Giriş
(1)

kalbimin hızlı ve ritimsiz atıyor.

lonn
öncelikle merhabalar,aranızda doktor veya başına böyle gelmiş birileri vardır diye sormak istedim.2 haftadır kalbim durduk yere hızlı ve ritimsiz atmaya başladı. durduk yere derken biraz heyecanlandığında veya ufak bir efor sonucu (yürümek merdiven çıkmak gibi).dedim böyle olmayacak doktora gittim k
öncelikle merhabalar,

aranızda doktor veya başına böyle gelmiş birileri vardır diye sormak istedim.
2 haftadır kalbim durduk yere hızlı ve ritimsiz atmaya başladı. durduk yere derken biraz heyecanlandığında veya ufak bir efor sonucu (yürümek merdiven çıkmak gibi).
dedim böyle olmayacak doktora gittim kardiyolojiye doktor baktı eko bilmem ne bişeyler yaptı kalbinde bi problem görülmüyo dedi ve çıktık. sadece çok su içmelisin kan vermen lazım dedi bu kadar.
yani konuya gelicem acaba bu tansiyondan veya şekerden veya başka bi nedenden olabilir mi? tamam kabul ediyorum çok salak soru fakat koruyorum bi yandan da sadece gelecek cevapları irdeleyip kendimce bi kanıya varmak istiyorum.
teşekkürler
0
lonn
(15.11.10)
kalbinizin hızlı atmasının bir sebebi de hipertroidi olabilir.

ayrıca niye doktora inanmıyorsunuz? illa hasta olmanız ve doktorların sizi anlamaması mı lazım?
0
mea maxima culpa
(16.11.10)
(5)

kedi sorusu-hills r/d mama

hayali arkadaş
kuru mamalarla ilgili çok korkunç şeyler okuduğum için kedime evde yaptığım mamayı yedirmeye başlamıştım. bu arada kedim yıllardır altı kilo ve ilginçtir az mama verdiğimde de dikkat etmeyip çok mama verdiğimde de hep aynı kiloda. bugün kan tahlili yaptırmak için veterinere götürdüm, veteriner hills
kuru mamalarla ilgili çok korkunç şeyler okuduğum için kedime evde yaptığım mamayı yedirmeye başlamıştım. bu arada kedim yıllardır altı kilo ve ilginçtir az mama verdiğimde de dikkat etmeyip çok mama verdiğimde de hep aynı kiloda. bugün kan tahlili yaptırmak için veterinere götürdüm, veteriner hills r/d isimli bir mama önerdi, böyle obez kedileri iki üç ay içinde normal kiloya getiriyormuş, bana pek inandırıcı gelmedi üstelik de kuru mamalarla ilgili ciddi şüphelerim var. bu mamayı kullanan ve kedisinin kilo verdiğini gözlemleyen var mı onu merak ettim. ya da ne bileyim ben şunu yaptım kedim zayıfladı diyebilecek olan?
0
hayali arkadaş
(02.11.10)
bizimkine ilk baştan beri hill's yediriyoruz, oldukça fit kendileri. veterinerler de tavsiye ediyor markayı zaten. burada ben de daha önce sormuştum, sonuçta hill's tercih etmiştim.
0
mevtagezer
(02.11.10)
madem herkes böyle diyor, ben de yarın alayım o zaman mamayı.
kuru mama ile ilgili sorun içeriğinin yanısıra kuru olması, bir sürü kedide böbrek hastalıklarına sebep olduğunu duydum. o yüzden de kedim normal kilosuna dönünce tekrar evde yapılmış mama vermeyi planlıyorum, o kadar zor değil hazırlamak, temel birkaç şeyi öğrenince çok kolay oluyor ve kediler de çok seviyor
0
🌸hayali arkadaş
(02.11.10)
ben açıkçası kaliteli kuru mama yiyerek obeze dönen bir kedi görmedim hiç o sebeple mamayı sizin yapmanız yerine şiddetle Pro-plan ya da Hills kullanmanızı öneririm bundan sonra. bunlar hakikaten çok kaliteli mamalardır duyduğunuz korkunç şeyler büyü ihtimalle "market mamaları" ile alakalıdır.
0
Afro the cat
(02.11.10)
kedileri böbrek hastası yapanlar tvlerde reklamı çıkan whiskas vs gibi kötü market mamalarıdır. kaliteli mamaların kedilere zararı yoktur.

ayrıca neden veterinere inanmıyorsunuz?
0
mea maxima culpa
(02.11.10)
@afro-sadece ilk yıl market maması verdim, 2 yıldır proplan yiyor ve bu kiloda.
@mea- (git: 160938) burada da yazmıştım kedimin başına gelenleri. burda bahsettiğim ameliyattan sonra başka bir veterinere götürdüm ameliyat sonrası takibi için o da antibiyotiği eksik dozda uygulamış, kötü bir şeye sebep olmadı ama ben veterinerlere güvenmiyorum artık.
0
🌸hayali arkadaş
(06.11.10)
(4)

Kedi topallaması sebepleri ?

joehigashi
Sebepleri neler olabilir ? Yaklaşık 2 haftadır evimize gelen, beslediğimiz kedinin sağ ön ayağında topallama var. Ayrıca sürekli olarak o patisini yalıyor. Zannedersem içgüdüsel bir tepki bu. Bu topallamanın sebebi ne olabilir ? iyileştirmek adına yapabileceğimiz şeyler nelerdir ?
Sebepleri neler olabilir ? Yaklaşık 2 haftadır evimize gelen, beslediğimiz kedinin sağ ön ayağında topallama var. Ayrıca sürekli olarak o patisini yalıyor. Zannedersem içgüdüsel bir tepki bu. Bu topallamanın sebebi ne olabilir ? iyileştirmek adına yapabileceğimiz şeyler nelerdir ?
0
joehigashi
(17.08.10)
Patisine bir şey batmış olabilir. Yrık, çizik vs olabilir. İyice bir inceleyin, olmadı veterinere götürün, para sıkıntısı varsa bağlı olduğunuz belediyenin veteriner servisi vardır, onu araştırın, ucuz oluyor genelde yolda bulduk vs derseniz.
0
whoosie
(17.08.10)
kedi baya bir agresif yalnız. hani öyle sevmeye kalktığımızda ya da patisini incelemek istediğimizde pençeyi elimizin üstünde acı ile hissedebiliriz :( O sebepten veterinere götürme ihtimali çok zor..
0
🌸joehigashi
(17.08.10)
o zaman zarar ya da şiddet görmüş olması daha muhtemeldir. Biraz sert olsa da tavsiyem çevrenizde kedi bakan birinden taşıma kutusu temin etmeniz, sonra kedi bir şekilde uyurken ya da yemek yerken tek hamlede kutunun içine koyup veterinere götürmeniz. Eğer kendi dezenfekte edemeyeceği bir şeyse tehlikeli olabilir, bir uzmanın görmesi daha iyidir.
0
whoosie
(17.08.10)
kedi agresif ise kutuya koymak için önce kalın ve büyük bir havlu gibi bir örtü atın üstüne. ne olduğunu anlamadan cumburlop kutusuna koyun.
0
mea maxima culpa
(17.08.10)
(8)

Kalbimin sesi mi annemin sesi mi ?

omarhayyam
Selam duyuru insanları..Okul meselesi..1 sene uzatıp, iyi bir üniversitede yüksek lisans yapmak istiyorum. Bu sene erasmus a da basvurup Almanya da 1 sene kalmak istiyorum, evet. İş yaşamına girmeye pek de hevesli değilim arkadaşlar.. Çalıştım bi kaç yerde de hiç öyle heves edilecek bi durum yok :(A
Selam duyuru insanları..

Okul meselesi..

1 sene uzatıp, iyi bir üniversitede yüksek lisans yapmak istiyorum. Bu sene erasmus a da basvurup Almanya da 1 sene kalmak istiyorum, evet. İş yaşamına girmeye pek de hevesli değilim arkadaşlar.. Çalıştım bi kaç yerde de hiç öyle heves edilecek bi durum yok :(

Ailemse tahmin edeceğiniz gibi bir an önce okulunu bitir, işe gir evlen modundalar..

Valla geri dönüp baktıgımda üzülmek istemediğim için ailemi dinlemeyeceğim sanırım :(

Siz bana bir yol söyleyin, ne ben üzüleyim ne de onlar...

Ailemin benim gibi ben de onlar gibi düşünemem ama bi ortak yol bulmamız lazım arkadaşlar ..

Teşekkür ederim yardımlarınız için...
0
omarhayyam
(14.08.10)
ise girmeden erasmus yaptin yaptin, daha sonra siksen yapamazsin. hatta erasmusu gec, bi sik yapamazsin ise girdikten sonra, geciktirebildigin kadar geciktir isi, zaten bi baslayip hayatinin sonuna kadar kole gibi calisacaksin.
0
nawres
(14.08.10)
önce bi ailenin evlen lafına kulakları tıka.. boşanınca aynı aile biz iyi olsun istedik deyip boyun kırıp oturuyo yaptığının üstüne. yaşamını onlar değil sen yaşa. erasmus'a kas acilen git gel, eğlen, dağıt. bir daha öğrenci olmayacaksın, gençlik de gitti gider, hele erasmus gibi geçerli bir sebeple nispeten kolay alınan bir vizen bir daha olmayabilir.. hayatını yaşa, lütfen :)
0
salome
(15.08.10)
boş ver ailenin laflarını. biz dinledik de ne oldu?

zamanında yüksek lisans bitince amerika'da doktora için başvurayım dedim. bizimkiler ne gerek var cak cuk dediler. kuzuyum ya dinledim. uzun hikaye şimdi annem bana durmadan arkadaşlarının amerikada şunu bunu yapan arkadaşlarının çocuklarını anlatıyor. yer misin yemez misin?

imkanın varsa git, gez, gör, kültürünü arttır, dil öğren. burda iş de seni bekliyor, aile de, ev de. korkma kaçan yok. iş bulmak her zaman zor. ancak dil bilirsen vs senin için bir artı olabilir. hatta kim bilir oralarda herhangi bir şekilde başka kapılar bile açılabilir sana.

aman anne baba dinleme.
0
mea maxima culpa
(15.08.10)
hayalim olan sektorde, hayalim olan firmada, hayalim olan pozisyonda calisabilmek varken, sacma sapan sebeplerden ve ailemin beklentilerini de gozettigimden dolayi bursa'da bir firmada calismaya basladim gecici olarak. ve bu gecici sure tam 4 sene surdu. sonuc olarak ne ben ne ailem gelinen noktadan memnun degildi.

eger istekleriniz ailenizin beklentileri ile ortusmuyorsa, gecici cozumler aramak veya onlarin beklentilerinin karsilanmasi yolunda adimlar atmaniz bir sure sonra sizi mutlu etmeyecektir. bu yuzden kendiniz icin dogru oldugunu dusundugunuz kararlari almaya ve uygulamaya ozen gosterin.

onumuzdeki hafta hayalim olan iste calismaya basliyorum. yani donup dolasip aslinda kendi almam gereken kararin beni getirecegi noktaya geldim. tabi arada 4 sene kaybetmis oldum ve bu hayatimin ileri donemlerinde karsilasacaklarimi da belli bir sureligine ileriye atmis olacak.

ortak yol diye birsey yok. kendiniz icin en iyisi oldugunu dusundugunuz karari uygulamanizi tavsiye ediyorum.
0
dengesiz pamuk
(15.08.10)
birşeyler daha yazayım. ne yapsan ne etsen, amuda kalksan, ağzınla kuş tutsan, dizlerinin dibinden ayrılmasan yine de aileni memnun edemezsin. memnun edemediğin gibi mutsuz olursun sağlığın bozulur. onların söylediklerini kaale al, dinle, ölç biç ama direkt olarak yapma.

amma velakin bağırıp çağırıp kalplerini de kırma. sonuçta anne baba. yumuşak bir şekilde hallet işlerini.
0
mea maxima culpa
(15.08.10)
Yanaş yamacıma adaşım... 1 Ay önce avusturyadan yüksek lisans için kabul aldım ve şu an vize aşamasındayım ama gel gör ki otoriter aile beni düşünerek (!) hala tekrar düşünmemi, iş bulup kariyer yapmamı, okulun bir işe yaramadığını savunuyor ve kanıma girmeye çalışıyor. Bu konuda çok örnek vardır aslında, bu sadece bir tanesi. Benim sana tavsiyem kendine güven ve içinden nasıl geliyorsa oyle davranman. Çalışacaksan da bu senin kararnla olsun ki daha sonra pişman olmayasın. Okul mevzusuna gelince; düşünmeden oku. Yurt dışında okumak gibi bir hayalin varsa da bunu mutlaka gerçekleştir. Hayat bir yere gidiyormuş gibi görünse de gitmiyor yaşadıkların baki kalıyor.
0
solistra
(15.08.10)
üniversitenin son senesinde ani bir kararla almanya'ya erasmus'a gittim. hatta okuduğum lisenin eğitim sistemi yüzünden üniversitede dönemimdeki herkesten büyük olmama rağmen, bir de erasmus'u uzatıp orada bir dönem daha kaldım. bu sene de döndüm okulu bitirdim. aynen iş yaşamına girmemek için hala yurt dışı alternatiflerimi arıyorum. düşünme bile derim, sakın kimseyi de dinleme ve git. orada geçireceğin bir senede kazanacağın tecrübeyi 10 sene burada kalsan kazanamazsın. eğer durumun da uygunsa asla acele etme, okulu da uzat hayatını da yaşa ileride pişman olmamak için yap bunları.
0
clementine the tangerine
(15.08.10)
Cok teşekkür ederim arkadaşlar.. İnanın su anda cok rahatladım verilen örnekler ve tavsiyelerle :) Canlarım yaa :D
0
🌸omarhayyam
(15.08.10)
(6)

m&m's nerede bulunur(istanbul)

stroyaa
İstanbulda m&m's bonbon arıyorum ancak hiç bir yerde bulamıyorum. m&m's var mı dediğimde çikolatacılar o ne la diye suratıma bakıyor. Bi buldurun. + rep
İstanbulda m&m's bonbon arıyorum ancak hiç bir yerde bulamıyorum. m&m's var mı dediğimde çikolatacılar o ne la diye suratıma bakıyor. Bi buldurun. + rep
0
stroyaa
(08.08.10)
çikolatacı da m&m's ne arasın:) büyük migros ya da carrefourlar da bulunuyo genelde olmadı eski okkoların yerine açılan gene aynı mantıktaki şerküteri-marketler var kesin vardır.
0
bebek terlik
(08.08.10)
birkaç migrosa baktım bulamadım. tansaşta da bulamadım. çikolatacı dediğim alışveriş merkezlerinde kavanozda şeker çikolata satan yerlere sordum onlarda da yok
0
🌸stroyaa
(08.08.10)
AHL havaalanı dış hatlarda satılıyor.
0
eksi daglarinin aslani
(08.08.10)
duty free harici hic bi yerde yok, bizim bakkala 1 sene once sordugumda "cok pis zamlandi onun icin almiyoruz" demisti, e tamam bakkal almiyor da buyuk marketlerde niye yok o zaman?
0
demented
(08.08.10)
macro
0
mea maxima culpa
(08.08.10)
duty free den aldim. Baska yerde bulamadim. Tesekkur ettim.
0
🌸stroyaa
(13.08.10)
(2)

boğaziçi tarih

coffee and cigarettes
okumuş ya da okumakta olan varsa bi ses etsin.
okumuş ya da okumakta olan varsa bi ses etsin.
0
coffee and cigarettes
(16.07.10)
merhaba,

bölüme geçen sene girdim ama hazırlık sebebiyle anca bu sene derslere başlayabiliyorum. boğaziçi tarih'li olmaktan çok boğaziçiliyim şu an için. ama bölümde neyle karşılacağım hakkında bilgi sahibiyim, yardımcı olabilirim sanıyorum. buyurun...
0
idntknwanythng
(16.07.10)
ne yapıcaz arkadaşım? takla mı atacağız, amuda mı kalkacağız? yoksa palyaço makyajı yapıp eğlendirmemizi mi istersiniz?
0
mea maxima culpa
(16.07.10)
(9)

Nasıl anlatsam bilemiyorum

davy_jones77
Biraz uzun olacak sanırım şimdiden özür dilerim. Nasıl anlatsam bilemiyorum ama bir deneyeyim dedim. Şimdi biliyorum sıkıldınız artık aynı muhabbeti duymaktan ama benim kafa arada gidiyo :) Şöyle bir durum var ki bende anksiyete bozukluğu ve işte ocd midir nedir ondan var. Mesela acayip takıntılım ö
Biraz uzun olacak sanırım şimdiden özür dilerim. Nasıl anlatsam bilemiyorum ama bir deneyeyim dedim. Şimdi biliyorum sıkıldınız artık aynı muhabbeti duymaktan ama benim kafa arada gidiyo :) Şöyle bir durum var ki bende anksiyete bozukluğu ve işte ocd midir nedir ondan var. Mesela acayip takıntılım öyle böyle değil. Psikiyatrist demeyin çok gittim, çok çeşitli ilaçlar denedim ama aşırı yan etkileri yüzünden bırakmak durumunda kaldım. Zaten istemiyorum da artık kullanmak. Yalnız benim sorunum sadece bunlar da değil, Acayip pısırık bi insanım ya, herşeye tırsıyorum. Tırsıyorum derken cesaret anlamında söyledim, ne bişey söyleyecek ne de yapacak cesaretim var. Şimdi bu biraz kişilik yapısı, çünkü eskiden beri böyleyin. Başkalarını üzmekten, kızdırmaktan ne bileyim bilimum şeylerden çok tırsarım. Yani tabi böyle söylenmekle olmaz git bi psikoloğa falan diyceksiniz şimdi biliyorum ama ondan da çok tırsıyorum ya. Öf ben elalemle bişey konuşamam, zaten özellikle tanımadığım insanlardan hiç hoşlanmam. Bu arada böyle diyorum ama arada da çok sinirleniyorum, yani normalde gülüp geçilecek bi olaya patlıyorum falan. Biraz yalnızlık da var, hatta bayağı var. Ama esas derdim mutsuzluk, bu mutsuzluk duygusu beni deli ediyor. Yani işte sonunu tam bağlayamadım ama hakkaten çok mutsuzum yaw. Dedim belki de benim parlak fikirlere ihtiyacım var. Bi danışayım dedim.
0
davy_jones77
(30.03.10)
şimdi size söyleyebileceğimiz herşeyi zaten siz kafanızda reddetmişsiniz. elde var sıfır yani. niye bize soruyorsunuz ki??? ne dicez alternatif olarak? kanka iki aspirin iç yarım saatte geçicek mi? (ki zaten sizin durumunuz çok ciddi. yeni bir psikiyatrist bulun. aklı başında ve sizi anlayacak ve sizin sevebileceğiniz birisini.)
0
mea maxima culpa
(30.03.10)
Kardeşim tamam fikir de verme ama moralimi de bozma yaw :)
0
🌸davy_jones77
(30.03.10)
insan diyorum. insan içine girmen lazım. nasıl yaparsın bilemiyorum. senin için hiç kolay değil onu da çok iyi biliyorum. ama gerçek bu.
0
jangara
(30.03.10)
senin çok sağlam bir depresyona girip çıkman lazım. yeminle. böyle 2 ay 1 metrekare yerde yaşayıp sonra bu illetten kurtulan kim varsa ortamcı adam oldu. bence sen depresyona gir.

doktor üstüne atlamayıor senin, ısırmıyor da merak etme. hepsi süper insanlar. sıra beklerken gerim gerim geriliyor insan ama içeri girip çıktıktan sonra ne iyi yapmışım da gelmişim diyorsun.
0
ayiadam
(30.03.10)
@ayiadam
OCD denilmiş. Anksiyete denilmiş. Bunu depresyon ile çözmeyi ummak basmakalıp bir öneri olurmuş gibi geldi. Gerçek dışı.

Benim önerim ise daha önce yapmayı düşünmediğiniz, alakasız ve interaktif bir hobi edinmeniz yönünde olacak. Kurslara katılabileceğiniz herhangi bir şey olabilir. Ama bu aktivite bireysel olmasın (enstrüman, yemek, dil kursları gibi); bunun devamlılığı için birkaç kişiye ihtiyaç duyun. Dans, satranç, go kursları ilk anda aklıma gelen örnekler. Örnekler çoğaltılabilir.
Geçmiş olsun.
Kolay gelsin.
0
suda balik
(31.03.10)
Spor. mutlu eder, bol endorfin. herhalde en temiz yontem budur?
0
gofragol
(31.03.10)
sizden daha şanssız ve yardıma muhtaç olan insanlara yardım etmeyi deneyin. hem onlardan daha şanslı olduğunuzu görmek moralinizi yükseltecektir hem de başkaları için bişeyler yapabiliyor olmanız kendinize güveninizi tazeleyecektir.
0
tasa oturma soguk ceker
(31.03.10)
Gel bizim dövüş kulubüne alalım seni çok rahatlarsın inan ocd anksiyete nedir bilmiyorum ama tırsman pısırıklığın yanlızlığın geçer bence inan bana bir insana tüm gücünle yumuruk atmak kadar güzel bir duygu yok evet hayvanca ama içgüdülerimizi böyle güdülemek güzel :D dövüş kulubunde ciddiyim
0
deliklimasrafa,
(31.03.10)
sosyalleş yenmeye çalış tripleri bide gözlem yap böyle güzel ortamlar falan manzara izle keyiflen
0
yuto
(31.03.10)
(2)

boyun kırışıklığı

kreider
şimdi yatakda laptop keyfi dediğimiz olaydan dolayı, boynumda kırışıklık oluştu.böyle kırışıklar ile alakam yoktur ama dert oldu bana.nedir krem falan varmıdır? birde bu keyfe nasıl önlem alabiliriz? sonuçta yatar vaziyette kafa kalkık oluyor varmıdır çaresi?
şimdi yatakda laptop keyfi dediğimiz olaydan dolayı, boynumda kırışıklık oluştu.
böyle kırışıklar ile alakam yoktur ama dert oldu bana.nedir krem falan varmıdır?

birde bu keyfe nasıl önlem alabiliriz? sonuçta yatar vaziyette kafa kalkık oluyor varmıdır çaresi?
0
kreider
(30.03.10)
boyunluk takabilirsin boynun dik dursun diye. eczanelerde satılıyor. ben öyle yapıyorum uzun zamandır...
0
jeanne hebuterne
(30.03.10)
boyunluk gibi şeyleri ihtiyaç haricinde kullanırsanız kaslarınız zayıflar, sakatlıklar olabilir. aman dikkat.
0
mea maxima culpa
(30.03.10)
(8)

cd burning

little miss sunshinee
ücretsiz adam akıllı bir program arıyorum..nero paralı olmuş..windowsta kullanıcam..acil....
ücretsiz adam akıllı bir program arıyorum..nero paralı olmuş..windowsta kullanıcam..acil....
0
little miss sunshinee
(24.03.10)
cdburner xp kullanıyorum ben bi yamuğunu görmedim
0
heavysmoker
(24.03.10)
lite surumunde, burning ripping fln için registery istiyor..
0
🌸little miss sunshinee
(24.03.10)
infrarecorder
infrarecorder.org
0
edip
(24.03.10)
cdburner xp çok güzel. ben de zamanında duyurudan sormuştum, tavsiye etmişlerdi.
0
mea maxima culpa
(24.03.10)
cd burner benim işimi görmedi ya..
0
🌸little miss sunshinee
(24.03.10)
yok bu infrarecorder da olmadı..
0
🌸little miss sunshinee
(24.03.10)
cdburner xp +1 ama, o olmadıysa bi de ashampoo burning studio vardı.
0
kobuzchu kiz
(24.03.10)
www.techsupportalert.com

Bu sitede en iyi ücretsiz programların review'larını ve download linklerini bulabilirsin.
Multimedia başlığı altında, Best Free CD / DVD Burning Software kısmında puan sıralamasını ImgBurn, Burnaware Free, CDBurnerXP, Infrarecorder şeklinde vermiş. ImgBurn çizik CD lerden dosya kurtarmada çok iyiymiş diye duydum. Fekat ben şahsen CDBurnerXP kullanıyorum, arayüzü pek anlaşılır.
0
Dracool
(24.03.10)
(7)

sıvıyağ olmadan patates kızartılır mı?

quadropol
margarinle mesela?bonus soru: sıvıyağ varmış evde ama baya eski. ne kadar sürede bozulurki bunlar?
margarinle mesela?
bonus soru: sıvıyağ varmış evde ama baya eski. ne kadar sürede bozulurki bunlar?
0
quadropol
(22.03.10)
kapağı kapalıysa sorun yok.
0
bulgur
(22.03.10)
doldur tencereye suyu haşla...daha sağlıklı hem de daha kolay
0
kotukediserafettinineskikankasi
(22.03.10)
küçük küpler halinde doğrayıp biraz margarinle çevire çevire kavurabilirsiniz.
0
xyoney
(22.03.10)
sıvı yağın bozulduğunu duymadım bişiy olmaz. olmadı tadına bak, kıvamına bak anlaşılır da. içine bir tür çözücü girmediyse kullanılabilir.

margarinle de oluyor yapmışlığım var ama çok masraflı olur size.

not: bi de sıvı yağ ayrık yazılıyormuş sanki. :)
0
lejant
(22.03.10)
fırın var mı evde? fırın tepsisine koyun, üstüne de katı halde az bi şey margarin koyun, alttan üstten verin odunu. aynı kızarmış gibi oluyor.
0
kibritsuyu
(22.03.10)
en guzeli kabuklarila elma dilimi seklinde kesip, toz kirmizi biber, kekik, z.yagi, sarimsak tuz ekleyerek firinda kizartmak.
0
cosmicgadin
(22.03.10)
önemli açıklama: sıvı yağlar da bozulur. aman dikkat. yağ şişelerinin üzerinde son kullanma tarihleri vardır. tarihi geçerse çok pis oluyo bunlar. aman yok öyle bişi diye arkadaşın zehirlenmesine sebep olmayın.

fırında yap çok güzel oluyor inanmazsın. sonra üzerine yağ da koyabilirsin istersen.
0
mea maxima culpa
(23.03.10)
(6)

kokuya çok hassas kedi?

kapakak
Kedilerin burnu standart değil mi? Eski kedim elimin kokusuyla iyi ya da kötü koksun hiç ilgilenmezdi. 1 ay önce sokaktan aldığım bu kedi resmen benden iğreniyor. Çok iyi hatırlıyorum eski kedime hoh derdim ne yediğimi anlamaya çalışırdı. Buna yapınca kaçmak için depar atıyor resmen. Niye böyle ki?
Kedilerin burnu standart değil mi? Eski kedim elimin kokusuyla iyi ya da kötü koksun hiç ilgilenmezdi. 1 ay önce sokaktan aldığım bu kedi resmen benden iğreniyor. Çok iyi hatırlıyorum eski kedime hoh derdim ne yediğimi anlamaya çalışırdı. Buna yapınca kaçmak için depar atıyor resmen. Niye böyle ki? Sokakta uzun süre kaldığı için burnu çok mu hassaslaşmış? Elim de o kadar kötü kokmuyor halbuki. Sık sık yıkarım.

Bide diğer arkadaşımın kedisine de hohladım. Hiç takmadı. Benim kedim niye iğreniyor benden?

inciniyorum..
0
kapakak
(15.01.10)
daha 1 ay olmuş alalı, bir de sokakta yaşadığı için yabani duruyordur sana. biraz şefkat, biraz zamanla sahibinin kokusuna, huyuna suyuna alışacaktır. acele etme, kediler ağır ağır ilerleyen acayip hisli hayvanlardır ve kolay kolay kapılarını açmazlar insanlara.
biraz zaman geçince alışacaktır sana.
0
meoww
(15.01.10)
insanların huyları nasıl değişikse kedilerin de öyle. bazı kediler bazı kokulardan huylanıyorlar. bazıları hoşlanıyor. örneğin çoğu kedi parfüm-kolonya vb kokuları sevmezken benim büyük kedim bebekliğinden beri çok hoşlanır. elimde parfüm kokusu olsa gelir koklar, yalar. banyodan çıktığımda bornozla biraz otursam gelir hemen kucağıma çıkar mayışır.

oysa küçük kedimin umurunda bile olmaz. yoksa hoşuna giden bişi olsa fırsat vermez kendi çıkardı kucağıma.

