Giriş
(4)

Kullandığım Mail adresiyle hangi sitelere üye olduğumu öğrenmek

put it in your appropriate place
Ezelden beri kullandığım bir hotmail hesabım var. Hangi sitelere üye olduğumu hatırlamıyorum. Google'dan araştırdım ama şimdi av gidip, avlanmak istemiyorum. Güvenilir siteler var mı kullanılan mail ile üye olunan siteleri bulup silme imkanı olan?
Ezelden beri kullandığım bir hotmail hesabım var. Hangi sitelere üye olduğumu hatırlamıyorum. Google'dan araştırdım ama şimdi av gidip, avlanmak istemiyorum. Güvenilir siteler var mı kullanılan mail ile üye olunan siteleri bulup silme imkanı olan?
0
put it in your appropriate place
(22.06.20)
öyle bir site yok. yasal olarak da olamaz zaten.
0
mr.goodcat
(22.06.20)
Oyle bir şey ama o adresle üye olduğun yerlerdeki bilgilerin calindiysa bunu gösteren bir yer var.

Haveibeenpwned.com
0
biseysorcaktim
(22.06.20)
Unroll.Me var. abonelikleri, üyelikleri tespit ediyor.
0
delidir yakalayin
(23.06.20)
unroll.me o sitelerden gelen mail'lere göre çalışan bir sisteme sahip.
O üye olunan ve unutulan siteden mail gelmezse unroll.me görmez. O sitelerden mail gelse zaten mail sahibi de bakar, gider siteye, mümkünse üyeliğini siler.

unroll.me güzel bir olay ama hiç güven vermiyordu bana. eskiden kullanıyordum.
0
biseysorcaktim
(23.06.20)
(4)

bulaşık makinesi buraya koyulur mu

nahtoderfahrung
https://i.ibb.co/F6fP1WJ/image.pngs.b kapağını illa sonuna kadar mı açmak gerekiyor. yarım açarak kullanabilir miyim, buzdolabını koycak başka yer yok
i.ibb.co
s.b kapağını illa sonuna kadar mı açmak gerekiyor. yarım açarak kullanabilir miyim, buzdolabını koycak başka yer yok
0
nahtoderfahrung
(22.06.20)
tabii ki sonuna kadar açmak gerekiyor.
kapağını açmazsanız içindeki sepetleri dışarı çıkartamazsınız, bir şey yerleştiremezsiniz.
üst sepet yine açılır biraz ama alt sepet hiç açılmaz kapak tam inmeden.
0
blatta hiberna
(22.06.20)
konulmaz, sonuna kadar açmak lazım. bulaşık makinesinin kapağını sonuna kadar açtığım halde keşke daha çok açabilsem diyorum bazen.
0
matilda
(22.06.20)
alt çekmece 10-15 cm çıkar çıkmaz. alt alt çekmeceyi üçte bir kapasite ile kullanabilirsiniz ancak. tek yaşıyor, bulaşığınız olmuyor ve makineyi doldurmadan kullanıyorsanız belki olabilir.
onun dışında olmaz.

kapağın açılabileceği mesafeyi ölçüp şuanki durumunda o mesafeyi test edin.
0
biseysorcaktim
(22.06.20)
bulaşık makinesi kapağı için için minumum 65 cm lik yer lazım. o da makineye göre değişir.
Yok ben illa bulaşık makinesi kullanacağım ve oraya da sokacağım derseniz. Tezgah üstü bulaşık makinesi olarak arama yapın. oraya yaptıracağınız bir dolap içine gömebilirsiniz.

www.n11.com
0
janavarorion
(22.06.20)
(15)

En sevdiginiz Friends karakterleri

voyager 1
Onca sene sonra karantina doneminde nihayet Friends'e basladim. Su an 5. sezonun basindayim. Gercekten soylendigi kadar varmis, epey eglendim izlerken. Siz en cok hangi karakterleri seviyorsunuz? Benim siralama soyle:1. Chandler: bos repligi yok resmen adamin, her agzini actiginda cok guluyorum.2. P
Onca sene sonra karantina doneminde nihayet Friends'e basladim. Su an 5. sezonun basindayim. Gercekten soylendigi kadar varmis, epey eglendim izlerken. Siz en cok hangi karakterleri seviyorsunuz? Benim siralama soyle:

1. Chandler: bos repligi yok resmen adamin, her agzini actiginda cok guluyorum.
2. Phoebe: cok aptal, tavirlari asiri hosuma gidiyor.
3. Rachel/Joey/Monica: bunlari ayiramadim, hepsini cok sevdim.
4. Ross: meh. asiri isinamadim basindan beri acikcasi.

Janice ve Phoebe'nin kardesi de cok komik.

Bir de en guzel sezon hangisi sizce? Spoilersiz vermeden soylerseniz iyi olur. 4. sezon finalindeki olayi hic beklemiyordum mesela :D
0
voyager 1
(22.06.20)
en az rachelı seviyorum, sanırım en çok da phoebe. ross'a ısınamamanıza üzüldüm ya ross sevilmez mi. sezon olarak 5 6 7 iyi, 8 mehh, 9 ve 10'u spoiler veremeyeceğim için açıklayamayacağım bazı nedenlerden ötürü sevemedim. ama şu an friends izlesem sevemezmişim, karakterlerin biraz sevgi pıtırcığı olması yapmacık geliyor bana. o dönemde karakterleri sevmemin sebebiyle hala izlerken eğlenebiliyorum.
0
pide
(22.06.20)
chandler/joey ikilisi favorim. jennifer aniston'u çok beğensem de asla rachel olarak sevmedim.
0
a darkness coming
(22.06.20)
ben en çok Phoebe ve Chander'ı seviyorum.
Janice'den nefret ederim.
Eğer biri olmayacaksa Monica olmasın isterdim çok da gerekli bir karakter değil bence.
Phoebe / Joey shipliyorum :))
0
matilda
(22.06.20)
chandler favorim.
rachel en sevmediğim.

diğer karakterler arada.
ama ross'u da severim ben. hatta rose > phoebe == monica > joey gibi bir şey sanırım.
bölüm ve sezona göre değişiyor gerçi.

rachel bencil bir karakter. ama zaman zaman karakter sahibi olduğunu gösterdiği durumlar da oldu.

janice'i hiiiiç sevmiyorum.
o çıkınca sesini falan kapatmayı düşünüyordum. o derece. daha fazla rol alsa onun oynadığı yerleri hızlı geçerdim.
0
biseysorcaktim
(22.06.20)
Açık ara chandler. Chandler joey dostluğu olmasa asla izlemem bu diziyi. 4.sezonun başındayım, ilk 3 sezona bakarsam 2>1>3. 3.sezonda çok sıkıldım nedense, monicayı beğeniyorum Racheli sevemedim, phoebe bana uzak biraz ama arkadaş olarak iyidir, rossa gıcık oluyorum itici buluyorum. Bir karakter olmasa herhalde phoebe derdim, olmasa bişey değişmemiş gibi geliyor
0
alicek
(22.06.20)
Joey, chandler, monica, ross.

Rachel ve phoebe'ye karsi notrum

En sevdigim bolum yok zira eski izleyicisi olarak hatrimda kalan bolum yok.
0
Kittie
(22.06.20)
Monica ve Joey benim bebeklerim ^_^
Rachel ve ross’u da severim ama arkadasim olsalar ross ve phoebe beni deli ederdi. Chandler daha notr bir karakter
0
bradshaw
(22.06.20)
Seçemedim adeta... ama Rachel’a bencilliklerinden ötürü sinir oluyorum. Phoebe ise azıcık saf geliyordu bana. Chandler ve monica sanırım en sevdiklerim. Monica’ya benzetiyorlardır huy olarak beni, yemek yapması, titizliği, sürekli herkesin onu evinde toplanması gibi özelliklerinden ötürü. Bu sebeple belki karaktere empati yaptığımdan monica bir tık daha önce olabilir.
0
irene
(22.06.20)
phobe ve joey kesinlikle. ikisinin de şapşallıklarına bayılıyorum.
0
felixtg
(22.06.20)
Phoebe
Bence en akıllısı o. Sarkazm yeteneğine hastayım.
0
catch the arrow
(22.06.20)
Chandler
Ross
Joey, Monica, Rachel

Ben de Phoebe'ye ısınamadım hiç.

Sezon ayrimim yok.
0
epistemic_regress
(22.06.20)
Tabii ki joey. Zaten sonradan adama özel dizi yaptılar, ömrü kısa oldu dizinin ama ben sevmiştim.
0
kimlanbu
(22.06.20)
Chandler ve Joey favorilerimdi. Rachel'i pek sevemedim.

Her sezonu ayrı güzeldi bence.
0
fraise
(22.06.20)
İlk baslarda favori sezonum 6. sezon idi, sonra bir ara 5 oldu, su an sanirim 4 favorim, joey ve chandler uğruna. Favori karakterimi secemiyorum, Chandler'a bayilirim, cogu kisinin aksine Ross'a bayilirim, Phoebe'den vazgecemem, Rachel'i da severim ben, bu Monica ve Joey'yi sevmediğim anlamina gelmez tabii.

Sezon olarak degil de sahne olarak Joey'nin aptalliklarinin abartildigi bolumleri sevmem, her ne kadar kendisinin akilla iliskisi olmamasini sevsem de...
0
(22.06.20)
Mizahla yoğrulduğu için Chandler ve her şeyi pata pata söylediği için phoebe. Ross'u eyyorlayacak olursam mimikleri ve o üzgünkenki haağğy deyişi çok hoşuma gider.
0
serbest gezen koala
(22.06.20)
(51)

Bu nasıl bir ahlaksız bir dünya?

chemnil
Bu duyuruyu,belki başınıza gelir,temkinli olunması açısından yazıyorum.34, yasındayım ve internetten kimseyle tanışmadım,meslekle ilgili bir grup vesilesi ile biri yazdı ,konustuk,hemen gelmek tanışsmak istediğini,artık yaşlarmnzn 30 larda oldugu için bir an önce yol alalım filan dedi.Ben de hayatım
Bu duyuruyu,belki başınıza gelir,temkinli olunması açısından yazıyorum.
34, yasındayım ve internetten kimseyle tanışmadım,meslekle ilgili bir grup vesilesi ile biri yazdı ,konustuk,hemen gelmek tanışsmak istediğini,artık yaşlarmnzn 30 larda oldugu için bir an önce yol alalım filan dedi.Ben de hayatımın annemim hastalığı filan vesilesi ile cok bunaldıgım,evlenmemenin belki bir şeylerden daha iyi olacağı ,aileme ,bana iyi geleceği düşüncelerindeydim,bu olay da tam üstüne geldi.Dedim kendime abartma yolda,sokakta,vesile ile de tanısabilirdin.Neyse geldi,evet okumuş etmiş gayet düzgün bir insan.Anlamadım ama olay olduktan sonra düşününce baxı şeyleri evet planlı her şey,en ince ayrıntısına kadar.Velhasıl bir gece burda kaldı ertesi gün aksam,gitmeliyim ,amcam cok hasta para istiyorlar ptt bulalım dedi,para göndereceğim,sonra bir baktı 500, tl si var cebinde,bin beş yüz istediler dedi ama benden istemedi.Ben hastalık oluncs dayanaamadım ve cektim 1500, tl verdim.Sonra hemen ucakla gidecegini söylemşti,yanımda bilet almadı beni tramvaya bıraktı geri döndü,sonra aradı nerdesin dedim,valizimi otelden aldım uçak servisini bekliyorum dedi,kosarak gittim evet ordaydı ama ordan servis geçmiyordu.Bana ısrarla git dedi filan.Bekliyeyim servis gelene kadar dedim Hayır hemen git dedi.Sonra tabi iş işten geçti,berbat bi şekilde arkadasıma gittim,bütün düğümler çözüldü.Özellikle kadın arkadaslara ,olur ya boş bulunursunuz,olur belki dersiniz,asla asla kimseye güvenmeyin.1500 tl gitti ,umrumda mı cidden değil ama insanın kendine olan saygısı ,acizliği daha berbat,yeri zor dolan bir şey.Para kazanılır,kaybedilir.Ama kimse asla kendini bu durumlara düşüirmesin diye bu gönderi...
0
chemnil
(21.06.20)
Üzülme, sen güvendin ve boş bulundun. Olan 1500 tl ve harcadığın kısa zamana olsun. Nişan, düğün gibi şeylere yakın da olabilirdi. Pek emek vermeden Allah seni kurtarmış.
0
Amory Lorch
(21.06.20)
@Amory Lorch kesinlikle öyle,ailemle tanısmak istedi.Ya tanışsaydı cidden nasıl berbat olurdum belki bin kat daha.Bazen derler ya verilmiş sadakam olsun para da.
0
🌸chemnil
(21.06.20)
@başkabirkullanıcıadı çok şükür sonraki etaplar yaşanmadı.Benn de şaşardım ne dalak kız nasıl güvendi derdim ve hiç yaklasmadım böyle işlere.yaptık bir hata..
0
🌸chemnil
(21.06.20)
Geçmiş olsun. Numarası hala var galiba. Niye hemen oldu bittiye geldi ki olay. Arayın, darlayın parayı da isteyin. Bu kadar ucuz olduğunu düşünmesin.
0
IncredibleMau
(21.06.20)
@IncredibleMau engelledi beni var numarası,parayı istedim.pazartesi yatırrım dedi ama sanmıyorum.Evet üstine gitmek istiyorum baskalarına yapmasın korksun,ama evimin tam konumunu bilmese de uzaktan gösterdim,calıstgm okulu biliyor.korkuyorum sanırım
0
🌸chemnil
(21.06.20)
Zengin Bedevi, çölde devesi ile giderken, hemen ileride “su, su" diye inleyen birini görünce, hemen devesinden atlar ve ona kana kana su içirir.
Ardından da karnını doyurur.
Bedevinin yardım ettiği kişi kendine geldikten hemen sonra, zengin bedeviyi etkisiz hale getirerek, bedevinin neyi var neyi yok, hepsini alır.
Sonrada bedevinin devesine binerek oradan uzaklaşmaya başlar.
Soyulan bedevi hırsızın arkasından defalarca, “Sakın bunu kimseye anlatma" diye bağırır.
Hırsız bedevi önce aldırış etmez buna ama uzaklaştıkça kafasına dert olur ve geri döner. Soyduğu bedevinin yanına gelerek ona sorar; “Neden kimseye anlatma" diyorsun.
Kumların üstünde oturan soyulan adam şöyle der;
Eğer bu yaptığını anlatırsan, bundan sonra çölde gerçekten aç ve susuz kalanlara hiç kimse yardım etmez.


Nedense aklıma bu hikaye geldi.
İnsanlık hakikaten gözlerimizin içine baka baka kayboluyor.
0
etna
(21.06.20)
Farklı numaralardan arayıp numarasını kapattırana kadar taciz etmeniz lazım. Korkması gereken o, siz değilsiniz. Mümkünse erkek bir tanıdığa arattırın. Başının ağrıyacağını bilsin. Ya paradan ya da numarasından vazgeçecek.

Size bunu yapma cesaretini muhtemelen yine sizin gibi ucuz kurtulduğunu düşünen, peşini hemen bırakan birinden aldı.
0
IncredibleMau
(21.06.20)
@etna keske aç ve susuzlar biz açız deseler.Üstümdeki montu cıkarır veririm
Nasıl berbat bi hal aldı evet vardı ama artık okumuş yazmış insanlarda böyle şeyler yapıyor belki daha fazla hatta.
0
🌸chemnil
(21.06.20)
@IncredibleMau
Büyük ihtimalle bana attıgı fotoğrafları dank edince google arattım hepsini ordan indirmiş.belki bir çete var böyle.hiç anlayamadım yanındayken çok kez yaptıyss artık normalleşmiş
0
🌸chemnil
(21.06.20)
@the cat in the hat tabi ki öyle ama cidden insanlardan umudum iyice bitiyor.
Tavsiyem asla yapmam dediginiz şeyleri yaparken ne olur bir kere daha düşünün,yapmıyorsak var bi sebebi
0
🌸chemnil
(21.06.20)
bütün bunlar 2 gün içinde olmadı sanırım? bir zaman almıştır ne bileyim en azından bir ay falan, bütün bu çaba (dolandıran kişinin çabası yani) 1500 lira için mi? dolandırıcı tarafını tutuyormuşum gibi geliyor ama sanki başka avantaları da olmuş olmalı yoksa 1500 lira için bu kadar uğraşılmaz gibi geliyor.
0
selam
(21.06.20)
@selam evet iki gün içinde oldu öncesinde cok az mesajlastık,birkaç güne geldi zaten
0
🌸chemnil
(21.06.20)
@selam cüzdanım,parama ,kartlarıma baktım ,sıkıntı yoktu.yaanında çantamı ,telefonumu bıraktım ciünkü.
0
🌸chemnil
(21.06.20)
Eleştirmek için söylemiyorum, aynısı benim de başıma geldi sayılır. Okuyan olur, aklında yer eder diye söylüyorum.

Bir erkeğin acil durumda sizden para istediği senaryoda dolandırıcı olmama ihtimali yok gibi birşey. Vermeyin. Yüzde yüz güveniyorsanız da evli değilseniz vermeyin.
0
elorelia
(21.06.20)
@flexner wintersteiner gönderdeğini ben de düşinmüyoru,p.tesi alırsın dedi ama tabi göndermez.Tabi ki değilim ama insanın bazen kendi haline yenik düştüğü durumlar olabiliyor
0
🌸chemnil
(21.06.20)
@elorelia haklısınız ben de cok yakın ark.ım değilse bile işkkillenirim ama cidden bunu hiç anlayamadım,vçol hızlı gelişti ve bir şeyleri anlayınca hemen kacıp gitmek istedim.bana servis beklediği yere nasıl kostum duraktan cıkıp anlatamam,sonra ikinci kez beni zorla gönderdi,o an yok olmak istedim,kaynar sular başımdan..
0
🌸chemnil
(21.06.20)
Dert etmeye değmez. Bu olay yüzünden kendinize kızmayın ya da kendinizi değersiz görmeyin. Basiretiniz bağlanmış olmuş, boşluk aniniza gelmiş.

Ama sizden istemediği halde verdiğinizi söylüyorsunuz. Gerçi durumunu belli ederek istemiş gibi yapmış, itici olmamak adına.
Bu dünyada birine talep etmeden iyilik yapmak biraz naif bir düşünce.
0
biseysorcaktim
(21.06.20)
www.imdb.com

bunun filmi var
0
freebird5406_2
(21.06.20)
Anladıysam arap olayım. Kim bu adam? ne zamandan beri tanıyorsunuz? Bu olay nasıl bu şekilde hızlı oldu?
0
komando kani var bende
(21.06.20)
Bir erkeğin, hele hele belirli bir seviyenin üstünde gibi gözüken, davranan bir erkeğin, 2 günlük tanıdığı bir kadından borç istemesi imkansız.

Bana da tam tersi olmuştu, ülkenin baya iyi okullarından mezun, baya iyi bir otelinde üst düzey müdür bir kız, borç istemişti vadedeki parasını bozmamak adına

en son, paramı ver diye attığım maillerden (telefon, sms, whatsapp mesajı değil, maillerden) uzaklaştırma kararı çıkartmıştı, parayı da tabii ki ödemedi.

borç işleri biraz "utanma" odaklıdır, insan yüzyüze geldiği kişiye borçlu olmak, kalmak istemez, 2 gün gördüğü, bir daha da görmeyeceği birine borç umursanacak birşey değil, o para gitti.
0
Corc
(21.06.20)
dün bir adamın 45 bin kaptırdığını izledim. kadın 26 kişiyi daha dolandırmış. mesleği neydi ki? çalıştığı iş yerine yazın, tabi doğruysa.
0
adetsancısı
(21.06.20)
@biseysorcaktim sanırım öyle ama insan kabullenemiyor.Aslında kendi çekecekti kartım kırıldı dedi gösterdi kırık bi ptt kart,sonra ben para cektim,ona verdim yatır diye ara cok kötü oldum bana bi su alır mısın dedi.Markete koştum,o arada parayı naptı bilmiyorum.Belki yollamış gibi yapmak için uzaklaştırdı beni,bilmiyorum.Yani ortada hasta biri varken(hastanın fotoğrafını gösterdi)aciz kalmak parasız kalmak nedir iyi bilirim ,dayanamam,saflık deyin mallık deyin ne derseniz artık.
0
🌸chemnil
(21.06.20)
@freebird5406_2 belki bi süre sonra izlerim,şu an daha kötü olabilir
0
🌸chemnil
(21.06.20)
@komando kani var bende cok hızlı oldu,ben de anlamadım buraya gelmesi ve gitmesi Toplamda iki gün burda geçirdik,bi gece kaldı.öncesinde de telefonda konusma,mesaj bi hafta filan
0
🌸chemnil
(21.06.20)
@Corc cok geçmişmolsun size de.Tecrübe deyip geçemiyor insan da
0
🌸chemnil
(21.06.20)
@ j r r tolkien hayrani umarım yapmazlar,ben de tabi okumustum ama insan kendi basına gelmezs sanıyor.umarım kimse yaşamaz
0
🌸chemnil
(21.06.20)
saflık diyen, mallık diyen bunu yaşar bence.

@etna'nın anlattığı hikayeyi çok seviyorum ben. yıllar önce duymuştum.

belki benim de başıma ufak-tefek kandırılma hikayeleri gelmiştir ama tutar ufak olduğu için farketmemiş ya da unutmuşumdur. önemli değil.

kendinize saygınızı yitirecek "ay ne safmışım, aptallık benim bu yaptığım" diyecek bir şey değil.bellki ki iki üç gün önce tanıştığınız bu kişiden hoşlandınız, çekim duydunuz. belki duygusal ya da fiziksel yakınlık yaşadınız. zaten onun sizi suistimal edeceğine de ihtimal vermediniz. kızgınlığınız da zaten bu yüzden.

olur yani, normal. hayatınıza kaldığınız yerden devam edin. üstelik kaptırtığınız para sizin canınızı yakacak kadar büyük değilse dert etmeye hiç gerek yok.

eskiler "verilmiş sadakamız varmış" derler. o ifadeyi seviyorum ben. bazen ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz ve tanımadığımız kişilere ufak tefek yardımlar yapmak belki de kimin ihtiyacı var kimin yok ayrımını yapmakta tecrübe kazandırıyordur bize.

bu arada dünya bir günde ahlaksızlaşmadı. hep böyleydi.
kimsenin ahlaklı ya da iyi olma mecburiyeti de yok. belki siz dünyanın yaşanabilir bir yer olmasını istiyorsunuz, belki dünyanın, üzerinde yaşayan ve yaşayacak herkese yeteri kadar kaynak sunacak kadar bereketli olduğunun farkındasınız ve bu ya da başka türlü ahlaksızları aklınız bir türlü almıyor. olabilir. ama bilmek lazım, dünyanın iyi olmak gibi çabası yok.
0
biseysorcaktim
(21.06.20)
@adetsancısı çalıstıgı iş yerine yazıcam ama doğru mu bilmiylrum.Böyle işler yapan insanlae bunu da yalan söylemştr diye düşünyrm.Üstüne gitmek beni daha cok üzecek gibi grliyor nedense
0
🌸chemnil
(21.06.20)
@biseysorcaktim içimden az önce şöyle bir duygu da geçti,bilmiyorum belki hastası vvar ve ihtiyacı var ,öyleyse bir gün bir işe yaradgnı duymak mutlu eder beni.Ama bu beş saniye filan sürdü.yerini hemen içimdeki kötü duygu aldı
0
🌸chemnil
(21.06.20)
sizi dolandiran kisiyi ifsa etmekten korkuyorsaniz dolandirilmayi hak ediyorsunuz. ifsa etmedikce, hakkini aramadikca o insanin senin gibi baskalarini da dolandirmasina imkan tanimis oluyorsun. adam ya da kadin seni dolandiriyor sen hala utaniyorsun, cekiniyorsun. e sen hak ediyorsun o zaman? hakkini arasana?
0
anais
(21.06.20)
ancak internette gazini alirsin, vah vah, herkese oluyor, basiretin baglaniyor derler. git hakkini ara. hastasi yok, bal gibi dolandirmis. icini rahatlatmaya calisma.
0
anais
(21.06.20)
@anais bence biraz haksızlık ediyorsunuz.Hak ediyorsunuz ne demek kimse hak etmex böyle bir şeyi.Evet yarın. İhtimal yatrmazsa bir şeyler yapıcam ama işi ,hayatı herşeyi yalansa ve beni engelledi ,ne yapabilirim bilmiyorum.
0
🌸chemnil
(21.06.20)
dolandirma isini de duygularini kullanarak yapmis. yalnizligindan faydalanmis. sonra da hasta bahanesi ortaya surmus. en sonunda engellemis. bu insan kotu bir insan. bahane bulmaya calisma. eger maddi imkanin olsaydi 1,500 tl ile de kapatmazdi seni. binlerce tl dolandirirdi. basima gelmez demiyorum ama basima gelirse o insana kabus olacagimi biliyorum.
0
anais
(21.06.20)
@anais birileri okur belki akıllarında kalır diye yazdım.Gazım alınsın değil derdim.Ark.larıma anlattım onlar aldı zaten merak etmeyin.
0
🌸chemnil
(21.06.20)
@anais umarım basınıza gelmez.
0
🌸chemnil
(21.06.20)
Erkek akrabalarınız yok mu yakınınızda ? Savcılığa gidin.
0
komando kani var bende
(21.06.20)
@komando kani var bende bunu akrabaya anlatmak bilmiyorum baya zor.
0
🌸chemnil
(21.06.20)
1500 lira cokta buyuk bir para degil. Ders gozuyle bak.

Is yerine gidip olay cikar. Cingene mode on.
0
durgunfoton
(21.06.20)
@durgunfoton iş yeri farklı bi.şehirde ama bence o da yalan
0
🌸chemnil
(21.06.20)
Bence uğraş o adamla. Senden sonra başka temiz kalpli bir insanın canını yakacak.
0
komando kani var bende
(21.06.20)
@komando kani var bende az önce sahte bir face açtım,orda buldum onu.mesaj atıcaktm ne yazacgm bilemedim
0
🌸chemnil
(21.06.20)
Yorumlara bak hele.
Dolandırılan kardeşim kusura bakma ama bu saflıkla bu yaşa kadar iyi yaşamışsın. Canını böbreğini kaptırmadığına dua et.

Savcılığa git diyen hukuk duayenlerine de sevgilerimi sunuyorum.

Bu iş bi sektör. Bunu yapan birsürü insan var ve bu şekilde geçiniyor. Bildiğin geçiniyor, faturalarını ev kirasını vs ödüyor. Sen burada üzülürken, o kişi aynısını bir başkasına yapıyor şu an.

