Giriş
(10)

Bankada 400 bin TL üzeri tutmak riskli mi?

dejame
Artık azıcık bir miktar yapıyor, fakat babamın ısrarı üzerine farklı banka araştırıyorum. Toplamda 500 bin liradan biraz fazla miktarı faizde tutmayı planlıyoruz. Ama sanırım şu an devlet 400 bin liraya kadar parayı sigortalıyor.Günümüzde Türkiye'de bir bankanın batacağına veya kaçacağına hiç ihtima
Artık azıcık bir miktar yapıyor, fakat babamın ısrarı üzerine farklı banka araştırıyorum. Toplamda 500 bin liradan biraz fazla miktarı faizde tutmayı planlıyoruz. Ama sanırım şu an devlet 400 bin liraya kadar parayı sigortalıyor.

Günümüzde Türkiye'de bir bankanın batacağına veya kaçacağına hiç ihtimal vermesem de babam dünyanın en risk almayan memur insanı. Şimdi gidip iyi mevduat faizi veren bir banka araştırıp farklı bir hesap daha açmam gerekiyor. Bana göre bu zahmete hiç gerek yok, para dursun işte bir yerde. Neden bölüyoruz ki?

400 bin liranın üstünü devlet sigorta kapsamında korumadığı için babam parayı ikiye bölüp farklı bankalarda tutmak istiyor. Ben ise bunun gerekli olmadığını düşünüyorum. Sizce babam haklı mı, ne düşünüyorsunuz?
0
dejame
(18.12.23)
denizbanka yatırma.
paramı hiç bir şekilde eft yaptırtmadılar bana, tam 2 gün şubede uğraştım, şubeye gidip eft kağıdı doldurdum onuda yalvar yakar işleme aldırdım.
işbankasına güveniyor ve kullanıyorum
yatırım tavsiyesi değildir.
0
eja
(18.12.23)
değil. o eskidendi.
0
jelly bear
(18.12.23)
TL riskli değil, devletin istediği kadar üretebildiği bir kağıt o. Neden TL olarak faizde tutuyorsunuz ve faiz enflasyona dayanabilecek mi para erimeyecek mi bunu bir iyi düşünün.
0
nhk ni youkosu
(18.12.23)
Bu miktarı TL olarak tutmamız lazım çünkü yakın zamanda parayı bölüp birkaç yere göndermemiz gerekiyor. Kenarda kalsın dediğimiz kısım dolar ve altın olarak duruyor.
0
🌸dejame
(18.12.23)
Yılbaşından itibaren 650.000₺ olacak. Ayrıca bu limit kişi bazlı değil her banka için ayrı. O yüzden kendinizi güvene almak için farklı bankalara 650.000₺ şeklinde yatırabilirsiniz.
0
namandigurai
(18.12.23)
hocam bu devirde 400 bin in gerçekten alım gücü kalmadı, zaten yakın zamanda dağıtılacakmış bence uğraşmayın bölmeye falan.

Gidin büyük bankalardan birine koyun (akbank yapı kredi iş bankası gibi) 3-5 puan düşük faiz olsun kafa rahat olur bence. Ben mesela odeabank, burganbank gibi yeni çıkmış bankalara hiçbir koşulda güvenmem 100.000 tl bile olsa koymak istemem. ama diğerlerinde bir sorun olacağını sanmıyorum.

Hali hazırda aracı kurumlarda ( banka bile değil ) yaklaşık 1milyon param var ve endişe duymadım şimdiye kadar :)
0
bu yolun yolcusu
(18.12.23)
bu kadar çekiniyorsa işbankası gibi büyük bir bankada tutun.
işbankası battıysa zaten siz de sınırdan mülteci olarak başka ülkeye botla kaçıyor olursunuz.
0
nuisance
(18.12.23)
Bankaların hepsi, en küçüğünden en büyüğüne eşit miktarda güvenli, BDDK'nın yakın takibi altındalar.
Tereddütünüz varsa birkaç bankaya yayın ve çok sağlam olsun diyorsanız gecelik faiz işine falan girmeyip vadeli mevduat hesabı açın.
Babanız muhtemelen İmar Bankası, Demirbank vs dönemini hatırlıyor ki o zamandan sonra sistem değişti.
0
Mirket
(18.12.23)
Bir kere şöyle bir hata var buradaki argümanda, zaten şu an enflasyonun altında bir mevduat faizi veriliyor. Buna rağmen yine de sizin gidip yüksek faiz almak için banka ile pazarlık yapmanız lazım. 400 bin TL'ye verecekleri faiz ile 500 bin TL'ye verecekleri faiz büyük ihtimalle aynı olmaz. 500 bin TL'yi tek bankada tutarsanız eliniz faiz pazarlığı kısmında daha kuvvetli olur.

Hele parayı ikiye bölüp, 100 küsür bin TL'yi başka bir bankada mevduata koymaya çalışırsanız kesinlikle bu tutar için daha düşük bir oran alırsınız. Yani kendimi güvenceye alayım diyerek paranın daha hızlı değer kaybetmesini sağlarsınız.

Babanız hala 2001 krizini ve batık bankalar dönemini hatırlıyor olabilir. O günden bugüne köprünün altında çok sular aktı. Türkiye özelinde banka batması gibi bir hadise çok ama çok ekstrem durumlar haricinde olacak şey değil. Bütün bankalar BDDK tarafından yakından takip ediliyor.

Kısacası babanız haksız, ona güzelce parayı bölmenin bir mantığı olmadığını izah edin derim.
0
loras
(19.12.23)
@loras, tam olarak dediğinizi anlattım. 43 yıllık bürokrat babam ise bddk’da arkadaşı olduğunu, dönen hile hurdaları bizzat dinlediğini söyledi. bunun günümüzde mümkün olmadığını söylesem de ikna edemedim.

sanırım bana sadece sabır gerekiyor.
0
🌸dejame
(20.12.23)
(2)

Film ya da dizilerde ses alma teknikleriyle alakalı soru

manimani
https://youtu.be/mk2mJF70XPE?si=LcM2QXzNfFkCBpiU Linkteki kolaj videoda 16:26 daki sahne değişikliği ile birlikte seslerin geliş şekli de değişiyor. Bu işin tekniğini bilen birisi aydınlatabilir mı? Neden bu değişiklik? Anladığım kadarıyla iki farklı yöntemden dolayı böyle. Bu yöntemlerin bir ismi v
youtu.be

Linkteki kolaj videoda 16:26 daki sahne değişikliği ile birlikte seslerin geliş şekli de değişiyor.
Bu işin tekniğini bilen birisi aydınlatabilir mı? Neden bu değişiklik? Anladığım kadarıyla iki farklı yöntemden dolayı böyle. Bu yöntemlerin bir ismi var mı? Ve kabaca özellikleri?
Teşekkürler
0
manimani
(18.12.23)
öncesi dublaj, sonrası gerçek set kaydı. Yeşilçam'dan gelen bir gelenekle hep dublaj yapılır, çekimi hızlandırıyor bir de sesle uğraşmıyorsun ama sonra oyuncuları stüdyoya sokup dublaj yaptırman gerekiyor. Büyük ihtimalle bir süre sonra kendilerini yeterli hissetmişler ve sette ses kaydetmeye başlamışlardır (shotgun/boom mikrofonlar ile) bu sebeple ortamdaki tüm yankı/reverb'ü de duyuyoruz 16:26'dan sonra. Mesela Avrupa Yakası'nın falan da ilk sezonları böyledir. Eğer yaka mikrofonu da işin içine girerse daha "yakın" sesler alınabilir ama çok daha pahalı ve zahmetli bir iş. (her oyuncuya yaka mikrofonu takılacak ve gizlenecek, ekranda görünmemeli, frekans mevzusu eskiden problemdir herhalde)

bu arada herhangi bir filmde netflixte falan bir orijinal dilini aç (İngilizce mesela), bir de Türkçe dublajı aç. Türkçe çok daha önde net gelir, dublajda da istesen sesi ortama gömersin gerçekçi yaparsın ama bence izleyicinin isteği ve bu geçmişten gelen gelenekle Türkiye'de hep sesler çok öndedir. Müzik mikslerinde de böyle bizde vokal hep çok ön planda olur, yabancı mikslerde enstrümanlarla daha yedirilir.
0
nhk ni youkosu
(18.12.23)
@nhk
Çok teşekkür ederim, doyurucu bir yanıt. Gerçek ses kayıtlı dizileri hiç sevmiyormusum bunu da anladım.
0
🌸manimani
(18.12.23)
(7)

Ikea Jarvfjallet

Tisatiaşer
Arkadaşlar 9-10 bin tl verdim bu koltuktan aldım rahat edeyim diye. Oturulan yer harici fonksiyonları da iyi ama bir koltuktan temel beklenti oturulan yerin rahatlığı değil midir? Süngeri mi ince, başka sebepten mi bilmiyorum ama bir süre oturduktan sonra taşa oturuyormuş hissi veriyor. Değiştirme i
Arkadaşlar 9-10 bin tl verdim bu koltuktan aldım rahat edeyim diye. Oturulan yer harici fonksiyonları da iyi ama bir koltuktan temel beklenti oturulan yerin rahatlığı değil midir? Süngeri mi ince, başka sebepten mi bilmiyorum ama bir süre oturduktan sonra taşa oturuyormuş hissi veriyor. Değiştirme imkanı varmış, markusla değiştireyim mi, yoksa üstüne bir de oturma minderi alıp mı kullanayım rahat ettirir mi? Fikirleriniz için teşekkürler.
0
Tisatiaşer
(18.12.23)
ikea'da deneyip tam bu sebeple Markus almıştım. Markusun süngeri daha kalın ve yumuşak. Fakat onda da sırt ayarı yok, boyuna beline uyuyorsa uyuyor, uymazsa yine mutlu olmazsın. Jarvfjallet'te kol ayarı vs. var mı bilmiyorum, Markus'ta o da yok.
0
nhk ni youkosu
(18.12.23)
@nhk ni youkosuekşi sözlük yazarı: Jarvfjallette kol ayarı var: ileri geri ve yukarı aşağı oynuyor. Koltuğu ileri geri yapabiliyor. Bel desteği ve boyun desteği de yukarı aşağı yapıyor. Sırtı da yatıyor, kalkıyor. Her yeri oynuyor, harika. Gel gelelim oturağı berbat. Bunu da 5-10 dakikalık bir deneyimle anlamak mümkün gelmedi bana. En ucuz sandalye de kısa süreli bir oturuşla rahat geliyor. Bir sandalyenin notunu bikaç saatlik oturuşlarka bir kaç günlük denemeden sonra verebiliyoruz.
0
🌸Tisatiaşer
(18.12.23)
Kesinlikle parasının hakkını vermiyor. Bir gaming koltuk çok daha iyidir. Ayrıca toz tutuyor.
0
ferenc
(18.12.23)
ben deneyip markus almıştım markusta da biraz beldeki destek rahatsız fakat yastık aldım o kısma
0
edaddy
(18.12.23)
markus daha iyi ama bence ona da para verilmez. direkt gaming koltuk en temizi.
0
ferenc
(18.12.23)
ikea'da ortalama kalitede urun gormedim. value prop'lari basit ve hizli kurulan kalitesiz urunler satmak uzerine.
0
antikadimag
(18.12.23)
Markusla 3. yılımı doldurdum, bunda da aynı taşa oturma hissiyatı var. Aman diyim.

Şimdi yeni ne alabilirim diye bakınıyorum.
0
groovettyn
(28.12.23)
(10)

istanbul için en az kaç tl iyi bir maaştır?

nathanieltroy
çevremde o kadar çok insan 20-35 bin arası kazanıyor ki özel sektörde, ekşi'de ilgili başlıklarda sürekli 70-90 bin kazananları görmek çok garip geliyor. eğitimli bir çevrem var ve o civarda kazanan kişi sayısı gerçekten az diye biliyorum. onlar da yönetici pozisyonunda veya daha spesifik bir meslek
çevremde o kadar çok insan 20-35 bin arası kazanıyor ki özel sektörde, ekşi'de ilgili başlıklarda sürekli 70-90 bin kazananları görmek çok garip geliyor. eğitimli bir çevrem var ve o civarda kazanan kişi sayısı gerçekten az diye biliyorum. onlar da yönetici pozisyonunda veya daha spesifik bir meslek icra ettiklerinden o parayı kazanıyorlar zaten.

sizin "tek başına yaşayan bir kişi en az şu kadar kazanıyorsa iyi kazanıyodur" dediğiniz maaş nedir? yani bu parayı kazanan çok zorlanmaz, standartlarından çok ödün vermez, ayda 1-2 kere gider zara'dan istediği kazağı alır, konserine gider, hafta sonu rahat rahat birasını içer dediğiniz, gerçekçi miktarı soruyorum.
0
nathanieltroy
(17.12.23)
halihazırda İstanbul'da olanla sıfırdan başlayacak olanın rakamı çok farklı bence.

Eğer yeni kiralıyorsan 20 bin kira, 20 bin emlakçı, 20 bin taşınma parası vs. vereceksin. Ancak ailesiyle yaşayan, ev arkadaşı/sevgilisiyle kalan veya %25 zam yapa yapa az kira veren biri o paraya geçinebiliyordur.

Dediğin şeyler 60 binden başlar bence.
0
nhk ni youkosu
(17.12.23)
ekşi'de sürekli yüksek maaşlar görmenin sebepleri var. birincisi gidip de 20 bin maaş alanlar pek yazmıyor o başlığa doğal olarak 70-80 alanlar yazıyor. ikincisi yalan söyleyenler vardır elbet online ortam kimse kimseyi gerçekten tanımıyor neticede kendini çok kazanan biri olarak göstermek isteyen insanlar çıkar muhakkak bu ortamda az veya çok.

soruya gelirsem eğer rahat yaşamak için baz aylık gelir ülkedeki tüm metropollerde 25-30k bence. baz ücretten kastım kirasız, faturasız, mutfak alışverişsiz sadece kendine harcadığın bir yaşamdan bahsediyorum. bu parayla aynı tarif ettiğin hayat yaşanır üstüne azar azar birikim/yatırım da yapılabilir. tek başına kiraya çıkacaksan tabi bu 25-30'un üstüne kiranı, faturalarını, mutfak alışverişini ekleyip öyle bulursun fiyatı mesela ankara için 50k civarı oluyor bu durumda rahat yaşatacak maaş. biriyle yaşayıp bölüşeceksen giderleri 40 olru atıyorum kendi durumuna göre o baz kısma eklenecek miktar yani.
0
semaforo de medianoche
(17.12.23)
1994 yılından beri (bkz kriz) izlediğim bir konu. Düzgün bir ev aylık 750 USD civarıdır.

Aylık 2bin USD net ile geçinirsiniz ama bir şey kalmaz.
Aylık 3bin USD net ile insan gibi yasayabilirsiniz.

Bu rakamlar neredeyse hiç değismedi bence. Kriz olsa da aynı, olmasa da. Sadece krizde TL maaş düşük kalır.

Asgari ücret filan hikaye her zaman.
0
alfired
(17.12.23)
@nhk+1(Yalniz bu nick de hep aklimda khk olarak kalmis :D )
Kira fiyatlarinin bu derece arttigi bir yerde dogal olarak sifirdan yasam kurmak da daha guc hale gelmistir. Yasanabilecek uygun bir evi sifirdan bulmak ortalama olarak 15-20 bine mal olacagi icin ve ortalama gelirin 1/3 unun kiraya gidebilecegini de hesaplarsak 60 bin en uygunu bence.

Bundan daha azi ile yasanmaz mi? Tabii ki yasanabilir ancak bu sekilde yasamak icin de deli gibi bir yasanabilecek yer aramak gerekir -ki bu da cogu zaman sana ulasim maliyet ya da ucreti olarak geri doner- ya da oncesinde bisekilde kalacak yerin ayarlanmasi seklinde olur bence.
0
j r r tolkien hayrani
(17.12.23)
Kiradaysan ankara 50 istanbul 65 derdim
0
lapaz
(17.12.23)
ortalama 60k kendi kendinizi döndürmeniz için gayet yeterli.
0
isveperver
(17.12.23)
Aylık 150k kazanıyorsa iyi kazanıyordur bence. Birikim de yapar, yurt dışına tatile de gider, arabasını da alır.
0
archmage mahmut
(17.12.23)
iyi ve istanbul çok göreceli bir durum. herkesin iyi algısı farklı. iyiden kastınız ne bu kişiye göre değişir. atıyorum hafta sonları yurtdışına bir iki günlük tatile gidebilecek kadar maaşı imkan tanıyorsa bu iyi mi mesela? kriter bu mu?
veya tek maaşla kira ödenecek mi? evet ise ev hangi semtte? istanbul hangi istanbul? gebze de istanbul beylikdüzü'de beşiktaş'ta. bunların hepsi denklemi baştan başa değiştiren hususlar. dolayısıyla çok parametre var. keskin konuşmak mümkün değil. 100bin tl maaş istanbul'un lokasyon farketmeksizin çoğu yerinde yeterlidir. ama 50 bintl kimi yerde sadece kira gideridir. yani özetle bunun bir formülasyonu yok.
bu değişkenler ve onların ağırlığı sonucu belirler.
0
ezkaza
(18.12.23)
istanbulda tek basinaysan 65-70, coluk cocuk varsa 100+ lazim.
0
cooperr
(18.12.23)
300-450 bin iyi maaştır.

20-30'larında tek yaşayan biri için 100 bin üstü.

şunu rahatlıkla alamıyorsa iyi maaş almıyor.
www.network.com.tr
0
gabe h coud
(18.12.23)
(11)

Bankaya yüklü para yatirma

Fritz-X
Nerden baslasam bilmiyorum. Geçmis dönemde parca parça dolar aldım, eşime miras kaldı dolar aldık vs vs. Bu dolarları aman el koyacaklar tl'ye cevirecekler hesabı kasada muhafaza ettik hep. Kasa dediysem banka kasası degil bir yakınımın kasası her neyse.Doların orda durmasi artık rahatsız ediyor ben
Nerden baslasam bilmiyorum. Geçmis dönemde parca parça dolar aldım, eşime miras kaldı dolar aldık vs vs. Bu dolarları aman el koyacaklar tl'ye cevirecekler hesabı kasada muhafaza ettik hep. Kasa dediysem banka kasası degil bir yakınımın kasası her neyse.

Doların orda durmasi artık rahatsız ediyor beni. Yakin gelecekte arsa yatırimi planladik.

Sorun şu dolarları kapalı carsıda bozduracagız hep ordan aldık alim satımda iyi fiyat aldıgımız icin.

Bankaya dolar yatırsak tl'ye cevirsek banka makas vergi derken iyi masraf kesiyor haliyle yine kapalı carsisa tl'ye cevircem yanliz rakam 40 bin dolar.

Dusununce para degil ama sonucta 1 milyon ustu.

Bankaya pat diye 1 milyon nakit yatirmaya kalksam elimde dekont yok, kapalı carsida adi bir fiş veriyorlar ne isim yazıyor ne tc. Kısaca doları ne alırken dekontum var ne satarken.

Bankacı hoop hemserim bu para nerden dermi? Durduk yere vergi masak vs ugrasirmiyim?

Millet milyon dolarlarla oynuyor biz 40 bin doları dert edindik :)

Bankacılar bilgi sahibi olanlar yazabilir mi?
0
Fritz-X
(16.12.23)
Eşinizle ikiye böler ayrı ayrı bankalara yatırsanız daha az dikkat çeker
0
alp9900
(16.12.23)
sabit gelir ve yaş uyumu varsa sorgulamaya gerek duyulmaz
zaten çok büyük bir miktar değil
miras belgesini gösterirsin en kötü

bozdurmak yerine dolar olarak yatırıp, arsa sahibine de bu şekilde verirsen en az zarar edersin
hiç kimsenin dolara itiraz edeceğni sanmıyorum
üstelik kuru da yukarıya yuvarlayıp hesaplarsın
0
mantık
(16.12.23)
40 bin dolar para değil?
bir banka şubesine eşinizle ortak hesap açık dolar yatırın. tl'ye çevirmeyi kim önerdi bilmiyorum ama tl'ye çevirmek çok saçma bir iş olur.