çok dert etmeyin. belki sabundan bile huylanıyor olabilir.
0
mea maxima culpa
(15.01.10)
sigara içiyorsanız, beraber yaşadığım 2 kedi de kokusundan hoşlanmıyor, ondandır belki?
0
ansya
(15.01.10)
Kedimi ilk aldıgım sıralardan beri sigara içerdim ondan olsa gerek benimkisi pek takmazdı sigara kokusunu.. ama severmiydi? hiç sanmıyorum.. Acayip koku alma yetenekleri var.. Özellikle kolonya kokusunu uzaktan alır almaz direk başlardı kaçmaya,, Özetle alışır zamanla, hele bi sana alışsın sonrasında sırf kokunu almak için bile yanına gelicektir :) Üzülme yani arkadaşlarında dedigi gibi geçici bir durum bence..
0
HiM85
(15.01.10)
her kedinin huyuna göre sevmediği kokular var. garip ama salatalık kokusundan bucak bucak kaçan bi kedim vardı. salatalık yiyorsam fırlar evin diğer ucuna gider, sinir olurdu. ayrıca bi de kedilerde insan kokusundan hoşlanmama vardır. bu yine huya göre değişkenlik gösterir ve bazı kediler rahatsız olmaz ama çoğu kedi, kendisine insan dokunduktan sonra uzun uzun yalanır. insan kokusunu üstünden atmak ister. kediler başka bir canlı gibi kokmak istemezler. kendi kokularını korumaya çalışırlar. kedilerin her yere, eşyaların köşelerine filan yanaklarını sürtmesi hatta insanların bacaklarına sürtünmesi de benzer sebeptendir. kendi kokularını bırakmak amacındadırlar. çünkü kendileri gibi kokan şeylerin etrafında kendilerini tanıdık bir çevrede ve rahat hissederler. özellikle sokak kedileri, insana alışkın olmayan kediler böyledir. sizinki de sokakta yeni geldiği için böyle bir hassasiyet gösteriyor olabilir.
0
cereal killer
(15.01.10)
niye kediye hohluyorsunuz? bana da birisi (tanıdığım biri bile olsa) durup dururken hohlasa, koklamam kaçarım. ayrıca kedi bunu kıhlamak olarak algılayıp saldırı addedip kaçıyor olabilir.
0
zen spider
(15.01.10)
(3)

yeminli tercüman vakası

berrak sudaki kırmızı balık
Merhabalar,Master için diplomamı ve transcriptimi beşiktaşdaki bir x yeminli müşavirine çevirttirdim. Önce bana gönderdiler bilumum hata bulup düzelttirdim sonrada almaya gittim. Vaktim çok kısıtlı olduğu için hemen aldım şöyle bir göz gezdirip notere onaylattım. Yeminli tercüman denilen şahıs bu ik
Merhabalar,
Master için diplomamı ve transcriptimi beşiktaşdaki bir x yeminli müşavirine çevirttirdim. Önce bana gönderdiler bilumum hata bulup düzelttirdim sonrada almaya gittim. Vaktim çok kısıtlı olduğu için hemen aldım şöyle bir göz gezdirip notere onaylattım. Yeminli tercüman denilen şahıs bu iki sayfa ve kelime bazında yarım sayfayı geçmeyecek yeminli çevirisi için tam 72 lira istedi. Benim de tercüman peşinde koşacak vaktim olmadığından kabul ettim.Piyasası budur heral diyerek.

Asıl konuya gelirsek tam koydum zarfa göndericem ne göreyim diploma çevirisini eksik yapmışlar. Sadece bölüm yazıyor ama üniversite falan hiçbirşey yazmıyor. O gün de tam göndermek zorunda olduğum için kalakaldım.
Bunları arayıp durumumu anlattım, tekrar onlara gidip gelemeyeceğimi bu işi hemen olduğum yerde halletmek istediğimi onların yüzünden geciktiğimi ve özetle o sayfa için ödediğim parayı istediğimi söyledim. Bana alırken bakmıştınız(sanki ingilizce bilmek zorundayım) , gönderin düzeltip geri gönderelim gibi(sanki vakit vardı) gibi saçma öneriler sundular ve parayı ödemeyeceklerini söylediler.

(buraya kadar okuyanlar için bir alkış) Neyse, ben de altına birebir çevirisi diye imza attıklarını hatırlatıp, beni zor durumda bıraktıklarını, gerekirse heryere onları şikayet edeceğim naralarını atarak telefonu kapadım.

Noterde şu anda bu hatalı belgenin bir kopyası var. Ve parasını geçtim bu adamları gerçekten şikayet etmek istiyorum. Yeminli tercüman nereye nasıl şikayet edilir. Noter odasına falan mı bağlı? Şikayet edersem haklılığım olur mu? Yani bence ben haklıyım çünkü eğer ingilizce bilmiyor olsaydım diğer hatalarla birlikte öylece belgeyi gönderecektim. Paramı istemeye hakkım var diye düşünüyorum.
not: sevgili yeminli tercüman bunu okuyorsan bil ki yalan yanlış yaptığın çeviri için aldığın parayı burnundan getireceğim.
0
berrak sudaki kırmızı balık
(14.01.10)
Vallahi ben de yeminli tercümanlık yaptım, çok şükür başıma ters bir iş gelmedi fazla titiz olduğumdan ancak şuna garanti veririm ki tercüman sana eksik ve hatalı yaptığı çeviriden dolayı zararını tazmin etmek zorunda. İstediğin kadar "alırken bak", sen ingilizce bilmek zorunda değilsin ve bunu tercüme eden herif sana resmen garanti veriyor "eksiksiz ve doğru tercüme ettiğine" dair. Noterdeki yemin tutanağında da Allah'ı ve şerefi üstüne yemin ediyor.

Yani kısacası eğer bir kaybın olduysa maddi olarak yanılmıyorsam dava açabiliyorsun mahkemede. Bence hiç durma hemen dava aç, yeminli olmak çok kolay bir şey, belgeni götürür noterden yemin tutanağı tutturarak yeminli tercüman oluverirsin, ancak bu gibi durumlarda sorumluluğu ağır oluyor.

Eğer ilk yanlış tercümeyi sana yolladıkları e-posta duruyorsa onu da silme, mahkemede kullanırsın.

Yarım sayfa belgeye 72 milyon alan adamın zaten ne terbiye ne etik kavramı olur
0
tekosin
(15.01.10)
hakkını hukuki yollardan araman lazım, noter odasıyla falan alakası yok, yeminli tercüman olmak için notere mütercim tercümanlık bölümünden aldığın diplomayla gidip yemin zaptı imzalıyorsun olayın noterlik kısmı bu.

72 lira çok çok fazla, çeviriyi yapan kişi de büyük ihtimalle tercümanın kendisi değildir zaten. ama o kısım seni ilgilendirmez tabi sen müşteri olarak sonuca bakarsın. nasıl bir yol izleneceğinden emin değilsen çeviriyi onaylayan notere de bir danışabilirsin, yalan yanlış çeviri yapıldığını anlasınlar ki onlar da bir daha o büroyla çalışmasınlar.

senin ingilizce bilip bilmemen de kimseyi alakadar etmez, hem müşteriyi kazıkla hem hatalı yap hem de alırken bakmıştınız de, bu nasıl pişkinlik ya. yanlarına bırakma bu işi.
0
quasiromantic
(15.01.10)
ben de yeminli tercümanlık yaptım. çalıştığım bürodan hiç "yeminli tercüme" işi gelmemesinden ve yeminli olunca ne oluyor diye sorduğumda bişi değişmiyor canım demelerinden dolayı (ki daha pahalı olması lazım) benim imzamı benden habersiz kullandıklarından şüphelendim ve o noterdeki tercümanlık şeysini geri çektim. (tercüme bürosunun alt katındaydı noter.)

yani büyük ihtimal yeminli tercüman denilen şahıs o diplomanın sahibi insan değil, açıkgöz lise mezunu bir dolandırıcı olabilir. çünkü yeminli tercüme için anlaşan birisinin bu kadar yanlış ve salakça bir tercüme yapacağını sanmıyorum.


kaçtır çeviri yapmadım ama 1 adet diploma için 72 lira çok fazla geldi. çok zor durumda iseniz ben yapabilirim yeminli tercümenizi.
0
mea maxima culpa
(15.01.10)
(15)

Bi akıl verin hele... (aşk meşk mevzusu)

relifex
4 yıllık (neredeyse 5 olacak) bir birlikteliğim var. kızı deli gibi seviyorum. evlenmeyi de düşünüyorum ama annem/babam, onun ailesiyle pek anlaşamıyor. iki aile farklı yaşam tarzları sürüyor. yazın askere de gideceğim. dönünce bir nişan vs yapayım diyorum ama aileme daha anlatamadan kıyamet kopuyor
4 yıllık (neredeyse 5 olacak) bir birlikteliğim var. kızı deli gibi seviyorum. evlenmeyi de düşünüyorum ama annem/babam, onun ailesiyle pek anlaşamıyor. iki aile farklı yaşam tarzları sürüyor. yazın askere de gideceğim. dönünce bir nişan vs yapayım diyorum ama aileme daha anlatamadan kıyamet kopuyor evde. annem/babam kız iyi diyorlar ama ailesini bahane ediyorlar. kız da bekliyor öyle.

ben ne halt edeyim şimdi? nasıl derim ulan deli gibi sevdiğim kıza olmuyor bu iş diye? diyemiyorum, ailem sizinkilerle anlaşamıyor diye... yoksa ailemi karşıma alıp kendi bildiğimi okuyayım mı? lan ne zor işlermiş be...
0
relifex
(12.01.10)
ailen anlayacaktır zamanla. :) ama sevmelerini sağlamazsan zehir olabilir evlilik.
0
serafettinn
(12.01.10)
ne yapıyorsan ama başkasının söylediği şeyi yapma. mutlaka pişman olursun.
0
rapper134
(12.01.10)
Yorum yapabilmek için daha fazla bilgiye ihtiyaç var. İçtenlikle soruyorum, eğer üzerinde düşünmediyseniz düşünün diye:

- Yaşınız kaç?

- Farklı ailelerde yetişmiş olmak sizce ikinizi hiç bir zaman ve hiçbir koşulda mı zorlamaz?(Şu anda zorlamıyor olabilir, ama zorlu durumlarla karşılaşan 'çoğu' insan -istisnalar müstesnadır- sonradan enjekte edilmiş olan ve benimsediği zannedilen tavırlardan ilk öğrendiklerine geri dönebiliyor; bunu bilmek için tecrübe gerekir; tecrübe de aynı şeyin x yıl tekrar edilmesi değildir.)

- Ailenizi reddetseniz bile, bu durumu olağan karşılayıp ailesi hayatta olduğu halde ortalıkta olmayan bir muhatap(damat)la toplumun karşısında nikah kıydırmayı kabul edecekler mi? (Millet boş durmaz sorar, "Bunun ailesi yok mu? Varsa nerde? Kızınızı istemeye kim geldi?" diye. Ha, bunlar saçmalık olabilir ama kızın ailesi bunu dert ederse, bunlarla başa çıkmayı veya gereğini soğukkanlılıkla yapmayoı kabul edebilir misiniz? Özetle, hayat bilginiz bu tür şeylerin üstesinden gelmeye müsait mi?)

Sanırım bu iş sandığınızdan da zor olabilir. Ama dediğim gibi ek bilgiler lazım ki, sizi durduk yere demoralize ediyormuş gibi olmayayım.
0
Parole Unique
(12.01.10)
@Parole Unique

Her türlü fikire ihtiyacım var. O yüzden herşeye açığım. Vurun öldürün.

- Yaş 26 bitiyor.

- Son 3 yıldır beraber yaşıyor gibiyiz zaten. Yediğimiz içtiğim ayrı gitmiyor. Tüm süre boyunca da ikimiz ailelerimizden uzaktaydık. Bir çok sorunu kendi başımıza aştık. Ama tabi ki evlenince durum daha da değişebilecektir. Ama buna dayanmaya da hazır hissediyorum kendimi.

- Ailemi reddetme noktasına kadar varırsa zaten bir şey yapamam. O duruma gelirse kendimi tamamen çaresiz bir halde bulurum gibi geliyor. Çünkü dediğiniz gibi, o halde kızın ailesi beni kabul eder mi; sanmıyorum onu.
0
🌸relifex
(12.01.10)
benzer bir mevzu yaşayıp tam anlamıyla çözemediğim için kendimi sorduğum soruları sorayım sana, kendine sor burada cevap verme.

ailen senin mutluluğunu ne kadar düşünüyor(senin için herşeyin en iyisini onlar mı biliyor, yoksa senin nasıl mutlu olduğuna değer mi veriyorlar)?
ailenin senin bir prensesle mi evlenmeni istiyor?
ailenden ekonomik olarak bağımsız bir şekilde yaşabilirmisin(meslek, çevre, yetenek vs. yeterli mi?)
0
togi
(12.01.10)
Tabii maksat vurmak, öldürmek değil. Dediğim gibi tecrübe de yılla ölçülmez. 50 yaşında olup 30 yıldır aynı şeyleri yaşayan adamla 35 yaşında olup muhtelif koşulları yaşamış adam farklıdır. Ama ummadığınız şeylerle karşılaşabileceğinizi aklınızda tutun.

Ailenizi reddedip karşı tarafça kabul edilseniz bile, yarın öbürgün işler ters giderse ailenize ram olmayı mı seçeceksiniz (hata yaptığınızı mı kabul edeceksiniz) yoksa yolunuzu daha önce çizdiğiniz gibi yine çizebileceğiniz için sağlam mı duracaksınız?

Öte yandan, siz reddetseniz de ve aileniz mırın kırın da etse sonunda (siz de nihai olarak aile olma yoluna girdiğiniz için) herşeye rağmen ilişkiniz tamamen kopmayacaktır büyük ihtimal.

Her türlü terslikte ve herkese (kan hısımlarınız -kendi kanbağı aileniz-, müstakbel sıhri aileniz -evlilik yoluyla edineceğiniz aile- ve dahi müstakbel eşiniz) ve kendinize karşı başınız dik alnınız açık olacaksa, durmayın derim. Bu işler içinde bulunulan anın gazıyla, heyecanıyla değil; uzun vadeli, aklı başında projeler ve kararlılıkla aşılabilir.

Aslında ben "bildiğini okuma" taraftarıyım, ama desteksiz dayanaksız olmaz, "okuma"dan önce "bildiğinden" emin olmak gerek. Kolay gelsin diyorum.

Edit: İmla
0
Parole Unique
(12.01.10)
eer o kişi ile mutlu olacağını düşünüyorsa ailen zaten ailesini sorun edeceğini sanmam. ama belki de senin mutlu oalbileceğine inanmadıkları için bunu ileri sürüyor olabilirler.

bilemiyorum tabi belki aileler arası ekstrem (ekstrem ne yae) bir fark vardır, ya da mesela evlenceğim kişinin babası karanlık birisiyse mesela aile her trlü karşı çıkar.

ayrıca bu aradaki uçurumlar aileyi geçtim gelecekte sizin aranızda bile büyük aşılamayacak sorunlar çıkarabilir. iyi ölçüp biçmek lazım. yani 5-6 senede tanımadım mı ben karşımdaki insanı dememek lazım, 10-11 sene flört edip birbirini tanıyamamış isnalar var, ki benim ailemde böyle bir durum var.

bilemiyorum, ailenin tepkisinden çok sen bu aradaki uçurumları düşünüp karar vermelisin. 5 senede ben karşımdakini tanıdım demeyip gerçekten daha objektif bir biçimde bakmaya çalış gelecekete karşına çıkabilecek sorunları görmeye çalışıp ölçüp biç. gene sonunda doğru yolu ne ailen ne de bir başkası değil sen kendin bulacaksın. bütün bu olumsuzluklar kötü bir evlilik yaşayacağını gstermeyebilirde, belki bir çok birbirine uyumlu, teoride uyuşan ama pratikte ilişkiyi yürütemeyen çiftlere göre daha başarılı olabilirsiniz.


ne olursa olsun en olmadı boşanırsınız bter gider. o kadar da büyütmemek lazım bazen de. hayatın ne getireceği bilinemez tabi, işte bu yüzden hayat güze. ne güzel yae hayat : ))
0
cedric
(12.01.10)
konuya birebir örnek teşkil edemez elbette ki ama yine de örnek vereyim dedim benim dayım da zamanında bir kızı çok sevip yıllar süren beraberlikten sonra evlenmek istedi, fakat aileler istemedi, anlaşamadı... kavga kıyamet koptu en sonunda ayrıldılar. dayım başkasıyla o sevdiği kız başkasıyla evlendi.yıllar sonra gelinen sonuc: dayım o evliliğini çocuğa rağmen yürütemedi, kadın da çocuğuna rağmen kendi evliliğini yürütemedi ikisi de ayrıldılar. şimdi yeniden biraraya geldiler. dayımın ailesi ise zorla güzellik olmadığı için şimdi o kadını da kabul etti, yaşayıp görmüş oldu her iki taraf da. ha olan evliliklerindeki cocuklara oldu sonucta ama şu anda mutlular, en sonunda.
0
velvet revolution
(12.01.10)
hakkatten dert iş yahu. geceleri uykularım kaçar oldu... işe kan çanağı gibi gözlerle gidiyorum her sabah... sağolun yorumlar için.
0
🌸relifex
(12.01.10)
"ailesini koynuma almayacağım"
0
kimlanbu
(12.01.10)
şu edit imla denilen lanet şeyi duyuruda da gördüm ya gidip kafamı duvarlara tek tek vurmak istiyorum.

nedir bu ya??? bunu kasıtlı mı yapıyorsunuz?
0
mea maxima culpa
(12.01.10)
kardeş sen delimisin? sen hala gelip buraya ne diye cevap istiyosun kardeşim? sanane yahu aileler arasındaki sorunlardan? senin tek sorunun şunlar arkadaşım. senin arkadaşınla olan sorunun, senin ailenle olan sorunun, senin onun ailesiyle olan sorunun. bunların hiç birinde sorun yoksa ve aynısı arkadaşın içinde geçerliyse ailelere diyecek tek bi laf var. "fazla konuşmayın artık" bu kadar.

ha bide yok öyle aileyi reddetme gibi aptal aptal son derece gereksiz laflar duydum zaten öyle bişeyi yapamazsında hani milletin kulağına salak salak şeyler kaçırmayın.
0
fast1ng
(12.01.10)
bu aileleri anlamak mümkün değil.
0
guzellige inancimi sarsan simgeler var
(12.01.10)
kendi ailenizi kurma aşamasına geldiğiniz halde aileniz hala karar vermenizde faktör oluşturuyorsa evlenmeye hazır değilsiniz.
ya da
herhangi bir üçüncü şahsın, (annenizin, babanızın, kardeşinizin, arkadaşınızın, patronunuzun, başbakanınızın, tsk genel sekreterinin vs) fikri sevgilinizden ayrılmayı düşünebilmenize sebep oluyorsa, evlenecek kadar aşık değilsiniz.
0
cereal killer
(14.01.10)
sakın aileyi dert etme sevdiğin kızla evlen. aileler evlatlarının en iyisine layık olmasını ister ve onların, iyi aileler, zengin, hali vakti eşler sayesinde mutlu olabileceğini zanneder (çünkü onların zamanında görücülük usulü vardı, yani mantık evliliği) yani aileler aşkın ne demek olduğunu bilmezler, evlenmek için gerekli kıstasların içinde "aşk" yoktur onların lugatında. ama sen sakın bir önceki nesil gibi düşünme, görücülük işi bitti. artık kimin yanında mutluysan orda olmalısın. ve bence senin ailen, son bir baskı yapıyor belki vazgeçersin de daha iyi ailesi olan bir kız bulursun diye. ama pes etmediğini anlayınca mecbur kabul edeceklerdir.

seni evlatlıktan reddetmezler de böyle bişey için merak etme. ne bu yaa, adam mı öldürdün ki naaptın?
0
meoww
(14.01.10)
(2)

ingilizce (uzaylıların adam kaçırması)

squatterbloat
hani filmlerden tanıdık olduğumuz sahne vardır ya, ufo yere ışın yollar adamı yerden alır gemiye çeker. ingilizcede bunun özel bi adı deyimi falan var mıdır? yüksek çözünürlüklü görsel araması için lazım."aliens capture" fln yazdım ama?
hani filmlerden tanıdık olduğumuz sahne vardır ya, ufo yere ışın yollar adamı yerden alır gemiye çeker. ingilizcede bunun özel bi adı deyimi falan var mıdır? yüksek çözünürlüklü görsel araması için lazım.

"aliens capture" fln yazdım ama?
0
squatterbloat
(05.01.10)
alien abduction.
0
divinemomentsoftruth
(05.01.10)
abduction doğrudur.
0
mea maxima culpa
(05.01.10)
(21)

Erkekler Ne Ister?

zimba
Aslinda sorum, sorunum genel olarak baslikta, samimi cevaplarinizi bekliyorum, aslinda durumu bana yardimci olabilmenize yardimci olmak icin soyle acmaliyim:normal kiloda, normal boyda, cevreye gore guzel, kendime gore normal, olsa olsa normalin biraz ustu bir bayanim...29 yasindayim...Bu yasa kadar
Aslinda sorum, sorunum genel olarak baslikta, samimi cevaplarinizi bekliyorum, aslinda durumu bana yardimci olabilmenize yardimci olmak icin soyle acmaliyim:

normal kiloda, normal boyda, cevreye gore guzel, kendime gore normal, olsa olsa normalin biraz ustu bir bayanim...29 yasindayim...Bu yasa kadar iliskilerim oldu, ama hic begendigim, istedigim, gorunce ahhh... dedigim fiziksel ozelliklerde bir erkekle birlikte olmadim...Beni istemeyenler, begenmeyenler oldu, begenenler var miydi bilmiyorum...Hep fiziksel olarak ortalama bulduklarimla beraber oldum ama sonu husran oldu. Beni cok cok guzel buldugunu soyleyen erkekler oldu, bayanlar oldu vs. Cirkin olduguma inanmiyorum.

Sanirim aslinda benim istediklerimi her kadin istiyor: Uzun genis omuzlar, puruzsuz bir ten, uzun boy vs vs. Yani bana cekici gelen erkekler, erkek model yarismasi jurisince de begenilirler. Oyle guzellik kisiye gore degisire kendimi inandiramadim. 80% ce guzel bulunani 20% guzel bulmaz belki.

Istedigimi elde edemememi suna bagliyorum: kot pantolon, kazak, botla geziyorum, 360 gunun belki 300 unde. Hayatimda mini etek, cizme giymedim, tirnaklarimi uzatmadim, dogru duzgun makyaj yapmadim...Ama goruyorum ki dogal guzellik ne kadar onemliyse, onu suslemek, arttirmak, populariteye uyarlamak da o kadar onemli. Ne yazik ki yogunlugumdan ve mali kosullardan oyle her istedigimi giyecek bir gardrop olusturacak imkanim yok...Yani bilmiyorum neden olmuyor??? Gercekten neden? Iki bayan dusunelim-- ikisi de birbirine yakin ozelliklerde ilk bakista, tabii ki sasaaliya, dkolteliye, farkli olana gitmez mi erkegimiz? Nedir? Bu duygudan ve yapamamanin getirdigi pismanliktan nasil kurtulayim? Var olan guzellige cekicilik katmak icin neler gelir elimden? Varsaydiklarim dogru mudur?

Cok cok tesekkurler
0
zimba
(05.01.10)
bence bir insan biraz da karşındakini eleştirmeden önce aynada bir kendisine bakmalı. kesinlikle kızların çok çok güzelsin safsatasına inanmayın bence, tamamen yalan ve sizi kırmamak için söylüyorlar. sonuçta mesela 90 küsür kilo kız arkadaşımıza biz de aslında şişman durmuyorsun giydiklerin kapatıyor diyoruz. senin arkadaşların da kibarlık olsun istiyor olabilirler. ayrıca bir kadının bir kadına bakışıyla bir erkeğin bakışı aynı değildir, samimi olduğunuz eski sevgililerinizin görüşlerini düşünün bence. artı sürekli kot pantolon, kazak, bot üçlüsü çok antipatik ve paçoz. dağınık bence o yaş grubu için. hani liseli, üniversiteli olsanız bir nebze. bence biraz daha kendi seviyenizdeki erkeklere ilgi gösterirseniz sizin için daha hayırlı olur, hem yaş hem dış güzellik olarak pek manken kıvamındaki erkeklerin ilk bakacağı kız olacağınızı sanmıyorum. sonuçta erkekler ne kadar doğal güzellik dese de, tamamen fason. hiçbir erkek de görmedim ki birlikte oturulurken makyajsız dağınık saçlı falan birine baksın, en çirkini dahi süslü püslü makyajlı, barbie bebek konseptli kızlara bakar. bence imkan olarak da kota, bota harcadığınız parayla ufaktan yenilikler yapın, kot alacaksanız skinny falan alın, botunuz yerine çizme, topuklu bot vs tercih edin imkansızlık bence geçerli değil bu hususta bir tane alıyorsanız yine bir tane ama farklı tarzda edinebilirsiniz. bu herkesin size bakışını değiştirir bence.
0
ilse
(05.01.10)
@ilse: kiz arkadaslar konusunda haklisiniz, ama beni tanimayan, rastgele karsilasmis erkek-bayan farketmez, insanlardan da ayni methiyeleri duydum- gecmisteki erkek arkadaslarima gore dunyanin en guzeliydim, ne kadar ciddiye alinir bilemiyorum...Samimi olduguna inandigim bir cok gorus varken durumun bu hal olmasi zaten temel sorun. Bir erkegin kaplamaya bu kadar ciddi deger yuklemesini kabullenmemem, kabul edememem...Cizmeyle de sevisilmez ki, silikon katkili sutyenler cikinca ne gorecekler merak etmiyor mu erkekler?
0
🌸zimba
(05.01.10)
sağda solda biseksüel olduğunu ima et. faydasını göreceksin.
0
elcucu
(05.01.10)
kot kazak bota fazla takma.yeri geldiğinde sende giyersin onları(yerine göre tabiiki).ama senin tam ne beklediğini anlamadım ??!

mali durumun ne olursa olsun,kıyafet (ve saç%50) herşey.başkasının fikrini almadan içinde mutlu olacağın sade ve şık bir kıyafet kendine beğen.pahalı marka olsun önemli değil ama sadece bir tane elinde bulunsun derim.gardrop oluşturmaya gerek yok.kadınlar bizlere göre daha şanslı giyim konusunda (ucuzluk ve çeşit için söylüyorum)

ilişkilerde ise herşey sende bitiyor.hoşlandığın kişilere samimi ol ve mükkemmeli arama(yoksa kadın/erkek bir anda antipati kazanırsın).erkek bir vakitten sonra seçebilir.kararlarına saygı duymalısın.
0
yol yemek ssg
(05.01.10)
mesajınızda ne yazmış olursanız olun, her cümlenizin altında gizli egoist yatıyor. bence önce onu törpülemeye bakın. erkek doğal "güzellik" kadar doğal kişiliğe de bakar. hakaret olarak algılamayın, objektif görüşüm.

ayrıca biz güzeli değil seksiyi severiz. arada büyük fark var.

eğer amacınız ortalama değil de o %80 in beğendiği pürüzsüz ciltli erkeği elde etmek ise, boşverin. %80'lik erkek elde edilmez, elde eder. piyasanın %80'ine siz de hakim olsanız, siz de köpek çekme taktiklerini yemezdiniz emin olun.
0
nargile
(05.01.10)
ne kadar yardımcı olur bilemiyorum ama bende 22 yaşında bir erkek olarak düşündüklerimi ve bildiklerimi paylaşayım.. erkekler genetik olarak kadında ilk güzelliğe bakar. bununda sebebi doğacak çocuğu için en uygun geni aramasından kaynaklanır. kadınlar ise yakışıklılık ve geniş omuzdan ziyade çocuğuma iyi bir yaşam sunabiliyim diyü erkeğin statüsü, gücü (yat,kat,para,şöhret vb) ile ilgilenir.

