Giriş
(7)

Tip’in durumu ne oldu şimdi

condom kurşunu
Önce baraj sorunu yok diyordu erkan baş ittifakta oldukları için ama kondanın sonuçlarından sonra meclise giremiyor deniyor galiba. Nası olucak şimdi?Ps: kemal dedespor
Önce baraj sorunu yok diyordu erkan baş ittifakta oldukları için ama kondanın sonuçlarından sonra meclise giremiyor deniyor galiba. Nası olucak şimdi?

Ps: kemal dedespor
0
condom kurşunu
(12.05.23)
yüzde 1 bile alamaz
0
f02561
(12.05.23)
Yüzde kaç aldığı böyle küçük partiler için önemli değil. Önemli olan ona oy verecek kitlenin, o seçim bölgesinde yoğun olarak, milletvekili çıkaracak kadar bulunması. Yoksa Türkiye'de yüzde 5 alıp, hiçbir milletvekili cikaramayabilir, eğer o oy tüm Türkiye'ye yayılırsa. Ben İzmir'de kullanacağım, bu yüzden CHP'ye vermek daha doğru geliyor ve öyle yapacağım.
0
fakat
(12.05.23)
Tip in, Emek ve Özgürlük İttifakı toplamda %7 yi çok yüksek ihtimalle geçeceği için baraj problemi yok. Aldığı oy kadar da kendi listelerinden girdiği bölgelerde milletvekili çıkarabilecek. Ha Memleket Partisi mesela, bir ittifakta yer almadığı için %6,9 alsa dahi meclise vekil yerleştiremeyecek.
0
lüzumsuz adam
(12.05.23)
ysp barajı geçeceği için baraj probemleri yok. seçim bölgelerinde vekil alacak oy sayısını yakalayabilirlerse mv çıkartabilirler.
0
paintov
(12.05.23)
baraj sorunu yok. istanbulda bir bölgede 110bin civarı oy alırsa vekil çıkarır. istanbul 2 harici çok zor derim vekil çıkarabilmelerine. millet baya taktik kasıyor iyip-chp hesaplarında falan.
0
avatar is back
(12.05.23)
baraj sorunu yok ama genel olarak verilen oyların çoğu çöp. bence taktiksel davranıp bölgenizde hangisinin oy ihtiyacı varsa chp, iyip ve ysp'den birine verin.
0
candide
(12.05.23)
Az önce başka bir soruya da benzer cevap verdim. Anketlerin hata payı olmakla birlikte, bir otokraside yaşayan insanların, iktidar partisi mensuplarını bu denli sert eleştiren ve yargılanmaları için ellerinden geleni yapacağını söyleyen bir partiye oy vereceklerini ne kadar rahat söyleyebilirler, bir değerlendirmenizi öneririm.

Hiçbir oy boşa gitmez. Aynı mantıkla, halihazırda sizin oyunuz olmadan da bir bölgede 2 milletvekili çıkaran, fakat sizin oyunuzla da 3.milletvekilini çıkaramayan partiyi tercih ettiğinizde de "oyunuz boşa gitmiş" oluyor. Ama nedense, x partisinin 8.milletvekili adayının benim oy vermeyi düşündüğüm Parti'nin 1.adayından daha değerli olduğuna karar veriliyor ve bunun üzerinden algı kasılıyor. O zaman tam tersini yapalım, x partisine oy verecek fakat oyu bir fark yaratmayacak 50 bin kişi benim istediğim adaya oy versin ki vekili garantileyelim?

Öyle bıçak sırtı bir seçim ki, insanların hassas olduğu noktayı tespit ettiler ve bunun üzerinden TİP'e karşı kampanya yürütüyorlar günlerdir. TİP milletvekillerini mecliste en görmek istemeyen de malum parti. Hiçbir oy boşa gitmez, içiniz rahat bir şekilde, hangi adayı destekliyorsanız, o adaya oy verebilirsiniz.
0
gmzo
(13.05.23)
(3)

ince dilekçe verdi ya ona verilen oylar geçersize mi dönecek?

avatar is back
yoksa ysk kabul etmeyip aday gibi mi saydıracak oyları? eğer inceye verilecek oylar geçersiz sayılacaksa bu her türlü kk'ya yaramıyor mu? sonuçta oyları belliydi, pasta çok az olsa da daraldı ve pastadaki payı 0,5 bile olsa artmış olmaz mı? (inceyi destekleyenler hiç sandığa gitmese dahi)
yoksa ysk kabul etmeyip aday gibi mi saydıracak oyları?

eğer inceye verilecek oylar geçersiz sayılacaksa bu her türlü kk'ya yaramıyor mu? sonuçta oyları belliydi, pasta çok az olsa da daraldı ve pastadaki payı 0,5 bile olsa artmış olmaz mı? (inceyi destekleyenler hiç sandığa gitmese dahi)
0
avatar is back
(12.05.23)
çekilmesinin bir anlamı yok, oyları geçerli sayılıyor. az da olsa kılıçdara faydası var ama dikkate değer bir oran değil.
0
candide
(12.05.23)
teşekkürler ama bir kaç yerde çekilmesinin ardından dilekçe sunarsa geçersiz sayılabilirmiş denilince aklım ona takıldı. öyle bir şey olmayacak sanırım
0
🌸avatar is back
(12.05.23)
Bugün ysknin bir kararını okuduğumda yurtdışında verilen oyların geçerli sayılacağı yazıyordu. Fakat çekilme kararından sonra olduğu için seçimdeki oylarına ne olacak bilmiyorum
0
sanguine
(12.05.23)
(1)

hangi program?

bahçedekisandal
Linkteki video hangi program ile yapılıyor?https://www.instagram.com/reel/CpIHp-lKVvN/?igshid=NTc4MTIwNjQ2YQ%3D%3D&fbclid=IwAR0YICD3m9GEqTBghe6SRrH8cvoP4kzWBMGUHGhpFd2irk8yWRbBehs6Tl4
Linkteki video hangi program ile yapılıyor?

www.instagram.com
0
bahçedekisandal
(09.05.23)
deepfake programlarından herhangi birisi ile. zao, reface, deepfacelab vs.
0
candide
(09.05.23)
(5)

İstanbul’da Jazz

6 yasimdan beri metal dinliyorum
Selamlar,Bi’ Fransız misafirimiz var. 50’li yaşlarında.Jazz dinleyebileceği bi’ yer arıyor. Var mı öneriniz?
Selamlar,

Bi’ Fransız misafirimiz var. 50’li yaşlarında.

Jazz dinleyebileceği bi’ yer arıyor.

Var mı öneriniz?
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(28.04.23)
nardisjazz.com mekan var ama yer yok yine de arayıp sorabilirsiniz
0
cemallamec
(28.04.23)
Bova’ya götürebilirsiniz Taksim’de İnci Pastanesi’nin karşısında
0
vedatchilipeppers
(28.04.23)
ala09
(28.04.23)
nardis, badau, touché
0
candide
(28.04.23)
Bunlar gelmişti benim de aklıma öncelikle ama alternatif olarak BIAS var Koşuyolu'nda. Ben henüz gitmedim ama gidip tavsiye eden birkaç kişi oldu. Aslında amatör, yarı-profesyonel kişi ve grupların çıkığı güzel yerler var. Keşfetmek lazım :)
0
nawar
(28.04.23)
(2)

Kilicdaroglu Tutkiye deki dogalgazı Putin veriyor dedi mi

sonhakan
Dedi ise nerede? Mümkünse link
Dedi ise nerede? Mümkünse link
0
sonhakan
(23.04.23)
hayır ama akşener'in benzer ifadesi var.
0
candide
(23.04.23)
Demedi
0
avatar is back
(23.04.23)
(5)

Ekşi Sözlük'e erişebiliyor musunuz?

kernelpanic
bad gateway 502 hatası geliyor
bad gateway 502 hatası geliyor
0
kernelpanic
(16.04.23)
makine soğuk bekliycen biraz hatası veriyor.
0
candide
(16.04.23)
hayır büyük başarısızlıklar sözkonusu diyor
0
klakie
(16.04.23)
pazar akşamları hep olur zaten yeni mi biliyorsunuz bunu? bu sıralar yoğunluktan girilemez. sözlüğü tanıdığımdan beri böyle.
0
sanemz
(16.04.23)
Bu yasaklama kararı kalkmamış mıydı hala vpnsiz girilmiyor
0
kararsızataletfilozofu
(16.04.23)
www.eksisozluk2023.com ile vpn olmadan erişebiliyorum.
0
mekaniker
(16.04.23)
(14)

Karşılıksız sevgi ve iyilik yoktur?

ananiyimioguz
Böyle bir argüman var. Tüm canlılar bir çıkar halindedir. Anne bile çocuğuna bakarken annelik içgüdüsünü tatmin etme, iki aşık birbirini seviyorken, hiç bir çıkar olmasa dahi onu severek ondan benzer bir sevgi beklemek de bir çıkardır. Hani geçtim parayı pulu hizmeti, hürmeti veya cinselliği.Veya bi
Böyle bir argüman var. Tüm canlılar bir çıkar halindedir. Anne bile çocuğuna bakarken annelik içgüdüsünü tatmin etme, iki aşık birbirini seviyorken, hiç bir çıkar olmasa dahi onu severek ondan benzer bir sevgi beklemek de bir çıkardır. Hani geçtim parayı pulu hizmeti, hürmeti veya cinselliği.

Veya bir babanın karşılıksız denilen sevgisinin altında aile kurmanın verdiği tatmini, türünün sürekliliğini, veya sürüsünün gücünü; iyi yetiştirdiyse "bakın ben yaptım" ın arkasındaki haklı gurur da bir çıkar değil midir? Aynı şey anne için de geçerli.

Eskiden daha yaygındı, belki ileride bize bakar, tarlaya yardım eder vs. demiş olamazlar mı?

Birine karşılıksız iyilik yaptım dediğinizde hiç bir şey beklemeseniz dahi alınan o mutluluk kazanımı, mutlu hissetmek de bir çıkar değil midir? Veya güçsüz olana yardım etmekteki, çirkin gelebilir ama iç güdüsel olarak kendini daha güçlü görme durumu, o tatminlik, çıkar değil midir?

İnançlı ise, inancından ötürü yaptıkları, mükafatlandırılacağı düşüncesi, çıkar değil midir?

İnançsız ise, iyilikler ile etrafında "doğru, dürüst" insanları biriktirme ve ondan kötü niyetli olmasa bile bir çevre kurma mücadelesi, bir çıkar değil midir?

Yani karşılıksız/çıkarsız sevgi ve iyilik yoktur diyebilir miyiz?
0
ananiyimioguz
(29.03.23)
evet yoktur ama tabi çıkardan çıkara fark var. örneğin maddi menfaat uğruna gösterilen yapay sevgi ile sevdiceği mutlu edip onun gözünde yücelmek, seni daha çok sevmesinden haz duymak aynı kategoriye girmez sanırım.
0
lazpalle
(29.03.23)
Diyemeyiz, hastalikli bir dusunce yapisi bu. Kotu insanlarin uydurdugu, kendi vicdanini tatmin etmek, kendi kotuluklerine mesruiyet kazandirmak icin kullandigi bos argumanlar bence. Ya ben kotuyum ama bu iyiler de aslinda daha 2 yuzlu, cikarci bir bilsen. Muebbet, idam yemeden onceki suclunun sacmalamasi belki yirtarim diye felsefe paralamasi olur anca
0
freedonia
(29.03.23)
Bence diyemeyiz. Ama karşılık olmadan sevgi de az insanda olur
0
cccbehzatccc
(29.03.23)
en basit canlının bile temel bir motivasyonu vardır : acıdan kaçmak ve hazza yönelmek. canlılığın temelinde bu vardır. bütün davranışlarımız bu iki amaçtan birine hizmet eder. zaten tam tersiyse sıkıntılı bir durum vardır. gözünü kırpmak da dahil hep bu iki amaçtan birine hizmet eder.

ancak sevmediğin biri var mesela. sırf ondan bir çıkarı var diye katlanıyorsundur. bu sıkıntılı tabii. ancak onun dışında her davranışın kişiye fayda sağlaması zaten mantıklı olan. diğer türlü zararı olan bir davranışı neden yapsın ki kişi? tabii buradan kastedilen kendi çıkarın için başkalarını zarara uğramak vs. değil.
0
blackkmamba
(29.03.23)
Karşılığı direkt olarak "Dur ben şunu yapayım da karşılığında bunu alayım" gibi bilinçli ve adi bir düşünce gibi tanımlarsak çok karanlık ve ikircikli bir durum ortaya çıkıyor belki. Tabi ki buna inanmak istememek de normal.

Ancak bence karşılıksız bir şey yoktur diyebiliriz ve bu bir sorun değil. Bilinçli ya da bilinçsiz, faydalı ya da faydasız her şey bir amaç uğruna yapılıyor. Karşılıksız demek bir anlamda amaçsız da demek bence, dolayısıyla da böyle bir şeyin mümkün olduğunu düşünmüyorum. Mesela "Bir annenin çocuğuna duyduğu karşılıksız sevgi" başka bir açıdan bakınca genlerini sonraki nesle başarılı bir şekilde taşımanın bir aracı haline geliyor. Dolayısıyla da ortada karşılıksız bir eylem değil, belli bir karşılığa yönelik kullanılan araç var.

Din konusunda da aynı şey geçerli ve yine bir sorun teşkil etmiyor. Söz konusu din ister "Ritüelleri yerine getir, o zaten sana doğru yolu buldurur" desin, isterse de "Ritüeller tek başına önemli değil, önce insan olman lazım" desin; her halukarda ortada belli bir amaca yönelik hareket etme, dolayısıyla da yapılan eylemler neticesinde bir karşılık bekleme durumu var. Bu karşılık direkt yaratıcıdan da, kişinin kendi nefsinden de bekleniyor olabilir, bence sonucu değiştirmez.

Benzer şekilde karşılıksız iyilik de mümkün değil bence. Söz konusu yardımın arkasında kişinin bile farkında olmadığı onlarca amaç olabilir. Zira her şeye ve herkese yardım etmiyoruz; çeşitli kriterlerimiz var. Bu kriterler de büyük ölçüde kişisel; dolayısıyla en temelinde yapılan yardımın arkasında ilgili sosyal grubun bir parçası olmayı pekiştirme, yardım edilenin haliyle empati kurulmasına istinaden hissedilen acıyı hafifletme, komünite hissini güçlendirip olası benzer bir durum yaşanırsa kendine de yardım edileceği güvencesini hissetme gibi hiç de kötü olmayan, gayet doğal karşılıklar olabilir. Burada "Bunlar sebep değil sonuç" diye bir argüman üretilebilir. Yani "kişi hiçbir karşılık beklemeden yardım yaptı ama neticesinde bu faydaları edindi" denilebilir, açıkçası ben bunun mümkün olmadığını, bunu yine amaca ve dolayısıyla da eylemin kendisine bağlandığını düşünüyorum. Yani eğer bu karşılıklar en başta amaçlanmasa, yardım da edilmezdi.
0
salihdt
(29.03.23)
biraz kabala bakıyorum bu aralar ve tam da bundan bahsediyor. mutlu meydan çok güzel şekilde açıklıyor bunu. özetle dediğiniz gibi çıkarsız hiçbir şey yok. çünkü insanın doğası bu. @blackkmamba'nın dediği gibi -ki sanırım o da mutlu hocayı dinlemiş- haz alma ve acıdan kaçınma odaklıyız. bir insanı sevmemiz, aşık olmamız bile, onun bizi iyi hissettirmesi nedeni ile. bir müddet sonra o kişi bize haz vermesin, bakalım sevmeye devam edebiliyor muyuz? karşılıksız yapılan iyilikler, para yardımları vs. insanın vicdanını tatmin ettiği için yapılıyor. yani yine ortada "çıkarsız" bir şey yok. yani iyilik yapıyorum -> vicdanım rahatlıyor -> haz alıyorum. istediğiniz argümanı sunun, yolun sonu kişinin kendisini tatmin etmesine ve acıdan kaçınmasına çıkıyor.
0
candide
(29.03.23)
Evet. İyilik bencilliktir. Hatta şunu önerebilirim, bir saatte bitirirsiniz: Anaşist Ahlak - Kropotkin.
0
ruhen hastayim ben
(29.03.23)
bu saydıklarınız haricinde yapılan şeye sevgi derim ben. diğer türlü sevgi olarak saymam. dediğiniz gibi, yapılan bir tür içsel tatmin için veya fiziki beklenti ile yapılmış olur.

sevginin tanımında beklenti, tatmin ve çıkar yoktur. varsa da o, sevgi değildir.
0
Leonardo~Da~Vinci
(29.03.23)
Katilmiyorum modern nihilistlerin bitter hayatlarini kaldiramayip abartmasi diyorum ben.

Sonucunda bana cok az eksi olacak fakat karsidakine cok arti olacak hareketleri surekli yapiyorum ben. Hatta kullanildigimi bile bile yapiyordum psikiyatristim durdurdu sonunda :) Maddi anlamda da manevi anlamda da bana zararliymis, bir cikari yok gordugunuz gibi.

Iyilik yapiyorsun iyi hissediyorsun bu da bir karsilik demesin kimse lutfen, bu freedonia'nin dedigi gibi hastalikli bir dusunce yapisi.

Tum bu kaosun icinde ben yine de insanlarin varsayilan olarak yardim etmeyi tercih ettigini, cogunlugun iyi oldugunu dusunuyorum.

Deprem surecinde gorduk de bunu. Tanimadiklari gormedikleri insanlar icin kimileri para bagisladi ve cogu kisi icin o bagislanan miktarlar onemsiz degildi. Kimileri ise yardim eforlarina katilip saatlerce kendilerini perisan ettiler. Karsiliksiz iyilik vardir. Hatta insanlarin cogu bunu yaparlar. Asil karsilik hesabi yapanlara asla guvenilmeyecegi dusuncesindeyim.
0
aguen
(30.03.23)
annelik içgüdüsü yüzünden mi bu saatlere kadar perişan oluyorum ya? çoktan tatmin olması gerekirdi bu 2.5 yılda. gayet karşılıksız, beklenti olmadan oluyor.
0
deartheodosia
(30.03.23)
yazılanları sanki ben yazdım dedim.

kesinlikle katılıyorum.
Size göre iyi bir davranış sergilediğinizde ve bunu sizden başka hiçbir kimse bilmese bile yalnızca içinizde oluşan o "güzel bir şey yaptım" hissi yaptığınız davranışın bir karşılığıdır.

hiçbirimiz masum değiliz. :)
0
drmuhendis
(30.03.23)
Başkalarının acılarını içimizde hissedebilen varlıklar olarak; salt haz, neşe, gurur ve buna benzer pozitif duygu hallerini tatma güdüsüyle değil, bazen vicdanımızı sızlatan durumları ortadan kaldırmak adına da fedakarca eylemlere girişebiliriz.
0
huçi kuçi
(30.03.23)
Öncelikle tabii ki konu tatışmaya açık, benim de kafamda net bir düşünce yok, sadece mantıklı geliyor, kafamda çürütemedim o yüzden sormak istedim. Yakınım ama bu düşünceye.

O yüzden direkt karşı çıkanların gereksiz celallendiğini düşünüyorum.

Şöyle ki; bana dediniz ki neden iyilik yapıp duruyorsun insanlara, neden önce kendini değil de başka insanları düşünüyorsun?

Ben de dedim ki yahu kardeşim ben böyle mutlu oluyorum. Bu davranışım beni bir şekilde tatmin ediyor, sana ne, sen git kendi işine bak!.

Kimse de demez ki "vay cıkarcı ***** sen kendi mutluluğun için insanları iyi yönde de olsa kullanmaya utanmıyor musun biz senin tatmin havuzun muyuz?"

Yani çıkar kelimesini duydunuz diye illa kötü olmalıdır anlamında söylemedim. İyi bir şeye hizmet ediyor olabilir.

Ama sonuç olarak bir çıkar, bir beklenti yok mu belki kendinize bile itiraf edemiyorsunuz ama var yani. Ben iyi yöndedir, kötü yöndedir diye ayırmadım ki.

Yaptığımız her davranışta sonuçta bir çıkar veya bir karşılık söz konusu mu değil mi onu sordum.

İtfaiye örneğine gelirsek. Sivil toplum kuruluşları da bir çok gönüllü toplayabiliyor, terör de. Mesela burada da temele inildiğinde konunun "bir amaç uğruna önemli biri gibi hissetme" olduğunu düşünüyorum. Amacın iyiliği ve kötülüğü tartışılır, ama toplumda kendine yer edinme açlığımızı kullanıyorlar ikisi de.

Tekrar söylüyorum iyisinde kötüsünde değilim. Ama temelinde aynı şey yatıyor; tatmin. Ve bu da bir çıkar değil midir? İlla bir para veya mal mülk alması gerekmez. Fakat özünde kendi çıkarı için yapıyordur diyemez miyiz?
0
🌸ananiyimioguz
(30.03.23)
@deartheodosia evet annelik içgüdüsünden. başkasının çocuğu için bu saate kadar uğraşır mısın?
0
blackkmamba
(30.03.23)
(8)

Ramazan bayramında deniz güneş tatili

condom kurşunu
Yapılır mı ya 20 nisanda donar mıyız?
Yapılır mı ya 20 nisanda donar mıyız?
0
condom kurşunu
(24.03.23)
bence donar.
0
sanal uyku
(24.03.23)
donar.
0
candide
(24.03.23)
yatayım güneşleneyim, denize girip yaz gibi takılayım diyemezsiniz.

ama ege veya güneydeki sıcak bir tatil beldesinde denize girilir. yaz gibi şezlongda keyif yapılmaz, ama denize girdim diyecek kadar yüzersiniz. çok da üşütmez abartmayın.
0
kibritsuyu
(24.03.23)
mevsimler de baya kaydığı için artık temmuzdan önce deniz zevk vermez pek üşütür.
0
joooper
(24.03.23)
nereye gideceğine bağlı. mısıra gidin mesela bronzlaşıp dönersiniz :)
0
roket adam
(24.03.23)
Bodruma gitsek diyoruz hanımla ev var boşta. Denize girsek biraz, bi tık renk alsak kafi yani maksat hava değişimi.
0
🌸condom kurşunu
(24.03.23)
bodrumda mümkün değil, ege haziranda bile ısınmıyor.
0
benaslinda
(24.03.23)
Arkadasim gecen hafta bodrumda denize girdi. O zamanki hava durumuna bakin, biraz sans isi. Uzun uzun deniz keyfi yapilmaz belki ama bir gir cik belki olur.
0
mor oje
(25.03.23)
(3)

doğum tarihimi kimse bilmiyor. öğrenmenin bir yolu var mı?

buenosdias
köy yerinde bi evde yokluk içinde doğmuşum. anam, babam dahil kimse hatırlamıyor. kimliği bile 7 yaşında okula kayıt olurken çıkarmışlar. astrolojik durumuma bakmak istiyorum. öğrenmenin bir yolu var mı?
köy yerinde bi evde yokluk içinde doğmuşum. anam, babam dahil kimse hatırlamıyor. kimliği bile 7 yaşında okula kayıt olurken çıkarmışlar. astrolojik durumuma bakmak istiyorum. öğrenmenin bir yolu var mı?
0
buenosdias
(22.03.23)
Astrologlara yaşadığınız onemli olayları tarif ederek tahmini dogdugunuz dönemi belirterek tespit etmelerini sağlayabilirsiniz. Retifikasyon diyorlardı sanırım buna. Ben Uygun Gur den saatle ilgili destek almistim
0
çaykovski
(22.03.23)
hocam genelde babam dedem falan anlatır bu hikayeleri. Ailenize doğdunuz zaman köydeki hava durumunu sorabilirsiniz. En azından mevsimi bilmek araştıracağınız aralığı baya bi daraltır. Eğer belli bi hasat dönemi falan varsa o da 1-2 aylık bi araya daraltır.
Bonus: O dönem önemli bir haber var mıydı onu sorabilirsiniz. Ne bileyim darbeden 1 ay sonra doğmuşsun gibi bi bilgi işe yarayabilir. ya da kurban bayramından hemen sonra gibi falan.
önemli google'da arattığınızda çıkacak bir kaç bilgi ile 3 aşağı 5 yukarı doğum tarihinizi bulabilirsiniz.
0
kafamiyicem
(22.03.23)
rektifikasyonun da çerçevesi var, yani tahmin aralığı biraz dar olmalı. anladığım kadarıyla sizin yıl bile belli değil. o yüzden rektifikasyon yapılamaz, yaparım diyen astrolog da sallıyordur. en azından sene belli olsaydı doğruya yakın tahminler yapılabilirdi.
0
candide
(22.03.23)
(8)

takıdan anlayanlar-bu siteyi bilenler

unabomber
selam duyuru. bildirime https://luxesturkiye.com/ diye bir site düştü. 3 nesildir devam ettirdikleri takı işine son verdikleri için ciddi indirimleri varmış. soru: indirimler gerçek mi, fiyatlarını ak eden ürünler midir? soru2: siteyi bilen daha önce kullanan var mı? iletişim no falan göremedim, bi
selam duyuru. bildirime luxesturkiye.com diye bir site düştü. 3 nesildir devam ettirdikleri takı işine son verdikleri için ciddi indirimleri varmış. soru: indirimler gerçek mi, fiyatlarını ak eden ürünler midir? soru2: siteyi bilen daha önce kullanan var mı? iletişim no falan göremedim, bir şeyler alsak salatalık yollarlar mı:) -bu işlerden zerre anlamam-
0
unabomber
(21.03.23)
Site, ben dolandırıcıyım diye bağırıyor.
0
vizivozo
(21.03.23)
gule gule
(21.03.23)
paketten salatalık çıkması muhtemel :d
0
candide
(21.03.23)
7 martta site açılmıs. Yani 2 hafta önce. Yurt dışı kayıtlı. Daha görsellerinin fakeligini sorgulatmadım bile. Paranı iyi bir derneğe bağışlayabilirsin :)
0
optimistbakunin
(21.03.23)
bu işlerden anlamaya gerek yok.

"3 nesildir el yapımı mücevher işi yapıyoruz" diyenin adı sanı her yerde olur. mücevheri geç börekçi bile olsa olur böyle isimsiz cisimsiz internet sitesinde yapmaz yarısı ispanyolca yarısı türkçe...
0
sert siyah krom
(21.03.23)
Rastgele bir kolye seçtim, güya ürün 1000 liradan 299 liraya düşmüş. Aynı kolyeyi (fotoğrafı da birebir aynı) aliexpress’te 19 liraya satıyorlar :)
0
orient blue
(21.03.23)
ana sayfada bi küpe beğendim güya sitede 199muş. trendyolda 99 tl.

www.trendyol.com

linki de bu. bence beğendiğiniz ürüne sağ tıklayıp google'da ara diyin güvenilir site çıkıyor
0
matilda
(21.03.23)
tüm yanıtlar için teşekkür ederim dostlar, iyi ki varsınız:)
0
🌸unabomber
(21.03.23)
(10)

bu evleri nasıl alıyorlar?

baldan kaymak
2m tl altında ev yok.Bu evleri bu insanlar nasıl alıyorlar? Maaşlı işte çalışarak almak çok zor gibi geliyor.Merak ediyorum gerçekten nasıl oluyor bunlar?Karavanlar dahil 500k tl'den başlıyor ikinci elleri.
2m tl altında ev yok.

Bu evleri bu insanlar nasıl alıyorlar? Maaşlı işte çalışarak almak çok zor gibi geliyor.

Merak ediyorum gerçekten nasıl oluyor bunlar?

Karavanlar dahil 500k tl'den başlıyor ikinci elleri.
0
baldan kaymak
(13.03.23)
Artık birşey satmadan birşey almak mümkün değil.
eğer mesleğe yeni başlamış biriyseniz bırakın evi araba almak bile imkansız gibi birşey.
0
alicandan
(13.03.23)
belli bir yaşın üstündekiler artık alabiliyorlar. birikmişin üstüne banka + aile + arkadaş borçları ile. ortalama bu şekilde.
0
candide
(13.03.23)
türkiye’de çok iyi para kazanan ciddi bir kitle var. beyaz yakalı olup karı koca beraber -100 aylığı olanlar, küçük şehirlerde küçük müteahhit, mobilya işleri yapıp büyük para vuranlar, vs vs. 2m eskisi gibi büyük bir para değil yani.

eskiden de ev alamayan dar gelirli kesim şimdi de ev alamıyor çok değişen bir şey yok.
0
roket adam
(13.03.23)
dunyanin heryerinde belli basli sehirlerde durum boyle, bence biz hala bircok acidan basindayiz bu isin, daha da pahali hale gelecek.
0
cooperr
(14.03.23)
son 4-5 yıllık haberler ama aşağı yukarı bilgi verebilir. türkiye'de 23 milyon haneden 13 milyonu kendi evinde oturuyormuş. bir diğer bilgi ise ülkedeki kayıtlı konut sayısı yaklaşık 40 milyon. burda ilk akla gelen şey binlerce kişinin birden fazla evinin olması. sizin sorunuzda ise evet birikmiş bir para, arsa veya aileden kalan bir para - satılacak bir şey olmadıkça gerçekten çok zor.



www.emlakjet.com
www.yeniakit.com.tr
0
jepa
(14.03.23)
anadan babadan mirasları var ya da para döndürüp alıyor. 9 tane kredi kartı ve her bankadan ek hesabı var olan arkadaşım 2 milyona ev aldı. aylık ödemesi 20 bin falan.
0
mikahakkinen
(14.03.23)
Gelir dağılımında adaletsizlik derken bahsedilen bu. Alamayan hiç alamıyor, alan 2-3 tane alıyor, alamayana kiraya veriyor.