Pardon' filminde oyuncu Rasim Öztekin'in "Dolar... Bozdurulmuz dolar, her gün yükseliyor. Ne gün bozdursak yazık" repliği her zaman geçerlidir.
0
rhan
(16.12.23)
@rhan dolar eft yapılmiyor elden de dolar versem, kim olsa almaz. Eski zamanda degiliz ki canta ile tapu dairesine gidelim.
0
🌸Fritz-X
(16.12.23)
Dolar anlaşıp, dolar verin. Niye elden dolar almasınlar?

Satıcının da işine gelir büyük ihtimal. Alış 28.7, Satış 29.3 ise 29'dan sayarsınız. Kur avantajınız da olur. Satıp parayı TL'de tutacak kişi, ancak o parayla araba, ev, arsa vs. bir şey alacak kişidir.

.
0
kartallar yuksek ucar
(17.12.23)
dolar olarak yatırırsanız eft-swift yapmayacaksanız o para gider. tekrar dolar olarak çekmek için bin takla attırırlar. koca koca şirketlere 5-10 bin doları bile vermiyorlar. anca bozdurup çekebilirsiniz. yani dolar olarak yatırayım, arsayı alırken banka kurundan bozdururum, o zamana kadar dolar olarak dursun derseniz banka kurundan bozdurup türk lirası olarak çekersiniz.

ister dolar, ister türk lirası olsun, bankanın ve bankacının sizin yatırdığınız parayı nereden buldun diye sorgulamaya yetkisi yok. illa sorgulayacaksa maliye sorgular, daha büyük tutarlar için masak sorgular. onda da tek seferlik tutar için, hakkınızda izleme, vergi tekniği raporu falan yoksa kimse uğraşmaz.
0
kibritsuyu
(17.12.23)
Kibritsuyu +1
Dolar çekerken zorlanabilirsiniz, gerisi sorun olmaz. Arsa vb düşünüyorsanız eft limiti yüksek olan banka seçin. Yoksa 1 milyon havalesi için 1 hafta maymun olursunuz
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(17.12.23)
Bankanıza bir sorun. 40 bin $ verebilirler ancak genelde "şu gün gelin" diye bir kaç gün sonrasında veriyorlar. Veremeyecek durumda iseler, söylerler zaten.


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.12.23)
şunu belirtmek isterim. bankaların nakit döviz ödemesi yapmamasının nedeni o anda kasalarında hazır nakit bulunmaması değil. yani "ayarlayalım şu gün gelin" demezler, diyemezler. onu ancak türk lirası için derler.

piyasada nakit döviz yok. var olanları da bankacılık sisteminden dışarıya ödememeleri konusunda "tembihliler". o yüzden doları yatırırsanız havada yakalarlar, çekmek isterseniz çekemezsiniz, vermezler. doğrudan "veremeyiz" demezler belki de yan yattı çamura battı uğraşır durursunuz.
0
kibritsuyu
(17.12.23)
1 milyon yüklü para değil, çok bile sayılmaz.
0
nuisance
(17.12.23)
@kibritsuyu, seçim sonrası mı daha sıkılaştı bunlar? Ben tam tersi seçim öncesi sıkıydı sonra rahatlattılar gibi düşünüyordum ki seçim öncesi korka korka gidip şubede olan 7000 doları çat diye çekmiştim. Sonra gel de demediler varsa bakıp verelim dediler, varmış. (ha başka şubede sadece 2000 dolar mı ne çıkmıştı onlardan almayıp başka şubeye bakmıştım)
0
nhk ni youkosu
(17.12.23)
(5)

yurtdışına gidişte tüyolar neler

vss
merhaba arkadaşlar, yılbaşından önce yeşil pasaport sahibi olacağım ve yurtdışını deneyimlemek istiyorum.agoda ve skyscanner indirdim ve flypegasusun 1 euro biletlerini kovalayacağım buna da tamam. couchsurfing tavsiye eder misiniz mesela?ama bunlara ek olarak ne yapmam lazım sizce?yeşil pasaport uz
merhaba arkadaşlar, yılbaşından önce yeşil pasaport sahibi olacağım ve yurtdışını deneyimlemek istiyorum.

agoda ve skyscanner indirdim ve flypegasusun 1 euro biletlerini kovalayacağım buna da tamam. couchsurfing tavsiye eder misiniz mesela?

ama bunlara ek olarak ne yapmam lazım sizce?

yeşil pasaport uzun zamandır beklediğim bir şeydi. hakkını nasıl verebilirim?
0
vss
(14.12.23)
en ucuz avrupa biletini almak ve oralardan diğer ülkelere bağlanmak.

mesela ankara'daysanız ankara-varşova. gez toz oradan 20 euroya brüksel'e, brugge'e gibi.

kombine yapın gezilerinizi.
0
summerjam0306
(14.12.23)
45+ yaşında falan mısındır bilmiyorum ve İngilizcen nasıldır? ama yetişkin interrail biletine bir baksana?

İtalya'dan gir, güney Fransa, istersen Belçika->Hollanda istersen aşağıya İspanya'ya rotayı kır şöyle güzel bi dolaş dolaşabilirsen.

Ben 2013'te (annemden dolayı) yeşil pasaportumla hayvan gibi avrupa turu yapmıştım, kafamıza esti rotayı değiştirdik polonya'ya gittik falan. Elinde açık bilet olunca harika oluyor sadece hostel ayarlaman gerekiyor. Yetişkin biri otel ayarlar ama ucuza bişeyler bulsan falan...
0
nhk ni youkosu
(14.12.23)
airbnb +1

couchsurfing'i kullanmadım ama airbnb +1
0
put it in your appropriate place
(14.12.23)
Son seyahatlerimde Airbnb'ler otellerden daha uygun degildi hic bir zaman, otel tuttum, son dakika iptal riski var acikta kalma riski var. 2017-2018'e kadar mantikliydi cunku cok daha uyguna geliyordu. Ayrica airbnb'nin sehirleri nasil mahvettigi ortadayken de desteklemek icimden gelmiyor ama kisisel tercih.
0
mirafiori
(15.12.23)
daha once hic tek basina gezmediyseniz couchsurfing - duzgun bir host ile - daha iyi bir secenek olabilir, aksam disari cikabilirsiniz, gezilecek yerlere iliskin fikir verir vs. ilk kez yurtdisina cikacaksaniz da ben de italya, ispanya gibi daha keyifli, gezilecek yerleri cok ve daha kolay yerlerden baslamayi tavsiye ederim. buralarda ayrica aksam disari cikip bir bara falan giderseniz de birileri ile tanisma olasiliginiz, muhabbet, keyifli bir aksam gecirmek daha olasidir. bir de nasil yerlerden hoslaniyorsunuz o onemli, sehir turu mu seviyorsunuz, doga mi, deniz mi vs.
0
songforsomeone
(15.12.23)
(8)

Doktora yapmanın zorlukları neler olabilir?

fraise
Ağustos sonunda yüksek lisansımi tamamladım ve bittiği güne kadar her gün "şu savunmayi yapayım; bir daha asla okul, sınav, tez yüzü görmek istemiyorum" deyip durdum (bunda danışman hocamın da etkisi olabilir, çok zorladı ve iletişim kurması çok zor biriydi.). Fakat son bir haftadır sürekli üniversi
Ağustos sonunda yüksek lisansımi tamamladım ve bittiği güne kadar her gün "şu savunmayi yapayım; bir daha asla okul, sınav, tez yüzü görmek istemiyorum" deyip durdum (bunda danışman hocamın da etkisi olabilir, çok zorladı ve iletişim kurması çok zor biriydi.). Fakat son bir haftadır sürekli üniversitelerin doktora başvuru sayfalarını açıp açıp kapatıyorum.

Biliyorum ki doktoraya başlarsam ders döneminden sonra yine çok zorlanacağım ve sürekli soylenecegim ama bitirdikten sonraki o başarmış olma hissini seviyorum galiba. Ayrıca ders çalışmayı ve yeni şeyler öğrenmeyi de seviyorum.

Alanım da sosyal bilimler ve üniversite sonrası hem akademik hem de mesleki eğitimlerin çok çok önemli olduğu bir bölüm. Bir ara da ikinci bir yüksek lisansa başlamayı düşünmüştüm.

Hem çalışıp hem doktora yapmanın zorlukları neler olabilir? Başlayıp pişman olan var mi? Birileri olumsuz bir şeyler söylemezse bu işin sonunda kendimi doktoraya başvuru yaparken bulabilirim sanırım.

Herkese şimdiden teşekkürler.
0
fraise
(12.12.23)
çevrem öğretim/araştırma görevlisiyken bile doktorasını yıllarca bitiremeyenlerle dolu. Ben ders dönemi + tez önerisi + 2 tez izleme sonrası bıraktım :D Doktora-terkim.

Gerçekten isteyip yüzde yüz asılabileceksen yaparsın. Birazcık bile içinden gelmiyorsa zulüm olur diyorum ben. "illa biter" diye de bişey yok, doktora bu. Ha sağda solda çok kötü tezlerle mezun olanları görüyoruz ama bilmiyorum benim hocalarım ve jüri üyeleri gayet sert ciddi tiplerdi.

Yani şöyle diyim, tüm hayatı akademi olanlar bile tezin sonlarına doğru deliriyor. Fakat doğal yetenek gibi hep makale ve tez yazmak için doğmuş tipler var, onlar çok rahat şekilde bitiriyor. Öyle biri misin bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(12.12.23)
2022'de doktoramı bitirdim alanım sosyal bilimler. Dr. Öğr üyesi olarak çalışıyorum. Mesleğimi çok seviyorum ama bir kere daha doktora yapmak ister misin deseler elli kere düşünürüm. Sanırım yapmam. Başladığımda 30 yaşındaydım 5 yılda bitirdim. Hem çalışıp hem derslere yetişmek hem mental ve fiziksel anlamda zorluyor. Ama değmez mi vs diye düşünürseniz bitirdiğiniz anda daha fazlasını hedef koyuyorsunuz. Bu kaçınılmaz bence. Ancak bu öğrenme hırsı ve merakı olan biri zaten bu sürece sabredebilir. Sadece sizin değil sizi sevenlerin de hazır olması gerekiyor bence çünkü onlara ayıracağınız zamanı makaleler, yayınlar, dersleriniz çalacak. Ben evliliği erteledim mesela. İyi ki de öyle yapmışım çünkü evlilik hazırlıklarıyla tik vs veremezdim. Fikir vermesi açısından doktora tezlerinin ön sözlerine bakabilirsiniz diye düşünüyorum. Danışman-öğrenci dengesini kurmak, veri toplamak, ağır makaleler ve dersler, yeterlilik, tez izlemeler bunlara girmiyorum.

Bana göre zorluk seviyesi kabaca şu şekilde:
Doktora yeterlilik>doktoraya kabul almak>yüksek lisans tezi yazmak>lisansı bitirmek
Ben şu an post doc ve doçentlik kriterleri ile kafayı bozdum mecburen. Bitirince rahatlamıyorsunuz, her mertebe yeni sorumluluklar yeni dertler ekliyor.

Sonuç olarak ömrünüz boyunca keşke deneseydim demek istemiyorsanız elbette bu yola girin derim. Ama zor olduğunu ve fedakarlıklar gerektirdiğini bilerek girin. Her şey gönlünüzce olsun.
0
buzbebek
(12.12.23)
Akademide devam etmeyi düşünmüyorsanız pratikte doktoradan hiçbir kazancınız olmayacak zaten. Ayrıca işiniz nedir bilmiyorum ama overqualified görülme tehlikesi de taşır bunun sonu.

Doktora cidden yıpratıcı ve uzun da bir süreç. Sadece cv'ye eklemek için doktora yapmak bence çok anlamlı değil. Akademi dışında gerçek karşılığını bulamıyor hem.

Bunun yerine kendi yüksek yaptığınız alanı tamamlayıcı, benzer bir alanda ikinci bir yüksek yaparsanız aynı konuda sektör için muhtemelen gereksiz dozda bir dikey uzmanlaşma yerine sektördeki bilginizi yatay olarak genişletip göze çarpabilirsiniz. Ayrıca çok daha kolay olur.

Aynı zamanda tezli yüksek lisans yapmanıza da gerek yok bence. Zaten bir yüksek lisans teziniz ve ana uzmanlığınız var.
0
akhenaten
(12.12.23)
Tez yüzü görmek istemiyorsan doktora yapma. Master'da yaptığın tez tez falan değil. Buradan paylaşılan anketlerle yapılan tezler sadece bir training. Bu bir çaba bile değil doktora için.
0
ferenc
(12.12.23)
1 ay sonra yeterlilik sınavım var. Ama tek bir sayfa okumuşluğum yok hala. Bu sizin iş temponuz ve yaşam stilinizin ne ölçüde imkan verdiği ile alakalı. Ben çalışırken hazırlanamıyorum yeterliliğe. Ama benim yaşadığım yer ve koşulların buna imkan veremediği bir gerçeklik var.
0
Amaranta ursula
(12.12.23)
biraz senle biraz eşinle alakalı bir durum (destek anlamında) eşim bitirdi çok oldu doçent ünvanı aldı ama geçtiği seviyeler çok zorlayıcı. akademiden yürümek isterim dersen yayın yayınlamak hazırlamak vs bildiğin gibi zor işler(sosyal bilimlerde daha zor) ama imkansız değil.
tabi hocanın burada etkisi büyük.
yurtdışında yayın yapmak senin açından biraz daha kolay o anlamda türkiyedekiler kadar zorlanacağını düşünmüyorum.

özetle doktora sonrası yürüyecem dersen(ki bence kesin öyle olacak) zor yol ama senin için minik bir tık daha kolay.

ha sadece doktora yapar daha bakmam dersen yapma attığın taş ürküttüğün kuşa değmez.
detay için iletişimi biliyorusun :)
0
basond
(13.12.23)
Yüksek lisans süreci sonunda tövbe etme aşamasına geldiyseniz ve doktora yapacağınız yer, hoca benzer olacaksa eziyet olur.

İyi bir hocanın yanında, sağlam bir doktora yapacağım derseniz hayatınız doktora çalışmaları olacak, işiniz hobi gibi kalacak. Böyle olamayacaksa yine çok büyük eziyet olur.

Doktora sizi tek başınıza veya birilerine danışmanlık yaparak orijinal işler yapabilecek duruma getiren son aşama. Zor gelmezse ya uyduruk biriyle, pek bir şey öğrenmeden doktora yapıyorsunuz ya da siz aşmış bir insansınız demektir (master tezi zor geldiyse siz de çoğumuz gibi normalisiniz büyük ihtimalle).

Ders çalışmayı seviyorum demişsiniz. Belki dersleri (ve acı çekmekten keyif alıyorsanız yeterliliği) seversiniz ama tez ders çalışma gibi değil. Araştırma yapacaksınız, ortaya orijinal işler koyacaksınız. Bazen hiç bir yere gitmeyecek, bazen aylarca boşa çalışmış olacaksınız. Bunu kaldırabilecek misiniz?

Sosyal bilimlerde de, fen bilimlerinde de doktora yapan, yapmış birçok insan var çevremde. Sosyal bilimler çok daha zor çünkü çoğu zaman bir tek doğru yok ve herkes kendi doğrusunu çılgınca savunabiliyor. Bulgularınız, çıkarımlarınız, danışmanınızla ve tez jürinizle çakıştığında zorlanabilirsiniz. Bazen danışmanla jüri saçma sapan sebeplerle çekişir, sizin işiniz sekteye uğrar. Yeterlilikte hocanıza kıl olan birileri zor sorup bırakır. Hep olan şeyler.

Yukarıda yazılan "overqualified" olma durumu da çok ciddi. alanınızdaki durumu siz daha iyi bilirsiniz ama düşünmeniz gereken en önemli konulardan biri bu.
0
cosmicstring
(13.12.23)
Burada belirleyici soru "doktora yapmayı ne kadar çok istiyorsunuz?" İstemeden yapılan en basit işler bile zor gelir insana. Doktora ise istemeden yapılacak bir iş değil.

Doktora elbette kolay değil ama anlatıldığı kadar zor da değil. Zor diyenlerin büyük kısmı ya planlı çalışmıyor, ya danışman problemleri yaşıyor ya da sevmediği bir konu çalışıyor. Bu üç durumu yaşamıyorsanız çok zorlanmazsınız doktora yaparken.

Bunun dışında doktora yapmanın doğası gereği bazı zorluklar var.

Başta süre çok uzun. En erken 4 yılda bitirebiliyorsunuz (bunun bazı istisnaları var tabi).

Danışmanınızı mutlaka çok iyi seçmelisiniz (aynı konuya ilgi duymalı, sürekli iletişimde bulunabilmelisiniz). Danışman iyi değilse en baştan ya danışmanı değiştirin ya da başka üniversiteye geçin.

Doktorada en çok zaman alan dönem ders dönemi. Çalışırken dersleri takip etmek, sunum yapmak, her ders için makale çıkarmak (bu zorunlu değil ama beklenir) oldukça zaman alıyor.

Kırılma noktası yeterlik sınavıdır. Alanınızda tüm temel kavramlara, kişilere ve konulara hakimiyetiniz ölçülüyor bu sınavda. Çok iyi hazırlanmalısınız.

Tez dönemi ise en az zorlanacağınız dönem olacak. 6 ayda bir tez izleme komitelerinde tezinizin gelişimini sunacaksınız. 6 aylık dönemler planlı çalışan biri için çok uzun süreler. Yorulmazsınız.

Son aşama savunma aşaması. TİK'ler sağlıklı geçerse bu kısım da sizi zorlamayacaktır.

İlk etapta aklıma gelenler bunlar. Sormak istedikleriniz olursa yazabilirsiniz.
0
unuttum konu neydi
(13.12.23)
(3)

Hikayeli psikolojik gerilim/macera oyunu önerisi?

inancsiz deve
Jumpscare ve çok fazla korku öğesi içermeyen oyunlara açığım. Aklınıza gelenlerin hepsini yazarsanız sevinirim.Oynayıp sevdiğim oyunlar:The MediumThe QuarryHellblade: Senua's SacrificeA Plague Tale serisiCall of CtulhuThe Sink CitySherlock Holmes serisi
Jumpscare ve çok fazla korku öğesi içermeyen oyunlara açığım. Aklınıza gelenlerin hepsini yazarsanız sevinirim.

Oynayıp sevdiğim oyunlar:

The Medium
The Quarry
Hellblade: Senua's Sacrifice
A Plague Tale serisi
Call of Ctulhu
The Sink City
Sherlock Holmes serisi
0
inancsiz deve
(11.12.23)
daha geçen ödül aldı, baya övülüyor: (bkz: alan wake 2)

control (oyun)
0
nhk ni youkosu
(12.12.23)
Eski oyun oynarım derseniz psikolojij survival horror'un kralı silent hill'dir.

1 2 3 4 enfes ötesidir. Çok korku öğesi var mı yok mu eşiğinizi bilmiyorum tabii ama ben şu an tırsarım oynamaya tekrar.
0
hedep
(12.12.23)
eskiden yeniye:

sanitarium
silent hill serisi (özellikle silent hill 2)
the cat lady
the vanishing of ethan carter
among the sleep
serena (tek oturuşta bitecek kısacık bir oyun)
what remains of edith finch
signalis

bonus: limbo ve inside - bunlar platformer ama atmosferi hoşunuza gidecektir.
0
cinsi kisi
(12.12.23)
(13)

Gümrük vergisi 150 euro sınırını geçince ne oluyor?

the sound and the fury
ürün gümrükte mi takılıyor. %50 ye mi çıkıyor vergi oranı ve acaba gümrükte takılan ürünü nasıl alabiliyoruz. kendi şehrimize mi geliyor ürün yoksa istanbul gümrüğünde mi oluyor? evrak lazım sanırım ne evrağı veriyoruz gümrüğe?
ürün gümrükte mi takılıyor. %50 ye mi çıkıyor vergi oranı ve acaba gümrükte takılan ürünü nasıl alabiliyoruz. kendi şehrimize mi geliyor ürün yoksa istanbul gümrüğünde mi oluyor? evrak lazım sanırım ne evrağı veriyoruz gümrüğe?
0
the sound and the fury
(11.12.23)
Astarı yüzünden pahalıya geliyor ve almaktan vazgeçip geri gönderiyorsun. Çıkan masrafları görünce aklın hayalin durur yani, hiç girme o topa.
0
halitkin
(11.12.23)
1 liralık ürün 2-3 liraya çıkıyormuş. %50 falan değil en az %100-200den bahsediyorlar.

