuk Üstümde bi kırgınlık varAra ara bileklerime ve diz ka
Bir kaç gündür hafif baş ağrısı var

Dünden beri öksürük var ama aşırı değil sanki boğazında bişey kalmış gibi gıcık gibi öksürsem geçecek gibi

Bugün öğleden sonradan beri hafif sıcak hissediyorum kendimi yüzüm vücudum sıcak gibi ama ayaklarım soğuk

Üstümde bi kırgınlık var

Ara ara bileklerime ve diz kapaklarımda hafif sızı hissediyorum

Koku ve tat alabiliyorum şu an

Acaba diyorum... :(

Ne yapmalıyım ?
0
minikbrowni
(01.09.20)
%80-90 pozitif olma ihtimaliniz mevcut. Belirtileriniz uyuyor. En yakın hastaneye yarın gündüz gidip test vermeniz doğru olacaktır. Geçmiş olsun.
0
112 hayat kurtarır
(01.09.20)
grip olunca benzer belirtileri mi gösteriyordunuz ? soğuk algınlığı da olabilir
0
fezagezgini_4
(01.09.20)
@fezagezgini_4 evet bende olurdu arada böyle sesim kısılacak gibi olur, baş ağrım olur yani benziyor ona.

Bulunduğum yerdeki hastane epey bekletiyormuş 300 kişi varmış sırada şu an bekleyen.
0
🌸minikbrowni
(01.09.20)
bunun benzerini nisan ayında yaşamıştım. korona için hastaneye de gittim. hiçbirşey çıkmadı. soğuk algınlığı olabilir.
0
false pretension
(01.09.20)
İshal var mı? O da yaygın covid belirtilerinden.

Ya yaşa göre değişiyor tabi ama gençseniz biraz belirti var diye hemen doktora gitmeyi ben mantıklı bulmuyorum. Zaten ilacı yok, C vitamini, nurofen falan alıp evde yatmanız gerekiyor her türlü. Hem ağır hastalar için meşgul etmeyi doğru bulmuyorum, hem de riskli yani hasta değilseniz de kapma ihtimaliniz var.

Nefes darlığı falan yaşarsanız direkt gidin tabi.
0
plutongezegendegilmi
(01.09.20)
İshal yok kronik hastalık yok yaş 28 bende hastaneyi gitmeyi hiç istemiyorum. Nurofen aldım bi tane başka ne yapayın takviye vitamin filan mi alsam ?
0
🌸minikbrowni
(01.09.20)
benziyorsa grip halinize gripsinizdir yüksek ihtimal.

c vitamini alabilirsiniz
0
fezagezgini_4
(01.09.20)
Olagan grip mevsiminde degiliz o yuzden ben de Covid oldugunuzu dusunuyorum.

Lakin hastaneye gitmek de gereksiz, neticede durumunuz agirlasmadigi surece bir sey yapmazlar.
0
Avoiding The Puddle
(02.09.20)
göğüsünüzde doluluk hissi varsa pozitif olma riskiniz fazla.. arkadaşım belirtilerin 3. günü kötüleşmiş. eğer kötüleşirse zaten sağlık bak. verdiği ilaçları almak gerekiyor.
0
omonia
(02.09.20)
Ben geçen pazar günü kız arkadaşıma yahu sırtım ağrıyor diye bir sürece girdim. Üzerine iki gün halsiz geçti,bir gün yataktan kalkamadım, bu süreç içerisinde ishaldim, arada ateş çıktı 38'i gecmeyerek geldi gitti. Sonunda bu pazar hastaneye gittim ve kan testi yapıldı. Testte anormal 4 5 satır olmasına rağmen süpersin diyerek eve yollandim. Hatta doktor varsa aramızda paylaşmak isterim çünkü kız arkadaşımın testi de biraz sıkıntılı idi ve aynı şey ona da söylendi. Yani büyük ihtimal süpersiniz.
Bu arada hala homkuruyorum ve 15 senedir hasta olmamıştım.
0
habarbey
(02.09.20)
@habarbey az önce bahsettiğim arkadaşı ilk gittiği evinin yakınındaki onkoloji hastanesi de bir şeyin yok diye göndermiş sonra ateş çıkıp tekrar kötüleşince şehir hastanesine gitmiş ve orda pozitif olduğu ortaya çıkmış.. maalesef şuan ortam biraz karışık.. ama tabi arkadaş sizin gibi kan testi yaptırdı mı onu bilmiuorum..
0
omonia
(02.09.20)
Bence ihmal etmeyin, siz hafif geciriyor olabilirsiniz ama eger covid pozitifseniz sizin kadar sansli olmayan birine bulastirabilirsiniz.

Erkek arkadasimin da normal zaman olsa kaale alip da doktora gitmeyecegimiz sikayetleri vardi, enfeksiyon uzmani arkadaşımın yonlendirmesi ile once test yaptirdik, sonra kan degerlerine bakildi, saturasyonu yani kandaki oksijen miktari dusuk oldugu için rontgen ve tomografisi cekildi. Test negatif, tomografi temiz ama kanda bariz enfeksiyon goruldu, su an karantinadayiz, 1 hafta antibiyotik kullandi ve takip edildi, simdi degerleri iyiye gidiyor, nolur nolmaz tam iyilesene kadar, sonrasinda 14 gun karantinaya devam edeceğiz.

Doktorlar odagi bulunamamis enfeksiyonlarda test negatif olsa dahi covid suphesini elemiyorlar. Testlerin guvenilirligi yerlerde cumlesini 3 ayri doktordan duydum.

Sadece sizi ilgilendiren bir durum olsa dinlenin, cok da paranoyak olmayin derdim ama bu maalesef toplumsal bir sorun.
0
(02.09.20)
Hastaneyi sevmiyormuş. Nurofen almışmış. Muhtemelen senin gibi hasta olduğu halde ortalıkta dolaşan bir vicdansız yüzünden virüsü kapmıştım bende. Belirtilerin koronayı işaret ediyor. Elini vicdanına koy, aklını başına topla ve hastaneye git !!
0
kanlakarisikyagmur
(02.09.20)
Nurofen kullanmayın. Covid'de ibuprofen konusu tartışmalı ve öncelikle parasetamol öneriliyor.
0
pro9it9is9
(02.09.20)
(14)

Düzenli ve temiz olamıyorum.

fleur du mal
25 yaşında kadınım, beş senedir aileden ayrıyım, son iki senedir de tamamen yalnız yaşıyorum, ancak bir türlü evi düzenli tutmayı öğrenemedim. Salonun bir kısmını aynı zamanda atölye olarak kullanıyorum çünkü küçük bir ev. Yer, masaların üstleri genelde pis ve dağınık oluyor sanatsal bir şeylerle uğ
25 yaşında kadınım, beş senedir aileden ayrıyım, son iki senedir de tamamen yalnız yaşıyorum, ancak bir türlü evi düzenli tutmayı öğrenemedim. Salonun bir kısmını aynı zamanda atölye olarak kullanıyorum çünkü küçük bir ev.

Yer, masaların üstleri genelde pis ve dağınık oluyor sanatsal bir şeylerle uğraştığım için. Ama mutfağı filan da temiz tutamıyorum, bulaşıklar hep yığılıyor. Yatak odasında da kıyafetleri sürekli yerlere atıyorum.

Erkek arkadaşım sürekli uyarıyor, birkaç gün dikkat ediyorum, sonra unutuyorum ve unuttuğumu bile fark etmiyorum. İstifçi kadar olmasa da ileride ona evrilebilecek bir durumdayım galiba. Nasıl düzeleceğimi hiç bilmiyorum. Siz nasıl evinize bakıyorsunuz?

Çıkardığım kıyafeti neden yere atıyorum mesela: eve gelince yorgun oluyorum ve kıyafetlerimi değiştirip hemen oturmak istiyorum. Sonra da unutuyorum.
0
fleur du mal
(01.09.20)
Usenmekten (az sonra yaparım) demekten vaz geçtim. Gördüğümde aldım, pislettigimde yıkadım.
0
fempusay
(01.09.20)
Çok gizli bir formülü yok bunun. Çıkardığın kıyafeti neden yere atiyosun ki mesela? Atma.
0
elorelia
(01.09.20)
acil zengin bir koca bulup üşendiğin tüm işleri hizmetçilerini yaptırmalısın :))
0
walter white kilikli
(01.09.20)
Ben denemedim ama işe yaradığını duyduğum bir yöntem var. Onu alışkanlık haline getirirsen faydasını görürsün. Girdiğin her odadan/mutfaktan çıkmadan önce bir şeyi kaldır, çöpe at, yıka. Ne uygunsa artık. Her şeyi aynı anda yapmak zaman kaybı düşüncesi ve isteksizlik yaratabiliyor ama böyle olunca ufak ufak toplanıyor.
0
senolll
(01.09.20)
Ben yemek yaparım, tabaklara yemeği koyduktan sonra anında tencereyi yıkarım, yemek bitince direkt bulaşık makinesine atarım, kıyafet dene çıkar yapınca yerine asmadan asla odadan çıkmam. O anda üşenmeyip hareket halinde olduğum için hemen temizleyip düzenleme yapabiliyor insan. Birikince ben de çok üşeniyorum ve kalıyor. Böyle yöntem buldum ben de

Bir de her gün bir odayı temizliyorum. İş biraz daha kolaylaşıyor.
0
jazzabel
(01.09.20)
Anında ve sürekli yapmak gerekiyor evi düzenli tutmak için.

Yemek yapıyorum mesela, patates soydum, anında kabukları çöpe atıp, bıçağı makineye koyuyorum. Yemek yiyorum, biter bitmez çatal tabağı makineye koyuyorum. Yok bunlar dursun, yemek bitince toplarım falan dersem olmuyor, çünkü zaten yemek yaparken yoruluyorum, ardından da 10 tane çöp/bulaşık birikmiş oluyor, gözünde büyüyor insanın.

Temizlik de öyle. Toz görüyorum mesela, o an siliyorum orayı. Ama haftasonuna bıraksam, bütün evi bi gün boyunca temizlemeye çalışsam üşenirim.
0
plutongezegendegilmi
(01.09.20)
Ben marie kondo metodunu duymuştum. Sonra bazı videolar da izledim. Göz atabilirsin. Evim olarak benimsediğim bir yere geçtiğimde, eşyalarımı, kıyafetlerimi kondo'ya göre düzenlemeyi düşünüyorum.

Bazen mutfağın, evin kalbi olduğunu düşünüyorum. Mutfak dağınık olduğunda her oda dağılıyormuş gibi geliyor. Bulaşık makinesi kullanıyorsanız, güne temiz kap kacağı raflara yerleştirerek başlamanızı öneririm. Rutininiz olabilir bu, tıpkı yatak örtünüzü örtmek gibi. Böyle rutinlerle başlamak sizi düzenli olmaya motive edebilir belki. :)
0
chihirovekohaku
(01.09.20)
Youtube: Jordan Peterson-Odanı topla (Clean your room)
0
ryhmer
(01.09.20)
Küçüklüğümden beri dağınıklığa tahammül edemem. O yüzden bir değişim hikayesi anlatamayacağım. Ama yaptığım şeylerden bahsedebilirim.

Kahvaltı veya yemek hazırlarken çıkan çöpü ve bulaşığı anında hallederim. Asla yemekten sonraya bırakmam. Yemek bitince de yediğim şeylerin bulaşığını halleder, tezgahı masayı siler çıkarım.

Sabah kalkar kalkmaz, ne olursa olsun yatağı toplarım.

Salonumda da aynı şekilde, neyi kullandıysam hemen yerine koyarım. Mum mu yaktım? Aman çakmak da şöyle şurda dursun demem, yeri neresiyse oraya koyarım.

Haftada bir gün dip köşe temizlik yaparım. Zaten evimde de çok az eşya var.
0
ruhen hastayim ben
(01.09.20)
Ben durumunun normal oldugunu dusunuyorum.
0
Avoiding The Puddle
(02.09.20)
daha farklı birşey önereyim: öncelikle kendinle barış, erkek arkadaşına da beni böyle kabul et, de. çünkü bu şekilde ikiniz de senin üzerinde baskı oluşturuyorsunuz, baskı oluşturdukça hiç yapamazsın.

onun dışında diğer duyuruculara katılıyorum: evi ufak ufak topla, her yaptığın ufak dağınıklığın arkasından hemen topla. gerçi yaratıcı insanlar dağınık da oluyorlar, buna da birşey diyemeyeceğim, ama bunu da bahane olarak kullanma tabi :D ben bazen şey de yapıyorum misal, bekletip bir anda yallah bismillah diye girişiyorum herşeye, ama sonrasında inanılmaz bir bıkkınlık oluyor, onu da belirteyim. o yüzden minik minik yapmak daha mantıklı.

ek olarak, bir de şunu önerebilirim: yeni evlendim ve evime temizliğe gelen abla annemin de evine sıklıkla gider -annem artık yaşlandığı için zorlanıyor, ben de hem eşim home office çalıştığı için ev doğal olarak dağıldığından, hem de ben işten eve gelince halim olmadığından ablamızı ayda bir falan bğyğk temizliğe çağırıyorum, diğer zamanlar biz temizliyoruz- ablanın anneme dediği şey şu: pasp kendi evinde daha düzenli ve temiz. annem de hemen bak evlendin öğrendin moduna girdi, dedim hey dostum sakin ol, ana evimde eşyalarımı koyacak yerim var mıydı? hepimizi evden atacaktın nerdeyse XD yani olay biraz da evin küçük ev olmasında gizli, eşyalarını düzenli bir biçimde koyabileceğin yerlerin var mı mesela? saklama kutuları, çeşitli kaplar, dolap düzenleyiciler vs vs? ben bunları gelinlerin tatlı telaşı diye sallamıyordum ama cidden çok işe yarıyorlar. tabi içlerine yine düzenli bir biçimde eşyalarını koymalısın, ama en azından atıyorum deneyip de yere attığın ama aslında temiz olup da dolaba asılması gereken kıyafetler için, ne bileyim evde giydiğin kıyafetler için vs vs kapaklı sepetlerin olsa, en azından başta gözüne düzenli görünür. sonra sonra yavaş yavaş -zaten eşyalarını da aradığında mecburen bulamayacağın için XD - yerlerine koymaya başlarsın. bir anda düzenli olunmuyor ne yazık ki, biraz irade gerektiren bir süreç. tabi fizibilite de önemli :) ek olarak erkek arkadaşına söyle, rahatsız olduğu şeylerin arasında -mesela lavabodaki bulaşıklar- kendininkiler de varsa, bir zahmet sana yardım etsin de bulaşık makinesine kaldırsın. tek bir kişinin tüm evin bakımını üstlenmesi zaten zor, hem belki onun da dağınıklığı var ama seni habire uyardığı için kendininkiler arada kaynıyor? onu da bir incele, derim naçizane. bir de hah, dışarıda giydiğin kıyafetleri şu korona günlerinde zaten hemen dolaba koyma, kapılara takılan askılıklar var ya, onlardan al mesela, balkonun falan yoksa yani, onlara as, en azından dolaba asmakla uğraşmadığın gibi, olası bir kontaminasyonu da azaltabilirsin. bu dolap arkası askılarını banyo havluları, ne bileyim çantalar -hatta çantalar için özel askılıklar var- için kullanabilirsin. dolap içleri için de yine askılıklar, çengeller falan var.

bir de birşey daha: dağınık insanlara düzenlilik biraz da yaşla geliyor. hiçbir zaman tam düzenli olamayacaksın, onu kabullenelim. cetvel gibi olamazsın yani. ama bu şekilde kaygılanıyorsan istifçi de olmazsın emin ol.

ek olarak, ikea ve benzeri sitelerde, n11 ve hepsburada gibi sitelerde ya da, çok güzel düzenleyiciler var, onlara da bakmanı öneririm.

kolay gelsin ^_^
0
pasp
(02.09.20)
Çıkardığın kıyafeti yere atmakla, kapı arkası askıya öyle asmak bence aynı derecede vakit ve emek harcayan bir şey. Kirlini yere değil de kirli sepetine atmak da aynı derecede emek harcayan bir şey.

Bir bulaşık çıktığında tek bir tabak ise yıkaması 30 saniye. Makine varsa su altında 5 saniye fırçalayıp makineye almak da bir uğraş değil aslında.

Bir nesneyi sürekli kullanmıyorsan ona bir yer belirlemek, onunla işin bitince o yere kaldırmak aslında bir daha o nesneye ihtiyaç olduğunda daha az vakit harcamanı sağlıyor.

Olay o an toplaması 15 saniye alacak şeyleri biriktirip biriktirip kaos yaratıp saatlerce sürecek bir iş yaratmamak. Kıyafetlerini yere atmamakla, mutfak lavabosu giderine süzgeç, tezgaha ufak çöp alıp yediklerini hemen yıkayıp kaldırmak, giderde biriken artıkları da o çöpe atmakla başlayabilirsin her şeye.
0
denizgonen
(02.09.20)
böyle davranmanızın temel nedenlerini bulmaya çalışın kendinizde. misal çok takıntılı bir ebeveynle mi büyüdünüz bu anlamda, bu dağınık olma hali bir çeşit karşı çıkmak mıydı sizin için? ya da geçmişte birisi size beceriksiz olduğunuzu mu söyledi size bu alanda, bu yüzden kendinizde blokaj mı geliştirdiniz nasılsa beceremem diye? gibi gibi.

temel nedenleri çözemezseniz sorunu çözemezsiniz. bu yazdıklarınız bir nedenden çok bir sonuca benziyor zira.
0
Phoebe
(02.09.20)
plutongezegendegilmi +1

Arkanı toplayan biri yoksa, yorgunluk vs. mazeret. dağıtmazsan toplamak zorunda da kalmazsın kuralıyla yaşıyorum. hayat kolaylaşıyor.

Buna ek olaraak, 2 haftada 1 kadın gelirse temizlik yapmak zorunda da kalmazsın.
0
lcha
(02.09.20)
(7)

Suriyeliler'in çok çocuk sahibi olmalarının nedenleri ne?

