Giriş
(14)

Sinema Kültürü Edinmek

uz
Son 6 aydır sinemayı yeniden keşfetmiş bulunmaktayım ki bu sürede 60 dan fazla film izledim. Daha önce sinema benim için para vermeye değmeyecek denk gelirse yapılacak bir aktiviteydi. Artık uzman bir izleyici olmak istiyorum. 1.Filmleri yönetmenine göre izleyeyim diyorum. Tüm filmlerini indirip sır
Son 6 aydır sinemayı yeniden keşfetmiş bulunmaktayım ki bu sürede 60 dan fazla film izledim. Daha önce sinema benim için para vermeye değmeyecek denk gelirse yapılacak bir aktiviteydi. Artık uzman bir izleyici olmak istiyorum.

1.Filmleri yönetmenine göre izleyeyim diyorum. Tüm filmlerini indirip sırasına göre izliyorum. Hangi yönetmenleri tavsiye edersiniz? Favori diyebileceğim yönetmenim Tim Burton, Kubrick'in tüm filmlerini izledim. Şu sıralar Coen kardeşler üzerinde çalışıyorum. David Lynch'de sırada.

2. İzlediğim her filmi imdb'de oyluyorum, bunun dışında neler yapılabilir? Bir de filmler hakkında kritikler de yazmak istiyorum. nasıl yapmalı? (sadece kendim için, belki sözlüğe de yazarım)

3. İmdb listesini word'e kaydettim, izlediklerimi işaretliyorum. tv'de bile bin kez gösterilen bir çok klasik filmi izlememiştim onları bitirdikten sonra güncele yetişirim diyorum. İmdb'de pek olmayan uzakdoğu ve avrupa sinemasıyla ilgili böyle bir liste bulabilir miyim?

4. Bağımsız sinema nedir? ucundan kıyısından yakaladığım çok farklı filmler oluyor bazen, biraz araştırınca bağımsız sinemanın müthiş örneği filan diyor. Bu filmlere nasıl ulaşılır, sanırım hollywood ve türk sineması bittikten sonra bu filmlere yöneleceğim.

ben böyle madde madde yazdım ama sorulara cevap olmasa da her türlü öneriye açığım,
teşekkür ederim.
0
uz
(05.12.08)
büyük film şerketlerine bağlı olmayan, kendi yağıyla kavrulan yönetmen ve yapımcıların yaptığı sinemaya bağımsız sinema deniyor.

haliyle bütçeleri ve teknik imkanları kısıtlı oluyor. daha sonra tanıtım ve dağıtım imkanları da öyle.

ne farkı var dersen tahmin edeceğin üzere ticarete yönelik olmayan, çok fazla gişe kaygısı ile çekilmeyen, büyük şirketlerin politikalarına uymayan, özgün ve orjinal filmler oluyor bunlar. kaliteleri çoğunlukla yüksektir.

ilk zamanlarda bağımsız filmler pek önemsenmezken şimdilerde desteklenmeye çalışılıyor. örneğin amerika'dan robert redford bağımsız filmlerin katıldığı bir festival düzenlemeye başladı bir süredir. sundance film festivali. niye desteklemek gerekiyor? çünkü arkalarında stüdyolar yok. tanıtım ve dağıtım imkanları yok. o yüzden tanınmıyorlar ve para kazanamıyorlar.

kısaca ve acele bunları yazıyorum. gerisini biraz internette arayarak bulabilirsin.
0
mea maxima culpa
(05.12.08)
hollywood'tan bana göre en izlenmeye değer yönetmeni izlemişsin zaten: kubrick. gerçi o filmlerinin çoğunu ingiltere'deyken çekmiştir. ayrıca evet david lynch'i de izlemelisin bence, her ne kadar hakkında bişey anlaşılmıyo bilmem ne diyen düz adamlar olsa da bunlara kulak asmamak lazım. onlar 2001: a space odyssey gibi bi şahesere de aynı yakıştırmayı yapmışlardır. ama kişisel düşüncem lynch ne kadar iyi olsa da kubrick'in yanına bile yaklaşamaz. gerçi böyle karşılaştırma olur mu işte. yani ben kubrick'ten aldığım zevki alamam ondan. bana göre tabi dediğim gibi. neyse burası biraz soruyla alakasız oldu.

bence hollywood'u bitiriym avrupa'ya geçeyimden ziyade direk avrupa'ya geçsen daha iyi olur. avrupa'dan da ilk tavsiye edeceğim ingmar bergman. bayma potansiyeli olmakla beraber ilgini çekecek bir alansa çektiği tarzda filmler gayet zevk alacaksındır. avrupa'dan diğer tavsiye edebileceğim isimler: andrei tarkovsky, luis bunuel, jean pierre jeunet.
0
psyche
(05.12.08)
1. Tarkovski. Daha güncel istersen guillermo del toro falan olur.
2. Blog aç.
0
sui
(05.12.08)
bende sinema kulturunu yeni edinemeye basladim. sana tavsiyelerde bulunayim az da olsa.
1- filmleri yonetmenlerine gore izlemek mantikli, bende oyle yapiyorum suan. ben turk yonetmenlerden basladim fakat. mesela zeki demirkubuz, nuri bilge ceylan gibi. sonra tavsiye edebilecegim ferzan ozpetek, roman polanski var.

2- bence ilk once kulturunu biraz gelistirmelisin bu is icin.

3-

4- turk sinemasinda bagimsiz sinemaya en guzel ornekler nuri bilge ceylan ve zeki demirkubuzdur mesela.
0
sanio
(05.12.08)
- film festivallerine katil
- baska baska milletlerin filmlerini izle (uzakdogu yapimi, rusya yapimi gibi)
- sinema forumlarina katil, elestiri yaz
- son olarak da amator film cekmeyi ogren ve kendin bir film cek
0
ermanen
(05.12.08)
tarantino azıcık olsun hoşunuza gidiyorsa guy ritchie nin filmlerini izlemek lazım abukluk yerine daha ince espirilere sahip tarantinoya nazaran
(bkz: lock stock and two smoking barrels)
(bkz: snatch)
bir de revolver var gerçi ama ben izlemedim henüz bilemeyeceğim
0
yuto
(05.12.08)
psyche,sui: tarkovski'yi daha önce de önermişlerdi, kesinlikle izleyeceğim. direkt avrupa ya geçmeyi şimdilik düşünmüyorum, biraz daha abd filmlerine vakit ayıracağım :)

sanio: yeni nesil türk yönetmenleri avrupa sineması ile ele alıyım diyorum.

ermanen: film çekme kısmı haricinde varım.

yuto: aslında bütün bu sinema tutkusu tarantino ile başladı. aa bu film güzelmiş bakalım daha başka ne varmış derken..

bahsettiğin filmlerin üçünü de izledim, üçünü de çok beğendim, aynı elden çıktıklarını bilmiyordum, kesinlikle takip edeceğim o zaman.
0
🌸uz
(05.12.08)
sinema blogu & dergisi oku. criticker.com a üye ol. film oyla, karşılaştığın çok film izlemiş insanların izledikleri tavsiye ettikleri filmleri gör, bul ve izlemeye devam et.
0
nihilanth
(05.12.08)
"üçünü de izledim ama aynı elden çıktıklarını bilmiyordum" diyorsun. şayet bir sinema kültürü edinmek istiyorsan ilk ama ilk iş olarak izlediğin filmin yönetmeni kimmiş onu öğren.
0
coffee and cigarettes
(05.12.08)
hal hartley'in trust filmini izle. ekşiye bir film kritiği yaz. bilmem anlatabildim mi?
0
atmosphere
(05.12.08)
ayrica ben de o uc film hakkina bisi soyliyim, o uc filmi izledikten sonra (ki basrol oyunculari ve yonetmen ayni) ayni elden ciktigini anlamiyosan senin isin biraz zor. filmleri izlerken biraz daha dikkatli ol sadece izleme, yonetmenlerin tarzlarina da dikkat et. mesela snatch, revolver, bank job, lock stock and two smoking barrels gibi guy ritchie filmleri birbirine fazlaca benzer(iyi anlamda) yani baska bi guy ritchie filmini izlerken hemen anlarsin belirli isaretlerden...Yani kisaca biraz daha dikkatli izlemeye basla filmleri. sadece film adi ogrenip izlemekle sinema kulturu edinilmez.

edit: Bank job guy ritchie filmi degilmis ben de sicmisim orda..
0
blackworld
(05.12.08)
haklısınız, lock stock ve snatch ikiz filmler sanki ama oyuncu kadrosu aynı değildi sanırım bu ikisinde. bir de benim izlediğim film başka bir revolver'miş. o kadar da vahim değil durumum sanırım :)

bu tip konulara önceden hiç dikkat emiyordum tabi ama şimdi bakıyorum.

atmosphere: ben anlayamadım maalesef, gerçekten.
0
🌸uz
(06.12.08)
Holy shit!

Hayvan gibi yazdigim uzun mesaj gitti :( Gizle dedikten sonra tekrar cevapla diyince ucuyormus yazilanlar bugun bunu da ogrenmis oldum :(

Usengec bir insan oldugumdan daha kisasiyla tekrar yazacagim.

1) Yonetmen bazinda izleyerek kendinizi sinirlandirmayin. Once cesitliligi saglayin, sonra zaten film izledikce begendiginiz yonetmenlerin filmlerine ayri ilgi duymaya baslarsiniz.

2) ingilizceniz varsa imdbde oyrum yazin, eksi sozlukte yazin (cok geri donus beklemeyin), forumlarda yazin bir de cok istiyorsaniz blog acin.

3) diviks programlarini izlediginiz filmleri takip etme amacli olarak kullanabilirsiniz. Hem aklinizda kalan bazi seyleri oralara not alirsiniz, excelden daha kolaydir kullanimlari. IMDB de neredeyse yok yoktur, dogru arama kriterlerini girdikten sonra cogu film -hele ki festivallerde gosterildiyse- database'inde vardir. bunun disinda asya filmlerine ozgu listeler mevcut. asian movie database diye aratmaniz bile yeterli. avrupa icin zaten olmamasi gibi bir sey soz konusu degil.

4) bagimsiz sinemayi taki petmenin en iyi yolu divxtir. eger ingilizceniz varsa y.disindaki sitelerden dvd sini almaktir ama ingilizceniz yoksa altyaziya muhtac oldugunuzdan mecburi istikamet divxtir. bundan sonra festivaller gelir. istanbul veya diger buyuk sehirlerden birisinde yasiyorsaniz festival ve izleti gunlerini takip ediniz. ayrica hollywood bitmez.

bunlarin disinda;
- kendinize sinir koymayin.
- keskin hatlarla iyi kotu diye ayirmayin filmleri. iyisi olmadan kotusu, kotusu olmadna iyisi olmayacagini aklinizdan cikartmayin.
- ayrim yapmaksizin her tur filmi ilzeyin.
- yorumlari/elestirileri filmleri izlemeden okumak yerine, izledikten sonra okuyun.
- dp gibi sinema sitelerini takip edin. beyazperde gibi mal surulerinin cok oldugu yerlere aldiris etmeyin.
- yazili/online sinema dergilerini takip etmeye calisin. sinema dergisi bu bakimdan iyidir.
- eger bir janrdan hoslanmadiginiz hatta nefret ettiginiz bir film cikarsa o turden bir filmi hemen akabinde izlemeyin. biraz sure taniyin kendinize. yoksa o turden tamamen uzaklasabilirsiniz. bazen 2 tane ardarda kotu film cikmasi insanin sevkini feci sekilde kirabiliyor.
- cabuk pes etmeyin.
- etreafinizda sinemaya ilgi duyanlar varsa onlarla oturup filmler hakkinda konusun, tartisin.
- begenmediginiz bir seyi, koyun psikolojisine girmeden, begenmedim diyebilin. blade runner'dan nefret ediyorum diyebilin yani. bunun uzerine gelen yanitlari dinleyin, kendi kafanizdakileri iletin. belki gormediginiz veya anlamadiginiz seyleri bu sayede gorebilirsiniz.

daha cok sey yazmistim ama sabah erken kalkacagim, anca bu kadarini toparlayabildim.

iyi seyirler.
0
entrapmen
(06.12.08)
uzakdoğu sineması derseniz : kim-ki duk ve chan wook park 'la başlayabilirsiniz. enfesler.
0
brkylmz
(06.12.08)
(21)

Çantamdan ne çıkarayım?

sharon and hope
Çantam çok ağır, içinden bir şeyler çıkarmak istiyorum ama maalesef çıkaracak bir şey bulamıyorum. * cüzdan* bir adet not defteri* içinde kalem, uç ve silgi olan minik bir kalem kutu.* şemsiye* anahtar* makyaj çantam (içinde; eyeliner, dipliner, göz kalemi, rimel, lipstick, allık ve allık fırçası va
Çantam çok ağır, içinden bir şeyler çıkarmak istiyorum ama maalesef çıkaracak bir şey bulamıyorum.

* cüzdan
* bir adet not defteri
* içinde kalem, uç ve silgi olan minik bir kalem kutu.
* şemsiye
* anahtar
* makyaj çantam (içinde; eyeliner, dipliner, göz kalemi, rimel, lipstick, allık ve allık fırçası var)
* minik plastik bir dünya topu. sıkmalık (hafif)

hangisini çıkarsam?
0
sharon and hope
(05.12.08)
cep telefonu tasiyorsaniz notlarinizi kisa mesaj kismina yazip kaydedebilirsiniz. bu yuzden not defteri ve kalem kutusunu cikarin. ayrica dunya topu me ola ki? onu da cikarin.

makyaj cantasini cikarin diyemiyorum, anahtar, cuzdan ve semsiye lazim olan seyler.
0
dengesiz pamuk
(05.12.08)
1- Semsiye
2- Not defteri; bir yaprak yeterli olabilir.
3- Sadece kalem; digerleri disarda kalabilir.
4- Makyaj cantasi; tazeleme gibi bir durum yoksa gerek var mi ?
0
lejant
(05.12.08)
tek omza binen bir yükten bahsediyoruz, spor yapıyorum zaten; teşekkürler.
0
🌸sharon and hope
(05.12.08)
* Cüzdan: Bunu çıkaramazsınız, en lazım şey.

* Not defteri: Bence gereksiz kalabalık. Sürekli not mu alıyorsunuz? Almıyorsanız, kağıt lazım olduğunda eski bir fişin falan arkasına yazabilirsiniz gayet.

* Kalem kutusu vb: Tek bir tükenmez yeter.

* Şemsiye: Dünyanın en gereksiz aparatı. Kapalıyken ayrı, açıkken ayrı dert. Uçar, kaçar, ters döner, milletin gözüne girer falan. 30 yaşındayım, bugüne dek şemsiye kullanmadım diyebilirim. Hava yağacak gibiyse kapşonlu bir şeyler giymeyi düşünebilirsiniz.

* Anahtar: El mahkum duracak bu.

* Makyaj Çantası: Sz doğal halinizle daha güzelsiniz. Boyaya batmanın ne alemi var. Bak zaten hava da yağmurluymuş, akacak zaten. Gerek yok.

* Dünya topu: Çantada çok yer açıldı bence bu kalsın.

İşte benim çantam :)
0
sui
(05.12.08)
Simdiye kadarki cevaplar bayagi duzgun. Bence de semsiye, not defteri, kalem kutusu ve dunya topu cikmali.

Makyaj cantasini ne siklikta kullaniyorsunuz? Her an yaninizda tasimak cok mantikli gelmiyor, eger her gun gun icinde mutlaka ciddi manada makyaj yenilemiyorsaniz. Belki cantayi cikarip sadece sik kullandiginiz 1-2 parcasini yaninizda tasiyabilirsiniz. En iyisi bir-iki hafta hangilerini sik kullandiginizi objektif sekilde izlemeye calisip ona gore karar vermek.
0
wpi
(05.12.08)
- Cuzdan durur, cuzdan ayri sey canta ayri sey.
- not defteri gider, cep telefonu var nasil olsa not bolumu yoksa bile mesajlara girip yazabilirsiniz. en kotu ihtimal bir sayfayi cuzdana yerlestirin.
- tukenmez kalem yeterlidir. cantada oldugundan kolayca acilip, murekkep akitip cantayi heder etmeyecek olan tercih edilirse iyi olur.
- semsiyelerin kucucuk minicik ve hafif olanlari var. eger buyukse onlardan birisi tercih edilse daha iyi olur.
- anahtar?
- makyaj cantasi gereksiz bence. eger onemli bir mevzu varsa alinabilir ama onun disinda sadece lipstick olsa yeter cantada.
- dunya topu supermis, bence durmali.
0
entrapmen
(05.12.08)
bence çantayı ağır yapan şemsiyedir. onu çıkart. vazgeçemem lazım oluyor diyorsan (ki çantanda devamlı taşıdığına göre böyledir) nerdeyse avuç içi kadar küçük olanlar var. ben accesorize'dan aldım, marks and spencer'da filan da var, onlardan al.

cüzdanın eğer bu tuğla gibi olanlardansa (içinden binbir gereksiz şey olan, her tarafından kağıtlar taşan) bunu boşalt ve küçült) hatta bir ufak kredi kartlık ve küçük bir para çantası olarak böl. iyice ferahlar çanta.

not defteri ve kalem kutusu da çıkabilir. bi 0.5, bi tükenmez yeterlidir.

makyaj çantası kalsın. :))
0
mea maxima culpa
(05.12.08)
aslında gün içinde makyajımı tazeleyen biri değilim, ki zaten makyaj çantasının içinde 1 dipliner, 1 eyeliner bir de göz kalemi varmış. bence sadece eyeliner kalsın üçünden. eyeliner, rimel ve allık, lipstick (krem) de kalsın.
şemsiyeyi bir kaç defa çıkardım fakat o günler yağmur yağdı. saçlarımızı kurutamıyoruz, hasta olma riski var. şemsiyem ortaboy ama evet daha küçüğü alınabilir.
not defterini inceltiyorum, kalemi de iliştiriyorum üstüne. kalemkutudan kurtuluyorum.
cüzdanım büyük değil, anahtarlığım da satenden zaten(ağır değil) (2 anahtar var üstünde de) onlar kalsın.
topumu çıkarmam.
0
🌸sharon and hope
(05.12.08)
burda agirlik yapan tek sey semsiye sanki. onu da elinizde tasiyin artik
burdan ne ders cikardik?
0
ermanen
(05.12.08)
bence şemsiye çıkar küçük bir başlık al, hem kulakları daha iyi koruyor.
makyaj çantanı çıkar, günde 1 defa yeter hatta hiç yapılmasa daha çok yakışıyor bayanlara.
0
joepiscopo
(05.12.08)
çıkar:
* şemsiye (ıslan bişey olmaz, romantik olur)
* içinde kalem, uç ve silgi olan minik bir kalem kutu. (kalem yeterli)
* makyaj çantam (içinde; eyeliner, dipliner, göz kalemi, rimel, lipstick, allık ve allık fırçası var) (lipstickği çantaya at yeter)
* minik plastik bir dünya topu. sıkmalık (hafif)

çıkarma:
* cüzdan
* bir adet not defteri
* kalem
* anahtar
* lipstick
0
mevta
(05.12.08)
hatta sen çanta taşıma:
* cüzdan (götcebi)
* bir adet not defteri (cüzdanın arasına bir iki sayfa veya gömlek, ceket iç cebi)
* kalem (gömlek cebi, ceket iç cebi)
* anahtar (pantolon cebi)
0
mevta
(05.12.08)
erkek değilim gömlek cebinde ya da ceket cebinde taşıyayım her zaman.
0
🌸sharon and hope
(05.12.08)
tüh. telefona yazarsın o zaman.
0
mevta
(05.12.08)
Cuzdanini temizle, gereksiz kartlari, kartvizitleri cikar.. Farka sasiracaksin..
0
nooneatall
(05.12.08)
bu makyaj nasıl bozulur arkadaş ben anlamıyorum. benim eşim sabah evden çıkarken makyaj yapar, akşam eve gelince de temizler. eve geldiğinde de ne farı, ne rimeli, ne de kalemi bozulur. bir tek yediğinden içtiğinden ruju bozulur, o da çantasında bir tane ruj taşır. rimel, fark, allık, kalem malem ne lüzum var? pimpirik yapmayın, sabah bunları sürdüğünüzde yüzünüzü oraya buraya sürmüyorsanız bir şey olmaz makyaja.

çıkacaklar:

1. şemsiye. yağmur yağacak gibi bir hava varsa alınabilir.
2. dünya küresi. ağırlık yapmaz ama az da olsa hacim kaplar.
3. kalem kutusu. tek kalem yeter. yanlış olursa çiziverin, geçici not nasıl olsa.
4. not defteri. yerine dörde katlanmış bir a4 kağıt olabilir. her şeye yeter.
5. makyaj çantası. bir tane ruj akşama kadar yeter.
0
kibritsuyu
(05.12.08)
Kalemi, tükenmez/pilot kaleme terfi ettirin. Böylece uç ve silgi de kendiliğinden gider. Kalem kutusu da tabii.
Not defteri mümkün olduğunca küçük ve az yapraklı olsun.
Cüzdanın içindeki gereksiz şeyleri atın, hafifletin onu.
Makyaj çantasının içeriğinde de gün içinde kullanılmayacak birşeyler olduğuna eminim.
Şemsiye mi yazıyor orada? Ne şemsiyesi ya!?

Çantanın kapsamını belirlerken minimalist takılın kısacası. Yükte hafif, marjinal faydada ağır olsun muhteviyat.
0
shangrilla
(05.12.08)
anahtarlık, kız anahtarlığı mı? eğer öyleyse çok fazla anahtarlık vardır sanırım üstünde onu temizleyebilirsin. diğerlerini yazmışlar zaten.
0
teritori
(05.12.08)
cevap yazmış olan herkese teşekkürler.

* cüzdanım zaten küçük, aynen bırakıyorum
* not defterimi küçülttüm, her gün not almam gerekebiliyor o yüzden tek sayfaya düşüremiyorum. ama ince minik bir şey olacak.
* sadece kurşun kalem.(içine bir kaç uç atarım)
* şemsiyeyi çıkardım şimdilik. ama şöyle ufak minik ele avuca sığan bir şey olursa alabilirim.
* anahtarlığım saten ve sadece 2 tane anahtar var demiştim üstünde, onu da bırakıyorum.
* makyaj çantamı tümden çıkardım (çünkü o makyaj çantasını sadece lipstick için açtığımı farkettim), eyelinerımı aldım bir de lipstick (çantasız, küçük göze atıverdimç
* topu çıkarmadım, zaten bir 10 gram ancak vardır.

htf: dünya topunun özel bir anlamı yok.. seviyorum sadece.
0
🌸sharon and hope
(05.12.08)
defter hk: defteri inceltmek hafifletmek anlamina gelmeyebelir. kagidin sayfa gramajina da dikkat et. hafif yaprakli defterler oluyor, ince. onlar idealdir. alirken eline al defteri tart ve diger defterlerle kiyasla. kiyaslamazsan kucuk her defter sana hafifmis gibi gelebilir.
0
pyro clustic flow
(06.12.08)
"kimsede demiyo ki aga bu nedir ?":D
0
dr.ramiz
(08.12.08)
(10)

kedim coştu ne yapayım

bika
arkadaşlar,beş aylık dişi bir kedim var ve hormon seviyesi bir kaç gündür göklerde geziyor. bulduğu her şeye sürtünüp garip sesler çıkartmak, popoyu dışarı çıkartmak gibi eylemlerle "oldum ben artık" mesajı veriyor. ama kısırlaştırma için de erken diyolar? ne yapsak da hayvabcağızın derdine bir çare
arkadaşlar,
beş aylık dişi bir kedim var ve hormon seviyesi bir kaç gündür göklerde geziyor. bulduğu her şeye sürtünüp garip sesler çıkartmak, popoyu dışarı çıkartmak gibi eylemlerle "oldum ben artık" mesajı veriyor. ama kısırlaştırma için de erken diyolar? ne yapsak da hayvabcağızın derdine bir çare bulsak?

Not: çiftleştiremem, hamile kalırsa yavrulara bakacak kimse yok çünkü.
0
bika
(05.12.08)
hormon hapları var, veterinerinden al. ilk bir iki kızgınlıkta verirsin biraz olsun sakinleşir ama fazlası zararlı. o yüzden sonraki kızgınlığında kısırlaştırmak en doğrusu.
0
red g
(05.12.08)
ayrıca kısırlaştırmak için kızgınlığının geçmesi gerek, aklınızda olsun..
tutup "bu çok azdı, kısırlaştırın" olmaz yani (:
0
thefalloftekin
(05.12.08)
@ tribal enfexion: fantastikmiş gerçekten:) bırakmazki, dokunamıyoruz hayvana. olmaz yani öyle.

bekleyip sakinledikten sonra kestiricez mecbur.

teşekkürler şelale...
0
🌸bika
(05.12.08)
kısırlaştırma konusunda neden erken dediklerini anlamadım. benim de kedim var. şu anda 3 aylık ve gelecek aylarda kısırlaştırmayı planlıyorum. yakın zamanda bu konuda çok araştırma yaptım ve kısırlaştırma konusunda ne kadar erken o kadar iyi diyorlar. hatta bir çok veteriner, hiç kızgınlık dönemine girmesin direkt kısırlaştırın ki, dengesi şaşmasın diyor...
0
kahvegibi
(05.12.08)
tribal enfexion'un söylediği yöntemi sakın denemeyin. kedi tekrar ister, peşinizden ayrılmaz sonra.
0
s e ff a f
(05.12.08)
@red g'nin bahsettiği yöntem işe yarıyor. Yalnız fazlası sanırım memelerde kist yapıyormuş, belirteyim.
0
kimlanbu
(05.12.08)
Veterinerinize gösterin ve ona danışın.
Kedi var kedi var.
Hayvanın sağlığını düşünün, kafanıza göre, sağdan soldan duyduklarınıza ya da okuduklarınıza göre böyle bi karar almayın.
0
guitarman
(05.12.08)
Dişi kediler ve hormon durumları çok tehlikeli birşey. Benim rahmetli kedim meme kanserinden gitti. Eğer ileride doğurmasına imkan vericek bir ortam yaratamayacaksanız kısırlaştırmanızı öneriyorlar. Aman dikkat derim.
0
skatheist
(05.12.08)
kızgınlığa girmişse yapacak birşeyiniz yok. kızgınlığın geçmesini bekleyeceksiniz.

belki rahat geçirmesi için veteriner ilaç verir ama bilemiyorum.

hemen sonra da kısırlaştırın. dişiler için 5-6 aylıkta kısırlaştırın diyorlar zaten.
0
mea maxima culpa
(05.12.08)
arkadaşlar araştırdım buldum, sonra da veterinerimize danıştım. çekeceksiniz geçene kadar başka çaresi yok dedi. kızgınlık dönemine girdiği zaman iğne ilaç kullanılmazmış. onların hepsi aynı ameliyat gibi, kızgınşık dönemi olmadan ya da bittikten sonra yapılmalı dedi. ayrıca tasvip etmediğini, yan etkiler gösterdikleri için kendisinin bunu yapmadığını söyledi. gerekenlerin bilgisi olsun dedim.
teşekkür ederim herkese.

not: bu arada tribal enfexion'un söylediği yöntemi sadece bir şaka olarak düşünüyoruz ve yapmıyoruz, yaptırmıyoruz, yapanları uyarıyoruz, değil mi efendim? (yerine kendinizi koyun. hiç hoş değil değil mi?)
0
🌸bika
(06.12.08)
(5)

kibrisa ilk kez gidecek olana tavsiye?

the man who hears deepest inquisitions
peder bey bu bayramda kibrisa gidicez dedi, 4 gün kalicakmisiz. kendisi cok gitti geldi ama benim ilk defa oluyor, ne yapilir ne edilir bilenlerden bekliyorum.not:girnede rocks da kalicakmisiz.
peder bey bu bayramda kibrisa gidicez dedi, 4 gün kalicakmisiz. kendisi cok gitti geldi ama benim ilk defa oluyor, ne yapilir ne edilir bilenlerden bekliyorum.

not:girnede rocks da kalicakmisiz.
0
the man who hears deepest inquisitions
(04.12.08)
rocks çok güzel bi otel, kıbrısta girne gidilebilecek en güzel yer bana göre. Otelde denize yakın ve merkezi bir yerde.
İlgini çekerse Kıbrıs kalesi sana çok yakında, sabah sahilde bir ingiliz kahvaltısını yapmanı tavsiye ederim,
bir günü gazimagusa ve lefkoşa ya ayırabilirsin girneden dolmuşlarla ulaşılabiliyor. Kumar oynamadan dönme tabii ki.
Onun dışında türlü alkolleri çok ucuza marketlerden bulabilirsin.
Farklı restaurantlar istersen sahilin paralelinde ki sağlı sollu dükkanların olduğu sokağı sonuna kadar takip et, çıktığın ana cadde boyunca dolaşıp bir üçgen çizerek merkeze geri dön biryerlerde oturup birşey içersen yarım gününü alır bunları yapmak.
Diğer kumarheneleri de dolaşabilirsin,
Merak edersen karaosmanoğlu dolmuşlarına binip şehitliği ziyaret edebilirsin.
Kumar oynamayı da ihmal etme tabii ki.
Kumar evet :)
0
rapper134
(04.12.08)
havalar maalesef bozmaya başladı. hava şuan itibariyle açık ama rüzgarı baya var(lefkoşa). onun için yanınızda uzun kollu ve her ihtimale karşı yağmur için birşeyler getirin.
ayrıca araba kiralamanızı tavsiye ederim. belli bir saatten sonra maalesef ulaşım taksilerler sağlanıyor tanıdık taksici bilmiyorsanız biraz tuzluya gelebilir. ayrıca gitmek istediğiniz yere rahatlıkla gidebilirseniz.lefkoşa'ya gelirseniz dereboyunda californian'da pizza yemenizi tavisye ederim. ayrıca lefkoşa'da büyük han var. oraya yakın canlı müzik fasıl tarzı şeyler için galbur'a gidebilirsiniz. mağosa konusunda birşey diyemeceğim baya bi yabancısıyım.
0
asyMMetry
(04.12.08)
Kibris Kalesi => Girne Kalesi
Karaosmanoglu => Karaoglanoglu

Rocks hotel'in bari muhtesem aksam bisiler icersin ayrica hemen ilerisinde niyazi's restaurant var orda da gidip fix menu bi kebap yiyin.
Daha ileri yurudugunuzde Girne Liman'ina ulasacaksiniz orda bi suru cafe, bar var onlardan hepsi ayri guzel, tam ortasinda cafe 34 var pazar aksam uzeri liman tenhayken gidip bi cappucino ic.
Ayrica uzak dogu mutfagini seviyorsan rocks'un uzak dogu restorani dragon adanin en iyisi.
Gece disari cikmak icin tavsiye edebilecegim yerler biraz kisitli son 4 senedir senede bir hafta gidebildigim icin gece hayatindan biraz koptum ama ICE diye bi yer varmis rocks hotel'e arabayla 10-15 dakika uzaklikta. Ayrica limanin hemen yukarisinda, kalenin tam karsisinda night park diye bi club var orda da cilgin atilabilir...