Ticaret yapıyor gibi bir sürü belge gerekiyormuş.
outdoorforum.com.tr

"Diyelim 300 Euro bedelle çadır satın aldınız.
%20 gümrük vergisi
ÖTV (özel tüketim vergisi)
%4 ila %20 arasında ek gümrük vergisi

ve bunlara ek olarak
gümrük müşaviri ücreti (500 TL)
gümrük müşavirine noterden vekalet (600 TL)
paket ufacık olsa dahi, tüm bu işlemler sürerken oluşacak 1 haftalık antrepo bedeli (1500 TL) (Ürünün bekletildiği depo gibi düşünün)
ödemeniz gerekiyor.

300 Euroluk bir malzeme için + 6000-7000 TL masraf ödemeniz olası."

edit: bu yazı yazıldığında euro 19,75 tl
0
nhk ni youkosu
(11.12.23)
Paradan önce en sıkıntısı islemleri kendinizin yapamamasi.
Bu sebepten gereksiz. Kendiniz yapsaniz ucuz olacak da illa gümrükçü ile çalışmak gerekiyor.
0
logisticsmanager
(11.12.23)
eğer bir kargo firması ile geliyor ise;

kargo firması ya sizi arıyor yada mail atıyor, diyor ki ürünleriniz gümrük denetimine tabii tutulmuş, paketiniz açılmış vs. vs., tutanakları budur, bize fatura yada işte ürünün sitesinden ekran görüntüsü alıp gönderin diyorlar, sonra da size bilgi veriyorlar şu kadar lira vergi çıkmıştır falan filan, duruma göre ya kargo firmasına yada sana verdikleri bilgilerle bir ibana bir açıklama ile parasını yatırıyorsun, kargo evine kadar geliyor. tabii bunun içinde kargo firmasını iyi seçmek gerekiyor. benim ups kargolarım, hem çin hem avrupa ülkelerinden bu şekilde elime ulaştı.

ptt ile gelen kargolarımda ptt bilgilendiriyor şu kadar para ödeyecekmisin diye evet diyorsun pos cihazı ile gelip ödemeyi kapıda yapıyorsun.


%1000 çıkma falan gibi şeyler yok, onları bir geçelim, mevzuat gayet açık, yüzdeler ürünlerin ne olduğuna göre belli, en üst rakam da dahi fatura üzerinden %20 ödeyeceksin.

burada ürünün ne olduğunun da önemi var tabii ülkeye sokulması denetime tabii bir şey mi cart mı curt mu, başka ülkede yasal olan bizde yasal olmayabilir.

gümrük birliğine bağlı veya kimi ülkelerle yapılan vergi anlaşmaları neticesinde, kimi sitelerde daha ürünü alırken vergisini cartını curtunu hesaplıyor zaten, size şu kadar para diyor o kadar para sizden çekiliyor, ürün elinize geliyor, geri kalan tüm konular iki devlet arasındaki anlaşmalar neticesinde otomatik olarak hallediliyor.

makine tarzı şeylerde biraz sıkıntı olabiliyor bu arada, onu uyarayım, zira devlet gayet mantıklı olarak şunu soruyor, burada bulamadın mı da ithal ediyorsun yada buradaki ithalatçının boku mu çıktı da kendin alıyorsun gibi.
0
selam
(11.12.23)
@selam senin dediğin 150 euro altındaki yurtdışı siparişlerinde olan prosedür. yeni yasadan sonra 150 euro üstünde öyle olmuyor maalesef diğer arkadaşların dediği gibi durumlar oluyor. nike türkiye bile 150 eurodan ederinden fazla sipariş verilmemesi konusunda uyarıyor müşterilerini.
0
pietro crespi
(11.12.23)
Örnekle ariyorsaniz sikayetvar gümrük 150€ diye yazın karşınıza ne olaylar cikacak.
Buyrun basit örnek;
www.sikayetvar.com

167 doların kişiye ek masrafı 10bin lira.
Daha ne örnekler var böyle.

Al başka örnek; ürün 10 bin, vergi masrafı 27 bin.
www.sikayetvar.com

Nereden alacaginiza ve hangi sirket ile geleceğine bağlı arastirin. Belli ki fedex acayip sorun çıkarıyor misal.

Yani paraniz varsa alın da 150€ verdiginiz ürüne tahminen ayni civarda masraf çıkar en az.
0
logisticsmanager
(11.12.23)
yanlış bilgi vermiyim düzeltme postu; en son 1.5 sene önce bişiyler almıştım öyle yüklü, kanunlar değşitiyse tabii onu bilemedim.
0
selam
(11.12.23)
ticaret.gov.tr

3ncü soru, son cümlede, operatör müşavirlik, ardiye vs. ücreti isteyebilir diyor ya, sanırım iteleme de orada oluyor.
0
selam
(11.12.23)
Zaten nasıl masraflar çıkardıklarını yazmışlar, ben bir adım ötesini söyleyeyim. Örneğin dümdüz bir anahtar söylediniz, size tse belgesi soracaklar. Tişört söylediniz, üstündeki boyanın MSDS lerini isteyip test ücreti çıkaracaklar vs vs.

Özetle şirket değilseniz hiç düşünmeyin bile.
0
kimlanbu
(11.12.23)
türkiye de temin edilemeyen bir it yedek parçayı alayım dedim resmen burnumdan geldi. masraflarını falan geçiyorum ki normal vatandaşın katlanabileceği şeyler değil, tse si falan da var işin içinde. kafadan 1.5 ayım koşturmakla geçti. şuan bir yedek parça lazım deseler gidin çöpe atın komple cihazı yine de yedek parça getirmem derim :)
0
delidir yakalayin
(11.12.23)
Teşekkürler. Baya üzüldüm demek ki Bir kez daha coğrafya kaderdir ve gibilmeye devam diyoruz.
0
🌸the sound and the fury
(11.12.23)
bu arada minik bir çözüm de yazayım eğer sürekli böyle bir alışveriş olacaksa.

Bildiğim biri kendi stüdyosuna müzik ekipmanı (mikrofon vs.) getiriyor ve tanesi binlerce euroluk ürünler. Dedeağaç'ta birine/otele söyleyip İstanbul'dan oraya gidip alıp gelmek daha temiz oluyor demişti. Tabii otomotil + Yunanistan vizesi olacak.
0
nhk ni youkosu
(11.12.23)
sahibinden veya benzer sitelere girip bakarsan gümrükten, gümrük avm vs. onlarca mağaza var. 150 euro üzeri alınıp masrafı nedeniyle gümrüğe terk edilmiş ürünler hepsi.

gümrük müşaviri tutmani vekalet vermen, ahl gümrük kaydı yaptırman vs.. gerekir değecek bir ürünse uğraşılır. yasaklı veya özel izinli vs birşey değilse gümrükten çekersin. 150 eurolk ürün için 5-6 bin liradan aşağı tutmaz. bir de gümrükte depoda beklediği her gün için 200-300tl bir depolama ücreti var.
0
orpheus
(11.12.23)
(8)

Batı'da beyaz insan ne demek?

ya ben lan neyse
renkle alakalı değil sanırım. çünkü Türkleri beyaz kabul etmeyip yahudileri beyaz kabul ediyorlar.bu kavram bizim millete bir şey ifade etmiyor. bana da çok bir şey ifade etmiyor. batıdakiler beyaz derken neyi kastediyor?
renkle alakalı değil sanırım. çünkü Türkleri beyaz kabul etmeyip yahudileri beyaz kabul ediyorlar.

bu kavram bizim millete bir şey ifade etmiyor. bana da çok bir şey ifade etmiyor. batıdakiler beyaz derken neyi kastediyor?
0
ya ben lan neyse
(09.12.23)
Beyazlar var (asiller, aristokratlar tüccarlar), eskiden kalenin içinde yaşayanlar. Kalenin içinde saray var vs.

Yabaniler var (köylüler, piyade askerler filan), eskiden kalenin dışında yaşayanlar.

Vahşiler var (kabileler, doğulular mesela asyalılar filan), eskiden kale bile kuramamış boşta gezen, eşkiyalık filan yapan topluluklar.
0
alfired
(09.12.23)
Kavram 11 eylulden sonra cok degisti. Elbette ki sadece renkle alkali degil. Bir de akp sonrasi turkiye ve "eksen kaymasi" fenomeni var tabii.
0
hot potato
(10.12.23)
bu kavram bizim millete bir şey ifade etmiyor +1

Türk beyaz değilse ne? Valla İngiltere'de iş başvurularında sürekli soruyorlar, "White-other" diyorum zaten diğer seçenekler Asyalı Afrikalı vs. ama aslında trollük olarak "White-Roma" diyesim geliyor çünkü harbiden Roma'nın varolduğu topraklarda doğdum büyüdüm yalan değil :D

White-Asian mixed gibi seçenekler var, mesela kendini orta asyadaki Türklere bağlı hisseden de bunu mu seçecek? Zaten hepten saçma bu.

ayrıca "beyaz" diyince kastedilen şu galiba :D
www.youtube.com
0
nhk ni youkosu
(10.12.23)
Tam olarak renk ve tiple alakalı. Bizdeki çekik, arap, sarı tanımlarının kurumsal formlardaki halleri bunlar. Göçmenlerin sayı ve çeşitliliği artıkça bizim de resmi formlarda Türk, rus, arap diye görürüz. Ben iranlıyım ama arap değilim ya da ben ukraynalıyım rus değilim gibi bir durum değil bu. T.C vatandaşıyım ve diğer olarak ayrılan formlar görmüşsünüzdür. Hiç bilmeyen birisi ilk gördüğü zaman seni neye benzetiyor önemli olan o.

Amerikalılar zenci misin, meksika ya da çevresinden misin onu öğrenmek için bunu seçtiriyorlar. Irkçı görünmesin diye de diğerlerini eklemişler. :) Yani Amerika’da siyah, Asyalı, hispanic ya da Hawaiili değilsen beyazsın.

Serdar ortaç’a benziyorum asian mı seçmeliyim durumu da yok.Türkseniz ve white seçeneği varsa onu seçeceksiniz.

Türkleri beyaz kabul etmeyenler daha spesifik bir tanım yaptığı için kabul etmiyordur.
İngilterede white roma balkanlar için ya da gypsler için galiba.
0
nickini vermek istemeyen uye
(10.12.23)
bu hem coğrafi hem kültürel bir ayrım, iş başvurulurarındaki nerelisin kısmı da bunu hem kapsıyor hem kapsamıyor

özetle statü olarak

beyaz avrupalı aristokrat > beyaz avrupalı avam ve işçi > esmer / asyalı zengin > esmer asyalı avam işçi
0
freebird5406_2
(10.12.23)
Renkle alakası yok evet. Çıkış noktası köle ticaretinin yaygınlaşması. Köleler siyahi haliyle, sahipleri beyaz.

Sonraları kölelik kalkınca ve siyahiler haklar elde etmeye başlayınca diğer azınlık gruplar da yaygın olarak tanımlanmaya başlıyor. Siyah ve beyaz değişmeden kalıyor.

Beyaz sözcüğü avrupa kültürlerini ya da avrupadan köken alan abd, kanada, avustralya'da yaşayan avrupa kökenli insanları tanımlıyor.

Siyahsa sahraaltı afrika kültürlerini tanımlıyor.

Hispanik, asyalı, latin, ortadoğulu gibi farklı tanımlar ortaya çıkıyor. Zamanla politik ortama göre değişiyor vs.

Türklerinse azınlık olarak, göçle yerleşip belli başlı bir topluluk haline geldiği tek Ülke Almanya. Haliyle azınlık olarak uluslararası bir bilinirliğimiz yok. Böyle bir kategorizasyon da bizde olmadığı için net bir ırk ayrımımız yok. Olursa ya ortadoğulu denir ya da özbek ve türkmenlerle falan topluca (hispanik gibi) türkik denir.

Yahudiler yüzyıllarca Avrupa içlerinde yaşadıkları ve orada büyük oranda asimile oldukları için beyaz görülüyorlar, ancak yahudilerin durumu avustralya ya da kanada, abd gibi ülkelerden farklı. İsrail'deki yahudiler birkaç nesil sonra artık beyaz olarak görülmeyecektir sanırım.
0
akhenaten
(10.12.23)
Amerikan nüfus sayımında semitik milletlerde white diye geçiyor, Türkler ve İranlılarda.
0
thor44
(10.12.23)
turkler beyaz kabul edilmiyor diye bir sey yok. ortadogulular beyaz kabul edilir. turkler, yahudiler, araplar, berberiler dahil. her form doldurdugumda white olarak isaretliyorum cunku MENA bolgesi white olarak kabul ediliyor.

kabaca soyle ayriliyor amerika'da.

white - avrupali, ortadogulu, kuzey afrikali
latino - latin amerikalidir ama amerika censuslarinda white'lar latino ve non-latino diye ayrilir. yani whitelar ile ayni degerlendirildikleri de oluyor.
black - siyahlar
asian - cin, japon, hintli

daha kucukleri de var indian (kizilderili), pacific (malinezya, mikronezya vs)
0
antikadimag
(10.12.23)
(2)

abd vatandaşlarına uygulanan tr vizesi

Stoneface
neden türkiye çoğu avrupa birliği ülkesine (batıya) vize uygulamazken, abd vatandaşlarına uyguluyor?
neden türkiye çoğu avrupa birliği ülkesine (batıya) vize uygulamazken, abd vatandaşlarına uyguluyor?
0
Stoneface
(08.12.23)
Tarihsel nedenlerdir diyecektim ama Şili, Arjantin, Brezilya falan muafmış :D Hani karşı kıta olmasıyla ilgili değil herhalde, Kanada ve ABD'ye "kapıda vize veya e-vize" varken Güney Amerika ülkeleri muaf.
0
nhk ni youkosu
(08.12.23)
tamamen şak kurnazlığına dayanan vize. Parası var bunların, 3-4 ateşlesinler diye pul karşılığı satılan bir şey. Herhangi bir kriteri yok yani.

Kanadalılar daha zengin diye onlara 10 dolar fazla mesela. Nasıl, çok zekice değil mi?
0
knazım
(08.12.23)
(10)

hijyen, tüketim kültürünün bir sonucu mu?

ahm1
bu aslında bazı postmodernistlerin söylemi sanırım ama geçen gün bir programda akademisyen ve yazar vedat ozan'ı dinliyordum ve özetle şöyle dedi: "eski çağlarda sıcak su bulmak çok zordu, dolayısıyla birkaç ayda bir yıkanılıyordu, belki senede bir. kimse yıkanmadığı için de kimse kimseye kötü kokmu
bu aslında bazı postmodernistlerin söylemi sanırım ama geçen gün bir programda akademisyen ve yazar vedat ozan'ı dinliyordum ve özetle şöyle dedi: "eski çağlarda sıcak su bulmak çok zordu, dolayısıyla birkaç ayda bir yıkanılıyordu, belki senede bir. kimse yıkanmadığı için de kimse kimseye kötü kokmuyordu. pis kalalım demiyorum ama saçlardaki yağın orada olmasının da bir sebebi var. şu an hijyen paranoyası yaşıyoruz." vs. diyip tüketim kültürüne bağladı bu kadar fazla temizlik ürünü tüketmemizi.

düşündüm de, tuvaletten çıktıktan sonra elleri yıkamanın illa ki faydası vardır ama 1-2 günde bir duş almanın, saçları yıkamanın da gereği olmayabilir cidden. tabii ki şimdi düşününce "ıyy yağlı yağlı olur mu öyle" diye düşünüyoruz ama bunun pis olduğu bize öğretilen bir şey zaten. çinlilerin yemek kültürünü garipsemekle aynı şey. 300 sene önceki insanların kendilerini pis hissettiklerini hiç sanmıyorum.

bu konuda ne düşünüyorsunuz? araştırmak için kaynaklar var mı?

edit: yazarın kendisi de küçükken sıcak su haftada bir verildiği için haftada bir banyo yapıyormuş. kimse kimseye kötü kokmuyordu ama çok terli biri gelince hala kokusu kötü geliyordu diyor. sanırım ben de ilkokulda haftada bir banyo yapıyordum. sadece bazen saçlarımı hafta ortasında 2. kez yıkıyordum. çocukken terimiz o kadar kötü kokmuyor mu, anlamadım. şu an haftada bir banyo yapmam imkansız.
0
ahm1
(07.12.23)
eskiden saçlarına metro havası ya da egsoz yapışmıyordu
buradan sık yıkanma modasını* reddetmek gibi ahlaki bi tavır çıkmayabilir. ama su zengini de değiliz.
0
lambırcek
(07.12.23)
@lambırcek'e ilave, eskiden yediklerimizde bu denli kimyasal katkı yoktu, bunun da tere ve çabuk kirlenme hissine etkisi var. Bir de kozmetik dünyası "yağlı saç = kirli saç" gibi bir algı yarattı. Oysa sebumun saç derisine faydasını sadece merak eden araştırıp öğreniyor. Koku işin kırmızı çizgisi elbette, vücutta bir noktada koku varsa orada bakteri vardır, kirlenmiştir ve en kısa zamanda temizlenmesi gerekir.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.12.23)
bir şeyin iyisine alışınca "eskiden bunu nasıl yapıyormuşuz ya" dersin. Koku duyusunda, temizlikte vs. her şeyde böyle bence.

Türkiye'de bazı kişilerde hijyen paranoyası var ama genel olarak bakarsak son 100 yılda insan ömrünün uzaması da bu hijyene bağlanıyor mesela.
0
nhk ni youkosu
(07.12.23)
Yani böyle düşününce ayakkbı giymeme akımları da var mesela. Bir video görmüştüm, adam "bana neden ayakkabı giymiyorsun?" diye soruyorlar halbuki ben en güzel ayakkabılara sahibim zaten, yalınayak dolaştığımdan beri kendimi harika hissediyorum falan diyor.

Teknolojinin hangi miktarının doğal olduğuna kim karar veriyor ki? Eskiden diyorsunuz da, eskinin de eskisi her daim var. Bunun sonu yok. O gün ne doğru düzgün tesisat vardı ne de bu kadar kapsamlı baraj sistemleri, haliyle yapılanıyordu. Bugün var, yapılabiliyor.

Bizim ülkede çok fazla eskiler romantizmi yapılıyor. Ben duya duya usandım artık aslına bakarsanız. Diğer taraftan antibiyotik gibi basit bir şey olmadığı için ishalden bile kolayca ölebiliyordunuz eskiden örneğin.

