Giriş
(4)

ses yalıtımı (gürültü çıkan odaya)

inekadam
bir odamızı biz yalnızca geceleri takırtukur metal gürültüsü çıkaran işlere ayırdık ama üst katta komşu uyuyor. alt kat sorun değil. ne yapsak en azından biraz rahatlama olur?
bir odamızı biz yalnızca geceleri takırtukur metal gürültüsü çıkaran işlere ayırdık ama üst katta komşu uyuyor. alt kat sorun değil. ne yapsak en azından biraz rahatlama olur?
0
inekadam
(14.11.19)
ses yalıtımı yapabilirsiniz ama astarı yüzünü geçer.

metal gürültüsü nedir bilmiyorum çıkan gürültü de nedir bilemiyorum ama çeşitli gürültü kaynaklarına göre alınabilecek önlemlerle gürültü sönümleme teknikleri mevcut.
0
ozdek
(14.11.19)
kaynakta sonumleme teknigi var cikan sesin 10 kati gucunde olan seylen yok olur.
ilave olarak hali varsa tavana ve yerlere duvara serin. sunger var ise onu da ustune. koylu usuludur ama gorur.
studyolae da boyle zaten. sadece ses yansimasin diye sunger diyebilecegim seyin geometrisi farkli.
0
turbo sadık
(14.11.19)
tavana 1 cm boşluk kalacak şekilde profil iskelet döşe. sonra şunu al oraya döşe: www.soniflex.com.tr

hiç yoktan biraz azaltır. vurmalı falan işler varsa aynısını zemine de yapmanız lazım.
0
alperz
(14.11.19)
Gündüz yalıtımla bir nebze çözersiniz de gece olursa o iş her türlü karakolda biter.
0
mikro patlama
(15.11.19)
(3)

Şu yazıcıyı internette nası bulurum?

momento
Adı sanı nedir?https://twitter.com/sosyotrend/status/1189655887499141120?s=21
Adı sanı nedir?

twitter.com
0
momento
(31.10.19)
Roland dxy 990 buldum mesela;

live.staticflickr.com
0
John Bloor
(31.10.19)
Yazıcı değil plotter olarak aramalısınız.
0
mikro patlama
(31.10.19)
bu arada merakınız varsa cd rom'dan sökülmüş dişli mekanizmalar, birkaç tane step motor ve arduino ile kendiniz de yapabilirsiniz böyle bir şey.
0
kibritsuyu
(31.10.19)
(6)

Yurt dışı için kaç saat önce havaalanında olmam yeterli olur?

bartholomew87
Online check-in yaptım 1 saat önce olsam yeterli olur mu?
Online check-in yaptım 1 saat önce olsam yeterli olur mu?
0
bartholomew87
(28.10.19)
valizin yoksa 45 dakika yeterli bence. varsa 1 saat.
0
hot potato
(28.10.19)
eger istanbuldaysaniz havaalani cok kalabalik olabilir, pasaportta sira olabilir, guvenlikte sira olabilir, ucagin kalktigi kapi uzakta olabilir. bunlari da dusunun.
daha dun ucaktan tam 2 saat once gittim havaalanina, kapiya vardigimda boarding baslamasina 5 dk kalmisti. duty free de sadece 10 dk gecirdim, tuvalete girdim. bu kadar oyalandim.
istanbul havalimani icin konusuyorum.
0
interview with the vampire
(28.10.19)
sabiha gökçene gideceğim ve sadece kabin bagajım var sanırım 1 saat yeterli olacaktır.
0
🌸bartholomew87
(28.10.19)
%80 ihtimalle yeterli olur, asıl soru %20 riski alacak mısın?
0
mikro patlama
(28.10.19)
yurtdışı uçuşlarınız için bence en az 2 saat önce orada olun. Polnet kilitlendiğinde yaşlı gözlerle kalırsınız dışarıda malesef
0
Northern Mariner
(28.10.19)
Bencede 2 saat önce orda ol
0
Topalordek
(29.10.19)
(10)

"pota" nedir?

kibritsuyu
hani masterchef, survivor gibi yarışma programlarında eleme adaylarının olduğu gruba "pota" deniyor ya. "bu hafta eleme potasında cemre ile açelya var", "yaptığım yemekle potadan çıkacağım", "bu hafta kıvanç'ı potaya göndereceğim" vs.bu pota nedir hacı? basket potası gibi bir şey mi acaba? ne alaka
hani masterchef, survivor gibi yarışma programlarında eleme adaylarının olduğu gruba "pota" deniyor ya. "bu hafta eleme potasında cemre ile açelya var", "yaptığım yemekle potadan çıkacağım", "bu hafta kıvanç'ı potaya göndereceğim" vs.

bu pota nedir hacı? basket potası gibi bir şey mi acaba? ne alakası var?

ciddi soruyorum dalga geçmeyin. pota dedikleri şey ne?
0
kibritsuyu
(26.10.19)
Yok o demir memir eritme potasıyla ilgili bi metafor.
0
angelus
(26.10.19)
Pota (mecaz)
çeşitli şeylerin bir araya getirildiği, kaynaştırıldığı yer.
"Herkesi bir potada birleştiremezsiniz"
0
Northern Mariner
(26.10.19)
(bkz: melting pot)
0
heritage
(26.10.19)
bir metafor, bir mecaz olduğunun farkındayım elbet. o demir eritme potası da aklıma geldi de anlam veremedim.

yani elenecek adayları koyacak kap mı kalmadı? leğen de, kova de, tepsi de, dolap de, kutu de, sandık de, çuval de, torba de, sepet de.

pota niye? yani hangini hayatınızda kaç kere pota gördünüz? nereden çıkmış bu pota?
0
🌸kibritsuyu
(26.10.19)
Abi şimdi metalleri potaya koyduğunda yüksek ateşte eriyip gidiyorlar ya, yarışmacılar da “erimek-elenmek” maksadıyla potaya giriyor, sonra bazıları erimekten kurtulup dışarı çıkabiliyorlar, kendilerini kurtarmış, potadan çıkmış oluyorlar, o manada.
0
angelus
(26.10.19)
Pota ergitilen metalin bulunduğu büyk kaptır. Burdan kalıba dökülür, ergimiş metal kalıbın şeklini alır.
0
[GODDARD]
(26.10.19)
Yarışmanın ABD-İngiltere versiyonunda belli bir durumu tanımlamak için kullandıkları bir kelime, phraseler oluyor, onları dilimize mota mot alıyorlar böyle şeyler çıkıyor sonra. Bir benzeri "transfer window" var mesela gavurun kullandığı, bir kaç spor yorumcusundan duydum transfer penceresi açıldı, kapanıyor diye çalmışlar kullanmaya çalışıyorlar, ne iğrenç duruyor farkında değiller, bu da öyle bir şey işte
0
speedy
(27.10.19)
pota sözcüğünün bu manada kullanılmasının yaygın olduğunu ve kabul gördüğünü düşünüyorum. TDK sözlüğünde de mevcut çünkü.
sozluk.gov.tr
0
fezagezgini
(27.10.19)
Pota kelimesi mantıklı seçim. Potada metal eritilir, sıcaktır yani, potaya düşen yarışmacı zorlu, stresli bir zaman geçirmek zorunda sonuç belli olana kadar. Mecazen gayet sıcaktır potanın içi. Türkçe'de benzer anlamda "ateşten gömlek" diye bir deyim var mesela.
0
mikro patlama
(27.10.19)
Ben bunu basket potası gibi bir şeyden düşerek elenen insanlar olarak gözümde canlandırırdım. Şu görseldeki gibi mesela.

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
Lim5
(27.10.19)
(5)

Duyuru' nun iklimlendirme uzmanları bakar mısınız?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Elimde çevirisini tamamladığım iklimlendirme markasıyla ilgili bir katalog var. Bunun çevirisini müşteriye yollamıştım bir süre önce. Ama müşteri çevirdiğim bazı terimlerin tam karşılığını bulmadığını söyledi ve biraz daha araştırmamı söyledi.Bunlardan birisi " Cooling Ceiling". A
Merhaba arkadaşlar,

Elimde çevirisini tamamladığım iklimlendirme markasıyla ilgili bir katalog var. Bunun çevirisini müşteriye yollamıştım bir süre önce. Ama müşteri çevirdiğim bazı terimlerin tam karşılığını bulmadığını söyledi ve biraz daha araştırmamı söyledi.

Bunlardan birisi " Cooling Ceiling". Almancası "Kühldecke". Ben de bunu "tavandan soğutma" olarak çevirdim. Şimdi biraz araştırınca " Soğutma Tavan Sistemi" olarak da çevirebileceğimi düşünüyorum.

İkincisi de " Radiant Ceiling Panel". Almancası "Kühlsegel". Bunu da "Radyant Tavan Paneli" olarak çevirdim. Ancak müşteri bunun tam karşılığını vermediğini söyledi. Sizce bunun yerine ne bulabilirim? "Soğuk tavan" gibi bir ifade de var, ama ona da pek içim ısınmadı? Siz ne dersiniz? Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(23.10.19)
bence tavandan soğutma doğru bir çeviri olmuş, sonuçta benzer bir yöntemi yerden ısıtma diye adlandırmışlar.

diğeri için tavan panel radyatör gibi bir çeviri olabilir belki.
0
yonge and bloor
(23.10.19)
ilki tavan tipi soğutma sistemi de olabilir.
ikincisi için baktım benzer firmalarda da radyant tavan panelleri gibi tanımlar kullanılmış.
0
orijinal nick bulamadim
(23.10.19)
@ yonge and bloor Bence de doğru bir çeviri oldu ama müşteri açıklamamı istedi anlamadığı için. Diğeri için "Tavan Panel Radyatör" ifadesinin uygun olacağını sanmıyorum. Çünkü panel radyatör bildiğimiz doğalgaz peteği oluyor. Cevap için teşekkür ederim.

@ orijinal nick bulamadım "Tavan Tipi Soğutma" da uygun bir çeviri olabilir bence de.
İkincisi için "Radyant Tavan Panel" kalsın istiyorum, çünkü dediğiniz gibi neredeyse her yerde bu ifade kullanılıyor. Ama tam karşılığını vermediğini söylüyor müşteri. Cevap için teşekkür ederim.
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(23.10.19)
Müşteri çeviri değil de bana güzel bi reklam sloganı bulsana demeye getiriyor sanki, bu aslında ya reklam ajansının ya da ürünü satan kişinin karar vermesi gereken bir şey.
0
mikro patlama
(23.10.19)
@ mikro patlama Evet, onu da istiyor.
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(23.10.19)
(25)

seyahate çıkınca napıyonuz

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
ben boş bir tip olduğum için sanırım bazen sıkılıyorum bu seyahatlerde.-müzeye giriliyor, benim ilgimi çekmiyor. çoğu ülkede zaten ücretli, az da değil fiyatı. okuyorum yazılanları anlamıyorum bir şey.-parka bahçeye gidiliyor. ya çok soguk oluyor ya cok sıcak. bunun için mi buraya geldik moduna giri
ben boş bir tip olduğum için sanırım bazen sıkılıyorum bu seyahatlerde.

-müzeye giriliyor, benim ilgimi çekmiyor. çoğu ülkede zaten ücretli, az da değil fiyatı. okuyorum yazılanları anlamıyorum bir şey.

-parka bahçeye gidiliyor. ya çok soguk oluyor ya cok sıcak. bunun için mi buraya geldik moduna giriyorum kendi kendime.

-bara giriliyor. öyle bira/şarap vs. içilip kalkılıyor. fena değil ama aşırı da sarmıyor.

-kulüp/disko. bunu artık kafa götürmüyor. hiç de ilgimi çekmiyor. 10-15 yıl önce olsa belki karşı cinsle muhabbete gidilirdi.

-starbaks. hangi şehirde/ülkede girsem, türkleri bir tek burada görüyorum. 3-5 farklı gruba rastlıyorum. hepsi telefonla oynuyor oluyor.

-şehrin meydanı. turist çeksin diye konulmuş bi heykel. eski bilmem ne binası, parlamento bir şeyi. ünlü ressamın/yazarın gelip bir ara yaşadığı ev var.

-hediyelik eşya satan tükanlar/tezgahlar. burdan bir magnet, bir bardak altlığı beğenmeye çalışıyor millet.

siz napıyorsunuz gittiğiniz yerlerde? gidiyim de diğer turistlerle veya yerlilerle muhabbet edeyim insanı da hiç değilim bu arada. zaten belli ülkeler dışında da ana dili ingilizce olmayan insanların sizinle ingilizce konuşacağı yerler yok. sorun bende sanırım, kolay kolay hadi şuraya gidelim falan diyemiyorum.

güney amerika/güney asya gibi yerlere mi gitmek lazım? oralarda atraksyonlar farklı herhalde. neler yapıyorsunuz öyle yerlerde? hiç dağa,taşa kolayca tırmanacak insan da değilim. bilmem kim tapınağına harıl harıl çıkamam. hayvanlardan falan korkarım. ben evde oturayım en iyisi ya. bi akıl verin beyler bayanlar.
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(16.10.19)
bilader allah senin yardımcın olsun sen ölmüşün toprak atanın yok vesselam...

Bu aciz halinden allaha sığın töbe ve tevekkül et
0
pazarlamacı
(16.10.19)
son paragrafta cevabi vermişsin zaten. sürekli benzer kültüre sahip ülkelerde gezmek bir süre sonra 'eee ne ki yani' duygusu oluşturabiliyor. sosyalleşerek bunu aşabiliyorsun ama sen onu yapmak istemediğin için dediklerinde haklısın.

senin çözümün amerika'da da değil mesela. orada da bu duyguları yaşarsın. asya-afrika-güney amerika senin ilacın :)
0
brkylmz
(16.10.19)
boşver kanka seyahat meyahat bozar adamı. hem düşünsene havaalanına gidiş gelişi, uzun pasaport ve bagaj kuyruklarını, rötarları aksilikleri soğuğu yağmuru..çağır hatununu eve mis gibi takılın!
0
'
(16.10.19)
geçmiş olsun, ruhun ölmüş. bence de evde otur hocam, boşa masrafa giriyor seninki. sen bu tavırla aya gitsen "ee zaten görüyoduk bunu dünyadan dümdüz gri yer" der mekikte beklersin.
0
sir gawain
(16.10.19)
instagrama fotoğraf ekliyorsun işte başka bir olayı yok gezmenin
3 gün bir şehre gittin diye fazla beklentiye girmeye gerek yok
0
bir soru sorcam
(16.10.19)
Yazdiklariniza bakilirsa seyahat etmeyi pek sevmiyorsunuz, sevmek zorunda da diilsiniz, nedense son yillarda herkes seyahati sevmeli gibi bir kanun var (bu arada ben cok seviyorum, seyahat etmediğim zamanlarda bir sonraki seyahatimi dusunuyorum ve hayal ediyorum)

Kendi adima sehirlerde sokaklari, insanlari izlemeyi seviyorum en cok, farkli bir yerde olmak bile basli basina ruhumu tatmin ediyor.

Dogasi guzel yerlerde dogayi izlemek ve fotograf cekmek hosuma gidiyor, yazin seyahati hic sevmem (anca golgede yatmali) kisin da yagmur camur olmadikca cok usume problemim yok,o nedenle park bahce, cicek bocek beni mutlu eder.

Tipik turist aktivitelerini de seviyorum, aptalca oldugunu bile bile bir duvarda elimi 360 derece dondurmeye calismak, bi cesmeye bozuk para atmak bana eglenceli geliyor.

Daha once kitaplarda okudugum, filmlerde dizilerde izledigim yerlerde bulunmak bana zevk veriyor.

Yolda olma halini seviyorum, ozellikle tren yolculuguna bayilirim.

Aslinda bakinca yukarida yazdiklarinizdan cok da farkli bir sey yapmıyorum ama bu dediklerin bana zevk veriyor.

Bence sorun bahsettigim dayatmada, herkes seyahati sevmek zorunda degil. Eksikligini de hissetmiyorsan evde otur ne sakincasi var.
0
(16.10.19)
vizyon dediğimiz şey tam da bu işte. sende yok ondan baboli.

evde çekirdek kola akıt gitsin.
0
jugador
(16.10.19)
Bu kafayla, her boka bir kulp bularak hiçbir şeyden keyif alabileceğini sanmıyorum. Güney Amerika ya da Asya da farklı olmayacak. Yine müze, manzara, eğlence mekanları falan olacak.
Madem aksiyon istiyorsun, safariye falan git dicem ama belli ki sen ona da 2 saat sonra "ya anladık işte aslan kaplan amk" diyeceksin. Boşver otur çayını iç.

Ben tarihi yerleri gezerken zevkten dört köşe oluyorum mesela. Bambaşka kültürler, yaşantılar varmış lan bizim gördüklerimizden diyorum ve aşırı ilgimi çekiyor. Müze falan gezerken bu tarz düşünürsen belki biraz daha ilgi çekici olabilir.
0
cay koy geliyorum
(16.10.19)
millet de bir şey yapmıyor pek. dediklerini veya azını yapıyor.

ben mesela farklı yerde olmayı seviyorum. bir şey yapmasam bile 2 gün paris'te olsam önümüzdeki günden itibaren bana iyi gelir. ama herkes sevmek zorunda değil.
0
kamile necaset
(16.10.19)
enerjin düşük bence senin, tempolu yürüyüş yap ya da kapalı havuzda bol bol yüz bol bol taze meyve suyu içi kelle paça karışık çorba falan iç. sonra gezersin önce enerjini yükselt.
0
redeath
(16.10.19)
aslinda gezmek zorundaymisiz gibi bir algi olustu sosyal medya etkisiyle. keyif almiyorsaniz gezmeyin. bir anlami yok ki oyle.

ote yandan bahsettiginiz durumlardan keyif almiyorsaniz neden keyif aliyorsunuz? cunku bu durumda yasadiginiz yerde de cok keyifli bir hayatiniz olmaz. yani durup beni ne mutlu ediyor diye dusunmek lazim cerceveyi genisletip.

bana yurtdisinda gordugum her sey muazzam geliyor. farkli insan yuzleri, farkli diller, bambaska yemekler, aliskanliklar, gormedigim meyveler, agaclar...

bir de bir hobiniz varsa, atiyorum ata binmek, onu farkli ulkelerde gerceklestirmek keyif verebilir.
0
jimicik
(16.10.19)
avrupa hep aynı evet. tokyo'ya falan git belki seversin. seyahat etmeyi sevmiyorsan da kendini zorlama.
0
xvyz
(16.10.19)
surekli benzer yerlere gitmissin anlasilan ama o bile keyif verici aslinda... dedigin gibi baska yerlere gitme vaktin gelmis senin ama onlar da cok mutlu etmeyebilir seni; hayata karsi tutumunu degistir bence :)

genelde 5-8 gun arasi ayni sehirde kaliyorum ben. hem cok bilindik yerlerini geziyorum, hem de sehrin icinde kayboluyorum; sehir ici yuruyorum bol bol ve kesif yapiyorum. yemekleri bilindik ve turistik yerlerde degil halkla konusup ya da yuruken kesfettigim local yerlerde yiyorum, iciyorum. ayrica sehre yakin guzel yerler varsa da sabah erkenden cikip tren,otobus ile tum gun pass alip, gezip dolasip geliyorum merkeze.

her seferinde de cok keyif aliyorum seyahatlerimden :) asya tarafini deneyebilirsin, doga olarak cok daha muazzam
0
sweetoffice
(16.10.19)
"bilader allah senin yardımcın olsun sen ölmüşün toprak atanın yok vesselam...
Bu aciz halinden allaha sığın töbe ve tevekkül et" +1

anaaa :D
kız vizyonsuz musun?

müze geziyorum, her şeyi anlamak zorunda değilim bir sanat eserine bakınca tarihinden estetikten etkilenmem de yeter. ayrıca böyle şeyler zamanla gelişir. hiç gitmeyip hiç ilgilenmezsen nasıl bakış açısı kazanacaksın sevmezsin müze falan tabi.

bit pazarlarını, sahafları geziyorum.

özel yemeklerini/içeceklerini/tatlılarını falan deniyorum.

o şehre özel bütçemin el verdiği cafeleri deniyorum.

ilgi alanımın olduğu bir etkinlik varsa; konser tiyatro falan onlara bilet bakıyorum önceden.

online platformlardan birileriyle tanışıp buluşuyorum, bişiler içiyoruz, geziyoruz falan.

hediyelik eşya bakmıyorum, onun yerine türkiyede olmayan ya da pahalı olan yiyecek/içecek alışverişi yapıyorum marketlerden ve kapanış.
0
jimjim
(16.10.19)
Duyuru komik cevaplar ondan da komik, gülmekten okuyamıyorum. :))

Hakikaten kendinizi bir kontrol edin ölmüş olabilirsiniz.
Ben bu kadar hayattan zerre zevk almayan ve memnuniyetsiz birini görmedim.:)

Ben olsam yeni bir yer görüyorum diye sevinçle gezerdim ki yurtdışına çıkma ihtimal ve imkanım yok.
Dediğiniz yerlere gitmeyin tamam kafe, müze vs sıkıcı diyelim.

Çıkın sokaklarında kaybolun, insanlarının içine girin vakit geçirin bazen dil bilmek gerekmiyor insanları tanımak için, yemeklerini keşfedin.
Çocuklarını görün onlarla vakit geçirin. Aslında yapılacak o kadar çok şey var ki.
Starbaksa gidip tabii ki mutlu olamazsınız.
0
kirmizipilotkalem
(16.10.19)
sevişmek de belki bu anlarda ilaç gibi gelebilir.
0
redeath
(16.10.19)
Sevmiyorsanız seyahat etmeyi, etmeyin. Bence insanları bu konuda “itelemek”, seyahati övmek etmek çok saçma. Instagram’da havalı dursun diye gezeceğinize evinizde istediğinizi yapın. Aptalca bir zorbalık yapılıyor bu konuda. Herkes gezmeyi, yeni yerlerden zevk almayı “görev” ediniyor. Saçmalık.

Sorunuza gelince, merak ettiğim yerleri geziyorum, orayla ilgili planlarım oluyor gitmeden önce. Spontane bir geziyse, en güzel barlarına giderim, daha turistik olmayan yerleri de keşfetmeye çalışırım. Gidip sokaklarında aylaklık da yaparım, insan izlemek hoşuma gider. Bit pazarlarına giderim. Varsa ilgilendiğim bir müzesi, oraya kesinlikle gitmeye çalışırım. Müze gezmeyi severim zaten, arkadaşlarımla buluşup da gezerim kendi yaşadığım şehirde.

Dağ-taş, tırmanma beni zorladığı için ayrı bir zevk alıp gezerim. Bisiklet sürerim. İnsanlarla iletişime çok kapalı gözükmemeye çalışırım. Zaten yalnız seyahat ediyorsam, kesin oradakilerle uzun-kısa muhabbete girerim. Tavsiye alırım. Bunlar bana yük değil.

Sırtımda çantayla epeyce dolaştığım bir vakit, yatağımı özlediğimden bir iki ay seyahat etmemiştim. O sırada bana spontane gelen bir teklifi kabul edip Amsterdam’a gittim ve çok da zevk alamadım oradaki gezimden mesela. Yük geldi bana, modum düşüktü. O günden beri asla istemediğim yola çıkmam, belki evde oturup film izlemek daha iyi gelecektir bana. Gezmek için gezmem.
0
buf-e kür
(16.10.19)
walmarta git şişko arabalarına bin gezin, tam senlik aktivite.
0
hasmetizm 2046
(16.10.19)
www.youtube.com

bu video geldi aklıma :)
0
gerenkyok
(16.10.19)
çok bir beklentiye girmeye gerek yok, çok abartılacak büyülenecek bir durum yok, oralar da yaşanılan yerler, insanlar normal olarak yaşıyor.
Farklı şeyler görmek ilgi çekicidir. Mesela yolda yürürken sıra dışı bir insan görürsen ilgini çeker, aynı mantık, sıra dışı şeyler görüyorsun ve ilgini çekiyor. Nerede olduğunu sorguluyor kafa, kendini sorguluyor, insanları sorguluyor, memleketini sorguluyor, karşılaştırıyor, yeni fikirler ediniyorsun. Ne kadar sıra dışı ise gördüğün gittiğin yer o kadar derin bir şekilde yaşıyorsun bu tecrübeyi.
Herkesin gittiği yerlere gitmekte korkulacak bir şey yok.
Mesela endonezya ya gittim, motosiklet kiraladım ve rastgele dağlara köylere kökledim 5-6 ay kadar önce. Çok sıra dışı bir tecrübe, çok değişik kafası var. İnsanlar gidiyorlar, atıyorum bilmem ne dağında gün doğumunu izliyorlar bali adasında, bunu yaşamak çok sıra dışı, insanın kafasını açar, farklı bir tecrübe.

Tabi seyehatin %100 ünde bu kafada olmayı beklemeyin. Seyehat etmek aktif olmak demek, gidip otel odalarında bol keseden karın şişirmek içmek sıçmak falan bunu seyehat etmek olarak değerlendirmiyorum, o farklı bir şey. Ne kadar yorulursanız o kadar çok experience yaşarsınız.

Özet geçmek gerekir ise ilgini çeken bir coğrafya / toplum da ilgini çeken tecrübe ( experience) ler kovalayacaksın ve oralara gideceksin ki bu hoşuna gitsin.
0
The_Lollok
(16.10.19)
Sizin gibi biriyle kazara gezmeye çıkmam umarım.

İlgimi çeken konularda ne varsa onu yapıyorum. Gitmiş olmak için müzeye ya da tarihi bir yere gitmem. Sıkılıyorum. Genelde doğa ile ilgili yerleri seviyorum. Park bahçe köy kasaba gezmek gibi.

Club cafe gitmem. Sevgilimle gezerken yemek yemeyi vakit kaybı olarak görürdük. En hızlı şekilde halledip yola devam ederdik.

Alışveriş çok yapıyorum. Paramı bitirmeden gelmeyi sevmiyorum. Sadece bardak altlığı gibi standart şeyler değil gittiğim yerin butiklerini çok gezerim.

Birde çıkıp rastgele gezmeyi seviyorum. Çok kayboldum ama çok güzel yerler buldum.
0
jazzabel
(16.10.19)
Genel olarak depresif ve mutsuz bir ruh haliniz olabilir. Bazen bir yerden sonra insan her şeyden sıkılabiliyor. "Ee ne oldu ki şimdi?" moduna girebiliyor. Eğer sizde bu durum yoksa gezmeyi sevmiyorsunuz demektir. Sevmek zorunda değilsiniz zaten. Sevmiyorsanız yapmayın, sevebileceğiniz farklı şeyler bulun kendinize. Burada size laf sokan tiplere de takılmayın.
0
bayc
(16.10.19)
Bu saydiklarindan keyif almiyorsan deniz tatili yap. Plaji, denizi güzel olan ülkelere gidip denize girer, yemegini yer uyursun.

