Giriş
(7)

kedim beni unutmuş mudur -_-

pushing up the daisies
merhaba yine kedi sorusu benden, sanırım bundan sonraki duyurularımın büyük kısmı kedişimle ilgili olacak ^^ 3 aylık olan oğluşum lunamı izne çıktığım için arkadaşıma bıraktım, bana yaptığı gibi boynuna sokulup yalayıp ısırıyomuş kulağını saçlarını._. beni böyle seviyodu şrfsz,unutmuş mudur beni? hi
merhaba yine kedi sorusu benden, sanırım bundan sonraki duyurularımın büyük kısmı kedişimle ilgili olacak ^^
3 aylık olan oğluşum lunamı izne çıktığım için arkadaşıma bıraktım, bana yaptığı gibi boynuna sokulup yalayıp ısırıyomuş kulağını saçlarını._. beni böyle seviyodu şrfsz,unutmuş mudur beni? hiç kimseyi de yabancılamıyo eve gelen kızların koynuna yatıveriyo hemen, hani kediler mekan benimsiyodu?? kıskandım -_-
0
pushing up the daisies
(08.09.17)
lunan senin üzerine kaç çiçekten bal aldı...
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.09.17)
luna artık eskisi gibi masum değil..
0
follow rivers
(08.09.17)
Kaç gün oldu? Ben 1 haftalık tatilden döndüğüm gece baktım Bıcırığım apartmanın kenarında uyuyor, çok özlediğim halde kıyamadım uyandırmadım, o arada arabadan bavul indirdim diğerleriyle vedalaşıyorum ama sessiz, nerden duydu bilmiyorum o çalılığın arasından bana bir koşuşu vardı ki gözlerim doldu öyle bir andı yani. Sizinki de öyle olur herhalde, trip yapabilir tabii=)
0
mslny
(08.09.17)
Unutmamıştır, çabuk dön ama. Bebekler de öyle. Yabancı ayrımları olmuyor. Kedin onunla büyürse onun çocuğu olur.
0
Lim5
(08.09.17)
@mslny daha 5 gün oldu,2 hafta daha uzağım. dönünce beni nasıl anmsayacak kokumdan mı?
0
🌸pushing up the daisies
(08.09.17)
Luna baya ufakmış, bence biraz yabancılaşma olur ama hemen alışır. Bıcırık 1 yaşını yeni geçti ve sokak kedisi olmasına rağmen tatildeyken telefondan seslenirdim beni unutmasın diye, biraz manyağım ben=)
0
mslny
(08.09.17)
kedi unutuyor ya :/ 5 aylığa kadar baktığım kangalın 6 sene sonra beni görünce viyak viyak ağladığını biliyorum ama kediye 10 sene bak 2 gün kaybol devirir kıçını yatar, gelincede iplemez. kedi bi değişik... eski ofisimde 3 sene ellerimle beslediğim kediler 1 sene beni görmeyince kaçmaya başladılar mesela.
0
Tears of Devil
(08.09.17)
(3)

cnbce de izlediğim içinde paradise geçen ortadoğu filmi

marul hirsizi
bundan yaklaşık 7-8 yıl önce izlediğim bir film. hatırladıklarım bunlar. bilen varsa adını yazabilir mi
bundan yaklaşık 7-8 yıl önce izlediğim bir film. hatırladıklarım bunlar. bilen varsa adını yazabilir mi
0
marul hirsizi
(07.09.17)
www.imdb.com

bu sanırım.
0
nothing in my way
(07.09.17)
Bu olabilir mi? www.imdb.com
0
mslny
(07.09.17)
@nothing in my way film bu. teşekkürler.
0
🌸marul hirsizi
(07.09.17)
(23)

kadınlardaki küçük yaş erkek modası

binder dandet
''ay çok olgun, o kadar olgun ki gözlerindeki ışınla taşı delebiliyor''gibi bazı argümanlarla savunulan, bence hermes çanta gibi bir moda haline gelmeye başlamış bu durum hakkında ne hissediyorsunuz?Bakın yargılamıyoruz sadece bir olguyu tartışıyoruz.
''ay çok olgun, o kadar olgun ki gözlerindeki ışınla taşı delebiliyor''

gibi bazı argümanlarla savunulan, bence hermes çanta gibi bir moda haline gelmeye başlamış bu durum hakkında ne hissediyorsunuz?

Bakın yargılamıyoruz sadece bir olguyu tartışıyoruz.
0
binder dandet
(07.09.17)
Cocuktan hoslaninca bir gerekce bulmasi lazim, ben coluk cocukla takiliyorum demek istemez kimse. Hem kendine karsi hem de disariya karsi bir hakli gerekce sunma ihtiyacindan ileri geliyordur "ay çok olgun" argumani.
0
stavro
(07.09.17)
kötü beslenme ve sağlıksız hayat tarzı yüzünden işimiz erken bitiyor demek ki.

edit: asıl saçma olan moda bence yıllardır erkeklerdeki "toy" sevgiliyi alıp baba şefkatiyle büyütme çabası.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.09.17)
erkekler büyüdükçe sıkıcı olmaya başlıyorlar. o yüzden kadından küçük erkek her zaman iyidir.
0
sta
(07.09.17)
:D aynen kanq yargılamıyorusss, modaya uyuyoruz.
0
elorelia
(07.09.17)
ciddi cevap veriyorum.

bizim yani erkeklerin 20-25 yaş aralığı gerçekten ergenlik kalıntılı, yavşak, umursamaz, sorumsuz bir şekilde geçiyor.

bu yaş aralığındaki bir erkeği de çekilebilir kılan tek şey olgun olması. yoksa bir şeylerin üzerini örtmek gibi bir niyetten olduğunu sanmıyorum.

peşin not: şimdi kalkıp ben o yaşlarda öyle değildim diyeniniz çıkabilir. ben de pek değildim ama genelimiz böyle. kimseyi kandırmayalım. 32 yaşında bir erkek olarak 20-25 yaş aralığı yavşak it sürüsünü gördüğüm yerde dövesim geliyor.
0
eeb
(07.09.17)
kadınların dominant olma istemesi ile ilgili bence.
çalışan, para kazanan, kendi ayaklarım üzerinde durarım güçlüyüm diyen kadınlar, olgun erkekler yerine daha kolay idare edecekleri genç erkekleri tercih ediyorlar.
0
dafuq
(07.09.17)
"Sevdim" yeterli. Ay çok olgun diyebileceğim bir yaşça küçük beyfendi yok. 10 yaş büyüklerim bile (45 yaş) taze ergen gibi davranıyorlar çünkü. Yok öyle bişey.

Kendini savunmaya çalışıyor kadın.
0
yaren
(07.09.17)
(bkz: laissez faire)
0
embermane
(07.09.17)
toplumsal kultur degisen, bicim degistiren bir sey. kadin - erkek davranis bicimlerinin yarattigi algi da zaman icinde degisiyor. kadinlarin araba kullanmasi, genel mudur olmasi gibi seyler eskiden garipsenecek seylerken simdi mevzu bile degil. tabi bu duruma zirt diye gelinmedi. surec bu.

erkegin kendinden yasca kucuk kadinla olmasi toplum icin normalken simdi tersi olan ve 'normal' olamyan bir durum yayginlasiyor. tabi ki yadirganacak, moda diye yafta yapistirilacak, sonra kabullenilecek ve bu da normallesecek. siz de bunu tartisacak bir durum olarak gormeyeceksiniz bir sure sonra.

surecin sancilari yani bu degerlendirmeler.
0
jimicik
(07.09.17)
Ben etrafımdaki kadınlarda görmüyorum böyle bir eğilim. Çoğunluk "büyü de gel çocuk, büyü de gel" yaklaşımında hatta. Dolayısıyla bunun moda olduğu izleniminde değilim.
0
sopiro
(07.09.17)
Yaşını öğrenip ona göre birinden hoşlanan var mıdır bilemiyorum, çok saçma. Uçuk bir fark yoksa kimsenin alnında yaşı yazmıyor. Adam kendiyle yaşıt hatta küçük algısıyla ilgileniyorsa hatta aşık olmuşsa ve kadın kendinden büyükse napalım, te allahım.
0
mslny
(07.09.17)
her şeye kadın düşmanı diyen meriçler ile feministler evrim geçirsede bir kurtulsak. bunun yanında erkeklerin genç kızlara olan ilgisi ile alakalı aynı şey değil bu. zira kız kısmı için 'peak' nokta 23ler iken erkek için 35ler ortalama.

yaşı ilerlemiş kız kısmı için ortaya çıkan senaryolar şu şekilde;

yaşı ilerlemiş erkek kesimi ya evli ya sevgilisi var vs.
ya kız kısmı 'peak' seviyeden düşüşe geçtiği için tercih edilmiyor
ya da tecrübe kazanmış ileri yaş erkek kızımızın 'popisini' kaldırmaya yönelik davranışlardan haz etmiyor ve uzak duruyor.

sonuç olarak kızımız hızlı ve öfkeli genç delikanlılardan istediği türde geri dönüşler sağlıyor. ama umarım ki bu tarz ilişkilerin ardından oğlan ortamlarda milf götürüyorum diye dolaşmıyordur.

özetle sonu başından belli ilişkiler bunlar hep. illa biter.
0
secrexv2
(07.09.17)
vakti zamanında, avusturalyalı bir çiftle tanışmıştım, kadın 60 küsür emekli akademisyendi, sevgilisi/partneri max 35ti (hadi genç gösteriyor olsun, 40 diyelim)


bu saçma takıntı sadece ortadoğululuk bence.

iki tane reşit insan birbirini sevdikten/bir ilişki yaşamak istedikten sonra dünya üzerindeki geri kalan herkese bok yeme düşer bence.

dolayısıyla bence böyle bir moda yok, bırakalım sevsinler sevilsinler sevişsinler.
0
halay ettiler benle hep
(07.09.17)
ben partnerimin bana yaşam enerjisi vermesini beklerim, beni bunalımları ile bogmasını değil. bunu yapabilecek partnerin yaşı önemli değil ama hali ile benden genç insanlarla birlikte oluyorum. kimseye ilk sorduğum sey de yaşı olmuyor.
0
eriksatie
(07.09.17)
Daha yaşıtı bir kadının bile ilgisini çekemeyen, ilişki durumu genelde sıkıntılı olan tiplerin içine dert olan bir konu belli ki.

Olay yaştan öte, tanıştığı kişinin de gerçekten yaşını göstermediği düşünülürse bence sorun teşkil eden bir durum değil.

Zira herkesin yaşadığı hayat, karşılaştığı zorluklar ve bu zorlukları aşma şekli aynı olmadığı gibi belirli yaşlarda da sahip olunan karakterin şu yaş şöyledir bu yaş böyledir diye kalıplara sokulmaması gerektiğini düşünüyorum.
0
six packsiz
(07.09.17)
herhangi bir şey hissetmiyorum, saçma bir düşünce bence bu.

bu arada 23 yaşındayım, kızlar eklesin diye dalga geçtiğim cevabım ispiyonlanmış hahaha, lan ne garip adamlarsınız.
0
Apocalypse
(07.09.17)
Bu moda değil tercih meselesi. Gençler daha eğlenceli ve dinamik oluyor. Ayrıca proletarier aller lander vereinigt euch +1
Gözlemlediğim kadarıyla erkekler kendilerine kadınlar kadar iyi bakamıyor. Kadınlara yüzyıllardır bakımlı ve güzel olmaları pompalandığı için sağlıklarına ve yaşayış tarzlarına daha fazla dikkat ediyorlar erkeklere kıyasla. Erkeklerde bir yaştan sonra kelleşme, göbeklenme ve iktidar problemleri baş gösteriyor. Kadın tam cinselliğinin doruğundayken bu tarz sorunlarla uğraşmak istemiyor.

Edit: Genç erkeklerleyken insan daha genç hissediyor bu arada. Onların enerjisi sana da yansıyor.
0
orijinalinden iyi olan cover
(07.09.17)
Kendini sahiplenip genç bir kız gibi hissettirecek güçte adamların ilgi duymadığı kadınların avuntusu bence.. yargılamıyorum, olguyu tartışıyorum sadece ;)

edit: bak kaltak nasıl hemen erkekliğe laf çakmış. gel tatmin edelim. :)
0
twelfth
(07.09.17)
hayvan sahiplenir gibi bir insani 'sahiplenip', iktidarsizliklarini ve yetersizliklerini hissettirmeyecek, bunlari baska bir beden uzerinden kapatabilecegine inanan psikolojik ya da fizyolojik iktidarsiz erkeklerin anlayamadigi,
birinin kendisini sahiplenmesine degil, esitler arasi iliski kurmasina ihtiyac duyan her normal insanin yasayabilecegi iliski turu bence.
yargilamiyorum tespit s.c.yorum sadece.
ayrica @proletarier +1
0
kassiopeia
(07.09.17)
moda falan değil bence. benim çevremde hiç böyle biri yok mesela. üstelik istanbul'da oturuyorum, bir sürü hipster arkadaşım da var. eğer moda olsaydı eminim bir sürü görürdüm.

bana kalırsa, para avcısı kadınlar hariç hiçbir kadında bir "x erkek merakı" yok. herkes kafasına uyan birini bulma arayışında. öyle birini bulunca da; yaş, saç, mal, mülk bakmıyor. bakmamalı da zaten, doğru olan bu. aşk rulez :)
0
istanbul kanatlarimin altinda
(07.09.17)
modadan mı bilmem ama bu bende var. 25 yaşındayım ve erkeğin benden küçük olması hoşuma gidiyor. çok daha dinamikler, ciltleri çok daha güzel ve ruhları kirlenmemiş, bakışları ölmemiş oluyorlar. kimin ne aradığına bağlı. para pul kariyer arıyorsa bir kız tabii peak noktası aradığı erkekte 35+ olur ama dediğim özellikleri arayan benim gibi kızlar için her zaman genç erkekler çekici olacak.
0
shin
(07.09.17)
erkek altında haşat etmek için tomurcuk memeli pembiş arıyor da kadın neden sabaha ayakta başlayan darbeli matkap aramasın?

kadının peak'i 23'müş, ondan sonra pörsüyecek ya, değersiz hale geliyor. 35 yaşında görmüş geçirmiş erkekte bulamadığı açlığı genç erkekte bulan kadın niye bu kadar anormal olsun?

moda dediğin için olayı cinselliğe indirgedim, geçici vurgusundan dolayı. kalıcı ilişkilerde, evlilikte de bu işi olur kılacak pek çok sebep var. kadının dominantlığını yaşayacağı, bir şeylere karışmayı sevmeyen beta erkek bulup mutlu mesut yaşaması anormal değil. uyumlu ilişkinin tanımında birbirini tamamlamak yok mu zaten, iki taraf da mutluysa ve ortada bir sömürü yoksa ne fark eder?

-böyle bir moda olduğunu düşünmüyorum, en geniş ortamlarda bile ne lafını duydum ne gözümle gördüm.
0
Bruce
(07.09.17)
Valla yaşın modası olmaz bence.. Seviyorsan seversin, kadın küçük erkek büyük olacak diye kaide yok. Ben kendimden büyükleri seviyorum hatta "küçüklere bakacak kadar yaşlanmadım daha yeaa" diyorum ama işin özü herkesin kendi mutluluğu.


"O kadar olgun ki" diye giriş yapmaya da gerek yok. Seviyoruz birbirimizi demesi yeter.
0
lcha
(07.09.17)
(17)

Dangal filmi

manuel mandalina
Bu filme gideyim mi? Hint filmlerini sevmem, 3 idiots'ı falan hiç sevmedim, başında bi yerlerde kapattım. Sözlükte bunu öve öve bitirememişler, film kıtlığı çekiyorum da, ne diyonuz?
Bu filme gideyim mi?
Hint filmlerini sevmem, 3 idiots'ı falan hiç sevmedim, başında bi yerlerde kapattım. Sözlükte bunu öve öve bitirememişler, film kıtlığı çekiyorum da, ne diyonuz?
0
manuel mandalina
(07.09.17)
hint filmlerini sevmiyorum, hint filmine gideyim mi diye soruyosun. hayır.

@manuel, bi tik için kalbimi kırdın. düz mantık yapmıştım. :(
0
elorelia
(07.09.17)
Hint filmlerini ben de sevmem, Aamir Khan'ı severim. 3 Idiots'tan ziyade PK'in daha iyi bir referans olacağını düşünüyorum. Dangal'ı izlemedim ama benim de yakın çevremde film zevkine güvendiğim birçok kişi öve öve bitiremiyor. Zamanın varsa ve izleyecek film bulamıyorsan git derim o yüzden.
0
jack of hearts
(07.09.17)
Gitme yav. Ben olsam gitmem. O filmi ovenlerin de %99'u hint filmi manyaklaridir. Hint filmi izlenir mi yahu. (linc gelecek)
Bir de Amir Khan iyice sisirilmis bir balondur.
0
stavro
(07.09.17)
hala oynuyorsa sinemalarda şunu beğendim ben.

www.imdb.com
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.09.17)
@elo, sözlüğü o nedenle referans verdim, hiç hint filmi gibi değil falan demişler. Yoksa düz hint filmi mantığıyla gitmeyi düşünmem zaten.
0
🌸manuel mandalina
(07.09.17)
@jack, pk'yı izlemedim, sanırım aynı önyargı nedeniyle. Sana güvendim, hadi bakalım.
@pro, normalde hiç benlik değil ama alternatifim de o olsun bari, ona da iyi şeyler yazmışlar.
0
🌸manuel mandalina
(07.09.17)
Eğer 3 idiots ı sevmediyseniz bu filmi de seveceğinizi sanmıyorum. Hint filmi sevmemeniz de gitmemek için başka sebep. Mesaj içerikli ve dans vs hepsi var. Ha ben Aamir Khan ı ve hint filmi severim o sahnelerde de eğlenirim ama bu filmi sinemada izlemem, gerçi artık farklı yapımları görmek istediğimden destek amaçlı da gitmek gerekli o ayrı. Dark Tower filmine sakın gitmeyin de....
0
mslny
(07.09.17)
öncilikle film (bence) güzel. eğlenceli ve sürükleyici. belki biraz daha kısa olabilirmiş. ayrıca malum ortamlardan da 1080 indirip ileyebilirsin. para vermek istemezsen.
0
kafa koparan manyak
(07.09.17)
Seansı kaçırdım, yan salondaki başka bi filme girdim. Bizim film boyunca yandan gelen sesler içimi baydı valla, bi filmde hiç kesintisiz müzik çalar mı yav, hep mi dans ediyolar merak ettim doğrusu. Fırsat olursa yine de gidicem, bu kadar lafın üstüne gitmem gerek artık.
0
🌸manuel mandalina
(07.09.17)
Film harikulade. Amir khan bu işinde önceki filmlerindeki hindistana ozgü abartili sahneler ile klasik dans gösterilerini yok denilecek kadar azaltmış. Olaya bakış, işleyiş başarılı. Sporla ilgileniyorsaniz şayet başarının ne denli güç olduğu beyninize kazınacak. Gösterimde olan filmlerin cogunu izledim dunkirk ile bu hatri sayılır seviye yukarıda. Mutlak izleyin.

Edit: film cinemaximumlarda 8 tl.
0
karacigerim vur kadehlere
(07.09.17)
filmi ben çok beğendim açıkçası ki tamamını izlediğim ilk aamir khan filmidir.
0
piremses
(07.09.17)
3 idiots'u beğenmediysen hiç gitme.

Dangal çokta muhteşem bir film değil, klasik çalışıp kazanan sporcu hikayesi. Vakit geçirmelik seyredilir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.09.17)
Izledikten sonra yaz menmun mu kaldin vakit kaybi mi oldu:)
0
stavro
(07.09.17)
Çogzel filmdi, tavsiye olunur.
0
🌸manuel mandalina
(10.09.17)
İyi ki hint filmi sevmiyormuşsun=) şaka tabii ki. Peki genel olarak düşüncen değişti mi yoksa sadece bu filmle mi kalırsın?
0
mslny
(10.09.17)
Hayır fikrim değişmedi. Film gerçekten klasik hint filmi gibi değil. Ufacık bi düğün sahnesi var, dans da sadece orada var, konuyla alakalı olduğundan da beni rahatsız etmedi.
0
🌸manuel mandalina
(12.09.17)
Yine dans koymadan yapamamislar arkadas.
0
stavro
(12.09.17)
(8)

çocuktan al haberindeki çocuklar

theconqueror
size de yapmacık geliyor mu? bir tek nisan ı seviyorum ama <3 (gerçi o da internetteki masal videolarını ezberlemiş gelmiş)
size de yapmacık geliyor mu? bir tek nisan ı seviyorum ama <3 (gerçi o da internetteki masal videolarını ezberlemiş gelmiş)
0
theconqueror
(07.09.17)
Anneme uğradıkça görüyorum arada, bana korkunç geliyorlar.
0
whoosie
(07.09.17)
Geçenlerde halam izlerken baktım daha önce de annem yemek tarifleri veren minik kızı izlettirmişti.

Ben küçükken izlerdim bunu Berna Laçin sunuyordu galiba çok severdim.
Şimdikini sevmedim.
Yapmacık ve öğretilmiş her şey.
Doğallık yok.
Birkaç çocuk gördüm aynı ortamda olsam kaçardım herhalde öyle garipler.
0
mutekebbir
(07.09.17)
Doğal olmadıkları için izlemiyorum. 1-2 yıl önce Alp kırşan her hafta farklı 3 çocukla aynı stüdyoda muhabbet ederdi sorular sorardı, onlar çok doğal ve tatlılardı ama bu programdaki çocuklar dahi ünlü olmak peşinde.
0
mslny
(07.09.17)
Hiç anlamam da bizim millet yaşına göre büyük konuşan/davranan çocukları nedense inanılmaz komik ve ilginç çekici buluyor. Diğer yandan da "normal" çocukları cikarsalar da kimse yok izlemez. Evimde gördüğüm sıradan çocuğu niye tv'de izleyeyim ki? Anormal birşeyler olması lazım.
0
doxanikee
(07.09.17)
Bana hepsi yapmacık geliyor. Daha önceden senaryo yazılmış, provası yapılmış gibi.
0
yaren
(07.09.17)
aslında hepsi sevimli ama gözümüze gözümüze sokulduğu için itici gelmeye başlıyorlar.
0
nothing in my way
(07.09.17)
berna laçinli eski günlerin hatrına 2 bölüm izledim ama izlenecek bir program değil.
çocukların hepsi ayrı ayrı şekerler ama ezberletilmiş senaryolar üzerinden devam ediyor ve doğallığın d'si yok.

ayrıca evrim akın da giderek daha antipatik hale geliyor. eskiden o kadını da severdim ama artık o da sevimsizlik derecesinde antipatik.
0
teritori
(07.09.17)
evrim akınla olan programı denk getirmeye çalıştıkça izliyordum. ama bu ünlüler işin içine girince acaip yapmacık olmuş program. çocuklara ne söyletileceği ezberletiliyor. klasik olacak ama bu kadar tutulmadan önce çok güzeldi.
0
c1b2k3
(07.09.17)
(15)

Lavaboya İşemek

aradaki uzaklik
Arkadaşlar,Ev arkadaşım lavaboya işiyor, ayaklarını da lavaboda yıkıyor.Tam bir hayvan çıktı herif.Napıcam? Nasıl uyarılır? Çok samimi değiliz."ulan öküz, lavaboya işenir mi, lavaboda ayak mı yıkanır, oldu olacak lavaboya sıç bari davar!" mı diyim, ne diyim?
Arkadaşlar,

Ev arkadaşım lavaboya işiyor, ayaklarını da lavaboda yıkıyor.

Tam bir hayvan çıktı herif.

Napıcam? Nasıl uyarılır? Çok samimi değiliz.

"ulan öküz, lavaboya işenir mi, lavaboda ayak mı yıkanır, oldu olacak lavaboya sıç bari davar!" mı diyim, ne diyim?
0
aradaki uzaklik
(07.09.17)
ayak yıkamayı bi noktaya kadar anlarım da işemek???

ben olsam direkt yuzune söylerim birader lavaboya mı işenir, orda tuvalet var diye. samimi olmaya gerek yok.
0
elorelia
(07.09.17)
diş fırçasını lavabonun içine koy. sorarsa düşmüştür dersin. işememesi gerektiğini anlar belki.
0
dedimmidemedimmi
(07.09.17)
"ulan öküz, lavaboya işenir mi, lavaboda ayak mı yıkanır, oldu olacak lavaboya sıç bari davar!" ben olsam aynen bunu söylerdim.
0
embermane
(07.09.17)
oha amk ne tipler var la?! bi güzel sıç ağzına, eğer kontrat senin adınaysa da bi sonraki yapışında kapının önüne koyacağını da belirt. kontrat onun adınaysa da hemen başka bi ev bul ve çık.
0
hosein
(07.09.17)
Ayak yıkamakta bişey yok ama işemek nedir ya, yüzümü kızartıp 'ellerimi, Dişlerimi yıkadığım yere işenmesinden rahatsız oluyorum, yapma lütfen' gibi bişey derdim. Banyo yapılan küvete yere bile işenmez, adabı nerden öğrenmiş acep.
0
mslny
(07.09.17)
lavaboya işeyen kişinin, mantık çerçevesinde söyleyeceğiniz bir şeyi anlayacağını sanmıyorum. en kısa zamanda ya onu gönderin ya siz gidin. sağlığınıza da dikkat edin. bu durum sağlık problemlerine yol açabilir.

ek olarak ayak yıkamak normal diyen de var. bence değil ama hadi diyelim ki normal. orada ayak yıkamak daha zor değil mi? daha çok efor isteyen garip bir hareket yani.
0
windowsguvenlikduvari
(07.09.17)
abi o ev arkadaşı değil ev hayvanı olmuş :/

kaç
0
passion rules the game
(07.09.17)
Lavaboda ayak yıkamak da, lavaboya işemek de aynı derecede iğrençlik. Aynen düşündüğün gibi söyle bir an önce.
0
peggy
(07.09.17)
eve çıkacak yaşa gelmiş adam lavaboya işiyorsa ona bu saatten sonra bir şey söylenmez abi. bu lavabo konusu senin gördüğün/bildiğin kısım bir de, kim bilir daha neler neler yapıyordur. ıyyk. bence çıksın evden, sana ev arkadaşı mı yok.

he illa o eve ve bu çocuğa mecbursan, lavabonun yanına bir şişe domestos koy, orada dursun. sen her lavaboya girdiğinde lavoboya domestos dök. zaten buram buram kokacak. çocuk sebebini sorar kesin, o zaman konu açılır söylersin.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(07.09.17)
(bkz: sümer kolçak )

Bu vatandaş sudan tasarruf yapmak için lavaboya işiyordu.

Zaten ilk gördüğünde tepki vermemen bir garip. Hop abi ne yapıyorsun sen demen lazımdı. Sert çık!
0
arockm
(07.09.17)
kafasını lavabonun içine sok, gazeteyle de kafasına vur. bir daha buraya işenmeyecek de.
youtu.be
0
teritori
(07.09.17)
sudan tasarruf etmek istiyor olabilir. ama normal değil tabi
0
nobrans
(07.09.17)
Nasıl beceriyor anlamadım bildiğin sahan zor değil mi lavaboya yapmak klozet varken ama sonuç olarak o kişi ille aynı evde yaşamam
Bir de mutfağa giriyor
Iykkk
0
sagin
(07.09.17)
Benim bazen sarhoşken işeyesim geliyo ahsghegag ama hiç yapmadım. Başkası da yapmasın. Ben olsam evden kovardım. Kovacak kadar elim sağlam değilse çıkardım
0
Nature Works
(07.09.17)
Aynen öyle söylemeni haketmiş
0
hernezıkkımsa
(07.09.17)
(2)

ikinci kediye git burdan demeli mi?

jimicik
evim onunde ufak bahcesi olan duz giris ev. 1-2 ay once bir disi kedi geldi, yerlesti eve. o kadar kararli bir sekilde geldi ki, git diyemedim. cok da iyi huylu tatli bir tekir kiz. pencerelerde demir var, cami acik birakiyorum, tuvalet icin disari cikip geliyor. etrafta takilan simsiyah bir de ogla
evim onunde ufak bahcesi olan duz giris ev. 1-2 ay once bir disi kedi geldi, yerlesti eve. o kadar kararli bir sekilde geldi ki, git diyemedim. cok da iyi huylu tatli bir tekir kiz. pencerelerde demir var, cami acik birakiyorum, tuvalet icin disari cikip geliyor.

etrafta takilan simsiyah bir de oglan vardi, ben tatildeyken o da eve yerlesmis. tekirden de iyi huylu bir sey. parmagimin ucunda basket topu gibi dondurmeye kalksam napiyon bacim demez. yasca birkac ay daha ufaktir kizdan.

simdi kiz gicik oluyor buna. arada gidip pati cakip donuyor ev sahibi gibi ki oyle. ne yapsam acaba? 2. kediye cok merakli degilim. evin onunde zaten guzel ortam var, kulube var. zayif bi cocuk ama yapisi oyle sanirim, istahi yerinde cunku. disarda da yemek var su var. ayip olacak gibi geliyor ama kovarsam da. bir de oyle git yavrum demeyle gidecegini de sanmiyorum. su falan fislatmak gerekebilir.
0
jimicik
(07.09.17)
Sizinki ev sahibi olduğu için ve sizi kıskandığı için öyle patiliyor ama bence Sizinki kadar eve kurulmasın o kadar yüz vermeyin ama ilgisiz de bırakmayın, bi süre sonra birbirlerine alışırlar, yeter ki sizinki özel olduğunu bilmeye devam etsin=)
0
mslny
(07.09.17)
öncelikle ikisini de kısırlaştırın ki üç ay sonra burada yavru sahiplendirme başlığı açmayın.

kediler kendi aralarında halleder sıkıntı olmaz. ikisi de kendi özel alanını belirledikten sonra işler kolay hallolur.
0
hosein
(07.09.17)
(8)

Çocukluğunuzda sizde iz bırakan kişiler

binder dandet
Ben Barış Manço diyebilirim. Hala da izi devam ediyor... Ordan oraya dolaşması, ilginç hal ve tavırları bende iz bırakmıştı.. bide şener şen.
Ben Barış Manço diyebilirim. Hala da izi devam ediyor... Ordan oraya dolaşması, ilginç hal ve tavırları bende iz bırakmıştı.. bide şener şen.
0
binder dandet
(06.09.17)
adile naşit. bendeki izi adile naşit gibi koşmak oldu.
0
evde liyakat kalmamis
(06.09.17)
Hagi, futbol takipçisi değilim fakat hagiyi hayatta hep idol almıştım birkaç yıl öncesine kadar:)

Disiplinini işine olan saygısını ve azmini örnek almaya çalıştım.

Çok değer verdiğim, çok sevdiğim insanlardan biridir.
0
Fusha
(07.09.17)
bilgisayar merakından olsa gerek : altan erbulak
0
iron
(07.09.17)
Kesinlikle Barış Manço. Enerjisine, samimi sevgi dolu haline, tarzına, Yüzüklerine, saçlarına, o sıcacık gülümsemesine, insanlarla iletişimine, bilgisi ve kültürüne, şarkılarına, herşeyine hayrandım, halâ öyledir benim için. Erkek olmadığım halde tarzımı(ve özellikle yüzük ama genel olarak takı hastasıyım), kişiliğimi farkında olmaksızın etkilediğini düşünüyorum. Malesef onun gibi biri bu dünyaya gelmeyecek.
0
mslny
(07.09.17)
Tom sawyer- seruven ruhuma cok faydasi oldu.
Ince memed- hala iki senede bir doner okurum.
0
a r a m i s
(07.09.17)
turist ömer ve şarlo. bu iki karakter kişiliğimi de etkilemiştir, ya da belki halihazırda yatkınlığım vardı onlara meylettim küçükken. maradona da önemli bir figürdü çocukluğumda. dünya kupasından ihraç edildiğinde ilk depresyonumu yaşamıştım. prince de fiziksel açıdan büyüleyici geliyordu.
0
misterturist
(07.09.17)
Burak kut
0
japon askeri
(07.09.17)
micheal jackson,
metallica
u2
BABAM
0
jamswety
(07.09.17)
(13)

ölüm

rahip janick
ölümden sonra bir yaşama inanıyor musunuz? yoksa fiş çekildikten sonra bilincin kapanıp, mutlak hiçliğe gömüleceğinizi mi düşünüyorsunuz? ya da başka bir inancınız var mı?bir soru daha, tanrının sevgisinin ve merhametinin sonsuz olduğu söyleniyor, öyle bir yaratıcı kendisine inanmayanları bile affet
ölümden sonra bir yaşama inanıyor musunuz? yoksa fiş çekildikten sonra bilincin kapanıp, mutlak hiçliğe gömüleceğinizi mi düşünüyorsunuz? ya da başka bir inancınız var mı?

bir soru daha, tanrının sevgisinin ve merhametinin sonsuz olduğu söyleniyor, öyle bir yaratıcı kendisine inanmayanları bile affetmez miydi?

"eternal suffering awaits for anyone who questions god's infinite love."

"tanrının sonsuz sevgisini sorgulayanları ebedi ızdırap bekliyor."

b. hicks
0
rahip janick
(05.09.17)
İngilizce cümleyi anlamadığım için onunla ilgili bir ifadem olamayacak.

Tanrının sevgisi ve merhameti ve hatta şefkati ve üstelik affı sonsuz. İnanmadığını söyleyenleri bile affeder. Kendi bildiği bir hesabı ve bir uygulaması vardır. Sorun O'na inanmayanların cehennemde cayır coyur yanacaklarıysa, inananlara verilen emirlerle inanmayanların nasıl yaşadıklarını karşılaştırmak yeterli diye düşünüyorum. Malum, nice ateistler var ki insanlara saygıları ve sevgileri, yardımları destekleri tartışılmaz bile. Bu açıdan değerlendirilir.

Ölüm bir son değildir, başka bir hayatın başlangıcıdır diye inanıyırum. Hele ki ölümle birlikte bilincin yok olacağına değil mutlak bilince homojenize karışacağımıza inanıyorum. Yani bizim bilincimiz yok olacaksa da algılarımız ve idraklerimiz artacak, yaşarken hiç bilmediğimiz ve asla bilemeyeceğimiz şeyleri bilir hale gelicez. Bana göre böyle.
0
yaren
(05.09.17)
klişe olacak belki ama doğmadan önce neysek öldükten sonra da o durumda olacağız işte ancak gönlüm reenkarnasyondan yana da umudum yok tabii.

tanrı yokmuşcasına yaşıyorum. net olarak yoktur diyebilecek halde değilim elbet ama mesela kuran'ın kainat yaratıcısı bir zekadan çıkabildiğine ihtimal vermiyorum.
0
soso
(05.09.17)
eternal nothingness yani sonsuz hiçlik. iki dilde de ürpertici.
0
diffarentiationation
(05.09.17)
İnanıyorum, kaybettiğim tüm sevdiklerimle orada buluşacağıma inanıyorum. Şu kadarcık ömür kadar basit olamaz bu hayat, bu düzen, mümkün değil. Ayrıca bu kadar kötülüklerin, zalimlerin elbet yaptıklarının karşılığını göreceğine de inanıyorum, aynı şekilde iyilerin, mazlumların.

Yaratıcı o, ister affeder ister affetmez. O olacağı olmayacağı herşeyi belirlemiş, yolu göstermiş, canın isterse demiş. Biz de canımız ne isterse onu yapıp karşılığını da alacağız. Yaradana hesap soracak değilim.
0
mslny
(05.09.17)
inanıyorum ama anlatılan gibi bir mekanizma olacağını düşünmüyorum.

dünyada yapılacak tüm ahlaksızlığı yapmış ve kazara müslüman olarak doğmuş bir kişinin er ya da geç cennete gideceği ama son derece düzgün yaşamış bir kişinin sırf başka bir din mensubu diye sonsuz cehennem ateşinde yanacağı fikri "allah'ın merhamet ismine" ters gibi gözüküyor.

merhamet tek bir zümreye karşı olduğunda sanki anlamını yitirirmiş gibi geliyor bana. affedenlerin en hayırlısı ve merhametlisi isimleriyle anılan bir yaratıcı için de bu söylenilenler kafa karıştırmaktan öteye gidemiyor.

tehlikeli konular bunlar.
0
lat menat uzza
(05.09.17)
kendimi bildim bileli ateistim. (6 yaş civari)çok anlattılar çok okudum fikrim hic değişmedi. (yaş 37)
hiçliğe öleceğime inanıyorum.
0
balik kraker
(05.09.17)
yıldız tozuyuz, öyle biteceğiz. muhtemelen bir kaç yüzyıla kalmaz uzayda koloniler olacak, insan temelli fakat daha bilinçli varlıklara ait. güneş söndüğünde galaksiyi terk etmiş olacağız muhtemelen. bu kaosta kıble aramakla vakit kaybedeceğini sanmıyorum kimsenin.
0
passion rules the game
(05.09.17)
Inaniyorum.

Benimle ilgili de inanmayanlarla ilgili de hukum ve ferman O'nundur. Kimse külli iradesine, rahmetine, lutfuna ve merhametine sinir koyamaz. Açıkça belirttikleri disinda.