Örneğin okan bayulgen 1.6 boy ve düşük omuzla o kadar mankenle birliktelik yaşayabildiyse bu onun şöhreti ve toplumdaki yeri sayesindedir ve imkanı olduğu sürece hiçbir zaman çirkin bulduğu bir kadınla sırf ruhu güzel diye birliktelik kurmaz. Mümkünse hem ruh hem vücut güzelliğini aynı anda arar.. nitekim öyle birini buldu ve evlendi.. Malesef bunu doğanın kuralı olarak kabul etmemiz gerekiyor. (bkz: doğal seleksiyon)

Gelelim güzellik kavramına.. vücut güzelliği ve bakımı ilk etki için çok önemli evet. Yani bir erkeği kadına yaklaştıran en önemli faktör. Sonuçta sizde kavunu koklamadan önce görüp seçiyosunuz eğri büğrüyse koklamazsınız bile(kötü bir örnek oldu kabul ediyorum).. zurnanın zırt dediği yerde burası bence.. eğer saçım boyalıysa, tırnaklarım ojeliyse, ayağımda ugg varsa tamam çok güzelim başka bir şeye gerek yok tavrı.. kadınların önce kendini sex objesi olarak görmeyi bırakması gerekiyor bence. öbür türlü orgazm dan sonra şişme kadından bir farkı kalmıyor..

Demek istediğim kadının daha çekici olabilmesi için birazda erkeği hali-tavrıyla etkilemesi lazım.. ben mesela bir kadının saçını kulağının arkasına atma şeklinden etkilenebiliyorum veya gülüşünden, başım sıkıştığı zaman süprizleriyle ve tatlı diliyle omzumdan yük almasından.. ancak bu gibi farktörlerle desteklenen ilişki uzun sürebilir diye düşünüyorum..

Zaten belli bir zamandan sonra dünya güzelide olsanız erkeğin ilgisini oraya çekemiyorsunuz.. davranışlardan doğan eksiler güzelliği bastırmaya başlıyor.. (bkz: hülya avşar) kısacası birlikteliğin getirisi, götürüsünü geçince hakem maçı bitiriveriyor.

düüüt

umarım derdimi anlatabilmişimdir..
0
orama koma buramako
(05.01.10)
geniş omuzlu, pürüzsüz tenli, uzun boylu bir erkek olarak yazıyorum;
öncelikle kendini bayan diye adlandırmayan, kadın olduğunun bilincinde olup kendine güvenen (kesinlikle kendini beğenmiş değil) bireyler ister. fiziksel güzelliktense zekaya, kültüre önem verilmesini ister (hem kendi hem karşıdaki için). makyaj yapıp içinde binlerce ton olan doğal rengini bir boya tabakasıyla kapatmayan, kot pantolonla duru ve sade bir güzelliğe sahip olan kadınları ister.

yazdıklarınız göründüğü kadar yüzeysel ise, çekici ama boş erkeklerle sizi çok çok güzel bulan kadınlara hava atmak, kendileriyle yalnızca seks yapmak gibi niyetleriniz varsa dedikleriniz doğru tabi; erkekler mini etekli, dekolteli ve makyajlı kadınlar ister, seksini yapıp yenisini bulduğu anda bir kenara atar.

şimdi gördüm: "Bir erkegin kaplamaya bu kadar ciddi deger yuklemesini kabullenmemem, kabul edememem" yorum yapmıyorum, egoizmden biraz uzaklaştığınızda ikiyüzlülüğünüzü görürsünüz muhtemelen.
0
:/
(05.01.10)
şunu anlamadım ben, her şeyi dış görünüşe bağlamışsınız. hayatta her şey güzellik değil ki. estetik ihtiyacı ve buna bağlı olarak seks de önemli bir gereksinim tamam ama hayatta her şey güzellik değil. okuyun edin ne bileyim sinemayla, sporla, tiyatroyla ilgilenin. kendinize ilgi alanlarınıza, kafanıza uyan karakterdeki kişiye göre birilerini bulmaya çalışın. yok güzel olayım, sevgilim güzel olsun, ikimiz de birbirimizi beğenelim falan bunlar kısa süreli zevkler için. bu kadar da ilişkiden bahsetmişsiniz ama. ne bileyim benim düşüncem bu en azından.
0
i ve been mistreated
(05.01.10)
dikakt ettim de herseye dıs güzellik olarak bakmıssın..daha ordan kaybediyorsun, kayıpsa tabiii.
0
raki masasinin degismez adami
(05.01.10)
bence güzellik algısında hem sizde hem toplumda sorun var.

birinci olarak sizin isteğinizi ele alalım.
anladığım kadarıyla beğendiğiniz erkekler, "daş" ya da "taş" olarak tabir ettiğimiz tipler. ya elbette, hepimiz biret pit'i görünce "vay babanın kemiğine" diyoruz. bir imirzalıoğlu olsun vs beğendiğimiz insanlar ama ilişki yaşamaya gelince bir erkeğin güzel ya da yakışıklı olmasından daha önemli faktörler de giriyor devreye. bir kişinin sadece yakışıklı olması (önemli bir faktör olsa da) belirleyici olmuyor. hz muhammed, erkeğin güzelliği dilindedir demiş. Konuşması, sosyal statüsü, hayat tarzı, mali durumu, tahsili vs bunların hepsi ayrı ayrı bir rol oynuyor. siz tüm bunları es geçip, "ben çok yakışıklı bir adamla birlikte olacağım" diye bir hedef belirlerseniz kendinize sonuç hüsran olur. yanlış anlamayın, size böyle biriyle birlikte olamazsınız demiyorum, olabilirsiniz ama sonuç hüsran olur.

gelelim size. seksapel ya da kadınsılık kıyafet işi değildir. evet bizim kafalarımıza kazınmış kalıplar var. file çorap seksi olur, jartiyer şöyledir böyledir. ama bu kalıpların dışında insanlar da var. nasıl, çok şişman kadınlardan hoşlananlar varsa çok zayıf kadınlardan hoşlananlar da var. ama tabi günümüzde zayıflık pomplandığı için bunu güzellik kriteri olarak addediyoruz. bu kıyafetler için de geçerli. örneğin bir erkek eşofman giymiş kadınları da seksi bulabilir. örneğin ne zaman kot pantolon tişört giysem sevgilim deliriyor.

ama tabi sizin açınızdan bakarsak, siz kotla erkeksi olmayı ya da çirkin olmayı özdeşleştirmişsiniz. oysa dediğim gibi bu seksapel meselesi. üzerinde salaş bi kot ve ağzı kaymış bir tişörtle çok seksi olan kadınlar da var. bu biraz kendinizi nasıl hissettiğiniz ile ilgili.

eğer diyorsanız ki, kadınsı giyinmeden seksi hissetmeyeceğim. o zaman mali durum engelini aşmanın kolay yolları var. eğer istanbuldaysanız zaten çok şanslısınız. terkos, atlas, beyoğlu iş merkezi. buralarda üç otuz paralara elbiseler vs bulma şansınız var. eğer başka bir şehirdeyseniz, gidin adil ışık ya da collezione gibi bir mağazaya. alacağınız çok temel parçaları bir alın, deneyin kendinizi. bir kalem etek, bir tane dar beyaz gömlekbir siyah pantolon ve bir saten bluza bakar bu iş.

sıkmayın canınızı. rasyonel olun, kalıpları kırın.
daha iyi hissedeceksiniz.
0
kahvegibi
(05.01.10)
Merhaba. Kesinlikle yanlış düşünüyorsunuz bence. Geçen başka bir duyuruda da bahsettim ve farkettim ki kadınlar hayatlarının herhangi bir evresinde kesinlikle "daha fazla süslenmeli miyim? daha fazla mı güzel gözükmeliyim?" şeklinde meraklara giriyorlar. Bu da genelde dişlerine göre bi' şey bulamadıklarında veya sıkıldıklarında oluyor :)

Yahu, biraz farklı uğraşlarla oyalanın, ne bileyim felsefeye verin kendinizi, ciddiyim, atıyorum tiyatro kurslarına gidin, bi' şeyler seyretmeye gidin. müzik falan yapmaya çalışın arada. siyasete verin kendinizi devrim kitapları okuyun :) kısaca beyniniz ne kadar derinlerde düşünmeye başlarsa, güzelliğe bakış açınızın ne kadar da dengesiz bir şey olduğunu görürsünüz. Belki size çok çok anlamsız gelecek, ki bence öyle.

Şahsen mesela barbie bebek gibi kızlardan nefret üstüne nefret ediyorum. İğrenç geliyorlar bana makyajlı kadınlar. Hatta kız arkadaşım bu aralar makyaj yapmaya başladı, makyaj dediğim de kalem mi ne sürüyor sadece, ama ben gerçekten nefret ediyorum bundan yahu. Yani dışarıdan herhangi bir boyayı surata sürünce nasıl güzel olduğunu düşünebilir insan? Bu kozmetik firmalarının son asırdaki başarısı değil de nedir? Aklı yerinde bir insan suratını boya içinde bıraktığında nasıl güzel olduğunu düşünür ve nasıl güzel bulunabilir? Bu tamamen insanın bakış açılarının körelmesi ve belli bir noktaya yoğunlaştırılması sonucu olmuş.

Ayrıca var olan güzelliğe diye bir şey yok ki. Güzellik herhalde en göreceli kavramlardan birisidir lugattaki. Sonuçta sizi beğenmesini istediğiniz kişinin de bakış açılarının törpülenmiş, saçmalanmış ve klişeleşmiş bir şey olmasını istiyorsanız, siz de süslenip makyaj yaparsınız, belki sizi bulan olur. Ben sanmasam da :)

Kolay gelsin.
0
only alcoholica
(05.01.10)
muhtemelen karakterinizle ilgili bir sorun var ortada.

mesela sizin notunuz 8 olsun. 8 ve üstü adamlar da sizin beğeneceğiniz, iç geçireceğiniz adamlar. bu adam sizle tanışıyor, fiziksel olarak beğeniyor, ama biraz daha tanıyınca "bunla mı uğraşıcam ulan, bana kız mı yok" diyerek uzaklaşıyor.

ama 8den düşük notlu adamlar (sizin beğenmedikleriniz) kendi alım gücünün üstünde bir hatun bulduğu için seviniyor, karakterinizde olabilecek sorunları görmezden geliyor.
0
plainwalker
(05.01.10)
sen öylesini bulsan da senden daha güzeline kaçar o. veya sen daha güzelini buldun mu ona kaçarsın. kasma kendini fazla. kişilik problemlerin var muhtemelen. onlara yoğunlaş.
0
karapolisnas
(05.01.10)
en başında belirteyim @kahvegibi'ye çok fazla katılıyorum :))

şimdi "seksapel", kadınlık denilen şey insanın içindedir. kıyafet, makyaj, dekolte, oje ile edinilmez, bunları yapmayınca da gitmez. sağlıklı bir kadın "kadın" gibi hisseder, kadın gibi davranır ve bu şekilde erkekleri cezbeder.

medyadaki klişelerden arınarak etrafınıza, gerçek hayata bakarsanız sade giyinen, pantalon giyinen, çirkin denilebilecek, epey kilosu olan bir sürü kadının gayet güzel ilişkileri ve evlilikleri olduğunu gözlemlersiniz.

o zaman bu erkekler dekolteye bakar, yatmak için kadın arar önyargısından çıkalım bir öncelikle. elbette erkekler de çeşitlidir, çeşitli amaçları vardır. arkadaş isteyen, sevgili isteyen, sadece yatacak kadın arayan, iki kalem boyaya kananlar vardır.

bir de insanın (özellikler kadınların) kendine bakması, güzel giyinmesi, makyaj yapması kötü bir şey değildir ki. siz bunları hep erkekleri kandırmak için yapılan şeyler olarak algılıyorsunuz. halbuki bakımlı ve kendine özen gösteren insan öncelikle kendisine saygısı olan, çevresine saygılı olan insandır.

öncelikle kafanızdaki klişeleri bir kırın, fiziksel görünüşün önceliğinden çıkın. siz bile bir erkekte manken özellikleri arıyormuşsunuz. buna epey güldüm.

benim istediklerimi "her kadın" ister demişsiniz ya. hayatta öyle fiziksel şeyler istemem. tamam eli yüzü düzgün olsun, yüzünde hoş bir ifade olsun bu yeterlidir. inşallah fiziksel özelliklerin değersiz olduğunu yiyeceğiniz kazıklarla öğrenmezsiniz diyebiliyorum ancak.
0
mea maxima culpa
(05.01.10)
siz birlikte olmak istediğiniz erkeği, geniş omuzları, pürüzsüz teni vsvs ile tanımlamakta sakınca görmüyorsunuz da, erkeğin yanında daha gösterişli, daha bakımlı bir kız isteyebileceğine neden isyan ediyorsunuz ki.
o pürüzsüz tenli erkekler, pürüzsüz tenli kızlarla gemilere bindi gittiler ablacım, geçmiş olsun :)
0
pinking of you
(05.01.10)
öncelikle sex sales.

bir şekilde ilk bakışta artı puan kazanmak avantajdır. he içiniz boşsa bu öteye gitmez ama iyi bir paketleme en azından içinizi sunma şansı verir size. burdaki iç, karakter anlamında oluyor. bu seksi kıyafet de olur, şirin bir yüz de, tatlı ısırmalık bir yüz ifadesi de. hangisi varsa veya olabiliyorsa artık.
teknoloji devri, herşey hızlı. kimse maalesef dur lan bi tanıyalım, şimdi tiksindim ama belki iyi biridir demiyor, az der.

son olarak da; bilemem yeğen armudu soymadan içini bilemem.
0
iyilik yap pitbull
(05.01.10)
erkekler ne ister değil de ben ne istiyorum olmuş biraz. aslında öyle dekolteymiş şaşaaymış o kadar önemli değil ama giyim tarzınız biraz soluk,cansız kalıyorsa onu değiştirebilirsiniz hanım dediğin biraz renkli olmalı, göze batmalı, günlük giyiminizden vazgeçmeye o kadar da gerek yok.ki dekolte giyerseniz mini etek falan hedef şaşırtıp abazan kesimin ilgisini kazanabilirsiniz. giyimden de önemlisi davranışınızı, duruşunuzu değiştirin. daha samimi (adamına göre), daha cilveli (ortalama bi bayan kadar,fazlası zarar), daha sevimli olun. ve de en önemlisi beklentilerinizi yüksek tutmayın, eğer bu mantaliteyle bakıyorsanız model gibi olcak falan unutmayın ki o kişi de sizi o şekilde değerlendirir.yetinmeyi bilin.tabi yanınızdaki adamı biblo gibi taşımayı düşünmüyorsanız...
0
poyrass
(05.01.10)
karşı cinsten beklentilerini değiştirmelisin. ne zaman ki erkeklerin geniş omuz-pürüzsüz tenden ibaret olmadığını anlarsın o zaman daha iyi birlikteliklerin olur. bu kafayla ömür boyu sap kalırsın.
0
dunyanin dans eden sarki soleyen pisligi
(05.01.10)
arkadaslar cok tesekkurler cevaplar icin. Sunu anliyorum: O zaman mobilya felan begenirken de en guzelini en sekillisini istemek kisilik bozuklugu...Akil, kultur, guzellik hepsi de bir ozellik. Sevgilim akilli olsun demek de kotu o zaman, en az guzel guzel degil gibi ayrim kadar. her ayrim kotu. Sorun suydu: Evet her seyi fiziksel guzellige bagliyorum, iliskilerin temelinde bu yatiyor, daha onceki iliskilerimde bunu yenmek istedigim icin basladi ve bittiler. Bahsettigim guruh harici kimseyi begenmiyorum ne kadar kulturlu akilli sevecen olursa olsun...Bu degismiyor, sorun bu. Ben de isterdim citayi dusurebilmek, ama yok. Aslinda soylenenlerin cogununu da daha once denedim, ama begendiklerimi kendime cekmekten baska bir cozum yok
0
🌸zimba
(06.01.10)
"... arkadaslar cok tesekkurler cevaplar icin. Sunu anliyorum: O zaman mobilya felan begenirken de en guzelini en sekillisini istemek kisilik bozuklugu ..."

sonra "ben neden sevgili bulamıyorum"...
0
nargile
(10.01.10)
nargilecim, sen sorunu yanlis anlamissin, sevgili bulamiyor degil yazar, model gibi sevgili bulamiyor. Model gibi bir sevgili bulabilme cabasi icindeki bir sahsin da dis gorunume bictigi deger maximum olacak...Neden bu ikiyuzluluk? Neden bu asagilama cabasi? Insani esya yerine koymus aa aa aa lar
0
leyla3
(19.01.10)
(4)

inönü stadı'yla maçka parkı arasındaki yuvarlak demir şey nedir?

dehri
hani lunaparkın yanında. kat kat yükseliyor, dairesel metalik iskelet. ne ki o?
hani lunaparkın yanında. kat kat yükseliyor, dairesel metalik iskelet. ne ki o?
0
dehri
(30.12.09)
havagazı fabrikası mıydı neydi orası eskiden.
0
mea maxima culpa
(30.12.09)
evet orada eskiden havagazı fabrikası (dolmabahçe gazhanesi) varmış. o zıkkımın adı da gazometre imiş.
0
🌸dehri
(30.12.09)
Havagazı fabrikasının gaz deposu. Daha önce söylenmiş ama tereddüt edilmiş, onun için bir daha şey ettim.
0
o midas
(30.12.09)
"inönü stadını bilenler için söylüyorum, beşiktaş ilk yarıda gazhane tarafında kaleyi savunacak"

:)))
0
no avalon
(30.12.09)
(4)

Babam pek iyi degil (ailevi sorun)

isko
Degerli eksiduyuru kullanicilari, size akil danismak istiyorum.Babam dereceyle mezun olmus hatta master yapmis, oduller almis ve bir zamanlar kariyerinde oldukca basarili olmus olan bir muhendis. Yalniz karakteri yuzunden mesleki sayginligini asla paraya dokememistir, utangaciligindan dolayi bir pro
Degerli eksiduyuru kullanicilari, size akil danismak istiyorum.

Babam dereceyle mezun olmus hatta master yapmis, oduller almis ve bir zamanlar kariyerinde oldukca basarili olmus olan bir muhendis. Yalniz karakteri yuzunden mesleki sayginligini asla paraya dokememistir, utangaciligindan dolayi bir projede ortak olsa bile o gune dek aldigi maastan fazlasini isteyememis sonunda maas ile gecinemez olunca almanyada insaat isciligi yapmaya varan yollara basvurmus ve yine maddi olarak basarili olamamistir(calisip parasini alamamis veya piyasanin cok altinda calismis). Daha sonra karisinin kafa sisirmesi gibi sebeplerle evini satip is kurmaya kalkisti, personeli 100'u gecen ekibin basinda yillarca durmus,personel ve kaynak yonetmis olmasina karsin kendi isi olunca 3 kisiyi yonetemeyip batti.

Yasi 40'i gecince basladigi bu yurt disinda calisma, kendi isini kurma gibi seyler 50 yasinda parasiz ve kariyeri mahfolmus biri olmasina sebep oldu. Hala inanilmaz derecede optimist ama inanmak istedigi seye inaniyor, tekrar yurt disinda insaat ustaligi yoluna girmeyi dusunuyor. Son 2-3 senedir ailesi ile devamli kavga eder oldu, itu'de makina mühendisligi okuyan oglunu okulu uzattigi ve harclik vermek zorunda kaldigi icin devamli sucluyor, fransa'da 80-100 euro gundelikle calisan insaat ustalarina gipta ediyor hatta oglunun okulu birakip oraya gidip calismasini istiyor zira oglunu okulda fazlasiyla yetersiz goruyor. Ben is buldukca calisiyorum, ama ogranci isleri aile gecindirecek kadar kazandirmiyor.

Baskasi ne derse inaniyor, para kazanma ile kafayi bozmus durumda. Ailesi haricinde kim ne derse desin inaniyor, kahvehane masasinda sukadar param olsa sunu yapardim muhabbeti yapanlara bayiliyor. Sanirim arabayi satip yine sacma bir yatirim yapip batmanin esiginde, zaten baska bir seyimiz de kalmadi. Babam akli dengesini yitirdi mi? Bazen kavga edince yaptiklarinin nekadar sacma oldugunu kavga ediyor, aglamakli oluyor ama bir sonraki gun sanki hic konusmamisiz gibi davraniyor. Ne yapabilirim?
0
isko
(29.12.09)
Güzel kardeşim üzülerek söylüyorum ki yapabilecek hiçbir şey olmuyor bu durumda. Bu ülkenin sayılı mak.müh.lerinden biri gösterilen ama yukarıda anlattıklarından belki daha kötü şartlarla karşı karşıya kalan bir babam olduğu için bu konuya çok yakınım. Adam yurt dışında diplomasının çok altında bir işi yapmayı kabul ediyor ama burada işe yaramaz adamların altında çalışmak istemiyor. Bizimki 57'li. Adam artık dinazor olmuş. Meslek hakkında kolay kolay yanılmıyor yani. Bu adam ayrıldığı bütün işlerinden kavga dövüş ayrılıyor. Ha ben bunun yer yer uzun süren ama geçici bir dönem olduğunu gördüm. Kendisi için çok değerli olduğunu unutma. Senin arkadaşlığın evlatlığın onun herşeyi.
0
m3mphis
(29.12.09)
yazdım da sildim cevabımı, özel hayatımı döktüm resmen.

kimlanbu et gmeyıl a bi mail at copy paste edeyim
0
kimlanbu
(29.12.09)
Allah yardımcınız olsun. Keşke şu kahve alışkanlığından vazgeçirebilseniz babanızı ve köşedönme merakından antin kuntin işler peşinde koşan zararlı arkadaşlardan :((

Biraz çevresi değişse, değişik insanlar tanısa.
0
mea maxima culpa
(29.12.09)
Ben de üzüldüm isko. Babanın yurt dışına gitmesini destekleyin bence. Bu arada da siz okullarınızı bitirmeye bakın. İş kurmasın da, yurt dışına gitsin daha iyi. Hem siz huzurlu olursunuz, hem de o sizi özlesin biraz. Üzülerek söylüyorum, babanız değişmeyecek . Kafaları zehir gibi çalışıp, mesleklerinde çok iyi olup, kendi işinde her şeyini kaybedenler var tanıdığım. Ailelerini çok üzerek hem de. Bana göre babanın yapacağı en iyi şey, birilerinin yanında çalışmak. Burada istemiyorsa, yurt dışında. Kogan' ın dediği gibi, biri melek olmalı aileden. Hiç tartışmamalı onunla. Siz de fazla üzerine gitmeden, kendinizi koruyarak ve nefret etmeden babanızdan,erkek olduğunuz için bu biraz zor didişmemeniz yani, bir an önce okullarınızı bitirin. Sakın bırakmayın ama. Aileyi bir arada tutun. Eminim ileride çok güzel günler bekliyor sizi. Bu günler de geçecek. Şu an çaresiz hissetmen normal, öğrenci olduğun için. Aileni düşünüyor olman bile yeter şu an. Kendini derslerine ver. Umarım her şey gönlünce olur.
0
july14
(29.12.09)
(5)

internete bağlantı sorunu-nedir ki sorun?

mea maxima culpa
Sevgili duyuru ailesi, işte yine bir (ühühüh) teknik soru ile karşınızdayım. Şimdi efem 1 saat önce filan bu benim bilgisayar kitlendi. Kapattım, sonra açtım. Açtıktan sonra şöyle bir durumla karşılaştım. Msn bağlanmıyor, Internet Explorer ve Google Chrome ile internete girilmiyor. Firefox çalışıyor
Sevgili duyuru ailesi, işte yine bir (ühühüh) teknik soru ile karşınızdayım.

Şimdi efem 1 saat önce filan bu benim bilgisayar kitlendi. Kapattım, sonra açtım.

Açtıktan sonra şöyle bir durumla karşılaştım. Msn bağlanmıyor, Internet Explorer ve Google Chrome ile internete girilmiyor. Firefox çalışıyor, Outlook Express çalışıyor, maillerimi alabiliyorum.

Genelde Windows update leri yaparım, antivirüs programı olarak da Kaspersky var. 3 gün önce taratmıştım. Şimdi bu sorun olunca tekrar tarattım. Bi tane trojan buldu, sanırsam silemedi. Ertelendi yazdı.

Sizce sorun nedir? Bu trojan olabilir mi? Ne yapayım.

Bu arada Windows updatelerin sadece Internet Explorer üzerinden yapıldığını gördüm. Vay anasını dedim. Başka browserda ısrarlıysanız girin bakın, kendi işinizi kendiniz görün siteden diyo ama pek de bişi yok update sitesinde.

Ah bir hayırsever teknik deha arkadaş baksa. Sevgiler, saygılar efem.
0
mea maxima culpa
(18.12.09)
ie yi araclar --> internet secenekleri menusunden sifirlamayi bir deneyin.
0
helenart
(18.12.09)
sıfırlamak derken? açtım menüyü ama bulamadım öyle bişi.

cache ları vs taratmadan önce silmiştim ayrıca.
0
🌸mea maxima culpa
(18.12.09)
kaspersky muhtemelen bir sonraki acilisa kadar ertelemistir silmeyi. taratma islemi bittikten sonra bilgisayari kapatip yeniden actiniz mi? yeniden baslatmayin ama, kapatin, bir sure bekleyin ve tekrar acin.

internet secenekleri'ne girdikten sonra, gelismis menusunde, varsayilanlari geri yukle gibi bir sey olmasi lazim, sanirim onu diyor helenart da.
0
dahicocuk
(18.12.09)
@helenart ve @dahicocuk. çok çok teşekkürler.

nihayet bulabildim "reset" diye bir seçenek varmış. herşey düzeldi.

Allah razı olsundan başlayarak, Allah tuttuğunuzu altın etsin, çoluk çocuğunuza bağışlasın, sevdiğinize kavuştursuna kadar bütün dilenci dualarını ediyorum sizin için.
0
🌸mea maxima culpa
(18.12.09)
bende sistem yukleme arasinda cevap yazdigim icin, secenegin hangi sekmede oldugunu yazmayi unutmusum.

gecmis olsun sorun cozulmus :))
0
helenart
(18.12.09)
(3)

bahçeşehir ulaşım

mea maxima culpa
Bahçeşehir'e hiç gitmedim. Acaba Taksim veya Beşiktaş civarından gitmek istesem nasıl gidilebilir, ne kadar sürede gidilir? Oturarak rahat bir seyahat mümkün müdür?Sevgiler, saygılar, stop...
Bahçeşehir'e hiç gitmedim. Acaba Taksim veya Beşiktaş civarından gitmek istesem nasıl gidilebilir, ne kadar sürede gidilir? Oturarak rahat bir seyahat mümkün müdür?

Sevgiler, saygılar, stop...
0
mea maxima culpa
(08.12.09)
76e var taksim bahçeşehir ekspres. en kısa sürede giden budur.
0
sayha
(08.12.09)
tek şansınız 76 e. yolculuk süresi saatine göre değişir.. ortalama 1 saat 15 dakika. taksim ilk durak ve otobüsler de iki katlı olduğundan yer bulma sorunu yaşamazsınız.
0
moroff
(08.12.09)
verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim.
0
🌸mea maxima culpa
(09.12.09)
(5)

Her tarafımdan kan gelmeye başladı

esli
Midemden, diş etlerimden ve anüsten kan gelmeye başladı(son 2-3 senedir). Öyle tahmin ediyorum ki stres büyük etken çünkü stres yaratan koşullar bir haftalığına ortadan kalkınca birden bire tüm şikayetlerim de ortadan kalktı akabinde hardcore bir stres yaşadım resmen acılar içinde kıvrandım.Stres il
Midemden, diş etlerimden ve anüsten kan gelmeye başladı(son 2-3 senedir). Öyle tahmin ediyorum ki stres büyük etken çünkü stres yaratan koşullar bir haftalığına ortadan kalkınca birden bire tüm şikayetlerim de ortadan kalktı akabinde hardcore bir stres yaşadım resmen acılar içinde kıvrandım.

Stres ile şikayetlerim arasındaki bağlantı çok tutarlı(ağrıyı uyduruyor olsam bile kanamayı da gözlemledim) diye düşünüyorum, genel sağlık durumumda da olduğundan daha kötüye giden bir şey yok.