Yapabileceğin bir şey yok. Üzülmek, sinirlenmek insanı duygular. Duygularını yaşa elbet. Ama yapacağın farklı şeyler, ne bilim sahte hesaplarla msj atmak taciz etmek vs vs seni haksız duruma düşürür. Bu tip insanlar senin uğraşabileceğin insanlar değil . Sevgiler...
0
saturn
(21.06.20)
bence başka bir kadınmış gibi bir süre oyala, yine aynı taktiği mi yapacak bakalım. hatta oltaya gelirse sen onu dolandır hahah. çalıştığı iş yerini öğrenip şikayetçi olacağını söyle, 1500 tl az buz para değil. Savcılığa cinsel taciz, tehdit, gasp nedeniyle hakkında şikayette bulunacağını söyle. Benim aklıma bu geldi.
0
banacevaplazım
(21.06.20)
yıllar yıllar önce kadın çalışmaları esnasında bir stk toplantısında tanıştığım bir savcıdan bunu meslek edinmiş insanlar olduğunu dinlemiştim. hikayeleri anlattığında inanamamıştım. bu tarz adamların bir kısmı evli ve eşleri de biliyormuş bu olayları. özellikle haftalarca araştırdıklarını, hedeflerini belirledikelrini, hedefledikleri kişilerin rutinlerini takip ettiklerini falan anlatmıştı adam, şok olmuştum. mesela özellikle 35 yaş üstü yalnız yaşayan, özellikle de hiç evlenmemiş kadın bankacıları bu şekilde takip edenler varmış. diksiyon dersi alan dahi varmış bu tiplerin arasında.

yani demem o ki, siz profesyonel bir dolandırıcı tarafından dolandırılmışsınız. belli bir yaşın üstünde çok yaygın bir durum bu aslında ama kadınlar utandıkları için paylaşamıyor, anlatamıyor. kendinizi hırpalamayın, hepimiz insanız ve hatalar insanlara dair. ne zaman ki benzer senaryoları tekraren yaşarsınız, o zaman kendininizi hırpalarsınız. üzülmemeye çalışın ve bu olayın sizin insanlara dair güveninizi zedelemesine mümkün oldukğunca izin vermemeye çalışın. kemikleşmesin sizde bu aldatılma, kandırılma hissi.

adamı takip etmek, bulmak, mesaj atmak falan son derece gereksiz. emin olun o bu şekilde sayısız mesaj almıştır ve derisi kalındır, hiç bir duygu da uyanmaz onda. vicdanı olan, kişilik sahibi omurgalı bir insanın yapacağı bir şey değil zira bu.

şayet resmi bir şikayette bulunmayacaksanız olayın peşini bırakın. biliyorum zor ve insanı utandıran bir durum ama şikayetçi olmak istersenizde çekinmeyin. kanun dışı bir şey yapan o, siz değilsiniz.
0
Phoebe
(21.06.20)
Ucuz atlatmışsın güven zor iş
0
basond
(21.06.20)
@saturn teşekkür edeerim hem evet bir şey yapmak istiyorum hem bir yandan birmşey olmayacak kimbilir belki neler neler yaptı diyorum.
34, yıl haklısın akıllanmak için iyi bir süre aslında
0
🌸chemnil
(21.06.20)
@banacevaplazım bu dediklerin içimden geçen ama öğretmenim rezil eder,beninde kendine de korkularm bu yüzdn
0
🌸chemnil
(21.06.20)
@Phoebe zedelenme konusu ne yazık ki oluyor.Böyle sanal değil reel ilişkilerimde de farklı giüvenszlkler yasadım.Vay be diyorsun neden hepsi bana.Sadece mutlu olmak istemiştim
0
🌸chemnil
(21.06.20)
@basond teşekkürm ederim
0
🌸chemnil
(21.06.20)
Siz niye rezil olacaksınız ki? Bir savcı bu yıl bir sürü hakimi dolandırmıştı. Haberin detayını hatırlamıyorum ama nette çıkar. Canan Karatay da yüklü bir miktar kaptırmıştı. Yanına kar mı kalsın? İlamsız icra diye bir şey vardı, onu deneseniz? İşin üstatları daha iyi bilir de.
0
banacevaplazım
(21.06.20)
@banacevaplazım evet yanına kar kalmasın ama insanın kendine olan kızgınlığı cok zor geçiyor.Neden ya neden gittim
0
🌸chemnil
(21.06.20)
(4)

sözlüğe girilemiyor?

hepbiarayisicinde
an itibariyle girilmiyor? saldırı mı var acaba?
an itibariyle girilmiyor? saldırı mı var acaba?
0
hepbiarayisicinde
(21.06.20)
Sanmıyorum saldırı olduğunu.

Bir kac dk önce girilebiliyordu.

Saldırı olsa akşam vaktini secerlerdi. Muhtemelen şu an en az yoğunluğun olduğu anlardan biri
0
biseysorcaktim
(21.06.20)
ssg avukatın dürümüne verdiği parayı sitenin hostuna verse böyle olmaz.
0
marlonbranda
(21.06.20)
son zamanlarda cok sik oluyor, duyuruda da soruluyor.
0
anais
(21.06.20)
Açıldı
0
🌸hepbiarayisicinde
(21.06.20)
(14)

escinsel evlilik - zorunlu askerlik

baldur2
turkiye'de:1- escinsellere, transseksuelleri koruyucu veya onlari ayristirmayi onleyici yasalar cikar? yani resmen devlet tarafindan taninirlar?2- escinsel evlilik ne zaman yasal olur?3- vicdani ret ne zaman yasalasir?4- zorunlu askerlik ne zaman tamamen kalkar. tahminleri alayim.
turkiye'de:
1- escinsellere, transseksuelleri koruyucu veya onlari ayristirmayi onleyici yasalar cikar? yani resmen devlet tarafindan taninirlar?
2- escinsel evlilik ne zaman yasal olur?
3- vicdani ret ne zaman yasalasir?
4- zorunlu askerlik ne zaman tamamen kalkar.

tahminleri alayim.
0
baldur2
(21.06.20)
30 yaşımdayım, bunların hiç birini yaşadığım sürece göreceğimi düşünmüyorum. Özellikle 1 ve 2 için şu an öngörülemeyecek (en azından benim limitli aklımla öngöremediğim) bir şey olması lazım.
0
peki madem
(21.06.20)
1- 7-10 yıl
2- 15-20 yıl
3- 7-10 yıl
4- 15-20 yıl
0
signore
(21.06.20)
1- soruyu anlamadım
2- 40 yıl sonra
3- 30 yıl sonra
4- anca petrol bulunup ülke aşırı zenginleşirse
0
eyeinthesky
(21.06.20)
Maalesef bunların gerçekleşme ihtimali yok bana göre bu şartlarda
0
gazozailacatmauzmani
(21.06.20)
hepsi ennn geç 20-25 sene sonra olur.

Hatta yıllar konusunda signore +1

Bular olmaz diyenler neye göre diyor bilmiyorum ama dünya hızla değişiyor. Türkiye de sonsuza kadar yerinde sayacak değil :d bu yukarıda sayılanlar temel insan hakları ve en aşama aşama gerçekleşecek hepsi işte
0
nundu
(21.06.20)
başörtülü biri başsavcı oldu, kıyamet koptu. eşcinsellerin haklarına daha çok var.
bu bahsettiğim iki grubu dışlayanlar farklı gruplar, ama zihniyet aynı. eşcinsellikte bir de din faktörü var. kutsal dinlerin yasaklamaları söz konusu. bu nedenle ben böyle bir olayı görecek kadar yaşayacağımı düşünmüyorum.

vicdanî ret ise çok daha geç olur bence. çünkü iktidara hangi görüş gelirse gelsin, otoriteyi ve düzeni korumak zorundadır.
0
lovemyself
(21.06.20)
Escinseller askere gidiyor mu? Gey bir arkadaşım durumumu anlatıp askere gitmicem demişti.

4 < 1 < 3 < 2

Bence böyle bir sira ile ilerler. 10ar yıl ara ile.
0
biseysorcaktim
(21.06.20)
1,2 maalesef asla.
3 bunun olasiligi 1 ve 2 olur bu olmaz o derece.
4 10 yil
0
Kittie
(21.06.20)
lovemyself +100000000

5-10 yil arasi tahmin yurutenlerin optimistliginden istiyorum.
belki 50 yil sonra.
0
anais
(21.06.20)
hiçbiri hiçbir zaman
0
ya ben lan neyse
(21.06.20)
tayyipten sonra gelecek hükümet bu yasaları çıkaracaktır. Bundan kaçışı yoktur. Tayyip gitsin bunları değiştirmek 3 sene sürmez.

Her ne kadar son yıllarda sistematik olarak ortadoğululaştırılsak da yönümüzün batıya dönük olduğunu unutmayın. On sene önce ab uyum süreci diye neler neler yapıldı bu ülkede unutmayın. Hem de çok kısa sürede. Hiç olmayacak gibi düşünülen şeyler çok kısa zamanda değiştirildi. Askeri savcılıklar kaldırıldı, habur sınır kapısı mevzuları vs.
0
hepbiarayisicinde
(21.06.20)
Eşcinsel evlilik avrupa'da genelde referandumla getirildi. Hatırladığım kadarıyla İrlanda yüzde 60 ile eşcinsel evliliğe evet dedi. Yine yanlış hatırlamıyorsam bu konu İtalya'da da gündeme geldi ve yüzde 51 ile hayır sonucu çıktı. Avrupa'da bile oranlar birbirine çok yakın. Türkiye'de akp oyları ve taşrada yaşayan muhafazkar kesim düşünüldüğünde böyle bir olayın gerçekleşmesi mümkün görünmüyor. Hatta bırakın taşradaki insanları, ekşide eğitimli geçinen, şehirli insanlar bile böyle konularda oldukça homofobik tepkiler gösteriyorlar. Kısa süre içerisinde insanların zihniyetinin değişeceğini düşünmüyorum.

Vicdani ret ve profesyonel askerlik konusu ise ülkenin ekonomisi ile alakalı. Şu anki ekonomik durum düşünüldüğünde böyle bir şey yakın zamanda gerçekleşecek gibi görünmüyor. Açıkçası bana kalırsa uzun vadede bile Türkiye profesyonel askerliği, vicdani reti gündemine alacak kadar zengin bir ülke haline gelmeyecek. Ben de diğer bazı yazarlar gibi bahsi geçen hiçbir şeyi yaşarken göreceğimizi düşünmüyorum.
0
stronzo
(21.06.20)
ilk üç için en azından iki yüz yıl daha geçmesi lazım ki o bile yetmez bana göre, 4 biraz zor ama olabilitesi var.
0
selam
(21.06.20)
insanlar homofobik yetistiriliyorlar. okul, din, toplum, medya ve aile heteroseksuel propaganda ile cocuklarin beyinlerini yikiyor. tek normalin bu oldugu dikte ediliyor. oyle bir hale getiriyorlar ki; gercek escinseller bile kendilerinden nefret ediyor, homofobik oluyorlar.

boyle yetistirilen bir ortamda insanlar, buyuyunce politikaci oluyor. ve bunlardan escinselleri tanimalarini istiyoruz.

ilk once insan yetistirmeden baslamak lazim. insanlara ideoloji, din veya propagandalari degil; sadece ve sadece gercekleri ogretmeli.

silah ve savunma sektorune gelirsek; dunya'da her yil insanlar birbirini oldurmek icin milyarlarca dolar harciyor. bunu farkedip goren ulkeler ve bu bilince ulasan ulke insani oldugunda vicdani ret vs. gelir.

sorularinin hicbirine yil tahmini vermiyorum, cunku bir anlami yok.
0
Leonardo~Da~Vinci
(21.06.20)
(3)

Online checklist platformu arıyorum

hadi ya la
İstediğim şu,- yapılacaklar listesi şeklinde sol tarafına tik atılabilecek bir liste oluşturayım. (Telefondaki notlar uygulamalarında olduğu gibi)- bu listeyi arkadaşlarımla paylaşabileyim.- herkes kendi işine göre görevleri bitirdiğinde tik atabilsin, kişiye özel olsun. bunu bir şekilde kaydedebils
İstediğim şu,

- yapılacaklar listesi şeklinde sol tarafına tik atılabilecek bir liste oluşturayım. (Telefondaki notlar uygulamalarında olduğu gibi)

- bu listeyi arkadaşlarımla paylaşabileyim.

- herkes kendi işine göre görevleri bitirdiğinde tik atabilsin, kişiye özel olsun. bunu bir şekilde kaydedebilsin.

Bulduğum bütün checklist siteleri aşırı karışık işlere hitap ediyor. Bahsettiğim gibi bir sistem yok mudur?

Örnek:

1. ( ) ekşi sözlük'te gündemi okudum
2. ( ) 3 litre su içtim
3. ( ) spor yaptım

... gibi.
0
hadi ya la
(20.06.20)
Google Keep veya Trello
0
fotrsapka
(20.06.20)
Trello tam aradığınız şey. Profesyonel olarak kullanıldığı gibi basit işler için de kullanılabilir.
Bi de benim kullandığım Asana var. O da güçlü bir araç. Yine profesyonel olarak kullanılıyor ve bir çok özelliği var. İstediğinizden daha fazlası var ama aynı zamanda basit.
0
biseysorcaktim
(20.06.20)
En basit hali Google Keep
0
gazozailacatmauzmani
(21.06.20)
(26)

"oğlu" ile biten soyadlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

fleur du mal
"oğlu" ile biten bir soyadım var ve patriyarkal (ataerkil) olduğunu düşündüğümden dolayı, bir kadın olarak kullanmak istemiyorum. sizce saçmalıyor muyum yoksa düşüncem makul mü?
"oğlu" ile biten bir soyadım var ve patriyarkal (ataerkil) olduğunu düşündüğümden dolayı, bir kadın olarak kullanmak istemiyorum. sizce saçmalıyor muyum yoksa düşüncem makul mü?
0
fleur du mal
(20.06.20)
saçmalıyorsun.
0
sutlu nescafe
(20.06.20)
Kayseri de çok sevilir. Herkes kızını, soyadı "oglu" ile biten birine vermek ister.
Bence hiç bir sıkıntı yok. Her şeye bu kadar anlam yüklemek de ne bileyim ...
0
etna
(20.06.20)
Elbette tercih senin ama bence de saçmalıyorsun.
0
sylr
(20.06.20)
Saçmalıyorsun +1
0
kisa
(20.06.20)
Bunlara fazla takılmamak lazım bence.
0
hayirsiz
(20.06.20)
saçmalamıyorsun, sorun burada soyun şimdiye kadar erkek üzerinden tanımlanması ve sürmesi, bunun da toplum düşünce yapısında bir izdüşümü var haliyle, boşuna değil, önceden böyle gelmiş fakat düşünceler değiştikçe bu da değişebilir, insanlar dilediği soyadını almak isteyebilir, memnun olmadıkları soyadlarını değiştirebilir

birileri bir şeylerden rahatsız oluyor tartışmaya açıyor zaman alsa da değişim böyle gerçekleşiyor
0
freebird5406_2
(20.06.20)
Tolkien +1
0
black holes in the sky
(20.06.20)
Oglu ile biten soyadları genellikle Karadenizliler'de goruluyor sanırım. Bir tur soy övünmesi var. Hiç hoslanmadigim bir sey.
0
pass
(20.06.20)
Birçoğu mafya
0
kickboxer
(20.06.20)
düşünceniz makul değil.
--

oğlu ile biten soyadılarının genelde kalabalık ve varlıklı aileler olduğunu düşünüyorum. bende öyle bir izlenim oluşturuyor.
0
biseysorcaktim
(20.06.20)
Mafyatik takılmaları ve zengin olmaları da Karadenizlilikten ve müteahhitlikten geliyor.

Vaktiyle Istanbul'a hazine arazisine gecekonduyu dikip gün gelince müteahhit oluyorsunuz.

Aileniz, köyünüzdeki komşunuz, akrabalarınız vs. devlette geniş şekilde kadrolaşınca otomatikman elinizdeki çekiçle her gördüğünüzü çivi sanıyorsunuz.
0
pass
(20.06.20)
The cat in the hat +1 demeye geldim. Turkiye'deki kadınların sorunlarına bakınca bu soylediginiz gerçekten aşırı ufak bir şey; sorun bile değil.
0
fraise
(20.06.20)
soyadı olayını saçma bulmuyorum. patrilineal olması saçma. bence matrilineal aile seçeneği olmalı. bir noktada kendime bir soyadı seçip bunu çocuklarıma kendim aktarabilmeliyim. iki insan evlendiğinde isteyen diğerinin soyadını alır ya da hiç almaz, tercihe bağlı. eşcinsel evlilikler konusu da var üstelik ülkemizde geçerli olmasa da. biraz karmaşık bir mevzu.

dedem karadenizli evet. daha çok orada görüldüğünü bilmiyordum. dedem ailesiyle ilişkisini kesmiş bir insan, ben de hiç karadeniz'e gitmedim. varlıklı değiller bildiğim kadarıyla.

* elbette ufak bir sorun bu. ufak olduğu için duyuru'da başlık açtım. en büyük derdim bu değil, merak etmeyin. ama tamamen çöpe atılacak bir mevzu olduğunu da düşünmüyorum.
0
🌸fleur du mal
(20.06.20)
Bi erkek olarak ben de cinsiyetçi buluyor ve pek hoşlanmıyorum.

Zaten cumhuriyet ilk kurulduğunda bildiğim kadarıyla xoğlu diye soyad almak yasaktı. Bu tarz ünvanlar toplumda adaletsizlik yaratır diye. Hatta bizim soyadımız karadenizde meşhur bir sülale, ama mesela bi kısmı oğlu ile bitmeyen ve kısaltılmiş haliyken, yasa değiştikten sonra tekrar eski halini alıp o şekilde kullanan bi kısım insan da var. Ben oğlu ile olmadığı için mutluyum mesela.

Soyad mantığı hadi bi şekilde lazım ama bunun da cinsiyetçi olmayan bi orta yolunun bulunması taraftarıyım. Kadınların evlenince zorunlu olarak erkeğin soyadını alması ve çocugun soyadını babasından alması da mantıksız geliyor.

Şahsen ben -oğlu ile biten soyadları ciniyetçilikten bağımsız da sevmiyorum. Gereksiz bir uzatma geliyor. Fonetik olarak da kötü

Ayrıca soruyu soran arkadaşın hayattaki tek derdi bu değildir muhtemelen ama başka dertleri var diye bunu kafaya takmamalı diye bi durum yok :)
0
nundu
(20.06.20)
benimkide oğlu diye bitiyor ama ben çok seviyorum
canım soyadım :)
0
en_birinci
(20.06.20)
Sacmaliyorsun.
0
exlibris
(20.06.20)
Saçma olan ne var bu kadar. İnsanlar kendi isimlerini değiştirebilir aynı dinimiz kısmında islam yazması gibi. Ben takmıyorum zaman geçtikçe umursamadım bunları ama hoş olmadığı bir gerçek.
0
anarsika
(20.06.20)
Ermeniler mi acaba diye düşünürüm.

Kömürciyan
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(20.06.20)
bu türkiye'ye özgü bir olay değil. diğer dillerde de var. mesela isveç'te ....son diye biter soyisimler.
rahatsız olup değiştirilecek bir durum yok bence. oğul, evlat, soy demek.
0
yetkili birine benzeyen abi
(20.06.20)
Sorununu dogru tespet edememissin bence. Baba tarafi gibi anne tarafin da -oglu ile biten bir soyadina sahip olsaydi ayni cozum onerisini sunacagindan supheliyim. Ya da -oglu ile bitmeyen fakat yine de kendini ait hissetmedigin bir soyadin olabilirdi. Demek ki sorun ataerkillik degil soyadini degistirememenmis. Ama aslinda degistirebilirsin. Fakat resmen degistiremiyorsun.
0
dunal
(20.06.20)
Ya mafyalar falan konu nerelere gitmiş.dünyanın her yerinde olan bir durum bu,bizdeki oluşumları genelde lakaplardan geliyor.bilmemne köyünden bilmemne oğulları gibi.soyadı kanununda gezen memurlar önce buna müsade etmemişler ama bizimki gibi örneklerde 3 büyükdede 3 farklı soyadı almış,bunların ikisi sonra bambaşka bir soyadında buluşmuş ,bir tanesi alın atınızı diyerek aile lakabını oğlu ekleyerek tescil ettirmiş.
Bunun olmadığı bir yöre yok,işin ilginci kadınlar bu soyadlarını daha fazla önemsiyorlar.bir tanıdığım hem kendi oğullu soyadını hemde aslında akrabaları olan başka oğullu soyadını kocasında dolayı ben hem oyum hem buyum şeklinde kullanıyor.kadınlarda güce tapma durumu sanki daha fazla gibi.zamanında her gün yüzlerce telefon aboneliği açmış birisi olarak genel izlenimim bu.birde çok komik örnekleri var rastladığım.haşlamaoğlu vardı çok gülmüştüm birde kıpkırmızı bir adamdı.
Balkanlarda,ruslarda falan aynı durum ov,ev şeklinde kadınlarda bu eke a ekleniyor ova,eva gibi.kuzeye çıktıkça son’lar gelmeye başlıyor,düşüncenize en yatkını izlanda da mevcut x in kızı şeklinde orada,ahmetdottir gibi,yine baba adı ama en azından babasının kızı şeklinde,Ben buna ilk kez rastladiğimda çok şaşırmıştım.
0
duptıs
(20.06.20)
sizi rahatlatacaksa eğer eski türkçede oğul, cinsiyet fark etmeksizin evlat demek.
bu tarz soyadlarının bende bıraktığı etki ise köklü,eski ve bazıları söyleniş olarak çok havalı geliyor kulağa. etrafta binlerce saçma sapan soyadı varken bence şükredin.
0
gadjodilo
(20.06.20)
Igrenc buluyorum. Allaha esimin soyadi boyle olmasin diye cok dua etmistim ve malesef basima geldi. Köyluluk alert :/
0
kenarortay
(20.06.20)
gerçekten şu insanların ne dertleri var.

İskoç dilinde de "Mc" oğlu anlamına geliyor ama hiçbir iskoç kadın "ay bu patriarşiyi çağrıştırıyor" diye bu son ismi kullanmamazlık etmiyor.
0
Avoiding The Puddle
(21.06.20)
-oğlu ile biten soyadları hep beğensem de hiç bu açıdan bakmamıştım ve sana hak verdim. Ayrıca @r evolution da ben de farklı bir bakış açısı oluşturdu. Teşekkür ediyorum öncelikle.

Çoğunluğun saçma bulması ise şaşırtmadı. Toplumsal cinsiyet algıları dillerimize de yansımış pek tabii. Doğru olmayan bir şeyin yaygın olması ve bize artık normal geliyor olması o şeyi masum yapmıyor bence. Belki -oğlu ile biten soyadların kimseye bir zararı dokunmayacaktır ama bazı şeyleri değiştirmek için de temelden başlamak şart.
0
ruhen hastayim ben
(21.06.20)
Saçma +1
0
basond
(21.06.20)
(5)

avrupa'ya otobüs firmaları ve trenle gidiş

Sour
merhaba, özellikle balkan bölgesine giden otobüs firmaları arıyorum. bildiğiniz var mı? sadece firma isimlerini vermeniz yeterli, tek tek kontrol edeceğim.bir de trenle gitme şansımız var mı? hayatımda hiç kullanmadım. tcdd mi götürüyor yoksa özel firmalar da var mı?
merhaba, özellikle balkan bölgesine giden otobüs firmaları arıyorum. bildiğiniz var mı? sadece firma isimlerini vermeniz yeterli, tek tek kontrol edeceğim.

bir de trenle gitme şansımız var mı? hayatımda hiç kullanmadım. tcdd mi götürüyor yoksa özel firmalar da var mı?
0
Sour
(20.06.20)
ben 7 sene önce sirkeci - sofia arasında tren kullanmıştım. gece boyu sürmüştü yol. sanırım yataklı vagondu. öyle hatırlıyorum. halkalı'ya kadar geliyordu galiba tren. oradan öte otobüsle bırakmışlardı o zaman.

metro dışında bir de nilüfer'in varmış sofya'ya.
www.obilet.com

daha bir sürü firma vardır.
aksaray terminalinden kalkan otobüsler hep yurtdışına gidiyor. balkanlara giden firmalar da vardır belki orada.
0
biseysorcaktim
(20.06.20)
akbulut, bulgaristan’a gidiyor.
0
garavel
(20.06.20)
yazmayı unutmuşum, istanbul'dan gideceğim.
0
🌸Sour
(20.06.20)
Metro turizm
0
Unde bach canim
(20.06.20)
alpar turizm var, neredeyse tüm balkanlara var otobüs(almanya'ya bile varmış). zamanında selanik'e gitmiştim sorunsuz, metro'dan daha iyidir.
0
austra
(20.06.20)
(1)

sozluge girilmiyor mu?

nefertarii
browser'da mesguliyet diyor, mobil'den girilmiyor...
browser'da mesguliyet diyor, mobil'den girilmiyor...
0
nefertarii
(20.06.20)
şuan giriliyor.
gerçi yazdığınızdan beri yarım saat geçmiş. ciddi bir olay olmadıktan sonra 15-20 dakikada düzeliyor..
0
biseysorcaktim
(20.06.20)
(11)

Sonraki seçimi kim kazanır

lawyerk34
Sizce kim kazanır ? Türkiyenin geleceğini nasıl görüyorsunuz ?
Sizce kim kazanır ? Türkiyenin geleceğini nasıl görüyorsunuz ?
0
lawyerk34
(20.06.20)
tayyo
0
cern de cayci olmak vardi
(20.06.20)
rte
0
solo
(20.06.20)
2023'e kadar beklenirse rte kazanamayabilir çünkü ehonomi o kadar da eyi değil ve bunu herkes hissetmeye başladı. bir de her geçen gün yeni nesilden daha fazla kişi oy kullanıyor ve onlardan rte'ye pek oy çıkmaz. ben rte olsam erken seçim yaparım bir 5 yıl daha takılır sonra da amerika'da work and travel yaparım ki kendisi de öyle yapacak muhtemelen.
0
bohr atom modeli
(20.06.20)
rte kesin
Eko fırsatı harcıyor boş konuşarak
Mansur iyi gidiyor ama rte tek kalırsa alır her türlü
0
Premium Hesap
(20.06.20)
ittifaksız bir model göremiyorum. erdoğanın mhp ile beraber 45 üstüne çıkacağına da inanmıyorum.

akp yıllardır kaybediyor aslında ama karşısında iktidarı isteyecek muhalefet partisi yok. ne chp ne diğer partiler. iktidar olmak için çabalamıyorlar, akp iktidardan düşünce biz geçeriz diye sadece bir beklenti var.

yeni partilerden deva'nın büyük sükse yapacağına inanıyorum. gelecek için öyle diyemem. kimseye sataşmadan işlerini yapıyor gibiler. partinin içinde eski akp, chp, hdp her telden adam var. herkese hitap etmek istiyorlar.

geçen bi chp'li "o zaman sultanahmeti de müze yapalım" dedi ya. heh işte önümüzdeki 2 seçim daha chp'ye kimse bakmaz. bu kadar şuursuz vekillere sahip başka parti yok ülkede. şekilci olarak dindar bir ülkede bunu demek, yıllardır siyasetten bişey öğrenmemişler demektir.

başta dediğimi tekrarlamamda fayda var. erdoğanın 45'i geçmesi mümkün değil. 42-43 civarı olur
0
avatar is back
(20.06.20)
recep
0
jamswety
(20.06.20)
Ben şehadet şerbetini içene kadar RTE tarafından yönetilecegimize inanıyorum, hatta eminim, tek tesellim fani olması. Bunun icin de Türkiye'de yaşıyor olmamizdan başka bir gerekçe gösteremem, gerek de yok zaten.
0
sanguine
(20.06.20)
Eğer muhalefet akıllı davranıp düzgün bir ortak aday etrafında birleşirse Erdoğan'ın kaybedeceği kesin. Son anketlerde (En güvenilir Konda dahil) Akp + Mhp maksimum % 47 çıkıyor. Erdoğan'ın oyu Akp + Mhp oy toplamının 1-2 puan altında seyretti her zaman. Ayrıca 18-24 yaş aralağı Akp'nin en az oy aldığı kitle. 2023'te Z kulağı denilen bu kitlenin büyüklüğü 7 milyon kişi. Erdoğan'ın oy oranı günden güne erirken bir de üstüne onu en az destekleyen grubun hacmi genişliyor.
Bu yüzden Erdoğan zaten kayıpta diyebiliriz. Sadece henüz kazanan yok.