Aklina takilan bisey olursa sozlukten mesaj at yardimci olayim.
0
vghost
(04.12.08)
Kıbrıs'la ilgili tek önerebileceğim şey, akşam yemek saatinde kumarhanelere gidip bedava yemek yemeniz :)))
0
mea maxima culpa
(04.12.08)
kıbrıs ilgili tek onerebilecegim sey, gitmeyin hiç gerek yok.
0
likeinme
(05.12.08)
(12)

Kurban etini verecek ihtiyaç sahibi insan bulmak??

hickiran karasinek ve uyuyan karinca
Kestiğimiz kurbanın etini gerçekten ihtiyaç sahibi olan insanlara dağıtmak istiyorum.Ne idüğü belirsiz derneklere bağışlamak falan makul gelmiyor bana..Evine seneden seneye et giren , gerçekten darda olan bir sürü insan var bu memlekette, ama nereden nasıl bulucam ben onları ??Etleri şuraya teslim e
Kestiğimiz kurbanın etini gerçekten ihtiyaç sahibi olan insanlara dağıtmak istiyorum.Ne idüğü belirsiz derneklere bağışlamak falan makul gelmiyor bana..

Evine seneden seneye et giren , gerçekten darda olan bir sürü insan var bu memlekette, ama nereden nasıl bulucam ben onları ??

Etleri şuraya teslim edersen onlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırır diyebileceğiniz bir yer var mı acaba ?? Ya da çevrenizde , duyduğunuz bildiğiniz insanlar ?? (İstanbul'dayız bu arada.)

( Kurban bayramının ve onca hayvanı katletmenin vahşiliğinden dem vurmayın lütfen , ağzına kırmızı et bile sürmeyen biri olarak kurban bayramları kabusum benim.Bana kalsa o paraya gider çocuk okuturum , birinin mutfağını donatırım ama aile geleneği , kesiyorlar ,ne yapayım yani. Bari yerini bulsun , et yiyemeyenlere ulaşsın diye uğraşıyorum şu an.)
0
hickiran karasinek ve uyuyan karinca
(04.12.08)
çok uzaklara bakmaya gerek yok aslında, emekli maaşı ile geçinen aileler var. yakınınızda da vardır. mahallenizin muhtarına giderek durumu iyi olmayan aileleri öğrenebilirsiniz
0
hacktobar
(04.12.08)
ne idüğü belirli dernekler :D

bence yakın çevrenizden başlayın. komşularınız, akrabalarınız, yakınlarınız.. onlar arasında ihtiyaç sahibi yoksa...
nerede oturuyorsunuz bilmiyorum, apartman ise size komşu dairelerin -yan, üst, alt-, müstakil ev ise yakın komşularınızın kapılarını çalın, "kurban etimizden size ikram etmek istiyoruz" dediğinizde geri çevirmeyeceklerini tahmin ediyorum. çevirmek isteseler bile ısrar edin.
bakın, komşuluk ilişkilerinizin seyri artı yönde ivme kazanacaktır ki kurban eti, fakire verildiğinden daha az işe yaramış da olmayacaktır.
yani bu bir ibadet ise, hayır için yapılıyorsa, maksat et yemek değil de ilişkileri geliştirmekse bence tam yerini bulur.
saygılar :)
0
hicazkar
(04.12.08)
kızım bu öyle büyük bi dert ki. formülünü bulursan bana da söyle.
en son biz zekat için birini bulduk muhtardan sorup ama gelen kadının boynunda altın zincir görünce tüm ümitlerim kırıldı. sanırım gercek fakirler saklanıyor dedikleri gibi cidden, ne acı ama öyle.

sabahları çöp toplayan çocuklar oluyor. onlar bir alternatif olabilir canım, bi dene bilmiyorum sizin orda var mıdır.
0
merope
(04.12.08)
çocuk esirgeme kurumunun yurtlarına falan götürsen? bir telefon etsen önceden kabul ederler belki. okmeydanı nda var benim bildiğim, kasımpaşa da var bir de.
0
ebizlanka
(04.12.08)
Çocuk esirgeme kurumunda da çalışanlar alıp evlerine götürüyorlarmış diye bir sürü şey duydum. Çalıştığınız yerde temizlik elemanları falan yok mu?
0
sui
(04.12.08)
darülaceze'ye götür.
0
mea maxima culpa
(04.12.08)
amerikada olsan şerife git derdim ama
türkiyede olduğumuz için en güzeli
mahalle muhtarı bence, çevreye çok hakim oluyorlar
fakiri ihtiyaç sahibini sahtekarı bilirler
0
demlikposet
(04.12.08)
türk hava kurumu aliyor galiba?
0
the man who hears deepest inquisitions
(04.12.08)
bayramda sokaklarda çalışan çocukları bulup ellerine birer torba tutuştur diyesim var ama, onların da çoğunun ailesi beş para etmez tipler oluyor. nereye gideceği belli olmaz etin. alt gelirlilerin yaşadığı herhangi bir semtin, evleri eski ve bakımsız, ne bileyim, çok fazla araba parkedilmemiş herhangi bir sokağina bile gidip dağitsanız kardır aslında.
darulaceze, çocuk esirgeme vb gibi kurumlar bayramda ihtiyacından fazla et bağişi alıyormuş diye duymuştum ben de..
0
flyalone
(04.12.08)
semtin camiilerindeki hocalar bu ihtiyaç sahiplerini biliyorlar. gidip konuşun. emin olun ihtiyacı olan kişilere ulaştıracaklardır sizi. esirgeme kurumundakilere, yıl içinde ve bayram zamanlarında tonla et geliyor. hepsi çalışanların evlerine gidiyor. ihtiyaçlarından fazlası onlara ulaşıyor hali hazırda zaten. camide cemaat vs ne deniyorsa artık onlar kendi aralarında kimin iht5iyacı varsa daha iyi biliyorlar.
0
girl in a coma
(04.12.08)
caminin imamı iyidir iyidir.
0
sallayancay
(04.12.08)
Türk Kızılayı
0
skplgl
(13.11.09)
(7)

saatin kokması ! nasıl giderilir bu nalet şey ^^

busuta
ya sevgili endonezyalılar ; bıktım artık saatimin kokmasından , biraz terlesem iğrenç bi koku oluşmaya başlıyor kordonu değiştirdim yine gitmedi ... başına gelen var mı yoksa bi ben mi rahatsız oluyorum bu kokudan ? yardımlarınızı ve tecrüblerinizi anlatmanız dileğiyle...cadılar bayramınız mübarek o
ya sevgili endonezyalılar ;

bıktım artık saatimin kokmasından , biraz terlesem iğrenç bi koku oluşmaya başlıyor kordonu değiştirdim yine gitmedi ... başına gelen var mı yoksa bi ben mi rahatsız oluyorum bu kokudan ? yardımlarınızı ve tecrüblerinizi anlatmanız dileğiyle...

cadılar bayramınız mübarek olsun ^^
0
busuta
(03.12.08)
nasıl bir saat bu? metal kokar mı? kordonu derken? o nasıl birşey? deri mi?
0
mea maxima culpa
(04.12.08)
saat lacoste , kordon kauçuk , ayrıca kullandığım saatlerde de aynı sorundan şikayetçiydim , bu arada gerçekten bi benim saatim mi kokuyo acep ?
0
🌸busuta
(04.12.08)
deri olsaydı kokması normaldi ama kauçuk kayışın kokması garip. bence aldığınız mağazaya götürüp durumu anlatın.
(Bu arada fedaialkolik'in cevabı nickiyle pek uyumlu olmuş:))
0
think martini
(04.12.08)
kordon dediğin bölüme kayış deniliyor olması lazım.

terliyorsunuz ve o terden dolayı kokuyor sanırım.

hava geçirgen özelliği olan özel kayışlar var, saatçiden onu alırsanız sorun azalır diye düşünüyorum.

benim cildim biraz gereksiz hassas olduğu için keşfettim, böyle altı delikli filan o kayışların. saat taktığımda hep iz yapardı, yara sivilce filan olurdu. şimdi kalmadı o sorunlar.

şimdi baktım saatin altına aero comfort yazıyor.

lacoste filan saatin havasını bozar ama kokmayı azaltır :))
0
mea maxima culpa
(04.12.08)
Bileklerine deodorant veya parfüm sık. Saatimin kordonu deri, biraz gevşek tutuyorum, arada da ileri geri kaydırıp havalandırıyorum. Eğer kordonu kan dolaşımını kesecek kadar sıkıyorsanız ve sabahtan akşama kadar aynı yerinde hava almadan duruyorsa tuzlasanız da kokar.
0
kimlanbu
(04.12.08)
kayistan degil, cildin ve saatin cildine temas eden kismindan kaynaklaniyodur muhtemelen. cildinin metale aerjisi varsa kuvvetle muhtemel kokuyu o yapiyodur, kayistan degildir. saatin arasina oje ya da tirnak cilasi surup oyle takin, gecme ihtimali yuksek.
0
polifonik osuruk
(04.12.08)
Kokunun nedeni ellerini yıkarken ya da suyla temas ettiğin her yerde saati çıkarmıyor oluşun, koku kordondan geliyorsa değiştir metal kısmından geliyorsa saatin kasası paslanmaz çelik olmayabilir, bir miktar havalandır kullanma, bu işlemlerden sonra kullanırken suya temas ettirmeden kullan.
0
rapper134
(04.12.08)
(15)

[TV][Yemekteyiz] Ekin'in Yaptığı Mücvere Esmer Kadın İğrenç Dedi Mi?

silhouette
Şu an yayınlanmakta olan Yemekteyiz bölümüne ara ara bakarken asıl olayı kaçırdım sanırım. Ya da "kötü gözüküyor" gibi geldi.Esmer (Şahika'ya benzeyen) kadın, "mücver İĞRENÇ gözüküyor" dedi mi?Teşekkürler :))
Şu an yayınlanmakta olan Yemekteyiz bölümüne ara ara bakarken asıl olayı kaçırdım sanırım. Ya da "kötü gözüküyor" gibi geldi.

Esmer (Şahika'ya benzeyen) kadın, "mücver İĞRENÇ gözüküyor" dedi mi?

Teşekkürler :))
0
silhouette
(03.12.08)
öyle bişey demedi.ama ikisinde de belirli bir mallık olduğuna kaniyim.
0
kurtulan adam
(03.12.08)
Bana da demedi gibi gelmişti de emin olmak istedim çünkü Ekin ciddi bir mesele çıkarttı basit olaydan. Teşekkürler.

Herkeste bir gariplik var zaten, özel seçim sanırım. Ekin tatlı bir kız gibiydi ama, hem her şeye konuşuyordu diğerlerinin günlerinde ve hem de yemek yapmayı pek bilmiyor gözüken :)
0
🌸silhouette
(03.12.08)
iğrenç demedi kötü bi görüntü olmuş başka tabağa koyup servis yapabilirsin dedi. götü büyük ekin de polim yaptı hiç yoktan.
0
yazbitmesinsipidikterlikdolabagirmesin
(04.12.08)
Ehehe evet size katılıyorum, özellikle panik halinde hazırlık yaparken daha bir dikkat çekiyordu koca popişi :)

O halde, söylenmemiş bir kelime üzerinden sesini yükseltip "haklı" pozlarına girmek istedi pis bir şekilde. Esmer kadını boşuna ağlattı yani, kötü...
0
🌸silhouette
(04.12.08)
görüntüsü iğrenç diye bir laf söyledi sanırım.

ilk etapta reddetti söylememiştim diye ama daha sonra bunun arkasında durdu ve kavga burdan çıktı.

ekin 78 kere "iğrenç diyemezsiniz" lafını kullandı, kadın demeseydi eğer konuşturmazdı bu kadar.

kadın ne kadar hassasmış ama ailesi konusunda, ben de ağladım kadın ağlarken. arkadaşlarımın evine gitmiyorum, onları da davet etmiyorum, bazen aileleri ile geliyorlar çünkü dedi.
0
mea maxima culpa
(04.12.08)
Sanıyorsunuz :)
Çok tekrar ediliyor, belki tekrarını yakalarım.

Evet Ekin çok üzerinde durdu ve esmer olan da kendini savundu AMA elini yüzünü yıkayıp geri geldiğinde "iğrenç dediğimi hatırlamıyorum" falan dedi galiba. Yani herhalde içeride düşündü "dedim mi demedim mi" gibisinden...

Yaprak Dökümü ile dönüşümlü izlediğimden ağlamasının nedenini kaçırdım. Anne-babasıyla ayrı mı büyümüş veya küçükken vefat mı etmişler orayı kaçırdım. Ama ağlamasına üzüldüm tabii. O yüzden sordum zaten, söylemediyse şayet Ekin kadını boşuna üzmüş oluyordu...
0
🌸silhouette
(04.12.08)
kadının anne babası ayrılmış ve kardeşleri ile çocuk esirgemede kalmışlar, epey sefalet çekmişler. sonradan iş-güç sahibi olmuş, evlenmiş filan, hatta tanıtımlarda çok kötü şeyler yaşadım ama yıkılmadım, moralimi bozmadım diyor ama demek içinde kalmış.

ekin ben bir yemeğe iğrenç denilmeyeceğini 5 yaşımda öğrendim demek ki siz aile kültürü almamışsınız, aileniz böyle değilmiş gibi bir laf etti.

kadına da aile ortamında büyümediği için bu laf koydu, sonradan dedi bana verilmeyen bir şeyi ben veremem, doğrudur aile kültürü almadım dedi.

şöyle oldu ekin dedi ki iğrenç diyemezsiniz, sibel demedim diye cevap verdi, sonra ekin dediniz iyi hatırlıyorum dedi, sonra sibel dikkat etmeden söylemişim o zaman, kötü göründüğünü kastetmiştim dedi.
0
mea maxima culpa
(04.12.08)
Evet o "... 5 yaşında öğrendim, ... aile kültürü almamışsınız" laflarını duydum. kadının ağlama ve "verilmeyen şeyi alamam" lafını da.

Anne baba ayrılma ve çocuk esirgeme kısımlarını duymamıştım. Bir de işte "iğrenç" kelimesini. Teşekkürler :)

Sonuçta önemli bir şey değil de "kadın boşa mı ağladı"yı çözmek istiyorum. Ben de buna takıldım :)
0
🌸silhouette
(04.12.08)
kadın evvelkisi gün hava atıyordu. ben evime misafir çağırmıyorum, efendim hem çalışıyorum hem çocuğum var,onunla ilgileniyorum filan.

meğer arkasında neler varmış. üzüldüm gerçekten.
0
mea maxima culpa
(04.12.08)
Evet "hiç misafir ağırlamam ben genelde"li bölümü de biraz izledim. O bölümde bu Ekin hafiften ukalalık sinyallerini veriyordu zaten. Ayva tatlısı yiyor. Yok bunda mayhoş bir tat var. "Ayva kızım o ayva" dedim de duyuramadım :)))

Eve misafir çağırma alışkanlığım yok derken hava atar gibi miydi kine? Öyle bir şey hatırlayamadım şimdi ama olabilir. Hepsi manyak bu yarışmaya çıkanların ehe :) Hoş kadının hikayesi ayrıymış, orası da ayrı...
0
🌸silhouette
(04.12.08)
Benim takıldığım olay sorudan da anlaşılacağı gibi "iğrenç" kelimesiydi ve çıkan tartışmanın "söylenmemiş bir kelime" üzerinden çıkıp çıkmadığıydı.

Kadının hikayesini zaten bilmiyordum, mea maxima culpa sayesinde öğrendim.

Ama siz diyorsanız ki "iğrenç" olayı da düzmece; öteki kötü diyecek, genç kız "iğrenç denmez yemeğe" dedikten sonra kavgayı büyütecek falan ve bunlar da bir senaryo gereği yapılacak; bu durumda da helal olsun diyorum hem oynayanlara hem de ekibe.

Ayrıca yarışmacılardan n adedinin oyuncu geçmişi olması TAMAMININ da oyuncu olduğunu kanıtlamıyor. Yarışma %100 düzmece dahi olsa, "alışveriş + yemek + çemkirme" olaylarını çok başarılı bir şekilde harmanlamış bir program bu Yemekteyiz.

Yani programın alışveriş ve yemek yapma aşaması bile mutfağı seven birçoklarının hoşuna gidiyor. Misal benim annem. Alışveriş ve hazırlık aşamasına bayılıyor. Oyuncu veya değil, umurunda dahi değil.

Yemekle arası iyi olmayan ablam dahi bu programı izleyip içinde geçen bazı tarifleri uyguluyorsa, kısmen işe yarar bir program olduğunu dahi söyleyebilirim.
0
🌸silhouette
(04.12.08)
özel bayram programı diye eski tipleri, yemek yapmayan naim'i çıkaracak olmaları ile gözümde bitmiştir yarışma.
0
allezz
(04.12.08)
Açıkçası Naim kim bilmiyorum :)
Çok sıkı takipçisi değilim ama biraz bakındığımda dahi hoşuma giden bölümleri oluyor. Hemen uyuz olabildiğim ve kazanmasını istemediğim tipler oluşuyor. Veya gerçekten eli yatkın gözüken tipler de. Unutmazsam da kimin kazandığı bilgisini sorup öğreniyorum falan :)

Gece yayınlanan tekrar bölümlerini izleyen Yemekteyiz-kolikler tanıyorum ama :)
0
🌸silhouette
(04.12.08)
yarışanların bir kısmının oyuncu olduğunu ben de yazmıştım zaten sözlükte.

çok sinir bozucu bir şey bu.

ancak yarışan oyuncu da olsa menüyü hazırlayıp, alışveriş yapıp ve bilmem kaç saat süresinde mutfakta yemek yapıyor. yani bu kısım gerçek. genelde çok komik oluyor. başkalarına durmadan çamur atan birisinin yemekleri rezil edip, mutfağı batırıp sonra aman işte bu kadar oluyormuş deyip kendilerini bir sandalyenin üstüne atmaları :))

naim gayet güzel yemek yapmıştı, hatta şu kadar haftadır kimsenin yapmadığını yaparak yaprak bile sarmıştı. marifetli adam :)
0
mea maxima culpa
(04.12.08)
Evet, o kısımların gerçek olduğu kesin ve zaten çokları tarafından beğenilen bölümler de onlar. Başkalarının bilinen veya bilinmeyen yemekleri nasıl, ne kadar sürede yaptığı, yapıp yapamadığı falan :)
0
🌸silhouette
(04.12.08)
(16)

ağlatmayan göz kalemi

supergirl
Hangi göz kalemini kullanırsam kullanayım gözüm yaşarıyor. Gözümü açamıyorum, o derece.Daha önce benzer şeyler sorulmuş ama tam cevap bulamadım. Bitkisel makyaj malzemesini nerede bulabilirim? Eczanelerde satılır mı? net üzerinden satış yapan yerler de olur.`id bare minerals` diye bir şey gördüm şim
Hangi göz kalemini kullanırsam kullanayım gözüm yaşarıyor. Gözümü açamıyorum, o derece.
Daha önce benzer şeyler sorulmuş ama tam cevap bulamadım. Bitkisel makyaj malzemesini nerede bulabilirim? Eczanelerde satılır mı? net üzerinden satış yapan yerler de olur.

id bare minerals diye bir şey gördüm şimdi, kullanan eden var mıdır? İşime yarar mı?
sonya diye bir şey buldum ama İzmir'de. Koskoca İstanbul'da neden olmasın diye düşündüm ve aklıma burası geldi. Bir de güvenemedim açıkcası.

Bu konudaki deneyimleriniz, fikirleriniz ve önerilerinizi paylaşırsanız sevinirim.
Makyaj malzemesi markası önermeyin, hepsi yakıyor gözümü. Artık ağlamak istemiyorum!
0
supergirl
(02.12.08)
göz kalemini göz kenarının iç kısmına mı sürüyorsunuz?
0
kobuzchu kiz
(02.12.08)
clinique ürünleri özellikle alerji yapmaz diye biliniyor, ben kalemini kullanmadım ama aklınızda bulunsun.
0
islakkedicorbasi
(02.12.08)
Evet iç kısmına sürüyorum. Ama dışına sürersem de olabiliyor ki çok hafif sürüyorum. Esasen normalde de çabuk yaşaran gözlerim var ama göz kalemi olunca bir de sigara dumanı gelmişse vay halime. Bir kere olsa neyse ama her zaman oluyor. Arkadaşlar alıştı artık direk üflemeye başlıyorlar.
Göz kalemi sürmek istiyorum ve bitkisel ürünlerin iyi geleceğini umuyorum.
0
🌸supergirl
(02.12.08)
göz kapağının içine sürmeyin :)
ciddyim, gözleri yaşarmayan insanlara da söylüyorum aynı şeyi, zararlı! dış kenara sürün mutlaka kalem kullanacaksanız.
0
kobuzchu kiz
(02.12.08)
@kobuzchu kiz: Haklısın ama öyle alıştık. Hem dediğim gibi dışına da sürsem yakıyor artık nasıl oluyorsa.

@snowflake: daha önce Amway marka olandan kullanmıştım. Çok fazla kullanma şansım olmadı ama o iyi gelmişti. Şimdi ondan satan da bulamıyorum. Hem mutlaka alternatifi vardır diye düşünüyorum.

Belki de kendimi kandırıyorum.
0
🌸supergirl
(02.12.08)
id bare minerals muhakkak ki istanbul'da satılıyor. hatta geçenlerde sözlükten bir arkadaş bu markayı kullandığını söylemişti bana.

benim size önereceğim böyle bir hassasiyetiniz, alerjiniz varsa kesinlikle makyaj malzemelerini denemeden almayın. tekin acar, sevil parfümeri gibi yerlerde bütün markalar var, hepsini deneyebilirsiniz. (bilmem artık belki de yaptınız bunu)

ikinci olarak kalem yerine eyeliner deneyebilirsiniz belki. eyelinerlar sıvı oluyor biliyorsunuz,fırça ile sürülüyor.

clinique markasının ismine ve ambalajına kanmayın. clinique orta kalite bir markadır. böyle bilimselmiş, diğer markalardan farklıymış gibi lanse ediliyor ama öyle değil. hatta eski zamanlarda ben bu markadan kullanarak cildimi epey bozmuştum.
0
mea maxima culpa
(02.12.08)
bitkisel ürün derken? ben anlamadım?

ama şunu tavsiye ederim: stila smudgepots. herkese tavsiye ederim. süper. tr'de satılıyor mu bilemiyorum, amazon'dan ısmarlanabilir, sephora'lara sorulabilir.
0
zkurmus
(03.12.08)
aynı durumda olan arkadaşım clinique aldığını, hiç sorun yaşamadığını söylemişti.
0
cereal killer
(03.12.08)
makyaj malzemelerinde de diğer bütün ticari mallarda olduğu gibi kalite yükseldikçe fiyat da yükseliyor, clinique'in fiyatları ve konumu belli. yani ismini klinik koymuşlar, uzmanları böyle beyaz önlük giyiniyor diye bu onu farklı yapmaz.

cilt bakımında daha kaliteli ve pahalı olan kaç tane marka var.
0
mea maxima culpa
(03.12.08)
kozmetik göz kalemleri yerine doğal sürmeleri tercih edebilirsiniz. çünkü onlar kimyasal maddelerden değil, yüzyıllardır doğal yolardan elde ediliyorlar. nereden bulabileceğiniz konusunda çok net bir fikrim yok ama sanırım küçük şişeler içinde esasnslar satan amcalarda bunlardan da vardır.
geçmiş olsun:)
0
bika
(03.12.08)
clinique'in her turlu urununu tavsiye ederim. benim gozlerimde alerji var, her turlu urununu gozlerim yasarmadan, akmadan, sismeden, kizarmadan kullanabiliyorum. yalniz goz icine surmeyin. sulandirmiyor olsa bile ice surmeyin, sonucta yabanci cisim ve kimyasal, gozlerimiz kiymetli organlar, hem disari surunce bence daha guzel oluyor.
0
santalagos
(03.12.08)
@bika: doğal sürme çok önce kullanmıştım. Güzel ama çantayı batırmakta üstüne tanımıyorum :) Aslında eyüp'e gidince alayım bir tane hakikaten.