Herkesin, yaptiklarinin karsiligini alacagina inaniyorum.
0
runagain
(05.09.17)
Olumden sonrası var. Hic tanimadigim birisi aracılığıyla ölen bir yakınım ile konuştum. O odada ateistinden en en muslumanina kadar 6 kişi de sahit oldu bu duruma.
0
goodman
(05.09.17)
ölümden sonra bilinçli olarak yaşayacağıma inanmıyorum ama gübre, hamburger köftesi ya da ona benzer bir şeylerde daima bulunmaya devam edeceğim sanırım.

ateistim ama öteki tarafta sonsuza dek yaşayacağımı bilsem sevinirdim açıkçası, yaşamayı seviyorum. seviyorum da denmez ama bildiğim tek şey bu: bilinçsizliği, yokluğu, ölümü görmedim. haliyle mevcut durumumu korumak istiyorum. fizik kanunu değil miydi zaten bu yav. o hesap. hatta istediğimizde ölüp geri doğabilsek şahane olurdu. ne bileyim düşünsene eve geliyosun, her şey kötü, "yoruldum amk" deyip ölüyosun, 6 ay sonra falan kalkıyosun. şahane.
0
der meister
(05.09.17)
en iyi ihtimalle 3000 yıl sonraki medeniyet "hadi atalarımıza kıyak olsun ve onların evrendeki kalıntıları, yankıları vb. elde ettiğimiz verilerle bilinçlerini tekrar oluşturalım" diyebilir.
0
perloneth
(06.09.17)
İnanıyorum.
Allah celle celaluhun rahmeti gazabını geçmiştir. Yalnız kendisine inanmayanların durumu başkadır. Alın işte Suriye'den sonra en yakın örnek, Arakandaki insanların budistlerden neler çektikleri ortada. Şimdi sözde her canlıya acıyan, sinek bile öldürmeyen budistlerin bu inançlarına devam ettikleri sürece öldükten sonra cennete gidecekleri (ya da bazı reformistlerin dedikleri gibi cehennemde belli bir süre kalıp daha sonra cennete girecekleri) hiç bir şekilde düşünülemez.
İslama göre inanmayan birisinin cehennemde sonsuz kalması, onun her daim bu niyeti üzerinde bulunması nedeniyledir. O nedenle müslüman için imansız ölme korkusu ölüm korkusundan çok çok daha mühimdir.
Ünlü bir alim diyor ki, cehennemdekiler iman ehlidir (inanmışlardır).
Bu sözün manası, artık başka bir seçenekleri kalmayıp gerçeği gördüklerindendir. Ama artık bir anlamı yoktur.
0
1adam
(06.09.17)
ölümden sonra yaşamak demeyelim ama varolacağıma inanıyorum. Varolduğumun da farkında olacağım. Allah kendisine inanmayanları, reddedenleri niye affetsin ki? Eşitlik, adalet demek değildir. Senin ister Allah için, ister "iyi bir insan olmak için" gösterdiğin çaba, sağduyu, fedakarlıkla niye bir tutulsun inanmayanların inkarı? Affedilmenin bu kadar basit bir şey olduğunu düşünmüyorum. Allah herkesin dünyada yaptıklarının karşılığını alacağını söylüyor. Son dakikaya kadar kötülükle yaşayan bir insan pişman olup, tövbe ettiğinde ruhunun huzura ereceğini mi düşünüyorsun? Yaptıklarımızın bedelini ödeyeceğiz. Hepimizin günahı var. Eğer Allaha inanıyorsan, yaptıklarımız adalet terazisine koyulduğunda günahlar ağır geldiyse bunun cezasını çekip sonra huzura, cennete yada adı her neyse ona kavuşacağız. Kısacası son dakika çakallık yapmak, götü kurtarmaya çalışmak sökmez.. Ne demiş? "biz size şah damarınızdan daha yakınız"
0
silah taciri
(06.09.17)
(12)

kadın bir erkeği takıntı yapabilir mi?

illusive88
ya da şöyle sorayım, erkeklerin bir kadına obsessed hale gelmesi kolay bir şey bence. peki aynı şey kadın için de geçerli mi? neticede kadınlar çok daha kolay yeni partner bulabiliyor ülkede, birisinde tutuklu kalması daha güç gibi.
ya da şöyle sorayım, erkeklerin bir kadına obsessed hale gelmesi kolay bir şey bence. peki aynı şey kadın için de geçerli mi? neticede kadınlar çok daha kolay yeni partner bulabiliyor ülkede, birisinde tutuklu kalması daha güç gibi.
0
illusive88
(05.09.17)
bence bu dediğin, kadının erkeği takıntı yapması daha yaygın. takıntının ardında yatan neden başka partner bulamıyor olmak değil.
0
orpheus
(05.09.17)
Obsessed değil saplantılı, takıntılı, bağımlı. Cevap: kadın için de geçerli. Şiddet gösteren erkeklerden ayrılmayan kadınların sorunları bu zaten.
0
yaren
(05.09.17)
saplantının yeni partner bulup bulamama ile herhangi bir ilgisi yoktur +1
0
neyleyim
(05.09.17)
kalır.
0
blame
(05.09.17)
Partner bulmakla konunun bir alâkası yok, herkese aynı hisleri besleyemiyorsun sonuçta. Kadının daha masumdur, kendi içinde yaşar takip de eder tabii. erkekte olduğu gibi taciz ve şiddet boyutunda olduğu çok nadirdir, eğer sayko olana rastlamışsa kadın da tehdit eder ve çok ileri gidebilir. Ama genelde canı çok yanıp aldatıldığında bu şekilde gözü döner.
0
mslny
(05.09.17)
"saplantının yeni partner bulup bulamama ile herhangi bir ilgisi yoktur"

bence var. saplantı derken "ya yıllar önce şöyle bir kız vardı şimdi ne yapıyor acaba"yı kastetmiyorum. takıntı istisnasız her gün aklına onun gelmesidir mesela. her ay partner değiştiren birisinin saplantısı sanaldır, sığdır, yoktur bence.
0
🌸illusive88
(05.09.17)
Her ay partner değiştiren kafa yapısı zaten bellidir, sadakat gibi bir duygusu da muhtemelen yoktur. Birine takılı kalmak bence iki şekil olur, aşık olduğunda biri ruhsal sıkıntıları olan hastalıklı takıntı yapanlar, ya benim ya toprağın kafası yani. Diğer şekli de ilk defa o kadar güçlü duygular yaşamıştır, hemen arkasını dönüp gidemez, çivi çiviyi Söker kafasında değildir, o yüzden masumdur.
0
mslny
(05.09.17)
@illusive88
etrafınızdaki kadınları değiştirin.
0
neyleyim
(05.09.17)
Evet. Hatta kadının takıntı yapanı daha pis bence, canı yanmışsa birazcık hiç acıma duygusu olmuyor her şeyi mübah görüyor.
0
goodz
(05.09.17)
Evet basima geldi. Tabii yontemleri erkeklerden farkli oluyor ve hic de oyle komik, ihtirasli vs gibi olmuyor turk dizilerinin lanse ettiginin aksine baya les bir durum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(05.09.17)
ne yazık ki sağlam takıntılı olanları var
ya unutamıyor ya aklındaki gibi birisini bulamiyor
0
red hot chili
(05.09.17)
Kadınlar, erkeklerin yaptığı şekilde sosyal açıdan karşı tarafa zararlı bir obsesyona nadiren giriyorlar.

Ama işin kötüsü, kadınlar kendilerine zarar verecek şekilde mental anlamda obsesyon yapıyorlar ve sonraki ilişkilerinde o adamı unutamıyorlar, mutlu olamıyorlar.

Bekaret muhabbetinin nedenlerinden biri de bu. İlk heyecan falan filan..
0
twelfth
(06.09.17)
(16)

Evlenip ayrılmak mı hiç evlenmemiş olmak mı?

binder dandet
Biliyorsunuz boşanmalar çok fazlalaştı artık.iki sorum var,a. Evlenmemiş bir kişi '' zaten evlenen çoğu kişi boşanıyor , ya ben de boşansaydım? '' argumanına sığınarak içini rahatlatmakta haklı mı?b. hangisini tercih ederdiniz? evlenip ayrılmak mı? müzmin bekarlık mı?Teşekkür eder saygılarımı sunarı
Biliyorsunuz boşanmalar çok fazlalaştı artık.

iki sorum var,

a. Evlenmemiş bir kişi '' zaten evlenen çoğu kişi boşanıyor , ya ben de boşansaydım? '' argumanına sığınarak içini rahatlatmakta haklı mı?

b. hangisini tercih ederdiniz? evlenip ayrılmak mı? müzmin bekarlık mı?

Teşekkür eder saygılarımı sunarım.
0
binder dandet
(04.09.17)
sevdiğin kişiyle evlenip, işler sarpa sarınca ayrılmak.

evlilik şart değil bu arada. öyle kutsal bir şey de değil.

biriyle birlikte yaşıyorsun işte, sadece birkaç imza bir de saçma sapan bir tören yapılıyor.

bunaltıcı bir yalnızlık olmadıktan sonra her türlüsü gider.
0
rahip janick
(04.09.17)
Tamamen haksız olur. Boşananlara değil, boşanma sebeplerine bakması lazım önce o kişinin.
0
1adam
(04.09.17)
evlenmek için evlenmemek, tercih bu. Büyük laf etmiyim ama Evlilik zor, ben bu insanla yaşarım, evliliği göze alırım dediğim istediğim kişiyle olmadıkça evlenmeden de olmaz kafasıyla yuva kurmadım kurmam.
0
mslny
(04.09.17)
Hayatımda hiç evlenmemiş olmayı tercih ederim ama boşanmaktan çok evlilik fikriyle ilgili benim bu tercihim. Boşanmanın bir sorun olduğunu düşünmemden değil yani.
0
ms brownstone
(04.09.17)
hayat dediğimiz şey deneyimden ibaret. yalnızlığı deneyimlemek zor değil hepimiz hayatımızın büyük kısmında hissediyoruz, ucunda boşanmakta olsa evlenmek ve deneyimlemek daha mantıklı.
0
hopp
(04.09.17)
Kotu bir evliliktense bekar kalmak daha iyi
0
Traveller
(04.09.17)
boşanmak öcü değil ki? yani evlenenlerin çoğu boşanıyor nasıl bir kendini rahatlatmadır... arabaya binen insanların bi kısmı kaza yapıyor. saçını kestirenlerin bi kısmı pişman oluyor. yaşayan herkes ölüyor. ne bileyim, bana en az bunları düşünmek kadar anlamsız geldi evlenenlerin çoğu zaten boşanıyor diyerek kendini rahatlatmak.

sevdiğim biri ile evleneceksem, bi şekilde malum olsa da ayrılacağımı bilsem mesela, yine de evlenirim. yani burada neden evlendiğin önemli. boşanmak bunda bi etken olmamalı bence. seveceğim biri olmazsa zaten müzmin bekar olurum. he o durumda da tüh lan niye evlenmedim birini bula da evleneydim demem herhalde. evlenecek kadar seveceğim birine denk gelmedim diye üzülürüm.

boşanmak üzerinden evlilik olayını kritik etmek çok saçma bence.
0
cilgin korsan ces
(04.09.17)
tanıdığım birkaç kişi severek evlendi ve boşandı kısa sürede. aileme onları örnek gösteriyorum.

evlenip ayrılmaktansa hiç evlenmemeyi tercih ederim. 1,5 yıllık sevgililiği 4 yılı aşan sürede halâ atlatamamışken, evlenip boşansam ne halt ederim bilmiyorum.
0
runagain
(04.09.17)
alternatifi birlikte yaşamaktır bence. evlenmeden yürüyüp yürümeyeceğini de denemiş olursunuz hem. bence çoğu çift bunu yapmadığı için boşanıyor. çünkü 2 senelik sevgilimle birlikte yaşamaya başlayınca hiç bilmediğim yönlerini görüp şok olmuştum iyi de kötü de. yani birinin ev halini bilmeden onu tanıyamıyorsunuz. ama işte bu ülkede birlikte yaşamak da cesaret ve anlayışlı aileler ister.
0
su nanesi
(04.09.17)
a. karşısına hayatı birlikte yaşamak istediği biri çıkmadıysa haklı. Yok, "evlenen boşanıyor" diye evliliğe/ birlikteliğie kapılarını kapatıyorsa kendine haksızlık ediyordur.
b. hayatı paylaşmak isteyeceğin , çocuklarımın babası/annesi olmasını isteyeceğin biriyle tanışana kadar bekarlık, evllenince de yanılmışsan yanıldığını anlayana kadar evlilik, yanılmamışsan mezara kadar evlilik.

Seçenekler arasında evlenip ayrılmak var da evlenip hayatı biriyle paylaşmak niye yok. Boşanma oranlarının artması evlenen herkesin boşandığı anlamına gelmiyor. Sürdürenler de var.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.09.17)
Hiç evlenmemiş olmak.

Boşanmak kişinin hayatından maddi manevi pek çok şey götürüyor. Birlikte yapılan borçlar, malların bölüşülmesinde çıkan tartışmalar, yaşanan onca sinir harbi, duygusal çöküntü... Ortada çocuk varsa daha da fena. Onun velayeti, bakımı cart curt. Düşündükçe afakan bastı inan ki. Müzmin bekarlık her halükarda daha tercih edilesi. En azından kafa rahat, derdin tasan tek kişilik, iki kişilik değil.

(Bu arada bahsettiklerim "sırf evlenmiş olmak için evlenme" ile ilgili. Hayatını paylaşabileceğin, aşık olduğun biri karşına çıkarsa evlilik tabii ki güzeldir. Sonunda boşanma riski var, o yüzden evlenmemeli dedim gibi bir algı oluşmasın.)
0
i m cool with that
(04.09.17)
Hiç bir şeyi yaşamamış olmaktansa yaşayıp vazgeçmeyi tercih ederim.
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak
(04.09.17)
her ikiside herkeste farklı farklı sonuçlar doğurabilir. kimi insan boşanınca oh be nefes aldım der, kimi insan için çok ciddi bir travmaya dönüşebilir. aynı şekilde bazı insanlar yalnızlıktan, bağımsızlıktan beslenir. aile, çoluk çocuk gibi kavramlara kutsallık yüklemez veya bunu hayatında bir olmazsa olmaz konu gibi görmez. kimi insan için aile kurmak en önemli konulardan biridir.

demem o ki, kişisine göre değişir bu olaylar. insan hayatında ki kişiyle paylaşımlarına, kendi duygularına, beklentilerine ve arzuladığı hayat şekline göre karar vermeli. şerh koyulamaz böyle şeylere veya böyleyken böyle kesin diye formüle de edilemez.
0
Phoebe
(04.09.17)
Çok seviyorsam evlenirim. İlerde boşanacak mıyız ki pff diye bırakmam. Anlaşamazsak boşanırız napalım.

Ama sırf çocuk yapmak için mantık evliliği yapıp sonra zaten boşarım diye plan yapanlar var bu olmaz.
0
jazzabel
(04.09.17)
a) evlenmemiş bir kişi neden herhangi bir konuda içini rahatlatmaya ihtiyaç duyuyor, anlamadım. pekala iyi bir evlilikle mutlu olabileceğini de düşünebilir mesela. kişi evlenmeyi ya da evlenmemeyi sorun olarak görmemeli, kendisiyle barışık olmalı. bu konuda herhangi bir argümana sığınmak zorunda hissetmek bence sorun. hoş değil. insan evlenmek isteyip evlenemeyebilir, bunun için burukluk yaşaması normaldir ama böyle argümanlara gerek yok yani. yaşamaya devam etmek lazım. biraz züğürt tesellisi oluyor bu düşünce ve bence sağlıksız.

b. ben mutlu olmayı tercih ederim, hangisi beni daha mutlu edecekse o olsun. "e hangisi eder onu soruyoz işte amk" diyebilirsin ama bunun cevabını vermek bence mümkün değil. evliliğimin yürümediğini anlayıp karşı tarafla anlaşarak güzelce boşanmak, müzmin ve mutsuz bekar olmaktan iyidir mesela... öte yandan çok severken eşim tarafından terk edilirsem muhtemelen kafayı yerim, e bu durumda müzmin bekar olmak çok daha cazip gelir kulağa. duruma bağlı, ilişkiye bağlı. bu işler argümanla, net sınırlarla yürümez bence. ha seni hangisi daha çok acıtır diye düşünüyorsun dersen, muhtemelen evlenip ayrılmak daha çok yakar canımı. bekarlığa, yalnızlığa vs. zaten alışığım. bir insan için "yalnız" kalmak çok da alışılamaz, katlanılamaz bir şey değil. kendinden başka kimseden sorumlu olmadığın için bazı şeyleri modifiye edebiliyorsun hayatında. öyle ya da böyle yürüyorsun. ama hayatını paylaştığın insanı kaybetmek çok ağır bir şey olmalı. beni zihinsel olarak bitirirdi diye düşünüyorum.
0
der meister
(04.09.17)
a hiç evlenmemiş olmak
0
twelfth
(05.09.17)
(4)

ihlas cemaati sorusu

charlotte blanc
ihlas cemaati eski seyhlerinin olumunden sonra oglu mucahit orenin nasil modern bir kadinla evlenmesine izin vermisler ? ikinci sorum da bu cemaatin lideri kim su an ? enver oren oldu, oglunun modern bir esi var, e peki kim rahim er falan mi ? lider kim ?
ihlas cemaati eski seyhlerinin olumunden sonra oglu mucahit orenin nasil modern bir kadinla evlenmesine izin vermisler ?

ikinci sorum da bu cemaatin lideri kim su an ? enver oren oldu, oglunun modern bir esi var, e peki kim rahim er falan mi ? lider kim ?
0
charlotte blanc
(03.09.17)
Böyle bir cemaat mi vardı?
0
brnbrs
(03.09.17)
Şeyh? Sanırım fazla bilginiz yok kendileriyle ilgili, çünkü cemaatleri azçok tanıyan ilgili çoğu kişi bilir ki cemaat dediğiniz ihlas camiasındaki kişilerde ben hocayım iddiasında olan hiç kimse olmadığı için diğer biz şuncuyuz buncuyuzculardan ayrılır. İllâ vekil diyorsanız Enver beyden sonra oğlu işlerini yürütmeye devam etmekte ve hocalarını, Enver beyi, sevenler elbette Mücahit beyi de sevmektedir. Kendisinin şeyhlik vs öyle bir iddiası zaten asla yoktur. Diğer yazdığınız isim veya başka biri de lider falan değildir. Ayrıca eşinin modern(!) olup olmaması da kimseyi ilgilendirmiyor elbette.
0
mslny
(03.09.17)
bu cemaat mi, topluluk mu pek bilmiyorum ama enver ören dediğiniz kişi seda sayan gibi o an tgrt'de program yapan kadınların kafasından aşağıya gül döken kişi değil mi?

uzaktan bakınca pek modern kadınlarla ilgili sıkıntısı varmış gibi gözükmüyordu. seda sayan - modernizm elbette tartışmaya müsait konular.
0
lat menat uzza
(03.09.17)
yurtlarında ve ihlas pazarlamalarında çok muhafazakarlardır. yurtta kalan öğrenciler sabah namazına kaldırılır falan... ama büyükler daha imtiyazlıdır tabii ki. kim sorgulayacak, düşünecek, eleştirecek? this is sparta! (mı?)
0
runagain
(04.09.17)
(5)

Arkadaşa Tavır

auroraaurora
Uzun yazacağım. Okuyanlara teşekkür ederim.1.5 yıldır tanıdığım bir arkadaşım var. Sık görüşmüyoruz, yakın sakılmayız; ama birbirimize en derinimizi açacak kadar samimiyiz bir yandan da. Bu 1.5 yılın 7-8 aylık bir kısmında ben birkaç sebepten iletişimi kesmiştim. Öncelikle, eski işimde benim üstümdü
Uzun yazacağım. Okuyanlara teşekkür ederim.

1.5 yıldır tanıdığım bir arkadaşım var. Sık görüşmüyoruz, yakın sakılmayız; ama birbirimize en derinimizi açacak kadar samimiyiz bir yandan da. Bu 1.5 yılın 7-8 aylık bir kısmında ben birkaç sebepten iletişimi kesmiştim. Öncelikle, eski işimde benim üstümdü. Bazı kırgınlıklarım vardı. İkincisi bazen çok ukala ve sivri dilli. Ama en önemlisi, ben biraz hödük olduğum için araya zaman girdikçe arayıp sormaya utandım. Neyse, tekrar görüştüğümüzde "Beni bir daha bu kadar yalnız bırakma." dedi. Çok üzüldüm, pişman oldum. Ama bazı davranışlarına dayanamıyorum.

İş kurmak istiyor. Bana şimdi çalıştığım işi bırakmamı teklif etti. En az 6 ay (ki muhtemelen daha uzun) ne maaş var, ne sigorta. Kabul etmeyince trip atıyor, üzülüyor. Geçen hafta ayağım sakattı, dışarı çıkmak istemedim. O kadar çok ısrar ediyor ki görüşmek için. Empati duygusu mu yok desem, tam tersi çok duyarlı bir insan. Aklında bir sürü iş fikri var. Hiçbiri kısa vadede kazanç getirecek veya orijinal işler değil. Anlıyorum, heyecanını paylaşmamı istiyor. Ama beni heyecanlandırmıyor aklındaki işler.

Şimdi de her hareketi bana batıyor. Bir cafe açacakmış. "Açabiliriz" demiyor da "Açacağız." diyor. Eminim, iki gün sonra rafa kalkacak bu iş. Whatsaap'ta yazışırken bir anda İngilizce'ye döndü. Başka bir arkadaşıyla da aralarında bir anda İngilizce yazışmaya başlıyorlar. Ben de buna uyuz oluyorum resmen. Cafe yabancılara yönelik mi olacak, niye İngilizce yazıyorsun dedim. "Dunno!" yazmış. Cevap bile vermedim.

Kısacası ben bu insanın arkadaşlığına değer veriyorum. Fakat birlikte iş yapmak kesinlikle istemiyorum. Ama beni seçim yapmaya zorlayacak gibi. Psikiyatrik tedavi görüyor. Obsesis kompülsif sözde; ama bence şizofreni teşhisi almış da olabilir. Zaten ilaçlarından biri şizofreni ilacıymış. Bu yıl içinde çıkacak 3. Dünya Savaşı'na hazırlanmaktan, Amerikalıların İstanbul'un havasını bozmasına kadar saçma sapan fikirleri var. Koşarak kaçmak istiyorum bazen yanından.

Ben bu insanla nasıl iletişim kurayım? Kestirip atmak, yalnız bırakmak, iyi gün dostu olmak istemiyorum.
0
auroraaurora
(02.09.17)
"Şu an kurulu düzenim ve ödemelerim varken yeni bir iş kurma lüksüne heyecanına sahip değilim. Böyle maceraya da gerek yok, stresini kaldıramam." Deyip onu destekleyeceğimi de söylerdim. O fikrini söylüyorsa siz sizde kendi fikrinizi söyleyin, her dediğini kabullenmek zorunda değilsiniz, zorla yaptıracak değil ya.
0
mslny
(02.09.17)
@mslny
Neredeyse kelimesi kelimesine söyledim yazdıklarınızı. Ona güvenmediğim sonucunu çıkarıyor. Yüzü düşüyor hemen. Dışarıdan destek vereyim dedim. Kabul etti. Ama onun kadar adamamı istiyor kendimi. Benim de içimde yok, ne yapayım yani. Dediğim gibi heyecanlandırmıyor onun aklındaki işler beni.

@jrr
Ya hep ya hiççi bir insan. Ama öyle yapacağım sanırım.
0
🌸auroraaurora
(02.09.17)
arkadasla is kurmak riskli bir sey gayet arkadasliginiz falan kalmaz. kendi isini kuracaksa arkadasin bu tip girisimlerde bulunursa teker teker kaybeder arkadaslarini. bence durust olun ve de yol gostermeye calisin arkadasiniza olabildigince. kolaya kacip iletisimi kesmeyin
0
kveldulv
(02.09.17)
yorucu bir insana benziyor, çok yakında tutmazdım kendisini.

ayrıca ''dost ile ye iç, alışveriş yapma'' sözü doğru bir söz.
0
soft
(02.09.17)
madem konuşulan her şey sözde kalıyor, "he" de geç veya "ben seninle iş yapmak istemiyorum çünkü arkadaşlığımıza değer veriyorum. geri kalan her şeyde yardımcı olurum ama iş konusunu lütfen kapatalım" falan de.
0
dedimmidemedimmi
(03.09.17)
(35)

İhsan Eliaçık'ın Kuran'da hayvan kesmek yok demesi

herhaltibiliyoring
ne düşünüyorsunuz?http://www.internethaber.com/ihsan-eliacik-kuranda-kurban-kesmek-yok-815509h.htmhttps://www.youtube.com/watch?v=gA0wREJZ-KM13:00 civarında özellikle
ne düşünüyorsunuz?

www.internethaber.com

www.youtube.com
13:00 civarında özellikle
0
herhaltibiliyoring
(02.09.17)
sünnet farz değil.
kurban farz değil.

islamda bişey kalmadı. :)
0
🌸herhaltibiliyoring
(02.09.17)
bana var gibi geliyor ama kurban kestirecek kadar param olsa dahi kestirmez, ihtiyaç sahiplerine veririm.

bunlar hep şekilcilik. bana samimi gelmiyor ve iddia edildiği gibi sosyal yardımlaşma vs gibi bir sonuç da vermediğini görüyorum.

rahmetli yaşar nuri öztürk de kurbanla ilgili aynı görüşleri savunuyor.

hacca da gitmem, parasını ihtiyacı olana veririm. gerekirse gitmek isteyip de imkanı olmayan birisi benim yerime gitsin.
0
runagain
(02.09.17)
bi de böyle müslümanlar var. ılımlı müslüman. çeşit çeşit işte :) namaz yok diyen bile oldu
0
dafuq
(02.09.17)
Bu deliyi ciddiye almak gereksiz
0
benaslindayohum
(02.09.17)
Keske yukarida evet ya da hayir diyenler uyduracaklarina ayet gosterseler.
0
Traveller
(02.09.17)
ihsan eliacik ne diyosa dogrudur.
kendisini cekemeyen yobazlar da deli falan der.
akit vs gbi tuvalet kagitlarinda yazanlar cok kildir kendisine.
geziparki surecini desteklemis, yeryuzu sofralari gibi super bi fikri ortaya cikarmis bi adamdir.
Bok atanlara inanmamak lazim
0
rentts
(02.09.17)
Kevser 2:

"fesalli lirabbike venhar". Yani

"Rabbin için salât et ve boğazla".

Salâtın tek anlamı namaz değil. Boğazlamak da sadece boğazlamak işte, kan dökme veya hayvan öldürme anlamında değil.

Salât, desteklemek anlamına da geliyormuş. Salavatlarda da mealen "Allah'ım peygamberimize ve ailesine salât ve selâm eyle" derken aslunda Allah'tan peygamber ve ailesi için destek ve ferahlık istemiş oluyoruz.

Boğazlamak ise biyolojik anlamda baksak bütün vücudu yöneten merkezin (beyin, baş) vücuttan ayrılıp uzaklaştırılması suretiyle bir "canlı"nın öldürülmesi olarak akla geliyor ilkin. Fakat ayette hayvan yok canlı yok öldür yok kan yok. O zaman daha geniş bir anlam düşünülebilir. Mesela o bğazlanması istenen canlı, bizim hâlâ bilerek veya bilmeyerek devam ettirerek yaşattığımız olumsuz hallerimiz huylarımız alışkanlıklarımız ve Allah'ın kurallarına ters düşen anlayışlarımız olabilir.

Bunun böyle olabileceğini düşünüyorum. Doğrusunu Allah bilir.
0
yaren
(02.09.17)
@yaren

ihsan eliaçık'ın kevser yorumu:

www.ihsaneliacik.com
0
🌸herhaltibiliyoring
(02.09.17)
Heh bakayım sağ ol.
0
yaren
(02.09.17)
Kurban, Kevser suresinin 2. ayetinde emrediliyor.

www.kuranmeali.com

"Şu halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes."

Din konusunda halkımız çok cahil maalesef. Birileri de bundan çok güzel faydalanıyor. Oradaki kelime şu manaya geliyor diye sallayıp, çarpıtıyorlar. Nasıl olsa anlayan kimse yok.


.
0
kartallar yuksek ucar
(02.09.17)
Kitabı, peygamberi, tefsiri, ömürlerini ilme dine adamış hakiki din alimlerini saymayıp ben kitaptakinden şunu anlıyo böyle yorumlyom bence böyle diyenler lütfen kendilerine başka bir din kursun ama Müslümanım islam dinine inanıyorum demesin artık ya, yeni bir din çıkartmak isteyip var olanı kafasına göre yorumlayan her bayram ortaya çıkanlardan yıldık artık. Namaz yok kurban yok oruç yok o yok bu yok ne var lan!!!! Diyesi geliyor insanın artık, eööfff!
0
mslny
(02.09.17)
@mslny, kitap alimlere inmedi, müslümanlara da inmedi. insanlara indi.

her müslümanın okuması ve aklını kullanması gerekiyor. illa arapçasını bilmesine gerek yok. ihsan eliaçık'ı dinler, cübbeli'yi dinler, abdülaziz bayındır'ı vs dinler; değişik kaynaklara bakar ve kendisi de bir akıl yürütme yapar, yapabilir!

mezheplerin, alimlerin hepsinin dediği de birbirini tutmuyor; aynı konuda söyledikleri de bazen çelişiyor. cübbeli'nin "farz değildir, vaciptir" videosu var. orada imam-ı azam'ın vacip dediği ama bazı hanefi alimlerin sünnet dediğini de aktarıyor.

herkes bir işle uğraşıyor diye, "ömrünü ona vakfetti, aman bir şey demeyin" sağlıklı bir düşünce yapısı değil.

kimse burada eyyy filan mezhep, falan cemaat bundan sonra tiz böyle davranın diye fetva vermiyor. duyuruda "ne düşünüyorsunuz?" diye sorulmuş ve herkes de ne düşündüğünü söylüyor. burası dini bir forum da değil, tıpla ilgili bir forum da değil, teknolojiyle de vs vs... şu, işin uzmanı konuşsun siz susun bakayım tavrını siteye girmeden önce bir kenara bırakmak gerekiyor.

lütfen "kendilerine başka bir din kursunlar" deyişinizin ne anlama geldiğini bir düşünün. dine inananlar, dindarlar!... insanları tekfir etmekten vazgeçin! bu benim taam mı, çünkü öyledir taam mı diye insanları ayırmayın, bölmeyin. fikrinizi, düşüncenizi söyleyin.

alimler yüzyıllardır her şeyi tartışıyor! namaz ve rekatları; oruç ve bozan/bozmayan şeyler, vaktin ne zaman girip çıktığı... kurban da tartışılıyor. yahu her şey tartışılıyor zaten. alimler tartışıyor zaten.

o yok, bu yok ne var lann dersen tahammülsüzlük var, cehalet var. özgür düşünce yok! insan aklına, fikrine, ruhuna, düşüncesine tahammül yok.

demesi gelmesin insanın, bir sakin olsun. ve en temel meselelerde bile "ömrünü adamış" alimlerin birbirine hiç uymayan fikir ve içtihatları, fetvaları olduğunu görsün.
0
runagain
(02.09.17)
@mslny

Zaten hiçbir şey yok ki, yalnızca Allah var. "Lâ mevcude illallah". Hepimiz birer simülasyonda yaşayan gölgeleriz. Normal yani.
0
yaren
(02.09.17)
Din, kişinin kafasına uymaz, dine uyulur. Ben bu halini beğenmiyom böyle yapmak istiyom denilecek bişey değildir, gayet uzun yazardım fakat vaktim yok, sadece herkesin kendi mantığına göre yorumlaması ayrı komik, hayatını adamış hakiki alimleri geçtim peygamberi bile beğenmeyip kendi aklına güvenilmesini beklemesi ayrı komik.
0
mslny
(02.09.17)
@mslny, hııı hiç de bile taam mı gibi bir şey yazdığın. ne demek istiyorsun ki?

duyurunun dini bir platform olmadığı, duyuruda "ne düşünüyorsunuz?" diye sorulduğu; alimlerin de, üstelik aynı meselede bile olsa ihtilaflı olduğu gibi bir sürü şey var. senin dediğin hiçbir şey yok!

dine değil, filan alime, onun yorumuna/görüşüne uyuyorsun, öncelikle onu bil.

dindarlığın sana mübarek ve hayırlı olsun ama insanları din dışı/dinden çıkmış gibi gösterme.

ithamların katlanarak artıyor, peygamberi bile beğenmeyen bir müslüman çıkmadı burada, çok iyi bir iş yaptığını düşünüyorsun ama çok büyük veballere giriyorsun.

okuduğunu anlamamakta ısrar ediyorsun.
0
runagain
(02.09.17)
Allah aklı bizzat kendi yaratıp insana bağışlamıştır. Ayrıca üzerine hem oku hem düşün diye kaç kez emretmiştir. Ne münasebet kendi aklına güvenilmesini beklemek komik? Akıllı insan çok çeşitli fikirleri ve bilgileri edinip kendine bir doğru yol çizer. Sonra da dindarsa eğer, o yol dinine uygun mu,Allah'ın tasvip edeceği şekilde mi diye ayrıca üzerinde çalışır. Sen kimin hangi niyette olduğunu herhalde kendinden biliyorsun ki bu şekilde konuşuyorsun.
0
yaren
(02.09.17)
Öncelikle ben bana cevap veren sizi direkt itham ederek değil genel olarak yazdım, başlığa gelirsek ben de onu söyleyen adamın ve türevlerinin fikirlerini bilerek düşüncemi yazdım?? Filan alimin söylediğine inanıyorsun derken? Benim inandığım peygamber, eshabı ve bahsettiğim "hakiki" alimler hangi dine mensup pardon? Sanki başka bir dine kitaba göre yaşamışlar da nasıl onların söylediklerine bakarsın gibi olmuş=) sanki hadislere inanan, hakiki alimleri yok saymayanlar kuran kerim okumuyor bilmiyor sadece sunulanı hiç bilmeden yaşıyor gibi sanılıyor ya bu da ayrı komik=)
diğer komik dediğim şeyi yanlış yazmışım, yani kendi aklına güvenilmesini beklemesi derken kişinin kendi aklına güvenmesini değil diğerlerinden bunu beklemesini kastettim. Yine anlatamamış olabilirim, yani demek istiyorum ki şu minik aklımla birinin aklına güvenmem gerekecekse bu ihsan eliaçık ve benzerleri ve kendi yorumunu burda yapanların değil peygamberin aklına güvenmeyi tercih ediyorum.
0
mslny
(02.09.17)
@mslny
peygambere uyarım diyorsun, kendisini canlı görüp duymadığını kabul edersek, hadislere
inanman lazım. ama hangilerine? sahih hadisler var, sahih olmayan hadisler var. sahih hadislerin bile bazıları şüpheli. demek ki neymiş, akıl süzgecinden geçirmeden peygambere
uyamıyormuşsun.

"hakiki" alimlere güvenirim diyorsun. kime göre, neye göre hakiki bu alimler?
Birbirinin tamamen zıttını söyleyen alimler ve mezhepler var. aklını kullanmadan nasıl seçeceksin?

Yunus Suresi 100. ayeti hatırlatalım: "Allah, pisliği, akıllarını kullanmayanların üzerine bırakır"
0
🌸herhaltibiliyoring
(02.09.17)
@herhaltibiliyoring +1

Meal bile okurken, o meali yazan kişinin aklına zihnine bağımlı oluyoruz. Ancak o mealleri karşılaştırmalı okursak aklımızı kullanabiliriz, tefsirler için de geçerli. Aynı dine mensup olup kabul edilmeyen aleviler şiiler gibi gruplar da var. İnsan kendini bilmeden Kur'an'ı nasıl anlayacak? O zaman kendini bilmek için de birçok bilgiler edinmen gerekecek... bilgi olmadan akıl kullanılır mı? Anlamak için dinlemek lazım, laf yetiştirmek için değil. İhlas denen "iyilik yönündeki samimiyet"in başlangıç noktası budur.
0
yaren
(02.09.17)
Sanırım anlatamıyorum, aklımı kullanmadığımı nereden biliyorsunuz? Canlı görüp duymama gerek yok, kitabımı okurum peygamberimin de hayatını rehber alırım, sıkıntı var mı? Siz nakil dini kabul etmeyebilirsiniz, silsileye inanmayabilirsiniz, din o gün varolup yüzyıllar geçip şu an sizinle akıl mantık kazanmadı, hadisleri peygamberi alimleri yok sayarak istediğinizi yapabilirsiniz, ben de sizin aklınıza mantığınıza güvenmiyorum bu kadar basit.
0
mslny
(03.09.17)
adam dikkat çekmek için attıkça atıyor. bırak türkleri dünyanın her köşesinde müslümanlar kurban keserler. milyarlarcası yanlış anlamış, bu adam doğru anlamış öyle mi? gülüyorum.
0
pinkpeony
(03.09.17)
şu son tartışmalarda haklı taraf net olarak mslny bence. islam kuralları gayet net, belli olan bir dindir. kuran da farklı surelerdeki ayetlerde de defalarca tekrarlandığı üzere anlaşılması rahat olsun diye epey basit ve açık yazılmıştır aslında. ama zorlayarak öyle anlamlar çıkartılmaya çalışılıyor ki akıl alır gibi değil, kuran'ın tüm doğasına aykırı.

ayrıca herhaltibiliyoring, kuran üzerine tartışma yapmak için yeterli birikime sahip olmadığını şu yazdığından anlıyoruz aslında: "Yunus Suresi 100. ayeti hatırlatalım: "Allah, pisliği, akıllarını kullanmayanların üzerine bırakır"

yanlış anlaşılmasın, sataşmak için yazmadım, sadece bariz bir hatayı gördüğüm için yazdım. kaldı ki ben de kendimi yeterli bulmam, zira müslüman da değilimdir, en önemlisiyse arapça bilmem ancak yunus suresi'nin tümünü okuduğunda oradaki aklın "kişinin imanı kendi hür iradesiyle seçmesi" gibi bir anlmamda kullanıldığı çok nettir. tüm sureyi okumanı tavsiye ederim. genel bir akıl kullanılmasıyla uzaktan yakından alakası yoktur hatta. nitekim şüphe edilmemesi gerektiğiyle alakalı da bir ayet vardır aynı surede. nerede akıl o halde? önceki günlerde başka birisi daha bu ayetten aynı şekilde örnek vermişti, yeni moda mı oldu nedir.

ha bana kalsa tabii ki bu tip yenilikçi fikirler insanlığın yararınadır, ancak islam reforma uğramış olur, kuran'ın doğası değiştirilmiş olur. islam alemi buna hazırsa tabii ki yapılsın, islam'ın reforma ihtiyacı var, fakat şu anki kuran'ı böyle tuhaf şekillerde yorumlamak fazla zorlama oluyor kanımca. yapılacaksa da adı koyulsun, "kuran'ın bu çağa ait olmayan bazı kısımları olduğu için reforma gidiyoruz, sizden ayrılıyoruz" denilsin. her şeyden öteyse arapça öğrenmenin gerekli olduğunu düşünüyorum. yani müslüman olsam kesinlikle öğrenirdim, zira islam, atatürk'ün de medeni bilgiler'de dediği gibi arap dini zaten, evrensel değil, gayet yereldir. bu dine gönül verseydim gider arapçayı da öğrenirdim, kuran'ı direkt kendi irademle okurdum.
0
soso
(03.09.17)
@soso

O zaman sana göre arapça bilmeyen kişi müslüman olamaz. Ama Allah'ın böyle bir ayeti kuralı şartı kanunu yasası yok. Nasıl yapalım onu?
0
yaren
(03.09.17)
@yaren; yani bunca şey yazdım, arapçaya mı takıldın :) öyle bir kesinlikten bahsetmedim, sözünü ettiğim şey kişisel bir tercih. ben olsaydım arapça öğrenirdim, çünkü dinin kendisi yerel. ancak bir yörenin herhangi bir kültürel değerine ilgi duyuyorsan tabii ki o dili öğrenmek zorunda değilsin. fakat elbette ki bir şekilde eksikliğini de hissedeceksindir. baksana onlarca meale bakıp kendi aklına mantıklı geleni seçiyorsun. kuran'ın apaçık yazıldığı ayetlerde belirtilmişken bu şekildeki "bana mantıklı gelen yorum doğrudur" anlayışı tuhaf değil mi sence de? destekliyorum sizin gibi aklını kullanan, ona göre kendine has bir inanç sistemi kuran müslümanları, yanlış anlama. sadece adı koyulsa daha iyi olur sanki.

edit: şimdi kendi yazdığımı tekrar okudum da ben arapça konusuna fazla değinmişim, takılman doğalmış :) ama doğru değil mi? mesela caner taslaman deniyor, adama sorsan nedir kendinde gördüğün kusur diye, büyük ihtimalle arapça bilmemem diyecektir. gerçi ukala adam, demeyebilir de ancak her tartışmada öne çıkıyor bu eksikliği.
0
soso
(03.09.17)
@soso

Bu adı konulması gereken değil adı konulmuş bir şey. Adı nedir dersen islamiyet derim. Dinde zorlama yoktur. Dinde aşırılık haramdır. Her şeyde aşırılık haramdır. Sarhoşluk (hamr diye geçer) haramdır ki bu sarhoşluk ifadesine yobazlık da girer, çünkü yobazlık şekilcilik fanatizm faşizm hep aşırılıktır ve ihtirasla tutunulan yanlış değerlerdir, ihtiras ise bizzat sarhoşluktur. Ayrıca akıl ve bilgi esastır, okumak ve düşünmek demirbaştır, olmazsa olmaz. Olamaz.