Bunu bana gerçekten stres mi yapıyor yoksa kanser gibi ciddi bir hastalığın pençesinde olabilir miyim? Stres yapar mı bunu gerçekten?
0
esli
(08.12.09)
diş eti kanaması: kalsiyum eksikliği
mideden kan: mide kanaması (yuh)
anüsten kan: basur

o değil de doktora başvurup çare bulamadıktan sonra mı buraya yazdınız yoksa buradan alacağınız cevaba göre mi doktora gideceksiniz? soruyorum, çünkü benim vücudumun 3 ayrı yerinden -ki bunlardan biri mide- düzenli olarak kan gelse değil 2-3 sene, saniye geçirmeden doktora giderim herhalde. peki mideden gelen kanı nasıl gözlemlediniz? kan mı kusuyorsunuz? yoksa tükürürken mi kanlı oluyor? hani belki akciğerden geliyor olabilir de o kan.
0
bellbane
(08.12.09)
son 2 3 senedir geliyor diyorsun.
Kanserin herhangi bir safhası için uzun bir süre.
ama hemn doktora başvurup tomografi çektirmende fayda var.
0
yuxekkes
(08.12.09)
midenizden nasıl kan geliyor yahu? ağzınıza mı geliyor?
0
blackdog
(08.12.09)
Midemden kan geldiğini gördüğümü söyleyemem ama stes artınca midem keskin bir şeyle kesiliyormuş gibi oluyor ve o zaman kan tadı da geliyor. Tabi diş etlerimden gelen kanla karıştırıyor olabilirim. Diş etlerim için dişçi kötü bir şey söylememiş olsa da 2 sene önceki sevgilim bile şikayet ediyordu kan tadından.

Basur çok uzun zamandır var zaten, yine stres ile doğru orantılı olarak ciddileşip yok olduğunu gördüm. Bazen kabız olunca kanama oluyor ama stres faktörü daha tutarlı sanki, çünkü rahat bir haftada kabız olsam bile kanama olmuyor, mucizevi bir şekilde iyileşiyorum stresin geri gelmesiyle eski durumuna dönüyor.

Doktora gitmemiş olmamın sebebi devamlı ertelemem ve bu ara sıra iyileşmesi ertelememe daha yardımcı oluyor.
0
🌸esli
(08.12.09)
diş taşlarınızı temizlettiniz mi?
0
mea maxima culpa
(08.12.09)
(2)

hamlamak

subwoofer
uzun süredir spor yapmıyordum. arada bir yürüyorum ama o sayılmaz heralde. dün adam bulamamışlar dedim bir deniyim. gittim `halısaha maçı`na. sonra bedenimde ilginç değişiklikler meydana geldi. belim ağrıyor. .üküm ağrıyor. boynum da acayip. ama geçti azcık. şimdi bunu her çarşamba yapıyolarmış(halı
uzun süredir spor yapmıyordum. arada bir yürüyorum ama o sayılmaz heralde. dün adam bulamamışlar dedim bir deniyim. gittim halısaha maçına. sonra bedenimde ilginç değişiklikler meydana geldi. belim ağrıyor. .üküm ağrıyor. boynum da acayip. ama geçti azcık. şimdi bunu her çarşamba yapıyolarmış(halısaha şesini). ben gitsem mi ki her hafta. bişiy olmaz mı ki? alışır mı ki vücud. bi dahakine biraz düzelir miyim. bi de .öt göbeği de saldım. düzenli spor iyi gelebilir mi ki. gitsem mi ki? ne dersiniz?
0
subwoofer
(03.12.09)
git tabi spor iyidir.
hem hamlik da ilk haftaki gibi olmaz simdi bikac gun cekersin 2 haftaya da zimba gibi olursun.
0
sbekli
(03.12.09)
futbol oynamak güzel bir aktivite ama bunu düzenli spordan sayabilemeyiz sanırsam. tam tersi böyle harala gürele, ısınmadan-antrenmansız yaparsanız sakatlıklar olabilir.
0
mea maxima culpa
(03.12.09)
(9)

Müslüman cinler

snemeis
arkadaşlar aynı soruyu geçen günde sordum ama herkes işi gırgıra vurmuş ve ne yazikki net bir cevap alamadım...Gerçekten çok merak ediyorum lütfen bilen arkadaşlar cevaplasın...Cinlerinde Müslüman olanları var peki onlarda Kurban bayramında kurban kesiyorlarmı?yada hac mevsiminde kabeyi tavaf ediyor
arkadaşlar aynı soruyu geçen günde sordum ama herkes işi gırgıra vurmuş ve ne yazikki net bir cevap alamadım...Gerçekten çok merak ediyorum lütfen bilen arkadaşlar cevaplasın...Cinlerinde Müslüman olanları var peki onlarda Kurban bayramında kurban kesiyorlarmı?yada hac mevsiminde kabeyi tavaf ediyorlarmı..?
0
snemeis
(03.12.09)
kurban kesmeleri zor, ama tabiki de kabeye falan gidiyorlardır. sonuç olarak farzları yerine getirmek falan onların da yükümlülüğüdür. ama kurban farklı sonuç olarak. vacip oluyordu galba o. neyse illaki daha iyi bilen birileri vardır.
0
cedric
(03.12.09)
tahmin edeceğin üzere hiç kimse cin geleneklerini bilemeyeceği için bu soruya da düzgün cevap veremez.

bu soruya düzgün cevap verdiğini iddia eden herkese şarlatan denir.

cevapsız sorular alemine hoş geldiniz.

saygılar.
0
erkan
(03.12.09)
'Mukim olan, akıllı, büluğa ermiş, hür ve Müslüman erkeğin ve kadının, ihtiyaç eşyasından fazla nisap miktarı malı veya parası varsa, Kurban bayramı için niyet ederek, belli günlerde, belli bir hayvanı kurban kesmeleri vacib olur. '

insana mahsus bir vaciptir. kesmezler efendim zaten yiyip içtikleri de meçhuldür
0
rosebush
(03.12.09)
evet yemek yemediklerini biliyorumda hacca giderlermi acaba?
0
🌸snemeis
(03.12.09)
yok artık daha neler yaa..

bir de cinlerin müslüman, yahudi falan olduğu nasıl biliniyor? yazıyo mu bu kitapta?
0
wrench
(03.12.09)
aaa yemek de yiyebiliyorlar aslında. cübbeli hocam açıkladı ya uzun uzun. kaçırmış olacaksınız.

şimdi durum şöyle, aziz cin kardeşlerimiz, (belki de müslüman kardeş demek lazım, blemedim) biz yemek yerken tabağımızdan yiyorlar. bismillah dersek de kusuyorlar. yemeğin ortasında ve sonunda söylememizi tavsiye etti. şurada yazdım ayrıntılı olarak: (bkz: ahmet mahmut ünlü/@gulden kale)

yemek yiyebiliyorlarsa kesin kurban da kesiyorlardır, yalnız ne keserler bilemem. dikkat etmek lazım.
0
gulden kale
(03.12.09)
cinlerin müslümanları var. yazıyor kuranda da. ama ne kesiyorlar kimse bilmez. ama bir de bunlarla iletişim kuranlar var onlara sormak lazım. sarı kağıt parçası ile sorunu cevaplayabilirler
0
dieselsingle2
(03.12.09)
gayet ciddi bir cevap veriyorum.

şimdi cin ve insan diye ele alınca Allah'ın yarattığı iki farklı mahlukat olduklarını görüyoruz. cinler müslüman olabilirler. bu mümkün. hatta Kur'an'da da yazar. ancak insanlar gibi dünya üzerinde maddi hayatları yoktur.

peygamber, din, kitap, namaz, hac vs hepsi insanlara gönderilmiştir. dinden insanlar sorumludur.

cinlerin islamiyetle ilgili sorumluluklarını ise biz bilemeyiz.

insanlarla cinleri karşılaştırmak, insanların sorumlu olduklarından cinler de sorumlu mu diye düşünmek elma ile armutu, kaplanlar ile balıkları karşılaştırmak gibi bir şey olur.
0
mea maxima culpa
(04.12.09)
ya öyle çok br malumatım yok din konusunda, çok dindar bir insan da değilim ama okuduğum kadarıyla kutsal kitap hem insanlara hem cinlere gönderiliyor. hatta peygamberin cinleri dine çekmek için bazı yaptığı şeyler de olduğu söyleniyor. ama onun dışında kutsal kitapta da çok bir bilgi verilmiyor cinler hakkıdna çünkü kutsal kitap olayları ya da varlıkları anlatmaktan öte, bir kanun kitabı gibi düşünülebilir.
0
cedric
(04.12.09)
(8)

kadınlarda masturbasyon sıklığı?

afinora
kadınlarda erkekler kadar masturbasyon yapıyor mu? yoksa daha duygusal mı takılıyorlar? not:soruda erkeklerin 1 haftada en az 4-5 kere masturbasyon yaptığı düşünülmüştür
kadınlarda erkekler kadar masturbasyon yapıyor mu? yoksa daha duygusal mı takılıyorlar?

not:soruda erkeklerin 1 haftada en az 4-5 kere masturbasyon yaptığı düşünülmüştür
0
afinora
(03.12.09)
bu gibi konularda genelleme yapmak yanlış olur. kişiden kişiye değişir bu.

ayrıca masturbasyon ile duygusallık arasında nasıl bir bağlantı var???
0
mea maxima culpa
(03.12.09)
duygusal takılarak fiziksel tatmin yaşayan kadın varsa öpüyorum ben buradan.
0
leylak sarabi
(03.12.09)
sevgilisi varsa + aktif bir cinsel hayatı yoksa. haftada 10-15'e kadar çıkabilir.
0
kelmel
(03.12.09)
bi süre once bi ablayla tanısmıtım da; 2 saat kadar muhabbet ettik 2 kez oturduğu yerde(kegel) 2 kez de lavabo da yapmıstı. gerci pek konusmaya fırsat da kalmadı anlayacağın. boylesi de var, ayda 2 fln yapan da var.
0
bryan fury
(03.12.09)
erkekler kadar rahat söyleyemedikleri için ne yazık ki sağlıklı verilere ulaşmak zor. yapmasam da olur diyen de var, su gibi ihtiyaç diyen de var.

kendi tecrübelerime dayanarak erkeklerin yanına bile yaklaşamayacaklarını söyleyebilirim. zaten gerek de yok özgür olanlar sevişecek partner bulma sıkıntısı çekmiyor.
0
kimlanbu
(03.12.09)
haftada diil gunde 4-5 bile olur
insandan insana gore degistigi gibi icinde bulundugun doneme gore de degisir
cok yogunsan, kafan karisiksa filan azalir, regl oncesi siklasir vs

kegelle masturbasyon pek gercekci gelmedi. squeeze method denen yontemden bahsediyo olabilirsiniz. bacak bacak ustune filan atip bacaklarini da genital kaslarini da kasip birakarak yapiyosun ama orgazma kadar gitmesi zor, her yigidin harci diil yani :/
0
cisterna
(03.12.09)
normal bir ilişkisi olup aktif cinsel hayatı olan kadınlar da masturbasyon yapabilir. bunu erkekler de yapıyor o şekilde düşünün. ama erkeğin kadını tatmin edemediğinden falan olan bir şey değildir. oluyo öyle işte.
0
brc
(03.12.09)
canlar, ben gordugume inanırım, her yigidin harcıymıs degilmis bilmem.

medre; baya baya anlasılıyor.
0
bryan fury
(03.12.09)
(11)

kedi

handgrenade
merhaba,dün itibariyle kedilendim. Ve şimdi acilen mama, kum, taşıma kabı gibi şeyler almam gerek. Bunların hepsini uygun fiyata bulabileceğim bir site önerebilir misiniz? Bir de mama ve kum tavsiyesine ihtiyacım var. Şu linkteki kum nasıldır mesela?http://www.hepsiburada.com/alice-kedi-kumu-ekonomi
merhaba,
dün itibariyle kedilendim. Ve şimdi acilen mama, kum, taşıma kabı gibi şeyler almam gerek. Bunların hepsini uygun fiyata bulabileceğim bir site önerebilir misiniz? Bir de mama ve kum tavsiyesine ihtiyacım var. Şu linkteki kum nasıldır mesela?
www.hepsiburada.com
0
handgrenade
(05.11.09)
bence kristal kum alın, daha az koku yapar.
mama, kap gibi şeyleri herhangi bir petshoptan daha kolay alırsınız.
0
pampua
(05.11.09)
kedi kristal kumu sevmeyebilir. bu durumda topaklanan herhangi bir kum olur. alice'in yeşil olanı iyiydi zannedersem.

mama kabı veteriner, petshop heryerde var. plastik mama kapları bazı kedilerde alerji gibi bişi yapıyor, dudağında (ya da dudak gibi yerinde) sivilce çıkıyor. öyle bir durm varsa, çelik alın. su kabı ve mama kabı ayrılabilir olsun, suyunu daha sık tazeleyeceksiniz.

mama olarak, bütçeniz müsaitse premiumla besleyin. kedinin yaşına ve kilosuna mama tipi değişir. söylerseniz belki daha rahat cevap verebiliriz...

ha bi de, hayırlı olsun :)
0
no avalon
(05.11.09)
kristal kum + kapalı tuvalet kabı on numara bir düzenlemedir evde kedi beslemek için.

şahsi tavsiyelerim: yaş mama mümkün olduğunca vermeyin, ancak böyle çook keyifsiz olduğu günler olursa ya da kesinlikle mama alacak haliniz yoksa o gün verin.
ben keimi bir öğün premium mama bir öğün normal yemekle besliyorm (normal yemek derken patlıcan oturtma değil tabi, fasulye falan sevdiği için veriyorum onun dışında çeşitli eti ciğeri pişirip pişmiş havuç ve bezelyeyle çekiyorum, yaş mama gibi oluyor)
kuru mama kesinlikle premium olmalı, pahalı ama daha az vereceğiniz için bi nebze kurtarır. marketten premium mama alamazsınız, pet shoptan ya da veterinerden alırsınız. içindekiler kısmında ilk olarak et ürünü yazdığına emin olun.

taşıma kabı çok da büyük dert değil, bir tane orta boy alığ yıllar boyunca kullanabilirsiniz.
0
whoosie
(05.11.09)
siteyle ilgili olarak bu soruyu aylar önce ben sordugumda bana gelen cevaplar şöyleydi:
www.juenpetmarket.com
www.arkadaspet.com
www.teleskopakvaryum.com
0
purpurum
(05.11.09)
öncelikle hayırlı olsun. güle güle büyütün.

uzun zaman içinde bir sürü kedi bakmış büyütmüş bir kimse olarak diyebilirim ki, en önemli şeyi tuvaleti. mümkünse genişçe bir tuvalet kabıyla kristal kum deinldiği gibi iyi bir kombinasyon. size de ona da rahat. bi de kakasını çişini yaptıktan sonra topaklanan kısmı alır atarsanız hem kum uzun süre gider, hem kedi memnun olur.
geri kalanlarında tamamının keyfe keder olduğunu düşünüyorum. çok keyifsiz, iştahsız ve hastaysa biraz damara göre şerbet yapıp şımartılabilir ama onun dışında "biz ne yiyosak o kardeşim!" moduna alıştırırsanız hem çeşitli beslenir, hem siz rahat edersiniz. eti meti bezelye havuşla çekip yaş mama gibi yapmak da şahane fikirmiş bu arada. bi de ciğer haşlardık biz bi zamanlar. bayılırlar ama ev cesetle doluymuş gibi kokar.
sevgiler. sıkıştırınız kediyi birazcık benim için.
0
bika
(05.11.09)
kedinizin ufak olduğunu varsayarak almanız gereken şeyleri şöyle sıralayabiliriz:

-kedi taşıma kutusu/kafesi: aşılarını yaptırmak için veterinere götürürken çok işinize yarayacak. kucakta taşımak ya da iyi kapatılamamış karton bir kutu kedinin yola fırlaması v.b. durumunu engelleyemeyeceği için bu taşıma kabını almalısınız. üstelik evde olduğu zaman da -büyük ihtimalle-kutuyu yuvası olarak belirleyecek, koltuk tepesi, sizin yatağınız v.b yerlerde yatarak ortalığı tüye bulamayacaktır. (21,90-TL)

buna bakabilirsiniz: www.juenpetmarket.com

-tuvalet kutusu: kediniz ufak olduğu için başlangıçta üstü açık,plastik ve kenarları kedinin girebileceği yükseklikte bir kutu yeterli olur. plastik olması özellikle önemli. karton v.b. malzemeler ıslandığı zaman tahammül edilemez bir koku yapacaktır.kumu

topluca değiştirdiğinizde çamaşır suyu ile yıkamanızı tavsiye ederim.(11,82-TL)

mesela bu: www.juenpetmarket.com

-kum temizleme küreği: kumunuzu temizlerken kullanacağınız, kirli kumu temizinden ayırmaya yarayan kürek. kumdaki artıkları şeffaf buzdolabı poşetine koyup, ağzını bağlayıp atarak temizlik işini oldukça pratik bir şekilde halletmiş olursunuz.(1,70-TL)

buna bakabilirsiniz: www.juenpetmarket.com

-kedi kumu: marketten alabilirsiniz. silikon kumlar-daha pahalı olmasına rağmen-dityomitli kumlara göre uzun süre kullanılabilir. kediniz ufak olduğu büyük ihtimalle tuvaletini yaparken deli gibi kazacaktır. bu yüzden ağır, iri taneli kumları almanızı tavsiye ederim. ince taneli kumları dağıtabiliyorlar kolayca. (ortalama 4,00-TL)

www.juenpetmarket.com


-kedi tırmalama çubuğu: kediler doğaları gereği sürekli tırnak törpüleme ihtiyacı duyan hayvanlardır ve bunun için de halı, koltuk gibi yarı sert yerlere gözkoyacaklardır. eve alacağınız bir kedi tırmalama çubuğu eşyalarınızı korur. halı ya da koltukta tırmalama
yaptığını gördüğünüz anda hayır demek ve kediyi alıp çubuğun başına getirip evet demek öğrenmesi çin yeterli olacaktır. ancak bu eğitimi kedi ne kadar küçükse o kadar kolay verebilirsiniz. bu yüzden çubuk almayı ihmal etmemenizi öneririm.
(23,56-TL)

buna bakabilirsiniz: www.juenpetmarket.com

kedi maması için kap: mama ve suyu ayrı ayrı kaplara koymanızı tavsiye ederim. yani iki gözlü kaplar yerine tek gözlü iki ayrı kap alabilirseniz, suyun mamayı ıslatması ya da suyun içine mama düşmesi v.b. durumlarını yaşamaz, kedinize sürekli temiz mama ve su
bulundurmuş olursunuz. unutmayın kuru mama kullanıyorsanız kedinizin suyunu mutlaka kontrol edin, günlük olarak taze su ile değiştirin!ben kendi kedilerimde mama için çelik, su için plastik kap kullanıyorum. (ortalama 2x2,5-TL)

-kedi maması: özellikle ufak kedilerin büyümeleri 1 yaşına kadar devam ettiği için bu dönemde paraya kıyıp kaliteli bir mama (kitten) almanız önemli. çünkü kuru mamadan aldığı protein, vitamin ve mineral ihtiyacını ne olursa olsun siz başka yemeklerle
karşılayamazsınız. (tavuk, ciğer v.b.gibi) hatta mümkünse tek çeşit mama ile besleyin. yedireceğiniz farklı gıdalar kedinin damak tadının çeşitlenmesine ve devamında seçici davranmasına ve beslenememesine sebep olabilir. bu yüzden kuru mamadan şaşmayın!

(ortalama 5 kg. mama 50 lira) eğer buna ayırabilecek bütçeniz yoksa goodys marka mamayı tavsiye ederim. market mamaları arasında bulabileceğiniz en kaliteli mamadır. unutmayın kaliteli mama daha az kaka ve çiş, dolayısıyla kum masrafında da azalma demektir.

hem kedinizin sağlığı için de gerekli...!

www.juenpetmarket.com

-tüy fırçası: kedinizin tüylerini düzenli fırçalamak hem onun hoşuna gidecek, hem tüylerini güçlendirecek hem de sağdan soldan tüy toplama sıkıntınızı azaltacaktır. bunu sık dişli bir saç fırçası ile de yapabilirsiniz. yok ben illa fırça almak istiyorum
diyorsanız: (8,48-TL)

www.juenpetmarket.com

www.juenpetmarket.com'dan defalarca ürün aldım, hiçbir şikayetim de olmadı, fiyatları da pek çok yere göre gayet uygun.

petshoplar'dan, veterinerler'den ve marketlerden çok daha ucuza ürünleri burada bulabilirsiniz.


listedekilerin haricinde acil olarak almanız gereken bir şey yoktur. aşısı yapılan ve parazit ilacı içirilen bir kediye (eğer sokağa çıkma alışkanlığı da yoksa) pire tasmasına ihtiyaç yoktur. her ne kadar avlanmalarını engellemek ve nerede olduklarını bilmek açısından yararlı olsa da pek çok kedi tasmayı,hele çıngıraklı tasmaları sevmez.evden çıkmayacak bir kedi için tasmaya da ihtiyaç olmaz. yavru kediler oldukça oyuncudur ve genellikle sizin para döküp aldığınız oyuncaklar(oyuncak fare 5lira) yerine kendi istedikleri şeylerle oynarlar (çorap, kalem v.b.)bu yüzden yaratıcılığınızı kullanarak ona oyuncak yapabilirsiniz. mesela alüminyum folyodan top, eski ince çoraplarla yapılmış toplar veya pinpon topları kedinizin favorisi olabilir. boğazına dolanabilecek ya da
içine girip boğulabileceği şeylerden özllikle uzak tutun(yün yumakları, poşet v.b.)

kediler (çok istisna durumlar olmazsa, katrana,boyaya bulaşmak gibi) yıkanabilen hayvanlar değildirler ve genellikle suyu sevmezler. üstelik kullandığınız sabun ve şampuanlar onun derisine uygun olmadığı için egzama, kepek gibi cilt sorunlarına yol
açabilir. bu yüzden kedinizi yıkamayın, bırakın kendisi yalansın. kazara yıkanması gereken durumlarda (örneğin ishal olup üzerini batırması gibi) sadece ılık suyla yıkayın. gözlerine su gelmemesine dikkat edin ve yumuşak bir havlu ile kurulayın.


kedinizle birlikte keyifli günler dilerim!!!
0
balik kraker
(05.11.09)
kum olarak alice'in yeşil olanını hararetle tavsiye ediyoruz. (kristal olarak adlandırılanlar bildiğiniz silikon, ne olduğu belli değil. ben kullanmıyorum.)

kedi yavru ise 1 yaşına gelene kadar yavru kediler için olan mamalardan alın.

market mamalarından kesinlikle almayın. veterinerlerde ve pet shoplarda satılan kaliteli mamalar vardır. bunlardan kullanın. market mamaları ucuzdur ama ileri yaşlarda sağlık sorunlarına yol açıyor. veterinere deli gibi giden ve para saçan birisi olarak bunu istemezsiniz diyorum.

iyi mamaların kilo ile satılanları var. market mamalarından biraz pahalı oluyor.
0
mea maxima culpa
(05.11.09)
ayrıca (git: 54943)
0
balik kraker
(05.11.09)
kristal kum kullanma. slikozis hastalığına neden olabiliyor. zaten maksimum 1 hatfa kullanırsın çünkü sapsarı oluyor çişten dolayı.

ince taneli topaklanan kedi kumu al. golden white ve alice yeşil (alice ultra) iyidir.
0
clementine
(05.11.09)
kristal kum resmen mikrop yuvası. topraklaşan akkum var. 5 kg'si 15 lira falan. hem de en ucuzu ne koku yapıyor ne mikrop. 1 ay da dayanıyor.
0
jeanne hebuterne
(05.11.09)
@jeanne hebuterne ben de akkum kedi kumu kullanıyorum. iki kedim var ve performansından çok memnunum.
0
balik kraker
(05.11.09)
(3)

lustral kullananlar

hayali arkadaş
ilaç tavsiyesi istemiyorum tamamen meraktan soruyorum. kullanan bir arkadaşım lustralin konsantrasyonunu arttırdığını söyledi, var mı böyle bir etkiyi gözlemleyen biri daha?
ilaç tavsiyesi istemiyorum tamamen meraktan soruyorum.
kullanan bir arkadaşım lustralin konsantrasyonunu arttırdığını söyledi, var mı böyle bir etkiyi gözlemleyen biri daha?
0
hayali arkadaş
(04.11.09)
arkadaşının anksiyete ya da obsesif kompulsif bozukluk nedeniyle konsantrasyon bozukluğu vardır. Onun durumuna göre konsantrasyonu artırıyordur. Ama normal bir bireyde konsantrasyonu artırır mı :S şüpheli.

edit: typo
0
ilkdefa
(04.11.09)
kaldı ki lustral kullansan konsantrasyonunu arttırsa bile bir süre sonra vücut alışacak artık pek işe yaramıyacak ama bağımlısı olacaksın muhtemelen. Yan etkileri de cabası.
Omega 3 entrilerini oku, onun faydası olabilir bir de daha şüpheli belki gingko biloba ve ginseng gibi doğal bitkilerin. + az şeker ye
0
joepiscopo
(04.11.09)
cevap veriyorum. özel olarak hayır.

ama insan kendisini iyi hissettiği için daha dikkatli olabilir.

@joepiscopo'nun önerdiği bitkisel preparatlar var. eczaneden sorabilirsiniz. onlar daha iyi sanırsam.
0
mea maxima culpa
(05.11.09)
(8)

tek başına yaşamak

orakl
vaaaaayyyy kimleri görüyorummm!!! istanbula geldim 3 hafta falan oluyor ve tek başıma kalıyorum,daha önceden alışık olduğum bir durum değildi bu,acaba beni bekleyen durumlar nelerdir tek başına yaşamak açısından onu merak ediyorum Sincerely Orakl
vaaaaayyyy kimleri görüyorummm!!! istanbula geldim 3 hafta falan oluyor ve tek başıma kalıyorum,daha önceden alışık olduğum bir durum değildi bu,acaba beni bekleyen durumlar nelerdir tek başına yaşamak açısından onu merak ediyorum

Sincerely
Orakl
0
orakl
(02.11.09)
dahicocuk
(02.11.09)
alışık olmayan için yalnızlık zordur, insanlarla ilişkini koparma, gelen gidenin olsun, çok sıkılırsan eve ikinci falan al. mutluysan problem yok tabii ama depresyona girmeye falan kalkma yani.

evde yalnız olduğundan dolayı yemek yapanın olmayacak, başta basitinden yemek yapmayı öğren, üşenmemeye çalış. bulaşık yıkamayı sev. yemeksepeti vs çözümlere geçici gözüyle bak.

etrafta seni gaza getiren, "git yat artık", "ders çalış", evde çok oturdun biraz dışarı çık" diyen birileri olmadığından kendi kendini güdülemeyi öğren.

eh bunları aştıktan sonra gerisi çok problem değil sanırım.
0
i ve been mistreated
(02.11.09)
arka tamponu kaldırıp bilmediğin her dk başı sıkıntı puanın artacak.
kaldır o koca k.ını lanet olası pislik diye boşuna dememişler amerikalılar

dikkatli olmak gerek yoksa sıkı bir depresyon diyeti yaptırtabilir
0
dieselsingle2
(02.11.09)
ben 2 yıldır tek yaşıyorum.
maddiyat dışında hiçbir sıkıntı olmuyor.
internet bağlantın varsa sıkılmazsın zaten. kimseye hesap vermek, uymak, katlanmak zorunda değilsin. ohh mis!
0
black sabahat
(02.11.09)
ilk başlarda gayet düzenli tertipli, temiz olursun. annenden gördüğün üzere güzel yemekler yaparsın filan.

sonra yavaş yavaş herşeyi boşvermeye, ekmek arası hazır yemeklere, koşedeki büfeye aboneliğe geçiş yaparsın. bir sonraki aşama çöp evdir.

bu yazdıklarım için yok canım öyle şeyler diyen birkaç psikopat çıkacaktır. ama bak dikkati çekiyorum "birkaç" tane sadece :))
0
mea maxima culpa
(02.11.09)
sizi bekleyen tek durum rahatlık :) kimsenin dırdırı olmadan keyfiniz nasıl isterse öyle yaşayacaksınız. faturaydı, kiraydı derken elde para tutmayı öğreneceksiniz, kendi ayaklarınız üstünde durduğunuzdan özgüveniniz artacak.. istediğiniz zaman evinize misafir, arkadaş vs. getirebileceksiniz, surat asan olmayacak. istediğiniz saatte istediğiniz seste film izleyebilecek, müzik dinleyebileceksiniz..
tavsiye isterseniz eğer bayansanız çok belli etmeyin yalnız yaşadığınızı.. alışveriş yaparken 1 demet maydonoz alırken mesela ben tekim bu demetlerin daha küçüğü yok mu diye sormayın, duyan biri takip edebiliyor. eve yemek siparişi verirseniz yine belli etmeyin yalnız kaldığınızı.. kapıyı açmadan içeri seslenin ahmet yemek geldi galiba diye, öyle açın kapıyı.. bu gibi şeyler işte. bir de çok alışmamaya bakın yalnızlığa.. sonrasında arkadaşlardan bile sıkılıp eve kaçma isteği oluşuyor.
0
pongiyen
(02.11.09)
2 yıl boyunca yalnız yaşadım. Geçirdiğim en güzel yıllardı o yıllar. Zira özgürlük tamamen size bağlı. Yaptığınız hareket davranış vs her şey. Ev içi her şey sizden sorumlu olduğundan daha bir bağlanıyorsunuz o eve. Her şeyiyle siz ilgilendiğiniz için de bu durum yükünüzü elbetteki arttırıyor.