GoodMorningTeacher
Az önce Dw Türkçe'de bir video izledim, savaş nedeniyle Suriye'den Almanya'ya göç eden üç çocuklu bir aile, Almanya'daki ilk yıllarında tekrar çocuk sahibi olmuşlar. Şimdi dört çocuklarıyla, anne baba çalışmadan devlet destekleri sayesinde yaşıyorlarmış. Videoda konuşan baba hala savaş psikolojisi y
Az önce Dw Türkçe'de bir video izledim, savaş nedeniyle Suriye'den Almanya'ya göç eden üç çocuklu bir aile, Almanya'daki ilk yıllarında tekrar çocuk sahibi olmuşlar. Şimdi dört çocuklarıyla, anne baba çalışmadan devlet destekleri sayesinde yaşıyorlarmış. Videoda konuşan baba hala savaş psikolojisi yüzünden tedavi gördüğünü, Almanya'ya gelene kadar ne kadar zorluk çektiğinden bahsetmiş. Bu şartlarda Almanya'daki ilk yıllarında çocuk sahibi olmalarını çok garipsedim. :/ Bana kalırsa çok büyük bir risk, evet maddi açıdan devletin desteği var ama çocuk yetiştirmenin zorluğu, anne baba olarak çocuğa yetebilmenin sınırı var. Şuan için Almanya'da mülteci olarak bulunuyorlar ama her an her şey olabilir tedirginliği yaşamıyorlar mı? Ya da daha az çocukla, daha iyi şartlarda çocuk yetiştirmeyi düşünmüyorlar mı?

youtu.be
0
GoodMorningTeacher
(01.09.20)
orta doğu kültüründe -islam'ın da etkisiyle- çocuk sahibi olmak bir yük değil bir nimet olarak görülüyor. çocuk rızkıyla gelir gibi sözler var, duymuşsundur. bu adam için çocuk sahibi olmak çocuğun ve kalanların yaşayacağı zorluklara değer, çok eşelersen bunu söyler. ama eşelemezsen bunlar arasında bağlantı dahi kurmaz, ne alaka yav çocuk olmasa kıral gibi mi olcaz der.
suriye'ye gitmeye gerek yok bunun için aslında, anadolu'da sıradan bir aile de bu şekilde düşünüyor.
0
Jux
(01.09.20)
Cinsiyetçi bir atasözü ama;
Zengin parasıyla fakir karısıyla oynar.

Ayrıca ortadoğu kültürü
0
Hallegadola
(01.09.20)
savaş psikolojisi. ayakta kalmak, görünür olmak için çoğalmak istiyorlar. bu sadece suriyelilere özgü değil, travma altında bir çok toplumda nüfus artışı olurmuş.
0
nzessia
(01.09.20)
İkinci dünya savaşı sırasında da doğum oranları hayvan gibi artmış diye okumuştum. Muhtemelen "ulan ölücez, soyumuz tükenmesin" tarzı bir içgüdü devreye giriyor.
0
plutongezegendegilmi
(01.09.20)
Ne Icgudusu, ya bir sey olmaz kondomluyken bir zevk almiyorum, geri cekme yontemi akar seklindeki dusunce. Sonuc: icine akiyor.
0
baldur2
(01.09.20)
Hayatında insan içine çıkmamış tipler gelmiş sallıyor yine.

Tamamen kültürel. anadoluda herhangi bir insanın en fazla 3-4 kuşak öncesine gidin yine boy boy çocuk görürsünüz.

bu olay hala feodal çağdan falan da kalsa kültürel. nasıl anlatayım bilmiyorum da çocuk yapsam şöyle olur yapmasam böyle olur gibi bir düşünce yok. yetişkin olduğun günden elden ayaktan düştüğün güne kadar sağlıklı kaldıkça çocuk yapılıyor.

yani bu neden orta doğulu insanlar 20'li yaşlarının başında evleniyor? demek gibi bir şey. sorgulanamaz bir olay.

videodaki aile ise bu geri kültürü aşmaya çalışıyor gibi geldi. durumları düzeliyor, zaten sosyal devlet içinde kendine asgari ücretli iş alsa çocuk yardımlarıyla Türkiye'den 10 kat daha iyi yaşayacaklar.
0
patronaj
(01.09.20)
1 korunmuyorlar
2 ölüm riski artınca daha da çok çocuk yapılır evrimsel olarak.
0
turbo sadık
(01.09.20)
(7)

Almanya'ya nasıl giderim?

tchuck
30 yaşına geldim, 31 olucam hatta 4 ay sonra.evliyim.yazılımcıyım.backend'de ileri seviye laravel ve php biliyorum.frontend'de vue, reactjs biliyorum bir de standard frontend teknolojileri işte söz etmeye bile gerek yok. sass, jquery, css, html vs. hepsi.git vs. gibi teknolojilerin de üstünden geçme
30 yaşına geldim, 31 olucam hatta 4 ay sonra.
evliyim.

yazılımcıyım.
backend'de ileri seviye laravel ve php biliyorum.
frontend'de vue, reactjs biliyorum bir de standard frontend teknolojileri işte söz etmeye bile gerek yok. sass, jquery, css, html vs. hepsi.
git vs. gibi teknolojilerin de üstünden geçmeme gerek yok.

7 senelik tecrübem var.
çok sayıda projede yer aldım, sadece son 1.5 senede 5 tane saas projesinde yer aldım. bunlardan 2 tanesi bizzat kendime ait projelerdi.

söylemeyi unuttum; buradaki yaşımdan sonraki en büyük problem diplomam.
deü iibf diplomam var yalnızca. mühendislik diplomam yok.

bana bir yol söyleyin, gideyim sabah akşam onunla uğraşayım.
kanada'yı denedim daha öncesinde, ancak teorik olarak altından kalkamadım. kenarda 120bin kanada dolarım olmadığı sürece orası hayal gibi.
0
tchuck
(31.08.20)
Almanyada iş aramak için en en en önemli şeyden bahsetmemissin, Almanca biliyor musun? Cevap evetse yuruyebilirsin...
0
superfluid
(31.08.20)
xportant +1

kardesim almanya'da, ben de almanlar dil konusunda serttir diye biliyordum ama hic oyle olmadigini soyledi, ayni ofiste calisan bazi elemanlarin almancasi baslangic seviyesinde imis.

kanada'da sana kucak acar ama ben olsam avrupa varken amerika kitasina gelmem. 120bin kanada dolari nerden cikti onu anlamadim, oyle bir para gerekse buradaki gocmenlerin yarisindan fazlasi burda olmazdi..
0
cooperr
(31.08.20)
Hocam yol belli, şirketlere sıradan başvuruyorsunuz, kabul edene gidiyorsunuz. Evrak işlerinizi genelde onlar hallediyor. Almanya'ya giden 50-60 tane arkadaşım vardır, bizim dönemin yarısı orada neredeyse, hepsi böyle yaptı. Hiçbiri Almanca bilmiyordu.

Tek tavsiyem şu olabilir, alaylı olduğunuz için aşağıdaki konseptleri öğrenmemiş olabilirsiniz. Bunlara bir bakın, çünkü mülakatlarda soruyorlar. Her projede bilmek gerekmiyor, ama soruyorlar işte.

1- Big-O notation / algoritma analizi / algoritma karmaşıklığı
2- Thread nedir, process nedir. Lock nasıl çalışır, multi-threading
3- Framework değil de kullandığınız dilin temelleri. PHP'de array reallocation nasıl oluyor? JS'te currying nedir? Prototype nasıl çalışır?
4- Basit data type'lar. Stack/linked-list/binary tree falan.
5- Basit string/array operasyonları. String reversal mesela çok popüler bir soru, çünkü cevabı yok :) Altta dönen olayları biliyor musunuz diye soruyorlar.

Bunların haricinde, özellikle 7 senelik bir developer olarak açık kaynak 1-2 projenizin olmasını beklerler. Olmaması tamamen olumsuz değil, ama genelde oluyor benim denk geldiklerimin. Buna kasabilirsiniz. Bu olmazsa stackoverflow score'u da iş yapıyor.

Yukarıdaki konularda takıldığınız bir yer olursa bi akşam skype vs. üzerinden yardımcı olabilirim.
0
plutongezegendegilmi
(31.08.20)
goethe'de almanca kursu alıyorum. sınıfın yarısı yazılımcı. hepsi senin gibi gitmenin peşinde. en azından a-1 düzeyince almancan olsun, şansın epey yükselir.

onun dışında yapacağın şey basit, linked'inden oradan buradan iş kovalayacaksın sürekli. glassdoor'a da düzenli olarak bak. şu devirde yurtdışına göçmek için yazılımcı kadar avantajlı meslek yok. sen de gidemezsen biz ölelim zaten.

yalnız pandemi yüzünden şirket bulsan dahi gidemiyorsun şu anda, onu hatırlatayım. önce almanya'nın bize kapılarını açması gerekiyor. bir arkadaşım frankfurt'tan iş buldu, kız 4 aydır bekliyor. bu gidişle gidemeyecek gibi.
0
sir gawain
(31.08.20)
dilini bilmediğin ülkede yaşamak istemek dünyanın en saçma şeyi herhalde. yo, iş ortamında dil gerekecek filan diye demiyorum. o ülkenin dilini bilmiyorsan tek sosyal çevren markete gidip alışveriş yapmak olur. ya da senin gibi türklerle takılırsın. e o türklerle takılacaksam ne anladım ben o ülkede yaşamaktan.
0
in a world of magnets and miracles
(01.09.20)
almanyada yasiyorum ve yazilimciyim. bircok sirkette calistim almanyada. dil konusunda sunu diyebilirim ki almanca cok kritik oneme sahip degil, ama ingilizce onemli. simdiki sirketimde ve once calistigim tum sirketlerde birinci iletisim dili ingilizceydi. calisan yazilimcilarin bir cogu dunyanin farkli ulkelerinden gelme nijerya, kolombiya, rusya, brazilya, italya ve cogu almanca bilmiyor. zaten bir iki sene kalan az cok basit almancayi ogreniyor.

ayrica almanca bilmeyenler icin iletisim de cok sorun degil, 40 yas alti bircok kisi ingilizce biliyor yani almanlarla da illa almanca konusmak gerekmiyor. ayrica berlin gibi buyuk sehirlerde cok buyuk gocmen toplulugu var. gocmen denilince de sirf turk, suriyeli akla gelmesin ozellikle yazilim alaninda ispanyol, italyan, guney amerikali, rus, polonyali buyuk bir kitle var. elbette turkler de var.

yani almanca bilmek iyi olur, kulturel adaptasyonu hizlandirir ve iletisimi guclendirir. ama bilmeyince de kisi yanlizliktan olmez.

is bulma acisindan diplomanin hicbir onemi yok, hatta universite mezunu olman bile onemli degil. yeterki isini iyi bil, is gorusmesinde kendin goster, ve daha once iyi isler cikarmis ol. ama en buyuk avantaj daha once calistigin sirketler olur is basvurularind. ornegin turkiyede ibm ayarinda, o da olmazsa vodafone, siemens ayarinda bir sirkette calismis olmak iyi bir referans elbette.

diploma ancak calisma izni alirken resmi prosedurlerde problem olabilir. ama ornegin almanyada buyuk bir sirket seninle sozlesme imzaladiysa isterse lise mezunu ol verirler calisma iznini. tabi seni alan sirket kucuk bir sirketse bu sefer biraz daha fazla sorgularlar.

linkedinde profiline uygun islere basvur, er gec birileri is gorusmesi yapmak isteyecektir. eger iyi bir github profili vs gosterirsen donus orani yuksek olacaktir. cv de gercekten iyi bildigin isleri bulundurmak bunun yaninda yazilim mimarileri, ornegin microservices konusunda bilgili olmak iyi olur. yazilim testleri ozellikle unit test yazabilmeni isterler. devops, continues delivery, continues integration yaninda aws, azure, google cloud gibi bulut sistemler konusunda bilgili olmak cok buyuk avantaj saglar.
0
emrahday
(01.09.20)
yani yol cok basit. xportant zaten temel seyleri yazmis. hackerrank, leetcode aciyorsun, oradaki programlama sorularini cozup mulakatlara hazirlaniyorsun. daha sonra sirketlere basvurup mulakatlara giriyorsun.

almanlar dil konusunda serttir evet ama almanca olmadan da cok rahat is bulabilirsin. hicbir arkadasim almanca bilerek gitmedi, hepsi oraya gidince ogrendi.

ps: bosver almanyayi, hollandaya gel. hem gitmesi daha kolay hem de insanlari yabancilara karsi daha hosgorulu.
0
crucio
(01.09.20)
(4)

Yazılımcılara ufak bir soru

hlt1985
Bir proje üzerinde çalışıyorum, akşam evdeki bilgisayarda, sabah iş yerinde zaman buldukça yazayım diyorum. Ama proje php ve lokalde db'yi kullanıyorum. Şimdi ben hangi platformu kullansam da bu kodlar internette saklansa ben visual studio code üzerinden otomatik olarak bu projeye erişsem, bir günce
Bir proje üzerinde çalışıyorum, akşam evdeki bilgisayarda, sabah iş yerinde zaman buldukça yazayım diyorum. Ama proje php ve lokalde db'yi kullanıyorum. Şimdi ben hangi platformu kullansam da bu kodlar internette saklansa ben visual studio code üzerinden otomatik olarak bu projeye erişsem, bir güncelleme yaptığımda netteki dosyalarda güncellese? Ek olarak bir de lokalde olan db var bunu nasıl halledebilirim? Github ve gitlab var ama kafam karıştı, bilale anlatır gibi anlatacak olan var mıdır?
0
hlt1985
(31.08.20)
version control kullanman gerekiyor.

git ve mercurial var. bu sistemler doğrudan projenin kendisi için kullanılıyor, değişiklik yaptın, commitledin, yarın o değişikliği de görebiliyorsun, geri alabiliyorsun. siteyi yayınlarken sürüm kodu veriyorsun vs.


github ve bitbucket gibi sistemler ise git tanımladığın projeleri remote olarak yönetebilmeni, indirmeni değişiklik yapmanı, isseu'lar açmanı sağlıyor, lokaldeki bilgisayara herkes erişemeyeceği için arada bir hub görevi görüyor aslında.

sen projeye git tanımlıyorsun, değişiklikler yapıyorsun commit ediyorsun, sonra push ediyorsun. sonra bir başkası veya sen projenin son halini başka bir bilgisayara pull ediyor değişiklik yapıyor commit ediyor push ediyor vs.

dikkat etmen gereken bir şey var, github ve bitbucket'ta public ve private repolar var. proje oluştururken private repo yapmalısın ki insanlar senin profiline girip projeni göremesin, indiremesin.

gitlab kod parçacığı paylaşmak için kullanılıyor, yani yan ürün. konuyla ilgisi yok.
(edit: gitlab'ı gist'le karıştırdım pardon. gitlab kullanmadım hiç bilen varsa yorum yapar zaten)

github'da nasıl proje oluşturulur visual studio code ile nasıl entegre edilir, zaten youtube'a yazarsan türkçe ingilizce sıfırdan anlatan bir sürü içerik var, sözle anlatmak saçma olur.

sen kod yazarken db'lerin birebir eşleşmesini istiyorsan bir şekilde projeye o db dosyasını da entegre etmen lazım ama kesinlikle test datalar olsun, realtime db ile hiçbir bağlantılı içerik olmasın.

eğer eşleşmesine gerek yoksa, hem iş biligsayarında hem evdeki bilgisayarında ayrı db'ler olur zaten.
0
aziz dostum jack
(31.08.20)
@aziz +1, git öğrenmeniz lazım. github/gitlab farketmez, onlar git hizmeti veren servisler. github biraz daha sosyal bir ortam, kayıt olursanız birilerini takip edin, millet nasıl kod yazıyo falan onun görürsünüz, iyi olur bence.

db için normalde docker güzel çözüm, ama tek kişilik proje için bir de onu öğrenmeniz gereksiz olabilir. o yüzden herhangi bir sunucuya db kurun, lokalde değil ona bağlanarak çalışın.
0
plutongezegendegilmi
(31.08.20)
plutongezegendegilmi +1 "herhangi bir sunucuya db kurun" kismina katiliyorum.

evdeki ve isteki projeler bu ortak db sunucusuna baglanir ise, yani projeden ayrilip farkli yerde tutulur ise ilerde rahat edersiniz.

ornegin projenin bir kismi icin baska bir gelistiriciden destek almaniz gerekirse ona databasei de vermeniz gerekmez, github uzerinden kodlari vermeniz yeterli olur. database tek merkezde kalir.
0
emrahday
(31.08.20)
herkes güzel yanıt vermiş. @shadowfollewer'ın cevabına bir alternatif önereyim:
online ide'ler var kullanabileceğiniz. tarayıcı üzerinden tüm geliştirmenizi yapabilirsiniz. hatta VS Code kullanmak istiyorsanız onun online halini de kullanabilirsiniz (VS Code Online). Bunun için Azure hesabı oluşturmanız gerekecek. Ücretsiz sürümünü deneyebilirsiniz. Bu hesaba DB de tanımlayabilirsiniz.
0
biseysorcaktim
(31.08.20)
(9)

iş yerinde tartışma

nzessia
bir yıl önce bir iş yerinin yeni bir biriminde işe başladım. bu yeni birimde benimle birlikte başlayan kişi ile oldukça sorunlu bir iş ilişkisi ortaya çıktı. kendisi işe uygun olmayan, analitik kapasitesi düşük, anti sosyal hareketleri olan bir arkadaş. işe uygun olmadığını, işi sevmediğini kendisi
bir yıl önce bir iş yerinin yeni bir biriminde işe başladım. bu yeni birimde benimle birlikte başlayan kişi ile oldukça sorunlu bir iş ilişkisi ortaya çıktı. kendisi işe uygun olmayan, analitik kapasitesi düşük, anti sosyal hareketleri olan bir arkadaş. işe uygun olmadığını, işi sevmediğini kendisi de ifade etti. bu süreç içerisinde ortak iş çıkarmamız beklendi ve ben önceki deneyimime istinaden ondan daha fazla rol üstlendim, onun açıklarını kapadım. ister istemez bu noktaya geldik, çünkü kalitesi çok düşük işler çıkarıyordu. işin yapısına çok girmek istemiyorum ancak bu müdaheleleri yapmasaydım iş çıkarmamız mümkün olmazdı, ben de başarısız olurdum.
kimin ne kadar katkı sunduğunun ise ölçülmediği bir çalışma ortamı var, özellikle covid ile birlikte üst yönetimle ilişkimiz iyice koptu.
neyse bu arada kendisiyle de zıt bir ilişkim olmadı, arkadaşlık da kurduk. ancak iş sebebiyle gerildiğimiz süreçler de meydana geldi. bu süreçte tüm gün başını ve kafasını sallıyordu örneğin. geçtiğimiz hafta da verdiğim bir geri bildirim hoşuna gitmedi ve benimle konuşmayı kesti. asla kişisel beceriksizliğine yönelik bir geri bildirim değildi, sadece iş ile ilgiliydi. merhaba ve günaydın dediğimde yanıt alamadım. gene elini bacağını sallamaya başladı. benim de bir gün canıma tak etti ve ne sorun varsa konuşalım dedim. bu da bağırdı çağırdı, evet gidelim herkese iletelim dedi. aşkı memnu final sezonundaki behlül gibi koşarak yöneticilere gitti. beni psikolojik şiddet ile suçladı. onu yetersiz görüyormuşum yaptığını beğenmiyormuşum vb. bu kadar mükemmeli hedeflemek benim seçimimmiş. bu arada kendisi iş arayan da bir insan. ancak sonra yöneticilere böyle şikayet etmemiş beni. ben onun özgüvenini düşürmüşüm, yetersiz hissettirmişim (wtf?). sonra ben yöneticilerle konuştum. yöneticiler tabii ki ne şiş yansın ne kebap modunda davranış sergilediler. hiyerarşik olmayan bir yapı yaratmışlar falan filan gibi açıklamalara girildi. sanki ben hiyerarşi kuruyormuşum gibi algıladım. benim deneyimime istinaden süreci daha iyi yönetmem gerekirmiş vb.(yöneticisi değilim??) sonra da işleri bölelim görelim kim nasıl performans gösteriyor kararı çıktı. şu an hala aynı ofisteyiz ve ben hiç iyi hissetmiyorum. her an panik atak geçirecek gibiyim. her an istifa edebilirim. bu konuda önerileri olan arkadaşlar varsa sevinirim. kendimi de suçluyorum, bir kere bu konuyu yöneticiye taşımıştım genel bir biçimde, ancak çocuğa acıdığım için üzerine gitmemiştim konunun. şu an çok pişmanım.
0
nzessia
(31.08.20)
İyi niyetin size zararı olur. Kılıçları çekmişsiniz bu saatten sonra kimseye acımayın. İşinizi yapın ve gerisine karışmayın. Ne yaparsa yapsın.
0
ykyt
(31.08.20)
Üzdü mu gazla gitsin. Neden bu kadar dert ettiğinizi de anlamıyorum. Çok rahatsizsa isfita etsin size ne
0
allah yazdiysa bozsun
(31.08.20)
İşten istifa etmek gibi fevri kararlar almayın bence. Nasılsa işleri bölelim, görelim kim nasıl performans çıkarıyor kararı çıkmış. Siz kendi performansınıza, iş kalitenize ve etiğine güveniyorsanız, gerisi karşı tarafın problemi.