Bu yola girmeyin bence, bu yolun sonu hiç iyi yerlere çıkmıyor.
0
akhenaten
(07.12.23)
Kalabalık bir ilkokula giderek kokup kokmadığını test edebilirsiniz. Koku direkt ciğerinize işliyor.
Ayrıca, yıkanmak, banyo yapmak, duş almak farklı farklı kavramlar. Sıcak su bulamayan derede yıkanır, ama yine de temizlenir.
0
auroraaurora
(07.12.23)
akademisyen kimliğine bürünüp sallamış biraz anlaşılan. yağı kümden yok etmiyoruz zaten saçtan, ciltten. etraftan binbir pislik yapışıyor cilde. temizleyip kurulayıp nemli olsun diye yağlı krem sürüyoruz.
akademisyen(!)'in dediklerinde doğruluk payı var ama baktığı ve durduğu nokta yanlış. köyde herkes tezek koktuğu için ve burun da bir müddet sonra alışacağı için, köydeyken o kokuyu almaz olabilirsiniz ama bu durum cildinize, kıyafetinize, o kokuya sebep olan koku molekülleri, mikroorganizma vb her neyse, onların sindiği gerçeğini ortadan kaldırmaz. ve bu sağlık için risktir. En başta da söylenmiş, bugün bir çok zararlı kimyasal molekül havada uçuşup bizlere yapışıp duruyor.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(07.12.23)
saçımızı yıkamadığımız zaman biriken şey sadece yağ değil ki? sigara kokusu, toz toprak vs... zaten saçtaki yağ 6 cm'e kadar gidiyormuş. saçın kalanı için o yağın bi faydası yok.

bence şurada sıkıntı var. iki günde bir duş almak normal örneğin. ama her duşta delicesine sabun, duş jeli, şampuan, krem cart curt kullanmak evet tüketim kültürünün bir sonucu olabilir. geçen bi kuaförün youtube kanalına takıldım. saç kremlerini yorumluyor ve hepsinin arkasında saça bolca uygulayın yazıyordu. halbuki uzun saça en fazla iki fındık büyüklüğü yetermiş.

ev için olan temizlik malzemelerinde de durum bu bence. geçen bi doktorun paylaşımında gördüm. atıyorum 2 lt suda bir damla çamaşır suyu bile en güçlü mikrobu öldürür diyordu. ben klozet harici bir yerde çamaşır suyu kullandığımı hatırlamıyorum ama tuz ruhu ile buzdolabını silen biliyorum mesela, çok saçma bu.

yani sonuç olarak reklamların filan bize normalmiş gibi göstermeye çalıştığı bazı ürün kullanım şekilleri var ve bunlar çok gereksiz katılıyorum. ama eskiden su yoktu az yıkanıyorduk bu normaldi, eee, bu devirde de az yıkanalım demek mantıksız.
0
elorelia
(07.12.23)
İnsanlar eskisine göre çok daha fazla bir arada yaşıyor (15 milyon İstanbul'da) ve etkileşim çok fazla, şehirler arası, uluslar arası uçuşlarla mikroplar çok hızlı ve uzaklara taşınıyor.
O yüzden mikrop çeşitliliği ve maruz kalınması çok daha yüksek eskisine göre.
Tüm bunlara rağmen yaşam kalitesi ve süresi uzuyor, çünkü abidik bir mikropla ölme ihtimalin düşük hijyen sayesinde.

Eskisi gibi dağda tek başıma yaşayacağım diyorsan, daha gevşek davranabilirsin bence.
0
burfak
(07.12.23)
(kesinlikle duyuruya cevaptır)

su hakikaten sayılı. öyle bol bol kullanmak, 2 günde 1 yıkanmayı bile alt sınır saymak bilemiyorum. ankarada sular uzun süre kesildiğinde içme suyu kullandık. bakanın biri 2 günde 1e indirdim yıkanmayı dedi de bu lütfunu ayıpladık.

daha 20 sene olmadı, haftada 1 yıkanmak normaldi. muhtemelen bazı yerlerde halen öyle. şimdi 2 günde 1 normal oldu. normal değişiyor. tüketim değişiyor.

her tenefüs 100lerce çocuk savaş ediyor, okul kokar, kokmalıdır

ilaç iyi bi şey tabii ama eskiden antibiyotiği alt ede ede ejderhaya dönüşmüş bakteri de yoktu
ih1.redbubble.net

çamaşır suyunda zaten 5 litreye 1 kapak atın yazıyor ki bu bile suları kirletiyor. biz o suyu içiyoruz. balık geliyor soframıza oradan. başka hayvanlar yiyor oradan bize ulaşıyor. eskiden insanlar eşerya koliden ölmüyordu, demek ki tuvalet temizleme yöntemleri mevcutmuş.
0
lambırcek
(08.12.23)
Vucut temizliği dışında tüketim kültürü sonucudur. Ev temizliği, aşırı kıyafet temizliği hem zaman hem de kaynak israfıdır.
0
ferenc
(08.12.23)
(10)

Erkek kedi mi kiz kedi mi

Kittie
Etrafimda herkes erkek kediler daha sevecen diyor.Ben de disi kedileri seviyorum daha narin yapili olduklari icin.Soguk mu oluyorlar peki disiler? Sizin tercihiniz ne?
Etrafimda herkes erkek kediler daha sevecen diyor.
Ben de disi kedileri seviyorum daha narin yapili olduklari icin.
Soguk mu oluyorlar peki disiler? Sizin tercihiniz ne?
0
Kittie
(05.12.23)
iki dişi bir erkek kedi besleyen birisi olarak erkek diyorum. dişiler biraz daha soğuk ve hırçın olabiliyorlar ama her dişi böyle oluyor diyemeyiz.
0
false pretension
(05.12.23)
hocam bu kedinin cinsiyetinden belli olmuyor ya da tüy renginden belli olmuyor

yavru kedi bakmak güzel ama içinden ne çıkacağı belli olmuyor, kedilerin karakteri iki senede oturuyor, sakin huylu mu, soğuk mu belli oluyor

ayrıca kısırlaştırma sonrası da kedilere bir sakinlik geliyor

özetle iki yaşını doldurmuş ve kısırlaştırılmış kedi sahiplendirme ilanlarına bakın, uysal sakin huylu, eşyalara bile zarar vermeyen koltuk perde tırmalamayan bir kucak kediniz olsun süpriz olmasın :)
0
freebird5406_2
(05.12.23)
bence hayvanlar biraz da sahibinin cinsiyetine gore tavir aliyor, o yuzden ben erkek olarak kedi alacak olsam disi kedi alirim. kadin olsaydim erkek kedi alirdim.
0
cooperr
(05.12.23)
Kesinlikle sahibine gore fikrine katiliyorum :) cinsiyetle alakali muthis degisimler oldugunu dusunmuyorum. ilk kedimiz olan disiyi huysuz zamnederdim ama baska bi erkek kedim oldu seytan gibi bisi hepimizden nefret ediyor(ben haric!!!). 5 erk kediyle donem donem ilgilendim, dunyanin en huysuzu da asiri kendini sevdiren ilgi manyagi da erkekti
0
ala09
(05.12.23)
erkek kediler baş belası ya:)
0
OgutucuRecep
(05.12.23)
ben sokakta gordugum her kediye selam verip mumkun oldugunca seviyorum. birkac tanesi haric tum disi kediler bana cinsiyetci yaklasip pati atti. pati atmayanlari da zaten gobegini severken anladim disi olduklarini. hatta bir tane turuncu kedi var mahallede cinsiyetci diye sesleniyorum. :))
0
arakaali
(06.12.23)
bizde 1 erkek 1 dişi var valla ikisini de küçük yavruyken sokaktan aldık aynı dönemlerde 10 yıl önce. erkek olan biraz yabani. yemeğini istemeye gelir yanımıza sadece onun dışında pek takılmaz eve biri falan gelirse bir yere saklanır saatlerce çıkmaz (yatılı gelen olursa anca ertesi sabaha normalleşmeye başlar). bir de çok uyuşuk ve tembel. dişi olan da tam tersi acayip insan canlısı temas bağımlısı ilgi arsızı. sürekli kendini sevdirme derdinde kucakta yatar paso çok daha hareketli ve canlı. misafirlere bile hemen yaklaşır.

beslemek için tercihim dişi olur bu arada ama yukarda yazdıklarımdan bağımsız, bunlar cinsiyetten ziyade kediden kediye değişebilecek şeyler diye düşünüyorum ben. esas cinsiyetin fark yaratabildiği konu erkeklerde işeme problemi olabiliyor kısırlaştırıldıktan sonra bile. yerde havlu, kıyafet, terlik merlik görsün affetmez bizimki dişilerde böyle bir problem yok.
0
pietro crespi
(06.12.23)
çok değişiyor galiba ama benim arkadaşlarımın erkek kedileri agresif tiplerken, dişi kediler sevecen hanım hanımcık tiplerdi. Ben o sebeple dişi isterim herhalde.
0
nhk ni youkosu
(06.12.23)
şimdiki aklım olsa 2 yaşında kısır kedi sahiplenirdim geçtiğimiz 1 senedeki yavruluk dönemi gözümün önünden geçtide, annesi bırakmıştı bizimkini önce çok minnoştu sonra bir anda deli manyak bişey oldu, hala öyle 2. yaşını özlemle bekliyorum. benim manyak ellere ayaklara çok sevecen kesinlikle tabi kendince
0
eja
(06.12.23)
Mesela benim evin orada iki kedi var ikisi de dişi. Birini eve alıyorum çok sakin. Aylarca evin içinde dolaşmadı bile. Bir sene sonra yanıma oturmaya ve kendini sevdirmeye başladı. Ancak dışarı çıkmak isterse ve ben başka yerdeysem dikkatimi çekmek için miyavlar. Diğeri o kadar sık gelmiyor ama beni her gördüğünde kafayı yiyor sürekli tiril tiril ses çıkarıyor, üstüme tırmanmaya çalışıyor. Gidiyorsam sokağın sonuna kadar takip ediyor ya da eve dönüyorsam içeri girmeme izin vermiyor illa sevdirecek kendini. İkisi de dişi ve karakterleri tamamen zıt. O nedenle cinsiyete bağlı değil diye düşünüyorum.
0
peki madem
(06.12.23)
(3)

gumruk beyani (telefon, mont vs)

antikadimag
kutusunda kac telefon gecirebiliyorum? bir de mont falan aldim aileme onlar problem olur mu?
kutusunda kac telefon gecirebiliyorum? bir de mont falan aldim aileme onlar problem olur mu?
0
antikadimag
(05.12.23)
3 takvim yılı içerisinde yolcu beraberinde 1 adet kapalı kutu telefonu geçirebilirsin. yani bu yıl 1 adet getirdin bir sonraki vergi muafiyetli getirme hakkın 3 yıl sonra.

montlar problem olmaz.
0
ezkaza
(05.12.23)
peki 1 kapali kutuda, birini de acip cebimde kendi ikinci telefonummus gibi soksam sorun olur mu?
0
🌸antikadimag
(05.12.23)
ya her Türkiye gerçeği gibi bunda da "kontrole denk gelirsen/yakalanırsan" mantığı var sanırım.

kendi üzerine 1 telefon kaydettirebiliyorsun ama tanıdık vs. alsa kendi kaydetse problem olmaz. Vergisi verilmemiş olur, ama "hediye limiti" 430 euro görünüyor mesela millet PS5 getirip satıyordu o 500 euro hatta şimdi 549 galiba. Hiç vergi verdik diyen duymadım.
0
nhk ni youkosu
(05.12.23)
(4)

askerlik termal içlik

ahada nick
bu nane haki rengi olmak zorunda mı? bedelli gidiyorum bilmiyorum farkeder mi?
bu nane haki rengi olmak zorunda mı? bedelli gidiyorum bilmiyorum farkeder mi?
0
ahada nick
(05.12.23)
görünen şeyler haki olsun, içine giydiğin şey fark etmez. Ben gri polar giyip üstüne gömleği giymiştim mesela.
0
nhk ni youkosu
(05.12.23)
görünmediği sürece sorun yok görünürse problem olur
0
a darkness coming
(05.12.23)
donu çorabı atleti de haki alma evdekini götür, çorabı bot saklayacak zaten
0
lambırcek
(05.12.23)
askerde bu konuda en önemli giyim kuralı, alttaki haki tişört gömleğin yakasından görünecek. gerisini istediğiniz gibi halledin.
0
ckisc
(05.12.23)
(3)

VPN tavsiyesi

pokerjoker
yurtdışından yaşayan birinin türkiye'deymiş gibi bağlanabileceği ücretsiz vpn eklentisi var mı?teşekkürler.
yurtdışından yaşayan birinin türkiye'deymiş gibi bağlanabileceği ücretsiz vpn eklentisi var mı?

teşekkürler.
0
pokerjoker
(04.12.23)
windscribe
0
elvan abeyiylegezse
(04.12.23)
ücretsiz bilmiyorum ama Kaspersky VPN'i telefona kurup alırsan yıllık 90 liraya falan satıyordu.(değişmediyse) Sonra o hesabınla pc'de de kullanabiliyorsun. Ama browserdan alırsan yıllık 250-300 liraya satıyor aynı şeyi.(ki o bile diğer vpnlere göre aşırı ucuz)
0
nhk ni youkosu
(04.12.23)
surfshark
0
OgutucuRecep
(04.12.23)
(9)

Pasaportu süresi bitmeden yenileyebilir miyim?

ya ben lan neyse
10 yıllık pasaportum olsa, bitişine 1 yıl 5 ay kalsa, yenileme başvurusu yapabilir miyim? 10 yıllık sürenin sıfırlanması için?
10 yıllık pasaportum olsa, bitişine 1 yıl 5 ay kalsa, yenileme başvurusu yapabilir miyim? 10 yıllık sürenin sıfırlanması için?
0
ya ben lan neyse
(03.12.23)
yaparsın
0
jelly bear
(03.12.23)
yenileme olmuyor, yeni pasaport alıyorsunuz, numarası değişiyor yani. Ama pratikte aynı hesaba geliyor. Eski pasaportta geçerli vize varsa pasaportu imha etmeyin, o ülkelere girerken eski ve yeni pasaportu birlikte gösterirsiniz.

Edit; yeni pasaport alınca eskisi iptal olmakla birlikte fiziken sizde kalır.
0
orient blue
(03.12.23)
geçen yıl süresi çok az olmayanlar internetten randevu alamıyordu, ama o dönem kıtlık vardı basım sıkıntısı vardı şimdi düzelmiştir belki. Pasaport randevusu alabiliyorsan yenilersin, randevu vermiyorsa yine gidip şubede konuşup yenilersin(biz öyle yapmıştık)
0
nhk ni youkosu
(04.12.23)
Yenilersin ikiside durur ama nüfus tüm randevuları yıl sonuna kadar kapatmış.
0
mikahakkinen
(04.12.23)
yenileyince ikisi de durmaz. eski pasaportun iptal olur. yıl sonunda harçlar artacağı için çok ciddi yoğunluk oluyor aralık gibi. o yuzden şu an randevu bulmanız çok zor. küçük şehirlerde olabilir belki
0
faberkastelli
(04.12.23)
@faberkastelli geçen cuma yeşil pasaport almaya gittim 2 senesi olan kırmızı pasaportumu kullanabileceğimi söylediler. Arap ülkesi vb. Schengensiz ülkelere giderseniz boşuna sayfa kaybetmeyin dediler 2 pasaportta kullanıma açık.
0
mikahakkinen
(05.12.23)
@mikahakkinen siz yenilememiş, farklı türde bir pasaport almışsınız.
0
faberkastelli
(05.12.23)
@faberkastelli olabilir.
0
mikahakkinen
(06.12.23)
Ben bitmesine bir sene kala yeniden 10 yıllık almıştım. Eskisini de delip geri verdiler.
0
peki madem
(06.12.23)
(3)

Asus laptopta Ram değişimi garantiyi bozar mı?

emre513
Merhaba, Yeni bir Asus aldım. RAM yükselticem. Vatan Bilgisayar’daki eleman laptopu açıp kapamak garanti dışı bırakır dedi. Lakin pek çok yerde (hatta MSI resmi servisi de) laptopa zarar vermedikçe Ram ekleyebilirsin diyor.Doğrusu nedir?
Merhaba,
Yeni bir Asus aldım. RAM yükselticem. Vatan Bilgisayar’daki eleman laptopu açıp kapamak garanti dışı bırakır dedi. Lakin pek çok yerde (hatta MSI resmi servisi de) laptopa zarar vermedikçe Ram ekleyebilirsin diyor.

Doğrusu nedir?
0
emre513
(03.12.23)
Modele göre değişiyor. Kasayı söküp takmanız gereken bir modelse garanti gidebilir. Bunu asus teknik servisi arayarak öğrenmeniz gerekiyor. Genelde gamer bilgisayarlarında kendiniz ekleyebilecek şekilde tasarlıyorlar.
0
filipis
(03.12.23)
Mobil editi; benim düşük model basit bir asustu ve teknik servis açarsanız garanti gider dedi. Ama kuzenimde gamer modeli vardı(roc) garanti gitmez dediler.
0
filipis
(03.12.23)
eski asus rog laptopumda hdd/ssd kısmı açıktı ama yıllar sonra termal macunu yenilemek istedim, fanı ve boruları sökmek için bir bantı kesip sökmem gerekiyordu. İşte o tip bantlar "işlem yaptıysa anlayalım" diye konuyor. Ram için öyle bir durum yoktur bence ama varsa da anlayabileceğin şekilde tasarlıyorlar genelde.
0
nhk ni youkosu
(03.12.23)
(3)

yapay zeka içeren photoshop versiyonu

tabudeviren
bu versiyonda "arkadaki adamı yok et" veya "saçları sarı yap" gibi komutlar çalışıyor mu?
bu versiyonda "arkadaki adamı yok et" veya "saçları sarı yap" gibi komutlar çalışıyor mu?
0
tabudeviren
(03.12.23)
o bölgeyi seçip "şununla doldur" diyebiliyorsun. Biraz random sonuç veriyor ama çoğu durumda baya iyi oluyor.
0
nhk ni youkosu
(03.12.23)
Lisanslı alırsanız generative fill özelliği geldi Ps 25 versiyonda (Photosop 2024). Adobe firefly kullanıyor hayvan gibi iyi. (AI destekli bahsettiğiniz gibi arkaya orman koy, adamı yok et, esmer kadın ekle vs gibi uç komutları yapabilen)

Lisanssız karanlık yöntemlerle kurmuşsa kuzeniniz mesela :) onda çalışmaz.
Onda content aware fill, remove tool gibi araçlar çalışır onlar da zaten resimde olan detaylarla kaldırmaya yarar. Örneğin deniz kıyısındaki bir kişiyi çok başarılı yokedebilirken, hariçten detay uydurması gereken yerlerde ağır başarısız olur.
0
hedep
(04.12.23)
@hedep

dün lisans aldım, generative fill özelliği var. ama mesela gözleri yeşil yap diyorum, korkunç şeyler çıkartıyor. anlamadım. benim beklediğim daha iyi bir şeylerdi :)
0
🌸tabudeviren
(05.12.23)
(6)

Markalara göre debriyajın kavrama noktası

angina pektoris
Anladığım kadarıyla Renault ve Ford marka araçların debriyajları genellikle yukardan kavrıyor, eğer yanlış anlamadıysam. Peki hangi markaların debriyajları genellikle aşağıdan kavrıyor ve/veya kavrama noktası yeni nesil sayılabilecek modellerinde (5 - 15 yaş) ayarlanabiliyor?
Anladığım kadarıyla Renault ve Ford marka araçların debriyajları genellikle yukardan kavrıyor, eğer yanlış anlamadıysam.

Peki hangi markaların debriyajları genellikle aşağıdan kavrıyor ve/veya kavrama noktası yeni nesil sayılabilecek modellerinde (5 - 15 yaş) ayarlanabiliyor?
0
angina pektoris
(01.12.23)
hocam uzgunum ama markayla alakali degil o. tamamen kullanim tipi ve kullanim periyoduna bagli
0
taha1907
(02.12.23)
kavramanın aşağıdan veya yukarıdan olması genelde debriyaj baltasının yeni veya yıpranmış olması ile ilgilidir , ama karekteristik olarak soruyorsanız çok bir şey değiceğini sanmıyorum
0
Rao
(02.12.23)
benim ehliyet alırken kullandığım Hyundai Getz ve i20 çok iyiydi (aşağıdaydı), sonra babamın Renault Laguna'sına geçince çok yukarıda olduğunu görmüştüm. Genellenebilir mi bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(02.12.23)
Bazı modellerde ayarlanabiliyorken (debriyaj balatası azaldıkça) bazılarında seviye hep aynıdır.

Marka olarak değil de model model bakmak lazım farklılıklara. Çok da kafaya takmamak lazım, iyice piştikten sonra gün içinde üç farklı noktadan kavrayan üç farklı araca binseniz bile zorlanmazsınız bir süre sonra.
0
John Bloor
(02.12.23)
Yumuşak tabanlı ayakkabı ile denemek lazım.
Motor gücü, tekerlere aktarılırken o ayak tabanını gıdıklayan nokta ile debriyajın konumunu aynı anda görmek gerek

J kasa Opel Astra'da biraz yukarıdan kavrıyor.
Ama tüm opeller öyle mi ? net bir şey söylemek zor.
0
diyecevaplandı
(02.12.23)
@diyecevaplandi Benim k kasa astra da yukarıdan kavrıyordu.

