Giriş
(13)

Deniz Olan Yerde Yaşam

rock n roll
Mesela sadece yazın tatil amaçlı gittiğim işte Datça olur, Fethiye olur, Marmaris olur normalde buralarda yaşayan arkadaşlar yaşam nasıl oralarda? Benim için deniz olan yerlerde olmak çok keyifli. Yaz tatiline gittiğimde geri dönmek istemiyorum. Hiç denizden çıkmak istemiyorum, dalış yapmak istiyoru
Mesela sadece yazın tatil amaçlı gittiğim işte Datça olur, Fethiye olur, Marmaris olur normalde buralarda yaşayan arkadaşlar yaşam nasıl oralarda? Benim için deniz olan yerlerde olmak çok keyifli. Yaz tatiline gittiğimde geri dönmek istemiyorum. Hiç denizden çıkmak istemiyorum, dalış yapmak istiyorum, su altı yaşamı çok ilgimi çekiyor. Bütün gün kumsalda oturmak istiyorum. Tarihi yerleşim yerlerini gezmek istiyorum. Akşam balkonda şakşuka, karpuz ve çay keyfi yapmak istiyorum. Maddi açıdan çok yük getirir mi? Avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Çok şanslısınız.
0
rock n roll
(07.06.24)
datça marmaris didim kışın ölü oluyor. kuşadası fethiyede kışında hayat devam ediyor. mesela fethiyede doğalgaz yok, klima veya sobayla ısınırsın.
yani en yaşanılır tatil beldesi kuşadası bence hem izmire hem aydına daha yakın.
bodrumu bu işe katmadım yazın çok yorucu bir yer kışında genelde ölü oluyor.
0
mikahakkinen
(07.06.24)
kışın çoğu yer sıkıcı oluyor 2 yıl didimde kaldım. doğal gaz olmayan yerlerde ısınma dert veya maliyetli.
0
ananiyimioguz
(07.06.24)
Yukarıdaki arkadaşların bahsettiği gibi yazın çok boş oluyor ortalık. Hatta Migros-Şok-101 lerin bile bir bölümü kapanıyor sadece merkeze yakındakiler açık kalıyor. İmkanlar baya azalıyor yani anlayacağın.
0
nuevo
(07.06.24)
datça aşırı sakin oluyor, nüfus az, yeni yerleşimde çok olmadığından pandemi sonrası bile yerleşik nüfus pek artmadı, dışarıdan gelen için barınma çok büyük problem. Ekim ayından itibaren sakinlemeye başlıyor. Birde datça aşırı rüzgarlı oluyor, kışın hiç çekilmiyor, çevredeki diğer yerleşimlere uzak, yollar çok iyi değil, doğalgaz da yok.

fethiye benim için yaz-kış yaşanılabilir bir yer.

bodrum'da lokasyon çok farkediyor, bazı kesimler aşırı tenhayken, bazı yerler de sakin ancak yine de insan oluyor.

Yerleşik yaşamak istesen can sıkıntısından alkolik olabilirsin. barınma büyük problem kiralar çok yüksek sezonluk kiralama yapmak ev sahiplerine daha mantıklı geliyor, doğalgaz yok, su sıkıntısı oluyor, elektrikler sık gidip geliyor, sağlık imkânları büyükşehirler kadar gelişmiş değil, mekanların çoğu ekim-kasım gibi kapanıyor, kasım ayında gidip bir dolaşsan genel bir fikir edinirsin.
0
sealth
(07.06.24)
Bodrum için konuşayım, babam pandemide yazlıkta kalmaya gitti kış aylarında, şehirde ömrü geçmiş biri için emekli olsa bile zor.
sosyallikten bahsetmiyorum sitemizde kışın kalan insanlar vardı ama etraf boş mesafeler uzun şehir boş, musluk su kalitesi çok düşük. 3-5 gün romantizmi çok güzel ama aylar ve aylar boyunca sıkıcı, genç için daha sıkıcı.
ha yine şehir içinde oturucaksan merkezde olucaksan bir nebze iyi çünkü aman markete gideyim dersen bile 15 dk araba ile.
0
eja
(07.06.24)
hangi yöre olduğuna göre değişir. artıları da eksileri de var.

mesela ablam bodrumda yaşıyor. denize 1 dakikalık mesafede. istediğiniz her an hiç hazırlık yapmadan denize girmek, kumsalda güneşlenmek falan çok güzel gerçekten. ama mesela zırt pırt sular kesiliyor. hatta 3 gün hiç gelmediği oluyor. başka yerlerde idare edilebilir ama bodrum gibi bir yerde 3 gün susuzluk inanılmaz berbat bir şey.

oturduğu yer yazın bile çok kalabalık olmuyor. kaos yok. ama bakkal market vs. yakınlarda olmuyor. mesela ablam bir gün evde tek başınayken hasta olmuş, yakında hastane yok. arabaya sürmeye de mecali yok. tek başınaysanız bu tarz şeyler problem olabilir, her yere arabayla gitmek zorunda olursunuz vs.
0
candide
(07.06.24)
bu arada bodrum denince akla direkt pahalılık geliyor ama uygun fiyata güzel kiralık yerler var.
0
candide
(07.06.24)
Nemden dolayı gethiyede mesela evlerin içi soğuk olur kışın, bir de sürekli ısıtılmadığından. Ben istanbulda daha az üşüyordum.

Fethiyenin güzel koyları için araba lazım.

Kiralar hiçte ucuz değil, ucuz olan yerlerde de sen rahat edemezsin.

Yani paran varsa güzel, yoksa düşündüğün kadar hoş olmaz.
0
durgunfoton
(07.06.24)
Bu tarz kafalara en uygun yer -bodrum civarı içi - Turgut Reis. Bildiğin Büyükşehir gibi olmuş. Yaz kış yaşayan bir sürü akraba es dost var. Herkes hayatından aşırı memnun.

Bizim de boğaziçi köyü yazlık sitelerde -yine bodrum civari- bir evimiz var bazen aralık ayına kadar kaldığım oluyor.

Evin yalitimi yoksa ve denize yakınsa -açık cephesi, deniz manzarası varsa- kışın aksamlari korkunç soğuk oluyor. Klima, elektrik sobasi vs kurtarmiyor. Doğalgaz zaten yok.

Genelde bu bölgedeki evler yazlık olarak planlandigindan yalıtımı olmuyor. 2-3 sene önce yalıtım yaptirdik ve ısınma açısından baya fark etti. (Kış kalacaksaniz yalıtımlı ev önemli)

Bizim sitede deniz suyu aritiliyor. Güzel bir arıtma sistemi var, bakanlık onaylı içilecek kadar temiz. Fakat aritma zaman zaman arizalanip sıkıntı çıkarabiliyor. Yine de şebeke suyu kullanan yerler kadar susuz kaldığımızi hatırlamıyorum.

Onun dışında Turgut Reis gibi merkezi bir yerde değil de (baya yogun bir minibüs ağı var orada) yazlık site konseptli bir yerde kalinacaksa araba şart oğlu şart. Arabasız kepaze olursunuz.

İnternet de sıkıntılı. Bir çok yerde fiber alt yapısı yok. Kablo tv vs alt yapısı zaten yok. Bildiğin Türk telekom 50 sene önceki bakar telefon telleri ile VDSL bağlantısı. Max 30 Mbps hız, 100 ms ping (oyun falan oynayan bir tipsen geçmiş olsun)

Ama ben burada Arabasız bile kaldım. Bahsettiğin gibi denize girebilmek dalmak, balık tutmak, deniz kenarında yürüyüş yapmak, yazlık sitenin kışın olan issizligi -ki 500-600 haneli bir site 100-200 kalan var yaz kis- çok keyifli.

Bir en kış zamanı bile öğlen güneşi ile gündüz ev guzel ısınıyor. Evler de Bahçeli tabii şehir kafasından çok farklı kafalar sürekli disardasin.

Üstte saydığım bütün olumsuzluklara karşın bence değer.
0
makbur
(07.06.24)
Urlalıyım (görece çok denize girilecek yeri yok denilebilir tabii ama girilebilecek gibi yerleri var, çok bomba denizlere de oldukça yakın bi yer) genellikle yerlisinde denize doymuşluk oluyor. Aynı şekilde Bodrum'da yaşayan arkadaşlar 5 dakika suya girip çıkıyor öyle yandım allah deniz macerası yapan yok gibi az gibi.

Yani size uzak diye çok müthiş geliyor olabilir size, elimizde olmayan her şey çok müthiş, bizim olan her şey de pek müthiş değildir ya. Öyle de bi durum var.
0
hedep
(07.06.24)
- çok tenha olur
- inşaat sezonu olduğu için gürültüsü, tozu pisliği, ne idüğü belirsiz tipleri falan çok olur
- kışı sert geçmese bile mesela bodrum'da kıyıya yakın yerler için, acayip rüzgarlı olur, gece öyle rüzgar sesinden gına gelebilir, kafayı yedirtebilir
0
malheiros
(07.06.24)
Yaşam kaliteniz artar. Genel olarak gıda ve kira ücretleri büyükşehirlerden daha ucuzdur. Doğayı, dalışı, arkeolojiyi seven biri için kışları sakin olması dezavantaj değil tam tersine daha avantajlı olsa gerek. En büyük dezavantaj iş ve eğitim durumunuza göre iş ve eğitim imkanları olabilir.
0
doharkoman
(07.06.24)
Bodrum'da yaşıyorum.
Buranın (ve genel olarak turistik yerlerin) olayı, deniz ve yeme içme. Başka bir şey yok. 9 da sadece yazın olduğu için yazlık yerler diye geçiyor.
Pahalılık var evet, (Bodrum pazarında bir demet maydanoz 10 tl iken Milas'ta 5 lira. Veya burada eve sehpa alacaktık, 4500 lira dediği sehpanın aynısını Ankara'da 1750 liraya aldım)
Bunun yanında kalabalık. 10 kilometrelik yolu yazın 1 saate çıkamadıgım bile oluyor.
Ayrıca isim olarak büyük görünebilir ama içerik küçük bir köy gibi. Hastane, doktor, okul gibi imkanlar sınırlı. Tabi paran varsa özel hastane, özel okul imkanı daha iyi.
Eğer güzel bir işin varsa, havuzlu bir evin veya havuzlu bir sitede evin varsa her şey güzel.
Daha yazılacak çok şey var ama işin özü şu, zenginsen her şey güzel.
0
etna
(08.06.24)
(20)

Zorla evlendiriliyor olabilir miyim? + dertleşme duyurusu

top_secret
Bir sevgilim olsun, onunla gezip tozayım hayatı paylaşayım çok isterdim.Uzun zaman olmadı bu, olanlar kısa sürdü çünkü ben sıkılıyordum.Yani ilişki bir süre sonra, "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" e dönüyor. Ben hiç zevk almıyorum ve bir iş bir ödeve dönüyor ilişki,
Bir sevgilim olsun, onunla gezip tozayım hayatı paylaşayım çok isterdim.
Uzun zaman olmadı bu, olanlar kısa sürdü çünkü ben sıkılıyordum.
Yani ilişki bir süre sonra, "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" e dönüyor.
Ben hiç zevk almıyorum ve bir iş bir ödeve dönüyor ilişki, üstümde baskı hissediyorum.

Sonra bir arkadaş vasıtasıyla bi kızla tanıştım. İyi gibi görünüyor uzaktan her şey.
Akıllı, sevecen ve beni çok seviyor.

Ama iletişimimiz konuşmalarımız he geçen gün kötüye gidiyor.
Bana göre o; sürekli dediği olsun isteyen, kendi bildiğinin doğru olduğunu sanan biri.
Mesela "şu beyaz desem; bunun doğru olmadığını kendinin doğru olduğunu söyler ama sonuçta bu beyaz der.

Ona göre kendi; çooook görmüş geçirmiş, hayatın her aşamasını geçmiş biri. Ben daha ergenim, ilişki ne bilmiyorum, evlilik ne bilmiyorum, hatta bi ara arkadaşımın olmadığını filan söyledi yani ben içine kapanık asosyal bir tipim demek istiyor.

Son zamanlar her telefon konuşmamız tartışma, ses yükseltme, onun ağlaması, gerginlikle bitiyor (ona göre normalmiş)

Farklı şehirlerdeyiz biraz uzak mesafe yürütüyoruz.

Birlikte güzel şeyler yapıyoruz, buluştuğumuzda mutlu oluyoruz, ten uyumumuz iyi gibi fakat ne zaman bir gezi vs yapsak sonunda bir tartışma ve gerginlik (ona göre normalmiş) yaşıyoruz.

Ayrıca ben onu çok eleştiriyormuşum, ama yanlış olana yanlış diyorum ama bunu deyince kızıyor ağlıyor beni suçluyor.

Tüm bunlar ışığında biz ciddi düşünüyoruz, tanışalı 6 ay filan oldu, aileler tanıştı, yüzük takıldı sanırım nişanlandık.

Sanırım diyorum çünkü her şey öyle hızlı ve kendi kendine gidiyor ki.

Kız şöyle şöyle yapalım diyor tadımız kaçmasın diye tamam diyorum dediği oluyor.
Tatil ayarlıyor şu tarihte gideceğiz diyor tamam diyorum gidiyoruz.

Bir akarsuda öylece ilerliyorum. Hayır dersem gerginlik oluyor tadımız kaçıyor ben bundan nefret ederim. Kimseyle laf dalaşına girmek istemem ben.

Artık evlenme aşamasına geldik.
Bana gün al salon tutalım diye sürekli söylüyor.
Arkadaşları sürekli soruyormuş ne zaman evleneceksiniz diye cevap veremiyormuş.

Kimse bana neyi ne zaman istediğimi sormuyor.
Evlenmek istiyor muyum veya sürekli tartıştığım biriyle evlenmek istiyor muyum bilmiyorum. Hayır diyemiyorum. Demekten korkuyorum, beni azarlamasından korkuyorum. Bana kızmasından korkuyorum.

Biraz karışık anlattım ama inanın çok sıkışmış durumdayım. Lütfen kendinizi benim yerime koyun ve bana fikirler verin buna çok ihtiyacım var.

Ben zorla mı evleniyorum? Ne yapmalıyım?
0
top_secret
(05.06.24)
Jason bourne gibi bu ortamı arkana bakmadan terket
0
grimavi
(05.06.24)
Koca adamsın. Karşına al ve hislerini açıkça söyle. Sakın evlenme. Gerekirse kötü ol, ne kendine ne de ona bunu yapmaya hakkın yok.
0
gabe h coud
(05.06.24)
Oha amk dünyaya 1 kez geliyorsun ve ayıp olmasın diye 65 yılını sürekli didistigin biriyle mi gecircen
0
abuzer
(05.06.24)
nişanın maksadı zaten budur. bak ciddi bir yola giriyorsun, köprüden önce son çıkış, kesin ve net kararını ver aşamasıdır.

ben ortada evlenmesi gereken bir çift göremedim. bütün evlilikler dört dörtlük olacak, her iki taraf da çok sevecek veya her şeyde anlaşacaklar diye bir kural yok ama siz asgari şartları bile karşılamıyorsunuz bence.

ya 3 gün sonra boşanırsınız ya da cesaret edemeyip senelerce mutsuz mutsuz yaşarsınız gibi duruyor.

iyice ölçüp biçip kesin karar verme aşaması sizin için. geç değil ama erken de değil. birkaç gün içinde karar verin bence.
0
candide
(05.06.24)
"Kimse bana neyi ne zaman istediğimi sormuyor.
Evlenmek istiyor muyum veya sürekli tartıştığım biriyle evlenmek istiyor muyum bilmiyorum. Hayır diyemiyorum. Demekten korkuyorum, beni azarlamasından korkuyorum. Bana kızmasından korkuyorum."

Kesinlikle evlenmemen gerekiyor. Henüz kendini dahi yönetemiyorsun, hayır demenin gereklerini yaşayamıyorsun, ikili ilişkinin dengesini oluşturabilmek için gereken gerilim seviyesini, bunu yönetmeyi öğrenmemişsin, gerilimden korkup kaçtığın için akıntıya kapılmış gidiyorsun.

İşin kötüsü bunların hiçbiri zorla olmuyor, sadece hayır diyemediğin, iletişimi yönetemediğin için oluyor.

Bence ayrıl. Rahatla. Sevgi başka bişey, sevmeden evliliğe girişme. Sıkılıyorsan sevmemişsindir, oradan pay biç. Seven insan -kadın erkek fark etmez- emek verir, sıkılmak şöyle dursun özler, egodan uzak bir kaybetme korkusu yaşar. Yani bağımlılık değil sağlıklı bir bağlılık yaşar. Kendini gözlemlemelisin, sıkılmak sevmediğinin göstergesi, hayır diyememek travmatik bir durum, kendini koruyamadığın iletişimde karşındakini hiç koruyamazsın vs. Bu ilişkide nişanlık anne sen de 5 yaşındaki çocuk durumuna gelirsiniz, gerçekten gerek yok.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
Evlilik şakaya gelmez. Yani şöyle gelmez; evlenmek çok kolay ama boşanmak çok zor olabilir. Maddi-manevi çok yıpranabilirsiniz. O yüzden ciddi bir şekilde kendinize sorun: bu insanla birlikte yaşamaya hazır mısınız? İstiyor musunuz? En ufak şüpheniz varsa "kusura bakma ben yapamayacağım" diyin ve bırakın.

"Beni azarlamasından korkuyorum" tarzı lafları yakıştırmayın kendinize. Çocuğu değilsiniz onun. Lütfen.
0
pispinti
(06.06.24)
kontrolü eline al. Sana yanlış gelen bişeyi söylediğinde sinir krizi + ağlama krizi oluyorsa zaten sevgililiğe bile devam etmen sıkıntı, bir de evlilik diyorsun.

"Tadım kaçmasın diye tamam diyorum" bu da çok yanlış. Sürekli ortayı bulmaya çalışmak yerine, normal hayatın akışında benzer düşünüp benzer planlar yaptığın birini bulursan o zaman evlen.
0
nhk ni youkosu
(06.06.24)
İnsan ilişkide yaptıklarını zorunluluk olarak görmemeli.

Görev gibi hissettiğin şeyleri kendinin zaten seve isteye yapacağı bir ilişki bulman lazım. Karşı taraf için de aynısı geçerli.

Bunlar kişiden kişiye değişir, o yüzden uyuşan kombinasyonda birisini bulmalısın.

Eşim de bazen salıyor sadece senin istediğini yapıyoruz çünkü evlilikti şehir değişikliğiydi vs. bunların tüm yükünü bana atıyorsun sanki kafana silah dayayıp yapmışım gibi, onların suçunu bana attığın için psikolojik baskı hissediyorum, hayatı yaşarken sadece senin merak ettiğin şeyler alınıyor, sadece senin merak ettiğin yerlere gidiliyor, kimse fikrimi sormuyor diyor.

O da böyle bir hayat istemiyormuş. Çünkü genelde onun fikirleri çok para harcamaları yerler oluyor ben orada eleniyorum.

O yüzden gönül isterdi ki kimse böyle hissetmesin, iki tarafın da gönlü olduğu şeyler yapılsın.

Ben de mutlu olmuyorum ki çok gönlü olmayan bir şeyi yaptığımızda. Zaten yüzünden anlaşılıyor yani. Motorla gezsek nee, pleysteyşın oynasak ne... yok ki hanım orada.

O yüzden ona bırakmayı deniyorum, fakat kendisi bir plan-program yapamıyor. Sonra iş yine başa düşüyor. Bu sefer de diyor senin istediğini yapıyoruz hep sdfksdgk saçma bir kısır döngü.

Kadınların arzuları bitmiyor. Benim tek beklentim sorun çıkmasın, koşullar neyse uyum sağlansın, mutlu olunsun, pozitif olunsun... Ama hanımlarımız pek öyle olmuyor.

Hatta şöyle söyeyim öyle gibi yaşayanlar da (mutlu gibi, pozitif, bir şeylere katlanır halde vs.) öyle sürdürdükleri için mutsuz. Yani aslında öyle de mutlu değiller. Sen de zannediyorsun ki ne kadar da anlayışlı bir karım var :)))) Meğer o katlanmak olarak görüyor. Eeeey efendi katlanmak deyince biz nelere katlandık diye çıkışırsan, savaş çığırtkanlığı gibi oluyor, o da aynı söylüyor ortalık kan gölüne dönüyor.

O yüzden seçtiğiniz insana dikkat edin. Benim sütten ağzımın yandığı kriterlerim başkaydı. O yüzden eşim beni tavlayabildi. Ama çok önemsemediğim diğer bu tarz konular, zaman ilerledikçe canımı sıkmıyor değil.
0
ananiyimioguz
(06.06.24)
bu mutsuzluğun yeni ortaya çıkmadıysa ayıp olmasın diye nişanlandın yani? tadımız kaçmasın diye nişanlanılır mı hocam bu hareketin ciddiyetinin farkında değilmiş gibi konuşuyorsun ya da aslında bir yandan da böyle bir yola sokulmanın seni tatmin eden tarafları var karşındaki kişi olmasa da burada sana biçilen rol hoşuna gidiyor. bana sanki ikincisi gibi geldi çünkü bu durumdan o kadar mutsuz olsan onunla tadınızın kaçmasından da korkmazsın tam tersi esas istediğin şey tadınızın kaçması ve sonunda ayrılmak olur. belki hoşuna giden o kocalık rolüyle seni mutsuz eden kişi arasında kaldın. esas istediğin ve istemediğin şeyler neler iyi düşün evlilikten önce de karar ver. nişan atmak da sıkıntı yaratan bir şey tabi ama boşanmak kadar değil öyle düşün.
0
semaforo de medianoche
(06.06.24)
Mutsuz edecek bir ilişkide ısrar edip üstüne bir de ömür boyu nafaka ödeme isteğiniz neden bu kadar yüksek? Kaçın.

"Bir sevgilim olsun, onunla gezip tozayım hayatı paylaşayım çok isterdim."

Bu isteğinizi her önünüze gelenle yaşayamazsınız. Azıcık cesaret lazım ki zaten herkes yazmış.
0
kimlanbu
(06.06.24)
Hayatına giren kadınlar çok da farklı olmayacak ikili ilişkiler her zaman böyledir. İlişkiler karşılıklı fedakarlıklar ister yani ikinizde zamanla değişeceksiniz. Bir yola girmişsiniz o yolu bitirip evlenin bence
0
respect
(06.06.24)
yan yana olsanız 2 ay sürmeyecek ilişkinin 6 ay devam etmesi ve nişanlanmanız...
0
elorelia
(06.06.24)
"Ona göre kendi; çooook görmüş geçirmiş, hayatın her aşamasını geçmiş biri. Ben daha ergenim, ilişki ne bilmiyorum, evlilik ne bilmiyorum," Duyurunun tamamnına bakınca burada biraz haklılık payı var gibi nişanlınızın.

Bir kere ilişkilere "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" şeklinde bakıyor olmanız sıkıntılı bir bakış açısı. Buluşmadığınız kişiyle mi sevgili olacaksınız? Enerjiniz yoksa belki de siz ilişkide olmak için doğru zamanda değilsinizdir nerede kaldı evlenmek...
Lütfen karşınızdaki insanı sırf ideal olduğu için bir maceraya sürüklemeyin. Kendinize zaman tanıyın ve ne istediğinizden emin olana kadar da kimsenin zamanını çalmayın.
0
Kediyi üzdün
(06.06.24)
Sanırım nişanlandık mı? Yok canım ne alaka.
0
Kahvedesu
(06.06.24)
- Birlikte güzel şeyler yapıyoruz, buluştuğumuzda mutlu oluyoruz, ten uyumumuz iyi gibi fakat ne zaman bir gezi vs yapsak sonunda bir tartışma ve gerginlik (ona göre normalmiş) yaşıyoruz.

-> Karşındaki kişi üzgünüm ama bir kezban. Serbest bir gezme ortamında bu gerginliği çıkartan, evde yaşarken en küçük bir sorun anında nasıl davranır ben düşünmek istemiyorum. Üstelik bu gerginliği çıkarmayı kendisi için bir "hak" olarak görürken, bu gerginliği sona erdirmeyi sana "görev" olarak vermiş. KOŞARAK KAÇ.

- Arkadaşları sürekli soruyormuş ne zaman evleneceksiniz diye cevap veremiyormuş. Kimse bana neyi ne zaman istediğimi sormuyor.

-> Kadınlar birbirine bu konularda baskı yapmayı sever. Göreceksin biraz daha cevap vermezse "bu çocuk seni oyalıyor" geyiği yapacaklar, o da sana çemkirecektir.

- Ona göre kendi; çooook görmüş geçirmiş, hayatın her aşamasını geçmiş biri. Ben daha ergenim, ilişki ne bilmiyorum, evlilik ne bilmiyorum, hatta bi ara arkadaşımın olmadığını filan söyledi yani ben içine kapanık asosyal bir tipim demek istiyor.

-> Daha yeni tanışıyorsunuz ve seni aşağılıyor, sürekli suçluyor, küçük görüyor.

- Yani ilişki bir süre sonra, "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" e dönüyor. Ben hiç zevk almıyorum ve bir iş bir ödeve dönüyor ilişki, üstümde baskı hissediyorum.

-> Yine bir ofsayt argüman. İçinden gelmiyorsa, mutlu olmuyorsan, bunu bir görev gib görüyorsan bir ömür bunu nasıl sürdüreceksin?

Anlattıklarından anlaşılan sen ZORLA EVLENİYORSUN VE MUTSUZ OLACAKSIN. İnsaf, bu kadınla aynı eve girdikten sonra hayatın cehennem olur.

Bir ve tek hayatın var, onu da kaprisli, seni aşağılayan bir kadınla ziyan edeceğine kafanı topla. Dünyada tek kadın o değil, daha düzgün, anlayışlı, kültürlü birine illa ki denk gelirsin. Kimse kimseyi bu kadar idare etmek zorunda değil. Bir an önce bitirip yoluna bak derim.
0
Lethe
(06.06.24)
Uzak mesafe ilişkisi yürüttüğünüz için şimdilik birbirinize tolerans gösterebiliyorsunuz.

sen daha alttan alan taraf olduğun için bazı şeyler gözüne batmıyor veya birşey söylemiyorsun çünkü sabır eşiğin daha yüksek.

bunun diğer sebebi de yeteri kadar bir arada vakit geçirmemiş olmanız. mümkünse bir arada minimum ardışık 7-10 gün kadar birlikte vakit geçirin.
artık aynı evde mi kalırsınız veya tatile mi çıkarsınız veya aynı şehirde bulunup günün büyük kısmını birlikte mi geçirirsiniz bilmem.

yakından tanıyıp olacakları görmenizin başka yolu yok anladığım kadarıyla
0
joooper
(06.06.24)
Okurken Peep Show'un Mark karakteri aklıma geldi, o da ayıp olmasın diye evleniyordu yanlış hatırlamıyorsam;)
0
blue rebel motorcycle club
(06.06.24)
İstemediğin şeylere Hayır diyemiyorsun

Tartışma çıkacak korkun var ve tartışmadan kaçınıyorsun

Meli malı düşünce yapısına sahipsin; o öyle olmalı bu böyle yapılmalı bu böyle söylenmeli vb düşünüyor ve bu düşüncelerini ciddiye alıp tavsiye veriyorsun.

Bol bol sempatiye düşüyorsun, empati yeteneğin çok zayıf

İhtiyaçlarının sorumluluğunu alacak cesaretin yok

İhtiyaçların konusunda da net değilsin, elinden tutan seni sürüklüyor, işleri başkasının sürüklenmesi bir bakıma rahat da geliyordur

Normal konuşmaları ima olarak duyuyorsun

İnsanların senin hakkında ne düşündüğünü de tahmin edip düşünüyor olabilirsin tahminim

sosyal ortamlarda kendini ifade etmekten de geri duruyor olabilirsin ek tahminim.