Şu kısacık iş hayatımda anladım ki, iş yerinde yöneticilere, her ne kadar kendinizi haklı görseniz de, bu su götürmez bir gerçek olsa bile, şu çalışan böyle yapıyor, şöyle kötü çalışıyor vs. demenin hiçbir faydası yok. Genelde iki çocuğunu birbirine düşürmemek için iki tarafa da birbirinin haklı olabileceğini göstermeye çalışan ebeveyn tavrı takınıyorlar. Dediğim gibi kendi yaptığınız işe odaklanmaya çalışın bence.
0
yuzır
(31.08.20)
Yöneticiler olayın az-çok farkındadırlar ama siz olayı yansıtmadığınız için teferruatını bilmeyebilirler.

Siz olayı anlattıysanız gerisine karışmayın. Bundan sonrası yöneticilerin bileceği bir iş. Sakin bir şekilde işinizi yapmaya devam edin. Mümkünse arkadaşınızla da arayı resmi bir seviyede iyileştirin.


.
0
kartallar yuksek ucar
(31.08.20)
Krizi gayet başarılı yönetmişsin. Korkması ve gitmesi gereken kişi sen değilsin ki. Niye sen istifa ediyorsun onun yerine.

Panik atağın sebebi de sinir boşalması. Geçer. Dışarı çık bugün biraz mümkünse. Güneşte dur. Pelte gibi olursun.
0
pass
(31.08.20)
Asıl party şimdi başlıyor. Sen nereye gidiyorsun.
Ona kimin daha iyi olduğunu göster!
0
ir10
(31.08.20)
bence de üzülmeni gerektirecek bir durum yok.

işinden yana sıkıntı yoksa, kaldı ki kim bilir kaç zamandır orada çalışıyorsun insanlar senin nasıl birisi olduğunu zaten öğrenmiştir.

yap işini, çekil. bu kadar.
0
hem şişko hem deli
(31.08.20)
Bence olgun davranmanın, insan olmanın bedelini ödüyorsun hayatın her alanında bir çoğunun yaşadığı gibi. Buz gibi ve kendinden emin dur. Asla endişelerini, moral bozukluklarını belli etme. Onun kendisini rezil etmesine ve küçük düşürmesine izin ver. Sen kendinden emin olan cool adam/kadın ol.

Sen şimdi şaşırıyorsunya böyle mi hissettirmişim, öyle mi düşündürmüşüm diye. Pek ala bunu yapmış olabilirsin. Çünkü böyle embesil tipler kendinden emin, işini bilen insanların duruşu altında bile ezilirler. Suçlayacak adam arıyor ve çirkefleşerek üste çıkıyor aklı sıra,başka bir şey değil. Yöneticilerle de istediğiniz kadar kopuk olun beceriksiz biriyse bundan haberdarlardır ve sadece ortalık karışmasın istiyorlardır. Kimin ne olduğuyla hiç bir alakaları yoksa da zaten o zaman bu olay sonrası senin hakkında ne düşüneceklerini de o kadar önemseme.

Senin burada eksiğin ve öğrenmen gereken iyi niyetli ve profesyonel olmanın iş hayatında yeterli olmadığı gerçeği, güçlü olmanın ve etrafındakilerin senden yeterli miktarda korkması gerektiği. İnsanlara çok fazla iyi davrandığında senden çekinmezler ve bunun sonucunda ya seni saymazlar ya da böyle en ufak olayda seni pataklarlar. Mesafeni koru ve kimseye acıma. Daha bir dünya şey anlatırım da hepsini öğreneceksin zaten düşe kalka :)
0
cosmicgadin
(31.08.20)
Hocam hatanız "iş yetişsin" diye fedakarlık yapmanız. İşin yetişip yetişmemesi sizin probleminiz değil, yöneticinizin problemi. İş yetişmezse siz değil, yöneticiniz başarısız olur. Kim nasıl iş yapıyor, yetişir mi yetişmez mi vs. yöneticinin görev tanımı bu yani.

Dolayısıyla en güzeli şu, işler net bir şekilde bölünsün, üstünüze düşeni yapın, gerisini ellemeyin. Elemanla da siz değil yöneticiniz uğraşsın.

TR'de hakkıyla yöneticilik yapabilen birine denk gelmedim, onu da not olarak düşeyim. Sizin yöneticiniz de çok iyi görünmüyor, olayın bu noktaya gelmesine müsaade etmemesi gerekiyordu. Hatta şu an gözlerinde siz "sorun çıkaran eleman" olmuşsunuzdur muhtemelen. O yüzden enayiliğin anlamı yok, iş batarsa batar, siz de başka yere geçersiniz. Kendinizi yormayın.
0
plutongezegendegilmi
(31.08.20)
(5)

bluetooth kulaklık illa airpods mu?

teritori
iphone'umun emektar kulaklığı bozulunca yeni bir kulaklık almak farz oldu.kullanım amacım;gün içerisinde yoğun telefon trafiği (masabaşı). dolayısı ile mikrofon kalitesi önemliakşamları 1-2 saat basket oynama.bu sebeple bir kablosuz kulanlık almak istiyorum ama 2-3 ay sonra "vay efendim sol kulaklık
iphone'umun emektar kulaklığı bozulunca yeni bir kulaklık almak farz oldu.

kullanım amacım;
gün içerisinde yoğun telefon trafiği (masabaşı). dolayısı ile mikrofon kalitesi önemli
akşamları 1-2 saat basket oynama.

bu sebeple bir kablosuz kulanlık almak istiyorum ama 2-3 ay sonra "vay efendim sol kulaklık çalışmıyor, sağ kulaklıktan az ses gelmeye başladı, şarj olmuyor" gibi sorunlar yaşamak istemiyorum. bu sorunlarla jabra kullanıcıları bile karşılaşmışlar kronik olarak. kullanıp da memnun olduğunuz bir şey var mı?

şimdi ben stabil bir kullanım için illa en az 1000 TL gömüp airpods mu almalıyım?
yoksa "hacı sktret basket oynarken basket oynarken müziği. al bi kablolu kulaklık yaşamına devam et" mi dersiniz?
0
teritori
(31.08.20)
Bana kalirsa kablolu kulakliklar yeryuzundeki en kullanici dusmani urunlerden biriydi :)

Airpods pro kullaniyorum, oncesinde onlarca farkli kablolu, ve belki 5-6 ayri kablosuz kulaklik kullandim. Hicbiri Airpods gibi degil.

Hele ki telefonunuz iphone ise ve kulakligi mikrofonu icin de kullanacaksaniz hic dusunmeyin derim. Hayatiniza kattigi kolayligin karsiligi 1000-1500 liradan fazla olur.
0
msb
(31.08.20)
Xiaomi ve huawei deneyip 2. nesil ve pro AirPods kullandım. Gözünüz kapalı AirPods alıp geçin hocam kablosuz alacaksanız.
0
hadsafhada
(31.08.20)
iPhone kullanıcısıysanız, evet stabil bir kullanım için AirPods alın.
0
fever
(31.08.20)
airpods pro güzel alet. pişman olmazsınız verdiğiniz para için.

yani basket oynarken müzik dinlemem ama masabaşı iş için de iyi ki almışım diyorum.
0
plutongezegendegilmi
(31.08.20)
Android kullanıcısıyım ve yaklaşık 3 aydır Xiaomi'nin Redmi Airdots kullanıyorum. Gayet memnunum f/p ürünü. Tabi ki daha fazla para verip alınacak kulaklık var ama ben bir şey olursa üzülmem mantığında aldım. Parasına göre performansı gayet uygun ve şuana kadar sorun yaşamadım. HepsiBurada'dan 140 tl'ye aldım bir bak derim.
0
gökyüzünerora
(31.08.20)
(20)

Türkiye ygs 1.si olsaydınız

Unde bach canim
Hangi türk üni ve bölümünü seçerdiniz?Yurtdışı imkanınız yok diyelim.
Hangi türk üni ve bölümünü seçerdiniz?
Yurtdışı imkanınız yok diyelim.
0
Unde bach canim
(30.08.20)
galatasaray - hukuk
0
brakgn
(30.08.20)
Pilotluk ya da gemi kaptanlığı ile ilgili bir bölüm. Bu ikisi bence iyi.
0
kickboxer
(30.08.20)
Odtu - ee

Bogazici - bilg. Muh.
0
Avoiding The Puddle
(30.08.20)
Çok yanlış çok.
Cinsiyete plana şu anki duruma vs değişir bu.
Ama Kısaca, yapmaktan keyif alacağın mesleğin okulunu seçmelisin.
Ha, neden keyif alacağını bilmiyorsan o zaman zaten kumar oynuyorsun. Ne yazık ki de büyük çoğunluk için geçerli bu.
0
kisa
(30.08.20)
Koç-Tıp bir numero.

Sonra Sabancı-Koç olmak üzere makine
0
Hallegadola
(30.08.20)
YGS artık yok ama üniversite sınavı soruluyorsa Cerrahpaşa tıp.
0
dissendium
(30.08.20)
Cerrahpaşa tıp +1

Oradan da estetik cerrahi uzmanlığı.
0
Tochinoshin
(30.08.20)
bahçeşehir pilotaj veya itü bilgisayar
0
debian
(30.08.20)
bilkent işletme vs koç işletme'den birini seçerdim tam burslu olarak. sonrasında zaten her türlü yurt dışı kapısı açılırdı.
0
outis2
(30.08.20)
bilkent/elektrik-elektronik
0
vhdl
(30.08.20)
Boğaziçi, endüstri mühendisliği.
İtü, bilgisayar mühendisliği ya da uçak mühendisliği.
Yeditepe tıp ya da diş hekimliği.
0
GoodMorningTeacher
(30.08.20)
Gs de bir bölüm. Ya da Bilkent.
0
westblack
(30.08.20)
cerrahpaşa tıp
0
alt4y
(31.08.20)
Kendi girdiğim sene 1. de olsam muhtemelen yine Ege Tıp'a girerdim çünkü İzmir'den ayrılmak istemiyodum ve maalesef tıp istiyodum.

Şu an 1. olsam Boğaziçi ya da iyi bi özelde Uluslararası İlişkiler isterdim. İçimde en çok yara olan bölüm Uluslararası ilişkiler. Bi de Siyaset Bilimi ile ÇAP yapardım. Mis olurdu :(
0
nundu
(31.08.20)
Sabancı'da mühendislik ya da politika seçerdim.
0
black holes in the sky
(31.08.20)
Dogu gorevi olan bir alan secerdim ki yurtdisi imkanini bir 6 yil daha olmazdi hatta 10.
Sonrasida 1-2bin € ile ucuz isgucu
0
christopher nolan
(31.08.20)
Okul olarak kesinlikle Boğaziçi. Bölüm konusunda emin değilim. Mühendisliklerden biri olabilir belki ama şu an mühendisim ve farklı bir bölümde okumuş olmayı isterdim diyorum bazen.
0
himmet dayi
(31.08.20)
Bölümüm değişmezdi yine bilgisayar mühendisi olurdum ama Koç çok istediğim bir okuldu. Koç üniversitesinde okumak isterdim.
0
cilekli pasta
(31.08.20)
Bilgisayar mühendisiyim, yine aynı bölüm boğaziçi seçerdim. Eğitim çok daha kaliteli olduğu vs için değil, kampüs harika olm. Biz bozkırda harcandık.
0
plutongezegendegilmi
(31.08.20)
Odtü kimya müh.

16-17 sene önce de tek istediğim okul ve bölümdü. Yine olsa, ygs birincisi de olsam, yine seçerdim.
0
pati
(31.08.20)
(6)

Aselsan'da İşe Girmek

depresif genc
Selamlar.İki sorum olacak arkadaşlar:1) Bu Aselsan o kadar büyük şirket ama internet sitelerindeki açık pozisyon sayısı 4 ya da 5. Çalıştığım alan ile ilgili 5 senedir hiçbir pozisyon açılmadı. Buraya bu açılan pozisyonlar dışında farklı kanallardan girenler oluyor da benim mi haberim yok?2) Siteler
Selamlar.

İki sorum olacak arkadaşlar:

1) Bu Aselsan o kadar büyük şirket ama internet sitelerindeki açık pozisyon sayısı 4 ya da 5. Çalıştığım alan ile ilgili 5 senedir hiçbir pozisyon açılmadı. Buraya bu açılan pozisyonlar dışında farklı kanallardan girenler oluyor da benim mi haberim yok?

2) Sitelerinde bir çeşit puanlama sistemi var. Sıralamanız, yabancı diliniz, tecrübeniz, proje ve yayın sayınız gibi kriterler neticesinde size 5 üzerinden bir genel puan veriyor. Sadece bu puana bakıp mı alım yapıyorlar? 4.03 sizce yeterli bir puan mı?

Sorun şu arkadaşlar, kendimi burada çalışacak kadar geliştirdiğime inanıyorum ama işte o ilk görüşmeyi yapacak kapılar kapalı. Odtü, İTÜ diplomam da yok, dolayısıyla arada kaynıyorum.
0
depresif genc
(29.08.20)
ben aselsan degil ama baska bir tskgv sirketinde uzun sure staj bekledim. vakit gelip evraklari hazirladim, her sey hazirdi staja baslamak icin o sehre gidip kalacak yer ayarladim. sonra bi telefon geldi stajin ertelendigine dair. biraz israrla aramiz iyi olan sekretere sordum, araya birisi girdi ne yazik ki dedi. birinin tanidigini almislar benim onume.

bu on bilgiyle cevap vereyim;

1- torpilsiz referanssiz birinin kolay kolay girdigini sanmiyorum acikcasi ben ilk 3 uniden derece ile mezun degilse.

2- tanidik varsa 0 olan puani mulakata 100 vererek falan bi sekilde 5 yapip alirlar. kilifina da uyduruyorlar artik, yazilidan 100 alan kisilere mulakattan 05 verip eliyorlar, 50 alan kisiye mulakattan 100 verip aliyorlar. yani dedigim gibi eger ihtiyac olur da, oraya sokacak tanidik birini bulamazlarsa falan anca sira gelir. zaten guclu birinin tanidigi icin sifirdan kadro bile aciyorlar universitelerde falan. aselsan kerhanedeki bakire degil sonucta.
0
icim urperiyor
(29.08.20)
1. İnternet sitelerini kaynak almak gerçekçi değil. Kariyer.net'te çok uzun süre açık olan iş ilanları oluyor. Biraz reklam, biraz havuz görevi görüyor bu tip ilanlar.

Bir de savunma sanayisine ilk kez giriliyorsa Aselsan gibi büyük ölçekli bir firma yerine daha küçük ölçekli firmalar hedeflenebilir.
0
dissendium
(29.08.20)
1- Açık pozisyon diye bi kavram yok, çünkü şirket çok büyük. Başvuruyorsunuz, CV'niz orada duruyor, sıra gelince arıyorlar. Bahsettiğiniz pozisyon ne bilmiyorum, düz yazılımcı için iş böyle yürüyor.

Kariyer, Linkedin, kendi sitesi vs. buralar çok uzun sürebilir. İçeriden bir yönetici bulup direkt onunla konuşmak en kolayı. Yönetici tanımıyorsanız orada çalışan bir arkadaşınız varsa o da bir yöntem. Benim tanıdığım çoğu insan böyle girdi. Bu bahsettiğimi "torpil" değil, sadece ik yerine direkt pozisyonu açan kişiyle görüşmek daha hızlı ilerliyor.

2- Puan falan gözünüzde o kadar büyütmeyin, ortalama Aselsan mühendisi çok iyi değil. İyi olanlar TR'den gitti.

@Dissendium +1, Aselsan'a iş yapan küçük bir şirkete girip, oradan Aselsan'daki yöneticiyle tanışıp, biraz sivrilerek Aselsan'a geçiş de yapabilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(29.08.20)
1- Evet, doludizgin oluyor. El altından çok CV bırakan var. ODTÜ işletme mezunu arkadaşımı ilgilendiği pozisyona da almadılar adam gerek. Ki onun kadar CVsi dolu insan yoktur. Keyfi başvurmuştu İstanbul’dan Ankara’ya gelmek için. TÜBİTAKa giriş süreci de olmadı. CVnin çok kaliteli olması da işe yaramıyor.

2- Adam gerek yine. Benim ne kadar ASELSAN çalışanı mühendis tanıdığım varsa hepsi ODTÜ Bilkent mezunu bir tane Hacettepe mezunu var. Üniversitelere çok bakılıyor. Giren herkesin de adam ayarladığını düşünüyorum. Ve bu tanıdıklarımın hepsi yeni mezunlarda. Mezun olur olmaz başlamışlardı. Aday mühendislik diye bir şey var okurken oluyorsun ASELSAN TAİ havelsan da, mezun olunca da tutulursan tam zamanlı çalışan oluyorsun.
0
Hallegadola
(29.08.20)
Şuan ASELSAN laz müteahhit kafasıyla yönetiliyor. Karadenizden ref. Bulursanız girersiniz.
0
renegade
(29.08.20)
1) Pozisyon açılmadan, içeriden referansla işe giren çok büyük bir güruh mevcut.
2) Okula, nota, vesaireye inanılmaz derecede bakıyorlar.
Kaynak: orada çalışan arkadaşların.
0
roket adam
(29.08.20)
(9)

Devletin sitesinden veri toplamak yasal mı?

influx
Selamlar,Diyelim devletin sunduğu bir sorgulama ekranı var. Ben buraya bir numara yazdığımda bana bazı bilgiler sunuyor. Ben burada istatistik amaçlı seri sorgulama yapsam ve verileri derlesem başım belaya girer mi? Sitenin fonksiyonu tam olarak zaten bu bilgileri vermek. Kimlik bilgileri vs. gibi ö
Selamlar,

Diyelim devletin sunduğu bir sorgulama ekranı var. Ben buraya bir numara yazdığımda bana bazı bilgiler sunuyor. Ben burada istatistik amaçlı seri sorgulama yapsam ve verileri derlesem başım belaya girer mi?