Not: Şimdiye kadar son yerel seçimler hariç her seçimden önce Erdoğan'ın kazanacağını iddia etmiş bir insanım. Temenni falan değil, anketlere, analistlere, ekonomik duruma ve rüzgara bakarak söylüyorum.
0
fobfilm
(20.06.20)
ben seneye baharda bir seçim yapacaklarını ve seçimden yine malum kişinin galip olacağını düşünüyorum.

akp'nin oyları gün geçtikçe düşüyor, yıllardır gün geçtikçe düşüyor ama seçim öncesi 6 aylık zaman diliminde tekrar toparlıyorlar. birine hain, diğerine dış mihrak diyorlar akp'yi sevmeyenler de ona oy vermeye mecbur kalıyor. çamur at izi kalsın'ın ekmeğini en çok yiyorlar.

2023'e kalırsa seçilememe durumu var. çünkü başka partiler de kitle oluşturuyor. chp'nin saçma sapan tavırları olsa da kitlesini genişletebiliyor.

olan bitene bakınca türkiye'nin geleceğini hiç iyi görmüyorum ama sebebini bilmediğim bir şekilde -mucize mi dersiniz şans mı dersiniz- türkiye'nin düzlüğe çıkacağına inanıyorum. ilk söylediğim mantıklı düşününce vardığım sonuç, ikincisi ise sebebini bilmediğim bir hissiyat sadece.
0
biseysorcaktim
(20.06.20)
Koronadan rusyası abdsi avrupasına kadar mücadale edilirken bu işler yarım bırakılamaz, başka bir parti de asla yürütemez ve yine akp alır. 'İstemezük'çü anlayış, bizdeki muhalefette akp ya da erdoğan yaptıysa 'istemiyoruz'cu anlayışa bürünmüş .

Muhalefet, ülkeyi yönetme değil de ancak Erdoğan'ı yerinden etme arayışını sürdürüyor. Buna da nasıl oluyorsa, siyaset yapmak diyorlar.
0
Erva
(20.06.20)
Bu kadar iyi yönetilen, ekonomik olarak refaha ulaşmış, insan hakları ve özgürlükler konusunda öncü, devlet için halk değil halk icin devlet anlayisi benimsemis, ranti rüşveti bitirmis, her alanda atilimlar yapmis bir yönetim birakirsa mazallah biteriz. Dolar 7 euro 8 issizlik %25 olur, insanlar parasizliktan intihar eder, yakar.
Bence gene akp alir. Yani gecen sene 50bin liralik araban 120bin, 300binlik evin 450 bin oldu. Şükür edemiyor insanlar.
0
logisticsmanager
(20.06.20)
(13)

Vegan olmak

mobydick
Sizce de bir okadar güzel ve etik, ve bir o kadar da zor değil mi?
Sizce de bir okadar güzel ve etik, ve bir o kadar da zor değil mi?
0
mobydick
(19.06.20)
neyi yiyeceğini bilmek büyük bi bilinç. bu bilince ve bilgiye sahipsen zor değil. çünkü seçeneklerin azalıyor. herzaman yediğin veya yiyebileceğin şeyler daha az.

ben vegan değilim ama sebze yemeyi artırmaya çalışıyorum. ama dönüp dolaşıp aynı şeyleri yiyorum. yeni tarifler öğrenmek gerek.
0
sttc
(19.06.20)
Vegan olmamak etik dışı mı şimdi? Tam anlamadım.
0
himmet dayi
(19.06.20)
Bence değil. Kendimi standart bir hayvandan çok daha üstün görmüyorum. Sindirim sistemim hem etçil hem otçul olarak gelişmiş buna göre besleniyorum.

Neyi yemek isteyip istemediğin beni ilgilendirmez ama yeşillerim yüzünden etik değil dersen haklı bulamam seni.
0
ruzgar1
(19.06.20)
Vegan olmamak ne kadar güzel ve etik ise vegan olmakta o kadar güzel ve etik, Et yemek ne kadar zor ise vegan beslenmek te o kadar zor.

Allah beni nur içine yatırsın, toprağım bol olsun. Vegan mafyası is coming
0
paramolacak
(19.06.20)
evet öyle. iki ev arkadaşım ve kız arkadaşım vegan. bir önceki kız arkadaşım da vegandı. birbirleriyle alakaları olmamalarına rağmen böyle bilinçli insanlar arasında bulunduğum için şanslı hissediyorum çünkü tüm ömrümce bunun en etik beslenme tarzı olduğunu düşündüm. hepsine insani olarak saygı duyuyorum. ben de et tüketimimi son zamanlarda bayağı azalttım.
0
bohr atom modeli
(19.06.20)
Güzel ve etik değil.
0
bayc
(19.06.20)
Zor degil, ben olali 7 sene olacak yakinda.

Abartilip daha ulasilamaz yapilmasini sevmiyorum. Herkesin cok kolayca adapte olabilecegi bir yasam tarzi cünkü.
0
buf-e kür
(19.06.20)
ben bir süre boyunca vejetaryandım, hatta kendimi vegan olarak görmesem de bir süre vegan besleniyordum. sakin ve huzurluydum. sanırım bu sözcükle ifade etmek yanlış olmaz: dinginlik.

ama zordu. bulunduğum şehirde dışarıda bir şey yiyemiyordum mesela.
öğrenci olduğum için evde beslenmek de zordu.

sırf çevresel faktörler elverişli olmadığı için önce veganlıktan, hatta sonra vejeteryanlıktan vazgeçtim.

eğer şartlar farklı olsaydı vegan kalmaya devam edebilirdim.

etik olup olmaması hakkında yorum yapmak istemiyorum ancak yediğim eti asla ziyan etmem. süt, peynir ve yoğurt ziyan olursa çok üzülürüm.
0
biseysorcaktim
(19.06.20)
Veganlıkla etik olmanın ne alakası var? Yemek tercihine göre insanları nasıl etik ya da değil diye sınıflandırıbailiyorsunuz?

Vegan olmayı etik bulanları ben de "proteinsizlikten sağlıklı düşünmeyenler" olarak nitelendirsem, olur mu?
0
sorularimicinfeykhesap
(19.06.20)
Et girmeyen yere.... Şaka şaka
Vegan değilim hiçbir zaman da olacağımı düşünmüyorum. Eti severek yiyorum. Hatta et yemediğimde doymuyorum.
Ama veganlara büyük saygıyla bakıyorum. Sırf ben et yiyeyim diye milyonlarca canlı işkenceli bir hayat sürüp, benim için vahşice öldürülüyor. Hatta daha yumurtasındayken antibiyotiklerle canlı başka bir varlığa dönüştürülüyor. Üretim çiftliklerini gören bir insanın hala et yiyebiliyor olması etik demeyelim de vicdansızlık olarak görüyorum. Evet vicdansızım.
Bu arada ben güzel güzel arabalara binip, güzel evlerde oturup, 8 saat pembe g.tlü gibi narin işlerde çalışıp, açlık ve ölüm korkusu yaşamadan, 3 öğün en azında basit bir ekmek yiyebilirken, tüm ulaşım ve iletişim araçlarına sahip olup, en azından temiz suya erişebileyim diye Çin, Hindistan, Myanmar ve bilumum fakir ülkedeki insanlar işkence benzeri bir hayat sürüyor ve o durumdan kurtulmaları için ben hiçbir şey yapmıyorum.
Vicdansızlık konusunda yalnız mıyım?
0
rastinon
(20.06.20)
Belli vitaminlerin besin dışında takviye olarak alınması gerekiyormuş, bu kısmı bana veganligin söylendiği gibi doğal bir beslenme tarzı olmadığını düşündürüyor. Endustriyel çiftliklerin azalması, hatta kapatılması ve hayvanlarin özgürlüklerine kavuşma hedeflerine diyebileceğim bir şey yok ama vegan beslenme bizi nereye kadar götürür? Bu kısım muallak bende ve yıllarca et yemiş biri olarak birkaç yıllık veganliktan sonra kendimi nasıl hissederim, bilemiyorum. Tartışmaları bayağı merakla takip ediyorum ama, bakalım bu iş nereye varacak.
0
epistemic_regress
(20.06.20)
isa'dan sonra 2020 yılında, sömürüden uzak bir hayat yaşama hayali gercekci degil bana göre, bir burjuva avuntusu. hayvanları sömürmeyeyim diye vegan oluyor insanlar ama singapurda cocuk iscilerin ürettigi nike ayakkabilari giyiyor, sendikasiz calistirilan kadınların ürettigi giysileri giyiyor, karbon salinimi konusunda hicbir önlem alınmamis toplu tasima araclarini kullaniyor, emegi sömürülen basın emekcilerinin cikardigi gazeteyi okuyor, televizyonu seyrediyorlar.

eger veganlik etik ve politik bir secim ise, sadece yemek ile alakali bir durum degilse, bu etik ve politik bir tavri her alanda sürdürmedigi sürece iki yüzlüdür.
0
proteus
(20.06.20)
veganlıkla etiğin şöyle alakası var, hayvanlara işkence edip bir kafese tıkılmalarına neden olmuyorsun. ölecekleri zamana karar veren bir mekanizmanın devam etmesini sağlamıyorsun. yavrularıyla geçirecekleri zamana başkalarının karar vermesini, yürüyecekleri, duracakları, yiyecekleri içecekleri zamana cellatlarının karar vermesini istemiyor oluyorsun.

etik kısmı bu. yoksa bir yiyeceği başka yiyeceğe tercih etmek değil olay. veganlık da öyle basitçe et yemiyorum çünkü sevmiyorum değil. etin tadını seviyorum ama vicdanım el vermediği için yemiyorumdur. bu herkes kırmızı giymelidir çünkü kırmızıyı çok seviyorum gibi bir şey değil.
0
bohr atom modeli
(20.06.20)
(14)

Gariban arabasina binmek

goklerdengelenkarar
Arkadaslar, kendimi bildim bileli hep yuksek model ya da sifie km cok guzel arabalarim oldu. Cesitli maddi sebeplerden dolayi küçülmeye gittim. Arabami falan sattim. Bir suredir arabasizdim. O kadar alismisim ki arabam olma fikrine, adeta psikolojimi derinden etkiliyordu. Nihayetinde alacak karşılığ
Arkadaslar, kendimi bildim bileli hep yuksek model ya da sifie km cok guzel arabalarim oldu. Cesitli maddi sebeplerden dolayi küçülmeye gittim. Arabami falan sattim. Bir suredir arabasizdim. O kadar alismisim ki arabam olma fikrine, adeta psikolojimi derinden etkiliyordu.

Nihayetinde alacak karşılığı elime cok temiz, gicir gicir boyanmis, boyle bakınca yikik dökük gorunmeyen skoda favorut geçti.

Araba sorunsuz. Her turlu isimi goruyor. Benim icin gayet guzel bir durum. Ancak eski model arabaya binmeye hic aliskin degilim. Zannediyorum ki herkes bana bakip kucumsuyor falan. Halbuki hic hoş bir dusunce degil bu benimkisi. Aliskanliklardan dolayi boyle saniyorum. Arabayi satmayi bile düşündüm hemen ama su virüs surecinde toplu ulasima mecbur birakmamasi bile lutuf.

Alacak karsiligi motor alacaktin, cesaret edemeyince bunu aldim dört teker olsun diye.

Sorum ise sudur ki, sizde favoritin intibaı nasil? Trafikte vs gorunce ne dusunuyorsunuz?
0
goklerdengelenkarar
(19.06.20)
Araban ya da maddi durumun kimliğinin ve imajının bu kadar önemli bir parçası olmamalı. Ben cayır cayır binerdim sağlam olduğu sürece. İnsanların beni fakir görmesi beni rahatsız etmiyor.
0
roket adam
(19.06.20)
Arabayı makas atarak, sinyalsiz trafik canavarı gibi kullanmıyorsanız sorun yok bence. Marka/ model ne olursa olsun ben genelde insanların trafikteki seyir hallerini yargılıyorum. :) ileride daha iyisini alırsınız, bu kadar endişe etmeye gerek yok. Rahat olun biraz.
0
kucukne
(19.06.20)
bahsettiğin araba trafikte dikkat çekmeyen bi araba. intiba falan bırakmıyor yani. görünce şaşırdığım bi araba değil.
0
sttc
(19.06.20)
oha pis fakire bak, insan şuna bineceğine gururuyla yürür, metrobüse dolmuşa biner, hiç utanma kalmamış diye düşünmüyorum tabi. bu arada arabadan anlamıyorum, dediğin arabayı bilmiyorum bile. kendim kırmızı ve boyalı parçaları arasında acayip renk farkı olan 2005 corsa'ya gururla biniyorum.

not: umarım billur geçmek için soruyorsundur.
0
pati
(19.06.20)
bu konu sizin başka psikolojik sorunlarınızın yansıması olabilir. profesyonel bir destekle üzerine düşmenizi öneririm. soruya gelecek olursam trafikte rastlarsam olumlu ya da olumsuz bir şey düşünmüyorum.
0
lapregunta
(19.06.20)
abi ben seni anlıyorum, allah kimseyi gördüğünden geri bırakmasın. çok lüks takılıp da o tarz arabalara binmek gerçekten bir nebze tuhaf hissettirir ama ben trafikte görünce kesinlikle hiçbir şey hissetmiyorum. ne hissedebilirim ki? hayat bu. kimse kimseyi takmıyor yani. aynı zamanda über lüks (1-2 milyon tl üzeri ) araçlar harici kimseye de oha arabaya bak demiyorum. salla yani, sen mutluysan sorun yok. hayatının bir dönemi de böyle gitsin, işler düzelince toparlarsın.
0
garavel
(19.06.20)
Düşük model arabaya binen kişi it kopuk serseri değilse olumlu izlenim bırakır bende. İşini görmek için kullandığını, gösteriş veya konfor meraklısı olmadığını düşünürüm.
0
curukturpkokusu
(19.06.20)
skoda favorit çok kral arabadır.
babamın ve ailemizin ilk arabası.
benim de ilk kullandığım araba. eski model kırmızı bir araçtı.
hiç sorun çıkarmadı. kim bilir biz kaçıncı sahibiydik. lpg'si vardı. benzinden gaza geçerdik. ilk günlerde hafif bir bayırı çıkarken araba bayılmıştı. sonraları şoförlük yeteneklerinin artmasıyla o bayırın aslında bayır olmadığını farkettik.

kullanmak çok kolay değildi o aracı. bir de lpg'li olunca trafikte dur kalk yaparken stop edebiliyordu. böyle stresli günlerimiz de oldu.

işte trafikte düşük model bir araba, özellikle skoda favorit görünce aklıma bu geliyor. eski modelleri küçümsediğim yok ama özellikle istanbul trafiğinde dikkatimi çekiyor "kullanmak kim bilir ne kadar zordur, insanın ayağı ağrır debriyajla uğraşırken" diyorum. çünkü benim öyle oluyordu. onun dışında bir şey düşünmüyorum.

bende özel bir anısı olduğu için skoda favorit kullananları ayrı bir yere koyuyorum. küçümsemek şöyle dursun, aksine, gıpta ediyorum.

bu arada bende özel bir yer edinmeden önce de favorit'i beğenirdim ben.
0
biseysorcaktim
(19.06.20)
Bence bin başkan. Çevrendeki asıl dostlarının kim olduğunu anlarsın.

Geçmişte Toros'a bindim.
0
komando kani var bende
(19.06.20)
Trafikte görünce hiçbir şey düşünmüyorum. Genel olarak markalara anlam ve değer yüklemem zaten.
Şu anda koşullar bunu gerektiriyorsa kabullenmek gerekiyor.
Hiç kimsenin de bunu düşünüp o gözle baktığını sanmıyorum. Benim yaşadığım bölgeden olsa gerek, trafikteki araçların çoğu böyle. Zaten ekonomik durum ortadayken kimsenin bunu yadırgayacak hali de yok.
0
pro9it9is9
(20.06.20)
İş, aşk anlaminda etkilemen gereken kimseler varsa bilemem ama tanimadigin insanlar ne dusunur diye arabasiz kalinmaz.
0
pofudukayi
(20.06.20)
Çok acayip düşünüyorsunuz, çevremde ağa diye bahsedilen, evinde hizmetçisi olan zenginliği konuşulan adam da var arabası eski model. Değiştir denildiğinde arabaya anlam yüklemediğini söylüyor. Yine aynı şekilde patronum yıllarca eski araba kullandı para babasıdır. Benim çevremdeki zenginler arabayı önemsemediğinden herhalde ben de önemsemiyorum bunu. Yine çevremde lüks arabaya binip kredi borçları asla bitmeyen zengin görünümlü normaller de var. Ama ben bu çelişkileri göre göre markaya hiç anlam yüklemez oldum. Birileri ne düşünecek diye araba alınmaz. Arabanızı görsem de farklı bir şey hissetmem ( trafik magandası olmadığınız sürece)
0
kestane gürgen palamut
(20.06.20)
Ben buradakiler gibi bir yorum yapamayacağım malesef. Benim de çok fazla bi param yok. Bu arabayı almaktansa arabasiz olarak gezmeyi tercih ederim. Ki geziyorum da, arabasiz olmak niye bu kadar koydu ki sana? Günde bedavadan spor yaptırıyor arabasiz olmak ve asiri ekonomik tabii. Bu araba yaşlı arabası ve güven vermiyor.

Araba da güneş gözlüğü gibidir. Yokluğu kötü bir alternatifine sahip olmaktan daha iyidir bence.
0
sonsuz
(20.06.20)
Fakirsen ve araba almak istiyorsan fakir arabası alırsın. Bunda gocunacak bir şey yok. Birileri arabana bakıp sana değer verir, birileri bunu umursamaz. Ama ben olsam Favorit'e bineceğime arabasızlığı tercih ederim.
0
alfred
(20.06.20)
(12)

Gideyim mi kalayım mı? (İş teklifi geldi)

an engineer
Şu an kurumsal ve global bir kozmetik firmasında yazılımcı olarak çalışıyorum. Küçük bir ekibiz ve bir süredir hep aynı şeyleri yapıyorum + bana verilen sözler tutulmadı (birkaç ay danışman olarak başla sonra kadroya alacağız denildi sonra bütçe sıkıntısı oldu vs.) ve iki buçuk yıldır böyle iyi kötü
Şu an kurumsal ve global bir kozmetik firmasında yazılımcı olarak çalışıyorum. Küçük bir ekibiz ve bir süredir hep aynı şeyleri yapıyorum + bana verilen sözler tutulmadı (birkaç ay danışman olarak başla sonra kadroya alacağız denildi sonra bütçe sıkıntısı oldu vs.) ve iki buçuk yıldır böyle iyi kötü çalışıyorum. Toplam tecrübem dört yıl bu arada.

Bugün çok yıllık Türk bir yazılım şirketinden teklif aldım. Maaş olarak istediğimin biraz altında teklif geldi ama mevcut maaşımdan %18 daha fazla. Yan hakları vs. de şu ankiyle hemen hemen aynı + özel sağlık sigortası var fazladan. Yeni bir proje başlayacak ve kendimi geliştirmek adına da daha iyi olabileceğini düşünüyorum.

Tek ve en büyük sorun ise yol. Şu an servisle gidip gelebiliyorum işe, buranın servisi yok. En az iki buçuk vasıta (otobüs + otobüs + ring servis veya otobüs + metrobüs + ring servis) değiştirmem gerekecek ve en az 1 saatim yollarda geçecek. Daha yakına taşınma durumu söz konusu değil maalesef.

Kabul etmeye pek yakın değilim ancak sizlere de sorayım dedim. Siz olsanız gider misiniz kalır mısınız?
0
an engineer
(19.06.20)
yol durumunu okuyuncaya kadar "tabi git manyak mısın durduğun hata" diyecektim. yol durumu tüm fikrimi değiştirdi. o kadar yol bir süre sonra hayatı zindana çeviriyor. kendimden biliyorum. ben yerinde olsam kalırdım.
0
burty
(19.06.20)
git. gitmediğin her gün mevcut işinden daha da mutsuz olacaksın.


eskisi:
- küçük ekip
- sözler tutulmadı
- sürekli aynı şeyleri yapıyorsun

+ servisi var.

yenisi:
- servis yok, yol uzun

+ daha büyük bir şirket
+ yeni bir proje ve kendini geliştirme imkanı
+ %18 daha fazla maaş
+ özel sağlık sigortası
0
cern de cayci olmak vardi
(19.06.20)
metro+ring'e ceviremez misin yolu? ozel saglik sigortasi, kendini gelistirme imkani vs. gayet cazip etkenler. %18 biraz dusuk bi zam, zaten bu sirkette kalsan da sene sonu oyle bisi alirdin enflasyon menflasyon derken. miktar biraz daha yuksek olsaydi sirf o is icin yolu tek vasitaya dusurebilecek bi tasinma planini bile onerebilirdim. ayni sektorden biri olarak ben yine de 2'yi tercih ederdim ama. belki bi kez daha senin icin 3 vasitali bi yol sureci olacagini ve maddi acidan bu artistan yeterince tatmin olmadigini belirtebilirsin, imkan varsa biraz daha yuksek maasin seni daha motive edecegini belirtmenin zarari olmaz saniyorum. ha olmazsa ve 1'de kalsam da cok uzulmezdim yerinde olsam, ortalama bi yazilimci bile olsan is bulabilirsin ulkede kimse kalmadi zaten.
0
hjarteblod
(19.06.20)
Ben gitmem. Türkiye'de ve anladigim istanbum'da %18 maas artisi deli bir artis degil ki o yolda anladigim gunde ortalama 1 saat gibi bir süre ekstra yolda gececek. Yani haftada 5 saat daha fazla calisiyor gibi olacaksiniz ( her gun 1er saat ekstra desek).
7 bin lira maasiniz desek, ayda 45 saat *4 calisma +20 saat yolda vakit gecse, saatlik maas 35 lira.
%18 zamla 8260 tl desek, haftada 45*4 calisma+40 saat yol, saatlik 37.5 lira maas yapar.
Boyle oranlarsak maas artisiniz 450 lira olur zamani da maliyet olarak dusunursek.

Ki maasiniz daha düşükse fark da o kadar azalacak. O yol icin deger mi siz dusunun, bence yol sikinti bir olay.
0
logisticsmanager
(19.06.20)
Metrobüsü görene kadar gidin diyecektim. Kariyer açısından yeni bir iş daha iyi olacak gibi ama sabah balık istifi işe gitmek bile insanı yoruyor ve verimini düşürüyor. Akşam eve gelince de dönüş yolunun yorgunluğunu atana kadar zaten uyku saati geliyor. Böyle saçma bir yaşam tarzı bana çok koymaz derseniz geçin. İstanbul'da toplu taşıma insanı haddinden fazla yıpratıyor. Şu anki işinizde kalırsanız çok daha kötü bir durumda olmayacaksınız gibi anladım; mevcut işinizde bardağı taşıran son damlayı bekleyin.
0
wish i could find a way to disappear
(19.06.20)
yol parasını da şirketten iste. ondan da kurtul öncelikle oluyorsa.

ben olsam ayak ağrılarından dolayı kabul edemezdim. işkence olurdu bana.

yerinde olsam mevcut yönetimime gider durumu anlatır %20 fazla maaşla bir teklif aldığımı söyler, şartların iyi olduğunu anlatır, teklif çok iyi ama burada da mutluyum eğer tatmin edici bir zam yaparsanız kalmak devam etmek isterim de.
0
avatar is back
(19.06.20)
yol yaklasik bir saat tutuyorsa kabule edilebilir bence, gunde iki saate yakin cok da kotu degil. bence kaul et, hem maasi daha iyi hem de gelismen icin firsatin varmis.

git
0
exlibris
(19.06.20)
ben git derim. çünkü kaldığın yerde ne uzayacak ne kısalacaksın.

yol konusu da, sana göre değişiyor. ben yolculuklarda -toplu taşımada ayakta olsam bile- kitap okurum, müzik dinlerim, ilgimi çekecek seminerleri dinlerim/izlerim, arkadaşlarımla ve ailemle konuşmaları yollarda hallederim. bu şekilde yapacaksan ve durumu kabullendikten sonra her gün mutsuz olmayacaksan dene derim.
0
lovemyself
(19.06.20)
imkan yok demissin ama bu sartlarda ben ev degistirmeyi zorlardim ve yeni isi kabul ederdim. sunulan sartlar gayet guzel, en azindan kendini gelistirme imkani olmayacak olsa yine birakma yol cekilmez derdim ama boyle bir imkan varken diger sartlari uygunlastirmaya bakmak lazim. ben olsam ring servisin guzergahina ya da olamiyorsa tek vesaite indirebilecek uzakliga (tabii mumkunse yurume mesafesine :) ) tasinirdim.
0
in vino veritas
(19.06.20)
gitme. %18 zam konfor alanından çıkmaya değmez. o metrobüs insanın ömründen ömür alır. ayrıca yeni ortama alışabilecek misin bakalım? pazarlık yap zam oranını %30'a çıkartırlarsa bir düşünüşür anca.
0
sting
(19.06.20)
değiştirirdim.

yol cidden bir eziyet ama bahsettiğiniz yerde kendinizi geliştirme imkanının olduğundan bahsediyorsunuz. ikü buçuk yıldır çalışıyorsunuz burada. alacağınızı almış, vereceğinizi vermişsinizdir.

servisle gidiyorsunuz ama yol ne kadar tutuyor? zaten yolda harcadığınız bir zaman dilimi var. serviste giderken zamanınızı ne kadar değerlendirebiliyorsunuz ki?

confort zone'dan çıkmak lazım. zor ama çıkmak daha iyi.
0
biseysorcaktim
(19.06.20)
eğer çok arada kalırsan şu da bi seçenek: şuanki şirketine aldığın tekliften bahset. de ki böyle bi teklif aldım. burda kalmak isterim ama mantıklı değil. bana aynı şartları verirseniz veya şartlarda bi iyileştirme yaparsanız kalıcam. yoksa gidicem.
0
sttc
(19.06.20)
(4)

Bir Dini İnanış İsmi Arıyorum

slymene
Selamlar,Bir ara çok araştırmıştım, bir İslam alt inanışı vardı.Bu insanlar çok iyiler, yardımseverler, İslam'ın gereklerini yerine getiriyorlar fakat o inanıştan olduklarını kimse bilmiyor. Birbirlerine dahi söylemiyorlar.Yani karşınızda duran bir ............'yi bilemezsiniz. Siz öyleyseniz o da s
Selamlar,

Bir ara çok araştırmıştım, bir İslam alt inanışı vardı.
Bu insanlar çok iyiler, yardımseverler, İslam'ın gereklerini yerine getiriyorlar fakat o inanıştan olduklarını kimse bilmiyor. Birbirlerine dahi söylemiyorlar.

Yani karşınızda duran bir ............'yi bilemezsiniz. Siz öyleyseniz o da sizi bilmez şeklinde bir bilgi hatırlıyorum.

Biraz araştırdım, Batıniler değilmi, daha farklı bir şeydi.

Maalesef anımsadıklarım bunlar, hatırlayabilen var mı neydi bu görüşün adı?
0
slymene
(19.06.20)
bahailik olabilir mi
0
freebird5406_2
(19.06.20)
bilemedim. olabilir gibi geldi ama çok az şey hatırlıyorum.
0
🌸slymene
(19.06.20)
melamilik olabilir aradığınız.

melamiler nefslerinin şımarmaması için inançsız gibi gezerler, çevresinde inançsız oldukları bile düşünülebilir hatta. tasavvufta yer alan bir alt kol.

--
batınilik başka bir şey. içrek ile ifade ediliyor modern türkçe'de. ezoterizm teriminin bir karşılığı. inanışın iç yüzü, dışarıdan bakılınca anlaşılamayan yüzü anlamına geliyor. hatta gizli öğreti bile denilebilir.
0
biseysorcaktim
(19.06.20)
çok yaşayın. melamilikti aradığım. harikasınız!
0
🌸slymene
(19.06.20)
(13)

Erken seçim geliyor mu sizce, tahmin alalım?

