Giriş
(21)

Kızıma isim önerisi

iddaaci
Merhaba, yeni doğacak kızımıza isim düşünüyoruz. Kriterimiz Türkçe olması ve felsefe edebiyat alanında olması. Sözgelimi, Bilge gibi. Neler önerirsiniz?
Merhaba, yeni doğacak kızımıza isim düşünüyoruz. Kriterimiz Türkçe olması ve felsefe edebiyat alanında olması. Sözgelimi, Bilge gibi. Neler önerirsiniz?
0
iddaaci
(20.11.20)
sözgelimi bilge iyiymiş, soyismin imgelemse müthiş durur mesela.
sözgelimi bilge imgelem... tam bir akademisyen ismi.

şakası bir yana, imge ya da simge.
0
Jux
(20.11.20)
Felsefeyle edebiyatla ne kadar alakalı olduğu tartışılır ama en güzel kız ismini önereceğim: Ece :)

Tebrikler, sağlıkla dünyaya gelsin :)
0
pati
(20.11.20)
adım Ekin, kadınım, bence dünyanın en güzel ismi :) Hem de kültür demek <3
0
benaslinda
(20.11.20)
Duyuru içeriğini görmeden Bilge demeye gelmiştim ki siz zaten örnek olarak vermişsiniz bile :)
Bilge +1 diyorum
0
burka
(20.11.20)
Rona. Aydınlık, ışık demekmiş.
Edit: Bilge de güzel.
0
Amaranta ursula
(20.11.20)
Bilge çok güzel isim +1
0
plutongezegendegilmi
(20.11.20)
özel olsun diye tuhaf bir isim koymayın bence. bilge güzel değil bana kalırsa. çok mesaj veren bir isim gibi. insanlar isimleriyle değil kafalarının içindekiyle öne çıkarlar. yüz yıl düşünsem çocuğuma celâl diye bir isim koymam ama en saygı duyduğum bilim insanlarından birinin adı celâl. en güzel kitaplardan bazılarını yaşarlar sabahattinler yazmış, en güzel şiirleri nazımlar, orhanlar, cahitler yazmış. en güzel filmleri nuriler zekiler rehalar yavuzlar çekmiş.

isme çok fazla anlam yüklememek lazım.
0
bohr atom modeli
(20.11.20)
Tomris
0
lcha
(20.11.20)
İde felsefe deyince bu geldi.
Mısra, öykü bunlar da edebiyat olsun.
0
anarsika
(20.11.20)
İlke...
0
oxxo
(20.11.20)
kızım olmadan önce isim kararlaştırmıştık eski eşimle, iki isimdi. hastaneye gittik, doğum gerçekleşti, kızımı kucağıma verdiklerinde dedim ki, bu kızın adı Deniz.

Deniz koyduk deniz gözlü kızımın adını :)
0
lostys
(20.11.20)
leyla
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(20.11.20)
serra
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(20.11.20)
Bilge'yi ben de düşünmüştüm ama doğum bir tık erken olup eşimi apar topar ameliyathaneye alırlarken o mahzun halini de gördükten sonra "ismi ne olacak" diye soran ebeye eşimin tercihi olan "Defne" deyiverdim. Defne diyor ve gidiyorum :)
0
Improbable
(20.11.20)
defne düşünüyorduk, baktım en çok kokan isimlerden arayışa devam ediyorum.
0
mikahakkinen
(20.11.20)
eflatun olmaz mı? erkek ismi mi acaba?
gerçi eflatun türkçe değil ama ben çocuğuma verirdim bu ismi.
0
rahmi pinkfloydoglu
(20.11.20)
Umay
0
heidi'nin dedesi
(20.11.20)
Ekin +1

Kültür olarak kullanılmıyor artık ve bilenlerin sayısı çok az ama ne yapalım..
0
ananiyimioguz
(20.11.20)
İlke
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.11.20)
Umay+1
0
neskafefincanindaturkkahvesi
(20.11.20)
Beliz nasıl?
0
sonsuz
(21.11.20)
(1)

Kariyeri hayat merkezi haline getirmek

wiekannich
Hiç sorgular gibi oluyor musunuz ? Bu kadar koşturuyorum ama elde ettiklerimden sonra bireysel izole yalnızlığın getirdiği maddi çıktıları paylaşacak doğru düzgün kimsem etrafımda olmadiktan sonra ne manası var bu kariyer çılgınlığının diye...Sosyal varlıklarız fakat sistem bizi hep daha fazlası içi
Hiç sorgular gibi oluyor musunuz ? Bu kadar koşturuyorum ama elde ettiklerimden sonra bireysel izole yalnızlığın getirdiği maddi çıktıları paylaşacak doğru düzgün kimsem etrafımda olmadiktan sonra ne manası var bu kariyer çılgınlığının diye...
Sosyal varlıklarız fakat sistem bizi hep daha fazlası için daha fazla çalışmaya öğrenmeye itip 4 duvar arasına mahkum ediyor. Yakın zamanda güney korede (en yüksek intahar oranı olan ülkedir kendisi) lise cağındaki çocuklara yapılan baskı sonucu yaşadıkları psikolojik buhranı izledim, düşünün ki aileler iyi bir okul kazanırlarsa hediye olarak ilerde is bulmalarına yardım edeceğini düşündüğü estetik ameliyatı hediye ediyorlar çocuklarına. Bizdeki karşılığı farklıdır işte, dünyada bu başarı acligina bir hastalık gibi bakabilir miyiz ?
0
wiekannich
(20.11.20)
Work hard party harder diye o yüzden diyorlar zaten :P

Bence çalışmakla ilgili bi sorun yok, herkes evleniyor, herkes çocuk yapıyor, herkes mutlu olmadığı, ortalama hayatlar geçiriyor zaten. O yüzden bir konuda tutkulu olup bunun için çalışmak güzel bir şey bence.

Sorun aslında "önemli olmayan" bir iş için çok çalışmak. Para, meşhur olmak falan da iyi güzel ama asıl tatmini getirecek, "başarılı" hissettirecek olan şey onlar değil. İnsanlar bunun ayrımını yapamadıkları için kötü hissediyorlar.
0
plutongezegendegilmi
(20.11.20)
(1)

javascript fonksiyonlar json ilgili

optimistbakunin
https://www.freecodecamp.org/learn/javascript-algorithms-and-data-structures/basic-javascript/record-collectionbu soruda da fark ettiğim üzere function updateRecords(object, id, prop, value) böyle 4 parametreli fonksiyon ne işe yarıyor. bu soru ne demek istiyor ve çözümünü anlatabilecek var mı
www.freecodecamp.org

bu soruda da fark ettiğim üzere function updateRecords(object, id, prop, value) böyle 4 parametreli fonksiyon ne işe yarıyor. bu soru ne demek istiyor ve çözümünü anlatabilecek var mı
0
optimistbakunin
(19.11.20)
Object dediği bi tane obje, id'leri key olarak kullanmış, onlara bağlı başka objeler var. Senden verilen diğer parametrelere göre bu object'i update edip dönmeni bekliyor.

Testleri geçsin diye aşırı kötü yazdım ama çözüm bu:

function updateRecords(object, id, prop, value) {
if (prop === 'tracks') {
if (value === '') {
delete object[id][prop]
return object
}
if (object[id][prop]) {
object[id][prop].push(value);
} else {
object[id][prop] = [value];
}
} else {
if (value === '') {
delete object[id][prop];
} else {
object[id][prop] = value;
}
}
return object;
}
0
plutongezegendegilmi
(19.11.20)
(8)

Cuma yasak var mı?

screwedup2
Gerçekten kendimi gerizekalı hissetmeye başladım. Herkes bana cuma yasak var diyor ama haberleri açıyorum okuyorum böyle bir emare yok. Kime sorduysam var dedi. Uçak bileti alacağım mal gibi kaldım. Birisi bana kesin bir şey söyleyebilir mi lütfen :(
Gerçekten kendimi gerizekalı hissetmeye başladım. Herkes bana cuma yasak var diyor ama haberleri açıyorum okuyorum böyle bir emare yok. Kime sorduysam var dedi. Uçak bileti alacağım mal gibi kaldım. Birisi bana kesin bir şey söyleyebilir mi lütfen :(
0
screwedup2
(19.11.20)
Sokağa çıkma yasağı yok, ama kafeler filan paket servise geçiyor. Sokağa çıkma yasağı haftasonu. Ben de 5 kere okudum metini anca öyle anladım.
0
plutongezegendegilmi
(19.11.20)
Yine viriniz var biriniz yok dediniz çıldıracağım ahahah
0
🌸screwedup2
(19.11.20)
uçağa bineceksen biletini vs göstererek muafsın yasaktan

yasak da cumartesi akşam başlıyor
0
hadsafhada
(19.11.20)
haftasonuna cuma akşamı da dahil işte, yani cuma akşam 20:00'dan sonra çıkmak yasak. ama zaten bilet alabiliyorsan, uçağa bineceksen çıkabiliyorsun.

edit: ben yanlış anlamış olabilirim çünkü doğrudan şöyle bir madde koymuşlar.

5- Yeni bir karar alınıncaya kadar hafta sonları 10:00-20:00 saatleri dışında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacaktır. Üretim, imalat ve tedarik zincirleri bu kısıtlamadan muaftır. Bu doğrultuda ilk uygulama olarak 21 Kasım Cumartesi günü saat 20:00'den 22 Kasım Pazar günü saat 10:00'a kadar ve 22 Kasım Pazar günü saat 20:00'den 23 Kasım Pazartesi 05:00 saatine kadar sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacaktır.

--------------

ama yukarda niye ,

Cumhurbaşkanımızın başkanlığında toplanan Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde alınan kararlar doğrultusunda 20.11.2020 Cuma günü saat 20:00'den itibaren geçerli olacak şekilde;

bir şey demişler, enteresa :)
0
aziz dostum jack
(19.11.20)
@ aziz dostum; aşağıda yazdığın, "gardaş biz kurallar koyuyoruz ama bu kurallar (tüm hepsi lokantalar filan yani) cumadan geçerli" demek.

Ama sokağa çıkma yasağı ile ilgili olan üstte yazdığın. Kesin bilgi.
0
infernalcadre
(19.11.20)
peki yarın cafelere saat 8 e kadar oturabilecek miyiz?
kafe manyağı değilim ama bir kac sey yazmam calısmam lazım
0
blackgirl00
(19.11.20)
@blackgirl00 genelgeye göre evet. Çünkü cuma 20:00 dan itibaren geçerli olacakmış.
0
infernalcadre
(19.11.20)
Starbuckslar gel al uygulamasına dahil olacak mı, bilgisi olan var mı?
0
ekşi duyuru sever
(19.11.20)
(1)

sass vs less - css preprocessor

biseysorcaktim
ben less kullanıyorum. bir kaç yerde sass daha iyidir demişler, versus şeklinde bir kaç yazı okudum, sass daha iyi gibi ama çok da belirgin bir şey yok.ikisini de kullananlar varsa sass'a geçmek hakkında ne düşünüyor?faal halde olan projenin css'leri ile ilgili bir çalışma yapacağız. şuan herhangi b
ben less kullanıyorum. bir kaç yerde sass daha iyidir demişler, versus şeklinde bir kaç yazı okudum, sass daha iyi gibi ama çok da belirgin bir şey yok.

ikisini de kullananlar varsa sass'a geçmek hakkında ne düşünüyor?

faal halde olan projenin css'leri ile ilgili bir çalışma yapacağız. şuan herhangi bir preprocessor kullanılmadan css şeklinde yazılmış, bazı sebeplerle less (ya da sass'a aktaracağım). sass hiç bilmiyorum, eğer belirgin bir fark varsa sass'ı seçeceğim.
0
biseysorcaktim
(19.11.20)
Öncelikle SASS değil SCSS kullanın. SASS'ın garip bir syntax'ı var, formatterları falan düzenlemek gerekiyor. Uğraşmaya ne gerek var.

SCSS'in compiler'ı yavaş. Ama SSR yapıyorsanız zaten bir şeyler derlenecek, çok büyük fark yaratmaz, boşuna client'ı yormazsınız, daha iyi bence.

Bir de totalde 5-10 kere kullanmışımdır ama SCSS'te fonksiyon yazmak daha kolay.

Yani bence de arada çok büyük bir fark yok, ama SCSS yerine LESS seçmek için çok belirgin bir sebep göremiyorum. SCSS daha popüler, o yüzden bi kaç sene sonrası için daha güvenli bir tercih gibi duruyor.
0
plutongezegendegilmi
(19.11.20)
(8)

Nicin MacBook ve Hangisi?

buf-e kür
Son aldigim iki laptopta malzemenin inanilmaz sekilde kotu olmasindan, ekranin yanindaki incecik plastigin kirilip dokulmesinden, orasinin burasinin -neredeyse hep masaüstü kullanilmasina ve tasinir haldeyken yipratilmamasina ragmen- kirilip dokulmesinden biktim. Tamiratin cok pahali oldugu bir ye
Son aldigim iki laptopta malzemenin inanilmaz sekilde kotu olmasindan, ekranin yanindaki incecik plastigin kirilip dokulmesinden, orasinin burasinin -neredeyse hep masaüstü kullanilmasina ve tasinir haldeyken yipratilmamasina ragmen- kirilip dokulmesinden biktim.

Tamiratin cok pahali oldugu bir yerde yasiyorum, eskiden oldugu gibi, bir laptop alip onu en az bes sene kullanmak istiyorum.

Oyun oynamiyorum, zaten sürekli kullandiğim masaüstü bilgisayarda Windows kullanmiyorum, Windows kullanma aliskanligim yok gibi. Windows yüklü laptopta da Mendeley disinda kullandigim cok az program var.

Kisacasi dizüstünde performansin cok yüksek olmasina gerek yok. Aradigim en onemli ozellik saglam olmasi. Evet bu kadar. Saglam, dayanaklı olacak.

2. el cok eski ThinkPadler var, saglamlıklarıyla ünlü. Kullanan arkadaslarım cok memnun. 30 kilo olmalari benim icin bir sorun. Mac kullanıcıları da uzun süre ayni Maci, büyük sorunlar yasamadan kullandiklarini söylediler. Bir fangirl durumu yok, tersi de söz konusu degil. Aradigim kriterlere uyuyorsa macbook almaktan korkmuyorum.

Alacaksam hangisini alayım? Neden alayım? Fiyat karsilastirmasi yapmadan anlatir misiniz?
0
buf-e kür
(19.11.20)
bazı maclerin klavyeleri kelebek klavye olarak geçiyor, yani ömürleri çok çok kısa, ne alacaksın bilmiyorum ama mac alacaksan buna dikkat et.

macler aluminyum kasa oluyor, yani sağlamlıktan ziyade hafiflik ve incelik üstüne odaklanıyolar.

maclerin pil performansı çok iyi, stabilitesi çok iyi, windows gibi aşırı bir kaynak kullanmıyor kendisi için.

2010 ve 2013 model 2 tane macbook'u olan arkadaşım ikisini de aktif ve sorunsuz olarak kullanıyor, tabi malının kıymetini çok iyi bilmesiyle ünlüdür.

bir de maclerde dikkatimi çeken bazı problemler oldu, mesela bazı nesillerin ekranlarında leke kaldı, bazılarının ekranları soyuldu, bazılarının pilleri patlıyor dendi geri çağırıldı, yani bu geçmişe baktığımızda çok da şahane kusursuz bişey üretmemişler aslında.
0
killerbee
(19.11.20)
Gecenlerde Apple'ın kendi ürettiği M1 çipi tanıtıldı. Tanıtımda piyasadaki en iyi işlemciden daha güçlü, daha az güç tüketiyor diye tanıttılar. Hangi işlemci falan söylemediler hal böyle olunca benim gibi insanlar hadi ordan, marketingini yiyim dediler ama internetten dolaşan benchmarklar gösteriyor ki gerçekten çok daha verimli ve önceki tüm maclerden ve piyasadaki çoğu muadil laptoptan daha hızlı.

Yeni tanıtılan Macbook Air ve Pro (ve mac mini) hepsinde aynı chipset var. Yani aynı işlemci, aynı ekran akrtı, aynı ram, aynı ssd. Air'in farkı içinde fan yok. Günlük bir kullanıcıysan, 4K video editlemiyorsan (ki editlemiyorsun) bence macbook air gayet tatlı bir laptop. Pili de çok uzun gidiyor.

Yeni bir mimari olduğu için eski programlar belki tam performans çalışmayabilir ama zaman geçtikçe uyumluluk artacaktır. Bu sırada zaten Safari'yle internetlemek gibi basit işlemlerde etrafı tokatlıyor gibi duruyor.

Kasa zaten %100 aluminyum, çıktığından beri kendini kanıtlamış ve değişmemiş bir tasarım ve üretim kalitesi. Diğer markalar her zaman macbook kalitesine ulaşmaya çalışıyor ama çok azı ulaşabiliyor. Klavyeler falan bastırınca böyle esniyor çoğu laptopta, ekranlar bükülüyor. Macbook'ta benim gözlemlediğim böyle bir sorun yok. Apple Stora ya da bilimum elektronik shopa gidersen gözlerinle görüp ellerinle hissedebilirsin zaten.

Mac OS da, iOS gibi uzun süreler götürebilen bir yapıa sahip. Ben 2011 iMac'imi hala günlük işler ve light productivity (basit rhino modelleme,blender,photoshop,illustrator) kullanıyorum sorunsuzca. 2020'de "icat" edilmiş bir aletin 5 sene gitmemesi için bir neden görmüyorum.

Özet Yeni M1 çipli Macbook Air.
0
mirafiori
(19.11.20)
6 senedir macbook air kullaniyorum, hic sikinti cikartmadi, 1 kere format attim bir tane shareware musallat oldugu icin.

Aldigim ilk apple laptop idi, bir daha pc'ye donmem herhalde. 1100 cycle yaptim pili hala 5 saat rahat gidiyor. Oldukca hor kullandigimi soyleyebilirim, son 2 senedir zaten ustune bizim veledin dokmedigi sey kalmadi, ekran parmak izi dolu vs.

Apple'in satis sonrasi servis destegi inanilmaz. 2 sene once elime bir tane 10 senelik macbook pro gecti, acilip kapaniyordu, ne yaptiysam cozemedim. Apple'a goturdum bir bakin ama cop ise para harcamak istemiyorum dedim. Sabah verdim aksamustu aradilar gel al diye, bir numarasi yok, herseyi update ettik dediler geri verdiler, 1 dolar odemedim. Birak bilgisayari porsche 911 alsan boyle bir servis sekli yok.

Ikinci eli cok saglam, elime gecen macbook pro'yu $900'a okuttum gitti, ilan verdim ertesi gun sattim ki cok ucuza koymadim.

Yeni nesil m1 cipli air al bir tane bu is huzur icinde cozulsun..
0
cooperr
(19.11.20)
Kısaca şöyle anlatayım:
Mutfakta, balkonda müzik dinlemek, bazen video dizi filan izlemek için 2009 Unibody
Macbook kullanıyoruz.
0
battal gemalmaz
(19.11.20)
Çok paran varsa MacBook. Eskiden anlayabiliyordum ama SSD yaygınlaştığından beri normal Windows PC'ler de cayır cayır yıllarca çalışıyor. Şu an kullandığım PC'yi 4 yıldır kullanıyorum bi kere tıklamadı.

Apple düşmanı falan da değilim, telefonum, kulaklığım vs hep Apple ama bence macbook en gereksizi (işle ilgili ihtiyacınız olmadığını varsayıyorum).
0
noluyo yaa
(19.11.20)
Sağlam bilgisayar istiyorsan mac al tabii ki, gayet mantıklı. Sadece 2018 sonrası bir model al, belirttiği gibi arkadaşların 2016-2018 arası klavye problemleri vardı. Alabileceğine n yeni mac'i alırsan uzun süre kullanırsın.
0
roket adam
(19.11.20)
7 sene hp kullandım. 2 senedir de macbook air. ilki de gayet iyiydi ama çok ağırdı. en nefret ettigim şey, agir pc. her seyi zorlastiriyordu. omzum agriyordu vs. sirf bu yuzden macbook aldim. hem hafif hem de saglam. anlamiyorum bile cantada oldugunu. muthis bi rahatlik. bazen ısınma yapıyor ama yeni modellerde bunu çözmüşlerdir belki. kullanima alismak da oyle zor değil. birkac gunumu almisti benim sadece. kisaca, mac tavsiye edilir. pisman olacagini düşünmüyorum.
0
hazen
(19.11.20)
2012 yılında aldığım macbook'u 2019 yılına kadar kullandım. Bi de öyle günde 6-8 saat değil, baya baya her gün en az 12-14 saat kullanmışımdır. Çok sağlam alet.

Ne iş için kullanacağından tam bahsetmediğin için model konusunda emin olamıyorum. Normalde yeni M1 işlemcili air'lar çok iyi görünüyor, ama Mendeley sadece Windows'ta çalışıyorsa M1 işlemcili air riskli, windows desteği olacak mı, olursa nasıl olacak, windows olmasa bile wine ile çalıştırabilir misin, çalıştırsan performans nasıl olur, hiç belli değil.

Ben 2019 pro (16 inç) aldım 6 ay önce falan, aşırı memnunum. Hedefim yine günde 12 saat kullanıma rağmen beni en az 5 yıl götürmesi. Yani boyut/ağırlık sorun değilse M1 air yerine düşünebilirsin ama performans ihtiyacı olmadığı için biraz boşuna para harcamış da olabilirsin.

Bir de 2019 sonrası macbook'ların klavyesi mükemmel, çok yazı yazan biriysen önemli oluyor, o yüzden macbook alacaksan kesinlikle 2019 ve sonrasına bak.
0
plutongezegendegilmi
(19.11.20)
(4)

Arabaya vaktinden önce bakım- mantıklı mı?

kojonotsuki
Şu anda araba 84 binde, en son bakımı 76.600'de yaptırmıştım, bir dahaki bakım 86.600 (daha 1 yılın dolmasına oldukça var). Ayın 26'sında ankaraya gideceğimden arabanın bakımını tanıdık ustada yaptırayım diyorum. Ankaraya gidene kadar araba 85 bine yaklaşmış olur zaten.Sizce biraz erkenden bakım yap
Şu anda araba 84 binde, en son bakımı 76.600'de yaptırmıştım, bir dahaki bakım 86.600 (daha 1 yılın dolmasına oldukça var). Ayın 26'sında ankaraya gideceğimden arabanın bakımını tanıdık ustada yaptırayım diyorum. Ankaraya gidene kadar araba 85 bine yaklaşmış olur zaten.

Sizce biraz erkenden bakım yaptırmak saçma mı? Yoksa ustan ordayken yaptır, istanbuldaki çakallarla uğraşma mı?
0
kojonotsuki
(17.11.20)
Ben uzun yola çıkmadan önce bakımı yaklaşmışsa yaptırıyorum, yolda kalsan daha büyük sıkıntı.
0
plutongezegendegilmi
(17.11.20)
Gidip döneceksen dönünce yaptır, yok gidip uzun süre orada kalacaksan gitmeden hemen önce 85 bin gibi yaptır.

1-2 bin km önemi yok az veya çok, yeter ki yağ eksiltme olmasın.
0
John Bloor
(17.11.20)
Bakım değil de genel bir kontrol yaptırın sadece.
0
Erva
(17.11.20)
Yaptır gitsin derim, 1 - 1500 km için yağ eksiltme vs risklerine girmeye gerek yok. Ustan oradaysa kafan rahat olsun.
0
roket adam
(17.11.20)
(11)

Ben Aramasam Hiç Bir Arkadaşım Aramıyor

qazwsx
3 ay boyunca kimseyi aramasam bi Allah'ın kulu da merak edip aramaz. İnsanlar mı çok hayırsız bende mi problem var anlamadım. Hayır yani öyle kötü bi tip değilim. Saçma sapan konuşarak kafa şişirmem, aykırı davranmam, gayet efendi her ortama girebilecek biriyim. Hatta örnek vereyim; yediğimiz içtiği
3 ay boyunca kimseyi aramasam bi Allah'ın kulu da merak edip aramaz. İnsanlar mı çok hayırsız bende mi problem var anlamadım. Hayır yani öyle kötü bi tip değilim. Saçma sapan konuşarak kafa şişirmem, aykırı davranmam, gayet efendi her ortama girebilecek biriyim. Hatta örnek vereyim; yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen bir arkadaşım vardı. Hep ben arar sorardım birlikte takılırdık, dedim bi kere de o arasın ben aramayacağım, deyiş o deyiş adam 1 senedir ne aradı ne hal hatır sordu Yolda görürsem selam veriyorum o kadar.
0
qazwsx
(15.11.20)
insanların çoğu genel olarak öyle, takma kafana.
0
tabirimekruh
(15.11.20)
aynı durumdayım, kimse aramaz sormaz(telefon numaram hiç değişmedi). tek yakın arkadaşım diyebileceğim kişi de sadece bilgisayarında sorun olunca arardı. bir kaç kere ters yaptım, "işin düşmese aramıyorsun." diye. sonrasında onunla da koptuk. düzenli konuştuğum/görüştüğüm kimse kalmayalı uzun zaman oluyor.
iş ile ilgili bir şeyler sormak için arayan olur, o kadar.
0
late viper
(15.11.20)
bunlar hep boyleler. bunlari takmayacaksin. isleri dustugunde ozellikle.
0
Sosyal teokrat
(15.11.20)
işte ben tam olarak o aramayan sormayan hayırsız arkadaşım. Soruları alıyım :)
0
msb
(15.11.20)
msb +1 ama soruları almayayım. zaten aramıyorum da her aradığında niye aramıyorsun lan hayırsız diyen arkadaşları özellikle hiç geri aramıyorum.
0
engelbert humperdinck
(15.11.20)
Serkan sen misin, nerelerdesin be oğlum?

Şaka bir yana, tespitiniz doğru, insanlar hayırsız. Çok sıkı eskiye dayanan ve birçok ortak noktayı paylaştığınız arkadaşlar hariç kimse kimseyi öyle arayıp hal hatır sorayım demiyor. Anca işi düşünce arar bunlar. Takmayın kafanıza.
0
battal gemalmaz
(16.11.20)
Aramayan sormayan benim +1

Artık insanlar sosyal medya ile o kadar haşır neşir ki, arama ihtiyacı duymuyorum. Her gün story atan arkadaşı niye arayayım ki? Görüyorum zaten ne yaptığını, nasıl olduğunu. Arada whatsapp'tan yazarım ama telefon çalınca kimin aradığından bağımsız olarak telefonu camdan fırlatasım geliyor. Hiç sevmiyorum telefonda konuşmayı.
0
himmet dayi
(16.11.20)
Ben hep aradigim adamlardan geri donus almayinca aramayi biraktim. Artik aramayani aramiyorum. 6 ay kimseyi arama, arayip ne oldu lan oldun mu kaldin mi demeyenleri ufaktan ikinci ucuncu kategori tanidik listesine atabilirsin.
0
cooperr
(16.11.20)
Aramayan hayırsız arkadaşım ben de. Telefonda konuşmayı sevmiyorum. Elim telefona gitmiyor.
0
pati
(16.11.20)
Ben de aramıyorum ama mesela onun bulunduğu şehre gidersem arayıp görüşelim diyorum, veya aynı şehirdeysek de arıyorum görüşüyoruz. Spesifik bir konu olmadan telefonda konuşmak bana garip geliyor.
0
plutongezegendegilmi
(16.11.20)
beni yakın arkadaşlarım senin gibi arasa hayırdır bi şey mi oldu derim. ısrarla haftada bir falan arasa ne arıyorsun oğlum habire derim. bizde de yok öyle arayıp konuşma olayı. bayağı da iyi arkadaşızdır.
0
bohr atom modeli
(16.11.20)
(4)

Usb 2.0 dan 3.0 a atılırken mi hızlı yoksa tersi mi?

kahver
Selam dostlar.Şimdi diyelim 2 tane HDD var, biri 2.0'a takılı, diğeri 3.0'a. aktaran mı 3.0'da olmalı, yoksa aktarılan mı? bunun hız karşılığı nedir?
Selam dostlar.