Ona da "Ee noldu suya girdik ciktik simdi!" diyorsan gercekten ölmüssün dostum :D
O zaman seyahat etmemelisin.
0
chitosan
(16.10.19)
Sorun olaya tersten yaklaşıyor olmanız, herkes x ülkesine gidiyor ben de gideyim diyorsunuz, gidince de rutine düşüyorsunuz. Önce ilginizi çeken bir şey bulun, bu ilginç bir yeri görmek olabilir, adrenalin aktivitesi olabilir, çok istisnai yöresel bir aktivite olabilir, belli bir yemek olabilir, karşı cins olabilir, bir şeyin eğitimini almak olabilir, sevdiğiniz bir muzisyenin konserine katılmak olabilir vs. vs. o şeyi bulunca da hangi ülkedeyse oraya gidin. Bu yer belki küçük bir kasaba da olabilir. Aklınızda şu an bir şey yoksa keşfedene kadar gitmeyin zaten. Seyahat etmek Paris'e gidip fotoğraf çekilip instagrama koymak demek değil, hatta bundan daha berbat bir seyahat düşünemiyorum.
Yazılmış zaten herkes seyahat etmeyi sevmeyebilir, tatilde seyahat dışında aktiviteler de yapılabilir.
0
mikro patlama
(16.10.19)
herkes seyahat etmeyi sevmiyor, siz de sevmek zorunda değilsiniz. bir kenara gidiş dönüş bileti diğer yana 20-30 kitap koysam, hiç düşünmeden kitaplara sarılacak bir arkadaşım var benim. yemeğe düşkün, tüm seyahat planlarını buna göre yapan tanıdığım da var. insanlar çeşit çeşit, zevkler de öyle. biri diğerinden iyi demek anlamsız.

ben ne yapıyoruma gelirsem, farklı yerler görmeyi seviyorum. aklımda kalan bir müze için ikinci kez seyahat ettiğim şehir de var, gidip en ünlü müzesine gitmediğim şehir de. gitmeden vaktim varsa blogları okurum ama genelde kafama göre takılıyorum. hava çok soğuk değilse yürüyerek gezmeyi, ilgimi çeken sokaklara dalmayı, yerellerin takıldığı kafelerde oturmayı seviyorum.
0
asteriks
(16.10.19)
(8)

Bobrek tasi ve ucak yolculugu

papalindo
Son 5 ayda 3 tane bobrek tasi dusurdum. Onun oncesinde 8 sene once tas dusurmustum. Yani su son aylari saymazsak, surekli bir sIkIntim yoktu. Ne yazik ki bobreklerimde hala bir kac tane tas mevcut. Doktorum Rowatinex ve Apranax fort plus verdi. Rowatinex henuz kullanmadim ama sozlukte herkes ne kada
Son 5 ayda 3 tane bobrek tasi dusurdum. Onun oncesinde 8 sene once tas dusurmustum. Yani su son aylari saymazsak, surekli bir sIkIntim yoktu. Ne yazik ki bobreklerimde hala bir kac tane tas mevcut. Doktorum Rowatinex ve Apranax fort plus verdi. Rowatinex henuz kullanmadim ama sozlukte herkes ne kadar mucizevi oldugunu yazmis. Simdi sag bobregimde ara ara sok gibi bir kac saniyelik gelen agri oluyor. Iki sorum olacak, bilenler cevaplarsa sevinirim.

1- rowatinexi agri baslamadan yani su anda alsam bir faydasi olur mu?
2- en onemli sorum bu aslinda. Bu haftasonu 12 saatlik ucak yolculugum olacak. Bobrek tasi dusurenler halimden daha iyi anlar ama bu agri basladiginda yerinde durmaya imkan yok. Boyle durumlarda ucakta guclu agri kesiciler oluyor mu? Yani oldurmeyip surunduren bir agri oldugu icin nasil mudahale ederler?

Biraz uzun oldu, okuyan ve yardimci olan herkese cok tesekkurler!
0
papalindo
(14.10.19)
Uçakta elektroşok bile verebiliyorlar ama ilaç veremiyorlar diye biliyorum. Uluslararası uçuşlarda farklıdır belki.
0
selimcigimisik
(14.10.19)
Kabin ekibinde doktor olmadığı için uçakta ağır ilaç bulundurmazlar, olsa bile yolculara vermezler, sorumluluğu çok ağır olur. Eğer bir yolcu ağrıdan sürünüyorsa o uçağı en yakın havaalanına indirirler. Yapacakları müdahale bu olur yani. Yanınızda güçlü bir ağrı kesici bulundurup olabildiğinde sakin görünmeye çalışarak uçuşu tamamlamaya çalışabilirsiniz. Bence uçuş başında taş nedeniyle ağrı yaşayabileceğinizi ekibe söyleyin ki sonradan endişeye kapılıp uçağı indirmesinler.
0
mikro patlama
(14.10.19)
Ağrıdan en dayanılmaz noktaya geldiği varsayalım;

Youtube'da kendi kendine iğne vurmayı öğreten/gösteren videolar var. O esnada tuvalete girip bacaktan veya kabadan kendine iğne yapacaksın. en az 5-6 saat idare eder. Bu ilacın ne olduğunu sen daha biliyorsun enjeksiyon halini alacaksın ve kendine vuracaksın. dikloron+muscoril iyidir , böbrek taşı için ideal midir emin değilim.
0
kanlakarisikyagmur
(14.10.19)
Dikloron enjeksiyon seklinde de var. peki boyle bir durumda apranax fort plus (icinde codein var) yoksa dikloron enjeksiyon seklinde olan mi beni en azindan inene kadar idare eder? Cok tesekkurler!
0
🌸papalindo
(14.10.19)
doktor eger adinizi sisteme girdiyse ucusa binemeyebilirsiniz. türkiyede var mi bilemiyorum bu. doktor sisteme girmisse ucusa uygun degildir diye firmalar görebiliyor onu, ucusunuza izin verilemeyebilir.
0
duygusuzromantik
(14.10.19)
Hmm yok oyle bir sey hic duymamistim. Bobrek tasi agrisi kronikten ziyade her an olabilecek bir sey oldugu icin, oyle bir sey olsa bile bu sebeple ucusa uygun degildir diyebileceklerini sanmiyorum. Yani insallah :)
0
🌸papalindo
(14.10.19)
Doktorunuza danışarak yanınızda voltaren ve buscopan bulundurabilirsiniz. Benim dayanılmaz ağrılarımı bu ikisi dindirmişti. Bunun dışında uçuştan önce ve uçuş sırasında bol bol su için.
0
yorgunpanda
(14.10.19)
Voltaren ve buscopan ikilisini daha once denedim ama ne yazik ki hic gecirmedi agrilarimi :( tesekkur ederim!
0
🌸papalindo
(14.10.19)
(15)

birini dava etmiştim uzlaştırıcı nedir?

soru icin geldim
Selamlar arkadaşlar.Aileme ağır küfürler eden,bana da tehdit ve hakaret eden birisini savcılığa vermiştim. 3-4 ay oluyor telefonuma adalet bakanlığından mesaj geldi uzlaştırıcımın iletişim numarası vs. bana ulaşacakmış. İlk defa birini savcılığa şikayet ettiğim için konu hakkında hiçbir bilgim yok.B
Selamlar arkadaşlar.Aileme ağır küfürler eden,bana da tehdit ve hakaret eden birisini savcılığa vermiştim. 3-4 ay oluyor telefonuma adalet bakanlığından mesaj geldi uzlaştırıcımın iletişim numarası vs. bana ulaşacakmış.
İlk defa birini savcılığa şikayet ettiğim için konu hakkında hiçbir bilgim yok.Bundan sonraki süreç için yardımcı olur musunuz? nedir bu ne yapmam lazım vs.
0
soru icin geldim
(14.10.19)
Uzlaştırmacı iki tarafla görüşüp ortak yol bulmaya çalışacak. bulunamazsa dosyayı mahkemeye sevk edecek.
0
teknikekip
(14.10.19)
Tarafları uzlaştırmak için görevlendiren kişiye denir.Uzlaştırıcı size gelip malum şahsı dava etmeyin, bu davadan bir şey çıkmaz, yok yere bir sürü masraf yapmış olursunuz vb akla hayale sığmayacak söylemlerde bulunur. Şaka yapmıyorum zira bize gönderilen şahıs aynen bu üsluptaydı.
0
armen yarakyan
(14.10.19)
peki davaya devam edersem ne kadar masrafım çıkabilir? Canlı kanıt var ekran görüntüleri operatörden mesaj vs. buna rağmen nasıl bu davadan bir şey çıkmaz anlamadım!
0
🌸soru icin geldim
(14.10.19)
Çok bir masraf çıkmaz. Avukat tutmazsınız, kendinizi savunursunuz olur biter. Davayı kaybederseniz karşı tarafın avukatı varsa onun ücretini ödersiniz o kadar. Sulh cezada aynı olayları yaşadım.
0
teknikekip
(14.10.19)
uzlaştırmacı kaç para istiyosun dava açmamak için diye soracak sana. atıyorum 2000 tl verirse uzlaşmayı kabul ediyorum diyeceksin. karşı tarafa soracak bu kadar istiyor diye. kabul ederse para alıyosun dava açılmıyor. etmezse dava açılıyor ve mahkeme süreci başlıyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.10.19)
davadan bir şey çıkar, masrafta size kalmaz, ha avukat ücreti vs bir kaç şey ödersiniz hepsi o.
0
Big bada bum bum
(14.10.19)
Sizce ne yapmalıyım? Az bir şey derken tahmini bir ücret söyleyebilir misiniz? En kötü durum için.
0
🌸soru icin geldim
(14.10.19)
malesef yanlış bilgiler ile dolmuş sorunun altı.

ceza davalarında sanığın beraatine karar verildiği takdirde aaüt uyarınca vekalet ücreti hazine tarafından ödenir. yani dostum uzlaşmazsan ardından dava açılır, davayı kaybedersen bile cebinden 5 kuruş masraf çıkmaz.

yalnızca kendini bir avukat ile temsil ettirmek istersen ona aranızda anlaştığınız ücreti ödersin.
0
karsiyakaliyiz
(14.10.19)
@karsiyakaliyiz, kamu davası mı oluyor bu dava? bunda mı davayı kaybetse bile cebinden para çıkmaz arkadaşın? benim de bir sorunum vardı, avukat paran yoksa hiç uğraşma, karşı tarafın parasını da sen ödersin, demişti. Polis de aynı şeyi söylemişti.
0
banacevaplazım
(14.10.19)
@banacevaplazim ceza kanununda 2005 yılında yapılan düzenleme ile şahsi ceza davası kurumu hukukumuzdan çıkarılmıştır. bu da şu demek oluyor ki ceza yargılamalarındaki soruşturma/kovuşturma tüm işlemler kamu işlemi ve ceza davaları kamu davaları niteliğindedir. dolayısıyla aslında davada haksız çıkan taraf kamu olup yapılan masraflara da katlanacak olan taraf kamu yani dolayısıyla hazinedir.
0
karsiyakaliyiz
(14.10.19)
Dostlar çok teşekkür ederim güzel cevaplarınız için.Bundan sonraki süreçte sizce ne yapmalıyım? Ana avrat küfür edip tehdit eden birisinden uzlaşmak için para mı talep edeyim? yoksa uzlaşmayı ret mi edeyim?
0
🌸soru icin geldim
(14.10.19)
Geri vites yapma bro. Adam ana baci sovmus. Tehtit etmis. Sende kayitlari var. Neyin uzlasmasi amk.
0
all girls dream
(14.10.19)
Para talep edin. Karşı taraf yaptığının bedelini ödemiş olur, siz de mahkemeyle uğraşmaktan kurtulursunuz.
0
mikro patlama
(14.10.19)
Ana - bacı - akrabalar filan dahil kaç kişiye sövmüşse kişi başı 2000 liradan al paranı.

Ben olsam geri çekmem ama para bile alsam içime oturur yediremem gibi geliyor.
0
IcedFlames
(14.10.19)
Soyu sopu bile karıştırdı
0
🌸soru icin geldim
(14.10.19)
(4)

Fotoğrafçılar - Çözünürlük nasıl?

iddaaci
Merhaba, 59 MP (30000 × 1800)px ölçülerinde bir fotoğrafım var. eski. siyah beyaz. ben bu fotoğrafın 200x50 cm'lik bir çıktısını alacağım. net olur mu yoksa pişmanlık yaratır mı? bilgisayarda çok net.not istek: bana 200x50cm ölçülerine denk gelecek istanbul panaroması önerebilir misiniz? ben çok ara
Merhaba, 59 MP (30000 × 1800)px ölçülerinde bir fotoğrafım var. eski. siyah beyaz. ben bu fotoğrafın 200x50 cm'lik bir çıktısını alacağım. net olur mu yoksa pişmanlık yaratır mı? bilgisayarda çok net.

not istek: bana 200x50cm ölçülerine denk gelecek istanbul panaroması önerebilir misiniz? ben çok aradım. bulduklarım doyurucu değil. siyah beyaz.
0
iddaaci
(12.10.19)
çıktı alacağınız yer daha iyi bilir baskıcıya sorun bence
0
9kuyruklukedi
(12.10.19)
59mp her şeye yeter teorikte, eğer yapay olarak büyütülmemişse o boyuttaki fotoyu bina boyutunda bile basabilirsiniz
0
06017
(12.10.19)
hiçbir problem olmaz, bastırabilirsiniz
0
yanginmerdiveni
(13.10.19)
Düşeyde 100 dpi civarına karşı geliyor. 30 cm den bakılırsa normal fotoğraf netliğinde olmadığı hissedilir sanıyorum ama daha uzaktan gayet net görünmesi lazım.
0
mikro patlama
(13.10.19)
(3)

Göz muayenesi

mekaniker
öncesi iki makineye çenemi dayayıp bu ölçümleri yaptılar. Bunlar ne ifade ediyor? Sonuçlarım nasıl?https://eksiup.com/p/jh261617t294https://eksiup.com/p/mz261620cdng
öncesi iki makineye çenemi dayayıp bu ölçümleri yaptılar. Bunlar ne ifade ediyor? Sonuçlarım nasıl?

eksiup.com
eksiup.com
0
mekaniker
(12.10.19)
0.25 hipermetropsun. Yakını görmede çok çok küçük bir problem. Gözlerinde bir sorun yok, maşallah :)
0
Pertev nail
(12.10.19)
@pertev göz numarası tayini için ekrandan harf okumuyor muyduk? Ben eskiden öyle hatırlıyorum. Artık böyle mi oldu? Teşekkürler bu arada.
0
🌸mekaniker
(12.10.19)
Normalde önce cihazla ölçüp sonra harf okutma yapılıyor. Gözlüklük bir durum yoksa, bir şikayetin de yoksa doktor gerek görmemiştir sanıyorum.
0
mikro patlama
(12.10.19)
(2)

ankara günlük ev kiralama önerisi

total paranoia
sevgili dostlar,4 gece ankarada kalacağım otellere deli paralar vermek istemiyorum, ankarada kalabileceğim bildiğiniz günlük ev varsa önerilerde bulunabilir misiniz ? kızılay metrosu civarında olması yeterli benim için. teşekkürler.
sevgili dostlar,

4 gece ankarada kalacağım otellere deli paralar vermek istemiyorum, ankarada kalabileceğim bildiğiniz günlük ev varsa önerilerde bulunabilir misiniz ? kızılay metrosu civarında olması yeterli benim için. teşekkürler.
0
total paranoia
(12.10.19)
deeps hostel var kızılaya yakın. alternatif olarak yazaım.
0
omonia
(12.10.19)
deeps iyidir, tek kişilik odaları da oluyor çoğu zaman ve gayet uygun fiyatlıydı en son.
0
mikro patlama
(12.10.19)
(6)

Turkiye yi ziyaretini savas yuzunden iptal eden turistler

keegan
Selamlar,Yurtdisinda Avrupa da bir ulkede egitim aliyorum.Egitim aldigim universite Istanbul da duzenlenecek olan yurtdisi egitim fuarina katilim gostermeye karar vermis ve bundan dolayi da Turk oldugum icin bana onlarla Istanbula gelip tercume vs islerinde yardim edip edemeyecegimi sormuslardi. Ben
Selamlar,
Yurtdisinda Avrupa da bir ulkede egitim aliyorum.Egitim aldigim universite Istanbul da duzenlenecek olan yurtdisi egitim fuarina katilim gostermeye karar vermis ve bundan dolayi da Turk oldugum icin bana onlarla Istanbula gelip tercume vs islerinde yardim edip edemeyecegimi sormuslardi. Ben de isin icinde bedava ucak bileti olunca tabiiki kabul ettim.
Fakat bu sabah aldigim mailde Turkiye de ki savas kosullarindan ve guvenlik sorunundan dolayi oraya gidemeyeceklerini, okulun calisanlarini da oraya gonderemeyeceklerini yazmislar..

Simdi son birkac gundur etrafima savasin Turkiye de olmadigini,Turkiye nin guvenli oldugunu aciklamakla ugrassamda buradaki insanlarin bunu pek anlamadigini farketttim ve biraz aciklama yapmaktan yoruldum.
Sizce bu maile cevap yazmali miyim? ya da ne yazmaliyim? Ya da endiselerinizi anliyorum,tesekkurler diyip gecmeli miyim?
0
keegan
(12.10.19)
Abi ne zaman savaşa girdik ya? Ne savaşı? Savaş falan yok. Öncelikle bu bir savaş değil. Olamaz. Önce bunu idrak etmeleri lazım. Savaş olsa emin ol bu duyuruya cevap yazacak adam bulamazdın. Harekat var. Türkiye gayet de hakkı ve seferberlik ilan etmeye gerek dahi duymayarak gerçekleştirmeye fazlaca kapasitesi olan sınırötesi bir harekat yapıyor. Karşısında da savaşacağı bir devlet yok. Dolayısıyla savaş yok ortada.
Teşekkür et geç ya. Salak salak hassaslıklar bana sorarsan. Sanki daha düne kadar avrupada onlarca terör eylemi olmuyordu. İstanbul terör potansiyeli açısından avrupadaki herhangi bir metropol şehirden çok daha güvensiz değil abi. Bireysel taciz hırsızlık insanların öküzlüğü vs vs deseler tamam derdim de oturup savaş var diyerek gelmemeleri aşırı saçma olmuş.
0
biseysorucam
(12.10.19)
Nasıl türkiyede savaş yok. Saat 6 da mecidiyeköyde. Metrobüse bin de gör neler olduğunu. Eğer binebilirsen.

O insanlar için istanbul çok tehlikeli durumda bizler içinde olduğumuz için farkında değiliz.
0
paudi
(12.10.19)
yurtdışında edindiğim bazı arkadaşlarımın çoğu güvenlik endişelerinin yersiz olduğunu bildiğinden hiç düşünmeden ziyaretime geldiler. benim bile gitmediğim van'a diyarbakır'a seyahat edenler oldu. bunların çoğu dünya hakkında daha çok bilgi sahibi olan, gezip görmüş tiplerdi tabi ki. Bazılarıysa ailelerinden yada çevrelerinden duyduğu bir kaç şey nedeniyle Türkiyeye seyahatin tehlikeli olduğunu düşündüğü için gelmediler. Bu durumda onlara durumu anlatsam da insanların başlarına hiçbirşey gelmeyecek olsa da haklı kaygıları olabileceğinden, ben genelde çok ısrar etmedim.

sizin de önerdiğiniz gibi, bu durumlarda, özellikle de kalabalık grupların olduğu durumlarda, en güzeli kısa bir açıklama yaptıktan sonra, umarım daha uygun bir dönemde türkiyeyi görebilirsiniz deyip konuyu kapatmak bence. sayfalarca dil dökmenin bazen hiçbir anlamı yok.
0
yonge and bloor
(12.10.19)
@paudi asfafsasdf abi ne metrobüsü ne diyosun ya? asdfasf
adamlar fuara gelecek ve muhtemelen fuarın olduğu otelde falan konaklayıp birkaç merkezi yere gidip gezip dönecek? senin benim gibi mecidiyeköyün şişlinin çukurunda oturup metrobüsle gidip gelmeyecekler gidecekleri yerlere. Kaldı ki zaten bunları bile bile hazırlık yapıp geliyorlarmış ki savaş nedeniyle iptal demişler. Yani savaş sana bana var. Onun adı da yaşam savaşı. Onları ilgilendirmiyor.
0
biseysorucam
(12.10.19)
Üstü kapalı olarak boykot ediyorlar, savaş tehdidinden dolayı değil. Anlıyorlar yani Istanbul'da bir şey olmadığını. Konu başka.
0
roket adam
(12.10.19)
Güvenlik konusunda endişe etmekte haklılar. Şu dönemde örgütün İstanbul'da misillime maksatlı terör eyleminde bulunması gayet mümkün. Bizler buna Türkiye'deki hayatın normal hali olarak alıştığımız için yabancıların endişesi bize garip geliyor.
0
mikro patlama
(12.10.19)
(8)

kira ve depozito sorusu?

mg3929
eve iki tane erasmus öğrencisi almıştım. bunlar gelmeden önce fotoğrafları gönderdim, kirada depozitoda falan anlaştık. sonra türk bir arkadaşları geldi eve baktı, fotoğraflarını çekti gönderdi falan. yani evi olduğu gibi biliyorlardı gelmeden.Geldiklerinde gittim havaalanından aldım, şehri gösterdi
eve iki tane erasmus öğrencisi almıştım. bunlar gelmeden önce fotoğrafları gönderdim, kirada depozitoda falan anlaştık. sonra türk bir arkadaşları geldi eve baktı, fotoğraflarını çekti gönderdi falan. yani evi olduğu gibi biliyorlardı gelmeden.

Geldiklerinde gittim havaalanından aldım, şehri gösterdim gezdirdim falan. yardımcı oldum baya bütün ihtiyaçları için.

1 haftadan fazladır evdeler. dün biriyle tanışımışlar, daha uygun fiyata oda varmış falan. taşınmak istiyoruz diyorlar. benim bu saatten sonra yeni birini bulmam imkansız gibi bi şey, zamanım da yok zaten bunun için.

Kızlar iyi insanlar. biri bi tık köylü kurnazı ama diğeri iyi biri. ben bunlar eve gelmeden önce internet bağlattım, harcama yaptım falan.

şimdi bu arkadaşlara geri ödeme yapmalı mıyım? bana yapmamalıymışım gibi geliyor. yaparsam da ufak bir kısmını (%20) gibi vermem gerekiyormuşum gibi geliyor çünkü enayi olmamak bunu gerektirir. siz ne düşünüyorsunuz?
0
mg3929
(10.10.19)
kirayı geri vermem. depozitodan da masrafların bi kısmını alırdım dediğiniz gibi.
0
kablelvuku
(10.10.19)
ben olsam ne kirayı ne depozitoyu vermezdim. madem ki seni ekmişler, ugrasmıssın o kadar ve kiracı bulman zor bu saatten sonra o zaman verme.
0
s0phiesw0rld
(10.10.19)
Paramı vermiyor derse ne yapacak?
0
banacevaplazım
(10.10.19)
Kiradan kes. Depozito sana kalmış bunları banka uzerindnenver
0
all girls dream
(10.10.19)
Paramı vermiyor diyemezler. İş mahkemeye giderse kaybederler ve depozitodan fazlasını alırsınız. Depozitoyu tutmak hem yasal hem vicdani hakkınız.
0
mikro patlama
(10.10.19)
1 aylik kirayi al, ama depozitoyu geri vermelisin. hakkin degil.
0
ebabil curnatasi
(10.10.19)
simdi empati yapmaya calisiyorum bir kiraci olarak, her zaman daha uygun ihtimaller vardir, fakat kira kontratim 1 senelik, ben bu kontrattan caymak istesem belli yaptirimlari olacak, ornegin sebebim hakli bulunursa eve yeni birini bulmam gerekecek, bulmazsam bazi maddi yaptirimlari olabilir.
siz kontrat yaptiniz mi, sure belirttiniz mi, kontrat veya anlasma bisey yoksa legal olarak yukumlulukleri yok orada kalmaya.
kirayi vermeyebilirsiniz, depozito sizde kalamaz gibime geliyor eger eve zarar vermedilerse.
0
interview with the vampire
(10.10.19)
Depozitoyu ne hakla geri vermiyorsun anlamadım. Aylık kirayı vermemeni anlarım. Sonuçta anlaşma aylık. Ama depozitoyu vereceksin kardeşim. Keriz olmayım derken insanları dolandırıyorsun. Şu hacı amcalar bile bu kadarını yapmaz. Madem bu kadar masraf yaptın, kirayı yıllık almayı akıl etseydin. Hayır kardeşim sen o ev tutulsun diye masraf yaptın.
0
the coon
(11.10.19)
(3)

help = kendini almak?

osuran imam
When we consider that most people in the United States expect to live only half that long and that people in some parts of the developing world will live only one third that long, we cannot help wondering what the causes of such long life are.bu cümledeki "help"i "kendini almak" şeklinde anlayabilir
When we consider that most people in the United States expect to live only half that long and that people in some parts of the developing world will live only one third that long, we cannot help wondering what the causes of such long life are.

bu cümledeki "help"i "kendini almak" şeklinde anlayabilir miyiz? Yani "bu denli uzun bir yaşamın nedenlerini merak etmekten kendimizi alamayız." diyebilir miyiz? yoksa başka bir anlamda mı kullanılmış?
0
osuran imam
(07.10.19)
diyebiliriz.
0
orijinal nick bulamadim
(07.10.19)
Merak etmeden duramamak anlamında burada doğru dusunmussunuz.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(07.10.19)
Anlam doğru ama "biz.... kendimizi alamayız" şeklinde kullanım pek yok, kötü duruyor, "kendimi alamıyorum" olsa sorun yoktu, ben olsam
"..... sebeplerini merak etmemek mümkün değil." diye çevirirdim.
0
mikro patlama
(07.10.19)
(10)

Elim ayağım birbirine dolaştı

noxie
Selamlar,İşle ilgili kötü bir hata yapmışım. Yöneticimden uyarı aldım. Hatta bu konu geçen hafta gündem olduğu için bu şekildeki hatalarda iletişim kesilecekti. Ama benim yaptığım hata daha önceki bir tarihteydi, yeni görülmüş.Neyse yöneticimden ciddi bir uyarı aldım, daha dikkatli olmam üzerine. Am
Selamlar,

İşle ilgili kötü bir hata yapmışım. Yöneticimden uyarı aldım. Hatta bu konu geçen hafta gündem olduğu için bu şekildeki hatalarda iletişim kesilecekti. Ama benim yaptığım hata daha önceki bir tarihteydi, yeni görülmüş.

Neyse yöneticimden ciddi bir uyarı aldım, daha dikkatli olmam üzerine. Ama kendimi çok kötü hissediyorum. Elim ayağım birbirine dolandı. Çünkü o hatayı yaptığımı fark etmedim haliyle, her zamanlı gibi özenli ve dikkatli çalıştığımı düşünüyordum.

Şu an gerginlikten çalışamıyorum, yine gözümden kaçarsa diye :( napıcam?
0
noxie
(07.10.19)
Double check yapacaksin.
0
stavro
(07.10.19)
böyle şeyler olur çok kafana takma herkes hata yapar ve bu hataları bir ömür boyu hatırlarlar.
bu sayede aynı hatayı bir daha yapmazlar. :)
0
dedim dedim de kime dedim
(07.10.19)
ozellikle hata yaptigin konularda daha kontrollu ve dikkatli olmaya calis. uzunca bir sure hata yapmazsan kendini unutturursun diye dusunuyorum :) ama surekli gergin ve tedirgin, diken ustunde olursan hata yapma ihtimalini de artirirsin. o psikolojiden cik. oldu bi kere ama bi daha yapmiycam dusuncesine yonlendir kendini.
0
in vino veritas
(07.10.19)
hatayı nasıl yaptığını bulmaya çalış.

aaa evet şuna bakmamışım ya da şurayı yanlış değerlendirmişim dediğin yeri tespit et. sonra bir daha orayı kaçırmazsın.

öncelikli olarak tespit. daha sonra kontrol.

sebebini bilmediğiniz bir hata varsa, yapılan işi iki değil on iki kere de kontrol etseniz gözünüzden kaçacaktır.
0
eeb
(07.10.19)
herkes hata yapar, sakin ol. yaptığın her işi bir daha kontrol etmeyi ihmal etme.
0
babilbaligi
(07.10.19)
üretim süreci diye bir şey var. iyi ürün süreçlerden geçer. başarı süreçlerde saklıdır. başarı sağlamlıkta en iyi arabalar mesela almanlardan değil japonlardan çıkar. japon arabaları kolay kolay bozulmaz yıllarca bin.