Cesario
Ayasofya, pkk operasyonları, Libya meselesi, seçim sistemi vs haberleri, Bahçeli ile görüşmeler.. Bence seçim yaklaşıyor, geliyor gelmekte olan.Siz ne düşünüyorsunuz?Pandemi olmasa bu sene yaparlardı, bence seneye 7 Kasımda seçim olacak, belki o tarihi bile beklemezler.Sizin yorumlarınız?not: siyase
Ayasofya, pkk operasyonları, Libya meselesi, seçim sistemi vs haberleri, Bahçeli ile görüşmeler..

Bence seçim yaklaşıyor, geliyor gelmekte olan.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Pandemi olmasa bu sene yaparlardı, bence seneye 7 Kasımda seçim olacak, belki o tarihi bile beklemezler.

Sizin yorumlarınız?

not: siyasetçilerin erken seçim olmayacak sözüne güvenmiyorum. Tam tersi erken seçim kararı alınmadan önce hep erken seçim gündemimizde yok diyorlar sonra Bahçeli çıkıp erken seçim olsun hodri meydan diyor ve 3 ay sonra seçim oluyor...
0
Cesario
(19.06.20)
Ben olmayacağını düşünüyorum.
0
himmet dayi
(19.06.20)
Sanmam
0
infernalcadre
(19.06.20)
Kesin. Davutoğlu ve Babacan'ın da durup durup şimdi ortaya çıkmış olmaları bence bunun için. Beklettiler seçim öncesi kafa karışıklığı yaratıp muhalefetin oylarını güya böleceklerdi.
0
malheiros
(19.06.20)
secim olmayacak diyorlarsa en fazla 1 seneye mutlaka secim olur bu hep boyle oldu. ellerindeki kozlari toparliyorlar ama bir yandan da anketler kotu gidiyor, sonuc yetersiz hala kendileri icin. zaten buyuk sehirleri kaybettikleri icin telaslilar. bunu riske atamazlar o yuzden bu sene icinde degil belki ama onumuzdeki sene icinde olacak bence.
0
in vino veritas
(19.06.20)
Pandemi olmasaydı erken seçim olurdu. Corona en az bir sene ileri attı seçimi.
0
SiyamkedisiZorro
(19.06.20)
Seçim olursa cumhurbaşkanlığı gidecek ama. Tekrar aday olması yasak. (Tabii neden anayasaya uyacağına inandığımı sormayın)
0
wish i could find a way to disappear
(19.06.20)
2021 yılı Nisan, mayıs haziran aylarının birisinde ben bekliyorum.
0
komando kani var bende
(19.06.20)
bu yıl sonuna kadar bir erken seçim kararı alınacağını düşünüyorum. seçim de önümüzdeki bahara kadar yapılır.

ve tabiki de seçimi ben kazanırım. oylar makedon'a!
0
attirmayin makedonun kafasini
(19.06.20)
Bence de olmaz, niye yapsınlar ki böyle bir sey, ellerinde tertemiz 3 sene var onbinlerce parazite maaş bağlayacak, onlarca ihaleye fesat karıştıracak, bir sürü garantili yap iş devlet projesi icat edecek.

CB seçiminin erken yapılması bence dövizin patlayacagini hissettiler ondan öne aldılar 2018de. Şimdi boka da batsak aynı oyu aldıklarını gördüler o yüzden niye riske girsinler. Ve bence erken de olsa zamanında da olsa yine kazanacaklar
0
sanguine
(19.06.20)
bana da bu sefer 3 sene daha sefa surup sonra defolup gideceklermis gibi geliyor. erken secim neden olsun ki su anda? hem de cikisa gecmesi muhtemel ve direkt akp secmenini hedefleyen 2 adet yeni parti varken.
0
baldur2
(19.06.20)
ben 2021 baharda bir seçim olacağını düşünüyordum. hala öyle düşünüyorum.

seçim gündemimizde yok demeleri hiç bir anlam ifade etmiyor. gündemimizde olmayacak demiyorlar, şuan yok diyorlar.
0
biseysorcaktim
(19.06.20)
Erken seçimin mantığı, 3 sene sonra seçim var evet ama sen acaba 3 sene sonra aynı oy oranını koruyabilecek misin? Koruyamayacağını düşünüyorsan seçim şimdi olsun diyorsun. Ortam da zaten ona doğru evriliyor.
0
malheiros
(19.06.20)
2021 baharında en erken olur. 2021 sonbaharı da olabilir. önümüzdeki 9 ay içinde olmayacağına eminim
0
avatar is back
(19.06.20)
(15)

hayatı boyunca tek bir ilişkisi olan insanlar

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
aslında bu konu başka bir duyuruyu görünce dank etti.lise/universite döneminde basladığı ilk ilişkisine evlilik ile devam eden, hayatı boyunca tek bir insanla birlikte olmuş insanlar oluyor. bu kişilere karşı bir ön yargınız olmuyor mu sizin bu durumu ögrenincr? herhangi bir yargı geliştiriyor musun
aslında bu konu başka bir duyuruyu görünce dank etti.

lise/universite döneminde basladığı ilk ilişkisine evlilik ile devam eden, hayatı boyunca tek bir insanla birlikte olmuş insanlar oluyor. bu kişilere karşı bir ön yargınız olmuyor mu sizin bu durumu ögrenincr? herhangi bir yargı geliştiriyor musunuz olumlu veya olumsuz?
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(19.06.20)
Çok şanslı olduklarını düşünüyorum. Çok, çok şanslılar. Böyle ömürlük güzel ilişkilerin sırrı bana kalırsa sevgili olmaları ile beraber dost olmaları. Birbirlerinden sıkılmadan, bıkmadan uzun yıllar geçiriyorlar, elbette arada dargınlıklar oluyordur ama birbirlerinden vazgeçemeyecek kadar birbirlerine bağlılar. Çok güzel. Tabi bu düşüncelerim çocuk yüzünden boşanamayan, birbirlerini aldatan çiftler için geçerli değil.

Bu şekilde birkaç tanıdığım çift var. Hiç öyle olumsuz düşüncelerim olmadı.
0
GoodMorningTeacher
(19.06.20)
hayatı boyunca bir ilişkisi olan insanlar hayatı boyunca tek kitabı yüzlerce kez okumuş insanlara benziyorlar.

8 milyar insan arasından bir tanesini seçip ömür boyu onunla olmak hiç doğmamış olmaktan daha beter bir şey. böyle ilişkileri övmek de bana aşırı garip geliyor.
0
bohr atom modeli
(19.06.20)
Ben gıpta ediyorum.şanslı olduklarını düşünüyorum.
Bir ilişkim olsun isterdim.
0
biseysorcaktim
(19.06.20)
Hayati kaçırmış gibi geliyor. Once yanlislari yasamak, tecrübe etmek, farkli seyler deneyip ne istediginden emin olmak lazim bence.

Hayati iskalamak, bir seyleri kacirmis olma hissi kotu. 5.5 yil suren bi iliskim bitti. Guzel de bi iliskiydi ama uzun oldugu icin asiri pismanim. Hep keske en guzel zamanlari tek bir insanla gecirmeseydim diyorum. Kendimden yola çıkarak da ben 5.5 yila tahammul edemezken butun omrunu tek kisiyle gecirenlere kayip gozuyle bakiyorum.

Romantik bi tip degilim.
0
hindistan cevizi
(19.06.20)
hayatı boyunca tek kadınla beraber olan erkeklerin %85'i ilişkinin bir noktasında o kadını aldatmıştır. aksini iddia edenle yoldan 100 tane tek ilişkili erkek çevirip gizli anket yapmaya hazırım.

liseden arkadaşlarım, yetiştiğim akraba çevrem böyle "mazbut" erkeklerle dolu. en ihtimal vermediğim bile yıllar sonra itiraf etti aldattığını bi rakı sofrasında. o yüzden palavra o "the one" muhabbetleri.

bir kere vizyonsuzluktur bu, korkaklıktır. comfort zone denen nane var ya, hah işte bunlarınki comfort dot. ama erkek bünyesi durur mu yapıştırıyor cevabı. en iyi ihtimalle fahişeyle sevişiyor. bekaret yüzünden hiç sevişmediği 4 senelik kız arkadaşıyla evlenmesine 1 sene kala "daha fazla bekleyemiyorum" diyip "karıya giden" biliyorum ben. eylül'de evlenicekler, kıza üzülüyorum.

bu senaryoda mutlu olmuş bir çift varsa ikisi de psikolojik olarak benzer travmalara sahip, birbirini bulmuş tiplerdir. afiyet olsundur, bize bişey demek düşmez tabii. ama o kişinin hayata bakışına dair önemli bir fikir verir benim için.
0
Bruce
(19.06.20)
bohr reyize cevap vermeye geldim,

bence 8 milyar insan arasından ha birini seçmişsin ha 10 farklı kişiyi denemişsin. ikisi de aynı şey.

tek milli piyango bileti almak yerine 10 milli piyango bileti alıp şansı arttırmaya çalışmak gibi bir şey.

o yüzden GoodMorningTeacher'a katılıyorum, şanslı sayılırlar fakat bunu 30'unda tanışıp evlenmiş herhangi bir çift için de söyleyebilirim.

fakat problem şu ki evlilik ve çocuk sahibi olma sonrası sevgi, arzu yerini başka bir şeye bırakıyor ve başka bir hale dönüşüyor.
0
aziz dostum jack
(19.06.20)
küçük yaştan itibaren birbirlerini tanıdıkları için birbirlerini şekillendirmiş ve törpülemiş oluyorlar.

hayat boyu tek kişiyle olmak şu açıdan güzel: birçok yalnızlık, ayrılık, yas süreci yaşamamış olmak. 18-20 yaşımdayken hayatımda olan biri hep olmaya devam etseydi yaşadığım stres mutsuzluk ve yalnızlığın yarısını yaşamazdım.
0
tabudeviren
(19.06.20)
erkek ilişkisinde aldatıyorsa karısı da aldatıyor. erkekler sanıyor ki biz aldatıyoruz, gizliyoruz, çok akıllıyız, karımız da evde bize sadık bekliyor. sen çok uyanıksın ama karın da uyanık.

ben yargı geliştirmiyorum. "her çiçekten bal alıcam, skor yapıcam, başka kadınları ve erkekleri denicem" bu anlayışta olanları çok sığ buluyorum. ilişkin devam etmez, ayrılırsın, başkalarıyla denersin farklı, tanıyabildiğim kadar insan tanımalıyım, sevişebildiğim kadar kişiyle sevişmeliyim hedefi farklı.

bir yaştan sonra yorgunluk ve bıkkınlık da oluyor.
0
anais
(19.06.20)
eger ikisi de gercekten mutlularsa ben de cok cok sansli olduklarini dusunuyorum. genc yasta buyuk ikramiyeyi kazanmak gibi bir his olsa gerek. ayrica tabudeviren'e katiliyorum, 18-20 yasindaki iliskim mutlu sekilde devam etmis olabilseydi o uzuntuleri, ayriliklari, mutsuzluklari, yalnizliklari yasamamis olurdum. ama su da var bunu soylerken dusunmeden edemiyorum, o iliskim devam etmis olsaydi hem ben su an oldugum mutlu kisi olamazdim hem de o iliskilerin hep bir bitme sebebi vardi ve o bitmemis olsa butun bu yillari baska tur mutsuzluklar ve yalnizliklarla gecirmis olacaktim. o yuzden o insanlar gercekten mutluysa cok sanslilar ama iliskileri iyi devam etmiyorsa israrci olmayip ayrilmak en iyisidir diye dusunuyorum.
0
in vino veritas
(19.06.20)
Biraz kıskanıyorum :)

Arkadaşlarım var lisede çıkıyorlardı yıllaaar geçti hala birlikteler, her fotolarını görüdüğümde awwwwwww oluyorum. Sonrasında biraz kendime üzülüyorum böyle bir aşkı neden hiç bulamıyorum diye (bu sefer bulduğuma inanıyorum ama)

@Bruce'un cevabı da sinir etti biraz. Yok aldatıyormuş da yok psikolojik sorunları olurmuş da. Korkaklarmış da.

Ben kıskanıyorum en azından bunu söyleyebilecek kadar dürüstüm kendime karşı. Sizlere de öneririm. Tek kişiyle ilişki oldu diye geri kafalı yobaz ve/veya aptal tip olmak zorunda değiller.
0
aguen
(19.06.20)
@Bruce’un yorumu o kadar sığ ki. Sen görmedin diye ya da öyle bir şey yaşamadın diye dünyada öyle insanların/ilişkilerin olduğu gerçeği kaybolmuyor. Her şeyi bir kalıba sokmaya, genele bakıp yaptığımız yorumları herkes için uygulanabilir kılmanın anlamı yok.

Erkek aldatır kesin/kadın-erkek yakın arkadaş olamaz/ insanların doğasında tek eşlilik yok vb. hepsi aynı bakış açısının türevleri.

Her ilişki kendi içinde bir ahenge sahiptir ve başka ilişkilerle karşılaştırmak ve bu karşılaştırmaların üstünden tavsiye vermeye çalışmak doğru değil çünkü o ilişkinin ahengini ve akışını en iyi bilen o ilişkide olanlar. Onlar karar verir bu ilişkinin yürüyüp yürüyemeyeceğine.

Uzun bir ilişkiye sahip olmak zor bir şey. Hayatın önemli noktalarında aynı kararları alabilmek göründüğünden daha zor (iş, şehir, evlilik vb.) ve bunu yapan insanların zaten ilişkileri sınanmış ve bazı testleri geçmişlerdir demektir.

Bunun sırrının da sevgi ve sevginin uzantısı olarak karşı tarafa duyduğun hoşgörü olduğunu düşünüyorum. Karşı tarafa hoşgörü ve anlayışla yaklaşmaya çalışıyorsun, zaten bu olmadan bu ilişkilerin yürümesi mümkün değil. Bir de bu kişiler birbirlerinin bffsi oluyor, sevdikleri ve zevk aldıkları aktiviteler oldukça örtüşüyor.

Ama uzun ilişki biraz da insanın kendi tercihi. Tercih edene de etmeyene de saygı duyarım. O yüzden olumsuz/olumlu bir yargım yok.
0
kojonotsuki
(19.06.20)
Valla vizyonsuzlukla ya da korkaklıkla ne alakası var anlamış değilim. İnsanlar mutluysa niye sırf skor için ya da doyumsuzluktan dolayı sürekli ayrılıp başka birileriyle birlikte olsun ki? Bu durum mutsuz bir ilişkin varsa sırf hayatına giren ilk kişi diye o ilişkiyi sürdürmek kadar saçma. Yine uzun bir ilişkisi varsa kesin aldatıyor ön kabulu de çok saçma.

Olumlu ya da olumsuz bir yargım olmaz. O, o şekil takılır bu, bu şekil takılır.
0
Amaranta ursula
(19.06.20)
Ben hayatı kaçırdıklarını düşünüp onlar için üzülüyorum.
İki tarafın birbirine sadık olduğuna da inanmıyorum. Erkekler kesinlikle aldatıyor. En azından benim çevremde gördüğüm örnekler bu yönde.
0
chitosan
(19.06.20)
Hayatı boyunca tek bir ilişkisi olmayanlar da aldatıyor eğer mesele buysa.
Soruya cevabım ise, ben bu durumu baya sıkıcı buluyorum. Ben sıkılırdım çünkü. O yeni flört aşamasındaki heyecanı en azından birkaç kere yaşamak lazım.
0
cevizli incir
(19.06.20)
Acıyorum açıkçası biraz. Once biraz deneyim sahibi olup sonra settle olmak daha güzel. Karşıdakinin değerini öyle daha iyi anlıyorsun gibi geliyor.
Ayrıca, hayatın bir döneminde kisa süreli iliskiler yapmak eğlenceli bir şey. Sonra zaten yapamican, küçükken yap da içinde kalmasın.
0
sonsuz
(20.06.20)
(2)

Prime time'da neden eski yapımlar yayınlanmıyor?

kostüm çok güzel prenses misiniz
Yarışma programları hariç tv izleyen biri değilim, malum kalite yerlerde. Ama mesela akşamları Avrupa Yakası, Tatlı Hayat gibi diziler verilse gayet de oturur izlerim. Bugs Bunny koysunlar örneğin, günümüz aptal dizilerinden daha çok reyting alacağını düşünüyorum dsfsgİsteyen internetten açıp izler
Yarışma programları hariç tv izleyen biri değilim, malum kalite yerlerde. Ama mesela akşamları Avrupa Yakası, Tatlı Hayat gibi diziler verilse gayet de oturur izlerim. Bugs Bunny koysunlar örneğin, günümüz aptal dizilerinden daha çok reyting alacağını düşünüyorum dsfsg

İsteyen internetten açıp izler de, ben daha çok kanallar neden nostalji kuşağı tarzı bir proje yapmıyor onu merak ediyorum. Yılın tamamına yakınında doktorlar, arka sokaklar falan veriyorlar da tabii ki onları kastetmiyorum. Geçmişin kaliteli yapımlarını ve çocukluğunu özleyen çok, eskiler izlenir ya bence. Yayın politikaları, telif vs. gibi durumlar sebebiyle mi olmuyor yoksa kanal sahipleri bile televizyondan umudu mu kesti?

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(18.06.20)
Prime time adı üstünde, o saatte eski yapımlarla rakip kanallarla yarışamazsın. Genelde en ölü günlerde eski yapımlara başvurulur zannımca
0
olaylar olaylar
(18.06.20)
Gecenlerde yedi numarayı tekrar vermeye başlamışlardı. Ciddi miktarda insan izlemiş ve reytinglerde iyi bir başarı elde etmişti.

Kanallar riske girmek istemiyor olabilir eski yapımlarla.
0
biseysorcaktim
(18.06.20)
(8)

linkedin mesajlaşma

diffarentiationation
bir kişiye son attığım mesajın yanında profil fotosu vardı görüldüğünü belirten. bugün tekrar mesaj attım, bir süre o profil fotosu bir üst mesajda durdu ama şuan profil fotosu kayboldu. yeni mesajda da eski mesajda da yok. ne olmuş olabilir?
bir kişiye son attığım mesajın yanında profil fotosu vardı görüldüğünü belirten. bugün tekrar mesaj attım, bir süre o profil fotosu bir üst mesajda durdu ama şuan profil fotosu kayboldu. yeni mesajda da eski mesajda da yok. ne olmuş olabilir?
0
diffarentiationation
(18.06.20)
Kendi profilini gizlemiş olabilir, fotoyu kaldırmış olabilir, bağlantınız yoksa sizi engellemiş olabilir, bağlantınız varsa çıkarmış olabilir. Hala 1 yazıyor mu yanında?
0
himmet dayi
(18.06.20)
@himmet bağlantıdayız hala, profilini görüyorum.profil fotosu aynı duruyor. mesajımdan sonra profilini gizleyecek birine pek benzemiyor holding'in yönetim kurulunda.

hangi yanında 1 yazıyor mu? profilinde isminin yanında 1st yazıyor, o mu?
0
🌸diffarentiationation
(18.06.20)
şu: prnt.sc
0
himmet dayi
(18.06.20)
1st yazıyor bende 1. değil. ne anlama geliyor?
0
🌸diffarentiationation
(18.06.20)
Bağlantılarından çıkarmamış. Profilinde fotosunu görüp mesajlarda görmemen ilginç. Sebebini bilemedim vallah.
0
himmet dayi
(18.06.20)
1st, first. Yani doğrudan bağlantın olduğunu gösteriyor. 2nd ya da 2. yazsa idi ortak bir bağlantınız var demek olacaktı.

1st ya da 1 yazması farklı platform ya da farklı ekran çözünürlüğü ile ilgili olabilir.
0
biseysorcaktim
(18.06.20)
@birsey valla ben onu şirkette 1. derecede önemli gibi bir şey sanıyordum çok iyiymiş :D

ben bu adamların profiline sürekli girip bakıyorum, bunlara sürekli benim baktığımın bildirimi gider mi?
0
🌸diffarentiationation
(18.06.20)
Premium sa görür.
Değilse, eğer sen sana bakanları görebiliyorsan onlar da seni gorebilir. Gizlilik ayarlarında var bu
0
biseysorcaktim
(18.06.20)
(8)

Maskesiz dolaşma yasağı ileride peçesiz dolaşma yasağına döner mi?

muhayyer divan
Dönerse halk buna itiraz eder mi?
Dönerse halk buna itiraz eder mi?
0
muhayyer divan
(18.06.20)
İleride bir zaman sonra İran gibi Afganistan gibi şeriat ülkesi olur muyuz diye soruyorsaniz böyle bir şeye hiç ihtimal vermiyorum ben. Konum itibari ile Türkiye ye biçilen rol ılıman İslam. Bknz: yeşil kuşak projesi.
0
biseysorcaktim
(18.06.20)
Yoo niye etsin ? Şimdi herhangi bir protesto oluyor mu herhangi bir olumsuzluktan ötürü.Tabi bu varsayımda bir kısım 'vadan hayinleri' hariç tutulmuştur.
0
infernalcadre
(18.06.20)
soru ciddi mi bilmiyorum ama insanlar toplu tepki verdiğinde bırak irticayı taksim meydanındaki üç tane ağacı bile kesemezsin. türkiye iran'a benzemez bu konularda. zaten akp de buna teşebbüs edecek bir parti değil.
0
bohr atom modeli
(18.06.20)
Bu soruyu ciddi olarak sormadiginizi farzediyorum zira asla bir ilişki kuramadım ben aralarında.

Dönmez diye cevap vereyim yine de.
0
fraise
(18.06.20)
Yok artık! Ne alaka?
0
superfluid
(18.06.20)
ne alaka? güncel durumlarla maskeyi dini nedenlerle zorunlu kıldıklarını düşünecek nasıl bir bağ kurdun?
0
anais
(18.06.20)
Dindar da degilim sag goruslu de degilim.

Ama sirf cogunluk dini islam diye ulkenin su tarz olasiliklarin dusunulmesini hic anlayamiyorum.
Biz oyle bi ulke degiliz ki.

Mumkun mu hic pece falan zorunlulugu turkiyede. Bagnaz bi ulkeye donmeyiz hicbir zaman merak etmeyin.
0
Kittie
(18.06.20)
soru ciddi mi bilmiyorum ama dönmez.
0
ya ben lan neyse
(18.06.20)
(1)

Twitter iOS log'lari

pass
Merhaba. Daha once bir kullanıcı takip etmiştim. 1-2 gun takip edip takipten ciktim ama simdi tekrar bulmak istiyorum? Eski loglara ulaşabilir miyim?Teşekkürler.
Merhaba.

Daha once bir kullanıcı takip etmiştim. 1-2 gun takip edip takipten ciktim ama simdi tekrar bulmak istiyorum? Eski loglara ulaşabilir miyim?

Teşekkürler.
0
pass
(18.06.20)
Veri talebinde bulunup Twitter in senin hakkında tuttuğu verileri paket olarak alabiliyorsun. Bunun içinde takipten vazgeçtiklerin diye bir yer var mı bakmak lazım.

help.twitter.com
0
biseysorcaktim
(18.06.20)
(5)

plaza insanları, çalışma ortamı

ronartest
büyük şirketlerin çalışma ortamlarına bakıyorum genellikle he bu tarz görüntülerle karşılaşıyorum.https://youtu.be/DFsnY0UsuPs?t=35anlıyorum takım çalışması filan da, abi bu nedir kahve gibi ortam, içerideki koku burnuma kadar geldi. genelde plaza insanlarının ortamları böyle mi, plaza ofisinde çalı
büyük şirketlerin çalışma ortamlarına bakıyorum genellikle he bu tarz görüntülerle karşılaşıyorum.

youtu.be

anlıyorum takım çalışması filan da, abi bu nedir kahve gibi ortam, içerideki koku burnuma kadar geldi.

genelde plaza insanlarının ortamları böyle mi, plaza ofisinde çalıştım daha önce fakat ekip küçük ofis büyüktü, 3 metre yakınımda insan yoktu mesela. bu görüntüleri görünce garipsiyorum. montları da sandalye arkasına filan asmışlar, dolap da mı yok arkadaş.

yeni iş arıyorum ilanı görüp ofisine bakıyorum, bırak iş başvurusu yapmayı, şirketten soğuyorum baya.

sizlerin ofisler de böyle mi?
0
ronartest
(18.06.20)
Hayır böyle değil, herkesin ayrı masası var. Videodaki oda kadar alanda 6 kişi falan çalışıyor toplam.
0
sckxyss
(18.06.20)
Bu bir şirket içinde bölümden bölüme dahi değişebilen bir yapı ile alakalı.

Mesela IT ofisinde 70 metre kareye 4 kişi düşüyor ve herkesin ayrı masası var ancak İK için 30 metre karelik odalarda 3 kişi olarak bulunuyorlar. Müdür odaları ise 25-50 metre karelik tek kişilik odalar gibi.

Yapılan işte grup çalışmaları ya da ekip işleri varsa iletişim, hızlı tepkime vs gibi sebeplerle daha fazla fazla insan daha yakın olacak şekilde bir arada tutuluyor. (Genellikle de yazılım ekipleri bu şekilde oluyor.)

gerçi apartman bozması ofislerde de bulundum. 20 metrekareye 4 hatta 5 kişinin oturduğu odalar da mevcut.

Bu işler tamamen duygusal işler.
0
foolrules
(18.06.20)
ofise göre değişir. bizim eski ofis böyleydi.
0
jelly bear
(18.06.20)
bizim şirkette böyle bir tanıtım filmi çekileceği sırada diğer birimlerden adam çağırmışlardı. boş masa görünmesin, kalabalık görünelim diye.

eminim bu görüntüler de biraz rol icabıdır.

zaman zaman bir monitöre iki bakıyoruz. hatta bazen üç dört kişi baktığımız oluyor ama çok nadir.

askı falan var ama hırkamı montumu sandelyeme asıyorum ben. askı kalabalık olunca aradığımı bulamıyorum.

ama leş bir ortam olmuyor. kahvehane gibi bir ortam değil. sıkışık ya da hava alınmayacak gibi de değil. bu videolar "bakın biz çok relax'ız, rahatız" mesajı vermek için.
0
biseysorcaktim
(18.06.20)
bir kaç sene içerisinde dikey bir yerleşkeden yatay bir yerleşkeye taşındık (1000+ kişi)

eskiden biraz rahatsız olabiliyordu sizin dediğiniz gibi ama şuanda açık ofiste çalışmamıza rağmen (sadece direktör üstü kişilerin odaları var) gayet ferah bir çalışma ortamımız var. çok büyük dörtlü masalar var fakat dörtlüler arasında mesafe çok.

yatay rahatlıktır.
0
a darkness coming
(18.06.20)
(2)

mobil bankacilik akbil yukleme sonrasi

000000
Yukleme noktasina dokundirmaniz gerrk falan diyor da direkt binemiyor muyuz iettye?
Yukleme noktasina dokundirmaniz gerrk falan diyor da direkt binemiyor muyuz iettye?
0
000000
(17.06.20)
Cihazınızin nfc özelliği varsa uygulama üzerinden telefona dokundurabilirsiniz.