Kanka evlilik seni çok kötü çarpar şu an. Kendine gelemezsin.
Hayatının kontrolü içindeki utangaç çocukta hala. Terapi alıp yetişkin haline bırakmalısın sorumluluğu. Ayrıntı istersen mesaj at brocum.
0
hasmetizm 2046
(06.06.24)
light selami gibi bir ilişki anladım anlattıklarından

ayrılmalısın

tadımız kaçmasın diye her şeye evet denilmez

evlenilmez
0
jülsezar
(06.06.24)
Ailenle iyi kötü bir iletişimin varsa önce onlara aç konuyu. Ana fikir ayrılık olmayabilir ama "Biz daha birbirimizi tanımıyoruz, aceleye geliyor her şey" tarzında konuştuğunda belki onlardan da destek gelecek. Büyük ihtimalle gelir. Sonra gözünü karartıp kıza söyle. Burada anlattığın gibi biriyse "Beni yarı yolda bıraktın, Allah senin belanı versin, ben sana ne yaptım? Zaten hiç sevmemissin. Asıl ben senden ayrılıyorum." falan diyebilir. Bunlara hazır ol. Cevap verme. Söylediğin tek şey olsun, "Daha erken.", "Evlenmek için daha erken." Evet seni hirpalayacak, hakaret edecek, suçlayacak, kendini acindiracak. Ama bunları göze al. Eninde sonunda ne demek istediğini anlar. Kimse kimseye zorla bir şey yaptıramaz ya. O arkadaşlarına mahçup olmasın diye iletişim kuramadigin bir kadınla evlenmek zorunda mısın? Sinirleniyorum cidden bak, yine geliyorlar bana. Hayırdır ya?

Lütfen tavrını koy, olmaz öyle şey.
0
sekizdokuzon
(06.06.24)
(7)

Başlangıç pozisyonu maaşı görece yüksek meslekler

sekizdokuzon
Merhaba. 12 yıllık matematik öğretmeniyim ama artık bu işi yapmak istemiyorum. Daha önce farklı olarak çağrı merkezinde çalıştım. Başlangıç olarak iyi kötü bir maaş alabileceğim ve kendimi geliştirdikce ekonomik olarak rahatlatacak ne yapabilirim?İstanbul'dayım. Yaş 37, kadınım.Teşekkürler.
Merhaba. 12 yıllık matematik öğretmeniyim ama artık bu işi yapmak istemiyorum. Daha önce farklı olarak çağrı merkezinde çalıştım. Başlangıç olarak iyi kötü bir maaş alabileceğim ve kendimi geliştirdikce ekonomik olarak rahatlatacak ne yapabilirim?

İstanbul'dayım. Yaş 37, kadınım.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(15.05.24)
Sektör tavsiyesi de alabilirim, "Bir şekilde gir, illaki yukselirsin" dediğiniz.
0
🌸sekizdokuzon
(15.05.24)
Denetim ve muhasebe alanında çalışabilirsin.
0
gabe h coud
(15.05.24)
maaşlardan dolayı mı yapmak istemiyorsunuz yoksa öğretmenlik mi yapmak istemiyorsunuz

özel derslerden acayip para kırabilirsiniz gibi gözüküyor çünkü yeni sektöre zaman harcamak yerine
0
jülsezar
(15.05.24)
yazılım iş yapar her zaman
0
duyurukullanıcısı
(15.05.24)
Ben de özel ders yazmaya geldim.
Çevre edinip iyi de bir düzen tutturursanız aldığınız maaştan fazlasını kazanıp daha rahat çalışanilirsiniz.
0
kirmizipilotkalem
(15.05.24)
Selam, ucretsiz ders vermek istediginizi gordum saygi duydum. O zaman kayda deger tavsiye verelim dedik. Zaman/kazanc egrisi esasiyla kafamdan kaba hesap yaptim.
Figma ogreniyorsun, olursa yaninda birkac a2 b1 seviyesinde tasarim programlari tercihen adobe olabilir. Daha sonra ui uxci olarak ister freelance ister yabanci islerle ilerliyorsunuz. Figma ogrenin ama o elzem. Ayrica ozel ders, youtube kanalina yuklenmek de dusunulebilir. Zaman egrisi yuksek ama kazanc baslarsa bir sure sonra video atmaya gerek kalmayacaktir.
0
optimistbakunin
(15.05.24)
sosyal mecralara yönelin, azıcık isim yaptınız mı paraya para demezsiniz. youtube kanallarından teklif gelebilir artı özel derslerden inanılmaz kazanırsınız. bir de üstüne alanınız matematik, ben olsam asla bırakmazdım.
0
candide
(15.05.24)
(7)

Bebek arabası

solenkol
Tecrubeli duyurudaşlarımıza sorarım; anakucağıyla da kullanmak için bir araba bakma arifesindeyiz. Travel sistem cok buyuk yer kapladıgı için kullannıssız deniliyor. O yuzden bagajda cok yer kaplamayan katlanınca bir bebek arabası bakıyoruz. Dikkatimi cekenler chicco goody plus ve cybex libelle. Siz
Tecrubeli duyurudaşlarımıza sorarım; anakucağıyla da kullanmak için bir araba bakma arifesindeyiz. Travel sistem cok buyuk yer kapladıgı için kullannıssız deniliyor. O yuzden bagajda cok yer kaplamayan katlanınca bir bebek arabası bakıyoruz. Dikkatimi cekenler chicco goody plus ve cybex libelle. Sizin önerileriniz ne olurdu? Bonus soru: yurtdısındaki arkadaslarımıza tr ye gelirken sipariş versek paketinden acıp kabine koyup getirebilirler mi? Sorun olur mu bu durum?
0
solenkol
(13.05.24)
Nasıl kullanacağınızla alakalı. Eğer bebeği arabada taşıyacaksanız, sorun uyuduğu zaman nasıl bindirip indireceğiniz.

Travel system, bebek ana kucağı içinde uyurken kıpırdatmadan ana kucağı içinde arabaya koyabilmek ve arabadan alabilmek için yapılmış bir şey. Buna ihtiyacınız olacaksa, varsın büyük olsun.

Ama yok arabayla işimiz yok diyorsanız, o zaman bu kaba saba şeylere katlanmanıza gerek yok, herhangi birini alabilirsiniz. Marka, model, renk, desen falan filan hiç fark etmez.

Size tek önerim satın almadan önce bir şekilde alacağınız bebek arabasını görün, bir katlayın açın. Rahat katlayıp açıyorsanız, sorun yok. Yapıştırın gitsin.
0
babilfish
(13.05.24)
cybex easy twist mi ne vardı sanırım onu herkes hem yer kaplamaması hem kolay katlanması falan bi sürü şey için övüyor.
uçakta bebek yoksa bebek arabası kargo sınıfından ücretlendirilir diye biliyorum. arabayla gelen biri varsa daha mantıklı.
0
wild honey suckle
(13.05.24)
travel vs bilemiyorum ama minimum altı ay pusetle indirip bindireceğiniz için pusetli bir model almak zorundasınız zaten. sonrasında bu bahsettiğin modellere geçebilirsiniz.

pusetli modelin kullanım ömrü kısa olacağı için en uygun neyse o alınabilir, hatta varsa ikinci el de olur.

bonusa cevap, gerçekten kabin boy ise evet getirebilirler. katlandıktan sonraki ölçülerine bakmak lazım.

sürekli yurtdışına gidip gelmeyecekseniz sırf kabin boy diye çok para vermeyin bence. büyük bebek arabalarını da zaten katlı halde uçak kapısından teslim edip inince yine kapıdan teslim alabiliyorsunuz. her bebek arabayı sevmiyor, bunu da hesaba katın.
0
elorelia
(13.05.24)
cybex easy twist 2 yanına da cybex cloud z puset almıstık. easy twist hem öne hem arkaya dönük kullanılabilmesi, hafif olması, bagajda az yer kaplamasıyla oldukça memnun etti.
Cloud z, ADAC güvenlik skoru yüksek olsa da oldukca büyük ve agır bir puset. daha hafif modellere bakılabilir. 4-5 aydan itibaren izofixli sabit oto koltuguna (sirona zi) gectik.
0
unalub
(13.05.24)
merhaba, ikinci el cybex qbit plus satıyorum. travel sistem ama katlanınca ufak oluyor. isterseniz fotoğraf atabilirim. mesaj atabilirsiniz bana.

www.eksiduyuru.com
0
candide
(13.05.24)
merhaba bende de travel sistem bugaboo ve cybex ana kucağı var, dilerseniz uygun olarak satabilirim.

soru yanıtına gelirsem, bugaboo’dan çok memnun kaldım, katlanılıyor evet ama şu an kullandığım libelle gibi küçük olmuyor. ben 2. bebek arabası olarak libelle’i almıştım ama bebekken anakucağı şart. büyüdükçe libelle gibi seçenekler daha iyi.
0
deartheodosia
(14.05.24)
quinny zapp xtra 2 kullanıyorum. Katlayınca kabin boy oluyor, pusetle de kullanabilirsin.
0
metos
(14.05.24)
(15)

Bu İnsanın Maddi Durumu İyi Mi Sizce?

french lover
Yaşına göre durumu nasıl sizce? "Daha fazla şeye sahip olabilirdi" der miydiniz? Birikim için geç mi kaldı?Yaş: 32Tecrübe: 9 yılMeslek: Makine mühendisiSektör: Savunma sanayi (son 3 senedir böyle)Maaş: 95.000 TLMal varlığı: Kendine ait arabası var sadece, değeri 2 milyon TLBorç: YokBirikim: YokEvi:
Yaşına göre durumu nasıl sizce? "Daha fazla şeye sahip olabilirdi" der miydiniz? Birikim için geç mi kaldı?

Yaş: 32
Tecrübe: 9 yıl
Meslek: Makine mühendisi
Sektör: Savunma sanayi (son 3 senedir böyle)
Maaş: 95.000 TL
Mal varlığı: Kendine ait arabası var sadece, değeri 2 milyon TL
Borç: Yok
Birikim: Yok
Evi: Kirada oturuyor (8700 TL kira)
Medeni durumu: Bekar
0
french lover
(08.05.24)
iyi. birikim ihtiyacı hissediyorsan başlayabilirsin ama bu ülkede pek işe yaramaz. her ay en fazla 1-2 çeyrek altın arttırabilirsin o kadar.
0
numlock
(08.05.24)
Birikimi hiç yoksa parayı savuruyordur ve eksiye düşmeye yakındır.

Alınan paranın çokluğu değil, nereye harcandığı mühimdir.
0
diyecevaplandı
(08.05.24)
iyi degil. sahip oldugu tek sey araba o da yerinde deger kaybeder, masraf cikarir, zaten benzin pahali. yani mal varligindan ziyade aylik bir gider kalemi aslinda :)

araba alip giderlerimi artirincaya kadar 9 yilda ekstra gelir olusturacak seylere yatirim yapardim. hisse senedi olur, imkan varsa ev ama onu almak büyük kalem. imkan dahilinde olmayabilir.

3 net maas zaten nakit para olarak kalmali acil durumlar icin. bazilari bunu 1 yil yapiyor.

isini kaybetse borc icinde. yeni is bulana kadar bir soluklanamaz her ay ödemesi gereken bir sürü kalem var ve ekstra gelir yok. o yüzden iyi degil. yoksa 2 milyon da güzel para gayet.
0
robert bosch
(08.05.24)
buna iyi degil demek icin %1'lik kesimde olmak lazim. gayet iyi. birikim yok denmis de araba da birikim sayilir.

maas turkiye sartlarina gore gayet iyi. gecen forddaki muhendisler 50 bin lira aliyoruz diye sikayet etmiyor muydu? makine muhendisi sirket kurmadigi surece turkiye'de fazlasini zor alir zaten.

bence ortalamaya gore epey iyisin.
0
bohr atom modeli
(08.05.24)
Maaş tabi ki ortalamaya göre iyi çünkü 32 yaşında ve savunma sanayinde çalışıyor.

Ama şunu açıkça söylemek gerekir eğer 7-8 senedir çalıştığını varsayarsak bu ortalama üstü maaşa bu birikim az. Çünkü savunma sanayi yıllardır ortalama üstü maaş veriyor hatta eskiden uçurum daha yüksekti. Şayet öyle bi durum yoksa gayet iyi durum.
0
Mcfly
(08.05.24)
Mcfly +1
Bu soruya cevap kişinin kac senedir bu tarz maaş aldığına bağlı. Ben de savunma sanayi maaslarindan haberdarim ve her zaman üst seviyelerdeydi. 9 yıldır burada calisiyorsa birikim olmamasi kötü yani ya da ev işine ucuz kredi zamani girmemis olmasi.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
İyi. Bu da soru mu şimdi? Neden geç kalsın arkasından atlı mı kovalıyormuş? Araba satılıp yatırım olarak değerlendirilebilir (ama bu toplumda gereksiz bir araba sevdası var saçma bir şekilde statü simgesi olarak görülüyor)
0
doharkoman
(08.05.24)
Şimdi gördüm 3 senedir savunma sanayinde olduğunu o zaman normal/iyi yani. Bundan sonra daha iyi gider, bu yaslardan sonra asıl paralar kazaniliyor (genele bakarsak tabiki kesin uç örnekler vardir).
0
logisticsmanager
(08.05.24)
bu arkadasa araci satip biran once bir ev almasini oneririm.
simdiden bir tane 25lik sevgili bulsun, 5-6 sene sonra da evlenebilir. 35'den once evlenmesin.
0
cooperr
(08.05.24)
Her ay eline geçen paranın (yolda bulduğu dahil) %10 u ile birikim ve yatırım yapmayanın,

Şu an itibariyle, aylık geliri / 10 X ay olarak çalışma hayatı = kadar birikimi olmayanın,

ve finansal okuryazarlık eğitimi olmayanın

bu günlerini çok yanlış olarak geçirdiğini düşünüyorum ben.

Not: Arabaya yatırım denir mi konusunda tereddütüm var. O zaman cep telefonunada mı yatırım diyeceğiz?
0
Mirket
(08.05.24)
Maddi durumdan bahsederken maaştan ziyade ne kadar birikim yapılabildiği esas konu olur sanırım. Maddi durum diyoruz sonuçta.

Atıyorum bir şirketin maddi durumu hakkında konuşurken bile ne kadar kâr ettiği ettiği konusu kârını ne kadar verimli kullanıyor olduğu kadar önemli değildir. Ortalık yüksek kârlarla batan şirket kaynıyor.

Hayat hep aynı değil, her an her şey değişiyor. Şu an çok yüksek maaşlarla çalışıyor dahi olsa ertesi gün ne olacağını bilemez. Sağlık sorunları, işsizlik, değişen ekonomik şartlar, çalıştığı sektörde değişen şartlar bu kişiyi şimdiki durağan döngüsünden çıkarabilir.

Birikim yoksa ve konu maddi durumsa bence bu kısmı en önde vurgulamakta fayda var.

Bu kişi birikim oluşturabilecek bir maaşa sahip. Maddi durumunu düzeltmek bu durumda bu kişinin seçimine bağlı. Bence bunu yapsın. Aksi takdirde kendisinden çok daha düşük maaşla çalışan birinin kendisinden daha iyi bir maddi duruma sahip olduğu bir noktaya ulaşması çok olası.

Tek başına araba bir yatırım değil. Yatırım konusunda en çok tekrarlanan en temel şeylerden birisi "bütün yumurtaları aynı sepete koymamak" eğer o arabaya bir şey olursa bütün birikim duman olur uçar. Evet şu an ülkede birikim oluşturmak ve bunun değerini koruyabilmek daha zor ancak zor demek gereksiz demek değil. Zorluk ve imkanlar farklı bir konu ama birikim kavramı farklı bir konu. Keşke zor olmasaydı, ama zor. Bana sorarsanız ekonomik olarak daha stabil bir ülkede birikimin önemi şartların daha fırtınalı olduğu yere göre daha az olurdu.
0
akhenaten
(09.05.24)
En azindan 1+1 ev almasi lazim. Zor bi orta yaslilik bekliyor kendisini
0
halk
(09.05.24)
millet asgari ücret ya da bir tık üstüyle bile azıcık da olsa birikim yapıyor. bu maaşla eviniz ve birikiminiz yoksa kötü. ya da mesela 2 milyonluk araba yerine 1 milyonluğa binip 1 milyonla da arsa vs. alınabilir. parayı kötü yönetiyorsunuz.
0
candide
(09.05.24)
abi şöyle söyliyim,

yaş: 29
tecrübe: günü kurtarmak için çalışıyor, herhangi bir uzmanlığı ya da "kariyer" basamaklarını tırmanmada işe yarayacak tek bir gün yok
meslek: yok
sektör: dil/edebiyat (çimenlere uzanıp şiir okuyorum)
maaş: 15 bin (resmiyette işletme sahibiyim, asgari ödeme zorunluluğu yok)
mal varlığı: 200 dolar (dayımdan alcam, borcu var)
borç: 30 bin
birikim: yok
ev: iki ev arkadaşıyla kalıyor (iki ev arkadaşı olduğu sürece 5000 lira)

***

diyeceğim o ki herkesin temposu farklı ve herkes için "daha fazla şeye sahip olabilirdi" diyebiliriz ya, bunun gerçekten sonu yok. yanlış anlama halime bak şükret diye söylemiyorum, zaten şu durumdaki birisi herhangi bir yetişkin için muhatap bile değildir ama sen iyi kötü tecrübe sahibi işinde gücünde bir adamsın belli ki.

yalnız ayda 95 bin kazanıp 8700 kira ödesem ben bile birikim yapardım, onu ekleyeyim. o kısmı enteresan geldi. hani borç filan olsa neyse dicem ama borç da yokmuş. 95 bin lirayı nasıl yiyosun her ay yav.

kısacası bence maddi durumun iyi hatta döviz bazında bile sağlam kazanıyorsun, DÜNYA GENELİ için orta-üst sınıf sayılır bunlar ama para akmaya devam ettiği sürece. bi ev bi şeyler olsa daha iyi olurdu sanki, yapılabilir de.
0
mark greg sputnik
(09.05.24)
95.000 lira maaş ve 9000 lira gibi bir barınma gideriyle bir birikiminiz olmaması normal değil. 1. Dünya ülkesi ortalaması maaşı alıp 3. Dünya ülkesinde birikim yapamıyorsunuz. Harcamalarınızı kontrol etmeniz ve bu maaş skalasında her ay en az 1000 dolar kenara koyabilmelisiniz.
0
denizgonen
(09.05.24)
(2)

Bu hangi websitesi?

bi sey dicem
https://twitter.com/temirlerin/status/1786077545122705641
0
bi sey dicem
(02.05.24)
nisanyan adlar
0
kesmekes laleler
(02.05.24)
nişanyan sözlük
0
candide
(02.05.24)
(12)

İzlediğiniz/takip ettiğiniz en uzun süreli dizi

put it in your appropriate place
- South Park 24.sezonunu izledim. Sonrası malum ortamlardan edinmeye üşendim. Öyle kaldı.- Family Guy'da en son 18. sezonunu izledim. Şimdilik ara verdim.- Csi'yi izliyordum bir ara 12 sezon civarı izledim galiba. Tam nerede kaldı, bıraktım bilmiyorum.- Batman The Animated Series'i bitirdim. Spider-
- South Park 24.sezonunu izledim. Sonrası malum ortamlardan edinmeye üşendim. Öyle kaldı.

- Family Guy'da en son 18. sezonunu izledim. Şimdilik ara verdim.

- Csi'yi izliyordum bir ara 12 sezon civarı izledim galiba. Tam nerede kaldı, bıraktım bilmiyorum.

- Batman The Animated Series'i bitirdim. Spider-Man The Animated Serise'de son sezon kalmıştı. Ne Türkçe Ne İngilizce altyazısını bulabildim. Öyle kaldı.

- Evet, friends var. 10 Sezon.

Şimdi X-Men The Animated Series'e başladım. Bakayım 5 sezonunu izler miyim, göreceğim.


Edit:

- South Park'i 2002-2003'de izledim ilk. Düzenli izlemeye sanırım 2008 olması lazım.

- Family Guy; Haziran 2022'de başladım.

- Batman The Animated Series, pandemi dönemi.

- Spider-Men The Animated Series, hatırlamıyorum.

- Csi, hatırlamıyorum.
0
put it in your appropriate place
(02.05.24)
the100
0
iiiiiiiiiiii
(02.05.24)
Supernatural
2008'de başladım tnt'de ilk yayınlandığında, 2020 son sezona kadar.
Önemli olan kaç sezon değil ne kadar uzun süre izlediğin. Öyle 24 sezon izledim demekle olmaz, sene kaçtı başladığında??
0
Bruce
(02.05.24)
Sezon olarak friends
0
anon1m
(02.05.24)
Avrupa yakasi
big bang theory
0
wishmaythşngs
(02.05.24)
sezon olarak friends.
saat açısından bakılırsa yaprak dökümü olabilir, malum türk dizileri 3 kat uzun oluyor...
0
candide
(02.05.24)
sezon hesabından gidersek

modern family (11 sezon)
friends (10 sezon)
the office (9 sezon)
0
sir gawain
(02.05.24)
kurtlar vadisi olabilir, bastan asagi.
0
gule gule
(02.05.24)
Bosch. (Polisiye)
0
dolantindr
(02.05.24)
blacklist sezon sayısı ve sezondaki bölüm sayısı olarak gayet uzun gelmişti bana.
0
co2s2
(03.05.24)
Shameless abd versiyonu 11 sezon-134 bölüm
0
iwasbornonamountainside
(03.05.24)
sezon sayısı olarak sanırım en uzun the big bang theory'yi izledim 12 sezon. Lisedeyken güncel takip ediyodum ama 8 ya da 9. sezonda bırakmıştım. Pandemi döneminde tus çalışırken başladım aralarda 20 dakikalık molalarda izlerim diye. Üç ayda 12 sezon bitirerek pek molalarda izlerim hedefime ulaşamadım ama çok da sıkıntı olmadı neyse ki :D

Onun dışında 8-9 sezonluk diziler çok izlemişimdir. Game of Thrones'u ilk sezondan son sezona kadar güncel takip ettim mesela. En uzun güncel takip ettiğim dizi oydu, hiç sonradan yetişme durumum olmadı
0
nundu
(03.05.24)
One Piece - 12 yıldır güncel olarak takip ediyorum.
0
lüzumsuz adam
(03.05.24)
(8)

Altı gün çalışmak

noxie
selam duyurucular, altı gün çalışıyorum ve artık dayanamıyorum. istifa etmemeye çalışıyorum.iki yıldır bu işteyim. baştan beri altı gün olduğu belliydi. sonra bir hafta beş gün, bir hafta altı güne dönüldü. yılbaşından beri tekrar altı gün. bilmiyorum, dayanamıyorum artık. tamamen evden çalışıyorum.
selam duyurucular, altı gün çalışıyorum ve artık dayanamıyorum. istifa etmemeye çalışıyorum.

iki yıldır bu işteyim. baştan beri altı gün olduğu belliydi. sonra bir hafta beş gün, bir hafta altı güne dönüldü. yılbaşından beri tekrar altı gün.

bilmiyorum, dayanamıyorum artık. tamamen evden çalışıyorum. sabah-akşam trafikle uğraşmadan çalışma lüksü var. ama ne yazık ki çok yoğun hep. bilgisayarla bütünleşmiş gibiyim. mental anlamda çok yorgunum, bir gün yetmiyor pek bir şeye. dinleneyim mi eğleneyim mi işlerimi mi halledeyim... uzaktan çalıştığım iş arkadaşlarım da böyleler. mesai saatlerim net, 9-6. iş dışında kimse bir şey yazmaz, istemez. maaşım (çok değil ama yaşamaya pek vaktim kalmadığı için yetiyor), sigortam düzenli. bunlar artı kısımlar.

ama işte altı gün. toplamda 8 yıldır çalışıyorum, hep 5 gündü. ama özel sektör malum, başka işlerde de bir sürü sıkıntılar yaşadım. burası yine dramanın pek olmadığı bir yer. herkes işini yapıp dağılıyor genelde.

hah bir de en kötü şeylerden biri şu. her gün bir iş günü. mesela bayramda 9 gün tatil olmuyor hiç. iki gruba bölünüyoruz. ben son büyük tatilde 3 gün tatil yaptım mesela. yılbaşı, bayramlar hep böyle...

işsiz kalsam, o da 1 ay dinlendikten sonra böyle boğucu olacak biliyorum. freelance işlerle de asla geçinemem. asgari ücrete bile ulaşmaz.

ara ara iş bakıyorum ama benim sektörümden yok. ya tamamen sektör değiştiricem (bu mesleği elde etmek için çok uğraştım), ya dişimi sıkmaya devam edicem ya da bir süre boşta gezicem.

napsam netsem kafam çok karışık...
0
noxie
(28.04.24)
Durumunu bilmediğim için şunu yap, bunu yap diye bir öneride bulunamıyorum. Ama 6 gün çalışmak 1 gün izin olması gerçekten çok zor ve böyle olmaması gerekiyor. Çünkü dinlenmek ve keyif aldığın şeyleri yapmaya vakit bulabilmek çok önemli bunlar ihtiyaç. Sadece 1 gün izinde ne yapabilirsin ki? Bir süre boşta gezme seçeneğini değerlendir istersen tabii maddi olarak seni zorlamayacaksa ve sonra iş bulabileceksen.
0
rock n roll
(28.04.24)
ara ara değil her gün iş bakın ve bence bulana kadar devam edin. evden 6 gün çalışmak, işte 5 gün çalışmaktan daha iyi bile sayılabilir bence. git gel vakit kaybı, otobüslerde sürünme derdi yok. kıyafet ütüle giy derdi yok. en önemlisi insanlarla yan yana olma muhatap olma derdi yok.

ayrıca ülke geneline baktığımızda çoğu kişi 6 gün çalışıyor zaten o kadar da kötü bir durumda değilsiniz ve çalışan insanların yarısı asgari ücret kazanıyor... bu yönlere de bakıp daha iyi şartlara geçiş için çabalamanız lazım.
0
candide
(28.04.24)
İstifadan önce çatır çatır, sapasağlam bir pazarlık yapmanızı öneriyorum (ya da hatırlatıyorum diyelim).
Zaten çıkmayı kafaya koyduysanız da kaybedecek bi şeyiniz yok. Şartlarda bir iyileşme isteyin (çalışma saatlerinin kısalması, ücret artışı vb tüm mevzular konusunda) ve ısrarcı şekilde bunun pazarlığını yapın.
Tabii çalıştığınız yerin şartlarını bilmiyorum ama böyle şeyler belli olmuyor belki koparıp alırsınız istediklerinizi.
Yakın bir arkadaşım (elk. mühendisi) daha yüksek maaş teklif eden bir yere geçecekti, istife etmek üzere görüşmeye gittiğinde öyle bir paket önermişlerdi ki, hiç aklında yokken kalmaya karar vermişti mesela.
Dediğim gibi eğer kararınız kesinse şöyle güzel bir mücadele vermeden gitmek bize yakışmaz :)
İyi şanslar.
0
norek
(28.04.24)
@anlatamıyorum

ikisinin ortalamasından az, 35 alıyorum
şu anki durumda bana yetiyor, birikim de yapabiliyorum
0
🌸noxie
(28.04.24)
8 yıllık iş tecrübesi + yazılımcı + haftada 6 gün çalışıyor olmanıza rağmen aylık 35k ücret alıyorsanız maalesef ortada çok çok çok büyük bir problem var. Bir an önce iş değiştirmeniz gerekiyor, olmanız gereken yere çok uzaktasınız.
0
silverleaf
(28.04.24)
@silverleaf: hocam sanırım sizin de dikkatli okumama probleminiz var. yazılımcı olduğum nereden çıktı anlamadım. yazdıklarımın hiçbir yerinde böyle bir ifade yok.

medya sektöründe çalışıyorum. bizim sektörde de öyle büyük paralar dönmüyor zaten. yöneticimin dahi öyle çok yüksek bir maaş aldığını düşünmüyorum.

benim derdim maaş değil bu arada tam olarak. altı gün olması ve bayram seyran her günün çalışma günü olması. duyurumu da bu şekilde açtım.
0
🌸noxie
(28.04.24)
Ben sizin yerinizde olsam remote çalışılan ama cumartesi-pazar tatil olan bir iş arardım. İş bulmadan da ayrılmazdım işimden.

Bu arada cumartesi günleri de 9-6 çalışıyorsanız iş kanununa aykırı bir durum var demektir, bilginiz olsun. Haftalık çalışma saati en fazla 45 olabilir çünkü.
0
pispinti
(28.04.24)
Başkan şimdi yaşadığın durum çok normal. Bana Fransa çalışma ortamında bile bazen iki günlük haftasonu yetmeyebiliyor. Hele bir de tr+6 gün; bu noktada bir insana 1 gün yetmemesi çok normal. Evden çalışmak da insani oldukça yoran bir şey. O yüzden durumunda anormal bir şey yok.