Türkiye'de kobi sınıfında bir esnaf, sanayici, küçük üretici mesela kendini çok zorlamadan ev alabilir. Hatta kredisiz trink parayla alır. Bugün bir sanayi sitesini gezin, hepsini silkelesen en azından yarısında anadolu'da ev alabilecek nakit çıkar kasadan.

Bir de büyük şehirlerde çok yüksek kazanan beyaz yakalı sınıfı var. Karı koca şu an 30'arbin kazanan bir çift de kendini biraz zorlasa ev alır. Birinin maaşını harcamasalar, her ay enflasyondan koruyarcak yani enflasyonun etkisini sıfırlayacak bir fona koydu diyelim. Yatırımla enflasyon yokmuş gibi düşünebiliriz. 24 ay ayda 30 binle geçinebilirlerse ki 15 kira 15 yaşam masrafları idare edilebilir ellerinde 720 bin olur. geri kalan 1,3 milyonu kredi yapıp 2 milyonluk bir eve girebilirler. Şu an halkbank ya da ziraat'ten 1,3 milyon kredi çekersen kampanyalı fiyattan 21.000 taksitle ödüyorsun. 30-30 kazanıyorlardı. 21000 kendi evinin taksidi, geriye 40000 tl kalıyor. (burada enflasyondan bağımsız düşündüm çünkü bu düzeyde beyaz yakalının maaş artışı zaten enflasyon oranında oluyor, ya da kazancını o ayarda bir fonda değerlendirirse zaten birikimi aynı oranda kalabiliyor)

bunlar dışında maaş dışında geliri olmayan ortalama kazanan bir çiftin ev alabilmesi epey zorlu çok iyi yatırım planı ve kararlılık gerektiriyor.

Şunu yapan insanlar tanıdım mesela işe başladığı gibi ilk maaşından itibaren yatırım yapıp 30-40bine arsa alıyor. 1 sene sonra enflasyon+%20 koyup satıyor başka arsa alıyor. Onları satıp daha büyüğünü alıyor. Böyle böyle elindeki nakiti büyütüyor. 10 sene içinde bir ev parasına ulaşıyor alıyor.

Ama bu biraz kişisel beceri işi yani herkes yapamaz, hem o iradeyi gösteremez hem gayrimenkul alım satımı yapmak, değerlenme ihtimali olan yer bulmak da marifet işi hem de üstüne kar koyup satmak baya tüccarlık. Bunu deneyip çok para yakan da oluyor saçma sapan yerler alıp.
0
anten
(14.03.23)
turkiye de bir suru zengin sirtlan var. paradan para kazaniyorlar. dusunsene 100 tane kirada evin var. onlarin geliriyle her ay 1 tane ev alabiliyorsun. kartopu gibi her ay daha da buyuyorlar
0
buenosdias
(14.03.23)
memleketleri o şehir olunca alınıyor daha önceden evi arsası kalan mirası olduğu için
sıfırdan almak için iyi maaşlar lazm
0
bir soru sorcam
(14.03.23)
anten'in söylediği mantıklı geliyor ama çevremde gerçekten 60-70 bin kazancı olan birkaç çift bunu yapamadı. Ya ev bulamıyorlar ya o krediyi alamıyorlar vs. O parayı kazananın gideri de çok olabiliyor duruma göre. Yani en ideal şartlarda, yeni evli (altın vs. gelmiş) borcu olmayan çocuğu olmayan düşük kiraya oturan çift bunu yapabilir o da kredi bulabilirse.

Tabii 2-3 yıl önce otomobil alabilmiş çiftler o konuda daha şanslı. İki araba olsa satsan al sana 1 milyon lira. Üstü de kredi.

Hep çift dedim, çünkü yalnız bunu başarmak imkansız sanırım.
0
nhk ni youkosu
(14.03.23)
(5)

Tıraş makinesi önerisi?

jackyr
makinem bozulduğu için yeni bir tıraş makinesi almam gerekiyor. Sinek kaydı istemiyorum aslında ama yanak ve boyun bölgesi sinek kaydı olsa iyi olur sanki. Her türlü öneriye açığım 700-800 TL bütçem var. Hem body hem sakalda kullanabileceğim bir şey arıyorum tam olarak. şu body diyor ama sakal da ke
makinem bozulduğu için yeni bir tıraş makinesi almam gerekiyor. Sinek kaydı istemiyorum aslında ama yanak ve boyun bölgesi sinek kaydı olsa iyi olur sanki. Her türlü öneriye açığım 700-800 TL bütçem var. Hem body hem sakalda kullanabileceğim bir şey arıyorum tam olarak. şu body diyor ama sakal da keser herhalde. ama tek başlığı var. Vücut için ayrı başlık olsa iyi olurdu. ayrı başlık takılan makineler de çabuk bozuluyor sağlam olmuyor gibi geliyor bir yandan da.

www.amazon.com.tr




www.amazon.com.tr

Şu makineyi de babama almıştım. Kirli sakal sevmediği için çok memnun kalmadı açıkçası ama benim hoşuma gitmişti. ama bunu alırsam vücut için ayrı makine almam gerekecek.

Ya da vücut için ayrı, sakal için ayrı bir makine almak mı mantıklı ? Her türlü öneriye açığım.
0
jackyr
(13.03.23)
abim philips multigroom serisini kullanıyor, memnundu. 7000 serisinden.
0
candide
(13.03.23)
Philips 14'ü 1 arada aldım. 1300 TL'ydi yanlış hatırlamıyorsam. Çok memnunum.

Şarjı çok iyi gidiyor. Kısa sürede şarj oluyor. Islak kullanılabiliyor.

Başlıkların kullanımı çok basit. Bozulacak bir şey değil. Almışken iyisini alın derim.
0
dissendium
(13.03.23)
Ben Philips OneBlade kullanıyorum. 2 tane bıçak var, birini vücut için birini sakal için kullanıyorum ve gayet memnunum. Sıfır sinek kaydı yapmıyor ama gayet kökten alıyor sakalı. Şarjı iyi gidiyor, ıslak kullanılabiliyor.
0
gallienus
(13.03.23)
Sinek kaydı hissine en yakın şey Philips OneBlade ile mümkün. Pro olanda ekstra pil ömrü en büyük artı.

Vücut için de kullanılabilir. Tabi her nimetin külfeti var. Bıçakları pahalı. İndirim kovalamak gerek.
0
mada
(14.03.23)
Uzun uzun düşündüm. Vücut ve yüz için ayrı alacaktım. Aynı fiyata geliyordu hemen hemen. Az önce ggaza gelip 14 in 1 aldım. Yorumlarım daha sonrasında.

Bıçak parası makine parasını geçeceği için one blade almadım. Sinek kaydı derdim yok.

Çok teşekkür ederim ^^
0
🌸jackyr
(14.03.23)
(6)

Çilli insan kalmadı mı?

brkylmz
Ben de küçükken çilliydim. yıllar oldu çilli insan görmüyorum. bitti mi?
Ben de küçükken çilliydim. yıllar oldu çilli insan görmüyorum. bitti mi?
0
brkylmz
(13.03.23)
ben varım. çil, güneş lekesi ne ararsan var.
0
deartheodosia
(13.03.23)
Var var ben değilim ama bi çalışma arkadaşım öyle
0
baldan kaymak
(13.03.23)
batı ülkelerinde bile pek yokken türkiyede görülmemesi normal değil mi? bir de olsa da göğüste ve sırtta oluyor genelde.
0
candide
(13.03.23)
bb krem çıktı mertlik bozuldu. bir de insanlar güneşe maruz kalmak konusunda bilinçlendiler sanırım.
0
dr doofenshmirtz
(14.03.23)
burnumda var. ne azalıyor ne çoğalıyor.
0
anna sun
(14.03.23)
@dr doofenshmirtz'in yazdigi gibi bir gelisme mi oldu acaba diye dusunuyordum ben de.

Olsun az da olsa yine de etrafta olduklarini bilmek guzel :))
0
🌸brkylmz
(14.03.23)
(6)

"Peşinden koşturmak"

Avoiding The Puddle
Artık bu tabir tarihe mi karıştı nedir ? Erkekler eskiden; "bu kızın peşinden az koşmadım" derlerdi. Keza kadınlar da; "bu çocuğu peşimden az koşturmadım" filan şeklinde.N'oldu şimdi artık herkes 30dk'da birbirini kabul eder veya reddeder mi oldu da bu tarz bir ifadeyi duyamaz oldum ?
Artık bu tabir tarihe mi karıştı nedir ? Erkekler eskiden; "bu kızın peşinden az koşmadım" derlerdi. Keza kadınlar da; "bu çocuğu peşimden az koşturmadım" filan şeklinde.

N'oldu şimdi artık herkes 30dk'da birbirini kabul eder veya reddeder mi oldu da bu tarz bir ifadeyi duyamaz oldum ?
0
Avoiding The Puddle
(10.03.23)
because of seçenek bolluğu...
0
candide
(10.03.23)
İnsanlar medenileştiği için böyle oluyor. Ne o öyle birinin "peşinden koşmak"...

Bir kadın beni peşinden koşturuyorsa, bana yukarıdan bakıyor demektir. Ben bir süre uğraştıktan sonra beni kabul etmeyi planlıyorsa da "lütfetmiş" olacaktır... Bu kafadaki bir kadın için uğraşmaya devam edip kendimi küçültecek değilim elbette. Romantik ilişkiler denklik ilkesiyle çok daha düzgün oluyor.
0
long live rock n roll
(10.03.23)
Modasi gecti
0
ala09
(10.03.23)
eskiden kara sevdaya da tutulurmuş insanlar, o ne demekse artık.
0
deartheodosia
(10.03.23)
Hala var, sadece öyle denmiyor. Hiçbir şey denmiyor aslında. Burada duyuruda da hemen hergün birinin peşinde koşan insanların dertlerini görebilirsiniz.

30dk'da peşinden koşulup koşulmayacağı netleşiyor. Ondan sonra koşu başlıyor. Ön onaylı koşu.
0
akhenaten
(10.03.23)
yoo hala var. koşan erkeklerdi, yine onlar. seçenek bolluğu kadın için var (ki onların da hepsi için yok).

sadece günümüzde insanlar kendilerine daha fazla değer veriyor, o yüzden "peşinden koşturma" veya "naz yapma" gibi kekolukları daha az insan yapıyor. ben birini seviyorsam onunla mutlu olmak isterim. beni koşturacaksa, üzecekse, iletişim kurup sorunları çözmek yerine "burnu sürtsün" deyip aptal gibi davranacaksa o kişiyle olmanın bir manası yok.

birliktelik sevgi, saygı, hayatı paylaşma, bir arada mutlu olup huzur bulabilme işi. peşinden koşacaksam, kıskandırılacaksam filan bunun ne manası var ben rastgele birine tutulup onun için de üzerim kendimi? veya kendi perspektifimden bakayım olaya, ben sevdiğim insanı niye koşturmak ya da onu üzmek isteyeyim?

bunlar salak salak şeyler. eğitimsiz, cahil, kendini tanımayan insan tırtlığı.
0
mark greg sputnik
(10.03.23)
(12)

Ciddi bir insan olmak kötü birşey mi?

slm ben yalnız komando yasin
Genelde ciddi bir insanım cıvıklıktan, şakalaşmalardan, sululuktan hoşlanmam. Bana takıldıkları ya da şaka yaptıkları zaman kızarım. Bana göre şakalar genel anlamda yapılır , şahsa yönelik yapılmaz. Kimisi sevmez böyle şeyleri şaka yapıp alay edip hayatı yaşamak gerek diyorlar ama bana garip geliyor
Genelde ciddi bir insanım cıvıklıktan, şakalaşmalardan, sululuktan hoşlanmam. Bana takıldıkları ya da şaka yaptıkları zaman kızarım. Bana göre şakalar genel anlamda yapılır , şahsa yönelik yapılmaz. Kimisi sevmez böyle şeyleri şaka yapıp alay edip hayatı yaşamak gerek diyorlar ama bana garip geliyor bu durum.
0
slm ben yalnız komando yasin
(10.03.23)
Böyle bir insanla sürekli aynı yerde bulunmak istemem ben yaşam enerjimi söndürür diye, yani kötüdür değildir bilmem tabii kötü demem ama belki de derim bilemiyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.03.23)
bu senin seçimin fakat kötü bir şey, hayat TR'de zor ve stresli bundan dolayı insanlar çevrelerinde daha çok neşeli insanları tercih ediyorlar.
0
mysql34
(10.03.23)
z kuşağı ve dehb'li bireyler için kötü.
0
OrangeYellow
(10.03.23)
ben ailem disinda kimsenin saka yapmasina izin vermem.
yakinim degilse eger hayati yasamak vs hepsi bunlarin kendilerini etrafa göstermek icin bahaneleri.
hayat saka yaparak mi yasaniyormus?
0
Coma
(10.03.23)
coma +1

farklı kişilerle farklı şekilde mesafelenebilirim
0
freebird5406_2
(10.03.23)
cıvıklaşmaya bayılırım ama benim gibi cıvık olmayanlarla işim olmaz. kendim gibi bi seviyesize ihtiyacım var.
0
kirby
(10.03.23)
her şeyi dalgaya almak iyi bir şey olmadığı gibi her zaman ciddi olmak da iyi bir şey değildir.
0
candide
(10.03.23)
şakanın içeriğine göre şakaya kızmayı anlayabilirim, bazen şakalar kalp kırıcı olabilir ama birine takıldığımda kızarsa ben daha çok bozulurum. yani şöyle düşünüyorum hep; milyarlarca yıllık dünya tarihinde alt tarafı 70 yıl yaşayan bireyleriz. bizden sonra da milyonlarca hayat olacak. hiçbi şey değiliz ki. hayat bu kadar ciddi bi şey olmamalı. her şeyi şakaya vurmak, çok ciddiyetsiz yaşamak da problemli ama çok da kasmamak lazım. haddim değil tavsiye vermek ama bence bi tık bu bakış açını değiştirmen senin hayatını kolaylaştırabilir.
0
nathanieltroy
(10.03.23)
senin ki de kotu tam tersi civiklikta kotu. ortasini bulacaksin.
0
buenosdias
(10.03.23)
bu genelleme olacak bir şey değil, yerine göre ciddi yerine göre şakacı bir insan olabilmek en iyisidir. her ortamda ciddi takılırsan bir çok yerden dışlanırsın, keza yanlış yerde şaka yaparsan yine sıkıntı yaşarsın. hiç şaka kaldıramayan biriysen de özgüven problemlerin olduğu kanısına varılır. yerine göre değişir yani.
0
roket adam
(10.03.23)
Ciddyetn ölçüsü olmalı. Çocukla çocuk, büyükle büyük gibi olunur. Bunlarda sorun yok.
Ama ciddiyet, kişide daha çok sinirlilik hali ile ön planda ise zaten onun çevresinde pek kimse de olmaz.

Ben daha çok, kişi evet ciddi olmalı çünkü hayatın kendisi ciddidir.. deme yanlısıyım.

Latife, mizah vs. ise yeri geldiğinde ve dozunda olmalı
0
diyecevaplandı
(10.03.23)
Tüm ortamlarınızda böyle misiniz?
Biraz garip bence, insanın ciddi olduğu ortam da vardır, rahat davrandığı ortam da vardır.
Şaka ben de sevmem, çok saçma bulurum yapılmasından hiç hoşlanmam bunu hayatımda olan insanlar bilirler kimseye hatırlatmam da gerekmez, ama güleriz eğleniriz bu başka bir şey.
0
Dağcı
(10.03.23)
(15)

Aşk ilişkileri hakkındaki düşüncem yanlış mı dürüst olun lütfen?

darth plix
Yaş 24, flört ettiğim çok kız oldu ama doğru düzgün sevgilim hiç olmadı. istesem olurdu tip boy olarak fena değilim yürüyen çok oldu ama ben best one diyebileceğim birini arıyorum.birçok kişiyle yüzlerce şey yaşamaktansa tek bir kişiyle her şeyi yaşamak istiyorum. arkadaşlarım skor peşinde mesela am
Yaş 24, flört ettiğim çok kız oldu ama doğru düzgün sevgilim hiç olmadı. istesem olurdu tip boy olarak fena değilim yürüyen çok oldu ama ben best one diyebileceğim birini arıyorum.

birçok kişiyle yüzlerce şey yaşamaktansa tek bir kişiyle her şeyi yaşamak istiyorum. arkadaşlarım skor peşinde mesela ama ben sevebileceğim, beni sevecek ciddi ilişki yaşayacağım birini istiyorum. sahtelikten samimiyetsizlikten nefret ederim mesela, samimi ve dürüst olan birini arıyorum. etrafıma bakıyorum neredeyse bütün kızlar gösteriş peşinde, bad boy peşinde, ya da 2 bira nasıl fazla içerim onun peşinde.

muhafazakar değilim karakterli biri olsun yeter, yani önüne gelene yürüyen ya da her yürüyen erkeğe mavi boncuk dağıtan biri olmasın yeter benim için.

bu düşünce yanlış mı, objektif ve dürüst olun lütfen.
0
darth plix
(09.03.23)
Yanlış değil, niye olsun? Bu sensin, ne mutlu..
0
gadlemler
(09.03.23)
kimse the one değil. ve bütün sermayeni tek bi kişiye yatırman, o kişiyi idealize etmen seni çok dibe çekiyor. tıpkı senin gibiydim ve şu an çok pişmanım :) tecrübe iyi bi şey. bu demek değil ki önüne gelenle ilişki yaşa; o çok daha kötü bir seçenek. ama bu kadar anlam da yükleme kimseye bence.
0
deartheodosia
(09.03.23)
yanlis bu. the one diye paket gelmiyor bunu bir kez bile olsa deneyimle daha iyi anliyosun. kimse tam olarak sana gore yaratilmamistir ama sen oyle gorursun, asik olursun evet bu iliski yasamaya deger. ama bakis acin buyuk hayal kirikligi yasatir. bu zorla sevgili yap demek degil ama yatkinligin ve potansiyelleri degerlendirme ihtimalini dusuruyor sendeki dusunce
0
ala09
(09.03.23)
@deartheodosia
@ala09

hocam best one yazdım ama her şeyiyle 4x4 lük biri olsun ya da aynı benim kafada biri olsun düşüncem yok. tabikide kavgalar tartışmalar fikir ayrılıkları olur, olmazsa sıkıntı vardır zaten. best one'dan kastım şu ;

ben birine vaktimi enerjimi harcayacaksam buna değecek biri olsun, en azından boşu boşuna vakit kaybettim demiyim. Görüyorum şimdi millet çorap değiştirir gibi sevgili değiştiriyor. onun için şunu yaptım bunu yaptım diyor.
0
🌸darth plix
(09.03.23)
yeterince tecrüben yoksa o tek kişi geldiğinde seni tecrübesizliğinle sevecek biri olması lazım. şans meselesi bu tabii ama bence hazır olmak deneye deneye yanılmak daha iyi. her denemede ne istediğini ve ne istemediğini daha iyi anlıyorsun her anlamda. o yüzsen yanlış ya da doğru diyemem ama tavsiye de etmem.
0
roket adam
(09.03.23)
böyle adamlar kalmadı. helal olsun :)
0
candide
(09.03.23)
Bence yanlış çünkü 24 yaşındaki siz ile 30 yaşındaki siz aynı değil. Zamanla değişecek.

Bu mantıkla 30 yaşlarına kadar yalnız olmanız olası.
0
logisticsmanager
(09.03.23)
Bu kafada olan biriydim aynı yaşlarda. İstediğim gibi birini buldum. Güzel seneler geçirdim ve ayrıldım. Best one sanıyordum bende. Sonra çok farklı noktalara doğru değişip ayrılmak zorunda kaldık.Bu düşünce yanlış ya da doğru değil. İnsanın içinden gelen bir şey. Nasıl yapmak istediğini en iyi sen bilirsin.
0
Depik
(09.03.23)
@logisticsmanager

ne tavsiye edersiniz peki hocam ?
0
🌸darth plix
(09.03.23)
Bir iliskiye başlayıp beraber büyümenizi, buna göre de devam edip etmemeyi.
Kendimden örnek verirsem "çok iyiyiz ya çok seviyorum" dediğim, hani devam etse belki evlenirim dediğim 2 tane falan ilişkim oldu eşimden once. Iyi ki de olmuş çünkü ne istemedigimi anladım. Kacarak uzaklastim belli karakter özelliklerinden.

Sizin riskiniz zamanla değişeceginiz için bugün begendiginizi yarin begenmeme. Yani 24 yaşımdaki halim ile bugünkü halim ciddi farkli.

Buna ek olarak insan genelde iliskiler ile ne istediğini anlıyor. Çok seyrek yani "aha buldum onu". Ha ayrı konu böyle diyorum ama benim hanım beni arkadan görmüş, vurulmuş. Ilk sevgilisiyim. Oluyor yani de çevremde onun gibi ilk tanıştığı kişi ile evlenen kaç tanıdığım var desem çok sınırlı, şans işi biraz ama ben kendisinden önce başka iliskiler yasamaktan mutluyum çünkü daha olgun bir haldeydim.
0
logisticsmanager
(10.03.23)
Doğru yanlış demek bana düşmez ama şöyle bir şey var benim gördüğüm.

Uzun bir süre doğru insanı bekleyen insanların bir yerden sonra ilişki algıları gerçeklikten kopup kutsal bir hale geliyor. Ama insanlar kutsal varlıklar değil, sorunlu ve mükemmel olmayan kişiler. Geçen yıllar kafanızdaki ilişkiyi kutsallaştırdıkça bu bir noktadan sonra hiçbir insanın kaldıramayacağı büyük bir olay haline geliyor.

Bir de ilişki yaşamak öğrenilen bir şey. Kimse sizinle kusursuz bir uyumla başlayamaz. İlişki süresince yıllar geçtikçe ortaklaşırsınız. Ya da bu olmaz ve ayrılırsınız. Bazı şeyler ergenlikte öğrenilmeli bence. 25-30 yaşında ilişkiler hakkında hiçbir şey bilmeyen bir insanın karakteri de çok oturmuş olduğu için bir ilişkiye adapte olma süreci haddinden fazla sancılı olabiliyor.

Yine de siz bilirsiniz tabi ki. Ancak böyle düşünüyorsanız bence yaşınız çok ilerlemeden bir yerden başkayın.
0
akhenaten
(10.03.23)
duruşunu bozma ama kendini best one bulacağım diye zorlama.

emin ol biri olacak hayatında çok seveceksin ama best one olmayacak bu kişi.

önemli olan best one kişiyi bulmak değil birbirinizin eksik yönlerini tamamlayacak, uygun anahtarın uygun deliğe girmesi gibi bir ilişki yaşamak.
0
Hallegadola
(10.03.23)
"karakterli biri olsun yeter" şu durumda şimdiye kadar tanıştığın herkes karaktersiz.

"önüne gelene yürüyen ya da her yürüyen erkeğe mavi boncuk dağıtan biri" şu durumda şimdiye kadar tanıştığın herkes hep başkalarına yürüyor, mavi boncuk dağıtıyor. zaten hepsi aynı.

"vaktimi enerjimi harcayacaksam buna değecek biri olsun, en azından boşu boşuna vakit kaybettim" nasıl anlayacaksın değip değmeyeceğini? insanlar seneler geçtikten sonra değdi diyebiliyorlar, sen kaç günde diyebiliyorsun bunu? eğer böyle bir yeteneğin varsa bizle de paylaş.

"birçok kişiyle yüzlerce şey yaşamaktansa tek bir kişiyle her şeyi yaşamak istiyorum" herşeyi tek biriyle yaşayamazsın. yaşasan bile hepsinden tad alamazsın, gerçekler hayaller ile aynı değil. kahvede tavla atmanın tadını, beraber olduğun kişi ile alamazsın. onunlaykende diğerleriyle oynamak gibi olmaz.

sen hayatını o özel kişiyle yaşamak istiyorsun, o özel kişi ancak sen hayatını yaşadığın zaman gelir.
0
selam
(10.03.23)
@selam +1

bir şeylere şartlama bence kendini. 30uma yaklaştım, hep uzun ilişkilerim oldu. hepsi birbirinden farklıydı. isterdim ki hepsinin güzel özelliklerini tek bir kadında toplayabileyim. ama böyle bir şey yok.

ne zaman şöyle yapıcam, böyle çizgilerim var, şu şekilde bir tercih yapıcam dediysem karşıma tam tersi şekillerde insanlar çıktı.

ne zaman cozutucam alemlere akıcam dediysem, karşıma uzun ilişki yaşayabileceğim hatta evlenmek isteyebileceğim bir insan çıktı.

neyin nerede olduğunu bilemezsin sen normal hayatını yaşa, yanlışlar da yap. olur da içlerinden biri "hah bu" dedirtirse ondan devam edersin. O insan da hep doğru yerlerde olmayabilir. bakınca anlaşılmayabilir. kısa zamanda da anlaşılmayabilir.

Kaldı ki yine değinmişler, "hah bu" dediğin de 5-10 sene sonra aynı etkiyi yaratmayabilir.

En güzeli kasmadan farklı tecrübeler edinmek derim.
0
ananiyimioguz
(10.03.23)
yaklasiminiz yanlis. insanlari yakindan tanimadan ne isteyip istemediginizi ogrenemezsiniz. insan iliskiyle buyuyen ve gelisen bir varlik. siz hic iliski yasamadan iyi bir iliski yasamak istiyorsunuz. farkli deneyimler yasamadan bunu bilmeniz imkansiza yakin, ne diger insanlarin ne de kendinizin iliski icinde nasil olacagini icinde olmadan goremezsiniz. kendinizi bu sekilde tamamen taniyamazsiniz. kendimizi hem kendi kendimize kalarak ama ayni zamanda iliski icinde taniriz. dolayisiyla, hem arkadaslarinizin yaklasimi (sadece skor pesinde olmak) hem sizinki yanlis.
0
kassiopeia
(10.03.23)
(24)

İş yemeği / eve geç gelen partner

crinix
5 senelik bir ilişki içindeyim. Son 2 yıldır da birlikte yaşıyoruz. Evimizi, hayatımızı ikimiz de ailelerden destek almadan birlikte kurduk, okullarımızdan birlikte mezun olduk, iş aradık değiştirdik, birbirimizin tam anlamıyla iyi ve kötü gününde hep yanındaydık.Sevgilim mezun olup kıdemli bir mima
5 senelik bir ilişki içindeyim. Son 2 yıldır da birlikte yaşıyoruz. Evimizi, hayatımızı ikimiz de ailelerden destek almadan birlikte kurduk, okullarımızdan birlikte mezun olduk, iş aradık değiştirdik, birbirimizin tam anlamıyla iyi ve kötü gününde hep yanındaydık.

Sevgilim mezun olup kıdemli bir mimarla ortak olup bir mimarlık ofisinde çalışmaya başladı.
1-2 ayda bir müşterileri ile birlikte içkili akşam yemeğine çıkıyorlar. Bu akşamlarda eve gelme saati belli olmuyor. Birkaç kez gece 2-3 gibi, sabaha karşı geldiği bile oldu. Baskıcı, maço bir tip değilim ancak bu beni çok rahatsız ediyor. Hem benimle geçirebileceği zamanı bu şekilde dışarıda geçirmesi, hem bir dönüş saati olmaması, hem de yemekteki herkesin karşı cins olması, bundan mutsuz olduğumu belirtmeme rağmen çözülmemesi bende travma oldu. Defalarca kez kavga ettik, özür diledi vs. vs. Pek bir şey değişmedi.
Önceden haber ver gecikeceksen diyorum, bildirdiği tek şey "gecikeceği" ve bunun ona istediği saatte eve dönme hakkı verdiğini düşünüyor.

Bu da yetmezmiş gibi bir de iş günleri, saatleri dışında da birlikte çalıştığı mimarla yazışıyor whatsapp'tan.

Geldiğimiz noktada, "ben böyle mutluyum, o yemeklerde mutluyum çünkü saygın biriyim, mimar X hanımım" diyor. "Onlarla A, B, C gibi senin ilgilenmediğin konuları konuşup paylaşabiliyorum." diyor.
Ben onun ilgi alanlarını paylaşmıyormuşum, benim mutlu hatırladığım eski anılarımızda bile onun çok mutsuz olduğu zamanlar varmış (eski yazışmalardan, mektuplardan örnekler gösteriyor), sen bana şunu demiştin, bana bunu yapmıştın, vs. vs.
Onu boğuyormuşum, sıkıyormuşum, benim yüzümden eve gelmek dahi istemiyormuş, onunla onun ilgi alanlarını, müzik zevkini paylaşmıyormuşum, vs. vs.

Geçmişte tabii ki de hatalarım oldu ancak onları kabul edip düzeltmek için elimden geleni yaptım.

Tüm bunlara rağmen yakın zamanda dahi hem iyi günde mutluluğu hem de kötü günde üzüntülerimi paylaşmıştı.
Kafamı karıştıran nokta da bu.
Artıları eksileri tartmaya çalışıyorum.