Cevaplar için teşekkür ederim. Parfümeriye gidip deneteceğim. Clinique de bu kadar övüldüğüne göre mutlaka deneyeceğim. Ha bir de sürme alacağım evet :)
0
🌸supergirl
(03.12.08)
eyeliner?
0
mea maxima culpa
(04.12.08)
eyeliner da deneyeceğim evet ;)
0
🌸supergirl
(04.12.08)
deneyin. ben geçen gün ilk kez aldım. incecik bir fırçası var. biraz sürmesi maharet isteyen birşey ama alışılır.
0
mea maxima culpa
(04.12.08)
eyeliner göz içine hele de altına sürebileceğiniz bir şey değil ki! akar, en ufak yaşarmada simsiyah olursunuz! sadece göz kapağına sürebilirsiniz o yüzden, o da kaşımamak şartıyla...
0
bika
(04.12.08)
(6)

ekşi duyuru'ya noldu?

forumtrak
evet noldu? :(
evet noldu? :(
0
forumtrak
(02.12.08)
ekşisözlükten gelen yazarların nicki görünmedi,hepsi birbirinin yazdığı yazıları editleyebildi ve büyük geyik döndü.Sonra compumaster geldi son 24 saat içindeki tüm yazıları uçurup siteyi eski günlerine döndürdü.
0
huleyn
(02.12.08)
bir sey olmadi.
24 saat icindeki duyurular silindi.

teknik bir problem yasadi.
nazar boncugu oldu bu da.
0
la traviata
(02.12.08)
son 24 saate format atildi.
gune yeniden basliyoruz, herkes akillandi artik di mi.
0
ermanen
(02.12.08)
sitenin bi kosesine nazar boncugu resmi koysak ya :P
0
sanio
(02.12.08)
yav birkaç saat bilgisayar başından kalkıyoruz eğlenceyi kaçırıyoruz. oldu mu şimdi :)
0
mea maxima culpa
(02.12.08)
oturup uzun uzun ciddi ciddi yazdığımız cevaplar da gitmiş haliyle.
0
kibritsuyu
(03.12.08)
(13)

londra'da geçen filmler

deadstar
kıymetli sinemaseverler!`the bank job` gibi her yanı londra kokan filmler arıyorum. hem londralı hem the bank job gibi iyi film olursa da tadından yenmez.teşekkür ettim şimdiden.
kıymetli sinemaseverler!
the bank job gibi her yanı londra kokan filmler arıyorum. hem londralı hem the bank job gibi iyi film olursa da tadından yenmez.
teşekkür ettim şimdiden.
0
deadstar
(30.11.08)
(bkz: sweeney todd)
konusunu sever misiniz bilmem ama londra kokuyor bu da :) no place like london!
0
eruda
(30.11.08)
0
darkpower
(30.11.08)
v for vendetta :))

biraz fantastik oldu ama
0
mea maxima culpa
(30.11.08)
Büyük ihtimalle izlemişsinizdir ama, The Bank Job'un atası sayılabilecek 2 film:

Lock, Stock and Two Smoking Barrels (1998)
www.imdb.com

Snatch (2000)
www.imdb.com


Bir de Demi Moore ve Michael Caine'den:

Flawless (2007)
www.imdb.com
0
silhouette
(30.11.08)
ayrıca (bkz: love actually)
londra'da noel bu da
0
eruda
(30.11.08)
werewolf of london
0
submariner
(30.11.08)
vital
(30.11.08)
(bkz: children of men)
bu da 2027 londra'sında geçiyor.
0
weeping guitar
(30.11.08)
the prestige
0
ermanen
(30.11.08)
islakkedicorbasi
(01.12.08)
(bkz: brick lane)
0
vghost
(01.12.08)
dizi sherlock, türk sineması bonusu umut adası
0
miskin eniste
(23.05.12)
(bkz: forget me not)
0
limonlufiruze
(27.07.12)
(5)

ingilizce muhasebe kitabı

amarat
Merhaba, hali hazırda muhasebeciyim, ingilzice öğrenmek istiyorum.Bunun için bizde genel muhasebe kitabının benzeri olan ingilizce muhasebe kitabı hangisidir, nereden satın alınır.Misal boğaziçinde muhasebe dersinde, genel muhasebe, hangi kitap okutuluyor.Odtülüler de cevap verebilir.
Merhaba, hali hazırda muhasebeciyim, ingilzice öğrenmek istiyorum.Bunun için bizde genel muhasebe kitabının benzeri olan ingilizce muhasebe kitabı hangisidir, nereden satın alınır.

Misal boğaziçinde muhasebe dersinde, genel muhasebe, hangi kitap okutuluyor.Odtülüler de cevap verebilir.
0
amarat
(28.11.08)
Ayrıntıları ve kitap isimlerini bilemeyeceğim ama Boğaziçi Üniversitesinin Kuzey Kampüsünde kütüphanenin karşısında düşen binada kitapçı vardır. Bu kitapçıda okulda okutulan kitapların çoğu bulunabilir. Buraya gidip sorabilirsiniz. Kütüphaneye girip ordaki kitaplardan yararlanamazsınız ama bu kitapçının olduğu yere gidebilirsiniz.
0
mea maxima culpa
(28.11.08)
www.amazon.com

şu an boğaziçinde bu kitap okutuluyor, anlatımı falan kolay.

bir de kieso ve kimmel'in financial accounting kitabı var, o da iyidir. basit basit temelden anlatırlar her şeyi.

bu arada pandorada fiyatı 50 ytl civarında, amazon fiyatına bakıp korkmayınız. hoş 50 de çok ya neyse:))
0
susannah
(28.11.08)
Boğaziçi'nde 10 sene önce kitap falan okunmuyordu, hocanın notlarından giriyorduk, kağıtlarda örnekler falan dağıtmaktaydı.
0
sui
(28.11.08)
ben de Odtülü olarak ekleyeyim orda diğer üniversitelerdeki gibi ayrıntılı muhasebe ve hukuk dersleri yoktur, veya çok azdır. misal iktisat bölümünde 2. sınıfta introduction to financial accounting isimli bir ders almıştık, o kadar. o da adından anlaşılacağı gibi giriş dersi.

işletme bölümünde birkaç ders daha veriliyorlardı sanırım.
0
mea maxima culpa
(28.11.08)
hepinize teşekkürler, mea nın deidgi gibi yapıp üniversitenin karşısına gidecegim.hali hazırda mali müşavirim zaten, sadece ingilizce açısından bana fayda sağlaacagını düşündügümden dolayı istiyorum.
0
🌸amarat
(30.11.08)
(8)

karışan saçları aç(ama)mak

ymerdiveni
merhabalar. saçlarım şekil itibariyle fön çekilmişe yakın düz. ama `dorock` tı konserdi derken çok fena karışıyor. (bkz: headbang)açmaya uğraşırken de çok zorlanıyorum hem ters kalıyor hem de zor açılıyor ve çok fazla kopuyor. anneme havale ediyorum o da yoruluyor yarım bırakıyor. annem bi tane fıs
merhabalar.
saçlarım şekil itibariyle fön çekilmişe yakın düz. ama dorock tı konserdi derken çok fena karışıyor. (bkz: headbang)
açmaya uğraşırken de çok zorlanıyorum hem ters kalıyor hem de zor açılıyor ve çok fazla kopuyor. anneme havale ediyorum o da yoruluyor yarım bırakıyor. annem bi tane fıs fıs almış markası maxxel . onu sıkıyorum bazen çok bi değişiklik göremedim.
şimdi ne yapmam lazım ki böyle konserde monserde karıştığında kolayca açabileyim, annemi de uğraştırmıyayım. malum önümüz amon amarth konseri.1 haftada çözüm bulmak gerekiyor.

teşekkürler
0
ymerdiveni
(27.11.08)
düzenli saç kremi kullanımı..
0
neverending nightmare
(27.11.08)
şampuandan sonra saç kremi ama bu yetmez artı 7/24 saç bakım kremi, saçlarını tararken de kullanabilirsin bunu.
0
mea maxima culpa
(27.11.08)
karışınca yıkayıver. şampuanlıyken tara, açılır. düzenli kremleme fln uğraşmazsın herhalde.
0
girl in a coma
(27.11.08)
@neverending & mea maxima: hangi marka hangi çeşidi peki? bi de şu ne kadardır pahalı bişey midir 30 lira neyin olmasın ?
@girl in: şampuanlı da açılmıyor.
0
🌸ymerdiveni
(27.11.08)
3-5 ytl bişi..ben gliss kullanıyordum, iyiydi..pantene de olur..öyle ahım şahım şeylere gerek yok;)
0
neverending nightmare
(27.11.08)
kalıcı çözüm nasıl olur bilmiyorum ama elidor'un 7/24 kremleri var saçı biraz daha kayganlaştırıp daha rahat taranmasını sağlayabiliyor. bende de aynı sorunlar vardı kestirdim kurtuldum. :p konser sonrası ise 7/24'e abanıp saçları düzgünce tarayıp sonra yıkayabilirsin. istersen yıkama ama abandıktan sonra çok yağlı olur bu sefer de. :)
0
sanal uyku
(28.11.08)
pantene kullanıyorum ben, elidor'un da var. böyle minik şişelerde. fiyatları da 5-6 lira gibi bişi olsa gerek.

olayın şampuanla alakası yok. krem kullanmak gerekiyor. saçın türüne göre. sen de büyük bir markette veya kosmetikçide incele, olmadı tezgahtalara sor.

pahalı şeylere gerek yok. pantene ve elidor iyidir.

madem saçında böyle sorun var, muhakkak şampuandan sonra krem kullan. banyo bitti, saçını havlu ile kuruladın, ıslakken 7/24 kremi güzelcene kullan ve tara, ondan sonra kurut. güzelce tarandığını ve şekillendiğini göreceksin.

bunun dışında saçın kuruyken de taramadan önce kullanılabiliyor bunlar.

biraz reklam gibi oldu ama çok faydasını görüyor insan.
0
mea maxima culpa
(28.11.08)
sac kremleri aslinda o kadar da saglikli degillderdir
senin durumunda gercekten etkili bir cözüm olabilir ama iyi gercekten iyi durula
ne sampuani ne kremi sacina direkt dökme eline döküp uclardan sac dibine dogru kullan
sacinda kuruluga ve kepeklenmeye yol acabilir ayrıca kremi sacinda kremin üstünde yazandan her zaman 1-2 dakika az beklet
saclarina iyi davran
0
gdduman
(28.11.08)
(6)

saç yıkamak

banuolcay
her gün saç yıkamak saça zararlı mı? bilen?
her gün saç yıkamak saça zararlı mı? bilen?
0
banuolcay
(27.11.08)
saç dediğin meret bir alıştığı şeyi kolay kolay bırakmaz. bir müddet her gün yıkarsanız, artık sürekli her gün yıkanmak ister. aksi takdirde yağlanır. sırf bu yağlanma illetinden ötürü günde saçlarımı 2 kere yıkamaya başlamıştım. en sonunda daraldım ve kestirdim.
0
teritori
(27.11.08)
her gün yıkayan biri olarak söylemeliyim ki çok yorucu uğraştırıcı. zararına gelince, saç kendi yağıyla beslendiğinden saç kurulaşabilir, yıpranabilir, sağlıksız görünebilir/olabilir, parlaklığını kaybedebilir. hiçbir şey olmayabilir de. haftaiçi yıkanıyorsa en azından haftasonu dinlendirmek iyi olur.
0
girl in a coma
(27.11.08)
Saçının tipi de yıkama sıklığı konusunda önemli ama uzmanlar saçı her gün yıkamanın zararlı olduğunu söylüyorlar. Açıklamaları da gayet mantıklı; mesela yağlı saçı olanlar genelde çabuk yağlandığı için saçlarını her gün yıkıyorlar ancak aslında saç, o yağ ile besleniyor da. dolayısıyla her gün yıkamak saçın doğal yağıyla beslenmesine engel oluyor. En olmadı haftasonları dışarı çıkmıcaksanız yıkamayın diyorlar:)
0
think martini
(27.11.08)
zamanında cilt hastalıkları uzmanı doktorun söylediği üzere ben de sık yıkanmayı bıraktım. haftada 2 kere yıkıyorum.

ilk zamanlar alışması zor oluyor. ama bu daha sağlıklı gerçekten.
0
mea maxima culpa
(27.11.08)
ben hergün yıkıyorum malesef ve bazen özellikle de kışın bir işkenceye dönüşüyor. ama çok yağlandığı için de mecbur kalıyorum. bir dönem 1-2 ay boyunca gün aşırı yıkamayı denedim ama hala ikinci gün bildiğin yağlı saç ile dolaşıyordum. saçım gayet uzun ve hergün yıkamaktan ötürü hiç bir sorunla karşılaşmadım aksine daha parlak saçlara sahibim, ama dikkat etmeniz gereken bir husus var saç ürünlerinde bir seçici olmalısınız ve bakımını ihmal etmemelisiniz.
0
wish i could fly
(27.11.08)
bana da iki günde bir yıka saç alışır dediler ama yok, çok denedim, ancak yağlı saçla dolaşmaya alışıyor insan. Gerçi ona da alışamadım ben.
0
cy7
(28.11.08)
(4)

Noel ve yeni yıl temalı film & animasyonlar

neronas
Evet bu temalarda güzel film ve animasyon arıyorum. Tavsiyelerinizi esirgemeyin.
Evet bu temalarda güzel film ve animasyon arıyorum. Tavsiyelerinizi esirgemeyin.
0
neronas
(27.11.08)
deckard
(27.11.08)
the holiday
0
safepassage
(27.11.08)
mea maxima culpa
(27.11.08)
(5)

avrupa yakasında psikolog-psikiyatr

modo25
aslında soru başlıkta şöyle detaylandırayım:psikanalizle depresyon tedavisi yapcaka ilaç tedavisine sıcak bakmayan, bütçeye uygun bi drr arıorum, var mı bildiğiniz birileri?
aslında soru başlıkta şöyle detaylandırayım:psikanalizle depresyon tedavisi yapcaka ilaç tedavisine sıcak bakmayan, bütçeye uygun bi drr arıorum, var mı bildiğiniz birileri?
0
modo25
(26.11.08)
bütçe derken?
0
mea maxima culpa
(26.11.08)
ucuz.
0
mevta
(26.11.08)
işte o ucuz bütçeyi sordum ben? bir fikir verebiliriz belki. veya o paraya olmaz deriz
0
mea maxima culpa
(26.11.08)
en son geçen yıl ank da bi yere gittiğimde 50 ytl vermiştim o civarda olabilir mesela.
0
🌸modo25
(27.11.08)
piyasayı bilemiyorum. ama şimdi benim gittiğim psikolog var, normal ücreti 150 ytl, bana indirimli 120 lira.

50 lira biraz zor gibi
0
mea maxima culpa
(27.11.08)
(19)

orjinal evlenme teklifi

magic missile
uzun zamandır düşünüyorum fakat aklıma birşey gelmedi. ne yapsam da akılda kalabilecek bir teklif yapsam hatun kişiye? ne yapılır, ne edilir hiç bişeyden haberim yok. prosedürü var mıdır bu işin? yüzük almak lazım, bi onu biliyorum :) ama nasıl bir yüzük almak lazım onun hakında da bi fikrim yok.ayr
uzun zamandır düşünüyorum fakat aklıma birşey gelmedi. ne yapsam da akılda kalabilecek bir teklif yapsam hatun kişiye? ne yapılır, ne edilir hiç bişeyden haberim yok. prosedürü var mıdır bu işin? yüzük almak lazım, bi onu biliyorum :) ama nasıl bir yüzük almak lazım onun hakında da bi fikrim yok.

ayrıca istanbul içi (avrupa-anadolu farketmez) mekan önerilerinizi de bekliyorum.

bay ve bayan arkadaşlardan hayallerindeki evlenme teklifini, da kendi düşüncelerini veya tecrübelerini alabilirsem harika olur. her türlü fikre açığım. şimdiden teşekkürler.
0
magic missile
(25.11.08)
Karşındaki insana bakar. Ben tek taşa, pırlantaya, elmasa gıcık oluyorum misal, iğreniyorum teklifin değerinin taşın büyüklüğü ile ölçülmesi fikrinden.
0
sui
(25.11.08)
rakı balığa götür. ama rakı bardağının dibine atma yüzüğü, balığın içine koydurt ters köşe yap.
0
tai
(25.11.08)
yıldızların bol gözüktüğü bir yere gidin gecenin bir vakti. yıldızlardan konuyu açın ve ona bir tane yıldız seçmesini, o yıldızın ikinicin yıldızı olduğunu söyleyin. müstakbel eşiniz yıldızı seçtiğinde elinizle o yıldıza uzanın ve sanki onu yakalamış gibi yapın. bak yıldızı ayağına getirdim deyip avcunuzu açın ve yüzüğü gösterin.
0
deckard
(25.11.08)
bilmedigi bir dil ile cekilmis filmin altyazilarini degistir.senaryoyu oyle bir kurgula ki, filmin sonu sizin iliskinize ve evlenme teklifinize orjinalligi bozmadan baglanabilsin. mesela jeux d'enfants in sonunda cift sarilmadan onceki diyaloglari " evet o zaman X Y ile evlensin, evlenir mi ki?" gibi bir diyalog oldugunda, sen de yuzugu cikartip tak diye yengeye sunacaksin filan. biraz ucuk ama ise yarayabilir. he bu numarayi da burada ifsa ettik, artik eksi duyuru'dan hatun kaldirirsak kullanamayacagiz. ayrica sunlar var:

(bkz: en ucuk evlenme teklifi )
(bkz: evlenme teklif etme sekilleri)
0
comptrol
(25.11.08)
yemekteyiz programına katıl ve üzerinde "x benimle evlenir misin?" yazılı musakka yap mesela :)

şaka bi yana aklıma hep maliyetli romantik komedi fikirler geliyor:
billboard reklamı verebilirsin mesela. öyle bi noktaya vermeli ki birlikte gideceğiniz bi cafeden görünmeli falan mesela. veya sürekli okuduğu bi dergiye tam sayfa ilan verilebilir.
0
hayo
(25.11.08)
Eller havaya bir mekana gitmiştim. Yan masadaki eleman şampanya açtırdı, servisi yaparken sevgilisine yüzüklü kadeh verild, cümle aleme duyurdu. Böyle garipliklere ne gerek var yahu. onun yerine güzel bir ortamda gözlerinin içine bakarak ömrünü niye bu kadınla geçirmeye karar verdiğini içten bir şekilde anlatıp karşı tarafın gururunu okşa, hatta öyle konuş ki sevinçten ağlasın. O esnada da yüzüğü parmağına geçiriver. Evde kaldım ben, beni dinleme sen gene de...
0
kimlanbu
(25.11.08)
Bir de reddedilirsen ne yapabileceğini anlatayım. Kimdi tam hatırlamıyorum, bursada'da dere kenarında bir mekan var, eleman evlenme teklif etmek için kız arkadaşıyla bu mekana gidiyor ama o esnada kavga ediyorlar. Eleman yüzüğü çıkarıyor ve sana evlenme teklif edecektim diyor hatuna, hatun şokta. O esnada yüzüğü avcuna alıyor, kaşla göz arasında masadan kesme şekeri alıp elindeki yüzükle değiştiriyor ve. Artık seninle evlenmek istemiyorum diyip hatunun yüzük sandığı kesme şekeri dereye fırlatıyor. Hatun dereye atlayacakmış utanmasa. Bu da böyle bir anımdır.
0
kimlanbu
(25.11.08)
14 sene öncesinden bahsediyorum. felaket bir trafik. kornalar bangır bangır. acaip sıcak yapış yapış bir gün. ikimiz de uykusuzuz, ben bir dönem ödevi yetiştirmeye çalışıyorum, (üniv. 2. sınıf) sigara almak için sokağa çıkmışız. sokakta yürürken, şimdiki eşim, "evlenelim mi ya artık?" demişti. ben de "olmazsa boşanırız, tamam" demiştim. hala da çok çok aşık olduğum bir adam olduğu için, teklif türü farketmiyor, ne dersen de romantik ve unutulmaz olur diyorum.
0
zkurmus
(25.11.08)
@kimlanbu çok güzel yazmış. elim hemen şukela vermek için düğme aramaya başladı :)) sonra baktım duyurudayız. bu da böyle bir anım oldu.

evet. abartmaya sulandırmaya gerek yok. bence sessiz sakin ama kaliteli bir mekanda, böööle boğaz manzaralı filan da olabilir, samimi sözler eşliğinde teklif yap. onu ne kadar sevdiğini, beğendiğin özelliklerini filan anlat.

şimdi ben olsam böyle bişi isterim. ama kız arkadaşının karakterini bilemeyiz. o belki abartılı şeyleri filan sever.

önemli olan orda kendisini özel hissettirmen, sevildiğini hissettirmen, efendime söyleyeyim bir ömür boyu elele, omuz omuza herşeyi beraber göğüslemeyi istediğini hissettrmen. gerisi teferruat.

samimi ol yani. balonlar, bilbordlar senin bileceğin iş, ama baştan savma. iki dakikada geçiştirme. bilmem anlatabildim mi. yani böyle yapmış olmak için yapma.
0
mea maxima culpa
(25.11.08)
bi de bence bunu kalabalik icinde gerceklestirerek, millete govde gostesi yapmaya filan calisma. hatta hic kimse olmasin mumkunse.
0
comptrol
(25.11.08)
Gidin düşünün bişeyler. Buradan böyle okuduklarınızla ısmarlama teklif yapmayın. Çok samimiyetsiz.
0
386 dx
(25.11.08)
Kızın biri bana yapmıştı. Böyle masaya bir pasta koyuyor haytalar, bir de bıçak. Sonra "Benimle evlenir misin?" diyor. Ardından dünyanın en itici cümlesi: "Cevabın evetse pastayı kes, hayırsa beni kes." Sonuçta sadece ne yapacağını değil, ne yapmaması gerektiğini de bilmeli insan, ondan anlatıyorum.
P.S. Merak eden varsa, ben kızı kestim.
0
danimarkaprensi
(25.11.08)
Sorudan kopuyoruz ama ben evlilik teklifimi 8 sene kadar önce aldım, 5 senedir de evliyim, o dönemde bile çevremde öyle bir yüzük muhabbeti falan hatırlamıyorum. Tek taş meselesi son 3-4 senedir tavana vurdu, öyle ki taşın karatı kriter olmuş benim anladığım, "şu karatın altını kabul etmem" diyor kızlar. Ben de kendilerine oha diyorum.

Bence sakin sakin edin teklifinizi işte. Normal doğal böyle alengirli şeylere lüzum yok. Sizi seviyorsa her halukarda kabul eder, öyle hareket istiyorsa, yok efendim meselesi taşla metalleyse de etmezse etmesin. eah.
0
sui
(25.11.08)
evlenme teklif edecek kadar yakınsanız bu atraksiyonlara gerek yok ki. zaten farkındadır birşeylerin. güzelce söyleyin işte derdinizi olsun bitsin. yeni raconlar icat etmenin ne lüzumu var. bir de şu var ki sağlıklı ilişki zaten kendi kendine o noktaya gider. ben hangimizin teklif ettiğini bile hatırlamıyorum. yani diyeceğim o ki ilişkinizin doğal sonucu zaten evlilik gibi görünüyorsa mizansen hazırlamadan doğal bir şekilde söylemek yeter.
0
synick
(26.11.08)
şahsi fikrim: senaryolu evlilik teklifi hiç hoş değil. tamamen doğallıktan kopmuş, ölçülmüş biçilmiş, planlanmış bişey bana çok itici geliyor. ben şahsen asla öyle bir teklif almak istemem. hele başka insanları olaya dahil etmek, seyirci önünde böyle bir soru sormak kabus gibi. fakat şu var ki; kadınların büyük bir kısmı bu olaylara gerçekten bayılıyor. sevgilinizin de bu tip bir jesti beğeneceğini düşünüyorsanız yazın, oynayın ama her filmde gördüğümüz; restoranda yemek yerken bişeyin içinden yüzük çıkması olayını bence sakın yapmayın. bence önemli olan mekan veya diğer öğeler değil, kesinlikle kuracağınız cümlelerdir. güzelsözler.com dan alınmış gibi duran cümleler kurmayın, samimi olsun, içten ve size özgü olsun. evlilik teklifinde sürpriz faktörü bana biraz garip geliyor. konuyu açın, böyleyken böyle diyin, sorunuzu sorun. hiçbişeyin içinden de bişey fırlamasın, fişekler patlamasın, kanepenin altından ilkokul öğretmeniniz çıkmasın.
0
cereal killer
(26.11.08)
alaka gösterip cevap veren herkese çok teşekkür ederim. sizi yönlendirmeden sormaya dikkat etmiştim soruyu, düşünceleriniz bana doğru yolda olduğumu gösterdi. öyle reklam ederek yapılan bir teklif bana da çok ters açıkçası, kendi içimden gelecek olan cümleleri kullanmak kesinlikle en güzeli. hepinize teşekkür ederim.
0
🌸magic missile
(26.11.08)
Geçenlerde çok güzel bir evlenme teklifine şahit oldum, bunu sizlerle paylaşmak isterim.
Arkadaşım hediyeyarat sitesinden kişiye özel bir hediye şeçmiş bir AŞK FİLMİ yaptırmış.
Çok romantik bir evlilik teklifi sundu,yakın arkadaşları olarak hep beraber bizde canlı canlı bu evlilik teklifine şahit olmuş olduk.
Harikaydı bence evlenme teklifi etmek isteyenler böyle bir film yaptırabilirler. Kısaca özetlemek gerekirse film animasyon eşliğinde başlıyor,
fon müziğini kendileri belirlemiş.Taksim İstiklal cad.geçiyor. Sevdiğine söylemek istediklerini insanların dilinden söyletilmiş.
Bence EVET'ler havada uçuşsun...
0
as34
(11.05.12)
Geçenlerde çok güzel bir evlenme teklifine şahit oldum, bunu sizlerle paylaşmak isterim.
Arkadaşım hediyeyarat sitesinden kişiye özel bir hediye şeçmiş bir AŞK FİLMİ yaptırmış.
Çok romantik bir evlilik teklifi sundu,yakın arkadaşları olarak hep beraber bizde canlı canlı bu evlilik teklifine şahit olmuş olduk.
Harikaydı bence evlenme teklifi etmek isteyenler böyle bir film yaptırabilirler. Kısaca özetlemek gerekirse film animasyon eşliğinde başlıyor,
fon müziğini kendileri belirlemiş.Taksim İstiklal cad.geçiyor. Sevdiğine söylemek istediklerini insanların dilinden söyletilmiş.
Bence EVET'ler havada uçuşsun...
0
as34
(11.05.12)
Abooo, akşama eşimi boşuyoruz sayenizde. Biz "annemler çok gezmeyin laf söz oluyor diyor" sözüyle edilmiş gizil bir teklifti.