Şimdi diyelim 2 tane HDD var, biri 2.0'a takılı, diğeri 3.0'a. aktaran mı 3.0'da olmalı, yoksa aktarılan mı? bunun hız karşılığı nedir?
0
kahver
(14.11.20)
Iki taraftan en dusugu neyse onun hizinda calisir. O yuzden iki taraf da 3.0 olmali.
0
Haldamir
(14.11.20)
okuma hızı az olan aktaran, yazma hızı çok olan aktarılan
0
esref
(14.11.20)
Farketmez, çünkü bottleneck sabit, 2.0 hızında aktarılır veriler.
0
plutongezegendegilmi
(14.11.20)
AFEDERSİNİZ
beyler yorgunum kusura bakmayın
ben Hdd'lerin birini 2.0 teknolojisi
diğerini 3.0 teknolojisi zannettim.
meğer hdd'ler sıradan hdd ymiş

hdd'lerin en az biri 3.0 teknolojisi değilse üstteki cevabımın bir anlamı kalmıyor, diğer arkadaşlar haklı.
0
esref
(14.11.20)
(2)

MySql veri tabani performans sorusu?

gezegen olan pluton
Veritabanında bir aramada String kolon mu yoksa İnteger kolon mu daha iyi performans gösterir?
Veritabanında bir aramada String kolon mu yoksa İnteger kolon mu daha iyi performans gösterir?
0
gezegen olan pluton
(14.11.20)
int, çünkü daha az yer tutuyor, işlem yapması da ram'de tutması da daha kolay.

Edit: şöyle de bir düzenleme yapayım. Eğer aynı string'i defalarca tutman gerekiyorsa normalizasyon yap. O da baya hızlandırır.
0
plutongezegendegilmi
(14.11.20)
Integer daha performanslıdır.

P.S. Soruyu soranın ve üstteki cevabın kullanıcı adları. Bu nasıl rastlantı :D
0
queue
(14.11.20)
(6)

macOS Big Sur yükleyince crackli programlar cortlar mı?

henrychinaski
selam emek hırsızı korsan dostlarım,big sur'a geçmeyi planlıyorum ama öncesinde photoshop, illustrator, cleanmymac gibi crackli olarak kullandığım birçok uygulama var. var mı bu şekilde crackli programlar yüklüyken big sur'a geçiş yapanlar? bir aksilik yaşadınız mı? tenkselat.
selam emek hırsızı korsan dostlarım,

big sur'a geçmeyi planlıyorum ama öncesinde photoshop, illustrator, cleanmymac gibi crackli olarak kullandığım birçok uygulama var. var mı bu şekilde crackli programlar yüklüyken big sur'a geçiş yapanlar? bir aksilik yaşadınız mı? tenkselat.
0
henrychinaski
(13.11.20)
Cortlayabilir, ya da kullandığın programları güncellemek zorunda kalırsın, o zaman cortlayabilir. Benim başıma her OS geçişinde geliyor maalesef. (Örneğin VMware bu konuda her güncellemede para isteyen bi örnek)
0
roket adam
(13.11.20)
Mojave (10.14.6)'den Catalina (10.15.6)'ya geçtikten sonra hiçbir programım cortlamamıştı. Big Sur'a da bu akşam geçmeyi düşünüyorum.
0
himmet dayi
(13.11.20)
Photoshop cortlamadı diyolla.
kaynak: bir arkadaş
0
işimdeyim gücümdeyim
(13.11.20)
crack'in cortlamasından ziyade, programların cortlaması söz konusu olabilir. bazı uygulamalar henüz big sur güncellemelerini yayınlamamışlar ise çalışmayabilirler.
0
mrtkp1234
(13.11.20)
Catalina'ya geçerken bir sürü şey cortladı, ama bi arkadaş big sur'a geçmiş, her şey tıkır tıkır çalışıyor diyordu.
0
plutongezegendegilmi
(13.11.20)
Az önce big sur'a geçtim.

5-6 crack'li program var. Hepsi çalışıyor.
Görsel olarak ilk defa bu kadar büyük değişiklik oldu uzun yıllar sonra. Onu da ekleyeyim.
0
himmet dayi
(13.11.20)
(17)

kaprisli iş arkadaşları

kakamelsokoban
selam arkadaşlar. aslında soru değil de dertleşmek gibi yazmak istedim buraya, çok daraldım çünkü. bi devlet kurumunda çalışıyorum, kadınların yoğun ağırlıklı olduğu ancak bu kadınların yaklaşık %80inin 30 yaş üstü ve bekar olduğu bir kurum. evli olanlarımız %20lik kısım kadar ve bunun da aşağı yuka
selam arkadaşlar.
aslında soru değil de dertleşmek gibi yazmak istedim buraya, çok daraldım çünkü.

bi devlet kurumunda çalışıyorum, kadınların yoğun ağırlıklı olduğu ancak bu kadınların yaklaşık %80inin 30 yaş üstü ve bekar olduğu bir kurum. evli olanlarımız %20lik kısım kadar ve bunun da aşağı yukarı %5i çocuklu kısmını oluşturuyoruz.

malum kamuda esnek çalışmaya geçildi, tüm personel işe bir hafta gidiyor bir hafta gitmiyor. yalnızca işe gittikleri hafta çalışıyorlar, diğer hafta idari izinli sayılıyorlar. 10 yaş altı çocuğu olanlar için de evden çalışma getirildi. kimi kurumlar direkt idari izin vermişler ama bizde iş yoğunluğu olduğu için gelip gitmekle uğraşmayın siz hep evden çalışın dediler, yani diğerleri gibi bir hafta çalışıp bir hafta izinli değiliz, hep iş başında olacağız ama memnun olduk toparlanıp eve geldik bugün de ilk haftamız bitiyor.

şimdi bu %80lik kısım için şöyle bir bilgi vericem. bu kadınlar evlenmek isteyip evlenememiş değiller. evlenip de koca kahrı mı çekicem diyip evlenmeyi hiç düşünmemiş olan, çok güzel, çok bakımlı ve hayatı doya doya yaşayan kadınlar. pandemi patlayana kadar en az 2 ayda bir farklı ülkelere giden, geniş arkadaş çevreleri olan, ekonomik bağımsızlıkları olan, kendi ayakları üzerinde duran, akıllı, kültürlü, birikimli kadınlar. bir kısmı çocukları çok seviyor ama sırf çocuk sahibi olmak için biriyle evlenip kaynana, görümce, elti saçmalıklarına bulaşmak istememişler. bunlar onların açıklamaları, benim yorumum değil bu arada. dışarıdan bakınca "yaşıyorsunuz bu hayatı" denilecek, zaman zaman kendi seçimlerimi bile sorgulatacak kadar hayatın keyfini çıkararak yaşayan bir tayfa. içlerini bilemem tabii ki.

aynı arkadaşlar çocuklularla ilgili herhangi bir pozitif ayrımcılık yapıldığında ise çıldırıyorlar. hem kendi seçimleri sonucu bunu tercih etmişler, ama en basiti 10 yaş altı kadınların evden çalışma hakkına o kadar kızmışlar ki bakanlığa kadar arayıp iptal ettirmekle uğraşıyorlar. en sonunda onların gazını almak için de çocuklular da haftada 2 gün işe gelsin o zaman diye karar çıkmış. pazartesi ve salı günleri işe gideceğim ama haftada 2 gün kızımı kime bırakıp gideceğim kara kara düşünüyorum şu an. eşim de sağlıkçı olduğu için izinleri kapalı, ne yazık ki onunla dönüşümlü çalışma şansım yok, eve bile zor geliyor yoğunluktan. evet evde çocuklu çalışmak işyerinde çalışmak kadar verimli olmuyor kabul ediyorum, en az %20 kapasite kaybım var ama bunu da akşamları kızımı uyuttuktan sonra çalışmaya devam ederek kapatmaya çalışıyorum mesela. benim çocuğum var çalışamıyorum deyip kenara çekilmiyorum. kimsenin ağzına laf vermiş olmayayım diye ekstra dikkat ediyorum. asla çocuğumu kullanıp kafa izni vs gibi ayrımcılık istemedim, istemem de. ama bunu yapmayacağımı bile bile benim dışımda verilmiş bir kararda bile bana düşman oluyorlar. kararı veren ben değilim, uygulamaya koyan ben değilim. ben sadece bana verilmiş bir hakkı kullanıyorum. şikayeti olanlar gidip üstlerle konuşmak yerine bize surat yapıp laf sokarak huzursuz ediyorlar, düşmanca davranıyorlar. bu sürekli kalacak bir uygulama değil en nihayetinde. bir süre sonra yine yüzyüze çalışacağız ama yarınlar yokmuşcasına kin gütmeye başladılar iyiden iyiye. benim kızdığım ve eleştirdiğim nokta bu. şikayet merci ben değilim neticede.

kızımı bırakacak birini bulmak biraz da şu açıdan zor, hem evde kedimiz var kedi olduğu için ne temizliğe ne çocuk bakımına gelecek birini bulmak kolay olmuyordu zaten. bir de eşim sağlıkçı olduğu için pandemide yüksek risk grubunda bir çalışan olduğu için bulduğumuz bakıcılar da riske girip bizimle çalışmak istemiyor. ben de kızımı başkasının evine götürüp bırakmak istemiyorum dünya kadar kötü şey görüyoruz duyuyoruz açıkçası güvenemiyorum.

geçen hafta cuma günü işlerimi toparlamaya çalışırken bile bir afra tafralar, laf sokmaya çalışmalar, yok eve gidenler kendilerini izinli sanmasın, evden de çalışılacak sonuçta bu bir idari izin değil vs kendi aralarında konuşur gibi bize duyurmaya çalışmalar. hayırdır bir problem mi var desem, ay yok canıım sadece konuşuyoruz vs diyecekler mesela sanki ben yok yere problem çıkarıyormuş gibi olacağım. lanetler olsun zaten son gün diye sustum, duymamaya çalıştım, bütün dertleri üzerimize oynayıp birimizle kavga çıkartıp içlerini dökmekti ama ne ben ne de diğer anneler sesimizi çıkartmadık nasılsa uzun süre görüşmeyeceğiz diye.

şimdi de pazartesi salı 2 gün kızımı kime nasıl bırakıp gideceğimi düşünmek zorundayım sırf onların çekememezliği yüzünden.

daha önce de buna benzer bir şey oldu mesela, aldım karşıma konuştum en çok sesi çıkan bir tanesini. dedim ki neden böyle yapıyorsun bu senin tercihinse sen kendi seçiminin ben kendi seçimimin sonuçlarına katlanacağız. ben 3 senedir işe uykusuz geliyorum, kakasıydı, kusmuğuydu, hastalığıydı, dişiydi bilmem ne derken bütün hayatımın ekseni kaydı ama ben istedim ben doğurdum bunları göze alarak yaptım bu çocuğu. bir yandan eşimin ailesi de sorunlu insanlardan oluşuyor, bir sürü ailevi sorunla da boğuşuyorum. sen bunların hiçbiriyle uğraşmak istemediğin için kendini bunlardan uzak tuttun. ben bu sorunlarla boğuşurken sen norveçte kuzey ışıklarını izliyordun örneğin. ya da dünyanın herhangi bir yerinde arkadaşlarında geziyor, eğleniyordun. herkesin hayatının kendine göre artısı eksisi var, neden böyle kendi işine yaramayan bir şey olduğunda düşman kesiliyorsun diye sordum.

verdiği cevap şu oldu.

"senin seni seven bir kocan, mutlu bir evin, güzel sağlıklı bir çocuğun var. benimse ne sevenim, ne de sevdiğim var. sen üzülsen bile evine gider ailenle teselli bulursun benim bunları yapma şansım yok. o yüzden sen üzülsen bile tolere edebilirsin ama ben edemem. o yüzden işime gelmeyince sesimi çıkarıp durumun düzeltilmesini istemek benim hakkım."

belki de yanlış düşünüyorum ama bu düşünce tarzı bana bencillik gibi geldi. ben böyle bir şey düşünsem dahi karşımdakine bu kadar açık konuşacak kadar cesur olabileceğimi sanmıyorum açıkçası.

ben bunu saf bir bencillik olarak değerlendirdim. siz olsanız ne düşünürdünüz?

Cevap verenlere şimdiden teşekkürler, sevgiler.
0
kakamelsokoban
(13.11.20)
Akıllı, kültürlü, birikimli demişsin de bence bunlar geri zekâlı. Siz de onları üstünüze şikâyet edin.
0
dissendium
(13.11.20)
Kadınların çalışmasının yasaklanması lazım slkdgjsdgj. Şaka bi yana ortam çok kötüymüş hocam geçmiş olsun.

İkiniz de haksızsınız bence.

İşyerinde verilen maaşın, tanınan hakların sadece işle ilgisi olması lazım, aileyle, iş dışındaki hayatla ilgili değil. O açıdan arkadaşlarınız "ortada bir haksızlık var" demekte haklılar. "Benim çocuğum var zaten hayatım zor vs." şeklinde düşünmeniz hatalı.

Öte yandan devlette çalışıyorsunuz ve bu konuda kararların akıllı mantıklı bir şekilde alınması zaten imkansız. O durumda "o da gelsin" yerine "ben de gitmeyeyim" demek lazım. Bunu kişisel bir mesele haline getirmek manyaklık.

Yine de "onlar yüzünden böyle oldu" diye düşünmeyin, yani size verilen o hak zaten adil değildi, hiç verilmeseydi zaten bakıcı vs. bir şey ayarlamanız gerekecekti. Bakıcınızı ayarlayın. Sadece annelere özel bir düzenleme yapıldığında "yahu onların ne suçu var, onlara da bu hakkın tanınması gerek" diyin, siz de bencillik yapmayın. Belki zamanla düzgün bir iletişiminiz olur.
0
plutongezegendegilmi
(13.11.20)
Aslında sorunun kaynağı bu evden çalışma konusunun tüm çalışanlara eşit olmaması. Çalıştığınız kurumun çalışanlar arasında bir tartışma ortamı oluşmayacak şekilde bunu planlaması gerekirdi. İş yerine çalışmaya gelenlere ek izin mi eklenir, ek maaş mı eklenirdi bu tartışma ortamı oluşmasın diye ayarlamaları gerekirdi. Sizin bahsettiğiniz durumda ister istemez çalışanlar arasında bu şekilde tartışma ortamı oluşması normal.

Siz nasıl iş arkadaşlarınız için dışarıdan baktığınızda "hayatlarını yaşıyorlar, keyifleri yerinde, şanslılar" diye düşünüyorsanız şuan onlarda siz evli, çocuklu olduğunuz için sahip olduğunuz haklar için "ne kadar şanslı, evinde çalışırken keyfi ne kadar yerinde" diye düşünüyorlar. Bu düşüncenin kaynağı da iş yerinin yanlış planlaması.

Onların yaptıkları yanlış size böyle tavırlı davranmaları doğru değil. Sonuçta bu sizin kendi düzenlemeniz değil. Ama sizin tavrınız aynı şekilde yanlış. İnsanların ne yaşadıklarını bilmeden bu şekilde konuşmanız hiç doğru değil. Onların evlilikleriyle ilgili sorunları yok, çocuklarıyla ilgili sorunları yok, eşlerinin aileleriyle ilgili sorunları yok ama başka sorunları olup olmadığını bilemeyiz. Bir insanın dışarıdan hayatı yaşıyor gibi gözükmesi, hayatında sorunlar olmadığı anlamına gelmez. Ben bebek bakıp sabaha kadar uyumuyorken sen gezip tozdun diyemezsiniz. Bilemezsiniz insanlar ne yaşıyor.
0
GoodMorningTeacher
(13.11.20)
Ben bu hikayedeki evlenmemeyi tercih etmiş olan tarafım. Benzer bir durum benim çalıştığım yerde de yaşansa ben de karşı çıkardım. Ama tutup "onlar da işe gelsin" diye değil, hep beraber evden çalışalım madem" olarak ayaklanırdım muhtemelen.

Çocuğu olan birine pozitif ayrımcılık yapılmasını doğru bulmuyorum. Üremek ya da ürememek kişinin kendi tercihidir. Evlenmek de öyle. Ama sırf biri üredi diye ona ek avantaj sağlanıyorsa, hayatında tercih etmediği bir şey yüzünden karşıdaki kişi neden haksızlığa uğrasın ki?

Not: Kendi açından baktığında haklı görebilirsin ama ben de kendi açımdan baktığımda eksik kısımlar görüyorum.
0
lcha
(13.11.20)
Yukarıda yazan arkadaşlara katılmakla birlikte, o insanlar bir şeyler yaşamıyor da olabilir. Keyifleri inanılmaz yerinde de olabilir. Bu da kendi hayatlarını planlamaları sayesinde oluşan bir durum olur. Durup düşünmüşler bir şeylerden fedakarlık etmişler. Siz ise bunları göze almışsınız, böyle bir sorumluluğun altına girmişsiniz. Bu yanlış demiyorum bu arada, ama iki tarafın da seçimleri ve sonuçları söz konusu.

Ancak bunlar iş hayatından bağımsız şeyler. Size “siz çile çektiniz bebek baktınız, bu da ödülünüz, evden çalışın.” Denmemiş. Nedense öyleymiş, bu doğal bir hakkınızmış gibi yazmışsınız. Üzgünüm ama değil. Çocuğunuzu bırakacak yer olmaması vs büyük sıkıntı anlıyorum ama günün sonunda işyerindeki kimseyi ilgilendirmez bu. Tamamen sizin sorununuz. Bunları göze alan sizsiniz. Bu bir pozitif ayrımcılık hakkı doğurmuyor. İnsanlar pandemin ortasında işe gitmek zorundaysa siz de gitmelisiniz, evden çalışılabiliyorsa onlar da çalışabilmeli. Özel hayatınızda ne olduğu burada bir parametre değil.

Arkadaşınız da inanılmaz saçmalamış bu arada eklemeden geçmeyeyim. İkinizin argümanlarını da haksız buldum.
0
anneboleyn
(13.11.20)
Ben de arkadaşlara katılıyorum. Bu noktada "benim çocuğum var, öyleyse başkalarına tanınmayan bir rahatlık hakkı bana tanınmalı" gibi bir şey bana biraz ayrımcılık gibi geliyor. Bu devlete göre pozitif olabilir ama çocuksuz bir vatandaş olduğum için bana bildiğin negatif ayrımcılık yani. Sizin çalışma rahatlığınız, başkalarına ekstra iş yükü olarak da yansıyor veya yansıyacak olabilir. Sizin covid olma riskinizi neden bekar takım arkadaşlarınız üstlensin?

Ancak, bu insanlarla neden bu münakaşaya girdiğinizi anlayamıyorum. Ben olsam devlet vermiş kardeş, paşa paşa hakkımı kullanıyorum der geçerdim. Bunu niye bu kadar kafaya takıyorsunuz ki?
0
roket adam
(13.11.20)
arkadaşlar genel olarak şunu söylemek istiyorum ben burada evden çalışmak benim hakkım demedim yalnızca bana böyle bir hak verilmiş ve ben bunu kullanıyorum dedim. ama arkadaşların sinirlenip muhatap alacağı bir merci değilim ben, şikayet olanlar üst merciye gerekli başvuruyu yapmak yerine gelip bana ve diğer annelere çemkirmeleri, laf sokmaları sizce normal mi yani? eleştirdiğim nokta bu. evet ortada bir haksızlık var ama bu haksızlığı yaratan ben değilim, çözüm noktası da ben değilim bunun için idari kısım var. onlar bana, ben onlara kavga ederek çözülecek bir şey değil bu. hoşuma gitmeyen bir uygulama olduğunda ben de o uygulamaya katılanlara mı surat yaparak çözmeliyim yani?

bir de sen de geziyorsun tozuyorsun diye ona söylememin sebebi başta o arkadaşın senin çocuğun var eşin var hayat sana güzel demesi üzerineydi zaten. sen benim hayatımın olumlu yanlarını görüyorsun ama senin hayatının da bana göre olumlu yanları bunlar dedim. tamamen seçim meselesi sonuçta. kimse kimsenin kişisel tercihlerini ve sonuçlarını eleştirememeli bana göre.
0
🌸kakamelsokoban
(13.11.20)
bu tiplere ne dendiğini herkes biliyor ama haklılar. çocuğu olana neden pozitif ayrımcılık yapılıyormuş? bak kendin söylemişsin "benim tercihim" diye.

sadece küçük çocuğa üzüldüm.
0
ya ben lan neyse
(13.11.20)
Yav zaten haftanın 3 günü, adamları ne zaman görüyorsun da sana surat yapıyorlar da sinirleniyorsun onu gerçekten tam anlayamadım ben. 2 gün de gözünü kapat devam et derim.
0
roket adam
(13.11.20)
@j r r tolkien hayranı evet onlar bir hafta işe gelip çalışıyor diğer hafta idari izinli sayılıyor. biz her hafta evden çalışacaktık. şu an için yapılan uygulamaysa 2 gün işyerinde diğer günler evden çalışma, bizim için idari izin yok.
0
🌸kakamelsokoban
(13.11.20)
Kadınların kadınlara yaptıkları eziyeti çekememezliği kimse kimseye yapmıyor. Bekar kadınların siz çocuklu çalışanlara çemkirmeleri evet yanlış. Bu sorun bence de böyle çözülmemeli.
Bu kararı üst mercilere şikayet edip sorgulatmaları gerekir üst merci de kolaya kaçıp çözümü sizleri iki gün işe getirtmekte bulmuş. Asıl ben o arkadaşın yerinde olsam buna ses çıkarırım. Hep beraber iyi şartlarda çalışmak varken, benim şartım kötüyse onlar da iki gün gelsin madem diyip sakinleşmek çok anlamsız.
Bekar çocuksuz olup evinde yaşlı ya da kronik hasta bakan kadınlar ne olacak peki, onlara sorsak bize de izin verilsin diyecekler.
İş arkadaşınız ya da sizin için tamamen haksızsınız diyemiyorum. Ama bu süreçte işe gitmek zorunda olanlara da fazla mesai, siz evdekilerden bir saat işe geç başlama hakkı gibi iş yükünü az da olsa hafifletecek şeyler yapılsaydı keşke
0
umutsuzevjınıkı
(13.11.20)
Benim durumum birazcık farklı.
Erkeğim. 9 senedir otizmli kardeşime, yasal vasisi olarak tek başıma bakıyorum.
O süre içinde hiçbir çalıştığım iş yerinden bir ayrıcalık istemedim. Hatta ne evli insanların sahip olduğu ek haklara sahip olabildim ne de bekarlar gibi "hayatımı" yaşayabildim.

İnsani açıdan bakarsak:
Ofise zırt pırt çocuk getirilmesi, buldumcuk anne babalar, anne babaların sürekli/bazen ayrıcalık istemeleri duygusal olarak benim de canımı sıkıyor ve kendimi eksik hissetmeme yol açabiliyor. Bu konuda hayatının bir dönemine gelmiş olup da bir şekilde evlenememiş/çocuk sahibi olamamış insanlarla empati kuruyorum.

İş olarak bakarsak: Mevcut haklar neyse o. Evli çocuklu kendine verilmiş haklardan yararlanır, eşi çocuğu olmayan da avucunu yalar. Kimsenin de itiraz etmeye hakkı olmaz.

Orta yol: karşılıklı anlayış.
0
trixi
(13.11.20)
çocuk yapmak gibi tamamen bir yaşam tercihi olan bir konuyla, "bacağını kırsaydın da işe gidemeseydin ama yine de gel deselerdi ne olurdu" gibi tamamen istem dışı olan ve iş yapmaya engel olan bireysel bir sağlık sorununu nasıl bir tutabiliyorsunuz anlam veremiyorum açıkçası.
0
roket adam
(13.11.20)
çocuklu insanlara ayrıcalık tanınması gayet makul bir şey
yasal hakkını hiç acımadan kullan

o çocukların en güzel şekilde yetiştirilmesi, çocuksuz insanların kuzey yıldızlarını izledikten sonra ülkelerine döndüklerinde rahat etmelerini, emekli olduktan sonra emekli maaşlarının yatmalarını sağlayacak

hepimizin vergileri tanımadığımız çocukların okumalarına, insanların tedavi ve sosyal yardım almalarını sağlıyor
böylece sokakta yürürken cüzdanımız için bıçaklanma ihtmalimiz bir nebze engelleniyor
işimizi kaybedersek açlıktan ölme ihtimalimiz azalıyor

bi tek kirli havamız bedava
0
bir soru sorcam
(13.11.20)
çocuklu insanlara pozitif ayrımcılık avrupanın çoğu ülkesinde olan bir şey, bu tiplere sorsak avrupa şöyle güzel böyle güzel ama kıskançlık çekememezlik olunca şark kültürü damarları tutar.
çoğu ülkede çocuklu ailelere vergi indirimi, çocuk parası v.s olur. demek ülkede bunlar olsa bu tipler hasetinden kendi kendilerini yermiş.

bu anlattığın hikayedeki tipler bizim milletin genel çekememezliği aslında, sozlukte de sık sık görürüz, bu meslek niye bu kadar maaş alıyor, niye bu kadar rahat çalışıyor ben eziliyorum o da ezilsin v.s. diye her gün farklı bir konu.

sizin yerinizde olsam alttan almaz direk, hatta bu konuda sert çıkardım bir daha sizin 100metre çevrenizde bu konuyu açmaya cesaret edemezlerdi.
0
nuisance
(13.11.20)
hepsi gerizekalı +1
haklısınız
0
basond
(13.11.20)
Bence haklisiniz. Digerlerinin size gicik olmasi yanlis, size verilmis bir hakki kullaniyorsunuz alti ustu. Bu kurali da siz koymamissiniz neticede. Olmasi gereken sorunu is yerinin cozmesi, en bastan "madem evden calisilabiliyor, herkes evden calissin" idi. Veya illa ofise gitmesi gerekiyorsa birilerinin is yerinin bu durumu bir sekilde kompanze etmesi gerekirdi (ek ucret, ek izin gunu vs).