Kafanız rahat olacak ama bazı sorunlarıda getirmiyor değil. Mesela ben yalnız olmaya o kadar alışmıştım ki arkadaşlarımla bir araya geldiğimde bile evde hiçbir işim olmamasına rağmen eve gitmeyi istiyordum :) İnsanlardan kopabiliyor asosyal olabiliyorsunuz bir süre sonra. Yemek olayıda dert olmaya başlıyor, tek kişilik yemek yapmak insana garip gelmeye başlıyor ve fast food usulü yemeklere dönüyorsunuz. Ben bir ara 6 ay boyunca istisnasız her gün köşedeki çorbacıdan işkembe içmiştim :)

her şeye rağmen süperdir.
0
alkolik imam
(02.11.09)
evde cok kalma, digiturk baglatma, internette takilma, disari cikmayi unutma... kisacasi girme o eve tek basina baimlilik yapar...
hatun yap hemen... otomatik odeme talimati vermeyi unutma bi de...
0
les
(02.11.09)
(12)

Kambur duruyorum kambur

emcedeltate
Kambur duruyorum. düzeltmek için napmalıyım.Not: `dik dur` diyen ilk 3 kişiye sürpriz hediyeler.birinci talihlimize sürpriz hediye : http://getir.net/84a
Kambur duruyorum. düzeltmek için napmalıyım.

Not: dik dur diyen ilk 3 kişiye sürpriz hediyeler.

birinci talihlimize sürpriz hediye : getir.net
0
emcedeltate
(28.10.09)
dik dur.
0
take this sinking boat
(28.10.09)
kürek, barfiks gibi sırt kaslarını çalıştıracak hareketler dik durmana yardımcı olur.
0
arnold schwarzeneger
(28.10.09)
ileri boyuttaysa özel korse tipi seyler var dik durmanı sağlayan onları kullanabilirsin.sırt kaslarını calıstıracak sporlar yap.
0
keah
(28.10.09)
İmkanın varsa spor salonuna yazıl ztn 2.haftada kendi kendini dik yürürken bulacaksın.
0
soulmate
(28.10.09)
-yatakta yatma. yer yatagı yap, bir süre orada yat.

- gögüs bölgesini çalıştırıcak egzersizler yapabilirsin. dik durmana yardımcı olur.

- dik durman gerektiğini aklından hic bir zaman çıkarma.
0
claimer
(28.10.09)
bir arkadaşım duruşunu düzeltmek için yapısında ince çelik teller bulunan bir sırt korsesi kullanmıştı, ama sanırım onun durumu oldukça ileri bir duruş bozukluğuydu. altı ay kadar kullandı bunu yatak dışında her zaman, sonrasında boyu dört-beş santimetre uzamıştı sanki.

doktor tavsiyesiyle kullanılıyor tabii bu, doktor aşamasına gelmeden önce ne yapılır bilemiyorum, yardımcı olamadım galiba... geçmiş olsun.
0
yattara valli
(28.10.09)
korse var içi telli ama can yakıyo bi de dr kontrolü olmadan kullanmak hayırlımıdır bilmiyorum. uzun tahta bi sopa edinip iki omzunuzun üstünden yani ensse arkasında kollarınızı üstünden geçirip ayyy annatamadım işte ööle gezin akşamları bi süre düzeltiyor duruşu, o pozisyonu anladıysanız o şekilde sağ sol yaylanadabilirsiniz.
0
mahnita
(28.10.09)
yoga
0
mea maxima culpa
(28.10.09)
evet yoga diyorum ben de. sırt kaslarını geliştirmekle birlikte tıkanmış yerlerin de açılması lazım ki omurga düz dursun. yoksa dik olmaya çalıştığınızda bile canınız acır. kas geliştirmeye esneme hareketleri de ekleyin mutlaka.

yogatic.com buradaki upper back egzersizlerini deneyebilirsiniz.

ayrıca yine yoga benzeri bazı fizik tedavi hareketleri var. öne doğru eğrilikten çok sağa sola eğrilik varsa bunlar çok işe yarıyor.

ayrıca bilgisayar başında mutlaka 15-20 dk bir esneme egzersizleri yapın. omuzları indirin kaldırın, çevirin. boynu rahatlatın. oturuşunuza dikkat edin.
mesela kollarınızı avuç içleri değecek gibi arkada birleştirin, parmaklarınızı da birbirine geçirin (nasıl denir ki bu ya) omuzlarınız hep açık ve aşağıda olsun. şimdi nefesinizi verirken kolları hafifçe yukarı kaldırın. isterseniz sırtınızı dik tutarak öne doğru eğilip kollarınızı başınızın önüne gelecek gibi iyiiiice esnetebilirsiniz. bu hareketler de bahsettiğim sitede var hep.
skolyoza benzer bir hal aldıysanız, durumunuz ileri ise doktora danışarak tedavi olun derim ayrıca.

mesela... www.yogatic.com
0
kediebesi
(28.10.09)
ayrıca kambur durduğunuzda akciğerler içeri göçtüğünden güzel nefes alamazsınız, başınız ağrır, konsantrasyon bozulur vs vs
0
kediebesi
(28.10.09)
pilates. ben ciddi etkisini gördüm...
0
vejeteryan vampir
(28.10.09)
çok basit bir çözümü var aslında, zamanında babam öğretmişti:

evdeki bir koltuk/çekyatın kol kısmına enseden biraz aşağısını yerleştir ve kafayı aşağı sakıt. resimdeki gibi. her gün 10/-15 dk. tekrarlarsan dimdik yürümeye başlarsın.

img62.imageshack.us
0
dubara
(28.10.09)
(5)

uçuk / bepanten

123456
bepanthen uçuğa sürülürse uçuk geçer mi?uçuk şu anda yerini belli etti ama henüz çıkmadı. ayrıca çok kısa sürede uçuk sorununu halledecek bir ilaç tavsiyeniz var mı? varsa ortalama fiyatına ne kadardır?
bepanthen uçuğa sürülürse uçuk geçer mi?

uçuk şu anda yerini belli etti ama henüz çıkmadı. ayrıca çok kısa sürede uçuk sorununu halledecek bir ilaç tavsiyeniz var mı? varsa ortalama fiyatına ne kadardır?
0
123456
(23.10.09)
boilteau bu ilaçların uçuğu ortalama kaç günde geçirdiği söylenebilir.
0
🌸123456
(23.10.09)
uçuğun durumuna göre farklılık gösterir geçirme süresi; ancak yeni yeni çıkmaya başlamışsa aklovir 2-3 günde, zovirax da daha kısa sürede geçirir.
0
judas priest fan
(23.10.09)
Zovirax yerine Vectavir kullan. Eczacının tavsiyesiyle kullandım, çok faydasını gördüm.
0
pathetique
(23.10.09)
çıkmak üzere iken eter sürmek lazımmış.
0
mea maxima culpa
(23.10.09)
aseton
0
vi
(23.10.09)
(8)

Ülker Bizim Mutfak vb. Hazır Yemekler

ding dong bizim kasap moo moo inekler 2
Efendim öncelikle selamlar;Ben halihazırda üniversite son sınıfta olup bir yandan da part-time çalışan bir öğrenciyim. evde yemek yapmanın angaryası bir yana yıkanmaya bulaşıklar bir yerden sonra dağ oluyor, sürekli dışardan yemek söylemek de hem pahalı oluyor hem sürekli aynı alternatifler bayıyor.
Efendim öncelikle selamlar;
Ben halihazırda üniversite son sınıfta olup bir yandan da part-time çalışan bir öğrenciyim. evde yemek yapmanın angaryası bir yana yıkanmaya bulaşıklar bir yerden sonra dağ oluyor, sürekli dışardan yemek söylemek de hem pahalı oluyor hem sürekli aynı alternatifler bayıyor.

Bu hazır gıdalar hakkında görüşünüz nedir? çok mu sağlıksızdır? bir de ülker almak istemeyen bendenize benzer formda veya ecnebilerin "tv dinner" dediği formda beni kanser etmeyecek tavsiyeleriniz var mıdır?
0
ding dong bizim kasap moo moo inekler 2
(18.10.09)
yemek üzerinden siyaset yapanlara da bayılıyorum arkadaş. geçenlerde meyve suyu üzerinden yaptılardı aynı geyiği. arkadaşım hoşuna gidiyorsa ülkerin mamülleri al ye ne var bunda bu kadar kasacak.
0
akustik cinayet
(18.10.09)
Yarım saatte hazırlayabileceğiniz yemekler var, üşenmeyin evde yapın:

Seviyorsanız balık pratiktir, balıkçı da ayıklamışsa, duruma göre yağlayıp fırında ızgara veya mısır ununda tava yapabilirsiniz, iki akşam yetecek kadar alıp yarısını buzluğa kaldırabilirsiniz tek yaşıyorsanız.

Tavuk olabilir derseniz, kuşbaşı yaptırıp sevdiğiniz sebzeleri ekleyerek şipşak pişirebilirsiniz. Yeşil soğan yaprakları, yağ ve köri ile az suda pişirileni favorimdir.

Tavuk suyuyla şehriye çorbası yapabilirsiniz, makarnadan kısa sürer.

Haşlanmış satılan kuru fasulye ve nohut alıp domatesini, soğanını ekleyip hemen pişirebilirsiniz.

Yıkanmış ıspanak alıp biraz pirinç ve domates, soğanla pişirebilirsiniz.
Yemeklerin yanına makarna veya pilav yapabilirsiniz.

Makarna ve pilav gibi yemekler de 15 dakikanızı alır sadece.
0
uyuklayankedi
(18.10.09)
bende yapıyorum siyaset ; ama şöyle bi siyaset ; the coca cola company den almıyorum . ne olursa artık , cappy 7gün cola vs .
0
dieselsingle2
(18.10.09)
hazir yemeklerin de icinde, disardan alacagin nerdeyse her urunde oldugu gibi, bir suru koruyucu madde vardir. koruyucu dediysem seni degil yemegi korur ama seni oldurur.

yemek yapmak zmn ve bulasik anlaminda seni zorluyorsa en makul yiyecek sandvictir, saglikli bir ekmek tercihiyle, icine koyacagin hazir dilimlenmis urunlerle oldukca pratik az bulasik cikaran leziz ve saglikli bir ogun olabilir. domates yesillik vs ile koayarak da salata yiyormuscasina saglikli hale getirilebilecektir.

hatta tatli versiyonlari da yapilarak cesitlendirilebilir.

tabi ki gunde bir ogun icin sordugun dusunulerek yazilmistir bu cevap.
0
azaktod
(18.10.09)
hazır mantı da alabilirsin..
suda kaynatırsın, al sana yemek
üstüne de salçalı malçalı bir sos, onun üstüne de baharat..
yanında da cocacola
0
de jure
(18.10.09)
ehe o koruyucular bizi öldürüyor evet ama cesetlerimizi de yakışıklı yapıyormuş. avrupa'da cesetler mumyalanmış halde ilk günkü tazeliklerini koruyorlarmış hahaha.
0
kediebesi
(19.10.09)
hazır yemek koruyucu maddeler + daha önce pişirildiği için sağlıklı diil.
en basit yemekler.
tavada tereyağı içinde biber-soğan-sarımsak ve et sote et + yanında yoğurt ayran yeşillikle ye.
veya yumurta haşla yanında peynir veya ceviz ve yeşillikle salata yap.
0
joepiscopo
(19.10.09)
naturamaks ve iglo ürünleri en sağlıklıları.
0
mea maxima culpa
(19.10.09)
(10)

hindistanda üniversite

snemeis
tekrar rahatsız ediyorum ama şimdi benim üniversite için hindistana gitme şanşım var...ordaki üniversiteler nasıldır?Şimdi diyelim ben gittim hindistana ingilizcem 0 arkadaşlar hiç ingilizce bilmiyorum...Nasıl eğitim alıcam?ingilizce bilmeden almazlar sanırım üniversitelere...Napmam gerek peki?
tekrar rahatsız ediyorum ama şimdi benim üniversite için hindistana gitme şanşım var...ordaki üniversiteler nasıldır?Şimdi diyelim ben gittim hindistana ingilizcem 0 arkadaşlar hiç ingilizce bilmiyorum...Nasıl eğitim alıcam?ingilizce bilmeden almazlar sanırım üniversitelere...Napmam gerek peki?
0
snemeis
(18.10.09)
ingilizce öğren...

birde üniversite kalmadıda hindistanamı gideceksin üni için...okumak için hindistan tercih edeni duymamıştım hiç imkanın varsa git avrupada oku ingiltere filan...
0
pposeidon1
(18.10.09)
yaa benim kuzenim orda okuyor,o yüzden oraya gidicem avrupa ülkelerine gitmek istemiyorum...Hindistana gidersem kaç ayda ingilizce ögrenebilirim?
0
🌸snemeis
(18.10.09)
gitmeden önce çat pat konuşacak derdini, istediğni anlatacak kadar öğren sonra git bence yoksa kuzene muhtaç kalırsın habire "ne diyo ne diyo " diye çıldırtırsın kuzi yi :)
3 ay da adam akllı kelime ezbelrsen bir kurs ile birlikte gittiğinde çok büyük sıkıntı olmaz sanırım zaten hindistandakilerde sende daha iyi konuşuyor olmayacaklardır tahminim tarzanca anlaşırsınız...
0
pposeidon1
(18.10.09)
burdan ingilizce düzeyin düşük olarak veya 0 bir halde gidersen orada da ögrenmen çok çok zaman alabilir çünkü onlarda pek ingilizce bilmiyorlar.yani hiç ingilizce bilmeden bir avrupa ülkesine gitsen işin daha kolay olur ancak hindistanda daha da zorlaşır.
0
losencilis
(18.10.09)
Yerinde olsam Hindistan'a gitmezdim.

Ha illa gidicem diyorsan, eğitimi İngilizce verdiklerine ve yurtdışından öğrenci kabul ettiklerine göre bir hazırlık programları vardır. Ona katılıp öğrenirsin.
0
denizsabuncu
(18.10.09)
hımmm...herhalde ögrenirim yaa
0
🌸snemeis
(18.10.09)
orada niye zorlansın ki? ingilizce resmi dil hindistan'da..
0
passion rules the game
(18.10.09)
Bu adreste üniversitelerin listesi var. İstediğiniz alan göre ilgili okulların sitelerine girip koşullarına bakacak derecede İngilizce bilen bir yakınınızla birlikte inceleseniz, diyorum:

www.webindia123.com
0
uyuklayankedi
(18.10.09)
resmi dilleri olarak gözükmesine rağmen orta seviyenin altında bir seviyeleri var.hiç ingilizce bilmeyen bir insan için zorluk yaratabilecek bir durum bence.
0
losencilis
(18.10.09)
hindistan'da yüksek eğitim hakkında hiçbir bilgim yok, ancak burda hindistan'a gitme diyenleri hindistan'ın h'sinden bile anladıklarını sanmıyorum.

ben neden olmasın diyorum. ancak gideceğin okul iyi bir okul olsun. araştır. saygın bir okul her yerde geçerli diploma sağlar sana.

avrupa'da gideceğin her hangi bir okulun hindistan'daki iyi bir okuldan iyi olacağı ne malum???
0
mea maxima culpa
(19.10.09)
(7)

Bi Msn Sorusu...

copy paste
diyelim durumu meşgul olan birine selam verdiniz. 5 dakika geçti aradan baktınız ses seda çıkmıyor. herhalde içerdedir diye yorumladınız. beklemeye koyuldunuz. aradan 1 saat geçtikten sonra iletisini değiştirmiş olarak gördünüz, heyecan yaptınız, 2 dakika sonrada offline olarak gördünüz. size "ileti
diyelim durumu meşgul olan birine selam verdiniz. 5 dakika geçti aradan baktınız ses seda çıkmıyor. herhalde içerdedir diye yorumladınız. beklemeye koyuldunuz. aradan 1 saat geçtikten sonra iletisini değiştirmiş olarak gördünüz, heyecan yaptınız, 2 dakika sonrada offline olarak gördünüz.

size "ileti gönderilemedi" diye uyarı gelmediği sürece iletiyi görmeme ihtimali var mıdır?

yoksa ben yanlış kişinin peşinden mi koşuyorum?
0
copy paste
(16.10.09)
örneğin, karşı taraf bilgisayarda film izliyordur. msn otomatik meşgule alır. siz bir ileti gönderince msn ses yapmaz sadece sarı ışık yanar ve pencere açılır. bu kişi 1 saat sonra filmi bitince masaüstüne dönmüşse sizin konuşma pencereniz açık olmayabilir aşağıda da 1 saat sonra ışık yanmaz. bu nedenden ötürü görmemiş olma ihtimali de vardır.
0
aliscan
(16.10.09)
bazen sana ileti gönderilemedi uyarısı gelmeden iletin gönderilememiş olabiliyor. abuk microsoftun abuk msn'i işte. bazen bağlantı sorunlarından dolayı çıkış yaptıktan sonra baya bir süre online görünebiliyorum mesela. görmüş ve sallamamış da olabilir, biri hakkında aniden yargılama yapmak için yeterli kriter değil, ama ihtimalleri görmezden gelme derim ben =)
0
o'shea
(16.10.09)
bence orda kötü şeyler ara .
0
dieselsingle2
(16.10.09)
ben bunu hep yapıyorum :) örneğin durumum meşgul (ya da away) zaten muhtemelen cevap vermem, o ara aklıma eser iletimi değiştiririm, aynı anda da kimler ne yazmış diye bakar, önemli değilse "zaten meşgulum" diye cevap yazmam kapatırım pencereyi. sonra da çıkar giderim ederim. mesela bu karşıdaki kişinin o sıra yazdığınız şeyi önemsemediği anlamına gelebilir pek tabii.

öte yandan, yeterli veri yok elimizde =)
0
kobuzchu kiz
(16.10.09)
benim başıma çok kez geldi. hemen karşı tarafdan şüphelenme derim.
mesela arkadaşım bana mesaj yollamasına rağmen bana kaç defa gelmediğini biliyorum. hemen günahını almayın milletin :)
0
erzi
(16.10.09)
dün bişi öğrendim. msn plus yüklü ise hesabı kitlemek gibi bişi varmış. yani msn açık ama karşı tarafın yazdıkları gelmiyormuş. arkadaşa mesaj attım cevap gelmedi. başka taraftan bişiler yazınca sordum msn den niye cevap vermedin diye. dedi böyleyken böyle.

ha olayın arkasındaki mantığı anlamadım. saçmalık.

velhasıl bu sanal hayat berbat. çok takmayın. gerçek hayattaki olaylar bakmak lazım. gerçek hayatta tanışana kadar puan vermeyin.
0
mea maxima culpa
(16.10.09)
benim de başıma geliyor bu. meşgul olduğum halde ileti gönderiyorlar, ben ise biliyorum ki o iletiye cevap versem bir sonrakilere de vermek durumunda kalacağım. o yüzden hiç vermiyorum. işim bitince de offline olup bir yere yetişmem gerekebiliyor. siznki de böyle olmuş olabilir.
0
sharon and hope
(16.10.09)
(2)

arka sayfaya geçirmeyen kalem istiyorum ulen!

playthegame
evet eşşek kadar oldum ama hala not tutarken renkli renkli yazıyorum! :)dışına hayran olup aldığım bi defterim var ama `stabilo`'nun renklilerini bile arka sayfada gösterme becerisine sahip.arkaya geçirmeyen, stabilo gibi yazan kalem istiyorum noolur buldurun. kötü olunca çalışamıyorum lan ben! (tak
evet eşşek kadar oldum ama hala not tutarken renkli renkli yazıyorum! :)
dışına hayran olup aldığım bi defterim var ama stabilo'nun renklilerini bile arka sayfada gösterme becerisine sahip.
arkaya geçirmeyen, stabilo gibi yazan kalem istiyorum noolur buldurun. kötü olunca çalışamıyorum lan ben! (takıntı, yess!)
0
playthegame
(14.10.09)
bence defterini değiştir.
0
kurremkarmerruk
(14.10.09)
stabilo dediğiniz kalemler keçeli kalem gibi bişi. çok mürekkep çıkıyor.

bir de yine stabilo marka ball point olanlar var. onlar daha iyi. çok da güzel tarif ettim arayıp bulmak size kaldı. bi tane elimde var şimdi. stabilo pointvisco diyor.

buyrun hizmetlerimiz bununla da bitmiyor. resmini de buldum.

www.ma-papeterie.com

haa!!! bi de ekleyeyim. kırtasiye manyaaa bir insanım.
0
mea maxima culpa
(15.10.09)
(12)

Eve gelen ikinci kedi

guitarman
2 aylıkken aldığımız dişi bir british shorthair cinsi kedimiz vardı. Gündüzleri eşim ve ben işte iken kedi alt katta oturan ailemle vakit geçiriyordu.1 yaşına geldiğinde taşındık, böylece kedi gündüzleri evde yalnız kalmaya başladı. 3-4 hafta sonra da yalnız kalmaya bağladığımız bazı huyları değişti
2 aylıkken aldığımız dişi bir british shorthair cinsi kedimiz vardı. Gündüzleri eşim ve ben işte iken kedi alt katta oturan ailemle vakit geçiriyordu.
1 yaşına geldiğinde taşındık, böylece kedi gündüzleri evde yalnız kalmaya başladı. 3-4 hafta sonra da yalnız kalmaya bağladığımız bazı huyları değişti. Biz de eve yeni bir kedi alalım, arkadaş olurlar dedik. Veterinerde sırtındaki bir yaranın tedavisi için duran, yaklaşık 4 aylık olduğunu tahmin ettiğimiz bir sokak kedisini aldık. Bu kedi site içinde doğup büyüdüğü için diğer sokak kedileri gibi ürkek ve yabani değil, insana gayet sıcak davranan bir kedi.

Şimdi bu ikisi 3 haftadır evde beraberler. İlk kedimiz, yapı olarak gayet sakin, uslu, sevecen bir kedi. Fiziksel olarak da güçlü ve biraz irice olduğunu söyleyebilirim. İlk 2-3 gün bunlar birbirlerine biraz hısladırlar filan. Sonra durum normalleşti gibi.

Ancak şu son durumu yorumlayamıyoruz. Şu an küçük kedi sürekli büyük kedinin peşinde dolanıyor. Arkadan üstüne atlıyor, kuyruğuna pati atıyor filan. Arada biri sandalyenin üstünde biri altında birbirlerine pati atıyorlar. Küçük, büyüğe yaklaştığında büyüğün bi rahatsızlığı yok ama 2-3 saniye sonra küçük olan mutlaka ya büyüğün kafasına atlıyor, ya da kuyruğuna pati atıyor.

Gerginlik olduğunda büyük olan genelde pasif hareket ediyor. Ama arada bir ufağın kafaya 7-8 pati attığı da oluyor (patapata diye baya ses çıkıyor, sert vuruyor yani).