Ama şu yıldızlı teklif çok hoşuma gitti haa.
0
bitter cikolata
(11.05.12)
(5)

Kedi-Kedi-Kedi III

kahvegibi
Selamlar, küçük sıpayı (2,5 aylık) eve aldık. yalnız garip bir huyu var. emin olamıyoruz.bu kedi bizi bildiğin yalıyor. böyle kulağımızı dilliyor, yüzümüzü yalıyor, benim saçları yalayarak şekillendiriyor. en son sevgilimin bacak kıllarını yalayıp düzeltti. bu normal midir?ikincisi, bu kedi evde tek
Selamlar,

küçük sıpayı (2,5 aylık) eve aldık. yalnız garip bir huyu var. emin olamıyoruz.

bu kedi bizi bildiğin yalıyor. böyle kulağımızı dilliyor, yüzümüzü yalıyor, benim saçları yalayarak şekillendiriyor. en son sevgilimin bacak kıllarını yalayıp düzeltti.

bu normal midir?

ikincisi, bu kedi evde tek olduğundan ve annesi de olmadığından ben de onu yalamak istiyorum. bunun için de pütürlü bir kumaş bulup, biraz ıslatıp ben de onu yalar gibi yapmak istiyorum. Nasıl olur, anne sevgisi vermiş olur muyum? Olursa ne gibi bir kumaş önerirsiniz?

teşekkürler
0
kahvegibi
(25.11.08)
bizim kedi de yalardi oyle. bende arastirdim biraz. kedilerin agiz sivilari mikroplari ve bakterileri oldururmus. genelde temizlenmek icin kendilerini yalarlarmis. muhtemelen kendisine gore pis gordugu yerleri temizlemeye calisiyor. birakin kendi haline bi sure sonra birakir.
0
sanio
(25.11.08)
keşke benim kedim de beni yalasa (çok erotik bi cümle oldu ama :P) ben çok seviyorum kedinin yalamasını, hem tertemiz yapıo insanı..
+2.5 aylık kedi, artık yalamanıza gerek yok, anneleri onları daha 1 aylığa kadar falan yalayıp temizliolar, sizinki çoktan kendini temizlemeyi öğrenmiş, size geçmiş hatta :)
0
erostrada
(25.11.08)
valla kedilerin sizi yalaması sevginin en üst sınırdan gösterisidir. kolay kolay yapmazlar bunu. çok keyfi yerindeyse yapar :)

ne güzel sizi çok sevmiş demek ki.

bir de benim büyük kedim ilginç bir şekilde sabun, şampuan, parfüm kokusunu çok sever, bazen banyoda çıkınca filan bacaklarımı yalar :))
0
mea maxima culpa
(25.11.08)
kediyi yalamaayı deneme bence gereksiz olur :))) sevdiği için yalıyordur, oyun oynamak istiyordur.
0
likeinme
(25.11.08)
ahahah..
uykumun kaçtığı ve şu saatte bilgisayar başında olduğum bi anımda katıla katıla güldürdün ya beni tebrik ederim :))

ben de onu yalamak istiyorum ne demek ya :)) hiç gerek yok öyle bir şeye.. :)) sen gıdısını okşa,bol bol sev öp kokla yeter sevgi vermek için :)

bu yalama mevzuunu da bi arkadaş daha sormuştu buraya , ona yazdığımı tekrarlayayım..
kediler kendilerini temizlemek için yalarlar..seni ve eşini de sevmiş ki , sizi de kendinden bilip aklı sıra size bi güzellik yapıyor ,"gel bakayım ben seni bi güzeeeelce temizleyeyim" manasında.

endişelenecek bir şey yok , çok şeker bir huy bu :)
0
hickiran karasinek ve uyuyan karinca
(25.11.08)
(8)

korkuyorum, 3 gundur ayni ruyayi goruyorum

ruya
Normalde nerdeyse 10 senede bir ruya goren bir insan oldugum icin korkmaya basladim.. Uc gundur ust uste ayni ruyayi goruyorum. Cok guzel gozleri yesil bir oglum olmus. Yeni dogmus ama, boyle 1 yasindaki cocuklar kadar guzel. Hayatimda gordugum en guzel bebekti. Ben 28 yasinda bekar bir kadinim. Bu
Normalde nerdeyse 10 senede bir ruya goren bir insan oldugum icin korkmaya basladim.. Uc gundur ust uste ayni ruyayi goruyorum. Cok guzel gozleri yesil bir oglum olmus. Yeni dogmus ama, boyle 1 yasindaki cocuklar kadar guzel. Hayatimda gordugum en guzel bebekti. Ben 28 yasinda bekar bir kadinim. Bugune kadar hic asik olmadim, asktan yana pek bir umudum yok. Hemen sen evde kalmissin, etekleri yaniyor (turkce boyle diyoruz degil mi?) demeyin. Belki cevremden dolayi, belki avrupa’da buyudugum icin hic boyle hissetmedim, yani evlilik kaygisi cekmedim. Ama asik oldugum bir insandan cocugum olmasini hep istedim. Simdiye kadar boyle biri cikmadigi icin artik biraz umudumu kaybetmeye basliyorum. Acaba bu uc gundur ust uste gordugum ruya benim bu duruma cok mu taktigimi gosteriyor? Ben olursa olur olmazsa olmaz diye yasayip gidiyordum.. Bu kadar taktigimi sanmiyordum. Kendimden korkmaya basladim. Bir uzmana mi gorunsem?


(lutfen alay etmeyin, espirilerinizi kendinize saklayin)
0
ruya
(24.11.08)
Rüyalar genellikle semboliktir. Yani gördüğümüz rüyalar birebir aynı anlama gelmez. Çoğunluklar evrensel semboller söz konusu olduğu için Rüya Tabirleri kitapları çıkartılır ve buna göre yorum yapılır.

Ve Rüyalarda günlük olayları görebiliyorsak da, bir kısım düşüncelerimiz, bir kısım da bilnçaltımızla ilgilidir.

Böyle birebir aynı manaya gelen rüya görmeniz için ya medyumik bir yeteneğe sahip olmanız, ya da böyle senelerce kendinizi çok iyi inceleyip-çözerek olayı aşmış, bilinçaltınızı temizlemiş olmanız gerekir.

Bu sorununuza çözüm ararken bunu göz ardı etmeyin.

Atıyorum kafadan rüyada çocuğunun olmasını görmek büyük ihtimalle böyle kısmet filan geleceği ile ilgili olmalı.

Bunun yanısıra gerçekten de çocuk sahibi olmanızla ilgili olabilir. Ama ben buna az ihtimal veriyorum.

Etekleri tutuşmuş olacak o deyim de :))
0
mea maxima culpa
(24.11.08)
Çocuk sahibi olma arzunuz bilinçaltında yer ediyor ve rüyalarla dışa vuruyor olabilir. Bazı şeyleri kendinize itiraf etme zamanınız gelmiştir belki de? Genç bir bayanın güzel bir çocuk sahibi olmayı düşlemesi anormal bir durum değil.

Not: Etekleri tutuşmaktır onun doğrusu ama sizin yazdığınız da gayet yakın.
0
shangrilla
(24.11.08)
bence sorunuzu yazarken zaten ipuclarini kendiniz vermissiniz. belki kendinize disaridan bakamadiginizdan goremiyorsunuz. soyle bir ifade kullanmissiniz

"...Ben 28 yasinda bekar bir kadinim. Bugune kadar hic asik olmadim, asktan yana pek bir umudum yok..."

elbette ben uzman falan degilim ama bence siz de artik yasinizin gecmeye basladigini fark etmissiniz ve daha gec olmadan cocuk sahibi olmayi istiyorsunuz. bilincaltiniz kendince uyarilarini yapiyor.
0
darth maul
(24.11.08)
Tipik turk ailesi standarlarina gore belki yasim gecmis olabilir. Tamam cocuk sahibi olmak istiyorum, ama dogru (en azindan sevdigim) kisiyi bulmadan boyle bir sey yapmak bana deli sacmasi gibi geliyor. Tamam, daha gec olmadan cocuk sahibi olmak guzel olur.. Ama bu da marketten gidip almaya, istemekle olmuyor. Bazi insanlarin talihi yaver gitmiyor (insallah bu deyimi dogru yazmissimdir).

Ben bunlari farkindayim, kendime itiraf ediyorum. Ne yapabilirim? Cocuk sahibi olmak icin sadece aklima uyan bir evlilik yapmak istemiyorum.. Yani kalbim de istemeli.. Ama bazi seyler olmuyorsa olmuyordur, ne yapabilirim.. Kendimi uzmeye deger mi?

Hem talih kusu gelip basimiza kondu da biz mi kisladik? (burdaki "da" birlesik olmuyor degil mi?)
0
🌸ruya
(24.11.08)
bilmiyorum bu konuda fikriniz nedir ama bir baba olmadan da tüp bebek ile çocuk sahibi olabilme fırsatınız var. eğer korkunuz evlilik konusundaysa bunu da aklınızdan geçirebilirsiniz.
0
tom riddle
(24.11.08)
@tom riddle,

O bana cok bencilce geliyor..Tamam cocugum olsun, ama olacaksa guzel bir yuvasi olsun. Ben babasiz buyudum, cocuguma ayni seyleri yasatmak istemem. Onu yapacagima ileride olmazsa gider evlatlik alirim..
0
🌸ruya
(24.11.08)
evet o "da" ayri yazilir :)

tom riddle: yasadigimiz toplumu az cok biliyoruz. sence bu yolla anne olmus bir kadin bu toplumda rahat edebilir mi? su an icin o dediginiz cok erken.

ruya: benim kast ettigim "yasinizin gecmeye basladigi" biyolojik anne olma donemi icindi. yoksa birini sevmek, evlenmek icin gayet guzel bir yastasiniz. bence cok da sorun etmeyin, sirf evlenmek icin, anne olmak icin evlenmeyin. zamana birakin
0
darth maul
(24.11.08)
Rüya'nın şöyle de bir özelliği var; ilk defa gördüğünüz rüyayı daha önce onlarca kez gördüğünüzü zannedebilirsiniz. Bu 3 günde her rüya sonrası birilerine anlattınız mı bu olayı?

Dediğim olay da olmuş olabilir, siz sadece bahsi geçen 3. gün görmüşsünüzdür rüyayı ama o garip olay yüzünden önceki 2 gün de gördüğünüzü düşünebilirsiniz. Vakti zamanında bana da olmuştu ben de her hafta gördüğümü iddia etmiştim ama meğerse sadece sonuncu gördüğümdeki gerçekmiş. Ondan sonra da görmedim aynı rüyayı.
0
bitti
(25.11.08)
(15)

kendimden küçük kızlara ilgi duyuyorum

mustafa sandal
21 yaşında bir erkeğim ve kendimden küçük kızlara ilgi duyuyorum. eğer karşımdaki olgun gösteriyorsa 13-14 yaşa kadar ilgi duyduğum kızlar oluyor. (hüseyin üzmez ile bağdaştırmayın konuyu, kalbinizi kırarım) bu bazen sadece hayranlık olabiliyor çünkü aralarında hakikaten büyüdüğünde çok çok güzel ol
21 yaşında bir erkeğim ve kendimden küçük kızlara ilgi duyuyorum. eğer karşımdaki olgun gösteriyorsa 13-14 yaşa kadar ilgi duyduğum kızlar oluyor. (hüseyin üzmez ile bağdaştırmayın konuyu, kalbinizi kırarım) bu bazen sadece hayranlık olabiliyor çünkü aralarında hakikaten büyüdüğünde çok çok güzel olacağı belli olanlar var, bazen de (maalesef) cinsel ilgi olabiliyor. üniversitede okuyorum, sevgilim var cinsel açlık duymuyorum. yaklaşık 1,5 - 2 yıldır kızlarla adamakıllı ilişki kurabiliyorum. daha önce geçirdiğim yıllar bana boşmuş gibi geliyor, sanki biraz geç kaldım bu tür şeylere. sapık olma yolunda gitmiyorum değil mi? geçer mi? akranlarım hiç mi hiç çekici gelmiyor bana. şu anki sevgilim 17 yaşında ve elimden geldiğince sık sevgili değiştirmeye çalışıyorum. bu bir sorun mu?
0
mustafa sandal
(24.11.08)
evet ,gayet acık ve net bir sorun !
0
dodocan
(24.11.08)
geçer gider rahat olun. ne olursa olsun 13-14 yaşındaki kızlara , hatta 17nin altındakilere yanaşmayın yeter.
0
neronas
(24.11.08)
biraz da buyuklerini deneyin.. hem seneye de... neyse vazgectim, susuyorum.. :p
0
katafalk
(24.11.08)
Eğer bu durum seni rahatsız ediyorsa -ki etmeli- aynı yaşlarda kız kardeşinin olduğunu ve kendisinden büyüklerin, onun vücuduyla ilgilendiğini düşün derim.
0
rimednac
(24.11.08)
ortaokul yıllarında çok ilgi duyduğun, sevdiğin ama bu sevgini karşılıksız bırakan birisi olabilir mi? ve sen de bunu saplantıya dönüştürmüş olabilir misin? önceki yıllarını boşa geçirmiş olduğunu söylemenden çıkarıyorum bunları.
0
krasotkin
(24.11.08)
sevgili mustafa sandal, troll değilsen, açık ve net bir şekilde yazayım ki aklında yer etsin.

18 yaşından küçüklerle cinsel ilişkiye girmenin kanunlara aykırı olduğunu ve cezai uygulaması olduğunu biliyor muydun?
0
mea maxima culpa
(24.11.08)
dodocan, sorun olduğunu aslında biliyorum ancak çözüm önerileri beklemiştim ben.
want2die, evet savunulacak bir yanı olmadığını biliyorum ancak ne yapayım elimde değil, içgüdüler, hormonlar vs, engel olamıyorum.
mrtksn, yok yahu, o kadar da değil. saplantı haline gelmedi tabii ki de, içten içe bir şeyler oluyor ancak akranlarıma yöneliyorum tabi hep.
rimednac, biraz yüzeysel bir çözüm önerisi ama işe yarayabilir, teşekkürler.
krasotkin, muhtemelen. çok sayıda bu tür durumla karşılaştım. daha doğrusu karşılık alamamanın sebebi ilişki kurmak için hiçbir gayrette bulunmamamdı.
mea maxima culpa, troll'ün gerçek anlamı nedir bilmiyorum ama sözlükte kullanılan şekli ile ortalığı karıştıran, tabuları yıkmaya çalışan, milleti kızdırarak galeyana getiren kişi demek galiba. kesinlikle öyle bir amacım yok. sadece bir sorunumu paylaşıp çözüm önerileri almak istedim.

ayrıca, www.tbmm.gov.tr

"Reşit olmayanla cinsel ilişki

MADDE 104. - (1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikâyet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

sanırım burada 15 yaş diyor alt sınır için, yanlış anlamadıysam tabi. o da şikayet üzerine. 15 yaşından küçük biri ile beraber olmadım şu ana kadar, olmam da mümkün değil gibi görünüyor. 17 yaşında biri ile ilişkiye girmiştim en küçük.
0
🌸mustafa sandal
(24.11.08)
bu konuda şunları söyleyebilirim. işin cezai hukuki yönünü filan bırak. önce insani yönüne bak. şu anda 21 yaşındasın, 17 yaşında biri ile birlikte olman normal gibi görünebilir.

ama 31 yaşında olduğunu düşün. hatta 41 yaşında olduğunu düşün. o zaman 17 yaşında biri ile birlikte olmak normal olabilir mi?
eğer böyle yapmaya devam edersen, zamanla, güneydoğuda torunu yaşındaki kızlarla evlenen dedelerden farkın kalmayacak çünkü.
sorun aranızdaki yaş farkı da değil. kadın ve erkek arasında yaş farkı olabilir. 30 yaşındaki biriyle 60 yaşındaki biri de birlikte olabilir ama ikisi de yetişkin insanlardır.
sorun; sen yetişkin bir insanken, karşıdakinin henüz yetişkin olmaması ve hayatında doğru kararları verecek yaşa ulaşmamamış olması.

normal şartlarda üniversiteye giden bir insanın, 17 yaşındaki bir kızı çocuk olarak görmesi gerekir. her halükarda, hareketleri vs çocuk ve olgun olmayan nitelikte bulman lazım. çünkü bu yaşlar insanların en az olgun oldukları, en çalkantılı yaşları.

ve ayrıca 13-14'lü yaşlardan bahsediyorsun. bence durum tehlike arz ediyor.

bu tarz fikirler beynimize ekilen ayrık otları gibidir. eğer önlemini almazsan tüm benliğinizi sarar ve sonunda hem kendine hem de henüz hayatının baharında olan bir çocuğa (çocuk diyorum dikkat ettiysen) zarar verir.

lütfen bu sözlerimi yanlış anlamayın ve acilen bir psikiyatrla görüşün.
0
kahvegibi
(24.11.08)
17 yaşında birisine aşık olsan problem değil de, anlattığına göre sen hepsini elden geçirme niyetindesin. Evet bu bir sorun.

Ayrıca kızı sinirlendirdin diyelim, "bu bana şöyle şöyle yaptı" diye şikayette bulunursa kaba tabirle sıçarsın. Belki sonuçta paçayı kurtarırsın ama çekeceğin rezillik oldukça büyük olur.

Yaş farkı aslında çok da abartı değil, "alayını elden geçirmem lazım" yaklaşımından kurtulsan yeter.
0
kimlanbu
(24.11.08)
adamın götünden kal alırlar. seninki gibi kalp kırmazlar yani. sen daha 21 yaşında böyleysen, 30'unda lise önünde bekleyen adamlardan olursun. bak koskoca roman polanski bile topuklayıp fransa'ya kaçtı. seni kimse kurtaramaz yani. bir şikayete bakar, sonra doğru l tipine. orda da bir güzel rektal tuse yaparlar karşılama niyetine. neyse, gözün korkmuştur umarım. rahat bırak elin sübyanını.
0
arif
(24.11.08)
bu çok ciddi bir sorun. geçer gider, hevestir falan demeyin. zaten böyle bir hevesinizin olması bile yeterince sorundur. tedavi olmazsanız ileride dönüşeceğiniz şeyi hayal edin. umarım bu durumu ciddiye alır ve çözmek için bir şeyler yaparsınız.
0
cereal killer
(24.11.08)
hüseyin üzmez ile bağdaştırmayın diyorsun ama gidişin o gidiş.

tedavi olman gerekir, ama sorun şurada ki sen tedavi olmak istiyor musun? bu yaşadıkların sana normal geliyor ve gittikçe abartıyorsun.

elimden geldiğince sık sevgili değiştirmeye çalışıyorum lafına ne desem bilemiyorum. oha desem ayıp olacak.

ilerde hüseyin üzmez gibi olmak istemiyorsan tedavi ol derim. çünkü o adama da soru sorduklarında yaptığı ve yaşadığı şeyler çok normalmiş gibi anlatıyor. çünkü onun için bunlar normal :((

ha arkadaşlar biraz yazmışlar ben de biraz daha açıklayayım. tutmuş kanun maddesi filan kopyalamışsın ama olay öyle internetten kanun maddesi kopyalamaya benzemez. bir şekilde bu olaylar yüzünden tutuklanırsan cezaevinde ilk iş olarak seni (yani sübyancı olan seni) bir güzel şişlerler. gardiyanlar da göz yumar. kim vurduya gidersin. ya seni kimin öldürdüğü anlaşılamaz, ya da müebbetlik bir arkadaş bir sevaba girer.

cezaevinde bulunan bir arkadaşım anlattı ki cezaevinde gardiyanlar çok ciddi ve ayrıntılı bir şekilde gazeteleri okuyorlarmış, ve oraya gelen tutuklu ve mahkumun kim olduğunu-suçunu dakikasında çıkarıyorlarmış. cezaevi yönetimi saklasa bile bir şekilde açığa çıkar, yani saklayamazsın bunu.
0
mea maxima culpa
(25.11.08)
yahu bi düşün allah aşkına 17 yaşındaki kızın senin cinselliğini doyurmasını doğru buluyor musun sen neyseki şimdi 21 yaşındasın ama ya 30 u gecinde nolacak ha eğer diyosan 30 umda 26 lıklardan hoşlancam diyosan taam hiç sorun yok bence ama sorunun bu olduğunu sanmıyorum buraya yazdığına göre br sorunun olduğunu kabul etmişssin git yardım al
0
sleep may be the enemy
(25.11.08)
Valla bence de Hüseyin Üzmez'e doğru bir kayış var aman dikkat. İlla kendinden küçük kızlarla ilgilenicem diyorsan bunu kendinden en fazla 2-3 yaş küçük kızlara karşı yapsan iyi olur. O kadar küçük kızları boşver, düşünmemeye çalış, aklına başka şeyler getir. Bir gün kafan güzel olduğu bir zamanda Üzmezleşebilirsin, aman dikkat.
0
fedaialkolik
(26.11.08)
Lise son zamanları orta son olan bi kıza ilgi duyuyordum ama sadece beğeniydi hissettiğim. Şimdi kendimden çok utanıyorum, rahatlamak amacıyla bir iki arkadaşıma söylemiştim. Ama sadece bununla kaldı, çıktıklarım normal olarak kendimden ufaklar ama 13-14 nedir abi... Bunun ismi pedofili. Acil tedavi olmalısın bence. Her zaman söylerim bir çocuğa karşı cinsel ilgi duyarsam intihar ederim.
0
ruwm
(17.05.12)
(4)

Dexter'rın ilacı? :)

HATT0
Dexter'ın itinayla kullandığı şırıngasındaki ilaç gerçekçi midir? yani vücuda enjekte edilir edilmez neredeyse 1 sn içinde kişiyi hareketsiz bırakıyor, bu mümkün mü böyle bir ilaç var mıdır? Özellikle lila'daki örneği daha da ilginç, kadın konuşabiliyor ama hareket edemiyordu hatırladığım kadarıyla.
Dexter'ın itinayla kullandığı şırıngasındaki ilaç gerçekçi midir? yani vücuda enjekte edilir edilmez neredeyse 1 sn içinde kişiyi hareketsiz bırakıyor, bu mümkün mü böyle bir ilaç var mıdır? Özellikle lila'daki örneği daha da ilginç, kadın konuşabiliyor ama hareket edemiyordu hatırladığım kadarıyla.
Bir de Dexter Lila'yı koskoca Fransa da nasıl buldu şak diye? cnbc-e kesti mi arada bi bölümü acep?
0
HATT0
(24.11.08)
Deter'ın Lila'yı Fransa'da bulması değil de onu sanki kendi evindeymişcesine kolaylıkla öldürüp yoketmesi bence daha ilginç :))

cnbc-e'nin kestiğini sanmıyorum, çünkü nasıl bulduğu gösterilmiyor.
0
mea maxima culpa
(24.11.08)
ilacın adını bir(belki daha fazla) bölümde söylüyor, araştırıp gerçek olup olmadığını bulabilirsin. Lila'ya ise ilaç vermiyor, iğneyi omuriliğinde bir yere batırarak felç ediyor.
0
late viper
(24.11.08)
cnbc-e kesmedi orayi oncelikle.

sonralikla narkotik/anestezik ilaclar bunlar. hatta dexter'in kendi deyimi ile "tanqulizer". nasil yazildigini bilemiyorum tam olarak. fakatcanli ornek vermek gerekirse babam ameliyat oldugunda hastanede inim inim inlerken hemsire kataterden siringayi soktugu anda uyumustur. dizide boyundan yapilmasi muhtemelen omurilik ya da beyine daha yakin oldugu icin daha etkili olmaktadir. onu doktorlar daha verimli anlatabilir.
0
polifonik osuruk
(24.11.08)
Masuka'nın insan ticareti yapan çiftin boynundaki iğne izinden yola çıkarak ilacın adını söylediği bölüm 01x06 - Return to Sender.

M99 - Etorphine hydrochloride; morfinden, yakla$ık 1000 kat daha kuvvetli bir ilaç olup anestezi kullanılması, hareketsiz kalması gereken hastalarda veya vah$i hayvanların nakli esnasında kullanılır.
0
kirmizi baslikli kiz
(24.11.08)
(7)

Haslanmis sebzeler

ermanen
Cuma gunu brokoli ve bruksel lahanasi haslamistim, sonra altini kapattim ve iki gun oyle kaldilar tencerede. Bugun pazar (ciddi diyorum). Simdi yenir mi acaba bunlar, bir daha mi haslasam?
Cuma gunu brokoli ve bruksel lahanasi haslamistim, sonra altini kapattim ve iki gun oyle kaldilar tencerede. Bugun pazar (ciddi diyorum). Simdi yenir mi acaba bunlar, bir daha mi haslasam?
0
ermanen
(23.11.08)
e tamamen haşladıysanız gene haşlanamanıza gerek yok ki? yalnız bu sebzeler dışarıda kaldı mı pek dayanmıyor bi hallerine bakın. iki günde büyük ihtimal birşey olmamıştır ama.
0
alchoburn
(23.11.08)
galiba tam haslayamadim da, ust uste iki kere haslanabilir mi?
0
🌸ermanen
(23.11.08)
Haşlanır. Afiyet olsun.
0
paranormal
(23.11.08)
bozulmuştur o sebzeler.

mevsim kış dahi olsa haslanmış sebze 1 günden fazla dayanmaz. hele ki ağzı kapalı ise küflenmiş bile olabilir. buzdolabına koysaydın keşke :((
0
mea maxima culpa
(23.11.08)
mea yedim bile. olmem insallah.
0
🌸ermanen
(23.11.08)
yiyebildiysen iyi o zaman. iyice bir ısıtsaydın, ondan sonra yeseydin.

cesaret valla. tebrik ederim.
0
mea maxima culpa
(24.11.08)
tekrar haslayip yedim, baska malzemeler de karistirdim, 2 saat gecti ustunden birsey olmadi daha bakalim
0
🌸ermanen
(24.11.08)
(13)

Sürekli düşünmek sorun mudur?

witsound
ben sürekli düşünüyorum. otobüste, yolda yürürken, tuvalette, yemek yerken... hep düşünüyorum yha. bi kere de aha lan şu anda hiçbişey düşünmüyorum dediğim bir anı hatırlamam. 16 yaşındayım bu arada. 16 yıldır hiç böyle bir durum olmadı. arasıra da dingin olayım yha bembeyaz bir kağıt gibi olsun bey
ben sürekli düşünüyorum. otobüste, yolda yürürken, tuvalette, yemek yerken... hep düşünüyorum yha. bi kere de aha lan şu anda hiçbişey düşünmüyorum dediğim bir anı hatırlamam. 16 yaşındayım bu arada. 16 yıldır hiç böyle bir durum olmadı. arasıra da dingin olayım yha bembeyaz bir kağıt gibi olsun beynim.bu arada şunu da söyliyeyim, bu düşündüğüm konuyu düşünmeyi bırakmam ancak onu bir sonuca ulaştırmakla oluyor. ve o sonuç hep üzücü bir sonuç oluyor. bilinçaltım çok karamsar da ondan mı oluyor? sizin de beyniniz uyanık olduğunuz ve o sırada bir işe yoğunlaşmadığınız sürece fıldır fıldır mı? eğer öyleyse bu bir sorun mu? eğer sorunsa üstesinden gelinebilir mi? ergenlik bitince o da biter mi? of yha huzursuz oluyorum. şimdiden teşekkür ederim cevaplayan arkadaşlara. çözümü yazmasanız da sadece kendinizden örnek vermeniz de önemli benim için bu arada.
0
witsound
(23.11.08)
sakın sagopa kajmer dinlemeye başlama geri dönüşü olmayabilir ...( bkz: ben ) :D
0
busuta
(23.11.08)
ne düsündügüne bagli; sonuc olarak yas 16, alt kattaki komsu kizini düsünüyorsan sorun yok, tam kivamindasin :)
0
zeykur valekov
(23.11.08)
her seyin fazlasi zarar evladim.. (anneanne tadi yakaladim eheh.. :p)
0
katafalk
(23.11.08)
busuta@ çok geç maalesef.. :)
zeykur@ ip no sunu buluyosun anladım da, evimin adresini de mi :)

yha aslında tam da anlatamadım ben kendimi, bi arkadaşla hep siyaset konuşurduk biz. ama konu bambaşka yerlere gelirdi metafizik falan.. ve tıkanırdık, sonra "ee??" derdim. o da beni sustururdu. daha da kurcalama bundan sonra kafayı yersin artık diye, yhani düşünerek delirmekten de korkmuyor değilim.
0
🌸witsound
(23.11.08)
yha ßiraz dha turqhchè\'yhi dhushuN LutfèN
0
katafalk
(23.11.08)
beynini yoracak bir şey yoksa her zaman düşünürsün. okumuyorsan & çalışmıyorsan uyuyamazsın düşünmekten. en azından bana öyle oldu ta ki çalışana kadar. çalışınca zaten kafan yorgun eve dönüyorsun. aynı şekilde okuyorsan da geçeri bu.

okuyorum/çalışıyorum ama hala düşünüyorum diyorsan, neleri düşündüğünü düşün ne bileyim çözümü olabilicek şeyler mi, çözmeye çalış bunları.