Kağıt üstünde evli olmasak da, biz her şeyde birbirimizin diğer yarısıydık, ve geldiğimiz nokta bu.
Siz ne düşünürsünüz?
0
crinix
(03.03.23)
Partnerin sosyal sınıf atladığı için seni maddi manevi yetersiz görüyor olabilir. Ne demek bu? Artık daha çok kazanıyor. Daha çok kazandığı için daha seçkin insanlarla takılıyor.
0
elitoangelito
(03.03.23)
"Onu boğuyormuşum, sıkıyormuşum, benim yüzümden eve gelmek dahi istemiyormuş, onunla onun ilgi alanlarını, müzik zevkini paylaşmıyormuşum, vs. vs."

yanlış anlama ama sal beni artık diyor sana. ancak bunu kendi yapmaya cesareti yok. bu yaptıkları da içgüdüsel olarak seni kışkırtarak ayrılık sebebinin sen olmasını sağlamak ve kendi vicdanını rahatlatmak.
0
orpheus
(03.03.23)
bu ilişkiyi ters yüz etsek erkek iş toplantılarına kalsa, iş için yurtdışına seyahat etmesi gerekse bunlar kadının hep hoş görmesi gereken şeyler olacakken tersi olduğunda sıkıntı çıkıyor.
ben yazdıklarınızda sizin de alınganlık yaptığınız şeyler olduğunu düşündüm çünkü açık açık yukarıda yazdığınız şeyleri söyleyen biri ilişkide de kalmaz, ayrılırdı bence.
0
deartheodosia
(03.03.23)
Karşı cinsle yemeğe göndermekten ve onlarla mesajlaşmasından korktuğunuz biriyle niye birliktesiniz? Bence özgüven probleminizi çözün.

Ne demek benimle geçireceği zamanı onlarla geçiriyor? 5 yıldır birliktesiniz zaten. Aynı evde yaşıyorsunuz. Bu insanın hiç kendi alanı olmasın mı? Okurken ben de boğuldum sıkıldım valla. En son böyle hissettiğimde işim olmadığı halde boş boş okulda oturup eve gitmeyi geciktiriyordum. Ne acı bir şey.
0
ruhen hastayim ben
(03.03.23)
ruhen hastayım’ın yazdığını ben de yazıcaktım da üşendim sonra. birliktesiniz diye 7/24 birlikte vakit geçirmek istemek çok yorucu ve manasız.
0
deartheodosia
(03.03.23)
O ilişki bitmiş kardeşim. Ortak noktamız yok olanlar da bitti demiş. Senin yüzünden eve gelmek istemiyormuş daha ne desin?
0
rodeocu
(03.03.23)
ilişkinin vadesi dolmuş, ayrıl coco.
0
candide
(03.03.23)
Bazen insanlar farkli yonlere dogru buyuyebilirler, bu cok dogal ve normal bir sey. Bu surecte yakinligi surdurmek caba gerektirir. Biriyle omur boyu birlikte olmak 40 cenazeye katilmaktir gibi bir laf vardi. Insanlar degisir, kendini yeniden dogurur hep. Siz degisime direniyor, degisimden korkuyor ve fark etmeden karsinizdakini boguyor olabilir misiniz?
Ayrica Iliskiniz kafanizdaki sinirli kadin erkek rollerine uymadigi icin alisma surecinde olabilirsiniz, bunyeniz gelisime direniyor olabilir.

Bana yazdiklarinizim bazilari pek inandirici gelmedi, ama dogruysa bile sikintili olan kisim 5 yillik bir iliskide ayda bir iki gidilen yemeklerde bile hala 'ihmal ediliyor' rolune giren biri, karsi taraf icin cok yorucu. Ayrica esimiz/sevgilimiz tum ihtiyaclarimizi karsilamaz, karsilamamali, herkesin nefes alacagi, farkli deneyimleri paylasabilecegi alanlara ihtiyaci var. Bu bizleri ve iliskiyi zengin ve saglikli tutan bir durumdur.
Iliskinizin durumunu bilemem ama kendinizle ilgili neden 5 yildir sizinle olan birinin zaman zaman yemege cikmasi, kendine bir alan yaratmaya calismasi, saglikli yetiskin deneyimleri sizi bu kadar rahatsiz ediyor, kadin erkek iliskisi ile ilgili sinirlayici gorusleriniz neler, neden ciddi bir ozguven problemi yasiyorsunuz bunlari dusunmek hem simdiki hem de gelecekteki iliskileriniz icin faydali olabilir.
0
kassiopeia
(03.03.23)
Yazdiklarinizi okuyunca ben partnerinizi cok hakli buldum. Bu etkinlikler ona kendisini onemli ve saygin hissettiren, hayatinin sizinle paylasamadigi paylasmasina da gerek olmayan bir tarafini destekleyen ve kendisini iyi hissettiren bir firsat sunuyor. Size "o erkeklerin bana olan ilgisi hosuma gidiyor" demiyor ki, "flort etmekten besleniyorum" falan demiyor yani, "keyif aliyorum, iyi hissediyorum" diyor. Siz de diyorsunuz ki "benimle gecirebilirdi o zamani". Hayat "sevgilimizle gecirdigimiz zaman vs geri kalan her sey" degil ki yani, bir yandan hayatimizi surdurup bir yandan da sevgilimizi dahil edecegiz bu duruma. Ona bakarsaniz doktora gitmek de sizinle gecirebilecegi zaman, gitmesin mi doktora?

O kadar yazmissiniz ama siz bu iliskide sevgilinize ne katiyorsunuz ondan bahsetmemissiniz. "Zor zamanda destek olduk" e guzel de gecti o zamanlar. O da size destek olmus, siz ona. Tamam bir donem destek olduk diye sonsuza dek kendini gelistirmese de, artik sevmesek de, mutlu olmasak da biriyle birlikte mi olalim sonsuza dek? Birlikte guzel zamanlariniz olmus, ama o degismis, ben bunu anliyorum. Degismek kotu bir sey olmak zorunda degil.

Size cok net beni boguyorsun, seninle bir sey paylasamiyorum demis. SIz sordunuz mu mesela, ne yaparsam iliskimizi resetleyebiliriz, benden beklentin ne, benimle su x aktiviteyi denemek ister misin, ben sunu yapmak istiyorum gel birlikte yapalim, bana herhangi bir websitesi, sosyal medya hesabi veya kitap falan onerebilir misin senin konularini biraz daha ogreneyim, vs.

Ayrica bazi beklentiler de yeniden gozden gecirilebilir. Mesela sevgiliniz is yemegine gittiginde gece ikide doner, diye bir fikir birligine varabilirsiniz. (keza siz de) BOylece her defasinda aksam sekizden sonra gec kaldi, niye gec kaldi diye dusuneceginize saat ikiden sonra gec kaldigini dusunmeye baslarsiniz, planlarinizi ona gore yaparsiniz. Sevgiliniz cerrah olsaydi ameliyattayken attiginiz mesaja cevap vermediginde "kimbilir ne yapiyor" diye dusunmezdiniz, farkli durumlar farkli dinamikler gerektirir.

Ha sorunuz "siz ne dusunurdunuz" - ben sevgilimin bana kibarca ben ayrilmak istiyorum dedigini dusunurdum.
0
sopiro
(03.03.23)
Okurken sinirlendim. Kendine başka ev bulup çık. Açıklama bile yapma. Sana saygı duymayan birine saygı duyup açıklama yapmana gerek yok. Bunu en kısa sürede yap.
0
dissendium
(03.03.23)
Bırak karşı cinsle yemeğe çıkmayı, iş yerinde doğru dürüst ortak paylaşımı olmayan insanlar bile whatsapp grupları maskesi altında deli gibi flörtleşiyor. Evli insanlar da buna dahil üstelik.

Şu “kişisel özgürlük alanı, karşı cinsle muhatabiyeti beni ilgilendirmez, özgürlük vs.” gibi zırvalarla dolu pembe dünyanızdan çıkın! Ya da çıkmayıp böyle sonuçlarıyla muhatap olun.

Partnerinizi şahsen itham etmiyorum. Ama karşı cinsle bir şekilde sürekli iletişim içinde olup “etkileşim” içinde olmamak İMKANSIZDIR! İNSAN DOĞASINA AYKIRIDIR! AKSİNİ SÖYLEYEN DE SAHTEKARDIR VE KENDİ HAYATINDA AYNI ŞEYLERİ GİZLİ GİZLİ DEFALARCA YAŞAMIŞTIR.

Elbette ilişki içerisinde insanlar özgür olmalı. Ama o özgürlük, bu özgürlük değil.

Adam/kadın duyuruda hiç görmediği insanla flörtleşiyor aylarca, çeşitli şekillerde; sen kalkmış sabaha karşı eve dönen, “iş yemeği” adı altında bunu maskeleyen insanı rasyonelize etmeye çalışıyorsun.

Hayallerle yaşayanı gerçekler ne yapar bilirsin!
0
duchess jessamine
(03.03.23)
anlattığınız detaylarda çok net "gaslighting" de var. size alttan alta suçlu taraf olduğunuzu hissettirmiş çoktan. "düzeltmek için elden geleni yapmak" bu biraz zamanın da gerektirdiği bir şey. herkes bir şekilde değişiyor. kendinizde bir sorun aramayı bırakın, başarabilirseniz. ama artık durum hassaslaşmış. bu kadar sallamayayım deseniz de alttan alta aranızdakiler kafanızda mesele olmaya devam edecek. bence konuşmanın dahi anlamı yok. çünkü yine suçlanacaksınız. hele bir şeyleri anlatmayı asla denemeyin, anlaşılmayacaksınız. ya sallamayıp keyfinize bakacaksınız ya da ayrılacaksınız.
0
the man with no name
(03.03.23)
eninde sonunda canın yanacak. olabilecekleri yazmıyorum. temiz temiz ayrıl. insanların bu yanını aslında ilişki başında bile görüyoruz ama görmezden geliyoruz.
0
gabe h coud
(03.03.23)
hanım diyince kendini bir şey sanan eziğin teki. tekmeyi bas kendi yoluna git.
0
Hallegadola
(03.03.23)
Sabaha kadar hangi toplantı sürüyormuş ya. Sal bu işi. Bitmiş bu olay
0
jackyr
(03.03.23)
İş yemeği neden sabaha karşı bitiyor ki? Partneriniz X hanım olmaktan önce müşterileriyle arasındaki ilişkinin sınırlarını belirleyebilen pozisyonda olmayı öğrenmeli bence. iş yemeğine tabi ki çıkılır ama sabaha karşı nedir yani. Sizinle geçirebileceği zamanı onlarla geçiriyor gibi düşünmeyin, ayrı bir alanı olması güzel ve önemli. Ama müşterileriyle geçirdiği zaman size göre makul bir zaman değilse bu durumda tercih sizin. Siz aynı şeyi yapsanız ne tepki verecek, özel alan diyebilecek mi o önemli. Durum size uymuyorsa ayrılırsınız.

Onu boğduğunuz sıktığınız konusunu bilemeyiz. Orada hatanız varsa siz de bunu düzeltmeye çalışabilirsiniz. Diğer taraftan partneriniz sizinle sorunları çözmekten ziyade doğrudan sizi hatalarınızla suçlamaya girmiş gibi. Geçmişle suçlamak vs. biraz üste çıkma çabasıdır genelde. O yemekleri neden sevdiğini bile sizin ona hissettirmediklriniz üzerinden açıklamış. Karşılıklı düzeltilebilir bir şeyler ama iki tarafın da istemesi lazım. bence tadı kaçmış ve şimdi bitmese de yakında bitecek bir ilişki.
0
aquarium
(03.03.23)
duchess jessamine, bu iddiana göre tüm çalışanlar aldatıyor :) ya öyle şeyler yazıyorsunuz ki tüm insanları töhmet altında bırakıyorsunuz. ne alaka cidden? o zaman bir partner/eşimiz olduktan sonra hiç karşı cinsle konuşmayalım, iş yapmayalım, bir arada bulunmayalım… bence anahtar şu: flört etmek isteyen fırsat oluşturup herkesle flört eder/aldatır, istemeyen de hangi durumda olursa olsun kendini korur/geride tutar, aldatmaz.
0
deartheodosia
(03.03.23)
Para kazanmaya başlayınca insanların değişmesi çok komik gelmiştir bana hep. Bir de ünvan sahibi olunca statüsünün değiştiğini zannedenler. Sorunlarınız standart ve çok türk işi sadece roller değişmiş. Hikaye biraz serin geldi bana. Güvenin ve saygın sarsılmış gibi hikayenden anlaşılan bu. Kadın açıkça söylemiş bazı ihtiyaçlarımı karşılayamıyorsun, ben de başkalarından karşılıyorum diye. Elini taşın altına koy ortak bir çözüm bulun. Yoksa fazla sürmez bardağın taşması
0
hasmetizm 2046
(03.03.23)
ben de iliskilerde kisisel alan birakilmasindan yanayim. birakmayanla devam edemiyorum. ama o ozgurluk, bu ozgurluk degil +1

insanlar "modern" veya "avrupai" neyse adi iste gozukmek icin abartili seylere goz yumar hale geldiler. oysa avrupali biri de sunu sacmalik gorur.

ustelik rahatsizligini belirtmissin ve ona ragmen devam ediyor kadin. ne oldum delisi olmus biraz da. cok itici geldi bana o acidan da. mimar x hanim falan lol

o sozleri soylediginde, o kavgalar ciktiginda zaten ayrilmaliydin. 5 sene nedir ki. hic beklenmedik insanlar 25 yil sonra hic yere ayriliyorlar. iste o ayriliklar disariya "hic" gozukuyor.
ayril daha neyi dusunuyorsun yani. kadin ayrilan taraf olmak da istemiyor gibi geldi bana. hem onu hem kendini rahat birakmis olursun ayrilinca.
0
Kittie
(03.03.23)
bir yerde okumuştum, hayatınızdaki insanla çok badireler atlatmış, çok fedakarlıklar yapmış olabilirsiniz.

ancak biriniz diğerinden önce bir statü atladığında ve değiştiğinde, yanındaki kişi olarak siz ona hep o eski ezikliği, fakirliği, tecrübesizliği veya acizliği -artık yerine negatif ne koyarsanız fark etmez-, bunları hatırlatıyormuş. Yani sizin onu tüm o geçmişinizle bilip sevmeniz, kabul etmeniz bir anlam ifade etmiyor da onu sanki hep güçlü olarak tanıyıp bilenlerin olduğu ortam onu daha çok tatmin ediyor. bence çok suni bir mastürbasyon ama işte ne yaparsın..

neyse işte o yüzden de yeni girdiği ortamında kalmayı veya o ortamdaki kişilerle olmayı tercih ediyorlarmış. umarız bi aldatma falan olmasın o daha travmatik olur.

buradan tek kurtarış yolu sizin onun hipergamisini tekrar tetiklemeniz olabilir. onu merak etmeyin, darlamayın, başka bir şey ile meşgul olun, yeni arkadaşlar edinin, yeni bir uzmanlık edinin veya işinizde uzmanlaşın.

bir şekilde sizde hayranlık uyandıran bir şeyler yaratın. maddi olabilir, sosyal olabilir veya görünüşle ilgili de olabilir.

bu da bir şeyleri değiştirmez ise geçmişler olsun başta korkunc gelebilir ama ben de çok uzun yıllarımı bir insanla paylaşmış olsam da uzun birlikteliklerde insanlar değişiyor. siz de değişmiş olabilirdiniz. mevcut durumunuza uygun bir partner bulmak daha sağlıklı olacaktır.
0
ananiyimioguz
(03.03.23)
Sevgilinizin bir iki ayda bir iş arkadaşları ile yemeğe çıkması, eğlenmeye gitmesi neden problem oluyor?
Benim partnerim bunu problem etse benim de gözüme tüm negatif konular batmaya başlardı.

O kadar normal bir şeye takılmışsınız ki itmişsiniz kızı kendinizden. Tahminime göre de bu baskıcılığı biraz fazla abarttığınız için karşı taraf artık negatif görmeye başlamış tavırlarınızı.

Yani o kadar abzürt ki düşünceniz diyecek söz bulamıyorum. 1-2 ayda bir olan gece eğlenmesi de problem yapılmaz be kardeşim.
Bir de mesela yazdıklarınız arasında bazı çok saçma şeyler var mesela “ benimle geçirebileceği zamanı bu şekilde dışarıda geçirmesi” demişsiniz. Ayda bir olan buluşma için böyle düşünmek çok hastalıklı bir durum.
Ayrıca mesajlaşıyor demişsiniz, a değil b kişisi de olabilir mesajlaştığı. Arkadaşı olmuş artık, arkadaşıyla muhabbet ediyor yani ne var. İnternette gezmesinden bir farkı yok.
0
zimbirik
(03.03.23)
Ayrıl coco,
Öyle iş yemeği mi olurmuş gündüzün suyu mu çıkmış.
Herkesin kabul ettiği sınırlar farklıdır tabi ama ben ciddi ilişki içinde bunlara sorun çıkarırım.
sınır nerede olacak olmayacaksa niye ilişki var ortada sorumluluk niye var diye düşünürüm
0
kararsızataletfilozofu
(03.03.23)
Cinsiyet farketmez, saat ikiye kadar iş yemeği olmaz.
0
Coma
(03.03.23)
ben de genel kani itibariyle 'hobi ve zevklere dem vurma'(bahane uretimi), "mimar x hn" (hor gorme), ve iliskinin bittigi yonunde anladim. ozellikle 'seninle paylasamadiklarimi onlarla paylasabiliyorum' net bir kiskirtma.
0
kobretti
(08.03.23)
(16)

Depremde en üst kat mı güvenlidir alt katlar mı

bebegim sende kimsinn
Evet arkadaşlar soru gayet anlaşılır. Deprem olduğunu varsayalım ve bina sağlam değilse en alt kattaki mi avantajlı en üst kattaki mi? Sorulan şey en üst kattakine yardımın daha çabuk ulaşması değil binanın yıkılması durumunda sadece sağ kalma ihtimalidir.
Evet arkadaşlar soru gayet anlaşılır. Deprem olduğunu varsayalım ve bina sağlam değilse en alt kattaki mi avantajlı en üst kattaki mi? Sorulan şey en üst kattakine yardımın daha çabuk ulaşması değil binanın yıkılması durumunda sadece sağ kalma ihtimalidir.
0
bebegim sende kimsinn
(02.03.23)
üst kat, yıkım en alt kattan başlar depremin süresi arttıkça katları kese kese gider.

enkaz fotoğraflarına bakarsan giriş veya ilk 2 katı yıkılmış ama üst katları duran birçok bina görebilirsin. ama en üst katı yıkılmış fakat gerisi ayakta bina bulman mümkün değil.
0
orpheus
(02.03.23)
üst katlar daha güvenlidir. alt katların ne yazık ki çok minik bir "camdan fırlayıp kaçma" ihtimali dışında hiçbir faydası yok. onun için de zaten depremin siz uyanıkken olması, fiziksel olarak canavar gibi olmanız filan lazım... kaldı ki o bile işe yaramayabilir, yani üç metreden atladınız mesela, siz tekrar kalkıp yola koyulana kadar o bina üstünüze yıkılabilir.
0
mark greg sputnik
(02.03.23)
binanin nasil yikildigi ile cok alakasi var.
0
tadellesever
(02.03.23)
genel olarak üst.
0
candide
(02.03.23)
Benim analizim de üst kat.
0
Cekcekli
(03.03.23)
bina zeminden dolayı olduğu yerde kendi üstüne çökmez de yan yatarsa alt kat güvenilir, olduğu yere çökerse üst kat.
0
sumuklurakun
(03.03.23)
bence en güvenlisi orta katlar eğer bina yan yatarsa üst kattakiler direk ölür çökerse alt kattakiler direk ölür o yüzden en iyisi orta kat.
0
sizofren06
(03.03.23)
üst kat kesinlikle.

giriş, zemin ve bodrum katlar ise çok tehlikeli.
deprem bölgesindeki videoları izleyin bir çok yıkılmayan ağır hasarlı bina bile giriş katın üzerine ezilmiş bir şekilde kalmış.
yani bütün bina evi güvenle tahliye ederken giriş kattakiler ezilmiş.
0
nuisance
(03.03.23)
genel olarak üst ama binanın zemin yapısı ve yapı kalitesi belirleyici unsur. çünkü binalar olduğu yerde çökme gibi yıkılmıyor her zaman. yanlara veya öne doğru da yıklabiliyor.
0
debian
(03.03.23)
Japonlar bu soruyu hiç düşünmek zorunda kalmıyor
Hepsi riskli bence +debian
0
photo85
(03.03.23)
turkiye'de binalar pancake oldugu icin, sence ustunde 7 kat varsa mi enkazdan cikman daha kolay yoksa tek kat oldugunda mi?
0
cooperr
(03.03.23)
bu depremde bile birçok binaya yardım gitmedi. bizdeki çürük binalarda çök kapan filan olayı da pek işe yaramıyor zaten, o bina yıkılmasında değil de kafana bişeyler düşmesin diye olan bi olay. kattan bağımsız olarak bina çöktüğünde zaten çoğunluk ölüyor. ilk yıkılma anında hayatta kalanların bir çoğu da yardım gelmeden günler içinde ölüyor.

buradaki herkesin aksine ben bina yıkılırsa binde bir kurtarılma ihtimaline göre değil ilk etapta çıkabilme şansına göre yorum yapıyorum ve giriş kat en avantajlı diyorum. hele ki marmara bölgesinde beklenen deprem tahminlerdeki gibi 7 üzeri olursa yardım gelme ihtimali bu depremde gördüğümüzden de düşük. bina yıkılınca hayatta kaldın iyi güzel, nasıl çıkacaksın?

tldr: binanın içinde kalacağın durumlarda evet üst katta hayatta kalma ihtimali daha yüksek ama giriş kattan dışarı çıkabilme şansı üst kattan bina yıkıldıktan sonra kurtulma ihtimalinden daha yüksek.
0
konetsu
(03.03.23)
@konetsu

soruda bina "yikildi" varsayiliyor, yani senin giris kati ayak seviyesine inmis durumda. Kafa hizzasinda 3./4. kat falan var.
0
cooperr
(03.03.23)
cooper bina yıkılmazsa hepsi güvenli zaten. yıkılacağı bir depremde de kurtulma şansının en yüksek olduğu durum dışarı çıkabilmene bağlı. yoksa aradaki kıyasladığımız durum 0.01% ile 0.02% arasındaki fark gibi bişey gerçekçi bakarsak. ilk yıkılma anında enkaz altında sağ kalma ihtimali evet çok daha yüksek ama "üst kattakilere yardımın daha çabuk ulaşması" ile bitmiyor olay. çoğu binada üst kata da o yardım ulaşmıyor işte. marmara depreminde eğer ciddi değişiklikler olmazsa bu durum daha da kötü olacak. umudu enkazdan çıkarılmaya bağlamamak lazım diyorum kısacası.
0
konetsu
(03.03.23)
@konetsu

hocam siz pek buyuk deprem yasamadiniz galiba, 7.2 yasamis biri olarak giris katinda da olsan bina yikilirken disari atlama olasiligin cok dusuk, kitlenip kaliyorsun, ki burda insanlarin hepsi uykuda yakalandi.

son deprem sonrasi roportajlara bak mesela, ust kattakileri is makinasi olmadan cikartabiliyorlar, adam 10 saat sonra cikmis, arama kurtarmaya yardim ediyor hastanelik bile olmamis...

golcuk depreminde en ust kattan kurtulan 80lik bir cift biliyorum, yuruyerek cikmislardi enkazdan. Alt katlardaki insanlarin cogu pestil oldu malesef.
0
cooperr
(03.03.23)
nurdağı'nda yaşamış biri olarak belli olmuyor gibi. üst katlar genelen daha iyi. üst katta olanlar daha çok kurtuldu.

ama 3 katlı olan yerin çöküp alttaki bodrum katın aynen kaldığına da şahidim.
0
patronaj1
(04.03.23)
(5)

astroloji bilenler

antikadimag
son 10-15 yilda dunyadaki tum ulkeler daha kabuguna cekildi ve her sey kotu gitmeye basladi. bu sadece tr icin boyle degil bu arada abd'yi yakindan biliyorum ve gordugum kadariyla her yer icin boyle.bu mars'la jupiter'in yaptigi aci maci vs diyerek bu durumu tahmin edebilen, aciklayabilen astrologla
son 10-15 yilda dunyadaki tum ulkeler daha kabuguna cekildi ve her sey kotu gitmeye basladi. bu sadece tr icin boyle degil bu arada abd'yi yakindan biliyorum ve gordugum kadariyla her yer icin boyle.

bu mars'la jupiter'in yaptigi aci maci vs diyerek bu durumu tahmin edebilen, aciklayabilen astrologlar var miydi? hani deniyor ya mars'in etkisini girecegiz onumuzdeki 10 yilda vs tamamen atiyorum hic bilmiyorum.
0
antikadimag
(26.02.23)
şimdi linci yiyeceksin :D
0
candide
(26.02.23)
@candide; astroloji'ye inanmiyorum eger konu buysa. neden-sonuc iliskisi ile dunyayi aciklayan ve bundan para kazanan biriyim.

konu bu degil ve buraya cekilmesin aman. modern bilim fedailigine gerek yok.
0
🌸antikadimag
(26.02.23)
son 10-15 yılda öyle bir şey olmadı. pandemiyle beraber oldu dediklerin. daha düne kadar kanada yolda bildiri dağıtır gibi gelin oturum verelim, akıllı uslu durursanız vatandaşlık da veririz diye geziyordu ortalıkta. hakeza almanya'da nitelikli iş gücü için her gün bir program açıklıyordu, yok it'ciyseniz hemen gelin yok sağlıkçıysanız koşarak gelin falan diye.

www.google.com buradaki 2013 haberine baktım mesela, 2013'te 2023 yorumlarında "türkiye kesinlikle 2023'te ab'ye girecek demiş mesela. oysa küresel düzende bırak bunun olmasını son 5 senedir aklının ucundan geçiren olmadı bunu.

www.kristindemirci.com şurada da 2014'te astrologlarla yapılan söyleşiler var. genelde 2020'de fransız ihtilali dönemine benzer bişeyler (özgürlük için halkın zaferleri, halk ayaklanmaları) olacağı anlatılıyor. Uranüs ile Oğlak’taki Plüton arasında kare açı falan filan. ama bırak özgürlük zaferi ya da ayaklanmayı tüm dünya sokağa çıkamaz oldu 2020 başından 2021 sonuna kadar 2 yıl boyunca.

2024 için bi ekonomik düzen başlayacak diyor bi ona inandım bir de 2013'te gs şampiyon demişti üstteki o olmuş. gerçi ali koç gelince çok acayip başarılar kazanacak da demişler de neyse
0
avatar is back
(26.02.23)
Tutan şeyler vardır ama tutmayan ne kadar var ve bunların oranı ne buna bakmak lazım. Boşluktan sıkıldığım bi zaman olursa bi gün uğraşıcam da üşeniyorum.

Mesela:
mobile.twitter.com
0
jazzabel
(26.02.23)
açılın, yabancı bir astrologun TR'deki menajeriyim. dm atanlara ücretsiz demo hizmeti ayarlayabilirim..

(lisans okuduğum kendi mesleğimde MSc de yaptım, direkt olarak performansın objektif sayısal ölçümüne göre kazandığım primle geçinen biriyim. maaşı harçlık yapıyorum. yani menajerlik bir tür side hustle, parası için değil)

astroloji biliyorum diyen herkes aynı derecede bilmiyor malesef. bu alan sonsuz bir alan. her sorunun cevabı var ancak ehil olmayan ellerde bu işin sonucu kötü oluyor.

deprem konusunda da son dönemde 5-6 farklı hoca, hepsi de duayen ve alanda iyi tanınan, hepsi farklı fikirlere sahip. tıp alanında da canan karatay gibi isimler bir yandan alanın önde gelen isimleri bir yandan tabipler birliği ceza veriyor kendisine yanlış bilgi yaydığı için...

çok şey öğrenmek ya da dünyevi kazancı bu yolla hızlıca elde etmek için uğraşıp intihar eden, akıl sağlığını yitiren çevremizde arkadaşlarımız oldu malesef. ayrıca tarihte astrologlar politik olaylara girdikçe otoritelerin elinde zulüm görmüşler. william lilly gibi.

dünyanın genel ahvalini satürn - uranüs - neptün - plüto gezegenlerinin konumuyla değerlendiriyoruz. bunların damgası bir nesil, bir devir gösteriyor bizlere. diğer gezegenler daha çok günlük, kısa süreli gündemleri işaret etmekte. burada şuna dikkat çekmek isterim. siz "son 10-15 yılda dünyadaki tüm ülkeler daha kabuğuna çekildi ve her şey kötü gitmeye başladı" diyorsunuz. belki de son 250 yıllık bir süreç belki de son 20 yıllık... belki de siz şu an depresyondasınız ve her şeyi kötü görüyorsunuz. ancak şunu söyleyebilirim. örneğin 2008'den beri stoacılığın, "yapman gerekeni yap başına ne gelirse gelsin tolere et, dişini sık işini yap, hislerini kenara koy, soğuk duş al 1000 şınav çek lapa pilav ye no pain no gain" şeklindeki düşüncenin yükselmesi plüto oğlak. şubatın ilk haftası merkür de plüto ile birlikteydi burada, sadece TR değil tüm dünyada haberler karanlık, depresif, basık idi. çin'de domuzların beton bloklarda yetiştirilmesinden abd'nin ukrayna'da barış görüşmelerini sabote etmesine kadar...
0
sert siyah krom
(27.02.23)
(15)

Erdoğan muhalefet olunca

sailor
Merhaba,Geçen gün Ruşen Çakır, "Erdoğan kaybedince AK Parti kadroları çözülür, kısa süre içerisinde mevcut oyları dibi görür" tarzında bir yorum yaptı.Bekir Ağırdır da başka bir ortamda, "Erdoğan muhalefet olunca şimdiki muhalefet gibi insaflı olmaz. 300 bin kişiyle Taksim'de miting yapar düzenli ol
Merhaba,

Geçen gün Ruşen Çakır, "Erdoğan kaybedince AK Parti kadroları çözülür, kısa süre içerisinde mevcut oyları dibi görür" tarzında bir yorum yaptı.