Eger yoksa otomatlara dokundurmaniz gerek. Kartlar fiziksel yüklenmeye ihtiyaç duyuyor. Otobuste dokundurma imkanınız var mı bilmiyorum, bunu hiç duymadım. Muhtemelen yüklediğiniz bakiye otobüs ya da metro valodatorlerinde aktif olmaz.
0
biseysorcaktim
(17.06.20)
direkt binemiyorsunuz, otobüste dokundurmayla olmuyor.
0
siradam
(18.06.20)
(6)

ogrenim kredisi borcu hakkinda

icim urperiyor
nasil oduyorsunuz bunu oncelikle? her seferinde cok cok ugrasiyorum. edevletten girip interaktif vergi dairesine gidince guncel borc cikmiyor ama 3-4 aydir odemedim o kesin. kyk sitesinden girince de 4a 3b 85g gibi sacma sapan rakamlar arasindan 2 saat arayip borcumu bulmam gerekiyor ama onda da hep
nasil oduyorsunuz bunu oncelikle? her seferinde cok cok ugrasiyorum. edevletten girip interaktif vergi dairesine gidince guncel borc cikmiyor ama 3-4 aydir odemedim o kesin.

kyk sitesinden girince de 4a 3b 85g gibi sacma sapan rakamlar arasindan 2 saat arayip borcumu bulmam gerekiyor ama onda da hepsi cikmiyor. en kolay yolu nedir bunu aylik odemenin?

son olarak, ne dersiniz bu borc silinir mi? yoksa komple kapatayim mi kenarda birikmis parayla?
0
icim urperiyor
(17.06.20)
edevletten ivd'ye gecip oduyorum. genelde icerde 1-2 ay fazla odemisligim oluyor unutursam falan diye.

borc silinmez :) enflasyonu goz onunde bulundurursak kapatmayip ay ay odemek daha mantikli.
0
fakyoras
(17.06.20)
Ben ay ay kyk.ziraatbank.com.tr adresinden ödeme yapıyorum. Çok rahat oluyor.
0
vedatchilipeppers
(17.06.20)
silinmez.

Eğer vergi dairesine düşmemişse kyk.ziraatbank.com.tr
Eğer 3 kere ödemeni kaçırırsan vergi dairesine düşüyor. O da interaktif vergi dairesinden o da zaten direk ana sayfada vadesi gelmemiş borçlar - vadesi geçmiş borçlar vs atından gözüküyor seçip ödüyorsun. Her iki sitenin de kullanımı çok basit bence.

Öde geç borç falan silinmiyor ancak faizlerini siliyorlar arada bir. Borçların silineceğini de düşünmüyorum şahsen ben.
0
nuevo
(17.06.20)
komple kapatmayın. ay ay ödeyin. enflasyon sayesinde, bu seneki 400 tl ile gelecek seneki 400 tl aynı olmayacak, o nedenle taksit taksit ödeyin.
0
fezagezgini
(17.06.20)
otomatik talimatla her ay ödüyorum.
0
anarsika
(17.06.20)
Önceki cevaplar +1

Vergi dairesine düştü ise kredi kartı ile ödenebiliyor (normal durumda da kredi kartı ödeniyordur sanırım). Eger vadesi geçmiş bir kaç taksitiniz varsa kredi kartı ile ödeyip banka üzerinden taksitlendirebilirsiniz. Birikmis 4 5 taksidimi bu şekilde (ziraat kombi kartı ile) ödeyip taksitlendirdim ve aylık faiz uygulanmasının da önüne geçmiş oldum. Fiyat farkı uygulanmadi.
0
biseysorcaktim
(17.06.20)
(11)

dün ve bugün arasinda ruh haliniz çok farklilasti mi?

buenosdias
benim çok farklilasti. acaba havadan, gezegenlerden falan mi diye size de sormak istedim
benim çok farklilasti. acaba havadan, gezegenlerden falan mi diye size de sormak istedim
0
buenosdias
(16.06.20)
Evet.
Bugün ilk defa yıllardır yaptığım planlara inancım bir anda sarsıldı. Hem de hiç doğru düzgün bir sebep yokken.
Ama gezegen mi hava mı bilemem. Kendi hıyarlığım olabilir.
0
quaker
(16.06.20)
sağlam depresyondayım 3 gündür
0
duyurukullanıcısı
(16.06.20)
hayır.
0
sutlu nescafe
(16.06.20)
zerre farklilasmadi.
0
krafan
(17.06.20)
Hayır. Her günüm birbirine bu kadar çok benzediği için ve değiştirme şansım pek olmadığı için artık ruh halim de stabilleşti. Akvaryum balığı gibi hissediyorum.
0
megalomaniac
(17.06.20)
Hava daha açıktı, kendimi bu yüzden düne göre biraz daha zinde hissettim ama onun dışında bir değişim yok bende de.
0
epistemic_regress
(17.06.20)
bire bir aynı ruh halindeyim iki gündür, hiç değişiklik yok. Gezegen mezegen ne etkileyecek yav, o kadar uzaktan dshhds

Hava farklıysa o etkilidir belki ama çok sanmıyorum.
0
nundu
(17.06.20)
Ben düne kadar acayip depresiftim. Dün ve bugün daha iyi hissettim açıkçası. Karabulutlar dağıldı gibi.
0
superfluid
(17.06.20)
dün ve bugün derken 15 ve 16 haziran günlerini mi soruyorsunuz? yani ptesi ve salı?

ben dün daha keyifliydim. bugün yorgun ve sıkkın hissediyorum. ama bendeki tamamen işle ilgili. dün iki saatte bitirdiğim işle ilgili ufak bir revize istendi ve o da bugün tüm günüme mal oldu. iki saat kadar mesai yaptım. ve yaptığım iş farkedilmiyor bile. o istenen revize ise milyonda bir karşılaşılacak bir durumla ilgiliydi. uğraştığıma değmeyen bir durum yani. canımı sıktı.

havadan, sudan, gezegenlerden değildir yani. tamamen kişisel şeyler. belki biyolojik faktörler. hatta belki yiyip içtikleriniz.
0
biseysorcaktim
(17.06.20)
aklıma gelmişken ekleyim:
daylio adında bir mobil uygulama var. hızlı günlük diyebiliz buna. her gün uygulamaya girip gününün nasıl geçtiğini puanlıyorsun ve aynı zamanda o gün yaptığın aktiviteleri seçiyorsun. istersen yorum da yazabilirsin.

daha sonra çok iyi geçen günlerini, iyi geçen günlerini vesair filtreleyerek hangi aktivitenin sana keyif verdiğini; neleri yaptığında nasıl hissettiğini anlayabilirsin. tavsiye ederim.
0
biseysorcaktim
(17.06.20)
3 aydır mal gibiyim.
0
black holes in the sky
(17.06.20)
(5)

Ev alamamak

mg3929
Ev almak için para biriktiriyordum. Geçen sene 100k kredi çekip alabileceğim evler için şu an 200k kredi çekmem gerekiyor. Bu sürede biriken parada yüzdesel ciddi bir artış oldu. istanbulda ev almak hayal mi oldu artık? Fiyatların geri çekileceğini de hiç sanmıyorum.
Ev almak için para biriktiriyordum. Geçen sene 100k kredi çekip alabileceğim evler için şu an 200k kredi çekmem gerekiyor. Bu sürede biriken parada yüzdesel ciddi bir artış oldu. istanbulda ev almak hayal mi oldu artık? Fiyatların geri çekileceğini de hiç sanmıyorum.
0
mg3929
(16.06.20)
bu kredi bolluğu bittiği zaman fiyatlar düşecektir. Şuan ekonomiyi canlandırabilmek için mecbur faizden kıstılar. Para arzını arttırdılar.

biriktirmeye devam. şuan geçici bir canlanma geldi piyasalara. ekonomi düze çıkmadan sürdürülebilir bir durum değil.
0
NightBringer
(16.06.20)
düşüş diyenlere inanmayın. Ekonomi en dipte diyoruz ama en ufak fırsatta çıkan arza bakın. Yaşamak için ev arıyorsanız bir an önce kriterlerinizi düşürüp ev almanız gerektiğini düşünüyorum.
0
sunriseee
(17.06.20)
geleceğe dair herhangi bir öngörüm ya da bilgim yok ama bu ülkede şunu öğrendim: geciktirilen her ihtiyacın maliyeti günbegün artıyor.

2010'a göre ciddi şekilde fakiriz. iki sene öncesine ve geçen seneye göre de fakiriz. önümüzdeki yıllarda bu durumun daha da kötü olacağını öngörüyorum.

fiyatların geri çekileceğini düşünmüyorum. bu yüzden istanbul'da ev sahibi olma hayalini bıraktım.

bu arada kredi kullanım oranları felakat seviyede artmış. ufak bir krizde insanlar bu kredileri nasıl ödeyecekler merak ediyorum. bankaların ellerinde ciddi miktarda ev olacak. sıradan vatandaş bankadan ev alır mı, nasıl alır bilmiyorum. çok yaygın bir şey değil. ihale peşinde koşup da icradan ev alanlar sıradan vatandaş değildir sanırım. onlar da ucuza kapatıp pahalıya satan mafyatik tiplerdir herhalde.
0
biseysorcaktim
(17.06.20)
Türkiye'den ev alma konusunda 10 yıldan uzun süredir direniyordum, ev almaya ilk yeltendiğim yıllarda bir evin amortisman süresi 20 yıl civarıydı ve bu bana hiç mantıklı gelmiyordu, içinde bulunduğumuz günlerde bu süre 25 yılın üzerine çıkmış durumda ve hiç bir zaman da düşeceğini sanmıyorum.

10 yıldır emlak balonundan bahsediliyor ancak patlayan, çatlayan bir şey yok ortada, eğer başınızı sokmak için ev alacaksanız bir an evvel bütçenize uygun evi alın kurtulun bekleyerek kar edemezsiniz bu işte.
0
solo
(17.06.20)
@solo'a katılmıyorum. Fiyatlar USD bazında zaten çok fazla düşüş yaşadılar. Ayrıca TL olarak da azalma olduğunu görüyorum. Anlık krediler vb. ile sürekli desteklenen bir sektörden bahsediyoruz. Bu bile patladığına dair somut bir kanıttır.

@darkrocq dedi gibi, TL olarak %5-10 düştü ise USD bazında %30-40'a varan oranlarda düştü. Çok basit bir hesap yapalım, sizin 3 sene önce elinizde 100.000 USD paranız 350.000-360.000 TL ediyordu. O paraya hiç dokunmasanız dahi şu andaki ederi 650.000'den fazla. Üstelik bildiğiniz gibi USD değeri 7 TL'nin üstüne çıktığı dönemler bile oldu.

Almayı planladığınız ev şayet bu USD artışlarında 2 katına filan çıkmadıysa pekala da patlamış demektir. Oturmak için almadığınız sürece emlak yatırımının hiçbir mantıklı açıklaması yok. Çok uzun sürede getirisi, kiracı derdi, ek vergileri, masrafları, enflasyon karşısındaki kayıpları ile benim hiç aklıma yatmıyor.
0
burka
(17.06.20)
(8)

28 beden kot giyen erkek kaç kilodur tahminen?

livaneli kadir
92 kiloydum geçen sene bu zamanlar, korona öncesi tartıldığımda 72 kiloydum.34 beden kot / L beden üst giyiyordum o zaman, şimdi 28 beden kot / M beden üst giyiyorum. tartılma fırsatım olmadı.1.74 boyum var. kaç kiloyumdur tahminen?
92 kiloydum geçen sene bu zamanlar, korona öncesi tartıldığımda 72 kiloydum.
34 beden kot / L beden üst giyiyordum o zaman, şimdi 28 beden kot / M beden üst giyiyorum. tartılma fırsatım olmadı.
1.74 boyum var. kaç kiloyumdur tahminen?
0
livaneli kadir
(16.06.20)
67-68
0
freebird5406_2
(16.06.20)
Ben 28 giyiyordum 55 kg. Şimdi 60 oldum 29 giyiyorum.
0
cemallamec
(16.06.20)
60-65 civarı diyorum ben de
0
argent dawn
(16.06.20)
60
0
malheiros
(17.06.20)
64 kg'dur.
0
biseysorcaktim
(17.06.20)
Ben m beden üste taktim. 180im 80 kiloyum m beden giyiyorum. Bol giyiniyor olabilir misiniz acaba?

Oyumu kota göre kullanıyorum, 66-69 arasi diyorum.
0
a darkness coming
(17.06.20)
60 net.
0
piotr
(17.06.20)
beden konusu yağ oranı, omuz genişliği gibi konuları da içeriyor.
örnek ben 1.84, 92 kg olarak m beden giyiyorum çünkü yağ oranım %12.
yakın arkadaşım 1.80, 80 kilo olarak m giyiyor.

yine de verdiğin bilgilere göre 65 kg olabilirsin gibi geldi.
0
drahosa
(17.06.20)
(2)

Kimlik Randevusuna Gitmemek

nerdeyim ben
Selam. Kimlik değişimi için düne randevu almıştım ama acil işim çıktı gidemedim. Şimdi tekrar randevu alacağım ama 25 liralık ücreti tekrar yatırmam gerekiyor mu? Randevu sitesinde bilgi bulamadım bu konuda.
Selam. Kimlik değişimi için düne randevu almıştım ama acil işim çıktı gidemedim. Şimdi tekrar randevu alacağım ama 25 liralık ücreti tekrar yatırmam gerekiyor mu? Randevu sitesinde bilgi bulamadım bu konuda.
0
nerdeyim ben
(09.06.20)
hayır
0
elorelia
(09.06.20)
6 ay sanırım. bir sınırı var. o süre içerisinde hakkınız baki.
o süreyi aşınca (6 ay değil 1 yıl da olabilir, teyite muhtaç bilgi) tekrar yatırmanız gerekir. dilekçe falan yazıp o parayı almanız mümkün ama.
0
biseysorcaktim
(09.06.20)
(6)

Sars-cov-2 öldürücülüğünü kaybediyor diyebilir miyiz ?

vhdl
İspanya ve Fransa'nın covid-19 istatistiklerini incelerken birkaç ilginç durum gözüme çarptı.Mesela, Fransa'da 20 Nisan'da aktif vaka sayısı yaklaşık 92 bin civarı, günlük ölüm sayısı ise 547. Şu an Fransa'da aktif vaka sayısı 91.725 ama günlük ölüm sayısı 31. Aynı şekilde İspanya'da, 30 Mart'ta akt
İspanya ve Fransa'nın covid-19 istatistiklerini incelerken birkaç ilginç durum gözüme çarptı.

Mesela, Fransa'da 20 Nisan'da aktif vaka sayısı yaklaşık 92 bin civarı, günlük ölüm sayısı ise 547. Şu an Fransa'da aktif vaka sayısı 91.725 ama günlük ölüm sayısı 31. Aynı şekilde İspanya'da, 30 Mart'ta aktif vaka sayısı yaklaşık 63.5 bin, günlük ölüm sayısı 913. Şu an ise aktif vaka sayısı yaklaşık 62.5 bin, fakat günlük ölüm sayısı 70 küsür (son birkaç gündür ölüm verisi girilmediği için son günlerin ortalamasını aldım).

Şimdi bu ölüm sayısındaki düşüklüğü virüsün öldürücülüğünü kaybetmesine mi bağlamalıyız ? Yoksa, ülkeler daha etkili tedavi yöntemleri kullanmaya başladığı için veya hastane kapasitelerini attırdıkları için mi ölüm sayıları düşmeye başladı ?
0
vhdl
(02.06.20)
bence öldürebileceğini öldürdü zaten. bizler survivorlarız
0
dafuq
(02.06.20)
her ikisi de.

virüs dediğimiz organizma da bir canlı ve üzerine konduğu diğer canlı ölürse, o da ölür. virüs bunun bilincinde ve sürekli evrimleşiyor. onun günler içindeki evrimi insanlar gibi büyük canlılar için milyon seneler anlamına geliyor belki de. o yüzden kısa süre içinde artık daha az öldürücü olmaya başlıyor.

tedaviler de değişti. ilk etapta çok deneme yanılma yaptılar, bir sürü farklı prosedür uyguladılar. medyadan günbegün takip ettik bunları. aradan zaman geçince hangi tedavi biçimin ne kadar etkili olup olmadığı konusunda daha iddialı olmaya başladılar.

bir de havalar ısınınca insanların zaten vücut direnci artıyor, açık hava imkanı artıyor vesair. bunlar da olumlu etki ediyor.
0
biseysorcaktim
(02.06.20)
komplo teorisyeni olmak istemem ama devletlerin rakamları sabunlayacağını düşünüyorum ben. çünkü çarklar dönerken insanların önüne binli sayılarda ölüm koyarsanız kaos çıkar, patronlarını boğazlar çalışanlar.

Tabi tedavi konusunda edinilen tecrübe ve insanların erken semptom döneminde başvurmaları da bir etken. ayrıca yoğun bakım kapasiteleri de boşaldı artık, koridorda ölen insan görüntüleri yok.
0
sarcophagus
(02.06.20)
bu virusten ölme olasılığı maruz kaldığın virus yoğunluğuna göre değişiyor diyordu uzmanlar. eğer sosyal mesafe ve hijyen ile böyle devam edilirse ilk aylardaki gibi ölümler çok olmayacaktır. virüsün öldürücüğü azaldı diye birşey henüz söylenmedi bilimsel açıdan.

bunları yaş, altta yatan hastalık ve şu anki tedavi yöntemlerinden ayrı olarak söylüyorum.
0
false pretension
(02.06.20)
(whatsapp sesli mesajları gibi oluca ama)
Arkadaşımın profesor/doçent sağlıkçı ailesi var onlarla yakın zamanda konuştuk. Virüsün öldürücü olanlarının ölen insanlarla beraber kaybolduğunu ve artık nispeten mutasyona uğramış versiyonunun olduğunu düşündüklerini söylediler. Bulaşma/hastanelik etme durumları aynı, sadece öldürmüyor.
0
lcha
(02.06.20)
bu arada evrim dediğimiz şey Icha'nın yazdığı gibi oluyor. birseysorcaktim'in yazdığı gibi olmuyor. virüs hiç bir şeyin bilincinde değil.
0
dafuq
(03.06.20)
(3)

Uçuşlar neden bir bir iptal oluyor?

la traviata
Bize mi denk geldi bilmiyorum ama..Annemin İstanbul - Edremit uçuşu vardı 6 haziran. Bugün iptal mesajı geldi.Arkadaşımın Zonguldak - İstanbul uçuşu vardı 4 haziran. Onun da iptak mesajı geldi aynı anda.Bunlar tesadüfen mi oldu yoksa tüm uçuşlar veya pandemi ile ilgili bir değişiklik mi oldu ben gör
Bize mi denk geldi bilmiyorum ama..

Annemin İstanbul - Edremit uçuşu vardı 6 haziran. Bugün iptal mesajı geldi.

Arkadaşımın Zonguldak - İstanbul uçuşu vardı 4 haziran. Onun da iptak mesajı geldi aynı anda.

Bunlar tesadüfen mi oldu yoksa tüm uçuşlar veya pandemi ile ilgili bir değişiklik mi oldu ben göremedim?


Bonus soru:
E annem 65 yaş üstü. E-devletten seyahat izni almistim. Sanirim 3 gunu kapsiyordu izin. E yeni ucusu alinca, bir daha mi seyahat izni alicam. İkinciyi verirler mi? Off
0
la traviata
(01.06.20)
tahmin yalnızca:
o tarih için o uçuşta beklenen doluluk oranı olmamıştır, o yüzden iptal etmiş olabilirler.
0
biseysorcaktim
(01.06.20)
benim de persembe gunu olan thy ucusum iptal oldu, yarim saat once mesaj geldi. aciklama yok, cagri merkezine ulasilmiyor.
0
aydonno
(01.06.20)
Tüm hatlar bşr anda açılmıyor bu sebeple sefer saatleri azaltılmış ve değiştirilmiş. Annemin dr hazirandaki bileti de böyle iptal edildi, arayıp çemkirdikten sonra yakın tarihteki uçuşa aldık.
0
dialecticchaos
(01.06.20)
(16)

Bu evlilik bitmeli mi?

el magico
Selamlar,Uzun açıklamalı bir soru olacak. Sabrınız için şimdiden teşekkürler. Soruma yanıt verirken cinsiyet ve seçtiğiniz şıkkı yazarsanız çok sevinirim. 4 yıllık evliyiz. 1,5 yaşında bir kızımız var. 5 aydır boşanma konusunu ciddi ciddi düşünüyoruz. 2 aydır terapi görüyoruz ama neredeyse hiçbir şe
Selamlar,

Uzun açıklamalı bir soru olacak. Sabrınız için şimdiden teşekkürler. Soruma yanıt verirken cinsiyet ve seçtiğiniz şıkkı yazarsanız çok sevinirim.

4 yıllık evliyiz. 1,5 yaşında bir kızımız var. 5 aydır boşanma konusunu ciddi ciddi düşünüyoruz. 2 aydır terapi görüyoruz ama neredeyse hiçbir şey değişmedi.

Eşimle kavga etmediğimiz zamanlarda güzel vakit geçiriyoruz ama bu zamanlar çok nadir. Çocuktan önce de böyleydi ama çocuktan sonra ikiye, üçe katlandı neredeyse. Kavgalarımızın sonunda artık sürekli boşanma davası açılıyor. İşin sıcaklığı geçince dava hemen kapanıyor.

Kavgalarımızın dört ana konusu var;

1- Eşimin benim kadar tertipli ve düzenli olmaması. Düzensiz demiyorum ama onun için öncelik keyif yapmak daha sonra ortalığı toplamak. Benim içinse tam tersi. Ortalık derli toplu olsun ki rahatça keyif yapabileyim. Bu zamanla biraz düzelse de hala onun dağınıklığını ben topluyorum. Ben de eskisi kadar şikayet etmiyorum artık. Bazı şeylere gözümü yumuyorum.
2- Çocuğumuz olmaya yakın kendi evimizi bırakıp eşimin annesinin yakınına, kiraya çıktık. Maksadımız doğum izni sonrası eşim çalışmaya başlayınca bakıcı tutmak yerine annesinin çocuğumuza bakmasıydı. Ama diğer torun yüzünden bu olmadı. Maddi durumumuz biraz daha iyileşince eşim ücretsiz izin aldı ve kızımıza kendimiz bakmaya devam ediyoruz. İzin bitince ne olacak belli değil. Şu an için çocuk bakmasını geçtim, eşime biraz daha fazla vakit ayırmasını istiyorum. Ama diğer kızı ve torun yüzünden o da olmuyor. Ben de taşınmamızın hiç bir mantığı kalmadığı için eleştirilerde bulunuyorum. Zaman zaman dozunu kaçırmış olabilirim. Ama bu kadar konuşmamın asıl sebebi eşim için üzülmem. Kendine daha fazla vakit ayırması için elimden geleni yapıyorum ve özellikle taşındığımız için annesinden de bunu bekliyorum. Üstüne bir de kiracıyla uğraşıyoruz.
3- Onun ve benim ailemdeki davranışlar. İkimizin de ailelerinde sevmediğimiz davranışlar var. Ben bunları eleştirip düzelmesini sağlamak istiyorum. Ama eleştirdiğim kişiyle de aramı bozmuyorum. Küsme huyum yok. Ama o benim ailemden birinin en ufak kusurunda hemen ipleri koparıyor. Bizimkilerde de suç yok demiyorum ama uzaktayız zaten. İdare edilebileceğini düşünüyorum. Eleştirsin ama küsmesin. Ben bizim taraftaki eleştirilen davranış ile ilgili konuşup düzeltmeye çalışıyorum. Ama eşimin ailesi hakkında en ufak eleştiri yüzünden kavga çıkıyor.
4- Arkadaşlar ve alkol. Bekarken daha sık dışarı çıkıp içkili ortamlara takılıyordum. Evlendikten sonra bunu azalttım. Çocuk olduktan sonra neredeyse ayda bire indi. Evlenmeden önce eşimle de çıkar, yer, içer, eğlenirdik. Arkadaşlarımla da hep beraber takılırdık. Evlendikten sonra çok istememeye başladı. Çocuk olduktan sonra ise gece hiç dışarı çıkmaz oldu. Kahvaltı ya da kısa ev oturması olursa tamam ama bar, meyhane filan yok. Hatta çocuğun düzeni bozulmasın diye evimize bile misafir kabul edemez olduk. Ben de sürekli çıkalım, edelim, evimize birileri gelsin demiyorum. Ama ayda bir de olsa çocuğun düzeni bir akşamlık bozuluversin. Gerekirse o akşam için çocuğu kayınvalideye bırakalım diyorum. Bu da bir ihtiyaç bence. Haa bunu söylerken çocuk bakmanın zorluğunu da bilerek söylüyorum. Yükün çoğunluğu eşimde olsa da çocuğu uyutmak, yemek yedirmek, altını değiştirmek vs. işleri elimden geldiğince ben de yapıyorum. Dışarı çıkma ya da eve arkadaş davet etmeyi konuşmaya başladığımızda konu alkole geliyor. Çakır keyif ya da sarhoş olduğumuzda rezil duruma düştüğümüzü, götümüzün başımızın oynadığını ve o yüzden çıkmak istemediğini söylüyor. Olan şey ise herhangi bir insanın sarhoş olduğunda yaptığı; Barda dans etmek, meyhanede şarkı söylemek, arkadaşına sarılıp halay çekmek, hoplayıp, zıplamak, gülmek, eğlenmek. Şimdiye kadar ara sıra kusma dışında kavga, dövüş vs. bir duruma düşmedik. Arkadaşlarımla erkek erkeğe çıkmama bir şey demiyor ama insan karı koca olarak da takılmak istiyor. Yılda bir kez bile olsa arkadaşlarımı eve davet etmek istediğimde, eğer içki varsa burası pavyon mu? Evli barklı adamsın diyor. Kendi arkadaşlarıyla takıldığımızda içilmesi o kadar sorun olmuyor. En son tartışmamızda dediği şu; "Ben istemediğim ortama girmek zorunda değilim. Benim sınırım bu." Bense insanın eşi için bazı şeylerde fedakarlık yapması gerektiğine inanıyorum. Ben de onun her arkadaşına/akrabasına bayılmıyorum. Ama bir yere gidilecekse ya da misafir gelecekse buyursunlar gelsinler diyorum. Arkadaşlarıyla planı varsa sorgusuz sualsiz katılıyorum. Ayrıca bu konuyu açtığımda ailemi alkol ve arkadaşa tercih ettiğimi söylüyor. Benimse öyle bir niyetim yok. Sadece eşimle arkadaşlarımı ortak bir paydada buluşturmaya çalışıyorum. Tabii ki öncelik her zaman eşim ve çocuğumda.

Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Hadi 1 ve 2. maddeleri siktir et ama 3 ve 4 için dayanamıyorum artık. Ailem ve arkadaşlarım hakkında sürekli olumsuz düşünmesi ve onlarla görüşmek istememesi beni üzüyor. Bu yüzden sorunumun çözümünü iki şıkka indirdim. Siz ne yapardınız? Lütfen cinsiyet bilgisi ile yanıt verin.

A) Boşan gitsin. Böyle hayat geçmez. Kızın bu gergin ortamda büyümemiş olur hem.
B) Ufacık kızın var. Onun günahı ne? Bırak arkadaşlarınla ailenle samimi olmasın, çok görüşmesin. Nasıl olsa erkek erkeğe çıkabiliyormuşsun, buna şükret. Aile ve arkadaş konusuna gözünü yum ve evliliğine devam et.
0
el magico
(01.06.20)
Eğer iki insan konuşabiliyorsa ve birbirini seviyorsa, bunlar hiç büyük aşılmayacak problemler değil. Sizi anlayabiliyorum. Ama bunun sonucu boşanmak bence kesinlikle olmamalı. Saygı ve de sevgi varsa. İnsanlar neler yaşıyor da birlikteliklerini boş ve gereksiz yere devam ettiriyorlar.
Konuşmaya çalışın, diliniz sevgiyle olsun. Empatiyle olsun. Ona verdiğiniz değerden, birlikte yapmaktan hoşlandığınız, özlediğiniz şeylerden bahsetmeyi deneyin.
0
Semi
(01.06.20)
Evlilik başlı başına sakat iş zaten. Bence birinci şık. En azından sağlıklı bir psikolojiniz olur. Kızınıza da daha iyi babalık edersiniz.

K
0
ruhen hastayim ben
(01.06.20)
evliliğe antipatik yaklaşan biri olarak ben de bunların aşılamayacak problemler olmadığını düşünüyorum. böyle çift kişiyi içeren durumlarda eşinin de ne diyeceği de önemli, bi de ondan dinlemek lazım belki de.