Evet arapçaya takıldım çünkü en kendine göre bir kural koyup insanları bu şekilde yargılıyorsun, üstelik bizi de tam bununla itham ediyorsun.
0
yaren
(03.09.17)
Kurban kesmek zaten islamın şartlarından biri değil. Hanefi mezhebinde vacip, diğer bir çok meshepte ise sünnet. Kurban'ın din ve islamiyet dışında bu topraklarda geleneksel bir yönü de var, kan akıtmanın belayı kazayı uzaklaştıracağı yönünde.. doğrudur yanlıştır tartışılır fakat kurban kesmek farz değil bu kesin.

Bir de şöyle bir durum var, adam islamın 5 şartından da uzak fakat kurban kesmeyi kaçırmaz, onlara da ne desek bilemedim :)
0
nuisance
(03.09.17)
@yaren; kural koyduğumu söylemedim, nereden çıkarıyorsun? tercihten bahsediyorum. kuran'ı daha net anlamak için arapça öğrenilmesi gerekir diyorum, evet. ama "bunu yapmazsan müslüman falan değilsin" demiyorum. kendini öyle görüyorsan her türlü müslümansın zaten, buna kimsenin bir şey dediği yok ki. itham falan da yok ortada. ancak mesela yunus suresi'nden verilen örnek bariz hatalıdır, bu da kişinin kuran konusunda yetersiz olduğunu gösterir diyorum tabii ki. ve pek tabii, kuran'ı aşırı zorlama bir şekilde yorumladığınızda da dinde bir reform yapmış oluyorsunuz.

ayrıca dediğim gibi çok güzel şeyler söylüyorsun, kesinlikle destekliyorum ve sana katılıyorum, ancak kuran katılmıyor sana, ne yapayım ben şimdi. ithamda bulunmuyorum, ithamda bulunan olsa olsa kuran'ın kendisidir.

hadi ben de hucurat'tan cımbızlayayım mesela: "Gerçek müminler ancak Allah'a ve Resulüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular ancak onlardır."

kuran'da defalarca, bunun dışında da bakara'da, ali imran'da, enam'da, yunus'da...vs şüpheye düşülmemesi gerektiği söylenir. sense diyorsun ki düşünmek demirbaştır. halbuki düşünen insanda zamanla şüphe de açığa çıkabilir, aklın baskın olduğu yerde şüphe de vardır, haksız mıyım?
0
soso
(03.09.17)
Düşünmek her zaman şüphe etmek değildir, orada bi anlaşalım. Ben bir şeyi anlamak için onu oturup düşünürüm, hakkında etraflıca bilgi edinirim, bilgi sahibi olmadıkça nasıl fikir sahibi olup konuyu anlayabilirim ki?

Bak, Allah'la bizzat konuşan Hz. İbrahim'in olayı

www.kuranmeali.org

Kalbi tatmin olsun istediği için bilgilenmeyi talep ediyor. Hz. Musa'ya da Allah benzer şekilde "eğer anlamak için sormasaydın seni cezalandırırdım" gibi bir şey söylüyor. Elbette soracağız, didikleyip düşüneceğiz, ne münasebet? İlk emri oku, ikinci emri düşün olan Allah nasıl olur da düşünmeyi şüphe etmek olarak ifade eder? Şüphe etmek kötü niyettendir, güvensizliktendir, insanda güvenme inanma bağlanma ihtiyaçlarının ne kadar aç kaldığının veya yanlış doyurulduğunun tezahürüdür... lütfen Kuran meallerini bi karşılaştır da şüphe ile düşünme kelimelerini bi tespit et. Ben inanamıyorum senin böyle düşünmüş olmana...
0
yaren
(03.09.17)
@yaren;

ben şunu demişim: "halbuki düşünen insanda zamanla şüphe de açığa çıkabilir."

sen de demişsin ki; "Düşünmek her zaman şüphe etmek değildir, orada bi anlaşalım."

bak orada "şüphe de açığa çıkaBİLİR" yazmışım. orada o eki kullanmamın bir sebebi var. "şüphe açığa çıkar" demiyorum. yani orada zaten anlaşıyoruz.

sonra da demişsin ki;

"ikinci emri düşün olan Allah nasıl olur da düşünmeyi şüphe etmek olarak ifade eder?"

ya tuhaf gerçekten. farkındaysan kendi kendine farklı anlamlar çıkarıyorsun yazdıklarımdan. belki de bu yüzden inanamadın böyle düşündüğüme, zira ne düşündüğümü anlatamadım sanırım. hani allah düşünmeyi şüphe etmek olarak ifade ediyor falan demedim, ne ara geldik oraya anlamadım. ama ayetleri bir öğüt olarak algılayıp örneğin genel insanlık üzerine düşünmek farklı, kuran'da geçen ayetler üzerine sorgulamalar yapmak ayrıdır. ayetin içeriği sorgulanamaz. ben de aklın olduğu yerde sorgulamanın ve şüphenin de yeri olması gerektiğini düşünüyorum, sense şüphe etmeyi çok daha olumsuz algılıyorsun. dolayısıyla ortak bir noktada buluşamayız. tartışma da böyle saatlerce kısır döngü biçiminde gidebilir.
0
soso
(03.09.17)
""kuran'da defalarca, bunun dışında da bakara'da, ali imran'da, enam'da, yunus'da...vs şüpheye düşülmemesi gerektiği söylenir. sense diyorsun ki düşünmek demirbaştır. halbuki düşünen insanda zamanla şüphe de açığa çıkabilir, aklın baskın olduğu yerde şüphe de vardır, haksız mıyım?""

Tepkimin sebebi bu paragrafın. Evveliyatına zaten itirazım yoktu. Ama burayı okuyunca hâlâ o tepkiyi veriyorum.

Şüpheyi olumsuz almamın sebebi, Allah'ın kendine ve peygamberine inanmak konusunda yasaklamış olması. Kötü olmasaydı yasaklamazdı. Bunda da anlaştık sanırım.

Ayetleri mealleriyle öğreniyorum. Yani arapça öğrenmek yerine mealler okuyorum, üzerinde düşünüyorum. Fark ediyorum ki her bir meal yazarının yetiştiği kültür psikoloji bilgi seviyesi insaniyet kalitesi vs ile harmanlanmış bir Kur'an okuyorum ben. Arapçayı öğrenip elime Kur'an'ı her alışımda şakır şakır anlayabilecek noktaya gelmem demek, benim o süreyi Kur'an'dan habersiz geçirmem gerek. Halbuki ben ne yapıyorum? Bütün samimiyetimle Allah'tan yardım ve destek isteyerek başlıyorum meal okumaya. Diyorum ki "bütün bu mealler insan elinden geçmiş, belki aralarında yanlışlık vardır, anlamam gerekeni bana sen ilham et" diyorum ve okurken de gerçekten anlayabilme amacıyla okuyorum. Gerçekten de o ilhamı bana veriyor Allah.

Şimdi ben bunu bırakıp arapça ve 6. yy kureyş lehçesi öğrenmeye kalkarsam,işte asıl bu şüphe etmek olur. Çünkü zaten envai çeşit meal ve tefsir var. Okuyorum, aklım ve kalbim var, düşünüyorum, kafa yoruyorum, buluyorum, sağlamasını yapıp doğruluğunu gözümle görüyorum... daha ne isteyeyim ki?

Herkes tam olarak emin olmak için arapça öğrenecek olsa ortalıkta arap kültüründen başka bir şey kalmaz. Halbuki bizzat Allah yaratmıştır toplum ve lisan farklılıklarını.

Bilemiyorum altancım. Sosocum. Anadil her şeydir. Başka hiçbir şey demem.
0
yaren
(03.09.17)
"Şüpheyi olumsuz almamın sebebi, Allah'ın kendine ve peygamberine inanmak konusunda yasaklamış olması. Kötü olmasaydı yasaklamazdı. Bunda da anlaştık sanırım."

e ben de bunu söylüyorum işte, ne tartıştık bu kadar bunca saat anlamadım gitti. evet, şüphe kötü diyor. aynen anlaştık tabii ki. ancak ben şüphe kötüdür demiyorum, akıl şüpheyi getirir diyorum. şüphe olumsuz değildir, şüphe akıl yürütmenin sonuçlarından birisidir.

yani özetle sen tabii ki daha kişisel ve duygusal yorumlar yapıyorsun, bense kuran okumuş inançsız birisi olarak objektif bakıyorum. belki de inançsız olduğumu atladın bir noktadan sonra. öte yandan farkındaysan hep allah inancından bahsediyorsun, orada da benim söylediklerim tabii ki geçersiz oluyor. arapça ile kuran'ın çok daha net anlaşılır olabileceğini söylüyorum, sense türkçe farklı mealler okuyup düşündüğünü, allah'ın da sana verdiği ilhamla bir nevi doğru sonuca ulaştığını söylüyorsun. ancak bu hep senin şahsi yorumlaman işte, net doğrudan bahsedemeyiz. halbuki kuran gayet net yazılmıştır, bu kadar da kafa karışıklığına lüzum yok. eğer ki ayetler bunca karmaşaya sebep veriyorsa kuran'ın apaçık yazıldığını belirten onca ayet de geçerliliğini yitirmiş oluyor.

ana dil, hele ki türkçe tabii ki önemli, zira türk kimliği coğrafyadan ziyade dil ile tayin edilmiştir. konumuz o değil. sanırım epey bi arapsever birisi falan sandın beni :)
0
soso
(03.09.17)
ben müslümanları cidden anlamıyorum. hem dine karşı en ufak yorumlamayı bile sert biçimde eleştirip o zaman müslümanım demeyin dini kendinize uydurmayın diyorlar hemde müslümanlıktan çıkana ya da artık müslüman değilim diyenlere toplumsal baskı yapıyorlar. dertleri ne anlamıyorum ki açıkçası ben bıktım usandım bu islamın her şeye karışmasından. inanmayana bile hayatı cehennem ediyor.
0
hayvan gibi yazar
(03.09.17)
@soso

Yok arapsever sanmadım, kastettiğim şey başkaydı, draje olarak koydum sadece, açmadım.

Kur'an'ı okuyup inançsız olduğunu söyleyenlerde hep bir mükemmeliyetçilik, fabrikasyon seri üretim tek tip insanlar beklentisi var. Halbuki dilinizle de farklılıkların kucaklanması gerektiğini savunuyorsunuz ama insanın mükemmel olamayacağını, her insanın biricikliğinin dinlerde de kendini göstereceğini, milyarlarca çeşit algı ve tepki olduğunu bir türlü ya düşünemiyorsunuz ya da kabul edemiyorsunuz.

Hiçbir din mensubu, dinini %100 ve mükemmel bir şekilde uygulayamaz. Bunu bu şekilde uygulayabilecek tek varlık vardır o da Allah'tır. Peygamber bile Allah'tan ikaz almıştır. Yani müslüman topluluğunun hepsinin aynı şekilde davranmasını, aynı ruh halinde olmasını, aynı şeyleri savunmasını beklemek hata... inançsızım diyenlerde hep bu var. Halbuki inançsız da değilsiniz çoğunuz...

Bak kurbanı konuşuyorduk. Benim kalbim kaldırmıyor o hayvanı kesmeyi. Peki Allah zalim mi ki hassas insanları "vahşet"e mecbur kılsın? Hayır. Elbette yorumlanır o zaman. Hem Kur'an'da masumun canını alıp kanını dökerek bayram etmek var mı? Ki masum dediğim o hayvanlardan Allah "onlar da sizin gibi birer ümmettir" der. Niye apaçık kan dök can al bayram et diye bir ayet yokken yorumlamama kızarsın anlamadım.
0
yaren
(03.09.17)
@mslny, bugün @1adam bir, sen iki... türk-çe yazılmasına rağmen anlamamakta ısrarlısınız.

hiçbir şey anlatmaya çalışacak değilim. yetti gari... ne yazdığım apaçık ortada.

isteyen kessin, isteyen kesmesin ne istiyorsanız onu yapın. daha okuduğunu anlama, yorumlamaktan uzaksınız ve her iki cümleden birinde insanları tekfir etmeye bayılıyorsunuz!

bana neyse kurbandan... benim derdi bana yeter, bir de laf anlamaz insanlarla muhatap oluyoruz.

heee en müslüman sensiniz tamam. kabul. bye.
0
runagain
(03.09.17)
@yaren; kuran ile ilgili yazıyorum. nereden geldik farklılıkların kucaklanmasına, mükemmeliyetçiliğe, tek tip insana...vs, yine anlamadım, acayip.

yani sonuç olarak, kendi mantığına uymayan şeyleri yorumlayarak herkes kendine has bir islam dini ortaya çıkarabilir. yazdıklarından ben bunu anladım. bu düşünce tarzını destekliyorum zaten. ama bu şahsi yorumların "kuran'da aslında böyle deniyor" şeklinde yapılmaması gerektiğini söylüyorum sadece, çünkü yanlış oluyor. sen farklı düşünebilirsin ama senin farklı yorumlama isteğin kuran'daki içeriği değiştirmez. değiştirse reform oluyor zaten. hatta islam'ın reforma ihtiyacı olduğunu kendin de düşünüyorsun gibi geliyor bana.

peki allah zalim mi demişsin. kuran'da benim gibiler için pek hoş şeyler yazmıyor hani. ebedi işkencelerden bahsediyorum. tek sebebi ona inanmayıp iman etmiyor oluşum. akıl dedik ya, aklımı kullanıp sorgulama yoluna gittiğim için cezalandırılacağım. şimdi bu normal geliyor sana ama iki koyunun kesilmesini isteyebilmesine zalimlik mi diyorsun?
0
soso
(03.09.17)
(6)

itle dalaşmaktansa çalıyı mı dolaşıyorsunuz? yoksa dalaşıyor musunuz?

runagain
(git: #1220407) şu duyuruyla aklıma geldi. ben genelde lafımı koyarım, laftan anlamayandan da kaçarım. "kork korkmazdan, utan utanmazdan" atasözü de yolumu aydınlatıyor. siz ne yapıyorsunuz böyle durumlarda?
(git: #1220407) şu duyuruyla aklıma geldi.

ben genelde lafımı koyarım, laftan anlamayandan da kaçarım.

"kork korkmazdan, utan utanmazdan" atasözü de yolumu aydınlatıyor.

siz ne yapıyorsunuz böyle durumlarda?
0
runagain
(31.08.17)
bunlarin hepsi hesap kitap: atarlaninca su an oldugun konumdan daha iyi bir duruma gelecek misin? cozum olusturabilecek misin? yoksa bicaklanma riskin var mi?

ornek gosterdigin durumda atarlanmak cok salakca. bu tip bir aileyle ayni yerde oturmak sacmalik. bambaska hayat gorusleri. baska yere tasinacaksin.
0
no christ requires
(31.08.17)
Kâh dalaşırım kâh dolaşırım. Kafama göre. Ama dalaşıyorsam muhatabım hakkında ümitli olduğumdandır. Boşuna zaman ve nefes harcamam yani.
0
yaren
(31.08.17)
yaklaşım önemli. bina ortak alanıyla alakalı bi durum beni çok da ilgilendirmez. asansörde sigara içilmez evet ama bunu yapacak kadar mal değneği bi adama da direkt olarak "burada sigara içme" demem. konuşmadan anlatmaya çalışırım. genelde de anlarlar. bu tip insanlar sözlü anlatımı ofansif bulabiliyo. o yüzden hemen savunmaya geçiyolar. bakışlarla, hareketlerle anlatmak en güzeli.

çalıyı da dolanmam pek. her çalıyı dolanacaksak kepenkleri kapatıp gidelim zaten.

dinsizin hakkından imansız gelir.
0
Delay Fuze
(31.08.17)
İtin her itliğine tepki vererek ömür geçmez.

İtin her itliğine boyun eğerek ömür geçmez.

Sınırları belirleyip arada sırada diş göstermekten, dalaşmaktan çekinmemek gerek.
0
lafıolmaz
(31.08.17)
sozel durumlarda caliyi dolasirim. fakat birine eziyet soz konusuysa iti it olduguna pisman ederim, hic cekinmeden dalasirim.
0
evde liyakat kalmamis
(31.08.17)
Eğer genel olarak hele çocuk veya hayvana yapılan kötü hareket varsa elimde olmadan tepki veriyorum ama bağırıp çağırmak değil napıyosunuz gibi, onun dışında laftan anlamayacak kişilere laf anlatmam çalıyor dolaşırım.
0
mslny
(31.08.17)
(17)

Havuz mu Deniz mi?

dafuq
Hangisi? Niçin?
Hangisi? Niçin?
0
dafuq
(31.08.17)
deniz, daha temiz.
0
sta
(31.08.17)
Deniz. Hayatımda havuza girmedim, girmem de. Çocukluğumdan beri tiksiniyorum havuz fikrinden.
0
ms brownstone
(31.08.17)
Yüzmek için havuz. Keyif yapmak için deniz.
0
dissendium
(31.08.17)
Yosunlu ve kirli bir denizse havuz.
0
Traveller
(31.08.17)
Kirli denizse havuz. Denizin temiz oldugu yerde havuzu tanimam, gormem
0
kuehles blondes
(31.08.17)
Havuzun temizliğine güvenmem pek deniz kirli görünmüyorsa candır
0
hernezıkkımsa
(31.08.17)
hangisi temizse o. eşitse deniz.
0
aşksız prens
(31.08.17)
Keyif için sabah erken saatte (evet o benim) --> deniz

spor için o da sabah erken saatte --> havuz
0
AlsterWasser
(31.08.17)
Deniz cunku ankarada yasiyorum
0
turuncu sufle
(31.08.17)
deniz.
kaldırma kuvveti daha fazla:)
havuzdan kirli bile gözükse daha temiz ve sağlıklı sonuçta doğal.
Tuzlu tuzlu miss
0
qxgviper
(31.08.17)
Deniz, daha temiz. Ama aynı zamanda havuz, daha güvenli.
0
yaren
(31.08.17)
Yüzmek içinse olimpik havuz diğer havuzlar sadece eğlencelik. Eğlencelik havuz mu yoksa deniz mi derseniz, kesinlikle deniz.
0
gezegen olan pluton
(31.08.17)
Deniz. Havuz tanimadigim insanlarla kuvete girmek etkisi yapiyor bende.
0
allah yazdiysa bozsun
(31.08.17)
deniz - daha temiz
0
exlibris
(31.08.17)
Deniz dalgalı ve soğuk ise veya pisse havuz. Hele havuzda kimse yokken rahatça yüzmek çok güzel ama denizin tadı ayrı tabii.
0
mslny
(31.08.17)
rekreasyonel faaliyetler için deniz, spor içinse havuz. denizde çeşitli yüzüş stillerini belirli hızlarda gerçekleştirmek konusunda çekince duyuyorum çünkü. ama hangisi olmazsa olmaz ya da hangisinin varlığı daha mutlu hissettiriyor derseniz, denizi seçerim.
0
misterturist
(31.08.17)
gündüz deniz, gece havuz.
gündüz denize girip güneşleneceksin, gece havuzda kenara yanaşıp bir şeyler içeceksin.
bence deniz yüzmek için, havuz serinlemek için.
dünyanın en mükemmel havuzu bile denizin yerini tutamaz.
deniz doğal, orijinal,temiz. havuz yapay, klor, sidik ve çeşitli kimyasallar içeriyor.
ama şimdi cam gibi havuz varken gidip de leş gibi olmuş denize de girecek değilim.hangisi temizse o da önemli.
0
quaketrigger
(31.08.17)
(17)

"BUrda kadınlar varken böyle bir şey yapamazsın" hakkında ne düşünüyorsunuz

Cursed Chico
Ben cinsiyetçi küfür eden biri değilim de eden olunca bundan dolayı değil de; "ortamda kadın var, hoş değil" tarzı şetyler denmesi hakkındaya da erotik şeyler konuşurken yine aynı argümanın sunulması hakkında ne düşünüyorsunuz? Kadın olunca ne değişiyor?Bir dizi izliyordum. Kadın erkek doktorların o
Ben cinsiyetçi küfür eden biri değilim de eden olunca bundan dolayı değil de; "ortamda kadın var, hoş değil" tarzı şetyler denmesi hakkında

ya da erotik şeyler konuşurken yine aynı argümanın sunulması hakkında ne düşünüyorsunuz? Kadın olunca ne değişiyor?


Bir dizi izliyordum. Kadın erkek doktorların olduğu bir sunumda sevişme sahneleri gösteriyordu ve ordaki herkes orayı terketti. Kadın doktorlar var aramızda deyip.
0
Cursed Chico
(29.08.17)
Ortamdakilerle aram iyi ise cinsiyet fark etmeksizin her türlü küfrü ederim. Bel altı espri, pis muhabbet olsun kaçırmam. İş ortamı, yaşça büyükler falan farklı durum gerçi.
0
glamdr1ng
(29.08.17)
küfürü geçelim zaten de genel olarak bir şey yapılacakken sonrasında "ortamda kadın var hoş değil" diye yapılmaması bariz bir ayrımcılık biçimi.

Birileri nezaket falan sanıyorsa değil.

edit: diziyi olayı bilmiyorum. görüşüm genel olarak.
0
AlsterWasser
(29.08.17)
O dizide o sahne 1950'lerde geçiyor. O dönemde eşcinselliği hastalık olarak kabul edip ilaçla tedavi etmeye falan çalışıyorlar. :) Doğru bir referans değil.
0
yirmisantim
(29.08.17)
son yıllarda artış gösteren feminizim akımları neticesinde "kadın olunca ne değişiyor" sorunun cevabını vermek bilhassa internette doğrudan linç odağı haline gelmek demek oluyor.

"kadın olunca değişen şudur " demek kadın ve erkek eşitliğini bozmak olarak algılandığından ve eşitlik esas kabul edildiğinden, her şey en başından tabiatına uygun olmayan bir düzleme oturuyor.

her konuda olduğu gibi insanın tabiat arayışındaki referanssızlığı ve, kendini koltuğunun altına alıp kendi tabiatını arayışta gittiği son nokta ekşide başlık olarak açılmış:
eksisozluk.com
çoğu, yüksek zekasına rağmen aradaki bağlantıyı kuramaz.

"kadınlar varken" insanları kendileri de ne yaptıklarının farkında olmadan, münasip bir şeyi sığ düzlemde yapıyorlar.

bu esintilere şiddetle maruz kalan genç nesillere üzülüyorum.
0
güneyli çocuk
(29.08.17)
Sikis var bu aksam cumlesini kafede arkandaki masadan birileri birilerini soylese, sen de ananla bacinla oturuyo olsan, rahatsiz olmaz misin simdi?

Herkes ortamina gore davranmali ve konusmali. Terbiye budur.
0
brad pitt
(29.08.17)
Açıkçası ben böyle bir kendini toplama durumundan hoşnutum, kimsenin belaltı anneli vs küfürlerini dinlemek zorunda değilim, kendi aranızda o iğrenç küfürleri edin illâ edecekseniz. Onun dışında muhabbet olarak siyaset de konuşun futbol da konuşun ama adabıyla konuşun, başüstüne. Ki anneli organlı küfürlü muhabbeti kadın arasında da olsa sevmem.
0
mslny
(29.08.17)
@mslny gibi kadınlar olduğu sürece bu noktada ilerleyemeyiz. "kendi aranızda" derken aramızdan kastı erkekler oluyor.

küfürlerden rahatsız olma potansiyeli cinsiyetlere göre değil, insanlara göre şekillenir. sen birisi kadın ya da erkek diye küfretmemezlik yapmazsın, insan olarak rahatsız olabileceği için küfretmezsin. ben çok barzolar gördüm, öyle küfürler ediyorlar ki ben bazen komik küfürler bulmak amacıyla inanılmaz küfürler eden insanım kendi kendimeyken ama benimkiler onların yanında solda sıfır kalıyor.

ana bacı muhabbeti yapan arkadaşa cevap bile vermiyorum. sikiş varsa var, ee? sikiş olumsuz bir şey mi ki bunu duymak da olumsuz bir şey oluyor? kelime en nihayetinde sadece, fazlası değil. "sikiş var." lafını duyduğunda birinin bence tepki vereceği nokta "sikiş" lafı değil de, senin özeline istemediğim halde niye maruz kalıyorum ben noktasında olmalı.
0
i drive the hearse
(29.08.17)
@i drive the hearse. madem sikiş lafında bir sorun yok, sen annen babanla konusurken sikiş kelimesi mi kullanıyorsun?

aga sen marjinal olmak için amma zorladın kendini ya. geçen gün de sen olsan bari dinliyorum diye beni engellemiştin :)

sikiş kelimesinin anne yanında kullanılmasını savunuyor yahu :)
0
dafuq
(29.08.17)
Şimdi geçerli teammüller böyle. İlerde değişebilir de değişmeyebilir de.
Kadın varken küfredilmediği açık fıkra neyim anlatılmadığı gibi erkek varken kadınlar kadınsal muhabbet yapmaz genel olarak. Aileyle izlenecek film sorularının nedeni de aynı durum.

@güneyli çocuk; ekşideki başlıkla ilgilili videoyu izlemedim ama yazılanlardan anladığım kadarıyla bu aile olayı yanlış anlamış, yanlış uyguluyor olabilir. Batıda cinsiyet kalıpları olmadan yetiştirme düşüncesi ve uygulamaları 15 yıldır var, belki öncesi de vardır.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(29.08.17)
@dafuq; niye, annen sikişmiyor mu sanıyorsun? ya da seks esnasında "sik beni." falan demiyor mu sanıyorsun? anneliğin küfüre maruz kalıp kalmamayla ne alakası var? küfürü terbiye ekseniyle odaklı gören insan kimsenin yanında küfretmez. anne, baba, kardeş, yabancı fark etmeksizin. sokakta bağıra çağıra küfredip de eve gelip ailenin yanında kullandığı dile dikkat edince bir bok olmuyor kimse. ikili oynamakla bir yere gelinmez, her yanı aynı olmalı herkesin.

edit: dil kökeni açısından bakıldığında da "sikişmek" ya da "sikmek" bir küfür değil, eylemdir. bunu sokak kullanımında küfür olarak gören bir insan bir kadınla sevişirken küfür olarak gördüğü olumsuz eylemi ona uyguluyor olur. yani, içten içe kadını aşağılayan bir noktada görür kendini.
0
i drive the hearse
(29.08.17)
@i drive the hearse, siz istediğiniz noktada ilerleyebilirsiniz.? ben yanımda gece ne yapacağını sizin tabirinizle konuşan biriyle oturmam, o eylemi içeren küfürleri sanki elma armut dermiş gibi rahat konuşan biriyle de oturmam. Kadın da olsa o küfürlere tahammülüm yok. Geyik muhabbet şaka yollu küfürler vs ben de ederim ama kisinin anasını sülalesini katmam, hamdolsun zekâm sadece sadece o küfürlerle sınırlı değil. Ayrıca eylem dediğinizi zaten herkes biliyor sanki bunu uluorta o şekilde söylemek hatta kadınlarla ortamdayken bir marifet de mslny gibiler yüzünden yapamıyoz diyorsunuz, basitçe. Umarım hep kendiniz gibi insanlarla muhabbet edersiniz de böyle sıkıntılar yaşamazsınız, bütün eylemleri küfürleri söyler inceler eğlenir gülersiniz.
0
mslny
(30.08.17)
Cunku kadinlar "kufur cok ayip" diyor. O yuzden kufuru kadınlardan uzak tutmaya kasiyorlar. Erkekler kufure bir sey demiyor genelde.
Bir de ahh bu 3. dalga feminizmi..
0
stavro
(30.08.17)
@i drive the hearse. adamdaki terbiyeye bak. annemin seks hayatından bahsediyor ya
tamam siz evinizde ailecek sikmeli sokmalı muhabbet edin. beni de karıştırmayın muhabbetinize.
0
dafuq
(30.08.17)
Küfür konusuna çok yanlış yerden bakan arkadaşlar var. Küfre karşı olmak salt feminizimle, kadınlıkla alakalı değil, esas olarak insan olmakla alakalı çünkü küfür insanı aşağılıyor.

* Küfürler kadını aşağılıyor. Erkeği aşağılayan küfür yok. Nedenini ve sonuçlarını düşünmek lazım bunun.
*Cinsellik doğal bir durum. Neden küfür konusu oluyor? Bir insan, hayata gelmesine vesile olan olguya neden küfreder küfrederse etkisi ne olur?
*Sürekli kadınına küfredilen bir toplumda yetişen bir bireyin sosyal, psikolojik vb. durumu ne kadar sağlıklıdır? O toplum sağlıklı bir toplum mudur? (görüyoruz, her gün biraz daha fazla)
*Cinselliği aşağılanan bir kadından nasıl bir eş nasıl bir anne olur?
*kadın cinselliğini aşağılayan bir erkekten nasıl bir eş, nasıl bir baba olur?
...

Sadece küfür değil günlük konuşmalarda seçtiğimiz kelimelerde de çok yanlış yerlerdeyiz. "kızların vermesi" mesela. ne alınıyor ne veriliyor, kasaptan et miı alıyorsun? Bi yemek/ içki ısmarlayayım o da bana versin.

Bütün bu söylemlerin küfürlerin aslında düşünclerin altında erkek kibri yok mu sizce de.

Bu yanlışlarımızın sonuçlarını hepbirlikte yaşıyoruz ne yazık ki farkında değil çoğumuz.

Biraz empatisi biraz farkındalığı olan kişi küfür etmez. İki ucu keskin bıçaktır küfür, hem edene hem edilene zarar verir. Bir canlıya bile isteye zarar vermek psikiyatride tedavisi olmayan hastalıklar arasında ele alınır.
Barışçıl toplum barışçıl gelecek istiyorsak küfürü hayatımızdan çıkarmamız lazım.

@i drive the hearse; eylemdir dediğin kelimenin kökü erkek cinsel organının adlarından biri.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(30.08.17)
Muhabbetlere bak ya
0
🌸Cursed Chico
(05.09.17)
Kufur etmek ya da etmemek degil, kadinlarin yaninda kufur etmek ya da etmemek konu.

Batida cinsiyet kaliplarini ortadan kaldirarak yetisirilmeye calisilian nesillere uzuluyorum ben de.
Kadinlara uzayli muamelesi yapmamak, "kadinlar varken" mantigini ortadan kaldirmak icin - gercekte var olan - "cinsiyet" olgusunu kafalarda yok etmek gerekmiyor.
Cinsiyetler arasi esitlik baska sey cinsiyetin varligi baska sey.
0
stavro
(05.09.17)
Bir kere ayrımcı bir ifade olduğu kesin. Bunu yazalım bir tarafa... Ama herşey samimiyet düzeyiyle alakalı. Terbiye; tanımadığımız ve samimi olmak istemediğimiz (yaşı ve rütbesi sebebiyle) insanlarla aramızdaki bir duvardır. Duvar bir engel gibi görünse de terbiye duvarı koruyucu bir surdur. Arkasına saklanmakta yarar vardır çoğu kez. Hiç tanımadığınız birileriyle tüm duvarları kaldırarak iletişim kurmak oldukça risklidir.
0
tropik
(05.09.17)
(7)

Kahramanın eski aşkının acısını atlattığı film

halen
yeniden birini sevebildiği film arıyorum. var mıdır böyle filmler ?
yeniden birini sevebildiği film arıyorum. var mıdır böyle filmler ?
0
halen
(25.08.17)
Sonunu bilerek film izlemek gibi oluyor aslında ama
bir klasik olarak 500 days of summer bu.

edit : begin again de olur.
0
AlsterWasser
(25.08.17)
@alsterwasser ihtiyacım var nabayım. beşyüz deys samır'ı izlemiştim ama alternatif olmaz ise tekrar izlemelik. teşekkürler :)
0
🌸halen
(25.08.17)
Kar Wai Wong ustanın My blueberry nights filmi inanılmaz tatlıdır, ben çok beğenmiştim. yine de inceleyip öyle izleyin, zevkinizi bilmediğim için sonra küfür etmeyin.
0
mslny
(25.08.17)
Yeniden Başla. (Demolition)
0
medre
(25.08.17)
Just Like Heaven sanki biraz.
0
sopiro
(25.08.17)
sayılır mı bilmiyorum ama
seeking for a friend for the end of the world ve
silver linings playbook
0
a perfect lie
(26.08.17)
forgetting sarah marshall
cok severim: he is just not that into you
0
in vino veritas
(26.08.17)
(3)

Resim Malzemeleri

fragile lady
Tuval, palet, yağlı boya, sulu boya tarzı resim malzemelerini hangi marka ya da kırtasiyeden almam mantıklı olur?
Tuval, palet, yağlı boya, sulu boya tarzı resim malzemelerini hangi marka ya da kırtasiyeden almam mantıklı olur?
0
fragile lady
(23.08.17)
Mantikli degil ama ucuz
Cagaloglu hakikat
0
artcilly
(23.08.17)
hakikat kırtasiye +1
0
peace.on
(23.08.17)
Cağaloğlu hakikat ödemeyi nakit alıyor bildiğim kadarıyla. Bakırköy'deki hakikat'ten alabilirsiniz. Kırtasiye dünyası da var ama daha pahalı satıyor. Eğer avcılar civarındaysanız Ünal kırtasiye fiyatta uygundur, ben ordan alıyorum genelde. Başlangıç içinse çok pahalı ürün almayın. boya winton, fine ve pebeo fiyat olarak iyidir, kalite de iyidir. Tuval arkası astarlı alırsanız zaten iyidir muhtemelen.
0
mslny
(24.08.17)
(18)

kadın erkek ilişkileri hakkında sert film önerisi olan var mı

hopp
yerliyse daha iyi, rüzgarda salınan nilüfer diye bir film buldum ama online izlnemiyor,bagımsız olsa daha ıyı salak ask fılmı ıstemıyorum var mı aklına fıkır gelen
yerliyse daha iyi, rüzgarda salınan nilüfer diye bir film buldum ama online izlnemiyor,bagımsız olsa daha ıyı salak ask fılmı ıstemıyorum

var mı aklına fıkır gelen
0
hopp
(20.08.17)
annie hall
0
giovanne
(20.08.17)
gone girl sayılır mı?
sert derken ne demek istediniz anlamadım.
0
kayranin kedisi
(20.08.17)
blue valentine
0
vonkhar
(20.08.17)
The Living'i izlediğimde "Ne yani, beni terk mi edeceksin?" cümlesinin ilişkilere dair karşılaştığım en "sert" tepkilerden biri olduğunu düşünmüştüm. Kadın-erkek, aile ve kişinin kendi ile ilgili çatışmalarına dair çok yormayan ama şaşırtıcı olduğunu düşündüğüm noktaları da olan bir filmdi.
0
olanlaolunmaz
(21.08.17)
Dizi olsa big little lies
0
fasulyek
(21.08.17)
Izlememis olma ihtimalin cok dusuk ama:
Duvara karşı
0
bunch of
(21.08.17)
(bkz: Raw)
0
doxanikee
(21.08.17)
@kayranın kedisi
sayılır tabı de ızledım onu saol yıne de
0
🌸hopp
(21.08.17)
Agir roman.
Masumiyet ve kader i izledin varsayiyorum.
0
fatih in fedaisi
(21.08.17)
önerilerden blue valentine ve gone girl'e (izlemişsin gerçi) +1, ama izlemediyseniz istediğin tarz filmlerin şahı revolutionary road'dır tam aradığın şey olabilir
0
semaforo de medianoche
(21.08.17)
Masumiyet ve kader +1

Yerli ve sert!
0
fazla silgisi olan var mi
(21.08.17)
Yönetmen olarak; Jane Champion
0
sadegazoz
(23.08.17)
My King/Mon roi(2015)
0
kirmizibalon
(23.08.17)
Bence Nymphomaniac En sert mesajlardan birini veriyor film sonunda, ama film genel olarak erotizmden ziyade pornografik olduğu için ne derece hoşuna gider bilemem.
0
yirmisantim
(23.08.17)
Revolutionary Road
Play Misty for Me
Kærlighed på Film
Bad Timing
Ve aralarında benim için en iyisi olan Blue Valentine
0
mslny
(23.08.17)
Bad Timing ve
My King/Mon roi(2015)+1
0
sadegazoz
(24.08.17)
diğer soruna cevaben yazdığımı buraya da ekliyorum. ama soft olanları çıkardım.