Sitenin fonksiyonu tam olarak zaten bu bilgileri vermek. Kimlik bilgileri vs. gibi özel bilgiler de değil. Captcha vs. de konulmamış, zaten çok işe yarar şeyler de değil. Kimlik/email doğrulaması bile yapılmıyor sorgu için. Dümdüz sayfa.

Yasalara aykırıysa hangi yasaya aykırı olur bu? Bilişim suçları genelde sisteme girmek zarar vermek vs. üzerine okuduğum kadarıyla. Python öğrenicem derken hapse girmeyelim :)
0
influx
(28.08.20)
illegal olmayan yolla ulaştığın her veri public sayılır. yani o veriyi kullanmak suç olsaydı önce o veriyi oraya koyan suç işlemiş olurdu. gönül rahatlığı ile kullanın verileri.
0
ala09
(28.08.20)
Ticari olarak kullanmak suç olabilir m emin değilim ama benzeri bir şeyi konuşmuştuk.
0
kisa
(28.08.20)
Anonim kullanilirsa sikinti olacagini sanmiyorum
0
kuehles blondes
(28.08.20)
kvkk'ya aykırı. o kişilerin hepsinin rızasının olması gerekiyor senin o bilgileri kullanabilmen için.
0
istististist
(28.08.20)
@kisa: Ne sonuca ulasmistiniz? :)

@j r r tolkien hayrani: Kontrolu yapilmamis, gozden kacmis bir durum degil. Websitesi sirf bunun icin yapilmis hatta. Seri numarasi gibi bir sey girdigim numara da, sirali yani.

@istististist: Icerdigi bilgiler kamuya zaten acik olmasi gereken bilgiler. Ayrica KVKK olmasi icin gercek kisilere ait olmasi gerekiyor, benim gordugum bilgiler tuzel kisilere ait.
0
🌸influx
(28.08.20)
2010 da dernek kurmuştuk ve 2019 da kapattık. Dernek evrakları Valilik Dernekler Bürosunda.
Kurucular, üyeler, tüm adresler ve telefonlar yazılı. Tam bilgilerimizin, Dernekler Masası'ndan kopyalandığı ve satıldığına inanıyorum. Ama ispat edemem. Hergün onlarca şirketten mesaj ve arama geliyor.
İçişleri Bakanlığı'nda bile bu oluyorsa gerisini siz düşünün artık.
0
ankarakecisi
(28.08.20)
@j r r: Olay kanuna aykiri mi degil mi kismindan ciksin istemedigimden siteyi soylemedim, yoksa google dan cikiyor x sorgulama yazinca :)

Gozden kacirmis olmalari tabi ki mumkun, yani en basitinden 3+5 diye captcha bile koymamislar sorguya.

Ben elimle de binlerce sorgu yapabilirim mesela gunde. Yani olay random uretmek vs. degil de "Biz buraya bu sorguyu koyduk ama sen b*kunu cikarmissin, yallah hapse" diyebilecekleri bi yasal dayanak var mi onu ogrenmek istedim. Kisisel veri olsaydi KVKK'ye aykiri oluyor, sisteme izinsiz girsem TCK 243-245. Baska var mi diye merak ettim.
0
🌸influx
(28.08.20)
@playing star again: Hic bu acidan dusunmemistim, binlerce sorguyu kaldiramayacak belki sistem. Sonra sisteme erisilemez kilmaya vs. de gidebilir ucu.

Cok gerekli falan degildi benim icin zaten, Python ve Veri Analizi ogreniyorum, bi fikir uzerinden ilerlemek icin dusunmustum sadece. Sonrasi merak iste.
0
🌸influx
(28.08.20)
Siteleri crawl etmek illegal, api olsa bile illegal, uğraşmak isterlerse uğraşırlar. Ne kadar ceza alırsın bilmiyorum.

Öte yandan, 10 yıldır crawl etmediğim site kalmamıştır. Şu an bir arama motoru şirketinde çalışıyorum, işim crawler yazmak sayılabilir. Başıma hiçbir şey gelmedi, geleni de duymadım. Çünkü genelde karşı tarafa bir zarar vermiyorsun, o yüzden umursamıyorlar.

Bir de anekdot: yıl 2010 falan. Facebook'un bir açığını buldum. Profili kapalı bile olsa birinin tüm fotoğraflarını çekebiliyorum. Hatta silinmiş fotoğraflar bile geliyor falan. 10 TB fotoğraf çekmiştim. Daha da devam edecektim ama bi mail geldi (benim yaptığımı nasıl anladılar, hala merak ediyorum), yapma, elindeki fotoları da sil, oyarız diye. Tamam diyip bıraktım, dava falan açılmadı.
0
plutongezegendegilmi
(29.08.20)
(2)

romanya leyi parasını İstanbul'da nerede bozdurabilirim?

put it in your appropriate place
Birkaç sene önce Romanya gezisinden sonra elimde 6 (yazıyla altı) Leyi kaldı. Değmez ama yine de bozdurmak istiyorum. Kenarda durdukça bana batıyor çünkü. Neyse İstanbul'un neresinde bozdurabilirim?
Birkaç sene önce Romanya gezisinden sonra elimde 6 (yazıyla altı) Leyi kaldı. Değmez ama yine de bozdurmak istiyorum. Kenarda durdukça bana batıyor çünkü. Neyse İstanbul'un neresinde bozdurabilirim?
0
put it in your appropriate place
(27.08.20)
1- Büyük döviz bürolarında vardır, ben (başka şehirden) giderken öyle alıp gitmiştim.

2- Romanya'ya gidecek birini bulup satabilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(27.08.20)
Laleli civarındaki döviz büroları çeşitli dövizi kabul ederler ama 6 ley pek bir para değilmiş. Almazlar yani muhtemelen. Birkaç yüz ley olsa en azından belki.
0
senolll
(27.08.20)
(8)

geç keşfettiğiniz için pişman olduğunuz film/kitap/müzik

tabudeviren
"keşke daha önce, daha erken yaşlarda haberim olsaydı" dedikleriniz...varsa paylaşır mısınız?
"keşke daha önce, daha erken yaşlarda haberim olsaydı" dedikleriniz...
varsa paylaşır mısınız?
0
tabudeviren
(26.08.20)
ben Muse'u çok geç dinledim. nedense inatla dinlememiştim. ilk dinleyince tam da duyuru başlığındaki hissiyatı yaşamıştım.

keza Tool da öyle oldu.

Ghost ile de benzer bir hikayem var.

Kitap konusunda da Sabahattin Alide böyle bir hissiyat yaşadım biraz geç okumuş bulundum ama buna değdi.

Film hatırlamıyorum.
0
AlsterWasser
(26.08.20)
Mark Knopfler/ Dire straits hatta bazen keşke 80'lerde doğsaydim diyorum. Zira a night in London konseri keşke ben de orda olsaydım dediğim konserlerden biri.

Kitaplar için bunu diyemiyorum çünkü ben her kitabın okunacaği bir zaman olduğunu deneyimledim. Bazen eline alırsın ne yapsan da ilerleyemez kenara atarsın ama yıllar sonra bı elime alayım hele dediğinde hemencecik bitiriverirsin. Sanki kitapların da bir kaderi var ilginç:/

Ha yazar olarak dersen Zygmunt Bauman' i daha erken okumak isterdim.
0
Amaranta ursula
(26.08.20)
Karmaşıklık
(27.08.20)
morrissey ve the smiths olabilir, yani üniversiteye başladığım yıl keşfetmiştim, 17 yaşında falandım, keşke lise dönemim de onunla geçseydi demiştim. ama şu da var ki aslında ne kadar geç keşfedersek o kadar iyi diye düşünüyorum, zira eskitme potansiyeli daha düşük oluyor -gerçi çok aşırı sevdiğin birşey olduğunda da "daha ne kadar ömrüm kaldı ki bunu dinleyecek/izleyecek/okuyacak?" diye de düşünebiliyorsun.
0
pasp
(27.08.20)
Tam zamanında keşif ettim ama yine de söyleyeyim:
10 Mart 2007 İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi Konseri
0
Karmaşıklık
(27.08.20)
Niye "daha erken yaşlarda haberim olsaydı" diyelim ki bir film/kitap/müzik için?

Aklıma şöyle bir şey geldi:

İçimizdeki Şeytan'ı lisede okuyup bayılmıştım. Lise bittikten 10 yıl sonra askerde elime geçti, tekrardan okudum, baya sıkıldım. Yani kitaptan tat aldığımı hatırlıyorum, iyi ki "daha az gelişmiş" bir zamanımdayken okumuşum da keyif vermiş. Geç keşfettiğim için "liseli pluton severdi bunu, şimdi sarmıyor" gibi bir pişmanlık yaşayabilirdim belki.
0
plutongezegendegilmi
(27.08.20)
@plutongezegendegilmi +1 tam tersi oldu. Bu sene Brave New World dizisi çıkacak diye tekrar okudum ve aslında bi miktar dandik buldum. Aynı şeyi beraber okuduğum arkadaşım da hissetti. Konuşurken ikimiz de gömdük bol bol. Ha beklentisiz ve ilk kez okusam farklı olabilirdi.

Kitap konusunda neden daha önce okumadım dediğim olmadı. Hatta genelde 2. kez okuduğum ve beğendiğim kitaplarda keşke daha geç okusaymışım ilk okumamda acele etmişim diyorum.

Müzik olarak var normalde eskiden hiç sevmezdim bu sıralar taktım. Ümit Sayın- Fatih Erkoç- Ege falan dinliyorum. Böyle Akdeniz sahillerindeymiş gibi tat veriyor azcık esinti de olunca :D (Pandemi etkisi)

Dizi olarak ben de Altered Carbon izlememekte direnmiştim. Bu sene izleyip bayıldım.
0
eatpraylaw
(27.08.20)
françois truffaut filmleri için düşündüm bunu bir süre önce. özellikle antoine doinel karakterinin gelişimini ele aldığı the 400 blows, antoine and colette, stolen kisses gibi filmleri izlerken "keşke daha önce izleseymişim" dedim.
0
vacigok
(27.08.20)
(8)

Ceng ne demek ?

infernalcadre
Bu donanımhaber liselileri Üniversite konularında hep ceng ceng diye bir bölümden bahsediyor. Iğdırda filan açılmış diye ağlıyorlar.Bu ceng hangi bölüm ? Neden gerçek adını yazmıyorlar ?
Bu donanımhaber liselileri Üniversite konularında hep ceng ceng diye bir bölümden bahsediyor. Iğdırda filan açılmış diye ağlıyorlar.

Bu ceng hangi bölüm ? Neden gerçek adını yazmıyorlar ?
0
infernalcadre
(26.08.20)
Muhtemelen computer engineering. Mal olduklari icin.
0
hot potato
(26.08.20)
ceng %99 bilgisayar mühendisliğidir. Computer Science olarak CS veya CSE gibi kısaltmaların kullanıldığı da oluyor.
İnşaat mühendisliği CE olarak geçer. (Ama tabi burası Türkiye, hele söz konusu Donanım Haber ise herşey olabilir.)

ceng.metu.edu.tr
ceng.iyte.edu.tr
ce.metu.edu.tr
ce.gatech.edu
cee.stanford.edu
0
cursor
(26.08.20)
bilgisayar mühendisliği için kullanılıyor donanımhaber forumda ceng. bkz:(computer enginering)

nedenini bilmiyorum biri demiş öyle ağız alışkanlığı kalmış sanırsam. bir zamanlar orada takılıyordum ordan biliyorum.
0
ot var icersen bok var yersen
(26.08.20)
bilgisayar muhendisligi olabilir ama ona gelde cs diyorlar. ceng; civil engineering olaiblir
0
ahoy kaptan
(26.08.20)
C.eng. = computer engineering = bilgisayar mühendisliği, kesin bilgi.

Bu kısaltmayı odtü'nün icat ettiğini düşünüyorum bölümün web sitesi ceng.metu.edu.tr gibi birşeydi. Bilkent tayfası da bölümüne CS der. (computer science)

İngilizce'sini yazınca veya söyleyince ne oluyor ben de bilmiyorum, gelenek gibi birşey. Hadi bunlar bölümde de, donanımhaber liselilerine ne oluyor onu hiç anlamadım şimdiden havaya giriyorlar sanırım.
0
Lethe
(26.08.20)
bilgisayar muhendisligidir diye dusunuyorum, dili ingilizce olan okullarda bolum kodu o sekilde geciyor.
0
the end of time
(26.08.20)
bilgisayar mühendisliği, kesin bilgi.
0
plutongezegendegilmi
(26.08.20)
"chartered engineer" olarak kullanildigini gordum. British abiler sever, kullanir bunu.
0
cooperr
(26.08.20)
(4)

Lütfen bana bol çilek veya hindistan cevizli parfüm önerin

trablon
duş jeli kokmuyor. parfüm bakıyorum, help.
duş jeli kokmuyor. parfüm bakıyorum, help.
0
trablon
(26.08.20)
kadın/erkek?

kadın olduğunu düşünerek öneriyorum:

dior - hypnotic poison (hindistan cevizi/vanilya tatlı ve etkileyici bir koku, tam kış parfümü)

miss dior cherie (bu da çilek/narenciye baskın bir koku, eski kız arkadaşım bunu kullanırdı. ben çok severdim.)

daha basit şeyler bakmak istersen victoria secret koleksiyonlarında istediğin kokular bulunuyor.


erkeğe önerebileceğim tek parfüm jean paul gaultier le beau
0
a darkness coming
(26.08.20)
erkek
0
🌸trablon
(26.08.20)
Duş jeli değil de küvet varsa banyo tuzu acayip bişey. Kokusu bütün gün kalıyor.
0
plutongezegendegilmi
(26.08.20)
erkek için çilekli parfüm gelmedi aklıma ama hindistan cevizi lime karışımı bir koku istersen creed- virgin island water öneririm. orjinali tabi baya pahalı fakat doldurma parfüm olarak ben açıkçası severek kullanıyorum.
0
bigcaptain
(26.08.20)
(2)

youtube reklamlarından nasıl kurtulacaz? ortak alım var mı?

xu
ps4 üzerinden youtube izliyorum hergün 3-4 saat açık. ama reklamlar artık boku çıktı. premieum üyelik için ortak danaya girer gibi girebilir miyiz? netflix'de spofity'de oluyor youtube'da da oluyor mu?
ps4 üzerinden youtube izliyorum hergün 3-4 saat açık. ama reklamlar artık boku çıktı. premieum üyelik için ortak danaya girer gibi girebilir miyiz? netflix'de spofity'de oluyor youtube'da da oluyor mu?
0
xu
(25.08.20)
Evet. 5 kişiye kadar oluyor.
0
fezagezgini_4
(25.08.20)
Tüm reklamlara karşı çare pi-hole:
pi-hole.net
0
plutongezegendegilmi
(26.08.20)
(4)

Yazılım öğrenmeden önce bilg müh dersleri çalışmak.

neysene
Halihazırda alakasız bir mühendislik dalından mezunum. Fakat işsizlik bedeniyle yazılıma yöneldim. Yöneldim fakat işin mutfağından başlama düşüncesi hasıl oldu. Dedim ki itünün açık ders sisteminden derslerin teorilerini öğreneyim ders yarıyıl programına göre. Örneğin şu pdf gibi gayet açık konu anl
Halihazırda alakasız bir mühendislik dalından mezunum. Fakat işsizlik bedeniyle yazılıma yöneldim. Yöneldim fakat işin mutfağından başlama düşüncesi hasıl oldu. Dedim ki itünün açık ders sisteminden derslerin teorilerini öğreneyim ders yarıyıl programına göre.
Örneğin şu pdf gibi gayet açık konu anlatımları/pdfleri (yüksek lisans dersleri de dahil mğfredat derslerinin %30 u burada var tabi. Ivır zıvır dersleri de ben ünideyken almıştım) var: ninova.itu.edu.tr

Diğer taraftan youtubeda akademisyenlerin anlattığı 4-5 ders var(bazıları eski bazıları da pandemi nedeniyle yüklenmiş farklı ünilerin hocalarından) . Bunlarla temel oluşturup program öğrenmeye öyle başlayayım diyorum.

1-Fakat proje ve sınav gibi bilgimi test edeceğim şeyler olmadığı için ve interaktif bir öğrenme olmayacağı için sizce boşa kürek çekmek mi olur?
2-Dersleri pas geçip yazılım dillerine yönelmek diplomasız biri için çok da önemli değil mi?
3-Bu teori temelleri diplomasız biri için zaten yeterli ve gerekli mi?

Not: ingilizcem çok iyi değil bu yüzden youtube üzerinden MIT üni derslerini anlamak zor oluyor. Özellikle mesleki terimlerle. Fakat bu itü notlarının %60ını çok zorlanmadan anlayabiliyorum.
0
neysene
(24.08.20)
Daha iyi yönlendirenler olacaktır ama ingilizce bilmeden; stackoverflow'da kod ile ilgili çözümleri bulamadan, tartışılanları anlamadan o iş biraz zor olur.
0
archmage mahmut
(24.08.20)
maksat yazılımcı olmaksa (işin network tarafı vs de var)
veri yapıları dersi > algoritma dersi > bilgisayar mimarisi dersi > işletim sistemi dersi > yazılım mühendisliği dersi sıralamasıyla gidilebilir.

1- boşa kürek çekmek değildir. anlayarak ilerleyince ilerde faydasını görüraünüz.

2- çok yazılım dili bilmektense yazılımın (dillerin) temel mantığını bilmek daha önemli. temel mantık oturnca bir dili orta halli öğrenmek 1 ayı geçmez.

3- bu beklentiyle alakalı. iyi yazılımcı ile daha iyi yazılımcının farkı yukarıdaki ders konularına hakimiyetle oluşuyor.

bu şu ana kadar çeşitli projelerde çalışmış olduğum yaklaşık 40 mühendisteki gözlemim.

piyasada daha tecrübeli birisi aksini iddia edebilir, sayfı duyarım.
0
oz suser
(24.08.20)
@archmage +1, önce dil problemini çöz. İngilizce bilmeyen yazılımcı olmaz.
@oz suser +1. Küçük bir ekleme, network'çü olmayacaksan bile bence network dersini de al. Security'ci olmayacaksan bile security dersi de alabilirsin, ben faydasını gördüm.