şöyle diyeyim ürünler(başarılı ürünler) insanlar faöktürüyle değil iyi süreçler kontrolü ile meydana gelir.

ıı. dünya savaşı zamanında Deming çabaları ile proses kontrolü dediğimiz alanda Standford'da çalıştaylar seminerler kasıyor, bu sayede birçok mühendisin vizyonu gelişmiştir ancak bu süreçler işlemler ne işçilere ne de yönetim kadrosuna aksettirilemedi, bizim eleman daha sonraları Shewharttan da kaptıklarıyla bunu uygun japon kültürüne bir güzel yediriyor ve anlatıyor. böylece japonlarda toplam kalite felsefesi denen şey meydana geliyor.

süreç oluşturur ve bunu uygularsan sözüm meclisten dışarı dünyanın en aptal adamı dahi olsan başarılı oluşturursun.

bu süreçleri oluşturmanın birkaç karmaşık ve basit yöntemleri var. en basitlerinden birisi. kontrol metodu.

check listin olacak. en basit işte bine bunu süreci işle. şu kontrol edildi mi, şu yapıldı mı? yapıldığında ne sonuç doğurdu ne doğuracak. böylece gözden kaçırma ihtimalin azalıyor. başarı basitlikle yatıyor ve basitlik mükemmelliği getiriyor. çok basit iş bu ne ki demeyin. kontrol mekanizmanızı geliştirin.

bi keresinde güneş gözlüklerim gözümdeyken kafamda demiyorum gözümdeyken dakikalarca güneş gözlüğümü aradım. millete de sordum. millet de başka gözlüğümü arıyorum sanmış. kontrol mekanizmanız olsun.
0
turbo sadık
(07.10.19)
Hata olur, bunu kendine bir geliştirme fırsatı olarak gör. Seni öldürmeyen (işten kovdurmayan şey) güçlü yönünü geliştirir, eğer uyarıyı doğru olarak işlersen.
Arkadaşlar da yazmışlar, kontrol, checklist die. Mümkün oldukça insan hatasından arındırmaya bak. Örneğin bilgisayar üzerinden uyarı gitsin sana.
0
SiyamkedisiZorro
(07.10.19)
işe ilk başladığımda müşteriye mail gönderirken 3. partilerle olan kontratlarımızı da içeren bilgiler göndermiştim yanlışlıkla.

travmayı atlatana kadar double check çalışacaksın.
0
this person causes mental retardation
(07.10.19)
Daha dikkatli, süper dikkatli olmakla hatayı önleyemezsiniz.
Ya hata yapmayı önleyecek ya da hata yapıldığında hemen tespit etmeyi sağlayacak bir yöntem geliştireceksiniz.
0
mikro patlama
(07.10.19)
türkiye'nin en büyük yabancı firmalarında müdürlük yapmış, cv'si dehşet, lisans mba'ler eğitimler falan hep amerika'dan falan bir adama danışmanlık yapıyorum. bir yer satın alınıcak tüm sözleşme maddelerinde anlaşmışım vs. vs. artık imza noktasına gelindi.

bu eleman normalde bana sorar her şeyi ama o akşam yanımda kendi başına bir şeyler yaptı falan filan. bir baktım sözleşmeyi imzalayıp göndermiş. bana sormasına gerek yok tabi kendi firması ama garip geldi yani son bi check etmeden imza atması falan.

sonra bana döndü son bir mail geldi yeni bir madde ile 200.000usd kazandırdım firmaya dedi. bana söylememiş kendi sözleşmeye eklemiş sonra imzalayıp göndermiş.

dedim hayırlı olsunda keşke dedim bende bir baksaydım maddeye. bilmediğim bir şey olursa mahcup olurum karşı tarafa.

atayım sana maili dedi.
attı.
ya ben ingilizceyi kendi başıma istanbul'da öğrendim, sözleşme yazacak, gidip pazarlık yapacak kadar iyidir. ben maili okuyorum yeni eklenen maddede bizim firma karşı tarafa 200.000usd ödeyecek yazıyor. bir daha okuyorum aynı. bir daha okuyorum aynı.
ya dedim kusura bakmayın ama ben böyle anlıyorum bunda bir sıkıntı yok değil mi dedim? yok yok ben anlaştım merak etme dedi.
içim rahat etmedi ertesi sabah böyle imzaları kutlamaya mayetinde bir arayayım dedim karşı tarafı kutladıktan sonra son maddeyi sordum. sizin firma 200.000usd ödeyecek dedi karşıdaki. iyi dedim good deal. vs. kapattım.

imzalar atılmış falan filan. sonra firmaya gittim. dedim benim içim rahat etmedi böyle böyle sordum o da şu şekilde cevap verdi dedim. allah allah nasıl öyle olmuş. garip dedi.

sonra o parayı ödememek için başka bir maddeden dolayı sözleşme iptal edildi.

bunu yapan adam 58 yaşında. rahat ol yani.
0
dedim dedim de kime dedim
(07.10.19)
(4)

islamla ilgili

black mamba
özellikle bilgisi olan arkadaşlara soruyorum. lütfen gayrimüslim arkadaşlar islam'ı eleştirmek için "islam bu zaten" tarzı yorumlar yapmasın. amacım bir tartışma ortamı çıkarmak vs. değil. youtube'ta müslüman olan bir koreli'ye denk geldim. videolarda bir şey dikkatimi çekti.şu videoda birçok kez ad
özellikle bilgisi olan arkadaşlara soruyorum. lütfen gayrimüslim arkadaşlar islam'ı eleştirmek için "islam bu zaten" tarzı yorumlar yapmasın. amacım bir tartışma ortamı çıkarmak vs. değil.

youtube'ta müslüman olan bir koreli'ye denk geldim. videolarda bir şey dikkatimi çekti.

şu videoda birçok kez adam ilk defa islama geçen biri için bu durumu "geri dönmek" olarak tabir ediyor. bunun nedeni nedir?

youtu.be


şurada da islam'ın beş şartı için "eğer bu beş parça uygulamayı yapmazsan bir müslüman olamazsın" diyor. neden böyle diyor. ben mi yanlış anladım? yani bir insan bunları yapmazsa dinden çıkmaz, günahkar olur.

youtu.be


şu videoda annesiyle konuşurken imam şöyle demiş. "inandım demen önemli değil. hayatında islam'ı gerçekten uygulayabilecek misin? eğer hazır değilsen bir daha düşün." bu söz bana garip geldi. bence ne kadar uygulayamasa da bir insanın gayrimüslim olmasındansa bir an önce müslüman olması daha iyidir. bu adam neden böyle bir şey söylemiştir? uygulayamıcaksan tekrar düşün, daha sonra müslüman olmak demek değil mi bu? bu da çok yanlış değil mi islam açısından?

youtu.be
0
black mamba
(29.09.19)
1- kâlû bela
0
FeykIM
(29.09.19)
3 sorunun da yanıtı bana göre fanatizm. Kendini ayrıcalıklı ve diğerlerine göre "üstün" bir topluluğun parçası olarak hissetmek için bazı insanlar dini bilgileri çarpıtıp hayali kurallar icat ediyorlar. Gerçek ve samimi bir dindar kişi, hangi dine mensup olursa olsun mütevazi olmak, kendini iyileştirmek için çaba sarf eder. Diğerlerine tepeden bakmak veya ders vermek için değil.
Samimi dindar çok insan var aslında ama fazla konuşmadıkları için diğerlerinin sesi daha baskın çıkıyor.
0
mikro patlama
(29.09.19)
amacın tartışma ortamı çıkarmak değilse arabistana git ya da molla iranına, güzel güzel yaşarsın tartışma ortamı olmadan sonra vinçten mi sallarlar kafanı mı keserler kürt olduğun için artık biz de haberlerde izler tartışırız.

arap hurafelerini yayan videolar koymayın şuraya.
0
inekadam
(29.09.19)
1- müslümanların bir bölümü arasında aslında her bebeğin Müslüman doğduğu, ama bir kısmının çeşitli sebeplerle başka dinlere kaydırıldığı görüşü mevcut. muhtemelen bu arkadaş bu görüşten etkilenmiş, müslüman doğup sonradan unuttuğunu düşünüyor. bu yüzden de "geri dönmek" filan diyor. aynı görüş bebek plasenta kokusuna cennet kokusu diyenler arasında da yaygın.

2- bu tam bir saçmalık. Islam'ın şartları aslında kelime-i tevhid'de özetlenenler. iman eden kişi müslümandır, bu kadar basit. hacca gitmeyen kafir olmaz. bu konuda son derece haklısınız. yaygın bir hurafe.

3- imam artislik yapmış, öyle bir şey yok.

müslümanlar arasında (Türkiye'de) diyanet'in yaptığı bir araştırmaya göre kuran okuma oranı %8. bütün dini hurafe üzerine kurup, ondan sonra 'kimse bizi beğenmiyür, bize saygı duymuyırlar' diye ağlayan bir takım bunlar. şu kitabı okuyun artık okuyun...
0
babilbaligi
(30.09.19)
(10)

0.25 Miyop olan var mı?

perfectum
Merhaba arkadaşlar,Gözlerim 0.25 Miyop olmuş. Açıkçası fark etmemiştim tesadüfen öğrendim. Öğrendiğim gibi mavi filtreli bir gözlük aldım bilgisayar için. Fakat gözlüğü taktığımda yakını halihazırda hd gördüğüm için görüntü kalitemi düşürüyor bu bir, sadece eksi değerde bir mercek söz konusu haliyle
Merhaba arkadaşlar,

Gözlerim 0.25 Miyop olmuş. Açıkçası fark etmemiştim tesadüfen öğrendim. Öğrendiğim gibi mavi filtreli bir gözlük aldım bilgisayar için. Fakat gözlüğü taktığımda yakını halihazırda hd gördüğüm için görüntü kalitemi düşürüyor bu bir, sadece eksi değerde bir mercek söz konusu haliyle. Ikinci olarak gözlüğü çıkardıktan bir süre sonra gözüm falan seğirdi, zaten huylu bir insanım. 3 doktordan görüş aldım, istediğin zaman tak istemediğin zaman takma dediler. Yabancı kaynaklarda da kimileri kullanılması taraftarı kimileri değil. 0.25 olup sabit kalan var mı?
0
perfectum
(28.09.19)
Takarsan ilerliyor
0
indifferent
(28.09.19)
@derya Gözlük taktınız mı ilerlemeden önce?
0
🌸perfectum
(28.09.19)
Kullanma
0
glamdr1ng
(28.09.19)
@derya Özellikle yapmadım
0
🌸perfectum
(28.09.19)
Bir gözüm .25, öteki 1.25. Sanırım 1999'dan beri falan gözlüklüyüm, gözlüğü ilk birkaç sene düzenli, sonra düzensiz kullandım ve göz numaram hiç değişmedi.

.25 miyop hissedilir ve hayatı etkileyecek bir bozukluk değil, kullanmasanız da olur.
0
kobuzchu kiz
(28.09.19)
0.25 dinlendirici olarak yazıyorlar en düşük numara o, taksanız da olur takmasanız da. Göz zamanla bozuluyor zaten ben doğuştan tek gözlüyüm mesela, diğeri de miyop 1.5, astigmat 0.5. günlük işlerimi etkiliyor takmazsam. Sizin günlük işlerinizi etlilemiyorsa takmayın bence, mavi filtre de bilgisayar başında korucu olur o zaman takarsınız. Ama diyeceğim şu ki evhamlısınız :(
0
mor.inek
(29.09.19)
her insanda farklı ilerler süreç kimisinde hızlı ilerler sonra ilerleme durur kimisinde sabit kalır kimisinde geriler her insanın tecrübeleri farklıdır bu sebeple pek kaale alma denilenleri.

ancak 0.25 için gözlük takmanın anlamı yok
0
basond
(29.09.19)
bir gozum 0.25, digeri 0.5. kac doktora gorunduysem hepsi de ayni seyi soyledi. "sen istesen de ben sana gozluk yazmam". en az 7-8 yilidr bu sekilde gozlerim ilerleme olmadi. gozluk takarsan gozun tembellige alisir ve numara buyumeye baslar. 0.25 cam takip birebir karsilastirmadigin surece anlasilacak bir bozukluk degil zaten.
0
crucio
(29.09.19)
Genel olarak takmanıza gerek yok ama özellikle okuma mesafesinde hiç takmayın, gereksiz görüşünüzü kötüleşitirirsiniz. Mesele mavi filtreyse telefonların uygulaması var, bilgisayar için f.lux var. Gözlükten hem daha etkili hem de daha sağlıklı.
0
mikro patlama
(29.09.19)
0.25 az. takmaniza gerek yok.

gozluk takip cikarirsan derecesi artar seklinde kafamda yerlesmis bir dusunce kalmis, dogru mu bilmiyorum. buraya yazayim.
0
Leonardo~Da~Vinci
(29.09.19)
(6)

Kuş sahiplendirme hk.

ayakkabisi olmayan adam
Değerli ekşiciler, dostlar, romalılar.Ellerinizden öper çocuklar eve sanki biz yetmiyormuşuz gibi evcil hayvan istiyor. Kedi köpek balık vs. çok net içişlerince veto edildi. Papağan kulağa cazip geldi fekat temin zor. Ama sultan papağanı temini kolay. Soru da burda,a. Sahiplendirilecek kuş bulmak zo
Değerli ekşiciler, dostlar, romalılar.

Ellerinizden öper çocuklar eve sanki biz yetmiyormuşuz gibi evcil hayvan istiyor. Kedi köpek balık vs. çok net içişlerince veto edildi. Papağan kulağa cazip geldi fekat temin zor.

Ama sultan papağanı temini kolay. Soru da burda,

a. Sahiplendirilecek kuş bulmak zor. Satın almakla ilgili petshoplar çok rerörö vs. kelime yapılıyor. Yani satın alsak ayıp mı olur?

b. Çift almasak (çocuklara alışsın diye) kuşa eziyet mi ederiz?
0
ayakkabisi olmayan adam
(28.09.19)
sultan papağanı çok tripli ve asabi bi hayvan. hiç kuş beslememiş kişilerde "bu ne biçim hayvan lan" tepkisi oluşturabiliyor. muhabbet kuşu deneseniz? şimdilik bi tane erkek mesela?

petshoptan almayın ayrıca. neredeyse hepsi hastalıklı. instagramda üreticiler var, onlara bir bakmanızı tavsiye ederim.

bir de çocukların herhangi bir solunum rahatsızlığı var mı? ben papağanların hastasıyım ama kronik faranjit olduğu için muhabbetten büyük kuşla aynı evde yaşayamıyorum. bi makav beseleyemeden ölüp gidecem fırrrk. onu doktora sormanız gerekebilir.
0
windows95
(28.09.19)
Muhabbet kuşu tecrübemiz var. Sultan papağanını da teorik olarak araştırdık. Gözümüz kesti.

İnstagram önerisi için teşekkürler.

Çocukların solunum rahatsızlığı yok.

Cevap için çok teşekkürler.
0
🌸ayakkabisi olmayan adam
(28.09.19)
Mesela sizi 10 metrekarelik bir odaya bir ömür tek başınıza koysalar ne hissederdiniz? Lütfen tek almayın. Papağanlar sosyal hayvanlardır. Eşlerinin seslerini taklit ederler. Milletin aha konuşuyo dediği kuşlar aslında yalnızlıktan çıldıran hayvanlar.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(28.09.19)
sultan papağanı gayet uysal ve insancıl bi hayvan ama bazı kuşlar ilk sahiplerinin iş bilmemesinden dolayı agresif karakter geliştirip petshop'a iade ediliyor. bu hayvanların 2. ve sonraki sahipleri extra sabırlı ve sevecen değilse "bu kuş bozuk" deyip tekrar iade ediyor. bu böyle seri şeklinde travmalar yaratıyor hayvanda.

a. böyle zor bir kuşu petshop'tan kurtaracak ve sabır göstereceksen satın almaman ayıp.

b. çift olarak aldığın zaman sana alışmaz. önce kendine alıştır, sonra bir eş al. ama bunun için ilk alacağın hayvanı erkek olarak seçmen lazım. dişiler bir yaştan sonra yanlarına koyulan kuşu asla benimsemiyor.
0
sinek kral
(29.09.19)
burada bi yazar var 9 tane mi me yavrusu oldu 1 ay once falan sahiplendirecek yazar ariyor yavrular afyonda arama kisminda basligi bulup yazabilirsiniz.

selcuuuuk hanimis benim oglum.nerdeymisss. cok tatli ya serefsizler <3
0
turbo sadık
(29.09.19)
Yerinizde olsam civardaki veterinerlere sorardım, onların yeni sahip arayan müşterileri olabiliyor. Herkes için yararlı çözüm olur. Eğer kuş istiyorsanız kuş bakımı yapan veterinerlere sormaya çalışın.
0
mikro patlama
(29.09.19)
(3)

yurtdışından bunu getirtebiliyor muyuz?

durme
Sporcuların kullandığı kimyasal ilaçlar ve takviye ürünler yasak ve sadece doktor raporu veya milli sporcu belgesi ile temin edilebilir, diyorlar. Bu ürün sadece lif. Bunu alsam gümrükte sorun çıkarırlar mı sizce?https://www.amazon.com/Metamucil-Smooth-Texture-Sugar-Free-Unflavored/dp/B0039283FU
Sporcuların kullandığı kimyasal ilaçlar ve takviye ürünler yasak ve sadece doktor raporu veya milli sporcu belgesi ile temin edilebilir, diyorlar.

Bu ürün sadece lif. Bunu alsam gümrükte sorun çıkarırlar mı sizce?


www.amazon.com
0
durme
(28.09.19)
hayır
0
cemiyetinünlüsiması
(28.09.19)
gümrük memuruna bağlı. aşırı cahiller. neyin ne olduğunu bilmiyorlar.
0
tinky winky
(28.09.19)
Takviye edici gıdalar yasak, ürünün üzerinde supplement yazıyor, takviye edici gıda işte, geçirmezler.
0
mikro patlama
(28.09.19)
(7)

logaritmik artış

rusd
etrafta sık sık duymaya başladım bunu. arkadaşlar logaritmik artışın lineer artıştan bile daha az olduğunu biliyoruz değil mi? yani log1/log2 > 1/2. yani log2 - log1 < 2 - 1. bir entry'de "deprem şiddeti logaritmik olarak artıyor, yani 5.7'lik depremin beklenen 7.2'lik depremi zayıflatması mümkün de
etrafta sık sık duymaya başladım bunu. arkadaşlar logaritmik artışın lineer artıştan bile daha az olduğunu biliyoruz değil mi? yani log1/log2 > 1/2. yani log2 - log1 < 2 - 1. bir entry'de "deprem şiddeti logaritmik olarak artıyor, yani 5.7'lik depremin beklenen 7.2'lik depremi zayıflatması mümkün değil" gibi şeyler okudum. o exponential olmasın logaritmik yerine amk?
0
rusd
(27.09.19)
exponansiyelin asimptotu y eksenine paralel, logaritmiğin x eksenine paralel. yani logaritmikte y ekseninde bir limit var. 100 rihter ölçeğinde bir deprem mümkün değil sonuçta.
0
sttc
(27.09.19)
@stc evet doğru. ama bu "7.2 ile 5.7 arasında muazzam fazla fark var çünkü deprem şiddeti logaritmik artıyor" cümlesini haklı çıkarmıyor. logaritmik artsa deprem şiddeti 3 ve 4 arasındaki fark, 6 ve 7 arasındaki farktan çok daha "fazla" olmasını gerektirir?
0
🌸rusd
(28.09.19)
katılıyorum, ölçek logaritmik ama kağıda çizdiğin fonksiyonun artışı üstel.

"The Richter magnitude of an earthquake is determined from the logarithm of the amplitude of waves recorded by seismographs..." en.wikipedia.org

google'da gördüğüm tüm sonuçlarda "richter ölçeği logaritmik" deniyor ama "richter ölçeği logaritmik artar" gibi bir şey yok. aksine "powers of 10" yazıyor mesela.

dediğin gibi "deprem şiddeti logaritmik olarak artıyor" bence ya matematiği ya türkçesi kötü birine ait bir cümle.

bonus: lh5.ggpht.com
0
celeron 300a
(28.09.19)
ha tamam anladım. magnitude ile amplitude arasıdaki farktan kaynaklanıyor bu. ilki diğerinin logaritması. dolayısıyla 1 ile 2 richter arasındaki fark sadece 100-10=90 amplitude ikne, 7 ile 8 arasındaki fark 10^8- 10^7 gibi astronomik bir amplitude veriyor.
0
🌸rusd
(28.09.19)
Lineer olmayan artışlara logaritmik/üstel artıș deniyor. Sadece depremde değil başka alanlarda da kullanıyor. Örneğin lineer ve logaritmik olarak iki çeşit potansiyometre (elektronik) var.
0
prizmatik
(28.09.19)
Richter derecesinin logaritmasını aldığın için yanlış gibi görünüyor oysa richter ölçeği depremde açığa çıkan enerjinin logaritmasıyla orantılı bir değer, ifade doğru yani.
0
mikro patlama
(28.09.19)
Kulaktan dolma bilgi olduğu için böyle oluyor. Deprem şiddeti değil, richter ölçeği logaritmik olarak artıyor. Richter büyüklüğünün 1 birimlik artışı deprem şiddetinde 10 kat artışa denk geliyor.
0
zombi
(28.09.19)
(2)

SGK başlangıç tarihinin önemi hakkında

matrix
Merhabalar; Bir tanıdığım hayatı boyunca sigortasız çalışmış. Sadece 1 ocak 2013'ye 1 günlük sigorta girişi varmış. Bu giriş tarihinin kendisine herhangi bir faydası var mıdır?
Merhabalar;

Bir tanıdığım hayatı boyunca sigortasız çalışmış. Sadece 1 ocak 2013'ye 1 günlük sigorta girişi varmış. Bu giriş tarihinin kendisine herhangi bir faydası var mıdır?
0
matrix
(22.09.19)
Var, eğer o tarihten sonra emeklilik koşulları ağırlaştıysa veya önümüzdeki yıllarda ağırlaşırsa bundan etkilenmez ve o başladığı tarihdeki koşullara göre emekli olur. Ama zaten emeklilik için gerekli prim günü sayısını dolduracak süre boyunca sgklı çalışma niyeti veya ihtimali yoksa o zaman önemi kalmıyor tabi.
0
mikro patlama
(22.09.19)
Ben okul nedeniyle 99 öncesinde sigorta oldum, emeklilik için yaş eşiğim 60; benim yaşıtım olup 99 sonrası sigorta olan arkadaşlarımın emeklilik yaşı 63. Böyle avantajları var.
0
angelus
(22.09.19)
(4)

G kuvveti hesaplama

karlmarx
Merhaba duyurunun newtonlari.100 kg bir insan yuksekten atladiginda ilk 5-10 metrede maksimum kac G kuvvetine magruz kalir?Tesekkurler, sevgiler.
Merhaba duyurunun newtonlari.

100 kg bir insan yuksekten atladiginda ilk 5-10 metrede maksimum kac G kuvvetine magruz kalir?

Tesekkurler, sevgiler.
0
karlmarx
(20.09.19)
1
0
malheiros
(20.09.19)
Serbest düşme ise 1 g ile düşer ancak bunge jumping tarzi bir olay var ise en aşağıda halatin yay gerilimi ile farklilik gösterir
0
basond
(20.09.19)
kilodan ve yükseklikten bağımsız olarak 1g
0
alembic
(20.09.19)
Havadayken mi yere değdiğinde mi soruyorsunuz? Havada 1g'den başlar düşüş mesafesi arttıkça azalır. Yere değdiği anki kuvvetse birçok parametreye bağlı, zeminin esnekliği, kişinin düşme biçimi vs.
0
mikro patlama
(20.09.19)
(3)

akıl yürütme

egokalp
öğrendiğime göre uçaklar deniz seviyesindeki bir havaalanından, yerden yüksekliği çok fazla olan havaalanına göre daha rahat kalkış yapıp daha kolay havalanıyormuş.yüksekteki havaaalanında basınç daha az olduğu için daha rahat kalkış yapması gerekmez mi?
öğrendiğime göre uçaklar deniz seviyesindeki bir havaalanından, yerden yüksekliği çok fazla olan havaalanına göre daha rahat kalkış yapıp daha kolay havalanıyormuş.

yüksekteki havaaalanında basınç daha az olduğu için daha rahat kalkış yapması gerekmez mi?
0
egokalp
(17.09.19)
Soruyu anlamadım. Karadeniz dağın tepesinde mi ki? Karadeniz de deniz değil mi, dolayısıyla orası da deniz seviyesi olmuyor mu?
0
kibritsuyu
(17.09.19)
karadenizi değiştirelim yerden yüksekte bir havaalanı diyelim
0
🌸egokalp
(17.09.19)
Uçaklar kalkışta havayı iterek hız kazanır, inişte de hava direncini yavaşlayabilmek için kullanır. Yükseklerde hava yoğunluğu az olduğu için kalkabilmek için daha çok hızlanması, inişi de daha yüksek hızda yapması gerekir.
0
mikro patlama
(17.09.19)
(3)

Muayene olmadığım halde olmuşum görünüyor -şikayet edeyim mi?-

ya ben lan neyse
geçtiğimiz aralık ayında şehir hastanesinden kiosk cihazından numara aldım."yenidoğan" yazıyordu. hemen götürüp sekretere "şunu yanlış aldım iptal eder misiniz?" dedim ve iptal etmesini bekledim. kadın "tamam gidebilirsiniz." dedi. hastaneden ayrıldım.3 gün sonra e-nabızda bu işlemin muayene gibi iş
geçtiğimiz aralık ayında şehir hastanesinden kiosk cihazından numara aldım.

"yenidoğan" yazıyordu. hemen götürüp sekretere "şunu yanlış aldım iptal eder misiniz?" dedim ve iptal etmesini bekledim. kadın "tamam gidebilirsiniz." dedi. hastaneden ayrıldım.

3 gün sonra e-nabızda bu işlemin muayene gibi işlendiğini görüp tekrar ebesinin damındaki hastaneye gittim.

sekreterlerden biri "tamam hallediyoruz." deyince tekrar hastaneden ayrıldım.

ocak ayında gördüm ki hala e-nabızda duruyor.

hasta haklarına yönlendirildim, durumu anlattım.

bizden cevap bekleyin dediler, ad-soyad-telefon aldılar. cevap gelmeyince 40 gün sonra ben aradım.

başhekim yardımcısına (hekim değil ama) yönlendirdiler bu sefer. o da "geçen yıldan kalmış, halledemeyiz." dedi. uzun uzun anlattı. şikayet et sgk ya dedi usülünce.

aradan zaman geçti, ben unuttum.