Sikayetler "hayir onlar da evden calismasin madem, bize mi sordular cocuk yaparken" ekseninden ziyade, "ee oluyormus demek ki biz de evden calisalim o zaman" ekseninde olmasi lazimdi.
0
taurina
(14.11.20)
(6)

yeni macbook pro almak?

contavolta
Yaklaşık 2 ay önce 13 inch'lik i5 10.nesil işlemcili macbook pro almıştım. O zaman fiyatı 16 bin tl'ydi. Şimdi bu M1 işlemcili macbook pro'lar gerçekten çok mu hızlı? Elimdekini satıp bunlardan mı alsam? Elimdeki laptop'un sıfırı 19-20 bin olmuş. Hemen hemen aldığım fiyata satabilirim gibi duruyor.
Yaklaşık 2 ay önce 13 inch'lik i5 10.nesil işlemcili macbook pro almıştım. O zaman fiyatı 16 bin tl'ydi.

Şimdi bu M1 işlemcili macbook pro'lar gerçekten çok mu hızlı? Elimdekini satıp bunlardan mı alsam?

Elimdeki laptop'un sıfırı 19-20 bin olmuş. Hemen hemen aldığım fiyata satabilirim gibi duruyor. M1 işlemcili olanların ram'ini 16 gb yapıp almak gibi bi düşünce oluştu bende. Sizce mantıklı mı?

Amacım daha uzun süre beni götürmesini sağlamak açıkçası. En azından bi 7-8 sene kullanayım modundayım.

not: yazılım için kullanıyorum pc'yi.
0
contavolta
(12.11.20)
incelemeleri bekle, bide bazı işlemleri yapamayacaksın yeni işlemciyle
0
jelly bear
(12.11.20)
Ben olsam 1-2 sene bekleyip öyle değiştirirdim. Epey güzel görünüyor ama bi sıkıntısı varsa anca belli olur bahsettiğim sürede. Tabi 10k riske edip umursamam dersen yardır, çünkü güzel görünüyor :D
0
plutongezegendegilmi
(12.11.20)
appstore harici program yükleme işi sanırım m1'deki güvenlik çipi sayesinde (ya da yüzünden) nanay olmuş sanırım. ben o yüzden geçmeyi hiç düşünmüyorum. gerekirse windows kullanırım.
0
alperz
(12.11.20)
m1 işlemcide problem olduğunu sanmıyorum ancak ilk dönemlerde bazı programların çalışmaması gibi bir durum olabilir. senin durumun yine daha iyi. bende 2013 model macbook pro var. değiştirmem lazım ama arada kaldım. almışken m1 işlemciyle almak istiyorum, sanırım biraz bekleyip alacağım.
0
co2s2
(12.11.20)
hiç değilse 2021 haziran'a kadar bekleyin.
0
fever
(12.11.20)
bu bambaşka bir teknoloji. oturması en az 2-3 seneyi bulur. ilk alanlar zaten denek olacaklar ki apple veri toplayıp önümüzdeki senelerde kendisini geliştirsin. mutlaka kronik bir sorunu çıkacaktır. bu kablosuz ağın çekmemesi de olabilir yazılımda çökme ve donmalar da olabilir.

not: ben de sendeki bilgisayardan aldım. yolda gelmesini bekliyorum :)
0
mr.goodcat
(12.11.20)
(9)

Bu Cumhuriyetciler medyayi niye Demokratlara birakmis?

speedy
Soru baslikta?Disardan bakan adam "Tum medyayi Demokratlar ele gecirmis, ulkeyi 20 yildir Demokrat partili diktator yonetiyor" falan der herhalde. Ya bu nasil dengesizliktir, ulan 2-3 yillik parti misiniz siz? Senelerdir kongreyi, meclisi yari yariya paylasiyorsunuz, baskan cikartiyorsunuz o kadar.
Soru baslikta?
Disardan bakan adam "Tum medyayi Demokratlar ele gecirmis, ulkeyi 20 yildir Demokrat partili diktator yonetiyor" falan der herhalde. Ya bu nasil dengesizliktir, ulan 2-3 yillik parti misiniz siz? Senelerdir kongreyi, meclisi yari yariya paylasiyorsunuz, baskan cikartiyorsunuz o kadar. Kalin enseli zengininiz yok mu medya mogul falan da cikartin bir tane iste. Akil verecek prof, danismaniniz da mi yok? Cok ezikler medya yonunden ya. O degil baskan belli oldu, 2 gune kalmadan Pfizer asi mujdesi verdi, bicak gibi irkcilik gosterileri de kesildi, ilginc:)
0
speedy
(11.11.20)
Demokratlar ele geçirmemiş ki. Orda medya, hatta insanlar özgür. Bizdeki gibi değil ki Trump gelince medya Trump'tan korksun, sinsin, her istediğini yapsın.

ABD cumhuriyetçileri biraz mal olduğu için belki de medyanın günücü anlayamıyorlar. Yani cumhuriyetçi zenginlerin kafa basmadığından medyaya yeterince girmemiş olabilirler.
0
himmet dayi
(11.11.20)
"Medya ele geçirme" olayı Türkiye, Rusya gibi hukuk üstünlüğünün olmadığı gelişmemiş ülkelerde olur. Demokratların medyayı ele geçirmesi gibi bir şey yok. Türkiye gibi düşünmeyin orayı. Trump'ın yaptığı zırvalıkları Biden yapsaydı, aynı muhalefeti ona da yaparlardı. Özgür medyanın ne demek olduğunu unuttuk ne yazıkki. Halbuki bundan 8-10 sene önceye kadar Türkiye'de bile az da olsa bir basın özgürlüğünden söz edebilirdik.
0
fobfilm
(11.11.20)
medya yapması gerekeni yapıyor. demokrasilerde medya; ordu, yasama veya kabine gibi bir organ aslında ve bir code of conduct var. medyanın yükümlülüğü halka doğru ve tarafsız bilginin aktarılması. Dolayısıyla, yanlış bir bilgi aktarıldığında çat diye yayının kesilmesi lazım ve öyle de yapıyorlar. Nasıl haklı olduğunuz bir davada, mahkemenin haklarınızı korumak göreviyse, medyanın da görevi bu.
0
sec guard
(11.11.20)
Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz? Konservatif medya, liberal medya kadar yaygın hatta belki daha etkili. Bunun pek çok örneği var, Fox News networkune bakın, hatta direkt Rupert Murdoch'a bakın, adam nasıl dünyadaki demokrasilerin altını birer birer kazıyor.
Bir diğer örnek bu video:
youtu.be

Zaten cumhuriyetçi medya bu kadar güçlü olmasa Trump bu kadar oy alamazdı. P
0
Haldamir
(11.11.20)
Haldamir'in dediği gibi FOX'un cumhuriyetçiliği epey meşhur bir şey. The Simpsons'ta bile ufak dokundururlar yeri geldikçe(ki The Simpsons FOX'ta yayınlanır).

Amerika'daki medya-siyaset ilişkileri ile ilgili The Post filmi ilginizi çekebilir.
0
late viper
(12.11.20)
Valla ben duz adamim. Youtube'dan ingilizce yayin yapan yabanci kanallari takip ederim ara ara dwnewsten,france24 englishe, bbcye, (ingilizce listening ayagina) Oyle kili kirk yarip secim yapmam, sucu olsun bucu olsun diye ama alayi demokrat rasladiklarimin. Tek tuk fox falan var Cumhuriyetci, Trumpci olarak. Ingiltere medyasini ele alalim, demirbaslar kimler: bbc, itv, sky news, channel 4 alayi demokrat iste. Hele sky news adamlarin kopegi ahaber gibi bir sey olmus, sahibi msnbc imis zaten. Bunlar disinda kanal kaldi mi? Kalmadi, ufak marjinal seyLer vardir. Cumhuriyetciler daha cok Amerika'da yerel bazda takiliyorlar sanirim, globalde pek etkinligi yok.
0
🌸speedy
(12.11.20)
Hocam ben üstteki arkadaşların yerine sana katılıyorum, medya tamamen demokratların kontrolünde. Bunu sopa yerine havuçla yapıyorlar muhtemelen. Yani sonuçta tüm medya 3-4 büyük şirketin elinde, bu şirketlerin kovaladığı ihaleler var, tax loop'lar var. Yahu onu geçtim bütün büyün teknoloji şirketlerinin yönetim kurullarında eski demokrat "parti polisleri" var. X NGO'sunun yaptığı "en özgür medya ABD'de" araştırması da anlamsız, o NGO da demokratların elinde.

Sonuçta bak, Assange haber yaptı, demokratlara ters düştü, içeride. Trump'a ana avrat sövebilirsin (ki iyi bişey), ama Kamala Harris'i eleştirirsen ırkçı olarak yaftalanıp cancel edilirsin, hapse girmek kadar kötü. Her şeyi geçtim, Twitter NYPost'u sansürledi, Trump'ı sansürledi, ama aynı gerekçeyle Biden'ı sansürlemedi. Fact checker saçmalığı komple demokrat yanlısı derneklerin elinde, onlara ters düşen düz post atamıyor sosyal medyada. Kaldı ki NSA falan tüm verileri takip ediyor, kişi kişi herkes fişlenmiş durumda, yarın öbür gün 10 sene önce attığın tivit yüzünden işten atılmayacağının garantisi yok, yaşanmış şeyler bunların hepsi.

Seçimlere hile karıştırıldı deniliyor, konuyla ilgili bir tane dürüst haber yok. Ben seçime giriyor olsam ve rakibim bu yönde bir iddiada bulunsa, doğru şeyin bu iddiayı ciddiye alıp şüpheleri gidermek olduğunu söyler, ona göre davranırım. Adamlar resmi sonuç yokken "başkan Biden" diye haber yapıyorlardı, Trump'ın ne dediğine iki satır yer vermediler. Fox bile yapamadı bunu.

Soruna cevap veremedim, bence beceriksizlikten ziyade ekonomik yapıyla alakalı, işler bu yönde geliştiği için böyle oldu. En çok parayı silah (ve onlara bağlı medya sektörüne) ve teknolojiye yatırıyorsan, o şirketler kendisine en çok taviz verene yönelir. En çok taviz veren demokratlar oldu demek ki, o yüzden medya onların kontrolünde. Bunun üstüne bir de üniversitelerin demokratların elinde olması var, tartışma programına çıkarabilecekleri prof varsa bile cesaret edemiyordur cancel olmamak için, Jordan Peterson'a yaptıkları ortada, ki adam ABD'de bile değil. Yani sadece parayı basıp network kurarak olacak bir şey değil gibi.
0
plutongezegendegilmi
(12.11.20)
Mesela UK icin su rapora bakalim. Tabi orada demokrat-republican ayrimi yok, direkt olarak duz sagci-solcuya indirgeyecegim.

www.mediareform.org.uk linki burada.

Basili medyada, ilk iki figure Sun ve Daily Mail, bu iki gazete-tabloid fazlasiyla konservatif, demokratlarin tam tersi. Sirf bu ikisi tum pazarin %50sine sahip. Ucunyu yayin ise %10 ile Daily mirror, daha liberal bir goruse sahip.

5. Sayfada ise Yayin sirketi olarak veriler var, ayni sirket onlarca yayin yapabildigi icin bu da onemli. %36 ile ilk sirada News UK var, bu zaten Rupert Murdochun sirketi ve olabilecek en konservatif yayinci. Ikinci sirada %23 ile DMG media, bu da konservatif. 4. sirada %7 ile Telegraph media var, bunlar daha merkez sag. %23 ile Reach PLC ise daha liberal-solcu bir yayin sirketi. Toplamlara bakarsak basili medyada Konservatifler %67 paya sahipken, Liberaller %30 civari.

Sayfa 13'e bakarsaniz, Internet sitelerinin toplumun ne kadarina ulastigini gosteriyor. Ilk sirada dogal olarak BBC var, sonrasinda ise The Sun (bu adamlar bazen harbiden yeniakit seviyesine dusebiliyorlar) BBC ile ayni seviyede. 3. ise yine konservatif Daily Mail.

Umarim bu sayilar konservatif medyanin ne kadar baskin oldugunu gostermeye yetmistir.
0
Haldamir
(12.11.20)
@Haldamir bu zamanda sadece yazili basin, gazete satisi uzerinden gitmek yanlis bence. Yazili basinin etki gucu cok sinirli. Kaldi ki adamlarda tabloid kulturu var. Bunlarin olayi sansasyon. Cerezlik gazete onlar, yeri geldiginde kraliyet ailesine cakiyor gelinler kavga etti falan filan, yeri geldiginde Arsenalli futbolcularin esrar partisindeki fotograflarini basiyor adamlar. O yuzden zaten cok okunuyor. Johhny depp yakinlarda dava acti iste bunlara, rezil oldugu ile kaldi, tescillenmis oldu esine siddeti. Bunlari Sadece consevative aliyor falan gibi bir durum yok yani. Bir de bunlarin icinde supermarket indirim kuponu falan oluyor gazete icinde ordan da satis sayisi artiyor. Ucretsiz dagitilan Metro, evening Standard gibi gazetelerin etki gucu bunlardan 100 kat fazladir mesela. Bir de uk conservative leri ile Amerikan cumhuriyetcilerini bir tutmak da yanlis. Johnson ve Trump ayni frekansta olabilir, Johnson zaten kimse Brexiti yonetemediginden sartlar geregi sansa gecti basa. Ama inan Toryler de Demokratlara yakindir, ozellikle de Cumhuriyetcilerde Trump gibi biri varsa. Ingiliz Tv kanallari alayi demokrat onceden yazdigim gibi, varsa bildigin soyle bana da cesitlilik olsun takip ederim youtube'dan, inan gina geldi demokrat medyadan
0
🌸speedy
(12.11.20)
(4)

Yeni macbook'lardaki m1 çipi?

but that was just a dream
Hakkındaki görüşleriniz nelerdir?Eskisine göre inanılmaz fark eder mi?
Hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Eskisine göre inanılmaz fark eder mi?
0
but that was just a dream
(11.11.20)
Fark edeceğini tahmin ediyorum zira benzer mimarideki işlemcinin kullanıldığı iPad pro'lar bir çok intel işlemciden daha hızlı şu anda. Isınma ve throttling konusunu da çözdük diyorlar. Şu anda mac almak yerine birkaç ay beklemeyi tercih ederdim incelemeleri görmek adına.
0
roket adam
(11.11.20)
Ben heyecanlandım ya.

Performans olarak çok farkedeceğini zannetmiyorum. Çünkü teorik olarak daha hızlı olsa bile bu runtime'da x86'dan RISC çevrimini nasıl yaptıkları belli değil (bir yazı bulamadım ona dair). Baya kara büyü dönüyor orada.

Ama bu sayede RISC yaygınlaşır, programlar, derleyiciler buna göre evrilirse işlemci piyasası canlanır, çünkü RISC tasarlamak kolay. Intel/AMD duopoly'si yerine az buçuk para bulan yetenekli mühendislerin işlemci çıkarabildiği bir dünya hepimiz için daha iyi olur.
0
plutongezegendegilmi
(11.11.20)
tüm macbook serilerini bu işlemciye geçirmedikleri sürece deneme amaçlı devam edecektir, sonrasında evrimleşeceği yeri göreceğiz. şu an 13 inch ve 16 inch performans cihazları hala intel işlemcide. deneme periyodu olarak görüyorum.
0
ludwig boltzmann
(11.11.20)
ben m1 çipli air almayı düşünüyorum. intel işlemci olanlar büyük bir indirim yaparsa anca alırım sanırım.
0
pardus
(11.11.20)
(3)

Google Play veya Apple Store gibi alanlara app nasıl yükleniyor?

karpuzpeynirekmeksu
Selamlar,Bu alanlarda saçma sapan bir sürü çöp app'ler de mevcut. Baştan sona hatasız basit bir app tasarladık diyelim, buralara nasıl giriliyor? Bedava uygulamalar para kazanıyor mu?
Selamlar,

Bu alanlarda saçma sapan bir sürü çöp app'ler de mevcut. Baştan sona hatasız basit bir app tasarladık diyelim, buralara nasıl giriliyor? Bedava uygulamalar para kazanıyor mu?
0
karpuzpeynirekmeksu
(11.11.20)
Google Play'i bilemem.
App Store'un Developer üyeliği var. Yıllık 99 dolardı bir ara, hala öyle sanırım. O üyelikten alman lazım uygulamanın markete eklenmesi için.

Bedava uygulamadan para kazanırsın. Ama sana parayı Apple değil, uygulamanın içine gömdüğün reklam sağlayıcısı verir. Örneğin Google Adsense.

Günümüzde uygulamaların büyük bir bölümü böyle para kazanıyor zaten.
0
himmet dayi
(11.11.20)
App store'u bilemem.
Google Play'de tek seferlik ücret ödeyerek developer üyeliği alırsın.

Para kazanmak için iki seçenek var uygulama içine reklam gömmek ve uygulamayı paralı yapmak.
0
kaptan maydanoz
(11.11.20)
Bedava uygulamadan kastın parayla satmadığın uygulamalar sanırım. Para kazanıp kazanmama olayı onunla ilgili değil.

Mobil app piyasası o kadar sature ki, "hatasız basit bir app" tasarladıktan sonra marketinge hayvan gibi para harcaman gerekiyor. 1 milyon lira reklama gömüyorsun mesela, 1,2 milyon lira kazanıyorsun. Marketinge para gömmediğin sürece istediğin kadar iyi uygulaman olsun, ciddi bir para kazanman zor, 10 yıl önceydi o.

Eğer uygulamana güveniyorsan piyasada bu konuda danışmanlık yapan şirketler var. Buna yatırım yapanlar da var. Direkt distrubitor olarak çalışanlar da var. Onlara elini kaptırınca daha az para kazanıyorsun tabi ama kendin yapamayacaksan başka yolu yok.
0
plutongezegendegilmi
(11.11.20)
(10)

"deseydin" kalıbı

aynose
birisi bir şey anlatırken karşılık olarak "sen de ona ... deseydin" kalıbını hangi sıklıkla kullanıyor veya duyuyorsunuz? şuan olduğum ortamda çokça kullanılıyor da, normalde de böyle miydi yabancılaştım bir an
birisi bir şey anlatırken karşılık olarak "sen de ona ... deseydin" kalıbını hangi sıklıkla kullanıyor veya duyuyorsunuz? şuan olduğum ortamda çokça kullanılıyor da, normalde de böyle miydi yabancılaştım bir an
0
aynose
(10.11.20)
benim genelde duyduğum şey lakayıt kişilerle konuştuğunuz bir konunun daha sonra ne durumda olduğunu öğrenmek istediğinizde konuşulmamış noktaları yakalayıp "bana ... deseydin" diyerek kurtulmaya çalışması olaylarında denk geliyorum, bu ara sık oluyor.
0
nahtoderfahrung
(10.11.20)
hiç duymadım,yaşlandım galiba. (ya da sosyal izolasyonu abartmış olabilirim)
0
lcha
(10.11.20)
Yabancılaşma sebebi ne? Daha önce duymadıginiz için mi yoksa dil bilgisi açısından yanlıs bir kelime mi? Çünkü benim de duyup kullandığım, normal bir kelime bu.

Köylücesi var, aile arasında kullanırız : diyeydin
0
elorelia
(10.11.20)
Ben de hiç duyup kullanmadım.
0
plutongezegendegilmi
(10.11.20)
Bu bi kalıp mı ya onu anlamadım? Yani normal konuşma akışında çok sık geçebilecek ya da yeri geldi mi hiç kullanılmayacak bir kelime/cümle. Bi şey olur sen yaşadığın bi tartışmayı anlatırsın, millet de der ki sen de şöyle deseydin. Bunun nesine yabancılaştınız ya da bu ifadeyi nasıl hiç duymadınız/kullanmadınız inanın bir gram anlamadım.

Ya aynen ifadesi bile hadi tamam bi kalıp oldu bi anda fırladı falan dersin ki etrafımda çok aynen kullanılıyor yabancılaştım. Bu bildiğin demek fiilinin çekimi değil mi? Oraya gitseydin, yapsaydın, uyusaydın falan diyoruz da deseydin demek mi tuhaf oldu.

Sorun ne yani burda hiç anlamadım bi açıklayın bi zahmet.
0
nundu
(10.11.20)
Kalıp mı bu? Gencim, sosyal medyayı çok kullanırım ama hiç rastlamadım. Nundu'nun dediği gibi sadece biri yaşadığı olayı anlatırken demesi gereken bir şey varsa ve dememişse "e sen de şöyle böyle deseydin" diye kullanırım.
0
black holes in the sky
(10.11.20)
Bizim sülalede sık sık kullanılıyor bu kalıp. birisi bir şey anlatırken karşı tarafın "sen de ona ... Deseydin" demesi durumu.
Genelde espiri/ironi yapma amaçlı veya hazır cevapligini göstermek için kullanılır.

Örnek aklıma gelmedi şu an ama gerçekten değişik bir kalıp, soruyu soran arkadaşı darlamayin. Babaannem dedem falan hep kullanıyor.
0
yarey
(10.11.20)
tam da yarey'in söylediği bağlamda kullanılmasını kastetmiştim. yabancılaşma sebebim kullanılma sıklığı, normalde de bu kadar çok kullanılan bir kalıp mı onu merak ettim
0
🌸aynose
(10.11.20)
Ailem ve ablalarımla konuşurken en çok kullandığım kalıp. Başkalarına kullanmam pek.
0
tiptansoguyantipci
(10.11.20)
arkadaş ortamında ben de yapıyorum bunu. muhabbeti süslemek, gülmek, eğlenmek için. yabancılaşmanın sebebi kelimeye fazla odaklanman olabilir. en son damacana kelimesine aynı şekilde yabancılaştığımı hatırlıyorum :)
0
isveperver
(10.11.20)
(14)

Babamın durumu ne olur?

nediyimkisimdi
Merhabalar. Ablam ve eşinin test sonucu pozitif çıktı (bugün beşinci gün) Babamda bir semptom yoktu ama 65 yaş üzeri olduğu için ve kronik rahatsızlıkları olduğu için test yaptılar o da pozitif. Babamda böbrek yetmezliği var bir de 4 yıl önce akcigerindeki kitle yüzünden sağ akcigerinin yarısını ald
Merhabalar. Ablam ve eşinin test sonucu pozitif çıktı (bugün beşinci gün) Babamda bir semptom yoktu ama 65 yaş üzeri olduğu için ve kronik rahatsızlıkları olduğu için test yaptılar o da pozitif. Babamda böbrek yetmezliği var bir de 4 yıl önce akcigerindeki kitle yüzünden sağ akcigerinin yarısını aldılar. Test dün yapıldı. Böbreklerden dolayı ilaç veremediler. Şimdilik hala bir semptom yok. Tomografi de temiz. Eve gonderdiler takip edeceğiz dediler. İlac kullanamadigi için git gide ilerler mi? Doktor böyle ayakta semptomsuz atlatanlar da var dedi ama daha cok yeni olduğu için erken konuştu gibi geliyor. Sanki yatırıp takip etseler daha mı iyi olurdu? Başından savmış olamaz değil mi belki gerçekten semptomsuz atlatır ciğerlere inmeden?
0
nediyimkisimdi
(10.11.20)
testlerin güven aralığı düşük deniyor pozitif için. tomografi temiz çıkmış olması sevindirici.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(10.11.20)
benim çevremde gördüğüm covid'e yakalanan insanların neredeyse %70i ilaç kullanmadı. ölsem de kullanmam ne olduğu belirsiz bi ilaç, dünya sağlık örgütü şöyle böyle dedi vb vb gibi.

ya bazıları grip gibi hafif kas ağrısıyla atlattı, bazılarında sadece yüksek ateş oldu.

yani ilaçsız iyileşen çok insan gördüm ben tabi ama babanızın durumu ağırlaşır mı hafif mi atlatır, yoksa hiç semptom göstermez ileride başka bir hastalık mı çıkartır onu kimse bilemez.

zira covid için kronik kalp damar hastalığı diyolar ve çoğu şey bilinmiyor.

benim annemin de akciğer kanseri dolayılısyla sağ akciğerinin yarısı alındı. ben de çok endişeleniyorum ne olur ne biter, malum hastalık var hep hastanedeyiz elbet kapacağız diye.
0
killerbee
(10.11.20)
testleri de doktor bir arkadaşım şöyle anlattı,, testlerin doğruluk oranı oldukça yüksek yüzde 90 üzeri ama net sonuç alabilmek için 4. 5. ve 6. günlerde test yaptırmak gerekir çünkü virüs bundan sonra boğaz ve burundan başka yere geçiyor, o zaman 3 tane test yaptığımız negatif çıkan insanın bile akciğerlerinde hasar görebiliyoruz demişti.
0
killerbee
(10.11.20)
Arkadaşımın babası 80 yaşında covid oldu, bir sürü kronik hastalığı vardı, kanser atlatmıştı falan, bi kaç gün yatıp atlattı. Takip edin tabi, ama semptomsuz atlatan da çok insan var.
0
plutongezegendegilmi
(10.11.20)
Yaşı yüksek olsa bile semptomsuz atlatan çok kişi var. Yatırıp takip etme diye bir olay yok şu anda, evde siz izleyeceksiniz, nefes darlığı vs olduğu an 112'yi arayacaksınız. Moralinizi bozmayın.
0
roket adam
(10.11.20)
çok geçmiş olsun. pozitif çıktıktan sonra yapılacak bir şey yok. ama iyi açıdan bakarsanız, en başında yakalandıysa sıkı takipte olacağı garantisi var. en ufak bir terslik görürseniz hızlıca hastaneye yatar. Endişenizi anlıyorum, aynı durumda kim olsa endişe eder, ama verilen örneklerde de olduğu gibi sorunsuz atlatabilir.
0
lcha
(10.11.20)
Doktor haklı olabilir. Eğer bişeyi yoksa zaten hastanede yatması daha kötü bence. Bu hastalıkta doktorların tercihi evde geçirilmesi oluyor zaten.

Babanıza şunu söyleyin, en ufak bir sıkıntısını bile acil bir şekilde söylesin size. Sık sık kontrol edin ve bol vitamin sağlıklı beslenme vs. dikkat etsin. 10 gün kadar kendine ekstra iyi baksın. Sorun olacağını sanmıyorum. Geçmiş olsun
0
infernalcadre
(10.11.20)
Çok geçmiş olsun. Babanıza MaşaAllah diyelim, Allah şifalar versin.

Bence siz yine de vitaminini, sebzesini, meyvesini, bitki çayını bu aralar eksik etmeyin.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(10.11.20)
Son gelişme: böbrek değerleri düşmüş. Akcigerinde nokta kadar da olsa zaatture başlamış. Genel durumu hala iyi. Evde tedavi olmaya devam edeceksiniz dediler. Sanki tutulum var böbrek ve cigerlerde diye düşünüyorum. İlerleyecek bu hastalık
0
🌸nediyimkisimdi
(10.11.20)
ilaç tavsiyesi vermek istemiyorum fakat bu virüs kan pıhtılaşmasına neden oluyor, doktorunuza danışıp kan sulandırıcı kullanabilirsiniz.
0
nuisance
(10.11.20)
Merhabalar,

Halam kalp ve şeker hastası. Ciğerinde iki yerde kristallenme tespit edildi. bugün 15. güne girildi. Ateşi kalmadı ama hala bitkin. (hastaneye yatmadı)
Bu süreçte yazacağım veya nacizane tavsıye edeceğim şey moral bozmamak ama asla da hafife almamak olur. Olabildiğince takibini yapın ve en ufak bir olumsuzlukta (ateş, solunum sıkıntısı) hemen doktorunuzu arayın.