Bu noktada is bulmaya çalışmak en iyisi ama sektörden anladığım o kadar da kolay değil. Bence bu noktada remote olmayan ama eve de uzak olmayan yani remote olmamasinin etkisi az hissedilecek bir yer bulunabilir belki. yani bunu tabi siz bizden iyi bileceksiniz.
0
logisticsmanager
(28.04.24)
(14)

Bu saat nasil

Kittie
https://www.swatch.com/tr-tr/trendy-lines-in-sienna-so28o703/SO28O703.htmlIlk defa boyle bi soru sordum.Kucukken babam arada dogum gunlerimde bana swatch saat alirdi.Saat tutkum yok ama bu acidan bi swatch sevgim var.Basit tasarimlari seviyorum.Kendime de bi sebepten bi hediye almak istiyorum. Bi ne
www.swatch.com

Ilk defa boyle bi soru sordum.
Kucukken babam arada dogum gunlerimde bana swatch saat alirdi.
Saat tutkum yok ama bu acidan bi swatch sevgim var.
Basit tasarimlari seviyorum.

Kendime de bi sebepten bi hediye almak istiyorum. Bi nevi odul olacak bana.
Bunu alayim mi?
30+ kadin icin komik mi sizce. Cocuksu mu?
Veya cok gosterisli bi renk mi?
0
Kittie
(19.04.24)
30+ için çocuksu.
0
adivar
(19.04.24)
ben de sade seviyorum, model iyi ama rengi farklı seçmeniz lazım.
0
candide
(19.04.24)
Böyle çocukça tasarımları severim, herkes sevmez tabi
0
grimavi
(19.04.24)
güzel saat alınır, komik ya da çocuksu değil, çok gösterişli de değil tam kıvamında bence.
0
gule gule
(19.04.24)
baya kötü :(
0
robert bosch
(19.04.24)
saatin kendisi de kötü renk de kötü. ucuz duruyor bir de.
0
elorelia
(19.04.24)
swatch severim ama bu dandik çocuk saati gibi duruyor.
0
sir gawain
(19.04.24)
Elorelia ve sir gawain: swatchun olayi o zaten cogu modelinde. Renge odaklanalim, renk oksa alicam :)
0
🌸Kittie
(19.04.24)
Bence de gayet tatlı. Seviyorum Swatch tasarımlarını, alınır
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(19.04.24)
turuncu, fosforlu yesil, civciv sarisi vs..bunlar iddiali renkler.
Serra Yılmaz kafasinda bir hatunsa takan olur.
Yoksa bir $eye kelebek konmus gibi de olabilir.
tikkat etmek lazimdir.
0
cooperr
(19.04.24)
Hocam bu çok kişisel bi karar. Kendinize güvenin. Hoşunuza gittiyse alın. Dış kapının dış mandalıyız biz. Neden burada dışarıdan görseniz tarzını beğenmeyeceğiniz insanlardan fikir alıyorsunuz. Belki de biz kısa kollu çizgili gömlek giyen, kösele ayakkabı giyen biriyiz. Gerçekten fikrimizi merak ediyor musun?

Benim fikrime gelirsek, Tarzı böyle olan insanlara bu tarz saatler çok yakışıyor. baya güzel saat, ben de alıp takardım bu rengi. Bence kotla ve beyaz renkli üstlerle falan baya güzel durur.
0
zimbirik
(19.04.24)
Swatch bence tam olarak böyle renklerle alınması gereken bir saat. Bu renk elbette her zaman her yerde kullanılmaz ama iş ortamınız elveriyorsa uygun giyimle bence gayet güzel kombine edilebilir. Hafta sonu ve tatiller için zaten harika bir renk.

Swatch az paraya güzel görünecek saatler üreten bir marka. Bu tip aykırı renkler Swatch ve benzeri markalara çok yakışıyor. bir Rolex ya da Omega alacak olsanız elbette böyle bir renk olmaz ama Swatch bu renklerin saati. Beğendiyseniz alın.
0
10551037
(19.04.24)
kadınsan soruya gerek bile yok. Kadınlar her şeyi kendilerinde hoş gösterebiliyorlar. Enerjik çocuk ruhlu kadın olursun ne olacak.

Ayrıca mesela Dan Brown romanlarındaki profesörün mickie mouse'lu saat takması gibi, alanında uzman vs. biri aşırı çocuksu veya saçma bişey yapınca da cool durabilir. Senin nasıl taşıdığına bağlı.

edit: titanic kemancısı güzel örneklerle gelmiş.
0
nhk ni youkosu
(19.04.24)
TV ya da bilişim sektöründe değilsen kötü bence.
0
nawar
(19.04.24)
(3)

tahta, sunta, osb vs.

candide
bana çok ince ama sert tahtamsı bir şey lazım uygun fiyatlı. ölçüsü 30x30 olacak. şimdi benim nette tam olarak ne aratmam lazım? beyler yardım pls.
bana çok ince ama sert tahtamsı bir şey lazım uygun fiyatlı. ölçüsü 30x30 olacak. şimdi benim nette tam olarak ne aratmam lazım? beyler yardım pls.
0
candide
(09.04.24)
Yani senin nasıl bi projen var onu yaz üstüne bir şey koyup ağırlık mı taşıtacaksın, pencere gibi bir boşluğu mu kapayacaksın

Dolap arkası sunta, biraz daha sağlam olsun dersen kontraplak
0
grimavi
(09.04.24)
Şöyle bir şey mi mesela?

www.cimri.com
0
Mirket
(09.04.24)
@grimavi şu tarz sandalyeler var. oturulan kısmın altında sadece ince bir demir var. geri kalanı boşluk. o oturulan kısım zamanla eskidi ve parçalandı, dandik bir şeyden yapmışlar. yani oturunca içe göçüyor. oturulan kısmı tahtamsı şeye yapıştırmak istiyorum ki oturunca göçme olmasın.

www.google.com
0
🌸candide
(09.04.24)
(19)

Ne kadar zeytinyağı tüketiyorsunuz?

dejame
7 - 10 günde, 1 litre zeytinyağı bitiyor. İki kişiyiz, derin yağda kızartma yapmıyorum. Eşim çok yağ kullanıyorsun diye bana kızıyor ama yemeklerin çok lezzetli diyerek her gün afiyetle yiyor. Sizce çok mu kullanıyorum?
7 - 10 günde, 1 litre zeytinyağı bitiyor. İki kişiyiz, derin yağda kızartma yapmıyorum. Eşim çok yağ kullanıyorsun diye bana kızıyor ama yemeklerin çok lezzetli diyerek her gün afiyetle yiyor. Sizce çok mu kullanıyorum?
0
dejame
(01.04.24)
bana çok fazla gözüktü, yemekte ne kullanırsanız kullanın yemeklerin çok lezzetli diyecektir zaten.
0
gule gule
(01.04.24)
2 ayda 5 lt
0
mikahakkinen
(01.04.24)
Bana da biraz fazla geldi. Ben yemeklerde kişi başı 1-2 yemek kaşığını geçmeyecek şekilde zeytinyağı ilave ederim. Fazlası kilo da aldırıyor, sağlıklı değil.

Ama normalde Türk yemekleri biraz yağlıdır, doğru. Annem de sizin gibi bol yağ kullanıyor. Yine de onlarda bile 2-3 hafta gidiyordur 1 kilo zeytinyağı.

Misafire özel zeytinyağlı dolma vs yapmıyorsanız bence yağ tuketiminizi azaltın; lezzet veriyor evet ama zeytinyağı da olsa fazlası sağlıklı değil.
0
fraise
(01.04.24)
aşağı yukarı aylık 4lt kullanıyorsunuz. biz de 2 kişiyiz 5 litre 2-2,5 ay götürüyor. dikkat etmelisiniz, yağ ciddi mesele maalesef. neye gidiyor ki bu kadar yağ anlamadım.
0
avatar is back
(01.04.24)
biz egeliyiz her şeyi zeytinyağıyla yaparız. çocukta olunca yağ kullanımı artıyor.
0
mikahakkinen
(01.04.24)
Mikahakkinen, her yemeği zeytinyağı ile yapmakta sorun yok zaten, sağlıklı bir tercih de ama sağlıklı diye yağı boca etmenin anlamı yok. Her şeyde olduğu gibi zeytinyağının da fazlası zararlı.

Dediğim gibi zeytinyağlı dolma yaparken yağı bol tutarsınız tamam ama ıspanak, pırasa yemeği yaparken kepce kepçe yağ kullanmak da sağlıklı değildir. Her gün tükettiğiniz şeylerde ölçü önemli.
0
fraise
(01.04.24)
çok. murat kınıkoğlu'nu izleyin.
0
zalbarath
(01.04.24)
Ayda 3lt falan. Iki kisiyiz.
0
logisticsmanager
(01.04.24)
yağlı yemekler tabi lezzetli olur ama pek sağlıklı değil. hem kilo yapar, hem de kalp ve damar hastalıklarına yol açar.
0
benarrivo
(01.04.24)
1 ayda 2 kişi 3-4 lt yağ tüketiyorsunuz, elbette fazla. diğer yağlara oranla daha sağlıklı olsa da bu kadar çok tüketmek zararlı.
0
candide
(01.04.24)
bana da fazla göründü.

ben tereyağına döndüm bu arada.
0
janderzel zartanyan
(01.04.24)
3 ayda 2 litre kadar tüketiyorum. Yalnızca soğuk olarak kullanıyorum.
0
soft
(01.04.24)
ben şüşkoyum ama sonuna kadar doğal ürünleri savunuyorum. kaliteli zeytinyağı, tereyağı, işlenmemiş et, sebze, meyve vs. bunlar şahane şeyler. hayatımın en sağlıklı, güçlü ve mutlu olduğum dönemi ketojenik diyet yapıp zeytinyağını affedersiniz kçıma başıma sürecek noktaya geldiğim süreçti.

ama 7-10 günde iki kişi için 1 litre zeytinyağı cidden fazla yahu, neye kullanıyorsunuz ki o kadar?
0
mark greg sputnik
(01.04.24)
3 kisiyiz, 2 ayda 1 litre.
cogunlukla salata..
0
cooperr
(01.04.24)
hesapladım da kişi başı günde 50 gram zeytinyağı tüketmiş oluyorsunuz? bu çok fazla. kilo fazlanız olmalı bu hesaba göre. kaç kilosunuz sorması ayıptır.
0
benarrivo
(01.04.24)
Boca etmiyoruz. Her gün salata var ona koy 3 çeşit yemek olsa. Yetmiyor.
0
mikahakkinen
(01.04.24)
günlük 50 gr zeytinyağında ne var ki? sağlıksız falan da değil. tavsiye edilen günlük yağ sınırları içerisinde. nerenizden uyduruyorsunuz, çok soğloksoz, diye anlamadım: newsnetwork.mayoclinic.org
blog.nasm.org
daha da kaynak google'da var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.04.24)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
günde 50 gram yağ almak elbette normal. ancak burada 50 gram yalnızca zeytinyağından alınıyor. yenilen diğer şeylerden de en az bu kadar yağ alındıgını tahmin ediyorum. yani bu iki kişi elbette dışarıda da yemek yiyor. kahvaltıda zeytin peynir yumurta vs yiyor. et, tavuk, balık zaten yağ içeriyor. kuruyemiş veya en az haftada bir defa abur cubur da yiyor. tüm bunların yanında 50 gram zeytinyağı toplamda günde rahatlıkla 100 gramı aşacak yağ yapar ki bu çok fazla.
0
benarrivo
(02.04.24)
valla ben günde 50 gramdan fazla yağ tüketiyorum heabıma göre. dışarıda yemek pek yemiyorum ama onu saymak zaten mantıksız çünkü dışarıda yemek yediğimiz günler evde yemek yemiyoruz. o sebeple o dışarıdan alınan yağ günlük 50 gram üstüne eklenmiyor. öte yanda zaten normal sınır 2000 kalori diyette günlük 78 grama kadar yükseliyor. bu aradaki fark da alınan diğer yağların tutacağı değerdir en çok.
alınan yağda bir sıkıntı yok. gayet normal değerler içinde.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.04.24)
(3)

Dizi sorusu

sacrilegious
Selam,Aşağıdaki film ve dizileri izleyebileceğim legal platformlar arıyorum. Netflix vs. Gibi. six feet under Constellation Leila’s brothersPast livesAnatomy of a fallScavangersBunları hangi platformlarda bulabileceğimi yazar mısınız?Lütfen yasadışı bir platform önermeyin, duyuru silinmesin. teşek
Selam,
Aşağıdaki film ve dizileri izleyebileceğim legal platformlar arıyorum. Netflix vs. Gibi.

six feet under
Constellation
Leila’s brothers
Past lives
Anatomy of a fall
Scavangers

Bunları hangi platformlarda bulabileceğimi yazar mısınız?

Lütfen yasadışı bir platform önermeyin, duyuru silinmesin. teşekkürler.
0
sacrilegious
(01.03.24)
hepsini google yazsan bulursun.
0
jelly bear
(01.03.24)
google amcaya x izle yazıp çıkan ilk birkaç siteden birini seçebilirsiniz. her şey var.
0
candide
(01.03.24)
www.justwatch.com bu siteden istedigin seyi legal izleyebilecegin bir abonelik var mi gorursun. eger yoksa :)
0
fxuu
(02.03.24)
(11)

Mitolojiden anlayanlara soru: bu abla medusa mı

photo85
Bu linkteki abla medusa mı, yoksa ondan bundan esinlenilmiş bi figür müBi de ablayı tanımayanlar bakınca aaa yılan saçlıı kadın resmii bu, der mi, yoksa işte kanatlı meleksi bi antik abla mı dersinizhttps://images.app.goo.gl/MbcHqXtnGE4MEoLF6Aha da linkTeşekkürler
Bu linkteki abla medusa mı, yoksa ondan bundan esinlenilmiş bi figür mü

Bi de ablayı tanımayanlar bakınca aaa yılan saçlıı kadın resmii bu, der mi, yoksa işte kanatlı meleksi bi antik abla mı dersiniz

images.app.goo.gl

Aha da link
Teşekkürler
0
photo85
(22.01.24)
Medusa'ya hic benzetemedim. Kanat oldugu bariz gibi, yilanla alakasi yok arkasindakilerin.
0
sertac akin
(22.01.24)
Hayır değil. Medusa'nın saç telleri yılan.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(22.01.24)
Bu arada medusanın da kanatları varmış. Tabi saçları yılan. Bu arkadaş medusa çağrışımı yapmıyor son kararımız di mi :)
Medusa ise almak istemem :)
0
🌸photo85
(22.01.24)
medusa yerebatan sarnıcındaki gibi. bununla alakası yok.
0
candide
(22.01.24)
Şu çocuğun abisinin resmi o

pixabay.com
0
Mirket
(22.01.24)
Bu resmen, kısa saçlı, kanatlı bir cupid bence. Medusa'yla alakası yok.
0
PhoenixRising
(22.01.24)
medusa'yı ötekileştirmen hiç hoş değil :)) küllük güzelmiş bu arada medusa da olsa alırdım ben ama bütçe sorun.

bence de medusa değil melek figürü sadece
0
exlibris
(22.01.24)
Medusa müthiş bi karakter bence. Günümüzde feminizmin de sembollerinden biri. Gayet takdir ederdim medusa olsa ama değil bu
0
nundu
(22.01.24)
Figürün çevresindeki meander motifi antik yunan sanatının ikonik bir simgesi olduğu için figürün melek değil de yunan mitolojisine ait olması muhtemel, en azından tasarımı yapan kişi bunu arzulamış.

Ancak çizim tekniği dolayısıyla kimliğini sadece tasarlayan bilir :D gerçekten bu şudur diyemeyiz. Çünkü modern bir üretim bu. Tespit için gerekli atribütler de çok iç içe geçmiş.

Örneğin kanatlar ve genç yüz hatları mö4.yy sonrası bebek erosu çağrıştırıyor ancak bebek eros buradakinden çok daha "bebek" olmalıydı. Eros arkaik dönemde yaşlı birisi olarak tasvir ediliyor, hellenistikten sonra gençleşiyor ancak hiçbir zaman ilkokul çoğu olarak tasvir edilmiyor swh

Ancak en büyük ihtimal eros olması yine de. Saçlarındaki kalın bukleler zannedersem yine bebek erosların ortaya çıktığı dönemdeki genel barok üslubun taklidi.

Ancak kesinlikle medusa değil.
0
akhenaten
(22.01.24)
Versace’nin eski logosu derdim :) kanatları da telife girmemek için yapılmış desen sayardım.
0
ya volna
(23.01.24)
kesinlikle medusa değil, buna medusa diyen göz doktoruna gitsin.

ben kanatlı abla değil, kanatlı oğlan çocuğusu olarak stilize bebek eros diyorum. kanatlar ve yay-ok eros'un atribütleri zaten, kanat var yay-ok yok ama kanatlara kalp formu verilmiş olması aşkı çağrıştırıyor.
0
halanne
(23.01.24)
(7)

foto cekecek arkadasi olmayanlar ne yapiyorsunuz?

duyurukullanıcısı
Uzun zamandir foto cekilen, gec seni cekeyim falan diyen arkadasim yok. Dolayisi ile soyle boydan veya karsidan falan neredeyse hic fotom yok.Bu durumda ne yapiyorsunuz?
Uzun zamandir foto cekilen, gec seni cekeyim falan diyen arkadasim yok. Dolayisi ile soyle boydan veya karsidan falan neredeyse hic fotom yok.

Bu durumda ne yapiyorsunuz?
0
duyurukullanıcısı
(02.01.24)
Selfie ya da çekinmiyorum. Ben arkadaşıma gel seni çekeyim dedim. Buradan mana çıkarıp ondan hoşlandığımı sanmış. Çeksek bir dert çekmesek bir dert.
0
Kahvedesu
(02.01.24)
Abi ağaç kovuğundan çıkmadığımız için etrafımızda çevremizde illa ki biri olur, canım çok boydan fotoğra çektirmek çekerse onlardan rica ederim böyle bir durum olursa. Kaldı ki çok arkadaşın olsa da kimse gel seni çekeyim demez bence ya.
0
Bir ben var benden şurada
(02.01.24)
fotoğraf çekilmeyi zaten sevmiyorum, o yüzden 100 senelik fotoğraflarımı kullanmaya devam :D
0
candide
(02.01.24)
oradan geçen birine çektiriyorum. beş on tane çekiyor . birinden biri iyi çıkıyor.

bu arada yüksek çözünürlüklü kaliteli fotoğraf istiyorsan fotoğrafçıya git. onların stüdyosu fena değil. düşük ücrete bir sürü poz verirsin.
0
yurtsuz john
(02.01.24)
sultanahmet'e gelmiş yalnız bir italyan benden rica etmişti, fotoğraflarını çekmiştim. bi de özenmiştim bak, öyle her açıdan çekmiştim, adam bayağı memnun olmuştu:) siz de italyan gibi yapabilirsiniz. yalnız, düzgün giyinimli, aylak birini gözünüze kestirin ve fotoğrafınızı çekmesini isteyin.

fotojenik olamadığımdan fotoğraf çektirmeye de hiç hevesim olmadı benim:)
0
kesmekes laleler
(02.01.24)
yolda geçen birisinden iste çeksin
0
abelardo
(02.01.24)
aynadan.

arkadaşın niye gel seni çekeyim desin hocam sen çeker misin dersin istiyosan
0
ala09
(03.01.24)
(14)

hiç yaşlı kabin memuru gördünüz mü?

tabudeviren
yaşlı derken 50 yaşlarında falan..ne kadın ne erkek göremedim. maks 35 falandır gördüğüm..yaş sınırı mı var? (türkiye için konuşuyorum)
yaşlı derken 50 yaşlarında falan..
ne kadın ne erkek göremedim. maks 35 falandır gördüğüm..
yaş sınırı mı var? (türkiye için konuşuyorum)
0
tabudeviren
(30.12.23)
thy ya da türk şirketlerinde yaş sınırı var. yaşlıysan giremiyorsun. özellikle thy için konuşayım. fiziğine ve dış görünüşüne çok bakıyorlar, gençlerin alınmasının sebebi bu olabilir. güzellik/yakışıklılık + dinç olmak ve görünmek önemsedikleri şeyler. ayrıca kabin memurluğu fiziksel açıdan dezavantajlı insanların yapabileceği bir iş değil. mesela orası burası ağrıyan ya da obez olan birisi o kadar saat o koşullarda çalışamaz. hayatta yapamaz öyle bir işi. bu yüzden yaşlı yok. yaşlılar hem işte verimli olamayacaklar, o yüzden istemiyorlar; hem de şirket imajı olarak güzel genç kadınları ya da yakışıklı adamları çalıştırmak daha işlerine geliyor.
0
emenius sleepus
(30.12.23)
görselliğe bakılarak alım yapılan bir işte yaşlı insanların olmaması normal değil mi?
0
candide
(30.12.23)
Türkiye'de hayır.
Yanlış bilmiyorsam emeklilikleri erken.
Buna ek olarak kimle konussam yapilacak is değil diyorlar. Çoğu oradan aldıkları ile bir şeyler yapmaya calisiyor. Bir arkadaş pilot olmaya çalışıyordu misal.

Çok zor is, hele evliysen falan. Sürekli seyahat, sürekli insanlarla uğraşmak vs.
0
logisticsmanager
(30.12.23)
United Airlines ile Amerika'ya giderken gordum. Hostes buyuk olasilikla 50 yas ustu idi. Ayni sekilde American Airlines'in bir ucusunda da 45 yas ustu oldugunu tahmin ettigim bir host vardi. Turkiye'de ise hic karsilasmadim.
0
martini girl
(30.12.23)
@candide işe başlama için demiyorum, ilerisi için diyorum.
0
🌸tabudeviren
(30.12.23)
50 civarı bayağı fazla vardı ama eyt de emekli oldu çoğu.benim 53 yaşında aktif çalışan tanıdığım var.50 civarında aktif çalışan 10 yakın purseride yakından tanıyorum.

Uçağa bindiğin anda dikkatli bakarsan orada görürsün,yaş itibariyle purser/amir konumunda oldukları için business servisinde gorev alırlar.
0
duptıs
(30.12.23)
ben de ABDye gidip gelirken delta air linesda görmüştüm :)hatta sadece erkek değil, o yaşlarda hanımlar da vardı.
0
e mice
(30.12.23)
trde sektör yeni yeni büyüdü büyüyor, amerikada doygun. amerikada yaşlının yaptığı iş bizde iş fırsatı
0
lambırcek
(30.12.23)
bu yıl yaptığım bir iç hat uçak yolculuğunda orta yaşlı bir kadın kabin memuru görmüştüm. sanırım diğer kabin görevlilerinin amiriydi çünkü onları yönlendiriyordu.
0
ezkaza
(30.12.23)
Uzun donem calismak icin konforu dusuk bir is. Pilot kadar para kazanma durumu da yok, zahmeti de cok. Ozellikle cocuk sahibi kadinlar icin zorlu olabilir surekli yatiya gidiyorsun. tek basinayken de zor. yipranma payi yuksek, alternatif bulunca birakilmasi normal. tr de aile icin kariyer hayatindan feragat etmek normal bir sey. ilerleyen zamanlarda goruruz abd deki gibi
0
ala09
(30.12.23)
yaş sınırı var. 40 gibi emekli ediyorlar galiba.
0
ahm1
(30.12.23)
alım için sınır var da kariyer devamı için yok. birçoğunun kokpite geçmek istediğini, dışarıdan eğitim aldığını ya da şirket içi yer görevi istediğini biliyorum. sirkülasyon da yüksek tabi.

bunun birkaç sebebi var, işe girmek nispeten kolay, eğitim kısa, maddi olarak ortalama üstü getiri olduğu için talep çok. önceden 5 senede falan amir olunuyormuş, o yüzden 10-15 sene kadar önce girip şimdi amir olan çok. 35-40 yaş arasından bahsediyorum. amirlerin amiri purser'lar var, onların yaşları daha belirgin şekilde yüksek. 40'tan genç olanına denk gelmedim sanırım henüz, 50 civarına çok denk geldim.

kabin ekibi olmak bence de genel olarak konforu düşük bir iş. hani geziyorlar, dünyayı görüyorlar vs kabul ama fiziksel yoruculuğu çok.

ne sıklıkta uçtuğunuz da önemli olmakla beraber, yanılmıyorsam geçen seneki alımlarda 39'a kadar yükseltildi üst sınır, o yüzden biraz daha yaşlı görebilirsiniz. ama 2000'li genç arkadaşlarımız da yok değil.
0
infernal majesty
(30.12.23)
70 yaşında gördüm ingiltere amsterdam uçuşunda.

avrupa hep yaşlı.
0
gurur
(31.12.23)
THY'de 50'ye yakin bi kadin kabin memuru gordum bi kere, kabin sefi.

Yurtdisinda yasli cok gordum, hem erkek hem kadin. American Airlines'ta ozellikle. Avrupa ucuslarinda da vardi heralde.
0
ermanen
(31.12.23)
(3)

diş teli tedavisi sonrası diş arkasına takılan şey

nic cage
teller çıktıktan sonra ön dişlerimin arkasına tel takıldı, en az 2-3 sene kalsa daha iyi olur dedi doktor. ama bu takılan şey yapı olarak yumuşak, silikon gibi ve içinde ip gibi duran tel parçaları var. normal mi bu? ben öndeki teller gibi sert bi mekanizma bekliyordum da yumuşak dolgu malzemesinin
teller çıktıktan sonra ön dişlerimin arkasına tel takıldı, en az 2-3 sene kalsa daha iyi olur dedi doktor. ama bu takılan şey yapı olarak yumuşak, silikon gibi ve içinde ip gibi duran tel parçaları var. normal mi bu? ben öndeki teller gibi sert bi mekanizma bekliyordum da yumuşak dolgu malzemesinin içinde tel var sadece. bu işe yarıyor mu yani şimdi?
0
nic cage
(29.12.23)
evet tedavi bittikten sonra dişler az da olsa eski haline dönmesinler diye takılıyor ve işe yarıyor. mümkün olduğunca ağzınızda dursun.
0
candide
(29.12.23)
tinyurl.com


soyle bisey mi? bende de var ve omur boyu kalacak dendi. temizligi zor oluyor ama 90 derece minik tel fircalar ile temizlaniyor
0
sttc
(29.12.23)
Retainer, pekiştirme aleti deniyor, doğrudur, tedavi gördükten sonra dişler düzelmiş olsa bile hareketli yapıdadır ve şekil değiştirip kayabilir, ömür boyu kullanmak veya uzun yıllar kullanmak gerekir, arada kırılabilir kopabilir o durumlarda onarıma gideceksiniz
0
Semi
(30.12.23)
(3)

Göğsümdeki kitle

sacrilegious
Merhaba bir senedir göğsümde siyah nokta gibi, sivilce gibi sert bir şey vardı ama git gide büyüdüğü için doktora gittim, (Yaş 31, kadın). Genel cerraha gösterdiğimde eliyle muayene edip yağ bezesi bu, çok kilo verdiysen normal bir durum problem yok hayatına devam et, dedi. 4-5 gündür bu kitlenin çe
Merhaba bir senedir göğsümde siyah nokta gibi, sivilce gibi sert bir şey vardı ama git gide büyüdüğü için doktora gittim, (Yaş 31, kadın). Genel cerraha gösterdiğimde eliyle muayene edip yağ bezesi bu, çok kilo verdiysen normal bir durum problem yok hayatına devam et, dedi.

4-5 gündür bu kitlenin çevresinin kızarmaya başladığını fark ettm. Bu normal, kendiliğinden geçecek bir durum mu yoksa yeniden doktora mı gitmeliyim sizce?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(29.12.23)
Devlet hst ilgilenmek istemiyor ozele gitseydiniz hemen operasyon tarihi verirdi. yani tekrar bi dr gidin
0
ala09
(29.12.23)
Başka doktora gidip gösterin mutlaka.
0
candide
(29.12.23)
selam benimde bacagımda siyah nokta ben gibi çıktı ve büyüdü.
doktora gitmedim bazen yanıyor ve acıyor.
ama tatlı bir acı.
büyüklüğü hacim olarak yok ama tende genişledi diyebilirim.
0
ruoja
(29.12.23)
(8)

Psikiyatrik ilaç kullanan var mı?

kukuleta
Delirmek üzereyim sanırım.Son çare aklıma bu geldi.İlaçtan sonra hayatınızda neler değişti?Gerçekten çaresiz kaldım, bir psikiyatriste görünücem tabii ama öncesinde sizden de bilgi almak istedim.
Delirmek üzereyim sanırım.

Son çare aklıma bu geldi.

İlaçtan sonra hayatınızda neler değişti?