şimdi gidip şikayette bulunsam "neden bu kadar geç kaldın?" diye beni suçlu çıkarırlar mı? derdim muayene ücreti falan değil. bilerek ya da bilmeyerek usülsüzlük yapılmış. rahatsız oluyorum.

edeyim mi sgk ya şikayet? bana bir halt olur mu?
0
ya ben lan neyse
(14.09.19)
nickinizi okuyun, cevap orda.
0
mikro patlama
(14.09.19)
E nabızda bu işlem bana ait değil gibi bir buton vardı. Belki işe yarar.
0
mekaniker
(14.09.19)
Azıcık bürokrasi gören biri olarak diyebilirim ki hiç uğraşmayın. Çözmesi bu kadar basit bir sorunu bile çözememişler bu saatten sonra da ancak sizin psikolojinizi bozarlar. Sgk falan çıldırtır sizi. Sizin içim sorun yoksa uğraşmaya değmez sadece muayene ücreti çıkmıştır size. Ama bu bakış açısı doğru olmayabilir olmaz, uğraşırım derseniz de saygı duyarım.
0
bayc
(15.09.19)
(26)

130 lira elektrik faturası normal mi?

la haine filmindeki aynali sahne
Pendik'te 2+1 evde yalnız başıma kalıyorum. Elektrik faturası geçen ay 113 lira gelmişti. Biraz azaltmak için bi kaç tasarruf tedbiri aldım (kullanılmayan ışıklar kapandı, elektrikli çay makinesi çok daha az kullanılmaya başlandı vs). Bu sefer de 128 lira geldi. Bu durum herkeste var mı, yoksa sadec
Pendik'te 2+1 evde yalnız başıma kalıyorum. Elektrik faturası geçen ay 113 lira gelmişti. Biraz azaltmak için bi kaç tasarruf tedbiri aldım (kullanılmayan ışıklar kapandı, elektrikli çay makinesi çok daha az kullanılmaya başlandı vs). Bu sefer de 128 lira geldi. Bu durum herkeste var mı, yoksa sadece bana mı özel?
0
la haine filmindeki aynali sahne
(11.09.19)
ortalama bir evde 100den asagi pek gelmiyor artik. ayin neredeyse yarisinda evde yoktuk 80 lira gelmis.
0
brkylmz
(11.09.19)
tek yaşıyorum 25 lira fatura geliyor. önceleri 14 gelirdi
0
insomniac
(11.09.19)
normal değil.
0
clones
(11.09.19)
yeni mi taşındınız? abonelik ücreti vardır belki. tek kişi için fazla çünkü.
0
hadsafhada
(12.09.19)
350 geldi bize. Zamlardan dolayı normal karşılıyorum.
0
naksidil
(12.09.19)
Tek yaşıyorum 60 geliyor. O bile çok geliyor bana.
0
glamdr1ng
(12.09.19)
Abonelik ücretinin yarısını ilk açtırdığımda diğer yarısını da ilk faturada ödedim. Bu faturalarda dahil değil yani. Elektrikli tavayla çay makinesi çok elektrik çeker dediler diye onları kullanmayı bayağı azaltıp o işleri ocakta yapmaya başladım (o yüzden doğalgaz 6 lira fazla geldi hatta). Geçen ay vantilatör sürekli açıktı. Bu ay onu da neredeyse hiç kullanmadım. Bayağı az gelmesini bekliyodum. Kaçak mı bağladılar nedir :(

Abime sordum. Evde bi aylığına kimse yokken 90 lira gelmiş geçen. Normal dedi.
0
🌸la haine filmindeki aynali sahne
(12.09.19)
Evde kimse yokken nasıl fatura gelir ya? Öyle şey mi olur. Ya fatura gelmez ya geçen aydan kalan yuvarlama ücreti vergi dalan derken max 2 tl gelir
0
glamdr1ng
(12.09.19)
Faturaya yansıtılan sistem kullanım ücreti gibi bi ibare var. Hiç kullanılmasa bile faturaya 40-50 lira civarı ekleniyo. Abim bi ay dediyse de en fazla 15-20 günlüğüne evde kimse olmamış sanırım. O zaman mantıklı oluyor.
0
🌸la haine filmindeki aynali sahne
(12.09.19)
Pendik’te 4+2 evdeyiz. Son ay 95₺ gelmiş, en yüksek de ondan önceki ay 110₺ o da klima falan çalıştığından muhtemelen. Tek başına o kadar çok gelmesi normal değil bence.
0
nrmnm
(12.09.19)
Sabah çıkıp aksam geldigim eve 92 lira geldi elektrik faturası geldi. Evde elektrik tüketecek teknolojik alet kullanimim sifira yakin haftada 1 camasir atıyorum 1 aydir elektrikli supurgem bile bozuk. Daha korkuncu kombiyi yakmaya baslayinca ksiin gelicek dogalgaz ve elektrik faturası kombinasyonu. Korkunc zamlar.
0
hindistan cevizi
(12.09.19)
Kadıköy
Tek kalıyorum
100 lira civarı
0
jimjim
(12.09.19)
Faturaları 90-100 liranın altında gelen arkadaşlar İstanbul dışındalar sanırım. Burdaki dağıtımcıyla alakalı olabilir belki dedim. Yarın bi gidip sorayım bu durumu. Çatı katındayım ve yalıtım da yok eski bina olduğu için. Kışın ufo çalıştırınca faturada 1000 lira görürsem kalbim dayanmaz. :(
0
🌸la haine filmindeki aynali sahne
(12.09.19)
Tutar bir kişiye göre fazla gibi. Kullandığınız cihazların tükettiği gücü, aylık toplamda kaç saat tükettiğinizi hesaplayıp sağlamasını yapın. Şimdi kendi faturama baktım, kdv %18 + 5 lira kadar da trt payı vs. var. Yani 128 liranın 105 lirası kadarı aslında tükettiğiniz tutar.
Kilowatt*saat başına tüketim miktarı olan 0,498'e bölersek 208 kilowatt kadar tüketmiş olduğunuzu görürüz.
cihazın harcadığı güç(watt)* günlük tüketim(saat)* bir ayda tüketilen gün sayısı(gün)=

şeklinde kullandığınız cihazların aylık tükettiği gücü hesaplayın. Toplamda 208000 watt etmiyorsa bir problem vardır.
0
kedikumunaiseyenadam
(12.09.19)
istanbul dışında yaşamıyorum, hiç 100 lira gelmedi, bence kesinlikle normal değil.
0
clones
(12.09.19)
Bursa- 2 bütük 1 bebekli ev.
klima, çok elektrik çeken küçük ev aletleri, ütü, çamaşır bulaşık makineleri tam gaz çalışıyor. 300 tl geldi bu ay.
0
somethinginthewayshemoves
(12.09.19)
vantilatör etkilemez, arada bir çalışan çay makinası da önemsiz.
çamaşır kurutma makinası, elektrikli termosifon, klima gibi aletler sorun.

120-130 gibi geliyor. detayına bakınca faturanın büyük kısmı sayaç okuma payı, o vergisi, bu katkısı gibi şeyler.
0
orpheus
(12.09.19)
Normal değil
0
tosunpasa
(12.09.19)
Çok çekenlerden çok uzun süreler açık kalan cihazlara bakın, uzun süre açık kalan masaüstü pc faturayı etkiler mesela.
0
mikro patlama
(12.09.19)
Akşama kadar çay makinesinin çalıştığı, bir ofis buzdolabının 24 saat ve tv nin yine akşama kadar sürekli açık kaldığı, 4-5 tane florasanın mesai saati boyunca yanık olduğu iş yerime bile 150 lirayı geçmiyor, açık olan bilgisayarı saymadım bile.

Aynı şekilde 4 kişilik 3+1 evime de ancak sizin kadar fatura gelir.

Fazla tüketim yapan cihazlarınız ya da ampülleriniz var, evdeki ampüllerin tamamını lede çevirirseniz çok fark eder.
0
John Bloor
(12.09.19)
Çok bence tek yaşıyorsun çünkü.
0
westblack
(12.09.19)
çay makinesi burada önemli nokta.

nasıl bir meretse sen çay içeceksin diye, o da elektriği içiyor.

Bize 2 yıl önce 80 lira elektrik faturası gelmişti. sonraki ay çaycıyı kullanmayı bıraktık, 50 liraya düştü fatura. diğer her şey aynı. yüzde 50 fark yaptı, inanamadım.
0
akatreil
(12.09.19)
tek yaşıyorum 99-100 geliyor. imar yok, sanayi elektriğinden dolayı olabilir.
0
dieselsingle2
(12.09.19)
Buzdolabı eskiyse çok elehtirik çekiyor. Ütü, fırın, fön makinası, kentle...bunlar çete.
0
insomnia
(12.09.19)
Normal değil. Tek başıma yaşıyorum ben ve elektrik faturam hep 50-55 lira civarı geliyor. İlk defa bu ay 75 lira gelmiş ama 100 lira falan çok zor.
0
cay koy geliyorum
(12.09.19)
derin dondurucu da çok fark ettiriyor faturayı.
0
naksidil
(12.09.19)
(8)

bağışıklık yükseltmece

in vino veritas
mümkün oldukça sağlıklı beslenmeye, düzenli bir hayat yaşamaya, aktif kalmaya çalışıyorum. günde minimum 2 maksimum 4 lt su içiyorum. yeşil çay, kefir, sebze, protein beslenme rutinimden eksik olmuyor. bunun yanında kelle paça, işkembe, ciğer vs. de ayda ortalama 2 kez filan yiyorum mutlaka. her gun
mümkün oldukça sağlıklı beslenmeye, düzenli bir hayat yaşamaya, aktif kalmaya çalışıyorum. günde minimum 2 maksimum 4 lt su içiyorum. yeşil çay, kefir, sebze, protein beslenme rutinimden eksik olmuyor. bunun yanında kelle paça, işkembe, ciğer vs. de ayda ortalama 2 kez filan yiyorum mutlaka. her gun düzenli ve aynı saatlerde yemek yemeye dikkat ediyorum. uykum yeterli değil muhtemelen ama en azından düzenli. hafta içleri yaklaşık 6,5 - 7 saat kadar uyuyorum, bu süreyi 8 saate çıkarmaya çalışıyorum pek başarılı olamasam da. haftada 2 gün pilates 2 gün hızlı tempoda yaklaşık 5 km yürüyorum. işe de yürüyorum oradan da günlük min. 2,5 km yürüyüş var. geçen ay yapılan check up'ta tüm testlerim optimum değerlerde çıktı, kıskanılacak kadar iyiymiş sonuçlarım doktorun dediğine göre. fazla kilom yok, yağ oranım normal.

ama bir şeyleri yanlış ya da eksik yapıyor olmalıyım ki bağışıklığımı yükseltemiyorum. sadece bağışıklığı yüksek tutarak atlatabileceğim bir virüs var vücudumda ve yok olmak yerine etkisini daha da artırdığını gözlemledi doktor.

neyi yanlış ya da eksik yapıyor olabilirim? ne yapmalı ya da yapmamalıyım, sizin de fikirlerinizi almak istedim. şimdiden çok teşekkürler.
0
in vino veritas
(11.09.19)
(git: www.alvasupplement.com) fikir vermesi açısından.
0
scudman1
(11.09.19)
Sık sık hasta mı oluyorsunuz? Sadece sağlıklı beslenmek hastalıklardan korumuyor maalesef. Sık sık grip oluyorsanız bunun altında allerji yatabilir. Diyelim ki çalışıyorsunuz temizlenmemiş klimaya hergün maruz kaldığınızda bağışıklığınız git gide düşebilir. Sigara, alkol vb şeyler keza öyle. Kimyasallar, hava, vb başka şeyler de sizin sık hastalanmanıza sebep olabiliyor. Sağlıklı beslenerek sadece bazı haatalıklardan korunabiliraibiz mesela şeker, tansiyon, kalp damar, obezite.
0
nick konusunda kararsizim
(11.09.19)
daha fazla c vitamini almayı düşünebilirisniz. özellikle sabah iki üç tane taze yeşil bibier yiyerek
0
hoot
(11.09.19)
Bağışıklıktan kastınız ne?hangi değerleri yükseltmek peşindesiniz? Wbc mi mesela? Vitaminler mi düşük, hangileri?
Dr’lar daha iyi bilir elbette size de önerilerde bulunmuştur zaten doktorunuz ama diğer faktörler ; karaciğerle ilgili değerleriniz mesela onlar da etkiliyor.
Yediklere gelince ; neyi neyle ve ne zaman yediğiniz de önemli .
Yeşil çay örneğin , siyah çaydan daha çok kafein içeren bişey gıdalardan aldığınız demiri bağlayacak bişey.
Son olarak en önemlisini unutmuşsunuz; stres! Meditasyon yapın, her gün aynı saatte bi süre kitap okuyun. Ve söylemişsiniz zaten dengeli ve verimli uyuyun.
0
jimjim
(12.09.19)
Stres kısmını atlıyor olabilirsin.
0
Suehtemorp
(12.09.19)
Ímmuneks tablet. Besin desteği sayılıyor zaten.
Bir de zerdeçallı formüller var. Arkadaşlardan duydum, çocuklarına içiriyorlarmış.
0
pro9it9is9
(12.09.19)
cevaplar icin cok tesekkurler, buna istinaden ufak bir ozet daha geceyim, evet atlamisim soylemeyi. sigara 0 alkol de ayda 1-2 kadeh sarap ya da biradan ileri gitmiyor cogu zaman. eskiden ayda 1 mutlaka dudagimda ucuk cikardi regl onceleri simdi o da olmuyor yaklasik 5-6 aydir. isim onceki islere kiyasla cok stresli olmamakla birlikte gun icinde cok sinir yapabildigim bir is ama ofis isi, telefon ve bilgisayarla (ve birtakim gereksiz ve beyinsiz insanla) hasirnesirim cogunlukla.

yesil cayi kahvaltida ve ogle yemeginden 2 saat sonra iciyorum. sık hasta olmuyorum hatta hasta olmuyorum. grip olacak gibi hissettigimde sadece 1 sabah ve aksaminda c vitamini takviyesi ve 1er tablet theraflu iciyorum ve geciyor soguk alginligi, grip olmuyorum.

maydanoz, zencefil vs. yazmamisim ama bunlari da hemen her gun tuketiyorum cig olarak.

immuneks bir sure denedim uykusuz ve yorgun hissettigimden (6,5 saat uyku cogunlukla yetmiyor) ama ise yaramiyor gibi geldi kullanmayi biraktim. fazla takviyenin de vucuda yarardan cok zarari oldugunu dusundum, karacigeri bosuna yoruyor gibi geldi.

@jimjim, olculen degerlerimde dusukluk cikmadi, virusu sadece bagisikligi yuksek tutarak atlatabiliyormusum ve etkinligi ilerliyorsa virusu atlatmaya faydasi olacak bir seyler yapmaya calisiyorum ama basarili olamiyorum :(
0
🌸in vino veritas
(12.09.19)
Yediğiniz içtiğiniz çok önemli tabi ama herşey bundan ibaret de değil. Stres+1 diyorum, zaman ayırıp ilginize göre meditasyon veya dini aktivite deneyin. Doğa yürüyüşü gruplarına da katılabilirsiniz, işe yürümekle aynı gibi düşünmeyin.
0
mikro patlama
(12.09.19)
(5)

tavşanlar kulaklarından kaldırılır mı?

pembefil
yakında 1 yaşına gircek bir lop tavşanımız var. bu zamana kadar kulaklarından asla kaldırmadık (acı çekceğini düşünerek) sırtından kavrayarak tutmaya çalışırdık --her ne kadar panik yapsa da...-- geçen gün muayane için veterinere götürdüğümüzde kulaklarından tutup kaldırarak muayane ettiler ve bunun
yakında 1 yaşına gircek bir lop tavşanımız var. bu zamana kadar kulaklarından asla kaldırmadık (acı çekceğini düşünerek) sırtından kavrayarak tutmaya çalışırdık --her ne kadar panik yapsa da...-- geçen gün muayane için veterinere götürdüğümüzde kulaklarından tutup kaldırarak muayane ettiler ve bunun olması gereken yöntem olduğunu defalarca belirttiler.

gerçekten bu konuda bilgisi olan var mı?
0
pembefil
(11.09.19)
o cahil veterineri bir daha ziyaret etmemenizi oneriyorum, hatta hakkında sikayet bile yazabilirsiniz google'da.

"The first and most important rule of handling your rabbit correctly is to never pick him/her up by the ears, the scruff, legs or tail. It is painful and can cause serious damage."

"tavsanınızı elinize almanın en onemli kuralı asla onu kulagından, kuyrugundan, bacagından veya ensesinden kaldırmamaktır. bu acı verir ve ciddi zarara neden olabilir"

myhouserabbit.com
0
s0phiesw0rld
(11.09.19)
Kulaklarından kaldırmak nedir allaşkına:/ Bu doğru olsa bile karnından nazikçe tutup muayene etmek zor mu yani. Siz de sakın sırt derisinden çekerek kaldırmayın ne olur. Avucunuzla göbüşünden sırtından yumuşak yumuşak kavrayıp kaldırabilirsiniz.

Ne güzel tutup kaldırmış:encrypted-tbn0.gstatic.com
0
nick konusunda kararsizim
(11.09.19)
Uygun bir yöntem midir bilmiyorum. Ama boynundan tutup kaldırdığındaki rahatsızlığı kulaklarından tutup kaldırınca duymuyor.
0
Mirket
(11.09.19)
Bir elle poposuna yakın sırtından, diğer elle göğsünden (karnından değil) tutarak kaldırın. Doğru ve dengeli tutarsanız zaten rahatsızlık belirtisi vermeyecektir. Tavşanı bebek değilse tek elle tutmaya çalışmayın.
0
mikro patlama
(11.09.19)
Tavşan kulaktan tutulur, yani ilk kulaktan kavranır sonra diğer eller ile alttan yandan desteklenir. Kulaktan tutulur tabi ama gidip de dakikalarca kulağından tutup havada ayer çekimine karşı tutulmaz. Kulaktan kavrayıp kucağına alırsın, 3-4 saniyelik bir şey bu, bunda bir şey yok.
0
freedonia
(12.09.19)
(22)

Idam cezasi hakkindaki fikirleriniz

hindistan cevizi
Son donemde sıkça tartisildigi icin sizin de fikirleriniz merak ettim. Idam cezasi geri gelmeli mi, ne dusunuyorsunuz? Ben geri donusu olmayan cezalar verilmesine karsiyim ve rehabilite sansinin oncelikli olarak degelendirilmesi taraftariyim. Sizin fikriniz ne? Tesekkur ederim cevaplar icin.
Son donemde sıkça tartisildigi icin sizin de fikirleriniz merak ettim. Idam cezasi geri gelmeli mi, ne dusunuyorsunuz? Ben geri donusu olmayan cezalar verilmesine karsiyim ve rehabilite sansinin oncelikli olarak degelendirilmesi taraftariyim. Sizin fikriniz ne? Tesekkur ederim cevaplar icin.
0
hindistan cevizi
(09.09.19)
Rehabilitasyona inanmadığım gibi idam cezasını da vahşice buluyorum.
0
hatun
(09.09.19)
Rehabilitasyonda başarı şansı sosyal imkanlar sonucu Türkiye de düşük kalacağına inanıyorum. Idam cezasının pardonu yok doğru bulmuyorum. Türkiye de uygulanan infaz kanunu nun temel problem olduğunu düşünüyorum.
0
Topalordek
(09.09.19)
şeriat gelsin diye hukukun içinin boşalmasını izliyoruz yıllardır. eğitimi, ekonomi vs.

ha idam, twit attı diye idam ederler onu bunu, gıkını çıkaramazsın.
0
tolga¿naber?
(09.09.19)
Beslemek varken ne gereği var. Hapishaneler müthiş hem. Çok iyi rehabilite edebiliyoruz suçluları
0
Delay Fuze
(09.09.19)
idamin geri getirilmemesi gerektigini dusunuyorum. cunku kurunun yaninda yas da yanacak. sucu apacik ortada kimseleri asmak motivasyonu ile getirilen idam, zaman icinde suclu oldugu kesinlesmemis insanlari da asacaktir.
0
Leonardo~Da~Vinci
(09.09.19)
@Delay Fuze idamin gelmesi taraftari misiniz yani, yoksa pratikte daha ise yarar rehabilitasyon secenekleri uygulanmasi mi ?
0
🌸hindistan cevizi
(10.09.19)
"taciz, tecavuz, gasp, hirsizlik gibi adi suclara buyuk kucuk demeden idam gelmeli"

ahah. Daha kendi yazdığınla çelişmişsin ama neyse..
0
Avoiding The Puddle
(10.09.19)
Desteklemiyorum çünkü hiçbir canlı bir başka canlının hayatını almakla hüküm veeremez, vermemeli. Ayrıca bu durumun yine kötüye kullanılacağı konusu çok aşikar. Asıl suçlular aramızda cirit atarken yine pek çok masumun canına kıyılacak. Rehabilitenin Türkiyede uygulanmasının ise suçluların ruh durumunu daha da çok bozacağı için pek de olumlu bi sonuç elde edileceğini düşünmüyorum.
0
superfluid
(10.09.19)
gereksiz
0
hot potato
(10.09.19)
kim uygulayacak idamı? hangi iktidar böyle bir gücü elinde bulundurmayı hak ediyor? kaçınız tayyar'ın eline bölye bir güç geçsin ister?
0
sinek kral
(10.09.19)
@hot potato cevap icin tesekkur ederim ama netlesmesi icin soruyorum. Idam mi gereksiz, rehabilitasyon mu ya da boylr bir tartisma mi? Burdaki insanlarin fikirlerini gercekten merak ettigim icin sordum.
0
🌸hindistan cevizi
(10.09.19)
Gelmeli ama bu konjonktürün ve vesayetler arası tahakküm için yapılan siyasî/sosyolojik ortamın içinde değil.

Adîl, hakkaniyetli bir şekilde uygulanabileceği toplumsal düzen mevcut değil ülkede. Gelirse resmen cadı avına dönüştürülür. Mutlaklığı maddi delillere dayandırılmış çocuk tacizi gibi ağır suçlar için kesinlikle uygulanmalı.

İnsan, iyi ve kötü yönde sonsuz ihtimallere açık bir varlık. Yok ıslah edilmekmiş, rehabilite edilmekmiş; safî romantizm ve gereksiz sevgi pıtırcıklığından başka bir şey değil. İnsan doğasını hiç anlamamış yorumlar bunlar. Hayatla, insanlarla, dünyayla sahici ilişkiler kurmamış ve gerçeklerle yüzleşmemiş iyi niyetli insanların klavye başında idealize ettiği safiyane düşünceler. Bilim pedofili tedavi edilemez diyor. Bırakın insanı; hayvana, cansız mankenlere tecavüz edenler hatta nekrofiller var bu ülkede.

Haneke filmlerindeki kötülükleri mideniz kaldırmıyor daha. Hiç bilmediğiniz, şahit ve dahil olmadığınız ne hayatlar var. İdamı bir intikam değil adalet mekanizması olarak sonuna kadar destekliyorum.
0
levent bilgen
(10.09.19)
Türkiye'de ve özellikle AKP zihniyeti gücü elinde tutuyorken idamın tartışılmasına bile karşıyım.

Ortalama bir hukuk devletinde belirli suçlar için kişinin suçluluğu %100 kanıtlanabiliyorsa idamı desteklerim. Saf kötülüğün rehabilite edilebileceğine inanmıyorum. "İnsan yaradılış olarak iyidir" sanrısı ne yazık ki mainstream dinlerin kafamıza kaktığı şeylerden yalnızca biri.

Yavru bir köpeğin dört bacağını kesen bir şeyin topluma en ufak bir faydası olacağını düşünmüyorum (bunu yapan şey hala yakalanmadı, aramızda geziyor) Bu şeyi rehabilite etmeye harcanacak zamanı, insan kaynağını ve parasını da israf olarak görüyorum.
0
bruce mclaren
(10.09.19)
Suçluluğun %100 kanıtlanması diye bir şey yok, önce onu net görmek lazım. Yargıda 2 sonuç olur, suçlu ya da suçsuz. %70 suçlu, %92 suçlu, "galiba suçlu" diye bir sonuç çıkmaz. Adalet sistemi en gelişmiş ülkelerde bile on yıllar sonra aklanıp serbest bırakılan insanlar oluyor. Mesela tecavüze idam verilse, o suç artık tecavüzle değil işkenceyle, cinayetle sonuçlanabilir, çünkü suçlu için "nasıl olsa artık fark etmez". İdam cezasını savunanların suçu azaltmak, önlemek gibi rasyonel amaçları yok zaten, kurbana ne olduğu da umurlarında değil, maksat intikam almak, linç etmek, kendi bireysel öfkelerini yatıştırmak çünkü.
0
mikro patlama
(10.09.19)
Siyasi,politik, duygusal şeylerden ayrı konuşursak eğer, bu ceza gelmelidir. Acıyı bizzat yaşamadan, suç için verilecek cezayı konuşmak 'eksik' bir ifade oluyor.
0
Erva
(10.09.19)
idam'dan önce konuşulması gereken suça uygun ceza olacak şekilde kanunların oluşturulması ve uygulanması gerekir.

15 kez bıçaklayıp tutuksuz yargılanan, cinayet işleyip iyi hal indiriminden cezanın büyük çoğunluğu silinen, ahbap-çavuş ilişkisiyle ceza almaktan kurtulan kişiler bir yanda,

gizli tanık(!) marifetiyle 40-50 yıl ceza alan, ifade özgürlüğü çerçevesinde olması gereken ancak cinayet işleyenlerin 3-5 katı hapis cezası alan insanlar bir yanda.

bütün bunlar ortadayken, siyasetin burnu bu kadar yargının içindeyken idam'ın gelmesi, gelirse bile doğru uygulanacağını düşünmek için epey saf olmak gerekiyor.
0
altinci nesil caylak
(10.09.19)
Hukukun da, infaz yasasının da doğru düzgün olmadığı ülkelerde idam cezasını anca muhalifler alır.
0
SiyamkedisiZorro
(10.09.19)
Ceza meselesi toplumun gelişmişlik düzeyiyle ilgili.

Malesef bu çağda hala herkes cahil, ama cahil kalmayı hedeflemiyorsak ilerici bir hamle yapmalıyız.

İdamı geri getirerek ne yapılmak istendiği de önemli. Yani siyasi sebeplerle idam getirmek ona göre kullanışlı bir yasa yapmak da mümkün. Böyle siyasi ayarlar verip duruyorlar.

Ya da mesela halkı yemleyip duruyorlar. Yok uçağımız göklerde yok bilmem kimi yargılayacağız... Bu iktidar yetmez ama evetçileri nasıl torbaladıysa şimdi de bir araya gelmesi pek mümkün olmayan bir kesimi idam yasası kisvesiyle çıkacak bir torba yasayla torbalayabilir.

Türkiye’nin en büyük sorunu muhalif tabanın da en azından iktidar tabanı kadar cahil olması.

Benim şahsi fikrime gelirsek: kimin idam edileceğine ben karar vermiyorsam çıkmasın.
0
marsargo
(10.09.19)
Hak, adalet, hukuk kalmadığı için idam gelirse öttürürler, zaten kimsenin sesi çık(a)mıyor, bu sefer diyeceklerin dilinin ucuna bile gelemez, nöronların arasında dolaşır durur.
0
kimlanbu
(10.09.19)
sahsen ben milletin idam kalkmali veya idam gelmeli diye net sekilde hukum verebilmesini anlayamiyorum. Ulan bu bu kadar basit bir konu mu, nasil da karar verebiliyorsun bu kadar kolay.

Benim fikrimi sorarsan ben idamin kalkmasini desteklemiyorum. Buna karsilik "idam cezasi olmali kesinlikle" diyemikyorum, kendimi buna hukum verecek kadar yeterli gormuyorum. Cok cok derin bir konu ve cok genis degerlendirilmesi gereken bir konu. Iki ucu bklu degnek ve kolay kolay icinden cikilacak bir konu degil.