Kalpten geçmiş olsun diliyorum, umarım en kısa zamanda herkes iyi olur.
0
urthoalvar
(10.11.20)
çok geçmiş olsun. semptomsuz test yaptırmanız iyi olmuş, hastalığı ilk aşamada yakalamışsınız. babam 82 yaşında atlattı. daha önce yazılanlar gibi moralinizi bozmayın ama devamlı takipte olun.

annemle babam beraber geçirdiler hastalığı, biri 77, biri 82 yaşında. tansiyon, ateş ve oksijen oranını devamlı takip edin. evde yoksa satürasyonu ölçen oksimetre bulundurun, parmaktan kandaki oksijen oranını ölçüyor ve covid için bu çok önemli. günde 2-3 kere aynı saatlerde bu takibi yapın, ateş 38 üstüne çıktığında duş ve parol bir süre rahatlık sağlıyor. anormal bir durumda mutlaka hastaneyi arayın.

evde bakım olarak biz bol C ve D vitamini, sarımsaklı su, bol bol su filan idare etmiştik. Satürasyonu takip etmeyi unutmayın. Çok geçmiş olsun, inşallah bu süreci evde rahatça atlatırsınız.
0
miranda
(10.11.20)
Hocam elden bir şey gelmez. Oksijen ihtiyacı olana kadar evde takip. İnşallah yayılmaz. Süreç resmen nasip.
0
andlee
(10.11.20)
Nasıl oldu babanız?
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(21.11.20)
(5)

yazılıma nereden başlanmalı?

mg3929
finans alanında çalışıyorum. çok fazla boş vaktim var. bir programlama dili öğrenmek istiyorum. aklımda java, python ve excel vba var. sizce bunların hangisini öğrenmeliyim öncelikli olarak?
finans alanında çalışıyorum. çok fazla boş vaktim var. bir programlama dili öğrenmek istiyorum. aklımda java, python ve excel vba var. sizce bunların hangisini öğrenmeliyim öncelikli olarak?
0
mg3929
(10.11.20)
python ogrenin. nispeten basit bir dil oldugu icin cok zaman kaybetmeden, detaylarla ugrasmadan isinize yarayacak seyleri uretebilirsiniz. basit ama ayni zamanda bircok sey yapabilecek kadar iyi bir dil.
0
emrahday
(10.11.20)
python +1
0
plutongezegendegilmi
(10.11.20)
Phyton + R
0
bisorumolacaktı
(10.11.20)
Okuldan
Bi 4 sene oku once
Kursla yazilimci.olunmaz
0
summatinyourteeth
(10.11.20)
bence bu egitim iyi

cs50.harvard.edu
0
foster
(10.11.20)
(2)

gelir vergisi hakkında

Pertev nail
merhaba, temel ücrete eklenen yemek, yol gibi nakdi yardımlar tıpkı temel ücret gibi gelir vergisine mi tabidir? yani 4000 temel ücret+500 yemek+500 yol alan biri ile temel ücret 5000 alan biri aynı şekilde mi vergilendirilir?
merhaba, temel ücrete eklenen yemek, yol gibi nakdi yardımlar tıpkı temel ücret gibi gelir vergisine mi tabidir? yani 4000 temel ücret+500 yemek+500 yol alan biri ile temel ücret 5000 alan biri aynı şekilde mi vergilendirilir?
0
Pertev nail
(08.11.20)
Yemeği kartla vermelerinin amacı o gelir vergisinden kurtulmak sanırım. Nakit olarak veriyorlarsa kesiliyordur, verilmiyorsa kesilmiyordur diye mantık yürütüyorum. Yol da aynı şekilde.
0
plutongezegendegilmi
(08.11.20)
Hayır her sene devlet bunun için bir istisna tutarı açıklar. Nakit verilse dahi doğru beyan edildiği sürece bu istisna tutarının içinde olan kısım gelir vergisinden muaf olur. 2020 için bu tutar günlük 23 TL idi. (Yemek için 23, yol için 12)
0
talasas
(08.11.20)
(9)

ios'tayken alınan app'i android'te kullanmak

a man alone
merhaba, ios'tayken satın aldığım app'i android'te tekrar mı satın almak zorundayım?forumlara baktım. 2015 yılındayken tekrar almak gerektiğine dair bir yanıt gördüm. hala mı durum böyle? çok saçma değil mi bu?app quizlet bu arada.
merhaba, ios'tayken satın aldığım app'i android'te tekrar mı satın almak zorundayım?
forumlara baktım. 2015 yılındayken tekrar almak gerektiğine dair bir yanıt gördüm.
hala mı durum böyle? çok saçma değil mi bu?

app quizlet bu arada.
0
a man alone
(05.11.20)
neden saçma olsun? market farklı. tekrar satın alman lazım.
0
jelly bear
(05.11.20)
yav migrostan aldığın bozuk yoğurdu şok'a iade edebiliyor musun? niye saçma olsun?
0
bohr atom modeli
(05.11.20)
App görünüş olarak benzer olabilir ama teknik olarak aynı app değil ki.

Yazılım dili farklı, test edilen cihaz farklı, yazılımcısına ödenen para farklı.

Android nispeten daha uygun. O zaman herkes androidten alsın iosta kullansın :)

Çok nadir belki satış politikası gereği bazı firmalar her platformda tek yerden satışı yeterli görebilir.
0
ananiyimioguz
(05.11.20)
uygulama sahibine mail atarsan yardimci olabilirler.
0
crucio
(05.11.20)
saçma çünkü ürünün bir yıllık aboneliğini bitirmemişim yani halihazırda kullanıyorum. kullandığım bir ürüne neden iki kere para vereyim? önce süresini tamamlarım sonra başka markete gider ödeme yapar yine alırım.

bir yıllık para vermişken ve o süre dolmamışken 2. kere ödeme yapmak mantıksız.



ayrıca web sitesine giriş yapıyorum. yani hesabım var. bu yüzden uygulamaya hangi işletim sisteminden bağlandığım sorun olmamalı.

neyse zaten ne kadar yazsam da faydası olmayacak tabii. benim böyle düşünmem maalesef durumu değiştirmeyecek :)

@bohr bozuk yoğurtla ne ilgisi var?
@crucio deneyeceğim, teşekürler.
0
🌸a man alone
(05.11.20)
bir abonelik durumu varsa tekrar para vermenize gerek kalmayabilir destek'e mail atın benzer bir uygulamada tüm ios verilerimi android'e aktarmışlardı. ama mağazada ücretli bir uygulama ise satın almanız gerek tekrar. aboneliğinizin bir üye kaydı yok mu?
0
dr doofenshmirtz
(06.11.20)
quizlet uygulama olarak ücretsiz değil miydi zaten? ekstra ücretli paket falan satın almışsındır onda da yeni android uygulamadan giriş yapınca görebilirsin zaten sanırım
0
avatar is back
(06.11.20)
@dr kaydı vs var. plus sürümünü almıştım. normal şifre vs ile giriliyor. profilim var yani.
@avatar almanya'dan aldım. türkiye'de ücretsiz olabilir belki. kullanımı sınırlıydı.
0
🌸a man alone
(06.11.20)
Hocam başta vermeniz gereken bilgiyi sonra vermişsiniz :) Cevap hayır, yeniden almak zorunda değilsiniz, çünkü ilgili bilgiler hesabınıza tanımlı, kullandığınız cihaza değil. Üyeliğiniz olmadan kullandığınız bir uygulama olsa (para verip alınan bir oyun vs. gibi) olmazdı ama üyeliğe para ödüyorsunuz, dolayısıyla o taşınır.

Eğer Android'de giriş yapınca premium özellikler gelmezse şirkete mail atın, çok büyük ihtimal yardımcı olurlar.
0
plutongezegendegilmi
(06.11.20)
(6)

bu tarz köşe takımı alalım

megacracker
https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/oturma-odalari/kanepeler/kose-kanepeler/29284381/soderhamn-4lu-kose-kanepe.aspxbu tarzda bişey almak istiyorum, direkt ikeadakini attım, diğer markaları pek bilmiyorum. sizce bu kadar verilir mi? daha uygun fiyata benzer ama yakın kalitede bişey alınabilir mi, f
www.ikea.com.tr

bu tarzda bişey almak istiyorum, direkt ikeadakini attım, diğer markaları pek bilmiyorum. sizce bu kadar verilir mi? daha uygun fiyata benzer ama yakın kalitede bişey alınabilir mi, fikri olan yazarsa süper olur :)

not:''ben X yerinden daha güzelini aldım'' diyen olursa daha da bi güzel olur.
0
megacracker
(05.11.20)
fiyatlar böyle maalesef. eğer ucuz bir şey istiyorsanız ikinci el ya da spotçulara uğramanız gerekbilir. modalife mıydı neydi onlar ucuz oluyor sıfırda.
0
unidentified
(05.11.20)
linktekini iki yıldır kullanıyorum, gayet iyi
0
mysql34
(05.11.20)
o koltuk takımını ben de kullanıyorum, otururken de uzanırken de çok rahat.

alternatif olarak enza home mayfair takımını almayı düşünmüştük ama 6-8 hafta nakliye süresi verince vazgeçtik.
0
ada meltemi
(06.11.20)
Söderhamn çok iyi hocam, başka bir yere bakmayın bence. Yani bin lira az verip bulursunuz belki (ki bulamama ihtimaliniz de yüksek) ama çok daha dandik bir şey alırsınız. İlla ucuzuna ihtiyacınız varsa temiz ikinci eline bakın.
0
plutongezegendegilmi
(06.11.20)
5.5 yildir kullaniyoruz, rahatligi super. biraz daginik gorunuyor ama. bir de minderlerin kiliflarini tak cikar yapmaktan (yikamak icin) icindeki elyaflari tutan seyler biraz dagildi. yine olsa yine soderhamn alirim. :)
0
lemmiwinks
(06.11.20)
bundan iyisini bulamazsiniz. fiyatlar hep ucuk zaten. ikea en azindan guvenilir ve kaliteli.
0
hazen
(06.11.20)
(9)

Elektrikçi bizi kazıklıyor mu? Elektrik işinden anlayanlar yardım

Odette
İyi akşamlar herkese. Yeni taşınacağımız ev için eşim bugün elektrikçi getirtmişti. Ben evi bir kez gördüm ve şu an il dışındayım. Evde yapılcak işler yatak başlarına birer priz çekilmesi, kumandalı bir spot ışığın duvara düğmesinin yapılması. Salonda ve evin muhtelif yerlerinde olan asma tavanın le
İyi akşamlar herkese. Yeni taşınacağımız ev için eşim bugün elektrikçi getirtmişti. Ben evi bir kez gördüm ve şu an il dışındayım. Evde yapılcak işler yatak başlarına birer priz çekilmesi, kumandalı bir spot ışığın duvara düğmesinin yapılması. Salonda ve evin muhtelif yerlerinde olan asma tavanın ledlerinin bir kısmı da bozuktu onların değişimiydi. Eşim sabahtan konuşmuş ve 450 liraya anlaştığını söyledi. Bugün adam sadece yatak başlarına toplamda 2 priz çekip spot ışık içinde bir tane düğme yaptı. Akşam üzeri eşimi arayıp ledlerin komple değişmesi gerektiğini 70 metre led için 750 tl malzeme+500 tl işçilik ve bugünkü işler için de 650 lira ücret istemiş. İstenilen fiyatlar bana çok yüksek geldi eşim bu konulardan anlamıyor diye kazıklanıyormuşuz gibi hissediyorum. Bu işlerin ederi nedir bilenler yaptırmış olanlar yardımcı olabilir mi?
0
Odette
(05.11.20)
Başta 450 isteyip, sonra daha az işe 650 istemesi dolandırıcı olduğunu gösteriyor zaten adamın. 450 istemesine az ya da fazla diye yorum yapmıyorum, ama niye başta anlaştığından fazla fiyat söylüyor?

Ayrıca tavan için niye 70 metre led? Niye komple değişiyor? Ben banyonun tavanını asma tavan + ışıklandırma (25 m^2) 1000 liraya yaptırmıştım. Yıkıp sıfırdan yapacaksa fiyat normal sayılabilir ama gerçekten öyle bir şey yapması gerekiyor mu ona karar vermek lazım.
0
plutongezegendegilmi
(05.11.20)
@plutongezegendegilmi bugün bu yaptığı işlerde malzemelerin çok tuttuğunu söylemiş.

Yıkılacak bir iş yok. Evin tavanında etrafı dolaşan şerit led var onun değişimi için 70 metre gider demiş. Tavanda bazı yerlerde ışık yanıyor bazı yerlerde yanmıyor orantısız bir görünüm olduğu için ben değiştirmek istiyorum. Eşimin hatası tüm her şeyin fiyatını baştan konuşmaması. Ayrıca telefonda ledlerin trafolarında da arıza olabileceğini tanesinin 150 lira tuttuğunu 3-4 tanesinin değişmesi gerekebilceğini de söylemiş bu da fiyatlara eklenecekmiş.
0
🌸Odette
(05.11.20)
led'in metresi pahalı, fiyat normal.
ama ihtiyaç var mı, büyük ihtimalle yalan söylüyor.
ledler genelde 1 metre boyunda oluyor, üzerindeki 1 lamba bozuksa hepsi çöp olabiliyor. ama 70 metreyi birden değişmek, 70 ünite eder, sanmıyorum.

değil 650, 450 bile verme. yaptığı kadarını ver ve yolla. ağız dalaşını göze al.
başkasını bulun. hatta 2 farklı yere sorun.
sözlü değil yazılı smsli fiyat alın.
0
esref
(05.11.20)
ohoo herif oğlanın düğün masrafını sana yıkacak belli.
pluton+1 bu nasıl elektrikçi ki değişecek malzemenin ne kadar tutacağını bilmiyor.
-işi yaptım, maliyet tahminimden fazla çıktı, daha çok ücret istiyorum- bu numarayı ev nakliyecilerinden biliyoruz.
derhal kovun derhal.
0
esref
(05.11.20)
Cin mali ledin metresi 4-8 lira arasinda degisiyor. (Cogu projede bunlar kullaniliyor zaten. Markasi : cata)

Kaliteli ve cok isik veren ledlerin metresi 10 12 lira. 5 metre olarak satiliyor genelde.

18 metre led icin 45 liraya bir trafo almistim gayet duzgun calisiyor. Ha daha guclu olsun dersen 2 tane de takabilirsin.


Adam tam bi duzenbaz gibi geldi bana.

Bir de anlamadigim 70 metre ledi napacaksiniz? Dugun salonu mu salon dedigin :))
0
brkylmz
(05.11.20)
Istanbul maltepe ve cevresindeysen cok iyi bi elektrikci yonlendirebilirim. Her zaman onu cagiiryorum bisey oldugunda. Cok soylemis her seyi, sonradan fiyat degistirmek de ne tutturduysam cakalligi.
0
c1b2k3
(05.11.20)
Cevap veren herkese çok teşekkürler önerilerinizi göz önünde bulunduracağız. Maalesef ev istanbul dışı ve çok fazla kişiyi tanımıyoruz ikimiz de yoğun çalışıyoruz ve yakın zamanda taşınmamız gerekiyor fiyat araştıracak vakit bulamadık.
0
🌸Odette
(06.11.20)
bahsettiklerin hayati şeyler değil. tadilatı ertele. çevreyi tanı öyle fiyat al.
0
esref
(06.11.20)
siz evdeyken led döşenmesinin hiçbir zararı olmaz. taşının içerdeyken yapar. toz vs hiçbir şey çıkmaz.
0
prodeq
(06.11.20)
(6)

İphone 12'nin 4gb ram'i olması, nasıl bu kadar stabil?

Cesario
Arkadaşlar Android cephesinde 16 GB ramli telefonlar var. 6gb ramli telefonum teklemeye başladı mesela.Ama gelin görün ki 12K TL'ye satılan telefon 4gb ram ve en az 3-4 sene kasmadan götürür.İphone bunu nasıl başarıyor? Yazılımla, işlemciyle diyebilirsiniz ama tek cümleyle geçiştirmeyeceğiniz doyuru
Arkadaşlar Android cephesinde 16 GB ramli telefonlar var. 6gb ramli telefonum teklemeye başladı mesela.

Ama gelin görün ki 12K TL'ye satılan telefon 4gb ram ve en az 3-4 sene kasmadan götürür.

İphone bunu nasıl başarıyor? Yazılımla, işlemciyle diyebilirsiniz ama tek cümleyle geçiştirmeyeceğiniz doyurucu yanıt arıyorum.

Android neden bunu yapamıyor? Birkaç seneye 64 GB ram'li telefon çıkarırlar. İnstagram, facebook vs deli gibi ram yiyor ve stabil değil mesela.
0
Cesario
(04.11.20)
tamamen android vs ios ram tüketimiyle alakalı. doyurucu nasıl yanıt veririm bilmiyorum ama ioste her cihaza özel optimizasyon oluyor. androidde bu pek yok. donanım-yazılım uyumu ile de çok alakası var tabi. büyük oranda sebebi işletim sistemi. twitter mesela iosta daha az ram tüketiyor.
0
jelly bear
(04.11.20)
stabillikle farklı şeyler aslında. iphonelarda arkaya çok şey açınca ram yetmezse uygulama arası geçiş yaptığında yeniden yüklüyor mesela. Androidde ram yeterliyse(daha çoksa) bunu yaşamıyorsun.

Fakat ios ve android sanıyorum baya farklı. Donanımsal olarak Apple'ın işlemcisi de gerçekten çıktığı yılın en hızlı işlemcisi olarak çıkıyor hep. Bunun üstüne her yıl 3-4 telefon olduğu için optimize etmeleri kolay oluyor.(konsolları düşün, ilk çıktığında oyunlar "eh" oluyor ama optimize edip donanımı daha iyi kullandıkça çok iyi grafikli oyunlar çıkıyor, ama donanım aynı. Kasmıyor da.) Yani kasan telefon google'ın suçu olmayabilir, telefonu dolduran samsung, xiaomi vb.nin sorunu olabilir. Kendi özelliklerini arayüzlerini ekledikleri için bir şeyi tam yapamıyorlardır. Ayrıca apple gibi 3-4 cihaz değil çok daha fazla çıkarıyorlar ve hepsinin rami, işlemcisi, pili vs farklı.
0
nhk ni youkosu
(04.11.20)
bunun benim fikrimce şöyle bir cevabı var.

apple'in işletim sistemi iphone, ipad belki appletv'de kullanılıyordur. Wozniak'ın röportajlarını dinlediğimizde zaten ios öyle aman aman bir evrim geçirmiyor sadece daha iyi performans için güncelleniyor.

yani apple ios'u daha iyi performans için sürekli güncelliyor.

bunun yanında android binlerce cihazda kullanılıyor. google şimdi ben androidde performans kasıcam dese her cihaz için ayrı çalışması lazım birinde olsa diğerinde olmasa müşteri şikayeti olacak hemen.

o sebeple android performansı hardware'e bırakıyor çeşitliliğe yükleniyor.

yani apple CTO'su
hacılar zaten bizde 3 tane model var boşuna hardware kasıpda 8gb 64gb 128gb ram diye kendimizi öldürmeyelim elimizde apple kullanıcılarının tüm verileri var biz ios güncellemesi ile hardware i düşük tutabiliriz diye brif verirken

android CTO'su
aq vestel bile telefon çıkardı ben şimdi hepsine nasıl destek vereyim. düz bi android versiyonu çıkaralım isteyen taksın ram'i işlemci'yi yürüsün gitsin diye brif veriyordur.

hareket alanı meselesi biraz.
0
duyurukullanıcısı
(04.11.20)
İşletim sistemi donanıma optimize. Adamlar bu işi iyi yapıyor. Geçen gün elime bir iMac G5 geçti. 1.6 GhZ core 2 duo ve 1 gb 667mhz ddr 2 ram var. Antika yani. Teyzemin 3-4 sene önce aldığı i5'li lenovo laptoptan daha hızlı, daha akıcı. İçinde yüklü olan Photoshop CS3 bile kasmıyordu (Bu nasıl olabiliyor anlayabiliş değilim). Geçenlerde mediamarktta telefonlara bakıyordum, Orta direk diyebileceğimiz 2-3 GB ramlı Xiaomi falan telefonlar benim 1Gb ramli 6 yıllık iPhone'dan daha hantal çalışıyor.
0
mirafiori
(04.11.20)
isin icinde olan birisi olarak cevap vereyim.

olay isletim sisteminde. ama bu "apple hem donanim hem yazilim yapiyor o yuzden en iyi sekilde optimize ediyor" sigliginda degil. ki bu olayin ram tuketimi ile alakasi yok. olay multitasking kapasiteleri ile alakali. ios, Apple uygulamalari disindaki uygulamalarin arka planda calismasina musaade etmez. uygulamalar arasi gecis yaptiginda arka plana giden uygulamanin o anki halini diske yazar ve uygulamayi memory'den ucurur. boylece tum memory isletim sistemine ve aktif olan uygulamaya ayrilmis olur. onceki uygulamaya geri gelmek istediginde isletim sistemi diskten uygulamanin son halini hafizaya geri yukler ve uygulamayi acar.

android'de ise tipki bilgisayarlardaki gibi "full" multitasking mevcuttur. arka plana atilan uygulamalar, hafizada yer oldugu surece orada durmaya devam eder. cok fazla uygulama acip hafizayi doldurmaya baslarsan, isletim sistemi en eski kullanilan uygulamalardan baslayarak sirayla arka plandaki uygulamalari hafizadan temizler ve aktif uygulamaya gerekli hafizayi saglar.

bir uygulamanin yada sistemin fazla ram tuketmesi aslinda kotu birsey degildir. ram kullanilsin diye cihaza konur, tursusu kurulsun diye degil. ne kadar cok ram'in olursa o kadar fazla seyi hazir kullanimda tutabilirsin. isletim sistemi'ne Ram yetersiz geldigi icin 8-12GB'lik modeller yapmiyorlar. cihazda bu kadar RAM oldugu icin isletim sistemi bunu en verimli bir sekilde (~%70-80'i dolu olacak sekilde) kullaniyor.
0
crucio
(05.11.20)
Valla tamamen sallıyorum ama bence olay kullanılan dilde bitiyor. Android Java'yla yazıldığı (hem OS hem app'ler) ama iOS C ve Swift/Objective-C ile yazıldığı için arada böyle bir fark var.

Java memory efficient oluşuyla bilinen bir dil değil. VM üzerinde çalıştığı ve byte-code'a dönüştürüldüğü için boş + boş Java uygulaması bile kim bilir kaç yüz MB ram kullanıyordur. OOP olduğu için dümdüz bir string için bile obje oluşturman lazım falan. Küçük bir fark gibi görünüyor ama işi milyonlarca satıra vurduğunda oluşacak fark muazzam.
0
plutongezegendegilmi
(05.11.20)
(4)

slim veya slender sigara önerisi?

inancsiz deve
içimi kolay boğaz yakmayan hangi sigaralar var? siz ne içiyorsunuz?marlboro touch gray ve winston slim gray denedim hiç beğenmedim kömür tadı geliyor resmen. çok uzun süredir sigara içmiyordum tekrar başladım. nolmuş olm böyle sigaraların tadına? bana kalsa tütün alacağım ama tütün bulunmuyor burda
içimi kolay boğaz yakmayan hangi sigaralar var? siz ne içiyorsunuz?
marlboro touch gray ve winston slim gray denedim hiç beğenmedim kömür tadı geliyor resmen. çok uzun süredir sigara içmiyordum tekrar başladım. nolmuş olm böyle sigaraların tadına? bana kalsa tütün alacağım ama tütün bulunmuyor burda bulunsa da ya sahte ya kazıkçı oluyor.
0
inancsiz deve
(31.10.20)
sigaraların kalitesi inanılmaz düştü. hepsi leş gibi şu artık. yani bence başlamayın ama illa içicem diyorsanız winston xsence güzel. grisi siyahı var, grisi epey hafif.
0
plutongezegendegilmi
(31.10.20)
Kent D'range Blue, güzel sigaradır. Ama uzun zaman sonra başladıysan hepsi aynı gelir. Alışman lazım.
0
allahkitapwesli
(31.10.20)
Mentollü sigaralar iptal olduğundan beri aynı dertten muzdarip olarak marlboro red,gold zırt fırt derken en son parliament night blue pack'e geçtik hanımla beraber. ikimizde memnunuz , boğazı yormuyor , içtikçe tadı sapıtmıyor. Siz slim sormuşsunuz ama en azından fikir olması açısından yazmak istedim.
0
synax
(31.10.20)
mentol sonrası bir müddet yas tutup esse'ye geçtim ben. White en düşüğü, duman bile çıkmıyor, Black daha iyi. elim kendisi.
0
lovemyself
(01.11.20)
(5)

Macbook Pro ile Windows Notebook arasında kararsızım

faati
Yeni bir notebook almam gerekiyor. Oyun oynamıyorum, genelde iş (bilişim) ve bireysel ihtiyaçlar için kullanacağım. Macbook Pro ile düzgün bir Windows notebook arasında kaldım.Macbook cihazı benim için cazip şeyler;- xcode, yani ios için uygulama geliştirme imkanı.- öğrenme isteği, hiç macos kullanm
Yeni bir notebook almam gerekiyor. Oyun oynamıyorum, genelde iş (bilişim) ve bireysel ihtiyaçlar için kullanacağım.

Macbook Pro ile düzgün bir Windows notebook arasında kaldım.

Macbook cihazı benim için cazip şeyler;
- xcode, yani ios için uygulama geliştirme imkanı.
- öğrenme isteği, hiç macos kullanmadım ve merak ediyorum.
- üzerinde hem Windows hem macos çalıştırabiliyor olmak.

Sorularım;

Özellikle Macbook üzerinde hem Windows hem macos kullanan yazarlar performanstan memnunlar mı? Macbook üzerinde Windows stabil çalışıyor mu? Tavsiye eder misiniz?

En az 16 GB ram'e sahip bir cihaz almak istiyorum ve Macbook tarafında 16 GB ram'li cihazlar aşırı pahalı malum. iyi bir konfigürasyona sahip 2017-2018 model bir Macbook pro beni uzun süre üzmeden götürür mü?

8 GB ram ile 2020 model bir macbook alsam, sonradan kendim ram ve SSD upgrade yapabilir miyim yoksa ram ve SSD artık anakarta tamamen entegre mi?
0
faati
(28.10.20)
ben macbook diyorum. Windows da gayet güzel çalışıyor.

ancak:
bahsettiğin zaman aralığının macbook'ları butterfly klayveli, yani problemli.
RAM ve SSD anakarta entegreli, artış yapamazsın.
0
do you remember me
(28.10.20)
daha önce macbook kullanmamış birisi olarak ben de macbook derdim açıkçası. ama zamanla sisteme alıştıktan sonra "keşke o paraya daha iyi bir donanıma sahip windows alsaydım" diye de düşünebilirdim.
0
profesor doktor
(28.10.20)
Oyun oynamıyorsanız yapıştırın macbook'u.