Biz bu durumun oyun mu, yoksa birbirlerine alışmaya çalışan iki kedinin yaşadığı normal br süreç mi yoksa anlaşamamazlık mı olduğunu anlayamadığımızı düşünüyor ve üzülüyoruz.
Bunlar normal mi? Eve ikinci kedi geldiğinde olayların akışı nasıl olur bu konuda tecrübesi bilgisi olanlar varsa, paylaşırsanız sevinirim.
0
guitarman
(08.10.09)
şimdi gerçek kedi kavgası şöyle olur. salonun ortasında, havada asılı duran viyeeaaaauuuvvv diye çığrınan bir kedi tüyü yumağı oluşur. bir kaç saniye içinde bu yumak iki ayrı yöne doğru dağılır ve o büyük sessizlik içinde havadan tüyler süzülerek yere iner. :) bunlar iki dişi.
iki yetişkin erkeğin mutfak penceresi önündeki bir kavgasında büyükçe olan öyle çok abanmıştı ki diğeri içindeki herşeyi çok kötü kokulu ve açık sarı bir sıvı halinde arka tarafından cama püskürtmüştü...
yani sizin bu yaramazların büyük bir sorunu olduğunu sanmıyorum. ufak kedinin cinsiyetini belirtmemişseniz. büyük ihtimalle kendi çapında diğerinin sabrından istifade ederek alfa olmaya çalışıyor. ama tabi terbiye edilmesi gerektiğinden arada büyükten dayak yiyor.
birbirlerinin gözlerini oymadıkça sorun yok. çok sinirli kedi kuyruğunu sertçe yere vurur, kulaklarını yatırır, gözlerini açar deli gibi tırslar ve tuhaf bi şekilde bağırır. vuuuaauuuuuuu gibi :) yani mutlaka martta bu sesleri duymuşsunuzdur hehe



anlattıklarınız bana çok normal oyunlar gibi geldi. kan çıkmadıysa sorun yok. :) kavgalar arada şiddetlenir. büyüdükçe haylazlığı azalacaktır. bırakın aralarında halletsinler. birbirlerine zarar vermiyorlarsa hiç sorun yok bence.
tabi illa fiziksel zarar olması gerekmez. birinden biri mutsuz görünüyorsa, size miyavlayarak şikayetleniyorsa, yemek yemiyor, su içmiyorsa, burnu kurumuşsa o zaman psikolojik sorunları da olabilir diğerinden ötürü. ama anlattıklarınız böyle bir durumu da göstermiyor zaten.
o koridor oyunu da çok eğlendiklerini gösteriyor :)
bir de şöyle bir fikrim var:
birbirleriyle itiştiklerinde ilgilerini başka bir objeye çekebilirsiniz. mesela çok delirtmemek şartıyla laser olabilir, başka bir oyuncak olabilir. ayrıca toplu "grooming" saati yapabilirsiniz. bu grup ruhunu pekiştirir. :) ikisi de yalanıp temizlenirken yanınıza çağırın, tüylerini sevin düzeltin. bir kere bile birbirlerini yaladılarsa çoktan arkadaş olmuşlar demektir.


birbirleriyle ilgili sorunları olmadığını en iyi şöyle anlarsınız. kediler dost olduklarını anlatmak için gözlerini kısar. bir kediye bakarken gözünüzü kısarsanız dost olur sizinle. birbirlerine öyle bakıyorlarsa hiç sorun yok. ama gözleri faltaşı gibi açılıyorsa kesik kesik nefes alıyorlarsa kaçın diyim :) ama sizinkiler uysal ve şirin galiba. şakanın kaka olduğu noktayı mutlaka hissedersiniz. kavgadaki hareketleri oyunda da yaparlar (sonuçta kavga ve avlanma talimi yapıyorlar) ama arada büyük bir fark vardır.
0
kediebesi
(08.10.09)
bizim de her iki kedi disi
bunlarin birbirlerinde dalışı genelde 4-5 saniyeyi geçmiyor.
her zaman olmasa da kulaklar bazen her ikisinde de yatıyor arkaya.
bi de koridorda koşarken karşılaştıklarında, tüylerini kabartıp birbirlerine yan yan koşup geçiyorlar.
bir gün büyük olan genelde arbedeye girmemek için geri çekiliyor gibi oluyor, ertesi gün, ufak olan sürekli koşarak (büyük kovalamamasına rağmen) komidinin altında kaçıyor.

biz ne yapacağız peki, bırakalım dengeyi bulsunlar mı ? yoksa yeni gelen ufaklığı biraz pasifize mi etmemiz lazım nedir ?
0
🌸guitarman
(08.10.09)
ha bi de mesela, büyük olan halının üzerinde karnı küçüğe dönük şekilde filan yatıyor, bu onunla sorunu olmadığı manasına gelir mi ? kediler karınlarını pek açık etmek istemezler dye biliyorum.
ama tabi ufak olan gelip 1-2 saniye koklayıp yine zıplıyor büyüğe.
yani büyüğün bi derdi yok ama ufak haylaz gibi, ama bu büyüyünce başımız iyice belaya girmesin sonra ?
0
🌸guitarman
(08.10.09)
yaklaşık 2 hafta oluyor eve üçüncüyü getirdim :) tecrübelerime dayanarak söylüyorum anlattığınıza göre durum gayet normal. küçüğün sürekli büyük olanı rahatsız etmesi hareketli olması çok normal, yavru kediler yüzsüz olurlar ve tam oyun çağı olduğundan çok hareketli olması yine normal. sizin büyük onun küçüklüğüne verip fazla muhattap olmuyor fakat çizgiyi aştığında da 'haddini bil' diyor :)
çok zorlu bir durum ile karşılaşırsanız yani büyük bir kavgaya tanık olursanız sesinizi yükselterek onları uyarın. ayrıca birini daha fazla sevmeyin eşit davranın, özellikle ilk kediniz sizi gözlemleyecektir buna dikkat edin. ikisinin beraber oynayabilecekleri oyunlar oynayın. bir birlerini küçük tıslamalar pati atmalarla yaralayacaklarını sanmıyorum fakat önlem almak istiyorsanız ikisinin de tırnaklarını kesin diyebilirim. dediğim gibi yavru kedinin hareketli olması çok normal bırakın dengeyi bulsunlar endişelenecek bir durum yok, zaten ilk tanıştırma aşamasını çoktan geçmişler.
patilere selamlar. kolay gelsin.
0
brc
(08.10.09)
www.dailymail.co.uk

ingilizcesi play-fightingmis :)

kavga budur:
www.youtube.com

ya da budur:
www.youtube.com

www.youtube.com
burada ise sari olan hem sinerek dusmanlik gostermeyecegini anlatiyor ancak saldirirsa cok fena karsilik verecegini soyleyerek digerini ikna ediyor, kavga cikmadan anlasma saglaniyor.

www.youtube.com
bunda arkadaş olup oyun oynamaya çalışıyorlar ama sanırım siyah olan erkek olduğundan anlaşmazlık çıkıyor :)


bu ise oyun :www.youtube.com

bu da neo :www.youtube.com
0
kediebesi
(08.10.09)
şimdi yazılanlardan ve bu videodaki oyun diye linkini verdiğiniz youtube videolarından anladığım kadarıyla bizimkiler oyun oynuyor.

ama beni üzen durum şu. büyük kedimiz çok uysal. diğeri ise sokakların bağrından gelen bi kedi ve çok da yavru değil. 4-5 aylık arası. ve biz ne zaman büyüğü sevecek olsak (ki büyük kedimiz kendini sadece sabah uyandığımızda sevdirir) gelip büyüğü rahatsız ediyor. hatta bazen öyle zamanlar oluyor ki, büyük, küçüğü gördüğü zaman ortamdan uzaklaşıyor. ben bu duruma çok üzülüyorum.

ama mesela bu sabah da kavga ettiler biraz. sonra baktım, büyük küçüğün arkasından gidip poposunu kokladı ve sonra da yaladı. yani bu bir sevgi ifadesi aslında.

bir de acaba, küçük olanı kısırlaştırınca daha da durulur mu? (küçük olan da büyük olan da dişi. büyük olan kısırlaştırıldı)
0
kahvegibi
(08.10.09)
ehehehe 1. cevap bu kediler kimin kedileri @guitarman'ın mı @kahvegibi'nin mi? yoksa bunlar aynı kediler mi?

gelelim asıl cevaba durumları çok normal gibi görünüyor. hatta kamera şakası mı, benim kedileri anlatıyorlar sanki gibi dedim kendime. benimkiler de aynen böyleler, alışıyorlar birbirlerine.

kavga mevzuna geleyim. evet gerçek kedi kavgası unutulmaz birşey oluyor. misal sokakta bulup eve aldığım van kedisi ile zamanında benim büyük kedim birkaç kere kavga etmişti, ben de hemen balkona koyup, ona başka yuva bulmak zorunda kalmıştım. bu 2-3 kavganın birinde bunları ayırmak isterken arada kalmış erkek kediden öyle iki adet ısırık ve tırmalamalar yemiştim ki 2,5 sene geçti hala izleri duruyor kolumda. bilgi için aslında benim büyük kedim de, sokakta buldum o van kedisi de feci munis ve uslu kedilerdir. ama birbirlerini sevmeyince delirdiler.

a evet, havada uçuşan tüy yumakları, kedinin bir tarafından dökülen tüyler. bunlar kavga izleri. unutulur gibi değil.
0
mea maxima culpa
(08.10.09)
büyüğü küçük yokken sevmeye çalışın. şu an aynı durumu iki köpekle yaşıyorum. biri küçük ve yaşlı diğeri de at gibi ve dağlı. ikisi de arkadaş canlısı ama büyük olan sürekli diğerinin sırtına sevgi şaplakları indirdiğinden eski köpeğim hiç mutlu değil. "yine mi geldi o karı" diye bakıyor etrafına.
kısırlaştırınca biraz daha huysuzlaşabiliyorlar. ama duruldukları da kesin. yalnız 1 yaştan önce durulmasını pek beklemeyin bence.

küçüğün renkleri nedir acaba?
0
kediebesi
(08.10.09)
kediler kahvegibi ve guitarman'ın :)
cevap veren arkaşların verdiği bilgiler doğrultusunda, biz de kedilerin oyun oynadığına karar verdik. yine de 9-10 arbedenin bir tanesinde havaya ufak bir tüy topağı çıkıyor, o kadar olur diyoruz. Zaten bundan sonra mevzunun bu kadar uzamasına da izin vermeyiz.
Ev icinde birlikte gezdiklerine daha çok şahid olmaya başladık. Büyük hangi odaya gitse, küçükte onun peşinden gidiyor. Gerginlik genel de büyüğün bi köşede yatarken, ufağın bunun üzerine atlamasıyla çıkıyor, orda da işin boku çıkacak gibiyse biz ayırıyoruz.

büyük olan gri iriyapılı ve kocakafalı pofidik bir kedi (ufakkenki bir resmi şurda :www.eksibition.org
ufak olan agirlikli olarak beyaz, ama kafasında ve ayaklarında bir de gövdesinde azar azar gri lekeleri olan, ufak tefek ama sıkı yapıda bir kedi.
0
🌸guitarman
(09.10.09)
zaten olayı çözmüşünüz. tekir ve erkek olsaydı işiniz zor derdim ama bu çok çabuk alışır. hatta yakın zamanda büyüğü kopye etmeye bile başlar. :)

bol kedili günler dilerim.
0
kediebesi
(09.10.09)
benim kedilerin biri erkek biri dişi. vet iki kedinin farklı cinsiyette olmasının iyi olduğunu söyledi :))
0
mea maxima culpa
(10.10.09)
yeni duyuru açmaktansa buraya yazmayı yeğledim. bizim de 2 yıllık bir dişimiz vardı. 6 aylık bir dişi daha geldi eve. büyük ve ev sahibi olan bir odaya diğeri de salona alıştı. diğer odalara pek gitmiyorlar. birbirlerini koridorda gördüklerinde birbirlerine saldırmıyorlar ama araba motoru çalışırmış gibi sesler çıkıyor : ) bazen aynı odaya koyup oyunlar oynatıyoruz bu sefer de küçük olan büyüğü kışkırtmak için hırlıyor. müdahale gerekir mi ( büyüğü salona zorla götürmek, hırladıklarında susturmak vs. ) yoksa kendi hallerine mi bırakalım?
0
kambocyadaki yalniz agac
(13.01.15)
(3)

yaparak dökümü sizce nasil bitecek

ali erbas
ya da var mi bi tandiginiz dizi kadrosunda calisan falan, meraktan catliyorum yahu.
ya da var mi bi tandiginiz dizi kadrosunda calisan falan, meraktan catliyorum yahu.
0
ali erbas
(08.10.09)
kaymakamla ferhunde'nin yeni kocasi arasindaki ezelden beri var olan ask-i memnu ogrenilince ortalik kurtlar vadisine donecek, kaymakamin karisi kendini ihtihar edecek, kalanlar da hanimin ciftligine gidecek.
0
nawres
(08.10.09)
bi trafik kazasında alayı olmasada çoğu peklenir gider bence.
0
serseri marti
(08.10.09)
gerçek hikayenin sonunu biliyorum ama dizi için hikayeyi öyle çok çarpıttılar ki tahmin edemiyorum.

gerçek hikayede şevket hapse düşer, ferhunde ayrılır. fikret kaçıp adapazarında kaba saba cahil bir adamla evlenir. evde çocuk ve kaynana bakar, necla leyla'nın nişanlısını ayartıp adamla suriye'ye kaçar. meğer adam yalancıymış. suriye'de başka karısı filan varmış. necla suriye'de adamın 2. karısı ve evin hizmetçisi gibi bişi olur. bizimkilerle mektuplaşır.

leyla nişanlısı tarafından terkedilince bunalıma girer. tedavi görür. aylarca sokaklarda, parklarda dolaşır filan. sonradan evli bir avukatla tanışır. avukat iyi bir insandır fakat eşinden ayrılamamaktadır. leyla'ya ev açar.

bu arada aile evini satmak zorunda kalır. kötü bir yere taşınırlar. olanlar ali rıza beyi çileden çıkartır. leyla da evli avukatla yaşamaya başlayınca evi terkeder. önce adapazarına fikret'in yanına gider ama fikret çok kötü durumdadır, hizmetçi gibi kötü bir hayatı vardır, ama kardeşlerinin rezaletlerinin yerine namuslu bir hayatı olduğu için mutludur. kocası ali rıza beye iyi davranmaz ve rezaletlerini yüzüne vurur. ali rıza bey birkaç gün sonra istanbul'a döner ve düşkünler gibi bir hayat yaşamaya başlar.

hayriye hanım ve ayşe leyla'nın yanına taşınır. en sonunda düşkünler evi gibi bir yerden ali rıza beyi bulur eve getirirler, tedavi olur. avukat iyi bir adamdır. hapisten çıktığı için iş bulamayan şevkete iş bulur. ali rıza beylere filan iyi davranır.

artık onurunu iyice kaybeden ali rıza bey, sonunda rahat eder. sokakta ona kötü bakanları takmamaya çalışır.

ayrıca romandaki olaylar, hayriye hanım ve ali rıza beyin kişilikleri de çok farklıdır. açlıktan ölmelerine, üzerlerine giyinecek elbiseleri olmamasına rağmen evde devamlı danslı partiler, yemekler verilir. türlü rezaletler olur. karı-koca bir köşede oturarak buna katlanırlar. çünkü düşünceleri ancak bu şekilde kızlarının koca bulabileceğidir.
0
mea maxima culpa
(08.10.09)
(4)

Okurlara 1 soru

jpsartre
Öncelikle merhaba.1)Kitap okurken sanki hep birşeyleri kaçırmış gibi hissediytorum kendimi.Özellikle değerli veya klasik eserleri okurken.Nasıl anlatıyım bilmiyorumki ki.Yani böyle hep o kitaptan alabileceğim daha fazla şey varmış gibi geliyor.Eskiden daha sık kitap okurken sadece klasik veya önemli
Öncelikle merhaba.

1)Kitap okurken sanki hep birşeyleri kaçırmış gibi hissediytorum kendimi.Özellikle değerli veya klasik eserleri okurken.Nasıl anlatıyım bilmiyorumki ki.Yani böyle hep o kitaptan alabileceğim daha fazla şey varmış gibi geliyor.Eskiden daha sık kitap okurken sadece klasik veya önemli eserlerde olurudu ama şimdi çoğu kitapta oluyor.Çoğu kitabı 2.kez okuma ihtiyacı hissetmekteyim.Yanlış anlamyın,anlamamaktan değilde sanki daha fazla olmalı bu kitapta diyorum hep.Erken yaşta okuduğum için diyorum bazen(20 yaşındayım)ama daha düşük seviye kitaplarda basit kaçıyor,hitap etmiyor bana bestsellerler veya polisiyeler..Bu size de oluyor mu?Kısacası nedir bu?

Teşşekürler.
0
jpsartre
(05.10.09)
Yaşınız bence hiçbir kitap için erken sayılmaz. Ancak bazı eserler birden fazla okunabilir, her okunuşta da yeniden yorumlanabilir. Mesela şimdi okuduğunuz bir kitabı 5 sene sonra, 10 sene sonra okuduğunuzda daha farklı bir okuma olacaktır. Zaman içerisinde okur niteliğinizin yükselmesidir buna sebep. Okumak hayatınızın önemli ve değerli bir parçası ise kaçınılmazdır dediğiniz şey. Okumaya ve yeniden-okumaya devam edin...
0
uyuklayankedi
(05.10.09)
naçizane siz yaşlarda aynı duygu düşünceler içinde klasikleri okumuş edebiyatla yakından ilgilenen birisi olarak şöyle tavsiyelerim olacak:

kitapları, özellikle klasikleri okurken (veya okumadan önce) yazarın hayatı, edebi düşünceleri, bağlı olduğu edebi akımın özellikleri ve yazarın yaşadığı dönemdeki sosyo-ekonomik durum, önemli olaylar vs ile ilgili bilgi edinirseniz yazarın anlatmak istediklerini çok daha iyi kavrayacaksınız ve daha çok zevk alacaksınız.

internette wikipedia'dan başlamak üzere bu bilgilere ulaşmak çok kolay.

ben de eskiden hep klasikleri okurdum, şimdi polisiye, fantastik ve hatta çizgiroman da okuyorum. kaliteli olduktan sonra hepsi de güzel, hepsi insana bir şeyler katıyor.

ayrıca hep klasik, hep ciddiyet, hep uzun tiradlar nereye kadar diyor insan. (bir yirmi sene sonra tabii :)) bu satırları hastanede yatarken büyük bir iştahla suç ve ceza'yı okumuş, dostoyevski okuyarak defalarca güneşi doğurmuş bir insan yazıyor.)
0
mea maxima culpa
(05.10.09)
üstteki cevaba katılıyorum, ekliyorum.
mesela bir filmi izlerken sadece konusunu, olayları düşünürseniz o filmden sadece bir senaryo edinmiş olarak çıkarsınız. o filmde müzikler var, kıyafet, yerler, tarih, çekim açıları, ışıklar bir çok etken var bir araya gelen.
kitabı da bu şekilde değerlendirebilirsiniz. yazarın tüm bunları anlatmasının altındaki nedeni bile bulmaya çalışsanız kitabın daha derinlerine inmiş olursunuz.
özellikle çeviride bununla çok karşılaştım. çeviri yaparken kitabı harfi harfine inceleyip üzerinde düşündüğümüz için insanın içine çok daha fazla işliyor. bana çevirdiğim kitaplardan bir cümle okusanız neresi olduğunu şıp diye hatırlarım. ama geçen gün okuyup bitirdiğim bi kitabın konusunu sorun, hatırlamayabilirim.
nöronlar çalışsın biraz. :)
ayrıca bana bir çok kitap hitap etmiyor mesela. kitapçıda okumaya değer bir şey bulamıyorum. ya sıkıcı, ya gereksiz geliyor. bu tip durumlarda biyografilere, otobiyografilere ve felsefeye yöneliyorum.
0
kediebesi
(06.10.09)
kitabı okurken okuduğun şeyi ders kitabı gibi algılama,bundan illa bişet çıkarmalıyım deme.sen sadece sakin sakin oku,kitaba haşin davranma.zaten klasik kitaplarda uzun betimlemeler olucaktır,sen o betimlemeleri okurken ister istemez hayalindde canlandırıcaksın,canlandıdırken de kitapta geçenleri kendin yaşayomuş gibi olursun,böylece kitabın vermek istediklerini de almış olursun.ayrıca örneğin franz kafka'dan aforizmalar ya da ömer hayyam'dan rubaileri okuyabilirsin.bunları okudukça o kısa cümlelerde ne denmek isendiği üzerine kafa yorarsın,pratik yapmış olursun
gece gece çok yazdırdın ulan bana.bu kadar lafa anlarsın degil mi artık:))
0
tueio
(06.10.09)
(5)

İktisat Tarihi - Keynes ile ilgili kitap önerileri

vita vinum est
Merhaba,Keynes'le ilgili bir ödev hazırlamam gerekiyor. Daha zamanım var.. Fakat hayatında hiç Keynes okumamış biri olarak ne yapacağımı bilmiyorum. Ödev sözel bir ödev olacak ve sunum şeklinde gerçekleştirilecek. İktisat tarihinde Keynes'in yeri nedir, bu adam ne yapmıştır, nasıl bir hayat hikayesi
Merhaba,

Keynes'le ilgili bir ödev hazırlamam gerekiyor. Daha zamanım var.. Fakat hayatında hiç Keynes okumamış biri olarak ne yapacağımı bilmiyorum. Ödev sözel bir ödev olacak ve sunum şeklinde gerçekleştirilecek. İktisat tarihinde Keynes'in yeri nedir, bu adam ne yapmıştır, nasıl bir hayat hikayesi vardır gibi bilgilere ihtiyacım var.

Okumamı önereceğiniz kitaplar nelerdir?

Teşekkürler.
0
vita vinum est
(03.10.09)
wikipedia'dan başla okumaya.
0
mea maxima culpa
(03.10.09)
Kitap veya makale şeklinde olursa daha iyi olacak. Vikipedi aklımda zaten.. Orayı sadece bir ön bilgi olarak okuyacağım..
0
🌸vita vinum est
(03.10.09)
"E. K. Hunt - İktisadi Düşünce Tarihi" ni önerebilirim. iktisat tarihinde ki bütün önemli insanlar ve düşünceleri, kısa hayat hikayeleri var bu kitapta.. ileride de faydalı bir kaynak olur.
0
metox
(03.10.09)
önce okumaya başla. ordan linklerden filan ilerlersin.

araştırmaya genel kaynaklardan başlanır. bir de öyle geniş bir konu söylemişsin ki, sana makale tavsiye edilebilmesi için konuyu daraltman gerekir.
0
mea maxima culpa
(03.10.09)
Gulten Kazgan'in Remzi'den cikmis bir iktisadi dusunce tarihi kitabi vardi, girisi mahiyetinde ona bakin. 2006'da, ODTU'de Turk Sosyal Bilimler Dernegi "Genel Teori'den 70 Yil Sonra" isimli bir Keynes Sempozyum duzenlemisti, eger bildirileri basmislarsa o da cok isinize yarar. Ders kitabi gibi olan Iktisadi Dusunceler Tarihi Kitaplarindaki bolumlere bakabilirsiniz (Misal: Landreth ve Colander, History of Economic Thought). Yilmaz Akyuz'un iktisadi teorileri ozetledigi bir kitapta Keynes'i anlattigi guzel bir bolum vardi yanlis hatirlamiyorsam.
29 Bunalimi sonrasinda uygulanan politikalara ve Bretton Woods Konferansindaki tartismalara bakabilirsiniz, etkisi ne olmustur diye.
0
nazenin
(03.10.09)
(4)

katkısız hazır çorba

tulkas
(git: 94898)adresinde de sorulmuştu. şimdi sorum şu, hazır çorbalarda, ketçaplarda falan katkısız imzası olmakta. bu ürünler hakikaten katkısız mı? ve sağlığa zararları var mıdır? gönül rahatlığı ile tüketilebilir mi?
(git: 94898)

adresinde de sorulmuştu. şimdi sorum şu, hazır çorbalarda, ketçaplarda falan katkısız imzası olmakta. bu ürünler hakikaten katkısız mı? ve sağlığa zararları var mıdır? gönül rahatlığı ile tüketilebilir mi?
0
tulkas
(16.09.09)
Orada da cevap vermiştim ama insanların duymak istediği garip bir şekilde daha çok "çok zararlı, sakın tüketmeyin" oluyor.

Tüm besininiz bu olmadığı sürece gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz. Aslında durum gittikçe karmaşık hale geliyor. Üretici, tüketiciyi bilinçlendirmek yerine anlamsız da olsa içini rahatlatmaya çalışıyor. Bunun sonucu olarak zaten katkısız olan ürünlere "katkısız" ibareleri konuyor, "ekstra geleneksel" kavramları oluşturuluyor. Esasında bunları konuşmak için katkı nedir onu da bilmek gerekiyor. Şeker de, tuz da, baharat da katkıdır. Bunlar da sizin "katkı" olarak adlandırdığınız MSG vb. maddeler gibi günlük tüketim değerlerine sahiptir. Nasıl günlük 1 kg şeker tüketimi sağlıksızsa, MSG vb. maddeler için de sağlığa zarar verebilecek miktar belirlenir, bir güvenlik faktörüne bölünür ve Acceptable Daily Intake (Kabul edilebilir günlük tüketim) değeri belirlenir ve gıdalara bu değerler baz alınarak eklenir.

Dediğim gibi, tamamiyle zararsız diyemeyiz bunlar için. Fakat bu kadar korkmanın anlamı da yok. Unutmayın ki böyle bir nüfusu besleyebilmek adına daha düşük maliyetle üretim için bu maddelerin kullanıldığı teknolojiler geliştiriliyor.

Bunları işini seven bir Gıda Mühendisi olarak yazıyorum. Umarım dikkate alanlar çıkar. Yine de bu gidişle aynı şeyleri daha çok söyleyeceğim gibi geliyor.
0
paranormal
(16.09.09)
katkısız yazanlarda msg mutlaka var. msg'yi katkı olarak algılamıyorlar. knorr filan bunlara inanmayın.

benim bildiğim türkiye'de katkısız, aynen evde yaptığımız gibi çorba bir tek naturamaks var. hazır çorba, içine su katıp ısıtıp yiyorsunuz. içinde msg olmadığı için de yedikçe yiyesiniz gelmiyor :))
0
mea maxima culpa
(16.09.09)
msg zaten katkı maddesi değil, lezzet/aroma arttırıcı (E621) olarak geçtiği için, katkısız ibareli gıdaların içindekiler kısmını ayrıca kontrol etmeniz gerekiyor. msg gibi maddelerin kullanım amacı artan nüfusu besleyebilmek (?!) değil, az maliyetle daha lezzetli ürünler elde etmektir. kısacası amaç tüketiciyi değil üreticiyi "beslemek".
0
quasiromantic
(17.09.09)
msg için okuduğum kadar bu günlük tüketim değeri 30 mg.
yalnız bu maddenin karaciğere, böbreğe zararlı olmadığı, bir tür sodyum tuzu olduğundan bahsediliyor. bir yandan da şunları diyenler var:
msg bir nörotoksindir. yani vücutta etki ettiği yer beyindir, nöronları harekete geçirerek yediğiniz yemeğin tadını başka türlü algılamanıza yol açar. bu durum otistiklerde sorunlara yol açabiliyor, bazı ruhsal sorunlara neden olabiliyor, diyorlar.

kişisel fikrim olarak bence bağımlılık yaratıyor. bu nedenle kilo artışı ile bağlantı kuruluyor. ayrıca bazı insanlarda alerjik reaksiyon da yarattığı görülmüş.

ticari kazancı kat kat artıran bir madde ile ilgili bunun en büyük üreticilerinden kötü bir yorum almak herhalde imkansıza yakındır. fast food restoranlarında yediklerimizin çoğunda bu madde var. ve içinde bu madde olmadan yediklerinizin tadının nasıl olacağını bir hayal edin.
0
kediebesi
(17.09.09)
(13)

birden başlayan aşiri sac dokulmesi :'(

fuck milk get beer2
arkadaşlar benim saçlarım popomda, boyum 1.77, bayaaa bayaaa uzun yani.. (erkeğim)ve saçlarım aşırı gürdür benim, hep öyle bilinirdim, hatta gider ara makası ile saçlarımı azalttırırdım...ancak son 6-7 aydır aşırı ama aşırı bi saç dökülmesi var..banyoda kremi sürüp tararken 2 avuç saç dökülüyor..ben
arkadaşlar benim saçlarım popomda, boyum 1.77, bayaaa bayaaa uzun yani.. (erkeğim)
ve saçlarım aşırı gürdür benim, hep öyle bilinirdim, hatta gider ara makası ile saçlarımı azalttırırdım...

ancak son 6-7 aydır aşırı ama aşırı bi saç dökülmesi var..
banyoda kremi sürüp tararken 2 avuç saç dökülüyor..
ben başlarda "yaa aslında saç telinin sayısı normal dökülme oranında, saç çok uzun olduğu için 2 avuç oluyor" demiştim, takmamıştım fazla..
ancak 6-7 ay önceki fotolarıma bakınca farkettim saçlarım bayaaa bayaaaa seyrekleşmiş..
o aramakası yaptırıp saç azalttıran ben gitmiş, adeta saç eklettirme yapması gereken birisi çıkmış ortaya..
ve çok sinirimi bozdu bu durum..

eskiden bırakırdım kendi kendine kururdu saçlar.. son 8-9 aydır saçlarımı, saç kurutma makinesi ile kurutuyor sonra da şu düzleştiriciler ile düzleştiriyordum, bunun bir sonucu olabilir mi ???

vitamin eksikliği olabilir belki..

şampuanım ve saç kremim saçıma uygun gelmemiş, ters gelmiş olabilir..

benim aklıma gelen ihtimaller bunlar..
benimle aynı durumda olan birisi var mı acaba ve nasıl kurtuldu bu durumdan, bana yardım edebilir mi?
gerçekten çok sinirimi bozdu ve çok moralimi bozdu bu durum :'((

teşekkürler şimdiden..
0
fuck milk get beer2
(14.09.09)
valla sana kalmış ama bence saçını gene kısa kestir. sen çogu teoriyi yazmışsın o yüzden ben de başka bir tane yazmak zorundayım. yerçekimi saçların çok uzun ve agır oldugu için saç diplerin dökülüyor.kadınların saç dipleri daha güçlü

kaynak: hugh jackman
0
alokozay
(14.09.09)
6-7 aydır saç dökülmesi var, 8-9 aydırda saçımı kurutma makinesiyle kurutuyorum diyorsun.saç kurutma makinesi saçları kuruturken saç köklerinde yanma ve hasar da meydana getirebiliyor.saçlarındaki dökülmenin sebebi bu olabilir.Benim fikrim saç kurutma makinesini çok fazla kullanma.
0
cnk
(14.09.09)
saç kremi kullanmayı kes. o da çok saç döker.

kaynak: çevremdeki bayanlar.
0
acikcasi dehsete kapildim
(14.09.09)
popoya kadar mı:/ saç uzadıkça kalitesi azalır zaten, kısaltmak ihtimaller arasında yok mu? olmadı saç dökülmesi için bioxcin kullananlar hep memnun duyduğum kadarıyla. bi de krem de dökebiliyor. çok toplamak da dökülmeye sebep oluyor. yaşa bağlı dökülme de olabilir ailedeki kellik oranı araştırılabilir.
0
lizard queen
(15.09.09)
saç dökülmesinin saç boyuyla alakası yok denecek kadar az,
uzadıkça daha fazla protein,vitamin ister doğru, ama bunu da vücuttan alır.