Hyundai ile ben de çok rahat etmiştim nedense, Renault'lar da aynı şekilde.

Çok kısa bir süre sonra alışıyorsun kendi aracınsa. Kiralık vs. ise de yine alışılıyor.

Beni debriyajdan çok frene alışmak daha çok zorluyor mesela :)
0
chicha_v2
(02.12.23)
(7)

Mg’nin piyasası var mı

condom kurşunu
Yani sıfır alsak sonra rahat satılabilir mi? Var mı tecrübesi olan?
Yani sıfır alsak sonra rahat satılabilir mi? Var mı tecrübesi olan?
0
condom kurşunu
(01.12.23)
türk halkı genelde gözünün bol gördüğü arabaları alıp satar.
Bu sebeple piyasada fazla görülmeyen ve yeni olan bir aracın satılması tabiki diğerlerine göre daha ağır olacaktır.
0
Rao
(01.12.23)
Yani şöyle ben olsam almam. Ben de araç alma arifesindeyim. Bakıp direk eledigim markadır kendisi. Çünkü insan şunları düşünüyor
-Ben bu arabayı alsam yedek parçayı nerden bulacağım?
-sanayiye götürsem bunun ustasını hayatta bulamayacagım
-örnegin kırşehierdeyim diyelim. Orda bu markanın bakım için servisi bile yok. Arabayı bakım için alıp Taa kayseriye veya ankaraya mı gidecegim. Hele arıza varsa çekici peşinde mi koşturacagım?

Bu gibi sebepler bence çok önemli
0
limonlu eksi
(01.12.23)
Tecrübem yok ama İstanbul'da her yerde görmeye başlamıştım ben. Bence tutan markalardan olacak.
0
nhk ni youkosu
(02.12.23)
Ankara'da heryerdeler
0
mirty
(02.12.23)
Gaziantep'te aşırı fazla görüyorum. Ben de niyetlendim param yetseydi alacaktım.
0
rodeocu
(02.12.23)
Nisan ayında benzer kaygıları geride bırakıp aldım. Sık sayılabilecek kadar şehir dışı yolculuk yapıyorum her seferinde daha çok görmeye başladım.

Bende benzinli modeli var, mg4 falan da fiyat/performans aracı olduğu için çok fazla görüyorum ufak şehirlerde dahi.

Büyük şehirde yaşadığım için servisi vs. düşünmedim ama küçük şehirde yaşasam almazdım. Kim uğraşacak bakıma/tamire bilmem kaç yüz km yol yap, geri dön vs. ile
0
chicha_v2
(02.12.23)
arkasında iyi kötü doğan grubu var. trafikte de görüyorum, sorun olacağını sanmam.
0
mattiadestro
(03.12.23)
(2)

eğitimciler için mikrofon kalitesi yüksek kablosuz kulaklık

Rao
Merhabalar, Sesi kalite kaybı olmadan temiz bir şekilde karşı tarafa iletebilen , mümkünse gürültü giderme ( noise canceletion) özelliği olan bir kulaklık tavsiye edebilir misiniz ? Teşekkürler
Merhabalar,

Sesi kalite kaybı olmadan temiz bir şekilde karşı tarafa iletebilen , mümkünse gürültü giderme ( noise canceletion) özelliği olan bir kulaklık tavsiye edebilir misiniz ?

Teşekkürler
0
Rao
(01.12.23)
hiçbir kulaklık mikrofon sesini temizlemez, onu telefon/laptop yazılımla yapıyor.

kablosuz kulaklıkların mikrofonları kötü. Kablosuz veri aktarımı yüzünden ekstra sıkıştırıyor ve kaliteyi düşürüyorlar.

boya m1 tarzı yaka mikrofonu + sadece dinlemek için kablosuz kulaklık en iyi seçenek. Ben 7 yıl öğretim görevliliği yaptım Covidden önce de uzaktan öğretim programımız vardı, ben evde düzgün condenser mikrofon ile, okulda Rode Smartlav+ yaka mikrofonuyla yaptım bu işleri.

Lütfen kablolu düzgün bir mikrofon ile kayıt alın, kesilen bozulan kötü ses ile ders anlatmış olmayın.
0
nhk ni youkosu
(01.12.23)
Kablolu lavalier +1

Boya fiyatına göre güzel ama ondan daha iyisi bulabilirseniz purple panda. Daha çok param var derseniz rode.
0
orient blue
(01.12.23)
(6)

Mikrodalga ne kadar zararlı gerçekte? Kullanıyor musunuz?

winston insani
Merhaba,Babam ev hediyesi olarak mikrodalga fırın almış arçelikten. Ben pek kullanmıyordum şimdiye kadar "sağlık" açısından ama babam alınca şimdi mecburen bunu mutfağa koyup kurmak gerekiyor.Siz kullanıyor musunuz? Veya gerçekten bahsedildiği kadar sağlıksız bir yöntem mi mikrodalga fırın? Doğru ku
Merhaba,

Babam ev hediyesi olarak mikrodalga fırın almış arçelikten. Ben pek kullanmıyordum şimdiye kadar "sağlık" açısından ama babam alınca şimdi mecburen bunu mutfağa koyup kurmak gerekiyor.

Siz kullanıyor musunuz? Veya gerçekten bahsedildiği kadar sağlıksız bir yöntem mi mikrodalga fırın? Doğru kullanmak için tavsiyelerini varsa alabilirim.
0
winston insani
(01.12.23)
bebek mamaları bile mikrodalgada ısıtılıyor. ben içim rahat şekilde kullanıyorum.
0
brakgn
(01.12.23)
Sağlıksiz olduğuna dair hiç bir kanıt yok. Rahat rahat kullan.
Pişirmek için değil ısıtmak için kullanıyorum sadece
0
kisa
(01.12.23)
Zararlı olması için hiçbir sebep yok
0
nundu
(01.12.23)
Zararlı olduğuna dair bir kanıt yok benim bildiğim, insanlara bu algı nereden oturmuş; hiç bilmiyorum. Yıllardır da kullanırım.


İçine alüminyum folyo vs koymadiginiz müddetçe sorun yok.
0
fraise
(01.12.23)
ilk defa duyuyorum böyle bir şey. niçin zararlı olsun ki
0
abelardo
(01.12.23)
Evrim Ağacı linki: dar.vin

deq.utah.gov
ionizing olanlar zararlı.
0
nhk ni youkosu
(01.12.23)
(3)

Türkiye'de baslayan dis teli tedavisinin yurtdisinda devami

chihirovekohaku
Arkadaslar, Dis teli tedavisine Türkiye'de baslayip aylik kontrollerini Almanya'da yaptiran arkadaslar var mi aramizda? Kardesim Türkiye'de dis teli taktirmayi dusunuyor ama aylik kontroller icin her seferinde Türkiye'ye ucmak pek pratik bir yol degil gibi. Su an dil kursu icin Berlin'de ve ardindan
Arkadaslar,

Dis teli tedavisine Türkiye'de baslayip aylik kontrollerini Almanya'da yaptiran arkadaslar var mi aramizda?

Kardesim Türkiye'de dis teli taktirmayi dusunuyor ama aylik kontroller icin her seferinde Türkiye'ye ucmak pek pratik bir yol degil gibi.
Su an dil kursu icin Berlin'de ve ardindan yüksek lisansa baslayacak. Basit bir sigortasi var Care Consept'ten. Muhtemelen dis teliyle ilgili masraflari karsilamaz.

Siz bu isi nasil cozdunuz? Fikir verebilecek arkadaslar var mi?
Simdiden tesekkürler.
0
chihirovekohaku
(01.12.23)
bilemiyorum, ben de ortodonti oldum. öncelikle bu öyle 1 haftalık bir seansla olacak iş değil. gidecek belki yer açmak için dişleri çekilecek falan 1-2 ay sürecek. sonra kontrollerde teller sıkılacak falan, damaklık yapılacak. yani buradaki doktorla konuşmanız gerekli. hatta burada doktora tam tedavi parası verirsiniz, sonra oradaki doktora da kontrol diye para verirsiniz, tedaviyi orada yaptıracağınız fiyata gelir. oradaki doktor da kabul eder/etmez, tedavi yanlış der falan.
0
malheiros
(01.12.23)
çok büyük hareketler gerektiren bir şey değilse--> Invisalign
bir tık pahalı olabilir ama çok daha rahat. Ortodontistin ilk aşama sonrasında yaptığı bişey de yok, bütün plan Amerika'da yapılıp basılıp geliyor, o arada kontrol edip biraz daha uzun kullan vs. diyor çok saçma bir durum varsa yeni plak sipariş ediyor.
0
nhk ni youkosu
(01.12.23)
Her seferinde ucmasi makul bir yontem. Berlin Istanbul arasi icin duzgun planlamayla ucuz ucus bulunabilir, ki o bile her kosulda tedaviyi direkt Almanya'da yaptirmaktan daha ucuza gelecektir. Bir de Almanya'yi tanimayan networku olmayan cocuk zaten oranin standartlarinda kaliteli bir doktor tavsiyesi bulamaz. Dolayisiyla Istanbul her turlu en mantiklisi. Dil okuluysa zaten agir bir akademik temposu da olmayacak git gele engel olusturacak.
Son olarak bu isler benim cocuklugumdan beri cok degismediyse her her ay kontrolluk bir durum yok. Sorarsiniz Istanbul'da karar kildiginiz doktor da.
0
hot potato
(01.12.23)
(10)

erkekler neden atkı takmıyor

penceredengorunenmorbina
böyle bir şey gözlemledim.ihtiyaç mı duymuyorsunuz, genel olarak takılmadığı için mi takmıyorsunuz?
böyle bir şey gözlemledim.
ihtiyaç mı duymuyorsunuz, genel olarak takılmadığı için mi takmıyorsunuz?
0
penceredengorunenmorbina
(30.11.23)
Atkı aksesuar gibi bir şey, gereksiz yük. F/P yok.
0
Bir ben var benden şurada
(30.11.23)
gereksiz yük geliyor. takan baya var ama.
0
jelly bear
(30.11.23)
gereksiz yük +1
takan bir daha takmamıştır çünkü kesin bir yerde unutmuşuzdur veya hacılamışlardır.
0
lazpalle
(30.11.23)
ben takıyorum, soğuğu güzel kesiyor bence.

edit: yük olma konusu şöyle, mont giyince cepleri yetiyor sadece onunla çıkıyoruz diyorsanız evet. Ama ben hep bi sırt çantasıyla dolaşıyorum çünkü laptop veya tablet yanımda oluyor, şemsiye oluyor, ıslak mendil vs. koyabiliyorum bu sebeple zaten atkıyı da çıkarınca koyacağım bir çanta hazır.
0
nhk ni youkosu
(30.11.23)
Ben çok severim ya. Hatta herkes sever diye biliyorum, karikatürü de var umut sarıkayanın.

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
Tisatiaşer
(30.11.23)
Erkek arkadaşım 39 yaşında ilk defa benim hediyem ile atkı taktı. Öncesinde “ne gereksiz” diyordu şimdi kendi kendine gidip ikinci bir atkı daha almış :d

Bence çoğu denemediği için farkı bilmiyor. Atkı müthiş bir icat.
0
ruhen hastayim ben
(30.11.23)
Sıcaklıyorum hemen.

Bir de İstanbul'da öyle çok soğuk olmuyor kendi yaşam düzenimde en çok birkaç saat dışarıda oluyorum. Saatlerce soğukta yağmurda kalacak olsam içlik bile giyerim rahatıma düşkünümdür.

20'li yaşlarımda da bere takmazdım artık takıyorum. Emekliliğim yaklaşınca atkı da takmaya başlarım belki belli mi olur :D
0
chicha_v2
(30.11.23)
çocukken annemin üşütme atkı tak baskıları sonucu takmam dışında kendi isteğimle takmadım hiç herhalde. Boynum üşümüyor ki benim o açıdan çok mantıksız buluyorum. Benim bi burnum üşüyor atkının işe yarayabileceği alanda, orda da gözlüklü olduğum için atkıyı burna kadar çekince gözlük buğulanması gibi sekonder sıkıntılar çıkıyor.

Ayrıca çok komik biliyorum ama atkıyı boyna düzgün dolamayı beceremiyorum. Mağazalarda bi iki denemiştim kendimi boğmaya çalışmışım gibi durdu dsjdjs
0
nundu
(30.11.23)
Montlari korunakli oldugu icindir. Bi suru dugmesiz bagri acik kaban/montum var. Birak boynumu kapatmayi govdem bile usuyebilir. Sorun bizde sanki :)
0
ala09
(30.11.23)
Mont, kaban vs ne kadar kalın olursa olsun boyun tarafından insanın içine rüzgar ve soğuk giriyor. Ben takıyorum ve baya da fayda görüyorum soğuklarda, şu karikatürdeki gibi takıyorum hatta;

durmabak.blogspot.com

Çok sıcakladıysam atkıyı çözüyor yeşilçam kötü adamları gibi iki ucunu boyundan aşağı sarkıtıyorum, montun da önünü açıyorum.
0
John Bloor
(01.12.23)
(4)

Gece için acil otele giriş hk

les yeux blanches
Arkadaşlar mesela gece kız arkadaşınızla ani bir karar verip otele gitmek istesek oteller kabul ediyor mu?Özellikle kurumsal ve popüler otellere bu şekilde gece check-in yapabiliyor muyuz?Yoksa nüfus cüzdanı veya başka bir sorun çıkarıyorar mi?
Arkadaşlar mesela gece kız arkadaşınızla ani bir karar verip otele gitmek istesek oteller kabul ediyor mu?
Özellikle kurumsal ve popüler otellere bu şekilde gece check-in yapabiliyor muyuz?
Yoksa nüfus cüzdanı veya başka bir sorun çıkarıyorar mi?
0
les yeux blanches
(30.11.23)
boş oda varsa kabul ederler tabi ama sorun dediğiniz nedir? Kimlik alıp emniyete bildirme prosedürü hep yapılan bir şey, düzgün yerler onu illa istiyorlar. Kimlik vermeyeceğiz derseniz oda vermeyebilirler.
0
nhk ni youkosu
(30.11.23)
kabul eder niye etmesin. bazı oteller muhafazakar sadece evlilik cüzdanı isteyebilir.
ama tutucu olmayan şehirlerde 3 yıldız ve üstü istemez genelde.
0
jelly bear
(30.11.23)
Kalburustu (4 yildiz + ) oteller cuzdan falan istemez.

GBT her turlu kontrol ediliyor, ondan kacis yok. Asker kacagiysan mesela ya da hakkinda arama karari falan varsa aksam gelip yataktan alirlar.
0
cooperr
(30.11.23)
5 yıldız otelin evlenme cüzdanı istediği yerler var.Gitmededen telefonla rezervasyon yaptırmak, o esnada da sormakta fayda var.

Hatta trivago benzeri sitelerde oteli incelersen sayfa altlarında özel şartlar falan diye sadece aile kabul edilir cümleleri olabiliyor.
0
Mirket
(30.11.23)
(5)

Yaşlanınca paraya daha çok önem veriliyor mu?

alpergoker
Mehmet Demirkol'un Socrateste yaptığı programa konuk olan Engin Günaydın'ın programda kendisi ile ilgili yaptığı bir itirafı var. '' Ben yaşlandıkça parayı daha çok sevmeye başladım. Eskiden hiç öyle duygularım yoktu. Eskiden çok iyi paralar kazanabilirdim ama o zaman o ukala tavırlarım yüzünden çok
Mehmet Demirkol'un Socrateste yaptığı programa konuk olan Engin Günaydın'ın programda kendisi ile ilgili yaptığı bir itirafı var.

'' Ben yaşlandıkça parayı daha çok sevmeye başladım. Eskiden hiç öyle duygularım yoktu. Eskiden çok iyi paralar kazanabilirdim ama o zaman o ukala tavırlarım yüzünden çok büyük paraları reddettim ve bu duygu canımı sıkıyor.

Ben para kazanama hırsıyla gençliğini harcayıp sonrasında hayatı ıskaladığının farkına varma duygusunun daha çok canını acıtacağını düşünürdüm. O yüzden bu itirafı görünce biraz şaşırdım.

Peki siz ne düşünüyorsunuz? Şöyle biraz hayat tecrübesi olanlar yazarsa güzel olur.

A) Ulan gençliğimizde hayatı ıskalamayalım diye az kazanalım ama iş-ev çemberinde ömrümüzü harcamayalım dedik. Keşke gücümüz varken kazanabildiğim kadar çok kazansaydım, bu yaşlarda rahat ederdim.

B) Ömrümüz birikim yapmakla geçti. Evim, arabam, gelirim var ama hayat akıp gitti. Bu saatten sonra ben neyleyim parayı.
0
alpergoker
(27.11.23)
hangisini yaparsan öbürüne "keşke" diyeceksin :D

Bir yönetmen hocamız vardı 80'lerde güzel filmler yapıp iyice para kazanmış, "şimdi olsa ikinci filmi yapmaz Galata'da apartman alırdım" dedi :D Evi vardı ama aslında komple apartmanı alacak parası varmış, o gidip film yapmış. O yaşta idealinin peşinden gitmiş, yaşlanınca anlamsız diyor aynı Günaydın gibi.