Neden özellikle windows istiyorsunuz? Sadece orada çalışan bi program mı kullanıyorsunuz? Ben oyun için oraya geçiyorum. Performans konusunda bi fark yok, sadece windows'un kendisi macos'a göre daha fazla pil tüketiyor falan ama o normal.

16 GB ram altına bakmayın, mac'ler genelde upgrade edilemiyor o yüzden ileride kullanamazsınız. Ben eski mbp'mi (2012 model) 6 yıl kullandım, şimdi de babamda hala kullanılıyor alet. O yüzden yapabiliyorsanız parayı gömün, uzun vadede parasını çıkarır.
0
plutongezegendegilmi
(28.10.20)
özellikle Windows istememin sebebi alışkanlık, Windows ile istediğim her sorunu çözebilirim, ileri seviye bir kullanıcıyım.

Mac ise benim için bambaşka bir dünya, o yüzden Macbook alsam dahi Windows ve macos birlikte yüklü olur makinede. Günlük kullanımda macos kullanır, bir konuda takılırsam Windows'ta halledip tekrar macos a dönerim muhtemelen bir süre.

16 GB ram makineler çok pahalı, ikinci el alıp upgrade etmek mantıklı olur mu? eski versiyonlar kaç yılından önce upgrade edilebiliyor?
0
🌸faati
(28.10.20)
2012 en son upgrade edilebilen modeldi sanırım. işlemci falan işinizi görse bile ekran çözünürlüğü çok düşük, o artık gitmiyor :/
0
plutongezegendegilmi
(28.10.20)
(4)

Freelance iş yapanlar (yazılım)

mcgrain
Merhaba öncelikle iyi pazarlar diliyorum :)Sorum şu; Freelance çalışan yazılımcılar normal maaşının yüzde kaçını kazanıyor?Son olarak, Çin ve Hindistanlı yazılımcılardan iş alamıyorum diyen çok kişi var siz ne düşünüyorsunuz?
Merhaba öncelikle iyi pazarlar diliyorum :)
Sorum şu; Freelance çalışan yazılımcılar normal maaşının yüzde kaçını kazanıyor?
Son olarak, Çin ve Hindistanlı yazılımcılardan iş alamıyorum diyen çok kişi var siz ne düşünüyorsunuz?
0
mcgrain
(25.10.20)
1-2 katına kadar cikabiliyor maasimin.
0
pass
(25.10.20)
hocam freelance iş 1 hafta da sürebilir 3 ayda, dolayısıyla kıyas yapmak zor sanki biraz.
0
ayin yazari
(26.10.20)
Doğru diyorsunuz fakat kazanç / kaç ay sürdüğü gibi bir yuvarlak bir hesap yapabiliriz.
0
🌸mcgrain
(26.10.20)
Maaşı geçmiyor çünkü o kadar saat çalışmıyorum :) ama aldığım maaşın 1,5 katı kadar ücret istiyorum saatlik. Her hafta 10 saat çalışırsam maaşımın 2 buçukta 1'ini kazanıyorum demek oluyor bu da.

Çinlileri bilmiyorum ama yazılım genellikle "yaptırdım bitti" işi değil, sürekli güncellemek vs. gerekiyor. O yüzden hem teknik hem de etik olarak iyi birini bulmak şart. Hintlilerin genelde iki alanda da sorunları oluyor, Türkler de çok çok iyi sayılmaz gerçi. İş bulamamaları normal o yüzden.
0
plutongezegendegilmi
(26.10.20)
(7)

sevgilinin sigara icmesinden rahatsiz olanlar

ala09
ben de kullandigima ragmen sevgilimin sigara icmesinden son derece rahatsizim cunku ben koku birakmayacak sekilde son derece dikkatli ve az tuketiciyim. sevgilim ise karsidan karsiya gecerken, uyanirken, yatarken emzik gibi agzinda sigarayla gezmesinden cok rahatsizim fakat bu durumu dile getirdigim
ben de kullandigima ragmen sevgilimin sigara icmesinden son derece rahatsizim cunku ben koku birakmayacak sekilde son derece dikkatli ve az tuketiciyim. sevgilim ise karsidan karsiya gecerken, uyanirken, yatarken emzik gibi agzinda sigarayla gezmesinden cok rahatsizim fakat bu durumu dile getirdigimde onun keyfine mani olma, onu kisitlama gibi bir cabadaymisim hissi yaratacak karsiliklar veriyor. "bi sigaramiz var", "dertliyim bi sey deme sigraya" gibi artik karsilik veremeyecegim cevaplar aliyorum. onceden istesem birakirim modundayken simdi "kolay mi sanki" cevabi aliyorum.
ozetle birakmak istemiyor. bu sorunu yasayip cozebilen oldu mu? nasil yaklasim sergilemeliyim?
0
ala09
(23.10.20)
Ben hoşlanmadığımı belli ediyorum, biliyor, elinden geleni yapıyor ama ben de elimden gelmeyeni yapamıyorum. Öperken kırk kere düşünüyorum kokuyor diye. Kaldı ki sigara sadece içildikten sonra ağzı değil sabaha kadar nefesi de kokutuyor. Tükürük bile mide bulandırıcı oluyor. Sigara içen birinin bilmesi gereken şeylerden biri de soba borusu gibi kokan bir ağız öpülmek istenmeyebilir, insanlar kendisinden uzak durabilir. Mesela gece uyurken kokan nefes yüzünden biri size götünü dönüp yatıyorsa dırdır etmeyeceksin. Bu gibi şeyler iki taraf için de anlaşılabilecek halde ise sorun yok. Ama anlaşılamayacak durumdaysa o ilişli yürümez.
0
pass
(23.10.20)
evdeysek listerine dis fircalama falan okey ama isten gelince hosgeldin diye atlarken burnumu kokmayan neresi olabilirse oraya donerek hsjsjs benimki sadece koku da degil bu kadar bagimlilik ciddi bi zayiflik hissi veriyor malesef:/
0
🌸ala09
(23.10.20)
Sigara konusu çok fena zorlar insanları, ilişkileri. Ciddi bir konuşma yapmanın vakti gelmiş.
0
stewie
(23.10.20)
Bırak içsin ama senin onu öpmemene, yanına fazla sokulmamana da katlatsın. Kendimden biliyorum, öyle hemen bırakabilecek bi şey değil bazıları için. Onlarca kez denedim olmuyor, günde iki paket sigara içiyorum yav, kendi kokumdan kendim bile rahatsız oluyorum bazen.
0
antihero
(23.10.20)
opmemek opememek veya on kere dusunup opmek onun katlanacagi degil olsa olsa benim tahammul etmeye calistigim sey olur. manitayi operken on kere dusunmek veya uyaninca mis gibi sigara dumaniyla gozunu acacaginu hayal etmek..</3
0
🌸ala09
(23.10.20)
sigaraya başlayın.

şaka şaka, yani en kötü daha az kokan, daha düşük bi şeye geçmesini tavsiye edebilirsiniz. ama "bi sigaramız var" demesi kötü, yani sizin ne düşündüğünüzü takmıyor demek ki. insan sevgilisine rahatsızlık vermekten çekinmeli. gerçi belki sizin üslubunuz da sıkıntılıdır, ona da bi dikkat edin.
0
plutongezegendegilmi
(23.10.20)
ikiniz de bırakın
0
bir soru sorcam
(23.10.20)
(8)

fenalaşan covid+ ne yapılmalı?

roket adam
bütün aile covid + oldu desem yeridir. ciddi ciddi belirtileri hissedenler de var. olası bir kötü habere karşılık şunu sormak istiyorum, fenalaşma, nefes darlığı ve benzeri belirtiler gösteren bireyler olursa, tam olarak ne yapmak lazım?
bütün aile covid + oldu desem yeridir. ciddi ciddi belirtileri hissedenler de var. olası bir kötü habere karşılık şunu sormak istiyorum, fenalaşma, nefes darlığı ve benzeri belirtiler gösteren bireyler olursa, tam olarak ne yapmak lazım?
0
roket adam
(22.10.20)
hastaneye gitmek lazım abi. napcan başka. sen de yani. o durumda ilk nereye gidebilirsin onu sorman lazım.
0
anti-kahraman
(22.10.20)
Hastaneye de hangi hastaneye? Her hastane covid almıyordu en son sanırım? Devletler, özellerde vs protokoller farklı mıdır?
0
🌸roket adam
(22.10.20)
valla 112 yi ararım ambulans gelir filan diyorsan zor o iş eğer büyük illerden birindeysen.

Umarım araban vardır, eğer varsa (karantinada olsan bile) hastaneye gidebiliyorsun. Vardığında pozitif olduğunu söylemeyi unutma.

Araban yoksa; çözüm sanırım araba almak.

Not: Bu tabi benim bizzat deneyimlediğim tecrübedir. Bulunduğun yer bu konuda çok daha iyi olabilir, o zaman 112den yardım alabilirsin.

Edit: Devlet olanların 3. basamak olanların hepsi sanırım yani eğitim araştırma ve üniversite hastaneleri. Aslında "yozgat pandemi hastenesi" gibi bi arama ile veya 112 yi arayarak bilgi alabilirsin bence.
0
infernalcadre
(22.10.20)
112'yi arıyorsunuz, gelip durumunuza göre en yakın uygun hastaneye götürüyorlar.
0
hadsafhada
(22.10.20)
Covid geçirdim fenalaştım 112 yi aradım gelip aldılar hastaneye götürdüler gerçi dönüşte taksiye bin dediler ama o ayrı konu.
0
tuborg yesili
(23.10.20)
Valla medical park, medipol gibi kalburüstü hiç bir özel hastane kabul etmiyor şu anda. Hepsini teker teker arayıp soruyorum. Yok.
0
🌸roket adam
(23.10.20)
Ben ventolin aldım evde duruyo, nefes darlığı olursa onu deneyip, geçmezse hastaneye gitmeyi düşünüyorum. Doktor değilim.
0
plutongezegendegilmi
(23.10.20)
500 mg aspirinden iki tane çiğneyerek bol suyla icirin.covid bir çok kişide damarda pıhtılaşma yapıyor. Aspirin de hızlı şekilde kan sulandiriyor.
0
deer hunter
(23.10.20)
(4)

nodejs mongodb performans yardım?

contavolta
Nodejs-mongodb ile ilk kez bi uygulama yazdım. Hem de öğrenmiş olurum dedim. Ama sonradan farkettim ki benim data yapım relational database mantığında aslında. Baya bi document var ve 5 sn'de bir devamlı veri getiren ana sorgumun içerisinde 5-6 tane lookup yapmak zorunda kaldım bu documentler arasın
Nodejs-mongodb ile ilk kez bi uygulama yazdım. Hem de öğrenmiş olurum dedim. Ama sonradan farkettim ki benim data yapım relational database mantığında aslında. Baya bi document var ve 5 sn'de bir devamlı veri getiren ana sorgumun içerisinde 5-6 tane lookup yapmak zorunda kaldım bu documentler arasında. Bu yüzden olsa gerek performans yerlerde. Bu document'lere indexler de koydum ayrıca.
Şu an 4-5 sn civarında response geliyor. öyle çok fazla data da yok. Sorgumun ana documentinde en fazla 6-7 bin data vardır, diğerlerinde de 1000-2000 civarındadır maximum. Uygulama ve mongo 16 cpu'lu 32 gb ram'li aws instance'ı üzerinde şu an. Baya da bi para ödüyoruz. Uygulamaya da aynı anda 1 ya da 2 kişi giriyor genellikle. 2 kişi girince response süresi daha da artıyor 10 saniyeleri buluyor.

Bu konuda yardımcı olacak birileri var mıdır? sorunu çözmesi halinde belli bir ücret de verebilirim.

acaba diyorum tablo yapım relational mantığa uyduğu için postgresql'e geçmek daha mı mantıklı? sql sorgularını daha kolay yazabilirim en azından. mongo tarafında baya kastırmıştı istediğim veriyi alabilmek için yazdığım sorgular.
0
contavolta
(22.10.20)
Hocam bu sorunu epey bir zamandır yaşıyorsunuz sanırım, daha önceden de bir şeyler hatırlıyor gibiyim.

1- Datayı relational tutacaksanız mongo kullanmasanız daha iyi, ama normal bir sorgunun yine de 4-5 saniye sürmemesi lazım. Orada başka bir sorun var. Postgre'ye geçebilirsiniz ama sorun mongo değilse boşuna uğraşmış olursunuz.

2- Sadece bu proje için değil, yapacağınız bütün projeler için bir log tutma alışkanlığınız olsun. Jaeger gibi şeyler kullanarak her fonksiyonun execution time'ını loglayın. Elinizde öyle bir şey olduğunda bottleneck nerede bulmak çok kolay oluyor.
0
plutongezegendegilmi
(22.10.20)
@plutongezegendegilmi evet malesef hala aynı sorunum devam ediyor :( belki yeni gören olur, yardımcı olur biri diye tekrar yazmak istemiştim.

yaklaşık 250-300 satırlık aggregation sorgum var, bunu sadeleştiremiyorum da.
0
🌸contavolta
(22.10.20)
Hayatımda hiç mongodb kullanmadım ama veri yapısında ve/veya sorguların şeklinde bir hata var gibi gözüküyor, 4-5 sn cevap süresi çok yüksek. Bence öncelikle buraya odaklanın, sorguların neden yavaş çalıştığını bulmaya çalışın.

Ben redis kullanıyorum, kendi yazılımımı çalıştırdığım ortalama bir makinede saniyede 275.000 işlem (create, update, delete vb) yapabiliyorum, aradaki farkı düşünün :) Gerçi Redis direkt olarak RAM'den çalışıyor ama yine de çok yüksek bir fark var arada, binlerce sorgu yapabiliyor olmalıydınız.

Neden MYSQL kullanmıyorsunuz? Ayrıca cache için Redis de kullanabilirsiniz. Ben kendi uygulamamda bir adım ileri gittim, ana veritabanı olarak Redis kullanıyorum, her kullanım için uygun değil ama araştırın derim.
0
hayirsiz
(22.10.20)
- problem sorguda mi yoksa uygulamada mi anlamak icin ayni sorguyu komut satirindan calistirin ve bakin komut satirinda da ayni gecikme soz konusu mu.

- Nodejs "performance hooks" nodejs.org kullanarak uygulamada cesitli kritik yerlere log koyun. boylece kritik noktalarda ne kadar zaman kaybettiginizi olcebilirsiniz. ornegin sorgunun basina ve sonuna, ya da database connection yaptiginiz yerin basina ve sonuna.

- postgres veya mysql gibi iliskisel veritabanlarinda veritabani ile baglanti kurmak ve baglanti kurarken zaman kaybini azalatmak icin "connection pool" yapilir. ama mongodb de connection pool yapmak gereksiz, cunku kendi icinde halleder. her sorguda da en bastan connection acmaniz gerekmez mongodb de. uygulama initialize oldugunda connection acilir, ve sorgu yapildiginda hep ayni connection kullanilir, hatta uygulama sonlandiginda connection kapatmaniz da gerekmez. her request geldiginde, ve her sorguda yeniden connection kuruyor olabilirsiniz, ve problemin neden bu olabilir.

- her request geldiginde gereken veriyi birden fazla sorgu calistirarak getiriyorsaniz mongodb nosql collection yapiniz dogru degildir ve collectionlar arasi iliskiyi sorgu calistirarak yapiyorsunuz demektir. bu verimsiz bir yontem. nosql veri tabanlarinda olusturulan yapi iliskisel veritabanlarindan farkli olmali. collectionlarinizi gereginden fazla kucuk collectiona bolmus olma ihtimaliniz var. yani fazla "normalization" yapmis olabilirsiniz. ama nosql veri tabanlarinda "normalizasyon" yapmak yerine "nested structure" olarak mumkun oldugunca veriyi ayni collection icinde tutmak daha avantajli. elinizdeki veri buna uygun degilse iliskisel veritabanlarindan birine gecmek sizin icin mantikli olabilir.
0
emrahday
(22.10.20)
(2)

Test - build vs. (tam adı nedir)

whatdreamsnevercome
codebuild mi oluyor ne oluyor tam bilmiyorum da onu soracaktım;şimdi bir projedesin, commit atıyorsun, sonra push diyorsun. push dediğin an tüm proje taranıyor, hatalı kod betiği vs. varsa "yok push atamazsın şu satırları düzelt" diye feedback veriyor.bu sistemin adı tam olarak ne oluyor?
codebuild mi oluyor ne oluyor tam bilmiyorum da onu soracaktım;

şimdi bir projedesin, commit atıyorsun, sonra push diyorsun. push dediğin an tüm proje taranıyor, hatalı kod betiği vs. varsa "yok push atamazsın şu satırları düzelt" diye feedback veriyor.

bu sistemin adı tam olarak ne oluyor?
0
whatdreamsnevercome
(22.10.20)
statik analiz. eğer aksiyondan önce analiz yapılmasının adını soruyorsanız da "pre commit hook" diye aratabilirsiniz mesela. bu bir git aksiyonunun önüne arkasına girip bir şey yapmaya "hook" diyorlar.
0
plutongezegendegilmi
(22.10.20)
continuous integration
0
nahtoderfahrung
(22.10.20)
(7)

Bir Savunma Sanayi Şirketinden Çıkıp Ötekine Girmek

depresif genc
Centilmenlik anlaşması gereği mümkün değil deniliyor ama linkedin'de birkaç örneğine rastladım. Nedir bu işin aslı astarı?
Centilmenlik anlaşması gereği mümkün değil deniliyor ama linkedin'de birkaç örneğine rastladım. Nedir bu işin aslı astarı?
0
depresif genc
(21.10.20)
centilmenlik değil NDA (gizlilik sözleşmesi) geregi.

böyle bir sözleşmen varsa zaten şartlarında neyi yapıp yapamayacağın yazar. önemsiz bir elemansan seninle bu sözleşmeyi yapmaya uğraşmamış olabilirler. zaten kritik bilgileri de paylaşmazlar.
0
orpheus
(21.10.20)
Centilmenlik anlaşmasını birbirleri arasında imzalıyorlardır. Çalışanlarıyla değil.

@orpheus Öyle ölmez füze at. Adam zaten depresif :))
0
pass
(21.10.20)
bazı şirketler arasında iyi niyet anlaşması var ancak bütün firmalar arasında yok. Üstelik bu firmalar arasında geçişlerde de yönetim onay verirse geçebilirsin.
0
kraldan cok kralci
(21.10.20)
NDA tüm şirketlerde oluyor. Ası sorun o değil. Non-compete Agreement diye geçen rakiplere gitmeme gibi bir anlaşma imzaladıysan o zaman gidemeyebilirsin rakip bir firmaya.

NDA genelde rakip firmaya gitmeni değil, gittiğinde bilgileri paylaşmamanı garanti altına almak için yapılır.
0
himmet dayi
(21.10.20)
Non-Compete agreement'ın hukukta karşılığı nedir onu araştırmak lazım. Senin mesleğin, tecrüben bu alanda. Ne yapacaksın rakip şirkete girmeyip, pazarda soğan mı satacaksın. Çoğunlukla hukuki karşılığı olmayan anlaşmalar bunlar. Ama firmalar arası anlaşmalar vardır, illa yazıya dökmezler ama birinden çıkınca bir daha o sektörde (ya da büyük oyuncularında) iş bulamazsın, almazlar, o bir gerçek.
0
SiyamkedisiZorro
(21.10.20)
Teoride yasak. Pratikte de sözleşmelere o maddeyi koyuyorlar ama biraz gri bir alan, öyle bir maddenin konulabileceğine ilişkin bir kanun yok mesela. Temelde "aynı müşteriye iş yapan" başka bir şirkete geçmek yasak gibi görünüyor ama savunmanın tek müşterisi var ve o müşteri her yerde, o zaman bu geçerli olabilecek bir madde mi? Bir de savunma sanayi şirketiyle davalık olmak ister misin sorusu var tabi :)

Pratikte ise yöneticini ikna etmen gerekiyor. Özel bir durumunun olduğuna ikna edersen geçersin. Yönetici seviyesinde zaten aralarında paslaşıyorlar sürekli. Düz mühendise bu lüksü tanımazlar, çünkü kendi aralarında rekabete girmeleri piyasayı yükseltir, niye böyle bir şey istesinler.
0
plutongezegendegilmi
(21.10.20)
Savunma sanayi sirketleri ve alt yuklenicilerinin is sozlesmelerinde genelde ayrildiktan x sure icinde ayni alanda rakip sirkette calisamazsin yazar. Su ana kadar genelde alt yuklenicilerden buyuklere (Aselsan, Tai vs...) gecis gordum ve bu gecislerde cok kavga dovus olmasi mumkun degildi cunku kucuk firma sudan bir sebeple buyukten gelen isleri kaybetmek istemez.

Sozlesmenizi kontrol edin, ilk verdiklerinde saklamadiysaniz IKdan kopyasini isteyin bakin ne yaziyor.
0
cleric
(21.10.20)
(27)

iş buldum

mrtkp1234
11 ay işsizlikten sonra sonunda bir işe girdim. bi' hayırlı olsun alırım :)iş arayan herkesin biran önce iş bulmasını dilerim.
11 ay işsizlikten sonra sonunda bir işe girdim. bi' hayırlı olsun alırım :)

iş arayan herkesin biran önce iş bulmasını dilerim.
0
mrtkp1234
(20.10.20)
tebrikler, umarım çok mutlu olursunuz
0
yuvarlanantencereninkapagi
(20.10.20)
Hayırlı olsun, inşallah çok seveceğiniz bir iş olur.
0
Amaranta ursula
(20.10.20)
hayirli olsun kanka.
0
baldur2
(20.10.20)
hayırlı olsun, başarılar :)
0
makarnavodka
(20.10.20)
Hayırlı uğurlu olsun.
0
Amory Lorch
(20.10.20)
Hayırlı uğurlu olsun
0
kisa
(20.10.20)
Hayirli olsun ne guzel :))
0
hindistan cevizi
(20.10.20)
gözün aydın hayırlı olsun :D
0
theseachange
(20.10.20)
Tebrik ederim. Bir işi bulmak kadar elde tutmak da hüner ister. Tavsiyem iş hayatında olabildiğince politik olun.
Patronlar ve üstlerinizle aranızı her zaman iyi tutun. İşinizle, çalışkanlığınızla akılda kalmaya bakın. Hayırlı, uğurlu olsun.
0
psmstc
(20.10.20)
Hayırlı olsun. Başarılar.
0
himmet dayi
(20.10.20)
Hayırlı olsun bol şans
0
tuborg yesili
(20.10.20)
hayırlı uğurlu olsun.
0
reactionic
(20.10.20)
Hayırlı olsun. Gönlünüze göre bir kariyer olsun.
0
boyalı kuş
(20.10.20)
tebrikler.. hayırlı olsun.
0
since1907
(20.10.20)
Ahh süpersin! Hayırlı olsun, işteki her günün bugün kadar heyecanlı ve mutlu geçsin.
Darısı başıma.
0
megalomaniac
(20.10.20)
Hayırlı olsun, maşallah diyelim nazar değmesin.
0
John Bloor
(20.10.20)
Hayırlı olsun, ne zaman ıslatıyoruz :)
0
black holes in the sky
(20.10.20)
Gozunuz aydin
Hayırlı olsun.
0
Ven
(20.10.20)
tebrikler, başarılar!
0
blatta hiberna
(20.10.20)
hayırlı olsun müdür.
0
glamdr1ng
(20.10.20)
Hayırlı olsun ^^
Darısı başımıza.
0
red morning
(20.10.20)
çok hayırlı olsun, çok memnun olasınız insallah
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(20.10.20)
İse giren herkes cok mutlu ediyor beni issizlik berbat bir sey valla hak ediyorsun mutlu olmayi o yuzden. Hayirli olsun
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.10.20)
Hayırlı olsun!
0
peki madem
(20.10.20)
Hayırlı olsun hocam.
0
plutongezegendegilmi
(20.10.20)
tebrikler geçmiş olsun ))
0
megacracker
(20.10.20)
Gecmis postlarini hatirliyorum, hayirli olsun ama girisimci ruhtan, kisisel projelerden vazgecme!
0
robokot
(21.10.20)
(9)

yazılımcılar sigorta meslek kodunuz

nemo problemo
nedir? bana 3512.06 girilmiş. doğru mu acaba? önemi var mı?
nedir? bana 3512.06 girilmiş. doğru mu acaba? önemi var mı?
0
nemo problemo
(20.10.20)
meslek kodunun açıklaması:

3512.06 Yazılım Destek Uzmanı
0
kibritsuyu
(20.10.20)
kontrol ettim, 2512.01-Yazılım Mühendisi olarak girmişler.

risk içeren (madenci, vinç operatörü vs.) gibi iş kollarında muhtemelen farkediyordur ama yazılım alanında farkeder mi bilemedim.
0
fever
(20.10.20)
2512.02 - bilgisayar mühendisi, diyor.

edit: eski kayıtlara da baktım, bazıları da 2512.01. Aynı işyerinde bile değişmiş, baya random girmişler gibi görünüyor.
0
plutongezegendegilmi
(20.10.20)
3512.10 - yazılım ve veri tabanı uzmanı diye geçiyor.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(20.10.20)
zamanında 2512.05 girilmiş. yazılım geliştiricisi
0
jelly bear
(20.10.20)
bana da arge elemani yazmislar canim sikildi simdi
0
foster
(20.10.20)
3512.06 Yazılım Destek Uzmanı
0
nahtoderfahrung
(20.10.20)
2423.03 iş analisti diyor. ne alaka yahu datacıyım ben.
0
makarnavodka
(20.10.20)
arkadaşlar meslek kodlarının yazdığı listeyi görseniz kafayı yersiniz. birbirine o kadar benzer veya birbiriyle o kadar alakasız şey var ki şaşırırsınız. adam kaynakçı olarak işe giriyor mesela, listede bir sürü kaynakçı mesleği var. gazaltı kaynakçısı, oksijen kaynakçısı, elektrot kaynakçısı, argon kaynakçısı, alüminyum kaynakçısı, çelik kaynakçısı, boru kaynakçısı, levha kaynakçısı, bant kaynakçısı, yok ebesinin kaynakçısı. sadece "kaynakçı" diye bir şey de yok. illa çeşidi var. lan kaynakçı işte. göt kadar atölyeye her makineye ayrı kaynakçı almıyoruz ya, kaynatacağı şey hangi makineyle kaynayacaksa onu kullanacak. ne yazayım şimdi ben buna, birini sallıyorum.

"yazılımcı" diye bir şey de yok. bilgisayar yazılım teknisyeni, yazılım destek uzmanı, yazılım geliştiricisi, yazılım müdürü, yazılım mühendisi, yazılım tasarımcısı, yazılım test edicisi, yazılım proje yöneticisi, yazılım ve veri tabanı uzmanı. tam 9 tane yazılımcı kodu var.