@katafalk: ++rep terazine tıkladım
0
ymerdiveni
(23.11.08)
ben 23 yaşındayım. senin tabirinle fıldır fıldır bir şeyler var kafamda hep.önemli-önemsiz ne olursa olsun hiçbir şey düşünmediğim bir an yok gibi. ben de bir ara senin gibi kafayı takmıştım, lan alemin delisi ben miyim diye. ama iyi bir şey bence. boş kalmasından iyidir yani.

bir de şu uyarımı yanlış anlama da; bak 16 yaşında bir kardeşimizsin, şu "ya" yazacağın yerlerde "yha" yazma gözünü seveyim.
0
rectoa
(23.11.08)
o zaman felsefe diye bişey olmazdı.
0
deckard
(23.11.08)
düşüncelerini hayallerine ve mesleğine kaydırmaya çalış böylece hem zevk alırsın düşünmekten hemde mesleğinde seni bir adım öne taşır... şahsen kurtuluş yolu bulamadığım için ben bu şekilde kaydırdım düşüncelerimi ^^ ama güzel birşey cidden (: bide sagopayı bırakmaya çalış ... ( bkz : dediğimi yap yaptığımı yapma (: )
0
busuta
(23.11.08)
@rectoa evet ya şu anda hugo nun kendisinin ikramiye kazandığına inanan birine sarılması gibi sarılmak istiyorum sana. teşekkür ederim. (bir de, uyarını dikkate aldığıma emin ol. :) )
0
🌸witsound
(23.11.08)
@witsound kızma yazacağım şeye ama diyorsun ki 16 yaşındayım ne güzel hayatı ve hatta evreni çözmüştüm, şimdi ne oluyor?

daha neler olacak, neler. hayat hep çelişkiler ve değişimlerle doludur. insanın kafası hep karışır.

benim sana diyeceğim: dur daha ne gördün ki ve bekle daha neler göreceksin, neler yaşayacaksın. bu yaşadıkların hiçbir şey daha.
0
mea maxima culpa
(23.11.08)
biraz da ne düşündüğünle ilgili.Tehlikeli mi, gelecek-öss kaygısı mı? aşk-meşk mi? Senin yaşındayken geleceğini düşünen yaşıtlarım lise 1 de össye çalışmaya başladılar aşk-meşki düşünenlerden biri evlenmiş, okulu bırakmayı düşünen normal liseye geçti zar zor bitirmiş menajerlik yapıomuş (ne yazık ki her türlü pisliğe bulaşmış) ben de fenerbahçeyi düşünürdüm yaş olmuş 24 anne diploma bekler, haftaya vizeler ben kafamda beşiktaş maçına kadro kurmakla meşgulum.

Sanırım en önemli olan kendini keşfetmen.
0
chaud
(24.11.08)
günlük tutmayı dene. ben öyle yapıyorum. insan bazen kafasındakileri bir yere boşaltma ihtiyacı hissediyor. otur, kafanda ne varsa yaz. ciddi manada rahatlattığını söyleyebilirim.
0
gergedan55
(20.12.08)
(10)

sevgili miyopyalılar

againstthelife
bıktım artık bu gözlükten.lazer operasyonu yapayım diyorumiyi yapan kötü yapan var mıdır?riskleri nelerdir?duygusal rakam kaçlarda gezinir?bi söyleseniz, atsam gözlükleri...
bıktım artık bu gözlükten.
lazer operasyonu yapayım diyorum
iyi yapan kötü yapan var mıdır?
riskleri nelerdir?
duygusal rakam kaçlarda gezinir?

bi söyleseniz, atsam gözlükleri...
0
againstthelife
(23.11.08)
Göz doktorumla bu mevzuu görüşmüştüm ve bana söylediği şuydu: "İyi bir şey olsa kendim yapardım.". Adam hâlâ gözlük+lens ikilisiyle takılıyor ve yine geçenlerde bir TV programında laze ameliyatın aslında çok da tavsiye edilmediğini dinlemiştim. Türkiye'de çok yapıldığını ama, dünya genelinde o kadar yararlı kabul edilmediği söyleniyordu. Sonradan komplikasyonları mı çıkıyormuş, bir şey oluyormuş işte. Zaten Türkiye, bildiğim kadarıyla, lazer ameliyatı için en çok turist çeken ülke (bkz: tıp turizmi). Sebebi de bu olsa gerek.
Tavsiye etmiyorum.
0
nuage
(23.11.08)
1- her göz uygun degil
2- 0 lama garanti degil, hala miyop kalabilirsin.
3- Uzun süreli etkileri bilinmiyor.

45inden sonra presbiopia yüzünden okuma gözlügü takacaksin zaten, eger olmazsan okuma gözlügü takmayacaksin.
0
the man who hears deepest inquisitions
(23.11.08)
izmir'de özellikle bu alanla ilgilendim bir süre. şöyle söyleyebilirim, ameliyat ağrısız diye bir şey yok belli bir süre ağrıyabilir. ameliyattan sonra göz numaranızın "0" olacağına dair bir garantiniz asla yok. ameliyattan belli bir süre sonra tekrar numaranız artmaya başlayabilir ve kaç numaraya gidebileceğine kadar yapılmış bir araştırma yok. (çok yükselmiyormuş ama 1 1.5max diyorlar) iyi yapanı ve kötü yapanı elbette var izmir'deyseniz yardımcı olabilirim isim konusunda. risk ameliyat öncesi belirlendiği için gözünüz uygun değilse zaten yapılmıyor.

sadece nuage'ın dediği şeyi tekrar hatırlatırım. doktorlar kendileri gözlük takıyor. hatta ameliyat yapan bir çok doktor tanıyorum izmir'de çoğu gözlük kullanıyor. lens kullanan da var da bu estetik kaygılardan kaynaklanıyor. ama kendine operasyon yaptıran bir gözcüye denk gelmedim. belki ben rastlamamışımdır.
0
atrin
(23.11.08)
bu tip ameliyatlar %100 çözüm sağlamıyor. miyopun yanında astigmatın da varsa özellikle. lens kullanabilirsin. ilk başta zor gibi görünse de son derece rahat. tek yapman gereken temiz tutmak..
0
quinza
(23.11.08)
lazer ameliyatı savunan kimse çıkmamış. hayret. ben yaptırdım gayet memnunum 5 sene filan oldu galiba. görüş sıfırlandı.

doktorların ameliyata karşı olduğunu, lensi desteklediklerini yazmışsınız. ona bakarsanız lens'in de gözlere çok zararlı olduğunu söyleyen doktorlar var.

benim eniştem göz doktoru. o da lensin gözlere zararlı olduğunu ve bir süre sonra lens kullanamayacağımı söyledi. sonra babasının da rahatsızlığı için ameliyat yapan bir prof. doktorun ameliyatlarına girdi, adamın iyi ameliyat yaptığından emin oldu ve nerdeyse zorla lazer ameliyatı yaptırdı bana. sonuç olarak çok memnunum. :))

herkese tavsiye ederim. ama doktoru dikkatli seçmek lazım.

ayrıca lens iyidir diye doktorlara temkinle yaklaşın lütfen. çünkü (yine eniştemden biliyorum) doktorlar lensleri çok ucuza alıyorlar, sonra tuzlu bir şekilde bize kakalıyorlar. uzun bir süre pahalı pahalı lensleri aldım, sonra eniştem böyle bir yerde çalışmaya başlayıca feci ucuz bir fiyata aldık lensleri.

düşünün lütfen lazere bir kere para vereceksiniz bitecek. adam size bir ömür boyu lens kakalayıp zengin olacaksa neden başkasının yapacağı lazer ameliyatını desteklesin???
0
mea maxima culpa
(23.11.08)
4 e karşı 1
maxima baskın geldi bana göre.
açıklamaları makul mantıklı.
nevada da yaptığım araştırmaya göre lazer yaptıran on kişiden sadece birinin şikayeti vardı öyle oldu böyle oldu diye. diğer dokuzu on puan verdiler.
düşünmedeyim hala.
0
🌸againstthelife
(23.11.08)
bence baskin cikan sey maxima degil, "sizin sabit fikirliliginiz ve/veya zaten karari az cok vermis olmaniz" gibi geldi bana.

aciklanmayan bir kac seyi de ben ekliyim.
arkadasim dunya goz hastanesinde oldu 2008 baslarinda. 500 kusur ytl gibi bisey vermisti kampanya ile. simdi sanirim web sitelerinde yine yuzde 40 gibi bir indirim ifadesi var, direk telefonla da sorabilirsiniz.
gozluk kullanan doktorlar var bu isi yapan, gercek bu.

her operasyonun (goz ameliyati, bademcik ameliyati, o su bu..) riski var sonucta.
ama göz bu.. sakaya gelmez. gozlukle idare ederdim ben olsam (eger numaralari cok cok buyuk degilse)

siz de bir kac doktorla gorusun, belki farkli etkilerler sizi.
gecmis olsun.
0
la traviata
(23.11.08)
diyeceğim şu ki aman ucuza gitme, kampanyaymış filan dikkat et. istersen benim doktorumun ismini vereyim.
0
mea maxima culpa
(23.11.08)
ben 2,5 sene önce yaptırdım. pek memnunum, öneririm. ameliyat anı 15 dakika sürse de biraz korkutucu oluyor. ertesi gün acı çekiyorsunuz ama bir haftada toparlıyor.

biraz daha detay için (bkz: #9694811)

sorular içinse ben olabilirim evet.
0
trendkill
(23.11.08)
ben de 6 yıl önce yaptırdım, emrullah taşındı'ya, veni vidi göz merkezinde. 99'da babamın (496 dikiş) 2003'de benim başıma gelen retina yırtılması olayında emrullah bey beni kör olmaktan kurtarmıştı (sol gözümde 87 dikiş var). fiyatlarını bilmiyorum ama hep ödeme planları var, indirim oluyor vs vs.

benim sol göz topografisi zaten felaket olduğundan ameliyattan sonra, özellikle alacakaranlıkta, nep net (ha?) görme sorunu çektim, yaklaşık 6 ay sonra düzeldi.
0
zkurmus
(24.11.08)
(7)

[FACEBOOK] Ekleniyorum Muntazaman

ben de bir gun yazar olurum belki
merhabalar sevgili ekşiduyuru camiası.başıma son günlerde garip olaylar gelmeye başladı. böyle feysbukta selin, filiz, aslı, deniz gibi kızlar eklemeye başladım. hiçbirini tanımıyorum. zaten tanımadığım için de eklemiyorum ben. işte bakıyorum falan, hep böyle aynı üniversiteye gitmişiz, aynı liseye
merhabalar sevgili ekşiduyuru camiası.
başıma son günlerde garip olaylar gelmeye başladı. böyle feysbukta selin, filiz, aslı, deniz gibi kızlar eklemeye başladım. hiçbirini tanımıyorum. zaten tanımadığım için de eklemiyorum ben. işte bakıyorum falan, hep böyle aynı üniversiteye gitmişiz, aynı liseye gitmişiz gibi durumlar söz konusu. mesaj atıyorum "tanımıyorum" diye, cevap alamıyorum. şimdiye kadar 5 kere falan başıma geldi. bir de ortak arkadaşlarımız oluyor, liseden, üniversiteden falan. ama her seferinde farklı ortak arkadaşlar oluyor. belli ki o arkadaşlarım da "kimdir nedir" öğrenmek için eklemeye cevap vermişler.
şimdi şöyle bir teorim var bu konuda.bir zamanlar msn de de virüslü dosya falan yaymak için paso böyle kız msnleri ile sazan avına çıkıldığını hatırlıyorum. bu da ona benzemiyor mu sizce. beni şimdiye kadar ekleyenlerden sadece birinin profilinde foto vardı, o da belli ki internetten alınmıştı. o yüzden bu kişiler gerçek kişiler değil sanki.
iki sorum var şimdi:
1- sizin de başınıza geldi mi hiç böyle bişi? ne kadar organize acaba bu?
2- feysbukta virüs de yollanmıyor, o zaman ne istiyor bu adamlar. kişisel bilgi hırsızlığı mı?
0
ben de bir gun yazar olurum belki
(22.11.08)
dalga geçmek istiolardır..
bizim arkadaşların öyle hesapları vardı, milletle eğleniyorlardı..
0
erostrada
(22.11.08)
facebook varolan arkadaşlarımızla iletişime geçmemiz, bir şekilde eğlenmemiz için yapılmış bir site, ancak burda yurdumun abazanları hemen devreye girerek icq gibi kullanmaya başlamışlar. bu olabilir.
ikincisi dediğiniz gibi bilgi hırsızlığı olabilir. sonuçta e-maillerimiz, yaşımız başımız yazıyor (bu arada ben doğum yılımı kaldırdım, hiç değilse o bilinmesin) telefonunu yazanlar var falan filan.
0
mea maxima culpa
(22.11.08)
haftada bir - iki olmak üzere benim de başıma geliyor. arkadaş listesinde alakasız insanlar olan, benim üniversitemden mezun olmadığına bahsen gireceğim kişiler ekliyor -ki yaşları itibariyle de imkansız mezun olmuş olmaları- bir arkadaştan da duydum, 88 li çocuk liseden 95 te mezun diye yazıp, aynı sene mezun olduk ayağına eklemiş bu arkadaşı.

aptallık ve abazanlık bir arada.
0
sare
(22.11.08)
sahte oldugundan suphelendigimiz hesaplari facebook'a bildirebiliyoruz.
profilinin sol altinda report kismi var, usenmeyin buradan report gonderin. bircok kisiden report alinca hesaplari silinir.

benim teorim ise su: bu insanlar sahte profil hazirliyorlar, arkadasi az olan profilin sahte oldugu belli olacagi icinde tanimadiklari bircok kisiyi listelerine ekliyorlar. yani aslinda isleri ekledikleriyle degil baskasiyla, eklediklerini kendi inanilirliklarini arttirmak icin kullaniyorlar.
0
cench
(22.11.08)
bence birisi size kafayi takmis, bi sekilde hatunmus gibi yaklasmak istiyor, bi punduna getirip odunu verecek belinize. hani bulusalim ayagina falan. bence kesinlikle bu.
0
osuruklu
(22.11.08)
emin degilim ama tahribat.com'un elemanlari olabilir.
0
darth maul
(22.11.08)
hele az önce beni ekleme talebinde bulunan facebookda hepsi erkek sadece 16 tane arkadaşı olan bir kız eklerse daha da kıllanırsın. ve bu kız 28 ekim 2007'den beri facebookdaymış. güzel fotolar falan, istanbul üniversitesinde okuduğu iddiasında. kimsin soruma henüz yanıt vermedi.

napsam, facebook'a mı bildirsem.. merak da ettim şimdi.
0
vital
(23.11.08)
(8)

Yemekteyiz?

comptrol
Selamlar,Efendim bu yapimi izlemiyorum, zaten toplasan en fazla 10 dakika izlemisimdir. sozlukte bunun `lost` gibi fenomen olmasi nedendir? ne buluyor sozluk yazarlari bunda? kisaca cevap verirseniz cok sevinecegim. he gerci lost'u da izlemiyordum ama oyle iste...Tesekkurler
Selamlar,
Efendim bu yapimi izlemiyorum, zaten toplasan en fazla 10 dakika izlemisimdir. sozlukte bunun lost gibi fenomen olmasi nedendir? ne buluyor sozluk yazarlari bunda? kisaca cevap verirseniz cok sevinecegim. he gerci lost'u da izlemiyordum ama oyle iste...

Tesekkurler
0
comptrol
(21.11.08)
izleyerek malzeme ariyorlar sanirim.
bir de sinir oluyorlar ama sirf buna inat izliyorlar gibime geliyor benim.
0
trimpot
(21.11.08)
bence asıl olay yemek.

şöyle açıklayayım: benim annem de merakla izliyor bu programı. sebeplerinden birisi şu; onları yemek yaparken görünce annem de yemek yapmak için hevesli oluyormuş. sadece o da değil arkadaşları da böyleymiş. işin içine her zaman rating getiren tartışmalar da eklenince izlenen bir yarışma oluyor.

yani takip edilmesinin sebebi herkesin yemekler hakkında bir fikir sahibi olması ve yarışmacılar arasındaki gerginlikler bence.
0
rectoa
(21.11.08)
Yemekteyiz programının yemekle alakası yok ki :)

İzleyenler BBG tadında olduğu için izliyorlar yarışmayı. Entry'lerin tamamı kişilere yönelik. Yemeklerle alakası yok. Keza yarışmacılar da aynen yemeklerden çok birbirlerini yemekle ugraşıyorlar. Kısacası hâlen içimizden atamadığımız bir BBG ruhu var. Birilerinin hayatlarını gizli gizli izlemekten hunharca bir keyif alıyoruz.

Yemekteyiz programının tutma nedeni budur.
0
ataturkiye
(21.11.08)
Sevgili comptrol,
Ben neden izlediğimi söyleyeyim: Gülmek için. Gerçekten gülmek için izliyorum. Genelde gergin havada ilerleyen bölümler olunca izlemekten kaçınıyorum. Zaten şu aralar da programdan soğumuş vaziyetteyim. Habire gerginlik olunca, beni baydı. Sıkılıyorum izlerken.
Yemek memek bahane kısacası. Ben yemekten zerre kadar anlamam.
0
nuage
(21.11.08)
televizyondan nefret ederim, sırf bu program için 17'de tv başında oluyorum..
kendimi baz alaraktan cevaplayayım..

bi kere doğal..
pazartesi günü elemanların hepsinin üzerindeki çekingenliği, hareket etmede zorlukları görebilirsiniz.. onca yapay şey izledikten sonra sadece bunu görmek bile iyi geliyor..

yemek falan bahane.. aynı şekilde mesela bi heykel yapma yarışması olsa, diğer tüm format aynı olsa yine tutardı bu.. yemek sadece ortak nokta.. bbg gibi başı boş değil bunlar.. yoksa sen 5 yıldızlı şefi getir yemek yaptır, nika hatunu 3'ten fazla verirse firefox'u yirim..

muhabbeti nedense sarıyor adamı.. yarışmacıları özellikle ve çok başarılı bir şekilde çok farklı karakterlerde seçiyolar.. biri ak diyosa biri kara diyor, diğeri gri derken birinin fikri bile yok, diğeri gökkuşağı.. bu da acayip bi sohbet ortamı yaratıyor, komik de oluyor felç edici cinsten sinir bozucu da..

ekrana kazandırıp kazandırabileceği en süper insan, tahmin edilebileceği üzre, hasan bey oluyor.. en güzel 5 günümü geçirdim desem hayat yönünden fakir bi insan gibin gözükücem sanırsam, ama ben bi daha geçen haftaki 5 bölüm gibi bi şey izleyemem televizyonda..

izlemediyseniz bi-iki bölümünü izleyin, sosyal tespit yapma yeteneği geliştirmekten değişik yemekler öğrenmeye kadar faydası var..

bi de o naim ne yavşak herif lan..
0
thefalloftekin
(21.11.08)
çünkü çok komik. toplasan 10 dakika izleyerek birşey anlaşılmıyor kusura bakmayın.
bu arada ben lost'u toplasanız 10dk izledim ve bir daha da izlemedim buyrun? ve çokafedersiniz bok gibi dizi olarak nitelendiriyorum. birileri adaya düşmüş. koş babam koş biri kovalıyor garip garip şeyler oluyor. anlamayıp kapatmıştım. gayette ciddiyim.
sonuçta 10 dakika izleyerek bu kanıya vardım ben lost için.
benzer bir kanıda sizden geliyor yemekteyiz isimli absürt program için.
0
winsome
(22.11.08)
alışveriş bölümü başka, yemek hazırlama bölümü başka, yemek bölümü başka, puanlama bölümü başka güzel.

bbg tadında olmasının yanısıra yarışma konusunun "yemek" olması programı daha çok izlettiriyor. yemekle ilgili herşey her zaman dikkati çeker. genelde herkes de en iyi yemeği kendisinin yaptığını iddia eder filan. aile içinde olsun, misafirliğe gidince olsun, lokantaya gidince olsun yemekleri hep eleştiririz. şöyle olaydı da böyle olaydı deriz.

bu tip yarışmalarda her zaman olduğu gibi yarışmacı seçimi çok önemli. yani hasan amcayı bulup seçen ve o grubun içine koyan prodüksiyonu tebrik etmek lazım.
0
mea maxima culpa
(22.11.08)
sagolunuz arkadaslar cevaplariniz icin, yarindan tezi yok ben de izliyorum bu programi :)
0
🌸comptrol
(22.11.08)
(3)

doğumgünü (hediye diil)

erostrada
istanbullu!şimdi bugün benim doğumgünüm, yok hayır reklam yapmak için değil, bi şeyi meraktan söylüyorum..eskiden mesela tatilya'ya doğumgünü çocuğu beleş giriodu, bazı barlar bahçeler giriş ücreti almıodu falan,benim bu şekilde yapabileceğim neler var şimdi?seneye kadar beklemeyelim..
istanbullu!
şimdi bugün benim doğumgünüm, yok hayır reklam yapmak için değil, bi şeyi meraktan söylüyorum..
eskiden mesela tatilya'ya doğumgünü çocuğu beleş giriodu, bazı barlar bahçeler giriş ücreti almıodu falan,
benim bu şekilde yapabileceğim neler var şimdi?seneye kadar beklemeyelim..
0
erostrada
(21.11.08)
body shop'un kartını alınca doğumgününde %25 indirim oluyordu...
0
kahvegibi
(21.11.08)
@kahvegibi body shop 2009'a kadar yeni kart vermiyor.
0
quasiromantic
(21.11.08)
yves rocher 2 senedir müşteri kartı olanlara doğumgününde kolye gibi bir hediye artı bir seferliğine bir ürün aldığında aynısından bedava gibi bir güzellik yapıyor.

misal banyom bu sayede yarı fiyatına alınmış çeşit çeşit duş jeli dolu :))

yılbaşında filan da bu şekilde olmasa da indirimli promosyonlar oluyor. siz de şimdiden bir kart alın, gelecek sene yararlanırsınız hiç değilse diyorum.
0
mea maxima culpa
(21.11.08)
(3)

2 aydır aynı iş

quinza
Müdürüm yaklaşık 2 - 2,5 ay önce bi iş verdi, bazı firmaların finansal bilgilerinin araştırılmasına ilişkin..2000e yakın firma var ve yarısından fazlasının bilgilerini buldum. ama eksikler de çok tabi. dediğim gibi 2 aydır bu iş bana geri dönüp duruyo, bulamıyorum sonuçta bazı firmaların web sitesi
Müdürüm yaklaşık 2 - 2,5 ay önce bi iş verdi, bazı firmaların finansal bilgilerinin araştırılmasına ilişkin..2000e yakın firma var ve yarısından fazlasının bilgilerini buldum. ama eksikler de çok tabi. dediğim gibi 2 aydır bu iş bana geri dönüp duruyo, bulamıyorum sonuçta bazı firmaların web sitesi bile yok.. bir de bazı finansal kurumların sitelerini inceledim, yine bulabildiklerimi yazdım ama siteler devamlı güncellendiği için benim bulamadım deyip boş bıraktığım firmaların bilgileri de ekleniyor, o siteler güncellenince bu sefer benim listemde boş kaldığı için çalışmayı atlayarak ve eksik yapıyormuşum gibi gözüküyor..benim çalışmayı yaptığım zamanda bu bilgilerin yeralmadığını sonradan güncellenmiş olabileceğini müdürüme söylemeli miyim? başka daha bir sürü işim var ve bu çalışmayı yapmak bir o kadar daha zaman istiyor. aynı şeyi devamlı bikez bikez daha yapmaktan çok sıkıldım..firmaları arasam diyorum herkes finansal bilgilerini şak diye vermez ki..uff ne yapsam??
0
quinza
(20.11.08)
bunlara kafa yormak durumunda olan sen değilsin, müdürün. tamamladığın işi kendisine ver, durumu da anlat. daha iyi bir iş yöntemi varsa zaten bunu müdür olarak düşünmesi gereken kendisidir.
0
desdinova
(20.11.08)
@want2die, ya hem dediğin gibi, bi de kendimi kötü hissediyorum şimdi yine baştan aşağı yaptığım şeyleri tekrar yapmak zorundayım.sonuçlanan bişey yok ortada asıl sıkıcı olan bu..

p.s. kızım ama olsun, sağol:)
0
🌸quinza
(20.11.08)
@quinza akademik bir yazı yazarken kaynak olarak internetten bir şeyleri referans veriyorsan dipnotta o yazıyı bulup da kullandığın tarihi yazmak zorundasın. mesela www.ekşisözlük.ekşiduyuru.htm sayfası, erişim tarihi 20 Kasım 2008 gibi.

sen de ciddi bir iş yapıyorsan bu şekilde yapmalısın. o şekilde bir dipnot koy ki hem ciddi olsun, hem de dediğin gibi müdür vb bu çocuk bu işi sallamış demesinler.
0
mea maxima culpa
(20.11.08)
(4)

ingilizce özel ders fiyatları ne civarda bu devirde?

24th fret
alan, veren, bir bilgisi olan var mı?piyasa kaçtan açılıyor, kaça kadar çıkıyor? Çeşitli faktörlere göre fiyatların epey değiştiğine eminim, ama genel bir bilgi olması açısından soruyorum. Şimdiden teşekkürler.
alan, veren, bir bilgisi olan var mı?

piyasa kaçtan açılıyor, kaça kadar çıkıyor? Çeşitli faktörlere göre fiyatların epey değiştiğine eminim, ama genel bir bilgi olması açısından soruyorum. Şimdiden teşekkürler.
0
24th fret
(20.11.08)
kısa bir süre önce ben sormuştum. cevaplar işine yarayabilir.