Bekir Ağırdır da başka bir ortamda, "Erdoğan muhalefet olunca şimdiki muhalefet gibi insaflı olmaz. 300 bin kişiyle Taksim'de miting yapar düzenli olarak, iktidara hayatı zehir eder. Ülkeyi erken seçime götürmeye çalışır." dedi.

Sizce hangi senaryo daha gerçekçi?
0
sailor
(26.02.23)
A şıkkı
0
Mirket
(26.02.23)
A.
Belli kitleler aynı İstanbul'da olduğu gibi para yiyemeyince, sağa sola kuzen yeğen koyamayinca, tesvikler dagitilmayinca çoğunun siyasi görüşü kalmaz ki yok.
0
logisticsmanager
(26.02.23)
encrypted-tbn0.gstatic.com

En fakiri bile 3 kusak yetecek kadar kenara koydu. Miting yapmaya yemez cunku o sirada yurt disina kacmaya, vatandaslik almaya veya delilleri yok etmeyle mesgul olacaklar.

Asil biz gelen iktidara hayati dar ederiz bunlari hemen yargilamaya, caldiklarinin bir kismini da olsa geri almaya calismazlarsa.
0
another satisfied lover
(26.02.23)
Ne akp 20 yıl önceki akp, ne de rte 20 yıl önceki rte. rte artık muhalefet yapamaz. Başka bir kafayı bir yaşıyor. Ya ülkeyi terk eder, ya da iktidarı bırakmamak için her yolu dener. Allah'ın Trump'ı iktidarı vermemek için neler yaptı, doğru dürüst devletin hiçbir organına sahip olmadığı halde.
0
vizivozo
(26.02.23)
ilki. çünkü tayyipin o eski gücü yok. azalarak bitecekler. akp'nin vadesi doldu.
0
candide
(26.02.23)
benim fikrim; ak parti ve erdoğan'ın seçilmesini sağlayan besledikleri o azınlık tayfa değil bilakis iktidardan doğrudan veya dolaylı hiçbir şekilde fayda amacı gütmeyen, bunu talep etse bile bu talebi gerçekleşmeyen o asıl çoğunluk. bence bu insanların kararı kaybedilmesini ve kazanmasını sağlayabiliyor. örneğin; param yok, yiyecek ekmeğim yok, bir sürü sorunum var ama benim oyum erdoğan'a sözünü söyleyebilen kesim bu noktada belirleyici oluyor.

yani demem o ki doğrudan beslediği o parazit azınlık ilk yenilgide kendisini besleyecek bir başka organizmaya tutunur kalır. şunu unutmayın, para demek güç demektir. ve bu beslenen güç bağımlısı kitle her zaman bir yolunu bulur. (money talks) elbette olası bir yenilgi durumunda her siyasi cenah için hızlı bir reaksiyon verebilmek, toparlanabilmek çok güç olur fakat burada önemli olan sonrasındaki süreçtir. beslenen tayfa kolaylıkla bu saf geçişini yapabilir hatta bunu kimse yadırgamaz ne muhalefet ne iktidar tarafı. ama esas olarak bu bahsettiğim "asıl" çoğunluğun reaksiyonu belirleyicidir. nitekim bekir ağırdır ağabey bunu kastediyor açıklamasında. diğer açıklamlarında da buna paralel ifadeler söylüyor sıklıkla. ve ben bekir ağabey'in açıklamasını rasyonel buluyorum.
0
debian
(26.02.23)
b. ve sadece bu yüzden a.k. partisi seçimi kazanması gerektiğini düşünüyorum.

-ekonomi dibin dibini görmüş durumda. ki dünyanın en büyük depramini gördük, ultra mega yardımlar yapıyoruz söylemini hiç vakit kaybetmeden pompalamaya başladılar.
-yargı tamamına yakın olarak kendi kadrolarında. yeni gelecek bir muhalif bu sebepşe istediğimi,z hesaplaşmayı kolayca yapamayacaktır. ayrıca basın hala büyük oranda ellerinde. yeni gelen muhalif toplumsal kutuplaşmayı engellemek adına zaten çok sert girişimlerde bulunamaz-ihaleci puştları yargılamak, torpille iş veya maddi çıkan sağlayanlara, dini siyaset veya çıkarı için kullananlara gereğini yapmak gibi- ki çok daha büyük dertleri olacak.
-kitlesinin sanıldığı kadar azaldığını sanmıyorum. hala herifi peygamber gibi gören ve algıları kapalı devasa bir kitle var. ellerindeki basınla-hadi o susturuldu, müthiş çalışan fısıltı gazeteleriyle (90 ları ve o zamanlardaki türban eylemlerini hatırlayanlar bilir.tek bir gazetede tv de haber olmamasına rağmen yüzbinlerce kişiyi sokağa dökebiliyorlardı) bakın biz lozanı kaldırıp petrolleri-elmasları çıkaracaktık. bunlar dış güçler. o yüzden ülke bu durumda söylemini çok hızlı yayacaklardır. ve zaten kucağında bomba bulan seçiliş muhalif çok zorda kalacak, muhtemel bir erken seçimle bu sefer daha güçlü bir şekilde yeniden iktidara gelecekler.

kendi adıma ülkede milyonların inandığı lozan yalanının, biten ekonominin ellerinde patlaması için yeniden a.k. partisinin yeniden seçilmesi gerektiğine inanıyorum. ha 3-5 sene daha ülke soyulacak. yaşadığımız her boktan şeyin benzeri yaşanacak. adamın ev hanımı komşu kızı rektörlük yapacak. 5 li çete 15 li olacak doğru. ama toplumsal bir akıl tutulması yaşadık biz. ve bunun bedelini ödememiz gerekli.
0
unabomber
(26.02.23)
erdoğan muhalefet olmaz, hakkınızı helal edin der çekilir.
0
duyurukullanıcısı
(26.02.23)
erdoğan yaşadığı sürece muhafelet olmaz, olamaz.
0
nuisance
(26.02.23)
Ekonomide dibin dibini gördük diyen arkadaşım:

Bu ülke insanının iyimserliğini seviyorum aslında.

Suriyeliler, Afganlar, Afrikalılar, Pakistanlılar için şu an bir cazibe merkeziysek ve büyük buhran Amerikası ile ilgili birkaç kitap okunsa 'dibin dibi' olmak bir yana çok iyi durumda olduğumuz aşikar aslında.

Daha göreceklerimiz var. İnan düşmeye yeni başladık.
0
Mirket
(26.02.23)
Bizim muhalefete hayranım. Darbeler dışında bu ülkede hangi siyâsî lideri yargılandı? Darbe döneminde yargılanan siyâsîler de kahraman edildi ha.

RTE öyle veya böyle kazanma planları hazır olduğunu düşünüyorum. RTE son kez başkanlık yapar, son döneminde cumhuriyet tarihinin en iyi lideri vb. seçilir, madalya verilir, görevi biter, aşırı lüks hayatını devam ederken iktidarlar bile fikir danışır, tarih sahnesinden yavaş yavaş silinir, 7 ceddi de her zaman her yerde kırmızı halıyla karşılanır. Yargılanacaksınız geyiği yapanların alayı saftirik. 12 Eylül darbe anayasasının değiştirilmediği ülkeden bahsediyoruz, Kenan Evren’in yargılanmadan lüks bir hayat yaşadığı, katıldığı programda da çok rahat hem sağdan hem de soldan astırdım dediği ülke burası. Saftiriklere göre RTE ve tayfası 20 yıl iktidarı elde tuttuğu ülkeden harıl harıl kaçma planları yapıyor. Ulan şu an RTE bu özgeçmişle istediği ülkede krallar gibi yaşar. İngiltere'nin, Almanya'nın, ABD'nin vb. 20 yıl Türkiye gibi bir ülkeyi domine etmiş bir siyasi lidere kapılarını mı kapatır. RTE'ye dava açtığınız gibi bu ülkeyi bırak dünya ayaklanır. TV'ler ve basın yüzyılın rezaleti başlıkları atar, ikinci Adnan Menderes vakası, millî irade yok sayılıyor gibi başlıklar...

En çok daha şunu merak ediyorum, "aman AKP'nin tabanı kızmasın, AKP tabanına yaranalım" diye sesini çıkamayan ve malum kitleye yaranan muhalif iktidara gelince cidden bunları yargılayabilecek mi?
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(26.02.23)
açıkçası ben erdoğan'ın kaybedeceğini düşünmüyorum çünkü sosyal medya ve ekşi sözlüğe göre oy dağılımı söz konusu olsaydı çok daha önce erdoğan tarihin tozlu sayfalarına eklenmişti. ama bir türlü öyle olmadı. olmuyor.

benim görüşüm ve gözlemim şu ki; erdoğan taraftarları daha da konsolide olarak çıkarsa bu süreçten kimse şaşırmasın. yani ben buna şaşırmam artık. ama olurda erdoğan seçimleri kazanamayacağını düşünürse öncelikle seçime girmez diye düşünüyorum. girer ve kaybederse de tüm duygusal hayal kırıklıklarına rağmen 2.seçenek daha mantıklı geliyor bana.

her şeyi bir kenara bırakın bu ekonomik krizde dahi akp tek başına birinci parti çıkabiliyorsa hala çoğu ankette bunu görmezden gelmek kendini kandırmak olur. yani adamlar eski sistemde olsak iktidarlar hala...
0
pardus
(26.02.23)
mamaları bi kesilsin görücem ben akp'Li kitleyi.
0
ayseee
(26.02.23)
%50 alamayacağı kesin ama parti olarak hala en yüksek oyu alan parti olabilirler de. İşler karışık.

Bekir Ağırdır'ın söylediği bence doğru ve öyle olursa biz "ulan 10 yıldır biz niye bunu yapamamışız gerçekten muhalefet yokmuş" diyeceğiz bence.

Ama umarım dağılıp giderler. Normal şartlarda hukuksuz her şeyin cezalandırılması gerektiğini düşünüyorum ama pek ümidim yok. Bence herkes tuttuğunu öpüyor ve yanına kâr kalarak hayatına devam ediyor. Burası böyle bir ülke.

benim en büyük korkum, bu kadar kötü şey üzerine altılı masanın gelmesi ve her şeyin onlara yıkılması. Cumhurbaşkanlığını pek kullanadan hızlıca parlamenter sisteme geçmeleri ve sonra yeni bir sağcı iktidar... Sebep sonuç ilişkisi kurma yetisi yok çünkü çoğu insanda. Ha yaşlıların yıldan yıla hayatlarını kaybetmesi işin matematiğini biraz etkiliyor ama ne bileyim.
0
nhk ni youkosu
(26.02.23)
Ben size C şıkkını söyleyeyim. muhalefet bunlardan çekindiği için perde arkasında iktidarla anlaşıp göstermelik bir iki soruşturma dışında şimdiki iktidarı rahat bırakacak. Birçok şey hasıraltı edilecek. Hatta kılıçdaroğlu'nun tam olarak şu demeci gözümde canlanıyor: "Ne yapalım cadı avı mı başlatalım? böyle bir şey olabilir mi?"

Maalesef Türkiye'de seçmen de bazı gazeteciler de fazla saf ya da saf taklidi yapıyor.

Öncelikle AKP içinde çıkar odaklı bulunan bir kitle var tamam. Ama bu partinin içinde duygusal olarak buraya ait hisseden ve ne olursa olsun aşırı bağlı bir kitle de var, hem de sayıları hiç düşük değil. Son İstanbul seçiminde sokaklarda ağlayıp dövünenleri görmediniz galiba. Eğer bu deprem yaşanmasaydı, iktidar rüzgarı bir şekilde arkasına almaya başlamıştı yine.

Diğer konu, küçücük bir muhtarlıktan, üst düzey tüm kurumlara, medyaya, bürokrasiye kendi adamlarını oturtmuş bir iktidar, koltuktan inince, yeni gelenlere hayatı zehir eder. İBB'nin bile çalışır hale gelmesi neredeyse 1 sene sürdü ki sadece belediye meclisi bile ne kadar kitledi imamoğlu'nun elini hatırlayın.

Algı çok kolay manipule edilen bir şey. İktidar el değiştirirse, şimdiki basın sabahtan akşama kadar tüm ekonomik sıkıntıları yeni gelen iktidara yıkacak ve eminim bunda da başarılı olacak. Bürokrasi de ülkeyi tekrar bir erken seçime götürmek için elinden geleni yapacaktır.

İyi niyetten kastım tam da burada başlıyor. Muhalefette ya da gazeteciler arasında iktidar değişince usulsüzlüklerin peşine düşüleceğini sanan bir kitle var. Muhalefet ve iktidarın perde arkasında görüştüğüne dair bir sürü dedikodu çıktı. Seçim sonrası kimseye dokunulmasın, böylece yumuşak kavgasız gürültüsüz bir geçiş olsun diye.

Tabii tüm bunlar seçimi kaybederlerse ihtimali... Bir de kaybetmeme ihtimali var ki, hiç de az değil. Oyları düşebilir, ama öyle efsane bir kayıp olmayacaktır.

Biraz yaşadığınız mahalleden çıkın, insanlar her şeye rağmen destek veriyor görebilirsiniz.
0
anten
(27.02.23)
(27)

ekşi'ye giriyor musunuz

benibulmanlazim
vpn le falan. yoksa aman ne uğraşacam sağa sola bakayım video falan izleyeyim mi diyorsunuz. şayet benim elim arada bir ekşiye bi bakayıma gidiyor.
vpn le falan. yoksa aman ne uğraşacam sağa sola bakayım video falan izleyeyim mi diyorsunuz. şayet benim elim arada bir ekşiye bi bakayıma gidiyor.
0
benibulmanlazim
(26.02.23)
Uğraşmıyorum hiç.
0
mekaniker
(26.02.23)
Girmiyorum uğraşmıyorum ben de. Bi eksiklik oluşturmadı şimdilik
0
ikikerekac
(26.02.23)
vpn ile ugrasmadım hiç. mevcut dnslerimle girebiliyorum

telefondan girince vpn istiyor bende. onu da kurdum ama telden pek girmiyorum
0
abelardo
(26.02.23)
gereksiz, vakit kaybı bir alışkanlık olduğunu daha iyi anladım bu süreçte. gündemi takip etmek için haber sitelerine göz atmak çok daha mantıklı.
0
p133mmx
(26.02.23)
ekşi ve reddit okurdum zaten, artık sadece reddit'e bakıyorum.
0
mrtkp1234
(26.02.23)
Uğraşmıyorum hic
0
instant crush
(26.02.23)
Girmiyorum ama çok büyük eksiklik hissediyorum 4 gündür.
Güncel ve gerçek haberleri twitter dan okumaya çalışıyorum.
Tatsız.
0
ditu
(26.02.23)
Hayatımdan çıkardım diyebilirim.

Zaten son yıllarda artarak kalitesini kaybetmişti. Yıldık artık, önceden bir ağırlığı vardı.
0
baldan kaymak
(26.02.23)
Giremiyorum vpn internet kalitesini düşürüyor. Ama çok sinirliyim giremediğim için ve neden bu olaya bu kadar az tepki verildi ben anlamadım. Aslına bakarsanız çok tehlikeli bir adım. Bilgi alabileceğimiz tek kaynak televizyon kalırsa iki günden, welcome to 1984
0
personaa
(26.02.23)
taaa windows xp döneminden beri dns ayarlıdır bende. alışkanlık artık... ve bu engelde benim internet servis sağlayıcımda dns yeterli oluyor engel filan yaşamadım. üstüne vpn de lise döneminden beri yüklü türkiyede yaşadığım için bu bir ihtiyaç. ekşiye özel bir durum yok. engel sonrasında da normalde ne sıklıkla giriyorsam aynen devam. yani uğraşmıyorum +1 ama giriyorum.
0
konetsu
(26.02.23)
okulun internetinde yasaklar geçerli olmadığı için, okuldan sıkıntısız giriyorum. zaten sabahtan akşama kadar okulda olduğum için beni çok etkilemedi yasak. ben nasılsam bundan önce aynıyım yani: giriyorum baya çok.
0
substituent
(26.02.23)
Gunde 1 defa sadece vpnle girip 5 dk bakip cikiyorum.
0
another satisfied lover
(26.02.23)
ilk iki gün girmedim. ama sıkıldım vpn açıp girdim. hani takılmak falan değil ama merak ettiğim şeyleri sözlükte arardım. kapanınca eksiklik oldu
0
paintov
(26.02.23)
dns ile giriliyor 1.1.1.1 yazabilirsiniz. vpn gerek yok şimdilik.
0
xrated
(26.02.23)
benim internet sağlayıcım ekşiye yasak koymamış
ha kullanıyor muyum yoo
0
neira
(26.02.23)
Ben de ilk 2 gün girmedim. Hatta bunu ekşi bağımlılığımı bitirmek için bir fırsat olarak gördüm. Ama sonra ekşi sözlüğün benim için çok daha fazla şey ifade ettiğini anladım. Zaten güncel siyasi başlıklara artık hep aynı şeyler konuşulduğu için çok fazla bakmazdım. Gündem başlığında da sosyal medyada ne konuşulduğunu az çok görüyordum, bu bana yetiyordu. Twitter ı da sıkı takip ederim ama ekşinin yerini çok tutmuyor benim açımdan.
Benim açımdan ekşi sözlük bazı başlıklarla güzel. Aramaya inanınca ne cevherler var. Ekşi sözlüğün trol yuvası olduğu bir gerçek ama onların zaten girdiği başlıklar belli, oralara girmezsen onları görmezsin. Ama iyi kullanınca insanın ufkunu açan çok güzel entryler var. Örneğin tarihi olaylar, tarihi kişilikler ya da kitap, film başlıkları, bilimsel terimler bunlar için elim istemsizce ekşiye gidiyor benim. Şu 2 günde bile bu anlamda yokluğunu hissettim bu yüzden ve opera yı indirdim telefona, login olmadan kullanıyorum şimdilik.
0
desktopu
(26.02.23)
vpn ile giriyorum ama canlılık yok, sıkıcı. o yüzden pek bakmıyorum.
0
candide
(26.02.23)
Girdiğimde zamanımın büyük çoğunluğu troll engellemekle geçiyordu zaten. Vpn le falan ugrasamam. Kanzuk ve trolleri takılsınlar artık rahat rahat.
0
melancholia
(26.02.23)
ben de ekşi bağımlılığımı bitirmek için bir fırsat olarak gördüm başta ve sadece geçen gün bi girip bakayım dedim. onda da çaylak olan hesabım onaylanmıştı. sonra daha da girmedim.
0
debian
(26.02.23)
Vpn’e rağmen ne uğraşacağım diyorum. Twittera giriyorum onun yerine.
0
ruhen hastayim ben
(26.02.23)
vpn kurmak zor bi şey değil. yorumlara da şaşırdım. giriyorum ben gayet. takip ettiğim güncel başlıklar var hala ihtiyaçlarını yazıyorlar insanlar. bu sebeple giriyorum sık sık.
0
anna sun
(26.02.23)
günde 1-2 kere açıp bakıyorum, rutinim değişmedi. gündemini takip ediyorum. şu an kızılay’ın ahbap’a 42 milyon liralık çadır satması başlığı var mesela gündemde.
0
deartheodosia
(26.02.23)
tabii ki giriyorum. yurtdisindayim zaten ama vpn kullanmam gerekseydi de kullanirdim. eksi sozluk en cok girdigim internet sitesi olabilir.
0
supergirl
(26.02.23)
baska haber kaynagi yok benim icin. evet giriyorum.
0
camussar
(26.02.23)
giriyorum vpn ile. Ama genelde duyuruya giriş yapmak için kullanıyorum
0
nundu
(26.02.23)
dns over https yapildigi surece giriliyor. ben hic zahmet cekmiyorum. firefox. duyuruya yoksa giremeyiz. baska hesabim yok

(bkz: dnscrypt)
(bkz: goodbyedpi)
0
kobretti
(26.02.23)
Sözlük eski sözlük olsaydı uğraşırdım belki ama şu aldığı son hali için uğraşmam.
0
yazdonumu
(27.02.23)
(11)

Erişim engeli sözlük trafiğini etiketlemedi mi?

p133mmx
Sözlüğün CEO’su, Mirgün Cabas ile videosunda erişim engeline rağmen site trafiği düşmedi dedi. https://youtube.com/watch?v=2eBQY64bpX4Dakika 3:30.Bunu inandırıcı buluyor musunuz? Bunu teyit etmenin bir yolu var mı?
Sözlüğün CEO’su, Mirgün Cabas ile videosunda erişim engeline rağmen site trafiği düşmedi dedi.

youtube.com

Dakika 3:30.

Bunu inandırıcı buluyor musunuz? Bunu teyit etmenin bir yolu var mı?
0
p133mmx
(24.02.23)
kesinlikle etkilemiştir.
0
gurur
(24.02.23)
en az yarı yarıya düşmüştür. engelleme kısa sürede bitirilmezse site yok olur hızlıca şakası yok.
0
nuisance
(24.02.23)
Eskiden gündem tabında başlıklara girilen entry sayıları çok daha fazlaydı. Şuan azaldı. Bence trafik çok fena düşmüştür.
0
zimbirik
(24.02.23)
zimbirik +1
sözlük tenhalaşmış.
0
deartheodosia
(24.02.23)
mesela ben erişim engelinden beri girmiyordum sözlüğe az önce bakayım dedim geçen hafta onay sırası 24binlerdeki çaylak hesabım onaylanmış.
0
debian
(24.02.23)
Trollerden ve sözlük yönetiminden bıkmıştım, ben çok az giriyorum. Hiç yazmadım.
Kişi ve toplum psikolojisini bozan bir yapıya döndü ekşi.
Hergün sivri karşıt fikirlerin birbirlerinin sinirini bozduğu bir yer oldu.
isteyen istediğine inansın ama benden uzak inansın.
0
vizivozo
(24.02.23)
tabii ki sallıyor.
0
candide
(24.02.23)
O biraz kuyruğu dik tutmak gibi bir şey. VPN diye bir şey olduğunu bilmeyen bilse de kullanma gereği duymayan tonla insan var. Yani üye olmayan kullanıcıları söylemiyorum kendi yazarları içinde bile böyle çok insan var. Google'da bi şey aratıp "aa ekşi sözlük diye bi yerde bununla ilgili bikaç yazı var" diyerek giren sıradan insanlar da giremiyor mesela, trafiğin düşmemesi diye bir şey olabilir mi trafik düşmüyorsa hep kapalı kalsın madem giren çıkan yok nasıl olsa.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.02.23)
Yalan beyan.

İki önemli şey yazacağım.

Çaylakların trafiği önemli anlamda düştü zira 18k olan çaylak sıralamam bir anda 10k düşüverdi.

Diğeriyse reklamlar vpn'de görünmüyor bu da reklam giderlerinin ciddi anlamda eksileceği anlamına gelir.

Gerçekten içimin yağları eridi.
0
Avoiding The Puddle
(25.02.23)
fena sallamış :) öyle böyle değil.
0
brkylmz
(25.02.23)
gundemi sozlukten takip ediyorum yillardir. her gun gercekten buyuk eksiklik hissetsem de sirf bunun icin vpn indir kur vs. ugrasmadim, benim gibi cok kisi vardir eminim. yani %100 salliyor.
0
in vino veritas
(25.02.23)
(3)

apple iphone 6s pil değişimi yapmıyor mu?

loser blueser
web sitesinden baktığımda ürün seçeneklerinde 6s görünmüyor, apple pil değişimi hizmetini sonlandırdı mı demek bu? diğer teknik hizmetlerde de mi aynı şekilde acaba?
web sitesinden baktığımda ürün seçeneklerinde 6s görünmüyor, apple pil değişimi hizmetini sonlandırdı mı demek bu? diğer teknik hizmetlerde de mi aynı şekilde acaba?
0
loser blueser
(24.02.23)
çok eski olduğu için yapılmıyor evet. anca yetkili olmayan servislerde yaptırabilirsiniz.
0
candide
(24.02.23)
6s'nin selasi coktan okundu kardes, manevi degeri yoksa at gitsin.
0
cooperr
(25.02.23)
6s'in pil değişimi çok kolay. youtube'da videoları var, ben değiştirmiştim zorlanmadan. kendiniz deneyebilirsiniz.
0
gak
(25.02.23)
(2)

Kredi çekip parayı vadeli hesapta bekletebilir miyiz?

coca cola
Vadesizde bekleme şartı var mı? Altına dövize koymaya sınır getirmişlerdi en son
Vadesizde bekleme şartı var mı? Altına dövize koymaya sınır getirmişlerdi en son
0
coca cola
(24.02.23)
bekletebilirsin, bir şry olmaz.
0
candide
(24.02.23)
bekletirsin. altın döviz de alırsın. onlar lafta sadece. başka bankaya atarsın en kötü nasıl takip etcekler?

ben çektiğim krediyi aynı bankaya koydum mevduata.
0
jelly bear
(24.02.23)
(6)

Dinle ilgili temel sorular

optimistbakunin
Selam. Genel sorularım var. İnsanin varligi ve kader ile ilgili. Neden insan var. Neden tanrı dedigimiz yüce güçlü zaman algisi eglence algisi keyif algısı gibi seyler olmayan bir varlık neden insan gibi canli yaratma geregi duydu. Yani neden var ki ne gerekti bunca seye. Sonra bir de kader var. Yan
Selam. Genel sorularım var. İnsanin varligi ve kader ile ilgili. Neden insan var. Neden tanrı dedigimiz yüce güçlü zaman algisi eglence algisi keyif algısı gibi seyler olmayan bir varlık neden insan gibi canli yaratma geregi duydu. Yani neden var ki ne gerekti bunca seye. Sonra bir de kader var. Yani niye kader var. Her seyi biliyor tanri cok guclu de bir de durduk yere dunyaya gonderdigi yetmiyor gibi bir de cezalandiriyor . Neden kuran arapcaydi mesela. O zaman en gelismis dil oldugu icinmis deniliyordu sanki. Tamam da her dilde de ona gore bir seyler inebilirdi. Neden peygamberler ahmet mehmet vs yani neye gore secildi neden onlar peygamber. Ne gerek vardi. Neye gore secildi. Bunlar onemli degil de temel olarak insanın varligi ve dunyada olmasi kaderi yaratilisi daha temel konulari anlamlandiramiyorum. Kabaca olmadan herkes gorusunu net ve aciklayici yazabilirse sevinirim. Milliyetci, ya da anti islam, arap degilim. Sorular temel
0
optimistbakunin
(18.02.23)
Sorular temel evet. Bazen basit gibi görüneni didik didik etmek gerekir. Her sorunuz bir paragraf açıklama gerektirse kimse okumaz. Sadece islamla ilgili sorularınız bile hem “dini” hem de “mitolojik” “tarihsel” açıdan birçok cevaba sahip.
0
ruhen hastayim ben
(18.02.23)
kabalayı araştırabilirsiniz.
0
candide
(18.02.23)
Youtube ta caner taslaman kader diye aratin. Yazmaya kalksam uzun surer, adam 5 dakikada acikliyor.
0
halk
(19.02.23)
Sorgulayıcı yaklaşım ve din aynı cümle içinde bile kullanılamaz. Kayıtsız şartsız kabul gerekiyor.

Sorgularsan sonu ilk aşamada deistliğe, sonrasında ateistliğe çıkıyor.

Bu soruları 2008 de 2 kaynaktan mealleri okuduğumda sordum, tatminkar cevap alamadım. Sonuç : deizm
0
kimlanbu
(19.02.23)
temel sebep herkes mükemmel olsaydı zaten bu dünyada olmamıza gerek yoktu
insanlar sahip oldukları ve olamadıkları ile imtihan ediliyor
mutlak adaleti dikkate alırsak herkesin terazisi farklı
telafisi ve cezası ahirete kalanlar da oluyor

bir de geçmişten gelen bir genetik de vara kaza-kader dışında
en basitinden sağlık konusunda "kötü" genler aktarıldıysa, beslenme gibi dış faktörler yetersiz kaldıysa bunda AlLah'ı "suçlamak" anlamsız kalıyor

neden arapça, çünkü o bölgenin insanından bir peygamber seçildi, neden hz.Muhammed
özel bir nedeni olmak zorunda değil belki de
o yükü taşıyabilecek biri olması olabilir
peygamberlik de bir imtihan sonuçta
onlar da görevleri açısından imtihana tabi
sonuç olarak neredeyse tüm dünyaya yayıldığına en azından haberleri olduğuna göre doğru seçim
0
bir soru sorcam
(19.02.23)
bir de şey var kötü bir olay oluyor
Allah buna niye izin verdi?
öte taraftan Allah'ım bizi bu durumdan kurtar, mazlumlara yardım et, zalimlere fırsat verme şeklinde dua etmek

ee Allah bize iyilik yap, kötülüğü engelle diye emir vermiş zaten
bunları yapmadan her şeyi dua ile çözmeye çalışmak?
0
bir soru sorcam
(19.02.23)
(9)

Neden sevilmiyorum?

istambul
İçinde olduğum arkadaş gruplarının hepsinde yalnız olan tek kişi benim. Son 1 yılda iki denemem oldu ikisi de başarısız. Zaten kendimi bildim bileli yalnızım, birkaç kısa dönem dışında. Bilmiyorum ki nasıl anlatayım, olmuyor işte. Okuldan iş yerinden veya yeni tanıştığın birinden arkadaşın arkadaşın
İçinde olduğum arkadaş gruplarının hepsinde yalnız olan tek kişi benim. Son 1 yılda iki denemem oldu ikisi de başarısız. Zaten kendimi bildim bileli yalnızım, birkaç kısa dönem dışında. Bilmiyorum ki nasıl anlatayım, olmuyor işte. Okuldan iş yerinden veya yeni tanıştığın birinden arkadaşın arkadaşından twitterdan instagramdan şurdan burdan bi şey bi muhabbet bi elektrik bi kaynaşma olmaz mı, olmuyor. Her içki içtiğimde bu "olmuyor işte" durumunu hatırlayıp sessizce ağlarken buluyorum kendimi. Yalnızlığı ezikliği beğenilmezliği iletişim kuramazlığı karşı cinsi etkileyemezliği hayatı yaşayamamış olmayı her şeyi kabûllendim. Ok. Ama bunlara alışsa da insan yine de sakin kafayla bu problemi düşünmeden edemiyor. Kafamdan çıkmıyor.