Küçük projelerde alaylı/okullu olmak farketmiyor da işler büyüdüğünde bu derslerde öğrendiklerin çok önemli hale geliyor.
0
plutongezegendegilmi
(25.08.20)
ingilizce olmadan yapacagin her sey bosa yatirim gibi olacak biraz malesef. once ingilizce sart. kaynaklarin %99u ingilizce, hayatimda turkce bir sey aradigimi hatirlamiyorum. eger kariyer olarak yazilim dusunuyorsan ingilizce cok daha onemli calisacagin urunlerin cogunun supportunu/satisini yapan adamlar yabancilar, bunlarla toplantiya girdiginde ingilizcenin onemini daha da ortaya cikacak.

yazilim, tasarim gibi uretkenlik gerektiren alanlarda bilgini test etmek icin sinav gibi seylere ihtiyac oldugunu dusunmuyorum, elde ettigin ciktidan kendi kendini degerlendirebilirsin.

hem ilgili alanda okuyup ayni zamanda da alayli biri olarak zaten muhendislik dalindan mezun oldugunuz icin ilk asamada teorik dersleri almaniza gerek oldugunu dusunmuyorum. eger uzmanlasmak istediginiz bir alan olursa oraya yonelik arastirmalariniza gore zamani gelince degerlendirirsiniz.

ozetle ne yazmak istediginizie karar verip o dilden baslamaniz daha dogru olur (ingilizceden sonra veya paralel). (yazilimci cesitleri: backend developer, frontend developer ios developer vs)
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(25.08.20)
(4)

Bu laptop alınır mı sizce?

roger cobb
Film, internet ve birkaç basit oyun için kullanacağım. Bu yeterli mi sizce?https://www.hepsiburada.com/lenovo-ideapad-s145-14igm-intel-pentium-n5000-4gb-128gb-ssd-windows-10-home-14-tasinabilir-bilgisayar-81mw003jtx-p-HBV00000TBIHPKapasitesi biraz az, USB bellek alırım diye düşünüyorum.Ayrıca bekles
Film, internet ve birkaç basit oyun için kullanacağım. Bu yeterli mi sizce?

www.hepsiburada.com

Kapasitesi biraz az, USB bellek alırım diye düşünüyorum.

Ayrıca beklesem mi biraz almak için, fiyatlar pahalandı mı son zamanlarda dolar yüzünden?

Şuna da bakmanızı rica edeceğim. Hangisi daha iyi?
www.hepsiburada.com
0
roger cobb
(23.08.20)
İkinciye hiç bakma. İlki iş görür gibi görünüyor. Bu arada fiyatlar uçmuş uzun zamandır bakmıyordum.
0
kumulatifvergimatrahi
(23.08.20)
@vergi, ikincinin sorunu nedir?

@roger, bahsettiğiniz işler için telefonlar bile yeterli oluyor, öyle düşünün. Çalışır yani her türlü. Hangisi daha iyi bilemedim, 128gb olanda depolama yetmeyebilir, ama ikincide hdd olduğu için çok yavaş olur.
0
plutongezegendegilmi
(23.08.20)
pentiumlu laptop alınmaz. min i3 ya da yeni ryzen serilerinden olmalı.
0
papuayenigine02561
(23.08.20)
İkincinin sorunu marka. Arızalandığında çöpe atmak istemiyorsan bilindik bir marka almalısın.
0
kumulatifvergimatrahi
(24.08.20)
(2)

facebook ads targeting sorusu

legalize marijuana
mesela ben buraya target olarak building contractor ekledim (yani yazınca seçenekler arasında çıktı ve işaretledim), ama reklamı rusya'da rusça vereceğim.facebook benim building contractor yazdığımı anlayıp (ki yine söylüyorum, yazınca seçenekler arasında çıktı yani anlıyor olması lazım) doğru targe
mesela ben buraya target olarak building contractor ekledim (yani yazınca seçenekler arasında çıktı ve işaretledim), ama reklamı rusya'da rusça vereceğim.

facebook benim building contractor yazdığımı anlayıp (ki yine söylüyorum, yazınca seçenekler arasında çıktı yani anlıyor olması lazım) doğru targeting yapabilecek mi? çünkü sonuçta rus adamlar bilgi verirken building contractor yazmayacak rusça'sını yazacak. ben bu adamlara ulaşabilcek miyim dersiniz?
0
legalize marijuana
(22.08.20)
şöyle de bir ek yapayım, mesela rusça yazıyorum строительный подрядчик, ama tabi çıkmıyor bir şey seçemiyorum da.

bu durumda iki seçenek var, ya büyük olasılıkla anlıyor, ya da facebook dilini değiştirip rusça girip строительный подрядчик yazıp seçmeliyim:/
0
🌸legalize marijuana
(22.08.20)
%100 emin değilim, ama çok yüksek ihtimalle handle ediyorlardır bu durumu. Yani size sunulan öneri sadece bir text değil, arkada her dilde karşılığı kayıtlıdır, reklamı gösterdiği kişinin diline göre o dildeki karşılığını gösteriyordur.

Siz rusça yazınca çıkmaması da facebook'u ingilizce kullanıyor olmanızdan.
0
plutongezegendegilmi
(23.08.20)
(8)

yeni arkadaşlık kurarken yaşanılan problem

ronartest
bunun ciddi anlamda sıkıntısını çekmeye başladım, istiyorum ki farklı çevrelerden insanlar ile ilişki kurayım arkadaş olayım ama bu arkadaşlıklar çağımızın en büyük hastalıklarından biri olan "benim bir projem var" yüzünden baltalanıyor.eminim bir çok meslekte soru sorma olayından dolayı bıkkınlık v
bunun ciddi anlamda sıkıntısını çekmeye başladım, istiyorum ki farklı çevrelerden insanlar ile ilişki kurayım arkadaş olayım ama bu arkadaşlıklar çağımızın en büyük hastalıklarından biri olan "benim bir projem var" yüzünden baltalanıyor.

eminim bir çok meslekte soru sorma olayından dolayı bıkkınlık vardır. ne bileyim doktor arkadaşa "şuram ağrıyor ne olabilir", avukata "birini öldürsem kaç yıl yerim" gibi...

fakat benim sektörümde (yazılım,mobil yazılım) artık bu bıkkınlık vermeye başladı, askerde mesleğimi öğrenenler bile bir şekilde bana ulaşıp şöyle bir projem var yapalım mı diyorlar.

yeni tanıştığım birçok insanda da aynı şeyi yaşıyorum, sırf bu yüzden uzun bir aradan sonra arayan insanların telefonlarını açmak bile istemiyorum bazen, seziyorum çünkü kesin aklına yeni bir proje geldi diye.

kesinlikle küçümsemediğimden söylemiyorum ama ne bileyim taksicisinden gayrimenkul danışmanı herkesin bir projesi var, mesleği duyunca başlıyorlar projelerini anlatmaya.

artık insanları dinleyip onlara projelerinin bir boka yaramayacağını zaten benzerlerinin olduğunu, planlamasız, bütçesiz bu işlere pek de girilmemesi gerektiğini sandıkları gibi kısa sürede yapılamayacağını vs. söylemekten yoruldum.

evet derdimi şöyle kenara bırakıyorum istediğiniz gibi muamele edebilirsiniz :) fakat bu durumun beni yeni arkadaşlıklar kurmaktan çekindirdiğini farkettim.

çok mu yumuşak başlıyım bilemedim ki
0
ronartest
(22.08.20)
benm bi proj...

Şaka şaka, seni çok iyi anlıyorum. Hukuki konuda çok fazla bilgi talebi geliyor. Bende mesleğimi söylememe kararı aldım. Bu biraz rahatlatıyor. İkinci adımda başka bir meslek uyduruyorum hedef şaşırtıyorum. Son çare ben xxx alanında çalışıyorum o konuları bilemiyorum(bunu sende yapabilirsin) diyorum. Son dediğim kesin çalışıyor bende.
0
infernalcadre
(22.08.20)
@infernalcadre

bir daha görme ihtimalim olmayan taksici gibi insanlara yapıyorum zaten onu ama arkadaşlık kuracağım insanlara da yalan söyleyemiyorum. bir de insanlar yazılımla uğraşan birinin yazılım ile ilgili herhangi bir şeyi yapabileceğini sanıyorlar orda problem çıkıyor.
0
🌸ronartest
(22.08.20)
Seni çok iyi anlıyorum ve infernalcadre+1
Ben hiç mesleğimi farklı şekilde söylemedim ama “o kısım benim alanıma dahil değil” güzel bir cevap bence.
Arkadaşlık kurmaktan bu sebepten çekinmemelisiniz bence, bağlantı kurmayın bu durumla veya şöyle düşünün, sizden faydalanan insanlardan siz faydalanabilir misiniz?
Mesela beni geçen akşam bir arkadaşımın arkadaşı aradı, işte olmama rağmen 40 dk konuşmuşuz ve tamamında ben bir konu anlattım. Adam avukatmış, bir şeye ihtiyacın olursa ilk beni ara sana borçlandım dedi. Normalde “ay yok canım olur mu öyle şey” derdim. Ararım, teşekkür ederim dedim. Fazla avukat göz çıkarmaz :)
0
irene
(22.08.20)
Hahahaha, bunun bi model de üstü var, bi projem var ama söylemem, çok gizli, sen fikrimi çalarsın diyenler.

Ben genelde yüksek fiyat çekiyorum, bazı arsızlar "öğrenci falan tanıdığın yok mu, ona yaptıralım" diye bastırıyor. Ona bi çözüm bulamadım hala.
0
plutongezegendegilmi
(22.08.20)
Ben yazılım geliştiriciyim, (bkz: algorithmic trading) yapıyorum. Aynı sıkıntı bende de vardı, artık borsa, hisseler vb detaya inmeden yazılımcıyım deyip geçiyorum. Ne yazılımı deyince de matematiksel hesaplamalar vb diyorum, anlamıyorlar zaten, konu orada kapanıyor.

Senden faydalanmaya çalışan adamdan arkadaş olmaz zaten, boşver açma telefonu.
0
hayirsiz
(23.08.20)
Buna benzeri bende de oluyor ama iyi ki yazilimci filan degilim, hic cekilmezdi.
Hicbir yazilimci arkadasima da (sonradan arkadas olduklarim dahil) bu sekilde gitmedim, bence o kisilerle arkadas olma zaten.
Daha bismillah yani.

Asiri spesifik, mesleki terimli filan bir sey soyle, yazilimci diyince her seyi yapabilecegini filan zannediyor insanlar cunku.
0
kuehles blondes
(23.08.20)
aynı sektördeyiz, ben de benzer bir şeyden muzdaribim.

ben yüzeysel dinleyip direk olumsuz yaklaşıyorum. yapılmıştır o araştırdın mı? o iş zor çok para lazım, işin arka kısmı senin düşündüğün kadar kolay değil vsvs. kendi projelerim var onlarla ilgileniyorum dışarıdan proje yapmıyorum falan da diyorum.
0
ayin yazari
(23.08.20)
Hahah, eşim yazılımcı, babası her konuşmamızda ayrı bir fikirle geliyor. Nasıl da ısrarcı. r volution'un dialoğunu beğendim. Projesi olan insanlar bunun sermaye gerektiren bir iş olduğunu düşünemiyorlar bile.Bu bizim babaya çözüm değil ama çevreden gelen talepleri püskürtür.
0
SiyamkedisiZorro
(24.08.20)
(6)

Sizce Trump seçimleri kazanabilecek mi ?

Avoiding The Puddle
Hayırsa neden ?
Hayırsa neden ?
0
Avoiding The Puddle
(21.08.20)
Kazanirsa dalavere ile kazanacak. Oyle olmasa su anda postayla oylamayi sabote etmek icin bu kadar caba harcamazdi.
0
fortisvita
(21.08.20)
Bana elini kolunu sallayarak kazanacak gibi geliyor. Sabah Biden'ın DNC konuşmasını izledim, dişe dokunur hiçbir şey söylemeyen yaşlı bir bunak olduğunu düşünüyorum. Kılıçdaroğlundan bile kötü. Tüm konuşması "make america great again" temalıydı, ekmek için ekmeleddin'den bile kötü yav sdfgsdfg.
0
plutongezegendegilmi
(21.08.20)
alir bence de
0
baldur2
(21.08.20)
İktidar olan başkanların çoğu çift dönem başkanlık kazanıyorlar. Baba Bush istisna. Herkes Biden alır diyor ama bence Trump reyiz alır yine. Biden gelirse Suriye iç savaşının çıkması gibi başka ülkelerde ortadoğuda iç savaş çıkabilir, demokratlar rahat durmazlar yerlerinde; cumhuriyetçiler gibi açık açık yapmak yerine gizli gizli alttan oya oya ortalığı karıştırırlar. Obama ve Clinton ile Reagen ve Oğul Bush dönemlerini düşünün dediğimi anlayacaksınız. Biden'ın yakacağı kıvılcım bizde ormanları yakabilir. Trump alsın, 1-0 olsun bizim olsun.
0
Hallegadola
(21.08.20)
Oncelikle %10 Biden muhabbetleri toplam oy. Hillary de toplam oyda fark atmisti ama eyalet sistemi su an dusuk populasyonlu kirsal bolgeleri kayiriyor. Dunyanin bir cok yeerinde dusuk populasyonlu kirsal bolgeleri sehirlere karsi ezdirmeyen benzer sistemler var Turkiye de dahil olmak uzere.

Amerikan demografisi Cumhuriyetciler bir politik pozisyon degisikligine gitmezlerse surekli Demokrat tarafa dogru donuyor. 2030lar civari Texas'in Demokratlara gececegi tahmin ediliyor. Trump zaten 2016'da "Ben secilmezsem bir daha cumhuriyetci baskan goremeyeceksiniz" demisti ki kesinlikle hakli.

Amerikan secmeni de bircok ulkedeki gibi fanatik taraftarlar haric ekonomi yonetimine bakiyor. Trump bu salgin olayi olmasa bala gote iyi goturuyordu. Salgindan sonraki dususte saglam puan kaybetti.

Biden en iyi ihtimalle meh bir aday ama su andaki durumda Trump karsisina averaj joe bir adam koysan da epeyce sansi var.
0
cleric
(21.08.20)
@cleric bir bakıma haklı evet. Türkiye'de sağ cenah nasıl kan kaybediyorsa, büyük Türkiye yani Abd'de de demokratlar artıyor. Özellikle sjw'ler bu işi götürüyor.

Normal şartlar altında savaş,salgın, doğal afet vb. durumlar her zaman iktidara yarar. Ama 21.yy dünyası çok farklı neler göreceğiz daha kim bilir?

Yeni bir dünya insanı profili yaratılmaya çalışılıyor, dediğim gibi sjw öncüleri başta olmak üzere. Trump bu tip akımlara karşı bir profil sergiliyor. Ama nedense Trump'ın alacağını hissediyorum, bilmiyorum. :)
0
Hallegadola
(21.08.20)
(5)

yurtdışından tr banka hesabına swift

arkadakiadam
merhaba, yurtdışından türk lirası hesabına euro swift'i yapılabilir mi?
merhaba, yurtdışından türk lirası hesabına euro swift'i yapılabilir mi?
0
arkadakiadam
(20.08.20)
Hayır, ama euro hesabı açarsanız oraya yapılabilir.
0
plutongezegendegilmi
(20.08.20)
Yurtdisindan turk lirasi hesabina para gondermek icin en iyi cozumlerden biri transferwise.com

Bir goz atin isterseniz.

Ola ki uye olmak isterseniz; transferwise.com
0
harmonikhakaret
(20.08.20)
Euro olarak aktarma için swift kullanman lazım transferwise kullanırsan EURO => TL olarak aktarıyor haberin olsun.
0
Uncle Sam
(20.08.20)
euro hesabı aç ve garanti olmasın, euro gönderdi akrabalar, 35 euro kestiler haram zıkkım olsun
0
cccbehzatccc
(20.08.20)
yurtdışı euro hesabından yurtiçi tl gönderilebilir.
parayı çekerken bir kaç senaryo vardı ve her bankanın kendine özgü yöntemi vardır. her türlü banka kar eder.

euro hesabı açılabilir. bir çok bankada ücretsizdir ve internette birkaç saniyede açılır. Banka şubesiyle görüşülüp ayrıntılar öğrenebilir ancak genel olarak bankalarda 15 gün valör kuralı vardır. bazı bankalarda euro hesaba gelen para 15 gün hesapta beklediği takdirde masraf alınmadan para çekilebilir.
0
cliquot
(20.08.20)
(2)

programlamaya başlangıç

asocial anchorman
sıfırdan başlamak istiyorum. pyhton'un başlangıçta konseptleri öğrenmek için güzel bir dil olduğunu yazmışlar. isteğim js öğrenip front-end alanında yazılım yazmak ama başlangıç dostu bir dil olmadığını okudum genel olarak. python'a başlayıp sonra js'ye geçmek mantıklı bir hareket mi? anladığım kada
sıfırdan başlamak istiyorum. pyhton'un başlangıçta konseptleri öğrenmek için güzel bir dil olduğunu yazmışlar. isteğim js öğrenip front-end alanında yazılım yazmak ama başlangıç dostu bir dil olmadığını okudum genel olarak. python'a başlayıp sonra js'ye geçmek mantıklı bir hareket mi? anladığım kadarıyla, bir dil öğrenince mantığı anlıyorsun ve diğer dilleri öğrenmen kolaylaşıyor, doğru mudur?
0
asocial anchorman
(19.08.20)
doğrudur, ama fe dev. olmak için bolca html ve css de öğrenmeniz gerekecek, python öğrenmenizin ona bir faydası olmaz. dolayısıyla bence direkt şuradan başlayın:

www.freecodecamp.org

önce responsive web design'ı öğrenin. burada sadece görsel olarak site yapmayı öğreneceksiniz, mesela ekşi duyuru'yu yapacaksınız ama üyelik, soru ekleme falan olmayacak, sadece bu kareler/dikdörtgenler nasıl yapılır, renk nasıl verilir, buton nereye nasıl konur falan onları öğreneceksiniz.

ardından javascript dersini tamamlayın. ondan sonra da frontend libraries dersini tamamlayın.

ilki biraz daha genel programlama dersi. oradan edindiğiniz bilgiyi isterseniz daha sonra backend kodu yazmak için de kullanabilirsiniz.

ikincisi ise direkt frontend kodu yazmaya yönelik. mesela yine ekşi duyuru'yu yaptınız, üye kayıt ederken email/password'ü sunucuya nasıl gönderirsiniz, gelen cevabı nasıl işlersiniz, kullanıcının oturum açıp açmadığını nasıl anlarsınız vs. bu tarz şeyleri öğrenirsiniz. (çok daha ileri seviye şeyler de var, ama önce bunları öğrenin, diğerleri daha sonra bir şeyler ifade etmeye başlar).