(git: 40800)
0
mea maxima culpa
(20.11.08)
oha 10 milyona verilen dersten gelecek hayrı merak ettim doğrusu. :)

teşekkürler. sanırım 2 saati 60 milyona rahatlıkla ders verebilirim bu durumda. daha fazla istemeye utanırım. :)
0
🌸24th fret
(20.11.08)
işte bu üniversite öğrencilerinin ne iş olsa yaparım abi tipi işlerinden. dediğin gibi nasıl bir hayır gelir ben de bilemiyorum. o paraya ders verdirenler düşünmeli bence.
0
mea maxima culpa
(21.11.08)
2 saati 60tan ogrenci bulmanız cok rahat olabilir. fiyatlar biraz, herkes ne kakalayabilirse şeklinde işliyor cunku. benim bir tanıdıgım 14-15 yasındaki cocuguna sırf "bogaziciliden" diye saati 250 ytlden ders aldırıyordu gecen sene, ögrenince deli misiniz divane misiniz diyerek durdurduk, baskasının ekmegine mani olduk ama insanlar iceriğine bilmediklerinden aman bi faydası olur diye sacma sapan şeylere inanabiliyor.

bence biraz adamına gore muamele yapmak kacınılmaz olmakla birlikte, fiyatı calısacagınız kesime göre ayarlamak daha dogru bir yaklaşım. Yetişkinlerle calısacaksanız daha yuksek, cocuklarla örnegin ödeve yardım olarak ders verecekseniz cok daha dusuk, sadece konusma dersi verecekseniz daha makul bir fiyat ayarlamak iyidir.

kaldı ki saati 60'a bile (callısacagınız bolgeye gore) ogrenci bulmanız kolay olur bence.
0
sopiro
(21.11.08)
(9)

Spor/ Yemek/ İçmek Ne Zaman?

think martini
Spordan önce mi yemek yemek lazım, spordan sonra mı? Akşam gidebiliyorum spora anca, onda da akşam yemeğini hangi araya sıkıştırıcağımı ve ne yiyeceğimi şaşırdım:( Bir de portakal suyu içme konusunda da aynı soruyu sormak istiyorum. Spora başlamadan önce enerji olsun diye mi içmek gerekir yoksa spor
Spordan önce mi yemek yemek lazım, spordan sonra mı? Akşam gidebiliyorum spora anca, onda da akşam yemeğini hangi araya sıkıştırıcağımı ve ne yiyeceğimi şaşırdım:(
Bir de portakal suyu içme konusunda da aynı soruyu sormak istiyorum. Spora başlamadan önce enerji olsun diye mi içmek gerekir yoksa spordan sonra mı içilir? Öncesi daha mantıklı geliyor ama bir de sizin fikrinizi alıyım dedim.
0
think martini
(19.11.08)
genelde metabolizmaya bağlı fakat spordan 1-2 saat önce karbonhidrat ağırlıklı yiyip spordan 1 saat sonra falanda protein ağırlıklı yemek en dogrusu olacaktır diye düşünüyorum. çünkü karbonhidrattır çabuk yakılır spor vesilesiyle çalışan ve yırtılan kasların içini doldurmak içinde yapı taşımız olan protein yemek fevkalade mantıklı geliyor.
0
onlygodjudgeme
(19.11.08)
spordan sonra yiyin her zaman.spora da çok aç karnına gitmeyin düşer bayılırsınız.ayarlayın işte :)
0
szqnn
(20.11.08)
bir animla cevap vereyim:

lisede hentbol takimindayiz. maci sabahin korune koymuslar, saha da karsida... kahvalti hak getire. yolda arkadasla kiymali borek aldik. maca iki saat vardi. macta bayagi bi goz goze gelip kusma hareketi yaptik sonra.

spordan iki/uc saat once hazmi kolay enerjisi bol (= makarna) gida alin... sonra da ne yerseniz yiyin.
0
no avalon
(20.11.08)
spora ve spor yapmandaki amaca gore degisir, ama en genel haliyle soylemek gerekirse spordan en az yarim saat once, hafif ve araliklarla ye, spordan sonra daha iyi yiyebilirsin.. portakal suyu da farketmez bana gore.
0
ermanen
(20.11.08)
öncelikle aç ya da tok karna spor yapmak tavsiye edilmez bu kişiyi tamamen negatif yönde etkileyen faktörlerin başında gelir. spordan ya da müsabakadan 2.5 ile 3.5 saat önce yemek yenmesi tavsiye edilmektedir. kişisel değişkenler ve spor branşına göre ufak farklılıklar olsa da bu genel itibariyla böyledir. yani yemeğinizi sindirmiş olarak spora başlamalısınız.
yapacağınız spora yönelik yemeğin içeriği değişebilir, bu ayrıntılı bir konudur çok fazla değinmiyorum. sadece glikojen depolarınızın doygunluğu açısından karbonhidrat içeren(makarna, haşlanmış patates, pirinç pilavı, vb.) besinlere ağırlık vermeniz performansınıza olumlu etki yapar onu söyleyeyim.

bunun dışında sporda sıvı alımı performansı çok kısa sürede pozitif ya da negatif yönde etkileyebildiği için önemli bir konudur. siz spor yapmıyorken bile gün içinde alacağınız sıvı miktarı sizin yapacağınız egzersize/spora etkide bulunacaktır. bunun yanı sıra antrenman yada egzersizinizden 1 saat önceye kadar içebildiğiniz kadar su tüketebilirsiniz. egzersiz sırasında da sizi rahatsız etmeyecek şekilde 15-20 dakika aralıklarla küçük bir pet şişenin yarısı ya da 1/3'i kadar su alabilirsiniz. eskilerde öğretildiği üzere müsabaka ya da spor sırasında su alınmaz zırvasının yanlışlığına burada değinmeden geçmeyeceğim. sakın sıvı almaktan çekinmeyin, aksini söyleyenleri de budaklı meşe odunuyla kovalayın efendim.
portakal suyu yazmışsınız öyleyse sıvının içeriğini es geçmeyeyim. öncelikle egzersiz öncesi ve sırasında gazlı içeceklerden uzak kalmayı tercih edin. bunun yanı sıra ayrıntı ama önemli bir konu (teknik detaya girmeden anlatmaya çalışacağım) eğer su harici sıvı almak istiyorsanız aldığınız sıvının şeker oranının çok fazla olmamasına dikkat edin. bu emilimde sorunlar yaratacağı gibi ihtiyacınız olan bileşenleri almanıza da çok yardımcı olmayacak belki de dehidrasyona sebep verebilecektir. siz en iyisimi suyu ya da ağır egzersiz yapıyorsanız piyasada güvenirliliği kanıtlanmış sporcu içeceklerini kullanın. konuya vakıfım diyorsanız kendi sporcu içeceğinizi de hazırlayabilirsiniz tabi..
0
o ben degilim
(20.11.08)
spordan sonra bildiğim kadarıyla mineral (ve belki vitamin) kaybı olurmuş.Portakal suyu onu gidermek için spordan biraz sonra içilebilir.
Önce hele bi duşunuzu alın tabi
0
natnan
(20.11.08)
spordan önce bir meyve artı meyve suyu ve su iyidir. enerji verir.

başka şeyler yerseniz rahatsız ediyor. (yapacağınız sporun zorluğuna göre bu değişir tabii) ağırlık yapıyor mideye, bir de gaz yapabiliyor. oysa meyvenin hazmı kolay ve ağırlık yapmıyor.
0
mea maxima culpa
(20.11.08)
Öncelikle verilen cevaplar için çok teşekkürler:) buradan şu sonuca vardım ki spordan birkaç saat önce karbonhidrat almak lazım, spordan sonra da belki salata ve ızagara et filan mı? Bir de şu soru takıldı aklıma; spordan önce karbonhidrat alıcaksam öğle yemeğinde almamak daha mantıklı değil mi? Yani spordan önce makarna yiyeceksem öğle öğününde salata filan yiyip günde iki defa karbonhidrat tüketmemiş olmak daha doğru galiba değil mi?
0
🌸think martini
(20.11.08)
portakal suyu fruktoz içerir. spor sonrası için yeterince yüksek bir glisemik indeksi yoktur. üzüm suyu tercih et.
fruktozun zararı yavaş kana karışmasına rağmen hala şeker olduğu için kas glikojenine çevrilemeyen kısmının sana yağ olarak dönmesi.
öğleden sonra kompleks karb ve protein açısından zengin bir öğün tüketirsen işten çıkmadan yiyeceğin bir avuç fındık senin için yeterli olacaktır. antreman sonrası da üzüm suyu ve bence aminoasit desteği alsan yarım saat sonra da yemeğini yesen süper olur.
0
arnold schwarzeneger
(20.11.08)
(2)

AsyaCard kredi kartım çıktı mı, çıkacak mı?

ataturkiye
Merhaba Aborjin kardeşlerim;Yaklaşık 1 hafta önce "belki bize de çıkar, şansımızı denemekte ne zarar var" diyerekten Bank Asya'nın xyzt numaralısına TC kimlik numaramı göndermiştim. 2 gün önce aradılar, bazı bilgiler sordular (adres, kaç para maaş alıyorsun vs).Telefonu açan hanfendi 0216 xxx xx xx
Merhaba Aborjin kardeşlerim;

Yaklaşık 1 hafta önce "belki bize de çıkar, şansımızı denemekte ne zarar var" diyerekten Bank Asya'nın xyzt numaralısına TC kimlik numaramı göndermiştim. 2 gün önce aradılar, bazı bilgiler sordular (adres, kaç para maaş alıyorsun vs).

Telefonu açan hanfendi 0216 xxx xx xx numaraya kimliğimi fakslarsam işlemimi yapacaklarını söylediler.

Bugün yine bir mesaj geldi telefonuma: "Başvurunuz 0216 xxx xx xx numaraya kimliğinizi fakslarsanız işleme alınacaktır. Bank Asya".

Daha önceki kredi kartımda (işbank) ödeyemediğim (daha doğrusu geciktirdiğim için) evime noterden kağıt gelmişti. Gidip hemen kapatmıştım borcumu. Lakin orada çalışan veznedar da "kara listeye girdiğimi ve en az 5 sene kredi/kredi kartı alamayacağımı" söylemişti.

Şimdi durum nedir arkadaşlar? Acaba kara listede miyim? Öyleysem başvurum nasıl kabul oldu? Kara listede değilsem kimliğimi fakslasam direkt gelir mi kredi kartım?

Kestane kebap acele cevap... Lan kestane dedim canım çekti. Şöyle közlenmiş bi kestane olsa da yesek...
0
ataturkiye
(19.11.08)
borç ödemesini geciktirmek ve eve sadece bir noterden kağıt gelmesi ile borcu kapatmış olmakla kara listeye girilmez. kara listeye girmek için icra mahkeme filan olması gerekir.

sen faksla kimliği. zaten kart vereceğiz dememişler, başvurunu işleme koyacağız demişler. belki çıkar belki çıkmaz kart.
0
mea maxima culpa
(19.11.08)
@htf teşekkürler bilgi için.

ataturkiye ayrıntı yazmamış ama, ben nedense öyle 3 dönem filan uzatmamış gibi anladım. öyle düşündüm. hemen biraz gecikince bu işler olmaz diye yazdım. sizin kadar ayrıntılı bilmiyorum zaten.
0
mea maxima culpa
(19.11.08)
(3)

çıldırmak üzereyim. direk turkcell müşteri hizmetlerine nasıl ulaşırım?

passion rules the game
genpa'dan telefonumu değiştirdim. eskiden avea ile aktive etmişken şimdi olmuyor. aradım turkcell müşteri hizmetlerini arayın dediler ama illa turkcell hat numarası soruyor. bi elimden tutuverin.
genpa'dan telefonumu değiştirdim. eskiden avea ile aktive etmişken şimdi olmuyor. aradım turkcell müşteri hizmetlerini arayın dediler ama illa turkcell hat numarası soruyor. bi elimden tutuverin.
0
passion rules the game
(18.11.08)
sürekli "0" a bas eskiden müşteri hizmetlerine bağlanıyordu. yani operator bir şey dediğinde bas, yine mi dedi bas.. olmadı sallama bi numara gir çok acilse..
0
only
(18.11.08)
evet, tuşladığın numara önemli değil. zaten operatörler o numarayı görmüyor bile, çoğunlukla neydi numaranız diye soruyorlar.

bir arkadaşının numarasını tuşla :)) olmadı onun telefonundan ara. hatta yakında olsa gel benim turkcell gold hattından beklemeden ara dicem.
0
mea maxima culpa
(18.11.08)
sağolun. çözüm bütün numaralara sallamakmış. rastgele 30 sayıya bastıktan sonra operatör bağladı. ben telefonu aktive edebildim mi, hayır :)
0
🌸passion rules the game
(18.11.08)
(19)

sütlü gofret aranıyor

insanimsi
geçenlerde reklamlarda izlemiştim. markasını/modelini unuttum. reklam şöyle gibiydi:buzdolabında bir cam surahi süt ve sütle aynı rafta, ambalajının yarısı soyulmuş bir şekilde iki gofret arasında kalın bir tabaka beyazlık (süt) duruyorlar. sonra aralarında rekabet mi desem, arkadaşlık mı desem öyle
geçenlerde reklamlarda izlemiştim. markasını/modelini unuttum. reklam şöyle gibiydi:
buzdolabında bir cam surahi süt ve sütle aynı rafta, ambalajının yarısı soyulmuş bir şekilde iki gofret arasında kalın bir tabaka beyazlık (süt) duruyorlar. sonra aralarında rekabet mi desem, arkadaşlık mı desem öyle bir muhabbet dönüyor işte. sanırım bu kadar yeterli. var mı bilen?
0
insanimsi
(18.11.08)
www.sweetstall.com
kinder bueno?
0
buffy de vampir sayilir
(18.11.08)
alpella üçgen daha güzel. hem onunda reklamı var.
0
onlygodjudgeme
(18.11.08)
yok bueno değil. sanırım kinder süt dilimiydi. ama o kadar migros tansaş dolaştım bulamadım.
0
🌸insanimsi
(18.11.08)
vampyria
(18.11.08)
ta kendisi!
görür görmez pavlovun köpeğine döndüm:)
0
🌸insanimsi
(18.11.08)
o ne ya ilk defa gordum, orgazmik birseye benziyor, almali...
0
ermanen
(18.11.08)
İnceden bi de limon tadı var ki çok başarılı.
0
kabal
(18.11.08)
ankara içerisinde gören var mı bundan?
0
🌸insanimsi
(18.11.08)
bunları ararken marketlerde çikolata reyonuna bakmayın. dolaplarda muhafaza edilir bunlar. dolaplara yönelin. yani hiç almadım ama yurtdışında dolaplarda muhafaza ediliyor, burada da öyledir sanırım.
0
teritori
(18.11.08)
Eşim için aradım bunlardan. Bayrampaşa CarrefourSA, Beylikdüzü CarrefourSA, Vatan Migros devasa ve orta ölçekli alış-veriş merkezlerini dolaştım sırf bu süt dilimi için. Hatunun çocukluk tutkusuymuş.

Onu bulamadık ama bu arada dolaşırken dolaşırken eve bir sürü gereksiz ıvır zıvır aldığımı fark ettim.

İstanbul'da bu gavur icadının nerede satışa sunulduğunu gören bilen varsa insanlık namına bi' yazıversin. Reyon görevlilerine soruyoruz, sipariş listesine girmedi henüz diyorlar...
0
sen dururken annenmi gidcek ekmek almaya
(18.11.08)
süt dilimi değil de, başka isimli olan bir tane daha var.
adı neydi onun ya, süt dilimden KAT BE KAT daha güzel. mutlaka deneyin.
piglui miydi neydi ya.
0
head
(18.11.08)
ahahah. şimdi uykudan uyandım ve dun akşamdan zulaladığım iki adet süt dilimini kahvaltı olarak yerken yazdıklarınızı okudum da vicdan azabı çektim. ama nazar etmeyin, çok aradım ben de onu. kaç gündür bulamıyordum.

sözlükte de yazmışlardı. migros, macro gibi büyük marketlere bakın öncelikle, ama oralarda da bitmiş olabiliyor. sonra eve kös kös dönebiliyorsunuz.

bir de böyle orta büyüklükteki marketlerde oluyor. dün akşam öyle bir yerde buldum.

yoğurt reyonunda oluyor. hani çocuklar için meyveli yoğurtlar oluyor ya danino filan, onların yanına koyuyorlar kutusunu, yanında da pingui olabiliyor.

ben çok sevdim, eşiniz de sever umarım. bazı arkadaşlar da sözlükten okuyup bir heves alıyor ama sevmiyor.
0
mea maxima culpa
(18.11.08)
tansaşta dondurma dolabında oluyor. belki gofretlerin oraya baktınız ama bulamadınız?
0
merope
(18.11.08)
su anda ithalatta bir sorun varmis, marketlere yeni mal yollamiyormus ferrero, biraz bekleyeceksiniz...bütün marketler (tansas migros carrefour real kipa vs.) "siparisi verdik ilk 2 günde bitti" diyorlar. Olanlar da önceden stoklanmis olanlar.
0
the man who hears deepest inquisitions
(18.11.08)
ben çağdaş markette buldum,ankara da sormuşsunuz ya,yakınlarda varsa bi bakın.
0
elbar
(18.11.08)
caddebostan migrosta var.
0
susannah
(18.11.08)
kinder süt dilimi'ni mmm migroslarda bulailirsiniz. ben $i$li migros'ta bulmu$tum.
0
robinbook
(18.11.08)
hem süt dilimi hem pingui kanyon makrocenter'da bissürü var!
0
bordeaux
(19.11.08)
anakara'da bahçelievler emek tansaş'ta buldum, yedim, emdim, yuttum. arayıpta bulamayanlara ilan olunur.
0
🌸insanimsi
(20.11.08)
(8)

el öpmek

orange coffee
kimisi eli öpüp alına koyuyor, kimisi çenesine değdirip alnına koyuyor. hangisi doğru?hiç de haz etmem el öpmekten.. neyse..
kimisi eli öpüp alına koyuyor, kimisi çenesine değdirip alnına koyuyor. hangisi doğru?

hiç de haz etmem el öpmekten.. neyse..
0
orange coffee
(17.11.08)
öpmekten haz etmeyip el öpmek zorunda olanlar çenesine değdirip alnına koyuyordur belki de.
0
ymerdiveni
(17.11.08)
gercekten opmeyeceksin, dogrusu ve sagliklisi bu zaten, vucudun en cok kirlenen yeri ellerdir. O yuzden, hic yoktan ceneye degdirilebilir.
0
ermanen
(17.11.08)
''öpmek'' olduğu için doğrusu dudağa değdirmek.
0
insanimsi
(18.11.08)
çenesine değdirip alnına koyanlar dudaklarında ruj olan kadınlardır. dikkat ediniz. yoksa benim bildiğim böyle bir adet yok :))
0
mea maxima culpa
(18.11.08)
buyukbabanin elini opuyosan cenene degdiriceksin tabiki, el opulurmu hic hehe. bir bayaninkini opuyosan o farkli
0
jay kay
(18.11.08)
doğrusu öpmek hatta öptürmemek için kasarsa karşıdaki - ay ben o kadar yaşlı mııım! diyerekten daha eğlenceli oluyor. öpüyormuş gibi de yapılabilir hani boyle - ay şeyma naber? diip havaya öpücük atılıyormuş gibi. insan kendi dedesinin ninesinin anasının babasının elini öpebilir iğrenmez o kadar ama ne biliim bayramlarda falan maksat mikrop alışverişi olabiliyor bazen. çoluk çocuk cümbür cemaat. en güzeli böyle havadan, öpüyormuş gibi, ruju da bozmadan. öpme sesi de çıkartıp. gerçi mikroplardan bu kadar kaçıp sonra yılda 5 kez de hasta oluyoruz ya o da ayrı birşey.
0
random blonde
(18.11.08)
el öperken iki ayrı baskı hissediliyor. biri öpülecek eli tutan elinin baskısı, ikincisi dudak ya da çene hangisini kullanıyorsan onun baskısı. ilkini biraz daha yüksek uygularsan ikincisi için temas gerekmeyebiliyor. böylece şekil şartı da yerine gelmiş oluyor, herkes mutlu sen mutlu.

Yine de söylemeliyim, anne ve babamım dışında kimsenin elini öpmem ben. tavsiye ederim.
0
trocero
(18.11.08)
El öpmedeki amaç senden yaş ya da statüce büyük kişinin önünde saygıdan eğilmektir. baba, dayı, hala, amca, kadın... Başını eğdikten sonra istersen öp, istersen çenene değdir, istersen parmak aralarını em; eteğini öp bir farkı yok.

seçtiği millet vekillinin elini öpen zihniyet var bir de.
0
sen dururken annenmi gidcek ekmek almaya
(18.11.08)
(8)

Alınık Golden Retriever yavrusu

sakingittarist
Evet bunların yavrularından arıyorum... Erkek dişi farketmez, bahçeli evim var ister bahçede ister evde, istediği gibi koşar oynar, çok nefis bakarım kendisine, masraftan kaçınmam, okul öncesi eğitimine dikkat ederim, altını temizlerim, sinemaya falan götürürüm, gondola bineriz beraber... Noolur la
Evet bunların yavrularından arıyorum... Erkek dişi farketmez, bahçeli evim var ister bahçede ister evde, istediği gibi koşar oynar, çok nefis bakarım kendisine, masraftan kaçınmam, okul öncesi eğitimine dikkat ederim, altını temizlerim, sinemaya falan götürürüm, gondola bineriz beraber... Noolur lan, varsa köpeciği yavruliycak olan, yavrulara iyi bakabilecek birini arayan köpesever arkadaşlar bi taane yavruyu versin bana... Yok evlatlık vermem satarım diyen olursa o da uyar konuşur anlaşırız parası neyse veririm... (500'den fazla istemeyin lan, memur adamız).

İletişim bilgilerimi vereyim:

[email protected]
[email protected]
0
sakingittarist
(17.11.08)
hayvan barınaklarına baktınız mı hiç? çoğu zaman cins köpekler oluyor. hem de hiçbir ücret ödemeden alıp köpüşlerden birini yuva sahibi yapabilirsiniz... golden en çok bakılan cinslerden biri olduğu için, sokağa atılanı da fazla oluyor ne yazik ki. belki bir fikir olarak benimkisi =)
0
random blonde
(17.11.08)
@random blonde
istanbulun nerelerinde barınaklar var? bi de orda bakımları nasıl oluyor, aldığımda kanlı ishal vs. ölümcül bi hatalıkla beraber alırsam ve bende ölürse acaip pis üzülürüm ben...


@snowflake

ilk linkteki süper bişeye benziyo. yarın telefon edicem ilgili kişiye. çok saol:) olmazsa tekrar bi duyuru yaparım da hani olur da golden'i yavrulıycak olanlar olur, barınakta bi taane gördüm çok nefis bişe diyenler olur, aga bizim köyde bi köpekler var, dayıoğluna sööliim getirsin diyenler olur... :)))
0
🌸sakingittarist
(17.11.08)
zen spider'a mesaj atin eger bir sonuc alamazsaniz. barinaklarla baglantisi var, yardimci olacaktir.
0
la traviata
(17.11.08)
yeri gelmişken ben de sorayım. ben de köpek arıyorum yavru yetişkin farketmez ama bahçede yaşamaya uygun bir köpek olması lazım. abantta yaşayacak köpekcik zira. iki tane bile olabilir. tek şartı saldırgan ve hastalıklı olmaması tabi. boyle buyuk kocaman kaslı olursa daha iyi olur. dayanıklı olması açısından. sozlukten ulaşabilirsiniz.
0
likeinme
(18.11.08)
minikpati.com

bu siteye de muhakkak bakın. güzel ve kullanışlı bir site.

lütfen barınaklara da bakın. yazıktır cahil ve kötü kalpli insanlar cins kedi-köpekleri alıp sonra da sokağa atıyorlar. bir yavrunun hayatını kurtarırsınız.
0
mea maxima culpa
(18.11.08)
Köpek konusu açılmış ben de yazayım. bu arada golden a para vericekseniz 200 hadi bilemedin 300 den fazla vermeyin sakın. hatta golden a para mı verilir lan :) her yer golden.

www.sahibinden.com
0
rurouni
(18.11.08)
barınak konusunda korkunuzu anlıyorum şöyle diim kanlı ishal bile olsa ki benim kedilerim yavru iken olmuştu doğru tedavi ile hayat kurtarılabilir. ama bu zaten dışarıdan belli olan bişey. o kadar hasta görünen bir hayvanı almayabilirsiniz. birinin süper sağlıklı görünen yavrusunu alıp 2 sene sonra allah korusun kanser de olabilir o köpek çok gördüm böyle olaylar. bu biraz şans meselesi önemli olan bahçeli eviniz de varmış ne güzel. saldırgan olmayan iyi huylu bir köpek edinmek. bir hayvanın hayatını değiştirmek.

www.i-gunler.com
burda istanbulun belli başlı iyi kötü barınakları var gidip görmek lazım. hangilerinde golden var bilemiyorum. aslında gidip görünce kesinlikle barınaktan almak isteyeceksiniz. zaten aşıları tam mı vs. öğrenirsiniz gerekirse yaptırırsınız.

www.fatihbelediyesiyedikulehayvanbarinagi.com burada golden varmış mesela hala varsa... bi de hayvanların barınaktaki fotografları halleri sizi korkutmasın. ben sokaklardan ne haşat hallerde kediler kurtardım bir ayda pamuk gibi oluyorlar =)
0
random blonde
(18.11.08)
süpersiniz:) hepinizi öpüyorum:)))
0
🌸sakingittarist
(23.11.08)
(5)

Makyaj sorunsalı

cy7
Selamlar, şöyle bir olay var: benim gözüm çok hassas ve sık sık enfeksiyon vs kaptığı için makyaj malzemesi vs kullanırken çok tırsıyorum. Mesela her fiyattan maskara var, zaten çok ucuz falan alayım demiyorum ama bu pahalı markaların gerçekten farkı var mı? Ne bileyim hipoalerjenik vs olsun deniyor
Selamlar, şöyle bir olay var: benim gözüm çok hassas ve sık sık enfeksiyon vs kaptığı için makyaj malzemesi vs kullanırken çok tırsıyorum. Mesela her fiyattan maskara var, zaten çok ucuz falan alayım demiyorum ama bu pahalı markaların gerçekten farkı var mı? Ne bileyim hipoalerjenik vs olsun deniyor ama ne kadar güvenebilirim? Ya da şu marka iyidir, zararsızdır falan diye tavsiyeleriniz var mı?
0
cy7
(17.11.08)
id bare minerals
0
kahvegibi
(17.11.08)
benim de gözlerim ç. hassas,üstelik lens kullanıyorum clinique biraz pahalı ama bana iyi geliyor. bir de temizleyici olarak lidcare öneririm, eczane de satılıyor. avon dan da şiddetle uzak derim...
0
cikolatalisut
(17.11.08)
eğer bahsettiğin şekilde alerjin varsa, burdan tavsiye alma, direk sevil parfümeri veya tekin acar gibi büyük parfümerilere git ve orda bizzat malzemeleri kendin dene. durumunu da anlat ordaki uzmanlara ona göre malzemeleri denesinler. yani almadan önce muhakkak üzerinde dene. malzemeyi sürsünler, çık ordan üzerinden zaman geçsin bak bakalım sende bir reaksiyon oluşuyormu. yani paran boşa gitmesin.

pahalı markaların gerçekten farkı var, evet.
0
mea maxima culpa
(17.11.08)
clinique ürünleri anti-alerjikdir ama pahalıdır.hiçbir alerjik vakalaya rastlamadım kendi gözlerimde.
0
screamofthebutterfly
(17.11.08)
stila smudge pots. üstüne tanımam. hipoallerjenik midir bilmiyorum ama hayatım boyunca kullandığım ilk ve tek akmayan - kokmayan - rakun etmeyen eyeliner kendileri. öyle ki, sürüyorum, tüm gün duruyor, akşam çıkarmadan yatıp uyuyorum, ertesi sabah hala akmamış. amazon'dan getirtebilirsin.
0
zkurmus
(17.11.08)
(5)

Kedi-Kedi-Kedi Acil

kahvegibi
Selamlar,Nihayet hayatımın ilk evcil hayvanı olan bir british short hair'i aileme dahil edeceğim. Acayip heyecanlıyım. Tavsiyelerinize ihtiyacım var. Kediler yaklaşık 2,5 - 3 aylık ve şu anda ev ortamında annesi babası ile birlikte yaşıyor. 1. Bugün kediyi alacağım yere gideceğim 3 yavru var. Erkek
Selamlar,

Nihayet hayatımın ilk evcil hayvanı olan bir british short hair'i aileme dahil edeceğim. Acayip heyecanlıyım. Tavsiyelerinize ihtiyacım var. Kediler yaklaşık 2,5 - 3 aylık ve şu anda ev ortamında annesi babası ile birlikte yaşıyor.

1. Bugün kediyi alacağım yere gideceğim 3 yavru var. Erkek yavru mu, yoksa dişi yavru mu almalıyım?

2. İlk etapta bir taşıma kabı (veterinerden eve getirmek için) bir yatak ve kum kabı alacağım. Acil alınması gereken başka neler var?

3. Evde geçireceği ilk gecede neler yapmalıyım? Halıları topla diyenler filan oldu. Tek odada geçirsin ilk gecesini diyenler oldu...

Her türlü tavsiyeye açığım. Helpppp!!!!!!!!!!!!!!!
0
kahvegibi
(17.11.08)
1- disiler daha sıcak olur derler ama degil kendimden biliyorum, yavru istiyorsan disi al ama gözgöze geldiginiz de ancak karar verirsin buna.
2- yok .
3- kediler zekidir kumu varsa, karnını da doyurdun mu tamam.İlk etapta saklanıp daha sonra da tanıma turlarına baslayacaktır.
Sen bilirsin bu yasanacak bi asama istersen ilk gecesini bi odada gecirsin ama ne gerek var kaynasin, oynasin.
0
gdduman
(17.11.08)
kediyi kucağına alıp kumunun üstüne koy. bi koklasın keşfetsin. hatta o anda ihtiyacı varsa hemen yapar. yoksa da bir iki koklayıp gider. ihtiyacı geldiğinde gider kuma yapar. ortalığa yapsa da alıp kuma götürürsen çabuk öğrenir.

ben dişi tavsiye ederim. kısırlaştırmasan da en kötü ihtimalle azınca bağırıyorlar. erkek kedi bir de çişiyle işaret koyuyor (kuyruğu havaya kaldırırp titreterek fışşşk diye işiyor oraya buraya. "siymek" deriz buna genelde). kısırlaştırana kadar lağım gibi kokutuyor evi. erkek kedi beslemedim ama besleyen arkadaşımın evi leş gibi kokardı.

acil olarak kum kabıyla birlikte bir de kum al :P
0
kibritsuyu
(17.11.08)
1-cinsiyete göre seçmeyin. bi süre kedilerle vakit geçirin, "ben bunu istiyorum" dediğinizde onun cinsiyetini öğrenin. size de sürpriz olsun. :)
2-tek acil ihtiyaç kum ve kum kabıdır. siz istediğiniz kadar yatak alın, kedi evde kendi beğendiği yerde yatar. :)
3-hiçbirşey. zaten bebek olduğundan yeni evine çabuk alışacaktır. evin şeklini şemalini değiştirmeyin, ilk gün nasıl gördüyse öyle alışsın. ayrıca sakın öyle bir odaya falan da tıkmayın yavrucağı. eve girer girmez serbest bırakın. yolda geçireceği zamanın tedirginliği ile önce bir yere saklanacaktır. burdan çıkması bikaç saat sürebilir, endişelenmeyin. hatta köşe bucak arayıp onu daha çok tedirgin etmeyin. bir süre sonra çıkıp evi turlayacak. kumunun ve mamasının yerini öğrenecek. sonra usul usul gelip yanınıza sokulacak. :) böyle de naif hayvanlar işte...

sağlıklı uzun ömürler dilerim :)
0
robin crusoe
(17.11.08)
Hayırlı olsun, sağlıklar, mutluluklar.