Tanımadan, kişiliğini tarzını falan bilmeden bi şey söylemek zordur, zaten 'garanti tavsiye' de beklemiyorum. Ama merak ediyorum, bi arkadaşınız bunları yaşasa kendisine ne önerirdiniz?

Fikir vermesi için kendimden bahsedeyim biraz. Yaş 28. En son 4 sene önce ilişkim oldu. Tipim ortalama bi tip işte ama majör bi çirkinlik de yok. Para pul işlerine girmiyorum zaten o tarz önceliği olan insanlar olmuyor çevremde. Saygınlık maygınlık desen iyi bi üniversitede yüksek lisans yapıyorum, işim de normal masabaşı bi iş. Yetenek sıfıra yakın, sanat spor becerileri hak getire, sadece sosyal bilimler ve siyaset mevzusu. Onda da bilgimi insanlara yansıtacak bi hitabetim yok. Hepsinden önemli bilgi: Sosyal anksiyete bozukluğu var bende. Çekingenim.
0
istambul
(18.02.23)
Gelmiş geçmiş en kötü insanı düşünün. “O”nu bile seven ne çok kişi var di mi :)

Sizce gerçekten sevilmiyor olabilir misiniz? Bu düşüncenizi yanlışlamak isterseniz eğer birçok madde bulabilirsiniz. Sizi hiç tanımıyorum ama en basitinden 4 yıl önce bir ilişkiniz olmuş. Yüzeysel olarak bu bile yanlışlıyor.

Eğer cidden sosyal anlamda eksikliğiniz olduğunu düşünüyorsanız konunun üzerine gitmeden onu çözemezsiniz. Tabii önce teşhis almanız lazım. Bunun için de terapi düşünebilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(18.02.23)
cevabınız son cümlenizde saklı.
0
candide
(18.02.23)
Bence hemen havlu atmayın ya, orta yaşta ben de sap takılıyorum. Bir arkadaşım var. Aşırı sosyal bir kadın. Bulunduğum şehrin yarısı onu tanıyordur. 41 yaşında evlendi. Bazen olmayınca olmuyor. Şehir değiştiriyorsun, ülke değiştiriyorsun yine olmuyor. Başkalarına bakıyorsun, instagramdan selam yazıp tanışıyor, evleniyor. Kısmet...

edit: Verdiğim cevabı konu açan kişi moral bozucu diye beğenmemiş. Sevgili bulmanın kesin bir tarifi olsaydı zaten kimse yalnız kalmazdı. Bu alınganlıkla değil sevgili arkadaş bile bulamamanız çok normal.
0
Kahvedesu
(19.02.23)
Bir an ben mi yazdım diye kontrol ettim, benzer şeyler hissediyorum bende aynı durumdayım.
Fark olarak yaş geçmeye başladı ve çekingenlik umursamazlıktan dolayı azaldı.
Fakat gelgelelim yeni birileriyle tanışmak için ortak bir aktivitede bulunmak gerektiğini düşünüyorum spor, kurs, etkinlik, mekan, okul…
Ama olmuyorsada kendini geliştirecek kendi başınada iyi zaman geçirip mutlu olabilmelisin.

Sevilme ve sevme kısmı ise önce kendini sev başkaları bazen sever bazen sevmez menfaatlerine göre duygudurumlarına göre değişir.
Sevilmemeyi yalnızlığı bende istemesemde umursamıyorum yoluma devam ediyorum.
Elimden geleni yapıyorum geri kalan artık şans.

Pek tavsiye olmadı ama aynı sorunları yaşayıp aynı şeyleri düşünen bir çok kişi var.
0
kararsızataletfilozofu
(19.02.23)
Sosyal ankisyete. Ozeti bu. Bu sorun devam ettikce yalnizlik sorunun da devam edecek.
0
Samuray
(19.02.23)
sosyal anksiyetenin tedavisi mümkün. terapi ve ilaç desteği ile üzerine gitmeni tavsiye ederim. en azından kontrol altına alınabilen bir seviyeye getirebilirsin ki bu da sana sosyal hayatında fazlasıyla yeterli olur.

farklı çevrelere girmeye çalış bence. hep benzer karakterde insanların olduğu ortamlarda bulunuyorsun gibi geldi. hobin yok eyvallah ama ilgini çeken aktiviteler falan da mı yok hiç? bir seramik kursuna yazıl, ne bileyim gönüllü ekiplere katıl falan. daha çeşitli insanlar görmüş olursun, hem de bu tarz etkinlikler sosyal fobinin üzerine gitmene de yardımcı olur.

üçüncü olarak da dating app kullanıyor musun? kullanmıyorsan kullan mutlaka. özellikle çekingen kişiler için bulunmaz nimet.
0
knight of cydonia
(19.02.23)
Muhtemelen sevilmiyor degil, siz sevilmedigize inandiginiz icin bunu destekleyen/onaylayan durumlar yaratiyorsunuz ve evet son cumleniz durumu ozetliyor. Ama kesinlikle halledilemeyecek sorun degil bu, uzerine gidip isin icinden cikacaksiniz, baska yolu yok, cunku daha kaliteli bir yasami hak ediyorsunuz. Bu sadece iliski yasamak anlaminda degil, boyle hissederek yasamak zorunda degilsiniz.
0
kassiopeia
(19.02.23)
Yalnızlık ve sevilmeme çok bağlantılı olmayabilir. Herkes herkesi çok sevdiği için görüşmüyor. Özellikle bir yaştan sonra maksimum 1-2 yakın arkadaş yetiyor. Gerisi çok da sevip bayıldığımız insanlar olmayabiliyor. Mutlaka sevilmiş ya da seviliyorsunuzdur yani. Mesele sosyalleşmek.

Sosyal gruplar klişedir ama işe yarar. Ama düzenli takip etmek gerekir. şu günlerde yardım grupları çok fazla örneğin. Belediyeler bile sosyalleşme aracı şu an. Kitap toplantıları, yürüyüş klüpleri genelde düzenlidir. Bazı sosyal ortamlara girip çıkınca öyle insanlar görürsünüz ki kendi yeteneklerinizi fark edersiniz. Ben iyiymişim dersiniz. Çekinmeyin o yüzden. İyi taraflarınıza odaklanın sürekli.

Bir de insanlara ne katıyorum diye bakılabilir. Yaşadığınız yerin çok güzel mekanlarını biliyorsunuzdur atıyorum, sohbetiniz güzeldir. Hiçbir şey katmıyor olamazsınız. Bunlar geliştirilebilir. insanlar karşı tarafın işi gücü arabası çevresi için bile birbiriyle görüşebiliyor malesef. İlişkiler menfaate çok yatkın. O nedenle sevilmiyorum diye bakmamak lazım.
0
aquarium
(19.02.23)
oradaydım. senelerce aynı şeyden şikayet ettim, sonuç 0. yalnızlığa bir kere düşersen çıkmak zor bununda nedeni yalnızlıktan şikayet etmek, yalnızlığını gidermekten daha kolay. kendine bahane bulmak o kadar kolay ki, boyum kısa, boyum uzun, şişmanım, zayıfım, güzelim, çirkinim vs.

yalnızlığın 2 nedeni var, birincisi sosyal iletişim; buradaki sosyal iletişim naber nasılsın ile başlar, sonra muhabbet sohbet açılır gider.

ikincisi kendini ya çok değersiz yada çok değerli görüyorsundur. birisi muhabbet arasında hakaret amaçlı değil de konunun özü olarak malsın olm sen dese buna alınıyorsan kendini çok önemli görüyorsun, buna evet haklısın diyorsan kendini çok değersiz görüyorsun. bunun bir ortası olmalı.

yalnız insanlar her şeyden şikayet eder, yalnızlıktan eder, bana salak dedi diye eder, buluşacaktık geç geldi diye şikayet eder, eder de eder. kimse mızmız şikayet edenlerden hoşlanmaz. şikayet etme.

muhabbet ederken söylenenlere çok takmamak lazım, anlattıkları hikayelerde senin etik/ahlak anlayışına uygun şeyler yoksa bu da ne biçim insanmış dememek lazım o kişinin hayatını sen yaşamadın.

sosyal aksiyete dediğin şey ise aslında aslında söylemek istediğini/yapmak istediğini yaptığında karşılaşacağın tepkiyi bilememen, ben söyliyim hiç bişi olmuyo, en fazla seninle bir daha konuşmaz muhattap almaz. 8 milyar insan var. geriye çok kişi kalıyor :)
0
selam
(24.02.23)
(3)

Deniz Akkaya mevzusu

magni
Deniz Akkaya neden birden Haluk Levent'e saldırdı? Amaç? En basit düşünceyle havuz medyasında iş bulabilmek için falan mı?
Deniz Akkaya neden birden Haluk Levent'e saldırdı? Amaç? En basit düşünceyle havuz medyasında iş bulabilmek için falan mı?
0
magni
(18.02.23)
geçenlerde sanırım seren serengille bayağı büyük bi kavga etmişti. bu aralar saldırgan yani.
0
candide
(18.02.23)
15 sene öncesine kadar vızır vızır her kanalda her magazin programında boy gösteren bir ünlünün piyasadan silinip gitmeme çabası olarak görüyorum.
0
uvcray
(18.02.23)
Belki de Haluk Levent’le ilgili söylenmesi gerekenleri söylüyor? Neden Haluk Levent’i sadece sosyal medyadan tanıyan insanlar, kendisine dokunulmazlık ilan ettiler böyle :) arkadaşlar ülkece bir sürü kişi tarafından dolandırıldık, kimlere güvendik de sonradan şaşırdık? Öyle değil mi?
0
damba
(19.02.23)
(3)

esenler'den kartal'a evrak göndermek istiyorum

tekkisilikbirordu
arkadaşlar bildiğiniz kurye hizmeti veren kimse var mı?yarın sabah bi evrak göndermem gerekiyor ücreti mukabilinde.
arkadaşlar bildiğiniz kurye hizmeti veren kimse var mı?
yarın sabah bi evrak göndermem gerekiyor ücreti mukabilinde.
0
tekkisilikbirordu
(16.02.23)
banabikurye üzerinden çağırıp gönderebilirsin, bir kere denedim gayet iyi çalışıyor.
0
roket adam
(16.02.23)
Uber de kurye hizmeti veriyor.
0
PhoenixRising
(16.02.23)
banabikuryeden evrak teslimi yapmıştım, aynı gün ulaştı. hemen hemen aynı mesafeydi. memnun kaldım.
0
candide
(16.02.23)
(10)

Eşyalara çok anlam yüklemek

the sound and the fury
Bu deprem sonrası bende biraz düşündüm sanırım bazı şeylere çok bağlanıyorum. Acaba başıma gelse eşyalar gitse ne yaparım diye. Sizde de oluyor mu? Acil durum için bazı şeyleri çantaya koyuyor musunuz
Bu deprem sonrası bende biraz düşündüm sanırım bazı şeylere çok bağlanıyorum. Acaba başıma gelse eşyalar gitse ne yaparım diye. Sizde de oluyor mu? Acil durum için bazı şeyleri çantaya koyuyor musunuz
0
the sound and the fury
(15.02.23)
Abi mal canın yongası ama önce canı kurtarmak lazım, kolumu bacağı kaybetmeden canımı kurtarırsam diğer şeyler zerre umurumda değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.02.23)
hiçbir eşya umrumda değil, sadece hatırası olan şeyler gitse biraz üzülürüm.
0
candide
(15.02.23)
Deprem yasamadim ama son 10 yilda birkac defa ulke degistirmis biri olarak cevabim hayir. Aklima bile gelmiyor hangi esya vardi ne zaman vardi falan.
0
hot potato
(15.02.23)
Ben de eşyalarına çok bağlı biriyim. Bir iki aydır yurtdışına taşınma işleriyle ugrasiyoruz ve depremden önce sürekli eşyalarimin hepsini getiremeyecegim diye düşünüp üzülüyordum. Agladığım bile olmuştu.

Deprem bölgesinde ailem yaşıyor, hepsi tüm eşyalarını, evlerini kaybettiler. Hiçbirinin zerre umrunda değil çünkü saglarindan, sollarindan ceset çıkıyor sürekli.


Depremden beri benim de umrumda değil. Eşyalarımdan getirebildigimi getiririm, getiremedigim kalır. Hatırası olan birkaç şeyi yanıma alsam belki mutlu olurum.
0
fraise
(15.02.23)
Eşya mi :) hiçbiri umrumda degil
0
abuzer
(15.02.23)
Biriktirme hastalığı olan -yiyecek atığı dahi biriktiren- annem bile evdeki fazlalıkları atmaya başlamış. Ki bence bir evde demirbaş sayılacak koltuk, yatak gibi şeyler dışında her şey fazlalıktan ibaret. O yüzden bir endişem yok. Koltuk, yatak alınır yeniden. İşin psikolojik yıkımından eşyalar aklıma gelmezdi. Acil durum için bir düdük, bir şişe su, powerbank ve kartlarımı koydum. Ne kadar az o kadar iyi.
0
ruhen hastayim ben
(15.02.23)
Yükü az olan kurtuldu, diye bir söz var. Bunu iyi düşünün isterseniz.

Ne kadar çok eşya o kadar da sorun.
0
diyecevaplandı
(15.02.23)
elektronik eşyalarım dışındakiler çok da önemli değil.
0
Erestor
(15.02.23)
minimal yaşam tüm bunların önüne geçiyor bence , daha az eşya daha az bağlılık, daha fazla özgürlük.
Anlam yüklemesekte yüksek bedeller ile alınan eşyaların kıymeti daha fazla oluyor ister istemez.
0
mrctrk
(15.02.23)
elektronik eşyalarıma üzülürüm. aslında yalan yok hepsi için üzülürüm ama canıma ve koluma bacağıma zarar gelmediyse çok kahrolamam. yine de evi sigortalatmıştım olası bir depremde eşyalarıma zarar vermesine karşı. hepsini olmasa da zararın bir kısmını karşılar.
0
matilda
(16.02.23)
(1)

Navras akademi eğitim alan var mi?

sanguine
Birkaç keredir reklamı karşıma çıkıyor, Unreal engine yetkin eğitim merkezinden game developer yetistirme programı diyor. Açıklamasını okuduğum kadarıyla sıfırdan öğretiyor benim yazılımla herhangi bir alakam yok, İngilizcem iyi sadece. Para için değil de (bu saatten sonra kariyer değişikliği zor, y
Birkaç keredir reklamı karşıma çıkıyor,

Unreal engine yetkin eğitim merkezinden game developer yetistirme programı diyor. Açıklamasını okuduğum kadarıyla sıfırdan öğretiyor benim yazılımla herhangi bir alakam yok, İngilizcem iyi sadece. Para için değil de (bu saatten sonra kariyer değişikliği zor, yazılım da kolay değil) işten sonra tam zamanlı bir hobi olarak buna kalkissam nasıl olur? Bilgisayar oynamayı zaten on yıllardır seviyorum. Daha önce buradan eğitim alan var mı, ücretleri nasıl, daha kendileriyle iletişime gecmedim.
0
sanguine
(15.02.23)
arkadaşım 4-5 sene önce edius kursu almıştı, memnundu. diğer kurslar hakkında fikrim yok tabii. ücret de ortalamaydı sanırım pek hatırlamıyorum.
0
candide
(15.02.23)
(5)

Time dergisine kapak olmak

IncredibleMau
Öncelikle geçmiş olsun depremden uzak ya da yakın etkilenen herkese.Birkaç gündür öyle kendi kendime olan bitene dair sistem eleştirisi, hükümet eleştirisi falan yaparken konu uzadı gitti, time dergisine kapak olmaya kadar geldi.Time dergisine kapak olacağınızı bilseniz, neyi başarmış olmak isterdin
Öncelikle geçmiş olsun depremden uzak ya da yakın etkilenen herkese.

Birkaç gündür öyle kendi kendime olan bitene dair sistem eleştirisi, hükümet eleştirisi falan yaparken konu uzadı gitti, time dergisine kapak olmaya kadar geldi.

Time dergisine kapak olacağınızı bilseniz, neyi başarmış olmak isterdiniz? Ve fotoğrafta ne yapıyor olurdunuz?

Atış serbest ama kanser tedavisini bulmak gibi hem klişe hem yüksekten uçan şeyler olmasın lütfen. Gerçi klişe hayalleriniz vardır belki bilemem.
0
IncredibleMau
(15.02.23)
ülkedeki muhalefeti tek çatı altında birleştirip yeniden ayağa kaldıran adam olmak isterdim.
0
rentts
(15.02.23)
Fikir güzel. Ama time'a kapak etmezler. Daha küresel düşünebiliriz.
0
🌸IncredibleMau
(15.02.23)
seçimlerde başa gelecek kişinin dıjj güçler tarafından nasıl hazırlandığını belgelerle ortaya koyan bir araştırmacı gazeteci olarak kapak olmak isterdim.
0
candide
(15.02.23)
Time dergisine kapak olmanın nesi önemli ki ?

Mine Karakaş denen kadının bile kapak olduğunu düşünürsek yani.
0
Avoiding The Puddle
(15.02.23)
Bir teknoloji şirketinin çok zengin kurucusu. Mark gibi, Elon gibi.
0
dissendium
(15.02.23)
(4)

Depremde yıkılan binaların kaçı 2001 sonrası

pilavmaker
bu konu hakkında bir haber bulamadım. bulan varsa kaynağı atabilir mi?
bu konu hakkında bir haber bulamadım. bulan varsa kaynağı atabilir mi?
0
pilavmaker
(13.02.23)
Su an kac insan öldü, kac bina yikildi henüz tam sayi vermek mümkün degil, dolayisiyla bu binalarin kacinin 2001 sonrasi oldugunu söyleyebilmek icin cok erken.
0
bosver nicki
(13.02.23)
bir bakan %95'i 99 öncesi demiş de unuttum hangi bakan olduğunu.
0
candide
(13.02.23)
çevre şehircilik imiş.
0
candide
(13.02.23)
tr.euronews.com

binaların zaten yarıdan fazlası 2001 sonrası. yıkılanlar içinde böyle bir oran görmüştüm.

twitter.com %58
0
avatar is back
(13.02.23)
(4)

Yeni pasaport Turkey ibaresi

dakota
Merhaba. 2022 Aralık ortası gibi çıkarılan pasaportta Republic Of Turkey mi Türkiye mi yazar? Hani artık Türkiye ifadesi kullanılacak demişti ya?
Merhaba. 2022 Aralık ortası gibi çıkarılan pasaportta Republic Of Turkey mi Türkiye mi yazar? Hani artık Türkiye ifadesi kullanılacak demişti ya?
0
dakota
(13.02.23)
Benim Kasım'da çıkarttığım pasaportta "Turkey" yazıyor hala maalesef.

(Düzelttim)
0
roket adam
(13.02.23)
tam o tarihte çıkarttım pasaportumu ve Türkiye yazıyor. Eski pasaportumda Turkey yazıyor. Kardeşim ve arkadaşım da yeni çıkardı onlarda da Türkiye yazıyor.
0
pardus
(13.02.23)
neresini soruyorsunuz? kasımda başvurduğumuz pasaprtun kimlik bilgileri sayfasının üstünde TÜRKİYE CUMHURİYETİ/REPUBLIC OF TÜRKİYE yazıyor.
0
elorelia
(13.02.23)
yenilerde türkiye yazıyor.
0
candide
(13.02.23)
(14)

dünya tarihinde en çok saat sıkışıp kalan kişi

semaforo de medianoche
127 saat filmi vardı mesela dağcı adamın kanyonda sıkışıp kaldığı 127 saati anlatan ama depremde işte görüyosunuz enkaz altından 170. saatte sağ çıkan var hala 127'yi baya geçen örnekler gördük yani. bunun daha üst bir rekoru var mı acaba daha önce? şu yüzden soruyorum umudu nereye kadar korumak laz
127 saat filmi vardı mesela dağcı adamın kanyonda sıkışıp kaldığı 127 saati anlatan ama depremde işte görüyosunuz enkaz altından 170. saatte sağ çıkan var hala 127'yi baya geçen örnekler gördük yani. bunun daha üst bir rekoru var mı acaba daha önce? şu yüzden soruyorum umudu nereye kadar korumak lazım önde bir örnek varsa en azından kafada biraz daha belirleyici olur. yoksa bizim vatandaşlarımız mı şu an (maalesef mi denir iyi ki mi denir bilemedim) rekoru kıran kişiler?
0
semaforo de medianoche
(13.02.23)
Bir Afganistan depreminde, 63 gün sonra çıkartılan kadın varmış.
0
John Bloor
(13.02.23)
@john haberin linki var mı? gerçekse bile o baya buzdolabının yanında falan sıkışmıştır yani bir insan fiziksel olarak aç susuz 63 gün yaşayamamalı. normal şartlarda bir insanın böyle bir durumda yanında en fazla 1 şişe su 1 paket de atıştırmalık bir şey olur.
0
🌸semaforo de medianoche
(13.02.23)
Abi o Afgan kadın sanırım depreme mutfakta yakalanmıştı, yani yiyeceğe içeceğe erişimi vardı, o büyük bir avantaj.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
yukarıda yazıldığı gibi pakistanlı birisinin akıllara ziyan doğruluğu tartışmalı bir rekoru varmış, geçtiğimiz günlerde de bir başkasının haiti depreminde iki hafta sonra çıkarıldığı yazılmıştı. bu tabi bulunulan yer, battaniye olup olmaması, uyuyarak geçirip geçirmeme gibi pek çok faktöre bağlı. ben tüm iyi ihtimaller bir araya gelmesi halinde 10 gün olarak görüyorum en fazla.
0
bos dusunce balonu
(13.02.23)
Abi bir de açlıktan kimse ölmez, yani açlık halinde çok uzun süre hayatta kalabilirsin en zayıf insanda bile bi 5-10 kilo yağ olur bunları kullanır vücut 90bin kalorilik enerji demek bu, ayrıca kas proteinleri de beyin ve kalp için şeker lazım olduğunda şekere dönüştürülebilen aminoasitler içerir ama su yoksa mümkün değil yani hayatta kalmak böbrek komplikasyonları başladığında direkt ölürsün, 10 gün sonra sağ çıkanlar gerçekten mucize yaratmış olur ama onların da sonradan hayatta kalması yine mucize olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
türkiye için rekor 187 saat sanıyorum. erzincan depreminde bir afetzede kurtarılmıştı 187 saat sonra. umarım bu rekor aşılır bir çok insan daha sağ çıkarılır önümüzdeki saatlerde. sağlıkçıların dediklerine 9-10 gün dayanabilen insanlar oluyor az da olsa. bu tabi oldukça kişisel bir durum. kimi 10 saat susuz kalamazken kimi bünyeler 9-10 gün dayanabiliyor.
0
pardus
(13.02.23)
ekstrem örnekleri dışarda tutmak lazım. su ve gıda erişimi rahatsa ve hava şartları da müsaitse bu süre verdiğiniz örnekteki gibi 63 günlere falan bile çıkabilir.

@kaleci açlıktan ölünmez belki ama mineral vitamin alımları 0'a düşünce bağışıklık çöker, hastalıklar olabilir, psikolojik boyutu da var işin tabi. vücudun metabolizmayı çalıştırabilmesi için gerekli enerjiyi elde edememesinden değil de başka sebeplerden ciddi sıkıntı verir diye düşünüyorum açlık.

@pardus 1939 erzincan mı? haber linki varsa atabilir misiniz?
0
🌸semaforo de medianoche
(13.02.23)
enkazdan çıkarılıyorda sonrasını kimse söylemiyor. bu kişiler sonrasında kaç gün hayatta kalabiliyor. bir çoğu akut böbrek yetmezliğinden hastanede hayatını kaybediyor.
kurtulanların sağ kalma oranı bilinmiyor.

belki çevresinde yiyecek bulunanlar uzun süre hayatta kalabilir ama sıkışık durumda hareketsiz kalanlar veya bir uzvu sıkışanların bu kadar süre hayatta kalmasının imkanı yok.
0
astronom bey
(13.02.23)
tayland'da mağarada mahsur kalan çocuklara 10 gün sonra ulaşılmıştı sanki.
0
elorelia
(13.02.23)
yalnız o filmde adam kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde tek başına sıkışmıştı. karşılaştırma anlamsız olmuş.

bizde rekor erzincan depremi, dünyada da o 63 gün kalan kişi.
0
candide
(13.02.23)
@candide niye anlamsız? ben insan fiyolojisinin aç susuz hareketsiz dayanabileceği süreleri sordum işte ha kanyonda ıssız bir yerde sıkışmışsın ha şehir merkezinde bir enkazda. kurtarılma şansından falan bahsetmiyorum ki.

@elorelia evet onun filmini görmüştüm ama izlemedim. su ve yemek stokları var mıydı orada mahsur kalanların?
0
🌸semaforo de medianoche
(13.02.23)
şimdi baktım. mağaradan damlayan suları içmişler. ama yiyecek konusunda farklı haber ler var. bazı haberlerde biraz atıştırmalıkları var diyor bazı haberlerde without food diyor. emin olamadım ben de.
0
elorelia
(13.02.23)
@semaforo de medianoche

1992 Erzincan Depremi, 187 saat

www.cnnturk.com
0
mey17
(13.02.23)
@semaforo psikoloji insanın hayatta kalma süresini oldukça etkileyen bir şey. o yüzden yaşamın olmadığı yerde sıkışmak ile deprem enkazında sıkışmak çok farklı.
0
candide
(13.02.23)
(22)

Depremde cok kapan yasam ucgeni vs iceride kalmak size mantikli geliyor mu?

stavro
Oncelikle sunu soyleyeyim, yuksek kattaysan zaten yapacak bir sey yok mantikli olsa da olmasa da çıkamazsin disari onu ayri tutuyorum.Ama eger cikma ihtimali varsa cikisa nispeten yakinsan bana cok-kapan yasam alani oluştur vs evin icinde kalip iceride onlem alma isi bana hicbir surette hiçbir şekil
Oncelikle sunu soyleyeyim, yuksek kattaysan zaten yapacak bir sey yok mantikli olsa da olmasa da çıkamazsin disari onu ayri tutuyorum.


Ama eger cikma ihtimali varsa cikisa nispeten yakinsan bana cok-kapan yasam alani oluştur vs evin icinde kalip iceride onlem alma isi bana hicbir surette hiçbir şekilde asla mantikli gelmiyor.
Hep böyle düşünüyordum ve bu depremden sonra daha guclendi bu fikrim.

1- Simdi düşünüyorum, coken koca bir binanin icindesin bir sefer. Bir bina sonsuz farkli sekilde cokebilir. Hicbir bina tam olarak birbirinin ayni sekilde cokmuyor nihayetinde. Dolasiyla nereye ne dusecek, tavan ne kadar kasagi inecek, nerede bosluk kalacak asla bilemezsin, kumar.
Televizyonlarda enkazsan sag cikarilan sansli insanlari görüyoruz hep, binlerce kisi ezilerek parcalanarak oldu, bir yasam ucgeni icerisinde falan kalmadi ve korkunc şekilde öldüler, ama haliyle Tv'de bu parcalanmis cesetleri gormuyoruz, sansli olanları goruyoruz. Su ana dek 24.671 kisi oldu en son okudugum rakam. Bunlari sadece rakam olarak görüyoruz ama kurtulanlari kanli canli görüyoruz Tv'de. O mucizeci kurtuluş yaşayanlar kadar şanslı olacak miyiz bakalim?
Bazi binalar var ozellikle alt katlar bildiğin yok, sifir. Yok yatagin yanina cok, yok kolon kirisin yanına cok flaan hikaye, kat bildiğin yok! Nereye siginacaksin o katin içerisinde?


2- Oldu da bina oyle bir şekilde coktu ki sen cokup kapandığın kısımda boslukta kaldın diyelim. Kafana gozune bir parca falan da dusmemesi lazim, o boslukta sana bir blok parçası bir tugla falan kafana dusmemesi seni tamamen korunakli bir alanda birakmasi lazım, kafaya 30*30cm bir parça çarpsa zatrn oldun.