Gerçekten çaresiz kaldım, bir psikiyatriste görünücem tabii ama öncesinde sizden de bilgi almak istedim.
0
kukuleta
(26.12.23)
İlaç adı vermeyeceğim, üç yıldır kullandığım bir antidepresan var, en başta psikiyatriste gitmeme neden olan depresyon belirtilerinin neredeyse tamamına iyi geldi, hastasıyım <3
Bir ara ilaç kullanmaktan sıkıldım diye tutturdum, doktor kontrolünde azaltarak bitirecektim, bir ayda "ben bırakmaktan vazgeçtim, geri dönelim" dedim. Bir dönem aşırı halsizlik ve yorgunluk yaptı, ilacı sabah yerine gece kullanarak (yine doktor onayıyla) çözdüm onu da.

Delirmek üzereyim derken şizofreni mi diyorsunuz, depresyonda mısınız, bipolar mı yoksa panik atak mı, DEHB mi... Daha ilaç gerekip gerekmeyeceğini bile bilmeden çok kaygılanmayın, doktora gidin siz :)
(Bir de şu an kullandığım ilacı yazan doktordan önce başka bir psikiyatriste gitmiştim, kadın o kadar yarım yamalak dinlemişti ve o kadar sallamıyordu ki o doktora hiç güvenemedim, yazdığı ilacı da kullanmak istemedim. Gittiğiniz doktor güven vermezse başka doktora gidin, içinize sinen bir doktor bulun mutlaka.)
0
kobuzchu kiz
(26.12.23)
Önce psikiyatriste gitmek iyi bir fikir. Ben ilaç kullanımına başladığım dönem hayatımın en karanlık dönemini yaşıyordum ve halihazırda psikolojik destek alıyordum. Lustral ve Stilizan yazmıştı psikiyatristim ve ben aynı günün akşamı bütün forumları, sözlükleri, yorumları okuyup paniklemiştim. İştah açılması/kapanması, cinsel isteksizlik, kilo alma verme, uykusuzluk yahut sürekli uyku hali...sonu yok bunların. Psikoloğum en sonunda bunları okumaya ara vermemi rica etti, ve kendimi sürece bırakmamı önerdi ve ancak o zaman iyileştim. Demem o ki, her bünye bu ilaçlara farklı reaksiyon veriyor. Belki okuduğunuz etkileri yaşamayacaksınız bile.

Şahsi konuşacak olursam, bende ilk başlarda sürekli bir uyku hali vardı ve odaklanma sorunu yaşıyordum. Birinci ayın sonunda ilacın yan etki olarak değerlendirebileceğimiz etkileri durdu ve hayatıma normal şekilde devam ettim. İyi geldi mi, gelmiştir tabi. İyileşmenin bir kaynağı olmuyor sadece. Ben değiştim, terapiye devam ettim, ilaçlara devam ettim, hayat koşullarım da değişti. Bir sürü parametre var fakat ilaçlar bu değişimleri karşılamanızda faydalı oluyor. Sürekli mutsuz ve depresif olan duygu modumdan görece çabuk şekilde çıkmış olmamı sağlamış olabilir ilaç tedavisi. Korkmayın ve güvenebileceğiniz bir doktor bulun yeter.
0
@stubborn inferno
(26.12.23)
19 yaşındaydım, aynen böyle delirmek üzereyken ve başarısız intihar girişimi sonrasında baktım olmuyor, psikiyatriste gittim. maddi imkanım el vermediği için terapi görmedim, sadece ilaç kullanıyor ve iki ayda bir filan psikiyatristle görüşüyordum.

bana inanılmaz iyi geldi. toparlandım. tekrar hayata sarıldım. şöyle söyleyeyim sosyal fobinin, bir alt sokaktaki bakkala gitmemi engellediği bir noktadaydım. oradan yırtık donla gezecek arsızlık seviyesine ulaştım :) ilacı bir sene kullandıktan sonra bıraktım, takip eden 4-5 yılda iyiydim.

sonra pandemi, çok sevdiğim sevgilimin terk etmesi, babamın vefatı, benim yaş ilerlerken yerimde saymam, maddi sıkıntılar vs. derken yine su kaynatmaya başladım.

bu sefer terapiyle beraber ilaç kullanıyorum. yine çok daha iyiyim. mental açıdan hatta belki hayatımda hiç olmadığım kadar.

***

şimdi herkesin derdi aynı değil, her ilaç da aynı değil ama kendi başınıza işin içinden çıkamıyorsanız bence profesyonel destek almaktan çekinmeyin. iyi bir uzman gözetiminde yürütüldüğü sürece bu süreçler, efendime söyleyeyim ilaçlar filan acayip güzel şeyler.

ha 5 sene kullanınca ne olur, ileride ne gibi sorunlara yol açar vs. orasını bilmiyorum ama şahsen ilgilenmiyorum. ben yardım almasaydım şu an ya ölmüş ya da geri dönüşü olmayacak hatalar yapmış olabilirdim. ilaçsız berbat bir hayat yaşayacağıma beynimi "olması gereken" yerde tutup daha zayıf iç organlarım olmasını/erken ölmeyi tercih ederim açıkçası.
0
mark greg sputnik
(26.12.23)
Psikiyatrik ilaç psikiastrist ile faydalı diğer türlü bir anlamı yok. maalesef bu ilaçlar bir antibiotik değil ki bakteri gibi kafanızdaki düşünceyi bulup öldürsün.

Psikiyatrik ilaç sizi terapiye uygun hale getirir sadece, daha objektif düşünmenizi sağlar.

bir doktora görünmenizde fayda var.
0
duyurukullanıcısı
(26.12.23)
probleminiz nedir? psikiyatriste gidin mutlaka. eğer ilaçlık bir şey değilse terapi ile halledilebilir. boşuna ilaç içmeyin yani.
0
candide
(26.12.23)
İlaç terapinin işe yaramadığı desteklenmesi ve hayatınızı normal bir şekilde idame ettiremediğinizde verilir. Ancak psikiyatriste giderseniz yüzde 95 oranında size ilaç verir.
0
mikahakkinen
(26.12.23)
Ben 1 sene terapi gördüm ama sonra ekonomik durum,işsizlik vs bıraktım. Non official bir şekilde psikoloji hocası bana major depresyon teşhisi koyduğunu yıllar sonra öğrendim. Ama zaten ruh halim değişmiyor, panik ataklarım devam ediyordu. Özel bir psikiyatriste gittim ve bana bir ilaç yazdı ki etrafımda bu ilacı kullanan çokça insan vardı, onlardaki değişim beni ikna etmişti ilaca. Kullanmaya başladım, gerçekten ilk ay ızdıraptı ama şimdi çok mutluyum, daha soğuk kanlı ve neşeliyim. Geçen trafik kazası geçirdim ameliyat olmam gerekti ve ben inanılmaz güçlü hissettim kendimi, durumu olağan karşılamak olsun, ameliyat gerçeğini vs. Aslanlar gibi girip çıktım. Bu ilaç olmasaydı hayatımda bu geçen 2 haftam ızdırap olurdu bana. Hayata daha adapteyim, sosyal fobilerimden kurtuldum çok güzel. Hayatımda ilk defa kendimi seçtim diyebilirim.
0
guitarissimo
(26.12.23)
1 yıldır kullanıyorum. Eskisine göre daha iyiyim ama ne kadar iyi bilemiyorum. Tabii öğrenciyim öyle kliniğe git falan para yok devlet hastanesinde gidiyorum imkanımca. Yani hiç yoktan iyidir. Eğer özele falan giderseniz bence faydasını mutlaka görürsünüz (ben bile gördüysem)
0
substituent
(27.12.23)
(9)

Temizlikçi ücreti

metos
3+1 evimin temizligi için bir temizlikciyle anlaştım. İki kisi geliceğini fiyatın 800 lira oldugunu söyledi kabul ettim. Yarın sabah geleceklerdi. Az önce kadın aradı ve yarın sabah geliyorum hatırlatayım dedi. Tabi dedim müsaitiz sorun yok bekliyoruz derken laf arasında 800 lira ücretin kisi bası o
3+1 evimin temizligi için bir temizlikciyle anlaştım. İki kisi geliceğini fiyatın 800 lira oldugunu söyledi kabul ettim. Yarın sabah geleceklerdi. Az önce kadın aradı ve yarın sabah geliyorum hatırlatayım dedi. Tabi dedim müsaitiz sorun yok bekliyoruz derken laf arasında 800 lira ücretin kisi bası olduğunu iki kisiye 1600 lira vereceğimi söyledi.Fiyat bana yüksel geldiği icin iptal ettim.
Bir evin temizligine 1600 lira cok degil mi ben mi cok geride kaldım uzun zamandır temizlikci cağırmamıştım. Sizce bu fiyat normal mi ? Ona göre baska temzilikci bakacagim. Bir kac güne temizletmem lazım.
Bebek geliyor da :)
0
metos
(25.12.23)
4+1e 1 kişi geliyor bin tele. Uygulama var buna dair oradan bulmustuk
0
rebecca
(25.12.23)
ücret 2 kişi için normal, hatta uygun bile denilebilir ama ev aşırı büyük değilse iki kişiye ihtiyaç yok. bir kişiye bin lira verip temizletebilirsiniz.
0
candide
(25.12.23)
3+1 eve 1600TL çok. Yarım günde biter o evin temizliği. Maksimum 1000TL.
0
pispinti
(25.12.23)
2+1 dümdüz eve 2k vermiştik yazın. kişi başı 1000 tl dolap içi bile temizlemediler. neyse kişi başı 800tl az bile. ya tek kişi alın 1000 tl ye ya da 2 kişi istiyorsanız 1600 az bile. o fiyata anca düzenli temizlikçi gelebilir o da hatır gönül. kişi başı 400 tl ye bütün evi temizletme düşüncesi biraz kötü hissettirdi
0
ala09
(25.12.23)
@ala iyi de ben iki kisi gelin demedim ki temizlikci iki kisi calisiyoruz dedi yani temizlik 5 saate bitecekken 2.5 saatte bitecek belki ogleden sonra baska ev temizleyecekler. Tek kisi de evimi birkac saate temizleyebilir. ev de oyle buyuk bi ev degil cunku.
0
🌸metos
(25.12.23)
Neden iki kişi geliyorlar ki? Bir kadın tüm gün evi bitirebilir ve 800 lira standart zaten.
0
cemallamec
(25.12.23)
Böyle uyanıklık yapanlar var.
Hem az iş yapacaklar hem de tam para alacaklar.
Bir kişiye tam gün temizlik için 800 TL yeter.
0
pro9it9is9
(25.12.23)
3+1 istanbul için piyasa 1 kişi 800-1.000 TL arası. 150 metrekare evde bile 2 kişilik bir olay yok bence.

armut.com a falan bakabilirsiniz, gelen kişinin düzgün çıkma olasılığı biraz bonus.
0
wct3 org
(26.12.23)
iki kişi gelmesin, neden iki kişi geliyor. bana da böyle dediler, kabul etmedim. 2 kişi gelip, yarım gün çalışıp, tam gün parası alacaklar bir de. onu da düşün.

daha öncekilerden memnun kalmayınca devam etmedim. epey uğraştım ve istediğim gibi birini buldum. bulamayacağını düşünme, sen de bulursun.
0
gabe h coud
(26.12.23)
(5)

Yüksek Lisans diplomasının maaşa etkisi oluyor mu?

esinikaybetmiscorap.
Merhaba,Soru başlıktadır, oluyorsa yaklaşık ne kadar oluyor? Özel sektör çalışanları için sormaktayım.Teşekkürler
Merhaba,

Soru başlıktadır, oluyorsa yaklaşık ne kadar oluyor? Özel sektör çalışanları için sormaktayım.

Teşekkürler
0
esinikaybetmiscorap.
(25.12.23)
mesleğe ve çalışılan şirkete göre değişiyor ama genelde kimsenin pek umrunda olmuyor.
0
candide
(25.12.23)
olmuyor pek, piyasada 3-4 sene fazla deneyim sahibi olmak yüksek lisanstan daha değerlidir

piyasa akademik bilgin başarınla değil pratiğinle ilgilenir
0
freebird5406_2
(25.12.23)
Bölüme göre degisir. Bizim bölümde oldukca önemli mesela ama başka bölümlerde çok da önemli olmayabiliyor.

Gerçi bu soruyu sorduğunuza göre zaten çok da önemli değildir; olsa mutlaka bilirdiniz.
0
fraise
(25.12.23)
Avukatlık için konuşuyorum, etkisi yok.
0
dre mithatoğlu
(25.12.23)
ozel sektorde bana katkisi maas olarak sifir oldu.
hatta ilk isimi ararken sirf yuksek yaptigim icin 2-3 yerden red yedim.
kartvizitte guzel duruyor, o kadar.
0
cooperr
(25.12.23)
(10)

İntihar etmek bencillik midir?

Bir ben var benden şurada
Tamam herkesin kendi bedeni kendi kararı ama şu nedenle soruyorum: Chester Bennington'ın intiharından bir gün önce çekilmiş bi fotoğrafı var biliyorsunuz eşiyle çoluğuyla çocuğuyla, baktığın zaman herkes mutlu neşeli ama adam muhtemelen ertesi gün intihar edeceğini biliyor ve sonrasında etrafındaki
Tamam herkesin kendi bedeni kendi kararı ama şu nedenle soruyorum: Chester Bennington'ın intiharından bir gün önce çekilmiş bi fotoğrafı var biliyorsunuz eşiyle çoluğuyla çocuğuyla, baktığın zaman herkes mutlu neşeli ama adam muhtemelen ertesi gün intihar edeceğini biliyor ve sonrasında etrafındaki bu mutlu insanların hayatlarının geri dönülemez şekilde berbat bir hal alacağının da muhtemelen farkında, bu bencillik değil mi sizce, yani bana çok acımasız bir hareket gibi geliyor bu. Sizce nedir?

ibb.co
0
Bir ben var benden şurada
(23.12.23)
Anlık görüntülere takılmamak gerek. İnsan, bir anlık karar ile de intihar edilebiliyor.
Böyle insanlar kendisiyle sürekli konuşma halindedir.
Çıkmaz bir sokakta sürekli bir yol, çıkış aramak gibi gir hal..

Dinimize göre ise intihar eden rahmetten umudunu kesmiş gibi bir hal içindedir. Kişi öldürmekten bile büyük bir günah ve görünürde bu dünyadaki dertlerden kurtulmak isteyen kimsenin ahireti daha fena olacaktır. Ne şekilde intihar edildiyse o şekilde azap görecektir.

(iradesine hakim olamadan intihar edenler bunlardan ayrı değerlendirilir)

Bu konuda uzmanların görüşü ise çoğunlukla intihar çevresel sebeplerle gerçekleşiyor.
0
diyecevaplandı
(23.12.23)
konunun özünden bir yana, chester hasta. bir gün önce belki bir an önce çok mutlu, birkaç gün önce katıldığı bir podcast var. Oldukça neşeli ve geleceğe dair konuşuyor. Chester'in hastalığının tanısı zaten bu. Tahmin edilebilir bir durum değil bu.
0
sparkle kiddle
(23.12.23)
Aslında intihar etmeye karar verince insanlar bir plan yaptıkları ve acıları sona ereceği için mutlu olduklarını okumuştum.
0
peki madem
(23.12.23)
Çocuğu olan birinin intihar etmesi bencillik gibi geliyor. Ama zaten ruh sağlığı yerinde olan biri intihar etmeye kalkmaz. Hayatından vazgeçen biri etrafını nasıl düşünsün.
0
asteriks
(23.12.23)
insan en sevdiği ve en değer verdiği şeyden vazgeçiyor, o yüzden geride kalanları umursamaması normal değil mi?
0
candide
(23.12.23)
toprağı bol olsun belkide bipolar hastalığı vardır.
0
komando kani var bende
(23.12.23)
Bencillik demek subjektif bir yorum. Psikolojide bir sürü teorem var ama kesinliği ve netliği tabi ki bilinemez. İntihar edicek bir kişinin bunu planladığı genel kanıdır. Ancak anlık olanlar istisna gibidir. İntiharı düşünen kişi intihar edene kadar illa ki fark edilmeyi bekliyor, ve belirli işaretler veriyor. Tabii bu işaretleri kendi bildiği için diğer insanların anlaması zor. DÜZELTME Eğer psikozsa bunu tahmin etmek daha belirgin ancak nevroz da fark etmek daha zor.

Bencillik konusuna gelince, insanların ne zorluklar yaşadığını tabii ki bilemeyiz ama bir insan arkasında büyük sorunlar ve bellirli dertler bırakıyorsa bence bencilliktir.
0
mikahakkinen
(23.12.23)
Yakın zamanda aile yakınlarımdan birisi intihar etti. İki tane çocuğu var büyüğü daha 10 yaşında var yok
Bence büyük bencillik. Sorun sıkıntı ne olursa olsun çözülebilir. ( ki bizimkinin bilinen maddi manevi bir sorunu yok hatta çevresinde sevilen, çalışkan, uyumlu diye takdir gören birisi).
Hiç bir sebep o iki yavruyu boynu bükük bırakmak için geçerli olamaz benim gözümde.
Bir derdi vardı belli ki içinde, bir de can borcu Allah'a, ödedi ve kendi kurtuldu. Kalanlar bir ömür travma yaşayacaklar.
0
manimani
(23.12.23)
kardeşlerimden biri eşiyle birlikte intihar etti, ikisini de ben buldum. bundan dört yıl sonra da diğer kardeşim intihar etti, ben teşhis etmek zorunda kaldım. ilk yıllarda bana böyle bir travma bıraktıkları için onlara çok kırgın ama aslında çok öfkeliydim. ancak zamanla onları anladım, asla hak vermedim ama anladım. o an bunun idrakinde olamadıklarını, muhakeme güçlerinin zayıf olduğunu, olması gerektiği gibi çalışamayan bulanık bir zihinle hareket ettiklerini anladığınızda bencillik gelmiyor zira her ne kadar kendi kararı gibi görünse de onun irade göstererek yaptığı bir şey değil intihar.

bazı yazar çizer, entelektüel tayfanın intiharlarını romantize ederek dillendirenler, paylaşanlar, sanki çok matahmış, varoluşsal sancıları çok derin olduğu için bu yolu seçmişlermiş gibi ağdalı ağdalı anlatanlar çok ama çok da daha bencil ve dahi tehlikeli bence.
0
Phoebe
(23.12.23)
Her gün yüzüm gülüyor. Ama içimde neler dönüyor kimse bilmiyor. Bu bir lanet gibi. Aklından atamıyorsun. Sonrasını da pek salladıklarını sanmıyorum.
0
kukuleta
(24.12.23)
(1)

Burada ne diyor?

sparkle kiddle
https://youtu.be/OB04ctAlTHU?si=zF-Lob9Gq0ve0htq&t=913Ne konusundan ayrı değil diyor? AY don mu Ali koç mu, nedir anlamadım.
youtu.be

Ne konusundan ayrı değil diyor? AY don mu Ali koç mu, nedir anlamadım.
0
sparkle kiddle
(13.12.23)
fon konusu. fatih terim fonundan bahsediyor muhtemelen.
0
candide
(14.12.23)
(4)

Olum korkum hayatimi yonetiyor

Kittie
Bundan kurtulamiyorum. Kendime gore riskli buldugum seylerden kaciniyorum. Terapistim "yasayan olu" olunuyor bu sekildeden yuruyor. Anlayamiyorum. Kabul ediyorum zaten durumumu. O yuzden gidiyorum. Ama ben bi yere varamiyorum bu doktorla ya. Beni yasayan olulukten kurtar o zaman yani yok sanki sorun
Bundan kurtulamiyorum. Kendime gore riskli buldugum seylerden kaciniyorum. Terapistim "yasayan olu" olunuyor bu sekildeden yuruyor. Anlayamiyorum. Kabul ediyorum zaten durumumu. O yuzden gidiyorum. Ama ben bi yere varamiyorum bu doktorla ya. Beni yasayan olulukten kurtar o zaman yani yok sanki sorunu goruyor ama cozum uretemiyor...


Ilk gittigimde depresyonum da tepe noktasinda oldugundan genel bir degerlendirmede ilerledik. Ama bu konum "ana konu" olamiyor bir turlu bu adamin elinde. Onu biraktigim an iyice bosluga dusucem diye devam ediyorum. Ya allah rizasi icin birini onerin bana. Direkt bu konudan gireyim istiyorum yeni biriyle. Artik sulu goz biri degilim. Sakince anlatabilirim derdimi gidecegim kisiye. Boylece konuya odaklaniriz belki. Sakinligimin sebebi erapiler degil, lustral.. beni asiri hissizlestirdi gerci bundan da pek de memnun degilim ama daha iyi "gozukuyorum".
Bu adama gittigimde ilk 3 seans habire agliyordum...


Ve kendi deneyimlerinizi de, fikirlerinizi de yazar misiniz. Olum cok korkutucu benim icin ama tabii ki bir gun olucem. Icimden, bir tepe insan oldu simdiye kadar senin ne ozelligin var, bi tek sen mi degerlisin diyorum. Onlar da neler hissetti kim bilir, as bunu artik diyorum ama mantigim one gecmiyor bir turlu. Yapmak istedigim, hatta yapmam GEREKEN cogu seyden vazgeciyorum. Ve daha da hirslanip sinirleniyorum bu "beceriksizligim" karsisinda..

Bana bi yol gosterin nolur.


Cok hizli dusunuyor sanki beynim. Icinden cikamiyorum. Ruyalarim bile gariplesti.
Yardim bekliyorum cidden her telden ne olursa olsun bana fikir verin lutfen.

Kisi onerecekler icin istanbuldayim. Avr.

Tesekkurler
0
Kittie
(11.12.23)
öncelikle birisini önerecek değilim ama şimdi psikolog bir arkadaşıma mesaj atıp bu konuyla ilgili çalışmış bir tanıdığı var mı diye soracağım.

ikincisi benzer şeyleri ben de yaşadım hatta hala yaşıyorum diyebilirim. belli ki hayatınızda yolunda gitmeyen bir şeyler var ve bu da depresyona yol açmış, boşluğa düşmüşsünüz. bu boşlukta da insan bu konulara çok kafa patlatıyor. aslında hepimiz ölümden korkuyoruz ama çoğumuz bunu bastırmış durumdayız. günlük hayatın temposunda kimsenin aklına gelmiyor. işte sizde ortalama bir insanın günlük temposu olmadığı için bu tarz şeyler düşünüyorsunuz.

benim tavsiyem ölüm korkusunu yenme üzerine değil de bunu ortaya çıkaran sıkıntıya odaklanıp çözmeniz. eminim ölüm dışında da başka kaygılarınız vardır, zaten tüm korkuların ana sebebinin ölüm korkusu olduğu söylenir. yani sizi bunu düşünmeye itecek sorunu, depresyona girmenize sebep olan sorunu çözmeniz lazım, bu olunca tüm sıkıntı da geçecektir.
0
candide
(11.12.23)
Emdr terapi deneyin, altinda mutlaka bir sey vardir. Cok net sonuc aliniyor.
0
kassiopeia
(11.12.23)
Her şeyden önce insan kendini doktorudur, sizi sizden iyi kimse anlayamaz.
Önce kendinizi tanıyacaksınız, tüm düşüncelerinizi kağıda yazacaksınız ve parçalara ayırıp ele alacaksınız.
Gerekirse chatgpt uygulamasına yazıp , analiz etmesini isteyin size fikir verecektir.
Çoçukluğunuzdan başlayarak yazın, travmalar, baştan geçen kötü olayalar vs. her şey kağıtta olsun.

Ara ara tekrar okuyun ve üzerinde düşünün bunların bir sebebini kendinizde bulabilirsiniz bana göre.

Eğer olmadı, bu gibi korkuların ilacı insanlara yardım etmektir, eğer inancınız varsa, dernek, vakıf vb. gibi sosyal
yardım kuruluşlarına başvurun görev alın, oda olmuyorsa belirli tutarlarda yardım gönderin.

Bu sizi vicdanen rahatlacak , yaptığınız iyiliklerin karşılığını alacağınız düşüncesi ağır basacak bu korkunuzu yenmenizde
büyük faydası olacak diye düşünüyorum.

Ayrıca hormon ve vitaminlerinizi kontrol edin, yediklerinize dikkat edin, doğal beslenmeye çalışın, çeşitli ve bol miktarda
baharat tüketin.

Terapist olarak ta bir kedi edinin ki sürekli yanınızda olsun ve enerjinizi düzenlesin.
0
Rao
(12.12.23)
Panik atak gibi. Psikiyatriste gitmelisin
0
ferenc
(12.12.23)
(15)

sezen aksu şarkısı

jesues
sezen aksu'nun bir parçasının introsunda ud hızlı bir melodiyi kesik kesik çalıyordu. mırıldanmaktan anam ağladı ama şarkıyı bulamıyorum. bir zahmet bulduruverin ahali.
sezen aksu'nun bir parçasının introsunda ud hızlı bir melodiyi kesik kesik çalıyordu. mırıldanmaktan anam ağladı ama şarkıyı bulamıyorum. bir zahmet bulduruverin ahali.
0
jesues
(05.12.23)
doğru mırıldandığımdan bile emin değilim ki:)
0
🌸jesues
(05.12.23)
(bkz: vazgeçtim) mi?

ud varsa müziği ara dinkjian'a ait olabilir.
0
brkylmz
(05.12.23)
değil.. vazgeçtim, sarı odalar, ben sende tutuklu kaldım... gibi bilinen şarkılardan değil.
0
🌸jesues
(05.12.23)
ud taksimi olmasın. bunda söz yok gerçi ama bir ihtimal dedim.
0
Improbable
(05.12.23)
Yine mi çiçek?
0
zihua
(05.12.23)
alaturka ya da izmirin kızları? :)
0
candide
(05.12.23)
maalesef bunlar değil.. iki gündür yıprandım şarkıyı ararken ama bulamıyorum.
0
🌸jesues
(06.12.23)
Keskin bıçak
0
epleindebisous
(06.12.23)
keskin bıçak değil.. ya 16 lık ya da 32 lik notalarla çalıyor parçayı. ama kesik kesik.. melodiyi de tam olarak hatırlayamıyorum. hatırlasam notalarını yazardım belki bulan çıkardı..
0
🌸jesues
(06.12.23)
Google uygulamasında şarkı mırıldandığınız zaman buluyor. Baya da hata payı kabul ediyor yani. Bi şansınızı deneyin
0
nundu
(06.12.23)
yok yav, bulunmuyor. sanırım kendim uydurduğum bir beste bu ama sezen aksuya ithaf etmişim gibi bir durum var. emeği geçen herkese teşekkür ederim..
0
🌸jesues
(06.12.23)
"erkekler" ?

www.youtube.com
0
swallowed arsenic
(06.12.23)
maalesef bu da gol değil..
0
🌸jesues
(08.12.23)
0
11ao
(12.12.23)
şarkıyı buldum. yol arkadaşım imiş.. 1.5 yıl sonra nihayet diyeyim.
0
🌸jesues
(29.05.25)
(6)

Vücut kılları ve saçlar arasında doğru orantı olmaması?

norules
Vücudumda göğüs kılı, kol kılı, bacak kılı ve en nefret ettiğim sırt kılı eksik olmuyor, hayli gürler. Ama öte yandan da saçlarım dökülüyor. "Vücut kıllarım gür+Saçlarım gür" olsa veya "Vücut kıllarım seyrek+Saçlarım seyrek" olsa gam yemeyeceğim. Ama şu an böylesi aşırı sinir bozucu bir tezat oluyor
Vücudumda göğüs kılı, kol kılı, bacak kılı ve en nefret ettiğim sırt kılı eksik olmuyor, hayli gürler. Ama öte yandan da saçlarım dökülüyor. "Vücut kıllarım gür+Saçlarım gür" olsa veya "Vücut kıllarım seyrek+Saçlarım seyrek" olsa gam yemeyeceğim. Ama şu an böylesi aşırı sinir bozucu bir tezat oluyor.