4'ü bu kadar büyük problem etmen tuhaf, sevdiğin insanla beraber olmak güzel ama o da istiyorsa. istemiyorsa istemiyordur. evlenirken her şeyin eskisi gibi olacağını sanıyordun muhtemelen ama evliliğin normali bu. hele bi de çocuk var, millet arkadaşlarıyla çıkmak için bile izin alamıyorken senin durumun şımarıklık oluyor.

3 de idare edilebilir bir problem. eleştirip düzeltemezsin karşı tarafın ailesini, hele ki eşinin böyle bir niyeti yoksa. yine evlilik böyle bir şey bizim toplumumuzda; ya komple bağ koparılacak -ki kayınvalideden çocuk bakmasını istiyorsan bunu isteyemezsin- ya da idare edilecek. bununla yaşamayı ve anlık sorunları çözmeye çalışman lazım.

2- "Ben de taşınmamızın hiç bir mantığı kalmadığı için eleştirilerde bulunuyorum"
bunun adı dırdır etmek, olmuş bitmiş, kayınvalidenden bunu isteyemezsin. öbür torun olmasa bakacakmış, şartlar değişmiş. eşin için üzülüyorsan bu konudan ötürü eşini üzmemeyi deneyebilirsin.

1- evlenmeden önce düşünmen lazımdı bunu, bir anda değişmedi muhtemelen. başka bir insanla beraber yaşamak -o kişi eş de olsa, çocuk da olsa, anne de olsa- bu tarz durumlarda ortak payda yakalamayı gerektiriyor. aşırı bir dağınıklığı varsa sen de toplamazsın tepki olarak, bir noktada toplayacaktır. hatta hiç söylemeden bir anda kesersin, ortalık çöp eve dönüp sana söylenmeye başlarsa fark etmiş olur belki. bu sorunlar arasında en konuşulup çözülecek olanı zaten.

biraz control freak'lik sezdim sende. bunu aşabileceğini kendi kendine, eşinden bağımsız düşünüyorsan ortak noktada buluşabilirsiniz. sen üzerine düşeni yapıyorsan ve ondan hamle gelmiyorsa o zaman düşünürsün ayrılma seçeneğini.
ama orta noktada buluşmaya niyetin yoksa, sen elinden geldiğini ve daha fazlasını yapmayacağını düşünüyorsan çocuğu bu ortamda büyütmek cidden sorun.
0
Bruce
(01.06.20)
hepsi düzeltilebilir problemler ama sen her konuda kendi istediğinin olması için baskı yapıyorsun, olmayınca da huzursuzluk çıkarıyorsun gibi duruyor yazdıklarına bakınca. daha ılımlı olmalısın, özellikle de evliysen. karşındaki insanın da istekleri ve kararları var, ortak bir noktada buluşmanız gerekiyor. ben de birinci şık diyorum, kadının ruh sağlığı açısından özellikle.
0
pearson
(01.06.20)
Siz sanırım henüz evliliğe adapte olamamışsınız.

"Ben de taşınmamızın hiç bir mantığı kalmadığı için eleştirilerde bulunuyorum. Zaman zaman dozunu kaçırmış olabilirim. Ama bu kadar konuşmamın asıl sebebi eşim için üzülmem. Kendine daha fazla vakit ayırması için elimden geleni yapıyorum ve özellikle taşındığımız için annesinden de bunu bekliyorum. Üstüne bir de kiracıyla uğraşıyoruz."

Eşiniz büyük ihtimal annesine yakında oturduğu için çocuk açısından kendisini rahat hissediyor. En azından bir şey olsa annem yakınımda gelir bakar diyebiliyordur. Siz bu ev mevzusunda zaten sürekli eleştiride bulunup, hatta eleştirinin şikayet etmenin dozunu kaçırdığınızı kabul etmişsiniz.

"O benim ailemden birinin en ufak kusurunda hemen ipleri koparıyor. Bizimkilerde de suç yok demiyorum ama uzaktayız zaten. İdare edilebileceğini düşünüyorum. Eleştirsin ama küsmesin. "

En ufak kusurdan kastınız sanırım ufak bir kusur değil. Yoksa bizimkilerde "suç yok demiyorum" yazmazdınız. Sizin ailenizi sizin idare etmeniz gerekir eşinizin değil. Uzaktayız zaten eşim ailemden gelen eleştirileri, sözleri kabul etsin, duymamazlıktan gelsin demeye çalışmışsınız.

"Dışarı çıkma ya da eve arkadaş davet etmeyi konuşmaya başladığımızda konu alkole geliyor. Çakır keyif ya da sarhoş olduğumuzda rezil duruma düştüğümüzü, götümüzün başımızın oynadığını ve o yüzden çıkmak istemediğini söylüyor."

Eşiniz önceden de sizin kadar gece dışarı çıkan biri değilmiş. Siz de belli ki içki içme konusunda ayarı olan biri değilsiniz. Bunun ayarını kaçırdığınız için eşiniz rahatsız oluyor. Arkadaşlarınızı eve toplayıp, içki keyfi yapmamanızı istemesi de gayet normal. Zaten erkek erkeğe çıkmanıza da tamam diyormuş.

Siz sanırım evinizi silip süpüren, sizin ailenizle güzelce geçinen, sizin dışarı çıkıp eğlenmenize ses çıkarmayan bir köle arıyorsunuz.

Ben eşiniz adına üzüldüm. Allah kolaylık versin kendisine. Siz evlilik ve çocuk olayına alışamamış kabul edememişsiniz. Boşanın rahat edin.
0
GoodMorningTeacher
(01.06.20)
bence esine cok baski yapiyorsun. hicbir evlilige bitsin diyemem kadin ya da erkek cok buyuk suclu degilse bu yuzden bosanma, isleri yoluna koymaya calis. esinin gonlunu al, uyum saglamaya calis diyorum. sen esine iyi davrandikca o da sana iyi davranmaya baslar.
0
anais
(01.06.20)
Gördüğüm kadarıyla genelde gömülen taraf siz olmuşsunuz. Ama bence o kadarını hak etmiyorsunuz. Sonuçta buraya bile gelip derdini anlatmaya çalışan objektif yazmaya çaba gösteren bir adam esasında "evliliği nasıl kurtarabilirim?" diye soruyordur. umut ve çözüm arayışı sizinki. o yüzden gömmek haksızlık olur.

bence ilişkinizde olumsuz taraflara değil olumlu taraflara odaklanmayı deneyin. gerçekten de evli ve küçük yaşta çocuklu bir erkeğin, erkek arkadaşlarıyla alkollü gecelere devam etmesi, her evlilikte bulunan bir şey değil. bu eşinizin hanesine artı olarak yazmanız gerek. ama kocaman bir artı. öyle karalama bir şey değil.

insanların eğlence anlayışı zaman içinde değişebilir. eskiden alkollü ortamlarda eşlik eden eşiniz şimdi artık sevmiyor olabilir. zorlamayın. ailenizi alkol ve arkadaşa değiştiğinizi söylüyorsa bunlar onların hisleri. niye böyle hissetmiş olabileceğini biraz düşünün. bunlar öyle bir çırpıda ulaşılabilecek hisler değil.

boşanmak işin en basit kısmı. burada öyle "boşa gitsin" yazanlara sormak lazım, çünkü bekara karı boşamak kolay diye bir laf var. acaba kaç tanesi ortada 1,5 yaşında çocuk varken eşlerinden ayrıldılar.

bence, eşinizin kendisine zaman ayırmasını istemek yerine siz biraz ona zaman ayırın. anlaşılan bebek doğduktan 1 yıl sonra başlamış bu gergin ortam. bence eşiniz ilgi istiyor, sevildiğini görmek ve gerçekten hissetmek istiyor. başbaşa olmak istiyor. ama sizin dayattığınız şekilde değil. kendi mutlu olabileceği bir başbaşa zaman ve ilgi istiyor. eskiden olduğu gibi, "alkolden ve arkadaşlarınızdan" daha değerli olduğunu hissetmek istiyor.
0
elestirman
(01.06.20)
Bu ilişkiye zehri salan sensin görünüyor.
0
osssy
(01.06.20)
genel olarak bruce+1

1. çok titiz bir erkeğin eşi küvetin giderinde saçlarını bırakan, temizliğe hiç dikkat etmeyen biriyse o evliliğin yürümeyeceğine inanırım.
yani birinci madde hafife alınacak bir madde olmaz benim için ama söylediğiniz konuda ben sizde biraz "bilmişlik" ve kontrolcülük sezdim açıkçası.

2. siz bir düşünceyle hareket etmişsiniz ama evdeki hesap çarşıya uymamış.
kaldı ki, eşinizin annesi sizin çocuğunuza bakmakla yükümlü değil.
yani onun garantisine güvenip çocuk yapmadığınıza göre, şu durumda konuşup durmanın anlamı yok.
eşiniz yoruluyor diye üzülüyorsanız konuşmak yerine bakıcı tutun.
tutamıyorsanız, huzur verin.
devamlı olmuş bitmiş bir konu hakkında yorum yapmak kadar saçma bir şey yok.
sonuçta yine de annesine yakınsınız ve elbette önemli bir şey olsa, "annem yakında" hissini eşiniz her şekilde hissediyordur.
yani bu neden tartışma konusu haline getirip olaya bu kadar saplandığınızı anlayamadım.

3. eleştirerek düzelme sağlayamazsınız.
zaten eşinizi de, ailesini de, başka birini de değiştiremezsiniz.
değiştirebilecek olsaydınız da yine bu konuşarak yapılamazdı.
bazen saygı gösterip susabilmek lazım.
dediğiniz gibi küsmemeniz elbette doğru bir davranış.

fakat sizin aileniz uzakta olduğu için iki tepkinin ölçüsünün aynı olduğuna inanmıyorum.
eşinizin ailesiyle daha çok yüz yüze bakıyorsunuz ve görüşüyorsunuz belli ki.
sosyal olarak zaten dediğiniz şey değiştirmeye çalışmak ve sürekli eleştirmek dışında normal.

benim anlamadığım, sizin aileniz uzaktan bile nasıl ilişkiyi kesmeye sebep olabilecek kadar bir müdahalede bulunuyor?
ki "bizimkilerde suç yok demiyorum" demişsiniz.
zaten az görüşüyorsunuz, uzaktasınız, bu yorumu da yaptığınıza göre ortada saçma şeyler var gibi geldi.
tavır koymak eşinizin hakkı, yapılacak şey durumu idare etmek.
eğer ortada gerçekten bir haddini aşma durumu varsa, eşinizden anlayış beklemek yerine, ailenizi dizginlemeniz lazım.

4. eşinizle dışarı çıkma keyfinin ayrı olmasını anlıyorum ama sanki eşiniz sizin eğlence tarzınızdan hoşlanmıyor gibi geldi.
yani bir akşam yemeğine çıkıp, iki kadeh şarap içip dönmek de mi kabul görmüyor?
o da kabul görmüyorsa bilemem, ama meyhane ve gece hayatına dahil olan şeylerden tepki aldığınıza göre, muhtemelen sizinle eğlenmiyor.
arkadaşlarınızla ortamınızdan, hatta arkadaşlarınızdan hoşlanmıyor da olabilir bu arada.
o da bir ihtimal.

çocuğun düzeni bence de bozuluversin, onda bir şey yok.
ama sanki o biraz mazeret ediliyor gibi geldi bana.

evlenmeden önce de böyleyse, o zaman yine "zaten öyleymiş, neden şikayet ediyorsunuz?" diyeceğim.
evlendikten sonra böyle olduysa, artık öyle şeylerden keyif almıyor olabilir.
yaşlar kaç bilmiyorum ama şimdi meyhaneye gitmek var, meyhaneye gitmek var.
ben de meyhaneye gidiyorum ama dediğiniz tarzda hoplamalı zıplamalı şeylerden ben de hoşlanmam.
o yüzden acaba eğlenme şeklinizden rahatsız oluyor olabilir mi diye düşündüm.

bu durumda kendinize özel bir aktivite yaratabilirsiniz belki.
yani arkadaşlarla eşi bir araya getirme konusunda ısrarı bırakın, karı koca bir yemek yiyip dönün mesela.
"seni akşam yemeğine çıkarayım" diye flört edin, çocuk işini de gerekirse kayınvalidenizle konuşup organize edin.
böyle bir teklifi de reddediyorsa, onu bilemem.

sizi evlilik içinde biraz kontrolcü, ısrarcı ve "fazla konuşan-dırdır yapan" kişi olarak gördüm açıkçası.
biraz rahat verin bence, çünkü sanki siz "sussanız" ortada pek bir sorun kalmayacak.
susmaktan kastım kendinizi şişirin anlamında değil elbette.
ama çözümü olmayan, iş işten geçmiş konularda ve düzeltemeyeceğiniz şeylerde fazla ısrarcı ve tutturan bir tavrınız var gibi.
halbu ki bu sorunlara alternatifler yaratabilirsiniz.
mesela gündelikçi ya da bakıcı tutun, evdeki dağınıklık ve anneyle ilgili sorunu çözmüş olursunuz.
yapamıyorsanız da destek olun.

gece dışarı çıkma konusunu önce karı koca aktiviteleriyle canlandırın, belki çocuk büyüdükçe o da biraz ayak uydurur, arkadaşlarınızın ortamına da girer.
bunlar seçenekleri olan konular.
niyetiniz iyi olsa da, karşıda sürekli söylenen ve konuşan birinin olması insanda gerginlik yaratır.
üstelik bütün gün çocukla ilgilenen biri zaten gergindir diye tahmin ediyorum, üstüne gitmeyin.
bunlar biraz çocukça serzenişler, yani ortada derin bir konu yok aslına bakarsanız.
0
blatta hiberna
(01.06.20)
öncelikle sorunlu bir evliliği çocukla taçlandırdığınız için sizi tebrik ederim.

neyse.

ben ortada boşanacak bir problem göremedim. hele ortada çocuk varken arkadaşlarım eve gelemiyor diye ağlanmak mantıksız geliyor.

1 ve 2 ise hayatımda duyduğum en saçma kavga sebepleri. dillendirebiliyor olmak bile komik. ilkini salla zaten çok düzen ve temizlik merakın var varsa kendin yap, temizlikçi tut. kayınvalidenin çocuk bakmaması konusunda ise bu duruma üzülüp kızmış olabilirsin ama dillendirip kavga çıkarmanın manası ne? daha neyini eleştiriyosun olmuş bitmiş, eşinin suçu ne?
0
elorelia
(01.06.20)
Hepsini okudum. Pardon ama sizin derdiniz ne? Bunlar problem mi? Bunun icin yuva yıkmayı cocugu bosanmis aile psikolojisi ile mahvetmeyi dusunuyorsaniz siz olgunlasmamissiniz bence. Rahat batmis gibi de. Boşanmış bi aile cocugu olarak gicik oldum sorunuza kusura bakmayin. ayrıca @blatta +1

edit: siz derken ikinizi de kastettim.

K
0
sanguine mcqaer
(01.06.20)
1- Sonuçta o ev bi şekilde düzenleniyor. Ha önce ha sonra, biraz esnemelisin.
2- Karın bu konudan şikayetçi değilse, senin yorum yapmana gerek yok.
3- Aileleri evin dışında bırakın. Kimse ana babasını seçemiyor, 60 yaşına gelmiş insanları değiştirmek sizin vazifeniz değil. Boşuna eleştiriyle siz kendinizi yormayın. İkiniz de ailelere saygıyla yaklaşıyorsanız yeterli, kimseyi sevmek zorunda değilsiniz.
4- Burada mevzu garip. Eve arkadaşla gelince "Burası pavyon mu?" çok kalitesiz bir söylem. Kaç yaşına gelmiş insanlar ağzınızla içemiyor hala sağa sola kusma moduna geliyorsanız o da garip. Ağzınızla içiyosanız bu laf gelmezdi sanki?

Özetle: Esnemen lazım hocam. Yoksa bu iş olmaz.

Ha bi de çocuktan önce de bu kadar olay vardıysa bu rağmen çocuk yaptıysanız "B" şıkkı sizin en başta düşünmeniz gereken şeydi. Kavga gürültü içinde bi eve çocuk getirme kararını verirken daha bencilce davranmışsınız ikiniz de. Şimdi boşansanız da devam da etseniz o çocuğa çok yazık.
0
lcha
(02.06.20)
şikayet ettiğiniz şeylerden 1-3-4 hepsi karı koca olarak aşmış olmanız gereken sorunlardı. bu konuda önerim yok sadece şunu soracağım. 5 yıllık evlisiniz, 1,5 yaşında çocuğunuz var. hadi 1 yıl diyelim hamilelik sürecini de çıkaralım. 2,5 yıllık evliyken çocuk yapmışsınız. geldiğiniz noktanın sebebinin karı-koca olmayı beceremeden anne baba olmak olduğunun farkında mısınız?
0
halanne
(02.06.20)
Öncelikle sebepler çok geçersiz. Yani bu tip sebepler bana boşanmak için çok eften püften geliyor, rahatlık batması gibi geliyor bu yüzden (b) şıkkı diyorum. Milletin ne sorunları var siz neyin derdindesiniz.

Erkeğim.

1- belki çok tertipli biri değilim diyedir ama yine de obsesif insanlara biraz kıl oluyorum. Evin düzenli tertemiz olması güzel şey eyvallah da eğlenmeye manilik bi tarafı yok.

2- kiracınızı çıkarıp geri taşının olsun bitsin. Bakıcı da tutmuşsunuz işte. Eşiniz hamile iken güven duygusunu annesine hissedip olmayacak bir şeye kalkışmış olsa da böyle olacağını bilse kendi de taşınmazdı, size eziyet olsun diye yapmış gibi anlatıyorsunuz, siz zaten gözden çıkartmışsınız gibi geldi.

3- çözümü şöyle bulabilirsiniz: eleştirme noktasında karşılıklı anlaşın, eleştirtmeyin, eleştirmeyin olsun bitsin. Dedikodu tarzı şeylerinden hoşlanmadığınızda da konuyu değiştirin ya da konuya ilgisiz davranın, dedikodudan hoşlanmadığınzı belirtin.

4-sadece bu konuda size hak verdiğim yan, eşinizle dışarıda yapmak istediğiniz olabilir ama bu da boşanmak için pek tutarlı değil. Milletin karısı sizin imtiyazlarınıza bile sahip olamıyor. Sizinde kendinize ait bir alanınız var demek ki ne güzel işte.
0
Unde bach canim
(03.06.20)
Umarım aranız düzelir. Evlilik ciddi bir şey, ortada çocuk da var. Sunduğunuz argümanlar evliliği sonlandırmak için bence çok basit. Bu olayların boşanmayı düşündürmesi asıl düşünülecek şey belki de. Gerçekten sadece bunlar mı?

28, E.
B şıkkı.

3 numaraya dair yorumum yok. can sıkıcı bir durum ama bu kadarsa boşanma için bir sebep olamaz.

Ben asıl 4'e çok şaşırdım. Sizin bir kerecik olsun eşiniz ve arkadaşınızla beraber olmak istemeniz kadar onun da arkadaşlarınızla beraber olmak istememe hakkı var. O kırılmasın diye istemediğiniz ortama girmeniz onun hatası değil. Belki bundan hoşnutsuz olduğunuzu bile göstermediniz ya da o kadar hoşnutsuz olduğunuzu bilmiyordu. Eşinizle beraber takılabiliyorsunuz, dışarı çıkabiliyorsunuz, arkadaşlarınızla çıkabiliyorsunuz, arkadaşlarınızla evde görüşebiliyorsunuz. ama eşiniz ve arkadaşlarınızla hep beraber alkollü bir buluşma yapamadığınız için çok bunalmış hissediyorsunuz.

bence sizin bu ısrarınız eşinizin size saygı duymasını azaltacak. hatta belki o alkollü eğlencelerde şarkı söylemek, dans etmek gibi sıradan sarhoş aktivitileri size olan saygısını azalttı bile. yazdıklarınızdan bu anlamı çıkarıyorum.
0
biseysorcaktim
(03.06.20)
Bence boşanırsanız boşanma sebebiniz bu konular değil bu konuları bile halledemiyor oluşunuz olabilir. Bu konular halledilebilir şeyler, demek ki taraflardan biri egosundan ödün vermiyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.06.20)
(8)

hissesini aldığınız şirkete nasıl karar veriyorsunuz?

avatar is back
borsada uzun bir süredir varım ancak sadece çok iyi bildiğim 1-2 şirketin hissesini alıyorum. diğer şirketler nedir ne yapar neden değeri artar hem bilmiyorum hem diğer hisse alanlar nasıl biliyor anlamıyorum.gerçekten şirketleri çok mu iyi tanıyorlar? nerden takip ediyorlar? siz nasıl karar veriyor
borsada uzun bir süredir varım ancak sadece çok iyi bildiğim 1-2 şirketin hissesini alıyorum. diğer şirketler nedir ne yapar neden değeri artar hem bilmiyorum hem diğer hisse alanlar nasıl biliyor anlamıyorum.

gerçekten şirketleri çok mu iyi tanıyorlar? nerden takip ediyorlar?

siz nasıl karar veriyorsunuz? şirketi nasıl seçiyorsunuz?
0
avatar is back
(01.06.20)
derinhisse
bu adamı takip ediyorum
0
vurursagololur
(01.06.20)
Ekşi sözlükte görmüştüm. Beş tane kağıt parçasına rastgele hisse kodu yaz, bir tane seç. Temel analizle aynı sonucu verir diyordu. Şakaydı tabi ama bence bist için çok mantıklı. Ben bist30 dan sağlam bir portföy yaptım. Biraz paraya da at yarışı gibi rastgele oynuyorum. Çok kaba teknik analiz yapıp ona göre de tabi.

Twitter da hisse adı verenlere güvenme. Onlar için sen keriz olacaksın başka bir şey değil. Birisinin önceden aldığı hisseyi yükseltmek için girmek ponzi başka bir şey değil.
0
catch the arrow
(01.06.20)
kendiniz seçin. kendi aklınızla seçin. şuradan duydum şuradan okudum derseniz manipülatörlere oyuncak olmuşsunuzdur.

kendi akılları olsa kendileri oynar yarın da elon musk'a rakip olacak bir şirket açarlar. öyle bir şey görmüyorum yıllardır. demek ki hep manipülasyon.

bu adamların oyuncağı olmayın. isim verenlere bile şüpheyle bakın. öyle bir dünya yok.
0
ozdek
(01.06.20)
Önsezilerimi kullanıyorum ben. Banka önerilerinin nerdeyse tersini yapıyorum. Kırmızım yok.
0
Sellim
(01.06.20)
oha derinhisse denmiş, dolandırıcılardan uzak durun
0
nuisance
(01.06.20)
Benim mantık şu:

Bir şirketin değeri nasıl hesaplanır? O şirketin sonsuza giden şekilde nakit akışı hesaplanır, beklenen getiri oranı ile bugüne getirilir. Yani şirketin değerli olması için, hızlı büyümesi, buna karşılık riskinin az olması gerekir. Buna göre bir şirketin makul fiyatta alınması için ROI yüksek olacak, tahmin edilen kar büyümesi yüksek olacak, beta düşük olacak, geleceğe yönelik PE'si düşük olacak.

Buna göre screener de tarama yapıyorum. Çıkan hisselerden kafama yatanı alıyorum.
0
maxim gorki
(01.06.20)
Grafiğine bakarak tabiki
0
sta
(02.06.20)
ben daha yeni başladım.
belli 5-6 farklı firma bulundurup bir kısmının kaybetmeyi göze aldığım ufak heyecanlara ayırırken diğerlerini belli bir sektöre ve o sektörde isim yapmış firmalara ayıyorum/ayırmaya başladım.
0
biseysorcaktim
(02.06.20)
(2)

aramızda açık öğretim okuyan var mı?

ikcı
sb
sb
0
ikcı
(31.05.20)
ben ikinci üniversite olarak aöf'e kayıtlıyım.
0
biseysorcaktim
(31.05.20)
Soru nedir tam olarak ?
0
messor
(01.06.20)
(13)

mouse u kac parmakla kullaniyorsunuz? 2 mi 3 mü? yoksa 4 mü?

duygusuzromantik
yine güzel bir soruyla karsinizdayim.mouse kullanirken nasil kullaniyorsunuz?saglaklar icin, isaret parmagi sol tus, orta parmak sag tus mu? yoksa isaret parmagi sol tus, orta parmak ortadaki tekerlek(wheel), yüzük parmagi sag tus mu?
yine güzel bir soruyla karsinizdayim.

mouse kullanirken nasil kullaniyorsunuz?

saglaklar icin, isaret parmagi sol tus, orta parmak sag tus mu? yoksa isaret parmagi sol tus, orta parmak ortadaki tekerlek(wheel), yüzük parmagi sag tus mu?
0
duygusuzromantik
(31.05.20)
2 parmak. işaret parmağı solda orta parmak sağ tuş. orta tuşa basılacaksa işaret parmağı.

benim farede ekstra tuşlar var. onlar için baş parmak
0
efruz
(31.05.20)
Tekeri kullanırken orta parmağın da biraz sağa gidecek, sabit tutmayacaksın orta parmağı
0
efruz
(31.05.20)
2 parmak. işaret parmağı sol tık ve tekerlek. orta parmak sağ tık.

solağım ama fareyi sağ elle kullanıyorum. elime ilk öyle vermişler küçükken.
0
fezagezgini
(31.05.20)
1 - Orta parmak hakimiyeti işaret parmağı gibi rahat olmaz.
2 - Dört parmak orta parmağa doğru eğimli olacağı için içeri hareket dışarı harekete kıyasla daha kolay.

O yüzden orta parmak sadece sağ click yapmalı. Pandik atmak dışında hiçbir kullanım alanı olmayan bu parmağa sağ click vazifesi fazla bile.
0
IncredibleMau
(31.05.20)
2

hem sol tiklama hem scroll gerektiren bir durumum olmadigi icin orta parmaga bunu hic ogretmeye calismadim. kaldi ki mouse kullanmaya scrollsuz mouse ile basladim ve dolayisiyla bu sekilde gelisti her sey. bilemedik, bir gun tekerli mouse cikacagini...

edit: basparmagim ve yuzuk parmagimi da yabana atmamak lazim, mouse'u tutmadan kullanamam :)
0
yoggi
(31.05.20)
ben solağım ve solda kullanamıyorum mouse'u. sağ işaret parmağı sol tuş,orta parmak sağ tuş. tekerlek orta parmak.
0
matilda
(31.05.20)
işaret parmağı sol tuş ve tekerlek, orta parmak sağ tuş üzerinde.

dikey mouse'um var bi tane. arada bir onu kullanırsam baş parmak ile önceki-sonraki sayfa tuşu.
0
biseysorcaktim
(31.05.20)
2. işaret parmağı sol tuş ve teker. orta parmak sağ tuş.
0
inheritance
(31.05.20)
işaret parmağı sol tuş, gerektiğinde orta tuş ve tekerlek. orta parmak sağ tuş.

hem tıklama hem scroll yapmam gerekiyorsa (upuzun bir pdf dosyasını seçeceksem mesela) sadece sol tuşa basılı tutup mouse'u sayfanın altına getirmek yetmiyor, çok yavaş ilerliyor. o zaman işaret parmakla sol tuşa basılı tutup orta parmakla scroll.

baş ve serçe parmağımın orada tuş yok. onlar da mouse'u yanlardan kavrayıp sağa sola hareket ettirmeye yarıyor.

yüzük parmak çoğunlukla işlevsiz, kimi zaman serçe parmakla ortak tutuyorlar mouse'u.
0
kibritsuyu
(31.05.20)
işaret parmağı sol tuş ve tekerlek, orta parmak sağ tuş.