3- buraya kadar saydigim tum iyi ihtimaller gerçeklesti,bolsukta yasam ucgeninde kaldin, kafaya goze sirtina falan bir yerine parca da dusmedi sag salim boşlukta kaldin sag durundasin diyelim. Yikici bir deprem oldu ve sen enkaz altindasin, sana yardim ne zaman gelecek? Binlerce binanın yikildigi bir ortamda senin altında kaldığın binaya yardim gelecek ve seni kurtaracaklar. Sen de o yardım gelene kadar ac susuz kalip olmeyeckesin hayatta kalacaksın. Bir de kis mevsimi ise donmadan kalman gerekecek bir de.
Bunun İstanbul'da oldugunu dusunsenize. İstanbulda semtlerin uydu goruntulerine bir bakın, binalar ic ice dip dibe. Oyle bir yerde size siz hayattayken bir yardim ulasabilecegini düşünüyor musunuz mesela, ben hic sanmıyorum.
Kotumser oldugumu düşünebilirsiniz ama bana sorsarsaniz istnabulda size yardımın zamaninda ulasmasi imkansiz, sahsi fikrim bu yonde.
He yukarisa saydigim tum iyi ihitmaller gerceklesecek hayatta kalacaksınız, yardim da bir sekilde siz hayattayken bolgeye ulasacak ama grlip sesinizi de duymalari lazim bir de o var. Enkazin icinde nerdeysesiniz artik o noktadan sesinizi birileri duyacak. Veya tam techizatli termal kameralı veya kalp atisi dedektorlu ekip falan gelecek.
Tv'de sadece kurtarılanlari görüyoruz ve dolasiyla kurtarılma umidi besliyoruz böyle bir senaryoda. Ama kac kisinin deprem sonrasinda enkazda sag kalip da takip eden surecte yardim gelene kadar iceride oldugunden haberimiz yok, tv hiçbirini gosteremiyor. Birkaç gun sonra kurtarilan 3-5 kisi asiri istisnai ve mucizevi olaylar. Buzdağının alti gorunmuyor. Binlerce kişi öldü nihayetinde.

Simdi yukarıda siraladigim sizi kurtarabilecek iyi ihitmalleri gayet de olagan ihitmaller olarak düşünebilirsiniz (ki ben oyle düşünmüyorum ama neyse) ama bu ihtimllarin hepsini carpinca cikan olasiligi dusunmek lazim. Yani bu ihtimallerin hepsi birden gerceklesmesi lazım evin icinde kalip da kurtulmamiz icin. Yani isvec peyniri olayi, butun deliklerin denk gelmesi lazım. Ama olumsuz ihitmallerin bir tanesi olmeye yetiyor.

Disari cikmaya calismanin da bir suru kotu ihtimali var evet, cikmaya calisirken bina ustune cokebilir en basitinden, cunku zamam hariciyoesun. Vrya çıktığında bina ustune dusebilir sokakta caddede neredeysen. Ama simdi yukarıda saydıklarımla karşılastirinca bana disariya cikmsya calismak (eger cikisa yakin yerdeysen, 5-6katta zaten sans yok onu soykedim yukarida) cok dsha mantikli ve kurtulma sansi cok daha yuksek bir senaryo geliyor. Yani sen disari cik da bina ustune dusese zaten yapacak bir sey yok, iceride kalsan zaten oldugu gibi ustune cokuyor o kesin. Kaldi ki gordugum kadarıyla cogu bina oldugu yere çöküyor istif gibi katlariyla. Yola ya da saga sola yatanlarin sayisi daha az gibi.
İceride sag kalsan bile kurtulusun halen zor ama dışarıya kendini atabilir kurtardiysan en azından isinma, yiyecek icecek bulma sansin var.


Ozet olarak bana iceride kalmak olum fermanını imzalamak geliyor neresen bakarsam bakayim. Deprem aninda planim kesinlikle olabildigince hizli bir sekilde disariya kacmak, hiçbir surete hiçbir sekilde iceride kalma yoluna gitmemek. Bina coktuyse öldün diye bakıyorum ben olaya.
Sizde durum nasıl?
0
stavro
(12.02.23)
Depremi yaşayanlar deprem olurken yerinden hareket etmenin çok zor olduğunu söylüyorlar. Herkes bulunduğu yere çöküyor genelde. Bu durumda dışarı nasıl kaçılacak? Biz ailecek depremi çok yakın illerde çok hissettik. Ben kaçmaya çalışırken dengemi kaybedip düştüm. Yani dediğiniz pratikte olmaz.
Hadi diyelim evden çıktın, bu sefer kapı eşikleri ve merdiven altları daha da tehlikeli. Her türlü bu tür büyük depremde yapılacak en uygun hareketi öneriyorlar.
5-10 sn içinde depremi algılayıp kaçabileceğiniz ortam varsa zaten dışarı çıkarsınız.
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
abi valla sıkıntılı durum ya. şu an annemin oturduğu yerde deprem olsa ben kapıdan fırlarım mesela. çünkü bina yıkılana kadar kendimi sokağa atma şansım var - etraftaki binalar da fazla yüksek olmadığı için kafama gözüme düşmeyebilirler. camdan, balkondan vs. 10-15 saniye içinde fırlayıp gidebilirim, duruma göre daha kısa sürede.

yalnız bir apartmanın ikinci katında ya da daha üstünde yaşıyorsan merdivenlerdeyken (ki bildiğim kadarıyla yapıların en zayıf elemanlarından) pat diye aşağı düşüp ciddi yara almak veya ölmek ihtimal dahilinde. ben o yüzden yaşam üçgeni yapardım eğer 10 saniye içinde sokağa veya en azından apartmanın girişine kadar ilerleme şansım yoksa.

her deprem bu kadar felaket olmuyor. istanbul'daki depremde evet enkaz altında kaldıysan (hatta sokağa çıktıysan bile) öldün demektir ama atıyorum tek şehri etkileyen, 50-60 binanın yıkıldığı bir depremde enkazda sağ kalmak önemli kurtuluş şansı.

bir deprem çantasının yanına hayat üçgeniyle çöktüğünde bence şansın az değil. kafana kepçe filan vurmazlarsa çıkarırlar 3-4 gün içinde, hatta belki daha kısa sürede. fay hatlarının üstünde yaşamayı çok seven bir sülalenin bireyi olarak bir sürü deprem yaşadım, hepsinde öncelikli tercihim evin içinde güvenliği sağlamak oldu kaçmak yerine. ha ev yıkılsa yaşar mıydım orasını bilmiyorum.
0
mark greg sputnik
(12.02.23)
Abi "deprem cantasinin yaninda yasam ucgeninfe kalmak" diyorsun mesela. Didisinin didisi yani.

"Çıkarsin 3-4 gune" bu depremde gorduk abi bunu, bayagi günlerce kimsenin gitmedigi yerler oldu. Yani durum " bir sekilde çıkarız yav" gibi basit
değil aslinda. Dedim ya biliyor muyuz kac kisi basta sag kaldı da iceride beklerken öldü.

Bir de ev başına yikildiginda disarida nasil bir sey yasandi bilemezsin zaten 50-60 bina mi yikildi yoksa sehir dumduz mu oldu. Umutsuzca bekleyeceksin. İstanbul'da deprem bekleniyor, İstanbul icin konsuiyirum zaten istnabulda nasil bir ortam olacagini tahmin edebilirsiniz.


Bir de bu zamana kadar izledigim deprem görüntülerinde gördüğüm genel olarak deprem önce hafif bir sarsintiyla başlayıp birkac saniye sonra hizlaniyor. Yani o ilk saniyelerde depremi hissedersem ben kosarak cikma yoluna giderdim.
İceride kalıp yukarıda sayidigim tum olumlu senaryoların gerceklesmesine bel baglayamam abi, kosarken cikabilirsem çıkarım cikamazsam kaçarken ölürüm diye düşünüyorum.
0
🌸stavro
(12.02.23)
tamam da dışarı kaçabilmek için girişe yakın yerlerde olmak gerekiyor.

girişe yakın değilseniz de tek seçenek merdivenlerden inip dışarı çıkmak. depremde ise ilk çöken yerler merdivenler oluyor.

sonuç olarak evde sağlam bir şeyin yanına uzanıp kendinizi küçültmekten başka seçenek kalmıyor.

pencereden/balkondan atlamayı da düşünmeyin. ya ölür ya yaralanırsınız. bacağınız, ayağınız vs. kırılırsa da öyle binadan uzaklaşamazsınız. bu sefer bina direkt üstünüze devrilir ki, bu içerde enkaz altında kalmaktan daha feci bi ölüm şekli.
0
candide
(12.02.23)
@candide
"tamam da dışarı kaçabilmek için girişe yakın yerlerde olmak gerekiyor."

Abi yazdigimi okumuyor musunuz:)
Bunu ben de soyledim ve bunu soyleyeceginizi bildiğim icin zaten en basta yazdim sonra konuya girdim ama yine ise yaramamış:)
0
🌸stavro
(12.02.23)
Stavro+1 kere +1 ayrıca Antakya'da çöküp kapanan yakınım hayatını kaybetti, binadan dışarı kaçanlar kurtuldu
0
primetime
(12.02.23)
@primetime dediğiniz kişi hariç binadan herkes kaçabildi mi? Kaç katlı binaydı? Kaçanlar kaçıncı kattalardı?
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
Giriş kattaysanız ve kapı kilitli değilse, tabii kiilk sarsıntıyı hissettiğiniz an hemen dışarı çıkın. Depremde ilk sarsıntı nispeten hafif oluyor, o an kaçmak mümkün. Ama sarsıntı hızlanınca, hareket etmek asla mümkün değil. İnsanın dizleri titriyor. Asla dengede durulmuyor. Ben 99 depremini İstanbul'da yaşamış biri olarak bunu söylüyorum. Yani ilk 5 sn'de kaçabilecekseniz kaçın, diğer türlü hareket etmek imkansız.
0
PhoenixRising
(12.02.23)
ben giriş katındayım ama gece kapıları kilitleyip yatıyorum. O bir sıkıntı olabilir ayrıca 7 üstü depremlerde hareket etmek zor diyorlar.

Ben 6 civarı deprem yaşadım onda hareket edebilmiştik ama çıkmak için depremin durmasını beklemiştik. Aslında o an binaya/kadere vs. güvenip durmak, bitince koşmak lazım ki sonuçta da böyle olacak bence. Bazı binalar deprem bittikten sonra, bazıları ikinci depremde, bazıları da deprem anında çökmüş. O anında çöken binaları tespit edip kullandırmamak lazım ama bunun için gereken yapılacak mı dersek, sanmıyorum.

Bu arada, çöken binalarda kurtarılanlar hep en üst kat falandır tahminimce. Giriş katındaki biri olarak bana kötü hissettirdi bu. Kendi avantajım hızlıca dışarı çıkabilmek, madem bunu yapabilirsem yapmalıyım.
0
nhk ni youkosu
(12.02.23)
Saniyeler içinde çıkabilecek durumdaysan çıkılabilir. Onun için zemin veya 1. katta olman lazım. Onun dışında kendini daha çok riske atmış olursun. Merdivenler ilk çöken yerler, çok zayıf yapılıyorlar genelde.

Eğer enkaz altında kaldıysan kurtulman zaten mucize, yüz binde bir gibi düşün. O yüzden enkaz altında kalma ihtimaline yatırım yapmak ve kafa yormak yerine, enkaz altında kalmayacağın bir yaşamın peşinde koşmak daha doğru. Benim tüm planlarım deprem olduğu ve bina çökmediği ihtimalleri kapsıyor, bina çöktüğünde zaten kurtulma ihtimalim minimum. Çök kapan falan bunlara kafa yormuyorum, depreme dayanıklı bina nereden bulurum onu düşünüyorum.
0
roket adam
(12.02.23)
İstediğin cevap bu değil biliyorum ama kesin çözüm bence; yikilmayacak binaya geçiş yapmali. Bir şekilde... İmkansızlıklari ve bahaneleri siralamadan... O binaları belirlemek için de elimizden geleni yapmalıyız. Test yaptırmak, az katlı, sağlam zeminli ev aramak vsvs.

Belli ki bizim binalar ve depremlerin şiddeti ne çökmeye kapanmaya, ne dışarı çıkmaya izin verecek.
0
abuzer
(12.02.23)
Gaziantep te 2. Katta yakalandım depreme uyanıktım. Ve ilk titremeye hanımla fırlayıp çocuğu alıp daire kapısına geldik kilidi açtım kapıyı açtım ve artık sallanma aşırı hızlandı ayakta kalma şansı kalmadı mecburen olduğumuz yere çöktük. Tutunduğum kapı eşiği ve elimin altından gidip gidip geldi. Eğer giriş katında olsaydım dediğin gibi kesinlikle dışarı kaçmış olurdum. Bina yıkılsaydı enkazdan değil dışarıda bi yerlerde olurdum. Ama tam uzaklaşabilir miydim bilmiyorum. Çünkü 10 katlı bina dolu etrafım.
0
rodeocu
(12.02.23)
yaşam üçgeninden kasıt zaten ezilmeyecek şeylerin yanında bi üçgen oluşturmak. kat komple ezilirse, kafana bişey düşerse vs. şans yok zaten. kafana yastık falan koy imkanın varsa diyolar. ses vermek için düdük ve suyu komidine koymayı tavsiye ediyolar. deprem çantası bina yıkılmazsa dışarı çıkarken yanına alman lazım. ben balıkesir'de yaşıyorum. izmir, bursa, istanbul varken buraya sıra geleceğini düşünmüyorum. dışarı çıkarsan da yüksek katlı yapıların dar sokakların olduğu yerde yol kalmaz. çıksan da risk yüksek deprem anında. nerenin yıkılacağını bilemezsin. dışarı kaçmama sebebi merdivenlerin sağlam olmaması. düzayak yerdeysen bi yere kapanana kadar çıkabilirim diyosan çık zaten.
0
b1020
(12.02.23)
www.eksiduyuru.com

şurada da belirtildi. 4-5 saniye içerisinde çıkamıyorsan çıkmayı deneme. çıkamazsın zaten. merdivenlere koştuğunda merdivenler çöktüğü için ya da o sallantıda savrulduğun için ölme ihtimalin, çök-kapan-tutun yaptığında ölme ihtimalinden ÇOK daha yüksek.

Bu arada bir yanlış anlaşılma var. Çök-Kapan-Tutun sizi çöken binadan kurtarmak için verilen tavsiye değil. Şimdi bu da yanlış anlaşılmasın. Hedef küçültmek tabii ki yaşam şansınızı artırır. Fakat normal şartlarda binaların, ekranlarda gördüğümüz gibi yıkılmaması lazım. O yıkıldığında zaten yatak, masa, dolap vs. kenarında olmanız muazzam bir fark yaratmıyor. Yani çöken bina olarak düşünecekseniz zaten sabitlediğiniz dolaplar da anlamsız kalmıyor mu?

Tekrar ediyorum. Normal şartlarda binalar tam ya da görece ayakta kalırlar. Çök-Kapan-Tutunlar ve eşyaları duvara sabitlemeler işte bunun için anlatılır. Çünkü bütün bina çökmez ama duvarlar, eşyalar belki tavandan parçalar vs. düşebilir. İşte bu ön çalışmalar ve çök-kapan-tutun sizi buna karşı korur.

Zemin uygun hale getirilmiş ve bina ona göre yapılmışsa o bina belki yıkılıp tekrar inşa edilmeden içine girilemeyecek hale gelebilir ama ayakta kalır. İşte bu yüzden deprem öldürmez, ihmal/hırsızlık/beceriksizlik/kaçak/rüşvet vs. ile yapılan bina öldürür diyoruz.
0
nawar
(12.02.23)
Millet yıkılmayacak binada oturmayı konuşur biz yıkılınca nasıl hayatta kalırız diye konuşuyoruz. Bina yıkılırsa yüksek ihtimalle ölüyoruz, düşük bir şans ile kurtulabiliyoruz.
Uçak duşerse kanat hizasındaki koltuklarda hayatta kalma ihtimali daha yüksek diyor kimileri. Atıyorum, düşen 100 uçakta toplam 3 kişi hayatta kalmış, ikisi kanat hizasındaki koltuklardaymış... Bu kadar az veri ile istatistik çıkarılmaz.



Deprem anında yaşam üçgeni, kaçış beşgeni düşünemiyor insan. Zemin katta bile kırılan camlardan dolayı dışarı kaçış zorlaşıyor.
İzmit 'te kitap gazete yığınları sayesinde hayatta kalan birkaç kişiden dolayı insanlar yataklarının etrafına kağıt döşemişti, ama aylar sonra bile artçı sarsıntı sonrası barakalara çadırlara döndük.

Bina yıkılırsa ezilmemek tamamen şans işi. Sanırım yatakta yakalanırsam kendimi yatağın yanına yere atar başımı kollarımın arasına alırım. Ama yan yatan binada yatakla yan yana kalma ihtimalim tamamen şans yine.

Neredeyse 25 yıl olmuş, hala başucumda bir buçuk litrelik su şişesi bulundururum. Tabi yıkılma durumunda hayatta kalırsak o şişe sırtımıza dayalı şekilde kollarımızı oynatamadığımız için içememe ihtimalimiz yüksek. En iyisi, sosyal olanaklar, ulaşım bakmadan sağlam zeminli, fay hatlarından makul uzaklıkta bir yerlere yerleşmek.

99'un izmit'inde olan kaos, 2023 Istanbul, izmir'inin yanında çok küçük kalır. O da başka bir konu
0
nop
(13.02.23)
Dışarı kaçma imkanın varsa, kaç. Giriş katta filansan camdan atla. Yapacak başka hiçbir şey kalmadıysa çök tutun kapan.

Zemin katta kapının dibindeysen zaten kaç!
0
babilfish
(13.02.23)
Yukarıda yazılanlarin hepsini okudum ve hala fikrim değişmedi açıkçası.

@nawar
Abi merdiven faktoru vs evet bunlsri anlıyorum, disari kacmaya calisirken cok da sansin olmamasini da anlıyorum da (ki giris katindaysam kesinlikle ve kesinlikle her surette kacma yoluna giderim yine de) yukarida saydigim tüm ihitmalleri asip kurtulabilme ihitmalini bu kadar olasi görüyor musunuz gercekten? Yani bu kadar sansli olabileceginizi düşünüyor musunz, bu ihtimalleri dusunup basit temel bir olasilik hesabi yapin.

Evet disari kacmak giris katinda değilsen cok zor bunu anlıyorum, ama cokup kapanıp hayatta kalma ihitmalinin COK daha yuksek olacagini düşünmek cok fazla iyimser kalıyor.

Disari kacmak veya cokup kapanmak, her iki durumda da kurtulma sansin yok dersin bunu anlarim da (giris katsan zaten her turlu kacmak avantajlı, onu saymıyorum) çöküp kapanarak hayatta kalma ihitmalinin cok daha yuksek olması bana hiç gercekci gelmiyor. Fazla iyimser bakıyorsunuz, kurtulma hikayelerine odaklaniyorsunuz. Coken bir binanin içinde ölürsün. Ölmezsen de artçılarda ölürsün, 3-5 gun sonra gelecek olan yardimi beklerken ölürsün, soguktan ölürsün açlıktan ölürsün, ölürsün kere ölürsün.

Kaç kisi ilk anda sag kurtulup artçılarda içerde sıkışarak öldü kim bilir. 99 depreminde eniştem böyle ölmüştü. Cocuklsri başında beklerken sabaha karsi bir artci daha oldu ve ezilerek öldü. Enkaz altindasin yahu, sayisiz riskin altindasin.

Tekrar ediyorum, enkaz altinda sag kaldigini varsayarak söylüyorum bu ihitmalleri, didisinin didisi yani daha baştan zaten sag kalma ihitmalinin cok cok cok az. Uzerine bina çöküyor. İlk anda sag kalma ihitmalinin üzerine saydığım ihitmalleri ekleyin.


Sunu netleşelim;
Bana sorarsaniz binanın yıkıldığı bir deprem senaryosunda kactin, kostun, oturdun, kalktin, yattin, uzandin, balkondan atladin, her halükarda her senaryoda cok yüksek ihtimalle öldün demektir.
Bina yikilirsa ölürsün diyorum ben ozetle.

Yani dışarı kaçma senaryosunda da buyuk ihtimalle olecegim, giris katta olsam bile oyle cok yuksek sans görmüyorum.
Ama su var, disariya kacarak da hayatta kalma ihtimalim cok düşük ama iceride hayatta kalma ihitmalim kat be kat daha dusuk matematiksel olarak zaten.
Eger disari kacamayscaksam son duami eder sevdiklerimi son kez bi düşünür, yaptığım yanlışlardan son pişmanlığımi yasar veda ederim.
0
🌸stavro
(13.02.23)
Bence de kacabilecek durumdayken kacmak en iyisi. bakis aciniza tamamen katiliyorum.

Bize sadece kurtulanlari gosterip buyuk basarisiziliklara ve ihmallere ragmen umut satmayi tercih ediyorlar. boylece dikkatler sorumlulara degil kahramanlara, kahramanlik hikayelerine yoneliyor. Bunu bilincli yapiyorlar cunku her seye ragmen toplumun sukunetini korumasi gerekiyor, bir nevi morfinliyorlar halki. 10 binlerce insan olecek, kurtulan onlarca insan icin hepimizin ici umut dolacak, elimizden geldigince yardim edecez ve rahatlayacaz. bu is bu kadar kolay olmamali.

Deprem, savas gibi konular bir kisinin kisiel onlemleri ile yasam sansini ancak ve ancak belki de binde 1 ihtimalle arttirabilecegi seyler. hepimiz yasam sansimizi binde 1 arttirmak icin kazanma sansimizin cok dusuk oldugu bir kumar oynuyoruz. en iyisi bu kumara hic girmemek.

bu kumara girmemenin 1. ve kazanma ihtimalimizi arttiracak yolu bu toplumu bu kumara sokmayacak insanlari yonetici olarak secmek, bunun icin cevremizi bilinclendirmek.

2. ve yine buyuk ihtimal kazanma itimalimizi arttiracak yolu felaket gelmeden bilincli tercihlerde bulunmak. ornegin daha az katli binalari tercih etmek. kimse saglamlik raporu, deprem yonetmeligi demesin, goruyoruz o saglamlik raporlarininin gercekligini, ve onay verenlerin guvenirligini. hepsi yalan dolan.

televizyonlarin bas bas bagirdigi, aslinda dikkatleri asil noktadan uzaklasitirip sirf bize binde 1 oraninda ihtimalle umut sattigi, deprem cantasi, duduk, fener, yok soyle yatin boyle durun dedigi durumlari gecin. diger hersey makul olur, bu detaylara odaklaniriz ama coken binada kurtulma sansimiz cok az. o nedenle bu olasilikta diger hersey detay kaliyor.

reflekslerin kacmani soyluyorsa kacacaksin baska secenek yok.
0
emrahday
(13.02.23)
şöyle biraz düşününce felaket tellallığı yapıyor gibi olacak ama istanbulda olacak şiddetli bi depremden sonra canlı kurtulmak bi işe yarar mı ondan da emin olamıyor insan. ekonomi ne durumda olacak mesela, ülkenin her şeyi istanbul'da nerdeyse. dışarıda ekmek dışında bişey bulabilecek misin? ülke tekrar inşa edilebilir durumda olacak mı?
0
b1020
(13.02.23)
@emrahday
Aslinda buradaki kullanicilar enkazlar kaldirilirken fiilen bulunmus ve görmüş olsalardı demek istedigim anlaşılacaktı. İlk gun bile enkazlardan çıkan sey sadece ceset!
1-2canlinin çiktigi enkazdan onlarca ceset cikiyor onlarca ceset. Bircok enkazda da o 1-2 kisi de yok sadece ceset. Ezilmis, parçalanmis, boynu kırılmıs, uzuvları kopmuş, aklina gelen ve gelmeyen her sekilde. İc karartici konuşuyorum ama gercek bu.

30binin uzerinde sayı ekrandan sadece rakam olarak gözüküyor ama bunlarin hepsi binalarin icinden cikan ceset, hepsi senin benim gibi insan.

Binanin icinde yasam yok, mucize beklemenin alemi yok. Cokup kapanıp hayatta kalma ihtimalini nasıl düşünebiliyorsunuz anlamıyorum abi.

Ekranlarda kurtulan insanlarla roportaj yapiyorlar ama kurtlamayanjn hicbiri hikayesini anlatamiyor size. Ve onlar binlerce kisi.


@b1020
Valla bina kafama cokecegi durumda en son düşüneceğim şeyler bunlar olur, tek gayem hayatta kalmak olur. Disarida kalayım da ekmek peşine duseyim.
0
🌸stavro
(13.02.23)
Hayatında 1 kere depreme şahit olmuş olsaydın depremde koşarak çıkma hayalinin ne kadar gerçek dışı olduğunu görebilirdin. Yani anlamadığın kısmı anlayabilsem yardımcı olurum. Kafana çökecek olan binadan giriş katta değilsen kaçamazsın. Kaçabiliyorsan muhtemelen o bina yıkılmayacak zaten. Yıkıldıysa da deprem çok uzun sürdüğünden ya da artçı depremlerden birinde yıkılır eğer yıkılırsa. Depremde koşabileceğine olan inancını anlayamıyorum zaten.

Bu arada depremde hayatta kalan herkes ama herkes o yaşam üçgenlerinden biri oluştuğu için hayatta kalıyor. O yaşam üçgeninde de en az yer kaplamanın yolu hedef küçültme zaten. Dediğim gibi normal şartlarda o bina yıkılmamalı. 7.5'te de yıkılmamalı, 7.8'de de yıkılmamalı. Yıkılmayan binada üzerine düşecek şeylerden, devrilen eşyalardan belki de tavanın bir kısmından kopan parçalardan kurtulmak için ÇÖKÜP hedef küçültüyor, KAPANIP hayati organlarını koruyor TUTUNUP o sallantıda savrulmuyorsun.

Haliyle bu ilk depremde yıkılıp dümdüz olan evlerle ilgili bakacaksak 3. katta koşarak kaçmaya çalışan birinin cesedini koridor ya da merdivenlerde bulma ihtimalleri, güvenli bir yere sığınabilmiş birini canlı olarak çıkarmalarından ÇOK daha yüksek. Bir önceki cevapta da söyledim.

"Evet disari kacmak giris katinda değilsen cok zor bunu anlıyorum, ama cokup kapanıp hayatta kalma ihitmalinin COK daha yuksek olacagini düşünmek cok fazla iyimser kalıyor."

Birincisi zaten "çok zor" değil, "neredeyse (%99,9) imkansız" olacak o. İkincisi ise çökecek binada ikisinde hayatta kalma ihtimaline bakacaksak kaçarken %0,1 ise (çok güçlü malzemeler arasında net bir yaşam üçgeni imkanı olmayan bir yerde) çök-kapan-tutun ile kurtulma ihtimalin %3 falandır. Dediğim gibi binalar fay hattı üzerine kurulmadıkça çökmemelidirler zaten.
0
nawar
(14.02.23)
@nawar
hayatımda 1 değil 1den fazla deprem yasadim (17 agustos dahil) ve yukarida da yazdim bunu daha once yaptığımı. Bildigin kactim. Kacabilecegime olan inancim buradan geliyor. Lambur lumbir her taraf salllanirken bildiğin kaçtım abi nesini anlamadin ki? Kurana el mi basayim ne yapayım yani:) Neye inanmak isteyecdgine karar verecek kisi sensin nihayetinde, ben sadece bunu bizzat yaptığımı soyleyebilirim en fazla. Kamera kaydım falan yok ne yazik ki.

"Normak sartlarda bina cokmemeli"
İyi de hocam normal sartlara gore konuşmuyoruz ki zaten binanin coktugu senaryosnuna gore konusuyoruz. Bu depremde binlercesi nasil coktuyse oyle coktugu senaryosuna gore konusuyoruz. Bahsettigin normal sartlar realitede yok, normal sartlar icerisinde olsak kacip kacmama konusunun neyini tartisalim zaten cok sacma değil mi? Oturur bir kosede depremin geçmesini beklerim ben de boyle bir soru aklıma gelmezdi.


3. Kat 5. Kat giris kat cikis kat bu muhabbete yukarida 250 kere cevap verdim onu uzatmiyirum artik.
Son kez sunu soyleyeyim, bahsetigim dışarı kactigim olayda giris kattaydim, ksctim. Yine olsa yine kacarim ayni durumda. 1. Kattaysam balkondan falan atlarım, 1.kat atlsyabilecrgim bir yukseklik. 2. Kattaysam zaten öldüm, mucize icin dua ederim.

Ki iceride hayatta kaldiktan sonraki ihitmallerden de sadece birkaçını yukarida siraladim. Hala bana bu kadar elekten gecip hayatta kalabilecegin ihtimaline bel bağlamak mantiksiz geliyor bana. Hatta tum bu eleklerden geçip kurtulup sonrasinda hastanede haystini kaybedenler de var uzun sure hareketsiz kalmaktan dolayı olan su an adini hatirlamadigin sendromdan dolayı.
0
🌸stavro
(16.02.23)
(29)

Hatay’daki Suriyelilere nefret söylemleri

damba
Arkadaşlar direkt orada olan sivil ve STK çalışanı arkadaşlarım var Hatay’da. Buradaki Suriyelilerle yağmacı muamelesi yaptıkları için, Suriyeli vatandaşlar da zor durumda kalmışlar. Çadır alamayanlar, kimsesi olmadığı için sessiz sedasız ölenler varmış ki bazı Suriyeli vatandaşların enkazlara yardı
Arkadaşlar direkt orada olan sivil ve STK çalışanı arkadaşlarım var Hatay’da. Buradaki Suriyelilerle yağmacı muamelesi yaptıkları için, Suriyeli vatandaşlar da zor durumda kalmışlar. Çadır alamayanlar, kimsesi olmadığı için sessiz sedasız ölenler varmış ki bazı Suriyeli vatandaşların enkazlara yardım ettiği de söyleniyor.