Idam cezasi kalkmasi cozum degil cunku idamlik suc isleyenler daima olacak, kotluk evrenin bir parcasi. Ote yandan idam geri alinamaz bir ceza, her bir spesifik vaka o zamana kadarki tum vakalardan farkli, her seferinde dogru karar verildiginden, zanlinin gercekten suclu oldugundan emin olunacaginin garantisini vermek mumkun mu? Hata payi gercek anlamda sifir olmasi gereken bir mevzu, insan soz konusu.
Siradan vatandasin yorum yapabilecegi bir konu degil bence bu. Idam konusunu halk oylamasina sunmak da akil isi degil.
Ben sahsen bu konuda kesim hukum verecek kadar yeterli gormuyorum kendimi. Idamin neden boyle tak diye cevap verilemeyecek bir soru oldugunu aciklamaya kalksam sayfalarca yazmam lazim, kisaca cok derin konu ve seni beni asar diyorum.
0
stavro
(10.09.19)
Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış.
0
ezeriko
(10.09.19)
Ben idama da rehabilitasyona da inanmıyorum. Olay olmadan önce önlemen gerek. Onu yapamıyosan bana göre idam da hapis de hadım da adamı sokağa salmak da farksız.
0
Delay Fuze
(10.09.19)
(2)

Laos'un son vize durumu

d max
Laos için en son "e-vize veya kapıdan vize alınabiliyor" diye bir bilgi duydum ama genellikle halen önceden almak lazım şeklindeki eski bilgi duruyor. E-vize sitesine baktım (gerçeği bu: gov nokta la uzantılı adres, sağlam yani) Türkiye e-vizeye dahil. Sanki bana kapıdan da vermiyorlar ama e-vize ka
Laos için en son "e-vize veya kapıdan vize alınabiliyor" diye bir bilgi duydum ama genellikle halen önceden almak lazım şeklindeki eski bilgi duruyor. E-vize sitesine baktım (gerçeği bu: gov nokta la uzantılı adres, sağlam yani) Türkiye e-vizeye dahil. Sanki bana kapıdan da vermiyorlar ama e-vize kapsamına dahil edip konsoloslukla da uğraştırmıyorlar gibi bir durum gibi göründü. Son durum ne bilen var mı hiç? Daha iyisi vizeyi alan, giden? Kapıdan oluyor mu? Hangisi tavsiye olunur?
0
d max
(09.09.19)
eksisozluk.com

Bu yazara sormuştum, havalimanından sorunsuz giriş yapmış, normalde kara sınırında da sorun olmaması gerekir ama fazla güvenmeyin bence, kara sınırında biz bilmiyoruz yok öyle bişey demeleri olmayacak şey değil.
0
mikro patlama
(10.09.19)
@mikro patlama: Doğrudur. Bazen havada bile olmuyor.
0
🌸d max
(10.09.19)
(5)

1 haftadır oda sıcaklığında duran yumurta yenir mi?

bonanza
üstünde "buzdolabında muhafaza ediniz" yazıyor ama 1 hafta önce alıp dışarı koymuştum. skt geçmemiş.bozuk mudur, bozuksa nasıl anlaşılır?
üstünde "buzdolabında muhafaza ediniz" yazıyor ama 1 hafta önce alıp dışarı koymuştum. skt geçmemiş.

bozuk mudur, bozuksa nasıl anlaşılır?
0
bonanza
(07.09.19)
Yemeğe koymadan önce boş kaseye kırın sarısı dağılmazsa ve kötü koku yoksa yenir.
0
mikro patlama
(07.09.19)
Organik köy yumurtasıysa durabilir. Tavukların poposundan toplamıştık 1.5 ay dışarda durdu kırdık yedik hiç bir sorun olmadı. Ama market yumurtalarından her şeyi beklerim :D

Bozulduğunu zaten kırınca anlarsınız koyu bi sıvı akar ve acayip kötü kokar.
0
superfluid
(07.09.19)
Ben market yumurtası alıyorum ve hep oda sıcaklığında tutuyorum. 3-4 hafta sürüyor tüketmem ve bi sorun yaşamadım bu zamana kadar.
0
megalomaniac
(07.09.19)
Bozuksa anlamanın yolu bir kap suya koymak. Eğer yüzüyorsa bozuktur. Bir de sallayınca vıç vıç ses çıkıyorsa bozuktur.
0
peki madem
(07.09.19)
Marketlerde dışarda duruyor hep yumurtalar. Son kullanma tarihi geçmemişse veya geçmesine 1-2 gün kalmış gibi bir durumu yoksa yiyin afiyetle.
0
yercekimini kendine ceken adam
(07.09.19)
(1)

Yurt disi ucusu enstruman tasima

life of pasha
Selamlar,61 tuslu m-audio midi keyboard'umu. Pegasus veya THY ile milanodan izmire getirebilir miyim kabin bagaji gibi kullanarak bilgisi olan var mi ?Yoksa enstruman icin arti bir odeme mi yapmam gerekiyor ?
Selamlar,

61 tuslu m-audio midi keyboard'umu. Pegasus veya THY ile milanodan izmire getirebilir miyim kabin bagaji gibi kullanarak bilgisi olan var mi ?

Yoksa enstruman icin arti bir odeme mi yapmam gerekiyor ?
0
life of pasha
(06.09.19)
Boyutları limiti aşacağı için normal kabin bagajı gibi taşıyamazsınız sanıyorum, şurada yazılmış, 45 usd demiş.

www.flypgs.com
0
mikro patlama
(06.09.19)
(10)

5 yıllık laptop için termal macun yenilemesi gerekli midir?

mikro patlama
5 yılı geçti ama çok sık kullandım denemez, oyun oynamıyorum. Normalde ofis tarzı işlerde fanlar en düşük hızda çalışıyor, sadece işlemci yükü arttığında fan sesi yükseliyor. Buna bakarak işlemcinin ısınma sorunu olmadığını, dolayısıyla termal macun yenilemeye gerek olmadığını düşünüyorum, haklı mıy
5 yılı geçti ama çok sık kullandım denemez, oyun oynamıyorum. Normalde ofis tarzı işlerde fanlar en düşük hızda çalışıyor, sadece işlemci yükü arttığında fan sesi yükseliyor. Buna bakarak işlemcinin ısınma sorunu olmadığını, dolayısıyla termal macun yenilemeye gerek olmadığını düşünüyorum, haklı mıyım?
İşlemci sıcaklığını görmek mümkün değil bu arada.
0
mikro patlama
(30.08.19)
gerek yok hocam
ama fan toz tutabilir
islemci sıcaklıgını hwmonitor programı ile gorebilirsin
0
kingcyrax
(30.08.19)
2 yılda bir yenilemek lazım bence.
0
dieselsingle2
(30.08.19)
gerek yok neye göre gerek yok sallayalım cevap olsun.

2 yılda bir rutin bakımı olur cihazın. termalinden fanına kadar temizletirsin. önce değil sonrası da sağlığını etkiler.

güvenilir bir yere gidip, yaptır. başındanda ayrılma. güvenmiyorum falan da diyebilirsin. hiçbir yer bilmiyorsan istanbul kadıköyde notebook hastanesi var oraya git. 8 sene falan oldu memnunum adamlardan. ha birde pc ye şifre koymayı unutmuyosun vermeden önce. pil sağlığını da sorarsın.
0
baldan kaymak
(30.08.19)
bence gerekli. kışın ben yaptım eskisinden bile iyi oldu, çok az ısınıyor. hem de bilgisayarcıdan 5 liraya aldığım macunla yaptım.
0
nothing in my way
(30.08.19)
Bana sorarsan gereksiz,
Msi ge60 var giriş seviyesi oyuncu dizüstü bilgisayarı.

Sadece steam 2200 saat oyun sürem var, bir o kadar da korsan + bf4/bf3 oynamışımdır 5 senede.

Halen sıcaklık sorunu yaşamadım.
vurgu yapıyorum, sıcaktan dolayı kapanmıyorsa termal macunun değiştirmenin bir anlamı yok.


İşlemciyi boşuna açmanın anlamı yok. Fan toz temizliği yeterli çünkü; dizüstü donanımları zaten yüksek sıcaklıklarda sorun çıkarmasın diye tasarlanıyır bla bla
0
masseter
(30.08.19)
5 yıl içinde laptop'un nasıl kullanıldığına göre değişir bu sorunun cevabı. Eğer günde 1-2 saatten fazla çalışmadıysa bu 5 yıllık sürede, gerek olmayabilir. Günde 10-15 saat açıksa zaten gerek olup olmadığını 2 yılın sonunda tuşlara basarken elinin yanmasından anlarsın. :) Gerçi 5 yıllık bir laptop sık kullanılıp, uzun süreler çalıştıysa HDD'si mefta olmaya yakındır, yakında sesler çıkarmaya başlar.
0
siz tek ben hepiniz
(30.08.19)
hocam
ısınmıyorsa ( programı soyledim hwmonitor )
fanı temizlet gec
0
kingcyrax
(30.08.19)
5 yıllık laptopta termal macun çimento gibi olmuştur.
0
nahtoderfahrung
(30.08.19)
termal macun sıvı bir şey. 2 seneden sonra katılaşır. ısıyı üstünden atamaz olur. çevresindeki komponentlere zarar olur ısının aktarılmaması. zaten kolay bir işlem yaptırılmasında kesinlikle fayda var.
0
bahoho
(30.08.19)
@kingcyrax program önerisi için teşekkürler ama sıcaklığı göstermiyor, bildiğim kadarıyla benim makinanın modeli sıcaklığı raporlamadığı için hiçbir program gösteremiyor.
0
🌸mikro patlama
(30.08.19)
(8)

Grip asisi

diyor bir arkadas
Merhaba, grip asisi hakkinda o kadar cok sey soyleniyor ki kafam karisik acikcasi. Yaptirmali mi, yaptirmamali mi? Gecmis donemde asi olanlariniz nasil gecirdi sureci? :/
Merhaba, grip asisi hakkinda o kadar cok sey soyleniyor ki kafam karisik acikcasi. Yaptirmali mi, yaptirmamali mi? Gecmis donemde asi olanlariniz nasil gecirdi sureci? :/
0
diyor bir arkadas
(30.08.19)
Çoğu insandan daha sık ve daha ağır hastalanıyorsanız yaptırın derim, aksi halde kendinizi daha iyi kollayıp üşütmekten kaçınarak da riski azaltabiliyorsunuz. Geçmişte yaptırdım birkaç sene, çoğu sene faydalı olmuş, bir sene ise etkisini görmemiştim. Tekrar yaptırmayı düşünmüyorum.
0
mikro patlama
(30.08.19)
Cok tesekkurler. Acaba yaptirdiginiz ilk sene mi faydasini gordunuz?
Onceleri pek grip olmazdim ama gecen sene baya bir etkilendim. Iki-uc defa grip oldum ve agir gecti.
0
🌸diyor bir arkadas
(30.08.19)
Kişisel fikrim aşının etkisini kısa dönemde değerlendirmek zor, çünkü hava durumu gibi senesine ve kişiye göre hastalık sıklığı da değişebiliyor. İlk sene ve sonraki senelerden bazılarında belirgin şekilde koruduğunu düşünüyorum. Sizin gibi bir senede 2-3 kere ağır grip olsaydım yaptırırdım, daha sonraki seneler de duruma göre karar verirdim.
0
mikro patlama
(30.08.19)
Gecen yil ilk kez yaptirdim. Asidan sonra bir hafta kadar soguk alginligi gecirdim, ama bu asidan kaynaklanan bir etkiydi. Asiyi vucuda alinca boyle bir etki gosteriyormus. Ayakta atlattim, buyuk bir sey degildi yani.
Ekim ayindan bu yana hasta olmadim. Gribi gec, nezle bile olmadim.

Bu yil tekrar olacagim asi.
0
dont eat me
(30.08.19)
ben yaptirmiyorum. onun yerine ekinezya destegi aliyorum ya da kefir iciyorum.
bir kac yil oncesine kadar annem her yil yaptiriyordu aile hekiminin onerisi uzerine ve agir geciyordu gribi asidan sonra. yaptirmayi biraktik, su an nezle kivaminda geciyor hastaligi.
bir doktorumun soyledigi, grip kendini yenileyebilen bir virus. ve asilar geri kalabiliyor. yani bu senenin asisi gecen senenin virusu icin gelistirilmis demisti. tabi bu tarz konular doktorlarin da farkli goruslere sahip oldugu konular.
kisacasi, ben yaptirmayip kendimi vitamin destegiyle falan korumaya calisiyorum.
0
65 derece
(30.08.19)
Herkese ayri ayri cok tesekkur ederim. Olacagim buyuk ihtimalle ama aklima takildi novosef antibiyotik ignelerine karsi alerjim var sikinti olur mu acaba? :)
0
🌸diyor bir arkadas
(30.08.19)
Grip aşısında antibiyotik değil yumurta allerjisine dikkat ediliyor bildiğim kadarıyla, aile hekimine danışmanız iyi olur.
0
mikro patlama
(31.08.19)
Tesekkurler. Hepimiz icin gripsiz bir yil olur insallah. :))
0
🌸diyor bir arkadas
(31.08.19)
(2)

Ebay siparis iptali hakkinda

sacrilegious
Dun 400 dolarlik bir siparisimi satici iptal etmis. Is bankasi kredi kartiyla odemistim. Simdi paranin iade proseduru nasil olacak? Ebay 7 gun icinde hesabiniza iade olcak demis ama benim bankayla iletisim mi kurmam gerekiyor yoksa kendiliginden 7 gun sonra kredi karti bakiyesine mi eklenecek? Bir d
Dun 400 dolarlik bir siparisimi satici iptal etmis. Is bankasi kredi kartiyla odemistim. Simdi paranin iade proseduru nasil olacak? Ebay 7 gun icinde hesabiniza iade olcak demis ama benim bankayla iletisim mi kurmam gerekiyor yoksa kendiliginden 7 gun sonra kredi karti bakiyesine mi eklenecek? Bir de paypal falan kullanmadan odeme yapmistim herhangi bir kesinti olur mu sizce iade edilirken?

Tesekkurler
0
sacrilegious
(29.08.19)
Panik yapmayın, birşey yapmanıza gerek yok, eğer para 1 hafta içinde gelmezse o zaman ebay ile iletişim kurarsınız. Bankaya harcama itirazı ancak dolandırıcılık varsa en son yapılacak şey. Kesinti olmaz.
0
mikro patlama
(29.08.19)
bir sey yapmaniza gerek yok su asamada. ebay paranizi iade eder. kesinti olmaz fakat isbankasinin proseduru nasildir bilmiyorum kartinizdan cekildi mi yoksa provizyon mu ona gore belki kur farki odersiniz dolar tl cevirisinden.
0
tanaka
(29.08.19)
(21)

Üç kuruş maaşla çalışıp başkasının servetine servet katmak

dakota
Çok saçma değil mi ? Mesela asgari ücretle çalışan biri nasıl geçiniyor? Veya 4 bin tl maaş alan biri arabası ve ev kirası ve de haftada bir 50’lik rakısı olan eğer bir de sigara içen biri de bu maaşla geçinemez. Evli ise zaten geçinemez. Yani bu sistemde çalışmak çok saçma değil mi ? Tamam yapacak
Çok saçma değil mi ? Mesela asgari ücretle çalışan biri nasıl geçiniyor? Veya 4 bin tl maaş alan biri arabası ve ev kirası ve de haftada bir 50’lik rakısı olan eğer bir de sigara içen biri de bu maaşla geçinemez. Evli ise zaten geçinemez. Yani bu sistemde çalışmak çok saçma değil mi ? Tamam yapacak bir şey yok mecburuz falan. Veya istemiyorsan git kendi işini kur diyecek insanlar da vardır mesela. Ben kendi adıma 10.000₺ maaş alsam da patronuma milyonlar kazandırıyorum diyelim. Ve bu kadar para tek bi adamın cebine gidiyor. Hani devletin cebine gitse neyse ve devlet kazandığı para ile yeni iş sahaları açsa ve insanlar iyi maaşlarla çalışsa olabilir ama diğer türlü çok saçma.
Siz neler düşünüyorsunuz bu konuda.
0
dakota
(25.08.19)
Güzel düşünmüşsün gerçekten.
Önemli olan bu gizi çözmek zaten şu aşamadan sonra patronluk diye tabir ettiğin iş kurma yolunda adımlarını atabilirsin. Seni tutan birşey varsa eğer emin ol servetine servet kattıklarını da o şeyler tutuyordu.
0
Yavuşuhlu
(25.08.19)
Patron dediklerin de uzaydan gelmiyor. Evet bazisi dogustan avantajli ama senin de elini kolunu tutan yok.

Kimisi arabasini evini satip kendi isyerini kuruyor.
0
brkylmz
(25.08.19)
Ben de senin gibi düşünüyorum. Ama bu yeni bir şey değil.
170 yıl önce Avrupa'da bir takım güzel insanlar da aynı senin benim gibi düşünüyorlardı. Dediler ki: "bu nedir aga, değiştirelim bu düzeni.." Sonra çok meşhur oldular..
0
ebabil curnatasi
(25.08.19)
Ben de bi iş kurabilir ve çok para kazanabilirim. Ama insan emeği sönürmek istemiyorum.
0
🌸dakota
(25.08.19)
Erhan Erkut'un videolarına bir göz atın derim. Tam sizlik şeyler söylüyor.
0
microfiction
(25.08.19)
haklısın da işte fakir kitleler kendilerinin zengin olabileceği umudu nedeniyle ses etmiyor. burada bile görüyorsun işte, gelmiş adam "sen de ol tutan mı var" diyor, lol. evet mesela ali koç ve ben aynı şartlarda büyüdüm, zengin olmamak bizim suçumuz tamamen, sonuçta zengin olabilenler var ve isteyen herkes olabilir o yüzden, di mi? zihniyet buyken ne bekliyorsun ki? yarın kalkıp devrim yapalım desen, yarı aç yarı tok yaşayan çomarlar "bizi ekmeğimizden edeceksin" diye sana saldırır ve patronunu zengin etmeye devam eder.

sen günde 8-9 saat çalışıyorsun. kazandığın paranın HER KURUŞUNU bir şekilde yine harcıyorsun. ev, araba, o yoksa işte kafede içtiğin çaydan tut da elindeki telefona kadar... özellikle türkiye gibi vasat ülkelerde insanların %80-90'ı birikim bile yapamıyor. aldığın her şeyi, normal şartlarda "insanlık hakkı" sayılabilecek şeyler için harcıyorsun. kaynak var, yok değil. sen okula gidecek, doktora gidecek, iyi bir evde yaşayacak kadar enerji sarf ediyorsun zaten ama sana 3 kuruş verip senin yaptığın iş üzerinden 33 kuruş alıyorlar. sonra sen şikayet ettiğinde de tembel, şükürsüz, nankör, madem öyle sen de zengin ol diyorlar :)

velhasıl evet üç kuruş maaşla çalışıp başkasını zengin etmek saçma ama üremekten başka bir vasfı olmayan düşük zekalı yaşam formlarının sayısı bu kadar fazlayken herhangi bir şeyin değişmesi pek mümkün görünmüyor. biraz arz-talep meselesi aslında. "ben senin kölen olayım, bana hiçbir şey vermesen de olur, ben hayatımı sana adayayım" diyen onlarca kişi olsa mesela sen de önünde sonunda "iyi lan ol madem o kadar istiyosan" dersin. kafana eserse birini gönderip diğerini alırsın. isteyen çok sonuçta.

eh, kapitalistler de günde 10 saat çalışıp altına araba çekebildi diye kendini "zengin" zanneden tipleri davar gibi güdüyor. adam böbürlene böbürlene ne kadar satış yaptığını falan anlatıyo mesela, gurur duyuyo bununla jsfjsj. çoğunluk böyle artık.
0
der meister
(25.08.19)
devletin cebine gitse neyse mi? gitmesin devletin cebine bir şey. beğenmiyorsan kendi işini kurarsın, o milyonlar kazanıyor dediğin insanlar da bedavaya kurmadılar o işleri.
0
nahtoderfahrung
(25.08.19)
ya kac kisi ali koc standartlarinda buyuyor? sifirdan gelip de cabalariyla cok varlikli olan insanlar var.

insanlar kendi basarisizliklarina, tembelliklerine kilif bulmaya, baskalarini suclamaya egilimliler. ama benim annem soyle, babam boyle. bana su sans verilmedi, bana bu yapilmadi... ne alaka? internette ofke sacarak, dusmanlik yaparak bir yere varilmiyor.
0
xvyz
(25.08.19)
bir isveren olarak acikca sacmaladigini soyleyebilirim. benim alanimda oyle bir sey yok. bir kisi mi milyon dolarlari kazandiriyor. acaba baskalari da boyle mi dusunuyor merak ediyorum.
0
turbo sadık
(25.08.19)
burada bu sisteme karşı çıkanlar, şirket kurup karlarını tüm işçileriyle paylaştıkları gün bunu konuşabiliriz. sözde sol partilerin cafelerinde bile insanlar sigortasız çalışıyorken, bu tartışma bana çok kofti geliyor. ayrıca isteyen gidip doğada yaşayabilir, bunun önünde bir engel yok, yapan yapıyor zaten. böylece kimseyi zengin etmezsin ve tümüyle kendi ihtiyaçların için çalışırsın.

i2.wp.com
0
night train
(25.08.19)
komunizm kafasiyla ne ulkeyi ne de kendinizi kurtaramazsiniz karl'i cok mu okudunuz cok mu ornek aliyorsunuz bilmiyorum ama dunyanin en yanlis en ongorusuz filozofu olabilir.

kar etme konusunda da benim bir isci calistirabilmem icin onun bana kar ettirmesi gerekiyor!
sen 2500 maas mi aliyorsun demek ki 2600 luk is yapiyorsundur 2500 maas alip 2400 luk is yaparsan 3 ay sonra issizlik maasi alirsin.

sorun iscinin isverenden daha az kazanmasi mi? bu mu? milyon dolarlari kazandiriyorum mu saniliyor?
sanirsam isveren ne riskleri aliyor ne gibi sorumluluklari aliyor ne gibi yatirim ve para harcaniyor hic dusunmuyorsunuz? iyi sirketlerse zaten patron bile yok kurumsal olmus is kendiliginden gidiyor. patrona nefret niye. iyi ya adam ekmek kapisi acmis calisiyoruz calisiyorlar. faize yatirsa uretim yapmasa daha mi iyi?
sorunun ne oldugunu tam anlayabilsem daha guzel anlatacagim da. neden sikayetci insanlar onu anlamis degilim. maaslar calisma saatleri gibi etmenler ise bu ulke ekonomisi ile alakali patronla alakali degil.
0
turbo sadık
(25.08.19)
somurmeyip varlikli olanlar gayet fazla. tabii zenginse kesin insan somuruyordur agsjj. kendi sigligina donup asla bakmaz. bir sey olsa adamlarin mallarini yagmalar kendine “insan somurduler onlar” diyerek, hic konusmaya gerek yok.
0
xvyz
(25.08.19)
öyle 0'dan gelme arabayı evi satma filan hikaye. patronların çoğuna bakın en düşüğü orta-üst sınıftan gelir ki onun bile payı çok çok azdır. gerisi babadan zengindir. illa patronluk zenginliği değil bir sürü evi,arsası vardır vs. kimse kendini kandırmasın. patron derken 3-5 çalışanı olanları kastetmiyorum; onların durumu karışık.

0'dan gelen yüzde olarak 0,001 filandır heralde. onu da sadece çalışmayla, yetenekle, zekayla açıklayamazsınız. işin içinde şans da var. başka şeyler de olabilir. (bkz: galip öztürk)

para parayı çekiyor arkadaşlar yalan değil.
0
alors
(25.08.19)
çok saçma değil çünkü dünya bu sistemin üzerine kurulu. sen kendini çok geliştirip ayda 40bin lira falan da kazanabilirsin. biz engel olmayız buna. ayrıca patron şirketi demek tüm para patronun cebine gidiyor demek değildir, devlet her şirketin %40 ortağıdır bu ülkede. üzgünüm ama gerçekler böyle..

(aç parantez) yukarda sayfa sayfa yazan arkadaş 25gün önce burada ev kirası ile ilgili sıkıntı yaşadığını yazıyordu paragraflarca, şimdi "dünyanın en şanslı %10-20'lik dilimi içerisinde" olduğunu beyan etmiş. hayat tuhaf yer vallahi.. (kapa parantez)
0
cemiyetinünlüsiması
(25.08.19)
eyvallah sovyet tipi sosyalizm kötü de liberalizmi, serbest piyasayı da bu kadar göğe çıkarmak ne kadar doğru bilemedim.

yani olay o kadar basit değil. elinden tutan mı var vs. herkesin kendine göre şartları var.

bu arada patron olup yakınanlar da komik geliyor. e o zaman çekmeyin bu zorlukları gidin ücretli çalışın. yani para hırsı için bu iştesin işte, yok "ekmek veriyorum" yok "insan besliyorum" vs. nedir?
0
alors
(25.08.19)
Patronun işçinin emeğinde işçinin de patronun sermayesinde gözü varmış gibi bir algı var anladığım kadarıyla. Bu saçmalık. Buna odaklanmayın. Birkaç yüz kişi çalıştıran şirketler var. Ben bunlardan bahsediyoeum. Yukarıda da bi arkadaşın söylediği gibi patronların bizi işe alıp maaş ödemesi ve sigorta yapması bir lütuf değil. Patrona emeği haricinde başka bir şeylerini bile verebilecek insanların söyleyebileceği türden şeyler bunlar.
Sıkıntı bu sistemde. Bu işte bi terslik var ve hep böyle gidemez. Dağa çık orada yaşa diyen arkadaşa da Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi tablosuna bakmasını tavsiye ederim. Sistemin kokuşmuşluğu nedeniyle güvenlik sorunu yaşayan insan üç tavuk bir inek alıp daha da yerleşemiyor doğaya da.
0
🌸dakota
(25.08.19)
Ortam alevlenmis biraz. Bazi arkadaslar cok "kitabi cumleler" ediyor. Sanirim yaslari kucuk ya da hic calismamislar bu yaslarina kadar.