Vücudumdaki diğer kılları bolca üreten ve benden eksik etmeyen genlerim, aynı cömertliği neden iş saçlara gelince göstermiyor ki? Şanssızlık mı, adaletsizlik mi? Ne demek lazım? :/
0
norules
(04.12.23)
ikisinin de sebebi testesteron diye hatırlıyorum sanki

testesteron göğsünde kıl çıkarırken saçlarının da dökülmesine neden oluyor
0
freebird5406_2
(04.12.23)
testo yüksektir. gariplik yok.
0
candide
(04.12.23)
İkisi aynı sebepten oluyor zaten dostum. Fazla testosteron kaynaklı. Bende de aynı problem var
0
glamdr1ng
(04.12.23)
sadece testosteron değil tabii sebep. çok stres direkt döküyor saçları.
0
ahm1
(04.12.23)
İnsan vücudunun bugları maalesef. Saç kökleri DHT'ye duyarlı ve bu sebeple dökülüyorlar. Ama aynı hormon bir yandan da saç çıkmasını sağlıyor. Sonra insan kusursuz yaratılmıştır... Hee aynen kusursuz.
0
synesthesia
(05.12.23)
Bruce Willis bir röportajında söylemişti. 'Bu erkeğin kaderi, yaş ilerledikçe kafada dökülüyor, burunda, kulakta çıkıyor.' diye.
0
Mirket
(05.12.23)
(14)

Tuvalet kağıdını peçete gibi kullanmak

Bir ben var benden şurada
Bu sizce ne kadar doğru, böyle bir şey olabilir mi? Birkaç gün önce arkadaşlarla aramızda bu konu üzerine bi konuşma geçti. Mesala yemek yerken kağıt peçete ihtiyacınız olsa ve evde kağıt peçete kalmadığını fark etseniz elinizi ağzınızı kullanılmamış/sıfır bi tuvalet kağıdıyla siler miydiniz? Ben "a
Bu sizce ne kadar doğru, böyle bir şey olabilir mi? Birkaç gün önce arkadaşlarla aramızda bu konu üzerine bi konuşma geçti. Mesala yemek yerken kağıt peçete ihtiyacınız olsa ve evde kağıt peçete kalmadığını fark etseniz elinizi ağzınızı kullanılmamış/sıfır bi tuvalet kağıdıyla siler miydiniz? Ben "abi ben galiba kullanmazdım çünkü bunlar en nihayetinde geri dönüşümlü kağıtlar, yani her ne kadar yıkanıp paklansalar da psikolojik olarak rahatsız olurdum kullanmazdım" dedim, siz ne dersiniz?
0
Bir ben var benden şurada
(03.12.23)
cok lazimsa kullanirim ama onlar cok ince oluyor yaprak yaprak oldugu icin. ekstra bir onyargim yok.

hic mi hasta oldugunuzda yani basiniza tuvalet kagidi rulosu alip burnunuzu silmediniz :)
0
yoggi
(03.12.23)
Sen havlu kağıt ya da selpaklarin geri dönüşümsüz saf selulozdan üretildiğini mi düşünüyorsun ?

Kullanırdım psikolojik olarak rahatsız olacak çok daha büyük şeyler var sıra buna gelmez.
0
Mcfly
(03.12.23)
kullanırım, psikolojik olarak rahatsız olmam
0
freebird5406_2
(03.12.23)
işyerinde asla kullanmam.
evde son seçenek olarak kullanırım.
kağıt mendil + peçete + havlu yoksa son seçenek olarak.
paketten bir tane hiç açılmamış alarak.
0
tabudeviren
(03.12.23)
ben hep kullanıyorum ne var ki bunda. tuvaletten alıp kullanmıyorum tabii, paketinden çıkmış sıfır halini alıp kullanıyorum, o da aynı fabrikadan çıkmış bir şey öbürü de sonuçta.

bu arada aynı bu muhabbet daha yeni izlediğim şu programda rapçi sefo tarafından yapılmıştı: youtu.be
üzerine bu soruyu görmem garip oldu :)
0
kim bilir
(03.12.23)
Teknik olarak anal bölge yüz bölgesinden daha hassas ve olumsuzluklara daha açık bir bölge değil mi? Hele ki hemoroid gibi faktörler iyice hassasiyet yapıyor.

Bu açıdan malzeme farklı olacaksa bile eminim tuvalet kağıdı daha makul bir seçenek olurdu.

Yani ben kullanmam şahsen, aklıma gelmez çünkü. Peçete yoksa gider elimi, ağzımı yıkarım. Zaten peçeteye silince de yemekten sonra yine elimizi ağzımızı yıkamıyor muyuz?

Ama eğer o an biri uzatsa al diye, hiç aklıma gelmez sizin gibi dülünmek. Sorunsuz kullanırım.
0
akhenaten
(03.12.23)
Kullanırım. Evde kağit havlu bitti dün, yenisini kadar açılmamış bir ruloyu kullandım sonra yeni kağit havlu alınca tuvalete koydum tuvalet kağıdını.

Öğrenciyken nezle olunca sınifa tuvalet kağıdı götürüyordum ya selpaktan daha yumuşak oluyordu ahshs herhangi bir tiksinme oluşmuyor bende bu konuda
0
nundu
(03.12.23)
bu duyuruyu okurken masamda duran tuvalet kağıdıyla bakıştık. her türlü kullanırım.
0
scudman1
(03.12.23)
kullanıyoruz zaten, çoğu kişi de kullanıyor. asıl garip olan durum sizinki :)
0
candide
(03.12.23)
Evde peçete, havlu kalmamışsa yeni ruloyu paketten alıp kullanıyorum, nezle olduğumda diğer peçeteler sert geliyor, bir ürün var onu bulamazsam ruloyla dolaşıyorum. Hepsi aynı şartlarda ve benzer malzemeyle üretiliyor duyduğum kadarıyla.
0
take stay
(03.12.23)
Çok sorun edilecek bir şey değil.

Ama uzun süredir görmediğimiz bir arkadaş ailesiyle ziyarete gelir de kendilerine bir şeyler ikram edilirse veya buna benzer davet etme gibi durumlarda her zaman için normal peçete bulundurmak daha iyi.
Yemeğin ortasında,
- ya kusura bakmayın evde normal peçete bitmiş.. diyerek kendilerine tuvalet kağıdını uzatmak uygun olmaz.
0
diyecevaplandı
(03.12.23)
kullanırım tabii ki, hiç düşünmemiştim hatta böyle bir şeyi şu ana kadar.

asıl beni rahatsız eden tam tersi durum. evde tuvalet kağıdı bitince popo silme işini diğer selpak ya da peçetelerle yapmak zulüm gibi geliyor.
0
king lizard
(03.12.23)
eve neredeyse hiç peçete almadım. hep tuvalet kağıdı kullanıyorum. misafir geliyor arada onlara da tuvalet kağıdı uzatıyorum :D
0
glamdr1ng
(03.12.23)
Kullanirim/ kullanıyorum hiç öyle takıntılarım yok.
0
wilhelmwasmuss
(04.12.23)
(5)

YouTube reklam engelleyici ne kullanabilirim...

lazarus
Lütfen yardım. Malumunuz y*utube kullandığım adbl*ckerı zorla kaldırttı.Şu haliyle bir şey izlemek ölüm. gerçekten çıldırmak üzereyim. kredi kartım yok o nedenle üyelik vs yapamam.Bunun bir çözümü yok mu, bu reklamları nasıl refüze edebilirim, ne kullanabilirim?
Lütfen yardım. Malumunuz y*utube kullandığım adbl*ckerı zorla kaldırttı.

Şu haliyle bir şey izlemek ölüm. gerçekten çıldırmak üzereyim. kredi kartım yok o nedenle üyelik vs yapamam.

Bunun bir çözümü yok mu, bu reklamları nasıl refüze edebilirim, ne kullanabilirim?
0
lazarus
(23.11.23)
ublock origin çalışıyor.
0
candide
(23.11.23)
YouTube videolarını kesip istenen bölümü indiren siteler üstünden uzun süren videoları izliyorum.
Reklam araya girmiyor.
Örnek: www.youtubetrimmer.com
0
diyecevaplandı
(23.11.23)
Adblock plus. Cok nadiren kesiliyor.
0
ahm1
(24.11.23)
Böyle bir şey olduğunun farkında bile değilim ben, çünkü firefox kullanıyorum. Opera da kullanıyorum ara sıra, onda da normalde gömülü reklam engelleyici var. Ama şu an hala çalışıyor mu bilmiyorum.

Fakat bunları yazarken bir yandan da yutüpten dizi izliyorum, reklam meklam yok.
0
John Bloor
(24.11.23)
Adguard şuan Chrome'da çalışıyor. Kredi kartı olayını Papara gibi yerlerden sanal kart oluşturarak çözebilirsin bence. Adguard Sınırsız Lisans alırsan 3 cihazda Youtube dahil olmak üzere tüm siteler ve uygulamalarda PC, Telefon fark etmeksizin tüm reklamlar engelleniyor. Hayatını kolaylaştıracağı için tek seferlik mantıklı bir yatırım :)
0
knetrix
(24.11.23)
(3)

Büro personelliği nasıldır?

nothing in my way
Üniversitelerde ve belediyelerde böyle bir meslek gördüm. Lisans işletme mezunuyum. Puanları 80lere kadar düşüyor gördüğüm kadarıyla. Sözleşmeli personel olarak çalışıyormuşsun. Nedir, ne değildir bu büro personeli? Kazanmak zor mudur?
Üniversitelerde ve belediyelerde böyle bir meslek gördüm. Lisans işletme mezunuyum. Puanları 80lere kadar düşüyor gördüğüm kadarıyla. Sözleşmeli personel olarak çalışıyormuşsun. Nedir, ne değildir bu büro personeli? Kazanmak zor mudur?
0
nothing in my way
(14.11.23)
bakanlığın taşra kadrolarında (yani Ankara hariç diğer iller-ilçeler) da büro personeli alımları oluyor.
bazen işletme mezuniyeti yada başka mezuniyet veya sertifika şartları isteniyor
bazen yaş şartları koyuluyor ilanlara dikkatlice bakman lazım.
85 civarıyla atananlar oldu benim gördüğüm. o puanı almak için 1 seneye yakın düzenli çalışmak gerekiyor.
4 sene sözleşmeli çalışıp 4.sene kadrolu oluyorsun.
yapacağın işler atanacağın birime göre değişiyor, amirlerinin sorumlu olduğu işler oluyor birim olarak onlara yardımcı oluyorsun.
İnsan kaynaklarında olursan özlük, atama, terfi, ödül tarzı işler olur
mutemetlikte olursan maaş , ek ücretler, yolluk, personel nakil işleri olur
başka bir çok birim vardır mutlaka. şuan için maaş 21 civarı, ocaktan sonra 33 civarı tahminen.
0
kararsızataletfilozofu
(14.11.23)
memurluk denilince akla gelen şeydir tam olarak. kurumun evrak işleri yapılır.

80 ve üstü puan yeterli. ben 85 puanla pek çok kuruma girebiliyordum. her sene sonu sözleşme yeniliyor. kafanıza takılan bir şey olursa sorabilirsiniz. maaş da üstteki gibi düz memur maaşı.
0
candide
(15.11.23)
puanın standardı yok. 2018 puanıyla 85 puanlar açıkta kalmıştı mesela. eylülde 2022 p3 74-75 ile GSB yerleşenler oldu. diğer alımlar son zamanlarda 77 gibi kapatıyor.
0
sen de git sen de unut
(15.11.23)
(8)

41 numara kadın ayakkabısı neden çok az var

damladamla
Birçok marka maks 40 a kadar üretiyor. Yeni nesil kızlar çok uzun hep ama ayakları mı küçük?
Birçok marka maks 40 a kadar üretiyor. Yeni nesil kızlar çok uzun hep ama ayakları mı küçük?
0
damladamla
(12.11.23)
Ben şimdiye kadar 41 numara kadın ayakkabısı görmedim 32 yıllık hayatım boyunca. Kadınlarda 41 numara ayak nadir rastlanildigi için sanırım çok az üretiyor olabilir firmalar.
0
dedeminhirkasi
(13.11.23)
1.75 boyum ve 38-39 giyiyorum. kendimden uzun hemcinsime de rastlamıyorum.

yeni nesil kızlar sandığınız kadar uzun değil.
0
candide
(13.11.23)
çok uzun kızlar bile 39 giyiyor en fazla. 1.80 mesela çok uzun bir boy bence, yeni nesil kızlar bile o kadar uzun olmuyor. tek tük arada var. belki onlarınki 40 numara olabilir. ama benim de hayatımda gördüğüm en büyük kadın ayakkabısı 39 numaraydı.
0
cenkay burker
(13.11.23)
Tr standartlari oyle. 41-42 giyen yakinlarim var oyle cok uzun degil 170 falan kocaman ayak gibi de degil ben 40 kuzenim 42 giydigi halde benimkinden daha zarif ama uzun ayaklari. Avrupada cok markada bulabiliyosun trde stoklanacak kadar cok gitmiyo o yuzden cesit az ve belli markalardan alabilirsiniz. Bana sanki butun kizlar 38 giyiyormus gibi geliyo hhhh
Trde uzun boylu erkekler icin de secenekler az hem ayakkabi hem giyim icin. pazarina bakmak lazim yani biz daha avrupadan asyaya dogru kuculuyo fizikler
0
ala09
(13.11.23)
Arz-talep dengesi. O numarayı arayan, isteyen, soran yoksa üretici de üretmez.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(13.11.23)
Bence yeni neslin henüz kadın ayakkabısı yaşı gelmedi. 1.70 bile olmayan kızım 39-40 giyiyor. Arkadaşları içinde 40-41 giyen var ama hep spor ayakkabı giyiyorlar.
0
SiyamkedisiZorro
(13.11.23)
nike da var
büyük ihtimal unisex
ama erkek olarak 42,5 lara bakıyorum düz siyahlar bazen baya indirimli oluyor
kalıp olarak da uygun
www.eksiduyuru.com
0
bir soru sorcam
(13.11.23)
Trendyolda deripabuc favorum buyuk numara var neredeyse her modelini almisimdir
Buyuk ayakli kizlar aslinda bildiginizden daha fazla sfafagga
Trenyol yorumlarda herkes agliyor buyuk no yok diye
0
eja
(13.11.23)
(8)

hayatımı bitirmek üzere olan sağlık problemim

ahm1
biraz uzun olacak ama artık bu problemim çözmem lazım, yoksa yaşayamayacak duruma geleceğim. o yüzden yardım bekliyorum. yoksa şartlar beni "yaşayamamaya" zorlayacak. bu hastalık yüzünden işten çıkmak zorunda kaldım.muhtemelen gözle ilgili bir problemim var. son 3,5 senedir 11-12 saatten az uyuyunca
biraz uzun olacak ama artık bu problemim çözmem lazım, yoksa yaşayamayacak duruma geleceğim. o yüzden yardım bekliyorum. yoksa şartlar beni "yaşayamamaya" zorlayacak. bu hastalık yüzünden işten çıkmak zorunda kaldım.

muhtemelen gözle ilgili bir problemim var. son 3,5 senedir 11-12 saatten az uyuyunca başım uyuşuyor, midem bulanıyor. 2 gün üst üste 8 saat uyuyunca nefes-göğüs daralması oluyor, bacaklarda aşırı güçsüzlük oluyor. bilgisayara gözüm/başım ağrımasına rağmen bakmaya devam edince koltuktan kalkar kalkmaz bacaklarda aşırı güçsüzlük oluyor. akşamları mekanların ışıkları kötü etkiliyor beni. çenem uyuşuyor. bir keresinde bilgisayara çok bakıp dışarı çıktığımda çok kötü oldum, başımı oynatıp etrafa baktıkça sırtımdan, omurgamdan aşağı belime elektrik çarpmış gibi oldu, düşüp bayılacağım diye çok korktum, başımı hiç oynatmadan, hep önüme bakarak eve döndüm. loş ışıkta vakit geçirince gözlerimin altı kızarıyor, bunu doktorlara anlatıyorum, doktorlar "öyle şey olmaz" diyor. ama loş ışıktan oluyor, bir kere de olmadı, belli bir şey.

ama sanırım hikayeyi baştan anlatmam lazım. sanırım bende ileri bir göz problemi var ama ya doktorlar bunu eğitimlerinde görmedikleri için anlayamıyor ya da niyeyse gözümde herhangi bir yapısal değişikliğe yol açmıyor bu sıkıntım.

hikaye: ben oldum olası bilgisayar başında çok vakit geçirdim. eve ilk bilgisayar 7-8 yaşındayken girmişti. 12-13 yaşlarında bile "gözüm çok yanıyooor, gözüme bir şey batıyor gibi oluyor" diyip duruyordum. çok ekrana bakmaktandı tabii. yazın tatile gidince şikayetim falan kalmıyordu. ortaokulda gözlük takmam gerekmesine rağmen üniversiteye kadar gözlük kullanmadım. 2015 yılıydı sanırım, sinemaya gittiğimde ekrana bakarken gözümde kırmızı şerit halinde görüntüler çıkıyordu, doktora gittim, "göz kürenin yeri değişmiş" dedi, damla verdi, geçti. gerçekten de damlanın prospektüsünde "göz kürenin yeri değişmesi halinde..." vs. yazıyordu. 1 sene sonra tatile gidince ilk gün gözüm ve başım ağrıdı. ertesi gün geçti. bu bir kere daha olunca dedim ki "hmm sanırım göz sürekli bilgisayara bakmaya alışmış, o yüzden doğaya çıkınca başta alışmakta zorluk çekiyor." ama bunu doktora anlatınca "öyle olmaz, biz hemen alışmasını bekleriz" diyor. halbuki şimdi de bazen, akşamdan sonra, ekrana baktıkça ayıldığımı hissediyorum. sonrasında, şubat 2020'ye kadar son 1-1,5 sene sürekli göz damlası kullandım. doktora "gözlerim bir garip, ağrıyor, düzgün bakamıyorum" vs. şikayetleriyle gidiyordum. doktor da 2-3 ayda bir 2 tane göz damlası veriyordu. bir süre sonra "yeter hep aynı ilaçları verip duruyor" deyip başka doktora gittim, o da "niye bu damlaları veriyormuş ki, ameliyat için bunlar" vs. dedi, başka basit bir damla verdi. gözlerim ara ara iyi oluyordu, ara ara biraz kötü oluyordu. doktorlar sadece damla yazıp yolluyordu. en son eylül 2019'da gözlüğümün sol camı diagonal şekilde biraz kalınca kum tarafından çizildi. ben de yeni değiştirmiştim, biraz böyle kullanayım dedim, baktım, görüyorum, öyle çok net bir çizik yok. şubat ayına kadar kullandım, 2020 şubat ayında yeni gözlüğü alınca bir an çok acayip hissettim kendimi, dünyaya çok farklı bakıyordum. bir kere daha gittim doktora, "önceki doktor yanlış ölçmüş" dedi, daha düşük bir numara verdi, o zaman biraz rahatladım ama tamamen eski hâlime dönmedim. ilk gözlükten sonra mı, ikinci gözlükten sonra mı hatırlamıyorum ama bir gün uyumaya çalışırken başımın sol tarafı birden "tık" etti (hatırlatma: gözlüğümün de sol camı çizikti). kalın bir tel oynamış gibi bir histi. o günden sonra her şey değişti ve işte en başta yazdıklarım olmaya başladı. sonra bir farklı doktora daha gittim, aynı numarayı verdi. sonra da covid geldi, biraz salmama rağmen ara ara gitmeye devam ettim doktorlara ama sonuç değişmedi (bir daha da gözlüğü değiştirmedim).

gözleri küçüklükten beri gelen süreçte hasta mı ettim? ama hasta ettiysem neden doktorlar anlayamıyor? gözüm nörolojik bir sıkıntıya mı sebep oldu? ama bir sürü mr vs. çekildi, yine hiçbir şey çıkmadı.

bir sürü göz doktoruna, nöroloji doktoruna gittim, bir sürü mr, tetkik vs. yapıldı ama hiçbir şey bulunamadı.

geçen bütün günü dışarıda geçirdim. sanki biraz daha dinç ve gözümü sağlıklı hissettim ama bunun nedeni tamamen ekrana bakmamak mı bilemiyorum tabii.

ben ne yapayım, nasıl çözerim bu durumu? yoksa mecburen hayatım bitecek mi? gerçekten çok ciddi hayati bir meseleyle karşı karşıyayım :((
0
ahm1
(23.10.23)
Yani bütün yazdıklarından şunu çıkarımlayabildim; sen bu durumun gözünle alakalı olduğunu sanıyorsun ama onca doktor bakmış bir şey bulamamışlar bence sorun başka bir yerde olabilir. Genel bir doktora görünmende fayda var bence.
0
Pass this on
(24.10.23)
Hocam sen bunu daha önce de sormuştun, o zaman da gözlük çizildi diye böyle bi sorun olmaz diye düşünmüştüm. Bence sorun gözlerinde değil. İyi birer nörolog ve beyin cerrahına git bence. Gözden kaynaklanması daha düşük ihtimal gibi geliyor bana. Gittiğin doktorlar test yapmış bakmış işte sonuçta. Bi de dediğim gibi gözlük çizildi sonra kafamda bi şey tık etti çok birbirleriyle bağlantılı olaylar gibi gelmiyor bana.
0
nundu
(24.10.23)
gözleri çizdir, gözlükten kurtul ondan sonra bi bak bakalım devam ediyor mu?
0
ayseee
(24.10.23)
allah korusun da beyninizle ilgili bir sıkıntı olabilir. çünkü göz diğer organlar gibi değil, direkt bağlantılı. benim de çocukluğumdan beri gözlerim sıkıntılı, bir keresinde beyinde problem olabilir diyerek beyin mr'ı çektirmişlerdi.

zaten anlattıklarınız gözden ziyade daha çok beyinle ilgili bir soruna işaret ediyor gibi. bu alanda sağlam bir doktor bulup derdinizi ayrıntısına kadar anlatın.
0
candide
(24.10.23)
Tesekkurler cevaplar icin. Yorum yapmak isteyenler yapsin lutfen.

@candide ve @hacirotti: beyin mr'i cekildim, o da temiz cikti. Artik bir sey ciksin diye dua ediyorum. Peki o zaman bir de beyin cerrahina gideyim bakalim ne diyecek. Ama ben umitsiz umitsiz gidiyorum artik.

Bir de gercekten o "tık" etme olayindan sonra degisti her sey.
0
🌸ahm1
(24.10.23)
Geçmiş olsun, tık etmeye takılmışsınız ancak onunla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Genel sağlık durumunuz nasıl, başka bir hastalık teşhisi kondu mu? Kullandığınız başka bir ilaç var mı, gittiğiniz hekimler sizi farklı bir uzmanlığa yönlendirdi mi?
0
efx
(24.10.23)
@efx: tık etmeye takıldım, çünkü tam olarak o andan sonra her şey değişti. beyaz ile siyah gibi fark var ya da beyazdı, gıpgri oldu. evet, o ana kadar gözlerimde 1-1,5 senedir sıkıntı vardı ama hafifti, hayatımı engellemiyordu. o tık olayı bir oldu, pir oldu ve bir daha da tekrarlanmadı.

hastalıklarım:

- majör depresyon sebebiyle antidepresan kullanıyorum (kullandığım tek ilaç, ismini de yazayım madem, paxera). bir psikiyatriste sormuştum "ilaçtan olabilir mi? belki prospektüste yazan yüzbinde 1 ihtimal bana denk geldi?" diye ama "yok, böyle bir şey yapmaz" dedi. belki bir psikiyatriste daha sorsam iyi olur.
- geceleri dişimi çok sıkıyorum
- boyunda fıtık başlangıcı var. bir doktor demişti "belki de boynunda fıtık var, sinirlere baskı yapıyor" diye ama fizik doktoruna gittim, "sinirlere baskı yapmıyor" dedi.

çenemin solu da uyuşuyor bu arada ama o tık olayından sonra başladı. tık olayı da başımın solunda olmuştu.

şimdiye kadar şu doktorlara gittim (sayılar tahmini, her defasında farklı doktor tabii): nöroloji x5-6, göz doktoru x9-10, fizik tedavi, kardiyoloji

diş sıkmaktan olabilir mi bilemiyorum. diş doktoruna bundan bahsetmedim. bahsetsem de anlar mı merak ediyorum artık. çünkü hangi doktora dertlerimi anlatsam "ondan olmaz, bundan olmaz, öyle bir şey görmedim hiç" diyor.
0
🌸ahm1
(25.10.23)
geçenlerde bir tam günü dışarıda gezerek geçirmiştim. iyi geldi gibi hissetmiştim (ekranlardan uzak kalıp gözü dinlendirmek, günışığına maruz kalmak). 3 gündür 8-9 saat uyuyup yarım günü (gündüzün yarısını) dışarıda geçirmeye çalışıyorum ama gözler yeni hayatına alışamıyor galiba, çok kötüyüm :( uyku, halsizlik, mide bulantısı var, kursağım düğümleniyor sanki kusacakmışım gibi hafiften. az uyumak da (8-9 saat) kötü etkiliyordu bu arada. yani ya göz ve uyku ikilisinden biri ya da her ikisi birden kötü etkiliyor beni şu an. birkaç gün daha denemeyi düşünüyorum.

bu hastalık yaşamımı sonlandırmak için çok zorluyor ya :(((
0
🌸ahm1
(25.10.23)
(8)

30+ suç kaydı olup dışarıda dolanabilmek

gule gule
gündem olmuş, uzun zamandır benim de aklıma gelen bir soruydu;1 taksirle yaralama, 12 uyuşturucu, 5 silahlı kanunlara muhalefet, 8 kasten yaralama, 3 hırsızlık, 1 tehdit, 1 motor hırsızlığı ve 1 adet yağma.bu kadar suç işleyen bir kişi nasıl hala dışarıda kalabiliyor, bunun açıklaması nedir?
gündem olmuş, uzun zamandır benim de aklıma gelen bir soruydu;

1 taksirle yaralama, 12 uyuşturucu, 5 silahlı kanunlara muhalefet, 8 kasten yaralama, 3 hırsızlık, 1 tehdit, 1 motor hırsızlığı ve 1 adet yağma.

bu kadar suç işleyen bir kişi nasıl hala dışarıda kalabiliyor, bunun açıklaması nedir?
0
gule gule
(09.10.23)
münferit bir şey değil ki, etraf bu tarz insanlarla kaynıyor. ne kadar çok olduğunu bilseniz aklınız şaşar.

sebebi adalet sisteminin çarpıklığı, doğru düzgün hakim ve siyasetçilerin olmaması.

bir diğer büyük neden de hapishanelerin dolu olması. 2-3 sene önceydi sanırım, doluluk oranının %100'ü geçtiğine dair haber okumuştum. yani sistem zaten bozukken üstüne bir de yer yok. eskiden beri bu tipler dolanırken şimdi daha da rahatlar.

üstüne üstlük pandemi döneminde bir grup insanı hastalık vs. ayağı ile sebepsizce hapisten saldılar.
0
candide
(09.10.23)
en son temmuzda yine af cikti. hapse girmek cok zor iken giren bi iki seneye affa denk geliyor her turlu disardalar.
0
mess
(09.10.23)
Resmî bir açıklama değil ama tahminim şu. Bu kişilerin ucuz iş gücü olarak değerlendirilebilme ihtimali var. Fabrikalarda yabancı uyruklu (özellikle Suriyeli), hükümlü kişiler "bilerek" işe alınabiliyor.

Ben askerdeyken yazıcıydım. Suçu bulunan askerlerin listesini görmüştüm. Normalde o suçlar için yıllarca ceza almaları gerekiyor dersin ama tutup askere göndermişler. Sonuçta bir şekilde kullanılıyorlar.
0
dissendium
(09.10.23)
Cezalar yetersiz ve caydırıcı değil. Düzenleme şart.
İnsan hakları, hukuk, adalet.. derken suçtan zarar görenler kadar suçun failleri de hukuktan fayda yönlü yararlanır oldu.

Bir suçun cezası 10 yıl hapis ise "10 yıl" içerde yatılmalı.
iyi hali, hakim kanaati, duruşmaya takım elbiseli çıkması, akıl sağlığı raporu derken adliyede geçen zaman müşteki aleyhine geçiyor.
Adalet denilen, suçluya değil müştekiye ve topluma fayda veren bir şey olmalı.

Bu arada kasten, taksirli, hata ile işlenen suçlardaki bu psikolojik sebepler her zaman gözetilmeli.
0
diyecevaplandı
(09.10.23)
Hafta da en az bine yakın kişi salınıyor. Bu adalet sistemiyle alakalı adam dosyası olmasına rağmen ceza almamışsa çıkıyor. Suç ne hakimin ne savcının suç adalet sisteminin yasaların değişmesi lazım. Ayrıca psikolojik sebep falan gözetilmiyor adamın 2 cinsel suçu var adam açık cezaevine çıkıyor. Ordan izne gidiyor. Cezaevi kurul mahkumlara ret bile verse infaz hakimleri bozuyor. Sistem bozuk arkadaşlar. Ben cezaevi psikoloğu olarak kimlerin salındığını burda yazsam ülkenin büyük sorunun adalet sisteminin yetersizliği olduğunu anlarsınız.
0
mikahakkinen
(09.10.23)
Avukat arkadaşım en son konuştuğumda şunu dedi; adalet sistemi o kadar kötü ve o kadar yavaş ki suç işleyen kişi hakkındaki davalardan sonuç alsan bile adam yakalanana kadar aynı suçtan işleyip duruyor.