Şimdi kedi için özel birşey yapmaya gerek yok da yavru olduğu ve ilk kez geleceği için ilk 1-2 gün azami dikkat gösterin. Merakla onu bunu karıştırırke başına bişi gelmesin.

Sokak kapısı, balkon kapısı ve pencereler kapalı olsun. Pencerelerden birisine tel taktırın ki pencere açtığınızda kedi düşmesin. Bu çok önemli.

Geceleri nasıl alıştırmak istiyorsanız o şekilde uyutun. Kendi odanıza almak istiyorsanız öyle uyusun, yoksa koridora koyun yatağını orda uyusun. Küçükken nasıl alışırsa hayat boyu o şekilde uyumak istiyorlar.

kapalı kum kabı alsanız en iyisi.koku yapmıyor. ama bu aralar piyasada yok. bulabilirseniz ondan alın. ilk başlarda alışana kadar kapağını kaldırırsınız, sonra koyarsınız.

mama için 1 yaşına kadar filan bebek kedi maması alın. kitten mama diye geçer. ve lütfen marketlerde satılan ucuz mamalardan almayın. o tür mamalar kedilerin sağlığına zararlıdır. kaliteli mamalar veterinerlerde veya pet shoplarda satılır. (royal canin, hill's, proplan vb.) pahalıdırlar ama kediniz hastalandığında yaşayacağınız üzüntü ve veterinere ödeyeceğiniz yüklü faturalar daha kötü.
0
mea maxima culpa
(17.11.08)
bu başlık çook lazım olacak bana 1 ay sonra. bookmark olaraktan yazayım şuraya bir mesaj :)
0
arnatuile
(17.02.12)
(10)

Ultra? Extremely?

MaraudeR
Ultra rare'mı daha nadirdir extremely rare mı? Yani çok çok zor bulunan birşeye ultra rare mı desem extremely rare mı? Karışık bi soru oldu ama hadi bakalım.
Ultra rare'mı daha nadirdir extremely rare mı? Yani çok çok zor bulunan birşeye ultra rare mı desem extremely rare mı? Karışık bi soru oldu ama hadi bakalım.
0
MaraudeR
(16.11.08)
extremely uygun gibi geldi bana. ultranın cümle içinde kullanımına pek şahit olmadım.
0
rectoa
(16.11.08)
Şöyle açıklıyayım aslında her ikisininde kullanımı var, hangisinin daha nadir anlamında kullanıldığını çözemedim.
0
🌸MaraudeR
(16.11.08)
ultra kelimesi bu şekilde kullanılmaz gibi geliyor. extremely daha uygun.

ayrıca çok çok zor bulunan şey için scarce kelimesini de kullanabilirsin.
0
mea maxima culpa
(16.11.08)
Z Tuna - 13-17 lbs - Rare
X tuna - 12-18 lbs - Very Rare
Y Tuna - 12-18 lbs - Rare
T Tuna - 12-18 lbs - Extremely Rare
Q Tuna - 16-20 lbs - Ultra Rare

Şu örnekte olduğu gibi. Q Tuna mı daha nadir, T tuna mı??
0
🌸MaraudeR
(16.11.08)
Verdigin ornege baksam Q tuna'nin daha az bulundugunu dusunurum, ama @mea'nin dedigi dogru, normalde ultra sozcugu bu sekilde kullanilmaz. Yani iyi Ingilizce degil.
0
wpi
(16.11.08)
dünya üzerindeki insanlar, google göre 3.25 milyon sayfada extremely rare ı tercih ederken ultra rare 1.3 milyon sayfada kalmış.
0
mrtksn
(16.11.08)
Birebir Disney'in sitesinden aldım. Ordaki kullanımı bu...
0
🌸MaraudeR
(16.11.08)
Kullanımı var ama bu yazı dilindeki sıralamalardan biri değil, yani yazıdaki hangi nicelik anlamından daha fazla olduğu bilinemez. Mesela 100 mü daha büyüktür, "çok fazla" mı? Yine de "ultra"nın genelde yazıya "extremely"den daha büyük anlamda geçirileceğini düşünüyorum. Dahası da "mega" falan olur herhalde; Unreal Tournement'tan biliyorum, "ultra kill - mega kill" gibi. Yazarken "ultra" demek ama hoş değildir. İlle "extremely"den büyük olacaksa mea'nın dediği gibi "scarce" ya da artık "very"li başka tamlamalar bulunabilir.
0
danimarkaprensi
(16.11.08)
burada ultra'nın kullanımını türkçe'ye çevirirsek "afedersiniz ama yuh denecek kadar" gibisinden bir şey elde ederiz. yani formal konuşmanın arasına bu tarz informal bir şeyler döşetecek kadar abartı bir durumdan bahsediyor yani.
0
co2s2
(16.11.08)
Ultra Latince'de beyond anlamında bir ön ek. Bunu da Türkçe'ye aşırı olarak çevirebiliriz. Aslında ultra ile extremely'yi karşılaştıramam ben ama örneğe bakacak olursak kesinlikle Q tipi Tuna daha az bulunuyor.
0
paranormal
(16.11.08)
(7)

Yemekteyiz Hasan Bey

mea maxima culpa
Arkadaşlar bir arkadaşım Hasan beyin evindeki bölümü kaçırmış, seyretmek ister. Netten biraz baktım dizi sitelerine filan bulamadım. Youtube'a da sadece sofrada yemek yerkenki bölümlerini koymuşlar. Asıl market alışverişi ve yemek pişirme bölümü en önemli bölüm. Tamamını seyredebileceğimiz bir yer b
Arkadaşlar bir arkadaşım Hasan beyin evindeki bölümü kaçırmış, seyretmek ister.

Netten biraz baktım dizi sitelerine filan bulamadım. Youtube'a da sadece sofrada yemek yerkenki bölümlerini koymuşlar. Asıl market alışverişi ve yemek pişirme bölümü en önemli bölüm.

Tamamını seyredebileceğimiz bir yer bile var mıdır?

Arz ederim. Doğru mudur? Doğrudur.
0
mea maxima culpa
(16.11.08)
diziport da olabilir bi bakın derim
0
buffy de vampir sayilir
(16.11.08)
o yemek yerkenki bölümleri bile internete düşen ilk yemekteyiz görüntüleri.. önceki bölümlerden eser yok nitekim, varsa bilelim..
torrent aleminde vardır varsa..
0
thefalloftekin
(16.11.08)
bir sitede gördüm. 2. haftanın galiba. krem şantili tortellini yapan çocuğu yarıştığı haftadan birkaç video var. vidivodo'muydu sitenin adı.

bir de üzüm var üzüm bölümü var, gözüme çarptı :))
0
🌸mea maxima culpa
(16.11.08)
soruyla alakasız ama çok tehlikeli bir program olduğunu düşünüyorum. hatta insanları antisosyalliğe sürüklediği için gösterimden kaldırılmalı bence.
0
insanimsi
(16.11.08)
asagı yukarı tüm bölümleri izledikten sonra hasan bey'in yemek yaptıgı bölümü bir türlü denk getirip izleyemedim ben de. ama aramıyorum artık, bunun ilahi bir müdahale oldugunu düşünüyorum.
0
patricia teyze
(16.11.08)
Hasan bey'in evindeki bölüm inanılmaz ötesi bir şeydi, korku filmi gibiydi. marketteki alışverişi, sonra içinde sadece bir musluk ve tezgah olan mutfağı, yemek pişirmesi anlatılacak gibi değil.
0
🌸mea maxima culpa
(16.11.08)
böyle bir şey var ama

www.facebook.com
0
sherlotte holmes
(21.11.08)
(6)

Uyku-Rüya problemi! (Çıldırıyor muyum?)

ataturkiye
Merhabalar Tuna nehrinin Oğuz Boyluları;Aslında sorunum ciddi. Biraz ön bilgi vermekte yarar var.5-6 senedir `lucid dream` görmekteyim. Kendi isteğimle olmadı, nasıl oldu bilmiyorum ama başladı işte. Ayda 1-2 kez görüyorum lucid dream. Son zamanlarda oldukça uzadı bu deneyimler hatta. 1-2 dakika kad
Merhabalar Tuna nehrinin Oğuz Boyluları;

Aslında sorunum ciddi. Biraz ön bilgi vermekte yarar var.

5-6 senedir lucid dream görmekteyim. Kendi isteğimle olmadı, nasıl oldu bilmiyorum ama başladı işte. Ayda 1-2 kez görüyorum lucid dream. Son zamanlarda oldukça uzadı bu deneyimler hatta. 1-2 dakika kadar lucid dream görebiliyorum.

Uyku düzenim yok gibi bir şey. Uyuyamıyorum. En uzun uykum 2 saat kadar ki ondan da kabuslarla uyanıyorum.

Yine son 1 aydır garip bir şeyler oluyor bende. Uyuyorum vakitli vakitsiz. Derken bir kulak uguldaması, bir uyku felci geçiriyorum. Ardından rüyamın içinde uyanıp yatağımdan kalkıyorum ya da yatakta etrafı izliyorum.

Bilgi 1- Farklı yataklarda da böyle oldu birkaç kez. Mesela kanepe'de yatıyorsam rüyamda kanepe'den kalkıyorum; yatakta yatıyorsam yataktan kalkıyorum. Hem de yattığım yönlerde.
Bilgi 2- Astral seyahat değil çünkü rüya gibi devam ediyor gerisi, yani saçmalamaya devam ediyor.
Bilgi 3- Psikolojik durumun şu sıralar saçma ötesi, dipte bile değilim dibin altındayım. Siz hesap edin artık.

Sorunum ne olabilir sizce?
0
ataturkiye
(15.11.08)
geçmiş olsun dostum.
ünv'de iken bende de çoğunluğu karabasan olmak suretiyle zaman zaman lucid rüya oluyordu (1-2 dk'dan fazla da görüyordum üstelik). ilk olarak vize dönemlerinde başlamıştı, az uyku, düzensiz beslenme ve yoğun zihin kullanımı bunları tetikliyordu. ama uykuya daldıktan sonra uyuyordum seninkinden farklı olarak. dalana kadardı benim işkencem.
sonraları azalmaya başladı (ki genelde öğrenciyken vardı). belki işine yarayabilecek bir bilgi şöyle verebilirim, bir dönem antidepresan kullanmıştım ve sonra birden de bırakmıştım. bu birden bırakma ile yılların karabasanları (karabasan dediğime bakma çoğunu da ben yönlendirdiğimden lucid kapsamına alabilirsin yani) geri döndü ve bu sefer uzun seriler halinde görmeye başlamıştım.
sonra doktorun yolunu tuttum ve bunun ilacın geri çekilme sendromunun sonucu olduğunu söyleyip bana basit bir ilaç verdi(atarax). ben de üç-beş gün kullandım sonra geçti. yıllardır da karabasan, lucid rüya vs görmemekteyim.

özetle bir doktora danış diyeceğim.

bu arada bir şey daha soracağım sana, sözlükte baktığımda çaylak görünüyorsun ama sözlük nickinle burdasın nasıl oluyor? bende niye olmuyor diye de sormadan edemiyorum :)
0
tranko buskas
(15.11.08)
bak buraya doktora danış diye yazıyorum. belki doktor uygun görürse anti depresan iyi gelebilir. sinirlerin yatışır, moralin düzelirse uykuların da düzene girebilir.

ayrıca doktor kan tahlili yaptırır, belki başka bir rahatsızlığın da çıkabilir. misal ben geçen sene 4-5 ay feci bir uykusuzluk çektim, bunalıma yorarken hyper troidi çıktı. ilaç alıyorum ve düzeldim. başka rahatsızlıklarım da vardı, hepsi geçti.
0
mea maxima culpa
(15.11.08)
@tranko buskas Teşekkür ederim önerin için. Bahsettiğin şeyler olabilir.

Ticket hesabıyla giriyorum işte. bryan fury sagolsun.

@mea maxima culpa en iyisi gidip ıncık cıncık ne var ne yok baktırmak. Teşekkür ederim.
0
🌸ataturkiye
(15.11.08)
Çıldırdığınızı düşünmüyorum. Belki uykusuzluğunuzdan kaynaklanan bitkinliğiniz olabilir ama yazdıklarınızda pek absürd şeyler yok. En azından yaşadıklarınızı yarı ciddi yarı gayri ciddi bir dille olsa bile kaleme alıp rüyalarınızın ne çeşit olduğunu belirleyebiliyorsunuz. Belki içki kullanıyorsanız miktarını azaltmanız yerinde olacaktır. Bunlar bir uzman tavsiyesi değildir, kendi tavsiyelerimdir.

(git: 47037)
0
tubytube
(15.11.08)
lucid dream guzel bir seydir, eskisi kadar cok yapamadigima uzuluyorum ben sahsen.

fredi'nin kabuslari'vari durumunuz gelince; bana da olur o belirli zamanlarda, bilhassa ilk deniz kenarina (dusuk irtifali, sicak, yuksek nemli ortam) gittigimde. tansiyonunuzun oynuyor olma ihtimali var mi? imkaniniz varsa olcun bu durum gerceklestiginde.
0
lykos
(15.11.08)
sözlükten mesaj attım ama çaylakmışsın :) valla bende de olmuştu zamanında, paşa paşa doktoruma gittim, ilacımı aldım, şimdi mutluyum.
(bkz: paxil)
0
bulanti
(16.11.08)
(4)

vikipediden kopyalama sorunu

denize karsi icen keci
arkadaşlar vikipediden worde kopyaladığımız metinlerde arkada oluşan açık mavi fon rengini nasıl giderebiliriz?
arkadaşlar vikipediden worde kopyaladığımız metinlerde arkada oluşan açık mavi fon rengini nasıl giderebiliriz?
0
denize karsi icen keci
(15.11.08)
bu sadece internet explorer kullanilarak yapilan kopyala+yapistir da oluyor. ben opera ile yaptim arkada mavi fon olmadi ama ie ile girip kopyala yapistir yaptigimda oldu.


1- word'e aktardigin metnin tamamini secip (ctrl+a) sol üst menüde "stil"den "bicimlendirmeyi temizle" dersen fon rengi kaybolur.

2- kopyaladigin yaziyi önce not defterine, oradan da kopyalayip word'e yapistirirsan sadece text yapisir, fonu almaz.

3- opera kullanarak kopyala+yapistir yaparsan fon rengi yapismaz.
0
trimpot
(15.11.08)
yapıstırdıktan sonra metnin en altında ufak bi klasör resmi olacak. ona tıkla, en altta 3. ve sonuncu seçenek "sadece metni sakla" yaparsan sadece metin kalır.
0
ymerdiveni
(15.11.08)
yazıyı kopyalayın. sonra "paste special" yapın. unformatted text diye seçerseniz sadece yazıları yapıştırır.

(benim word ingilizce, yardım da ingilizce oldu, kusura bakmayın.)
0
mea maxima culpa
(15.11.08)
notepad'e yapistirin, sonra oradan kopyalayip word'e yapistirin.
0
desdinova
(15.11.08)
(5)

(davetiye değil) demonoid

sanal uyku
bir kaç gün önce buradaki duyurulardan birinden aldığım kodla üye oldum fakat upload ve download bilgilerim hala 0. tracker olarak da demonoid görünüyor. nedir ne değildir bu iş?edit: aklımdaydı unutmuşum. şimdi bu demonoid cidden çok avantajlı mı? yani mininova ve thepiratebay'e basabilecek nitelik
bir kaç gün önce buradaki duyurulardan birinden aldığım kodla üye oldum fakat upload ve download bilgilerim hala 0. tracker olarak da demonoid görünüyor. nedir ne değildir bu iş?

edit: aklımdaydı unutmuşum. şimdi bu demonoid cidden çok avantajlı mı? yani mininova ve thepiratebay'e basabilecek nitelikte mi, yoksa adı mı çıkmış bir kere?
0
sanal uyku
(14.11.08)
demonoid'in ul/dl sayacları epey bir suredir bozuk ya. takmıyor zaten kimse upload download falan. ratio derdi yoksa indirin anasını satayım modunda abanıyor herkes.
valla benim gördüğüm kadarıyla tpb'ye düşen herşey kısa süre sonra demonoid'e de düşüyor. ama sadece demonoid'de bulabildiğim torrentler de oldu. mininova'yı bilmiyorum 1-2 kez kullanmışımdır en çok
0
kisisel bir ileti yaz
(14.11.08)
güncellenmiyo bayadır onun sayaçları. 2de 1 bakıma giriyo zaten site hayvan gibi dolmuş. geçen haftaya kadar davetiyeyle bile kayıt almadılar.
0
alperen4
(15.11.08)
güncel diziler ve filmlerde mininova çok iyi,ancak mininova'da bulamadığım bi sürü filmi de demonoid'de bulabiliyorum ben.

yeni ve cahilim, başka siteleri pek bilmiyorum :))
0
mea maxima culpa
(15.11.08)
eski seylerin demonoid'de hala seed'i vardir. zaten uyelik isteyen de o eskiler... yenilerde mininova'yi kullanirim.
0
no avalon
(15.11.08)
ratio ile ilgili şöyle birşey yazmıştım geçmişte; (bkz: #13978166)
ben son 10 gündür sürekli upload yapıyorum ve hiçbir sorun çıkmadan hesabıma işleniyor. burada dikkat edilmesi gereken IPniz değiştiğinde verdiğim linkten ulaştığınız yerdeki yöntemi uygulayarak sitenin IPnizi tekrardan kaydetmesini sağlamak. Ayrıca ratio düşük olduğu için adam uçurmuyoruz diyorlar, bunu da dikkate alabilirsiniz.
0
sonsivri
(15.11.08)
(4)

32. Gün

huleyn
Bu günün ilk saatlerinde yayınlanan turgut özakman,can dündar,baskın oran'ın bulunduğu 32.gün capture edilmiş midir, nasıl izleyebilirim bunu ?
Bu günün ilk saatlerinde yayınlanan turgut özakman,can dündar,baskın oran'ın bulunduğu 32.gün capture edilmiş midir, nasıl izleyebilirim bunu ?
0
huleyn
(14.11.08)
bitturk ve torrent arena ya bakın bi. sharebus'a da tabi.
0
oceano
(14.11.08)
desdinova
(14.11.08)
pogramın sonunda tekrar seyretmek isterseniz diye internet sitesinin adresini yazmışlardı.

32. gün programının internet sitesine bakarsan ordan seyredersin.
0
mea maxima culpa
(15.11.08)
videoizle.yayinakisi.com

link'i kopyalayıp tarayıcıya yapıştır direkt tıklayınca olmuyor.
0
o ben degilim
(15.11.08)
(6)

ders çalışmayan çocuğa ne yapmalı

geldiler
öğretmenler, pedagoglar, dünya vatandaşları;orta 2'ye giden bi kız çocuğunun ders çalışması, okula ilgi göstermesi nasıl sağlanır? ergenlik kaynaklı asiliği dışında bi problemi yok. gayet zeki, istediği konuda çılgın atıyor. ama okulda önemli derslerin tümünde vasat. yediği önünde yemediği arkasında
öğretmenler, pedagoglar, dünya vatandaşları;

orta 2'ye giden bi kız çocuğunun ders çalışması, okula ilgi göstermesi nasıl sağlanır? ergenlik kaynaklı asiliği dışında bi problemi yok. gayet zeki, istediği konuda çılgın atıyor. ama okulda önemli derslerin tümünde vasat. yediği önünde yemediği arkasında. odasında bilgisayar, tv var. bol miktarda nasihat ya da kızma formunda konuşma yapıldı ama haliyle hiç bi yararı yok. her ne kadar onda aynı etkiyi yaratsa da ben de geleceğiyle ilgili konuştum çok defa. şunu seçersen şöyle bi hayatın olursa yoksa ev hanımı olursun, kendi işin olmaz. kendi kariyerin olması şöyle iyi böyle güzel. şu kadar gelirin olur kendi araban olur. istediğini alırsın vs. gibi. haliyle ben konuşurken de nasihat gibi geliyor, bitse de gitse diyor içinden elbette. ama konuşurken beni gayet iyi anlıyor, yetişkin bi insanla konuşuyormuş gibi karşılıl alıyorum. sonuç aynı, dersleri vasat. evde biricik aktivitesi dizi seyretmek. malum her kanalda her gün ikişer dizi var. tvyi bilgisayarı odasından kaldırmak denendi faydası yok. isteği hevesi yok çocuğun.

kendisi yeğenim, gayet iyi empati kurabiliyorum. ben de aynıydım. aynı çağlarda okulu sallamaya başladığımda odamdaki 37 ekran tv alındı defalarca. aynı nasihatler çekildi ama sonuç değişmedi vasat bi öğrenci oldum hep.

sorum: bu devirdeki çocuğa fayda edecek, danışman olur, psikolojik destek olur, rehberlik hizmeti olur bildiğiniz bi yol var mı? falanca dersane filanca rehber öğretmen şöyle iyi yararlı dediğiniz. ya da kafa açan kitap, cd her türlü görsel işitsel materyal olur.
0
geldiler
(14.11.08)
(şimdi eğitim uzmanı, pedagog filan değilim. en başta belirtelim ki sonra kimse çemkirmesin uzman değilsin diye.)

anlattıklarından sanki çocuğun hayatında ders ve tv dışında birşey yokmuş gibi geldi. o yaşlarda ergenlik dönemine girmiş bir çocuğu eğitimmiş kariyermiş pek düşüneceğini ve takacağını sanmıyorum. bu şekil konuşmalar bir yere kadar etkiler. ve herkesin bir kapasitesi, ilgi alanları ve başarılı olduğu konular vardır. herkesi derslerde süper çalışkan olmasını bekleyemeyiz.

sanırım bu dönemlerde çocuğun arkadaşları ve arkadaş çevresi önem taşıyor.

çocuğa okul ve ders dışında hobi olsun, sosyal faaliyetler olsun, kurs olsun, bir spor dalı olsun meşgale olabilecek birşeyler bulun bence. ve bu ortamlarda kendisine faydalı olabilecek, rol model oluşturabilecek arkadaşları ve hocaları olsun.

hep ders hep ders, sonra evde de ders çalışmalısın vaazları ile nereye kadar gidecek bu çocuk?
0
mea maxima culpa
(14.11.08)
@mea: evet haklısın.
sürekli telkin ederseniz çocuk sizi duymamaya, dinlememeye başlayacaktır. en iyi yapılacak şey onun çevresini değiştirmeye çalışmak.
0
alperen4
(14.11.08)
hayatının 2,5 yılını bu tip sıpalara vakfetmiş bir insan olarak;

odasında sınırsız kullanım olanağına sahip tv ve bilgisayar olması büyük bir hata bence. bu aygıtlar odada ve bunları almak da sorun olur. haksızlığa uğradığını, burada çok ciddiyim, kazanılmış haklarının gasp edildiğini düşünecektir. bence çocuğun duygularını kırmama çabası onu arsızlaştıran bir hadise. çocuklar bilinçli ya da bilinçsiz olarak kendilerine yönelik bu opsiyonu kullanma eğilimindedirler maalesef. burada çocuğun haksız olduğu ve çözülmesi zor bir durum var.

çocuğun haklı olduğu bir konuya bakalım. nasihat ediliyor bu çocuğa ama bu yaşlarda çocuklar "dinime küfreden müslüman olsa" felsefesini bedenlerinin her hücresinde duyarlar. bir çok çocuk odasında ders çalışırken içeride ailesinin kahkahalarla dizi izlemesini kaldıramaz. bu iki bakımdan yaralayıcı bence de; öncelikle çocuk şöyle bir mantık kuracaktır, dizi izlemek zevkli, ailem dizi izliyor, hayat standartları iyi demek benim de dizi izlememde bir sakınca yok. ikinci olarak çocuk sürekli dizi izleyen ailesinin haklı gerekçelerle verdiği nasihati tutmayacaktır. çünkü ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz sözü önemlidir çocuk zihninde.

bence kısa dönemli ödüllerle çocuk ders çalışma disiplinine alıştırılmalı ilk evvel. eğer bu konuya gerçekten önem veriliyorsa çocuk ders çalışırken yanında kitap okunmalı vs. ödüllerin kısa dönemli olmasının sebebi çocuğun zaman algısının henüz gelişme aşamasında olmasıdır. bir saatlik çalışma karşılığında verilecek bir dizi izleme hakkı, sene sonunda gönderilecek bir yurt dışı tatilinden daha etkin bir motive aracıdır kanımca. burada çocuğu gelecekteki kötü ve iyileri göstermeye çalışarak etkilemeye çalışmanın boş olduğunu da hatırlatmak isterim. çocuk o kadar uzak geleceği endişe edecek kadar iyi göremez.

bu arada kitap okuma alışkanlığının kazandırılması da ders çalışma disiplini açısından önemlidir. bu anlamda seçilecek kitapların başarı ve başarısızlık öyküleri içermesi ebeveyne yardımcı olur. maalesef çocuk için hariçten bir insanın söylemi ailenin söyleminden daha etkileyici olmaktadır. zaman zaman yanında geğirdiği ailesinin önünde utanç duyma endişesiyle dışarıdan bir insan karşısında utanç duyma endişesini bir tartın isterseniz. tüm bu sebeplerle dışarıdan yardım almaya da çalışabilirsiniz. çocuğun saygı duyacağı bir eğitim koçu, mentor ya da adına her ne derseniz, sizin vereceğiniz nasihatlerin aynısını verdiğinde daha faydalı olacaktır.
0
tannhauser
(14.11.08)
yasam seklinizi degistirebilirseniz basarirsiniz
hayattaki pratiklerinin sonucudur bu cocuktaki davranislar
etrafindaki model aldigi insanlarin diger aktiveteleri neler
sorunun cevabi sanirim burada
( elestirmek icin yazmiyorum sadece durumu daha net görmeniz icin)
neye ve nasil motive oluyor gözlemleyin
0
gdduman
(14.11.08)
valla orta 2'de derslerle alakasızdım, lise 1'i zar zor geçtim, öss'ye 1 ay ama isteyerek çalıştım. matematiği tama yakın yaparak çok da kötü olmayan bir yere kapağı attım.(fen kötüydü tabi)

diyeceğim odur ki matematiği falan sevdirmeye bakın. en azından ilgi alanını saptmasına yardımcı olun. matematik değilse elbet bir kimya, biyoloji, müziğe falan ilgisi vardır. okulu sevmezse bu iş zor bence. çevre bence de önemli. dostane bir şekilde yarışırsa birileriyle faydalı olabilir.
0
passion rules the game
(14.11.08)
-çocuğun hayatında başka hiçbişey yok değil elbette. ama arkadaşları ve ilgi alanları kendisine faydalı olacak aktiviteler değil.
-bahsettiğim telkinler de "ders çalış ders çalış" diye başının etini yemekten ibaret değil elbette. sadece ders/okula şartlandırmıyorum ben de. ille öğretmen, doktor vs. ol demiyoruz.
-çok uç örnekler de veriyorum ben. ister müzisyen ol, istersen al eline elbise çiz modacı ol ne istersen o yönde destekleriz gibi heveslendirmeye çalışıyorum.
-okuldaki dersler harici malum oks sbs falan sınavlar var. soru çözmesi, testlere alışması için yırtınıyoruz. misal üst sınıflardaki arkadaşlarından akrabalarından kalan hazırlık kitapları soru bankaları veriliyor. sorular işratelenmiş, sayflarda işlem dolu diye mırın kırın ediyor. götürüyorum dev bi kitapçıya istediğini alıyorum. o şekilde bi süre kontrol ede ede hergün türkçe mat fen sosyal birer test yaptı hergünbi kitabı bitirdi.
-kitap okuma alışkanlığını biz de düşündük. yine götürüyorum kitapçıya sol ayağım'ı ödev vermiş hocası, başka ne istersen al diyorum. sırf kapağını beğeniyor gidip agatha christie'nin kitabını alıyor hiç müdahale etmiyorum. ayrıca kendisi ipek ongun kitaplarını almış severek okudu hepsini.
- performansına ödül olarak olmasa da sık sık gezmeye sinemaya bowlinge alışveriş merkezlerine götürüyorum kardeşiyle.

maalesef ben aynı şehirde değilim artık. denetleyemiyorum çalışmasını. hayatını zaman açısından disipline etmek lazım herhalde. çok sağolun efenim.
0
🌸geldiler
(14.11.08)
(27)

AŞKK

SERKİLL
eğer bir kıza aşıksanve kız sana yüz vermiyorsa ve durum umutsuz bir hal aldı isene yapmalıyızzzz?
eğer bir kıza aşıksan
ve kız sana yüz vermiyorsa ve durum umutsuz bir hal aldı ise
ne yapmalıyızzzz?
0
SERKİLL
(13.11.08)
DAHA KESKİN Bİ CEVABI OLMALI
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
unutmaliyiz ya da sharpness'imizi artirmaliyiz (igrencim ne var)
0
paradoxical
(13.11.08)
Başka kızları bakmalıyız, "bana kız mı yok, boşverim, kız kendi kaybeder, elimi sallasam ellisi" diye gaza gelmeliyiz...
0
crown
(13.11.08)
önümüzdeki maçlara bakmalıyız.
0
robin crusoe
(13.11.08)
@serkill şöyle bir cevap mı bekliyorsun acaba?

bir kamyon gül alıp penceresinin altına dökmelisin, gece vakti kaldırıma mumlarla seni seviyorum yazmalısın, 300 tane üzerinde seni seviyorum yazan pembe balon göndermelisin. böylelikle kız seni sever gibi mi?
0
mea maxima culpa
(13.11.08)
yok ya hep aynı cevaplar ama bunlar ya
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
hep aynı cevaplar olacak tabi, aklın yolu bir. yapacak birşey yok.
0
robin crusoe
(13.11.08)
olurmu beyin fırtınası yapıyoruz neden aynı cevapla olsun
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
"umutsuz bir hal aldı" kısmını açabilir misin? çünkü sorun orada yatıyor gibi geliyor bana!..
0
tranko buskas
(13.11.08)
Özel bir solüsyon var, onu kıza içirirsen sana aşık oluyor onu dene bence işe yarıyor...
0
crown
(13.11.08)
bu iyiydi...
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
ama ben kızı unutmak için diyorum ...
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
Denize bak. Denizi kokla. İmkanın varsa bi' scuba kursuna yazıl. Denize dal...