Keske dedikleri gibi olsa her sey :)
0
brkylmz
(25.08.19)
Serbest piyasa dünyasında gerçekten "tek başına" patronuna milyonlar kazandırabilen hiç kimse 3 gram aklı varsa gidip maaşlı çalışmaz. Lakin genelde çalışma dünyasına yeni atılan insanlar, patronun sermaye gücünü veya çevresini kullanarak iş yapıp, benim sayemde 3 milyonluk satış oldu demek ki tek başıma 3 milyonluk satış yapabiliyorum gibi düşünüyor. İş hayatında biraz daha ilerledikten sonra fark ediyorsun ki sen çarkın ufak bir dişlisisin aslında, ve asıl para eden şey senin emeğinden ziyade patronun "büyük resmindeki" büyük çarklar oluyor. Düzen mükemmel değil ancak olabilecek en iyi düzen, fırsat eşitliği var, dolayısıyla senin fikrin baştan sona yanlış. Hemen kanıtlamak istersen de kendi işini kurmanı önerebilirim. Bir beyaz yakalı olarak kendi işimi kurmayı hiç düşünmedim desem yeridir, böyle çok iyiyim çünkü.
0
roket adam
(25.08.19)
@dakota ben de iş kurup çok kazanabilirim ama emek sömürmek istemiyorum demişsin. Daha ne duruyorsun? hemen kur işini, işçilerine 10 kat maaş ver ya da milyonlarını paylaş, sen idealini gerçekleştir, biz de hep birlikte görüp öğrenelim nasıl yapıldığını!
0
mikro patlama
(25.08.19)
2020 tl asgari ücretle bir kişi nasıl evlenir nasıl yaşar üzerine tartışma yürüttüğüm grupla sizi tanıştırayım. Adamlar 2020 tl ile 5 yıla evlendirip yuva kurdular gözümün önünde. Şöyle ki özetle ayda 1000 tl kenara koyacakmış :) 1000 tl ile yaşamını idame ettirecekmiş.
0
creedwar
(25.08.19)
ben de maaşlı çalışan bireyim ve bende de zaman zaman bu tür düşünceler oluşuyor. fakat bazı gerçekler var ve biz insanlar rahata alıştıkça bunları çabuk unutuyoruz.

bundan 100 sene 200 sene önce doğsaydık eğer, %99.9 ihtimalle bir çiftçinin çocuğu olarak doğup, eğer şanslıysak 40 yaşımıza kadar yaşayıp basit bir hastalıktan veya savaş sırasında ölecektik. şu anda çalıştığımızdan çok daha fazla çalışıp, akşam bi' ekmek yiyebildiğimize şükredecektik. ve yine %99.9 ihtimalle de bizden önceki yedi sülalemiz gibi bizden sonraki yedi sülalemiz de aynı kaderi paylaşacaktı yani sınıflar arası geçiş olamayacaktı.

evet şu anda zengin aileden doğanlar çok büyük avantajla başlıyor fakat "çalışan" bireyler için yaşam kalitesi milyonlarca kat yükseldi.

yanlış anlaşılmasın, kaderci değilim; şükür bil otur yerinde de demiyorum bunlar da gerçekler. birileri her zaman daha zengin olacak. önemli olan zengin olmayanların da insanca şartlarda yaşayabilmesi. avrupa bu sorunu bizden çok daha iyi çözmüş gibi görünüyor, biz de o standartlara ulaşabiliriz umarım.
0
selimcigimisik
(25.08.19)
(3)

ekran görüntüsü sorunsalı

sacrilegious
Bir ekran görüntüsü var excel tablosu şeklinde, ancak atan öyle bir ss atmış ki ben bunu büyütmek istediğimde çözünürlük düşüyor ve yazıları rakamları okuyamıyorum. büyütmediğim halde de her şey karınca duası fontuyla yazılmış gibi yine okunmuyor. bir yolu var mıdır görebilmemin? fotoyu atan kişiye
Bir ekran görüntüsü var excel tablosu şeklinde, ancak atan öyle bir ss atmış ki ben bunu büyütmek istediğimde çözünürlük düşüyor ve yazıları rakamları okuyamıyorum. büyütmediğim halde de her şey karınca duası fontuyla yazılmış gibi yine okunmuyor. bir yolu var mıdır görebilmemin? fotoyu atan kişiye tekrar ulaşma imkanım yok ne yazık ki.

teşekkürler.
0
sacrilegious
(23.08.19)
eğer jpg veya herhangi bir görüntü formatı şeklinde attıysa maalesef yazıları okuyabilmenin imkanı yok.
0
rawr
(23.08.19)
valla o kadar fazla efektif değil ama ps'te %10 %10 büyütünce bir anda (atıyorum) %100 büyütmeye oranla daha temiz bir görüntü oluyor. ha gene okunur olmazsa şaşırmam ama.
0
cagdas donem kuramcisi
(23.08.19)
Bazı kişiler yanlış bir yöntem izleyip düşük çözünürlükte resim gönderiyor, çözünürlük yetersizse okuyamazsınız malesef büyütmenin bir yolu yok.
0
mikro patlama
(29.08.19)
(2)

Telefonun konum bilgisi kendi kendine calisiyor.

gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
Neden olabilir? Hangi uygulama buna sebep olabilir? Kapatiyorum gün icinde kontrol ettigimde bir iki kez acik goruyorum. Navigasyon kullanmiyorum. Siklikla kullandigim uygulamalar facebuk instagram twitter ve eksisozluk.
Neden olabilir? Hangi uygulama buna sebep olabilir? Kapatiyorum gün icinde kontrol ettigimde bir iki kez acik goruyorum. Navigasyon kullanmiyorum. Siklikla kullandigim uygulamalar facebuk instagram twitter ve eksisozluk.
0
gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
(14.08.19)
facebook, Instagram ve Twitter lokasyon bilginize ulasiyorlar, eger erisimlerini kapatmadiysaniz onlardan birisi olabilir.
0
crown
(14.08.19)
google haritaların defalarca gps'i kafasına göre açıp batarya yediğini gözlemledim, konum erişimini her yerden kapattığım halde.
0
mikro patlama
(15.08.19)
(7)

Ocakta Ukrayna/Moldova turu Vs Balkanlar Turu?

alttaraf
Selam duyuru ahalisi, iyi bayramlar..Ocakta 10/15 gun kadar bir izinim var fakat kararsizliklar icindeyim, cunku:1- pasaportum ve dolayisiyla vizem yok, bu nedenle Ukrayna/Moldova turu daha cazip ve hasapli gorunuyor lakin iklim sartlari ve gezilip gorulecek yer miktari tereddutte birakiyor insani2
Selam duyuru ahalisi, iyi bayramlar..
Ocakta 10/15 gun kadar bir izinim var fakat kararsizliklar icindeyim, cunku:
1- pasaportum ve dolayisiyla vizem yok, bu nedenle Ukrayna/Moldova turu daha cazip ve hasapli gorunuyor lakin iklim sartlari ve gezilip gorulecek yer miktari tereddutte birakiyor insani
2 -Balkanlar turu daha cazip gorunuyor fakat extra 1000 tl pasaport maliyetini falan dusununce kararsiz kaliyorum, bir de kisin ne kadar gormeye deger, ya da ukrayna/moldovaya gore ne kadar iyi bir alternatif karar veremiyorum
ne dersiniz?
0
alttaraf
(13.08.19)
valla ocakta hem balkanlar hem ukrayna baya soguk oluyor ya
yani soguktan bir yerde yorulup pek bisey yapasi gelmiyor insanin. ocak ayinda belgrada gitmis biri olarak soyluyorum kisin bu ulkeleri tercih etmezdim ben. ama yok illa gideyim derseniz de tamamen sizin butcenize kalmis bir secim. eger 1000 tl sizi cok etkileyecek bir miktarsa ukraynaya gidin. ben olsam balkanlari secerdim.
0
interview with the vampire
(13.08.19)
Pasaport masrafı az para değil ama diyelim bu sene pasaportsuz bir yere gittiniz, gelecek sene ne yapacaksınız? Bence bu maliyeti kabullenip geçin. Savunuyorum gibi görünmesin ama pasaportun yıllık ortalama maliyeti, yurtdışı gezi masraflarının içinde çok büyük bir yer tutmuyor. Alın 10 yıllık kafanız rahat etsin.
0
mikro patlama
(13.08.19)
Moldova pasaport da istiyor. Kimlik kartıyla Ukrayna'ya gidilebiliyor, o da yeni tip olursa. Dolayısıyla her halükarda pasaport lazım.
0
d max
(13.08.19)
dmax, moldovaya pasaport kaldirildi
0
🌸alttaraf
(13.08.19)
🌸alttaraf
(13.08.19)
Hadi ya, iyiymiş. Bende gerçi pasaport var, zaten henüz çipli kimlik almadığım için ister istemez onu kullanacağım.

Gerçi mikro patlama'nın dediğine ben de katılıyorum. Tek yurtdışına çıkışın bu olacak değil a.
0
d max
(13.08.19)
Ocak ayında pek tadi olmaz oralarin.
0
stavro
(13.08.19)
(8)

"Rica etsem" kalıbı

nax
Merhaba. "Rica etsem" diye bir kalip var mi yoksa bu bir gereksiz kibarlik/saygi gostergesi mi?Cunku bence;"Rica etsem bunu yapar misiniz?" yerine "Bunu yapmanizi rica ederim" kullanimi dogru.Siz rica etmeyi gunluk hayatta nasil kullaniyorsunuz? Ben daha dune kadar "rica etsem" diye bir sey duymamis
Merhaba.
"Rica etsem" diye bir kalip var mi yoksa bu bir gereksiz kibarlik/saygi gostergesi mi?
Cunku bence;
"Rica etsem bunu yapar misiniz?" yerine "Bunu yapmanizi rica ederim" kullanimi dogru.

Siz rica etmeyi gunluk hayatta nasil kullaniyorsunuz? Ben daha dune kadar "rica etsem" diye bir sey duymamistim. Kulagimi asiri tirmaladi, cok rahatsiz oldum.
0
nax
(28.07.19)
Resmi yazıların sonuna üst-ast ilişkisine bağlı olarak rica ederim veya arz ederim yazılır. Cümle sonunda 'rica ederim' demek emir gibi oluyor.
0
the coon
(28.07.19)
Neden gereksiz bir kibarlık göstergesi olsun ki ? O mantıkla olaya bakarsak o zaman tüm "kibarlık" kalıpları gereksiz olur. "Siz" değil "sen" diye hitap ederiz mesela...
0
Psycho Mantis
(28.07.19)
@mantis "rica etsem"deki fiil cekimi "Sali gunu piknige gitsem"dekiyle ayni degil mi? Gitmeyi diliyor, gitmesine bagli bir seylerden bahsedecek belki ama gitmese de olur...
Yapsam, etsem, tamamlasam vb cekimleri kisinin kendi basina/kendi icin yapmayi arzuladigi eylemler olarak algiliyorum. Birine is buyurmak icin kullanilan "rica etsem" tabirini bu sebeple gereksiz bir kibarlik gostergesi olarak tanimliyorum ve samimiyetsiz buluyorum (Isin gerceklesmesinin arzulayandan bagimsiz olmasi sebebiyle).
0
🌸nax
(28.07.19)
Söyleyenin tarzına göre değişiyor, kibarlığı bir manipulasyon aracı gibi kullanan bir tarzda söylenirse rahatsız edici, işyeri ortamında bana göre hoş bir kalıp değil çünkü "rica" kısmı fazla vurgulu ve işler hatır gönül için değil işin gereği olduğu için yapılır. İçinde gizli bir "yapmazsan aramız bozulur ona göre" mesajı var. Bunun dışında samimi, içten bir tarzda söylenirse normal.
0
mikro patlama
(28.07.19)
konuşma dilinde kullanılır. rahatsız olunacak bir şey değil.
0
sinek kral
(28.07.19)
Bu zamana kadar duymadığına göre Türkiye'de yaşamıyorsun sanırım. Her iki kullanım da ufak anlam farklılığına rağmen doğru.
0
synesthesia
(28.07.19)
Eğer bunu yaparsam, siz de bunu yapar mısınız gibi bir kullanım işte. Dilekle ilgili değil, koşulla ilgili. Rica edecek olsaydım bunu yapar mıydıniz gibi. Ingilizce de would could diye kullandığımız her sey böyle. Karşında ki edersen yaparım demek yerine anlayıp yapıyor. Dile girmiş ve yereşmiş kalıplarla ilgili hic derdim olmadı. Ona bakarsan rica ederime de takılman lazım. Geniş zmanda sanki her zaman rica ediyorsun gibi. Rica ediyorum denmesi lazım. Yani bu işin sonu yok. Ben Ingilizce konuştuğum bir yerdeyim would you please, could you please deli gibi kullanıyorum.
0
velvetmorning
(28.07.19)
rica etsem ... ifadesi bildiğin ingilizcedeki would/could you ... kalıbı işte. uzun uzun açıklamaya gelmiştim ki bir üstte velvetmorning gayet net bir şekilde belirtmiş.
0
brena
(28.07.19)
(3)

deneme amacıyla üretti şimdi siparişlere yetişemiyor

Techsavvy
ya da ''3 çocuklu ev kadını hobi olarak başladı şimdi trilyoner'' tarzı haberleri gitgide fazla görmeye başladık.Bu haberlerin iş gücüne katılımı artırmak için yapılmış yönlendirici haberler olduğunu düşünmekteyim. Katılanınız var mı? ya da yanılıyor muyum acaba?
ya da ''3 çocuklu ev kadını hobi olarak başladı şimdi trilyoner'' tarzı haberleri gitgide fazla görmeye başladık.

Bu haberlerin iş gücüne katılımı artırmak için yapılmış yönlendirici haberler olduğunu düşünmekteyim. Katılanınız var mı? ya da yanılıyor muyum acaba?
0
Techsavvy
(28.07.19)
Clickbait haber. Solucan gübresiyle falan başladı.
0
malheiros
(28.07.19)
haberler doğrudur muhtemelen ama seçilen kişiler olduğu için bir özendirme amacı var.
0
gezegen olan pluton
(28.07.19)
Bunlar trafik almak (ve reklam geliri) amacıyla yapılan haber demeyelim "çöp"ler. Bu tip çarpıtma-yalan karışımı içerikle dolu çöp basını takip etmediğim için ben daha fazla görmüyorum.
0
mikro patlama
(28.07.19)
(3)

Lens taktıktan birkaç saat sonra kanlanma ve batma

dengelisiz
Merhaba arkadaşlar,Lens taktıktan sonra gözlerim kanlanıyor, batıyor ve ağrı oluyor. Benzer bir şey yaşadınız mı yaklaşık 10 yıldır aralıklarla lens kullanıyorum. Bu kanlanma nasıl geçer, ağrı için doktora gitmeli miyim acaba ne dersiniz?
Merhaba arkadaşlar,
Lens taktıktan sonra gözlerim kanlanıyor, batıyor ve ağrı oluyor. Benzer bir şey yaşadınız mı yaklaşık 10 yıldır aralıklarla lens kullanıyorum. Bu kanlanma nasıl geçer, ağrı için doktora gitmeli miyim acaba ne dersiniz?
0
dengelisiz
(27.07.19)
bende genelde göze yeterli su değmeyince oluyor. yani kuru kalınca. lens solüsyonunu tazele, bir de yüzünü bol suyla yıka, azalmazsa başka bir sorun vardır.
0
silver apple
(28.07.19)
Yaşadım, lens kullanmayı bıraktım ve geçti. Bırakmam derseniz belki kullanım süresini kısıtlamak veya farklı lens tipleri çözüm olabilir. Doktora gitmelisiniz.
0
mikro patlama
(28.07.19)
Alerjim varmış. Önce doktor alerjim tedavi etti sonra lensin markasını değiştirdim. İlk kullandığım marka lens değil eziyetmiş. Onu anladım...
0
balik kraker
(28.07.19)
(5)

kabin bagajında bunları taşıyabilir miyim?

theseachange
cımbız, tırnak makası, törpü ve traş bıçağı sorun olur mu? yurtiçi pegasus ile uçuyorum.
cımbız, tırnak makası, törpü ve traş bıçağı sorun olur mu?

yurtiçi pegasus ile uçuyorum.
0
theseachange
(27.07.19)
tırnak makası, törpü ve tıraş bıçağı. 3ü de sorun olur. İkinci kontrolden geçirmezler.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(28.07.19)
tırnak makası ile (küçükleri) defalarca seyahat ettim. hiç ses çıkarmadılar.

cımbız da problem olmaz.

törpü ve traş bıçağını bilmiyorum.
0
dilemma of subscribtionability
(28.07.19)
törpü ve tıraş bıçağı sorun olur.
0
alwayschargeneverbend
(28.07.19)
Yurtiçi veya dışı küçük tırnak makası ve kullan-at traş bıçağı hemen her uçuşta taşıdım. Yalnız birden fazla sayıda olmamalı. Törpü uzun, sivri uçlu ve metal birşey olduğundan geçireceklerini hiç sanmıyorum.
0
mikro patlama
(28.07.19)
kullan at traş bıçakları geçiyor sorunsuz, hatta şöyle bir duyurum vardı www.eksiduyuru.com
0
freedonia
(28.07.19)
(10)

Easyjet hostesi beni fakir mi gördü?

neverletyougodown
Fahiş fiyatlardan dolayı uçakta hiç bir şey satın almam normalde. Ama bu sefer dilim damağım feci kurudu, hostes geçerken "Can I have water, please" dedim. Tap water mı dedi. Mavi ekran verdim 3-4 saniye, "no, bottle" diyebildim. Ulan tap water içecek olsam gider tuvalette lıkır lıkır içerim. Versen
Fahiş fiyatlardan dolayı uçakta hiç bir şey satın almam normalde. Ama bu sefer dilim damağım feci kurudu, hostes geçerken "Can I have water, please" dedim. Tap water mı dedi. Mavi ekran verdim 3-4 saniye, "no, bottle" diyebildim. Ulan tap water içecek olsam gider tuvalette lıkır lıkır içerim. Versene işte direk şişe suyu, parasıyla değil mi. Beni fakir gördü dimi bu?
0
neverletyougodown
(26.07.19)
ben olsam direkt acil çıkış kapısından atlardım.
0
orijinal nick bulamadim
(26.07.19)
Ben böyle terbiyesizliği en son Fenerbahçe Galatasaray’ı 6-0 yendiğinde görmüştüm.

Şikayet kaydı açmalısın
0
(s)AINT
(26.07.19)
kendi saflığı anlamadıysa demek ki . boşver gitsin. keşke deseydin tap water doldur da bi keyfimize bakalım:)
0
kadirrr
(26.07.19)
bottle ne kadarmış peki merak ettim.
0
bahoho
(26.07.19)
bahoho 2.50 euro
0
🌸neverletyougodown
(26.07.19)
ne var ki bunda. tap waterı alıp geçmeliydiniz.
0
antikadimag
(26.07.19)
Eğer servis dahilinde tap water seçeneği varsa hostes o seçeneği de söylemek zorunda, söylemezse kabahatli olur. Belki çoğu kişi tap water istediği için o şekilde sormuştur.
0
mikro patlama
(26.07.19)
İngiltere’de falan Çeşme suyunu ücretsiz vermek zorunda diye biliyorum. Belki o yüzden sormuş olabilir. Ya da fakir görmüştür.
0
catch the arrow
(26.07.19)
Tap water ücretsizdir. Musluk suyu içilebilen bir ülkeden kalkışlı bir uçaksa büyük ihtimal suyu o ülkeden doldurmuşlardır, mantıken içilebilir, istenebilir. Şahsen ben tercih etmem, bizzat tap water isteyen yolcu da görmedim şu ana kadar ama böyle bir hakkınız var, bilginiz olsun. Hostes acemi ya da iyi niyetliymiş herhalde, onun satış yapması lazım, ücretli suyu size sunmalıydı zira
0
neck_and_neck
(26.07.19)
Velev ki fakir gördü, ne olacak?

Her ayrıntıyı böyle düşünmeyin, yorulursunuz.
0
şubatsonrası
(26.07.19)
(68)

Niye evlendim lan ben ?

jamiryow
Evet gençler,Er kişisi olarak son zamanlarda kendime sıkça sorduğum soru. Biraz uzun olabilir, sebeplerini yazacağım.1 (bir) yıllık evliyim. Öncesinde 3 yıl birlikteydik.Ben 29 o 28 yaşında. Benim hatun bir şekilde herhangi bir konuda herhangi bir tartışmada şu yolu izliyor. Önce konu kendiyle alaka
Evet gençler,

Er kişisi olarak son zamanlarda kendime sıkça sorduğum soru. Biraz uzun olabilir, sebeplerini yazacağım.

1 (bir) yıllık evliyim. Öncesinde 3 yıl birlikteydik.Ben 29 o 28 yaşında. Benim hatun bir şekilde herhangi bir konuda herhangi bir tartışmada şu yolu izliyor. Önce konu kendiyle alakalı değilse bir şekilde kendine döndürüyor mevzuyu. Sonra başarabilirse mağdur ediyor/gösteriyor kendini o konuda ve ordan (gerek ajitasyon gerek acındırma) hararetli ve sinirli şekilde yürüyır. Ne güzel kafa. ve herhangi bir konuda %100 haklı olduğuna inanarak konuşuyor her zaman. Garson masaya yanlışlıkla suyu hızlı koyduysa mesela kesin bize gıcık olduğu için yaptı. Başka açıklama kabul etmiyor aq ya. Yok yani.. Her konuda o haklı hiç daha özeleştri yaptığını görmedim, saçsaça gelsek bile ya evet ben de böyle dememeliydim demedi sonrasında hiç bir zaman. Hep şöyle; sen öyle yaptığın için ben öyle yaptım. Sen öyle desiğin için ben öyle dedim. Haklı yani yine, suçlu benim. Bu da bir yerden sonra kaldırılacak gibi olmuyor artık. Mağdur ve haklı olamadığı konularda da tansiyonu en yükseğe çıkarıyor (tartışırken/konuşurken arabadan inip gitme, camı çerçeveyi daaan diye vurma vs.) beni bir şekilde delirtmeyi başarıp sonra da sen bana bağırdın sen bana fazla sinir gösterdin diyip yine mazlum oluyor ve özür bekliyor. Deli oluyorum artık.

Hatun fazla şüphecidir. Mesela parkta oturan yaşlı varsa o kesinlikle çocuk tacizi için ordadır. Aksini söylersem, olmayanilir torunu vardır belki dersem ya ben saftiriğimdir ya da onun görüşünü kabul etmek istemiyorumdur. Yol sıkışıktır yanından adam geçer, kesin ona dokunmaya çalışmıştır misal. Ben nasıl tepki vermem. Aynı konu ailem için geçerli. Kimsenin işi gücü yok aslında, herkes onu böyle el üstünde tutup aramalı sormalı, eğer öyle değilse ona gıcık oluyorlar, beğenmiyorlar ya da sevmiyorşar vs. Kendi doğrularından başka doğru olamıyor. Öğretemiyorum belki şöyledir belki böyledir diye.

Son iki kavgayı yazayım mesela. İkizimle iki kere telefonda konuştum aynı gün ikimiz yanyanayken, bi baktım suratı düşüyor her konuşmadan sonra. Yeğenim var 1 yaşında normalde her çocuğu çok sever bayılır fotosunu gösteriyorum hımm diyor. Nokdu canım problem ne diyorum yok bişey nolacak ki diyor. Aptal yerine koyuyor bir de. Neyse en son hanımefendi diyor ki bak bana ailen yüzünden sorun çıkarma. Dellenmiyorum bişey demiyorum ama iğrendim artık ve dedim ki sen ne beni ne ailemi tanıyamamışsın. Sokağın ortasındayız arabayla gelmişiz beraber dönmemiz gereken allahın siktir ettiği bi yerde bastı gitti. En katlanamayacağım şey afedersiniz g*t gibi orda kalmak. Delirdim elim ayağım titredi. Arıyorum açmıyor falan. Neyse ulaştım dedim 5 dakkkan var ya gelirsin ya da ben gidiyorum. Geldi arabaya biner binmez ondan özür dileyecekmişim. Sebep surat ifadem o kadar iğrençmiş ki duramamış orda. Gidemezsin nolursa olsunwvlilik böyle bişey değil diyorum sen öyle yaparsan giderim diyor. Yani basıp gittiği için haklı yine.

Bugün de istanbula dönüp dönmeme mevzusu var. İstanbul doğma büyüme piremses. Her fırsatta evi anneaine yakına taşıma mevzusunu açıyor tilt oluyorum. Ben anadoludan geldim her yer bana aynı. Farketmez aslında istanbul ama 2 yul yaşadım canımdan bezdim istanbulda ve o kadar ısrarcı ki alerji oldu artık. Bir de izmirdeyiz lan aq. Her tarafın tatil beldesi ne istiyosun daha anlamadım ki. Ne anne sevdasıymış aq. Ben 10 bin tl alıyorum izmirde o 7 bin tl. Mesleklerimiz aynı.Diyorum ki izmirde aldığım para istanbulda aynı olacaksa ne anlamı var taşınmanın. Nasıl diyor izmir de şöyle izmir de böyle istanbul daha güzel falan filan. Onun şimdiki benim de eski yöneticiyle ( ben ayrıldım şirketten) konuşmuş biz istanbula dönmek istiyoruz orda pozisyon var mı diye. Konuşucam demiştii bana öncesinde ben de konuş dedim. Neyse işte maaş aynıysa ne anlamı var diyorum ters ters cevaplar veriyor. Burda oturduğun kiraya orda oturamazsın diyorum istanbulu bilmesine rağmen beylikdüzünde oturursun diyor. İşe gideceği yer de şişli. Yine beni çıldırtmaya oynuyor. Neyse bu sefer sakin kalabildim ve mantıklı konuşmaya çalışıyorum. En son konuyu konuşurken dedim ki “iki dakika mantıklı düşünebilirsen” hoop kalktı ayağa terkediyor odayı. Sen nasıl benimle böyle konuşursun falan. Mağdur oldu hemen. Öyle olunca konu da piç oluyor kalıyor. Hiç bir şeyi doğru düzgün konuşamıyoruz. Hep tırmandırıyor sürekli bundan besleniyor. O da aynı şeyi söylüyor bana senle konuşulmuyor diye.

Tıkandım kaldım kodumun yerinde. Daha 1 sene oldu. Bu iş böyle olacaksa ne bok yemeye evlendim. Geçmiyor da bendeki bu his. O hiç bişey olmamış gibi devam ediyor iki gün sonra ben devam edemiyorum. Yıpranıyorum. Mesela artık dışarı çıkmak istemiyorum beraber. Aktivite yapmak istemiyorum. Zaten yalnızlığı seven bi adamım da hani beraber hiç bişey yapmak gelmiyor içimden. Çünkü ya bişeyler demedim/yapmadım diye trip yiycem ya da kavga edicez mal mal.
Uyuyamadım kalktım yataktan telefonla yazdım bu kadr yazıyı da aq. Öyle dertleşmek istedim heralde bilmiyorum niye yazdım
0
jamiryow
(23.07.19)
İngilizce de dediğin duruma narsist biri tarafından emotional abuse durumunun yaşatılması diyorlar.

ama 2 yıllık ilişki sonunda böyle biriyle evlenebilmekte ayrı sıkıntı. Niye evlendin?
0
KaraSakall
(23.07.19)
cidden üzüldüm yahu, bu tipler sinirden hasta ederler insanı. evlilikten önce yok muydu bu huyu?
0
mcsword
(23.07.19)
sakın çocuk yapmayın da.
ilişkilerde uzman değilim de maalesef bunun sonu ayrılığa gidiyor gibi.umarım çözüm bulabilirsiniz.
0
high hopes of the sozluk
(23.07.19)
abi kendini ve eşini en iyi sen tanırsın, bu sizin hayatınız, şimdi buradan "AYRIL COCO" diye ahkam kesmek istemem ama sen sorunu çok iyi bir şekilde görmüş ve analiz etmişsin zaten. eşin ne yazık ki ağır manipülatif, karasakal'ın da yazdığı gibi el oğlunun abusive dediği türden, kendini beslemek için başkalarını yeme/yok etme ihtiyacı duyan bir insana benziyor. ben şunu anlamadım: evlenmeden önce böyle değil miydi? uzun sayılabilecek bir birlikteliğiniz varmış, hiç bu tarz tavırları yok muydu?

bu ara canı bir şeye sıkkın mı? yeni evli sayılırsınız, belki evlilikle ilgili oturtamadığı bir şeyler vardır? gelgelelim saydığın özellikler açıkçası genelde "karakter özelliği" olarak bilinir, kolay değişecek şeyler de değil.

niye evlendiğini sormakta haksız değilsin. böyle devam edecekse yol yakınken, fazla uzatmadan kendini kurtarmaya bak bence. bu kadına eşim diyorsun sen. bir ömür geçirmeyi planlıyorsun. insanın enerjisini emen, hiçbir şekilde orta yolda buluşmayı kabullenmeyen, asla "sen haklısın" diyemeyen bir insanla ömür geçmez. kendine yazık edersin.
0
der meister
(23.07.19)
@karasakall

Tutulup gittigim zamanlari hatirliyorum da icimden o kadar kiz tanidin (simdi dusununce 5-6 aq fazla geliyodu o zaman) bu tam senlik demistim iliskinin baslarinda. Her sey guzel olacak aa ne kadar superiz kafasi yasadim yani 1.5 sene falan. Sonra zaten aile cevre ve tabi ki kzin baskilari derken surukleniverdik. Simdi donup bakinca bu ozeti yapabiliyorum. O ilk duygulardan eser yok ama su anda. Kendi kendime diyorum zaten niye evlendin ki. Ona hayat cok guzel ama, superiz kavgalar olur gecer. Gecmiyo ama aq hepsi bende iz birakiyor. Cunku ceviz kabugunu doldurmyacak meseleler ama her seferinde o kadar buyuyor ki. Hakli oldugu icin hep alttan almam gerekiyor. Oyle olsa her sey cozulecek. Almiyorum ben de alttan aq. Onu da dendim cunku zamaninda hic biseyi cozmedi. Bu sefer ben de herseyde hakliyim kafasndayim bu da bi boka yaramiyor. Kizip bagirip cagiriyorum o da olmuyor. Ben degisiyorum deniyorum o hep hakli ama. Soyleyince boyle bunu da kabul etmiyor. Ozur diledigin bi ornek soyle diyorum 4 senede, sonuc mavi ekran. Ama aynen devam zamaninda dilemisimdir de hatirlamiyorum simdi diyor ve tekrar hakliii...
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
Buraya yazmak seni rahatlattı tabi ki iyi ettin, ama herkes ayrıl ayrıl diyecek, bu konuda kararı herkesten bağımsız olarak kendin vermelisin, asla acele edilecek bi konu değil bu konu. Biz bu yazıyı okuyarak geçmişinizin muhakemesini yapamayız, iyi günlerinizi de görmedik sonuçta bilmiyoruz. Sakin ol, fevri davranma. Belli ki sen de çok alttan almıyorsun ve bu yüzden çekişiyorsunuz patlıyorsunuz. Çocuk düşünmeden birbirinizi tanıyosunuz işte ilk 2 senede olması gerektiği gibi yani.
Sevgililik zamanını zaten sil kafandan, o bambaşka bi dünya. Evlenince farklı oluyor her şey. Bu anlattıkların olağanüstü şeyler değil ilk 3 seneye kadar herkes yaşıyor genelde.
0
megalomaniac
(23.07.19)
damdan düşen adam yazıyor, dikkate alın lütfen: işler daha da boka sarmadan bir ilişki terapistine gidin. düzelir diye beklemeyin düzelmeyecek ve işler daha da çıkmaza girecek.
0
yemrem
(23.07.19)
Yanlış kişi ile evlenmisşin
Bahsettiğin kişinin adam versiyonu ile bi yakınım evli fena
0
damladamla
(23.07.19)
@megalomaniac

Gel gör ki çocuk için de baskı yapıyor. Yaşım geldi artık geç olcak çocuk istiyorum ben diyor. Ona kalsa evlenir evlenmez olmalıydı. Kavga gürültü idare ediyorum çocuk yapmadan. Mantıklı davranmıyor yani. Yarın bir gün yakındır çocuk yüzünden büyük kavgalar. Aileler de aynı şekilde baskı yapıyor. Bir direnen benim. Kendini düzeltebilecek durumda da değil çünkü farkında değil. Kafamda cahil aq diyip geçiyorum da bazen patlıyorum işte. Aslında tanıdığım en mantıklı insan diğer her konuda. Ama psikolojik problemi olduğuna inanmaya başladım. Ve böyleyken çocuk yapmak... bilmiyorum. Düzelecek bi durum da değil bence. Mal gibiyim işin özeti. Basiretim bağlandı. Her şeyin farkında olarak hem de
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
ben net bir sorun göremedim. içinde ekonomik dinamiklerin olmadığı sorunlar küçük sorun gözümde ki aldığınız ücretler çok iyi, izmir için hele bu yaşta zaten efsane. yakında barışırsınız ya da alışırsınız.
0
laptu
(23.07.19)
İlk paragrafta anlattığın şeyler aşağı yukarı tanıdığım tüm kadınları anlatıyor, zira daha dün bu yüzden, böyle bi evlilik içinde kendimi bulmaktan korktuğum için 2 yıllık ilişkim bitti. O imzayı atarak hata etmişsin, keşke atmasaydın.