Onun dışında zaten düşünce suçlusu degilsen hapis yatmak zor ülkede artık.
0
logisticsmanager
(10.10.23)
öldürmedikten ya da kundaklamadıktan sonra içeri giremezsin. büyük şayialı bi şey lazım.
sistemin bu bug'ıyla dışarıda dilediğini yaparsın. bunu anlatan bir de film var (Arizona Junior)

mikahakkinen burada suç makinası profilinin çokluğundan bahsetmiş.
geçen yolun ortasında bir tokatla bir çocuk bir başka çocuğu öldürdü.
biri şunu yazmış:
hapishanede askerlik yapmış, cinayetten hapse gelenlerin yüzde 99u bir anlık öfkeyle öldürmüş, tasarlayarak öldüren yok.

suçlular dışarda kalmayı tasarlayarak suç işliyor
profesyonelce yapıyor bu işi

edit. hapishane yapmak ve işletmek bizim vergilerimiz demek. hapisten başka ceza yöntemi bilmezsen herkes için hapis koşulu sağlayamazsın, eğer amerika gibi para saçamıyorsan
0
lambırcek
(10.10.23)
yurtdisida boyle, bunlar polisin kose kapmaca oynadigi abiler.
benim tezim su, bunlarin hepsini iceri tiksalar polise yapacak birsey kalmiyor. Bir de icerde basbelasi oluyorlar. O yuzden arada temiz hava alsin diye saliyorlar, sonra zaten kisa zamanda bir olaya karisinca yakalaniyorlar, hop yine iceri.
Polisin de ise yarar gorunmeye ihtiyaci var sonucta di mi? ;)
0
cooperr
(10.10.23)
(1)

Türkçe pop şarkısı

mehmetkaya1735
https://voca.ro/1kgjyLzTGAJC1. Türkçe pop şarkısı2. Islıkla çaldım ama tam sonunu toparlayamadım. 3. 5-10 senelik bir şarkıdır. 4. Sanki “buralara yine beni zor beni ???” Gibi bir şey diyordu. 5. Bir erkek söylüyordu. Ritmil bir şarkıydı.
voca.ro

1. Türkçe pop şarkısı

2. Islıkla çaldım ama tam sonunu toparlayamadım.

3. 5-10 senelik bir şarkıdır.

4. Sanki “buralara yine beni zor beni ???” Gibi bir şey diyordu.

5. Bir erkek söylüyordu. Ritmil bir şarkıydı.
0
mehmetkaya1735
(27.09.23)
bana murat boz uçurum gibi geldi ama...
0
candide
(27.09.23)
(9)

Kendimiz gibi biriyle er geç karşılaşacak miyiz?

sanguine
Bunu sadece romantik anlamda söylemiyorum geniş kapsamlı, sevgili, arkadaş, is arkadaşı vs. Kendimiz gibi biri derken yanlış anlaşılmasın, aynı şeyden hoşlanmak, aynı dünya görüşü değil kesinlikle.Davranış konusunda benzer; ben kimseyi rencide etmem mesela, vefaliyimdir, yakın arkadaşlarımı asla yal
Bunu sadece romantik anlamda söylemiyorum geniş kapsamlı, sevgili, arkadaş, is arkadaşı vs.

Kendimiz gibi biri derken yanlış anlaşılmasın, aynı şeyden hoşlanmak, aynı dünya görüşü değil kesinlikle.

Davranış konusunda benzer; ben kimseyi rencide etmem mesela, vefaliyimdir, yakın arkadaşlarımı asla yalnız bırakmam, her türlü dertlerini dinlerim, maddi olarak da elimden geleni yaparım, kötü anlarını paylaşırım

30 yaşındayım, 15 yıllık arkadaşlarim saçmalamaya başladı. 4-5 yıldır tanıdıklarim da keza. Rencide edici şeyler duyuyorum, ya da iş dusulunce araniyorum, dert anlatilacagi zaman araniyorum. Bu son ikisiyle ilgili gene çok önemli değil demek ki güveniyorlar da paylaşıyorlar ama bir üstüne rencide edilmek çok koymaya başladı.

Insanları iyi tanırım zannediyordum onun da şaşkınlığı içindeyim. Benimle çok yakın derin paylaşımlar yapan benim de yaptığım insanlar bazen öyle bir söz söylüyor ki şaşıp kaliyorum. Bu densizlikleri ben kimseye yapmıyorum .Ve iletişimi kesiyorum direkt. Özür gelmeyince de engelliyorum, bu insanlarla sık sik aynı ortamı da paylaşıyoruz. Şimdi uzun vadede etkilerini bilmiyorum belki dönüp barışmak isterler ama gene bir anlamı yok, yüz göz olduktan sonra soğuyorum zaten


Ama hep böyle mi olacak, gerçekten yıldım. Kendimi açabileceğim bir insan olmayacak mı bu arkadaş da olur sevgili de başka bir şey de
0
sanguine
(19.09.23)
Yabancılaşıyorsunuz. Doğal akışı hayatın... Bu devirde insanlar ekonomik olarak ne kadar bağımsız ve güçlü olurlarsa o kadar tahammülsüz oluyorlar. Kopuyorlar insanlardan. Birçok insanda durum aynı. Yaşınızdan ötürü doğal bu... Arkadaşlıklar bitiyor, tanıdıklıklar başlıyor.

Üzülerek söylüyorum, kafanıza göre bir insanın hayatınıza girme ihtimali daha da azaldı. Ama bitmiş değil. Bir tane kafa dengi insan sizi uzun müddet idare edebilir. Nasip meselesi.

Yani anlaşma potansiyeliniz olan insan dünyada çok var ama yaş, hayat koşuşturması, tercihler vs. imkan tanımıyor...
0
yadigar
(19.09.23)
Bende siz gibiydim, bunun altında gizli bir egoistlik olduğunu düşünüyorum. Gizli egoistim bence ben. Kendimi sürekli diğer insanlardan daha vefali, daha iyi niyetli gördüm ve yalnız kaldım. Şu an çok ağır bi hatası olmadığı sürece daha az insan siliyorum, herkesle beklentisiz şekilde iletişim kuruyorum. Kötü bir tepki alırsam şaşırmıyorum, iyi tepki alırsam seviniyorum. Beklentiyi düşük tutmak hayat kurtarır. Kimse olduğu haliyle kalmıyor, kendimiz de öyle. Hayat insana yeri geliyor yapmayacağı şeyler yaptırıyor. Kişilik olarak daha tutarlı davranışlar gösteren insanlarla daha çok vakit geçiriyorum, fakat yine de insanların değişebileceği ihtimalini göz ardı etmiyorum.
0
personaa
(19.09.23)
malesef hayat hassas insanlar için zor oluyor. insanların büyük kısmı sizin istediğiniz gibi değiller ve kibar insanı eziyorlar, hadleri bildirilince insafa geliyorlar. cabası güçlünün yanında olmayı tercih ediyorlar. dilerim istediğiniz gibi insanları bulursunuz ama bulana dek beklentiyi düşük tutun ve üzülmeyin
0
abelardo
(19.09.23)
Sanmıyorum. Ben yakında şöyle olurum www.instagram.com
0
Kahvedesu
(19.09.23)
bence yaşın ilerlemesi ile alakalı. ben de birkaç ay sonra 27'ye giriş yapacağım. üniversite bittikten sonra yavaş yavaş böyle oluyor. iş hayatı başlıyor, sonra evlilikler falan istesen de istemesen de kopuluyor arkadaşlardan. benzer durumdayım ama ufaktan kabullenmeye başladım, hayat böyle. insanların öncelikleri farklılaşıyor ve pek çoğunun da arkadaşları umrunda olmuyor çünkü zaten bir eşi var o bana yeter kafasında oluyorlar. bir de çocuk varsa hepten yoklar yani. bir de iş hayatı var sabahtan akşama kadar çalışma vs.

sonuç olarak yalnızsanız ve evlenmeyecekseniz aşırı berbat bir durum.
0
candide
(19.09.23)
Ben bunu oldum olası hissettim, şuanda da 28 yaşındayım. Günümüzde insanlar karakteristik olarak daha berbat bir hale geldi, kaçınılmaz bir gerçek. Karşındakinin menfaatlerini karşıladığın sürece varsın, seni kullanamadığı anda yok oluyor. Ancak her zaman iyi insanlar olduğunun kanaatindeyim ve bu insanlarla tanışmanın belli bir zamanı olduğuna inanıyorum. Yani bizim hayatımızın her şeyi oturmuş (maddi manevi çok büyük bir problem yoksa) ve karşı tarafın da bu anlamda bir eksiği yoksa, o zaman insan ilişkileri daha sağlam oluyor. Tabi bu çok nadir bir durum. En önemlisi düzgün insan bulmak ve bu da zor, artı şans meselesi.

Bir de derler, hayatı tren gibi düşünürsek, herkesin bizimle kalacağı bir süre vardır. Kimisi 1 durak 2 durak derken kimisi daha fazla gelecektir. Bizi yaralarken bize öğretecekleri şeyler de vardır. Ama yanlış istasyona bindiğimizde inmeliyiz çünkü dönüş maliyeti o kadar artar. 20li yaşlarda ne kadar iyi seçimler yaparsak hayatımızın geri kalanını o kadar iyi geçireceğimizi düşünüyorum. Siz 30 yaşındasınız ki yeni başlıyorsunuz sağlam bir hayata. Seçtiğimiz insanlar önemli faktör ve asıl o kötü insanları hayatınızda tutmayarak iyi bir seçim yapıyorsunuz. Hayatınızdan çıkarın ki yenilerine yer açılsın.
0
babemsi
(20.09.23)
Insanlardan kopmak, arkadaslarin zaman icinde sekil degistirmesi baska, en hassas benim, en kibar benim herkes kotu demek baska. Personaa'nin dediklerine buyuk oranda katiliyorum.

Ayrica kendini degersiz gorup, sevilmek icin, ihtiyac duyulmak icin sinirlarinizi alt ust edip ve belki de baskalarinin sinirlarini cigneyip, sonra herkes bana ayip ediyor diyerek kurban ucgenine girmediginizden emin olmanizi tavsiye ederim. Ne yazik ki sinir koymanin ne oldugu (ve buna benzer bir cok gerekli bilgi) hicbir yerde bizlere ogretilmiyor.

Bir seye kirilip, bunu kibarca ifade edip sinir koymak ve iliskiyi saglikli bir yerden devam ettirmek de bir secenek. Beni rencide etti, ben de sildim, sonra da ozur dilemedi demek de bir secenek. boylesine aslinda yanlis bir yerden iliski kurmadiginiza/iliskilerinizi bitirmediginize emin olun. Sinir koymak duvar ormek degil aksine benimde daha derin ve daha saglikli iliskiler kurabilmen icin yollarim budur demektir. Once sinirlarinizin ne oldugunu belirlemeyi deneyin, kendini gercekten seven, bagimli degil bagli iliski kuran insanlarin sinirlari vardir, sonra kibarlikla ve sevgiyle sinir koymayi ogrenin, yine sinirlariniz ihlal ediliyorsa o zaman yavas yavas insanlari hayatinizdan cikarirsiniz. Son olarak, herkese ayni sinirlari koymayabiliri, sinirlarimiz iliskimiz gelistikce ve derinlestikce esneyebilir ve degisebilir. Bunlarin hepsi mumkun.
0
songforsomeone
(20.09.23)
otuz yaşındaymışsın, on beş yıllık arkadaşlarım diyorsun. muhtemelen onların ve senin kalbinin kararmadığı ergenlik zamanında tanıştınız. ergenlikte ne yapsan mübah. karşındaki deccal olmadığı sürece arkadaşlığını sürdürüyorsun çoğu zaman. devam ettikçe de sevdiğinden ve yılların hatrından kopamıyorsun. ama hepimiz değişiyoruz. aradaki on beş yıl insanın hayatındaki ciddi dönüm noktalarını barındırıyor. o noktaları geçince neye dönüşeceğini sen bile tahmin edemiyorsun. belki senin de eski inceliğinde olmadığın, çevrene tatsızlık veren farkında olmadan yaptığın şeyler vardır. gururuna dokunuyorsa açıkça söyle, çözümcül olmaya bak bence niye böyle oluyor diye buraya yazacak kadar dertleniyorsan. bunu yaptığın halde beklediğin gibi davranılmıyorsa da boşver gitsin.
0
black holes in the sky
(20.09.23)
Başlığa cevap; mümkün değil…
0
hayalhayal
(20.09.23)
(5)

Kamburluk ve rounded shoulders icin spor onerileri

zimbirik
6 yaşından beri tum gun masa başında oturduğum bir hayat düzenim var. Şuanda da bilgisayar başında calisiyorum ve kamburlugum gittikçe artıyor, sabitleniyor gibi. Bana oyle bir spor onerin ki o kas gruplarını calistirsin ve one gelen omuzlarımı geri ceksin, duruşumu düzeltsin. Ama sorduğum şey egzer
6 yaşından beri tum gun masa başında oturduğum bir hayat düzenim var. Şuanda da bilgisayar başında calisiyorum ve kamburlugum gittikçe artıyor, sabitleniyor gibi.

Bana oyle bir spor onerin ki o kas gruplarını calistirsin ve one gelen omuzlarımı geri ceksin, duruşumu düzeltsin.
Ama sorduğum şey egzersiz hareketi değil, spor tipi.
“Mesela tenis oynamanın o kas gruplarına faydası olur, kamburluğunu düzeltir” Gibi bir öneri arıyorum. Egzersiz hareketlerini sırayla yapmaktan sıkıldığım icin sürdürülebilir olmuyor. Gyme gitmek, aletlerde çalışmak bana aşırı sıkıcı geliyor.

O yüzden dans çeşid, grup dersi, raketli sporlar, farklı tarzda oyunlar vs her seye açığım. Bana bir spor önerir misiniz?
Lütfen konu ile ilginiz/ bilginiz yoksa oneri vermeyin.
0
zimbirik
(18.09.23)
Bahsettiğin şey dans ederek ya da tenis oynayarak düzelebilecek bir şey değil, gym'e giderek de düzelmez, şanslıysan eğer uygun bir fizik tedavi süreci ile düzelir zira yamulan omurga olduğu için omurgayı düzeltmek gerekiyor, onun için de dans etmek etkili bir yöntem değil, tenis oynarken kullandığın kaslar da yamulmuş omurgayı düzeltmez. Dediğim gibi şanslıysan fizik tedaviyle falan kurtarırsın ama derecesine göre cerrahi yöntemler de tavsiye edebilir doktor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.09.23)
öyle bir spor yok, belli hareketlerle düzeltebilirsiniz. düzeldikten sonra da sporla kasları güçlendirip tekrarlamasına falan engel olabilirsiniz. yani spor dalı ana değil ara etmen olur ancak.
0
candide
(18.09.23)
ağırlık çalışarak ve bilinçlenerek duruşunu düzeltebilirsin. nitekim ben düzelttim.

omuzların öne düşüklüğü sırt kaslarının zayıflığından ve göğüs kaslarının gergin oluşundan kaynaklanıyor. sırtını güçlendirirsen, göğsünü de açarsan işin hallolur.

örneğin barbell row, seated cable row, barfiks gibi şeylere abanman gerekecek.
0
alperz
(18.09.23)
10 aydır haftada 3 gün mat pilates yapıyorum. pilates hocama tam olarak masa başı çalışma, kamburluk, omuz düşüklüğü, mouse tuttuğum elimde ve bileğimde güç kaybı, bel ve omuz ağrısı vb. şikayetlerimi anlattım. şu an görenler sen ne yaptın kendine, boyun mu uzadı diye dalga geçiyorlar, o derece düzeldi duruşum ve şikayetlerim %70 falan azaldı.
0
Phoebe
(18.09.23)
Sana benzer bir hayat şeklim vardı. Pandemi esnasında evde oturmaktan ve evde çalışmaktan artık vücut "(" şeklini almıştı. Uyguladığım yöntemlerle 35 yaşında "boyun uzamış" tepkileri aldım. Boy tabi ki uzamadı ama vücut parantez formundan "I" formuna geldi, boyum uzamış gibi oldu.

Üstteki cevaplar doğru, bu sorun dansla-tenisle-oyunla düzelmez.

Sorunu çözmek istiyorsan düzenli egzersizler yapman lazım. Omuz, sırt, göğüs kaslarını çalıştırıp özellikle de esnetmen gerekiyor. Bir spor salonunda spor eğitmeni ile çalışmalısın. Kendi başına belli ki motivasyonun yok, neyi nasıl yapacağını da bilemezsin. Bu iş aletlerden ziyade mat üzerinde, benchte veya duvara yaslanarak çeşitli egzersizler gerektiriyor.

Örneğin şu videodaki tarzda egzersizler çok yardımcı oluyor, ben buna benzer şeyler uyguladım:
www.youtube.com

Sıkıcı ve sürdürülebilir olmadığını söylemişsin, bir eğitmen ile çalışırsan düzenli ve motivasyonlu olarak bu işi götürürsün, sıkıcı olmaz. Bu etabı geçtikten sonra da kas gruplarını güçlendirirsin. Hayatına tahmin edemeyeceğin ölçüde pozitif etkisi olacak. Bu kadar uzun uzun boş yere yazmıyoruz emin ol.

Aradığın cevap bu değildi biliyorum ama doğru cevap bu.
0
Lethe
(19.09.23)
(4)

lisede eşit ağırlık

0zlem
seçen bir öğrenci sonra sonradan sayısal bir bölüme girmeye karar verse girebiliyor mu?buradaki dezavantajlar nedir?
seçen bir öğrenci sonra sonradan sayısal bir bölüme girmeye karar verse girebiliyor mu?

buradaki dezavantajlar nedir?
0
0zlem
(12.09.23)
Evet girebilir katsayı problemi yok artık. Fakat 2 sene boyunca fizik, kimya ve biyoloji derslerini almayacağı için o açığın kapatılması gerekir.
0
black holes in the sky
(13.09.23)
pratikte iyi bir sayısal bölüme giremeyecektir ileri fen derslerinden açığı kapatamayacağı için.
0
kesmekes laleler
(13.09.23)
evet girebilir ama üstteki arkadaşların da dediği gibi fen dersleri almadığı için fenden çok düşük net yapar, düzgün bir sayısal puanı alamaz.
0
candide
(13.09.23)
İyi bir sayısalcı lisede edebiyat dersini seviyosa ekstra çok çalışmadan eşit ağırlıktan çok iyi derece yapabilir ama iyi eşit ağırlıkçı fene ekstra çalışması lazım en azından bir sene. Lisede sayısalcılar edebiyat ve coğrafya görüyor ama eacılar fen görmüyor
0
nundu
(13.09.23)
(19)

Bu samimiyet mi yoksa densizlik mi?

sekizdokuzon
Dün daha önce tanismadigim biriyle yüz yüze bir görüşme yaptık iş için. Kariyerim ve yapmak istediklerim hakkında konuştuk, karşımdaki kadın hem yaş hem de deneyim bakımından benden yukarıda. Konuşmanın bir yerinde "Sen şu şu işleri yapamazsın, sende o enerji yok. Enerjin düşük, hatta konuşmanın baş
Dün daha önce tanismadigim biriyle yüz yüze bir görüşme yaptık iş için. Kariyerim ve yapmak istediklerim hakkında konuştuk, karşımdaki kadın hem yaş hem de deneyim bakımından benden yukarıda. Konuşmanın bir yerinde "Sen şu şu işleri yapamazsın, sende o enerji yok. Enerjin düşük, hatta konuşmanın başında benim de enerjimi aşağı çektin. Ama samimi, iyiniyetli birisin. Seninle bir şekilde çalışmak isterim." dedi. O an bir tık şok oldum, enerjici kadınlar da vardır neticede. Sonra kendimi doldurmamak için "E yorgundum, iki gündür çocuk bakıyordum. Kadın gördüğünü söyledi" diye düşündüm ama bir taraftan da bir tık kırıldım. Ben bunu bu şekilde söylemezdim. Sonra da aslında ustalastigim bir alan olmadığını, bu yasta mesleksiz olmanın büyük sıkıntı olduğunu falan söyledi. İnsanların karşısındakinin gardini düşündükten sonra dört koldan saldırması da yine sık karşılaştığım bir tavır. Ve daha kötüsü kendimi bu tip durumlarda savunamiyor olmam. "He evet ben gerçekten de işe yaramaz biriyim, haklısın. Zamanını aldım." kafasına giriyorum.


"Kadın dürüst, gördüğünü söyledi ve sana yardım etmeye çalıştı sekizdokuzon" ile "İnsanların patavatsızlıklarindan, kaba saba tavirlarindan ve hal bilmezliklerinsen bıktım." arası bir yerdeyim. Ya bir de burcumu sordu, balık dedim diye daha bir acıdı. Eve geldim, CV'mde doğum tarihimi değiştirmeyi falan düşündüm. Kendisi de başak burcuymus, çok hareketli, canliymis. Aslında balık burcu insanları onu sakinlestiriyormus. Bir de burç ırkçılığina maruz kaldım. Ha bir de Nişantaşı'nda oturuyormuş kendisi, bu bilgiyi de araya sıkıştırdı. Sultangazi onun için karadelikmis, her türlü insan varmış (ben Sultangazi'de oturuyorum).

Tarafların ikisi de kadın ve aralarında 15 yaş fark var.

Nasıl yorumlamali bu durumu? Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(07.09.23)
Apaçık densizlik
0
olaylar olaylar
(07.09.23)
enerjici kadın falan değil bu bildiğin narsist kişilik bozukluğu. karşısındakinin gardını düşürüp -bir de üstüne iyi niyetlisin derken sen istesen de bana zarar veremezsin diyor- daha rahat kontrol edecek aklı sıra. aynı ortamda çalışacak olsan bile bu insanla direkt olarak çalışmamanı öneririm.
0
william morris
(07.09.23)
Burç konusuna değinmeye bile gerek görmüyorum ama bu enerji konusu çok rahatsız edici olmaya başladı gerçekten.

Yani doğru düzgün bir karakter tahlili yapamayıp eksik gördüğü yönleri söyleyemeyen herkes enerjisi düşük deyip geçiyor gibi geliyor. Aynı şekilde birinin iyi ve öne çıkan yönünü tahlil edip bulamayan, enerjisi çok iyi deyip geçiyor. Ayrıca bunun ölçülebilir bir kıstası da yok, kişisel olarak mı beğenmiyor, gıcık mı oldu, çekici mi buldu, itici mi buldu da diyor yoksa işe uygun olmayan farklı bir durum mu gördü bilemiyorsunuz daha kötüsü kendi de bilemiyor, enerji işte :D

Birilerinin buna bir dur demesi lazım artık cidden çok saçma. İnsan kaynaklarına falcı falan alsınlar oldu olacak, onlar daha bi insan sarrafı.
0
akhenaten
(07.09.23)
nasil bir is hic bilemiyorum, burcun ne alakasi olabilir bu is muhabbetinde onu da bilemedim. yukardaki arkadaslara bir dereceye kadar katilmakla birlikte, onemli olan sizin tavriniz. kendinizi savunup savunmamaktan ziyade, neden bu kadar merkezinizden cikip CV'nizdeki dogum tarihini degistirmeyi dusunebilecek hale geliyorsunuz. buraya bakmaniz lazim. bu tur densiz, terbiyesiz, kendini bilmezler her yerde var, ama her biri icin kendinizi degistiremezsiniz ve bu kadar etkilenmemelisiniz.
soyledigi sacmaliklari duydugunuz anda verdiginiz tepkinin de bir onemi yok, hepimiz insaniz, sok oldugumuz anda bir tepki veremeyip sonrasina 'ne yasadim ben ya' diye dusunebiliriz ve kirilabiliriz bunlar insanca, bunda sorun yok. ama siz sonrasinda kendi merkezinizden cikmissiniz. buraya bakmayi dusunebilirsiniz. ayrica siz kadindan yardim istememissiniz, 'yardim etmek istedim' bahanesi altinda istenmeden verilen tavsiyeler, insanlara densiz densiz konusmalar bir bitse keske.
0
kassiopeia
(07.09.23)
Hiç sevmem böyle muhabbetleri. Enerjim düşük olmasa bile düşerdi.
0
Kahvedesu
(07.09.23)
Burcumu farklı söyleyip enerjici bayanların tavırlarındaki değişikliği deneyimlemek istedim. Ne kadar subjektif ve iş bilmez olduklarını görüp içimi rahatlatacaktım. Gerçi bir sonrakine "Reis de balık burcu ama pek sakin değil yani, ayık olmakta fayda var" da diyebilirim. Ay ne bileyim, yıldım ya.
0
🌸sekizdokuzon
(07.09.23)
İş yerlerine eğitim vermeye gidiyorum. "İnsanların cinsiyetine, ırkına, dinine ve yaşına göre ayrım yapamazsınız" diyordum, bunlara "burcuna göre" maddesini de eklemeliyim.
Şöyle söyleyeyim, bu şekilde konuşan bir insan kaynakları bana o şirket hakkında olumlu intiba vermez.
Sultangazi / Nişantaşı hikayesi ayrı komedi. sizin üzerinizden ego tatmini yaşamış.
Şimdi ben desem ki "benden 15 yaş büyüksün, derin pörsümüş, bana enerji muhabbeti yapıyorsun" ayıp olur mu, olur. Onun yaptığı da ayıp.
Ama işe girdikten sonra o kadınla çalışmayacaksanız o zaman değerlendirebilirsiniz işi.
0
SiyamkedisiZorro
(07.09.23)
burç vesaire dediyse he deyip geçin. insanları burç üzerinden analiz eden hiç kimsenin hiç bir yorumunu dikkate almam.

nişantaşı ve sultangaziden bahsetme şekli de doğrudan faul.

örtülü kibir, hiç üzülmeyin. hayat hepimiz için eşit koşullarda ilerlemiyor. kaldı ki sizi gerçekten tembel, mesleksiz vesaire görüyorsa bile motivasyon konuşması, mentörlük böyle yapılmaz.
0
Phoebe
(07.09.23)
sadece burç mevzusuna değineceğim.
burç değil, doğum haritası önemli deseydiniz de öyle kalakalsaydı :)
ayrıca başağın enerjisi yüksek değildir, sadece çok çalışmayı bilirler.
bir de oldukça eleştirel ve memnuniyetsiz tiplerdir, hareketleri normal yani. üstüne, suratsız ve sıkıcıdırlar. bir daha görürseniz bunları iletin kendisine. ayrıca "evde kalmış kız kurusu" tarzı bir tip olma ihtimali bayağı yüksek :)
0
candide
(07.09.23)
kadin sizin enerjinizi dusurmus ama farkinda bile degil. kendi enerjisini yukseltmek icin baskalarinin enerjisini emiyor sanirim. hic umursamayin, bence o kadinla calisilmaz ama siz bilirsiniz.
0
Sour
(07.09.23)
Leş birisi gibi duruyor. Birlikte çalışma meselesini bilemem de böyle tiplerin bu saldırgan tavrını iyiye yorarsaniz kendinizi çok hirpalarsiniz.

Zamanında şu kavram kafamı çok açmıştı bu tavra dair:
(bkz: saldırganla özdeşim)
0
encokbenisevinnolur
(08.09.23)
Burçlardan bahseden biri fizik prof.u bile olsa bı daha dikkate almam
0
abuzer
(08.09.23)
abuzer +1

ayrıca insanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü bu kadar ciddiye almamanızı tavsiye ederim. hele de yeni tanıştığınız halde oturduğunuz yer ya da karakteriniz ile ilgili böyle patavatsız yorumlar yapanları.
ben de enerjisi hep aşırı yüksek olan insanlarla çalışamıyorum mesela, napayım şimdi o hanımefendiyi gördüğüm yerde "of bu yaşta bu enerji allah etrafınızdakilere sabır versin" mi diyeyim.
0
felfela
(17.09.23)
kadının yaptığı dengesizlik.

tamamen seni manüpüle etmeye çalışıyor.
bakma sen bunlar kıskanıyor bile olabilir. arada 15 yaş var az değil.
sen modunu düşürme tam tersi hırslı ol bunlar seni daha hırslı yapsın.
kendini ''daha iyisini yapacağım sen de izleyeceksin'' gibi hırslandır.
0
alt4y
(13.11.23)
muhatap bile olma. saçma sapan bir tip. kendini iyi hissetmek için karşıdakini aşağı çekmeye çalışan kompleksli biri. çok belli.

ayrıca sour'un da dediği gibi senin enerjini düşürmüş. e kendi insanların enerjisini çeken biri? söylesen bu tipler hatasını da kabul etmez. uzak durulması gereken insanlardan.
0
blackkmamba
(13.11.23)
okurken o kadar sinirlendim ki. hadsizlik, densizlik, terbiyesizlik.

bu tipler karşıdakini aşağılayarak kendilerini yüceltme eğiliminde sürekli. iğreniyorum bu tarz insanlardan. içine bir iki küçük güzel sözümsü bir şeyler söylüyo ki sizin gibi kendinizi sorgulayın ben mi acaba kötü düşünüyorum diye.
0
chanandler bong
(13.11.23)
aklıma birden geçenlerde yaptığım iş görüşmesi geldi:) kadın nedense başından beri konuşmama taktı, yavaş konuşuyormuşum. sesim tam gitmiyormuş falan. bu şekilde verimli görüşme olmaz, istersen başka zaman görüşelim falan dedi ısrarla. halbuki konuşmamda falan bir şey yoktu. tabii ki baştan sona zordan konuşmayla geçen bir görüşme, sonuç da olumsuz geldi:) bana çok tuhaf geldi, nasıl bir şey bekliyor bu insanlar anlamıyorum. sinir oldum nedense.
0
nothing in my way
(13.11.23)
Hatun tipik balatayi siyirmis bir beyaz yaka. Etiketci, kartvizitci.
Mesleksizlik baska, bir konuda ustalasmamis olmak baska. Kafasi karisik baya.