Ağaca bak. Ağacı kokla. İmkanın varsa bi' tracking organizasyonuna katıl. Ormana dal...
0
fataliyev
(13.11.08)
seks
0
blackdog
(13.11.08)
tek ve etkin çözüm -telkin-
anahtar cümle "aşık değilim" kendini buna inandır
çeşitli yöntemler mevcut, bıkısmını kendin yapabilirsin bi kısmı için destek alman lazım misal beyin yıkama
en.wikipedia.org

slogan: porçöz gibi siler atar
0
magoria
(13.11.08)
KIZI BÜYÜK ABDESTİNİ YAPARKEN HAYAL ETMEK ÇÖZÜM OLABİLR Mİ???
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
Her şeyde olduğu gibi, bu işinde belki ilerde bize problem oluşturacağını; problem derken daha kötü durumlara sürükleyeceğini seni üzeceğini belkide seni gizlice aldatacağını, kızın seni hem etinden hem sütünden faydalanacağını bilemediğimizden, belkide daha kötü sonuçlar doğurmaktansa, böyle olmasının, senin açından birçok yeni belkide senin hak edeceğin daha güzel şeylere vesile olacağını ümit etmeliyiz.
Saygı, sevgi ve muhabbetle kalınız...
0
onyetele
(13.11.08)
kavun.
0
ermanen
(13.11.08)
Aynı ortamdaysan oluruna bırak, kızı korkutma, olacağı varsa olur. aynı ortamda değilseniz ısrar etmeye devam et, en fazla "sittir len beni rahatsız etme artık" der.
0
kimlanbu
(13.11.08)
şu ana kadar diyen olmamış, dayanamayıp diyeceğim o halde;

montla sıç.
0
lovemyself
(13.11.08)
bağcılar'a git, kamil insan ol.
0
coffee and cigarettes
(13.11.08)
Tabi ki "42"...
0
crown
(13.11.08)
bi klasik de benden gelsin madem

"Allah başka dert vermesin"
0
kojiro
(13.11.08)
italyanca öğren..
0
thefalloftekin
(13.11.08)
kız senin farkındaysa ve yüz vermiyorsa başka kızlarla ilgilen ve bunu ona hissettir.her kız beğendiği/beğenmediği her erkeğin ilgisinden hoşlanır ve ilginin hep üzerinde olmasını ister.bu ilgiyi başka hemcinsleriyle paylaşmaktan hoşlanmaz.dolayısıyla ilgiyi üzerinde tutmak için sana yüzvermeye ve seninle ilgilenmeye başlaması kaçınılmazolacaktır derim ben.
bu arada altı defa ilgi kelimesini kullandım.mal mıyım neyim?
0
cukkalambo
(13.11.08)
pazara gideriz,
bir tavuk aliriz.
0
bitterlemon
(13.11.08)
1 parça tahta al, oraya bir çivi çak.
O çiviyi sökmek için ne yapmak lazım?

tahtanın arkasından aynı delige başka çivi çakman lazım
Yani başkasını bul, ona aşık ol.
0
cruseo
(14.11.08)
(7)

bayanlar baylar çok basit bir soru defalarca da duydunuz. Sevgiliye sürpriz :)

e.ozen
bayanlar baylar çok basit bir soru defalarca da duydunuz. Sevgiliye sürpriz :)şöyle bütçeyi yormayacak öğrenci işi :) bir sürpriz lazım. google a çok baktım google da çare yok derdime....2,5 sene oldu ve hala sevgilim kaldığı için hediyeyi hak ediyor.önerilerinizi bekliyorum....
bayanlar baylar çok basit bir soru defalarca da duydunuz. Sevgiliye sürpriz :)


şöyle bütçeyi yormayacak öğrenci işi :) bir sürpriz lazım. google a çok baktım google da çare yok derdime....

2,5 sene oldu ve hala sevgilim kaldığı için hediyeyi hak ediyor.
önerilerinizi bekliyorum....
0
e.ozen
(11.11.08)
az yakması açısından şeyettiydim :)

yok mu başka fikrin.
0
🌸e.ozen
(11.11.08)
ya arkadaslar editleyecem o olacak. araba alacak para nerde? :)

20-30liraya nasıl kapatsam olayı diye dizel yazdım :D yani ekonomik.

öğrenci paso su neyime yetmiyor hem ::D

puzzle güzel fikir ama pahalı mı ki?
0
🌸e.ozen
(11.11.08)
@want2die
söylediğin şeyi o bana yaptı :D

bu aralar burs bulamadığımdan dolayı kaynak sıkıntısı çekiyorum arkadaslar.
o yüzden 50 ytl'ye kadar çıkabilirim.

ayrıca şemsiye çok güzel bir fikir fakat kendi şemsiyesi çok güzel ondan daha iyisi de 100 ve üstü maalesef :(
0
🌸e.ozen
(11.11.08)
şemsiye yanlış bir mesaj vermez mi durup dururken!?
ben bir sevgililer gününde gümüş bir broş almıştım, iki de taksit yaptırmıştım.60 lira falandı ama çok güzel bir şeydi, onun çok önem verdiği bir figürdü. öyle kullanacağı birşey alırsan değerini bilir kadın milleti. yüzük, kolye ucu, broş falan yani fazla ipin ucunu kaçırmadan...
ha bu arada ben o sevgilime hediyeyi veremeden ayrıldık biz. manyaktı biraz. sonra sevgililer günü olunca ben yine de vermiştim, yaktir edersiniz ki bir tarafıma mı sokucam. hem gümüş falan geri verince değerinden çok düşüyor...
0
tranko buskas
(11.11.08)
hediye herşey olabilir ilgi alanına gore ya da kullanacağı birşey fln super ama bence boyle kendinin yapacağı birşey inanılmaz olurdu. biyerden alamayacağı. senin elinden cıkmış. hani boyle sevgililer gunu furyası puzzleın kupanın tshirtun ustune resim kalpler falan bastırmaktan bahsetmiyorum. ama mesela takıları için ahşap kucuk bi kutu hatta marangozluğun iyiyse bi kahve sehpası bile olabilir bu, el yapımı baharat seti rafıyla birlikte, daha da ucup seramikten saksı yapıp içine çiçek dikebilirsin ki cok cılgın bi hediye olur ya da yapabileceğin başka aklına gelen birşey. burda hiçbiyerden alamayacak olması başka bir insanın aynısını hediye alamayack olması gibi şeyler kilit nokta. ve kendinden emekle bi hediye tasarlamış olursun.
0
random blonde
(11.11.08)
kendi kullandığım bir hediye. memnun kaldım sen de dene.

şimdi photoshop bilen bir arkadaşına rica ediyorsun. ortalama bir romantik komedi filmi seçiyorsunuz birlikte ve filmin afişine sizi koyuyor. böyle music and lyrics tarzı veya ne bileyim tavsiye etmesem de afişi güzel olduğu için city of angels gibi bişiler seç. bu işi arkadaşına yaptırdığın için şu ana kadar cebinden lira çıkmadı bak. sonra bunu gidip bir matbaa'da çıkartıyorsun. 50 70 gibi boytlar 10 15 liraya kaliteli bir şekilde basılabilir. sonra bunu çerçeveletiyorsun. 20 lira da buraya gider. kesmedi biraz daha süslerim ben bunu dersen bir de git filmin dvd'sini al tam olsun.
0
tai
(11.11.08)
@e.ozen çok klasik olur, sürpriz bunun neresinde demezsen yargıcı accesories'de güzel kolyeler, fularlar filan var. her zevke uyabilecek hem klasik hem de spor giyinenlerin takabileceği kolyeler filan. her mağazaya çeşitlerden azar azar gönderdikleri için başkalarında olması da zor. fiyatlar 20-30 lira arası bir kolyede. ve gerçekten kaliteli duruyorlar. istanbul'da birçok yerde şubeleri var. mağazanın ismini yazdım, çünkü bir erkeğin takı filan seçmesi zor, eğer özel bir ilgisi yoksa.

veya biraz bahsetsen nelerden hoşlanır kız arkadaşın. onun nelerden hoşlandığı önemli ama sanki takı özel ve güzel olurmuş gibi geldi bana.
0
mea maxima culpa
(11.11.08)
(6)

Bir haftadır buzdolabı dışında bekleyen açılmış mayonez.

babatema
bozulmuş mudur?
bozulmuş mudur?
0
babatema
(10.11.08)
muhtemelen bozulmuştur. tam bozulmamışsa bile tadı değişmiştir. ama tavsiye etmem sonuçta yumurta akıyla yapılan bir şey mayonez. yumurta da çabuk bozulur.
0
ymerdiveni
(10.11.08)
antalya'da yaşıyorsanız bozulmuştur. istanbul için de öyle diye düşünüyorum. yok ben kars'ta yaşıyorum derseniz ve evinizin ısıtma sistemi de yoksa bozulmamıştır.
0
kafa radyo
(10.11.08)
Belli olmaz. Kapağı açık bırakılmamışsa ve daha yeni açıldıysa bozulmamış olabilir.
0
paranormal
(10.11.08)
hemen çöpe.
0
mea maxima culpa
(10.11.08)
mayonez en çabuk bozulan gıda ürünlerinden biri, denemeye değmez. 3 lira hepi topu.
0
tannhauser
(10.11.08)
bozulmuşsa affetmez zehirler. o yüzden atın bence.
0
s e ff a f
(11.11.08)
(8)

Kıvırcık, Sert ve Elektriklenen

shangrilla
Tahmin edebileceğiniz gibi "saç"tan, daha doğrusu saçlarımdan bahsediyorum. Başlıktaki kelimelere haiz saçlara sahibim. Bir çok şampuan, saç kremi vs. denedim ama nihayetinde yine aynı yine aynı.Kuruduktan sonra elektriklenmeyen, yumuşak ama kabarmayacak kadar da sert ve bukleleri belirgin saçlar is
Tahmin edebileceğiniz gibi "saç"tan, daha doğrusu saçlarımdan bahsediyorum. Başlıktaki kelimelere haiz saçlara sahibim. Bir çok şampuan, saç kremi vs. denedim ama nihayetinde yine aynı yine aynı.

Kuruduktan sonra elektriklenmeyen, yumuşak ama kabarmayacak kadar da sert ve bukleleri belirgin saçlar istiyorum. Tiril tiril olsun saçlarım. Şampuan, saç kremi, bakım ürünü, vb. tavsiyelerinin yolları hasretle gözlenmektedir. Fikir vermesi açısından ufak da bir foto ekliyor ve şimdiden teşekkürler ediyorum.
0
shangrilla
(10.11.08)
ben gliss'in silk satin filan gibi bir saç kremini ve tigi'nin bed hair peppermint treatment saç maskesini kullanıyorum. çok memnunum. gliss süpermarketlerde bulunuyor. tigi için ise kuaföre gidebilirsiniz, ya da strawberrynet.com'dan sipariş verebilirsiniz...
0
kahvegibi
(10.11.08)
ben piyasaya çıktığından beri pantene'in "mükemmel bukleler" serisinin ürünlerini kullanıyorum. çok memnun kaldım. şampuanı, saç kremi, 7/24 bakım kremi var, hatta jölesi de vardı ama piyasadan kalkdı :( son dönemde şampuanı ikisi birarada yapınca şampuan olarak elidor'un "hareketli bukleler" şampuanını kullanmaya başladım o da iyi.

şu an saç şekillendirmek için l'oreal'in "curl power" isimli köpüğünü kullanıyorum.

bu ürünler kıvırcık-dalgalı saçlar içn yapıldığından elektriklenmeyi ortadan kaldırıyor. hatta saçı dalgalı olmayan arkadaşlarım bile benim evimde kaldıklarında şampuanı kullandıktan sonra ne güzel birşeymiş, saçımı çok iyi yaptı dediler.

banyodan sonra saçını kurutmadan 7/24 bakım kremini unutma, o çok iyi geliyor.
0
mea maxima culpa
(10.11.08)
@snowflake; frizz ease serisini nerede bulabiliriz? sen yazınca merak ettim şimdi.
0
think martini
(10.11.08)
herşeyi denedikten sonra bambaşka bir amaçla sadece sabun( zeytinyağlı) kullanıyorum ve artık biraz kabarsınlar bile istiyorum o denli etkili oldu ben de, hatta saclarım yaglandi ben de inanamiorum ama böyle
0
gdduman
(10.11.08)
toni & guy'ın ürünleri watsons da 3 al 2 öde. biraz pahalı ama ben beach curl spreyini pek beğeniyorum, ıslakken sık, öyle kuruyor bukle bukle kuzu kibin.
0
zkurmus
(10.11.08)
@zkurmus watsons neresi?

bahsettiğin ürünleri sen nereden alıyorsun?
0
mea maxima culpa
(10.11.08)
tşk. benim gezdiğim yerlerde yokmuş, o yüzden farketmemişim.

ordaki markalara da bakmak istiyorum.
0
mea maxima culpa
(11.11.08)
Saolun, var olun. İstanbul'a döndüğümde yardıracağımdır.
0
🌸shangrilla
(16.11.08)
(8)

bu stres beni öldürcekmiş (!)

ali87
triod bezinde oluşan bir kütle için geçtiğimiz günlerde biyopsi oldum. oradaki doktor arkadaş bu oluşumun yüksek ihtimal genetik olduğunu başta stres olmak üzere çok şeyin bunu tetiklediğini söyledi. bi psikyatre gitmemi filan istedi.doktora gitmeden bunun bi çözüm yolu yok mudur?
triod bezinde oluşan bir kütle için geçtiğimiz günlerde biyopsi oldum. oradaki doktor arkadaş bu oluşumun yüksek ihtimal genetik olduğunu başta stres olmak üzere çok şeyin bunu tetiklediğini söyledi. bi psikyatre gitmemi filan istedi.
doktora gitmeden bunun bi çözüm yolu yok mudur?
0
ali87
(10.11.08)
o doktor psikiyatrist diyerek işi abartmış. psikiyatrist sana dayayacak ilacı sersem olacaksın.

psikoloğa gitmen yeterli.

onun dışında bunun sihirli reçetesi yoktur. yani hap gibi yutup da sabah stressiz kalkamazsın. ne yapacaksın psikoloğa gidip bazı sorunlarını halledeceksin, kendine hobiler, değişik meşgaleler bulacaksın, spor yapacaksın (vücut seratonin salgılayacak), efendime söyleyeyim stresle başa çıkma, gevşeme ile ilgili çalışmalar yapacaksın (meditasyon, yoga)

ama bunların hepsi emek ve zaman ister.

aynı dertten bende de var. hipertroidi var bende de, ve stresten oldu. düşünce gücü ile tedavi kitabında hastalıkların psikolojik sebeplerini anlatan bölümde troidin büyük hayal kırıklıkları yaşayanlarda olduğu yazıyor.
0
mea maxima culpa
(10.11.08)
benim hastalığımda kronik triodid imiş genelde kadınlarda görünüyor dediler genç yaşımda ben de çıktı. be özellikle maddi konuları deli gibi takıyorum ona çare bulsam yeter.
0
🌸ali87
(10.11.08)
doktor abartmis denilmis, kitaptan tavsiye verilmis. ben de 80 yasinda nineme sorayim, aksama onun tavsiyesini de yazarim buraya.

bilincli olmak gerek, doktor birsey dediyse bir bildigi vardir sanirim. bosa 10 yil okumuyor adamlar.
0
fdegir
(10.11.08)
@tribal enfexion psikiyatristler daha ağır vakalara bakıyor, ve çoğunlukla sizinle görüşmeden ilaç yazıp gönderiyorlar.

o kadar ağır bir vaka olmadığını düşündüğümüz için psikoloğa git dedik biz. çünkü ağır bir durumu olsa @ali87 de yazardı.

zaten @ali87'nin yazdığını okursan beni muayene eden doktor demiyor, ordaki doktor arkadaş diyor.
0
mea maxima culpa
(10.11.08)
duyuru'daki yazar arkadaslari da dinlemek gerek. dogru, oradaki doktor arkadas da kim oluyor.

unutuyordum, nineme sorarken oradaki bir arkadasi duydu beni, bir gripin alsin gecer dedi.
0
fdegir
(10.11.08)
@fdegir o zaman sormasın kimse :)) biz doktor değiliz, tecrübelerimizden konuşuyoruz.

ben psikoloğa gidiyorum, çok memnunum.

ancak örnek olarak kardeşim de panik atak çıktı, psikiyatriste sadece bir seferliğine gitmiş ilaç vermiş hemen, bir daha da gitmeyecekmiş. ilacı alınca fiziksel rahatsızlıkları geçti ama düşünce şekli ve davranışları ile ilgili bir değişim geçirdiğini sanmıyorum ben.

arada böyle bir fark var, bilmem anlatabildim mi.

stresten troid oldun psikiyatriste git lafı çok ezbere geldi bana. bir insana stresi var diye psikanaliz mi yapılcak?

psikolog diyoruz ayrıca, çoğunlukla master da yapmış tecrübeli kişiler bunlar. eğer arkadaşın önemli bir rahatsızlığı varsa psikiyatriste yönlendirirler.

bence biraz olayı abarttınız. arkadaşın kolu kırılmış da biz çıkıkçı adresi vermiyoruz yani.
0
mea maxima culpa
(10.11.08)
@tribal enfexion nasıl bir yanlış yönlendirme yapıyoruz anlamadım ki? burdakiler doktor değil, yanlış yönlendiriyorlar, başına bişi de gelirse sorumluluk kabul etmezler filan yazmışsın.

arkadaş sadece stresliymiş. başka bir rahatsızlığını yazmamış.

sanki çok önemli bir psikiyatrik rahatsızlığı varmış da acil psikiyatriste gitmesi gerekirken biz uyduruk psikoloğa göndermişiz, psikolog arkadaşı oyalamış sömürmüş, arkadaş da tedavi edilmeyen ciddi psikiyatrik rahatsızlığından sinir krizi geçirmiş, yok intihar etmiş gibi filan yazıyorsun.
0
mea maxima culpa
(10.11.08)
@tribal enfexion. niye psikiyatristleri bu kadar savunuyorsun anlamadım? her stresi olan psikiyatriste gitseydi o zaman psikiyatristler stresli insanlarla uğraşmaktan şizofreni hastalarını tedavi edemezlerdi.

sen beni yanlış anladın. ben doktorlara çok güvenirim, ve birçok insanın aksine sözlerinden bir milim dışarı çıkmam, ama gerekmediği zaman niye doktorları meşgul edelim?

ha diyorsan ki, benim bu konuda bilgim var, senelerce okudum. böyleyken böyledir, budur şudur. birkaç cümle de olsun biraz yaz buraya. böyle dalga geçer gibi olmuyor yani. ben ne diyorum, bunlar ne diyor, cahil cuhela takımı der gibi yazmışsın.

yazarsan buraya iki satır şu şartlarda psikoloğa, şu şartlarda ise psikiyatriste gitmek daha uygundur. biz de memnun oluruz. aşağılar gibi konuşmaktansa, böyle yapman daha uygun olur sanırım.

biz sadece fikir beyan ettik. arkadaş herhalde aptal değil, bizim doktor olmadığımızı, kendi tecrübelerimizden bahsettiğimizi anlar herhalde.

ayrıca olaydan çok uzaklaştık, dikkatinizi çekerim. @ali87 sormuş ki doktora gitmeden bunun bi çözüm yolu yok mudur demiş.
0
mea maxima culpa
(11.11.08)
(9)

Deniz Mahsullerini Haslamaca

ermanen
Deniz mahsullerini haslayinca niye bu kadar fazla kopuk cikiyor, ozellikle karides mesela..
Deniz mahsullerini haslayinca niye bu kadar fazla kopuk cikiyor, ozellikle karides mesela..
0
ermanen
(09.11.08)
iç organları ile birlikte haşlamandan kaynaklı olmasın?
0
alkolik imam
(09.11.08)
yok yav, temizlenmis ve dondurulmus
0
🌸ermanen
(09.11.08)
karidesi haşlamamak gerekli diye biliyorum.
0
mea maxima culpa
(09.11.08)
@mea maxima: neden ki?
(bu arada verecek bir cevabım yok, ama merak ettim )
0
neverending nightmare
(09.11.08)
eğer daha sonradan tavada filan yapmayı düşünüyorsan önceden haşlama yani, ona gerek yok diye yazdım.
0
mea maxima culpa
(09.11.08)
Bence tam tersi karides haşlanmalı. Etin kızartmadan önce haşlanması yumuşamasını ve tad vermesini sağlıyor. Direkt kızartırsan çiğ kalma ihtimalide var ayrıca.
0
alkolik imam
(09.11.08)
karidesi haşlarken suyuna azcık sirke katınız.
0
susannah
(09.11.08)
(bkz: tuz)

amacınız karides tava yapmak ise karidesi haslamayınız , zaten sulu bir yapısı oldugundan tava ya koydugunuz anda zaten ılk basta kendı suyunu salacak sonra toplayacaktır .
hayvan karides deme kıvamına geldıyse zaten haslayıp yazık etmeyın lezzete ama dondurulmus urun dedıgınıze gor ebuyuk ıhtımalle cımcımden bahsedıyoruz.

ayrıyetten karidesi kopugu cıkacak kadar cok haslamak fazla gibi geldi bana genellikle kaynayan suya atılıp cok gecmeden alınır.
0
dodocan
(09.11.08)
karides, üzerine hoh dediğiniz an pişen bişeydir hatta çiğ de yenebilir. pişirmeden önce haşlamaya gerek yoktur ama sadece haşlanarak da pişirilebilir. haşlanırken biraz fazla küçülür ama. deniz ürünleri, üzerlerindeki denizsel kalıntılar yüzünden köpürür haşlanırken.
0
cereal killer
(09.11.08)
(7)

göbek-yürüyüş ilişkisi?

karamell
şimdi efendim bendeniz haftanın en az 4 günü 40-45 daika hızlı tempoda yürüyüş yapıyorum.hatta bazen hızı epey abartıyorum ki bacaklarıma kramp falan giriyor.neyse bu kısmı önemli değil zaten.boyuma göre kilom normal,amacım kilo vermek değil yani,göbeğimden kurtulmak.şimdi bu tempoda yürüyüşe devam
şimdi efendim bendeniz haftanın en az 4 günü 40-45 daika hızlı tempoda yürüyüş yapıyorum.hatta bazen hızı epey abartıyorum ki bacaklarıma kramp falan giriyor.neyse bu kısmı önemli değil zaten.boyuma göre kilom normal,amacım kilo vermek değil yani,göbeğimden kurtulmak.şimdi bu tempoda yürüyüşe devam etsem göbeğim erir mi?ekstra bişeyler de yapmak lazım mı?
0
karamell
(08.11.08)
düz yolda yürüyünce göbek erimiyor, yokuş yukarı yürümek işe yarıyor (denenmiştir)
0
zen spider
(08.11.08)
yürüyüşe ek olarak biraz da beden hareketleri yapın bence. dumble alın, çalışın falan filan. kas yaparsınız.
0
mea maxima culpa
(08.11.08)
mekik cekiniz evde.
0
chrome
(08.11.08)
koşu göbekten eser bırakmıyor. yürüyüş işe yaramaz. toprak bi pist veya yürüyüş yolu daha da işlevsel olur. tecrübeyle sabit.
0
beastangel
(08.11.08)
mekikle göbek erimez.

benim tavsiyem biraz mekik çekip sonra hızlı tempo yürü.

tabi diyet ve spor %50 %50'dir. birini yapmazsan diğeri hiç bir işe yaramaz.

dur şu yazdıklarımı not alayım...
0
desdinova
(08.11.08)
yuruyusun insan bunyesine neredeyse hicbir faydasi yok. tamam hic yoktan yine de iyidir ama gercekten gobegi eritecek bir spor degildir. sirf gobegi eritmek icin spor yapiyorsaniz da bastan yanlis. gobegi eritmek icin ilk basta duzenli bir hayatiniz olmali ki bu zamanda cok zor. beslenmenizi, uykunuzu ve sporunuzu duzenli bir hale getirmeniz lazim. doktora basvurup diyet yapmaniz da lazim.
size tavsiyem hizli tempoda yuruyus yerine jogging temposunda ve ilerleyen zamanda iyi bir tempoyla kosarsaniz daha iyi olur. suresi onemli degil. ilk ay 15 dakika kosarsaniz duzenli bir sekilde ilerleyen zamanda bu sureyi kendiniz daha da yukarilara tasiyabilirsiniz.
0
hollandabocegiilesevismek
(08.11.08)
zayıflamak ve sağlıklı yaşam için doktorlar ve diyetisyenler sadece yürüyüş ve yüzme öneriyor.

jogging ve koşu sağlığa zararlı.

zayıflamak için ilke sağlıklı yiyerek, metabolizmanızın yaktığından daha fazla kalori harcamak. o yüzden yürümek göbek eritmez filan demek komik yani.

ayrıca bana sorarsanız yüzme diyorum.
0
mea maxima culpa
(08.11.08)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.