şimdiye kadar yüzük parmağımla mouse'a tıklamışlığım yoktu, sayende denemek için yaptım ama acayip zor oldu :D
0
chezidek
(01.06.20)
İşaret Parmağı: Sol tık

Orta Parmak: Standart olarak tekerleğin üzerinde duruyor. Tekerle ve sağ tık kullanımı.

yüzük ve serçe parmağımı kullanmayı hiç sevmiyorum. İşaret ve orta parmak yetiyor.

edit: işaret parmağıyla tekerlek kullanan amma çok kişi varmış, çok tuhaf geldi :)

onun dışında yüzük pamağıyla sağ tık yapmayı denedim. O da aşırı kullanışsız geldi. İnsanların çok farklı alışkanlıkları oluyor cidden :d
0
nundu
(01.06.20)
Oyuncu mouse'u kullandığımdan sağ elle 3 parmak kullanıyorum.

1. Başparmak : Mouse'un sol yanındaki kısayol tuşlarını kullanıyor. Ofis işlerinde kes, kopyala, yapıştır, tümünü seç işlevleri aktif.

2. İşaret parmağı : Sol tık, dpi ayarı, tekerlek çevirme, tekerlek tıklama/tekerlek sağa sola yatırma. Tekerlek yatırmalara sayfa ileri/geri özellikleri atanmış durumda.

3. Orta Parmak : Sağ tık.

cdn.shopify.com
0
kimlanbu
(01.06.20)
2.

manuel vites araba gibi dusun.
0
baldur2
(01.06.20)
(14)

tuhaf film önerileri

encokbenisevinnolur
tuhaf derken, işte absürd şeyler, ve absürdlüğü açısından özgün; klişeleşmiş şeylerden oluşan bir parodi gibi de değil. ne bileyim farklı bir dünya kurmuş olabilir filmi yapan, ya da halihazırda bir sinema konsept/janr'ını özelleştirmiştir, o tarz.örnek:warm heartsdellamorte dellamoredark city
tuhaf derken, işte absürd şeyler, ve absürdlüğü açısından özgün; klişeleşmiş şeylerden oluşan bir parodi gibi de değil. ne bileyim farklı bir dünya kurmuş olabilir filmi yapan, ya da halihazırda bir sinema konsept/janr'ını özelleştirmiştir, o tarz.

örnek:
warm hearts
dellamorte dellamore
dark city
0
encokbenisevinnolur
(11.04.20)
Tim burton kendine has bir evren oluştuyor filmlerinde. Edward makaseller e bir bakabilirsiniz.

Bir de bilekkesenler:bir aşk hikayesi beklentinizi karşılayabikir.
0
biseysorcaktim
(11.04.20)
Swiss army man
Guns akimbo
0
archmage mahmut
(11.04.20)
Swiss Army Man
0
scudman1
(11.04.20)
freebird5406_2
(11.04.20)
Groundhog Day
0
himmet dayi
(11.04.20)
The fall
Dogville

The fall’u yorgunken izlemiştim. Rüya mı gördüm film mi izledim ikisi karışık bir şeydi
0
le jeune turc
(11.04.20)
the enemy
0
malheiros
(11.04.20)
wristcutters
the lobster
hunt for wilderpeople
0
fingers of fury
(11.04.20)
assault on precinct 13
0
i had dreams
(11.04.20)
Mickybo and Me
0
coca cola
(11.04.20)
pieles
0
soyut park
(12.04.20)
Kesinlikle dogtooth. filmin orijinal adı kynodontas, izlemediyseniz tavsiye ederim.
0
daha neler
(12.04.20)
The Lobster

Tuhaf ve çok cezbedici bir film, tam bir başyapıt!
0
burka
(12.04.20)
Valla dayanabilecekseniz Bad Boy Bubby:
www.imdb.com
0
Amaranta ursula
(12.04.20)
(4)

Köpek sahipleri ne yapıyor/ne yapacak?

kibritsuyu
Bildiğim kadarıyla bu hayvanları sabah akşam tuvalet için gezdirmeye çıkarmak lazım (evde tuvalete yapma eğitimi olanları hariç tutuyorum. Köpekler, kedi gibi kuma yapan bir hayvan değil). E şimdi parklarda bahçelerde gezmek yasak.Hadi şimdi park bahçe sahil falan yasak, ama sokaklar serbest. Olası
Bildiğim kadarıyla bu hayvanları sabah akşam tuvalet için gezdirmeye çıkarmak lazım (evde tuvalete yapma eğitimi olanları hariç tutuyorum. Köpekler, kedi gibi kuma yapan bir hayvan değil). E şimdi parklarda bahçelerde gezmek yasak.

Hadi şimdi park bahçe sahil falan yasak, ama sokaklar serbest. Olası bir sokağa çıkma yasağında ne olacak hayvancağızların tuvalet işi?
0
kibritsuyu
(09.04.20)
köpeği olanlar çişe çıkartabilir diye özel durum tanıyacaklar.
0
ozdek
(09.04.20)
sokağa çıkma yasakları gerçekten tamamen çıkamadığınız durumlar değil. açıklamanızla çıkıyorsunuz, dünyadaki örnekleri gördüğümüzde köpek gezdirmek de bir gerekçe.
0
red g
(09.04.20)
köpek dolaştırmaya çıkabiliyorsunuz. kapının önüne kimsenin olmadığı saatlerde çıkarmanın sakıncası yok. park park gezmenin gereği de yok. insanlar eve getiriyor bu hastalığı, hayvan terketmeyi normalleştirecek bir sebep değil. bırakılamaz.
0
not dark yet
(09.04.20)
Köpek gezdirmeye izin veriyorlar. İspanya mi, Fransa mi geçenlerde haber olmuştu bir vatandaş. Pelus bir köpeği alıp ip bağlamış ve o şekilde dışarı çıkmış. Tabi sonra yakalanmış ve hakkında cezai işlem uygulanmış.
0
biseysorcaktim
(09.04.20)
(7)

Marketten aldığım ürünleri dezenfekte etmemek

mg3929
Marketten aldığım gibi dolaba yerleştiriyorum. Nasıl dezenfekte edeceğim ki bunları? Evde yaşlı biri yok bu kadar dikkat etmeme gerek var mı?
Marketten aldığım gibi dolaba yerleştiriyorum. Nasıl dezenfekte edeceğim ki bunları? Evde yaşlı biri yok bu kadar dikkat etmeme gerek var mı?
0
mg3929
(09.04.20)
E yaşlı biri yok ama seni de hasta eder, öldürmese de hasta olursun uğraşırsın.

En azından balkonda havalandır, sonra koy dolaba.
0
John Bloor
(09.04.20)
karayel
(09.04.20)
aşırı özene gerek yok, kolonyayı spreye koyun püskürtün. alkol hem uçucu hem de zehirlenmezsiniz.

sebze meyveyi suyla yıkayın yeterli.
0
radikalherif
(09.04.20)
kuru gıda var ise paketlerini kavanozlara filan boşalt, çikolata vs gibi boşaltılamayacak şeyler varsa dışarda beklet en azından azıcık. sebzeleri filan zaten poşetinden çıkarıp yerleştir.

buzlukta -20 derecede filan 2 yıl yaşayabiliyormuş virüs, normal 4 derecede ise 3 gün filan yaşarmış.

english.alarabiya.net

oncecouponatime.com
0
ronartest
(09.04.20)
valla dün yoğurt kefir vs. almıştık direkt buzdolabına koyduk biz de. İçmeden dışını sileriz artık. Diğer şeyleri kapının önünde 1 gün falan bekletiyoruz. Silmedik hiç.

(edit: meyve sebzeleri sirkeli suda bekletiyor kardeşim, sabun çok acayipmiş bence iyi durulanmazsa kötü :D)
0
nhk ni youkosu
(09.04.20)
Elbette dezenfekte etmeniz gerekiyor. İşinizi şansa bırakmayın lütfen.

Annem havalandırdıktan sonra sirkeli suda bekletip yıkıyordu.

Artık biraz daha dikkatli olmamız gerektiğini düşünüp dünkü toplu alışverişten sonra meyve sebzeleri sabunlu sıcak suda iki dakika bekletip yıkadım. Bundan sonra da böyle devam edeceğim.
0
chihirovekohaku
(09.04.20)
Paketleri koyuyorum kenara, oyle bekliyor biraz.

Ama son alışveriş yaptığımda tedirgin oldum. Aldım dezenfektan spreyi elime, bütün paketlere fisfisladim. İyi de oldu.

Sebze meyveler için sirkeli su ve karbonat karısiminda bekletiyorum. Virüsten önce de böyle yapardım.
0
biseysorcaktim
(09.04.20)
(3)

En iyi internet sağlayıcı hangisi sizce?

foreignsilhouette
Selam dostlar. Sözlükte bütün hepsine sövülüyo mütemadiyen. Yok mudur bunun iyisi dertsizi uygun ücretlisi falanlısı filanlısı? Aşırı memnunum diyen bi babayiğit var mı aramızda?
Selam dostlar. Sözlükte bütün hepsine sövülüyo mütemadiyen. Yok mudur bunun iyisi dertsizi uygun ücretlisi falanlısı filanlısı? Aşırı memnunum diyen bi babayiğit var mı aramızda?
0
foreignsilhouette
(09.04.20)
her yerde aynı kaliteyi veren bir firma olması mümkün değil. ben superonline ve kablonet kullandım. çoğunlukla memnunum.

superonline abonesiyim 6 yıldır. (ailem kullanıyor şimdi). bir sorun yaşamadık. ama altyapı kötü ve ciddi şekilde yavaş internetimiz. ttnet olsaydı da aynısı olacaktı. bulunan yerle ilgili yani.
0
biseysorcaktim
(09.04.20)
Netspeed
Aşırı memnunum. Taahhüt bile yok.
0
etna
(09.04.20)
kendi altyapisi olan 3 firma var bildigim. 3 ana firma.
1. kablonet/uydunet : en saglami budur. ulke sathina yayilmamistir. fiyat politikasi ve kota vs olaylarini algilamari biraz dusuktur. rekabetle alakalari yoktur amme hizmeti yaptiklarini zannederler. tuketici koyundur.

2. superonline fiber : ikinci saglam budur. ulkeye baya yaygin fiber dosediler. acikcasi devletten once bu konuda onlem aldilar ve kendi aglarini olusturdular. son zamanlarda devlet hop dedi ve ttnet fiber de artik her yerde olmaya basladi. fiyat politikasi taahhut odaklidir. sinirsizi pek sevmezler. bu aralar upload u 20 mb't ve dl hizlarini x1.5 yaptilar o yuzden hizli tepki verirler. paraniz bolsa sorunsuz hizmet denebilir.

3. ttnet fiber : bu gercek olan fiber. fibernet hipernet sacmaaligi ile karistirmayin. superonline a rakip olarak cikti. her yerde yok ama sacma fiyat ve kota politikasi var. eger superonline yoksa veya iyi bir kampanya sinirsiz olarak bulunursa kullanilabilir.

4. digerleri: turknet, milleni, netspeed, x net, y net , z net. bunlar sadece cagri merkezi olan sirketlerdir. butun altyapi neredeyse ttnet'e aittir. bu firmalar ttnet ten port kiralar ve onu satarlar. dolayisiyla adsl ya da vdsl baglantiniz varsa kullandiginiz sirket ne olursa olsun ttnet kullaniyorsuunz. hizmet kalitesi de ttnet e bagli olarak degisir. ama bakir kablo ne yazik ki 100 mbit e yakin hiz verebilmesine ragmen ulke genelinde 35 mbit ortalamasi vardir. eski bir yerlesimdeyseniz 8-16 mbit ustune cikamayabilirsiniz bile cunku bakir kablo yatirimi artik pek yapilmiyor. ama hala talep var ve olacak da gibi gorunuyor.
0
ozdek
(09.04.20)
(1)

Youtube videosunu websitesine gömme

maksat muhabbet
Merhaba arkadaşlar, öncelikle peşinen söyleyeyim, herhangi bir web-design tecrübem olamadığı için, (sadece 20 sene önce geocities'de sitem vardı), sorum iş bilen biri için salakça olabilir, kızmayın :)Bir web sayfasına, bir youtube videosunun belli bir kısmı, mesela 10:20 - 11:44 arası nasıl gömülür
Merhaba arkadaşlar, öncelikle peşinen söyleyeyim, herhangi bir web-design tecrübem olamadığı için, (sadece 20 sene önce geocities'de sitem vardı), sorum iş bilen biri için salakça olabilir, kızmayın :)

Bir web sayfasına, bir youtube videosunun belli bir kısmı, mesela 10:20 - 11:44 arası nasıl gömülür?
0
maksat muhabbet
(08.04.20)
"Embed" aradığınız sözcük. Youtube embed şeklinde aratirsaniz bir sürü video çıkar.

İki tarih arasını oynatmak doğrudan youtube üzerinden mümkün olmayabilir. Ama belli süreden başlasın derseniz video id.sinin sonuna "?start=15" (15ibci saniyeden başla) yazmanız gerekir.

www.youtube.com şeklinde.

Bu url iframe içerisinde yazmanız gerekiyor. <iframe src="www.youtube.com > şeklinde.
0
biseysorcaktim
(08.04.20)
(3)

38 bin lira param var, altın alınır mı?

pgup
en çok altına güveniyorum olmayan ekonomi bilgimle. siz ne düşünürsünüz bu azıcık parayı değerlendirebilmek için?
en çok altına güveniyorum olmayan ekonomi bilgimle. siz ne düşünürsünüz bu azıcık parayı değerlendirebilmek için?
0
pgup
(07.04.20)
Ayın birinde 330 liradan aldim. Bugünse 360a çıktı. Şimdi yüksek, düşer belki diye düşünup almadığım her gün kardan zarar etmiş oluyorum.
Bence bir kısmıyla online bankacılık üzerinden almaya değer.
0
biseysorcaktim
(07.04.20)
Ekonomi gurusu değilim. Katilirsiniz katilmazsiniz ama genel gecer bir düşüncem var. Bugünlerde türk lirasi tutacaginiza, Macar salamı bile tutsanız daha karlı cikabilirsiniz. Altın alip zarar etme olasılığınız var. Ama ben türk lirası ile o zarar etme olasılığını bekleyemem. Kendi param dolarda. Babamın parasının büyük kısmı frankta. 15000 gibi bir paramiz vardi. Yen aldık geçen.
0
allah yazdiysa bozsun
(07.04.20)
Vaden ne kadar bilmiyorum ama eğer kısa vadeli düşünüyorum diyorsan altın al. Uzun vadeli birikim yapacam diyorsan hisse senedi.
0
maxim gorki
(07.04.20)
(7)

Ben robot değilim sorularını niye soruyorlar

condom kurşunu
Sb thx
Sb thx
0
condom kurşunu
(06.04.20)
bazı terbiyesiz insanlar kod yazmak suretiyle bir insan tarafından yapılması beklenenı, ad soyad doldurma vs. gibi işlemleri otomatize edebiliyor.

yani güncel olarak örnek vermek gerekirse, elimizde aşağıdaki formu doldurmak için gerekli bilgileri içeren bir vatandaş listemiz varsa bir tuşa basarak bunu otomatik bir şekilde doldurup maske siparişi verebiliriz.

basvuru.turkiye.gov.tr
0
aziz dostum jack
(06.04.20)
şu fotoğraf seçmeli olanları doldururken, google'ın yapay zekasına yardım ediyoruz. google adına çalışıyoruz yani. resimde ne olduğunu söyleyerek, makine öğrenmesine katkıda bulunuyoruz.

genel olarak sebebiyse, saldırgan botlardan korunmak. senin insan olduğunu öğrenince geçit veriyor sistem. böylece saldırgan, siteye zarar verebilecek olan botlar kapıda kalarak engellenmiş oluyor. (;
0
avianthem
(06.04.20)
O siteye giren ya da o formu dolduran kişinin gerçekten bir insan olduğundan emin olmak istiyorlar.

Yazılımlar sayesinde o siteler üzerinden saniyede binlerce işlem yapılabilir, içerikler çalınabilirmiş ya da spam yapılabilir.
0
biseysorcaktim
(06.04.20)
çünkü ben rakip bir firma olarak bir kod yazarım 3 haftada 27 milyon kullanıcı ile uğraşıyor olursun.
0
duyurukullanıcısı
(06.04.20)
Ok de bu yapay zeka o soruları da çözer aslında çözemez mi?
0
🌸condom kurşunu
(06.04.20)
elbette ama burada amaç işi mümkün olduğunca zorlaştırmaktır. yoksa dediğin gibi hep matematiksel işlem soran basvuru.turkiye.gov.tr'yi çözmek çok zor değil.

ama google captcha mesela sadece soru sormuyor aynı zamanda kullanıcı hareketlerini de analiz ediyor, fare hareketleri vs.
0
aziz dostum jack
(06.04.20)
bu robot soruları olmazsa site yöneticilerine her gün bir sürü spam geliyor.
0
goddar
(07.04.20)
(6)

Sıcak havalar Korona'yı nasıl etkileyecek?

madurumdamadurum
İnsanlar yazın bile grip nezle olabiliyorlar yani virüs yüzde yüz yok olmuyor peki.. nasıl bu kadar emin bir şekilde yazın bu virüs olmayacak deniyor? Pek biyolojik bilgim yoktur bu sebeple ayrıntılarını bilmiyorum virüslerin ama şöyle bi tablo olsa sonuç nasıl olurdu ? Havuza giren 30 kişiden biris
İnsanlar yazın bile grip nezle olabiliyorlar yani virüs yüzde yüz yok olmuyor peki.. nasıl bu kadar emin bir şekilde yazın bu virüs olmayacak deniyor? Pek biyolojik bilgim yoktur bu sebeple ayrıntılarını bilmiyorum virüslerin ama şöyle bi tablo olsa sonuç nasıl olurdu ? Havuza giren 30 kişiden birisi korona olsaydı ve suya sürekli (iğrenç olcak) balgam yada sıvılarını bıraksaydı ve diğer 29 kişi buna maruz kalsaydı bu kişiler hasta olma ihtimalleri var mı ? Virüsler nasıl canlılar nemde yaşarlar mı dış ortamda nedir bunun açıklaması ?
0
madurumdamadurum
(06.04.20)
diamon princess'teki ilk vaka havuza ve saunaya girdiğini söylemişti ve ardından virüsün buralardan yayılmış olabileceği düşünülmüştü. havuzdan bulaşması bana uzak geliyor ama bilmiyorum, uzman değilim. bahsettiğiniz gibi olsaydı sanırım hasta olma ihtimalleri olurdu.

sıcak havalarda olmayacak demiyorlar. vaka sayısı azalır diyorlar. virüsün yapısının sıcak havada daha çabuk bozulacağını söylüyor kimisi. kimisi de sıcak iklimleri örnek göstererek "böyle bir şey yok sallamayın" diyorlar.

yazın azalacak diyenlerin bence mantıklı olan diğer düşüncesi ise yazın insanların vücut direncinin daha yüksek olması, kapalı ortamlarda daha az zaman geçirilmesi ve temiz havanın daha çok dolaşması. vücut direnci noktası çok önemli bir etken bence. kışın zaten insanlar grip, nezle hatta zatürre oluyorlardı -ki bu covid'e benzeyen şeyler.
0
biseysorcaktim
(06.04.20)
Sanırım sıcak değil de güneşten gelen UV ışınları etkili virüs üzerinde.
0
John Bloor
(06.04.20)
John bloor +1.
0
Fusha
(06.04.20)
Dogu Afrika'da virusun girisi cok daha gec oldu. Su an vaka sayisi da cok dusuk ama var.

Mevsimlerimiz burada cok belirgin degildir ama cehennem sicaklarinin ortasindayiz bu virus dunyada ortaya ciktigindan beri..
0
Sahikaa
(06.04.20)
Brezilya'da sıcaklık sürekli 20 derece üzerinde ama bugün itibariyle 11.200 vaka var.
0
kediyesellektoryapanadam
(06.04.20)
freebird5406_2
(06.04.20)
(4)

Halife Ömer ile ilgili

000000
Iskenderiye kutuphanesini yaktirdigi dogru mu?Ise yarar her bilgi Kuran'da var diye yaktirmis diye okudum bir kitapta.
Iskenderiye kutuphanesini yaktirdigi dogru mu?
Ise yarar her bilgi Kuran'da var diye yaktirmis diye okudum bir kitapta.
0
000000
(06.04.20)
Bir başka kaynakta bu yalanlanıyormuş. Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün'den öğrendiğim bir bilgi bu.
0
muhayyer divan
(06.04.20)
çok zorlama bir iddia gibi duruyor. bunun doğru olduğunu düşünmüyorum. genelde hristiyanlık inancının yayılma gösterirken hala putperestlik inancının etkin olması üzerine yakıldığı düşünülüyor.

o kütüphanenin yakıldığı dönemde islamiyet ne kadar güç kazanmıştı?
0
biseysorcaktim
(06.04.20)
Kesin bir bilgi yok, 3 ihtimal var diye hatırlıyorum. En büyük ihtimal Kleopatra döneminde olan bir savaş sırasında, diğer bir ihtimal Hristiyanların yaptığı başka bir savaşta.

Diğer bir ihtimal de Halife Ömer zamanında olduğu.

Ama Hz. Ömer ile alakalı olan ihtimalin yalanlandığı çok kaynak var, ayrıca o dönemde islamiyet ne kadar güçlü? +1
0
John Bloor
(06.04.20)
İlbercan şöyle diyor:
m.youtube.com
0
fempusay
(06.04.20)
(10)

Corona teorisi

docrivers
Size en mantıklı gelen veya en ilginizi çeken komplo teorisi hangisi ?Ben açıkçası devletlerin ve medyanın verdikleri reflekslere bakarak bu işin pek doğal olmadığını, en azından sürecin yönetiliş şeklinde bir tuhaflık olduğunu düşünüyorum, fikirlerinizi okumaya hazırım.
Size en mantıklı gelen veya en ilginizi çeken komplo teorisi hangisi ?
Ben açıkçası devletlerin ve medyanın verdikleri reflekslere bakarak bu işin pek doğal olmadığını, en azından sürecin yönetiliş şeklinde bir tuhaflık olduğunu düşünüyorum, fikirlerinizi okumaya hazırım.
0
docrivers
(06.04.20)
Burada da yazdığı üzere ne pangolin ne yarasa bu işi açıklamıyor, bilimsel olarak labda üretilmediği bile ispat edilemez denmiş: www.bbvaopenmind.com

İlk hasta 17 kasımda kaydedilmiş, MIT technology reviewde nihayet birileri kaydadeğer bilgiler açıklanmaya başlanıldı. Bu makalede değil de başka makalede bu hafta içinde covid 19 bağışıklık testi İngilterede kullanılmaya başlanılacak. Bağışıklığı olanları sokağa salmak istiyorlar anladığım kadarıyla. Komplo teorim de Çin, İtalya ve Yeni ipekyolu projesi üzerine kurulu. Bir yandan george saros da işin içinde ama Rusya konunun neresinde onu bilemiyorum. Bu virüste öngörmedikleri bir sorun çıkmış olabilir. Eğer gerçek plan bu bilançoysa insanlık için çok acı bir durum.
0
ashleybon
(06.04.20)
5G teorisi inanılmaz saçma ama ne kafalar var deyip eğlenerek okudum.
Twitter'da bir tweet vardı Avrupa'da her yaşlı öldüğünde maliye bakanı göbek atıyordur diye. Yaşlı nüfusun fazlalığı, ekonomiye etkisi göz önünde bulundurulduğunda büyük oranla yaşlıları etkileyen yapay bir virüs niye yapılmasın ki? Başta mantıklı geldi. Muhakkak genç ölenler de olacaktı ama milyonlar için birkaç tanesi feda edilebilirdi. Sonra İtalyan'ın korkunç halini görünce dedim bu da yaş.
Amerika'nın Çin'e yaydığı ya da Çin'in daha büyük kazançlara ulaşmak için önce kendinde sonra dünyaya yaydığı teorisi de mantıksız geliyor artık. Markalar fabrikalarını menşei ülkelere kurabilirler bu gidişle.
Bir de son birkaç gündür whatsapp ta dolaşan İbrahim diye bir adamın yazdığı 22 madde olması lazım bir teori var. ABD bunu ekimde modelledi salgın altı ayda bitecek mayısta hiçbir şey kalmayacak diye. Boşu boşuna ona inanıyorum şu an başka bir şey yapmıyorum.

Ha ama kendimce dsö başkanının Çin yalakalığından dolayı yargılanması gerektiğini düşünüyorum. Aralık 31de bildirilen virüsün 14 Ocakta insandan insana geçmediğini savunmak ne? Onlar yeterince ciddiye alsaydı bu virüsü şu an daha olumlu bir dünya seyrediyor olabilirdik.
0
black holes in the sky
(06.04.20)
en revaçta olannı 5g ile ilgili olanı. hakkında o kadar aptalca şeyler söyleniyor ki, inanmak zor. 5g istasyonları virüs yayıyor seviyesine indi.

oysa bu teoriyi ortaya atanlar, özetle, frekansların canlı organizmalarında zararlara yol açabileceğini söylüyorlar. var olan her şeyin titreşimden meydana geldiğini kabul edersek titreşimlerde bozukluk başka sorunlara yol açabilir. bu anti-5g'ciler de bunu söylüyorlar.

mikrodalgada yumurta haşlamak gibi, görünen hiç bir şey yok ama bir müddet sonra yumurta patlıyor.

ben yine de, 5g'nin zararlarının olabileceğini ya da bağışıklığı düşürebileceği ya da başka şekilde zarara yol açabileceğini düşünüyorum. yani bu sadece aptalların(!) inandığı komplo teorisini yabana atamıyor, şüpheyle bakıyorum.
0
biseysorcaktim
(06.04.20)
soruya yanıt olmayacağının farkındayım ama değinmeden edemedim. www.bbvaopenmind.com

bu linkteki makaleye göz gezdirdim. virüsün bilimsel olarak labda üretilmediğinin ispat edilememesinin eldeki güncel verilerle kanıtlanamaması örneği, komplo teorilerinin mantıksal düşünce karşısında yanlışlanamaması şeklinde sahip olduklara güce örnek olarak veriliyor ve ardından virüsün laboratuarda üretildiğine dair kesinlikle hiçbir kanıt olmadığı, genom analizlerinin doğal kaynak haricinde başka hiçbir kaynağa işaret etmediği, bilimsel ortak görüşün de virüsün doğal hayatta oluşmuş olduğunu söylediği belirtiliyor.


ekleme: bunu yazdıktan sonra bir bakınayım dedim ve şunları buldum. krizden en çok kim kar etti? netflix. hımmmm. (zaten sinemalar kapalı, millet de evinde netflix'e hücum etmezmiş gibi bir de yeni belgeselleri de salgın konuluymuş.) bir diğeri de bill gates yeni grip aşısını insanlar üzerinde test ediyor.
0
sanat guresi
(06.04.20)
"Thus, it is impossible to disprove with evidence that SARS-CoV-2 is a natural virus that has escaped from a laboratory" Doğal da olsa labdan kaçmadığını ispat edilemez deniyor. Doğalmış süsü vermek de ispat edilemez birşey. Şu an 99.9 virüs kaynağı belli değil kimse yarasakarı ve pangolinleri suçlamasın yani. Benim anlafığım bu.
0
ashleybon
(06.04.20)
doğal olsa da, doğal süsü verilmiş olsa da bu bilimin kanıtlayabileceği bir şey değil demiş. bu, komplo teorisyenlerinin işi ancak. hani korona virüsü özelinde bir eksiklik ya da soru işareti söz konusu değil burada. osman virüsü de yapsak verilerle yola çıkıldığında bilimsel olarak kanıtlanabilecek şey ancak bu virüsün doğal olup olmadığı, ki korona virüsü konusunda bilimsel bir uzlaşı mevcut, ama laboratuardan bilerek kaçırılıp kaçırılmadığı, yayılmasına çeşitli gündemlerle önayak olunduğu değil.

kaynağın doğadan geldiği, doğal hayatta oluştuğu konusunda zaten genel bir fikir birliği var. şimdi de tek tek host şüphesiyle yaklaşılan hayvanları inceliyorlar. yarasa ve pangolin'de şu güne kadar "aha host işte budur" dedirtecek veriye rastlanmaması başka hiçbir hayvanda rastlanmayacağı anlamına gelmiyor.
0
sanat guresi
(06.04.20)
bizim üniversitede ki profesörümüz şey demişti 'bence bu koronayı türkiyeden birileri yönettiler çünkü tekstil gibi bazı pazarlarda tekrar üstünlüğü elde etmek vb. sebeplerden diye söylemişti' tabiki bu bir görüş saçma olabilir mantıklı yanlarıda var.
0
madurumdamadurum
(06.04.20)
Diğer bi komploysa ; dünyayı yöneten aslında tek bir el olduğunu ve bu elin neredeyse tüm ülkelerde kol gezdiğini ve bu sebeple 50 yılda bir buna benzer şeyler yapıp ekonomik anlamda özellikle dünyayı sarsan ve nüfusu azaltan süreç yaşattıkları.
0
madurumdamadurum
(06.04.20)
Çok teori saydım bir diğer teoride bu virüsün Korede yapay bir labdan çıkması oda My secret terrius dizisinde 2018 yılında bir sahnesinde bu Corona virüsünden bahsedilmesi ve aşırı tepki vermeleriyle (tabi o zaman kimse corona ne bilmiyor) aslında tohumlarının atıldığı idi.
0
madurumdamadurum
(06.04.20)
BM hükümetlerarası iklim panelinde önümüzdeki 20 yıl için karbon ayak izi düşürülmediği sürece geri dönüşü olmayan noktaya gelineceğinden bahsedildi.

rapordaki en önemli satır şuydu sanırım; "küresel çapta daha önce görülmemiş düzeyde yeni önlemler almak, daha önce görülmemiş çapta ekonomik kaynakları harekete geçirmek gerekiyor.