The One I Love
www.imdb.com

Body and Soul
www.imdb.com

A Ghost Story
www.imdb.com

Forever (dizi. comedy demiş ama dram ve comedy bence, çok iyi irdeliyor)
www.imdb.com

Trust
www.imdb.com

filmlerin çoğunu festivallerde izledim. bence hepsi birbirinden sert. tek tek incelemeni öneririm.
0
nıç
(08.10.18)
ayrıca rüzgarda salınan nilüfer benim de aklıma geldi ama o filmin asıl derdinin kadın-erkek ilişkisi olduğunu düşünmüyorum.
0
nıç
(08.10.18)
(8)

24 saattir oda sıcaklığında olan piliç döner bozulmuş mudur?

mslny
Sokak kedilerime verdiğim hazır satılan yaprak döneri dün kedilerden biri yoktu gece nasolsa çıkar diye dolaba koymadım sonra da unuttum! Direkt güneşe maruz kalmadı, cam hep açıktı. yine de emin olayım dedim, bişey olmuş mudur, Kedilere bir zararı olur mu?
Sokak kedilerime verdiğim hazır satılan yaprak döneri dün kedilerden biri yoktu gece nasolsa çıkar diye dolaba koymadım sonra da unuttum! Direkt güneşe maruz kalmadı, cam hep açıktı. yine de emin olayım dedim, bişey olmuş mudur, Kedilere bir zararı olur mu?
0
mslny
(20.08.17)
ben yemem. sizi bilmem. :)

düzenleme: kedi yer.
0
tuzumkuru
(20.08.17)
Oda sıcaklığının bu mevsimde min 35 derece olduğu göz önüne alınırsa bozulmuştur.
0
eylul
(20.08.17)
Aslında önemli olan diyelim bozuldu Kedilere yine de versem onlara zararı olur mu?
0
🌸mslny
(20.08.17)
ben kendim bile yerim onu ya kedi zaten yer bir şey olmaz.
0
nrmnm
(20.08.17)
Ben yemem benim kedi de yemez. Diğer kedileri bilmiyorum ama ben şüphelendiğim şeyi ona koklatıyorum yemezse yemiyorum. O da kötü koku alırsa yemez tahminimce.
0
Lim5
(20.08.17)
kediye ver, yerse sende yiyebilirsin
0
ozman
(20.08.17)
sıcakta tavuk bekletmek sakıncalı.1-2 saat bile beklesin hayatta yemem,yemeyin

edit: kediler her türlü yer
0
mukon
(20.08.17)
özellikle tavuk çok fena zehirler, burda "nolcak yha ben bile yerim ki onu eheh" diyenler için belirteyim istedim. ve bu sıcakta 1 gün boyunca değil dolapta, dışarda kalmış bi et ürününü asla yemeyin. kırmızı et olsa da yemeyin ama tavuk etini hiç yemeyin.

ve kediler, çöplerden artık yiyecekleri yiyor, bozulmuş yiyecekleri değil. normal bir hayvan bozuk bir yemeği gayet de ayırt eder ve yemez.
0
reso aga
(20.08.17)
(12)

tuvaletleri neyle temizliyorsunuz

all girls dream
ben çif ultra hız ile temizliyorum ama tatmin etmiyor. camasır suyu ile mi temizlesek? nedir bunun yolu yordamı?
ben çif ultra hız ile temizliyorum ama tatmin etmiyor. camasır suyu ile mi temizlesek? nedir bunun yolu yordamı?
0
all girls dream
(18.08.17)
Buhar makinesi kullanıyorum.

Edit: evde kimyasal kullanmadığımdan buhar makinesi ile dezenfekte ediyorum.
www.youtube.com
0
peggy
(18.08.17)
Domestos dokup birkac saat bekletin
0
ykyt
(18.08.17)
domestos muadili döküp birkaç saat bekletmek +1

kipa, migros markafalan olanlar, daha ucuz, daha öldürücü :D
0
111111
(18.08.17)
çamaşır suyu + kaynar su
0
elorelia
(18.08.17)
çamaşır sulu cif. annem manyaktır, arada tuz ruhu filan bi şeyler döküyor kendince ama geçenlerde kolunu yakmış. sanırım bir daha yapmaz.
0
who cares wins
(18.08.17)
çamaşır suyu +1
0
dedimmidemedimmi
(18.08.17)
Domestos'un daha da yoğun kıvamlı tuvalet için olan sürümleri var, onları beğeniyorum ben. Bir de çamaşır suyunu döküp, fırçalayıp öyle bekletmek daha verimli bence. Her yere ulaşmış oluyor çamaşır suyu.
0
elikası
(18.08.17)
çamaşır suyu ile bulaşık deterjanını karıştırıp temizlerim. cifi ise sadece lavabo temizliği için kullanıyorum.
0
tabirimekruh
(18.08.17)
Normal temizlikte domestos ve cif. Klozette su izinin yaptığı sarı çizgiyi ise sadece tuz ruhu geçiriyormuş.
0
curukturpkokusu
(18.08.17)
Domestos muadili.
Lavabo ve küvet icin de cif.
0
chitosan
(18.08.17)
Günlük Marc banyo ile temizlerim, arada bir de domestos muadili katı çamaşır suyu ile. içine de yine katı çamaşır suyu dökerim, fırçalayla yediririm fakat durulamam.
0
mslny
(18.08.17)
koyu kivamli domestosla fircalayip 5 10 dakka bekletip yikiyorum.
0
in vino veritas
(18.08.17)
(18)

17 ağustos 1999 depremini yaşayanlar... unutanlar?

runagain
sb
sb
0
runagain
(17.08.17)
küçüktüm. bir anda uyandırdı koşmaya başladık. 6. kattayız. Her yerdenbaırıyorlar inin aşağı diye. elektrik de kesildi galiba ilk 30 saniyede, tam hatırlamıyorum.

BUnda uykuluydum o kadar hafızalarımda değil ama eylüldeki fenaydı ya da ekimdi galiba. Ya da her ikisinde de oldu. DOlaptan şangır şangır sesler geliyordu. Gittik dedim. Bİr şey olmadı.
0
Cursed Chico
(17.08.17)
evin vitrininde bardakların kırıldığını hatırlıyorum. apartmanca aşağı inmiştik. bir süre sokakta yatmıştık, ananemlere gitmiştik sonra. ertesi sabah odama girmeye korkmuştum, sanki tekrar deprem olacakmış gibi gelmişti bana. 6 yaşındaydım o zamanlar.
0
nothing in my way
(17.08.17)
Ben unutmuştum.hatta dun gece 12 de instagramdan biri paylaşmış ilk anlamadım sonra jeton düştü
0
all girls dream
(17.08.17)
depremi böyle bi felaketle öğrenmek büyük bi travmaydı. deprem sırasında kabus mu gerçek mi gerçekse ne diye düşünüp durmuştum. hareket etmek bile gelmedi aklıma.
0
sttc
(17.08.17)
Asla unutmadım, konusu geçince anlatırken halâ ürperirim. 8. Katta asla tarif edemeyeceğim bir sallantıyla annem babam ben birbirimize sarıldık ve sadece dua ettik. Deprem durduğunda hissettiğim korktuğum tek şuydu, "galiba sadece bizim binamız yıkılmadı." Öyle bir şiddetli ve yönsüz, her yönlü bir sallantıydı. Allahım bir daha yaşatmasın.
0
mslny
(17.08.17)
depremi yaşamadım tee Konyada bozkırın ortasında köydeydim
ama uyanıktım
elektrik gitti.
gitmeyen bir şey değil, hep gider bizim oralarda, koca trafoyu bile çalıp götürmüşlüğü olduğu için insanların gitti mi gelmez.
yattık uyuduk zaten serili olan yün yer yataklarımıza, hiçbir şeyden haberimiz yok.
sabah annem uyandırdı, "istanbulda deprem olmuş"
bi kalktım. bütün köyün ağzı yüzü uçuklamıştı. herkes iptal, herkes ruh.
herkesin istanbulda ya hastası var, ya çocuğu okulda, ya memur, ya asker. kimsen olmasa bile ülke ölmüş zaten ruha dönüyorsun.
cep telefonu köyde 1 tane var, dayımda. çalışmıyor çünkü baz istasyonu bilmem kaç km ötede. zaten ilçenin bile elektirği gitmiş gelememiş. normal telefon yok veya çalışmıyor. interneti henüz bilmiyoruz. zaten internetle çalışan bir şeyimiz yok.
sadece 55 ekran TV'ler var, çalışan. akşama kadar yıkıntı gösteriyor, ölü sayıyor, herkes ağlıyor. ağlaya ağlaya tulumba basıp su çekiyoruz ağlaya ağlaya hayvan sağıyoruz, dua ediyoruz. birileri yola çıkıyor kocaeline gidiyor çünkü başka türlü haber alınamıyor. ameliyat olmuş kuzenim cerrahpaşadan başka kentteki bir diğer kardeşini arıyor o bize haber getiriyor hayatta diye, bayram ediyoruz. bu insanlar 9ar 10ar kardeş, herkes birbirine ulaşana kadar gün bitiyor, gece bitiyor, ama saatler geçmiyor.
adapazarında, kocaelinde yahut istanbulda kimseye bir şey olmadı- bizim tanıdığımız. ama öyle gün Allah bir daha göstermesin.
0
niye ama
(17.08.17)
@Cursed Chico
kasımdı.12 kasım 99 düzce depremi
iyi hatırlıyorum 13 kasım doğumgünüm benim
yurttan evci izniyle eve gelmiştim.
yazık yurttaki kızlar mahvolmuşlar. çok arkdaş vardı bolulu, sakaryalı filan. o deprem de başka bir trajediydi.
0
niye ama
(17.08.17)
Hiç unutmadım. 11 yaşındaydım. Yıllarca her 17 Ağustos 03:02'yi bekleyip o dakikada mum yaktım.

Orada değildim. Orada olan hiçbir tanıdığım, yakınım da yoktu. Yaklaşık 500 km mesafe bir yerdeydik ama bulunduğumuz yer mesafeye rağmen deli gibi sallanmıştı. Yakınımızda bir park vardı, oraya inmiştik. Salıncaklar dakikalarca durmadı.

Yaz tatiliydi. Evdeydim. Günlerce televizyonda o manzaraları izledim. Sanırım ilk kez o zaman "Çok acı var" demiştim. çocuk aklımla. Jeneratörleri susturup "Sesimi duyan var mı?" diye bir umut bağıran akut, birbirini bulamayan aile fertleri, organ mafyası, toplu mezarlar, birkaç günden sonra açılmadan kireçlenen enkazlar...

İstanbul'da benzer şiddette bir deprem olursa bu ülkede çok uzun yıllar bir daha hiçbir sey eskisi gibi olamayacak.
0
la lykia
(17.08.17)
merkezinde yaşadım. sorun varsa sor
0
bana her yer cehennem
(17.08.17)
anne tarafı adapazarı'nda yaşıyor, annemle oradaydık depremde. hatırladığım şeylerden birisi anneannemin beş yaşındaki beni bile almadan direkt kendini dışarı atması eheh, bir de çevredeki apartmanların nerdeyse hepsinin yerle bir olması.

travmatik bir etkisi olmadı bende. anma günlerinde falan aklıma geliyor bir tek. deprem olduğunda evden çıkma gereği bile duymuyorum hatta.
0
embermane
(17.08.17)
@bana her yer cehennem, o geceyi yaşayanların, o geceyle ilgili hatıralarını öğrenmek istedim. ve 18. yıl dönümünde o günü hatırladılar mı, neler düşünüyorlar...

üniversitedeydim. 3 arkadaş evdeydik. istanbul, mecidiyeköy'deyiz. uyanıktım. mutfakta atıştırmalık bir şeyler hazırlamaya çalışırken yakalandım. salona koştum. bir anda "ne yapıyorduk böyle bir durumda" diye afalladım. kapı pervazının altında hafif eğilmiş beklerken, kaç kaç yıkılıyor" diye gelen arkadaşın peşine takıldım, yalın ayak dışarı attık kendimizi. üst katta oturan arkadaşı, sarsıntı bitince eve girip uyandırdık falan.

sonraki bir hafta boyunca mum yakarak uyudum. saçma aslında, devrilse yangın çıkar falan.

sürekli bir sallantı hissi. aklıma geldiğinde de sallanıyormuş gibi hissediyorum halâ.

demirel'in (cumhurbaşkanı mıydı o zaman?) hafızalarıma kazınan sözü: "Allah beterinden ve tekrarından saklasın.
0
🌸runagain
(17.08.17)
6 yaşındaydım. İzmitliyim. Merkez üssünün tam karşısı. 18 yıl oldu. Biz unutmadık ama devlet çoktan unuttu.
0
dissendium
(17.08.17)
muhtemelen bi 15-20 saniye daha yatağımdan kalkmasam ölecektim, deprem sabahında odaya girdiklerinde benim yatağımın üzerinde büyük bir duvar parçası varmış.

deprem benim ve etrafımdakilerin hayatını tamamen değiştirdi; göçük altında kalanlar, psikolojik açıdan etkilenenler ayrı; çadırkentlerde, derme çatma evlerde, prefabrik yapılarda sürünenler ayrı. kişiliğimin oluştuğu tüm o yılları, yaşadığım çevreyi etkileyen, sürekli okul ve arkadaş çevresi değiştirmek zorunda olmamın, belki de kendini herhangi bir yere ait hissetmiyor olmamın yegane sebebi.

yine de duygusal yaklaşmıyorum deprem mevzusuna, çok doğal ve beklenen bir şey. unutmamak tekrardan aynı sıkıntılar yaşanmasın diye önemli ama ders çıkarılmış değil ne yazık ki.
0
Bruce
(17.08.17)
Pendik'te yaşıyorduk o sıralar, pendikte mi çok hissedilmedi benim mi uykum ağırdı bilmiyorum ama ben uyanmasını depreme. Annemler uyandırdı aşağı indik. Araba dobloya benzer bir arabaydı reno express miydi neydi onda uyudulk birkaç gece.

Ben zihinsel olarak kolay atlattım o günleri fakat kuzenim Gölcük'teydi sağ çıktı depremden ama baya bir süre psikiyatra gitti. Genel olarak zor günlerdi bizim için fakat daha zorlarını yaşadı o bölgeye yakın olanlar. Hala da yaşıyorlardır tahminimce. Allah yardımcıları olsun
0
Fusha
(18.08.17)
ankara'ya yeni taşınmıştık. elektrikler kesilmişti. istanbul'da büyük deprem olduğu haber falan duyulunca, sabah kıyametin geleceğini düşünmüştüm.
0
baal
(18.08.17)
o geceyi aklı erecek yaşta olduğu halde yaşayıp unutabilecek biri olduğunu sanmıyorum. 15 yaşındaydım. ne o kimseden haber alamadan korku içinde dışarda oturup çaresizce beklenen dakikalar, ne o gökyüzündeki yıldızların bolluğu, ne de sabaha karşı açılan televizyondaki enkaz görüntüleri. hiçbirini unutamam.
0
lily briscoe
(18.08.17)
Adapazarındaydım deprem sırasında. Hava aydınlandığında gördüğüm manzarayı, ceset kokusunu, arkadaşlık yaptığım çocukların binalarının yıkıldığını falan hiç unutmuyorum. Ölene kadar unutmayacağım. Bizim bina sapasağlam duruyordu ama keşke herkesin sapasağlam dursaydı.

Ben bina sallanırken rüya görüyorum sanıp, kafamı yastığın altına sokup geçmesini beklemiştim. Sonra sirenler çaldı, üst komşu sabiha teyze indi ve ''savaş çıktı'' dedi. Deprem olduğunu sonradan öğrendim. Çok ses duymuştum abartmıyorum 1-2 sene kamyon seslerinden, yüksek ses çıkartan motorlardan falan korkar olmuştum.

şu hayatta sadece depremden çok korkuyorum. Bazen ekşi'de bilmemne tarihli istanbul depremi başlıkları açılınca o gece uyuyamıyorum. Kafama çok takıyorum depremi.
0
eazy
(18.08.17)
Show tvde man with a gun diye bi film henüz bitmişti. Başroldeki aktris Jennifer tilly ve onun geniş balkonlarını düşünerek mutlu mesut uyumayı planlıyordum. Yaş 16, tabiatıyla.. Zıplatmaya başladığında hemen elektrik gitmedi. Kapı eşiğine kadar ilerleyebildim yarım dakikada, dört adım. Evdekiler uyanıp allahla pazarlığa girişmişti o sırada. Yakarışlar, besmeleler falan. Deprem durdu, millet sokağa iniyor, apartman yine sallanıyor, korku ve dehşet o biçim. Gözlüğümü bulamadım karanlıkta. İndim neyse. Millet göğe bakıyor. Yıldızlar parlak, anlam veremiyorlar. Deprem göğü nasıl parlattı diyen ilkel ve cahil mahalle halkına ışık kirliliğini anlatamıyorum. Gözlüğümü ertesi gün de bulamadığımdan o mükemmel gözlem koşullarını kaçırıyorum. Bilim her şeyi izah edemez, inanç ihtiyaçtır, insan yüce bir yaradana sığınmak ister bik bik diyen tiplerle arama mesafe koyup mantığa, deneye, hakemli bilimsel dergilere sarmamla sonuçlanıyor. Bugünkü benliğimi yaratan doğa olayı. Belki hayatımın en değerli 45 saniyesi.
O ana zina yaparken denk gelsem şimdi hacca gitmiş dönmüş de olabilirdim lakin.
0
kargn
(18.08.17)
(22)

Sevgili ile her gün telefonda konuşmak vs. konuşmamak

la lykia
Haftada birkaç gün görüşen çalışan bir çifti düşünelim. Ayşe ile Ahmet olsun. Aynı evde yaşamıyorlar ama evleri aynı semtte.1. soru: Görüşmedikleri günlerde hiç telefonda konuşmamaları, birbirlerini aramamaları normal midir?2. soru: Diyelim ki o gün görüşelim veya görüşmeyelim gibi bir şey konuşulma
Haftada birkaç gün görüşen çalışan bir çifti düşünelim. Ayşe ile Ahmet olsun. Aynı evde yaşamıyorlar ama evleri aynı semtte.

1. soru: Görüşmedikleri günlerde hiç telefonda konuşmamaları, birbirlerini aramamaları normal midir?

2. soru: Diyelim ki o gün görüşelim veya görüşmeyelim gibi bir şey konuşulmamıştı. Ayşe Ahmet'i görüşelim demek veya bir şey anlatmak veya sadece sesini duymak için aradı. Ahmet de o gün biraz yoğundu, aramayı sonradan gördü. O gün eve yorgun gitti, önemli bir şey olsaydı Ayşe nasıl olsa 2. kez arardı diye düşünüp Ayşe'yi aramadan yattı uyudu. Ayşe'yi ertesi gün aradı. Bu normal midir?

3. soru: 2. sorudaki durumun ayda birkaç kez tekrar etmesi normal midir?

Bugün ofiste bu konunun tartışması oldu. (Ofiste olan arkadaşımız Ayşe. Kız geçen gün Ahmet'e yine ulaşamadığı için kafayı yeme noktasına geldi. )

Bir grup Ahmet'in Ayşe'yi sallamadığını söyleyip Ahmet'i suçladı. Bir grup da Ayşe'yi abartmakla suçladı. Sizce?

Edit Ek Not: Mesajlaşma yok, Ahmet bunun normal olduğunu savunuyormuş. Kendisi sürekli bi haber alma, haber verme halinin her zaman gerekli olmadığını söylüyormuş. Onun için özür dileme gibi bir durum yok. Hatta Ayşe'nin kendisini merak etmesini saçma buluyormuş ama Ayşe'nin haberleşme isteğine saygı duyduğunu, onun için elinden geleni yaptığını anlatıp anlayış bekliyormuş. Ayşe de "Sevgili, ilişki" kavramlarımız çok farklı, ayrılmam gerekiyor diye fikrimizi sordu.
0
la lykia
(17.08.17)
hiçbiri normal değil. yazık bir ilişki. zorlamaya gerek yok.
0
fragile lady
(17.08.17)
1. Eğer hiç konusulmuyorsa bence normal değil. Yani, aramiyorlardir ama mesajlasiyorlardir, o zaman sıkıntı yok, ama hiç konuşmamak normal değil bence. İnsan hiç olmazsa merak eder.

2. Eğer eve gidip aylak aylak takilmadiysa, direk uyuduysa normal. Aksi halde, insan, önemsiz olduğunu düşünse bile en azından ne olduğunu merak eder sorar.

3. Normal değil.

4. Ayşe'nin bu olayı ofise taşıması da pek normal değil.
0
rahip janick
(17.08.17)
böyle sorulara cevap aramak bence doğru değil. iki farklı insandan ve dinamikleri o iki insana bağlı olan bir iletişim biçiminden bahsediyorsun. bunu nereden bilebiliriz? bu tarz durumlarda şu siyahtır veya bu net beyaz demekten itinayla kaçınıyorum.
0
bruceandwayne
(17.08.17)
Bu şartlar altında Ayşe'nin başına bişey gelse, acil bi durum olsa Ahmet'i arayamaz. Arasa da Ahmet'in her şey olup bittikten sonra haberi olmuş olur. Böyle ilişki olmaz olsun. Sevgili demek en yakınımız, her şeyi en çok paylaştığımız ve ilk anlattığımız kişi demektir.
0
megalomaniac
(17.08.17)
ahmet'te bir ilgisizlik var. bu durum ha deyince düzelecek bir şey de değil. herkesle ilişki yürüyecek diye bir şey yok. ayşe önüne baksın.

not: 27E 4yıllıkilişkispor
0
zgrydn
(17.08.17)
en basitinden bir iyi geceler konuşması olsa güzel olur. ahmet bence sorumsuz. ayşe'yi pek sallamıyor.
0
hononu
(17.08.17)
Ek Not: Mesajlaşma yok, Ahmet bunun normal olduğunu savunuyormuş. Kendisi sürekli bi haber alma, haber verme halinin her zaman gerekli olmadığını söylüyormuş. Onun için özür dileme gibi bir durum yok. Hatta Ayşe'nin kendisini merak etmesini saçma buluyormuş ama Ayşe'nin haberleşme isteğine saygı duyduğunu, onun için elinden geleni yaptığını anlatıp anlayış bekliyormuş. Ayşe de "Sevgili, ilişki" kavramlarımız çok farklı, ayrılmam gerekiyor diye fikrimizi sordu.
0
🌸la lykia
(17.08.17)
normal değil.
0
elorelia
(17.08.17)
Eğer bu ilişki şekli Ayşe'ye uymuyor ve Ayşe'yi rahatsız ediyorsa - ki öyle görünüyor. Ayrılmasında fayda olabilir.ahmetin ayrılığı çok sallayacağini da sanmıyorum ben. Belli ki birbirleri için pek uygun insanlar değiller
0
rahip janick
(17.08.17)
normal değil hiçbirisi.
0
basond
(17.08.17)
Hiçbiri normal değil.
0
aquarium
(17.08.17)
Değil hiçbiri normal.
0
harvey
(17.08.17)
ikisi de bir birey ve ikisi de kendi fikirlerini savunuyor. böyle konularda kimse kimseyi "çok yanlış düşünüyorsun" diye suçlayamaz. ahmet zırt pırt aranmak istemeyen bir adam, tarzı o ve aramayı da sevmiyor olabilir. en doğal hakkı. ayşe de telefonlaşmayı fazla seven bir kadın. sevebilir, onun da en doğal hakkı.
konu aslında böyle basit olduğu için birbirlerini oldukları gibi kabullenmeleri ve bu işin ofise kadar taşınmaması gerekirdi. ama bu yüzden anlaşamıyorlarsa işleri çok zor.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(17.08.17)
Hiçbiri normal değildir. İnsan sevgilisine de günaydın iyi geceler demeyecekse kime diyecek acaba?
0
mutlusismankedi2015
(17.08.17)
ahmet kurnaz, ahmet tilki. ahmet aslında kızdan ayrılmak istiyor ama üzmeden yapmak istiyor. ayşe ayrılsın.
0
secrex
(17.08.17)
Ahmet çok uyanık. Muhtemelen başka biriyle mesajlaşıp konuşuyor. İnsan sevgilisiyle sadece hesap sormak haber vermek için konuşmaz, sırf özlediği için bile aptalca konuşabilir, yazabilir. Adam hem aramıyor hem aradığında açmıyor hem geri dönmüyor, hem de mesaj atmıyor?! Ben bu kafadaki biriyle beraber olmam, adam beni ofisteki ayşe teyzeden bile daha az merak ediyor önemsiyor diye düşünürüm.
0
mslny
(17.08.17)
Bu arada Ayşe'nin Ahmet ile birkaç hafta önce şöyle bir konuşma yapmış olduğu bilgimiz dahilinde:

"Biz demek ki bazı önemli kavramlara farklı bakıyoruz. Sevgilimizden, ilişkiden beklentilerimiz farklı. Bu şekilde birbirimize saygı duysak da mutlu olmamız zor. Uzlaşamıyorsak dostça ayrılalım vb. demiş.

Ancak çocuk ayrılmaya yanaşmamış. Yani Ayşe'ye bu tavrını diretiyor bir nevi.

Ayşe de sabah akşam konuşalım, mesajlaşalım kafasında bir kız değil. Zaten ofiste herkes yoğun. Ama en azından nezaketen aynı gün içinde beni geri ara vs dediğinde de Ahmet kızı kendisinin ve aramamasının normal olduğuna ikna etmeye çalışıyor.

Yani hem ayrılmaya yanaşmıyor, hem de beni böyle kabul et, benim davranışım normal baskısı yapıyor.

Sanırım bu biraz duygusal manipulasyon.
0
🌸la lykia
(17.08.17)
Ahmet'in başka biri daha var hayatında.
0
sen git ben geliyorum
(20.08.17)
1. Olabilir. Kişisel alan falan filan.

2. Olamaz, aramalıydı.

3. Normal değildir. O ilişki bitmiş okeye dönüyor.
0
yirmisantim
(20.08.17)
Güncel bilgi editi:

Ahmet Ayşe'ye benim seninle bir sorunum yok, ben sadece telefona yapışık yaşamayı sevmiyorum demiş. Bazen saatlerce telefona bakmadığım oluyor, bir işim oluyor, hiç bakmıyorum vs demiş. (Bakamıyorum değil.)

Bu arada Ahmet işsiz, gün içinde ailesinin git gel işlerine yardım ediyormuş. Fatura ödeme, akrabalara yardım vs.

Bir de akıllı telefon kullanmıyor. Sosyal medya hesabı da yok.

iş arıyor ama Ayşe'den dinlediklerimize göre bence biraz sallıyor. Ayşe ilanları takip edip Ahmet'e söylüyor, adam öyle başvuru yapıyor. Ayşe adama yardımcı olabilmek için elinden geleni yapıyor önümüzde.

Ayşe arkadaşımız da biraz duygusal ve bağımlı olabilecek bir profil. Kızı bence güzel manipule ediyor şu an çocuk. Sen bana zaten hiç güvenmedin vs diye duygu sömürüsüne başlamış şimdi de.

Durumun ilginç tarafı aslında Ayşe arkadaşımız da pek öyle bir kız değil. O da bireysel alanına önem veriyor vs. Bir de örneğin hiç mesajlaşmıyorlar. Adamda whatsapp da yok.

Gün içinde veya sonunda Ayşe arıyor ise şunun için arıyor: bugün görüşecek miyiz, görüşmeyeceksek ben şu işimi halledeyim veya program yapalım vs demek için. Hiç günaydın iyi geceler modunda bir çift değiller.

Biz örneğin iş çıkışı yemeğe gidelim dedik. Ayşe ben bir Ahmet ile konuşayım, bir programımız olmazsa gelirim diyor. Adamı arıyor, ulaşamıyor, mesaj atıyor biz kızlarla program yapıyoruz, bugün görüşür müydük vs diye. Ses yok. Ayşe'ye noldu konuştunuz mu diyorum. Yok ulaşamadım geliyorum ben de sizinle diyor.

O gün görüşmeyeceklerini böyle anlamış oluyor örneğin. Bu arada ondan habersiz program yapmasına Ahmet asla dayanamıyor, niye haber vermiyorsun oluyor anında.
0
🌸la lykia
(20.08.17)
1- normal
2-normal değil
3- almanya kaybedince biz de kaybettiğimiz için bu da normal değil.


Birlikteliklerde güven problemi yoksa, iletişim sıklığı karakter-tavır ilişkisiyle anlatılabilir.
Yani, bu ayşe ile ahmet'in ''sevgililik'' alışkanlıkları kesinlikle farklı; bu yüzden ya aynı eve çıksınlar ya da ayrılsınlar (eğer problemleri sadece buysa aynı eve çıktıklarında bu problem çözülür, daha gerçek ve sert problemlerle karşılaşırlar)
0
mete kudur
(20.08.17)
Bu arada bir kavga da şuradan çıkıyor: Adam şu an birçok öfke patlamasını işsiz olmasına bağlıyor. Ruh sağlığım bozuk diyor. Ayşe de elinden gelenin fazlasını hakkaten yapıyor zaten çok merhametli biri, onu incitmemeye çalışıyor.
Ama İş aradığı için de Ayşe telefonuna yapışık yaşamalı diyor. Adamı iş görüşmesine çağıracak olsalar Ayşe gibi 2 gün bekleyecek veya mesaj atacak hali yok şirketlerin sonuçta.
0
🌸la lykia
(20.08.17)
(4)

Tatil / Regl

mutekebbir
Tatile gideceğim tarih olarak regl olacağım tarihe denk düşüyor bu.Aslında düzenimi bozmayı hiç istemiyorum fakat çok uzun zamandır tatile gitmeyen biri olarak da iyi değerlendirmek istiyorum.Geciktirmesinden ziyade öne almanın bir yolu yok mudur?Bu hafta olsun bitsin bayramda rahat edeyim diye düşü
Tatile gideceğim tarih olarak regl olacağım tarihe denk düşüyor bu.

Aslında düzenimi bozmayı hiç istemiyorum fakat çok uzun zamandır tatile gitmeyen biri olarak da iyi değerlendirmek istiyorum.

Geciktirmesinden ziyade öne almanın bir yolu yok mudur?

Bu hafta olsun bitsin bayramda rahat edeyim diye düşündüm.
Öyle bir şey yoksa geciktireceğim mecburen.

Hangi hapları kullanıyorsunuz bunun için?
En iyisi hangisidir?

Ben uzun yıllar önce kullanmıştım bir hap ama çok memnun kalmadım regl olmasam da akıntı şeklinde kahverengilikler gelmişti öyle de olsun istemiyorum.

Teşekkürler.
0
mutekebbir
(15.08.17)
İlacın adını hatırlamıyorum fakat nette en tercih edileni eczacı da söylemişti, onu almıştım. Açıkçası ben nette yazılanlar gibi korkunç şeyler yaşamadım, eczacıya danışıp ilaç alın, sık kullanılmadığı müddetçe-ki sadece tatil için- bişey olmaz.
0
mslny
(15.08.17)
primolut-n

geçen ay kullandım geciktirmek için, reglden 2 gün önce başlayıp günde 3 tane içtim.o sürede hafif regl sancıları oluyor. onun dışında bi yamuğunu görmedim.
0
terlik yutan canavar
(15.08.17)
Iki uc gun one cekmeniz yetiyorsa klasik yesil beyaz aspirin ise yariyor. Geciktirme icin de zorunda kalirsam primolut kullaniyorum, netteki yazanlarin hicbiri olmadi. Karinda biraz sislik yapiyor o kadar.
0
lallala
(15.08.17)
Primolut-n.

Bir de eger olay sadece denize girmekse tampon kullanin gitsin.
0
kuehles blondes
(15.08.17)
(3)

Duyurunun bakimli kizlari, Kiehls muadili hangi marka onerirsiniz?

cossecant
Kizlaar,Gunluk yuz bakimi icin Kiehls urunlerini kullaniyordum, yanlis hatirlamiyorsam 5 ay evvel falan toplam 700 TL civari odemistim bu cilt temizleyici, goz alti kremi, gece nemlendirici serum vs. icin. Ilk etapta cok para odedim diye uzuluyordum ama bu urunleri 5 aydan fazladir kullaniyorum, hen
Kizlaar,

Gunluk yuz bakimi icin Kiehls urunlerini kullaniyordum, yanlis hatirlamiyorsam 5 ay evvel falan toplam 700 TL civari odemistim bu cilt temizleyici, goz alti kremi, gece nemlendirici serum vs. icin. Ilk etapta cok para odedim diye uzuluyordum ama bu urunleri 5 aydan fazladir kullaniyorum, henuz yeni yeni bitmeye basladilar. Cok da memnun kaldim.

Simdi bu urunler icinde yuz temizleyici jel ve tonigim cok az kaldi, yenisini almam lazim. Bunlar icin onerebileceginiz baska marka/urun var mi beybiler? Bu sektoru cok iyi bilmiyorum, belki Kiehls den daha iyi ve daha ucuz oneriniz bile vardir.

Tavsiyelerinizi bekliyorum, cok cok opuyorum sizi minnoslar.
0
cossecant
(15.08.17)
Daha iyi olup olmadığını bilemem fakat iyi olan ve fiyat olarak kiehls in az daha uygunu l'occitane olabilir, artık onu tercih edicem ben de.
0
mslny
(15.08.17)
shisedo var japon markası onlara bakabilirsin. clarins olabilir ya da.
0
eurhka
(15.08.17)
moshos garden
0
balpolen
(15.08.17)
(16)

Sokak kedileri için mama

elon
Sokakta gördüğümüz kedilere vermek için mama almak istiyoruz ama hangi mamadan almak lazım hiçbir fikrimiz yok.Whiskas gibi mamalar hem pahalı, hem de duyduğum kadarıyla çok da sağlıklı değilmiş, kedi mamasının fast food'u vs diyorlar.Hem bütçe dostu, hem de sokaktaki dostlarımızın sağlığını bozmaya
Sokakta gördüğümüz kedilere vermek için mama almak istiyoruz ama hangi mamadan almak lazım hiçbir fikrimiz yok.

Whiskas gibi mamalar hem pahalı, hem de duyduğum kadarıyla çok da sağlıklı değilmiş, kedi mamasının fast food'u vs diyorlar.

Hem bütçe dostu, hem de sokaktaki dostlarımızın sağlığını bozmayacak hangi mamayı almak lazım?
0
elon
(14.08.17)
Selam öncelikle süper bi kalbiniz var^^
Ben genellikle ya temizmama dan sipariş veriyorum ya da açık mama alıyorum petshoplardan.
0
wild honey suckle
(14.08.17)
Şu an için fiyat/kalite bakımından en uygun seçenek temizmama.com
0
manuel mandalina
(14.08.17)
Ben petshoptan açık kuru mama alıyorum.
Gayet memnunlar hallerinden, severek yiyorlar.
Benim kedim de onu severdi bu yüzden sokaktakiler için de oradan devam ediyorum.
0
mutekebbir
(14.08.17)
sokak kedilerine mama alınması amacıyla bir kumbara hesabı vb. bir şey oluşturulursa 3-5 katkıda bulunur çoğu kişi. zaten temizmama oldukça hesaplı. uzun bir süre boyunca tedarik edilebilir.
0
himmet dayi
(14.08.17)
Temizmama +1 Kuzulu Bonacibo mükemmel. Daha ucuz serisi de var, 15 kg pakette satılıyor.
0
Lim5
(14.08.17)
Temizmama virali gibi olmuş cevaplar :) çok teşekkürler
0
🌸elon
(14.08.17)
1-2 marka denedim ama en sevdikleri Bonnie tavuklu ve purina one. Purina pahali olduğu için alırsam sadece Bıcırığıma alırım ama genel olarak orta kalite Bonnie fiyat açısından. Petshoptan 1 kilo alıyorum baya gidiyor çantada da taşımama rağmen. Ama migros'ta da aynı marka bazen indirimde oluyor. Bu arada sakın goody almayın! Hiçbir sokak kedisi yemedi, o kadar kötü yani.
0
mslny
(14.08.17)
Micho kedilerin severek tükettiği ve uygun fiyatlı bir mama. Temizmamadan temin edilebilir. Kilitli bir ağzı olduğu için 15 kg bitene kadar bayatlamıyor. Bonachibo biraz daha pahalıya geliyor ama onun da yavrular için olanını minikler rahatça tüketiyor, yetişkin kedi mamaları yavrular için yemesi çok zor olabiliyor. Ama ağızlarından düşüre düşüre yemelerini izlemek de bi o kadar komik :)
0
bir nick var benden iceri
(14.08.17)
Temizmama-Micho.
0
buff
(14.08.17)
ben veterinerden açık satılanlardan 5 liralık alıyorum her defasında. bayağı çokça oluyor. markasını bilmiyorum, veteriner kötü vermeze güveniyorum.
0
puc
(14.08.17)
Annem de temizmamadan micho alıyor
0
mutlusismankedi2015
(14.08.17)
Mihav dan kopyaladım.