tl-dr: FE dev olacaksanız bence python öğrenmeye gerek yok. direkt html/css ile başlayın, sonra da js'ten devam edin.
0
plutongezegendegilmi
(20.08.20)
plutongezegendegilmi nin cevabında bahsettiklerine tamamen katılıyorum.
bir de javascript hakikaten derinlemesine öğrenmeye kalkıldığında çok zor bir dil. ancak js i iyi öğrenmeden, sadece temellerini öğrendikten sonra fe library’lerini öğrenmeye başlayabilirsiniz.
ben demiyorum bunu dan abramov diyor.
0
oz suser
(20.08.20)
(8)

arabayla ankara'dan istanbul'a yolculuk

tek yaprak havlu
cumartesi sabah 8 gibi çıkıp yollara düşeceğim. hgs'm yok. ücretli yollar varmış sanırım. ilk defa gideceğim de. ücretli yoldan gidip sonradan hgs çıkartacağım.nelere dikkat edeyim?
cumartesi sabah 8 gibi çıkıp yollara düşeceğim. hgs'm yok. ücretli yollar varmış sanırım. ilk defa gideceğim de. ücretli yoldan gidip sonradan hgs çıkartacağım.

nelere dikkat edeyim?
0
tek yaprak havlu
(19.08.20)
Dikkatli gidin
Surat yapmayın.
Kimseyle inatlasmayin
Yorulunca durun bu şu soda çay vs için
0
kisa
(19.08.20)
Hgs için dikkat edecek bir şey yok.
0
kisa
(19.08.20)
ben 8'de çıkıp iş trafiğine yakalanmıştım, bulunduğunuz yere göre değişir tabi bu, hatırlatayım dedim.

yol 30 lera, 15 gün içinde halledersiniz.

abant tarafındaki yokuşlar nedeniyle kamyonlar zorlanıyor. sürekli birbirlerini solluyorlar. onlara dikkat edin. bazen üç şeridi birden tıkadıkları oluyor.
0
bruges
(19.08.20)
çıkış saati iyi
kaynaşlı ya da hendek te mola verip köfte molası iyi gider.
120 hız sınırı var. sakın geçmeyin.
geçiş ücreti daha sonra plakanıza da geliyor.
0
ankarakecisi
(19.08.20)
çok radar var basmayın. hgs'yi internet bankacılığından bile halledebiliyorsunuz eğer bankanız hgs veriyorsa.
0
argent dawn
(19.08.20)
otobana girin, basarsanız da arada, bolu'da falan mola verin çünkü ortalama hız ölçen radarlar var. ankara-istanbul otoyolu tr'deki en rahat yollardan biri, içiniz rahat olsun.
0
plutongezegendegilmi
(19.08.20)
Trafik sakin giderken Kocaeli civarında yoğun ve aralıksız bir hal alıyor, kenara çekeyim deseniz diyemeyeceğiniz bir tempo oluşuyor, o kısma hazırlıklı girmenizi öneririm. Yani, "işte geldik sayılır, yol bitti" gibi değil de "esas şimdi başlıyor" gibi. Onun dışında sorunsuz yoldur gerçekten, özellikle ilk yarı.
0
firez
(19.08.20)
Kahramankazan tabelasını takip edin etmezseniz otobana istemsizce girmiş olursunuz dikkat edin yeter.
0
smokee
(19.08.20)
(5)

Apple bilgisayar almaca

kisa
Konuya çok uzağım, bir tanıdığım bana danisti ben de buraya soruyorum :)Kız öğrenci, çocuk bir Apple alacakmış. Bunun garantisinden taviz vermeden en ucuz nereden alınır? Fiyatlar tekel gibi sabit mıdır?Macbook pro 13'' touchbar 1.4ghz QC i5 128gb ssd 8gb ramMuhn2tu/a Teşekkürler.
Konuya çok uzağım, bir tanıdığım bana danisti ben de buraya soruyorum :)

Kız öğrenci, çocuk bir Apple alacakmış. Bunun garantisinden taviz vermeden en ucuz nereden alınır? Fiyatlar tekel gibi sabit mıdır?

Macbook pro 13'' touchbar 1.4ghz QC i5 128gb ssd 8gb ram
Muhn2tu/a

Teşekkürler.
0
kisa
(19.08.20)
Appleda bu aralar okula dönüş kampanyası var, yanında airpods hediye ediyorlar.

Ancak en iyi fiyatı pozitif teknolojide bulursunuz. Garantisinde falan bir sıkıntı çıkmaz.

Karar sizin.
0
kojonotsuki
(19.08.20)
Fiyatlar çok sabit değildir

apple.com/tr/mac adresinde apple'ın kendi fiyatları var buradan almanın artısı bilgisayarları stok halinden farklı şekilde kişiselleştirebiliyoruz işlemci, ram, depolama, ekran kartı takviyesi gibi.

yetkili apple satan siteler var escmarket gibi, vatan falan da satıyor onlar fiyatı biraz kırabiliyor fakat her zaman stok model satıyorlar kişiselleştirme yok. Bi de apple sitesinde her zaman en son model ne varsa o gelir, yetkili satıcılarda eski model elde kalan cihazlar da satılır. (eski dediğim 2 sene evvelin macbook air'i gibi)

apple'ın kendi education satış sitesi var oradan öğrenci olduğunu beyan ettiğinde bi indirim oluyordu ona bakmak isteyebilirsiniz.

1.4ghz i5 boostla falan can sıkmaz belki ama 128 ssd can sıkabilir bütçe esneyebiliyorsa 256 almak isteyebilirsiniz depolamayı. (ileride alacağınız usb 3.0 harici ssd'nin hızı da it gibi olacaktır yalnızca ekstra bi aparat olarak bilgisayarın dışında kalır)
0
hedep
(19.08.20)
apple'dan alıp öğrenci indiriminden yararlanırsanız %10 indirim yapıyorlar. ancak apple kendi sitesinden sadece en son modeli satıyor, bir kaç yıl önceki modeli alırsanız daha ucuza bir şey denk getirme şansınız olabilir. bir de yetkili apple satıcısından alırsanız hem bir kaç yıl öncesininin modelini alıp, hem de öğrenci indiriminden yararlanabilirsiniz.

elinde kalan stoğu eritmeye çalışan mediamarkt vs. gibi alternatifler hariç en ucuz yol bu.
0
plutongezegendegilmi
(19.08.20)
Pt.com.tr

Stokta olanlar en uygunları oluyor, karşılaştırırsınız.

AirPods vb lazımsa Amazon da satıyor
0
KaraSakall
(19.08.20)
Herkese çok teşekkür ederim. Bu bilgiler çok işe yarayacak gibi
0
🌸kisa
(19.08.20)
(9)

covid pozitif ihtimali durumunda yapılacaklar

blatta hiberna
merhabalar,son derece dikkat etmeme ve evden çok az çıkmama rağmen (zaten evden çalışıyorum, o yüzden kolay oluyor) cumartesi günü iki saat görüştüğüm bir arkadaşımın pozitif olma ihtimali çok yüksek.kendisinin benden bir gün önce, yani cuma günü görüştüğü kişi pozitif çıkmış, bugün öğrendik.şu anda
merhabalar,

son derece dikkat etmeme ve evden çok az çıkmama rağmen (zaten evden çalışıyorum, o yüzden kolay oluyor) cumartesi günü iki saat görüştüğüm bir arkadaşımın pozitif olma ihtimali çok yüksek.

kendisinin benden bir gün önce, yani cuma günü görüştüğü kişi pozitif çıkmış, bugün öğrendik.
şu anda hastanede.
biz de cumartesi görüştük, dolayısıyla (sanmıyorum ama) ben de pozitif olabilirim.

ikimizde de semptom yok.
doktoru evde karantinada bekleyip bulaşın gerçekleştiği günden (cuma) bir hafta sonra test yaptırmasını söylemiş.
o pozitif çıkarsa ben de yaptıracağım.

mantıklı olan hemen bugün test yaptırıp bugünden bir hafta sonra tekrar test yaptırmak mı (10-15 gün içinde iki test), yoksa cumadan cumaya bir hafta bekleyip hafta sonu test yaptırmak mı (bir hafta sonra bir test)?
hemen yaptırıldığında pozitif olsanız da test yanlış sonuç verebiliyor ama yine de hemen yaptırmak gerekebilir aslında diye düşündüm, emin olamadım.

ne diyorsunuz?
0
blatta hiberna
(19.08.20)
Bir belirti olmadan test yaptırmaya hastaneye gitmek daha fazla riskli bence.bekle arkadaşın yaptırsın önce.

Pazartesi sabah uyandım boğazım ağrıyordu,sonra burnum akmaya falan başladı.hem kendi doktorumu hem de sağlık ocağını aradım.dedim durum bu.ateş yaptı ama iki doktorunda dediği gibi parol alınca düştü ama büyük boy iki rulo kağıt havlu tükettim burun akmasından.bugün iyiyim.bu süreçte her iki doktorlada düzenli mesajlaştık.eğer artma,nefes problemi,göğüste ağrı olsaydı hastaneye gitmem gerekecekti ama şu an buna gerek olmadığına karar verdiler.kendi doktorumun söylediği çok acil bir şey olmadıkça hastaneye gelme,çok gerekli olursa ben sana gelirim şeklinde.
0
duptıs
(19.08.20)
@panzerkampfwagen iv:
arkadaşım covid pozitif çıkan arkadaşıyla son 2-3 haftada çok kez görüştü.
kızın ne zamandan beri pozitif olduğunu bilmiyoruz.
son görüşmeleri cuma.
biz de cumartesi görüştük.
yani arkadaşıma daha önce de bulaşmış olabilir.
ben de o yüzden mantıksız buldum beklemesini.
hep cuma günü deniyor ama önceden de, hasta olan kız semptom göstermiyorken de bulaşmış olabilir.

yanlış biliyor olabilirim de bana biraz saçma geldi arkadaşımın beklemesi.
o yüzden emin olamadım.
0
🌸blatta hiberna
(19.08.20)
Niye test yaptıracaksınız ki? Amacı ne?

Evde birisi yoksa 2 hafta evden çıkmayın, ki çıkmıyormuşsunuz zaten. Hasta olursanız ve belirtiler ilerlerse, nefes alamamaya falan başlarsınız ararsınız ambulansı gelir alır, gittiğinizde de test (+ tedavi) yaparlar zaten.
0
plutongezegendegilmi
(19.08.20)
@plutongezegendegilmi:

zaten çıkmıyorum evden.
doktor, "semptom olmadığı için sanmıyorum pozitif olacağını ama bir hafta sonra yaptırın semptom olmasa da" diye konuşmuş.

edit:
bu arada tabii konu sadece pozitif olup hasta olmak da değil.
böyle bir risk varken pozitif olup semptom göstermeden başkalarına da bulaştırabilirsin.
o yüzden yaptırmamız gerekiyor zaten semptom olmasa da.
0
🌸blatta hiberna
(19.08.20)
benim arkadaşım haftasonu bir gün ateşlenmiş sonra da geçmiş. başka şikayet yok. hastaneye gittiğinde ne olur ne olmaz test yapalım demişler. test sonucu pozitif. çocuk hastaneye yatmaya gitti ama hastaneye yattığımda şikayetim kalmamıştı dedi.

yani eğer enfeksiyon sıkıntısı yoksa bence vücudun kendi savaşması daha iyi olabilir. verdikleri ilaçlar kalp üzerinde de yorucu olabiliyor çünkü. ağır geçirmiyorsanız ve risk grubunda değilseniz sert ilaçlar almamak iyi olabilir.

hcl özellikle kalbi yoran bir ilaçmış mesela ve arkadaşım bazen kalp çarpıntısı daralma gibi şeyler yaşadığını, bununla ilgili kardiyolojiye kontrole gittiğini söyledi. sebebi covid mi yoksa covid'i tedavi eden ilaçlar mı bilmiyor.

herhangi bir tıp eğitimim yok. tamamen şahsi düşüncelerimdir, ben bu şekilde hareket ederdim. ama siz yine de doktorunuzun yönlendirdiği şekilde gidebilirsiniz.
0
antikadimag
(19.08.20)
@antikadimag:

geçmiş olsun.

zaten semptom yoksa, bence de hastanede yatmaya gerek yok.
sadece şu durumda semptom göstermesem de eğer pozitifsem başkalarına bulaştırmamak adına bilmem gerekir diye düşünüyorum.
karantinada oturuyorum gerçi, bir şey yaptığım da yok ama her ihtimale karşı.
sonradan semptom oluşursa o ayrı tabii.
0
🌸blatta hiberna
(19.08.20)
arkadaşlar semptomunuz yoksa test YAPMIYORLAR. semptonlarınız olsa bile yapmıyorlar, ölmeniz lazım ki test yapsınlar, devlet de aynı, özel de.

boşu boşuna buradan test yaptırmalı mıyım vs.. diye düşünmeyin, zaten test yaptıramayacaksınız.

sırf bu sebeple sakın bi hastaneye gitmeyin, o test sırasında beklerken covid olmanız daha büyük ihtimal.

yine de illa içinize sinsin diyorsanız 170i arayın onlar sizi yönlendirsinler.
0
benaslinda
(19.08.20)
@benaslinda:

geçen hafta risk altında olan arkadaşım özelde hiçbir semptomu olmadığı halde test yaptırdı.
özelde gayet yapıyorlar, test yapılmıyor diye bir şey yok.
amerikan hastanesi'ndeki doktor neden test yaptırın der test yapılmıyor olsa?
0
🌸blatta hiberna
(19.08.20)
@benaslinda
Ben ishal, bas agrisi ve mide bulantisi sebebiyle devlet hastanesine gittim. Hemen test icin yonlendirdiler. Test yapildi su an sonuc bekliyorum.
Acikcasi sosyal medya disinda hicbir yerde test yapilmadigi seklinde duyumlar almadim.

Yalniz su an okuduklarimdan sonra tek korkum; insallah negatif cikar da hastaneden de bir sey kapmamisimdir. Cunku yaklasik 1 saat kadar serum takildi ve bulundugum odada yuksek ihtimalle korona oldugu suphesiyle yatan 3-4 hasta vardi. Herkes maskeliydi, yataklar arasinda mesafe ve perde vardi ama ne kadar korunma saglamistir su an icim icimi yiyor. Keske cift maskeli gitseydim. :((((
0
diyor bir arkadas
(19.08.20)
(4)

şunu nasıl yaparım? lokal klasör paylaşmak?

sanat guresi
masaüstümden bir klasörü karşı tarafla eş zamanlı olarak paylaşmak, lokal klasör üzerinde ortak olarak çalışmak istiyorum. ikimizin de klasörde yapacağı değişiklikler hemen karşı tarafa gelecek. klasöre dosya ekleniyorsa karşı tarafta da senkronize olacak.dediğim işi google backup and sync ile yapıy
masaüstümden bir klasörü karşı tarafla eş zamanlı olarak paylaşmak, lokal klasör üzerinde ortak olarak çalışmak istiyorum. ikimizin de klasörde yapacağı değişiklikler hemen karşı tarafa gelecek. klasöre dosya ekleniyorsa karşı tarafta da senkronize olacak.

dediğim işi google backup and sync ile yapıyoruz ama herkes aynı mail hesabıyla giriş yapıyor. tek yolu bu mu? bildiğiniz başka bir program var mı ya da google backup and sync ile ama farklı mail adresleri kullanarak nasıl yapabilirim?
0
sanat guresi
(19.08.20)
evet backup and sync zaten doğrudan drive'da da paylaşıyor ama benim istediğim karşı tarafın da drive'a gidip ekstra bir indirme işlemine gerek kalmadan yapılan değişiklikleri masaüstündeki klasörde doğrudan görüntüleyebilmesi.
0
🌸sanat guresi
(19.08.20)
One drive bu İşi tam da o şekilde yapıyor. Bilgisayardan klasöre girip notmal işlemlerini yapıyotsun. Otomatik eşzamanlıyor. Arkadaşımın da erişimi varsa o da normal işlemlerini yapabiliyor
0
efruz
(19.08.20)
Dropbox'tan klasör paylaşabilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(19.08.20)
Dropbox kullanıyorum ben bu gibi ortak çalışmalar için.
0
hakmut
(19.08.20)
(18)

Annemin evlat ayrımcılığı

namidigerkokuc
22 yaşındayım. Ama hala annemin abimi benden daha çok düşündüğünü düşünüyorum. Abim ne zaman evde olsa güzel yemekler yeriz çoğunlukla kıymalı falan. Ve annem bunları kendi isteğiyle yapar. O evde olmadığında ise sebze yemeği yiyoruz genellikle. Anneme ev işinde yardımcı olsam da bir müddet sonra bu
22 yaşındayım. Ama hala annemin abimi benden daha çok düşündüğünü düşünüyorum. Abim ne zaman evde olsa güzel yemekler yeriz çoğunlukla kıymalı falan. Ve annem bunları kendi isteğiyle yapar. O evde olmadığında ise sebze yemeği yiyoruz genellikle. Anneme ev işinde yardımcı olsam da bir müddet sonra bunların değeri yitip gidiyor onun gözünde. Naptın ki falan diyor. Ama annem hastalandığı zaman(4 sene önce falan) abim yanındaydı ben başka sehirdeydim. 1 hafta falan evin işlerini abim yapmış ve bunu unutmuyo hala. Normal zamanda bizim evdeyken pek de iş yapan biri değil. Ama nedense benim yaptıklarım pek göze görünmüyor. Beni millete kotulemekten de alikoymuyo kendini. Lise sondayken hep ders çalışıyordum, millete iğneye elini dokamaz diye anlatıyordu. Bilmiyorum neden böyle, kız oldugumdan mi yoksa annem beni sadece 2 ay emzirmis hasta olduğum için, bağlılık mı gelistiremedi acaba? Bu durumu yaşayan var mıdır
0
namidigerkokuc
(18.08.20)
- Bilmiyorum neden böyle, kız oldugumdan mi yoksa annem beni sadece 2 ay emzirmis hasta olduğum için, bağlılık mı gelistiremedi acaba?

ilk secenek.
edit: ve senin buna karsi bir sey yapmaman. muhtemelen "nasil olsa 22 yasinda kiz, yarin elin ogluna gidecek" kafasi var annede. bizde de var boyle akrabalar. adamlar 50lerde, 60larda almanyaya gitmisler. 3 kusaktir oradalar, cocuklarin hepsi almanya da iyi yerlerde okumus insanlar ama bazilari kendi kizini hizmetci gibi kullanip zerre kadar saygi duymuyor. oglanin yedigi b**lar halici doldurur ama her daim kizi ezerler.
0
rm
(18.08.20)
Kız olduğun için +1

Abin "görevi" olmadığı halde yaptığı için aklında kalıyor, ama senden o konuda beklentisi daha yüksek olduğu için bir şey yapmıyormuşsun gibi geliyor.