(Bkz: kadın siniriyle mücadele)
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(23.07.19)
Fazla takma hocam, boşanmaya kalksan bir sürü nafaka ödeyeceksin. Yeni sevgili yap dalgana bak ama yakalanmamaya dikkat et.
0
Elduinnnn
(23.07.19)
Ayrıl diyenlere bakmayın. Psikolojik sorunları vardır. Biraz maneviyata yönlendirin. Benliğini bırakabilirse işler düzelir inşallah.
0
kckmlqm
(23.07.19)
Kesinlikle ortak Terapiste gitmelisiniz ve emin olana kadar çocuk yapmamalısınız. Kendisinden ne denli sıkıldığınızı ve bu şartlarda ço uk yapmayacağınızı açıkça söyleyin. İster kendine gelir, ister gelmez, keyfi bilir. Allah sabır versin, inşallah sıkıntılarınızı çözersiniz.
0
mslny
(23.07.19)
Bak kendin de demişsin diğer konularda hayatımda gördüğüm en mantıklı insandır diye, belli ki kavgalarınızda o “o” olmaktan çıkıyor. Dünyanın en zor şeyi evlilik... ama başlayınca da öyle pes edip gitmek yok, bu yola girildiyse her iki taraf da elinden geleni yapıp düzgün bir ilişki kurmak zorunda. Kimse kimsenin hayatının içine öyle bi imzayla s*çamaz.
Terapi kesinlikle sizin çözümünüz.
5 senelik evli olsanız, 10 senelik evli olsanız terapiyle bişeylerin değişmesi çok zor olur ama şuan hem yaşlarınız küçük hem de evliliğiniz taze. Yol yakınken düzeltin, en azından denedik dersiniz ileride yine ayrılıj gündeme gelse bile.
0
megalomaniac
(23.07.19)
peki müdür bu iş evliliğe ne kadar sürede gitti ? o süreçte değişik durumlardaki tepkilerin ne olduğunu gözlemleyemedin mi ? (ki zayıf ihtimal. kesin bir şeyler görmüş olman lazım bence) eğer tüm bu terslikleri görmüş olmana rağmen "düzelir yağv" diye yaklaştıysan vay haline...yok eğer her şey iyi gözükürken köprüyü geçtikten sonra böyle değişmeye meyilli kadınlar çoksa vay bizim halimize.

hikayeyi okumadım yaşadım olm lan ! :o
0
kuul
(23.07.19)
Geçmiş olsun nafaka yasasını bekle düzelmezse o zamana kadar kaç kurtar kendini. Aile terapistine gidin, bir de çocuk olunca aranız düzelir diyen aile büyüklerine sakın kanmayın. En büyük hata bu oluyor genelde.
0
alwayschargeneverbend
(23.07.19)
Ben de direkt boşanın demek istemem, ama ciddi bir konuşma yapıp aile terapistine gitmenizi öneririm. Ayrıca sakın çocuk yapmayın şu an +1

Yani aynısından bizde de var, eltim olur kendisi. 5 senedir evliler ve artık ailelere de hayatı zehir ediyor, çocukları var o da arada harcanıyor yavrum. Bu hale gelmeden çözebilirsiniz umarım, yoksa da böyle ömür geçmez.
0
gmzo
(23.07.19)
Ayrıl coco
0
(s)AINT
(23.07.19)
sakın, çocuk, yapmayın.

benzeri tipte bir annem var ve hayatımın büyük bölümü bana zindan oldu, birseyler hep eksik büyüdüm. bunun adı istismar ve hastalık.

sakın, çocuk, yapmayın.
0
nahtoderfahrung
(23.07.19)
ayrılmak en kolayı. düzeltmek için şartları zorlayın bence.

erkek tarafı yönlendiren olmalı evliliklerde. ağırlığını koy ve hissettir. her kararı eşine bırakırsan olmaz. istanbul'a gitmek mi istiyorsun? ben istemiyorum. bitti. kadınlar çoğu zaman ne istediğini bilmez. sen de bu çelişkiler içinde kaybolursun.
0
tantunisultansuleyman
(23.07.19)
aynı ben.. aramızda iki fark var. benim 5 yıl oldu, üstüne bi de kızım var.

ilk 3-4 yıl aynı boktan hadiseleri yaşadım. aile olayları dahi bire bir aynı:)

sonra şu oldu, alayına siktir çektim ve yemin olsun kuzu oldu kuzu.. arkamda köpek gibi geziyor ben umursamıyorum, nötr davranıyorum ve daha önce görmediğim yemekler, hörmetler, saygılar o biçim.. iyi olmak yaramıyor haberin olsun.
0
jesues
(23.07.19)
@kuul

2 senede evlilik aşamasına geldi. ama kendisinin evlilik baskılarıyla vs, en son ben de bir şekilde ikna oldum ya da kendimi kandırdım evlendik. öncesinde büyük şeyler olmadı güzeldi her şey ama mesela bi kez kendisine salak dedim diye kıyametler kopmuştu. ağzım açık öyle kalmıştım yani ne dedim lan ben diye. ufak bi iki sinyal aldım ama önemsemedim bir MAL gibi. özelliği şu, eğer kafasında bir düşünce, beklenti, senaryo varsa o olacak. öyle olmalı yani. yoksa vay çevrendeki ve en yakınındaki(ben) haline. o beklentiye kapılıp öyle hayaller kuruyor öyle yaşıyor ki o hayali, olmayınca dünyası yıkılıyor gerçekten. gerçekten o kadar üzülüyor yani malca bişey için. ya çok iyi ilişki genelinde, böyle boğacak kadar iyi, ya da çok çok kötü aq. ortası yok yani.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
bu yazdiklariniz duygusal siddet evet ayrica bir insanin her zaman hakli olmasi mumkun olmadigi gibi evlilik "ben hakliyim o zaman canini cikaririm" gibi bir sidik yarisi da degil.

karsinizdaki insan duygusal siddet uygulamaktan mi besleniyor, gerginlikten ve sizi surekli germekten mutsuz etmekten mi besleniyor, mesela ortamin icine edip gerdikten sonra bir rahatlik goruyor musunuz onda? oyle ise gercekten sonraki adimlarinizi cok dikkatli atin. evlendiniz diye, ki daha 29 yasindasiniz, bu sekilde yasamaya mecbur musunuz? bunu sorgulayin.

esinizle mutlaka acik acik konusun, terapiste gidin, o ayrica kendisi de gitsin, emek verin elbette ama kimse evlendi diye duygusal siddetle yasamak zorunda degil. ancak asla unutmayin, ortada sorun varsa sizin tek tarafli ugrasmaniz pek fazla bir seyi degistirmez, iki tarafin ortak caba gostermesi zorunlu.

ilerde cocuk yaparsaniz, her seyde bu kadar sorun cikaran bir insanin elinde afedersiniz ama daha buyuk bir 'koz' olacak, cocugu ailenize gostermeme gibi bir durum olabilir mi, nasil bir cocuk yetistireceksiniz, vs. bunlari cok ciddi sekilde dusunun. bu gerginlik icinde bir cocuk olmali mi bu asamada? cocuk hicbir seyi degistirmiyor cunku, aksine sorun varsa evlilikte bu sorunlar derinlesecek cunku bu gerginligin icinde bir de minnak bir canlidan sorumlu olacaksiniz.

ayrica kendinize sorun mesela istanbul'a tasinmamak konusunda bu kadar netseniz neden fikrinizi ortaya koyamiyorsunuz, neden bu konuyu kapatamiyorsunuz, size boyle davranmasina neden izin veriyorsunuz? bir insan sinirlarinizi bu kadar asiyorsa, siz de asmasina bu kadar cok izin veriyorsunuz demektir. neden? kendinizi guclendirmek ve sinirlarinizi ortaya koymak icin ne yapabilirsiniz? yapmalisiniz?
0
songforsomeone
(23.07.19)
evliyim, bunları kocama yapsam ağzıma ... kendisi. yaptığı şeyler çok çirkin, belki sana saygı duymuyor belki ağırlığını yeterince koyamıyorsun. insan ilişkilerinde böyle, zayıf görürlerse saldırırlar. nasılsa evlendim, bana katlanacak kafası da olabilir. kimseye katlanmak, çekmek, egosunu pışpışlamak zorunda değilsin. emotinal abuse +1
0
deartheodosia
(23.07.19)
@songforsomeone

şimdi izin vermiyorum ama evet zamanında o sınırları aşmasına izin verdim. kendi doğrularımı net bir şekilde ortaya koymadım. çünkü o mutlu olsun ben mutlu olurum nasılsa kafasındaydım. kendimi düşünmedim öncelikle.

istanbul konusunda da o kadar net değilim gitmeme noktasında. eşimin işi bitiyor burda, yeni iş bulmak gerekecek neticede. mantıklı görünüyor istanbul ama izmir'deki fırsatları daha değerlendirmeden, ben şuraya geçmek istiyorum, şu zamanda da çocuğum olsun istiyorum vs gibi net beklentileri var. benim yok o kadar net beklentilerim. sorun burda galiba. ben izmir'deyiz, hazır rahattayız burda kalmanın yollarını da arayabiliriz, istanbul'a da dönebiliriz kafasındaydım. ama artık o kadar baskı en ufak gediği değerlendirme fırsatçılığı var ki istanbul alerjisi oluşturdu bende. gitmek istemiyorum ben de bu sefer. baskı unsuru haline geldi yani.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
3 yıldır berabermişsiniz o zaman bu fikir ayrılıkları olmuyor muydu ? Yaşanacak şehir mesela en önemli konulardan birisi konuşmadınız mı bunu ? Bence fazla toleranslı davranıyorsun, açıkça konuş, hatta terapiste gitmeyi öner, sorunların senin için huzursuz edici olduğunu söyle. Sen alttan aldıkça tepene çıkacak.
0
elikası
(23.07.19)
boşa gitsin hazır çocuk yokken, çekilmez. daha gençsin.
0
fyodor fyodorovic
(23.07.19)
@elikaslı

bu şehir konusunda fikir ayrılığı hep oldu. hep tartıştık, sonuca bağlanmadan hep kapandı üstü. neticede bunları tartışırken istanbuldaydık. izmire kalkıp geldik tartışmalar olsa da. ben de kabul etti sonunda, buranın rahatlığını görecek sevecek vs diye düşündüm. aradan 2 yıl geçmiş izmire geleli. halen aynı kafa. halen gitmek istiyor, ben burada yaşamak istemiyorum buraya geldim ama orayı daha çok özlüyorum diyor. vicdan yaptırıyor bir de, ben senin için geldim buraya ama dönmek istiyorum falan diye. e kodumun işi böyle bişey değil ki o zaman ben de senin için istanbula geleyim 2 sene sonra başka yere gidelim diyorum, bu sefer de e başka yerde iş yok ki diyor. var aslında ama evet istanbul şartlarında yok başka yerde iş. bi izmir-ankara var tutunduğum. onları da piremses istemiyor.
boktan çıkmaza girmiş bir durum yani. ona göre (böyle söylemedi hiç ama kafasındakini tahmin ediyorum) o zamanında taviz vermiş, şimdi sıra bende.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
Okurken çok tanıdık geldi. Çoğu ilişkide erkek yada kadın tarafından sergileniyor bu durum yani eşinize özgü değil. Dozajı farklı olabiliyor. Anladığım kadarıyla sizdeki durum kendisinde hata olduğunu bile hiçbir şekilde kabul etmiyor. Bu durumda bunun çözümü de bir hayli zora girmiş oluyor. Öncelikle sorunu kabul etmesi lazım. Bunu bir şekilde kabul ettirmelisiniz.

İlişkinin devamını ne kadar istediğinize bağlı olarak sizin de yapmanız gerekenler mutlaka vardır. O nedenle de birçok arkadaş ilişki terapisti önermiş. Belli ki düzgün bir konuşma yapıp sorunlarınızı ortaya dökemiyorsunuz bile, çünkü sizin bir sözünüzden rahatsız olup ortalığı velveleye veriyor. O halde sizde mümkün olduğunca ilk etapta buna mahal vermeyecek şekilde onunla konuşmaya çalışmalı ve bir sorun olduğuna ikna etmelisiniz. Marshall Rosenberg'in Şiddetsiz İletişim diye bir kitabı var, kısa bir kitap şiddetle tavsiye ederim. Hem sizin hem siz okuduktan sonra eşiniz için. Gerçekten faydalı oluyor.

Olurda başarıp konuşabilirseniz, bunun böyle gitmeyeceğini bırakın çocuk yapmayı bir ömrü beraber geçirmekte birbirinizi çok yıpratacağınızı anlatmalısınız. Kesinlikle çocuk yapmayın bu arada. Yakın arkadaşlarım 5-6 yıllık evliliklerinde ki inanılmaz yol katettiler, başta kavga gürültüden geçilmezken bahsettiğiniz şeyler olurken şimdi çok uyumlular ama hala çocuk için tereddütlüler, hala ufak tefek birbirlerini rahatsız eden şeyler olduğunu söylüyorlar.

Sorunu kabul edip, bunun böyle gidemeyeceğini görmesini sağladıktan sonra artık bunun üzerinde çalışabilirsiniz. Bu önerdiğim kitap gibi farklı kitaplarla da olabilir. Terapist ile de olabilir. Kitap okumayla aranız varsa önce siz yavaştan okuyup ona davranışlarınız ve kitaptan etkilendiğiniz şeylerle aktarıp sonrasında onu okumaya teşvik ederek yapabilirsiniz. Bu uymazsa çok değil haftada 1-2 gün terapiye gidin gerçekten.

Bu durum tamamen eşinizin kişisel eğilimleriyle ilgili, bu durumda eğer oda isterse açık fikirli olabilirse gerçekten çözülebilir.

Ama olmayacaksa uğruna biraz uğraş gösterin ondan sonra da yaşınız daha çok genç çocuk olmadan ömrünüzü heba etmeyeceğiniz bir gelece için adım atmayı planlayabilirsiniz.
0
FAtE
(23.07.19)
Ailesi nasıl? Mantıklı insanlar mı, yoksa kayıtsız şartsız kızlarının her tartışma/konuda haklı olduğunu mu düşünüyorlar? Uzun vadede terapi falan da fayda etmeyebilir eğer böyleyse. Annesi ile her konuştuğunda kimyası tekrar bozulucak.

bekarım, kolay boşarım. ömür geçmez abi böyle...
0
metal sock
(23.07.19)
boşan başkan. çekilecek gibi durmuyor.
0
prodeq
(23.07.19)
@metal stock

ablası var bitane mesela. ya benim hanımın hiç haksız olduğunu görmedim diyorum. göremezsin diyor ben 28 senedir görmedim falan diyor. annesine diyorum, oyy oğlum allah sana sabır versin falan diyor. benim kız hep haklıdır, hep trip yaptı hayatı boyunca hep kavga ettik falan diyor.

geçmiş hikayelerine bakıyorum anlattıkları, işte annesi bunlara küfür ediyommuş, bunlar birbirlerine "o. çocuğu" falan diye küfürler ederek kavga ediyorlarmış. ben ailemde kesinlikle böyle büyümedim, en ufak saygısızlık yaşamadım ama bilemiyorum belki normal olan bunların ki mi aq. dünyam şaşırdı anlamadım.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
hazır karşı tarafın işi gücü varken ayrıl, nafaka ödemek zorunda kalmazsın. çocuk olayını düşünme bile!
0
nuisance
(23.07.19)
sonda soyleyecegimiz basta soyleyeyim; cocuk icin acele etmeyin.

benzer seyler yasayan bir arkadasim ve esi cozumu cocukta buldu, cocuk su an 2 yasinda ama girdikleri girdaptan artik cikamiyorlar da. farkli illerde yasiyorlar (ikisi de calisiyor), bosanmak istiyorlar ama nafaka konusunda anlasamiyorlar vs. olay inanilmaz cirkin yerlere gitti yani.

oyle bir sey ki bu profesyonel yardim olmadikca disardan mudehale hic bir ise yaramiyor. anladigim kadariyla da anlik kavgalar degil sizinki de, karakteri boyle (ikinizin de tabi ki).

burasi tamamen benim cahilce yorumum, ya da ben olsaydim ne yapardim kismi; sakinligimi korur ve bir aksam sakince yemek yerken bosanma dilekcesini onune koyardim. restine rest. kimsenin pasa gonlunu eglemek icin evlenmiyor insanlar.
0
brkylmz
(23.07.19)
Boşan diyenlere kulak asmayın. Belli ki eşiniz bir yanlışa düşmüş ve bunu sizin çözmeniz mümkün gözükmüyor.

1. Kesinlikle bu işleri çözene kadar, çocuk yapmayın.

2. Profesyonel destek alın. Sizin sözünüz eşiniz üstünde, o kadar etkili olmaz. Önce rahatsızlığınızı bir kaç kere dile getirin. Sonrasında konuyu açıp, gerçekten çözmek için profesyonel birine gidin. Çok sabırlı olmanız lazım.

Çözülmeyecek olursa, ayrılırsınız.


.
0
kartallar yuksek ucar
(23.07.19)
bu kadar kısa sürede böyle bozulan bir ilişki iki şekilde çözülür.
1) geleneksel yöntem: ilk 5 yıl her şey olur yavrum hepimiz çektik zamanla her şey oturuyor (bok oturuyor)

2) ilişki terapistine gitmek tarafların evlilikte mutlu olup olmadığını anlamalarını, esas sıkıntının ne olduğunu herkesin çözmesini sağlıyor ki akabinde boşanma ya da devam etme kararı almak daha sağlıklı.
0
9kuyruklukedi
(23.07.19)
evlilik noktasına nasıl geliniyor? ben bunla okeyim nası deniliyor yav peki böyle bi karakterse? körlük mü öncesi, nedir yani. anlamıyorum gerçekten. bu karakterde bi insan arkadaşım olmaz, arkadaşımın arkadaşıysa arkadaşımı sorgularım. bence sizin psikolojik abuse eğiliminiz var, aile, çocukluk döneminden yamulmalar vardır belki. kendinize odaklanın. ay içim daraldı, insanlar nelerle uğraşıyor yahu.
0
neynep
(23.07.19)
@neynep
evet onu da düşündüm. ben demek ki bunu istiyorum abicim, bundan hoşlanıyormuşum dedim. çünkü aklı başında sakin huylu aile yapısı birebir bana uyan birini kendim terk edip bu yola girip sevgili oldum. demek ki ben bunu istiyormuşum kendi mallığım diyorum. ama sonuçta bunun benim mallığım olması bu durumun çözülmesi gerekliliğini değiştirmiyor. sevgililik sonrası bir şekilde ilerledi. sevdim ama zamanında. şimdi seviyor muyum bilmiyorum aq. bişey hissetmiyorum şu anda. darlandım sadece. her türllü baskıdan, çocuk yapmak, şehir değiştirmek, "bana hiç çok güzelsin demiyorsun" larla uğraşmak, "ne kadar güzelim ya bi bak ya böyle güzel bir karın var el alem neler vermez böyle eş için sen daha kavga edip duruyorsun" larla uğraşmaktan içim şişti yani son kertede. dalga geçiyorum ben de. aynı zamanda ne kadar da mütevazisin bundan hiç bahsetmedin falan diyorum.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
Eşinizde psikolojik problemler var bence, ben olsam terapiye gönderirim bir şekilde. Ona da iyilik yapmış olursunuz, böyle yaşanmaz.
0
roket adam
(23.07.19)
"ne kadar güzelim ya bi bak ya böyle güzel bir karın var el alem neler vermez böyle eş için sen daha kavga edip duruyorsun"

karın narsist. geçmiş olsun.
0
xvyz
(23.07.19)
Valla bu sorunlar düzelmez kardeşim. Huya karaktere geçmiş. Benim bundan çok daha düşük seviye sorunlarım vardı düzelmedi.
"Sen böyle yaptın o yüzden ben de böyle yaptım."
Bunun aynısı da bizde var.
Düzeleceğine dair çok umutlu olma yani.
0
Trene çelme atan adam
(23.07.19)
Anladığım kadarıyla eşinizin aile yapısı, kültürel birikimi ve yetiştirilme tarzı sizinkinden oldukça farklı. bunun her zaman sorun yaratması muhtemel.

Benim asıl merak ettiğim mevcut fikir ayrılıkları ve çatışmalar dışında para mevzuları ve cinsellikle ilgili. Bunları özelden de paylaşabilirsiniz dilerseniz. Mesela cinsellik konusunda sıkıntı yaşıyor musunuz? Pek çok konuda anlaşamasa da cinsel doyum ve uyum sayesinde evliliklerini yürütmeyi başaran çiftler tanıdım. Bir de para mevzularını merak ediyorum. Mesela eşiniz sizinle evlendikten sonra (veya ilk çatışmalar başladıktan sonra) aşırı harcama, lüks tüketim, mal kavgası vs. gibi davranışlar sergiledi mi? Bu hususlar ışığında daha net bir değerlendirme yapılabilir.
0
redskull
(23.07.19)
olm böyle hayat geçmez. sen normal şeyleri kabul ettirememişsin kadına, hasta olduğunu terapi görmesi gerektiğini söyle bakalım bi ne diyecek? terapisiz de sizin ilişki berbat bir halde kalmaya devam edecektir. böyle ömür mü geçer olm.
0
hasmetizm 2046
(23.07.19)
İnsan dediğin şey hasarlı zaten. Hepimiz bi şekilde debeleniyoruz. Ok ama ben de belamı arayip buldum ve şunu öğrendim : bazıları değişmiyor, değişmek istemiyor, farkında değil, sen ne kadar emek versen, kendini versen, zaman versen, bazısı öyle ölecek. Sen de öleceksin. Belki yarın. Böyle zaman geçirmek için bir sebep yok bence şu hayatta.
0
neynep
(23.07.19)
başlıktaki soruya cevap: büyük ah almışsın. geçmiş olsun.
0
windows95
(23.07.19)
“Hastasın terapi alman gerek” denilen hangi insan “tmm yarın hemen gidiyorum” der? Bunu diyosa zaten terapilik bi durumu yoktur sadece zamana ihtiyacı vardır. Tavsiye verirken kafanıza geldiği gibi değil günlük hayata uygulanacağı gibi verin sevgili duyurucular. Bu insan zor durumda ve ne yapacağına karar vermekte zorlanıyor ki burada sormuş. Sizin de ayaklarınız yere bassın ki yardımcı olun.

Burda eşe söylenecek olan çift terapisi almanın gerekliliği. Zaten çift olarak başlasanız da uzman gerek görürse bireysel seanslar yapacaktır.
0
megalomaniac
(23.07.19)
Ayrıca, diğer ornek gibi sakin, iyi huylu ile olmadı, bunla daha heyecanlı, daha iyi yürüdü ok. Ama bitmedi ki çeşit yani. Milyon tane insan var. Heyecanlı olup, sana daha uyumlu olup hayatı dar etmeyen de var biyerde. O değilse bu diye iki seçeneğe indirgemek de gerçekçi değil bence.
0
neynep
(23.07.19)
annesinin yanına giderse voltran'ı oluştururlar.

kafada gelecek yılların planı yapılmış olabilir dikkat edin.
bebek olacak, istanbula gidilecek, böylece annesi bebeğe bakacak, kadın ise işe gidebilecek. sen mi ? sen kimsin ki ?
saat gibi plan bak tıkır tıkır işliyor.
0
güneyli çocuk
(23.07.19)
@güneyli çocuk
anne de kesinlikle her şeyi bildiğini sanan cahil biri. eğitimle sınıflandırmam kimseyi ama ilkokul mezunu olmasına rağmen boğaziçi mezunu bir adama, oğlum sen okumuşsun ama hocaların sana hep yanlış öğretmişler o iş öyle değil şöyle şöyle diyebilecek özgüvene sahip birisi. konuştuğu konu da astronomi aq. gel de çıldırma şimdi
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
Öncelikle eşinizle sakince konuşmayı, iletişim kurmayı deneyin. Empati kurmayı denemesini isteyin. Ne kadar yorulduğunuzu, boğulduğunuzu ve böyle sürerse evliliğinizin sürmesinin mümkün olamayabileceğini söyleyin.

Bu durumu düzeltmek için kendinizin elinizi taşın altına koymaya hazır olduğunuzu, belki ilişki psikoloğuna da gidebileceğinizi söyleyebilirsiniz.Bu da samimiyetinizi gösterir.