KESİNLİKLE ALMAYIN !
Whiskas: Tuz, katkı maddesi ve boya fazlalığından dolayı böbrek hastalıklarına sebebiyet veriyor.
La Cat: Tuz oranının yüksekliği karaciğer rahatsızlıkları yapıyor.
Goody: Çokça tahıllı olduğundan tüy dökümlerine neden oluyor.
Micho, MitoMiks, Bonacibo, Petikare: Türkiyede üretilen ucuz ve kalitesiz mamalar. Kristal oranı fazla olduğundan kanlı idrar, kusma, sonunda da damar tıkanması ve bağırsakların yırtılmasına sebep oluyor.
Bonnie: Kalitesi onaylanmayan yaş mama.
Iams: Denek olarak canlı hayvanlar kullandıkları tüm kullanıcılarca onaylanıp dünya çapında protestolara neden olduğu için etik olarak kullanmamanız önerilir.
0
esmeralda
(14.08.17)
@esmeralda metni kopyaladığınız yerde almamız gerekenler yazıyor muydu acaba? Geriye marka kalmadı
0
🌸elon
(15.08.17)
Geriye pahalı markalar kalıyor malesef.
0
manuel mandalina
(15.08.17)
bir ara çok fakirleşmiş ve yıllarca proplan yiyen kedilerime goody almıştım ve tospiğimin direnci düştü paçoza döndü normalde tararken 1 tane teli kopmazken tüyleri sonra aşırı dökülmeler başladı bu mamayı sadece 1 kere aldım ve bitmeden bir şekilde proplana döndüm dökülmeler baki kaldı :(
0
guitarissimo
(15.08.17)
Maalesef öyle
evde acana kullanıyorum uzun araştırmalarımız sonucu ondan almaya karar kıldık
Sokak hayvanları içinse akciğer,tavuk ciğeri böyle bütçemize uygun gıdaları haşlayıp içine de ekmek doğrayıp vermeyi daha uygun buluyorum
Evdekilere de sadece mama vermiyorum yumurta, yoğurt,mercimek çorbası,
Bazen et,tavuk,tavuk ciğeri,balık,patates,ekmek,makarna
0
esmeralda
(15.08.17)
(17)

saç ifşa: final episode

manuel mandalina
Yılan hikayemin (bkz. https://www.eksiduyuru.com/mobil/duyuru/1213580/kuafore-cemkirme-sorusu-vol-3-revenge-is-ours) sonuna geldik kızlar! En son telafi için aramışlardı, dün gittim nihayet. Duruma göre düzeltme ya da bakım yaparız demişlerdi ama bakınca hiç tutmamış olduğunu, komple yeniden yapılma
Yılan hikayemin (bkz. www.eksiduyuru.com) sonuna geldik kızlar!
En son telafi için aramışlardı, dün gittim nihayet. Duruma göre düzeltme ya da bakım yaparız demişlerdi ama bakınca hiç tutmamış olduğunu, komple yeniden yapılması gerektiğini söylediler. Ben de saç elinizde kalmayacaksa yapın dedim; yaptılar. Ayrıca çok kibar davrandılar, sahibi gelip tekrar özür diledi, işlem boyunca arada gelip kontrol etti vs. Bi sosyal medya şikayeti nelere kadirmiş..
Sonuç gördüğünüz gibi B) tekrar teşekkürler^^ hepimize geçmiş olsun!
0
manuel mandalina
(13.08.17)
Canım benim çok güzel olmuş
0
purple rain
(13.08.17)
Çok güzel olmuş saçların. Olaylar ne bilmiyordum ama çok beğendim :)
0
april12th
(13.08.17)
Burun pek güzel yalnız. Fındık <3
0
yaren
(13.08.17)
Güzel olmuş he ^^
0
Golden Ratio
(13.08.17)
BA YIL DIM
0
klar
(13.08.17)
Neler yaşanmış yahu! Geçmiş olsun ve güzel olmuş. Ayrıca önceki adamın yaptığı perma mıymış :) tuhaf.
0
cemallamec
(13.08.17)
Combo breaker olarak olmamış demeye geldim. Dalga dalga değil de tel tel ayrılmış, elektriklenmiş gibi. Permanın olayı mı bu bilmiyorum, gördüğümü yorumladım.
0
pike
(13.08.17)
@yaren, alttan öyle çıkmış :)

@cemal, sağol^^

@üg, eski halinin fotosunu iyi çekmemişim, tepesi çok komikti, öyle kullanılacak gibi değildi yani :/

@pike, aslında o gün kabartmasını istedim de o yüzden öyle oldu. Daha yıkamadım, yıkayıp kendim yapınca öyle olmayacak yani.
0
🌸manuel mandalina
(13.08.17)
kotu duruyor bence...
0
kamyonsans
(13.08.17)
güzel. biraz bakımlı kıvırcık olursa direkt çekici sınıfına giriyorsun. kıvırbaşların ayrı bir havası oluyor nazarımda.
0
zgrydn
(13.08.17)
Bir kıvırcık saçlı olarak tipik kuaförün eline şekil ver diye bırakılmış kıvırcık saç görüyorum tüy tüy kabartmışlar. Kendin şekil vermeden kurutsan bile böyle olmaz bukle bukle olur güle güle kullan :)
0
pastörizesüt
(13.08.17)
tek beğenmeyen benim sanırsam
0
basond
(13.08.17)
Beğenenlere de, beğenmeyenlere çok mersi^^

Konu saçın güzelliğinden öte benim perma failimin bi şekilde sonuçlanması aslında. Buradan aldığım fikirlerden güç alıp hakkımı aradım :3 Ben sonuçtan gayet memnunum; hem salonun gönlümü alıp sorunu telafi etmesi bakımından, hem de nihayetinde hiç değilse homojen bi saç elde ettiğim için. Diğer türlü paramı kaptırmış ve düzensiz bi saçla sinir olmuş vaziyette oturuyordum.

Bana kalırsa fotodaki afro hali çogzel, ama benim gibi saçını taramaktan aciz bi insanın iki saat onu yapmakta uğraşması ve becermesi zorrr.. O akşam bi yere gidiyordum, o nedenle bi hovardalık yapayım dedim^^ Yani @pastorize +1
0
🌸manuel mandalina
(13.08.17)
la benim saçım kurutucuyla kurutunca böyle oluyo diye kışları nerdeyse yıkamıyorum, her banyo çıkışı sinüzite göğüs geriyorum, sen ısrarla gidip yaptırmışsın. inanılmaz ya. hakkat insan kendinde olmayanı istiyomuş. güle güle kullan.
0
evde liyakat kalmamis
(13.08.17)
Bunun ıslak ve jöleli hali hali 1 ay sonra çok güzel olacak, ben o zamandan sonrayı severim, bu hali de sen beğendikten sonra zaten güzel=) çok sevindim sonuç almana, Güle güle kullan=)
0
mslny
(13.08.17)
Normalde oturmamış halini sevmem ama onu bile sevdim. Hele biraz zamanla oturunca iyice güzel olur o. Güle güle kullan. :))
0
aychovsky
(14.08.17)
cenci kafası gibi olmuş. fena görünmüyor bence.
0
filteria
(14.08.17)
(5)

Askta yas

Gökkuşağında Salıncak
Etrafimda cok dengesiz iliskiler gordugumden sormak istedim. İnsanlarin karsi taraftan etkilenmesi icin belli bir yas siniri var midir diye dusununce isin icinden cikamadim. Mesela siz kendinizden kac yas buyuk/kucuk biriyle sevgili olabilirdiniz?Edit : yas - cinsiyet ile belirtelim
Etrafimda cok dengesiz iliskiler gordugumden sormak istedim. İnsanlarin karsi taraftan etkilenmesi icin belli bir yas siniri var midir diye dusununce isin icinden cikamadim. Mesela siz kendinizden kac yas buyuk/kucuk biriyle sevgili olabilirdiniz?

Edit : yas - cinsiyet ile belirtelim
0
Gökkuşağında Salıncak
(12.08.17)
en son 15 yaş küçük ile birlikte oldum. her konuda uyumlu idik.
0
eriksatie
(12.08.17)
Bunu üniversitenin son zamanlarında kendi aramızda da çok tartıştık, ben 18'den sonrasını saymıyorum. 18'in üstü için bi' problem yok.


Ama izlenimlerime göre kadın için 20-22 arası ideal, öncesinde fazla erkekleşebiliyorlar, sonrasında da fazla şeyolabiliyorlar. kişisel kanaatim tabi bu, hastalıklı bi' fikir olarak görenler olabilir. problem değil.

edit: yaş farkı olarak 18 değil, yaşında olarak 18. kendi kararlarını vermesi legal olduktan sonra bi' problem görmüyorum.
0
mete kudur
(12.08.17)
Minimum 20, maksimum 35 olur. 24 yaşındayım. Etkilenme için yaş sınırı bana göre yok. 15 yaşındaki bir çocuk da Adriana Lima'yı düşünüp mastürbasyon yapabilir ya da keşke böyle bir sevgilim olsa diyebilir. Hormonal şeyler bunlar.
0
dissendium
(12.08.17)
mcgonagalls +1, ben de 3 diye bi sınır koydum kendime. daha büyük farkla flörtlerim oldu ve çok sorun yaşamadım ama 4-5 yaş küçük olanlarla yaşadıklarım cidden "bebe la bu" hissi verdi.

kişiden kişiye değişebilen bir şey bu tabii. bir de 20 erkek 25 kadın arasında fark daha belirginken 30 erkek ile 35 kadın arasındaki fark daha az hissedilir.
0
Bruce
(12.08.17)
Aşkta sınır olmadığına inanan biri olarak malesef ülkede kadının erkekten büyük olmasını geçtim neredeyse aynı yaşla bile özellikle evlilik açısından halâ aşılamamış bir tabu. İnsanlar özellikle aileler neden bu kadar korkuyor anlamak mümkün değil, ama erkek 20 yaş büyük olsa da sıkıntı yok onlar için, komedi. Herneyse, kendi düşüncem 30 küsur yaşında olarak tamamen kişiye bağlı diyorum. karakteri oturmuş fakat en küçük yaş ihtimali olarak deli dolu 25 yaşında birinden hoşlanma ihtimalim kaç olur bilemiyorum, imkânsız demem yine de. kendimden büyük birinin olgunluğundan da etkilenebilirim, ama amca diyeceğim büyüklükte birinden sanmıyorum.
0
mslny
(12.08.17)
(14)

Daire girişinize ayakkabıyla giriyor musunuz?

Cursed Chico
- YOksa dışarda çıkarıp mı- YOksa küçük bir ayak basma yerine basmaya kadar izin var- Ya da zaten evde her yerde ayakakbıyla dolaşıyorsunuzMermere basıp da çıkarma olabilşiyor eğer varsa mermer. Bu kadar takıntılı dfeğilim de düşününce tuvalete çamura her yere basıyorsun somra gelip oraya basıyorsun
- YOksa dışarda çıkarıp mı
- YOksa küçük bir ayak basma yerine basmaya kadar izin var
- Ya da zaten evde her yerde ayakakbıyla dolaşıyorsunuz

Mermere basıp da çıkarma olabilşiyor eğer varsa mermer.

Bu kadar takıntılı dfeğilim de düşününce tuvalete çamura her yere basıyorsun somra gelip oraya basıyorsun. Bir şekildfe ayağa bulaşarak mutfağa yatağa gidiyor o şeyler.




evduzenleme.com

örnek olarak bu daire. Belli ki bvasmıyorlar içeri. Dışarda çıkarıp eline alıp koyuyorlar dolaba

Or
0
Cursed Chico
(12.08.17)
içerde, kapı önünde çıkarır, orda bırakırım. halı yok zaten, temizlikte temizleniyor oralar. annem görmediği zamanlarda eğer bişey unuttuysam odama ayakkabı ile giderim. kıyafet vs deneyeceksem ayakkabıları odaya alır odada da giyerim. o kadar takıntılı dğeilimdir.
0
elorelia
(12.08.17)
kapının önünde çıkarıp, alıp içeride ayakkabılığa bırakıyoruz ayakkabıları. hijyen açısından çok önemli bence.
0
runagain
(12.08.17)
bizim evde de böyleydi. ama halı kapının 80cm kadar gerisindeydi.
ben o mermere basıyordum daha sonra ayakkabıyı oradan alıp ayakkabılığa koyuyordum.
ama ailem bu şekilde yapmamı kabul etmiyordu. dışarıda çıkart diyordular. :)
0
Caaannn
(12.08.17)
içerde kapının hemen önünde çıkarıyoruz. yağmur, kar varsa dışarda çıkarıp yere gazete veya bez serdikten sonra içeriye alıyoruz.
0
lily briscoe
(12.08.17)
Aile evimizde disarida cikaririz. Kendi evimde ilk girdigimiz anda halidan çok önce buyuk bir bosluk ve yan tarafta ayakkabilari cikardigimiz kiler gibi bir bölme var. Orada cikarip giriyorum. Girişin müsaitlik durumuna bagli yani. Ama musait de olsa annem eve oyle girmemize izin vermezdi herhalde.
0
aquarium
(12.08.17)
Evin içinde antrede çıkarırım, ama misafire ayakkabı çıkarttırmam. İçeri ayakkabıyla girilmesinden rahatsız olmuyorum. Evi düzenli olarak temizliyorum zaten, sıkıntı olmuyor.
0
fotrsapka
(12.08.17)
içeride kapı önünde çıkarmak +1

o kadar mikrop fobisi oluşturmamak lazım. kaçamazsınız her şeyden.
0
tuzumkuru
(12.08.17)
Dışarıda çıkarıp içerideki ayakkabılığa koyarım, asla içeride çıkarmam. Evde kombin denemeleri yaparken de yere gazete serer sonra giyerim ayakkabıları. Takıntı boyutunda bir davranış değil bence, gün içinde nerelere basıyoruz ohoo.
0
pike
(12.08.17)
Bu biraz şart şurt işi. Asla içerde çıkarmayız, eşiğe ayakkabıyla basmayız, çoraplı çorapsız katiyen ayakkabıyı çıkarıp apartman içindeki yere basıp eve girmeyiz. Ayakkabı çıkacak eşiğe basmadan direkt eve ayak basılacak. Ayakkabı da kapıda konmayacak tabii. Bu düzende olan dikkat eden çok yoktur, bunlardan birini yapanı tümüyle temiz kabul etmem açıkçası=)
0
mslny
(12.08.17)
Ayakkabıyı dışarda çıkarıp ayakkabılığa koyuyoruz biz.
0
ms brownstone
(12.08.17)
Dışarıda çıkarır, içeride paspasa ya da ayakkabılığa koyarım. İçeriye girmeyi/ girilmesinden hoşlanmam.
0
reactionic
(12.08.17)
İçeri girerim, ayakkabımı öyle çıkarırım.
Evde bir şey unuttuysam geri döndüğümde çıkarmam alacağımı alır öyle çıkarım.
0
mutekebbir
(12.08.17)
Mutekkebir +1
Obsesif degiliz diyenlerin de hepsi obsesif:))
Annem yillarca misafirlere ayakkabi da cikarttirmadi, ben de istemeyecek tiplere cikarttirmam. Ya da ev pek temiz degilse cikarmayin ev cok temiz degil zati derim. Koleradan filan olmuyoruz cok sukur:)
Bizjm basimiza onlarin basina gelmeyen ne geliuor acaba meraktayim.
0
red g
(12.08.17)
Misâl şöyle şeyler oluyor bizde, halılar leş olmuyor, ayaklarımızın altı gayet temiz oluyor, yatağımız, koltuğumuz kirlenmiyor. Dışarının çamuru pisliği eve girmiyor, temizlik için ayrı bir güç harcamıyoruz çünkü evin her yeri aynı oranda tozlanıyor, Kapının önünde yığıntı olmuyor vs. Ki bu obsesiflik değildir, obsesif; evine temiz olduğunu bildiği komşu-evlat-torun farketmeksizin gelip gittikten sonra dahi oturduğu yeri silmek, ola ki diğer odalarda da gezdi yedi içti vs tüm evi temizlemek, halı koltuk silmek vesaire. Anormal olan bunlardır.
0
mslny
(12.08.17)
(10)

Bir ilişkide sevildiğini hissetme sorunsalı, Güzin ablalar içeri

maymuncuq
Merhaba,Bizim ilişkimizde kültür farkı var. Ben bıcır bıcır ilişki severim efenim yanak sıkmalar olsun, gidip saçını başını mıncırmalar, gögsüne bastırmalar olsun. Severiz her türlü dokunmatik aktiviteleri biz türkler.Ancak erkek arkadasım tam bir soguk nevale. Yani kabul etmeli miyim yoksa biraz ol
Merhaba,

Bizim ilişkimizde kültür farkı var. Ben bıcır bıcır ilişki severim efenim yanak sıkmalar olsun, gidip saçını başını mıncırmalar, gögsüne bastırmalar olsun. Severiz her türlü dokunmatik aktiviteleri biz türkler.

Ancak erkek arkadasım tam bir soguk nevale. Yani kabul etmeli miyim yoksa biraz olsun bir şeyler öğretebilir miyim bilmiyorum. Adam sıfır, dokunmuyor. Yalnızca bana değil, genel olarak dokunan bir insan değil. Maddi olarak doyurmaya çalışıyor, mesela bir şey almak istedim onu sipariş ediyor internetten ya da aa sunu almayı unuttum dediğimde, çıkıp alıp geliyor ve bunların sevildiğini hissetmeye yeterli olacağını savunuyor.

Yok yetmiyor yani, ilişkide kendimi yalnız hissediyorum beklentiler içine giriyorum gelip bir saçımı okşasın, bir sırtıma dokunsun diye. Biraz açmamız lazım seni diyorum, öğrenirim zamanla diyor ama yok, adamın karakteri bu, donuk.

Siz olsanız dokunma olmadan yaşayabilir misiniz? Beklenti içine girer miydiniz? Veya bu sevgi boşluğunu ailenizle doldurmaya mı çalışırdınız? Kendinizi tam hissedebilir miydiniz?

Asıl problem bu evet kendimi tam hissedemiyorum. Öz güven problemi dahi olabilir bu aslında baskasından sevgi bekleme fln bizim ailelerimiz öyle çok sevgi göstermediğinden maalesef hep sevgiye aç çocuklar olarak kaldık, dışarıda aradık içeriden alamadığımızı. Yaşımız ne olursa olsun, sacımızı oksayacak insan arıyoruz.
0
maymuncuq
(11.08.17)
Ben de erkek arkadaşın gibiyim. Eşim de öyle. Biz birbirimizi bulduk mesela:p Sürekli sarılmak, mıncırmak, mıç mıç olmak boğuyor ikimizi de. Ama birbirimizi sevdiğimizi biliyoruz sonuçta bu konuda ikimizin de problemi yok.

Siz bu konuda uyumlu değilsiniz. Bence değiştirmeye çalışma, ters tepebilir. Dediğim gibi bazı insanları boğuyor, bunaltıyor bu tür hareketler. Bence olduğu gibi kabullen ve zorlama.
0
peggy
(11.08.17)
ben de sürekli mıncırmaya, temasa gelemem ama o kadar da değil ya. doknulmak da ihtiyaç dokunmak da.

bu derece olsa kötü hissederdim ben de.
0
cabiday
(11.08.17)
Geçenlerde okuduğum bir kitapta anlatılan bir anekdot vardı. İki patron var, bir çatışma sırasında ikisi de kendisinin daha çok sevildiğini iddia ediyor. Netleştirmek için anket yapıyorlar. Hakikaten biri açık ara farkla daha çok seviliyor çıkıyor. Diğer adam araştırıyor, soruyor neden beni sevmiyorsunuz diye. Yok hal hatır sormuyorsun, koridorda selam vermiyorsun, bizimle ilgilenmiyorsun falan diyor çalışanlar. Adam da yenilmiş hissediyor kendini, gidiyor düşünüyor. Sonra birgün çalışanlarını topluyor ve diyor ki "evet ben sizin üç ay önce doğum yaptığınızı unutabilirim, saçınızın rengini fark etmeyebilirim, ya da tuttuğunuz takımın maçı hakkında sohbet etmeyebilirim sizinle, ama ben de her ay maaşınızın doğru şekilde günü gününe yattığından emin olurum, iş yerini bir kaza yaşamayacağınız şekilde güvenli hale getiririm, emeklilik planınızı doğru ayarlarım vs vs" Yani, "benim de sevme şeklim bu" diyor adam. Ondan sonra çalışanlarla arası gayet iyi oluyor.

Ben bunu kendime de çok yakın görüyorum.

Uzun lafın kısası: eğer kendinizi az seviliyor hissetmiyorsanız, arkadaşın yaklaşımı "al şu parayı, git kendine bir şeyler al" gibi değilse, siz ona yaklaştığınız zaman irrite olmuyorsa vs, "onun sevme şekli de bu" diye düşünmeyi deneyebilirsiniz. Zira ortada bir zarar yok, şiddet yok, yoksun bırakma yok. Siz de seviyorsanız onu tabii. Yoksa pekala da diyebilirsiniz ki "no thank you."
0
sopiro
(11.08.17)
dediklerinden adamın yabancı olduğunu anladım ve bir Türk evladının yabancı ile ne işi olur onu anlamadım, anlamıyorum. Kınadım. Yarın seni şutlayıp memleketinin kızına giderse şaşırmam ki böyle olacak.
0
secrex
(11.08.17)
Ben sevildiğimi hissetmediğim yerde kalamam, bundan anladığım da ortalıkta mıçmıçlık değildir asla, sözleriyle gözleriyle davranışlarıyla sadakatiyle vesaire bilmeli hissetmeliyim. @sopiro da yazmış eğer yaptıklarını başa kakar gibi yapmıyorsa, yanınızdaysa durum başka, adamın yapısı bu, kabul eder yahut etmezsiniz, bunda karar size kalıyor.
0
mslny
(11.08.17)
Teşekkürler efenim herkese. İnsanları olduğu gibi sevmek büyük meziyet gerçekten. Bunu kazanıp küçük şeyleri de takdir etmem gerektiğini kendime sık sık hatırlatacağım. Kalbi temiz ise insan evladı her hali ile sevilmeyi hak ediyor. Sevgi ile aşılmayacak problem yok. Irkçı arkadaşlar da yaşadıkları hayatları başkalarına dayatmaya çalışmayı bırakmalı, kendilerine tanınan hayatı yaşamaya ve inanıyorlarsa eğer, yaratanın verdiği güzel mesajları almayı denemeliler. Herkese iyi tatiller şimdiden.
0
🌸maymuncuq
(11.08.17)
ben seni haklı buluyorum. fiziksel temas olmazsa ben olmam ilişkide. sokak ortasında *ikişmek anlamına gelmiyor bu tabi ama saçını okşayıp koklayamayacaksan bir kadınla beraber olmanın anlamı ne..

atatürk'ün yunan komutan hakkında söylediği laf geldi aklıma: madem bu meyhande oturup rakı içip denizi izlemedi, ne sikime işgal etti izmiri..
0
twelfth
(11.08.17)
biraz mesefali dur, fiziksel olarak sadece.

ilerleyen zamanlarda açılacaktır gibime geliyor.
0
buiret
(11.08.17)
he he sevgi ile aşılamayacak problem yok. iki gün sonra kapıda bulunca kendini ırkçılığı o zaman görürsün.
0
secrex
(11.08.17)
Ben dokunmadan yaşayamam genel olarak arkadaşlarımla fiziksel temas seven bir insan değilim ama sevgili kişiye dokunmak sarılmak kadar rahatlatan bir şey yok. Kedi gibi sırnaşırım ve bundan hoşlanmazsa çok üzülürüm. Ama yani şimdi sana kalkıp ayrıl mı diyelim mutsuzsan zaten ayrılırsın buna rağmen mutluysan da ilişki bitirecek bir sebep bir yanlış yok.
0
pastörizesüt
(11.08.17)
(19)

Argo ve Küfür

qazaqwsx
Merhaba,Hoşlanabileceğiniz kişinin/sevgilinizin vs. ağzından argo ve/veya küfür çıktığı anda soğuyor musunuz?Ben de böyle bir durum var. Ben küfürü günlük hayatta kullanan ya da argo kelimelere sıklıkla başvuran bir insan değilim. Değilmişim de zaten öyle diyorlar. Bu yüzdendir bilmiyorum ama bir in
Merhaba,

Hoşlanabileceğiniz kişinin/sevgilinizin vs. ağzından argo ve/veya küfür çıktığı anda soğuyor musunuz?

Ben de böyle bir durum var. Ben küfürü günlük hayatta kullanan ya da argo kelimelere sıklıkla başvuran bir insan değilim. Değilmişim de zaten öyle diyorlar.

Bu yüzdendir bilmiyorum ama bir insan olur olmadık küfürlü konuşunca ya da tam hoşlanabileceğim bir kişinin ağzından argo bir şeyler duyunca ben de olay bitiyor. Gözümde düşüyor.

Siz de durumlar nasıl ?
0
qazaqwsx
(08.08.17)
duruma göre değişiyor aslında.bir şeye sinirlenmişse küfürlü konuşmasına bişey demem çünkü ben de aynısını yapıyorum. ama sürekli bu haldeyse bana göre itici.
0
rayde
(08.08.17)
Eger o kişiyle bağlarımı koparabiliyorsam inanki koparıyorum. Ama bu böyle olmuyorsa açıkcası araya bir mesafe ve saman koyuyorum ha koymadan önce tepkimi belirtiyorum sonra tavşan dağa küsmüş muhabbeti olmasın.

Yalnız bir daha düşününce gerçekten cok itici ç. Düşünsene oğlan kıza kavgada senin ben amk diyor. Asıl ben senin diyivermek istiyorsun o an işte.. neyse kendimi doldurdum ortada ne adam var ne kadın :D
0
fıytfıyt
(08.08.17)
İnsanın kendini tutamayıp argo konuşup küfrettiği nadir anlar olabilir... fakat nokta yerine küfür kullanan, her ortamda argo konuşan, hele anneli babalı ve senin bilmemne gibi kullanılan iğrenç küfürler kişinin kalitesini belirler, uzaklaşırım.
0
mslny
(08.08.17)
hayır
0
shotgunwoman
(08.08.17)
Yazışırken görürsem soğuyorum. Hele mesela "amk" yazacağına "aq" yazan bir insanla tüm ilişiğimi keserim.

Yüz yüzeyken bir şeye sinirlendiyse küfretmesi itici gelmez ama nasıl küfürler seçtiği de önemli.
0
yirmisantim
(08.08.17)
Mezhebim, toleransim falan cok genis olsa da bu durum beni de sogutuyor. Ama kufurlu/argo konusma icin bir standart olmamakla beraber, samimi bir sohbette kufur/argo ile laf gedigine oturuyorsa cok sorun edecegimi sanmiyorum. Agzinda ve sohbette ne kadar samimi durduguyla ilgili. Ha ama normal sekilde anlatabilecegi bir seyi veya kufurlu/argo konusmasina gerek olmayan bir seyi bu sekilde dile getirirse sogurum.
0
finsidigi
(08.08.17)
Küfür kimseye yakışmıyor
Soğurum
0
sagin
(09.08.17)
Soğurum. Yani, duruma yakışan bir küfrü, o an uygun ve esprili bir sille kullanıyorsa ve sık küfür kullanmayan birisi ise soğumam ya da çok sinirlendiği veya paniklediği anda cinsel ilişki içermeyen "S.çayım" gibi şeyler kullanıyorsa ve o da pek sık rastlanan bir durum değilse, ondan da soğumam ama bunun dışında anında soğurum.

Bir de kişiye bağlı. Artık tanıyorumdur ve "Bu kişi çileden çıkmadan küfretmez" diyorumdur ve kırk yılın başı bir küfür çıkar, tamam ama henüz tanımadığım bir kişi sürekli argoya vuruyorsa kendimi organize sanayii'den kankası gibi hissederim ve ışık hızıyla soğurum.
0
aychovsky
(09.08.17)
bir ölçüm var, aşanı siliyorum kafadan.
0
runagain
(09.08.17)
Soğurum.
0
i m cool with that
(09.08.17)
ben de tam aksine, küfür etmeyen insanı samimiyetsiz buluyorum. "saldırmak yerine küfür etmeyi tercih eden ilk insan medeniyetin kurucusudur" demişti biri, freud muydu?

ayrıca argo farklı bir kavram, sigaraya "cigara" demek, paraya "kağıt" demek birer argo örneğidir. bilmek lazım yani.
0
neil manke
(09.08.17)
Küfürlü konuşmayı samimi buluyorum ben.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(09.08.17)
Hafiften utanarak soyluyorsa ve sadece benim yanimda soyluyorsa hosuma bile gider.
0
twelfth
(09.08.17)
argodan neden soğuyayım ki? acaba bir tanımlama hatası mı yapıyoruz? mesela "mars olmak" bileşik fiili argo aslında. ne bileyim, "kesişmek" de argo. "şu çocukla günlerdir kesişiyoruz" derseniz argo sözcük kullanmış olursunuz.

küfür ise kabul edilemez benim için. küfrün herhangi bir versiyonuna ihtiyacım yok. edeni de hoş karşılayamam.

ekleyeyim, bir şekilde ayrımcı ya da cinsiyetçi konuşmak da benim için kabul edilemez. ama bu argo olduğu için değil, cinsiyetçi ve ayrılıkçı olduğu için.
0
windowsguvenlikduvari
(09.08.17)
ne için kullandığına bağlı olarak değişir. yerinde bir küfürse güvenm bile artar ama alakasız, masum kişiye karşı yapılmışsa soğurum.
0
for day to break
(09.08.17)
ota boka küfür ediyorsa tabi ki. hele kızsa varoş bir kezban canlanıyor gözümde.
0
nothing in my way
(09.08.17)
küfür etmiyorum yanımda küfredilmesini de sevmiyorum. argo yine tahammül edilebilir ama küfürü normal göremem.
0
cabiday
(09.08.17)
argo tahammül edilemez ya da argo için; öyle kelimeler kullanamam diyor nedense herkes.

argo için ilk aklıma gelen örnekler. Açıktan almak, argo mesela. sonrasında, polis için aynasız demek yine argo. abayı yakmak, yine çok kullanılan argolardan. atılan triplerin baş tacı, "boş ver" yine argo. beleş, bıçkın, caka satmak, çıngar çıkarmak, taklaya gelmek argo. hatta tepkilerden anladığım kadarıyla çok şaşırtıcı gelecek ama "patronuma gıcık oluyorum" derken kullanılan "gıcık olmak" argo.
0
windowsguvenlikduvari
(09.08.17)
küfreden erkekten soğumam.

ama tarz önemli.
varoş ve ergen dilinden hoşlanmam kadında da, erkekte de.

bunun dışında, bana göre "güzel küfreden/argo konuşan insan" bile vardır, bazısının ağzına çok yakışır.
0
blatta hiberna
(09.08.17)
(13)

Neden cehennemde yanıyoruz?

basond
Neden başka daha feci acılar değilde ateşler içinde yanmak?Neden olmasın demeyin lütfen."Safsata bunlar yalan dolan" cevap olarak kabul edilmemektedir.
Neden başka daha feci acılar değilde ateşler içinde yanmak?

Neden olmasın demeyin lütfen.
"Safsata bunlar yalan dolan" cevap olarak kabul edilmemektedir.
0
basond
(06.08.17)
Cok gaddarca oldugu icin.
0
baldur2
(06.08.17)
İslamdaki cehennemden bahsediyor isen dinin kurulduğu ve yayıldığı coğrafyanın fiziki koşullarında en büyük sorunun ve korkutucu şeyin aşırı sıcaklar olduğu için olabilir.

Diğer mitler ve dinlerde daha farklı cehennem tasvirleri ya da cehennem tasviri hiç olmaması gibi şeyler bulmak olası.
0
qazaqwsx
(06.08.17)
Arap yarım adası iklimi yüzünden. Soğuk görmemiş adamı soğukla korkutamassın. İskandinav ülkesinin birinin dininde cehennem tasviri olarak dondurucu soğugun kullanıldığı bir yazı okumuştum.
0
Depik
(06.08.17)
Soruyla cevap vermek istiyorum. Yanmak gerçekten yanmak mı acaba? Gerçekten fiziksel bir ateşten mi söz ediliyor, yoksa bahsedilen manevi bi ateş olabilir mi? Insanı fiziksel acılardan daha çok yakan, canını acıtan şeylerin var olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden sözü geçen ateşin bir betimleme olabileceğine inanıyorum. Ufacık bir zerresinin bile verdiği acı çok büyük olduğu için belki de ateş olarak betimlenmiş olabilir.
0
sizofren psikiyatr
(06.08.17)
@yadigar cehennem ateşinin siyah olduğunu hatırlıyorum birisi söylemişti okulda iken,sanırım din bilgisi hocası idi,
Peki o zamanlar insanlara neden böyle imalı betimsel şeyler söylemeyi tercih etmiş peygamber? Direk yanmak yerine büyük acılar çekilecek vs dese olmazmıydı?
0
🌸basond
(06.08.17)
"Cehennemde bir yer vardır ki, Zemherir derler. Yani, soğuk Cehennemdir. Soğukluğu pek şiddetlidir. Bir an dayanılmaz."
"Din cahilleri, İslâmiyete, yalan ve iftira ile saldırırken; "Peygamberler, hep sıcak memleketlerde geldiği için, Cehennem azabının ateş olduğunu söylemişler, hep ateşle korkutmuşlar. Kutuplarda, soğuk memleketlerde gelselerdi, buz ile azap yapılacağını söylerlerdi" diyorlar."
"Dinimiz, hem Cehennemde soğuk azaplar olduğunu bildiriyor, hem de Peygamberlerin yalnız sıcak memleketlere değil, yeryüzünde, sıcak ve soğuk, her memlekete gönderildiğini haber veriyor. Kur'ân-ı kerim, Peygamberimize sorulan suallere, soranların bilgilerine ve anlayışlarına göre cevap vermektedir. Ahiretteki bilinmeyen varlıkları da, dünyada gördüklerine, bildiklerine benzeterek anlatmaktadır. Mekkeliler, kutupları, buz memleketlerini duymadıkları için, Cehennemin soğuk azaplarını onlara bildirmek, faydasız olurdu."

İsteyen hayatın sadece dünyadan var olduğuna, herşeyin buradan ibaret olduğuna, dini aklına fikrine göre yorumlayıp kabul edip ya da etmemeye özgür. Ben hakkımı dünyanın burdan ibaret olmadığına ve hesap gününün geleceğine inanarak kullanıyorum. Hayat-dünya o kadar basit değil, olamaz.
0
mslny
(06.08.17)
Diyebilirdi ama dememiş ve bunun cevabına ne derece ulaşabiliriz, emin değilim. Sadece cehennem azabı konusunda değil, bir çok konuda net olmayan, tam açıklanamayan çok yargı var. Ahiret, anlatılan kadarıyla bile idrak kalibiyetimizin çok ötesinde bir yer. Belki de bu yüzden insanların algılamasını kolaylaştırmak içindir. Dünya hayatı içindeki en şiddetli fiziksel acılardan biriyle betimlendiğinde, "Bizim için yanmak bu kadar korkutucuyken bir de aklımızın çok üstünde düşünmekte zorlandığımız o yerde bu ateş kim bilir nasıl bir şeydir?" Şekli şemalinde sorgulamalarla bakabilmemizi kolaylaştırmak için..
0
sizofren psikiyatr
(06.08.17)
yanmaktan daha büyük acılar da var zaten cehennemde. zina yapanlar için derilerinin soyulması ve bunun tekrarlanması, kadınların memelerinden asılması gibi betimlemeler hatırlıyorum. araştırılınca çıkar, yanlış bilgi de vermek istemiyorum. kuran'ın son cüzü okunabilir.

ayrıca iskandinav cehennemi buz, arap cehennemi ateş diye coğrafi konumlara göre değişkenlik de gösteriyor.
0
pinkpeony
(06.08.17)
Gehenna, suçluların ve lanetli kabul edilenlerin yakıldığı bir bölgedir. Gehenna'da insan yakmak gerçekten de pratik olarak uygulanıyordu. Daha sonra bir efsane halini alarak İbrahimi dinlere geçmiştir.

Gehenna veya İbranicesi Gehinnom yazarak epey bir kaynağa ulaşabilirsiniz.
0
elitist
(06.08.17)
"Büyük acı çekilecek" dese yetmez, çünkü sadece böyle demenin caydırıcılığı yok. Ayrıntı verdiğinde daha korkutucu oluyor.
Sana birinin "Çok güzel bir kız geçti" demesi ile "Vücudu kum saati gibi, memeleri şöyle, kalçası böyle, saçlar Liv tyler, dudaklar Angelina Jolie, gözler Adriana Lima" diye anlatsa hangisinin etkisi daha fazla olur? "Çok büyük acı çekeceksin" anlaşılır ama içini korkutan titretmez. Korkunun içine işleyeceği bir tasvir lazım.

Coğrafya diyecektim ben de ama o kadarla sınırlı değil. Bir de yanarak ölmek en acılı ölümlerden biri. O acının sonsuza kadar sürecek olmadı da iddialı, sağlam bir acı büyüklüğünü canlandırabiliyor. Bunun dışında bir de zemherir kısmısı var söylenen. Burada soğukluktan gelen bir ateşten söz ediliyor mesela ama onda da ateşte yanıyoruz, yani sıcak da olsa, soğuk da olsa ateş var.
0
aychovsky
(07.08.17)
norveçlilerin cehennem tasviri "sonsuz buzda yürümek" mesela. herkes cehennemde yanmıyor gördüğün üzere kültür farkı ;)
0
eindaclub
(07.08.17)
gehenna-hinnom vadisi +1
burada yakılmak o zamanların en kabus ölüm şekillerinden biriydi, yazarken de bundan esinlenmişler. fonetik benzerliğe dikkat çekmeye gerek yok sanırım...
0
Bruce
(07.08.17)
gehenna-hinnom vadisi olayı biraz daha farklıydı benim bildiğim, sevan nişanyan'dan okuduğum kadarıyla daha doğrusu.

bu kelime araplara islam öncesi arap yarımadasının bolca yaşayan aramilerden geçiyordu ve aramilerde gehinnom denilen yere arapçada cehennom deniliyordu.

kelimenin geldiği yer ise eski kudüste paganların çocukları yakarak kurban ettikleri ya da arındırdıkları gehenna-hinnom vadisinden geliyordu. bu yüzden yanma olayı buraya bağlanabilir. (kesin bir şey var diyemeyiz, ama büyük olasılıkla böyle)

ayrıca islama göre cehennemde sadece yanma olayı yok farklı farklı işkenceler söz konusu.
0
Apocalypse
(07.08.17)
(4)

Dislerde siyahlik

maria puder
Dislerin alt kısımlarında siyahlıklar oluyor ya bunlara tartar mı deniyordu? Dis taşı mı yoksa? O siyahlıklar arka dislerimde yıllardır vardı, sabah-aksam fircalamama ragmen önlerde de olusmaya başlamış.Sinir oldum görünce.Bunların temizligi ne kadara yapılıyor discilerde?Yakın zamanda yaptıran var
Dislerin alt kısımlarında siyahlıklar oluyor ya bunlara tartar mı deniyordu? Dis taşı mı yoksa? O siyahlıklar arka dislerimde yıllardır vardı, sabah-aksam fircalamama ragmen önlerde de olusmaya başlamış.Sinir oldum görünce.Bunların temizligi ne kadara yapılıyor discilerde?Yakın zamanda yaptıran var mı?
0
maria puder
(06.08.17)
Rez
0
materyalist imam
(06.08.17)
Çay kahve yapıyor
Diş taşı değil tartar
180 lira falan
Ama sık yaptırmamak lazom
0
sagin
(06.08.17)
Fırçalama şekli önemlidir, dişçiden tarif etmesini isterseniz oluşması daha çok zaman alır, beraberinde ara ara diş tozu-diş pastası ile temizlerseniz tabii. Dişçiden dişçiye göre fiyat değişir ama 150 fln çoğu yerde. Genelde görmeden fiyat vermezler çünkü korkunç vakalar gelebiliyor, ya da çok fazla işlem gerektirmeyen.
0
mslny
(06.08.17)
Detertraj diyorlar. 5 dakikada kurtulmak mümkün, iki yılda bir mutlaka temizletmek lazim dipleri.
0
goodz
(06.08.17)
(11)

Ergen yiğen

illa ki
2000 doğumlu kız yeğenim var. Bize her gün ayrı bir aksiyon yaşatıyor. Evden kaçma ve intihar teşebbüsleri oldu.Sürekli bizi bunları tekrar yapmakla tehdit ediyor. Kontrol edemiyoruz artık. Telefonuna casus yazlım yükleyerek takip etmeyi düşünüyoruz.Bunları kullanan oldu mu? İşe yarıyor mu?
2000 doğumlu kız yeğenim var. Bize her gün ayrı bir aksiyon yaşatıyor. Evden kaçma ve intihar teşebbüsleri oldu.Sürekli bizi bunları tekrar yapmakla tehdit ediyor. Kontrol edemiyoruz artık. Telefonuna casus yazlım yükleyerek takip etmeyi düşünüyoruz.Bunları kullanan oldu mu? İşe yarıyor mu?
0
illa ki
(06.08.17)
Anlamaya calisin sikintisi neymis, suclamadan dinleyerek empati ile dinleyin cozum uretin.
0
imelih
(06.08.17)
Casus yazılımları kızın ebeveynlerine kurun. Kızda sorun yok aile ergen olabilir.
0
top_secret
(06.08.17)
Siz burada yazan ergenlere bakmayın, gerçekten anlıyorum durumu. Çaresi bu zamanları az hasarsız atlatmak

yoksa siz elinizden geleni yapın hiçbir anlamı yok onun için. Ona zarar vermek istediğinizi bile düşünüyordur.