çalışan olarak sizi ilgilendiren bir ayırım değil. örneğin işkur belirli meslek kodları için işverene teşvik sağlıyor, işverenin o kodu yazması gerekiyor. ya da mesela evinde hizmetçi çalıştıranlar her ay bordroyla, sgk bildirgesiyle falan uğraşmasın diye kolaylık yapmışlar, bir sefer kaydediyorsunuz, her ay sgk bildirgeleri otomatik gönderiliyor. ama bu sistemde yararlanmak için çalışanın "hizmetçi-ev işleri" koduyla giriş yapılması gerekiyor. "makine mühendisi" koduyla giriş yapılan kişiye uygulanamıyor.

velhasıl, işinizle çok alakasız bir şey yazmıyorsa sizi çok ilgilendiren bir şey değil.
0
kibritsuyu
(24.10.20)
(9)

Bilim İnanç sorunu

Flaneur
İnançsız biri olarak sormak istiyorum: bilimsel bilgiyi çoğumuz bilemiyoruz. Yalnızca bilim adamlarının araştırıp önümüze koyduklarının doğru olduğunu kabul ediyoruz. Yani bir noktada bilime 'inanmış' oluyoruz gibi geliyor. Aslında bilime inanmak değil, bilmek gerekir ama her şeyi kendi başımıza bil
İnançsız biri olarak sormak istiyorum: bilimsel bilgiyi çoğumuz bilemiyoruz. Yalnızca bilim adamlarının araştırıp önümüze koyduklarının doğru olduğunu kabul ediyoruz. Yani bir noktada bilime 'inanmış' oluyoruz gibi geliyor. Aslında bilime inanmak değil, bilmek gerekir ama her şeyi kendi başımıza bilemeyiz ki. Bu durumda doğru kabul ettiklerimizde hata var mıdır diye düşünüyor musunuz? Mesela yaşamın temeli denilen evrime bile bir yerde inanıyoruz. Evrimin gerçekliğini bir biyolog, paleontolog gibi bilemeyiz. O incelemeleri biz yapmıyoruz. Bu konuda ne diyorsunuz?
0
Flaneur
(20.10.20)
bilimsel bilgiyi farklı kaynaklar defalarca test edip doğrulayabiliyor. doğrulanamayan çürüyor. fark bu.
0
passion rules the game
(20.10.20)
Bilimsel yöntemin bir sistematiği var. Belirli alanlarda temel analiz yöntemlerini siz de öğrenip test edebilirsiniz. Test ettiğinizde de aynı sonuçları bulmayı beklersiniz. Hipotezler tek bir kişinin sözüyle rivayete dayalı değil, birçok araştırmacının sistematik biçimde tekrar etmesiyle doğrulanıyor. Evrimin doğruluğunu bir biyolog kadar öğrenmeniz teorik olarak mümkün, çoğu kişi o kadar öğrenmeyi tercih etmiyor. Buna ister bilime inanmak deyin, ister kabul etmek. Temelde bir şey değişmez.
0
evrim halkasi
(20.10.20)
halen bir çok şeyi bilemeyiz. her şeye sapına kadar inanmak yerine doğru kabul ediyoruz.
0
mikahakkinen
(20.10.20)
@passion rules the game aslında bunu ben de biliyorum ama kendim doğrulamak istiyorum bazı bilgileri. En basitinden dünyanın yuvarlak olması konusunda bile insan kendi başına ispat yoluna gidemiyor bazen. Karşısındakini ikna etmek değil, doğrudan ispattan bahsediyorum.
@evrim halkasi Mesela nasıl bir gözlem yapabilirim bu konuda? Sizin canlı/doğa incelemeleriniz var mı?
0
🌸Flaneur
(20.10.20)
Pratikte bu neyi hangi açıdan incelemek istediğinize göre değişir. Ben hesaplamalı biyoloji alanında çalışıyorum. İnsan toplumlarının tarihini, genetik veriyi istatistiksel yöntemlerle inceleyerek anlamaya çalışıyorum. Verilerin çok büyük kısmı halka açık veritabanlarında yayınlanıyor. Genetik, istatistik, antropoloji, evrimsel biyoloji ve biraz yazılım öğrenerek yapılan çalışmaları test etmek mümkün. Ancak bunların hepsini öğrenmek zaman alıyor tabii ki.

Diğer yandan sistematik ve evrim öğrenerek etrafınızda gördüğünüz bitkileri, hayvanları karşılaştırmalı inceleyebilir, siz de evrimsel mekanizmaların bazılarını gözlemleyebilirsiniz.

Yani en başta dediğim gibi, neyi merak ediyorsanız onlara odaklanarak öğrenebilirsiniz.
0
evrim halkasi
(20.10.20)
Çok güzel bir soru.

Bi düz dünya belgeseli izlemiştim, orada farketmiştim bunu. Eleman düz dünyacılarla röportaj yapıyor, adamların ilk sorusu "yuvarlak olduğunu nereden biliyorsun?". Düşündüm ben de hiç oturup hesaplamadım yani. Şu an akademiye güven duyup onların sözünü doğru kabul ediyor ve orada (kötü niyet zor ama imkansız değil) bir hata olmadığını varsayıyoruz.

Dünyanın yuvarlak olduğunu kendim ispat edebilir miyim? Ederim muhtemelen de mühendisim ben, herkes bu kadar matematik bilmiyor. Ya da bunu halletsem de başka bir sürü alan var, oralarda yine başkasının sözüne güvenmek durumundayım. Her şeyi bilme şansımız yok.

Herkesin her şeyi bilmesine gerek de yok tabi, fakat güven olayı mühim. Düz dünyacılığın çıkış noktası bu bence, yani akademiye (veya belki bilime) olan güvensizliğin bir semptomu bu. Asıl üzerine düşünülmesi nokta niye 3-5 insanın dünyanın düz olduğunu iddia ettiği değil yani, akademinin niye güvenilirliğini ve saygınlığını kaybettiği. Bu konuda aklımda bölük pörçük şeyler var ama çok düzenli değiller, o yüzden net bir iddiada bulunamayacağım.
0
plutongezegendegilmi
(20.10.20)
Bi de önceki mesajda asıl noktayı kaçırmış olabilirim. Evet biz bireysel olarak ispatlamadığımız için bir noktada "inanç" ama bilim yanlışlanabilir bir şey, dinle ayrıldığı nokta o.

Yanlışlanabilir inanç > yanlışlanamaz inanç. Çünkü ilkindeki hatalar sonradan düzeltilebiliyor, öbürü için geçmiş olsun.
0
plutongezegendegilmi
(20.10.20)
Çok teşekkür ederim cevaplar için.
@plutongezegendegilmi Tam olarak söylemek istediklerimi ifade etmişsiniz.
İnançtan kastım kabul etme/farz etme/varsayma gibi yani din olarak düşünmedim hiç.
Örneğin tıp ciddi anlamda güvenilirliğini yitirmeye başladı. Vücuda giren şekerin vücuttaki etkileri konusunda bile birçok farklı görüş var. Kaldı ki şeker insanlığın binlerce yıldır tükettiği bir ürün. Daha bunun GDO'su, besin takviyesi, vitamini saymıyorum.
0
🌸Flaneur
(20.10.20)
Bilimsel bilginin "doğru" olduğunu düşünmek biraz bağnazca bir yaklaşım.
Çünkü bilimin temelinde şüphecilik var.
Biz bir paradigma içinde geçerliliği kanıtlanmış verilerle değerlendirmeler yapıyoruz.

Ama yarın çok daha güçlü teknolojilerle, bugün varlığından haberdar olmadığımız verilere ulaşabiliriz. Bu da bazı bilimsel kuramların geçerliliğini değiştirebilir.

Mesela biz virüslerin varlığından 1900'lere kadar haberdar değildik. O tarihe kadar bilimsel veriler birçok hastalığın sebepleri üzerine farklı tezlere götürüyordu. Virüsler keşfedildi ve paradigma değişti.
0
anten
(20.10.20)
(2)

css ile zebra stil yapma?

hlot
https://www.w3schools.com/howto/howto_css_table_zebra.aspburada şu kod var: tr:nth-child(even) { background-color: #f2f2f2;}ama bununla satırlar zebra stil yapılıyor. peki sütunları nasıl zebra stil yapabilirim?nth ne demek onu da anlamadı ki. row yazaydı iyiydi.
www.w3schools.com

burada şu kod var: tr:nth-child(even) {
background-color: #f2f2f2;
}


ama bununla satırlar zebra stil yapılıyor. peki sütunları nasıl zebra stil yapabilirim?

nth ne demek onu da anlamadı ki. row yazaydı iyiydi.
0
hlot
(19.10.20)
tr -> table row demek. satırları seçmek için kullanıyoruz.

Bir de td var, o da table data demek. Bir satırdaki bir alan anlamına geliyor, dikey grup olarak düşünürsen bildiğin sütun oluyor.

E şimdi tr için nth-children diye bir selector varsa td için niye olmasın ki? Deniyorum:

td:nth-child(even) {
background-color: blue;
}

Volia! Zebra oldu. Hem de gerçekten zebra gibi oldu çünkü zebraların çizgileri boyuna olur, enine değil.

İkisini bi arada kullanmak biraz daha challenging olabilir, ama öyle bir şeye cidden ihtiyacınız olur mu? Bence çirkin bir şey.

Bir de sadece kodu vermeyip bu kadar uzun uzun yazmamın sebebi şu: kod yazmaya niyetliyseniz temelleri anlayın ve deneme yapmaktan korkmayın. Nasıl ingilizce öğrenirken kelimeleri ezberleyip arka arkaya sıralamıyoruz, bunların da bi mantığı oluyor genelde. Onları düşünme alışkanlığını ne kadar erken edinirseniz ileride o kadar rahat edersiniz.
0
plutongezegendegilmi
(19.10.20)
ikisini bir arada yapmaya ihtiyacım yok.

çok teşekkür ediyorum kod ve açıklamalar için. tr'nin ne olduğunu merak ediyordum gerçekten :)
0
🌸hlot
(19.10.20)
(15)

İnsaatçı günlüğü normal mi

rumpleteazer
Merhaba köy yerinde bir ev yaptırıyoruz. tek katlı 110 m2 ev için köyün muhtarı- insaatı yapacak olan kişi - diyor ki 40 bin tl işçilik isterim diyor sizce bu normal mi, o koyde bu işler bu muhtara yaptırılıyor genelde, bana soylediğine göre emrinde çalışan 4 adet usta varmış ve her biri günlüğü 250
Merhaba köy yerinde bir ev yaptırıyoruz. tek katlı 110 m2 ev için köyün muhtarı- insaatı yapacak olan kişi - diyor ki 40 bin tl işçilik isterim diyor sizce bu normal mi, o koyde bu işler bu muhtara yaptırılıyor genelde, bana soylediğine göre emrinde çalışan 4 adet usta varmış ve her biri günlüğü 250 tl alıyormuş. bu dogru mu acaba? Yer çanakkale bu arada. Bu konuda bilgisi olan ya da bir inşaatçı önerebilecek olan var mı?
0
rumpleteazer
(18.10.20)
Ben 2 sene benzer bir proje için 20 bin lira teklif almıştım ama evi sıfırdan inşa etmeyecektik, tesisatı, zemini ve duvarları kısmen hazırdı. O yüzden bana pahalı gelmedi. Ayrıca taş evin maliyeti metrekare başına 1000 tl tutuyor, sizinki taş değilse ve işçilik kadar malzeme kullanıldığını varsayarsak metrekare başına 720 lira ediyor. Çok uçuk bir fiyat yok yani ortada.
0
plutongezegendegilmi
(19.10.20)
Yani sadece kaba inşaat + tuğla duvar + ahşap çatı içinse bence biraz yüksek. Muhtara 10bin temiz kalır.

250₺ yevmiye, al aletleri, sarf malzemesi, yemeği falan onlara ait olmak üzere bence normal. Sizin burada kazık yiyeceğiniz nokta ne yaptıracağınızı tam olarak bilmeden yola çıkmanız. Çok fazla ilave imalat olur ve her biri için ayrı ayrı adam çağırmak, muhtara pazarlık yapmak falan sizi çok yorar.

Bence ilk önce bir proje yaptırın ve o proje için anahtar teslim fiyat alın. Hepsine de almanız gerek yok. Örneğin muhtara yukarıda yazdığım gibi ileri-kaba + çevre duvarları + altyapı vb. İşleri anlaşıp pazarlık yapın. Seneyede ince işleri yaptırırsınız.
0
malheiros
(19.10.20)
250 günlük normal.

40bin istediğine göre iyi kötü 150 adam günlük iş var burada diyor. Gerçekten var mı? Proje nedir? Tam olarak size ne teslim edecek?
0
fever
(19.10.20)
anahtar teslim ev yaptırmayın eğer amatör ekibe yaptırıyorsanız. muhtarın kapasitesi muhtemelen bellidir. o yüzden ona kaba inşaatı verin. demir-beton-duvar işleri yani. sıvayı da isterseniz verebilirsiniz. ondan sonrası için sözleşmenizi yaparak ince inşaat ustası bir firma çağırın kalanını anahtar teslim verin.

muhtarınkini de mutlaka bir alternatifle kontrol edin. ayrıca sadece işçilik olarak vermeyin malzemeyi de yıkın zira ne geldi ne gitti gerçekten gelen mi yazıldı vs bilemezsiniz tecrübeniz yoksa.
0
prodeq
(19.10.20)
Usta var usta var. Duvar ustası, demir ustası, elektrik ustası, su ustası, vs vs. tabi ki her birinin yevmiyesi farklılık gösterecektir. Bahsi geçen ustalar ne kadar yeterlilikte.

buna ek olarak muhtarın dediğine göre 4 usta günlük 250 tl den 40 günde bitirecek diyor. bitiremezse ne olacak ? olası usta hatalarının zararını kim karşılayacak ? Bu ustaların başına bir şey gelirse sorumlusu kim olacak ?

Yağmur oldu, kar oldu işler durdu, yevmiye devam mı edecek. ufak tefek getir götür için çırak olacaktır bunun parası dahil mi ?

kağıt üstünde bunları netleştirin sözleşmenizi yapın :)
0
janavarorion
(19.10.20)
@janavarorion +1

Yapilacak isleri yaziya dok.

Her gorusmede ses kaydi al bence. Benim basim zamaninda cok yandi boyle bir iste.
0
kaiserr76
(19.10.20)
muhtarın iş teslim referansları iyi ise fiyata çok takılmayın. fiyattan çok işe bakın.
0
nuisance
(19.10.20)
kazık. tek kelime kazık. :)


ustanın yevmiyesi ile göre değişir. ama ben 150 max 170 hesaplarım.

adam kıtlığı olan yerde a şehrinde adama 150 veriliyorken ben, b şehrinde aynı adama 250 verildiğini gördüm.

inşaat genelde ustalar m2 üsülü yapar.

bana da muhtara en az 10k kalır gibi geliyor.
0
qobel
(19.10.20)
Muhtara temiz 10 bin kalır diyenler doğru söylüyor ancak kimse bu işi Allah rızası için yapmıyor, adam tabi ki para kazanacak ortalama 3 ay sürecek bir iş için normal rakamlar, büyükşehirlerde değilsen çok fazla alternatifin olmadığından fiyatlar bir kaç tık yüksek olur.

İşten anlayan boş zamanı olan birisi yoksa inşaat işleri çok yorucu olur ve ortaya da düzgün bir iş çıkmayabilir. Usta bulması,malzeme temini nakliyesi indirmesi, yapılan işlerin takibi kontrolü sizi çok uğraştırır, Muhtar dediğiniz adam işini düzgün yapıyor mu, yaptırıyor mu bunu araştırın. Bunun içinde çevrede iş yaptığı kişilerden bilgi alman veya gidip yerinde görmen doğru olur.

Dikkat etmen gereken noktalar şunlar;
1-)İşin kapsamı nedir, aşağıdakilerden hangi işler için senden KırkBin Lira istedi,ilk önce bunu netleştir.
*temel kazısı & hafriyatı, temel demir & kalıp işçiliği, beton dökümü
*Evin kalıp ve demir işçiliği,giderlerin ayarlanması, beton dökülmesi
*Duvar örülmesi
*çatı yapımı(düz çatı mı olacak çatı kat-teras mı olacak)
*Elektrik, kalorifer, temiz ve pis su tesisatları
*Dış cephe Mantolama
*İç cephe kaba ince sıva
*Şap Atılması
*Islak zemin fayans döşeme
*İç Cephe Boya


İşin birde malzeme temini ve sözleşme kısmı var ancak ilk önce yukarıda ki konuları netleştirin.
0
sealth
(19.10.20)
Hocam muhtara 10bin kalır dememin içinde çok ince bir detay var: Muhtar çok büyük ihtimalle iş yeri açmayacak, işçileri sigortalamayacak, vergi vermeyecek vb. Hatta arkadaş ne yapılacağını da tam bilmiyor, belki muhtar 40bin'i sadece kabasını çıkmak için verdi ve belki 20bin bırakacak kendine. Bir de bugün kendi paranı koyup, işi yapıp, teslim edip ödeme aldığın işlerde bile net %10 zor kazanırsın ki, bu işte muhtar efendi büyük ihtimalle %50 peşin isteyecek, adım gibi eminim. Yapılmayan işçilik için peşinat verecek. Bir tek Türkiye'de var böyle bir düzen. Cebinden 1 kuruş harcamayacak. Öyle bir kazanç yok. Sen muhtarla iyi geçin mutlaka ama ona yaptırmak zorunda değilsin. Biraz araştıracaksın, soruşturacaksın. Önüne ilk gelene yaptırırsan hep kezık yersin. Muhtar bozuk mu atıyor, bir şikayete bakar valla.
0
malheiros
(19.10.20)
Sadece işçilik 40.000 tl. Malzemeleri sen mi alacaksın? Malzemeleri o alacak parasını senden isteyecekse asıl oradan kazanır parayı. İşçilik 150-200 tl civarı normalde 250 çok demiş bence ama çanakkale ufak yer piyasası daha pahalı olabilir.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(19.10.20)
Cevap veren herkese teşekkür ederim ortalama bir fikrim oldu. Ev, tek katlı ve 110 m2. İki cephesi taş olacak yalnız uzunluk 3.5 m. diğer iki cephe büyükçe camlardan ibaret. Camlardan geri kalanlar tuğla olabilir diye konuştuk. Evin sadece kabasını yapacak muhtar temel ve kaba inşaat. köy yerinde ruhsat ve izinler konusunda muhtarla çalışmanın avantajı var, sanırım o da bunu sayaraktan fiyatı yüksek tutuyor. Yorumlarınızdan aldığım bilgi ile harmanlayıp fiyatta orta yolda buluşup muhtara yaptırmaya karar verdim insallah bir an once bitirir.Yazılı sözleşme fikrini öne sürenlere teşekkür ederim, yapacağım "Verilen para dışında hiçbir ek ücret istenmeyecektir(yemek yol vs gibi) ve şu tarihte bitirilecektir." şeklinde yazacağım.
0
🌸rumpleteazer
(19.10.20)
Temel ve kaba inşaat dediğin temel, tavan, kolon kiriş duvarlar vs. Sıva boya tesisat elektrik hiçbirşey yok. 40.000 fazla. Şöyle söyleyeyeyim, 1800 metrekare falan 100.000 liraya yaptırdım işçilik 2017'de. Çok da artmadı işçilik fiyatları. Şimdi yaptırsam 150.000 olsun hadi. Ufak iş tabi daha pahalı olacak ama tek katlı binaya kaba inşaatı 20.000e de yaptırırsın muhtemelen. Zaten temel inşaatın en az işçilik isteyen kısmı.

Bi de malzeme kim alacak nasıl yapacaksın onu iyi konuş. Bir o kadar da malzemeden giydirir sana çivisi bağ teli demiri kalıbı vs kim karşılayacak iyi konuş.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(19.10.20)
Şu son yazdığından sonra sadece kaba inşaat(kalıp imalatı+beton dökümü+demir imalatı+duvar örülmesi varsa hafriyat kazısı) için yüksek bir rakam çatı imalatı yapılmayacağını, çalışanlara sigorta yapmayacağını, fatura kesmeyeceğini varsayarak söylüyorum , bunları göz önünde tutarak iyi pazarlık yapın.

tüm projelerini çizdir, tüm izinlerini belediyeden al ve proje harici bir imalat yaptırma sakın en azından iskanı alana kadar.

Genel olarak malheiros +1 ödeme konusunda kesin %50 ister hiçbir şekilde verme en fazla %15 ver, ödemeleri hak ediş tarzında yapacağını söyle,işi üçe böl temel bitince, evin betonu dökülünce, duvarlar bitince gibi.

Sözleşme yapacaksan önden projeleri çizdir, izinlerini al, sözleşmeye projelere göre imalat yapılacaktır yaz , ödeme planını sözleşmede yazın, malzeme alımı konusunu önden konuşup netleştirin.

Not:Genel olarak bir tavsiye vereyim; bu süreçte muhattab olacağın hemen hemen herkes işi,parayı alana kadar söz konusu işi en iyi, en düzgün, en ucuz şekilde yapacağını, senin duymak istediklerini söylerler hiç birine inanma alayını yalancı kabul et.
0
sealth
(19.10.20)
Arkadaslar bilgi vermek icin yaziyorum. Dun ayvaciktaydik, 40 bin iscilikte anlastik maalesef. 60 bin de malzeme tutarmis, o mali aldikca faturayi bize gonderecek biz oduycez. Ayvacik merkezde insaat malzemeleri satan firmaya m2 basina isciligi sorduk, 110 m2 ev toplam iscilik icin 25 bin diyor, ama muhtar bu fiyattan asagi yapmam diye tutturdu. Yarida birakmasin diye kabul ettik.tum izinleri o hallettigi icin, bastan yazili anlasmamiz olmadigi icin, bu oldu
Evin betonunu cok iyi atmis. Isini iyi yapan bir adam orasi zaten belli idi. Cok tas villar yapmis, ve halihazirda devam ettikleri de var, inceledik. Bizim ev tugla olacak, tas ev icin iscilik de, malzeme de artiyor. Bu arada kaba sekilde birakacak, sivasi, pencereler, elektirik,su tesisati, islak zeminler bize ait. Iki ay icinde teslim. Koy dag koyu, isci bulmak zor, muhtarin kendi koyu, ekiptekiler de koyden, ssk yoktur buyuk ihtimal, kalacak yer, yemek evlerinden. Evi teskim alalim mutlu olacagiz. Tavsiye verenlere tesekkur ederim.
0
🌸rumpleteazer
(12.11.20)
(7)

Dersi ile dalga geçilen bir sınıfta öğretmen

psmstc
Nasıl tavır sergilemelidir? Kademe lise sonBaşarı düzeyi düşük öğrencilerDerse karşı ilgisizler
Nasıl tavır sergilemelidir?

Kademe lise son
Başarı düzeyi düşük öğrenciler
Derse karşı ilgisizler
0
psmstc
(18.10.20)
Ben de düz lisede, başarı düzeyi düşük bir sınıfta okudum. Dolayısıyla az çok yaşananları tahmin edebiliyorum. Öğretmen ne kadar kasarsa o kadar çok alay konusu olur. Gerek yok dolayısıyla. Öğrenciler alay ettikçe o da gülerse, öğrenciler dersi kaynatmaya çalıştığında o da öğrencilerle konuyu dağıtıp muhabbet ederse, yavaş yavaş öğrenciler dersle ilgilenmese bile kendisine karşı bir sevgi ve saygı duymaya başlıyor. 40 dakika ders işlemeye çalışıp da işleyemeyip sinir krizi geçirmektense "Çocuklar, 20 dakika ders işledikten sonra sizi bırakacağım." gibi ödüllendirmeler de işe yarayabilir. En azından 20 dakika boyunca dersi dinlerler.
0
hitokiri kenshin
(18.10.20)
Canlı ders için soruyorsanız öğrencilerin mikrofonunu, görüntüsünü kapatıp dersi anlatabilirsiniz. Yüz yüze dersler için soruyorsanız öğrenciler 12. sınıf ve okul bitse de gitsek derdindeler. Maalesef sınav kaygısı olan öğrenci dersi dinliyor. Zorlamaya çalışmayın. Günlük olaylarla ilgili sohbet etseniz, kendilerini ifade edebilecekleri sorular sorup onları dinleseniz daha iyi olur. İlla konu anlatacağım diye düşünmeyin. Bir iki ders öyle geçebilir.İlerleyen günlerde test verirsiniz. Testteki her soruyu çözdürmeye gerek yok. Birkaç soruyu seçip birlikte okuyarak öğrencilere çözdürün.( Sözel bir ders olduğunu varsaydım.)
0
oyokbuyoknevar
(18.10.20)
Cosmicstring'in dedikleri doğrudur ama öğretmenlikte zamanla kazanılan, bilgi ve tecrübe gerektiren şeylerdir.

Bu gibi olayların çok normal olduğunu unutmayın. Zamanla ne yapmanız gerektiğini anlayacaksınız.
0
oyokbuyoknevar
(18.10.20)
Öğretmen siz misiniz? Başkası adına soruyorsanız ona göre yanıtlamak lazım. Bu haliyle ne söylense havada kalır. Derse mi ilgisizler, öğretmene mi, okula mı? Öğrencilerin alanı ne? Ders ne?

Soruyu soruş tarzınızdan öğretmenin siz olmadığınızı çıkarıyorum.
0
lancelot du lac
(18.10.20)
türkiyeye has salakca bir sorun bu.

almayanda bir lise öğrencisi bunu yapsa, sınıfın disiplininin bozmaktan sınıftan atılır, birkaç tekrar yaparsa okuldan atılır.
sınıftan ve okuldan atma yetkisi vermeyen devlet ve vatandaşları hiçbir çabanızı hak etmiyor.
dönün kıçınızı sınıfa, tahtaya yazın anlatın.
hiçbir soruya cevap vermeyin, hiçbir soru sormayın.
hatta soru soran öğrenciye "az ye özel hoca tut amk" diye ters cevap verin.
okey masası kurup oynasalar dönüp bakmayın.
sınıfta birbirini bıçaklasalar ilgilenmeyin.
kim için, ne için , hangi toplum için çabaladığını allah aşkına durun 2 saniye düşünün ? değermi ? değmez. bitti.
0
aslindasorunumpsikolojik
(19.10.20)
Lise 2-3, fen sinifi haliyla tarih cografya edebiyat falan kimsenin umrunda degil, millet arka siralarda matematik fizik cozuyor.

Bir edebiyat hocamiz vardi, 60'i gecmis. Gun gelirdi hocam derdik, derslerden baydik dertleselim. Zaten ergenlik mevzulari, herkesin kafa bir dunya. Peki derdi, butun ders havadan sudan konusurdu, hayat dersi verirdi. Sonraki ders gecen ders kaytardik, bu ders hizli gidip arayi kapatacam derdi, herkes pur dikkat dinlerki cit cikmazdi ki adam sikintiya girmesin. Sert yaptigi zaman da tirsardin ama, tersi kotuydu, pek kizdirmazdik. Adamin en buyuk gururu hic ogretmen masasina oturmamasiydi, sinif defterini alirken, yoklama alirken bile oturmazdi, hep ayakta anlatirdi, butun siralari dolasirdi, sinifa cok hakimdi arkasinda gozleri var gibiydi. 2 senede bir suru ani biriktirdik, hala arkadaslarla konusuruz.