Fakat tam tersi full para biriktirip sonra harcayamadık şurayı gezemedik diyen de var.

edit: mesela George Lucas da bir röportajında özet olarak "ulan Star Wars'un peşine kapıldık gittik aklımdaki deneysel işleri yapamadım" diyordu. Dünyaya hayvan gibi büyük bir marka kazandırdı, 4 milyar dolara her şeyi Disney'e sattı, ILM gibi Pixar gibi şirketleri kurdu ama yapamadığı filmler hala aklında.
0
nhk ni youkosu
(27.11.23)
eh yani, bence bunun çözümü şu: 20 yaşında o an kendi canının istediğini bilinçli bir şekilde yapmışsan 50-60 yaşına gelince pişman olmaman gerekir. "o zaman onu istiyordum demek ki, geçmişe gitsem muhtemelen yine o şekilde yapacağım" diye düşünüyorum ben.

eğer 20 seneni zengin olmak için heba edersen 50-60 yaşına gelince "bütün hayatımı zengin olmak için heba ettim, şimdi ekrandaki rakamlara bak dur" diyeceksin belki de. para sana rahatlık verecek ama yaşadığın stresler belki de gezip tozmanı engelleyecek vs.

dengeli yaşamak önemli bence. bir de, bir kişinin düşüncesini bütün insanlığa genelleyemeyiz.

ben de mesela bir kitapta sıradan birinin hikayesini okumuştum. o da bir restoranı için gece gündüz uğraşıyordu, zengindi, ünlü kişiler geliyordu restorana. tabii psikolog, adamın bunu hayattan kaçmak için yaptığını görüyor, bu ayrı bir konu ama adam, psikoloğa "şimdi görüyorum ki hayatım boyunca yaptığım tek şey bir restoran idare etmekmiş" diyor.

edit: bu arada programı izledim. adam evet aptal kafam falan diyor ama espri yapıyor olabilir, bir de 1-2 cümlesinden sürekli buna hayıflandığı sonucunu çıkaramayız. hepimiz, mesela ben de arada öyle laf olsun diye bir şeyler söylüyorum, şimdi 2 cümlemi cımbızla çekip unutmamış biri gelip "ama sen 3 sene önce böyle demiştin, hayata böyle bakmıyor muydun" dese ben "ohooo, onu öylesine laf arasında söyledim, o günden sonra fikrim çok değişti" falan derim.
0
ahm1
(27.11.23)
o adamin durumu senin sorundaki gibi degil ama. o biraz enayilik yapmis gibi olmus.

normalde iki sik da mantikli olabilir. bazilari risk alabilir, bazilari ise memur kafali ve garantici olmayi sever. ikisini de abartmamak ve orta yolu bulmak lazim bence. bircok seyde oldugu gibi. yine de bir tarafi sececek olsam A sikkini secerdim. hayati olmeyecekmis gibi yasamamak lazim. gunlerimiz sinirli. bunun farkina varmak kolay degil tabii. farkindayim desen de gercekten o moda girmek farkli bir olay.
0
bohr atom modeli
(27.11.23)
şu an 34 yaşındayım. 20'li yaşlarda para sevgim yoktu. üniversite okurken 3 yıl çalıştım ama çok para kazanabileceğim işler yerine bir şeyler öğreneceğim işleri seçtim. paramla her ay 15-20 kitap alıyordum. yeteneğim olmamasına rağmen merak ettiğim enstrümana, fotoğraf makinesine vs para veriyordum. genel olarak yemeğe ortalama öğrenciden daha fazla para harcıyordum. öğrencilik sonrası da bu şekilde devam etti. Daha prestijli ve maaşı yüksek şirketler ve işler yerine sevdiğim işe girdim. rahatlıkla araba alabilecekken, ev taksidine girebilecekken bu işleri boş buldum. har vurup harman savurmadım ama para biriktireyim diye de kasmadım. iş değiştirirken maaşı pek önemsemedim, seveceğim şirketleri maaşa pek bakmadan tercih ettim. borsa vs'ye vakit ve motivasyon ayırmayı da hayatı kaçırma ve para sevgisini abartma olarak gördüm.

tüm bunlarda temel varsayımım da emeğimle her zaman kendime yetecek kadar kazanacağım ve fazlasına da ihtiyacım olmamasıydı. hastalık vs gibi durumları, TR'deki berbatlaşan emeklilik şartlarını dikkate almıyordum.

evlenirken aynı zamanda yeni bir işe giriyordum. o süreçte bir ailenin sorumluluğunu almak vb şeylerden dolayı ilk defa maaşı önemsedim ve 8 ay önceki işimdeki maaşımın 2 katından azını kabul etmedim. ufaktan birikim yapmaya başladım ama biriktirdiğimi dolar yapıyordum sadece.

pandemi ve sonrasında hem pandemi psikolojisi, hem yaşımın ilerlemesi, hem emlak piyasasının kötü olması-kiraların uçuşu vs sebeplerle ev ve araba alma fikirlerine yatkınlığım artmaya başladı. yine aynı süreçte serbest çalışıp az daha az öğretici, dinamik olsa da daha fazla kazanabileceğim işlere evet dedim. sonra da normaldeki iş yükümden daha fazlasını almaya başladım enflasyonla baş edebilmek için. bunun sonucunda bir araba aldık. ev hala uzak bir şey gibi düşünürken geçen sene ev sahibi evi satıyorum dedi. kira 3 bin veriyorduk ama çıkıp aynı eve girsek 10 bin olacaktı. gözümüzü karartıp krediyle ev aldık. kredi taksidi 20 bin. aynı evin kirası şu an 20 bin.

eve gözümü kararttıktan sonra bu konulardaki cesaretim çok arttı. Aynı şekilde geleceğimi garantiye alma konusundaki kaygım daha fazla arttı. geçen sene bu zamanlarda borsa yatırımına başladım.

hedefim 10-12 yıl içerisinde hiç çalışmasam da geçinecek kadar birikim yapmak. 5-7 yıl içerisinde de tam zamanlı çalışmayı bırakacak lükse sahip olmak.

özetle, geriye dönüp bakınca çok pişman değilim, çünkü ilgilendiğim alanlarda okuma yaptım, ilgilendiğim şeyler üzerine çalıştım vs. Bunlar beni şu anki ben yaptı. emeğimle çalışabildiğim teknik bir iş yapıyorum, sosyal bilimler konusunda birikimim var az buçuk vs. Diğer yandan da tamamen kendimi kaptırma şeklinde olmasa da keşke biraz birikim ve yatırım eğilimim olsaydı diyorum. Ucuzundan da olsa bi araba, bi ev alsam, biraz kenara atıp yatırım yapsam şimdi daha iyi durumda olurdum.
0
perferil
(27.11.23)
(5)

Trafikte şu durumda kim suçludur?

psmstc
Sağ şeritte araçlar park etmiş. Parkeden araçların sol yanından sıfır bir biçimde motor geçerken sağdaki park halinde araç sürücüsü sürücü kapısını açıyor. Motorlu kapıya dikine çarpıp düşüyor. Hafif yaralanıyor. Bu durumda hangi taraf suçludur? Şikayet halinde hapis cezası para cezası vs olur mu?
Sağ şeritte araçlar park etmiş. Parkeden araçların sol yanından sıfır bir biçimde motor geçerken sağdaki park halinde araç sürücüsü sürücü kapısını açıyor. Motorlu kapıya dikine çarpıp düşüyor. Hafif yaralanıyor.

Bu durumda hangi taraf suçludur? Şikayet halinde hapis cezası para cezası vs olur mu?
0
psmstc
(26.11.23)
sağdaki aracın şoförü arkayı kontrol etmeden kapıyı açmamalı. araç şoförü hatalı.
0
sta
(26.11.23)
"sol yanından sıfır bir biçimde motor geçerken"
motor şeritten/ortadan gitmiyor o da sıkıntı ama şoför de bakıp açmalı. Ama aynada ölü bölgeye gelmiş olabilir, Dutch Reach dedikleri ters kolla açıp arkaya bakma işi önemli ama çoğu kişi yapmıyor, aynadan bakıp geçiyor veya hiç bakmıyor.
0
nhk ni youkosu
(26.11.23)
park halinden harekete geçen şoför sinyal verip, aynadan yola bakıp kontrollü çıkış yapmalıdır. park eden araç ise parktan sonra kontrollü olarak kapıyı açmalıdır.

araç şoförü hatalı. motor veya diğer araç şoförleri kenardaki yüzlerce aracın içini görüp kontrol edemezler.
0
avatar is back
(26.11.23)
motor da hatalı, çünkü "park halindeki aracın kapısı açılmaz" diye bir kaide yok. araç sürücüleri yol ve trafik durumuna uygun kullanmak zorundalar, genel kaide budur. ona göre sıfır geçmeyecek veya sıfır geçiyorsa da güvenli şekilde durabilecek hızda geçecek. hapis falan çıkmaz, para cezası da zannetmiyorum.
0
malheiros
(26.11.23)
İki taraf da hatalı değil mi? Motosiklet hakkında çok bir bilgim yok ancak eğer doğru biliyorsam motosikletlerin şerit kullanımları otomobillerle aynı. Yani motosikletli eğer sağ şerit kapalıysa sol şeridi ortalayarak gitmeliydi.

Aynı şekilde araçtan çıkarken emniyetli çıkış yapmak da park halindeki aracın sürücüsünün vazifesi.

Burada tek başına ya o ya bu hatalıdır demek çok mümkün değil gibi.
0
akhenaten
(26.11.23)
(6)

F/p komedyeniniz kim

lapaz
500 liralik bileti olan da var 300 de. Hangisi daha komik emin degilim?
500 liralik bileti olan da var 300 de. Hangisi daha komik emin degilim?
0
lapaz
(26.11.23)
özgür turhan
nevzat can ünsal
salih tıraş
0
jelly bear
(26.11.23)
Ben bu aralar Özkan Çelik'e gülüyorum ama Özkan Çelik yazınca çıkmıyor Google'da Özkan Çelik stand-up falan yazmak gerekiyor, sanırım bi tek ben gülüyorum.
0
Bir ben var benden şurada
(26.11.23)
nevzat can ünsal'ı beğeniyorum ama 500 tl olsa gitmezdim sanırım, internetten takip etmeye devam ederdim.
0
noxie
(26.11.23)
Güldür güldürde bazılarına gülüyorum sadece. Özel biri yok.
0
baldan kaymak
(26.11.23)
Nevzat Can Ünsal'a gittim, 200 liraydı galiba. Kendisini severim ama şovu ortalama bence, ne beklediğine göre değişir yani.

Sonra evde Deniz Göktaş'ın şovunu izledik, ben bayıldım eşim de "bu çok daha iyiydi" dedi. Bu adamın yeni şovuna 500 falan veririm mesela.
0
nhk ni youkosu
(26.11.23)
Kalt, Özgür Turhan, Deniz Göktaş
0
laputa
(27.11.23)
(5)

Kripto dedikoduları

hede hodo
Ofiste işi gücü olmayan arkadaşlar toplanıp böyle uçacak şöyle uçacak muhabbetleri yapıyorlar.Ben hiç bulaşmadığım için kulak da kabartmıyorum açıkçası:)Cidden siz nasıl görüyorsunuz? Alan kar edecek düzeylerde mi?
Ofiste işi gücü olmayan arkadaşlar toplanıp böyle uçacak şöyle uçacak muhabbetleri yapıyorlar.
Ben hiç bulaşmadığım için kulak da kabartmıyorum açıkçası:)
Cidden siz nasıl görüyorsunuz? Alan kar edecek düzeylerde mi?
0
hede hodo
(25.11.23)
bu normalde sat sinyalidir :D bakalım yakında %20-30'luk sağlam bir düşüş görecek miyiz.

normal şartlarda, halving denen btc yarılanması sonrasında 1 yıl içinde vs. sağlam yükseliş olur, ben 2017'den beri bu zamanlamalarla girip para kazandım. Her seferinde "bu sefer farklı" denir benzer şeyler olur. Şimdi yarılanma Nisan 2024 gibi, ben o yüzden 2025 civarı yeni all-time-high bekliyordum. Ama şu an 2-3x yapan coinler var tabii. Ama Aralık 2017 veya Nisan 2021 gibi çılgınlık döneminde değiliz ve biraz uzağız bence. Henüz değil ve git gide pasta bölünüyor "diminishing returns" dedikleri şey gerçek. Eskiden 100x yapan şey şimdi 10x yarın 3x sonra 1.5x yapacak.
0
nhk ni youkosu
(25.11.23)
Son birkaç ayda bitcoine bağlı olarak bütün coinler en az yüzde 50 artti
0
sanguine
(25.11.23)
Bu iş kumar. Eğer matematiği sürekli tutsaydı kripto uzmanları ferrariden aşağı araca binmezdi
0
Unde bach canim
(26.11.23)
yatırım yapmak istiyorsak yatırım bilgimizi arttırmamız gerekiyor, bunları bilmeden hareket etmek kumardan farksızdır.

Bitcoinin yükselişinin altında yatan çok sebep var.

Bunlardan bazıları

-etf onayı beklentisi
-fed in faiz artırmada elinin güçsüz kalması, muhtemelen sonraki toplantılarda faizlerin sabit kalacağı sonrasındada faiz indirimi beklentisi, buda zayıflayan dolar gücü karşısında , Amerikan doları fiziki varlıklara ve ucuz kalmış bitcoine doğru haraket ediyor.

Bu anlamda bitcoinin yükselme potansiyeli giderek artıyor ama bununla birlikte etf başvurusu onaylanmaz ise önceden satın alınmış olan bu beklentiyi yatırımcılar satacak ve düşüşe geçecektir.
0
Rao
(26.11.23)
en son muhabbette blackrock eldeki parayı salacaktı piyasaya ve kripto para borsasında dalgalanma yaratmak istediği. bununla beraber düşüş olursa bitcoinleri toplamak istiyormuş. merkeziyetsiz para sistemi ile eski kafadaki abilerin savaşı var şu anda. kendi kriptoları topladıktan sonra da neler yapabileceğini siz düşünün...
0
evimin paspasi
(26.11.23)
(3)

İkinci el satışlarda parayı elden almak

dedeminhirkasi
İkinci el satışlarda telefon olur televizyon okur veya ne satıyorsanız artık parayı elden mi alıyorsunuz yoksa ibana gönderilmesini mi talep ediyorsunuz veya nasıl denk gelirse mi?
İkinci el satışlarda telefon olur televizyon okur veya ne satıyorsanız artık parayı elden mi alıyorsunuz yoksa ibana gönderilmesini mi talep ediyorsunuz veya nasıl denk gelirse mi?
0
dedeminhirkasi
(25.11.23)
Mümkünse elden almam. Bankamatik vs varsa orada yatırmasını vs isterim. Nakite güven olmaz sahte vs olabilir.
İkincisi telefon gibi bir şey hiç satmadım ama şu IMEI numaralı şu marka telefonu sattım/aldım diye bir basit sözleşme imzalamak en azından kafamı rahat ettirir. Ya da havale açıklamasına yazılır..
0
anon1m
(25.11.23)
iban. Fast sistemiyle artık çok rahat o iş.
0
nhk ni youkosu
(25.11.23)
2 defa elden alim satim yaptim (dslr ve latop) onun stresi bana yeter. birdahakinde yapmam
0
dogredsector
(25.11.23)
(2)

Almanya'dan Türkiye'ye giriş için pasaport geçerlilik tarihi

les yeux blanches
SelamlarArkadaşımın pasaport geçerlilik tarihi 03.02.2024Kendisinin Türk vatandaşlığıda var.24 Aralık - 5 Ocak arasında Türkiye'ye gelmek istiyor.Pasaport süresi 6 aydan az olduğu için Türkiye'ye girişte bir problem yaşar mı acaba?
Selamlar

Arkadaşımın pasaport geçerlilik tarihi 03.02.2024
Kendisinin Türk vatandaşlığıda var.
24 Aralık - 5 Ocak arasında Türkiye'ye gelmek istiyor.
Pasaport süresi 6 aydan az olduğu için Türkiye'ye girişte bir problem yaşar mı acaba?
0
les yeux blanches
(25.11.23)
Alman mı?
Şimdi çok acı ama gerçek bir şeyi yazacağım bilmeyenler öğrensin:
www.mfa.gov.tr

Vatandaşları süresi sona ermiş pasaport ve kimlik kartlarıyla ülkemize girebilen ülkeler listesi
1. Almanya-Geçerliliğini son 1 (bir) yıl içerisinde yitirmiş pasaport.
Almanya-Geçerliliğini son 1 (bir) yıl içerisinde yitirmiş kimlik kartı.

Vatandaşları ulusal kimlik kartları ile de ülkemize girebilen ülkeler listesi
1. Almanya

--
ek olarak, Türk vatandaşlığı varsa pasaport olmadan sadece kimlikle giremiyor mu ki, onu bilmiyorum bak. Alman vatandaşı girebiliyor ama xD
0
nhk ni youkosu
(25.11.23)
hicbirsey olmaz yaw neden olsun..

ben suresi 6 ay gecmis tc pasaportuyla giris yaptim en son, yasadigim sehirde konsolosluk yok vaktim olmadi yenileyemedim dedim gec dediler.
0
cooperr
(25.11.23)
(3)

Youtube automation yaparak para kazanan var mı?

yazamajor
Bu konuyla ilgili çok fazla içerik gördüm son zamanlarda. Bilmeyenler için, Fiverr gibi sitelerden ucuza video editor bulup toplu video ürettirip onları istikrarlı bi şekilde paylaşıyorlar, zamanla kanal büyüyor ve pasif gelir oluşuyor. İngilizce içeriklerin milyon izlenmeye 10 bin dolar bandında pa
Bu konuyla ilgili çok fazla içerik gördüm son zamanlarda. Bilmeyenler için, Fiverr gibi sitelerden ucuza video editor bulup toplu video ürettirip onları istikrarlı bi şekilde paylaşıyorlar, zamanla kanal büyüyor ve pasif gelir oluşuyor. İngilizce içeriklerin milyon izlenmeye 10 bin dolar bandında para verdiği ortamda güzel yatırım gibi geliyor kulağa. Bu konuda veya en azından kendi yaptığı videolarla para kazanma konusunda fikri/birikimi olanlar yeşillendirebilir.
0
yazamajor
(25.11.23)
Olabilir ama bence senin atladığın şey yüzeysel olarak geçtiğin "zamanla kanal büyüyor" detayı, sen istikrarlı bir şekilde video paylaşıyorsun diye kanalın zamanla büyüyeceğinin bir garantisi yok, kanalın büyümesi için bence çok farklı nedenler var.
0
Bir ben var benden şurada
(25.11.23)
chapgpt + canva ile üretip yükleyen de var.

Önemli olan insanların izlemesi beğenmesi, retention yüksek olursa Youtube öne çıkarıyor. Burada ucuza bolca yapılmış şeyden çok, outsource edilmiş vakit harcanmış şeyler tutuyor benim gördüğüm. Bir videoya 500 dolar harcamış ama karşılığında çok daha fazlasını kazanmış tipler var. Mesela birine metin hazırlatıyor, birine motion graphics & kurgu yaptırıyor, AI voice over yaptırıyor (artık çok başarılı bu tür şeyler) bu şekilde atıyorum Türkiye'de Evrim Ağacı'nın yaptığı içerikleri çok daha aktif bir kurgu ve motion grafiklerle yaptırmış oluyor.
0
nhk ni youkosu
(25.11.23)
arada izlediğim bi twitch yayıncısı var. adamın twitch'de belli bi kitlesi de var hani öyle boş değil ama neredeyse 10 senedir youtube'a istikrarlı bi şekilde video atıyor, öyle otomasyon falan da değil, emek veriyor hazırlıyor, thumbnaili falan her şeyiyle neredeyse 10 senedir baya binlerce video yükledi pes etmeden ama ne kanalı büyüdü ne de izlenme elde edebildi. ingilizce kanal açtı yine aynı şekilde.

ingilizce'de rekabet daha çok olduğu için izlenme elde etmek de daha zor gibi geliyor bana. yine bildiğim birkaç yabancı var böyle yıllarca usanmadan istikrarlı bi şekilde video atıp ortalama 10-20 izlenmeyi bile zor görenler ve bir türlü izlenme elde edip büyüyemeyenler.

yani kısaca istikrarlı bi şekilde video paylaşmanın büyümeyi getireceğinin garantisi yok ilk cevapta dendiği gibi.
0
kim bilir
(25.11.23)
(1)

mikrofon bağlantısı

nerthus_
Linkteki mikrofonu laptoba bağlayıp kullanmak için alacağım. Ancak laptoba bağlamak için bununla birlikte kablo geliyor mu anlayamadım?https://www.amazon.com.tr/Behringer-Kondenser-St%C3%BCdyo-Kay%C4%B1t-Mikrofonu/dp/B000CZ0RLK/ref=pd_sbs_sccl_3_5/260-3296772-3071055?pd_rd_w=evg57&content-id=amzn1.s
Linkteki mikrofonu laptoba bağlayıp kullanmak için alacağım. Ancak laptoba bağlamak için bununla birlikte kablo geliyor mu anlayamadım?

www.amazon.com.tr
0
nerthus_
(24.11.23)
güç (+48v phantom power) verecek bir ses kartı lazım buna.

USB condenser mikrofonlara bakın (Blue Yeti USB, Rode NT-USB vs.)
0
nhk ni youkosu
(24.11.23)
(4)

Kaç kilo ağırlık kaldırıyorum?

Bir ben var benden şurada
Soruyu sorarken bile ya böyle soru olmaz diye geçiyor aklımdan ama ne yazık ki sormak zorundayım. 2 elimizde birer tane 15 kiloluk dumbbell'la curl yaparken 15 kiloyla mı curl yapmış oluyoruz 30 kiloyla mı acaba?
Soruyu sorarken bile ya böyle soru olmaz diye geçiyor aklımdan ama ne yazık ki sormak zorundayım. 2 elimizde birer tane 15 kiloluk dumbbell'la curl yaparken 15 kiloyla mı curl yapmış oluyoruz 30 kiloyla mı acaba?
0
Bir ben var benden şurada
(24.11.23)
"30 kiloyla curl yapıyorum" dersen herkes iki tane 30 ile yapıyorsun sanar.
0
John Bloor
(24.11.23)
15 kg ile.
0
logisticsmanager
(24.11.23)
15 denir.
0
Unde bach canim
(26.11.23)
bu 15kg fakat göğüs hareketi yapıyor olsan 30 diyebilirsin herhalde.
0
nhk ni youkosu
(26.11.23)
(6)

Küvet tıkanıklığı

owaki
Birkaç ay önce 20+ yıllık biraz bakımsız bir daireye taşındım.Giderde saç, kıl vs yok. Ama duş alırken bi yerde bi tıkanıklık olup su yükseliyor, birkaç dakikadan fazla kalmak kirli suda yıkanmaya dönüyor. Suyu kapattığımda birkaç dakika içinde akarak boşalıyor ama, giderden aşağıya giden su, duş ba
Birkaç ay önce 20+ yıllık biraz bakımsız bir daireye taşındım.
Giderde saç, kıl vs yok. Ama duş alırken bi yerde bi tıkanıklık olup su yükseliyor, birkaç dakikadan fazla kalmak kirli suda yıkanmaya dönüyor. Suyu kapattığımda birkaç dakika içinde akarak boşalıyor ama, giderden aşağıya giden su, duş başlığından akan sudan az işte.