En sağlıklısi bu zamanları hafifçe geçirmek
0
kleider
(06.08.17)
Arkadaşlar teşekkür ederim ama konunun dışına çıkmışsınız.Anne ve babanın harika birer anne baba olduğunu biliyorum. Kendisi de ''ben aile konusunda çok şanslıyım.annem benim her şeyim vs '' diyor sürekli. zaten.sanırım sizin yaşlar da yakın 17 'ye :) Bazı şeyler yaşanmadan anlaşılmıyor ne yazık ki.

@kleider çaresiz kaldık.Güvenliğini sağlasak yeter.
0
🌸illa ki
(06.08.17)
2000 doğumlularda bi sıkıntı olduğuna inanıcam artık, kuzenim dahil. Malesef profesyonel yardım almak zorundasınız, size göre hiçbir problem olmayabilir anne baba mükemmel olabilir ama emin olun bu yüzden de böyle şeyler yaşanabiliyor, doymuşluk ve doyumsuzluk ilgi deliliği başka saçmalıklara itebiliyor. Yahut aileyle ilgili değil kendi çevresinde birşeyler olabilir, herşeyden haberiniz olması şu zamanda imkânsız, o yüzden sadece ergenliğe bağlamadan emin olun, eminseniz ve yardım aldıysanız bişey diyemem o zaman dediğiniz gibi uygulama kullanmak gerekiyor.
0
mslny
(06.08.17)
Profesyonel desteği konuştuk ama henüz almadık. Çocuk yetiştirmek çok zormuş gerçekten. Sanırım çocuk üzerinde biraz otorite kurmak gerekiyor bizimkiler hatayı orada yaptı. Baba otoritesi hiç olmadı.Doymuşluk-doyumsuzluk ikisi de var. stabil arkadaş çevresi ve kalıcı arkadaşlıkları yok. Bir ay jazz konserlerine giden arkadaşları oluyor sonraki ay arkadaş çevresi komple değişiyor türkü dinlemeye başlıyor vs.
0
🌸illa ki
(06.08.17)
İnanın profesyonel yardımdan sonra nefes alacaksınız, muhtemelen aileyle de konuşur o zaman inşallah bu tür kendine zarar olan şeylerden uzaklaşır ve sıradan ergenliğe döner.
Evde özellikle baba otoritesi yoksa en büyük etkenlerden biri oluyor, Misâl Kuzenimin abileri otoriteyle büyüdü çocuk yaşta sorumluluk aldılar şehir dışında okudular, tek bir gün sıkıntı yaşatmadılar, şimdi iş güç sahibi hatta evliler. Fakat 2000 doğumlu kardeşleri aynı anne baba elinde büyümesine rağmen o rahatlık ve şımarıklıkla diğer evlâtlarından görmediklerini yaşattı, yaşatıyor. Malesef aileler dengeyi kuramadı, bizden önceki nesil daha sevgisiz ve korku+otorite ile büyütülmüş, onlar da bizleri aldıklarına göre daha iyi eğittiler fakat görüyorum ki bizler şanslıymışız, sevildiğimizi bilirdik fakat çokça hissettirilmezdi(bence biraz daha hissettirmelilerdi), mutlak otorite vardı, ve varla yoku bilirdik, hiçbi şey bize istediğimiz an sunulmadı. Şimdi ayar kaçmış durumda, çocuğun merak ettiği istediği hedeflediği hiçbi şey yok, hiçbir amaçları yok. Varsa yoksa sosyal medya, gösteriş, ve sadece ben-ben-ben.
0
mslny
(06.08.17)
Çok güzel özetlemişsiniz. sıkıntı ayarsızlık. Evet, 5000 e yakın twitter takipçisi var, bir o kadar da diğerlerinden... Saat ikideki dersaneye uyanıp gidemiyor çünkü tüm gece sanal alemde takılıyor.

Teşekkür ederim.
0
🌸illa ki
(06.08.17)
Konunun disina cikacagim ama kesinlikle profesyonel yardim.
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(20.03.18)
ergenken özellikle anne babayla kültür farkı varsa ve baskı yapıyorlarsa oluyor böyle şeyler.
sonra düzeliyorlar. benim yeğen de öyleydi.
intiharla falan aileyi baskılayıp kendilerine özgürlük alanı açmaya çalışıyorlar.
tabi profesyonel destek almakta fayda var.
0
herhaltibiliyoring
(20.03.18)
@herhaltibiliyoring anne-baba genç.Anneyle aynı kafadan.Sanırım bizdeki sorun baskı değil, aşırı rahat bırakmaktan kaynaklandı. ''Hayır'' demedik hiç. Denge-disiplin çok önemliymiş. insan yaşadıkça anlıyor.Destek almaya başladı.
0
🌸illa ki
(20.03.18)
(54)

sevgilimle don krizimiz - kim haklı?

aegeanfatheramerican
dün kız arkadaşım ve annesiyle birlikte bir avm'ye gittik ve ben de kendime don almaya karar verdim. Yıllarca ailemden ayrı yaşamama rağmen donlarımı bir şekilde annem tedarik etmişti. Daha önce hiç don almadığım gerçeğiyle karşı karşıya kaldım. Yani giymem gereken donun bedenini bilmiyordum. Sevgil
dün kız arkadaşım ve annesiyle birlikte bir avm'ye gittik ve ben de kendime don almaya karar verdim. Yıllarca ailemden ayrı yaşamama rağmen donlarımı bir şekilde annem tedarik etmişti. Daha önce hiç don almadığım gerçeğiyle karşı karşıya kaldım. Yani giymem gereken donun bedenini bilmiyordum. Sevgilime çaktırmadan içimdeki donun bedenine bakmasını söyledim. o da çevik bir el hareketiyle donumun lastiğinden tutup çevirdi ve large giydiğimi öğrendim. Böylece large bedendeki donlardan seçtim ve kasaya yöneldim. seçtiğim donun etiket fiyatı 60 tl idi ancak kasiyer kız aldığım üçlü paketteki donların 20 tl'ye düştüğünü söyledi. Bu demek oluyordu ki bir paket üçlü don için ödemeyi göze aldığım tutara 3 paket üçlü don sahibi olabilecektim. kasiyer kız o sırada donlarda iade olmadığını söyleyerek üçlü paketin içinden bir donu çıkararak bana uzattı.

bundan sonra işler dramatik bir hal aldı. sevgilim ve annesi donun bana küçük geleceğini söylediler. Ben de donu üzerime tuttum ve kasiyer kıza "sizce bu don bana olur mu?" Diye sordum. kasiyer kız ise olacağını belirtti. ben de sevgilim ve annesini dinleyerek xl almak istedim ve kasiyer kız "gelin birlikte bakalım indirimli ve xl olan donlara" dedi. ben de oradan oraya sürüklenmesini istemediğim sevgilime "iki dakika bekle geliyorum" deyip kasiyer kızla birlikte donların olduğu tarafa doğru yollandım.

sevgilimin ilk kızdığı nokta donu üstüme tutarak kasiyer kıza göstermem-miş. ikinci ve bardağı taşıran damla ise ona "iki dakika bekle geliyorum" demem ve don bakmaya kasiyer kızla gitmem-miş. o anda sevgilim fevri hareketlerle mağazadan çıktı ben de ilk baktığım donun xl'sini alarak 60 tl kotamı doldurmaksızın mağazadan ayrıldım ve avm'nin çıkış kapısında sevgilimi yakaladım. bana çok sinirlenmişti. bense o anda bu kadar kötü ne yapmış olabilirim acaba diye düşünüyordum. Elin kadınının karşısına geçip üzerime don gibi özel bir giysiyi tutarak soru sormamın yersiz olduğunu düşünüyor.

bu arada ilişkimiz beş senelik ve sevgilim beş senede "benim neye kızacağımı anlayamamışsın" diye de kızıyor bana.

ikimiz de yorumları okuyacağız ve kimin haklı olduğunu anlamaya çalışacağız.

edit: aldığım donlardan memnun kalmam üzerine bugün tek başıma aynı avm'ye ve aynı mağazaya gittim. sevgilimi daha çok kızdırdı bu durum ve "bütün avm'lerde var o mağaza neden yine oraya gittin?" diyerek üstüme geldi, geliyor.
0
aegeanfatheramerican
(04.08.17)
ikinizde haksızsınız empati yapınca sen birazcık daha haksız gibisin, ama sevgilinin tepkisi fazla mı fazla.
0
basond
(04.08.17)
TV'de bir program var, karşılarındakine kamera şakası yapıyor insanlar. Mikrofondan kendilerine söylenenleri yaparak sinirden delirtiyorlar karşılarında oturan arkadaşları. Genelde verilen görevlerden biri üstüste on defa manasız bir cümleyi tekrarlamak oluyor. Örneğin, on defa "hadi yine iyisin" demesi gerekiyor bir dakika içinde. Siz de sanki belli bir "don" deme kotanız varmış da onu doldurmaya çalışmışsınız gibi olmuş. Duyuru sakinleri olarak bir daha bu kelimeyi görmesek özlemeyiz herhalde.

Bence sevgiliniz "yav sen de ne don meraklısıymışsın, kıza modellik de yapsaydın bir de" falan deseydi de gülseydiniz topluca daha uygun bir tepki olurdu. Abes bir hareket olduğu belli de büyütülecek, trip yapılacak bir şey değil diye düşünüyorum.
0
sopiro
(04.08.17)
yani kız arkadaşınızın annesi üzerinize tuttuğunuz dona bakabiliyor, küçük olup olmayacağı konusunda yorum yapabiliyor da, işi o donu satmak olan kızcağız baktığında mı sorun oluyor?

o kıza sorma nedeniniz, kızın o işten anlıyor, ürünlerin kalıplarını biliyor ve ürünü satıyor olması.

erkek donu dediğiniz, (boxer olduğunu varsayıyorum) şort gibi bir şey zaten.
yani ha şort mayo almışsınız, ha don almışsınız.
ortada seks çağrıştıran bir şey yok.
kimsenin donunuza meraklı olduğunu da sanmıyorum.

kız arkadaşınız kıskandıysa da, görevli kızla gittiğinizde, dükkandan çıkmak yerine yanınıza gelseymiş.

burada asıl saçma olan, kız arkadaşınızın annesi yanınızdayken sizin donunuzun söz konusu olması.
yani o kıza takılıncaya kadar, bence tuhaf karşılanması gereken şey bu.


edit:
konuyu ters çevirince kız arkadaşınız haklı, ama durumlar eşit değil.
erkek boxer'ıyla, kadın iç çamaşırı çok farklı şeyler.
yani birinin düz penye olanı bile başlı başına seksi olabilirken, diğeri bildiğimiz şort.
o yüzden bence öyle değerlendirmemek lazım.
0
blatta hiberna
(04.08.17)
o yapsa sen nasıl tepki verirdin? anahtar soru bu.

ek olarak bence sevgilin haklı.
0
buneperhizwhatisthis
(04.08.17)
Kusura bakmayın ama ben biraz eğlendim. Aslında kızılacak bir şey yok gibi geldi başta ama cinsiyetleri ters çevirin aynı şeyi kız arkadaşınız yapsa siz de çok kızardınız bence. Kendim yaptığımı hayal bile edemedim. Onun için sanırım oyumu sevgilin haklıya kullanıcam.
0
pastörizesüt
(04.08.17)
abi gaz vermek gibi olmasin da hic kusurun yok bence.
0
icim urperiyor
(04.08.17)
:ASDASDASD Çok güzel ya.

Şimdi, haksızsın ama farkında olmayarak yaptığın bişey bu. Donu üzerine tutup sizce bu bana olur mu demede yanlış bir şey görmemişsin o an. İlk defa alıyorsun ve hayatın boyunca annen tedarik etmiş. Bu yüzden don almakta acemisin. sevgiline durumu böyle açıkla gönlünü al ama haksız olduğunu da kabul ederek git ona.

Yukarıda biri sevgilinize atarlı bişeyler yazmış ama kızın bunu normal karşılaması garip kaçardı emin olun. Durumu da gayet iyi açıklamış sana. Ben daha yarısındayken aklımdan onun söyledikleri geçti. Kız haklı burada netiz. Şimdi sorun gönlünü nasıl alacağın..
0
freetakilir
(04.08.17)
Gaz vermek gibi olmasın da, icim urperiyor + 1
Kızın işi don satmak, bu Kompedan türü mağazalarda ne kadınlar erkek çamaşırcıya "Bu jartiyer benim bedene olur mu" diye soruyor. Pazarcı sutyenci amca bile herkesin içinde "Ablacım yükle içine süngeri, aslanlar gibi olsunlar, gez göğsünü gere gere", "Hanıma aldım, evlilik kurtuldu" diye müşteri çekiyor. Onun yanında, bildiğin şort gibi donu üzerine tutmanın hiç olayı yok.

Ben olursam gülerdim çok fena. Donu tutup "Bu bana olur mu" diyen biri komiğime gitti düşününce.

Edit: istanbul kanatlarımın altında + 1
0
aychovsky
(04.08.17)
Edit: Beraber okuyormuşsunuz ya la :ASDASD pardon ben gönlünü al falan dedim ama senin açından yazıyordum.
0
freetakilir
(04.08.17)
Bide bu son mesajım, bu kadar don demen donu normal bir şeymiş gibi algıladığını gösteriyor ama o en mahrem giyeceklerden biridir.

Şöyle düşün sevgilin sütyen alıyor ve erkek kasiyere sizce bu bana olur mu diyor. Nasıl hissedersin? Buradan doğru yere ulaşacağına inanıyorum.
0
freetakilir
(04.08.17)
Sen tamamen art niyetsiz hareket etmişsin, samimi anlatimina dayanarak bu kanıya vardım. Kız arkadaşın biraz hassas davraniyor onu da anlamak lazım.

Tersini düşün yalnız. Kız arkadaşın dantelli külotu alıp bikini bölgesine tutup, erkek satış görevlisine "Bu bana olur mu sizc? ehehe" dese, sonrada "Ay sen yorulma hayatım ben şimdi beyefendi ile bi reyona gidip geliyorum" dese sen ne yapardın?

Dürüst ol :)
0
old possum
(04.08.17)
Hiç kasmadan söylüyorum her ne kadar okurken gülümsesem de ben de olsam sinirlenirdim, ne gereği vardı, çok merak ettiyseniz erkek bir çalışana da sorabilirdiniz. Direkt empati derim böyle konularda, sevgiliniz erkek satıcıya sizin ve annenizin yanında aynını yapsa ne hissederdiniz, cevap burda aslında. Rahatsız olan ya da olmayan buna göre cevaplayabilir. Yalnız merak ettim, beden konusunda haklı çıkan kim oldu?
0
mslny
(04.08.17)
ya ne demek haksiz, adam kafasina tutup mu gosterseydi donu? erkek donuyla kadin donu bir degil ki karsilastirma yapiyorsunuz. erkek donu cogu kadina igrenc gelirken kullanilmis kadin donunu para vererek alanlar var.

ben olsam ben de ayni avm'ye giderim cunku orada istedigim seyi bulabilecegimi biliyorum. ha 'dunku kiz nerde gelsin bisey gostercem ehehe' dediysem oradakilere anca o zaman anlarim, bu sartlarda erkek tarafi sucsuz.
0
icim urperiyor
(04.08.17)
yahu yapmayın, "bu don bana olur mu" diye sormanın ne sakıncası olabilir ki?

herkes cinsiyeti ters çevirince sıkıntı oluyor diyor da, bence o durumda da yok. hatta aychovsky'nin dediği gibi, pazarda bıyıklı amcalar ikizlere takke diye mal satıyor, al bu olur diyor falan. işi bu. hem sanki hatun sormuş olsa ve bir tangayı adama uzatıp "benim popo loblarımı daha güzel gösterir mi sence, kıpss" falan dese tamam da, öteki türlü yine problem olmamalı.

sen gayet iyiniyetli bir şekilde sormuşsun gibi gözüküyor. madem 5 senelik sevgilin ve neye kızdığını anlamadığın için daha da bir kızgın; o zaman o da işin öteki tarafından baksın madem. 5 yıl birlikte olunan sevgiliye, görevliye don gösterdi diye kızmak demek, sanki sevgiliyi biraz abaza yerine koymak demek. senin art niyetle böyle bir hareket yapmanı bekleyebiliyorsa, bence bu daha da vahim.
0
treamorg
(04.08.17)
Editine edit yapıyorum:

Henüz aranızdaki olay çözülmeden don sana oldu diye aynılarından almaya gitmen sanki sevgilini sallamıyormuş gibi bi izlenim bırakmış. Kızdığı nokta bu olabilir. Önce aranızdaki sorunu çözerdiniz haksız olduğunu kabul ederdin (aşağılayarak demiyorum hatayı kabul etmek onurdur) daha sonra derdin ki ya bunlar bana çok iyi oldu aynılarından almaya gidebilir miyim? O zaman sorun yoktu. Biraz daha düşünceli olursan sorun kalmicak aranızda.
0
freetakilir
(04.08.17)
@mslny sevgilimle annesi haklı çıktı xl aldım.
0
🌸aegeanfatheramerican
(04.08.17)
Öncelikle lol diyeyim.

Teknik olarak bir sıkıntı görünmese bile cinsiyetleri değiştirince, donun özel kıyafet algısı olduğu düşünülürse problem.

Düşünsene, kız arkadaşın erkek kasiyere bu iç çamaşırı bana olur mu diye soruyor annenin yanında, yetmezmiş gibi bir de erkek kasiyerle iç çamaşırı bakmaya gidiyor. Wow.
0
humblebirth
(04.08.17)
Kız arkadaşın haksız. Don denen şeyin kalıbının şort ya da pantolon kalıbından ne farkı var acaba? İkisi de bel basen genişliği ve popo büyüklüğüyle alakalı değil mi? Bu olur mu bana diye çalışan kadına penisini mi gösterdin sanki? Net aşırı tepki. Ama ben en çok çalışan kadına haksızlık buldum bunu. Orada çalıştığı için bu tarz konularda fikir belirtme ve müşteriyi en doğru tercihe yönlendirmekle yükümlü bu insan, uygunsuz bulacak ne var? He insanlar sadece mantıklı durumlarda rahatsız olmuyorlar, yine de kıskanmış olabilir, onu da anlarım. Ama bu rahatsızlığını çok yanlış bir şekilde ifade etmiş. Seni haksız bulduğum tek nokta ise, kim haklı olursa olsun aranızda böyle bir gerilim yaşandıktan sonra aynı yere bir daha gitmen. Sırf kız arkadaşının gönlü olsun, tekrar tatsızlık çıkmasın diye başka bir yere gidebilirdin ikinci seferde.
0
love my way
(04.08.17)
Bu ne rahatlık :))
1.si kız nasıl ani bir hareketle dokunun bedenine bakıyor.
2.si kızın annesinin yanında nasıl don alabiliyorsun.
3.sü don almaya 3 kişi mi gidiyorsunuz.
4.sü hiç don almamış birisin (ben de daha önce alamadım)ve ilk donunu koskoca bir mağaza da mı alıyorsun. Mesala ben don almaya kalksam uyuşturucu alıyormuşum gibi gizli alırdım.
5.si ve sorunun cevabı kesinlikle kız arkadaşın haklı. Benim sevgilim iç çamaşırı almaya kalksa ve senin yaptıklarını yapsa satıcıyı dövebilirdim.
0
valarmurgulis
(04.08.17)
kız net haklı.

1) don dediğin muhtemelen boxer. ve boxerlarda öyle aman aman bir size farkı yok. ki zaten çoğu lastikli artık, ekstrem şişman değilsen (ki olsan bile) hemen her lastikli boxer, her erkeğe olur. bundan bihaber olmak için hiç don alışverişi yapmamış olmak gerekmez, don giymek bile yeterlidir bunu tahmin edebilmek için.

2) madem işi don satmak olan kadına bu soruların sorulması normal, niye o an üstündeki donun bedenini de o kadına sormadın? sevgilin yerine kadın elleseymiş poponu mesela? işi değil mi? sevgilin don mu satmış daha önce? o konuda ona güveniyosun da, diğer konuda niye güvenmiyosun sevgiline?

3) zaten 3 tane 3'lü don almadın mı arkadaşım? yani 9 tane don almış olmadın mı? 1 gün sonra bi daha niye gidiyosun don almaya? hem de aynı yere?

4) don satılan reyona beraber gitmenize hiç değinmiyorum bile

5) burda yazdığın şey gayet masum gibi görünse de (ki bence bunu masumlaştırmanın asıl sebebi sevgilinin de bunu okuyo olması), aklındaki düşüncenin o kadar da masum olduğunu hiç sanmıyorum. ha tabi ki "off tezgahtar kız da amma taşmış, dur lan, dondan taşaktan muhabbet açayım da belki akşama sikerim" düşüncesi yoktur belki ama ortada net flörtöz bi durum, en iyi ihtimalle sevgilini kıskandırma, hatta belki ego tatmini falan var.

ha bu arada inanılmaz büyük bi kabahat, ayrılık sebebi falan demiyorum tabi, küçücük bi olay aslında ama kızın vermiş olduğu tepki son derece normal.
0
reso aga
(04.08.17)
ucuz donu görünce gözün dönmüş. açgözlülük büyük günahlardandır, cezanı bulmuşsun. bu cepte.

olayın detayına bakıldığında ikiniz de haksızsınız; sen her gün giydiğin don hakkında bu kadar bilgisiz olduğun için, kız arkadaşın da ota çöpe takıldığı için. birbirinizi bulmuş olmanız olumlu. kaynanaya saygıda kusur etme, hayatının devamında sevgilin küsüp gittikçe don bedeni sorabileceğin kadar güvenilir birine benziyor. mutluluklar dilerim, ama evlenin artık yani, 5 sene çıkmak nedir?
0
manuel mandalina
(04.08.17)
@sopiro+1, çok güldüm.
@freetakilir+1

kız arkadaşının baştaki tavrı haklı ama abartılıydı, o yüzden ikiniz eşit derecede haksız ve haklıydınız. yaptıklarından rahatsız olması normal ama çok sinirlenecek bir şey yok. beni asıl rahatsız eden bütün bu olanlardan sonra tekrar tek başına avm'ye gitmen. sonuçta sevgilin bir şeylerden rahatsız olmuş, hatta abartılı tepki vermiş. buna rağmen sanki hiçbir şey olmamış, onun duygusu, düşüncesi hiç önemli değilmiş gibi hareket etmen pek hoş değil. hep böyle davranıyorsan başta abartılı davranması da doğal. abartılı davranınca bile kaale alınmıyor gibi gözüküyor çünkü. bence kız arkadaşın haklı.
0
cikis yolu
(04.08.17)
yanlış yere yazmışsın, böyle hikayelerden prim kasmak için sözlüğe yazman gerekirdi. serin hikayeymiş birader.

o kadar saçma ve absürd bir olay ki; böyle bir şeyin olduğuna inanmıyorum ve baya salladığını düşünüyorum. 5 yıllık ilişkin varsa yetişkin bir insansın, yetişkin herhangi bir insanın dışarıda don alırken pantolon üzerinden tutup da "bu olur mu bana?" diye bir de oradaki kasiyere soracağını düşünmüyorum. kasiyerin cinsiyeti fark etmeksizin.
0
i drive the hearse
(04.08.17)
Bence kiz arkadasin hakli ama tepkisi biraz abartili. Edit kismiyla iyice yanlis duruma dusmussun.
0
twelfth
(04.08.17)
Böyle eften püften şeylerden büyük olaylar, kavgalar, tartışmalar çıkan kızlarla hayat yaşanmaz.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(04.08.17)
blatta ve aychovski +1

sevgilin haksız, hem de 5 yıllık sevgilinmiş ki daha da haksız, ama haklı olduğu bir nokta var, neye sinirlendiğini bilmemen, demek ki benzer şeyler daha önce de yaşanmış ve bu konuyu çözmek için yeterince konuşmamış üstünü örtmüşsünüz ki hala benzer şeyler yaşanıyor.

insanların neyi ne zaman kıskanacaklarını bilmediklerini düşünüyorum, bu yüzden de ilişkiler çıkmazlara giriyor, ilişki içindekiler "acaba bunu da kıskanacak mı" diye kendilerini baskılamaya başladıkları ve bu baskılama bir yerde ters teptiği zaman toparlanması pek mümkün olmayan hasarlar oluşuyor. Yazık
0
gochebe
(04.08.17)
Bana biraz kızı kıskandırmaya çalışıp safa yatıyorsun gibi geldi.
0
arnold schwarzeneger
(04.08.17)
@sopiro +1 :))
Ne güzel bi ilişkiniz var.
Sen masumsun orası belli ama çok masumluk da dert oluyor bazen böyle. Ben sevgiline hak verdim, tepkisi abartılı olmuş ama. Senin de editteki davranışın hiç olmamış.
Merak ettim, don değil de başka bişey alıyor olsaydınız sevgilinin tepkisi nasıl olurdu?
Ya da mesela don harici bir giysiyi alırken sevgilin sana sorsa sen fikrini söylesen sonra o dönüp kasiyere sorsa ne hissederdin?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.08.17)
bayan kişisi abartmış
0
çınarım
(04.08.17)
Duyuru ve cevapları okuyup "don" kelimesine doydum öncelikle, sanırım önümüzdeki 5 sene bu kelimeyi kullanma ihtiyacı duymam. O kadar ki, cevapların sonlarına doğru kelime anlamını yitirmeye başladı.

Kim haklı, kim haksız girmiyorum. 2 tane şey söyleyip kaçacağım:

1. 5 senelik ilişki var diyorsunuz, erkek tarafının minimum 25 olduğunu varsayalım. Bu yaşa kadar kendisine "don" almamış olmak nedir? Hadi onu geçtim, bu kadar yıllık don giyme tecrüben var, insan giydiği donun bedenini bilmez mi yahu?
2. Erkek tarafının don bedeni l-xl skalasında çıkınca sanki bir "show off" olmuş durum, bu "bu don bana olur mu bir bakar mısınız" diye üstünde göstermeler falan o yüzden bence. O beden small çıkaydı, hiç böyle şeyler yaşanmadan alınıp gidilecekti o "don".

Haydi hep beraber: don don don don.
0
fengari
(04.08.17)
Abartmayın Roma'lılar, alt tarafı don
0
MaNOfTheYear
(04.08.17)
Abi nasil tipsiniz ya, benim anamın yaninda sevgilim donu üstüne tutup oluyo mu falan dicek annem de yok bi büyük bedeni al dicek öyle mi?? Hikayen pek doğru gelmedi ve bunu dusunduren ikinci olay kasadaki kadının kasayı bırakıp reyona gitmesi oldu, gratis dışında hiçbir mağazada kasa elemanının yerini bıraktığını görmedim açıkçası.
Neyse hadi diyelim hikaye doğru, sen kaşınmışım resmen. madem kiz sinirlendi niye hemen yeni don almaya gidiyorsun?
Ha bence sorun mağazadaki kızla konuşmalar falan değil, kadının işi o ama asıl sorun ananın yaninda don işlerine girmiş olman.
0
pamuk helvalar cebe
(04.08.17)
bu sıcak havalarda iyi geldi serin serin.

don haklı.
0
Bruce
(04.08.17)
ohoo böyle saçma sebepten sevgili kavgası mı olur ya.

abi sen o donu ne niyetle önüne tuttun onu söyle. "belki kasiyer kız benden etkilenir" falan demedin sonuçta değil mi? gayet işini halletmeye çalışıyorsun. kasiyer kıza yazmak istesen bunun türlü türlü yolları var, kız arkadaşın ve annesinin önünde yapmazdın zaten. sorun olduğunu düşünmüyorum.

benim erkek arkadaşım böyle bişey yapsa en çok ben gülerim. annem de kesin güler.

ama şöyle de bir şey var-ki ben buna çok inanıyorum. herkesin sinirleneceği şeyler başka başka olabiliyor ve an be an değişebiliyor. belki bu olay kız arkadaşının normalde sinirlenmeyeceği bir şey, ama belki o anda yanında annesi olduğu için bütün bu donlu konular yüzünden ona rezil olduğunu düşündü, ya da az önce denediği elbise üstüne olmadığı için zaten sinirliydi, veya sırf o an bir şekide trip atası geldi. çok insani tepki aslında. yani evet bana şu an çok mantıksız geliyor bu don konusunun sorun olması ama benim çok sinirleneceğim bir konu olduğunda da bir başkası "çok saçma, buna mı sinirlendin" diyebiliyor. işte bu nedenle seni haksız buluyorum. çünkü kız arkadaşın x bir sebepten sinirlendiği zaman "buna sinirlenmen çok yersiz, sinirlenmekte haksızsın" demek yerine "hayatım çok pardon yeaa bilemedim napim o anda dalgınlığına geldi" diyip bi öpmek çok daha yerinde olur. yersiz kavgalar büyümez, sorun kalmaz.

kız arkadaşın hala sana kızgınken tekrar mağazaya gitmen de hoş olmamış. kız arkadaşın sinirlenmiş mi, sinirlenmiş. yapacak bir şey yok. üstelik buna sinirlendiğini sana açık açık söylemiş. ama sen inat gibi gene aynı mağazaya gitmişsin. ya biliyorsun ki bu konuda sana kızgın, neden hala üstüne gidiyorsun ki? önce yukarıda yazdığım şekilde kız arkadaşının gönlünü alıp, sonra "ya kızcaksın ama ben gene o mağazaya gidicem sanırım, donları bi harikaymış" desen sorun olmazdı bence. kız arkadaşının sinirlenmesi büyük ihtimalle kasiyer kızla arandaki muhabbetten değil, senin onun bu kızgınlığını sallamayıp, onu yok sayıp umursamamış olmandan kaynaklanıyor.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(04.08.17)
kız gereksiz kıskançlık yapmış ama sen de körüklemişsin biraz. ikinci gidişin çok saçma mesela. ayrıca don nasıl 60 tl oluyor yahu?
0
elorelia
(04.08.17)
sevgilin haksız.
0
sckxyss
(04.08.17)
@istanbul, bence kız 5 senelik nişanlılık yüzünden sinirli.
0
manuel mandalina
(04.08.17)
herkese cevapları için çok teşekkürler.
1. çıkmaya başladığımızda 17 yaşındaydı kendisi, benim birkaç girişimim olsa da henüz evlenmeyi kendisi istemiyor küçük olduğunu düşündüğünden.
2. valla mağaza hm mağazasıydı, gayet kasayı bırakıp reyona geldi kadın. isteyen indirimlere baksın oradaki, ne bileyim?
3. ilk gittiğimizde 3 tane 3'lü almadım, 1 tane aldım ve ertesi gün memnun kaldığım için yeniden gittim. gitmez olaydım.
4. "serin hikaye" diyen arkadaşlara donların fişini mi göndereyim, konuşmamızdan ss mi koyayım bilemedim. ne yapsam?

ciddiye alarak cevap yazanlara gerçekten teşekkür ediyorum. daha önce birçok kez kalbini kırmıştım kız arkadaşımın. bu yüzden abartılı tepki verdi diyen arkadaş doğru söylemiş. ama geride kaldı bunlar, 1 senedir bu tarz şeyler de yaşanmıyor.
0
🌸aegeanfatheramerican
(04.08.17)
güldüm ve sana hak veriyorum.
0
alkolsuz icecek
(04.08.17)
çok eğlenceli bir duyuru olmuş tebrik ederim sizi :D

haklı haksız taraf var diyemem ama sevgilin biraz abartmış sanki. gereksiz kıskançlık yapıyor.

edit: ayrıca allah başka dert vermesin en büyük derdiniz bu olsun demek istiyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(04.08.17)
40 liralık bira ve trendyol'dan iki tane gönderilen ayakkabı başlıklarından sonra en çok güldüğüm duyuru bu oldu sanırım.
"Don haklı" cevabına kahkaha atmakla birlikte bence hepimiz gece yarısına kadar sakince oturup "don" kelimesini aklımızdan bile geçirmeyelim. Biraz zamana ihtiyacımız var atlatmak için.

(İkinci kez gitmeniz olmamış demek için gelmiştim ben.)
0
sopiro
(04.08.17)
Kasiyer güzel mi bari?
0
humat
(04.08.17)
@humat kasiyer hamileydi arkadaşlar
0
🌸aegeanfatheramerican
(04.08.17)
Ne kadar da komik bir çift.
Donu üzerine tutup başkalarından fikir almak nasıl bir şeydir ya :):)

Bence olay komik neden gülmek yerine kızmayı seçmiş anlayamadım.
Büyütülecek bir şey değil diye düşünüyorum. Bundan sonra donlarını yalnız al.
0
mutekebbir
(04.08.17)
ne donmuş ya ünlülerin donu bu kadar tartışılmıyor.
0
elorelia
(04.08.17)
ikiniz de haklı ve ikiniz de haksızsınız. sevgilinin hoşuna gitmeyebilir, hoşa gitmeyebilecek bir durum oluşmuş orada.
hatta bence sevgilin %70 haklı.

marks and spencer mı orası?
0
pinkpeony
(04.08.17)
@pinkpeony h&m
0
🌸aegeanfatheramerican
(04.08.17)
abi ne yap ne et mağazadaki hatunla seviş bari de yediğin trip boşa gitmesin, kızla da ayrıl tripe devam ederse, ömür mü geçer la böyle hatunla. güven 0 gailba...
0
benim adim kerim hepinizi severim
(04.08.17)
ahahah koptum arkadaş sevgilinin annesiyle don almaya gitmek ne demek? :D
0
tughan
(05.08.17)
bir sonrakinde tahtakaleye gidin birbirinizden soğumak için bahaneye ihtiyacınız kalmaz.
0
kenjataimu
(07.08.17)
sıcaklar bunaltmış senin hatunu bence, tabii aldığın çamaşırlar seksili çamaşırlar değilse, eğer öyle ise hatun haklı, sonuçta kasiyer seni o donların içinde hayal etmiş olabilir, binicem üstüne vuracam kırbacı diye fantezilere dalmış olabilir falan.

yalnız sende aynı yere ikinci kez gitmeseydin iyi olurmuş yangına körükle gitmişsin.
0
selam
(08.08.17)
çok net söylüyorum ayrıl kardeşim. sen haksızsın bu konuda, o erkek görevli ile aynı muhabbete girip don bakamaya gitseydi bence sen adama müdahele de ederdin; ama kadın kezbanmış. bak sana şunu söyleyeyim, kadının psikopatından, kezbanından, manyağından, sorunlusundan kaçacaksın can kardeşim. vakit yakınken kaç kurtul, bu zihniyet, bu kafa yapısı yarın sana "evlenince yap boşarım donuna kadar da alırım" diye sataşır. bunlarla evlenmeyeceksin can kardeşim. hayatta ve bu mücadelenle başarılar dilerim. bol şans, Allah kurtarsın.
0
pietro
(08.08.17)
Sevgilin safkan bir kezban, böylesine ender rastlanır. Bence sakın kaçırma. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. Kayınvalideyle avm'de çıldırmacalar ahaha.

Ya hikaye neresinden tutsam elimde kalıyor. Sevgilin haksız da birader, sen böyle tribal bir kadınla nasıl 5 yılını geçirdin? Manyak mısın?

Ayrıca nasıl bir badaksın, nasıl bir ana kuzususun ki donunun bedenini bilmiyorsun? Off devam edemeyeceğim.
0
yirmisantim
(08.08.17)
çok eğlenceli ve absürd bir hadise.

indirimli don zaafiyetin var. indirimli don gördün mü ruhunu şeytana satacak potansiyel sezinledim.

herkesin donuna saygım sonsuz ama bin yıl yaşasam sevgilimin annesinin olduğu bir ortamda don alışverişi yapamayacak bir karakterim var sanırım o yüzden olay bana absürd geldi o yüzden çok keskin ve net bir yorum yapamayacağım ama, o sırada ilgili don mağazasında alışveriş yapan ve olaya şahit olan 3. kişi olsam, donu üzerinize yaklaştırıp, hanfendi sizce bu don bana olur mu diyen erkek görsem, ohaa ne değişik adamlar var derdim. bence yakışıksız bir hareket ve kız haklı.

ama bir yandan da, annesinin yanında messi'nin kıvrak bir bilek hareketiyle rakip defansı yarım saniyede çalımlaması gibi bir hız ve başarı ile donunuzun bedenini öğrenen, annnesinin bakıp, evladım bu don sana küçük olur demesini garip karşılamayan kızın, sizin donu kasiyere gösterip bu bana olur mu demesine bu kadar sinir olması da garip. benim yapıma göre garip daha doğrusu.

kız sizden daha haklı gibi geldi gene de bana.

ayrıca xl dan devam edin, rahatlık önemli.
0
wilhelmwasmuss
(08.08.17)
(14)

hayvan barinagina gidelim mi?

brad pitt
Burda toplassak bi hayvan barinagina gitsek, mama gotursek oynasak onlarla mesela ayda 1 falan. Olur mu yapilabilir mi? Yeni hayvan severlef de olur hem.
Burda toplassak bi hayvan barinagina gitsek, mama gotursek oynasak onlarla mesela ayda 1 falan. Olur mu yapilabilir mi? Yeni hayvan severlef de olur hem.
0
brad pitt
(03.08.17)
Ben varım. Az kaldi umarim hayatimi yoluna koymama. Kopek korkumu ufaktan yensem de var hala bir seyler.

Cocuk yuvalarina gidelim, huzur evlerine gidelim. Guzel seyler yapalım, guzel insanlar taniyalim; Insanları sevindirelim.
0
runagain
(03.08.17)
Vaktim oldukça runagain in dediği gibi etkinliklerin içinde ben de olabilirim.
0
thesL
(03.08.17)
Dordumuz gideriz en kotu. 12 agu cts. Kadikoy barinagi. Ne diyosunuz.