şampuan konusunda en azından kozmetikçilerin sölediği genel tavsiye, sürekli aynı marka şampuan kullanmak yerine, farklı markaları denemek.

hem saç kurutma makinesi hem de düzleştiriciler saçların kırılıp dökülmesine neden olur.
kış, soğuk, hasta olmadıkça saçını havluyla kurulamaya devam et.
ille düzleştirici kullanacaksan 1 hafta-10 günden daha sık kullanma.

ve dediğin gibi vitamin eksikliği, anemi veya başka sistemik hastalıklar da saç dökülmesini artırır. dökülme devam ediyorsa bir tahlil yaptırman iyi olur.
0
scrubz
(15.09.09)
saçları kestirme ihtimalim yok malesef, o saçların kesilmesi demek ruhumun cekilip benden alinmasi demek sanirim..

sac kurutma makinesini kullanmayacagim artik.. kendi kendine kurusunlar..
aktarlarda satilan şu dogal şeyleri alacam, bepantene reklami çikiyor tv'de, "saçlarınızı dökülmeye başlamadan önce koruma altına alın, bepantene kullanın" falan diyor, onu alirim..

bu önerdiğiniz şampuanın içine kırılan serumu da araştırırır, teşekkürler cevaplarınız için arkadaşlar..
0
🌸fuck milk get beer2
(15.09.09)
saçların kesilme zamanı gelmiş. benimde gür ve uzun saçlarım vardı. iyice dökülmeye başladıklarında vurdum üçe. valla en iyisi böyleymiş. ne dökülme derdi var ne bakım. yüz yıkar gibi saçımı yıkıyorum.
0
bira sisesi kapagi
(15.09.09)
bende aynı durumdan muzdaribim benim de saçlarım yeni yeni dökülmeye başladı. bazıları saçların kalitesizleşip, yıpranıp döküldüğünü yazmışlar zaten. sana tavsiyem saçını kimyasal şeylerle temas ettirme(bakım için bile olsa). bitkisel ürünler kullan en azından saçına zarar vermezler. ben bioblas aldım, yeni kullanmaya başladığım için yorum yapamıyorum şuan ama bioblas'ın önce yıpranmış saçları döküp birkaç ay sonra yeni saç oluşumu yaptığı söylendiği için aldım, benim de saçlarım zayıflamıştı çünkü.
0
escritor
(15.09.09)
saclarin disaridaki kismi oludur, herhangi bir sey almaz vucuttan. o yuzden saclarini makineyle kurutabilirsin istedigin gibi. sadece kafa derine yakin olan kismi makineyle kurutmayabilirsin, eger bir fark yaratacaksa. Yani olay kafa derisinde, disaridaki sacin kok ile vucuda bagli olmasi disinda seninle bir alakasi yok, ister makineyle kurut ister cakmakla yak, kokunde bir degisiklik olmaz (kotu kokar yakarsan eheh).

Bir de erkeksin, yas kac bilmiyorum ama bazi gerceklerle yuzlesmek de lazim. Sonucta belli bir yastan sonra gur saci olan birilerini gordugumuzde parmakla gosteriyoruz. Dokuluyor bu meret erkeklerde. ailede de varsa tibbin buna bir cozumu yok malesef.
0
kurukafa
(15.09.09)
mevsiminden olabilir.
saçı kestirince dökülmesi azalıyor.
0
aithra
(15.09.09)
baba veya yakın akrabalarda kellik varsa üzgünüm :)
0
elbar
(15.09.09)
sıkıntı, üzüntü, stres de saç dökülmesine yol açabiliyor. öyle kötü dönemler geçirirken saçların fazla döküldüğü olabilir. bu ihtimale karşı da; canınızı sıkıp, moralinizi bozarak dökülmeyi hızlandırmayın.
0
kirliyesilkazak
(15.09.09)
yaşını yazmamışsın. @elbar söylemiş bir tek. acaba saçların dökülmeye başlamış olabilir mi? bence öncelikle bir doktora git. ve kaliteli marka şampuan, saç kremi, ve saçını makine ile kurutmadan önce kullanacağın 7/24 bakım kremi al. şu düzleştiriciler dediğin şey ne marka ki??? bence öyle garip şeyleri bırak. kaliteli bir markadan alışveriş yap.

bir de uzun saç bakımı çok zordur. benim de saçlarım belime kadardı uzun bir süre. taraması, yıkaması, kremlemesi vs 1 saatten önce banyodan çıkamazdım. o zamanlar hiç makine ile kurutmazdım.

erkekler saçlarına hiç iyi bakmıyor. halbuki sizlerin saçları genetik olarak dökülüyor. kadınlardan daha çok bakmanız lazım.
0
mea maxima culpa
(15.09.09)
(8)

Msn konuşma kayıtları?

kopuk ucurtma
şimdi şöyle saçma bi'şey var. sevmem zaten bu msn'i ezelden. ben biraz önce bi konuşma gerçekleştirdim. günlük falan tuttuğum yok. biraz araştırdım bilgi sahibi oldum. oturumu daha kapatmadım. ama konuşma penceresini sinirlenip bildiğin esc ile kapattım. ama konuşmada geçen bazı metinler bana acil l
şimdi şöyle saçma bi'şey var. sevmem zaten bu msn'i ezelden. ben biraz önce bi konuşma gerçekleştirdim. günlük falan tuttuğum yok. biraz araştırdım bilgi sahibi oldum. oturumu daha kapatmadım. ama konuşma penceresini sinirlenip bildiğin esc ile kapattım. ama konuşmada geçen bazı metinler bana acil lazım. bi buldursanız diyorum hani? araştırdım göremedim? belki bi'yerlerde tutulmuştur yanlışlıkla falan? hadi be.
0
kopuk ucurtma
(12.09.09)
seçenekler-->iletiler-->ileti geçmişi kısmında tutması ayarlıysa tutmuştur..

(seçeneklere nick yazılan kısma tıklayarak giriyorum ben başka yolu da vardır belki)

edit: günlük tutma kavramından onu belirttiğini anlayacak kadar ermedim daha ama işaretler geliyor. bikaç haftaya o mertebeye ulaşıcam. söz..
0
dambil
(12.09.09)
ctrl + üst(yön tuşlarından) deneyip ordan oturum açtığımdan beriyi vs seçip bi deneseniz?
0
girl in a coma
(12.09.09)
@dambil belirtmiştim işaretli olmadığını.

@girl in a coma anlamadım dediğinizi. çok mu cahil kalmışım ki?
0
🌸kopuk ucurtma
(12.09.09)
yok, ben açıklayıcı anlatamadım. kişinin konuşma penceresini açın. pencere açıkken ctrl ve üst yön tuşuna aynı anda basın. bi kutucuk çıkıcak. orda iletiler görünür. kutucuğun üst kısmında kişiye gönderilen, oturum açtığımdan beri vs diye seçenekler var 3 tane. onları teker teker deneyip iletileri bulabilirsiniz(belki).
0
girl in a coma
(12.09.09)
ha bir de eğer msn plus yüklü ise günlüğü kendisi tutuyor siz tutmayı seçmeseniz bile. eğer yüklü ise kişinin nickine sağ tıklayıp plus özelliklerinden günlük bilgisi ne tıklayıp bulabilirsiniz.
0
girl in a coma
(12.09.09)
@girl in a coma plus yüklü değil. ctrl ve üst yön tuşları işe yaramadı. tepki vermiyor namussuzlar. o değil oturumu kapatamıyorum. :)

neyse teşekkür ettim çok. google da derdime çare bulamadı. gitti güzelim konuşma. bir diğer konuşmada görüşmek dileği ile. esen kalın.
0
🌸kopuk ucurtma
(12.09.09)
hay allah :/
sağlık olsun (:
0
girl in a coma
(12.09.09)
alinan dosyalarim klasöründe olacak konuşma kayıtları. orda msn nikinizin isminde bi klasör var, kayıtlar bunun içinde. eğer kayıt et diye seçili ise bütün kayıtların burda durması lazım.
0
mea maxima culpa
(12.09.09)
(4)

istanbul'da kütüphane

ytse jam
Merhaba,İstanbul'daki en kapsamlı 3 kütüphaneyi bana önerebilecek olanı alnından öpüyorum! :)Maksadım şu (eminim ulaşamayacağım ütopik bir hayal ama):1. Ankara'daki Milli Kütüphane tarzında kapsamlı2. Ödünç kitap alabileceğim3. Güncel kitapların da bulunduğu4. Sadece araştırmaya dayalı olmayan, aynı
Merhaba,
İstanbul'daki en kapsamlı 3 kütüphaneyi bana önerebilecek olanı alnından öpüyorum! :)
Maksadım şu (eminim ulaşamayacağım ütopik bir hayal ama):
1. Ankara'daki Milli Kütüphane tarzında kapsamlı
2. Ödünç kitap alabileceğim
3. Güncel kitapların da bulunduğu
4. Sadece araştırmaya dayalı olmayan, aynı zamanda okumaya dayalı bir arşive sahip. (bundan kastım roman, şiir gibi edebiyat ürünlerine; teknolojik kitaplara ve şu anda aklıma gelmeyen farklı türlere de sahip olması)
0
ytse jam
(08.09.09)
üzülerek söylüyorum ki yok:(
bir araştırma için öakale bulmam lazımdı. türkçeyi geçtik ingilizce aradık. yok!! bayazıt halk kütüohanesi kötü.kitaplar çok eski. güncel bişiler olduğunu sanmıyorum. tam karşısında da istanbul üniversitesinin genel kütüphanesi var bir derece daha iyi. gittiğim en güzel kütüphane taksimdeki atatürk il kütüphanesiydi. (adı tam bu olmayabilir) yani en güncel yayınlar orda.
0
asıl cap ou pas cap benim ama şifremi unuttum
(08.09.09)
boğaziçi üniversitesi kütüphanesi. dışa açık mı bilmiyorum ancak belli bir ücret karşılığı neden olmasın?
0
eyke
(08.09.09)
Şimdi öncelikle en kapsamlı derken neyi kastettiniz onu açıklasaydınız keşke. Nasıl bir araştırma yapacaksınız, konu ne, hangi dil falan filan. Ayrıca isteklerini gerçekten de ütopik olmuş. Bütün bu isteklerinizi yapmak için İsveç, Norveç veya ABD'ye filan taşının derim.

Öncelikle Milli Kütüphane tarzında bir yer aramanız hayal. Çünkü onun adı Milli Kütüphane.

Halk kütüphanesi konsepti bizde ortaçağdan kalma olduğu için onlardan da ümit kesin.

İstanbul Üniversitesi gibi kütüphanelere gülmek için gidebilirsiniz. Bunu da geçin.

Altunizade'deki İSAM kütüphanesi İslam çalışmaları, tarih vs gibi konularda geniş, güncel bir kütüphanedir. Ancak girebilmeniz için yüksek lisans öğrencisi olmanız gerekir. Yine aynı konularda IRCICA kütüphanesi iyidir. Buralardan ödünç verilmez.

Üniversite kütüphanelerine bakarsak yeni kurulan Koç, Sabancı, Bilgi vb gibi üniversitelerin kütüphaneleri iyi, ancak yeni kuruldukları için kısıtlıdır. En geniş kütüphane yine de Boğaziçi Üniversitesininkidir. Boğaziçi üniversitesinin kütüphanesine girmeniz içinse öğrenci veya mezun olmanız gerekiyor. Ancak başka bir üniversitede araştırma görevlisi iseniz yıllık belli bir ücret karşılığı bu kütüphaneden yararlanabilirsiniz. O da ödünç alamazsınız.

Bunun dışında belli bazı kurumların uzmanlaşmış kütüphaneleri vardır. Örneğin Tarih Vakfı, Kadın Araştırmaları Kütüphanesi gibi.

Hemen hemen bütün kütüphanelerin kataloglarına internet üzerinden ulaşabilir ve araştırma yapabilirsiniz.
0
mea maxima culpa
(08.09.09)
Ankara'daki Milli Kütüphane'nin İstanbul'daki karşılığı Beyazıt Devlet Kütüphanesi olarak görülür. 500 bin kitap -50 binden fazlası yabancı dilde- ve 25 bin dergi mevcuttur. (Çok geniş kapsamlı demek için değil, bilginiz olsun diye belirttim.)

Büyükşehir Belediyesi'nin Taksim'deki Atatürk Kitaplığı da iyidir. 2007'de Türkiye'nin en iyi kütüphanesi seçilmiş olup aşağıdaki linkten katalog tarayabilirsiniz.

katalog.ibb.gov.tr
0
uyuklayankedi
(08.09.09)
(6)

Gözü Dışarda Kedi

joelskellington
4 aylık dişi bir kedimiz var. Müstakil, bahçeli bir evde oturuyoruz. Kedi bahçeyi çok seviyor. Bayılıyor. Gözü daima dışarda. Kapı açılsa biri dışarı çıksa / içeri girse de ben de fıysam diye ortalarda dört dönüyor. Cam kenarlarını seviyor. Orada oturup zaman zaman mırıldıyor.Dışarı çıkması şu sebep
4 aylık dişi bir kedimiz var. Müstakil, bahçeli bir evde oturuyoruz. Kedi bahçeyi çok seviyor. Bayılıyor. Gözü daima dışarda. Kapı açılsa biri dışarı çıksa / içeri girse de ben de fıysam diye ortalarda dört dönüyor. Cam kenarlarını seviyor. Orada oturup zaman zaman mırıldıyor.

Dışarı çıkması şu sebeplerden sakıncalı: Kedicik çok uysal, kavga falan bilmiyor, dışarı kaçtığı zaman mahalledeki diğer kediler bunu fena pataklıyorlar. İkincisi, bahçede bir süre oynadığı zaman üstünde birkaç pireyle eve dönüyor. Üçüncüsü, yan bahçede kocaman bir bekçi köpeği var.

Köpekten korkmasına, sokak kedilerinden birkaç defa dayak yemesine rağmen bizim kız hala bulduğu ilk delikten kaçmaya çalışıyor. Dün akşam nasıl çıktıysa yine çıkmış. Maç izliyordum, kavga eden kedi sesleri arasından bizimkini tanıdım, dışarı çıktım, bizimki kuytu bir köşeye saklanmış, başında kocaman iki üç kedi. Eve getirdim, ağzı burnu kan içinde, her tarafı çizik, tir tir titriyor. İşin garibi "tamam artık kaçmaz dışarı" diye düşünürken bu sabah yine dışarı çıkan biriyle birlikte ok gibi fırladı.

Dışarda bişey yaptığı da yok, öylesine dolanıp duruyor. Sinek kovalıyor vs.

Bu kedi niye kaçmaya çalışıyor?
Ben bu kediyi ne edeyim? Dışarda başına bişey gelse üzülecem, evde tutarak onu hapsediyormuş gibi hissediyorum şimdi de üzülüyorum, dışarı bıraksam yerler bunu yine üzülürüm. Evcil hayvan beslemek böyle bişey değil ki?

Nasıl olacak bilemedim.
0
joelskellington
(06.09.09)
"Canı sıkılıyordur" olası cevabı için: Ev üç katlı kocaman bir ev, ev değil adeta medrano sirki, her köşede bir atraksiyon. Kendisiyle oynamaya can atan ahaliden iki kişi de var. Evde canı sıkıldığı için kaçıyor olması düşük bir ihtimal belirteyim.

edit: hem can sıkıntısına evden kaçılır mı canım? aa? yemeği burda suyu burda ilgi şefkat burda. olmaz ki.
0
🌸joelskellington
(06.09.09)
bunlar bildiğimiz azgınlık belirtileri. ama deneyimsiz olduğu için tabi ne yaptığının da pek farkında olduğunu sanmıyorum. böylesine biz kendi aramızda "başı dışarı" deriz. yani geleceği belirsiz gibi. :)
doğum kontrol yöntemleriyle ilgili bir veterinerden bilgi almanızı tavsiye ederim. hatta yavru bakmak gibi bir niyetiniz yoksa doğrudan kısırlaştırın gitsin. başka yapacak bir şey yok, diğer yollar kedicik için çok zorlu olur.

ekleme: bir de kediniz sokak kedisi ruhlu olabilir. kimi öyle oluyor. onların da "gözü dışarda". :P
0
kediebesi
(06.09.09)
kısırlaştırıldı mı diye yazmıştım ama 4 aylıkmış. yalnız çok dikkat edin 5 aylıktan itibaren hamile kalabilir. hamile kalması sağlık açısından tehlikeli. çünkü minnacık daha ve de elbette yavrulara kim bakacak? bence hemen kısırlaştırın. eve de bir arkadaş alın yanına. kapılara pencerelere tel takın.

ne yazık ki kediler alıştıkları şeyi illa ki yapmak istiyorlar. obsesifler.
0
mea maxima culpa
(06.09.09)
el-cevap. pekala da can sıkıntısından evden kaçabilir. yavru kediler hiper ötesi aktiflerdir. 1 yaşına kadar deli gibi koşacak bir yaşından sonra yavaş yavaş durulacak.
0
mea maxima culpa
(06.09.09)
bizim kedi kısır olmasına ve hatta bir ayağı çukurda olmasına rağmen, bahçe kapısı açılır açılmaz nerde olursa olsun koşarak dışarı fırlıyor. yani illa azgınlık olması da gerekmiyor. kediyi merak öldürür derler ya, işte meraktan hepsi.
tasma konusuna katlıyorum. bizde aldık, bağlıyoruz kediyi salıyoruz bahçeye, yola fırlamadan (kör olduğu için arabaları görmüyor) çimlerde takılıyor.
0
merry shelly
(06.09.09)
@mea maxima culpa: Kısırlaştırma yanlısı değildik ama dışarı kaçmasın diye diken üstünde olmak da başkaymış. Bir de yanına arkadaş getirdik 2 hafta önce, 1.5 2 aylık bir dişi, ama pek anlaşamadılar. Zaten öteki çok cadıydı cırlayıp duruyordu, bizim kızımız çok munis bişey. Ben bile sevmemiştim ötekini allah için hehe

@elxa: 1.5 aylıkken sokaktan alıp eve getirmiştik, o günden beri bizde. Dışarı çıkmayı hep sevmiştir ama son dönemde başka türlü bir hareketlilik var üzerinde. Linkler için teşekkürler.
0
🌸joelskellington
(06.09.09)
(8)

öğrenci evi faturaları

imparatorolmayikolaymisandin
gecen sene tuttuğum evde devam edicem. temmuz-ağustos faturaları ödenmedi, eylülde ödenmeyecek..ekimde ödenicek hepsi.. bu faturaların gidişatı ne olur? (su-elektirik)
gecen sene tuttuğum evde devam edicem. temmuz-ağustos faturaları ödenmedi, eylülde ödenmeyecek..
ekimde ödenicek hepsi..
bu faturaların gidişatı ne olur? (su-elektirik)
0
imparatorolmayikolaymisandin
(03.09.09)
Suyu bilmem ama elektriği çok hızlı bir şekilde keserler.1 ay geriden de olsa ödeyin.
0
ercu
(03.09.09)
eğer istanbul'da isen elektriği ödemeye çalış. hemen kesiyorlar. sonra uğraş açtırmak için.
0
mea maxima culpa
(03.09.09)
2 ay geçince kesiliyor elektrik, doğalgazı sallamazlar, adsl telefon kesilmez 3 fatura gelince kesilir.suyu hiç bilmiyorum
0
ilse
(03.09.09)
yer : izmir
0
🌸imparatorolmayikolaymisandin
(03.09.09)
bizim buralarda da en hızlı doğalgazı kesiyolar. bölge bölge farklılaşabiliyor o kurumların çalışma hızı
0
hayali arkadaş
(03.09.09)
denizli'de elektrik faturasını ödemedin mi eve yazı bırakıyorlar 1 haftada ödeyin diye. 1 hafta sonra çat kesiyorlar.
0
emrag
(03.09.09)
izmirde elektrik şöyle yürüyor. faturadaki son ödeme tarihinden sonra bi 10 gün içinde borcu ödemediğinizi gördük ödemezseniz şu gün gelip kesicez diye not bırakıyolar. ki o yazıda yazan günde de kesiyorlar. elektriğiniz kesilmişse eğer, faturayı saat 4e kadar yatırdığınız taktirde elektriğiniz aynı gün açılır. 2 kere kesildi, 2sinde de yatırdığım gün içinde açtılar.(göztepe)

suyu pek kesmiyorlar galba. 3 aydan fazla ödenmemişti mesela eve gittiğimde suyu bulmuştum.

telefon adsl de 3 ay sınırı var diye biliyorum.

ben de 4 aya yakın bi süre fatura ödememiştim. hepsini ödedikten sonra aynı gün evi her şeyiyle kullanabiliyordum. geldiğin gün sabahtan ödersen, akşam da rahat edersin sanırım.
0
niphrodel
(03.09.09)
sürekli evde birileri duruyorsa görevlli geldiğinde "abi öğrenciyiz" ayağına kesilmesini önleyebilirsiniz (cezayı önleyemessiniz) ancak elektrik konusuna geilnce eskişehirde bizimkini zırt pırt kesiyorlardı fatura ödemediğimiz için bizde gidip mühürü kırıp kendimiz açıyorduk ceza falanda ödemedik mühürü kırdık diye.
0
bir zamanlar cocuktum
(03.09.09)
(8)

sonbahar geldi

lonn
an itibariyle sonbahar gelmiş bulunmakta. peki istanbulda pek de arkadaşı olmayan biri için sonbahar neden gelmiştir ve sonbaharda yanlız biri ne yapar ?
an itibariyle sonbahar gelmiş bulunmakta. peki istanbulda pek de arkadaşı olmayan biri için sonbahar neden gelmiştir ve sonbaharda yanlız biri ne yapar ?
0
lonn
(31.08.09)
ağustos ayı 31 gün=) koskocaman 1 gün daha var önünde.

yarın için konuşmak istersen. al bir fotoğraf makinesi çık her gün (düzenli) ağaçların fotoğraflarını çek. hatta aynı ağaçların fotoğraflarını çek. sonbahar bitince onlara bak ve şaşır..
0
dambil
(31.08.09)
sonbaharın gelmediğin, ekim ortasına kadar havaların güzel olacağını düşünür, ümit eder, veya öylemiş gibi yapar.

yapsın bence :))

bi de arkadaş edinsin.
0
mea maxima culpa
(31.08.09)
gömleğin üstüne kazağaını giy vur kendini sokaklara ama öncelikle arkadaş edin derim çünkü istanbul zaten yanlız birde seni çekiceğini hiç düşünmüyorum.
aslında sonbaharla bir bağlantı kuramadım yazda kışda bunlarla ilintili şeyler çıkabilrsin yani yazında insanlar yanlız veya kışında yatağa yanlız yatabilirsin (eğer kastettiğin buysa) tam olarak neyi imha ettin anlamaış değilim ama sonabahar iyidir be püfür püfür miss..
0
huzur izlanda
(31.08.09)
İstanbul'da veya başka yerde sonbahar, aynen ilkbahar ve yaz ve kış ne sebeple geldi ise, o sebeple gelmiştir. Arkadaşı olanlar için de aynı şekilde davranır mevsimler. Yalnız biri diğer mevsimlerde ne yaptığını düşünerek sonbaharda da onları yapabilir. Örneğin karlı kış günleri ve aşırı sıcak yaz günlerine göre daha fazla seçeneği bile olabilir.
0
uyuklayankedi
(31.08.09)
gel gel biz her pazar risk, pes filan oynuyoz adam lazım. hem sende sıkılmamış olursun.
0
torsque
(31.08.09)
bülent ortaçgil'den eylül akşamı dinlenir, u2 - october dinlenir, opeth - dirge for november dinlenir. her aya bi şarkı yeter, fazlası istenmeyen sonuçlara yol açar.
her pazar pes dönüyorsa ben de geleyim ona ehe?
0
noryth aquanum
(31.08.09)
beşiktaş'ta ortaköy'e yürüyüp sahilde oturabilirsiniz mesela.
ayrıca yıldız parkına gidip düşen yaprakları da sayabilirsiniz.
0
aithra
(31.08.09)
Anadolu yakasi sahil seridine yakin bir yerlerde oturuyorsan seni bisiklet grubuma davet ediyorum. Pedal ceviririz hepberaber :)
0
msb
(31.08.09)
(17)

Yok mu Bi Arkadaşı

Karluk
Ya önceden de söyledim, sözlükteki led zembil niye ulaşmıyor bana? Hayır Allah canımı almadıkça ben ona ulaşmaya çalışacağım, bugün değilse yarın öbür gün bunu başka yoldan (polis arkadaşlar vasıtasıyla adresini almak ve dahası) yapacağım.O zaman ne bok yiyecek? Sorunlardan kaçılır mı arkadaşlar?Ek:
Ya önceden de söyledim, sözlükteki led zembil niye ulaşmıyor bana? Hayır Allah canımı almadıkça ben ona ulaşmaya çalışacağım, bugün değilse yarın öbür gün bunu başka yoldan (polis arkadaşlar vasıtasıyla adresini almak ve dahası) yapacağım.

O zaman ne bok yiyecek? Sorunlardan kaçılır mı arkadaşlar?

Ek: Arkadaşlar ağlayasım geliyor bazen bu konu yüzünden. Biliyorum bokunu çıkardım ona ekşiduyuru vasıtasıyla ulaşmaya çalışmanın. Bu son duyurum bu konuyla ilgili. One mesaj yazanlara tekrar teşekkürler.
0
Karluk
(30.08.09)
ozel mesaj atilmisti daha once, 1 aydir da yazmiyormus. ne yapti ki?
0
ermanen
(30.08.09)
hakkaten sorun ne ki belli aralıklarla bu duyuruyu açıyorsun?
0
rectoa
(30.08.09)
Sorunu yazmamıştım ama o kadar uzun bir mesaj yazmıştım ki buraya yedek almadan yollamaya bastım yollamadı. O kadar uzun sürmüş ki benim yazmam, logout olmuşum. İçimden geldiği gibi yazdım uzun uzun, tekrar yazamam çünkü o ruh hallerinden geldim geçtim. Yazmaya kalksam o kadar uzundu ki, hepsini hatırlayamam.
0
🌸Karluk
(30.08.09)
bişi mi sattı sana nedir?
0
rentts1
(30.08.09)
yok rentts ben para için asla şiddeti düşünmem. para ellerimizin kiridir. keşke para olsaydı, o zaman benim kaç gecem uykusuz geçmezdi.

Benim ilk şirketimdeki ortağım bana 75 milyar kazık atmıştı, yani 75 milyarımı almamıştı ama 75 milyar borca sokmuştu beni. Zor kurtardım kendimi, onu da iki sene hapse yolladım ama para için değil, beni göz göre göre aldattığı için yüzüme gülüp arkadan kaızk soktuğu için, iyi halden falan filan erken çıktı, benim dostum değildi. dostum olsa onun yerine ben girerdim. Para sorunu değil, kanunen yapabileceğim bi şey de yok.

Sorunu söylemeyeceğim de keşke şu az önce yazıp sonra sistemden logout oldum diye yokolan uzun mesjaı yollayabilseydim o zaman beni biraz daha iyi anlayabilirdiniz. neler yazmadım ki oraya. neyse...

İyi insanlar için iyilik diliyorum, sağolun.
0
🌸Karluk
(30.08.09)
Yahu su sanal ortam uzerinden bir insan baska bir insana ne denli buyuk bir kotuluk yapabilir anlamis degilim.

Yoksa yapabilir mi? Hack durumlari falan. Tabi aslinda olabilir neden olmasin.
0
msb
(30.08.09)
Yaşanan olay sanal değil. Sanal bir olay için kafayı yiyecek halim yok msb.
Olay sanal değil ya niye öyle sandınız ki. Keşke şu uzun mesajım yok olmasaydı, benim gibi dertliler için logout süresi uzatılsın ya

hack durumu falan değil, onun böyle gereksiz bir şahıs olmadığını düşünüyorum, olsa da umrumda olmazdı.

Ya bu zamana kadar olayı sanal sananlar vardı demek, kişi derdini söylemeyince oluyor böyle şeyler.