Oradaki Suriyelilerlerin yağmacı olduğuna dair entryler ve ekşi sözlük’te bu anlamda girilen bir sürü şey var. Bu nefretin yayılmaması için bir şeyler yapamaz mıyız?

Sonuçta bu insanlar da isteyerek mülteci olan, memleketlerini terk eden insanlar değiller.

Bir arkadaşımın gönderisini dosyaya ekleyemedim
0
damba
(12.02.23)
@damba

Sözlerim bir nefret söylemi falan değil, yanlış anlaşılmasın. Yağma kısmıyla ilgili bir şey söylemiyorum.
Bir yanlışı düzeltmek istiyorum.
Onlar 'mülteci' değil. 'Geçici sığınmacı' veya 'kaçak göçmen'

Bir de bildiğim kadarıyla ülkelerindeki savaş ya da her ne ise o bitti.
0
Mirket
(12.02.23)
Bir ülkenin kaynakları bellidir ve sınırlıdır. Şu an kalmaları için hiçbir sebep yok. Ülke 10 milyondan fazla kişiye kaynak harcıyor durmadan. Tepki görmeleri çok normal.
0
scholar
(12.02.23)
Ben bitane bile video ya da güvenilir kaynaktan bilgi görmedim yardım ettiklerine dair. Koyu akp li arkadaşım bile şikayetçi sırf bu yüzden oy vermeyeceğini söylüyor.

Kendi fikrimse bir an önce gitmeliler. 10-20 sene sonra en hümanistimiz bile istemeyecek ama çok geç olacak. Sayıları az değil çünkü.
0
andy kaufman
(12.02.23)
suriyeliler gider gitmez konu bu değil hükümet şu an gündemi değiştiştirecek dikkatleri dağıtacak konu arıyor, yağmacılık konusu suriyeliler buna fırsat olmasın

evet böyle afetlerde bunun gibi asayiş sorunları olur, 99 depreminde sokaklarda enkazların başında askerler nöbet tutuyordu

güvenlik zaafiyeti varsa linç örgütleyerek çözülmez, o durumda yağmacı olup olmadığını bilmediğiniz bir çok insan zarar görür

güvenlik ihtiyacını doğru kişilerden talep etmek gerek
0
freebird5406_2
(12.02.23)
bu nefretin yayılmaması için yapılacak en iyi şey ülkelerine göndermek olur. burada kaldıkları müddetçe nefreti üzerine çekmeye devam edecekler.
0
abelardo
(12.02.23)
suriyeliler GECICI siginmaci. artik gitmeleri gerekiyor. savas bitti.
0
alperz
(12.02.23)
Ben de çok üzgünüm. Antep'teki arkadaşim deprem nedeniyle konaklama merkezlerinde kalan Türkiyeli ve Suriyeliler içindeki Suriyelilere 2 gün içinde orayı terk etmeleri gerektiğini söylediklerini aktarmıştı. Orada kalanlarca da teyit ettik. UNHCR'a haber verildi haber bekliyoruz.
Suriye'nin geri dönüş için güvenli olmadığına dair raporlar var:
archive.md
teyit.org
0
Amaranta ursula
(12.02.23)
kurunun yanında yaş da yanar. normal.
0
candide
(12.02.23)
Ben deprem bölgesindeyim. İlk günlerde ihtiyacı olmayan suriyeliler gelerek ihtiyacı olan türkleri yardım tırlarından kovdular. gelen yardım tırlarını yağmaladılar. yağmacıların yüzde 80'i suriyeli.
0
komando kani var bende
(12.02.23)
türkiye'de göçmen olmak istemezdim. ülkenin refah seviyesi de yüksek olsa hiç değilse.
0
deartheodosia
(12.02.23)
Göçmenlere karşı biriken ciddi bir nefret ve öfke var ve bu bir gün patlayacak. Ülkede hem ekonomilk, hem de diğer konularda yaşam sıkıntıları da had safhada olduğundan bu tarz olayların yaşanması çok normal. Suriyelileri seviyorsanız yapabileceğiniz en iyi şey bir şekilde buradan kurtulmalarını sağlamak olacaktır. Trde bu konuda bir bilinçlendirme sağlamaya çalışmak nafile, çünkü pasta çok küçüldü ekmek aslanın ağzında, insanlar geçrek manada aç ve paylaşacak ekmekleri de artık yok. 2010'lardaki TR değil burası artık.
0
roket adam
(12.02.23)
yapamayiz. siz belli ki zenginsiniz bu kadar humanist davranabildiginiz icin. milletin sabri tasti artik tasti.
ayrica multeci degil, gecici siginmaci!! ve madem kotu hissediyorlar gitsinler bir zahmet. biz kendimize yetemiyoruz. amerika degil burasi. kaynaklarimiz kit bizim. siz de nolur tr vatandasi olarak bir de kendi vatandasiniz gozuyle bakin olaylara.
0
Kittie
(12.02.23)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için teşekkür ederim.

Tamam belki mülteci değil geçici sığınmacı, belki o, belki şu. Biraz eksik yazmışım, orada bir sürü Arap vatandaş da vardı, onlar Suriyeli değil burada senelerce yaşayan insanlar. Hatay farklı milletlerden insanların olduğu bir şehirdi. Bu durumda Suriyelilerin suçlarını orada yaşayan Araplara mı yükleyeceğiz?

Bazı arkadaşlar sabırlarının azaldığını söylüyorlar, burada da anlamaya çalışıyorum, çok şey yaşadık, haksızlıklar var, adaletsizlikler var vs. Suriyelilerle alakalı yapılanlar o “insanların” değil, Avrupa’dan oradan buradan yüklü miktar para alıp onların burada yaşamasına müsaade edenler, ister para için, ister politika için ister insanlık için olsun ama bu insanların gidecek yerlerinin olmaması ve kaçak olması her zaman onların problemi mi? Tüm irade onlara mı bağlıydı sizce?

Diyelim ki yetişkinlerin iradeleri vardı ve bilerek burada kaldılar. Bu durumda diğer Arapları da mı yok sayacağız? Ya da o insanların çocuklarını da mı yok sayacağız?

Nerede onlara “insan” olarak davranmak gerektiğini, onların enkaz altından çıkarılmamasına yardım etmemek gerektiğini, nerelerde temel ihtiyaçlarını yok sayacağımızı bilmiyorum, siz biliyor musunuz? Eğer eminseniz sorun yok.
0
🌸damba
(12.02.23)
@kittie zengin değilim, gelirim asgari ücretin altında :) sosyoloji ve psikoloji mezunuyum, dezavantajlı grupla bol bol temas eden bir insanım, belki bu yüzden durup düşünmek gerektiğini savunuyorum.

Lakin ben de oralarda olsam, gözümün önünde temel ihtiyaçlarımı Suriyeliler alsa (yağmalasa) yine de bunu savunur muydum bilmiyorum, düşününce savunurdum, ama duygularımla, zihnimle, orada olarak yaşamadım da bu deneyimi bi yandan.
0
🌸damba
(12.02.23)
6 yıl orada yaşadım. Orada yaşayan Araplar var demişsin. Öyle bir şey yok. Oranın insanı Hataylıya Hataylı der. Kimse kimsenin kökenine bakmaz. Ve oranın yerlisi kökenine bakılmaksızın müstesnadır, özeldir. Bunu düzelteyim.

Bir de gidecek yerler yok demişsin diğerleri için. Geçmiş bayramlarda gördük, gidecek yerlerinin olup olmadığını. Bu sene de göreceğiz var mı yok mu.
0
Mirket
(12.02.23)
arkadaşlar tahammülsüz oluşunuza, Suriyelilerin gitmesini istemenize, burada kaynaklarımıza ortak olmalarını istememenize diyecek bir sözüm yok, yeri ve zamanı değil.

demek istediğim deprem ortamında, neredeyse SAVAŞA EŞ DEĞER BİR ORTAMDA, bu insanları dışlayacak mıyız? insanlara yardım edebilecekken etmeyecek miyiz? Onlardan hoşlanmıyorsak dile getirecek ve gitmelerini istememizin söylem zamanı bugün mü? Deprem olmuşken, insanlar çaresizken mi bunu yapacağız?

Ben bu dışlanmayı bugün yapmasak, onlar geri durmasa sırf Suriyeli oldukları için yardım vs durumlarına, olmaz mı diye soruyorum.
0
🌸damba
(12.02.23)
+40 yazar eskisi geldi, açılın.

1999'da Sakarya'da Suriyeli yoktu. Diğer şehirlerden kamyonlara doluşup yağmaya geldiler. Şimdilerde Suriyelileri, Arapları dilinden düşürmeyen muhalif kesim komşularım (hiçbirinin evi hasarlı değildi) Danimarka'dan gelen kıyafet paketlerini yağmalamak için okul basmakla meşgullerdi. İstifçilik kısmına girmeyeyim, yapanın partisine, eğitimine, kökenine bakılmaksızın öyle çok örneğini gördük ki.

Kimse çıkıp ben ırkçıyım demez. Bugünlerde Suriyelilere saydıran biri 10 sene önce yerli etnik kökenden bir grup için "x şehirde çok arttılar, belediye neden toplamıyor bunları" diyordu mesela. Sığ fikirli, empati yeteneği gelişmemiş kişiler için dillerine dolayacakları toplumsal sorun her zaman bulunur.

Ekşi sözlüğün son 10 yıldaki değişimi tam bir hayal kırıklığı. Farklı kültürlerden zehir gibi insanları keşfettiğim, bin çeşit bilgiye ulaştığım bir yerdi. Giderek siyasileşen, siyaseten tek tipleşen, yobazlaşan bir mecra oldu zamanla. Twitter'ın dünya çapında böyle bir etkisi oldu sanırım. Ekşi de bundan nasibini aldı. Naif sorunuza gelecek cevapların yoğunluğunu tahmin ettiğimden, sırf farklı bir ses çıksın diye üşenmedim yazdım. Silinmezse okursunuz.
0
zihua
(12.02.23)
daha bebekli vs Türkler aileler cadir bulamadi, bu hassasiyeti anlamiyorum. Onlar da bu nefret yayilmasin diye birsey yapsin millet durdugu yerde kinlenmiyor.
0
wishmaythşngs
(12.02.23)
@damba
1)göçmenler hakkında, benim ülkeme sonradan gelip bana zarar veren ve ülkede benden çok hak elde etmiş kişilerin başına gelen şeylere üzülemeyeceğim kusura bakma.
2)Arap kökenli vatandaşlar üzerinden suriyeli göçmenleri savunmuşsunuz. Bu kişiler göçmen sanıldığına göre türkçe bilmiyorlar. İnsan istediği dilde okur, konuşur buna kimse karışamaz. Ama sen bunun yanında vatandaşı olduğun ülkenin resmi dilini anlamak ve konuşmak zorundasın. bunu yapmıyorsan buraya ait değilsin. Mesela bu kişiler oy kullanacak, neye göre kullanacak?
3)Birisi yazmış. Benim yurtta kalan yeğenimin de eşyalarını çöp poşetine koyup gelin alın demişler. Okul tatil olduğu için memleketteydi, apar topar eşyalarını almaya istanbula gidiyor çocuk.
0
vizivozo
(12.02.23)
tekrar edeyim kurumların güvenlik sağlaması gerekli fakat lince varabilecek söylemler düşündüğünüz gibi yerel halkın türklerin oraya yardıma giden gönüllülerin de hayatını zorlaştırıyor

örnek: twitter.com

twitter.com
0
freebird5406_2
(12.02.23)
geçici sığınmacı suriyeliler arasında elbette yağmacılar vardır. biz türkler arasında yok mu? var. bu yüzden birkaç kişinin eylemini tüm bir millete yüklemek zekadan uzak bir harekettir. suçun şahsiliği ilkesi vardır.

ülkelerine geri gönderilme süreçleri depremden ayrı tutulmalı.
0
Leonardo~Da~Vinci
(12.02.23)
Suriyelilerin bir kısmı yardımcı oluyordur. Ben öyle bir örnek duymadım ama kesin vardır. İnsanlığı ve insanları komple kategori edemiyoruz tabii ki. Yardımcı olandan fazla hiçbir şey yapmayan nargilesini alıp KYK yurdunda takılan ya da başka yere giden de vardır. Yardımcı olan kadar da yağmalayan vardır. Benim de bölgedeki yardım amaçlı giden arkadaşlarımdan yağma haberleri geliyor. Hatta Hatay'dakiler polisten ve askerden destek istiyordu. Güvenlik sorunu olduğu için merkeze dönenler ve Hatay'dan ayrılanlar oldu.

Yalnız nefret söylemleri(!) genelde ateş-duman ilişkisiyle ortaya çıkar. Ateş olmayan yerden duman gelmez şeklinde. Bunlar bazen örnekleri aslında genelleyemeyecek seviyede olmasına rağmen algı oyunu ile abartılır. İşte buna nefret söylemi diyebiliriz. Diğerlerinde ise örnek sayısı o kadar fazladır ki artık inkar edemeyiz. O zaman yaptığın artık aynı kategoride incelenmemeli.
0
nawar
(12.02.23)
Ülkecek bir üzülmedigimiz cadir bulamayan suriyeliler kalmisti sanki herkes bir yerlere yerlestirilmis gibi duyar kasmaniz komik.
öneri olarak, o yardima giden 'bazi' suriyeli arkadaslar cadir bulmada vs. yardimci olabilir.
Herkes caninin derdinde ben orada hic kimsenin suriyeli Türk depremzede ayrimi yaptigini düsünmüyorum, bunu elinde kanit olmadan dile getirenler, duyuru acanlar, sözlükte twitterda yazanlar neyi amacliyor, Türk halkina karsi nefret söylemi olmuyor mu? sonucta bu halkta isteyerek veya istemeyerk yillardir milyonlarca suriyeliye evsahipligi yapiyor.
0
Coma
(12.02.23)
@Coma bahsettiğim bu ortamda, enkaz altında ırkçılık yapılmaması, uzun vadeli durumu ya da geleceği tartışmıyorum

www.instagram.com
0
🌸damba
(13.02.23)
enkaz altinda irkcilik yapildigina dair kanitiniz varsa savciliga gidebilirsiniz, yoksa yillardir isteyerek veya istemeyerek milyonlarca suriyeliye ev sahipligi yapan halka ve devlete -enkaz altinda irkcilik- hassasiyetiniz ayni sekilde nefret söylemi.

Hamit kardeşimizi yeni gördüm, kendisi gibi dürüst ve yardımcı birine suriyede daha çok ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
0
Coma
(14.02.23)
@Coma ben savcılığa gitmeyi akıl etseydim, buraya yazmazdım. Buradaki insanlara “bir şey yapamaz mıyız” diye sorduğum için buradayım. Yazdıklarım X, ama sizler Y’den bahsediyor gibisiniz.

Yine de teşekkür ederim.
0
🌸damba
(14.02.23)
Suriyelilerin içinde azgın bir grup var. Ben oranlarının çok yüksek olduğunu düşünmüyorum. Ancak bu kişiler göze battıkları için, hükümet bu kişileri şımartıp, bir şey demediği için, iş kötü noktalara doğru gidiyor.

Siz orada yakınlarını toprağa vermiş insanların malını yağmalarsanız, adam bir tane yardımı almaya çekinirken, çekirge gibi üşüsüp 15 defa aynı yardımı alırsanız vs. vs. tepki olması normal.

Aslında hükümet askeri sokarak, bu durumu çok kolay engelleyebilirdi. Ancak vatandaş çokta umurlarında değil...


.
0
kartallar yuksek ucar
(14.02.23)
Sizin cümleleriniz ile size cevap verdim, başka birşeyden bahsetmedim.
Olmayan durum için ne yapabilirsiniz? Eğer varsa kanıtlarsınız, insanları örgütleyebilir, hem depremzedelere yardımcı olabilir hem de yasal yollara başvurabilirsiniz. Kanıtnız yoksa başka birşey peşinde olduğunuzu düşünüyorum.
0
Coma
(14.02.23)
Kurumumuzda Suriyeli bir tercümanımız vardı. Bize gelen Türkçe bilmeyen öğrenci velilerine tercümanlık yapardı. İlk işe girdiğinde sevincinden tatlı dağıtmıştı.
Ağzı var dili yok denir ya öyle bir kadındı.
Bugün oğlunun acı haberini aldık. Karı koca oğullarının cansız bedeniyle baş başa kaldılar. Acısı büyük ama o yine aynı, ağzı var dili yok.

Onun da acısı aynı, Türk'ün de nusayrinin de. Bu ortamda Irkçılık yapanlara söyleyebilecek bir sözüm yok, sinirden ellerim titreyerek olan biteni takip ediyor ve lanet okuyorum.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(14.02.23)
(9)

enkazdan cikmak ister miydiniz?

Kittie
belki bazilarina acimasiz gelecek ama tvde seyrettikce calismalari hep aklim buna gitti.her cikarilan insanda alkislar falan oluyor.ve biz bu insanlarin sonrasini bir-ikisi haric gormuyoruz.tonlarca beton altindan kaci saglam cikiyor ki cikanlarin. bunun istatistigi yok.bu kadar insan kurtardik dend
belki bazilarina acimasiz gelecek ama tvde seyrettikce calismalari hep aklim buna gitti.

her cikarilan insanda alkislar falan oluyor.
ve biz bu insanlarin sonrasini bir-ikisi haric gormuyoruz.

tonlarca beton altindan kaci saglam cikiyor ki cikanlarin. bunun istatistigi yok.
bu kadar insan kurtardik dendiginde, akibetleri hakkinda bilgi verilmiyor.

onemli olan bi insanin nefes almasi midir sadece.
insan sadece nefes alarak yasayamaz ki.

bazi cikarilanlara uzuluyorum ben. acaba diyorum ne haldedir.

yok 150 saattir enkaz altinda, ay hadi mucize geliyor falan dendikce ben sinirleniyorum. ekran icin reyting malzemesi gibi. ya o "mucize" bir daha yataktan kalkamayacak durumdaysa artik. kaci arastirilacak. gazete mansetlerinin akibeti belirsiz mucizesi diye hatirlanacak hep...

bu konuda ne dusunuyorsunuz?
0
Kittie
(12.02.23)
bu konuda düşündüğüm tek şey abd vizesi alıp gitmek için çalışma planı yaptım, ona odaklandım. benden bu kadar, artık başka birşey düşünemiyorum.
0
aslindasorunumpsikolojik
(12.02.23)
Bir şey düşünemiyorum. Toplumdaki kader, mucize, şükür üçgeni böyle gelmiş böyle gidiyor.

Edit: istemezdim.
0
ruhen hastayim ben
(12.02.23)
Enkazdan sağ çıkarılmakla sakat kalmanın yaşamak istemekle alakası yok. Zaten fikrimizi sormuşsun ama başkası adına konuşmak doğru değil. Kaldı ki enkaz altında ölmek çok korkunç. Belki hastalıkla vs. ölebilirsin ama o çaresizlik hissi çok kötüdür.

Onun dışında ekranda olanlar çoğu insanı sinirlendiriyor zaten.
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
Enkazdan çıkmak tabi ki isterdim. Her insan, eğer ciddi bir psikolojik sorunu yoksa varlığını sürdürmeye çalışır. Bu arada ne yazık ki enkazdan çok uzun saatler sonra kurtarılanların da bir kısmı sonradan vefat ediyor, orası da ayrı...

İnsan hikayelerle ve umutla yaşayan bir canlı; o mucize haberleri de bu tür karanlık zamanlarda güzel, umut veren "mucizeler" işte. Önemli olan şey devletin denetim organlarının, muhalefetin ve bu olaylar sakinledikten sonra halkın şunu sorması lazım:
1 - Biz bu depremde ölmemeye neden hazırlanmadık; binalarımızı, şehirlerimizi, süreçlerimizi neden buna göre inşa etmedik.
2 - Deprem oldu; sonrasına neden hazırlanmadık. Nasıl oluyor da koskoca devlet, 21. yüzyılın bütün iletişim araçlarına, teknolojisine, kaynaklarına rağmen bu kadar koordinasyon sorunu yaşıyor

Yani belki bugün benim o mücizelere bakıp sevinme hakkım var ancak devletin herhangi bir kademesinde kimsenin "Ehehe, mehehe bakın ne güzel de mucizeler oluyor" deme hakkı yok. İşimiz mucizelere kaldıysa devlet neden var? Vergi vereceğimize gidelim dua edelim...
0
salihdt
(12.02.23)
Az önce antrenman yaptım üstüne yemek yedim kahve falan içiyorum şimdi, bu şartlarda "abi istemem ya" diyebilirim belki ama insan biyolojisi hangi şartta olursa olsun hayatta kalmaya programlandığı için o ortamda muhtemelen "olm beni çıkarın lan gerekiyorsa kolumu bacağımı kesin yine de çıkarın" dememe neden olabilecek hormonların hepsini salgılayacaktır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.02.23)
Bana sorarsan depremde enkazdan kurtulmak diye bir sey yok, cok düşük ihtimal.

Ama kurtulma sansim varsa kurtulmak isterim ben her turlu.
0
stavro
(12.02.23)
bir sıfırdan büyüktür.
0
candide
(12.02.23)
mental bir hastalığı bulunmayan bir insanın yaşama devam etme refleksi göstermemesi imkansız.

olağanüstü durumlarda hayatta kalmak için yapabileceklerimizin sınırı yok. tüm bunları bir kenara bırakıp "aileme yük olur muyum" falan düşünmezsin o anda. ölümden öte köy yok.
0
bohr atom modeli
(12.02.23)
bence de reyting. fiziksel sağlığı atlıyorum, mental sağlığı? yakınlarının çoğu vefat etmiş, saatlerce mahsur kalmış, evini barkını şehrini kaybetmiş olacak.

çocuğum hayattaysa yaşamayı tercih ederim onun için, değilse direkt öleyim mümkünse.
0
deartheodosia
(12.02.23)
(8)

OHAL’in ne gibi somut etkileri olacak?

duchess jessamine
Ne işe yarayacak?
Ne işe yarayacak?
0
duchess jessamine
(07.02.23)
Seçimi erteleyecek.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(07.02.23)
Sadece 10 il için de olsa bile mi
0
hunharca ben
(07.02.23)
mevcut yönetim şekli ile ohal arasında büyük farklar olmadığı için çok da işe yaramayacak muhtemelen.
gelen yardımların daha sıkı denetlenip daha fazla gecikmesini sağlayabilir. bir ihtimal yağmacılara karşı yaptırım olabilir.
bunların yanında bölgeden haber alınmasını engelleyecektir mesela ya da seçimile ilgili etkileri olacaktır.
0
d e j i n
(07.02.23)
Kişilerin tüm eşyalarının detaylı olarak aranması ve tehlike oluşturabilecek eşyalara el konulması

Belirli bölgelerde ve saatlerde kişilerin dolaşmasını veya toplanmasını yasaklama

Gazete, dergi veya broşür ürünlerinin basılmasının yasaklanması, dağıtılması ve toplanılması

OHAL bölgesine dışarıdan giren kişilere karşı önlem alınması
Ruhsatı olan tüm silahlara el konulması ve yasaklanması

Sesle yapılabilecek herhangi bir kaydın yayınlanmasını ve paylaşılmasını engelleme

Kesici ve delici eşyalarının taşınmaması ve el konulması

Her türlü bulunan cephanelerin toplatılması ve el konulması

İşçilerin iyi niyet kurallarına uymaması sonrası cezalandırılması

Kapalı veya açık herhangi bir bölgede toplanılması veya görüşülmesini yasaklama

Kişilerin toplantı yapması veya bir alanda toplanması sonucu kalabalığın dağıtılması

Dernek faaliyetlerinin belirlenen süre boyunca durdurulması
0
buenosdias
(07.02.23)
Kararın bu kadar geç gelmesi samimi olmadığı gösteriyor. Karartma amaçlı olduğunu düşünüyorum.
0
lüzumsuz adam
(07.02.23)
bölgeden konuyla ilgili yayınlar denetlenecek, itiraz eden ses çıkaran isyan eden olursa paketleyecekler, yani halka çözüm için değil bölgeyi dışarıdan izole etmek için olduğunu düşünüyorum
0
freebird5406_2
(07.02.23)
Sanki bana Finlandiya'da yaşıyoruz da adam şu sayılanları yapmak için OHAL ilanına ihtiyaç duyuyor, bunların hepsini normalde de yapabiliyor zaten.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(07.02.23)
bir şey olacağı yok, anca felaketi daha büyük değilmiş gibi gösterirler.
0
candide
(07.02.23)
(3)

Devlet hastanesinde diyetisyene gitmek için hangi bölüme randevu almalıyız?

santimantal
Randevu sisteminde diyetisyenlik bölümü göremedim MHRS'de.Ama mesela Göztepe'deki şehir hastanesinde diyetisyen var. Buraya gastroenterolojiden doktor beni yönlendirmişti.Anneme de fizik tedavi bölümündeki bir doktor diyetisyene git, kilo ver, yoksa bel kayması yaşayabilirsin, demişti.Anneme diyetis
Randevu sisteminde diyetisyenlik bölümü göremedim MHRS'de.
Ama mesela Göztepe'deki şehir hastanesinde diyetisyen var. Buraya gastroenterolojiden doktor beni yönlendirmişti.

Anneme de fizik tedavi bölümündeki bir doktor diyetisyene git, kilo ver, yoksa bel kayması yaşayabilirsin, demişti.

Anneme diyetisyenden randevu alamadım. Devlet hastanesindeki diyetisyene nasıl götürebilirim annemi?
0
santimantal
(04.02.23)
herhangi bir bölümün yönlendirmesi lazım. direkt randevu alamazsınız. dahiliyeden randevu alıp doktora söylersiniz bizi diyetisyene yönlendirin diye.
0
candide
(04.02.23)
aile hekimi
0
hizirbey
(04.02.23)
bende doğrudan diyetisyene giremeyince o hastanedeki aile hekimine muayene olup o yönlendirmişti. ama devletteki diyetisyen hiç bir şey yapmadı kilo boy sordu, hazır kağıtlarda liste vardı onu verdi. girip çıkmam 2 dk sürmedi.
0
astronom bey
(04.02.23)
(4)

sınav fikrinden dolayı mide bulanması

wop
https://www.eksiduyuru.com/kullanici/88050/wopbunlardan sonra fena olmayan bir derece yaptım.bu sene için dershane de sponsor oldu ilk 10 olur diye.lakin şöyle bir problem var.ders, sınav, ilan vs düşündüğüm an ya da biri yanımda konuşsun bir şekilde bunları duyayım midem bulanıyor.mecaz anlamda değ
www.eksiduyuru.com
bunlardan sonra fena olmayan bir derece yaptım.
bu sene için dershane de sponsor oldu ilk 10 olur diye.
lakin şöyle bir problem var.
ders, sınav, ilan vs düşündüğüm an ya da biri yanımda konuşsun bir şekilde bunları duyayım midem bulanıyor.
mecaz anlamda değil.
ciddi ciddi fiziksel olarak kusacağımı hissedip koştur koştur lavaboya yetişmeye çalışıyorum.
bu duyuruyu bile zor açtım.
ne yapabilirim bunun için?
0
wop
(30.01.23)
psikoloğa görünmeniz lazım.
0
candide
(30.01.23)
İlaç tedavisi de gerekebilir. Bir psikiatriste görünmende fayda var.
0
Mirket
(30.01.23)
ben duyuruyu üniversite öğrencisiyken ilk yıllarımda çok kullanırdım. bu gece oyun oynarken aklıma geldi ya duyuru vardı neydi o öyle diye bir bakayım dedim. Sen de heralde benim gibi iş konusunda şansı pek yaver gitmeyenlerdensin. Ben bugün kazanabilsem hukuk okurdum. Zaten çalışmıyorum deü hukuğun devam zorunluluğu da yok ama kazanamam. Netleri tam benim üniversiteye girdiğim yıl yaptığım netler ben de 32 mat 35 türkçe %60 civarında da diğer alanları yapmıştım bir fizik fule yakındı. Aynı nöroplastisite yok şu an ve 34 yaşından sonra uğraşamam. EA'da ilk 16000e girsem iki kez düşünmem deü hukuk yazarım. Ya da düşünürüm sayısal puanım iyiyse deü CS yazarım hala karar vermiş değilim :D Maksat para kazanmaksa para kazanmanın bir sürüüüüüü yolları var. Eğitim kariyer başka şey. Aman ne biliyim ya öf
0
Batuhanolabilir
(31.01.23)
keşke param olsa da psikiatriste falan gitsem.
sanırım bu duruma alışmaya çalışmaktan başka çarem yok.
0
🌸wop
(31.01.23)
(13)

bu maaşlar nasıl oluyor?

izole
https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonomi/emekli-ve-memur-maaslari-netlesti-kim-ne-kadar-maas-alacak-doktor-hemsire-polis-ogretmen-2018006?utm_medium=ilgili%20Haberler&utm_source=Haber%20Detay&utm_campaign=ilgili%20Haberlerburdaki maaşlar gerçek mi sizce. özel sektörde benim tanıdığım birçok kişi 15bin
www.cumhuriyet.com.tr

burdaki maaşlar gerçek mi sizce. özel sektörde benim tanıdığım birçok kişi 15bin tl altında maaş almıyor. herhangi özel bir vasfı olmayan standart çalışanlar bunlar. linkteki maaşlar bana biraz absürd geldi . siz ne dersiniz?
0
izole
(29.01.23)
kendi kısıtlı çevrenizden yola çıkarak devletin kendi çalışanları için beyan ettiği ve gazetelerin haberleştirdiği maaş miktarlarından mı şüpheleniyorsunuz? devlet tarafında hadi sağlıkçılar döner sermaye vs. alıyor deyip kenara ayırsak bile (ki alamayanı da var) belirtilen tutarlar büyük ölçüde doğru. özel sektörün büyük kısmı da asgari ile asgarinin 3-4 bin lira üzeri arasına sıkışmış durumda.
0
zgrydn
(29.01.23)
Özel sektör ile memurluğu maaş açısından karşılaştırmak bana mantıklı gelmiyor. Yapı olarak iki sektör çok farklı bir kere.
0
elorelia
(29.01.23)
Asgari ücretle çalışanların, tüm çalışanların %42'sini oluşturduğu bir ülkede, sizin tanıdığınız birçok kişi epey iyi durumdaymış.