Ozetle, salla diyorum...
0
cooperr
(13.11.23)
ya bir şey diyeceğim çok kaba konuşmak istemiyorum ya da keskin bir cevap vermek istemiyorum ama ego mastürbasyonu yapan geri zekalı bir kadını okumuşum gibi geldi şu an bana. gece gece sinirlendim. böyle geri zekalılarla muhatap bile olmak istemiyorum şahsen. böyle insanlarla çalışmak zorunda kalanlara da üzülürüm açıkçası.
0
cenkay burker
(13.11.23)
(9)

Bu enflasyonda insanlar nasıl evlenebiliyorlar?

Cesario
Çevremde insanlar çatır çatır evleniyor. Aile de artık sormaya başladı bu kadar çok evlenen varken. Yakında gay misin oğlum sen diye soracaklar. Ben evlilik hesabı yapınca işin içinden çıkamıyorum.10-15 bin kira, fatura, gıda derken 25 bin tl çok rahat havaya gider gibi bir hesap yapıyorum İstanbul
Çevremde insanlar çatır çatır evleniyor. Aile de artık sormaya başladı bu kadar çok evlenen varken. Yakında gay misin oğlum sen diye soracaklar.

Ben evlilik hesabı yapınca işin içinden çıkamıyorum.

10-15 bin kira, fatura, gıda derken 25 bin tl çok rahat havaya gider gibi bir hesap yapıyorum İstanbul için. 2 asgari ücretten fazla.

Bekar adamım, rahat rahat istediğimi alıyorum ama evli olsam sadece karım tokluğuna yaşamışım gibi geliyor. Hiç birikim yapamam diye düşünüyorum.

Maaşım çok kötü değil ama evliliğe maddi açıdan hiç cesaretim yok kirada yaşayacaksam.

Ne bileyim İstanbul'da kirada yaşayacak bir evli çiftin toplam geliri kaç para olmalıdır ortalama bir hayat sürmesi için, karın tokluğuna sormuyorum.
0
Cesario
(22.08.23)
herkese aileleri yardım ediyor, yoksa şu an genç yaştaki insanların kendi kendilerine düğün yapıp ev kurmaları imkansız.
0
candide
(22.08.23)
Evlenenlerin kim olduğuna da bakmak gerekiyor. Benim tanıdığım işsiz olup evlenen de çok var. Asgari ücretli olup kendine bakamayıp çocuk yapan da var. Bütün bunların nedeni cahillik.

Sanıyorlar ki evlenince çift maaş olmanın bir ekonomik refahı olacak. Çift maaş olacak ama giderler de çift ve aile ortamı için yaşam standartı gerekiyor. Araba lazım mesela çocuk varsa. Fatura tüketimi çift gider.

Ek olarak evli birinin hardcore çalışması imkansız. Önüne fırsat çıksa da aile kurmuş olunca fırsat falan kalmaz. Sürekli toplu hareket etmen lazım.
0
owen
(22.08.23)
Kendi ayakları üzerinde duran bireyler zaten kendi düzenini kurmuş oluyor. Eşyasını hatta arabasını falan almış oluyor. Evlenmek masraflı olmuyor bir de düğün, nişan işlerine girmiyorlarsa. Anasının babasının evinden çıkıp her şeyi isteyenler nasıl yettiriyor bilmiyorum. Ailelere kambur olmadan imkansız.
0
ruhen hastayim ben
(22.08.23)
Dugun mugun islerine girilmiyorsa evlilik baya ekonomik bir is bence. Bir eve iki gelir girmis oluyor ve giderler artan gelire oranla daha az artiyor. Asil bu enflasyonda evlenmek lazim gibi geliyor bana. Ayri gayri masraflar azalir, surekli disarda takilmak zorunda kalinmaz vs.
0
nic cage
(22.08.23)
Şuan evlenmenin önündeki tek engelin enflasyon olduğuna emin misin xd gelin falan hep hazırsa madem nic cage+738 daha iyi bile olur tek kanaldan harcama. Başlat işlemleri bence
0
abuzer
(22.08.23)
tam tersi daha ekonomik oluyor. geçen sene ailelerden yardım almadan evlendik, sade bir nikahla.
kira, faturalar, alışveriş vs iki eve ayrı ayrı yerine tek eve yapılıyor artık.
bu ekonomide asıl sevgili olunmaz, kafeye gitsen bir tatlı bir kahve 500den aşağı çıkamıyorsun. haftada 4 kez buluşsan 8k gitti bile, yemek yesen zaten 15k. bulan evlensin valla :)
0
Gradient_tabanlı_mor
(22.08.23)
Benide korkutuyor şu ekonomik koşullarda yapılması gereken ilk masraflar beyaz eşya, düğün filan.
Hem bu zamanda her yönüyle uyum sağlayan hemde maddi konularda gerçekçi istekleri olan, para kazanıp harcamasını bilen biri olmalı ki evlilik yürüsün. Yoksa ayrılması, avukatı uğraşıp durursun.

Aileden zengin arkadaşların çoğu evlendi maddi konuları dert etmedikleri için daha hızlı ilerledi süreçleri.
0
kararsızataletfilozofu
(23.08.23)
@nic Cage ve @gradient_tabanlı +1
Bence de çift olarak yaşamak bekar bir yaşam tarzına göre ekonomik olarak daha avantajlı.
Ben söylediğinin tam tersine, ben dahil etrafımda kirada yaşayan bekar arkadaşlarımdan rahatça istediğini alabilen görmedim. En basitinden bekar birinin kiraya 14 bin vermesiyle evli çiftin 14 bin vermesi aynı şey değil. Ayrıca evli çiftin araba alabilmesi de daha kolay nispeten. Bekar daha çok zorlanır. Sadece karar verirken daha özgür, kimseyi düşünmek zorunda değil, beni de hala cezbeden yanı bu:) yoksa aylık en az 70-80k gelirin yoksa bekarlık sultanlık da değil zenginlik de.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(23.08.23)
Evlenince cebime daha çok para kalmaya başladı ciddi ciddi. E masraflar ortak gibi oluyor, her şeyi sen sırtlamıyorsun. Dışarıda zaman geçirmek için para harcama olayı da azalıyor. Tek tavsiye İstanbuldan taşınmak olabilir.
0
kondansator
(23.08.23)
(6)

Kazlicesme marmaray Sabiha Gökçen uçak

meraklitursucu
Sabah 8.15 uçak kalkış, sabah 6da marmaraya binilse yetişiyor muyuz sizce? Başka me önerirsiniz ya da?
Sabah 8.15 uçak kalkış, sabah 6da marmaraya binilse yetişiyor muyuz sizce? Başka me önerirsiniz ya da?
0
meraklitursucu
(24.07.23)
İlk tren kazlıçeşmeden 6.12'de geçiyor görünüyor. 1 saatte Marmaray + Metro ile varmak bence çok riskli. Daha erken saatte metrobüs ile karşıya geçip uzunçayırdan metro ile aktarma yapmak daha mantıklı.
0
Flybutter
(24.07.23)
www.rome2rio.com da hesaplatinca yol icin en iyi ihtimal 1.12 h gösteriyor. Ic hat ucusuysa, bavul yoksa ve online check-in yapilmissa yetisilir. Diger türlü ucus riske atilmis olur.
0
VIPCH
(24.07.23)
6 cok geç hocam ne olur ne olmaz. ben olsam 5 de biner gerekirse alanda beklerim
0
kondansator
(24.07.23)
@kondansator marmaray 6da başlıyor diye dedim ama çalışıyor mu 5te?
0
🌸meraklitursucu
(24.07.23)
Çalışmıyor. Bu durumda galiba en yakındaki Havabüs durağına taksi tutmak falan gerekecek. Ben böyle bir uçuş olunca Anadolu yakasındaki akrabalarda falan kalıyordum ama öyle bir imkan olmayabilir.
0
d max
(24.07.23)
imkansız.
0
candide
(24.07.23)
(10)

Yaş 26 oldu geç mi kaldım her şeye ?

darth plix
Meslek yok kız arkadaş yok para yok mal mülk yok.Evimde bilgisayarım var o kadar. Belki yazılım dili öğrenirim diyorum ama her şeye geç kaldığımı düşünüyorum.hayatımı boş şeylerle, bilgisayar oyunlarıyla, internetle, dizi film izlemekle geçirdim.
Meslek yok kız arkadaş yok para yok mal mülk yok.

Evimde bilgisayarım var o kadar. Belki yazılım dili öğrenirim diyorum ama her şeye geç kaldığımı düşünüyorum.

hayatımı boş şeylerle, bilgisayar oyunlarıyla, internetle, dizi film izlemekle geçirdim.
0
darth plix
(09.07.23)
26 yaşındaki halime bir şeyler söylemek istesem

her şeye geç kalmadın bunun stresini yaşayıp hareketsiz kalma fakat hedeflerini de çok büyük tutup kendini yıpratma daha küçük hedefler belirle kendine derdim
0
freebird5406_2
(09.07.23)
Hayatının belki daha 4'te 1'ini yeni bitirmişsin. Bu daha birşeyler başarmak için hiçbir şey. Bu yastayken bir televizyon tamircisinin yanında 4. senem olmasına rağmen önünde hiçbir şey olmayan kuş kadar maaşla çıraktan halliceydim. Tamamen tecrübesiz ve bilgisiz oldugum bir sektörde olmak istediğim şeyi bulup en alttan başlayıp 4. hatrı sayılır kuruluşta (3 tanesi banka genel merkezi) en yüksek primle ssk ödemesi olan maaşla işime başlamam sadece 4 sene sürdü. 30'da ilk ev ve araba, 33'te ikinci ev ve evlilik ve çocuk şeklinde devam etti. Yanlış tercihler sebebiyle evli ve çocukluyken işsiz kaldığım sorumluluğun baskısı yüzünden panik atak nöbetleri geçirdiğim dahi oldu. Şimdi bağımsız kendi işletmemde devam ediyorum. Ve düzeni kurmuş olmama enflasyondan etkilenmeyecek bir işim olmasına rağmen bu sefer de yapay zeka yüzünden kendi işim hakkında ve çocuğumunsa geleceği hakkında eksik ve güvende olmadığımızı hissediyorum. Yani kafa bir türlü rahatlamiyor. Hayat sürekli olarak her etapta endişe verici birşeyler çıkarıyor önüne. Bu endişeye odaklanmak yerine işine odaklan.kendinden başka hiçbir şeyden sorumlu olmadığın bir dönemdesin. Bunu kullan. Hareket etmeye başla ve durma. Durduğunda tekrar başlaması güç oluyor çünkü.
0
onepointzero
(09.07.23)
ben de benzer durumdayım ve evet bence geç kaldık :')
0
candide
(09.07.23)
Yıllar önce yine senin gibi benzer bir soru soran kişiye compadrito'nun şu entrisini salık vermişlerdi eksisozluk1923.com
0
OttoLilienthal
(09.07.23)
Hiç geç değil. 26 yaşımda işimi bırakıp her şeyimi yüketene kadar seyahat ettim. 2 yıl sonra döndüğümde hiçbir şeyim yoktu. Gerçekten hiçbir şey. Eski işime dönmek de istemedim ve kendim bir şeyler başarmak istedim. Yıllar geçti hala deniyorum, yol aldığımın farkında olsam da dilediğim noktadan uzaktayım.

Şu an benden en azından 2 yıl avantajlı durumdasın. Sana en önemli tavsiyem temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek gelir sağlayan, aynı zamanda boş vakit yaratabildiğin, en azından tatili çalışma saati düzenli bir işe girip bunun yanında ilgi duyduğun ve yüksek gelir potansiyeli olan sanal bir işte kendini geliştirmen. İşe girmeden safi olarak yazılım vs odaklanırsan stresle başa çıkamayıp onu da başaramayabilirsin. Mutlaka stresini elimine eden ve sana konfor alanı yaratan bir işe ihtiyacın var. Tek yol elbette bu değildir ama benim tavsiyem budur.
0
Nature Works
(09.07.23)
her şeye geç kaldım demek kaçış yolunuz. her şeye geç kalmak istiyorsunuz. geç kalmış olmak istiyorsunuz. Örneğin bunu tescil edecek bir kurum olsa ve "Her şeye geç kalmışsınız!" diye bir mühür bassa alnınıza ohh deyip salacaksınız. Hayatınızla ilgili detayları bilmiyorum. Para kazanmanız gerekiyor mu bilmiyorum mesela. Ama onun dışındaki her şey için zaten istediğinizi yapın. Dünya üzerindeki insanların belki yüzde doksanının hobisi film, dizi, oyun oynamak ve bir şey yapmamak. Siz de bunları yapıyorsunuz. Aslında kaymak tabaka olabilirsiniz. nasıl baktığınıza bağlı.

yok "bir şeyler yapmam lazım" diyorsanız, yapın. Çok zor bir ülkede yaşadığımızdan biz bir yerden sonra hep kaçmak istiyoruz. "çalışsam var ya kesin kazanırım üniversiteyi", "ben biraz uğraşsam aslında veririm bu kiloları", "biraz kassam iyi bir futbolcu olurum ben" hedefler altında ezildiğimizden bahaneler üretiyoruz. Yapmak istiyorsanız yapın. hemen şimdi yapın. ne yapacaksanız yapın. 26 yaşımın üzerinden yıllar geçti ama sanki dün gibi. Büyük ihtimalle 80 yıldan fazla yaşayacaksınız. ilk on yılında çocuk olduğunuzu varsayarsak hayatınızın henüz yüzde 22'sini tamamlamışsınız. geç kaldığınız hiçbir halt yok. Koşturmanız gereken, yakalamanız gereken bir şey de yok.
siz bahane üretmek ve bir şey yapmamak istiyorsunuz.
0
sparkle kiddle
(09.07.23)
bilgisayar oyunu, internet, dizi film bos seyler degil. bunlar cok yogun calisan bazilari icin ornegin dinlenme, desarj olma araclari. sen kendini bos hissettigin icin bos goruyorsun.

26 yasinda bir meslegin olmaliydi bence. issizim mi demek istedin yoksa? issizsen is basvurularina hiz ver. gec kalmamissin. herkes 22de uni bitirip ise girecek diye bir sey yok ama bu yasina kadar lise mezunu olarak bir meslek ogrenmeden geldiysen gec kalmissin. sans bu isler ama hic belli olmaz bir bakmissin allah yuru ya kulum demis. cevremden cok gordum bu ornekleri
0
Kittie
(09.07.23)
Hiçbir şey için geç değil. İstersen sıfırdan bir üniversite okuyabilirsin, bir meslek öğrenebilirsin. Ama vaktini iyi değerlendir. Bundan sonra film, pc oyunu gibi şeyler yerine tamamen gelişmeye odaklı yaşa.
0
roe
(09.07.23)
@kittie, "sen kendini bos hissettigin icin bos goruyorsun." kişi çalışmadığına göre boş bir şeyle uğraşmış oluyor. Kafasını dağıtıyor ama çok yoğun olduğu için değil. Dolayısıyla boş hissetmesi doğal.

Okudunuz mu okumadınız mı? Kendiniz hakkında sıfır bilgi vermişsiniz.
Bir yere girip çalışmaya başlayın. Yazılımla ilgileniyorsanız da çalışırken boş vakitlerde ilgilenirsiniz.
0
sevilen progressive türkücü
(09.07.23)
Otobüsü kacirdiginda gideceğin yere gitmekten vazgeçer geri mi dönersin, yoksa bir sonraki otobüsü mu beklersin?

Gec kaldım yapacak bir şey yok dersen bir sonraki otobüsü beklemek, saatini öğrenmek vb yerine tüh kaçırdım diye geri dönen gibi oluyorsun.

Bir amaç bul kendine, geçici de olsa. Tüh geç kaldım diye diye daha da çok geç kalırsın sonra.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.23)
(3)

asgari yükselişi sonrası işsizlik maaşı

hooiken
bir artış buraya da yansımayacak mıydı? işsizlik maaşı ekranına baktığımda, hala aynı tutarları görüyorum. bunun için bir yere başvurup, talepte mi bulunmak lazım acaba?otomatik olarak artması gerekmez miydi?
bir artış buraya da yansımayacak mıydı?

işsizlik maaşı ekranına baktığımda, hala aynı tutarları görüyorum. bunun için bir yere başvurup, talepte mi bulunmak lazım acaba?

otomatik olarak artması gerekmez miydi?
0
hooiken
(21.06.23)
bismillah :) artış temmmuz sonunda. haliyle sizinki de o zamanda olacak.
0
candide
(21.06.23)
:)))

ne bileyim, bi listesi var ya ay ay ne kadar alacağım yazıyor. orada hala aynı tl değeri var da, belki güncellemişlerdir diye dedim... :)

temmuz 1 itibarıyla geçerli olacak demişlerdi ya bir de, acaba dedim...
0
🌸hooiken
(21.06.23)
Ben alırken artış yansımıştı diye hatırlıyorum.
0
yeninesiltupcu
(21.06.23)
(15)

Evlilik sürecinde ailenizden maddi beklentiniz oldu/olur mu?

her seye atarlanan adam
Yakın zamanda nişanlandım. Seneye de düğün planımız var. Nişan sürecinde takılar dahil olmak üzere her şeyi kendi birikimimle yaptım. Borçlu olmayalım diye beyaz eşya ve elektronik tüm aletlerimi şimdiden alıp taksitlerini ödedim. Şu ana kadar yaklaşık 150 bin TL civarında bir harcamam oldu ve ailem
Yakın zamanda nişanlandım. Seneye de düğün planımız var. Nişan sürecinde takılar dahil olmak üzere her şeyi kendi birikimimle yaptım. Borçlu olmayalım diye beyaz eşya ve elektronik tüm aletlerimi şimdiden alıp taksitlerini ödedim. Şu ana kadar yaklaşık 150 bin TL civarında bir harcamam oldu ve ailem 1 TL bile yardım etmedi sağ olsunlar. Halbuki oturdukları evi bile ben aldım onlara. Hâlâ kredisini ödüyorum hatta. Ben evlenirsem kiraya çıkacağım. Aileme bu konuyu da dile getirdim. Arabamızı ve bir miktar altını bozdurup benim için bir ev alalım kiralar çok yüksek dedim. Araba lazım olur satamayız dediler. Düğünden gelen takıları falan bozdurup evlendikten sonra evinizi alırsınız dediler. Ben hiç böyle hayal etmemiştim bu süreci. Ailem maddi olarak her şeyimi halleder ben de paramı biriktiririm diye düşünmüştüm. Sizce bende mi bir problem var? Ailemin evlilik sürecinde bana maddi olarak yardım etmemesi garip değil mi? Nişanlımı ve ailesini de çok seviyorlar. Kesinlikle onaylamama gibi bir durum da olmadı. Aileme neden böyle yaptıklarını da soramıyorum yanlış anlamasınlar diye. Ne yapayım be sözlük?
0
her seye atarlanan adam
(10.06.23)
evlenmeyi düşünmüyorum ama evlensem de beklentim olmazdı. bu biraz aile yapısı ile alakalı. kimininki söylemeden bile destek oluyor, kimi kuruş koklatmıyor. aile desteği gerekli evet ama evlenme gibi sorumluluk alınıyorsa ana baba ölmüş gibi düşünülmeli.
0
candide
(10.06.23)
şöyle bakarsanız rahatlarsınız: bir aile de olsanız para sizin değil. para anne ve babanızın ve kendi emekleriyle çalışarak kazandılar onu. çocuklarına vermek ya da çocukları için kendi hayat standartlarını değiştirmek zorunda değiller. maldivlere gidip yiyebilirler de, size verebilirler de. bu ikisi de onlara kalmış.

evleniyorsanız maddi sorumluluklarınızı ölçüp biçmiş olmanız gerekir. ya da hayat standartınızı ona göre belirlemiş olmanız daha doğru olur.

ben evli değilim. evlensem bizimkiler yardımcı olmak ister tahminen ama ev almaz. alabilecekler durumları var mı? var. ancak ben onlardan böyle bir şey istemem. kendi emeklilikleri için harcayacakları parayı isteyemem, istemem. lafını da etmem. benim bakış açım budur.

ufak bir not: ailenize ev almak zorunda değildiniz. ev aldıysanız da onların size benzer bir şey yapmasını beklemek sadece bir beklenti. bu doğru bir beklenti değil. aileniz o zaman gidip kredi çekebilirdi. bu bir alışveriş değil.
0
parcaliham
(10.06.23)
Normalde destek çıkmamalarına şaşırmazdım. Çünkü ben de yıllardır her şeyimi kendim hallettim babam evime bir bardak almamıştır. (4 kardeşiz hepimize böyleler bana özel değil) Fakat siz ailenize ev almışsınız. Bu durumda dengeler değişiyor.

Kendileri kiraya çıkıp evi boşaltsınlar madem öyle. Ayrıca düğünde takılan altınlarla nasıl ev alınacak düğün urfa’da mı geçiyor?
0
ruhen hastayim ben
(10.06.23)
Olmaması en iyisi. Kimseye borçlu olmamak = özgürlük. Kendi ailen dahil.
0
socially awkward
(10.06.23)
Teknik olarak aldığınız ev geleceğe yatırım olarak düşünülebilir. Yarın bir gün size veya çocuğunuza kalacak.

Araba konusu da anne babanızın eli ayağıdır. Arabaya alıştıktan sonra dolmuş otobüs rahatsız eder. Hele ki pandemi gibi bir süreç yaşandıktan sonra arabanın bir lüks değil ihtiyaç olduğu anlaşıldı.


Siz çeyizi hazırlayarak güzel ve akıllıca bir hareket yapmışsınız bunda bir sorun yok. Fakat düğünde takılan altın , döviz, TL ye güvenip bununla ev alırız veya kiraya çıkarız düşüncesi yanlış bir yaklaşım. Kız tarafı belki saklamak isteyecek. Yarın bir gün ne olacağı belli değil.

Burada asıl soru siz bu kadar külfetin altına girerken kız tarafı ne yapıyor ? Ev alacak olsanız 300-500 destek çıkacaklar mı ?

Sen ailene kız tarafı şunları yapıyor falan diye anlattınız mı ?

yoksa kız tarafı hazıra geliyor ve ailen içten içe, bu duruma rahatsız ve oğullarını salak yerine koydurmak istemiyor olabilir mi ?

Anne-baba bir ömür biriktirmiş bir şeyler yapmış (seni okutmuş, bakmış) 2 yıl sonra boşanacağın bir kıza bütün birikimlerini bırakmak istemiyorlardır belki.
0
janavarorion
(10.06.23)
cinsiyet nedir?

ailenin oturdugu ev kimin üstüne?
0
sonsuz
(10.06.23)
Öncelikle evli değilim. Ailemizden beklentimiz olmamalı diye de düşünüyorum ki siz de bir çok şeyi kendiniz halletmiş anne babanıza ev bile almışsınız. Bu şartlarda durum bana garip gelirdi.
Evet kimse kimseye yardımcı olmak zorunda değil. Ama bu şekilde yaklaşmaya kalkarsak sonu gelmez herhalde.
Bizim ailede böyle şeylerin hesabı yapılmaz. Ama kim zorda kalsa ya da bir talebi olsa herkesin ona destek olacağını hepimiz biliriz. Aileyiz sonuçta. Kendi dinamikleriniz her zaman böyleyse bilemem tabii ama bence gene de garipmiş.
0
a perfect lie
(10.06.23)
Evli değilim evlenirken de beklentim olur bu benim evlat olarak hakkım babanız ayıp etmiş bence.
0
yalniz kizkulesi
(10.06.23)
@janavarorion, kız tarafı bizimkilerden daha çok düşünüyor beni. İzmir'de birkaç tane daireleri var. Gidip orada istediğimiz gibi oturabileceğimizi söylediler. Fakat ben şehir değiştirmek istemiyorum. Hatta baldızımın evi var bize yakın bir yerde. Orda kira vermeden oturabileceğimizi teklif etti. Ben gurur yaptığım için henüz tamam diyemedim bu teklife.

@sonsuz, erkeğim. Ev kredi ile alındığı için mecburen benim üzerime yapıldı. Çünkü kredi benim üzerimden çekildi.
0
🌸her seye atarlanan adam
(11.06.23)
Bu para havadan gelmiyor ki. Bu aldıklarını yine başkalarına takacaksın, ya da takmişsındir. Tek makul yanı, o kadar paraya bir anda kavuşman.
0
summerof69
(11.06.23)
Evliyim, ev eşyalarını ve bir çok şeyi eşimle ortak yaptık. Ailelerden istemedik. Aileler zaten bu yaşa kadar destek oldu okuttu diye düşündük.

Ama senin durum farklı. Ev almışsın ailene ki bu baya büyük bir fedakarlık, karşılığında sana destek olmaları gerekirdi. Düğünde takılan altınlara hiç güvenme artık öyle çok çok takılmıyor düğünlerde ekonomi malum.
0
yenibirgüzelnick
(11.06.23)
bu beklentiye girmekte cok haklisin destek olmamalari buyuk ayip. sanki biraz ailene verici tarafta kalmissin onlar da sana vermeyi unutmus
0
ala09
(11.06.23)
Ben kız tarafıyım ama ne benim taraftan ne de eşimin tarafından bir talebimiz olmadı. Her şeyimizi kendimiz yaptık. Düğünün parasını da yarı yarıya bölüşmüştük, benim taraf biraz daha fazla davetli çağırmak istediği için farkı üstlendi o kadar. Ama ben aileme ev almamıştım, hele kredisini hala ödüyorsanız o durumda ben ailenizin durumu yokmuş işte diye düşünüyorum.