Güzel yemek olayı abin evde değilse geldiği zamanlarda heyecanlandığı falan içindir, orası normal. Sen evden ayrılıp ara sıra eve gitsen sana da aynısını yapar.
0
plutongezegendegilmi
(18.08.20)
genelde anneler oğullarına daha bir düşkün olurlar, babalar da kızlarına. istisnalar var tabii ki ama genelde böyle oluyor.

ben de 22 yaşındayım, 2 yaş büyük abim var. öyle çok olmasa da temizlik yaparım ama abim eline bir süpürge alınca hemen "bak erkek çocuğu olduğu halde temizlik yapıyor,sen?" der. sanki hiç iş yapmıyormuşum gibi. ayrıca yine dediğin gibi evde her zaman aynı şeyler pişer ama abim gelince kıyma alınıp köfte yapılır. eski insanların zihniyeti işte, onlara göre kız çocukları köle gibi çalışıp hizmet edecek, erkek çocukları da paşa gibi keyiflerine bakacaklar. he de geç. ben artık takmıyorum.
0
rose parks
(18.08.20)
Kiz cocuklar hizmetci, erkek cocuklar gercek evlat oldugu icin. Zihniyet boyle, yapacak tek sey sizin kendi cocuklariniza bu sekilde davranmayip bu zihniyetin degismesine katki saglamak.
0
taurina
(18.08.20)
Erkek olmasi
Ilk goz agrisi olmasi
Oedipus kompleksi-tersten
0
baldur2
(18.08.20)
sorunuzun dogru bir yaniti olabilir mi? muhakkak. ama bu dogru cevabi ancak siz verebilirsiniz gunun birinde. bir baskasinin bu soruya verecegi cevaplar varsayimlar, sahsi deneyimler, belki okunmus izlenmis bir kac materyal uzerinden kurgulanacaktir. belki sizin yaninizda olmak isteyen, destek cikmak isteyen bir dost size hak verecektir, belki bir baskasi anneye oyle denir mi diye kizacaktir size. bunlarin hicbir ehemmiyeti yok. onemli olan sizi uzen, caninizi sikan bu konu hakkinda sizin nasil bir tutum sergileyip bundan sonrasi icin ne yapacaginiz. ebeveyn evlat iliskisinde duygusal bag/yakinlik standart donanimda geliyor gibi dusunuluyor. ozellikle bizim kulturumuzde. ancak cocukluk genclik travmalari da maalesef en cok aile icerisinde yasaniyor. ve yine maalesef ki sanilandan cok daha yaygin bir sekilde goruluyor.
sorunuza iki kitapla cevap verecegim. ikisi de tam olarak sordugunuz soruya ufuk acici cevaplar veriyor diye dusunuyorum. umarim okudugunuzda sorunuza cevap bulma yolunda basarili adimlar atmis olursunuz.
olgunlasmamis ebeveynlerin yetiskin cocuklari - lindsay gibson
insan olmak - engin gectan
0
mekare
(18.08.20)
Ne yazık ki cinsiyetiniz ve ben de eklemek istiyorum onlarla yaşadığınız için

Gelecek yıl okulunuz bitsin ayrı eve çıkın. Evlenmeseniz de ayrı eve çıkın. Çok değerli olduğunuzu anlayacaklar. Ben üniversite ilk yaz tatilinde yanlarındaydım, erkek kadın fark etmeksizin sorun oluyordu, daha sonra arkadaşlarla tatil falan derken çok az uğrar oldum ve değerim gittikçe arttı.

Yukarıda biri iyi demiş. Siz çocuk isterseniz erkek çocuğunuzla kız kardeşi ayrı tutmayın.

Işiniz olup eviniz olduğunda siz de annenize anlayacağı deyimlerle bir iki alttan laf söylersiniz, bir daha da öyle şeyler yapmaz. Örneğin, annem de "el iyisi", benim bir şeye ihtiyacım olur elini kipirdatmaz, hala yemek yap ev işi yap der, bir yabancının bir şeye ihtiyacı olsun bizi bırakır ona koşar de. Onlara bizim dedikodumuzu yapar bir de, deyin yüzüne karşı. Ama kavga etmeyin tabi.

Konudan bağımsız bonus: Şu et sevgisi da çok abartılıyor. Onlarca güzel sebze yemeği var. Bence et pahalı olduğundan insanlar süper bir şey diye sartlanmış. Bir gün mercimek 100 lira olsa, oooo mercimek süper diye insanlar begenmeye başlayacak gibi :)
0
howfaristhesky
(18.08.20)
Direkt Etin Cinsel Politikası gibi bir giriş yapmışsınız. (Okumanızı öneririm.)
Çoğu evde etli yemek erkeğe gider. Etli yemeğin en etli kısmı erkeğe gider hatta.

Cinsiyetçi anne işte. Hepimizde var. Standartı bu o kuşağın.

Sorsan asla öyle bir niyeti yoktur, sinirlenip reddeder. Erkek çocukları bir gün yatağını toplamış ya da ev işinde aktif bir rol oynamış olsun, on yıl anlatırlar. Kız çocuğu küçük yaştan itibaren ev işinde rol oynamazsa olmaz. Zorundadır çünkü.

İyi hissetmediğiniz, ait hissetmediğiniz bir yerde, aile evi olsa dahi kalmamalısınız, yoksa çok büyük özgüven ve özsaygı sıkıntıları yaşarsınız. Tabii ki benzerlerini yaşadım ve en hızlı şekilde ev ile arama fiziki mesafe koydum. Tek yolu bu.
0
buf-e kür
(18.08.20)
Bu çocuklarınıza kadar yansıyacak bir tutum. Hazırlıklı olun.
0
pass
(18.08.20)
kız olduğunuzdan dolayı ne yazık ki.

ailedeki tek erkek torunum ve sadece teyzem var.

o yüzden her ne kadar ilk torunum diye yerimin ayrı olduğu iddia edilse de bence erkeğim diye el üzerinde tutuluyorum.

çok çirkin bir şey ve anneanneme de bunu açık açık söylerim her zaman.

Hoş diğer torunlara kıyasla kesinlikle daha fazla vakit geçiriyorum anneannemle ama işte bu diğer torunlara yaklaşımından da kaynaklı olabilir elbette.
0
denizgonen
(18.08.20)
Ayrı eve çıkın bence de. Ev işlerine elinizi sürmeyin. Kadınım, yaş 26. Şuna eminim ki kendimi ev işlerine harap etsem annem beni daha çok sevmeyecekti. Ya da maaşımı alınca anneme ve babama maaşı vermek beni daha değerli yapmayacaktı. Protesto edin. Annemle babamı çok severim. İkisini birbirinden ayırt etmem. Ama onlar beni daha çok sevsin diye hiçbir işin altına girmedim. Temizlik, yemek yapma, ütü vs benim işim değil evde, annemin işi. Ya da evi geçindirme derdi benim değil babamın derdi. Bu arada normal ortadirek bir aileyiz. Babam emekli, annem okul varken kantincilik yapıyordu. Çok şükür borcumuz yok hiç ve Karadenizliyiz biz toplattığımız çaydan gelir geliyor belli bir meblağ babama. Gelirleri bu kadar. Maaşım şimdiki gelirlerinden yüksek yani. Ama hiç ellerine para saymadım ki istemezler mesela. Bugün siz çalışmaya başlasanız ve maddi olarak yardım etseniz dahi yine de abiniz daha kıymetli olur bana öyle geliyor.

Anne ve babanız da olsa bazı konularda prensipli olun ve mesafe koyun. Annem ev işi yapmadığımı söylediğinde yaptığım işleri beğenmediğini hatırlatıyorum. Bir şey diyemiyor mesela.

Benim de bir erkek kardeşim var. 20 yaşında. Okuyor ama savruk bir hayatı var. Aşırı para harcar. Tatile gitmek istedi. Ben asla para vermedim yardım da etmedim. Annemle babam ödemek zorunda kaldılar.

Sınırlarınızı çekin. Anneniz iş yap dediğinde dersim var diyip ders çalışın. Arkadaşlarımla buluşcam diyip dışarı çıkın. Onlar size gidici nasıl olsa bu evden gözüyle bakıyorsa siz de o şekilde davranın.
0
Hallegadola
(18.08.20)
Bağlılık geliştirememekten değil, cinsiyet ayrımcılığından. Ve bu travmalar insana seneler geçse de vuruyor. Bir arkadaşım dedi ki "Babam eve geldiğinde karşılar boynuna atlardım, bena söylediği ilk söz "kardeşin nerede" olurdu". Böyle yetiştirilmiş bir kızın evlense de evlenmese de ne erkek kardeşine ne de anne-babasına sevgi duyması mümkün değil. Ancak ana-baba yaşlanınca kim bakacak onlara? Zırnık değer vermedikleri kızları mı, yoksa canım oğullarının eşi el kızı gelin mi?
Konuşsanız da değişecek şeyler değil bunlar ama illa ki bir ara (ve tekrar tekrar) bu tartışmayı yaşayacaksınız ebeveynlerinizle.
0
SiyamkedisiZorro
(18.08.20)
İlaveten tersten Oedipus kompleksi demiş baldur. Kesinlikle katılıyorum. Erk merkezi yaşlandıkça babadan oğula kayıyor ve kadın erk sahibine yakın olmak, kontrol etmek istiyor. Sizin için üzülüyorum ama abinizle / erkek kardeşinizle evlenecek kıza daha fazla acıyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(18.08.20)
merhaba, yemek yapma olayına geldim.

ben de uzakta okudum ve yine ailemden uzakta çalışmaya devam ediyorum kardeşim ise onlarla beraber kalıyor -bir süre o da uzakta okumuştu- ve ben ne zaman gelsem sevdiğim yemekler yapıldığından anneme takılıp duruyor. iki kız kardeşiz, aramızda da üç yaş falan var. cinsiyet vs. ile alakalı değil yani, sadece uzakta olanı özleyip değer verdiklerini gösteriyorlar/eve gelince mutlu etmek istiyorlar :)
0
iste o kavunici balik
(18.08.20)
e tersi elektra kompleksi iste. ama size boyle geliyor da olabilir. olabilir de olmayabilir. su aralar mesela kiz cocugu populer.
kiz cocugu oyle kiz cocugu boyle kiz cocugu olmayan babayim demesin. kizlar babaya cok duskun.
ilk cocugum erkek ikincisi kizdi. kizin dogumuna kadar evde hayvan besledigimizin farkinda degilmisiz vs vs. bu isler boyle.
cok eskiden cok cok eskiden yine kadinlar revacta idi sonra erkekler oldu simdi gene kadinlar oluyor yavas yavas.

biz iki erkek kardeşiz. eskiden babam sürekli ev dışında olurdu o eve gelince sevdiği yemekler yapılırdı. abimle anneme laf atardık kocasına nasıl da bakıyor diye. sonra babam emekli oldu abim yurtdışında çalışmaya başladı abim türkiye'ye geldiğinde abime hürmet sevdiği yemekler hazırlanır oldu. babamla abim üzerinden anneme laf attık. şimdi. ben de dışarıdayım babam anneme laf atıyor. çocuklarına nasıl da bakıyor besliyor çocuklar eve gelmese biz hiç bunları yemeyeceğiz diye. kadını boş yere şaka ile karışık üzmüşüz.
bu arada annemler 5 kardeş bir tek dayım var onlar da anneannemin dayımı hep el üstünde tuttuğunu söylerler. dedem de en cok teyzemi severdi. kısacası olabilir deeeee olmayabilir dee. olanı da var olmayanı da var. size çok büyük zararlı şekilde geri dönüşleri yoksa fazla takmamak lazım.
0
turbo sadık
(18.08.20)
Bizde de tam tersi 3 kardeşiz ilk kız bur oglan ben abla ve birde küçük kardeş erkek ama bizimkiler de ortanca kız kardeşe böyleler. Söylediğinde direkt bağırarak savunmaya geçiyorlar biz ayrım yapmayız hepiniz birsiniz. Birsek erkek kardeşim ve ben nasıl hissediyoruz bunu? Böyle dediğinde de eee o işte çocukluktan beri biraz huyluydu onun üzerine düştük. Huylu dediği de ağlayarak, duygu sömürüsü ile vs. Duygusal yönden bunları kandirmasi.
Çok söyledik çok yaşadık aynı şeyleri, sonra bir zaman geliyor ve artık söylemekten bıkıyorsun gözlerinin içine bakardık bizimle ilgilensinler konuşsunlar diye. Şimdi ikimiz de ortanca kardeşe Bilendik erkek kardeşim öylesine de olsa konuşuyor ama ben yıllardır konuşmuyorum.
Yıllarca çalıştım babam bekledi ki maaşımı ona veriyim vermedim, annem ne yaparlarsa yapsınlar büyük olduğum için kardeşi ve onları hoşgörmemi bekledi görmedim. Erkek kardeş bizden 12 yaş küçük ona yapsalar ayrımcılığı anlar kafamda mantıklı bir nedene oturturdum ama benden sadece bir yaş küçük kardeşe tapmalarina dayanamadım. Benim de hatta bizim de anne baba ilgisine ihtiyacımız vardı hala annem her konuştuğumuzda illa ara konuş der neden dediğimde çok üzülüyor der hala onu düşünüyor yani.
Zor yani zor sanırım bu durumu burada en iyi anlayan benim. Yıllarca gördüğüm muameleyi kimse görmemiştir bir şey dediğimde de sen kiskaniyorsun oldu.
Kıskandım ya da haksızlığa karşı çıktım diyelim bu benim hakkım degilmiydi?
Şimdi bir kızım var sırf bu yüzden bir kardeşi olmayacak.
0
motley crue
(18.08.20)
Bizim ailede tam tersi. Annem sizinle yaşıt kız kardeşime laf bile ettirmiyor. Detaya girmeyeyim ama cinsiyetle alakalı olmayabilir.
0
le jeune turc
(18.08.20)
normalde böyle bir platformda bu derece detay anlatmam ama şu an içinde bulunduğun ruh halinde kendini yalnız hissetmemen için bazı detayları paylaşmak istiyorum. ben doğunca kız çocuğu bu emzirme ölsün denilmiş ve hiç emzirilmemişim. bütün çocukluğum ve ilk gençliğim bu hikayenin bana kundakta terste çevirdik nefessiz kal diye, emzirmedikte ama ölmedin şeklinde kendilerince şaka yapılmasıyla ve hatta sitemiyle geçti. eve alınan o dönemin pahalı yiyecekleri sadece abim yesin diye kilit altında tutuluyordu. yemek ayrımı o derece barizdi ki kendi paramı gani gani kazandığım dönemde bile içgüdüsel olarak sadece tavuğun kanadını yemeye devam ettim bir süre. kafam gözüm yarılacak derecede fiziksel şiddeti, abi okumadığı ama ben hep takdirle geldiğim için onu küçük düşürüyorsun diye sürekli okuldan alınmamı vesaire saymıyorum bile. yatardım abim kalkardım abim konuşulurdu, bu arada kendisi de kumar oynayan, sabaha karşı eve gelip akşamstü 5 e kadar falan uyuyan bir tipti. ama herkes tapınırdı ona. sonra vefat etti, vefatındaki karmaşayı da fırsat bilip lise sonda evden ayrıldım ve bir daha asla o eve ziyaretler haricinde dönmedim. uzaktan bile zehirlemeye devam ettiler ama kontrol altına aldım bir süre sonra. tamamen kendi yaşam duruşumla ve vicdanımla alakalı olarak anneye bakım gerektiğinde yanıma alıyorum, para desteği sağlıyorum, gidip gelip evin eksik gediklerini hallediyorum ama asla anne sevgisi hissetmedim, hissetmiyorum, hissetmek zorunda da hissetmiyorum. nefrette etmiyorum, kendisine hesap falan sorup yüzleşmiyorum da. o kadar yaptığı şeyin farkında değil ki, konuşmak, derdimi anlatmaya çalışmak, özür dilerim kızım bilemedim demesini beklemek boşuna zaman kaybı geliyor. çok uzun yıllar önce kendi içimde hallettim zaten bu hesaplaşmayı. zaman içinde olgunlaştıkça, bu toplumsal yapıda kadın olarak yaşadığın deneyimler arttıkça, onun bunu hangi motivasyonla yaptığını anlıyorsun (ama hak vermiyorum o ayrı), araştırıp okudukça altında yatan psikolojik gerekçeleri çözüyorsun. bu "ama ana babanın hakkı ödenmez" ağlaklığından da hiç hoşlanmıyorum zira benimkine benzer milyon tane hikaye olduğunu biliyorum, dinliyorum, şahit oluyorum. her çiftleşip üreyen ebeveyn olmuyor maalesef.

çalış çabala, gerekirse okulunu dondur çalışıp para biriktir ama o toksik ortamda yaşamaya devam etme. imkanların elverdiğinde de bu konuda uzman desteği al, bütün hayatına yayılmasına, senin iç dünyanda kökleşmesine izin verme. bugünki mental sağlığımı, kariyerimi, yaşam enerjimi, iç huzurumu geçmişte bir cesaret aldığım bu evden ayrılma kararına borçluyum.

önerilen kitaplara ek olarak boş ayna kitabını da tavsiye edebilirim.

sen kıymetli ve önemlisin. adı anne bile olsa senden başka hiç kimse senin kıymetini belirleyemez. kendine lütfen şefkat ve sevgi göster ve asla kendini erkek kardeş ile kıyaslama, sevgi dilenmek için çabalama. hiç bir koşulda sonuç alamayacaksın. bu gerçeği ne kadar hızlı içselleştirebilirsen o kadar hızlı yol almaya başlarsın.

mutlu ol.
0
Phoebe
(18.08.20)
(20)

hangi ev işlerinde iyisiniz?

bugisme
özellikle tamirat tadilat, tesisat veya elektrik gibi hangi işlerde iyisiniz? yoksa her iş için usta çağırır mısınız?bugün kapanmayan bir pimapen sorunum vardı, usta çağırmak üzereyken, bir youtube videosu izledim, alyan anahtarıyla iki vida sıktım ve 200 lira kara geçtim. bir ev işini kendim başarı
özellikle tamirat tadilat, tesisat veya elektrik gibi hangi işlerde iyisiniz? yoksa her iş için usta çağırır mısınız?

bugün kapanmayan bir pimapen sorunum vardı, usta çağırmak üzereyken, bir youtube videosu izledim, alyan anahtarıyla iki vida sıktım ve 200 lira kara geçtim. bir ev işini kendim başarılı bir şekilde yapınca inanılmaz gururlanıyorum, sizde de oluyor mu böyle? Abartıyor muyum?
0
bugisme
(17.08.20)
kırıp dökme kesme biçme olmayan ufak ev sorunlarını kendim hallediyorum
0
nahtoderfahrung
(17.08.20)
erkek arkadaşım her şeyi çözüyor, yüzüklük bile yaptı; su, elektrik, tabletlik, laptop kaldırıcı, tabela, broşür tasarlama... ama uygulayıcı reklamcı, melzamesi, malzeme bilgisi ve çevresi var. kocası beyaz yaka olan arkadaşlarımın kocaları matkap kullanmaya kalkıp, bozuk olduğunu iddia ediyor, oysa fişi takmamış salak..

biraz merak-ilgi alanı, biraz da meslekle ilgili sanırım.
0
cccbehzatccc
(17.08.20)
Boya
0
freebird5406_2
(17.08.20)
Alçı
Su ve elektrik tesisatı
Alcipan
Matkap işleri
Dolap kurma vs (iş değil)

Nasıl diyeyim, profesyonel olmaz ama baya iyi şekilde sıfırdan ev yapabilirim :)
0
kisa
(17.08.20)
Elektrik işinden korkuyorum, bir de tesisat işi büyükse girmem ama sizin gibi internetten bakıp sifon tamir etmişliğim var. Kullanım kılavuzu okumakla, bir iki video izlemekle çözeceğimi gözüm kesmezse hemen çağırırım ama ustayı, boyumdan büyük işlere girmeye korkuyorum.