Bir kutu kireç çözücü döktüm geceden, işe yaramadı.
Tesisatçı çağırmayı düşünüyorum ama o son raddeye gelmeden önce yapabileceğim birşey varsa ben yapayım istiyorum. Önerilere açığım, teşekkür ederim
0
owaki
(23.11.23)
Bi de kötü koku oluyor, yazmayı unutmuşum editleyemiyorum*
0
🌸owaki
(23.11.23)
Nalburdan kostik alın , yarım kilo alın kalanı evde saklarsınız. Granül halde ürün,
2 litre civarı suyu kaynatın , tıkanıklığa göre 2-3 yemek kaşığı kostiği deliğe döküp kaynar suyu kostiğin üzerine dökün. Açılmazsa tekrarlayın, eninde sonunda açar.
0
synax
(23.11.23)
başta migros-bim-şok vb. her markette olan market markası lavabo açıcıları bile deneyebilirsiniz. Kuruyken, delikten iki paket döküp üstüne 3-4 lt kaynar su döküp 2dk bekleyip sonra soğuk su akıtacaksınız. (sıvı lavabo açıcının bir artısı var mı bilmiyorum ama bu granüller hem ucuz hem gerçekten iş görüyor)

Olmazsa tesisatçıların kullandığı çok daha fena bi asit var ama o son çare bence.

edit: kostik zaten sodyum hidroksitmiş, bu lavabo açıcılar aynı madde.
0
nhk ni youkosu
(23.11.23)
www.n11.com

Bim'de de vardı sanırım.
0
Mirket
(23.11.23)
Porçöz jel lavabo açıdan alıyorsunuz, küvetin deliğinden şişenin yarısını döküp tüm gece bekliyorsunuz. Ertesi güne harbi çekilmiş tüfek namlusu gibi oluyor borular.
0
thracia
(24.11.23)
hocam lavabo açıcı ve kireç çözücü gibi ürünler belli tıkanıkları çözerler. ancak örneğin tadilat vs. gibi sebeplerle beton parçası veya conta gibi şeyler de tıkanıklık yapıyor olabilir. bunlar için en iyi çözüm eski usül pompa. su açıp küveti belli seviyeye kadar su dolduracaksınız, sonra da deli gibi pompa basacaksınız. o arada dışarı çıkan katı (çözünmeyen) atıkları da elle toplayacaksınız. bu da olmazsa mecbur tesisatçı bakıp açacak.

koku olayı muhtemelen tıkanıklıkla alakalı değildir. küvet gideri ile genel gider arasında S boru veya çekvalf yoksa o koku gelir (hatta yaz aylarında kanalizasyondan sinek/böcek gibi şeyler de gelebilir). onun çözümü ise sıkıntılı. tesisatçının zemini kırıp gideri komple değiştirmesi bile gerekebilir.
0
shadowfollower
(24.11.23)
(3)

Waitlist’e katılan tuhaf emailler

Tisatiaşer
Bir platformumuz var. Waitlist açık. Bu listeye sadece email ile katılabiliyorlar. Şu tip kayıtlar geliyor: [email protected] isim soyisim enkripte edilmiş, domain gerçek domain. Bu kayıtlar geldiği zaman genelde 2 tane geliyor ikisi de farklı.A) isim soyisim deşifre etmemek iç
Bir platformumuz var. Waitlist açık. Bu listeye sadece email ile katılabiliyorlar. Şu tip kayıtlar geliyor:

[email protected]

Sanki isim soyisim enkripte edilmiş, domain gerçek domain. Bu kayıtlar geldiği zaman genelde 2 tane geliyor ikisi de farklı.

A) isim soyisim deşifre etmemek için kendi sitelerinden bu şekilde email açıyorlar. Her siteye de kayıt olurken farklı bi tane verip üçüncü partilerle paylaşıp paylaşmadığımızı kontrol ediyorlar. Doğal ziyaretçi.

B) botlarla yapıyorlar. Maksatları kendi domainlerini tanıtmak.

C) diğer?
0
Tisatiaşer
(23.11.23)
waitlist icin cok mantıklı olmasa da temp mail olabilir.
bir pdf vs bir sey indirirken üyelik isteyene temp mail girip geciyorum.
tek seferlik bi tool a üye olmak gerekiyorsa yine temp mail veriyorum.

domain'ler düzgün domain oluyor, username de random oluyor genelde.
0
wct3 org
(23.11.23)
Ama domainler tempmail hizmeti veren yerler değil, firma sitesi
0
🌸Tisatiaşer
(24.11.23)
Ben birçok yere Apple'ın sağladığı bu tür servisle üye oluyorum mesela.

Firefox Relay vardı, o acaba domainlere böyle bir servis mi veriyor, hiç bakmadım ama atıyorum şirket almıştır, rahatça kullanabiliyorlardır falan.
0
nhk ni youkosu
(24.11.23)
(10)

airpods yerine başka kulaklık alınır mı?

yetkili birine benzeyen abi
dışarılarda toplantıya bağlandığımda kullanabileceğim gürültü engelleyici özelliği de olan bir kulak içi bluetooth kulaklık bakıyorum ama airpods pro'lar çok pahalı. iphone 14 kullanıyorum. başka bir marka alsam yine memnun kalır mıyım yoksa apple gibi olmaz mı? çok kullanacağım bir şey olmadığı içi
dışarılarda toplantıya bağlandığımda kullanabileceğim gürültü engelleyici özelliği de olan bir kulak içi bluetooth kulaklık bakıyorum ama airpods pro'lar çok pahalı. iphone 14 kullanıyorum. başka bir marka alsam yine memnun kalır mıyım yoksa apple gibi olmaz mı? çok kullanacağım bir şey olmadığı için 4-5 bin para vermek istemiyorum.
0
yetkili birine benzeyen abi
(23.11.23)
airpodslar mikrofonda iyi değil. çok kötü yorumlar var
0
jelly bear
(23.11.23)
macbooktan mı bağlanacaksın yoksa iphone 14 mü?

gürültü engelleme senin duyduğun dış gürültüyü biraz engeller ama karşı tarafın seni net duyması için Apple telefonlar ve macbooklar HERHANGİ bir mikrofonu zaten "voice isolation" modunda temizleyebiliyor.

Ben olsam düz kablolu Earpods alırım.(sadece telefon içinse)
www.amazon.com.tr

Sadece airpods değil çoğu/tüm bluetooth kulaklık mikrofon işinde kötü.
0
nhk ni youkosu
(23.11.23)
Samsung buds alırsan memnun kalırsın. En son model.
0
prole
(23.11.23)
kablolu istemiyorum baseus var AirPod’a benzeyen ama iyi midir bilmiyorum

AirPods ikinci nesil olabilir belki fiyatı uygun ama gürültü engelleme özelliği yok
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(23.11.23)
airpods'ların birebir çakmaları var, fakat onlarda anc ne derece iyi çalışır bilmiyorum. fiyatları 450 lira, iphone gerçek airpods olarak görüyor. magsafe kablosuz kutu ile geliyor falan. eğer 4-5 bin vermek istemiyorsanız, böyle bir şey denemeye değer; çünkü diğer türlü iphone için anc'li sadece airpods pro alacaksınız, diğerlerini geçin.
0
malheiros
(23.11.23)
airpod'un hiç bir versiyonu sesinizi karşı tarafa düzgün göndermiyor. apple store'a uğrayıp test etmek istiyorum derseniz bağlanıp birini arar denersiniz nasıl iyi duyuyor mu diye.

bluetooth üzerinden gidebilen verinin sınırlı olmasıyla alakalı diye açıkladı apple'daki çalışan. diğer markaları bilemiyorum.

mac'ten bağlanıyorsanız, kendi mikrofonu & ses temizleme daha mantıklı
0
wct3 org
(23.11.23)
iPhone 4 ve 6S Plus'ta yıllarca EarPods kullandım. Kaç tane parçaladığımı hatırlamıyorum bile. Evet ses kalitesi bakımından fiyatına göre gayet vasattı ama mikrofon kalitesi gayet iyiydi. Mikrofon kalitesi nedeniyle yıllarca başka kulaklık araştırmaya gerek bile görmemiştim.

Ama kablolu kulaklıktan sıkılıp kablosuz kulaklığa geçmek istediğimde çeşitli seviyelerden marka ve modeller kullandım. QCY'nin üç kuruşa satılan kulaklığını aldım, mikrofonu yoktu desem yalan söylemiş olmam. Xiaomi'nin üç kuruştan biraz pahalıya satılan kulaklığını aldım, çok az gürültülü ortamlarda iş görüyordu ama gürültü birazcık artınca işlevsiz hale geliyordu. Şimdi ise Jabra Elite 85T kullanıyorum (Markanın 2 sene öncesinin en üst modeli) ve orta seviye gürültülü durumlarda iş yapıyor ama gürültü çoğaldıkça bu da işlevsiz hale geliyor. Şu anda en iyi kablosuz kulaklığı da alsanız muhtemelen benim kulaklığımdan çok daha iyi olmayacaktır, biraz daha iyi olacaktır.

Bu nedenle yerinizde olsam mutlaka kablolu ve mikrofonu ağız seviyesinde olan bir kulaklık alırdım. Evet kablosuz kulaklıklar aşırı pratik, kullanımı kolay ve kablo koparma derdini hayatınızdan çıkarıyor ama mikrofon kaliteleri hala basit bir kablolu kulaklık seviyesinde değil.
0
10551037
(23.11.23)
airpods 2.nesil pişmanlıktır.
0
gule gule
(23.11.23)
@gule gule Neden?

@malheiros 450 liralık çakma bir ürünün ömrü ne kadar uzun olur sence? para harcamayayım dediysem bütçem 3 bin. 7-8 bin vermek istemiyorum diyorum.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(23.11.23)
ilk neden mikrofon: çok kötü, herhangi bir görüşme yapacaksam airpodsun mikrofonundan kaçınıyorum. bilgisayarda isem bilgisayarın dahili mikrofonunu seçiyorum, telefonda isem kulaklığı çıkarıp normal konuşuyorum, yarardan fazla zarar.

ikinci neden pil ömrü: aldıktan 4-5 ay sonra pilde sıkıntılar başladı, özellikle bir tarafın diğerinden önce bitme olayı var ki hayattan soğutuyor. diğer kulaklıklar da belki böyledir bilmiyorum ama o parayı verdikten sonra daha iyi pil ömrü bekliyorsun. özellikle günde 2-3 saatten fazla kulaklık kullanacaksan büyük sıkıntı.

üçüncü neden anc: ben alırken kulaklığı anc o kadar yaygın değildi şu an böyle bir teknoloji varken anc olmayan kulaklık almazdım, özellikle yıllarca kullanmayı planlıyorsam.

ses kalitesi olarak kötü değil, hoş benimki bozuldu sesi yukarı hoparlörlerden veriyor ama bu bana özel sanırım.
0
gule gule
(23.11.23)
(6)

Merhaba şu çantayı pegasus kabin bagajı harici uçağa alır mı

condom kurşunu
https://www.decathlon.com.tr/p/outdoor-sirt-cantasi-10l-nh-arpenaz-50/_/R-p-301684Cüzdandır gözlüktür buraya koyucam. Bir şey derler mi?
www.decathlon.com.tr

Cüzdandır gözlüktür buraya koyucam. Bir şey derler mi?
0
condom kurşunu
(23.11.23)
Alır. O çantalar küçücük değil mi

Elde kabin boy valiz ve içi dolu sırt çantasıyla da binebilirsiniz
0
amsterdam otlu sigarası
(23.11.23)
Merhaba sizin dediğiniz eskidendi artık değişti kabin muabbeti. Sırt çantası almıyorlar artık sadece kbin bagajı alıyorlar ama çantanın boyutuna göre bazen tamam geç diyorlarmış
0
🌸condom kurşunu
(23.11.23)
yurtiçi uçuşsa şansınızı deneyebilirsiniz (ben birkaç ay önce valiz + büyük sırt çantasıyla bile girdim, o zaman da tek eşya alabilirsiniz yazıyordu ben en kötü parasını veririm diye almıştım)

yurtdışı uçuşuysa büyük ihtimalle bişey derler, öyle duyuyoruz. Bence diğer valizi biraz boş bırakıp en kötü bunu onun içine sokabilecek şekilde hazırlayın. Tabii o zaman ne anlamı var diyebilirsiniz ama...
0
nhk ni youkosu
(23.11.23)
Uçuşa göre değişir, çoğu yurtdışı uçuşunda acımasız oluyorlar. Avrupa uçuşlarında 70Euro alırlar.
0
kimlanbu
(23.11.23)
Yurtdışı uçuş.

Peki şöyle bi durum da var bilette 55-40-20 deniyor kabin ölçüleri, benim bir bavulum 55-35-25 ölçülerine sahip. Uçağa binmeden herkesin bavulunu bunların bi ölçme zımbırtısı varya oraya sokuyorlar mı? Eskiden sokmazlrdı ama Bayadır uçmadım pegasusla yurtdışı hele ki bu son düzenleme sonrası o yüzden çok bilmiyorum günceldeki durumu.
0
🌸condom kurşunu
(23.11.23)
Geçen hafta Pegasus ile yurt dışına gittim. Türkiye'de sırt çantası ve kol çantası olanlara bir şey demediler, çoğu kişi ikişer çanta ile bindi. Ancak dönerken uyardılar çantalarınızı birleştirin diye.
0
peri harfler narla
(23.11.23)
(4)

ameliyat sonrası tuvalete çıkmama

kaleciyle karşı karşıya
annem geçen cuma lomber stenoz (bel daralması) ameliyatı geçirdi. bir hafta oldu, ameliyattan beri bir kere dahi büyük abdeste çıkmadı. herhangi bir kabızlık, zorlanma, ağrı, sancı vs. de yok. büyük abdest ihtiyacı yok yani.bu normal midir? bu süreçte yemek de yedi epey su da içti halbuki.
annem geçen cuma lomber stenoz (bel daralması) ameliyatı geçirdi. bir hafta oldu, ameliyattan beri bir kere dahi büyük abdeste çıkmadı. herhangi bir kabızlık, zorlanma, ağrı, sancı vs. de yok. büyük abdest ihtiyacı yok yani.

bu normal midir? bu süreçte yemek de yedi epey su da içti halbuki.
0
kaleciyle karşı karşıya
(23.11.23)
büyük ameliyatlar sonrası gaz çıkarma ve tuvalete çıkmanın iyi bir şey ve bir belirti olduğunu biliyorum. Doktorlar bunu görüp "tamam sistemler çalışıyor" diyorlar yani.

Bu sebeple, bir haftadır sıfır ise kesinlikle gidip gösterin. "azalması" diye bişey yok, "sıfır" diyorsunuz. Hiç yok.
0
nhk ni youkosu
(23.11.23)
gaz çıkışı var mı?
idrara çıkıyor mu?
İkisi de evet ise kuru kayısı, kuru hannap, diyet hurma yesin her gün 3er 5er
0
sagini solunu bilmez cahil
(23.11.23)
gaz ve idrarda problem yok. ama doktor lyrica verdi. sabah akşam alıyor. acaba ondan mı bir tembellik oldu?
0
🌸kaleciyle karşı karşıya
(23.11.23)
Beklenen bir durum. Epidural anestezi sonrası bende çok uzun süre yaşadım. Yalnız biraz iğrenç gelebilir ama şu bilgiyi vermem lazım. 1 haftadır tuvalete çıkamadıysa muhtemelen tıkaç oluşmuştur. Bu durumda ne kadar laksatif, zeytinyağı vs verirseniz verin, tıkacın üstündeki içerik yumuşasa da dışarı çıkış olmayacak. Hatta burulma ve ağrı da olabilir. Önce bir şekilde o anüse yakın kısımdaki tıkacı yok etmek lazım. Tıkaç dediğim taşlaşmış gaita. Makata uygulanan fitiller, zeytinyağı sürmek vs denenebilir. Hala da çıkış olmadıysa eline eldiven geçirip parmakla çıkaracak.
0
curukturpkokusu
(23.11.23)
(3)

Euro kredi kartı borcunu başka banka euro hesabı ile ödeme

ted
Şimdi ben 2 bankayı kullanıyorum, TEB ve İş Bankası. TEB bankası hesabımda Euro var. Euro bazlı bir ödeme yapmam gerekiyor ancak TEB kartı ile deneyince hata veriyor. İş bankası kredi kartı ile ödesem, Euro ekstresi de açık, bu kredi kartı borcunu direkt TEB hesabından ödeyebilir miyim? Diğer sorum
Şimdi ben 2 bankayı kullanıyorum, TEB ve İş Bankası. TEB bankası hesabımda Euro var. Euro bazlı bir ödeme yapmam gerekiyor ancak TEB kartı ile deneyince hata veriyor. İş bankası kredi kartı ile ödesem, Euro ekstresi de açık, bu kredi kartı borcunu direkt TEB hesabından ödeyebilir miyim?
Diğer sorum da bir bankadan diğerine direkt Euro transferi yapabiliyorsak ne kadar fee alıyorlar?
0
ted
(22.11.23)
En temizi teb'den cekip is bankasina yatirmak. (Euro veren ve yatirilan atm'lere de bakabilirsiniz)

Farkli iki banka arasi transfer swift olur. Masrafi da nazaran cok (muhabir bankaya gore degisir)
0
brkylmz
(22.11.23)
@brkylmz Türkiye'de yaşamadığım için onu yapamıyorum şu an
0
🌸ted
(22.11.23)
swift yapmak zorunda kalırsın çok fee ödersin.

TEB'de sanal kart hata veriyorsa gerçek kredi kartıyla dene, o hata veriyorsa sanal kart oluşturup onunla dene. Garanti'de benzer bişey yaşadım çünkü biri olmadı öbürü oldu.
0
nhk ni youkosu
(22.11.23)
(8)

schnitzel'in yanına hangi içki?

put it in your appropriate place
Kırmızı şarap olur sanırım. Başka hangi içki gider? Bira ile schnitzel biraz uyumsuz gibi geliyor kulağa ama bilemiyorum.
Kırmızı şarap olur sanırım. Başka hangi içki gider? Bira ile schnitzel biraz uyumsuz gibi geliyor kulağa ama bilemiyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.11.23)
bira demeye geldim.
frederik india ile iyi gidiyor.
0
penceredengorunenmorbina
(21.11.23)
şinitzel’n hangi etten yapıldığına göre değişir ama tavuk olduğunu varsayarsak şarap değil bira uygun olur. buğday birası belki daha da güzel olur.
0
orient blue
(21.11.23)
Soğuk bir beyaz şarap da güzel olur. Asidik içecekler kızartmalara yakışıyor.
0
Ruprect
(21.11.23)
bira <3
0
sta
(21.11.23)
Damak tadınıza hangisi uygunsa olur neticede ancak usulen soruyorsanız kırmızı şarap en son seçenek olurdu.

Kırmızı şarap daha ziyade et yemekleriyle tüketiliyor. Beyaz şarap soslu tavuk benzeri yemeklerle.