Bunları söyleyin, gidişatın nereye doğru olduğunu bilsin. Eğer davranışlarını düzeltmezse siz de yolunuza bakarsınız. Evlendiniz diye mutsuz olduğunuz, iletişim kuramadığınız ve boğulduğunuz bir ilişkiyi sürdürüp durmak zorunda değilsiniz.

ve lüütfen,

Çocuk yapmayın. Hem sağlıklı bir birey yetiştirebilmeniz için, hem de kendi ruhsal sağlığınızı koruyabilmeniz için; çocuk yokken bu kadar duygusal sömürü varken, çocuk doğunca nelerle uğraşmak zorunda kalırsınız düşünün... aman aman.
0
chihirovekohaku
(23.07.19)
burdan gaza gelip iş yapma da.

ilk önce evlilikte belli bi eşiği aştıktan sonra kavgalar azalıyor, alışıyorsun birbirine, nasolsa kavga edince de suratına bakıcam diye kavga edesin gelmiyor. o olgunluğa dönünce şeedersin, sakince bakarsın duruma.

ailenizle olan ilişkisini çok anlatmamışsınız da, aynı şehirde yaşıyorsanız bi mesafe koymaya çalışıyor gibi anladım. çok şeetmeyin minimum seviyede görüşün ailenizle eşiniz varken, siz kendiniz görüşün ama asla ailenizi bırakmayın da, o görüşmek istemiyorsa görüşmesin boşverin, zorla güzellik olmaz. kaynana - gelin çekişmeleri yaşamak bu tablonun üstüne felaket olur. olan sizin kafanıza olur. minimum ilişki iyidir, öyle bayram seyran, aynı şehirdeyseniz 2 haftada bir falan gitmece.

bu tarz gönül işlerinde tek taraflı suçlu olmaz sizin de kusurlarınız vardır, önemli olan kusurları gözardı edecek olgunluğa ulaşmakta.
0
kveldulv
(23.07.19)
@kveldulv

elbette kusurlarım vardır hocam. mesela ben uzunn uzun yazdım. ona da yaz desem kim bilir neler yazacak benim hakkımda. fakat ben mesela rezerv koyabiliyorum "elbette denim de kusurlarım vardır" diyerek kendime. o diyor ki ben şöyle şöyle yaptım çünkü sen şöyle şöyle dedin. adam gibi anlatmıyor da bana bende ne yanlışsa. anlat başkalarıyla konuş arkadaşlarına anlat ne bileyim annenle konuş falan diyorum. kimseye de ser verip sır vermiyor. kendi içinde kendi haklılığıyla hayatına devam ediyor. işine gelmiyor çünkü başkalarına anlatınca duyduğu eleştiriler. öyle tahmin ediyorum. yaa aman o ne anlar ki kafasına giriyor muhtemelen. bilemiyorum yani, konuşamadığımız için. ama en yüksek tansiyonda çıldırttığında artık en ufak bir hakaretimsi lafta " salak, gerizekalı vs" pat konuşma kesiliyor, başka yerlere gidiyor kapılar vuruluyor falan. çözüm olmuyor yani. hakaret olmasa da surat ifaden çok iğrenç, benimle nasıl böyle konuşursun, şu oturuşuna bak falan diyip illa ki bir şeye takılıyor sonra ona tutunup mevzuyu başka yerlere çekiyor. ben bir şekilde tuzağa düşüp sinirleniyorum sonunda. bombok hissediyorum en sonunda da.
0
🌸jamiryow
(23.07.19)
Annesinin astronomi hakkında söyledikleri uzaklasmak için yeterli bence :( Ciddiyim.
0
neynep
(23.07.19)
değişmek istemeyen, değişmesi gerektiğini kabul etmeyecek, hatta bunu söylediğinizde ego meselesi yapacak insanı değiştiremezsiniz.

herkes terapi demiş, ama bence bugün teklif etseniz yer yerinden oynar.

her zaman çözüm odaklı olan biriyim, ama perşembenin gelişi de çarşambadan belli oluyor.
kendiniz için yanlış kişiyle evlenmişsiniz.
yapı olarak temelde uyumsuzsunuz.
bence henüz bir yıl olmuşken boşanın.

evlilik zaman içinde birçok şeyi monotonlaştırabilir, ama sonuçta yanınızda sevdiğiniz biri vardır ya da olmalıdır.
bu hiçbirine uymayan bir durum maalesef.
"seviyorum" deseniz, "öyle kabul etmeye çalışın" denir.
ama öyle bir şey olduğunu da sanmıyorum.

kaldı ki, kişilik bozukluğu olan birinden söz ediyoruz gibi geldi.
İstanbul-izmir meselesinde size hak vermesem de (İstanbul'da doğmuş büyümüş insan izmir dahil, başka yerde yaşamak istemez genelde), temelde sorun çok farklı.

hayat kısa, kendinizi boşuna böyle girdaplara sokmayın.
0
blatta hiberna
(23.07.19)
Bana borderline kişilik bozukluğunu hatırlattı, belirtiler tutuyor mu bir bakın, tutuyorsa psikolojik yardım almadığı sürece başa çıkamazsınız.
eksisozluk.com
0
mikro patlama
(23.07.19)
Ayrıca sakin karakterde biriyle olmadı diye demek ki bunu istoyorum demek değil bence. Milyon tane insan var, seçeneği, kombinasyon ihtimalini ikiye indirmek hiç gerçekçi değil yahu. Daha tutkulu ama daha sağlıklı da olabilir. Kötüyü bitir ki sonraki adıma geç. Bence
0
neynep
(23.07.19)
Ayrı dünyaların insanlarıymışsınız. İşler daha fazla tatsızlaşmadan boşanın.
0
iwasbornonamountainside
(23.07.19)
burada atıp tutanlara fazla takılma. bekara boşamak kolay tabi ben de bekarım gerçi ama ahahah :) neyse, eşin sana saygısını yitirmiş, seni bazı konularda yeterli görmüyor gibi sanki. yatak ilişkiniz ne durumda? cezalandırma yoluna falan gidiyor mu? bence bu maruz kaldığın şey tamamen (bkz: dırdır) biraz redpill'ci tayfaya takıl derim. aile terapisti falan sakın girme. dırdırla nasıl başa çıkacağını öğren yeter. hatta yukarıda jesues diye bir arkadaş yazmış güzelce çözümünü. bence sen de bu şekilde çözersin olayı, bu kadar büyütmeye gerek yok.
0
tughan
(24.07.19)
ben olsam ekşi duyuruya yazmak yerine, kadını karşıma alıp nazikçe, aramızda problemler olduğunu, ayrılmak istemediğimi, çift terapisi ile sorunu çözmek istediğimi söylerdim.
0
nice tnetennba
(24.07.19)
Borderline a çok benziyor+1
0
Trene çelme atan adam
(25.07.19)
senden büyüğüm muhtemelen. bir abi tavsiyesi olarak al. zararın neresinden dönersen kardır. 1 sene çok bir süre değil. boşanmayı düşün. ipin ucunu kaçırırsan, hayatın böyle devam eder.
0
burya
(25.07.19)
profesyonel destek alın diyenlere kıçımla gülüyorum.

ülkemizde böyle kadınlar bollaşmaya başladı. bir tane efendi erkek bulup kafalıyorlar, zamanla içlerindeki manyak ortaya çıkıyor. büyük ihtimalle 3 yıllık flört ve 1 yıllık evlilik süresince olayların buraya varacağını tahmin edemedin ve hep alttan aldın. al işte sonuç bu.

bu yaşta böyle olan kadını menopozda düşünemiyorum. bence ayrılmalısın. 1 sene hiç bir şey. ama bu kadınla boşanmak kolay olmayacak. nafaka falan çok uğraştırır bu seni, donuna kadar almaya çalışır.

çevremde de buna benzer evlilikler görüyorum. canım cicim aylarından sonra, aileler ile tanışınca birde geri dönülmez bir yola girmiş gibi kendilerini düğünde göbek atarken buluyorlar. sanırım sizde de böyle oldu.
0
dafuq
(25.07.19)
hem kezban hem piremses hem de kötü biri öeahh. böyle birini nerden buldun hacı. çocuk olmadan kaç kurtar kendini. gençsin paran da var işin de. toplum baskısı da senin değil onun üzerinde. bas boşanma davasını pamuk gibi olmazsan neyim.o da genç yaşta dul kaldım diye ağlasın belki hizaya gelir.
0
mayeskuel
(04.08.19)
neyse evlenemiyoruz diye üzülüyordum şimdi sevindim :))
0
problem34
(04.08.19)
'1 (bir) yıllık evliyim. Öncesinde 3 yıl birlikteydik' den sonrasını okumadım.
ama sanırım 3 yılda baş göstermeyen şeyler o 1 yılda toptan kendini salıvermiş.
aklıma hep şu sahne geliyor ;
youtu.be
0
dedim dedim de kime dedim
(04.08.19)
Eşinizin bu sorununuzun normal olmaması bir yana, sizin de böyle birini seçmeniz tesadüf değildir. Annenize ve daha önce hayatınıza giren kadınlara bir bakın, benzer şeyler var mı?

Eşiniz için ve kendiniz için psikoloğa gidebilirsiniz önce.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(04.08.19)
www.youtube.com

bunu görünce aklıma geldi sizin durum
0
neynep
(15.08.19)
(7)

erken saatte uyanmanın zorluğu

semaforo de medianoche
herkes için böyle mi bilemiycem tabii ama gece 4'te yatsam kendiliğimden 11:30 civarı uyanıyorum uykumu almış vaziyette. gece 12'de yatıp 7:30'da alarmla uyandığımda ise ömrümden ömür gidiyor, sabah evden çıkana kadar tüm hayatıma küfrediyorum. ikisinde de aynı süre uyumama rağmen böyle olmasının se
herkes için böyle mi bilemiycem tabii ama gece 4'te yatsam kendiliğimden 11:30 civarı uyanıyorum uykumu almış vaziyette. gece 12'de yatıp 7:30'da alarmla uyandığımda ise ömrümden ömür gidiyor, sabah evden çıkana kadar tüm hayatıma küfrediyorum. ikisinde de aynı süre uyumama rağmen böyle olmasının sebebi nedir fikri olan var mı? 100 milyar maaş da alsam iş yerimde inanılmaz keyifli bi ortamım da olsa erken saatte uyanmam gerektiği sürece mutlu bir hayat sürmem mümkün değil çok etkiliyor bu durum beni. aşmak istiyorum bunu.
0
semaforo de medianoche
(06.07.19)
31 yildir asamadim ben.
0
stavro
(06.07.19)
Gece 10'da yatmayı deneyin. Uyku süresi aynı olsa bile uyku saatleri fark yaratıyor.
0
mikro patlama
(06.07.19)
gece geç yatmanın daha özgürlükçü bir hayat yaşadığına inandırıldığımız için, sabah erken kalkmayı, diğer uyku saatinin toplamına eşit olmasına rağmen kendimizi bitkin hissediyoruz. oysa erken yatıp erken kalkmak vücut için daha yararlı, fakat asi, sıradığı değil. kentlerde, gece geç vakitlere kadar oturup sigara, kahve içmek daha güçlü gösteriyor. kadınların omuzlarına bir çanta astıklarında kendilerini daha iyi hissetmeleri ya da ortamlarda sigara içenlerin kendilerini daha güçlü hissetmeleri gibi. yani hepsi bizim uydurmamız. psikolojini buna inandırabilirsin. "erken yatıp erken kalkmak vücuduna faydalıdır ve geç yatmak zararlıdır. sabah dinç uyanamamın nedeni bu psikolojik alışkanlıklardır." diyerek kendine tekrarlarsan değişebilirsin.
0
silver apple
(06.07.19)
o öyle olmuyor. insanlar uyudukları saati seçebilir ama uyandıkları saate vücut karar verir. siz her gün 12'de yatıp 7'de kalkarsanız, bir gün 2'de uyuduğunuzda ertesi gün 9'da uyanmazsınız; yine 7'de uyanırsınız.

alarmla uyanmak rutine bindiği takdirde her zaman vücut için zorlayıcı olacaktır. bir hafta kadar düzenli olarak 12'de uyursanız vücudunuz kendini ona göre uyanmaya (örneğin 7:30) ayarlayacaktır. biraz zaman verin.

ek olarak günümüzdeki iş düzeninin bu açıdan bile insanı mutlu ve tatmin etmesi mümkün değil. 18'de işten çıkan bir çalışan eve gelip yemeğini yediğinde saat iyice geç oluyor. bu saatten sonra en azından biraz bir şeylerle vakit geçireyim dendiğinde saat 12'yi çoktan geçiyor. halbuki olması gereken 22-23 gibi uyumak ama insanlar kendilerine nefes alacak vakti dahi bulamadıkları için biraz daha geç uyumayı tercih ediyorlar. dolayısıyla uyku problemleri kaçınılmaz oluyor. bu da sabah uyanmakta güçlük çekilmesine, dolaylı olarak da mutsuzluğa neden oluyor.
0
bohr atom modeli
(06.07.19)
@silver apple "özgürlükçü bir hayat yaşadığına inandırıldığımız için" demişsin ama gece istediğin saatte yatabilmek özgürlüktür zaten. ben isterim ki 3'ten 4'ten önce yatmayım ama iş olunca istediğim halde yapamıyorum bunu uykum geliyor erkenden. bir de bence artık erken yatıp erken kalkmak daha havalı gözüküyor. sorumluluk sahibi insan havası oluyor ve milyarderlerin, acayip başarılı tiplerin vs. de genelde erken kalktığı haberleri çıktıkça böyle oldu bence.
0
🌸semaforo de medianoche
(06.07.19)
@semaforo de medianoche sen, kalkıp köyüne ya da bir köye git. bir hafta dolmadan bütün uyku alışkanlıkların değişir, akşam 11 sabah en geç 6 da uyanmaya başlarsın. gece 4 te uyuma sabah 11 de uyanma diye bir seçenek olmaz. çözüm olarak önce böyle bir fark olduğuna kendini inandırman gerekiyor. sonra önlem olarak odanda elektriği, interneti kapatırsın, akşam kahve, çayı kaldırırsın, stresten uzak durmaya çalışır, gün içerisinde spor yaparsın vb..
0
silver apple
(06.07.19)
@silver apple teorik olarak haklısın ama pratik olarak pek mümkün değil. hobilerim var, ilgilenmek istediğim şeyler var, vakit geçirmek istediğim arkadaşlar var. bunun için köyde doğup hiç şehir görmemek veya o zihniyette bi insan olmak lazım sanırım.
0
🌸semaforo de medianoche
(07.07.19)
(10)

Her bölgenin farklı tanrısının olması

dont eat me
Böyle bir inanışın olduğu bir din vardı. Mesela Türkiye tarafında x tanrısı var ona dua ediyorsun. Diğer tanrılar orada kullanimdisi. Başka yere de gidersen Turkiyedeki tanrı dualarına cevap vermiyor.Hangi dindi bu?
Böyle bir inanışın olduğu bir din vardı. Mesela Türkiye tarafında x tanrısı var ona dua ediyorsun. Diğer tanrılar orada kullanimdisi. Başka yere de gidersen Turkiyedeki tanrı dualarına cevap vermiyor.

Hangi dindi bu?
0
dont eat me
(12.06.19)
Komik mi sayın cahiller? Bir tarafimdan uydurmadım.
0
🌸dont eat me
(12.06.19)
böyle bir dini bilmiyorum fakat fikir olarak neil gaiman'ın amerikan tanrıları hikayesine benziyor
0
freebird5406_2
(12.06.19)
Helenistik dönemde pergamon kentinde böyle bir durum olduğunu hatırlıyorum.
0
16f628a
(12.06.19)
hinduizm?
0
mikro patlama
(13.06.19)
Henoteizm
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(13.06.19)
Konuyu düzgün bir kaynaktan öğrendiğinize emin misiniz? Eksik bilgiye kurban gitmiş olmayasınız?

Hristiyanlık öncesi dinlerde evrensellik fikri yok. Tanrılar kültürlere ait belli isimler taşısalar da aslında, örneğin, Anadolu'da tapım gören Apollon adlı tanrıyla, Kıta Yunanistan'da tapım gören Apollon adlı tanrı birbirinden birçok açıdan farklı. Hatta Didim'deki büyük tapınaktaki Apollon ve Bugün İzmir'deki Menderes civarında bulunun Kolophon kentinin Apollon'u bile çok farklı.

Çok tanrılı dinlerde aslında her tapınağın kendi geliştirdiği bir dini anlayış var. İnsanlarsa bunların hepsini kabulleniyor. Hatta kendi kültürlerine ait olmayan tanrıların bile gerçekliğini kabulleniyorlar. Birçok kültürde başka kültürlerden tanrıların alındığı görülüyor.

Bahsettiğiniz şey şehirlerin belirlenmiş baş tanrı ve tanrıçalarıyla da alakalı olabilir. Hemen her şehirde belli başlı yüceltilen, şehir sembolü haline gelmiş bir tanrı vardır. O bölgede diğerlerinden daha nüfuzlu olduğuna inanılır.

Eğer bahsettiğiniz din yakın zamanda ortaya çıkmış neo-pagan dinlerden biriyse büyük ihtimalle bu anlayıştan temel almıştır. Neticede bahsettiğiniz özellik belli bir dine ait bir şey değil. Hristiyanlık öncesi ya da Hristiyanlığın globalleşmesi öncesi ortaya çıkmış yerel dinlerin hemen hepsinin doğal bir özelliği.
0
mentuhotep
(13.06.19)
Yunan mitolojisinde böyle bir muhabbbet vardı sanki. Arkadaşın dediği gibi eksik bilgi olabilir ama her tanrının sorumlu olduğu bir şehir vardı sahip oldukları niteliklerle birlikte. Yani Dionysus şarap tanırısı ve x şehrinden sorumlu gibi.
0
evandro roncatto
(13.06.19)
araplarda müslümanlık öncesi durum böyleydi.

her şehrin kendi tanrısı vardı.
0
tantunisultansuleyman
(13.06.19)
Henoteizm arkadaşlar evet. Ciddi cevaplar için teşekkürler. :)
0
🌸dont eat me
(13.06.19)
(6)

otobüs yolculuğu bacak ağrısı

hknty
7 saat otobüs yolculuğu yaptım. bacaklarım uyuştu. 8 saat oturup ders çalışmaya alışkınım. ama otobüste daha 2 saat olmadan bacaklarım uyuşmaya başladı. şu an da bacaklarım ağrıyor. bildiğiniz squat yapmış gibiyim. niye böyle olmuşumdur?
7 saat otobüs yolculuğu yaptım. bacaklarım uyuştu. 8 saat oturup ders çalışmaya alışkınım. ama otobüste daha 2 saat olmadan bacaklarım uyuşmaya başladı. şu an da bacaklarım ağrıyor. bildiğiniz squat yapmış gibiyim. niye böyle olmuşumdur?
0
hknty
(11.06.19)
hareket alanın daha kısıtlı
0
cern de cayci olmak vardi
(11.06.19)
Allah Allah acaba niye?
Psikolojik olarak yine oraya kısıtlı olduğunu biliyorsun. Bu da çok etkili.
0
iyi karpuz
(11.06.19)
otobüste de 2 saatten sonra ağrımaya başladı ama. 2 saat kalkmadan oturduğum oldu.
0
🌸hknty
(11.06.19)
7 saat sürekli oturdunuz mu? Sağlık açısından otobüsün kısa-uzun her molasında mutlaka dışarı çıkıp iki adım yürümek gerekli. Ayak altında çanta vs bulunmamalı. Koridorda oturmak biraz daha avantajlı, arada kısa süre de olsa ayaklarınızı uzatıp gerdirmek mümkün olabiliyor.
0
mikro patlama
(11.06.19)
yok yürüm yarım saat arada. daha ilk 2 saatte ayaklarım uyuşmaya başladı. ona şaşırdım.
0
🌸hknty
(11.06.19)
zamanında 23 saat otobüs yolculukları yapardım. bacak ve bel ağrışarı benim için işkence olurdu. sonra bir gün samimi bir arkadaşımla birlikte aynı yolculuğu yaptım. farkettim ki o ağrıların nerdeyse hiçbiri yok. sanırım yanımda yabancı biri varken ona değmemek, onun oturma ve ayak koyma alanını ihlal etmemek için istemsizce kendimi kasıyormuşum. o da kısa sürede normalden daha fazla yoruyormuş beni. ama yanımda rahatsız etme fikri olmayacak biri oturduğunda o kasılmalar olmuyor dolayısıyla ağrı da olmuyormuş. umarım ifade edebilmişimdir
0
yemrem
(12.06.19)
(2)

Kredi kartımız hacklenmiş bankayı dava etmek istiyoruz.

Aşk Adamı
dostlar selamlar, agabeyimin kredi kartı üzerinden avusturyadan alısverıs yapılmıs. 2 adet sinema bileti ve 350 internet üzerinden dominos almışlar.eee kardeş olabilir hacklenmıssın adamlar harcama yapmıs ve sonrasında limit bitmiş. Bankayı neden dava etmek istiyoruz diyecek olursanız alışveriş yur
dostlar selamlar, agabeyimin kredi kartı üzerinden avusturyadan alısverıs yapılmıs. 2 adet sinema bileti ve 350 internet üzerinden dominos almışlar.
eee kardeş olabilir hacklenmıssın adamlar harcama yapmıs ve sonrasında limit bitmiş.
Bankayı neden dava etmek istiyoruz diyecek olursanız alışveriş yurtdışından yapılıyor demiştim. Bizim kart yurtdışı harcamalarına kapalı.Banka bu konuda birşey söylemedi sadece bu durumlarda masrafı karşıladıklarını itiraz etmemiz gerektiği belirttiler. Yurtdışına kapalı bir kredi kartından harcama nasıl yapılabilir böyle bir olay bankacılık sistemine güvensizlik teşkil ediyor.

Nasıl bir yol izlenmeli sizce teşekkürler
0
Aşk Adamı
(11.06.19)
hocam çok geçmiş olsun ama 2 sinema biletiyle dominos nedir asfsfaddfgsfa. Valla ucuz kurtulmuşsunuz.
0
neverlose
(11.06.19)
Eğer işlemler 3d doğrulamasından geçmediyse, itiraz etmeniz durumunda paranızı geri alacaksınız zaten, neyin davasını açacaksınız? O dava düşer.
0
mikro patlama
(11.06.19)
(9)

otobüste koltuk yatırma

hknty
şehirler arası otobüslerde uyumak için yatan koltuklar var ya. dün bir kadın koltuğu yatırdı sonuna kadar. ben de film izliyordum hem ekran kaydı hem üzerimde baskı oldu. rahatsız olduğumu söyledim. düzeltti sonra tekrar yatırdı bir süre sonra. atıştık biraz ama sonra haklı gibi geldi bir şey demedi
şehirler arası otobüslerde uyumak için yatan koltuklar var ya. dün bir kadın koltuğu yatırdı sonuna kadar. ben de film izliyordum hem ekran kaydı hem üzerimde baskı oldu. rahatsız olduğumu söyledim. düzeltti sonra tekrar yatırdı bir süre sonra. atıştık biraz ama sonra haklı gibi geldi bir şey demedim. bu durumda kim haklı oluyor? koltuklar elbet uyumak için yapılmış ama arka taraftaki insan da uyumuyorsa ciddi sorun. yatıran mı haklı yatırılmasını istemeyen mi?
0
hknty
(11.06.19)
Belli bir mesafeye kadar yatırılması lazim zaten. Ama abartmakta olmaz. Dengesiz birine denk gelirsen kaldırmaz da. Uğraşırsin. Zaten olay bitmiş gitmiş. Salla gitsin
0
JackDanielSparroww
(11.06.19)
koltuğu yatırmaya hareketlenince dizinle aban öne doğru. Bir süre uğraşıyor sonra bozukmuş falan deyip vazgeçiyor.
0
redskull
(11.06.19)
midem bulanıyor her an kusabilirim de bir dahakine. biraz da öğür, dimdik yapar koltuğunu.
0
diffarentiationation
(11.06.19)
belli bir mesafeye kadar yatirilabilir,

sonuna kadar yatiriyorsa evet basiklik oluyor arka tarafta ama arkadaki tv izliyor diye de kusura bakmasin ben yarim yatiririm

ben ondeki cok yatirmaya basladiginda dizimi dayiyorum bir yere kadar yatirabiliyor, ben de az domuz degilim
0
exlibris
(11.06.19)
kavga eder yatırtmazdım da haklı gibi geldi kadın. ama 2 taraf için de sorun. yatırılsa bir dert yatırılmasa bir dert. bir dahaki sefer nasıl tepki vereyim diye soruyorum. ona göre diretebilirim ama haksız da gelmedi. sonuçta yatırılsın diye üretilmiş. o yüzden sonra bir şey demedim.
0
🌸hknty
(11.06.19)
Yarımın üzerinde yatırdıysa öküz. Dizinle sürekli koltuğuna vurup rahatsız etseydin keşke.

Madem kıçını ağzına sokuyo, o zaman dilinin sıcaklığını seve seve hissedecek.

Ben hiç sevmem koltuğunu yarımdan fazla yatıranları. Hep en önden bilet almaya dikkat ederim. Veya orta kapının hemen arkasından.
0
(s)AINT
(11.06.19)
ben dizimle engelliyorum, ama yatiia bulunduysa oksurup hapsirirdim öne öne
0
legalize marijuana
(11.06.19)
Böyle bir durumda öndekine koltuğunuzu biraz kaldırın dedim oda öndeki de indirdi napiyim dedi. e söyleyin dedim, eleman söyledi sonra hepimiz bir nebze de olsa daha rahat yolculuk yaptk. kıssadan hisse, söyleyin.
0
thesomberlain
(11.06.19)
Eğer gündüz vakti ise biraz tartışmalı bir durum ama geceyse insanların zaten fazlasıyla rahatsız şartlardaki uyuma ihtiyacı tabiki diğer yolcunun film seyretme ihtiyacından önceliklidir. Gece vakti öndeki yolcu koltuğunu yatırmasın diye dizini dayayacak kadar -kibarca söyleyeyim- onursuz kişi yoktur herhalde, varsa da zaten birgün yaşı ilerleyip roller değiştiğinde yaptığı çirkinliğin farkına varacaktır.
0
mikro patlama
(11.06.19)
(5)

Gökteki cisim?

dont eat me
Biraz önce sarı bir ışık vardı. Olduğu yerde birkaç dakika durup ilerlemeye başladı. Uçak gibi yanıp sönen ışığı vardı. Uçak gibi hareket etmiyor ama. Olduğu yerde durmaz ki uçak? Neydi bu?
Biraz önce sarı bir ışık vardı. Olduğu yerde birkaç dakika durup ilerlemeye başladı. Uçak gibi yanıp sönen ışığı vardı. Uçak gibi hareket etmiyor ama. Olduğu yerde durmaz ki uçak? Neydi bu?
0
dont eat me
(11.06.19)
Helikopter olabilir mi?
0
sys coyg
(11.06.19)
Sesi çıkması gerekmez mi helikopterin? @sys
0
🌸dont eat me
(11.06.19)
uçaktır. İniş için sıralanan uçaklar gece arka arkaya bir sürü sabit ışık gibi görünüyor mesela(yaklaşma uzaklaşma yüzünden tabii büyüyüp küçülüyor ama) çok fark edemiyorsun dönünce hareket etmeye başladı demişsindir. Bana olmuştu çünkü.
0
nhk ni youkosu
(11.06.19)
Literatürde “Tanımlanamayan uçan cisim” olarak geçiyor.
0
'
(11.06.19)
Gece dönüş yapan bir uçak durmuş hatta dönüşten sonra geriye gitmeye başlamış gibi görünebilir. Aynı şey merkür ve venüs gezegenlerinin gözleminde de olabiliyor.
0
mikro patlama
(11.06.19)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.