Tebrik ederim onları.
0
Mirket
(29.01.23)
Ben avukatım asgari 5.5 iken ben 1,5 asgari ücrete çalışıyordum.

Bu ay zamlı maaş alıcam yine 1.5 asgari ücret alırsam maaşımın 12,5-13k bandına çıkacağını varsayarsak memur olan avukatın 17k maaş alması normal. Ama patronum bana önümüzdeki hafta "ya turuncu maliyetler çok arttı bla bla..şu anda 13k veremeyiz" muhabbeti yapıp 11-12 teklif etmesini de bekliyorum bu arada.

Yani özel sektörde öyle 15-20k maaş vermiyo kimse. Sizin çevreniz farklıymış. Belki kurumsal büyük firmalardan bahsediyorsunuzdur.
0
turuncu tonlarda
(29.01.23)
Milletin ben su kadar maas aliyorum diye durustce cevap verecegine inaniyor musunuz gercekten? Ya da ciddi ciddi insanlara maasini mi soruyorsunuz? Insan en yakinina sorarken bile utanir ya. Biri bosbogazlik edip maasini kendi soyluyorsa ya o kisi gercekten iyi kazaniyordur, artislik olsun diye soyluyordur ya da itibari artsin vs diye yuksek soyleyip yalan soyluyordur. En basiti burdan sorsaniz 50-60 binler havada ucusur:) Boyumuz desen 1.90 alti yok, sarisin Isvecliyizdir hepimiz.
0
freedonia
(29.01.23)
freedonia +1. valla burada sorsan herkes birer ceo mübarek. her maaş sorularında millet maaşıyla hava atmak için kırk takla atıyor.
0
nothing in my way
(29.01.23)
Hocam benim de özel sektörde çalışan tanidiklar 25-30-40 diye arta arta alıyor, bunu bütün herkese genellesem hayat süper, Türkiye Süper olurdu.

Ülke sosyalist oldu herkes resmen asgari ücret alıyor. Özel sektörde binlerce firma var, açın bakın kim ne veriyor.
0
logisticsmanager
(29.01.23)
türkler boylarını söylerken nasıl +5-7 cm ekleyerek söylüyorlarsa maaş konusunda da böyle bence, bi statü meselesi. 15 bin alanlar tamam da ben alternatifi çok olan/dümdüz bi çalışan olup doğru düzgün bi şey de yapmayıp 30 binden aşağı almayanlara inanmıyorum asıl.
0
deartheodosia
(29.01.23)
Polis ogretmenden cok aliyormus dogruysa.

Arkadaşım dis ticaret muduru olarak Kazan'da ise baslayacakti. 15 bine anlasip ilk ay isler kotu 10 bin olur mu, demis. Sigortasını da yapmamis.

Baska bir fabrikaya gecti. 9 bin aliyor şu an.

Birazdan milyon dolar kazananlar yazar.
0
Kahvedesu
(29.01.23)
Universiteden arkadaslarimdan calisanlar 2022'de en az 25 civari aliyorlardi. 2022 basi-sonu bile cok farketti simdi ne kadardir bilemiyorum. Cogu yazilimci. Maaslar genel olarak biliniyor cunku sektorun nabzini tutma konusunda onemli. "Aa bizim sirket az veriyomus" diyip baska yere gecme imkani oluyor.

Arkadas cevremde ozel sektorde calisip asgari + 1-2bin lira alan cok. Asgari ucret 5binken 10 yildir ayni yerde calisip 7bin alan tanidigim vardi mesela. Ithalat ihracat yapan bir yerde calisiyordu. Ona benzer baskalari da var.

Ozel sektorde de cok dusuk maaslar var
0
fakyoras
(29.01.23)
nick - duyuru uyumu :)

çabuk gabe h gelmeden djjdkd
0
candide
(29.01.23)
tam tersine özel sektörde eğer spesifik ihtiyaç duyulan şanslı bir alanda çalışmıyorsanız ya da üstün başarılı bir geçmişiniz yoksa maaşlar oldukça düşük kalabiliyor. trde çalışan özel sektörün %90’ı falan yukarıda belirttiğim tanımdadır. yani maaşlar bence düşük değil, 10+ yıl tecrübeli mühendislerin 15 bin falan aldığı gayet yaygın mesela inşaat sektöründe. o yüzden insanların çoğu memur olmak hayaliyle yaşıyor.
0
roket adam
(29.01.23)
en baştan yazmam gerekirdi bahsettiğim sektör elektrik malzeme satışı. kimse kimseye maaş sormaz ama herkes bir şekilde diğerlerinin aldığı maaşı bilir. daha düne kadar kamu iyi özel kötü derdik ama sonuçta herkes bi yerde eşitlenecek galiba. sonumuz hayrolsun.
0
🌸izole
(30.01.23)
(9)

bu ayakkabı 10 üzerinden kaç?

arveles gibiyim
https://www.flo.com.tr/urun/adidas-hoops-30-beyaz-erkek-sneaker-101152253?campaign=c_18&ref_screen_code=category
0
arveles gibiyim
(22.01.23)
klasik standart adidas işte. milyonlarca çakması olan modellerden biri
0
roket adam
(22.01.23)
10 üzerinden 3 falan. Markasız düz beyaz ayakkabılar bu ayakkabıya göre 10/7
0
olaylar olaylar
(22.01.23)
Barzo ayakkabısı bu.
0
romario
(22.01.23)
4
0
freebird5406_2
(22.01.23)
5. Kombinlemesi kolay her türlü giyiliyor. Rahat değil ama söyliyim. Benzer fiyattaki pumalar daha rahat
0
glamdr1ng
(22.01.23)
Rahatlığı çok kötü. Stan Smith rahat ama bunun 2-3 katı fiyatı vardır.

Bence almayın.
0
Cesario
(23.01.23)
6 bence. çok da kötü değil klasik adidaslardan işte.
0
candide
(23.01.23)
ben seviyorum bu modeli ama rahatsiz bence de. tip olarak 8/10, rahatlik 5/10 diyorum.
0
in vino veritas
(23.01.23)
abi kızmayın ama kendi beyaz tabanı sarımsı ayakkabılar sizde de tabanı eskimiş güneşte kalmış görüntüsü uyandırmıyor mu? üstü kaplama, altı doğal diş sarısı gibi bi acayip alışamadım bunlara bi türlü. renge puanım 2 tasarıma 5
0
kaichi
(23.01.23)
(17)

her zaman hesabınzıda kaç para olduğunu bilir misiniz?

momento
ben çoğu zaman bilmiyorum var mı öyle olan?
ben çoğu zaman bilmiyorum var mı öyle olan?
0
momento
(18.01.23)
bilirim yaklaşık olarak
bilmeyenler aşırı zengin ya da umursamazlardır
0
jelly bear
(18.01.23)
Mobil uygulamalar sagolsun neredeyse kurusu kurusuna bilirim
0
j r r tolkien hayrani
(19.01.23)
sirkülasyon olduğu için kabaca ne olduğunu bilirim sık kullandığım hesapları. ama az kullandığım hesapları pek bilmem
0
paintov
(19.01.23)
bilirim.
0
rakicandir
(19.01.23)
Ben aylık toplam gelirimi de kuruşu kuruşuna bilmiyorum açıkcası. Kafamda kaba taslak aşağı yukarı bir miktar var sadece. Kart ise şu ana kadar bir şey alırken hiç şüpheye düşürmedi, kontrol etme ihtiyacı hissettirmedi. O yüzden bilmiyorum diyebilirim. Belki birikimim hakkında daha gerçekçi tahminim olabilir.
0
ruhen hastayim ben
(19.01.23)
zırt pırt hesaba girmek zorunda olduğum için genelde bilirim. bir de tek banka kullandığım için haliyle...
0
candide
(19.01.23)
yani kuruşu kuruşuna tam bilmem. atıyorum 20 vardır derim 18 küsür çıkar gibi. küçük sapmalarla da olsa bilirim.
0
pardus
(19.01.23)
Zenginsen ya da fakirsen bilmezsin, ortadireksen bilirsin ;)
0
halitkin
(19.01.23)
kredi kartı borcumu dahi bilirim.
0
mstiteltr90
(19.01.23)
Evet. eskiden hic bilmezdim su an butun hesaplarda ne kadar para var ne kadar borc var vs noktasina kadar biliyorum
0
hot potato
(19.01.23)
evet çünkü her şeyi nakit alıyorum. ay başında maaş yatınca artısını eksisini ve o ay kenara ne kadar attığımı tartıyorum. bunun aksi bana mantıksız geldi. neden bilmeyesin ki? şu hayatta en önemli meta para.
0
bohr atom modeli
(19.01.23)
Hiç bilmiyorum ben de. Ne kadar borcum var, bu ay ne kadar para geliyor falan tamamen kaos.
0
plutongezegendegilmi
(19.01.23)
borsa vs. çeşitli kalemlere yatırım yaptığım için hepsini excel'de düzenli şekilde tutarım. o nedenle kuruşu kuruşuna bilirim.
0
lazpalle
(19.01.23)
Başlığı okuyunca düşündüm, 3 tane ayrı bankada hesaplarım var üçünü de bilemedim şu an.

Çünkü çok hareketli hesaplar, durgun değiller, sürekli giriş çıkış oluyor ticaretten dolayı. Takip etmek için ben de excel tablosu kullanıyorum.
0
John Bloor
(19.01.23)
1 tane aktif kullandığım hesabım var. bir başka bankadan kredi kartım var ama orada hesap tutmam, kart borcunu da aktif kullandığım bankadaki hesaptan yaparım. her gün sabah bankaya girdiğim için hesabı tam olarak bilirim. hesaba para geldiğinde veya çıkışında telefona bildirim gelir. kontrol altındadır her zaman.
0
gabe h coud
(19.01.23)
yaklaşık olarak bilirim
0
freebird5406_2
(19.01.23)
ben de kredi kartımda kalan limiti bilirim. ne güzel hepinizin parası var benim hep borç.
0
entropik
(19.01.23)
(5)

Tıp merkezleri hastanelerden daha mı ucuz

condom kurşunu
Hastanalerin klinikleri oluyor ya ayrıca buralarda muayene olsun, tahliller olsun, bir takım çekimler olsun daha mı ucuz oluyor?
Hastanalerin klinikleri oluyor ya ayrıca buralarda muayene olsun, tahliller olsun, bir takım çekimler olsun daha mı ucuz oluyor?
0
condom kurşunu
(24.12.22)
Ucuz değil ama hastaneye göre avantajları var.
0
dissendium
(24.12.22)
Ne gibi avantajlar
0
🌸condom kurşunu
(24.12.22)
Sıra bekleme yok gibi bir şey. En fazla 2 3 kişi beklersiniz. Randevu almaya gerek yok. Genelde boş oluyor. Doktorlar fazlasıyla ilgili. Kısaca paranın getirdiği şeyler...
0
dissendium
(24.12.22)
usg çekimi için tıp merkezleri 500-750 lira hatta biri 900 lira fiyat çekti. birde yakındaki özel hastaneden fiyat alayım dedim 250 liraya yaptırdım.

arayıp fiyat almak lazım bazen muayene ücretleri olarak tıp merkezleri avantajlı oluyor bazende tetkikler daha uygun oluyor.
0
astronom bey
(24.12.22)
evet daha uygun oluyor.
0
candide
(24.12.22)
(2)

tahlil sonucu - b12 + ferritin

MtKrt
merhaba,kan testi yaptırdım ve sonuca göre sadece b12 ve ferritin düşük değerde görünüyor. diğerleri referans değerlerine göre normal görünüyor.aile hekimine sadece bu tahlil sonucunu göstermek ve ne olmuş demek için gitmeye değer mi?bu 2 şeyi normal değerine getirmek için ne yapılmalı?https://i.hiz
merhaba,
kan testi yaptırdım ve sonuca göre sadece b12 ve ferritin düşük değerde görünüyor. diğerleri referans değerlerine göre normal görünüyor.

aile hekimine sadece bu tahlil sonucunu göstermek ve ne olmuş demek için gitmeye değer mi?

bu 2 şeyi normal değerine getirmek için ne yapılmalı?
i.hizliresim.com
0
MtKrt
(16.12.22)
ferritin alt değere göre çok düşük olmasa da düşük, demir hapı verirler. b12 için de iğne ya da hap verilir gene. gidin siz aile hekimine.
0
anna sun
(16.12.22)
b12 için benexol, demir için de ferro sanol.

gitseniz de muhtemelen bu ikisini yazacaktır, herkesin genelde bu değerleri düşük ve herkese bunlar veriliyor.
0
candide
(16.12.22)
(6)

70 sayfalık rapor kaç liraya yazılır?

hadi ya la
Uzmanı olduğum bir konuda içerik tablolu, referans vermeli, APA formatında 1,5 satır aralığı şeklinde yazılacak ortalama 70 sayfa tutacak İngilizce rapor için fiyat bekliyorlar benden. Gece gündüz çalışmalı bir süreç olacak, 7 gün içinde bitmesi gerekiyor.Bu işin piyasasını bilmediğim için buraya so
Uzmanı olduğum bir konuda içerik tablolu, referans vermeli, APA formatında 1,5 satır aralığı şeklinde yazılacak ortalama 70 sayfa tutacak İngilizce rapor için fiyat bekliyorlar benden. Gece gündüz çalışmalı bir süreç olacak, 7 gün içinde bitmesi gerekiyor.

Bu işin piyasasını bilmediğim için buraya soruyorum, ne kadar istemeliyim?
0
hadi ya la
(11.12.22)
20 000 TL den aşağı böyle bir şeyler uğraşılmaz. 20-25 bin TL aralığında iste.
0
OrangeYellow
(11.12.22)
Böyle şeylerin fiyatlarını hiç bilmiyorum ama eğer ekstra bir kazançsa ve bu meblağya acil ihtiyacım yoksa, sırf zaman sınırından dolayı 20 binden daha fazla isterdim. Grafiklerle dolu olmayacaksa düzgün bir dille, belirli bir seviyede ve yabancı dilde günlük 10 sayfa yazmak kolay olmayacaktır.
0
reactionic
(11.12.22)
arkadaşım benzer bir şeyi geçen sene 16 bine yapmıştı, hem de türkçe. ama sayfa sayısı daha fazlaydı sanırım. bence en az 25 bin istemeniz lazım.
0
candide
(11.12.22)
Benzer tarafları olan bir işin zamana yayılmış olanını 35 bine yaptım iki ay önce.

Eğer bir kuruma bağlı çalışıyorsanız saatlik ücretiniz üzerinden de hesaplama yapılabilir. Kuruma bağlı çalışmıyorsaniz da sizin esdegeriniz uzmanlikta tecrubede olanların saatlik ücretleri ne kadar o da kıstas alınabilir.

Eğer saatlik ücret kısmını ölçüt alacaksanız, Geceli gündüzlü de diyorsunuz, diyelim günde 12 saat 7 gün ugrasacaksiniz, 12x7=84, bunun 39 saati fazla mesai demektir. Yani 45+(39x2) => 123 saat x belirlediğiniz saat ücreti= istenecek ücret.
0
encokbenisevinnolur
(11.12.22)
En az 2.000 euro
0
otopsicocugu
(12.12.22)
Bence bu tarz işlerde belli bir racon var ama bunu oluşturan da uzman kişinin kendisi. Benim üniversitedeki ceza hukuku hocalarımdan bir tanesi mesela paso mütalaa veriyor dosya başına 20 küsür alıyor ama icra iflas hukuku hocasından tek dosyaya 150 binlik mütalaa alındığını da biliyorum. Belki sizin işlerin belli bir standardı vardır ama bilemiyorum.
0
vedatchilipeppers
(12.12.22)
(5)

Nefes almak yaşamak mıdır

aretwoane
Bu aralar düşünüyorum maalesef sadece nefes aldığımı düşünüyorum. Hiçbir işe yaramıyorum ne iş ne eş ne de evim var kendimi avare hissediyorum. Yaşamak nedir?
Bu aralar düşünüyorum maalesef sadece nefes aldığımı düşünüyorum. Hiçbir işe yaramıyorum ne iş ne eş ne de evim var kendimi avare hissediyorum. Yaşamak nedir?
0
aretwoane
(11.12.22)
Yasamin esasinda bir anlami yoktur. Bunu 'yasamin bir anlami yok, her sey anlamsiz' gibi negatif bir yerden de kucaklayabilirsiniz, 'yasamin tanimlanmis bir anlami yok, dolayisiyla ben diledigim anlami yaratabilirim' gibi guclendirici bir yerden de yorumlayabilirsiniz. Dolayisiyla, yasamin anlami kimi icin cocuk yapip, uremek, gelecege dna birakmak, kimi icin gezmek, kimi icin calismak, kimi icin x-y-z'dir. Siz ne isterseniz yasamin anlami o'dur. Ayrica yasaminizin anlami degisip, donusebilir, yukarda saydigim ya da sizin akliniza gelen anlamlarin bir ya da bir kacini da icerebilir, bunlar da zaman zaman degisebilir. Benim icin yasamin anlami farkindalikla kendimi gerceklestirmek, deneyimlemek ve yasamin benim araciligimla kendini gerceklestirmesine izin vermektir. Kendinizi dinleyiniz, meditasyon yapin, okuyun, gereken yollar kendiliginden acilacaktir. Yasama guvenin.
0
kassiopeia
(11.12.22)
Yaptigin iste Sanat ya da bilim olacak. Sadece tuketen insan kendini de tuketiyor. Ureten insan yenileniyor. Isleyen demir isildar. Uret. Yemek yap insanlara yedir en basidinden. Kendini hep üretmeyle mesgul et.
0
halk
(11.12.22)
ortak bir anlam yok aslında, her insan kendi anlamını yaratır. yaratamayan da bunalıma sürüklenir.
0
candide
(11.12.22)
senin gibi çok insan var ama sende farkındalık olduğu için kaygı ve mutsuzluk hissediyorsun. türkiye'de anadolu illerinde bir köy evinde yaşayıp dünyadan haberi olmayan ve sefillik içinde yaşayan çok insan var. Bir bakıma senin bu hissetiklerin olumlu denilebilir.
0
seaman
(11.12.22)
Tadını çıkar çünkü iş eş ev çocuk olunca da nefes almaya vaktin olmuyor. Sorunlar bitmiyor. Sürekli köle gibi şoför gibi hamal gibi temizlikçi gibi aşçı gibi özel hoca gibi çalıştırıyorlar. Hastalıklar kazalar harcamalar. Tek başına 2 kilo portakal alsan 1 hafta yersin. Benim her gün almam gerekiyor. Dün puding yaptım, bi kase yiyemedim.
0
baba553
(12.12.22)
(17)

Deri ceket bir erkeğin olmazsa olmazı mıdır?

nundu
27 yaşına yaklaşan erkek birey olarak şu ana kadar hiç deri ceketim olmadı. Yani heves de etmedim aslında, ergenliğimden beri deri ceket diyince aklıma Behzat Ç ya da ne bileyim Teoman gibi böyle bohem tipler geldiği için hep itici geldi bana deri ceket. Son bi iki senedir bu tarz figürlerin daha az
27 yaşına yaklaşan erkek birey olarak şu ana kadar hiç deri ceketim olmadı. Yani heves de etmedim aslında, ergenliğimden beri deri ceket diyince aklıma Behzat Ç ya da ne bileyim Teoman gibi böyle bohem tipler geldiği için hep itici geldi bana deri ceket.

Son bi iki senedir bu tarz figürlerin daha az görünmesinden midir bilmem (gerçi Behzat Ç başlıyor yine :d) bu iticiliği azaldı gözümdeki. Yani hala gidip alasım yok pek ama çok popüler bir kıyafet itemi olduğu için de merak ettim yani bir erkeğin gardrobunda sabit olan hatta yani olmazsa olmaz denebilecek bir ürün mü?
0
nundu
(10.12.22)
değil artık çok sıradan
0
freebird5406_2
(10.12.22)
bana sıradan olmasına rağmen iddialı bir şey gibi geliyor. bu da olabilecek en kötü şey.
0
bohr atom modeli
(10.12.22)
Ne münasebet. Hiç sevmem. Behzat Ç. dizisini seven biriyim ama deri ceket tarzıma uygun değil.
0
dissendium
(10.12.22)
yoo olmazsa olmaz değildir tabi. ben bir ara heves etmiştim, almıştım bir kahverengi bir siyah, çabuk eskidiler. artık giymiyorum. hevesimi aldım bitti.
0
abelardo
(10.12.22)
Liseden beri deri ceketlerim, montlarım var. Sevdiğim için giyiyorum. En sevdiğim diyeyim hatta.

İşin moda ya da başkalarının giymesi (ve giyenlerin türü) olayını şu duyuruya kadar hiç düşünmemiştim.

Olmazsa olmaz değil kesinlikle. Giymek istemiyorsan hiç gerek yok.
0
nawar
(10.12.22)
deri ceket çok severim, çok da karizmatik duran bir şey ama son dönemde arap ve pakistanlı göçmen giysisi olarak görüldüğü için artık gitmiyorum desem yeridir. yine de bir adet deri ceket almanda fayda olabilir güzel bir item çünkü
0
roket adam
(10.12.22)
28 olucam bana hep kekoca gelmiştir. Motorcu değilsem bedava verseler giymem.

Bu kişisel görüşüm giyenlere saygı duyarım. Hatta bazen yakıştırırım da fakat böyle bi ağır abi olucam kıvanç gibi olucam motivasyonuyla giyiliyor gibi geliyor.

Dokusu da rahatsız ediyor. Ağırlığı da.
0
ananiyimioguz
(10.12.22)
değil, hatta çok az kişiye yakışıyor. giyenlerin çoğu serseriye benziyor.
0
candide
(10.12.22)
Ben çok severim. 5 tane deri ceketim var. Çirkin bir adamı bile karizmatik gösteriyor.
0
komando kani var bende
(10.12.22)
Ben olsam surilerden sonra giymezdim. Güzel parça ama mültecilerin de vazgeçilmezi.
0
Kahvedesu
(10.12.22)
@ananiyimioguz

Hah tam olarak aynı hisler var bende de. "Karizmatik olmak için giyiyorum" havası veriyor giyenlerden bazıları. Tabii ki genel için konuşmuyorum da bazı giyenlerden o ağır abiyiz biz ;)) havasını alıyorum ve itici geliyo ahshdhs
0
🌸nundu
(10.12.22)
35e. bunu ilk kez duydum ve hayatımda giymedim.
0
ya ben lan neyse
(10.12.22)
deri ceket baya severim, 4 veya 5 yılda bir yenilerim, hatta geçen ay bir tane aldım, bence erkeğe yakışıyor, duyuruda bazıları afgan ve pakiler deri ceket giyiyorlar diye giyme demişler vs ya çok güldüm buna, adamlar deri montta bile ırkçılık yapabiliyorlar, gerçekten inanılmaz.
0
blue rebel motorcycle club
(10.12.22)
6 yil onceki duyurum: www.eksiduyuru.com Deri ceket yakisana cok yakisiyor da herkes giyince de bir anlami kalmiyor ki. Ama her erkegin bir deri ceket/montu olmali, bir siyah bir k.rengi hatta. (Behzat'in giydigi cuval gibi ceket/montlar degil tabi, vucudu saran, fit vucudu ortaya cikaran genc isi modellerden bahsediyorum)
0
speedy
(10.12.22)
Benim de hic olmadi, hic de istemedim, kot pantolonum bile hic olmadi, sevmiyorum olmadi, o kadar basit..
0
hewit
(10.12.22)
deri ceket çok yaygın değil bence ya. deri mont herkeste var gerçekten de. ben de gittim aldım :D siyah basic slim gerçek deri mont güzel gözüküyor bence.
0
glamdr1ng
(10.12.22)
Deri mont/deri ceket farkını bilmiyorum bile ya hepsi benim için aynı :D
0
🌸nundu
(10.12.22)
(5)

Maaşı ne kadardır?

kisa bisey olsun istemistim
Selam Romalılar,İstanbul Beşiktaş'ta özel bir klinikte tercüman olarak yandaki resimde paylaştığım şeyleri yapacak bir kişinin maaşı ne kadardır tahmini?başka bir ilden mülakata gitmeye değecek kadar mıdır?şu an çalıştığım işte 10k alıyorum.
Selam Romalılar,

İstanbul Beşiktaş'ta özel bir klinikte tercüman olarak yandaki resimde paylaştığım şeyleri yapacak bir kişinin maaşı ne kadardır tahmini?

başka bir ilden mülakata gitmeye değecek kadar mıdır?

şu an çalıştığım işte 10k alıyorum.
0
kisa bisey olsun istemistim
(09.12.22)
Bu işlerde bildiğim kadarıyla prim sistemi oluyor. Ayrıca ilgilendiği hastalar genelde zengin oluyor idi tabii TL bu kadar değer kaybetmeden önce. Hastalar da iyileşip ayrılırken güzel bahşiş bırakıyor. Maaş 10 üstüdür bence ama yan gelirler için de sektörden birine ulaşmak lazım benim duyduklarım hep sağdan soldan.
0
nickimin hakkini veremedim
(09.12.22)
bu sektorde degilim ama ben bu olsam bu pozisyona taban maas + %xyz komisyon isterim.
Isin icinde satis var cunku.

bu is icin iyi yabanci dil gerekeceginden bence 10k az.
0
cooperr
(09.12.22)
Dile bağlı. Nadir bir dilse 20 bin. İngilizce işe yaramayabiliyor. İngilizceyse düşünmeyin bile çünkü herkes İngilizce bilmiyor. İngilizce bilmeyen insana da Google Çeviri ile anlatırsın ancak.

Bu ilanda üç kritik kelime var.

Birincisi hedef. Sürekli birilerini arayıp tanıtım yapman gerekebilir.

İkincisi esnek mesai. Bu zaten 9 6 çalışamazsın demek. Sana cumartesi, pazar ya da hafta içi 8'e, 9'a kadar çalış diyebilirler.

Üçüncüsü de vardiya. Gece çalışabilirsin.

Bu iş çevirmenlikten çok organizasyon işi. Müşterilerin derdi bitmez bu arada.
0
dissendium
(09.12.22)
Benim arkadaş bu işi yapıyor; yurtdışından hastalari Türkiye'ye getirip ucuza penis büyütme,.meme küçültme vs ne varsa.

Yanına aynı böyle birini arıyordu en son. Kaç para veriyor diye sormadım.

Tercümanlik dediği bildiğimiz turizm otelcilik mezunu gibi gelen kisilerin ayak basmasindan gidişine kadar her şey ile ilgilenecek yabanci dil bile adam arıyoruz diyorlar iste. Mesai yok dedikleri hastanin kacta geleceği belli olmaz, geçe üçte inerse gece üçte gidersin havalimanına diye.

Kısacası hem zart, zurt saatlerde çalışmak uygunsa, gece calismak sorun değilse ve tahminen gurbetçiler ile ilgilenecek olma ihtimaliniz sorun değilse başvurun.

Su an 10 alıyorsanız ve normal saatlerde calisiyorsaniz en az 20 istemeniz lazım ama vermez bunlar kesin. Kesin üç kuruşa çalışacak issiz turizmci ariyorlar.
0
logisticsmanager
(09.12.22)
almanca konuşabilen çağrı merkezinde çalışana 1000 dolar veriliyor. sizin dilinizi bilmiyorum ama ingilizce dışındaysa en kötü 20 bin almanız gerekir. hatta dolar/euro üzerinden anlaşabilirseniz daha iyi olabilir belki. bir de üstte denildiği gibi satıştan da bir pay almanız lazım.
0
candide
(10.12.22)
(1)

şarkı benzetmece

benibulmanlazim
şu şarkının 2:19 saniyesindeki kısmı bir şarkıdaki kısma benzetiyorum ama hangi şarkıdaki kısma.https://www.youtube.com/watch?v=6s6gQirWcJk
şu şarkının 2:19 saniyesindeki kısmı bir şarkıdaki kısma benzetiyorum ama hangi şarkıdaki kısma.
www.youtube.com
0
benibulmanlazim
(28.11.22)
shakira'nın şarkısıydı da ismini unuttum, editlerim.

edit: ojos asi.
0
candide
(28.11.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.