Öte yandan - kusura bakmayın ama ailenizin durumu olmasa bile arabayı satalım ve altın bozduralım kısmına verdikleri cevabı bencilce buldum. Yapacak bir şey yok, ne deseniz "evlendin de bizi beğenmiyorsun, gelin girdi araya vs." durumu olur. Aileniz parayı geline kaptırmak istemiyor açıkçası. Surat yapsanız ayrı kabahat, benciller işte...
0
SiyamkedisiZorro
(13.06.23)
Ev almışsınız bence haklısınız. Arabayı satın doğru olmamış ama hiç destek olmamaları da bana göre hoş değil. Aile olarak değil ama sizin zamanındaki desteğinize karşılık bence de destek olmalılar.
0
drako
(13.06.23)
araba satılması çok normal değil fakat en azından yardım etmiyorlarsa konut kredisi taksitlerini onların ödemesini isteyin.
0
nuisance
(13.06.23)
(8)

esnaflar ne kadar kazanıyor?

biseysorcaktim
mahalle bakkalı, ana caddede büfe sahibi, 3-4 çalışanı olan bir kafe sahibi, mahallede elektrik-su gibi işlere bakan tesisatçı vs. bu tarz meslek grupları ne kadar kazanıyor? yakınım yok bu işleri yapan, bilmiyorum, ama yaşam tarzlarına vs baktığımda günümüz koşullarında aylık ortalama 100bin kazanı
mahalle bakkalı, ana caddede büfe sahibi, 3-4 çalışanı olan bir kafe sahibi, mahallede elektrik-su gibi işlere bakan tesisatçı vs.

bu tarz meslek grupları ne kadar kazanıyor? yakınım yok bu işleri yapan, bilmiyorum, ama yaşam tarzlarına vs baktığımda günümüz koşullarında aylık ortalama 100bin kazanıyorlar gibime geliyor. üstelik dolardaki ya da ülkedeki pahalılığı da hemen fiyatlarına yansıtıyorlar. yani kısaca bi esnaf, kral maaş alan bi beyaz yakalıdan daha çok kazanıyor. doğru mu?
0
biseysorcaktim
(08.06.23)
günümüzün ekonomik durumu en çok sabit gelirliyi etkiledi. çünkü yapılan iş sözleşmeleri gereği yıllık veya 6 aylık enflasyona göre güncellenen ücretler var. maaşlardaki olan artış zam da değil enflasyona karşı güncelleme aslında.

dolayısıyla esnek olan ve malına hizmetine periyodik olarak zam yapabilen esnaf, tüccar, patron gücünü kısmen koruyabildi. çok etkilenmedi. ancak bir daralma dönemi olacak ve talep azalında hepimiz çökeceğiz muhtelemen. esnaftan da bu güzel günleri vergilerle toplayacaklar gibime geliyor.
0
calmdown
(08.06.23)
Ustalar 100k üstü kazanabilir. Bir dairenin kapsamlı tadilatı 400 bin TL tuttu ve bunu yapan kişi 2 ayda bitirdi işini. Bir örnek mesela.
0
roe
(08.06.23)
çok değişken ama neredeyse bütün maaşlı çalışanlardan çok daha fazla kazanıyorlar. yani senelerce ders çalış, yüksek yap, müdür falan ol, iyi şirketlerde çalışmak için yırt kendini, bir ömrü heba et falan boş iş :)
0
candide
(08.06.23)
o kadar değişiyor ki, ana caddedeyse hele gıda yeme içme sektöründe milyon ciro yapabilir.

Şöyle diyeyim, işinin ehli bir zanaatkar (Tesisatçı, inşaatçı, elektrikçi, berber, kuaför, marangoz vb.) iyi bir lokasyonda dükkan açtıysa üst düzey beyaz yakalılardan bile fazla kazanabilir.

İyi bir lokasyondaki cafe, restoran, büfe vb işletmelerin sahipleri de herhangi bir beyaz yakalıdan fazla kazanıyor. Zincir markalardan bahsetmiyorum şahıs işletmesi olarak düşünebilirsiniz.

Beyaz yakalıları kariyer yalanıyla çok güzel oyalıyorlar yani:)
0
anten
(08.06.23)
Biz geçen okul kermesi yaptık 3 gün boyunca her şey piyasa altından satıldı. 120 bin tl küsür karımız oldu.
0
ruhen hastayim ben
(08.06.23)
Yılların esnafiyim. Klasik mahalle bakkalı vs çok kazanmaz ama işinin ehli ve çalışkan ekibi olan bir usta yılda bir daire parasi kazanır. Bakkal,gıda, tekstil gibi yerler çok ciro çevirir ama az kazanır riski de çoktur. Asıl parayı ihtiyaca dayalı değil de keyfe dayalı ürün satan esnaflar kazanir. Tekstilde falan kar marjı çok komik. Ama bizim tarz iş yapanlarda kar marjinin sınırı yok.
0
deer hunter
(08.06.23)
bufe, kafe gibi yerlerde genelde konusulan cirodur. mesela bir kafenin gunde 25 bin kar birakmasi ne demek? kafenin aylik gideri, ama gunluk geliri vardir. dolayisiyla gunluk kardan degil aylik kardan bahsedilebilir.

bakkal, bufe falan bunlar toptancidan aldigi urunu satiyor. yani surumden kazanmasi lazim teoride. cok islek yerde degilse cok kazandirmaz.
0
antikadimag
(08.06.23)
Yılların esnafıyım. o paralar çok komik. Maksimum kazanan , normal düzeyde çalışanın maaşını %30-50 fazlasını kazanıyordur bu devirde
0
ayağiniza gelen overlokçu
(08.06.23)
(3)

Dikişli yara izine krem, bakım, yağ. İz en az nasıl kalır?

ermanen
Bugun operasyondan sonra iki tane nur topu gibi dikişli yara izim oldu. Şimdi pansumanlı duruyor. Yarın akşam sabunlu suyla yıkayacam. Operatör doktor krem sürmeyi önermedi. Ama öneren doktorlar da varmış. Yani izin daha az kalma olasılığı varken neden krem kullanılmasın ki?Araştırdığım kadarıyla en
Bugun operasyondan sonra iki tane nur topu gibi dikişli yara izim oldu. Şimdi pansumanlı duruyor. Yarın akşam sabunlu suyla yıkayacam.

Operatör doktor krem sürmeyi önermedi. Ama öneren doktorlar da varmış. Yani izin daha az kalma olasılığı varken neden krem kullanılmasın ki?

Araştırdığım kadarıyla en iyileri:
- Contractubex
- Madecassol
- Scarex
- Dermatix
- Mederma
- Fucidin
- Colostre
- Siliskar

Başka unuttuğum vardır heralde. Sarı kantaron yağı da varmış ama yeni yaraya sürülmüyor demişler. Yeni dikişli yaraya en iyisi ne olur? Contractubex de mi yeni yaraya sürülmüyor? Scarex mi acaba en mantıklısı. Ya da dikişler alınana kadar bekleyip sonra mi krem kullanmalı...
0
ermanen
(03.06.23)
Açık yaraya hiçbir şey sürmeyin. Dikişler alındıktan sonra doktora bir daha sorarsınız. Listelediğiniz kremler şu durumda zarar verebilir.
0
kobuzchu kiz
(03.06.23)
dikişten sonra ilk yazdığınızı kullanırsınız. en etkilisi o.
0
candide
(03.06.23)
kantaron yağı kullanın
0
cptxxx
(04.06.23)
(6)

1.3 milyon lira olsa napardınız

ShadowOfMoon
İstanbulda ev zor. kredi çıksa bile.Araba alsak masraf sürekli. istanbul dışı ev olabilir.Altın döviz hisse vsHer türlü önerileri dinlemek isteirm. Yatırım tavsiyesi değil. AKlıma gelmeyen bir şey görmek için.
İstanbulda ev zor. kredi çıksa bile.

Araba alsak masraf sürekli.

istanbul dışı ev olabilir.
Altın döviz hisse vs

Her türlü önerileri dinlemek isteirm. Yatırım tavsiyesi değil. AKlıma gelmeyen bir şey görmek için.
0
ShadowOfMoon
(29.05.23)
ben olsam arsa alırdım.
0
candide
(29.05.23)
körfez tarafında arsa bakarım.
0
teritori
(29.05.23)
Araba alınır eğer arabanız yoksa.

2 sene önce 15 bin dolar'a aldığım 2014 model araba şu an 25 bin dolar yapıyor. Bindiğim de yanına kar kaldı.

Şunun için söylüyorum. Döviz, altın, borsa yatırımı ile enflasyonu bile yenemezsin. Almadığın her gün arabalar dolar bazında bile artıyor.

Yatırım için değil, araba yoksa araba alınır.
0
Cesario
(29.05.23)
Ankaradan ev alırım. O civara evler var. Bir de memur kiracı, tamamdır. İstanbul biraz sallasa herkes Ankara vs yerlerde alacak soluğu. O ev değerlenir.
0
basubadelmevt
(29.05.23)
Ticaret ticaret ticaret. Bunu 13 ay önce 350 bin TL sermaye ve 50 bin TL borç ile iş kurup bu dönemde 1.5 milyon net nakit kazanıp 400 bin TL'lik sermayenin 320 bin TL'lik mal kısmını yani paraya çevrilebilir sermayesini 800 bin TL ye çıkarmış biri olarak söylüyorum. 28 yıldır ticaret yapıyorum bu kadar hızlı para kazandığım bir dönem olmadı. Ticaret yapmayacaksan da uzun vadeli yatırımcı olabiliyorsaniz da borsada inanilmaz ucuzluk var
0
deer hunter
(29.05.23)
Ben araba almak üzereyim. Ama bulamadım bayilerde yok.
0
baldan kaymak
(29.05.23)
(8)

sağlık raporu nasıl alınır?

metematik
hemen istendi. mhrs'de sıra yok. devlet hastanesinin aciline gitsem göz muayenesi, kan tahlili vs. yapılabilir mi?
hemen istendi. mhrs'de sıra yok. devlet hastanesinin aciline gitsem göz muayenesi, kan tahlili vs. yapılabilir mi?
0
metematik
(28.05.23)
devletten randevusuz saglık raporu alamazsınız. hiç yoksa rnadevu, özele gideceksiniz mecbur.
0
candide
(28.05.23)
acil muayene, tahlil vs yapar ama rapor düzenlemez. aile hekimine başvurabilirsin.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(28.05.23)
acil kırıklarda vs 1 gecelik verebiliyrdu sanki baze
0
ShadowOfMoon
(28.05.23)
adamın dediği sanırım istirahat raporu değil.

işe girişte verilen sağlıklı olduğuna dair rapor. hastaneye doğrudan sabah 7-8 gibi gidip bir danışmaya sor. araya kaynatabilirler. olmuşluğunu gördüm.

olmazsa özele gidip paracıklaaar paracıklar yapacan.
0
alperz
(28.05.23)
Özelde ehliyet için sağlık raporunu 200tl ye almıştım hiçbir muayene olmadan direkt verdiler. Gözlük kullanıyor musunuz hastalığınız var mı falan diye sordular hepsine hayır deyince 5dkda halloldu.
0
substituent
(28.05.23)
Hocam, gece 1 gibi veya daha geç saatte sistemde randevu alınabiliyor. İşe girerken genelde üniversite hastanelerinden istiyorlar. İptal edenler genelde oluyor, gün içerisinde sık sık bakın.
0
stejerners
(28.05.23)
İşe giriş içinse OSGB'ye ya da özel hastaneye git. Özel hastanede 400 TL'ye yakın ödeyip bir saatte aldım raporu. Devlet hastanesinde o işin içinden çıkamazsın.
0
dissendium
(28.05.23)
İşe giriş içinse OSGB+1 ya da anlaşmalı oldukları bir yer var mı sorun.
0
inheritance
(29.05.23)
(8)

maaş pazarlığı nasıl yapılır?

metematik
ilk işe girişteki maaş pazarlığında neleri mutlaka yapmak, nelerden kaçınmak lazım?
ilk işe girişteki maaş pazarlığında neleri mutlaka yapmak, nelerden kaçınmak lazım?
0
metematik
(26.05.23)
Pazarlık yapma. Tavsiyem bu. İş ögrenene kadar çalış. Sonra pazarlık yaparsın. Yine de bilgi vermiş olayım. Esnek çalışma saatleri gibi bir şey yoktur. Fazla çalışacaksan fazla mesai ücreti iste.
0
dissendium
(26.05.23)
ilk işte pazarlık yapılmaz :)
0
candide
(26.05.23)
“ilk iş” değil “işe ilk giriş” olacak, tek başına “işe giriş” olarak da söylenebilir.
0
🌸metematik
(26.05.23)
soyle bir sey gormustum: fearlesssalarynegotiation.com
0
fakyoras
(26.05.23)
Pazarlık yapın.
Bir işimde beklentimden yüksek bir maaş beklentisi söylemiştim. Kabul etmişlerdi.
Çok fena içime oturdu. Yıllarca. Belki de %25 daha fazla isteseydim vereceklerdi veya tam üst limitleri kadar talep ettim. Asla öğrenemeyeceğim :)


"Benimle aynı işi yapan ekip arkadaşlarımın altında bir ücret almak istemem. Eğer böyle bir durum varsa şimdiden düzenleyelim ki ileride sıkıntı yaşamayalım"
Bu cümleyi kendi meşrebinize göre daha sert veya daha yumuşak söyleyebilirsiniz.
0
michael_knight
(26.05.23)
Bak ben aşçıyım, bizim piyasada az çok bellidir ücretler, girerken deriz biz, abi piyasa böyle böyle benim fiyatım da bu. Senin sektör nedir nasıl ilerler tam bilemem. Ama fiyatı sen koy masaya
0
diye yazdim ama hep yalan
(26.05.23)
kendini ucuzdan satmamak lazım. o maaşı vermeyeceklerse bile iyi intiba bırakabilir.
0
bohr atom modeli
(26.05.23)
ne kadar yüksek söylersen o kadar iyi. çok yüksek buldularsa onlar daha düşüğünü teklif etsinler, o zaman düşün. keriz gibi düşük maaş söylersen onların işine gelir.
0
abelardo
(26.05.23)
(13)

Evlilik ve Aileler

burnley
Bir erkek ve kadın birbirleriyle çok iyiler, mutlular. Evlenmek istiyorlar. Taraflardan birinin ailesi seküler yapıda, diğerinin ailesi ise ağır muhafazakar.Aileler arası bu türdeki farklılıklarının evlendikten sonraki süreçte bir takım sıkıntılara sebep olabileceğini düşünür müsünüz?
Bir erkek ve kadın birbirleriyle çok iyiler, mutlular. Evlenmek istiyorlar. Taraflardan birinin ailesi seküler yapıda, diğerinin ailesi ise ağır muhafazakar.

Aileler arası bu türdeki farklılıklarının evlendikten sonraki süreçte bir takım sıkıntılara sebep olabileceğini düşünür müsünüz?
0
burnley
(25.05.23)
Erkeğe ve kadına bağlı. İkisi de ailelerine kulaklarını tıkarsa sorun olmaz.
0
dissendium
(25.05.23)
Kizilcik serbeti mi? ailelerin katiligina gore degisir cunku küsen eden tipler var. bazisi da etliye sutluye karismaz. benim ailem muhafazakar ama manitomun ailesi daha sekulerdi ama bizimkilerin tek derdi ben mutlu muyum ona bakarlar. gerisi onemsiz. ailede de bu tarz iliskiler var sunni-alevi gibi. normalde dini bayramlari kutlamayanlar biz kutladigimiz icin eslik eder. bu da paylasimi dolayisiyla sicakligi artirir. ama kurban bayraminda "canisiniz, vahsice" diyorsa mesafe girer o kdr. kimse bosanmanizi istemez.
0
ala09
(25.05.23)
Aileye bağlı. Çocukların hayatına çok karışıyorlarsa o zaman sorun olmaz. Bi tek düğünde ortak noktaya varmak gerekiyor.
0
zimbirik
(25.05.23)
aileler saygılı mı ona göre değişir. zıt olmaları illa ters düşecekler anlamınq gelmiyor. benim ailem de muhafazakar ablamın eşinin ailesi de tam tersi. bugüne kadar hiçbir sıkıntı olmadı.
0
candide
(25.05.23)
Aile yapılarının farkı önemli değil. Önemli olan aileler ilişkiye karışı mı değil mi, her şeye karışıyorlar mı. Karşılarsa hep bir şekilde huzursuzluk çıkıyor.
0
ecece
(26.05.23)
Bizim iki aile de seküler ama ben diğer aileyle çok büyük sorunlar yaşadım yaşıyorum. Ailenin yetiştirme tarzı beklentisi ve çekirdek aile kavramına bakışı önemli. Muhafazakar sekülerden ziyade; saygılı olup olmamaları çok daha önemli. Aynı tarzda olsalar dahi bu sorun çıkarabiliyor.
0
makarnacanavari
(26.05.23)
Biz bu sebepten ayrıldık sonra baktik olmadi evlendik. Evlenmeden once annem istemiyordu uzunca bir sure mücadele etmem gerekmisti ama evlendikten sonra ailelerin muhafazakarligi ve laikligi ile ilgili hicbir sorun yasamadik. Kimse kimseye müdehale etmeyince sorun yasanmiyor ama bir taraf diğerine baski ya da igneleyici yorum yapacak tipteyse sorun yasanir
0
instant crush
(26.05.23)
Öncelikle çiftin ne kadar ailesine bağımlı olduğuna bağlı. Hem duygusal hem de maddi olarak bağımlılarsa sorun olabileceğini düşünürüm. Ama bir yandan da böyle gözle görülür farklar olmasa da sorun olacaksa oluyor zaten. Her şart mükemmel olduğunda bile pek kolay bir iş değil aile kurmak.

Her iki ailenin de ne kadar hoşgörülü, esnek, egosunu değil çocuğunun mutluluğunu düşündüğü elbette durumu en çok etkileyen değişken.
Muhafazakar taraf erkek tarafıysa belki bir miktar daha zorlaşabilir. İslam'da erkek kişi başka dinden kadın ile evlenebilir ama kadın kişi başka dinden erkekle evlenemez. (Elbette bu kuralları herkes uygulamıyor ama dikkat çekmek için dedim. Bir de erkeğin mini etek giymesine karışmayacaktır sonuçta kız ailesi :)

Böyle bir arkadaşım çift vardı. Kız tarafı muhafazakar erkek tarafı da ateistlik konusunda muhafazakar mı, ısrarcı mı diyeyim işte öyleydi anlayın.

Kız istemeye gittiklerinde erkek babası önceden bol bol tembihlenmesine rağmen;
"Evrenin gücü, kozmozun verdiği yetkiyle kızınızı oğlumuza istiyoruz" gibi bir şey diyor. "Allah'ın izni, peygamberin kavli" demek istemediği için.
Çocuklarının mutluluğunu öncelikleyen bir aileydi kız tarafı, onlara garip gelip pek memnun olmasalar da verdiler kızı :)
Sonrasında her ikisi de ailelerine maddi ve manevi olarak pek bağımlı olmadıkları için o açıdan çok sorun yaşamadan devam ettiler hayatlarına.

Özetlemem gerekirse; kişiden kişiye ve aileden aileye göre değişir. Ama özellikle maddi bağımlılık varsa bunu göz ardı edemeyiz, sorun yaşanacaksa o maddi bağımlılıktan vazgeçmeyi göze almak gerekebilir.
0
michael_knight
(26.05.23)
Ben beraber olmam. İstisnaları güzel yaşayanları vardır ama benim anne tarafı seküler baba tarafı muhafazakar ötesi. Üstelik babam ateist olmasına rağmen anlaşamadılar ve boşandılar. Bu durumun yanından yakınından geçebilecek hiçbir ilişkiye girmem. 30 sene iki aileyi çekmişim buna yeni bir aile ekleyemeyeceğim.
0
jazzabel
(26.05.23)
Ailelerin karışma durumuna ve sizin dayanıklılığınıza bağlı.

Bizde de benim taraf muhafazakar, eşimin ailesi seküler. Evlenmeden önce sorun yaşadık, evlendikten sonra hiç sorun yaşamadık. Hem evlendikten sonra benim ailem durumu kabullendi ve karışma etme olmadı hem de müdahale etmeye kalksalardı ben izin vermezdim.

Her durum mutlu sonla bitmeyebilir. Yani annem evlenmeden önce ettiği tehditleri evlendikten sonra yeirme getirseydi mesela ben ne kadar dik durursam durayım kesin sorun yaşardık. O yüzden iki etken birlikte var olmalı.
0
elorelia
(26.05.23)
ailelerin tavrı önemli +1

benim ailem muhafazakar, eşimin seküler. ortak paydada buluşuyoruz. aileler bir araya gelince birbirlerinin bam teline basacak konulara girmiyorlar. saygı gösteriyorlar.

eşler de karşılıklı fedakarlık yapınca sorun olmuyor. ben içki içmem mesela, kayınpederim ben varken dikkat eder içmez evde. kendi evime de içki sokmam, eşim de bu konuda bir kez bile ısrar etmedi. bu bahaneyle alkolü bıraktı :)
ben oruç tutarım, eşim tutmuyorsa ona sofra hazırlarım, o da bana gece sahur hazırlar.
din veya siyaset herhangi bir tartışma konusu bile olamaz evimizde. insanın geçinmeye gönlü olsun yeter ki, böyle şeyler aşılır.
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.05.23)
erkeğin ailesi ağır muhafazakar ise kız tarafı için gelecekte ciddi sorun çıkabilir.
0
tantunisultansuleyman
(29.05.23)
aileler anlayışlı, görgü sahibi, kendi fanusunda yaşamayan kişilerden oluşuyor ise sıkıntı olmuyor. bu tecrübeyi yaşadım, halen yaşıyorum. son 4 senedir kazasız belasız gidiyoruz.
0
zgrydn
(31.05.23)
(3)

yengeç erkeği muhabbeti

MtKrt
bu yengeç erkeği muhabbeti nedir? görseli de görünce aklıma geldi.https://resmim.net/cdn/2023/05/25/SjbwoQ.jpg
bu yengeç erkeği muhabbeti nedir? görseli de görünce aklıma geldi.

resmim.net
0
MtKrt
(25.05.23)
Mevzuyu bilmiyorum ama X burcu üzerine tonla geyik var. İkizler erkeğini herkes gömüyor misal.
0
Amaranta ursula
(25.05.23)
Yay erkeğinin böyle bir kampanyaya meze edildiğini görmedim, bence işin içinde bi iş var.
-yengeçler de bi dönüp kendine baksın artık yani
0
Bruce
(25.05.23)
anneci oldukları için xd
0
candide
(25.05.23)
(10)

kalp krizi geçirip, bayılmam hakkında?

ikiicidisibirkisi
gece aşırı alkol tüketimi ve yatmadan önce de aşırı ağır bir yemek yedikten sonra yataktan su almak için kalkıp sebilden bardağı doldurduğum esnada bayılmışım.saniyeler sonra ayıldığımda bardak ve sebil yerde üzerim ise dökülen şu sebebiyle ıslaktı.saat üzerinde nabzım 180 leri gösteriyordu. yattığı
gece aşırı alkol tüketimi ve yatmadan önce de aşırı ağır bir yemek yedikten sonra yataktan su almak için kalkıp sebilden bardağı doldurduğum esnada bayılmışım.

saniyeler sonra ayıldığımda bardak ve sebil yerde üzerim ise dökülen şu sebebiyle ıslaktı.

saat üzerinde nabzım 180 leri gösteriyordu. yattığım halde kalp ritmi uzun süre yüksek kaldı.

sizce ölebilir miydim?

bayılmadan önce olumsuz hiçbir şey hissetmedim.
0
ikiicidisibirkisi
(24.05.23)
kalp krizi geçirdiğinizi nereden biliyorsunuz? büyük ihtimalle sadece bayıldınız, ölümlük bir durum yoktu.
0
candide
(24.05.23)
yani vücuda fazla yüklendiğinizden ötürü bir bayılmaydı büyük ihtimalle.
0
candide
(24.05.23)
saat yanlış göstermiyorsa 180 nabız çok fazla. bi acile görün bence. bu arada kalp krizi öldürüyor diye birşey yok. bazen insanlar kalp krizi geçirdiğini hissetmiyor bile.
0
false pretension
(24.05.23)
üstte denildiği gibi mutlaka bir doktora görünün ama. yazmayı unuttum. bir hastalığın başlangıç işareti falan olabilir allah korusun.
0
candide
(24.05.23)
Nöbet geçirmiş olabilirsiniz. Onda da şuur kaybı oluyor ve nabız çok yükseliyor.
0
PhoenixRising
(24.05.23)
anneme oldu aynısı geçen sene.. doktora gittik her insan ömründe 1 kez bayılırmış öyle dedi doktor! kalp ritmi çektik bişey çıkmadı.
0
kanasla intihar eden adam
(24.05.23)
Düşük şeker de olabilir
0
deer hunter
(24.05.23)
aşırı alkol - postural hipotansiyon / hipoglisemi - bilinç kaybı - adrenerjik sistem aktivasyonu taşikardi - bilincin kendine gelişi.

aşırı alkol almayın - yatağınızın baş ucuna su koyun alırsanız da

her halükarda doktora görünün.
0
bass solo take one
(24.05.23)
senaryoda eksik varsa sebebini biliyorum. yataktan kalkıp su alma arasında idrarınızı yaptıysanız hızlı su kaybı sebebiyle bu şekilde bayılan ve dr a göründükten sonra sebebini öğrenen arkadaşlarım oldu. yaş 40+ ise alkol tüketimi ve ağır yemeyi epey düşürün.
eskisi gibi genç değiliz ve gençlikte yaptıklarımızı yapamıyoruz. bunun farkına vararak hareket edin.
unutmayın ki vücut karmaşık bir mekanizma ve en kıymetli yakıtı da soluduğumuz hava haricinde yediğimiz ve içtiklerimiz. bunun farkındalığı ile tüketmekte fayda var. geçmiş olsun.
mutlaka bir doktora da görünün. Kalp krizi olduğunu sanmıyorum ancak uzman görüşü hayati önem taşır.
0
erty_ksk
(25.05.23)
bir kere isemeli olandan benim de basima gelmisti. bira ustune hizli jager icmistim. sonra tuvalette iserken nefessiz kalip bayilmistim. 10 dk sonra uyanip. ertesi gun hayata devam etmistim. 5 yil falan oluyor. internette aratirmistim. Micturition Syncope deniliyormus. kan hucreleri daraliyormus. beyne yeteri kadar kan gitmiyormus.
0
buenosdias
(25.05.23)
(11)

9 saat uyuyup yorgun ve enerjisiz uyanmak

oldz
ortalama olarak 8 9 saat uyumaya çalışıyorum bu yorgunluk hissini en aza indirmek için ama pek fayda etmiyor 6 7 saat uyumayı denedim yine aynısı oldu. bu neden oluyor? benzer şikayetle yakın zamanda doktorluk olan ve sonrasında huzura eren var mı?
ortalama olarak 8 9 saat uyumaya çalışıyorum bu yorgunluk hissini en aza indirmek için ama pek fayda etmiyor 6 7 saat uyumayı denedim yine aynısı oldu.

bu neden oluyor? benzer şikayetle yakın zamanda doktorluk olan ve sonrasında huzura eren var mı?
0
oldz
(23.05.23)
kan değerlerinize baktırın, sigara varsa azaltın ve spor yapmıyorsanız yapın. depresif, mutsuz vs. değilseniz bu üçü işe yarar muhtemelen.
0
candide
(23.05.23)
b12 değerinize baktırın mutlaka. b12 değeriniz ciddi düşükse takviyenin mucize değilse de fark ettiren etkisi oluyor.
0
samicin
(23.05.23)
Tsh,kansızlık,b12 eksikliği,şeker falan yapabiliyor bunu.kan testi yaptırın +1 Ayrıca kalpte bir sıkıntı olmadığından emin olun. Bir de su fazla içmiyorsanız vücut susuz kalınca da öyle olabiliyor. Fazla su içmediğim zaman yordun uyanabiliyorum
0
yazdonumu
(24.05.23)
Yatak veya yastık rahatsızdır, derin uykuya geçemiyorsunuzdur.

Eviniz veya bulunduğunuz bölge rutubetlidir. Öyleyse asla dinç uyanamazsınız.

Uyku apneniz vardır, dayak yemiş gibi uyanırsınız.
vs
0
Mirket
(24.05.23)
Tiroid hastalıkları sebep olabiliyor bu durumlara.

TSH ve Haşimato hastalığının antikor testlerini yaptırabilirsiniz.
0
jonas
(24.05.23)
Odanız çok aydınlıkla veya çevre gürültülüyse olabilir. Sabahları güneş erken doğuyor, uyanma dengesi bozuluyor.
Karanlık, güneş geçirmez perde alın.
0
zimbirik
(24.05.23)
burnun tıkalıysa, ağzından nefes alıyorsan o da yapar.

karartma perdesi, sünger 3m kulak tıkacı, yatmadan önce b6, magnezyum bisglisinat ve çinko. boş mideyle uyku. gün içinde en az yarım saat gün ışığı görmek.
0
alperz
(24.05.23)
Gece 12 sabah 8-9 arası ise yetmez. Aksam 10 gibi yatmayı deneyin bir de.
0
jazzabel
(24.05.23)
Şeker yemeyi bırakın (2-3 hafta dayanabilirseniz yeter de artar) sonrasında çok daha az uyuyacak (7-8 saat belki de daha az) ve çok daha dinç ve enerjik kalkacaksınız. Hatta "Yahu ben niye bu kadar az uyuyorum, nasıl bu kadar zinde ve dinç hissediyorum" diye kendinizden şüphe bile edebilirsiniz.
0
burka
(24.05.23)
şeker bunu yapar. ve de istanbul ankara gibi büyük şehirdeyseniz oksijensizlik de yapar.
0
koela
(24.05.23)
ben de benzer durumdaydım başka bir tedavi için unu, şekeri ve meyveyi kestiğim bi diyete başlamak durumunda kaldım. kaç haftadır zımba gibi uyanıyorum. üstüne aldığım takviyeler de var tabii. d vitamini, lif, magnezyum, iyot v.b ama bunlara sonra başladım.
0
vaveylababa
(24.05.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.