Daha cok kisi katilmak ister diye dusunmustum hayal kirikligi oldu biraz.
0
🌸brad pitt
(03.08.17)
Ben de dahil olmaya çalışırım. Hatta zirveler böyle yapılsa ne güzel olur. Gidiyoruz malak gibi oturuyoruz.
0
Giovanni Pipitto
(03.08.17)
Bizim Kültür sanat komisyonu gibisiniz haha
0
goodz
(03.08.17)
Bu cumartesi gidek mi?
0
🌸brad pitt
(03.08.17)
Yarina hallolursa islerim cumartesi gidebiliriz.
0
runagain
(03.08.17)
Daha önce böyle bir ziyaret oldu mu? Sadece anadolu yakasında mı oluyor?
0
mslny
(03.08.17)
Benim için diğer cumartesi daha uygun olur.
0
thesL
(04.08.17)
Arkadaslar yarin ogleden sonra gidelim kadikoy atasehir barinagina?
0
🌸brad pitt
(04.08.17)
Sorum niye ciddiye alınmadı acaba? O zaman muhataplarınızı belirtin de boşuna cevapsız soru sormayalım.
0
mslny
(04.08.17)
Islerimi halledemedim henuz. Bayagi sıkışık durumdayim su an. Ama ne kadar bütçe gerekir max? Ona gore fedakarlik yapabilirim. Guzel olur bir seyler yapmak.
0
runagain
(04.08.17)
@mslny, bu sekilde bir duyuruya ilk kez rastladim. Daha once yapildi mi, onu da bilmiyorum sahsen.

Olursa, islerimin yoluna girmesine de bagli olarak, 212-216... katilabilirim bu tur aktivitelere.
0
runagain
(04.08.17)
Mslny, daha once boyle bir sey gormedim. Aklima esti baslik actim. Olan biten bu acikcasi. Muhattap almamak degil, cevabi bilmemek oldu yani.
0
🌸brad pitt
(04.08.17)
(5)

çuval gibi kumaşı boyayarak çanta yapmak için kumaş boyası mı yağlı boya mı

mslny
Hangisini kullanayım? Hani yazlık hasırımsı bi kumaş var ya, onun üstüne. İlgili biri kumaş boyası kullanırsan üstüne sprey sık ki daha kullanışlı olur yıkanır vs demişti. Eğer yağlı boya kullanacaksan çok ince şekilde tutkal sür üstünü boya sonra yine sprey sık demişti. Tarifleri doğruysa hangi yön
Hangisini kullanayım? Hani yazlık hasırımsı bi kumaş var ya, onun üstüne. İlgili biri kumaş boyası kullanırsan üstüne sprey sık ki daha kullanışlı olur yıkanır vs demişti. Eğer yağlı boya kullanacaksan çok ince şekilde tutkal sür üstünü boya sonra yine sprey sık demişti. Tarifleri doğruysa hangi yöntem hem daha kolay ve kullanışlı olur?
0
mslny
(02.08.17)
Kumaş boyası hiç kullanmadım, nasıl bişey bilmiyorum. Sanıyorum guaj boya gibi?
0
🌸mslny
(02.08.17)
yağlı boya çabuk deforme olabilir. çanta hareketli bi eşya duvarda durduğu gibi sabit kalmayacak bir süre sonra kırıklar oluşur.
kumaş boyası kullanırsan spreye gerek yok, kuruduktan sonra boyayı ütüyle fikse ediyorsun. aldığın yerden de tarif ederler veya nette çokça açıklamaları vardı hala vardır.
kumaş boyası iki çeşit oluyor biri tüm parçayı boyadığımız eski tip boya onu kullanmayacaksın. kırtasiye gibi yerlerde satılan yeni tip fırçayla kullanılanlardan alırsın.

yalnız kumaşı anlayamadım ben, çuvalla hasır farklı dokular istersen bir fotoğraf çekip ekle, bi bakayım.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.08.17)
O zaman dediğiniz gibi kumaş boya kullanmam gerekiyor. Peki onun özel fırçası var mı boyayla satılan? Eğer özel varsa fakat Tuhafiyede satılmıyorsa kendi yağlı boya fırçalarımdan kullanabilir miyim?

Kumaş buna benzer olacak, ilk ten kesede denicem.
s-media-cache-ak0.pinimg.com
0
🌸mslny
(02.08.17)
Özel fırçası yok, yağlı boya fırçalarını kullanabilirsin.
Boyalar şöyle oluyor:
www.hobium.com
boyamayı anlatmış:
www.youtube.com
teknikler var:
www.youtube.com
Bunlar bi fikir verir, istersen daha başka yazılara videolara da bak, çok fazla teknik, çok değişik malzemeler vardı bi aralar.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.08.17)
İkinize de çok teşekkür ederim, tamam, yarın bi alıp deneyeyim.
0
🌸mslny
(02.08.17)
(8)

Whatsapp engellendim mi?Önemli

basubadelmevt
Daha düne kadar kisinin profil fotosu ve durumunu görüyordum.Bugün görülmüyor ikisi de. Engellendim mi?Bir sey yazarak anlayamam kesinlikle. Ama ögrenmem çok çok önemli.Nasıl anlarım?
Daha düne kadar kisinin profil fotosu ve durumunu görüyordum.Bugün görülmüyor ikisi de. Engellendim mi?Bir sey yazarak anlayamam kesinlikle. Ama ögrenmem çok çok önemli.Nasıl anlarım?
0
basubadelmevt
(01.08.17)
son görülme de mi kapalı? mecburen ortak birisinin telinden o kişiye bakacaksın.
0
tabirimekruh
(01.08.17)
Rehberden de silmiş olabilir, özellikler herşeyi sadece kayıtlı kişilere açıktır o durumda. Tek yapacağınız saatlerce online olacak mı diye bakmak şu durumda.
0
mslny
(01.08.17)
Son görülme kapalı evet. Rehberden de silinmis olabilir.Ortak biri yok ama anneme ekleyip baksam profil fotosu veya durum gorursem,ben kesin engellendim demek midir?
0
🌸basubadelmevt
(01.08.17)
evet annenden ekleyip bak ama muhtemelen her şey kapalı gözükecektir.
0
tabirimekruh
(01.08.17)
hiç ortak arkadaş yoksa en çok çevrimiçi olduğu saatlerde nöbet tutacaksın...
0
tabirimekruh
(01.08.17)
@tabiri
Cevrimici oldugunu görürsem engellememis mi demektir? Song gorulmesi zaten kapalıydi.
0
🌸basubadelmevt
(01.08.17)
çevrimiçi olduğunda her türlü yazar "çevrimiçi" diye. son görülmesi kapalı olsa da.
0
piremses
(01.08.17)
çevrimiçi olduğunu görürsen engelli değilsindir
0
elorelia
(01.08.17)
(19)

bir akıl verin

yuvarlanantencereninkapagi
erkek arkadaşımın salak bir arkadaşı varmış, bu kişiyle hala ' arkadas' . kendisiyle olan eski konuşmaları hep bir erotizm barındırıyor. COK YAKİN arkadaşlarmis. ben yakın arkadaşlarıma bel gamzelerimi çekip gondermiyorum. ya da ısırdığım tükürüklü kolumu gondermiyorum falan. ya da " apartman sesimi
erkek arkadaşımın salak bir arkadaşı varmış, bu kişiyle hala ' arkadas' . kendisiyle olan eski konuşmaları hep bir erotizm barındırıyor. COK YAKİN arkadaşlarmis. ben yakın arkadaşlarıma bel gamzelerimi çekip gondermiyorum. ya da ısırdığım tükürüklü kolumu gondermiyorum falan. ya da " apartman sesimizle inler hfldhdkddh' diye anlamsız şakalar yapmıyorum. bunun gibi şeyler.

eminim bilmediğim çok daha saçma şeyler vardır. yatmış bile olabilirler bilmiyorum. söylediğine göre ' aşırı masum erkek arkadaşım' bunları konuşurken hiç o niyetle konuşmamış, aklından bile geçmemiş. ( hasssikt.r ordan) böyle bir şey mümkün mü? mümkün değilse gerçekten gerizekalı olduğuma emin olucam. çünkü bir ara buna inanmıştım. kadının erkek arkadaşımı bu anlamda kullandığını düşündüm. ki hala biraz öyle oldugunu düşünüyorum, konuşmaların gidişatına dayanarak.

ve şu an bu iki kişi hiçbir şey olmamış gibi sözde arkadaşlıklarina devam ediyor. bana çok anormal, rahatsız ve huzursuz edici geliyor bu. istemiyorum.

bu konuda ne düşünüyorsunuz; sizin başınıza gelse ne hissederdiniz, tavrınız nasıl olurdu?

ek soru: erkek arkadaşınızın geçmişte cinsel anlamda bir şeyler yaşadığı kişilerle sosyal medya üzerinden bir bağının olması sizi rahatsız eder mi? bağ dediğim en basitinden takipte olmaları, facebookta arkadaş olmaları vs.


not: erkek duyurucular kız arkadaşlarını düşünerek cevaplayabilirler.


çok sinirim bozuk. bu meseleleri kendi içimde atlatamiyorum ve unutamiyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(01.08.17)
kız senin oğlanı ağır tease ediyor, seninki de niyetsiz değil gibi.

edit: gerçekten çok yakın kız arkadaşlarım oldu, hiçbiriyle bu muhabbetlere girmedik, girdiklerimle de zaten olay arkadaşlıkta kalmadı.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.08.17)
valla bacım, bazı insanlar işte böyle geniş.
kim ne derse desin, burada önemli olan senin bunu kaldırma kapasiten. onlara normal geliyor diye kendi normalini eğip bükmeye çalışma, sonra çok pişman olursun.
0
manuel mandalina
(01.08.17)
erkeğim ve net söylüyorum sana: bu oğlanla aynı havayı bile soluma.
0
secrex
(01.08.17)
bu arada bu yapılan şeyleri, bahsedilen konuları erkek arkadaşım da devam ettirmiş. tek taraflı degil.
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(01.08.17)
sağlıklı bir durum değil. geçmişte cinsel birşey yaşanılan insanla bağ devam edebilir neden etmesin. tarafların içinde artık cinsellik düşüncesi yoksa bir sorun olmaz.

sizin durumda erkek tarafı bu flörtöz ilgiden memnun gibi görünüyor. ama bu bir işaret olabilir. çünkü bu kadından kurtulsanız bile. aynı duruma tekrar düşse olay gene devam edecek.
0
orpheus
(01.08.17)
ayrılman gerektiğin aklından geçmediyse, ve ilişkiye devam ediyorsan asıl sorun sendedir.
0
ben sigara kullanmiyorum
(01.08.17)
eski ilişkisiyle iyi bitirmişlerdir etkileşim olmadan takip eder , çok hoş değil ama en azından mantık alır bu durumu.
ama şuan anlattıkların çok mantıksız herşey ortada. seninle ilişkisi varken bu konuşmalar olduysa çok büyük terbiyesizlik ilişikiyi bitirme derecesinde neredeyse.

ve utanmadan hala arkadaşlığını devam ediyorsa erkek arkadaşın daha büyük sorun. muhtemelen takılmalık geçici bir sevgilisin onun için.
0
Caaannn
(01.08.17)
Kaç yaşında insanlarsınız kim bilir. Yakma gençliğini böyle sikik tiplerle.
0
klar
(01.08.17)
Normal bir vaka değil, aklından böyle bir şey geçmeme olasılığı yok. Erkek birey olarak birkaç yakın kız arkadaşım var, fazlasıyla yakın olduğum. Kardeşim gibi olmasa da o kadar severim. Ve bu arkadaşlarla müstehcen şeyler konuşacak olsam, bu normal bir erkekle konuşur gibi oluyor. Yani herhangi bir erotik foto göndereyim, işte cinsel şaka yapayım, cinsel ilgi uyandıracak şeyler göndereyim değil. Normal olarak herkesle konuşamayacağın fakat samimi olduğun insanlarla yapılabilecek muhabbeti yaparız. Yani iş hiçbir raddede yanlış anlaşılacak boyutta olmaz. Bunda ise yanlış anlaşılma eşiği fazlasıyla aşılmış, bence direk mevzu bahis şeyler aleni ima ediliyor. Kız tarafı bunu ısrarla yapıp, erkek tarafı da yüz verip muhabbeti devam ettiriyorsa iş iki taraf için de bitmiştir.

Onun dışında sevgilimin daha önce cinsel anlamda bir şeyler yaşadığı kişiyle sosyal medyada takipleşmesi beni tedirgin etmez ama elbette rahatsız eder. Bu bazı kişilere normal gelebilir ama bence bu da normal değil. Kaldı ki ben de düzenli bir ilişkiye başladığımda aramda en ufak bir yakınlaşma olmuş kızları da listemden silerim. Gerek yok.
0
tierra santa
(01.08.17)
Öncelikle sizden önce yahut siz varken farketmez arkadaş dediğin erkekle veya kadınla bişeyleri ima eder gibi o şekil konuşmak hele foto göndermek tam anlamıyla yılışıklıktan basitlikten başka bişey değil. Rahatsız olmakla ve istememekle çok haklısınız, şahsen midem bulanır tiksinirdim. Aynı şekilde ek sorunuz da çok mu basit geliyor bazılarına nasıl aman nolucak deyip normal karşılıyorlar, beraber olduğu insanla hele ki sevgilisi varken nasıl bir ulvi arkadaşlığı varmış ki aman arkadaş olarak ekli olsunlar ne var diyebiliyorlar aklım almıyor. Bana göre normal değil ve asla gerekli olmasına mantıklı bir sebep olamaz. Aynı rahatlığı kendi gösterir mi, kendisine sordunuz mu?
0
mslny
(01.08.17)
bu konu konuşulduğunda erkek arkadaşım şey bile demiyor üstelik ' evet ya haklısın, ben doğru olmayan şeyler yapmışım. garip bişey bu' falan. sürekli benim geçmişe takıldığımı ( geçmiş dediği max 1 yıl önce), ona göre bunda yanlış bir şey olmadığını, abarttigimi falan.
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(01.08.17)
ne denilmesini istiyorsun ki ? erkek arkadaşım da konuşmaları devam ettiriyor, hata yapmışım da demiyor diyorsun ee daha ne yorum yapılabilir ? iğrenç insanlarla ilişkiler yaşıyorsunuz valla üzülüyorum.
0
aquarium
(01.08.17)
Uzun analize gerek yok. Aralarında cinsel bir bağ var.
0
steven wilson
(01.08.17)
Erkek arkadaşının yaptığı şeyler normal değil. Kendini yormana gerek yok bence.
0
Topalordek
(01.08.17)
Bir an evvel ayrılmalısın. Bari bu sefer beni dinle de eskisi kadar uzatma işi ;

www.eksiduyuru.com
0
iwasbornonamountainside
(01.08.17)
kabul edilemez, kabul edilmesi teklif dahi edilemez!
0
pinkpeony
(01.08.17)
karakter meselesi.

demek ki senin erkek arkadasin boyle bir tip.

Boyle seyler yapan adam gercekten masum olsa bile iliski icersinde karsi tarafa (yani sana) yapilan ulu orta bir saygisizlik ve dusuncesizlik bu yazdiklarin.

Ben de bana ve bize saygisi olmayan bir insanla olmazdim..

Viel Spaß !
0
qazaqwsx
(01.08.17)
"Kaç yaşında insanlarsınız kim bilir. Yakma gençliğini böyle sikik tiplerle."
okuduğum en güzel ve doğru yorum.
kaç şekerim kaç.
0
jimjim
(01.08.17)
aralarında cinsel çekim olmasa bu tip muhabbetler olmaz. net ayrıl
0
foradream
(01.08.17)
(13)

tektaş istemiyoruz diyelim ki

dedim ben sana
ne takıcaz zarif ve şık? pırlanta çok abartılıyor tamam katılıyorum olası bi durumda satmamız icap ederse para da etmiyor. e biz ne takıcaz. değerli taş olsun, tasarım, sadelik, şıklık, zerafet arıyoruz e her kıyafetimizle de uysun istiyoruz, biraz da ekonomik olsun kesemize uysun istiyoruz. var mı
ne takıcaz zarif ve şık? pırlanta çok abartılıyor tamam katılıyorum olası bi durumda satmamız icap ederse para da etmiyor. e biz ne takıcaz. değerli taş olsun, tasarım, sadelik, şıklık, zerafet arıyoruz e her kıyafetimizle de uysun istiyoruz, biraz da ekonomik olsun kesemize uysun istiyoruz. var mı böyle değerli taşlı olan yüzük, kolye, küpe? sıradan olmayalım derken kezbana da dönmeyelim ama.
0
dedim ben sana
(31.07.17)
Burcuokut un tasarımlarına bakın
0
fasulyek
(31.07.17)
@fasulyek burcu okut'u takip ediyorum ve beğeniyorum ama renkli taş çalışıyor kendisi genellikle.
0
🌸dedim ben sana
(31.07.17)
Büyük kuyumculara gidiyoruz zevkimize uygun olanı seçiyor, beğeniyor, alıyoruz. Bu alışverişi en iyi gezerek yaparsınız, 3 5 mağazayı ziyaret edip çeşitlere bakın, illa beğenirsiniz birini. Başka hani yolla alınır bilemedim.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(31.07.17)
(bkz: swarovski)
0
veritaslibertas
(31.07.17)
Ben tamtur seviyorum, her şekilde kullanılabilir.
0
mslny
(31.07.17)
www.instagram.com

www.instagram.com

www.instagram.com (bir tık daha süslü)

Bunlar şık bence, zarif.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(31.07.17)
Benim sevgilim elmas istiyor. Demek ki en fiyat performans olan o :)
Satarken de deger kaybetmiyormus..
0
bir3iki7
(31.07.17)
forum.donanimhaber.com
forum.donanimhaber.com

yukarıdaki insanlar markalardan çok daha ucuza sattığını söylüyor
0
probiyotik
(31.07.17)
değerli taş haricinde seninle aynı dertlerden müzdariptim, baya 2 ay boyunca çile çektim aradım bulamadım beğenmedim (bu arada tek taş denen şey çirkinlik abidesi bir şey diyemeden geçemedim) ben pandora diye bir yerde çok uygun bir fiyata güzel bir yüzük aldım onunla evlenme teklifi ettim kabul ettiğine göre (yakında düğün var) demek ki olabilir bir şeymiş istersen olabilir gibi düşünürsen bak derim.
0
exodia
(31.07.17)
Ben de tek taş istemeyenlerdendim. Ama eşim "nasıl bir yüzük seversin mesela bir göstersene" diye sorunca başka hoşuma giden güzel yüzük de bulamadım. Alma boşver dedim ama yine gitmiş kafasına göre bir tektaş almış.

Tektaş çok popi ve klişeleşmiş durumda olduğu için istemiyoruz, tepki gösteriyoruz. Ama düşününce en sade yüzük yine tektaş. İşçilik mişçilik de yok, adı üzerinde bir tane değerli taş yani:D
0
peggy
(31.07.17)
burcu okut tasarımları diyorum. <3
instagramdan bir göz atınız.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(31.07.17)
safir alabilirsin
0
fragile lady
(31.07.17)
Annem hirsizlik korkusundan pahali bir sey takmiyor malum 1 lira icin bile adam olduruyorlar. O yuzden gumus takiyor guzel tasli olanlardan.
0
c1b2k3
(31.07.17)
(14)

ilahi adalet'ten ne haber?

meyve parcacikli kadin
iki insan bir araya gelip bana çok zararlar verdiler bir sene önce. birisi sevgilimdi diğeri beni aldattığı kişi ama sadece aldatmak değil başka şeyler de yaptılar ve ben aylarca kendime gelemedim. kötü bir insan değilim ve hiçbirini hak etmemiştim. bugün aklıma geldiler şöyle bir baktım ve hala bir
iki insan bir araya gelip bana çok zararlar verdiler bir sene önce. birisi sevgilimdi diğeri beni aldattığı kişi ama sadece aldatmak değil başka şeyler de yaptılar ve ben aylarca kendime gelemedim. kötü bir insan değilim ve hiçbirini hak etmemiştim. bugün aklıma geldiler şöyle bir baktım ve hala birlikte çok mutlular. ben dünyayı anlamıyorum sanırım. ilahi adalet, karma, bu tip bir şey yok mu? başkasının gözyaşları üzerine inşa edilen bir şey nasıl sapasağlam git gide yükselir?
0
meyve parcacikli kadin
(31.07.17)
sana gelene kadar insanlar aç geziyor
0
partizan
(31.07.17)
var ama ha deyince olmuyor. sabır lazım.
0
vayezikhan
(31.07.17)
yok öyle bişey.
0
ghilleinthemist
(31.07.17)
Onların sonsuza kadar normal bi hayat sürme ihtimalleri çok yüksek. Yani herkes kadar mutlu ve herkes kadar mutsuz olabilirler ve mutsuz olduklarında bunun ilahi adalet olduğunu sanabilirsin. Hayat devam ediyor. Senin başına bunlar neden geldi? Bu da mı ilahi adalet?
0
[GODDARD]
(31.07.17)
fazla yeşilçam filmi izledin galiba. hala uyanmamışsan bundan sonra da başına benzerleri gelecek.
0
doxanikee
(31.07.17)
goddard +1

sıradan şeylere olağanüstü anlamlar yükleniyor.

hayatın olağan akışı içinde olan şeyler bunlar. karma yok, ilahi adalet yok. hayatın normal akışı var. insan ilişkileri var.
0
rahip janick
(31.07.17)
İlahi adalet var ve bunun bugünü yarını yok, bir zamanı var. Ama peşine düşüp bunu beklemiceksin, unuttuğun bir zamanda karşına çıkacak ve vay be diyeceksin.
0
mslny
(31.07.17)
Dünya adil bir yer değil.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(31.07.17)
Benim de kafami cok kurcalayan bir sey bu. Karmaya inaniyor musunuz diye baslik acmistim hatta.

Oluyor oyle... hayatta bir matematik ya da denklem yok. Cok hakli olup kaybettigimde, kazananlara hicbir sey olmadi :)

Uzerinde hakkim bulunan herkese hakkimi helal ediyorum her sabah uyandigimda. Bu kisisel bir sey... benimle ilgili olanlari affederim, gerisini değil.

Fazla dusunmek iyi degil, onu biliyorum. Keske bu kadar takmasaydim her seyi. Aklindan bu tur dusunceleri atmak tek çözüm.
0
runagain
(31.07.17)
n'aptilar abi cok merak ettim.
0
ateistanbul
(31.07.17)
10 yıllar boyunca travma (taciz dayak işkence) yaşamış sonra dayanamayıp intihar etmiş bir çocuğa nasıl bir ilahi adalet karma vs uygulanıyorsa sana da aynısı uygulanacak. kısaca yok yani.
0
perloneth
(31.07.17)
var ama onların mutsuzluğunu beklemekte kötülüğe girdiği için işlemiyor olabilir. işleyişi biraz denişik tam çözülmüyor.
0
for day to break
(31.07.17)
latife tekin bir romanında şuna benzer bir şey diyordu; "üzüntü, başkalarının bizim üzerimizden hata yapmasına yine biz izin verdiğimiz için, saklanması gereken bir şeydir. "

insanlar bir sabah uyanıp saniyeler içinde aldatmaya veya birine kötülük etmeye karar vermezler. davranış ve söylemlerinde zaten bunların ipuçları vardır. bazen bunları görmeyi beceremedik veya gördük ama duygusal nedenlerle görmezden geldik diye, bu bizi mağdur konumuna sokmaz. ama biz toplum ve kültür oalrak bu mağdur psikolojisi ve söylemlerine bayılıyoruz. o yüzden yok ilahi adalet, yok karma, yok ettiğini bulur diye diye doalnıyoruz. oysa siz aldınız onları hayatlarınıza, sıfır belirti ile size bunca kötülük etmiş olmalarına imkan yok. rasyonel düşündüğümüzde bunun geldiğini hiç farketmemiş olmanıza imkan yok.

yani demem o ki, hepimiz insanız, android değiliz. bu kadar anlam yükleyip, sırtınızda taşımayın bir yıl önce olmuş bir şeyi. hayat bu gereksiz yükleri taşımak için çok kısa.
0
Phoebe
(31.07.17)
ilahi adalet diye bir şey yok, bu hayatta ne yaparsan yanına kâr.
0
tughan
(31.07.17)
(10)

aleyna tilki tarkan'dan daha başarılı değil mi?

doxanikee
öyle değil mi yahu?
öyle değil mi yahu?
0
doxanikee
(30.07.17)
bu kızı övmeyeni dövüyolar heralde. ama bu kadarı da fazla harbi bu kızı sevip savunanlar beyin terk amk.
0
nothing in my way
(30.07.17)
1996 yılındaki Tarkan'ın yanında lafı bile olmaz ama 2017 yılındaki Tarkan'a göre başarılı.

Edit: Kendisini dinlemedim. Youtube'da klibinin thumbnail'ını gördüm (Türkçesi ne ki bunun, edit: önizleme imiş), sosyal medyada karşıma çıktı, sözlükte başlığını gördüm. Tarkan'ın son şarkısını da dinlemedim. Başarı ölçeği olarak iki şeye bakıyorum. Liste sıralaması, dinlenme oranları. Bir de albüm satışına bakardım ama o kadar uğraşmak da istemedim.
0
aychovsky
(30.07.17)
Hayır, değil. (Why so serious?)

YouTube hiçbir zaman iki sanatçının (Aleyna Tilki'yi sanatçı kabul ettiğim için Tarkan'dan özür dilerim, eğer kendisi bunu okuyorsa selamlar.) başarı kriteri olamaz. Balıkesir'in Çılgın Eşekleri videosunun 1 milyon kişi tarafından izlendiği bir siteyi ciddiye almamı beklemesin kimse.
0
dissendium
(30.07.17)
tarkandan hayatta değil de hadise ve türevlerinden iyi bence.
0
westblack
(30.07.17)
Pedofiliye yönlendirme konusu dışında başarılı bulmuyorum ekşide
diagnostic retikul çok güzel açıklamış okumanızı tavsiye ederim

aleyna tilki: t.co @d_retikul @sozluk
0
esmeralda
(30.07.17)
tarkanın son albümleri hiç dinlenmiyor yahu. soundları çok kötü bana göre.
bu kızı övmeyeceğim ama sound en azından çağa ayak uydurmuş vaziyette.

türkler pop müzik yaparken saz, davul vb. türk ezgilerinden ne kadar uzaklaşırsa parça da o kadar az mide bulandırıcı oluyor. aleyna tilki bence bunu yakalamış. şarkı az mide bulandırıcı.
0
bir sevgi faresi jamal
(30.07.17)
Allah aşkına bu nasıl saçma bir karşılaştırmadır ya, Tarkan'ın çıkışını dahi hatırlayan biri ve her halükârda seveni olarak bu bir hakarettir hatta hadsizliktir. Yaşınız 20 ise böyle düşünmeniz normaldir ona bişey diyemem elbette, yahut aklınızca kafa buluyorsanız da.
0
mslny
(30.07.17)
tarkanın ölüsü aleyna tilkiden iyidir
0
follow rivers
(30.07.17)
hadsiz bir kıyaslama. net.
0
hayati cozemeyen adam
(30.07.17)
Bu kıyaslama çıktıkları yıllar baz alınarak Nokia 3310 ile Casper Via E1'i karşılaştırmak gibi. Casper günümüz ihtiyaçları teknoloji falan derken şu an nokia 3310 ile karşılaştırınca tercih edilebilir fakat çıktığı dönemde Nokia 3310'un sahip olduğu ve onu şimdi bile konuşulan başarıya sahip olamayacak. Üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen nokia 3310 hala biliniyor ama üzerinden 20 sene geçtikten sonra Casper Via E1'i hatırlayan, konuşan kalmayacak pek. Aynı dönem çıkan HTC, iPhone, Samsung falan varken, ı ıh.
0
nawar
(30.07.17)
(13)

Önce İtalyanca mı İspanyolca mı?

neynep
İkisini de öğrenmek istiyorum, ikisini de seviyorum. Birine baslasam aklon diğerinde kalıyor. Önce hangisini öğrensem diğeri için daha iyi olur?
İkisini de öğrenmek istiyorum, ikisini de seviyorum. Birine baslasam aklon diğerinde kalıyor. Önce hangisini öğrensem diğeri için daha iyi olur?
0
neynep
(30.07.17)
Once hangisini ogrensem digeri icin daha iyi olur diye bir sey pek yok, ikisi de birbirini tamamlayan seyler aslinda. Hangisinden istiyorsan basla bence.
0
Kamyoncunun vitesi
(30.07.17)
bana iltalyanca daha kolay geliyor. okunus ve yazilis olarak
0
evimin paspasi
(30.07.17)
Çok saçma ama ikisini de istediğim için karar veremiyorum :/ bu da süreci yavaşlatıyor.
0
🌸neynep
(30.07.17)
Sırası şu; italyanca sonra İspanyolca. İlla olacaksa en son Fransızca
0
jimjim
(30.07.17)
İspanyolca hakkında daha fazla kaynak bulabilirsin ve daha çok kişi, daha çok ülkede konuşuyor. Ayrıca bu ülkeler ucuz.

Ben İspanyolca derim.
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(30.07.17)
italyanca'nın melodisini bi tık daha çok seviyorum, ülkeyi, kültürünü de. ispanya'yı görmedim, ama ispanyolca şarkılar dinliyorum. italyanca çalışırken karışıyor.
bu ikisi illa karışacak gibi ya:/ ikisini de yabancı dil olarak öğrenenler karıştırmıyor mu bunları?
0
🌸neynep
(30.07.17)
hic farketmez. ikisinde de benzerlikler var. tek bilinen gercek. birini hakkiyla ogrenirsen, digerini cok kolay ogrenecegin.
0
mayeskuel
(30.07.17)
akıcı italyanca konusuyorum.

oncelikle ileriyi dusun, ileride ne isime yarar, hayattan beklentim ne? ben italyancayi rasyonel düşünerek seçtim. öncesinde ispanyolcaya çok daha yatkınmışım gibi gelirdi. ricky martin dinlerdim: "aa no importa la distancia diyo, işte mesafenin önemi yok diyo, yaparım bunu ben" diye düşünüyordum.

her türk gibi içindeki italya özentiliği ağır bastı ve italyanca kursa gittim 3 kur italyan kültürde. sonra italyaya yüksek lisans ve iş. tamamini aslinda italyada ogrendim diyebilirim. turkiyede kalarak cok bir ilerleme olmazdi.

arada bir gaza gelip ispanyolcaya bakiyorum, sonra gereksiz diyorum cunku basit seyleri zaten konusabiliyorsun otomatikman. 3 ay kasarsam da cok rahat a2 seviyesinde konusurum cunku cok benzer iki dil de. ispanyol ev arkadaslarim oldu, ben italyanca onlar ispanyolca anlasiyorduk hep ilk bir ay. sonrasinda zaten seni geçiyorlar (evet, 1 ayda fluent konusmaya basliyor ipneler, 0'dan -hata tabi yapiyorlar ama konusuyorlar).

sahsi degerlendirmeme gore ispanyolca italyacadan daha zor geliyor. ozellikle de telaffuz anlaminda j,c,z falan ispanyolcada cok zor ve cikartmam imkansiz gibi.

ote yandan ispanyolca cok daha fazla yerde kullaniliyor dunyada, bu anlamda sansli olmak istersen hedef ispanyolca.

ben italyacami hem gunluk hayatta hem de is hayatimda kullandigim icin bana bir kazanc. italyanca ispanyolcadan daha cok isime yariyor su anki isimde. sen ileriyi bir dusun, ona gore hareket et.

ha bir isime yaramayacak, zevkine ogrenecegim dersen, ac iki playlist, biri italyanca, biri ispanyolca. hangisi daha cok hosuna gider, hangisine daha bir yakin hisseder ve belki biraz da anlayabilirsen, onu ogren derim.

ispanyollar ölsün, milanodan selamlar *
0
no christ requires
(30.07.17)
Ben de italyanca öğrenmeye çalışıyorum ve ikisi arasında kalsaydım yine italyanca derdim tamamen hissi ve daha melodik olmasından, kültürünü pek sevdiğimden. Aynı zamanda İspanyol dilinde bir film izlerken arada kelimeleri kapmak da çok hoşuma gidiyor. Hocam italyanca öğrenince zaten 2 dil öğrenmiş sayılacaksın derdi. Tek sinir olduğum kaynak sıkıntısı hakikaten. Tabii ben sevdiğim için başladım iş vs hedefin varsa başka.
0
mslny
(30.07.17)
:))
İş hedefim yok valla, tamamen zevk ve kültürleri sevdiğim için. gelecekle ilgili bi fikrim yok, ikisi de aynı mesafedeyim sanırım o yüzden karar veremiyorum.
işte playlist işine gelirsek, seneler önce perdono'yu nası ezberlediysem, dün de ispanyolca şarkıyı iki seferde düz okuyabildim. geçen hafta da italyanca çalışmaya başlamıştım.
tek fark, italya'yı gördüm, ispanyol kültürünü hiç yaşamadım.

oy. ne güzel dert:) ama karar veremedim hala. çok teşekkür ediyorum ayrıca yardım niyetiniz için. <3
0
🌸neynep
(30.07.17)
sadece daha kolay olduğu için italyanca diyeceğim galiba, daha ilerdeyim, ve ispanyolca şarkılar söyleyip italyanca öğreneceğim :p
0
🌸neynep
(30.07.17)
Bence İspanyolca öğren. İtalya'yı seven bir insan olarak İtalyancanın fonetiği kulağımı tırmalıyor.

youtu.be

Örneğin bu videoda Arriva gibi bir şey diyor, İtalyanca bilmediğim için ne dediğini tam anlamamış olabilirim.

Sanırsın Speedy Gonzalez konuşuyor. Bana çok uyumsuz bir dil gibi geliyor İtalyanca. Böyle bir yükselip, bir alçalıyor gibi.

Bence İspanyolca öğren. Daha çok konuşuluyor.
0
dissendium
(30.07.17)
demin ispanyolca açtım duolingo'dan, evet daha zor. ama ispanyolca şarkılar kesinlikle çok daha güzel.
ama italyanca da heves kaçırtmadan, hızlı ilerleyecek gibi.
OF.
0
🌸neynep
(30.07.17)
(15)

Sevgili yapmayan güzel kadınlar sorusu

Bruce
Olay aynı ortamda tanıştığım 3 efsane güzel kadının ortak özellikleri olarak manitasızlıktan yakınmasıyla başladı. Sonra üzerine başkasından tespit geldi, biraz üzerine düşünülünce(tanılınan güzel kadınlar üzerine) kendi içinde ispatlı bi hipotez ortaya çıktı: çok güzel kadınlar neden ısrarla sevgi
Olay aynı ortamda tanıştığım 3 efsane güzel kadının ortak özellikleri olarak manitasızlıktan yakınmasıyla başladı. Sonra üzerine başkasından tespit geldi, biraz üzerine düşünülünce(tanılınan güzel kadınlar üzerine) kendi içinde ispatlı bi hipotez ortaya çıktı: çok güzel kadınlar neden ısrarla sevgilisiz kalıyor?

Bu noktada "istediği gibi birini bulamıyor" bahanesi şu açıdan değerlendirmek istiyorum. Bu kadınlar öyle güzeller ki isteyebilecekleri erkekler rüyaya yatarlar bunlarla beraber olmak için. Hadi iyimser olalım biraz, bu kadınlar istediği gibi erkek bulma yüzdesi en yüksek %5'lik dilimde diyelim.

O halde, bu kadınlar gerçekten ne istediklerini bilmiyorlar mı? Güzel olmanın getirdiği "çok yüksek isteklere sahip olmak" durumu nihayetinde var olmayan, ütopik bir erkek arayışına mı itiyor?

Ya da art niyetli düşünelim biraz, sevgili edinince etraftan gelecek güzellik poh pohları azalır diye alttan alttan düşünerek, "sevgililik düşünmüyorum" mu diyorlar.

Dikkat etmenizi istediğim nokta herhangi bir insanın neden sevgili istemeyeceğine dair 136 sebep tarzı 3 milisaniyede aklına gelebilecek şeyleri bu soru için devredışı bırakmanız. Pek tabii ki herhangi bir insan, isterse çok güzel olsun, güzelliğinden bağımsız olarak, gönül ilişkilerinde başarısız olabilir ya da kafa rahatlığı isteyebilir. Ben biraz daha genelleme yapıp cevap vermenizi rica edeceğim: normal şartlar altında her insan gönül ilişkisi yaşayacak birini bulmak ister.
0
Bruce
(29.07.17)
Bir kadın olarak cevaplıyorum. Hayatımda aşık olduğum bir adam olsun istiyorum. Herhangi bir kriterim yok. Evet hayalimde bir tip var ama öyle olmasını beklemiyorum. Hayatımda 1 kere aşık oldum. O da 3 yıl sevgilim oldu. Onun sorunları yüzünden ayrıldık. Sonra aşık olmadığım biriyle denedim ama olmadı. Bir süre sonra soğuyorum ve yaptığı her şey gözüme batıyor. Sonuç olarak aşık olmayı bekliyorum.
0
beyaztenlikiz
(29.07.17)
Beyaz atlı prenslerini bekliyorlar sanırım.

Uzun zaman sonra bir duyuruyu favladım cevapları takip :)
0
goodz
(29.07.17)
Çok metasal yaklaşmışsınız. Her şey güzel kadın güzel erkek denklemiyle bitmiyorki?
İnsanlar anlaşılmak, birlikte güzel şeyler paylaşabilmek, kendini rahat ifade edebilmek, huzur, sevgi, ilgi vs. başka şeyler de bekliyor. Karşınızdakinin sizi sadece çok sevmesi (üstelik sizi henüz tanımıyorsa sadece görünüşünüze göre karar vermiş yani görüntünüzü sevmiş olacak) çoğu zaman yetmiyor.
Bir de bunlara ek olarak bu kadınların önceliği, hayatlarına birini almak olmayabilir. Yani doğru demişsiniz kim istemez birimi ama "önceliği" olmayabilir. İş, akademi, hayat stamdartları.. derken başka şeylere odaklanmaktan, bir an önce birini bulma olayını es geçmiş olabilirler.
Bahsettiğiniz ölçütlerde, dünyalar güzeli değilim. Fakat erkek açısından şansı bol, tatlı, eğlenceli biriyim bence yine de hayatımda biri yok. Bu bana ilgi duyup reddettiğim insanları kötü, yetersiz yapmıyor. Beni de egoist hayalperest yapmıyor. Sadece kadınlar da tüm herkes gibi mutlu olmak istiyor hepsi bu.
0
jimjim
(29.07.17)
Öncelikle bkz. pussyconomics.

Dediğinizden ziyade, fazla talep varsa/ tek eşlilik benimsenmişse=> daha titiz bir seçim süreci olacaktır.

Yine güzellik seviyelerinde üstlere çıkıldıkça, kişi kendisinin "gerçekten" sevildiğinden daha emin olmak isteyebilir. Zira o kadar güzeli benim babaannem de sever. Bu sefer bu "gerçeklik" arayışı da diğerlerine nazaran daha çok zaman alır.

Bu zaman da onları endişeye sevk etmiyor, zira her türlü piyasada değerleri var, her türlü ilgi, sevgi ihtiyaçları gideriliyor. İyi bir adayı bekletebilme lüksleri de var.