Kızartmalar, paneler, makarnalar içinse bira. Bira ve kızartma türevi yiyeceğin uyuşmayacağını düşünen ilk kez sizi gördüm açıkçası. Bira ve schnitzel sıkça birlikte tüketilir.
0
akhenaten
(21.11.23)
kizartmayla bira +1
0
cooperr
(21.11.23)
bira şinitzel

kırmızı et ise şarap olabilir ama ben yine de bira içerdim. İlla Lager olmasına gerek yok Guinness tarzı Ale de olabilir iyi gider.
0
nhk ni youkosu
(21.11.23)
Teşekkür ederim arkadaşlar. Direkt cahil çıkmışım.
0
🌸put it in your appropriate place
(21.11.23)
(3)

hepsiburada / amazon bluetooth hoparlör iade

freebird5406_2
buradan bir hoparlör sipariş etsem sesini beğenmezsem iade edebiliyor muyum?bluetooth kulaklıklar için hijyen sebebiyle iade almıyorlardı bir ara artık elektronik ürünlerin iadesi kalkacaktı, böyle bir durum uygulamaya geçti mi?
buradan bir hoparlör sipariş etsem sesini beğenmezsem iade edebiliyor muyum?

bluetooth kulaklıklar için hijyen sebebiyle iade almıyorlardı

bir ara artık elektronik ürünlerin iadesi kalkacaktı, böyle bir durum uygulamaya geçti mi?
0
freebird5406_2
(21.11.23)
2 ay önce hepsiburada da 1 hafta kullandığım hoparlörü iade ettim

14 gün içinde koşulsuz iade hakkı var ve bluetooth hoparlörler kişisel kullanım ürününe mi ne girmiyor bönce. yani öyle kulak içi kulaklık muamelesi yapmıyorlar.
0
ananiyimioguz
(21.11.23)
hoparlör hijyen ürünü değil iade edersin.
iade konusunda en sıkıntısız amazon
0
jelly bear
(21.11.23)
son zamanları bilmiyorum ama geçen yıl bir arkadaşım Sony kulakiçi kulaklığı bile iade etmişti.

2024 başında galiba o iade şeyi değişecekti ama henüz yok bildiğim kadarıyla. Zaten amazonda satın alınca "şu tarihe kadar iade" diye yazıyor, en kötü paketini açmadan o tarihi görür öyle açarsınız.
0
nhk ni youkosu
(21.11.23)
(1)

Youtube abonelikller sorunu

nivoandmira
abone olduğum kanallar anasayfada akışıma düşmüyor. Bazı kanalların videoları hiç gözükmüyor. Sizde de abone olduğunuz kanalları görememe sorunu oluşuyor mu ?
abone olduğum kanallar anasayfada akışıma düşmüyor. Bazı kanalların videoları hiç gözükmüyor. Sizde de abone olduğunuz kanalları görememe sorunu oluşuyor mu ?
0
nivoandmira
(20.11.23)
evet olabiliyor veya durduk yere 8 yıl önceki videoları da çıkabiliyor.

"Abonelikler" kısmı var solda ona tıklayınca abone olduğun kanalların yeni videolarını göstermeli. Onu kullanmak lazım.

Bu arada video paylaşırken (kanal tarafında) "videoyu subscriber feed'ine sok" diye bir tık var, zili açanlara bildirim gidiyor açmayanların da anasayfasında çıkabiliyor. Bir ihtimal ona tıklamıyor olma ihtimalleri var ama düşük olasılık.
0
nhk ni youkosu
(20.11.23)
(5)

Kayitsiz telefon kullanma?

14
Yurtdisinda yasiyorum (ulke onemliyse Kanada)Buradan aldigim iki telefon var elimde, biri eski digeri yeni. Eski olanini Turkiye'ye mayis ayinda ziyaretimde Turk hattimi takip kullandim 3 hafta. Simdi bu turk telekom hattimi banka sms yollasin falan diye eski telefona taktigimda hic gormuyor, sadece
Yurtdisinda yasiyorum (ulke onemliyse Kanada)

Buradan aldigim iki telefon var elimde, biri eski digeri yeni. Eski olanini Turkiye'ye mayis ayinda ziyaretimde Turk hattimi takip kullandim 3 hafta.

Simdi bu turk telekom hattimi banka sms yollasin falan diye eski telefona taktigimda hic gormuyor, sadece "No Sim" diyor. Yeni telefonda ise hat aktif calisiyor, sms vs alabiliyorum.

Acaba yazin geldigimde kullandim ve kayit ettirmedim diye eski telefon turk hattiyla kullanima bloke mi olmustur? 120 gun kullanma suresi var diyor internette, ben kesinlikle o kadar takmadim sim karti telefona.

Ya da baska bir ayalarda falan mi sorun olabilir?
0
14
(19.11.23)
senelik 120 gün verilir. hat taktığında başlar. kullandığın günleri saymaz yani hat taktığında direkt başlar sayaç.
ocak'ı bekle tekrar sıfırlanır. ama diyelim ocak 1de hat taktın 1 gün aktif kaldı. 120 gün kullanmasan bile 120 gün sonra süresi biter.
0
jelly bear
(19.11.23)
www.turkiye.gov.tr

adresinden kontrol ettigimde "kayit disi oldugu tespit edilen imei" diyor.

@jelly anladim mantikli, tesekkurler.
0
🌸14
(19.11.23)
evet kayıt dışı çünkü
0
jelly bear
(19.11.23)
e 120 gün olayının bir anlamı yokmuş o zaman. Diyelim yılda 2 kez ziyarete/tatile geliyoruz, ilk gelişte günler tükenir ikincide telefon deaktif olur. :/
0
nhk ni youkosu
(19.11.23)
@aman cihaz calisiyor zaten, sadece turk hattimi okumuyor.
0
🌸14
(21.11.23)
(5)

Harici Hard Disk HDD vs SSD ?

samiabi19
2 Bilgisayar ve Tablet Telefon vs artik ful resim film doldu.Hepisini bir Hard Disk e cekmek istiyorum, yarin birgün kaybolmasin diye,uygun fiyatli Hard Disk ariyorum. 3 sene idare etsin, yeni Hard Disk alacam.(Her 3 sene yenilerim artik).HDD ler 3 sene götürürmü beni Intenso WD markalar nasil ?SSD
2 Bilgisayar ve Tablet Telefon vs artik ful resim film doldu.
Hepisini bir Hard Disk e cekmek istiyorum, yarin birgün kaybolmasin diye,
uygun fiyatli Hard Disk ariyorum. 3 sene idare etsin, yeni Hard Disk alacam.
(Her 3 sene yenilerim artik).

HDD ler 3 sene götürürmü beni Intenso WD markalar nasil ?
SSD ler biraz Pahali her 3 sene cöpe atmak icin.
0
samiabi19
(19.11.23)
Google drive dusundunuz mu? 2TB yillik 500 TL.
0
krmzbvl
(19.11.23)
@krmzbvl evet düsündüm ama yillik 100 Euro almanya fiyati.
0
🌸samiabi19
(19.11.23)
kişisel anılar varsa bence raid 1 yapabilen çift diskli nas alınmalı. çünkü hdd dediğin şey ister mekanik ister ssd bi anda gidebiliyor.
0
orpheus
(19.11.23)
WD gayet iyi, raid1 yapmasan bile aynı diskten iki tane al, ikisine de kopyala +1

Bende zamanla aldığım 2-3-4-6tb diskler var, yaklaşık 1tb'lık kısmı hepsinde aynı :D

bu arada neden 3 sene sonra yeni alıyorsun? 3 sene sonra düzgün ciddi bir yatırım yapacağım diyorsan cloud'a bak. Diğer türlü, şimdi alacağın 2 adet 3.5" WD disk normal şartlarda 5-10 yıl sorunsuz çalışır, daha uzun ömürlü de olabilir.

2.5" diskler çok hareket ettirildiği için daha çabuk bozuluyor o yüzden tavsiye etmiyorum ben. Hareket edecekse harici SSD olması daha mantıklı.
0
nhk ni youkosu
(19.11.23)
uzun dönem saklama için (5-6 yıl, belki daha fazla) mekanik disk daha güvenli.

hangi marka model fiyat olursa olsun 10 yıl veya 10 gün sonra bozulabilir, garanti falan varsa da verinizi kurtarmayacak, size boş yeni disk verecek.

eğer buluttan daha ekonomik çözüm arıyorsanız benim önerim de uygun fiyatlı, farklı marka 2 harici disk: biri kullanımda, diğeri çekmecede. yılda birkaç defa manüel eşitleme.
0
celeron 300a
(20.11.23)
(1)

OBS kaydında mikrofonda statik gürültü

p133mmx
Podcast/Youtube işi yapanlar nasıl bir mikrofon kullanıyorlar böyle kristal netliğinde ses alıyorlar? Philips SHP9600MB headset ve Windows 10 üzerinde OBS Studio'da GTX 1660 Ti ile oyun kaydı yapıyorum. Kayıt yaparken sesimin arkasinda statik bir gurultu kaydediliyor.Düşük bütçeyle (300 dolar altı)
Podcast/Youtube işi yapanlar nasıl bir mikrofon kullanıyorlar böyle kristal netliğinde ses alıyorlar?

Philips SHP9600MB headset ve Windows 10 üzerinde OBS Studio'da GTX 1660 Ti ile oyun kaydı yapıyorum. Kayıt yaparken sesimin arkasinda statik bir gurultu kaydediliyor.

Düşük bütçeyle (300 dolar altı) bir çaresi var mı?

Not: OBS Noise supression filtresini ve Nvidia RTX Voice denedim, istediğim randımanı alamadım.
0
p133mmx
(19.11.23)
büyük ihtimalle anakarttan gelen bi gürültü o. İyi anakartlarda ses kısmını izole ediyorlar falan.

Neyse, normalde basit bi Behringer UMC202 tarzı ses kartı + condenser veya dinamik mikrofon alsan bile çözülür,

veya ses kartı olmadan blue yeti, rode podcaster gibi usb ile çalışabilen bir şey alsan yine çözülür.

Senin mikrofonunu yazılımla biraz adam edebilirsin ama 1660 ile olmaz, RTX ses temizleme işi 2000 sonrası yani RTX kartlarda çalışıyor olmalı. Eğer canlı yayın değilse Adobe Podcast'e yükleyip düzeltip geri yükleyebilirsin.
podcast.adobe.com

Artık neredeyse her kurgu programında AI destekli voice isolation var, o olmasa zaten eski usül frekans filtreleme ile bile o dipses temizlenebilir (sabit düzenli bir şeyse) ama bakmak lazım işte.
0
nhk ni youkosu
(19.11.23)
(4)

İphonelerde temassız ödeme olmuyor mu cidden?

olaylar olaylar
Nfc olan telefonun banka uygulamasında temassız çıkmadı yok mu bi yolu
Nfc olan telefonun banka uygulamasında temassız çıkmadı yok mu bi yolu
0
olaylar olaylar
(18.11.23)
Yok maalesef.

Edit: Türkiye’de çalışıyor Apple Pay, sadece Türk bankalarına ait kartlarla çalışmıyor.
0
orient blue
(18.11.23)
Türkiye'de çalışmıyor, iphonelarda normalde o özellik var :)
0
nhk ni youkosu
(18.11.23)
Dünyanın en saçma şeyi androidlerde var iphonede yok
0
🌸olaylar olaylar
(18.11.23)
apple pay kullanılıyor. kol saatiyle bile ödeme yapabiliyorsun.
0
neira
(18.11.23)
(4)

türkiye, doğu akdeniz, filistin, avrupa birliği ve niceleri...

anten
Almanya-Türkiye ortak basın açıklamasını izledim. Aklımda deli sorular.2010'lara kadar Avrupa'yla inişli çıkışlı da olsa pozitife yakın bir ilişki söz konusuydu. Sonra suriye iç savaşı, libya iç savaşı, arap baharı, ukrayna devrimi vs gibi olayların patlamasıyla Türkiye ve batı arasında daha gergin
Almanya-Türkiye ortak basın açıklamasını izledim.
Aklımda deli sorular.

2010'lara kadar Avrupa'yla inişli çıkışlı da olsa pozitife yakın bir ilişki söz konusuydu. Sonra suriye iç savaşı, libya iç savaşı, arap baharı, ukrayna devrimi vs gibi olayların patlamasıyla Türkiye ve batı arasında daha gergin bir ilişki başladı.

Tam olarak burada yaşanan süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? Çok fazla değişken ve birbiriyle ilişkili olay olduğu için süreci anlamakta zorlanıyorum.

Özellikle s400-f35 konuları, son dönemde kıta sınırı konularının yeniden gündeme gelmesi, yunanistan'la yaşanan navtex krizleri, doğu akdeniz forumu falan derken

Türkiye sanki sistemli bir şekilde yalnız bırakılan bir ülkeye evrildi.
Mesela batı ülkeleri eskiden yunanistan'a da türkiye'ye de silah satma yarışına girerlerdi. Bilirdik ki tüm o gerilimler aslında tamamen silah ticaretini canlı tutmak için yükseltilen bir tansiyonun neticesiydi.

Ama şimdi mesela yunanistan çılgınca silahlandırılırken, özellikle hava kuvvetleri, türkiye'nin f-16 modernizasyonu bile krize dönmüş durumda.

Biraz dağınık yazdım ama. Birkaç teori okudum ve gidişatı anlamaya çalışıyorum. Birkaçını paylaşayım yorumlarınızı alayım. Bunları siyaset üstü bir gözle değerlendirmenizi rica edeyim. "İktidar yüzünden" basit açıklama çünkü. Şu anki tablonun sebebini anlamak istiyorum. Belli ki bizim haberlerde görmediğimiz okumadığımız detaylar var.

1. teori: Türkiye devlet aklı, derin devlet, bürokrasi vs ne derseniz deyin. Devletin bilinçaltı organları batıyı hala tehdit olarak gördüğü için iktidarı sistemli bir şekilde rusya'yla yakınlaştırmaya çalıştı. Bu politikaların sonucunda da özellikle ABD Türkiye'yi güvenilmez ortak olarak belirledi. Hatta Türkiye ciddi ciddi eksen değiştiriyor. Şu anda da onun sıkıntılarını yaşıyoruz.

2. Teori: ABD devlet sistemi içinde küreselcilerle anti küreselciler arasında ciddi bir savaş var. Bu savaşta'da bir taraf türkiye'nin batı bloğunda yer alması gerektiğini düşünürken, diğer taraf türkiye'nin o kanatta yer almaması gerektiğini düşünüyor.

3. Teori: Almanya ve Fransa ABD hegemonyasından kurtulmak için bağımsız avrupa ordusu gibi planlara girişiyor. Afrika'da doğu akdeniz'de abd'den bağımsız sömürgecilik girişimlerine kalkışıyor. Ve biraz ABD'nin baskısıyla NATO'ya dahil edilen Türkiye'nin de Avrupa'nın doğu sınırı olmasını istemiyor. O yüzden Türkiye'yi zayıflatma arzusunda.

4. Teori: Dünya kaçınılmaz bölgesel ve hatta belki de dünyayı etkileyecek bir savaşa doğru ilerliyor özellikle bu doğu akdeniz konusu yüzünden. Birçok devlet bunu ön gördüğü için yavaş yavaş taraflar oluşmaya başlıyor. O yüzden üstü örtülü gerilimler daha görünür hale geliyor.

5. Teori: Avrupa ve hatta Rusya Türkiye'yi tıpkı osmanlı'nın son dönemli gibi bölgede bir problem olarak görüyor. Bu yüzden 1. dünya savaşı'nda arzu ettikleri Anadolu'yu boşaltma 4-5 küçük devlete bölme projesini tamamlamak istiyor.

6. Teori: Rusya batı tarafından kuşaltıldığı için bölgede yanına çekebileceği en önemli ülke olarak Türkiye'yi görüyor. Ve Türkiye'yle batının arasını tamir edilemeyecek şekilde koparmak için her yolu deniyor.

Gibi gibi...

Evet batı ve türkiye'nin ortak değerleri paylaşmadığı çok konu var. Demokrasi indeksi vs. konular.

Ama konu sanki bunların çok ötesinde. yani hatta bunlar sadece buzdağının görünen kısmı. Aslında arkada başka olaylar kopuyor gibi hissediyorum.

Diyeceksiniz ki kardeş boş vaktin çok galiba:D Ama özellikle bu israil filistin meselesiyle geri dönülmez bir fitilin ateşi yanmış gibi hissediyorum. Ve anlamaya çalışıyorum. Konuyu sadece günlük siyasete indirgemeyen yorumlar özellikle welcome:)
0
anten
(17.11.23)
Benim anladigim ABD ve batinin tartismasiz dunya liderligi bitti. Kabaca G7 ve BRICS olarak ikiye bolundu dunya. Esad'i devirememeler, Afganistan'da cuvallamalar, Kirim'da, Hong Kong'da rezil olmalar, Ukrayna'nin batiya guvenip batakliga girmesi falan ABD'ye guvenmemek icin yeterli sebepler tum dunya ulkeleri icin. Avrupa'nin 2. dunya savasindan gelen borcu, mahcubiyeti var iste, gobegi bagli Amerika'ya yoksa onlar da yari yolda birakmisti Amerika'yi. Turkiye denge politikasi ile iki tarafi da idare etmeye calisiyor ki dogrusu bu. Israil'e posta koymalar, medya onundeki cikislar falan da 2-a sinifindan berkecan'in musamere gosterisi gibi algilaniyor, ic politika icin oldugunu biliyor tum dunya zaten
0
neck_and_neck
(18.11.23)
bence son 3-5 yıldır mhp kaynaklı bi devlet aklı var. İç sistemler işlemiyor ama dış siyasette bi planlama var gibi. (bu plan halkın aleyhine gibi ama devletin lehine mi bilmiyorum)

Hangi teori olursa olsun bizi tampon bölge olarak kullanmak istiyorlar bence. Kullanışlı bir aparat olacağız, halk gerekirse ucuz iş gücü gerekirse ucuz asker gücü olarak kullanılacak, eğitimli kesim de iş bulursa batıya kapağı atacak, ülke pek de bir halt olmadan öyle devam edip gidecek. Nüfus yapısı dolayısıyla ileride karışıklıklar olursa o da ekmeklerine yağ sürer.

Ben sıradaki sıkıntının Kıbrıs'ta çıkabileceğini düşünüyorum ama hayırlısı.
0
nhk ni youkosu
(18.11.23)
Türkiye otomotiv ve silah sanayisine elini attığı için almanya ve fransa rahatsız. Kemal kılıçtaroğlu'nu destekleyici yayınlar yapıp erdoğan'ı göndermeye çalıştılar. Türkiye sadece rakip olmayacak, aynı zamanda pazar olmaktan da çıkacak. Alman-fransız ortak medyası dış basında türkiye'yi kara propaganda ile karalıyor. Türkiye'de de Almanya'nın fonladığı medya uzun vadede türkiye'ye zarar verecek şeyleri tanıtıp özendirmeye çalışıyor. Henüz mermiler sıkılmamış olsa da iki ülkeyle savaş halindeyiz.
0
Bir cebinde das kapital
(18.11.23)
Cihat Yaycı hocayı dinlersen sorularının bir kısmının cevabını bulabilirsin.
youtu.be
0
etna
(18.11.23)
(3)

En iyi iphone

adwokat
Merhaba, iphone 11 kullanıyorum. Şarjı çok çabuk bitmeye başladı.Telefondan tek beklentim ve şarjının uzun süre gitmesi ve ipone olması.14 ve 15 lere bakayım dedim. Plus, pro, pro max kafam karıştı.En iyi performans için hangisini almam lazım?
Merhaba, iphone 11 kullanıyorum. Şarjı çok çabuk bitmeye başladı.

Telefondan tek beklentim ve şarjının uzun süre gitmesi ve ipone olması.

14 ve 15 lere bakayım dedim. Plus, pro, pro max kafam karıştı.

En iyi performans için hangisini almam lazım?
0
adwokat
(15.11.23)
pil için--> 15 plus
www.youtube.com
0
nhk ni youkosu
(15.11.23)
en iyi pil için 15 pro max > 15 plus = 14 plus
0
jelly bear
(15.11.23)
iphone 11 pil değişimi de düşünebilirsin. deji marka tavsiye ederim. elin yatkınsa 1 saatte değiştirirsin videodan bakarak.
0
carisch
(16.11.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.