Hocanin saygiyi bir sekilde kazanmasi lazim, karsisindakiler artik yetiskinlige adim atmak uzere olan bireyler herseyin farkindalar. Bir dersi bos gecirsin, derdinizi anlatin dinliyecem desin. Gerekirse sert tartisirsin ama meseleyi cozersin. Onlarla abi/abla kardes iliskisi kurarsa isler yoluna girer.

Yukardaki edebiyat hocamiz birkac ay once vefat etti, hep iyi sekilde hatirlacam kendisinin bizde emegi buyuktur. Bir baska secenekde soru soran öğrenciye "az ye özel hoca tut amk" demek. Bak oyle hocalarim da oldu. Onlari da malesef her seferinde bela okuyarak hatirliyorum.
0
cooperr
(19.10.20)
Öğretmen değilim ama meslek lisesinde ders verdim. Çok sıkıntılı tipler değillerdi ama yine de sahip olamıyordum öğrencilere, 10-15 dakika sonra kaynamaya başlıyordu sınıf.

Babam da 30 yıllık öğretmen, bir gün aynı sınıfta nasıl ders anlattığını gözlemlemek için derse girip izledim. Görünürde özel bir çaba sarfetmemesine rağmen çocuklar mum gibi dinliyorlardı. Başta anlam veremedim, ama ders dışında öğrencilerle olan iletişimini görünce taşlar yerine oturdu.

Öncelikle kimseye zorla bir şey öğretemezsiniz. Çoğunluğu derse ilgisizse salın onları, sadece sessiz kalmalarını sağlasanız yeter. İkna etmeye çalışabilirsiniz tabi ama olmazsa olmaz, o ayrı bir konu.

İkincisi, öğrencileri küçük görmeyin. "Başarı düzeyi düşük" de olsa insanlar ve çok yüksek ihtimal aptal değiller, sizin onlar hakkında ne düşündüğünüzü gayet rahat anlıyorlar. Saygılı olun, karşınızda insan olduğunu unutmayın. Karşılığını görürsünüz.

Üçüncüsü de öğrencilere bireysel iletişim/bağ kurmaya çalışın. O yaşta çocuk sizin de kendisinin de ne yaptığını anlayamayabiliyor, bence çok normal, ben de anlamıyordum. Bunu anlatın, ama böyle tepeden bakan, ders verir bir edayla değil. Derdinizi anlatın, ikna etmeye çalışın.

Ben sorunu nasıl çözdüm onu anlatayım, sınıfta 30 öğrenci vardı, 5 tanesi falan dersle ilgileniyordu, gerisi pek takmıyordu. Önde oturan bir öğrenci sürekli sağa sola bulaşıyordu, dersi durdurdum, çocuğa adıyla seslenip niye böyle yaptığını sordum. Önce azarlıyorum sandı, özür falan diledi. Azarlamadığımı açıkladım, niye ilgi göstermediğini sordum, sebeplerini öğrendim. Ondan sonra da onlara işkence yapmak için değil yardımcı olmak için orada olduğumu, yine de dersi dinlemek istemeyen olursa arka sırada oturup kitap/telefon/test vs. sessiz bir şekilde dersi dinlemeyebileceğini söyledim. İlgi göstermeyen yine göstermedi (ve onların ilgisini nasıl çekebileceğimi hala bilmiyorum) ama dersi sabote eden olmadı, ilgilenenlerle çok güzel ilerledik biz de. Yine arada sıkılan oluyordu, fıkra falan anlatıyordum, 5 dakika rahatlattıktan sonra toparlayıp devam ediyordum falan.

Babamın bir de sınıf içinde sürekli yürüme, zamanı iyi yönetme, kılık kıyafet, ses tonu vs. gibi 50 tane trick'i var, hepsini öğrenecek zamanım yoktu benim. Ama madem öğretmensiniz tecrübeli olanlardan bunları öğrenin, sizin işiniz bu.
0
plutongezegendegilmi
(19.10.20)
(11)

SİHA'ların avantajı

zgrydn
azerbaycan'ın kullandığı siha'lar, piyadelere ve zırhlı araçlara karşı sahada bayağı etkin gözüküyor. neticede pırpır tabir edilen tarzda drone değil mi bu? hava savunma sistemlerine ya da uçaksavar ateşine karşı nasıl bir avantajı var?
azerbaycan'ın kullandığı siha'lar, piyadelere ve zırhlı araçlara karşı sahada bayağı etkin gözüküyor. neticede pırpır tabir edilen tarzda drone değil mi bu? hava savunma sistemlerine ya da uçaksavar ateşine karşı nasıl bir avantajı var?
0
zgrydn
(18.10.20)
40 bin feete kadar cikiyor sihalar. bu 60 bin de olabilir yakin zamanda. tespiti kolay degil.
0
müptezel dostoyevski
(18.10.20)
bir de sürü halinde gönderiyorlar bunları. uçaksavar onlarcasıyla nasıl başetsin? bir de küçük ve hızlı.
0
fever
(18.10.20)
Muhtemelen geri kalmış ülkelerde ise yarıyor. Gelişmiş ülkelerde sinyal karıştırıcılar vb olur.
0
prizmatik
(18.10.20)
bir avantajı yok gelişmiş bir uçaksavar teknolojisi varsa siha düşer. sen sadece başarılı atışları görüyorsun.

tek avantajı doğal olarak personel kaybetmiyorsun o sebeple paranın el verdiği sürece x noktasına siha gönderebilirsin. 10 tane gönderirsin 9u düşer bir tanesi vurur. görev başarılı.
0
duyurukullanıcısı
(18.10.20)
Azerilerin 40.000ft e çıkan sihası falan yok dünyada zaten sadece MQ-9 Reaper var o kadar yükseğe çıkabilen fakat orada kaç kg faydalı yük taşır ona da bakmak lazım.

Servis tavanı 40.000ft olan Aksungur var ama oraya muhtemelen boş çıkıp gözlem yapabilir.
0
catch the arrow
(18.10.20)
Yanına bir de Koral koyunca gelişmiş sistemlerde de etkili olur. Quora’da çok güzel yazılar var. Araştırabilirsiniz.

Maliyeti görece düşük. 1 milyar dolarlık kayıp veriyor, sıfır insan kaybı, en fazla 5-10 tane siha düşse 50-100 milyon dolar.
0
stewie
(18.10.20)
minicik hobi drone'ları bile sinyali kaybetse bile belli bir yere dönebiliyor, engelleri algılayıp etrafından dolaşabiliyor vesaire.

askeri bir cihazın daha iyi olmasını bekleriz sanırım. kendi başına görevi tamamlayabilen, ya da intihar saldırısı yapabilen drone'lar var.

paranız varsa, epey etkili.

üstelik türk drone'ları suriye'de ve libya'da rus savunma sistemleri tarafından durdurulamadı. azerbaycan'ın elinde israil menşeili aletler olduğunu da düşünürsek...
0
fever
(18.10.20)
Bir süre savunma sanayiinde çalıştım, o zamanlar baya muhabbeti dönüyordu bunun.

Özetle doğru düzgün bir ordusu olan bir ülkeye karşı SİHA'lar etkisiz, savunması çok kolay çünkü. Projectile ile vurması daha zor ama genelde sinyal karıştırıcı kullanıyorlar, lazerle çalışan sistemler var, baya omuzda taşınan silahlar bile var bunun için.

Ermenistan ordusunun 500 milyon $ bütçesi var. Bırak kendilerinin bir şey geliştirmesini, satın almaları bile zor. O yüzden işe yarıyor. Ama öte yandan İran bile Amerikan drone'larını vurabiliyor, öyle düşünün.

Bir de ek not düşeyim, sinyal karıştırıcı sistemlere karşı otonom drone kullanmak bir çözüm. Bizde de buna kasıyorlardı ama aylık bin dolar maaş verdiğin adamla bunu yapamazsın :)) Hala uğraşıyorlarmış diye duydum, bir yere varabileceğini zannetmiyorum.
0
plutongezegendegilmi
(18.10.20)
Uçaksavar mermisi gibi yine diğer uzun namlulu silahlar için hedef görülse dahi, hedef ne kadar uzakta ise merminin tam olarak vuramama (yani dağılma) ihtimali de artar.

Sinyal karıştırıcı için de çözüm de bulunmuş olmalı ki Suriye'de ve libyadaki aktif halde vurulan pantsirlerle bunu gördük .
ruslar da pantsirlerinde bazı reformlar gerçekleştiriyolarmış.

Bir gece şehit edilen 30dan fazla şehidimizden sonra meydana çıkan ve rejim ordusuna büyük kayıplar verdiren insansız hava araçlarımız hakkında o ana kadar bazı rus medyasında, (sözde) bir çok ihamızın düşürüldüğünden bahseden haberler çıkmış.
Ee tabi meydan boşken konuşmak kolay.

Tabi ki savunma sanayinde sadece bunlarla yetinileceğini sanmıyorum.
Kesinlikle su ana kadar sözü edilmeyen başka silahlarımız da olmalı .
0
Erva
(18.10.20)
hava savunma sistemlerini patlatmak için israil yapımı otonom bir kamikaze drone'u kullanıyorlar. Sonra da bayraktar ve benzeri siha'lar ile korunmayan hava sahasına dalıp stratejik hedefleri vuruyorlar, istedikleri gibi at koşturuyorlar. Hava savunmayı en.wikipedia.org bunlarla, saldırıyı da bildiğimiz bayraktarla çözüyor adamlar.
0
roket adam
(18.10.20)
Ben sihalarin abartildigi kadar iyi oldugunu dusunmuyorum zira sihalar populer ekipman olmaya basladigindan beri dunya ciddi bir savas henuz gormedi.

Ustteki bir arkadasin dedigi gibi, gelismemis ucuncu dunya ulkeleriyle gerilla savasi yapanlar icin etkili hepsi o.
0
Avoiding The Puddle
(19.10.20)
(11)

Çiçek değil ama çiçek etkisi yapan şey

Karmaşıklık
Çiçek almak istemiyorum, özel bir durumu var. Çiçek etkisi yapan başka bir şey var mıdır?
Çiçek almak istemiyorum, özel bir durumu var.
Çiçek etkisi yapan başka bir şey var mıdır?
0
Karmaşıklık
(18.10.20)
Çikolata
0
sta
(18.10.20)
Baklava.
0
Amaranta ursula
(18.10.20)
Allah affetsin şeker sepeti.
0
onemoremile
(18.10.20)
Şeker kullanmıyor
0
🌸Karmaşıklık
(18.10.20)
Ayıcık
0
pass
(18.10.20)
GoodMorningTeacher
(18.10.20)
kağıttan çiçek buketleri var, ben çok beğeniyorum.

www.anehos.com
0
benaslinda
(18.10.20)
Bonsai. Çiçeksiz olanları da var.
0
plutongezegendegilmi
(18.10.20)
çiçek şeklinde çikolatalar var onlar olabilir belki.
0
jelly bear
(18.10.20)
Bkz instagram : eylullerdukkani
Çiçek etkisi kesin
0
photo85
(19.10.20)
Edit : gümüş veya altın takı tabii ki, nasıl unuturum
0
photo85
(19.10.20)
(10)

Araba satın almak için ayrılan bütçe

gmzo
Günaydın, sabah sabah merak ettim.Kira için gelirin maksimum %30'u olmalı diye yaygın bir kanı var ya, araba almak için böyle bir düşünceniz var mı merak ettim? Yani toplam birikimin / mal varlığının şu kadarını geçmemeli gibi.Seneye araba alma planımız var, son dönemdeki korkunç fiyat artışına rağm
Günaydın, sabah sabah merak ettim.

Kira için gelirin maksimum %30'u olmalı diye yaygın bir kanı var ya, araba almak için böyle bir düşünceniz var mı merak ettim? Yani toplam birikimin / mal varlığının şu kadarını geçmemeli gibi.

Seneye araba alma planımız var, son dönemdeki korkunç fiyat artışına rağmen almayı düşündüğümüz arabayı (ikinci el) alacak kadar biriktirdik. Fakat hepsini birden arabaya gömmek doğru gelmiyor (döviz ve altında şu an birikim). Zor günler için az miktar ayırıp geri kalanıyla arabayı nakitle almalı mı, yoksa birikimin bir kısmını koruyup kredi mi çekmeli?
0
gmzo
(18.10.20)
Ben hazır paramı asla arabaya yatirmazdim. Komple kredi çeker(oran uygunsa) hazır paramı yatırım aracı olarak görür ve zor günlere saklardim.

Tabi bu ben.
0
westblack
(18.10.20)
Arabamı geçen yıl satın aldım. 2018 yılından beri Türkiye ortalamasının çok çok çok üstünde gelirim olmasına rağmen birikmiş paramın tamamını araca vermek bana delilik gibi geldi. Hele kredi falan çekip araç almak inanılmaz geliyor bana.

Ben de BMW 3.20i istiyordum. Bunun yerine biraz da kenarda para bırakıp Audi A3 Sedan aldım. Keşke BMW alsaydım diyor muyum? Hayır. Çünkü kasko, sigorta, yıllık bakım vb. ücretleri biraz daha fazla olacaktı. Bu pandemi döneminde çok büyük bir maddi yük. Bence istediğiniz arabanın bir tık alt modellerine bakabilirsiniz, paranız kenarda kalsın diye. En basitinden arabayı aldıktan sonra motorun arıza vermeyeceğinin ve size 20 bin TL masraf çıkarmayacağının garantisi var mı? Yok. Kenarda para olmak zorunda. Dibine kadar harcamayın.
0
hitokiri kenshin
(18.10.20)
Amerikalılar yıllık gelirin en fazla 3'te 1'i diyor bu soruya. Tabi onlarda ÖTV yok, o yüzden TR'ye uyarlayarak en fazla 1 yıllık gelirin tamamı kadar diyorum ben. Aylık 5 lira kazanıyorsan, 60 liralık bir araç alabilirsin gibi. 3-4 yıl önceye kadar çalışıyordu bu, şu an çalışır mı bilmiyorum.

Eğer halihazırda idare eden bir aracınız varsa bence almayın, çünkü ikinci el piyasası korkunç durumda. Yani temiz araç yok gibi, o yüzden çok dikkatli olun alırken.
0
plutongezegendegilmi
(18.10.20)
eskiden olsa 1 yıllık maaş derdim ama çok zor artık.
0
jelly bear
(18.10.20)
"Kira için gelirin maksimum %30'u olmalı" falan bu kurallar amerika'da orta sinif (yani varlikli, cok tuketen ve banliyolerde yasayan insan tipi). Turkiye elbette ekonomik olarak bambaska bir yer. O yuzden o kurallara takilmayin. Istanbul'da yasayan kariyerinin basinda birinin kirasi gelirinin %30'un uzerinde olabilir misal.

Arbaya bakisim ise, malum turkiye'de hem arabalarin kendisi hem de petrol asiri pahali. trafik de kotu. buna gore dusunmek lazim. cocuk varsa mesela araba sart ama cocuk yoksa almazdim. Parayi baska turlu yatirim araclarinda degerlendirirdim. Illa alacaksam da kesinlikle ekonomik bir sey alirdim, zira bu sorulari soruyorsaniz lukse kacmanin hic manasi yok.
0
hot potato
(18.10.20)
Avrupada genel kanı aylık kazancın 10 katı araba için. Türkiye için yeni bir şey uyarlamak lazım bu metotla 20 bin gelirin olsa golf alamıyorsun.
0
ludwig boltzmann
(18.10.20)
@pluton yani 4 aylik maas diyorsun, abd sartlarinda bile az geldi. Kaynagin var mi ?
0
pofudukayi
(18.10.20)
Kenarda seni + krediyi en az 5-6 ay boyunca idare edecek bir para ayırdıktan sonra kalan parayı kullanabilirsin bence. Ama kenardaki tüm parayı basarsan çok stres altında yaşarsın.
0
roket adam
(18.10.20)
@pofuduk,

www.moneyunder30.com
www.interest.com
www.financialsamurai.com

Kredi, taksit ve vergi olaylarına girince işler biraz daha karışıyor ama kabaca aynı orana ulaşıyoruz diye düşünüyorum.
0
plutongezegendegilmi
(19.10.20)
yurtdisinda aylik odemelerinin senin zorlamasini istemiyorsan (ustune bir de benzin, sigorta, bakim vs gelecek cunku) senelik burut maas/4 formulu ise yariyor, tecrube ile sabit.

ama turkiye'de araba fiyatlari o kadar abzurd bir noktaya geldi ki hicbir formulun ise yarayacagini sanmiyorum, formulu bulana nobel falan vermek lazim. ustune benzin fiyatlari da yuksek.

turkiye'de olsam herhalde birikimin bir kismiyla 10 yasinda falan bir japon alir devam ederdim.
0
cooperr
(19.10.20)
(6)

Filtre kahve makinesi bakıyorum?

Trafalgar
Neyi olsun? Neye gerek yok? Varsa marka tavsiyesi?
Neyi olsun? Neye gerek yok? Varsa marka tavsiyesi?
0
Trafalgar
(18.10.20)
çok bi numarası yok aslında. ama kalitesi düşük markalarda plastiği koku yapıyor, demliği kararıyor falan. yoksa hepsi aynı şey suyu kaynatıp damla damla filtre kağıdı içinden akıtıyor işte.
0
orpheus
(18.10.20)
Vallaha biz Russell Hobbs aldik, cok memnunum acikcasi.
Tek tavsiyem sakar biriyseniz vs cam almayin bence. Çünkü hanim kirdi ve cam sürahi makine fiyati neredeyse (25 euro makine, 20 euro sürahi...)

Onun dışında bilinen markalarin neredeyse hepsi ayni.
0
logisticsmanager
(18.10.20)
İdare eder bi filtre kahve makinesi edinmek her kişinin işi..
Kahveyi bayatlatmadan, mümkünse her seferinde öğüterek içmek ise işin asıl püf noktasıdır, farkın oluştuğu noktadır.
0
karabasun
(18.10.20)
orpheus+1
hemen hemen bütün markaları incelemiş ve üreticilerini bilen birisi olarak bu işin üstadı delonghidir diyorum. cebinize ve beğeninize uygun bir makine alırsanız hiç pişman olmazsınız.
0
hemsta
(18.10.20)
Delonghi almıştım. 5-6 yıl oldu, her gün olmasa da her hafta birkaç kez kullanırım. İlk günkü gibi çalışıyor, güzel alet.
0
plutongezegendegilmi
(18.10.20)
Philipsin de var 250-300 tl bandında gayet iyi. Çok alengirli makinalara girme.
0
erty_ksk
(18.10.20)
(6)

Yazılım Uzmanlığı Kursları Hk.

vanhad
Arkadaşlar SelamlarİStanbul'da yazılım uzmanlığı kurslarının fiyatı ortalama nedir?Kurs veren siteleri gezdim ama bir türlü fiyat bulamadım.Bilen arkadaşlar aydınlatırsa sevinirim.Ayrıca Infotech veya BT akademi hakkında ne düşünüyorsunuz?Başka tavsiye edebileceğiniz kurslar var mıdır?NOT: evden eği
Arkadaşlar Selamlar

İStanbul'da yazılım uzmanlığı kurslarının fiyatı ortalama nedir?
Kurs veren siteleri gezdim ama bir türlü fiyat bulamadım.
Bilen arkadaşlar aydınlatırsa sevinirim.

Ayrıca Infotech veya BT akademi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Başka tavsiye edebileceğiniz kurslar var mıdır?
NOT: evden eğitim ve Udemy kurslarını istemiyorum. Disiplinli olarak bir eğitimden bahsediyorum.
0
vanhad
(17.10.20)
Sitelerde doğrudan fiyat yazmaz ama arayıp sorunca fiyat veriyorlar.

Ben geçen sene Aralık ayında Ankara’da PHP kursuna 2900 lira vermiştim, bu sene mutlaka artmıştır. Dediğim gibi telefon edip sorunca yaklaşık bir fiyat verirler, sonra ciddi düşünürseniz yerlerine gidip bir miktar pazarlık yapabilirsiniz.
0
ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
(18.10.20)
Eğer aceleniz yoksa, uzaktan eğitim bilgisayar programcılığı bölümüne de bakabilirsiniz, hem de bilgisayar mühendisliğine dikey geçiş şansınız olur
0
hoot
(18.10.20)
Yazılım öyle dikiş nakış gibi bir şey değil ki. Yazılımın hangi alanıyla ilgili eğitim görmek istiyorsanız onu araştırmanız lazım. Üniversitelerin bilgisayar programcılığı bölümleri iyi bir tercih olabilir bunun için. En azından temel düzeyde ortak eğitimler alınmış, hangi alanda uzmanlaşmak istediğiniz belirlenmiş olur.
0
pass
(18.10.20)
hangi yazılım?
0
fever
(18.10.20)
Hocam kurslarda mantık şu, bir sınıf açılıyor ve o sınıfta ders verecek hocanın parası her türlü ödeniyor. Eğer yeni dönemde, özellikle korona'dan dolayı, sınıf dolmadıysa ve dolmasını beklemiyorlarsa epey bir pazarlık payınız olur. Fiyat almaya giderseniz çaktırmadan öğrenin durumu, oradan yardırın pazarlık ederken.
0
plutongezegendegilmi
(18.10.20)
Hocam yazılım uzmanlığı kursu diye geciyor kursların ismi mcdse mı ne hatta. Bu kurslar faydalı mı ?
Benim yaş 36 bu yaştan sonra bilgisayar programcılığı ve oradan da bilgisayar mühendisliğine geçiş için biraz geç benim için herhalde :)
0
🌸vanhad
(19.10.20)
(5)

Ttnet wifi Sorunu (çok ilginç)

a dost
Merhabalar,Birkaç gündür evdeki wifi internet bağlantısı ile ilgili çok ilginç bir sorunla karşılaşıyoruz.Evde 2 PC 8 mobil cihaz (tablet + telefon) mevcut. Birkaç gün önceye kadar tüm cihazlar wifi den bağlantı sağlarken artık bazı cihazlar internete erişemiyor.Önce cihazlarda sorun olabileceğini d
Merhabalar,
Birkaç gündür evdeki wifi internet bağlantısı ile ilgili çok ilginç bir sorunla karşılaşıyoruz.
Evde 2 PC 8 mobil cihaz (tablet + telefon) mevcut. Birkaç gün önceye kadar tüm cihazlar wifi den bağlantı sağlarken artık bazı cihazlar internete erişemiyor.
Önce cihazlarda sorun olabileceğini düşündük ama sorun yok. Bir telefondan mobil interneti açıp bağlantı noktası sağladığımızda modeme bağlanamayan cihazlar telefona hemen bağlanıyor. Hatta komşunun modemine bağlanıp ikinci bir test yaptık yine sorun olmadı. Yani bizim evin modemine bağlanamayan cihazlarda sorun yok.

Bağlanmayan PC de sinyal günü maksimumda. Mükemmel olarak gözüküyor.
Aslında modeme bağlanıyor ama internete erişim yok. Sanki ttnet sorunu gibi. Ama bağlanıp interneti kullanan cihazlar var. İlginç olan nokta burası işte. :(

Komut satırından lokal ip ye (192.168.1.1) ping atıyorum. Yüzde 100 kayıp.
Modemi resetliyoruz yine olmuyor.
Modem arayüzünün şifresi sadece bende var. Biri girip ayarlarla oynamış olamaz. Bağlanmayan cihazların Mac adresleri bloklanmış olamaz.
Bu arada gün içinde bazen bir kaç saat bağlantı sağladıkları da oluyor. Sonra yine iptal.

Ne saçma bir sorun ya. Bu konuda yardımcı olacak biri var mıdır aramızda?
Ttnet modeme bağlanan cihaz sayısını sınırlandırmış olamaz değil mi? Aklıma bir tek bu geliyor.
0
a dost
(17.10.20)
IP çakışması olabilir. Bazen farklı cihazlara aynı IP adresi atanıyor ve iki cihaz da internete giremiyor. Modem arayüzünden IP kontrolü yapabilirsiniz.
0
perrin
(18.10.20)
Her ne kadar teorik limit 255 olsa da, TTNET muhtemelen en dandik router'ı kullandığı için aletin ya ram'i azdır, ya işlemcisi yetmiyordur ya da firmware dandiktir, bu yüzden 10 tane cihazın bağlantısını kaldıramıyordur.

Modem arayüzünde "max device limit" gibi bir ayar olabilir, onu deneyebilirsiniz. Modem yazılımını güncelleyebilirsiniz. Ama muhtemelen sorun donanımda. "Önceden olmuyordu şimdi oluyor" demişsiniz ama bunun bir sürü sebebi olabilir, garanti çözüm kaliteli router almakta gibi görünüyor.

Bir de aklıma şu geldi, eğer tüm cihazlar 5GHz üzerinden bağlanıyorsa o da sorun olabillir. Bir kısmını 2.4GHz üzerine kaydırmayı deneyebilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(18.10.20)
IP leri kontrol ettim çalışma yok.
5GHz üzerinden bağlanan cihazları nasıl tespit edebilirim?
0
🌸a dost
(18.10.20)
@a dost, hocam hiç bilmiyorum, modem arayüzünden kurcalamanız lazım :/
0
plutongezegendegilmi
(19.10.20)
Farklı bir modem deneyin, farklı modemle sorun yoksa yeni modem almanın zamanı gelmiş.
0
John Bloor
(20.10.20)
(7)

ermenistan'ın azerbeycan saldırısı

duyurukullanıcısı
saldırının nedenlerini anlatan yabancı bir makale var mı?birde sizce nedenleri nedir?
saldırının nedenlerini anlatan yabancı bir makale var mı?

birde sizce nedenleri nedir?
0
duyurukullanıcısı
(17.10.20)
Saldıran taraf azerbaycan. İlham aliyev rejimi kendisine karşı oluşan iç cepheyi dağıtmak için böyle rezalet bir savaş başlattı.
0
kapitalist gerilla
(17.10.20)
Nedeni Dışarıdan destek alımını sağlamak için Azerbaycan'ın da bizzat kendi sivillerini hedef almasını isyiyorlar. (terör örgütlerinin de sivilleri, askere karşı kalkan olarak kullanması ile aynıdır bu durum)
Nasıl ki bizim aleyhimizde dış dünyada dillendirdikleri ve gerçekte soykırım olmayan 1915 olayları gibi, yaklaşık 100 sene sonra da Azerbaycan tarafından soykırıma uğradık demeleri için en sağlam dayanakları bu saldırılar.

Doğrusu rusya'da olmadan hiç bir şey yapamazlar. İran büyük yoğunlukta barındırdığı azerbaycan Türkleri nedeniyle de denge siyaseti izlemek zorunda . şii bir din adamı bile İran yönetiminin Ermenistan yanında olmasını eleştirdi. Videosu internette var.