Pohpohunun azalmasına şöyle ya da böyle üzülmeyen kadın görmedim. Hani deli gibi ağlamazlar tabi de, derler yani ey gidi günler. Yine de pohpohun geçerli bir kriter olduğunu zannetmiyorum. Ortalama insan ne kadar pohpoh meraklısı ise güzel insanların ortalaması da odur.

Ütopik bir erkek aradıklarını zannetmiyorum. Sonuçlar ortada çünkü.

Benim teklifim, güzeller de bildiğimiz insan, ekonomik ve psikolojik sebeplerle eş seçimlerinde daha uzun süre bekliyorlar, beklemek de onlar için sıkıntı yaratmıyor.

Bence tezimin en çığır açan noktası güzellerin de insan olduğunu tespit etmiş olmam.

İyi akşamlar.
0
Zeth
(29.07.17)
"Erkek milletinin kadınlar hakkında o kadar hiçbir şey bilmiyor olmaları ki aman yarabbi" konulu bir çalışma olmuş bu yazılanlar daha çok.

Arkadaş o kadar sığ bakıyorsunuz ki olaya "Aa bu kadınlar çok güzel, neden bu kadar güzel olmalarına rağmen sevgilileri yok??" diye çalışıyor sizin kafalar. Et pazarı mı arkadaş burası, kim daha güzelse hemen sevgili bulsun? Gerçek hayatta Tinder'ı mı yaşıyorsunuz siz?

50 bin tane nedeni olabilir; o dediğiniz güzel kadınların kariyerleri de iyiyse, bununla "deal edebilecek" erkek bulamıyor olabilirler, biraz kafaları çalışıyorsa entelektüel tatmin de arıyor olabilirler, daha önceki ilişkilerinden kaynaklı güven sorunu yaşıyor olabilirler, aşk arıyorlarsa aşık olabilecekleri bir adam karşılarına çıkmamış olabilir, sadece güzelliğinden etkilenen adamlar ile beraber olmak istemiyor olabilir, olabilir oğlu olabilir yani.
0
fengari
(29.07.17)
güzel bir kadın, güzel olduğunun farkındadır.
sevgililik olgusu, "bir sevgiliye sahip olma" durumunun artısını bir tarafa ayırırsak, sıkıntıları da beraberinde getirir; kendini anlatma derdi, karşılıklı kıskançlıklar, öz/güven sorunları, uyumsuzluklarla mücadele, geçmişten gelen yüklerle mücadele vs vs...
dolayısıyla, sorunuzda bahsi geçen bu 3 efsane kadın, "manitasızlıktan yakınma"yı, "bir manitaya sahip olma"ya yeğliyor olabilir. bilinçli ya da bilinçsiz olarak...
isteseler zaten bir sevgilileri olurdu... amaç bir sevgili edinmekse yani... bunun da farkındalar gayet.

--

bir başka alternatif ise şu olabilir:
zamanında bunu bana çok efsane güzel bir kadın söylemişti...
"güzelmişim vs... ne önemi var ki; birini sevdim, o beni sevmedi, end of story"
0
iz
(29.07.17)
cevaplardan anladığım kadarıyla bütün insanlar biriyle sevgili olmak için milyonlarca kritere sahipler. evlenmekten bahsetmiyorum yav, alt tarafı sevgili olunacak; herkes mi bu kadar seçici, bu kadar ciddi, bu kadar detaycı? birini görür beğenirsin, o da seni beğendiyse tanışırsın birlikte vakit geçirirsin ve tüm bu süreç hoşuna gidiyorsa devam edersin; sevgililik deyince aklınıza ne geliyor anlamadım. herkes mi the one'ın peşinde?

bahsettiğim kadınlar bundan bile muzdarip gibiler. standart güzellikte bir insan minimum seviyede bile olsa uyuştuğu birileriyle birlikte olmak için çaba harcamak zorundayken ve ekstra şanssız değilse gayet normal bir sevgililik hayatı yaşıyorken bu çabayı harcamak zorunda olmayanların standart insana göre nasıl oluyor da daha az sevgilisi oluyor onu soruyorum. en son yazdığım cümlede de bunu belirttim ama anlaşılmadı galiba. kriter hesabına takılmayın, genelleyin dedim; bütün insanların ilişkiye "beyaz atlı prens/prensesimi buldum" diye başladığını mı sanıyorsunuz ki...
0
🌸Bruce
(30.07.17)
@kurcalamabozarsin, dışarıda sevgilisi olan o kadar çok standart insan olduğuna göre şu çıkarımları yapabiliriz sanırım:

1-demek ki the one arayanların çoğu nispeten bahsettiğimiz güzel kadınlar. bunun kabullenmekle ilgisi olabilir mi, standart güzeller konumunu biliyor ve the one aramıyorlar diyebilir miyiz?
ya da;
2-demek ki the one arayışında standartların kriterleri daha karşılanabilir ki bulabiliyorlar. bu durumda güzel kadınların bahsettiğim ütopik arayışı mı söz konusu hale geliyor?
0
🌸Bruce
(30.07.17)
benim şahsi gözlemim erkeklerin güzelliğe o kadar bakmadıkları. yok daha neler diyeceksiniz ama öyle. erkek elde edebildiğine bakar.

iki kadın düşünelim, biri çok güzel olsun ama çok hızlı samimi olamayan biri olsun. öbürü o kadar güzel olmasın ama sevimli ve flörtöz olsun. ikincisine hemen talip çıkar çünkü erkeğin bakış açısına göre daha ulaşılabilirdir ve erkekte özgüven sorunu ve kıskançlık oluşturmaz. erkek buna hemen yanaşır, çabucak samimi olurlar ve iş tamam. hele tinder gibi dating piyasası yaratan uygulamalarla bu eğilim iyice arttı bence.

'efsane' olmamakla beraber güzel olup ilk gruba dahil olan biri olarak bunu çok kere gözlemledim o yüzden eminim. karşısındakini tanımaya vakit ayırmak isteyen birini bulana kadar bekliyorum şahsen.
0
lily briscoe
(30.07.17)
game theory senin aradigin cevap.
0
eriksatie
(30.07.17)
kucukluklerinden itibaren uzerilerinde cok fazla ilgi var; basinc olusturuyor.

ilaveten, gecerkenugradim hakli.

gorunus karsisinda insanlarin alabildigi sefil haller iclerini kaldiriyor olabilir; arzuladigin insanlar kumesiyle karsinda maymun olmayan insanlar kumesi oyle cok kesismeyebiliyor.
0
e haliyle
(30.07.17)
Öncelikle @Zeth ve @lily briscoe ile aynı düşünüyorum.
Aranan şey güzel olduğu için özellikle amacı sadece yatıp kalkmak olan ve her gördüğüne bulaşık tip erkeklerin ilgisi, beğenisi, aşkı(!) değil gerçeklik oluyor, zaten herkes beğeniyor, onun istediği bu değil. Sırf bişeyler yaşamak için, bişeyleri kaçırmak korkusuyla ilişkiye başlamaz, evlenmez, ya hep ya hiç der. Ona sadece güzel olduğu için aşık olmayan ve tutkusu cezbeden, vazgeçmeyen, onda merak uyandıran adamı seçer. ve o adam da onu en üzen olur genelde, çünkü çoğunlukla erkeğin kıskançlığı aşkının önüne geçer. O yüzden her güzel kadının ruhsal bir katili vardır üzerine hikâyeler yazılan, filmler çekilen. Şanssızdır genel itibariyle.
0
mslny
(30.07.17)
Güzel değilim ama güzel kızın yanındaki çirkin kankası olarak güzel kızların omzunda ağladığı bir kişi olarak yazayım.

Bir kısmı 'güzel olduğu kadar küstah' olmaları nedeniyle sevgilisizdi. Asla kimseyle konuşmazlardı. Birisi merhaba dese, ters ters bakardı. Arkadaş sayıları da azdı. Bir kısmı, 'Beni sadece yanındaki çanta gibi görüyor, nasıl anlayacağım beni ne için sevdiğini' der ve güvenemezdi. Bir arkadaşım 16 yaşında sinir krizi geçirerek yüzünü çizmişti mesela, çok uzun süre geçmeyecek bir façaydı. 'Hadi bakalım, şimdi benimle birlikte olacak mı' diye. Üniversiteye gidince koptuk, şu an ne yapıyor bilmiyorum.

Bir kısmına çok güzel olduğu için erkekler yanaşmaya çekinirdi 'Nasıl olsa reddeder', 'Kesin sevgilisi vardır' ya da 'Beni mi kabul edecek' gibi nedenlerle, hiç şansını denemezdi; ki çoğunluğun sevgilisiz kalma nedeni buydu. Çok güzel bir arkadaşım 'Ne olur biri teklif etsin, vallahi kabul edeceğim ama millet vitrindeki süs bebeği gibi bakıyor, geçiyor' gibi bir şey söylemişti zamanında. Kız birine yürüyünce bile tırsıyordu erkekler.

Bir tanesinin hedefi çok yüksekti, 'E bu kadar güzelim. Ali Ağaoğlu zenginliğinde, Brad Pitt yakışıklılığında olsun. Olmazsa da olmasın' diye bekledi. Sonra hakkaten buna yakın biriyle evlendi ve kocası iflas etti ve onu aldattı, çok mutsuz oldu. Şu anda güzelliğini hayatındaki en büyük laneti sayıyor. Bir tanesi ilgiyi seviyordu ve sevgilisi olursa o ilgi azalacak diye kimseyle birlikte değildi.

Herkesin kendine göre nedeni var. Bir de iki sevgili arasında olanlar var. Haliyle sevgilisinin olması için, sevgilisiz de bir dönemden geçmesi gerek. Güzel diye o ilişki ömür boyu sürmüyor.

Konu 'the one'a gelince, 'the one'a inanmayan bir kişi olarak bile şunu söyleyebilirim. Sevgili olacağım kişi evlenmek isteyeceğim ya da birlikte yaşamak isteyeceğim kişi olmayabilir, zaman ilerledikçe fikrim değişebilir ama en basitinden 'ileride ayrılırım ben bununla nasıl olsa' diyeceğim bir kişi ile, ufukta ayrılığı görebildiğim biri ile sevgili olmam ya da ayrılığın ilişkinin başında opsiyon olduğu ilişkiyi istemem. Kader, kısmet, ayrılınır, bunlar ayrı da; baştan bu şartlarla sevgili olmam. Evlilik için sevgililik kriterinden öte kriterim yok mesela. Bunu her kadın için genelleyemem, devir değişti sonuçta ama güzeli olsun, çirkini olsun; çok kadından duyduğum bir şey bu. Yani, şöyle söyleyeyim. Sevgili olmak 'Hadi, ben duvağımı hazırlıyorum' demek değil kesinlikle ama atıyorum, garsona kötü davranan biri ile sevgili olmam imkansız ya da hoşgörüsüz biri ile sevgili olmam imkansız. Ya da 'Ben sinirli bir insanım' diyen birinin insanın yanında gerilirim, sevgili olayım. İlişki içindeyken birini tanımaksa ayrı konu.
0
aychovsky
(30.07.17)
Ergenliğinden itibaren egosu sürekli şişirilen bir cinsiyetten bahsediyorsun. Normal.
0
arnold schwarzeneger
(01.08.17)
soru eksik ama cevabi da basit.

eksik, cunku erkeklerin onlarla ne siklikla birlikte olmak istedigini yazmamissin. erkekler tarafindan boyle bir talep yoksa, guzel olmalarina ragmen baska bir sorunlari vardir.

erkeklerin boyle bir talebi varsa da, daha iyi bir aday bekliyorlardir. o vasat/siradan kizlarin birlikte oldugu erkekleri yeterli bulmuyorlardir.


evin, sana gore 1milyon tl etse, onu 100.000tl verenlere mi satardin, yoksa 1milyona yakin bedel veren birilerinin gelmesini mi beklerdin?
0
scars dont fade
(01.08.17)
(10)

Özellikle kızlara bu sorum. Evde Kalmak.

izmitcan
23-24 yaşında ileriye dönük bir ilişkiniz yoksa evde kaldım triplerine giriyo musunuz? Ya da bu moda girmek normal mi?
23-24 yaşında ileriye dönük bir ilişkiniz yoksa evde kaldım triplerine giriyo musunuz? Ya da bu moda girmek normal mi?
0
izmitcan
(29.07.17)
32 yasındayım bazen kendimi cüzzamlılar mağarasına atılmışlar gibi hissediyorum akraba toplaşmalarında.
0
kronikdepresifelvira
(29.07.17)
Çevreye bağlı olarak değişir.
29 yaşındayım hiç böyle bir tribe girmedim, gireceğimi de sanmıyorum kafamda böyle bir niyet olmadığı için.
Ama evliliği düşünen insanlarda olabilir belki.
0
mutekebbir
(29.07.17)
Normal değil, sıradanlık örneğidir. ki sıradanlık doğaldır bizim diyarımızda, öğretilen budur çünkü. Daha 23 yaşında bir kızın bu tür aslında olmayan ve olmaması gereken korkular yaşaması acıdır ve yazıktır. Evlilik istediğin ve uygun olan kişiyle elbet güzeldir buna zaten laf yok, ama "evde kalmak" gibi bir şeyi normal gören bunun nasıl korkunç bir laf olduğunun farkında olmayıp kendine yakıştırarak düşünenlerin de ilk evlilik talep edenle evlenmesi gerektiğini düşünüyorum. çünkü sonra depresyona gireceği için hayat kendisi ve çevresi için eziyet oluyor.
0
mslny
(29.07.17)
Ben 24 yaşındayım ama yanlış insanla evlenmekten korkuyorum sadece. Daha yaşımız genç ki kimse evlenmek çocuk doğurmak zorunda da değil evde kalmak nedir.
0
jazzabel
(29.07.17)
Kotu bir evliliktense bekar kalmak daha iyi
0
Traveller
(29.07.17)
Hic öyle bir dusuncem olmadi simdiye kadar. Yas 27.

Ama akraba ortamina girildiginde kendimi kötü hissetmem icin ellerinden geleni yapiyorlari farkindayim :D

Kötü bir beraberliktense güzel bir yalnizlik iyidir.
0
chitosan
(29.07.17)
35 yaşındayım ve o 23-24 yaşında evde kaldım tribine giren kızı döverim.
0
yaren
(29.07.17)
Hic oyle hissetmedim acikcasi
0
eksimeksi
(29.07.17)
O yaşta evde kaldım tribine gireni annesi bile dövmeli bence :)
0
medre
(29.07.17)
23-24 değilde 26-27de bi ara girmiştim. bütün arkadaşlarım nişanlanıp evlenmeye başlamıştı. 30 oldum şimdi bakıyorum hayatlarına kimseninki toz pembe değil. çok da elzem bişey değil yani evlilik. 23-24 daha üniversiteden yeni mezun oluyor zaten iş bulmalıyım derdinden nası evlilik kafalarına giriyorlar anlamıyorum. ayrıca bekarlık da güzel olay. tadını çıkarabilene.
0
dedim ben sana
(29.07.17)
(5)

bu tespitim dgru mu?

mayeskuel
bi arkadaş evleniyordu. altin falan muhabbeti dondu. yabanci olan sasirdi.sonra üzerine düşününce şu sonuca ulaştim.türkiye gibi muhafazakar Ortadoğu ülkelerinde parasız piulsuz evlenmek çok yaygın olduğu için altin takmak hediye değil ekonomik yardımdir(istisnalar var elbet). parasız piulsuz evlili
bi arkadaş evleniyordu. altin falan muhabbeti dondu. yabanci olan sasirdi.

sonra üzerine düşününce şu sonuca ulaştim.

türkiye gibi muhafazakar Ortadoğu ülkelerinde parasız piulsuz evlenmek çok yaygın olduğu için altin takmak hediye değil ekonomik yardımdir(istisnalar var elbet). parasız piulsuz evliligin sebebi ise, çoğunlukta aşk değil cehalet, çevre baskisi, tren kaçıyor korkusu.
0
mayeskuel
(29.07.17)
Evet katiliyorum. Zaten egitimsiz kesime baktigimizda kadinlarda ve erkeklerde 25 alti evlilik goruluyor. Kadinlar artik 30'lu yaslarda ilk cocugunu yapiyor. Hic biri de dusuk yapmiyor. Cocuklari da hamilelikle ilgili bilgileri sayesinde saglikli olarak gelisiyor, doguyor ve buyuyor. En fazla dusuk aslinda erken yasta evlenip hamileyken cocugu cahillikten dusurenlerde goruluyor. Cahillerin en onemli argumani budur ya, kadinlar 30'dan once evlenip cocuk yapsin diyorlar. Hatta ne 30'u, 20'den once!

Erkekler de 28, 30 yasina geldiklerinde bekar yasitlarini goruyorlar ve hayati yasayamadiklarini fark ediyorlar. Onlar da eslerini aldatmaya basliyor. Esnaflara bakarsaniz eger karisini aldatmayan varsa iclerinde aralarina bile almazlar. Ama surekli dinden soz ederler orasi ayri. O adamlar da cocuklarini kendileri gibi maco, dusuncesiz, cahil yetistiriyor. Ekside bir baslik vardi, oglunu genel eve goturen binlerce baba varmis ulkede.

Once egitim (diploma = para icin degil, okumak ve ogrenmek icin egitim alan), hatta okuduklari icin de aslinda biraz daha fazla kazananan, okumasa da birkac yil calisip para biriktiren, birkac kadin ve erkek taniyip iliskileri ve en onemlisi kendini taniyan insanlarin iliskileri daha saglikli olacaktir. Zaten 25 yasindan evlenmedikleri icin de kimsenin altin takmasina muhtac olmayacaklar.
0
Traveller
(29.07.17)
parasız pulsuz evliliğin sebebine kadar doğru.
0
güneyli çocuk
(29.07.17)
Çoğunlukla aşk değil cehalet, çevre baskısı, tren kaçıyor korkusu ve hatta nispet olarak evlenen dahi var, ben de şahit olduklarımla böyle düşünüyorum. Fakat parasız pulsuz kısmı bence tam öyle değil. zengin değilsen orta halli bir ailenin düğün yapması, ev kurması, o aradaki masraflar vesaire ciddi bir birikim istiyor ve bu da çok kolay değil malûm. Kaç zaman süren taksitleri geç sadece güzel bir yerde yemekli düğün bile fahiş fiyat. evet altının bir maksadı da yardım hediyesidir ve bence güzel bir düşüncedir.
0
mslny
(29.07.17)
Eski Türklerden gelen geline hediye mahiyetinde yüz gorumlugu hala yaşayan bir gelenek, altın almanın fakirlikte hiç alakası yok nispeten orta ve zengin kesimde altın takıyorlar, ülkemizde çeyiz kültürü var koskoca Germiyanoğlu beyliği çeyiz hediyesi olarak Osmanoğullari'na arazi vermişti. Kültürümüzden kalan bir gelenek fakirlik vs etkisinden değil Hristiyan'larda drahoma vardı mesele kısacası düğün evlilik işlerinde hediye para yakın çevresinden geliyor. Ortadoğu diye aşağılık kompleksine girmene gerek yok onlarda drahoma var. Kültürel olgu de geç gelen altın ile ömür boyu geçim sağlamiyor kimse. tek fakir olan millet biz değiliz
0
Fritz-X
(29.07.17)
yabancının şaşırmasına kadar cevap vereyim, sorunun gerisi gereksiz çıkarımlar içeriyor göz attığım kadarıyla.

altın takmak daha çok gelenekle alakalı bence de. yabancı vatandaş kendilerinin registry yaptığından, düğüne hediye almak isteyenlere yüzlerce dolarlık seçilmiş hediyeleri kitlediklerinden bahsetmedi mi?
0
manuel mandalina
(29.07.17)
(32)

Gunde ortalama ne kadar ekmek yiyorsunuz?

stavro
Adet olarak soruyorum, bir gunde toplam 1 ekmek, 2 ekmek ya da yarim ekmek gibi.Bir duyuruda gordum bugun, gunde 1,5 ekmege herkes "cok fazla, o kadar ekmek yenir mi?" falan demis de sasirdim biraz herkes bundan daha az mi yiyor gercekten diye.Sahsen sadece sabah kahvaltisinda 1 tam ekmek yedigim ol
Adet olarak soruyorum, bir gunde toplam 1 ekmek, 2 ekmek ya da yarim ekmek gibi.

Bir duyuruda gordum bugun, gunde 1,5 ekmege herkes "cok fazla, o kadar ekmek yenir mi?" falan demis de sasirdim biraz herkes bundan daha az mi yiyor gercekten diye.
Sahsen sadece sabah kahvaltisinda 1 tam ekmek yedigim oluyor, tam bir gun icin en kotu ihtimalle 2,5 ekmek yiyorumdur. Fazlasi da olur. Olecek niyim? Gorunuse gore normal sinirlarin ustunde ekmek tuketiyorum cunku.

Cogunuz gunde 1,5 ekmekten az mi yiyorsunuz gercekten yahu? Bir yarim ekmek arasi atistirmalik bir sey alsan 3'te biri gitti zaten. Genel olarak ekmeksiz mi besleniyorsunuz?
Ekmek yemekten sakinanlar, kilolu musunuz?

Hemen hemen ekmek tuketmeyenler, doyuyor musunuz? Ekmek yemeyi kestigimi farzediyorum, et yiyorsam doymak icin 700gr kemiksiz saf et yemem lazim mesela bir aksam yemeginde sahsen. (Bir kere denedim:) Nasil idare ediyorsunuz? :)

NOt: Halihazirda fazla kilolu olup da rejimde olanlara degil de normal kiloda olanlara soruyorum ozellikle. Rejimde iseniz cevapta belirtiniz.
0
stavro
(29.07.17)
0

(ciddiyim uzun zamandır böyle)

low-carb, glutensiz, rafine şekersiz beslenmeye özen gösteriyorum. İdeal kilomdayım.

edit: evet doyuyorum. doyurucu sağlıklı şeyler yiyince doyuyorsun. Genelde iki ana öğün yemeye çalışıyorum ben ve o kadar da zorlanmıyorum açlık konusunda.
0
qazaqwsx
(29.07.17)
2 dilim yiyorum en fazla ama ona rağmen kilo alıyorum. senin gibi insanlar o kadar yiyip kilo almıyor işte sinir oluyorum:)
0
nothing in my way
(29.07.17)
Sadece kahvaltıda ekmek yerim, o da çeyrek ekmek ya eder ya etmez. Kesmek için falan değil, zayifim çocukluktan beri böyle.
0
doxanikee
(29.07.17)
uzun zamandır ekmek arası bir şey yemedim. ekmek yiyorsam günde hehralde 5-6 dilim falan
0
Kamyoncunun vitesi
(29.07.17)
şüşkoyum, tost yapmıyorsam günde 2-3 dilimden fazla ekmek yemem. kimse sadece ekmek yediği için ölmez, yemediği için de sağlıklı olmaz. cidden günde 2.5 ekmek fazla ama nasıl desem başka şeylerle tolere edebiliyorsan (bol hareket etmek, ekmek dışında genel olarak sağlıklı ve dengeli beslenmek vs) bence çok da büyük mesele değil ya. tamam sağlığımıza dikkat etmeliyiz, vücudumuz en önemli hazinemiz de bugün yediğin sebze için bile zararlı diyolar abi e ne yicez o zaman amk, ben düşünmekten ve uğraşmaktan bunaldım açıkçası.

mevcut kaynaklar bu nüfusu beslemek için yeterli değil. alan sorun değil ama nüfusu doyurmak bence sorun. o yüzden ucuz olan ne varsa basıyolar yiyeceğe de içeceğe de. affedersin ske ske o glikoz şuruplarını falan tüketmemiz lazım. "yok ben tüketmicem" diyorsan ya eşek yüküyle para verip organik kasacaksın ya da kendin yetiştireceksin. ambalajsız ürün tüketmeyin diyolar, doğrudur ama onlardan ne kadar uzak durabilirsin? hiç tüketmeyen adamda çeliğin ötesinde bi irade ve beslenme planı uygulamak için bayağı boş vakit olması lazım.

o yüzden tek derdin ekmekse eğer bence zktir et.
0
der meister
(29.07.17)
Kahvaltıda yarım ekmekten bir dilim eksik gibi yerim, akşam yemeğinde de salata varsa suyuna genelde 1-2 dilim banarım yoksa çorbayla ekmeğin burnunu yerim sadece. Standart gün böyle. Kilo normal.
0
mslny
(29.07.17)
iştahsız olduğum dönemlerde çeyrek.
formda olduğumda yarım ekmek. spor yapıp çok iyi beslendiğim dönemlerde bile yarımı geçmem.
standartlarım bu.

öğrenci şartları falan bazen devreye giriyor ya da gece gece tost istiyor canımız o zamanlar istisnai durum oluşuyor ama çok nadir.
0
Caaannn
(29.07.17)
tüketmiyorum, sıfır. sadece yumurta yiyeceksem bir dilim kızartıp yiyorum yanında. bunun haricinde, dışarda yemek yemem gerekirse ekmeği kafaya takmıyorum (tost, sandviç vb.) çünkü nadiren yiyorum.
0
theseachange
(29.07.17)
Yersem 1 dilim en fazla. Alışınca doyuluyor, bir süre sonra eksikliğini hissetmiyorsun bile. Ekmekle birlikte abur cuburu yemeyi kestim. Porsiyonlarım büyüktü onları da normal seviyeye indirdim. Spor olarak 1 saatlik yürüyüşlere kolayca 13-14 kilo verdim. Şuan kilom normal.
0
reactionic
(29.07.17)
Kahvaltıda 1 veya 2 dilim. Esmer ekmek ne olduğunu bilmiyorum.
0
Lim5
(29.07.17)
@der meister
Derdim ekmek degil acikcasi, zaten kilolu degilim de gunde 1,5 ekmek cok fazla denince sasirdim valla.
0
🌸stavro
(29.07.17)
1 dilim, o da sabah kahvaltıda. Küçüklüğümden beri böyle yerim, hiç ekmek aramam. Annem böyle alıştırdığı için sanırım arkadaşlarımın evine gittiğimde akşam yemeklerinde ekmek masaya koyulunca şaşırırdım, bizde sadece kahvaltıda tüketilir. 4 kişilik aileye bir ekmek alırız.
0
fraise
(29.07.17)
Genelde 1 ekmek. Bazen yarım. Bugün tartıldım, 71 kilo çıktım. Kilolu değilim ama 70+ kilo olmamın temelinde ekmekten çok kola var. Kola içip çikolata, ıvır zıvır şeyleri çok yiyorum bazen.
0
dissendium
(29.07.17)
3 yıldır falan 0 ekmekti. bir iki haftadır hafiften yemeye başladım çok endişeliyim ://
0
yuvarlanantencereninkapagi
(29.07.17)
0. hiç ekmek yeme alışkanlığım yok. aramam.
0
pinkpeony
(29.07.17)
1 dilim.
0
awareim
(29.07.17)
kahvalti ettigimde 2-3 dilim, hafta ici 0. tükettigimde de beyaz degil
0
lemuria
(29.07.17)
Çoğunlukla yarım ekmek. Kahvaltıda çeyrek, akşam yemeğinde 1-2 dilim. Tüm gün evdeysem geniş kahvaltı ve öğle yemeği de eklenince 1'e yaklaşır. Kadınım, ideali kilomdan az bir fazlam var.
0
manuel mandalina
(29.07.17)
Hiç.
Doymak zorunda değilim, doymak için yemek yemiyorum.

Ekmek yememek için menemen gibi ekmekle yemeyi sevdiğim şeyleri hayatımdan çıkardım.
0
kayranin kedisi
(29.07.17)
Genelde yemiyorum. Çok nadir (haftada 1-2 defa) yerim. Onda da en fazla 1-2 dilim tam buğdaylı. Hayatımın hiçbir döneminde 1 ekmeği geçmemişimdir. O da yarım ekmek tost ile başlayan günlerde. Diyette değilim, kilolu değilim ve rahat doyuyorum.

Seninki baya fazla. İnşaatta çalışan işçiler dışında o miktarda ekmek tüketen kişi duymadım. Onlar da ağır yük ve çalışma sebepli zayıflar.
0
nawar
(29.07.17)
Yazılanları gördüm şok oldum. Stavro ben de senin gibiyim. Günde en az 2.5ekmek tüketiyorum.Hatta az önce ekmek olmadığı için yemek yemedim. Annem de dayanamadı bana. Biraz hamur yoğurup pişe(şekerli hamuru yağda kızartma)yaptı. Ekmeksiz yemek yemeyi düşünemiyorum ben.Bu arada şanslı insanlardanım. Yiyip yiyip kilo alamayanlardanım.
Bu arada nerdeyse gece yarısı hamur yapıp bana pişe yapan anneme çok teşekkür ederim. Seni seviyorum.
0
valarmurgulis
(29.07.17)
Yazilnlari gordum ve sok oldum +1 Benim genellikle gun icinde yedigim toplam ekmek 1-1,5 ekmege denk geliyordur. Ekmek benim zayif noktam, keske yememeyi basarabilsem ama olmuyor. Hatta o kadar cok ekmek yiyorum ki cevremdeki insanlara gore, hem bu kadar ekmek yiyip hem nasil 45 kilo kaliyorsun diye sitem ediyorlar.
0
yuzır
(29.07.17)
0

şu sıralar sadece sıvı tüketiyorum.

normal beslendiğim dönemlerde yarım ekmek kadar yiyordum gün içinde. iki dilim sabah, iki dilim akşam gibi.

ne miktar ne tüketirsem tüketeyim tokluk hissi çabuk geliyor. muhtemelen enerji harcamadığım için. enerji harcadığım zamanlarda biraz daha fazla yeme eğilimi gösteriyorum.
0
neseranni
(29.07.17)
Ekmek denen şey kan şekerini çok hızlı yükselten bir besin, kan şekeri aniden yükselince vücut onu dengelemek için insülin salgılıyor habire. Bu ani iniş çıkışlar da başta şeker olmak üzere bir çok hastalığa neden oluyor. Günde 1 dilim falan hadi neyse, ama dediğiniz miktarda ekmek çok çok fazla. Yaşınız nedir bilmiyorum ama genç vücudu bir şekilde tolore edebiliyor ama 35'i geçtikten sonra nur topu gibi hastalıklarınız olur bu ekmek temposuyla giderseniz.

Ben hiç ekmek yemiyorum, bazen işte yemeğine göre 1 dilim yerim o yemekle. Ekmeksiz gayet doyuyorum. Ekmek ile doymak arasındaki ilişki o dediğim kan şekerini yükseltmesi meselesinde yatıyor. İlk önce ani kan şekerini yükseltiyor, doygunluk hissi yaşıyorsunuz. Fakat o ani çıkan kan şekeri, bir süre sonra aniden de düşüyor, bu sefer kısa bir süre sonra yeniden acıkıyorsunuz. Size günde 2.5 ekmek yediren şey de bu habire inip çıkan kan şekeri.
0
fengari
(29.07.17)
Kahvaltı dışında ekmek yemiyorum, yediğim ekmek ekşi mayalı evde yapılan ekmekten. Eve hazır ekmek alınmıyor zaten. Bugün yarım dilim yemiştim, bazı günler hiç yemiyorum, pide filan yediğimde de ekmek yemiş sayarsam günde 1 dilime denk geliyordur bence. Normal kilodayım, rejim yapmıyorum.
0
elikası
(29.07.17)
0.
İki aydır düşük karbonhidratlı besleniyorum, ilk günden itibaren ekmeği bıraktım. Öncesinde de yarım ekmek civarı yerdim, o da kahvaltıda. Glisemik indeksi düşük şeyler yediğim için uzun süre tok kalabiliyorum, asıl fazla ekmek yemek sonrasında açlık hissetmeme sebep oluyor. Başta biraz kilo vereyim diye başladım ama bu şekilde devam ederim çünkü hiç mi hiç aramıyorum ekmeği.
0
pike
(29.07.17)
0

Kilolu değilim ama sebze ve protein ağırlıklı beslenmeye çalışıyorum. Zaten 2 lokma yemek yesem doyuyorum ekmek yiyince diğer şeylere yer kalmıyor. Birde gluten intoleransı var taş yemiş gibi hissediyorum.

Evde peynir yaptığımızda onun suyuyla ve çok az hamurla lavaş yapıyoruz. Kırk yılda bir onu yerim o kadar.
0
jazzabel
(29.07.17)
2 dilim
0
gazozailacatmauzmani
(29.07.17)
Yazilanlari gorunce tekrar tekrar sok oldum ben de. Bu yazdiklariniz bir ogun degil, tam bir gun icin gecerli degil mi yanlis anlamadim?:) Millet az falan da degil, resmen hic yemiyormus ekmek.
Bulgur pilavi + salata yerken bile 1-2 dilim ekmek goturuyorum ben:) Sisman olsam yemezdim gerci ama bir sikinti da cikmayinca aynen boyle devam ediyor.
Buradaki cevaplardan anladigima gore ben bayagi cok yakiyorum:)
Su an saat 13:10 ve simdiden 1 tam ekmek yedim toplamda.
0
🌸stavro
(29.07.17)
şurada gördüğün dilimlerden maksimum dört, beş adet.
www.damakunlumamulleri.com
0
filteria
(29.07.17)
cok net hatirliyorum yil 1998
gunde 2-3 tane somun ekmek yerdim.
o zamanki ekmek gramajlari simdikine gore buyuktu

60 kilo civariydim hep.
0
kosun lan mevzu var
(29.07.17)
sıfır.

kilom normal ne fazla ne zayıf. demek ki ihtiyacım yok
0
shotgunwoman
(29.07.17)
(8)

Paranoyak mıyım ayrıca başıma dert açar mı

Sandman
evimin salonuna gizli kamera yerleştirdim gündelikçiler evde eşya veya para çalarsa diye koymuştum
evimin salonuna gizli kamera yerleştirdim gündelikçiler evde eşya veya para çalarsa diye koymuştum
0
Sandman
(28.07.17)
Ses kaydı yapmıyorsan sorun olmayabilir.
0
angelus
(28.07.17)
yasal olarak yaptığın şey suç. kamera koyduysan bilmeleri lazım. ahlaken de yanlış bence.
0
elorelia
(28.07.17)
Çok zenginseniz ve eve giren çıkan belli değilse doğal ama orta halli durumda ve öyle ya da böyle tanınmış gündelikçide ben yapmazdım, zaten eksilen eşyayı hemen farkederdim.
0
mslny
(28.07.17)
bana normal geliyor ama söylemek gerek. bakıcı olsa misal kesinlikle koyardım.
0
blacksky
(28.07.17)
maşallah ağır ceza hakimi arkadaşlar yorum yapıp suç olduğunu belirtmiş. suç falan değil bilmeden bir tarafınızdan sallamayın, insanın evine koyacağı kamera neden ve nasıl ve hangi tck maddesine göre suç acaba?
0
loser blueser
(28.07.17)
insan kendi evine istedigini koyar ya. ticarethane ile karistirmayiniz. kendi evimdeki kamera icin kimden izin alicam alla alla.
0
bindokuzyuzkusur
(28.07.17)
Kendimi o eve misafir gelen ya da temizliğe gelen biri olarak düşündüm. Kesinlikle bilmeye hakkım olmalı diye düşünüyorum.

Bakıcı için eve kamera koyan çok yakın bir arkadaşımın evinde kalmıştım 3-4 gün. Nerede giyineceğimi, soyunacağımı, yıkanacağımı şaşırdım. Evet oturup benim soyunmamı izlemiyorlardı belki ama o kayıtlar nereye gidiyor, kimler görüntüye sızıyor nerden bilebilirim?

Evinize gelen temizlikçi belki bir şey çalmayacak ama ne bileyim belki donla temizlik yapacak kadın bu aşırı sıcakta. Ya da sütyenini çıkaracak ne bileyim kıçını hart hart kaşıyacak? Ya da çok özel bir telefon konuşması yapacak ses kaydı da varsa.

Sizin kamerayı koyma ve onu gizleme ve bu bilgiyi paylaşmama hakkını kendiniz de görmeniz kadar karşı tarafından evde kamera olduğunu bilmeye hakkı var diye düşünüyorum.
0
medre
(28.07.17)
bekar bir birey olduğum için gündelikçi işini bitirene kadar sokaklardayım ayrıca video kayıtlarını internette aktaracak kadar aptal değilim yalnızca tedbir amacıyla gizli kamera koyuyorum
0
🌸Sandman
(29.07.17)
(9)

Yiyecek cok lezzetli seyler soylesenize?

stavro
Dert baslikta.
Dert baslikta.
0
stavro
(28.07.17)
Pizza, patatesli borek, patates salatasi, kisir, mucver, dolma, saksuka
0
Traveller
(28.07.17)
Beyhan çorbası, fıstıklı kebap, lahmacun, katmer.
0
reactionic
(28.07.17)
Aynı dertten muzdaripken bana şu kanal epeyce yardımcı olmuştu. (vejeteryan değilsen izle)
www.youtube.com

Ayrıca probiyotik kullanmıştım, şase olarak eczaneden almıştım, sık sık kefir içtim, bir de damla sakızı tükettim bir miktar. çiğnemek değil bildiğin yedim, sütün içine attım, dövüp yedim, tatlılara karıştırdım.

mantar sote veya kaşarlı mantar
antep katmeri
gevrek (simit) tulum peyniri ve çay üçlemesi
kavun- karpuz - üzüm den biri peynir ekmek
bodrum usulü kıymalı makarna (kekikli dometesli)
dumanı üzerinde tarhana çorbası
hünkar beğendi
közlenmiş patlıcan biber salatası
tavuklu pilav bol karabiberli yanına ayran veya üzüm hoşafı
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(28.07.17)
Lazanya, taşta pişen ekşi mayalı pizza, etli ekmek, kıymalı makarna, hardal soslu Akdeniz marullu mısırlı salata, soslu suyla pişmiş mantı, zeytinyağlı sarma, zeytinyağlı barbunya, kıtır ekmekli naneli domates çorbası, muzlu pasta, ekler, tarçınlı kurabiye, taze çifte kavrulmuş lokum ve daha nicesi ama aklıma gelen öncelikliler bunlar.
0
mslny
(28.07.17)
bira, kuru et.
0
spirit crusher
(28.07.17)
bira yanında çizburger ve kızartma
mangalda soslu tavuk kalça şiş
fesleğenli kremalı mantarlı parmesanlı makarna
karnıyarık
patlıcan musakka (esnaf lokantası special)
0
yuto
(28.07.17)
krokanlı pasta
çıtır mantı
bazlama arası kaşar kavurma
0
blacksky
(28.07.17)
etli sebzeli quesadilla
fıstıklı kuru baklava
chocolate chip cookie dough
0
blacksky
(28.07.17)
Hamsi tava
Uy aha!
0
eksimeksi
(29.07.17)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.