Bu kadar büyük mali yükü tek bir ülke üstlenemeyeceği için uluslararası dayanışma ve eşgüdüm bu gezegende yaşayan canlıların varlığının geleceğini belirleyecek düzeyde bir önem kazanıyor."

Şuan dünya genelinde yaşanan karantina sürecinde , sokağa çıkma yasakları karbon salınımlarını düşürdüğü aşikar bir durum. fakat bu yaşanacak süreç (4 ay-12 ay) dünyanın kendini toplamasına yeterli bir süre mi bunu bilemem.
0
janavarorion
(06.04.20)
(8)

Matematiksel olarak karantina aylar sürecek

fobfilm
Karantina önlemlerinin gevşetilebilmesi için toplumun % 60'ının Covid 19'a bağışıklık kazanması gerektiği söyleniyor. Türkiye nüfusu 81 milyon. Suriyeliler ve diğer yasadışı göçmenleri de sayarsak en az 85 milyon diyebiliriz.85 milyonun % 60'ı 51 milyon kişi.Enfekte olan hastaların % 20'sinin bu ha
Karantina önlemlerinin gevşetilebilmesi için toplumun % 60'ının Covid 19'a bağışıklık kazanması gerektiği söyleniyor.

Türkiye nüfusu 81 milyon. Suriyeliler ve diğer yasadışı göçmenleri de sayarsak en az 85 milyon diyebiliriz.

85 milyonun % 60'ı 51 milyon kişi.

Enfekte olan hastaların % 20'sinin bu hastalığı ağır geçirdiğine dair bir istatistik var.

51 milyon'un % 20'si 10 milyon 200 bin kişi.

Türkiye'deki yoğun bakım yatak sayısı 30 bin civarı.
Bütün kapasiteyi Covid19 hastalarına ayırsak bile sistemin kilitlenmemesi için 10 milyon hastanın devir daim yaparak bağışıklık kazanması veya ölmesi, ortalama 7 günlük yatış süreci olduğunu varsayarsak neredeyse 7 sene sürüyor.
Ki bu en iyi senaryoda böyle. Ortalama yatış süresi sanırım 7 günden çok daha fazla.

Yani aşı bulunmadan bu karantinadan çıkmak imkansız. Aşının bulunup dağıtılmaya başlanması da en iyi ihtimalle 8 ay sürecek deniliyor.

Sıcak havanın virüsün yayılımını yavaşlattığına dair bilimsel bir bulgu yoksa, bu en az 8 aylık karantina süreci demek.

Devletin vatandaşa en ufak bir maddi destek vermek gibi bir niyetinin olmadığı açık. Çünkü devletin kasasında para yok.

8 ay boyunca millet ne yiyip, ne içecek, kirasını, faturasını nasıl ödeyecek acaba?
0
fobfilm
(05.04.20)
anasını satayım bu sene mezun olacaktım.. ve iş bulamama imkanım da yoktu.. ya.. varolmaktan ACI ÇEKİYORUM

cevap: cümleten boku yedik. dexer ve kankaları zamanında insaflı yeselerdi böyle olmayacaktı
0
beyaz power ranger
(05.04.20)
Olduğu yere kadar gerekli tasarruflar yapılarak ihtiyaçlar asgariye indirilerek bu sorun da gidecektir tabii. Sanırım büyütmeye gerek yok.
Devlet vatandaşa destek oluyor, vatandaşta devlete destek oluyor. Örneklerini bizzat biliyoruz ve yaşıyoruz. Devlet olmadığından kirasını ödeyen yiyen içen bir vatandaşın pek bir anlamı kalmıyor.
Vatandaşlık, şahsın bir devlete bağlı olmaysıyla anlam kazanıyor.
Diğer gelişmiş sayılan Ülkelerin böyle anlarda yapabilecekleri bir planları olmadığından Türkiye'ye göre daha zor bir durum içerisindeler. Orta doğu ve Asya gibi yerlerde ölüm sıradan bir şey iken böyle anlarda avrupa için ise ölümün manası felaketle eş değerdir ki temelleri maddiyata ve sömürgeye dayanıyor.

Asıl sorun, böyle zor zamanlarda konuyu farklı yerlere çekenlerde ve (bazı) vatandaşların her şeyi ama her şeyi devletten beklemesinde yatıyor.
Doğrusu yazı da hayatı her daim , yeme içme ve kira fatura ödemekle sınırlandıran birileri için korku filmi senaryosu gibi olmuş.
0
Erva
(05.04.20)
bahsettiğiniz durum matematiksel olarak gerçek olabilir. hiç bilmiyorum ne kadar sürecek ve nasıl sürecek. ama bir şekilde durumdan ümitsiz değilim. sanki bu karantina günleri yeni kapılar açacak ve durumlar olumluya gidecek gibi geliyor. buna dair sunabileceğim somut bir kanıtım yok ancak yine de hissiyattan öte bir şey.

yemek içme konusu hallolur, aslında temel giderlerimizin maliyetleri çok az. yandaşın cebe indirdikleri ya da silinen vergilerle değil 8 ay çok daha uzun yaşarız.

dünya farklı bir boyuta gidiyor. biz de öyle.

sanırım solunum cihazlarının sayısı arttırılacak. bu durumda şuan yoğun bakımda olması gereken insanların bir kısmı tedavilerini evlerinde devam ettirebilecekler. tedavi yöntemleri konusunda da ivme kazandıklarını söylüyorlar. bir kaç ay içerisinde hastanede kalma ortalaması dediğinizden daha da düşmüş olacaktır.

yiyecek içeçek konusu da belki maske dağıtımına benzer.
belli oranlarda belli gıda malzemeleri evlere dağıtılır.
0
biseysorcaktim
(05.04.20)
Bana göre de havaların ısınması virüsün yayılımını hızlandırdı. Rusyada vaka sayısı garip bir şekilde çok az, havalar göreve daha soğuk diye olabilir mi? Yoksa sayılar mı yanlış?
şu an bile belli bir kesim sosyal izolasyonda doğal seleksiyona uğramak üzere. Bir de bizim ülkemizde hastanelerin çalışma prensibi nasıl anlamadım. Gençsen ve korona pozitifsen eve yolluyolar, AB ülkeleri ve İngiltere yaşama şansı yüksek olanı tedavi edin diye kural çıkarmıştı. Biz gene ülkecek tersini mi yapıyoruz?
Boku yedik diyenlere katılıyorum.
0
ashleybon
(05.04.20)
@fobfilm Vatandaş değil kul olanların ortaya çıktığı bir dönemdeyiz. Düşmediği halden anlamayan insanlara laf anlatmaya gerek yok. Onlara göre devletten, hani şu mercedesten inmeyen, saraylarda, 5 yildizli otellerde yasayan, itibardan tasarruf etmeyen devletten, bir şey beklememek lazim.
Sorsan avrupa'da oluyoruz bitiyoruz. Ac susuz kaldik, nerede Türkiye diye ağlıyoruz...

Sacma sapan hiçbir bilgisiz verilen cevabi duzeltmek adina;

Fransa: hastaysan ya da çocuğun hastaysa falan sorgusuz sualsiz 15 gün izin. Sonrası icin doktor raporu. Hiçbir şekilde izinlerden düşme falan yok.
Kapanan iş yerleri ya da hastalık sebebi ile insanlarin çalışmak istemediği yerlerde parsiyel issizlik var. Bu kişiler %84 net maaşını alıyor maaş olarak.

Iş yerleri elektrik-su-gaz-kira-vergi ödemiyor(virüs sebebiyle kapananlar ya da etkilenenler). Ek olarak 1-2-3-4-5 yillik devlet garantili, masrafsız, faizsiz kredi basvurabiliyorlar (isteyene hemen kendi banka hesabıma gelen maili atabilirim).

46 milyar Euro issiz kalanlar icin, 300 milyar euro da kucuk buyuk sirketler icin ayrılmış durumda.

Buna ek olarak sağlık çalışanları taksi ve hotel masrafları devlet tarafindan odeniyor (l'etat paiera).

Ha bu arada, macron citroen'e biniyor. Maaş da almiyor. Bir de geçen özel uçakla bir ülkeden gelen başkanlar olay olmuştu, adamlar bildiğin açıklamak zorunda kaldı neden geldiklerini falan. Kul olanlarin anlamasi zor şeyler bunlar. Yarın ekmek ve su için calisacaksiniz 3 ay köle olacaksiniz deseler, feda olsun vatana derler...
0
logisticsmanager
(05.04.20)
@ashley
havaların ısınması sosyal izolasyonu zorlaştırdığı için virüsün yayılmasında olumsuz bir etkiye sahip.

geçen haftalarda insanlar ne güzel evlerinde oturuyor, herkes kurallara uyuyor diye düşünmüştüm ki ertesi gün hava açıp birden yaz gelince kimse evde kalmadı. insanlar virüs yüzünden değil, havalar soğuk ve yağmurlu diye çıkmıyormuş. şimdi bile evde oturmayan insanı bahar gelip kuşlar cıvıldayınca biraz zor tutarız.

pozitifsen ama gençsen eve yollayıp kötüleşirsen haber ver diyorlarmış. pozitif teşhisi koyulup evinde karantinada olan tonla insan var. bir kısmı da bir kaç gün müşahade altında tutulup ardından eve yollanıyor. düşünüyorum da, başka ne yapılabilir? hastanede yatmak yerine evde yatıyorsun. sıkıntın artarsa onları arayıp haber veriyorsun, ambulans geliyor.

bazı ilaçları kullanıp evde dinlenmek dışında yapabileceğin bir şey yok. ilaçlar tedavi ediyor. sen de eğer bir kronik rahatsızlığa sahip değilsen şiddetli bir grip geçirir gibi atlatıyorsun bunu. yaşı ve kronik rahatsızlığı olanlar ise solunum cihazına ihtiyaç duyuyorlar.

o ingiltere ya da başka yerlerde 80 altını tedavi edin olayı yoğun bakımlarda ve hastanede yer kalmaması yüzünden. bizde zaten 80e gelene kadar ölüyor insanlar. bir de yoğun bakım ünitelerimiz o ülkelerin rakamlarının bir hayli üzerinde mesela ingiltere'de 1 milyonda 66 kişiye yoğun bakım ünitesi düşüyormuş ve bu oran bizde 1 milyonda 400 şeklinde.

vaka sayısı artarsa bizde de "çaktırmadan" öyle bir kural çıkar gibime geliyor.
0
biseysorcaktim
(05.04.20)
@logisticsmanager Bu tip insanlar genelde argümanın içeriğine veya bilimsel verilere pek bakmadıkları için, yazdıklarının onun gözünde pek bir anlam ifade edeceğini sanmıyorum.

@ashleybon Rusya'nın verileri yanlış da olabilir, iklimle doğrudan bağlantılı da olabilir. Bu virüsün hangi derecede ne kadar dayanabildiğine dair bilimsel bir araştırma var mı bilmiyorum ama şahsi görüşüm iklim sıcaklığının bu virüsün yayılım hızına pek etki etmeyeceği yönünde. Sonuçta insanlar bir şekilde vücut sıcaklıklarına uygun olacak ortamlarda hayatlarını sürdürüyorlar. Kapalı alanlarda ısı dengesi kalorifer veya klimayla bir şekilde sağlanıyor ve virüsün yayılması için en uygun ortam da bu türden kapalı ortamlar.
0
🌸fobfilm
(05.04.20)
Panik yapma. Matematiksel olarak doğru olması, gerçekte de öyle olacağı anlamına gelmez. Örneğin insanların büyük çoğunluğu hastanesiz atlatacak.ayrica yaz aylarinda (80 br nem ve 30 c üzeri ısı) yayılım azalacak. Birkaç yabancı makalede en iyi 90gun en kotu 180 gün diye okudum (kış aylarinda yeniden artış olabilecekmis). Haziran basi gibi sanıyorum biraz gevşeme olacak.
NOT: Alanın uzmanı değilim. Yukarıdaki bilgiler, dinlediklerim ve okuduklarım kapsamında edindiğim enformasyonu aktarmaktan daha fazlası değil. arzu eden herkes bunları rahatlıkla bulabilir.
0
fempusay
(05.04.20)
(13)

Şu maske sitesi olayı gerçek mi?

ya ben lan neyse
https://maske.epttavm.com/yahu site "ben dolandırıcıyım." diye bağırıyor. bir sürü insan "gerçek" demiş. herhalde şu ortamda trollüğe kalkışmıyordur değil mi kimse?
maske.epttavm.com

yahu site "ben dolandırıcıyım." diye bağırıyor. bir sürü insan "gerçek" demiş. herhalde şu ortamda trollüğe kalkışmıyordur değil mi kimse?
0
ya ben lan neyse
(05.04.20)
bu site ve olay bana da hiç güven vermedi. tc devleti'nin iyi bir şey yapma ihtimalinin olmadığını akıldan çıkarmamak ve kişisel bilgileri girmemekte fayda var.
0
ala09
(05.04.20)
ryhmer
(05.04.20)
site değil de siz "subdomain nedir bilmiyorum" diye bağırıyor gibisiniz hocam.

dümdüz ptt'nin satış sayfası yahu. bu arada arayüzü görünce bi gülme tuttu. yarım saat önce karar vermişler satış yapmaya hemen açmış gibiler.
0
avatar is back
(05.04.20)
ptt'nin kendi sitesi evet, beceriksizlik akıyor siteden ama gerçek site.

aslında tam bir "localimde çalışıyodu" durumu
0
selam
(05.04.20)
kendisi yıllardır var olan, ptt'ye ait bir satış portalı. dolandırıcı değil.
0
nabrukk
(05.04.20)
Bu arada, ücretsiz olan bir şey ile nasıl dolandırabilirler ki? aklıma bişi gelmedi açıkcası en fazla telefon numarasını ele geçirmiş olurlar?
0
selam
(05.04.20)
Neresi "ben dolandırıcıyım." diye bağırıyor ?
Bu işlerden çok anlamıyorsunuz galiba

Tamamen gerçek bir sitedir. Herkes gönül rahatlıkla başvurabilir. Tabi şu an yoğun lakin başvuru tuşuna peş peşe basılırsa oluyor.
0
infernalcadre
(05.04.20)
Gayet de çakma bir siteye benziyor ama gerçekmiş.Buram buram kalitesizlik kokuyor.
0
alfred
(05.04.20)
modern web sayfası görünümünde olmadığı doğru ama aceleyle hazırlanmış. muhtemelen yarına toparlarlar, zaten çökmüş. görünümünün böyle olması dolandırıcı olduğu anlamına gelmez. zaten adresi de epttavm'nin subdomain'i. (edit: şeklini toparlamışlar bile ama hala çökük)

dolandırıcıyım diye bağıran site kredi kartı numarası ister, internet bankacılığı şifresi ister, kart numarası ve şifresi ister. bu sadece tc kimlik numarası, telefon ve adres istiyor. bu bilgilerle dolandırmayı başarıyorsa buyursun. ben aynı bilgileri migros sanal market'e de veriyorum.
0
kibritsuyu
(05.04.20)
epttavm yıllardır var olan bir yer. o domain'in (alan adı) önünde başka bir isim varsa (subdomain), yine o alan adına bağlıdır. yani sahte olması olağan değil.

az önce eriştiğinizde muhtemelen yoğunluk sebebiyle sunucu yanıt veremedi ve css ile script dosyaları yüklenmedi. bunlar için sitenin tasarım ve işlev konusundaki kuralları diyebiliriz. bunlar olmayınca sayfa yamuk yumuk, ilkokul ödevi gibi açılır.

şuan düzgün görünüyor.
0
biseysorcaktim
(05.04.20)
Gerçek. 20-65 yaş arası her aile bireyi için sipariş edilebiliyor. Eve kadar da getiriyorlarmış ptt aracılığıyla. Tamamen ücretsizmiş.
0
havadakarada
(05.04.20)
Bu arada yaş kıstasını göremedim sitede ama televizyonda o şekilde söylüyor. Yanlışlık olmasın.
0
havadakarada
(05.04.20)
yaş kıstası, doğum tarihi girerken karşınıza çıkıyor. doğum tarihi listesinde 1954 öncesi ve 1999 sonrası yok.
0
kibritsuyu
(05.04.20)
(3)

Su yerine cay

lion de la Turquie
Diyeti nasıl paramparça eder mi? Şekersiz 1.5 lt falan 10 kupa çay içiyorum. Su içeyim gelmiyor.
Diyeti nasıl paramparça eder mi? Şekersiz 1.5 lt falan 10 kupa çay içiyorum. Su içeyim gelmiyor.
0
lion de la Turquie
(05.04.20)
Su yerine çay iyi fikir değil. Aynı işlevi görmez.
0
Topalordek
(05.04.20)
bendensin...

cay ictigin surece su icesin gelmiycek ama
0
yoggi
(05.04.20)
çayda da kafein bulunuyor. bahsettiğiniz bu miktar fazla kafein tüketmenize sebep olur. diyetinizi bilmem ama sağlığınız için iyi olmayabilir.

su yerine geçmez, aksine, çay ve kahve tüketimi arttıkça su tüketiminiz de misliyle artmalı.
0
biseysorcaktim
(05.04.20)
(2)

35 mbit netin bana yetmemesi

infernalcadre
2 bilgisayar 2 telefon var aynı anda çalışan ve bunlarla çoğunlukla video izlenir. Burada bir sorun yok. Ama bilgisayarın biri torrent indirmesi yaptığında diğer bilgisayardaki net kullanılmaz hale geliyor.Soru 1: Hangi cihazın ne kadar net kullandığını anlayabileceğimiz bir sistem var mı ?Soru 2 To
2 bilgisayar 2 telefon var aynı anda çalışan ve bunlarla çoğunlukla video izlenir. Burada bir sorun yok.

Ama bilgisayarın biri torrent indirmesi yaptığında diğer bilgisayardaki net kullanılmaz hale geliyor.

Soru 1: Hangi cihazın ne kadar net kullandığını anlayabileceğimiz bir sistem var mı ?

Soru 2 Torrent kullanan bilgisayara bir limit koyabilir miyiz ?

Soru 3 Neden Diğer bilgisayar indirme yaparken benim videom donuyor ? Ben video izlerken onun indirmesi yavaşlasın. Torrentin dokunulmazlığı yada baskınlığı mı var ?
0
infernalcadre
(05.04.20)
torrent uygulamasını sınırlandırabildiğin gibi torrent'in indirdikleri içerikleri ayrı ayrı da sınırlandırabilirsin.

bazı modemlerde cihazlara hız limiti koyulabiliyor. modem adını internette aratarak senin cihazının buna uygun olup olmadığını öğrenebilirsin.

o bilgisayara yükleyeceğin bir programla da bunu yapabilirsin. netbalancer, netlimiter ilk akla gelen programlar. ama tek sorun torrent'se harici bir programa ihtiya duymadan, torrent uygulaması üzerinden de sınırlandırabilirsin.

siz modeme kablo ile bağlanırsanız sanırım öncelik sizde olur. nasıl bir sistemleri var bilmiyorum ama torrent'in önceliği oluyor. tüm bağlantıyı alıp içiyor. torrent, doğası gereği, upload'ı da kullanıyor. bu da yavaşlatır hızınızı.
0
biseysorcaktim
(05.04.20)
torrent'in upload hızına limit koyun, upload kanalı dolunca diğer servisler sağlıklı çalışamıyor.
0
Sir Anthony Hopkins
(05.04.20)
(9)

kirada oturanlar ve corona hk.

ala09
merhaba, ev sahibinizle iletişime geçtiniz mi? ev sahibiniz nasıl bir aksiyon aldı/alıyor/alacak? özellikle gelirinizin tamamı veya bir kısmından mahrum kalan veya kalması muhtemel arkadaşların durumunu merak ediyorum.ben muhtemelen bir kısmını alamayacağımı söyledim (bu ay değil de sonraki ay için
merhaba, ev sahibinizle iletişime geçtiniz mi? ev sahibiniz nasıl bir aksiyon aldı/alıyor/alacak?
özellikle gelirinizin tamamı veya bir kısmından mahrum kalan veya kalması muhtemel arkadaşların durumunu merak ediyorum.

ben muhtemelen bir kısmını alamayacağımı söyledim (bu ay değil de sonraki ay için özellikle), maaşın yatınca konuşalım tekrar dedi. o ne demek artık anlamadım ama bekliyorum şimdilik.
0
ala09
(05.04.20)
Abi ben dükkan ve daireden kira alıyorum. Alıyordum daha doğrusu, bu muhabbet bitirdi beni. Bittim yani.

Dairede oturan başka bir semtte esnaf dükkanını açmıyor. Ödeme günü her ayın 28'i ama bir şey demedi, ben de bu durumda para istenmez ayıp diye utanıp istemedim. Öyle kaldı. Bu ay yine yalan olacak.

Diğer dükkan olan yine aynı, açmıyorlar dükkanı. Ama o mesaj çekip ''durumları biliyorsun idare etsen olur mu biraz'' falan dedi. Tamam abla dedim, ne diyim bilemedim.

*Lan hep mala mülke güvendik ama güvenmemek gerekiyormuş ya onu öğrendim. hiç bir değeri yokmuş haa. bak işte Çin'den bi bok geldi küt diye dibe battık.

Maaşın yatınca konuşalım demek, maaşın yatınca verebildiğin kadar ver demek :)
0
eazy
(05.04.20)
ev sahibim aşırı zengin böyle ucuz evi de niye almış bilmiyorum umurunda değil zaten o yüzden de pek, kirayı gönderince ay başında aradı bi daha gönderme dedi ok dedim.

edit: aşırı zengin derken abartmışım ya, bana kıyasla aşırı zengin diyeyim.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(05.04.20)
ev sahibi bi hafta önce mesaj atıp "kiraya 200 tl zam yaparsın" dedi, ben de bu ayki kirayı zamlı yolladım.
0
lalu
(05.04.20)
iki buçuk yıldır oturuyorum evde. biri vasıtasıyla eve girdim, ev sahibiyle ne yüzyüze ne telefonda hiç görüşmedik. her ay gününde kirayı gönderirim sadece. ben ödüyorum diye o da iki buçuk yıldır hiç kirayı arttırmadı.

bizim işler tam anlamıyla bitmiş olsa da maaşımız kesilmedi, evden çalışıyoruz. o yüzden kirayı yatıracağım maaşımı aldığım müddetçe. ev sahibim arayıp durumun nasıl diye bir şey demedi, kirayı yatırmasaydım belki derdi sanırım. ödeyemecek durumda olsam yardımcı olurdu diye düşünüyorum.

babamların bir kiracısı var. asgari ücretli yeni evli, izine çıkarmışlar kişiyi. bu süreçte insanlara yardımcı olmak lazım şeklinde konuşunca biz de elimizi taşın altına koyar kira konusunda destek oluruz dedi.
0
biseysorcaktim
(05.04.20)
mal sahibiyim, henüz kiracım bir şey demedi durumu ile ilgili olarak, eğer işten çıkarılma/ücretsiz izin vs. gibi bir durum olursa kirayı verme diyeceğim.

bir arkadaşımın mal sahibi ise kiranın yarısını ver demiş, arkadaşımın işleri düştü elbette ama o kadar değil, yine de mal sahibi böyle demiş. Büyük ihtimalle seninki de benzer bişi diyecek, maaşının ne kadarını aldı isen o oranda öde diyecek
0
selam
(05.04.20)
normalde ayın ilk 5 günü yolluyorum kiraya. bu ay mesaj attı ilk günden yolla diye. bu kadar da iyi biri...
0
sckxyss
(05.04.20)
evin de atölyenin de kirasını her zamanki gibi normal zamanında, hatta üçer aylık olarak ödedim.

atölyenin mal sahibi kirayı yatırdığım için mesajla teşekkür etti.
belki de yatırmayayım desem kabul edecekti.

ev sahibi zaten hafif paragöz bir kadın.
ne o bu süreçle ilgili bir şey dedi, ne de ben.
konuşmadık yani, her zamanki gibi yatırdım.

kontrat dönemlerinde bu süreçte kirayı düzgün ve peşin peşin ödediğimi hatırlatarak ikisinden de artış yapmamasını talep edeceğim.
atölyenin mal sahibi muhtemelen kabul eder, ev sahibiyle uğraşırım gibi geliyor.
0
blatta hiberna
(05.04.20)
Kiracım memur,
Her ayın 16'sında kirayı yatırıyor,
Geçen hafta aradım eğer bir sıkıntı olacaksa yatırmayabilirsin dedim,sıkıntı olmadığını söyledi, karşılıklı teşekkürleşip kapadık telefonu
0
birbilsem
(06.04.20)
bizim ki de mayısta kontratımız bitiyor diye şimdiden çıkarmaya çalışıyor, tanıdık nakliyeci var taşınmada sıkıntı olmaz diyor bi de.
0
mrtkp1234
(06.04.20)
(2)

Zorunlu bes

bbb_1
Merhabalar merak ettiğim bir konu var .yeni işe girdiğim şirkette maaşım yattığı gün mesaj geliyor bes kesintiniz yapılmıştır diye emeklilik şirketi tarafından.Fakat Bankaya yatan maaşımdan bir kesinti yok.Bu ücret şirket tarafından düşüldükten sonra mı maaşım bankaya yatıyor acaba?
Merhabalar merak ettiğim bir konu var .yeni işe girdiğim şirkette maaşım yattığı gün mesaj geliyor bes kesintiniz yapılmıştır diye emeklilik şirketi tarafından.Fakat Bankaya yatan maaşımdan bir kesinti yok.Bu ücret şirket tarafından düşüldükten sonra mı maaşım bankaya yatıyor acaba?
0
bbb_1
(05.04.20)
Maaşını yatırdıktan sonra kesmiyor. Maaşını senin hesabına, BES kesintisini BES'i yapan sigorta şirketine gönderiyor.
0
himmet dayi
(05.04.20)
evet, aynı diğer vergiler gibi, maaşın eline geçmeden kesilmiş oluyor.
yüzde 3 şeklinde bir oranda kesinti yapıldığını hatırlıyorum.
0
biseysorcaktim
(05.04.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.