Azerbaycan sağ duyulu olduğu ve sivilleri hedef almadığı sürece kazanacaktır hem hukuki hem de siyasi olarak.
.....
Son editten yaklaşık 6 saat sonra gelen edittir:
Bugün azerbaycanın ermenistan'a verdirdiği ağır kayıplardan sonra daha bir 100 sene beklemeye dayanamayan sözde araştırmacı tarihçimiz hemen bir şeyler bulmuş:
eksisozluk.com

Olayın doğruluğunu yanlışlığını bilmiyorum ama zamanlama yine ve her zaman olduğu gibi manidar .
0
Erva
(17.10.20)
saldırıyı ermenistan'ın başlattığını düşünmüyorum. dağlık karabağ'da yaklaşık 30 küsür yıldır nispeten normal bir şekilde yaşayan, ilhak ettiği topraklarda hüküm süren taraf zaten ermenistan'dı. statüko onlardan yanaydı. hal böyleyken kendilerinden hem teknoloji hem de maddi anlamda çok daha güçlü bir ülkeye "sınır hattı boyunca" taarruza kalkmaları ancak kafayı milliyetçilikle bozmuş amiplerin inanabileceği bir saçmalık.

ha takip eden süreçte ermenistan yaptığı iğrenç propagandayla olsun, sivilleri hedef almasıyla olsun kalitesini zaten belli etmiştir ama en başa dönecek olursak saldıran tarafın ermenistan olma ihtimali bence çok ama çok zayıf. azerbaycan'ın başında aliyev'in olduğunu unutmayın. bu adam kendi koltuğunu kurtarmak için durduk yere savaş açabilecek bir tip.

mantık çerçevesinde bakacak olursan ermenistan'ın azerbaycan'a saldırmak için hiçbir sebebi yok. adamlar zaten dağlık karabağ'da. üstelik azerilere karşı çok daha zayıflar. hangi manyak böyle bir durumda savaş çıkarmaya çalışır?
0
der meister
(17.10.20)
Benim de Rusya'nın ses çıkarmaması ve savaşa Azerbaycan'dan çok bizim sahip çıkmamız acayibime gidiyor.
Her zamanki gibi fillerin tepisip çimenlerin ezilmesi gibi.
0
prizmatik
(17.10.20)
BBC gün gün neler olduğunu yazmış
www.bbc.com
0
ankara06
(17.10.20)
Dün gece olan saldırıdan bahsediyorsan; Azerbaycan'in da ermenistan'a saldirmasi için yapıldı. Azerbaycan şu ana kadar ermenistan topraklarına saldırmadi, sadece işgal altında olan artsakh cumhuriyeti denilen ermenistan'in bile tanımadığı yere saldırdı. Bunu pashinyan'in şu açıklamasından anlayabiliriz "rusya eğer azerbaycan ermenistan'a saldirirsa silah yardımı edeceğini taahhüt etti"

Genel olarak soruyorsan bu iki devlet zaten karşılıklı olarak çalışıyorlardı, işgal altındaki azerbaycan toprakları için. Yani Azerbaycan'in bir bahane bulmasına bile gerek yok, uluslararası yasalarca zaten toprağı olan yeri geri almak için yapılan bir operasyon bu ki yapılan sözde ülkeyi kimse tanımıyor. Ayrıca 90'larda yapılan katliamları, 600 bin azerinin mülteci olması vs var. Durduk yere savaş değil yani bu, Azerbaycan'in neredeyse kurulduktan beri amacı işgal altındaki topraklarını kurtarmak, bunu neredeyse tüm azeriler destekliyor. Azerbaycan'in başında Aliyev'in olması da bu konudaki haklılığını değiştirmez.

Bu arada ermenistan 90'larda sadece kendisinin olduğunu iddia ettiği dağlık karabağ'i değil çevresindeki Azerbaycan topraklarını da işgal etti. Harita pbs.twimg.com koyu renkli yerler dağlık karabağ, çevresindeki yerler de işgal altında.
0
austra
(17.10.20)
İlk saldırıyı Azerbaycan yaptı +1

Azerbaycan'ın yaptığı çok tehlikeli bir şey. Ermenistan'ın kaçacağı bir yer yok, bir daha bir 1915 yaşamak istemediklerini de tahmin edebiliyorum. Köşeye sıkışan kedi tehlikelidir. Varoluş mücadelesi veren birinin "aman sivilleri vurmayalım" duyarı göstereceğini sanmıyorum. Hankendi yerle bir edildi, Ermenistan şu an uyarı atışı yapıyor.
0
plutongezegendegilmi
(17.10.20)
(4)

türkiye steam hesabını yurtdışından kullanmak

bohr atom modeli
ben türkiye'de açmıştım şimdi yurtdışındayım oyunların fiyatı hep tl olarak görünüyor. böyle alsam paypal'dan falan oynayabilir miyim?bir de böyle oluyorsa daha ucuza mı gelir sizce?yanıtlar için teşekkürler!
ben türkiye'de açmıştım şimdi yurtdışındayım oyunların fiyatı hep tl olarak görünüyor. böyle alsam paypal'dan falan oynayabilir miyim?

bir de böyle oluyorsa daha ucuza mı gelir sizce?

yanıtlar için teşekkürler!
0
bohr atom modeli
(17.10.20)
Yeni ülkeye yerleştiğiniz için o ülkenin marketine geçmeniz gerekiyor. Geçmezseniz hesabınız kapatılabilir.
0
plutongezegendegilmi
(17.10.20)
Geçmen gerekmiyor ya, ben 5 senedir yurtdışında TR'de açtığım hesabı kullanıyorum. Bilgisayar falan da değiştirdim, hiçbir şey olmadı.
0
noluyo yaa
(17.10.20)
Gecmen gerekmiyor. Ben de yurtdisindayim dedim Ben turkiye'ye tasincam hesabim turk lirasi olarak simdi. Ama yabanci kredi karti kullanamiyorsun.
Turk kredi karti olmasi gerek
0
baldur2
(17.10.20)
Turk bir kredi kartin oldugu surece TL ile satin alma yapabilirsin. Ben de 1 yila yakindir oyle kullaniyorum.

Anladigim kadariyla Avrupa Birligi mahkemelerinde devam eden bir dava yuzunden boyleymis durum. O dava sonuclaninca kendimizi lak diye bulundugumuz ulkenin marketine zorla gecirilmis olarak bulabiliriz.
0
cleric
(17.10.20)
(4)

Cyberpunk 2077 almalı mıyım?

orko
epic games’te 250₺‘ye satılıyor. 60₺ indirimim var. 190₺‘ye geliyor. hiç ön siparişle oyun almadım daha önde. çıkınca daha pahalı olur mu?pek incelemedim ama bi kaç yorum okudum.rpg falan deniyor. rpg sevmem. gta gibi olmayacak sanırım. yarın biraz incelerim. fikirlerinizi merak ediyorum.
epic games’te 250₺‘ye satılıyor.
60₺ indirimim var.
190₺‘ye geliyor. hiç ön siparişle oyun almadım daha önde. çıkınca daha pahalı olur mu?

pek incelemedim ama bi kaç yorum okudum.
rpg falan deniyor. rpg sevmem.
gta gibi olmayacak sanırım.

yarın biraz incelerim.

fikirlerinizi merak ediyorum.
0
orko
(17.10.20)
cdpr'ı düşününce en kötü ihtimalle bile çok iyi bir oyun olacağı garanti gibi. ama rpg sevmem dediğiniz için cevap biraz sıkıntı. bence çıktığında biraz youtube videosu izleyin, ona göre karar verin.

not: cdpr oyunlarında drm olmadığı için bazı terbiyesizler oyunu korsan olarak indirip hırsızlık yaparak deneme yoluna gideceğini söylüyordu sağda solda, siz öyle yapmayın. ;)
0
kalifiye balta sapi
(17.10.20)
daha fps'e yakın bir rpg olacak, bence oyna. çıktığında daha pahalı olacağına dair bir açıklama yoksa sanmıyorum ki öyle olsun. ilk çıkan oyunlar illa ki bug'lı oluyor, gb'larca patch indirme işinden nefret ediyorum. ben çıkıp kendini bulduktan sonra alacağım, multi bazlı oyun olsa geride kalırsın diyeceğim de, öyle bir oyun da değil.
0
Bruce
(17.10.20)
RPG sevmiyorsanız almayın. Dövüş sistemi iyi olsa bile uzun uzun diyalogları olan ve hikayesini takip etmeyince bir anlam ifade etmeyen bir oyun olacak muhtemelen. Witcher öyleydi.

Not: çıktığı ilk gün ön siparişten aldım, heyecanla bekliyorum. RGP severim.
0
plutongezegendegilmi
(17.10.20)
Onsiparis avantaji yok. Ben de herkes gibi cikmasini bekliyorum almak icin.
0
cleric
(17.10.20)
(12)

sorun bende mi

black mamba
aslında bu olay önemli bir sorun değil ama bu basit olayda bile sorun yaşıyorken daha büyük olaylar daha büyük sorun oluyor. insanların nezaketsizliğinden çok rahatsızım. ben mi çok hassasım yoksa insanlarda mı sorun? siz ne yapıyorsunuz? apple servisi aradım. 2012 model bir macbook var ve eski mode
aslında bu olay önemli bir sorun değil ama bu basit olayda bile sorun yaşıyorken daha büyük olaylar daha büyük sorun oluyor.

insanların nezaketsizliğinden çok rahatsızım. ben mi çok hassasım yoksa insanlarda mı sorun? siz ne yapıyorsunuz?

apple servisi aradım. 2012 model bir macbook var ve eski modellere yedek parça sağlanmıyor diye biliyorum. servise götürdüğüm zaman tamir edilip edilmeyeceğini öğrenmek istedim. telefondaki çalışan modelini sordu söyledim. şöyle bir diyalog oldu

-cd rom olan modelden mi?
-bilmiyorum.
-seri numarasını söyleyin.
-(numarayı söyledim)
-retina modellere benziyor. sağ tarafında cd rom var mı?
-hayır retina değil. cd rom var mı yok mu bilmiyorum.
-BEYFENDİ SAĞ TARAFINDA BİR ÇİZGİ VAR MI? (burada sinirlendi ve biraz yükseldi.
-ne bileyim var mı yok mu bir çizgi var ama cd rom mu bilmiyorum. (o sinirlenince ben de yükseldim ve sonra o alttan aldı biraz)

sorun bu. bir sorun olmadığını biliyorum. ancak bir insan bana azıcık bile sinirlenince sinirleniyorum ve sert karşılık veriyorum. sertten kasıt aynı oranda gerçi. bu olayda ben mi gereksiz alınmışım yoksa adam mı gereksiz yükselmiş bana? siz olsanız böyle bir durumda sesini yükselten birine ne tepki verirsiniz?


not : 7-8 yıldır kullandığım bilgisayarda cd rom olduğunu yeni öğrendim kabul. ama cd'ye ihtiyacım olmamıştı ve o çizginin ne işe yaradığını bilmiyordum.
0
black mamba
(16.10.20)
Ben servis sağlayacak kişi olsam
1- cd rom denen bir icattan haberdar olmadığını daha önce hayatında hiç karşılaşmadığını düşünürüm
2- İnsan bilgisayarında cd rom olup olmadığını bilmez mi kardeşim derdim.

Bazen öyle şeyler oluyor ki - e yuh artık bunuda nasıl bilmezsin- moduna girip sınırlanıyor insan. Ben bu durumda karşımdakine bir tepki vermez hatta utanç içinde olurdum.
0
paramolacak
(16.10.20)
Bambaşka bir durumda aynı sebepten (2014 kasa mı 2012 kasa mı belli olması için) cd rom'u var mı, e hadi onu bilemedin sağ tarafında uzunca bi çizgi boşluk var mı diye sorup bilmiyorum yanıtı aldığımda arkadaş nasıl bilmezsin diye kendi kendime hayretler etmiştim :D (seri no ya da part no belirttiğinizde hangi yıl hangi kasa ne olduğu belli olması gerekiyor çalışan da ilginç miymiş acaba azcık)

Ama kimseye hizmet vermiyordum günlük yaşantıda alakasız bir şeydi. Call center'daki kimsenin sesini yükseltmesi deli saçması öyle şey olmaz ama sizden önce bambaşka götün teki ona çemkirdiyse hali hazırdaki gerginliğiyle saçmalamış da olabilir. Azıcık ama çok çok azıcık sesini yükseltmiş olabilir siz alınganlık ediyor olabilirsiniz.

Duyuruyu açtığınıza göre bu tarz şeyleri takıyor olma ihtimaliniz var. Telefondaki çalışan denyolaştıysa bile kafaya takıp saatlerce bu konuda düşünmek gerçekten sağlıksız zararlı bişey (ben de yapıyorum oradan biliyorum) Hayatı gamsızlar yaşıyor sanki, böyle ufak şeyler için şeffaf olup içimizden geçip gitmesini sağlayabilmeliyiz bence.
0
hedep
(16.10.20)
@paramolacak macbooktaki CD ROM farklı. Sağ tarafta sadece çizgi şeklinde bir boşluk var. Dışardan CD ROM olduğunu bilmek zor çünkü diğer laptoplardaki gibi değil. 8 yıldır da CD ile işim olmadığı için bilemedim.

Sorun bu da değil aslında basit bir nedenden ötürü birinin sesini yükseltip, sinirlenmesi. Ben olsam salağa anlatır gibi anlatırdım.
0
🌸black mamba
(16.10.20)
Ben burada sana hak veriyorum, karşıdaki çalışanın işi bu süreci düzgün yürütmek. Süreci düzgün yürütmek sizin işiniz değil. O sorusunu sakince sorabilir, açıklama yapabilir, bir sürü yolu var bunun. Alakasız atar yapmış, profesyonel değil.

Ha bu hatadan dolayı arayıp bir yere şikayet etmem, insanlık hali der geçerim. Ama sonuçta haklısınız.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.20)
Bu konu özelinde sen haklısın. Karşındaki kişi bir profesyonel, yanlış anlama sözüm meclisten dışarı, karşısında "Bilal" de olabilir, izah ederken her şeyi hesap etmeli, küçük bir anlaşmazlıkta çıkışmak doğru değil.
0
angelus
(16.10.20)
sorun aslında bu değil. bu olayı sadece örnek olarak anlattım. asıl sorun insanların en ufak bir hatada karşıdakini azarlaması ve benim de buna tahamülümün olmaması ve aynı şekilde karşılık vermem. birçok böyle olay oluyor ve açıkcası bu yüzden pek kimseyle muhattap olmak istemiyorum. bu olaya takılmayın bu sadece bir örnek.

mesela askerlik şubesinde bir işim vardı. şöyle bir olay oldu. sırada bekliyordum bankoda numaram yandı ve kalktım gittim. memur kadın "hadi kardeşim hadi sizin yüzünüzden sıradakine basıyorum" dedi. halbuki oyalandığım yoktu. numaram yanınca kalktım ve yanına gittim. bu sözüne karşılık bir şey demedim. sonra sorunu anlatırken saçma sapan sorular sorup azarlarvari bir tavır takındı. sonra ben de sesimi yükseltim ve "benimle düzgün konuş çocuk yok karşında" falan dedim. sonra kadın üslubunu düzeltti.

ya da başka bir olay. geçende arkadşımla arabada gidiyorduk. polist durdurdu. ruhsatı, ehliyeti vs. unutmuş arabadan indi polislerle konuşuyor. ben de tek başıma arabadayım. sonra arkadaşım bana "evdekileri arasana orada mı unutmuşum" falan dedi. ben de kardeşini aradım. telefonla konuşmak için maskeyi indirmiştim ve çenemde kalmış sonra. oradan bir polis bağırdı "TAK KARDEŞİM MASKENİ" diye. acayip uyuz oldum. polis olmasaydı ve arabada olmasaydım bu ufak olayı büyütürdüm. bu konuya acayip takığım. hatta üstelerse bilmiyorum polis molis dinlemem saldırma ihtimalim var ve başım belaya girebilir.

sorun nezaket yani. bir şekilde bir insanın sinirli bir tonda konuştuğunu hissedersem sinirleniyorum ve üzülüyorum.
0
🌸black mamba
(16.10.20)
@black lamba hayatımda mac dışında bir ürün kullanmadım o nedenle bana tarif etme bire :) nersinde ne olduğunu biliyorum yine de ilk bakışta herkesin anlayabileceği bir çizik o
0
paramolacak
(16.10.20)
@param olacak ben anlamadım :D hatta bunun ne işe yaradığını uzun süredir düşünüyordum. sonra kağıt soktum az bir şey girince anladım cd rom olduğunu. ama dışardan benzemiyor gerçekten.
0
🌸black mamba
(16.10.20)
Hayatın her alanında böyle oluyorsa sorun sende demeyelim ama senin için sorun olur bu diyelim, bazen soğukkanlılığı korumak kontrolü çabuk kaybetmemek haklı bir pozisyonda da olsan daha iyi olabilir senin için.
0
angelus
(16.10.20)
aslında soruyu şöyle sorarsam daha doğru sormuş olurum. yukarda anlattığım saygısızlıklarla herkes muhattap oluyor mu? bu tarz üslupla siz de muhattap oluyorsanız önemsemeyip geçiyor musunuz yoksa tepki mi veriyorsunuz?

bu tarz şeyler yüzünden gerekli olmadıkça insanlarla muhattap olmuyorum. ancak bu şekilde yaşamak da mümkün değil sonuçta. bundan dolayı ne zaman bir işim olsa, devlet dairesine gitsem, bir görevliyle muhattap olmak zorunda kalsam sürekli tetikteyim. bir şey söylerse cevap vereyim vs. diye.
0
🌸black mamba
(16.10.20)
son mesajdaki sorulara bakıyorum. evet, ben de bunlara sık sık maruz kaldığımı hissediyorum ve anlık bir tepkiyle en azından aynı seviyede ses çıkaramazsam o rahatsız olduğum ton devam etme eğilimine giriyor ve sonra bunu dert de ediyorum kendime. hatta artık özellikle resmi kurumlar ya da bazen özel kurumlarda, evrak işlerinin döndüğü yerlerde laflardan değil, gözlerin gidip gelmesinden, hal, hareket ve tavırlardan bile nem kapmaya başladım (işin kötü tarafı buna diyecek bir şey de yok elde kanıt olmadığından). bu gibi durumlara maruz kalmazsam şaşırıyorum ve kafada "ulan yine nasıl bir hırbolukla karşı kalacağım acaba?" sorusuyla gidiyorum oraya.

birkaç tane örnek gelecek buraya.

geldi.

(internet kafe)
- mailden çıktı almak istiyorum.
- tamam. fiş al. şunu şunu yap. bilmem ne.
- nasıl?
- sen buraya hiç gelmedin mi?
- gelmedim.
- sen nerelisin???????
- ???? buralıyım?
- sen nasıl buralısın? buralı değilsin bence sen. buranın sistemini bilmiyorsun. 20 yıldır var burası.
- iyi hadi eyvallah.

(iki kafede de çıktı alamayıp eve geri döndüm)

(ptt)
güvenlik: tamam siz şu gişeye geçin.
gişedeki görevli: (ilgilenmiyor)
güvenlik: bilmem ne hanım müşteri var.
gişedeki görevli: (ilgilenmiyor. ben hala bir şey demiyorum ve az sonra laf dalaşına giriyorlar. benim işi zar zor yapmaya başlıyor. sonra işi halledemeyince başka gişeye gönderiyor)
diğer gişedeki görevli: aaaa siz niye buraya geldiniz, kapattık!
(ben artık patlıyorum.)
diğer gişedeki görevli: arkadaşlar gişe kapalı, buraya göndermeyin!

(verdiğim belgeleri aldım, çıktım gittim. bizim iş yine olmadı.)
0
sanat guresi
(16.10.20)
tam ben sinirlenmiştim ki baktım adam da aynı yerde sinirlenmiş asdfgh

bu olay özelinde konuşursam adam öğrenmeye çalışıyor sen kayıtsız kalmışın, bilmiyorum deyip geçmişin gibi bi havan var ama tonlamalar da önemli tabi.

ama senin söylediğine göre bu hep başına geliyor sanırım. türkiyede işler böyle yürüyor biraz. herkes sinirli, saygısız, kaba... bağırmadan işini yaptıramıyorsun. herkes her şeyi yokuşa sürüyor, başından savmaya çalışıyor. bence sana düşen kafayı değiştirmek. evet huzur kalmıyor insanda ama anladıkları dilden konuşmak gerek. işin bitince de hadi eyvallah deyip konuyu kapatıyorsun, alınganlık etmiyorsun.

en nihayetinde iyi yapmışsın. adamlar cd karanlık çağ teknolojisi diye laptoplarına bile koymuyorlar. sen ihtiyaç duymamış, bilmemişin çok mu.
0
olutaklidi
(16.10.20)
(6)

macbook

black mamba
bataryası olmadan kullanan var mı? kasıyor mu batarya olmayınca? ya da başka bir sıkıntı oluyor mu?
bataryası olmadan kullanan var mı? kasıyor mu batarya olmayınca? ya da başka bir sıkıntı oluyor mu?
0
black mamba
(16.10.20)
kasmaz da, elektrik giderse çat diye kapanır. Voltaj oynaması vb. durum olursa anakartı yakarsınız derlerdi ama adaptör koruyor da olmalı sanki emin değilim.

Bu arada en son 2009 model laptoplarda falan bataryayı çıkarıp kullanıyorduk, yeni seri bişeyse zaten içinde bütünleşiktir.
0
nhk ni youkosu
(16.10.20)
Ya modeline bağlı. Bu usb-c olanlarda sorun olmaz da magsafe elin çarpsa çıkıyor hemen, o da pat diye kapanmasına neden olur.

Model farketmeksizin içini açıp sökebiliyorsun bataryayı, onda bir sorun yok. Pil için bir çip var üzerinde, ilk sökünce sapıtabiliyor ama smc reset yapınca düzeliyor.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.20)
Macbook'lar bataryasız işlemcisini dramatik oranda düşürerek çalışır. Yani kasar!

Kullanılmaz hale gelmiyor ama ancak idare eder şekilde çalışıyor 1ghz civarında bir saat hızı ile.

Yan sanayi bataryalar da kumar gibi genelde düzgün çıkan da oluyor 3 defa üst üste şarj almayıp iade olan da.


Bu arada apple servisleri batarya değişimini ancak eski batarya cihaz üzerindeyse ya da teslim edilirse yapar. Depozito gibi düşünelim :) Eski bataryayı atmayın sökseniz dahi, orijinal ile değişecekse (tavsiyem budur) normal fiyattan değiştirmenizi sağlayacaktır.


apple.stackexchange.com
0
hedep
(16.10.20)
@hedep eski batarya bende ama üzerindeki plastiği biraz söktüm alttaki metal batarya görünüyor. sorun olur mu? fiyat olarak 1100 lira dediler.

2013 öncesi modellere servis desteği sağlamıyor diye biliyorum. servisi aradım ama parça sipariş verebiliriz falan dedi. gidicem bu hafta. 2012 model olması sorun olur mu?
0
🌸black mamba
(16.10.20)
Batarya bir şekilde sizdeyse sıkıntı çıkmaz, azcık kem küm diyebilirler ama batarya dediniz batarya işte diye kapatabilirsiniz konuyu azıcık insiyatif meselesi. (Bana illa biz değiştircez deyip biraz ısrar etmişlerdi ben sıçmayım değiştirmenize deyip bataryayı teslim edip yenisini almıştım)

1100 lira maşallahmış tabi güncel kur ile tabi normal gibi değil gibi bilemedim. 2 sene evvel 2012 mbp bataryası yetkili servisten 420 lira mıydı neydi sanki tam emin de olamadım ama.

Yani günlük işler için kullanıyorsanız 2012mbp'ye catalina geldi bi kaç sene daha sorunsuz güncelleyerek götürür o alet sizin bileceğiniz iş 1100 lira verip vermemek. Yan sanayileri gerçi 800 lira civarında ama 1100 bu durumda normal gibi kalıyor.

Arkadaşım 500 liralık olan yan sanayi pilden 3 defa iade yaptı geçtiğimiz aylarda şirket tamam boşverin deyip para iadesi yaptılar :D
0
hedep
(16.10.20)
@hedep apple'ın sitesinde 989 lira yazıyor. 1100 lira fiyatı neden vermiş olabilirler?

yan sanayiler çok kötü. ben bir tane almıştım kablosu yetişmiyor bile. o yüzden iade ettim. başka aldım o da o kadar kötü ki yarım saat sonra şarj %7'ye düşüyordu. şu an o bile olmuyor sadece ağırlık olsun diye kullanıyorum. çok kötü yan sanayiler.
0
🌸black mamba
(16.10.20)
(3)

oyun üzerinden hakarete dava açılır mı?

Tochinoshin
oyunda oynadığı karaktere küfretme sonucu hakaret davası açılır mı? "ben ona etmedim." diyemez mi küfreden kişi?
oyunda oynadığı karaktere küfretme sonucu hakaret davası açılır mı? "ben ona etmedim." diyemez mi küfreden kişi?
0
Tochinoshin
(16.10.20)
Ben PS3 zamanında oyun oynadığım ve yendiğim bir troll'e "tecavüz nasıldı ?" minvalinde bir mesaj yazmıştım, Sony benim PSN hesabımı 1 hafta süre ile banladı.

İşin ilginci, o PSN hesabımda bir sürü trophy'm bilmemneyim vardı ve PS4'e geçince de gene o account'umu kullanmaya devam etmiştim.

Şimdi ömrümün sonuna kadar o account'ta birine hate mail atmamam şart yoksa permanent ban yerim.
0
Avoiding The Puddle
(16.10.20)
Valla pek ihtimal vermiyorum. Mesela CSGO, Lol, Dota 2, PUBG gibi oyunlarda sabahtan akşama kadar ne küfürler ediliyordur.

İşin teknik tarafına gelirsek de, siz dava açsanız bile oyunların yapımcıları yabancı olduğu için küfür edenler hakkında bir veriye ulaşmak bayağı zor olur, kullanıcı bilgilerinin gizliliği söz konusu çünkü.

Çoğu şirket kullanıcılarının bilgilerini vermeye yanaşmaz. Zaten çok büyük belli başlı bazı oyun şirketleri dışında Türkiye'de temsilci bulunduran şirket yok. Haliyle ülkede temsilcisi olmayanlardan hukuki yolla bir şey talep edilebileceğini hiç zannetmiyorum. Kısacası söylediğiniz şeyle kimse uğraşmaz.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(16.10.20)
Valla hocam oyun değil de Facebook kullanan bir sürü yaşlı amca "bu bana hakaret etti" diye ellerinde dilekçelerle savcılığın yolunu tutuyor, mahkeme de ilgileniyor. Karşı taraf uğraşırsa dava açılır yani.

Ama oyun oynarken adama "senin elinin ayarını s..." demek bence hakaret değil. Ben olsam ceza vermezdim. Zaten verseler de en fazla para cezası olur herhalde.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.20)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.