Teknik lise mezunu olan ve elinden her iş gelen babama çıraklık yaparak büyüdüm, eve usta girdiğini pek görmedim. En son 5-6 yıl önce babamla evin banyosunu yeniledik, sıva yapıp fayans döşedim. Ben de fayans döşemeyi biliyorum diye gururlanıyorum valla, bence güzel şeyler bunlar.
0
kobuzchu kiz
(17.08.20)
En son bulaşık makinasının içini açıp anakarti değiştirmiştim bu konuda benden cimrisi yoktur sanırım o yüzden çatı kiremiti bile değiştirebilirim
0
olaylar olaylar
(17.08.20)
Babam evde herhangi bir şey bozulduğunda, arızalandığında asla usta çağırmaz. Küçüklüğüm o bu işlerle uğraşırken yanında çıraklık yapmakla geçti. Mobilya kurmak, testere, matkap kullanmak, tesisat, elektronik aletlerin tamiri gibi birçok şeye dair bilgim var. Eski karyolanın parçalarıyla masa yapmışlığım, ekranı kırılan, şarj almayan akıllı telefonlarımın parçalarını değiştirirerek tamir etmişliğim var. Kadınların bu tür şeylerle uğraşması pek takdir edilmiyor, ama her insanın azıcıkta olsa böyle evle alakalı tamir işlerine, aletlerine dair bilgisi olması gerek diye düşünüyorum.
0
GoodMorningTeacher
(17.08.20)
Kadınım. İkeadan aldığım lambayı kurunca -tornavidayla bir tane çivi döndürdüm sadece- aşırı gururlanmıştım. Onun dışında sifon bozulur, pimapen kapanmaz usta çağırırım.
0
ruhen hastayim ben
(17.08.20)
Beyaz eşya tamiri ve elektronik hariç her şey.

Yeterli alet edevatla şu videodaki evi yapabilirim.
www.youtube.com

Meslekle alakasız,
Hobi
0
Mirket
(18.08.20)
hepsini yaparım. her türlü tadilat işleri, boya badana işlerini yaparım. elektronik işlerde de iyiyim.
0
alt4y
(18.08.20)
daha 2 gün önce klozeti komple söküp tüm borularını değiştirip eskisinden (sıhhı tesisatçının kurduğundan) daha sağlam olarak yerine otutturdum ve bunu ingiliz anahtarı olmaksızın yaptım.

2 gündür her tuvalete gittiğimde eserime gururla bakıyorum.
0
trajikomix
(18.08.20)
elektronik harici her şeyi yaparım, elimden gelir. usta çatalı görmektense kendim hallederim bi şekilde.
0
scudman1
(18.08.20)
Ben de yapabiliyorum, ev çatısı inşa etmişliğim vs var, babam teknik öğretmendi, küçükken her işe koşturduğu (ve beni zorla yanında götürdüğü) için öğrendim. Güzel skill ama yapmamayı tercih ederim, 2 saat kan ter uğraşmaktansa işini iyi yapan bir ustaya para verip o esnada çayımı içmeyi tercih ediyorum.
0
plutongezegendegilmi
(18.08.20)
yalnız kötüyüm diyen hiç çıkmadı :) erkek olarak sanırım bu olaylar zaafımız :)
0
🌸bugisme
(18.08.20)
su, elektrik, delme, kesme-bicme, boya-badana, parke doseme dahil her turlu isi yaparim.
0
crucio
(18.08.20)
evdeki çoğu tadilat tamir işini kendim yaparım kırıp dökeceksem gerekli ekipmanıma bakarım varsa yaparım yoksa usta çağırırım.
not zaten tamirciyim az çok anlarım işten
0
basond
(18.08.20)
alet işler el övünür diye bir söz var.
ustaların takım çantası olmasa onlar da zorlanırlar işlerini yaparken.

ben kendime alet çantası oluşturuyorum yavaş yavaş. bu da benim çeyizliğim.

Elimdeki teknik imkanlar el verdikçe her türlü işi kendim yapıyorum. Mesela telefonum bozuksa parçasını alıp değiştirebiliyor ya da laptop'umu temizliyorum. Bunlar basit şeyler, youtube'da nasıl yapıldığı gösteriliyor.

Banyo lavabosunu aylardır değiştiremedim çünkü uygun anahtar yok, şuan idare ediyor.

Geçen ciddi bir yağmur sonrası çatı su aldı, en üstta katta ben olmama karşın duvardan sızarak bir alt katıma gelecek kadar bir yağmur vardı. Çatıya çıktım durumu görmek için ve oluğun tıkanmış olduğunu gördüm. Tamirci çağırsaydım bir kaç bin lira alacaktı -çünkü daha önce geldiğinde çatının çok kötü durumda olduğunu ve bir süre sonra bu tarafın akacağını söylemişti. çatının akacak dediği yerde oluğun plastik bardakla kapatılmış olduğunu gördüm. usta çatının bir tarafını tamir ederken diğer tarafına bardak koyup oluğu tıkamış. -kötü niyetli olmadığını ve çatıda çay içip bardağının o gittikten sonra oluğa girdiğini düşünmek istiyorum ama ustanın böyle olacağını bilmemesine imkan vermiyorum. o yüzden ustalara güvenmiyor, yapabileceklerimi DIY olarak yapmaya çalışıyorum. beni aşan bir şeyse güvenilir bir yer bulmak lazım.
0
biseysorcaktim
(18.08.20)
Hiçbirinde değilim, boyayı falan kendim yapıyorum, aslında çoğu şeyi kendim yapıyorum ama beceriksizim. Çok uzun sürüyor ama oluyor. Hizmet sektörü bu kadar pahalı olmasaydı yaşadığım yerde, asla uğraşmazdım.
0
buf-e kür
(18.08.20)
ev işi tadilat işlerini halledince ben de çok gururlanıyorum!
elektrik bir istisna! elektrikten korkarım ben. o yüzden onun için usta çağırırım direk.
0
pangea
(18.08.20)
Erkeğim ama bir ben anlamıyorum herhalde bu işlerden. Çatı yapmak, ev yapmak falan nedir hocam ne yaptınız siz... Ben sadece boya badana yapmayı ve matkapla bir şeyler montelemeyi biliyorum. Elektriğe falan hiç dokunmam küçükken çarpılmıştım.
0
vedatchilipeppers
(18.08.20)
(5)

linkedin iş ilanı yayınlama

mysql34
Linkedin'de iş ilanı vermek istiyorum ama ilk olacak burada ortalama ne kadarlık bir bütçe gerekli ortalama ne kadara maloluyor, tecrübesi olan var mı?
Linkedin'de iş ilanı vermek istiyorum ama ilk olacak burada ortalama ne kadarlık bir bütçe gerekli ortalama ne kadara maloluyor, tecrübesi olan var mı?
0
mysql34
(17.08.20)
nasıl bir ilan çıkacaksınız bilmiyorum ama ilanı görsel olarak hazırlayıp şirket sayfanızda paylaşırsanız ücret ödemiyorsunuz. çok kritik bir pozisyon değilse bu yöntemi kullanabilirsiniz. bilgi olarak paylaşmak istedim.
0
Phoebe
(17.08.20)
@Phoebe bu durumda ilanlar sayfasına çıkmıyor ama değil mi? Yani cv gönderilebilir bir durum mu bu?
0
🌸mysql34
(17.08.20)
Günlük bir bütçe vermeniz gerekiyor iş ilanı açarken. Biz günlük 75$ vermiştik, linkedin'deki herkes görmüştü herhalde sdfgs. Bizimki remote iş ilanı olduğu için, tüm dünyada görüntülenmesi için yüksek tutmamız gerekmişti. 10$ falan gibi bir ücret fazlasıyla iş görür sadece TR'deki bir şehir için veriyorsanız ilanı.
0
plutongezegendegilmi
(17.08.20)
ilanlar sayfasında çıkmıyor ama görsele başvuru için mail adresi ve pozisyon için kod ekleyebiliyorsunuz. katıldığım bir linkedin eğitiminde tüyo olarak vermişlerdi bunu. görselin üst yazısına da aranmak istediğiniz anahtar kelimeleri yedirebiliyorsunuz iş aramalarında görünebilmek için.
0
Phoebe
(17.08.20)
anahtar kelimelere göre değişiyor. iş istanbul'da ise ve alakalı istanbul görsün derseniz günlüğü 15 eurodan en az dört beş gün tutmanız gerekiyor.
0
trocero
(17.08.20)
(6)

Remote olarak insan çalıştırmak (yazılım)

tchuck
işlerimi remote olarak dağıtmak istiyorum. ancak bu süreçte, hem işin verimli olması, hem zarar etememem için bu remote insan çalıştırmanın usullerini öğrenmek istiyorum.not: yazılımcıyım. ama artık kendimi eskisi kadar güçlü, hızlı, pratik hissetmiyorum. konsantrasyonumu yitirdiğim zamanlarda para
işlerimi remote olarak dağıtmak istiyorum. ancak bu süreçte, hem işin verimli olması, hem zarar etememem için bu remote insan çalıştırmanın usullerini öğrenmek istiyorum.

not: yazılımcıyım. ama artık kendimi eskisi kadar güçlü, hızlı, pratik hissetmiyorum. konsantrasyonumu yitirdiğim zamanlarda para kaybediyorum, çünkü işlerin devamlılığını sağlayacak ikinci bir kişi yok. türkiye'de insan bulmak imkansız hale geldi, aylarca aradım, yetkinliğe sahip, verdiğim projeyi tammalayabilecek neredeyse kimseyi bulamadım. bulabildiklerim de, benim o iş için aldığım bütçeden fazlasını istediği için çalışamadım. (ölücü vs. değilim, yanlış anlaşılmasın. diğer arkadaşlar da pahalıcı değildi. sadece şartlar karşılıklı uyuşmamış oldu)

örneğin şunu merak ediyorum: bir projem var, ve ben bu projeyi tamamlatmak için olmasa da, ayağa kaldırmak için bir hindistanlı ile anlaşmak istiyorum. ona bu işi ne tür koşullarda teslim etmem gerekiyor? E/R diyagramları, class model yapısı vs. tümünü diyagramlarla çizip eksiksiz mi teslim etmem gerekiyor, yoksa projeyi anlayıp yalnızca e-r diyagramları hazırlaıyp vermem mi gerekiyor? işin takibini nasıl yapıyoruz? ylanıca issue bazlı bir takip yeterli oluyor mu?

bu işin gerçekten, en ince detayına kadar püf noktaları neler? bir hindistanlıdan veya ukraynalıdan veya başka remote birinden, projeyi en doğru düzgün şekilde alabilmek için kendi tarafımda nasıl bir yapı kurmam gerekiyor? kendimi nasıl hazırlamam, projemi nasıl şekillendirip teslim etmem gerekiyor?

buna dair bir ders, kitap vs. var mıdır?
veya sizin bildiğiniz yöntemler varsa anlatır mısınız?
0
tchuck
(17.08.20)
Freelancer gibi sitelerden hindistanlı, pakistanlı, çinli birilerini bulup iş yaptırmayı düşünüyorsan vazgeç, paranla rezil olursun. Eğer işini adam gibi özenerek yapacak birisini arıyorsan ruslara bakmanı öneririm.

Karşındaki adam zekiyse ve kodlamaya hakimse e/r yeterli olur ama ben net olarak bu yapıyı istiyorum diyorsan flowchart'a kadar vermen gerekir. (belki başka bir sistemle ortak çalışacaktır, ilerde geliştirmeye açık olmasını istiyorsundur, devreye almayacağın özelliklerin hazır olmasını istiyorsundur vs)

Freelancer gibi sitelerde projeyi belli parçalara bölebiliyorsun (milestone), bu sayede işi parça parça yapıp hem yönetilmesi kolay hale getiriyorsun, hem karşı taraf emeğinin karşılığını alacağını görüyor.

Tekrar etmekte fayda görüyorum, karaktersiz pakistanlı, hindistanlı ve çinlilerden uzak dur, alayı dolandırıcı, çöp işler çıkarıyorlar. Projenin kolay kısmını "bitirip" kaçıyorlar.
0
kimlanbu
(17.08.20)
aynen aslında ona dair de tavsiye gerekiyordu.

kimlere, hangi sitelerden teklif yollamalıyım. nerden nasıl bakmalıyım vs. gibisinden.

peki sistemin işleyişi nasıl sürüyor?
ben adama projeyi tanıtıp e/r diyagramlarını gösteriyorum, o fiyat atıyor ardından işe mi başlıyoruz? ödeme vs. gibi durumların süreçleri nasıl yürüyor?

bitmeyen işin parası cepten çıkıyor mu?
0
🌸tchuck
(17.08.20)
Bir yıl kadar remote takım yönettim. Şu anda da remote bir ekipte çalışıyorum.

Öncelikle şu kitabı bir okuyun: basecamp.com

Sonrasında:

1- İşe alacağınız kişiyi iyi seçmeniz gerekiyor. Remote çalışmak kolay değil, kendi kendine o disiplini sağlayabilecek, kalite algısı olan birini bulmanız lazım. Daha önceden remote çalışmış biri, o olmazsa kendi projeleri, düzgün github'ı falan olan birini bulmaya çalışın.

2- İşi baştan anlatıp, sonra hazır teslim almak diye bir şey yok. Haftalık sprint yapın. Her hafta için yapılması gereken işi detaylıca anlatın. İş bitince code review'ı siz yapın. Code review'ı geçen iş başına ödeme yapın. Bu süreç için haftada 1 saatlik bir toplantı genelde yeterli oluyor.

3- Mümkünse işe tek bir kişi almayın. Birden fazla kişi olsun. Birisi bırakıp gittiğinde yeni birini bulana kadar proje durmasın. Ayrıca takıldıkları yerlerde size gelmeden kendi aralarında yardımlaşabilsinler.

4- Hatırladığım kadarıyla PHP yazıyordunuz. Bence dili değiştirmeyi düşünebilirsiniz, çünkü kaliteli PHP dev. bulmak zor. PHP öğrenmesi ve başlaması kolay bir dil olduğu için çok fazla kötü PHP dev. var.

5- Hintli veya Ukrain diye eleman çok ucuz olmayacak bu arada. Yani isterseniz çok ucuza da eleman bulursunuz ama onun astarı yüzünden pahalıya gelir, code review'da çok daha fazla zaman harcarsınız vs. ABD'de olsa 100k alacak adamı 50k'ya çalıştırabildiğiniz için Hintli normalde ucuza geliyor, ama projenin öyle bir bütçesi yoksa, zaten düşük ücretlere çalıştıracaksanız çok umutlanmayın.

6- Kendinize bir çalışma stili oluşturun. Hangi durumda ne yapılması gerektiği belli olsun. Örneğin acil bir feature lazım, ama o kadar zaman yok? Kod kalitesi mi feda edeceksiniz, gereksiz özellikleri mi çıkaracaksınız, tasarımdan mı fedakarlık edeceksiniz vs. öncelikleriniz belli olsun. Yanyana olmadığınız için bu konularda nasıl bir aksiyon alınacağı belli olmazsa çok vakit kaybı olur. Ekip buna alışana kadar 1-2 ay geçer, o normal. Çalışma stilinizi iyi anlatmanız lazım, bir kere söyleyince anlaşılmayacak muhtemelen, o da normal. Gerilmeyin.

7- İyi commit mesajı yazma eğitimi verin gelenlere. Comment falan çok önemli değil ama bir değişikliği kim, ne zaman ve neden yapmış bulabilmek çok önemli olacak. Aynı ofiste olmadığınız için gidip sormadan bu soruların cevabını alabilmeniz lazım. Aynı şekilde güzel bir CI/CD process'i kurun, ticket'lar ile commit'ler bağlantılı olsun. Birine sormadan history takibi yapılabilsin.

8- Yanıbaşında hemen sorabilecek birisi olmayacağı için iyi SO rep'i olan birini işe alın. Kendi kendine bir sorunun çözümünü bulabilmek, bulamazsa düzgünce sorup cevap alabilmek remote çalışanın en önemli özelliklerinden biri.

Aklıma gelenler bunlar. Varsa sorunuz cevaplamaya çalışabilirim.
0
plutongezegendegilmi
(17.08.20)
@pluton,

2. maddeye bir cevap vereyim. evet php yazıyorum. aslında değiştirmeyi düşnüüyorum, python faalan da olur, benim içn yazan kişnin ne yazdığının önemi yok. biri projeyi python yazarsa onu da review edebilriim.

ama bir yandan da laravel'i proje çıkarmak için çok uygun görüyorum. ben büyük çaplı projeler yapmıyorum, orta ölçek projeler yapıyorum. laravel bence piyasadaki en iyi framework bu çapta projeler için. hem kontrolü kolay, hem hatalı kod yazmına karşı inanılmaz hassas.
0
🌸tchuck
(17.08.20)
Laravel bilmiyorum. Geçen sene iş alımı zamanında onlarca dev. ile görüştüm. Biz Go yazıyoruz, niye bilmiyorum PHP dev'ler Go ilanlarına da başvuruyor. Neyse, 20-30 kişi arasından sadece bir tane iyi PHP dev denk geldi. O eleman da çok iyiydi, bize gelmek yerine automattic'e gitti zaten :(

Ama mesela JS ilanı da açtık. Ona başvuran herkes iyiydi, aşırı rahat bir hiring süreci geçirdik. Python değil de isterseniz ExpressJS deneyebilirsiniz, fena bir framework değil, zaten frontend için JS/Vue bilen birilerini de arayacaksınız muhtemelen.
0
plutongezegendegilmi
(17.08.20)
Size özelden bir mesaj gönderdim.
0
2006
(17.08.20)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.