Kötülükler için adalet diliyorum.
0
🌸Karluk
(30.08.09)
keşke biraz ayrıntı verseydiniz. şimdi siz daha önce bu insanla yüz yüze görüştünüz mü? şimdi tekrardan mı yüz yüze görüşmek istiyorsunuz? bu insanla görülecek bir hesabınız mı var? insanlar siz ona ulaşınca ona ne yapacaksınız emin değiller ki. bu kadar umutsuzca aradığınıza göre pek hayırlı bir görüşme olmayacak bu. sevgiliniz falan mıydı? ya da sevgilinizin sizi aldattığı insan falan mıydı?
0
bellbane
(30.08.09)
... bellbane yüzyüze hiç görüşmedim ama o inşallah çivi gibi sağlıklı olup iki ayak üstünde bu dünyada gezdiği sürece, ben de geberip gitmediğim sürece bu takipten vazgeçmeyeceğim. ya belli mi olur, ağzımı burnumu kırsın benim, hatanelik etsin, hiç uzatmam sonrasında. Ben bi içimi açmak istiyorum ona o kadar. duygularımı daha önce de dediğim gibi beden diliyle bir göstereyim yeter ona.

görünce ne mi yapacağım? daha önce de dedim alet edavat yok çıplak el teke tek göze göz dişe diş ve kendi adıma diyebilirim ki kalıcı hasar kastı asla olmayacak. ne olacak? bunu da çok düşündüm ve karara vardım. tek istediğim karşımdaki kişinin benden af dilemesi, af dileme süreci onun saldırı ihtimali ortadan kaldırdıktan sonra başlayacak bir süreç, ve bu süreç onun acıya dayanıklılığıyla doğru orantılı olarka uzayacak. kısa ya da uzun o karşı tarafa bağlı. bu benim nihai hedefim değil, bu benim "en iyi son"um, kötü sonum yok, yapabilrise öldürsün beni yemin ediyorum mutlu ölürüm ama yeter ki benim bi hesaplaşma fırsatım olsun.

arkadaşlar ben son 1 senede 13 kilo verdim önceki halimde bi gram fazla kilom yoktu yani şişko mişko değil bilakis fittim, şimdi eridim kuşa döndüm (buraya yazdık ramazandan sonra kilo alma programı başlatıyorum boşuna yazmadık), akrabalrım geldi beni gördü şok oldular. korkulacak bir adam değilim, suratım da parlak, arada sırada taktığım gözlüğüm bile var. bu adam gelsin ağzıma sıçsın, iki tokat atsın bana haddimi bildirsin.

led zembil bu yazıyı okuyorsan bu dediklerimi yapmak üzere gel. ama bana vurmanı bekleyecek değlim bunu söyleyeyim yani iki tokat atmadan önce skaın çok düşünme, seni görürsem seninle konuşmaya çalışmayacğaımı bil. arkadan markadan vurmayacağım sana olayları anlaman için gerekli süreyi de vereceğim ama daha fazlasını bekleme.

bu yazılanları okuyup gülüyor musun yoksa? eğer öyleyse içine tanga üstüne de etek giy öyle gez böylelikle gerçek kimliğinle uyum sağlamış olursun. bu arada etek metek dedim yanlış anlaşılmasın ben led zembilden ve pek çok erkekten daha mert daha yiğit daha cesur kadınlar kızlar tanıdım, etek lafında kadınları bir küçümsemem yok.
0
🌸Karluk
(30.08.09)
Karluk herseyi yaziyorsun da olayi yazmiyorsun, uzun uzun yazmissin ama silinmis dedin, bari ozetle de biz de anlayalim, biz de ders cikaralim olaydan, ne dersin?
0
ermanen
(30.08.09)
bellbane e tam cevap vermediğine göre büyük ihtimal bir aldatma aldatılma olayı.
bilmece çözüyoruz sanki..
0
baskaturlubirsey
(30.08.09)
ermanen buraya yazıyorum çiziyorum belki merakınız artıyor ama benim derdim milleti meraklandırmak değildi istedim ki biri led zembille görüşmemize vesile olabilsin ama konu uzadıkça doğal olarak sizlerin de merakı artıyor ama ben derdimi söylemek istemiyorum, dermanım için led zembili istiyorum. ama olmuyor, bakalım, inşallah bu yazılanları görür de "yeter lan, gel bakalım sen" desin. havlayan köpek ısırmaz tasmanı geri takayım desin.

ha ben böyle diyorum, demiyorum ki led zembil kötüdür, iyi biridir sanırım bana yaptığı yanlışa sebep olan karakter bozukluğunu saymazsanız. yiğidi öldür hakkını yeme demişler, benim kimseye bok atmak gibi bir amacım yok. ben bu insanın yanlış kişiye yanlış yaptığını ve gereğini yapmasını istiyorum.

geçen akrabalarım geldi, ailecek 1453 panaroma müzesine gitmek istediler, ben de rehberlik etmek üzere onlarla gittim. orada tabelelerde bizanslılar hakkında yanlış ikirlere neden olabilecek yazılar vardı. ben kuzenlerime dedim ki "bakın bu bizans imparatoru çok delikanlı çok mert bi adammış, kendisine savaşın bizans için en kötü anında fatih haber yollamış, ailesiyle istediği yere güven içinde gitmesine izin verdiğini söylemiştir ama o bunu reddetmiş ve elinde kılıçla savaşarak ölmüştür, ölüsü bulunmuştur" dedim.

ha led zembil, sen bi bizanslık mı yaptın, bari son bizans imparatoru gibi davran da çık karşıma.

ermanen olaydan ders çıkarmaya gerek yok, asil azmaz bal kokmaz demişler. olaylardan ders çıkarmak size vergiyse zaten benim bu anlatacağım olaya ihtiyacınız yoktur, yok size bu güzel özellik verilmediyse zaten bir ders çıkartamazsınız. neysek oyuz.

derdimi boşverin, açma yaram derindedir demiş ozan benimki de derinde :-(
0
🌸Karluk
(30.08.09)
aylardır aradığın adam şimdiye kadar ortaya çıkmamış. bu saatten sonra ortaya çıkacaksa da senin bu yazdıklarından sonra hayatta ortaya çıkmaz. sen mesaj atın beni arasın diyorsun. badileri abi karluk diye birisi kahveden arkadaşlarını toplamış duyuruda seni arıyor aman ortalarda görünme diye mesaj atmışlardır.

sen şimdiden git polis arkadaşlara. boşuna yorulma.
0
mea maxima culpa
(31.08.09)
blair cadısı gibi mizansen bir olay mı yaratmaya çalışıyorsun. ya söyle ya da uzatma. gerildik yahuu.
0
atmosphere
(31.08.09)
kendisine msj atıldıysa, o msjı alınca o size ulaşır eğer isterse. fazla kasıp üstüne gitmeyin boşuna (bence).
ayrıca bize ne canım yediğiniz kazıklardan, konuyla ne alakası var ki? daha çok işkillendiriyorsunuz insanları.
0
aithra
(31.08.09)
soyadı yok bende olsa giderdim polis arkadaşlara ama ilerde soyadını öğrenirim gibi bir his var içimde. neyse, dünya çok küçük türkiye daha da küçük. normal bir vatandaş yurtdışına gitmediği ve kaçak omadığı sürece "bulunması kolay olanlar" arasındadır. bunları hep led zembil için yazıyorum o para olayını da da led zembil için yazdım, o milyarlık borçtan kurtulmadan önce de hiç umursamamıştım, para çünkü, para dediğin ne ki? ama bak aylar geçti seni unutmadım, unutacağımı da sanmıyorum.
0
🌸Karluk
(31.08.09)
led zembil okuyorsun bu mesajları gibime geliyor, deliriyorum olum kalp hastası olacam ama kalpten ölmezsem her daim gerekli performansı gösterebilirim son performansım bile olsa. gel işte sen de gençken buluşalım. manyak etme beni 3 sene sonra karşına çıkıpta şu hesabı kapatalım desem manyak gibi görüneceğim çünkü. olay sıcak işte, demir dövülmeli tavında. neyse benim için bu olay her daim sıcak olacak.
0
🌸Karluk
(01.09.09)
(5)

Sokaktan alınan kedi için cevaplarınıza ihtiycım var.

naanick
selam duyuru ahalisi.beni tanıyanlar bilir asla ve asla kedi sevmem ancak bugün sokakta yavru bir kedi gördüm ve eve getirdim.bu sebeple bi kaç sorum olacak lütfen yardım edin.öncelikle çok güzel bir şekilde yıkadım, köpek beslediğimden dolayı alışkanlığım var. daha sonra evde bir yere sokmadan önce
selam duyuru ahalisi.

beni tanıyanlar bilir asla ve asla kedi sevmem ancak bugün sokakta yavru bir kedi gördüm ve eve getirdim.

bu sebeple bi kaç sorum olacak lütfen yardım edin.

öncelikle çok güzel bir şekilde yıkadım, köpek beslediğimden dolayı alışkanlığım var. daha sonra evde bir yere sokmadan önce balkona çıkararak üstünü inceledim. 2 tane pire buldum biri ölüydü ikisini de imha ettikten sonra iyice inceledim. başka pire izine rastlayamadım kene de yoktu. zaten yavru kedi insanlara alışkın yeni düşmüş sokaklara heralde.

kulaklarını falan da temizledikten sonra süt verdim. gözleri akmıştı gözlerini temizledim ama 15 dakika sonra yine çapaklar oluştu gözünde. gene temizledim bi 20 dakika sonra gene çapak oldu bu normal mi?

kuyruğuna baktığımdaysa kuyruğunun bi noktası biraz şiş gibi sonra normal devam ediyo gene. bu normalmi ? (yani dümdüz gitmiyo kuyruk bi yerde hafif şişlik var)

bu kedi de herhangi bir hastalık olabilir mi ? bu hastalık insana bulaşır mı?

kedi ve köpekte bulunan pirenin vs. insanlara geçmediğini okumustum bi yerde. eğer hala pire varsa bize bulaşır mı?

yavru kedide ne gibi hastalıklar sık görülür ve belirtileri nelerdir?

ben kedi sevmeye mi başladım? 23 senelik kedi sevmeyen naanick, triplerim artık son mu buluyor?

lan ama bi görseniz çok tatlı kerata ya.

ha bi de baktım biraz inceledim sanki pipisi yok. yani kedilerin pipisi cok ufak olmuyosa sanırım dişi bu gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var?
0
naanick
(29.08.09)
snowflake@ kafası hariç vücudunu yıkadım ben ama :S

çok pisti çünkü. bezle falan siliniyorsa eğer o şekilde geçecek gibi değildi.

sütü de içmedi tam zaten inş ishal olmaz. gitti kıymalı kır pidesi yedi =)

o zaman gözleri ve diğer konular için acilen veterinere gideyim ben.

teşekkürler
0
🌸naanick
(29.08.09)
köpekler yıkanır ama iran kedisi gibi çok uzun tüylü kediler dışındaki kediler yalanarak kendilerini temizleyebildikleri için ve dahi yıkanma işlemi kedilerin derilerinin üstündeki tabakaya zarar verdiği için yıkanmazlar. tabii kafasını yıkamamanız iyi olmuş.

tuvaletini yapabiliyor mu? bir derin kaba kum koyun, ve gösterin ona. harş harş harş yapın. eğer tuvaletini yapabiliyorsa o kendiliğinden gider kuma yapar.

ama öncelikle veterinere gidin bakalım ne diyecek. yavru kedilerde hastalık pek olmaz da onun acilen aşılarını olması lazım.
0
mea maxima culpa
(29.08.09)
ilk olarak hayvandaki pireleri öldürmeniz üzerindeki yumurtalara hiçbir yarar sağlamaz damlalar var veterinerde yaptırabilirsiniz tüm pire sorununuza çözüm olur. eve falan yayılırsa başa çıkamazsınız parazit için damla şart.
yavru kedilerin genelde göz problemleri olur bir krem alın antiboyotikli göz için hr gün sürün.
kedilerin pipisi de içerid oluyor böyle grekli durumlarda çıkartıyorlar çiş seks ıvır zıvır. yani görmüyor da olabilirsiniz.
bir de parazit aşısı yaptırın kıl kurdu tenya falan varsa tüylerinden size de geçebilir.
0
ilse
(29.08.09)
1) Evet kedi yıkanmaz kural olarak, ama hayatında 1-2 kez yıkandı diye de sakata gelmez herhalde.
2) Pire evet kediden insana geçmez, ama evde rahatsızlık yaratır. Ensesine (diliyle ulaşamayacağı tek yere) pire damlası damlatmak suretiyle sorunu giderirsiniz.
3) Gözle ilgili, bildiğiniz demlenmiş çayla (soğuduktan sonra) pamuk yardımıyla kedinin gözünü günde birkaç kez temizleyin.
4) Kuyruk şişliğini görmedim, duymadım. Acaba başka hayvanlar yaralayıp iltihaba yol açmış olabilir mi? (Tamamen atış bu fikir.)
5) Kedide mühim bi hastalık muhtemelen yoktur, ola ki varsa da insana geçmesi zordur. Ama siz veterinere götürüp muayene+aşı yaptırın. (İstanbul'da mesela, Beyoğlu Belediyesi muayeneye ve aşıya ücret almıyor.)
6) Yavru kedide hastalık falan pek görülmez genelde.
7) Sevmiş olabilirsiniz, sevmeye devam edin.
8) Pipi pek anlaşılmayabilir yavruyken, yanlış anlaşılabilir ya da. Testis (ponpon) kontrolü lazım, o ne zaman belli olur bilmem, ama muayene ve aşı esnasında veterinerden öğrenirsiniz nasılsa.

Mutluluklar kedinizle...
0
uyuklayankedi
(30.08.09)
çok teşekkür ederim hepinize.
0
🌸naanick
(30.08.09)
(7)

kedim kafamdan inmiyor..

leon
öncelikle iyi gecelerarkadaşlar bugün bir iran kedisi sahibi oldum. gün içinde sakin olan ve akşam ara ara uyuyan bu kedi ben yattıkten sonra uyumaz oldu, daha da kötüsü sürekli kafamda gezmek istiyor, ben uyumaya çalışırken uyutmuyo kerata.aç desen aç değil, her şeyi önünde.nedir bu bebişin derdi?s
öncelikle iyi geceler

arkadaşlar bugün bir iran kedisi sahibi oldum. gün içinde sakin olan ve akşam ara ara uyuyan bu kedi ben yattıkten sonra uyumaz oldu, daha da kötüsü sürekli kafamda gezmek istiyor, ben uyumaya çalışırken uyutmuyo kerata.

aç desen aç değil, her şeyi önünde.

nedir bu bebişin derdi?
sürekli böyle mi davranacak ya? :(
0
leon
(29.08.09)
yavruysa sevilmek istiyodur, sizi de annesi saniyodur:)

bizde de chinchilla var, gunduzleri pek sevdirmiyo kendini ama yavruyken sabahin korunde gelir kafamiza cikar, surtunur uyandirirdi hep.
0
nawres
(29.08.09)
peki bu şımarıklığı daha ne kadar sürer? 2,5 aylık kendisi. şefkat veririz sonuna kadar da biraz uyumam lazım :)
0
🌸leon
(29.08.09)
aslında uyumamaktan ziyade bi derdi mi var diye korktum çünkü kafada filan yatsa iyi, sürekli kafa ve yüz çevresinde geziniyordu, bilgisayar başına geçince yere serildi, şuan uyuyor kendisi :)
0
🌸leon
(29.08.09)
kedim eve ilk geldigi gun korkmustu biraz. ben de o gece sicak olsun, annesini hatirlatsin diye boynumda uyuttum, direk adem elmasinin ustunde yani. neyse bu alisti eve falan, bizimle beraber uyuyor hep. bir gun gece boyle rahatsiz olup uyandim. meger essek sipasi boynumu minciriyormus, annesinin memesi sandim herhal.
0
osuruklu
(29.08.09)
kediler gececi olduklarından hele ki bebeyken böyle biraz şımarırlar. gündüz uyumasına izin vermeyip oynarsanız gece pişmaniyeye döner :)
0
kediebesi
(29.08.09)
size radikal bir çözüm öneriyorum. hazır kedi 2,5 aylık iken yatak odanızın dışında tek başına uyumaya alıştırın. yoksa ömür boyu gece tepenizde gezer. evcil hayvan da olsa kediler avcı hayvanlardır gündüz bol uyuyup gece koşturmayı severler.

ben şahsen kedilerimi dışarda uyumaya alıştırdım. herkes gece paşa paşa kendi uyku yerine çekiliyor. bir tanesi koridordaki sepette yatıyor, diğeri küçük odada.

kedi denilen varlık, obsesif bir şekilde alıştığı şeyleri devamlı yapmak ister. benimkileri de bazen odama alıyorum, kerata kapının önüne gidiyor mırk mırk dışarı çıkayım diyor. (yok duygusuz, sevgisiz değilim. gündüzleri beraber uyuyoruz, uzanıyoruz bolca ama geceleri herkes uykusunu alacak.)
0
mea maxima culpa
(29.08.09)
mümkün mertebe yatağa almamak iyi. ama süt bebeğine de kıyamıyor insan. bizimki kulağı gözü falan yalıyordu, annesinin emzirmesi gereken çağda olduğundan.

her kedi de aynı değildir, bu bebeklik hali de olabilir, ileride de sürebilir. çok sorun değilse unutun. uykunuzu almamış olsanız uyanamazsınız zaten:)
0
uyuklayankedi
(30.08.09)
(6)

laptop sehpası-nedir, ne değildir

mea maxima culpa
sevgili arkadaşlar laptop için böyle soğutmalı filan bişi almak istiyorum. cahillik işte yeni öğrendim böyle bişilerin varlığını. önerdiğiniz bir ürün olabilir mi? ve/veya bunlardan alırken nelere dikkat etmek lazımdır.
sevgili arkadaşlar laptop için böyle soğutmalı filan bişi almak istiyorum. cahillik işte yeni öğrendim böyle bişilerin varlığını.

önerdiğiniz bir ürün olabilir mi? ve/veya bunlardan alırken nelere dikkat etmek lazımdır.
0
mea maxima culpa
(29.08.09)
zalman, coolermaster veya thermaltake denenebilinir. bir de comfydesk diye birşey var hoş gözüküyor ama çok pahalı yaw
0
argent dawn
(29.08.09)
işyerinde bi eleman bundan almıştı, bi hafta anlata anlata bitiremedi ne kadar rahat ettiğini.
www.comfydesk.com.tr
0
ravioli
(29.08.09)
bir yazar arkadaş da almıştı comfydesk. ben önermiştim hatta. çok şekil duruyor evet. zaten o da baştan çok memnun kalmış, sonradan pişman olmuş. entrysi bile var. soğutması da yok ayrıca.

edit:argent drawn'ın uyarısıyla; soğutmalı modeli de varmış.
0
supergirl
(29.08.09)
Şımarık tepsisi kullanıyorum valla ben çok memnunum heryerde iş görüyor :)
0
emresimsek
(29.08.09)
çok teşekkürler. bu comfydesk fena değil galiba. teknomarket gibi yerlerde bakınıcam ama sanırım comfydesk alırım.

bi de şımarık tepsisi ne kuzum? bi espiri de ben mi bilmiyorum :)
0
🌸mea maxima culpa
(29.08.09)
Böyle hani yatağa kahvaltı hazırlayan aşık çiftlerimizin kullandığı tepsi gibi ama tahtadan yapılmış ayakları olan bi nevi masa ama adına şımarık tepsisi diyorlar :)
0
emresimsek
(31.08.09)
(4)

kartpostalları duvara yapıştırmak için?

denizzz
bantla yapıştırsam karta zarar verir, çiviyle bi pano yapsam evsahbşiyle sorun çıkacak, ne önerirsiniz?
bantla yapıştırsam karta zarar verir, çiviyle bi pano yapsam evsahbşiyle sorun çıkacak, ne önerirsiniz?
0
denizzz
(27.08.09)
beyaz teflon bantlar var. karta ve duvara zarar vermiyor. gayet güzel yapışıyor ama kaldırdığınızda sorun çıkarmadan çıkıyor. bütün kırtasiyelerde var. normal seloteyplerden biraz pahalı.
0
mea maxima culpa
(27.08.09)
kırtasiyelerde üzerinde 'tack-it' yazan bir hamur yapıştırıcı vardı hiç bişey olmuyor yapıştırınca yanlış hatırlamıyorsam Faber-Castell'indi. Onu kullanabilirsin.
0
feranor
(27.08.09)
bir de blue tack ya da tack it denilen maci macun gibi şeyler var. hem sağlam yapışıyor, hem de kağıttan da zeminden de iz bırakmadan sökülüyor. daha doğrusu ilk çıkarınca iz varmış gibi gözükse de, elde kalan macunu izin üstüne hızlı hızlı yapıştır çek yapıştır çek yaparsanız tertemiz oluyor.
0
kibritsuyu
(27.08.09)
daha ucuz olarak kağıt bantlar var. Bunlar boya işlerinde falan rötüş bandı olarakta kullanılıyor. Koparması kolay, yapışkanı kalıcı değil ama kuvvetli. Deneyin derim.
0
icemanr
(27.08.09)
(6)

ekşi duyuru'ya ne olmuş

gonion
ana sayfa hepten sabitlenmiş duyurularla bezeli.. böyle mi kalacak artık?
ana sayfa hepten sabitlenmiş duyurularla bezeli.. böyle mi kalacak artık?
0
gonion
(27.08.09)
olmaz öyle şey bence...
0
vital
(27.08.09)
heyecan yapmayalim. duyurunun biraz performanslanmasi adina bir kac degisiklik yaptim, bozuluyor gibiyse haber verin. hama heyecan yapmayalim.
0
compumaster
(27.08.09)
panik yapmayın yaw, esti geçti öyle. eski yeni ne kadar kan ilanı, öncelikli vs. varsa tepeye çıktı, ne kadar silinmiş duyuru varsa gözükür oldu. sonra site komple erişilmez oldu, aha şimdi düzelmiş. don't panic.
0
kibritsuyu
(27.08.09)
en baştakiler kan aranıyor duyuruları. onun dışında 3 tane sabit ilan var, ki onlar da gördüğüm kadarıyla yeniler, yani günlerdir orda sabitlenmiş değiller. bunun neresi sizi rahatsız etti?

ek: ben bişiler kaçırmışım gağğliba.
0
mea maxima culpa
(27.08.09)
üç kuluvalla bi elham okuyun, geçer.
0
aithra
(27.08.09)
@mea maxima culpa: diyecek söz bulamıyorum.
0
🌸gonion
(27.08.09)
(9)

laptop sorusu-bu kez alıp eve getirdikten sonra ühühühü

mea maxima culpa
şimdi arkadaşlar gittim aldım laptopu. bir 10 gün oluyor, çok da fazla kullanmadım. ahan da şudur: http://www.gold.com.tr/urunozelyeni.asp?ID=85027&ad=DELL-XPS-1640-B86P45-P8600-4GB-500GB-512-VGA-Tasinabilir-Bilgisayargenel olarak memnunum da 1) bunun şarjı 1 saat 20 dakika filan gidiyor. halbusi te
şimdi arkadaşlar gittim aldım laptopu. bir 10 gün oluyor, çok da fazla kullanmadım.

ahan da şudur:

www.gold.com.tr

genel olarak memnunum da

1) bunun şarjı 1 saat 20 dakika filan gidiyor. halbusi tezgahtar çocuk 5 saat gider şarjı diye uçmuştu. onu geçtim de, bu linkte şarjı 2-3 saat gider diyor. bu normal midir? yoksa birşeylerden kıllanmalı mıyım? bu kadar para verip de 1 saat 20 dakika şarjlık laptop almak moralimi bozdu. 4 senelik eski laptop bile hala 2,5 saat çalışıyordu.

2) bir de bu alet böyle soba gibi sıcak. yanıp pişiyorum. neden oluyor bu? bu da mı normal?
0
mea maxima culpa
(27.08.09)
1) Eger ön ve arka planda cok fazla program calisiyor ise, bu süreyi cok düsürür. Ama yine full sarj yapip bosaltip tekrar doldurun. Bir duruma gene bakin, gene ayni sey söz konusu ise servise danisin. Bir de bataryadan calisirken, tam performansta calismaya ayarlanmis olabilir diyre sallayabilirim, ayarlari kontrol etmek lazim.

2. Hava alma yerleri calisirken acikta duruyor mu? Yatak üstünde durma gibi durumlarda isinma olur.
0
aheste cek kurekleri millet uyanmasin
(27.08.09)
1) Her bir şeyi paylaşımsız, canavar gibi aletlerin ortak sorunu...
ama daha çok hücreli (9) pil alınarak arttırılabiliyor bu süre.

2) Laptop sehpaları çok ucuz...fanlı falan.
0
suda balik
(27.08.09)
1) eski laptopunda çalıştığın şekilde çalışmana rağmen süren 1 saat 20 dk ise pilinde bir sorun olabilir. dengeli bir tüketimde 2 saat civarı gitmeli çünkü minimum şarj. 5 saat olayına da umarım inanmamıştırsın.

2) kullandığın programlara göre tabiki çok fazla ısınabilir. belirli bir sıcaklığı geçmesine izin verme ama. speedfan programını kur. 70-80'C üstüne çok çıkma çıkarsan da çok durma. veya cooler al bir tane.
0
orion ares
(27.08.09)
teknik servisi arayıp danışmadan önce size bir sorayım dedim.

1) iki kere tam olarak boşaltıp tekrar doldurdum.
2) yeni aldım daha hemen hemen hiç kullanmadım. hiçbir program da yüklemedim.
3) biraz internet, biraz flash tabanlı oyun oynadım ama bu makineyi bunların zorlayacağını sanmıyorum.
4) performansını da değiştirdim, bişi farketmedi gibi geldi.
0
🌸mea maxima culpa
(27.08.09)
1) Pillerin maksimum performansina ulasmasi 10-12 dolumu bulabiliyor. Her seferinde tam olarak bosaltip, tam olarak doldurun onceden de yapmis oldugunuz gibi. Genellikle tasinabilir bilgisayarlarda, ilk alindiginda, 14-15 saat sarj suresi gibi bir sure oluyor. Bilgisayari kullanmadan yukarida belirttigim sure kadar sarj etmeniz gerekiyor. Boyle bir islem yaptiniz mi? Gerci eger bilgisayari Gold'dan aldiysaniz ve onlar da ertesi gun teslim ettiyse, sistem kurulumu gibi sebepler dolayisiyla, onlar bu uzun sureli sarj islemini gerceklestirmislerdir. Yine de dedigim gibi en azindan 7-8 kere daha tam olarak pili doldurup bosaltin. Eger hala probleminiz devam ediyorsa oyle teknik servisi arayin derim ben, yine de siz bilirsiniz.

2) O ozelliklerde bir bilgisayarin soba gibi sicak olmasi cok yadirganacak bir durum degil. Touchpad'e dokununca bile sicakligi hissedersiniz hatta. suda balik'in da dedigi gibi fanli sehpalar oldukca iyi is goruyor. Alternatif olarak bilgisayarin arka tarafina cok kalin olmayan bir kitap koyarak, bilgisayarin, kitabin kalinligi kadar yukseklikte durmasini saglayabilirsiniz. Hava akimi daha iyi olur. Isinma problemi bir nebze de olsa azalir.

Gule gule kullanin bir de.
0
dahicocuk
(27.08.09)
@dahiçocuk açıklamalarınız için teşekkürler. çok faydalı oldu.

şimdi gold'da 15-20 dakikada kurumunu tamamlayıp bana verdiler. ben eve getirdim hemen ve dediğiniz gibi uzun süre şarj ettim. şimdiye kadar 4-5 sefer şarj oldu. bakalım birkaç şarj sonrası ne olcak.
0
🌸mea maxima culpa
(27.08.09)
optimize edilmemis flash kodlari islemciyi %100 e kadar zorlayabiliyor. islemci dual core oldugu icin %50+ yuk almis olabilir. kendi laptopum da bazi flash sitelerde deli gibi isiniyor.
0
cench
(27.08.09)
yok yok. oyundan filan değil. bilgisayar her zaman aynı şekilde ısınıyor. zaten yarım saat bi tane uyduruk oyunla ısınır mı?

kışın doğalgaz faturasını yarıya indircek sanırım bu laptop.
0
🌸mea maxima culpa
(27.08.09)
arkadaşlar cevaplarınız çok yararlı oldu. çok teşekkürler.

bugün dell ile görüştüm. teknik servis gelip bataryayı ve fanını değiştirecek. yepisyeni bilgisayar arızalı çıktı ya. of off.
0
🌸mea maxima culpa
(31.08.09)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.